You are on page 1of 54

JEAN BAUDRILLARD

...ilkel toplumun masklar vard , burjuva toplumunun aynalar , bizim ise grntlerimiz var.

JEAN BAUDRILLARD


Gnmzn en nemli entellektel ki iliklerinden birisi olan Frans z kuramc Jean Baudrillard (1929-2007) a m z n nemli olaylar na k tutan felsefe,

sosyal kuram ve idiosyncratic (zel durumlarla ilgili) kltrel metafizik ynl al malar yla n kazanm t r.

1929 y l nda Reimsde do an Frans z d nr Jean Baudrillard, mesle ine Almanca retmenli iyle ba lam t r. 1966 y l nda Nanterre niversitesinde Henri Lefebvre ile al m t r.

Bertolt Brechtten iirler, Peter Weissden tiyatro oyunlar ve Wilhelm E. Mhiman n nc Dnyan n Devrimci Cennetlerini eviren yazar; ders ve konferanslar vermek zere ba ta ABD ve Japonya olmak zere dnyan n pek ok lkesine gitmi tir.

JEAN BAUDRILLARD


Nanterre niversitesinde sosyoloji dersleri veren Baudrillard, profesrlk unvan n ancak 1990 y l nda alabilmi , yirmi y ldan uzun bir sre ba asistan olarak kalm t r.

retimin, rasyonel bir etkinlik olmad

n ileri srm ; tketicinin, reklam vb.

yollarla aldat lmas n gz boyay c bir oyun ve hem retimi hem de tketicinin iste ini tehdit eden bir e olarak yorumlam t r.

Krfez Sava s ras nda Frans z televizyonunda gr lerine en ok ba vurulan d nr olmu , kitle ileti im aralar nda bir star haline gelmi tir.

JEAN BAUDRILLARD


a da toplum, kltr ve d nce sistemine dair keskin kritikleriyle tan nan Baudrillard, Frans z postmodern kuram n n nemli gurular ndan biri olman n yan s ra, sosyal kuram ve felsefeye orijinal ve provokatif biimde yakla an bir d nr ve kendine has tarz ve formu olan bir yazard r.

Ya am boyunca otuzdan fazla eser yay nlam

ve a m z n en bilinen retken bir yazard r.

kltrel ve sosyal olaylar konusunda yorumlar yapm

JEAN BAUDRILLARD


Yeni bir postmodern tketici, medya ve yksek teknoloji toplumunda, modern toplumlar yap land ran cinsiyet, rk ve s n f ayr mlar n n yok olu unu; sanat ve esteti in dn trc roln; politika, kltr ve insano lundaki byk ve nemli de i imleri; insan ve toplumsal ya am toptan de i tiren kalitatif anlamda farkl bir toplumsal dzenin olu mas nda yeni medya, bilgi ve sibernetik teknolojilerinin etkisini incelemi tir.

Y llarca postmodernizm kuram n n klt bir temsilcisi olan Baudrillard, 1980lerden ba layarak postmodern diskurdan teye geerek, olduka idyosenkratik bir felsefe ve kltr analizi modu geli tirmi tir.

JEAN BAUDRILLARD


Baudrillard i aretler dnyas ve teknolojinin sosyal ya ama etkisini orijinal biimde ara t ran ve kendi felsefi perspektiflerini geli tirirken modern d ncenin a amalar n ele tiren bir kuramc olarak grmek mmkndr.

Bugnn siyasi ve ideolojik ak mlar n reddetmesi nnn artmas na neden olmu tur.

Tketim zerine d nceleri ve yap tlar ise onun nne n katm t r. Medya ve kitle ileti im aralar na dair ele tirileri de di er d nceleri kadar arp c d r. Birinci Krfez Sava zerine yapt a klamalarla, Krfez Sava 'n n

olu umunu ve etkilerini entelektel bir a dan farkl bir ekilde yorumlam t r.

JEAN BAUDRILLARD


Baudrillard n etkisi, sosyal kuramdan felsefeye ve sanat tarihine kadar pekok alanda grld iin yaln zca belli bir akademik disiplinde ele almak zordur.

Baudrillard n al malar , tm disiplinleri hitap eder ve disiplinleraras bir niteli i vard r.

JEAN BAUDRILLARD


Baudrillard n 1970 sonras al malar , baz lar na gre gnmz e ilimlerini abartarak gelece i tahmin eder ve mevcut e ilimler devam etti i durumda gelecekte neler olabilece inin erken uyar sn yapar. Bu nedenle Matrix dahil pekok bilimkurgu eserine ilham kayna olmu tur.

Baudrillard Fransada hibir zaman ngilizce konu ulan lkelerdeki kadar popler olmam t r. Dnyan n her yeinde okuyucular ve takipileri olan bir Global popler rne i olmas na kar n, bir Baudrillard okulu ortaya kmam t r.

JEAN BAUDRILLARD
                           

Le Systme des objets; (Gallimard, 1968) objets; La Socit de consommation; (Denoel, 1970; Tketim Toplumu, Ayr nt Yay nlar 1997) consommation; Pour une critique de l'conomie politique du signe; (Gallimard, 1976) signe; L'change symbolique et la mort; (Gallimard, 1976 - Sembolik De i Toku ve lm, Bo azii niversitesi mort; Yay nevi, 2002) Oublier Foucault; (Galilee, 1977 - Foucault'u Unutmak, Dokuz Eyll Yay nlar , 1998) Foucault; L'Effet Beaubourg; (Galilee, 1977) Beaubourg; l'ombre des majorites silencieuses; (Denol, 1978 - Sessiz Y nlar n Glgesinde Toplumsal n Sonu, Do u Bat silencieuses; Yay nlar , 2003) Le PC ou les paradis artificiels du politique; (Cahiers d'Utopie, 1978) politique; De la seduction; (Galilee, 1979 - Ba tan karma zerine, Ayr nt Yay nlar , 2001) seduction; Simulacred et Simulation; (Galilee, 1981 - Simlakrlar ve Simlasyon, Do u Bat Yay nlar , 2003) Simulation; Les Stratgies fatales; (Grasset, 1983 - aresiz Stratejiler, Bo azii niversitesi Yay nevi, 2002) fatales; La Gauche divine; (Grasset, 1984) divine; Le Miroir de la production; (Galilee, 1985 - retimin Aynas , Dokuz Eyll Yay nlar , 1998) production; Amrique; Amrique; (Grasset, 1986 - Amerika, Ayr nt Yay nlar , 1996) L'Autre par lui-mme, Habilitation; (Galilee, 1987) luiHabilitation; Cool Memories I; (Galilee, 1987) I; Cool Memories II; (Galilee, 1990 - Siyah 'An'lar 1-2, Ayr nt Yay nlar 1999) II; 1La Transparence du mal; (Galilee, 1990 - Ktl n effafl , Ayr nt Yay nlar , 2004) mal; La Guerre du Golfe n'a pas eu lieu; (Galilee, 1991) lieu; L'Illusion de la fin; (Galilee, 1992) fin; Le Crime parfait; (Galilee, 1994 - Kusursuz Cinayet, Ayr nt Yay nlar , 1998) parfait; Figures de l'altrite avec Marc Guillaume; (Descartes et Cie, 1994) Guillaume; Fragments, Cool Memories III; (Galilee, 1995 - Cool An lar 3-4, Ayr nt Yay nlar , 2002) III; 3cran total; (Galilee, 1997 - Tam Ekran, YKY, 2001) total; Le Paroxyste indifferent, entretiens avec Philippe Petit; (Grasset, 1997) Petit; L'Echange impossible; (Galilee, 1999) impossible; Les mots de passe; (Pauvert, 2000 - Anahtar Szckler, Paragraf Yay nevi, 2005) passe; Bir Paradan Di erine- nkilap Kitabevi 2005 erine-

JEAN BAUDRILLARD

S MLAKRLAR VE SIMLASYON

JEAN BAUDRILLARD
The simulacrum is never what hides the truth it is truth that hides the fact that there is none. The simulacrum is true. Eclesiastes Simlakrum hibir zaman gere i saklayan ey de ildir gereklik, hibir ey olmad hakikat n saklar. Simulakrum gerektir.

S MULAKR

Bir gereklik olarak alg lanmak isteyen grnt

Gere in yerini alan ey

S MLE ETMEK
Gerek olmayan bir eyi gerekmi gibi sunmak, gstermeye al mak... Gere e ait tm gstergeleri ele geirmi ve gere in yerine gemi sahte

S MLASYON
Bir ara bir makine, bir sistem, bir olguya zg i leyi biiminin incelenme, gsterme ya da bir bilgisayar program arac l yapay bir ekilde yeniden retilmesi. yla

Bir kken ya da bir gereklikten yoksun gere in modeller arac l yla tretilmesine hiper gerek yani simlasyon

denilmektedir.

Gere in retimi
Gnmzde matrisler, gerek bellekler art k ve minyatrle tirilmi komut modelleri hcreler, taraf ndan

retilmektedir. Bu sayede gere in sonsuz say da yeniden retimi mmkn olmaktad r.

Taklit, suret ya da parodiden de il, asl yerine gstergeleri konulmu bir gerek, bir ba ka deyi le her trl gerek sre yerine i lemsel ikizini koyan bir cayd rma olay .

Gerek --- Hipergerek


Her trl d sel ve gerek ayr m ndan yoksun, yaln zca yinelenebilen bir yrngeye sahip modeller ve farkl l k simlasyonu retiminden szedebiliriz. ibaret bir hipergereklikten

Ak lc

bir gereklikten

i lemsel ve kodlanm

bir

gere e dn m ve hiper gerek ad n alm t r

Gerek --- Hipergerek

Gerek d sel (biricik) Hipergerek (sanal) sonsuz say da

Kutsal Gnderenden Yoksun mgeler


Gizlemek (dissimulate), sahip olunan eye sahip de ilmi gibi yapmakt r. u anda burada bulunmayan bir varl a gnderme yapar.

Simle etmek (simulate), sahip olunmayan eye sahipmi gibi yapmakt r. Yoklu a gnderme yapar.

Kutsal Gnderenden Yoksun mgeler


Simle etmek, -mi gibi yapmak de ildir.

rn. Hastaym iannd rmaya al

gibi yapan ki i yata a uzan p hasta oldu una r. Simle edende ise hastal a ait

semptomlar grlr.

Simlakr, hakikat gizleyemez. Hakikat ortada bulunmad gizlemeye al maktad r.

Kutsal Gnderenden Yoksun mgeler


Tanr , ikona ya da simlakrlar eklinde o alt ld nda ne olur?

Grntler (ikonlar), alg lanabilen ve anla labilen bir Tanr D ncesinin yerini alabilmektedir.

konoklastlar (ikonlar yok edenler), Tanr n n asla var olmad yaln zca simlakrlar arac l yla var olabildi i hatta kendi d ncesinden,

simlakr ndan ba ka bir ey olmad dolay s yla imgelerden nefret ederler.

Kutsal Gnderenden Yoksun mgeler


konoklastlar - asl nda bu imgelere as l de eri veren onlard r. konolatrlar Tanr n n dolayl yans malar n kutsarlar. Modern ve maceraperesttirler. Onun zaten l bir varl k oldu unu ve resimler arac l yla gerekle tirilen bu yeniden canland rman n n ; imgelerin maskesini

gerekte hibir eyi yans tmad

d rmenin tehlikeli oldu unu; nk imgenin gerisinde hibir ey bulunmad n anlam lar d r.

Barok imgelerin gerisinde art k politika vard r.

