KĠMYASAL

REAKSĠYONLARDA DENGE
1
KĠMYASAL DENGE
• Ürün ve reaktiflerin deriĢim oranlarının
sabit kalmasıdır.
• Sabit sıcaklıkta kapalı kapta; A+B ⇌ C+D
tepkimesini inceleyelim: Kaba önce bir
miktar A ve B koyalım. Zamanla A ve B’nin
reaksiyona girmesinden dolayı miktarı
azalacak, C ve D’nin miktarı artacaktır.
OluĢan C ve D reaksiyona girip tekrar A ve
B oluĢacaktır.
2
• Bir müddet sonra A ve B’den C ve D
oluĢma hızı ile C ve D’den A ve B oluĢma
hızı eĢit olur. Bu duruma denge durumu
denir.
• Denge anında maddelerin konsantrasyonu
değiĢmemekle birlikte her iki yönde
reaksiyon eĢit hızda sürmektedir (Dinamik
denge). Denge tepkimelerinin çift okla
gösterilmesinin sebebi budur.
• Kimyasal denge iki yönlü tepkimelerde söz
konusudur.
3
• Ġki yönlü tepkimelere tersinir tepkime,
reversibl tepkime, çift yönlü tepkime de
denir.
• Tek yönlü tepkimeler ise geriye dönmeyen
tepkime, tersinmez tepkime, irreversibl
tepkime adlarıyla da biliniyordu.
4
KĠMYASAL DENGE SABĠTĠ (K)
• Sabit sıcaklıkta denge durumunda; ileri
yöndeki reaksiyonun hız sabitinin geri
yöndeki reaksiyonun hız sabitine oranı
sabittir. K ile belirtilir.
• Molar deriĢimler cinsinden denge sabiti ve
kısmi basınç cinsinden denge sabiti olmak
üzere iki çeĢit K vardır.
5
DERĠġĠM CĠNSĠNDEN
KĠMYASAL DENGE SABĠTĠ (K
c
)
• Molar deriĢimler cinsinden denge sabiti K
c

ile gösterilir.
• K denildiğinde de K
c
anlaĢılmalıdır.

6
KISMĠ BASINÇ CĠNSĠNDEN
KĠMYASAL DENGE SABĠTĠ (K
P
)
• Kısmi basınç cinsinden denge sabiti ise K
P

ile gösterilir.

7
KĠMYASAL DENGEDE DENGE
BAĞINTISININ MOLAR
DERĠġĠMLER KULLANILARAK
YAZILIġI
• 2A(g) + B(g) ⇌ C(g) + 2D(g)
reaksiyonu için molar deriĢim cinsinden
denge ifadesi; [D]
2
[C]’nin, [A]
2
[B]’ye
bölümünün K
c
’ye eĢitlenmesiyle elde edilir.
8
• Bir kimyasal reaksiyon sonucu oluĢan gaz
ve sulu çözeltilerin molar
konsantrasyonları çarpımının (kat sayıların
molar deriĢime üs olarak yazılması
kaydıyla), reaksiyona giren gaz ve sulu
çözeltilerin molar konsantrasyonları
çarpımına (kat sayıların molar deriĢime üs
olarak yazılması kaydıyla) bölünmesiyle
çıkan sayısal değer, denge sabitine (K
c
)
eĢittir.
9
• Denge sabiti hız sabitlerinden yola
çıkılarak bulunduğundan katı ve sıvı
fazdaki maddeler denge bağıntısında yer
almaz, gaz fazındaki ve suda çözünmüĢ
durumdaki maddeler yazılır.
10
KĠMYASAL DENGEDE DENGE
BAĞINTISININ KISMĠ
BASINÇLAR KULLANILARAK
YAZILIġI
• 2A(g) + B(g) ⇌ C(g) + 2D(g)
reaksiyonu için kısmi basınç cinsinden
denge ifadesi; P
D
2
P
C
’nin, P
A
2
P
B
’ye
bölümünün K
P
’ye eĢitlenmesiyle elde
edilir.
11
• Bir kimyasal reaksiyon sonucu oluĢan
gazların kısmi basınçları çarpımının (kat
sayıların kısmi basınca üs olarak
yazılması kaydıyla), reaksiyona giren
gazların kısmi basınçları çarpımına (kat
sayıların kısmi basınca üs olarak
yazılması kaydıyla) bölümü, K
P
denge
sabitine eĢittir.

12
KISMĠ BASINÇLAR
CĠNSĠNDEN DENGE SABĠTĠ
(K
P
) ĠLE DERĠġĠM CĠNSĠNDEN
DENGE SABĠTĠ (K
c
) ĠLĠġKĠSĠ
• Gaz fazında gerçekleĢen kimyasal
reaksiyonlarda kısmi basınçlar cinsinden
denge sabiti ile deriĢim cinsinden denge
sabiti iliĢkisini belirten bağıntı Ģu
Ģekildedir: K
P
= K
c
(RT)
Δn

13
• Bağıntı Ģöyle de yazılır: K
c
= K
P
/ (RT)
Δn

• T = Mutlak sıcaklık (K)
• R = Ġdeal gaz sabiti
• Δn = Gaz fazındaki ve çözelti hâlindeki
ürünlerin kat sayıları toplamı – Gaz
fazındaki ve çözelti hâlindeki girenlerin kat
sayıları toplamı
14
GAZLARIN KISMĠ BASINÇLAR
CĠNSĠNDEN DENGE SABĠTĠ
(K
P
) DEĞERLERĠ TABLOLARI
• Gazların kısmi basınçlar cinsinden denge
sabiti (K
P
) değerlerinin yazıldığı tablolar
atm’ye göre ayarlanmıĢtır.
• Farklı birimlere göre de K
P
değerleri
olabilir.
15
NĠÇĠN DENGE?
• Maddelerin tümünün yapısında minimum
enerjiye yönelme eğilimi ve maksimum
düzensizlik eğilimi mevcuttur.
MĠNĠMUM ENERJĠYE EĞĠLĠM
• Bütün maddeler düĢük potansiyel enerjili
olmak isterler. Kimyasal reaksiyonlarda
minimum enerjiye eğilim ısının olduğu
tarafadır; örneğin A + B ⇌ C + ısı
reaksiyonunda minimum enerjiye eğilim
ürünler yönünedir.
16
MAKSĠMUM DÜZENSĠZLĠĞE EĞĠLĠM
• Minimum enerjiye eğilim yönü ile
maksimum düzensizlik yönü genelde
birbirine zıttır.

17
MĠNĠMUM ENERJĠ VE
MAKSĠMUM DÜZENSĠZ
EĞĠLĠMĠ HANGĠ YÖNDEDĠR?
• Maddenin katıdan gaza doğru düzensizliği
artmaktadır.
H
2
O
(k)
+ ısı → H
2
O
(s)

H
2
O
(s)
+ ısı → H
2
O
(g)

Yukarıdaki reaksiyonlarda maksimum
düzensizliğe eğilim sağa doğrudur, baĢka
bir ifadeyle ürünler lehinedir.

18
• Gaz reaksiyonlarında mol sayısının çok
olduğu yöne doğru düzensizlik
artmaktadır.
COCl
2(g)
⇌ CO
(g)
+ Cl
2(g)
Yukarıdaki reaksiyonda maksimum
düzensizliğe eğilim sağa doğrudur.
• Tuzların suda çözünmesi sırasında
iyonlaĢma yönünde düzensizlik artar.
NaCI
(k)
+ ısı + su → Na
+
(suda)
+ Cl

(suda)

Yukarıdaki reaksiyonda maksimum
düzensizliğe eğilim sağa doğrudur,
çözünmenin lehinedir.
19
• Suda çözünen madde katı bir tuz olduğu
gibi sıvı bir madde de olabilir. Alkol-su
karıĢımında istisna olarak hem maksimum
düzensizlik faktörü hem de minimum
enerjiye meyil aynı yönde olup ürünler
lehinedir; bu tür sıvılar, birbiriyle her
oranda karıĢabilen sıvılardır. Alkol, suda
çözünmek suretiyle alkol oranını azaltmak
eğilimindedir.
C
2
H
5
OH
(s)
→ C
2
H
5
OH
(suda)

20
• Suyun iyonlaĢma denkleminde maksimum
düzensizliğe eğilim, iyonların olduğu yöne
yani sağa doğrudur, baĢka bir ifadeyle
ürünler lehinedir.
H
2
O
(s)
⇌ H
+1
(suda)
+ OH
–1
(suda)

• Gazların suda çözünmesi olayında
düzensizlik azalır.
O
2(g)
+ su ⇌ O
2(suda)
+ ısı

CO
2(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ 2H
+
(suda)
+ CO
3
–2
(suda)
+ ısı
Yukarıdaki reaksiyonlarda maksimum
düzensizliğe eğilim sola doğrudur.
21
• Bağ oluĢumu ekzotermik reaksiyondur.
H + H → H
2
+ enerji
Yukarıdaki reaksiyonda maksimum
düzensizliğe eğilim sola doğrudur.
• Bir tepkimede minimum enerjiye eğilim
ilkesi denklemin bir tarafına doğru,
maksimum düzensizliğe eğilim ilkesi
denklemin diğer tarafına doğru ise olay
denge reaksiyonudur (çift yönlüdür), her iki
eğilim de aynı yönü destekliyorsa olay tek
yönlüdür.


22
• Tek yönlü tepkimelerde her iki eğilimin de
aynı yönü desteklemesi; maksimum
düzensizlik eğiliminin baskı altına alınması
anlamına gelmektedir.
23
DENGE KESRĠ (YALANCI DENGE
SABĠTĠ)
• Herhangi bir andaki denge bağıntısına Q
dersek, sistemin dengede olup olmadığı K
ile Q’nun karĢılaĢtırılması ile bulunur.
• K = Q ise sistem dengededir.
• K < Q ise sistem dengeye ulaĢmak için
girenler lehinde yürür.
• K > Q ise sistem dengeye ulaĢmak için
ürünler lehinde yürür.
24
Le Chatelier (Lö ġatölye) Prensibi
• Bir sisteme dıĢarıdan bir etki yapıldığında
sistem bu etkiyi azaltacak Ģekilde tepki
gösterir.
• Le Chatelier prensibi, evrendeki
kanunlardan biridir. Hayatımızda bu
prensiple iç içeyiz. Bazı konuları Le
Chatelier prensibi ile açıklayabiliriz.
25
LE CHATELĠER PRENSĠBĠ ĠLE
AÇIKLANABĠLEN BAZI KONULAR
• Sıcak su içmenin bedenin doğal
serinletme sistemini çalıĢtırması
• Kemik erimesi ilaçlarının kemik erimesi
hastalığı yapması
• Sentetik erkeklik hormonlarının erkekliği
azaltması
• ġeker düĢürücü ilaçların Ģeker hastalığı
yapması
26
• Kan vermenin kanı arttırması
• Kan yapıcı ilaçların kansızlık yapması
• Antiasit ilaçların mide asidini arttırması
• Astım ilaçlarının astımı kronikleĢtirmesi
• Tansiyon ilaçlarının tansiyonu
kronikleĢtirmesi
• Ağrı kesicilerin ağrıyı müzminleĢtirmesi
• Depresyon ilaçlarının depresyonu
arttırması
27
• Mutlu olmak niyetiyle alınan ecstasy
(ekstazi) hapının insanı mutsuz etmesi
28
BEDENĠMĠZDEKĠ DOĞAL
SERĠNLETME SĠSTEMĠNĠN LE
CHATELĠER PRENSĠBĠNE GÖRE
YORUMLANMASI
• Sıcak su içmek, bedenin doğal serinletme
sistemini çalıĢtırır. Böylece baĢta kan
dolaĢımının hızlanması olmak üzere birçok
fayda ortaya çıkar.
• Hamam ve saunadan sonra sıcak
içecekler tercih edilir.
29
• Yapılan etki sıcaklığı arttırmak olduğu
hâlde, Le Chatelier prensibine göre zıddı
olur ve vücudun sıcaklığı azalır. Böylece
insan serinlemiĢ olur.

30
KEMĠK ERĠMESĠ ĠLAÇLARININ
KEMĠK ERĠMESĠ HASTALIĞI
YAPMASININ LE CHATELĠER
PRENSĠBĠNE GÖRE
YORUMLANMASI
• Örneğin; Fosamax ilacı, kemik erimesine
karĢı kullanılmaktadır. BaĢta çene
kemiğinde erime olmak üzere vücutta
kalsiyum azalması sonucu kemik erimesi
yapmaktadır.
31
• U.S. FDA [United States Food & Drug
Administration] (Yunaytıd Steyts Fuud end
Drag EdministreyĢın) (ABD Gıda & Ġlaç
ĠĢletimi) 2005 yılında Fosamax ilacına
kemik erimesi yaptığına dair etiket
koydurtmuĢtur. Ġlaçtan zarar görenler,
ilacın piyasadan kaldırılmasını
istemektedirler. Bu nedenle üretici firmayı
dava etmiĢlerdir. Bu konuda mahkemeler
devam etmektedir.
32
• Yapılan etki kemik erimesini durdurmak
olduğu hâlde, Le Chatelier prensibine göre
zıddı olmuĢ ve vücutta kemik erimesi
artmıĢtır.

33
ERKEKLĠĞĠ ARTTIRMAK
AMACIYLA KULLANILAN ĠLAÇLAR
ERKEKLĠĞĠ AZALTIYOR
• DıĢarıdan alınan sentetik erkeklik
hormonlarına örnek olarak testosterondan
üretilmiĢ steroitleri verebiliriz. Bu hormon
alındığında; LH (lüteinleĢtirici hormon) ve
FSH (folikül stümüle hormon)
hormonlarının vücuttaki üretimi azalır. Bu
azalma ilacı bıraktıktan sonra bile 12 hafta
süreyle devam eder.
34
• LH ve FSH erkeklikle ilgili hormonlardır.
FSH, erkeklerde spermin yapımında
etkilidir. LH ise erkeklerde testosteron
hormonunun salgılanmasını sağlar.
• Steroitler genelde vücut geliĢtirme amaçlı
olarak sporcular tarafından alınır.
• Alınan steroitler aynı zamanda erkeklerde
östrojen hormonunun artmasına neden
olur.
• Östrojen hormonunun artması, ömür boyu
sürecek kalıcı zarar doğurur.
35
• Östrojen hormonunun erkeklerde artması
sonucu göğüsler kadınlardaki gibi büyür,
kıllar dökülür.
• “ĠĢleyen demir ıĢıldar.” atasözü konumuzla
ilgilidir. ĠĢletilmezse, örneğin; hormon
dıĢarıdan verilirse, hormon yapan bez
durgunluğa düĢer.
• Erkeklik hormonu, erkekliği arttırmak için
verildiğinde silah geri tepmiĢtir. Le
Chatelier prensibine göre zıddı olmuĢ ve
erkeklik azalmıĢtır.
36
ġEKER DÜġÜRÜCÜ ĠLAÇLAR
ġEKER HASTASI YAPAR
• Tip–2 Ģeker hastalığında kullanılan Ģeker
düĢürücü ilaçlar, tedaviye yönelik değildir.
Hastalığı ortadan kaldırmaz.
• ġeker düĢürücü hap kullanan Ģeker
hastaları 5 yıl içerisinde ensülin almak
zorunda kalabilirler. Tip–1 Ģeker hastalığı
ortaya çıkmıĢ olur.
• Pankreasın Ģeker düĢürme görevi vardır.
37
• Pankreasın Ģeker düĢürme görevi; mecbur
olunmadığı hâlde, dıĢarıdan verilen bazı
ilaçlarla yapılmaya kalkılınca pankreas
atalete düĢmektedir. En iyisi pankreası
tembelliğe atmamaktır.
• Yapılan etki Ģekeri düĢürmek olduğu
hâlde, Le Chatelier prensibine göre zıddı
olmuĢ ve vücutta Ģeker artmıĢtır.


38
KAN VERMEK KANI ARTTIRIR
• Kan veren kiĢinin vücudunda kan oluĢumu
hızlanır. Yapılan etki kanı azaltmak olduğu
hâlde, Le Chatelier prensibine göre zıddı
olmuĢ ve vücutta kan artmıĢtır.
• Aynı Ģekilde kansızlık hastalığına, hiç kan
vermeyen kiĢilerde daha çok rastlanır.
• Kan alan kiĢilerde ise kanın oluĢumu
baskılanır.
39
KAN YAPICI ĠLAÇLAR KANSIZLIK
YAPAR
• Kan, kemik iliğinde yapılır.
• Kansızlık hastalığında kullanılan kan
yapıcı ilaçlar, kemik iliğinde zafiyete neden
olur. Bunun sonucunda da kansızlık ilerler.
• Yapılan etki kanı arttırmak amaçlı olduğu
hâlde, Le Chatelier prensibine göre zıddı
olmuĢ ve vücutta kan azalmıĢtır.

40
ANTĠASĠT ĠLAÇLAR MĠDE ASĠDĠNĠ
ARTTIRIR
• Mide ekĢimelerinde kullanılan antiasitler, o
anda iyi gelir. Ertesi gün daha fazla mide
ekĢimesi olur. Bundan dolayı da antiasit
kullanımının arttırılması zorunluluğu ortaya
çıkar.
• Belli bir süre sonra hiçbir antiasit etki
etmez. Bu nedenle de mide
kanamalarında kullanılan ilaçlar antiasit
amaçlı iki günde bir kullanılır. Böylece
ancak mide ekĢimesi geçer.
41
• Yapılan etki mide ekĢimesini gidermek
olduğu hâlde, Le Chatelier prensibine göre
zıddı olmuĢ ve mide ekĢimesi arttırılmıĢtır.


42
AĞRI KESĠCĠLER HAFTADA ĠKĠ
KEZDEN FAZLA
KULLANILMAMALIDIR
• Ağrı kesiciler haftada iki kereden fazla
kullanılmamalıdır. Kullanılırsa ağrı
müzminleĢir.
• Her bir insanın kendine özel bir ağrı eĢiği
vardır. ġayet insan, o ağrı eĢiğine kadar
sabır gösterip ağrıya dayanabilirse vücutta
doğal ağrı kesici salgılanır.
43
• Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicinin adı
endorfin maddesidir.
• DıĢarıdan alınan ağrı kesici ilaçlar insanın
ağrı eĢiğini düĢürür. Her bir alınan ağrı
kesici ile insan ağrıya karĢı daha
tahammülsüz hâle gelir.
• Ağrının kaynağını bulmak ve ağrıya neden
olan sebebi ortadan kaldırmak gerekir.
• Yapılan etki ağrıyı gidermek olduğu hâlde,
Le Chatelier prensibine göre zıddı olmuĢ
ve ağrı arttırılmıĢtır.
44
ASTIM ĠLAÇLARI, TANSĠYON
ĠLAÇLARI VE DEPRESYON
ĠLAÇLARI HASTALIĞI
KRONĠKLEġTĠRĠR
• Astım ilaçları astımı kronikleĢtirir.
• Tansiyon ilaçları da tansiyonu
kronikleĢtirir.
• Depresyon ilaçları depresyonu arttırır.
• Bu hastalıklarda da Le Chatelier
prensibine göre istenenin zıddı bir durum
ortaya çıkmıĢtır.
45
• Astım ilaçları, tansiyon ilaçları ve
depresyon ilaçları hastalığı ortadan
kaldırmaya yönelik değildir. Tedavi edici
özellikleri yoktur. Hastayı o anda
rahatlatmak içindir.
46
MUTLU OLMAK NĠYETĠYLE
ALINAN ECSTASY (EKSTAZĠ)
HAPI ĠNSANI MUTSUZ EDER
• Ecstasy (ekstazi), yasa dıĢı sentetik bir
maddedir.
• Ecstasy (ekstazi), vücutta serotonin
maddesinin salgılanmasını sağlar.
Serotonin, mutluluk meydana getiren bir
maddedir. Serotonin, mutluluk anında
beynin arka kısmında bulunan beyin
sapındaki sinir uçlarından salgılanır.
47
• Ecstasy (ekstazi) hapının yutulması
suretiyle salgılanan serotonin sahte bir
neĢe sağlar. Hapı yutan kiĢi saatler
boyunca hiper aktif ve uyanık olur. Hap,
dikkati olağanüstü derece arttırır. Ġnsan
kendisini güçlü ve enerjik hisseder. Bütün
bu etkiler ecstasy (ekstazi) hapının,
serotonin maddesinin bütün depolarını
boĢaltması suretiyle olmuĢtur. Vücudun
dengesiyle oynanmıĢtır. Vücut, oyuncak
değildir.
48
• Ertesi gün bir adet daha ecstasy (ekstazi)
hapı almadan, kiĢi kafasını kaldırılamaz.
Hapın etkisi geçtikten sonra ise aĢırı
yorgunluk ve tahmin edilemeyecek
derecede bitkinlik görülür.
• Hap almadığı anda kiĢi aĢırı karamsar olur
(ruhsal etki). Bu nedenle kendisini hap
almaya mecbur hisseder.
• KiĢi hap aldığı zamandaki gibi hep enerjik
kalmak için hapı tekrar tekrar istemeye
baĢlar (fiziksel etki).
49
• Zanneder ki hapı alınca mutlu olacağım.
Ne yazık ki vücutta serotonin kalmamıĢtır.
Organizmanın dengesi bozulmuĢtur. Hapı
almasına rağmen mutlu olamaz. Yapılacak
bir Ģey kalmamıĢtır. KiĢi kendisine, geriye
dönüĢü olmayan büyük bir zarar vermiĢtir.
• Ecstasy hapı, kısa sürede ciddi bağımlılık
yapar.
• Uzun süre kullanan bağımlı kiĢilerde
zaman içinde ölümler görülür. Bazı
kiĢilerde ilk kullanımda ani ölüm riski dahi
söz konusudur.
50
• ġayet kullanan kiĢide intikam ve nefret
hissi varsa bu his açığa çıkar. Ecstasy
(ekstazi) hapı, aĢırı güven ve kontrolsüz
cesaret de oluĢturur. KiĢi ölümü göze
alarak gösterilen hedefe yönlendirilebilir.
Ecstasy (ekstazi) hapının bu etkisini bilen
çete, mafya, örgüt gibi menfaat Ģebekeleri
ve Ģer odakları bu etkiyi terör maksadıyla
kullanırlar. Kullandıkları adamı 8–10 saat
sürecek bir eyleme ve bir takım kötü
amaçlara yönlendirirler. Hatta onları intihar
komandosu bile yapabilirler.
51
• Mutluluk hapı, mutluluğu bitirmiĢtir.
Ġstenilenin zıddı bir durum Le Chatelier
prensibi gereğince ortaya çıkmıĢtır.
• Ecstasy (ekstazi) hapının toleransı yok
denilebilecek kadar azdır. Tolerans;
hoĢgörü, müsamaha demektir. Ecstasy
(ekstazi) hapının toleransının zayıf olması,
kullanmaya baĢlayanların geriye dönüĢü
çok zor olan bir yola girdikleri anlamını
taĢır.
52
KĠMYASAL DENGEYE ETKĠ EDEN
FAKTÖRLER LE CHATELĠER
PRENSĠBĠNE GÖRE
YORUMLANIR
• Kimyasal Dengeye Etki Eden Faktörlerin
Le Chatelier Prensibine Göre
Yorumlanması: Denge hâlindeki bir
sisteme dıĢarıdan bir etki yapıldığında
sistem bu etkiyi azaltıp yeniden dengeye
gelecek Ģekilde tepki gösterir.
53
KĠMYASAL DENGEYE ETKĠ
EDEN FAKTÖRLER
1. KONSANTRASYON (DERĠġĠM) ETKĠSĠ
2. BASINÇ – HACĠM ETKĠSĠ
3. SICAKLIK ETKĠSĠ
54
1. KONSANTRASYONUN
(DERĠġĠM) KĠMYASAL
DENGEYE ETKĠSĠ
• Bir denge reaksiyonunda denge
bağıntısında olan maddelerden birinin
deriĢimi arttırılırsa denge, deriĢimi arttırılan
maddeyi azaltacak yönde; denge
bağıntısında olan maddelerden birinin
deriĢimi azaltılırsa denge deriĢimi azaltılan
maddeyi arttıracak yönde tepki gösterir.
55
• Katı ve sıvı maddelerin deriĢimlerinin
arttırılmasının veya azaltılmasının
kimyasal dengeye etkisi yoktur; çünkü bu
maddeler denge bağıntısında yer
almazlar.
56
2. BASINÇ – HACĠM
DEĞĠġĠKLĠĞĠNĠN KĠMYASAL
DENGEYE ETKĠSĠ
Sabit sıcaklıkta bir miktar gazın hacmi
azaltılırsa basıncı artar, hacmi arttırılırsa
basıncı azalır.
• Dengedeki bir sistemin hacmi azaltılırsa
basıncı artacağından denge, sistemin
basıncını azaltacak yöne (gazların mol
sayısının az olduğu yöne) kayar.
57
• Dengedeki bir sistemin hacmi arttırılırsa
basınç azalacağından denge, sistemin
basıncını arttıracak yöne (gazların mol
sayısının çok olduğu yöne) kayar.
• Girenlerin ve ürünlerin gaz olarak molleri
birbirine eĢit ise hacim ve basınç değiĢimi
bu tür reaksiyonlarda dengeye etki etmez.
• Hacim etkisini deriĢime paralel olarak da
düĢünebiliriz. Hacim artarsa deriĢim azalır,
hacim azalırsa deriĢim artar. Denge de
deriĢime göre tepki gösterir.
58
3. SICAKLIK DEĞĠġĠKLĠĞĠNĠN
KĠMYASAL DENGEYE ETKĠSĠ
Isı artıĢı dengeyi ısıyı harcayacak yöne, ısı
azalması ise ısı üretecek yöne kaydırır.
• Ekzotermik reaksiyonlarda sıcaklığın
arttırılmasıyla denge, sıcaklığın azalacağı
yön olan girenler lehine kayar.
• Ekzotermik reaksiyonlarda sıcaklığın
azaltılmasıyla denge, sıcaklığın artacağı
yön olan ürünler lehine kayar.

59
• Endotermik reaksiyonlarda sıcaklığın
arttırılmasıyla denge, sıcaklığın azalacağı
yön olan ürünler lehine kayar.
• Endotermik reaksiyonlarda sıcaklığın
azaltılmasıyla denge, sıcaklığın artacağı
yön olan girenler lehine kayar.
60
KATALĠZÖRÜN DENGEYE ETKĠSĠ
YOKTUR
• Katalizörler, dengede olan bir sisteme etki
etmez, ancak dengede olmayan sistemin
(ileri ve geri yöndeki hızını
arttırabileceğinden) daha kısa sürede
dengeye ulaĢmasını sağlar.
61
REAKSĠYONA GĠRMEYEN
HERHANGĠ BĠR MADDENĠN
EKLENMESĠNĠN DENGEYE
ETKĠSĠ BAZEN YOKTUR,
BAZEN VARDIR
• Dengedeki bir sisteme hacim ve sıcaklık
değiştirilmeden reaksiyona girmeyen
herhangi bir maddenin eklenmesi denge
durumunu değiĢtirmez.
62
• Ġdeal sürtünmesiz bir kapta cereyan
eden herhangi bir denge reaksiyonunda;
dengedeki bir sisteme, reaksiyona
girmeyen herhangi bir maddenin
eklenmesi denge durumunu değiĢtirir;
çünkü kap sürtünmesiz olduğundan, hacim
geniĢler, gazların molaritesi ve kısmi
basıncı azalır. Eklenen tepkimeye
girmeyen helyum vb. gazın etkisi, molarite
veya basınç azalmasının kimyasal
dengeye etkisi olarak düĢünülür.


63
DENGE SABĠTĠNE ETKĠ EDEN
FAKTÖRLER
1. Sıcaklık
2. Kat sayıların değiĢimi
• K denge sabitinin sayısal değerini dıĢ
etkilerden yalnız sıcaklık değiĢtirir.
• K denge sabitinin sayısal değerine
deriĢim, hacim, basınç ve katalizörün etkisi
yoktur.
64
DENGE SABĠTĠNE SICAKLIK
DEĞĠġĠMĠNĠN ETKĠSĠ
• Ekzotermik reaksiyonlarda sıcaklığın
arttırılmasıyla denge, girenler lehine kayar.
Bağıntıda girenlerin molar deriĢimi
paydaya yazıldığından K denge sabitinin
sayısal değeri küçülür. Ekzotermik
reaksiyonlarda sıcaklığın azaltılmasıyla
denge, ürünler lehine kayar. Bağıntıda
ürünlerin molar deriĢimi paya
yazıldığından K denge sabitinin sayısal
değeri büyür.
65
• Endotermik reaksiyonlarda sıcaklığın
arttırılmasıyla denge, ürünler lehine kayar.
Bağıntıda ürünlerin molar deriĢimi paya
yazıldığından K denge sabitinin sayısal
değeri büyür. Endotermik reaksiyonlarda
sıcaklığın azaltılmasıyla denge, girenler
lehine kayar. Bağıntıda girenlerin molar
deriĢimi paydaya yazıldığından K denge
sabitinin sayısal değeri küçülür.
66
FARKLI ĠKĠ SICAKLIKTAKĠ K
1
VE
K
2
DEĞERLERĠNDEN ΔH
HESAPLANMASI
• log K
2
/K
1
= ΔH/2,303R.(T
2
–T
1
)/(T
2
.T
1
)
• R=8,314 J/mol.K

67
K
1
VE ΔH DEĞERLERĠ
BĠLĠNĠYORSA K
2

HESAPLANABĠLĠR
• log K
2
/K
1
= ΔH/2,303R.(T
2
–T
1
)/(T
2
.T
1
)
• R=8,314 J/mol.K
68
DENGE SABĠTĠNE KAT SAYI
DEĞĠġĠMĠNĠN ETKĠSĠ (DENGE
REAKSĠYONLARINA HESS
PRENSĠPLERĠNĠN
UYGULANMASI)
• Sabit sıcaklıkta bir kimyasal reaksiyonun
denge sabiti K ise; denklem ters çevrilirse
denge sabiti 1/K olur.
69
• Denge denkleminin kat sayıları bir sayı ile
çarpılırsa aynı sayı denge sabitine üs
olarak alınır.
• Denge denkleminin kat sayıları 2’ye
bölünürse, denge sabitinin kare kökü
alınır.
• Denge reaksiyon denklemi birden fazla
reaksiyon denkleminin toplamından elde
ediliyorsa bu denge denkleminin denge
sabiti, toplanan reaksiyon denklemlerinin
denge sabitlerinin çarpımına eĢittir.
70
DOĞAL FĠZĠKSEL DENGE
REAKSĠYONLARI
71
YERYÜZÜNDEKĠ FĠZĠKSEL
DENGE
• Yeryüzünde ne kadar H
2
O
(s)
(su) varsa
atmosferde de o kadar H
2
O
(g)
(su buharı)
vardır.
• Yeryüzüne inen yağmur, her sene aynı
miktardadır.
• Yeryüzünden her sene ne kadar su
buharlaĢırsa; yine o ağırlıkta su yağmur,
kar ve dolu olarak dünyaya yağar.
72
• SORU: H
2
O
(s)
→ H
2
O
(g)

Dünyamızdaki suyun buharlaĢması
tepkimesi yukarıda verildiği gibi tek yönlü
olsaydı ne olurdu?
CEVAP: Dünyada su kalmazdı.
• SORU: H
2
O
(g)
→ H
2
O
(s)

Yukarıdaki tepkimede görülen
dünyamızdaki değiĢim; tek yönlü olsaydı
ne olurdu?
CEVAP: Yeryüzünü su kaplardı.
73
• SORU: Bu olayın ölçülü, dengeli ve
dinamik olması ne anlama gelir?
• CEVAP: Ölçülü, yeryüzünde bulunan su
kadar atmosferde su buharı bulunduğu
anlamına gelir. Dengeli, reaksiyonun
denge reaksiyonu (çift yönlü reaksiyon)
olduğu anlamına gelir. Dinamik ise, bu
olayın her an, yer–gök arasında devam
ettiği anlamına gelir.
74
• Dünyada suyun varlığı; güneĢle
aramızdaki uzaklığın hassaslığı ile de
alakalıdır.
• Dünya ile güneĢ arasındaki uzaklık
Ģimdikinden farklı olsaydı su, ya
buharlaĢacaktı ya da donacaktı.
75
YAĞMURUN YAĞMASI VE
ATMOSFERDE FĠZĠKSEL
DENGENĠN KORUNMASI
• Sıcaklık, suyu buharlaĢtırmakla suyun
bünyesini tahrip ettiği zaman, o tahrip
sonucu oluĢan su buharı yok olmaz. Belirli
bir yere sevk edilir ve belli bir düzeye
çıkar; icap ettiğinde yağmak için orada
durur.
76
• Atmosferdeki su buharı molekülleri,
atmosferdeki hava moleküllerinin onda
birini teĢkil edince su buharı yoğunlaĢır.
• Atmosferde bulunan belli bir düzeydeki su
buharının yoğunlaĢması suretiyle yağmur
yağar.
• Atmosferde fiziksel dengenin korunması
için, yağan katrelerden boĢ kalan yerler,
denizlerden ve yerlerden kalkan buharlarla
doldurulur.
77
• Yağmur yağması hakkında en kısa yol
Ģöyle tarif edilir: Su buharı molekülleri,
emir aldıkları zaman, o moleküller her
taraftan toplanmaya baĢlarlar ve bulut
Ģeklini alıp, hazır vaziyette dururlar. Yine
ikinci bir emirden sonra bir kısım
moleküller yoğunlaĢarak, katrelere
dönüĢürler. Sonra kanunların temsilcileri
vasıtasıyla, çarpıĢmadan kolayca yere
düĢerler.
78
• Atmosfer, denizin rengini andırır. Havada,
denizlerdeki sudan daha fazla su vardır.
Bu nedenle, “atmosferde denizin
bulunduğu teĢbihi” mecaz olarak akıldan
uzak değildir. Sanki, Ģu atmosfer boĢluğu
yağmur ile dolu bir havuzdur.
• Bulutların bir kısmı negatif elektriği
üzerlerinde taĢımaktadır, bir kısmı da
pozitif elektriği üzerlerinde taĢımaktadır.
Bu kısımlar birbirlerine yaklaĢıp aralarında
çarpıĢma olduğunda, ĢimĢek çakar.
79
• Bulutların bir kısmının hücum ettiği, bir
kısmının ise kaçtığı zaman aralarında
havasız kalan yerleri doldurmak için
atmosfer tabakası hareket ve heyecana
geldiğinde gök gürlemesi (gök gürültüsü)
meydana gelir.
• Bu hâllerin olması bir nizam ve kanun
altında olur ki, o nizam ve o kanunu temsil
eden gök gürlemesi ve ĢimĢek aracılarıdır.
80
KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI
KURAKLIKTAN SÖZ ETMEK
HATTA BUNA DAĠR SOMUT VERĠ
BULMAYA ÇALIġMAK BĠLĠMSEL
SKANDALDIR
• Türkiye son senelerde kuraklık yaĢıyor.
• Kuraklık; dünyada yağıĢlar azaldığından
değildir; çünkü yeryüzüne inen yağıĢ, her
sene aynı miktardadır. YağıĢlar yer
değiĢtirmiĢtir.
81
• Dünyanın bazı bölgelerinin çok yağıĢ
aldığını duyarken, bazı bölgelerinin daha
az yağıĢ aldığını görüyoruz. Örneğin;
özellikle Türkiye’de yağıĢlar azaldı,
Amerika’da ise arttı.
• Sorun da buradan çıkıyor. Bu sorunu
doğuran, insandır. Ġnsanın canlı–cansız
ekosisteme karĢı olumsuz müdahalesi,
yağıĢ dağılımını bozmaktadır.
• Kuraklığın insafımıza ve insanlığımıza
olan uyarıcı görevini bir an önce anlayıp,
gerekli çalıĢmaları yaparak bu problemin
üstesinden gelmeliyiz.
82
SUYUN ĠYONLAġMA DENKLEMĠ
VE ON MĠLYONDA BĠR
ORANINDA ĠYONLAġMASININ
FAYDALARI
H
2
O
(s)
⇌ H
+1
(suda)
+ OH
–1
(suda)

• 10 000 000 H
2
O molekülünden 1 tanesi
iyonlarına ayrıĢır.
• Hiç ayrıĢmasaydı veya daha fazla oranda
ayrıĢsaydı ne olurdu?
83
• Saf su, çok hassas aletlerle
anlaĢılabilecek derecede iletkendir.
• Elektrik kaçağının olduğu, içi su ile dolu bir
çamaĢır makinesinde elimizi suyun içine
sokarsak, bize zarar vermez, ancak
elektrik kaçağını anlayabiliriz. H
2
O
molekülü iyonlarına hiç ayrıĢmasaydı,
elektrik kaçağını hissedemediğimizden
tedbir alamayacaktık; su, sigorta görevini
yapamadığından bir anda daha büyük
zararlar, derecesine göre ortaya çıkacaktı,
yaĢam son bulacaktı.
84
• Elektrikli aletin içine su kaçarsa kontak
yapar. Bu bir sigortadır ve uyarıdır; tedbirli
olmamız, elektrikli aletin tamirini
yapmamız için bir ikazdır; çünkü tedbirsiz
ve ihtiyatsız olarak aletin tamiriyle
uğraĢılırsa, elektrik çarparak öldürür. H
2
O
molekülü iyonlarına hiç ayrıĢmasaydı,
tedbirli olmamız için ikaz meselesi ortadan
kalkacaktı.
85
• H
2
O molekülü iyonlarına daha fazla
ayrıĢsaydı, sayılamayacak kadar çok arıza
ortaya çıkardı. Örneğin; su nötr
olmayacaktı, hem asidik hem de bazik
özellikte olduğundan dolayı hayatın
canlılar için devamı mümkün olmayacaktı.
Yine elektrikli aletin içine su kaçtığında,
alet kendi kendini durduramayacak, kontak
yapamadan, bir anda büyük ve ölümcül
patlamalar, yangınlar meydana gelecekti.
86
DOĞAL KĠMYASAL DENGE
REAKSĠYONLARI
87
ġĠMġEK ÇAKTIĞINDA NADĠREN
OLUġAN HNO
3

ĠHMAL EDĠLEBĠLĠRDĠR
• ġimĢek çaktığında nadiren gerekli olan
yüksek aktivasyon enerjisi sağlandığında
bile reaksiyonun sağa doğru cereyan
yüzdesi çok düĢük olduğundan az
miktarda azot oksitleri oluĢur ve toprağa
geçer.
N
2
+ 2,5O
2
+ yüksek sıcaklık ⇌ N
2
O
5
88
• Azot oksitlerin suyla birleĢmesine ait
reaksiyon da çift yönlü olup ileri
reaksiyonun hızı çok yavaĢtır.
N
2
O
5
+ H
2
O ⇌ 2HNO
3

Her ĢimĢek çakıĢında HNO
3
(kezzap)
oluĢması için Ģartlar hazır olduğu hâlde
hayat devam etmektedir.
• Bütün yanma reaksiyonları ekzotermik
olduğu hâlde azotun yanması
endotermiktir.
89
EKZOTERMĠK OLDUĞU HÂLDE
GERÇEKLEġMEYEN REAKSĠYON
(SULARIN ACILAġMAMASI)
• Havada N
2
ve H
2
bulunduğu ve tepkime
ekzotermik olduğu hâlde NH
3
oluĢmaz.
• OluĢsaydı sular acılaĢacaktı; çünkü NH
3
,
suları acılaĢtıran bir maddedir.
N
2
+ 3H
2
⇌ 2NH
3
+ 22 kcal
NH
3
+ H
2
O

⇌ NH
4
OH
90
OKSĠJENĠN OZONA DÖNÜġMESĠ
KĠMYASAL DENGE
REAKSĠYONUDUR
• Oksijenin ozona dönüĢmesi kimyasal
denge reaksiyonudur (3O
2
⇌ 2O
3
).

• Ozon tabakası, stratosfer tabakasındadır.
• Yüksek enerjili, zararlı ve tehlikeli ıĢınların
aĢağı geçerek yeryüzüne inmesine
stratosfer tabakasındaki ozon vesilesi ile
izin verilmez.
91
• Ozon, üç atomlu bir oksijen molekülüdür.
Bu moleküller güneĢ ıĢınlarının zararlarını
filtre eder.
• Zararlı ultraviyole ıĢınları, oksijenin ozona
dönüĢtürülmesinde kullanılır.
• GüneĢten gelen zararlı ıĢınlar ozon
tabakasında yakalanır.
• Böylece gökyüzü, korunmuĢ bir tavan
kılınmıĢtır.
• Kimyasal denge reaksiyonundaki sağa
doğru cereyan yüzdesi belirlenmiĢtir.
92
• Yine dengenin sola doğru kayması
sonucunda, ozon molekülleri azalmıĢ
olsaydı; ultraviyole ıĢınları rahatça yere
inecekti. Bu ise kanserlilerin sayısında
anormal derecede artıĢın olmasını netice
verecekti; çünkü ultraviyole ıĢınları, kısa
dalga boylu ve enerjisi çok yüksek ıĢınlar
olduğundan dolayı, canlı bünyesindeki
DNA moleküllerindeki bağları koparıp
bozar ve kansere yol açar. Kimyasal
denge insan eli karıĢmadıkça bozulmaz.
93
• Dengenin sola doğru kayması sonucunda,
ozon molekülleri azalmıĢ olsaydı; ozon
tabakası ile filtre edilen bu zararlı ıĢınlar,
filtre edilmeyecekti, yere inseydi yeryüzü
daha fazla ısınacaktı. Yüzyıllardır
değiĢmeyen ortalama sıcaklık değerinde
de bozulma görülecekti. Ortalama
sıcaklığın 10 °C artması bile insanların ve
hayvanların kanını, bitkilerin öz suyunu
kaynatmaya yeterli olacaktı.
94
YAPAY KĠMYASAL DENGE
REAKSĠYONLARI
95
SANAYĠDE YAPAY KĠMYASAL
DENGE REAKSĠYONLARI
• TUZ RUHU ELDE EDĠLMESĠ
H
2(g)
+ Cl
2(g)
⇌ 2HCl
(g)


2HCl
(suda)

• KEZZAP ELDE EDĠLMESĠ: Yüksek
sıcaklık ve yüksek basınçta elde edilir.
N
2(g)
+ 2,5O
2(g)
+ yüksek sıcaklık ⇌ N
2
O
5(g)


N
2
O
5(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ 2HNO
3(suda)
96
• DERĠġĠK AMONYAK ELDE EDĠLMESĠ:
Yüksek sıcaklık ve yüksek basınçta elde
edilir.
N
2(g)
+ 3H
2 (g)
⇌ 2NH
3(g)
+ 22 kcal
NH
3(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ NH
4
OH
(suda)

• DERĠġĠK SÜLFÜRĠK ASĠT ELDE
EDĠLMESĠ: Yüksek sıcaklık ve yüksek
basınçta katalizör kullanarak elde edilir.
2SO
2(g)
+ O
2(g)
⇌ 2SO
3(g)
+ ısı
SO
3(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ H
2
SO
4(suda)
97

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful