You are on page 1of 237

ANKARA NIVERSITESI

ILAHIYAT FAKLTESI YAYINLARINDAN

XLVII

DIN SOSYOLOJ S

Dr. Mehmet TAPLAMACIO LU


lhiyat Fakltesi Din Sosyolojisi Profesr

ANKARA UN VERSITESI BASIMEVI-1963 Tel:105404

ANKARA VNVERSTES
ILAHIYAT FAKLTESI YAYINLARINDAN

XLVII

DIN SOSYOLOJ S

Dr. Mehmet TAPLAMACIOLU


ilhiyat Fakltesi Din Sosyolojisi Profesr

tsb' \t . fi)

ANKARA NIVERSITESI BAS T MEV I-1963 Tel: 105404

NSZ
Bu eseri, yakan, y kan ve lm saan bir Dnya Sava nn ac ve sanclar devam ederken kaleme ald m. Hergn yeni bir olay, yeni bir bulu ve yeni bir devlet ve milletin ortaya kmasna karlk kat gerek iki Dev Blokun kurulmu olmasdr. Baka baka inan, dnce ve grte olan kimseler ayr ayr kamplarda ve kar karyadrlar. Bu bloklar aras ndaki dengeyi ok karma k bir strateji sa lamaktadr. Korku saan bir sava teknii, hayret uyandran uzay yolculuklar , rpertici sonularyla atom denemeleri, krlere gz ve llere can verecek derecede ilerlemi bir bilim hayat insanolunu dehete drm va bir bakma onu tevekkle ve dini inanlara gtrm tr. Avrupa gezisinden dnen her yurtta n ve genel olarak, Bat Dnyasndan gelen herkesin kulaklar nda, ister istemez, an sesleri, org grltleri' ve kilise ilhileri nlamakta ve din trenlerinin canl hatras ya amaktadr. Gerek ve geleneksel dindarlardan ba ka, bir yanda sava , yoksulluk ve zorunlu glerle yerinden oynam , yurdundan olmu ve her trl maddi destek ve dayanaklar n yitirmi milyonlarca insan, te yanda kolayca servete konmann tela ve heyecan iinde gnahtan ar nmaya alan gnn adamlar, mirasyediler ve yeni tip zenginler o unluu son. teselliyi tinsel varlklarda aramakta ve bylece dinin toplumdaki nemini bir kat daha arttrmaktadrlar: Son gnlerde raslanan ok say da tap nak inaat, hzla ilerleyen din e itimi ve olagan st artan hac seferleri bu gidi in belirgin rnekleridir. Sava Sonras, yurdumuzda da olumlu bir din hayat balam ve gn getike softahk, bilgisizlik ve koyu taassup yerlerini ho grrlk, bilim ve insanlk ilkelerine b rakmtr. O kadar ki insan olmadan islam olmaya imkn olmad artk anlalm ve minarelerden ykselen ezan ve tevhit sesleri din zgrl ve gerek dindarh n bir sembolu olmutur. Tarih boyunca bir ok de erler din kurumu iinde kalm t. Zamanla bir ayrmlama olmu ve sras gelince ahlak, hukuk, iktisat siyaset ve e itim bamszla kavu arak dinden ayrlmlardr. Kendi z alanna ekilen din

III

ise, insanln i lemini i lemek, sslemek ve zenginle tirmek yolunu tutmutur. Rnesanla bilim ve sanat, Reformla siyaset, Amerikan Ba mszlk Sava ve Frans z Devrimi ile hukuk, e itim ve devlet dinden ayrlarak lyiklik ilkeleri yerle mi ve kkle mitir. En ilkel toplumlardan en ileri uygarlklara kadar, dinin tabii gruplarla olan mnasebetleri, byk bir ilgi ile ele al nm ve dinle toplum aras ndaki etki ve tepkilerin ett ve zm bir uzmanl k ii olmutur. Gnmzde bu uzmanlk grevi Din Sosyolojisine d mektedir. Din Sosyolojisinin henz ok krpe ve yeni, stelik yurdumuzda bu trl bilimsel geleneklerin ok k t olmas bu konudaki ba ar anslarn azaltmtr. Fakat samimiyet, iyi niyet ve hizmet etmek duygusu abam z artt rmakta ve bu etrefil problemlerin zmnde bize klavuzluk etmektedir. Bizim iin oldu u kadar dnya bilim evreleri iin de yeni olan bu alanda eksiklerim olabilir. Okuyucular byk bir bilimseverlik ve ho grrliikle kk kusurlar balar ve nemli yanllar dzeltme yoluna giderlerse yalnz bana de il, dolaysiyle yurt kltrne ve insanlk lksne de, hizmet etmi olurlar. nk yazarn iten dile i tannmak, fayda sa lamak veya bilim evrelerinde n salmak de il, yalnzca yararl olmaktr. Ankara 1-12-1963 Prof. Dr. Mehmet TAPLAMACIOCLU

IV

B R KA SZ
Profesr Dr. Mehmet Taplamac olu'nur Din Sosyolojisine dair yaynlad ikinci ve daha byk kitab n okuyorum. Ksa zamanda ilim evresine bu konuda st ste birok makaleler ve eserler veren yazar n ahkanl ve verimliliini takdirle kar ladm hereyden nce belirtmeliyim. 33 y l evvelki de erli talebem Taplamac olu burada geni tutulmu bir plana gre din sosyolojisinin pek ok blm ve alt-blmlerini dolduran zengin bilgiler vermektedir. Kitaba bu yeni sosyoloji dal nn douu, bu konudaki esash kavramlar ve tarifler, tan nm din sosyologlarmn ksa portreleriyle giriyoruz. Yazar kendi ihtisas alannn ilimler aras ndaki yerini belirtmeye al yor: sosyoloji nedir? Bu sorunun sarih bir cevab n bulmadan nce, verilmi btn cevaplar n geit resmini yap yoruz. Sosyoloji normatif olmayan, ampirik olan bir olaylar ilmidir. Ba lca konusu toplumsal yap dr. Fakat hemen burada Tnnies'in pek iyi bilinen cemiyet ve cemaat s nflamas na katlm egemenlik, zmre ve s nf cemiyetleri diye yeni tiplerle kar layoruz. Yazarn bu toplumsal yap snflamasnda sksk zikrettii Hans Freyer gibi eklektik olmay tercih etti i anlalyor. Bir ok alt-blmlere ayr lan bu snflamalardan sonra toplumsal hareketlili e dair bir fas l geliyor. Bu, bizim eskiden sosyal fizyoloji dedi imiz eye benzer yeni bir Amerikan gr ne Avrupa sosyolojisinin snmaya ba ladnn alametlerinden biridir. Kitap bu uzun Giri 'ten sonra dinler ilmi ve din sosyolojisinin mnasebetlerini inceleyerek hedefine yakla yor. Yazar burada da terimlere ait tarif serileri ve detayl snflamalarna devam ediyor. Yorum nazariyesi, dini tecrbe, din sosyolojisi grlerine ait zetler veriyor. Din sosyolojisinin ncleri, kurucular , son geli meleri, bugnk durum balklarn tayan blmler bir hayli ykldr. Konunun zne ancak bundan sonra din sosyolijisinin Ana Problemleri ile giriyoruz. phesiz, her eyden nce metod meselesi ele al nmaldr. Burada da yazar byk bir itina ile bu konuda her ne sylenmi se kitap dnda brakmamaya al yor. Din sosyolojisinin, onca, asl alan din ve toplum mnasebetidir. Art k dorudan do ruya meselemizin iindeyiz. Seilmi metodumuz Max Weber'den ba hyarak Troeltsch, J. Wach, Mensching'de gelien anlayc metod, ideal tipler metodudur Dinin toplum ve dnya

kars ndaki tutumu, iman, doktrin, ibadet kavramlar birer birer inceleniyor. Din ve toplum mnasebetlerinde a rhk merekezini, kitab n plnna gre baka ksmlarn aleyhine olarak biraz fazlageni lemi bir halde, din ve devlet mnasebeti te kil ediyor. Burada eski hukuku (Madrid niversitesinden hukuk doktoru) alkanlklarna hkim olamam ve belki de problemin aktel neminden dolay ba ka bahislerden fazla onun zerinde durmay tercih etmitir. Din ve devlet mnasebetlerinde birer ayr alt-blm halinde devlet, devletin tanm, balangc, kurucu unsurlar , siyasi ve tarihi grn , dinle mnasebetleri bakmndan devlet ve liklik meseleleri birbirini takip ediyor. Ondan sora islmda devlet, hilfetve buna dair ba lca islami yaynlar zerinde duruluyor. Din ve devlet mnasebetleri dolay sile yazar yeniden tipolojilere dnyor. Burada tamamen Joachim Wach'tan mlhemdir ve onu Mensching'in din sosyolojisi ile tamandamaktadr. Bu bahsin tabii gelimesi halinde son ve en uzun ksm liklie ayrlmtr. Bu konu etrafndaki Trke yaynlar gazete makelelerine var ncaya kadar zikredilmi tir Taplamacolu konusu ile uzaktan yak ndan ilgili malzemeyi toplama bak mndan an gibi al an bir yazard r. Bu malzemenin nceden haz rlanm petek (kaneva) iine nas l yerletirildi ini gryoruz. Din sosyolojisi bizim sosyoloji tarihinmizde de, kendisinin syledi i gibi, yeni ve az i lenmi bir bahistir. Bundan dolay yazarn daha nce ve burada getirdikleri bu iliile ura anlar iin her bakmdan faydal olacaktr. Din sosyolojisine dair Trkiye iin teferratl , hatt bas lmam kitap ve ders notlarm zikredecek kadar titiz bir tarihe verirken baz eyleri unutmu grnyor: Mehmet Karasa lhiyat Fakltesi dergisinde kan Din Sosyolojisi maka lesi, benim Anadolu tarihinde dini ruhiyat m ahedeleri (Anadolu dergisi 1922), Din Sosyolojisi (Felsefe ve itimaiyat dergisi 1927) adl makale serilerim, ayn dergide Potlaa dair bir yaz ile din sosyolojisi ile ilgili Heyecan ve Te heyyciyet adl yazlarm, son yllarda kan Din ve itimai Yap hakkndaki makalem (Sosyoloji dergisi, 1960) ve 1958-60 aras nda stanbul Edebiyat Fakltesinde okutmu olduum ve talebe tarafndan Teksir Makinesile baslan ders notlar m bunlardandr. Din sosyolojisine, sosyolojinin ba ka bahislerinde oldu u gibi iki tarzda girilebilir: birisi onu tabiat ilinden aras nda ele almak ve btn bu ilimlerdeki gibi gzlem, tecrbe, monografi, istatistik tarihi vesika usullerini kullanmak zere toplum olaylar n kendi sui generis mahiyetleri iinde incelemektir. Burada din sosyologu art k sbjektif bir yorundayc gibi deil, bir tabiat alimi gibi hareket edecektir kincisi toplum olgularna birer ideal tip gzyle bakarak onlar kavramlar halinde tanmlamak, bu kavramlarn ince smflamalarn yapmak yoludur. Burada eski ie bak metodunun yeni bir ekli olan anlayc metodu kullanmak ve sbjektif tecrbeden hareket ederek yaanm olaylara nfuz etmek istemektedir. Yazar btn eserde bu ikinci yolu

VI

semi grnyor. Hatt bir yerde Marx, Comte ve Freud'un adlar n bir arada zikr ederek "bu byk ve iddial grleri bir yana b rakp biz daha mtevaz hareket edece iz" derken bu semesini, kar tarafa ait tart ma ve tenkitlere girmeksizin, yapmay tercih etti i anla lyor. Anlayc sosyolojini, garip ve eliik bir tarihi macera sonunda, Bat sosyoloji rlarma kar Dilthey'da ba layan sava ma hareketinden do duunu hatrlamamak kabil de il: tabiat' ilimlerile manevi ilimleri kesin snrlarla ayran bu filozof frans z, ingiliz pozitivistlerini "natralist" olmakla itham ederek, hakiki pozitivizmin kant'a dayanan kendi gr nde oldu unu, Comte ve Spencer'den beri ad geen sosyoloji hareketlerini imkans z davranlar gibi grdn ilan ediyor; bu arada yaln z eserinin sonundaki Ek'de Simmel'in rlativist sosyolijisini bu hkmn d nda brakyordu. Vaka bu sonuncu da yine sbjektif rlativizme dayanarak, orijinal toplumsal muhteva yerine, sosyolojinin konusu olarak fertleraras mnasebet ekillerini grd iin, Kant felsefesinin ba ka bir yorumlama tarz na dayanyordu. Bir nc r Hegel'in mutlak idealizminden, "objektif Ruh" gr nden domak zere Cemaat ruhu nazariyesi iinde geli en "sosyal ilimler" anlay idi. Hasl, Almanyada felsefi davran ya baka memleketlerde do an sosyoloji eilimlerine tamamen dirsek eviriyor, yahut bu ilmi onlardan bsbtn ayr felsefi bir temele dayandrarak yeniden kurmaya al yordu. Bu davran , alman sosyolojilerinin, esasnda felsefi, kavramc , soyut, snflayc olma vasflarn ta malarnn balca sebebi olarak grnyor. Ancak, kinci Dnya Savandan sonra Amerikan ve k smen kt'a sosyolojilerinin tesirlerile onlarda da deimeler grlmeye ba lamtr 2
.

Taplamacolu'nun seti i ite bu tarzda anla lan sosyoloji istikametidir. Onun kar snda henz kendisile hesapla masm yapmam olduu natralist sosyoloji gr iinde saysz aratrmalar devam etmektedir. Nitekim yazarn zaman zaman zikretti i ve ksmen dayand kaynaklardan bir ksm da bunlar aras ndadr. Yazarn bu noktada esash bir tart maya girimesi gerekir. Bu konuya ileriki yay nlarnda mutlaka girmesi beklenir. Almanlarn natralist dedikleri btn bu rlar aras nda her ne kadar dar baz farklar varsa, da, hepsinin ya ayn kuvvette ve paralel olarak, ya da bunlardan birine stn rol vermek zere statistik, monografik, tarihi ve genetik gr , etnoloji ve kltr antropolojisi metodlarn kullandklar, ve bunlardan bir kam birbirile tamamlayabildikleri nisbette daha tam ve derin tetkikler yapabildikleri grlmektedir. Geen yzy linbtn toplumsal problemlerini bir hamlede zmek isteyen geni sistemci sosyolpjilerine kar , yakn zamanlarda problemleri ayr ayr ele alan ve her birinde ona elveri li metodu kul
Dilthey, Introduction Ntude des Sciences Morales, trad. fran p. L. Sauzin, p. 515-517. 2 K. Martin Bolte, Peter Heintz, Rene K ig, RainCr M. Lepsius, Rschemeyer, Erwin Scheuch, A. Silberraann, Emilio Willems, K. Mller, hatta Mannheim bunlardand r.

VII

lanarak hemen senteze ula ma sabrszlim gstermeyen tahlilci almalara getii btn dnyada gze arpmaktad r. Yukarda zikretti imiz metodlar yerine gre kullanmak ve onlar birbirlerile tamamlamak zere, memleketimizin bilhassa muhtac oldu u bu tahlilci aratrma yolunun tutulmas zamam oktan gelmitir. Taplarnaculu din sosyolojisine ait bir monografi denemesile bu yola hazrlandm gsterdi 3 Olaylarn karakteristik tetkikine girmek iin bu yolda ilerlemesi, doktrin tart malarndan nce, daha nemle beklediimiz bir nokta olacaktr.
.

Yazarn trke baknundan gsterdi i titizlie hepimiz kat hrz. Yalmz sosyal ilimler ve felsefe dilinin tabiat ilimleri dili kadar i lek ve tam bir hale gelmediini, bir ok terimlerin iyice yerle mediini, unutmamalidr. Bunun iin, kitabn sonunda ki ek k smn hafifleterek bir has isimler ve trke terim ler ndeks'inin kat lmas iyi olurdu. alkan ve yorulmaz yazar n kendisinden beklediimiz daima yeni ve daha ilerlemi eserlere kyasla bu kk iaretlerimi ba layacan umarm. * 28,X.I963 Hilmi Ziya ULKEN

3 Ilhiyat Fakltesi Dergisi (Cilt X 1963)'nde kan M. Taplamacolu'nun "Ya lara gre Dini Tecriibenin iddet ve kesafeti zerine bir anket denemesi" adl yazs, * Bu baln yazar Ord. Prof. Hilmi Ziya I.J1ken lisede bana ders vermi , yetireme emek harcam ve bilimsel tleriyle bana k tutmutur. Dil, bibliyografya ve anlay metodunun Din Sosyolojisindeki nemi konusunda benimkilerden farkl olan grlerine teekkr ederim. Yazar

VIII

IINDEKILER
BIRINCI BLM GIRI SAH FE I. GENEL BILGILER II. SOSYOLOJ 1. Sosyoloji Nedir? a) Sosyoloji zel konusu olan bir bilnidir. b) Sosyoloji bir yap ve olgu bilimdir, c) Sosyoloji normatif olmayan bir olaylar bilimidir d) Sosyoloji ampirik bir bilimdir. 2. Toplumsal Yap Cemaat Menfaat Cemiyeti Egemenlik Cemiyeti Zmre Cemiyeti Snf Cemiyeti 3. Toplumsal Hareketlilik Yatay Hareketlilik Dikey Hareketlilik III. DINLER BILIMI A. Yorum Teorisi B. Dini Tecrbe C. Din Sosyolojisi 7 9 11 13 ( 15-27) 15 17 19 24 26 (27-31) 27 29 (31-43) 34 36 38 IX 1 7

IV. D N SOSYOLOJ S N N TAR HES A. Din Sosyolojisinin ncleri B. Din Sosyolojisinin Kurucular C. Din Sosyolojisinde Son Geli meler D. Bugnk Durum KINCI BLM (Din Sosyolojisinin Ana problemleri) I. GENEL BILGILER A. Din Sosyolojisinde Metot B. Din Sosyolojisinde Aratrma Alan C. Din ve Toplum II. DINI TECRBEN N ANLATIMLARI A. Dinin Teorik Anlat m B. Dinin Pratik Anlat m C. Dinin Sosyolojik Anlatm

(43-58) 43 47 52 55

(58-68) 59 64 65 (68-78) 69 72 74

III. DININ TOPLUM VE DNYA KAR ISINDAK TUTUMU (78-94) A. Dinin Sosyolojik Rolu B. man ve retinin Birle tirme Gc C. Ibadetin Birle tirme Gc D. Dini Tecrbe ve Dinin Dnyaya kar tutumu E. Toplum ve Evrensel Dzen 78 81 82 86 91

NC BLM
(D N VE TOPLUM MNASEI3ETLER) I. DEVLET A. Devlet Sz B. Devletin Ba langc C. Devletin Tanm D. Devletin Kurucu Unsurlar E. Devletin Siyasi ve Tarihi Grn F. Dinle mnasebetleri bak mndan Devlet ekilleri II. SLAMDA DEVLET A. Genel Bilgiler B. Hilafet Messesesi (94-104) 95 97 98 99 99 103 (105-115) 105 108

b) Hilfet makamna gelme tarz c) Halifenin Grevleri

109 113

III. D N VE DEVLET MNASEBETLER VE TPOLOJ LER(11-130) Birinci Tipoloji (Dinle Devletin ayn olmas) a) lk Safha b) kinci Safha c) Geici Safhaya ait rnekler 1) Zerdtlk 2) Shinto Dini 3) slmiyet kinci Tipoloji (Yeni Din) nc Tipoloji (Evrensel Dinler) IV. LAY KL K VE VCDAN ZGRL A. GENEL BILGILER 1) Lyiklik Sz 2) Lyikliin Tanm 3) Lyikliin Batda ve Trkiyedeki uygulanmas B. BATIDA LAY KL K 1) Aydnlanma Devrine kadar olan Devre 2) Frans z Devrimine kadar olan Devre 3) Bugnk anlamda lyikli i douran olaylar a) Amerika Birle ik Devletleri b) Frans z devrimi c) 1905 kanunu C . DO UDA LAY KLIK VE VCDAN ZGRLG . 1) slmda din ve devlet ay rm 2) Trk ve slam dnyas nda lyiklik rnekleri 3) Osmanhlarda din ve vicdan zgrl 4) Trkiyede lyikli in kuruluu a) Tanzimat b) Trkiye Cumhuriyeti D . VCDAN ZGRL 1) Medeni halin lyikle nesi a) Nfus kaytlar b) Evlenme ve miras i leri 2) Dini trenlere kat lma ykmlnn olmamas 3) Dini trenlerin kamu hizmeti say lmamas (115-126) 115 115 118 118 119 120 126 128 (130-169) (130-135) 130 131 133 (135-147) 138 138 (140-147) 140 141 144 (148-159) 148 151 152 154 154 155 159 160 160 160 160 160 XI

4) Kamu hizmetlerinin lyikle mesi 5) Genel Bteden din iin bir yardm yaplmamas E. IBADET, .YN VE TREN YAPMA ZGRL F. TRKYEDE LA YIKLIK KONUSUNDA BAZI GR FARKLARI G . BIZDEKI VE BATIDAK LAY KL IN BENZERLIK VE AYRILIKLARI SZLK KESIMI

161 161 162

164

166 169

IIX

DIN SOSYOLOJ S

Birinci Blm

GIRI I GENEL BILGILER


Din Sosyolojisi ok gen bir bilimdir. Alan, ama ve metodu zerindeki tartmalarn henz sonu almmam tr. Bu konuda sadece deneme zelliginde bir takm eserler yaz lmtr Tm ve btnyle byk problemleri ele alan sistematik eserler ok azd r. Aklanmas bata gelen Din Sosyolojisi sz bile ak deildir. Bu terimle iki ey anlatlmak istenir : A) 19. yzyl sonunda toplumsal artlar hareket noktas sayarak dini aklamak ve anlamak cihetine gidilmi tir. Bilindii gibi bu, Auguste Comte'un pozitivizmine giden bir yoldu. Comte'a gre din toplumun bir fonksiyonu idi. Son zamanlarda Durkheim etrafnda toplanan Frans z Sosyoloji Okulu bu dorultuda ilerlemi ve byk bir canllk gstermi tir 2 Burada dinin balang ve temelini rasyonel olarak a klamak amac gdlm
.

ve ilk toplum ba larma gidilerek Totemcilik ele ahnm tr Insanla toplum (kln, frateri, kabile ve benzerleri) aras ndaki bir bahlama mnasebeti gzlemlenmi ve bu mnasebet dinin ba langc saylmtr Kln adn tayan toplulukta, totem, cemaatin yerini tutan kutsal varl k olarak alnm! t. Bu yolda gerek din ve gerekse totem hakk nda yanl dncelere sap ldnda phe yoktur. Frazer, 1910 y lnda yaynlad Totemcilik ve D Ev. lenme 3 adli eserinde Totemle olan mnasebetin her vakit dini olmayaca n ispat etmi tir. Yazara gre Tanr dan sz eder gibi totemden sz amak ve bunun kln tarafndan yceltildiini dorulamak byk bir hatad r. Bu trl anla lan sosyolojik gr yirminci yzyln balangcnda byk lde tarihi ara trmalara yol am tr. Ara trmalarda tarihle toplum durumI Bk. J. Wach, Einfhrung in die Religionssoziologie 1931 2 Les formes Mmentaires de la vie religieuse 1912 3 James Georges Frazer, Totemism and Exogamy, 1910

Din Sosyolojisi F. 1

lar arasndaki bant ve balantlar ele almyor ve toplumsal tutum, ekonomik artlarn bir sonucu saylyordu. Btn bu sylenenler, Dinler Tarihine uygulanacak olursa, dini olaylar n kendisi bile tarihi belirti ve de iiklikleriyle toplum artlarna, ihtiyalara ve ekonomik zaruretlere indirilmi ve onlarn altnda anlalm olur. Bu yolda yap lm toptan bir te ebbs yoksa da para para denemeler vard r. Hrstyanhn yorumu, bunun ok ak bir rne idir. Kautsky sosyalist teorinin en ok tannm bir temsilcisidir. Sosyalist teori dini, ekonomik artlarn ortaya kard snf farklarma bal grr. Kautsky, 1908 ylnda yaynlad Hrstyanhn Menei adl eserinde Tarihi Maddecilik metotlarn izliyerek Hristiyanhn, bir proletarya hareketinden ba ka bir ey olmadn ispata yeltenmi tir. Yazara gre daha sonra varhkh s nflar kendi karlarn dnerek bu ilkeleri karlayan imn ve ahlak ynnden bir takm deiiklikler yapmlardr. Mauren Brecher de buna benzer fikirler ortaya atm tr. Bu yazar da tpk Kautsky gibi Hrstiyanh, ynlar n proleter psikolojisinden km gibi gstermektedir. Tarihi bakmdan tamamiyle yanl olmakla beraber her iki grteki ana fikir, dinin toplumsal art ve etkenlerin bir anlat m ve fonksiyonu oldu u yolundadr. B) Baka bir adan din sosyolojisi din iindeki sosyolojik olaylar ve dinin sosyolojik mnasebetlerini inceler. Bu tan m, genel olarak bir ok elemanlar iine alr : 1) Din sosyolojisi, ok ak ve kolayca belirtilebilen mnasebetlerle sosyolojiye bal olduu kadar Dinler Bilimin de ba ldr. Eer sosyolojinin g evi insam toplum iinde incelemek ve onun toplumla olan ba larn ve topluluk trlerinin temel yap sn aklamak ise bu durumda Din Sosyolojisi zel bir Sosyoloji olarak kendini gsterir. Gerekte Sosyolojiyi iki ana gruba ay rmak bir adet haline gelmi tir. Genel Sosyoloji, zel Sosyoloji.... Genel Sosyoloji, ana fikirlerin, toplum trlerinin ve toplumda ya ayan ana kuvvetlerin bir teorisi oldu u halde, zel Sosyoloji, ilgili bulundu u eitli sosyolojik kurum ve konular inceler. Bu ynden bugn bir Sanat Sosyolojisi, bir hukuk Sosyolojisi, bir iktisat sosyolojisi, ve son olarak bir de Din sosyolojisi vardr. Bu durumda Din Sosyolojisi, sosyolojinin zel bir dal dr.

Baka ynden, Din Sosyolojisi karlatrmal ve sistemli olarak Dinler


Biliminin pratik verilerini inceler. Bu durumu ile de bu disiplin Kar latrmal Dinler Biliminin bir koludur. Karlatrmal Dinler Bilimi, Genel Dinler Tarihinin temelleri zerinde ykselir. O halde Din Sosyolojisinin konusu, Toplumun ana ekilleri ve dinin d gsterileri ile (tezahrlerile) ilgili sosyolojik sreler ve bunlar n yap ve kanunlardr 5
.

4 Karl Kautsky, Der Ursprung des Christianismus, 1908 5 Dinin darya akseden belirti ve gsterileri fenomenolojinin konusudur. Bunun iin Bk. Gerardus Van Der Leeuw, Phaenomenologie der Religion, 1933

2) Genel ve Sistematik Din Sosyolojisi (Sociologie Religieuse G& ,ftale et SysMmatique) Burada belli ba l niteliklerini aklamak amacm gttmz bu bilim bir ok proplem ve kategorileri inceler. Buradan a kca anla lr ki yalnz bana ele ahnan her hangi bir dine z sosyolojik problemleri ve nitelikleri sz konusu eden bir de zel Din sosyolojisi (Sociologie Religieuse Particuliere) vard r. Ernst Troelsch 1912 ylnda yaynlad Hristiyan Kilise ve Gruplarnn Toplumsal Doktrini 6 adl eserinde bir Hristiyan Din Sosyolojisi yapmtr. Max Weber 1920 y lnda yaynlad Din Sosyolojisi Dergisinde 7 Konfuyus, Hindu ve Yahudi dinlerinin zel Din Sosyolojilerini ortaya koymutur. Bunun gibi Reuben Levy'nin 1957 ylnda yaynlad islmn Toplumsal Yapsa 7 ve Joseph Chelhod'un 1958 ylnda yaynlad slam Sosyolojisine giri 9 adli eserler de islam dinini inceleyen birer zel Din Sosyolojileridir. ou zaman zel Din Sosyolojisi sosyolojik primblendere ba l teorilerden sz amaz. nk kimi dinlerin znde toplumsal bir teori yoktur. Buna karlk bu dinlerde Sosyolojiye konu olan ana ekillere rastlan r. Din Sosyolojisiin konusu, tarih boyunca, zel ve ampirik bir efilde olagelen din ve toplum aratrmalar temeline dayanr. Bu grn zorunlu sonular olarak din sosyolojisinin ilgi alan yle zetlenebilir a) Dinin aile, kabile, millet, devlet ve benzeri tabii topluluklar kar snda zorunlu olarak ald bir durum ve taknd bir tutum ardir. Dinle tabii topluluklar aras ndaki mnasebetlerin s zmlenmesi, Sistematik Din Sosyolojisinin ba ta gelen bir grevidir. b) Din, varlna bal olan sosyolojik tezahrleri kendili inden meydana getirir. S rf Dini Cemaatlar (Communaute Specifiquemert Religieuse) ancak, Evrensel Dinlerin ortaya att topluluklardr. Temel yaplarnn incelenmesi gerekli olan konular unlardr : Din Doktoru ve rencisi, ustad ve tilmiz mnasebetlerini dzenleyen ilkeler cemaatlar, mminler cemaati, mezhep, tarikat ve benzerleri. c) Bir yandan tabii toplulukla dini grup aras nda, te yandan toplumla, ya ayan din arasnda, incelenmesi gerekli zel mnasebetler. d) Birbirine tamamen yabanc olan dini topluluklar (cemaatlar) aras ndaki mnasebetler kadar bir dini toplulu un iindeki mezhep ve tarikatlar yla olan mnasebetleri de Din Sosyolojisinin inceleme alanna girer. Bilincinin yakn rnei Kbrstaki Hristiyan ve isl'am cemaatlar nn mnasebetleri,
6 Ernst Troeltsch Die Soziallehren der Christlichen Kirchen und Gruppen, 91? 7 Max weber, Gesammelte Aufsatze zur Religionssoziologie, 1920 8 Reuben Levy, Social Structure of Islam, (Cambridge, University Press 1957). 8 Joseph Chelhod, Introduction 'a la Sociologie de l'Islam. (Editions Besson-Chant- emerle 1958.)

ikinci kkn rnei ise Islam dininin kendi bnyesinde yer alan mevlevi veya kacliri tarikatna kar ald tutumdur. Yukarda belirtildi i zere bu konuda bugne kadar ok az say da eser yazlmtr Ortaya at lan mes'eleleri tmyle aksettirecek nemde sistemli bir almann hemen hemen yap lmad da bir gerektir. Ileride trl sebeplerle ele alaca mz bir ka nl Kurucuya ve onlar n yazlarna burada ksaca dokunmakta faide vard r. Max Weber : 1864 ylnda domu, 1920 ylnda lmtr. Din Sosyolojisi dergisi 10 cilttir. kinci basks 1922-23 ylnda yap lmtr. Yazar, bu eserinde kar latrmah olarak dinin ekonomi zerindeki etkilerini ve yine ekonomik hayatn toplum ve toplum tabakalar zerindeki tepkilerini ara trmtr. Ne yazk ki bu byk yazar n din sosyolojisine yapt lsz hizmetleri bir' yana b raklarak Kapita]izm zihniyeti ve bunun Protestan ahlaki zerindeki e%kisi ve zellikle Kalvinizm ahlak na ilikin yazlar byk evrelerde daha ok ilgi ekmi tir. Ernst Troeltsch : Max Weber'in yan banda Ernst Troeltsch' buluyoruz. 1865 ylnda domu ve 1923' ylnda lmtr. Konu ile ilgili olarak, H ristiyan Kilise ve Gruplarnn Sosyal Doktrini 11 adl eseri yazmtr. Yazar burada hristiyanli n toplumsal elemanlar m incelemekle beraber yle derin zmlemeler yapmtr ki grnrde ele alman konu yaln zca hristiyanlk olduu halde gerekte btn dinleri kapsayan genel ve sistemli bir Din sosyolojisinin temelleri atlmtr. Joachim Wach : 1898 ylnda do mu ve 1955 ylnda lmtr. Kendisi aslnda karlatrmah dinler bilimi profesrdr. Son grevi Chicago niversitesindedir. Din sosyolojisi ba langc 12 adl eserinde ilk olarak kar latrmal ve sistematik bir Din sosyolojisinin alan, ama ve s nrlarn izmitir Bu eser konu ve tammlanyla zl bir Din Sosyolojisi tasla niteli indedir. Yazarn, Amerikaya g ettikten sonra Ingilizce olarak yay nlad Din Sosyolojisi 13 btn bilim evrelerinde yank lar yapm ve e itli dillere evrilmi nemli bir eserdir. Burada Dini tecrbenin anlat mlar, dinin toplumdaki
10 Gesammelte Aufs&tze Zur Religionssoziologie, 3 cilt, 1920-21 11 Soziallehren der Christlichen Kirchen Und Gruppen, 2 cilt, 1912. 12 Einleitung in die Religionssoziologie, 1931. 13 J. Wch, Sociology of Religion, (The University of Chicago Press, Chicago) 1957

birletirici grevi, dinle toplum mnasebetleri zl bir ekilde ele alnmtr. Yazarn Dini Tecrbe Tipleri 14 ve. Dinlerin Kar latrmal Etd 15 adl eserleri de dolaysyla Din Sosyolojisi konularn inceler. Giistav Mensching : Gnmzn ya ayan Din Sosyolojisi bilginlerindendir lkin halk Dini ve Dnya 16 dini ad alt nda yaynlad eser az zamanda kap lm ve tkenmitir. Byk sava tan sonra Bonn niversitesinde' retime ba layan yazar daha sonra Frans zcaya da evrilmi olan Dini sosyolojiyi 17 yaynlamtr Eser, sistemli din sosyolojisinin bir ok konular n ele alr. Milli Din ve Tabii topluluk, Evrensel Din ve Tabii topluluk, Din ve Dini cemaat, Dini cemaat ve Din, bu eserin belli ba l konular arasndadr. Glenn M. Vernon : Brigham Young niversitesi retim yelerindendir. 1962 y lnda yaynlad Din sosyolojisi gnn konular yla ilgilenir 18
.

Buraya kadar sistematik Din sosyolojisine hizmet edenlerden ve eserlerinden bahsettik. Bu yazarlar al ma metodu olarak anlay sosyolojisi (Verstehen Soziologie) ni alm ve hibir suretle din mensuplar n gcendirecek ve kstrecek bir yol tutmam lardr : Eserlerinde pozitivistlerin dinsizlie gtren yorumlar na rastlanmaz. Bunlar Sistematik din sosyolojisinin kurucular olmakla beraber din ve din sosyolojisi konusunda ba ka yazarlar da vardr : Karl Marx, Auguste Comte, Freud ve Durkheim gibi nl bilginler de bu konularda fikir yrtm ve eserler vermi lerdir. Fakat bu bilginler pozitivist ve tek gr l kalm ve dinin iinde saklad baz ycelikleri en basit maddi olaylara indirmi lerdir. Geri Auguste Comte Pozitivist ilmihali, Durkheim Din Hayat nn iptidi ekilleri, Freud Totem ve Tabu gibi aheserleri kaleme alm lardr. Fakat bunlar, bir oklar, Din sosyolojisinin kurucular deil, ykclar gibi grmektedirler. Zira Karl Marx dini iktisadi hayatn bir fonksiyonu saym , Aguste Comte tap lanla tapan' birbirine kartrm , Durkheim dinin ba langcn i gdlerde bulmu , Freud ise dini
14 J. Wach, Types of Relgious Experience (The University of Chicago Press, Chicago) 1951 15 J. Wach, The Comparative Study of Religions (Columbia University press, Newyork 1958 16 G. Mensching, Volksreligion und Weltreligion 1935 17 G. Mensching, Sociologie Religieuse (Payot Paris 1951) 18 Glenn M. Vernon, Sociology of Religion (Mc Graw Hili Book Company, inc. Newyork 1962

nevroz ve cinsel gdlerle a klamaya kalkmtr. Btn bunlar muhtelif dindeki dnrleri kstiirm ve srekli takmalara yol amtr. "

Din sosyolojisinin bilimler arasndaki yeri


amzn bilim alannda yadrganmayan bir smflamas na gre bilimler e blnr: A Tabiat Bilimleri (Sciences Naturelles) B nsan Bilimleri (Sciences 'Humaines) C Din Bilimleri (Sciences Religieuses) 20 Bu smflamada alt blmlere dokunmak ama d dr. Ancak daha nce belirtilen ilkelere gre Din Sosyolojisinin blmlemedeki yerini bulmak bizim iin zel bir nem ta r. Din Sosyolojisinin yerini, ad mn da gsterdi i zere, nsan Bilimleriyle Din Bilimlerini birbirine balayan kprde aramak gerekir. Ba ka bir deyi le Din Sosyolojisine iki yoldan yarlr: Toplum bilimleri, Din bilimleri.... Din sosyolojisi bu iki disiplinin birletii yerdedir. Din Sosyolojisinin bu iki kanath durumu kars nda asl konuya girmeden nce Genel olarak nsan Bilimleri ve Din bilimleri zerinde durmak aydnlatc bir nem ve niteliktedir. A. nsan Bilimleri Bu bilimlere, nl Alman bilgini Dilthey'a uyularak, Manevi bilimler (Geistestwissenschaften) de denir. Bu ise genel olarak, Antropolji ile zde bir anlam ta r. nsan bilimleri, Fizik, psikolojik ve toplumsal insan inceler. Burada konu ile ilgili yn toplumsal insandr. Toplumsal insan inceleyen disiplinin ad Toplum Bilimleridir. Toplum Bilimleri deyince ekonomi, hukuk, ahlk ve tarih gibi zel Toplum Bilimleri (Sciences Sociales Particulieres) ve bunlar zel baz nitelikleriyle tek bir bayrak alt nda toplayan Sosyoloji karmza kar. Konumuzla daha yakn ilgisi dolaysiyle bu arada yalnzca genel sosyolojiden sz amak gdlen amac salamaya yeter.
19 Burada verilen bilgiler s rf sistematik din sosyolojisi eserleri ve yazarlarma ili kindir. Tarihe ksmnda baka ynden bu konuda tamandapc bilgiler verilecektir. 20 Almancada yine ayn anlamda olmak zere Naturwissenschaften, Geisteswissenschaften, Religionswissenschaften terimleri kullanlr. Islamdaki ilimler tasnifi bsbtn ba kadr: Ilimler ilknce AKL ve NAKLI olmak zere ikiye ayrlr. AKL ilimler NAZAR/ ve AMEL olarak iki kesimdir : NAZAR kesim, Ilhl, riyazi, tabii ilimleri, Ameli kesim Ahlk, Tedbiri Mezil (ev idaresi veya ev iktisad), tedbiri Mdn (medineler veya belediyeler bilimi) bilimlerini ihtiva eder. Nakli ilimler de Aliye ve Aliye (aletle ilgili) Aliye (yksek) kesimlerine ayr lr: Ali ilimler : Lugat, Sarf, Nahive, Maani, Bedi ve Beyan, iir ve nat, Aruz, Tarih ve muhadarat gibi bilimleri ihtiva eder

Ali ilimler : Tefsir, hadis, keliim ve akait ilimlerini kapsar.

SOSYOLOJ

Sosyoloji toplum olaylar n inceleyen vas flayel (descriptif) bir bilimdir. Toplum olay saptanm olsun veya olmasn fert zerinde bir d bask yapmaya elveri li her trl yapma ve d nme tarz dr 21 Bu bakmdan
.

olumlu bir bilim niteli i tayan sosyolojisinin konumuzu ilgilendiren ynlerini zetlemek ayd nlatc ve yararldr.. I. SOSYOLOJ NEDIR? a) Sosyoloii evrensel de il, zel konusu olan bir bilimdir. Sosyoloji toplumun ekil ve gelimelerini inceleyen bir bilimdir. Bu tanm ak bir anlam ta r. Btn glk, toplum kavram nn zelliinden ileri gelir. Toplum bitki, hayvan veya dil gibi konu bak mndan smrlandrlabilen tekil belirtiler tm de ildir. O t pk tabiat ve tarih bilimleri gibi bir disiplindir. Tabiat Kanunlarma ba l olaylar tabiattan ve zaman iinde akp giden olaylar ise tarihten kt gibi insano lunun yapt, yaratt ve yaratmay tasarlad olaylar da toplum iinde akp gitmektedir. Sosyoloji toplum bilimi yahut toplum artlarndan do an ve toplumsal etki yaratan olaylar bilimi olarak tammlamrsa bu tan m btn kltr bi. limlerini iine alm olur. Bu durumda sosyoloji insanlar n geli me, alma ve yaratma alanlar n evreleyen evrensel bir bilim say lr. Adam Ferguson ve Aug. Conte'a gre sosyoloji, insanl n kltr geli mesinin tmn iine ahr. Bunun gibi Tarihi Maddecilik te sosyolojiyi btn manevi bilimlerin biricik bilimsel metodu ve dnya tarihini aklayan ve her kap y aabilen evrensel bil maymuncuk sayar. Sosyolojinin bu ar iddialardan yaz gemesi, onu kendine z konu ve metodu olan bir bilim derecesine ykseltmi tir. Bugn sosyoloji, konusu olan toplum kavram n zel bir a dan tanmlamaya ba lamtr. Btn manevi bilimleri sosyoloji bayra altnda toplamaya al an ve yalnzca sos yoloji metotlar n kullanma gere ini savunan dn tarz na sosyolojizm ad verilir. zel Toplum Bilimleri (Sciences Sociales Particulieres) bu gr e kar gelmektedir. Dil, Din, Ahlk, hukuk ve ekonominin kendilerine z kural ve kanunlar vardr. Bu bilimler dikkatlar n z konular zerinde toplayarak zerkliklerini (muhtariyetlerini) korumu ve sosyolojizm akmma kar koymu lardr. Byle yapmakla dil, din, ekonomi, hukuk ve ahlk ile ilgili sosyoloji mes'elelerinin nemi inkr edilmi olmuyor. Sosyoloji kltr yaplarnn muhtevasm ve ekil kanunlarn ara tracak yerde bu yap lar n
21 Durkheim Sosyoloji Metodunun kaideleri adl eserinin 14. sayfas nda Toplum olaylarn yle tanmlar : Est Fait social, toute maniere de faire, fix& ou non, susceptible d'exercer une contrainte sur l'individu.

hangi sosyal artlar alt nda ortaya ktklarm ve ne gibi etkiler yapt klarm tesbitle yetinir. Konunun snrlanma ve daralmas sosyolojinin yararna olmutur. Yalnzca zel toplum ve kltr bilimlerinin dayanma ve diremesi de il; sosyoloji metodundaki evrim ve devrimler de bu bilimin ve zellikle toplum kavra mran, daralmasna yol amtr. Bugn toplum kavram yla toplumsal ya-" ay ve bantlar ilgilendiren her ey kastedilmeyip trsel bir konuya z meseleler ele alnmaktadr. Kltr belirtilerinin toplumsal bir yn oldu undan sosyolojik bir grl incelenebilir. Baka bir deyi le, ekonomi bilimi dnda bir ekonomi sosyolojisi, hukuk bilimi dnda bir hukuk sosyolojisi, sanat dnda bir sanat sosyolojisi vardr. Sosyoloji kendi s nrlarn devaml olarak tutarsa manevi bilimlerle bir atma olmaz ve aralar nda sk bir i birlii salanr Bylece sosyoloji kendine z bir konu ve gr asma kavuur. Bu amaca varmay gletiren ba lca engel toplumun belirli bir alan tutmayp btn kltr alamn kaplamasdr. Sanat, bilim, ekonomi, hukuk siyaset ve din gibi kltr alanlar koyu izgilerle birbirlerinden ayr lmaktadrlar. Bu ayrlmalar her alann mahiyetinden ve ba l bulunduu ekil kanunlarndan ileri gelir. Bunlar bir baenin a alarna veya bir tara m dilerine benzetebiliriz. Toplum bunlardan biri olmayp onlar tayan, onlara kaynak ve temel vazifesi gren ve onlar birletiren bir dayanakt r Taran dilerini birle tiren srt ve a alarn kk saldklar topraklar topluma benzetilebilir. Grlyor ki Toplum bu kltr dallar= eklenecek bir ba ka dal deil, onlar tayan ve onlarn filizlenip iinde kk salmasna yarayan bir dayanaktr. Toplumun sosyolojik ynn yalnz toplumsal ba ntlara hasrederek onu tekilerinden ayrmak mmkndr. Son yllarda bu d ncelerden hareket ederek sosyolojiye zel bir konu salamaa ve onun manevi bilimlerle mnasebetlerini a klama a ura an kuvvetli bir fikir pkinu ba lamtr. Bu arada ekli (formel) sosyolojinin kurucusu olan Georg, Simmel ve sosyoloji saltanatma kar cephe alm olan W. Dilthey'in fikirleri ok ilgi ekicidir. Georg Simmel'e gre Toplumsal olaylarn bir ekli birde muhtevas vardr:

eklini sosyoloji; muhtevasm ise zel toplum bilimleri inceler. Toplumsal


olaylar tedenberi muhtevalar olan ekonomi, hukuk, sanat, dil, din olarak sistematk bir ekilde zmlenmektedir. Bu durumda sosyolojinin bu muhtevalar birer birer ele almas , hash tahsil kabilinden, bo bir tekrarlama veya ansiklopedik bir ara trma olabilir; fakat hibir vakit sosyoloji in bamsz varln hakl gsteremez. Sosyoloji, tamamen farkl bir grten hareketle kltr kurumlar na do ru uzamayp ortakla a yaaya, te kilat

ve grupla ma ekillerine doru ynelir. Georg Simmel bylece toplumsal olaylarn niuhtevalar olan kurumlarla onlar n bir ekli olan toplumu birbirinden ayr ve ba msz grmektedir. 0 kadar ki toplumsal ba lantlardan doan e ekiller, trl kltr kurumlar n aratrrken de nmze karlar. Mesela hukuk aratrmalarnda kln, kabile ve site ekilleri karmza kar. Ekonomi sistemini ara trrken yine bu ana ekiller kar mza karlar. O halde hukuk kurumu klan, kabile veya siteye gre e itlendii gibi din kurumu da klnda, kabilede ve sitede ba ka ba kadr. Drbnn te tarafndan bakacak olursak bu ekillerin de iik muhtevalar ta d aka grEK LLERN SISTEMATIK TEORISI OLARAK BA IMSIZ B R B L MD R. O halde sosyoloji, grup mnasebetlerini, toplumsal ayrmlama (Diffirenciation) ve lr. G. Simmel'e gre bu durumuyla sosyoloji, SOSYAL
tabakalama (stratification) y ve toplumlar n ekil kanunlarn", muhtevalarna dokunmaks z n inceler.

Yazarn syledi i gibi sosyoloji tarihi bir geli me-

nin geometrisidir. Georg Simmel'in bu gr ne taktlmtir. Toplumsal ekiller her vakit kltrel muhtevalardan ay rdedilemezler. Bu ynden ekil ve muhteva ayrl ancak zihinde tasarlanabilen ve gere e uymayan bir bulu tur. Bu takma sosyoloji, manevi bilimlerin bir geometrisidir, yolundaki tan m iin dorudur. Fakat toplum hayat nn ekli kanunlarn saptamak ve nazari bak mdan sosyolojiye yol gstermek konusunda bilim alemi Simmel'e borludur. Manevi bilimlerde ok de erli hizmetlerde bulunan W. Dilthey ba ka yollardan hareket ederek Simmel'in ekli Sosyoloji grne katlmtr. Bu yazar, btn be eri kltrn bir duygu ve ekil halinde gerekle tiini ileri srer. b) Sosyoloji toplumu bir yap ve olgu olarak inceleyen bir bilimdir. Bir bilim daln tekilerinden ay ran lt kendine z konusu ve metodudur. Toplum e itli tabakalardan meydana gelmi bir gerektir. Sosyolojide teki bilim dallar ndan daha ok okul ve do rultularn yer almas toplum olaynn zaman zaman u veya bu zelli ini"' n plana alnmasndan ileri gelir. Toplum olaylar insanlarn yaptklar eylemler olarak ele alnrsa Sosyolojiye Be eri Hareketler Bilimi denebilir. Max Weber bu d ncededir. Toplum hayat n her zaman objektif dzen ve yap lar etrafnda toplayarak i e balanrsa Sosyoloji Toplumsal Yap lar Bilimi diye tanmlanabilir. Bu son gr O thmar Spann ve Emile Durkheim savunmu lardr. Bu trl yormulamalarn en tehlikeli taraf toplumun bir zelli ine gereinden fazla bir de er vermek, tekilerini kksemektir. Eski bir Yunan dnrnn ben tek kitaph insandan korkar m demesi bu tehlikeye i arettir. Yine bir Yunan filozofuna gre gere in bir yn de il bir ok ynleri vardr. Toplumsal gere i btnyle gz nnde bulundurmak laz mdr. 9
,

Toplum incelemelerinde, toplumu somut bir gerek olarak ele almak gerekir. Onu diledi imiz ekilde deitirmeye yetkili de iliz. Toplum her ,vakit objektif bir olay, de imez bir gerek ve zorlay c bir dzen olarak karmza kar. Bu durumu ile toplum bizi ba lyor, hareketlerimizi s nrlyor, bizi zorluyor, belirli yer ve do rultulara yneltiyor ve btn bunlardan kanmak istedi imizde bamz sert kayalara arp yor. Toplumsal gerek bir dinin kurulmas , bir siyasi sistemin alnmas ve bir iktisadi faaliyetin yrtlmesinde de Demokles'in klc gibi bamzn stnde durmaktadr. Bu gere i tanmak istemeyen bir din kurucusu, bir siyaset pehlivam, bir ekonomi uzman ve bir ahlak havarisi ancak ve ancak hstanla karlar. Ba ar ise yalnzca bu gereklere uymakla sa lamr. Unutmamak gerekir ki toplumsal gerek ferdi arzulardan ok daha kuvvetlidir. nsan vcudu a a yukar yedi yl iinde btn yuvarlar n dei tirdii halde bnyede belirli bir de ime olmaz. Tpk bunun gibi toplumlarda da fertler ve ku aklar deitii halde bnye de imez, daha do rusu toplum bnyesi fert ve ku aklarn de ime temposuyla orant l olarak de imez. Deime temposu bnyede ok a rdr. Bir toplumun maddi dayanaklar nisbeten kolayca grlebilir. Fakat bnye somut olarak de il, daha ok idrak, duyu ve yorumla kavranabilir. Bu sebeple toplumsal yap larn bnyesinden ve bunlar kavramaya imkan veren sosyolojik gr ten bahsedilebilir. Uzak mesafeden bir topluma bakacak olursak fertleri de il btn kavram oluruz. Bu durumda btne hakim olan dzeni, onu besleyen kuvvetleri ve onun iindeki gerginlik, aykrlk ve uygunsuzluklar tek bir bakla anlayabiliriz. Sosyolojik gr srekli renmelelerle elde edilir. Ancak bu renmelerde ara trc toplumsal ekillerin d grnleriyle yetinmiyerek sosyolojik olaylarn kayna m ve onlarn psikolojik temellerini de ele almand r. Aksi halde toplumsal gerek yerine bo kahplar elde edilmi ve anla lm olur. Bu duruma gre gzlemci insanlar balayan ve ayran kuvvetleri ve toplumsal yap larn temellendikleri ruhi tabakalar aklamaldr. Bunlar psikolojik eklemeler de il, toplum olaylarnnosyolojik ynden kavranlmasnn temel artla rdr. Sosyolojik gr , iki eit temele dayanr. Bunlardan biri eitli olgu ve yap lar bir btn halinde birle tiren Sre, tekisi ok tarafl bir psikolojik gerek.... Gzlemci toplumsal yap nn dtan gze axpan stati inden balayarak, onu meydana getiren dinami i anlamak zorundadr. Toplumsal olgu ve gere i kavrama a al an her sosyoloji bu ifte grevi benimsemelidir. Toplum olaylar n bu adan ele almann nemi sanldndan daha byktr. Bu yap lmazsa bo kahplar insan yandtabilir. O zaman Monari yaplar iine Asur ve kaldelilerin zulme dayanan ynetimleriyle ingilizlerin demokrasi, e itlik Ve zgrl e dayanan ynetim ek-

10

lini ayn saymak veya sadece demokrasi ad n ta yan popler demokrasilerle svire demokrasisisini bir saymak gibi hatal grlere vardr.

e) Sosyoloji normatif olmayan bir olaylar bilimidir.


Genel Sosyolojinin zmek zorunda kald en nemli mesele sosyolojinin konu ve metodudur. Bu bizi bilgi nazariyesi ve metodolojiye gtrr. Burada cevapland rlacak soru udur: SOSYOLOJ HANG MANTIGA DAYANMALI VE HANG YOLLARDAN YARARLANMALIDIR ? Bu soru trl cevapland rlabilir: Manevi bilimler aras nda de er yarg laryla normatif gr leri sistemlerinin bel kemi i yapan bir sr disiplin vard r. Hukuk, Pedagoji, Ahlak, Estetik ve benzerleri bu gibilerdendir. phesiz, bu bilimlerde her trl deer yarglarndan uzak, yaln zca olay ve olgulara dayanan tespitler de vardr. Pedagojide ocu un bedeni ve ruhi gelimesini, hukukta bir fiilin su saylp saylmamasm tesbit eden maddi olaylar bu trl tesbitlerdendir. Fakat dikkat edilirse bu disiplinlerin z de er yarglarna dayanr ve her vakit stn bir de ere gre ayarlan rlar. Bu gibi bilimlerin ortaya kmalar bile byle bir de erin geerli i sayesinde mmkn olmu tur. Hukukun problematii (zm ls) adalet, Estetiin proplamatii gzellik, AhLakm proplemati i iyilik, dinin proplemati i ise kutsallkur. Bu bilimlerin devi, benimsedikleri stn de erleri normal sbjektif gr ve tutumlarn stne kararak gerekle tirmektir. Bu bilimlerin nsel (apriori) olarak kabul ettikleri ey, adalet, gzellik, iyilik ve kutsall n objektif bir de er olarak alnmasdr. Bu trl disiplinler yaln zca olay ve olgulara dayand klar mddetce kendilerine z al ma alanlar dna km olurlar. Bu anlamda bu bilimlere normatif disiplinler ad verilir. Sosyolojinin mant k ve mahiyeti ile ilgili ilk tesbit, bu bilimin normatif bir bilim olmad dr. Bir toplum dzeninin adil, faziletli, fertlerin istek ve zihniyetine uygun olup olmamas sosyoloji bakm ndan nemli de ildir Sosyologun incelemekte olduu toplumsal yap larn de er yarg larra uyup uymadn veya toplumun adalet, fazilet ve ahlak trelerine gre ynetilip yneltilmedi ini so r maa hibir yetkisi yoktur. Sosyoloji normatif bir bilim olsayd , bu konular zmlemekle grevli olurdu. Sosyoloji normatif bilim, olmad ndan btn bu meseleler onun zm alan dnda kalrlar. O halde bu meseleleri ortaya atan veya bunlar karara ba layan kimse hukuk, ahlak, pedagoji gibi normatif bilimler alanna gemi tir. Bu kimsenin de er yarglar pratik eylemler haline gelince siyaset alanna girilmi olur. Bu ana kadar sosyolojiyi normatif bir bilim de ildir eklinde ele aldk. imdi mspet olarak sosyolojinin yaln zca olay ve olgularla ilgili mes'ele-

lerle u ramaa yetkili olduunu syleyebiliriz. Burada sadece falan top: hm dzeni acaba hangi yap kanununa gre kuruhnu tur ? Byle bir toplumda aile, din ve devlet nasl bir rl oynar ? Te kilat ekillerinden hangisi n plana alnmtr (Babaahlk, anaahlk v. s.) ? Gruplardan hangisi egemenli i elde tutmaktad r ? gibi mevcut 'durumu tesbit eden sorular yan nda falan toplumun gelimesi hangi do rultudadr ? Hangi toplumsal yap , kurum ve kurulular yklmaa, zlme e veya ekil de itirme e yz tutmu tur ? Hangileri yeniden kurulma a, gelimee ve yaylmaa elveri lidir? gibi sorular sosyologa sorulabilir Fazla olarak bir biri zerine tesir eden toplum dzenlerinden hangisi hangisinin zerinde daha ok etki yaparak bir bnye de iikliine yol aar ? eklinde sorular da sorulabilir. ek kere grnrde kazananlarn yendikleri toplum bnyesinde eridikleri ve gerekte yenildikleri ok rastlanan rneklerdendir. Selden Demokrasi ad tayan bir ynetimin gerekte koyu bir zorlama rejimi oldu u ok grlmtr. Bu sebepten e yann gere ini aramak gerekir. Gemiteki toplumsal olaylar bugnk durumla karlatrmak ok kolay bir yoldur. nk tarih, kaynaklar bakmndan kavranabilecek bir durumdadr. Bu gerek kar snda irademizin byk bir rol yoktur. Ancak tarihi olaylara de er verme sz konusu oldu unda i deiir. Sosyoloji yalnz gemiin ve gnn olaylariyle de il, bugnk durumun gelecekte gsterecei ynelileriyle de ilgilenir. Aka belirtmek gerekir ki gnn toplumsal gerekleriyle sk balantlarmz vardr. Bu balantlar varh mzla skulan skYa ilgilidir. Bir memleketteki siyasi hareketler bilginin, tarafs z gzlem ve tesbitine konu olabilirler. Fakat bu siyasi cereyanlardan biri bu gzlemi yapann varlna son vermeyi veya mensup oldu u zmrenin yok edilmesini hedef tutmu sa bu incelemede ara trcmn durumunu ve ne dereceye kadar tarafs z kalaca m dnmek gerekir. Nazi Almanyas nda yahudi soyundan bir bilginin almas veya istibdat devrinde hrriyet ve demokrasiye dayanan bir bilginin verece i eserleri d nmek kafidir. Grlyor ki toplumsal gerekler, iinde ya admz ilemin kendisi veya nemli bir parasdr. Bu toplum dzeninin devam, deimesi veya ortadan kalkmas ka derimizi tayin eder. Fazla olarak bu dzenin devam etmesi de imesi veya ortadan kalkmas bir dereceye kadar irademize ba lidr. Zira bu dzene ekil veren canh madde bizleriz. Bu ynden bu gere in bir paras veya etki gc bizleriz. Toplumsal olaylar bizlerden geerek yoluna devam eder. Burada bir soru hatra gelebilir: Bizi en yakndan ilgilendiren bu olaylar olduu gibi kabul ederek uurlu bir feragatla herhangi bir durum almaktan ve de er hkmne varmaktan sakmacak nlyz ? Sosyoloji bir olaylar bilimi olduundan her trl de er hkmnden uzak kalmak zorundad r. Aksi takdirde bilimsel anlamda bir sosyolojiden bahsedilemez. Sosyoloji kurumlar n her an kendi karna uygun ve insanhk gereklerine aykr ekilde yneten sert 12

bir otorite sistemi kadar fertlere zgrlk, e itlik ve kardelik tamyan bir toplumsal sistemi de e it ve objektif llerle incelemelidir. Her iki dzenin yap kanunlarn ve gelime e ilimlerini objektif bir gzlem szgecinden geirerek birini ktleyip, tekini alk lamadan olduu gibi aksettirmelidir. Bu sonuca varmak iin uzun y llar gemitir. Kurucular bu cihete i aret etmilerdir. Buna ra men aradan bir ok yllar gemi, fakat bir trl sosyoloji deer yarglarndan yakasn kurtaramamt. E. Durkheim, V. Pareto ve M. Weber gibi devrin stn ve nl bilginleri toplumda olup bitenleri bilimsel bir szgeten geirerek sosyolojiye bilim de erini kazand rmlardr. Durkheim toplumsal olaylarn eya gibi incelenmesi, Pareto sosyolojiye neopozitivizmin uygulanmas ve Weber ise deer yarglarndan uzak kalnmas tezlerini savunmu lardr. Fizik biliminin yardmyla baz uygulama ve yenilikler Son uzay yolculuklar veya atomik ke iflerini bir fizik ve astronomi bilginini gelecekle ilgili a klama ve bildirilerde bulunma a yetkili klabilir. Fizyolojideki ilerlemeler, doktorlukta var lacak a amalar i aret edebilir. Bunun gibi Sosyolojide de baz mutlu sonulardan bahsedilerek siyasi do rultu belirtilebilir. Burada dikkat edilecek ey, de er yarglarma saplamnamakt r.

d) Sosyoloji ampirik bir bilimdir : Sosyoloji, tecrbelerden toplad bilgi ve verilesi kar datran, blmleyen ve yorumlayan bir bilim dandr. Matematik gibi irsi bir bilim de ildir. Daha nceleri bu bilimi teorik kadrolar iinde ele alanlar ve felsefe iinde inceleyenler olmu tu. Fakat 19. yzyln sonunda hi bir pheye yer vermeyecek ekilde sosyolojinin tecrbi niteli i ortaya kmtr. Tabii hukuk anlay, sosyolojinin tecrbi anlamda geli mesini salamtr. Zira tabii hukukun amac tabii toplum dzeninden baz kurallar elde etmektir. Bunun yap lmas iin bu kurallar verecek olan tabii toplum dzenini incelemek gerekmi ve bu da zorunlu olarak tecrbi verilere dayanan bir sosyolojinin kurulmasna yardm etmitir. Emile Durkheim, toplum olaylar ancak ba ka bir topum olaylar yla aklanr ve bunlar hibir suretle fizik, biyolojik ve psikolojik olaylara indirilemez ve bu olaylarla a klanamaz, der. Bu gr n gerek anlam sosyolojinin yalnzca toplum olaylaryla ura aca ve tek ba na corafi, tabii ve fizik artlarn dorudan do ruya toplum olaylarn tayin edemiyece i yolundadr. 13

Herhangi bir yap p in ai bir tarzda kurmaya kalkmak, bu toplum yapsn yalnzca tek ynden grmektir. Bu ise o yap da sakh olan byk de ime yetene ini hie saymak olur. Toplumsal gere i btn zenginlii ve deime ihtimalleriyle birlikte kavramak ise ampirik bir yoldan gitmekle mmkndr. Bundan dolay gerek ve olumlu bir bilim haline gelen sosyoloji ayn zamanda bir deney bilimi olmak zorundadr. Almancada tecrbenin kar l Erfahrung'dur. Terim, bir yolculukta edinilen pratik bilgileri anlat r. Bu sebepten dolay sosyolog bir inceleme gezisine kmal ; hemde otomobile de il, yaya olarak. Yolu zerinde rastlad insanlar, kar lat olaylar ve konutu u kimseler ona yle tecrbeler kazandrr ki bunlar kitaplar aras nda ve .masa zerinde elde etmek ok gtr. Bunun gibi Yksek renimi yapan bir renc i nin srasyla ilk, orta, lise ve niversiteye devam etti i sralarda edindii baz tecrbeler vard r. Bu a ama ve basamaklar izlemeden yetimi kimselerin kitaptan rendikleri bilgiler temelsiz kalan bo kalplar gibidir. Bu sebepten niversiteyi btn a amalardan geerek bitiren bir kimse kltr da tan kurumlardan ald tecrbelerle toplum , denilen bilmeceyi zmeye ve meslekte ba ar elde etmee daha yetkili ve yeterlidir. unu da belirtmek gerekir ki bugn sosyoloji, fizik ve biyoloji kadar deneysel de ildir. Bir kere toplum bilimlerinde, biyoloji ve fizikte oldu u gibi bir deneyim yoktur. Yani plnh bir tecrbe metot bak mndan ok ileri durumda bulunan letme sosyolojisinde bile ok zayftr. Tecrbenin tam olarak uygulanmas ve sonu vermesi iin giri ilen deneyin icabederse durdurulmas ve tekrar ba lamas mmkn olmaldr. ok kk birliklerde baz deneyim (experimentation) lere giri mek mmkn ise de byk toplum olaylarn durdurmak ve tekrar ba latmak kabil de ildir 22 Bundan dolay sosyoloji tecrbelerden ilhm ve kayna n alan bir bilim olmakla
.

beraber fizik bilimler lsnde bir deney bilimi saylmaz. Ancak konusunun zelliklerine uygun d en, de iik bir ampirik metodu geli tirmek zorundadr. Sosyolojide bir de istatistik usulleri yer alr. Istatistik yerlerin sosyolojide bir deer kazanmas iin elde edilen rakkamlarn iyice denetlenmesi gerekir. K sacas, istatistik yolu ile kavran lan her toplum olaynn sosyolojik bir gere i ifade etmesi iin nicel ve nitel bir zmleme szgecinden gemesi

gerekir 23.

22Deneyim terimi Tecrip (Exp&imentation) kar l kullanlmtr. Planl bir tecrbe demektir. Burada ayn artlar altnda olaylar tekrarlanabilmesi esast r. 23 Bu dilim iin Dr. Hana Freyer'in Sosyolojiye Giri Adli (N. Abadan evrisi) eserine bak. Yine ayn yazarn spanyolca ( ntroduccion a la Sociologia) eserinde sayafa -1-31 bak lmaldr.

14

2. TOPLUMSAL YAPI

(Structure sociale)

Yapi incelemelerine gemeden nce metodla ilgili ayd nlatc nitelikte bir ka noktaya dokunmak gerekir:

a) Sosyoloji, tarihi deil, sistematik bir disiplindir. Bundan dolay sosyolojideki ana kavramlar toplum hayat nda yalnzca bir defa geen tekil belirtiler de il, tekerrr eden tipik yap lardr. Burada her sosyolojik olay n ayn zamanda tarihi bir olay oldu u inkr edilemez. Fakat bu olaylardan ancak tekerrr edenleri ve bir sisteme ba lanabilenleri, sosyolojiye konu olur. b) Yap incelemelerinde bir toplumda o u zaman bir ok yap ekilleri birbirine girmi daireler halinde grnrler. Cemiyet cemaat menfaat birlikleri yan yana ve i ie girerler. Bu trl incelemelerde, bu apra k durumlar gz nnde tutmak gerekir. c) Yap aratrmalarnda lksel tiplerin ara trlmas baz apra khk gsterir: M. Webere gre, toplum mnasebetlerinin olu unda etki yapan eitli saik, ama, kar ve sebeplerden her zaman bir tanesi daha a r basar. Bu ar basan yn toplum yap smn tipini tayin eder. Gerek fizik ve biyolojik gere,kse psikolojik ve sosyolojik yap larda gerekten lksel tipe varmak ok gtr. Nas l (H20) forml lksel bir su tipi olup tabiatta rastlananlar n bundan az ok farkh oldu u tesbit edilmi se bunun gibi toplumdaki yap tiplerinde de blnlemeyi gletiren ynler vardr. Ancak a r basan nitelik, sebep ve saik bunlar n snflanmasn kolaylatrr. E er bu yollarla lksel tipler saptanmasayd snrl bir ka yap tipi yerine saylamyacak de ecede tipler elde edilecek ve bilimsel ah malara frsat bulunamyacakt . phesiz bu trl lksel (ideal) tiplerin kurulmasnda sakh olan fayda toplumsal belirtilerin sonsuz e itlerini bir, dzen iinde kavramay salamaktr. Bunlara Ekonomide model tip te derler. Prof. Hans Freyer lksel (ideal) tiplerin en genel olanlar na sosyal hayatn ana ekilleri demektedir. Zoolojide, Botanikte, fizikte bu ana tipler pek oktur. Bunlar bilimsel bl nlemeyi mmkn klarlar. Zoolojide omurgah, omurgas z tasnifi ve bunlardan da srnge der, kular ve balklar eklinde blmlemelere var lmas birer lksel tip saptanmas ndan baka bir ey deildir. Bu trl tesbitlere sosyolojide de s k sk rastlanr.

Cemaat (Communaute") :
Bu tip topluluk ilkel toplumlarda yer alm tr. Konu ile en ok Ferdinand Tnnies u ramtrr. Yazar Cemaat ve Cemiyet (Gemeinschaft und Gesellschaft) adl eserinde cemaat yap sn iyiden iyiye incelemitir. Bu tip 15

topluluk ilk zamanlara z bir gruplanma olmakla beraber bugn de bu trlsne bir ok yerlerde rastlan r. Bu kuruluun en nemli zellikleri unlardr: a) Bunlar kk topluluklard r. ye says az ve o u zaman dnyann baka kesimleriyle ilgisini kesmi olan kk gruplardr. O halde bu tipin bata gelen zelli i kk ve dar bir topluluk olmas ndadr. b) Bu tip toplulukta ya ayan insanlar aras nda birlik ve beraberlik yannda dmanhk ve kin dalgalar' da grlr. Fakat bunlar n temel ba lar, kader birlii, kltr birlii ve gelenek birliinde toplanabilir. Bundan dolay bu topluluk yeleri kendilerini birbirine ba l grrler, yelerden birine kar beliren bir tehlikenin, btn cemaat yelerine etki ve tepkileri grlr. Bunun en gzel rne i Okyanus iinde bir adada ya ayan ve sonralar bir yanardan tehlikeli olmas zerine Ingiltereye getirilen Tristan Dakona halk nn durumudur. Etrafla mnasebeti kesilmi olup yksek da lar arasnda kalm bir ky, byk denizler ortas nda tek bana yaayan bir ada halk, Afrika veya Avusturalyada dnya ile mnasebeti kesilmi bir a iret cemaat tipinin belirgin rnekleridir. c) Cemaat yeleri, kader birli i, ortaklaa kltr ve birbirine ok girmi olmaktan ileri gelen bir btnlk gsterirler. Fakat bu, hibir vakit bir cemaat .yeleri iinde farkl yetenek ve marifette insanlar n bulunmayaca anlamnda deildir. Mterek bir tehlike kar snda pek nsln daha tecrbelilerden akl sorulur. Bir ite en yetenekli olanlar grevlendirilir vesaire Btn bunlara ra men cemaat iinde egemenlik kavram yoktur Kiisel nitelikleri dolaysiyle grup iinde i grenler, btn cemat temsil ederler. Byle bir farkllama cemaatin ya amasn salayan bir temeldir. Fakat byle kk bir azgnln, cemaat bnyesi zerinde egemenlik kurmas anlamnda deildir. Egemenlik ileride a klanaca zere toplum iinde hele ilk safhalarda paralayc bir rol oynar. Egemenlikte yneticiler ynettikleri y n larla ayn kaderi paylamazlar. Onlarn yaad Mem ynettikleri yndan farkldr. 0 halde cemaat egemenlik unsuru tamayan bir toplum yap sdr Cemaatin bu zellikleri yan nda birde yap sn gelitiren artlar varCemaat yap s etkenin tesiri alt nda geliir: Birinci etken Kom uluk dr: mnasebetidir. toprak birli i, cemaat yelerini birle tirir ve kayna trr kinci etken kan birliidir. Kan birliinin en kk ekli ailedir. Ailede e itli yeteneklere ra men bir birlik vard r. Bu bakmdan aile kk, devaml ve gerek bir cemaat tipidir. Cemaatin kurulmas nda nc etken, ortaklaa dn, davran ve i "g birliidir. Ancak bu halin bir cemaatin kurulmasn salamas iin ortakla a gr ve anlayn insanlarn derinliklerine i -

16

lem.esi ve cemaatin belli ba l tabakalarma girmesi gerekir. Bylece bir insan yn, bir cemaat haline gelebilir. Bunun en gzel rne i dini bir grupta m terek kutsallklara inananlarn kurduklar topluluklardr. Bunlarn yeleri ortakla a inan, ortakla a tapnna ve ortakla a bir dini ya ay sonucu o kadar skca birbirlerine ba lanr ve birle irler ki, bu birlik karsnda servet, meslek, toplumsal durum gibi farklar tamamen nemlerini kaybederler. Mekkeden Medineye g eden mslmanlarla medineliler o kadar birbirlerine yakla mlard ki bu hal ancak btn mminler karde tir ( ) szyle anlat labilir Bunun gibi ortakla a bir ara trma yapan, birlikte senelerce yan yana kalarak derslerini haz rlayanlar aras nda da byle iten gelen grupla malar olabilir. Mlkiyeliler derne i, stanbul liseliler derne i byledir. Bu' birlikte farkl yetenekteki yelerin birlikte yer alm olmas, birlii bozucu de il, kuvvetlendirici bir etki yapar Ayn dili konu an bir millet bym bir cemaattr. D tehlike, kader birlii, dil ve ama birlii yoluyla gerekle en kltr birlii bu millet yelerini birbirine perinler 24
.

Menfaat Cemiyeti (Societe" bas& sur les int' r&s)

Cemaat, kk bir grup olup genel olarak, ilkel ve erken a larda bulunan bir topluluktur. Kolay ya ama artlarnn bulunduu yerlerde iten balanan bir insanlar toplulu u cemaati meydana getirin. Bunlar n yeleri aras nda bir yandan mihaniki olarak beraberli i salayan bir dayanma te yandan birlik ve beraberli i iten koruyan tinsel veya kltrel bir ba vardr. Menfaat birliklerinde ise a ka tanmlanan belirli bir amac sz konusudur. Bu amac n her vakit ekonomik olmas art de ildir. Bir ihracat lar birlii, bir gda maddele i parakendeciler birli i kadar bir cami yapanlar dernei, bir pul mbadele derne i, bir ant yaptranlar derne i de bu trl birlikler aras nda yer alabilir. Bunlar n lipsi menfaat birlikleridir. Yaln z bu sonularla gzetilen ama ekonomik trden bir menfaat de il, spor, kltr, hayr ve yardm ile ilgilidir. Bu ynden Yardm Sevenler Derne i, Atl Spor kulb ve benzerlerini Menfaat Birlikleri aras na katmak gerekir. Menfaat birliklerini cemaattan ay ran birinci fark yeler aras nda ekonomik veya benzeri bir amac n bulunmasdr. kinci fark cemaatta yeler her ynden birbirlerine ba landklar halde menfaat birli inde
24 Bk. Mehmet Taplamaelo lu, Genel Sosyoloji, Be eri Gruplar, sayfa 24 ve devam (Ankara niversitesi Basmevi, Ankara, 1961) Bk. Dr. Hans Freyer, Sosyolojiye Giri , sayfa 73 ve devam (Ajans trk Matbaas , Ankara, 1957.

Din Sosyolojisi F. 2

17

yalmzca tek bir mnasebette birlik vard r ve fert m tek ama di .da tamamen serbesttir. Kader birli i, kltr birli i ve tinsel bir birlik Kuran insanlar btn varhklar yla birleirler. Mesela cemaat eklinde birleen bir ssz adada yelerden biri kp ben yalnz balk avlarm, fakat yang n 'felaketine veya su bask mna kar kolumu kprdatmam diyemez. felaketleri ortakla a paylamak zorunlu u vardr. Halbuki menfaat birliklerinde mesela madenciler birli i sadece madenleri karp, satmak ve kar payla mak iin; Tarm Kooperatifinde ise rnleri' elde edip satmak ve bundan bir menfaat sa lamak iin birleme vardr. Bunun dnda Madenciler Birlii yesi tamamen serbest ve Tari ortaklar ise btn ilerinde zgr insanlardr. O halde Menfaat Birli inin Cemaattan ikinci fark snrl bir birleme olmasdr. Cemaatla menfaat Birli i arasndaki nc fark udur: menfaat birliklerinde bir kii bir ok birliklere ayn zamanda ye olabilir. Buna kar lk cemaatta birden fazla grubun yeli i dnlemez. Fakat bir ki i i ie giren ayn merkezli daireler halinde bir ka cemaata mensup olabilir. Mesela bir kimse hem bir ailenin yesi; hem ailenin iinde bulundu u kabilenin yesi; hemde Trk milletinin bir ferdi olabilir. Bunun benzeri apra k bir durum. Menfaat Birliklerinde grlr. Bir kimse Hem Madenciler irketinin mdr, hem Jokey kulbnn yesi hemde Gda sat kooperatifinin yneticisi olabilir. Burada fert bunlar n kesi me noktasnda bulunmaktadr. Menfaat birliklerinde ayn ihtiya, ayn ama ve ayn menfaat sahipleri birleirler. Bunlar belirli menfaat sa lamak pahasna baz feragatlara katlanrlar. Snrl menfaatlar dnda birbirlerine ba llk ve ykmllkleri yoktur. Cemaatla Menfaat Birliklerini birbirinden ay ran drdnc bir fark udur: Menfaat birliklerini kurmak arzu ve iste e ba ldr; buraya girip kmak bir istek i idir. Buna karlk Cemaati kurmak, onu de itirmek ve ondan kmaa imkn yoktur. Cemaatlar d ve i alemin basks altnda kendiliklerinden kurulmu lardr. Cemaatla Menfaat Birli i arasndaki beinci fark Cemaatin eski zamanlara ve menfaat birliklerinin son zamanlara z bir te kiltlanma olmas olayndan kar. Ferdinand Tnnies bu konuda daha ileri giderek geni anlamdaki cemiyeti ana izgileriyle menfaat birli i modeline uyan bir kurulu olarak tanmlar. Normal gelime Cemaattan menfaat birli ine do ru olmakla beraber ters bir geli me sonucu Menfaat Birliklerinin cemaata inkilp ettikleri de grlmtr. Byle bir durum genel bir yneli deil, tekil ve ayrk bir olay18

dr. Bir lonca bir sendika, bir mte ebbisler birli i Menfaat Birliklerine rnektir. Bunlar bir geli me srecinden geerek bir cemaata dnebilirler. Lonca kuruluunda buraya girecek ustalar n menfaatlarm korumak, rakhk ve ustaliklar bir dzene koymak iin kurulmu bir menfaat birli i olduu halde zamanla bu lonca yeleri aras ndaki dini, kltrel, aileyi ve psikolojik baz yaknlklar daha ileri bir kayna ma meydana getirir. Loncadaki raklar ustalarnn kzlariyle evlenir veya dini bir tak m ilgiler, yeleri daha skca birbirine kenetleyerek bunlar bir btnn kopmaz paralar haline getirir. O kadar ki art k bu yeni eklin Rd cemaat olmak gerektir. Sendikalarda daha s k i mnasebetler, e itim ve kltrel yak nlklar daha ileri bir kayna maya yol vererek onu cemaata evirir. Byk bir fabrika, i ileri iin baz -et sisler yapar; ocuklar m okutur, kurdu u sinema ve tiyatrolarla kendilerini elendirir; yeler aras nda kooperatifler kurarak onlar n kltrel yaknlm sa lar ve btn bunlar fabrikada bir cemaat uuru yaratr. Bu misallere ra men Menfaat Birliklerinin cemaata dnmesi sreci ge., nel de il, tekil ve ayrk bir olaydr. Egemenlik Cemiyeti (Sociffi bas& sur la souverainete .) Alman Sosyoloji edebiyatnda Cemaata Gemeinschaft, Menfaat Birliine Gesellschaft ve Egemenlie ise Herschaft derler. Bu blmlemede en ok zerine durulan konu Egemenliktir. Cemaat tanmlarken bunun egemenlik unsuru ta mayan bir topluluk olduunu belirtmitik. Geri. Cemaatta da fertler aras nda ayrmlamalar olduu, baz kimselerin tekilerden daha gl ve yetenekli olduklar grlr. Fakat bunlar cemaat n Biz uuruna ba h kalrlar. Egemenlikte ise egemen grubun ana gruptan ayr lmas ve ona cephe almas sistemin gereklerindendir. Yneticiler kendilerini ynettikleri y ndan deil, ondan farkl ve stn grmektedirler. Buna kar hk ynetilenler de kendilerinin bir avu insan tarafndan ynetildilderinin farkndadrlar. Ksacas Egemen grup cemaatn biz uurunu paralamakta ve paralanan iki grup aras nda sert bir gerginlik yer almaktad r. Egemenlik olay, gerekte bir grubun ynetici olarak buyruklarda bulunmas ve teki grubun da 'bu buyruklara boyun emesi eklinde kendini gsterir. Bu boyun e dirme zenginlikten, sihirli bir gten, fizik ve fikir strlnden, ballk, sayg, korku veya mantktan ileri gelebilir. Bu sfatlarn tm veya' bir ksm yahut bir tanesinin grupta itaat salamas , egemenlik olaynn ortaya kmas iin yeter bir niteliktir. Devrin nl bir hukukusu olan Leon Duguit, egemenli i, ynetenlerle ynetilenler aras ndaki bir ayrmlama olarak tanmladktan sonra bunu yneten grubun ynetilenler zerinde szn geirmesi olay na ba19

lamaktadr. Bu yazara gre egemenlik fiili bir durum olup ancak uygulama tarz na gre me ru veya gayri me ru olabilir. slamiyet Tanrya, Tanr resilluna ve buyurma yetkisi olanlara itaat emreder 22 Bu gr Egemenliin islamiyeti korumadaki neminden ileri gelir. islamdaki bu itaat smarlid r. yi eylerde itaat art olduu halde kt eylerin yaplmasnda bir ykmllk yoktur 28 . Burada Duguit gr ile
.

islamn gr birleiyor; biricik fark islamn maruf dedi ine Duguit me ru demektedir. M. Weber egemenlikteki buyurma ve boyun e me olayn, uygulamadaki merulua balamaktadr. Bu sebeple egemenli i uygulayanlarn seimle ibana gelmeleri bir merulatrma hamlesidir. islmiyette hilafet icma'a dayanr ve meruluunu iki kaynaktan alr: biri islamn ileri gelenleri tarafndan adayn seilmesi; ttekisi bu seimden sonra ynetilen grubun bu seimi onaylamas (biat) dr. Kitap ve hadis hkmlerine gre uygulamalarn da gz riiinde tutulmas gerekir. Zira Tanrya ve Tanr sal kurallara uymayan yneticilere itaat vecibesi yoktur 29
.

Max Weber, Egemenliin lksel tipinden sz aar: Geleneksel, karizmatik ve meru egemenlik

Geleneksel Egemenlik (Souverainete Hereditaire), tedenberi uygulana gelen ve ynetenlerle ynetilenler aras nda eskiden beri gerekle en bir ayrmlamadan ileri gelir. Byle bir yap da yer alan hkmdar, yaz l hukuk
ve ekli kurallara gre de il, gelenek, rf ve adetlere gre grevini yerine getirir. Ynetilenler yneticilerin gelenek ve rflere uygun olarak verdikleri karar ve buyruklar yerine getirirler. Bu trl ynetimde ayaklanmalar, egemenlik sistemine de il, dorudan doruya gizli veya kapal olarak anlamay bozmu olan hkmdara kar dr. Bu tip egemenlikte ki isel unsurlar vardr. Eski bir iftlik a asnn renber ve kyller zerinde sz geirmesi, bir airet eyhinin kendine ba l olanlara kar taknd durum geleneksel egemenlik sisteminin tipik rnekleridir. Burada egemenli i kullanan kii veya zmrenin yard mcs olan kurmay heyet hkmdar n iste ine gre seilir.

Karizmatik Egemenlik (Souverainete Charismatique), bamba ka bir tiptir. Karizma (Charisme veya Charisma) hit, inayet ve kerem anlam ndadr. Max Weber bu terimi ynetilenlerin baz yneticilerde var sand olaanst veya tabiat st nitelik ve zellikler iin kullan r Halk bu s27 Bk. Nis Suresi 59. yet 28 taat Marufadr. 29 ( l1) Bak. Binbir Hadis

aplb )

B Binbir Hadiste No 978

20

tn varlklara ve ba arlarna inanarak onlar n ynetimini tanr ve kabul eder. Bunun en gzel rne i bir din nderinin veya peygamberin inananlar ve bazan btn bir toplum veya milleti arkas nda toplamas 've rklemesidir. Burada hkmdar, nder, halife veya peygamberin gerekten bu zelliklere sahip olmas art de ildir; ona ba l olan grup yelerinin bu olaanst zelliklere inanmas ve onlara itaat gstermesi Idifidir. Hz. Muhammedin mminler zerindeki etkisi, Napolyonun zaferden zafere ko turduu Fransz ulusu zerindeki nfuzu; Fatih, Yavuz ve Kanun rnin milletleri zerindeki geleneksel karizmatik etkileri; Atatrk'n Kurtulu Sava ve onu takip eden zamanlardaki ola anst prestiji byle bir egemenli in gzel rnekleridir. Me ru Egemenlik (Souverainete legitime) te egemenli i elinde tutanlar kadar bunlarn buyruklarma boyun e enler de kanunlara ve ekli kurallara uymaktadrlar. Bu ynden bu gibi ynetimlere hukuk devleti ve uygulanan egemenlie de hukuk egemenli i (Soverainete du Droit) ad verilir. Burada yardmc 'Kurmay Heyeti hkmdarm veya ba takilerin keyfine gre deil, objektif hukuk kurallarna gre seilmitir. Kurmaylar mertebeler dzenine gre grevlendirilirler. Bu tip egemenli e Eski Kltr toplumlar nda, modern Devletlerde, Belediye ve byk i letmelerde ve byk kamusal kurumlarda rastlanmaktad r. Bu lksel egemenlik tipleri yan nda bir sr karmak tipler de vardr. imdi sra egemenliin toplum tarihinde tuttu u yeri belirtmeye gelmitir. Gzlemi, insanl k tarihinin derinliklerinde oldu u kadar Amerika, Avusturalya, Afrika ve benzeri yerlerde ya amakta olan ilkel toplumlarda da yapmak mmkiin ve yararl dr. Bu trl bir ara trma egemenlii olmayan bir toplumun nas l bir egemenlik yapsna getiini gsterir. Bu konuda. Franz Oppenheimer'm teorisini aklamakla yetinece iz. Bu teoriye gre ba langta ayr ya ayan iki topluluk gerek alanda kar layor, sava yor ve sonunda bunlardan biri tekine ba lanyor. Ortaya kan yapda bir grup tekisi zerinde stn bir tabaka meydana getiriyor. Bunun tipik rnei udur: Bir .yanda henz sapan medeniyetine varmam olan ve topra apa ile ileyen yerleik bir topluluk; te yanda avc lk veya hayvanchkla uraan yar veya tam gebe obanlar vard r. Mesel verimli rmak kylarnda ya ayan renberlerle bu k yp evreleyen da larda barnan gezegen obanlar veya vahalarda yerle mi ekincilerle buray evreleyen l ve bozkrlarda hayvan besleyen gebeler bulunabilir. I te bu ikilik, tipik drt aama gsteren egemenlik geli mesinin k noktasdr. Bu iin nemli yn egemenlik a amalarnn teorik taraf deil, canl rneklere dayanan geli meleridir. Egemenlik srecinde -her yer ve her zamanda drt ayr aama gze arpar: 21

Birinci A amada topra ileyen kimseler rnlerini toplamak zere bir kara paras na yerle irler. Burada da nk ve savunma g ve yeten-einden yoksun bir toplum hayat yaarlar. Bu rnler onlar ele geirmek iin pusuda yatan gebeleri harekete getirir. Asl nda bu gebe obanlar birincilerden ok daha evik ve sava drlar. Tam rnlerin ahnaca bir srada gebeler verimli topraklara sald rrlar. Bu olay bir egemenlik deil, birok kez tekrarlanan bir ya madr. Bununla beraber bu durum, egemenliin ekirdei saylr. Oppenheimer'e gre bu day ve yiyecek tedariki iin iki yol vardr: Bunlardan biri ekonomik yol yaniemek sarfiyle bunu elde etmek; ikincisi siyasi yol yani dzenli olarak bu rnleri sahiplerinden zorla almak ve ya ma etmektir. Bu ise siyasi ve askeri stnlk sayesinde ba kalarnn ekonomik i ve eme ini smrmek demektir. kinci A ama, hemen birinciye bitiiktir. Gebelerin her y l gelip rnleri ya ma etmeleri elveri siz oldu u kadar, ya ma ve savalar halka ve her iki tarafa a r kayplar verdirmektedir. Askeri stnlk ve kom uluk kanlmaz bir gerek oldu una gre bu i leri baz kurallara ba lamak yararldr. Bir anla ma ile birinciler her yl rnlerinin belirli bir k smn ikincilere verecek; buna kar lk ikinciler zor kullanmaktan vaz geeceklerdir. Bu trl bir anlama her iki taraf iin yararl olacak ve yaratt karlkl ba ntlardan dolay devamh bir dzen kurulacakt r. Oppenheimer bu aamaya Bal Toplama Safhas diyor. Bilindii gibi arc, petekler dolunca bahn belirli bir ksmn alr; buna kar lk kovana dikkat edip onu korur. Bunun gibi egemen grup ald cizye kar l cizye veren grubu ba kalarna kar korur. te yandan gebeler alacaklar n salama ba lamak iin yerli halkn ekonomik gelimesine yard m eder ve onlara gz koyan yabanc yamac lara kar ons lar korurlar. nc aamada, cizye verenleri d dmanlara kar koruma, cizyeleri toplama ve btn bunlar denetleme gere i, gebeleri gezicilikten yerle iklie gtrm ve bunlar kendilerine ba l olanlarn yaknnda ve aralarnda oturmak zorunda kalm lardir. Bylece ba langta ayr ya ayan iki grup nc a amada bir araya gelmi bulunmaktadr. Egemen grup ynettikleri grubun kolayca kontreln sa layacak ad r veya atolarn tepelere kurar veya yaparlar. Bu iki grup bir egemen birlie ok yakla m olmakla beraber toplum yap s cemaatta oldu u kadar tek dzen ve tek para de ildir. Tersine, bu yap aralarnda keskin ve etkin gerginlik olan iki ayr gruptan kurulmu tur. Bunlardan biri topra ilemekte tekisi ise gerek cizye ald grup yararna ve gerekse kendi karlar iin, saldrganlara kar sava amakta ve buna kar lk savundu u grubun emeiyle geinmektedir. 22

Drdnc A amada iki grup kesin olarak kayna mtr Bu kayna ma sonunda hoinojen bir birlik yerine, buyuranlarla bu buyruklara boyun e en,

lerden ibaret iki tabakal bir egemenlik birlii meydana gelmi tir. Bu suretle iki grup yeleri aras ndaki evlenmeler, nemli baz ara tabakalar ortaya karm ve her iki tabaka aras nda araclk yapacak aileler do mutur. Bu yap antropolojik ynden de geli erek millet ad verilen bir toplum trnn domasna yol amtr. Bylece drt a amadan meydana gelen sre sona ermi bulunmaktadr. Ksacas drt a amann sonucu egemen bir birliin ortaya krnasdr. Bu srec yaln z ilkel toplumlarda de il, ayn zamanda ileri medeniyetlerin ba lang ve temelinde grlmektedir. Her rastlanan egemen birli in yukarda akladmz yollardan geerek meydana geldiini savunmak bilimsel gereklere uymaz. Egemen birlik, egzojen yan d bir bask altnda ayr ayr iki grubun birle mesinden doduu gibi, endojen yani iten gelen etkenlerle de gerekle ebilir. Aslnda homojen olan bir grup i ayrmlama (Differenciation interne ou endogne) yoluyla egemen bir birlik meydana getirebilir. Genel olarak byle bir farklla ma zel mlkiyetten ileri gelir. zel mlkiyetin do masiyle bir zenginlik ayrmlamas (farkllamas) balar. Daha zengin kimseler toplumda daha fazla yetkili ve gl bir hale gelirler. Zenginler grubun savunma grevini bunlarn srtna ykler. Geim sknts bilmeyen bu kimselerin var-Ulan ve bo zamanlar onlarn byk, para ve zamana muhta olan, silhlanmalarm mmkn klyordu. Bir yandan kendilerini te yandan muhafzlarn' silhlandran bu kimseler egzojen egemenlikteki sreci aynen taklit ederek btn grubun korunmas n zerlerine al yor ve buna kar lk egemenlik hakkn gruptan istiyorlard . te Derebeylik denilen eklin kk ve ba langcn burada aramak gerekir. Egemenlik Cemaatn homojenliini ykarak toplum tabakalar aras nda bir e itsizlik yaratmakta ve bazan zorlamalara ba vurulmaktadr. Bununla beraber egemenlik geni insan topluluklar n yaratan ve bir arada tutan biricik yoldur. Egemenlik olmasayd bir skender imparatorlu u, bir Roma Imparatorlu u ve bir Osmanl imparatorluu olmayacakt. Yine egemenlik olmasayd tarihte rne ini grdmz geni lkelere yaylan bir islnt topluluu, bir srail toplumu, bir Yunan medeniyeti olmayacakt Cemaatlar her vakit kk gruplardir ve yle kalmaya mahkmdurlar. Bunlar bir kabile byklne gelince kendiliklerinden blnr ve zlrler` Cemaat
,

en ar ekliyle herkesin birbirini tan d ve toplumsal evrenin kolayca kav rand bir zamanda gerekle ir. Bunun anlam ise cemaatn kk birlikler olmas demektir. Ilkel kltrler kk gruplarla yetinebilir, Fakat yksek kltrlerin daha geni yzeyli ta rclara ihtiyac vardr. Eski in, Hitit, Yunan medeniyetleri bunun gze arpan rnekleridir. 23

Zmre Cemiyeti

(Societe des etats)

Toplum hayatnn ana ekillerinden olan Cemaat, cemiyet ve egemenlii inceledik 30. imdi bunlardan daha karma k olan snf cemiyetlerini ele alacaz. Bu ekillere gei egemenlik yoluyla gerekle mektedir. ster iki kart grubun birle erek tabakala masndan isterse ayn grubun i sebeplerle ayrmlamasndan meydana gelsin egemenlik srecinden yeni bir sosyal yap doar. Bu trl bir birlik sa layan insanlar tek bir kader ve ya ay paylaacak yerde ayr ayr lemlerde ya amaktadrlar. Bu duruma gre toplum yaps, tek katli de il bir ka kathdr. Fertler ayr ayr katlarda ya ayan gruplardan birine mensuptur. Fert bu gruplardan birine kat ldktan sonra toplumsal bir tze (statye) kavu abilir. Byle bir modeli kavramak iin iki noktamn aklanmas gerekir: Birinci nokta katlar, ikinci nokta bu katlar btn binaya ba layan i kanunlar Birinci nokta, ferdi zmresine ve toplumsal tabakas na balayan lt (kstas) bulmay gerekli klar; ikincisi ise heterojen paralar daha yksek bir birli e evirecek olan birletirici ve ayrc ilkelerin ayd nlatlmasm gerektirir 31
.

Zmre Cemiyetinde, zmreler aym ana yap iinde tpk e itli katlarda ya ayanlar gibi farkl hukuk durumlar dolaysiyle teki tabaka veya katlardan ayrlan ksmi gruplardr. Byle bir cemiyet yesinin, binan n btn katlarnda yaayan insanlarla payla t baz haklar vardr. Fakat onun asil davran ve ya ay artlarn belli eden hukuki durumu mensup oldu u zmrenin yani aym katta ya ayanlarn aymdr. Zmreler aras ndaki hukuki durumlar birbirinden ok farkl olursa daha iyi durumdaki zmrenin haklarna imtiyaz ad verilir. Bu takdirde her zmre iin bir alt veya st tabakaveya kattan sz a labilir. Zmre Cemiyeti hukuk Devleti (Rule of Law) ilkelerinden bsbtn bakadr. nk Hukuk Devletinde toplum binas nda ya ayan btn yeler e it haklardan faydalanr. Bu trl ynetim hi olmazsa hukuk alan nda imtiyaz tan maz. Bunun gibi bu trl yap lar, ana art olarak hukuk devleti kavramna dayanan a da Demokrasi anlayna aykrdr. Fransz devriminden nce e itli zmre (Asilzde Rhnan ve Burjuvazi) lerden kurulmu Eski Rejimi (Ancien Regime), patrii ve pleb ayrnuna dayanan Romann Devlet yap s ve Hindistanda Brahmanlara imtiyaz tanyan te kilt bu trl Ziimre Cemiyetinin tipik rnekleridir. Askerlik, rahiplik, siyasal nderlik ve byk toprak mlkiyeti son zamanlara kadar bir imtiyaz say lmakta idi. Bu akmn tersine birde yukar
30 Bak. Hans Freyer, Sosyolojiye Giri , N. Abadan evrisi, (Ajanstrk Matbaas , Ankara 1957) 31 Daha geni bilgi iin ayn eserin sayfa 73 ve devanuna Bak.

24

snf imtiyaz' yerine a a snf ve zmrenin imtiyaz vardr: Baz toplum faaliyetleri ve bir tak m iler yksek zmrenin yapmay bir a alk sayd eylerdi. Mesela ticareti ve para i leriyle u ra rnay soylu, asker veya rahipler a alatc grmekte ve bunlar a a snflara b rakmakta idi. yle ki, bir bakma, bu gibi i ve grevler bu a a zmrenin imtiyazlan aras nda idi. Ziimre Cemiyetinde her zmrenin bir grevi ve bu grevi kar lamak zere baz ahlk ve davran yasalar vardr. Bunlar zmreden zmreye de iir. Bir amele ile bir kondurac mn, bir asilzade ile burjuvanan gr leri arasnda derin farklar vard r. Zmre Cemiyetinin iyice ania abilmesi iin yap kanunlarma ba l olan srecin a ka bilinmesi gereklidir.

Birinci Sre: Zmrelerin tekelci olmas dr. Bunun byle olmas pek
tablidir. nk tekilerden daha ok imtiyaz' olan zmre bu durumu devam ettirmek iin tekilerin bu imtiyazlan renmesini istemez. Zmreler arasndaki snrlarn keskin izgilerle kapal tutulmas na allr. Blmler su szmayacak derecede kapal olduu yerlerde bir KAST (Caste) sistemi meydana gelir. Hindistandaki durum bu sistemin tipik bir rne idir. Bir kasttan tekine gemek tamamen imkns zchr. Zmreler aras nda yer alt faaliyetleri vard r. Yani a lmaz gibi grnen snrlara ra men zmreler aras nda baz kaymalar vard r. te yandan yukar zmreler kay plar telfi veya egemenli i elde tutmak iin devaml olarak a a zmrelerden takviye grmek ve a darnalarla dip diri kalmak zorundad r. Yaln z bu a lama veya takviye edilme olay bir taktik ve metot i idir. Burada bir yandan yukar zmrenin kapal lk ve imtiyazlanna halel getirmemek, te yandan yararli olan her eyi iine al mak gibi ikili bir ama gdlr. Bunun rne ini Eski Romada Patriilerin Pleblerden aldklar takviye ve a ilamalarcla grmek mmkndr. Burada gzetilen nokta bu a damalann zmreyi sarsmamas ve gev etme nesi, tersine perinlemesidir.

kinci Sre,

a a znrelerin yukar zmreler imtiyazlanna kar

cephe alm olmalar olaylandir. Bu hareketin nceki a lama veya takviye grmeden olan fark meydandadr. Zira birinci hareket yukar zmrenin istei ile gerekle ir. Halbuki bu son hareket onlar n arzusu dnda zorlayc bir faaliyettir. Bu haks z imtiyazlarm kald rlmas iin giri ilen teebbs cemiyet diizenini bozar gibi grnrsede gerekte haks z bir durumu iptal etmek ve gasbedilmi initiyazlan geri almak amacn gder 32
32 islmda adalet, hakk yerine getirmek ve bat l gidermek eklinde tanmlanr.
.

Bu trl
,31:>J

J11,1 9 -

25

faaliyet, zmre btnl n korumak artiyle yukar zmrenin imtiyazlarn' suurlamak abas dr. st zmrelerin direnmeleri o u zaman kanl savalara yol aar.
,

nc Bir Sre, zmre dzenini ortadan kaldrma amacyla giriilen abalardr. Yneten zmre elde tuttu u imtiyazlar kar l baz yararl hizmetleri zerine almak zorundad r. Bu hizmetlere s rt evirmek ve imtiyaz. lazm son kertesine kadar kullanmak sevdas nda olan yksek zmre er. ge bir devrim ve direnmenin zafer teranelerini beklemek durumundad r. Fansz Devrimi zmre cemiyetine kar dzenlenen ayaklan xamn tipik bir rneidir. Voltaire gibi ansiklpediciler, Montesquieu, Rousseau gibi dnrlerin gelitirdii 18. yzyln Aydnlanma Devri byle bir Devrim ideolojisini iten haz rlamtr. Kamu uurunda yerle tirilmek istenen lk, eski de er yarglarm iten paralamak amac n gden zgrlk, eitlik, kardelik, hukuk devleti, ve ulusal egemenlik gibi ilkeler hep bu ideolojiden kaynak almlardr.

S nf Cemiyeti (Socit classiste)

Smf Cemiyetiyle Zmre Cemiyetini birle tiren nokta her ikisinin de dikey olarak st ste tabakalardan kurulmu olmalardr. Fakat bu iki ana ekil arasnda gerek yap ve gerekse ilerinde cereyan eden olaylar ynnden nemli farklar vard r. Zmreler, ncede syledi imiz gibi, kamu hukuku ve rf adetle kendilerine tannm olan farkl hukuki durumlar, kendilerine z devinim kurallar, kapal bir ahllt anlay, yaay tarz ve dnya grleri (Weltanschauung) ile s mflardan ayrlrlar. Smf Cemiyeti, hi olmazsa eklen, hukuk eitlii ilkesine dayan r. Snflar bu trl toplumlarda e it veya benzeri eko-nomik durumlar olan tabakalard r. Zmre Cemiyeti hukuk ayr lna, Snf Cemiyeti, hukuk e itlii ve ekonomik ayr mlamaya dayanr. Burada ekonomik eitlik tabakalar tekil eden snflardadr. Bununla beraber bir tabakadan tekine atlamak her vakit mmkdr. Tabakalar birbirine gemi durumdadr. Buna ra men her ekonomik sistemde baz zellikler vardr. Snf atmasn ok kt sonularla yorumlayanlar, bir yandan Devletin sertlii yumu atmak zere araya girmesi, te yandan a a snflarn yardmlama ve te kilatlanma sreleri kar sinda bugn dayanaks z kalmtr. O kadar ki Bat leminde patron-i ci problemi hemen hemen zlmtr. Aradaki byk farklar giderilmi ve birok yerde devamh, dengeli ve kvamh bir ekonomik sistem meydana gelmitir. ci ve patron sendika26

larnn srekli temaslar sonucu fiat ykselmeleri kar snda i ci bir takm zel hesaplamalarla kendi payn almaktadr. Hayat endeksleriyle Devlet te i ci gndeliklerini, dengeli ve geim artlarna uygun bir seviyeye getirmitir. Ayrca gelir miktarlar, e itli yollarla, birbirine yakla maktadr. Bir retmenle kalifiye bir i inin gndelii a a yukar ayndr. Bylece st ste gelen s nf tabakalarndan a a snftan orta snfa do ru kuvvetli bir akn balam ve buda genel olarak s nflar bir piramide benzeten ekonomi bilginlerini artarak bir yldz emas meydana getirmi tir. Yukar Snf Orta Snf Aa Snf Eski durum E
-3-

Son durum

Baz bilginler dzenli 'bir Orta S nf Cemiyetinden bahsederken bakalar ekonomik farklar tamamen silinmi bir SINIFSIZ toplumdan sz amaktadrlar. Bu sonuncular snflar aras ndaki ,byk farklarn yukarda akladmz yollarla giderilmi olmas eklinde yorumlamak uygundur. Zira st tabaka ile alt tabakan n sivrilmesine ve zay flamasna kar lk orta tabaka kal nlamaktadr. Bu ise barc yollarla sa lanmtr. Yukarda incelediimiz ana ekiller lksel tiplerdir. Gerekte bunlar bu kadar soyut olarak yakalamak gtr. 33 .

3. TOPLUMSAL HAREKETL L K (Mobilite Sociale)


ki trl hareketlilik vard r : Yatay hareketlilik, dikey hareketlilik Yatay hareketlilik tpk tek katl binann kompart manlar aras nda oldu u gibi meknda cerayan eder. Dikey Hareketlilik ise ok katl bir binann katlar aras nda oldu u gibi toplum tabakalar arasnda gerekle ir. O halde birincinin bir yzeydeki dz ayak bir devinim olmas na karlk ikinci ini ve k olan bir hareketliliktir.

Yatay Hareketlilik

(Mobilit e Horizontale)

Bundan bir iki yzyl nce insanlar n hareket alan ok dard. Btn hareketlilik ehir surlari iinde yahut surlar d nda atla yap lan bir gezintiye inhisar ediyordu. ehirler aras geziler pek seyrek, yabanc lkelere gitmek
33 Bu kesim Prof. Dr. Hans Freyer'in eserlerinden yaralan larak yaz lmtr Dr. Hans Freyer, Sosyolojiye Giri (N. Abadan evrisi) sayfa 73-109 Dr. Hans Freyer, Introduccion a la sociologia ( spanyolca) sayfa 146-160

27

ise ola an st bir hldi. Bu devirlerde E yamn hareket alam da suurhyd . Gerek ham madde gerekse i lenmi eya ehir surlar iinde veya surlar n en ok 25-30 kilometrelik evresi iinde bir hareketlilik gsteriyordu. ehirler aras ve bugnk anlamda uluslar aras bir de iim sistemi akla gelmezdi. Bu dar evreli hareketlilik devirlerinin ula trma aralar da ona gre idi. Karada at, araba, ka n, deve ve benzeri; denizde krekli gemi ve sandallar kullanlmakta idi. Bugn bu alanlarda artan bir hareketlilik gze arpmakta-. dr.

1819 y hnda Robert Fulton'un buldu u buharl gemi, Okyanusa a lm ve ba arl bir yolculuk yapmtr. 1823 ylnda George Stephenson bulu unu deerlendirmek amac yla ilk lokomotif fabrikasn kurmu ve Samuel Morse ayn yllarda telgraf bulmutu. Btn bu yenilikler bir sre sonra uygulanmtr. Bir yandan Avrupa demiryolu a laryla rlrken te yandan . bir ok deniz yollar iletmeye ahyordu. Buna birde telgraf haberle mesini katnca hareketlili in ald manzarann eskisiyle llmiyecek bir dereceye
,

geldii anlalr. Ula trma tekni inde ikinci bir hamle 1900 yllarnda yaplmtr. Bu hamlenin zelli i, benzin motorlu ara, uak ve tramvay n ula trmay olagan st kolayla trmasdr. Bunun bir sonucu olarak insanlar hayatlarnda daha fazla yol yapm ve ok byk hacimdeki e ya eskisinden daha uzun mesafelere gtiiriilm tr. Btn mes'ele hareket eden insan ve eya trlerinin hangi do rultulara yneldiklerini ve bunlarn gttkleri amac belirtmektedir. Bu devrede evreden ehirlere bir akn ba lamtr. Sanayile me hareketinin hzlanmasyla bu g daha da artnu tr. Bir yandan terkedilen yerlerin kayplarn do um telfi ederken te yandan byk kentler alabildi ine byyordu. Buna ehirleme hareketi denilir Byk ehirlerin bu trl bymesi do u mun deil, dardan geleli glerin bir sonucudur. Bir ba ka gerek te g eden- : u gibi yakn ky ve kasabalardan de il, ok uzaklardan lerinskdou
,

gelmi olmalardr. O halde byk ehirlerin byme srecinde do um olay yerine bu ehirlerin daha ok ta radan nufus ekme yetene ini temel saymak gerekir. stanbul, Londra, Newyork, Paris ve Roma'n n geli mesini bu yolla aklamak yerinde olur. Byk bir kentteki nfusun te birinin do um ve ve yerlilerden, te ikisinin nzaklardan gelme oldu unu istatistikler gsterir. Geri kalan yerli ekirde in de byk bir ksm gmen neslinden gelmektedir. Bu konuda yap lacak bir hesaplama, milyonlarca insan n eski devirlerde rastlanmayan byk bir hareketlilik gsterdiklerini ortaya koyar.

11.::,tJketlilik srecinde birinci yeri byk ehirlere yap lan aknlar tutar. kinci sre sanayile me ve fabrikalarn nfus ekeaesidir. 28

Bu konuda zet olarak yatay hareketlilik probleminde byk ehirlerin geli mesi ve endstri blgelerinin kurulmas ok byk nem ta r. Trafik
,

ve ikamet ve i yerleri aras ndaki mekik hareketleri ise ikinci derecede belirtilerdir.

Dikey Hareketlilik

(Mobilite verticale)

Toplum tabakalar aras ndaki hareketlili in ad na Dikey Hareketlilik derler. Burada incelenecek nemli iki konu vard r : Statu de itirme, tabaka de i tirme, toplumsal ykselme ve inme Yatay Hareketlilik rr eknla ilgili oldu u halde Dikey Hareketlilik makam ve kadarla ilgilidir.

a) Stat dei tirme : Mekan de itiren insanlar ayn zamanda makam


de itirirler. Kyden bir endstri blgesine gelen bir kyly d nelim: Kyde ekincilik ve hayvan besleme yerine ehirde bir fabrikada makine ba ndadr ; kyde kulbede iken burada kiralan th muntazam bir kattad r ; Kyde tarm ve hayvanc lktan gelen ayni gelirlerle geinirken burada sadece bir gndelik almaktad r. Btn bunlar gmen zerinde ok derin etkiler yapar. yle ki az sonra kyllk hat ralar adeta silinir gider. Bu kimsenin ocuklar ise bsbtiin ba ka artlar iinde yeti irler.

Kylerden kalifiye olmayan i i tedarik edilir. Kalifiye i i daha nce mevcut olup endstrile me sonunda ortadan kalkan el sanatkarlar dr. Bylece bir endstri s nf tabakas ortaya kar. Yeni s nf bir erime sonunda ortaya kmtr. Bir yanda kyde tar msal yetenekleriyle bar nma yolunu bulamayan i iler; te yanda endstri yar masnda dayanaklarn kaybetmi kalifiye i i bir erime sonucu yeni bir s nfn do masna yol am tr. Bu iki kayna nc bir kaynak olan do umlar izler. El ;'anatkarlar byk endstri tarafndan kertildikten sonra yine baz sektrlerde bunlara ihtiya vard r. Kundura Fabrikas karsnda Kundura tamircisi, anahtar ve ilingir e yas fabrikas yannda ilingir, ve benzerleri varlklarn devam e ttirmi lerdir. Dikkat edilirse bunlar n o u ba mszln kaybederek mesela bir otomobil Fabrikas nn d en.ecilik kesiminde al makta ve ba msz kalmak isteyenler de s nrl al ma alan iinde s kp kalmaktadr. Bunlardan bir k sm retim alan yla ilgisini kesmi tir. Fakat as l tipik olan yn bunlarn fabrikalarda kalifiye i i olarak grevlendirilmeleridir. Bu durum kar snda bunlar iin bir tabakada!' tekine gei de il, stat de erinde bir de iiklik sz konusudur.

b) Tabaka deitirme : Tabaka deitirme, stat de itirmeden ayrdr.


Eski Trk Askeri Azap askeri idi. Yenieri dzeninin kurulmas yla bunlar 29

bulunduklar tabakadan d m, soluu Denizcilikte almlardr. Zira harp teknigittin de imesiyle gere inde ar silahlarla donanm bir yenieri nizam bunlar lzumsuz Unu ve o u yerde yenieri askerinin hcuma kalkmadan azaplar ileri srerek harcad ve Onlarn cesetleri zerinden hcuma geti i grlm t/. Bu durumu anlayan padi ahlar onlar Deniz kuvvetlerine vermek suretiyle Yenieri;azap at masm nlemilerdir. Ekonomi alannda da sk sk byle deiiklikler olur. Kleliin yasak edilmesi zerine Amerika Birle ik Devletlerinde zenciler tabaka de i tirmilerdir.

c) Ykselme ve inme : Dikey hareketlilikte birde e itli toplum tabakalar aras nda fertlerin bazan yukar bir tabakaya atlad klar bazan da daha a a tabakaya indikleri s k sk rastlanan bir olaydr. Bu konuyu gzlerde canlandrmak iin birbirine z t iki rnekten biri kast sisteminin geerlikte olduu toplumlardr. Burada bir tabakadan tekine gemek imkns zdr. Bunun kar kutbunu liberal bir sistemde buluruz. Burada bir tabakadan
tekine gemek ok kolaydr. Zamanmz toplumlarnda veraset yolu ile intikal eden mesleki enberler k rlm ve fert iin geni ykselir e imkrlar almtr. Bu konuda iki noktay aydnlatmaya lzum vard r : Birinci nokta ferdin ykselme arzusunun iinde bulundu umuz toplumda son derece kuvvetli bir ykselme saiki olmas ; ikinci nokta ise, toplumun bu imkm haz rlamas dr. Toplum adet bir asansr haz rlar; kullanmasm bilenler bu asansrle yukar tabakalara ykselirler. Katolik kilisesi bu yolda ok ayd nlatc bir rnektir . Bu kilise demokrat ve yelerine ykselme imkm veren ok . elverili bir sistemdir. Bir oban n gnn birinde bir kardinal olmas ve bir kardinalin da sras gelincede papa olmas hi te yadrgandcak bir ey deildir. Demokratik bir sistemde ykselmeyi mmkn k lan ve ykselme anslarm eit duruma getiren kurumlar yarat lmtr. Yarmalar, ykselmeye gtren yollar eit olarak btn yurtta lara ak tutar. Birde eitli lkelerdeki hareketliliin ls veya denge zeridlle durulmaktadr. Burada babamn mesle i ile oul ve torunlarn meslei arasnda bir orant kurulur. Colin Clark'a gre A-Ziraat lar B- iler C-tekiler diye bir ema izilebilir. zm gereken problem A grubundan ahnan kimselerden ka ki inin A grubunda kald ve ka kiinin B ve C mesleklerine geti idir. Bu konuda Amerikada al nan saylar yle olsa : A B

C
23 25 71

A
B C 30

grubu
,, ,,

38
4 4

39
61 25

Bu takdirde A grubunda 38 ki i babasnn meslekinde kalm, 39 tanesi B grubuna 23 tanesi de C grubuna gemi tir. O halde burada % 62 bir hareketlilik vardr. Bu rakkam yaln z A grubundaki hareketlilik olup di er gruplarn da hareketlilik ls alnabilir. 34

III DINLER BILIMI ( Sciences Religieuses)

Joachim. Wach'a gre Dinler bilimi felsefi de il, ampirik bir bilimdir. Wach, C. P. Tiele'nin din bilimleriyle Din felsefesi aras ndaki snrlar ortadan kaldrm Olmasna takmtir. Tielenin eserinde, Din Felsefesi, dar anlam yla, Dinler biliminden ba ka bir ey de ildir. Yazara gre bilim derlenmi , dzenlenmi ve blmlenmi bilgiler zerindeki felsefi bir gr tr. Wach, Chantepie de la Soussaye'nin de Dinler bilimi ile din felsefe ve tarihini ayn seviyede grd kansndadr. Wach'n stad Ernst Troeltsch yaln z Din Felsefesi ile Dinler bilimi arasndaki snrlar silmekle kalmam, ayn zamanda Dinler biliminin mahiyeti ve grevi zerinde de hi bir vakit a k konnmantr. Ona gre Dinler bilimi normatif bir bilimdir. Wach, Troelsch' n durumunu bu ekilde akladktan sonra bu konuda iki eilme iaret etmektedir: Bunlardan biri, bilim olarak geli mek zere Felsefeden hareket eder ; tekisi, Felsefeye ynelmek zere biliniden hareket eder. Wach'a gre Dinler biliminin ba msz grevi bu iki u arasnda kalmahdr.

34 Genel Sosyoloji ile- ilgili rnek dkil ve fikirleri yazarken sayn Hocam Ord. Prof Hans Freyer'in eserleri esas tutulmu tur. Genel olarak bu kesimde a adaki eserler ayd nlatc ve grlmesi yararldr : Dr. Hans Freyer, Sosyolojiye Giri , Dr. N. Abadan evrisi (Ajans Trk Matbaas , Ankara 1957 . Dr. Hans Freyer, Einfhrung in die Soziologie 1931 Dr. Hans Freyer, Soziologie als Wirklichkeitlehre 1930 Dr. Hans Freyer, Introduccion a la sociologia F. G. V. mn Ispanyolca evrisi, Madrid 1951 Ord. Prof H. Z. -Diken, Sosyolojinin problemleri, stanbul, 1955. Ren6 Maunier; Introduction a la Sociologie, Paris, Lib. Felix Alacan, 1929 Armand Cuviller, Manuel de Sociologie, 2 tomes, Paris, P. U. F. 1958. Mehmet Taplamaco lu, Genel Sosyoloji, Ankara 1961 Macver, Encyclopedia of Social Sciences'deki Sociology maddesi. Paul Fauconnet ve Marcel Mauss, Grande Ancyclope'clie'deki Sociologie maddesi. Max Bonafus ve Necmettin Sad k, timaiyat, stanbul 1927

31

Son zamanlarda Din filozoflan aras nda Felsefe ile Dinler b;limini a kca birbirinden ayran tek yazar, Max Scheler'dir. Bu yazar, pozitif Din bilimi ve Dinin asli Fenomenolojisi aras na, birle tirici bir tema olarak, dini eya ve eylemlerin somut fenomenolojisini koyar. Max Scheler'in kendi deyimiyle, bu aratrma bir veya bir ok dini tasavvurlarn muhtevas n mmkn olduu kadar tam olarak anlamaya al r. Bylece Max Scheler, a ka dini ve ilmi olan bir gr n yine dini ve ilmi grevini zihninde tasarlar. Wach bylesine bir Dinler biliminde k noktasnn tarihi dinlerde mevcut oldu unu dorulamaktadr. Din Felsefesi tmden gelim metoduna gre nsel (a priori) olarak ortaya kt halde dinler bilimi hibir speklatif ama gtmez, ve sonsal (a posteriori) d r. Vasflama (description) Dinler Bilimi iin hayati bir nem ta makla b e raber yine bu bilim tam olarak vas flayc deildir. Wach'a gre din alan nda, ara trc, gayretini olaylara anlam vermeye yneltmeliclir. Baka disiplinlerle kar latrnca, konusunun zelli i dolaysyla, Dinler Biliminde byle bir anlam verme (Bedeutung) nin zel bir tak m glklerle karla acsa ortaya kar. Mesel bir estetikiye gre, sanat yap s, dini tezahrler yap sndan daha objektiftir. Sanat incelemelerinde yorumun a a seviyesi ile anlayn (Verstehen) yukar seviyesi aras nda byk lde bir uzla ma imkn vardr .: Yorumun a a seviyesinde bir ifadenin anlam belirtilir. Anlayn yukar seviyesinde ise, tm ve btne gtrmek suretiyle bir olayn anlalmas salanr. Dinler Biliminin k noktas din olaynn anlam zerinde bir ara trmadr. Felsefi ve metafizik problemler bundan sonra gelir. Mes'ele, dinin mahiyetini, de erler tablosundaki s rasn ve psikojenez (Psychogense) safhasndaki yerini belli etme konusu etrafnda dner. Bylece felsefe iin her vakit bir glk ba gsteriyor demektir. Bu da ampirik ye tarihi yerlerin felsefi-dini grevdeki s rasn veya hacmini tayinden ileri gelir. Dinler Biliminin grevi tarihi yerlerin anla lmasrdan ibaret olup metot ve usulleri bu sonucu sa lamak zere ayarlanm tr. Byle bir btn iinde dinler biliminin sistematik grevi ampirik veriler aras nda mnasebetler kurma a inhisar eder. O halde dinler biliminde dinlerin iyice anla lmas iin Tarihi konular (Objets Historiques) sistematik tasanlar (Projets- Systematiques)'n her ikisi de kesin olarak gereklidir. Wach'm kanaatna gre ilahiyat larla felsefeciler belirli din veya doktrinleri savunduklar halde din bilgini veya dinler bilimi uzman deer yarglarna 32

dayanan beyanlarda bulunmak zorunda de ildir. Prensip bakmndan l dinler dahi, hi olmazsa tarihi ynden, ayn ileme tabi tutulmal dr. Bununla beraber amprik ara trclar subjektif olarak bir tak m pein felsefi fikirlerden uzak kalamazlar. Bu sebepten bu kimselerin subjektiflik ve nazarilik tehlikesine kar dikkatli bulunmalar gerekir. Din konusunda felsefenin bilime zl bir yard m vardr: a) Disiplinin metotlar n denetler ve do rular. (Buna dinler biliminin mant denir.) b) Bir aratrmausuln tekine ba lamak suretiyle konusunu felsefi olarak tayin eder'. c) Bilgiler btn iinde olaylar bir dzen ve s raya koyar. (Dinin tarih, Felsefe ve metafizi i) Bununla beraber bu tip mnasebette ampirik ara trma ile Feisefi ara trma arasnda ki fark hi bir ekilde kapanamaz. 'Bundan dolay J. Wach ampirik ara trmalardan evrensel geerlikte normlar karan tarihile le ihtilaf halindedir. Wach' n taknd bu durum, kendisinin Din konusunda, genel ve evrensel tarihten kard metot ve ilkelere engel olmam tr Dinler biliminin sistematik ksmnda Wach tpk Simmel gibi anlamak isteyen suje ile anla lmas gerekli konu aras nda ortalama bir zm yolu olarak yorumlama teorisini ileri srm tr. Waeh' n hipotezi insan tabiatnn evrenselli ine dayanr. Bundan ezeli insanl k (Eternel Hnnain-Ewig Menschingliche) ile tarihi ayr mla ma aras nda ortalama bir ozm yolu olmak bakm ndan tipolojik metodun nemi meydana kar. Btn bunlar zetlenirse, Wach' n din etdnde iki yn birbirinden ay rd grlr. Bir yanda normatif olan teoloji ve din felsefesi, te yanda ampirik olan Dinler Bilimi vardr. Dinler Bilimi tarihi ve sistematik k smlara ayrlr. Tarihi ba lk altnda genel ve zel dinler tarihi s ralanr. Sistematik ba lk tipolojik ettleri, yani tarihi ve psikolojik tipleri ele al r. Joachim Wach'n gelitirdi i nemli konulardan biri de Klasik kavramdr. Yazar klasik kavram mn bir din etdnde normatif ve deskriptif ynler arasnda bir kpr kuraca n tahmin etmektedir. Kendi deyi iyle klasik kavram bir n yarg (Prenotion) ad na olaylarn heterogenliini zorlamak durumunda olan yani onlar ayn cins ve trden olmaya zorlayan izafi bir normdur 35
.

35 Une norme relative qui 'a pas violenter l'heterogenetie des phenomenes au nom d'une preconeeption)

Din Sosyolojisi F. 3

33

Klasik sznden menfi olarak ah bu olaylar da anla lr. Gerekte klasik ad verilen olaylar bir tak m tipik eyleri gsterir. Dini hayat ve dini tecrbe kar snda bu olaylar bireysel olarak ta dklar anlamdan ok daha stn anlamlar ta rlar. Maitre Eckhart 36 Gazali ve Shankara 37 klasik mis,

tiklerdendir. nk onlar n ateli heyecan ve retilerinde tipik bir tak m mistik ynler vardr. Bununla beraber, klasik Kavram bir olaydaki temsili ayrmacay (farikay) gstermez, ayn zamanda bir normu da gerektirir. ahsiyet, hareket ve tarihi olaylar n okluu iinde bile bunlardan baz lar hatrda kalmtr. nk bunlara ayd nlatc bir nitelik tanmak ve onlar rnek olarak gstermek mmkndr. Bu yolla onla n dini yaaymz zerindeki etkisi tannm olur. Klasik kavram Wach'a gre mutlak relativizmle her trl infra-kritik gr arasnda mevcut olan bir yneli in denenmesidir 38 Bu ise yazar n dncesile Van Der Leeuw'n fenomenolojisi ve Mircea Eliade' n din morfolojisi arasnda baz yakmliklar Sa lar. Her trl bilimsel almay imkansz klan anari dolu sbjektivizmden kurtulmak isteniyorsa klasik kavram nda zellikle
.

gereklemi olan ZAFf OBJEKT FL K ilkesine inanm olmak gerekir. Wach'n tasarlad trdeki bir Dinler Biliminin gze arpan st yap s, belli bal blmde toplan r- Yorum teorisi, Dini Tecrbe ve Din sosyolojisi

A.

YORUM TEORISI

(Hermeneutique)

Wach Dilthey'in gr lerini benimseyerek yorumu felsefe ile insan bilimleri (Geisteswissenshaften) aras nda bir ba lant noktas sayar. Yazd anlay (Das Verstehen) adl eserin 39 birinci cildini yorum teorisine ay rmtr. Burada s rasiyle Wolf, Ast ve Boeckh gibi klasik filologlar, Schliermacher gibi teologlar ve W. Von Humboldt gibi bilginlerin sistemleri yer al r. Wach verdii her rnekte, keskin bir gr le yorum teorisi ve felsefi temayl aras ndaki mnasebeti belirtmekten geri kalmaz. Kitabn ikinci cildi nl ilahiyatlarn verdikleri 14 rnek iinde teolojik yorumu inceler.
36 Maitre Eekhart (1260-1307) alman filozofudur. .Papa onun mistik teorilerini mahkum etmitir. 37 Shankara, bir hint filozofudur. 38 Infra-kritik bir kimsenin zel felsefe ve teolojideki seme yetene ine bal takdiri bir haldir. 39 Das Verstehen, Grundzge Einergeschichte der Hermeneutiscben Theorie im 19. Jahrhundert. 1933. Tbingen. J. C. B. Mohr.

34

Schliermacher ve bir ka ba ka yazardan sonra Giri ksmnda Wach Din kadar Sanat ve Edebiyat n da tam uygun bir yorumu olup olmayaca n ara trr. Kutsal Kitaplar (criture Sainte) n trnde tek (Suigeneris) olmalar zel bir yorumu gerektirince yazar, byle bir eseri inceleyen bir disiplinin hangi anlamda bir bilim saylabilece ini a atrr. nc Cilt, tarihilerin yorum teorilerine ayr lmtr. Bunlarn belli bahlar Ranke ile Droysen'in teorileridir. Wabh'n yorum teorisine kar gsterdi i bu ilgi yorumun d ilke ve kurallar ile snrl deildir. Dinin tam ve tm olarak anlayna kadar gider. stad bu konuda u drt temel ilkeye i aret etmektedir: 1) Olay ve olgularn anlayl bir deskripsiyonu 2) Tarihi ve sosyolojik bir aklama 3) Snflandrma teknii 4) Psikolojik bir anlayn zorunlu u Wach bilimsel al malara koyuldu u gnden ba layarak dinler bilimi kadrosu iinde yorum mes'eleleri ile u ra mt. Dini iyice anlamak iin d bir grnten hareket etmenin mmkn olup olmad sorusunu kendi kendine soruyordu. Acaba bir dinin esas o dine mensup olmayan bir kimse iin 'bilinemiyecek kadar g bir eymidir ? Acaba bir mslman din uzman Hristiyan dinini bilimsel bir aratrma konusu yapabilir mi? Yapabilirse bu mslmann kendisine yabanc kalan olaylar zerinde ne dereceye kadar hkm yrtebilir ? Wach Anlay (Das Verstehen) adli eserinde anlay insan kesafeti ile mmkn oldu unu ve anlama eyleminin insanlar n birbirlerile gr melerinden sonra gerekle ebildiini ileri sryordu. Bu bakmdan anlay , toplumsal bir olgudur. Hi bir deskripsiyon, tek bana bu ii ba aramaz. Bu konu Felsefe, Mant k ve bilgi teorisi (Epistemologie) ile ilgilidir. Anlayn ve metafizik temelinin artlar kadar, sonularn da gznnde tutmak gerekir. Psikoloji ruhi hayat n tm iinde anlayn yerini arar ve anlay hayat tecrbelerine ba lamak amacyla insandaki gelimeyi aratrr. Fakat burada en nemli yeri Dilbilgisi tutar. nk dil insanlar aras ndaki fikir ah veriinde en kesin ara ve mekan ve zaman iindeki fikir ak mnn en do ru yoludur. Biraz daha ileri giderek denilebilir ki bir kimseyi anlamak onun dilini bilmekle mmkndr. Dil zihnin yarat c bir eylemidir. 35

Bunun gibi beyan tarz (Elocution) d nceyi yapan organ olarak tan mlanabilir. Dil, onu yaratan milletin zeka ve zihniyetinin bir d grndr. Filoloji'nin Dinler Bilimindeki nemi bundan ileri gelir. te yandan Wach her vakit Humbolt ve Dilthey ile birlikte ferdi anlay zerinde durur. En manal yn, anlay problemlerinin bir snr ve derece meselesi olmasdr. Bu konuda Wach yle yazar: (... her anlay ta iki faktr birle ir. Bu faktrlerden biri subjektif yorumdur ki bu yolla bir deyimin Psikolojik anlanu bulunur. Bu da onu ilk defa syleyene kadar gtrmek suretiyle yaplr. teki faktr, objektif yorum olup yorumu gereken ifade, oldu u gibi alnarak ondan man karhr. Objektif yorumun ekli vardr. a- Teknik Yorum: Burada yorumu gereken deyim veya anlat mn malzeme ve unsurlar zmlenir. b- Trsel Yok m: (nterpretation G enerique) Burada incelenen eyin tertip ve ekli zerinde durulur: c- Tarihi ve Sosyolojik Yorum: Burada Tarihi ve Sosyolojik olaylar n geli mesi sz konusu olur.Bu yorum olaylarn gelimesini aydnlatmaa alr. San'atn yorumunda, bir yandan yorum, te yandan de er verme eylemleri birbirine smsk balanmtr. Mesela, Hukukun yorumunda ve daha bir ok hallerde durum byledir. Dinin yorumunda, bir dini demeteki anlam n tarihi karakteri bilinmeden o demecin anla lp anlalamayaca sorusu akla gelebilir. Kendi dinimiz dndaki bir dinin anla lmas 4 arta ba ldr. a) O din hakknda mmkn olduu kadar fazla bilgi edinmek. b) Konu zerinde tam uygun bir duyarhk ve titizlik gstermek. c) Tasar hazrlamada do ruluk. d) Kutsala ili kin kiisel tecrbe. Mutlak olarak objektif bir anlay a varmak imkanszl karsnda Dinler Biliminin amac, hi olmazsa etraflca dinin anla lmas olmaldr.

B) DN TECRBE (ExOrienee religieuse) Rudolf Otto, Dini tecrbenin trsel (specifique) bir nitelik ta d kansndadr. Otto bu ie grlmemi bir zmleme inceli i, o zamana kadar
36

allmam bir derinlik ve stn de erde bir dini duyarlk kavram getirmi tir. J. Wach stadnn bu k noktasn benimsemitir. Ahlak, estetik ve benzeri tecrbelerle olan ba ntsna ra men yine dini tecrbe, di er tecrbe trlerinden ayrlr. Rodolf Otto bunun iin latince Tanr gc, tanrsal anlamna gelen Numen ve numineux terimlerini kullanmtr. Din alan kutsal alandr; ba ka bir deyile din alan kutsahn ta kendisidir. Bu bildiri ve a klama, sanld gibi, gereksiz bir tekrar (tautologie) olmad gibi sylenmesi gereken son sz de de ildir. E er Otto dini tecrbe olay nda mevcut objektiflik vasfnm ispatn k noktas yapsayd bu konuda pek ok yanlmalar nlenmi olurdu. Yaratn stn bir varla kar duyduu ba llk ve tanrsal g (Numen) hakknda R. Ottonun yapt zmleme baz takmalara yol am tr. nk yazarn kutsal anlay ar derecede Psikolojiktir. Bununla beraber Wach, stadnn kutsal fikri, ( dee du sacre) zerindeki ilk teklifinin, sr (Mysterium) n objektif niteli ine dayandn dnr. P. Tillich'in de ayn fikirde olduu biliniyordu 40. Otto hayatnn son 20 ylnda iki trl mes'ele ile u ra mtr: Bunlardan biri felsefe, tekisi teolojidir. Birinci mes'ele dinin ahlkla miinasebetine ili kin tipi incelenmesidir. Wach bunu yle ifade ediyor: Eletiriciler R. Otto'da en zay f tarafn ekilcilik oldu unda oy birlii ederler. Yazar emaclk (Schematisme) terimini Kant'tan 'alm fakat anlamn deitirmitir. Dini tecrbe, ba ka trl tecrbe ve yarg larla ematize edilir. Yazara gre gnah, kurtulu , hatta kutsahn temel kavramlar , ahlaki arlamlar ta r. Ahlaki , ve manevi de erlerin fenomenolojik- bir ispat R. Ottonun nemle varmak istedi i bir amat. Otto'nun 'tart masn yapt ikinci mes'ele sa hakknda ne d nyoksunuz sorusu ile ortaya atlmtr. Bu ikinci mes'elenin tartmasna Wach'n ikinci stad olan Ernst Troeltsch'ta kat lmtr. Wach, Otto'nun fikrine uyarak sa Bininin bir dnce ve zihni bir hazrhktan sonra gelmi olmad kansndadr. Yeni din Hristo'nun ferdiyet ve derinli inden fkrmt r. sa, Tanrm!' gnderdi i gerek Hristomudur? sorusunu, Otto ancak dinin cevaplandrabileceini ve byle bir cevab n Dinler Tarihinin grevi dda kald sonucuna varr.
40 P. Tillich, Systematik Theology, (tome I, Chicago, Uni. Of Chicago press, 1951) adli eserinin 215-216 sayfalar nda yle deniliyordu: Rudolf Ottonun klasik olan The Idea of Iloly (kutsal fikri) adl eseri, kutsahn fenomenolojik deskripsiyonu, kutsal, anlam yla tanrsal anlam arasnda karlkl bir bagmlasmasm(interdependance) ve bunlar n da sonsuz bir varh a bal kaldm gstermektedir.

37

Wach'n en byk hizmetini dini tecrbenin anlat mlarn teorik, pratik ve sosyolojik diye alanda toplam olmasnda aramak gerekir. / Dini tecrbenin teorik anlatt m- konusunda unlar sylenebilir: Teorik ifade ilk tecrbenin sezi , duyu ve inannda aranmaldr. Bunlar ise o u zaman sembol eklinde gsterilir ki buda inan ve reti unsurlarn ihtiva eder. Bu ilk alg lar az ok , belirli ve tutarli bildirilerde anlat lmlardr. Dini tecrbenin teorik anlat m zel bir nem ta yan konu etrafnda dner: Tanr , Dnya ve insan. Ba ka deyile teolojik, kozmolojik ve antropolojik gr ve anlaylard r ki bunlar devamhca Efsane, Doktrin ve do ma yolu ile gelimi ve beslenmilerdir. Temel tecrbede veya onun ilk anlat mnda teori ile pratik, teoloji ile ahlk arasnda bir ayrm yapmak gtr. Wach, dinin, teorik anlat mnda bildirilen eylerin dini uygulamalara yol atn syler. Bunlar, geni anlamyla kayna n dini tecrbede bulan her trl tap nma eylemeleri (Cultus) dir. O halde dini tecrbenin pratik ifadesini ibadet (Culte) s nrlar iinde d nmek gerekir. Din o u zaman ibdet olarak tan mlanmtr. Btn dinlerde kutsal n tecrbeleri efsane, doktrin ve do maya dayanp Tanr (Numen) ya kar tapnma eylemleri olarak ifade olunurlar. badeti aklama konusunda hizmeti ok byk olan Underhill bu eylemleri drde ay rr: 1) Mensek ve Litrjiler 2) Semboller, 3) Kutsallama trenleri ve 4) Kurbanlar. Efsanelerin men ei zerindeki anla mazlklarla Wach hibir suretle ilgilenmez. Buna kar lk yazar bir yandan toplumsal bask ; te yandan ferdi zgrlk ve dinin tarihi geli mesinde ferdin oynad rol hakknda yaplan mnazara ile candan ilgilenir. Dini tecrbenin sosyolojik a latm ok nemlidir. Bundan dolay Wach Sosciology of Religion, Religionssoziologie, Sociologie de la Religion gibi eitli dillerde yazlm eserlerinde kendine z bir din sosyolojisi gr n gelitirmitir.

C) DN SOSYOLOJS (Sociologie Religieuse)


Din Sosyolojisi Dinler Biliminin nemli bir daldr. te yandan bu disiplin din ve toplum bilimlerinin birle mesinden do mutur. Din Sosyolojisinin, iki disiplinden tevars etti i mes'eleler yannda bir takm glkleri ve kendine z grevleri vard r. Baka deyi le, din sosyo38

lojisi, insann dier faaliyetlerine ili kin olarak sosyoloji ile baz problemleri payla r. Bu arada dini tecrbe ve anlat mlarnn zel mahiyetine ba l kendine z problemleri de vardr 41 . Ksacas , Din Sosyolojisi dinin toplum, toplumun din zerindeki karlkl etki ve tepkileriyle dini gruplar inceler. Din Sosyolojisi, ba msz bir disiplin olarak daha dnyaya gzlerini amadan nce onun hesab na ba ka disiplinler pek ok malzeme toplam t . Bu malzemenin o u, 20. yzylda elde edilmi olup zaman zaman teolojik, filozofik ve psikolojik ynlerden blmlenmi ve incelenmi tir. Bununla beraber, 20. yzy l ba langcna kadar toplanm olan malzemeyi tarafs z ve zel bir metotla ele alm olan hi bir diri sosyolojisi mevcut de ildir. Wach, Amerikan, ngiliz, Felemenk, Frans z ve Iskandinav sosyolologlarna, pek ok eyler borlu oldu unu kabul etmekle beraber, gerek mizac ve gerekse yeti me tarz bakmndan anlay sosyolojisi ve bu okulun kurucularndan olan Max Weber, Ernst Troeltsch, Werner Sombart ve Ge_ orge Simmelin yaratt klar gelene in iinde kalmtr. Kiisel olarak da Dilthey-'in etkisi alt ndadr. Bilindii gibi Diltl ba msz bir sosyolojinin kurulmas na muhaliftir. Bununla beraber yazar n felsefi ve tarihi eserleri sistematik ve metodolojik ynlerden nemlidir. Wach' n Rickert'le payla t fikir udur: toplum olaylarnn kavranmas zel bir de erler tablosuna kat lmay gerektirmez.... Fakat insanlar n toplum iindeki davranlar, ancak e yan n manasma (Sinn) nfuz etmekle anla lr. Bunu do rulayan Max Weber be eri hareket ve davran larn dier olaylardan farkl olduunu; fakat anlaabilirliin, ampirik bilimler iin ok akkan snrlar olduunu syler. Wach, Max Weber'den ilk olarak din sosyolojisini ortaya atm bir bilgin olarak bahseder. Max Weber, eserinde kalvinizme byk bir yer ay rmkakla sistematik din sosyolojisine yapt byk hizmetleri glgede b rakm tr. Fazla olarak Max Weber bir ok konular eksik brakmtr. Mesela, ilkel dinleri, islam dinini ve bir ok nemli dinleri Dinler emasna sokmamt r. Bunun gibi din olaylarnn temel anlamna kar gsterdi i dikkatin yetersizli i yznden s mflamalar tam ve memnunluk verici de ildir. Max Weberin eseri, bir ok ynlerden dostu Ernst Troeltsch' n stn deerdeki ettleriyle tamamland . Troeltsch' n eseri H ristiyanlk s nrlar
41 1961 ylnda yaynnladim Din Sosyolojisine giri adl eserinin nc blmne bak.

39

iinde kald. Bu iki bilginin durumlar kardatrdrsa Max Weberin daha ok toplumsal bilimlerde; Ernst Troeltsch' n teoloji ve felsefede uzman olduklar grlr. Her ikisi de bo teorilere, ki isel dnce ve metafizik grlere saplanmayarak dini anlamdaki toplumsal olaylar , zmlerne ve vas fla:mada tarafs z kalmasn bilmilerdir. Bu tutum, gelece in din sosyologlarna tlenmeye de er bir rnektir. Bu byk bilginlerin tuttu u tarafs zlk yolunu halefleri kendileri kadar titizlikle izleyememi lerdir. Wach din sosyolojisi metodunun tarafs z ve objektif olmas gereini ileri srer. Bununla beraber baz ilkelere uyulmak gereklidir. Birinci lke, Dini tecrbenin geni ve e itli oldu unun anla lm olmasdr. Bunun tabii bir sonucu olarak dinin her trl sosyolojik etdnn ilk a amada fenomenolojik ve psikolojik tipler zerinde yap lmas gerekir kinci a amada dini tecrbenin ok sayda tarihi tiplerini incelemede aranmal dr. Baka bir deyi le aratrma alann yalnz bir dini inceleyecek kadar daraltan her te ebbs zorunlu olarak yetersizdir. kinci lke, din olaylarnn man ve mahiyetine de er verme ve anlamad r. Ara trc inceleme konusu ile bir yaknlk sa lamal ve elindeki malzemeyi sempatik bir anlay la yorumlamaldr. Objektif olmak ald r sz olmak anlamnda de ildir. Bu durumda acaba bir tek din sosyolojisi mi yoksa her dine gre ayr bir sosyoloji mi bahis konusu olacakt r. Wach'a gre bir tek din sosyolojisi olmak gerektir. Toplumun, bir katolik, bir marksist ve bir islam felsefesi olmas na kar lk objektif ltlere dayanan ve btn dinler iin geerli i olan tek bir din sosyolojisi vardr. Bu din sosyolojisine e itli alardan yana rnak ve onlar farkl derecelerde gerekle tirmek mmkndr. Fakat biraz ncede syledi imiz gibi bu sosyoloji ayn ekilde objektif ltlerden yararlanmak zorundad r. Ara trma amac , dini nitelikteki kavram, tren ve te kilat btn ile iine almak ve her kesimini btnn bir paras olarak yorumlamak olmaldr. Ksacas din sosyologu, yorum ilkelerini izlemek, dini fikir, mensek ve te kilat ekillerinin mana ve maksadm btn ve tm iinde anlamak zorundad r. Her dini grubun din olaylarn kendine z bir anlay ve kendine z bir yorum tarz vardr. Bu durumda sosyologun e itli anlay ve yorumlar ne ekilde ele almas sorusu hat ra gelebilir. Wach, bilgi sosyolojisi uzman Scheler'in izafiyecili i (Relationisme) ile din sosyolojisinin tipolojik metodundan yararlanarak bu soruyu cevapland ryor. Din bilgininin, sosyolojik ara trma usullerine ah mas lazmdr. Buna kar lk sosyologun da din hayat ve onun d belirtilerine ili kin teori ve ipotezi din bilgininden almas ve renmesi gereklidir. Bylece din bilginleriyle tophimu inceleyen kimseler 40

arasnda ibirlii yaplarak din sosyolojisinin zel kategorileri olumlu bir ekilde meydana karlr. Wach bu konuda u ynleri belirterek yorum ilkelerinin nemine i aret eder : a) Sz ve kavramlar n bugnk anlamlar . b) Gnah, af, nedamet ve kurtulu gibi terimlerin dini anlamlar c) Dini bir evrede bu terimler iin yap lan somut, bireysel ve teolojik yorumlar.

n 42,wc eR,

e, e ,4e4 o- n. P e

:AL4

1 "4",e,(4,_

ri Q

Kavram, mensek ve adet gibi ayr ayr gzlemlenen olaylarla bunlar do uran ana tecrbeyi ba llatrmak (correlation) iin ok ciddi te ebbslere giri ilmedike, dini gruplar n zihniyetine nfuz etmek ve dini ya ay , sembol ve davranlar anlamak mmkn de ildir. Wach'a gre byle bir sosyolojinin iki trl inceleme alan vard r :

Birinci alan, dinle toplum mnasebetlerine ili kin olup u kesimleri


ihtiva eder. a) man, ibadet ve cemaatin sosyolojik kk ve grevleri. b) dinin toplum iinde ve zerinde yapt sosyolojik etki ve grevleri.

kinci alan dini gruplardr. Bu alan bir ok ynlerden ele al nabilir;


fakat en nemli yn udur : "Aratrmalar, dini tecrbenin teorik, pratik ve sosyolojik anlat mlar zerine ekmek genel sosyolojinin grevleri aras ndadr. Efsane, doktrin ve do ma dini tecrbenin teorik 'anlatt m; dua, kurban, mensek, pratik anlat lr]; te kilat, kurulu ve otorite ise onun sosyolojik anlat mdr. Somut ve tarihi misalleri, sosyolojik grlerle ku atmak zel sosyolojinin grevidir. Bir Ergenekon efsanesi, bir G lgam destan byle bir etde muhtat r. Bu trl ara trmalar tasavvuru mmkn olan en kk birliklerden ba layarak yrtlmelidir. Mesela bir aile, bir kln, belli zaman ve mekandaki yersel bir grubun incelenmesi byledir. Bu i in en byk tehlikesi daha nce ayn konuda teolojik, psikolojik veya antropolojik bir incelenmenin yap lm olmasndan ileri gelir. Fakat bu tehlike de nlenmi bulunmaktadr; zira incelemeye hkim olan sosyolojik gr tek ba na kesin bir rol oynar." Sistematik bir din sosyolojisi, ideal olarak, gnn veya gemi in btn din gruplarn, soysal (etnik), kltrel ve siyasal nitelikleri olan tabii grupla mnasebetleri bak mndan ele almak zorundad r. 41

bu

Wach Din sosyolojisi (Sociology of Religion) adl kitab nn nsznde Din ve toplum bilimlerinini birbirinden ay ran ukurun zerine bir kpr kurulmasn ok uygun buldu unu a klamaktadr. Yazar bu konudaki hizmet ve yard mn eksiksiz bir envanterden daha ziyade mtevazi bir sentez denemesi saymaktadr. Ayn yazar kitab nn son ksmnda unlar syliyecek derecede ileri gidiyor : Bu etdn gruplar n sosyolojik deskripsiyonu ile s nrlanm olmas" toplum zerinde yap lan teolojik, felsefi ve metafizik ara trmalarn ortaya att mes'eleleriji ask da kalrnas um Osii.ee.-kelftl--edi.lslei anlamnda asla yorumlanmamaldr Yazar n amac dinle toplumun kar lkl mnasebetlerini ilgilendiren e itli dini ve felsefi malzemeyi okuyuculara sunmaktn.

B BL YOGRAFYA:

Buraya kadar dip notlar nda ve metinlerde i aret edilenlerle birlikte a a daki eserler konu ile ilgilidir. Gustav Mensching, "

Sociologie religieuse, Tr. Par P, Jundt, Paris, 1951.


1933.

" Welt Religion und Volk Religion,

J.

Wach, La sociologie de la religion, Sociologie au XX eme siecle P. U. F. Paris, 1947

Religionsoziologie, Die Religion in Geschichte und Gegenwart 1932 Comparative Study of Religions, colombia universty press, 1958
H. Z. lken,

Dini Sosyoloji, stanbul 1943 Din Sosyolojisine giri , Ankara 1961

Mehmet Taplamacolu,

Archives de la Sociologie des religions No 1. Paris, 1960.

TraiM de sociologie, publie sous la direction de G. Grvitsch, 1958


Nurettin azi Ksemihal,

Sosyoloji tarihi.

stanbul, 1955. am 1.957.

Abdlkeriml Yafi, Temhit fih ilml itima' , Dr. G. Kesseler, Roger Mehl, 42

timaiyata balang, stanbul 1938

Histoire et Socilogie religieuse, Strasbourg, 1962.

IV. D SOSYOLOJSNN TARHES

A. Din Sosyolojisinin ncleri


Sosyoloji, 20. Yzyl ba nda felsefi gr lerden kurtularak belirli olaylar kendi metotlanyla inceleyen bir bilim dal olmaya ba lamtr. e itli toplum olaylar aras nda din olaylar nemli bir yer tutar. Deneysel bir sosyoloji ortaya kt zaman, din sosyolojisi, sosyolojinin nemli bir blm olarak kurulmu tur. Din sosyolojisi, bu anlamyla pek yenidir. Fakat din zerindeki ara trmalar ok eskidir. Toplum ve din olaylar iizerinde d nme ve ara trma en az 'tabiat olaylar kadar eskidir. Bunun kaynaklar ilk a Yunan felsefesine kadar kar. Manevi bilimlerin ba langc ilk yunan sofistlerinde grlr. Fakat onlardan nce tabiat bilimlerinin kurulma a ba lad sralarda din hakknda bugnklerine ok yak n dncelere rastlan r. Bunlar aras nda Kolophan (Colophan) lx Ksenophanes, (Xenophanes) ile Efesli Herakleitus tan bahsedilebilir. Birincisi ok tanr l (Polytheiste) dinlerdeki iman konusu, tekisi ibdet ve din trenlerini bilimsel ynden incelemi ve ele tirmitir. Dinler kadar tanr ve tanr kullarmn e it ve kar tl zerinde durmu , zamanndaki inanlarn gerek din ve tanr anlayna aykr olduunu gstererek, felsefi bir sezi le tek tanr cl savunmutur. phesiz onlarn tanrlar/ ve tanr gr daha ok bir teoloji ( lhiyat-kelm) meselesidir." Bu fikirleri savunmak iin zaman n dinlerini ve,bu dinlerin toplum zerindeki etkilerini inceleme, genel olarak dinler bilimi, zel olarakta din sosyolojisi bak mndan, yararl olmutur. Bunlardan sonra gelen sofistler d ncelerini fizik ve fizik-tesi konulai't dan daha ok, insan ve topluma evirmi lerdir. Fikir tarihinde pek tan nm olan

nsan her eyin lsdr. dsturuna dayanarak bilim, ahIk

ve dinin insani kaynaklarn - aram lar, bylece dinlerin e itliliini insan ve toplumlarn e itliliinde grm lerdir. Dinin teorik anlat m olan mitolojiyi kendi gr lerine gre yorumlam ve a klamlardr. Sofistlerin gr leri o zamanki dinlere dayan yordu. Toplumun din, dinin de toplum zerinde ki kar lkl etkilerini incelemeleri kendilerine dinler bilimi ve diri sosyolojisi tarihinde nemli bir yer verdirmi tir. Din sosyolojisi bakmndan en orjinal gr lere Efltunda rastlan r. Efltun bir ok bilim ve felsefe konular nda oldu u gibi bu alanda da nclk yapmaktad r. Bu bakmdan onu bir din sosyolo u saymakta bir sak nca yoktur. O din ve toplum olaylar n e itli yollardan incelemi ve birbiriyle 43

sk mnasebetlerini en ufak ve ince noktalar na kadar gstermitir. Efltunda 'felsefenin hareket noktas sofistlerin dayand klar ilkenin tam kar tdr. Sofistler her eyin ls insand r (Homo-Mensura) diyordu. Eflatun "Her eyin ls Tanrd r" diyor. Aristo felsefe, ahlak ve siyaset sistemlerini kurduktan sonra btn bunlar din zerinde temellendirmek istiyordu. nk tasarlad toplum dzeninin dinsiz yaayamaca ma inanyordu. lk byk eseri olan Devlet (Politeia) genlerin e itirninde dinin yerini belirttikten sonra, zamann eitim sistemlerinde uygulanan din retimine takmakta ve yeni bir e itim ve retimin hangi ilkelere dayanmas gerektiini gstermektedir'. Fakat yazarn din sosyolojisi bakmndan .en nemli eseri phesizki kanun,

lardr. (Nomoi). Eflatun bu kitapta gnn toplumsal_ artlarna uygun bir devlet anayasas nn plann izdikten sonra koydu u kanunlarn yalnz maddi yaptrmlarla (meyyide) tutunam yaca n, asl manevi yatrmlarn gerek tiini, bunuda ancak dinin verebilece ini ileri sryordu. Toplumda rastlanan her trl bozuklu un, dinsizlikten, tanrlara inanmaktan ileri geldi ini, dolaysyla iyi bir toplum dzeninin kurulabilmesi iin, ilkin dinsizli e kar savamak gerektiini ileri sryordu. Bu sava ta yap lacak ilk i bir ok devletlerin yapt gibi dinsizlie kar kanunlar karmaktr. Efltunun eserinde (kanunlar) dine kar ilenen sular ve bunlar n yaptrm listesi Olduka kabarktr. Yazd ceza kanununun hkmleri ilk a devletlerinin toplum hayat nda dinin oynad rol belirtmek bakmndan ok ekicidir. Fakat Eflatun yalnz bu maddi yardmlarn yani devletin dini korumas nn, dinsizlii nlemek iin yeterli olmad m da gryordu. nk dinsizli in asl sebebi maddi deil, mnevidir. Buda halktan de il, filozoflardan gelmekte idi. Bylece dinsizlie gtren Materyalist felsefeye karg Spiritalist bir felsefe kurmak gerekti ini belirterek, fikir tarihinde ilk olarak sa lam bir ilahiyat (Theologie) sistemi kurdu. ilahiyat n birinci ii Tanrnn varln ispat . etmektir.' ,Bunun iin klasik bir tak m kamtlar veriyordu. kinci i i Tanrmn insanlarla ilgilendiini, hibir kimsenin yapt klarnn yanna kalmayaca n -ispat etmekti. ncs, bir takm yalvarma veya ba larla Tamlarm kazanlamyacan ve herkesin kendi hareketinden sorumlu tutulaca n ispat etmekti. Eflatun dinde eylem kadar inanc n da nemini, bu , eylem ve inancn bir toplumun, varolma ve yaama artlarndan biri oldu unu belirtiyordu. Bu bak mdan, Eflatan ilk din sosyologu olarak gsterilebilir. Aristo sosyolojinin ilk nclleri aras nda saylabilir. Fakat din hakkndaki grleri daha ok psikolojik ve metafizik temellere dayan r. Aristodaki Tanr anlaynn gerek Yunan gerekse Hristiyan ve islam dinlerindeki tesirleri bilinmektedir. Ortaa n Mslman, Yahudi ve H ristiyan Teologlar Aristo'dan byk lde yararlanm lardr. Fakat din sosyolojisi alannda yazarn genel grlerden ileri gitti ini sanmak yersizdir.

44

skender saldrs yznden Eski Yunan Sitelerinin ykld, te yandan yunanl larla dou milletlerinin karmasndan yeni bir lemin belirdi i grlyor. Romallarndou lkeleriEflatun ve Aristodan sonra bir yandan ne saldrmasndan Hristiyanln yaylmasna kadar sren zamana tarihte Helenistik a denir. Bu devir dinler tarihi kadar dinler bilimi ynnden de ok ilgi ekicidir. Zira bu devirde klasik yunan dini, bir yandan kendi iinde beliren felsefi okul ve ak mlarn .dinin yerini almak iin harcad klar abalarla, te yandan ran, srail ve Msr gibi do ulu dinlerin etkileriyle

zelliklerini kaybederek tarihi bir din olmaya ba lamtr. Aydnlarn felsef9yi


kendilerine bir din edinmeleri, tarihi yunan dininin efsaneleri ve toplumun tuttu u din ve tandklar tanrlara kar uyanan ilgiler e itli ve geni bir din edebiyatnn domasna sebep olmutur. Kutsal efsane, takvim, dini tren, din hukuku, ibadet, s r, bayram, kurban, khin, tap nak, tanr eceresi ve benzeri konular zerinde zengin bir din edebiyat bu devrin ezellikleri arac ndadr42. Dine ve dinin tamm na kar gsterilen ilgi yunan dininden ba ka do u dinlerine de yneliyor : Fenike, srail, Iran ve Msr dinleri zerine bir ok eserler yaz lyr ve bu arada kutsal kitaplar yunancaya evriliyordu 43. Bylece ilk a dinleri ile onlar takip eden Hristiyanln doma ve yaylma artlar hakknda en iyi tarihi bilgiler bu kaynaklarda yer al yordu. Bu bilgiler bahca kaynaktan gelir: Birinci kaynak Aristonun rencisi ve ondan sonra Aristo okulunun bakan Theophrastos, kincisi nl Co rafyac Strabon, ncs Tarihi Plutarkhos'tur. Hristiyanh n ortaya kmasyla ruhlar kuvvetli bir iman etrafnda toplanyor. Bu iman kendini anlamak ve anlatmak istedi i zaman Helenistik devrin Felsefe akmlarndan olan Stoac lk ile yeni Efltunculu un yardmna ba vuruyor. Dini inan felsefi bir ekilde aklama ihtiyacndan bir Hristiyan teolojisi (Kelm) do uyordu. Daha sonra gelen islmiyet de ayn Yunan kaynaklarndan faydalanyor; Bylece btn orta a boyunca, din bilgisi, aa yukar kelmdan (teolojiden) ibaret kal yordu. Dinler biliminin, btn bilimler gibi yeni a n akliyecilii ile ba ladmda phe yoktur. Almanlarn Aufklrung, Franszlarn Siecle de Lumieres ad n verdikleri bu rasyonalizm veya Ayd nlanma hareketi ngiltere, Fransa ve Almanyada 17 - 18. yzy llarda kuvvetleniyordu. lk ada olduu gibi

42 Le 0.6ie Grec dans la Religlion. 1. Blm, II. bahis sh. 842 Louis Gernet et Andre. Boulanger. 43 Elimizde bulunan en eski Tevrat metinlerinden biri, Isa'dan nce 3. yzy lda yetimi Ibrani alimi tarafndan Iskenderiyede yazlan Yunanca bir metindir.

45

bir yandan dnce lyilde iyor, te yandan din bilgileri, zenginle iyordu. Bu hareketin bir ok sebepleri vard r . Fakat ba lca sebep a da bilmin domas ve gelimesidir. Genel olarak bilim ve bilimsel d nce ba mszlk kazannca her alana uzan r. Din de zorunlu olarak onun ara trma alanndan uzak kalamazd. Fakat henz a da bilim domadan nce hal savalar hristiyanhkla islmh kar karya getirdi i gibi yeni kara paralar nn kefi de mevcut dinlerden ba ka dinlerin varln retiniti. Amerika yerlilerinin dinleri kadar, e itli Asya dinleri de inceleme ve kar latrma konsu olmutur. Bu e itli dinleri birbirleriyle ve H ristiyanlkla kar latrma, din bilimi denilen genel bir disiplinin ba langc olmutur. Fakat bu bilim almalarr zamann toplumsal gereklerine cevap veren bir felsefe hareketini dourmutur ki buna tabii din (Religio Naturalis) anlay denir. Aydnlk devri filozoflan, baz ilk a filozoflarmn ve zellikle helenistik a filozoflarmn grne dayanarak, btn dinlerde tabii ve m terek noktalar bulundu unu, insanda din duygusunun ve Tanr fikrinin tabii olarak mevcut olduunu ileri srm ve yalnz bu tabii duygu veya fikrin tAlili zerine bir din kurmak istemilerdir. Byk lde Protestanhktan ilham alan bu gr , tarihi dinlerden yalnz bu tab, duyguya uygun olan alyor. Dinin akla uygun olmayan yerlerini sadece bir gelenek olarak kabul ediyordu. Bunlara gre stn bir Tanr vardr. Ona inanmak ve ibadet etmek lz mdr. Bu ibdetin esas da fazilet ve tanr sevgisidir. Her gnahn bir nedameti vardr. Nedamet ise vicdan azab na gtrr. Bu azap gnah]. der. lmden sonra iyiliin ve ktln bir mkfat ve mcazat olur. Bylece aklla bulabildiimiz bir takm genel ve iiimel gerekler varekr. Bunlar tabii dinin temelidir. Bylece kendilerine tanr c (Deiste) adn veren bu Filozoflar, lk a da olduu gibi, bir trl felsefi dine gidiyorlard . Bunun da vard sonu Aug. Comte' in dedii gibi, dinin inkr oluyordu. nk din gibi tabiat st bir Kurumu, tabii bir kurum olarak gstermek, onun mahiyetini inkr etmek demekti. Nitekim 18. Yzyln ar fertilii, ilkin kiliseye kar yaplan tenkidleri sonra dine evirmi ve dinin artk tarihi roln oynad fikrini ileri sren bir trl dinsizli in domasna yol amt. Fransz devrimi byle bir hava iinde gelimi ve sadece hakikat denilen hayali bir Tanrya tapacak kadar ileri gitmitir 44.

44 Bu felsefenin din meselesi ile ilgili alan nda balca mmessillleri ingilterede. John Locke, Herbert of Cherbury, Barkly ve David Hume, Almanyada Leibnitz ve Wolff, Fransada Voltaire ve Rousseau'dur. Bunlar hakk nda phesiz felsefe tarihi eserlerinde geni bilgi vardr. Trkiye de bu konu . zerinde olduka geni bir bilgi veren ve aydnlk felsefesi hakknda trkede ilk yazlm eser olarak stanbul -niversitesi Profesrlerinden Macit Gkberk'in Kant ve Herder'in Tarih Felsefesi zerine denemesini gsterebiliriz.

46

B. Din Sosyolojisinin kurumlar 19. Yzyl ve onu temsil eden pozitivist felsefe 18. yzy l akliyeciliinin bir tepkisi olarak ortaya kyor. Toplum meselelerini, olaylar n objektifinden grmek isteyen 'bu felsefenin ba lca mmessiii Aug. Comte, ba ka alanlarda olduu gibi,, toplum konusundada tecrbe metodunu gaye ediniyor : Bu maksatla sosyoloji kadar, Din sosyolojisinin de kurucusu olarak grnmek istiyor. Aug. Comte sosyolojiyi iki temelli blme ay nyor : Statik Sosyal, Dinamik Sosyal. Statik Sosyal bir toplumu yapan ve ya atan temel unsurlar inceliyor ve. birbirleriyle mnasebetlerini tesbit ediyordu, yani bu statik bir toplum dzeninin bilimi idi. Dinamik sosyal ise temel unsurlar n tarih boyunca geli mesini inceliyordu; dolaysyla bu da toplumsal ilerlemenin bilmi idi. Gerek Statik sosyal gerekse Dinamik sosyalin temel unsuru dindi. Ona gre toplumu meydana Bunlar olmadan bir toplum kurulamaz. Toplum dzeninin tam veya eksik, iyi veya kt olmas bunlar arasndaki dengeye ba ldr. Bylece Din, Aile ve Devlet gibi, insan n tabiatndan kan ve toplu halde ya ayan insan iin gerekli bir kurumdur. Nerede insan toplumu varsa orada bir din vard r. Bylece Aug. Comte, kurmay tasarlad pozitif toplumun pozitivist bir dini olaca m ileri srerek bir "Pozitivist 45 bile yazmt. Bu ilmihal bugnk anlamda bir din kitab saylabilir. nk, onda, toplum ve din mnasebetleri, dinin tarifi, toplum hayatndaki rol inceden inceye ele al nmtr Dinamik sosyal bakmndan, hal kanunu, insanl n ilk dnya ve hayat anlaynn din olduunu gsteriyor. Bu kanuna gre insan d nce sinin hareket noktas dindi. lk dnce ekli teolojik idi: Metafizik d nce, teolojik dnce ile pozitif d nce aras nda geici bir ya ay tarz olduuna, ve pozitif a n da ondan sonra kurulaca na gre, tarih boyunca insanh a hakim olan dnce kayna n dinden alm oluyordu. Ona gre, metafizik a aa yukar klasik Yunanla ba lyor. Halbuki Yunanhlarda byk ve kuvvetli bir mistiklik do duu ve Felsefe sistemlerinin zamanla dini ekil alarak Hristiyanhkta sona erdi i bilinmektedir. Orta a ise, tarihin tand en byk dinlerin 'do duu ve yayld bir aelr. Dolaysiyle pozitif a a kadar geen zaman boyunca, insanl n aln yazsnda din en nemli bir rol oynar. O halde, Dinamik sosyal, bir Felsefe ve din tarihi olarak ortaya kyor. Belli dnya grne, belli din gr leri tekabl eder. Bylece, Aug, Comte ilk olarak dinlerin evrim ve geli mesi kanununu ortaya koymu oluyor. Orada getiren temel vard r : Aile, Devlet ve Din.

45 Cathechisme Positiviste, TrlsCeye Peyami Erman taraf ndan evrilmitir.

47

Fetiizm'den politeizm'e ve oradan Monoteizm'e gei in genel bir kanununu buluyor. Aug. Comte'un Frans z sosyolojisi zerinde brakt etki bu gne kadar devam edegelmi tir..1) hal kanunu insan bilgisinin geli me,si kanunudur. Aug. Comte'den sonra, Frans z sosyolojisini en iyi temsil'eden Durkheimda da bu tesir pek iyi grlyor. Durkheim sosyolojisinin temelini kollektif uur (Conseience colletive) anlay te kil eder. Kollektif uur ortakla a tasavvurlar tmdr. Ortakla a tasavvurlarn temeli balangta Dini tasavvurlard. Bylece Durkheim sosyolojisini en geni anlamyla, bir din sosyolojisi olarak grmekte bir sak nca yoktur. Durkheimin ilk ve en nemli eseri,olan toplumsal iblm 46 iblmn yani medeniyetin ilerlemesiyle geli en
,

eitli toplumsal kurumlar ve bu arada dini inceler. Mehur mihaniki ve uzvi dayanma sistemlerine gre yazar ilkel ve ileri dinleri birbirinden ay rr. Yazar uzvi dayanmada ortakla a bilincin (kollektif uurun) iddetini kaybetmesini, dini hukuktan layik hukuka gei le ispat etmeye kalkyor. Ilk'hukukun dini nitelii zerinde duruyor. Hukuk sisteminin zamanla nasl dini ekilden layik ekle geti ini inceliyor. Durkheim'in bu eserinden sonra kurdu u Ann& Sociologique dergisinde yazd ilk yaz din olaylarnn tanm 47 zerindedir. Burada yazar Aug. Comte'a ba l kalarak dinin toplumsall zerinde duruyor. Din olaylar m objektif bir gzle inceleyen bir dinler biliminin nasl kurulabilece ini anlatyor. Annee Sociologique dergisinin her say snda, e itli sosyoloji alanlarnda yaplan yaynlar bildiren blmlerin birincisini Din Sosyolojisi te kil eder. Bir din sosyolojisi terimine ilk defa bu dergide rastlanr Din Hayatmn iptidai ekilleri adl eseri 48 din sosyolojisinin en klasiklerinden biridir. Bu eserin nsz yaln z sosyolojide
,

de il, felsefe tarihinde nemli bir yer tutar. nk yazar orada, klasik felsefe nin en nemli konusu olan Bilgi Nazariyesini, sosyolojik bir gzle zmlemeyi deniyor. Dncemizin muhtevas gibi eklinin de, toplumsal ve dolay syla dini oldu unu savunuyor. E yay anlamak iin zihnin kulland balca kategorilerin (zaman, mekan, illiyet ve benzeri) kurulu unda dinin oynad rol belirtiyor. Insan n kendisylie dnya hakk nda edindi i ilk tasavvurlarn kayna dindir diyor. nsan, Dnya ve Tanr ile ilgili grleri ihtiva etmiyen bir din yoktur. Felsefe ve Bilim Binden do mutur. Din yalmz insan dncesini zenginle tirmekle. kalmam , insan dnceslnin olu ve kuruluuna da yardm etmitir". 49 Fekat Durkheim'e gre dinin as l grevi, yalnz insann dncesini gelitirmek deil, onu belli ideallere ba lyarak

46 De la Division du Travail Social, 1893. 47 De la Definition des Phenomenes socianx, 1899. 48 Les Formes Elementaires de la vie Religiense. 49 Les Formes Elementaires de la Vie Religiense, Introduction, sh, 12.

48

manen ve ahlkan ykseltmektir Dinin gerek grevi yaln zca bizi diindrmek, bilgimizi zenginle tirmek deil, bizi harekete getirmek ve ya amamza yardm etmektir. Hayat n glkleri artt ka mmin kendini daha gl hisseder. mann birinci art kurtulua inanmaktr. Bu duruma gre dini kuvvetler insani, ve ahlaki kuvvetlerdir 5. Durkheim dinin bu ahlaki ve manevi kuvvetini INTIHAR adl eserinde gstermitir. Bylece Durkheim, dinin e itli olaylar zerindeki etkilerini belirtmek suretiyle ilk olarak bilimsel bir din sosyolojisi kurmu tur. Ayn eserin sonunda yazar yle diyor : D ncenin temel kategorileri ve dolay syla bilim, ahlak ve hukuk kurallar dinden kmtr. Daha geni anlamda" btn toplumsal kurumlar n ana kayna dindir 51 . Durkheim bugn dahi sosyolojinin belliba l klasilderi aras nda kalmaktadr. Fakat o memleketimizde ad yla ok fikir ve doktrini ile az tan nm bir bilgindir. Durkheim'in kurdu u Anne Sociologique" dergisi etrafnda toplanan kimselerin sosyolojik ara trmalarmn arl k merkezini gene din sosyolojisi tekil eder. Mauss ile Hubert'in gerek birlikte gerekse ayr ayr yaynladklar ettler hep aym konu ile ilgilidir. Kurbamn mahiyeti ve toplumsal grevi zerine deneme 52 bunlarn en nemli eserlerindendir. Tam olarak Durkheim'in grnde olmakla beraber Frans z sosyolojisine byk hizmeti dokunan bir yazar da Lucien Lb. y Bruhl'dr. ptidailer 53 zerinde yapt eitli incele meleri arasnda lkel zihniyet, lkel ruh 54, ilkel toplumlarda zihni grevler. gib; klasik olanlar vard r 55
.

Durkheim okulundan olmad gibi meslekten bir sosyolog da olmayan fakat a mzn en byk filozofu saylan Henri Bergson'un Ahlak ile dinin iki kayna 56 adl eserinde, din meselesi phesiz yeni ufuklar am tr

Aug. Comte'tan beri dinin toplumsal kk ve grevi hakk nda ileri srlen fikirler en byk ve en kuvvetli tenkidi Bergson'dan grm tr. O, Dinin

50 Ayn eser, Conclusion, sh, 595. 51 Ayn eser, Conclusions, sh. 568. 52 Essai sur la Nature et la Fonetion Sociale du Sacrifice. 53 La Mentalite Primitive. 54 L'Ame Primitive. 55 Les Fonctions Mentales dans les Societes Primitives. 56 Le Deux Sources de la Morale et de la Religion.

Din Sosyolojisi F. 4

49

yalmz toplumsal sebeplerle aiklanamayaca m, daha derin sebeplerin ara trlmas gerektiini ileri sryor. Durkheim'in kollektif uuru ve Levy-Bruhl'un ilkel zihniyeti ile dini a klamaa imkn olmadn sylyor. Dinin psiko- biyolojik bir izahn verdikten sonra, ilkel dinlerden ileri dinlere do ru din anlayl= nasl gelitiini gsteriyor. Statik ve dinamik diye dinleri ikiye ayrdktan sonra, ilkel dinleri birinci kategoriye, yksek dinleri de ikinci kategoriye koyuyor. Sonra bu iki trl dini kar hyan iki trl ahlak, iki trl hukuk gr nn varln belirtiyor. Bu gr n orjinal taraf ilkel dinlerle ileri dinler yahut eski a dinleriyle yeni dinler aras nda, sosyologlarm bir trl gsteremedikleri fark belirtmi olmasdr. Insanh n btn stn kavram ve duygular insan haklar, demokrasi, e itllik, karde lik, insana sayg hep dinden geliyor. Hatta bugnk tekni in, bat medeniyetindeki btn nimetlerinin dinden geldi ini, en inandrc bir dille a klyor. Fransada din konusuyla u ra anlar yalnz bunlar de ildir. Fakat belirli bir konu zerinde kalmak amac din sosyolojisine do rudan doruya veya dolaysyla yardm dokunan din ara trmalar= hepsinden bahsetmeyi imkansz klmaktadr Yalnz bir noktay belirtmek gerekirki bu konu zerinde aa yukar yzyldan fazla bir zamandan beri u ralmakla beraber btn meseleleri bir arada gzden geiren sistematik bir eser yoktur imdilik elimizde Roger Rastider'in Din sosyolojisinin unsurlar 57 adli ufak bir eseri vard r. Buna birde 1950 de Almancadan evrilen gstave Mensching'in din sosyolojisi 58 adl eserini eklemek gerekir. Dorudan doruya din sosyolojisi ile u ramamakla beraber genel dinler bilimine yaptklar hizmet dolaysyla din sosyolojisi iin nemli say lan baz yazarlardan bahsetmek gerekir. Pinar De La Boullaye'nin dinlerin karlatrmah etd 59 adli eseri genel olarak din, zel olarak din sosyolojisi incelemelerinde izlenecek yolu gstermek bak mndan ok ilgintir. Buna Raoul De la Grasserie'nin Dinlerin sosyolojik bak mdan mukayesesi 69 adli eserini de eklemek gerektir. Bunlardan ba ka din konusunda Milletler aras hreti olan Hollandal Van Der Leeuw'un Frans zcaya evrilen z ve belirtileri iinde din" 61 adl eseri de bunlara kat labilir. Nasl aydnlk felsefesi ilkin ngilterede do mu ve oradan bat lkelerine yaylm ise, Pozitivizm hareketi de Aug. Comte'tan sonra Fransan n dna yaylmtr. Comte'u izleyen ilk d nr ngilterede Stuart Mil
57 Elements de Sociologic Religieuse.. 58 Sociologie Religieuse. 59 Etude Comparte des Religions. 60 Des. Religions Compares au point de vue Sociologique. 61 La Religion dans son Essence et ses Manifestations.

50

olmutur. ngiltere, Fransa gibi, bir devrim memleketi olmasada, orada da bir takm toplumsal meseleler, sosyalizmin ve onunla birlikte sosyololojinin domasna sebep olmutur. Fakat ngiliz muhafazakrl osyolojiyi daima phe ile kar lamtr. Bunun iin Ingilterede Fransada oldu u gibi bamsz sosyoloji akmndan ziyade toplumsal meseleleri inceleyen zel toplum bilimlerinin gelitii grlr. Bir bakma genel sosyolojinin bir kolu olan din sosyolojisi iinde hal byle olmutur. Din sosyolojisinin grece i iler, inceleyece i konular ve uygulayaca metodlar Almanya ve Fransada oldu u kadar ak ve sistematik bir ekilde tayin edilememitir. Onun iin sosyolojide n salanlar saf sosyolojiden daha ok sosyolojinin yard mc kollarnda alanlar olmutur. Bunlarn da bamda etnolog ve etnograflar gelir. Ba hcalan Frazer ile Taylor'dr. Birincisi Totemizm zerindeki al malaryla tannmtr Totemizm ve d evlenme 62 Altn Dal 63 en mhim eserleridir. kincisi iptidai kltr 64 adl eseri ile n salmur. Fakat din Bilimi gibi din sosyoloji,

sinde de en nemli rol oynayan yazar Max Mller'dir. Bu dnrn dinler zerinde karlatrmal etdnn genel din biliminin kurulmas nda byk yarar olmutur 65
.

Sistematik din sosyolojisi almalarna Almanya ve Amerikada rastlanyor. Bunlarn bamda Max Weber'in almalar gelir. Weber toplum, iktisat ve din zerindeki incelemeleriyle tan nmtr. En nemli eserleri olan Ekonomi ve Toplum 66 ve Din sosyolojisi dergisi 67 sistematik din sosyolojisinin ana hatlarni izmitir. Eserlerinin mihrak noktas n Hristiyanlk, ve Kalvianizm te kil eder. Burada yazar din ve iktisat mnasebetlerini inceler. Bundan baka Weber hristiyanlk dnda kalan birok dinleri, bu arada ilkel dinleri, islmh ihmal etmi tir. 68 Max Weber'in eksiklerini Ernst Troeltsch tamamlamtr Fakat bu yazar da incelemelerini yaln zca Hris tiyanha hasretmek gafletini gstermi tir. Asl tarihi ve sistematik din sosyolojisini, birinci Dnya Sava m takip eden yllarda, Max Weber'in rencileri kurmu tur. Bunlarn en nemlisi Joachim Wach'dr. Wach, bugn ok tan nm bir din sosyologudur. 1931 de din sosyolojisine giri 69 adl eseri ile ilk olarak sistematik bir Din Sosyolojisi yazmtr. Bu ufak eserde tamam yla tecrbi, kendi deyimiyle Ampirik bir din sosyolojisinin, metot, konu, alan ve snr ana izgileriyle grlr. 1935

62 Totemism and Exogamy. 63 Golden Bough.. 64 Primitive Culture. 65 H. Ziya Ulken, Dini Sasyoloji 66 Wirtschaft und Geselsohaft. 1925. 67 Gesammelte Aufsiltze zur Religions Siziologie. 1927. 68 Joachim Wach, Sociology of Rengim", sh. 3. Chicago, 1944. 69 Einfhrung in die Religionssoziologie.

51

ylnda Almanyada geli en siyasi olaylar dolaysyla Amerika Birleik Devletlerine gitmi ve 1944 ylnda en nemli eseri olan Din Sosyolojisini ingilizce olarak yazmtr 7 Max Weber ile Joachim Wach'tan sonra ikinci derecede nemli alman din sosyologu Gstav Mensching'dir. Dinler Biliminin de i.

ik konular zerinde e itli eserler yazan Mensching Bat Almanya ve belki de btn Avrupada bugn bu konuda sz sahibi byk bir bilgindir. Yazar Daha nce 1938 ylnda ulusal ve Evrensel din (Volksreligion und Weltreligion) adl ok ilgin bir eser yaymlam , 1947 ylnda yazd Din Sosyolojisi adl eseri 1951 ylnda frans zcaya evrilmi tir 71
- 72 .

Alannn geni li; ve konusunun nemi dolay syla sosyolojinin pek zengin bir edebiyat vardr. Buna kar lk Din Sosyolojisi zerinde sistematik yazlarn says pek azdr. Bugn Bat Almanyada Gabriel le Bras, Wach ve Mensching'den ba ka nemli yazarlara rastlanmaz. Trkede yay nlanm ilk eser Prof. H. Z. lkenin Dini Sosyolojisidir. kincisi yazarn 1961 ylnda yaynlad Din Sosyolojisine Giri adli eserdir. 1960 ylnda ksa bir sre iin Ilahiyat Fakltesinde ders veren Hans Freyer almanca olarak 90 sayfalk bir Din Sosyolojisi zetini sz geen Fakltenin Dekamna teslim etmi sede bu eser bugne kadar dilimize evrilmemi *. Sz geen eserin Trkeye evrilmesiyle Prof. Bedi Ziya Egemen grevlendirilmi tir. Ziya Gkalp'm Din Sosyolojisine ilikin ders notlar mn bulunduu sylenmekte isede buge kadar bunlar elde etmek mmkn olamam tr 73 .

C. DIN SOSYOLOJSNDE SON GELIMELER


Dinle Toplum mnasebetlerinin esash bir ekilde ele ahnmas , ancak 19. yzyldan balar. Bu durumu daha nce belirtmi tik. u kadar k; bu ilgilenme, balangta ancak ilkel dinlere kar olup bunda akliyecievrimcilik (evolutionisme rationaliste) din ve sihiri, gnlk hayat n teorik ve pratik problemlerini zmek iin ilk ara olarak tan r. Bunlar Spencer ve Taylor da oldu u gibi rasyonalist bilim ve tekniin gelimesi kar sn da kendiliklerinden kaybolup giderler. Tarihi maddecilik hemen ayn iyimser bir gr le bu mnasebetleri temellendirme e ahr. Mesela Karl Marx dini, retim mnasebetlerinden ve buna ba l snf at malarndan hareket ederek a klamaya ah r. Marx'a gre din egemen s nfn imtiyazlarn koruyan bir ara olup toplumun alt yap s zerinde muhafazakr bir etki yapar.
70 Sociology of ReligionChicago-. 1944 son bask s 1957

71 Sociologie der Religion-Bonn. 1947


72 Sociologie Religieuse Paris. Payot. 1951 73 Tarafmdan yaynlanan Din Sosyolojisine giri 'te Trkiyede Din sosyolojisi ah malarr (Sayfa 93-97) Bak. Bu eser'in genel Bilgiler k sm.

52

Emile Durkheim, Bronislav Malinowski, Max weber, ve Ernst Troeltsch ile Din Sosyolojisinin Alt n Devri ba lamtr. Durkheim hem rasyonalizmi hemde Max Mller natralizmini a arak bnyesinde dinin ilkel eklini, m ahede etti i totemcilikten hareket ederek toplumu yaln z ba na hem dinin kk hemde konusu olarak inceledi. Buna kar hk Tanr ve Kutsal, toplumun sembolleri ve grup dayan malarnn kiiletirilmesi olarak ele ald. Toplum, dini sembollar ve daha nce toplumsal olarak yap lmakta olan trenleri dinin mihrak olarak kullanr. Btn bunlar Durkheim'a gre kollektif tasavvurlar (Representations Collectives) in ekirde i olan kollektif ve kltrel devinim kurallar n anlatmak iin yap lr. Bu duruma gre dinin esas toplumsal birle me ve kayna ma (integration) dar. Bronislav Malinowski toplumdan sz amakla yetinmiyerek dinin men einde bir ferdilik grmektedir. Yazar dinin rasyonalist yorumuna ve zellikle, Levy Bruhl'n ilkel toplumlarn mantk ncesi zihniyeti (mentalite prelogique) tezine kar cephe almaktadr. Bu toplumlarda rasyonel tekni in bilindii, din ve sihirin sadece ilk ekiller oimadklar, bunlarn ba msz sistemler olduklar, bu vastalarla rasyonel ynden kontrolu mmkn olmayan zararl tesirlerin yok edilemedi i ve insanlarn gvensizlik ve korku hallerinde yeni heyecanlara uymaya sevkedildi i sylenmektedir. Dini trenlerde sa lanan i bo altmalar, fertlerin gruplardan ayr lmas tehlikesini nler. Ernst Troeltsch, Hristiyan kilise ve gruplar nn toplumsal doktrinlerini inceleyen ara trmalar nda kilise ile mezhepleri (sectes) birbirinden ay rt etmektedir. Bunlar zellikle toplum iindeki farkl durumlaryla bir birinden ayrlrlar ki bylece sosyal teorileri farkl olan tipik gruplar bir topluma kat lma yolunu bulmu olurlar. Bunun bir sonucu olarak dinin kendine z dinamizmi hi bir ekilde inkr edilmi olmaz. Troeltsch, ilk h ristiyanhkta bayatlam bir kal ptan daha ok fikri bir devrim grmektedir. Eski a da toplum buhranlar halkn alt tabakalar na ancak endirekt olarak sokulmu ve Hristiyan Ilkin kurulmas n sa lamtr. Zira nemli dini yenilikler ve tr kendine z birok din birliklerinin kurulmas bu tabakada daima msait kar lanmtr. Din Sosyolojisinde klasik devrin en nemli temsilcisi olan Max Weber her eyden nce Bat Kltrnn geliimi ile ilgilenmektedir. Bu yazar toplum ve din mnasebetlerinin Hint, in ve Yahudilikteki tarihi kar la trmalarm yaparak u sonulara varmaktad r : Bilgine gre iktisadi ve genel farklar dini ve ahlki alandaki farklara uymaktad r. Toplum dokularnam de i mesiyle dinlerin kar sna yeni problemler kmakta ve bu problemleri her din kendi doktrinine gre zmektedir. Toplum, iktisat .4ve din arasnda karlkl etki ve tepkiler vard r. Max Weber'in bu tezi marksizimin din olaylarn tek sebebe ba lama (Monocausal) yolundaki a klamalarn 53

yetersiz bularak reddetmektedir. Merkezi inan doktrinlerinin etkisi alt nda Kalvinizm bir gruba has iktisadi zelliklerin geli mesine vesile olmu tur. Bu da a da kapitalizme esash etkiler yaparak onu geli tirmitir. Harp aras devirde din sosyolojisi nemli bir ilerleme yapamam tr. Bu sre iinde en ok sz edilmeye de er tartmalar Weber'in tezi zerinde olmutur. Bu arada Erha Tawny'den sz a labilir. Bu yazara gre Weber, kalvinist protestanl n ve kapitalist iktisat zihniyetinin do masnda dinin rolunu olurundan daha byk gstermi tir. Gerek J. Wach' n gerekse G. Mensching'in Din sosyolojisi eserleri sistematik din sosyolojisinin ilk ve esasl denemeleridir. u kadar ki bu denemelerin kar latrmal Dinler Bilimiyle olan yakn ilgileri su gtrmez bir gerektir. Avrupadaki Din Sosyolojisi frans z kilise evrelerinin aba ve al malaryla nemli ilerleme ve geli meler yapmtr. Gabriel le Bras, frans z katolik lerinin dini pratikleri hakknda geni denemelerde bulundu. Sonralar bu ahmalara F. Boulard, Y. Daniel, J. Labbens, L-J Lebert ve E. Pin gibi bilginler de katld . kinci ve olduka etkin bir ara trma merkezi Hollanda da kuruldu. Burada W. Banning, J. P. Kruijt, ve G. H. L. Zeegers'in ah tklar grlr. Bugn bir ok mezhep ara trma enstitleri, kiliselerin toplumsal ara trmalar iin yapt al malara kat lmak iste indedir. Burada Steinmetz'in planoloji tesirleri grlr. Fransada ba layan bu hareket Belika, talya, spanya, Kanada ve Gney Amerikaya yay ld gibi Hollanda da ba layan hareket te oradan Avusturya ve Almanyaya yay lmtr. J. Freytag, N. Greinacher, R. Kster ve W. Menges bu etkiler alt nda al mlardr. Bunlar arasnda E. Pin istisna edilirse btn bu ara trmalarn byk bir ksm kilise adamlar tarafndan yaplmakta ve bu ak m kuvvetle tarihi, istatistik ve sosyografik do rultulara ynelmi bulunmaktad r Fransada treyen bir tak m yeni bilginler pastoral bir do rultuya saparak din sosyolojisi grnden ayrlmlar ve Gabriel le Bras' n etrafnda toplanarak Din Sosyolojisi Grubu iindeki yerlerini alm lardr. Bunlarn fikirlerini Dinler Sosyolojisi Arsivlervi (Archives de la Sociologie des religions) adl dergi yayar. Amalar daha ok teorik ynden kilise elemanlar zerinde ara trmalar yapmakt r. Kullandklar metotlar Genel Sosyolojinin metotlar olmakla beraber mnferit dinlerin sosyolojisi ve nihayet e itli dinlerin genel bir din sosyolojisini kurmaya al maktadrlar. Bu yeni , dorultunun belirgin zelli ini 1948 ylnda toplanan uluslar aras Dinler Sosyolojisi konferans nn 6. inci Kongresinde bulmakta-pz 74. Bu konferans 1959 ylnda polonyada toplanmtr. Bunun yannda 1958 plndanberi Din
74 Conferance internationale de Sociologie Relgieuse

54

Sosyolojisi enstitlerinin Milletler aras federasyonu yer almaktad r. Bu kurulu un fikirlerini yayan Social Compass yani toplumsal pusula adl dergidir. Amerika Birle ik Devletlerinde 1920-25 y llar aras nda Protestan evrelerde protestan kilisesinin intibak' ile ilgili problemler inceleme ve ara trma konusu olmutur. H. P. Douglass ve R. W. Sonderson bu do rultuda al mlardr. Fakat bu al malar yarda kalm ve ancak byk sava sonu olan 1945 ylndan sonra bu ara trmalara devam olunmu tur. Bugn kilise pratii zerinde dikkate' de er ara trmalar vard r. Buna kar lk protestan papazlarmn blgelerinde beliren ve bunun dna kan konular da yer almaktadr. Dinin evlenme ve aile zerindeki etkileri, din ve toplumsal de i meler, reform ve lyikle me bu aradadr. N. Bellah' n ara trmalar daha eski klasik din sosyolojisinde oldu u gibi toplum olaylarnn tiimne ynelmi bulunmaktadr. Japonyada oldu u gibi din ile eem enlik ve sanayile me aras ndaki mnasebetler byledir. Ancak 1950 y lndan sonra a da
.

nazariyelere ynelmi baz eserler kmtr E K. Nothingham, J. M. Yinger ve T. F. Hoult'n eserleri bu niteliktedir. Amerika Birle ik Devletlerinde Din Sosyolojisine kar gsterilen ilgi gn getike artmaktad r. Amerikan Sosyolojisinin tannm bilginlerinden T. Parson bu al malar beenmekte ve sosyolojinin bugne kadar ihmal edilen bu alanlar nda kendisi de emek harcamaktad r.

D. Bugnk durum :
Gnmzn Din Sosyolojisi, dini art k Aug. Comte rne ine gre bir kltr gecikmesi (Retard de Civilisation) tipi olarak almamaktad r Dinin douunu tek bir sebebe ba lamak isteyen (Monocausal) her te ebbs art k bir kmaz yol olarak kabul edilmektedir. Din bugn iin daha ok toplumun fonksiyonel bir n art olarak d nlmekte ve dinle toplum aras ndaki karlkl etkiler zerinde nemle durulmaktad r. Bu mnasebetle belirtelim ki, gerek dini tam olarak tan mlamak ve gerekse onun toplumun fonksiyonel n art olduunu ispat etmek olduka gtr. Din. Sosyolojisine kar din evrelerinde beslenen gvensizlik hemen hemen ortadan kalkm tr. te yandan a r derecede idealist olan ve ferdiyeti ortadan kald ran gr ler de hemen hemen silinmi Din Sosyolojisinin temel konularndan biri, dinin bide tirici grevidir. Toplumsal dzen problemleri yalnz ba na iktidarla zlecek trden deildir. Ortakla a bir de er sistemi bunun ikinci bir ipotezidir. Din, gerek deer ve normlara anlam vermek ve bylelikle fert zerinde bask yepre
4,tf "I Ol Ske er f

~it" 1 0` ,1

ON C.

da '101

g 4

55

-ve heyeeardara hitabeden adet ve Virerdepi-dErakinondan,-~ gtuplarn -ney.dana-gelnelerine yardm eden baka ..faluslor bakmndan ee gerekse yer yznde kar lalan hayal lurkhklarnfkrg nlklar ve hayati kendisine dnya tesi bir ,S dzenle manalanclrmalk~ dengeyegetir-3~5i bak mndan phe yok ki, bir toplumun birle mesine esasl bir ekilde hizmet etmektedir. Fakat dinin bu birletirme grevini ne dereceye kadar yerine getirdi i sorusu bugnk durumda kesin olarak cevapland rlamaz. Din, bilinli olarak, din mensuplar arasnda btnleyici ve birle tirici bir rol oynar. Buna kar lk dine ba l orta tipte insanlar do rudan do ruya dini deerlerin etkisi alt nda deildirler. Bugn genel geerlikte kutsal tren ve de erlerden sz edilemez. Birbirleriyle ba da amayan yeni deer ve normlar meydana gelmi tir. Bu yeni llerde Hristiyanh n ve dier evrensel dinlerin ok eski fikri de erleri kutsal d mana deiikliklerine uramtr Amerika Birle ik Devletlerinde nicelik bak mndan kilise balarmn art bu durumda hibir de iiklik yapmamtr Kilise balarnn bu art demokratik ya ayn e deer sembolleri olarak ortaya kmtr. Bunlar a r bir lyikle tirme sonucu olarak belirrni ve muhtevas z bir inan a inan (Belief in Belief) olarak o u zaman ortaya kmlardr. Btn bunlar pragmatik olarak yer yz bar na hizmet etmekte ve nl din adamlar da onlarn propagandas n yapmaktad rlar. Bir zamanlar yeni ekonomi sistemlerinin esas itibariyle din etkisi altnda bulunmalar na karlk bugn bu sistemler geni lde dini ba lardan kurtulmu ve din de kendi kabu una ekilmi veya zel alemine itilmi tir. Bylece tersine dnen bu trl sreci bir ok alanlarda izlemek mmkn olmutur. Burada dinler genel niteliklerdeki grevlerini kaybetme kar l zel (specifique) bir alana ekilmi tir. Bu arada din ba lar= gittike gevemekte oldu u sylenebilir. Bunun bir ok sebepleri vard r: nendileri unlardr: bir defa Devletin din zerindeki deneti kalkm ve bu suretle Devletin bu konudaki ald rszl karsnda yurtta lar dinle ilgilenmez olmu lardr.

kinci sebep, toplu glerdir. Gler, gruplarn toplumsal kklerinden koparak ehirlere yerle mesine, sosyalizmin yaylmasna ve dolaysyla din balarn gevemesine yol am tr. Bununla beraber geri kald iddia olunan dini te kilat (Avrupa kilise te kilat) bu toplumsal de imeler iinde ulusal niteli ini korumaa almtr.
te yandan dinin de toplumu paralad ileri srlmektedir. Fakat bu konu sosyolojik ynden pek az de ilmitir. Gnmzde a k atma ve arpmalar yerine yer alt faaliyetleri ve gizli gerginlikler hkm srmektedir. ok kuvvetli topluluk uuruna sahip olan dini, mezhebi ve menseki az nlk 56

gruplarnn merkezin basklar ndan kurtulmas, atmalar bir kat daha arttrmtr. Bu durum kar snda byk dini kitleye mensup bir oklar imtiyazlarm kaybetmek endi esine derlerse byk anla mazlklar ortaya kar ve bu da at malar alevlendirir.

57

kinci Blm

D N SOSYOLOJ S N N ANA PROBLEMLERI

I. GENEL B LG LER
zellikle gen bilimlerde, konular tek tek ele almadan nce metot, alan, ve ama zerinde durmak gerekir. Son yzy ln insan bilimleri ve din bilimlerinde meydana getirdi i mutlu sonulardan biri de Din Sosyolojisi denilen yeni bir disiplinin msbet bilimler aras nda yer alm olmasdr. Fransz devriminden nce toplum konusundaki sorular klasik disiplinlerden teoloji ve din felsefesi cevapland ryor ve o zaman n bilim alemi bu cevap ve a klalamalarla pekala yetiniyordu. Devrimle beraber bu iki klasik bilim dal hayatn binbir eit olaylarn ve onlarn de iik grns,lerini a klayamaz oldu. Bu Eski Bilimlerin olaylara verdi i anlam ve a klamalar, yetersiz say lmakla kalmam , birok kimselerin alay ve e lenmesine bile yol amt. Klasik bilimlerin dnya olaylarn aklan adaki yetersizlikleri ve yeni durum ve kurumlarn gerekleri, yeni bir bilimin do masna sebep oldu. Bu yeni bilimin ad Sosyolojidir. Ancak yeni disiplinin bir dinsizlik tohumu saaca ndan korkan kimi bilginler dini korumak ve sosyolojinin ta knlklarm nlemek iin bir denge aryorlard. Denge fikri, phesiz, eskiye dnmek veya sz geen klasik bilimlerden yard m beklemek eklinde ortaya kmad.Bir dan, sosyolojinin dine kar taknd sert durum yumu arken te yandan teoloji ve din felsefesi, msbet bir nitelik ta yan dinler tarihi, din psikolojisi ve din fenemonolojisini iine alan Dinler bilimine yakla maya ba lad . Birbirine kar t saylan bu iki sistemin uzla t ve birle ti i noktada Din Sosyolojisi ad verilen ba msz bir bilim do du. B bakmdan yeni bilim, toplum ve din bilimlerinin gnll ve tatl bir birle iminin mutlu bir sonucu saylabilir. Din sosyolojisinin a klanan bu durumu e itli yorumlara yol am tr: Bazlar bu bilimin bamszl yerine kom u bilimler erevesi iinde kalmasn tler; ba kalar ise yeni disiplinin ba mszla hak kazand fikrindedirler. Bir bilimin bamszlk kazanmas kendine has metodu, alan , amac ve konusu olmasna baldr. Son elli yln olagan st geli meleri so-

58

nunda Din Sosyolojisi, szn tam anlam yla, bu ba mszla hak kazanmtr. Bu bakmdan bu bilimin metot, alan ve amac na bir gz atmada byk bir nem ve fayda vard r. 1, qa 1

rfN

A. DN SOSYOLOJSNDE METOT:

TO e'k k`:

Tc kal

Ana izgileriyle bile olsa, burada dinler bilimi metotlar nn tmn incelemek ama d dr. Yaplacak ey, dinler biliminin eitli dallar arasndaki balantlar gzden geirmektir. Normatif bir bilim dal olan teoloji (kelam), belirli bir dini zmleme, yorumlama ve a klama amac n gder. Din fenomenolojisi, Din psikolojisi, dinler tarihi ve din sosyolojisini iine alan Genel Dinler Bilimi (Religionswissenschaft) asl nda deskriptif olup btn dinlerin niteliklerini anlamaya ah r. Bu ynden iki disiplinin ba lang, yol, ama ve aralar arasnda bir nitelik ve nicelik fark vardr Teolojinin inceleme konusu, zel bir din ve onun savunmas dr. Dinler Biliminin konusu ise eitli dinlerdir. Metot bak mndan Teoloji normatif; Dinler bilimi deskriptif (vasflayc) tr. Din felsefesi, normatif oldu undan teoloji ile ayn familyadandr; fakat konusunu dinler bilimi ile payla r. Dinler tarihi ve din Psikolojisi zerine ok gzel eserler yaz lmtr. Fakat dini tecrbenin anlat mlarm inceliyen sistematik ve kar latrmal ettler ok azd r. Ara trclarn pek o u efsane, reti (doktrin) ve inak (dogma -nas) gibi dini tecrbenin teorik anlat nz, zerinde nemle durmaktad r. phesiz, Dini Tecrbenin bu trl anlat mlar nemlidir; fakat bir tap nma ve tren eklinde beliren Dini Tecrbenin pratik anlat m da bir o kadar nemlidir. Dini tecrbenin reti (doctrine) ve trenleri yani teorik ve pratik anlatmlar dnda toplumsal bir alan daha vardr ki, bu ancak son zamanlarda gereken nemi kazanm tr. Dini tecrbenin bu son anlat m, dini grupla ma, din karde lii, din birli i, din derne i ve benzeri ekillerde gze arpar. te dini tecrbenin toplumsal veya sosyolojik anlat m olan bu topluluklarn tipolojik ve kar latrmal etddr ki Din Sosyolojisinin ba lca konularndan birini te kil eder. Ba ka bir deyile Din Sosyolojisi byle bir etdn ana izgilerini belirtmek amac ndadr. Burada sosyolojik ynden inceleyece imiz eitli dinlerle, ilgili tarihi geli melerin nceden bilindii farzedilerek ie balamaktadr. Dinler tarihisinin yardm olmadan din sosyologu ba arl bir alma yapamaz. Fakat bunlardan hibiri tekinin yerini tutamaz. Dinler tarihi geli menin yatay izgileriyle ilgilendii halde Din sosyolojisi bu geli imin dikey kesiti ile urar. Sosyologun mit ve iste i, kategorileri olduka verimli k larak tarihinin belgeleri dzenlemesine yol amakt r 44Vv);.59

s
01:1

; 1),s,

k Lal

4 e,/2; d

ri4 "14 iAce

fo

'; 4 :

s`a,

lk olarak sistematik bir din sosyolojisi kurmak erefi, Max Weber'e nasip olmutur 1 . Nedense btn gzler nl yazar n Kalvinizm zerindeki almalarna evrilmi ve onun sistematik din Sosyolojisine yapt hizmetlerin byk bir ksm glgede kalmtr. Biz burada yazar n sistematik grleri ve hristiyanlk dndaki dinlerde yapt incelemeler zerinde duraca z. Weberle arkada lar, ve zellikle Werner Sombart toplumda dinle ekonomiyi ba layan zayf balar zerindeki ara trmalarda nclk yapmlardr. Bununla beraber dinle ekonomi mnasebederinin tetkiki ok saydaki toplum almalarnn yalnzca bir yn olup din sosyolojisinin ancak bir blmn ayd nlatabilir. Din ve sanat veya din ve hukuk 1~ nl...,..un asndaki ba itmtda i. ot-ii-tierirrele oldu u gibi ekonomi ve dinin karmak olan kar hkl mnase betleri , dinle btn toplum taaityetier aras ndaki ba lantlarm genel ye, -1 etdnde byk anla m1~~61,r. Fakat dinle ekonomi mnasebetlerini incelemek hibir suretle din sosyolojisi demek de ildir 2
.

Le/k;,
cLQ--

Weber, geride kendisinden sonra yap lmas gerekli pek ok ey brakt. Eserlerinde ilkel dinlerin tmn, islamiyeti ve daha birok nemli dinleri ihmal etmiti. Fazla olarak bu nl bilginin yksek din anlay dine kar taknd eletirici durum yznden, bir dereceye kadar krlenmi ti. Din olaylarn smflamak iin Weber'in kurdu u kategoriler tamam yla tatminkr deildi. nk bunlarn orijinal anlamlarma yeteri kadar dikkat edilmemiti. Weberin eseri, bir ok ynlerden, arkada Ernst Troeltsch'n stn de erdeki almalaryla tamamlanmtr 3 Fakat bu sonuncu da, ne yazk ki, yalnzca Hristiyan dinine ba l kalmt. Troeltsch'n almalar
.

Amerikan mezhepleri (american denominationalism) zerinde inceleme yapma isteklerini arttrm ve H. Richard Niebuhr bu konuda yazd deerli bir eserle din sosyolojisinin geli mesinde olaan st bir hizmet sa lam tr 4
.

Tpk bunun gibi, Max Weber'in tesiri, Leopold Von Wiese'nin sosyoloji ile birleerek Howard Becker'in ilgisini dinin sosyolojik ynlerine ek-

1 Din sosyolojisi ve tarihesi almanca yay nlanm olan Die Religion in Geschichte und

Gegenwart adl ansiklopedide Joachim Wach tarafndan zetlenmitir.


2 Yazarn balca eserleri, Ekonomi ve Toplum (Wirtschaft und Gesellchaft) ve Din sosyolojisi dergisi (Gesammelte aufstze zur Religionssoziologie) dir. 3 Ernst Troeltsch'n en nemli eseri, H ristiyan kilise ve gruplar nn sosyal teorisi (Die Soizallehren der Christlichen Kirchen und Gruppen) dir. 4 H. Richard Niebuhr, mezheplerin toplumsal kaynaklar (The social Sources of Denominationalism) New York, Henry Holt and Co. 1929.

60

mitir 5. Sosyolog olan Max Weber ile teolog ve filozof olan Ernest Troeltsch dini nitelikteki toplumsal olaylar incelerken ahsi gr, anlay ve teorilerini bir yana b rakarak objektif bir yol tutmu lard. Daha sonra gelen bilginler nl kurucularn ahklar bu mutlu yolu her vakit izleyememilerdir. Bu trl ara trmalarda, yeni din psikolojisi kuruelarmn bir sre nce dtkleri hatalardan sak nmak gerekir. Yeni klarla gzleri kama m olan baz aratrclar, din olaylarn anlamak konusunda her kap y aabibilen bir sihirli maymuncu un ellerinde oldu unu sanmlard . Dinin sosyolojik anlamla= ara tranlar tek tarafl bir grle dinin mahiyet ve esas m aklayacaklarn dndkleri mddete, tpk din psikolojisi kurucular gibi, yanlacaklardr. Bu uyarma, zellikle, Karl Marx ve Aug. Comte felsefesini veya Freud gr n din ve toplum ettlerine uygulamak hevesinde olanlar hedef tutar. Mesela bunlardan Durkheim, kamts z olarak (delil gster maden) tap lanla, tapan ayn ey saym ve ilkel din kurumlar zerindeki deerli incelemelerinin geerli ini pek ok zayflatmtr. te yandan Durkheim dini heyecanlar ilkel i gdlere indirmekle dinin yceli ini ve stn deerini ktlemitir 6 Karl Marx, dini ekonomik hayat n bir fonksiyonu olarak ele alm ; Freud ise din hayat n bir nevroz olarak inceka.4t<1..) lemiti.
.

Bu byk ve a r iddialar karsnda Din sosyolojisinin gtt ama daha mtevazidir. Dinle toplum olaylar aras ndaki mnasebetleri ince lerken dinin, ba ta gelmese bile ok nemli olan, toplumsal grevine dikkati ekmek gerekir. Byle bir giri le yalnz dinin kltrel anlamn deil, ayn zamanda dini tecrbenin e itli anlatmlar arasndaki mnasebetleri de aydnlatm ve belki de dini tecrbenin e itli ynlerini daha iyi anlam olacaz. Din konusunda asil i ele alman olay doru olarak yorumlamakt r. Bu gere i yarm asr nce Willam James a ka grmt 7 Yorum teorisi olan Yorum Bilimi (Discipline de l'Hermeneutique) yeniden canland rlabilse
.

byk hatalarn pek o u nlenebilir. Teoloji, felsefe ve hukukun byk yorum sistemlerinde olduu gibi dinler biliminde de yorumun teori, metot
,

ve smrlar zerinde a k tanmlara ve dzenli tart malara ihtiya vardr.


5 Howard Becker, sistematik sosyoloji (Systematic Sociology) New York, John Willy and Sons 1932 6 Durkheim'a gre ilkel insanlarda mevcut olan sava ma (lutte), meyva toplama veya mal edinme (cueillette) ve birle me (rut) i gdleri dini heyacanlar ve dini vecitleri meydana getirmitir. 7 Willam James, Dini tecrbelerin de iiklikleri (the Varieties of Religious experience) London and New York, Longman, Green and CO. 1929.

61

Din Sosyolojisi, gerekte, din fenomenolojisi, din psikolojisi ve dinler tarihini tamamlar. Fakat hibir suretle onlarm yerini tutamaz; hele teolojinin yerini ise asla tutamaz. Ya ay ve davram larmuza klavuzluk eden dini kural ve deerlerin anlatmm teolojiye (lmi Kelm'a) brakyoruz. Sosyolojide metot vas flayc (deskriptif), oldu undan varlacak sonular hibir vakit akademik ve teorik olamaz. Tarafs z bir gzlemci din ve toplum mnasebetlerindeki karma khk ve eitliliin farkna varr. Dinin haiz olduu olagan st bir birle tirme ve isteklendirme gc bu gzlemcinin gzlerinden asla kamyacak ve onu uzun uzun d ndrecektir. svirenin byk kltr tarihisi Jacob Burckhardt konumuza feranslarnda Bacon'n Din insanltn en nemli batchr k

saan dnya tarihinin tema as (Weltgeschichtliche Betrachtungen) adl kon(La religion est le principal lien de l'humanite) 8 eklindeki zl szn hat rlatmaktadr. Devrimizde medeniyeti ku atan felaketin e iinde dinin toplumda oynad rol tam olarak anlamak byk nem ta r. Bilginlerin, karla tm:kah din konularn umursamyacaklar devir oktan gemi tir. 19. yzyln sonunda dnrlerin kaleminden kan inaksal (do matik) yarglar toplamak ok aydudatcdr. Bunlar do rudan doruya veya dolaysiyle Aydmlanma Devri ile ilgili d n ve davranlar kamtlaryla birlikte aksettirirler. Aydnlanma Devri tek tarafh bir zihniyetcilik ( ntelectualisme) ve phecilik (scepticisme) Devri idi. Bir ok pozitivist yorumcular , cahil zihniyetin garip ve i ifadeleriyle alay etmeye sevkeden stnlk duygusu, hemen hemen ortadan kalkm t Nasl bizimkinden ayr bir sanat anlaym, Sanat Tarihi retirse, t pk bunun gibi e itli dinlerde kullanlan efsane ve sembolleri kavramak ve onlar n gerek anlamn ortaya koymak grevini dinler tarihi zerine al r. Metot blmnde bir ba ka konu da toplumun normatif teorisi olan toplum Felsefesi (Philosophie Sociale) ile sosyoloji arasnda yaplmas ve gzetilmesi gereken ay rmdr. Gerekte Hristiyan, Mslman ve Yahudi sosyolojisi diye bir ey yoktur. Bununla beraber, a k veya kap ah olarak Hristiyan, Mslman yahut Yahudi toplum felsefeleri vardr. Fakat tamamiyle yersiz olarak Toplum Felsefesiyle Sosyolojinin birbirine kartrldg ve ayn sayld da olmutur. Dinin normatif anlay iinde Hristiyan Sosyolojisi veya slam Sosyolojisi eklinde grlen disiplinler, ba h bulunduklar dinin toplumsal anlamdaki ettlerini bir araya getirir. Bunlar de erli olabilir, Fakat bu eserlerde di er dinler hakknda pek az bilgi bulunduu gibi bunlarla uraan yazarlarn says da pek azdr. Sk sk yaplageldii zere, Din Sosyolojisini toplumsal reformun kesin programlaryla ayn ey saymak ta byk bir hatad r. Sosyolojiyi bu ekilde
8 Religio praecipuum humanae societatis vinculum.

62

anlamak, onun vasflarc (deskriptif) olan gerek de erine kar byk bir saygszlk olur. Dinin sosyolojik anlamnn saptanmas , n yarglardan uzak olarak gerekle tirilen tarafs z ve objektif bir al may gerektirir. Bunun iin baz ilkelere uyulmak zaruridir. lk art dini tecrbenin geni lik ve es,itliliini tam olarak lebilmektir. Bu ise din sosyolojisini, fenomenolojik ve psikolojik tipler kadar dini tecrbenin e itli tarihi tipleri zerinde temellendirmek demektir. Ba ka bir deyile, incelemeyi bizim dine veya bizce bilinen tek bir dine hasretmek zere giri ilen her te ebbs, bizi yanl sonulara gtrr. Ara trcmn, dini tecrbenin e itli anlat mlar zerindeki bilgisi ne kadar geni ve derin olursa temel konuyu anlamas da o kadar kolay olur. Dinler tarihi, antropoloji ve sosyoloji zerindeki a da ara trmalar bundan 30, 40 yl nceki malzeme ve belgeleme fakirli ini gidermitir. Bu trl ara trmalarda kullanlan tipolojik metot, seme yetkisini ortadan kald ran ve olaylar aras nda bir fark gzetmeyen tarihi metotla, ara trmay tek bir dine hasreden inhisarc metot aras nda bulunmaktadr. Sz konusu tek din genel olarak ara tremn kendi dinidir. Burada hkim olan d nce Harnack' n iddia etti i zere bir dini bilen btn dinleri de bilir nermesidir. Din Sosyolojisi metotlarm ba ka disiplinlerde izlenen metotlardan al r. Vinogradoff'un hukuk ve kurumlar zerindeki ettleri bu konuda ok ayd nlatcdr. Yazar metodunu yle karakterize etmektedir: deoloji alannda olay ve doktrinleri incelerken olaylar n bugnk gerek ak m n tayin eden corafi, etnolojik, politik ve kltrel artlar bir an bile gzden karmamak ve kabul etmek gerekir. Din ve toplum olaylar nn sistematik ve fenomenolojik tetkikinde kesin olarak bu gr uygulanr Bunun en gzel rneklerini islm dininin de iik artlara malik lkelerde de iik ekiller almas verir. Gerekten randaki co rafi, etnolojik, politik ve kltrel artlar Anadoludan farkh olduundan tranda ia denilen bir frkamn yer almas na kar lk Anadolu mslmanlar snni kalmlardr. Tip teorisini kurarken ara trcnn zorunlu olarak statik bir gr dinamik bir gr le tamamlamas gerekir. Olaylarn statik ve dinamik ynlerini eit olarak de erlendirmek kolay bir i de ildir. Ara trclar, genel olarak olaylar n bu iki ynnden birine daha ok nem vermektedirler. Vinogradoff'a gre hukuk teorisine temel olarak tarihi tiplerin de erini kabul etmek esash bir noktad r. Tpk bunun gibi dini gruplarla ilgili tiple ri i ba ar ile incelemek iin dinler tarihinin verilerinden yararlanmak zorunludur. Din konusunda ba arl bir aratrmann baka bir art da din olaylar= anlam ve zelli inin tam olarak anla lmas ve de erlendirilmesidir. 63

Ara trc konusunu sevmeli ve ele ald belgeleri,bir yaknhk duyarak yorumlamaya alk olmaldr. Din olaylar, dini tutum ve davranlar ve dini grup ve kiilikler zerinde ara trma yapan bir kimse iin izlenecek iki yol vard r. Biri gere i olayn iinde sayan ve arayan ikin metot (Methode immanente) tur. Bu kaynaktan ilham alan sosyolog t pk dinler tarihisi gibi sz konusu olay n en az yarsn yorumlayabilir. tekisi birinciyi inkr etmemekle beraber, bir belge veya malzemeyi ele alarak onu ele tirici bir gzle toplumsal, tarihi, kltrel ve psikolojik evre ve ba ntlar iinde nazara alarak ilkin o olay n tabiat ve mahiyetini belirttikten sonra o olay , ba land amaca dayanarak yorumlayan metottur. Metot konusunda son olarak u soru hatra gelebilir: Acaba felsefeci ve din bilginleri, toplum bilginleriyle zaman zaman bir araya gelerek kendi aplarnda karlkl bir ahma ve anlama ile Din Sosyolojisinin geli mesine yardm edebilirler mi? Bu soru yle cevaplandrlabilir: Kendilerini toplum, siyaset teorisi ve devlet ynetimi incelemelerine vermi olan sosyologlar konunun bir ynn; filoloji, arkeoloji ve e itli teolojilerle takviye gren karlatrmal din bilginleri de konunun ba ka bir ynn aydnlatabilirler. Bylece her iki ara trc zmre el ele vererek ba arl bir Din Sosyolojisinin kurulmas na yardm edebilirler.

B. DIN SOSYOLOJSNDE ARATIRMA ALAVI


Amacmz dinle toplum mnasebetlerini ve bunlar aras nda yer alan karlkl etki ve tepkileri incelemektir. Prensip olarak bu konuda yap lacak srf teorik bir ara trma istei karlar. Fakat konunun iyice anla lmas iin deneysel belirtilerin somut etdne de ihtiya vard r. Teorik almalar, eldeki belgeleri dzenlemeyi sa layan kategorileri verir; deney, belirti ve d gsteriler de, prensipleri do rulamaya yarayan ok say da verileri toplamaya yarar. Dinin sosyoloji ile mnasebeti bak mndan tad anlamlara de er ve nem verilmesi felsefi ve psikolojik ettleri derinle tirmitir. Bylece bilginler dikkatlerini, tarihi dinlerin saklad klar gizli maksatlar, demelerinin toplumsal anlam ve etkilerinin meydana getirdi i deimeler zerinde toplamaa balamlardr. Gerekte, bu do rultuda gere inden fazla ileri gidilmi tir Dinin siyasal, toplumsal ve kltrel etlilerine olagan st bir nem vermek suretiyle gidilen a rda (ifrata) kar geen yz y l iinde sosyolojik aratrmalarda gerekle tirilen hzl gelimeler sonunda bu gr 64

lerde. bir de iiklik olmu ve dini, yalnzca toplumsal ve kltrel kuvvet ve e itimlerin bir mahsl gibi yorumlama temayl ba gstermiti. Konuyu bu trl ele almann anlamlar zerinde sylenecek ok eyler vardr. phesiz bu alanda ilgi eken sonulara var lmtr. Bu sonular dini dn ve davrann toplumsal ve ekonomik varsay lar (faraziyeleri) zerindeki bilgi alammzn genilemesine yardm etmilerdir. Ama, te yandan, tek ynl bir ara trma ile avunmak ta yersizdir. Daha nce grld zere, Din Sosyolojisinin Kurulu una herkesten ok hizmet etmi olan Max Weber, sosyolojik ve ekonomik materyalizmin tek ynl gr n protesto edenlerin ilki olmutur. nl bilgin dini bir 'davran ta ayrdedici nitelii sadece bir tabakan n toplumsal artlarnn bir fonksiyonu sayan materyalist yorumu kesin olarak, reddetmi tir. Sz konusu gr Karl Marx'n Komnist Beyannamesinde (Le Manifeste Communiste) yer alm olup Sosyolojik incelemeler zerinde ok byk etki ve tepki yaratm tr. brani dini zerinde, devrimizin birinci snf uzman olan Lduis Finkelstein srail geleneklerinin, yoksullarla bunlara i kence eden byk toprak sahipleri aras ndaki srekli kltr sava nn bir sonucu olarak incelenmesi gereini ortaya atmtr. Yazar yan gebe obanla yerle ik ifti aras ndaki ilkel karnlk (muhalefet) ve da lk blgelerin kk kyliis ile dz ovalarm varhkh ve mutlu ekincisi aras ndaki atma zerinde durmaktadr. ehirlerdeki tccar ve kk sanat erbab yla asilzde ve saray mensuplar : arasnda beliren karnhm da Romadaki patriilerle plebler aras ndaki temelli farklara benzetilebilece i ve bu iki olayn zde (ayn) olduu zerinde diren,

mektedir. Reform devrinde ve protestan mezhepleri i tremesi s rasnda bu yoldaki aratrmalarda benzeri dnce ve aklamalar stn rol oynamakta idi. Ernst Troeltsch bu tip tek ynl ara trmalara kar kafa tutanlar aras ndadr. Toplumsal artlarn din zerindeki byk etkileri oldu u kabul edilmekle beraber, bir tak m bilginler dinden kayna n alan ve toplum yaps zerinde tepki yapan etkenlerin de bir o kadar nemli oldu unu unutuyorlar. Dinin toplum hayat zerinde etkileri, gruplar n birleme ve balanmalar, tophmsal tutum ve kadrolarn evrim ve ayrnlamalar ve yine toplumsal kuruinlarm ykseli ve kleri zerinde yaplacak esash bir inceleme, ok de erli sonular ortaya karr. C. DIN VE TOPLUM Dinle toplumun karhkh mnasebetlerini incelemeye ba lamadan nce baz n sorular zerinde ksaca durma= gerekir. a) Din bireyselmi yoksa toplumsalmdr? b) Dinin tabii gruba kar tutumu nedir (olumlu, olumsuz veya ilgisizmidir?); ba ka bir deyile toplumla dinin temas noktalar nerededir ?
Din Sosyolojisi F. 5

65

Dini tanmlamak amacmz dndadr o. Bununla beraber en iyi tanem, ksa ve sade olmak niteli ini tar: Rudolf Otto, Din Kuts4 n Tecritbesidir (La religion est l'experience du sacre) diyor Dinin bu 'anlay , din zerindeki aratrmalarn objektif mahiyetini a ktan aa ortaya koyar. Bu ise antropologlar arasmda teden beri moda oldu u zere psikolojik teorilerde sz konusu olan dinin srf subjektif anlayna zt bir grtr. Asl bu objektif anlaytr ki din etdne olanca zenginli ini verir. 18. ve 19. yzy llarda sbjektivizm akmna kaplan ve o u protestan olan teolog ve kilozoflar dinin bu zengin anlamn reddetmi lerdir. 19. yzyldan 20. yzyla geince taknlan tutumda bir de iiklik olmutur. Robert Ranulph, Marett, Natleri

hansoederblom, Wilhelm Schmitt ve Rudolf Otto gibi din uzmanlar nn eserobjektivizm hakknda ada felsefi temayllerle, her vakit uurlp ol-

masa bile, gerekten uzla m halindedir. France Brentano, Alexis Meinong, Edmund Husserl gibi yazarlarn temsil etmekte olduklar Alman ve Avusturya Fenomenolojik okulunun Psikoloji aleyhtar tutumu, Romano Guardini, Max Scheler, Jacques Maritain ve ba kalarnn ortaya att klar Din felsefesince payla hmtr. Otto'nun dini tecrbeyi, byk bir incelikle, KORKUTUCU VE BUYIYLEYICI SIR (Mysterium tremendum et fascinosum) eklinde nitelendirmesi, onu vasflama, zmleme ve anlam n bilimsel olarak kavrama yolunda yaplacak her trl te ebbse meydan okumaktad r. Her gn yeni ve daha iyi gerekle me amac gttnden dinin yarat c enerjisi sonsuzdur. Dini tecrbe ilk bak ta aka ve dolaksz olarak ifade edileniez. Fakat bu tecrbenin anlat mlar sayesinde karSkterini tam olarak izmek ve anlamak mmkndr. Dini sbjektif ynden incelemeye al anlarn hepsi de u FASIT DAREYE dmlerdir tecrbenin anla lmas, objektif anlatnun yorumu ile mmkndr; Fakat bizzat bu yorumun anlalabilmesi de her eyden nce dini tecrbenin i anlam n kavramaya ba ldr. Temel dini tecrbe (L'experience religieuse fondamentale) i itli ekillerde anlatlr ve objektifle ir. Dini tecrbenin e itli anlatmlarnn tanm ve aklanmasna ihtiya vardr. Filozoflar uzun zamandan beri bu gere i anlamlard. Fenomenolojide Hegel, objektiflemenin birbiri ardndan gelen a amalarn zmlemitir. Hegel, nsann dnlebilen btn faaliyetlerini bu a amalar ierisine sokmu tur. Yazar byk bir titizlikle objektif tin (Esprit Objectif) le mutlak tin (Esprit Absolu) aras ndaki ayrm gz nnde tutmu olup mutlak ti ,seviyesindel7lini tecrbe ,ifakwu anlatmi ak., I cn ,,4144,, daha tam olduunaIaret arasndaki uyarln,objektif tin etmitir. Hegel'e gre din mutlak tinin ynlerinden biridir. Ve yine Hegel

;ta jazanka

9 Dinin e itli ynlerden tanm iin, tarafmdan yaynlanan. Din sosyolojisine giri adl kitabm 36-52 sayfalar na bakmz. (Resimli posta matbaas , Ankara, 1961)

66

bakmndan, ada adaptasyon ve yorumlar izleyerek, teknik ba ar, ekonomik sistem, sanat ah malar, hukuk ve dn sistemleri gibi insan n kltrel rnlerini objektif kltr sistemleri olarak ele almak mmkndr. phesiz bu objektif kltr sistemleri aile, arkada hk ve akrabahk gruplar , dernek ve devlet gibi toplumun her trl organizasyonundan farld dr. Teknik baar, ekonomik sistem, sanat ahmas, hukuk ve dn sistemleri kltrn objektif sistemleri olarak sosyolojiyi ancak dolay syla ilgilendirebihr. Dini tecrbenin anlat mma gelince bunu birinci kategoriye bir hayli tereddtle sokabiliriz. nk bu tecrbenin z ve esas tam bir objektifle meye yer vermez. Bu ise o u zaman dini tecrbenin yorumunu ayd nlatacak yerde gle tirir. Bir dini reti, bir tap nma veya bir dini tren, bir kanun veya endstri rnrden daha az objektifle mitir. Belirli bir grubun eko nomik, artistik ve hukuki kurumlaryla dini kurumlar arasndaki, mnasebetlerin etd kadar toplumsal grupla dini geli meler arasndaki bahla ma (Correlation) zerindeki incelemeler de bir tak m glklerle doludur. Hegelin ardndan Dilthey hukuk, sanat, bilim ve din gibi objektif kltr sistemleriyle toplumun kabile, Devlet, millet mmet eklinde grlen organizasyonlar arasnda bir mnasebet oldu unu aka ispat etmi ti. Bylece Dilthey, Hegel ve Lazarus'un metafizik in alar (Constructions m&taphysiques) ile Steirtharm Halk Psikolojisi (Volker-Psychologie) ne cephe alm oluyordu. Amma Dilthey bile ekinmeden dini, objektif kltr sistemlerinden biri gibi grmeye olurundan fazla meyletmi ti. Dilthey'in manevi bilimler felsefesi (Philosophie der Geisteswissenschaften) nin parlak bir be~kid) sini yapm olan Baillie, tpk Dilthey gibi, dini, sadece kltr anlatmlarmn bir e idi saymakla yandmitr Din Filozofu D. M. Edward ile mutab k olarak, kutsal n, iyi, gerek ve zel gibi deerlere eklenen drdnc bir de er olmad savunulabilir. Mecazi olarak denebilir ki Din A acn Bir Dal Deg i l, Gvdesidir. Bundan dolay, belirli bir Kltr sisteminin zmlenmesi yaln zca dini davran larn anahtar olan teoloji, efsane ve trenleri ara trmalda yap lmaz, ayn zamanda kltr ya aym tm ile aa vuran gerek havay kefetmek, . genel davranlar dikkatlice incelemek gerekir. esle--~1.444-1, .ltiirel 1,. .2.11,1 e etki-~a .-e . reii-et-lienlePi1--fen,lcsi~1.-~ii~elibedewi-tl mle durmalet.efehr. Bu konuda dikkati eken bir ba ka yn gelenek ve kendili indenlik (Tradition et spontan&t) problemidir. lkel insanm toplumsal yaaya katlmas, balar alp vermekle olurdu. nsan, tevars etti i her trl kanun, kural, gelenek, kurum ve kavramlar hemen hemen aynen al p uygulad gibi bunlara kendili inden yenilerini ekledii de olur. lkel toplumlarn dinleri zerinde son zamanlarda yap lan ara trmalar, tek bir etnik ve co 67

rafi birlikte bile uygulama bak mndan byk farklar bulundu unu gsteriyor. Bu trl ara trmalarn en baarls Ruth Benedict'in Kuzey Amerikada koruyucu ruh kavram adli parlak bir monografisidir 10. Bu kavramn eitli amerikan kltr evrelerinde ald eklileri gzden geiren Benedict, geleneklerin pasif bir ekilde halk tarafndan olduu gibi uygulanmasndan tutun da onda yarat c deiiklikler yaplmas na kadar giden e itlenmeleri aka gstermitir. Bylece eserde, dinler tarihi boyunca ferdi tecrbenin ok karmak bir yorumu ile gleneksel ifadesinin e itli ekillerini buluyoruz. Btn bunlar dinde pasif elemanlarn yannda dinamik elemanlarn da yer aldn gsterir.

II. DINI TECRUBENIN ANL kTILMALARI

Din olaylar gzden, geirilecek olursa, Dini Tecrbeyi tam olarak a klamak zere srekli ve az ok ba arl bir abann harcand gze arpar. Gelenek ve grenek, evrim ve devrim, reform ve rnesans gibi szler bu alanda verilen bitmez tkenmez sava n eitli evrelerini gsterir. Bu arada, dini ekillerle sanat, hukuk ve ekonomi faaliyetleri aras nda grlen benzerlik te ilgi ekicidir. imdilik snr ve amac d na tamadan yalnzca u sorular cevaplandrmakla yetinilebilir: Dinin' nitelii nedir? Heyecan, dnce ve iradenin din olayndaki yeri ve pay neden ibarettir? Bu konularda tek ynl gr ler eksik de ildir. Heyecan, d nce ve irade zaman zaman dini tecrbenin z gibi ahnm t. Dinin psikolojik niteliini ayrntl olarak belirtmeden ince herhangi bir tanmn, olaylardaki karma kl gz nnde tutmas lzumuna iaret etmek gerekir. D ncenin dine bsbtn yabanc olduunu ileri sren Schliermacher iddias nda hakszdr. Bununla beraber, dinin aslmda d nceye dayandn, dnceden ktn ve yalnzca dnceden ibaret oldu unu savunmak pek g oldu u gibi onu i gd ve gicli lerimizle ayn saymak ta mmkn de ildir. phesiz tek ynl de olsa dinin niteli i zerindeki grlerin herbirinde bir para geerlik ve gereklik pay vardr. Herbiri gere in bir ynn ayd nlatr Fakat hi birini din olaylarm ntmn kaplayan bir ilke gibi ele almak do ru olmaz. Genel olarak bunlar, din konusundaki ba ka grleri kmsemek
10 Ruth Benedict (The Concept of the Guardian Spirit in North America) american Anthropological Asssociation. Memoirs yol. XXIX. 1923.

68

hevesinden ileri gelir. Dinde duyu ve gdye nem verilmesi zihniyetei-

liin (intellectualism e) eseridir. Oysa ki dinin d nce ile ayn ey saylmas


onda akla smayan ve akl d kalan (irrationalisme) unsurlar hie saymak olur. Kutsalin tecrbesi diye tan mlanan dini tecrbe e itli anlatm ekillerine brnmii tr. man ve ibadet konular nda ok , eyler yaz lmtr Bunlar incelerken akla u sorular gelir: "Dini tecrbenin teorik anlat m olan imanla, pratik anlat m olan ibadet (tap nma) ten acaba hangisi daha nemli ve nceldir ?" Ve yine "Efsane ve tren, iman ve mel, itikat ve ibadet aras ndaki kar lkl miinasebetler nelerdir ?" Bilimsel alanda bu konularda bir zm yolu bulmak ok gtr. slam dnyas ameller niyetlere gre de erlendirilir ilkesiyle niyete ve dolaysyla iman konusuna nem vermektedir. H ristiyanl n protestan kollar nda da dini tecrbenin bu sbjektif yn geerliktedir. Fakat bilimsel alanda kaldmz srece en akla yatan gr imanla ibadeti s kca birbirine ba l sayan ve bunlardan hibirine ncelik ve stnlk tan mayan gr tr. Hi bir tapnma (ibadet) yoktur ki onda bir para tanr sal dn ve inan olmasn; ve yine hibir dini inan ve grev yoktur ki orada biraz tap nma eylemi bulunmasn. Scheler'le birlikte denebilir ki : man, tapnmadan ncel de il, yalnz gelimesi iin tap nma aracndan yararlanr. Bununla beraber din olay temelinde, zihni ve ruhi bir olayd r ; fakat tek ynl ruhi bir olay de il, ruhi-fiziki (psycho-physique) nitelikte bir olayd r.

A) DININ TEORK ANLATIMI :

man ve reti (Croyance et doctrine)

Teorik anlat m Temel tecrbede daha nceden vard r. Temel tecrbe, ok kez duyu, d nce veya reti (doktrin) yi iinde gizleyen sembollerje gsterilir. lk alg ve sezi ten olan Temel Tecrbe belirli ve tutarl teorik bildirilerde sz konusu olur. Bu trl sembollerin niteli ini iki byk alman airi gzelce anlatm lardr. Schiller'e gre ; akl n olgunla mas srecinde ancak yzyllar getikten sonra anla lan eyler, ocukluk a ndaki insann kafasnda ok daha nceden ilham ve vahiy olarak yer almtr. Goethe (Gte) ise, gerek sembolle tirme yle bir haldir ki orada hlya ve hayalet de il, fakat henz ke fedilmemi nemli ve canl bir vahiy ve ilham olarak zel, geneli temsil eder, der.

69

Dini tecrbenin teorik anlat mn iyice anlyabilmek iin din kavram= geliime srecini incelemek gerekir. Bu geli me ekil ve muhteva bak mndan ele alnabilir :

I) Imanin ekil balamindan gelimesi :


lkel zihniyetlerdeki efsane (mythes), daha ileri medeniyetlerde reti (Doktrin) olarak kendini gsterir. Efsanenin kendine z mant k ve kurallar vardr. lkel zihniyetle ilgili zaman, mekn ve sebeplik kategorileri ve efsanelerde ad geen kiilikleri incelemek bu konuda ok ayd nlatcdr. ok kez birbirini, tutmayan mitolojik olay ve geleneklerin e itli olmasyla nitelenen polimorfizm a amas, belirli medeniyetlerde btn tarih boyunca ya am ve devam etmitir. Bu arada efsanelerin bir o unda birbirini tutmayan eliiklik ba gstermi ve dank ve eliik efsaneler zamanla ba dap rgtlenerek merkezi ki ilikkr tarafndan akla kavumulardr. , Efsanelerin baz ynleri zamanla daha ak ve belirli bir hal alm ; buna kar lk baka ynleri silinip gitmitir. Soy ktkleri (ecere tablolar ) nin anahatlar izilir ve gelime sreci devam ederse masal ve efsaneler ba dar, dzenlenir ve birleirler. phesiz burada ak l ve dncenin oynad rol byk bir anlam tar ve bu yoldaki geli menin devamhhm salar. Bu alanda gze arpan bir ba kn etken de dini ki iliklerin kendilerine z dini tecrbeleri bakalarna geirmek ve yaymak arzular dr. Durum ve toplum artlar elverili olursa, iman ilkeleri (doktrin) ni bir araya getirmek, tan mlamak ve dzenlemek zere stn bir din otoritesi kurulur. Bylelikle rasgele bir araya gelen e itli mitolojik gelenekler yerlerini normatif bir sistem olan retiye (doktrine) b rakr. Bu ise dpe dz ilhiyat (teoloji) n balangcdr. Bu arada efsaneleri derleme, toplama, dzenleme ve kanunlatrma ileri aralksz devam eder. Szl gelenekler yerlerini zamanla yazl geleneklere brakr. Bunun sonunda kutsal kitaplar ortaya kar. ilhiyatlar temel kavramlar rasyonalize etmeye, ve normatif karakterdeki iman ilkelerini geli tirmeye alrlar. Bir yandan ilhiyat lar imamn muhtevasma ilikin ok ince fikirleri haz rlarken; teyandan imanla ilgili ksa zetler akait kadrolar iine alnr ilhiyat n bu ekildeki geli mesi ise felsefenin do masna yol aar. Dini tecrbenin zihni anlat mnn sistemle mesi srecinde birinci basamak Afrika ve Polinezya mitolojileridir. Babil, M sr, Meksika, in ve Yunan dinleri ikinci basamakt r. Bu ikinciler ba msz iman ilkelerinde grlen birleme ve kanunla ma temayl ile birincilerden ayrlrlar. Yahudilik, Hristiyanlk, islndk, Zerd tlk, Manieizm, Budizm, Jainizim, Hinduizm, Konfuyanizm ve taoizm gibi kitaph dinler ok iyi geli mi inaklaryla (nass) 70

-nc

basama tekil ederler. Btn bu dinlerin temel ilkeleri zerinde yaplan tartmalar ise felsefenin do masma ve gelimesine yardm etmitir.

2) mann muhteva bak m ndan gelimesi Dini tecrbenin teorik anlat m zel bir nem tayan konu etrafnda dner : Tanr , Dnya ve nsan... Bunlar karlayan bilim dallar srasyle Teoloji, Kozmoloji ve Antropoloji (ilahiyat, Kevniyat ve be eriyat) veya Tanr bilimi, evren bilimi ve insan bilimidir. Bu kavramlar sreklice efsane, reti ve inak, ba ka deyile mitos, doktrin ve do ma ekilleri altnda evrim geirmilerdir. Tanr, Tanrlarn douu, yetiek veya ba langc "Teogoni" 11 larn nitelikleri, dnya ile olan mnasebetleri ve bunlar n isbat Tanr "Teodise" 12 gibi konularn tm teoloji iinde anlatlm ve gsterilmitir. Kozmoloji, dnyann balangc, geliimi, eitli evreleri ve sonucu ile ilgilidir. Teolojik anlamdaki antropoloji ise kurtulu teorisi (Soteriologie) 13 ve br dnya bilgii (Eschatologie) i i 14 iine alarak insanln balang, tabiat
, ,

ve aln yazsn inceler. Dnya dzeninde ilkel anlamda el de memi baz mitolojik kavramlar ok ayrmlam ve son derece geli mi felsefe ve teoloji sistemleriyle kar latrmak ok ilgi ekicidir. Bat Afrika, Polinezya, gney bat Amerika ve Meksikann tek dzenli sistemleri hakk nda bilgiler elde edildike ilkel toplumlarla in, Hint, Babil, Yunan ve Roma gibi eski a n byk uygarhllar arasndaki geici bo luklar dolmakta ve kapanmaktad r. Bu sistemlerin pek o u dnya ve Tanr kavramlar evresinde dner. Toplum' larn mitolojisinde pek ok felsefi elemanlar varsada orjinal evrelerde teori zerinde o /kadar durulmaz. Mesela totemcilik k smen nazari bir sistemdir; fakat ameli ahlka nem verir. Ameli ahlaka nem verilmesi ileri dinlerin byk teolojilerine z bir niteliktir. Yahudilik, Parsilik (Hindistan zerd tl) Hinduizm ve Konfuyanizmde olduu gibi dinin abuk' gelime ve ayrmlamas sonunda Hikmet Edebiyat (Literature Sapientiale) denilen ok yeni bir evreye vard r. 15

11 Teogoni (Thogonie) : Tanrlarm dogu larni ve soy ktklerini inceler. 12 Teodise (Tho liee) : Tanrnn varlndan ve niteliklerinden bahseden bilim kolu 13 Soteriyoloji (SOtriologie): sa doktirinindeki kurtulu teorisi ve sann bu kurtulu taki roln aklayan bilgi kolu. 14 Eskatoloji (Eschatologie) : Teolojinin bir kolu olup lmden, ceza giinnden, cennet ve cehennemden, dnyann sonundan ve genel olarak br dnya olaylar ndan sz aar. 15 Hikmet edebiyat (Littrature Sapientiale) Tevrat n ahlak ve hikmet ilkelerini iine alan kesimleri, meseller, rahipler v. s.

71

Dinin teorik anlat m ile pratik anlatm smsk birbirine ba hdr. Fakat zamanla teori prati e bal kalr. Bylece insan din konusunda daha ok ilgi toplar ve yava yava ahlak ve teoloji kleli inden kurtulmu olur. Ba langtan din felsefesinin kurulu una kadar giden bu geli me yunan dininin tarihi dnemlerinde izlenebilir. Yunanistan

Theoria'y 16 buldu. Aristo da

bilgi rgtnn bir tablosunu yapt . Bu yalnzca bilimsel veriler zerine kurulmu teori ara trmalar= ba langcn aydnlatr. phesiz, Kahramanl k a ve onun mitolojik grn nden ilhiyatlarm hikmet a na ve oradan stoaclarn rasyonel ve metodik ansiklopedisine varmak iin olduka uzun bir yol vardr 17 . Din kurucular denilen byk dini nderlerin ortaya koyduklar eserleri de bu evrim altnda yorumlamak gerekir. Her sezgi, ilham veya vahiyde bir teorinin tohumlar yatar. Bu tohumlar , kurucu veya izleyicileri bir reti (Doktrin) haline koyar ve zamanla bunlar inak (Do ma) olarak yerle irler Bununla beraber, temel tecrbe (Experience originelle) ve onun ilk anlat mnda teori ile pratik, teoloji ile ahlak aras nda bir ayr m yapmak ok gtr. Hz. Muhammede gelen ilk ilhm ve vahiy, Musaya inen buyruklar, Budan n aydnlanma tecrbeleri incelenirse teori ile pratik aras nda bir s nrlamaya imkn olmad kamsna varlr.

B) DNN PRATIK ANLATIMI: Tapnma (Culte)

18

Balangtan beri yap lan aklamalardan, dini tecrbenin pratik anlatm olan dini eylem veya ibadetin s kca inan ve imana ba l oldu u anla lyor. Dinin teorik bildirisinde a klanan iman konular burada pratik olarak anlatlmakta, uygulanmakta ve gerekle mektedir. Geni anlamda, dini tecrbeden kayna n alan her eylem dinin pratik anlat m olarak alnmak gerekir. Dar anlamda ise dinsel kii (Homo Religiosus) nin yapt eylem ve ilemlere tap nma (ibadet) denir. Bu tan mda din tap nma olarak ele al nmtr 19 . Kutsalm tecrbesi olan din, Efsane, reti (doktrin) ve Inak (do ma) larda tap nma konusu olan Tanrya veya Tanr sal gce kar sayg eylemleriyle anlat hr. Gerardus Van der leeuw btn din anlat mlarmn geni bir etdne dayanan tap nma eyleminin fenomenolojik bir yorumunu yap-

16 Theoria : Tanrsal srlar grme, bilme ve renmedir. Vahiy unsurlar tar. Sonralar bilimsel bir anlam kazanm tr. 17 Stoik felsefe akldan baka hibir d belirtiye nem vermeyen bir sistemdir. 18 z trke ile iman veya akideye inan; ibadet ve amele ise tap nma denmektedir. nanta efsane, reti (doktirin) ve inak (do ma ve nass) dahildir. Tap nma dil, fiil ve baz ekimserliklerle gerekle ir. 19 Bk. Evelyn Underhill, ibadet (Worship) (N. y and London, Harper and Bros. 1937

72

nutr 2
ve

Underhill tapnma eylemlerini drde ay rr : Dini trenler (Les Rituels), Semboller (Les symboles), kutsallama trenleri (Les Sacrements)
.

kurban (Le sacrifice)... Tap nma eylemlerinin anlam, mnasebet ve mahiyeti zerinde sistematik bir ara trma sz konusu oldu u zaman bu trl snflamalar ok yararl olur 21 Eski szleme (Tevrat) zerinde de erli
.

almalar yapm olan Walter Eicrodt ile birlikte tap nmann geici bir olay deil, ,dinin temelli ve gerek bir anlat m olduu ve insan hayatnn tmn kaplad sylenebilir. Dinin zihni anlatm ile onun temel, tabiat ve grevini birbirine kartrmaktan ileri gelen yanlma, __teorinin dinde en anlaml veya en esasl bir ilke olmadm kabul etmek suretiyle nlenmi olur. Gerekte tap nma olay o kadar nemlidir ki, bir dinin onsuz devam edebilece i bile phelidir. eitli dinlerde tap nmann inanla karlkh mnasebeti ok kez tartma konusu olmu ve birbirinden ok farkh zm yollar na balanmtr. Kuzey Avrupa folklor ve din sistemlerine k saca bir gz atmak konuya k verecek zellikleri ortaya koyar. 19. yzy ln balarnda Kuzey Avrupa Tetkikleri krssn kurmu olan Jacob Grimm, dinin teorik (mitolojik) anlatmna kar duyulan bir ilgiyi ibadet, hukuk ve kurumsal elemanlarla kartrmtr. Grimm'den sonra gelen Schwartz, efsanevi geleneklerin (tradit'

ions nythologiques) yorumuna nem vermi ; fakat 19 yzy ln ikinci yarsnda Wilhelm Mannhardt al malarn halk trenlerini geni ce incelemeye hasretmi tir. Dini tecrbenin iman ve ibadet yahut Ma ve tap nma ynlerin-

20 Gerardus Van der Leeuw Din fenomenolojisi (Phenomenologie der Religin) adl eseriyle fenomenolojiyi dine uygulamtr Aslnda fenomoloji bir kimsenin dorudan do ruya edindii tecrbenin deskriptif bir etddr. 1933 y hnda yaynlanan bu eser kar latrmal dinler etdn de nemli bir yer tutar. zel olarak din fenomolojisi din olaylar olarak dini yap ve onun dayand temel tecrbe ve belirtilerini ke fetmeye alr. Bunu yaparken de tarihi ve yersel elemanlardan soyutlamr. 21 Din trenleri eski dilde Mensek ve Bat dillerinde ise Rite diye geer. Ve Din trenlerindeki sra, ekil ve yalvarma (dua) lar gsterir. Bu tren s ralarn aklamak zere yaz lan kitaplara Rituel denir.

Litrji (Liturgie) : Dini otorite tarafndan saptanm olup dua ve treulerin s rasn bildirir. Semboller (les symboles) soyut bir kavram somut ekillerle anlatmak iin kullan lan iaretlerdir. Bu iaretler mminlerce bilindi i halade yabanclarn anlayamyaca ekilde dzenlenmitir. Hrstyanhk ilk devirlerinde (i kence ektikleri srada) bu sembolle1rden yararlanmtr. Mesel Hrstiyanlkta ha, Hz. say ve btn hrstyanlig gsterir. kenarh e it bir ken iine izilen daire e it kutsal' yani teslisi (Trinite") gsterir. Gvercin kutsal ruhu (Saint-Esprit) temsil eder. slamiyette ehadet parman kaldrma tanr birliine Hz. Muhammedin hak resul olduuna iarettir.

Kutsallama trenleri (Les sacrements) Hr stiyanlkta kutsal bir ruh veya kavram n kutsal bir eylem olarak dar aksetmesidir. Hrstiyanlkta yedi kutsallama treni vard r: yaftiz, konfirmasyon (belirli bir ya a gelen ocuklar papazn duasiyle aai rebbaniye katlmas), Aai rebbani yini (eucharistie) bunlar aras ndar.
lar

73

den birine tekinden daha ok nem ve ncelik tan nmasyla ortaya kan anla mazlklar sami dinlerin tetkikinde de nmze kar. Robertson Smith tapnma konusuna gereken ilginin gsterilmeme3ine fkelenerek sami dinler (Religion of Semites) adl eserini kaleme alm t Mazmurlarn yorumu zerindeki at malar, Mowinckl'in teorisinde son kertesine varm ve, dinin ihadetle ba lad sonucunua varlmtr. Ilkel tap nmalar konusunda deerli bir uzman olan Daniel Brinton, Dini eylemlerin btn dinlerin kayna olduunu ileri sren Otto Gruppe'nin teorisine kar koymutur. Brinton ayn ekilde efsanelerin din trenlerinden km olduunu syleyen Robertson Smith'in gr lerine de takarak dinde eylemin efsaneye dayand n savunmutu. Tanrlara sayg gstermek zere giri ilen en basit eylemlerden, yahudilik, parsilik, brahmanlik, Do u ve Bat katoliklii gibi, dinleri karakterize eden kimi menseki rnekler kmtr. Ortalama bir gr le tapnma olarak, kutsal zaman ve meknlara sayg gsterilerini, dnya dzeni ve tanr iradesinin geni bir yrumu sonucunda giri ilen kimi eylemleri ya da belli bir amaca varmak iin yap lan basit trenleri (taharet, dua, kurban gibi) bulmaktay z. Tapnmamn tarihesi bir yandan zorlama ile gelenel aras ndaki srekli mnasebetin, te yandan, ferdi hrriyet iin giri ilen devaml savan bir hikyesidir

C) DNN SOSYOLOJK ANLATIMI : Din Birli i (Communion)


Kollektif ve ferdi din Dini teerbenin teorik ve pratik anlat mlan onun nc bir grn olan sosyolojik anlatm ile tamamlanr. Ya ayan bir din tabiat icab toplumsal mnasebetleri kurmak ve devam ettirmek zorundad r. John Mac Murray Dini Tecrbenin Yap s zerindeki ilgi ekici derslerinde din alan nm kiisel mnasebetler alan olduunua bizleri inandrmaya allynr. Bu teori dinde ferdi ve kollektif elemanlara yer vermekle pozitivistlerin toplumu tapnma konusu saymakla d tkleri yanl yoruma yakla mak tehlikesi gsterir. Btn mnasebetlerin din alan nda cereyan etti i ve dinin, kar lkl bir bamlamamn bilinli bir idrakinden ibaret oldu u dncesi do ru deildir. Bu anlay kutsala ball aklayan temel tecrbenin toplumsal sonucundan baka bir ey deildir; ve nemi ne olursa olsun ikinci derecede kalmaya mahldmdur. Mac Murray, dinin toplumsal yn ve grn . zerinde durdu u mddete hakl dr; Fakat toplumsal olay n bir tre Vini i saymakla yanl bir yola sapmtr. Tabiatiyle Mac onun gerek ekirde Murray dini birli in (cemaatin) sembolik ah malan zerinde yksek d nceleri 01..:n bir bilgindir. Yorumlar gerekten derin ve anlaml dr. Bu bilgin gre, dini tren birli in basit bir anlatm deil, fakat birlii ya atan bir arat r. 74

Beeri mnasebetler niyyet ve iradeye dayand klar nisbette ykselir ve asilleirler. Her eye ra men, yksek bir din de toplumsal mnasebetlerin dini ynden muhafazas tabii ba lar kuvvetlendirdii kadar onlar kolaylkla yokedebilir. nk manevi birlik, tabii birli in sadece bir devam deildir. Bir dindeki sosyolojik sonular incelemek iin Dinler Tarihinin ma4eme ve verileri ele ahnmal dr. lk i dindeki birlik, i birlii ve ortakla a al malarn dini tecrbenin btnleyici ve temeli paralar ndan= yoksa geici olaylarn bir belirtisimi olup olmad m kestirmektedir. Ve yine dinde acaba fertlerin kendiliklerinden dinin toplumsal al malarna katlma ve toplum fertleriyle birle me ihtirnalini ortadan kald racak kadar kkl baz ferdi durum ve tutumlar varmdr? Bu trl sorulara verilecek kar hklarm din hakkndaki zel gr leri aksettirece i kolayca anla hr. Ortakla a tapnma ilkeleri (Principle of Corporate Worship) adl eserinde Evelyn Underhill ok
.

anlaml olan u yorumu yapyor : tek ve toplu tap nma aras ndaki ncelik ve stnlk problemi bir kenara b rakhrsa pratik hayatta her ikisi de birbirini tamamlad, kuvvetlendirdi i ve denetledi i grlr. Scheler dinde her ilemin ayn zamanda bireysel ve toplumsal i lem olduunu ve tek bir hristiyan asla hristiyan de ildir (Unus Christianus nullus Christianus) sznn geni anlamda btn dinlere uygulanaca m syledii zaman phe yok ki tm ve btnyle katolik felsefesini yans tyordu. Yazar kiliseyi mminler birlii olarak ald ve bu birlik hakknda derin bir gr olmad halde tmyle dinin bireysellii ve ferdin do rudan do ruya tanrya kar sorumlu olduu konusunda nemle durmu tur. Bununla beraber protestanl kta bile ferdin din konusundaki rol ve nemi zerinde gr ayrlklar vardr. Burada eitli mezhebi gruplarn gr ve anlaylarna gre ferdin dindeki rol ve ve nemi birbirinden farkl dr. Bu gr ler bir dini toplulu un gelime safhalarma gre deiebildii gibi ayn alanda da de iik grler olabilir. Mesela' protestanlk Dou katoliklikten daha ok fert zerinde durur. Bunun gibi her ikisi de protestan oldu u halde Metodizm (Methodisme) anglikanizmden daha ok bireye ve bireysel de erlere nem verir 22 te yandan Luther mezhebinde 19. yzylda ortaya kan dindarhk ve uyan hareketleri kk ve
.

samimi gruplarn kurulmasna yol amtr. Bu hareketlerde Ortodoks ve konfessiyonalizmden daha a k olarak ferdi dindarla nem verilmiti. Mez-. hebi gruplar da ayn eilimleri gsterirler. Gerek ferdiyetci durum ve tutumlar ve gerekse reform hareketleri, karizmatik ve komnist gruplar n ok koyu kollektivist duyularma zt bir do rultuda geli milerdir.

22 Metodizm : 1729 da Ingilterede Weseley karde ler tarafndan kurulmu bir protestan mezheptir. -1:1-yelerinin ahlak kurallar na olurundan ok nem vermeleriyle tekilerden ayr hr.

75

19. yzyln sonuna do ru, bir ok bilginler dini geli menin yava yava fakat, de i mez ve dnmez bir ekilde kollektivistlikten fertili e doru iler ledii sonucuna varm lardr. Bu evrensel gidi te Hristiyanlk putperestli e, protestanhk katolikli e, liberal protestanhk klasik protestanl a kar stnlk ve ncelik salamak suretiyle rnekler vermi tir. Geen 50 yl iinde ayrn,th ve karlatrmal tarih biliminin gelimesi ve hrisyanlk eitleriin tmne kar byk bir ilginin uyanmas bu trl erken genellemelere phe ile bakmay retmitir. Mistisizm, rasyonalizm ve spritalizm gibi baz dini tutumlar birbirinden olduka ayr ve aral kl dnem ve devrelerde u veya bu ekilde tekrar ortaya km ve tek kiinin toplumla olan mnasebetini tayin etmitir. e itli hristiyan gruplar nda grlen bu tutumlar Ernst Troeltsch tarafndan sosyolojik ortanUar iinde incelenmitir. Bilginler a da dnyaya z olan bu geli melerin daha ncede Eski Yunan ve Orta a toplumlarnda rnek vermi olduunu ispat etmilerdir. ster fert isterse bir grup olsun, dinin temel sjesi zerindeki gr lerin pek ok de itii grlr. Eski a n Site dinlerinde ifadesini bulan dini birlik kavram a da dinlerdekinden ok farkl idi. Onlar toplu tap nmalarma nem vermi ve bireysel tap nmay geerlii olmayan bir soyutlama olarak almlard. lkel dinler bu konuda daha da ileri gitmi lerdi. Yunan ,dini ferdi olmadan nce aile, kabile ve devlet dini gibi toplumsal bir nitelik tamakta idi. Roma topraklarnda bireysellik (ferdiyat) kavram n-in gelimeEi, toplumsal d nn olaanst ilerlemesi yznden ge kalm t Fert sadece aile, klan ve Devletin yz suyu hrmetine var say lyordu. Japon toplumu aile kavramna kutsal bir anlam verir. Fert, ailenin ortakla a yaay iinde geici de il, fakat srekli olarak erimi ve yutulmutur. Gven verir gibi grnen bu cr'etli genellemeler pek ok istisnalar ihmal eder. Yukarda sz geen medeniyetlerde kollektif dinin nemi ok byk olmakla beraber dini nderlerin toplumlarda ola an st rol ve stn derecede yard mlar olduunu unutmamak yrinde olur. lkel toplumlarda bile ok kiisel bir dini tecrbenin varl n kabul etmek zarureti vardr. Btn bunlar dinin yalnzca bireysel oldu unu ispat etmese de dini dpedz toplumsal nitelikte anlamay gle tirir. MaSnowskinin oralama formillne uyarak kollektif ile dininiri hibir suretle ayn geni likte olmad klar sylenebilir. Yahut Ruth Bendiet'in syledi i gibi gerekte toplumla tekin birbirine kar t olmadklar dorulanabilir 23
.

Daha stn nitelikteki ferdiyeti dinin geli mesinde iki nemli etken gze arpar: Biri kltrel ve toplumsal ortam n etkisi. altnda ferdin yava
23 Ruth Benedict, kltr rnekleri (Patterns of culture) (Boston Houghton Mafflin co 1934)

76

yava zgrlne kavu mas , tekisi toplum ve uygarlkta devaml bir ayrmla ma (Differenciation) srecinin gerekle mesidir 24. Bu ifte srece ilkel toplumlarda bile rastlan r. Lowie, Amerika yerlilerinden Crow (Karga), Yeni Gine yerlilerinden Kai ve. Eskimo gibi bir ok ilkel toplumlardaki mlkiyet kavram n gzden geirdiklen sonra ba ka yerde rastlanmayan bu komnist toplumlarda bile ferdi motiflerin bsbtn ortadan kalk nad sonucuna varmtr. Bu temayl Do uda daha ak olarak kendini gsterir. Fakat Bat medeniyetleri ferdiyetili in zirvesine varm bulunmaktadr. Tek ba na klasik medeniyetin gelenekleriyle haz rlanan bu ferdiyetilik yneli in yahudilik, Hristiyanlk ve slamlk gibi evrensel dinler derinle tirmitir. Helenistik devir bir yandan ayn geleneksel nitelikteki rgtleri (te kilat) eritmek; te yandan yeni tipte bir dindarl k yaratmak ve bu yeni tiplerle birlikte din derneklerinin kurulmas na yardm etmekle dinde lsz etkiler yapmtr. Dini ferdiyetili in geli mesinde sosyolojik bakmdan ok nemli bir yn, dini cemaatlarla tabii gruplar n gn getike birbirinden ayrlmas yani Lyiklik ilkesinin uygar ve a da toplumlarda reva bulmas dr. Konumuza ilikin olmas bakmndan yukarda yaplan aklamalara hristiyanhktaki ferdiyet kavraniiyle ilgili bir sz daha eklenebilir. Ba langcnda kutsal kitaplara dayanan ve byk din slahatlarnca (Reformateurs) yorumlanan ferdiyet kavram , paskal, Kant ve Kierkegaard felsefelerinde stn bir rol oynarlar. Bir din sosyologu olumlu bir ilgi ta mamakla beraber, Soeren Kierkegaard teolojisi, ferdin (der einzekne) sosyolojik ve dini ynden temel kategori oldu u konusunda varlan en son mantki sonular gsterir. ada felsefe ve protestan teolojisinde benzeri fikirlere rastlan r Mesela Alfred Nortl Whitehead dini, insann i hayatnn sanat ve teorisi olarak tanmlar ve bu do rulamayn dinin her eyden nce bir toplum olay olduu grnn aktan aa bir reddiyesi sayar. Bu yazar Din olay m ferdin yalnzl ve yalmzllyla yetinnesi olarak zetler. te yandan dindeki kollektif eylemleri ise dinin ssl psl bu d yn olarak alr. ada psikolog Floyd Allport'a gle Kiisel din, ferdi, dinden ayrmakla kalmaz, ayn -zamanda ba kalar ile her trl muhabere ve temas engeller. Hristiyan wezhepili i (Sectarianisme Chretien) ve budist teolojisine hite yabanc olmayan bu grten dolay dini . tecrbenin imkan, me ruiyet ve din birli i snrlar problemi ola an st bir ciddiyet gsterir. Dini tecrbeyi yaln zca kiisel bir i sayanlar kilisenin rgt, disiplin ve yasas n ret ve inkr edenlerdir. Dinleti tarihi boyunca ferdin geli me ve zgrln tehlikeye koyan sistemle e kar ferdi tecrbe ve te ebbs adna srekli bir itiraz n ykseldii grlr. nceden mevcut olan geleneksel bir toplum iinde gerekle nek zorunda kalan din kavram , ya bamsz olarak dini olgunlua gtren etkenleri bir24 Robert M. Mac iver Society : ts stucture and ehances (N. Y : Farer and Ihn hart 1937)

77

letirir; ya da mevcut herhangi bir topluluktan ba msz bir cemaatin doacak olan iman birliine ynelmesini sa lar. Burada din sosyolo unun ii, dini topluluk (cemaat) konusunda birbirinden ayr kavramlardan kan ve tipolojik ynden farkl olan dini yap lar dikkatlice incelemek ve s nflamakt r. Yine bu bilgin yaplarn tarihi geli melerini izmek ve her yer ve zamanda rastlanan e itli din karde lii kavramn aramak zorundad r.

III. DNN TOPLUM VE DNYA KARISINDAK TUTUMU

A. Dinin sosyolojik rol


Tipolojik bakmdan dinin toplum kar snda farkh tutumu vard r: 1) Olumlu tutum (Attitude affirmative)

Bu durum ve tutum, din ve dnya te kilatlar ayn olan gruplar n ayrdedici bir niteli idir. Ulusal dinlerle, islmiyet, lamaizm ve Vatikan Katoliklii bu tutumun ayd nlatc rnekleridir. Burada din topluma kar olumlu bir durum taknmtr. 2) Olumsuz tutum (Attitude negative): Koyu sofuluk (Ascetisme radical) bu tutumun tipik bir rne idir. Budizm ve baz islam tarikatlar, bozguncu yobazhk, ke ilik (monachisme), ilecilik ve benzerleri bu s radadr. Burada din topluma kar menfi bir durum taknmtr. 3) Semeli tutum (Attitude d'un realisme selectif). Bu tutum dini gruplar nitelik ve nitelik bak mndan snrlandrr. islmdaki Emr Dnya (dnya ileri), Emr Ahiret (ahiret veya din i leri), hristiyanh n ilk demelerinde ifadesini bulan din ve dnya (devlet) i lerinin ayrm buna ili kin rneklerdir.

Dini cemaat tiplerinin kar latrmal bir etd, zorunlu olarak onlar n kurulu sebeplerini, zel anlamlar n ve yleri zerinde yapt etkileri inceler. Ba ka bir deyi le, yalnzca sosyolojik olan bir ara trmay grubun ken-

78

dini yorumlamas olan ideoloji ve yaps zerindeki incelemelerle tamamlamak gerekir. Burada ideoloji sz, sbektif ve s nrl olarak dar anlamda de il, teorik bir a klama ve grubun kendini vas flama ve a klamas olarak genii anlamda alnmaldr. Yalnzca psikolojik veya yalnzca sosyolojik olan bir yorum tek ynl ve eksiktir. Bu trl yorum, bir ekil veya grubun at ve yapsn anlamaya yol yerse bile tek ba na onu btn ynleriyle a klayamaz ve muhtevas m ortaya koyamaz. Bir grubun ileri s d dini deerlerin psikolojik veya sosyolojik zmlemesi, grup zerinde etki yapan deerlerin ancak bir ba langc olarak alnabileceini gsterir. Grup iindeki ortakla a tecrbe ye onun anlat mlan ok etkin bir birle tirme ve kayna firma gc olarak etki yapar. Grubun korunma ve kurulma ihtiyalar , yelerin birbirlerine kar dayamma duygularnn oluma ve gelimesinde nemli bir rol oynar. Bu, bir gruptaki resmi inancm zorunlu olarak, ba langtaki toplumsal ve psikolojik artlarn tam i dadesi gibi ele alnmas gere ini gstermez. Din kurucusu, din nderi veya haleflerinin yan lma paylarn ve karlatklar hayal knklklann hesaba katmak gerekir. Mezhepilik zihniyeti (Sectarianisme) nin tarihi, bu konuyu ayd nlatan baz rnekler verir. Kavram ve. ekillerin gerek ynn, bilin alt anlamn ve nedenlerini yorumlama iinde psikoloji, psikososyoloji ve psikopatolojinin ok de erli yardmlar olabilir Bununla beraber as l sosyolojiyi ilgilendiren cihet, dini kavramlar, kut sal trenler ve toplumsal yap lardr. Bunlar sosyolojik bir birlik sa lamak zere toplum yelerini hem birle tiren hemde onlar d lemden ayran ak ve belirli bir dini tecrbeyi aksettirir. Cemaat ve tarikatlar gibi s rf dini olan guruplar (Groupements Specifiquement Religieux) n durum ve idoolojilerini aile ve kabile gibi hem dini hem tabii olan guruplarnki ile karlatrmak ok ilgi ekicidir. Her iki halde de yabanc lara kar teorinin emretti i ve pratiin izledii farkl bir durum ve tutum gze arpar. Birinci kta yabanc yalnz iman bakmndan guruptan ayr kald halde ikinci kta yabanc guruptan hem inn hemde kan bak mndan ayrlr. O halde sosyolojik ynden dinin iki trl etkisi vardr: Her yeni din, yeni bir lem ve yeni bir dnya gr (Weltansehaung) yarat r. Bu yeni lemde, eski grler, bayatla n ve gn gemi kurumlar varl k sebeple rini kaybederler. Burada tabii guruplardan gelen gr ler ortadan kalkar, eskiler silinir ve yeni bir e ya dzeni kendini gsterir. phesiz bu de imeler devfimei de olabilirler. Btn mesele, geleneksel elemanlar n bu yeni gr le yaplan yorumlarmn geniliine ba ldr. Yeni bir dinin demeleri, vaaz ve kitaplar, bu din evrensel nitelikte olsa bile, ilk olarak az ok dzenli bir gruba ynelir. Kltr yksek ve sosyal yap s ayrml toplumlarda ihtidalarm iinde cereyan etti i ortam o u zaman tecansten yoksundur. 79

o
Huy ve soy, dnce ve kltr bakmndan bu kadar tutars z olan elemanlarn din etkisi alt nda nasl tek dzen ve tek para bir gurup meydana getirdiklerini incelemek, Din Sosyolojisinin ilgin bir konusudur. lk hristiyan (Ekklesia), Buda ve Jaina (Samgha) slam ve zerdt cemaatle-i bu konuda gerekli, bilgi ve malzemeyi verirler. Bu seviyede daha kesif bir dini tecrbenin sonucu olarak zel bir tak m problemler ortaya kar. Burada nemle dini tecrbenin z olan tanr ve tanrya yakla ma ve onunla birle me konusu zerinde durulur. Bu mnasebet tasarlanabilen btn dier insanlar aras mnasebetler kar snda bir stnlk ve ncelik gsterir. Fakat yeni gurupta din hayat nn kesifleme ve geli mesiyle bu tecrbenin yaylmas (sirayeti) ok g olur. lk safhalarda dini tecrbe anlatmlarnn ortakla a ara ve anlamlar olan seMboller bir dereceye kadar yumu akhk ve kolaylk gsterirken, daha rasyonel gr lerin ve daha evrimli trenlerin gelimesi bu sembollerin anla lmasm gletirir; ba ka bir deyile, eer geleneksel sembollerin dini cemaatin temeli say lmas zaruri ise bunlarn daha ak olarak tan mlanmas gerekir. Yukar da belirtildi i zere yksek seviyedeki dinde, grubu btnleme ve perinle neye gtren etkenler vard r. Bu durumda, daha kk, daha kesif bir din hayat yaayan sekin bir dini grup (elite religieux) kurulmu olur. Dinler Biliminde buna cemaat iinde cemaatcik (Ecelesiola in Ecclesia) denir. Bu kk topluluk yeleri herkese a k bulunan dini cemaattakinden daha derin tecrbeler, daha s k kurallar veya daha s k rgtlerle birbirlerine ba hdrlar. Yeni grubun yelerini daha skca birletiren d alemin tepkileri de bir kenara b raklmayacak derecede nemlidir. Din karde lii (Fraternite religieu e) incelenirken kar lkl bir sre veya mnasebeti unutmamak gerekir. Bu srele bir dini cemaatin zihniyet ve tutumunu, o cemaatin yeleri yarat r. Blna karlk gurup yelerinin tutumlar ferdi kavramlar zerinde geni lde etli yapar. Cemaat iinde. zel terimlerin yerle mesi, ahlk ve detlerin geli mesi bylece gurubun etkisi altnda gerekle ir. Bu karhkh uyarma ve isteklendirme dil ve di er yaratc faaliyetlerin etdnde de kendini gsterir. Dil felsefesinin bugn bile en byk temsilcilerinden biri olan byk Wilhelm Von Humboldt ok nemli olan u ilkeyi savunr. Gurup konuarak dili, dil de sras gelince gurubu yatr. Yazara gre kutsal dil ile din mnasebetlerinin, dil sosyolojisi ile din sosyolojisi arasnda olduu gibi, ilgi eken bir ok benzerlikleri vard r.

80

B. man ve retinin birletirme gc (Le Pouvoir integrant de foi


et doctrine)

Konu dinin cemaat yelerini birle tirip kayna trarak tek para bir btn yapmas n ve bunu kolaylatran ve gle tiren art ve aralar inceleme olduuna gre, dini tecrbenin e itli anlatmlarmm (iman, ibadet ve cemaat) ne dereceye kadar bu birle me ve kayna maya yardm ettikleri sorulabilir. Kesin anlamdaki dini tecrbe, kutsal terimlerle buyrulmu ve bildirilmi, tapnma trenleriyle anlat lm ve son olarak pratik alanlarda uygulanm tr. Baka deyile dinin z, buyruk, kulluk ve topluluktur. Benzeri sosyolojik etkiler kutsal geleneklerin geerlikte oldu u her yer ve zamanda gzlemlenebilir. Ilkel toplumlarda masal ve efsanelerin dile gelmesiyle grup kaynar ve birle ir. Kutsal bilim ya kehnet ve vecize olarak bireysel bildirilerle yahut vahiy ve ilham de erini ta yan hitap ve kitaplarla aklanr. Bylece kutsal demeleri i itmek iin kulaklar= ve gerek iman (la vraie foi) duymak ve anlamak iin kalp gzlerini aanlar birle ir ve kaynarlar. Bu kutsal a rlara cevap vermeyenler ise din kadrosu d mda kahrlar. Doktrin, daha nce birle mi olan grubu, te kiltlanmaya gtren ilk teebbstr. reti (doktrin) ya sistematik efsane ve masal eklinde ya da inak (doma) olarak kat lam kanunlar halinde tart mal olarak ortaya kar. Din konusunda gerekli tan mlar yap lsa ve inaklar kat la arak kanunlasa bile yine bu tart malarn sonu gelmez. nk temel tecrbenin gizli kalan muhtevasn anlamak ve bunu iten gelen phelere, dtan gelen saldrlara kar korumak ve savunmak iste i tarih boyunca devam edegelmitir. Bu tartmalar sonunda bir yandan yer ve yarad htan, huy ve soydan, gelenek ve grenekten ileri gelen fikir ayr lklar', te yandan temel tecrbenin yorumunda ortaya kan de iik gr ve anlaylar stn deerdeki valz ve tefsirci, yorumcu ve lahiyatlar etrafnda baz mezhep, mektep ve tarikatlar n do masna yol aar. Dini grubun daha ok kayna mas ve birliin daha ok kuvvet bulmas , gnah karmalar ve sembollerin forml haline getirilmesi sayesinde gerekle ir. Dini cemaat ayn tecrbeye ba l kimselerin dayanmasuu ifade ve isteklendirme amac n gden man sembollerini formlle tirmek yoluyla kendi birli ini kuvvetlendirir. Yeni dilde inak denilen do ma veya domatik sz baz evrelerde bir ktleme forml olarak menfi bir de er ve anlamda kullan lr. Bu domatiktir, deyince deimez dini kanlar dolaysiyle kendisinden uzakla lmak istenen bir muarz kastolunur. Hristiyanln Kam ilkesi (Credo en Chretien), Budistli in l
Din Sosyoiojisi F. 6

81

cevheri (Triratna bouddhiste) 25 Islamn ehadet ve aments, Yahudili in man duas (Shema Juif) 26 ve trann itiraflar inak, nas veya do mamn uy,

gulanma alanlardr. Mahalli . hreti olan Ilahiyat okulla rmn iman ve reti konusunda korkun denecek derecede byk etkileri vard r. Msrda Heliopolis, distanda Dakshineshvara, Japonyada Mou t Hiei byledir. Bu okullar gerek doktrinin geli mesi ve gerekse, geni anlamyla dini birlik zerinde byk etkiler yapmlardr Bu trl sosyolojik btnleme ve kayna malarm politik anlamlar olacam sylemek hite mbala ah saylmaz. Eski adaki Yakn Dou, Japonya ve Meksika gibi imparatorluklar n tarihi bunu ispat eden misallerle doludur. Bir dini cemaatte szn geiren nder ve reticiler evresinde toplanan muhtelif gruplar n tarttklar reti ve olaylar n eitli olmas yalnzca fikir, teoloji ve felsefenin geli mesine yol amakla kalmaz, ayni zamanda toplum hayat iin byk bir nem ta r. Dinler Tarihinde bu konuyu aydanlatan pek ok belge ve kamtlar vard r. Pythagore, Empedocle, Efltun ve Plotinus , gibi byk gnostik statlar 27 ve HinduizmdekiShankara, Ramanuja ve Rma krishna; Japon BudiZminde Honen Shinran ve Nichiren gibi ilahiyat filozoflar kendilerinden sonra gelenler ve genel olarak din karde leri zerinde ok byk etkiler yapm lard r. 007 4.<^: ,

C. Ibadetin Birle tirme Gc (Pouvoir inte rant de culte) Burada dini tecrbenin pratik anlat m olan ibadetin sosyolojik anlamlar inceleme konusudur. Zihni bir nitelikte olan iman, grup veya fertleri daha geni bir cemaat iinde aynmla ma ve ayrlmaya gtrrken ibadet dini grubu kurmaya, birle tirmeye ve geli tirmeye yarar. Underhill ibadetin dini bencilii yendiini ve sosyolojik ve mezhebi blnme ve ayr lmalar nlediini byk bir anlayla sylemektedir 28 Ibadet, yin ve dini trenler
.

25) Triratna : Sanskirit dilinde ta veytt cevher anlam ndadr. Terim Budizmde Buda, Dharma ve_.:=2c222.Lbaret l bir inanc gsterir. Bu ise Buda, Budamn kitab ve Buda cemaat]. anlam ndadr.

jruLti (Yahudi amast) 26 Sit'e'

Yahidilerin gnlk trenleri s rasnda syledikleri

be kutsal kitaptan seme iman konusundaki dua ve ehadet szleridir. 27 Gnose veya Gnosticisme : Etimolojik olarak gnostik bilgi demektir. Gerekte ibadetin zel bir tipini gsterir. Bu yle mutlak ve btn kaplayan bir bilgidirki bu sayede tanr , dnya ve insana ilikin felsefi ve dini problemlerin zm mmkn olur. 28 Evelyn Underhill, ibadet (Worship) N. Y. and London: Harper and Bros) 1957 (Principles Of Corporote Wership)

82

ayn merkezi tecrbeye dayanan kimseleri birbirine ba lar ve birle tirir 29

Bu olay ilkel dinlerde daha ak olarak grlr. Profesr Bronislav Kaspar Malinowski, ibadet, yin ve tren olarak grlen eylemlerde yarat c elemanlar grmekte ve bu amala yap lan toplantlardan en kutsal eylem ve ilemlerin cereyan etmekte oldu unu savunmaktad r. phesiz, namaz klmak, kurban kesmek, Tanr ya kretmek ve yalvarmak iin bir araya gelen mminler ibadet, yin ve trenlerin en gzel rneklerini verirler. Malinowski, ilkel toplumlardaki ibadetin, genellik ve dini inanla toplum te kilatnn karlkl mnasebetleri bak mndan en az ileri dinlerdeki kadar belirgin oldu unu syler. Soy, sop, uruk ve ulustan hangisi sz konusu olursa olsun en ilkel ibadet, yin ve trenler bile grubu birle tirmeye yardm eder. Hibir teolojik doktrin, dini tren ve menseklerin yapt tesiri yapamaz. Dr. Pratt Hinduizmin tannm bir kolu olan Arya Samaj gibi byk lde rasyonalist olan bir grupta bile ibdetin kuvvetli etkilerini grm tr. a mzn en nde gelen bir sosyolog ve filozofu olan G. H. Mead'e gre ibadetin tam olarak aklile tirilmesi imkans z olup iinde saklad srl deerler vardr 30. Bununla beraber o her vakit iinde bulundu u ekil ve toplumsal ortamda muhafaza edilegelmektedir. Ibadet, kurban ve dini tren, yaln zca ona katlanlarn tecrbelerini aka anlatmakla kalmaz, ayn zamanda grubun te kilat ve zihniyetini tayin etmeye ve ona ekil vermeye de yard m eder. Underhill Hristiyan kilisesinde toplu tap nma konusunda tip tespit eder: Ortakla a bir skat, nder, imam, papaz, haham ve yard mclarnn grup adna yaptklar tap nma eylemleri ve hei mminin kat ld yin, tren ve litrji eylemleridir. Ilkel bir toplumda teorik bilgilerin say s pek azdr. Amerika Yerlilerinden Kara ayakhlar (PiedsNoirs) veya karga (Corbeau) ve benzeri uruklar ok az bir dnya gr ne sahiptirler. Her trl panteon fikrinden yoksundurlar 31 Kutsal bilgiler ok kez byc, hoca, papaz ve haham gibi din ilerini yrtmekten birinci derecede sorumlu kimselerin biricik i ve imtiyazlardr. Grup bir btn olarak ok az din treni yapar. Fakat grubun
.

29 W. E. Hocking, The Meaning of God in Humen experience (New Havan: Yale niversity press, 1912. 30 George Herbert Mead, Self and Society, 1934 31 Panteon (Panthe'on) sznn ayr anlam vardr : a) Yunanl ve romahlann btn tanr lan iin ayrdklan tapnak anlammad r Roma panteonu isdan 27 yl nce yaplm olup ilkin btn Roma Tanrlarna Sonra Meryem Anne ve azizlere tahsis edilmi ti. b) Bir memlekette tap lan tannlann tm anlammad r. c) Memleket bykleri iin ayr lan mezarlk anlamnadr Paris panteonu ve Londradaki Westminister Abbey byle birer panteondur.

83

devamhl bu popler trenlere ba ldr. Tarmla ura an toplumlarda ve genel olarak, kyller aras nda teorik din bilgisinin az ve k t olmasna karlk ibadet konusundaki ilgi ve eylemleri gze arpacak kadar belirgindir. Tapma eylemleri zamanla daha ince ve karma k bir hal ahnca byk lde bir uzman ihtiyac ba gsterir. Bylece ilke ve uygulamada bir takm tapnma eylemlerini ba kalarndan ayrmak ve baz menseki ve litrjik grevleri yerine getirmek zere din adamlar ndan kurulmu bir heyet meydana gelir. Bu kimseler gn getike Diyanet i lerini fiili inhisarlar altna aldlar. Bu suretle yava yava Ruhban (Sacerdoce) denilen bir s nf teekkl eder.. Bunlar srail, Msr, Yunan, Meksika, in ve Japonya'da oldu u gibi balangta aile babas (Paterfamilias), nder, ba kan, memur ve k rallarn yapmakta olduklar dini ilem ve grevleri zerlerine al rlar. Ibade Ile ilgili nemli grler ve fe di dorudan do ruya grupla mnasebete getiren an ve zamanlar zerinde durulur. Bunlar aile iin do um, erginlik, evlenme, sava , av ve benzeri, tek ve toplu alma iin blug a ve gruptan ay__ rlmak iin de lm olaylardr. Ilkel insann hayat nda hibir i ve eylem yoktur ki din damgasn tamasm. phesiz din btn toplumlarda en nemli bir etkendir. Din her trl toplum ve aile mnasebetlerine, en basit al malara ve gnlk i lere kadar girer. K sacas ilkel insann ya aynda her ilem ve eylem dini mensek ve yasaklarla az ok s radanm ve denetlenmitir. Tapnma ilkel toplumlarda birinci derecede bir birletirme etkeni ve birli i anlatma konusunda ba ta gelen bir faktrdr. Bu gr kltr gelimelerinin daha yksek seviyelerinde bile do rudur. srail, Yunan, Roma, Hint, in, Meksika ve Eski Do unun ehir devletlerinde zel ve genel tap nmalar iman ve doktrinden daha ok ya ay ve davran birlii saliyordu. Bugn e er Dou Roma, ngiliz Katoliklii, Budizmin Mahayana kolu 32 Hinduizm, Parsizm, Yahudilik ve slamhn baz dallarnda dinin ibadet ynlerine nem veriliyorsa bunu k smen tapnma yahut din trenlerinde sald birletirme gcnn anla lm olmasna yormak
,

gerekir. Bu kan ve anlay btn din kurucularnda layk olduu ifadeyi bulmutur. Bunun en tipik rne i, Konfuyus'ta ve onun konu malarn saptayan seme eserler (Analectes)inde bulunur 33
.

32 Budizmin iki kolu vardr : Mahayana, Hinayana

Mahayana sanskritede byk

ara demektir. Bu kol daha ok in, Kore, Japonya ve Tibette yerle mitir. Bu arada Tibet budizmini baz yazarlar Lamaizm ad altmda tamamen ayr bir kol sayarlar Hinayana ise yine Sanskritede kk ara anlam ndadr. Bu kol daha ok Seylan, Birmanya, Siyam ve de yerle mitir. 33 Analectes, Seme paralar demektir. Konfuyus'un lmnden sonra rencileri ve mmetinin ulular tarafndan derlenmi seme eserler dergisidir. As l anlam zetlenmi konumalardr.

in-

84

ibadetin birle tirme gc, geici veya srekli bir te kiltn kurulmas ile gerekle ir : ilkel toplumlar arasnda ve Yunanistanda yer alan s r cemiyet-

Teri ( ocietes Mystres) ve gizli dernekler, Romamn karde lik dernekleri


btn dnya dinlerinde zel ve genel tap nma grevlerini yerine "getirmek zere kurulmu olan Lonca, Tarikat, Ahilik, Ftvvet gibi ad ta yan dernekler ve bir merkeze b alanm olan grup, kabile ve siteler konfederasyonu bu trl te kilatn rnekleridir. Bu Konuda Bayram enlikleri (Festivals) ve ha
.

tavaflar olaanst firsatlardr. nk buralarda ykanma, temizlenme (taharet), yalvarma, adama (Voeu), sunma (Ofrande), kurban kesme, dini tren, trensel yry (Processions) gibi e itli tapnma eylemleri arasnda .sk bir bahlama grlr. Btn bunlar din tarihisi kadar Din sosyolounun da zellikle ilgilendi i konulardr. Bu trl te kilatn zel bir maksatla toplanm olan mensuplarnn zihniyet ve tutumu zerindeki etkiler ve genel olarak din zerinde yaratt birletirici ve btnleyici sonular kolayca tasavvur edilebilir. Bununla beraber kltr anlat mlarnda olduu kadar dini ekillerin yorumlarnda da bir ipham bulunduunu kabul etmek gerekir. Bu belirsizlik ve mphemiyet dinin pratik anlatmu olan tap nmada da vardr. Doktrinler ancak onlarn anlam ve nemini a klayan kesin tanmlarla korunurlar. te yandan tap nma eylemleri eitli yorumlara yol aabilir. Bu sebepten rastgele ve maksath olarak baka baka amalara hizmet ederler. Bu trl karmak sebeplilik rneklerini Pueblo Medeniyetinde bulmaktay z 34 Ame.

rika Yedilerinden Zuni uru unda ev yapma eylemi Hasat dolay syla yaplmakta olan din trenlerinin bir paras dr. Bu vesile ile yap lan tren zengin, lerin toplumsal devlerini yerine getirme ve toplumu birle tirme ve kay, natrma mekanizmas olan mal ve mlk da tm iin bir frsattr 35 Bu gibi
.

rnekler her din tarihinden al nacak misallerle sonsuz olarak o altlabilir. Tapnma eylemleri bu kadar kolayl kla geni, yeni ve belki de birbirine kart anlamlara brnse bile byk bir ayr ha yol amaz. Buna karlk yorum farklar atma ve uyu mazhklar yaratabilir. Bilindii zere sanat dini ilham sayesinde beslenir ve geli ir. Tezyin sanatlar gibi grnrde dini san lmayan bulularn bile kk ve ba langcnn dini ilhamda olmad m ispat etmek ok gtr. Gzellik ve dansta hibir eye irca edilemeyen bir zevkin varl inkar edilemez; ancak SANAT SANAT ND R (l'Art pour Part) nermesi ok ge var lan bir sonutur.
34 Pueblo Medeniyeti (Civilisation de Pueblo) ; pueblo sz ispanyolcada ky kyl demektir. Halk anlam na da gelir. Burada Amerika. yerlilerinin kk kulbelerden yap lm kylerinde ilerine kvrlarak srdkleri geri kalm bir medeni yaay anlatr. 35 Bk. Ruth Benedict, ayn eser, Gney Bat Amerikadaki Potla kurumu. Bk. Ziya Gkalp, Trk Medeniyeti Tarihi, Matbaa' Amire, 1341, S 55 ve devam.

85

Ilkel 36 ve doulu dinlerin epik, dramatik ve lirik edebiyat nda resim, mimari, mzik ve dansn tapnma ile ilgili bir ba lang ve anlam tad aka farkedilir. Burada "sanat sanat iindir" anlat m nisbeten kk bir rol oynar. Bat Aleminde sanatn balang artlarndan, yani din etkisinden kurtulmas Rnesansla ba lar. Sanat n yaratclk nitelii balang, taki amalarn muhafaza etti i mddete bunun dini gruplar zerindeki birletirici ve kayna trc etkisi lsz denecek derecede byktr. Bunu anlamak iin Dionizos s rlarnn yorumunda Yunan Dram nn oynad rol, islmda Alevilerin elem ve ac larn dile getiren ia dramnn roln, Hint ve Yunamn byk kahramanlk destanlarm, in, Tamil 37 ve Iran lirizmini dnmek kfi gelir. Bu konuda birde sanat yap laryla pratik olarak btn ileri dinlerdeki tap nma yerlerinin (Havra, kilise ve camiler gibi tap pnaklar) artistik yap ve dekorasyonunun yaratt etkiye ve klasik kilise mziinin Hristiyanhkta oynad birletirici rol ve tad anlam ve neme i aret edilebilir. Bylece bu trl faaliyetlere yard m etmek ve onlar gelitirmek amacn gden te kiltn ok e itli olduu meydana kar. Bunlarn din ve kltr hayat zerinde byk etkileri vard r.

D. Dini Tecrbe ve Dinin Dnyaya Kar Tutumu Buraya kadar dini tecrbenin, teorik ve pratik anlat mlar olarak reti (doktrin) ve tap nma (ibadet) y inceledik. imdi dini grubun genel olarak dnyaya ve zel olarak topluma kar durum ve tutumunu ele alaca z. Din''it bir i hal ve sbjektif bir tecrbe olarak belirli bir temayl, bir atmosfer, bir tutum veya ekil olarak objektifle medike olaylar zerinde etki yapmaz. dur (Sokrat misali) Anlalmas ve toplumsal bir sonu vermesi iin duygu, d nce ve heyecann anlatlmas ve aa vurulmas gerekir. Ayn dine bal iki kiinin ya adklar dini tecrbe, hareket, sz ve eylem olarak kendini gstermezse bu iki kii arasnda din ve iman birlii meydana gelmez. Bu hareket, sz ve eylem sayesinde birbirinin benzeri say lan duyu, dnce ve eylemler, katlama, yerle me ve gerekle me ansna kavu ur. Bir bakasnn ruhunda ya ad dini tecrbenin anla lmas nadir ve olagan st bir haldir. Do rudan do ruya ve kar lkl anlay olsa, olsa iki veya birbirlerini yak ndan tanyan birka ki i arasnda dnlebilir. Fakat bu halin, dini tecr-

ca,i,E,

v.

1,0

Katkszca kiisel olan bir din sbjektif bir teori olarak kalmaya mahldim4

36 P. Radin, Social Anthropology (Newyork and London, Mc. Grow-Hill Book Co 1932) 37 Tamil' veya Tamil Hindistamn Gney k smmda ve Seylan adasnda oturan etkin bir gruptur Madras ve Seylan beyli i adn tar.

86

benin olduka geni bir birlik ve mbadelesine temel te kil etmesi ok gtr. Dini tecrbe kendili inden karakteristik durum ve tutumlar n gelimesini isteklendirir. Daha nce a kland gibi sras gelince bu durum ve tutumlar duygu, dnce ve eylem olarak belirli ve billurlu bir ekil alrlar. Kurucularnn ya ad kutsaln gerek tecrbesinden kayna n alan hristiyan, slam, Budist ve Hindu, durum ve tutumunu tan mlamak imkansz deil8e bile ok gtr. Her dinin ruh ve z bu durum ve tutumda sakl bulun-

maktadr. Bu durum ve tutumlar bir dindeki fikir, norm ve kurallar n bugnk davramlara uygulanmas n dzenlemi ve gerektirmi tir. Speklatif metot bugnk ku aklar ;in ok ilgi ekici de ildir. Fakat Hegel'in Tarih ve Din Felsefesinde byk dinler hakk nda yapt tavsifler bugn bile faydal bir ekilde okunabilir niteliktedirler. Byk yazar in dinini l, Suriye dinini ztrap, yahudi dinini ycelik, Yunan dinini Gzellik, ve Roma dinini menfaat dinleri olarak vas flad zaman hemen herkes kendisiyle beraberdi 38 brani milletinin Babil Esaretinde ve bundan k sa bir sre sonra geirdi i dini tecrbenin bir sonucu olan durumun incelenmesi yahudilerin, hayat, toplum ve dnyaya kar davranlarn anlamak iin elimize bir anahtar verir. Japon intoizmi zerinde yaplacak benzeri bir ara trma, bu dinin hayat, tabiat, devlet ve dnya karsndaki tutum ve davrann anlamay mmkn klar. Bu misallerin faydas, dini tecrbedeki, e itli faktrlerinin anla lmas ve badamaz gibi
.

grnen fikir ve fiilleri tek bir merkezi sebeplik ilkesine ba lamasdr. Kardelik, din birlii ve din derneklerinin nemini anlama, de erlendirme ve yorumlama tarzlar nda dinler birbirlerinden farkhd rlar. stn derecede gelimi dinlerde normlar saptanm tr. Bu normlar her dine z bir dnya ve toplum fikrini tan mlar. Tarihi ve sosyolog bu dinlerin gelimesini, bu dinlerin zel iddialar nda incelemek zorundad r. ok parlak bir etdnde, Max Weber baz dnya dinlerinde rastlanan eitli dini tutumlar tipolojik ynden vasflamaya almtr. Toplum, dnya dzeninin bir paras olduundan, muhtelif dinlerin topluma kar tutumu, merkezi gr lerinden aynlmaz. Aslnda teki olan bir din e itli derecelerde ikicilie (Dualizme) ynelebilir. Mesela, ilkel dinde grubun dini tecrbesi, alemi kutsal (tabu) __

ve kutsal d (noa) 39 diye ikili bir blmlemeye gtr-

38 Georg W ilhelm Friedrich Hegel, Lectures on the Philosophy of religion trans. E. B. Spriel (London K, Paul, Fronch, Trubner And Co, 1893) yazarn islam dini iin de bir (Hikmet dini) eklinde bir vasilamada bulunmam olmas ok ziicdr. 39 Noa. Polinezya dilinde kutsal-d, baya anlamndadr. Tabunun zdddr.
irt tw'" 1 410

4 tak

87

mtr. Bu ayrmn temeli dinidir; fakat bunun ahlaki ve manevi anlamlar da vardr. Esasen dnya iyi ve e leneelidir. Fakat efsane ve teolojide a klanan baz sebepler bu iyilii belirli bir alana lasretmi , onu =dam ve bozmutur. Daha geli mi dinlerde de mes'ele byledir, de imez. Kt kuvvetlerin dnya dzenini sreklice bozma temayllerine ra men Homer ve Veda kahramanl k destanlar mn iinde ceryan etti i alem tenaelli olarak iyi idi. Tevrat n Tekvin kitab (Livre de la Genese) yarat li sonucunu ok iyi diye vasflar. Fakat brani dininin gelimesi sras nda Leviler kitab nda (Livre Levitique) yer alan bir tak m farklar belirmi tir. Dnyay iyi ve e lenceli olarak de erlendirmek baz dinlerde hkim bir ilkedir. Buna kar lk daha ayrml ve daha geli mi ba ka dinler dnyaya kar kararl olarak menfi bir durum taknrlar. Gnostsizm 40 Mandeizm 41
,

Manieizm ve Budizm bunun gze arpan rnekleridir. Bu dinlere gre dnya en karanlk renkteolup orada strap ve er, ktlk ve znt en yksek derecede hkm srer. Byle bir dnya kar snda dinin taknaca biricik rasyonel durum ve tutum, kat ksz bir ktmserliktir. Budizm teoloji ve felsefesi, tipik bir hint gr olan samsarann zel bir yorumuna dayanr 42. nc bir dnya gr beeri tecrbeden aksetti i zere dnyann metafizik ve ahlaki bir nitelik ta yan menfi yorumudur. Burada e itli deiiklik ve artlara yer verecek menfi bir tutum sz konusu olup tamamen veya ksmen kutsal kalma imkanlar zerinde durulmu tur. Genel olarak yahudi ve islam teolojileri bu gr temsil ederler. rann zerdt dini bu konuda ok ayd nlatc rnekler verir Hikmet Tanr s olan AhuraMazdann her eyi yapmaya yeten gc nisbeten ba msz bir varla sahip olan ktlk kuvvetleriyle tadile u ram ve snrl kalmtr. Yani burada dinin teolojisine dinamiklik a layan bir ikili sistem vard r. Bylece iyilik ve ktlk karlamasna dayanan ikili bir sistem dinin teolojisine henz benzeri olmayan bir dinamiklik vermitir. Bu dinamik kuvvet iranl larn tarih felsefesi (Kozmoloji, eskatoloji) ve ahlak nda canl bir ekilde ifade edilmi tir Buna gre, dnya ok geni bir sava alam gibi ahnmaktadr. arp an or40 Gnostisiz nKatma bir dini felsefi sistemidir. Hinstlyanl ktan nce birok farkl elemenlan tek bir sistemde toplanm tr. Bu elemenlar Babilonyamn mitolojisi, Kabalist yahudilik, hann ikili sistemi ve Yunan felsefesiydi. Hristiyanlk doduktan sonra karma k bir hale gelmitir. Bu dini saf bir halde bulmak gtr, ba ka dinlere karmtr. 41 Mancleizm. hann batsnda ve Babilonyamn gneyinde yrrlkte olan bir dindir.

Samsara. Hindu dininde durmadan dnen hayat ark anlamnadr Devir, doum ve tekrar do umdan balayarak sonuna kadar gider. Buna ruhlarm g veya tenahsuhu denir.

88

dular eit artlar altnda karlarlar. Burada ktlk kuvvetleri inat , hilekr ve gldr. Bir ok defa d mamnn kalesini ele geirecek gibi olur. Fakat btn sava lar iyiliin zaferiyle sonulan r ran Tanr bilimi (Theodicee ranienne) nin yahudi h ristiyan ve islamlarn tarih ve dnyay yorumlama tarzlar na tesir ettii genel olarak kabul edilmektedir 43 Nitekim islmdaki melek ve eytan, cennet ve cehennem fikri bunu gsterir. Herder, Kant Schelling ve Hegel gibi a da felsefe ta.

rihilerinde ve e itli hristiyan Rus yazarlar nda bu tesiri grmek mmkndr. Byk tarihi Von Ranke tarih felsefesinde Eski ran grn yle aksettirir : "Hmzle Ehriman sonsuz sava halindedirler. Ehriman durmadan dnyay kartrmaya ve ileri alt st etmeye al r. Fakat ba ar salayamaz 44
. "

Karakteristik bir tecrbenin tayin etti i ve sebep oldu u bir dnyaya kar taknlan tutum beeri varlk ve beeri faaliyet ekillerinin temel gr leri insamn dnya olaylarm deerlendirmesine etki yapar. Weber bir kere daha bunun tipolojik tasla n gzlerimiz nne serer. Bylece yazar klasik Yunan, Buda ve Hint dinlerinin tabiat olaylar na verdikleri de erleri karlatrarak, bunlarda mevcut karakteristik ve farkl tepkileri ortaya karr 45 Tabiat olaylarnn yorumunda rastlanan bu trl gr farklar Dou katoliklii, Roma katoliklii ve protestanlk tiplerinin incelenmesiyle gzelce belirtilmi ve aklanm olur. Duruma gre ya tabiat olaylar olduu
.

gibi kabul edilmi ya kesin olarak reddedilmi yahut ortalama bir yorum ve ileme ba lanmtr. O halde tabiat olaylar na kar, herbiri kendi bnyesinde yeni bir farkl lamaya elverili olmak zere farkl tutum vardr: Beeri Tecrbede bir temel olay say lan sava , genel olarak, a a kltr seviyesindeki bir ok dinlerin memnunlukla kabul edip uygulad bir eylemdir. Buna karlk baz nl be eri ve evrensel din nderleri sava tanmaz ve bu yolu do ru bulmazlar Yahudi, H ristiyan ve islam teolojileri, bir takm artlar alt nda sava uygun grrler 46
.

43 Theodice sz yunancada Tanr Adaleti anlamnadr. Metafizi in bir kolu olarak Tanr, Tanrsal varhk ve tannsal niteliklerden bahseden kesimdir. Biz bu Terimi Tanr sal Bilim diye dilimize evirebiliriz. 44 Lopold Von Ranke , Gesammelte Werke 45 Hnstyanhn dnyaya kar taknd temel durumu en iyi aksettiren eser Ernst Troeltsch'n Hristiyan kiliselerinin toplumsal retisi (Soziallehren der christlichen kirchen und gruppen) adl eseridir. Bu eser Olive Wyon tarafndan (The Social Teaching of the christian churches) olarak ingilizceye evrilmi tir. (New york Mac Millan Co. 1931) 46 slamda Cihad, snrl hallere hasredilmitir. Kuranda Bakara suresinin 190. ayetinde

89

Dinlerin sanat karsndaki tutumlar, bu dinlerin temel ilkelerine gre

deiir. Hristiyanlkta bu konuda trl kanaatlarn bulunmas bu de iik tutumun bir delilidir. Genel olarak Do u, Roma ve ngiliz katolikliinin her de sanat korur ve savunurlar. Ltl er kilisesi baz artlar alt nda sanat kabul eder. Kalvinizm ise hi olmazsa balangta bunlara iyi bir gz__ le bakmaz. Mzik, Dans, tiyatro ve heykeltra lk konusunda btn dinlerde deiik tutum ve yorumlara rastlan r. Islamn ana kayna olan Kur'anda srf putperestlii nleme amacyla baz hkmler 47 bulunduu gibi ikinci
ti

derecede bir kaynak olan hadislerde de bu amac gden yasaklar vard r 48 Islamn dou artlar gz nnde tutulursa yasaklar n yalnzca putpreslii nleme ve yce ilkeleri koruma d ncesinden ileri geldi i anlalr. Bi.

limi, gzellii, insanh ve beeri deerleri bu kadar stn tutan bir dinin dnyay baka trl grmesi beklenemez. Gzel sanatlar n bir ou islam devletlerinde ho grld ve iyi karland tarihe sabittir. Mimari, tezyini sanatlar, mzik ve minyatr konusunda hi bir tereddt olmamakla beraber heykeltra hk, resim ve raks iin baz tereddtler vard r. Btn bunlar islamn ok engin olan dnya gr ile yorumlamak gerekir. Kurtube yaknlar ndaki Medinetzzehra'da Zehra heykelinin, Mevlevi rak slamum, baz kabartma resim ve benzerlerinin slam leminde yad rgannad ileri srlmektedir, 49

(Size sava aanlarla Tanr yolunda dvn, ar gitmeyin ; Gerekten Tanr ar giden saldrganlar sevmez. 41h:A I L

i bm;
I Lt

47 Kuranda Maide suresinin 90. ayeti yledir Ey inananlar' iki, kumar, putlar ve fal oklar , hi phe yokki, eytan ii pisliklerdir; esenlie kavumak iin onlardan ka nmz : j j.-$
,

Lel

48 Sahihi Buhari, Babttasvir (Cilt 7 /4 sahife 64, 65, 67) de rastlanan hadislerin bir k sm aadadr : a) Kim bu dnyada suret yaparsa kyamet gnnde ona ruh ver diye kendine bir teklif yaplacak; Fakat o ruh verecek durumda de ildir. _,./11

ili
r ,

;ji,

b) Kyamet gnnde Tanr katnda nastan en iddetli azaba arp lacak olanlar suret yapanlar (musavvirler) dr : 49 Bu konuda u eserlere bak : Ord. Prof Suut kemal Yetkin, Islam Mimarisi, islmlkta resim ve heykelin durumu, sayfa 75-79 Osman Keskio lu, islmda Tasvir ve Minyatrler, Bhiyat Fakltesi Dergisi, 961 Dr. Neda Armaner, hadislere gre kad nn siyasal durumuna umurni bir bak , illihiyat Fakltesi Dergisi 1961. Halil Arslan O lu, slamda Resim, ilhiyat F. Dergisi 1963. Musaya inen 10 emirde put yapma yasak edilmi tir (Tevrat, k XX)

90

Yenileyin dini gr lerin ekonomi gibi alanlardaki etkileri zerinde bir ok parlak eserler yaz lnutr. Max Weber yahudi, H ristiyan, Hindu, Parsi, Buda Konfuyus ve Toa dinlerinin i , ticaret, mlk, para ve tefecilik karsndaki tutumunu zmlemi tir. Weberin eseri Werner Sombart, Ernst Troeltsch, Kraus, Tawney, Niebuhr, Hyma ve h ristiyan mezhepleriyle u raanlar tarafndan maharetle ele tirilmi ve tamamlanm tr. Temel beefi tutumlarm dini sebepleri iin pek ok misaller verilebilir. Muhtelif kltr ve medeniyetlerin ok soyut kavramlar bile dini ilke ve temellere gre deiik grntedirler. Btn bu ettlerin sosyolojiye ok eyler kazandrd aikrdr. Btn bu ekilleriyle ferdin topluma kar tutumu ve dinin toplumsal mnasebetler ve kurumlar zerindeki etkisi geni lde dini grubun reti, tap nma ve tekilatna nfuz eden ruh ve zihniyete ba hdr. Belirli bir toplumda insanlar aras mnasebetleri de tayin eden yine bu ruh ve tutumlard r. Aile, hsmlk ve devlet gibi kurumlar merkezi tecrbenin altnda dzenlenebilir. Bu merkezi tecrbeye gre bir toplumun lks dile getirilip kaleme alnr; yani formlle tirilir. Bununla beraber bu konu dinle toplumun karlkl etkisinin yalnzca bir ynn gsterir. nk dini tecrbenin an. latmlar bile dardan gelen toplumsal etkilerin sonular na gre deiikliklere sahne olmaktad r.

E. Toplum ve Evrensel Dzen : (Ahlak, ideal ve Gerek)


Dinin dnya ile ilgili grleri dinin toplum olaylar karsndaki tutumuna hasredildi inden imdi sra bu farkl tutum ve olaylar birle tiren ana fikirleri inceleme e gelmitir. ilkel toplumlarn bir ounda rastlanan zengin ve tekilth mitolojik sistemler genel olarak, normatif elemanlar ihtiva ederler. Evrensel, dnyevi, ahlki ve dini dzene ili kin ilkeler bu dzeni umm olanlara bir tak m klfetler ykler. Devinim kurallar (hatt hareket kaideleri) ve ahlk ilkeleri sistemli bir zihniyet iin bazen eli ik gibi grnr. Fakat bunlar tanrsal dzeni anlamak, gere i bir dzene gre ayarlamak ve bylece varhk ve mutlulu un ba li bulunduu sistemin ilemesini salamak basndan baka eyler de ildir.

Herhangi bir toplumun ahlk yasas (Code ethiquelo toplumdaki normatif sistemin bir parasdr. Normatif sistemle hukuk, Ahlak, pratik ve benzeri kurallarn tm anlatlr. Bu kurallar, tek (fert) in toplum iindeki hareketini dzenler ve tek bir sistemde birle tirir. Kurallar n hibir yn, normlarm hibir grubu, sistemin tmnden ayr ve ba msz saylmaz ve ayr bir inceleme konusu olamaz 5
50 Bk. Jane E. Harrison, A study of Social Origins of Greek Religion (Gambridge University press, 1912)

91

Eski an toplum sistemi, teaml ve kanunlarla snurhd r. Kanun (lex), teaml (Mos) ve hukuk (Jus)'a dayanarak anlat lm ve dsturla mtr. Eski Yunanda Themis 51 adaleti ve dnya dzenini temsil ederdi. Bu dzen toplumda zorlayc bir nitelik ta rd. te yandan Themis, ba langta yaygn, kapak ve basitti; daha sonra kollektif uuru, toplumsal meyyideyi ve toplumsal buyru u kiiletirirdi. Bu ilkeler, kanun ve adalet olarak belirli szleme ve rflerde billurlu bir ekil almtr Medeni hukukla ceza hukuku veya kanunla teaml ve rf aras nda kesin farklar ancak son zamanlarda kendini gstermitir. Medeniyetin ilerledi i nisbette hayat ve hareket lks forml halinde ifade edilmi tir Bu da pek az bir istisna ile dindeki temel grlerin (mitoloji veya teolojinin) ay rdedici niteliklerini muhafaza etmesine imkan vermi tir. Hindin Manu kanunlar, Tevrat ve Kur'an n ortaya koyduu hukuk sistemleri, zerd t ve konfucius yasalar bu temayln gze arpan rnekleridir. Belgeler aras nda dinle hukuku birbirinden ay rmak ok gtr. Gerekte hukuk dinin bir paras dr. Ilkel toplumlarda ve Do u lkelerinde ok eski bir tarihte ataszleri olarak beliren bir hikmet edebiyat na rastlanr. Bu hikmet edebiyat nda dnce ile gerek davran birbirine karttr. Son zamanlarda brani Hikmet Edebiyat zerinde yap lan bir zmlemede bu Edebiyat n iki ana blme ayr ld grlr. Birinci blm, pratik felsefe ve Ahlaki iine al r. Tecrbeden kar ve popler hikmeti a klayan vecizelerden ibarettir. kincisi teorik felsefe yolu ile ahlak ve din hayatnn problenderini inceler. Bu grubun en iyi rnekleri Hz. Eyyubun kitaplarmda ve kk Hz. Sleymana ba lanan ataszleri (Emsal]. Sleyman) nde yer alr. Halk bilgisi, de iik medeniyetlerde e itli ekillerde meydana kar. Bilmece (Enigme), Atasz (Proverbe), zl Sz (Aphorisme), Menkibe (Anecdote) ve benzerleri bu aradad r. Bu bilgi o u zaman hayat n pratik tecrbesinden km olduundan yalnzca teorik kalan d nceyi tamamlamaya yarar. Her ikisi yani pratik ile teori el ele vererek teoloji ve felsefenin geli mesini salar ve topluma klavuzluk ederler. Doktrin ilerledike ahlak, kanun ve rften ayr lr. Fakat bir ahlak sisteminin do duu yerde bile bu ahlaki fikirlerin men e'i, sebep ve olu u kesin bir dini tecrbeye dayanr. Pratt btn tarihi _ dinlerde din nderlerine kar takndan tutumla hayat n gidii zerinde etki yapan retim sistemini ayrdetmektedir. Yazar bunlar n birbirine ba l olduunu ve pratik

51 Themis, Eski Yunanda adaleti temsil eden bir Tanr a idi. Adalet mensuplarnn kullandklar terazi sembolu ondan kalmad r.

92

olarak aralarnda bir ayrm yapmann imkansz olduunu syler 52 . Felsefi ahlak sistemleri ancak stn seviyelerde ve zel artlar iinde geli ebilir. Yunan felsefesi bu konuda belki de en ok dikkati eken rne i verir. znt ile sylenebilir ki bilginlerin ahlak tarihi zerindeki ilgileri hemen hemen yalnzca Eski Szle me (Aht Atik) ile Yunan, H ristiyan 53 ve a doaLaBat Ahlaki zerinde toplanmakta ve teorik yne nem verilmektedir. Ilkel medeniyetler konusunda yeni baz malzeme ve belgeler elde edilmekle beraber ahlak kavramlar nn tip ve gelimeleri hakknda daha geni ettlere ihtiya vard r. Dini tecrbenin Ahlak zerindeki yank lar ahlakn toplumsal anlamlar ve bunlarn karakteristik mahiyetteki toplum gr ve tekilat zerindeki etkilerini ve son olarak dini buyruklar n gerek olaylar zerindeki tesirleri hakknda daha pek ok eyler renmemiz gerekmektedir 54
.

SosyoLog tarihiden geri kalmamak artiyle lk ile gerek aras ndaki karmak mnasebetlerle ilgilenir. Bu nokta gz nnde tutularak dini grubun niteliini ve gelimesini yorumlamak gerekir. Grnrde do ru, gerekte yanl ve aldat c olan iki doktrin, gerek mnasebetlerin anla' lmasm gietirir. Bunlardan birincisi Tarihe olurundan ok ruhani bir nitelik ve anlam veren tarihi mektebin gr dr. Bu doktrin kat gere in fikir ve dncelerde sebep oldu u etki ve sonular ihmal eder. Yine bu doktrin tarihi verilerin nemini o kadar byltr ki gerek yerine kar mza parlak sentezler kar. Ikinci Doktrir sathi bir maddecilikten ibarettir. Bu da teoriyi maddi , rs,.. %le #1., /!.55' artlarn basit bir sonucu gibi alarak onu gerek de erinden ayrr ve ie yaramaz duruma getirir. Marksizimde ideoloji kavram mn dt utan verici durum bunun ak bir rne idir. Din Sosyologu her iki gr n aldatc etkisinden uzak kalmasn bilmelidir.

Eke,

52 Harry Ranston, The old testament Wisdom book and their Teaching (London 1930.) 53 H. E. Barnes and H. Becker, Social Thought from Lore to Science (Boston, 1938.) 54 Pratt, Religious Consciousness

93

nc Blm

DN VE TOPLUM MNASEBETLERI

Daha nce belirtildi i zere, devrin ve konunun en byk uzman olan Joachim Wach'a gre Din Sosyolojisi, D NLE TOPLUM mnasebetlerin' ve bunlar arasnda yer alan kar lkl etki ve tepkileri inceler 1 . Burada dinin trl mnasebeti d nlebilir. 1 Dinin toplumla ve toplumun daha etkin bir te kilat olan Devletle mnasebetleri. 2 Dinin toplum iinde ve d ndaki ba ka dinlerle olan mnasebetleri. 3 Dinin kendi blmleri ile veya mezhep, tarikat ve benzeri alt gruplarla olan mnasebetleri. Genel olarak birinci kesim, toplumun ve onun egemenlik bask s altnda birlemi ve kayna m bir rgt olan DEVLETIN D NLE MNASEBETLER N ve son olarak dinle devlet ay rm olan L 'AY KLIK ILKELERINI sz konusu eder.

kinci Kesim ; D N ve Vicdan imtiyaz ve zgrl n inceler. nc kesim ; Mezhep, tarikat ve benzeri alt gruplar ara trr.

Birinci Kesim DN VE DEVLET MNASEBETLER


Din Sosyolojisi zerine yaz lan eserlerin biro unda Din ve Devlet mnasebetlerinden nce dinin e itli toplum ekilleriyle olan mnasebetleri zmlenir. Fakat henz konusu oturmam , ilkeleri yerle memi ve zel terimleri
1 . To study the interrelation of religion and society and the forms of interaction Which take place between them (J. Wach, Sociology of Religion, sayfa II)

94

saptanmam olan bu alanda, al lm ve bilinmi terim ve olaylardan uzaklamak tehlikelidir. ok ey bilip engin alanlarda kaybolmaktansa, az ve z bilmeyi ve ak olmay stn tutmak gerekir. Bu sak ncalar gznnde tutarak bu kesimde yaln zca u konular ele alnacakt r.

I.

DEVLET (Etat)

II.

SLAMDA DEVLET (Califat)

III .D N VE DEVLET MNASEBETLERI (Relation de l'Etat et de la Religion)

1V.LAYIKLIK VE DIN ZGRL (Laicite et la liberte religieuse)

I DEVLET

Sosyolojide toplumsal rgtn en basitinden ba layarak en karma k ve karklarna kadar btn toplum ekilleri, inceleme konusu olur. Bunlar arasnda e itli sebeplerden dolay devlet, zel bir ara trma konusu olmaktad r. Ba ta, Devlet nitelik ve nitelik bak nundan Kamusal kurumlarn en nemlisidir. kinci olarak devlette ba ka kurumlarda bulunmayan bir zellik (Egemenlik) vardr. Son olarak dini cemaatlar n tetkiki mantkan bunlarn karl olan siyasi ve tabii topluluklar n incelenmesini gerektirir. Ba ka bir deyimle devlet makanizmas bilinmedike din ve toplum mnesebetlerinin sosyolojik ynleri eksik kalr.

A DEVLET SZ

Devlet sz dilimize arapadan gelmi tir. Bu sz, ba langta bir hakan, veya bakan' soyuna z e emenlik ve sultanl anlat rd. Sonralar geni leyerek btn lkeyi kapsayan soyut bir e emenlik ve sultanhk anlamna gelmitir 2
.

Eski Trklerde ilhanhk ve bakanl k, islmda hilafet szleri bu (Adalet mlkn temelidir) cmlesinde mlk sz Devlet

anlamda kullanlmtr. Arapada mlk sz de devlet anlam nda kullanlr:

J.L..11

yerine kullanlm tr

2 Bk. H. Naili Kvbah, Devlet Anayasa Hukuku, st S. 128

95

Yunanllar buna Polis ( no?\.tg ) Romahlar ise Res publicum veya Civitas 3 derler. Dikkat edilirse ayni terimler hem devleti hemde ehri
.

gsterir. Zira o devirlerde devletin lkesi sitenin geni lemi bir saylyordu. Bodin buna Republique, demi ti.

ekli

Siyasal bir kurul anlam nda bat dillerindeki Etat terimi ilk olarak talya'da Stato diye kullan lmtr. Machiavelli ister Cumhuriyet, isterse Mutlakiyet olsun devlete ilk olarak bu ad vermitir 4 Ingilterede ayni kkten
.

ve ayni siyasi anlamda State kelimesine 1538 tarihinde Thomas Starkey'in eserinde rastlan r Bu kitap talyan makamlar n incelemekte idi. Fakat Ingilterede resmi dile devlet sekretesi (Secretary of State) deyimiyle girmi tir. Bu deyim Elizabeth zamannda Robert Cecil'in i gal ettii bakanlk grevine alem olarak kullan lyordu. 17. yzylda Almanyada Staatkunst deyimi talyan kkl Ragione di Stato (Devlet ynetimi) kar l olarak kullanl mtr. Almanya'da Staatsrecht sz kamu hukuku anlam na gelen Jus publicum karl kullanlrd Teknik olarak bu terimle lkeye, halka ve egemen otoriteye at f yaplmaktadr. Bugnk anlamda devlet sz bir dereceye kadar siyasi ba mszlk ifade eden ve hatta byk lde bir egemenlik iddiasnda bulunmayan ynetimleri de iine alacak derecede geni letilmitir O kadarki tarihi gidiinde Avrupadaki siyasi ve felsefi geli melerle hi bir ilgisi olmayan Avrupa d devletlere de bu ad verilmi tir. Ingilizcede devlet sznn tesadfi olarak toplum anlam nda kullamld da olmutur. 5 . Millet sznn ok kere devlet anlam nda kullanld olmutur. phesiz kltr bakmndan farkl olan bir milletin bir devlet iinde az nlk olarak kalmas olay ile ayni lkeye yerlemi bir devletin e itli milletlerden kurulmu olmas hali vardr. Bu da gsteriyorki devletle millet ayni ey olmaktan uzaktr. Bu iki terim sosyolojik ynden birbirinden ayr anlamlardadr. Millet, kltr, toprak, Din, tarih, kader ve ama birli i, gelenek, grenek, ulusal lke ve kahramanlklara sayg gibi ortakla a temellere dayanr. Btn bu temellerin belki de en nemlisi, milletlerin S YAS KADERLER N KENDILERININ TAYIN ETMESI isteidir. Devlet ise siyasi ve hukuki makam.

3 Yunancada Polis ehir ve devlet anlamna geldii gibi politis kelimesi de ayni kkle ilgili olarak yurtta anlammadr. (Bk. Prof. Sinano lu Yunanca-Trke szlk.) Latincede civitas kelimesi vatanda lar birlii devlet ve milletler toplulu u (Civitates aut nationes) anlam nda kullamlmaktadr. (BK. Cassell'a Latin Dictionnary) 4 Machiavelli, prince, kesim 1. 5 George H, Sabine E. S. S. Cilt 14 S, 328 State maddesi State is an History regarded at as the halt)

96

larn birliine iaret saylmaktadr. Devletle milletin ayni . ey olmamasna ramen srarla ileri srlen bir inan a gre milli birlik, siyasi birliin bir temelidir. Bundan dolay hi olmazsa siyasi ideal bakmdan milli devletlere modern tip ,tevletler denebilir. Bununla beraber milliyetili in devletin fiili yaps zerindeki yanklann ok geni tutmak ve bunu sihirli bir maymuncuk saymak yersizdir.

B DEVLETIN BA LANGICI

Devletin ba langcn ararken Devletle devlete benzeyen ok ilkel, bulan k, ve geici bir devrenin hesaba kat lmas gerekir 6
.

ilkel devlet sisteminden yksek kltr hayat na gei in aync niteliinin iktisadi bir retim arac olan sapamn kullanlmas olduu iddia olunabilir. Bu konuda btn bilginlerce henz bir gr birliine vanlmanutr. Bundan dolay biz de devletin kurulmas iin genel olarak temelli say lan unsurlar saymakla yetinece iz. Bir devletin var olmas iin, yukarda belirttiimiz zere lke yeter say da bir insan toplulu u ve eemen bir ynetim temelli artlardand r. Bu duruma gre devlet belli bir lkede ya ayan, stn ve eemen bir' otoriteye bal bir insan topluluunun meydana getirdii devaml , siyasi ve hukuki bir btndr. Egemenlik unsuru eski bir anlay a gre rkip, nzir, mdun, mfevk tan mayan bir irade iktidar dr. imdi bu ilke Devlet bnyesinde vukua gelen de ime sonucu sadece ierde zerklik (Dahili muhtariyet) ve darda bamszlk eklinde kendini gsterir. Egemenlik, ilkel toplumlarda bile Ru eyn (Embryon) halinde vard . Toplumlarn ve dini cemaatlarn siyasal ve toplumsal geli mesi ele ahnacak olursa, baz gruplarn yalnz akrabalk bana, baz larnn tarihi bitiiklie (Contiguite Historique), baz larnn ortakla a bir tarih ve gelene e ve hatta baz larnn da tek bir ynetim (Gouvernement unifie) alt nda yaama olayna dayand grlr. Gler, sava lar ve zorumlu boyunduruklar (Subjugation) ve buna benzer birok geli meler devletlerin do uuna ve siyasal yap nn kurulmasna hizmet etmi lerdir. Kuzey Amerikada ki birok kabileler ahenkli olarak birbirlerine ba lannular ve fakat hibir suretle te kilath bir btn (Organised Whale) iinde erimemilerdir. O kadar ki bunlar iin devlet deyimi i kullanmak ok gtr 7 MacLeod, devletten nce gelen iki te kilat tipini incelemektedir Bunlar.._ dan birisi Kuzey Amerika yerlilerinden Yurok kabilesinde uygulanmakta

6 R. H. Lowie, The Origine of the state, New York, 1927 7 Birbirleriyle koordine olan kabileler unlardr : Cherokec Pawnee, Dakota, pueblo, Joachim Wach, Sociology of Religion. S. 289

Din Sosyolojisi F. 7

97

olan anar i (Anarchie), tekisi do u Afrika Kabilelerinden Bantular aras nda rastlanan ihtiyarlar idaresi (Gerontocratie) d r. Bunlara benzeyen Kuzey Amerika'nn tannm rokva (rouquois) lar birli ine veyahut Natschez tekilatna devlet sfatn vermeyi hakl gsterecek bir sebep yoktur. Fakat gerek Aztek ve gerekse Peru hkmdarl klarna pekla devlet ad verilebilir.

C DEVLETIN TANIMI
Nazariyecilere gre devlet, ortakla a ama ve lknn gerekle mesi iin birlikte hareket eden insanlar n meydana getirdikleri grup ve te kilattr. Bu tanm devleti toplumdan kk, fakat amac nn kesinlii bakmndan ortaklaa ya aylardan ayr sayar. Ba ka bir grle devlet, toplumda yaayan
insanlarn olaganst d mnasebetlerinin dzenlenmesi amac n gden toplumsal bir ynetim kuruludur. Byle bir gr tabiatyla menfaat devlet

teorisi (Th63rie utilitaire de L'Etat)tipiyle ayni ardamdad r. Metafizik, hlak veya adalet bakmndan kuvvetle desteklenen baz yazarlar, devletle toplumu, grup meselesi olmaktan daha ok bir gr fark olarak ayrdederler. Bun lara gre devlet, toplumun bir blm de il bir baka ynden grn dr. Bylece Hegel hkmetin hergn yapmakta oldu u bu trl grevleri devlete kar deil, sivil topluma (Burgerliche gesellschaft) kar yaplan polis grevlerine yormaktachr. ngiliz siyaset nazariyesine bugnk kimli ini veren ngiliz Hegelcileri, devleti toplumsal bir kurumdan daha ok toplumsal de imeleri (Chanement) yneten, her yerde ve her eyde gizli bir uzla trma etkeni (ntelligence) olarak d nrler. Hukukulardan, zellikle Kant gr ne taraftar olanlar bu trl ay rm, daha iyi aklamlardr. Bylece Kelsen devletin bu sosyolojik gr n yani onun toplumla a klanmasn toptan redetmitir. Kelsen Almancadaki Sein (olan) ve Sollen (olmas gereken veya arzu edilen) aras ndaki esash farktan faydalanarak Devleti Hukuki normlar n
dzen ve sistemi olarak hviyetlendirmi tir.

Devlet sznn siyasi te kilat gsteren bir terim olmas , Devletle hkmet arasnda kesin bir s mrlamay gle tirir. Mutlak . hkmdarhklardan daha do rusu Mutlakiyet devrinde, Devletin e emenlii hkmdarm ahsnda toplandndan devletle hkmet ayrm o kadar nemli de ildir. O devirde lke ve lke zerinde ya ayan halk hkmdarn mameleki (Patromoine) saylr& 8 Bununla beraber byle bir ay rm yaplmas, Devletin, hukuki anla.

y bakmndan ok nemlidir. Seydle den Jellinek'e kadar birok Alman nazariyecileri mmelek gr n ykarak devleti, hukuki bir varl k olarak kurmulardr. Hkmdar ve hkmet sadece devletin organlar dr. Kelsen devletin hukuki ahsiyetini mphem grmektedir.
8. Marrielek. Bir kimsenin yar you, mal mlknn tm.

98

D DEVLETN KURUCU UNSURLARI VE DEVLET GCNN NE OLDUU


Yukarda devletin unsurdan meydana geldi ini belirtmitik : (lke, insan topluluu ve Egemenlik) Bunlardan insan toplulu u ile lke devletin Maddi unsurlardr. Bunun yannda ok nemli bir unsur daha vard rki bu da manevi nitelikte olan devlet otoritesi, veya egemenliktir. Maddi unsurlar olmadan bir deiletin kurulmas mmkn deildir Fakat sadece maddi unsur larn bulunmas bir devletin kurulmas iin yeter saylamaz. Maddi unsurlarla ve bunlara ili kin teorilerle u ra mak konumuzla ilgili de ildir. Fakat ilerdeki ara trmalarda aydnlatc bir nem tayaca iin devlet otoritesi (Eemenlik) zerinde durmak yararl dr. Bir insan topluluunun bir lke zerinde yerle mesi devletin bir balangc saylabilir. Fakat devletin kurulmas iin toplumun hcreleri saylan birliklerin bir amac gerekle tirme u runda kayna malar ve mertebeler dzenine ba lanmalar gerekir. Bu ise ancak devlet gc denilen e emen bir erkin (iktidarm) varl ve basks ile olur. O halde devletin en nemli unsuru, bu kayna may salayan ve mertebeler dzenini kuran e emen bir devlet gcdr. Bu temel unsur yan nda ikinci dereCede bir takm unsurlar daha vardr. Bunlara VAHDET ve DEVAMLILIK denir. Bir lkede yerle en insanlar arasnda bu unsurlar yani devlet kudreti, VAHDET ve DEVAMLILIK varsa orada zorunlu olarak devlet vard r. Devlet gcnn ne oldu u konusunda biri. Frans z buluu olan, szleme teorisi, tekisi Alman gr n aksettiren pozitivist teori vard r. Zamanmzda bu dikenli mesele zerine yaz yazanlar bunlardan birini veya tekini esas tutarak ie balamaktadrlar. Biz devlet gcnn aydnlanmas konusunda nl yazarn adlarn aklamakla yetinece iz. Alman Pozitivist okuluna katlmakla beraber Normativizm gibi orijinal bir fikir ortaya atm olan Kelsen, gerekci bir doktrin sahibi olan Leon Duguit, ve nihayet realizmle idealimizi badatrmaya al arak sosyolojik verilerden i e ba layan Hau riou'dur 10. E DEVLETN SYAS VE TARIHI GRN Siyasi kurumlarn gelime ve ilerlemesi belirli bir dzen ve yol izlemedi i iin bir sraya gre, devletin evrimini sz konusu etmek gere e uymayan bir iddia olabilir. Bununla beraber birok devlet tipleri inceleme konusu olabilir. Bunlar, ilikin olduklar devirlerin ayrc zeliklerini ta rlar. 1 ehir Devleti (Esat-Cit) Devlet rneklerinin ilkidir.
9 ve 10 Bak. Akbay, Muaffak, Umumi Amme Hukuku, Ankara 1952.

99

Denilebilirki asl bu ehir devleti iinde siyasi devlet nazariyesi ba lamtr. Bu tip devletin zelli i kkl ve siyasi ya aynn itenliidir. Baka bir deyile iten (Samimi) ve etkin bir ynetimin kurulabilmesi lke s nrlarmn ok dar olmas ve Yunanistanda oldu u gibi dar ile ticari ve siyasi mnasebetleri salayacak derecede halkn savac olmasna bahdr. zgr yurtta anlay kuvvetten daha ok i birliine dayanan zgr ynetim anlaynun kanlmaz bir gere i idi. Bu bakmdan Yunanistan' n Yurtta hk gr hukuki olmaktan daha ok ahlki ve e itimsel idi. Zira Yunan dnrleri devleti, iinde yksek medeni ya ayn salanabilecei, bir olay gibi grmekte idiler. Fakat idealim son derece zengin olu u bu alan sekin ve kk bir snfa z klmtr. ehir devletinin, ilk nce Makedonya, daha sonra Roma imparatorlu u tarafndan yutulmu olmas bu sistemin siyasi anlamn yok etmi ve onu ideallerinden uzakla trarak yalnzla gtiirmiitr. Roma devletinde yurtta lk evrensel bir nitelik ta yordu. Yurtta lar aras ndaki ba , ehir devletinin kltr, itenlik (samimiyet) ve i birliine dayanan ba larndan bsbtn ba ka idi. Romada bu ba hukuki idi. Bugn bile hukuk anlay Roma dncesinin bir miras saylabilir. Yarg otoritesinin ve yarglk hakknn inancas kanundu. Kanun ve daha geni anlamyla hukuk, tatbikatta hak ve hukuku iine alr bir ekilde tasarlamyordu. Bir Romal her tarafa bir hukuku gzyle bakmakta idi. Hayvanlar n bile ok zaman yarglanarak cezaya arptrlmas, Romann Hukuka verdi i nemi belirtme e yeter. Bir dnya devleti iinde bu hukuk idealinin devam edebilmesi, imparatorluk otoritesinin kaynan askeri bir gten alm olmasndan ve bu gcn hukuk sistemiyle desteklenmi olmasndan ileri gelir. 2) Orta ada siyasi kurum ve dncelere byk lde feodalite balar hkim bulunuyordu. ' Bu devirde hkmdar ile uyru u arasndaki mnasebet nizami (tzksel) bir mnasebet oldu u halde Senyr ile toprak kulu arasndaki mnasebet daha ok szle meli bir mnasebete benziyordu. 3) Avrupa siyasi tarihinin modern a aktan aa siyasi ve hukuki otoritelerin merkezle meye doru bir yol ald n gsterir. Bu hareket ticari ilerin art, mahalli bamsahldann ortadan kalkmas , esnaf loncalarnn, din ve rhban derneklerinin kald rlmasyla yakndan ilgilidir. Bu trl merkezile me hareketi biribirine d man din ve mezheplerin do urdu u ayrhklar ahenkli klma ihtiyac ve milli birlik duygusunun artmas ile tevik grmtr. Milli Birlik duygusunun amac , siyasi iktidara dnyevi ve ly k

bir temel vermektir.


Bu trl devlet anlayna egemenlik anlay ok uygun gelmektedir, ilk a amada milli birlik duygusunun artmas , iktidardakilerin siyasi nfuzunun

100

artmas n gerektirmi ve bundan da en ok kira! faydalanm tr. ngilterede bu hal parlamenter geli me ile ba da m tr. Bu memlekette snflar temsil eden bir meclisten (Assembly of Estates)ulusal nitelikte bir yasaman meclis (Natoinel Legislative) do mutur. Bu meclis ise genel oyla seilen yasaman meclisin asli rne ini (Prototype) vermektedir. Bu rnek say lan yasaman meclisin de dahil bulundu u ngiliz sistemi, geirdi i saysz deiikliklerle bugnk demokrat ve liberal devletin tipik bir rne i olmutur l.

4) Modern Devlet olarak son zamanlarda yeni tipte baz devlet ekillerinin gelime halinde olduunu sylemek do ru olsa bile bu ana kadar ngilterede gelien demokrat tipin yerine geecek daha stn bir devlet eklinin bulunmu olduu iddia edilemez. Mesela bugn mutlakiyete dayanan bir sistemin ngiltere iin uygun bir ynetim oldu u ileri srlemez. Britanya Milletleri Topluluu (British Commonwealth of Nations) nun varl ve parlamento egemenli i hkmdarl hukuki bir faraziyeye irca etmi tir. Yani Ingilizler, mutlakiyet eklinin btn klk ve kyafetini muhafaza etmi , ancak onun iinden sanki bir rnga ile btn eskilikleri atarak yerine ok yeni fikirleri zerk etmi gibidirler. Bu konuda ekil ve grn e aldanmamak gerekir. Zira bugn ngiliz meclisinin farazi olarak yapamayaca birey varsa oda kad n e kek, erkei kadn yapmakt r ki baz dnrlere gre meclis hukuk bak mndan bunu da yapabilir. S k bir uluslar aras sisteminin kurulmas ulusal egemenlik ve ba mszhklar daha farazi bir hale getirebilir. Yahut toplumsal ve ekonomik mnasebetler ba mszlk nazariyesine ayak uydurmak iin k lk kiyafet de itirmek zorunda kalabilir. Devlet ynetiminde mlk sahiplerinin, i ilerin ve tketicilerin karlar bakmndan ticari, iktisadi, mali ve hatta siyasi baz dzen ve tedbirlere ba vurulmas nne geilmez bir zaruret haline gelmi tir. Di er taraftan, yasaman meclislerin meseleleri zmede gsterdikleri yetersizlik kimsenin gznden kamamaktafbr. Bu alanda genel dzenleme ve denetleme gr , seim ile kurulan meclislere biraklmak suretiyle hkmet ve idare dzeni iin gerekli organlar kurmak gibi temsili bir mahiyet arz eden hkmet ekli kaldrlarak s k .snurlamalarla otoritenin daha ok merkezile tirilmesi de d nlebilir. kinci kta yani temsili hkmetin kaldrlarak sk snrlamalar gerektiren merkezile me sistemine talya ve Almanya'da kurulmu olan fa ist idareler misal te kil ederler 12
.

Devletin totaliter anlay olan bu doktrine gre, devlet yaln z

hukuki anlamda egemen olmakla kalmaz. Toplumsal ya ayn btn b-

11 Bk. Georges H. Sbine State, E. S. S. Cilt 14 S. 329 ve devam 12 Bak. Schumen Fredericke, political theory of german Facism, American political scienes Review, cilt, 28, 1934. Sh. 210-232)

101

lmlefini dzenlemek grevini de zerine alr. Eitim, din ve sanat kadar, sermaye, i ve ulusal ekonominin tm devletin dzenleme, ynetme, denetleme ve mdahele alan na girer. Rusyada 20. yzylda yerle mi olan Komnist devlet anlay, sonular bakmndan bu grten ok farkl deildir. Rusya'daki sistem i i snfnn karlarn korumak zere kurulmu bir diktatrlk oldu u halde Fa izm ve Nazizm a ka itiraf edilmedi i halde kapitalist diktatrlkten ba ka birey deildir. Yani spanyollarn dedii gibi birisi kzl, di eri beyaz birer diktatrlktr. Fakat her ikisi de bir diktatorya idaresidir. Her iki sistemde de (Yani Fa izm ve Komnizmde) muhalefet partileri kald rlm ve parlamento asli cevherinden yoksun kalm tr Bununla beraber her ikisi de ba hcas reciler konfederasyonu olmak zere baz organlar vastasyla TEMSIL ESASINI, muhafaza ettiklerini srarla iddia ederler. Muhalefet, Demokrasi ve Parlamento rejiminin bir temel unsuru oldu u halde Fa izm ve Komnizmin kurdu u bu organlan sistem ve temel unsurlardan saylamy\-aca artk anla lnutr. Bu tecrbelerin yeni bir devlet tipine i aret sayldn sylemek g ve hatta imkns zdr. Yalnz Rusya meselesinde Komnizmin memleketin iinde bulundu u zel artlara uygun d mesi mmkndr. Ba ka memleketlerde ayn artlarn bulunmay, dier devletlerin Komnizm sistemini ayn dorultuda gelitirebilmeleri ihtimalini bertaraf eder. Bunun gibi. talya ile Almanya meselesinde Fa izmin yeni bir devlet tipimi yoksa modern bir k ha brnm eski bir diktatrlkm oldu unu kestirmek bir hayli gtr. Fa ist devletlerin kurulmas ve bu ekildeki bir devlet anlay munn geici de olsa reva bulmu olmas ksmen toplumsal knt ve sefaletten do an psikolojik telfiye, ksmen de bu sistemin milliyetilik, Hegelcilik (Hegelianisme ve Makyavelcilik (Machiavelisme) ile kar k bulunmasna atfetmek gerekir 13 . Herhengi bir devlet nazariyesinin en g taraf , olaya ve de erlere verilmesi gereken nemde sakh bulunmaktad r. Herhangi bir de eri pein olarak var farz ederek i e ba lamak bizi yanl yollara gtrr. Siyasi olaylar, deerlendirmeler altnda bir de erler dokusu niteli indedir. Gerek siyaset felsefesi, halkn zihninde mphem olarak mevcut olan de erleri akla kavu turan ve de erlendirmeyi yeni olay artlarna uygulam olandr.
13 Bk. Prof. E.Z: Karalm devrim ve laiklik yaz s S. 67 Laiklik adli anonim eseri, (Birinci cihan harbinden sonra Laik idealini inkar eden, nsan ahsiyetini ham madde gibi kullanmak ve israf etmek isteyen Fa izm ve Komnizm rejimleri ortaya kt . Lyik de erleri ihtiva eden Demokrasi nizam na, ayr cephelerden, taarruz ederek bu nizam bsbtn kaldrmak istediler. Fakat ikinci cihan harbi ile tasfiye edilen zihniyet Fa izm zihniyeti oldu. Bugn ayakta tutunmaya alan Komilnizme gelince : Korkuya, zulme dayand iin ve yalmz maddeye k ymet verdiinden insanlk iin bir iddia de ildir ve olamaz. Fa izm'in urad akibetten kurtulmas da, bu sebeple ne mmkndr, nede muhtemeldir. Bu k sa aklamada gsteriyorki medeni dnyann ideali ve istikameti Lik devlet nizanud r.

102

Geleneksel Devlet Felsefesi, her devletin gerek kendi uyru una kar, gerekse ba kalarna kar uygulamakta oldu u zorlama gcn (Contrainte) ahlki ynden hakl gstermek yolunu tutmu tur. Eski toplumsal szle me (Contrat social) veya Tanr sal hukuk (Jus divinum) nazariyeleri bugn modadan d mtr. Fakat bu iki nazariye aras nda mevcut olan esasl fark devam etmektedir. Her iki nazariyenin de devletin haiz oldu u zorlamay hakl gstermek zere ortaya at lm olduklar izahtan varested r. Devletin Hukuki nazariyesi, de erlendirme s nrlar iinde d nlen nazariye tipinin zel bir halidir. Bundan dolay ahlaki de erlerle ilgilenme e bir ihtiyac yoktur. Mesele kollektif iradenin geerli i ve gerekli ini ilgilendirdii orant da olumludur. unu da sze katmak ki hukuki yetki, kendiliinden bir de erdir. Bunun fiili bir iktidarla zorunlu bir mnasebeti yoktur. Siyasi e ilimdeki nazariyeler, Hukukla devlet aras nda tek bir mnasebet kabul etseler bile, genel olarak devlette yaln zca hukuki olmayan siyaset ve hkmet tasarruflar (Actes gouvernementaux) n n bulundu unu kabul ederler. Kanun yapma yetkisini devletten farkl bir grev sayan nazariyeler o u zaman hukuku bir norm, devleti ise kendisinden hukuk normu kan bir tzel ki ilik sayarlar. Bu tip nazariyeler hukukun var olmas n bir devletin var olmas na; bir devletin var olmas n da hukukun var olmas na ba lar ve bu iki nerme aras nda bir fark gzetrnez. Bu yolda tamlan en a k durum Kelsen'in durumudur. Kamu otoritesinin me ruiyeti ile ilgilenen nazariyeler bile kaideten bu meseleleri, fiili ve ill mahiyetleri dolay syle birbirinden ay rdedememi lerdir. Makyavelden beri siyasi ve hukuki mnasebetlerin mekanizmaslyla ilgilenen bilginler olmu tur. Fakat Aristonun siyasetname veya politika diye an lan 14 eseri bu sahada yap lan etdlerin tmne bir misal te kil eder. Bu trl eserler, toplumsal ve siyasal psikoloji ve kltr antropolojisinde yap lan en son ara trmalarda olduka nem kazanm lardr. Son devrin siyasi mnaka alarnda sz s n f mcadelesine getirilmekte ve devlet iktidarda bulunan s nfn vekletini haiz bir heyet (Agence), say lmaktad r. Byle bir anlay a gre devlet mensup oldu u s nfn menfaatlerini korur; Fakat di er s nflar smrr. Bu nazariyenin ka nlmaz bir sonucu s nfa dayan mayan bir cemiyette devlet kavram n!'" ortadan kalkmas dr. Bu fikir gayet topik bir fikir oldu u halde halen sosyalistlerce ra bet grmektedir 15
.

F) DINLE MNASEBETLERI BAKIMINDAN DEVLET EKILLERI.


Bu konuda bir ok s mflamalara raslamr. Genel olarak Dinle mnasebeti bakmndan Devletin drt ekli d nlebilir:
14 Bak. Aristo, Politika,

IV,

VI kitaplar.

15 Bak. E. S.S. State Maddesi.

103

1. Teokrasi (Theocratie) Din kurallar= devleti ynetmesi sistemidir. Tarihte pek ok rneklerine raslamr. Gnmzde says ok azalm olan bu sistemde devlet bir dini resmen tanr. Bu din dnda kalan dinlerle mensuplar mn Devlete hi bir deeri yoktur. Devletin temeli din ilkelerine dayan r. Bu sistemin daha ileri ekillerinde bir dini ho grrlk yer ahr. Hatt anayasalar ba ka dinlerin de varln kabul ederek bunlara bir hak tan r. Gnmzde Suudi Arabistan, Tibette uygulanmakta olan Lamaizm ve bir bak ma spanya bu sistemin belli ba h rnekleridir. slamda Devlet (Hilafet) saf eklile en aydnlatc bir teokrasi rne idir.

2. Bizantinizm (Byzantinisme)

Devletin dini himayesine almas demektir. Buna ngiliz yazarlar kayser papali anlamnda (CaesaroPapism) derler. Iznik Konsilinde dini himayesine alm olan Konstantinin durumu byledir. Osmanl Imparatorlu u Yavuzun Hilafeti ele geirmesinden sonra bu sisteme ok yak n bir ynetim ekli olmutu. Yazarlar aras nda Osmanl idaresini Teokrasi sayanlar da vardr.

3. Konkordato Sistemi (Regime Concordataire) Bir Devlet Ba kan, lkesinde ya ayan kimselerin ilgili bulunduu dinin nderiyle bir anla maya varrsa bu anla ma hkmlerine gre bir ynetim kurulur ki buna konkorda veya konkordato rejimi denir. Bu rejim iki tarafh bir uluslar aras anlama niteliinde olduundan bunun tek tarafl bozulmas Devletler hukukuna ayk rdr. Fransada Birinci Franois ile papa arasnda ve Napolyonla papal k arasnda byle bir anlamaya varlmt

4. Lyiklik (Laicite) Dinle Devletin ayr lmas ilkesidir. Demokrasi e itlik ve zgrlk temeline dayanr. Lyiklik ise eitlik ve zgrl n bir sonucudur.- Bu drt sistemden en nemlisi birinci ile sonuncudur. Birincinin en tipik rne i slamda Devlet bahsinde, Lyiklik ise daha ileride sz konusu edilecektir. .: Demir perde gerisinde gruplanan halk demokrasilerinde Sosyalist sistemler klasik demokrasilerden farkla olarak din ve vicdan zgrl yannda dinsizlik (atheisme) zgrln anahaklar aras nda savunur. 104

II. SLAMDA DEVLET (HILAFET) A. Genel Bilgiler Devletin Maddi Unsurlar ve Kamu gc a Devletin maddi unsurlar (lke ve halk) Islmiyet dnyay e ay rr; bunlarn herbirine dr denir. Mslmanlarn elinde olan ksma Darlislam, mslmanlarn elinde olnuyana Darl-

harp; mslmanlarla bar halinde olana Darlsulh derler. Btn mslmanlar bir tek millet (milleti vhide) say ld halde gayrimslimler zmreye ayrhrlard. 1 islam egemenli i altnda bulunmayanlara kafiri harp denirdi. 2 islam egemenliini tanyan gayrimslimlere ise 1(Ctfiri zim ni denir Bu Kfiri zmmilere reaya da denirdi. 3 islam egemenli ini tanmam olmakla beraber islam lkesine s nm olan ve islam himayesi alt nda ya ayan gayri mslimlere de kafiri mst'emen bir sene islam lkesinde kalabilirlerdi 3
.

derlerdi. Mste'menler ancak

b Devletin manevi unsuru (Kamu gc veya egemenlik). Terimler ve anlamlar

Hak ve hukuk. Bugnk anlamda hukuk zorunlu toplum kurallar dr


biarada iki trl hak vardr Biri hakkullah denilen Tanr sal Hak; tekisi Hakkul'ibad denilen kul hakkdr. Genel olarak bunlar n birincisi bugn kamu hukuku blmnde incelenir. Ikinci grup ise bugn zel hukuk ba l altnda toplanr. Kamu hukuku, kamuyu yani toplulu un ortakla a ilerini ilgilendiren hukuk kollarn iine alr. Bu zmrede taraflardan biri devlettir. Bugn Hukuk Fakltelerinde okunmakta olan Anayasa hukuku, dare hukuku, Ceza hukuku, Devletler Umumi Hukuku, Mali Hukuk ve benzerleri Kamu Hukuku ailesindendir. Yukarda da belirtti imiz gibi, slamda bu haklarn ouna Tanrsal haklar (Hakkullah) denirdi. Bugn Kamu haklar arasnda grd mz zgrlk hakk (hakk hrriyet), nefsin ve rzn dokunulmazl hakk (hakk ismet), mlkedinme hakk (hakk mlkiyet) ve ahsn dokunulmazl slamda Tanrsal haklardand .
13 Osmanli imparatorlu unun son zamanlarnda Zimmilere tebai gayri-mslime ve mste' menlerede tebaa ecnebiye denmi tir.

105

Halife ve Hilafet sz Arapa 13 alefe (

) kknden gelir.

Birinden sonra gelmek anlam ndadr. Halife sz Bat dillerine Calife, Khalife, caliph eklinde gemitir. Kelime, T kede anlamda kullanlr: 1 Trkelemi olan ekli ile "Kalfa" in aatta mteahhitle usta aras nda yap ilerini idare eden kimseye denir. 2 Eski Bab li memurlarna verilen bir unvandr; 3 Mahalle mekteplerinde hocadan bir derece a a olup rencilere yard m eden kimsedir. Halifenin konumuzu ilgilendiren anlam ise Peygamberin lmnden sonra islm n siyasi ve dini- nderli ini yapan kimsedir. Buna gre Halife Peygamberin vekilidir. Ebubekir Tanr Peygamberinin Halifesi (Halifei Resulullah) unvan ile yetinmitir. Tanr nn Halifesi (Halifetullah) deyiminin de kullan ld olmusa da bunun do ruluu sabit olmamtr 14
.

Kur'anda islmi anlamda hilafeti ilgilendiren bir hkm yoktur. Sadece kamu hukukukunu ilgilendiren iki yet vardr: Bunlarn birincisi, "Mslmanlar ilerini kendi aralarnda me veretle yrtrler" 15 tekisi "Tan: r'ya, Tanr Resulline ve buyurma yetkisi olanlara itaat 16 tler" 17
, .

Grlyor ki birinci yet devlet i lerinde kar ilkl danmay hedef tutmakta, ikincisi ise anar i, ba szhk ve hkmetsizli i nlemek ve disiplini salamak iin itaat emretmektedir 18
.

Kur'anda Halife hakk nda, islmi anlamda bir hkm yoktur. Bu, byle olmakla beraber Kur'an n muhtelif yerlerinde Halife szne rastlanmaktadr. Arap dilinde tad tarihi anlamlan ve hilafet sz iinde gizlenmi zellikleri belirtmesi bak mndan bunlar incelemek yerinde olur.
14 Abbasi Halifelerinden Mansur mekke'de irad etti i bir hutbede kendisinin Allah' n yeryznde tayin etti i bir Sultan oldu unu sylemitir. Bundan Tanr'nn yeryzndeki glgesi il j; manas karlmaktadr. Bu gr yanhtr. 15 Kur'an, Sra Suresi, 37 16 Kur'an, Nisa Suresi, 59 j.1 ji l J y JJI

1_,"1 .

.11 13..,1,1

17 Tartu i eski bir bilgine atfen krk yllk istibdat bir saatlik anar iye mreccahtr" der. 18 ncil'de I. Petrus'un birinci mektill u (Premire clptre de Pierre, II) 13-14 ayetinda buna benzer bir hkm vard r : "Gerek egemen Kral olsun gerekse bu Kral n ktleri cezalandrmak ve iyileri korumak zere gnderdi i valiler olsun insanlar aras nda kurulmu her otoriteye"Tann u runda itaat . ediniz (Kitab Mukaddesteki ifade bozuk oldu undan Franszca ashndan tarafmdan evrilmitir.) Luter'e gre fena ve haks z da olsa cismni otoriteye isyan ve ayaklanma tecviz edilemez. nki ktl cezalandrmak herkese ait bir i deil, ancak elinde dnya otoritesini bulunduran makam buna yetkilidir. (Bk Edit de Weimar, Cilt XVIII, Sayfa 302 ve devam ) Buna kar lk Ralven (Calvin) kt idareye kar direnmeye uygun grr. (Bk. G. Mensching, Sociologie Religieuse, Paris, 1951, sayfa 132)

106

Tanr, Hazreti Davud'a: "Ey Davut seni yer yznde halife k ldk Yeter ki insanlar aras nda hak ve adaletle hkmedesin." 19 Burada Hazreti Dvut, Tanr'nn halifesidir. Fakat bu halifelik hak ve adaletle hkmetmek artma ba ldr. Adaletin yerine getirilmesi eski bir deyimle Hakk n ihkak

ve batln iptali demektir. mam ve mamet: Bir ok islam mtehitleri tarafndan mametle hilafet
ayn anlamda kullamlmtr Fakat dikkat edilirse bu iki deyim aras nda bir fark vard r. Her mam Halife de ildir; buna karlk her Halife ayn za manda islamlann mann (maml Mslimin) dir. Eski hukukular bu iki kavram arasnda Umumu Mutlak ve Hususu Mutlak mnasebeti vard r derlerdi. Mesela mahalle imamlar, tabur imandan, mam Azara, mam afii mam Gazali gibi bir meslek veya mezhebin nderleri Halife say lmazlar. mam sz kur'anda Hz. brahimin Tanr ile yapt bir konumasnda geer: Burada Tanr Hazreti brahime "Ben seni nasa imam yapaca m" buyuruyor 29 slam Hukukunda birinci derecede nemli kaynak Kur'and r kinci olarak hadis gelir. Hadis Peygamberin syledi i, yapt, yaplmasn emrettii ve yaplrken mani olmad iler ve eylemlerdir. Bu anlamda snnet kelimesi de kullanlr Buraya kadar Kur'anda konumuzla ilgili hkmler grld. kinci derecede bir kaynak olan hadiste konu ile ilgili nemli hkmlere raslanmaz. Geri mam Kurey Kabilesinden olacakt r 21 diye bir
,

hadis varsa da bu hilafet messesesinin mahiyetiyle ilgili de ildir. Kur'an ve Hadiste hilfetle ilgili bir a klamaya rastlanmamas meseleyi icma'a brakmtr

Hildfeti Hakikiye ve Hilafeti Suriye: Snnet etli bilginler hilafeti, Hilafeti Suriye ve Hilafeti Hakikiye diye ikiye ay rrlar. Bu blmleme Bat l bilginlerce de benimsenerek Hilafeti Hakikiyeye Frans zca (Califat parfait ou legitime) ingilizce (Orthodoxe Caliphate) denilmektedir. Hilafeti Suriyeye sadece Califat veya (Caliphate) denilmi tir Ileride uzun uzad ya grece imiz Hilafeti Hakikiye (gerek halifelik) gerekli nitelikteki bir kimsenin mmetin sekinleri tarafndan geilmesi ve biat denilen halk n onay ile iktidara gelmesi halidir 22 islamiyetin ilk devirlerinde gelen ilk drt halifenin durumu
.

19 Kur'an Sad Su esi (XXVII) 17. Ayet. 20 Kur'an I, 124 e 1) )Z 22 Sadreria, Tadil-l Ulum adl eserinde hakiki hilfete hilfeti nbvvet ad m vermek. tedir. (Bk Seyyit bey, Hilfetin mahiyeti er'iyesi, sayfa 16 ve devam . 21 ( ot?.

107

byledir. Suri hilafet ise yukarda temel ilke diye sayd mz esastan birinin (seimin) eksik olmas dolaysiyle ancak eklen hilafet saylr. Emevilerin, Osmanllarn hilafeti bu trldr. rf adet: Bu terim aslnda iki kelime oldu u halde tek bir anlam vardr. O da, halkn yapt hukuktur. Kelime Bat dillerinde kullanlan usage, Coutume gibi tabirlerin karh olmakla beraber Frans zcada Les us et coutumes terimi nas l iki kelimeden yap ld halde bir tek anlam ta yorsa, hukukular= da halen bu iki kelimeyi yukarda belirttiimiz anlamda kullanmaktadrlar. Halbuki gerekte iki kelime sz konusudur. Bunlardan biri rf, tekisi dettir. rf, irfana dayanan bir kurald r. Bilginlerin, arif olanlarn koyduu bir esastr. Fakat adet sznde bu yksek anlam belirtilmi deildir. Zira batl ve kt eyler de adet olabilir. M terek olan yn, her ikisinin de toplumda yayan ve yaz l olmyan kurallardan olmasdr. kisi arasnda umum ve hususu mutlak mnasebeti vard r. Yani her rf bir adettir; fakat her adet rf de ildir. Islami tabiriyle rf ( ) det ( ) d r. Kuran'n Araf suresinin 199. ayetinde rf ile emreyle denmektedir 23 O halde rf zere idare Tanr buyruu icaplarndandr. 24 Bugnk hukuk gr rf, adetin daha uurlam bir ekli sayar. Bu bakmdan rf, adet ile Kanun aras nda, daha do rusu yaz sz hukuk ile yazl hukuk arasnda bir kprdr 25
.

B. H LASET MESSESESI
Gerek hilafet, lksel biim ve niteli ini ancak ilk drt Halife devrinde koruyabilmi daha sonra grnrde hilfete (sri hilfete) dnm tr. Gerek hilafet zellik ta yan nemli bir inceleme konusudur. Buna kar lk hilafeti siiri'ye diye an lan bozuk ekil eine her yerde rastlanan bir anayasa konusu olmaktan ileri gidemez. Terim k smnda sz geen Sadru eriamn Tadill Ulihn adli eserinde gerek hilfete Hilafeti Nbiivvet deniliyordu. Bu konuda Peygamberin bir hadisi oldu u sylenir. Peygamber, bu hadiside, gerek hilafetin ancak 30 y l devam edece ini ve bundan sonra bu ynetimin src bir saltanata dnece ini bildirmitir 26
23 (
.

Bala, rfle i i yrt ve bilgisiz- '

lere yz evir. 24 Terim incelemelerinde daha uzun bilgi edinmek iin u eserlere mracaat edilmelidir. slam Ansiklopedisinin konuyu ilgilendiren k smlar, bn Haldun tercmesi Cilt : 2, Seyyit Bey, Hilafetin mahiyeti er'iyyesi ; Ortis, derecho musulman ( spanyolca) Califato, Enciclopedia de Espasa ( spanyolca); Nasuhi Bilmen, Istilahat fkhiye kamusu Cilt: I 23 Ek. Yavuz Abada, Hukuk Tarihi, ta basmas S. 63.

26

I)

108

Gerek hilfetin iyice anla lmas, u iki cihetin incelenmesiyle mmkrdr : a. Adayn hilafet makamna getirilmesi b. Halifenin din ve dnya grevleri a. Aday n Hiltifet makam na getirilmesi: Buradh evrenin incelenmesi gerekir. 1) Adayda aran lan nitelik ve zellikler 2) Seim; 3) Biat. imdi bunlar ayr ayr ara trahm 1. Snni olan islam bilginlerine gre adayda aranan ki isel artlara bahcalar unlardr 27
:

1 Mslman olmak
4

2 Bamsz olmak 3 Akl ve, bali (Reit) olmak 4 Erkek olmak 5 Beden ve akl eksiklii olmamak 6 lke ve Ulusu ynetmede tedbirli bir siyaset\ adam olmak 7 Halk arasmda nl ve gl tan nmak 8 Yiit olmak 9 Adalet erbab ndan olmak 10 Kurey Kabilesindcn olmak 11 Bilgin olmak 12 yi ahlakh olmak

13

Doru olmak

Yukarda saylan niteliklerin o u bir aklamay gerektirmez. Fakat Kurey kabilesinden olmas ile bilgin olmas aklamaya muhtatir. Halifenin Kurey kabilesinden yani Peygamberin ba l bulunduu kabileden olmas bir hadise dayamr. Bu hadis Ebubekir taraf ndan sylenmitir. Bundan dolay slam bilginleri Osmanl Saltanatna gerek hilafet gz ile bakmamlardr. Osmanl Hilafeti, seim ve biat gibi temel artlardan da yoksun
27 Maverdi, Ahknu Sultaniye, bu eserde ilk on art vardr".

109

bulunduundan hi bir zaman gerek Hilafet sarlmam tr Yine bu art son zamanlarda, M sr Krallarma, hilafetin verilmesine engel olmu tur. Halife olacak aday n bilgin olmas artna gelince, snnet ehlinin bir o u Halifenin sadece, bilgin olmas n yeter sayarlar. Snnet ehli bilginlerinin bir ksm da adayn sadece bilgin olmas n yeter grmezler; ayr ca adayn hukuk biliminde doktrin sahibi yani mtehit olmas n da gerekli sayarlar. Hanefiler sadece adayn bilgin olmasn yeter bir art sayarlar. Dokuzuncu art olarak grnen "Adalet erbab ndan olmak" islmdaki devlet anlaynn ak bir niteliidir. slam bilginlerine gre zalim bir kimseyi Halife yapmak, kurdu koyuna oban yapmak demektir. Kur'anda Hazreti brahim'in Tanr ile konumas, adaletin byk nemini belirtmektedir. Hazreti brahim kendine verilen mamet'in soyuna da verilmesini Tanr 'dan e diledi 28 Bunun zerine Tanr "benim and emanetim zalimlere vas l olkaz"
.

cevabn verdi. Buna gre Halife ve mam tayini zalimin zulmuiln def' etmek iindir. Ebubekir ilk hutbesinde "Ey nas... Ben sizin zerinize veliyylemir oldum. Halbuki ben hepinizin en hay rls deilim. Eer iyilik edersem
29 .

bana zahir olunuz, e er fenahk edersem beni do ru, yola sevk ediniz. Do ruluk emanettir ; yalanc hk hiyanettir. Kaviniz indimde zay ftr ki andan malk drt Halife bu artlar yerine durun hakkm istihsal ederim" 19 getirmilerdi. Bundan sonra Hilafet kurumu Peygamberin szyle src bir saltanata dnm tr. Bu saltanat dini anlamda Hilafet saymak yanl olur. Verilen ad ne olursa olsun bundan sonra gelen Devlet ekillerini srf renme merak mz giderme ve slamdaki ynetim ekillerini tesbit etmek bakm ndan sz konusu yapmak gerekir Snnet ehlinden olan islam bilginlerinin hepsi bu kamdadrlar. ia mezhebi ne mensup bilginler Hilafetin, Peygamberin damad olan Ali'nin nesline ait olmas gerekti inde israr ederler. Hariciler bu grn kar kutbunu tekil ederler. slam mezhepleri iinde ok demokrat olan bu mezhep, ehliyet artlarndan tamamiyle vazgeerek herhangi bir mslmann Halife seilebilece ini ileri srer 31
.

ia mezhebi muhtelif frkalara arlmtr 12 Bunlardan biri olan Zeydiye frkas Peygamberin kz Fatime evladdan olmak zere Hilafetin veril.

mesi konusunda bir ka art ileri srer ; lm- Fazilet, zht- taat, cud-u semahat, ecaat- celadet ve halk- icabet ve itaate davet gibi 33
.

28 Bak imamet (bu dilimin terim lusnn) 29 Bakara 124.

,...Lut

Jl;

j11.31.;

30 Seyyit Beyin Mecliste irad etti i Hilfet nutkundan. 31 P. Jose Lepaz Ortiz, Derecho Musulman, sahife 45 32 mamiye, Zeydiye ve .Gulat frkalan 33 Bk. bni Haldun terciimesi 2. cilt 5. sahife

110

b Hilafet Makam na Gelme Tarz (seim)


Btn iktidar halktad r 34 . Halk bu iktidara dayanarak gerekli artlar zerinde toplayan aday Halife seer. Bu seim yap ldktan sonra bir de halk n bu seimi onaylamas gerekir. Halkn onayna B AT derler. Bu da Halifenin eli sklmak suretiyle yap lrd . Gerekte seimi yapan el stnde olan sekin bir zmredir. Bugnk anlamda tam demokratik bir seim de ildir. Mes'ele bu safhada kalsayd slam Hilfetine bir zmre ynetimi demek gerekecekti. Fakat bu seimden sonraki biat olay ileri de itirmektedir. Bu son haliyle halife seimi bugnk demokrasi seimlerinden farkl dr. Zira Seim Ba kentteki halkn oyuna dayanyordu. Taramn ak bir biat sz konusu de ildir. Ebubekir, sakife-i Beni Saide'de yap lan bir toplant srasnda mmetin ileri gelenleri tarafndan seilmi ; daha sonra halk ona Mat etmi ti. Halife mer, Halife Ebubekir tarafndan aday gsterilmek suretiyle i bana gelmi olmasna ramen halk kendisine biat etmi olduundan durumu mera bir hal almt. te bu ekle veltiyeti ah t ve gsterilen adaya da veliaht derler. Halife Osman ile Ali de yine seimle iktidara gelmi lerdir. Yalnz Hazreti Ali Mekke gurubunun oylaryla iktidara gelmi olup btn mslmanlar bunu onaylamamlardr. Bu yzden slam alemi kanl arpmalara sahne olmutur. Fakat gerek E nevi, gerek Abbasi, gerekse Osmanl Hilfetinde bu iki temelden hi biri nazar itibara alnmamtr Bu ynden, bilginler bunlar Suri Hilafet diye vas flandrrlar. Esasta Hilafet bir Vekalet olduuna gre bu Vekalet ya mutlak olur, yahut s nrh olur. Birinci halde Halife mutlak yetkilere maliktir kinci halde ise Halife me ruti bir hkmdard r. Bu sonuncuya en ak rnei son zamanlardaki Osmanl meruti idaresi vermektedir. Bat hukukunda Devletin haiz oldu u stn hakkn kayna n bir szle meye balayanlar bulunduu gibi 35 bunda Tanrsal zellik grenler veya Duguit'de oldu u gibi Devlet olaym ynetenlerle ynetilenler aras ndaki bir ayrmlama (Differenciation) gibi grenler de vard r 36
.

slamda egemenliin kayna halktr 37 . Halk lt yetkisini yukarda belirttiimiz ekilde, Vekalet yolu ile Halifeye devreder. Bunun tabii bir
34 Hristiyanlk iktidarn meneini Tann'ya atfetmektedir. Bk. Incil Romahlar k sm 35 J. J. Rousseau'mn toplumsal szle me (Contrat social) adl eseri 36 Duguit'mn Devlet Nazariyesi iin D. Ethem Menemencio lu'nun Duguit tercmesine ve Prof. Muvaffak Akbay'm Amme Hukukuna bk. 37 Sanhoury, tek ba na Tanr'nn egemen olduunu, egemenliin Tanr tarafndan Hkmdara de il millete verildiini, binaenaleyh Halifenin Tanr 'mn mmessili deil, milletin temsilcisi olduunu ve milletin bizzat Tanny temsil etti ii sylemektedir. (Bk. Sanhoury le Califat s. 17, 18

sonucu olarak kamu .erkinin fizyonomisi de iir. Halifeye mutlak bir yetki verildiinde mutlak bir ynetimin, snrl yetki verilirse Me ruti ynetimin meydana. gelece ini biraz nce syledik. Bu iki ekilden baka olarak halk hi kimseye Vekalet vermeksizin kendi haklar n kendisi kullamrsa Cumhuri idare olur. slam tarihinde bu eklin rnekleri vardr. lk drt Halife devrinde Hilafet mutlak bir Veklete dayan yordu. 1897 tarihli Osmanl Anayassasna gre bu yetki s nrlyd. Halkn bu yetkiyi temsilcileri arac lyala dorudan do ruya kullanmas bugnk anlamda demokrasi sistemini do urur. slamda Hkmet kelimesi tahakkm anlam n tad iin kullamlmaz; bunun yerine ilk devirlerde mtemadiyen Hilafet kelimesi kullan lmtr. Msayere yazar bni Hmam, Hilafeti "Mslmanlar zerine Kamu tasarrufu yapmaya hak kazanmakttr" diye tanmlar 38 Bunun anlam udur: Halifenin btn Mslmanlar n kamu ilerine karmak hakk vardr. te bu tasarrufa Islam Hukukunda kamu velayeti anlamnda Verayet-i amme
.

denir. Bu ise egemenlik demektir, slam bilginleri, yel:ayeti ister uygun grlsn ister grlmesin ba kas zerine sz geirmek diye tammlarlar 39 Bir kimsenin bakas zerine sz geirmesi gayri me ru olursa buna tahakkm, cebir yahutta tagallp denir. Fakat bu sz geirme me rii bir temele dayamrsa o zaman byle bir tasarruf velayet ad n ahr. islmiyette hi bir kimse kendi
.

imtiyazndan dolay bakas zerine cebren sz geirmek ona emir ve yasaklarda bulunmak hakkna 'mlik de ildir. Yalnz babann ocu u zerine cebren sz geirme yetkisi vard r ki bunun ad velayettir; bunun da me i) olmas gerekir. Bu babal k hakkna ba l bir tasarruftur. Byk Baba da bu durumdadr. Bu velayete daha a k bir ifade ile veletyeti Zatiye denir 49
.

Babann ocuk zerindeki velayetinin bir velayeti zatiye oldu unu syledik. Birde bakasnn bir kiiye yetki vermesi hali vard r. Bu trl velayete de Velyeti tafviz derler. Vekil, vasi, mtevelli, Vali, Hakim; Kumandan ve B. M. Meclisi ve hakemlerin haiz olduklar velayet byle bir velayeti tafviz'dir. te Halifenin de haiz oldu u velayet, byle bir Velayet-i Tafvizdir. Zira hi bir kimse kendi iradesiyle veya irsen Halife olamaz. bnhman Halife olmak tasarrufu amme (kamu yetkisine) istihkak demektir diyordu. Bu istihkak millet tarafndan bir kimseye tasarruf-u am vermekle meydana_ gelen bir Vekalettir. Kamu i leri halkn mterek ileridir. Bir memleketin idaresi bir kamu ii olup, o memleket, ahalisinin Kendi i i ve hakkdr. Halk, bu hakk kimseye vermedike, hi kimse o hakka malik olamaz. Bil sebepten dolay
38
39 L31 J I Ja

J;111

40 Bak, Seyyit bey, HiLafetin mahiyeti er'iyesi sh. 30 ve devam ,

112

slam Hukukular , hilCfet, milletle Halife aras nda yaplm bir Veldilettir

derler. Siyasi cepheden hilafet, Hkmet demek olup, amac , memleket ve


milleti adilne ve gzelce ynetmektir. imdi hatra bir soru gelebilir. Acaba Halife veya mamn tasaruflar nas l oluyor da nafiz 41 oluyor ve kayna
.

nedir? Bu otoritenin kayna n, seim ve bundan sonraki biatta aramak gerekir. Tasarrufun me ru olmas iin bu tasarrufu yapan kimsenin behemehal seilmi olmas ve kendisine biat edilmi olmas arttr. Ancak bu iki esasa tamamen uyulduktan sonrad r ki Halifenin emir ve tasarruflar muteber

ve mera olur.
Bu gr snni olan bilginler genel olarak kabul ederler. slam leminde ia mezhebi birok frkalara (Zeydiye, mamiye, Gulat) ayr lm olmakla beraber hepsi Hazreti Ali ve soyunun mam ye Halife olmasnda oy birlii ederler. Bunlar, iddialarm Peygamberin hadislerine istinat ettirirler. Bu hadislerden birisi "Ben kimin Mevlas ve Velisi isem Ali de onun Velisidir"
42 .

Burada Mevl kelimesini iiler Veliyyl Emir manas na almaktadrlar.


.

kinci hadis : "Ali yarg konusunda hepinizden yetkilidir" 43 Peygamber bu hadisinde kitap (Kur'an), snnet ve yarg konularnda Hz. Alinin ashabn en yetkilisi olduunu syleyerek onu vm tr. " mamet ve hilfener' matlup ve maksut dahi tenfizi ahlrm er'i mbin ile tanzim mur mslimine maksur olup ve Kur'an Kerimde mezkar oldu u zere Ulil emre itaat nehi kavimi er'i mbin zere eimme ve hidafamn hkm ve kazalar na kaffei msliminin teslim ve rizalar ndan ibaret olmakla Aliyyl Murtaza' nn mesaili hkm kazada gem ve Afdal olmas nass' ari ile mamet ve Hilfete cmle ashaptan ziyade ehliyet ve istihkak n mfit olur dediler ( bn Haldun tercmesi, ikinci cilt, sahife 3). Fakat bu ve buna benzer d nceleri islam aleminin o unluu payla mamtr. Zira Hazreti Peygamber Ali kadar dier Milefayi ra idini de vmtr. b Halifenin Grevleri Btn dini ve siyasi erkler Halifede toplanm bulunmaktadr. Politik bakmdan bugnk Devlette klasik olarak erk vard r 44
.

41 Bu yaznn muhtelif yerlerinde mnasebet d tkce temas edece imiz hilafet, terim bahsinde izah etti imiz gibi, dini otorite olan mamet ve siyasi otorite olarak Devlet Ba kanl gibi ift yetkiyi ifade eder. 42 ( 43 44 Erklerin bu l blmlemesine son zamanlarda birok yazarlar tak mtr. Bu konuda Jose Ma Cordero Torres'in Consejo de Estado en Espana adli eserinde yeteri kadar a klama vardr. (Madrid 1944). c:5" )

Din Sosyolojisi F. 8

1 13

a Yasama Erki b Yarglama erki e Yrtme (Icra) erki slamda ise Halifenin, yetkileri yle sralanabilir : 1 Dinin savunmas ve korunmaal 2 Hukuki anlamazlklarn zm 3 Sularn cezalandrlmas 4 Snrlarn korunmas iin asker donatma ve toplama 5 Islmiyeti kabul etmeyen veya slam Devletine ba l kalmak istemeyenlere kar savunma ve sava . (Cihat) 45. 6 Vergi koymak ve toplamak 7 Ayhklar vermek ve devlet mallar n idare etmek. 8 Devletin ikinci de'recedeki i leriyle u ramak . Baka bir gr le Halife bir yandan Peygamberin halefi, te yandan milletin (daha do rusu mmetin) bir vekili oldu undan eer (bu veklet mutlak ise) yerine geti i Peygamberin yetkilerine sahip olmas gerekir. Meseleyi gerek ynden alrsak grlr ki slam devleti tanrsal bir devlet (C VTAS DE ) tir. Binaenaleyh Halifenin, Peygamberin haiz oldu u btn yetkilere sahip olmas gerekir. Bilindi i zere Peygamberdeki yetkiler dini ve siyasi idi. Zira Hazreti Peygamber o zaman Arabistan'da ge lerlikte olan eyhlik otoritesini tek Tanr'nn szcs s fatiyle birletirerek teokratik bir devletin temelini atm t. Bu anlay a gre Peygamber, hem m'minlerin mam., hem kanun koyucusu, hem ba yargc, hem yneticisi, hem de hamledar idi. Peygamberin bu durumunu spanyol bilginleri yle anlatrlar ; slam peygamberi, en stn dini ve dnyevi erki (Suprema Potestad Reli-

giosa y Civil) elinde tutard 46

45 slm dininin bir gnl dini olmas , dinde zor kullanmann kabul edilmemi olmas ve Kur'anda herkesin dini kendine denmesi (Kur'an Kafirun suresi 6. ayet) cihadm yalmzca bir meru savunma arac olduunu gsterir. Bu konuda ikinci blmdeki a klamalara baklmaldr. 46 Margouliouth, slamismo, sayfa 65-94 (El Estado Islamico)

114

In

DIN VE DEVLET MSASEBETLERi VE TPOLOJLER

Dinlerde tipoloji denemeleri g bir i tir. Ulusal ve evrensel diye ayr lan dinlerden birini rnek tip sayarak di er dinleri bu kadro iinde incelemek hemen hemen imkanszdr. Mesela her ikiside ilkel din oldu u halde animizmle totemizm asla bir tipeirca edilemez. Bunun gibi evrensel dinlerden rnek alarak bir din tipolojisi yapmak bo bir hevestir. Fakat, mutlak olmamakla beraber, din ve devlet mnasebetleri konusunda, baz tipolojiler yapmak mmkndr. Biz burada tipoloji tesbit etmekle yetinece iz. Birinci tipoloji dinle devletin bir olmas halidir. kincisi yeni din, nciis evrensel dinlerdir.

Birinci Tipoloji DINLE DEVLETIN AYNI OLMASI HALI (Identit de l'Etat et du culte) a) lk safha Din ve dnya gruplar= aym olmas belirgin bir niteliktir. Burada devlet ibadet eklini tekelci bir zihniyetle tayin etmi tir. Hkmdar hem uyruklarm ynetir, hemde onlarn tanrlar' ile mnasebetlerinde arac lk ederdi. Burada uzmanla ma ve i blm gerekleri bir ruhban s mfnn kurulmas eklinde kendini gsterir. Mesela klanlarda kahinler, sihirbazlar ve falc lar ilk ruhban zmrelerini te kil etmilerdir. Frazer, hkmdarhk intiyazlarmn rahiplere gei ini belirtmek zere ilkel toplumlardan rnekler alr. Bu konuda en tipik rnek Japonyada bugnk imparatorluk rejiminin devirdii Shogunate rejimidir 45 Yunanistanda da siyasi sebepler ayn sonular dourmutu. Bu intikalin ba ka bir nitelii de ayrca bir dini te kilatn
.

kurulamad yerlerde gerek ba kan ve gerekse buyruk alt kk memurlarn dini ilerin ynetimini ele alabilmeleridir. Buna bir bak ma bizantinizm denir.

b) kinci Safha
Devlet ve din tekilatnn bamszl ve hatta dinin muhtar olmas halidir. Ruhban esas na gre kurulmu rgtlerde ba kamn etki, erk ve otoritesi yalnz dinde deil, ayn zamanda siyasi ve kltrel evrelerde de kendini duyurur. Dinin esas nda anlamazlk sz konusu de ildir. Burada ola anst yaradhtaki devlet ba kanlaryla dini heyet aras nda iktidar ele geirmek
45 Shogun veya Shoganat Japonyada muhtelif zamanlarda hkm srm bir ynetimdir. Burada ifte grev ayn kimse zerinde, toplanmaktad r.

115

yolunda kiisel kavgalara s k sk rastlanr. Bu merhalade devlet ve din asl nda evrensel (universel) bir nitelikte de ildir. Bu devrede standardizasyon ve birlie do ru bir temayl grlr. Efsanevi gelenekler toplan r ve bundan sistematik bir teoloji do ar. Din trenleri zorunlu bir devinim kural olarak yerle ir; Ibadet e itli ekiller alr. Mahalli idareler bir araya gelerek merkezile irler. Bu durum toplumsal geli me sonucunda oldu u kadar imparator veya fatihlerin ani bir hareketile de gerekle ebilir. Dini kurumlar dei en artlara uymak zorundad rlar. Dini kurumlar n yeni duruma gre ayarlanmas ok kez ba taki hkmdarm prestijini artt rmak amac yla yaplm olabilir. Askeri ve siyasi geli melere ba l olarak imparatorluk dini (Reichsreligion) kurulur. Bu yolla meydana gelen din, devletlerin veya imparatorluklar n muhtelif ksmlarm birbirine benzetmiye ve kenetlemeye hizmet eder. srail, Hitit, Roma, Meksika, Peru, in, Eski M sr imparatorluklar nda durum byledir. uras var ki dini merkez mutlaka siyasi merkez de ildir. Bundan do an ikiliin nemi ok byktr. Bat Afrikada Yoruba devleti buna iyi bir rnektir. Burada (Shango) ad ndaki tanrnn insan klna girmi bir temsilcisi saylan imparator (Alafin) memleketin siyasi ba kenti olan OJO'da otururdu; buna kar lk Yorubann ba rahibi olan papa (Oni) eskiden beri kutsal bir ehir olan fe'de kalrd 46 Delfinin Yunanistanda, Menfisin Msrda, Allahabad'n Hindistanda, Kyoto'nun Japonyada haiz olduklar perestij siyasi
.

etkiler yok olduktan sonra da devam etmi tir. Bu devre iinde gerek siyasi ve gerekse dini te kilat kuvvetlenmi tir Hkmdarn kutsal saylmasnda baz deimeler olmutur. Rahip kral (RoiPretre) anlay Msr, Peru ve Japonya gibi daha ileri medeniyetlerde de grlmtr. Tanrlarm do rudan do ruya hkmdar olduklar ve hkmdarlarn ise insan klna girmi tanrlar olduklar veya hkmdarlar n yer yznde tanr larm temsilcileri veya ocu u olduklar gr baz yerlerde pek ok gelimi ve koyu bir teokrasi sistemine yol am tr. Burada devlet, tanrlarn tam yetkili elileri ve din memurlar ndan kurulmu te kilat tarafndan ynetilir. Ba ka hallerde layik makamlarn yava yava dinden ayrld veya aniden zgrl e kavutuu grlmtr. Nazari olarak hkmdarn din bakmndan grevli olmas fikrine ba l kalmasna ve devletin evrensel bir geerli i olan manevi temele dayanmas na ra men dinle devlet arasnda yava yava bir ayrlma balamtr. Din ve devlet ayrm= yani bugnk adyla lyiklik anlamnn ekirde ini bu gelimede bulmak mmkndr. Gruplar n, fertlerin ve hatt ynetenlerin ki isel durumlar ve izledikleri politika birbirinden farkl olabilir. 1) Hkmdar din adamlarn n yetki, etki ve prestijini s nrlandrmaya
46 J. Wach, Sociology of Religion, Chicago s. 300.

116

alr ve onlarn kendilerini yaln zca dini almalara vermelerini isteyebilir. Bu te ebbs ileride dinle devlet ayr mna giden yolu aar. 2) Hkmdar, din zerinde devletin denet (kontrol) ve egemenli ini kurma yoluna gider; bu da Bizantinizme varan yolu haz rlar. 3) Hkmdar, din kurallar n dnya mnasebetlerine uygulamaya yelImir. Ve kendisi de bu kurallara uyarak i lem yapar. Bu da teokrasi veya teokratik sistemdir. Tatbikatta rk, siyaset ve tarih bak mndan ayarlanm eitli durumlara rastlanmaktadr. yle site devletleri vard r ki btn tarih boyunca site devleti kalmtr. Eski Yunanistan ve Fenike bunun a k rnekleridir. Bunlarda dini deerlerin ayrmlama ve gelimesine baklmyarak devletin dini, site dini olarak kalmtr. Yani bunlar ulusal dinlerin ileri bir safhas olan medenilerin dinleri (Religions Civilisees) kesimine ba l kalmlardr 47 Buna kar.

lk bir de site devleti olarak do upta engin lkelere yaylm devlet tipleri vardr. Bu hale Roma ve Asur devletleri iyi birer rnektir. Bu trl devletlerde ayrmlama iin daha byk bir alan var demektir. Bunlar din ve kltr bakmndan hazan ok ve hazan az mtecanistirler. Bu ise devletin dine kar taknd durumun tabii bir sonucu saylabilir. Bir devletin snrlar iinde iki ve daha ziyade dinin bulunmas yeni bir durum yarat r ki burada ihtimal vard r: 1) Eski ibadet ve din trenleri, eski gelenekler uyar nca devam eder. 2) Yeni ibadet ve trenler meydana kar; 3) ibadet ve tren ekilleri d ardan gelmi olabilir. Bunun gibi bu e itli dinler, ya eski dinle ba da acak trden olur yahut her biri di erine kar mutlak ve tekelci bir durum tak nr. Bu son ekilde yani dinlerin yarmas halinde, devlet ya byle bir yar ma (rekabet) ya kar ilgisiz kalr, yahut bunlardan birini tutar. Bu cihet devletin din konusundaki genel politikasna ba l bir meseledir. Bazan ve hatt ok defa tesadf edilen hal, devletin bir dine inhisarl ve imtiyazl bir hak vermi olmas halidir. Bu takdirde devlet, genel politikas gereklerine gre bir dine inhisar vermi ve dier dinleri kaldrmaya karar vermi demektir. spanyada hrstiyanla tekelci bir nitelik vererek engizisyonlarm yok etti i mslmanlk ve yahudilik bunun en yakn bir rne idir. Devlet yerli ve mensup oldu u rkla ilgili bir dini benimseyebilir. Burada yap lan yorum politika gereklerine gre bir elestikiyet kazanr nan ve trenler her hangi bir yerden al nabilir. Romallarn yabanc tanrlar daveti (EVOCATO)ve ehir yaknnda din iin ayr lan yerleri (Po47 Dk. Mehmet Taplamac olu Din Sosyolojisine giri, ulusal dinlerin belirli nitelikleri. Sayfa 77 ve devam, Ankara 1961.

117

meriun) nin geniletilmesi ve buralara yabanc tanrlarn getirilmesi bu amaca hizmet etmitir. c) Geici safhaya ait birka rnek 48
1) Zerdtlk

(Zoroastrisme) (Lig. Zoroastrianism)

Geici safha ilk rneine randa 3. ve 4. yzyllar arasnda ve Sasaniyan imparatorlu u zamannda uygulanm olan Zerdtlkte rastlanr. Burada bizi ilgilendiren cihet yukar da kaydetti imiz devre iinde bu dinin devletle olan mnasebetleridir. Fakat s ras gelmiken bu dinin
- bakmndan,

esash saylan ksmlarm belirtmek, din ve devlet mnasebetlerini a klamak nemlidir. Klsik zerd t kelm ikili sisteme (Dualisme) ba l bulunmaktadr. Orta farsada ahuramazda yahut Hrmz, k ve iyilik tanrs olup ktlk ve karanlk tarm' olan angra mainyu yahut Ehriman'a muhalif bulunmaktadr. Bunlar aras ndaki sava sonunda iyiliin ktle, aydnln karan-

la ve hay= erre galebesile sona erer, bu dinin kutsal kitab Avestadr. Avesta pehlevi dilinde hukuk demektir. Buna baz ran ilhiyatdar yzyllar boyunca Zend denilen yorumlar yapm lardr. Zerdiitliie gre iyilik ktle galebe alacakt r; ama, douta iradei cz'iyesi olan insan bu galebeye yardm etmelidir. Zerd tln buyruu vardr: iyi dnce, iyi konu ma ve iyi davranma.... Ahirette ruh bir kprden geecektir. yi ruhlara geit kolaydr. Kt ruhlar iin bu kpr kldan ince olup, neticede bu ruh oradan cehennem ukuruna yuvarlanacakt r. Insann yardm ile her ey muzaffer olunca tanr ynetimi (Royaume de Dieu) yer yznde kurulmu olacaktr. Din, Zerd t tarafndan milattan nce kurulmu tur. Byk skenderin saldrsndan sonra Zerd tlk yedii byk darbenin etkisi ile ok sarsdm tr. 641 ylnda rana giren slmiyet hem ran devletini hemde bu devletin resmi dini olan Zerd tl yok etmitir. Bir ksm Zerdtler ihtidadan (Abjuration) kurtulmak iin Hindistana g etmi lerdir. Burada Zerd tlk serbest bir dini cemaat olarak Parsi ad n almtr randa kalanlar az , sayda olup bunlara Gebr derler. Yeni slam hkmdarlar balangta biraz hogrrlk gstermilerse de AlMtevekkil (847-51) ve halefleri bu dine kar tassup ve iddet gstermi lerdir 49.
48 Geici safhada verilen misallerde dinin esas m zetlemeyi konumuzu aydnlatmas bakmndan gerekli sayyoruz. Bu sebepten dolay dinler tarihi ile ilgili olarak ilknce bu misalleri ineeleyecek ; daha sonra din ve devlet mnasebetleri bak mndan ve devlet mnasibetleri bak mndan konuyu ele alaca z. 49 E. Royston Pike, Dictionnaire des Religions, P.U.F. Paris, 1954 (Zoroastrisme maddesi)

118

Zerdtln devletle olan mnasebetlerine gelince Ardair tarafndan Sasanyan slalesi kurulduktan sonra Zerd tlk rann ulusal devlet dini olarak yeniden canland rlmt 50 ran tarihinin bu ikinci byk dev, rinde yksek rgtl bir ynetime rastlan r. Hkmdar tanr sal nitelikte saylmakta ve cihan umul bir din ve ahlak kitab olan Asha (Tanr= ezeli
.

kanunuLa Loi Etenrnelle de Dieu) ya gre tek para say lan bir lkeyi ynetmektedir. Bu s rada randa Zerdt dini hiyerariye dayanan stn te kilat bir ruhban heyeti meydana getirmi ti. Rahiplerine mecus (Mage), tap naklarna ate gede (Temple du Feu) ad verilirdi. Gerekte Sasanyan devrinde zerdtlk bir devlet dini olmu , bu sfatla her trl imtiyaz ve muafiyetten yararlamm t. Din Bugnk deyimiyle devlet dini statsne ba l idi. Memleket iinde din bak mndan baz aznlklar vard. Nesturi hristiyanlar, Mani4isler (Manicheistes) bu arada idi. Bu az nlklar devlet zerdtl (Zoroastrisme d'Etat) nn tekelci zihniyeti ile yok edilmi lerdi. Zerd tln randa ulusal devlet dini olarak devletle sk mnasebetleri vard . 641 ylnda mslman araplarn istilas zerine ran imparatorlu u tamamen k m t. Bundan sonra zerd tlk devletle ilgisi olmayan bir dini cemaat halinde yabanc lkelere g etmeye ba lad. 2) Shinto Dini (Shintoisme) Shinto, 1945 ylnda, Amerikan i gali -zerine Mac Arthur'un emrile devletten ayr lncaya kadar Japonyan n resmi devlet dini say lmakta idisl. Shinto kelimesi ince Kami no michi tabirinden gelme olup buda tanr lar yolu (Voie des dieux) demektir. Shinto dininde stn bir varl k fikri yoktur; sadece tanr lar, yar tanrlar ve kahramanlar vard r. Shinto panteonuncla tanrlatrlm imparatorlar, ulusal kahramanlar, dag, akar su, a a v. s. tanrlar' yer ahrlai. Burada ne kutsal kitaplara ne gnah karma nede ortodoks (gerek din) sistemlerine rastlan r. Misyonerlik diye bir ey bilinmez. nk ancak anadan do ma Japon olanlar bu dine kat labilirler. lk imparator milli destanlara gre gne tanras nn torunudur. Tenno veya mikado slalesinin ceddidir. Bu soydan gelmi olan imparatorlar tanrsal saylrd. Dini inanlar ne olursa olsun btn Japonlar devlet' shintosuna kat lmak zorunda idiler. Zira bu trl shinto, tanr evleri (Jijas) denilen tap naklarn etrafnda Japon milletinin toplanmasn sembolize etmekte idi. Bunlar n giderlerini devlet verirdi. Ziyaret ve tavaf yeri Ise idi. Mezhep Shinto'suna gelince: bu Japonlarm fert olarak tuttuklar bir
50 J. Wach, Sociology of Religion, Chicago 1957, Sayfa 302. 51 1868 tarihinde Imparator dnyevi otoritesine ba lamt. O zaman Shinte devletin resmi dini idi. 1889 tarihinde din hrriyeti ikin edilmi ti. Bununla befaber fiili bakmdan Shintonun tesiri bykt.

119

vicdan dini idi. Bu din evelkisi gibi yurtta larn imparatora ba lanmas ve tapnmas deil, dorudan doruya kiisel bir din ve ibadetti. Bununla ilgili giderler din mensuplar tarafndan denirdi. O halde Japonyada s rf yurtta olmak dolaysyla btn Japonlarn katlmak zorunda olduklar resmi bir ibadet veya din ekli yannda kiisel bir vicdan dini olup giderleri mensupla' tarafndan denen bir mezhep Shintosu vard . te asl kelm (Theologie) bu mezheplerde geli mitir. Resmi tap nakta yap lan ibadete kar lk bu mezheplere ait tap nak ve nihrapta yap lan ibadet ve tap nma ekli daha iten ve daha ki iseldi. Mezhep Shintosunda gelitirilen kelam, Peygamberi olan tek tanrc dinlere ok yakla r 52 Shinto dininin devletle olan mnasebetleri geici safhamn tipik bir rne idir. Aslnda bir kabile dini (Religion tribale) olan Shinto imparatorlu un kurucusu olan hanedan n siyasi baarlar dolaysyla ulusal bir, geerlik kazanmtr. Buddizm, Konfuyaniztn gibi yabanc inan ve retilerin Shinto dinine girmesi, bu dinin ufuklarn geniletmi ve onu e itli dinlerin bir btn (Ryobu Shinto) haline getirmitir 53
.

Hkmdarlarn muhtelif dinlere kar takndklar durum ba ka baka olmu ve zamanla Budizm duruma hkim olmutur. Btn bunlara ra men Japon tarihinde, bat da olduu gibi, imparatorluk makam ile papahk makam arasnda bir ihtilaf sz konusu olmamtr. Zira Budist rahiplerinin, en kuvvetli bulunduklar zamanda bile, resmi makamlara meydan okuduklar grlmemitir. Meiji hanedannn kurulmasndan sonra Shinto trenleri adalardaki btn din adamlar nca uyulmas zorunlu bir nitelik kazanmt. Japonyada din ve devlet nnesebetlerinin aklanmas Japon dininin en nemli ve ilgi eken ynlerinden biridir. K sacas, resmi kisvesiyle Shinto dini reti ve rgt bakmndan kilise ve ruhbam olan bir dinin temel niteliklerinden yoksundur. Fakat bu eksiklik devlete ba l olmyan mezhep Shinto'su ile giderilmektedir. Ki isel bir vicdan dini olarak mezhep Shintosu bir dinin gerektirdi i vasflar kendinde toplam sayhr.

3) slmiyet (slamisme)

slam kelimesi arapa asl nda tanr iradesine boyun e me anlamnadr. Bu anlam ile slam. sz Kur'ann bir ok yerlerinde geer. Mesela Ali imran suresinin 17. ayetinde "Tanr katnda gerek dinin islam ( P yl..yl Z, I .A11 JI ) olduu belirtilmektedir. Burada islam sz islam dini anlam ndadr. Bunun
52 E. Royston Pike, Dic Des Religions P. Eni 954 ; S. 287 Shintoisme maddesi -Grande Encylop6die Shinto- G. W. Kux, the Development of religions in Japon 1905.
,

53 Bk. J. Wach, ayn eser, sh. 302-303

120

gibi, kur'anda sekiz yerde islam kelimesi gemektedi 54 Kelimenin ifade ettii gerek anlam "Allaha mutlak itaatt r". Bu insann kendi iradesin.

den vazgemiye mecbur oldu u sonsuz ve tm kapsayan Tanr gc nnde duydu u ballk (Dependance) duygusudur. Schleier-macher'in dini, ballk eklinde ifade etmesi 55 ve Lactantius'un dini ba lanmak anlamnda yorumlamas 56 islm esaslarna uygun dmektedir. Bu dine mensup olanlara arapa muslim denildi i gibi genel olarak din mensuplar kendilerine mslman derler. Yabanc yazarlarn sk sk kullandklar Muhammedi deyimi islmlar aras nda reva bulmamtr. Islam dini, bugn gksel (semavi) dinlerden biri (Di er ikisi Hrstiyanlkla Museviliktir) olup evrensel dinlerin nemlisidir. Halen yz milyondan fazla bir mslman toplulu u vardr. Islmiyet arap yarmadasnda do duu halde hemen ilk yzy lda eski dnyann ktasna yaylmt Bir ucu Atlas okyanusuna di er ucu Hint ve ine dayanmt. Gney Fransa ve IE. panyadan islmiyetin gerilemesi s rasnda Trkler Avrupann gbeine doru saldrmaa ba lam ve ispanyada islm n u rad yenilgiyi ksmen telafi etmilerdi. Bugnk durumu ile islmiyet, dnyada byk insan ktlelerinin dini saylmaktadr. Hele 20. yzylda uyanan islm alemi bugn eski dnyann bir ok yerlerinde ba msz veya yar bamsz devletler halinde ve bir ksm da aznlk olarak muhtelif Avrupa lkelerinde bulunmaktadrlar. Islmm Sosyolojik grn zerinde bat l ve do ulu bir ok yazarlar kalem oynatmlardr. Bunlar incelemeye bu etdmzn msaadesi yoktur. Ancak bu konuda tarafs z bilginlerin mutab k kaldklar cihet islmiyetin antropomorfizm (Anthropomorphisme) yani tanr c insan eklinde tasavvur etmeye muhalif, tek tanr c, be eri, evrensel ve orjinal bir din oldu u yolundadr. (Bk. H. Z. lken, Islam D ncesine giri . sh. 40-43, "Islmda Allah telkkisi) Islm.a gre Tanr birdir; ba langc ve sonu yoktur; do mam ve dourmamtr; dengi ve benzeri yoktur (Kur'an ihls suresi). Bu ise Islm n hi bir suretle insana loenzetilemiyen, soyut, bir tek tanr anlaym gsterir. Ayn zamanda Tanr bir uruk ve ulusun de ildir. "O alemlerin yarat cs, inanan ve inanmayan herkesin ve her yarat n esirgeyicisidir" insanlar yalnz ona tapar ve ondan yard m beklerler. (Kur'an Fatiha sresi)

54 Bk. slm Ansiklopedisi, Islam maddesi. 55 H. Z. Dlken, Dini Sosyoloji, stanbul 1943, Sayfa 11-112 56 M. Taplamacolu, Ayn eser, s. 36

121

slamda imal= temeli ehadettir: yaln z bir Allah vardr ve Muhammed onun resuldr 57 Tek tanrya ve Muhammedin onun resul oldu una iman Islam akaidinin temelidir. Fakat iman bu kadarla bitmez. Daha ba ka iman konular da vardr. slam, Kur'an en son Tanr Buyru u olarak kabul eder. Kurandan nce inmi olan kitaba da inamr. Bunlar unlardr: Musevilerin Tevrat (Torah ou Pentateuque des Juifs), Davudun Zeburu (Psaumes de David), samn ncili (Evangile de Jesus). Ayr ca islmiyet 28 peygambere inamr. En nemlileri Adem, Nuh, brahim, Musa ve sadr. sa dininde yani Hrstiyanlkta islamn reddetti i nokta hann aslmas ve Tanr saylmas (4P , dr. Meryem Ana'nn kz olan kz olduu halde Hz. say dourduuna inaralmaktad r. slam dininin iyice anla lmas iin bu dinin dier semavi dinlerle olan benzeyi ve ayrl!~ sosyolojik ynden tesbit etmek gerekir. Islam n iinde do duu artlar sa ve Musa dininin do u artlarndan farkldr. Bir ok batl yazarlar islamiyetin Musa dinine yak nhna aarlar. Gerekte slam dini ile Musa dini arasnda baz esash farklar vardr. En nemlilerinden biri islamhkta bir ruhban s nf= olmaydr. Yani slam dini, Tanr ile kul arasna bir arac koymamtr. nemli farklardan bir ba kas 'da, Musa dinin ba langta ulusal bir din oldu u halde islam dini soy ve sop, rk ve cins, milliyet ve medeniyet fark gzetmeksizin kollarn btn insanla am olmas dr. Tanr= birliine ve Muhammedin peygamberli ine inanan herkes islmdr. Halbuki Musa dinini kabul eden bir kimse hele balangta musevi saylmazd. Bu ilk zamanlarda musevi olmak iin anadan do ma yahudi olmak gerekiyordu. Yahve kskan bir tanr dr ve yalmz yahudilerin Tanrsdr. Yahudilerin dier milletlere zarar vermesini bile hakh grrd 58
.

slam dininin hristiyanhkla olan farklar , bu iki dinin kur-Uluslar srasnda iinde bulunduklar zel artlardan ileri gelir. islanlk ilk gnden balayarak bir hukuk dzeni ve bir devlet ynetimi kurmak zorunda kald halde Hristiyanlk kuvvetli bir Roma imparatorlu u ve onun geli mi bir hukuk dzeni iinde dnyaya gzlerini am tr. Bundan dolay H ristiyanl k balangta dnya dzenile u ra mad veya uraamad. sa, dnya otoritesinin kt yanklarndan kendini koruyabilmek iin "Tanr = hakkn Tanrya, Sezarn (Hkmdarn) hakkm Sezara verin" dsturu ile dinle dnya ilerini ayrd. Zamanla Tanr ile insanlar aras nda arac hk yapmak zere
57 Franszlar bunu yle ifade ederler : l n'ya qu'un Dieu et Mahomet est son Prophete; ngilizler ise yine ayn anlamda There is no God but God and Mahommed His Prophet. 58 Bk. Kitab mukaddes, k (exode) XI, 1, 2, 3.

122

birde Ruhban Smf ortaya kt. Buna kar lk islmiyette dnya i leri (Emr Dnya) ile br dnya i leri (Emr ahiret) birbirinden ayr lmamtr.

man konusunda bir de tanr meleklerine inanmak vardr. Byk melekler (Archanges) s rasyla unlardr: Cebrail (Gabriel), Mikil (Michel), Azril (Azrael) ve srafil. Bunlardan ba ka tanr melekilturm evreleyen daha bir ok melekeler vard r. Bunlar cinlerle savar, gszleri korur ve gilnahkrlar tanrnn ba lamasn dilerler.

anla ilgili olarak Ahiret (La vie future) inanc vardr. nsan lYine ins dkten sonra hemen ilk anlarda sorguya ekilir E er gerekten tanr nn iyi bir kulu ise K yamete kadar tedirgin edilmez. kt bir insan ise Zebniler tarafndan d lr. Ruhlar n bekledikleri yerlere berzah derler. ( nsanlar tekrar hayata kavu unca savap ve gnahlar na gre yarg lanr ve sonra Srat Mstakimden geerler. Bu, iyi ruhlu kullar iin basit bir geit olduu halde kt ruhlu kullar iin k ldan ince kltan keskindir. Neticede bu kpry a amayan kt insanlar cehennemin ate lerinde yanacaklardr. Gerek mslmanlara peygamber klavuzluk ederek bu kpry geirecektir. Cennetin rmaklar, yeillikleri, sa lad rahatl klar ve hurileri her mslman dine ba layan ola an st bir inan kayna dr. Buna kar lk cehennem zebnileri, k zgn ateleri ve ya drd felketler ktleri rkten bir deh et konusudur.

Ahiretle ilgili inanlar slmda eski bir deyimle Mebde've Mead anlay (Eschatologie) ad altnda toplanr. nsann, ba langc ve sonu yahut geldi i yer ve gidece i yol slmiyetin metafizik temelidir. slmiyette bu konu zerindeki literatr ok zengindir.

Yevmiddin, yevmilkyame, ruzumah er, ruzuceza, Ahret, Cennet, Cehennem, kevser, s rat, zebni ve benzeri kavramlar kaynaklar n eski smi kavimlerden almaktad rlar. Bu milletlerde kt insanlar cehennem ate ve azab ile korkutulurlard . islnon be art (Cinq Piliers de la Foi)nn ennemlisi Tanr Birliine ve Muhammedin onun gerek peygamberi oldu una ilikin olandr. Di er artlar s ras ile oru, namaz, ha ve zekttir. Burada zellikle iman konusu nemlidir. Bu, slam inan ve retisinin ana ilkesidir. Geri kalan drt art ise mele ili kindir. Yani her mslrnana d en dini devlerdir. Ek sadaka ve ibadet, nceleri birde cihat (Guerre Sainte) devi vard . Bu kutsal sava "
"

son olarak 1914 ylnda mttefiklere kar Os-

manl padi ah tarafndan iln edilmi isede hi bir sonu vermemi aksine 123

Osmanl imparatorlu una en ldrc darbeyi yine mslmanlar vurmu lardr. Bu konuda yap lan bilimsel' bir ara trma cihadn bir savunma arac olduu ve islmda ikna yetene inin klca kat kat stn oldu u yolundadr 59 Hr stiyanhktaki hah seferler gibi cihat kavram nn saldrgan emellere vasta edildii ok grlmtr.
.

Islamn kutsal kitab kurandr. Kuran mslmanlara gre tanr kelmdr. Ahlaki, kelm ve er'i hkmleri ihtiva eder. Hadis ikinci kaynakt r. Hadis sz yerine bazen snnet sz kulland r. Kuran ayetleri Peygamber zamannda tesbit edilerek halife Osman zamamnda bir kitap halinde getirildii halde hadis daha sonra muhaddisin denilen bilginlerin gayreti ile toplanmtr. Bunlarn en nemlisi Buhari (870) ve Mslim (875) olup Abu Davut (888), Ennesai (915), AlTirmizi (892) ve , bn Maca (896) nn hadis almalar ( S) alt kitap halinde derlenmi tir. Kur'an ve hadis islam hukukunun amaz kaynaklarndandr. Sonra buna icmai mmet eklenmi ve daha sonra da hukuk bilginlerinin ki isel ahmalanyla bu kaynaklar drde kmtr. Yorumu yapan hukukulara mtehit, yap lan yoruma itihat derler. Bir mddet sonra bu yorumlar yasak eden bir karara varld. tihat kaps kapanmtr denildi. Hukuk bakmndan drt gereki mezhep vardr: Hanefi, maliki, hambeli, afili. Bunlar snni mezheplerdir (4 Ecoles orthodoxes de droit) slamda mezhep sz dar anlam yla snnilerdeki drt okulu gsterir. Geni anlamda mezhep islmdaki birbirinden olduka farkl gruplar gsterir. Baz lar bu sonunculara siyasi mezhep veya frka demektedir. slamda bu son anlay ile mezhep vard r. Bunlardan biri biraz nce sz konusu olan drt snni mezhebi iine al r ki mensuplarkinci gurup haricilerin tekil ettikleri guruptur. Bu gurup yeleri ok mutaass p olup Hazreti Alinin hilafetine muhalefet etmi ler ve islanda bir ok karga alklar karmlardr. Bugn saylar ok azdr 60 nc zmre iilerdir. Bunlar zellikle imamet konusunda snnilerle atma halindedirler. Hazreti Aliyi tanr nn vekili sayarlar. na ehli snnet denir
.

Ksaca anahatlar n izdiimiz islmn konumuzla ilgili olan taraf bu dinin devletle olan mnasebetleridir. Eviensel bir din olmak bak mndan islniyet buraya kadar mnaka asn yaptmz dinlerden farkl bir guruba mensup bulunmaktad r. zellik gsteren siyasi nazariyesi onu tr kendine z bir kategoriye sokmaktad r. islmiyetin kurucusu olan Peygamberin

59 Bk. H. Ziya lkem isllun D ncesi, cihad bahsi. Bak ikinci blm cihad. 60 Bk. E. R. Pike, Dic. Des. Religions Paris, 1954 islm maddesi s. 165-168. Grande Encyclopdie, slm maddesi.

124

arap olmasna ve arap halkna demete bulunmas na ra men mmin, gayri mmin, din ve dinin yaylmas hakkndaki gr kuruluunu hedef tuttuu cemaatin s nrlarn soy ve toprak, rk ve mlk guruplarmdan daha geni ve daha byk tuttu unu gstermektedir 61 Bir ok bilginler Hazreti
.

Muhammedin son yllarndaki islam cemaati ile ilk drt halife devrindeki cemaata teokrasi yani din egemenli ine dayanan ynetim demektedirler. Balang ta bu cemaat kur'anda beyan olunan er'i erife ve ilk yz y llarda byk imamlarca geli tirilen hadise dayanmakta idi. Daha sonra islmiyetten muhtelif cemaat ve guruplar peyda olmu tu. Bunlar ilk kaynaklarn kenlilerince stn say lan kurallarna uyarak cemaat n kurulu ve yaplarnda bir takm deiiklikler yaptlar. Ebu Bekir'in gsterdi i titizlie ramen hkmdarlar kendilerini yer yznde tanr nn halifesi (HalifetulAllah) sayarak dinin koruyuculu u iddiasnda bulundular 62 Kadlarda kendilerini peygamberin halifeleri saymakta idi ki bu gr tamamen yanltr 63 Nerede olursa olsun er'i erif geerlikte idi. Snni mslman teolojisine gre doru yol tutan ve bir mslman devletin ynetiminde ya ayan halk, gerek
. .

mslmandr. Snni mslmanlar hilafet kurumunu, siyaset nazariyesinin mihrak sayarlar. Hilafet meselesi son zamanlarda ok trt lm ve bu uurda pek ok mrekkep harcanm tr. lk ayrlma hareketi (Sehisme) hilafet meselesinden do mutur. "Hariciler, Alinin hilafethn kabul etmemi lerdir." slamda, devrim ve kargaalk taraftarlar btn tarih boyunca, devlet ve dinin dmanlar sayilmlardr 64 Yetkili bilginler iktidarn Emeviler,den
.

Abbasilere gemesini, bir arap imparatorlu u yerine bir mslman imparatorluunun kurulmas eklinde yorumlarlar. Emevi hilafetinde bile hkmet grevleri arasnda bulunan siyasi ynetim (emirl mminin) dini nderlik ( mamet) ve vergi alma grevlerini, muhtelif kimse ynetirdi. Snnilik zerinde durmas ve saraylarnda din bilginlerinin nufuzlu bulunmas dolaysyla Abbasi Hilafetinde de teokrasi ekli apak kendini gsteriyordu. 929 ylnda spanyada III. Abdurrahmanm resmed ba mszln ilan ederek bir hilafet kurmas ve biraz sonra Kuzey Afrikada bir ba ka hilafeti"' kurulmas . slamda birden fazla hilafetin ayn zamanda mevcut olabilece ini gstermiti. u var ki orta a Hristiyanh nda kilise ile devlet aras nda kan anla mazlklar hi bir vakit islmiyette grlmemi tir. slam devletlerinin dini az nlklara kar tak ndklar duruma gelince burada doktrinle pratik hibir vakit ba da amamtr. Nazari olarak bu
61 Devlet blmndeki hilafet bahsi, Philip K. Hitti, History of the Arabs (London, 1937) 62 Ebu Bekir Halifetullah tabiri i kabul etmemi ve sadece halife'i Resullullah s fatyla yetinmitir Burada fark, yoruma ihtiya gstermiyecek derecede, a ktr. 63 Sir Thomas Walker Arnoid the Caliphate, Oxford 1924, s. 123 64 Louis Massignon, Hseyin ibn Mansur Al halladj

125

aznlklarn yok edilmesi gerekirken Osmanl, Mool ve slm Trk devletlerindeki uygulamalar ok yumu ak ve msamahal olmutur 65. ada islmiyet biri birinden farkl iki yol tutmu tur: Msr, Suudi Arabistan, Trkiye, Suriye ve Yemen ayr ayr ele alnrsa bu ikilik kendini gsterir. Mslmanlarn devlete kar tutumu, devletin mslim veya gayri mslim olmasna baldr. Bunun gibi din ile devlet aras ndaki mnasebetle de idare eden hanedan n veya hkmdarm snni veya ii olup olmamas her iki tarafn karlkl durumlarnda byk bir rol oynar. S rf bu ynden islmiyet, devletle dini ayn sayan tipolojinin geici bir safhas olarak incelenmitir 66
.

kinci Tipoloji

YEN DN (Nouvelle foi)

Dinlerin ulusal ve evrensel yahut geleneksel ve Kurucusu olan din ay rm biraz saymacad r. Bu ciheti daha nce belirtmi tik. Zira kendili inden yaplmakta olan dini faaliyet geleneksel veya ulusal dedi imiz dinlerin gelimesinde o u zaman nemli bir rol oynar. Bunun gibi din kurucular , gerek anlamda kurucu olmaktan ziyade ok kez slahat (Reformteur) olarak hareket etmi lerdir. Bu sebepten iki alan yani ulusal dinle evrensel dini kesin olarak biri birinden ay rmya imkan yoktur. uras var ki ne de olsa bu iki alann ayrm din ve devlet mnasebetlerinin saptanmas nda aydnlatc bir rol oynar. Buraya kadar tipolojimiz din ve devlet te kiltnda deerlerin ayrmlamas (Differenciaton des valeurs) sonunda dinin devletten ayrlmas ve bamszlk kazanmas eklinde bir yol izlemitir. imdi dikkatimizi dinde ok byk bir anlam olan baka bir olay zerinde toplayahm. Bu olay yeni bir dinin ortaya kmasdr. Bu hal geleneksel veya ulusal dine kar bir protesto, bir bayrak kald rma ve bir ayaklanma olarak meydana gelmitir De iiklik dini tecrbenin bt in alanlarnda yani kelam (Theologie), ibadet (Culte) ve te kilat (Organisation) ta gerekle mitir. slmiyet mstesna olmak zere, dinlerde kollektif din statsndeki de imeler, fetih, hanedan de imesi gibi siyasi bir sebepten yahut teolojik d nce ve dini tercihlerden ileri gelmi olabilir. Ilkel Toplumlarn bal bulunduklar tabii dinler (Religions Naturelles) i bir yana b rakrsak, kollektif de imelere ve bu
65 Adolph Louis Wismar'A Study in tolerance, as practiced by Muhammed and his immidiate successors (Contribution to oriental History and Philology cilt XIII (New york ; Columbia university Press, 1927) 66 Bk. J. Wach, aym eser. sh. 303-306

126

deimelerle ilgili rneklere Romada imparatorluktan nceki devrin tarihinde, Msr, Babilonya, Cermen, Kelt ve Slav dinlerinde raslanabilir. Geleneksel ve kollektif bir konu olan din uruk (kabile), blge ve ulusla ilgili bir kurum olarak birle tirici bir rol oynar. Byle bir dinin te kilat bal bulunduu dnyevi cemaatin ya tamamen ayn dr yahut onun ok benzeridir. Bu aamada bir devlet iinde din say snn artmas kadar dinlerin bir tek din olarak birle mesi de fetih, g, siyasi de iiklik ve buna benzer d etkilerden ileri gelir. Btn bunlar kuvvet ve ilham m yaratc nderlerden alan yeni grubun kurulmas ile tamamen de iebilir. Byk bir dinin do mas, aklanmas g srlardan biridir. Bu durum insanln kltr bakmndan ykselmesi ile birlikte gerekle mitir. Dini te kilat incelenirken ilkel ve ileri toplumlarda baz derneklere rastlan r Bu bize ahsi tercih ve kararn dini hayatta oynad rol gsterir. Bu dernekler, yeni bir dini te kilat olarak, gizliden gizliye veya' a ka geleneksel ve resmi kurumlara meydan okurlar. Bunlara gizli dernekler denir. Bu guruplar genel olarak varhklar n byk evrensel dinlerin do mas na yol aan te ebbslere borludurlar. Bu dinlerin meneine ait bilgiler bazan ok az ve da nk olduu halde bazanda yeni dinin douunu evreleyen olaylar bu dinlerin ili kin-bulunduklar toplumun mterek hat rasnda yer- alm bulunur. Byle bir gruplanmamn gerekle mesi ve bymesi din ve devlet mnasebetlerinin geli mesinde yeni bir safhaya iaret sayhr ki bu tam anlam yla evrensel dinler safhas dr. Gizli ve srh ifadelerinin de pekala gsterdi i zere bu gruplar kerldilerini ana gruptan ayrmak e ilimindedirler. Devletle olan mnasebetlerine gelince burada ayr lma ve inzivadan tutun da fiili muhalefet ve hasmne te ebbslere kadar varan eitli mnasebet tarzlar gze arpar. Fiili muhalefet hkmete veya hkmdarn ahsna kar olduu gibi bir prensip meselesi de olabilir. Bu son k yani ayaklanmann prensip ynnden olmas arzidir. Pek az hallerde dini sebeplere dayanan bir at ma ve anar i ortaya kar. Bunlara ili kin rneklere Roma imparatorlu unda (Collegia illicita), islmiyette ( ii, batn hurafiler v. s.) ve indeki gizli cemiyetlerde prastlamr. Devlete fiilen kar koymann sebep ve saikleri muhteliftir. Bu sebep ve saikler devletin gtt zulm ve i kence politikas na kar bir tepki halinde kendini gsterir ve nemi ikinci derecede kalr Yahut dini grubun teolojik, ideolojik ve politik nazariyesinde ifadesini bulan ilkelere dayan r. Son eklinde yani grubun dini, fikri ve siyasi teorisindeki ilkelere dayand takdirde zorlama, iddet kullanma ve harp gibi devlet mekanizmas nn tabii zorlama alet ve aralar yla karlar. Yahut bir devletin kimli ini gsteren teori ve pratik engeller ne kar. Bu trden olmak zere, Roma devleti, Yunanistan, Kk Asya, Msr, Suriye ve randan gelen dini gruplar n hcumuna u ramt. Snni mslman devletleri de ii, harici, ihvan safa, bat ni ve karmati gibi e itli gruplarn muhalefetine u ramlard . Hindistanda da ayn

127

ekilde dini gruplar vardr. Hindistan yalnz bu dini gruplarn yurdu olmakla kalmam ayn zamanda evrensel dinlerin de be ii olmutur 67.

Nnc Tipoloji EVRENSEL DNLER Din ve devlet mnasebetlerinde nc a ama evrensel dinlerdir. Bu a0mann ayrdedici nitelii, yksek bir siyasi geli me ve dini cemaatin evrensellik iddiasdr. Bir dini evrensel diye vas flamada o dini tutanlarm says o kadar nemli de ildir. nk burada sorumluluk yklenen topluluk deil, ferttir. O halde bu geli me devresindeki dini te kiltn say ve siyasete dayanan kuvveti tek ba na kesin sonulu bir etken olamaz. Ba ka bir deyile yeni dini cemaatlarda devlete kar taknlan durumu tayin eden tecrbenin iddeti (ntensite de l'experience religieuse) dir. Byk dinler kk grup ve aznlk inanlar olarak balar. Bu inanlara gn getike say s artan katlmalar olur. Ulusal dinde, dinle sarma dola olmaya ahm olan devlet, yeni dininin do mas ve gn getike bymesi sonunda tabii olarak dini grubun meydan okumalar na kar koymak zorunda kalir. Bu durumda Devletin yeni dine kar taknaca ttumlar hakknda eitli ihtimaller akla gelebilir. a) Devlet yeni dine kar ilgisiz kalir. b) Devlet yeni dini tanr. c) Devlet yeni dini reddederek mensuplarna kar kovu turma ve ikence yapar. Roma devleti Hristiyanla kar balangta birinci durumu tak nm yani ilgisiz kalmt. Az sonra nc ka dnerek Hristiyanlara kar ikence politikas gtm ve hele Neron zaman nda bunlar vahi hayvanlara paralattrmt. Sonunda ikinci kta karar klm ve Hristiyan* kabul etmiti. Buda dini inde so uk ve sert karlanm , Hindistan devletlerinde ho grlm ; Japonyada ise de iik ilemlere tabi olmutur. Zerdt dini, balangta ho grlm 3-7. yzyllar' aras nda rann resmi devlet dini olmu ve ancak islmn ram ele geirmesi zerine takibata u ramtr Mani dini (Manicheisme) 68 balangta ana yurdunda bile ikence ekmi, daha sonra
67 J. Wach. Suciology of Religion s. 306 ve devam G. Menshing, Sociologie religieuse s. 81 ve devam 68 Bu din zerdt dini gibi ikili bir dindir. Daha fazla ferdin kurtulu una nem veren ve bu suretle mistik gnostik zmreye dahildir Mani taraf ndan kurulmu olup Asyamn bir ucundan te ucuna kadar yay lntr.

128

Orta Asyada devlet dini olmu tur. Uygur devletinde Idu -U gibi inde de gvenli bir durum sa lam ve en son inde u rad ikence ve kovu turma yznden dalnut. Konfuys dini (Confucianisme) devrinde i kence grm daha sonra olgun bir devlet dini olmak s rrma ermi tir. Halbuki inin halk dini olan Tao dini (Taoisme) hi bir vakit zerindeki pheyi gideremedii gibi baz hkmdarlarm bu dini korumalar bile ikence ve kovuturma siyasetini nliyememiti. Bu ksa aklama, devletin yeni evrensel dinlere kar taknd ilk durumu zamann akna uyarak s k sk deitirdiini, bazan da bsbtn tersine bir durum takndn gsterir. Hristiyanlk, islmiyet, Manieizm, Budizm, Konfyanizmde oldu u gibi en nemli merhale Dinlerin do duklar yerden baka yerlere g etmeleri, hanedan n dmesi, yneten snf veya hkmetin de imesi, devletin kmesi ve yeni bir devletin kurulmas ve benzeri olaylar din ve devlet mnasebetlerinde dnm noktas saylrlar. Btn bu deimeler dini guruplarn geli mesine etki yapar. Tarih alan nda giriilen bu ksa geziden sonra s ra temel konu olan tipoloji ara trmalarna gelir. Evrensel dinlerin do mas m ve gelimesini gerektiren s k bir dini tecrbe, btn ynleriyle, de iik bir durum yaratmtr. Bu de iiklik, genel olarak, kt kar lanmakta, tak lmakta ve dini nderlerle mensuplar nn halk iinde de erden d meleri sonucunu do urmakta idi. Dinin temeli saylan baz bilgiler bu dinlerin genel do rultularm gsterir. Bu temel bilgiler arasnda dinin dnya gr , iman ve akideleri, dua ve ilahileri yer ahr. K sacas bu kutsal kitaplarda yeni cemaatin ideali izilmi , iman, amel ve cemaat ana izgileriyle a klanmtr. Bu kitaplarda din ve Devlet mnasebetleri de anlalr bir ekilde belirtilmi tir Kur'an ve ncilde Tanrya, Tanr Resulne ve ynetenlere kar itaatn emredilmesi, yine ncilde Tanrnn hakk n Tanrya, Kayserin hakk n kaysere ver denilmesi dinin Tabii topluluk veya devlet kar sndaki tutumunu a klamaktadr. Yeni Dinin kurdu u dzene kar durumun deimesinde nemli saylan bir nokta daha vardr. Uruk, Kent ve Ulus gibi geleneksel gruplarca yklenilen ortakla a sorumluluk, vahiyden yararlanan byk dini nderlerin getirdi i dini tecrbelerin iddeti bir ferdi imana ve ferdi dayan maya inklap etmitir. Bylece dindarln bir lt olan din trenleri yerini niyyet ve imana b rakmtr. slam, amellerin niyetlere gre olacan ilan etmekle bu yolda a k bir durum takmmtr. Bu ynden Eski Szle mede ad geen peygamberlerin dini ve ahlaki retileri, Yeni Szlemedeki dinin alma ve iman yoluyla gerekle en kiisel haklar kollektif hukuk yerine koymak zere yap lan gayretler bu alanda bir haz rlk gibi yorumlanabilir. Hz. Muhammed eski putlara tap nmann ve bu trl trenlerin hkmszln ilan etmekle ki isel dine giden yollar am bulunuDin Sosyolojisi F. 9

129

yordu. Gere in btn plakl ile anla lmas iin kiisel bir arnma ve aratrmay tleyen Buddarun demeti, her trl ortakla a trenleriyle birlikte Brahmana devrindeki dininin ilgas ndan baka bir ey deildir 69
.

IV. LAYIKLIK VE VICDAN ZGURLtal


(Laicite et la Liberte religieuse) A. GENEL BILGILER Evrensel dinlerin cemaata de il, ferde ve ferdin vicdamna hitabetmesini ve demelerinin s nr tanmayan bir geni likte olmas n bunlarn din ve Devlet ayrunm kabul ettiklerine yormak gerekir. Ba langta, i blmnn henz gelimemi olduu zamanlarda sanat, ahlak, felsefe, bilim ve siyaset din kadrosu iinde toplanmakta idi. De erlerin ayrmlamas (Differenciation des valeurs) ve i blmnn ilerlemesi sonunda sanat, felsefe, ahlak ve bilim ve son olarakta Devlet, hukuk ve e itim dinden ayrlmtr. Dinin Devletten veya Devletin Binden ayr lmas siyaset edebiyat nda lyiklik adn alr. Din ve Devlet kurumlarnn bamsz durumlarn, vicdan, din ve kanaat zgrln, hatta Do uda rastlanan modernizm hareketlerini bu ba lk altnda toplamak mmkndr.

1) LAYK SZ
Trkedeki layik sznn kk frans zcadr. Bu dile yunancadan gelmitir. Layiklik arapada LMANYE ve yeni trkede Din Ayrs, Din zgenli i olarak gsterilmekte ise de bunlar n hibiri tutunamamtr. Anlam halka, kalabala veya yna ilikin olan layik sznn Eski Yunancadan geldii su gtrmez bir gerek ise de bu dile nereden geldi i bilinmemektedir. Yetmiler, Tevrat ibrani dilinden yunancaya evirirken, LAY K sz ile rahip ve zellikle kendilerini Tanr ya verenler dnda kalan halk ya nmm kasdedildii grlmtr. Bu evirmede LEV LERE KLEROS o5) denilmekte idi. Laos veya Lik. KOS (itdix) deyimi imtiyazl bir snf saylan ruhban (Kleros) d ndaki kimseler iin kullan hyordu. Homeros'un eserinde bu szn sekin insanlar n emrinde ekilsiz ve rgtsz bir ym anlatmakta oldu u sanlmaktadr.

69 Bk. J. Wach, ayn eser s. 309 ve devann

130

Hristiyanln ilk zamanlarnda kilise adamlarna yunanca Klerikoi ve latince Clerice, mminler topluluuna ise yunanca Laikoi ve latince LAC denirdi 1 . Franszcadaki Laicit, Laic ve Laicisme szleri bu kkten gelir. Bu anlamda Bat dillerirde ve zellikle ngilizcede SECULAR SM ve Secular terimleri vardr. Bu terimlerin ingiliz dilinde bugnk anlam yla kullaruh 1848 ylnda ba lar ve bu konu ile u ram olan Holyoak'a mal edilir 2
.

Genletirmek ve a da klmak anlanuna gelen to secularise bu kkten gelir 3 Yine ngilizcede Layman ve Profane kelimeleri de layik anlam nda kullanlr.
.

2 LAIKLIIN TANIMI Laik aslinda rahip s nfndan olmayan demektir. H ristiyanlikta bir ruhban s nf (Clege) vard r; islmiyette ise byle bir ey yoktur 4 inde
.

bir ruhban snf olan dinlerde bu znre dnda kalan kimselere Lyik denir. nsanlk tarihine gz atacak olursak ba langta, sanat, bilim, felsefe, hukuk, eitim ve hatt devlet teorisinin din iinde ve dini kklerden geldilderi grlr. Bu ynden baz tarihiler ve bunlardan Prof. Enver Ziya Karal Layikligi bir tarih terimi olarak, din ile felsefenin, din ile bilimin, din ile hukukun, din ile sanatn ayrlmasdr, diye tanmlar. Bu tammda dinle devlet ayrmna i aret yoktur. Lyiklik, din ile felsefe, sanat, bilim, e itim, hukuk ve Devlet ayrm diye tammlamrsa, hem yukardaki tan m hem de devlet ve din ayr mn kapsayan bir anlama var lm olur 5
.

1 Bak. Dr. Suat Sinano lu, Laiklik adl anonim eserde Laik kelimesini etymonu ve anlamlar. 2 E. R. E. (Din ve ahlk ansiklopedisi) Seucularism maddesi. 3 Cassel's Latin dictionnary Secularis kelimesi 4 E. Z. Karal osmanl Tarihi 5. cilt, Ankara, 1954 sh. 146-149 (Cevdet Paa, Fransz elisi Marqui de Montier ile bir mlakatmda, elinin u szlerine muhatap olur. Napolyon Bonapart. Eer ben bir din ile mtedeyyin olsam mslman olurdum. Zira din-i slam da ruhbanhk yoktur. Dermi. Halbuki bir mddet stanbulda e lendim. Ulema s nfnn clerg6 tarznda olan meratibini rendim. te siz de bu tarikatn en ileri mertebesinde bulunuyorsunuz. Napolyon, buralara gelmedii cihetle hakikati hale muttali olmamt; der. Bunun zerine Cevdet Pa a da Napolyon Bonapart bu meseleyi tahkik eylemi ve gzel sylemi , filhakika Islmda clerge yoktur ve 1.31,11 .) )1 diye bir hadis-i erif vardr. Grdnz sarkllar clerg6 deillerdir. Zira onlarda bir s fat- resmiye-i ruhaniye yoktur. Clergenin tevaif-i seviye haklarnda icra ettikleri hkmet-i rubaniye gibi s k

muamele-

lere

slamiye tahamml edemez.


5 Prof. E. Z. Karal; Lyiklik adli anonim kitapta Devrim ve Lyiklik adli yaz.

131

Nahit Tendar, Prof. Hilmi Ziya lken'den mlhem yazsnda Layiklii, din ve dnya ilerinin ayrlmas, i ve d aleme ayr deer ve grev verilmesi eklinde tanmlar 6 Lyiklik dini inan ile dn ayrm diye tamlansa daha felsefi olur; o zaman ak l ve vicdan zgrlkleri ayr m ek.

linde bir sonuca varlm olur ki bu da dn ile inann ayn zamanda var olabilece i (coexistence) fikrini ilham eder. Bu durumda akl n ula amad yerde vicdan hkmn verecektir. Bylece hem deneysel hem de deney st metotlar, insanln hizmetinde olacakt r. Devrimizin nl bir hukukusu olan Leon Duguit layikli i yle tanmlar: "Layik devlet, din konusunda tamamen tarafs z olup ba kan ve memurlar istedikleri dini ta makla beraber, kendisi devlet olmak haysiyeti ile hi bir din tutmayan ve hi bir din treni yapmayan ve kendi ad na da yaptrmayan devlettir 7
.

Grlyor ki burada konu, hukuk ve devlet teorisi ynnden ele al nmtr. Layikliin tanmn belirtmeden nce nl tarihi ve bilgin Ernest Lavisse'in "Anales de la Jeunesse Laique" adli dergide yaynlad bir aklamay aynen buraya geirmeyi uygun buluyoruz. "Lyik olmak insan fikrini grlen ufuk ile evrelemek hatt insana ryay yasak ve mtemadiyen Allah aramak arzusunu bertaraf eylemek de ildir. Lyik olmak bugnk hayat iin vazife hissini edinmektir. Lyiklik iddet gstermek, hala eski itikatlarm ta thlklar iinde kapal kalan vicdanlar tahrik etmek de de ildir. Geici dinlere, devam edici olan insanl idare etmek hakkn vermemektir. Lyiklik bir mabetten yahut muhtelif mabetlerden hep birden nefret etmek de deildir; belki dinlerin ilham ettikleri garaz ve ayr lk ruhunu O ruh ki, birok iddetlerin, lmlerin ve harabilerin sebebi olmu tur ortadan kaldrmaktr. Lyik olmak insan fikrinin hareketsiz olan bir din kaidesine katlanmamas ve anlalmaz bir ey nnde hakkndan vaz gememesi ve hi bir bilgisizlie raz olmamasdr. Lyik olmak hayat n ya anmaya de diine inanmak, bu hayat sevmek, dnya hakk ndaki (Gz ya lar vadisi) tabirini ortadan kaldrmak, gz ya larmn lzumlu ve iyilik yap c olduunu kabul etmemek, azab n bir Allah emri oldu una inanmamaktr. Lyiklik hi bir sefalete, ztraba taraftar olmamakt r. Lyik olmak fazilete sahip olmak demektir. efkat, yani insanlar sevmek; mit, yani uzakta da olsa, adalet, sulh ve saadet ryalar nn hakikat olaca na, eskiden atalar mzn

6 Nahit Tendar, Sosyoloji dergisi, No 1. Laiklik yaz s . 7 Laiklik adli anonim eser. Sahife, 44.

132

ge bakarak bekledi i eylerin gelece ine inanmak; man, yani mtemadi sa'y ve gayretin nihayet galebesine kaani olmakt r 8." Grlyor ki Lyiklikte temel ilke, din ve dnya i lerinin ayrm olmakla beraber, bilginlerce ayr ayr tammlar yaplmtr Bu durum karsnda dorudan do ruya konunun aklanmasna gemek ve tanmlarn dar emberi iinde kalmamak tutulacak en do ru yoldur. Unutmamak gerekir ki lyiklik ilkesi siyasi bir toplumda ya ayan insana, insanh a yakr bir nem veren kutsal bir ilkedir. Zira bu ilkenin kabul edilmesiyle fert d nmek iin bir dimaa, manevi lemini korumak iin bir vicdana kavu mutur 9
.

Batda din ile bilim, din ile sanat, din ile devlet ay rm rnesansla ba layan ve i blmnden ilham alan bir kavramd r. Gerekten matbaan n kefiyle bilim, sanat ve Devlet teorisinde o kaadar byk ilerlemeler olmu tur ki bu olaylar, btn gcn inak (Do ma) lardan alan din kal plar iinde zmeye maddeten imkan kalmam tr. Bu durum, sz geen konular n birer birer dinden ayrlmasn gerektirmi tir. Zira din ile Devletin ba l bulunduklar disiplinler baka bakadr. Ke if ve bulular ve bilimsel veriler karsnda artk Galilee'yi susturmak, sanat de i mez dini kalplarda hapsetmek, Devlete ve devlet hizmetlerine dini bir nitelik tan mak savunulmas g bir hal almt. Ne yazk ki bu yolda harcanan abalar a rlk yznden bo a km ve lyikle me bazan dinsizlik veya tanr szlkla birle erek sonunda bir ok bozuk ekiller ortaya kmtr Aklla nakl arasnda verilmi olan kanl savalar, devrilen saltanatlar ve yap lan ikenceler bir yana brakhrsa layiklik ilkesi hi te mantn inkr edece i bir ey de ildir. Lyiklik bugnk anlamyla dinsizlik de ildir. Aksine insanlk lksne kar bir saygnn ifadesidir.

3.

LYIKLIGIN BATIDA VE TRKIYEDE UYGULANMA ANSLARI

Layikliin Do u ve Batda gsterdi i zellikleri ele alamadan nce bu iki lemin iinde bulunduklar artlar kardatrmada byk bir fayda vardr: Bat da dini koruyan bir ruhban s nf vardr. Bu snfn kendine z okullar, niversiteleri ve fikirlerini yayan organlar vardr. Yine bu s nf mali ynden ayakta tutan gelir kaynaklar vardr. Yzyllardan beri devam eden gelenekleri ve yeti mi din adamlar
8 Bu tanm laiklik adndaki anonim kitapta Naz m Poroy'un anales de la jeunesse laique den yapt evirmeden olduu gibi, alnmtr (Bak. s. 37-38) 9 Prof. Enver Ziya Karal, Laiklik anonim kitab , Devrim ve Liklik makalesi, Sayfa 67 (Liklik)

133

vardr. Btn bu artlar layiklik ilkesinin kurulmasna ve Devletle din kurumlarnn bamszlklarn salamaya hizmet etmitir. Do uda bu artlarn bir ksm yoktur: Bir takm artlar da toplumsal ve siyasal sebepler yznden kald rlm veya yasak edilmi tir Bugnk Trkiyede Dinin znden gelme bir ilke Batda dinin koruyuousu olan ruhbanh saf d etmitir. Yukarda da birazck belirttiimiz zere slamda ruhban yoktur. Din okullar ve din retimi yapan Medreseler kapanm yerine ancak uzun yllardan sonra Imam Hatip Okullar, Ilahiyat Fakltesi ve slam Enstitleri a lmtr. Bu bilim yuvalar gerek yeterli eleman bulma gl , gerek genel kltr seviyesinin bugnk durumu ve gerekse gemi teki kt rneklerin basks altnda lksel verimlilikle aliamamaktadnlar. Din propagandas yapmak ve konusu din olan dernekleri kurmak nisbeten g oldu undan din iin genileme ve yaylma imkanlar yalnzca camilerdeki vaizlere, Dini ve ahlaki konu malara hasredilmitir. Yaplmakta olan dini yaynlar ise ya yeteneksiz ellerde bir yobazhk propagandas yahut din hayat nda uzun yllar bo kalan alanda din damgasm tadndan dolay rabet gren ve gerekte toplum ve birli imiz iin zararl olan yaynlardr. Burada Ilahiyat Fakltesinin a r bal yaynlar bir istisna te kil eder. Devlet karmamak ve incitmemek titizli i iinde bu gibi seviyesiz yaynlar ho grmektedir. Halbuki zgr ve yeterli bir yay n ve ir at kurulu, Devletten daha yetkili olarak bu gibi yanh hklar nleyebilir. Yine bu kurul toplumda ayrc, dinde kartrc ve medeniyette utandmc olan bu yaynlar kolayca denetleyebilir. Batda Uyikliin nc bir art ve temelli dayana olan mali kaynak bizde yalnzca Devlet btcesinden sa lanmaktadr. Bu hem din ve devlet ayrmna hem de dinin ba mszhna aykrdr. Zira nasl bakasnn parasyla geinen bir kimsenin ba mszl sz konusu olmazsa devletin yard myla geinen bir kurumun da ba mszl kat iizerinde kalr. Batda kilisenin yararland mali kaynaklar memleketimizde nceleri vard ve bugn de vard r. Evkaf idaresi din adamlar nn balaryla kurulmutur. Devlet bte gerekleri dolay siyle bunlar ynetimine almt. Bu o zaman iin do ru bir yoldu. Fakat bugn bunu pekala kurulacak olan din kurumuna geirerek yaln zca mali ynden bir devlet deneti ile yetinilebilir. Bu arada ihtiya fazlalar mn tekrar kamusal kurumlara iadesi ve ba134

lanmas da mmkndr. Byle yap hrsa din kurumu kendi mali kaynaklarna dayanarak daha verimli almak yolunu bulur. Sosyolojik bakmdan dinin en nde gelen grevi, toplum fertlerini birbirine yakla trmak, ve birle tirmek oldu una gre bu kurum memleketteki az nlklara kar ve hatt ba ka dinlere kar daha tatl davranabilir. Bylece toplumumuzda ayine', krc ve inkarc bir dini tutum yerine birle tirici, ho grc ve insanhk lklerine ba l bir din hayat balar. Ksacas, memleketimizde layikligin iyice yerle mesi iyi ve yeterli din adamlar yetitirmeye ve bunlar yetiinceye kadar hafif bir devlet denetinin devam na, dini retim, yaym ve ir atlar gzelee ayarlamaya ve din kurumunu ve kutsall ve yceliiyle oranth mali imkanlara kavu turmaya baldr.

B BATIDA IYIKLIK
Ayd nlanma devrine kadar olan devre Hristiyanhk gl bir devlet te kilat ve gelimi bir hukuk dzeni olan Roma imparatorlu u iinde gzlerini dnyaya at . sa'nn dnya dzeni ile u ramasn gerektiren bir sebep yoktu. Bundan dolay sa kendi adamlarna, Kayserin hakkm Kaysere, Tanrnun hakk m Tanrya veriniz (Rendez done a Cesar ce qui est Cesar, et Dieu ce qui est Dieu) (Kitab mukaddes, Matta incili XXII. bap, 21. ayet.) n halde H ristiyanlkta ba langtan beri din ve devlet ayr m var demektir. sa dini, havarilerin almas sayesinde kk cemaatler halinde bir din oluverdi. Aziz Pavlus (St. Paul) Roma imparatorlu unu yeni dini yaymak iin en uygun bir zemin bulmu ve verdii vaizlerle pek ok taraftar toplam t Neron devrinden Diocletien'lere kadar gelen imparatorlar n ou bu din mensuplarna kar kovuturma ve ikence yaptrmt. Balangta kk cemaatler halinde bulunansH ristiyanlar zamanla kendilerine birer kilise edinmilerdi. Bu kiliseler yresel (mahalli) gereklere gre kurulmu , daha sonra ulusal bir nitelik kazanmlardr Bu arada Fransada, Frans z kilisesi (Eglise Gallicane), stanbulda Bizans Rum Ortodoks kilisesi, Ingilterede Anglikan kilisesi (Eglise Anglicane), Luther ve Kalven'in etkisi alt nda Protestan kilisesileri (Eglises Protestantes) kurulmu tu. Romada ilk Piskopos St. Pierre (Aziz Petrus) olmu tu. Byk Konstantin 313 y lnda yaynlad Milano Fermaniyle (Edit de Milan) sa dinini resmi devlet dini olarak tan m ve St. Pierre'i ilk papa olarak tammt Fakat Hristiyanlkta ilk hareket, Bizansta ba lam saylabilir. Konstantin 325 y lnda znikte bir genel ruhani meclis (Concile 0ecumenique de Nicee) toplad . Buradan Arianizm (Arianisme) in reddine 135
,

karar ald 10. Ayrca btn mezhepler birle erek Hristiyanlk devlet dini haline geldi. /inann temel artlar Iznik sembol (Symbole de Foi de Nicee) ad altnda topland ". Bu konu malar sonunda imparator hem dinin hem de devletin ba kam oldu. Bu ekle Anglosaksonlar CAESARO-PAP SM, Franszlar ise BYZANT N SME derler. Bizantinizm deyimi dinin devlet hizmetinde olmas anlamndadr. Fikrin zorbahk etkisi alt nda kararmas da bu terimle anlat lr. Dikkat edilirse burada bir otokrasi ile teokrasi Kayserin ahsnda birleerek Bizantinizm denilen sistemi meydana getirmi tir. Fikir ve din konusunda yap lm olan bu bask baz tepkiler uyand rd. Genel din meclisleri (Concile oecumeniques) kar snda baz muhalif guruplar belirdi. Mesela, Suriye ve Mezapotamyada 6. yzy lda Monofizit (Monophysite) olan Jakobit (Jacobites) mezhebi kurulmu tu 12 Yine 4. yz.

ylda Mezopotamya ve randa kurulmu olan Nesturi kilisesi (Eglise Nestorienne) bu aradad r 13 Bat dilinde Heterodoxe denilen bu mezheplerin
.

amac Hristiyanl saf ekle sokmak ve Incil hkmlerine ba l kalmaktr. Roma imparatorlu unun do u kanadnda din ve devlet mnasebetleri bu manzarada iken bu alemin bat kanadnda da Katolik kilisesi devletle birleiyordu. St. Pierre yerine geen papa dini ba kan olarak vazife grd. Dinde bir mertebeler dzeni (Hierarchie) kuruldu. Bu tutumu ile katolik kilisesi, vicdana daha ba msz bir yer brakm oluyordu. Din adam ile din adam olmyanlar, birbirinden ay rt edilerek, din adam , ar istekleri olmayan ve kendisini din i lerine balayan bir kimse olarak kald . Din adam olmayan kimseler ar istek, tutkunluk ve tinsel gszlkleriyle dnya adamlar olarak kalmlard.
10 Arianisme, Iskenderiye rahiplerinden Arius'un doktirinidir. Bu zata gre, Tanr birdir. Akanami selase ayn cevherden gelmedir. sa yani oul yoktan var olmu tur. Esasnda mkemmel olmakla beraber, Allah de ildir. 11 Iznik sembol (Symbole de Foi de Nicee) bizdeki ament benzerinde dinin esaslar m gsteren bir formldr. 325 tarihinde iznik konsilinde kabul edilen ekli yledir. Grlen ve grlmeyen her eyin yaratcs olan Isa'ya inamyorum Tanr nn tamzs, klann , gerek tanr mn gerek talim' baba cevherinden meydana gelmi tir. Baba cevherinden doan ve kendisiyle yer ve gk yarat lm olan efendimize inamyorum. 380 y lnda Ruh-l Kuds hakknda yaplan deiiklii Yunanllar kabul etmemilerdir. Bk. Larrousse du XX'eme siecle, Symbole de Nic , e maddesi) ; 12 Monofizit (Monophysite) veya Monophysitime diye adland rlan doktrin Hristiyanhkta tek varl kabul eder. Bunlar sadaki iki kiilii (Ili)hi ve nsani) tammazlar. Ve yine bu mezhebin iddiasma gre, tanr sal kiilik insani kiilii yutar Bunlar sk bir ekilde tekilatlanmlardr. kiliseleri vardr. Bu kiliseler bamszdr. Bunlardan biri Ermeni kilisesi (Eglise Arm6ienne), tekisi Yakubi kilisesi (Eglise Jacobite) olup Suruyededir. ncs ise Msrdaki Kpti kilisesidir. (Eglise Copte) 13 Nestorius tarafndan kurulmu tur. Bu mezhep Isada birle mi iki kiilikten insani yn ver. Mezhebin ad , Nestorianisme'dir. Efes konsilince doktrini reddedilmi tir

136

Kilise insanlarn i hayatn temizlemek zere zaman zaman onlar gnah karmya a ryordu. Bu gnah karma veya itiraflar (Confessions) kk odacklarndan balyarak 5. yzylda ya am olan St. Augustin ve 18. yzylda ya am olan Rousseau da en yksek eklini almtr Gnah karmann esas sa'nn havarilerine verdi i demeten karlmaktadr. Gerekten sa havarilerine: "Gnahlarnz kime verirseniz onda kalacakt r" demiti. Bu durum ile katolik kilisesi i alemi ilemek yolunda almalarn, devlet otoritesinden uzak olarak gerekle tirmitir 14
.

Az sonra Roma imparatorlu unda bir barbar sald rs balamt. Bu durum kar snda papalar, ruhani otoriteleri yan nda ayn zamanda cismani bir otorite kurmaya kalkt lar. Papalk makam bugnk anlamda bir stn devlet (Super Etat) durumuna geldi. Bu s ralarda, her ne kadar Do u da barbar saldrsna u ramsa da byk lde olmam ve yine Do u kilisesinde Bizans mparatorlar, stanbulun Trkler tarafndan alnmas tarihi olan 1453 ylna kadar hem devlet ba kan hem de din nderi olarak saltanat srmlerdir. Bu duruma gre, Do uda bir Ortodoks kilisesi, Bat da da papahk makamna ba l bir katolik kilisesi kurulmu oldu. Imparatorlu un her iki ucunda kilise ve devlet birle mi bir durumdadr. Fakat bu birle me Do uda imparatorun cismani ve maddi nfuzunu dine te mil etmesi daha do rusu imparatorluk ( MPER UM) ve Rahiplik (SACERDOT UM) sfatlarn ahsnda birletirmesi, Batda ise, esasnda dini bir karakter ta yan papamn cismani bir otorite olmak iddiasiyle, dnya i lerine karmas eklinde ortaya kmt 15
.

Byk devrime kadar Fransada Bourbon soyu devam etmi tir. Bu devirde mlki blntler kilise blntleri in ayn olduu gibi, her yerde yarg lama yetkisi din mahkemelerinin elinde idi. Kilise evrensel nitelikte olan dini kanunlarn dnya mnasebetlerinde uygulanmas n istemekte idi. Roma imparatorlu unda katolik dininin resmi din olarak tan nmasn ve St. Pierre'in papa olarak tan nmasnda/1 sonra kilise imparatorluk kanunlar yerine kendi kanunlarn' uygulamaya kalkm ve dnya i lerine kar mak iin frsat karmam idi. Kilisenin bu byk hayalini gerekle tirmeye yardm eden bir sebep te Avrupada feodalite sisteminin yay lm olmasdr. Senyrler karsnda kendilerini zay f bulan krallar, nfuzlar n artt rmak iin kiliseden yardm beklediler. Byle bir durumda vicdan zgrl aramak, rasyonel olan bilgiyi do matik olan kilise hukukundan ayrmak ve dinle devlet ayrmndan bahsetmek yersiz olurdu. Bereket versinki bir sre sonra bu karanl yaran ve insanlk tarihine an veren iki byk hareket olmu tur.
14 Sosyoloji Dnyas Cilt, 1. No 1. S. 32-33. 15 G. Mensehing, sociologie religiouse, R. Jundt evirmesi. 1951, Sahife 137.

137

Bunlardan biri reform teki ise rnesanst r. Rnesans daha ok sanat ve bilim hayatnda bir uyanmadr. Yani bununla fikre vurulan s k pranga ve ba lar sklm ve kltr ya ay karanlktan nurlu ufuklara ynelmi tir. Reform'un amac siyasi ve dinidir. Refarm'un amac siyasidir; nk katolik kilisesinin fikir, vicdan ve dnya i lerinde insanl n boynuna geirmek istedii boyunduru a atmak hedefini gder. Dinidir; nk dinde yerle en yanl grleri gidererek dini normal s nrlarna getirmek amac n gtmtr. Bu iki hareket de ok abuk yay lm tr. Zamanla krallar lkelerini feodalitenin etkisinden kurtararak gl ve etkili bir duruma gelince ilk i leri, kilisenin ve dolaysiyle papalar n siyasi nfuzunu yok etmek veya onlarla bu yetkileri payla mak oldu. Ingilizler, birinci yolu tuttular ve 1547 y lnda protestanl kabul ederek papal ktan ayrldlar. Kendini gven iinde gren Fransa k rah I. Fransuva (Franois I.) ise papa ile 1516 ylnda bir anla ma (konkordat) yapm t 16 Fakat her
.

iki ekilde de din ve devlet ay rm yoktur. Roma Imparatorlu unun bat ucundaki barbar sald rs durumu allak bullak etmi ve bundan da en byk fayday papahk makam sa lamt. Bu hal uzun zaman devam etmi tir. Avrupa kt'asnda 1547 tarihinden balayarak papalarla btn ba larn koparan ngiltere bir yana b rakhrsa din ve devlet mnasebetlerinde Fransan n arzetti i durum konumuz iin ok aydnlatcdr. Zaten Jul Seza= "Geldim, grdm, yendim" (Yeni, vidi, vici) rumuzu ile alndn bildirdii Galya bugnk Fransa, Belika ve svireyi iine alan byk bir lke idi. Bu sebeple Reform ve Rnesans hareketlerini de iine alan ve bylece ayd nlanma devrine kadar gelen zamandaki din ve devlet mnasebetlerini Fransa tarihi sinesinde inceleyecek olursak hi de yanl bir yola sapm olmayz. u kadar ki k t'a gerekimlerinden uzak ve geimini ba ka yerlerde aramak zorunda kalan Ingilterenin zel durumunu bunun dnda tutmak artt r. Aksi takdirde ngiliz lyikli inin gerek manas anla lmam olur.

2. Fransz devrimine kadar olan devre


Barbar sald rsndan sonra ilk ef Clovis idi. Bundan sonra Pepin le B ef gelmi , bunu da o lu arlman (Charlemagne) takibetmi ti. Birinci Franois'nin yapt anla mann amac Papalk makam nn kendi uyru u zerinde elde etmi oldu u siyasi nfusu payla mak yani dn16 Bir din nderi ile bir devlet ba kannn anlamasna devletler hukukunda "Konkordato" (CONCORDAT) derler.

138

ya ilerinde Kralln da sz sahibi olmas n salamakt. Fakat krallarm bile bu devirde ok H ristiyan (Roi tres chretien) ad ve s fatm ta dklar d nlrse Konkordatonun vicdan zgrl n sa lad yolundaki kanaatn yanhl anlalr. Papahk mertebeler dzenine ba h geni te kilat ile krallardan daha stn bir rol oynamakta idi. Papa katoliklere sadece din konusunda Manacaklarnu de il, ayn zamanda yapacaklar baka i lerde de emir vermekte idi. Papanm gsterdi i eylerden ba kasna inanmak do ru yoldan sapma (Heresie) emretti i eylerden ba kas n yapmak itizal ve ayrlma (Schisme) sayhrd. Bunlarn her ikiside a r cezalar gerektirirdi. K ral yle diyordu. (Katoliklik uyruklarmzn zorunlu dini olacakt r. Biz do ru yoldan sapmay (Heresie) cezaland racaz. Ve bunu yapmakla Kralln niyetlerine ayk r hareket etmi olamyaca z. Din kanunlarma devlet kanunu kuvvetini verece iz. Papazlara imtiyaz verece iz. Fakat buna kar lk iman konusu dnda kendi topra mzda hkim olaca z. Ba Papazlar ben seece im. Papazlar da bu ba Papaz seecektir. Papa da bunlar tastik edecektir. Disiplin ve Ynetim bakmndan bunlarn hepsi benim emrin altnda olacakt r) 17
.

Papa X. Leon bu art kabul edince Fransada olduka zgrl olan bir Kilise kuruldu. Bu Konkordtoyu layiklik yolunda byk bir a ama saymak do ru olmaz. Zira Pretostanlar irin uyruklarnda kana boyayan SaintBarthelemy kltan geirme buyru unu 24 a ustos 1572 gecesi bu Konkordatoyu imzalayan devlet ba kan vermi ti. En de erli bir hak olan vicdan zgrl henz yoktu. Hukukun ana ilkesi din birli ine dayan yordu. Katoliklik devlet dinidir. Dinden sapanlar suludurlar. 1598 y linda IV. Henrinin kard Nantes fermann on drdnc Lui (Louis 14) 1685 ylnda kaldrarak Protestanlar n ki ilik durumlar (ahvali ahsiye) na ili kin sicillerini bat l saymtr. Onbeinci Lui (Louis 15) nfus kayd na msaade eden 1787 tarihli ferman nda hi bir yolla vicdan zgrl n aklna getirmemi ti. imdi durumu ayd nlatmak zere bu fermandan biraz okuyahm "Yalnz katolik dini genel dinin eref, hak ve imtiyaz na maliktir. Katolik olmyan di er teb'anuz devletimizde kurulmu dzen iinde her trl tesirden yoksun olacakt r. Bunlarn krallmzla beraber olmak kudretinden her zaman iin uzak olduklar nceden bildirilmi olup kendileri alelade inzibat kaidelerine ba l tutulacaklard r. Kanun onlara di er
17 Liklik 1. Istanbul, 1954 s. 28

139

tebeamz gibi, medeni haklardan istifade iin tabiatla reddedemedi i haklardan ba ka bir hak tammyacak, yani onlarn yalmz doumlarma, evlenmelerine, lmlerine ba l haklardan ba ka haklar olmyacaktr 18... Grlyor ki burada vicdan zgrl nden, lyiklikten, din ve devlet ay rmndan sz etmek yersizdir. Buna kar lk Ingilterede din zgrl Fransadakinden baka bir yol tutmutur. Elizabeth'in devletin Kilise i lerinde stn bir rol oynamas esasna dayanan politikas , resmi Kiliseye gelmek istemeyenlerin zel ibadetlerine msaade eden ve onlar medeni haklardan yoksun brakmayan geici bir anla ma ile sonuland. 17. yzylda din dmanlarmn artmasiyle Roma Katolik Kilisesi ile Anglikan Kilisesine ba li olmayanlara (Noncorfomist) byk bir pe ile bakhyordu. Bunlar yaln z Anglikan Kilisesi iin de il, ayn zamanda devlet dzeni iin de tehlikeli sayhyorlard. Katolikler Papa taraftan, Nonkorformistler ise mutlak doktrinler aleyhtardr. Cromwell'in 1647 ylnda yapt anayasa bu konuda bir dnm noktas saylr. Bu anayasa, kanun erevesinde Protestanlara tam bir zgrlk verdi i halde Katoliklere kar en ufak bir musamahada bulunmuyordu. Fakat zulm ve ikence politikas nn artk bayatlam olduunu ve bundan byle skmiyece ini kinci Charles'in 1672 ylnda yaynlad sular ba lama bildirisi ( ndulgence) daha a k olarak belirtmekteydi. Bu bildiri Katoliklerle Anglikan Kilisesinden ayr lan protestanlar n menfaatlanna uygundu. Bylece dini zulm ve i kencenin ortadan kalkmas gerek i gvenlik ve gerekse ticari gereklere uygun grlyordu. Zira tccarlarn byk ounluu Non Korformistler aras nda olup bu alandaki etkileri ok nemli idi. II. Willam'n 1689 ylnda yaynlad hogrme yasas (act of toleration) bu d ncenin mantki bir sonucuydu. Bu yasa kanun erevesi iinde ve katolikler mstesna olmak zere herkes iin gerekten ho grrl temellendirmi bulunuyordu 19
.

3. Bugnk anlamda layiklii douran olaylar

Yukardaki aklamalardan 18. yzyla gelinceye kadar Devletin dini bir temele ba lanm olduu anlalyor. Hkmdar nazari olarak yetkisini dorudan do ruya Tanrdan ald iin ancak ona kar sorumlu idi. Zira Btn G Tanndad r (Omnis Potestas a Dei). Devletin resmi dininde olmayanlar iin siyasi bir hak tan nmazd. ngiltere ve Prusya bir dereceye kadar zgr lkelerdi. Fakat bunlara ra men genel manzara yukar daki
18 L'diklik 1. ayn eser Nazm Poroy'un makalesi s. 29.-Bk. Bartelmi, hukuku idare (M. Atf tercilmesi) s. 477. 19 Bk. E. S. S. cilt 13 S. 243

- 140

emada oldu u gibiydi. Layikliin gelimesi bakmndan 18. yzyln ikinci yars ok ilgi ekicidir. Burada lyiklik konusunda biri Amerika, tekisi Fransada patlak veren iki byk devrimden sz amak gerekir. Rnesans n sanat ve bilimde, Reformun ise din ve siyasette yapm olduu deimeleri bu iki devrim siyaset ve Devlet anlar uda yapm ve amzn kutsal bir ilkesi saylan Lyiklik en kuvvetli destek ve kayna n bu iki olaydan almtr. imdi bunlara ksaca bir gz atal m:

a) Amerika Birleik Devletlerideki Devrim Anlay Bu memlekette Devrim ba mszlk sava ve anayasa al malar olarak gzkmektedir. Burada Devrimlerin btn ynlerini a klamak sz konusu de ildir. Sadece lyiklik ve din zgrl ile ilgili deimeler ele alnacaktr. Bunlar 1776 y hnda yaynlanm olan nsan Haklar Beyannamesinden ilham alrlar. Frans zlar buna (D&laration des droits de l'homme), anglosaksonlar (Human Rights) derler. Amerikan Anayasas nn dinle ilgili maddeleri unlardr: 1) Parlamento bir din kurmak veya din zgrl n kaldrmak iin kanun yapamaz. (Anayasa Ek. Madde I.) Bu hkm Federal dare kadar says 49 u bulan Federe devletleri de ba lar. 2) Din veya Tanrya borlu olduumuz dev ve bunun yerine getirilmesi kuvvet veya iddetle de il, akl ve kanaatla idare edilebilir. Herkes e it bir tarzda vicdannn emrettii gibi dininin gereklerini yapmak zgrl ne mliktir. 3) Amerikan kongresi hibir zaman bir dini hakim din olarak ilan edemez ve herhangi bir din mensuplarnn ibdet ve dini trenlerini serbeste yapmalarn yasak eden bir kanun yaynlayamaz. (Bu son madde Jefferson'un tesiriyle konmutur.) Burada nsan Haklar Beyannamesi ile Anayasa maddeleri o kadar aktr ki hibir yorumu gerektirmez.

b) 1789 Fransz Devrimi


Fransz Devrimi bir ok ynlerden konuyu ilgilendirir. Bu bak mdan zerinde durulmaya de er. Zira bu Devrimden layik bir din anlay ve Anayasaya ba li bir Devlet tipi do mutur. Geri Amerika bu i lere Fransadan daha nce ba lam hatt ngiltere bu konuda ok tipik uygulamalar yapm 141

ise de Toplum ve siyaset alan nda dnya lsndeki de imeleri frans z Devrimine borluyuz. Devrimden nce devlet k ralc, hkmet dinci ve memle ket anayasas zd. Kiral yetkilerini Tanr dan aldn savunur ve ruhbana dayanrd. Baz krallar devlet benim (L'Etat c'est moi) diyecek kadar a r iddialara giri milerdi. Devlet otoritesinin kar snda en gl rgt papaz, larn kurdu u din dernekleriydi. Bu derneklere bat dilinde Congregation (Kongregasyon) derler. Bunlar medeni hukukta rastlanan cemiyet ve derneklerden farkl idi. Bu derneklere giren yeler ba ka dereklerden farkl olarak bir adak (Voeu) adarlard . ye derne e girmekle ya iffet, ya fakirlik yahut ba llk nezrederdi. Zengin derne e girmekle yar n younu ona b rakr; yoksul ise btn varlyla derne e balanr ve kilisenin bir klesi olurdu. Bu yol derne i hem zenginle tirir, hem de onua gl klard. Bylece devrim ncesi Fransada kar t kuvvetler olarak K ralhk ve Din Dernekleri bulunmakta idi. Fransada bir de snflar temsil eden meclis vard ki bunun ad Snflar Meclisi (Etats Generaux) idi. Bu meclis ola an st veya vergi almak iin krahn a rsyla toplan rd. XVI. Louis 1789 ylnda bu meclisi toplad. Meclis, papaz, avukat, retmen, asilzade gibi renk renk yelerden kurulmakla beraber iki konuda yeler birle miti. Bir kere, hepsi krahn keyfi davran ve yolsuzluklarndan ikayet ediyorlard . Bu ynden yelerin hemen hepsi k ral ve ynetim aleyhtar idiler. kinci olarak 18. yzyln, yzn a artan byk filozoflar n hak, zgrlk ve e itlik konusundaki fikirlerini benimsemi lerdi. Kral durumu anlaynca meclisi da tmak istedi isede Mirabeau ate li hitabesiyle haberi getirene, millet iradesiyle toplandklarndan kendilerini ancak sng kuvvetinin karabilece ini hatrlatarak kafa tuttu ve bunun zerine Meclis i i ele ald 20
.

Meclis her eyden nce memlekete bir ana yasa vermek amac nda idi. Bu sebeple kurucular meclisi (Assemblee Constituante) ad n ald. Meclis anayasadan nce 3 kas m 1789 tarihli insan ve yurtta haklar beyannamesini (D eclaration des droits de Phomme et du citoyen) yay nlad. Bu beyannamenin bir ok ynleri vardr. Bunlardan biri de bizi ilgilendiren din konusudur 21
.

Hi kimse, dini de olsa, kanaatlar ndan dolay tedirgin edilememelidir. Yeter ki bu kanaatlar n aklanmas kamu dzenini bozmas n.

20 Mirabeau haberciye yle sylemiti : Allez dire votre maitre que nous sommes ici par la volonte du peuple et nous n'en sortirons que par la force des baionnettes. 21 Bk. Petit dictionnaire de droit Dalloz, "De'claration des droits de l'homme et du citoyen" maddesi.

142

(Nul ne doit etre inquiete pour ses opinions, meme religieuses, pour vu que leur nanifestation ne trouble pas l'ordre puplic etabli par la loi). Fransadaki bu hareket iki cepheli idi. Bir yandan k ralla kar bir ayaklanma, te yandan ruhbana ve dolay syla papaya ve onun nfuzuna kar bir rest ekmekti. K ral bu durumu hi bir yolla nliyemedi i gibi kaarken de yakaland . Devrim sras nda bir ok susuz kimselerin kanlar akt . Devrimciler bu s rada baya kana susamlard, 0 kadar ki bunlardan birisi mezar ta na u szleri yazd rmt : "Yolcu benim lmme a lama; nk ben sa olsaydm sen lecektin." (Passant ne pleure pas ma mort, si j'etais vivant tu serais mort.) Kurucular meclisinin ilk ii ruhban bir sivil te ekkl (Constitution civile du clerge) haline sokmak oldu. Bunun iin 88 maddelik bir kararname karld. Bu kararnameye gre papazlar memurla trlmakta idi. Papazlar di er memurlar gibi seime ba lanyorlard. Bu seimleri iki metropolit kontrol edecekti. Metropolitin karar sivil mahkemelerde son olarak hkme ba lanacakt. Seimi yapacaklar aras nda protestanlar bulundu u gibi yahudiler bile vard . Ruhbann aylklar da bir kararnameye ba lanmt. Fakat papaz seiminin onanmas gibi ilerde papann sz bile gemiyordu. Kurucular meclisinin ald bu kararlar tarafs z bir gzle incelenecek olursa bunla a toplumsal ve hukuki ynlerden tak labilir. Toplumsal ynden, meclisin gsterdi i bu tepki normal, s nrlar a m ve devrimcileri saldrgan bir duruma getirmiti. Hukuki bakmdan da i te aykrlk vard, zira meclisin ald karar kilise hukukuna (Droit canonique) ayk rydi. Bundan ba ka Birinci Franois ile papa aras nda yaplan konkordato iki tarafh oldu undan hkmleri devletler hukuku gerekimlerine gre, ancak iki taraf n istekleriyle de itirilebilirdi. Halbuki kurucular meclisi bunu tek tarafl olarak bozmu tu. Ruhbann byk o unlu u meclisin bu karar n tanmak istemedi. Meclis ruhban muhalefetini yenmek iin devlete ba llk yeminini mecburi k ld 22
.

Bunun zerine,

papazlarn bir ksm, ileri brakt ndan bir ok kiliseler papazs z kald. Bu hareket Fransaya zg sald rgan lykhk diye vasflandraca mz hareketin nemli bir a amasdr. Kurucular meclisi bir anayasa yapt ktan sonra da lmt . Yerine kanun koyucular meclisi (Assemblee Legislative) topland . Bu da yerini daha gen bir anayasa yapmak zere konvansiyon meclisine (Convention nationale) b rakt Konvansiyon geni bir anayasa yapt ise de bu uygulanmad . Bu s rada devrim alm yrmt. Kan gvdeyi gt-

22 Ballk veya Sadakat yemini syle idi : Je reconnais que Funiversalite des citoyens franais est le souverain, et je promets obeissanee et soumission aux lois de la Repoublique. (Fransz yurtta lar btnl nn egemen oldu unu kabul eder ve Cmhuriye kanunlarna itaat etme e ve ba l kalmaya sz veririm.

143

ryordu. nl bir general bu durumdan yararland . Napolyon ilk nce papalk makamyla anla arak 1802 tarihinde bir konkordato imzalad . Bylece Napolyon ilk meclisin att adm geri alm ve nfuzunu artt rmak kinci a amada Napolyon kendine uygun bir anayasa yaptrd. Fakat art k durumun de itiini kendisi de anlam olacak ki yap lan anayasada Fransann resmi dini katoliktir" cmllesi yerine "Fransada o unamacm gtm t luun dini katoliktir" maddesini koydurdu. Napolyonun bu davran gerici ve geriletici bir hareket olarak vas flandrlabilir.Konkordato rejimi Fransada din ve kilisenin ayr lmas hakkndaki 1905 tarihli kanuna kadar devam etmitir. Napolyondan sonra yine tahta Burbon hanedan ndan XVIII. Louis gelmiti Fakat durum o kadar de imiti ki eskiye dnmeyi ne memleket hazmedecek durumda idi ne de byle bir ey meclisten geebilirdi. Nitekim Napolyon anayasas yerine yap lan anayasada dinin katolik olaca aklanmakla beraber ayni anayasan n beinci maddesinde herkesin dinini e it bir zgrlkle ta yaca ve tren yapmak iin ayni himayeyi grece i belirtiliyordu. O kadar ki X. Charles'dan sonra gelen Orlean soyundan Louis philipe yeni anayasadan devlet dini ile ilgili szleri bile karmt. Bylece lyiklik anlay ve vicdan zgrl artk kattan kalplere dklm ve benimsenmiti. 1848 de kurulan II. Cumhuriyet ve 1871 de kurulan III. Cumhuriyette lyiklik ilkesinde srekli ilerlemeler grlm tr. Yalnz meclisler de il, bilginler de bu alanda baz dnceler ortaya atm ve ilkeyi savunmulard. III Cumhuriyette en fazla bu konu zerinde duran devlet adam nl hatip Gambetta'dr. Jules Simon, Jules Ferry, Clemenceau, Emile Zola da bu arada sylenebilir.

4) 1905 Kanunu
Bugn uygulanmakta olan lyiklik ilkesi kaynan kilise ve devletin ayrnu hakkndaki kanun (La loi sur la separation des Eglises et de l'Etat)' dan almaktadr. Bu kanun o zamana kadar uygulana gelen Napolyon konkordatosunu tek tarafl olarak feshediyordu. Bu kanunu karmada iki trl sebep vard : Uzak ve yak n sebepler. Katolik kilisesinin merkezile mesi ve lyiklikliin gelimesi uzak sebepler aras ndadr. Katolik kilisesi, Vatikan konsilinin denet ve ynetimi alt nda gn getike merkezile en bir yol tutmutu. Buna kar lk Fransada kamu hizmetleri gn getike lyikle mekte idi. Birbirine z t olarak geli en bu iki akll , Fransada din ve devlet ayrm/la yol amtr. Fakat bu ay rmn asil sebebini daha ok yak n olaylarda aramak gerekir. Yak n sebeplerin ba nda papann cumhurba kani 144

M. Loubet'nin Romaya yapaca geziyi protesto etmesi, ikinci sebep, papaln iki Fransz papaz n istifaya zorlamas dr 23
.

Projenin raportrlii iin yapan me hur Aristide Briand bu yakn sebeplerin nazara alnmadn o zaman u szlerle ifede etmi ti: "Kilisenin devlet ten ayrlmasm , siyasi kinlerimizi veya katolik d manhmz gidermek iin de il, fakat muhtelif din mesuplan aras nda bar salayacak olan yegane rejimi kurmak iin uygun bulmaktay z." Bir ok tartmalardan sonra bu tasar mn bel kemii olan iki ilke kabul edildi. Birinci ilke, kamu dzenine ayk r olmamak artyla cumhuriyetin din, vicdan ve tren zgrl n garanti etmesidir. kinci ilke, Cumhuriyetin hi bir dini tanmamas, hi bir dine yardm etmemesi ve hi bir dine btesinden denek ayrmamas dr. Kanun ktktan sonra papa, 11 ubat 1905 tarihli iddetli bir bildiri yaynlad. Bu bildiride u esaslar vard : Din ve devlet ayrm en byk hatadr. Bu ayrm tanrya hakaret saylr. Bu ayrm tanrnn kurmu olduu dzeni altst eder. Ve son olarak bu ay rm dnyevi cemaata byk zararlar verdirir 24
.

Kanunun getirdii yenilikler yle sralanabilir:

I Devlet hi bir din tan maz. (La republique ne reconnait aucun culte) 2 Din ile ilgili her trl kamu te kilat kaidrdmtr. (Toute organisation publique des cultes est supprimee) 3 Kanun kar snda herkes gibi birer fert olan din adamlar (hademe-i hayrat) genel hknrdere ba ldrlar. (Les ministres du culte, simples parti culiers au regard de la ki, sont soumis au droi t commun) 4 Devlet, btesindeki yard m blmnden hi bir dine para vermez. (La republique ne salaire ni un subventionne aucun culte) 5 Din trenlerini yapma ve ibadet yerlerinin bak m giderlerini salamak zere din dernekleri kurulmu tur. (Les associations cultuelles sont formees pour subvenir aux frais a l'entretien et a l'exercice public du culte) 6 Kanun ruhbana yalnzca ibadet yerlerini (Edifices des cultes) kullanma yetkisini verir. 7 Ruhbana ait mallar kurulacak din derncklerine devredilir.
23 Bk. A. Autin Laicit et Libert de Conscience, Paris, 1930 sh. 176-178. 24 Bk. A. Autin ayn eser, sh. 178-181.

Din Sosyolojisi F. 10

145

8 Din zab tas (POL CE DES CULTES) Kamu dzenine ayk r olmamak zere her dinin gereklerini serbeste yerine getirmeyi ve trenlere katlmay salayacak hkmleri ihtiva eder. Bir ksmn yukarya aldmz bu ilkeleri biraz de ince grlrki Fransada kamu dzeni (ordre public) ne ili kin smrlamalar dnda dini trenlerin yaplmas serbesttir. Devletin kendine has bir dini yoktur. Hi bir dine genel bteden yard m edilmez. Din bir kamu hizmeti olmad gibi din adamlar da devlet memuru de ildir. Devlet dinlerin hepsine kar eit davramr. Kanun kar snda yalnz eit yurtta lar vardr. Yardmn tek istisnas yatl okul, hastahane ve hapishanelerdir. Belediye btesi genel bteden saylmadndan bu yolda yap lan harcamalar kanuna ayk r de ildir. (Fransz damtay bu yolda ictihatta bulunmu tur). 1 131_ kanunda nemli saylan bir mesele de din derneklerinin kurulabilmesi dir. Her kilise bir dernek kurabilecektir. Bunlara din dernekleri (Associations cultuelles) denir. Dernekler birle erek bir birlik meydana getirirler. Devlet kesin olarak di adamlarndan elini ekmi ve papaya tam bir serbestlik vermitir. Bu kanunun ba ka nemli bir noktas da tren zab tasdr. Eskiden katoliklik protestanhk ve yahudilik kamu hizmetleri aras nda idiler ve bteden para alrlard. Bunun dnda kalan dinler yasak edilmi ti Bunlar iin hkmetten ayr ca izin almak icabediyordu. Bu trl dinlerin mensuplar , ancak devlet urasmdan geen bir kararla tap nak yaptrabilirlerdi. 1905 tarihli kanun bu s nrlama ve yasaklar kaldrmtr. Bugn Fransada tap nak yapma serbesttir. 1907 tarihli kanun beyanname vermek klfetini de kald rmtr. Kanuna gre rhban genel hkndere ba l idi. ok yerinde olan bu esaslar papalarn holarma gitmedi ve bunlar konkordato hkmlerinin bir tarafl feshi sayddar Ancak 1924 tarihinde papa XI. Pie bir anla ma teklif etti. Durum, hkmete incelenerek bir din stats kaleme al nd. Statnn beinci maddesinde din derneklerinin grevi a klanarak bu konuda papamn temsilcisine yetki tan nd. Derne in ad da Association diocesaine diye de itirildi. Fransz hkmeti bunu kabul etti. Bu dernek katolik kilisesinin anayasasa gre papanm bir temsilcisi olan ba papazm idaresi alt nda katolik dini trenlerini devam ettirmek ve giderlerini sa lamakla u ra acakt. 1960 ylnda yaynlanan Drdnc Cumhuriyet Anayasas Lyiklik ilkesini bir hareket noktas olarak almtr. Vicdan ve din zgrlnn bir memlekette var olabilmesi iin o memlekette herkesin istedi i eye inanmas ve bunu istedi i ekilde aa vurmas yani vicdan ve tren yapma zgrl nn var olmas, Tapnak ve teferruat nn serbeste kurulabilmesi gereklidir. Fransa 1905 1907 kanunlar ve 1924 tarihli din stats ile bu yola girmi bulunmaktadr.

146

Btn bunlar zetlemek gerekirse 1905 kanunu ile Fransa ; I Vicdan ve din zgrl (Liberte de conscience et des cultes) 2 Devletin din konusunda tarafs zlk ve lyiklii, (Neutralite religieuse et laicite de l'Etat) 3 Din btesinin kald rlmas, (Supression du budget des cultes) 4 Dinle ilgili olan kamusal kurumlar n yrrlkten kald rlmas, (Supression des etablissements publics du culte) Ilkeleri Fransada kanunla nu bulunuyordu 25
.

C DO U ALEMNDE LikYIKLK ve VICDAN ZGRL .

Lyikliin batda deerlerin ayrmlama ve evrimi (Differenciation des valeurs et ses evolutions) sonunda do duunu grdk. Toplumsal evrim ve ilerlemede rastlanan en nemli olay btn de erlerin derece derece dini de erlerden ayr lmalardr. Ilkel toplumlarda her trl toplumsal deer, dini de erler iinde yer almakta idi. Toplum geli erek karma k bir manzara ald ka bu de erler birer birer dini de erlerden ayrlmlardr. Bylece siyasi, hukuki, iktisadi, bedii, ve ahlaki de erler dinden ayrlm lardr. 26
.

Douda sosyolojinin ortaya koydu u bu genel evrimden ba ka bir ey olmanutr. Alaca mz rnekler sadece bu genel gr n bir ispat olacak ve lyiklik ilkesinin sanld gibi ii bo bir teori deil, misallere dayanan bir evrim a amas olduunu aka gsterecektir. Doudan kast, din bak mndan bal bulundu umuz islm lkeleri, Trk ulus ve lkeleriyle memleketinizdir. Bu sebeple misaller islmiyetten, Trk dnyasndan, Osmanl mparatorlu undan ve Trkiye Cumhuriyetnden alnacakt r. Bugn Trkiyede uygulanmakta olan lyiklik ise, kanun hkmlerine dayanlarak incelenecek ve bu konudaki fikir ak mlar gzden geirilecektir. Son olarak, Do u ve Bat daki uygulamalarn birle tikleri ve ayrldkl'ar noktalar a klanacakt r.
25 Bak. J. Eymand-Duvesnay, commentaire pratique sur la s.eparation des Eglises et de L'Etat, Paris. 1906 Sh. 1-20. 26 Bu konu ile ilgili olarak u eserlere baknz. E. Durkheim, Division du Travail. C. BougM, Evolution des Valeurs. Siyasi deerlerin olu umu ve dini de erlerden ba msz olarak geli mesi iin, Moret et Davy'n Des Clans aux Empires adh eserin bak lmandr. G. Davy, Sociologie politique, 1924

147

I SIAMDA DN ve DEVLET MUNASEBETLER ve LYKLK ILKESI


slamiyet, daha ba langta, din ile devleti birle tirmek suretiyle do mutur. Kur'an ve hadis incelenirse grlrki onlarda hem dinle hem de dnya ile ilgili hkmler vardr. Bu da teokrasi yani dini egemenli e dayanan devlet sistemi demektir. Bizantinizm ile teokrasi aras nda bir fark vard r; Bizantinizm, otokrat bir devlet ba kannn dini kendi ynetimine almas demektir; buna olsa olsa Do uda ancak Osmanl hilafeti zamannda rastlanabilir. Teokrasi ise din kurallarnun devlet ve dnya i lerini ynetmesi demektir. Bu ince fark baz yazarlarn gzlerinden kamtr. Bizantinizmde devlet dine hkim olur ve onu istedi i gibi ynetir. Teokraside ise din kurallar dnya ilerini ynetir. Ksacas , teokraside din kurallar ve dini makamlar dnya ilerini ve devleti ynetmektedir. Dini makamlar sadece terimleri de itirerek dnya i lerine uygulanan kurallarna dini renk eye haram, su olan eye gnah deniyordu. Kur'amn ilk hkmleri Mekkede inmi ti. Bunlarn o u iman, vicdan, fazilet ve ahlkla ilgili hkmlerdir. Kur'a= Medinede inen hkmleri ise daha verirler. Mesela yasak olan ok dnya i leri ve kurulu halinde bulunan islam devletinin ileyiine, hukuka ve pratik bir nitelik ta yan ahlaka ili kindi. Ana izgileriyle birinciler dini ve ahlaki hkmler, ikinciler toplumsal ve siyasal hkmlerdir. Bu cihet Hz. Muhammed'in hayat incelendikte daha iyi anla lr. Gerekten Hz. Muhammet ilk nce tam manas yla gnllere hitap eden bir din kurucusu idi. Fakat Medineye gten sonraki y llarda bir devlet ba kan oldu. Ordulara komuta ediyor, hukuki anla mazlklar' zyor, uluslar aras szlemeler yapyor, ksacas cemaatin dnya i leriyle urayordu. Bu hkmler de erlerin farkhla mas bakmndan ele ahmrsa, Peygamberin arap yar madas nda gerekle tirmeye koyulduu toplumsal ilkeler, zamana gre ok ileri ad mlar saylabilir. Zira Arap Yarmadas, o zamanki medeniyet dnyas nda bir veba, bir ktlk ve bir gericilik yuvas idi Cihann en byk komutanlar buralara girememi ve srekli bir egemenlik kuramam t Medeniyetin, kltrn ve cihangir ordular n giremedi i bir yerde Muhammedilik btn nlaryla parlam ve Peygamber'in lmnden henz 25, 30 yl gemeden btn kuzey Afrika, Orta Do u, Hint ve Sind'e kadar olan yerler Muhammedin do mayan, dourmayan ve her eyden stn olan tek Tanrsmn bayra i altna gemiti. Alemlerin efendisi ve yarat cs olan tek ve ulu Tanr karsnda btn yerli inanlar km ve slamiyet yeni bir medeniyet me 'alesi ile Doudan Batya kol salmt. Bu aklamada gsteriyor ki slamiyet daha do uta iki manzara gstermitir. Vicdana dayanan hkmler mutasavv fkr elinde byk insan y nlarnn i alemini ilemi ve ykseltmi tir. Dnyaya hitap eden k smlar 148

da ok byk imparatorluklar n kurulmasna yol amt. Daha dorusu islam dini mutasavvflar elinde bir vicdan dini olmu tu. Mutasavvflarn doktrini vicdan zgrlne yer vermekte, ince bir sezi ve derin bir dnya grne dayanmakta idi. Bunlar kendilerine gre bir ahlak sistemi kurmu , cz'i irade (Libre Arbitre) ile tanr iradesi arasndaki mnasebeti tesbit ederek stn de erde olan ahlak ilkelerini ortaya at mlard. Baka ynden giden mam- Azara ilk kelnu yazarak buna F kh- Ekber adm vermiti. Deerlerin farkhla mas yolu ile Fkh Ekberden kelm, felsefe ve tasavvuf ayrlarak yalnz er'i hkmler kalmt ki bu geri kalan ksma islam hukuku anlamnda fkh denir. Bilindii zere islmda er'i kaynaklarn banda Kur'an vardr. kinci kaynak hadistir. nc kaynak icma'd r. Bu kaynak yannda itihat sahibi hukukcularn (fakihlerin) geli tirdikleri bir drdnc kaynak ortaya kt. Buna bilginlerin itihad (tihad- ulem) veya kyas fukaha deni,. Fakihlerin o u devlet memuru olmad gibi hi bir vakit hilafet makamnn buyruklarna bal de illerdi. Zaten islamiyet ba langta hanedana bali bir sistem de ildi. Bugnk demokrasi tekni ine gre baz eksiklerine ramen bir cumhuriyet idi. Halife bir ;cma sonuncu iktidara getirdi. Bu ise bugnk anlamiyle bir referandum veya kamu onam (Consensus) gibi bir eydi. cma, bir konu zerinde islam ulular nn vard bir gr birlii idi.

"mmetim yanl yolda icma etmez ( Abk,..11JI

(9 1 C, s y) demek suretiyle % Peygamber icmaa nem vermiti. slam aleminde en nemli iler icma'la yaplrd. Yaln z bunu olurundan fazla bytmek do ru olmaz. Zira icma s nrl ve belirli insanlarn vardklar bir gr birliidir. Yoksa bugn halkn sesi hakkm sesidir." (Vox populi vox dei) anlam nda bir demokrasi kayna saylmaz. Hilafet kesiminde sylendi i gibi iktidar iin sadece bu seimyetmezdi. Bu seimi bir nevi sadakat yemini (Sermenst d'Allegence) olan biatla tamamlamak gerekirdi. Dikkat edilecek olursa biat bile yine kk bir zmrenin onam demekti. Byk bir imparatorlukta bu i lere karar verenler bir avu insandan ibaretti. lk drt halifeden sonra hilafet bir saltanata dnm ve tam olarak bir bizantinizm ba lamt. Hele osmanh devrinde serbest kadhk yerine devlet emrinde eyhul islanhk kurumu do mu ve bylece padiah sadaret makam yolu ile otoriteyi ve eyh'ul islamhk yolu ile de dini nderlii ahsnda tophyarak esiz bir otokrasi kurmu tu. Bu ise Teokrasiden daha ziyade bir bizantinizm say lr. Esasen bu devirde saltanat n manevi cephesini skolastik zihniyet krletmi bulunuyordu. tihat kaps ise oktan kapanmt 27
.

Bu bahsi kapatmadan nce, soruyu cevapland rmak gerekir: Birincisi : islamn balangcnda acaba dinle devlet, veya daha genel olarak, dinle dnya i lerinin ayrm m gsteren belirtiler varm dr?
27 Bk. Nahit Tendar, Layiklik, sosyoloji dnyas , say 1.

149

kinci soru: Lyiklik ilkesinin temeli olan din ve vicdan zgrl slamda ne ekilde anlalmt ? nc soru: Lyiklik ilkesi bir bak ma aklla vicdan ayrm sayldma gre, slanun akla verdi i deer ne idi ? imdi bunlar cevapland rmaya all ahm kl ?I) 1) Peygamber "Dnyaya ait i leri sizler daha iyi bilirsiniz" (r 1;1 le'l dedii gibi. "Ben de ancak sizin gibi bir insamm de" diyen ( ayet ve hadisler, dinle dnyan n ayfildna i aret saylabilir. Hz. Peygamber Mekkeyi aldktan sonra Hneyn sava na giderken devlet i lerini Ataba'ya ve din ilerini Maaz'a brakmt. Bu davran islamn balangcnda bile byle bir ayrmn, reym halinde de olsa, var olduunu gsterir 28
.

d .1,5 I y ) sizin dininiz size, benim dinim 2) Dinde zor yoktur, ( ) gibi hkmlerden baka islam dini dnda kabana ( j lanlara halife mer zamannda gsterilen hogrrlk bu yolda k verecek niteliktedir. Gerekten Hz. mer zaman nda islam ordular Kuds ku att srada patrik Sofranius, islam n din konusundaki ho grrlne ve adaletine hayran kalarak kan dkmeden ehri teslim etmi ti. Msr alan mslmanlar hristiyanlar' dinlerinde serbest b rakmlard 29
.

3) Lyiklik bir bakma bilimle vicdamn, aklla naklin, pozitif bilgi ile nssm, bilile inann ayrm olduuna gre islamda akl (Ratio) ile iman (Credo) in birbirinden ayrld ve hatt akla her vakit stnlk tarand grlmtr 3
.

1. jli y 9 ) (Kur'an sra Bilmediin eyin ardna dme ( 4.; ,!-U j jh sresi - 36). Hi bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? ( ) Ya Rabbi bize e ya= gere ini olduu gibi gster. ( 1.3 ) 1 r.4.11 ), Hikmet m'minin yitik mandr; onu nerede bulursa al4 maya herkesten ok hakhd r. c:,.._;11 Jl e Z.... -1) gibi ayet ve hadisler ve buna benzer daha pek ok dini hkmler akl n ve msbet d ncenin stnlk ve faziletlerini saymaktad r. islamiyet bu durumu ile ta ba langta deerlerin ayrmlamasnda ileri admlar atm ve msbet bir dnya gr ile yksek uygarlk ve kltrler iin olumlu rnekler vermitir.
28 Lyiklik adndaki anonim eserde Hilafet ve lyiklik makalesi Sh. 174. 29 Bk. M. E. Elve, Trkiyede din imtiyazlar, Hukuk Fakltesi dergisi Sh. 105-368. 1953 say 1-4. 30 Aklla nakll badamazsa akla ncelik tamyn : 1..3 1:>I)

,pul ,

150

2. TRK ve 'SLIM DNYASINDA RASLANAN LYIKLIK RNEKLELER


islamdan nceki Trk devletleri, amani, budist, hristiyan, yahudi ve mani dinlerini muhtelif zamanlarda veya ayn zamanda kabul etmi lerdi. Bunun misallerine zellikle Uygur ve Hazer Trklerinde rastlan r. Uygurlarda Bugrahanlar islamiyetten nce ayn zamanda birka dini himaye ediyorlard . Hazer Trkleri de ynettikleri kimselerin din zgrl n sa lamak amacyla bir ka vezir kullamyorlard . Vezirlerin biri Yahudi, biri H ristiyan, biri de Mslmand . Bu vezirlerden her biri ba l bulunduklar din mensuplarnn i lerini yrtrlerdi. Kanunlar ve hkmdarlar btn dinlere kar e it davran r ve e it uygulamalar yaparlard . Devlet gc e itlik ve tarafs zlk ilkesine dayan yordu. Herkes ayn klfet ve ni netlerden e it olarak yararlan rd. Bu durum din bak mndan devlet ynetimnde dini e itlii ve byk bir ho grln yrrlkte oldu unu gsteriyordu. Btn bunlar genel anlam yla layiklikten ba ka bir ey de ildi. Buna benzeyen ba ka bir rne e de TrkMo ol mparatorlu unda raslanr. Hindistan 5 yzyl kadar yneten Babr'n torunlar zamannda yani TrkMo ol imparatorlu unda byk bir ho grrl n yer ald grlr. Bunlardan Ekber ah, veziri Fazlul-Allah Alkami'ye yini Ekberi adyla ciltlik bir eser yazd rd . AyiniEkberi, Ekberin devlet te kilat , kanunlar, te rifat ile beraber zaman ndaki dinlere kar davrann gstermekte idi. Buna gre Hinduizm, Brahmanizm, Buddizm ve islmiyet, Hindistarda eit bir ileme ba lanyordu. Hepsi tek bir tap nakta toplanacak ve burada her din ve mezhep mensuplar kendi ibadetlerini serbeste yapacaklard . Ekber ah bu kanunu uygulamak zere bir tap nak yapt rd. Fakat dinleri birle tirmek amac kendisinden sonra gerekle emedi. Yine din mensuplar aras nda gerginlik devam etti. Ancak Ekber ahin byk lks ve kanunlar nn layk ve msamahal nitelii deerini daima muhafaza etmi tir. Ekber, Cihangir ve Hmayun zamanlar nda dinleri uzla trma yolundaki abalar devam ediyordu. Bu abalarda, dinleri birle tirmekten daha ok kar lkl msamaha ve sayg y gelitirmek fikri hakimdi. O s rada Hindistanda kan Sikh mezhebi islamiyetle Hinduizm'i ba da trmak iin at lm en nemli bir te ebbst 31 Fakat sonralar bu mezhep mensuplar her iki tarafla da
.

arp mak zorunda kald lar. slam Trk tarihinde tam teokrasinin do uu, Abbasiler zamannda E 'ariligin zaferinden sonra felsefe ak mlarnn takibata u ramas 32
31 CarrC. de Vaux, les penseurs de l' slam. Columbia Ensyclopedia. S kk maddesi. 32 E 'arilik afii mezhebini, maturidilik ise Hanefei mezhebini temsil eder. Gerek E ' arilik ve gerekse Matridilik snnet ehlinin (ortodoxie musulmane) gr lerini Kelm ynnden sistemle tirmi ve Mu'tezile ve sap k mezheplere kar bu grleri savunmu tur.

ii

151

ligin iddetle reddi ve baz yerlerde kitaplar mn yaktrlmas eklinde grlr. Ayn hal Endls ve Kuzey Afrikada Murabtin ve Muvahidin devletleri zamanlarnda grlr. Bu devirde Yusuf bin Ta fin gibi kimseler filozoflar koruyorlard. Onun zamannda bn-R d gibi nl bir bilgin ve filozof yetimitir. Fakat ondan sonra taassup dalgas kuvvetlenmi , bnR d takibata u ram ve Kuzey Afrikada mutaass p tarikatlar ve en dar teokrasi zihniyeti hkm srm tr. Islam leminde teokrasi daha do rusu Bizantinizmin kuvvetlenmesi din sava lar ile ilgilidir. Hallara kar uyanan tepki, bir trl varl savunma i gds ile, islam devletlerini kuvvetle dine ba lamt. Hintte Kuzey Afrikada ve Kanuniden itibaren Osmanl larda Tanr szn yce klima (4ul Z.IS" ) her eyin ba nda ve stnde geliyordu. Bu ise hogrrl yok ediyor ve taassubu artt ryordu.

3. OSMANLILARDA DN ve VICDAN ZGRL ve L kYIKLK. Trk ynetiminde dinlere kar msamaha ve kanun e itliinin stn bir de er kazanmas Fatih Sultan Mehmet devrine rastlar. Fatihin stanbulu aldktan sonra yapt kongre, Yahudi ve Ortodokslara kar gsterdi i kanuni e itlik ve dini ho grrlk bu konuda gzel rneklerdir. ehre yeniden rum ve ermenileri getirterek yeni mahalleler kurmu ve cemaat te kilat ile okullar (Fener mektebi) oldu u gibi brakarak byk bir msamaha gsterilmiti slam Trk devletlerinin as l ayine' niteliini burada aramak gerekir 33
.

Fatihin patrik Pennadios'un ahsi= her trl saldrya kar kiisel dokunulmazhn bildiren berat nda yle deniliyordu: "Kimse patrike tahakkm etmesin, kim olursa olsun hi bir kimse kendisine ili mesin, kendisi ve maiyetinde bulunan byk papazlar her trl umumi hizmetlerden mebbeden muaf olsun.... Kiliseleri cami'e tahvil edilmesin. Izdiva ve defin ileri sair adetleri Rum kilise ve adetlerine gre eskisi gibi yap lsn" 34
.

Bu rnekler o altlabilir. Fakat dikkat edilirse bunlar lyiklikten daha ziyade onun temeli olan tesamh ve yeni bir deyimle ho grrlktr. 35 Bu konuda daha belirgin rnekleri islam hkmdarlar ndan Salahattini Eyyubide grmek mmkndr. Fakat nce de belirtti imiz gibi Osmanl tarihinde zellikle Kanuniden sonra Tanr szn yce klima Kelimetul33 Bk. Ahmet Rasim, Osmanl tarihi. Cilt 1, Sh. 178 ve devam - smail Hakk Uzunarho lu, Osmanl Tarihi, C. 2, Sh, 6 ve devam. 34 Engin Osman Trk tarihinde evkaf, belediye ve patrikhaneler. stanbul, Sh. 70. 35 Konu din ve devlet mnasibetleri olduuna gre dini az nlklara kar yaplan muamelelerin tesbitinde faide vard r.

152

lah) hereyin banda geliyor, tesamh fikrini yok ediyor, ve kuru taassubu alabildi ine ate liyordu. Kabiz ( ) Mlhit diye tannan ve eyhul slam Ebussuut efendi fetvasile ldrlerek derisi yzlen Muris Es'ad efendi bilgin bir kimse idi. Bu zat n Hristiyan ve slam ahlklanm karlatrrken sa da ahlk ki iliinin stnlnden sz amas , kfir saylmasna ve idam edilmesine yol am tr. Halbuki Avrupada Luther yeti mi ve Rnesans ta bundan yzyl nce ba lamt. Geri bu devirde Avrupada engizisyonla StBarthdemy'ler grlm ve Kalven ve Zwingli elinde protestanhk korkun bir silah haline gelmi ti. Fakat Bat da bir ok fikir ak mlar, ayn zamanda geli mi ve birbirini kovalayan etki ve tepkiler fikir ve din zgrlne ve bunun temel dayana olan vicdan zgrl ne giden yolu hazrlamt. Douda ise yaplan tek tk itiraz n derhal bo ulmas ve bu trl fikir hareketlerinin hi bir dayanak noktas bulamamas Kanuniden sonra devletin bir fikir ve vicdan kleli i kurmas ile sonulanmt. Bu ise dinler tarihinde btn zellikleriyle bilinen bir bizantinizn den baka bir ey de ildir. Bu duruma kar Osmanl saltanatnda iki trl tepki grlmtr. a) Devlet mekanizmas ve kamusal kurumlar Bat nn daha ileri tekni i kar snda erimeye ba lamt. Bunu nlemek zere tepeden gelme baz slahat teebbsleri olmu tur. III. Ahmet ve III. Selim zamanlar nda askeri slahatla beraber Bat ldama akmlar balad. Matbaann kurulmas memleketi bat dnce ve uygarlna gtrd. Bunlar n tabii bir sonucu olmak zere lyiklik yava yava memlekete girmeye ba lad. Srete belirtilmesi gereken yn lyikli in dorudan do ruya de il, dolaysyla gelmi olmasdr. b) Devletin teokratik, retimin skolastik ve tekni in orta a oluuna kar ilk tepkiler tepeden, yani Devlet Ba kan ve devlet adamlar ndan gelmiti. kinci tepki do rudan do ruya dinin iinden gelmekte idi. Bu ikinci hareketin ba nda lmi Teymiye'yi gryoruz. Bu bilgine gre skolastik dnceden kurtulu Hz. Muhammed devrine d mekle mmkndr. Nasl Peygamber ve ondan sonra gelen ilk drt halife devrinde devlet mekanizmas cma mmete dayanan bir cumhuriyetle yrtliiyordu ise imdi de bu ilkelere dnmekle i ler dzene girecekti. Bu gerekim yerine getirilince bir yandan skolastik d n te yandan tahakkm nlenecekti. Skolastie ve tahakkme kar alan bu savalar ne yaz k ki Trkiyede son zamanlara kadar hi bir tepki uyand rmad 36 Sadece zmirli smail Hakk ve Ziya Gkalp gibi aydn bilginler memleketi ve dini a da bir seviyeye getir.

36 Bk. Nahit Tendar ayn eser ayn yer.

153

meye altlar. Buna kar lk Msrda Muhammed Abdo (1849-1905), Panislamizme ilham vermi olan Cemaleddini Afgani (1839-1891), Pakistanda Muhammed kbal (1873-1938) ve tatarlar aras nda Musa Carullah slmiyeti modern bir gr le yorumlamlard 37
.

Batl yazarlarn modernist ad n verdikleri bu kimselere islam Rnesans nn ncleri gzyle baklabilir. Bunlarn ou tasavvufu Bergson ve Nietzsche fikirlerile birle tirmi lerdir. 4. TRKIYEDE LkIKLIIN KURULUU Trkiyede likli in kurulu u bahsinde Bat ya ynelme, lyikle me, din ve vicdan zgrl konular hep bir arada ele al nabilir. ki yzylda din, hukuk siyaset ve toplum alanlar nda gerekle tirilen evrim ve devrimler bugn iinde bulundu umuz sistemi yaratmtr. Bu olgu ve olaylarn altnda a a daki nirengi noktalar tesbit edilebilir: a) Tanzimat. Tanzimat devrinde hemen her alanda bir ikilik gze arpar: Mektep yannda Medrese, Bilim karsnda skolastik ve onun de imez kalplar, Nizami Mahkemeler yan nda eriat Mahkemeleri, Yenilik kar snda Gerilik, Sadaret kar snda eyhl islmlk vard ; ksacas her sektrde eski ve yenilerden, ilerici ve gericilerden kurulmu bir eli iklik gze arpmakta idi. Toplumsal durum t pk Zerd t dininin Hrmzle Ehriman arp mas gibi bir hal almt . Neticede Mektep Medreseye, Bilim Skolasti e, Yenilik Eskilie, Sadaret eyhl islamla galebe alm ve nurlu klar do maya ba lamtr. Daha sosyolojik olan Hauriou'nun deyi iyle, aknc kuvvetler tutucu kuvvetlere stn gelmiti 38
.

Bilim ve teknikte Avrupa gr memlekette filizlenmi ve kk salmaya ba lam t. Bu de imelerin zorunlu bir sonucu olarak lyiklik ilkesi yava yava yurtta yerle miti. Zira ya asin hrriyet seslerini yaln z mslmanlardan de il, ayn heyecanla gayr mslim tebaadan da i itmek nasip olmutu. Baz dnrler Hilafet yerine Cumhuriyeti, Osmanl ca yerine Trkeyi ve slam fkh yerine Mecelleyi savunurken Suavi bey usul fkh reddediyor ve devlet ynetiminde dinle dnyan n birbirinden ayrlmasn istiyordu 39
.

37 Bk. E. R. Pike, Dic. Des Religions, islm maddesi. Sh. 168. 38 Bk. M. Taplamacolu, Genel Sosyoloji, Ankara 1961 (sh. 20, dip hotu 22) 39 Bk. Sosyoloji dergisi 4-5 say Sh. 179.

154

Durkheim yolunda yryen Ziya Gkalp doktrin alan nda konu ile ilgili baz yaynlara balamt. Gkalp bu arada er'iye Mahkemelerinin kalkmasn, kanunlarn lyikle mesini istiyor ve halifenin dini i lere kar masna uygun bulmuyordu. Bu ise a ka dnya i lerine dinin karmamas tezini savunmakt. Grlyor ki Ziya Gkalp'n bu yaynlar yeni Trkiyede lyiklik hareketinin nclk ve bayraktarh ndan baka bir ey de ildi. b) Trkiye Cumhuriyeti ile kurulan sistem: Trkler kendi dinlerinden ba ka dinlerde olanlara kar ho grrl olan uluslardan biridir. Tuna boylar nda at oynatan Fatihlerin k lc bugn btn Balkan yarmadasnda Trkiye yarar na daha olumlu ve verimli bir durum ve gelecek hazrlayabilirdi. Fakat onlar byk tesamh ilkesi uruna geleceklerini bile feda etmekten ekinmediler. Bu fatihler kendi yararlarna bir sonu sa lamak iin spanyada olduu gibi engizisyon mekanizmasn iletmeye muhta de illerdi. Rusya steplerinde yahudi katliam (Pogrom) na benzer tertiplere de lzum yoktu. Sadece hakan n mslman olmay teklif etmesi kfi gelebilirdi. Fakat Trkler zararlarma da olsa ho grrl stn bir ilke bildiler. Bu bak mdan Trkler dini zgrln ilk kural milletlerden biri saylabilir. Voltaire bile Trkleri bu konuda rnek olarak gstermi ti. Fakat nedense Trklerin din msahamalar msliinanhk erevesi iinde tarihi ynden ve zellikle hukuk alan nda olumlu sonular vermemiti. Bu verimsizlik, hilafet kurumuna yiikletiliyordu. Hilafet resmi dininin islam olmasn gerektirmekle kalmam ayn zamanda kamu hizmetlerini dini kurallara uydurmak te ebbsnde bulunmutu. islmiyet, her dinin temeli olan ahlak, itikat ve ibadetle yetinmeyerek, ayn zamanda gerek zel ve gerekse kamu hukuku hkmlerini de iine alm t. slamda Emri Ahiret, s rf dini olan hususlar ihtiva ederdi. Bu, ahlak, itikat ve ibadet olarak zetlenebilir. slamda bir de Emri Dnya (Affaires Monclaines) vard r ki bu da ksma ayrlr: Mnakahat ve mfarekat, Muamelat, Ukubat. Birincisi evlenme, ayr lma ve aile kurmay dzenler; muamelat kesimi hukuki ilemlerden bahseder; ukubat ise, ceza hukuku ile ilgilidir. Emri Dnya dahi islamiyet gereklerinden oldu u iin devlet ilerinde uygulanan kurallar dini temellere ba lanarak devlet tam anlam yla teokratik bir ekil almt 40
.

40 Daha nce Osmanl Trklerinde din ve devlet mnasebetlerinin ad na bizantiniinz denmesini tlemitik. Gerekten devlet ba kannn dini ynetimi altna almasnn ad bizantinizimdir. Din buyruklarmn devlet ilerine uygulanmasna teokrasi demek gerekir. Bizantinizm ile teokrasi ayn ilkenin iki muhtelif ynden grn dr.

155

Tanzimat, Birinci ve kinci Me rutiyet devirleri devleti, dini niteliklerden ayramamt. Bu arada din ve dnya i lerini ayr ayr dzenliyen bir takm kanunlar karlm ve baz yenilikler yap lm ise de yarg lama ve retim gibi kamu hizmetleri din bilga ve din kal plar iinde bulunuyordu. Bundan ba ka hlifenin seti i eyhl slm bakanlar kuruluna girerek yer yznn hlife ad na kamu hizmetlerini din bak mndan denetliyordu. Yarg ve ulusal e itim ileri bu makama bal idi. Geri bu arada baz nizarni mahkemeler de a lm ve okullar n bir ksm da yeni kurulan Maarif Vekletine ba lanm t. Fakat mahkeme ve medreselerin byk ounluu hep eyhl slmba ba l kalm lard . Cumhuriyet idaresinin i leri ele ald gnlerde din ve devlet mnasebetleri bakmndan manzaray tam olarak aksettirmek zere bir an iin gzlerimizi Osmanl mparatorlu undan Cumhuriyete geen Anayasaya evirelim. 23 Nisan 1920 tarihinde B. M. Meclisi kurulduunda hkmleri yrrlkte idi: Madde 4 Zat hazreti padi ahi, dini islmn hmisi ve bilcmle tebaai Osmaniyenin hkmdar ve padi ahdr. Madde 5 Zati hazreti padi ahinin nefsi hmayumlar mukaddes ve gayri mesuldr. Madde 8 Devleti Osmaniye tabiiyetinde bulunan efradm cmlesine, hangi din ve mezhepten olursa olsun bil istisna Osmanl tabir olunur. Madde 10 Devleti Osmaniyenin dini, dini islmd r. Bu hkmlerin tetkikinden Osmanl imparatorlu unun dine ba l bir devlet oldu u anla lr. Geri d basklarla tebaamn hangi din ve mezhepten olursa olsun ayn ekilde saldrlara kar korunaca anayasaya konulmutur. Fakat imparatorluk bu hkme ra men lyiklik devresine girernemitir. Bu konuda gl ve kesin hamleyi Cumhuriyet devri yapm tr. lk phe uyand rm sa da, son ekliyle egemenli in kayts z, artsz ulusta olduu belirtilmi ve 1928 ylndaki deiiklik sonunda admlar biraz devletin resmi dini tabiri anayasadan karlm ve nihayet 1937 tarihinde lyikliin pozitif bir devlet ilkesi oldu u aklanmtr. Cumhuriyet devrinin en ba ta gelen nitelikleri unlardr: 1) Biri er'i teki rfi iki hukuk ve ynetim yerine Myik temele dayanan u anayasa

tek bir hukuk ve ynetimin yerle mesi.


156

2) Kuvvetler ayrlna dayanan ve hkmdarl k eklinde grnen bir devlet sistemi yerine kuvvetler birli i ve grev ayrdna dayanan cumhuriyet eklinin devlet sisteminde yer almas 3) iktisadi liberalizmin yerini devletili in tutmasdr 41 . Burada devletin temel ni' elikleri yan nda demokrasinin temeli olan lyiklik ilkesine, yeni idarede gereken nem verilmi tir. Cumhuriyetin layik bir ekil almasna engel olan kanuni mevzuat 3 mart 1924 tarihinde kabul edilen kanunla tamamen ortadan kalkmi tr. Bu kanunlara gre:

1) Trkiye Cumhuriyetinde muamelat ncasa dair olan ahkmln teri ve infaz B. M. Meclisin aittir. 2) er'iye ve Evkaf Vekletleri mlgad r. 3) Trkiye dahilindeki btn messesat ilmiye ve tedrisiye bilcmle medreseler Maarif Vektiletine devir ve raptedilmi tir. Halife hali ve hilfet makam lavolmu tur 42
.

Grlyor ki dini bir nitelik ta yan ve teokrasinin temel direklerinden biri olan hilafet la vedilmi , e itim birletirilmi , er'iye ve Evkaf vekaletleri kaldrlnutr Ksacas bir rpda devlet dini klktan kurtularak layiklemitir. Bu arada Ba bakanla ba l Diyanet leri Umum Mdrl gibi bir te kilat kurulmutur. Fakat bu kurulun e itim ve yarg ilerinde bir yetkisi yoktur. Sadece din i leriyle grevlendirilmi tir. Meclisteki yemin ekli lyikle mi ve Meclis, Al kann er'iyenin tenfizi grevinden kurtar lmtr. Nihayet 1937 ylnda lyiklik pozitif bir anayasa hkm ve yeni Cumhuriyetin temelli bir ilkesi olmu tur. Layikliin siyasi ve hukuki olmak zere iki yn vard r. Layiklik denilince hatra gelen ilk anlam Devletin din etki ve sald rsndan korunmasdr. Bu; ilkenin di grndr. Dini, vicdan zgrl n ve kutsal trenleri siyasi etki ve sald rlardan koruyan kurallar ise ilkenin i grn dr. 27.5.1961 tarihli Yeni Anayasan n 2. inci maddesi, genel olarak Trkiye Cumhuriyetinin insan haklarna ve temel ilkelere dayanan milli, demokratik laik ve sosyal bir Hukuk Devleti oldu unu belirtir. 19. maddenin birinci fkras na gre "Herkes vicdan ve dini inan ve kanaat hrriyetine sahiptir." Aslnda dini inan, vicdan iinde bulundu undan tekrar fazladr. te yandan
41 Bk. S. S. Onar, dare hukuku, stanbul 1953 Lyiklik prensibi 42 Gazi Mustafa Kemal, Nutuk, eski bask Sh. 514-515.

157

dini kanaat inanma veya hibir eye inanmama zgrl n de ifade gittiinden emay tamamlar. Vicdan zgrl isel bir durumla ilgilidir. Bunun d belirtisi ibadet, dini ayin ve trenlerdir. 19. maddenin ikinci f kras kamu dzenine veya genel ahlka veya bu amala karlan kanunlara aykr olmayan ibadet, dini ayin ve trenleri serbest b rakmtr 19. maddenin son fkras din ve vicdan zgrln ktye kullananlarn cezaland rlmasndan sz aar. Bu fkraya gre, "Kimse, Devletin sosyal, iktisadi, siyasi veya hukuki temel dzenini, k smen de olsa, din kurallarna dayandrma veya siyasi veya ahsi kar veya nfuz sa lama amacyla, her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygular n yahut dince kutsal say lan eyleri istismar edemez ve ktye kullanamaz. Bu yasak dna kan ve bakasn kkrtanlar kanuna gre cezaland rlrlar; dernekler, yetkili mahkemece ve siyasi partiler, Anayasa Mahkemesince temelli olarak kapat lr" Ayn Anayasan n 153. c maddesi devrimleri ve layikli i korumak, gericili i kesin olarak nlemek iizere a klamalarda bulunmutur. Buna gre anayasan n hibir hkm, Trk toplumunun a da uygarhk seviyesine eri mesi ve Trkiye Cumhuriyetinin Lclyiklik Niteliini koruma amacn gden ve a ada gsterilen Devrim kanunlar nn, bu anayasann halkoyu ile kabul edildi i tarihte yrrlkte bulunan hkmlerinin Anayasaya aykr olduunu ileri sremez. Layiklik ve Devrimcili i koruyan kanunlar unlardr: 1) 3 Mart 1340 (1924) tarihli ve 430 say l retimi birle tirme (Tevhidi Tedrisat) kanunu 2) 25 Kasm 1341 (1925) tarihli ve 671 sayh apka giyilmesi (iktisas ) hakknda kanun; 3) 30 Kasm 1341 (1925) tarihli ve 677 sayl Tekke ve Zaviyelerle Trbelerin kapat lmasna ve Trbedarl klar ile bir takm nvanlarn yasak edilmesi ve kaldrlmasna dair kanun; 4) 17 ubat 1926 tarihli ve 743 say l Trk Kanunu Madenisiyle kabul edilen evlenme akdinin evlendirme memuru taraf ndan yap lacana dair medeni nikah esasyla aym kanunun 110. maddesi hkm; 5) 20 Mays 1928 tarihli ve 1288 say l milletler aras rakkamlarn kabul hakkndaki kanun; 158

6) 1 Kasm 1928 tarih ve 1353 say l Trk harflerinin kabul ve tatbiki hakknda kanun; 7) 26 Kasm 1934 tarihli ve 2595 say l efendi, bey, pa a gibi lkap ve nvanlarn kaldrldna dair kanun; 8) 3 Arahk 1934 tarihli ve 2596 say l baz kisvelerin giyilmeyece ine dair kanun. Bylece Anayasa Devrimleri koruma, lyikli i yerle tirme, gerilik ve gericilii nlemeyi ana ilke saym tr. Buraya kadar Devleti dinin etkisinden koruyan anayasa hkmlerini grdk. imdi sra Din, vicdan ve tren yapma zgrl n koruyan ana hkmleri incelemeye gelmi tir. Dini siyasetin etki ve sald rsndan koruyan lkmlerin bir ksm Uluslar aras anlamalarda Trkiyenin lkesinde uygulamay yklendii taahhtlerdir. (Lozan antla masnn 38, 39, 40, 41, 42 ve 43. maddeleri). Dier bir ksm uluslar aras antla malara Trkiyenin kat lmas dolaysiyle Kanun kuvvetinde olan anla ma hkmleridir. nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 18. maddesi vicdan zgrl n insanln temel haklar ndan biri olarak ele al r. Madde aynen yledir: Her ki inin dnce vicdan ve din zgrlne hakk vardr. Bu hak din ve inan de itirme zgrl n, dinini ve inancn tek bana veya topluca a k veya zel bir surette retme uygulama ve trenle a klama zgrl n gerektirir. Bu antla may Trkiye 10 aralk 1948 tarihinde 48 Devletle birlikte imza etmi tir. 1961 anayasas nn yukarda sz geen 19. maddesinin 1, 2, 3 ve 4 fkralar ile 20. maddesi bu konuda bir tak m hkmler koymutur. Bu hkmlere gre "hi bir kimse ibadete, dini yin ve trenlere kat lmaya, dini inan ve kanaatlar n aklamaya zorlanamaz ve yine hi bir kimse dini inan ve kanaatlar ndan dolay knanamaz" Dini eitim ve renim ancak ki ilerin kendi isteine ve kklerin de kanuni temsilcilerinin iste ine ba ldr. Anayasa, uluslar aras taahhtler ve anlamalar ynnden durumu bylece zetledikten sonra bir de kanuni uygulamalar bak mndan konuyu ayd nlatmak gerekir. Din zgrl genel olarak iki ba lk altnda incelenir: Vicdan zgrl , Tren yapma zgrl .

D. Vicdan zgrl (Liberte de Conscience)


Anayasann 2 maddesi, lyikli i temel ilke olarak almakla gizlice vicdan zgrl n de tanm saylr. Vicdan zgrl , bir kimsenin istedi i eye 159

veya dine inanmak veya hi bir dine inanmamak zgrl dr. zgrl n bu yn manevi varhmza bal bulunduundan kanunlar bu i hayat mza giremez. Nitekim anayasan n 19. maddesinin birinci bendi herkesin vicdan ve dini inan ve kanaat hrriyetine sahip oldu unu ve nc bendi ise kimsenin dini inan ve kanaatlar ndan dolay knanamayaca n belirtir. Bu i leme kar ma yolunda yaplan en inat savalarn bile sonusuz kaldn tarih bize gstermi tir. Gerekte isel ve ruhi konular kanun ve hukuk dnda kalrlar. Vicdan zgrlnde kanunlarn tanmak zorunda kald klar baz ilkeleri ksaca incelemekte fayda vard r: 1) Medeni halin layikle mesi. a) Nfus sicillerinden din kaydmn karlmasn lyiklik gereklerinden sayarlar. Halen yrrlkte olan 14 A ustos 1330 (1914) tarihli nfus kanununun 3. maddesi sicile vatanda larn dininin yazlmasn emreder. Bu lyiklik ilkesine aykr grlmekte ve kaldrlmas istenmektedir. Kanaatimizce baz trenlerin yap lmas ve zellikle cenaze trenleri iin lnn hangi dine mensup oldu unun bilinmesi laz mdr. b) Evlenme ve miras meselesi medeni kanunumuzdan nce dini hkmlere ba li idi. Nikh meselesi fkhn, Kitabnaikah, miras meselesi de Kitabl Feraiz hkmlerine gre zlrd. Gayr mslim tebaa ise kendi dini gerek lerine gre i lem grrd. Medeni kanunun uygulanmasiyle bu i ler dzene girmi ve lyiklemitir. Fakat medeni nikah yap ldktan sonra dileyen dini nikah yaptrabilir. Batda eskiden papazlar gerek nikah gerekse sicil kay tlanyla urarlard. Bu gn Fransada nikhtan nce dini nikah yapmak yasaktr. 2) Dini trene katlmak ykmllnn olmamas. Yurttalarn kutsal tren yapma veya yap lan trenlere kat lmas mecburi de ildir. Mslmanlarn namaz klima ve oru tutmalar bir kanuni kayt altna almmamtr Bugn Trkiyede dini tren yapmakla grevli kimseler Diyanet i lerine ba hdrlar. 3) Dini trenlerin kamu hizmeti saylmanas. Dini trenlerin kamu hizmeti saylmas ve giderlerinin Devlet btesinden verilmesi lyiklik ilkesine ayk rdr. Zira vergi yolu ile paray verenler din mensuplar kadar muhalif dinde bulunanlar veya hi bir dine mensup olmayan kimselerden de olabilirler. Yurtta larn bir ksmn kendi vicdani kanaatlar na aykr bir yolda ykml klmak demokrasi, e itlik ve lyiklikle bada amaz. 160

4) Kamu hizmetlerinin lyiklesmesi Din fark gzetilmeden btn yurtta larn devlet hizmetine girmek konusunda e it anslara mlik olmalar gerekir. Bunun gibi e itim ve yarg ilerinde din adamlarnn yer almalar lyiklik ilkesine aykrdr. Mec139; retimde din derslerinin yer almas bu ilkeye aykr gibi grnr. ocuuna istedii dini eitimi vermek babann tabii bir hakkdr. Fakat devam mecburiyeti olan okullarda mecburi olarak din dersi vermek, e itlii ve dolaysile layiklii bozar. Bu sak nca sz geen dersleri ihtiyari k lmakla nlenir. nitekim 1961 anayasas , dini eitimi, istee bal klm ve ocuklar iin ana babann rzasuu art komutur.

5). Genel bteden din iin bir yard m yaplmamas

Bte e itli din ve mezheplere mensup btn yurtta larn vergi yolu ile verdikleri paralardan meydana gelir. Bu trl bir para, ancak e it olarak, genel hizmetler iin harcan r. Bunun, bir dine yard m akesi olarak kullanlmas lyiklik ilkesine aykr der. Genel olarak yat l okullarla, hastahane ve hapishanelere yap lan yardmlar bunun dnda kahr". Memleketimizin zel durumu bu konuda baz tedbirleri gerektirmi tir. Mslman yurtta larn ileride dindalarnn faydalanmas iin braktklar vakflar vard. Evkafa ait mal ve mlk bugn devletin genel btesi iinde grnyor. Bundan baka yine slam dininin bir zellii olmak zere ruhban s nf yoktur: ( ). Layikli in siyasal ve toplumsal anlam din ve devlet ayrm olduuna gre devletin dinden elini ekmesi ve fazla olarak, din derneklerine ait olmas gerekli giderlerin genel btede yer almas , dinin memleketteki durumunu zy flatmt. Dini koruyan bir kurumun bulunmay ve dinin maddi imkanlardan da yoksun b raklmas stelik konusu din olan cemiyetlerin kurulmas nn yasak olmas din ve devlet ayrmnda dengeyi bozar. Bozulmu olan bu dengeyi yeniden kurmak iin genel ve zel olarak bir ok yollara ba vurulmutur. Diyanet leri btesinin kuvvetlendirilmesi, radyoda dini ve ahlaki konu malar, Ilahiyat Fakltesi ve mam-Hatip okullarmn yeniden almas, istee bali olarak ilk okullara din. derslerinin konmas gibi tedbirler srf bu dengeyi yeniden kurmak iindir. Bu almalar bazlarnn ileri srd gibi lyiklik ilkesine aykr ve gerici tedbirlerdir 43 Fakat layikliin ahenkli olarak
.

uygulanmasn salayacak daha temeli ilkelere var ncaya kadar bu yolda yrmekten ba ka are yoktur. Kurallar kuvvetlendiren bu istinalar bir kenara b rakhrsa lyiklik, dinin devlet i leri dnda kalmasn gerektirir.

43 S.

S. Onar, dare Hukuku, Uyiklik prensibi.

Din Sosyolojisi F. 11

161

Bunu salamak iin mahkemelerdeki dini yemin kaldrlm , anayasada baz deiiklikler yaplm ve bu arada Vallahi eklindeki dini yemin "Namusum zerine sz veririm" olarak dzeltilmi tir 44
.

E. Ibadet, ayin ve tren yapma zgrl (Liberte de Culte)

Din hrriyetinin subjektif yn vicdan zgrl bah altnda gsteril-: dii halde objektif yn ibadet, ayin ve tren yapma zgrl diye vasflandrhr. Treni olmayan baz dinler vardr. Fakat bunlar birer istisnad r.

Genel olarak e itli yerlerde belirtti imiz gibi dinde birbirinden ayr iki a ama vardr. Bunlardan biri, bir takm kutsal ilke ve varlklara inan ; tekisi o kutsal varlildar n yardmn sa lamak ve fkesini gidermek iin yap lan eylemlerdir. Tek ba na inan bir felsefe olabilir. Fakat bunun bir din haline gelmesi tekrarlanan eylemlerle mmkndr. Yeni anayasan n 19. maddesinin birinci bendinde "Herkes vicdan ve dini inan ve kanaat hrriyetine sahiptir" dernekle vicdan zgrl n; ikinci bendinde "Kamu dzenin veya genel ahlaka veya bu amalarla karlan kanunlara aykr olmayan ibadetler, dini yin ve trenler serbesttir" demekle Kanun ibadet, yin ve tren zgrln korumutur. Ayin, ibadet veya dini tren dedi imiz ey bu gnk evrensel din erevesi iinde dnyay yaratan ve yneten kutsal vafl kla temas salamak iin yaplr. Bylece kul tanesi ile temasa gelir ve ondan yard m ve dilekte bulunur. Vicdan zgrl ile tren yapma zgrl arasnda bir fark vardr. Vicdan zgrl dtan anla lmas g bir durum veya bir mazruf olduu halde tren, yin ve ibadet onun zarf veya d grndr. Bu fark tren yapma zgrl nde kamu dzeni, genel ahlak ve kanun yasa gibi kaytlar gerektirmitir. Bir an iin anayasada yin, ibadet ve tren yapma zgrl iin byle bir hkm olmad dnlse bu dini trenlere ya cemiyetler kanunu veya eski deyimle itimaat- umumiye (toplant ve gsteri yry) kanununu uygulamak gerekecekti. ki halde de birtakm glklerin ortaya kmas beklen ebilir. Cemiyetler kanununa gre bu trenlere Cemiyet yesi olmayanlar n katlmas mmkn olmayaca gibi din, mezhep, tarikat esas na dayanan ce niyetin kurulmas da kanunen yasak edildi inden ibadet, ayin ve dini tren denilen kurum i lemez bir hale gelecekti. Bu trenlerin eski itimaat umumiye, yeni adyla toplant ve gsteri yry hrriyeti hakkndaki
44 S. Derbil, ayni eser ve ayn yer.

162

kanununa gre yap lmas da gtr 45 Zira bir tren saylan toplant, kamu dzenini korumak iin kanunla sm rldr. Her iki ekilde de glk oldu u aikardr. Bu sebepten anayasan n yukarda' sz geen hkm koya.

mas ok yerinde olmu tur. Bu konuda tekkelerin kapat lmas ile ilgili 20 kasm 1341 tarihli kanuna ilimek gerekir. Srf memleketin gvenli i gz nnde tutularak 1925 ylnda tekkelerde tren yap lmas yasak edilmi tir Tekke ve tarikatta mridin kul gibi mr idine balanmas esastr. Bu ise devrinizin insan haysiyeti ve erefine yakmaz. Birlemi Milletler andla masnn balangc (Madde I.), nsan Haklar demetinin ba langc (Madde 4.) ve Avrupa nsan Haklar Szlemesi (Madde 4/1) nde hi bir kimsenin kul ve kle edilemiyece i aklanmtr. Memleketimiz trelerine gre de bir kimse kendi rzas ile bile kendisini bir pire ba layamaz. Bundan ba ka Medeni kanun hkmlerine gre "Kimse medeni haklar ndan ve onlar kullanmaktan, ksmen olsun, feragat edemez. Kimse hrriyetini ferag edemedii gibi kanuna veya genel ahlaka ayk r olarak onu smrlayamaz (M. K. Madde 23). Btn bunlar, kanaat mzca tekke ve zaviyelerin kapat lmasn gerekli klmtr Bunun dnda, yukarda da syledi imiz zere, gven lige, ahlak trelerine ve kanun yasaklar na aykr olmayan dini trenler serbesttir. Kanun hkmlerine uyulup uyulmad n denetlemeye hkmetin hakk vardr. Islamlarm dini trenlerini denetleme i ini, babakanla ba l Diyanet leri Bakanl ve onun emrindeki te kilat yapar 46. Ksacas bir memlekette din ve vicdan zgrl nn bulunmas iin herkesin : I Istedi i eye inanmas ve bu inancn istedii gibi aklamas, 2 Tapnaklar ve buna ba l ksmlar serbeste kurabilmesi. 3 man ve inan sahiplerinin maksatlar na varmak iin maddi ve manevi imkanlara sahip olmas yani menkul ve gayri menkul mallara mlik olmas ve serbeste bu u urda dernekler kurabilmesi laz mdr. 47

45 171 numaral Toplant ve Gsteri Yry Hrriyeti hakkndaki kanun, 10. 2. 1963 tarihinde kanunlamtr. 46 Sheyp Derbil, dare Hukuku 1949, Cilt 11 Sh. 462 ve devam . 47 13k. ve kar latr. Nazm Poroy, Lyiklik, anonim eser, 1954 stanbul. Sh. 53.

163

F TRKYEDE LkY/KLIK KONUSUNDAKI BAZI GR AYRILIKLARI. Yukarda verdiimiz uzun a klamalar lyikli in, zgrlk ve e itlik ilkelerine dayanan, demok:asinin kopmaz bir paras olduunu ve nemli devrimlerin amac olduunu gsterir. Devrim olan yerde birtak m etki ve tepkiler olur. Bundan daha hafif olmak zere herkesin devrime ayni anlam vermesi ve onu tam olarak sind rmi olmas beklenemez. Bu sebeple genel ve zel olarak lyiklik konusunda memlekette baz gr ayrhklar vardr. K saca bunlara dokunmak uygundur. Genel olarak tak ma ve ele tirmeler do rultuya ynelmektedir 48
:

I Dinle devlet aras ndaki ba lar kuvvetlendirilmemi tir.


Bu itiraz yapanlar memleket nfusunun % 95 inden fazlas nm mslman olduunu, devletin bu gere i tanmas gerekti ini ve halkn arzusuna uyarak dini tekilat kuvvetlendirmesi ve ynetmesi_ tezini savumular. Bu kimselerin d tkleri mantk hatas yledir : lk olarak devletin dinle birleme veya ayrlmas bir yzde ii deil, kutsal bir ilkedir ki bunun da ad lyikliktir. Bir ilkenin do ruluunu yzdeye vurmak ve lmek do ru deildir. kinci olarak lyiklik bir bakma akl ile vicdan alanlarn ayrma olduuna gre devletin dine karmas akln vicdana karmas sayhrki bunu hi bir doktrin ho grmez. Bir an iin devletin dine kar tm kabul edelim; bu karma= snr ne olacaktr? Yani devlet nereye kadar gidecektir ? Bunun tayini, de olduka g bir meseledir. nc olarak, demokrasinin dini denetlemeye kalkmas, bir kimsenin bindii dal kesmesi kadar gariptir. Zira deiokrasinin temel direklerinden biri de e itlik ve zgrlktr. Devletin dine karmas bu eitlik ve zgrl e saldrma sayhrki bu da demokrasinin kendisini ayakta tutan ilkeleri y kmas demektir. Din ile devlet bann kuvvetlenmesini isteyenler bir de u tezi ileri srerler: Halk yne timinin ad demokrasi oldu una gre devletin halktaki bu temaylleri gz nnde tutmas gerekir. Bu tez akla yak n grnr. Fakat dikkat edilirse bu da tenkitten vareste de ildir. Gerekten demokraside halk n arzularn gz nnde tutmak gerekir. Fakat sistemin dayanmakta oldu u temeli ykmak sonuncuna varacak olan halk arzusu yerine getirilmez. Hrriyet namna hrriyetin balanmas akln alaca bir ey deildir. Zira halkn byle bir arzusunu yerine getirmek demek hrriyeti ve dolay sile demok rasiyi yok etmek demektir. Esasen medeni kanunumuz, kimse hrriyetini
48 Bk. Prof. Enver Ziya Karal, Ulyiklik cilt 1. Sh. 72 ve devam .

164

feda edemedii gibi kanuna veya adab- umumiyyeye mugayir surette tak yit dahi edemez demektir. (M. K. madde 23) Yalnz burada bir noktay aydnlatmak gerekir. Layikli i uygulamakta olan batl memleketlerde bu ilkenin uygulanmasn dengeli ve ll bir ekilde ruhban ve devlet salamaktadr. By(ece din devletin ve devlet de dinin saldr ve sata masna kar korunmaktadr. Bu ilkenin uygulanmasndan nce toplum olaylarnn zoru alt nda bazen din devlete ve bazen de devlet dine kar saldrgan bir durum tak nmtr. Layikliin kabul ile bu iki makam arasnda bar ve denge yeniden kurulmu tur. Batda ilerin dengeli olmas, devletin otoritesi kar snda dini koruyan ve onun devand lm salayan bir ruhban snfmn varlndan ileri gelir. Mesela, Fransada devlet dini korumaynca papalia bal bulunan bir ruhban hiyerar isi pekala dini koruma iini zerine alarak onu devaml klmtr. Daha nce belirtti imiz gibi slamiyette ruhban yoktur. Bu bo luk yukarda ileri srlen tezin zihinleri kar trmasma yol amtr. Bu eksiklii anlayan yneticiler Diyanet leri btesini arttrmak, dinin bilimsel ynlerini incelemek zere ilahiyat Fakltesi gibi bir bilim ocan amak, e itli yerlerde Yksek slam Enstitleri kurmak, din adamlarnn yetimesi iin burslar vermek, radyoda dini ve ahlaki konu malar tertiplemek ve Evkaf'ta hayli amac den hizmetleri artt rmak suretile bu boluu doldurmaya ah maktadrlar. Din derneklerinin serbeste kurulmasna Cemiyetler kanunumuzda ve di er kanunlarda mevcut yasaklay c hkmler 49 yrrlkte kaldka ve dini teekkllerin maddi imkanlar kendilerine verilmedike bu yard mlarn devam edece i sanlmaktadr. Bu durum karsnda devlet bir zm yolu bulmak ve kendi dnda dini tekilatu kurulmasna yarayacak zemin ve zaman hazrlamak zorundad r. Aksi taktirde layiklik ilkesinin herkese bilinen nimetlerinden milletimizin faydalanmas gletii gibi insan haklar demecinin 20. maddesi ve Avrupa nsan Haklar szlemesinin II. maddesi ile yeni anayasann dernek kurma ye toplanma konusundaki hkmlerine uyulmam olur. 2 Devrim tinsel (mnevij de erleri ykt ve yerine yeni bir ey getirmedi. Bu tez do ru saylamaz. Bir kere ykld sanlan tinsel deerlerin neler olduunu saptamak (Tesbit etmek) gerektir. E er bununla hilafetin.kald rdmas anlatlmak isteniyorsa son gnlerde millete ve milletin uuruna meydan okiyan, bir taasup silah haline gelen, yabanclar iin Trkleri bir kefaret tekkesi yapan, stelik Osman O ullar/un Kureye, mensup olmamalar yznden gerek hilafet (hilfet-i hakikiye) say lmayan bir kurumuna varlna
49 Cemiyetler Kanunu madde 9-E fkras. (Din, mezhep ve tarikat esaslar na dayanan cemiyetler kurula naz.)

165

son verilmesi dine sald rma de il, kalkndrma saylmaktadr 5 Bununla er'iye mahkemeleri kastediliyor veya medreseler d nlyorsa bu bo luklarn pekala doldurulmu olduunu sylemek mmkndr. Yok bununla din ilkelerine uymayan baz safsatalarn devrildii, akla smayan durum.

larn giderildii, skolastik dnn ykld veya din adna yaplan reza% letlerin durduruldu u, hurafele re son verildii anlatlmak isteniyorsa btn bunlar bir cevaba de miyecek kadar rk iddialard r 51
.

Grlyorki yklan eyler dinin z saylan eyler deildir. Bunlar dine nereden geldii belli olmayan baz eklentilerdir. Hatta bunlar iinde kkleri ta amanla, mecuslua ve putperestli e giden baz hurafeler de vard r.

3 Devrim ve klyiklik bize ne getirdi? Devrim ve lyiklik bize erkin bir irade ile iki kanaat getirmi tir. Bu kanaatlardan biri, d nce zgrl ; - br vicdan zgrl dr. Erkin. irade dnce zgrlne dayanr ve vicdan zgrl ile ykselir ve havalamr Gerek anlamda bilim ve din gereklerine ancak ve ancak hr ve zgr bir iradenin bu kanatlar ile ula hr 52
.

G BIZDEKI VE BATIDAK lAYIKLN BENZERLIK VE AYRILIKLARI Lyiklik konusundaki etdmzn tamamlanmas iin bizde gelien layiklikle Batdaki' lyiklii karlatrarak aralarndaki benzerlik ve ayrlklan belirtmek lazmdr. Avrupada evrensel kilise (fglise universelle) ilk nce ulusal kiliselere yer vermiti. Sonra bunlar kendi ilerinde layikle til&. Mesela Katolik Kilisesi devlete ba l olmad gibi devlet otoritesini de haiz de ildi. Bununla beraber katolik memleketlerde szn geilirdi. Yukar da da dokunduumuz zere kilise nfuzunun artmas derebeylik kar snda kendilerini zayf bulan krallarn gsterdikleri abalar n bir sonuncu idi. K rallar derebeyler kar snda dlrumlarm kuvvetlendirmek iin dine ve kiliseye s msk sarldlar. Bu sayede papal k makam derebeylere hkim olmaya balad . yle bir an geldiki kilise ve papalik makam Layuhti (yamlmaz) say larak din ve dnya ilerinde son sz sylemeye yetkili bir makam oldu. Tam bu s ralarda Do u
50 Bk. Hilafet bahsi. 51 Bk. Hilafet kesimi. 52 Enver Ziya Karal, Devrim ve Laiklik, Laiklik 1. Sh. 75.

166

ve Bat kiliseleri aras nda bir ayr lma (Schisme) hareketi ba gsterdi 53

ngilterede 1547 yhnda Anglikan Kilisesi kurulmu ve 16. yzylda Lther reform bayra n ekerek kutsal kitaplardan ba ka bir ey tanmayaca n ilan etmiti. Bu ekilde ulusal kiliselerin kurulmas nn iyi ve kt taraflar vardr. yi taraflar milliyetilie bir kaynak olmas ve bunun geli mesine yard m etmesidir. Kt taraflar ise Batda din ile devleti birle tirerek Bizantinizm veya Teokrasi denilen bozuk sistemlere yer vermi olmalardr. Lyiklik, bu ulusal kilisenin zihinleri karartmak yolundaki davranlar nn bir tepkisi gibidir. Bu bak ma, lyiklik u iki hareketten do mutur denebilir:

1 Bir yandan ayd nlanma (Aufklrung) ad verilen 18. yzyl d nrlerinden Spinoza, Hobbes, Locke, Voltaire gibi filozof ve d nrlerin fikir ve vicdan zgrl n savunmalar layiklie giden yollar amtr. 2 te yandan devletle ilgili olmayan tarikat ve dini kurumlar teokrasi ve bizantinizme giden durum kar snda tepki gstermi ve onlarn yklmasna al mlardr.

Grlyorki Avrupada layiklik ilkesi, bir yandan devrin hr d nceli bilginleri te yandan, Jansenistler gibi bir tak m mistiklerce ileri srlm ve savunulmu tur. ngilterede Holyoake da ayn yolda al m tr. Fakat bu devirde eski Yunan n RATO esasna ba lanabilen a r bir akla tap nma sistemi (Culte de la Raison)nin kurulmas yznden bu hayrl ve verimli alma ve abalarn zaferi biraz gecikmi tir 54
.

imdi gelelim kendi memeleketimize; bizde layikli in ilk me alesi hilafet kurumuna kar parlamtr. Gerekten 3 mart 1924 y lnda eyh Saffet efendi ile elli arkada nn kanun teklifi yeni bir rn ba ladna i aret saylyordu. Bu layikleme, millile me (yani mmet anlay na ba l olan kurumlarn ulusal bir renk almas) ve Avrupallama sembol olarak nazara'ahnd . Genel olarak ulusal olmayan kanun ve kurumlara ve teokrasiye yap lan saldrlar biraz a r gidince din aleyhtarl na kayabilir. Nitekim ngiltere ve Avruda da byle a r durumlar ok defa tanr szhk (Atheisme) ve din aleyhtar,

lna. dnmtr. Bundan dolay bazlar layikliin din aleyhtarl ile ikiz

53 Bu ayrlma hareketi Ltin kilisesi ile Rum Ortodoks kilisesini bir birinden aprntr. Bu harekete Fotyiis izmas (Schisme de Photius) derler. Ltin kilisesi orta a boyunca Arianizm, put k ranlar (lconoelastes), Mutezile mezhebinden olan Vodvalar (les Vaudois) la uramtr. Bu hareket Hristiyanlk iin bir zaaf olmu tur. 54 Bk. Nahit Tendar, aym eser,

167

gitmedike besinsiz, kaynaks z ve cl z kalaca yolunda baz iddialar ortaya atmlardr 55. Islamiye tte kul ile tanr arasna ruhban denilen bir arac zmrenin bulun. mamas teokrasi ile yaplan sava n hi de dinsizlik eklinde olmayacam gsterir. Layiklie engel olan teokrasi ve onun temsilcisi olan hilafetinkul-tann mnasebetine karmaktan vazgemesidir ki gerek dindarl meydana getirmitir. sizin dininiz size, benim dinim bana (,:e J j (Kur'an, Kfirun -6. ) - Ameller ancak niyetlere gredir ( ) , dinde zor olmaz ( Li 0 I j5-1 y) ( Bakara 255 ) gibi ilkeler islamiyeti bir gnl dini olarak ebedile ti mitir. 56 Byle bir gnl dininin (Religion du coeur)
.

devlet karsndaki ba mszln salayan veya ar derecede, dinin dnya ilerine karmasn nleyen lyiklik dini inkr etmek veya onun aleyhinde
,

bulunmak de il, aksine onun kitsallm dorulamak' ve ona kendi alannda ba mszlk vermek demektir. Yaln zca kendi karn dnecek kadar klmeyen bir dindarn layik olmas gerekti i basit bir mantk iidir. Bizde byle olduu gibi Batda da byle, hatta Uzak Do uda da into dini mstesna yine byledir. K sacas Avrupada lyiklik Rnesansla ba layan ve demokrasi ile sonulanan hiirriyet . savalarnn bir safhas olup toplumun iinden kmtr. Daha ileri giderek layikli in demokrasi sisteminin kopmaz bir paras ve hatta bu sistemin dayanaklar ndan biri olduu burada tekrarlanabilir. Bizde ise lyiklik Avrupahla na, bilimsel dnn yerle mesi, millileme ve Peygamber ve gerek hlifeler devrine dnme akmlaryla beslenmitir Bizdeki lyikliin bir 'ba ka nitelii de ok yeni olmasdr. Avrupada asrlardan beri yaplan savalar ve dklen kanlar pahas na glkle bu
,

sonulara varlmtr. Lyikle me sreci bizdekine nazaran ok yava olmu fakat sindirilmi tir. Halbuki bizim lyiklik bir devrim ve yenilik sembol olarak yenidir. Son olaylar bu ilkeyi tehlikeye d recek yerde kuvvetlendirmi ve daha rasyonel ve msbet bir yola girmesini sa lamtr 57
.

55 E. R. E. (Din ve ahllt ansiklopedisi) , secularisme maddesi. 56 isium devletlerinin ele geirdikleri lkelerde kurduklar egemenlik ile dier dinlere kar gsterdikleri msamahay biri birinden ayrt etmek laz mdr. Egemenlik kurmak hususunda gayet sert davranan bu devletler din hususunda ok msamahal olmulardr. 57 Bk. Nahit Tendar, Liklik, sosyoloji dnyas Sh. 35-36.

168

SZLK
A Adaptasyon (Adaptation) Buna trkede intibak ve yenileyin uyarlama denilmektedir. Bir yarat n fiziki bir evreye uygun bir duruma getirilmesidir. Asl nda biyolojik olan bu terim o u zaman psikolojik ve sosyolojik anlamlarda kullan lr Bunun yerine toplumsal anlamda zndeme, ayarlama veya toplumsal klma terimleri kullan lr. Bir eserin ba ka ortamlara uygulanmas da bu terimle anlatl.r. 'Adem (Adam) Yahudilik, Hristiyanlk ve isiamda ilk insamn addr. Hikayesi Tekvinde anlat lmaktadr. Hristiyan gr ne gre Ademin suu btn insanlara yay lmaktad r. Kur'anda (Bakara 34 ve baka yerlerde) -Iblis mstesna- btn melekler Tanr nn buyruuyla ona sayg gstermilerdir. G, dnya yarat klarnur yneticisi ve ilk peygamberidir., Agni Vedalarda sz geen Ate Tannsdr. lkin ocak ate ine, sonra kurban ate ine bal kalm ve bylece insanlarla Tanrlar arasnda khinlik yapan, Iannlara insanlar n kurbanlann sunan ok nemli bir tannsal varhk olmu tur. Afrodit (Aphrodite) Yunanhlarda deniz kp nden kan gzellik ve a k tannasd-r. Eros'un annesidir. Romablardaki ad Vens'tiir Agnasyon ve Kognasyon (Agnation et Cognaton) Aganasyon yalnzca baba tarafndan olan akrabal a denir. Eski Romada ailenin bir erkek atas vard ki buna Agnati ad verilirdi. Cognasyon ise, kadn tarafndan olan akrabahkt r. Bu deyimler agnat ve Cognat ve sadece baba veya ana taraf ndan kan akrabal olarak kullamlular.
q.

eklinde

Agnostisizm (Agnosticisme) Buna eski 'Trkede Laedriyo, yeni Trkede bilinemezcilik denir. Agnostik, bilmeyen kimsedir. Bunun kar l Gnostik, bilen kimse anlamndadr Bu kimse ne dinsiz, nede mmindir. Yaln zca unlar dorular: 1) Insan zekasnn aamayaca baz sn..rlar vardr. nsan mutlak ve sonsuza ancak gerek bir bilgi ile varabilir. 2) Byle bir bilgiyi getirece ini iddia eden teoloji hi bir gvenilir temele dayanmaz. Agnostisizm ok say da doktrinin mterek addr. Mesela Kantin izafiyecili i (i.eletiYisme), Auguste Comte' n pozitivizmi, Herber Spence'r'in tannmamazlk (ineonnaissuble) doktrini ve benzeri byledir. Kelime 1869 y lnda T. H. Htudey tarafndan bulunmutur. Bu yazarn kendi anlatna gre (Agnostisizm sadece olaylarn gerisinde olan bilmiyoruz deye bir sistemdir). Bu ad Huxley'e ilham eden aulus'un Atina suna (kurban kesilen yer-Autel) zerinde grd Agnosto Theo (mehul bir tanr ya) yazl bir yazt olmutur. Terim genel olarak, Tannn n var olduunun, niteliinin ne olduunun ve evrenin nereden geldi inin bilinmediini ileri sren bir reti anlanndadu. Ahimsa (ldrmenek) Eski Hindistanda bir zahitlik buyru udur. Her varln tenash lonucu zel bir ruhu ve deeri mevcut oldu undan onu ldrmek yasaktr. Ahimsa buyru u Jainizmde budizmden daha fazla sayg ile karlanmaktadr. Hinduizmde- de bunun nemi byktr.

169

Ahura-Mazda Zerd t dininde iyilii ve hayra temsil eder. Est re gre Zervan'm o lu, Ehrimamn kardeidir. Ahura Mazda btn unsurlar iine alan dnyay kapsayan bir varliktr. te yandan Dnyay yaratan bir tanr dr
Akademi (Acadamie)

Belli bir bilim dal ma gelime ve ilerlemesini sa lamak zere m terek almalarda veya serbest retimde bulunan yetkili kimseler toplulu udur. Eski Yunanda Efltunun kurdu u okulun add r. Aristonun kurduu okul ise lise (Lyc fr) idi.
Animatizm (Animatisme)

Btn tabiat olaylar na tannsal g ve nitelik tamyan ilkel bir din sistemidir ki buna natrizm dahi denir. Burada tabii kuvvetler ve tabiat olaylar tannlatnlmtr.
Animizm (Animisme)

Animizm ilkel bir dindir. z insan bedeninden ayr lan ruhlann gklere ktktan sonra ervah (Esprits) haline gelerek Tanr'sal bir nitelik kazanmas ve bylece insanlar ynetmesidir.
Antropomorfizm (Anthropomorphisme)

Insanlarda mevcut olan ekil, ihtiras ve blmlerin Tannya atfedilmesidir. Tekvinde "Tanr insan imgesine gre yaratt" denilmektedir. brani Edebiyat Jehovann antromorfik tasvir ve tavsifleriyle doludur. Yunan Tanr ve tanralar' idealize edilmi insani varhklard . Xanophane, 6. yzylda yle yazyordu: Fniler, tannlar mn kendileri gibi do duklanna, ses ve viicutlarmn insanlara benzedi ine; mesela habe annlarmn rengi kara ve burunlar /1m bask, Trakya Tanrlarmn ise kzl sal ve mavi gzl olduklarna inamrlar" K sacas bu sisteme gre insanlara z btn fizik, psikolojik ve toplumsal nitelikler Tannlarda da var san k':
Antropojeografi (Anthropogaographie)

Kuatld corafi artlarla olan miinasebetleri bak mndan insan, tarih ve kltrnn bilimsel bir etdiidr.
Apollon

Anadoludan Yunanistana gelen daha sonra zellikle Delfi'de yerle en temizlik, k ve sanat tannsdr. Mzik ve sanat sevmek bu tanruun zl niteliklerindendir.
Arius ve Arianiz '

hann kiilii zerinde yaplan tartmalarda Arius Isamn Tannsal babas na benzediini ileri srm tr. (Babann balangc yoktur; o lunun balangc vardr. Logos Tannnn bir yaratdr). Iznik Konsili tarafndan 325 ylnda reddedilen bu gr , Arius taraftarlar sayesinde Cermen a iretlerine kadar yay lm ve orada yzyllarca hkm srm tr. Arius bir ka yl srgn kaldktan sonra tekrar piskoposluk grevine a nlmtr. Kendisi ilknce Antakya piskoposu idi. Aristo (Aristotales) M. . 384-322 yllar arasnda ya am bir yunan filozofudur. Atinada yerle erek Eflatundan ders almtr. Bir sre Atinadan uzakla m fakat rencisi olan Byk iskender'in i leri ele almas zerine tekrar Atimya dnmt. Orada Lise (Lyceum) denilen okulda retime balamtr. Ayakta dola arak dersleri anlatt iin felsefesine yrilyiic anlamnda Me aiyun

170

(136ripateticien) felsefesi denir. Bu s ralarda Aristo en nemli eserlerini yazm t. skenderin lm zerine Sokratm u rad ac sonutan kendisini kurtarmak d ncesiyle Atinadan uzaklat. Bu uzakla mamn sebebini soranlara "Atinahlan felsefeye kar ikinci bir suikast zahmetinden kurtarmak iin bu uzakla may kararlatrdn" sylyordu. Ar&mage mahkemesi kendisini lme mahkm etti ve ayn yln austos aynda ld. Aristo bilim ve felsefe tarihine s mayacak kadar stn ve nlii bir filozoftur. e itli alan- olan fikirlerinin bir k sm kendisinin z mal ve buluudur. Bir ksm bilgisi ken- larsepim dinden nce gelenlerin b raktklar mirastr. Bununla beraber gerek kendi bulu u ve gerekse aksettirdii fikirler yzyllar boyunca gittike artan par ltlarla insanlia k tutmu ve kendisinin gerek bilgin ve filozof oldu unu gstermi tir. Bugn bile bilimsel alanda anatomi, fizyoloji, mant k, tarih, felsefe, din bilimleri bir ok ana ilkelerini Aristoya borludurlar. Aristo'nun toplum konusundaki fikirleri stad olan Eflatundan ok daha olgun ve aktr." Tanny "DNCELERIN D NCES" (La pense de la Pense) diye tan mlar Eserleri grupta toplan r: 1) Metafizik, fizik, zooloji 2) Siyaset, iktisat ve ahlk 3) iir (Poetique), Belagat (Rhaorique), Mnazara (Dialectique). Aistonun eserleri, araplar Tuleytulede kurduklar MTERCMLER OKULU tarafndan latinceye evrilmitir. Ortaa n hristiyan bilginleri ve bu arada SaintThomas bunlar skolastik sistemine temel yapm tr Aristokrasi (Aristocratie) Sekinlerin ve en iyilerin egemenli i ardamndadr. Devlet ynetiminde iyi ve kt olmak zere alt ekil vardr: iyiler Monar i, aristokrasi ve demokrasidir. Kt ve bozuklar ise srasyla tiranhk, poligar Ve demagojidir. Hukuk ynnden, arisrokrasi sz herhangi bir sebeple imtiyazl duruma gemi dini, mesleki, toplumsal ve fikri bir grup, zmre veya s nfn egemenliine dayanan devlet ve ynetim eklidir. Aerei Mbeere: islmn kurulu gnlerinde hayatta iken kendilerine cennete gidecekleri bildirilen on kiidir. Bunlar srasiyle unlard r: Abubekir, mer, Osman, Ali, Zbeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf, Saad .b. Ebi Vakkas, Saad b. Zeyd, Abu Ubeyde b. Cerrah, Talha b. Ubeydullah Atman Hindistanda ki isel ve evrensel hayat ilkesi olarak ahnmaktad r. lmden sonra ya amaya devam ederek tenasuhta ki isel niteliini muhafaza eder. Upanishad felsefesine gre her varln ruhu Brahma ruhunun ayndr. Bu birlii gerekle tiren rif, lmnden sonra ezdi ve ebedi Brahmanda kaybolarak tenasuhta kurtulur. Augustinus (Saint -Angustin) Katolik kilisesinin en nl rahiplerinden biridir. Tagaste'de 354 y hnda domu ve Hipona'da (bugn Cezayirde Konstantin vilyetinde bir yerdir) 430 y lnda lmtr. Genliinde Manieizm dininde idi. Romada belagat (Rhtorique) ve Milanoda ,Talakat (Eloquence) hocal g yapt. MilEmoda Saint Abrosio adndaki rahibin vaizlerini dinleyerek 386 tarihinde H ristiyan dinini kabul etti. Daha sonra servetini taksim ederek bir manast r kurmu ve orada dini bir tarikat meydana getirmi tir. Bundan sonra btn gayretini dinin savunmasna hasretmi tir. Btn bilim kollar n renerek metafiziki, tarihi, ilhiyat , mziki ve ahlk

171

olarak kendini tamtnut . Yazd eserlerin says 1.030 kadar olup bunlar 252 cilt tutmu tur. En nemlileri Tanr Devleti (Civitas Dei), Nkl (Retractaciones) ve Itiraflar (Cofessions) d r. Ayata'. Sanskritede d ve geli (descente) anlam ndadr. Vinunun enkarnasyonlanndan her birine verilen addr. Vinu insanlara iyilik etmek iin eitli ,klklara girer. Balk, kaplumbaa ve benzerleri birer avatarad r. Avesta eitli 21 eserden toplanm olan Zerdtn ve cemaatlarmn tannsal retilerini kapsayan eklini alr ki

bir dergidir. Genel olarak bunun yorumu olan Zend ile birlikte Zendavesta bu Avestanm yorumu aniam ndachr. Aydnlanma Devri (Aufklrun )

17 ve 18. yzyllarda Bat Avrupada yer alan bir felsefi alkund . zellikle akla dayanan bu felteri sistem, insan eski domatizmden kurtarmaya al m, teolojide Deizm fikirlerini benimsemi ve Antropolojide ise insann esas itibariyle iyi olduunu iddia etmitir. Ingilterede geli en bu. cereyan Fransada devrim haz rl olarak byk bir rol oynamtr. Almanyada felsefe alan nda bu devrin en nemli yazar Leibnizdir. Ayd nlanma devrinin bir baka zellii de Avrupada yeni tam maya ba layan yabanc dinlere kar gsterilen ilgi ve teoloji alannda rastlanan byk bir ho grrlkt.

Bahlana Kanunu (La loi de Corr4lation) Sosyolojik kanunlarn en nemlisi olmak bak mndan Bahlama kanunlanm biraz aklamak yerinde olur. Ba hlamay, bat dillerindeki Correlation karl almaktayz. Islm leminde Correlation'a tezayf ve Correlatire de mutezayif denmi tir. bn Sina'nn, Necatnda tezayf bir babm ad dr. Brhan Gelenbevi tercmesinde (cilt I, sal. 101) de bvvet Bnvvet gibi Herbirinin Taakkulne Nisbetle Olan'Illeveudeyn Beyninde Tezayf Vard r deniliyordu. Bu gr bugnknn ayndr. Belot'un szlnde Yan Yana Bulunmak, Iki eyin Yekdi erine zafeti, Nisbeti Denilmi tir. Bu da, Zayf sznn yan anlamna gelmesinden ileri gelir. Tabii Kanun, Iki Hadise Aras nda Nisbeti Sabite Demek olduuna gre bugnk manay anlamak bakmndan bu aklamalar yararldr. Biyoloji ve fizikte de bu kanunlarclan faydaland r. Boyla arln, i blm ile nfus kesafetinin nisletleri de bu kanunla ilgilidir. Bu ka vramm en z' tar m= Franszca'da bulmaktayz Petit Larousse'da Corrfflation iin mant kan biri dierini aran (gerektiren) iki nermenin bamts, Correlatif iin kar lkl bir nisbeti gsterir: Baba ile o ul, hkmdarla tebaa korelatif nermelerdir diyor. Bizim kulland unz bahlama terimi ksahk ve yorumlama amacn gder. Baptistler (Baptistes) Ingilterede 17. yzylda ortaya kan, ocuk vaftizini kabul etmeyen ve yaltnz bykleri en eski hristiyan geleneklerine gre vaftiz yapan bir cemaatt r. Byk bir ksm Amerikaya gmtr. Almanyade Baptist mezhebi 1834 ylnda yerlemitir. Baptistler, kilise kanun ve ynetimini tanmaz yalnz Ca Eski ve Yeni Szlemelerin otoritesine inamrlar. . Babil siirgiin (Captivit de Babel) srail ogullarmn milttan nce 597-586 y llarndan sonra Babil blgesinde geirdikleri

172

tecrbedir. Bu, Yalandili in gelimesinde ok nemli bir rol oynamtr. Eski ibrani dilinin yerine rmi dili yerle mitir, Srgn s rasnda peygamberlerin yerini khinler alm tr. Benaz ve Benazhk (Fanatique et Fanatique) Bu kavram n allm terimleri taassup ve mutaass ptr. Bir fikre veya bir inam a kr krn ba lanip ondan, bakasm dnmemek anlam nda taassup ve bu davran taki kimseye mutaassp derler. Benediktin tarikat (Ordre Wneclictin) 529 ylnda Saint Benoit ad nda Nursiali bir papaz tarafndan kurulan bir tarikattr. Litrjide ok mahirdir yeleri ''setilderi manast ra ba llk nezrederek nefislerini slah etme ve temiz kalma yolunu tutarlar. Ferdi mlkiyetten feragat, dnya i lerinden el ekme, gnlk yinlere katlma, tarla, atelye ve bilim yolunda al ma ve manastr banda bulunanlara jtaat Benediktinlerin asl grevlerindendir. Beeri Davranlar (Comportements humains) Toplumun organlar beeri gruplardr. Bunlar, be eri dn ve davramlarm iinde cereyan etti i kapal vazolara benzerler. Topluca ya ayan insanlarn duyma, dnme ve davran, ma tarzlar gruplanma tarzlar gibi yaptrm gcn ta yan ortakla a detlerdir. Bunun Amerikadaki ad Behaviour'dir Her, canl yaratn davrannda iki aama vardr: kavramlar (notions) ve bu kavramlar aa vuran,eylemler (actions).. Bir yanda duyu ve d nceler, te yanda olgu, yarg ve davranlar gze arpar. Topluca ya ayan insanlarn inandklar ve duyduklar eyler kadar yaptklar ve denedikleri eyler de vard r. Hareket olarak gerekle en eylem, duyulan, dnlen, tasarlanan, istenen ve umulan eyleri aa vurur. E er bu fikir ve hareketlerin s mflanmas isteniyorsa gdlen amalar gz nnde halundurulmand r Gerek olmasa bile hi olmazsa grnrdeki amalara gre bir sm flama ve dzenleme yapmak gerekir nsanlar baz amalara varmak zere hareket eder grnrler. Yapt klar eylem ve giritikleri ilemlerle baz ihtiyalar gidermeye alrlar. Dn ve davranlar ihtiya derecelerine gre s ralanrlar. trl ihtiya vard r: Maddi, siyasi ve mistik ihtiyalar.

Maddi ihtiyalar: (besoins mat&iels) nsanlann eyaya kar duyduklar ilgi ve istei gsterir. Bu ihtiyac gideren endstri (byk sanayi) ve sanat (art) t r. Geni anlamda buna ekonomi' veya retim hayat da denir Siyasi ihtiyalar: (Besoins politiques) kollektif ihtiyalard r: nsanlarn insanlara:kar duyduklar istek ve zlemden ileri gelir. Dil ve hukuk bu ihtiyac giderme aralardr. Bu Mua eret veya mnasebet hayat (La vie de relation) diye adland nlr. Mistik ihtiyalar: (Besoins mystiques) dini ihtiyalard r. Insanlarn tanr veya tanrlarma kar duyduklar zlemi gsterir. Din veya sihir, insan o lunun bilinmeyen eyleri renmek isteini yerine getirme aralar dr. Her toplumda bir tak m fikir ve ameller vardr ki bunlar
grlmeyen kiilere ilikin olmak bakmndan metafizik kuvvetlerdir. Mesel, bir dinin teki dnya varlklar zerindeki demeti byledir..."0 halde bu, tapmma hayat (la vie d'adoration) denilen eyin ta kendisidir. retim, mnasebet ve tap nma szleri ile insan o lunun toplum iinde tasarlayp gerekle tirdii kavram ve eylemlerin tm olan be er' davram lar kasdolunur. Beeri Gruplar, Barbar dahi olsa, hi bir toplum yoktur ki bir ok gruplar iine alm olmasn. Durkheim

173

toplumun bu organlanna alt gruplar (Groupes secondaires) ad m veriyordu. Hi bir toplum yalin deildir. 'Ilkel toplumlar bile e itli gruplardan meydana gelmi tir. En kk bir topluluk bile karmakar k bir lemdir. Cezayirliler a iretleri harnup a acmn yemilerine benzetirler. Kei boynuzu da dedi imiz yemilerde ok sayda tanecikler bulunur. Onlara gre bu tanecikler toplumdaki aileleri gsterir. Ilkel toplumlarda durum byle olunca ileri toplumlarda da byledir. Bu sonuncularda ok say da grup ve alt gruplara rastlan r. Aileler, kyler, blgeler, ehirler, iller, loncalar, tarikat ve dernekler sarma dola olarak i ie daireler yaparlar. Bylece bir insan ayn zamanda, bir ailenin yesi, bir tarikat n mensubu ve bir dernein yneticisi olabilir. nsan topluluklar trl ekillerde olur. Bunu Halep ehrinde 10. yzy lda eserlerini yazm olan Trk filozofil Farabi daha o zaman sezmi bulunuyordu. nl filozof topluluk trlerini sebep ve kaynaklar bakmndan snuflamt. Yazar, istek veya zor, do um veya kom uluk, birlikte barnma ve birlikte gezmenin gruplmmadaki roln belirtmektedir. Sosyolojide Beeri Gruplar ba l altnda incelenen kesindere baz yazarlar yap aratrmalar derler. Bu ara trmalar Rene Maunier'e gre rnek kategoride toplan r: Biyolojik veya kan gruplar , Corafi veya toprak gruplar , Sosyolojik veya igii gruplar. Birleiklik veya itirak kanunu (La Loi de ,participation) Bir papa anla bir budayn ayn ey sandmas demektir. Bunlar ayr ayr eyler olduklar halde ayn cevherden gelmeleri itibarile ilkel insanlarca ayn ey saylmlardm Bodin (Jean) 1530-1596 yllar arasnda yaam bir Fransz yazardr. Kendisi hakim, filozof ve iktisatcdr. En nemli eseri Cumhuriyet (Republique) olup gerek bir ansiklopedi niteligi ta r. Burada Etats G6eraux'nun yrtmekte oldu u mutedil bir kraliyetin ilkelerini a klairmktadr. Yedi kiinin konumas (Heptaplomere) n tasvir etmektedir. ktisada ve dier konulara ait eserleri bunlar kadar nemli de ildir. Bralma Hindlilere gre dnyay yaratan kuvvettir. Ayr ca mistik bir Teslisin ilk kiiliidir. tekileri ise Vinu s' ve Sivadr. Brahma, dnyann yaratcs, tanrlarm ve btn, varl klarm Tanr m olduu halde Vinu, koruyucu. Siva (iva) ise y kcdr. Brahman Mana gibi kendiliinden etkin olan ve dnyay yaratan bir g olarak tanmmaktadr. Bu szle ayn zamanda hint khinleri anlat lmak istenir. Brosses (Charles de) 1709-1777 yllar arasnda ya am bir fransz sosyolo udur. Feti Tanrilara Tap nma (Le culte des dieux fetiches) adli nl bir eser yaymlam tr. Buda (Bouddha) Buda'nn sanskritedeki anlam hikmettif. Kendisine Sakyamuni de denir. Budizmin kurucusudur. Burjuvazi (Bourgeoisie) Bu terim ba langta aristokrat ve ii snuflar arasnda kalan orta snf 'gsteriyordu. Kapitalist rejimin gelimesi ve Aristokrat snfn ortadan kalkmas zerine bu terimin anlam geniledi. Bugn terim, karlar retim aralarna sahip olanlarla zde olan btn grup ve fert-

174

leri kapsar. Yalnz byk toprak sahipleri, sanayici, bankac ve tccarlar de il serbest meslek tutarlar, memurlar, kk sanat erbab ve genel olarak btn mlk sahipleri burjuvazi terimi iinde yer alrlar. Dorudan do ruya veya dolaysiyla kapitalizm hizmetinde bulunan bu grupmensuplar bilerek veya bilmeyerek bugiingii ekonomik rejimi tutma ve korumaya al maktadrlar. Ekonomik, eitimsel ve mesleki seviyeye gre saymaca olarak Burjuvazi, kk burjuvazi, orta burjuvazi ve yksek burjuvazi, blmlerine ayr lmaktadr. Buhar! (al Bokhari) 810-870 yllar arasnda yaam bir islam ilabiyat sdr. Sahip adm tayan derleme eseri 7275 szden ibaret olup Sahibi Buhari ad yla bilinir. Peygamberin szlerini ihtiva eden bu eser Islam aleminde kur'andan sonra en nemli bir beigedir. C Corpus Juris Canonici 1917 yl ndan bu yana Roma kilisesinin btn hukuk maddelerini iine alan resmi eriat dergisi Cemalettin Efgani 1838-1897 yllar arasnda yaam ileri grl bir bilgin ve din yeniletioisidir. Kaldin ve dilini islam davalarna vakfetmi tir. ki byk ama giitmekte idi: biri islam alemini uya d rmak, iyiletirmek ve, ona uygarl k ve zgrlk yolunu gstermekti; tekisi mslman lkelerini, Avrupahlann siyasi ve iktisadi etkisinden kurtararak onlar liansz klmakt., yetilik akmlanna kar deildi. Milliyeti ve doum yeri de kesin olarak belli de ildi. Trke, Farsa ve arapadan ba ka Bat dillerinden bir kauu bilirdi. Afganistanda renim yapm, Hindistan, Msr N, e Istanbul'da bulunmu tur. Istanbul Darlfmmunda edebiyat, ahlak, hukuk iktisat, sanayi, tarm, 'co rafya, arkeoloji, jeoloji, t p, psikoloji, astronomi, tabiat ve toplum bilimlerine deinen konferanslar vermi tir. Cemaleddin Efgani ileri fikirleri yznden iddetli tenkitlere u ram, tekfir edilecek derecelere d mtr. Aslnda kendisi islamn en ileri gelen yenileticisi, aydn ve ilerici bir bilgini idi. Btn varln bu uurda harcam ve bu rlu sonular gremeden stanbul surlar arasnda gzlerd hayata kapam tr.

evre ve evrecilik (Environment, environmentalism) evre artlar anlamndadr. Insam kuatan be trl evre vard r: Fizik evre (iklim, toprak ve benzeri), Biyolojik evre (yabani bitki, bakteri ve tohumlar da iine alan hayvanlar), Fizikososyal evre (Bina, yol ve her trl i lenmi maddeler), Biyososyal evre (evcil bitki le' hayvanlar) Psikososyal evre (davran, adet, kanun, dil ve benzer*. Ingilizcede environment ve bununla ilgili teoriye Erivironmentalism ad verilir. ifte Balta: zellikle Girit--Miken uygarh nda kutsal bir ara ve koruyucu bir sembol olarak kullanlan baltadr. D
fhtte Alghieri

1265-1321 yillar aras nda ya amtr. italyann ve belki de btn Bat Dnyasnn orta

175

ada yetien en nl, en derin airidir. Tannsal komedisi (Divina Lomedia) olduka gzel bir iir olmaktan baka zamannn hemen hemen btn teolojik bilgilerini de iine almaktad r. Darl eman Darl harp Darl sulh islamiyet lkeyi e apr r: Darleman, mslmanlarla bar halinde bulunan veya mslmanlarn zimmetini kabul eden fakat mslman olmayan bir milletin lkesidir. Buna darl sulh dahi denir. Darlharp, mslmanlarla aralarnda -bar hali olmayan ve mslman olmayanlarn lkesidir. Bu lkede yaayan ve islam olmayan herkese harbi ad verilir. Darl islam egemenlii altnda bulunan Yerlerdir.

Deccal (Antchrist) ncile gre Dnyamn sonundan az nce gelerek yer yzn cinayet ye dinsizliklerle doldurduktan sonra Hz. saya yenilece i sylenen kimsedir, Hz. sa bunu yenerek dnyaya dzen verecektir. Luther'e gre Papa Deccal n bir rneidir. Islmiyete gre Deccal dnyann sonundan nce hkm srecek ve insanlar batan karp felakete atacak olan bir kimsedir. Yine Islam inanc na gre . Mehdi bunu ldrerek dnya dzenini yeniden kuracakt r. Trkede buna teccal denir. Deizm (Disme) Btnyle vahyi inkar ederek yaln zca Tanr varlna ve tabii dine inanan kimselerin kurduklar sistemdir. Jean Jacques Rousseau deizmi savunmu tur. Deizm, teizmden farkl dr. nk Teizm vahye dayanr ve iladeti kabul eder. Demeter (Dmter) Yunan tanrasdr. Toprak ve tarlalarn verimliliini ve insanlarn dourma gcn temsil eder. Bu day anas sayhrd. Romahlardaki l-es tannasuun ayn dr. Demokrasi (Dmocratie) Asl anlam halk ynetim ve egemenliidir. Son zamanlarda uygulanmakta olan siyasal bir rejimdir. Bu rejimin anahatlar serbest seim, gizli oy, muhtar niversite, zgr bas n, teminath muhalefet, yasa ve anayasa hakimiyeti, ba msz mahkeme ve insan haklar na olaanst sayg ile zetlenir. Derebeylik (Fodalit) Orta a da 9. yzyl ortalarnda 13. yzyln ilk yarsna kadar zellikle -Bat ve Orta Avrupa siyasal ve toplumsal dzeninin dayand ynetim sistemi ve buna ili kin;kanun, rf 'ye adet gibi hukuk kurallarnn tmn anlatan bir terimdir. Despotizm (Despotisme) Tek kiinin istek ve karlarna uygun olarak kurdu u bir ynetim eklidir. Devrim (Rvolution) Memleketin topluns'al ya aymn ve geleneksel kurumlar nn ll metotlarla kkl olarak 'de itirilmesi ve ye aiktirilmesidir. Bu son yllara kadar Inkilap eklinde kullanthyordu. Yanl olarak ihtilal ile inklap ayn sandmt. Gerekte ink hip, eskiyi, kty, yakksz ve dzensizi at p onun yerine yeniyi, iyiyi, gzeli ve dze illyi koymak demektir. Fransz Devrimi, Trk Devrimi gibi... Ihtilal - daha ok ykc bir faaliyet anlanundadr. Yine

176

bunlara yakn bir anlam ta yan Islahat ise Devlet eliyle toplumda ve devlet mekanizmas nda yaplan baz yenilik ve de iiklik demektir. Dharma Sanskritedeki anlam inan, akide ve doktrindir. Budizmin akide ve retilerini iine alan din kitab dr. Budizmdeki kutsal varh u (Triratna) birincisidir. tekileri Budda ve Buda cemat anlam ndaki Samgha'd r. D Evlenme (Exogamie) Ilkel toplumlarda bir kiinin Klan ve kabilesi iinden evlenememesidir. Bu det zellikle totemcilikte vardr. Bunun kar t i evlenme (endogamie) dir. Diaspora Yunanca anlam dalmadr. M. . cereyan eden Babil esareti sonunda yahudilerin btn dnyaya yayhnalarm gstermek iin kuliamlan bir szdr. Bu terim ayr ca mildn 70 yhnda Kudsn dmesinden sonra yurtsuz kalan yahudili in tmn gstermek zere kullan lmtr. Divina Comedia (Tanr m]. komedi) Dante'nin 13. yzyln teolojik, mistik ve bilimsel verilerini iinde toplad bir eserdir. Bu eser herbiri 33 blm olmak zere Tamu (cehennem-Penfer), Arafat (Purgatoire), Cernet (Paradis) blmlerine ayrlr. Bu eser, Orta a n en derin, en etkin bir teoloji ve iir dergisidir. Drt Kutsal Gerek: (Quatre Nobles Verites) Budizmin kabul etti i drt necip ilkedir. S rasiyle: 1) Hayat ve e yamn devaml akna bah olarak ac duyma, 2) Ac duymamn sebebi olan arzu; 3) Arzunun yok edilmesi iin ge ilmesi gereken a ama: do ruluk, nefsini mrakabe ve hikmet; 4) bu a amadan sonra kurtulu ve esenlik aamas olan Nirvanaya vardr. Genel olarak bu ilkeler strap, strabm sebebi olan arzu, arzunun yokedilmesi ve nirvanaya kavu ma eklinde zetlenir. Dans Seouts (Duns Scot, Jean) 1270-1308 yllar arasnda yaam skoyah bir Fransiskan rahiptir. Akinali Tomas (Saint Thomas D'aquin) fikirlerine muhalif olan bir sistemi savunmu tur. Buna gre irade (Volonte), akl (Intellect) dan stndr. Bu sebepten yarad l sadece Tanrsal Iradenin bir eylemidir. Tanr nsz ve sonsuz gereklerin stndedir. ok ince fikirleri dolay siyle kendisine ince dnen bilgin anlamnda Doctor Subtilis derlerdi. Onun yolunda gidenlere Skotist (Scotistes) derlerki bunlar Thomas taraftarlar olan Tomist (Thomistes) lere kar . ttrlar. lmnden sonra, brakt eserler toplanm ve 12 cilt olarak yay nlanmtr Dibezii (Druse) Suriye halkndan olup amn gneyindeki Cebeli Drz; Horan, Lbnan ve Anti

Lbnann muhtelif yerlerinde ya ayan bir dini gruptur. Islmn sapk bir hizbi sayd.r. Aslnda, mslman, yahudi ve heterodoks h ristiyanl k fikirlerile Sufi mistisizmin kuvvetli bir kar amdr. arap ve ttn imezler; ok kadnla evlenme detleri yoktur. Kadnn cemiyetteki nemi byktr. Drzler korkun sava drlar. E Efltun (Platon) Atina yaknlarnda M. . 429 ylnda domu ve 347 ylnda lm bir Yunan filozofudur. Din Sosyolojisi F. 12

177

Zamann btn sanatlarn erkenden renmi ve hatt olimpiyatlarda ba ar salamtr. Mzik ile matemati i ok iyi renmiti. Felsefeye ba ladktan sonra Sokratn arkada ve rencisi oldu. -Usta& bald ran otunu itikten sonra Wgare'ye giderek Euclide'den ders ald . Msr ve gney talyada bir ok geziler yapt ktan sonra yurda dnerek Acade nus bahesinde ders verdi. Daha sonra Sicilyaya gitti. Maksad orann tiran olan Denis'e siyasi teorilerini a layarak onlarn uygulanmasn salamakt. Bunu baaramaynca Atinaya dnd ve orada ld. Eserlerinin bir k sm diyalog olarak zaman m za kadar gelmi tir Bunlarda muhatap Sokratt r. En nemli ve bizim konu ile ilgili siyasi diyalogu, Devlet ve kanunlar (La Republique et Les Lois) dr. Kurduu sisteme Platonizm ve ders verdi i okula akademi derler. Ehriman (Ahriman) Zerdt dininde kt ve karanl k ilkesini anlatr. Sylentilere gre Zervan' n olu ve AhuraMazda'nn ikiz karde idir. Ikili gr esas tutan Zerd tlkte bozucu bir grevi vardr. Bunun kar t Hrmz olup iyilii ve doruluu temsil eder. Ekber ah 1452-1605 yllar arasnda yaamtr. Hindistanda btn dinlere kar byk bir ho grrlk gstermi tir. Bu hkmdara gre btn dinlerin birle erek senkretist ve msamahal bir dinin kurulmas gereklidir. Ekldesia: (mmet) Hristiyan dnyas mmet anlamnda Ekklesia'y ve bugnk ekli ile Eglise szn ayn dine bal kimseler toplulu u olarak kullanr. Kilisenin bu anlamdaki kar l Hristiyan tapna deildir. Kilise ancak maddi anlamda tap naktr. Ekoloji (E col ogie) nsanlarn toprak zerindeki da lmn ve bu dah tayin eden karlkl etkilerin bilimsel bir etddr. Toplumsal ekoloji, toplumun biyolojik ve sembiyotik (symbiose) grn lerinin etdyle snurldr. Yani yarma ve hayat sava ile nev'in devama inhisar eder. Toplumsal ekolojinin ba lca konulan aras na Demografik olaylar, i blmn, stnl (dominance), ekolojik istila ve irsiyeti de koymak gerekir. Eksarhhk (Exarchat) Osmanl egemenli i altnda yaayan Bulgarlarm Rum Patrikhanesi ile aralar nda kan anlamazlklar zerine ondan ayr larak kurduklar dini - ruhani kurumdur. Ekiimenik (Oecumenique) Eski anlamda insanlarn oturduklar blgelere kadar uzanan kilise temsilcilerinin yapt klar ilk konsiller, yer yzndeki btn katoliklerin a rs ile yapld iin genel anlamnda ekmenik konsil adn almlardr. Iznik, Efes ve Halkedonya konsilleri byledir. Gnmzde ekmenik hareket btn kiliseler aras ndaki mnasebetleri kuvvetlendirip i birliini isteklendiren ve byk sava la balayan etkin bir ak m anlatmaktadr. Emanasyon (Emanation) Teogoni ve kozmogonide (Tannlann ve kinatn yaratul mda) raslanan ey tanrsal bir feyzdir. e itli dinlerde ezelde tannsal bir varl n dnyay kendinen karttn syleyen efsane ve tasavvurlar vard r. Bu yaratl kavrammn tam kar tdr. nk Tann ile dnya arasnda cevher bakmndan bir benzerlik yahut bir zde lik olmas gerekir. Emanasyona inanan dinlerde o u zaman Talandan kan varlklann muhtelif aamalardan geerken asil kemalini kaybettikleri sylenmi tir. Bu maddi dnya onlar n son aamasdr. nsan geldii yoldan ters do rultuya gemek suretiyle tannsal asl na dnebilir.

178

Emirl mminin (Commandeur des croyants) slam hilfetinin iki deste i vardr. Bunlardan biri dini nitelikte olan imamettir ki bu ynden halife imaml mslmindir. teki destek siyasi bir nitelik ta r. Buna da Emirlmminin derler. Empedokles (Empedocle) A a yukar M 490-430 yllar arasmda yaam Sicilyal Pitagor doktrinlerini yayan bir filozoftur. Kendisini tannsal bir saygya deer grm tr. Azizlerin biyografi tarihesine (Legende) gre kendini Etna yanar da a atmak suretiyle intihar etmi tir. Felsefi sisteminde orfizm fikirleri, tenasuh inan " ve benzerlerine rasta ur. Engizisyon (nquisition) Eskiden katoliklerin din inanlar na kar gelenleri aratrm cezalandrmak zere kurduklar kilise mahkemelerine verilen add r. Orta a da hristiyanln dmanlarn yok etmek zere meydana gelmi tir. Eski kilisede bu trl ki isel ekimeler ruhani silahlarla yaplyordu. Augustin'in tehlikeli ve kilise d nda kalmak istiyenleri kiliseye zorla sokmak (Cogite ntrare) zere kilise taraf ndan merhametsizce uygulanan i kence sistemiclir. 12. yzylda Atinah Thomas gibi bilgin teologlar bile Zaldk ve kafirlerin ate te yaklmasm (Autos da fe. ) do rulanutr. spanyada tarihin kaydennedii i kence ve zorlamalar bu kurumun bir eseridir. Burada Devlet mahkemelerle el birli i yaparak byk cinayetler i lenmitir. Genel olarak Mslmanlar, yahudiler ve reformatrlere kar bu gibi uygulamalar e itli zaman ve mekanlarda yaplmtr. Torquemada ve Ximenes bu uygulanlarda ok merhametsiz davranm lardr Enkarnasyon (Incarnation) Esas itibariyle Tannsal gcn grnm dnyas na girmesi, sonra Tanrnn insan eklinde ortaya kmas ve insan ekline girmesi (hulid) dir. Hinduizmde Avatara kavram Vinunun byle bir enkanrasyonunu iddia etmektedir; Enkanasyona inan Hristiyanln temelidir. Bu retiye gre insan o kadar suludur ki yaln z Tann tarafndan krtarlabilir. Bu kurtulu yalnz bir insan tarafndan yaplabilir. Bunun iin sa da hem tannsal hemde insani tabiatn var olmas insanlarn kurtuluu iin arttr. Epikr (Epicure) M. O. 341-270 yllar arasnda yaamtr. Felsefi bir akmn kurucusudur. Eski yunan dinini tenkid eden ve ondan kurtulmak isteyen Epikr, Tanr ruhlarnn atomlardan yamldklann, keder ve skntlardan uzak, zgr olduklar n ve dnya ynetimine bakmaks zn ya adklarn sylemi tir. Insanda iyilik yapmak ve manevi zevkleri aramakla tannlannkine benzer bir hayat srer. Ers (Ak) Eski Yunanl" ak tanrs ve Afroditin o ludur. Gen bir ocuk veya kanatl ve gzleri bal bir kimse olarak tasarlamr. Ers Efltuna gre dnya ilkesidir. yi, gzel ve do ru olana erimeyi hedef tutan ezdi bir zlem ve a ktr. Dinlerde Ers anlam ile ilgili birok inan ve eylemler vard r. Eskatoloji (Eschatologie) Buna slam Men:Mide Mebde ve mead fikri denildi i gibi br dnya ile ilgili bilgiler de denir. Bunlar Alemin gelece i ile ilgili tasardar. Bu gibi fikir ve tasar lara en ilkelinden balayarak hemen btn toplumlarda rastlan r. Dnyann sonu, ou zaman bir tabii felaketle gelecek gibi tasarlamr. (Bazan byle bir felaket dnyay yok etmekle beraber biraz sonra yeni bir dnya ayn artlarla tekrar kurulur. Bylelikle hayat n sonsuz tekerle i btn bu olay-

179

lara ramen dnmeye devam eder.) Bir ok milletler eskatolojik tasavvurlan yaln z kendi lkeleri iin kabul etmilerdir. Eski srail peygamberlerinin eskatolojik vaizler vermelerine ra men yalnz israilin sonunu d nmlerdir. Sonra bu fikirler ba ka milletlere bakarak geni letilmitir. Hemen her eskatolojik eserde dnya im sonu, kyameti bildiren olaylardan saylmaktadr: Yer sars nts (Bk. Zelzele suresi), Tufan, gklerin, y ldzlarn yok olmas bazan da yer yznde olagelen etin sava lar (eski Iran eskatolojisinde ve semavi dinlerde teccal ile yaplacak sava ) bu dnyann sonunu takip eden durum ezelde mevcut olup cennete benziyecektir. Bu Fikir zellikle yahudilikte geli mitir. Hristiyanlkta ise isnn gelmesi eskatolojik bir olay olarak alnmtr. Gsterdii mucize tanrsal egemenliin insanlar arasmda mevcut olmas na bir iaret saylmtr. Bylece H ristiyan teolojisine gre Isa'nn gelmesiyle eskaton (ahir zaman) imdiden gereklemitir. Isaya inanan insan imdiden bu yeni dnyada ya amaktadr. Ishim dininin sa hakkndaki dncesi de bu arada sylenebilir. Ethos Baz yazarlar bu terimi, belli bir gruba ay nc bir fizyonomi veren kltr niteliklerinin tmn gstermek zere kullamrla'. Etnoloji ve Etnografya (Ethnologie et Ethnographie)

Etnoloji, sosyoloji gibi bir bilimdir, Sosyoloji bugnk toplumun kar latrmal bir et-

ddr. Etnoloji ise bugnk kltr derecesine varmanu olan ilkel toplumlarn tetkikidir. Burada yaayan veya snm olan ilkel toplumlarn medeniyet ve kltr seviyeleri kar latrmal bir inceleme konusu olur. Etnografya ise kltr antropolojisinin bir kolu olarak ilkel veya snm bir toplulu un tasviri bir etddr. Evamri-i-Aara (Deealogue ou dix Commendements) Trkesi ON BUYRUK'tur. Tevratn k kitab XX. kesiminde bildirilen 10 Ahlak kurahmn ksa bir listesidir. Bu buyruklar srail oullann ynetmek zere Jehova (Tann) tarafndan Hz. Musaya gnderilmitir. Bunlar unlardr : I Tanrdan bakasna tapmayacaksm; 2 Hibir put yapmayacaks n; 3 Tann ad m bouna annuyacaksm; 4 Sept (Sabbat) gnne dini bir sayg gstermeyi unutmayacaks n; 5 Ana ve babana sayg gstereceksin; 6 Adam ldrmeyeceksin; 7 Zina etmeyeceksin; 8 almayacaks n; 9 Yaknna kar yalanc tanklk etmeyeceksin; 10 Komunun evine, karsna, hizmetisine, kzne, eek ve benzerine gz koym yacaksn. Bu on buyruk Tevrat n V. inci kitab olan Tesniye (Deut6ronyme) de baz deiikliklerle tekrarlanmtr. F Fakirizm ( Fakirisne) Hindistanda fakir denilen ve kendine trl i kenceler yapmaya al k kimselerin gsterdikleri ve do a st bir ge yorduklar haller. 7 Farabi (Alfarabi) Bat leminde Alfarabius (Alpharabius) diye tan nmt r 870 ylnda Trkistanda Farab ehrinde bir Trk aileden do mu ve 950 ylnda amda vefat etmi tir. Ba datta, arapa, tp, felsefe matematik tahsil etmi tir. Bir aralk Harran'a gelerek orada me hur Yuhanna'dan ders grd de sylenmektedir. Farabinin fikirleri Yeni Efltunculuk (N6oplatonisme) dan mlhem olup bn Sina (Avicenne) ve bn Rd (Averro6s) felsefelerine byk etkiler yapm ve Aristoyu araplara tamt-

180

mtr. Kendisinin Bat ve Do u leminde haiz oldu u hreti dolaysyla kendisine Muallimi Sanl denildiini hatrlatmak bu nl Trk bilgininin bilim ve felsefe alan ndaki kuvvetini gstermeye kafidir. Bilhassa Eflatun ve Aristonun toplumla ilgili fikirlerini islmi esaslarla uzlat rma ve ba datrma yolundaki gayretleri sosyolojiyi yakndan ilgilendirir. Fenomenoloji (Phe'nome'nologie) Her trl yorum, a klama ve evrim kan tlanyla birlikte gerekten var olan olaylar n bilim sel vasflamasdr. Bu vasflama. bu olaylarn soyut ve de imez kanunlanna veya belirtisi olduu deney st gereklere kar t olarak zaman ve mekn iinde ortaya kan olaylarla ilgili bulunmaktad r. Fenomenoloji bir ok yerlerde kullanlr Metot olarak, bir eyin zn yani lksel anlamn karmak veya bulmak zere harcanan bir abad r. Ferguson (Adam) Adam Ferguson (1723-1816) skoyal bir tarihi ve filozoftur. Sivil Cemiyet tarihi zerinde deneme (Essay on the History of Civil Society) ve benzeri eserler yazd . Baz yazarlar kendisini sosyolojinin kurucusu sayarlar. Not : Ferguson (1723-1816) yllarnda yaamtr. Halbuki bundan daha derli toplu bir sosyolojisi olan nn Haldun 1332-1416 tarihlerinde ya amtr. Taraf t tmayarak denebilirki sosyoloji veya tarih felsefesinin kurucusu bu islam bilginidir. Feti (Faiches) Insanlarn yapt klar mana gcyle dolu etkin bir let yahut bir ok eyden meydana gelmi bir nesnedir. ifte balta, amanlann kudm veya sepetleri byledir. Feti sz frans z bilgini Brosses'm 176 ylnda yaynlanan bir eserinde (Dieux faiches) ilk olara kullan lmtr. Fides Roma dininde vefa tanr asdr. Fidye-i-necat (Ranon) Bir kimsenin esirlikten veya ba na gelen bir belklan kurtulmak iin kendisi veya kendi adna bakas tarafndan verilen para ve benzeridir. Filon (Philon le Juif) skenderiyede do mu yahudi soyundan bir yunan filozofudur. Felsefesi Efltun ile Tevrtm bir karmudr. Bu da srasyla neoplatonizm ve H ristiyan edebiyat na etki yapmtr. Frazer (James Georges) 1854-1940 yllar arasnda ya am bir ingiliz atropologudur. Glaskow'da do mutur. Toplumsal antropoloji zerine kesin bir etki yapm tr. Totemism and Exogamy (totemeilik ve D evlenme), The Golden Bough (altn dal), Man, God and immortality ( nsan, Tanr ve lmszlk) belli bal eserlerindendir. Freyer (Hans) 1887 ylnda Leibzig'de do mu bir alman sosyolog ve filozofudur. Kiel -niversitesinde Felsefe profesr idi. 1925 ylnda Leibniz niversitesine geti. Gney Amerika, spanya ve Trkiyede e itli niversitelerde konferanslar verdi ve ders okuttu. Theorie des objektiven Geistes (Objektif Ruh Teorisi), Der Staat (Devlet), Soziologie als Wirlichkeitswissenschaft (Gereklik Bilimi olarak Sosyoloji) Einleitung in die Soziologie (Sosyolojiye Giri), Herschaft und planung (Egemenlik ve planlama), Sosyolojiye Giri (Nermin

181

Abadan evirisi) nemli eserleri aras ndandr. Trkiyede Dil Tarih ve Co rafya, Siyasal bilgiler ve illliyat fakltelerinde misafir profesr olarak ders vermi tir. Fotios (Photios) Roma ve Bizans kiliseleri aras nda ilk ayrlmay (schisme) gerekle tiren ilhiyatdr. Kendisi stanbul patriki idi. Aym zamanda yazar ve politikaelyd . 867 ylnda kilise ayrln' gerekle tirmitir. G Gandhi 1869-1948 yllar arasnda yaamtr. Hintli bir hukukuclur. Gney Afrikada Hintlilerin kurtulu u iin uranu ve Hindistana siyasal zgrl kazandrm bir nderdir. Fikirlerinin temeli eski Hint zahitli i olan Ahimsa (yani ldrmemek) ilkesi idi. Kendisini Buda, sa ve Muhammedin rencisi olarak tan tan Gandi tipik bir Hindu kalm tr e itli smflar arasndaki suur kaldrmaya ah mtr. Fakat Hinduizmde byk bir rol oynayan bir anlay a gre nee gsterilen saygy muhafaza etmiti. nk inekte insanlk d tabiat kutsallnun gzel bir semboln grmt. Avataralara inan " Gandiye her dinin temsilcilerine sayg gstermeye imkn vermitir. Gangster (Gang) Anerikada haydutlara verilen add r. Asl anlam (Gang) denilen bir ete grubuna mensup kimsedir (Gang) yeleri birbirine s k bir dayanma ile ba l ilkel bir gruptur. Kelime daha ok kt anlamda kullanlr. Gebr (Mecusi) Islmlk ran'a girince, Zerd tlk paraland . Iran'da kalanlara Gebr Mecusi; Hindistan'a g edenlere de Parsi denir. Gelenek ve grenek (La tradition et la mode) Toplum ve medeniyetten devral nan adetlerdir. Gelenek gemi le ilgili olduu halde grenek moda anlamnda gnn adetleridir. Bu iki trl bask insanlarn toplum iinde birbirine benzemesi sonucunu do urur. Gdgames (Gilgamesh) Eski Asur ve Babilonya destanlarmda ad geen bir kahramandr te ikisi tanr te biri insand. Assurbanipalin kitapl mda rastlanmtr. Hikayesi M. O. 2500 yllarna kadar kar. En nemli nokta glganun hayat suyunu aramas ve dnyay kaplayan Tufandan bilgi edinmesidir. Eski Dou Edebiyatnda baz yanklar' ve dnya edebiyat nda etkileri grlm tr. Gizli Dernek (Soci e te Seerete) Snrl sayda yelerin katld kapal bir gruptur. Bu gruplar o u zaman bilinmeyen kiiler tarafndan kurulmu tur. Genel olarak, gizli derneklerde sihir veya din d nceleri hkimdir Fakat bu dernekler kendilerini gizli tutarlar; nk bunlar kuatan toplum onlar sulu grr ve ulusal birli e zararl sayarak faaliyetlerini nleme e alr. Gnos ve Gnostisizm (Gnose et Gnostieisme) nsann Tanny tanmak yoluyla kurtulu a varacan ileri sren fikir akunland r. Etiveya

182

molojik olarak bilgi demektir. Gerekte ibadetin zel bir tipini gsterir. yle mutlak ve btn kaplayan bir bilgidir ki bu sayede Tanr , dnya ve insana ili kin felsefi ve dini proplemle. rin zm mmkn olur.

Gonosticisme kelimesinin e itli anlamlar vardr. Genel olarak, kabul edilen anlam , Hristiyanh m ilk devirlerine ait felsefi ve dini bir sistemdir. Temel ilkesi, ferdi kurtulu un iman ve amelden ziyade Gnosis marifet denilen stn bilgi yolu ile geldi i fikrine dayamr.

Gkalp (Ziya) 1875 ylnda Diyarbakrda domutur. lk renimini iptidaide, orta renimini askeri rtiyede yapt. 1890 yhnda idadiye geti. Burada Frans zcasnu ilerletmiti. dadide msbet ilimler yannda ilahiyat konular ve ezcmle lmi Kelm da okunuyordu. Ziya Gkalp bir taraftan stanbuldaki yaynlar izliyor, di er taraftan amcas Hasip Efendiden arapa ve Farsa reniyordu. Fazla olarak Hasip efendi yolu ile islm filozoflann tetkik ediyordu. Ksacas, tek bana ara trmalar yapabilmek iin gerekli her trl fikri malzemeyi do duu yerde ve evrede elde etmi ti. Bu esnada sebebi kesin olarak bilinmeyen bir intihar te ebbs oluyor. Bir mddet sonra biraderi Nihad kendisini, ok arzulad stanbula getirdi. stanbulda Veteriner

Fakltesine yazld. O zaman stanbul Hamit stibdadma kar ok dolgundu. Ittihat ve terakki cemiyeti gizli faaliyetini Selanikteki merkezin yard m ile devam ettiriyordu. Bunlara katlan
Ziya Diyarbakra dnd nde evi aranm , Avrupadaki Trk mltecilerinin yay nlar elde edilmiti. stanbula tekrar geldi inde hem faklteden karlm ve hemde Task la ve Meh-

tarhana hapishanelerinde bir sene hapsedilmi ti. Hapisten sonra memleketine gnderilen Gkalp
orada evlendi ve istibdatla mcadeleye ba lad. Abdlhamidin skutu zerine Selanikte parti kongresine davet edilmi ti. Selanik yazarn gelimesi iin ok msait bir zemindi. Orada Gen Kalemler dergisinde 1910-11 tarihine kadar yaz lar yazd. Gkalpn sosyoloji merak siyasete stiin geldi. S rasile Gustave Le Bon, Fouillee, Tarde ve Durkheim ile u rat. Gkalpn artk iki kiilii vard ; hem siyaset hemde bilimle u rayordu. Ittihat ve terakki cemiyetinin merkezi stanbula nakledilince stanbulda yerle ti. Partinin kendisine teklif etti i rtbe ve makamlar kabul etmeyerek broda sadece memleketin kltr i leriyle ura t. 1915 ylnda stanbul Vniversitesinde yeni kurulan itimaiyat dersine profesr oldu. 1919 y lna kadar orada ders verdi. Trk Yurdu, Yeni Mecmua, timaiyat Mecmuas , Milli tetetbler Mecmuas ve Edebiyat Fakltesi mecmuas nda yazlar kt. 1919 da i gal kuvvetleri Ziya Gkalp' Maltaya srgn etti. Orada kendisiyle birlikte gidenlerle bilimsel konu malar yapyordu. Kurtulu Savandan sonra Ankaraya gelen Gkalp 1923 tarihinde Diyarbak r mebusu oldu. Maarif encmeninde alt. Bu srada Trk Tresi, Alt n Ik, Trklgn Esaslarnt yazd . 1924 ylnda salk durumu ktle ti. stanbulda Frans z hastahanesine kald rld. lmnden drt gn nce Mustafa Kemalin bir telgraf geliyor. Gazi bu telgrafta, bir eye ihtiyac olup olmadm soruyordu. Hastan n iste i u oldu: ocuklarna baklmas ve kitaplarmn baslmas Trk Medeniyeti Tarihi, Trkle mek, slamlamak ve Muasrlamak, gibi eserler yannda saylamyacak kadar makale ve risaleleri vard r. Sosyoloji derslerine ait yazmalar ve din sosyolojisine ait notlar vardr. Trk Tresi, Alt n Ik ve Trkln Esaslar en son eserlerindendir.

Glge olay (epipheno nne) Bir temel olayn zerine eklenen ve olay n olu ve sonucu zerine hi bir etki ve tepkisi olmayan ikinci bir olaydr.

183

Gregor lliiminator 250-320 yllar arasnda ya am Kayserili bir papazd r. Ermeni kilisesinin kurucusudur. Onun yardmyla Ermeni kilisesi a a yukar 280 ylnda milli bir kilise haline gelmitir.

Groyus (Hugo grotius) Hollandal bir diplomat ve hukukudur. 1583-1645 y llar aras nda ya amtr. Denizlerin serbestli ini savunmak zere Serbest Deniz (Marc Liberum) adl eseri yazm tr. Devletler hukukunun babas saylr. 1625 ylnda yaynlad Bar ve Sava Hukuku (De jure Pacis et Belli) adh eseri uluslar aras bir hukuk yasasdr. Din ve hukuk adamlarnn fikirlerine dayanarak hukuku, Tabii Hukuk (Droit naturel) ve Szleme hukuku (Droit Contractuel) diye ikiye ay rd. Yazar ayrca anla ma hukukunu da iki ksma ayrmtr: Bunlar ya Tanr sal hukuk (Ilakkullah (hakkul ibad ) yahut kul hukuku

dur. Bu bakmdan szle me insanlarla oldu u kadar Tanr ile de

olur. Dini szle me kadar ahlki ve siyasi szle me de sz konusu olabilir.

Glhane hatt Hmayunu Sultan Mecidin Glhane parknda 3 Ekim 1839 ylnda D i leri bakan Mustafa Re it pa a tarafndan okunup Osmanl Tarihinin TANZIMAT devrini aan fermamn ad dr. Glhane hattmn esaslar : Yurtta n mal, can ve namusunun gven alt na alnmas, vergilerin dzenli bir sisteme ba lanmas ve toplanmas , askeri i lerin ve askerlik sresinin belirli kurallarla ynetilmesidir. H Hahamlk (Rabbinat) Osmanl Saltanat nda memlekette bulunan Musevi cemat nn ilerini ynetmek zere stanbulda te kil edilen bir makam DER SAADET HAHAMHANES adn ta rd . Hahamhanenin bandaki kimseye Haham Ba derlerdi. Hahamhanelerin ruhani ve cismani birer meclisi ile bir de genel meclisi vard . Hahamlik cemiyetler kanunun 39. maddesiyle, ba ka dini kurumlar gibi bir cemiyet haline getirilmi tir. Halife ve Hilafet (Calif et califat) Terim olarak halife Peygamberin lmnden sonra mslmanlar n dini ve dnyevi nderliini elinde tutan kimsedir. Hilfet ise slmn ynetim eklidir. Burada iki yn birbirinden ayrmak gerekir: Birinci yn islamn egemenliini temsil eden emirlmmininlik; ikincisi ima-

mlmslminlik O halde Hilafet kurumu slam devletinde din ve dnya i lerinin nderliini
gsteririr. Hamail ve muska (Amulette et Phylactre) Hamail bylerden, hastal k ve cinlerin ktlklerinden korunmak amac yla yazdrhp omuzdan aprazlama bele inen bagd r. Muska ise ken eklinde yazl ve bir bezle kapl kat olup ou zaman ba a veya omuz altna ilitirilir. Hamurabi (Hammourabi) M. . 1955-1913 yllar arasnda ya am bir Babil hkmdard r. Kanun yapmtr. Bu

184

kanunu halkn grebilece i yerlere koydurmu tur. Aslnda bu kanunlar kendisine gne tanrm amas ilham etmitir
Hamurabi Kanunu (Code d' Hammourabi)

Babil Hkmdar Hamurabinin M. Il 1910 ylnda yrrl e koydu u bir kanundur. Smerler bu tarihlerde Babillilerin ynetimi alt nda olduklar halde bu kanunun kayna Smerlerin aralarnda geerlikte olan hukuk hkmleriydi. Bu kanunname kaz lar sonunda bulunmu tur. 2,5 metre yksekli inde bir bazalt zerine kaz lm olup usul, ceza ve medeni hukuka ili kin hkmleri ihtiva eder. Havra (Synagogue) Yahudi Tapna anlamndadr. (Sinagok szne hak.) Bugn Yahudiler buna (beythaknesset) derler.
Hayat Tekerlei.

Budizmde hayat n eitli a amalarn gsterir. Haymatloz (Heimatlos) Hibir Devletin uyrukluunda bulunmamak halidir. o u zaman Devletlerin yurtta lk kanunlar arasnda birlik ve ahenk bulunmamasndan doar. Trk vatandalim terk etmi veya bu sfattan iskat edilmi olan kimse ba ka bir Devletin uyruklu unu almam ise bu kimse tabiyetsiz ve vatans z kalarak haymatloz ad n al r.
Hayvan Cemiyetleri (Socktes Animales)

nsan ve Hayvan toplumlar nda toplu yaama ve i blhl gibi benzerlikler, tpk insan toplumu gibi bir hayvan toplumunun varl na inandrmtr. Gerekten bu gibi kar latrmalar bugn iin do ru de ildir. nsan ve Hayvan aras nda olduu kadar bunlarn meydana getirdikleri toplumlar aras nda da kapatlmas g farklar vard r. Fizik bakmndan insan dik durur, sesle konu ur, ba parman tekileriyle kar latm, ve dimann arl hayvanlardan fazlad r. Toplumsal ynden, farklar bsbtn byktr, yle ki: a - nsan alet yapar ve onu geli tirir. b - nsan toplumu, kltr, medeniyet ve ideal yarat r. Millet, memeleket sanat, din ve bilim idealleri hayvan toplumlarnda yoktur. e - nsan toplumlarnda din, dil, ahlak, iktisat, devlet kurumlar vardr. d - nsan toplumu yalrnz insanlarn eseridir; oradaki gelenek ve grenekler, hayvanlardaki varl ve tr koruma i gds ile kyaslanamaz.
Helal ve Haram

slamdaki haram ve helal kavramlar bilim alannda kaymtlara elverilidir. Helal, kutsal
d sznn karl olabilirki Frenkler buna profane derler. Profane, tap nak anlamn daki

Fanum kknden gelir. Tap nak dnda kalan ksma profanum denilmektedir. Haram sz iki eyi gsterir, ba ta kirli veya pis olan eyleri, sonra dokunulmas yaplmas, sylenmesi ve yenmesi yasak edilen eyleri gsterir.
Helenizm ve Hellenistik (HelMnisme et Hellenistique)

Yunan kltrnn Do u Akmiyle temas sonuncu ortaya kan fikir, sanat ve felsefe akl /ima verilen addr.
Henoteizm (1-UnotUisme)

Max Mllerin ilkel dinleri gstermek zere kulland bir terimdir. Buna gre ayn zamanda

185

birok tanr larn varl tannmakla beraber bunlardan birisi stn tanr veya ulu Tanr diye kabul edilir. Heros Yunanhlarda kahramanlar ve insanlar n atalar anlamna gelir; mitolojide baz kahramanlarm tanr latnld ve baz Tannlar n da Heros mertebesine d t grlr. Kahramanlara tap nma (culte des heros), eski imparatorlara tap nma ve bir bakmdan azizlere gsterilen saygda yasaya gelmi tir. Hiyerari (Hierarchie) Bat da dini tekilattaki mertebeler dzeni anlam ndadr. Burada tabii ve dnyevi cemaat anlamndadr. Karizmatik te kilat keramete dayanan te kilat ve Hiyerar ik tekilat ise mertebeler dzenine veya gelene e ba l tekilat eklinde dilimize evrilebilir. Bu terimle rahiplerin mertebeler dzeni anlat lmak istenir. Eski Do unun byk dinlerinde pek gzel dzenlenmi ve zincirlenmi hiyerar ler mevcuttur. Katolik kilisesinde sekiz mertebeli bir hiyerar i vardr ki yksek mertebeleri Diyakon, Papaz ve Piskopostur. Hiyerar sz ayn zamanda sivil hayatta da kullan hr. Bundan ba ka melekler konusunda da byle bir hiyerar vardr. Bu anlamda Trke kar l mertebeler dzenidir. Hobbes (Thomas) Leviathan adl eserile toplum incelemelerine girmi tir. Leviathan gerekte mukaddes kitab n eytan ve mecazi manas yla zlim bir kimse olduu halde Hobbes bunu hkmdar manasma almtr. nsan insan n kurdudur. (Homo homini lupus) deyen fikir adam insanlarn dier kurtla= ktl nden korunmak iin byk kurda yani hkmdara s ndn kayt etmektedir. Bylece insanlar bir tarafh bir szle me ile kendilerine ait imtiyazlann bir ksmn hiikmdara brakrlar. Hkmdar buna kar lk kendilerini koruma devini zerine al r. Homer (Homere) M. O. 9. yzylda ya am nl bir airdir. Yunan kahramanbk destan mn yazardr. Hayat hakknda elimizde hibir bilgi yoktur. Buna kar hk Homerik din kavram, dinler tarihinde kendisine atfedilen byk iirlerde grlr. Burada sava anlarn insanlara yakn Tanrlar arasnda yapld ve antropomorfik inan larn kabul edildii gzden kamaz. Hostia karisti (Eucharistie) de kullan lan mayasz hamurdan yaplm yuvarlak ekmek parasdr ki kutsallamadan sonra han n vcudu haline gelmektedir. Rahibeler taraf ndan yaplan Hostia kutsal bir sembol ile ssldr. Orta a lejandlarna gre kutsallanan Hostialarda bir ok mucizeler grlm tr. Hogriirlk (La tolerance) Farkl fikir, siyasi d nce, din ve milliyeti ve bunlardan do an ayrlklarn tatl ve tarafsz karlanmasdr. Ho grrlk fikri bakmdan izafiyecili in ve siyasi bakmdan demokrasinin temel artdr. Hukuk Devleti (Etat de Droit) Kamu ynetimini elinde tutanlarm kamu i lerini kendi istek ve llerine gre de il, nceden kurulmu hukuk kurallarna bal kalarak yrtmek zere izledikleri ynetim sistemidir.

186

I-1 Irklk (Racisme) Baka topluluk ve milletlerle mnasebetlerinde bir hareket kural olmak zere belirli bir topluluk veya ulusun var say lan fizik ve ruhi baz zelliklerini ortaya atan bir doktrindir. Irkliu her ekli bir nermeye dayanr: Bunlardan biri, bir rk karakterize eden ey, genetik olarak intikal eden ve yok edilemeyen baz ruhi zelliklerin var saylmasdr. Otekisi, bir rkn ruhi nitelikleri kopmaz baglarla fizik niteliklerine ba ldr. Bu doktrin biyolojik etkenlerle kltrel etkenleri birbirine kar trma ve ayn sayma esasna dayamr. Ar bir mitolojik kuruntu ve bulu olan rkln bilimsel grle hibir ilgisi yoktur. Islahat Fermam Osmanl imparatorlu u tekilatnn yeniletirilmesi, keyfi davranlarn yasak edilmesi, can, mal, rz dokunulmazlnn sa lanmas ve memleketin kalkndrlmas gibi problemlerin zlmesi hakknda Birinci Abdlmecidin kard 1839 tarihli G-OLHANE HATTI HUMAYUNU ve 1856 ISLAHAT FERMANI ile Abdlazizin kard 1860 tarihli Fermanlardr Bunlar Tanzimat ve Osmanl imparatorluunun Bat ilkeleri iinde dzenlenme ve rgtlenmesi hareketlerinin hukuki temellerini te kil eder. Ibadet (Culte) Anlam Tanrya kulluk etmektir. Dini anlam , niyeti; olarak tanrya sayg gstermektir. Sosyolojik anlam ise dini tecrbenin eylem olarak akseden anlat mdr. Istlah (Nomenclature ou terme) Asl anlam ittifaktr. Bilginlerin bir sziin asil anlam ndan baka bir anlamda kullan lmas/Ida sz birli i etmeleridir. Belirtilmesi gereken cihet bir kelimenin iki anlam olduudur. lk anlam kelimenin lagat manas m ikinci anlam ise bilimsel manasn gsterir ki bu sonuncuya Istlah manas denir. bn Haldun: 1332 ylnda Tunusta do mu nl bir sosyolog ve tarihidir. 20 ya na kadar Tunusta tahsille u ratktan sonra ok sergze tli bir hayat geirmitir. Bir ok hkmdarm ra bet veya nefretini kazannu , hapse atlm, veya taltif edilmitir. Son olarak Oranda Tiaret'in gney - batsnda Karta bn Salama denilen bir kge ekilerek kendini 4 seneye yak n bir zaman mtaalaya vermi ve buradan yepyeni bir Bilim definesi ile kmtr. Bu yeni Bilim, tarih felsefesi ve bugn daha modern bir deyimle sosyoloji idi. Sonra M sra gelmi orada bazan mderrislik bazan kad hk ve hazan da diplomathk yapm tr. ok de iik bir hayat sren bn Haldunda deimeyen vasf bilim akdr. eyhlislam Piri-zade Mehmet Sahip efendi ve geri kalan ksm da Cevdet pa a tarafndan Trkeye evrilen mukaddime, bn Haldunu ebedile tirmitir. Mukaddime Kitap-l iber adli eserin ba lang ksmn tekil eder. bn Haldun bu eserinde toplumsal, felsefi ve hatta teknik konular ele al nmtr Devletlerin hayatm, Ykselme, duraklama ve d me safhalarum ayrm, hilafet ve imamet bahislerini incelemitir. bn Haldun dinin toplumsal roln kabul etmi olup liberal politika ve hrri-

yetin yan nda nizam n da mrervici olmutur. Devletin makul nisbetlerde bir vergi almasn mnasip grmekte ise de ba kaca halkn tedirgin edilmesini ve hrriyet haklarnn inenmesini asla uygun bulmaz. Mukaddimesi bir ansiklopedi saylabilir. Yazar burada btn meseleleri akli esaslara gre zm bulunmaktadr. bn Rt (Averroes) 1126-1198 yllar arasnda Arap spanyada yaam nl bir islam dnrdr. Aristo

187

hakknda yapt yorumlar skolastiklerce o kadar be enilmitir ki, bu kendisini en byk yo rumc olarak gstermeye vesile olmu tur. Kurtubada do mu ve Fasta Halifenin saray nda nemli bir grev almtr. nsan ruhunun s kca beyne bal bulunduunu ve bu organla birlikte ld n ve fakat insanda lmsz bir ilke saylan akln bulundu unu iddia etmi tir. Bat lemi Aristoyu ve Hristiyan olmayan felsefeyi ancak bn Rt araclyla ardayabilmitir. bn Sina (Avicenne) 980-1037 yllar aras nda ya am bir islm bilginidir. randa nl bir doktor ve memur olmutu. Farabinin ve dolay siyle Aristo ve Neoplatonizmin etkisi alt nda bir ok yorum kitaplar yazmtr. Eserleri Orta a hristiyan Avrupasnda byk yanklar yapmtr. 'bn Tufayl 12. yzylda Endls araplar arasnda yeti mi bir filozof ve hekimdir. Grnata yaknlarnda domu tur. En nemli eseri felsefi bir roman olan Hayy Bin Yakzand r. Yazar burada tabii evresinden uzakla m bir ocu un zihni geli imini ele almaktadr. Bu eser 1923 ylnda Mihrap Mecmuasnda Babanzde Re it bey tarafndan dilimize evrilmi tir (Bk. islm Ansiklopedisi bn Tufeyl Maddesi) cma veya licma -1-mmet (Consensus de l'opinion) Lgat olarak iki anlam vardr: Biri azim tekisi oy birli idir. Usul terimi olarak ) metten bir yzylda gelen mctehitlerin er'i bir hkm zerinde birbirinden haberleri olmaks zn oy birli ine varmaland . Buna cmai mmet denir. islm hukukunda nc derecede bir kant (er'i delil) tr. slmda drt er'i delil vardr. Bunlar srasiyle Kur'n, Snnet, icma'i mmet, kyas fukahadr. deologlar (Les idologues) Siyasi ve felsefi bir gruptaki bilginleri gsterir. Condorcet, Laplace, Lamarck, Amper bunlardanchr. Bunlar Fransada Konvansiyon devrindeki fikir hareketini temsil ederler. Bunlar n hepsi insan ruh ve zihniyetinin tahliline koyulmu deildirler. Fakat hepsi de gzlem (mahade) metodunu uygularlar. Bu ise her trl metafizik d iincelerden uzak bulunmaktadr. deologlar ( dologues) Condillac'tan ba layarak fikirlerin kaynak ve kurallar n ara tran ve deoloji ile ura anlara denir. Cabanis, J. Baptistesay, ve Volney bunlar aras ndadr. Napolyon, kk gstermek iin, btn filozoflara bu ad takard . deoloji (Idologie) deoloji, millet, snf, kast, meslek, mezhep, siyasi parti ve benzeri bir grubun karakteristik fikir, inan ve dn tarzlarnn tmdr. Bu ideolojileri, ait olduklar gruplarn corafya ve iklim durumlar , allm faaliyetleri ve kltrel ortamlar artlandrr ve tayin eder. Bunlar tekelci olmad klar gibi akn da deildirler. Bu ynden ayn ulusa mensup fakat ayr i g sahibi iki ki i ay ulusal ideolojiyi paylar ve kendi melekelerine ili kin ideolojilerde birbirinden ayrlabilirler. konoklast ( conoclastes) Bunlara slm leminde putluranlar denir. Anlam putlann ( cones) krllmas dr. 8. yz ylda meydana gelen bir h ristiyan mezhebi mensuplar azizlerin putlar krarlard. Maksat lar azizlere tap nmay nlemekti. Zira bu gidi in eski paganln puta tapma sistemini yeniden canlandrmaya yol aaca samhyordu. Bu hareket bir ok h ristiyan sanat eserlerini yok etmi ve 2. yzylda sona ermitir.

188

mam-1 Azam Ebu Hanife Numan ibn Sabit-l Kfidir. slmdaki drt mezhep kurucular ndan birisidir. Kalede do mu ve Badat'ta vefat etmi tir. Kurduu mezhebe hanefi mezhebi derler. Islm hukukunun ilk kurucusu da yine kendisidir. Bu mezhep, Irak, Iran, Hindistan, Sind, in Herat, Kbil, Mavera- nehir, Msr, Trkiye ve Balkanlarda yay lm tr. Bugnk mslmanlarn yarsndan ou hanefidir. Incil (Evangile) Yunancada iyi haber anlammdadr. Ismn getirdi i haber daha sonra H ristiyanlarea uyulmakta olan Kitab n ad oldu. Esas Havarilerin a zdan aza anlattklar sz, hikye ve hkmlerdir. Ilk yazld dil rmi dilidir. Incil drt kitab ihtiva eder. Hem Isibun syledii hikmetler, meseller, apokaliptik szler ve H ristiyan inanc zerindeki bildiriler hemde hann mucize ve vazleri burada yer alr. Is dininin inan ve retilerini kapsayan bu kitap Isnm lmnden sonra derlenmi tir. infalibilitas (Lyuhtilik - yan lmazhk) Papann makamnda verdii hkmlerde yandmayaca inanedr. Papalar Veya karar verecek durumdakiler makamlarnda (Ex-Cathedra) verdikleri kararlarda yandmazIar. Islmiyette "mmetim delalette ima etmez" 4.1),1,,J1 " I hkm bu konu ile ilgili olduisiu, u gibi Farabi Medinei fazlada "hkmdar hrkai saadet giymi Efltunu cihandr" demekle bu yanlmazh aklamtr. Fakat Islmdaki bu yamlmazl k Hristiyanln katolik kilisesino z ve papah n bildirilerine ola anst bir de er vermede oldu u gibi bir ama gtmez. nka (ntas) Peru'da Gne Tanrsnn olu saylan hkmdardr. Amerikann kefi srasnda Peruda ki ua (Quichua) imparatorlu unun hkmdarlarma verilen addr. rtidat ve Riddet ji , ..1; l)

islm dininden baka dine dnmektir. Di er dinlerden Islmiyete dnmenin ad ihtida ) dr. skoya Okulu (Ecole cossaise) o u Edimburg Universitesinden km olup toplumsal olgular incelemede n ayak olan ve eserleri sosyolojik ara trmalarda kaynak say lan bir bilginler zmresine verilen add r. Bunlar arasnda Adam Smith, Ferguson ve Robetson'u grmekteyiz. Bu okul sosyolojiyi bilimsel anlamda incelemi tir. Fransada bunlar ideolog denilen bir zmre takip etmi tir. iskoltstik (Scholastique) Orta an 12-14 c yzyllar aras nda Hristiyan Avrupada hkim olan bir d nce tarzdr. Bu akm Hristiyan Ortodokslu u ile Efltun ve daha ok Aristo sistemini ba datrma amacm gder. Baka bir deyile, Efltun ve Aristodan al nan ilkeler kilise anlayma uygulanm ve bundan da Iskolastik ad n tayan felsefe, mantk ve teoloji do mutur. spirthuna (Spiritisme) llerin lmden sonrada var olmakta devam etti ine inanlan ruhlaryla, baz artlar altnda haberle menin mmkn olduuna inanan gr ve bu maksatla yaplan denemelerdir. Ispirtima dnen masa, otomatik yaz gibi vcutlanm ervahtan ileri gelen baz olaylarla urar. Burada ruhlar, insanlarla ilgilenerek onlarla temasa gelmek isterler. Bu temaslar ya do -

189

rudan do ruya yahut gaypten haber almaya elveri li Medium denilen kimselerin arac l ile salamr. stanbul Efendisi 16. yzyldan sonra kads nvan' konmu tur. stefan Helenistik yahudilikte kurulan ilk H ristiyan cemaat nn bakamd r. Yahudi ibadetinin sa= dnmesiyle sona erece ini syledii iin yahudiler tarafndan talanarak ldrlm tr. stihare ) stanbul kadsna verilen addr. Sonralar bunun yerine stanbul

zel bir amala riiyaya yatmakt r. Giriilecek bir iin hayrh olup olmayacan ryadan anlamak iin abdest alp dua okuyarak uykuya yatmaktan ibaret eski bir adettir. Kelime hayrdan gelir. J Jaina (Jainizm) Yenen anlam ndadr. Hindistandaki Jaina, dinin felsefesine gre her devirde ortaya kan kurtarc ve dzeltici gcn ad dr. Bu din Tannsz dinlerdendir. Abimsa yani canl yaratklara kymamak lksne hakldrlar. Jainizm Budizme ok yak ndr. Jansenizm (Jansnisme) Cornlius Jansen tarafndan 17. yzyln bandan itibaren kurulmu bir mezheptir. Tann iradesine teslimi art koan koyu bir katolikliktir. Bunlar o u zaman Jezvitlerle u ramlardr. Papahl makam kendilerini tasvip etmemi tir. Jezvit (Jesuites) slamiyetle fikri bir sava amak ve nutezileyi yola getirmek zere gnace De Loyola ( gna tius) tarafndan 16. yzylda kurulmu bir tarikattr. Hristiyan tarikatlar aras nda en canl ve misyoner olan dr. Justinyen (Justinien) Aa yukar 482-565 yllar arasnda yaam bir Bizans imparatorudur. Kilisenin kurulmasna hukilk" imkanlar haz rlamtr. Monofizitlere kar iddetli hareket etmi tir Komutanlar Blisaire ve Narses'in yard myla Vandallar ve ranl lar yenmi , kanun lar toplatm ve Ayasofya camii i yaptrmtr. K Ka Msrda lmden sonra insan gvdesinde kalan bir ruh prensibidir. Bunun iin mezarlara Imzan ka'nn evi denilir. Kabotaj (Cabotage) Bir devletin k ylanndaki deniz ticaretinin, limanlar arasndaki ula trmann ve Balk avnn kendi yurtt.larma ve zellikle kendi bayra n ta yan gemilere sakl tuttu u bir imtiyazd r.

190

Kahin ve Kehnet (Oracle) Gaybe ait haber verme iddias nda olan kimseye kahin ve bunun gsterdi i maharete de kehnet (oracle) derler. Eski Yunan ve ilk a milletleride gelece e ilikin dikenli mes'eleler Tanrlara sorulur ve al nan cevaplar ilgililere bildirilirdi. Eski Yunanda en nl kehnet yeri Delf (Delphes) ehrindeki Apollon tap na idi. Romahlar imparatorluk devrinde s k sk kehanette bulunurlard . Apollon tapna altndaki Cumes khinesi (Sibylle de Cumes) ve Preneste'nin Fortune tap nanda olan kehnet yerleri ok tan nm merkezlerdi. Kalven (Jean Calvin) Hristiyan din yenileticilerinden (reformatrlerinden) biridir. Fransada do up bym, protestan fikirlerine meyil gsterip H ristiyan Dininde Dersler ( nstitutio Christianae Religionis) adli bir eserde fikirlerinin anahtarlann gstermi tir. Hayatnn byk ksmn Cenevrede geirmitir. Lther'den bir ka noktadan farkl olan doktrinin z insann Mesihte ya amasn mukadder grmesidir. Bu teolog zet olarak dini otoritenin demokratla masm, din trenlerinin ortadan kalk nasm, alnyaz sna inanlmasn ve Kutsallama ayinlerinin (sacrements) yalnzca vaftiz ve a ay rebbani (mterek yeme e) ye hasredilmesini savunur. Kanon (Canon) Genel olarak bir dinin kutsal kitaplar nn tmdr. Budizmde palikanon, Hristiyanlkta eski ve yeni szle me byledir. o u zaman belirli bir dini kiilikle ilgili sz, hikye ve buyruklar kitap halinde toplamr. Bazan da bu kanunlarda tabiat st bir nitelik grlr. Vedalar tanrlarn eserleri veya onlarla birlikte yarat lm kutsal kitaplard r. Tevrat Tannsal bir vahiydir. Kanon bir dini yabanc etkilere kar koruyan bir duvarda. ise kur'nda mevcut dnya ile ilgili hkmler bunun bir rne i saylabilir. Kapitiihisyon (Capitulation) Dou ve Yakn Dou memleketlerinin tek tarafl olarak Avrupa ve Amerika devletlerine kar tandklar bir takm imtiyazlardr. Bu imtiyazlar bir devletin ba mszln anlatan yasama, yarg ve yrtme erkelerini ba lad'ndan kapitlasyonu kabul eden Devletler hukuk anlamnda tam ba msz bir devlet say lmazlar. Kapitlasyonlar adli, idari ve mali k smlara ayrlrlar. Bunlarn kaldrlmas iin memleketimizde ok u ralm ve nihayet Lozan Bar Andamanun 25 inci maddesiyle ortadan kald rlmtr. Bunlara uhudu Atika da denir. Katolik (Catholique) Gerek anlam evrensel ve geneldir. Roma kilisesi kendisine bu pyeyi vermi tir. Bununla gdlen ama, btn dnyada var olmas , btn gelenekleri korumas ve btn dini olaylar kapsamasd . Kantsky (Karl) 1875-1938 yllar arasmda yaam Avusturyal toplum felsefecisi ve devlet adamdr. Pragda domutur. Kendisi sosyalist olup Fr. Engels'in sekreteri olarak 1883-1917 y llar arasnda Neue Zeit adl marksist dergiyi ynetmi ve kendisini Karl Marx' n yorumcusu olarak tamtmtr. Marksn Ekonomik Teorisi (Karl Marx konomische Lehren), Toplumsal Devrim (Die Soziale Revolution), Hristiyanhn Kayna (Ursprung des Christientums) belli ba l eserlerindendir slamda

191

Kavram ve Eylem (Notion et action) Been davrara larda bir i safha vard r ki buna fikir, dnce, kavram, inan denir; i safhann d grnne yerine gre fili, hareket eylem veya mel denir. Kaat (Caste) Irs ve i evlenme niteli i tayan bir toplum eklidir. Burada yeler ayn rk, ayn soy, ayn meslek ve ayn bir dine mensupturlar. Ancak tabakala m toplumlarda kast sistemine rastlanr. Bir ok toplumlarda e itli tabakala ma ekilleri kastlann kurulmas na yol aar. yelik vasflar irsidir ve ba ka kastlarm yeleriyle evlenme yasak edilmi tir. o u zaman bir kasti te kil eden fertler ancak tek bir meslek veya bu mesle e yakn baz meslekleri tutabilirler. Baz davran , mensek ve dini trenlerin yap lmas kastlardaki birlik ve beraberli i saklar. Katip elebi (Hac Kalfa) Trklerde Do u ve Bat bilimlerine vakf byk bir bilgindir. Abdullah efendi ad nda bir askerin Mustafa adl ocuudur. Bir taraftan ilim tahsil etmi bir taraftan da muhtelif memuriyetlerle Osmanl lkesinde bir ok yerleri gezmi tir. Son olarak stanbulda yerle erek eserlerini tamamlam tr. Hicri 1067 ylnda lmtr. Eserleri iinde Ke fzznun I sL I Karizma (Charisme) Yunanca serbeste ba lama anlam ndadr. Terim ilk nce Petrus taraf ndan incilde kullanlmtr. Peygamber ve dini nderlerde var say lan olaan st yetenek ve kiisel zelliklerdir. Kelm (TUologie) Tannsal reti anlam ndadr Tanr ve onun Kainatla olan mnasebetlerinden bahseder. Teoloji hazan ilahiyat kar l olarak btn din alan n kapsayacak derecede geni tutulur. Bu terim bilimsel alanda bir dinin savunmas n salayan bir bilim daln gsterir Kermet (Thaumaturgie) Kermet vermek anlamnda olan kerem sznden gelir. Baz ermi (veli) insanlann gsterdikleri ve yaptklar olaan st olaylar ve yeteneklerdir. Kpti kilisesi (Eglise Copte) Monofizit kiliselerden biridir. Patriyark skenderiyede oturur. Burada en eski rahip geleneklerine hala rastlan r. Dier Monofizit kiliseler s rasiyle Ermeni ve yakubi kiliseleridir. Ksas (Loi de Talion) Ilenen bir suun cezas n eit ve e deer bir zararla gidermek ve cn almakt r Burada iki zararn e de erde olmas ve saldrgana verdirilen zarar suuyla orant l olmas esastr. Parolas, gze gz; di e di (oeil pour oeil, dent pour dent) dir. Kzlay Dernei (Societe de Croissant - Rouge) Her trl ara ve gereleriyle sava ta ulusal ve yabanc ordularn hasta ve yaral lanna bakmak, bunlar tedavi etmek; bar ta yangn, sel ve yer sars nts gibi musibetlere u rayan Trk ve yabanclara yardm etmek zere kurulan ve devlete kendisine bir tak m imtiyazlar tan nan bir demektir. e itli uluslar aras andlamalar sonunda Kzlay dernei uluslararas bir nitelik almtr. Buna eskiler Hilali Ahmer Cemiyeti derlerdi. K zlay-1n i areti ak zemin zerinde krmz aydr.

;J..4.11

Cihannma, gibi de erlileri vardr.

1.92

Kzl ha (Croix - Rouge) Savata yaralanan ve hastalananlar iin koruma ve iyi etmekle ilgili bir tak m hkmler koyan 22 A ustos 1864 tarihli Cenevre szle mesinden sonra bir ok Bat memleketlerde kurulmu olan hayr derneklerine verilen add r. Kilise (Eglise - Ekklesia) Ortakla a inan ve trenleri olan ruhani bir nderin ki iliinde geleneksel birli in semboldr. Bu anlamda kilise sz, muhtelif toplumlarda kullan lr Hristiyanlkta Hz. hann kurmu olduu bir kurumdur. Ba kan Petrus'un halifesi saylan papad r. Daha genel ve ruhani bir anlay a gre mminlerin meydana getirdikleri ruhani topluluktur. Buna Islmdo cemaat veya islam cemaat derler. Klan (Clan) En kk toplum trdr. Bu sz , genel olarak d evlenme, mantk ncesi zihniyet, parazit iktisat sistemi ve ortakla a mlkiyet esas na bah bir toplumu gsterir. Akrabahk baba veya ana tarafndan gelebilir: Baba tarafndan akrabalk (clan patrilinaire) ta k z ve erkek btn ocuklarn mterek bir babadan geldi i inancma dayanr. Ana akrabalina dayanan klanda (Clan matriline'aire) da ise btn ocuklar m terek bir anadan gelmi saylr. Eski toplumlarda akrabahk her vakit ayn kandan gelmeyi gerektirmez. Bazan ayn kandan olmayanlar birbir inip akrabas saylr ki buna saymaca akrabal k derler. Trkede klana sop denir, Osmanl cada karl "Semiye" dir.
Klik (Clique)

Amerikan Sosyologlanmn geni bir toplum iinde beliren kk bir gruba verdikleri add r. Bu kk grubun yeleri kendilerini teki yelere e it sayar ve kar lkl yardmlarla ykml olduklarna inamrlar.
Kolektivizm (Collectivisme)

Oratakla achk anlamndadr. Bireyciliin kartdr. Genel anlam ekonomi alannda ferdi mlk ve zel te ebbsn skca smrland, kontrol edildii veya yok edildii bir te kilatlanmadr. Burada Devlet te ebbsleri zel te ebbslerin yerini alm tr Terim ayn zamanda bir doktrini gsterir. Sendikalizm, Sosyalizm, marksizim ve Komnizm adlar altnda e itli kolletivist fikirler devam edip gider.
Komnist Beyannamesi (Le Manifeste Communiste)

1848 de Karl Marx tarafndan yaynlanan ve mensuplann birlemeye aran bir beyann amedir.
Komnyon (Communion)

Hristiyanlkta Azizlerin komnyonu, insanlarn bu dnya, arefat ve teki dnyadaki mminlerle meydana getirdikleri birliktir. As l anlam insann Tannsna ve o yolla din karde lerin ba lldr. Trkeye (Mminler Birli i) olarak e,yrilebilir. Fraternite sz de Din Karde lii anlamndad r.
Konfuyus (Confucius ou Confucianisme) M. O. 551-479 yllar arasnda inde yaam bir din kurucusudur. e itli grevlerden sonra retmenlii semi olup zellikle Eski in adetleriyle ilgili eserlere, iir ve mzi e nem vermi tir. Daha sonra bakan olmu , siyasi buhranlar yznden yurdunu terketmi tir. Amac, gelenein

Din Sosyolojisi F. 13

193

bozulmas dolaysyle her bakmdan tehlikeli bir duruma d m olan yurduna yardm edip yurtta lanm eski geleneklere gre e itmekti. Bunu yapmak iin klasik Edebiyat rneklerini toplayarak yasa ekline sokmutur. Dini problemlerle ok az ilgilenmi , buna karlk ahlak konulan zerinde durmutur. M. O. 204 ylnda mezarmda ruhuna ilk defa kurbanlar kesilmi ve M. S. 1912 ylnda gk ve yeryz tannlan yceli ine karlmtr. Kurdu u sisteme K onfuyus dini (Confucianisme) denir. Konkordato (Concordat) Konkordato bir din ndri ile Devlet nderi arasmda yap lan anlamadr. Birinci Fransuya ile papa arasndaki anlama byle bir konkrdatod r. Konstantin (Constantin dit le grand) 274-337 puan srasnda yaayan Roma imparatorudur. 312 y lnda Hristiyanl imparatorluun resmi dini olarak tammtr. lmnden bir sre nce Kiffienin de bakan olduunu ileri srm ve bu ekilde bizantinizmin kurulmasma yol amtr. Koruyucu Ruh (Esprit Gardien) Belli bir ferdi korudu u sylenen tabiat st bir varl ktr. zellikle kuzey Amerikada bir ok yerli, kabilelerde koruyucu ruh, korunan ferdin d leri veya kalp gzleri arachyl varlk ve faaliyetlerini belli ederler. Kozmololi (Cos nologie) Dnyay yneten kanunlar bilimidir. Kozmogoni (Cosmogonie) Dnyann oluu ile ilgili mitololik ve felsefi tasavvurlard r. Ksennfanes (Xnophanes) M. O. 570-480 yllar arasmda ya am olup yunan felsefesinde gelien din eletirmesini anlatan bir filozoftur. zellikle Homer ve Heziod'un mitololisinde gze arpan antropomorfist grleri sert bir ekilde eletirmitir. Kuvay-kr (Quakers ou socit des amis) Buna dostlar derne ide derler. 1648 ylndan beri Ingilterede ortaya kan bir mistik cereyan olup bugn Amerikada nemli bir rol oynar. Bu mezhebe gre her insann iinde tannsal bir nur parlamaktad r. Her insan Tannun oludur. samn mistik varl btn insanl kapsamaktadr. badette Tannya skftle tevescch edilmektedir. Ban severlikleri dolay syla kuveykirler askere gitmezler. Sava ta ac duyanlara her trl maddi ve manevi yard mda bulunurlar. Ku Kulx-klan Amerikada Zencilerle u ramak zere kurulmu olan dini ve siyasi nitelikte gizli bir dernektir. Kulturkreis

Bir kltrn yayld yer anlamndadr. Kurtulu Dinleri Her dinde kurtulu anlam vardr. nk her din insan bu dnyadan aynp Tannsal bir geree yneltmek ister. Kurtulu anlam eitli ekillerde grlr. hsam bu dnyamn aclanndan tan bir sknete gtrmek istiyen Upani at mistii, Hinduizm, Janizm bu eit-

194

lerdendir. iranda Zerd t dininin baka unsurlarla kar masndan sonra ortaya kan din sistemleri zellikle Manieizm, btn gnostik akmlar, hellenistik sr dinleri bu kavramdad rlar. Ihristiyanhkta sann lmne inan bu kurtulu kavrairnyla ilgilidir. Kut ve Alt n k Sosyologlann Mana dedii eye eski Trkler Kut derlerdi. Kut yayg n bir kutsalhktr. Hangi eyin zerine konarsa onu kutsal kilar : Kutlu da gibi. Eski"Trkler kutu, gkten inen bir nur stfmu, bir alt n k olarak tasarlarlard . Bu alt n k hangi insana, hangi 'hayvant, hangi eye dokunursa onu kutlu kflard . Trklerin bir tabii ak gecesi vard ki o gece bu nur stunu neye dokunursa onu gebe b rakrd (Z. Gkalp) Kutsal ve Kutsal d (Saere et profane) Bilinen btn dini inanlar eya ve eylemeleri ikiye aynarlar. Bu blmler kutsal ve kutsal d olarak anlat lr. Kutsal eyler szyle yalnzca Tanr veya ruh denilen ki isel varliklar deil, bir kaya, bir a a, bir kaynak, bir ak l ta , bir tahta paras , bir ev veya herhangi bir ey UUlalabilir. Bir din- treni niteliini tayan eylemler, szler ve dua formlleri de kutsal olabilir. Klliye

;Lis"
4

Cami, medrese, trbe, hamam ve imaret (a evi) ten kurulmu bir btndr. Genel olarak arap memleketlerja de fakltenin ad dr. 441 2,15 (Edebiyat Fakltesi) (Hukuk Fakltesi) (Cami'l-Ezhar gibi). Kltr ve Medeniyet (Culture et civilisation) (Z. Gkalp)a. gre Medeniyet bir ok milletlern ortakla a maldr. nk medemiyeti sahipleri olan mlletler ortakla a bir hayat ya ayarak vcuda getirmi lerdr. Bu ynden her Medeniyet zorunlu olarak uluslar aras dr. Fakat bir medeniyetin her hangi bir millette ald zel ekli vardr ki buna kltr ad verilir. Amerikan ve Ispanyol edebiyatncla medeniyet kar h olan Civilisation ile kltr aras daki snr iyice belirtilmemItir. , (.1

z.1.5"

0lJ.5" (Ilahiyat Fakltesi) niversite kar l Ise camia'clr.

Kltr ve Medeniyet Gecikmesi (Iietard de Civilisation) Terim, Ingilizcede Cultural lag ve Ispanyolcada Demora Cultural deyimleri kar hdr. Trkeye kltr gerilemesi, kltrn gecikme veya geri kalmas diye evrilebilir. Maddi ve teknik uygarhkla maddi olmayan, manevi ve ruhi uygarlk arasnda gelime ritminde ortaya kan bir farkur. Medeniyet veya kltrn geri kalmas hzl bir ekilde endstrileen toplumlarda sk sk rastlanan bir durumdur. Burada sanayile me o kadar byk bir hzla geliir ki aile, okul, devlet, din gibi, kurumlar ekonomik te kilatn yeni tipine ayak uydur: a az bir duruma d er. Bu kurumlarn yapmaya gayret ettikleri grevler art k yeni ihtiyam lar karlayamazlar. Kltrleme veya kltr gemesi (Acculturation) Bu terim iki veya daha ok grubun devambea ve do rudan doruya temasa geldikleri zaman medeniyetlerinde ortaya kan deiiklii gsterir. Bu trl temaslar, genel olarak, maddi ve gayn Maddi elemanlarn bir toplumdan tekine aktard :hanm yol aar. Bu aktarmadan nce baz elemanlarn kabul ve bazIanmn da reddini gerektiren bir seim yap lr. ou zaman da kabul edilen elemanlar tadile u ram olurlar. Temsilcilerinin sk sk temaslar sonunda bir veya bir ka medeniyetin ziild grlr. Bu zlme ve erime toplumsal rgtn y klmasyla

195

birlikte olur. Yeni bir birle me ve kaynama meydana karki buda daha nceki kurum ve kurulularn tamamen veya k smen silinmesini gerektirebilir. Eskilerde mevcut baz elemanlar yenilere geer. Kltrle me srelerinin temas halindeki medeniyetlerede insan dayana n tekil eden fertler zerine de etki yapaca aikrdr Bu de imelere hedef olan fertlerin ki iliklerin deki deimelere ilikin olan ksm iin temsil (ziimseme-asimilation) terimi tercihe de er. Ktb-i Sitte L g)

En tannm hadis kitaplar ktiib-i Sitte ad verilen alt kitaptr. Bu alt kitabn da ierisinde en nemlisi veya giivenileni Muhammed Ibn smail El Buhrinin yazd Sahihi Buhari' dir. Dier kitaplar s rasyla Mslm, Ebu-Davud, Nesel, Tirmiii ve Ibn Maceninkilerdir. L Lamaizm (Lamaisme) Budizmin Tibette gelien bir koludur. Aslnda koyu bir teokrasi rne idir. Burada din kurallar dnya ilerine uygulanmakta ve onlar ynetmektedir. Tabii bir aymnla ma sonunda lamaizmin din i lerini, btn sistemin nderi olan Dalay Lama (Dalai Lama), dnya i lerinide Panen Lama yrtmektedir. Litrji (Liturgie) Tapnmada izlenen sra ve dzene hristiyanlarca verilen add r. Litrjide dinin efsane ve inanlar temsil edilir. Eski ark dinlerinde de litrjiler vard . Bugn zellikle bu terim kilisenin tapnma dzeni iin kullamhr Bu dzen nc yzy ldan beri bugnk eklini almaya balamtr. Locke (John) Hobbes'da iptidai bir szle me toplumun temeli saylmakta ve Leviathan diye adlandrlan hkmdarda zorbahk vasf kabul edilmektedir. Halbuki Locke'da szle me daha makul seviyeye getirilmi tir. Insanlar anlaamadklarmdan aralarndan birini seip onunla szle me yapnu ve ona baz ilerin ynetimini b rakmlarchr. Seilen bu kimse Hobbes'un Leviathan' gibi kudreti temsil eden bir hkmdar de il, onlar gzelce yneten ve temsil eden bir nderdir. Burada hkmdar g sahibi olmaktan ziyade uyru rm iyiliini dnen bir yneticidir. o yalnz szleme koul ve gereklerine gre devleti ynetir. Logos Kelm, tanrsal akl anlammdadr. Heraklite gre tanr sal logos dnyann yaratk ve dzenlenmesinde en nemli yeri alm tr. Gnostik sistemlerde ba msz bir kiilik (hypostase) haline gelir. Tanr ile dnya arasnda araclk yapan kuvvet odur. Hristiyanhkta Isa ezeli logos ile birletirilmitir. Lozan Bar Antlamas (Trait de paixde Lausanne) Kurtulu sava larnn baar ile sonulanmas zerine 1914-1918 Birinci Dnya Sava na katlan Devletlerle Trkiye aras nda svirenin Lozan ehrinde imzalanan anla madr. Bu andlama ile Trkiyenin tam ba mszl tannm, ulusal sn rlar belli olmu, kapitlasyonlar kalkm ve Bar imzalayan Devletlerin Trkiyedeki kuvvetleri geri ekilmi tir. Lucien Bugnk Urfa ilinin Frat suyu zerinde bulunan Samsat kasabas nda domutur. 125192 yllan arasnda yaad sanlmaktadr. Birok gezilerden sonra bir aral k Antakyada avukatlk yapm ve sonra Atinaya yerle mitir. 82 kadar eseri vard r. Bunlar arasnda ller diyalou, Tarihin yazlmas usul gibi eserleri byk zek ve zeyreklik rnekleridir. Lucien Yunan yazarlarnn en nemlilerinden sayhr.

196

Lutber (Martm) 1483-1548 yllarnda yaam bir Alman din adamdr. Sistemine Luth6ranisme derler. Papa ile yapt arpma ve atma sonunda gerek dini ve gerekse toplumsal bir renk ta yan bir takm yenilikleri gerekle tirmitir. Dini mahiyette olmak zere papazlarm bekir kalmas fikrini red etmi, Panama nfuzunu tammam, arefata inanmay ve azizlere ibadeti reddetmi, manastrlarda yaplan nezirlere (les veeux monastiques) muhalefet etmi tir. Bu dini griilerinden dolay papa kendisini agoroz etmitir. toplumsal ynden de baz yeni grleri vardr. Ezcmle bir kimsenin mensup bulundu u rtbede kalmas n, ailenin devlet dzeninin den esash bir riiklin olduunu, devletin bile byk apta bir aile say lacan, Devlet iinde Hris tiyan hkmdarlarm t pk bir aile babasnn ocuklarm kollamas gibi uyrugunu kollamas geregini ileri srmtr. Ba lca eserleri unlardr: Kitab Mukaddesin tercme ve yorumu, Babil Esareti, Alman ilmhali Kendisi esas itibarile Skolastik, ve Mistiklik zerindeki ara; t rmalarndan baka Saint Agustin'i derinden derine etd etmi ti.

Makyavel (Niccolo Machiavelli) 1469-1527 tarihleri aras nda ya am bir Italyan yazandr. Gen denecek bir yata Floransada devlet hizmetine gemi , gerek ieride de gerek d arda devlet hizmeti grmtr. Yabanc lkelerde hizmet grmesi onun tecrbelerini artt rmtr. Bir mddet sonra gzden derek pheli kiilerden saylarak, hapse de atlm olan yazar bu hareketsizli i srasnda kendisini dnyada nl klan Hkmdar adl kitabn yazmtr. Devletin kurulu ve k ile hkmet ekilleri balca konusu oldu. Bir aral k Mediilere yakla arak hareketsizlikten kurtuldu isede bu ok srmedi ve yine pheli saylarak siyasi hayattan uzakla trld az sonra da ld. Fikirleri yanl yorumlanan yazar gerekte byk bir yurtsever, realist bir dnr ve drst bir devlet memurudur. Zira devlet i lerine fakir girmi ve oradan parasz ayrdmtr. Mabayana Byk ara anlamndadr. Budizmin zellikle kuzey blgelerde ald eklidir. Malinowaki (Bronislav Kaspar) 1884-1942 yllar arasnda ya am polonyadan gelme bir ingiliz atropoloji bilginidir. Londra niversitesinde profesrlk etmi ; geici olarak Amerikan niversitelerinde bulunmu tur. Yeni-gine, Melanezya, Afrika, Amerika Birle ik Devletleri ve Meksikada bilimsel geziler yapmt r. Trobriand adalarnda yerliler zerndeki incelemeleri kendisine antropolojide Morgan, Boas, ve Radelife-Brown'a yak n bir durum salamtr. Antropoloji, sosyoloji, dinler tarihi ve psikolojiyi ilgilendiren eserler yazm tr. Ilkel Din ve toplumsal ayrunla ma (Religion Primitive et Diff6renciation Sociale), Sihir, Bilim ve Din (Magic, Sciences . and Religion), man ve Ahlkm temelleri (Foundation of Faith and Morals) yazarn dinle ilgili eserleri aras ndadr. Maltn0 (Thomas Robert Malthus)

Malthus Insanlarn geometrik dizi, besin ve az kklann ise aritmetik izi ile o almakta olduunu ve bu ynden zamanla azm insanlar geindiremeyece ini ileri srmtr. Buna benzer ktmser bir fikri ok daha nce islm d nr Maarri ortaya atm tr: Maarri (Babamn beni dnyada getirmekle i ledii cinayeti ben ilemedim) diyordu.

197

. , Mmelek (Patrimoine) Bir kiinin hukuki bir btnlk meydana getirmek zere sahip olabilece i para ile llebilen mal, hak ve borlar nn tamamdr. Bu deyim bazen zel bir niteli i olan bir takm mallar gstermek iin de kullan lr O vakit bir trl zel mmelek kasdolunur. Konuulan dilde bir kimsenin var yo u anlammdadr. Mana (Mana) Mana polinezya dilinden alnmtr Eski Trkler buna kut derlerdi. Gkten inen bir nur stunu, bir altn-k eklinde tasarlanmt. Kut herhangi bir insan veya hayvana dokunursa onu gebe brakrd. (Bk. Z. Gkalp, T. M. Tarihi). Mani ve Manieizm (Mani et Manich' isme) a 216-275 yllar arasnda ya am soylu bir part. oludur. Babilde domu, Zerdt

ve gnostik unsurlar birletirmek suretiyle yeni bir din sistemi kurma a ahmtr. Sisteminde hem Zerd t hemde Buda ve sa rol oynamaktad r. Mani al kan misyonerleri arac lyla sistemini Trkistana kadar yaym tr. Mani, Zerdt moganlarmn (rahiplerininin) ihbar zerine tevkif edilmi ve Behram tarafndan derisi yzdriilerek ldrlm tr. Kurduu sisteme Manieizm veya Manikeizm derlerki anlam mani dinidir. Manu Manu Vedalara ve Ilinduizme gre dnyan n yaradlndan sonra ilk olarak kurban sunan insandr. Bir Tufan s rasnda balk eklinde dnyaya gelmi olan Vinu tarafndan kurtanlmtr. Manu'mn olduu sanlan eser, Brahmanlann grev, hukuk ve ahliik ndan bilgi veren ve M. . kinci yzyl ile M S. kinci yzyl arasnda yazlm olan bir hukuk kitabdr. Buna Mann kanunlan derler. Marko polo (Marco Polo) Bir Italyan co rafyacsdr. Moolistan ve Orta Asyay dolam, Sumatradan geri dnm tr. Gezi notlar (Le Livre de Marco polo) de erli bir belgedir. Maruni (Maronites) Suriye ve Lbnanda ya ayan katolik sryani toplulu udur. Romaya ba l olduklar halde ortodoks terenlerini kutlarlar. Maruni sz, bu kilisenin kurucusu olup Lbnan da larnda yaam olan Maro adndaki papazdan gelir. Bu kilisenin Roma ile birle mesi 1736, ylnda, gerekle mitir. Maruniler eski Suriye litrjilrerini uygular ve kutsal kitaplar arapa okurlar. Bir ok papazlm bekar olduklar halde rahip olmak iin evlenme yasa yoktur. Patrik eskiden Antakyada otururdu; Rahipleri Roma Maruni kolejinde yer al r. Marx ve Marksizm (Karl Marx et Marxisme) 1818-1883 yllar arasnda yaam bir alman sosyologudur, zellikle Hegel'in etkisi alt nda kalan Karl Marx, tarihin meteryalist anlay ad verilen teorisini geli tirmitir. Bu anlaya gre iktisadi artlar toplumun st yapsn yani medeniyet eklini tayin etmektedir. Marx mevcut iktisadi te kilat karsnda radikal ve devrimci bir tutum tak nn ve proleterya ihtila m vmtr. D Marx tarafndan kurulan doktirine marksizm ad verilir. Gnmzde bu terim o u zaman, yersiz olarak Sovyet ve peyklerindeki komnizmin toplum sistemini ve ideolojisini gstermek zere kullanlr.

198

Maunier (Rene) 1887-1946 yllar arasnda yaam bir fransz sosyologudur. nce Lille Hukuk Fakltesi sonra Kahire Hukuk Mektebi ve Cezayir hukuk Fakltesi ve en sonrada Paris Hukuk Fakltesi ve Smrge okulunda profesrlk etmi tir. Hukuk Sosyoloji ve Etnoloji ettleri koleksiyonunu kurmu ve Etnografya ve popler gelenekler dergisini ynetmi tir. Gabriel Tarde ve Emile Durkheim'n etkisi altnda kalmtr. Sosyolojiye giri (ntroduction la Sociologie, 1929), Top lumsal Gruplar zerinde Deneme (Essai sur les groupements sociaux, 1929), Smrge Sosyolojisi (Sociologie Coloniale, 3v., 1932-36)., Sosyoloji kitab nn zeti (Precis d'un traite de Sociologie L943) belli bal eserleri aras ndadr. Mecelle (Code civil turc) Ahmet Cevdet Pa ann bakanlnda toplanan bir kurul tarafndan yaplan Trk Medeni kanunnuna verilen addr. Bu kanun Tanzimattan sonra karlan en nemli bir yasama bel gesidir. Aslnda 1851 maddeyi ihtiva edip 99 maddelik bir ba lang ve e itli kitaplar iine alr. svire Medeni kanunundan al nan irridiki Medeni Kanunumuzdan nce bu kanun hkmleri uygulanmakta idi. Mehterhane (Orchestre de L'Empire Ottomane) Yenieri devrinde alnan mzik takm olup davul, nekkare, zil, zurna ve borulardan meydana gelir. Bu alg, saysna gre bunlara yedi katl, sekiz katl denirdi Cumhuriyet devrinde Eski gelenekkri anmak ve trenlere kat lmak zere yeniden canlandrlan bu takm, bugn bir ok trenlerde yer almaktad r. Melektt Fazla ve Melekt Rediye (Facultee apprcies et F. Dpeciantes) Melekat; Meleke'mn o uludur. Anlam ahklk, yordam, yetidir. Eskilere gre iki . trl meleklit vardr. 1) Melekat Fazl (Erdemli alkliklar), sehavet (cmertlik), ecaat (yiitlik), iffet (namusluluk) ve adalettir. 2) Melektit Reddiye (kt alklklar) sekizdir ve unlardr: Haset (kskanlk), Buz (kin), Buhl (cimrilik), Hrs (sonsuz istek), kizb (yalanc hk), Gazap (fke), kibir (kendini herkesten stn tutma), ve hayas zlktr. Melekilt (Monde /nvisible) Tanr lkesi olan ruhani fleme denir. Btn varlklar iine alr melekft lemi ile Tanrsal lke olan cennet kasdolunur. Bunun kar t lem mlk lemidir. Maliki mlk ve melek't deyimiyle dnya ve br dnyan n maliki olan Ulu Tanr anlatlr. Meryem Ana (Sainte Marie ou Sainte Vierge) hann anas ve sylentilere gre marangoz yusufun e i ve baka ocuklarn da annesi di. Memleketimizde Meryem ana kilisesi bugn seluk ilesi yak nlarnda ve Efesten bir ka kilometre tededir. Buras son zamanlarda Papal ka h ristiyanlarm ha yeri olarak kararla trdmtr. Kilisede ifah bir su bulunmaktad r. Sylendiine gre bir ok hristiyanlar burada ifa bulup menleketlerine dnmektedirler. islrni gr lere gre Meryem ana sayg deer bir kiiliktir. Kuranda bir su re buna tahsis edilmitir. Mesih (Messie) Hristonun yunanca addr. Ya srerek kutsanm kii demektir. Dnyan n sonunda kral olacaktr. Yaludilikte Davudun neslinden gelen bir Mesih beklenmekte idi. Bugn bile yahudi felsefesinde Mesihin gelmesi zerinde durulur. Tannsal egemenli i getiren ve orada mucize gsteren bir kral olarak almmaktadr.

199

Mesiyanizm (Messianisme) Bir yahudi inanc dr. Bu inanca gre Tanr mn tesbit ettii bir zamanda Davudun neslinden gelen bir Mesih, srafii yabanc boyunduruundan kurtararak yahudileri Filistine gtrecek ve orada ba kenti Kuds olmak zere lksel bir k rallk kuracaktr. Bu kralhk din arklmn ve toplumsal adaletin modeli olacakt r. e itli arahklarda bir ok kismeler beklenen Mesih olduklarn ileri srm lerdi. Bunlardan ikisi ok nldr: Biri 135 y lnda Romahlara kar mitsiz olarak ayaklanm olan Bar- Cocheba; tekisi, Sabatay Zevi (17. yzyl) dr. David Alroy da nemlidir. Mesiyanizmin midi nihayet ilk Siyonistlerin arzu ve faaliyetlerine ba land. Fakat ada Siyonistlikte sosyalistler ve bazan zgr-d nrler gn getike daha byk bir rol oynar gibidir. Bunlar kiisel bir Mesihin gelmesine pek mit ba lamakszn dikkatlerini btn yahudilerin snabilece i bir Modern Devlet Kurmaya harcamaktad rlar. Reform yapm veya liberal Kalm olan yahudiler dahi Mesiyanizm retisini reddederler. Metodistler (Methodistes) 173 ylnda Oxford'da ya ayan John Wesley'in nderli inde ilk nce kilise snrlar iinde kalan sonra bu s nrlar aan bir akmdr. 1760 ylnda Amerikaya giden metodistler zellikle insann gerek i tecrbesine de er veriyorlar. Bu sbjektif tecrbe olmaks zsn resmi kilisenin nemi kalmaz. Iyimser bir dnya gr tayan metodist ak m hem Avrupa ve hem de Amerikada olduka kuvvetlidir Mezmurlar (Psaumes) Eski szle menin tannm bir kitabdr. 150 kadar lahi ve dini iirleri kapsayan Mezmur be blmdr. Buna Zebur da denir. Misak Milli (Pacte National) Trk ba mszlnn temeli olan ve Atatrkn ba kanl altnda toplanan Erzurum ve Sivas Kongrelerinde tesbit edilip Osmanl mebusan meclisince 28 Ocak 1920 tarihinde kabul ve btn millete son kertesine kadar uygulanmas na karar verilen alt maddelik milli antlamadr. Mistisizm (Mysticisme) Ruhun akla tanrya balanmas halidirki, bazan vecit ve vahilerle kendinibelli eder. slamda Tasavvuf ve tanr bilgisi (;u! ..i.)..) bu anlamda kullan lmaktadr. Mitos ( Mythos) Tanrlarm tarihesini, dnyann yaratlm, tanrlarm mnasebetlerini ve tabiat st varhklarm ba ndan geenleri anlatan en eski zamanlara ili kin masallardr.
Modernizan

Katolik dininde geen yzy ln ortas ndan beri gelien ve onu a da kltrle ba datrmaya alan bir fikir akmdr slam leminde buna benzer bir hareket yer almaktad r. Son zamanlarda Cemalettin-iEfgani, Muhammed Abdo, Muhammed Ikbal ve Ziya Gkalp n almalar islam dinini modernletirme ynnde byk ad m saylabilir.
Monofizit (Monophysite)

Anlam tek tabiatt . 5. ve 6. yzyllarda Hz. barm ayn zamanda hem insan hem tann olan tek bir tabiat olduunu ileri sren hristiyanlard r Bunlarn muhalifi olan Ortodokslar

200

ise Hristonun birbirinden ayr ve her ikiside mkemmel olan IKI AYRI TAB ATI olduunu savunurlar. Ortodokslar doktrini Halkedonya konsilinde kabul edilmi tir Yakn douda Monofizit kilisesi vard r: I Yakubi kilisesi (Eglise Jacobite), 2 K bti kilisesi (Eglise copte) 3 Ermeni kilisesi (Eglise Arm&nenne). Montesquieu (Charles de Secondat, Baron de) Rousseau toplumu, szle meden domu , yapma bir kurulu diye vasflanut. Buna karlk Montesquieu toplumun gerek bir varl k olduunu ve eyenn tabiatndan kan zaruri mnasebetlerin bir ifadesi olan kanunlar n bunu ynetti ini ileri srmtr. Montesquieu
Kanunlarn ruhu

(Esprit des Lois) adl kitabnda kanunlar tabiat eyadan

kan zaruri mnasebetler diye tan mlar Montesquieu milletlerin e itli kurumlanyla hayat artlar ve iklimleri arasndaki mstakar mnasebetler kurmak niyetindedir. Bylece bir ok karlatrmalar yapmtr. Siyasi iktidar hakknda ok enteresan fikirleri vard r. Mesel yazar Monarinin yksek snflarda mevcut olan eref hislerine, Cumhuriyetin fzilete, istibdad n ise korkuya dayandn ifade etmi ve bugn bile bir ok yerlerde uygulanan erklerin ayrm (SCparation des pouvoirs) pensibi diye adland rlan siyasi forml ileri srlm tr. Bu formle gre bir devlette mevcut yrtme, yasama ve yarg lama erkeleri biri birinden ayr olmandrki denge kurulabilsin Bu fikirleri ile Montesquieu bir tarih felsefecisi durumundad r. Mukayeselerinde ok kez canl tablolarla kar mza kar Mesel mslmanh bir scak memleketler dini olarak vas flandnr ve iki yasan bunun tabii bir neticesi sayar. H ristiyanlm ise souk memleketler dini olarak bu yasaklar yapmad yolunda fikirler ortaya atar. Montesquieu'nun konumuzu ilgilendiren yn toplumu yapma de il, tabii ve zaruri bir varlk saymas ve kanunlar tabiat e yadan kan zaruri mnasebetler diye tammlamas dr. Mormonlar (Mormons) 1830 ylnda Joseph Smith tarafndan Birle ik Amerikada kurulmu bir mezheptir. Brigham Young kurucunun halifesi olmu tur. 1847 ylnda Mormonlar Utah tuzlu gl kysnda bir devlet kurdular 1887 y lnda kan bir kanun bunlardaki ok kad nla evlenme adetini yasak etmitir. Muhtariyet (Autonomie) Yeni Trkede buna zerklik denir. Bir toplumun veya tzel ki ilerin kendilerini yneten kurallarn tamamn veya bir ksmn dorudan do ruya tesbit edebilmek veya Devlete konulan tzk ve hukuk kurallar mn izdii smrlar iinde hareket etmek zgrl dr. Muhtariyet mutlak olduu zaman ba mszln olumlu bir tezahr say lr. Mutlak Muhtariyet, aa yukar egemenlik demektir. Muhtariyet e itli ynetim, yasama ve mali ve iktisadi konularda yer al r. Trk niversite ve faklteleri bilim ve ynetim zerkli in sahiptir . Muhammed Abdo: 1849-1905 yllarnda ya amtr. Msrda yeni Islm cereyammn kurucusudur. Ezhere girmi ve burada bir zahit hayat yaarken zamannn byk yenileticilerinden biri olan Cemalettini Efgani ile temas etmi tir. Cemalettin, Abdonun ilgisini Avrupa eserlerine ekmi ve kensini Msr ve slam dnyas problemleriyle uramaya te vik etmitir. 'Usta& derhal islmda bir takm deiiklik yapmaya tarafl oldu u halde Abdo daha ok i yeniliklerin gere ine inanyordu. Fikirleri dolay syla eitli ilemlere tabi tutulmu ve bir aralk stad Cemalettin gibi memleket dna ko ulmutu. Tekrar, Msra geldiinde muhtelif grevlere atand ve son olara Mftlk makam na getirildi. Fetvalan aras nda faize ve yahudi ve h ristiyanlarca kesilen hayvanlarn yenmesine cevaz veren k smlar vardr. Islmiyetin yenilele mesi ve olumlu bilimlerin islm aleminde yerle mesi konusunda bir ok yazlar yaynlamtr kendisini islm yenileticilerinin ba na karan balca fikirleri yle zetlenebilir:I) Eski haline getirmek sure-

201

tiyle islmiyetin slah 2) Halkn haklarn tanmak 3) slamda olumlu bilimleri yerle tirmek 4) Islamn esas umdelerini feda etmeden bat medeniyetini iten benimsemek ve bu iki alemi birletirmek 5) Mezhepilik ve taklitili in kaldrlmas 6) ttihat kapsnn serbest braklmas 7) Kur'n ve snnete dayanan bir icma' n uygulanmas 8) Fakihkrin eytani kurnazhklanyla Evliyanl' kerametlerinin ve di er bid'atlann reddi. 9) Fikhin eskimi usullerinin yeni ve geli meye elverili bir ekilde deitirilmesi 10) Zaman ve zaruret gerektirdi inde genel menfaatm naslara tercihi 11) Do ru anlald taktirde ilimle dinin ihtilafa d miyece i 12) Vahyin peygamberlere z bir sezgi olduu 13) Din, ahlak ilkelerini yerletirmek amacn gder; Bu ynden dinin aydnlardan daha ok yulara hitap etti i 14) Kur'nn mahluk olduu Abdo islamn kaplama Bat ya amak abas m gstermitir. Bu ynden islam yenileticilerinin en nemlilerinden biri saylr. Bilim ve uygarlk yoluyla tslamiyet ve hristiyanlk ve kitablvesair erli balca .eserleri arasmdad r.

Musa Carullah:
1875-1949 yllar arasnda ya am bir islam aydmdr. Azak kalesinde do mutur. Tahsil. ini ksmen Rusyada yapmakla beraber slami bilimleri Buharada renmitir. Srasyla stanbul, Msr, Hindistan ve Hicaz dolam ; daha sonra Rusyaya dnm isede Bolevikliin patlak vermesi zerine takibata u ramtr. Ayrca Kagar, Afganistan, Hindistan Japonya'da eitli sebeplerle bulunmu Son olarak Trk uyruklu una girerek stanbula ve oradan da Msra gidip Kahirede lm tr. Grleri arasmda din ve bilimin ba daabilecei ve birinin bulunmad yerde tekinin ksr kalaca ve bilimde at ba gitmeyen dinin hurafe ve dar enberler iinde bo ulup kalaca yolundaki dnceleri nettlidir. itihat kap snn kapanmasm do ru bulmaz; nk itihat kapsnn kapanmas, akla ve bilime dayanan derin d nmeyi yasak etmek anlammdad r ki bu da islamn ruhuna aykrdr. Ona gre gerili in sebepleri, tefsirci, kelmn, fakih ve tasavvufculann belli ve s nrl zaman iin geerlii olmas gereken yarg lar btn zamanlar iin geer saymak istemeleridir. Bunun tabii bir sonuncu olarak, hayat ileride fakilder ise geride kalm lardr. Bylece din, sava alan olmu ve adeta ak l ve ada yaayn dman, gereklerin kart ,dervilerin klavuzu, tembellik ve uyuukluun dostu; mutluluk ve ilerleme yolunun en gl bir nleyicisi gibi alnmtr. slamda kolayla trnz, gletirmeyiniz; mjdeleyiniz, so utmayuuz yolundaki peygamberin buyru u Musa carullahta esas tutulmu tu. ok ilgi ekici eserleri vardr. edebi, itimai ve siyasi meseleler. ailede kad n, islmda banka ry,, v slam Milletlerine arzolunan dini j.;y1 gibi daha bir. L.;

Mutezile (Mo'tazilites)
8. inci yzylda Vasil bni Ata tarafndan Basrada kurulmu bir islam mezhebidir. Mute zile Tanr mn sonsuz adaletine inann kur'ann gayn. mahluk (incree) ve ezeli nitelikte olduunu tanmaz. Mutezile insann iyilik veya fenalk etmekte tam zgrl n ve bunun sonunda mk(ifat veya mcazat greceklerini savunur. Mensuplar kendilerine islamn zgr dnrleri (Libre-penseurs de ]' slam) ad verilirler. Fakat bunlar mari derecede ilkelerine ba l kimselerdir. Sonunda ran' illeriyie birle milerdir. Kaderi inkar eden Mutezile kul ettiklerinin yarat csdr der. Tann= s fatlan konusunda snnet ehlinden ayrlr. Kaderiye bunun kollanndan biridir.

Miiller: (Max) 1823-1900 yllar arasnda yaam alman soylu bir ingiliz oriyantalistidir. Dounun kutsal kitaplar (Sacred Books of East) adl bir dergi yaynlamtr. Din tarihi konusundaki eserlerinde geni bir hogrrlk gze arpar. ilkel dinlerden Naturizm sstemini en yetkili bir kalemle
aklamtr.

202

Mt'a veya nikah mt'a: Baz islam memleketlerinde geici nikahlar iin uygulanmakta olan bir sistemdir. Asil anlam yararlanmak zere evlenmedir. Mysterium Tremendum: (Korkutucu sr) Anlam korkutucu srdr. Rudolf Otto'nun kulland terimler arasnda tanr= celill tarafdr.

Nestur ve Nesturilik (Nestorius et Nestorianisme) Nestur, 428-431 yllar arasnda Istanbul ba papazli yapm bir rahiptir. Iskenderiye / ilahiyatlar Hz. - Ismim Tanrhuu iddia ederken Nestorius onun insanl k niteli i zerinde durmutur. NesturiBe gre sadaki insani ve tannsal nitelikler kar ve kocann evlenmede birlemesiyle aklanm olabilir: Birbirinden ayr olan iki 'tabiat veya iki kiilik tek bir vcut meydana getirmek zere birle mitir. Nestur, 450 yhnda Romada toplanm olan bir konsil tarafndan mahkum edilmi ve bu karar Efez ve Halkedonya konsillerince onaylannu tr. Bir sre bir manastrda hapsedildikten sonra buradan kaarak Arabistana ve M sra gitmi ve orada lmtr. Nesturi mezhebi Ko ulmu olduu Roma Imparatorluu dnda devam etmitir. Nesturiler Islam Halifelerinin msamahal egemenlii altnda gelierek Arabistan, Suriye ve Filistinde h zl ilerlemeler yapm tr. 16. yzylda bu nezhepte bir ayrlma hareketi olmutur. Bir ksm katolik bayran ekerek Kaldeler adyla devam etmi ; teki grup ise Krdistanda yerle erek eski geleneklerine sad k kalmlardr. Bu son grubun Patrikine Simon denir. Rahiplerin bir k s m evlenebilir (Pretres) bir ksm (Evacques) bekar kalmaya mecburdur. Neo-platonizm Eflatun felsefesiyle Huistiyanh m badatrlmas skendirye mektebince ileri srlen ve plotin ve Porphyre'e dayanan mistik bir felsefi sistemdir. Neo platonizm, Islam mutasavvflan kadar Hristiyan mistikleri zerinde de byk etkiler yapm tr. Neidelerin Neidesi (Les cantiques des cantiques) Eski szle meye ilikin iirle dolu bir a k . macerasdr. Ak ile mauk arasndaki ak yahudilikte srail ile Allah arasmdaki milhasebetin bir sembol olarak yorumlanmaktadur H ristiyanlk bu ak sa ile kilisesi arasndaki sk mnasebetin bir sembol saynu t. Sonrada bu hikaye tek kalbin Tanrya kar duyduu ak ve zlemin bir sembol saynnu tr. Nirvana. Budiznde en yksek rtbedir. Sonsuz ve acisiz bir huzuru ifade eder. Kozmoloji ynnden insann artk doum zincirlemesinden kurtulmu olmasdr. Metafizik bakmdan en yksek deer ve anlatlmaz bir mutluluktur. Budist kollar bu kavram zerinde e itli yorumlar yapmlardr. Bir ksm bunu soyut olarak ald halde tekiler somut olarak bununla cennetin kasdedildiini ileri srerler. Non-Konformist (Non-Conforniste) ngiltere de Anglikan kilisesi dnda kalan ve ona uymayan protestanlara denir. Numinos (Numen) Rudolf Otto'nun Tannlk anlamnda numen diye ortaya att bir kavramdr. Kutsal ve mutlak olan vasflandrr

203

O Oppenheimer (Franz) 1863-1943 yllar arasnda yaam bir alman iktisats ve sosyolo udur. Berlinde do mutur. lkin Doktor oldu u halde sonralar toplum mes'eleleri ile ilgilenmi tir. Tezini 1909, ylnda savunarak Berlin niversitesinde Sosyoloji Profesr olmu tur. Yazara gre Sosyoloji, insan toplumunun evrensel bilimidir Devlet (Der Staat), Toplumsal Soru ve Sosyalizm (Soziale Frage und der Sozialismus), Kapi talizm, komnizm ve bilimsel sosyalizm (Kapitalismus, Komunismus und Wissenschaftlicher Sozialismus), Sosyoloji sistemi (System der Soziologie),Gnn Sosyolojisi (Soziologie von Heute, 1932) yazarn belli bal eserleridir. Orfizm (Orphisme) Eski yunanistanda tsadan nce 6. yzy lda ortaya kan bir sr dinidir. Kurucusu "Orfe (Orphe) dir. Adi sua benzer bir doktrini vard r. Bu dine gre insan yarachli ta sulu ve ktdr. Dnyada i ledii eylemlere gre bir ok tecrbelerden getikten sonra gksel yurduna (semavi vatanna) dnebilir. Orfizmle ilgili efsane yle zetlenebilir: Orfe glizelce Lyr almasuu bilir. Okadar ki Vah i hayvanlar, hatta a alar ve rmaklar onun mziini dinlemekten kendilerini alamazlarm . Kendisi Argonot (Argo gemisiyle Hele'den Altun yn almaya giden kahramanlar) idi. E i Eurydice bir ylan srmas sonunda lm t. Cehennemkr Tanrm Hades'e giderek sanat sayesinde oradakilerin kalbini yumu atm ve dnte geriye bakmamak artiyle sevgilisi Eurydice'in arkas na taklarak cehennemden kmasna msaade edilmi ti. Fakat Orfe e inin kendisini izlediinden emin olmak iin arkas na bir gz atmca Euryce nide bir glge oluverdi. Bunun zerine Orfe znt iinde tek ba na dnyaya dnd; Iki ve kadnlarla ilgilenmeme e karar vermi olduundan Baks rahipleri (Bacchantes) tarafndan paraland Son efsanelere gre Orfe, bilgi edinmek isteyen bir seyyah, bir hakim, bir byc, bir nneccim veya bir uygarl k misyoneri gibi tasarlanmaktadr. Fakat dindar yunanllar onun en yce rolunu br dnya yolculu unda ve cehennemden sa salim dnnde grmektedirler. Orfe efsanesi, Trakya Tanr m Dionysos Zagreus efsane siyle kantnlmaktadr. Bu son Tanr Zeus'n o lu idi. Devler (Titanlar) onu paralay p yuttuklanndan Zeus fkelenmi ve devleri ridnmlarla yakmtr. Devlerin kllerinden insan rk meydana gelmitir. Bylece insan rk Zeus'ten gelen tannsal bir unsura millik bulunmaktad r. Orfistler bu efaaneden yaralanarak insan n yan-tanr yar-insan olan mahiyetini aklarlar. Bir dindarm veya kurtulu a varmak isteyen bir kimsenin amac dnya ile ilgili unsurlarndan uzakla mak ve ruhani unsuru gelitirmektir. O kadarki hayat ark duracak ve insan Tann ile birleecektir. ok arzu edilen bu amaca varmak iin orfistler, bir zht takva hayat srer, etli besin yemezler; arab yalmzca kutsallama arac olarak kullan rlar, vcutlarn her trl kirlilikten uzak tutarlar ve yalnzca beyaz elbise giyerler. Orfistler dinin gereklerini uygun bir ekilde renmi olan kadn ve erkeklere a k olan bir takm cemaatlar kurmu lardr. Orfik edebiyatm byk ksm zamanla kaybolmu tur. Orfik cemaatlann ilknce Attik'te do mu olduu sanlmaktadr. Fakat dikkata de er bir hzla btn Yunanistana, Gney Italya ve Sicilyaya yay ldklan grlm tr. Bu cemaatlann baz lar Hristiyiulln zhuru srasmda da varl n devam ettirmekte idi, Bunlar H ristiyan teoloji ve keilii zerine baz etkiler yapmtr. Otto (Rudolf) 1869-1937 yllar arasnda yaam bir teoloji profesrdr. Dinin ba ka bilim ve tecrbelerden farkl olarak yalnzca kendi mahiyetinden anla lacam ileri srm ve bylece btn ynlerini nitelendirmek iin byleyici s r (Mysterium Fascinaum) ve korkutucu s r (Mysterium

204

Tremendum) terinderini kullanm tr. eitli dinleri kar latrmal olarak inceleyen Otto, dinlerin birlemesine yardm etmek amacyla dini bir birlik (Religiser Menschheitsbund) kurmu tur. Dinler bilimi, Ottoya kutsahn ve tannsal g (Numen) n zmlemesini borludur. Bir ok eserleri aras nda kutsal (Das Heilige) adli eseri frans zcaya "Le Sacre' olarak evrilmi tir. Bat-Dou mistii (West-stliche Mystik) Devlet Tanr lar ve insano lu (Reich Gottes und Menschensohn) belli ba l eserlerindendir. Ortodoks (Ortodoxe) Doru inanc ve do ru amel i olan cemaata denir. Bugn Do u kilisesi iin kullamlan bir deyimdir. te yandan Ortodoks her dinde inanc salam olan zmre iin kullanlr Formln islami ekli "imam Kamil, ameli salih"tir. Ortodoks Kilisesi (Eglise Ortodoxe) byk Hristiyan kilisesinden biridir. Buna Do u kilisesi derler; nk H ristiyanlign Dou kesiminin tarihi dinin ' dir; Ortodoks kilisesi denmesi Havariler zamanmdaki doktrin ve trenleri muhafaza etmesi dolayisiyledir. o u zaman buna Ortodoks Rum kilisesi denir, nk Roma ini,aratorlugunun rumca konu ulan kesiminde domu bir kilisedir. Fakat gnmzde yalmzca rumlar de il, genel olarak btn Balkan Milletleri, Ruslar, H ristiyan Msrhlar, Grcler, Suriye ve Filistinin Hristiyan Araplar, Ermeniler, Habe liler hep ortodoks kilisesine baglid rlar. 330 ylnda Imparatorlu un merkezi, Romadan stanbula nakledildi inde stanbul, Iskenderiye, Antakya ve Kuds patrikleriyle e it payede olan Roma kilisesi ba papaz btn Hristiyanlk zerinde dini ve manevi' ynlerden stnlk iddias nda bulundu. Bu iddia Do u bristiyadarnca hi bir ekilde kabul edilmedi i gibi papazlarn evlenme yasa ve ruhulkudsn baba ve o uldan ne 'et etti i inanc (Filioque) da reddedildi. Dou Ortodoks kilisesinin doktrini Hristiyan Gelenekleri altnda yorumlanan Kutsal Kitaba dayanmaktad r. Burada arefat inanc (Dogme du Purgatoire) retilmez. Tek bana Iznik-Istanbul iman rknlerine gre amel edilir Yedi kutsallama treni (Sacrements) kabul edilmitir. Orular oktur. Mzik aletleri d nda kantolar kilise mzi inde byk bir rol oynar. Heykeltrahk tamamen yasakt r. Buna kar lk kiliseler kutsal tablolar (icnes) la ssl ve kilise duvarlar da duver resimleri (Fresques) ve mozaikletle kapl dr. Papaya benzer stn bir otorite mevcut de ildir. Bugnk ekilde Ortodoks kiliseleri bir ba msz kiliseler (Eglises autocphales) federasyonu halindedir. Yani her kilise kendi dilile, kendi gelenek ve adetleriyle kendi kendini ynetirler. Bu byle olmakla beraber bu kiliseler birbirine uygun ekide trenler yapar ve stanbul Rum patri ini genel patrik sayarlar. Bu patrik Trkiye, Avrupa ve Amerikaya yaylm btn mensuplarm idare eder. Dier Patriklikler Antakya, Iskenderiye, Kuds Pat rikleri olup Kbrs, Rumanya, Bulgaristan, Yugoslavya, Rusya, Yunamstan, Grcistan, Arnavutluk, Finlandiya, ekoslovakya, Birle ik Amerika, Japonya ve Kanada Ortodoks kiliseleri, federasyona dahildir. 16. ve 17. yzyllarda muhtelif Crtodoks kiliseleri Roma ile birle mitir. bunlara Uniates derler. Ortodoks kiliselerinin anglikan kilisesi ile birle mesi konusunda gayretler harcanmaktad r. Fakat Roma kilisesinin yamlmazhk (Layuhtilik) doktrini dolay syla onunla birle me ihtimalleri ortadan kalkmtr. stanbul Rum patrildiginin kaza yetkisi alt nda Bat ve Orta Avrupada 25 kadar kilise vardr. 1922 ylnda merkezi Londrada olmak zere bir (diocse) te kil edilmitir. Bunun kaza yetkisi, Fransa, Belika, talya, Almanya, Avusturya ve Macaristana amildir. Bu te kilat Canterbury nezdinde stanbul rum patri in temsil eder. zel Toplum Bilimleri (Sciences Sociales ParticuliCres) Hukuk, iktisat, Ahlak gibi bilimleridir. Buna Eski dilde Husus itimai ilimler denirdi. Dilciler bu bilimlere zel Toplum Bilimleri derler.

205

P
Panteon (Panthon) Panteon sznn ayr anlam vardr: a Yunan ve Roman n btn tannlar iin ayrdklan tapnaklardr. Roma Panteouu M. O. 27 ylnda yaplm olup ilkin btn Roma Tannlarma, sonra Meryem Anne ve Azizlere tahsis edilmitir. b Bir memlekette tap lan tannlarn tmn gsterir. e Memleket bykleri iin ayr lan mezarlk anlamndad . Paris Panteonu ve Londran n Westminister Abbey'i byle birer mezarl ktr. Papa (Le Pape) t.1-iine yzyddan sonra btn piskoposlara verilen nvand . 5. inci yzyildan bu yana yahuzca Roma Piskoposuna bu ad verilmektedir. Ortaa da papalkBatnn en etkin bir silah olmutu. Fransz knallarnca Avignon ehrine gtrlen papalar dnyevi otoritel in bir oyunca haline geldiler. Daha sonra Vatikanda merkezle en papalk gittike gcn arrtnn t . 1870 ylnda kendisinde var saylan yamlmazhk (Layuhtilik-ifallibilitas) inanc sayesinde Papa Roma kilisesinin mutlak ba kam ve Petrusun halifesi mertebesine ykselmi tir. Paulus (Saint-Paul) Tarsusta do mu bir yahudidir. Hristiyanlin gelimesini hazrlamtr. Hristiyanlar iddetle takip ettikten sonra bir rya sonucu h ristiyanh kabul etmi ve gezileri srasnda bu dini yaymtr. Son zamanlarnda Romaya gitmi ve orada ldrlm tiir. Patriklik (Patriarchat) Osmanl Saltanatnda memlekette muhtelif gayr mslim cemaatlann dini ve medeni baz ilerini yneten makamlara verilen add r. , Bunlarn nemlileri stanbul Rum patrikli i, Msr ve Tevabii Rum patrikli i, Antakya Rum patrikli i, stanbul Ermeni Patrikli i, Kuds erif Ermeni Patrikliidir. Petrus (Saint-Pierre) Isamn havarilerinden biridir. Kudste kurulan h ristiyan cemaat bakam idi. Kendisi yahudi geleneklerine Paulus'tan daha ok ba l olduundan aralarnda anla mazlk vard. Petrus te tpk Paulus gibi Romada ve belki de ayn gnde ldrlmtr. Peygamber (Prophete) Tanr iradesini yorumlayan ve ilan eden kimsedir. branilerde bir seri din adamma bu ad verilmitir Bunlar, mistik, ahlak, ateli vaiz, din yenileticisi, siyasi nder, Tanrmn mkfat ve mcazatm haber veren kimselerdir. M. G. Bilhassa 8. ve 7. yzy llarda birok peygamber gelmitir.Bunlar arasnda byk ve kk diye ay rm yaplmaktadr. Eski szlemede bunlarn adlar vardr. Islmda bu ad Hz. Muhammede ve kitabi dinlerdeki nebilere verilir. Trke kar l yalvatr. Piyetizn (Pitisme) 1675 ylnda Almanyada kilisenin koyu ve katlam ekilcilii aleyhine ortaya kan bir celeyand . Dinin i tecrbelerini n plana koyan eski gnah halini samn lm sayesinde yeni kazanlan bir inayetin mutluluu ile kardatran ve geni bir yank yaMtan bu piyetist evre, zellikle toplumsal alanda byk i ler yapmtr. Denebilir ki bu akm kilise hayatna bir sbjetiflik eldemitir.

206

Pigmeler (Pygmees)

Pygr e'ler Afrikada ya ayan ciice ve medeniyette geri kalm bir kavimdir. Prete-Jean veya Pretre-Jean, orta a n masallanna gemi bir ahsiyettir. Prete-Jean tatarlarm Rakam veya Habe istamn Negus' sanlmakta idi. Aai yukar 205-270 yllar arasnda Msrda ya amtr. renimini Romada yapm olup hem. Efltun hemde Stoa felsefesiyle u ram byk bir mistik filozoftur. Plotine gre insan, iki leme mensuptur: Ak ldan kmtr; fakat gvdesi bak mndan dnyaya mensuptur. Arnma, fazilet, derin d nce ve veit yoluyla insan ruhani melekte girebilir ve tek olan 4stn varUla birle ebilir. Potla (Potlatch) trendir. hkel milletlerde rastlanan bir ba yar veya Servetin yokedilmesine yol aan bir toy ve 1, Plotin (Plotinus)

"Eski Tarklerde potlaa benzeyen gayet msrifane muhte em bir ziyafet vard ki ad toy idi"Dirse han di i ehlinin sz ile ulu toy eyledi, hacet diledi; attan ayg r, deveden bura, koyundan ko krdrd: I ouz, d Ouz, beylerini stne ynak etti: A grse doyurdu; plak grse donatt, borluyu borcundan kurtard : Tepe gibi et yd, gl gibi kmz sadrd (bk. kitab dede korkut a. 9). Resmi toylara len ad verilir. (Bk. Ziya Gkalp Trk medeniyeti tarihi. sh. 58) Protestanhk (Protestantisme) Adm, 1529 yhnda Lther taraftarlar nn eski kilise zihniyetine kar yaynlad bir protestodan almtr inde eitli mezhepler bulunan protestallk, Roma kilisesine gre layik elemanlara daha geni bir alma imkn verir. Rahipli i kadro d yapmtr. Buna gre insann yalnzca Incil hkmlerine ve vicdanma gre amelde bulunmas esastr Bu yndea resmi bir kilisenin snrlar iinde kalmaya lzum yoktur. Psikanaliz ve freudizm (Psycanalyse et freudisme)

Freudizm'n psikoloji, sosyoloji ve din sosyolojisini ilgilendiren ynleri vard r.Psikanaliz


ad altnda toplanan ksm ruh hastal ile ilgilidir. Nevrozlerin bir tedavi usuldr. Ba ka trl yorumlanamayan ruh haletlerini inceler. te yanda, bilimsel psikolojinin esasl bir blm olarak grlr. Burada bilin alt lemin ruhi hallerimizde ne trl etki yapt incelenir. Freudizmin din sosyolojisini ilgilendiren yn, totem ve tabu adl eserde toplanmtr. Burada bilin alt hayatmzla din ve toplum hayatmz arasnda karlatrmalar yaplmaktadr. Doktrinin z, cinsi' hayatn toplumsal hayat dzenledii noktasnda toplanr. Psikolojik okulun bir kolu olan pisikanaliz okulu, toplumsal olaylar ruhi olaylara indirme suretiyle a klama yoluna gitmitir. Bk. Prof. Faruk Erem, Adalet psikolojisi, S. 35-46, Ankara, 1950-Freud, Totem ve Tabii Trkeye eviren, Niyazi Berkas M. E. Bas mevi, Ankara, 1947 Psikolojizm (Psychologisme) Psikolojinin kendine z alan dnda psikolojiyi kullanmaya hevesli olan doktrindir. Purgatorium: Katolik inanlarna gre Tanr inayetinde lmekle beraber yeteri kadar temizlenmeyen ruhlarm kaldklar yerdir. Protestan kilisesi bu gr kabul etmez. Genel olarak cennetle cehennem aras ndaki yerdir. Buna dilimizde arefat derler. R Reform (Reforme) 16. yzyln ortalarna doru katolik kilisesinde vukua gelen ayr lma hareketidir. Bylece

207

katolik kilisesi Roma katolik kilisesi olarak eski eklinde kalm ve bunun karsnda bir ok protestan kiliseleri kurulmu tur. Protestan kiliseleri aras nda doma, litrji ve te kilat konularnda pek ok farklar olduu halde hepsi de Papamn stnl iin tammamakta birle irler. Bin yldan daha uzun bir zamandanberi papahk Bat Avrupa halknm zihniyet ve varl zerinde etki yapmakta idi. 1202 y lna rastlayan Joachim de Flore zamamndan balayarak katolik kilisesi doktrinine ve baz mensuplarmn srmekte olduklar hayata kar itirazlann ykseldi i grlyordu. Mensuplar nn vahice yok edilmesine ra men itiraz ve protestolar devam etti. Bilimin ilerlemesi memnun olmayanlar n ekmeine ya srd Halk tabakalar ou zaman aylak, imtiyazh ve zengin bir zm.re te kil eden yksek ruhban kskanmaya ba lad . stelik gn getike nemi artan Papa Saray mn giderlerini karlamak zere sahnan a r vergiler karsnda millette byk bir krgnhk vard. Bunlardan ba ka 1305-79 yllar iinde Papalann Avignon'da ektikleri Babil Eserati, 13781414 yllar arasnda cereyan eden byk ayr lma hareketi (Grand Schisme) ve bu s rada bir ka papann aym zamanda isamn vekili olduklanm iddia etmeleri ve nihayet imekli ve yldnmh devirden nceki yzylda insanl karanlktan ay l nla kavuturan ve Rnesans denilen geni bir fikir akm yer alm bulunuyordu. Erasme ile Luther reformun babalar saylabilirler Her ikisi de Alplerin kuzeyinde ya adlar; fakat bunlarn arasda byk bir tezat ve benzersizlik vard : Erasme, her eye ra men katoliklie bal, kitaplara, bilime ve konfora d kn idi.Lther ise Kutsal kitaplar ok okumu olduu halde ba ka eserlere pek az vukufu olan bir papazd . Erasme kilisenin kendi kendini yenilemesine ve iten reform yapmas na taraftard .Fakat Luther'in fikri galebe ald Wurttenburg kilisesinin kaps zerine afi leri akan ekicin grlts her trl anla ma yollarn kapam bulunuyordu. Luther 1517 y nda endljanslar (Indulgences)' a hcum etti. 1520 y lnda papamn kendisini sulandran bildirisini yakt. Protestanlk 1529 ylnda balad. Bylece protestanlar 1530 ylnda Augusburg da varlan inan sistemini yaynladlar Bundan sonra Almanya kin ve din harpleri iine yuvarland . Bunu izleyen yllarda ngiltere Roma ile olan ba larn kopard. Hgnotlar (Huguenots), Frnsada byk bir nfuz kazand lar. Az zamanda Hollanda, isvirenin byk bir k sm ve skandinavya krallklan protestan oldular. Fakat bu hareketler Ispanya ve italyada vahice yok edildi. ok erkenden protestanlar, aralar nda fikir ayrlna dtler. Luther taraftarlar Calvinist (Kalvinist) lere muhalif olduklar gibi Zwingli taraftarlar da bunlarn her ikisine kar t fikir ve davranta idiler. ngiltere de Pritenler (Puritains) piskoposluk sistemine hcum ediyorlard . Bundan bir mddet sonra dini mlteciler grubu daha geni bir zgrle kavumak zere Atlanti i gemeye baladlar. Bununla beraber protestanh n grltl olarak Katolikli i terk etmesinden-bir eyrek as r sonra Tranto Ruhani Meclisi (Concile de Trente) reform aleyhtar harekete ba lad. Jezvitlerin gayretleri sayesinde protestanlarm ilerlemesi durduruldu ve Avrupa bugne kadar s nrlarn muhafaza etti i Protestan ve Katolik diye iki kampa ayrld. Reforma Kilise (Eglise raformae) svire, Fransa, Hollanda ve Bat Almanyada yaylm olup tek bir tekilta balanmam olan protestan kiliselerine verilen add r. Kalven ve Zwinglinin fikirlerini geli tiren, zellikle Kutsallama trenlerinde (Sacraments) Lther gr nden ayrlan ve grnrdeki litrjilere de er vermeyen nemli bir cemaatte. Restorasyon (Restauration) Bu terim anlamda kullanlr 1 - Siyasi tarihte yklm, ortadan kalkm olan bir anayasa dzeninin geri verilmesi anlamndadr. Bu bakmdan 1815-1848 yllar arasnda Avrupada eski hanedan n egemenliklerine kavu masma Restorasyon denir.

208

2 Dinde, Hristiyanl z ve aslna kavuturan dini reformlard r. Liither ile Kalven gibi din yenileticileri dini asil' ekline gtrmek anlamnda Restorasyon szn kullanmlardr 3 Bir sanat eserinin sadece harap olan k snlann, eserin daha fazla harap olmas n nlemek amacyla onarmadr. Rnesans (Renaissance) Sanat, bilim ve edebiya tn yenilenmesi ve yenile tirilmesidir. Buna Osmanlcada intibak Devri, yeni dilde uyan denmektedir. Bu hareket 15. ve 16. yzy llarda Eski Yunan ve Roma kltrnn ra bet grmesi zerine a lm bir uyam devridir. Matbaann kefiyle eski an nl eserlerini herkesin renmesi mmkn olmu ve resmin bulunmas ilede sanat eserleri halkn bilgi ve grgsne sunulmu tur. talyada ikinci Jules ve onuncu Uon yazar ve sanatlarn koruyuculan olarak bu hareketi te vik ettiler. Bunlar Ariost, Makyavel, Bembo Tasse, Trissino, Brunelleschi, Donatello, Luca Della Robbia, Fra Angelico Leonard de Vinci, Raphael, Michel-Ange (Mikelanj), ve baz larnn at devirlerdi. talyada Edebi ve ilmi Rnesans, sanat Rnesans ile paralel olarak geli mitir. Fransa, talya seferleri s rasnda gzleri ile grdkleri Italyan Rnesans karsnda heyecan duymu ve ondan tevik grmtr. Bu tesir altnda birinci Fransuva kolej d frans (College de France) kurmu, Rabelais lmsz hicviyelerini yay nlam, Ronasar ve arkkda lan franszcay zenginletirmi ve Italyanca, yunanca ve Latince eserlerin taklidini tlemilerdir. Sanat ynnden fransamn rol ok erefli olmutur. Yeni Trkede buna kutsal ruh denir. Ruhulkuds (Saint-Esprit) Hristiyan teslisindeki nc ki iliktir. ncile gre Meryem Ana say Ruhulkudsten gebe kalarak do urmutur. Yeni trkede buna Kutsal ruh denir.

S
Sakrement (Sacrements) Kutsallama trenleri anlamnadr. Hristiyanlikta kutsal bir ruh kavram = kutsal bir eylem olarak d a kmas ve kutlanmasdr. Hristiyanhkta yedi kutsallama treni vard r. Vaftiz konfirmasyon, Okaristi (Eucharistie) bunlar aras ndadr. Samgha Budizmde rahipler cemaati ve tap nak anlammdadr Triratnamn nc k smda. teki ksmlar Buda ve Dharma'd r. ampolyon (F. Champollion) 1790-1832 yllar arasnda ya amtr, 1822 ylnda eski Msr yazs olan Hiernglifleri ba ar li bir ekilde zmtiir. Samsara Hinduizmde durmadan dnen hayat ark anlamn:I-ada. artn devri, do um, tekrar doumdan balayarak sona kadar gider. Buna ruhlarm g veya tenasuh denir. Satrap: Eski randaki vilyet valilerine verilen add r. Sal: srailin ilk krandr.

Din Sosyolojisi F. 14

209

Sembol (Symbole) Bir eyi tantan ve temsil eden ekil ve i arettir. Soyut bir kavram somut ekillerle anlatmak iin kullamlan iaretlerdir Senkretizm (Sineraisme) Antik devrin son yzy llannda kart dinler arasda birbirine benzeMeyen fikir ve kavramlar kantnp yeni dini olaylarn ortaya ckmasuu salayan cerayana denir. Aslnda terim iki ve daha ok fikir ve inanan karm anlamndadr. Sfenks (Sphinx) Eski Msrhlann mezarlar bekleyece ine inandkllan insan ba l Arslan vcutlu kark bir varlktr. Bu trl heykellere de ayn ad verilir. Buna araplar Eblhevl-i Msri derler. Eski yanan mitolojisinde sfenks gelen giden yolculara bir tak m bilmeceler sorarak bilmeyenleri yatan bir masal canavar idi. Shinto ve Shintoizm: Tanrlar yolu anlamnda Japonlarn ulusal dinidir. Sihir ve Sihirbaz (Magic et Magicien) Tabiat st baz araclarla tabiat zerinde yap ld iddia olunan gizli etki eylemlerin tmne verilen addr. Frazer'e gre sihir dine kar ttr. nk sihir gizli kuvvetleri zorlamak amac m gtt halde din yalnzca gizli kudretleri kendine ekmek, ve onlar elde etmek yolunu tutar. Sihir varlklar arasnda muntazam mnasebetlerin mevcut oldu una inandndan dolay denebilirki bilmin ilk basama d r. Renk' Hubert ve Marcel Mauss'a gre sihir daha ok dinin deerini drmek amacn gder, bir ok ynlerden dinden ayr lr: Dinde bir mminler cemaati sihirde ise sadece mteriler vard r. Dindeki trenler resmen tan nm menseklerdir; sihirde gizli ve gayn me ru eylemler de yer alr. Sikh: Hindistanda a a yukar 1500 yllar srasnda Guru Nanak tarafndan kurulan bir tarikatt . Islamdan alnan tek Tanncla ramen Hint felsefesinden gelen My ve Nirvana tasavvudarm benimsemitir. Ruhlann g ilkesi kabul edilmi tir: Kutsal yeri Amaritsa'daki altl mabet olan sikh tarikat mn tanrsal ve dini edebiyatn ihtiva eden eserin ad Granth'dr. Simmel Georg: 1858-1918 yllar arasnda yaam bir sosyolog ve filozofudur. Berlinde do mu ve oarada profesr olmu tur. 1914 den lmne kadar Strasburgda ders vermi tir. Toplumsal ekiller sosyolojisini kurmu tur. Burada ekil ve toplumsal muhteva nispi bamszln gstermitir. Durkheim ile birlikte toplum ekillerinin ba msz bir etd olan sosyolojinin kurucusudur. Felsefi eserlerinden ba ka Das Problem der Soziologie (Sosyoloji problemi), Comment les formes siciales se maintiennent (toplumsal ekiller nasl tutunurlar), Die Religion (Din), Grand , r. fragendSozil(tjnemls'i)gbrevad Sinagog (Synagogue) Yunancadaki anlam toplanma yeridir. Yahudilerin tapma dr. Bu anlamda trkede Havra sz kullanlr. Babil srgnnde ve Kudsten uzak kalan yahudi cemaatlerinde kurban sunmak amacyla yaplan tapnak yerine halka Tevrat' retmek zere kurulan sinagoklar bir dini merkez olmu lardr. Bu kelime ayn zamanda Yahudi cemaati anlamna da gelir. Yahudiler buna (beyt ha knesset) derler.

210

Sinoptik (Synoptiques ou Evangiles Synoptiques) ncilin ilk olan Mata, Markos ve Luka ya verilen add r. Bunlarn her de konu ve ekil bakmndan birbirine benzerler. Siyaset ve siyasi (Politique) Siyasi sz devlet i lerine ilikin demektir. Siyaset ise devlet i i demektir. Bat dillerinde buna (Politique) denmektedir. Yunanca kkte polis devlet anlarrundad r. Eski devlet bir ehre inhisar etti inden politika, toplum ve mua eretle ilgisi olan bir szdr. Bu sebepten dolay siyasal sz bazan toplumsal yerine al nmtr. Siyonizm (Sionisme) Filistinde bir Yahudi Devleti kurmak amacyla 1886 yhnda Bimbaur, tarafndan bulunmu bir formldr. Bu lk dini ynden Hz. Ibrahim, shak ve Yakuba verilmi bir vaattan kayna n almaktadr. Buna gre srail byklerinin tohumlar Ken'an ili (Filistin)' ne varis olacaklard r Bu hareket macar Theodore Hertzel'in te ebbsyle 1897 ylnda toplanan EVrensel Siyonist kongresiyle kuvveden fiile kmtr bir gerek olmu tur. Siyon, Kudste (Jerusalem) Davud'un trbesinin bulundu u kutsal tamlan da n addr Sion sz, yahudilik ve Hristiyanlkta Kudse de i aret eder. Socius: Terim Amerikan sosyologlarndan Gidding tarafndan, sosyoloji ara trmalarnda en kk birlii gstermek zere bulunmu tur. Softa (Etudiant de PEcole The'ologique, ou Religieux pretendant) Eski Medrese rencisi, lmiyeden olanlar aalatmak iin kullanlan takma add r. Yanl yorumlara dayanan iddial benaz (mutaass p) kimseye denir. Sofu (Pieux) Dinin buyruk ve yasaklama eksiksizce uyan kimseye denir.
Sokrat (Socrates)

srail Devletinin kurulmasyla Siyonizm lks

al. O. 469-399 yllar arasnda ya am bir yunan filozofudur. Eserleri ancak rencisi olan Eflatun araclyla bize aksetmitir. Sokrat konu ma yoluyla yurtta larnda ahlak duygusunu ve bilim yetene ini isteklendirmi ve byk problemleri onlara zdrm tr. Usulne dourtucu anlamnda Maieutique denir.
Sosyoloji (Sociologie) ogie)

nsan Toplumlar rgtnn bilimsel etddr. Biyolojik ynden birbirinden ayr lm olan fertler aras ndaki karlikh etki, deiik kvamda toplumsal kmelerin olu masna gtriir: Kastlar, snflar, toplum trleri, e itli dernekler, cemaatlar ve uluslar bu gibi insan y nlardr. Bu yn veya kmelere kat lma veya onlardan ayrlma sreleri sosyolojinin z konulardr.
Sosyolojizm (Sociologisme)

Her trl medeniyet ve kltr olaylar n yalnzca toplum,sal rgt ve yap ekilleriyle aklamak eilimidir.
Sosyolojide ngr (Previson en Sociologie)

Toplumsal hayatta tekrarlamalar oldu undan ileride tekrarlanacak olay bir dereceye

211

kadar nceden kestirmek mmkndr. Sosyolojide Kar lkl etki ve tepkilerin oklu u yznden, yetkin lde bir ngr sz konusu olmaz; yeni bir olay n hangi anda ve hangi ekilde ortaya kaca kesin olarak sylenemez. Fakat baz snrlar aras nda toplumsal bir eklin evrimin yahut, bir kurumun yapsndaki deiiklii ve belirli hareket evreleri ard ndan gelecek olan olaylar nceden grmek hi te imkans z deildir. Durkheim, bir kurumun de imesiyle ilgili kanun bilindii takdirde henz olu halinde 'bulunan belirli bir kurumun ileride ne ekil alacan nceden grp haber vermenin mmkn olaca m aklamt . Bugn Konjonktr servis ve enstitleri yard myla, tabir caizse, iktisadi kehnetin ok kesin metotlar elde edilmitir, Bunun gibi demografik olaylarda, ve daha az kesin olmakla beraber, kanaat olaylarnda nceden grme imkanlan vard r. Bu usuln sulara da uygulanmas na balannutr. Amerikallar evlenme konusunda bile bu usule ba vururlar. Bylece ileride kurulacak yuva. nin ahenkli olup olmayaca ngr metotlanyla ayd nlathr. Prof H. Z. lken'in belirtti i zere toplumsal olaylarda stten alta, yzden derine, yahntan karma a gidildike ngr zayflar; buna kar lk insan bilimlerine has olan sezgi ve n sezgi artar. Sosyoloji Sosyoloji sz yeni bulu lardandr. Aug. Comte onu bir ltin kkle bir yunan ekinden yapmtr. Latince kk socius, Yunanca ek logos'tur. Tm toplum bilimi demektir. Sosyoloji terimi, ilkin ilm-i itima olarak dilimize evrildi. Ziya Gkalp, ilm-i iti na' toplum bilimi (science sociale)ne kar lk tutarak itimaiyat terimini kulland . Dil devrimi sonunda toplumbilim gibi bir karlk bulunmu ise de milletler aras bir ra bet tayan sosyoloji terimi Trkede yerle mi bulunmaktadr
Spann

Othnar

1878-1950 yllar arasnda yaam Avusturyal iktisat ve toplum felsefecisidir. Viyana da domutur. 1908 ylnda Privat-Doent olarak Brno politeknik okulunda i e balamtr 1919 ylnda Viyana niversitesine iktisat ve sosyoloji profesr oldu Korporativist bir kadro iinde bir toplumsal reform hareketini desteklemi tir. Totaliterli e ok yakn niversalist bir toplumsal metafizi i gelitirmitir. Die Haupttheorien der Volkswirtschaftslehre (Halk ekonomisinin ba lca teorileri), Gesel lschaftlehre (Toplum teorisi),Gesellschaftsphilosophie (Toplum Felsefesi), Geschichstphilosophie (Tarih felsefesi), Religionsphilosophie (Din felsefesi) belli ba l eserleri arasmdad r Stoa (Revakiye - Stoicisme) Yunanistanda M. O. 4. yzy ln sonunda Kbrsl Zenon'un kurdu u bir felsefe sistemidir. Zenon Dnyay Logos'un iyi bir eseri say yordu. inan iin gerekli olan fazilet iyi ile kt arasndaki fark bilmektir. Ferdin evrimin yard m eden bu felsefe ulusal snrlar dna ta m ve en iyi temsficilerini Romada bulmu tur Sbjektivam (Subjectivisme) Dnen varhktan baka hi bir gerek tanmayan bir felsefe sistemidir. Bu sisteme gre her ey bu varln daha dorusu sjenin mteakip ve . mtevali hallerine indirilebilir. Sleyman (Salomo; aloma) Hz. Davudun o ludur. M. O. 973-935 yllar arasnda yaamtr. Btn gcn kltr ve ticaret yolunda harcam ve kudste yaptrd tapnak sayesinde n salm tr. Onun Saltanat srasnda srail oullar en mutlu gnlerini ya amtr Kltrel abas gz nnde tutulursa Hikmet ve Ata Szleri, iir, Neidelerin Ne idesi, Mezmur ve daha baz deerli eserleri halkn kendine atfetmesini yad rgatmaz.

212

Snnet (Tradition sacre en slam) slam peygamberinin yapt, yaplmasn emrettii veya yaplrken ho grd eylerdir. ki trl olur: Snneti mekkede, Snneti gayr mekkede.... Snneti n , ilekkede peygamberin devam edip pek az b rakt snnettir. Snneti gayri mekkede ise peygamberin ibadet amacyla ara sra yapt eydir.

aman ve amanizm (Chaman et Chamanisme) aman, byc, tabip veya tabiat st glerle temasta olan khin anlam nda d r. Terim genel olarak Kuzey Asyada, Mo ollar ve Trkler aras nda alan kahinler iin kullanlr. aman by ileriye urat kadar hastal klar tedavi etti i ve bazanda rahiplik etti i olurdu. amanizm daha ok kuzey Asyada yaylm olan bir by ve sihir siistemidir. Din olarak amanizm, bir ok Trk ulus ve uyruklarnun kat ldklar bir inantr. Bu sisteme gre biri yerin, tekisi g n yneticisi olmak zere iki tanr vardr. Gk 17 kat cenneti (uma) yer ise 7 veya 9 kat cehennemi (Tamuyu) ihtiva eder; ortada kalan yeryz de insanlarn yurdu ve banna dr. Btn bunlar yaratan ve yneten Gk Tanr gn en yce katnda oturur. len iyi kimselerin ruhlar bir ku gibi cennete kt ruhlar ise yer alt na cehenneme giderlerdi. Yeryznde yersu perileri, vard . Bunlar topra n muhtelif yerlerinde su ve pnarlarda bulunur ve adlarna kurbanlar kesilirdi. ehit (Martyre): slamda din veya grevi u runda lm olan ve br dnyada cennete gideek olan llere verilen addr. Hristiyanlkta bunun karl martirdir. Burada da dini inan ve eylen inden dolay ldrlen kimsedir. ' eyhiil lknce halk arasnda ortaya kan anla mazliklar bilim yolu ile zmeye yetkili bilim ve fazileti ile tan nm en yksek kimseye verilen bir ad iken, sonradan daha ok resmiyet kazanarak Padi ah tarafndan fetva makamna tayin olunan kimsenin ad olmutur.

Tabu (Tabou) Tabu deyimi Polinezyada kullan lan bir szdr. As l anlam yan tarafa konulmu demektir. Kullanma, yeme, dokunma, grme ve cinsi mnasebet yasaklar eklinde grlr Yasaklar hibir suretle rasyonel de ildir. Buna eski trkler koruk derler. Tabu (Tabou) nun Trke kar l tekinsizdir. Buna halk dilinde tekin de il derler. Tekin, bo ve iinde bir ey yok demektir. Tekinsiz ise iinde cin ve peri gibi arp c kuvvetler bulunandr. Eski trklerde tabu kar l koruk sz kullanlrd (Bk. Ziya Gkalp, Trk Medeniyeti tarihi, sh. 67-68. Ziya Gkalp koruk'u yle anlatmaktad r: Koruk tabu demektir. Mana ile Totemin do urduk lar bir hasseden baz eyamn koruk olmas dr. Bir ey koruk olduu zaman ona (tekin de il, arpar) deriz. Eski Trklerde (Ak) tekindi, hi kimseyi arpmazd . Yalnz (kara) tekin de ildi; dokunduu insan ve hayvanlar arpard . Byle olan eylere (Tabu) anlam na (koruk) derlerdi. Mesela hakan vefat edince ad koruk olurdu. Bundan dolay, senelerce hi kimse onu azna alamazd . Ayn ad tayanlar adlarn deitirmee mecburdular. Haka anlatmak iin ona bir lm ad verilirdi. Eski Trklerde (su) da koruktu. Bu sebeple-

213

k aplar ve elbiseler su ile temizlenmezdi. Baz hayvanlarn, hizmetlerine mkafat olarak


serbest brakrlard. Bunlara da (izuk) derlerdi. Anla lyorki (izuk) sz de hem mbarek hemde tabii anlammdadr. Eski o uzlarda Totem kar l olan (Ongun) sz de mbarek anlamnda olan (onuk, oynuk) sznden gelmi tir. Taoizm (Taoisme) inde Laotsenin beyanlar na dayanan tabiat felsefesine ba l bir mistik sistemdir. Sonra inde din olarak yerle mtir. Tasavvuf (gizemcilik - mysticisme) Akln yetmedii alanlarda ve zellikle Tanr kavramnda insanolunun, gere e kalp yolu veya irade gc ile ula abilece ini kabul eden felsefe ve din retisidir. slam gizemciliine Tasavvuf denirki bu szn yn anlamndaki suf kknden veya hikmet anlanundaki kknden geldii konusunda bilginler uyuamamlardr. Bat dillerinde gizemciliin ad Mistisizm (Mysticisme) d r. Tefecilik (Usure) Faizle paray dn vermektir. Mus kanunu yahudilerin Din karde lerine faizle dnpara vermelerini yasak ediyordu. H ristiyan kilise hukuku, yere ekilen tohum gibi verimli olmad ndan, paray ksr sayarak faizle para vermeyi yasak etmi tir. Orta a Avrupasmda yahudiler bu grten yararlanarak para dnc tekelini kazand lar. Son olarak teologlar ( lahiyatlar), makul bir faiz kar l dn vermeyi kabul etm lerdir. Bu suretle dn verenin verdi i para ile ba kaca elde edece i kr kayb giderilmi oluyordu. Luther faizle dn vermeyi haram Klaven (Calvin) ise helal sayar. Neticede katolik ve protestanlar yaln zca ar ve haksz nisbette alnan faizi gnah saymakta ve bu yola giderleri suland makta gr birliine varnulardr. slam dini faizle para vermeyi mslmanlara yasak etmi tir. slmn modernist bilginleri ve yenileticerine gre tketim iin verilmeyen dn paralardan makul bir faiz al nmas, ancak ar bir tefeciik saylan para faizlerinin yasak edilmesi gerekmektedir. Faizle dn para vermenin bu a r ekline trkede tefecilik ve eski dilde mrabaha denilmektedir. Tefecilik veya mrabaha Trkyede tedenberi kanun ve tzk konusu olmu tur. Teizm (Theisme) Dnya kuvvetlerini a an bir kiisel Tannya inanmadr. Bu Tanr etkin olarak dnya i leriyle ilgili olup insanl zel bir vahiyden yararland nr. Halbuki Deizm. Tann= kinat yarattktan sonra dnya i lerine herhangi bir ekilde kan madma inamr. Teizm Panteizme aykr olarak dnyaya gre a kn ve stn bir Tanr kabul eder. Tekke: Sufiye tarikatlarnun dini tren yapmalar na ayrlan yerdir. Temsili Sistem (Systeme representatif) Halk tarafndan seilen organiarla devlette egemenlik gcnn kullandmas dr. Teogoni (Theogonie) Etimolojik anlamnn da gsterdi i gibi tannlann do uu ve bunlara ilikin efsanelerdir. Teokrasi (Theocratie) Tanr ynetimi anlamndachr Devletin tannsal ki iler, onlarn oullar, peygamberler

214

veya halifeleri tarafndan ynetilmesidir. Burada iktidar kayna Tanr ve Tanr buyruklandr. Teokrasinin tannm rnekleri Eski Msrn Firavunlar idaresi, Musa devrindeki brani idaresi. Tibet Lamaizmi ve slam Hilfetidir.
Teoria (Theoria)

Tannsal sinan grme ve renme olup vahiy unsurlar tar. Terim sonralar bilimsel lkin Eski Yunan orfistlerince tannsal sular n sevgi ve sempati ile temaas anlamnda kullamlmtr Pythagore buna zihniyeti bir anlam vermi tir. Fakat yine Theoria sz vecitli vahiy unsurlar n kapsar.
Teozofi (Theosophie)

bir anlam kazanmtr

Bu tarmla batni veya gizli tipte bir din sistemi anlatlmaki stenir. Sistem, sjenin a kn bir ilhamna dayanr. Bir bak ma zel bir mistisizm demektir. Teozof metafizik bir ilham veya aydmlanmadan yararlan r. Bu ise onun dnya ve insanla ilgili sorular cevaplandrmaya yeterli klar. Btn byk dinlerde Teozofi sistemleri vard r. Gnose, teozofinin zel bir eklidir. Burada bilgi ile kurtulu ayndr. Teslis (TrinitC) Tannmn birle mi ki i halinde d iinlmesidir.Hristiyan inancna gre Tannda ki i lik vardr. Bu kiilik Tek bir Tannda birle mi olup eit g ve eref pay tarlar Ezeli olan Tannsal cevher paralanmaz bir niteliktedir. H ristiyanlkta bu kii Baba, O ul ve Kutsal ruhtur.
Tevrat (Torah)

Yahudiliin toplumsa ve dini kurallarn ihtiva eder. As l anlam kanundur. Trke Treden geldii sylenmektedir. Daha a k olarak Musann be kitabna verilen add r. Genel olarak Eski Szleme (ancien testament) bu anlamda kullan lr
Thomas (Saint-Thomas d'Aquin)

Saint Thomas Katolik kilisesininin en byk ilahiyat larndan biridir. 1225-1274 yllar arasnda ya amtr. Kendisi Akinah kontlar ailesindendir. Yazd eserlerin bir o u Tranto Ruhani Meclisince kutsal kitaplar yannda te hir edilecek derecede hret kazanmt. Bunlarn bahcalan unlardr. Dinsizlere kar Katolik Dini Dergileri (Suma de la Fe Catolica contra los Gentiles), ilahiyat Dergileri (Suma Teologica), Ruha dir (Del Alma), Aristo hakk nda yorumlar (Commentarios sobre Aristoffles) ve Meteorlara dair (de los Meteores). Din Sosyolojisi bak mndan en nemli eseri Summa Theologica'd r.
Tmar, Zeamet, Has, Yurtluk ve ocakl k: Osmanl imparatorlu unun eski te kilatnda Devlete ait topraklar nn r, hara, ferag ve intikal borlar gibi miri menfaatlar denilen gelirinin d manla sava mak ve buna haz rhkh bulunmak karlnda yeterli say lanlara verilmesi dolays yla ortaya kan kurumlardr. Bu

gelirlerin miktanna ve verildikleri kimselerin rtbelerine gre bunlar aras nda bir ayrm yaplrd :

HAS, Vergide yazl geliri 100 bin akadan yukar olanlardr Bunlar padiaha, hanedana
ve byk devlet adamlarna verilirdi,

ZEAMET. Yazl geliri 20 bin akadan 100 bin akaya kadar olanlard r T IMAR. Yazl geliri 3 bin akadan 20 bin akaya kadar oland r. YURTLUK VE OCAKLI A GELINCE, Yavuzun aldran'dan sonra krt beylerine gelir-

215

ini verdii topraklarda. Bunlar n ncekilerden fark burada ki devlet gelirinin bu beylere b raklm olmas ve azledihnemeleri ve ldlderi zaman yurtluk ve ocakl klann oullarma verilmesiydi. Hepside gelirleriyle orant l olarak asker karr ve savalarda orduya yardmc olurlard. Titan Yunan mitolojisine gre Zeus'ten nce dnyaya hkim olan Ta ansal varhklard r. Bunlar Zeus tarafndan yokedilmilerdir Toplumsal Dzen (Ordre Social) Hauriou, Pr&is de droit constitutionnel (Sh. 69) de toplumsal dzeni yle anlatyor: Toplumsal dzen bir harekettir. Burada ak nc kuvvetler yamnda koruyucu kuvvetler vard r. Aknc kuvvetler unardr: a) Hayat ve onun yaratt yenilikler, b) insanlarn ar istekleri. c) adalet duygusu. Bu kuvvete kar koruyucu kuvvetler de unlardr: a) atalet kuvveti (force d'inertie). b) iktisadi yatrmlar. c) e itim ve retim. d) hkmet kuvvetleri. Ancak, bu iki trl kuvvetin kar lkl etki tepkileri sonunda toplumsal ilerleme ve geli me olur. Kar lkl etki ve tepkiler yznden ou zaman ilerleme ve geli me ge kalabilir. Toplumsal fizyoloji (Physiologie - Sociale) Bu blmde tpk fizyolojide oldu u gibi toplumsal grevler incelenir. Toplumsal grevler, din, ahlk, hukuk, ekonomi, dil ve estetik gibi kurumlarla ilgili ortaklaa dn, duyu ve davranlardan O halde toplumsal fizyolojinin konusu bu grevler veya bu grevlerin daha kvamli bir anlatm olan kurumlardan Toplumsal kurumlar, bir toplumda tekrarlanan ortakla a dn , duyu 've davran tarzlarnun kat lam ekilleridir. Din kurumunda inan dn ve duyu tapnmalar ise davram tarzlandr. Ahlkta, ahlk hakkndaki fikirler dn, bu dne gre hareketi ayarlama ise davram tarzdr. Grlyorki her toplumsal kurum tekrarlanan ortakla a dn, duyu ve davram tan meydana gelen bile ik bir fonksiyondur. Bu duruma gre toplumsal fizyoloji, zel toplum bilimleriyle ilgili bir ara trma koludur. Din sosyolojisi hukuk sosyolojisi, iktisat sosyolojisi ilgili bulunduklar kurumlar inceleyen birer zel sosyolojidir. Din sosyolojisi dinle toplumun karlkl bantlanm inceler. Toplum mnasebetlerini, Hukuk sosyolojisi yaptrm (meyyide) ve adalet; iktisat sosyolojisi, retim, de iim, datm ve tketim; Ahlk sosyolojisi ise ahlk. idealleri a sndan ele alr. Toplumsal kurumlar iki trl incelenir Birincisi bunlar durmu ve donmu sayarak incelemektir. Bu trlsne statik veya anatomik inceleme denir. Belli bir topluinda ekonomi, din ve hukuk sistemlerinini incelemek byledir. Bu e it ara trmaya statik sosyoloji ad verilir. kincisi, toplumsal kurumlar, evrim a amalarma gre hareket halinde incelemektir. Buna da dinamik veya fizyolojik inceleme denilir. Aile kurumunun ilkelinden evrimli ekillerine kadar geirdi i aamalar ara trma bylesine bir dinamik incelemedir. Bunun ba ka bir ad jenetik sosyoloji (Sociologie GCntique) dir. Toplumsal morfoloji (Morphologie sociale) Toplumsal olgunlann maddi dayanaklanm inceler. Burada bir yandan toplumdaki hac m ve kesifliin, toplumsal grevler (fonctions sociales) ve kurumlar (institutions) zerindeki etkileri, hr. te yandan toplumu ve toplumla evre artlar arasndaki karlkl bahhklar ara t,r. Bir toplumda ortakla a dn, duyu ve davram tarzlanyla bunlarn maddi dayana

216

olan toprak ve insanlar vard r. Dn, duyu ve davrann tekrar olan kurumlar toplumun mnevi; insan gruplanyla toprak, alet ve teknik aralar ise maddi dayanakland r. Morfolojide aratrmalar do rultuya ynelir: Birinci kesim, hacim ve kesifli in \ toplumsal grev ve kurumlar zerindeki etkisini inceler. kinci kesim, toplumla evre artlar arasndaki karlkl mnasebetleri ara tnr. nc kesim toplumsal gruplar ele alr. a) Hacim: Ksaca toplum teklerinin azl veya okluu demektir. Kesiflik ise belirli alandaki insan saysdr. Birde dinamik kesiflik vard r. Dinamik veya manevi kesiflik toplumsal birliklerde iktisat, ticaret ve fikir ba ntlannn oalmasndan dolay kar lama ve buluma saysnn artmas demektir. Bu gr me ve bulu malar belirli bir toprak paras nda yaayan insan saysn arttnyor gibidir. Bah olduu iktisadi, ticari ve fikri ilgiler dolaysyla fert toplumsal grev ve kurumlar zerine etki yapar. Bir toplumdaki hacim ve kesiflik dini, ekonomik, hukuki ve siyasi kurum ve durumlara etki yapar. Hacim ve kesifli in artmasyla dini dn ve inamlar deiir. Mesel, islmiyet hacm ve kesiflik bakmndan genileyince e itli mezhep, frka ve retiler (doktrinler) otraya kt ; hristiyanhn hacim, ve kesifli i artnca e itli ulusal kiliseler kuruldu. Buna kar lk totemcilik hacim ve kesifli i ok az bir din olduundan onda farkl inamlar yoktur. Bir ye neye inamyorsa tekileride aym eye inanrlar. Hacim ve kesifliin artmas toplumlarda i blmn arttnr. Van, Urfa, stanbul ve Nevyork ta hacim ve kesiflik farkl olduu iin bu ehirlerdeki i blm de farkldr Hacim ve kesiflik, hukuk kurum ve durumlar zerine de etki yapar. Hacim ve kesifli i dar olan ilkel toplumlarda ortakla a mlkiyet vardr. ada hukuk, ferdi mlkiyete ynelmektedir. Bunun gibi ferdin iradesini nazara almayarak dzenlenen statler yani mlki (statuts reels) ve ahsi hkmler (statuts persoaels) yerine taraflar aras nda kiisel bir hukuk yaratan szle meler (contrats) yer al r. Hacim ve kesifliin artmas, toplumlarda demokrasi ve e itlik ilkelerinin yerle mesini salar. b) Morfolojik ara trmalarn ikinci tr, toplumla evre artlar arasndaki bahlklar aramaktr. Bu konu e itli ynlerden ele ahrurFranszlar byle bir incelemeye be eri corafya (Geographie humaine), Ratzel nsan Corafyas (Anthropogeographie), amerikahlar ise Be eri Ekoloji (Humen Ecology) ad m verirler. c) Morfoloji konusunda son olarak toplumsal gruplar ele al nr. Bunlar s rasyla kan , toprak, ve i gii gruplandr. Toplumsal Olgu (Fait social) 'Durkheim toplumsal olguyu, saptanm olsun veya olmasn fert zerinde d bir bask yapmaya elverili her trl yapma tarz, 'Est fait social, toute maniere de faire, fixee ou non, susceptible d'exerecr une contrainte exterieure sur l'individu" diye tan mlar. (Bk. E. Durkheim, Regles de la Methode Sociologique, sh. 14, Paris 1950). Toplumsal olgularn yaptrm' (Sanction des faits sociaux) Yaptrm toplumsal bir det veya kural koruyan ve ya atan bir tepkidir. En geni anlamyla toplumsal olgularn bir zellii saylan kanunun deer ve geerli i nedir? Gnlle veya zorla kiinin boyun e dii bu bask, acaba kar koyulamyacak derecede kuvvetli bir zorlama gcmdr? Burada otorite nas l salann ? Tek kelime ile otoritenin yaptrm gc varmdr? Hemen syliyelimki toplumsal olgular n eitli yaptrmlar vardr. imdi bu yaptrm e itlerini birer birer ele alalm: detlerin bir ksm azok zorla yrtlmektedir Kimisi dinin buyru a, kimisi halk oyunun basks altnda yerle mitir. Bir tak m da hemen hemen serbest b raklmtr. Bu sonuncular t verme veya yol gsterme trndendir. O halde toplumsal olgular n uygunlam ve yaptnmuunda a ama gze arpar. Zorlananlar, gelenek ve grenek olarak uyg

217

nanlar, ho grlenler. Mbahla memnu, buyrukla yasak arasmda byk bir mesafe vard r. Fransz sosyologu Rene Maunier'e gre toplumsal olaylar n drt trl yaptrm' vardr. Mistik hukuki, Ahlaki ve hicvi yaptrm. Toprak ve kan esas (Jus soli et Jus sanguini) Asil uyrukluk (yurtta lik)'un tayini iin iki sistem vard r: Toprak ve kan. Toprak esas na gre bir toprakta do an ocuklar o topra n bal bulunduu devletin uyru u olurlar. Kan esasma gre fert nerede do arsa so sun uyrukluu, kanndan geldii insanlarn bal olduklar devlettir. Totemjzm (Totemisme) ilkel toplumlarda atalar bir hayvan, bitki veya e ya sanmaktr. Gurup yeleri ba h bulunduklar hayvan bitki veya eyin adn tar: Onlar yemez; kendi grubunun yeleriyle evlenmez; Mantk ncesi bir zihniyete maliktir. Bu sistemde totem, totemin timsali olan uringa ve grup yeleri kutsaldr Eski ouzcada toteme ongun derlerdi. Her zn bir ongunu vard . z yeleri kendi ongunlann kutsal tutar ve ona ok atamaz ve onu ldremezlerdi. Triratna: Sanskrit dilinde kesimli cevher anlanundad r. Budizmde Buda, Dharma ve samgha'dan ibaret l cevherin addr. Jainizmde Triratnatun kesimleri do ru inan, doru bilgi ve doru davram tr. Troeltsch (Ernst) 1865-1923 yllar arasnda yaam bir alman tarihi ve Rahiyat sdr. Tarihi eserleri, a da hristiyanl k tarihin gerekten sosyolojik bir etd say lr. Max Weber'le beraber, Prostestanhm kapitalizmin gelimesine yardm ettiini kabul eder. Fakat Kapitalizmin ba ka faktrlerden doduunu ve Protestanh m ilk Hristiyanlk gibi, her eyden nce, ruhani bir hareket olduunu savunur Die Soziallehren der christliehen Kirchen und Gruppen' (H ristiyan kilisesi ve gruplarnn toplumsal doktrini), Die Bedeutung des Protestantismus fr die Entstehung der modern Welt (ada dnya iin Protestanh m nemi), belli bal eserleri arasndadr. Trst ve kartel (Trust et Cartel) Son ekonomik gelime sonucu bir ok ekonomik kurumlar n birlemesi sz konusu olmutur. Bu birle meler iki trl olur- Bunlardan birinde, merkez, Kendi bayra altnda birletirdii kurumlar yahuzca anlama hkmleriyle ba lar baka ynlerde kendilerine hareket serbestli i verir; Alman sistemi olan bu kurumun ad Karteldir. tekisi ise daha ok Birle ik Amerika Devletlerinde yer alm olan Trsttr. Trstte kartelden farkl olarak birlie giren ortaklklar bamszlklann tamamen kaybederek bir tek bayrak alt nda birle ir ve kaynarlar. Bunlarn Devlet hayatnda gsterdikleri nem dolay syla baz tedbirlere ba vurulmutur ki bunlara anti trust tedbirler denir. Trbe (Mausolee) Latince kar l olan Mausoleum sz Karya Satrap Mausolos'un mezanndan alnarak nl kiiliklerin mezarlarma alem olmu tur. slamdaki karl Trbedir. Bunlar byk hkmdar ve sayg deer kimseler iin zel bir mimari tipinde yap lan ant trnden mezarlarda.

218

Trk Takvimi: (Cycle turc) On iki yl karlayan on iki hayvan gsterir bunlar srasiyle san, kz, kaplan, tav an, timsah, ylan, at, koyun, maymun, tavuk, it, domuzdur. Burada ayn yl iinde doanlar arasnda mahremiyet olup evlenmeleri yasakt. Bu on iki yla trkler bir a (cycle) derlerdi. Tylor (Edward Burnett) 1832-1917 yllar arasda yaam bir ingiliz etnolog ve antropologudur. Dinler tarihinde animizm teorisini savunmu tur. Tabii Hukuk (Droit N.turel) Devlet tarafndan konulan mevzu hukuka kar lk devletten nce ve devletten stn, Tanr veya akldan kayna n alan bir lksel hukuk kavranud r.

panishadlar (Upanishads) Hintteki kutsal kitaplar ncs ve en ruhani olandr. Upanishads'larm byk bir ksm nesir olarak yaz lm tr. Yazlmalar (kompozisyonlar) Brahmanas'lardan sonrad r. Byk Upanishad'lar M. . 6. ve 5. yzy llara kadar kar Bunlar ruti veya vahyin bir ksmn tekil ederler. Konular vedalarda gizlenmi olan ruh ve anlam kefetmektir. Upaniatlar, dnyann balangcn, Tanrmn ve insan ruhunun mahiyetini ruhla, maddenin karlkl mnasebetlerini bahis konusu eder. Mistik nitelik ta yan bu eserlerin en tan nm a Upanishad olup Yajur-Veda'y tekil eden ilahiler grubuna ba lanr. topya (Utopie) Bir ideal toplum eklinin hayali ifadesidir. Efltun, Kampanella ve benzerleri bu yolda uramlardr. Genel anlam ile bir yazarn kabul ettii felsefi ilkelere gre ideal ve eksiksiz bir toplumun hayalen kurulu udur. Dar anlamda, belirli bir.snf veya grubun karlanyla dengeli olarak mevcut toplum dzenini de itirmek amacm gden toplumsal doktrindir. nitarizm (Unitarisme) Protestan geleneklerine ba l bir mezheptir. Anlam BIRLIKOL K'tir. Ad, mensuplarnn kiisel birlie inanmasndan ileri gelir. Tek bir Tanrda kiilik olduunu kabul eden teslis doktrinine karlk burada Tanrmn tek bir kiilii inan konusudur. nitarizm mensuplar doktrinlerini zgrlk, akl ve dini hogrrlk olarak byk ilkeye dayanan bir zihni durum sayarlar. Bu mezhepte her kilise kendi papaz n seer. Bu mezhepte iman beyanma (profession de foi) veya empoze edilen bir doktrine raslanmay p ksa bir ilmhal vardr. Buna gre sa'nn kendisi iin beyan etti i zere iki byk dini buyruk akaidin temeli saylmaktad r ki bu da Tanry ve insanlar sevmekten ibarettir. H ristiyanlin adi doktrini Tanrmn babal insanlarn kardelii, iyiliin zaferi, Tanr melektu ve sonsuz hayat ilkelerine dayan r. niversdizm (Universalisme) Birleik Amerika ve Kanada'da yay lm bir hristyan mezhebidir Tanr mn lsz iyilik ve ak dolaysyla sonunda btn insanlar korunacak ve Tanr ile iten mnasebetler kuracaklardr. O halde ezdi bir i kence oca olan cehennemin bu sistemde yeri yoktur. Bu mezhebin doktrini yle zetlenebilir: Tanr Evrensel bir koruyucudur; Kutsal kitap Tanr mn vahyini ihtiva eder. Mkfat ve Mcazat adalet dairesinde da thr. Bu doktrinin kar t infirat%lik (Particularisme) olup Tannn yalnzca sekin bir zmreyi koruyup kurtaraca ma inanlr.

219

V Vaftiz (Bapteme) Hristiyan inancna gre sakramenlerden yani kutsallama trenlerinden biridir. Ilknceleri ocuu suya batrmak suretiyle yap lyordu. Bu yolla adi sutan dolay gnahkar olan insan vaftizle ar nm bir hale gelir. Hristiyan dinini kabul eden ya llarla yeni doan ocuklar vaftiz edilirler. Vaftiz esas ayn olduu halde e itli mezheplerin pratikleri birbirinden ayr lr. Vaftiz Hristiyan olmayan dinlerde ve zellikle lamaizm, ve eski orfik ve Elzis (Eleusis) gibi sr dinlerinde uygulanan bir usuldu. Vahabiler (Wahhabites): Muhammed bin Abd-iil-vehab tarafndan Necitte kurulmu bir islam mezhebidir. Islmm Kur'an esaslar na gre ilkel eklini canlandrmak amacn gtmektedir. Burada Kur'an lafzi olarak yorumlanmakta, peygamberin a r derecede yce tutulmas na itiraz edilmekte, ibadet yerleri ile dini trenlerin atafatl olmas ho grlmemekte ve lks saylan sigara, alkol, kumar ve tefecilik yasak edilmektedir. 20. yzylda bir takm baar ve yenilgilerden sonra vahabi nderi nc Abdlaziz ibn Suud Riad' ele geirdi. Bylece Necid'in ba kendini aldktan sonra kurulan krallk abucak byd. 1924 ylnda Dn Suud Kral Hseyini Mekkeden atarak kendisini Hicaz krah ilan etti. Az sonra Arap Yar m Adasnn byk bir ksm tbn Suudun eline geti. Van Der Leeuw (Gerardus) 1890-1950 yllan arasnda ya am hollandal Dinler Fenomenolojisi ve tarihi bilginidir. Groningue'de Dinler tarihi profesrl ii ve 1945-46 yllarmda bilim ve sanat bakanl yapmtr. Einfhrung in die PlAnomenologie (Fenomenolojiye giri ), Phanomenologie der Religion (Din Fenomenolojisi,). Der Mensch und die Religion (Insan ve Din) yazar n deerli eserleri arasndadr. Vedalar (Les vedas) eski Hint Dininin drt kutsal kitab olup 1028 Sanskritede Tanr bilgisi anlammdadr. En * ilahiyi ihtiva eder. Rig- Veda, kurbanda dua okuyan; Yajur-veda, kurban sunan; Sama-Veda ilahi okuyan kahinler tarafndan kullanlmtr. Atharva-veda hemen hemen ayn tanrsal buyruklar gstermektedir. Vedalar Hindin en kutsal kitapland r. Vedalara son zamanlarda byk bir dini edebiyat eklenmi tir. Bu ekler unlardr: Brahmanas'lar Aranyaka ve Upanishad'lar ve Sutralar. Veniis (Venus) Romada gzellik ve a k tanrasdr. Vico (Jean - Baptiste) 1688-1744. Scienza Nuova (1735) adli eserinde Bat da ilk defa olarak bir tarih felsefesi tasla izdi. Vico bu kitapta tarihi olgulara dayan yor, dini inanlr ie kartrmyordu tesadf ve kader fikirlerini atyor ve Beeri yine beerle izaha alyordu. Tmden gelim yerine tmevarm metoduna ba v-uruyordu. Vico izahlarmda yalnz akln deil, akl d olan uursuz hkmlerin de hakkn veriyordu. Vico'ya gre zaman ve mekan ayr liklarma ra men toplumlar aras nda temeli benzerlikler vardr. Din, evlenme, ly gmme adetleri bu aradad r. Bu adet metafizik gere in karldr. Bilimin grevi gerek olaylardan hareketle kanunlar bulmaktr. Vico'ya gre milletlerin evrimi u adan geer: a) Tanr lar a b) Kahramanlar a c) nsanlar a. Yazara gre tarihte ilerleme yok, tekrarlanma vard r. Evrim dz bir izgi zerinde olmaz, Sosyal bir daire

220

zerinde dner durur. Bylece medeniyet dnp dola p eski yerine gelir. Eski a da grlen karekterler orta a da da grlr. Vico'nun mehur corsi ricorsi teorisi i te budur. Vico pratikte tarihin finalist bir anlayna inamr Weber (Max) 1864-1920 yllar arasnda ya am bir alman iktisatc s ve sosyologudur. Erfurt'ta do mu Berlinde 1892 ylnda Privat Dozent olarak grevlenmi tir. 1894 ylnda Frieburg'a 1897 ylnda da Heidelberg Universitelersine profesr olmu tur. 1903 yhnda salk durumu ekilmeyi gerektirmitir. 1919 da Mnich -niversitesine a rbmt r. nksel Tipler teorisiyle tannmtr. Anlay Metodu zerinde Tipolojik ve tarihi metodlar temellendirmeye ahmtr. Protestanla balanan kapitalizmin menei hakkndaki teorisi ok byk yank lar yapmtr. Sombart ve E. Jaffe ile 1903 ylnda kurmu olduklar ARCH V YOR SOZALWSSENSCHAFT UND SOZALPOLT K adl dergiyi ynetmitir. Die Protestantische Ethik und der Geist des Kapiatalismus (Protestan Ablk ve sermayenin esas), Gesammelte Aufstze Zur Religionssoziologie (Din Sosyolojisi dergisi), Wirtschaft und Geselschaft (Iktisat ve toplum) nemli eserlerindendir. Y Yahudi emas (Shema Juiif) Yahudilerin gnlk trenleri s rasnda syledikleri be kutsal kitaptan al nm semeler olup, iman konularn gsteren bir dua ve ehadettir. Yahve Yehova denilen srail tannsdr. Yakubil (Jacobites) Suriyede yerle mi Monofizit kiliselerden biridir. Kurucusu Yakup Baradaidir. Yanyanlk (Cannibalisme ou anthropophagie)

Besin ve yiyecek maddesi olarak insan eti yemek adeti anlam ndadr Fakat o u zaman dmandan almak iin veya ldrlen kimsenin ruhani ve kutsal niteliklerini kendi vcutlarma geirmek zere ya da din veya tren gereklerini yerine getirmek iin yap lr. Yenieri (Janissaire) Osmanl Imparatorlu unun balangcnda Orhan Gazi tarafndan kurulan ve II. ci Mahmud zamannda Nizam Cedidin kurulmas zerine ortadan kald rlan, imparatorluun piyade askeridir. Kuruluunun ilk alarmda ok yararl hizmetler grd halde sonralar soysuzlaarak devletin ba na ard arkas gemeyen birok glker kartmtr. Yersu Yerin ve suyun koruyucusu anlamnda eski trklerdeki tanrlarch. Yobaz (Bigot) Dini taassubu, ba kalarn rahatsz edecek derecede ileri gtren, sata kan ve kaba qofu Yusuf Yakubun oludur. Hildyeleri eski szle menin en gzel parala ndan biridir. Kur'ncla da mevcut hikayelerin en gzelidir.

221

z
Zadruga Baz Balkan memleketlerinde rastlanan byk aile tipidir. Zadruga ashnda bir aile topluluudur. Aile iindeki en ya h erkek veya kadn zadrugann efidir. Zadrugalar o u zaman drt ku aa kadar olan yeleri iine alan 40-80 ki ilik topluluklardr. Bunlar her vakit ayn at altnda yaamadklar halde ayn ekonomik sisteme ba hdrlar. Zahitlik (Asc6tisme) Dinin yasak etti eylerden saknma ve buyruklarm titizlikle yerine getirmeyi hedef tutan r uhi bir tutumdur. tslmda buna ittika derler Zaviye Kk tekkedir. Zelot (Z6lotes)

s devrinde Fariziyenlerin sol 4canadm tekil eden devrimci bir ziinre 'olup Mesih melektunun (ynetiminin) kuvvet ve zor kullanmak suretiyle kurulmas . gereine inamrlar.
Zemzem Mekkenin byk caniinde bulunan bir kuyunun ad dr. Agar ve smailin lde susuzluktan lmesini nlemek zere mucize olarak yerden f krd sylenmektedir. Zend Zerdt dininh kutsal kitab olan Avestamn pehleviceye evrilerek yap lan bir yorumudur. Zend-Avesta, avestanm yorumu demektir. Genel olarak Zend-Avesta ile bunun yorumu olan Zend'e verilen ortakla a addr. Parsilerin ksaca Avesta dedikleri bu eser onlar n kutsal kitap ve

din trenlerinden sz eder. Parsi geleneklerine gre bugnk Avesta Iran zerd tlerinin sahip
bulunduklar dini edebiyatm ancak bir paras dr. Bir rivayet, zerd t'n herbiri 100000 msradan ibaret 20 kitap tutan eserini 1200 veya 12000 inek derisi zerine yazd m dorulamaktadr. Byk skender Persepolis kral arivlerini yaktrrken bunlar yok etmi tir Millattan 330 yl nce Yunanl:larn ran terketmeleri zerine zerd t rakipleri dikkatl'ca bu byk eserin paralarn bir araya getirerek bugn kullan lmakta olan Avestay meydana getirmilerdir. Zerdt (Zoroastre) M. O. 6. yzylda tek Tanrm bir dini randa yerle tiren bir din kurucusudur. Kendisinin zel hayat na ilikin hi bir bilgi yoktur. Kurduu dine Mazdeki, Zerd t veya Saratustra dini denildii gibi Bat dillerinde Zoroastrizm denilir Sistemi iyilik ve ktlk inanc na dayanr. (Zerdtle bak), Zerdtlk (Zoroastrisme) Zerdt tarafndan kurularak uzun bir sre randa Devlet dini niteli i tam bir dindir. Kutsal kitab Zend-Avestadr. Hrmz iyilik, Ehriman ktlk Tanrsdr. Zend-Avesta sonsuz olarak sava halinde olan iki ilke zerinde durur. Zerd t'n buyru u vardr: iyi d nce, iyi sz ve iyi hareket. Bu dine ilk darbeyi Byk skender vurmu turAskenderden sonra zerd t dini ancak vilyetlerde tutunmu tur. Bir sre sonra ramn Devlet dini haline gelen zerd tlk baka dinlere ve zellikle ayr lma ve blnmelere kar sk bir sava 'am, fakat 639 ylnda Islmdan yedii byk darbenin etkisinden sonuna kadar kendini kurtaramam tr. slm ynetimi balangta bu dine kar hogrrlk gstermi isede Mtevekkil ve onun halefleri zamannda mslman olmayan din mensuplar na kar ikenceye, balanmtr. Bunun zerine

222

bir ksm zerd tler Hindistana g etmi , direnenler ise randa kalarak Gebr veya Mecus denilen zmreyi te kil etmilerdir. Zoolatri (Zooltrie) Hayvan' tapmmadr. Zmre ve ziimre cemiyeti (Societ des 6tats) Zmre ayn toplum iinde farkl hukuki durumlar ile birbirinden ayrlan toplumsal tabakalarn meydana getirdii gruptur.

Zmre cemiyeti ise Hukuki ynden e itli haklara sahip gruplarn kurduklar bir birlik ve toplum yapsdr. Hindistandaki kast sistemi bu cemiyet tipinin en ayd nlatc rneidir.
Zwingli (Ulric) 1484-1551 yllar arasnda yaam isvireli bir din yenileticisidir. Kendisi hmanist, geni grl bir insanda. Luther'den daha ok akla dayanan ve insan tabiatnam iyi noktalar bulunduunu da itiraf eden bir din adam dr.karisti (Eucharistie) yani, a a'i rabbani giyini konusunda Luther'le anla amamtr. Luther'den daha ok ruhani bir gr e sahipti. Zwingli'ye gre kilise ynetimi cumhuriyeti olmal ve kilise ynetimi ile devletin sivil ynetimi aras nda bir ayrlk olmamaldr. Papazlarm behl kalmalar suln ve din trnlerini kald rmt .

Wach (Joachim) Kemni (Chemnitz) de do mu ve 1898-1955 yllar arasnda.yaam bir Alman filozof ve sosyologudur. 1924 ylnda doent ve 1927-1935 yllar arasnda Leibnitz'de profesr olarak altktan sonra Amerika Birle ik Devletlerine gm ve 1935-45 aras eitli Amerikan niversitelerinde ders vermi tir. ikago niversitesinde de 1945-55 ;inan arasmda retim yapmtr. Kendisi felsefe ve Din sosyolojisinde uzmand . Dinler bilimi (Religionswissenschaft, 1924), Anlay ve yorum teorisi (Das Verstelaen, 1926-32), din sosyolojisi (Sociology of Religion, Chicago, 1944) Yirminci Yzy l sosyolojisinde Din sosyolojisi kesimi, Die Religion in Geschichte Und Gegenward'da Din sosyolojisi maddesi ve Dinin Mukayeseli Etd (Comparative Studv of Religion, Columbia, 1958) adl eserleri Din sosyolojisini ilgilendirir.

223

Sts y l 1 o 4. \ Jok 3c. , ov < ok Va-y-

1 9o

Fiyat : 16 Lira