ÇÖZELTİLERDE DENGE

1

ÜNİTENİN BÖLÜM
BAŞLIKLARI
1. Suyun Otoiyonizasyonu
2. Asitlerin ve Bazların Ayrışma Dengeleri
3. Nötralleşme Reaksiyonları
4. Çözeltilerde Çözünme ve Çökelme
Olayları
• 5. Kompleks Oluşma–Ayrışma Dengeleri
• 6. Titrasyon



2

1. SUYUN
OTOİYONİZASYONU

3

SUYUN İYONLAŞMA DENKLEMİ
VE ON MİLYONDA BİR ORANINDA
İYONLAŞMASININ FAYDALARI
H2O(s) ⇌ H

+1
(suda)

+ OH

–1
(suda)

• 10 000 000 H2O molekülünden 1 tanesi
iyonlarına ayrışır.
• Hiç ayrışmasaydı veya daha fazla oranda
ayrışsaydı ne olurdu?
4

• Saf su, çok hassas aletlerle
anlaşılabilecek derecede iletkendir.
• Elektrik kaçağının olduğu, içi su ile dolu bir
çamaşır makinesinde elimizi suyun içine
sokarsak, bize zarar vermez, ancak
elektrik kaçağını anlayabiliriz. H2O
molekülü iyonlarına hiç ayrışmasaydı,
elektrik kaçağını hissedemediğimizden
tedbir alamayacaktık; su, sigorta görevini
yapamadığından bir anda daha büyük
zararlar, derecesine göre ortaya çıkacaktı,
yaşam son bulacaktı.
5

• Elektrikli aletin içine su kaçarsa kontak
yapar. Bu bir sigortadır ve uyarıdır, tedbirli
olmamız ve elektrikli aletin tamirini
yapmamız için bir ikazdır; çünkü, tedbirsiz
ve ihtiyatsız olarak aletin tamiriyle
uğraşılırsa elektrik çarparak öldürür. H 2O
molekülü iyonlarına hiç ayrışmasaydı,
tedbirli olmamız için ikaz meselesi ortadan
kalkacaktı.

6

SUYUN İYONLAŞMASI (SAF
SUDA [H+1] VE [OH–] HESABI)
• H2O(s) + H2O(s) ⇌ H3O+(suda) + OH–(suda)
• Ksu = [H3O+(suda)] [OH–(suda)]




Ksu = 1,008 x 10–14 (25 °C’ta)
Denge bağıntısı yazılır.
[H+1] = [OH–] olduğuna göre;
[H+1] = 10–7 M olur.
[OH–] = 10–7 M olur.
7

SAF SUDA pH VE pOH
HESABI
• p, power kelimesinin kısaltılmışı olup
herhangi bir sayının eksi logaritmasıdır.
• pH = –log [H+1] formülünden;
• [H+1] = 10–7 M olduğuna göre;
• pH = 7 olur.
• pOH = –log [OH–] formülünden;
• [OH–] = 10–7 M olduğuna göre de;
• pOH = 7 olur.
8

Ksu
Ksu, suyun denge sabitidir.
2H2O(s) ⇌ H3O+(suda) + OH–(suda)
Bu denklemin denge bağıntısını yazalım:
Ksu = [H3O+] [OH–]
Ksu = 10–14 olduğuna göre şu iki formülü
yazabiliriz:
• [H3O+] [OH–] = 10–14
• [H3O+] = 10–14 / [OH–]
• [OH–] = 10–14 / [H3O+]




9

pH VE pOH
• Ksu = 10–14
• pKsu = –log [10–14]
• pKsu = 14
• Ksu = [H+] [OH–]
• –log Ksu = –log [H+] [OH–]
• –log Ksu = (–log [H+]) + (–log [OH–])
• pKsu = pH + pOH
• pH + pOH = 14

10

KUVVETLİ ASİT VE KUVVETLİ
BAZLARIN İYONLAŞMASI
• Kuvvetli asitler ve kuvvetli bazlar suda tam
olarak iyonlarına ayrışır. Bu nedenle suda
çözünme denklemleri tek yönlü okla ifade
edilir. Örneğin;
• HCl(g) → H+(suda) + Cl–(suda)
• NaOH(k) → Na+(suda) + OH–(suda)
11

KUVVETLİ ASİTLER
• HCl
• HNO3
• H2SO4

12

KUVVETLİ BAZLAR





LiOH
NaOH
KOH
RbOH
CsOH
FrOH

13

ÇÖZÜMLÜ pH PROBLEMLERİ

14

• ÖRNEK: [H+1] = 10–1 M olan çözeltinin
pOH’ını bulunuz.
• ÇÖZÜM
• [H+] [OH–] = 10–14
• [H +] = 10–1 M
• [10–1] [OH–] = 10–14
• [OH–] = 10–14 / [10–1]
• [OH–] = 10–13 M
• pOH = –log [OH–]
• [OH–] = 10–13 M olduğuna göre;
• pOH = 13 olur.
15

• ÖRNEK: pOH’ı 5 olan çözeltide H+1 molar
derişimi kaçtır?
• ÇÖZÜM
• pOH = 5
• pH = 9
• [H+1] = 10–9 M

16

• ÖRNEK: 0,1 M NaOH çözeltisinde pH
kaçtır?
• ÇÖZÜM
• [NaOH] = [OH–] = 0,1 M = 1x 10–1 M
• pOH = 1
• pH = 13

17

• ÖRNEK: 0,05 M H2SO4 çözeltisinin pH’ını
bulunuz.
• ÇÖZÜM
• H2SO4(suda) → 2H+1(suda) + SO4–2(suda)
• [H2SO4] = 0,05 M
• [H+1] = 0,1 M = 1x 10–1 M
• pH = 1

18

• ÖRNEK: Deniz suyundan alınan bir
numunede OH– iyon derişimi 10–8 M
olduğuna göre; deniz suyunun pOH’ını ve
pH’ını bulunuz.
• ÇÖZÜM: pOH = –log [OH–]
• [OH–] = 10–8 M
• pOH = 8
• pH = 14 – pOH
• pH = 14 – 8
• pH = 6
19

KUVVETLİ ASİT VEYA
KUVVETLİ BAZIN MOLAR
DERİŞİMİ < 10–7 M İSE SORU
FARKLI ÇÖZÜLÜR
• ÖRNEK: 10–9 M HCl çözeltinin pH’ını
bulunuz.
• YANLIŞ ÇÖZÜM: pH = –log [H+1]
formülünden, [H+1] = 10–9 M olduğuna göre;
pH = 9 olur.” denilemez.
20

• DOĞRU ÇÖZÜM: Soruda [H+1] < 10–7 M
ise çözüm ortak iyon etkisi düşünülerek
çözülebilir; bu çözüm uzun bir yoldur.
Sudan gelen [H+1] = 10–7 M’dır. Seyreltik
asit çözeltisinden gelen [H+1] = 10–9 M’dır;
bu çok küçük bir sayı olduğundan ihmal
edilir, hesaplamaya katılmaz. Netice
olarak asit çözeltisi, saf su gibi algılanıp
çözüm yapılır. Saf suda; [H+1] = 10–7 M
olduğuna göre; pH = 7 bulunur.
21

MATEMATİK BİLGİSİ İLE
KİMYA FORMÜLÜNÜN
UZLAŞMASI VEYA BİR KİMYA
PARADOKSU
• 10–8 M HCl çözeltisinin pH’ı 8 değildir.
• 10–9 M HCl çözeltisinin pH’ı da 9 değildir.
• Asit çözeltisinde sudan gelen H+ derişimi
zaten 10–7 M’dır. Bir de ne kadar seyreltik
olursa olsun asitten gelen H+ vardır.
22

• İhmal edilmeden yapılan ince hesap
sonucunda pH, 7’den küçük ama 7’ye çok
yakın bir rakam çıkar.
• Görüldüğü gibi hem matematiksel hem de
kimyasal çözüm belli noktalarda yetersiz
kalıyor; başka şeylerin de düşünülmesi
gerekiyor.

23

• ÖRNEK: 10–9 M HCl çözeltinin pOH’ını
bulunuz.
• ÇÖZÜM: [H+1] = 10–9 Bu soru bir önceki
soru gibi çözülemez. Saf su gibi kabul
edilerek çözüme gidilmelidir. pOH = 7 olur.
• ÖRNEK: 10–11 M HCl çözeltisinin pH’ını
bulunuz.
• ÇÖZÜM: [H+1] = 10–11
• pOH = 7
24

• ÖRNEK: 10–10 M NaOH çözeltinin pOH’ını
bulunuz.
• ÇÖZÜM
• [OH–] = 10–10 M
• pOH = 7

25

2. ASİTLERİN VE BAZLARIN
AYRIŞMA DENGELERİ

26

SULU ÇÖZELTİLERDE ASİT BAZ
TANIMLARI
• ARHENİUS ASİT BAZ TANIMI: Suda
çözündüklerinde H+ katyonu veren
maddeler asit, OH– anyonu veren
maddeler baz olarak tanımlanır.
• BRONSTED LOWRY ASİT BAZ TANIMI:
H+ iyonu (proton) verebilen maddelere
asit, H+ iyonu alabilen maddelere de baz
denir.
27

• LEWİS ASİT BAZ TANIMI: Bir elektron
çifti alabilen maddeler asit, bir elektron çifti
verebilen maddeler baz olarak tanımlanır.

28

Ksu, Ka, Kb
• Ka, asitlik denge sabitidir.
• Kb, bazlık denge sabitidir.
• Ksu, suyun denge sabitidir.

29

pKsu, pKa, pKb
• pKa, asitlik sabitinin eksi logaritmasıdır.
• pKa = –log Ka
• pKb, bazlık sabitinin eksi logaritmasıdır.
• pKb = –log Kb
• pKsu, suyun denge sabitinin eksi
logaritmasıdır.
• pKsu = –log Ksu
• Ksu = 10–14

30

• pKsu = –log [10–14]
• pKsu = 14 olur.
• pKsu = pKa + pKb

31

ZAYIF ASİTLERİN VE ZAYIF
BAZLARIN İYONLAŞMASI
• Konjuge asit baz çiftlerinin K’larının
çarpımı Ksu’yu verir.
• HA(s) + H2O(s) ⇌ H3O+(suda) + A–(suda)
• A–(suda) + H2O(s) ⇌ HA(s) + OH–(suda)
• Bu iki denklem taraf tarafa toplanırsa
aşağıdaki denklemi verir:
• 2H2O(s) ⇌ H3O+(suda) + OH–(suda)
32

• Bu denklemin denge bağıntısını yazalım:
• Ksu = [H3O+] [OH–]
• Ksu = 10–14 olduğuna göre şu iki formülü
yazabiliriz:
• [H3O+] [OH–] = 10–14
• [H3O+] = 10–14 / [OH–]
• [OH–] = 10–14 / [H3O+]
• Konjuge asit baz çiftlerinin K’larının
çarpımı Ksu’yu verir.
• Ksu = Ka Kb
33

• Ksu = 10–14 olduğuna göre şu iki formülü
yazabiliriz:
• Ka = 10–14 / Kb
• Kb = 10–14 / Ka

34

EŞLENİK ASİT-BAZ
ÇİFTLERİNDE Ka ve Kb
İLİŞKİSİ
• Konjuge asit baz çiftlerinin K’larının
çarpımı Ksu’yu verir.
• Ka Kb = Ksu
• Soru: HCOOH’ın Ka değeri 1,8x10-4’tür.
HCOOH’ın konjuge bazının Kb değerini
bulunuz.
• Cevap:10-14/1,8x10-4=5,56x10-11
35

ZAYIF ASİT VE ZAYIF BAZLARIN
İYONLAŞMASI
• Zayıf asit ve bazlara şu örnekler verilebilir:
HF, HCN, CH3COOH, H2S, H2CO3, H3PO4,
NH3, AgOH, Fe(OH)3, Mg(OH)2, Cu(OH)2
• Zayıf asit ve zayıf bazların suda az bir
kısmı iyonlarına ayrılırken büyük bir kısmı
molekül hâlinde kalır.
• İyonlaşma denklemleri çift yönlüdür.
36

• Örneğin, HCN’nin suda iyonlaşma
denklemi;
HCN(suda) ⇌ H+(suda) + CN–(suda) şeklindedir.

37

ZAYIF ASİT VE ZAYIF BAZLARDA
DENGE BAĞINTISI
• Ka asitlik sabitidir.
• Ka (asitlik sabiti) değeri ne kadar büyükse
asit o kadar kuvvetli, ne kadar küçükse
asit o kadar zayıftır.
• Ürünlerin molar derişimlerinin, girenlerin
molar derişimlerine oranı Ka asitlik sabitine
eşitse sistem dengededir. Kat sayılar üs
olarak yazılır. Katı ve sıvılar alınmaz.
38

HİDROLİZ
• Kuvvetli asitlerle zayıf bazların
reaksiyonlarından oluşan asidik tuzların
katyonu ve kuvvetli bazlarla zayıf asitlerin
reaksiyonundan oluşan bazik tuzların
anyonu suda hidroliz olur.
• Nötr tuzlar, suda hidroliz olmazlar.
• Bazik tuzlara KCN, NaF, CH3COONa
örnek verilebilir.
39

• Asidik tuzlara NH4Cl, FeCl3, AlCI3 örnek
verilebilir.
• Nötr tuzlara KCl, NaNO3, Na2SO4 örnek
verilebilir. Nötr tuz çözeltilerinin pH’ı 7’dir.