Kutsal Gnderenden Yoksun mgeler


mgeler her zaman lmcl bir gce sahip olmu tur.

mgenin ldrc gcnn kar s na, gere in grnen ve alg lanabilen yanlar n gstrebilen yeniden canland rman n diyalektik gcyle k labilir. Bat bu nedenle, gstergenin (canland rma olay ) derin bri anlama sahip olabilece ine, bir anlam n yerini alabilece ine, bir anlam n Tanr n n yerini alabilece ine inan r. Tanr bile simle edilir

Kutsal Gnderenden Yoksun mgeler


mgeler sz konusu tanr d ncesi ve alg s sz konusu oldu unda bile bu denli gl olabilmektedirler.

mgeler arac l

yla tanr kimli i de de i ebilmektedir.

Kendi imgesi tanr y yok edebilir mi?

mgeye zg Basamaklar


derin bir gerekli in yans mas olarak imge (imge olumlu niteli e sahip/ayin)

 

derin bir gerekli i de i tiren ve gizleyen imge (olumsuz/by) derin gerekli in yoklu unu gizleyen imge (grnmn yerini alma (byleme arac )

gerekli in hibir e idiyle ili kisi olmayan, kendi kendinin saf simlakr olan imge (burada imge grnt olma zelli ini kaybetmi simlasyon dzenine ait olmu tur.)

Tasaday Halk


1971 y l nda, Filipinler hkmeti, 800 yz y ldan beri orman n iinde soyutlanm korumaya ald . biimde ya ayan Tasaday halk n

Baudrillarda gre, bu durumda bilim, fedakarl k simlasyonudur.

Yerliler yeniden, etnoloji ncesi tm yerlilere zg bir simlasyon modeline dn mektedir.

Mumyalar
Binlerce y ldan beri onlar n bozulmadan kalmas n sa layan ey s rlar yd . rmeyi nlemek, lme stn gelmek demekti. Sahip oldu umuz bilimsel dzen, mumyalar onarman n tesine geemez.

Oysa mumyalama i lemi, gizli bir boyutun lmszle tirilmesine ynelik efsanevi bir al mayd .

Kltrleri nce ldrp, sonra bilimsel yntemlerle diriltmeye al an bir tarih, bilim ve mze dzeni vard r.

Disneyland
Bu ideolojik tezgah, nc basamak bir simlasyonu gizler: Disneyland, gerek lkenin, gerek Amerikan n bir Disneylanda benzedi ini gizlemeye yaramaktad r.

Disneylanddaki d sellik, ne gerektir ne de sahte.Gere i simetrik biimde yeniden retmek zere tasarlanm cayd rma makinesi. bir

Yeti kinlere ynelik gerek ve ba ka bir evren bulundu unu onaylatma arzusu.

Watergate Skandal
CIA Washington Post

Watergatein bir skandal oldu una inand rarak, dnyaya bir doz politik ahlak r ngalad .

Ahlaks z ve vicdans z bir kapital, ancak ahlaki bir topyan n ard na gizlenebilir.

Sinema-Simlasyon-Fa izm rne i




Fa izmi anlatan filmlerden yola k ld art k fa ist bir dnemde ya amad ba ka dnemde ya ad

nda

m z, bir

m z iin, vah eti

szgecinden geirterek, estetize edilen fa izm yeniden ekici bir grnme sahip olabilmekte gerek etkisinden uzakla lmaktad r.

Tarihin sinema arac l r ngalanmaya al

yla yeniden lmas n n

bilinlenmeyle de il, yitirilmi bir gnderenler sistemine duyulan zlemle ili kisi vard r.

Bir katliam unutmak da katliam trnden bir eydir. nk bir katliam unutmak insan n bir belle i oldu unu, bir tarihle bir toplumun varl n , vb. unutmak demektir. Bu unutma olay en az katliam olay n kendisi kadar nemlidir, ancak bu arada, bizim bu katliam olay ve hakikatine tan k olabilme ans m z s f rd r. Katliam bize uygun grlen ierik ve imgenin ynlendirici gc etkisinde izleyebilmekteyiz.

Unutma Unutma

olay olay

ok

tehlikeli bir

bir

eydir. bellekle

yapay

engellenebilir (gnmzde etraf m z sarm olan bu yapay bellekler insan belle inin yerini alarak, do al belle i unutturmaya al maktad rlar).

Haf za-Televizyon-Tarihsel gereklik




rne in Yahudi katliam n n yeniden sahneye konulmas bellek retilebilir eklinde yapay bir

Ancak bu konuda gerekten bir eyleri yerinden oynatmak ve derinlemesine etkileyebilmek iin ok ama ok ge kal nm t r.

stelik

bu

bir

ileti im ve

arac

olarak unutma,

nitelendirebilecek

dnyaya

cayd r c l k ve yok etme duygusu yayan ve bunu esir kamplar ndakinden ok daha sistemli bir ekilde yapabilen televizyon adl ara taraf ndan gerekle tirilmektedir.

Televizyon her trl tarihsel olaya son verebilen

Televizyonda Yahudiler gaz odalar ya da f r nlardan geirilerek de il ses ve imge eritlerinden geirilerek yok edilmektedir. Gerek etki ve ieri ini yitirmekte, bylelikle unutma, yani yok etme sonunda estetik bir boyuta da sahip olabilmekte ve sonunda kitlesel bir dzeye ula arak gemi e ait grntler iinde eriyip yok olmaktad r.

So uk sistemlere zg toplumsal tepkisizlik ve zellikle de televizyondad r. Dolay s yla bu so uk katliam korkun sonular ndan yola karak herkesin harekete gemesi ve yeniden toplumsal; s cak bir toplumsal retmesi; s cak tart malar n olmas yleyse ileti imin gerekle tirilmesi gerekiyordu. Oysa ortada stnde konu maya, tart lmaya de er bir olay, bir tarih ya da bir sz yoktur. Zaten as l sorun da budur. yleyse ama her ne pahas na olursa olsun bunlar n retilmesidir. .

Sonuta televizyon yay n stne l topra serpilmi bir toplumsal yeniden harekete

geirebilmek iin olup bitmi (l) bir olay n yapay s cakl ndan yararlanmaktad r. r.

Haber ve bilgi her geen gn artmakta, buna kar n anlam ve gereklik azalmaktad r Bu bak a s ndan yola

karak varsay mdan sz edebiliriz:

leti im aralar arac l yla istedi imiz kadar mesaj ve ieri i yeniden topluma pompalad m z varsaysak bile anlam n yok olu srecinin h z , anlam n pompalanma srecinin h z ndan daha yksektir. Bu durumda varolan ileti im aralar n n nicelik ve nitelik bak m nda yeterli olmad n syleyebiliriz. yleyse alternatif ileti im ne olabilir? Bunun ad ysa zgr konu ma ya da bireysel yay n hcreleri eklinde sonsuz say da o alt labilen ileti im aralar hatta "anti-ileti im aralar " (korsan radyolar, vb.) ideolojisidir.

Ya da asl nda haberin anlamla hibir ili kisi yoktur. yleyse, haber bir ba ka dzen ya da gruba aittir. Haber, an-amla anlam dolan m ya da dola m dzeni d nda kalan i lemsel bir modeldir. (Shannon varsay m na gre ileti im evresi bir ba ka deyi le aktar lan haberden ne anl yorsan z anlam odur.) Haberin sahip oldu u anlam byle bir eydir. Oysa bizim bildi imiz anlam ba ka bir eydir. En az ndan gerekle daha ili kilidir.

Anlam yitiminin do rudan iletiim aralar yani anlam yok edip, ikna edici bir haber biime sokan kitle ileti im aralar n n mdahaleleriyle bir ili kisi vard r.

Haber kendi retti i ierikleri yok etmektedir. ileti imi ve toplumsal yok etmektedir. Bunun iki nedeni vard r.


1. ileti im kurmak yerine sahne/edi i ileti im oyunu iinde kaynay p gitmektedir. Anlam retmek yerine sahneye koydu u anlam retimi oyunu iinde kaynay p gitmektedir. 2. ileti imin bu anormal boyutlara ula an grnts, ileti im aralar ve haber bombard man n n toplumsal yap y bozmalar n engelleyememektedir.

yleyse iletiim aralar ileti toplumsalla toplumsallamay sa lamaya ynelik aralar de il, toplumsal n kitleler iinde iin iin kaynamas n /erimesini sa layan aralard r. Burada anlam, anlama ait ieriklerin tmnn egemen bir iletiim arac ileti

ileti iletiim aralar n n yararl kullan m diye bir ey olamaz. ijetiim aralar ijeti anlamla yan lg y birlikte s rtlay p gtrmekte ve >unlar diledikleri ekilde kullanmaktad rlar. Bu srecin denetlenebilmesi mmkn de ildir nk bunlar sisteme zg isel

Gnmzde tm sanal! gc] d avurum yntemleri reklamc l k taraf ndan emilerek yutulmutur. yutulmu Daha genelinde reklam, tm tuhaf ieriklerin birbirlerine dntkleri dn anda, birbirleri iinde yok olabildikleri

 

Simlakrlar gruba ayr l r: - Uyumlu, iyimser ve Tanr 'n n yaratt ideal do an n t pk s n /ikizini olu oluturmay amalayan imgelerne, taklit ve kopya-' lama stne kurulmu kopyakurulmu do alc , do al simlakrlar, - Tm retim dzenini kapsayan enerji

i nformation = bilgi, model ve sibernetik oyunlardan oluan, " total olu bir ilemsellik, hipergereklik ve i mutlak bir denetimi he defleyen simlasyon simlakrlar . Birinci grupta, topya reten bir d dsellikle kar la yoruz., kincide kar la

niversite yneticileri gerek bilgiyle "gerek" al man n kar l say lamayacak bir diploma verilmesi d ncesi kar s nda pani e kap lm lard r.

rencilerin al madan diploma alma olay kaq s ndaki aresizlikleri en az retim elemanlar n nkine eit, tamamlay c bir e duygudur. Bu, o geleneksel anlams z bir diploma sahibi olma ya da olmaman n neden oldu u korkudan ok daha gizli ve aldat c bir duygudur. Bir diploma sahibi olma garantisi, bilim ve seim yapma konusundaki tm aamalar n ieriklerini yitirmelerine a neden oldu undan, tahamml edilmesi olduka g bir duygudur. Zaten bu yzden diploma olay karma k bir hale getirilip, karma szde bir ykmllk yani bir al ma simlakr kar l nda verilen bir diploma kar simlakr na dntrlmektedir. dn

Bugn niversitede byle bir oyunun oynand n syleyebilirsiniz (oysa tm politik dzenin ayn ekilde i ledi ini unutmamak gerekiyor). rne in "zgr bir sylev" eken retim eleman kendi kendini ynetme ve di er modern samal klar sayesinde bu iktidar oyununu srdrmektedir. Herkes ne yapt n n fark ndad r. Sadece derin bir d k r kl yla yitirilmi roller, statler ve sorumluluklar n pe i s ra gelen o inan lmaz demagojinin yaratt felaketten kaabilmek iin profesrn, bu a r -sol taraf ndan yarat lm yasal bir alan iinde olsa bile, ye- . niden bir bilim ve yeiktidar mankeni haline dn mesini sa lamak gerekmektedir. Aksi takdirde kimse bu duruma tahamml edemeyecektir.s

Fokur fokur anlam kaynatan ileti im aralar . Fokur fokur toplumsal kaynatan kitleler. Sistemin h zlanmas yla orant l bir ekilde sonsuza dek byyebilece i d nlen bir kitle. Enerji kmaz . Duyars zl k noktas .

Bu duyarl n yitirmi ve nihilist politika sahnesinde, gnmzde, yaln zca bu ba ka bir eyle kar 1a kar 1at r lmas olanaks z olan tersine evirme olay insanlar harekete geirebilmektedir. Dgcn D harekete geirebilen tek ey

Bugn ba vurabilece imiz tek silah hakikat de il, kuramsal bir iddet-tir