40

ASİDİK TUZ ÇÖZELTİLERİNDE
pH BULUNMASI
• Asidik tuz çözeltilerinin pH bulunurken K b
verilmiştir.
• 1,85 M’lık NH4Cl tuzu çözeltisinin (asidik
tuz) pH’ı kaçtır? (NH3 için Kb=1,85x105)
• Kh=Ksu/Kb
• Kh=1014/1,85x105
• Kh=5,4x1010
• NH4Cl → NH4+ + Cl

41


NH4+ + H2O ⇄ NH4OH + H+
• Başlangıç: 0,185 M
0
0
• Değişim:
-X
+X
+X
• Dengede: (0,185-X)
X
X





Kh= X2/0,185-X
(X ihmal edilir.)
5,4x1010= X2/0,185
X2=1010
X=H+= 105 M
pH= 5

42

BAZİK TUZ ÇÖZELTİLERİNDE
pOH BULUNMASI
• Bazik tuz çözeltilerinin pOH bulunurken K a
verilmiştir.
• 102 molar KCN tuzu çözeltisinde OH ve
pOH kaçtır? (HCN için Ka=1010) (KCN,
hidroliz olan asidik bir tuzdur.)
• Kh=Ksu/Ka
• Kh=1014/1010
• Kh=104
43





KCN → K+ + CN
CN + H2O




Kh= X2/102-X

Başlangıç: 102 M
Değişim:
-X
Dengede: 102-X

(X ihmal edilir.)
104= X2/102
X2=106

⇄ HCN + OH
0
+X
X

0
+X
X

44

• X=OH= 103 M
• pOH= 3

45

TAMPON ÇÖZELTİLER
• Birincisi (Asidik tampon): Zayıf bir asit ile
bu asidin kuvvetli bir bazla olan –asidin
anyonunu içeren– tuzu aynı kapta
çözünürse oluşan çözelti asidik
tampondur.
• İkincisi (Bazik tampon): Zayıf bir baz ve bu
bazın kuvvetli bir asitle olan –bazın
katyonunu içeren– tuzu aynı kapta
çözünürse oluşan çözeltiye bazik tampon
çözelti denir.
46

BAZİK TAMPONLARDA pOH
BULUNMASI
• 0,54 mol NH3 ve 1 mol NH4Cl’nin
çözünmesiyle 1 L tampon çözelti elde
ediliyor. H+ ve pH nedir? (NH3 için
Kb=1,85x105)



OH=Kb[Baz]/[Tuz]
OH=1,85x105x0,54/1 M
OH=105 M
pOH=5
47

ASİDİK TAMPONLARDA pH
BULUNMASI
• 0,1 mol HCN ve 1 mol NaCN’nin
çözünmesiyle 1 L tampon çözelti elde
ediliyor. H+ ve pH nedir? (Ka=1010)




H+ =Ka[Asit]/[Tuz]
H+ = 1010x0,1/1 M
H+ = 1010x101 M
H+ = 1011 M
pH =11
48

3. NÖTRALLEŞME
REAKSİYONLARI

49

NÖTRALLEŞME
• Asit ve baz çözeltilerinin karıştırılması ile
nötrleşme ya tam ya da kısmen olur.
• Karışım sonucunda arta kalan madde
yoksa % 100 nötralleşme olmuştur.
• Karışım sonucunda arta kalan madde
varsa kısmen nötralleşme olmuştur.

50

ASİT VE BAZ ÇÖZELTİLERİNİN
KARIŞTIRILMASI SONUCUNDA
TAM NÖTRALLEŞME VE pH
• Kuvvetli asit ile kuvvetli bazın
karıştırılması sonucunda % 100
nötralleşme olduysa pH=7’dir.
• Kuvvetli asit ile zayıf bazın karıştırılması
sonucunda % 100 nötralleşme olduysa
pH, 7’nin altındadır.
51

• Kuvvetli baz ile zayıf asit % 100
nötralleştiyse pH, 7’nin üstündedir.
• Zayıf baz ile zayıf asit % 100 nötralleştiyse
pH, 7’nin üstünde de olabilir, altında da
olabilir.

52

ASİT VE BAZ ÇÖZELTİLERİNİN
KARIŞTIRILMASI İLE HİDROLİZ
İLİŞKİSİ
• Asit veya bazdan birisi zayıf, birisi
kuvvetliyse ve aynı zamanda % 100
nötralleşme gerçekleştiyse (arta kalan
madde yoksa) ortamda yalnız hidroliz olan
bir tuz var demektir. Önce bu tuzun
molaritesi bulunur, sonra hidroliz denklemi
yazılır, [H+1] hidroliz denge bağıntısından
hesaplanır.
53

KARIŞTIRILAN ASİT VE BAZ
ÇÖZELTİLERİNDEN BİRİSİ
ZAYIFSA VE % 100
NÖTRALLEŞME OLMAMIŞSA BU
KARIŞIMLARIN BİR KISMINDA
TAMPON ÇÖZELTİ OLUŞUR
• Kuvvetli asit ile zayıf bazın karışması
sonucu arta kalan zayıf baz veya zayıf asit
ile kuvvetli bazın karışması sonucu arta
kalan zayıf asit ise oluşan tampondur.
54

• Önce karışımdaki molar derişimler, sonra
tampon çözelti formülünden [H+1] bulunur,
son olarak da pH hesaplanır.

55

KARIŞTIRILAN ASİT VE BAZ
ÇÖZELTİLERİNDEN BİRİSİ
ZAYIFSA VE % 100
NÖTRALLEŞME OLMAMIŞSA BU
KARIŞIMLARIN BİR KISMINDA
TAMPON ÇÖZELTİ OLUŞMAZ
• Kuvvetli asitle zayıf baz karışınca kuvvetli
asit arta kalırsa veya zayıf asitle kuvvetli
bazın karışınca kuvvetli baz arta kalırsa,
tampon çözelti oluşmaz.
56

• Böyle karışımlar kuvvetli asit veya kuvvetli
baz çözeltisi gibi düşünülür.
• Karışımda kuvvetli asit arta kaldıysa önce
toplam hacimdeki kuvvetli asit molar
derişimi, dolayısıyla H+1 molar derişimi,
son olarak da pH bulunur.
• Karışımda kuvvetli baz arta kaldıysa önce
toplam hacimdeki kuvvetli baz molar
derişimi, dolayısıyla OH– molar derişimi,
son olarak da pH bulunur.
57

• Ortamdaki asidik tuzun hidrolizinden gelen
H+1 molü veya ortamdaki bazik tuzun
hidrolizinden gelen OH– molü hesabına
gerek yoktur; ihmal edilir.

58

HAYATIMIZDAKİ DOĞAL ZAYIF
İNORGANİK ASİT
• H2CO3 (Karbonik asit ): Doğal maden
sodalarında en çok oranda bulunan
maddedir.

59

HAYATIMIZDAKİ YAPAY ZAYIF
İNORGANİK ASİTLER
• H3PO4 (Fosforik asit): Kolalarda bulunur.
• H2CO3 (Karbonik asit): Meşrubatlarda
bulunur.

60

• H3BO3 (Borik asit ): Alerjik göz
kaşıntılarında borik asit çözeltisi kullanılır.
Borik asit, beyaz toz hâlinde katı bir
bileşiktir. Borik asit yapay bir bileşiktir.
Kütahya Emet’te bulunan Eti Maden
İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait devletin
borik asit fabrikasında, yine Emet’te
çıkarılan bor cevherinden borik asit elde
edilmektedir. Bor, en çok borik asit olarak
ihraç edilmektedir. Borik asit, pek çok
sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır.
61

HAYATIMIZDAKİ ZAYIF BAZLAR
• Ca(OH)2(k): Sönmüş kireçtir. Yalnız kireç
denince de sönmüş kireç anlaşılır.
• Ca(OH)2(suda): Kireç suyu, kalsiyum
hidroksitin doymamış veya doymuş
çözeltisidir. CO2 gazının ayıracıdır.
• Ca(OH)2(süspansiyon): Badana yapımında
kullanılan kireç bulamacıdır.
• Mg(OH)2(k) ve Al(OH)3(k): Antiasit mide
pastilleridir.
62

• NH3 (Amonyak): Gübre yapımında
kullanılır. Amonyak, çoğu temizlik
malzemesinin bileşimine girer. % 25’lik
olan derişik amonyak 5–10 misli
seyreltildikten sonra doğrudan temizlik
maddesi olarak koltuk, döşeme, halı
temizliğinde ve kumaş lekelerinin
çıkarılmasında kullanılır. Gümüş eşyalar
da amonyakla temizlenir. Amonyak,
yüksek sıcaklık ve basınçta üretilir.
N2 + 3H2 ⇌ 2NH3 + 22 kcal
63

MİDE EKŞİMESİNDE KULLANILAN
MİDE PASTİLLERİNİN GÖREVİNİN
REAKSİYON DENKLEMİYLE
GÖSTERİLMESİ
Mg(OH)2 + 2HCl → MgCl2 + 2H2O
Al(OH)3 + 3HCl → AlCl3 + 3H2O
64

MİDE EKŞİMESİNDE KULLANILAN
KARBONATIN GÖREVİNİN
REAKSİYON DENKLEMİYLE
GÖSTERİLMESİ
NaHCO3 + HCl → NaCl + H2O + CO2

65

ASİT YAĞMURU
SO2 + ½O2 → SO3
SO3 + H2O ⇌ H2SO4
Filtresi olmayan fabrika bacalarından
çıkan SO2 gazı; havadaki O2 ile birleşir,
SO3 gazı oluşur. SO3 gazı; yağmur
yağdığında H2O ile birleşir. Asit yağmuru
adıyla bilinen H2SO4 meydana gelir.
66

HNO3
ENDÜSTRİDE YÜKSEK BASINÇ
VE SICAKLIKTA ELDE EDİLİR
• Bütün yanma reaksiyonları ekzotermik
olduğu hâlde azotun yanması
endotermiktir. Endotermik reaksiyonlar,
kendiliğinden gerçekleşmez.
N2+2,5O2+yüksek sıcaklık ve basınç⇌N2O5

67

• Azot oksitlerin suyla birleşmesine ait
reaksiyon da çift yönlü olup ileri
reaksiyonun hızı çok yavaştır.
N2O5 + H2O ⇌ 2HNO3

68

EKZOTERMİK OLDUĞU HÂLDE
GERÇEKLEŞMEYEN REAKSİYON
(SULARIN ACILAŞMAMASI)
• Havada N2 ve H2 bulunduğu ve tepkime
ekzotermik olduğu hâlde NH3 oluşmaz.
• Oluşsaydı sular acılaşacaktı.
• NH3, suları acılaştıran bir maddedir.
N2 + 3H2 ⇌ 2NH3 + 22 kcal
NH3 + H2O ⇌ NH4OH
69

BAZI MADDELERİN pH
DEĞERLERİ
Madde

pH

Madde

pH

Mide öz suyu

2,0

Patates

5,8

Limon

2,3

Süt

6,5

Sirke

2,8

Saf su

7,0

Greyfurt

3,1

İdrar

7,0

Portakal

3,5

Tükürük

7,1

Kiraz

3,6

Kan

7,4

Domates

4,2

Hücre içi sıvı

7,4

Muz

4,6

Ekmek

5,5

Kaynak suyu
Magnesi kalsine
70

7,4
10,5

VÜCUT SIVILARINDA pH’IN
ÖNEMİ
• Vücut sıvılarının belli pH değerlerinde
olması gerekir. Aksi hâlde çeşitli
hastalıklar meydana gelir.
• Kanın pH’ı 7’ye düşerse veya 7,8’e
çıkarsa insan ölür.
• İdrarın pH’ı, alınan besin maddelerine
göre değişir.
• Tükürüğün pH’ı ağız mukozasının
fonksiyonlarını en iyi yapabileceği
seviyededir.
71

• Mide öz suyu pH’ının 2’nin altına düşmesi
ülser rahatsızlığındandır; pH’ın artması ise
hazımsızlık demektir.
• Sıhhatli durumlarda pH belli aralıklarda
tutulmaktadır.
• Hücre içinde her an asidik ya da bazik
özellikte maddeler meydana gelmesine
rağmen meydana gelen asitler, bazlarla;
bazlar ise asitlerle birleşerek tuzları
oluşturur. Böylece hücre içi pH değeri
sabit tutulur.
72

• Hücre zarının seçici geçirgenlik özelliği
vardır. Hücrede, hayatın devamı için
önemli tedbirler mevcuttur.
• pH’ın sabit tutulması için; zardan belli
maddelerin hücre içine girmesi, bazen de
pH’ı bozan maddelerin hücre dışına
atılması gerekmektedir.
• Bazı hücrelerde her an 2000 kimyasal
reaksiyonun olduğu göz önüne alınırsa
pH’ın sabit tutuluşundaki hassasiyet
daha iyi anlaşılmış olur.
73

• pH’ın değişmemesi için hücrenin ihtiyacı
olan maddeler hücreye zamanında ve
ihtiyaç miktarında girmekte, zararlı
maddeler de hücreden atılmaktadır;
böylece pH korunmaktadır.
• Vücudun ihtiyacı olan moleküller,
gerektiğinde hücre içinde de
sentezlenebilir. Bu sentez esnasında
pH’ın da korunduğu görülmektedir.

74

• Her bir molekül için hücre zarında özel
bir şifre vardır. Böylece hücreye girmek
üzere gelen molekülün faydalısı
zararlısından ayrılmaktadır. Yeni ortaya
çıkan ve yapay olduğundan dolayı da
sağlığa zararlı bazı moleküllere karşı da
gereksinim duyuldukça yeni şifrelemeler
olmaktadır. Bu şifreleme, elbette her
zaman olmaz. İnsan, kendi isteğiyle
zarara razı olmuş olabilir. Hastalıklarda
ve ölümde sebeplerin perde olduğu da
unutulmamalıdır.
75

• Sağlığı bozacak ölçüde pH değişimine
neden olan yabancı moleküllere karşı
hücre zarı karşı koyar; karşı koyamazsa,
hücre ya hastalanır ya da ölür. Ölen
hücreler, vücudun dışına bilinen yollarla
çıkarılır.

76

GASTROENTESTİNAL SİSTEM
VE pH
• Mide ve bağırsak asitliğinin derecesinin
ayarlanmasında çok hassas dengeler
gözetilir. Bu dengeler bozulursa değişik
rahatsızlıklar ortaya çıkar.
• Özellikle insanın ruhsal durumunun, mide
hareketleri ve mide salgısına etkisi
büyüktür.
• Gıdalardan yalnız proteinlerin sindiriminin
bir kısmı midede olur ve kuvvetli asidik
ortamda yürütülür.
77

• Midede pepsin enzimi ve hidroklorik asit
etkisiyle proteinler peptonlara parçalanır.
• İnce bağırsakta; yağlar, karbonhidratlar, bir
de midede peptona parçalanan proteinler
yapı taşına ayrışır.
• İnce bağırsaktaki sindirimde ortamın;
nötre yakın asidik veya nötre yakın bazik
olması gerekir.
• Her bir besin maddesinin sindirimi için
gereken pH değerleri farklıdır.
78

• İnce bağırsakta farklı pH değerlerinin
ayarlanmasında; ince bağırsak duvarı,
pankreas ve safra salgısı görevlidir.
• Midenin çıkışında 4–7,2 arasında değişen
pH değeri, ince bağırsağın başlangıcında
5,6 ile 7 arasında, ince bağırsağın
ortalarında 6,8 ile 7,6 aralığında, ince
bağırsağın sonlarında ise 7,2 ile 8,3
arasında olur.
• Mide, salgı yaptığında koruyucu mukusun
altındaki pH, 7’dir. Mukusun üstündeki pH,
2’dir.
79

• Kör bağırsakta 5,8–7,6 olarak belirlenen
pH derecesi, kalın bağırsakta 6,5–7,8’dir.
• Dışkının (gaita) pH’ı 6 ile 7,3 arasında
değişir.
• Mide ve bağırsakta pH değerlerinin belli
aralıklarda olması, hem sindirimin ve
emilmenin devamı hem de bağırsak
bakterilerinin görevlerini yapabilmeleri için
gereklidir.
• Mideden yemek borusuna geri kaçan
karışımın pH’ı düşük olduğundan reflü
hastalığına sebep olur.
80

• Reflü; yemek borusundaki ağrı, yanma ve
iltihaptır.

81

YAŞAM VE TAMPON
ÇÖZELTİLER
• Bazı kimyasal deneylerde ortam pH’ının
uzun süre sabit kalması istenir. Bu
deneylerde tampon çözeltiler kullanılır.
• Hücre ancak nötre yakın ortamda
fonksiyonlarını yürütür. Hücre içi ve hücre
dışı sıvının nötr ortamı kaybetmesi hücre
çalışmasını imkânsız hâle getirir. Bu
nedenle vücut sıvılarının nötr ortamda
tutulması için denetim mekanizmaları
kurulmuştur.
82

• Bunlardan en önemlisi proteinlerdir.
Proteinler, tampon görevi yaparak pH
değişikliklerine mani olmakla görevlidir.
• Denetim mekanizmalarından ikincisi ise
mineral maddelerdir.
• İyonların bazıları asit, bazıları da baz
oluşturma özelliğine sahiptir. Asit
oluşturanlar kükürt, fosfor ve klorür
iyonları; baz oluşturanlar ise sodyum,
potasyum, kalsiyum, magnezyum ve
demir iyonlarıdır. Bu iyonları yiyeceklerle
alırız.
83

• Bunlar birbirleriyle birleşerek tuz oluşturup
vücut sıvısının nötr ortamda kalmasına
yardımcı olurlar.
• Asit yağmurundan sonra deniz ve göl
sularının pH’ında değişiklik olmaz. pH
değişseydi yaşayan canlılar için tehlike
söz konusuydu. Deniz ve göldeki tampon
sistemler, asit yağmurundan dolayı pH
düşmesine engel olur.

84

pH, KUVVETLİLİK VE ÇOKLUK
İLİŞKİSİ
• pH’ın kuvvetlilikle ilişkisi yoktur. Kuvvetli
asit şayet seyreltik ise pH’ı yüksek olur.
HCl kuvvetli asit, CH3COOH ise zayıf

asittir. 10–6 M HCl çözeltisinin pH’ı 6’dır.
0,05 M CH3COOH çözeltisinin pH’ı ise
3’tür.

• Kuvvetlilik çok H+olmasına göre değildir.
Kendinde mevcut olanın tamamını
vermesi ile ilgilidir.
85
• pH ise H+ çokluğuyla ilgilidir.

ASİDİN KUVVETİYLE
REAKSİYONA GİRME
KABİLİYETİ FARKLIDIR
• Çaydanlıktaki kireç, limon suyu ile çözülür.
• Limon suyu, zayıf asit olan sitrik asittir.
• Kireci kuvvetli asitlerle bile çözemeyiz.

86

pH 0’DAN KÜÇÜK, pOH DA
14’TEN BÜYÜK OLABİLİR
• 1’in logaritması 0’dır. 1’den büyük sayıların
eksi logaritması 0’dan küçüktür (eksidir).
+

H derişimi 1’den büyük asitlerin pH’ı
eksidir. pH + pOH = 14 olduğuna göre
pOH da 14’ten büyüktür.
• Bu nedenle skalanın ucu açık olmalıdır.
87

ASİTLİK VE BAZLIK VARDIR, ASİT
VE BAZ YOKTUR
• Asitlik ve bazlık kimyasal bir özelliktir.
• pH’ı 7’den küçük diye her maddeye asit,
pH’ı 7’den büyük diye de her maddeye baz
denmez. Örneğin; “Sabun bazdır.”, “NH 4Cl
asittir.” gibi söylemler yanlıştır. Çünkü ikisi
de tuzdur.
• Bununla beraber asit–baz denince HCl,
NH3 vb. sadece bazı maddeler de anlaşılır.
88

ASİTLER VE BAZLAR
BÖLÜMÜNDE KARŞILAŞILAN
DİĞER SÖYLEM HATALARI
• Bir maddenin baz olması için yapısında

(OH) bulunması gerekmez. Örneğin;

NH3(g), (OH) içermediği hâlde bazdır.
• Asit olması için de suya H+ vermesi
gerekmez; örneğin, CH3COOH(s), su
+

olmadan da ortama H verir.

89

SOSYAL ALANDA KULLANILAN
KİMYA KELİME VE DEYİMLERİ
• Bazı hadiseler; sap ile samanın birbirinden
nasıl ayrıldığını –bir turnusol kâğıdı gibi–
gösteren önemli olaylardır.

90

4. ÇÖZELTİLERDE ÇÖZÜNME
VE ÇÖKELME OLAYLARI

91

ÇÖZÜNÜRLÜK DENGESİ
• Suda az çözünen tuzların sudaki
çözünmeleri bir denge olayıdır. Örneğin bir
miktar suya yavaş yavaş AgCl tuzu ilave
edilirse önce ilave edilen tuz suda
çözünür, çözelti doygunluğa ulaştıktan
sonra ise tuz çökmeye başlar. Çözelti
doygunluğa ulaştıktan sonra kapta yine
iyonlaşma vardır.
92

• Ancak ne kadar tuz iyonlaşıyorsa, o kadar
tuz çökmektedir. Yani birim zamanda
tuzun iyonlaşma ve çökme miktarı
birbirine eşit olacaktır. Bu eşitliğin olduğu
durum çözeltide çözünme–çökelme
dengesinin kurulmasını ifade eder. Denge
durumunda çözeltinin konsantrasyonu
değişmez.
• Olayın denge denklemi;
AgCl(k) ⇌ Ag+(suda) + Cl–(suda) şeklindedir.
93

• Olayın denge bağıntısı denklemi ise;
Kçç = [Ag+] [Cl–] şeklindedir.
• AgCl katı olduğu için denge bağıntısına
alınmaz.
• Buradaki denge sabitine (Kçç) çözünürlük
çarpımı denir.
• Kçç’deki çç harfleri çözünürlük çarpımı
demektir.
94

ÇÖZÜNÜRLÜK
• Belirli sıcaklıkta 1 litre çözeltide
çözünebilen maddenin (çözünen
maksimum maddenin) mol sayısıdır. Diğer
bir ifade ile doygun çözeltinin molar
derişimidir.
• Çözünme hızı zamanla azalırken, çökme
hızı artmaktadır. Çözünme ve çökelme
hızlarının eşit olduğu anda denge
kurulmuştur.
95

ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI
(Kçç)
• Doygun çözeltideki iyonların derişimleri
çarpımıdır.
• Çözünürlük çarpımı bir denge sabiti
olduğundan yalnız sıcaklığa bağlı olarak
değişir.
• Çözünürlük çarpımı verilen tuzların,
çözünürlükleri karşılaştırılabilir.
96

• Çözünürlük çarpımı verilen bir tuzun molar
çözünürlüğü bulunabilir. Suda az çözünen
tuzlarda molar çözünürlüğe kısaca
çözünürlük denir; başka bir ifadeyle suda
az çözünen tuzlarda, çözünürlük denilince
molar çözünürlük anlaşılır, doygun
çözeltinin molar derişimidir.
• Çözünürlüğü verilen tuzun çözünürlük
çarpımı hesaplanabilir.
97

ÇÖZÜNÜRLÜĞE, ORTAK
OLMAYAN YABANCI İYON ETKİSİ
• Ortak olmayan yabancı iyon etkisiyle
çözünürlük artar.
• Doymuş bir çözeltinin iyon şiddetini
arttırmak için çözeltiye, çökelti ile ortak
iyonu olmayan bir anorganik bileşik katılır;
ortak olmayan bu yabancı iyonun etkisiyle
çökeltinin çözünürlüğü artar.
98

ÇÖZÜNÜRLÜĞE ORTAK İYON
ETKİSİ
• Suda az çözünen tuzlar, kendisiyle ortak
iyon içeren çözeltilerde saf sudakine göre
daha az çözünürler.
• Çözeltideki ortak iyonun derişimi ne kadar
fazla ise çözünürlük o kadar küçük olur.
• Ortak iyon çözünürlüğü azaltır.
Çözünürlüğün azalması dengeden
kaynaklanır. Tepkime sola kayar;
çözünürlük azalır.
99

• Örnek olarak doymuş AgCl çözeltisine katı
NaCl ilave edilirse, Cl– iyonları derişimi
artar, denge AgCl’nin çökmesi yönünde
kayar, bir miktar AgCl çöker.
• Bu durumda AgCl’nin çözünürlüğü saf
suya göre azalmış olur.

100

Fe(OH)3’İN ÇÖZÜNÜRLÜĞÜNÜN
BULUNMASI
(Kçç = 2x10–39)
• Bu sorunun çözümünde Fe(OH)3’in Kçç’si
Ksu’dan daha küçük olduğundan dolayı
çözümde su ihmal edilemez duruma gelir.
• Ksu = 10–14 olduğundan, sudan gelen
hidroksil iyonu derişimi; [OH–] = 10–7 M
olur. Fe(OH)3’ten gelen [OH–] ihmal edilir;
sanki suda Fe(OH)3 yok gibi varsayılır.
101

• Kçç = [Fe+3] [10–7]3




Kçç = 2x10–39 olarak verilmişti.
2x10–39 = [Fe+3] [10–7]3
[Fe+3] = 2x10–39 / 10–21
[Fe+3] = 2x10–18
Varsayım doğrudur; çünkü, [Fe+3] < [OH–]
çıkmıştır. 2x10–18 M, 10–7 M’dan düşüktür.

102

Fe(OH)3’İN MOLAR
ÇÖZÜNÜRLÜĞÜNÜN İKİNCİ
YOLDAN BULUNMASI
• Bu soru ortak iyon etkisinden de
çözülebilir.
• Doğrudan doğruya formülden çözülürse
yanlış sonuç çıkar.

103

DOYMUŞLUK, DOYMAMIŞLIK,
ÇÖKELME
• İki çözelti karıştırıldığında çözeltilerdeki
iyonların birleşmesinden oluşan tuzlarla
ilgili üç durum söz konusudur.
• Bir çözeltideki, iyonların konsantrasyonları
çarpımı çözünürlük çarpımından küçük ise
çözelti doymamıştır. Doygunluğa
ulaşıncaya kadar daha tuz çözebilir.

104

• İyonların konsantrasyonları çarpımı
çözünürlük çarpımına eşit ise çözelti
doymuştur. Artık aynı tuzdan daha
çözemez.
• İyonların konsantrasyonları çarpımı
çözünürlük çarpımından büyükse çözelti
doygunluk sınırını aşmıştır, dengeye
gelinceye kadar çökelme gözlenir.

105

• Çözünürlük çarpımı (Kçç) ve iyonların
konsantrasyonları çarpımı (Q) olmak
üzere aşağıdaki şekilde ifade edebiliriz.
• Kçç > Q Doymamıştır, çökme olmaz.
• Kçç = Q

Doymuştur, çökme olmaz.

• Kçç < Q

Doymuştur, çökme olur.

106

ÇÖZELTİLERİN
KARIŞTIRILMASINDAN SONRAKİ
İYON MOLARİTELERİNİN
HESAPLANMASI
• a) Tepkime yoksa
• b) Tepkime varsa

107

• a) Çözeltilerin karıştırılmasından sonra
şayet tepkime olmadıysa, çözeltilerin
karıştırılmasından sonraki iyon
molaritesi hesaplanması: Bir bileşik; 1A
grubu katyonu, NO3– iyonu, NH4+ iyonu, H+
iyonu veya CH3COO– iyonu içeriyorsa
böyle maddeler iyi çözünür. Bu iyonları
ihtiva eden çözeltiler derişik bile olsalar
karıştırıldıklarında şayet nötrleşme
olmuyorsa, tepkime yok demektir.
Karışımdan sonraki molar derişimler
M1V1=M2V2 formülünden hesaplanır.
108

İki çözelti karıştırıldığında çözünürlüğü
düşük olan bir bileşiğin (suda az çözünen
bir bileşik, başka bir ifadeyle Kçç’si olan bir
bileşik) iyonları bir araya geldiğinde
maddenin çözünürlük sınırı aşılmazsa
çökme olmaz. Bu durum; çok seyreltik
çözeltilerin karıştırılmasıyla mümkündür.
İki seçenek olabilir. Birincisi: Kçç > Q ise
çözelti doymamıştır. Karışımdan sonraki 4
iyonun molar derişimleri de, yine
M1V1=M2V2 formülünden hesaplanır.
109

İkincisi: Çözeltiler karıştırıldığında Kçç = Q
ise doymuş çözelti elde edilmiştir. Doygun
çözelti, Kçç’si olan (suda az çözünen)
bileşiğin doygun çözeltisidir. Bu bileşiğin
iki iyonunun molar derişimi, karekök Kçç
vb. formüllerden; diğer iki iyonun molar
derişimi ise M1V1=M2V2 formülünden
hesaplanır.

110

• b) Çözeltilerin karıştırılmasından sonra
şayet tepkime oluyorsa, bu tepkime
genelde aşağıdaki iki tepkimeden
birisidir.
1– Nötralleşme tepkimesi (asit + baz)
2– Çökme tepkimesi: İki çözelti
karıştırıldığında şayet Kçç’si olan bir bileşik
oluşuyorsa ve Kçç < Q ise çözünürlüğü
düşük olan bir maddenin iyonları bir araya
geldiğinden ve maddenin çözünürlük sınırı
aşıldığından çökme olur.
111

• Burada da iki seçenek olabilir.
• Birincisi: Reaksiyonda arta kalan madde
olmamıştır. Arta kalan olup olmadığı,
denkleşmiş reaksiyon denklemine göre
moller bulunarak anlaşılır. Çöken bileşiğin
iki iyonunun molar derişimi, karekök Kçç
vb. formüllerden; diğer iki iyonun molar
derişimi ise M1V1=M2V2 formülünden
hesaplanır.
112

• İkincisi: Reaksiyonda arta kalan madde
olmuştur. Çöken bileşiğin iki iyonundan
birisinin molar derişimi M=n/V
formülünden ihmal işlemi yapılarak
bulunur. Diğeri ortak iyon formülünden
yine ihmal işlemi de yapılarak bulunur.
Diğer iki iyonun molar derişimi ise
M1V1=M2V2 formülünden hesaplanır.

113

ÇÖZELTİLER ARASINDAKİ YER
DEĞİŞTİRME TEPKİMESİNDEN
HANGİLERİ GERÇEKLEŞİR?
• KCl + NaNO3 → Reaksiyon gerçekleşmez.
• Gerçekleşen reaksiyonlarda ya ürünlerde
suda çözünmeyen madde oluşmuştur, bu
maddeye çökelek diyoruz. Veya gaz çıkışı
olmuştur. Ya da ürünlerde su meydana
gelmiştir.
114

SEÇİMLİ ÇÖKTÜRME
• Çözelti içerisinde bulunan farklı
derişimdeki birden fazla iyon, çözünürlüğü
az olan tuz oluşturarak başka bir iyonla
çöktürülebilir. Bu iyonlardan hangisi
doygunluğa daha önce ulaşıyorsa, o iyon
önce çökecektir. Doygunluğa ulaşan diğer
iyonlarda sırasıyla çökelir.
• Bu olayda bir çözelti içerisinde bulunan
istenmeyen bir iyon çöktürülerek
çözeltiden uzaklaştırılır.
115

ÇÖZÜNME VE İYONLAŞMA
İLİŞKİSİ
Çözünme yüzdesini zenginlik, iyonlaşmayı
vermek kabul edersek; çözeltileri dört
gruba ayırırız:
1. ÇOK ÇÖZÜNEN VE % 100
İYONLAŞAN ÇÖZELTİLER (ZENGİN,
TAMAMINI VEREN)
NaCl(k) + su → Na+1(suda) + Cl–1(suda)
116

2. AZ ÇÖZÜNEN VE % 100 İYONLAŞAN
ÇÖZELTİLER (FAKİR, TAMAMINI
VEREN): Bu grup, çözünürlük dengesi
bölümündeki bileşikler olup iyonlaşma
denklemleri yanlış olarak çift yönlü okla
gösterilir. Bunun nedeni çözünürlük
hesaplamalarının denge mantığıyla
yapılmasındandır. Aslında suda çok az
çözünürler. Çözünmeleri milyonda veya
trilyonda birkaç mertebelerindedir.
Ca(OH)2(k) + su ⇌ Ca+2(suda) + 2(OH)–1(suda)
117

3. HER ORANDA ÇÖZÜNEN VE AZ
İYONLAŞAN ÇÖZELTİLER (ZENGİN,
AZINI VEREN)
CH3COOH(s) ⇌ CH3COO

–1
(suda)

+H

+1
(suda)

4. AZ ÇÖZÜNEN VE AZ İYONLAŞAN
ÇÖZELTİLER (FAKİR, AZINI VEREN)
–1
+1
NH3(g) + H2O(s) ⇌ NH4 (suda) + OH (suda)

118

YAŞAMIMIZDAKİ BAZI ÇÖZÜNÜRLÜK
DENGE BİLEŞİKLERİ
NEREDE BULUNDUĞU FORMÜLÜ
DİŞ

CaF2

KEMİK

Ca3(PO4)2

MİDE PASTİLİ

Al(OH)3

AMELİYAT
ALETLERİNİN İÇİNE
DALDIRILDIĞI MADDE

BaSO4

SÖNMÜŞ KİREÇ

Ca(OH)2
119

YAŞAMIMIZDAKİ BAZI ÇÖZÜNÜRLÜK
DENGE BİLEŞİKLERİNİN
İYONLAŞMALARI
CaF2(k) ⇌ Ca

+2
(suda)

+ 2F

–1
(suda)

Ca3(PO4)2(k) ⇌ 3Ca+2(suda) + 2(PO4)–3(suda)
Al(OH)3(k) ⇌ Al

+3
(suda)

BaSO4(k) ⇌ Ba

+2
(suda)

+ 3(OH)
+ SO

–1
(suda)

–2
4 (suda)

120

• BaSO4 (BARYUM SÜLFAT): Ameliyat
esnasında kullanılan sargı bezi, pamuk,
makas vb. steril ameliyat malzemeleri
baryum sülfat çözeltisine batırılmıştır.
Ameliyatta vücudun içinde unutulan
ameliyat malzemelerini, röntgen
çekiminde BaSO4 gösterir. Ayrıca BaSO4
ve hint yağı karışımı; XM solüsyonu
adındaki ilaçtır. Röntgen filmi çekiminden
az önce hastaya içirilir. İçirilen sıvının
mideden bağırsağa kaç dakikada geçtiği
BaSO4 ile anlaşılır; geçiş süresine göre
hastalığa teşhis konur.
121

• CaF2(k) dişin yapısını oluşturur.
• Ca3(PO4)2(k) kemiğin yapısına girer.
• Al(OH)3 antiasit mide pastilidir.

122

5. KOMPLEKS OLUŞMA–
AYRIŞMA DENGELERİ

123

KOMPLEKS İYON OLUŞUMU
SABİTİ (βn)
• Kompleks oluşma–ayrışma dengesinde K
sabiti, kompleks iyon oluşumu sabiti (βn)
ismiyle anılır. K’dan başka beta β (beta)
harfiyle de gösterilir.
• Cu+2 + Cl– ⇌ [CuCl]+1 K1 = β1
• [CuCl]+1 + Cl– ⇌ CuCl2 K2 = β2
• CuCl2 + Cl– ⇌ [CuCl3]–1 K3 = β3
124

• [CuCl3]–1 + Cl– ⇌ [CuCl4]–2 K4 = β4
• K1, K2, K3, K4 (β1 , β2 , β3 , β4) aşamalı
denge sabiti adını alır.
• 4 denklem taraf tarafa toplandığında elde
edilen tepkime aşağıdadır.
• Toplam tepkime: Cu+2 + 4Cl– ⇌ [CuCl4]–2
• Bu toplam tepkimenin kompleks iyon
oluşumu sabiti (βn), ilk 4 tepkimenin
aşamalı denge sabitlerinin çarpımına
eşittir.
• Kn =K1 x K2 x K3 x K4 (βn =β1 x β2 x β3 x β4)
125

6. TİTRASYON

126

TİTRİMETRİ
• Titrasyon, titrimetri demektir. Titrimetri;
volumetrik (hacim ölçümüne dayanan)
nicel (kantitatif) analiz metodudur.
• Titrimetrik yöntemlerde kullanılan başlıca
araçlar büret, mesnet, mesnet kıskacı,
mesnet növesi, erlenmayer, balon joje,
dereceli silindir, çözelti şişesi ve pipettir.
• Titrant büretteki çözeltidir. Titre edilecek
madde erlenmayere konulur.
127

• Titrant, ayarlı çözeltidir.
• Eşdeğerlik noktası (ekivalens nokta) ile
dönüm noktası karıştırılmamalıdır.
• Eşdeğerlik noktası (ekivalens nokta) ile
dönüm noktası arasındaki fark titrasyon
hatasından kaynaklanır.
• Titrasyon hatası yoksa eşdeğerlik noktası
(ekivalens nokta) ile dönüm noktası
aynıdır.
• Titrimetride, titrasyon hatasını önlemek
için kör çözelti kullanılır.
128

• Dönüm noktası titrasyonun bittiği noktadır.
Dönüm noktasına titrasyon bitiş noktası da
denir.
• Eşdeğerlik noktası (ekivalens nokta) ise
reaksiyon denklemine göre titrasyonun
gerçekten bitmesinin gerektiği noktadır.
• İndikatör, titrasyonun bitiş noktasında renk
değiştiren fenolftalein, metil oranj, nişasta
vb. organik maddelerden hazırlanmış
çözeltilerdir.
129

• Potasyum permanganatla yapılan redoks
titrasyonlarında dönüm noktasındaki renk
değişikliği, indikatörsüz gözlemlenir.
• Büretteki ayarlı çözelti erlenmayerdeki
karışıma damla damla ilave edilir ve
sürekli çalkalanır. İlave edilen titrantın son
bir damlasıyla dönüm noktasında ortamın
rengi değişir. Bu anda büretin musluğu
kapatılır, sarfiyat okunur. Hesaplamalar
yapılır.
130

AYARLI ÇÖZELTİ
HAZIRLANMASI
• Ayarlı çözelti, kesin molaritesi bilinen
çözeltidir; bir de yaklaşık molariteli çözelti
vardır.
• Ayarlı çözelti şöyle hazırlanır: Önce
genelde 0,1 M’lık çözelti hazırlanır.
Hazırlanan 0,1 M’lık bu çözeltiye yaklaşık
molariteli çözelti denilir. Primer standart
madde kullanılarak yapılan bir titrasyonla
faktör bulunur.
131

• Faktör, kesin molaritenin bulunması için
yaklaşık molaritenin çarpılması gereken
1’e yakın bir sayıdır.
• Primer standart madde, %100 yalnız
kendisini içeren saf bir maddedir ve hava,
rutubet, güneş vb. dış şartlardan
etkilenmez.
• Böylece ayarlı çözelti hazırlanmış olur.

132

TİTRİMETRİK YÖNTEMLER
• 1. Asit–baz titrasyonları (Nötralimetri)
• 2. Redoks titrasyonları
• a. Potasyum permanganatla yapılan
titrasyon (Permanganometri)
• b. İyodür ile yapılan titrasyon (İyodimetri)
• c. Seryum iyonuyla yapılan titrasyon
(Serimetri)
• 3. Cu+2 iyonunun EDTA (etilen di amin tetra
asetik asit) ile fotometrik titrasyonu
133

• 4. Çöktürme titrasyonları (Arjantimetri)
• 5. Kompleksleştirme titrasyonları
(Kompleksometri)

134

NÖTRALİMETRİ
• Asit–baz titrasyonlarına nötralimetri denir.
Nötralimetri asidimetri ve alkalimetri olmak
üzere iki çeşittir. Asidimetri, büretteki ayarlı
asit çözeltisiyle yapılan titrasyondur.
Alkalimetri, büretteki ayarlı baz çözeltisiyle
yapılan titrasyondur.
• Nötralimetrik yöntemde titrant madde
kuvvetli asit veya kuvvetli baz olmalıdır.
Erlenmayerdeki analizi yapılacak madde
ise zayıf asit veya zayıf baz olabilir.
135

• Uygun indikatörün seçimi önemlidir; aynı
titrasyon için birden fazla uygun indikatör
olabilir. Ayarlı 0,1 M HCl çözeltisiyle
yapılan asidimetrik titrasyonda indikatör
olarak hem metil oranj çözeltisi hem de
fenolftalein çözeltisi kullanılır. Ayarlı 0,1 M
NaOH çözeltisiyle yapılan alkalimetrik
titrasyon için de indikatör olarak hem
fenolftalein çözeltisi hem de metil oranj
çözeltisi kullanılır.
136

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful