You are on page 1of 138

www.kitapsevenler.

com Merhabalar Buraya Yklediim e-kitaplar Aada Ad Geen Kanuna stinaden Grme zrller in Hazrlanmtr Ekran Okuyucu, Braille 'n Speak Sayesinde Bu Kitaplar Dinliyoruz Amacm Yayn Evlerine Zarar Vermek Deildir Bu e-kitaplar Normal Kitaplarn Yerini Tutmayacandan Kitaplar Beyenipte Engelli Olmayan Arkadalar Sadece Kitap Hakknda Fikir Sahibi Olduunda Aada Ad Geen Yayn Evi, Sahaflar, Ktphane, ve Kitaplardan Temin Edebilirler Bu Kitaplarda Hi Bir Maddi karm Yoktur Byle Bir eyide Dnmem Bu e-kitaplar Kanunen Hi Bir ekilde Ticari Amal Kullanlamaz Bilgi Paylatka oalr Yaar Mutlu Not: 5846 Sayl Kanunun "altnc Blm-eitli Hkmler " blmnde yeralan "EK MADDE 11. - Ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar ama gdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri 87matlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." maddesine istinaden web sitesinde deneme yaynna geilmitir. T.C.Kltr ve Turizm Bakanl Bilgi lem ve Otomasyon Dairesi Bakanl Ankara Bu kitaplar hazrlanrken verilen emeye harcanan zamana sayd duyarak Ltfen Yukardaki ve Aadaki Aklamalar Silmeyin Tarayan Yaar Mutlu web sitesi www.yasarmutlu.com www.kitapsevenler.com e-posta yasarmutlu@kitapsevenler.com yasarmutlu@yasarmutlu.com mutlukitap@hotmail.com kitapsevenler@gmail.com Halk Krc _ Zor Zamanda Kurt Duruu Halk Krc _ Zor Zamanda Kurt Duruu ZOR ZAMANDA Roman HALUK KIRCI Burak Yaynlar: 88 Halk Krc: 4 Kurt Duruu / Halk Krc Bask: Lord Matbaaclk Cilt: Bayrak stanbul Eyll 2002 Pazarlama: Mahmut S. Eriikolu ISBN: 975-7645-82-62 BURAK YAYINLARI Ankara Cad. No: 46 Caalolu-stanbul Tel-Fax: (0212) 527 05 77. Zor Zamanda KURT DURUU - ROMAN HALK KIRCI SEVGL EM VE OCUKLARIMA... YAZARDAN...

lkemiz uzun yllar anari ve terre kar mthi bir sava verdi. Byk bedeller denerek kazanlan bu savata, grnr-gornmez binlerce kahraman grev ald. Kahramanlardan kimileri ssz bir da banda veya sessiz bir kede kurulan kahpe pusularda hayatlarn feda edip ehit oldu; kimileri ise grevlerini yapmann huzuruyla, sessiz sedasz kelerine ekildi. te o mthi savan, karanlk gnlerin, o zor saatlerin estirdii sert "rzgarlarn" hafifledii, etkisini kaybettii gnlerde lkemizde baz olaylar meydana geldi. Bu olaylar bahane eden birok g ortala dklerek doruyanl, binlerce bilgiyi insanlarmzn beyinlerine boca ettiler. ahsen ben zikrettiim olaylar neticesinde ortaya atlanlar, yazp izilenleri, elimden geldiince inceleme frsat buldum; ounluu maksatl yazlm kitaplar okudum. Ve grdm ki, ideolojik yaklamlardan tutun, intikam saikine kadar saysz HKYE anlatlmaktadr. "Hikye" diyorum, nk anlatlanlara, yazlp izilenlerin ouna "HKYE" demekten baka bir isim bulamadm. Yukarda bahsetmeye altm "hikyeleri" okuyup inceledikten sonra, "Niye ben de bu olaylar erevesinde bir "HKYE" yazmayaym." Diye dndm ve elinizde tuttuunuz kitab kaleme aldm. Bu kitap: Ne birilerinin anlattklar hikyelere bir cevap, ne de anlalmayanlar anlatmak iin yazlmamtr. Ayrca "rtld" denilenlerin "altnda" kalanlarla hi bir ilikisi yoktur!.. Deerli okuyucularmdan, tamamen muhayyileme dayanan bu hikyeyi okurlarken dier "hikyelerle" mukayese etmemelerini zellikle rica ediyorum. H.Krc demi Hapishanesi I Arabay buluma yerine doru, dalgn dalgn sryordum. Yanmdaki arkadalarm kendi aralarnda konuup, glyorlard. Yol boyunca kafamda sorular birikmi, bilinmezlie almda, beynimi megul eder olmulard. stememe ramen yol arkadalarma katlamyor, onlarn neeli sohbetlerine ortak ola-myordum. Gen arkadalarmn sorumluluunu da stlenmi olmam skntmn bir kat daha artmasna neden oluyordu. Hayatmn bir dnemece girdiini hissediyor, bundan da garip ekilde rperti duyuyordum. Buluma noktas olarak verilen kprnn altna geldiimizde, arabay kenara ekerek, motoru durdurdum ve i lambay yaktm. Verilen talimata gre, buluma noktasna geldiimizde aracmzn i lambasn yakacak, bizi almaya gelecek olanlar bekleyecektik. Bekleyiimiz uzun srmedi, yanmza yaklaan siyah bir otomobilden inen, uzun boylu bir ahs yar ak bulunan kap camna doru eilerek, "Yavuz kim?" diye sordu. "Benim." Deyip kendimi tanttktan sonra, baka birey sylemeden, yalnzca kendilerini takip etmemizi istedi. Ve, hzla aracnn direksiyonuna geip hareket etti. Siyah arata bir kii daha vard ama yzn tam olarak seememitim. Ankara'y henz kmtk ki, dikkatle takip ettiim nmdeki arabann, genelde kamyoncularn durduu bir benzin istasyonuna girdiini grdm. Pelerinden istasyona girdim ve arkalarna park ettim. nmdeki arabadan inen ayn ahs, yanmza gelerek, aa inmemizi istedi. Tkabasa, stste bindiimiz aracmzdan inerek, olacaklar beklemeye koyulduk. Yol arkadalarma dalmamalarn syledim. Aralarmz benzin istasyonunun yan tarafna ekmitik. Etraf yeterli derecede aydnlk deildi. Kendi aramzda konuurken, dier aratan inerek yanmza gelen ikinci ahs fark edememitim. Uzun boylu, geni omuzlu, elli yalarnda grnen, ksa bir sre sonra "Amca" kod ad vereceimiz adam, dudaklarnn arasna sktrd sigarasndan duman savurarak, kaytsz bir ses tonuyla, ortaya konuur gibi, "Yavuz gel bakalm." dedi. Cmlesini tamamlar tamamlamaz da dnerek, geldikleri arabaya doru yrd. Hemen arkasna taklarak, bindii araca bindim. Direksiyon tarafna oturan Amca, sigarasndan ektii derin nefesten sonra, izmaritini camdan dar att ve bana dnerek, talimatlarn sralamaya balad: "Ankara'dan yeni bir araba gelecek, birlikte ayn araba ile devam edeceiz. Arkadalara syle yanlarndaki ahsi eyalarn, kimlikleri dahil, gelecek olan arkadalara teslim edecekler. Dnene kadar hepinizden sorumluyum; arkadalarndan ise sen." Durdu, bireyler dnyormu gibi, ban kapnn camna doru evirdi sonra, "Geldiiniz araba kime ait?" diye sordu. Arabann benim olduunu, arkadalarn yurtdndan geldiklerini syledim. "Aracnz da

gelen arkadalara teslim edeceiz, dnte dier eyalarnzla birlikte teslim alrsnz." Dedi ve konumama frsat tanmadan arabadan inerek yolun kenarna doru yrd. Otoriter ve sert yapl bir insanla kar karya kaldmz hemen anladm. Onun ardndan indim ve, bahar serinliinde sigaralarn tttrerek sohbet eden arkadalarmn yanlarna dndm. Onlara yeni "patronumuzun", elektrik direine yaslanm vaziyette, yolu gzleyen ihtiyar olduunu syledim. Yol arkadalarmdan Selim, glerek, "Ayn byk amcama benziyor, o da aynen bunun gibi burnu hep dik durur!" dedi. Dierleri Selim'in bu szlerine glmeye baladlar, elimle susmalarn iaret ettim. Skuneti saladktan sonra da yol arkadalarm etrafmda toplayarak, Amca'nn verdii talimatlar aktardm. Yola ktktan sonra bizi nelerin bekledii noktasnda epey dnmtm. Ne yapyorduk, nereye gidiyorduk, kimlerle nasl bir alma yapacaktk?.. Benzer sorular beynimi megul edip durmulard. imde, yllardr pek hissetmediim heyecan kprdanmalar yayordum. Ama belirsizlikler ve bilinmezlikler sklmama neden olmuyordu. imdi netleen durum biraz rahatlamama yol amt. Galiba buna, keskin yz hatlarna sahip Amca'nn gven veren hali, kendinden emin yaps ve otoriter kiilii neden olmutu. Bir mddet sonra beklediimiz ara geldi. Mavi renkli kapal minibsten iki kii indi. Biri olduka gen, dieri orta yalarda atletik yapl grevliler, minibsten iner inmez gze arpacak bir disiplin iinde Amca'nn yanma giderek konutular ve onun talimatlarn aldlar? Bu arada biz aracmzn banda, Amca'dan gelece, hareket emirlerini bekliyorduk. Daha sonra Amca'nn yanndan ayrlan gen grevli veya Amca'nn adam, yanmza gelerek, eyalarmz minibse tamamz syledi. stanbul'dan hareket etmeden nce yanmza almamz gereken eyalarn listesini Hzr Abi tek tek vermiti. Bizde onun talimatna uygun olarak, eofman, spor ayakkabs, yeterli miktarda i amar, di fras., gibi malzemeleri kk birer valiz iinde yanmza almtk. Valizlerimizi aracmzn bagajndan alarak, minibse tadk. Tama ilemi bitince de, bir poetin iine arkadalarmdan topladm ahsi eyalarmz koyarak, yanmzda tanmamza nezaret eden gen adama teslim ettim. Ksa srede, verilen emirleri yerine getirmitik. Son olarak arabamn anahtarn, gen adama teslim etmitim. Artk harekete hazrdk. Amca ile birlikte gelen uzun boylu gen adam .arabaya binmemizi syledi. Arka koltuklarnn bir ksm sklm 10 minibsn arkasna geerek oturduk ve geldiimiz aralar geri gtrecek olan adamlarla konuan Amca'y beklemeye baladk. Direksiyona Amca ile gelen gen adam oturmutu. Dierlerini yolcu eden Amca'da n tarafa bindikten sonra, akam ka-ranhnda, Ankara'nn boz krlarna doru yola ktk. Minibsn iini sessizlik sarmt. Motor sesinden ve skl koltuklarn bulunduu yerdeki sandk ve dier eyalardan yaylan seslerden baka ses duyulmuyordu. Hepimizi saran sessizlii Amca bozdu. Minibsn i lambasn yakan Amca, arkaya dnerek, "Yavuz'u tanyorum, dierleriniz kendinizi tantn." Dedi, emreden sesinde hi bir yumuakla yer vermeden. Yanmda oturan Selim'den balayarak, arkadalar kendilerini ismen tanttlar: Selim, Metin, Ali, Yusuf, Murat. Kendilerini tantan arkadalarmn yzlerine dikkatlice ve ilerini okumaya alyormu gibi derinden bakan Amca, arkadalarn kendilerini tantmalar bitince, lambay sndrerek nne dnd ve yine sessizlie brnd. Hepimizde bir ekingenlik bagstermiti. Amca'nn ve yanndaki gen adamn tavrlar, sessiz kallar, az konumalar sanki bize de yansmt. Hepimiz gzlerimizi yola dikmi, i dnyamza dnmtk. Bir mddet sonra sessizlii bozarak, Amca'ya, "Sigara iebilir miyiz?" diye sordum. Arkasna bile dnmeden, "ebilirsiniz." Dedi. Bir sigara yakarak, devam eden sessizlik iinde dncelere daldm. Yusuf, Ali, Metin, Selim ve Muratda Avrupa'dan kalkp gelmi gen insanlard. Anadolu'yu, Anadolu'nun gereklerini ancak izine geldiklerinde grp tanmlard. Kimi orada domu, kimi ocuk yanda Avrupa'ya gitmiti. Yllardr vatanlarndan ayr kalmalarna ramen/lkelerinden ve lkelerine olan ballklarndan kopmamlard. Hepsi iinde bulunduklar durumdan memnun

grnyorlard. Severek ve isteyerek bir greve gitmenin huzurunu, sevincini gzlerinden okuyabiliyordum. 11 Bu gen insanlar Hzr Abi, Avrupa'da kald birka haftalk sre iinde bulmu ve Trkiye'ye getirerek benimle tantrmt. Hepsini yeni tanmtm ama sevmitim. Belki hayatlarnda ciddi skntlar yaamam olan bu insanlarn gnlllk esasna dayal olarak bizimle birlikte hareket etmeleri, bilerek baz riskleri kabullenmeleri, sevgimin yan sra sayg duymama da neden olmutu. Selim, yurtdndan gelen arkadalarn en kyd. Uzuna yakn boyu, her zaman bakml salar, geni omuzlar, dzgn yz hatlaryla, daha sonra kendisine takacam "yakkl" lakabna uygunluk arz ediyordu. Almanya'da meslek lisesini bitirmi, iyi derecede Almanca konuuyordu. Esas meslei elektronikilik olmasna ramen, Almanya'nn Frankfurt ehrine yakn bir kasabada fabrika iilii yapyordu. Bekar olan Selim, ailesiyle birlikte oturuyordu. Amatr grei olan Metin'e arkadalar "Pehlivan" diyorlard. Brksel doumlu olan Metin, ok iyi Franszca konuuyordu. Hzr Abi'nin eski bir arkadann kk kardei olan Pehli-van' aabeyi bizzat Hzr Abi'ye tavsiye etmi ve yanma almasn istemiti. Sevimli ve atak bir gen olan Metin'in tek kusuru isyankr oluuydu. Zaman zaman fevri hareketler yapabiliyor, sinirlendii anlarda dnmeden harekete geiyordu. Bir mddet sonra, ilikilerimiz geliip, samimiyetimiz ilerledikten sonra, ona "deli!" demeye baladm. Metin'de bekard ve ailesiyle birlikte Brksel'de oturuyordu. Herhangi bir ite almyor, zamannn ounu spor salonlarnda geiriyordu. Gen yol arkadalarmn iinde evli olan tek insan Ali idi. Ayn zamanda en yallar olan Ali, yirmi alt yandayd ve Frankfurt'ta taksi ofrl yapyordu. i ocuu olarak kk yalarda Almanya'ya gitmi ve ilkokulu Almanya'da bitirmiti. An'l ve kurt kkenliydi. Krtesinin fena olmadn, evlerinde ou zaman annesi ile krte konutuklarn syle12 misti. Almanca'y iyi konumasnn yan sra, akrabalarnn ou Hollanda'da oturduklarndan, gide gele Flemenkeyi de at-pat sokmutu. Bir ii ailesinin kz olan ei Trk't ve ei ile birlikte Trk Derneklerinde aktif grevler stlenmilerdi. Ali'yi de Hzr Abi'ye dostu olan bir dernek bakan tavsiye etmi. Hzr Abi Ali'ye konuyu ap, birlikte olmay teklif ettiinde, Ali hi dnmeden sevinerek kabul etmiti. Hatayl bir ailenin ocuu olan Murat, Viyana doumluydu. Liseyi Avusturya'da okumu, yksek tahsil iin Almanya'da bir okula devam etmi ama yarm brakmt. Almancay bir Alman kadar iyi konuan Murat, Almanya'da oturma ve alma izni alm, bir arkadayla birlikte nakliye ileri yapyordu. Olduka esmer ve ksa boylu olan Murat ile samiyetimizin ilerledii dnemlerde, kendisine "apkn" lakabn vermitim. ngilizce de bilen Murat, sosyal ilikilerde olduka- atak ve hareketli bir yapya sahipti. i ailesinin ocuu olan Yusuf'ta, kk yalarda Almanya'ya gelenlerdendi. Alman ocuklaryla anlaamadndan ilkokulu yarm brakm, kendini spora vermiti. Vcut olarak bir hayli gelimi olan Yusuf, kendine yetecek kadar Almanca biliyor ve konuuyordu. Ailesi ile birlikte oturuyor ve bir Alman firmasnda depo grevlisi olarak alyordu. Yllardr yapt Uzak-Dou sporlarnn da etkisiyle, olduka souk kanl ve kontroll davranabilen Yusuf'u, Hzr Abi'nin arkada olan kk amcas tavsiye etmi ve bizimle birlikte olmasn salamt. Ksaca tantmaya altm yol arkadalarmla, yaklak gnden beri birlikteydik. lk tanmamda kendilerine snmtm. Ankara'ya hareket etmeden iki gn nce stanbul'a gelmiler ve Hzr Abi tarafndan karlanmlard. O gece kalacaklar otele yerletikten sonra da benimle tantnlmlard. Avn gnn akam, hep birlikte yemee km, ge saatlere kadar sohbet etmitik. Sohbetimizin konusunu bizi biraraya getiren konu13 lar oluturmu, daha okta Hzr Abi'nin misyonumuz hakkndaki konumalarn dinlemitik. lk genlik yllarmzda, acemi militanlara yapt gibi, gen arkadalarmz, motive etmekten ' geri durmamt. Kendinden emin ve hakim ses tonuyla masadaki arkadalarmz etkilemiti. Ankara'ya hareket edeceimiz ana

kadar, birka kez daha bir araya gelmi, sohbet etmitik. Hareketlerinde bir teslimiyet ve inanmlk vard. Misyonlarnn onlara ykledii sorumluluklarn tam manasyla farknda olma-salarda, heyecanl olmalar, samimi davranmalar ve teslimiyetleri beni yeteri kadar cezbetmiti. Yllarca Avpura'da yaam, dnyaya farkl pencerelerden bakm, lkelerinin genlerinden nispeten kopmu bu gen insanlarn, grev kabul etmelerinden etkilenmemek mmkn deildi. Hele, bizlere kar saygl davranlar, bizi bir idol gibi grmeleri, azmzdan kan her kelimeyi byk bir dikkatle dinlemeleri, onlarn farkl insanlar olduklarn ve gven duymamz gerektiini gstermiti. Ankara'ya gelirken, yolda deiik mevzularda konumutuk. Tek arabayla yola ktmz iin skk vaziyette yol alyorduk. Arac ben kullandmdan dikiz aynasnda, her arkaya bakmda, arka koltukta oturan Metin'le gzgze geliyordum. Birazda latife olsun diye, "Sana kim dedi Avrupa'da rahatn brakta gel buralarda tk tk yolculuk yap diye. Daha zorun ba7 ndasm, bundan sonra grrsn!" dedim. Szlerimin etkisiyle yz hatlar gerilen, hafife de kzaran gen irisi Metin, cevap verip vermemekte bir mddet tereddtte kaldktan sonra, "Abi, ben buraya macera olsun diye gelmedim. Hzr Abi bana bu greve niin katlmam gerektiini anlattnda dnmeden kararm verdim. Sizinle birlikte olduktan sonra lme kadar da giderim. Ne seni ne de Hzr Abi'yi tanmam ama ta kklmden beri aabeyimden sizler ve sizin gibi aabeyler hakknda ok eyler dinledim. imdi elime sizinle birlikte olmak gibi bir frsat geti. Rahatlk, skntsz yaamak insann eline yine gee14 bilir ama sizinle birlikte olmak ve birlikte bir eyleri paylamak bir daha mmkn olmayabilir. nan ben halimden ok memnunum." Dedi. Yer yer krk Trkesiyle, bir rpda cevabn sralayan Metin'e karlk vermedim ve sadece memnuniyetimi belirtir ekilde glmsedim. O'nun samimi cevabndan anlamtm ki, bu insanlar bizlere "balanmlard" ve balanmtk teslimiyetle birlikte gelirse, balanlanlara ok byk ykler yk-lyordu. Ballk rzgarlarna genlik yllarmzda bizlerde kendimizi kaptrmtk. Balandklarmz bizim iin hereyden nemliydiler. Onlarn bir bak, bir sz gz kapal olarak lmlere bile atlmamza yeterliydi. Bylesine bir ballk yaamak, normal hallerle aklanabilecek bir ruh hali olmad gibi, her zaman iin insanlara mutluluk getirmiyordu. nsann balandklar ballklar "hak" etmediklerinde, ballarn yklmas ok kolay oluyordu. Aklmdan yol arkadalarm ve yol arkadalarmn bizlere ykledikleri balrlk sorumluluumuzu geirirken, aracmz Orta Anadolu'nun ilerine doru, yoluna hzla devam ediyordu. Mola yerinden ayrlal nerdeyse bir saat olmutu. Geen zaman iinde minibsn iinde sessizlik pek bozulmam, birka kez Amca arac kullanan gen adamla konumutu. Konumalarndan, alnmas gereken malzemeler hakknda bireyler sylediini anladm. Dikkat ettim, arac kullanan gen adam Am-ca'ya kar ok saygl davranyor, her seferinde "efendim" diye hitap ediyordu. Bir saat kadar daha yol aldktan sonra Amca, yanndaki gen adama dnerek, "Temiz bir yerde durda ay ielim" dedi. ay imek ve ihtiya gidermek iin mola verdiimiz benzin istasyonunda, arkadalarla beraber tuvalete gittik ve ben onlardan nce dnerek, ay imek iin mola yerinin ayhanesinden ieri girdim. Amca bir masaya oturmu, getirilen ayn iiyor15 du. Yanma giderek oturdum. ayn yudumlayan Amca, ayhanenin n tarafnda park ettiimiz minibsn n camlarn silmekle megul olan gen adam gstererek: "Arkadamzn ismi Arif, birlikte olduumuz srece bizimle olacak. Arife bana gstereceinizi saygy gstereceksiniz. En kk laubalilik ve itaatsizlik istemiyorum. Yaa senden kktr ama grev gerei ilikileriniz ast-st gibi olacak. Arkadalara tembih et, davranlarnda dikkatli olsunlar. Ayrca yerimize gittiimizde daha geni konuacaz, Arifi sizinle tantracam." Dedi. Amca'nn bu izahndan sonra, birka saattir, aracmz kullanan, canmz teslim ettiimiz yol arkadamzn ismini renmi oldum. Zaten daha sonra grp, idrak edecektim ki, Arif, Amca'nn eli, aya, korumas, olu, arkada... hereyi dir. Amca, Arifi ok seviyor, ar derecede gveniyordu. Bozulmam Anadolu delikanls olan Arifte Amca'nn bu sevgisini, gvenini

fazlasyla hak ediyordu. O'na kar yapmacksz bir sayg gsteriyor, Amca'nn verdii emirleri eksiksiz yerine getirmek iin aba harcyordu. Arif ile samimiyetimizin ilerledii gnlerde onun anlatmlarndan Arifin Amca'nn yetitirdii, halende onun tedrisinde olan eleman olduunu anlayacaktm. Birlikte geirdiimiz hafta zarfnda, Arifin Amca'ya olan ballna, saygsna ve sadakatine daha yakndan ahit olacaktm. 16 II Herey, sebep yokken, Hzr Abi'nin sk sk Ankara'ya gidip gelmesiyle balad. O sralar, kle alminyum ithalat iiyle megul olan, yaptmz ticarete bu yolla katkda bulanan Hzr Abi, mal almak iin gittii Romanya dnnden sonra Ankara seyahatlerine hz verir olmutu. irketin ilerine fazla ilgi gstermiyor, gelimeler hakknda verdiim bilgileri bile dikkatle dinlemiyor, ilerle ilgisini kesmi gibi grnyordu. Oysa yeni yeni oturtmaa altmz ihracat iimizle batan beri yakmen ilgileniyor, her gelimeden haberdar olmak istiyordu. Son zamanlardaki bu ilgisizlii dikkatimi ekmiti ama zerine fazla gitmemitim. Neler oluyordu, niin sksk Ankara'ya gidip geliyordu bir fikrim yoktu. Bir keresinde, Ankara'ya niin bu kadar sk gittiini sormama ramen tatmin edici bir cevap alamamtm. O akam evimin telefonu aldnda eve yeni gitmi, yorgun vaziyette kendimi kanepeye atm, gnn yorgunluunu karmaya alyordum. Arayan Hzr Abi idi ve ben onu yine Ankara'da biliyordum. Ne yaptm sordu, eve yeni geldiimi, biraz uzandm syledim. "Bize gelsenize, yengen ok gzel tatl yapm, biraz da konuuruz." Dedi. Ankara'dan dnmt. "Tamam" dedim ve eimi alarak, Hzr Abilere gittik. Hzr Abi oturma odasnda, elinde televizyonun kumandas olduu halde bizi karlad. Oturup biraz hobe ettikten ve tatllarmz yedikten sonra, Hzr Abi, eimle sohbet etmekte olan 17 eine dnerek, "Biz aymz salonda ielim, siz keyfinize bakn." Dedi. Hanmlar oturma odasnda brakarak, salona getik ve karlkl oturduk. Dorusu ben Hzr Abi'nin ticari meselelerimiz hakknda benimle konuacan zannediyordum. Oysa hi aklma gelmeyecek konularla karlatm. Oturduu koltuktan bana' doru eilen, yzne hafif bir tebessm oturan, biraz da alak sesle konuan Hzr Abi, "Teklif var!" dedi. Sylediinin ne mana tadn bir anda kavrayamadm. Yzne bo gzlerle bakarken o konumasn srdrd: "Teklif Ankara'dan! Baz resmi grevliler birlikte olmamz, kendilerine baz konularda yardmc olmamz istiyorlar. st dzeydeki kimi grevlilerle grmeler yaptm. Tekliflerinde kararl ve istekliler. Her konuda teminat veriyorlar. Kendilerine gvenmemiz noktasnda ok ak davranyorlar..." Hzr abi, Ankara'daki baz grevlilerin tekliflerini ve neler istediklerini uzun uzun anlatt. lk bataki aknlm zerimden atm, zaman zaman sorduum sorularmla szn kessem de dikkatlice, anlattklarn dinliyordum. Bizim gemiimizi, gemite yaptklarmz bilenler, bir anlamda bizi greve aryorlard. Grevlerinin onlara ykledii sorumluluk erevesinde bir plan yapmlard ve bizim de planlarnn bir paras olmamz istiyorlard. Yapacamz hizmetin karlnda, baz konularda yardmc olacaklarn sylemilerdi. "... Anladm kadaryla bu adamlar yaptklar iin baarya ulamas iin yemin etmiler. Hedeflerinde ilk grnen ise, terr rgtleri tarafndan katledilen arkadalarnn intikamn almak!.. Biliyorsun, baz gruplarn liderliini yapanlar, birok grevlinin lm emrini bulunduklar lkelerden verip duruyorlar. Bunlarda, bir zamanlar bizim bamza geldii gibi, arkadalarnn tabutlarnn altna girmekten bunalm vaziyetteler. ntikam yeminlerinin arkasnda durmak istedikleri bir tarafa, akan kan da durdurmak istiyorlar. Amalarnn biri de ayrlk terristle18 rin lojistik destek imkanlarn ortadan kaldrmak. Onlarn, zellikle, Avrupa lkelerinde rahata hareket etme kabiliyetlerini ortadan kaldrmay

hedefliyorlar. Bunlar iin ne yaplmas gerekiyorsa, yapmaktan asla ekinmeyeceklerini alenen sylyorlar..." yi, gzel, adamlar kararl bir ekilde, grevlerinin gerei olarak, kendi izdikleri planlar dairesinde, glerini kullanarak mcadele etmek istiyorlard. Btn bunlar yaplmas gereken ilerdi. Buraya kadar kimsenin diyecei bir sz olmazd. Fakat bu plann iinde bize biilen grev ne olacakt?.. Byle bir plann iinde yer almakla, kendi dnyamzda yaayp gittiimiz u gnlerde, bamza bir nevi i am olmayacak mydk?.. Hem sonra bu adamlara ne kadar gvenebilirdik, yakn gemite baz arkadalarmzn yaadklar ortada durmuyor muydu?... Arkadalarmzn amazlarndan hareket eden kimi grevliler ok gemeden onlar "aa!" drmemiler miydi?.. Ayn durumlar bizim de yaamayacamzn bir grantisi var myd?... Sonra, bizden istenilen yaplanmada kimler, nasl yer alacaklard?... Yine yakn gemiimizde bizzat devletin basklarna maruz kalm, ilerinde Hzr Abi'nin de bulunduu, skntlar ekmi, ikenceler grm arkadalarmz, dostlarmz bu ilere ne diyeceklerdi?.. Birbiri ardna kafama taklan o kadar ok soru vard ki, hangisini soracam armtm. Tamam, Vatann karlar iin, akan bunca kann durmas ve milletimizin ektii skntlarn sona ermesi iin, birileriyle ibirlii iinde alp, abalamak gzeldi. Belki byle bir almann iinde yer almak insann nefsine de ho gelebilirdi ama sonucunu kestirmek olduka zordu. Sonuta ortaya' kabilecekleri gsleyecek gc bulabilecek miydik? nmzde bir rnek vard ve bu rnek hite i ac deildi. lkemizin zor gnlerinde, aresiz ve skntlar iinde yurdrmda baz grevlilere angaje olan arkadalarmz, ileri 19 bittiinde, angaje olup, gvendikleri adamlar tarafndan "yaklmlard!." Byle bir sonun bizimde bamza gelmeyeceinin garantisi var myd?.. Sonu belli olmayan bir maceraya atlmak istemiyordum. lk genlik yllarmzdan beri, ou insann bir mre sdramaya-ca eyleri yaayp grmtk. Benim kafamda ne kadar soru birikip dursa da Hzr Abi, daha imdiden, en azndan benimle istiare yapmadan , yaplan teklife olumlu baktn anlattklaryla ortaya koyuyordu. Bir an nce almaya balamaya hevesli grnyor, sorularma sakin ses tonuyla cevaplar veriyor, bir anlamda da beni ikna etmeye aba gsteriyordu. Gerekte, Hzr Abi, dnmeden hareket eden, kendini ne taraftan esecei pek belli olmayan rzgarlara kaptran kiilie sahip deildi. Her zaman, itidalli, etrafnda bulunan insanlarn grlerine nem veren, dinlemesini bilen, acele etmekten ok, seri hareket etmeyi seven bir kiilie sahipti. Fakat bu konuda yle davranmadn hissediyordum. Kontroln kaybetmi gibiydi. Kafasnda yapacaklarn planlam gibi davranyor, uyarc nitelikteki sorularm dikkate almadan, konuyu baka noktalara ekiyordu. Bir manada ben hiyerarik yapmzda bozmutum. nk o cezaevinden kp yeniden biraraya geldiimizde, gemiteki hiyerarimizi koruma noktasnda karar alm, bunu hayatmzn her noktasna yaymtk. Ticaretimizde bile byle davranyorduk. Yani Hzr Abi, gemite olduu gibi, yine bakanmzd ve onunla istiare bir tarafa, kararlarna sayg ve teslimiyet gstermek gerekiyordu. Geldiimiz nokta da ite ben bu snr amtm! Hzr Abi'yi adeta sorguya ekiyordum: "Abi, iyi, tamam, haydi diyelim adamlarn teklifine artsz 'tamam' dedik. Yurt dnda kullanacamz kadroyu nasl oluturacaz? Oralar buras gibi deilki, eski arkadalarmzdan birkan biraraya getirip, yaplacak ilerin peinden koturalm. 20 Dikkat etmek gerekir, sonra bir amazn iine dp, kendimizi skntya sokmayalm. Benim anladm kadaryla, bu iin ucunda Avrupa'nn orta yerinde silahlarn patlamas dahil birok ey var. Oralarda, Avrupa'nn gbeinde bunlar nasl baaracaz, aklm pek almyor." "Bunlar fazla dnme. Ben, kafamda bir ekil oluturdum ve o ekil zerinden ou meseleleri zeceime inanyorum. Benim senden istediim, grevde bana katlmaya karar verirsen, kat zerinde bir tekilat oluturman ve Ankara'ya vereceim ciddi bir rapor yazman, son grmemizde benden bir alma raporu istediler. Bu rapora neler istediimizi, nasl bir yap oluturacamz,

kuracamz tekilatn alma biimini geni biimde yazmalyz. Bir ablon oluturalm ve isteklerimiz zerinde kararmz verelim. yi, tutarl ve disiplinli bir yap kurarsak skntlar amakta fazla zorlanmayz. Ayrca senin kafanda oluan istihamlara da hak veriyorum, gemite yaplanlara tepki gstermen normal ama, bu adamlar dierleri gibi deSil-" Gemite kalan ve Hzr Abi'nin yakn birka dostununda yer ald, arkadalarmzn katldklar operasyonlar anlatt. O operasyonlarn altnda yatan baz gerekleri yakn arkadalarndan dinledii iin, bana baz mahrem bilgiler verdi. Yaplan almalarn neticesinde Bat'l istihbaratlarn oynadklar oyunlardan bahsetti. O yaplanlarla imdilerde yaplmas dnlen almalar birbirinden ayrmamz gerektiini syledi. nsiyati-fin bizde olmad, aklmzn yatmad hi bir eylemin veya almann iinde yer almayacamz vurgulad. Onun dncesine gre, eskimi yzlerle, bilinen, tannan insanlarla birlikte hareket etmemiz mmkn deildi. Kafasnda oluturduu projeye gre, gen, bizim evrelerimize pek girmemi, zellikle de yurtdndan toparlanm insanlardan grup oluturacaktk. Ayrca almalarda eski arkadalarmzdan yar21 dmlar almamz szkonusu olabilirdi ama bu genel yapmza zarar vermezdi. Gizlilii esas alacamzdan endieye gerek yoktu. Tecrbesiz ama istekli gen insanlar motive ederek yetitirmek de o kadar zor deildi. yi dil bilen, yurtdnda yaam, yol, iz bilen gen insanlar hedefe kilitlemek ise bizim grevimiz olacakt. "Biliyorsun defalarca yurtdna ktm. Gittiim yerlerde yle heyecanl, yle vatansever genlerle karlatm ki, bugn onlara haydi dalara savamaya gidiyoruz desek, inan, koarak gelirler. Onlarla kuracamz tutarl bir yapyla bu ilerin stesinden geleceimize inanyorum. Dn beraber olduumuz, bugn birouyla grtmz arkadalarmz ne derler?!. Ne dnrlerse dnsnler! Bizim birilerine askerlik yapmak, birilerinin emrine girerek kendimizi onlara teslim etmek gibi bir dncemiz yok. Kimle byle bir ilikiye gireriz. Hem sonra, biz bu ilere katlmakla bir nevi alverite yapacaz. Halen hukuki problemleri devam eden arkadalarmzn bu skntlarndan kurtulmalar iin, bize teklif getirenlerin yardmlarn salayacaz. Sonra, bu ilere baarl olmak, netice almak iin gireceiz. Eer baarl olur, gzel neticeler elde edersek kimsenin diyecei bir sz olmaz; olsa kskanlklar olur, bu da normaldir. Tek kt ve istenmeyen ey baarszlktr. Baarsz olmamz halinde, herkes hereyi konuur, kan be para etmeyen adamlar bile hakkmzda ahkam kesmeye balarlar. Arkadalarmz ne derler?.. Arkadalarmz ne derler diye bahsettiklerinin birou benim yaadklarm yaamad, benim ektiklerimi ekmedi. htilal dneminde, askeri mahkemeler huzurunda, akla gelmedik sulamalarla ipe ekilmeye alldmda onlar ortalkta yoktular. Askeri cezaevlerinde zorlu ikencelerden getiim gnlerde akllarna gelmiyordum. O gn-, lerde ylesine aclar ektim, ylesine basklara maruz kaldm ki, 22 hepsini anlatsam inanmazlar bile. Gn geldi yiyecek ekmek, iecek su bulamadm. Oru tutmak iin sahura kalkmama msade edilmedi. Btn bunlar ben yaadm ve birileri millet adna kendilerini yetkili grerek bana, bize bunlar reva grdler diye, imdi elime geen intikam frsatn geri mi evireyim, hem de 'arkadalarm ne derler' diye!.. Varsn bu iin sonunda arkadalarm beni knasnlar, yanl iler yaptm sylesinler,, hatta kenara ekilip, bylesine ilere kalktmz iin bize kfrler yadrsnlar; bunlarn hibiri beni balamyor. Ben, dn kar, amur, yamur demeden, gzyalar iinde cenazelerini kaldrdmz arkadalarmn cenaze trenlerinde ettiim yeminlerin arkasmdaym ve lerte kadar da arkasnda durmaya devam edeceim." Eski gnleri, eski arkadalar yad ettiim zamanlardaki gibi, yz hatlar gerilmi kalarn atmt. Kararm vermiti ve bu kararndan kimsenin onu vazgeirmeye gc yetmezdi. Geldii noktada tek beklentisi, gvendii bir insan olarak benim ona destek vermemdi. Tereddtlerime ve kafamda oluan belirsizliklere ramen, onu bu ite yalnz brakamayacam ok iyi biliyordum.

lk genlik yllarmdan bu yana, kader birlii yaptm, btn imkanszlklar ve olumsuzluklara ramen omuz omuza arptm, srlarmz namusu gibi tamasn ve "kem" gzlerden uzak tutmasn baarm, arkada, yolda, lkda olmaktan ok dost olmay bilmi bir insand. Ona her zaman gvenmitim ve gvenimi hibir yerde ve hibir zaman boa karmamt. Ona, "Yok Abi, ben bu ite yokum." Diyemezdim; giriecei savata yalnz brakamazdm. Aklm zorlayarak, onu bu iten caydrmak iin bireyler bulmaya altysam da, ciddi, onu ikna edebilecek birey bulamadm. Ayrca onu iyi tanyordum, fikrinden, kararndan caydrmak iin gstereceim abay fark edecek, benim ona katlmam iin srarc olmayacak, "yi o za23 man sen ilerin banda ol, hakkmzda hayrls neyse o olsun." Diyecekti. Belki de, yllar nce bir eyleme giderken tereddt gsteren arkadalarmza gsterdii tavr gibi bir tavr sergileyecek, benim bir korkak olduumu syleyecekti. "Yllar seni deitirmi, sen eskiden byle korkak deildin!" Bylesine ar bir cmleyi onun azndan duymak istemiyordum. Kararlln karsnda da yapabileceim en doru ey ona katlmakt. "Yarn ne yapmam gerekiyor." Demekten baka kar yol kalmamt. "Anlyorum, bu i senin kafanda bitmi, bu saatten sonra bir-ey demek istemiyorum. Nereden nasl balamamz gerekiyorsa hemen balayalm." Dedim. Mimiklerinden ve gzlerindeki memnuniyet ifadesinden sevindiini anladm. Oturduu koltukta geriye doru yasland, bir sreden beri elinde tuttuu sigarasn yakt, derin bir nefes ektikten sonra, "ok ge oldu, isterseniz burada kaln, yarn irkette oturur u rapor meselesini ekillendiririz." Dedi. Hzr Abi'nin "Teklif var!" cmlesiyle balayan sohbete, yer yer sorulu cevapl devam eden konumaya yle dalmtk ki, vakit bir hayli ilerlemiti. Hatta biriki kez eim oturduum salona gelerek kalkp eve gitmemizi istemi, sohbeti kesemedii-miz iin kalkmamtm. Eve gitmemizin uygun olacan syledim ve sabahn ilk klaryla birlikte gitmek iin yola koyulduk. Eve gelip, yataa uzandmda, yorgun ve uykusuz olmama ramen bir trl gzme uyku girmedi. Konutuumuz konulardan, Hzr Abi'nin izahlarndan, srarl tutumundan beynim yorulmutu. Yataktan kalktm salona geerek, sokaktan gelen gnn ilk grltleri arasnda, kafam toplayarak dnmeye baladm. Yeni bir tekilat, yeni tiplerden oluacak gruplar, dillerini, yollarn bilmediim lkeler de hainlere kar verilecek mcadele... Dnn sorumsuz, yaptklar kendinden bakasn balamayan, uar gen insanlar deildik. Artk sorumlulukla24 rmz vard. Sorumluluk dairemize ailelerimiz, elimizden ekmek yiyen alanlarmz, ocuklarmzn gelecei girmiti. kileme dmtm. lk genlik yllarmzda byle bir teklif gelse hi dnmez, sevinerek koa koa byle bir almann iinde yer alrdm. Yaplmas gerekenler bana elence gibi gelir, belki sevincimden uykularm kaard. Kendimi zafer hayallerine kaptrr, zafer arklar sylerdim. Ama imdi... Kk ocuklarm, ttmesi gereken bir ocak, kaynamas gereken bir kazan nmde duruyorlard ve bunlarn hepsi "yeni savata!" iimi skyorlard! Sklsamda, kafamn iinde oluan olumsuzluklar beni rahatsz etse de, hayatn gereklerinden ka yoktu. Kader kendi srlar ile yaamam gerekenleri kurgulayacakt... Birka saat kestirdikten sonra, kalkp irkete gittim. irketimizin merkezi iki katl bir binada yer alyordu. konusunda geldiimiz yer iin baya bir mcadele vermitik. Hzr Abi cezaevinden ktktan sonra ve birlikte olmaya karar verip ticarete atldmzda yakn evremizin desteini grmtk. Kk sermaye ile ie balam, evremizin de etkisiyle tekstil pazarnda kendimize yer edinmitik. irket merkezimizin alt katnda, modelhane, kesimhane gibi birimler kurmu, buralarda hazrladmz tekstil rnlerini fason yaptrarak hem i, hemde d pazarlara sunuyorduk. pazarmzn byk ksmn Laleli piyasas tekil ediyordu. e baladmz gnlerde, bu piyasay bilen baz arkadalarmzn yardmlaryla, mesafeler alm, zaman iinde de ii

oturtmutuk. Bulunduumuz noktada iin skntl tarafn atlatm, giderek iin ve piyasann inceliklerini daha iyi kavradmzdan maddi olarakta olduka rahatlamtk. Tekstil iimizde mesafe aldktan sonra, Hzr Abi ithalat iine el atm, ithal ettii baz mallan getirterek i piyasada satyordu. Bu i iinde ayr bir irket kurmutuk. Yani, iimiz ve dzenimiz yerindeydi. Kimseye muhta olmayacak, kimseye ihti25 ya duymadan ayakta duracak pozisyona gelmitik. Hedefimiz bymek ve bydmz srete hedeflediimiz baz noktalara varmakt. O gn, lene doru irkete gittiimde, Hzr Abi henz gelmemiti. irketin gnlk ilerine dalm alvorken, Hzr Abi geldi ve ortak kullandmz odaya geti. Elimdeki ii bitirdikten sonra, bro olarak kullandmz odaya getim. Hazr Abi, her zaman yapt gibi, kahvesini sylemi, sigara ile kahvesini yudumluyordu. zerinde altmz yeni model bayan elbisesinden biraz bahsettikten sonra, bir gece nceki konumuza girdim: "Nasl bir rapor hazrlayacaz, erevesini izelim de ona gre bir taslak hazrlayaym." Devaml olarak yannda tad antasn ap iinden baz notlar karan Hzr Abi, notlarn inceledikten sonra: "ncelikle, bir tekilat emas kart. emada stten aa doru, hiyerarik yap olsun. Tepe noktada bulunan ahsa, yani bana bal olarak alacak olan bir veya iki grup bulunsun. ki ayr grup eklinde tekilatlanma plan karacak olursan, hcre sistemine benzer ekilde gruplar ayr.." Taslan hazrlamaya altmz rapor hakknda epeyce konutuk, karlkl baz fikirleri ortaya atarak bunlar tarttk. ki ayr grup yerine bir grup zerinde anlatk. emann genel hatlar ortaya ktktan sonra, tekilatn iinde yer alacak olanlarn grevleri zerinde notlar kardk. Tekilat iinde yer alacak tecrbesiz tiplerin eitimleri hususu zerinde durduk. Yapnn gizlilii esasna atfda bulunarak, zellikle tekilat emasnn tepesinde yer alan ahsn haricinde hi kimsenin, merkez hakknda bilgi sahibi olmayacan vurguladk. Tekilat emas zerinde alma yaparken ve yazacam rapor iin notlar karrken aklma iin ekonomik boyutu geldi. Yaplacak almalarn ekonomik olarak bir bedeli olacakt ve bunun nasl karlanaca konusunu Hzr Abi'ye sordum: 26 "Abi, byle bir yapnn aktif halde olmas ve hareket kabiliyeti kazanabilmesi iin paraya da ihtiya var. Bir operasyon yaplmaya kalklsa, milyarlar tutacak faturalar ortaya kacak. Raporda da yer verelim mi, miktar belirterek para isteyelim mi?" Yokluklardan geldiimiz iin, para konusunda olduka titiz davranyordum. sraftan kanyor, irket ilerinde, belki de biraz arya kaan tedbirler uyguluyordum. Bu nedenle Hzr Abi ile zaman zaman anlamazlklar yayordum. Hayatmzn hi bir dneminde maddi eylere nem vermeyen Hzr Abi, benim titiz davranlarma, dikkatli harc'amalarma kzyor, bazen de beni cimrilik yapmakla suluyordu. Yukardaki soruma karlk aklna tutumlu davranlarm gelmi olacakt ki, glmseyerek, "Yine ekonomistliin tuttu! Adamlar eek deiller ya, elbette gereini yapacaklardr. Fakat yine de sen raporun 'steklerimiz' blmne, 'Btn harcamalar Ankara'ya ayrntlaryla rapor edilir, ayn zamanda operasyon ncesi operasyona katlacak olanlara takribi deme yaplr.' Gibi bireyler yaz. Sakn genel bir bte veya miktar belirterek para falan istediimizi syleme." Dedi. Adamlar devletin st dzeyinde yer alyorlard. Hzr Abi'nin sylediine gre de gl ve kollar her yere uzanan bir yaplar vard. Bizden kendilerine yardmc olmamz istiyorlard ve biz de yardmc olmaya karar vermitik. Bunun karlnda bize kesin izgiler iinde bir vaadde de bulunmamlard. Halen sknt iinde, hukuki problemler yaayan arkadalarmza yardmc olacaklarn sylemeleri ise grnr, elle tutulacak bir yardm biimi deildi. Hzr Abi'ye biraz bunlar anlattktan sonra, "Devletin st kademelerinde yer alan bu adamlar

bize baka trl yardmda bulunamazlar m?" diye sordum. Bunun nasl olacan soran Hzr Abi'ye unlar syledim: "Ne bileyim, mesela bize bir irketin ana bayiliini alabilirler, hergn onlarca deiik devlet ihaleleri yaplyor, onlardan 27 birinin bize verilmesi iin arac olabilirler veyahut kendi birimlerinin almlarnda bize bir irket kurdurup zerimizden alm yapabilirler." "Yine ticaret damarn tuttu!" diyen Hzr Abi, beni meseleye fazla karc bakmakla sulad. Ona gre, isteyen taraf biz olmayacaktk. Onlar bizi iyi ett etmilerdi, iinde bulunduumuz her art iyi biliyorlard, yeri zaman geldiinde ellerini uzatrlard. Hem sonra bizler bulunmaz Bursa Kuma da deildik, gvenlerini boa karacak artlar ileri srmek yanl olurdu. Raporun genel erevesi zerinde yaptmz alma bittiinde epey not almtm. Notlarma gz atarken, bir taraftan da kafamda raporun yazl biimini tasarlyordum. Raporu ana balk altnda ele alacaktm. Birinci blmde, gerek lkemiz, gerek dnya tarihinden rnekler vererek, sivil yaplanmalarla nasl aki kovalandn, devletlerin nasl belalardan kurtulmak iin baz "Sivil sapmalara" bavurduklarn izah edecektim. kinci olarak, kuracamz sivil tekilatlanmann emasn, yaplanmasn, alma biimini, insan unsurlarnn profillerini, tekilatn esaslarn... ortaya koyacak, bunlar detayl olarak yazacaktm. Son olarak ise, istediklerimizi sralayacaktm. steklerimiz iinde, yeni kimlikler, kullanmamz gereken dier malzemeler, para ve baz lojistik destekler yer alacakt. Notlarm zerinde alp, kafamda yazacam rapora son eklini vermeye hazrlanrken Hzr Abi, son olarak, unlar eklemeyi ihmal etmedi: "Konuyu kesin izgiler iinde ve bir btn olarak ele al; adamlardan yapamayacaklar eyleri isteme. Bir de, bize yurtiinde de yardmc olunmas iin gerekli almalarn yaplmasn iste. Unutma, biz ne kadar profesyonelce davranrsak onlarda bizi o kadar ciddiye alr ve ilikilerini ona gre ayarlarlar." Raporu ne kadar zaman iinde kaleme almam gerektiini sordum. Hzr Abi ne kadar abuk olursa o kadar iyi olacan 28 syledikten sonra "Sen yaz getir zerinde alr son eklini veririz, olmazsa daktilo eder, yeniden yazarz." Dedi. RAPORDAN... Raporun giriinde, milletin bekas, devletin ebed-mddet devam etmesi iin, karlalacak tehlikelere her yoldan mdahale edilmesinin bir zorunluluk olduunu vurguladm. Gerektiinde, bu kar koyma eylemini yaparken, sivil glerden faydalanlmas lzumu zerinde durdum. Bylesi bir kar duruun hukuk kurallarn ihlal etme anlam tamayacan, bilakis bunun bir hak olduunu yazdm. Trk Milleti'nin tarihi srecinde bu tr yaklamlarn ve almalarn olduunu anlatarak baz rnekler verdim: "... Eskilere gidecek olursak, Osmanl Devleti dneminde bu trden rneklere rastlamak mmkndr. Balkanlar'da, deiik milletlere mensup ekya gruplar, Trk varlna ynelik saldrlarn sktrdklarnda, o gnlerde devleti ynetenler, ekyann saldrlarna kar sivil unsurlar kullanmakta tereddt etmemilerdir. Bu durum Balkan Sava ve Birinci Dnya Sava-'nda da devam etmitir. Ordumuzu arkadan kuatma hesaplar yapan glere kar, devletin karlarn dnen yneticiler, birtakm 'sulular' dahil cepheye srmekten imtina etmemilerdir. Cumhuriyet tarihimizden de rneklere rastlamak mmkndr. Kbrs'ta Trk'n milli varlna kast eden EOKA militanlarna kar tedbirler gelitiren Cumhuriyet Hkmetleri, adadaki sivil Trk unsurlarla ibirlii yapmaktan ekinmemilerdir. Adaya gnderilen idealist subaylarmz, mcahit gruplar eitip, silahlandrmlar ve Kbrs'n Trk kalmasna byk hizmetler, vermilerdir..." "... Souk Sava'm alabildiince hkm srd yllarda, Sovyetler Birlii'nden gelebilecek bir istila hareketine kar planlar gelitiren kurmaylarmz, deiik savunma hatlar kur29

mulardr. Bu savunma hatlarndan biri de sivil unsurlarn tekilatlanarak, istila karsnda harekete geirilmesi biiminde ekillenmitir. Gerilla harbine dayanan byle bir savunma hatt iin gerekli tehizatlar bile hazr hale getirilmitir..." "... Btn bunlar gstermektedir ki, Trk Devlet geleneinde, ciddi tehlikeler bagsterdiinde, dman bertaraf etmek iin, sivil unsurlarn harekete geirilmesinde bir beis grlmemektedir. Bu nevi almalarn altnda milli refleksler yer almaktadr. Dnyann deiik milletlerinin de zaman zaman kullandklar bu yntem, iyi kullanld zaman olumlu ve kesin neticeler alnmasnda inkar edilmeyecek baarlar gstermilerdir..." Yaygn ve dzensiz ekya gruplaryla, dzenli biimde tekilatlanm kolluk kuvvetlerinin her zaman mcadele etmesinin mmkn olmadn bu mcadelede ou zaman, mcadele alanlarnn etkili olduklarn syledim. Mcadele alann genileten gruplarn zarar grmeleri iin, onlarn alanlarna mdahale edecek glerin olumasnn nemine dikkat ektim. Dmann kulland alanlara szmann her zaman iin mmkn olmadndan dem vurarak, bunun iin resmiyette inkar edilmesi gereken unsurlara ihtiya olduunu akladm. Byle bir gcn hazrlanp, harekete geirilmesi iin dirayetli ve insiyatif kullanabilecek yneticilere ihtiya olduunu, zellikle vurguladm. Raporumda yer alan ikinci blm iin baz konular yle sraladm: "... Tekilatta insan unsuruna, elden geldiince az yer verilmeli, kadro snrl tutulmaldr. Tek hcre biiminde rgtlenecek olan yapnn st noktasnda bulunan yneticinin ilikileri ve balantlar, kadro elemanlar tarafndan asla bilinmemelidir. Gnlllerden oluturulacak alt birim elemanlar, amaca uygun olarak eitilmeli, operasyonlar iin hazr hale getirilmelidirler. Kadro elemanlarn, kadronun bandaki sorumlu tespit etmeli 30 ve balantlarna bildirmelidir. Yetitirilen bu kadro elemanlar, gizlilik esasna dikkat etmeli, yaplacak almalarn temelini gizliliin ve sr saklamann oluturduunu, batan itibaren bilmeliler..." "... Tekilatn dar erevede tutulmas, pratikte almalarn baarsna hizmet edecektir." "... Kadronun iinde yer alacak elemanlarn en az bir yabanc dil bilmeleri gereklidir." "... Basit dzlem esasna gre kurulacak olan tekilat, tepeden tabana doru rgtlendii gibi, yapnn shhatli almasna da katk salayacaktr." "... Operasyonel kabiliyette olmas gereken kadro elemanlarnn yetitirilmelerinde mutlaka pratik yapmalarna imkan verilmelidir..." "... Kurulacak yapnn btn dinamikleri, kesin teslimiyet kuralna gre ilerlik kazanmaldr. 'Sorunlarn, acabalarn, gvensizliklerin' yap iinde yer almamas iin her trl tedbir, batan dnlmeli ve alnmaldr..." Ankara'ya verdiimiz raporun nc ksmna onlardan istediklerimizi sralamtk. steklerimizin bazlarnn balklar yleydi: 1Finans 2Kadroda yer alacak olanlarn gerekli hallerde, kullanacaklar belgelerin temini. 3Teknik tehizatn salanmas, lzumlu hallerde sevk edilmeleri. 4Yine gerektii hallerde, kadro elemanlarnn yurt iinde de rahat hareket edebilmeleri iin, gerekli kolaylklarn salanmas, bunun iin tedbirler alnmas. rnein: Kadro elemanlarnn kendilerini koruyabilmeleri iin, silah tamalarna msade edilmesi. 31 5- Baz durumlarda, yurda girilerde ve klarda kolaylklarn temin edilmesi. steklerimizi, kendi dncem ve gr alanm iinde, epeyce uzatp, sralamtm. stediklerimizin bazlarnda olmas mmkn gibi grnmeyenler de vard. i biraz yokua srmeyi dndm iyi hatrlyorum. Genel hatlar, yukarda sraladm gibi olan raporumu yazp bitirdiimde Hzr Abi'ye sundum. Hzr Abi, okuduktan sonra genel olarak gzel bulduunu, ancak baz eklemeler ve karmalar yapmas gerektiini syledi. Aradan birka gn getikten sonra ve kendi el yazsyla rapora son eklini veren Hzr Abi, bana vererek okumam istedi. Benim yazdklarmda yer yer deiiklikler yapmt;

zellikle, isteklerimiz blmnde baz maddeleri olduu gibi karm, baz yeni maddeler eklemiti. Raporu okuyup bitirdiimde zerinde fazla bir yorum yapmadm. "Gzel olmu" gibi yuvarlak szlerle geitirerek, ne zaman ilgililere sunacan sordum. Haftasonu Ankara'ya geeceini ve grmeler yaparak, raporu, vereceini syledi. Gerekte bu rapor Hzr Abi ile birlikte yazdmz ilk rapor deildi! Ankara'dan son teklif gelmeden yaklak bir yl nce, bir rapor daha yazm, zerinde baya tartmtk. Olaylar yle gelimiti: Sovyet mparatorluu yklm, mparatorluun geni corafyas zerinde yer alan birok devlet yeniden bamszlna kavumulard. Birok halkn kazand bamszlklar, tam bamszlk erevesinde grnmese de, ortaya kan yeni yaplanmalar kendi muhaliflerini de dourmakta ge kalmamlard. Ortaya kan muhalif hareketler ise yeni ynetimler tarafndan pek kabul grmemi, enterne edilmeleri iin deiik tedbir-.ler ve basklarla karlamlard. Bu basklar karsnda, kimi muhalif liderler ve kadrolar, lkelerini terk ederek, snmak 32 zorunda kaldklar lkelerden areler aramaya balamlard. lkelerine dnmek ve iktidar ele geirmek iin alyorlar, projeler retiyorlard. te Sovyetler Birlii dalp, bamsz cumhuriyetler kurulduktan sonra lkesindeki ynetimi ve srmekte olan bask uygulamalarn reddeden, kurulan sisteme muhalif olup, karlnda zulm ve iddet gren bir lider, o gnlerde lkemize snmt. Bu lider snmak zorunda kald lkemizden, muhalif almalarna devam ediyor, lkesindeki siyasi yapnn deimesi iin aba harcyordu. Ayn Lider bu sre iinde, baz dostlar tarafndan Hzr Abi ile tantrlmt. Hz*r Abi'nin gemiini, dncelerini, siyasi hayat boyunca srdrd btnl tanyp anladktan sonra, kendisiyle birlikte almas yolunda bir teklifte bulunmutu. Hzr Abi'nin elinden geldiince kendisine yardmc olacan sylemesi zerine de birlikte baz planlar yapmaya balamlard. Bu zatla tanp, grmelerini srdren Hzr Abi, bir mddet sonra konuyu bana aarak, liderle beni tantrmt. Bylece birka kez, o gnlerde stanbul'da oturan liderin evine gittik ve deiik konularda kendisiyle sohbetler ettik. Uzun boylu, olduka kibar, rknn zelliklerini simasnda tayan, Trkiye trkesine yakn bir trke ile konuan liderin Trk Dnyas zerindeki dncelerini ve samimiyetini grdmde iim snm, onu sevmitim. ddialar noktasnda kendinden emin grnen, air ruhlu liderin tek dncesi lkesinde milli bir devletin kurulmasna nclk etmekti. Atatrk'ten ve onun fikirlerinden olduka etkilenmi grnen muhalif lider, lkesindeki Rusya yanls ynetimin ortadan kaldrlmas iin her bedeli demeye hazr grnyordu. Hzr Abi, uzun uzun konutuu lideri ok sevmie benziyordu. nsanlar hakknda ou zaman vg dolu cmleler kur-rnaktan ekindiini iyi bildiim Hzr Abi, muhalif lider iin 33 vc szler sylemekten imtina etmiyor, onun hakknda ve yapmay planladklar eyler hususunda unlar sylyordu: "Adam olduka samimi fakat baz gler tarafndan kullanlmak isteniyor. Bu oyunlarn bazlarnn kendiside farknda ama bazlarnn farknda olduunu sanmyorum. Bizim yetkililer ise blgede halen srdrdkleri politikalarna uygun olarak, adama gerekli destei vermiyorlar. Bizimkilerin gttkleri politikann altnda veya arkasnda deiik versiyonlar olmadndan, yani alternatif politikalar uygulanmadndan, adam yalnz kalyor. Gerekli destei bulamayan, Trkiye'den gerekli ilgiyi gremeyen lider ise, kimi glerin kendisine yaklam gstermesi karsnda, en azndan niyetleri konusunda yetersiz kahyor. nk, adamn lkesinin bulunduu blgede, birden ok lkenin d politika uzmanlar ve ajanlar, her trl ihtimale kar politikalar gelitirip uygulamaktan geri durmuyorlar. Kendisiyle ok deiik konular zerinde konutum, bu meseleler zerinde tarttm. Anlattklarn dinleyerek, baz g odaklarnn oralarda ne yapmak istediklerini anlamaya altm. Liderin ne istediini, hangi hedeflere varmak iin abaladn, ksa vadede olsun, uzun vadede olsun varmak istedii

noktalar kavramak iin aba harcadm. Grp anladm ki, bir kere, adam kendi lkesinde tannyor ve seviliyor. Ayrca byk bir ailenin ferdi, kmsenmeyecek kadar taraftara sahip, ama u anki ynetim, adam enterne etmek iin deiik nlemler almaya devam ediyormu. in daha ilgin yan, adam ortadan kaldrmak, en azndan etkisiz hale getirmek iin Rus istihbarat da ynetime yardmc oluyormu. Ruslarn sevmedikleri, ortadan kaldrmak iin uratklar bu adam kt bir lider olsa bile yardm edilmeyi, birlikte hareket edilmeyi hak ediyor. Yaptmz fikir cimnastikleri neticesinde, kendisine yardmc olabileceimiz en iyi alann, liderin lkesinde iyi yaplanm, ciddi kurumlar olan, tutarl ve devaml bir tekilat kurmak ol34 duuna karar verdik. Bizim onlara desteimiz ancak byle bir yap iinde kendini gsterebilir. Byle bir tekilatn kurulmas ve o lkede faaliyete gemesi iin neler yaplabilecei zerinde uzun uzun dndm ve kendisine kapsaml bir rapor hazrlamaya karar verdim. lke hakknda iyi bir alma yapalm. lkenin i dinamiklerini, sosyal hayatn, siyasal yaplanmasn, kltrel ileyi biimini... ett edelim, konu hakknda bilmediimiz hususlar kendisine sorarak yardm alalm ve birlikte, btnl olan bir rapor yazalm. Raporumuz zerinde kendisi arkadalaryla alsn, eer beenir ve rapordakileri hayata geirmek isterlerse o zaman elimizden gelen yardmlar yaparz." Hzr Abi'nin olaya bak asnda belki fikri bir boyut vard ama, bu boyutun pek o noktadajkalacam sanmyordum. Aksi-yoner yapsn ve kiiliini bildiim Hzr Abi, ii fikri boyutta veya fikri katk noktasnda brakmayacak, daha ileri giderek, iin gbeine girecekti. Byle bir gidiin veya iin eylem boyutuna girmesinin ok deiik mahzurlar olabileceini dndm ve konu hakknda fikirlerimi syledim: "Lideri ben de sevdim; en azndan u andaki ynetimden daha milli bir siyaset takip ettii ve edecei belli. Geri sende d-nmsndr, bu adama bugnk reel politikalar dorultusunda pek rol verileceine inanmyorum. Belki bizimkilerde bunu bildiklerinden dolay adam burada ve rezervde tutuyor olabilirler. Byle bir durum karsnda senin onu ynlendirip, hele fiili bir yapnn iine doru srklemen herkesi rahatsz edebilir. Rahatsz olan bu glerin, rahatszlklarn nasl dile getireceklerini bilmemiz ise mmkn olmayabilir. Yani ka yapalm derken gz karm olmayalm diye bunlar sylyorum. Dengelerin bozulmas, uzun vadede aklmza gelmeyen sonulan da beraberinde getirirse faturay kimin deyeceini de kestirmek g olur." Dedim. Hzr Abi btn bu sylediklerimi ken35 I disininde dndn, hatta lideride bu konuda ikaz ettiini syledikten sonra, rapor konusunda anlatklarn, kendisini balayan szler sylediini anlatt ve en ksa zamanda rapor iin almaya balamam istedi. ok gemeden, deiik kaynaklara ulaarak bir n alma yaptm. Sonrasnda Hzr Abi ile bir araya gelerek ve liderin de istediklerini gznne alarak bir rapor tasla meydana getirdik. Raporu hazrlarken, gemite yaadmz tecrbelerimizden de olduka faydalanmtk. Muhalif rgtlenmeye temel tekil edecek raporumuzun iki ana bal vard. Birincisi: Kurulmas planlanan tekilatn legal yaplanmasn oluturuyordu. Buna gre, o lkenin kanunlarnn imkan verdii lde, kanuni bir yap oluturulacak, bu yapnn alt ve st birimleri tutarl biimde tekilatlanacakt. kinci bal ise illegalite oluturuyordu. llegal tekilatlanma o lkenin gerekleri zerine bina edildii gibi, dar bir kadro hareketi olarak ekillenecek. Bu yap gerekli olmadka kendini aa vurmayacak. iddeti bir metod olarak kabul etmemekle birlikte, ok gereken hallerde, illegal yap vastasyla bundan da geri durulmayacakt. Kurmay planladmz tekilatn asl amac, o lkede karklk karp ihtilal yapmak deildi. stediimiz: yi organize olu, hedefleri belli ve ak ciddi bir muhalif hareket balatmak ve demokratik yollardan iktidar ele geirmek. stenilenin elde edilmesi iin, belirli bir strateji iinde allacak,

ymlktan kanlacak. Gerekirse ksa vadede iddet kullanmaktan ekinilmeyecek. Eer, bir bedel denmesi art olursa, bu bedel de denecekti. Hzr Abi, diktatrler gibi lkeyi ynetenlerigl bir muhalif hareket karsnda iddet kullanmaktan geri durmayacaklarn sylyordu. Gerekten de yle idi, ortaya kan yeni cunv huriyetlerin banda bulunan yneticilerin birou, eski yne36 tim zamannda yetimi, o sistemin kltrn alm, Sovyet mantndan kopmakta zorlanan insanlard. Bu yneticiler kendileri gibi dnmeyenlere hogrl davranmyorlar, demokratik yapnn kklemesine veya kurumsallamasna izin vermiyorlard. Gemiten kalan alkanlklarn terk etmeyen yneticilerin karlarnda oluacak gl muhalefet hareketlerine izin vermeyecekleri akken, bu tr hareketleri bastrmak iin zor kullanmaktan ekinmeyeceklerini de tahmin etmek zor deildi. Bu hal karsnda ynetimle mcadele etmek byk riskler tayordu. Hele kurulacak yapnn illegal unsurlar bnyesinde tamas yneticilerin iyice zvanadan kmalarna, uursuz iddet kullanmalarna neden olabilirdi. Bir bastrma hareketi karsnda zayf olan tekilatlanma, umulmadk ekilde dtlabilirdi ki, bunun nne gemek iin daha iin banda ok tutarl olmak ve gizlilie riayet etmek elzem haje geliyordu. Yani, hangi adan baklrsa baklsn, kurulmas hedeflenen muhalif tekilatn byk amazlar ve riskleri vard ve bu amazlar en aza indirgemek iin hassas davranmak gerekiyordu. Olabilecek ve ilerde ortaya kabilecek zorluklar bilmemize ramen, raporumuza son eklini verdik. Raporun giri ksmnda, dnyadaki deiik siyasi muhalif hareketlerin almalarndan, nasl baarya ulatklarndan demler vurarak, hareketi gelitirecek olanlar yreklendirmeye gayret gsterdik. Aklmza gelen her olumsuzluu ve bu olumsuzluklarn oluumda aabilecei gedikleri de belirtmekten geri durmadk. Kk bir kitap hacmindeki bu almamz Hzr Abi ile birlikte, muhalif liderin evinde, baz misafirlerin huzurunda ele aldk. Yazdklarmz ben yksek sesle okuyup bitirdiimde, orada bulunanlar ve lider tarafndan ok beenildi. Rapor hakknda takdir szleri bittikten sonra, konu hakknda liderlerin balatt bir tartma ald. Konu uzun uzun konuuldu ve ortaya baz fikirler atld. Birka saat sonra ise, almann ekirdeini oluturmak, ilk ad37 I m atmak iin, liderin lkesinden bir grup gencin Trkiye'ye getirilerek bir eitimden geirilmelerine, siyasi bilin almalar iin almalar yaplmasna karar verildi. O lkeden gelecek genlerin tekilat ruhu kazanmalan, tekilatlanma bilgisi alp, lkelerine dnlerinde uygulamalar iin yaplmas gerekenleri Hzr Abi zerine ald. Bu toplantnn sonrasnda Hzr Abi'yi tatl bir heyecan sarmt; gzlerinin ii glyor, bana unlar anlatyordu: "Dnebiliyor musun, civa gibi genler gelecek, onlar Trk Milliyetilii hedefleri dorultusunda yetitireceiz. Kendilerine gvenen, inanlaryla btnlemi bu gen insanlar bir zaman sonra kimsenin aklna gelmeyecek baarlar elde edecekler. Belki gn gelecek bu genlerin ynettikleri lkelere ayak basacaz, onlarn bykTuran ideali iin yaptklarn grecek, bununla gururlanacaz. Daha imdiden o gnlerin hayalini kuruyor, iten ie seviniyorum." Gen, idealist ocuklar geldikleri zaman neler yapacan, onlar yarnlar iin nasl hazrlayacan anlatyor, anlattka da heyecanlanyor, yerinde duramaz bir hal alyordu. Yllarca hayalini kurduumuz Trk Birlii fikrinin hayata geirilmesi iin yapacaklarn kurguluyor, bu da onu hi yapmad gibi, konuup anlatmaya srklyordu. Yapacaklarn anlatrken daldan dala atlyor, cokun hayalini bastrmakta zorlanyordu. "nan olacaklar ben daha nceden grdm! Askeri cezaevinde kaldm sralar, bazen ok skntl olduum anlar oldu. Kendi bama volta atar, hayallere dalardm. Hayallerimin ounu Byk Turan oluturur, bazen de bu hayallerim ryalarma tanrd. Byle hayallere daldmda skntlarmdan uzaklar, hayallerimin ryalarma tanmasyla da huzur iinde uyanrdm." diyordu.

lerin eyleme dnme noktasnda olmasna ramen, ben meselelere Hzr Abi kadar olumlu bakamyordum. ok hassas 38 dengeler zerinde yryen blge politikalarnn kolay kolay muhalefetin lehine dnmeyecei hususundaki srarm srdryordum. Dnyadaki belli glerin blgedeki karlarna glge drecek yaplanmalarn yaama anslarn az gryor-dum. Ayrca, bata Trkiye olmak zere, bamszlklarnn emekleme devresinde olan bu lkelerin istikrarlarnn bozulmamas iin alacaklarna inanyordum. Rapora katk salamam ve toplantya katlmama ramen, grdklerimi Hzr Abi'ye de sylemekten ekinmiyordum. Hzr Abi, baz dncelerime hak vermekle birlikte, beni ok fazla komplo teorisi retmekle suluyor, halkn istemesi halinde hibir gcn deiime "dur" diyemeyeceini sylyordu. "Ben, Enver Paa gibi, eksi krk derece soukta Turan hayallerini kurmuyorum, Artk olgunlam ve ortaya km gerekler var ve ben bu gereklerden hareketle, dncelerimi dile getiriyorum, baz eyler planlyorum. Ortaya km bulunan bylesi gerekler nda talepleri dile getirecek yapnn peinden kouyorum. Ayrca birilerinin, tarihi sre btnlnde bize oldu bittilerle sunduklarn kabul etmiyor, doru bildiklerimizin hayata geirilmesi iin uramay istiyorum. Kim ne derse desin, ne dnrse dnsn, o topraklarda yaayan insanlarmz bu dayatmalar da ykacak, istedikleri dzene kavuacaklardr. Bence zaman komplo teorileri gelitirmek, onlarn yalanc grnlerine aldanarak grevden kamak zaman deildir. Byk Turan lkesi'nin bir paras olan o topraklarda; bizi hedefe tayacak, ne yaplmas gerekiyorsa onu yapmaktan geri durmayacam." Raporu liderin evinde okuyup tartmamzdan sonra, yukarda anlattm biimde, konu ile ilgili olarak bir defa konumu, ondan sonra nemli bir gelime olmadndan, konu gndemimize girmemiti. Zaten bir mddet sonra rapor erevesinde yapmay planladklarmz tamamen gndemimizden dt; o da yle oldu: 39 Bir len sonras irkette oturuyorken, daha nce tanmadm bir ahs gelerek Hzr Abi'yi sordu. O srada Hzr Abi irkette olmadndan, gelen ahs misafir ederek oturttum ve ne iir Hzr Abi'yi aradn sordum. Kendisine bir mesaj getirdiini syleyen misafir, eer ge gelmeyecekse beklemek istediini syledi. Geleceini sylediimde ise Hzr Abi gelene kadar sessizce oturup bekledi. Hzr Abi irkete geldiinde, daha nceden tand belli olan misafirle birer ay itikten sonra kalkp beraber ktlar. Hzr Abi'nin arabasna binecekleri esnada yanlarna gittim ve Hzr Abi'ye dnp dnmeyeceini sordum. Muhalif liderin kendisini arttn syleyen Hzr Abi, "Belki dnmem." Diyerek misafirle birlikte gitti. Ertesi gn, muhalif liderin kendisini niin arttn sormam zerine de Hzr Abi unlar anlatt: "Baz umulmadk gelimeler olmu ve adammz yurtdna kacakm. Gelimelerin ne olduunu pek fazla izah etmemekle birlikte, benden rapor erevesinde yapacaklarmza bir sre ara vermemizi istedi. Ben de konunun zerine gitmeyerek hayrls olur naallah demekle yetindim." Bu gelimeden sonra, raporla balayan ve Hzr Abi'nin byk hayallere dald almamz son buldu. Takip edebildiim kadaryla muhalif lider Trkiye'ye gelip gitsede, kalmay pek tercih etmiyordu. Neler olmutu, nasl bir gelime liderin planlarn ertelemesine sebep olmutu bunu hibir zaman renemedim; Hzr Abi'de bir daha konuyu ap, bilgi vermedi. 40 III Hzr Abi, hazrladmz raporu yanma alarak Ankara'ya gitmiti. Ben ise gnlk hayatma dnm, irketin ileriyle urayordum. Her ne kadar gnlk megale iinde koturuyor olsam da, son gelimeleri kafamda deerlendirmekten geri duramyordum. Ankara'daki yetkililere ulam olan raporun kabul edilmesi halinde neler olacakt?.. Gelimeler bizi nereye srkleyecekti?.. Yeni bir macerann iine doru mu srkleniyorduk?.. Bu ve benzeri sorulan kafamdan atamyor, bu sorularn getirdii sknty yayordum. in daha kt yan, skntma kaynaklk eden meseleleri kimse ile paylaamyordum. Konunun gizlilii esas

olduundan, kimselere alamyordum. Halin byle olmasna aldrmadan, sonunda, ou zaman yaptm gibi, gidip, st kapal ekilde de olsa, smail Abi'ye alacaktm. Eskilerin dedii gibi, smail Abi, "Akl" adamd. O bana yol gsterir, en azndan kafamda biriken baz sorulara aklk getirerek, cevaplar verirdi. smail Abi'yi yllar nce tesadfen tanmtm. O'nu tandm gnlerde lkemiz kan ve gzyana boulmu ekilde, ok skntl gnler geiriyordu. Souk Sava'm getirdii amazlar btn iddetiyle zuhur etmi, bunun neticesinde de baz illerde skynetim ilan edilmiti. O gnlerin gerekleri iinde bizler de iddet olaylarnn iinde yer almtk ve btn gcmzle sol iddet unsurlarnn saldrlarna kar koyuyorduk. Tabiatyla, iddetin iinde yer alnca baz skntlarda beraberinde geliyordu. Kimi arkadamz kart bir olay neticesinde cezaevine 41 dyor, kimi de polis takibinden kurtulmak iin kaak yaamak zorunda kalyordu. te bylesi bir skntya duar olmu arkadalarmdan biri, kaak durumuna dm, polisten kamak zorunda kalmt. stanbul'da kalmas uygun olmadndan, baka bir ehre gemesini kararlatrmtk. Gidecei yere kadar ona refakat etme grevi ise bana verilmiti. Grevim, arkada emniyetli ekilde Trabzon'a kadar gtrmek ve oradaki arkadalarmza teslim etmekti. O gnlerin imkanlar dairesinde, gideceimiz yere otobsle gitmekten baka aremiz yoktu. Trabzon'a otobsle gidecektik gitmesine de, ok nemli bir amazn, aresizliin bizi beklediini de biliyorduk. nk, o gnlerde lkemizde yaanan ekonomik kriz nedeniyle, akaryakt bulunmuyor, bu nedenle birok otobs seferi yaplamyordu. Yine de bir mitle ehirleraras otobs terminaline giderek, bizi Trabzon'a gtrecek bir ara aramaya koyulduk. Durum beklediimiz gibiydi, birok otobs seferi ya iptal edilmi ya da tarihi belli olmayan zamanlara ertelenmiti. Trabzon'a yakn bir ile gitmek iin karar verdik ve dier otobs firmalarn gezmeye baladk. Bir firmann Erzincan'a gidecek olan otobsnde iki kiilik yer olduunu grnce hemen biletlerimizi alarak, Erzincan'a doru yola ktk. Amacmz, Erzincan'dan baka bir vastayla Trabzon'a gemekti, nk, arkadamn acilen stanbul'u terk etmesi gerekiyordu. Trabzon'a gidecek otobsleri beklemeye tahammlmz yoktu. Ocak veya ubat aynn en souk gnlerinden birini yayorduk. Mecburiyet karsnda bindiimiz otobsle, kazasz belasz Sivas'a ulatk. Sivas otogarnda, firmann peronuna yanaan otobsmz, belirlenen zamann gemesine ramen, bir trl hareket etmiyordu. Meraklanmtm, otobsten inerek, durumu sormak amacyla firma yetkililerinin yanma gittim. Firma yetkilileri, otobsn mazot ihtiyac olduunu, bu ihtiyac temin etmek iin uratklarn sylediler. Ne kadar daha bekleyecei42 nizi sorduumda hareket saatinin belli olmadn, fakat her art altnda bizi Erzincan'a ulatracaklarn anlattlar. Birka saatlik bekleyiten sonra, firma yetkilileri, beklemekte olduumuz otobse gelerek, yakt bulamadklarn, Erzincan'a gidecek yolcular iin bir minibs temin ettiklerini, yola bu minibsle devam edeceimizi sylediler. Erzincan'a gitmek iin, bizimle birlikte bekleyen on kadar yolcu ile, firmann yetkilisinin gsterdii minibse geerek yola koyulduk. Olduka eski ve her tarafndan ses gelen minibsn kaloriferi bile yanmyordu. Fakat yine de o gnlerin gerekleri iinde, yola devam etmek iin ara bulduumuzdan ansl saylrdk. Kimsenin aracn eski olmasndan, kaloriferinin yanmamasmdan ikayet ettii yoktu. Minibste yol alan yolcularn iinde en gen olan bizdik. Akam zeri Sivas' terk eden aracmzdan kendi grlts hari tam bir sesizlik hkm sryordu. Kimse konumuyor, belki de souk havann tesiriyle biran nce evine, ocana dnmenin umuduyla yolun bitmesini bekliyordu. Minibsmz, k artlarna uygun olarak yava yava yol alrken, Sivas'n ilesi mral'ya vardk. Minibs ofr ihtiyalarmz gidermek ve ay iip biraz snmamz iin ksa bir mola verdi. mral'y be-on kilometre ktktan sonra ise, hi arzu etmediimiz bir olay geliti, aracmz arza yapt. Hafif bir rampada arza yapan arac yeniden hareket ettirmek iin, ofrmzn abalar yetersiz kalyordu. Bir ara,

darda esen sert rzgara ramen hepimiz aa inerek, arac altrmak iin ittik ama bu abalarmzda fayda vermedi. Hava gittike souyor, rzgara karan kar taneleri de, tipinin geleceini haber veriyordu. aresiz kalmtk, gecenin souunda ve da banda sabah beklemenin imkansz olduu noktasnda hemfikirdik. Bunun zerine ofrmz, aracmz yolun kenarna ekmemizi ve rampann banda bulunan benzin istasyonuna snmamz teklif etti. Teklifi itirazsz kabul 43 ederek, syleneni yaptk. Aracmz itekleme suretiyle, trafii engellemeyecek bir yere ektik ve hzn arttran rzgara aldrmayarak, benzin istasyonuna doru hareket ettik. Yolun sol tarafnda yer alan benzin istasyonu, Anadolu'nun her tarafnda ska grlen benzerleri gibi, sradan bir mekand. Mtemilatnda, pek de kk saylmayacak ayhanesi vard. Tahta sandalye ve masalar bulunan ayhanenin orta yerinde, byk boy kmr sobas grl grl yanyordu. Hepimiz ok mtk ve sobann etrafnda toplanarak, aylarmz iip sohbet etmeye baladk. Yolculuk maceramzn nasl biteceini, Erzincan'a ne zaman ve nasl ulaacamz kimse bilmiyordu. Zaman getike aylar birbiri ardna tazelenip, scan etkisiyle rahatladmzda, yolcular arasnda yak? lama balam, sohbetin konusu baka mecralara tanmt. Aramzda bulunan yal bir amca, iinde bulunduumuz artlarn msebbibi olarak hkmeti eletiriyor, bir bakas anarik olaylarn neticesinde ekonomik kriz yaadmz iddia ediyordu. Ekonominin tahlilinin yapld, siyasi eletirilerin birbiri ardna geldii sohbete ben ve arkadam katlmyorduk. Kimi esnaf, kimi memur, kimi kyl olan sohbet ehline kulak verip, kendimizce halkn nabzn dinliyorduk. Bu arada dikkatimi, karmda oturan, dzgn giyimli biri ekti. Yolcular arasnda yer alan krk-krkbe yalarnda, byksz, ayazda kavrulmu gibi bir tene sahip ksa sal, orta boylu ahsda bizim gibi, sohbete katlmyor, efendice ve saygl tavrlaryla konuulanlar dinliyordu. Yolcular arasnda bulunan ve Erzincan'da esnaf olduunu syleyen bir zat konuma srasn kapm, yksek sesle hkmeti eletiriyordu. Bu zat bir ara ylesine ileri gitti ki, ii rn-dan kararak, devleti ynetenlere kfrler savurmaya, haklarnda yksek perdeden atp tutmaya balad. Onun atei dp, bir bakas laf aldnda, o da, artk millet olarak yok olduumuzu, bu gidile bir daha toparlanma imkanmzn olamayaca44 n, sava kacan, neticede yabanc bir lkenin igaline urayacamz falan sylemeye balad. Sohbete katlanlar byk bir mitsizlik ve yeis emberi kurmular, kurduklar bu ember iinde sohbetlerini dinleyen bizlere karamsarlk pompalamaya balamlard. te sohbetin olumsuzluklar iinde doruklara ulat noktada, sobann etrafna oturduumuzdan beri sknetini koruyan, byksz, ortayal, efendi grnl adamn sohbete girmesiyle, ortalkta dolaan hava bambaka bir hal ald. Adam nce, rakamlar vererek, gemiten rneklemeler yaparak, deiik ekonomik istatistikleri de sralayarak, geni manada bir ekonomik tahlil yapt. Ses tonundaki sakinlik, trkeyi kullanmasmdaki gzelik, tahlillerindeki derinlik, sobann banda sohbeti dinleyenlerin ilgisini ekmeye yetmiti. Adam konuuyorken hepimiz suspus olmu, btn dikkatimizi konumacya vermi, anlattklarn dinlemeye koyulmutuk. O ise, arasra elinde tuttuu ayndan kk yudumlar alyor, kendinden emin, bilgili insanlarda grlen tavr iinde, konular datmadan, sradan insanlarn anlayaca bir dille sohbetine devam ediyordu. Anlattklar, dier konumaclara bir cevap vermek, o gnk hkmet edenleri savunmak veya yeni tezler retmekten ok, soba bandaki karamsar havay datmaya, insanlara moral vermeye ynelikti. Ekonomi zerine anlattklarn bitirdikten sonra tarih konusuna girdi. Yakm tarihimizden balayarak, o gne kadar gelen ksa bir tarih sohbeti yapt. Millet olarak en olmadk zamanlarda, en olmadk dertlere, skntlara duar olduumuzu syleyerek, "Bu kadar ktmser olmamz, bu kadar aha vaha dmemize gerek yok. Biz millet olarak daha ar ve daha kt artlarn altndan kalkmasn bildik. ahsen ben, bugnlerin getirdii olumsuzluklardan da syrlp kacamza,

tarihin bize ykledii misyonu yerine getirmek iin, yeniden ahlanacamza tam olarak inanyorum. Gn birbirimizin mo45 ralini bozarak, milleti karamsarla srkleme gn deildir. Birbirimizle dayanmal ve kenetlenmeliyiz. Trkiye'yi iyi y-netmeyenlere sandk banda gerekli dersi vermek, onlar grevden uzaklatrmak bizim elimizdedir. Moralimizi bozmayalm, kendimize gvenelim ve dayanma iinde bu zor gnlerin stesinden gelmek iin abalyalm. Her frsatta olumsuzluklar dile getirmek, yanllar eletirmek, ynetenlere kfrler savurmak iin kolay tarafdr.." Uzun bir konuma yapan yol arkadamz belki de en dikkatli dinleyen kii bendim. Adamn konuma kabiliyetine, konulara olan hakimiyetine hayran kalmtm. Karmda bilgi dolu, aydn bir insan olduunu fark etmi, anlattklarndan etkilenmitim. Konumasn bitirip, sanda solunda oturanlarn baz sorularna yine o vukfiyeti ve asude ses tonuyla cevap vermeye baladnda, alklamak istedim desem yalan olmaz. Sobann banda onu dinleyen btn yolcular da etkilenmi grnyorlard. O ise, meydana getirdii hayranln farknda deilmi gibi davranyor, mtebessim bir yz ifadesiyle, evresindeki insanlarla ilgileniyordu. Dayanamayp sordum: "Aabey, kusura bakmayn sizi tanmak istiyorum; ne i yapyorsunuz?" Derin ve manal baklarn gzlerime dikti ve insana cezbe-dici gelen, huzur veren bir yz ifadesiyle, "smim smail, Astsubaym." dedi. armtm. Bu kadar engin bilgi birikimine, bu kadar konulara hakim bir astsubayn olabileceini hayal bile etmediimden olacak bir an syleyecek birey bulamadm. O ise, benim durakladm grnce, benim ismimi ve ne i yaptm sordu. aknlm, yzmde biriken inanmamlk ifadesini silmeye alarak, "renciyim, ismim Yavuz." Dedikten sonra yanmda oturan firar arkadam da gstererek, "Biz Erzurum Atatrk niversitesi Edebiyat Fakltesi'nde okuyoruz, tatil iin stanbul'da oturan ailelerimizin yanma gitmitik. mtihanlar46 mz var Erzurum'a gidiyoruz ama malum ara bulamadmzdan Erzincan'a kadar gitmek iin otobse bindik..." mealine gelebilecek cmlelerimi ard ardna sraladm. Adam gzlerime ylesine derin ve manal bakyordu ki, bir an kendimi aklama yapmaya mecbur hissetmi, yalanlarm sylemitim. Memnun olduunu, naallah Erzincan'a varnca ara bularak imtihanlara zamannda yetimemizi temenni ettiini syledi. Zaten bu srada soba banda toplanm olan sohbet halkas yava yava dalyordu. Etkili yanan sobann bandan kimi yolcular birer ikier uzaklaarak, yan masalara tanyorlard. Bir mddet sonra Astsubay'da gayet kibar bir dille evresinden izin isteyerek yerinden kalkt ve duvar dibinde bulanan masalardan birine geerek, tek bana, ofrden gelecek haberi beklemeye koyuldu. Minibsn ofr benzin istasyonuna geldiimizde orada bulduu baz imkanlarla aracnn bana gitmi, arzay gidermeye almt. Geri dndnde ii baaramadn sylemi, geceyi ayhanede geirmemiz gereklilii bylece domutu. Hepimiz ekildiimiz masalarda, uzun ve souk k gecesini oturduumuz yerden geirmenin hazrlklarna girmitik. Arkadamla bende, bo bulduumuz kapya yakn bir masann etrafnda oturmu kah ay ierek, kah sohbet ederek zaman geirmeye alyorduk. Tahta sandalyenin zerinde uyumann imkan yoktu. Gecenin ilerleyen saatlerinde, biz yar uyur vaziyetteyken, sandalyesini yannda getiren Astsubay selam vererek masamza oturdu. "Sizde uyuyamadmz herhalde?" Hemen toparlanarak, masamza gelen misafirimizi buyur ettik. Hava artlarndan sandalyelerin rahatsz oluundan bahisle, uyumann imkanszln syledim ve arkadam ay getirmesi iin ay ocana yolladm. aylarmz geldikten sonra, o gece sabahn ilk saatlerine kadar Astsubay ile sohbet ettik. niversi47 te rencisi oluumuz dikkatini ekmiti ve bizimle yaknlamak istemiti. Fakltedeki blmlerimizi sorduu, "Tarih Blm (!)" cevabn aldnda sohbeti tarih konularna ekmi, bize unutulmaz bir tarih konferans vermiti. ahsen bende ne iinde bulunduumuz skntl halden ne de uykudan eser kalmamt. Can kulayla, engin tarih bilgisine sahip Astsubay' dinlemitim.

Sohbetin sonlarna doru bize nasihatten de geri durmayan smail Abi, unlar sylemiti: "Genler! Memleketimizin ne halde bulunduunu gryorsunuz; bir an evvel okullarnz bitirin ve kendi ilim konunuzda en iyisi olmaya gayret gsterin. Bizim millet olarak yaadmz skntlarn altnda yatan tek gereimiz var o da tarih uurundan yeterli nasibi almadmzdr. nann, bulunduumuz corafya bize ok ar sorumluluklar yklemekte. Yklenen sorumluluun altndan, ancak fert fert yeterli tarih uuruna erersek kalkabiliriz. Sizin tarihi olarak hayata atlacak olmanz, daha byk i dryor onun iin ok almanz lazm. Tarihi doru okumal, doru anlamalsnz. Biriktirdiiniz dorulan gen nesillere, sizden sonra gelecek olanlara doru ekilde anlatmal, insanlarmzn tarih uuruna ermelerine yardmc olmalsnz..." Arkadam da, ben de smail Baavu'u ok sevmitik. Ca-nayakm, sz sohbeti dinlenir insand. Gnn ilk klaryla birlikte masamzdan kalkarak, "Sabah oluyor, biraz gzlerimizi dinlendirelim, naallah hayrls olur." dedi ve geldii masaya dnd. Sabah, ofrmzn mral'ya giderek getirdii yeni bir arala, Erzincan'a doru hareket ettik. Uykusuzluumuz had safhaya ulatndan, aracmz hareket ettikten bir mddet sonra, ikimizde derin bir uykuya daldk. Erzincan'a kadar da uyanmadan yol aldmzdan smail Abi ile bir daha sohbet etme im48 kanmz olmamt. Aracmz Erzincan'a vardnda, elinde tuttuu kk valiziyle yanmza gelen smail Abi, bize hayrl yolculuklar dileyip, ikimizide yanaklarmzdan perek, ehrin iine doru yryerek uzaklat. Aradan drt yldan fazla zaman gemiti. 1980 ylnda askeri darbe olmu, darbeyi takip eden gnlerde, binlerce insan gzaltna alnmt. iddet hareketlerini durdurmaya azimli grnen askerin iddetinden ortal toz-duman kaplamt. Silahl halk devrimi yapacaklarn iddia eden solcu militanlar, askerlerin ynetime el koymalarnn akabinde, hibir direni gstermeden, bir gecede teslim olmulard. Solun bu teslimiyeti tavr karsnda, kendilerini "denge!" politikalarna kaptran askeri yetkililer, ok gemeden bizim arkadalarmz da sulu-susuz ayrmna tabi tutmadan tutuklamaya, ikencelerden geirmeye balamlard. O furyadan nasip almamak iin, okuluma bir sre ara verdim ve bulunduum ehri terk ettim. O srada birlikte olduum, baz eylemlere beraber katldmz kimi arkadalarm da yakalanmlard. Bazlar polis, bazlar askeri sorgulardan geen bu dostlarm, btn ikencelere, basklara ramen beni "satmam"lar, ismimi ve katldm eylemleri, sorgucula-ra sylememilerdi. Bu arkadalarmdan bazlar tutuklanm, askeri cezaevlerinin ar artlarnda kalyorlard. Ben anslydm ve bir anlamda askeri darbenin hmndan pay almayarak, ucuz kurtulmutum. Darbenin olumsuz havas geip, tehlike bulutlar dalmaya yz tuttuunda ise okula dnerek, son snftan kalan derslerin imtihanlarn verdim ve mezun oldum. Diplomam aldm yl, Milli Eitim Bakanl'nm at bir imtihan kazanarak, Elaz'da bir orta okula snf retmeni olarak atandm. Elaz'a sevinerek gitmitim. Bir dnem fikirlerinden etkilendiim, iirlerini ezbere bildiim, aksiyon adam H.Nihal Atsz'da bu ehirde retmenlik yapmt, bu durumda bana ayr bir evk veriyordu. Elaz'da greve baladktan son49 ra, ksa bir zaman iinde gzel dostluklar kurmutum. ehirde sosyal hayat pek canl olmasada, gerek dardan gelen arkadalarla, gerekse ehirden edindiim dostlarmla iyi zaman geiriyordum. Av mevsiminde ava gidiyor, dier bo zamanlarmzda biraraya gelerek gzel sohbetler yapyorduk. O gnlerde seimler yaplm, askerler klalarna dnmlerdi. Ortaya kan yeni siyasi gelimeler neticesinde toplumda rahatlama meydana gelmi, insanlar siyasi konular zerinde geni geni konuur olmulard. Tabiatyla, dostlarla biraraya geldiimizde, bizimde sohbetlerimizin konusunu siyasi gelimeler oluturur olmutu. Siyaset snyordu, hele cezaevinde olan liderimiz yeni gelimeler hakknda ne dnyordu? Nasl bir tavr almalydk? Hangi parti etrafnda toplanacak, gelecek adna neler yapacaktk?.. Kendi aramzda bunlar tartyor, deiik fikirler retiyorduk.

Yine, gnn konularn konuup tarttmz pastahanede arkadalarla otururken, yan masamzda oturup, kahvelerini yu-dumlayan kiiye gzm takld. lerinden birini tanyor gibiydim. Biraz dikkatli bakp, hafzam zorladmda, kiiden birinin yllar nce meakkatli yolculuum esnasnda tandm smail Abi olduunu hatrladm. Hemen yerimden kalkp yanna gittim ve elimi uzatarak, kendimi tanttm. smail Abi beni tanmakta fazla zorlanmad, hemen masasna davet ederek arkadalaryla tantrd. O gn, smail Abi ile ksa bir sohbet yaptk. Niin Elaz'da bulunduumu anlattm. retmen olup, grev yaptm iin ok memnun olduunu syledi. Kendiside Erzincan'dan sonra, Balkesir'de ksa bir mddet altn, sonra yine Dou hizmetine geldiini, Elaz garnizonunda grevli olduunu anlatt. Gitmesi gereken bir yer varm, onun iin sohbetimizi uzatmadk ama kalkarken mutlaka benimle grmek istediini syledi ve telefon numaram ald. Bende ayn arzu da olduumu syleyerek, onun telefon numarasn aldm. 50 f smail Abi ile, pastahanede tesadfi karlamamzdan sonra, grmeyi hi kesmedim. Elaz'da bulunduum sre iinde, hemen her frsatta, bir araya geldik. Aramzda ok iyi ve mesafeli bir dostluk gelitirdik. Onun bilgisinden, grgsnden, hayat tecrbelerinden ok faydalandm. Defalarca beni evine davet etti. Muhterem bir hanmefendi olan ei ve ocuklaryla tantm. O yllarda Ankara'da niversitede okuyan iki olu, daha sonra okullarn bitirerek evlendiler. smail Abi'de Elaz'daki grevinden sonra emekli oldu ve stanbul'a yerleti. retmenlikten ayrlp, stanbul'a, dndkten sonra da smail Abi ile bulumaya, grmeye devam ettim. almay seven, bo durmaktan holanmayan, bo oturan veya miskinlik yapanlara ok kzan smail Abi, stanbul Bahelievler'de at emlak- brosunda, kk apl emlak ileri yapyor, kk dkkannda dostlaryla biraraya gelerek zaman geiriyor, dkkannn bir kesinde bulunan kitaplndaki kitaplaryla hemhal oluyordu. Emekli olmas gnlk yaantsnda pek fazla deiiklie neden olmamt. Yine erkenden kalkyor, gnlk tram oluyor, her zamanki titizliiyle temizce giyiniyor, kahvaltdan sonra, erken saatlerde dkkann ayordu. Darda yemek yememeye zen gsteriyor, msaitse len yemei iin evine gidiyor, msait deilse ei yemeini dkkanna getiriyordu. smail Abi'nin aile yaants, huzurun, insan saadetinin yansmas gibiydi. Ei Berrin Hanm ile grenleri kskandracak, karlkl saygya dayanan ilikileri vard. Evlerine gidip geldiim sre iinde, birbirlerine, "Hanm, Bey" diye hitap etmeleri dikkatimi ekmiti. Evlerinde mthi bir sevgi havas vard ve dardan gelenleri bile ksa zamanda o hava sarp kuatyordu. ocuklarnn anne ve babalarna kar saygl davranlar da grlmeye deerdi. Ksacas smail Abi, aile ats altnda, inandklarn hayata geirmesini becerebilen ender aile reislerinden biriydi. Birgn smail Abi'ye, gbta ettiim evlilii ve aile dze51 ni hakknda sorular sormutum, o da bana, "Yavuzcuum, dnyann hibir yerinde mkemmel evlilik olmaz, mkemmele yakn evlilik ve yuva kurma ii ise nasip, inan ve sabr meselesidir." demiti. te, bylesine tesadfler neticesinde tantm ve dost olduum smail Abi'ye, Hzr Abi ile kararlatrdmz ve ilk admn attmz alma ile ilgili olarak akl danmaya gittiimde, len saatleriydi ve dkkan kapalyd. Yemek iin eve gitmitir diye dnrken, dkkann kapsna ilitirilmi kk not dikkatimi ekti. Notta, "13.30'da dneceim." Yazlyd. Dkkan tek bana idare ettiinden, belki bir mteriyi ev bakmaya gtrmtr dncesiyle, dkkann giri basamana oturarak beklemeye baladm. ok gemeden, smail abi yolun kar tarafnda grnd. Banda henz karmad beyaz takkesi vard. Camiden geldiini anladm. Dkkann kapsnda beni bekler vaziyette grnce, yzne o tandm ve insana huzur veren tatl glmsemesi yayld. Yoldan karya geerken takkesini bandan kard, itina ile katlayarak arka cebine yerletirdi. badeti gsteriten, de-sinlerden uzak seven, her zaman ibadetini gizlemeye alan smail Abi, dini karlar iin kullananlara nefretle bakar, bu tip insanlardan uzak durmaya gayret gsterirdi.

Ben onun be vakit namaz kldn, Elaz'da karlap grmeye baladktan ok sonra renmitim. Dkkann kapsna geldiinde tokalap ptk. Kapy aarken, "Hayrdr naallah, len saatlerinde pek ortalkta grnmezdin Hoca!" retmenlik yaptmdan, smail Abi zaman zaman bana "Hoca" diye hitap etmekten holanrd. "Aabey, birka gndr hep aklmdasn, gelip seninle sohbet etmek istedim; ksmet bugneymi. len boluundan faydalanp sana geldim." 52 smail .Abi'nin kk dkkannda masasnn haricinde, iki misafir koltuu, bir sehpa ve kenin birinde st ste konulmu birka plastik tabure vard. Duvarlarda birka hat ve Atatrk posteri aslyd. Kapnn hemen karsndaki duvarda ise, boydan boya kitaplk eklinde dzenlenmi raflarda btn kitaplar itinal ekilde sralanmlard. Dkkann kk vitrininin nnde sralanm saks iekleri mekana ayr bir gzellik katyordu. Her zamanki gibi temiz ve aydnlk dkkan eya ve insan uyumunu yakaladndan, huzur veren bir yapya sahipti. Ksa bir hal hatr sorma faslndan sonra, smail Abi kalkarak kitapln altnda bulunan dolaptan kk gaztpn ve ay takmlarn kararak ay demlemeye koyuldu. Masasnn nnde bulunan misafir koltuuna oturmu konuya nasl gireceimi dnyordum. Tam o esnada Hzr Abi'yi sordu, ne yapyordu, nerelerdeydi, epeydir grememiti.. Hzr Abi'den smail Abi'ye, daha o cezaevindeyken ok bahsetmitim. Hzr Abi cezaevinden ktktan sonra ikisini tantrmtm. Her ikiside birbirlerinden holanmlar, zellikle Hzr Abi, smail Abi'nin olgun kiiliinden etkilenmi ve bana defalarca kendisinden sitayile bahsetmiti. Zaman zaman bira-raya gelmi gzel saatler geirmi, verimli sohbetler yapmtk. smail Abi'nin Hzr Abi'yi sormasn frsat bilerek konuyu amay planladm. "O'da ok iyi, birka gndr Ankara'da, baz iler iin gidip geliyor. Ne zaman dneceini bilmiyorum ama Ankara'daki ilerinde biraz sknt var!" Ankara ile ilgili bir ticaret yapmadmz, Ankara ile ilgili bir iimizin olmadn bilen smail Abi "Ankara'daki ilerinde sknt var." Cmleme taklmakta gecikmedi. Karmdaki misafir koltuuna oturarak "Hayrdr ne ii, Hzr Ankara'da ne i yapyor?" diye sordu. 53 Meseleye direkt olarak giremezdim. Konuyu aklyla anlatp, "Ne yapmam neriyorsun?" gibi sorular soramazdm. L&flarm yuvarlamann da smail Abi gibi zeki bir insann karsnda geerlilii olmayacan biliyordum. Onun iin bir rpda unlar syledim, sylerkende laflarmn konuyu nerelere kadar tayacan bilmiyordum: "Aabey, resmi glerle sivillerin, gayri resmi yollarla almas, sivillerin resmi glere fiilen yardmc olmalar ne kadar dorudur?" dedim. Tpn zerinde kaynamaya balayan ay demlemek iin yerinden kalkan smail Abi, sorum karsnda durdu, yzndeki merak ifadesi kayboldu ve bana bir cevap vermek yerine, dnceli bir tavrla eilerek, tpn zerinde kaynayan kk demlikteki ay demledi. Tpn altn kstktan sonra, yine konumadan gelerek karma oturdu; bir mddet yzme manal manal baktktan sonra; "Bu ie Hzr ne diyor?" smail Abi izan sahibi insand ve beni de ok iyi tanyordu. Arife tarif gerekmez misali, sorumun altnda yatan niyeti hemen anlamt. Soruunu konuya odaklayarak, "Kimler, nasl oldu, ne yapmanz isteniyor?.." diye sormamt. Zaten ne o gn, ne de daha sonra yaptmz konuya ilikin sohbetlerimizde, detaylara ilikin soru sormad ve benim anlattklarmn haricinde bireyler renmek iin aba sarfetmedi. Hep benim sorularma veya renmek istediim fikirlerine yer verdi. "Zaten teklif ona geldi. Hzr Abi teklifi tereddtsz kabul etti, ben de ona katldm. Fakat, ona katlmama ramen, kafamda oluan baz amazlar ve zmekte zorlandm problemler var. Byle bir kabuln neticesinin ne olacan bilmiyor, sonucunu kestirmekte zorlanyorum." "Byle konularda sonucuna bakmak ve neticenin ne olacan kestirmek yerine ncesine bakmak gereklidir! Askerlikte bir

54 kural vardr, eer savaa giden asker, daha silahlar patlamadan ldn kabul ederse, daha rahat savar; ama yaamak, hayatta kalmak iin savaa gider ve bunun iin abalarsa sava ona zor gelir, zorluklar eker. Anladm kardaryla, bu da yle bir savan ilk adm gibi. Ve sen ii daha banda kabul etmi ve Hzr'a katlmsn, yleyse sonucun ne olacan dnmek, onun iin kafa yormak bence yanl olur. "Konumasna ara verdi, bir sre vitrinin nndeki ieklerine bakt, ellerini yzne gtrerek, yzn svazlad. Ela, parlak gzlerini gzlerime dikerek, "Hayrls olur naallah" dedi. "Aabey" dedim. "Sen beni yanl anladn. Ben neticenin ne olacan dnrken veya neticeden endie duyarken ahsm iin deil, baar noktasnda kalyorum. Zamannda yurtdnda arkadalarmzn balarna gelenleri hatrlayp, skntya dyorum. Onlarda neticenin ne olacana bakmadan, btn sami-miyetleriyle birtakm ilerin iine girmilerdi ama neticede birileri kp onlar bozuk para gibi harcadlar. Hi olmadk iftiralarla karalanmaya allmalar da cabas. Hedef tahtas durumuna getirilmek gibi bir durum var. Baz gler sa gsterip sol vurabilirler. Bir baarszlk durumunda gnah keisi olabiliriz. Bizim zerimizden plan yapanlar parsay toplamak iin, bizi olmadk ilere srkleyebilirler. Kendi acizliklerini, baarszlklarn bize fatura edebilirler. Ne bileyim, bir yere kadar bizimle hareket edip, sonrasnda bizi tu kaka ilan edebilirler. Skntmn kayna biraz da gvensizlikten geliyor, adamlara gvenemiyorum. Bunlarn hepsini Hzr Abi ile konutum. Aklma taklanlar birbir kendisine de sordum. O, bu teklifi getiren adamlarn samimiyetlerine inanyor. Bunlar dierleriyle karlatrmam doru bulmuyor. Zaten ben kabul etmeseydim de o kararm vermiti ve tek bana da olsa bu ii sonuna kadar gtrecekti. Byle bir durum karsnda onu yalnz brakamazdm." 55 smail Abi sigara imez, sigara iilen ortamlarda bulunmay hi sevmezdi Onun bu hassasiyetini bildiimden, yannda olduum zamanlar sigara imemeye zen gsterirdim. O gn bunlar konuurken canm mthi sigara istedi. Dayanamadm, smail Abi'den izin istiyerek bir sigara yaktm. O'nu rahatsz etmemek iinde dkkann d kapsn hafife araladm. Darda gzel bir ilkbahar havas vard. Dem alan aylarmz dolduran smail Abi unlar syledi: "Seni anlyorum; sylediklerinde hakl olabilirsin. Dahas, imdi aklna gelmeyen daha kt, sonularlada karlaabilirsiniz. Bunlar olmayacak eyler deil. Bylesi kt, istenmeyen sonular sadece sizi de beklemeyebilir. Sizinle birlikte olmay planlayan, bunun iin alma yapan resmi kii veya kurumlarda kt akbete urayabilirler. Yakn tarihimizde bu tipte olaylar vardr ve neticesinde inisiyatif kullanan kimi resmi kiilikler olmadk sulamalara duar olmulardr. Byle rneklere bakarak bu olay yorumlamak, insan her zaman doru tahminlere, doru kestirmelere gtrmez. Benim anlamak istediim; bu tr almalarn, bu tr kararlarn normal olmad, normalmi gibi ele alnmasnn yanlldr. Bu bir 'fedailik' yaklamdr. Fedai neticelerle, neticenin ne olacayla ilgilenmez. Fedailik gnlllk esasna gre ilerlik kazanr ve fedai, beynini kullanmaktan ok duygularn kullanarak zerine ald vazifeyi sonulandrmak iin aba harcar. . Yani, Fedainin ii: leri atlmak, geriye bakmamaktr. Ayrca fedai eer grev kabul etmise, artk geri dnemeyeceini bilir, bilmelidir. Bu anlay yle izah edebiliriz: Devleti bir insan olarak dn. Bu insann elinde kendini dmanlarna kar korumak iin bir tabanca tuttuunu tahayyl et. Elde tutulan tabancann grevini yerine getirmesi iin, yani o insan korumas ve kendini savunmasna imkan vermesi iin, tabancada mermi olmas ge56 reklidir. Mermisi olmayan tabancann basit bir baltadan daha aciz savunma silah olaca ak bir gerektir. te devletlerin hayatlarnda yle zamanlar gelir ki, ellerinde tuttuklar silahlarna mermi doldururken, dier mermilerden farkl bir mermiyi de namlularna srmek durumunda kalrlar. Namluya srlen bu mermi, arjrde bulunan dierlerinden farkldr. Bunlar hedefe atlrlar ve unutulurlar!.. Kimse bir daha bunlara dnp bakmaz! Bu mermilerde ya hedefe

ular hedefi enterne ederler veya bir yere arparak deforme olurlar! Her iki halde de 'mer-mi'lerin bir hak iddia etmeye haklar yoktur. Hatta bunlardan geriye kalan bo kovana bile kimse dnp bakmaz! Kimse onlarn varlna deer vermez, eline almaz, sahip kmaz. Ben meseleye byle bakyorum, 'mermi' benzetmesinin bu tip ilerle rttne inanyorum. Gidip gelmek veya gelmeyi hesap etmemek... Yoksa, doacak sonular tartarak bir yere varmay planlamak doru yaklam olarak ele alnamaz. Sana tavsiyem, olaylar byle alglayarak, aldn karar bu zemin zerine oturtmandr. Eer meseleye byle bakar, kabullerini bu zemin zerine tartmay becerebilirsen, aklndaki sorulardan, iindeki skntlardan syrlrsn. Aksi halde 'Evet' dediin, bir-eyler yapmak amacyla ktn bu yolda hep bireyler eksik kalacaktr." O gn smail Abi ile, daha birok konu zerinde, uzun uzun konutuk. Bana tarihten rnekler vererek aklamalarda bulundu. Yapmam gereken eyin, kendi i dnyamla balantl olduunu anlatt. Kabul ettiimiz almadan iyi ve gzel gelecek beklemenin yanl olacan syledi. Ona gre ateten bir gmlei zerimize geirmeyi kabul etmitik ve bu gmlek bize an, hret, mal-mlk getirmeyecek, belki de hayat boyu en ar skntlar tamamza neden olacakt. Fedailerin, kendini feda etme psikolojilerini herkesin anlamasn beklemekte, ayr bir amaz olarak karmzda hep duracakt. Ayrca unlar anlattn da hatrlyorum: 57 "... Ayaa kalkp, milletler arasnda hak ettiimiz yere gelmemize dmanlarmz ve uzun vadeli hesaplar yapan baz gler msade etmiyorlar. Dikkat et, ne zaman ekonomik olarak bir hamle yapsak, kalknma hzmz arttrsak, nmze bir engel karyorlar. Bu engellerle bizi oyalayp, hzmz kesmenin planlarn yapyorlar. nce suni yaralar ayorlar, sonra bu yaralar zerinde oynamaya balayan mikroplan tahrik ederek acmz arttryorlar. Bizden olmayanlar, tarih boyunca olduu gibi bizi sevmiyorlar. Bu corafyada yaamamz hazmedemiyorlar. Gl bir birliimizin olmasn istemedikleri gibi, olan birliimizide zedelemek iinde her trl melanete bavuruyorlar. Bize k yolu, ykselmemiz iin basamak brakmamaya alyorlard. Bu durumda ne yapmamz gerekiyor?.. Onlara teslim olmak, onlarn karlar iin sessiz kalmak hangi akln kr olabilir?.. Bak, bugnlerde Gneydou'dan gelen haberler hite i ac deil. Baz dalarmz, kimi kasabalarmz ekyann kontrolne gemi. Dahas, askerlerimiz esir alnarak kar koz olarak kullanlmak isteniyor. akallarn bu yaptklar bir devlet iin utanlacak durumdur. Kendi topranda otorite kaybeden devlet, halkn can ve mal gvenliini nasl koruyacak, nasl teminat altna alacaktr?.. Ksacas dalarmzda, ovalarmzda, ehirlerimizde akallar kol geziyor, bizde kan kaybediyoruz. Byle bir durum karsnda hangi devletin topyekn savamaktan baka kar bir yolu vardr?.. Bu zamanda sivil-resmi ayrm yapmaya kalkmak ne kadar doru olur?.." "... Bak, sana, Japon ahlak sisteminde bulunan ilgin bir kuraldan sz edeyim: Japonlarn CHU adn verdikleri, imparatora kesin itaat anlamna gelen anlaylar vardr. Her erefli Japon CHU'ya inanr ve CHU'sunu yerine getirmek iin cann bile seve seve imparator iin feda eder. Bunun iin bir emir almas, birinin onu ynlendirmesine ihtiya yoktur. Eer imparator, 58 dolaysyla imparatorun temsil ettii Japonya topraklar tehlikeye girmise, Japon ahlak sistemiyle donanm olan Japon, sonucun ne olacan dnmeden grevini yerine getirir, yani feda-ileir! u an karmzda duran tabloya gre hepimizin fedai olmak, dier deyile Japonlar gibi, CHU'muzu devreye sokmak mecburiyetimiz vardr. Sanyorum sizinde stlendiiniz, yapmay planladnz k bu anlayn ifadesidir..." "... Bizim millet olarak en byk eksikliklerimizden biri de hafzamz diri tutamamamzdr. Yaadklarmz, ektiklerimizi, aclarmz abuk unuturuz. Bu "durum birazda tarih uurundan bihaber olmamzdan kaynaklanr. te bu nedenle bu gn yaptklarnz veya yapacaklarnz, yarn abuk unutulur ki iin karanlkta kalacak yan, sizi zorlayacak taraf da budur. Sert rzgarlar getikten sonra, esecek olajt lk meltemler altnda hafzalar gemie snger

ekmekte hi zorlanmazlar!... yi niyetler, drst abalar, ekilen eziyetler, deyim yerindeyse rafa kalkar. Bunlar olduunda, kendinden zveride bulunanlar aha-vaha dmemelidirler. Milletin, devleti ynetenlerin bu tavrlarn, eksikliklerini batan bilmeli, kendilerini ona gre donatmal ve hazrlamaldrlar..." smail Abi dorular sylyordu. O anlattka iyice anlyor ve kavryordum ki, olanlar ve olabilecekleri, onun salam mant zerine bina etmem gerekiyordu. Ya kendimi "l!" ilan edip, arkama bakmadan koturacaktm veya daha iin banda mzklk yapp, "Ben oynamyorum!" diyecektim. Sohbetin sonunda vedalap yanndan ayrldmda hafiflemi olduumu hissetim. Kafamda biriken sorular ve iimdeki skntlar yok olmutu. Yryeceim yolun hangi zemin zerine ykseldiini anlamtm. Ayrca ben, 70'li yllarn kuana dahil olanlardandm. Bizim kuan yetime, olgunlama srecinde hep idealizmle romantizm birlikte yer almlard. Bizim 59 kuan olaylar anlay biiminde, kavraynda, ahlak btnlnde, yoldan yar yolda koymak yoktu, ben de yoldam yar yolda koymayacaktm. Sonra yle veya byle, hepimizin birbirimize bir ekilde can veya vefa borcu vard!.. -IVAnayolu terk ettikten sonra, toprak yolda bir mddet daha yol aldk. Aracmz, byk srgl kaps bulunan, aalarn evreledii iftlikten ieri girerek, tek kapl bir binann nne park etti. Aracmzn sesine, binadan kan ve banda kasket bulunan bir adam aracn kapsna doru gelirken ortal yakndan gelen kpek sesleri kaplad. Amca ve Arif aratan inerek, yanmza kadar gelen adamla ksa bireyler konutular; akabinde, bizim bulunduumuz arka tarafn kapsn aan Arif, eyalarmz alarak aa inmemizi syledi. Eyalarmz toparlayp binaya doru yneldiimizde, kasketli adam ile Amca binaya girmilerdi. Bizlerde eyalarmz ellerimizde, Arif ile beraber, yan tarafnda taraa bulunan, tek katl binadan ieri girdik. Vakit geceyarsm oktan gemiti. Binann ift kanatl geni kaps olduka uzun bir koridora alyor, koridorda sal sollu dizili kaplar dikkat ekiyordu. Ak duran sadaki ilk kapdan Amca'nm sesi geliyordu. Elimizdeki eyalarmzla bu odaya dolutuk. Buras enine uzanan geni bir salondu. Olduka sade denmi olan salon da uzun saylabilecek bir masa, masann etrafna sralanm demir akaml bir sr sandalye, geni camn nnde eski bir kanepe, iki 60 deri koltuk ve sk sk kapatlm kaim perdeler ilk gze arpan eyalard. Clz bir kla aydnlatlan salonun zemini ahapt. Ayakta duran Amca, bizim salona dolutuumuzu grnce, aracmz karlamaya gelen orta yal, kavruk yzl, ipil gzl adama dnerek, kalacamz oday gstermesini istedi. Arif ve Amca'y salonda brakarak, nmze den adamn arkasndan, kalacamz odaya yneldik. O iftlikte kaldmz srece yatakhane olarak kullanacamz oda da drt adet ahap karyola ve bunlara ilaveten yere serilmi, iki yn yatak vard. Basit bir gardolabm yan sra, her yatan banda bir tane de etajer bulunuyordu. Kapnn giriine ise pek byk olmayan eski bir kilim serilmiti. Belliki bu oda iftlie gelen yatl misafirler iin hazrlanm, duvarlar badanal, temiz ve irin bir mekan olarak dzenlenmiti. Kasketli adam bize oday gsterdikten sonra, yataklar paylaarak, yerlemeye koyulduk. Ahap karyoladaki deklere baktm snger olduklarn grdm. Oldum olas snger yataklar sevmediimden, yere serili deklerin yn olmas hasebiyle, arkadalarma yerde yatmak istediimi syledim. Onlarn "olmaz, niye yerde yatyorsun" gibi itirazlarna aldrmayarak, kapnn giriinde sol tarafa serili olan yataa kendimi attm. Temiz araflarn serildii yn dek mis gibi kokuyordu. Yataklar paylapta, eyalarmz yerletirdikten sonra, yol arkadalarma "Nasl, beendiniz mi?" diye sordum. Hepsi hallerinden memnun olduklarn, byle bir yere geleceklerini tahmin bile etmediklerini sylediler. Biz kendi aramzda bulunduumuz yerin istiaresini yaparken odaya giren Arif, Amca'nm beni ardn syledi.

Amca binann dna kmt; taraadaki ahap kanepeye oturmu, karanlkta seilebilen iftliin ana binasna doru dalgn vaziyette sigarasn iiyordu. 61 "Beni istemisiniz efendim." Geriye doru yasland, elinin birini kanepenin arkasna doru sarktt, ban bana doru tam olarak evirmeden: "Arkadalar kahvaltlk bireyler hazrlayacaklar, yiyin ve yatn. Sabahleyin hepinizi, saat yedide, salonda hazr olarak bekliyorum; gecikmek yok! "sigarasndan derin bir nefes ekerken, ban biraz daha bana doru evirerek, "Sormak istediin birey var m?" dedi. Birey sormak istemediimi syledim, kendisine iyi geceler diledim ve yatacamz oda da Arif ile konuan arkadalarmn yanma dnerek durumu aktardm. "Saat yedide hazr olmamz gerekiyormu" dediimde, lafa giren Arif, "Aman dikkatli olun, verilen emirlere riayet etmede titiz davrann onu kzdrmaya gelmez." Dedi ve daha lafn bitirmeden de d kapdan gelen Amca'mn tok sesiyle beraber hzla odadan kp onun yanma gitti. Bizi karlamaya kan kasketli, ipil gzl adamn, salona hazrlad kahvalt sofras olduka zengindi. Peynir eitleri, tereya, halanm yumurta, deiik yeillikler... Amca ve Arif gittiklerinden, arkadalarmla nee iinde yemeimizi yedik ve yatmak iin odamza ekildik. Yol hepimizi yeteri kadar yormutu. Amca'mn otoriter yapsnn etkisinde kaldmdan m, sorumluluk duygumun bana ykledii skntdan m, yoksa yatam garipsediimden mi bilmiyorum, olduka erken uyandm. Yatakta biraz dndkten sonra kalktm, koridorun sonunda bulunan banyodaki lavaboda yzm ykadm, odaya dnerek spor kyafetlerimi giyindim ve dar ktm. Gn aydnlanmt ama saat yediye daha epey vakit olduundan, derin uykuda olan arkadalarm kaldrmadm. Misafir bulunduumuz iftlik ok irin grnyordu. Tel rglerin evreledii geni alan zerine kurulu iftliin esas binas, giri kapsnn hemen yannda bulunuyordu. ki katl, beyaz 62 boyal, iki gzel balkonlu evin nnde, biri yabanc plakal iki lks otomobil park etmiti. Evin hemen alt ksmnda ahr ve kmeslerin yer ald, tek katl uzun binalar vard. Bizim bulunduumuz bina iftliin en alt ksmnda yer almasna ramen, arkamza den ve tel rglere paralel duran, nispeten kk katl bir bina daha gze arpyordu. iftliin bahesi olduka bakml ve dzenliydi. Bahe iinde bulunan btn binalar kk, zarif parke talarla birbirine balanmt. Tel rg boyunca am, kavak, salkm st aalar ekilmi ve bu aalar iftlii tabii bir duvar gibi evrelemilerdi. Dar bir vadinin iinde yeralan iftlik, insana ho gelen genel grnyle, zengin birinin kafasn dinlemek iin yaptrd mekan izlenimini veriyordu. Etraf biraz kolaan ettikten sonra kaldmz binann giriine oturarak, Anadolu'nun temiz sabah havasn iime ektim. Karmda bulunan tepelere dalarak dndm. Neyin peinde kouyordum, binbir zorlukla kurduum bir dnyam vard ve imdi o dnyann gerekleri ile alakas olmayan bir dnyann eiinde, belki de aklmn ucundan gemeyecek olaylarn, gelimelerin iinde yol alacaktm. Bilinmezlikler, hayatn aknda yer alan deiiklikler, insan cezbetmiyor da deildi... Hereye ramen, tepelerin ardndan ykselen gne klar eliinde yaadm an gzeldi. Sabahn erken saatlerinde sessizlik, manzarann gzellii ve temiz hava, olumsuz dncelerde saplanp kalmaktan beni kurtarmlard. imde biriken, yaama sevincimin artmasna neden olan enerji ile yerimden kalktm ve arkadalarm uyandrmak iin ieri girdim. Amca'mn talimatna uygun olarak, saat yediden nce hepimiz hazr vaziyette salonda toplanmtk. ok gemeden Arif ve Amca birlikte ieri girdiler. Arkadalarma nceden tenbih ettiim gibi, hepimiz birden ayaa kalktk ve Amca'y karladk. Yznde olumlu bir mimik beliren Amca, eliyle oturmamz 63 iaret etti. Arif Hoca, (iftlikte bulunduumuz sre ierisinde Arife, "Hoca veya Arif Hoca" diye hitap edecektik.) bizim gibi spor kyafet giymiti. Amca ise, koyu renkli oduncu gmleinin zerine haki renkli avc yelei ve yine haki renkli, diz hizasnda geni cepleri bulunan, bol dkml keten bir pantolon

giymiti. Ayandaki koyu renkli keten ayakkablar, Amca'nm giyindii elbiseleri uyumlu bir ekilde tamamlyordu. Uzun boyu, atletik yaps, dimdik duran bayla Amca, Amerikan filimlerinde-ki komando subaylarn andryordu. Masann ba tarafna geerek ve yzndeki ciddiyet ifadesini hi bozmadan, gzlerini sabit noktada tutarak konumaya balad. "Buraya hangi ama iin geldiinizi biliyorsunuz. Amacmza varmak iin, ksa bir mddet beraber olacaz. Sizden ciddiyet ve disiplin istiyorum. Eer bunlara dikkat ederseniz, bu ksa zaman aral iinde hedefimize varmakta zorlanmayz. Size ameli ve nazari olarak, baz bilgilerimizi aktaracaz. Derslerde Arif sizlere hocalk yapacak. Baz derslerinize ben de nezaret edeceim. Ayrca, burada bulunduunuz sre iinde bana gstereceiniz itaat ve saygy, ayn ekliyle Arife de gstereceksiniz. En kk bir ikayet almak istemiyorum." Konumasna ara verdi, gzlerini zerimizde gezdirerek, sylediklerini anlayp anlamadmz ler gibi, bakmdktan sonra, yine yksek olmayan ama tok ve emredici ses tonuyla konumasn srdrd: "Grubun kendi iindeki sorumlusu Yavuz'dur. Bir isteiniz olursa ona syleyeceksiniz. imdi Arif kursun programn verecek ve programdan sapmadan bu kursu bitireceiz. Sorusu olan 1?" var m'. Salondaki havaya Amca o kadar hakimdiki, kimseden t kmad. O an iin istesekte soru soramazdk, nk, Amca kapal tuttuu aznn iinde dilerini skm, kann birini havaya kaldrarak, ksk gzlerle bize doru bakyordu. Bizlerden soru 64 gelmediini grnce, "Allah utandrmasn" dedikten sonra dnd ve dar kt. Amca konuurken onun yannda ve sayg ile ayakta bekleyen Arif Hoca o gittikten sonra, cebinden kard kad bana uzatarak, "Ders programmz bu, programa harfiyen riayet edelim. Bymz, (Bizlerin 'Amca' diye adlandrdmz eitimcimize Arif Hoca 'Bymz' diyordu. Birlikte olduumuz eitim boyuncada Amca'nm gyabnda, bazen bize uyarak Amca dese de, ounlukla Bymz diye konutu. Yanyana geldiinde ise, 'Efendim'den baka bir hitap ekliyle konutuuna ahit olmadrn.) program ve yapacaklarmz hususunda oldua titizdir, aksaklklardan asla holanmaz!" Arif Hoca'nm bana uzatt programa gz attm ve arkadalarma okudum: 106.00 Kalk. 206.00-07.00 Temizlik ve sabah sporuna hazrlk. 307.00-08.00 Sabah sporu. 408.00-09.00 Sabah kahvalts ve istirahat. 509.00-12.00 Ameli ders alanna hareket ve ameli ders. 612.00-14.00 len yemei ve istirahat. 714.00-17.00 Ameli ve nazari eitim. 817.00-20.00 Akam yemei ve serbest saat. 9En ge, 22.00'da yat. Eitim programmz okuyup bitirdiimde, yeniden konumaya balayan Arif Hoca unlar anlatt: "Arkadalar programmz bu. Yemeklerimiz iftliin ana binasndan getirilecek. Hizmetimizle ilgili olan arkadalarla fazla ili dl olmanz istemiyorum. Bizim kim olduumuzu, ne iin burada bulunduumuzu bilmeleri gereksiz. Ayrca burada kaldmz sre iinde televizyonumuz olmayacak ve telefonda kullanmayacaz. sterseniz gnlk gazeteleri getirtirim. stirahat saatlerinde radyo dinleyebilirsiniz. Sigara, sabun gibi temel 65 ihtiyalar iin bana liste vermeniz yeterli, bunlar hemen temin edilecekler. imdi, aracmzda bulunan malzemeleri yattnz odaya tayalm. Malzemeler kurs sresince odanzda kalacak. Alana ktmzda kapy kilit altna alacaz. Yani gnlk eitimde kullanacamz malzemeler hari dierleri sizin odanzda bulunacak. Odann anahtarn bir kii zerine alsn ve k girilerde mutlaka odann kapsn kilitlesin..." Durdu aklna birey gelmi gibi, elini kaldrarak," nemli bir konuyu unuttum, her akam nbet tutulacak! Yat saatinden sonra her arkada iki saat nbet tutacak. Nbeti arkadalarda bir adet tabanca

bulunacak ve nbeti bittiinde sradakini kaldrarak nbetini teslim edecek. Sabah 04:00-06:00 nbetini tutan arkada dierlerini kaldrarak, sabah iin hazrlk yaplmasn salayacak. Nbet tutan arkadalar ister salonda, isterlerse binann dnda durabilirler, ancak uzaklamayacaklar. Bunlar sayn Bymzn emirleridir." Karayaz Anadolu delikanls Arif Hoca'y hepimiz sevmitik. Cana yakn duruyordu, hi kibirli grnmyordu. Onun bize kar yaklamndaki scaklktan da g alarak, nbet konusuna itiraz ettim: "Hocam, nbet iine ne gerek var, burada gvenlik iinde deil miyiz?" "Bymz byle istedi, ben bu konuda yorum yapamam. Yalnz u kadarn biliyorum, nbet iinin gvenlikle bir alakas yok!" Amca kendi mant iinde bizi disiplin altna almak, yaptmz ie bir ciddiyet kazandrmak, gnn her saatinde kursun havasn hissetmemizi salamak istiyordu. Konunun zerine fazla gitmeyi, Amca'ya itirazm gtrmeyi uygun bulmadm. Zaten daha sonra arkadalarm bana hrmeten, nbet tutmam istemediler. Onlarn bu kararna itiraz edip, "Ben de tutacam" 66 diye diretmede bulunmam da para etmedi. iftlikte kaldmz ve kurs grdmz zaman iinde kader arkadalarm, hergn iki saat kaydrarak, sra ile nbet tuttular ve benim nbet tutma-ymda kimse tarafndan konu edilmedi. Arif Hoca'nm nbet iini aklamas zerine aramzda, arka-dalarmmda katld gzel bir sohbet balad. Biz sorduk, Arif Hoca sakin ses tonuyla ve samimi tavrlaryla cevap verdi. Eitimi nasl yapacaktk, Amca eitime katlacak myd? Spor iin neler dnyordu? Malzemeler iinde neler vard?... Sohbet koyulatka arkadalarma dikkat ettim, hepsi sabah mahmurluunu zerlerinden atmlar, canlanmlar, arzulu ekilde Hocamzn anlattklarn dinliyorlard. Selim, "Hocam ne zaman balayacaz?" diye soruyordu. Arif Hoca sorulu-cevapl sohbetin sonunda, kavalt yapmadan nce malzemeleri odaya tamamz, sonrada ksa bir sabah sporu yapmamz teklif etti. Hep beraber dardaki aracn yanna giderek, Amca ile Arif Hoca'nn beraberlerinde getirdikleri, kurs sresince kullanacamz malzemeleri ieri tamaya baladk. ki byk sandk, rulo haline getirilmi kat toplan, hedef levhalarnn konulmasna yarayan, demir akaml ereveler, erevelere taklacak olan kontraplaklar, kk bir uval iine yerletirilmi aletler... hepsini tayarak, kaldmz odann bir kesine istif ettik. Sabah sporu iin dar karken, odann kaps zerinde duran anahtar Ali'ye verdim ve bundan sonra, giri klarda kapnn kapatlmas grevinin kendisine ait olduunu syledim. Spor iin binann nnde toplandmzda Hoca, nce hafif bir kou yapacamz, daha sonra ise kltr-fizik hareketleriyle sporumuzu tamamlayacamz syledi. Kendisi nmze derek bulunduumuz binaya yakn, tel rglerin uzantsnda bulunan bir kapdan karak, kar tepelere doru kouyu ba67 latt. Birka yz metre sonra, inili kl patika yollar takip ederek, iftlikten uzaklamtk. Hoca olduka yava ve tempolu komasna ramen, benim gibi antremansz ve birazda gbekli olan Ali ile ben ok gemeden gruptan koptuk. Yllardr itiim sigara ve uzun zamandr hareketsiz kalm hemen kendini gstermiti. Krosa benzer kounun bedenime ykledii efor, bende adm atacak hal brakmamt. Ali dinlenerekte olsa kou parkurunu tamamlad ama ben bunuda baaramadm ve nm sra kopup giden grubun dnn bir ta zerine oturarak bekledim. Bu durumum gn iinde arkadalar iin iyi bir malzeme olmutu! iftlie dndmzde, bir mddet soluklanmamza msa-de eden Arif Hoca, daha sonra nmze geerek yapt hareketleri tekrarlamamz istedi. Olduka antremanl grnen, fizii oturmu, yasz vcuduyla her hareketi nizami yapan Hoca, bata benim yaptm aksaklklar olmak zere, hareketleri hakkyla yapamayanlar ikaz edip duruyordu. Kendi halime iimden glmek gelse de olayn ciddiyetini kaybetmemek iin kendimi tutuyordum. Halimiz grlmeye deerdi. Bir iftlik bahesinde, yerlerde yuvarlanmak dahil olmak zere, sabah sporu yapan askerler gibi yaptklarmz yksek sesle sayarak, hareketler yapyorduk. Sabah sporunu tamamlayp ieri gidiimizde, iki kiinin salonda kahvalt hazrladklarn grdm. Terimizi silip yzmz ykadktan sonra, gzel bir

kahvalt yaptk. Kahvalt esnasnda, bana bakp bakp, byk altndan glen Metin'e ne olduunu sorduumda, "Abi, koarken yanmzdan hzla biri geti gremedim. Geri dnerken bir baktm sen missin, bizi gemi, dnmz bekliyorsun." Deyince masada kahkaha koptu. Ben de, "siz beni birde bir hafta sonra grn, her sabah size tur bindireceim."diyerek ii pikinlie vurdum. 68 Nee iinde yaptmz kahvaltdan sonra, Malzemelerimizin bulunduu odaya geerek Hocamzn nderliinde, hepsini ambalajlarndan karp, odann orta yerine sraladk. Sandklarn iinden deiik aplard? yar otomatik ve otomatik tabancalar, bunlara ait bol miktarda mhimmat, silahlarn temizlenmesi, bakmlarnn yaplmas iin ya ve harbiler, iki tip kurmal bomba, bunlara ait patlatma dzenekleri kt. Malzemelerin bana geen Arif Hoca, bizim oturmamz istedikten sona baz bilgiler vermeye balad: "Ameli eitimde ncelikle, tabancalarn kullan tekniklerini reneceiz. Bu tabancalar tanyacak, sklp taklmalar, bakmlar dahil nazari bilgiler edineceiz. Seri, sabit ve hareketli atlar yapacaz. Atlar iin yanmzda getirdiimiz niangahlar kullanacaz. At iin buraya be dakika mesafede bulunan bir dere yatana gideceiz. Dier malzemelerin kullan biimlerini, nelere dikkat edileceini, hasl kurulacaklarn bilahare greceiz. imdi herkes, tabancalardan birer tane alsn. lk gn iin ikier kutu mermi yeter, mermileri ve niangahlarmz alarak dere yatana hareket edelim." Hocamzn talimat dorultusunda, ayn ap ve marka tabancalardan birer tane alarak bellerimize soktuk. Dier malzemeleri ve mhimmat da alarak, eitim alanmza gitmek iin aracmza bindik ve yola koyulduk. iftliin n kapsndan karak, tal ve engebeli arazi yolunu takip ederek, iki tepe arasnda bulunan dere yatann st banda durduk. Malzemelerimizi alarak, kk bir suyun akt dere yatana doru indik. At sahamz dere yatann geniledii, tepelerin arasnda gzel bir yerdi. Tepelerin yamalarnda yer yer meelikler vard. Genileyen dere yatann imenlerle bezeli dzl otuz metre kadar bir boluk meydana getirmiti. Bizde bu d/ln biti noktasna, Hocamzn gsterdii yerlere niangahlarmz diktik. Niangah demirlerinin iine geecek ekilde kesilmi 69 kontraplaklar yerlerine yerletirdikten sonra, baskl hedef katlarn kontraplanklarm zerine bantlayarak, sabit at poligonumuzu hazr hale getirdik. Poligon almamz bittikten sonra, bizleri etrafna toplayan Arif Hoca, ilk derste greceimiz tabancalar hakknda nazari bilgilerini aktarmaya balad. "... Bu tabancalarn en byk zellikleri mermi semeyileri-dir. Kalibresi tutan her mermiyi, marka ve barut hakk ayrm yapmadan atarlar. Dengeli ve at hassasiyeti olan tabancalarmz, hedefe yneldiklerinde kullanana byk kolaylk salar. Ele iyi otururlar, gez ve arpacamda bulunan fosforlu noktalar sayesinde, karanlk ortamlarda nian almay kolaylatrrlar. Bu silahlar tam anlamyla operasyon silahlardr ve kullan kolaylklar sayesinde, operasyonel gruplar tarafndan yaygm olarak kullanlmaktadrlar. "Elinde tuttuu tabancay sken Hoca, namlunun ucunda bulunan ate gizleyicisini sktkten sonra, "Elimde tuttuum bu parann ismi, ate gizleyicidir. Karanlk ortamlarda yaplan atlarda kar tarafa hedef olmamay salar. Namludan kan atei gizleyerek, atcya yardmc olur. Ayrca bu para sklp karldnda, ortaya kan dililere susturucu taklr, bunu ayr bir derste uygulamal olarak gstereceim." At alannda ilk dersimiz, grmekte olduumuz tabancann sklp taklmasn renmekle balad. Hoca'nm gsterdii biimde ve sralamay takip ederek, tabancalarmz hzla skp takmaya baladk. Arif Hoca, kulland silah iyi tanmayan, gzleri kapal ekilde skp takamayan ve hakkn vererek silahnn bakmn yapamayanlar iin silah kullanmann manasz ve gereksiz olduunu sylyordu. Bir saatlik bir almadan sonra ise, Hoca'nm istedii abukluk ve pratiklikle silah skp takmaya balamtk, hatta ocuklar bunu oyun haline bile getirmilerdi. Selim bir gayretle, gzlerini sk sk kapatyor, nnde dizdii tabanca paralarn birletirerek bizlere gsteri yapyordu. Onun yaptklar Arif Hoca'nm houna gidince, aynsn -

70 bizlere de yaptrmaktan geri durmad. Buna ierleyen ve paralar gz kapal olarak toparlamakta zorlanan Yusuf, Selim'e Hoca'nm duymayaca ekilde taklp duruyordu, "Ben sana gzlerin nasl kapanacan gsteririm!" O gne kadar deiik ap ve markalarda tabancalarla ate etme imkan bulmutum; hatta, bazen bu silahlarn kimileriyle olaylara da katlmtm. Ama hi bir zaman bylesine bir disiplin ve bilgi ak iinde tabancalar tanmamtm. Genlik yllarmzda olaylarn iinde silah kullanrken, karadzen denilebilecek yap iinde silahlar tanm ve onlarla har-neir olmutum. Tabancalar hakknda bildiim tek ey, arjre mermi doldurmak ve mekanizmay ekerek, hedefe dorulttuum silahn tetiine basmakt. Hi kimseden eitim almadmz gibi, silahlar tanmak iin bir aba da harcamyorduk. Baz arkadalarmzn atmadan-denemeden rendiklerini aktarmalar, bizim o gnler iin silahorluumuzun temelini oluturmutu. O gnlerin acemilikleri iinde arkadalar arasnda u minval zere konumalar getiini hatrlyorum. "Bak bu tabancay yeni aldm, el yapm! Sen onun el yapm olduuna bakma, bir kutu mermi attm banamsn demedi!" "Babamn tabancas, ona da asker arkada hediye etmi. Haberi olmadan aldm tayorum. Yass olduu iin belde hi belli olmuyor..." Bir bakas: "u grdn tabanca ye gl ki, su dolu tenekeye ate ettim, teneke kutuyu delip geti! Fakat bir kt taraf var mermisi bulunmuyor..." Bilgilerimizin ou sathiydi. oumuz belimizde tadmz silahlarn sklp taklmasn bile bilmezdik. Kaaklardan veya elde yaplan, "Laz Yaps" adn verdiimiz, gvenlii tartlr yerlerden alman silahlar tayp duruyorduk. Fakat imdi karmda, bir silah ve at ustas duruyor, bilgilerini benimle 71 paylayordu. Hoca'nm anlattklarndan iyice ve bir kez daha anladm ki, silahla olan gemiteki tanklm amatrden teye geememiti. imlerin zerinde oturarak yaptmz nazari dersten sonra, nokta hedefler zerinde atlara baladk. lk olarak Arif Hoca kendi tabancasyla, yaklak yirmi metreden mkemmel bir at yapt. Tabancasn adeta kalem! gibi kullanyor hedefte istedii noktalara kurunlar isabet ettiriyordu. Hoca'nm yapt bir nevi gsteri atndan sonra, rettii at teknii iinde, bizler de tek tek nokta atlar yapmaya baladk. Hoca hepimizle ayr ayr ilgileniyor, silahlan tutuumuzdan, nefeslerimizi ayarlamaya kadar her ayrntya dikkatimizi ekiyordu: "Tetik boluunu almay unutmayn, kollarnz yeteri kadar gergin tutmuyorsunuz, at yapmakta acele etmeyin, nefesinizi ayarlayn, ayaklarnz omuz geniliinde an..." gibi uyarlarn sk sk tekrarlayarak, at tekniini kavramamza alyordu. Nokta atlarnn ilkinde hemen hepimiz baarsz olmutuk. Bu durum belki gen arkadalarm iin nemli deildi ama benim onlara gre daha iyi olmam gerekiyordu. nk, gemiten tabancalara kar ainalm vard. Oysa, ben de onlardan farkl deildim. Belki de byle olmasnn sebebi, uzun zamandr elime silah almaymd. lk genlik yllarmdan bu tarafa elime tabanca almamtm. Ava gittiim zamanlar kullandm av tfei hari, geen zaman iinde ateli silah kullanmamtm. Baarsz at yapmam beni bir anda kamlad ve Hoca'nm sylediklerini, gsterdiklerini daha dikkatli dinleyip, takip ederek atta baarl olmaya karar verdim. Arif Hoca, atlardaki baarszlmza fazla taklmad. "Olur, yava yava ilerleyeceksiniz; yeter ki benim sylediklerime dikkat edin, bunlar renmek iin hem zamanmz, hem de yeterli miktarda mhimmatmz var." diyerek bizi yreklendirmeye alt. At yaparken grd eksikliklerimizi, yumuak 72 bir slupla gidermeye alt. Hatalarmz anlatrken bana unlar sylyordu: "Silah kavramada bir problem yok, yalnz acele ediyorsun. Nefesini iyice ayarlamvorsun. At yapmadan nce derin derin nefes al, rahatla, sonra bir nefes daha ek ve nefesini tututarak tetii ek. Bir de parman tetik korkuluunun iine tam sokmana gerek yok, eer yle yaparsan parmann basksyla namlunun sola doru ekilmesine neden olursun..."

le saatine kadar at sahamzda, nokta hedeflere ynelik almalarmz aralksz olarak srdrdk. Gerektiinde arkamza geip, kollarmzdan tutarak at inceliklerini renmemize yardmc olan, bu tekniin ayrntlarn reten Hocamz ok ta sabrl davranyordu. Yapt ie kendiri kaptrm grnyor, olanca iyi niyetiyle bizi altryordu. len yemei iin iftlie hareket ederken tabancalarmz yanmza aldk, hedef tahtalarn yerlerinde braktk. iftlie geldiimizde soframz hazrd ve zengin bir men bizi bekliyordu. Arif Hoca da bizimle birlikte yemek yedi ve yemekten sonra, fazla vakit kaybetmeden yine at sahamza dndk. leden sonra at sahamza dnnce, sabit hedeflere at talimimize devam ettik. Hocamzn her, "Doldur, boalt!" emrinden sonra, hedeflerimize atlar yaptk. Zaman ilerledike ve Hoca'nm talimatlarn uyguladka, mesafe katediyorduk. Hedef kadmdaki puanlarmzda ykselmeler meydana gelmeye balad. Hele atlarda baar oranlarmz ykseldike, Yusuf'un hali grlmeye deerdi. yi puan aldka heyecanlanyor, ocuklar gibi seviniyor, ara vermeden Hoca'ya sorular soruyor, at sras kendine geldiinde, azami dikkat sarf ederek atn yapyordu. Dier arkadalarmn da Yusuf'tan farklar olduunu syleyemem. Onlar da yaptklar ie kendilerini kaptrm grnyorlard. lk balardaki tutukluklar ve heyecanlan gitmi, almalara ksa zamanda adapte olmulard. Hocamzn verdii sigara molas esnasnda Murat unlar sylyordu: 73 "Avrupa'da yzyl yaasam burada grdklerimi ryamda bile gremezdim. Size katlmakla ne kadar isabetli bir i yaptm imdi daha iyi anlyorum. nan ok huzurluyum "Selimde Yusuf'un sylediklerine katldn belirttikten sonra , "Abi, buraya gelirken bulunacamz ortam hakknda endiem vard; ama daha imdiden, buralar ve yaptklarmz sevdim, iyi ki gelmiiz." diyordu. Eitimin birinci gn, akam zerine kadar at sahasnda kaldk ve gne batmadan nce, malzemelerimizi toplayarak iftlie dndk. Arif Hoca, malzemelerimizin bulunduu yatak odasnda bizleri toplayarak, at yaptmz silahlarn bakmlar ve temizlikleri hakknda bilgiler vermeye balad. Tabancalarmz Hoca'nm gsterdii ekilde temizledik ve yaladk. Hoca, bakmlarn yaptmz tabancalarmz tek tek kontrol etti. ini hakkyla yapmayanlar uyard. At konusunda titiz davranan Hoca, silahlarn bakm ve temizlii konusunda da tititizlik gsteriyor ve, "Hakkyla temizlenmeyen bir silah 'cnup' saylr, onunla yola gitmek uygun deildir! "diyerek, espriyle kark bizleri uyaryordu. Tabancalarmzn bakm bittikten sonra ise Arif Hoca, yat saatine kadar serbest olduumuzu syledi. Amca ortalarda grnmyordu. Zaten bizde Arif Hoca ile olmaktan dolay rahatsz deildik. Sert mizal, ask suratl, her haliyle otoriter Amca ie birlikte olmak yerine artk arkada olduumuz, seviyeli bir iliki kurduumuz Arif ile olmak daha iyiydi. Konusuna hakim, iyi bir retmen ve alak gnll Arif Hoca'y arkadalarmda sevmilerdi. Zaman zaman yapt espriler, rahat tavrlar, dostane yaklamlar Hocamz bize yakn-latrmt. Beraberliimizdaha bir gn doldurmad halde, birbirimize snmtk. imdilik herey umduumdan daha iyi gidiyordu. 74 Akam yemeini bizimle birlikte yiyen Arif Heca, yemekten sonra gitti. O gittikten sonra, iftlik evinden gelen aylarmz itik ama hibirimizde daha fazla oturucak hal kalmamt. Hepi-jniz yeteri kadar yorulmutuk. Temiz hava, ilk gnn gerginlii, fazla ar olmasa da sabah yaptmz spor, at sahasndaki heyecanmz fazlasyla bedenlerimize ar gelmiti. Erkenden, daha dorusu gnlk plana gre "yat saati" gelmeden yataklarmza ekildik. Yatmadan nce arkadalarma nbet izelgesi hazrlamay da ihmal etmedim. Daha nce anlattm gibi, ksa bir ekimeden sonra arkadalar benim nbet tutmam istemediler. Bunun zerine Yusuf'tan balayarak, hergn iki saat ileri gidecek biimde bir nbet izelgesi hazrlayarak, kapnn arkasna astm. Sabah kalkp spor iin dar ktmzda, Amca'y Arif Hoca ile birlikte bizi beklerken bulduk. Erkenden kalkm, gnlk tram olmu, her zamanki ciddi ve donuk yz ifadesiyle dimdik vaziyette bizi bekliyordu. Hemen yanyana dizilerek, hazr duruma getik. Yz ifadesinde deiiklik olmayan Amca,"G-naydm" dedi. Bizlerde karlk verdikten sonra, "Nasl, bir ihiti-yacmz var m?" diye sordu.

Hemen bir adm ne karak, bir ihtiyacmzn olmadn, elimizden geldii kadar Arif Hoca'nm rettiklerini renmeye gayret ettiimizi, ikayetimizin olmadn syledim. Anlattklarm gzleri yerde dinleyen Amca, "yi memnun oldum." diyerek Arife dnd ve "Balayabilirsin" dedi. Arif Hoca, dar ktmzdan beri hi konumadan, Am-ca'nm yannda byk bir sayg ile, hazrol vaziyetinde bizi bekliyordu. Amca'mn "Balayabilirsin" komutunu duyar duymaz, hemen nmze derek birgn evvel yapt gibi, sabah kousunu balatt. lkgn yaptm spor btn adalelerimin dengesini bozmutu! Ham olan adelelerim, mthi ekilde aryordu. Bu nedenle, ok gemeden yine gruptan koptum. nm sra ko75 an arkadalarma pek ayak uyduramyordum. yi kt, gittike alan araya ramen komaya devam ediyordum ki birara, kotuumuz alana hakim bir tepenin zerinde duran Amca'y grdm. Tepenin zerinden bizleri seyreden Amca ellerini arkasna balam, ban yukar kaldrm, bir komutan edasyla bizleri denetliyordu. Onun o halini grnce olan gcmle, kendimi zorlayarak gruba yetimeye altm. O gnden sonra birok kez sabah merasimleri byle balad. Sabah bizlere nezaret etmeye geldiinde Amca, hep hakim bir tepeye karak koumuzu gzetledi ve biz kouyu bitirmeden de ayrlp gitti. Karizma sahibi olan Amca'nm, hakim tepede sfenks gibi duruu, gzleriyle bizi takip etmesi, hepimizin dikkatli ve dzenli olmasna yol ayordu. Amca'nm otoriter ve kendinden emin hallerinden etkilenmemek mmkn deildi. Amca her zaman yanmza gelmiyordu. Eitimimizi tamamen Arif Hoca'ya brakmt. Zaman zaman almalara nezaret ediyordu. Arazide yaptmz almalara katldnda, hareketlerimizi seyrediyor, yaptmz hatalar bize sylemek yerine Arifi uyaryordu. "Olmuyor, yeterli deiller!.. Tabanca balta gibi tutulmaz... Silah hakimiyetlerini beenmedim..." gibi cmlelerle, Hoca'y uyaryordu. Hocamz da ona cevap vermiyor, sessiz bir ekilde yaptmz hatalar dzeltmek iin urayordu. in kts, o geldii zamanlar daha dikkatli olmaya altmz halde, daha fazla hata yapyorduk. Onun otoriter tavrlar, mesafeli yaklamlar hepimizde olumsuz etkiler meydana getiriyordu. O olmad zamanlar daha baarl atlar yapyor, Ho-ca'nm rettiklerini daha iyi ekilde uyguluyorduk. Gnler getike Arif ile ilikilerimiz daha geliti. Artk dost olmutuk. Benden kk olduu iin bana "Abi" diye hitap ediyordu. Derslerden arta kalan zamanlarda koyu sohbetler yapyorduk. Benim gemiimi de bildii iin saygda kusur etmiyor- 76 du. Bir akam bu yaknlamadan da g alarak, Arife Amca'nm kim olduunu, ne i yaptn sordum: "Bymz kim, grevi ne, sizleri nerde yetitirdi?" Arif, Amca hakknda sorduklarmdan pek memnun olmamt. Cevap vermeden nce biraz durdu, dnd ve unlar syledi: " O Allah'n aslandr! smi, grevi o kadar nemli deil. Belki ilerde bunlar renirsiniz. Ama u kadarm syleyebilirim ki, bu yama ramen da-ta demez, zorluklara aldrmaz. gn uyumadan savar! Onun talebesi olmaktan, onunla birlikte bulunmaktan son derece memnunum. Ne rendiysem ondan rendim. Babam kadar severim. nan "l" dense, hi dnmeden lrm! O gerek manada hizmet adamdr. Ortalkta gezinmekten, kendini pazarlamaktan iddetle kanr. Ben bu kadarn syleyeyim gerisini sen anla." lk bir hafta deiik mesafelerden tabanca atlar yaptk. Kullandmz, ilerde kullanacamz planlanan tabancalar iyice tandk, bunlarn sklp taklmalar ve bakmlar zerinde egzersizler yaptk. Sabit at teknii zerinde alma yaparken, saysz mermi attk. Birinci haftann sonuna doru, atlarda baya iyi puanlar almaya baladk. Hocamz, tabanca atlarnda baarmz grdkten sonra, ikinci haftaya otomatik tabancalar zerinde alarak balayacamz syledi. Eitim iin getirilen otomatik tabancalar zerinde Hocamz tam bir uzmand. At sahasna bu tabancalarla gittiimizde bize mkemmel bir gsteri yapt. Gzlerini bir bez parasyla balatan Arif Hoca, dizlerinin zerine kerek mthi bir

sratle silahn paralara ayrd, sonra ayn sratle takt ve gzlerini aarak, yaklak otuz metredeki hedef tahtasna st ste tam isabet atlaryapt. Daha sonraki gnlerde bu atlarn baka versiyonlarm da bize gsterecekti. Onun bu tabancalar zerindeki hakimiyetine," kullammdaki stnlne gpta etmemek mmkn 77 deildi. Fimlerde bile grmemitim. Kendisini tebrik ettiimde, tevazu iinde "Bunlar Amca'nn ( Artk, Artif Hoca'da bize uyarak, zaman zaman Amca'nn arkasndan, ona Amca diye hitap ediyordu. ) talebesi olmann getirdii beceriler, baka biey deil." demiti. zerinde almaya baladmz otamatik tabancalar yar tipe sahipti. Ayn kalibre mermi atan tabancalar, dnyann birok yerinde operasyon silah olarak kullanlyorlard. yi bir atcnn elinde, hedefi imha kabiliyeti yksek olan bu tabancalarla, nceleri tekli atlar yaptk. Sklp taklmalar zerinde altk. Silahlarn bakmlar hakknda bilgiler aldk. Daha sonraki gnlerde bu tabancalarla hareketli hedeflere nasl at yaplacan, uygulamal olarak grdk. Koarken, l-beli ate etmenin tekniklerini, herhangi bir siperden nasl ate edilmesi gerektiini, yine uygulamal olarak rendik. Seri at yapmada ok etkili olan bu silahlarn iyi kavranlmas ve sk tutulmas halinde hedef arma ihtimali yoktu. Bu silahlarla deiik at biimleri renirken, Hocamz at panolarndan koridor hazrlyor, bizi bu koridorlarn iine sokarak, hedefleri vurmamz istiyordu. Bunu yaparken de saat tutuyor, en ksa zamanda en iyi at yapanlarmza taltif edici szler sylerken, baarsz olanlarmza snav ektirerek ceza veriyordu. Baz gnler, eitim alanmzdan iftlie erken dnyor, kaldmz bina iinde almalar yapyorduk. Bu almalarmzda Arif Hoca, bo silahlar kullanarak bina girileri ve oda operasyonlar hakknda bilgiler veriyordu. Uygulamal olarak yaptmz bu almalar esnasnda, profesyonelliini konuturan Hoca, yaplmas gerekenleri nce kendi gsteriyor, sonrasnda bizlere tekrar ettiriyordu. "Bir operasyon esnasnda kapdan giri ok nemlidir. Burada dikkat edilecek husus kardan gelebilecek tehlikeyi bertaraf etmektir. ncelikle hedef kltmek gereklidir. eri girildii 78 esnada, odann gremeyeceiniz taraflarn taramak ve kardan gelebilecek atei karlamak iin ok seri olmak, iin en nemli yandr..." Hocamz ok gayretliydi. Bitmez tkenmez bir enerji ile ksa zaman iinde, aylak bir ekipten iyi bir tim oluturmak iin abalayp duruyordu. Sorunlarmza, merak ettiimiz konulara usanmadan, bkmadan cevaplar veriyordu. Her frsat deerlendiriyor, yemek saatlerinde bile konularn sohbetini yapmaktan geri durmuyordu. Baz gnler, kulanlmas muhtemel patlayclar hakknda dersler veriyor, baz dzenekler zerinde izdii emalarla bizleri bilgilendiriyordu. Geri patlayclar hakknda gemie dayanan baz bilgilerim vard ama, Hoca'mn gsterip anlattklarndan olduka faydalanyordum. Gnler ilerledike, kendimizi kursun havasna iyice kaptrdk. Arkadalar arasnda tam bir Kaynama olmutu. Artk her konuda sohbet ediyor, birbirimizi daha iyi tanyorduk. ocuklar gemite yaadklarm merak ediyorlar, o gnlerde verdiimiz "sava!"' hakknda baz eyleri renmek istiyorlard. O gnler onlara hikaye gibi geliyor, ben de onlarn bu sorularna ak kalplilikle cevaplar veriyordum. Bunu yaparken, biraz da ileriye ynelik olarak onlar hazrlamak istiyor, unlar anlatyordum: "O gnlerde de imdi olduu gibi iler gnlllk esasna gre yrrd. Kimse kimseyi eylemlere katlma konusunda zorlamazd. Hepimiz olaylarn iinde yetiirdik. Yani bir anlamda olaylar bizi yetitirir ' iyi militan ' olmamz salard. Pratik yaparak rendiklerimizi birbirimize aktarr, ayn zamanda birbirimizin hocas olurduk. Bir nevi ehir gerillas gibi hareket ederdik; vurur ve kaardk! ou elde yaplm, basit bombalarla birbirimizin hedeflerine saldrrdk. Birbirimizin diyorum, nk karmzda yer alan, hedefimiz olan solcu genlerinde bizlerden pek farklar 79

yoktu. Militanist yapmz inandklarmz, ajitasyonlarmz, genliimizin enerjisini ve bir anlamda, macera tutkumuz beslerdi. Devletin acz iinde olmas, olaylara yeteri kadar mdahale edememesi, otorite boluu iddetin artmasnda ve militan saysnn oalmasnda etkili oluyordu..." "... Mesela, birka dinamit lokumunu sarl olduklar kat paketlerinden karyor, bunlar birarada youruyor ve basit bir patlama dzeneiyle bomba haline getiriyorduk. Bunlar yapmak iin zel bir eitime falan ihtiya yoktu. etrefilli diyebileceimiz dzenekler kullanlarak, daha gl bomba yapan arkadalarmz da vard ama bunlarn says olduka azd ve onlar da kendi merak ve aratrmalar neticesinde bunlar renip uyguluyorlard. ok dikkat ve hassasiyet isteyen bu ileri becermek ayr bir kabiliyet ve soukkanllk gerektiriyordu..." "Profesyonel manada eylemci yok gibiydi. O gnlerde her-ey heyecan ve idealizm adna iliyordu. Kimsenin bir beklentisi yoktu... Kendi aramzda ok iyi dayanyorduk. Silah hem saldr, hem de savunmada kullanyorduk. mkanszlklarmz vard ama bu imkanszlklar bizi fazla zorlamyordu. yle skntlarmz olurdu ki, mesela ehit edilen bir arkadamzn intikamn almak iin mermi bulamazdk! Bunlar o devrin hite i ac olmayan manzaralaryd. Kendi mant ve mantelitesi iinde yaanp bitti. Ben o gnlerin lkemizde bir daha yaanmamas iin dua edenlerdenim. Souk Sava'm lkemize yansmas eklinde tezahr eden o gnlerin silahl mcadelesi, insanlara ok aclar ve ileler ektirdi..." Sohbetlerimizde, Arif Hoca ile ben de gen arkadalarmzn Avrupa'daki yaantlar zerine sorular soruyorduk. Onlarn gurbet ellerindeki yaantlarn renmeye alyor, ruh hallerini anlamak istiyorduk. Bildiim kadaryla hibiri yaad hayattan memnun deildi. Yabanc bir lkede yaamalar bir tarafa, gnlk olaylarda balarna gelen baz hadiselerden dolay, 80 kendilerini dlanm hissediyorlard. Oralarda grp, geirdikleri onlar fazlasyla rahatsz ediyordu. Kendilerinin semedikleri gurbet hayat, hepsinin ruhlarnda isyan dalgalarnn yer almasna neden olmutu. Trkiye'yi, z vatanlarn ak derecesinde seviyorlard. Trkiye'yi dnyann hibir yeriyle deimeyeceklerini, stne basa basa sylyorlard. Zaman iyi geiyordu. Eitim sonras sohbet toplantlarndan baka, bir de iftlikte alanlardan elde ettiimiz tavlamz vard. Baz akamlar idial tavla partileri dzenliyorduk. iftliin dna pek kmadmzdan, bulduumuz imkanlar iinde kendimizi oyalamann yollarn deniyorduk. Eitimimizin sona ermesine veya drt gn kala, yeni bir gelime oldu. Sabah sporumuzu yapm, kahvalt sonrasnda keyif aymz iiyorduk. Birka gndr ortalkta grnmeyen Amca, daha nce grmediimiz bir adamla birlikte, oturduumuz salondan ieri girdi. Olduka k giyimli, uzun boylu ve elinde kk bir valiz tayan adam, Amca'nn bir adm gerisinde duruyor bizleri inceliyordu. Onlar grnce hemen ayaa kalktk ve oturmalar iin yer gsterdik; ay ikram ettik. Amca, bizlerle ilgili talimat verdii zamanlar yapt gibi bana dnerek, "Ertan Bey birka gn burada kalacak ve sizlere baz nazari bilgiler verecek. Bugnden itibaren, lenden sonralar araziye kmayacaksnz. Burada kalp, Ertan Bey ile ders yapacaksnz. Hocanzdan iyi faydalanmaya bakn, ilerde size yardmc olabilecek eyler reneceksiniz." Deldi. Amca ile birlikte gelen Ertan Bey, scakkanl bir insana benziyordu. Amca sylediklerini bitirdiinde, ayr ayn isimlerimizi sordu, beklemediim biimde hepimizle tokalat. aylarn itikten sonra da gitmek iin kalktlar, kapdan karlarken bize dnen Ertan Bey, "Arkadalar saat iki-ikibuuk aras burada toplanalm." Dedi. 81 1 Bu gelime bizim iin srpriz olmutu. Kimse bize bir bakasnn daha gelip ders vereceinden bahsetmemiti. Baya rne-raklanmtm. Ne dersi yapacaktk, nazari bilgiler olduu sylenen ders hangi konular kapsyordu. Merakm gidermek iin Amca ve Ertan Bey kar kmaz, Arif Hoca'ya gelen ahsn kim olduunu, hangi konularda ders vereceini sordum. Merakm anlayla karlayan Arif, konudan

kendisinin de birgn nce haberdar olduunu, Ertan Bey'in istihbarat konularndaki uzmanln, yaplmas dnlen almalar desteklemek amacyla bizlere bilgiler aktaracan syledi. Ayn gn, arazideki almalarmz iin at sahamza gittik. Artk silah ayrm yapmadan, kullandmz muhtemel silahlarla, kark ekilde atlar yapyorduk. Baya mesafe almtk. Hoca baz atma sahneleri kurguluyor, saniyelere dayal atlarla ve arjr deitirerek, eitimimizi srdryorduk. Kulaklarmz silah sesine iyice alm, hedefleri daha iyi vurur hale gelmitik. Hepimizin istekli almalar ve Hocamzn gayretleriyle silah kullanmada ustalamtk. lende, iftlie dnerek yemeimizi yedik. Yemek sonras, Ertan Bey'in syledii saatte salonda toplanarak kendisinin gelmesini beklemeye baladk. Yeni Hocamz ieri girdiinde yznde anlaml bir tesessm vard. Selam verdikten sonra hepimizi masann etrafnda toplad. lk olarak konulara girmek yerine, bizi daha iyi tanmak iin ahsi sorular sordu. Ho bir insan olduunu, iyi zaman geireceimizi, onunla olmaktan memnuniyet duyacamz daha ilk dakikalarda anladm. Gzel konuuyordu ve konuurken szlerinin arasna espiriler katmay, anektodlar serpitirmeyi iyi biliyordu. Bir saat kadar sohbet edip, karlkl konutuktan sonra ilk dersini vermeye balad. Derse balamadan nce ise isteyenlerin, anlattklarn kk notlar halinde yazabileceini de sylemeyi ihmal etmedi. 82 ncelikle, blc siyasi hareketler zerine tarih bilgileri verdi. Siyasi krtln zerinde durdu ve bu hareketin tarihi arka plann anlatt. Gnmzdeki blc hareketlerin yaplanmas ve alma biimlerini izah ederken, daha ok bu hareketlerin destek noktalarna dikkatimizi ekti. "... Btn bu tarihi, sosyal ve ekonomik sebepleri iyi irdeleyen dman gler, uzun soluklu bir sava balattlar. Bu savan kolay ve ksa zamanda bitmeyeceini biliyoruz ve bizde nefesimizi ona gre ayarlamaya alyoruz. Ayrca biliyoruz ki bu sava tek cepheli deildir. Bizlerde btn gcmzle deiik ve karmak cepheleri gryor, onlara gre tedbirler gelitiriyoruz. Bakn, arkalarna aldklar destek ve yardmlarla yaratlan, snrlarmzdan ieri srlen zavalllar gruhu gerilla harbi balattklarn sylyorlar. Bu scak savan yansmasdr ve aamadan gemesi planlanan sava .tekniidir. Birinci aamasnda kk gruplar halinde, faaliyet gsterdikleri sahada korku ve panik yaratmak iin vurur ve kaarlar. yi kamufle olmaya alan bu glerin amac otoriteye sarsmak olduu gibi, yanda kazanmak iin de her frsat deerlendirmeye bakarlar. Tabi, bu faaliyetleri bir anlamda da trnak tutturma eklinde izah edilebilir. Yani, kk ve hzl hareket edebilen seyyar glerle, bulunduklar alana 'trnaklarn geirirler. kinci aama faaliyetleri bundan sonra gelir ki bu faaliyetin ad, 'Kurtarlm Bl-ge!"dir. Alan hakimiyetini saladna inanan bu gler, daha byk glerle, hakimiyetlerine aldklar baz blgeleri kurtarlm blge ilan ederek, buralarda kendi borularn ttrmeye balarlar. Bu sava tekniinin nc ve son aamas ordulama ve topyekn savatr. Kurtarlm blgeleri birletirerek, geni bir alan elde edilmesinden sonra balayacak olan ordulama, savan sonunu belirleyecek unsur olarak dnlr. Bizdeki ekya gruhu, zellikle 1986'dan sonra geni ve sarp araziye dalarak, birinci aama diyebileceimiz faaliyetle83 re giritiler. Kyleri bastlar, insanlar ayrm yapmakszn ldrdler, her nlerine gelene saldrdlar. Bu almalar blge genelinde korku ve panik yaratt gibi, otoritenin de sarslmasna neden oldu. imdilerde kurtarlm blgeler peindeler. Baz dalarmz kontrolleri altna almann, hassas gei noktalarn ellerine geirmenin hesaplarn yapyorlar. Yerleim birimlerimizde de sk bir faaliyet gsterdiklerini de ayn plan uygulamak iin aba harcadklarn biliyoruz. Grld gibi yara azyor; ksa bir zamanda ilacn tatbik etmezsek, milletimizi byk felaketlerin beklediinden pheniz olmasn! Bu apulcularn siyasi ve askeri destekileri byk ve kanl bir oyun sahnelerken, piyonlarda iimizdeki bu glerin lojistik destek unsurlar olarak faaliyet gstermeye devam etmekteler. u an iin, bu lojistik destek

unsurlarnn da enterne edilmeleri gerei ortaya kmtr.! Onlarla, onlarn anladklar dille savamak mecburiyetimiz vardr. Bunu yapmak iin hepimiz risk almak zorundayz. nann, benim burada bulunmamn se-bebide budur!... Ertan Bey, ortaya kan blc terr ve siyasi harekete tek adan bakyor, meydana gelen olaylar geni bir perspektifden deerlendiriyordu. O anlatyor, biz dinliyorduk. Zaman zaman sorduumuz sorulara cevaplar vermesinin yan sra, verdii arpc rneklerle, konuyu kavramamza yardmc oluyordu. Blc rgtn lojistik destek unsurlar zerinde srarla duruyor, bunlarn Avrupa lkelerinde kurduklar arklarla, hangi yollardan dadaki ekyaya yardmda bulunduklarn anlatyordu: "Uyuturucu satlarndan elde edilen gelirler byk meblalara varmaktadr. Bu maddi gc iki yoldan elde ediyorlar. Ya uyuturucu kaakl yapanlardan rgt adna hara alyorlar, ya da kendi kurduklar alarla, bizzat kendileri uyuturucu kararak satyorlar. Her iki halde de elde edilen byk pa84 ralar blc ekyann eline silah ve mhimmat olarak dnyor. Silahlarn dnd hedefleri sylemeye lzum yok..." Ertan Bey'den, blc rgtn Avrupa'daki alma ekilleri zerinde ok eyler rendik. Bize istatistiklere dayanan bilgilerin yan sra, rgtlenme biimleri, eylem ekilleri, lider kadrolar, younlatklar blgeler, daa adam gnderme me-todlar, eitim faaliyetleri, yayn organlar, propaganda yntemleri hakknda geni bilgiler aktard. Blc rgtn yans-ra, "Trk Solu!" diye adlandrlan, iddet kullanmaktan baka bir yol bilmeyen, baz gruplarnda Avrupa'daki kmelenmeleri hakknda aydnlatc bilgiler verdi. antasnda getirdii baz belgeleri okuyarak bunlarnda tekilatlanmalar, haberlemeleri, Trkiye'deki militanlarn ynlendirmeleri hakkndaki almalarn anlatt. Bu tekilatlarn, Avrupa'da kaak olarak yaayan kimi liderlerinin son fotoraflarn gsterdi. Birok polisimizin ehit edilmesinden sorumlu tutulan bu "lider"lerden sz ederken, byk bir kin; ve nefret gzlerinden okunuyordu. Derslerinin bir blmn takip konusuna ayrd. Yaya ve aral olarak, insan takip etmenin incelikleri zerinde durdu. Bazen kada izdii ekillerle, takip hususunda yaplacaklar anlatt. "... Takipte en nemli husus, takipinin dikkatidir. Dikkatli olmayan, takip ettii hedefe dikkatini tam olarak vermeyen takipi ok abuk "Yanar!" Yanmak takip dilinde, hedef tarafndan fark edilmek anlamna gelir ki, yle bir durumda eer he-defdeki adam kurnazsa, birka basit oyunla takipten kurtulur. Takibe aldnz ahs mutlaka fiziki olarak iyi okumak zorundasnz! lk grdnzde btn ayrntlarn hafzanza kazrsanz, hedefin hilelerine, ald kk tedbirlere aldanmaz, baarl bir takip gerekletirirsiniz. Bunun iin hedefi grdnzde boyunu, kilosunu, sa rengini, elbisesinin biimi, takribi yan, fiziki yapsnda olabilecek baz ayrntlar, mesela yzn85 deki bir ben veya yara izini, gz ve ka yapsn her ayrntsna kadar hafzanza kazmaksnz. Hi bir hedefi kmsememelisiniz. Avc olduunuzu asla unutmayn. nk her zaman, avcdan ok av tedirgindir!.." Hocamz, hazrlandmz gnler iinde, muhtemel olarak takip unsurunu kullanabileceimizi sylyor, konuyu iyi kavramamz iin bir ka kez tekrar ettii oluyordu. "Hedefe alnan ahslar her zaman dikkatsiz olmazlar. Bazlar ok dikkatli ve daima tetikte hareket ederler. Byle ahslar en kk pheli halde, izlerini kaybettirmek iin her yolu denerler. Devaml surette arkalarna "test" atarlar. Yani arkalarn kontrol etmek iin baz nitelikli hareketler yaparlar. Mesela; byk bir alveri merkezine girerek, zerlerindeki ceketi deitirirler veya balarna ilgi ekmeyen apka takarlar. Byle davranmakla, muhtemel bir takipten kurtulmaya aba gsterirler. En iyi takipilerin bile zaman zaman atlatldklarn unutmamanz gerekiyor..." Baka bir derste unlar sylyordu: "... Takibin bir dier inceliide, takipinin bildii alan da hedefe ynelmesidir. Eer takipi bilmedii bir alanda bu ii yapmaya kalkarsa baarl olamaz. Byle bir durumla kar karya kalrsanz, iinizden kim alan daha iyi tanyorsa hedefi o takibe alsn; aksi halde hedefi hi ummadnz bir anda

kaybedersiniz. Alan bilme ve tanma olgusuna istihbarat dilinde, 'kmaz soka bilmek!' denir..." Bir elemann iyi bir takipi olabilmesi iin, bol bol pratik yapmas gerektiini syleyen Ertan Bey, bizim iin mmkn olmayan pratik eitim yerine anlattklarn aklmzda tutmamz istiyordu. Konuya ilikin baz arpc rnekler veriyor, ok usta takipilerin bile nasl aa dtklerini anlatyordu. Takipinin dikkat ekmemek iin, takip yapt alanda nasl kamufle olmas gerektiini izah ediyor, bunlara bal olarak, dier baz konulara nemle eiliyordu. 86 "... Arkadalar yurtdnda alacak olmanz birey deitir-mez, telefon kullanacanz zamanlar ok dikkatli olmalsnz. Umumi bir telefonla konusanz bile sizi bir riskin beklediini aklnzdan karmamalsnz. Alt st 'telefon' deyip gemeyin, telefon eylem adam iin her zaman tehlikelidir. Elinizden geldii kadar telefon kullanmamaya bakn, telefondan uzak durun. Kullanmanz icap ettiinde az ve z konuun. ifreli konumaya dikkat edin, karlkl konuurken birbirinizi anlamaya aln; muhatabnz zor durumda brakacak uzun konumala rdan, detaylardan zenle kann. Mmkn olduu kadar hayati meselelerinizi yzyze konuun. Faks kullanmanz icap ettiinde de ayn titizlii gsterin. Unutmayn her hattn bir paraleli olabilir!.." Ertan Hoca, ok neeli bi insand. Ciddi bir konuyu anlatrken birden konuyu deitiriyor, bir fkra anlatyor, hatralarna yer veriyor, ilgimizi baka alanlara ekmeyi baararak, zaman ders younluundan kurtaryordu! Onunla yaptmz nazari dersler dier derslere gre ciddiyetten uzak geiyordu. Amca'da yanmza gelmediinden ok rahattk ve zamann nasl getiini anlamyorduk. Zaten Ertan Bey'den aldmz nazari bilgilere dayanan derslerin sonunda, kk ve dar zamana yaylm kursumuzda sona erdi. Zamann ksa ve imkanlarn snrl olmasna ramen, baarl denebilecek bir kursu bitirmitik. Gen arkadalarma, kurs iinde ve sonrasnda gven gelmi, mmkn olan yaparak, isteklerini gstermilerdi. Kurs hedefine ulamt. Planladmz gibi olmu, grup arasnda dayanma ve dostluklar gelierek pekimiti. Hzr Abi'nin gelmeden evvel verdii talimatlara uygun olarak, arkadalar arasnda grup uurunun domas iin elimden geleni yapmtm. Kursun planlanmas aamasnda Hzr Abi unlar sylemiti:; 87 "ocuklar gen ve tecrbesizler, onlarla birlikte olman zel-likle ben istedim. Onlar motive etmelisin, kendilerine gven duymalar ve grup uurunun ne olduunu anlamalar iin orada, ilerinde olmal, yardm etmelisin Onlarla bol bol konu, baz eylerin hedefe varmas iin sadece heyecanlarn yeterli olmadn anlamalarn sala. Askerliini bile yapmam, eylem heyecan tatmam, eline silah almam bu genlere, eitim sreci iinde baz duygulan tattrmamz gerekiyor. Yapmay planladmz ilerde baarl olmalar iin otoriteye almalar gerekiyor. Elinden geldiince yz-gz olmadan, mesafeli durarak, bir aabey gibi ilikiler kur. Hata yaptklar zaman azarla, hatta ceza vermekten ekinme, bylesi daha iyidir, zamanla sayg duyarlar. Eitim verecek olanlara mahcup olmamamz gerekiyor, onun iin baz telkinlerde bulunman da istiyorum." Hzr Abi'nin isteklerini gerekletirmeye alrken, zaman zaman zorlandm. Farkl kltr kalplar iinde yetimi, yllarn oralarda geirmi insanlara baz eyleri anlatmak ve izah etmekte zorluklar ektim. Bir kere, bizim gibi teslimiyeti deillerdi. Ortaya kan bir durum hakknda, "Byle yapmayn, yle davrann." Dediim zaman, hemen "olur" demiyorlar, niin, neden diye konuyu aratrmaya alyorlard. Bizim genel kabullerimiz veya yetime tarzmzdaki baz kurallarmz onlara ters geliyordu. Byle elikiler doduunda, onlar belli bir izgiye ekmek iin uyarlarda bulunuyordum. "Beyler! Her zaman, her sylenenin altn kazmann, sorgulamaya almann doru olmadn bilmenizi istiyorum. Bu gibi hallerde, uyarlara kar Tamam' demek yeterlidir. Bir yola kldnda tek bal hareket etmek, hedefe yaklamakta ve hedefi yakalamakta en doru yoldur. Bir emir verildiinde veya bir karar alndnda altn kazmak yerine, onlara uymak doru tavrdr. Grup almalarnda, grubun banda bulunana ita-

at esastr. Baarl olabilmek iin itaatkar ve disiplinli olmaya ihtiyacmz var..." Eitimin son gn yine sabah erkenden, spor yapmak iin toplandk. Arif Hoca'nn nderliinde sporumuzu yaptktan sonra, hep birlikte kahvalt masasna oturduk. Kahvalt esnasnda Arif, arazi almas yapmayacamz, Amca'y bekleyeceimizi, geldiinde verdii talimatlara gre hareket edeceimizi syledi. leye doru gelen Amca, hepimizi salonda toplayarak u talimat verdi: "Yarn sabah buray terk edeceiz. Sizden, hibir iz kalmayacak ekilde, araziden balayarak temizlik yapmanz istiyorum. Gerekli titizlii gstererek, temizliinizi yapn ve arkanzda iz brakmayn. Akam yemeini hep beraber yiyeceiz" Sonra Arife dnerek, "Olum iiniz bitince bana haber ver, malum yerde olacam." diyerek, kp gitti. Amca yanmzdan ayrldktan sonra hazrlmz yaparak, eitim alan olarak kullandmz dere yatana gittik. Binlerce mermi attmz eitim alannda bulunan bo mermi kovanlarn, adm adm araziyi tarayarak topladk. Arazide braktmz dier artklarmz, bo sigara kutular, pet ieler, delik deik olmu hedef tahtalar ve bunlara yaptrdmz katlar, sigara izmaritleri ne varsa hepsini biraraya toplayarak yaktk. Temizlik iini nee iinde yapyorduk. akalayor, gnler geirdiimiz gzel ve irin at sahamz eski haline getirmeye alyorduk. Araziyi temizleyip, eski haline getirdikten sonra da iftlik evine dnerek, yanmzda getirdiimiz btn malzemeleri salona tadk ve hepsini aa kararak, son kez bakmlarn yaptk. Malzemelerin bakmlar bitince, dikkatli bir ekilde ambalajlarna yerletirdik. Arif Hoca'nm istei zerine de malzemelerin hepsini, halen bizde olan ve araziye gidip gelmekte kullandmz minibse yerletirdik. 89 Artk kursumuz bitmiti. Arkadalara ahsi eyalarn da toplamalarn, sabah harekete hazr hale gelmelerini syledim. Biz eyalarmz toplamak, geride kalabilecek herhangi bir izi konrol etmek iin alrken, Arif'de yanmzdan ayrlarak, son durumu bildirmek zere Amca'mn yanma gitti. Akam yemei saati yaklarken her iimizi bitirmi, salonda yemek iin toplanmtk. Bir mddet sonra da salona Amca, Arif ve Ertan Bey geldiler. Amca takm elbise giyinmiti. Srd gzel parfmn kokusu bir anda etrafa yaylmt. Her zamanki hakim tavryla geldi ve masann ba tarafna oturdu. Dierleri de onu takip ettiler. Amca o gn daha az gergin ve daha yumuak grnyordu. iftlie geldiimiz gnden beri, ok iyi arlanm ve beslenmitik. ki iftlik alan devaml olarak hizmetimize bakmlar, ihtiyalarmz gidermek iin her trl gayreti gstermilerdi. Son akam yemeini yine zamannda getirdiler. Fakat bu seferki soframz daha zengindi. pilav, kuzu evirme gibi, ekstra denebilecek yiyecekler vard. Adamlar yemekleri brakp ktktan sonra, servis yapmak iin ayaa kalktm; Yusuf da bana yardmc geldi. Ertan Bey'in yemekler hakknda syledii birka cmleden baka, kimseden ses kmad. Adeta herkes dilsiz gibiydi. Ancak yemek bittikten sonra Amca ksa bir konuma yapt. Hepimizi duygulandran kelimeler seen Amca, kendisine olan hayranlmz bir kat daha arttrd. "Arkadalar, buraya iinizi gcnz brakarak ve gnll olarak koup geldiinizi biliyorum. nce, byle bir davran gsterdiiniz iin var olun, sa olun. Ksa zaman iinde elimizden geldii kadar, size bireyler retmeye altk. rendiklerinizi, yeri geldiinde baaryla kullanacanza eminim. Allah bileinize dmanlarmz kahredecek g versin. Daima birlik iinde ve sabrl olun. Milletimiz bu badirelerden de gemesini bilecek ve zor gnlerinde kendisi iin fedekarlkla alan evlatlarn unutmayacaktr!" 90 Szlerini bitirip gitmek iin ayaa kalktnda, hepimiz birden ayaa kalktk. Kapya doru yneldii esnada durdu ve, "Birey daha, burada grp yaadklarnzdan asla kimseye, en vakmmza dahi bahsetmemenizi istiyorum." dedi. Amca ile gitmek iin kalkan Ertan Bey ise Amca'ya dnerek bizimle vedalamak iin izin istedi. Amca'nn bayla onay vermesinden sonra Ertan Bey bizlere dnerek, "Arakadalar, bu gece ayrlacam, sizleri tandma memnun oldum. Allah yardmcnz olsun, kendinize iyi bakn, Allah'a emanet olun." Dedi

ve hepimizi tek tek kucaklayarak pt. Bizde memnun olduumuzu, kendisine teekkr ettiimizi syledik. Son gece, Arif Hoca ile ge saatlere kadar oturduk. Deiik konularda konutuk. Arif belki bir daha karlaamayacamz syleyerek, haklarmz helal etmemizi istedi. Anlattklarndan, dalarda savam, byk badirelerden gemi, gen yana ramen millet iin fedekarlklarda bulunmu olduunu anladmz bu yiit, vatansever Anadolu delikanlsndan asl bizim helallik istememiz gerektiini syledik. Kendisine iltifatlar ederek, rettii eyler iin minnet duygusu tadmz belirttik. ltifatlarmzdan sklan, mahcup olan Hocamz, "Bymz bu almay anlatp yardmc olmam istediinde, baya arm ve endielenmitim; fakat sizleri tandktan sonra, endielerimin yersiz olduunu anladm. mkanm olsa, yle bir frsat verilse, sizinle birlikte olmay ok isterim." dedi. Sabah kahvaltsndan sonra, aynen geldiimiz dzen iinde minibse binerek, Ankara'ya doru hareket ettik. Amca yine sessizdi. ahsen ben kendimi ok iyi hissediyordum. Temiz hava, spor, erken yatp erken kalkmak, ehrin stersinden uzak gnler ok iyi gelmiti. Arkadalarmn da benden farklar yoktu. Selim ve Yusuf gzle grlr biimde kilo almlard. Araba yola.devam ederken, geliimizde olduunun aksine kendi aramzda konuuyor, espriler yapyor, Amca'ya fark ettirmeden 91 glyorduk. Gelirken yaadmz gerginlikten eser kalmamt. Yolculuumuz iyi geiyordu, hatta Amca, ay imek ve ihtiyalarmz gidermek iin mola verdirdiinde, Selim'e kk bir espiri de yapmt: "Anonslar iyi takip et, otobs karma!" Arabam ve dier eyalarmz almak iin teslim ettiklerimizle bulumamz gerekiyordu. Fakat bu sefer buluma yeri deimiti. Ankara'ya gidi istikametinden baka bir benzin istasyonuna girdik. Arif aracmz park ederken, otomobilim hemen yanmzda, park yerinde duruyordu. Aa indiimizde, arabam teslim alan arkadan direksiyonda oturduunu grdm. O da bizi grnce aa indi. Vakit geirmeden eyalarmz teslim aldk ve yanmzdakileri aracmza tadk. Biz eyalarmz yerletirirken, Amca tuvalete gitmiti. Vedalamak iin hazrlanp Arif ile bir araya geldik Arif Hoca yine helallik istiyordu. Hznl bir vedalama treni oluyordu. Arif Hoca ile kucaklatk, birbirimize helallik verdik, iyi dileklerde bulunduk. O srada Amca'nn kardan bize doru geldiini grdm. Ona doru yryerek, vadalamak iin eline uzandm. Amacm, sayg uyandran, fedakar ve risk alan bu deerli insann elini pmekti. O gl kollaryla elini geriye ekerek pmeme msade etmedi ve beni kendine doru ekerek alnmdan pt. Arkam sra, Amca ile vadalamak iin gelen arkadalarmada aynen bana davrand gibi yapt ve hepimizin alnlarndan perek, "Kendinize iyi bakn." dedi. stanbul'a hareket edeceimizi bildii iin, yava gitmemizi, dikkatli olmamz tenbih ederek, Hzr Abi'ye selamlarn sylememizi istedi. Dikkat ettim, Am-ca'da bu ayrlk seramonisinden etkilenmi grnyordu. Her zaman yznde taknd sertlik ve baklarndaki keskinlik gitmi hafif bir tebessm ve hzn sarmt. Vedalamamz bittikten sonra, aracm getiren arkada da yanlarna alarak, Ankara'ya doru hareket ettiler. Onlar gzden kaybolana kadar ayakta takip ettik. Aralarna biner binmez Amca yine eski durve sert tavrn taknmt, bir kez bile dnp bize bakmad, yalnzca, anayola ktklarnda Arif dnerek el sallad. -IV haftalk bir zaman diliminde dnyadan kopmutum. Geen zaman iinde ailemi, zellikle de, o gnlerde iki yanda olan kzm ok zlemitim. Yol arkadalarm otellerine brakr brakmaz hemen evime gittim. Ayn akam Hzr Abi evime gelerek, eitim srecinde yaptklarmz ve yaadklarmz renmek istedi. Onunla ge saatlere kadar oturarak, konuyu deerlendirdik; kendisine geni bir rapor verdim. En ok merak ettii, gen arkadalarmzn performanslaryd. "ocuklar nasld, ne diyorsun ie yarayacaklar m?"

Hepsinin eitim srecinde benden iyi not aldklarn syledim. Bylesine bir almann ok faydal olduunu, ocuklarn kendilerine gven duymaya baladklarn anlattm. "Hepsi, ncelikle istekliydiler. Samimi olarak, ellerinden geleni yaptlar. Disiplin konusunda olsun, gnlk yaant hususunda olsun, alkanlklarna ramen, olduka olgun davrandlar. yice kaynatk, samimiyetimizi senin istediin ller iinde ilerlettim. Seni grmek istiyorlar, sabah ziyaret edersen iyi olur. Ayrca, dnmek de istiyorlar, Yusf'un izni bitmek zere." Yusuf alt fabrikadan izin alp gelmiti. Grup iinde zaman problemi olan tek kii Yusuf'tu, dierleri izin problemi ya92 93 amadklar halde, yaadklar lkelere dnmek istediklerini, sevdiklerini zlediklerini, bana dn yolunda sylemilerdi. Hele Ali, olunu ok zlediini, burnunda tttn durup durup dile getiriyordu. Hzr Abi ile gen arkadalarmzn durumlarn konuup, eitimimizin genel deerlendirmesini yaptktan sonra, memnuniyetini dile getirdi ve unlar syledi: "Garda, iyi olmu, sevindim. imdi biraz tecrbe kazanmalar gerekiyor. Hareket balad zaman inaallah tecrbe kazanrlar. Birde onlar denemek lazm! stekli olmalar hereyi zmyor." irketteki ilerimden de kopmutum. Geri eitime giderken, irketin btn sorumluluunu verdiim muhasebe ilerine bakan arkadam, beni aratmayacak ekilde ileri idare etmiti, yani i kaybmz yoktu. Eitime gitmeden nce, Moldovya'ya orap satmak iin bir pazar bulmutum. Oraya mal pazarlayan bir arkadam Moldovya'l i adamlarndan birini Trkiye'ye getirerek benimle tantrmt. Adam, "Soket" ismi verilen, spor oraplarndan istiyordu. Hemen bir aratrma yapm ve deiik firmalardan teklifler almtk. Bu tekliflerin zerine, ihra ekillerine gre fiyatlandrma yaparak adama gndermitim. Fakat aradan bir ay gibi bir zaman gemesine ramen, Moldovya'l i adamndan ses kmamt. in bana geergemez, hemen adamla irtibata getim. Adam ksa zamanda gelip greceine dair, ngilizce bir faks ekti. Faks ekiinden bir hafta sonrada, beni kendisiyle tantran arkadamla birlikte geldiler. Onlar havaalannda karladm ve yemee gtrdm. Yemekte, arkadamn da yardm ve tercmanl sayesinde iyi bir anlama yaptm, orap ihrac konusunda tecrbem olmamasna ramen krl kacam biliyordum. Anlamaya gre, biz adamn sipari ettii oraplar yaptrp, ihraca hazr hale getirecek ve kendi irketimiz zerinde ih94 racatlarm gereketirecektik. Adam da her yklemenin fatura tutarnn yzde onikisini bize pein olarak deyecekti. Ayrca, tekstil rnlerinde pek grlmedii zere, iharacat pein olarak yaplacakt. Adam baka arac kullanmak istemiyordu. in en avantajl taraf ise, her ay bir konteynr mal garantisi vermesiydi. Ticarete sonradan girmeme ramen, epey mesafe aldm gryor ve tam ykseltmek istiyordum. zellikle d ticareti seviyordum. Bizden nce d ticarete girerek, tecrbe kazanan eski dostalarmzm ok yardmlarn grmtm. zellikle, Hzr Abi'nin geni evresi, onu gemiten tanyan, seven, ektiklerini bilen dostlar, giritiimiz bu ite bize byk destekler vermilerdi, vermeye de devam ediyorlard. lk ticarete atldmz gnlere gre maddi durumumuz ok dzelmiti. Ticarette yeni atlmlar yapmak, retime ynelik yatrmlara girimek istiyordum. Bizim ya grubumuzdaki insanlarn ou hayata ge atlmlard. Yaadmz hayat, genlik yllarnda grp geirmek zorunda kaldklarmz hep "ge" kalmamza sebep olmutu. oumuz ge evlenmi, ge ticarete atlm, mesleklerimizde ge yol almak zorunda kalmtk. Sosyal hayatmzda da, ekonomik yaplanmamzda da hep "ge"lere imza atmtk. Geldiimiz noktada ge kalmann handikaplarn yayorduk ama bu bizim tercihimiz deildi. Hzr Abi cezaevinden ktnda ticarete atlmaya karar verdiimizde "ge" kalmann deiik skntlarn ekmitim. Bizden daha gen insanlarn, ticarette aldklar

mesafeleri grdke ge kalmann acsn daha iyi hissediyor, aray kapatmak iin ok almam gerektiini anlyordum. Elbette ticaret yapmann, ekmek parasn bu yolla kazanmann reel sonular kadar bir nasip meselesi olduunu da biliyordum ama, yine de ticari hrsm engelleyemiyor, iime kendimi vermek iin abalayp duruyordum. 95 Hzr Abi'nin ylesine bir iddias ve abas olduunu syleyemem. Hayat farkl pencerelerden gren Hzr Abi, ticaretin kendine has havasna bir trl snamamt. Ta iin bandan beri bir kopukluk yayordu. Benim zorlamalarm, telkinlerim, ticaret iin gsterdiim abalarm ona bir g ve moral verse de ok gemeden dikkatini baka alanlara rahatlkla ekebiliyordu. O, hereye ramen aksiyoner ruhunu ticari alanlara tayam-yor, gemiin ruh halinden bir trl kopamyordu. O'nun abalaryla baladmz Alminyum ii de son gelimelerden sonra iyice tavsamaya balamt. Dikkatini, btn zaman ve gcn Ankara'nn isteklerine harcayan Hzr Abi, ticari faaliyetlerine iyice ara vermie benziyordu. Onu iyi tahlil edip, tandm iin zerine gitmemeyi uygun gryordum. Eitim sonrasnda geldikleri Avrupa lkelerine dnen, grup elemanlaryla arasra telefonla gryordum. Onlarda benim gibi gnlk hayatlarna balam bizden gelecek haberleri bekliyorlard. Eitim faaliyetimiz biteli bir ay getii halde, yaplmas planlanan almalar iin Hzr Abi'den bir ses kmyordu. Dorusu, kendimi ikretin ilerine verdiim iin, ne olduunu, niye bir alma balatlmadn sormakta iime gelmiyordu. te, tam o gnlerde, ar olduu anlalan ve olduka byk bir valizle Hzr Abi kp geldi. O srada irketteki odamda oturuyordum. Hemen kalkp valizi tamasna yardm ettim ve birlikte odann bir kesine braktk. Birka gndr Ankara'da olduunu bildiim Hzr Abi'nin byle ar bir valizle irkete girmesi beni meraklandrmt. "Hayrdr Abi, ne var bunun iinde?" Glmseyerek ceketini karan Hzr Abi, "Dur yahu soluklanaym biraz, hemen insan sigaya ekiyorsun. Sylede bana kahve yapsnlar, su da getirsinler." dedi. Yardmc kadn kahvesini ve suyunu getirene kadar da bir aklama yapmad. Kadn elindekileri brakp ktktan sonra, odann kapsn kilitlememi 96 ve valizde bulunanlar karmam syledi. Byk bir merak ve atiklikle hemen antay atm ve iinde bulunanlar odann ortasna sermeye baladm. Valizde neler yoktu ki!.. Kk ve orta byklkte otomatik tabancalar, bunlara ait susturucular, birka el bombas, zamana ayarlanabilen patlayclar, yar otomatik, bizimde eitimini aldmz tabancalar, bunlara ait yeterli miktarda mhimmat paketleri, bir miktar plastik patlayc... Beraber kullandmz, irketteki odamz bir anda kk bir cephanelie dnmt. Bunlarn Hzr Abi'ye verilmesiyle ortaln hareketleneceini de hemen anlamtm. Hzr Abi, malzemelerin elinde olmasndan dolay ok mutlu grnyordu. Belki de hareketli gnlerin kokusunu alyor, ava kmaya hazrlanan kurt gibi, neeli tavrlar sergiliyordu. "Bir tekini bile burada brakmadan, hepsini dar gndereceiz." Bunu sylerken, eline ald otomatik tabanca ile oynuyordu. Ben ise armtm, ne demekti dar gndereceiz. Ellerinde g bulunduranlar niin gndermiyorlarda ii biz yapyorduk. Bu duruma hemen itiraz ettim: "Onlar niye gndermiyorlar? Kendi ellerindeki imkanlar bunlar gndermeye yetmiyormuymu? Bu ii pek anlayamadm." Hzr Abi, melzemelerin nakledilme iini kendisinin stlendiini syledikten sonra, "Adamlar bunlarn gvenli ekilde gidecekleri yere ulatrlmas iin are aryorlarken bizim o ii baarabileceimizi syledim. Teklifimi kabul etmeden, ii nasl yapacamz sordular. Kafamda oluturduum plan anlattmda ise kabul ettiler. Birey olmaz, benim planma gre bunlar gndeririz. Sen yarn Orhan ile konu, bak bakalm ykleme tarihleri hangi gnler!" Hzr Abi'nin, "Orhan" diye bahsettii arkadamz, byk apta tekstil ihracat yapan bir firmann sahibiydi. Yllar nce ayn renci yurdunda kalmtk. Orhan, okuduu okulu zama97

nmda bitirip, zamannda i hayatna atlan, az saydaki ansl ar;. kadalarmzdan biriydi. Biz ticarete atldmzda, tesadfi olarak bir bankada karlamtk. Konuurken Hzr Abi ile birlikte olduumu rendi ve grmek istedi. Hzr Abi'ye kar sayg duyuyor, sempati besliyordu. O gnden sonra, i konularnda Orhan'n ok ta yardmlarn grdk. Baz zamanlar bor para alp verdiim de oldu. Zaten Hzr Abi ile ilk grmelerinde, "Aabey ne emrin olursa, ben elimden geldiince hazrm." demiti. Gerekten-de dostluunu sonuna kadar gstermi, gstermeye devam ediyordu. "Abi" dedim, "Yklemeden bahsediyorsun da, Orhan birok lkeye ihracat yapyor bunlarn hangisinin zamann soracam?" Biraz dndkten sonra, Almanya'nn birinci tercihimiz olduunu, oras olmaz ise Almanya'ya yakn lkeleri de dnebileceimizi syledi. Anladm kadaryla Hzr Abi, ihra mallarnn arasnda malzemeleri yurtdna gndermek istiyordu. Bunun iinde Orhan'n firmasn kullanacakt. Ama, bu durum beni huzursuz ediyordu. Malzemelerin nakliyesinin byle bir yolla gereklemesinden kukularm vard. Gmrklerin ileri hi belli olmazd, durur durur hi olmadk zamanda TIR' boaltmaya yel-tenirlerdi. Bizim gmrk rejimimize gre, asl olan "Beyan"di. Yani, siz malnz hazrladnz evraklarla gmre getirir be-yanamenizi memurlara sunardnz. Beyannz alan gmrk memurlar, sizi muayeneye gnderirlerdi. Gmrk muayene memurlar isterlerse beyan ettiiniz mallar tek tek ap incelerlerdi. Bu, genelde olmamakla birlikte, yani beyannza itibar etmeleri szkonusu olduunda, mallarnzn hepsini incelemese-lerde zaman zaman yaptklar olurdu. nceleme bittikten sonra TIR' mhrler ve gmrkten kmasna msade ederlerdi. Gmrkten geecek olan mallarn incelenme riski her zaman olduundan, malzemelerin sevkiyatmda kabilecek bir proble98 Orhan'n irketini mahvedecei de ortadayd. Hzr Abi'nin niyetini anladktan sonra aklma gelen bu ve benzeri riskleri bir-bir anlattm. Beni sabrla dinleyen Hzr Abi: "Tamam, sylediklerin doru, bunlar ben de biliyorum ama, gerekli olan tedbirleri ve sz aldm. Malzemeler buradan karken, senin sylediin ekilde veya baka bir biimde sknt olursa adamlar mdahale edecekler ki buna snr da dahil! TIR snrdan ktktan sonra riski ve sknts bize ait." "yi, o zaman mesele yok demektir. Ben btn bunlar Orhan'a anlataym m, yoksa sen konuurmusun?" diye sorduumda, detaylar yz yze kendisinin konuacan, benim ykleme tarihlerini ve ykleme yaplacak lkeleri renmemin yeterli olduunu, ayrca, malzemeler kana kadar Orhan'da dahil olmak zere telefonda bunlar konumann iyi olmayacan, ilerimizi hep birebir halletmenin daha aklc olacam syledi. Malzemelerin irkette kalmasna gnlmz raz gelmedi. Ne olur ne olmazd, hrsz girmesini dahi gze alamaz, emanet olan malzemelerin bana birey gelmesine msade edemezdik. Aramzda ksa bir mavere yaptktan sonra, malzemeler yurtdna kana kadar Hzr Abi'nin evinde tutulmasna karar verdik. Ayn geldikleri biimde, ambalajladm ve antaya koyarak, aada, Hzr Abi'nin otomobilinin bagajna ykledim. Ertesi gn leye doru, Orhan'n Merter'de bulunan irketinin merkezine gittim. Orhan irkette yoktu; bir mddet bekledim, geldikten sonra beraber irketin en st katnda bulunan yemekhaneye ktk. Orhan irkette olduu zamanlar, alanlaryla birlikte yemek yemekten zevk alrd. Yemek yerken, masamza irkette alan baz elamanlar oturduundan, konuyu amaya frsat bulamadm. Yemekten sonra odasna dndmzde, Hzr Abi'nin istedii ekilde, konunun detaylarna girmeden, Almanya'ya ne zaman ykleme yapacaklarn sordum. Ye99 mek sonras ayn yudumlayp, baz evraklar incelemekte olan Orhan, "Hayrdr?" diye sordu. Ben de, pek fazla birey bilmediimi, Hzr Abi'nin sorduunu, yanl bilmiyorsam, bireyler gndermek istediini syledim. Bunun zerine sekreterini arayan Orhan, ticaret mdrnn odasna gelmesini istedi. Mdr geldiinde gelecek gnler iinde yaplmas planlanan ihracatlarnn tam raporunu karmasn ve kendisine getirmesini istedi. Raporlar ksa zaman iinde masasna geldiinde, onbegn aralklarla Almanya'ya iki ykleme yapacaklarn,

ayrca ay iinde Fransa ve Polonya'ya da mal ykleyeceklerini syledi. Ben her ihtimale kar, raporda bulunan btn ykleme tarihlerini bir kada yazdm. Ayn gnn akam zeri, Orhan'dan aldm bilgileri irkete gelen Hzr Abi'ye aktardm. nmzdeki hafta Almanya'ya ykleme yaplacan grnce memnun oldu ve o yklemeyle birlikte malzemeleri yurtdna karabileceimizi syledi. "Bu iyi, o zaman ben Orhan' yemee gtrp detaylarn konuaym, istersen sen de gel, bulunman iyi olur." dedi. Benim evde misafirlerim vard, yemee katlamayacam syledim. Orhan ile Hzr Abi yemee gitmiler, Hzr Abi'nin sonradan bana anlattna gre, Hzr Abi konuyu ak bir ekilde ortaya koyup anlattnda, Orhan biraz korkmu. "Baka bir yol bulamaz myz? Aksilik olursa byk sknt yaarm gibi laflar etmi ama, Hzr Abi yeteneini kullanarak, onu ikna etmi. Malzemelerin Polonya'ya Hzr Abi'nin istedii ekilde gnderilmesini kararlatrmlar. Almanya'ya gnderilmeleri imkan-szm, nk Almanya'ya gnderilen mallar direkt olarak alc firmaya ulayormu. Alc firmann deposuna inen mallar arasnda zulalanm malzemeleri almak mmkn deilmi. Ama Polanya'ya giden mallar direkt olarak Orhan'n da orta olduu irketin deposuna indiinden, Polonya'ya gnderilmekte bir beis olmadn, gmrkte arza olmadka da iin biteceini sylemi. 100 Hzr Abi, yemekte aldklar karar bana anlattktan sonra, Orhan'm kendi kardeini bu i iin grevlendirdiini, yklemeden sonra kardeinin bize yardmc olacan syledi. Hzr Abi'ye nasl bir plan yaptklarn, sonraki gelimelerin nasl olacan sordum. "Ykleme yaplan TIR, Bulgaristan, Romanya, Macaristan gzergahn takip ederek Polonya'ya gidiyormu. Yolun durumuna gre de, drt gn ile bir hafta aras orada oluyormu. Burada yklemeyi yaptmzda, Orhan'n kardeiyle birlikte Polonya'ya gideceim ve malzemeleri orada teslim alacam. Ondan sonra bir yol bulup dier taraflara geireceiz. in daha banda hata yapmamamz lazm. Adamlar bize gvenip bunlar teslim ettiler. Zaman geirmemek iin Orhan'n Polonya teklifini kabul ettim. Hele unlar bir dar karalm, oradan datmlarn yapmak iin bir yol buluruz." Yklemeden bir gn nce planmza uygun olarak, malzemeleri Hzr Abi'nin evinden alarak, Orhan'm irketine gtrdm. Hzr Abi ile Orhan irkette, Orhan'n odasnda beni bekliyorlard. Orhan, odasna bir takm ambalaj malzemeleri getirtmiti. Hzr Abi ile birlikte, malzemeleri dikkatli ekilde yeni ambalajna koyduk ve gzelce bantladk. Paketimiz o gece Orhan'm odasnda kald. Ertesi gn ykleme yaplacak TIR, irketin zemin katnda bulunan depoya yaklap, arka kapaklarn atnda, Orhan'n kardeiyle birlikte paketi alp depoya indirdik. Ykleme henz balamamt, paketi TIR'a yakn bir yere braktk. Depo sorumlular yklemenin balamas iin hamallar beklediklerini sylediler. Hamallar gelipte ykleme iin hazrlk yapmaya baladklarnda, Orhan'n kardei TIR'm ofrn yanma alarak, bireyler imek iin kafeterya olarak kllan > -i yemekhaneye kard. O esnada da Orhan aaya, depoya inu. Yklemenin baladn gren Orhan, bir bahaneyle, kendi alanlarn deponun dier bana toplad. O srada TIR'n arka ta101 rafnda duran paketi aldm ve TIR'n iine tayarak, hamallarn bir-iki sra isifledikleri tekstil paketlerinin arasna braktm. Hamallar benim kim olduumu, ne yaptm anlamadklarndan ve kendilerini yaptklar ie vermi olduklarndan dier paketlerin arasna braktm, dier paketlere gre daha iri ambalajl pakete dikkat etmediler. Onlara yardm ediyormu gibi davranp, TIR'n iinde, braktm paket kaybolana kadar da bekledim. Bizim malzemelerin zeri kapanp, birka sra daha mal yklendikten sonra aa inerek, Orhan'n yanna gittim, bamla iin tamam olduunu iaret ettim. Benim iaretimi alan Orhan yukar kata, ofisine ksa da, ben TIR'n ykleme ii bitene kadar depoda kaldm ve TIR kaplarn kapatp, gmrkleme iin hareket edince oradan ayrldm. Malzemelerin nakliyesi iinin birinci aamasn bylece bitirmitik. Artk silahlarmzn yklendii TIR'n gmrk ilerinin bitmesini ve Trkiye'den kmasn bekliyorduk. ok gemeden TIR'n kazasz belasz gmrkten karak, Trkiye snrlarn terk ettiini Orhan haber verdi. Ayn gn, Hzr Abi ve

Orhan'n kardei, uakla Polonya'ya doru hareket ettiler. Planmz mkemmel ekilde yryordu ve bir aksaklk kacaada benzemiyordu. Bir kere herhangi bir ihbar veya ikayet olmadka, TIR'n getii snr kaplarnda alp, incelenmeye alnmas veya ince aramaya tabi tutulmas hemen hemen imkanszd. Ayrca, Orhan'n Polonya'daki irketi'uzun zamandr faaliyetteydi ve anlattna gre, orann gmrnde bilindii, tannd iin bir problem beklemiyordu. Malzemelerin nakliye ii Hzr Abi'nin planlad gibi neticelendi. Polanya'da kendisi teslim aldktan bir ka gn sonra Trkiye'ye dnd. Neler yaptn sorduumda unlar anlatt: "TIR oradaki depoya gelip, boalmaya baladnda, Orhan'n kardei paketi ald. Daha sora paketi Orhan'n Polon102 ya'ya gittiinde kald eve gtrdk. Fakat baktm ocuk biraz tedirgin oluyor, bizim zeyir'i aradm. zeyir'i bilirsin epey zamandr orada. Geldiinde durumu anlattm, onunla birlikte malzemeleri kald ehre gtrdk ve onun evindeki garaja braktk. Yani malzemeler emin ellerde ama Almanya'ya nakletmek iin zaman bulamadm. imdilik orada dursunlar, yeni bir alma yapar, aktarma iini gerekletiririz." Hzr Abi'nin, zeyir diye ismini verip, malzemelerimizi emanet ettii arkadamz, yllar nce Trkiye'yi zorunlu! olarak terk eden dostlarmzdand. Ankara'da meydana gelen bir eylemden dolay aranyordu ve daha askeri darbe olmadan lkeyi terk ederek Almanya'ya gitmiti. Askeri darbeden sonra Almanya'ya iltica eden zeyir, orada ilk evliliini yapm ve Alman vatandalna gemiti. Daha sonra ilk eini boam, o yllarda Almanya'da renci olarr, imdiki ei olan Polonya'l hanmla evlenmiti. Ei okulunu bitirdikten sonra Polonya'ya gemiler ve Breslau ehrine yerlemiler. zeyir orada bir cafe-bar am; eide bir fabrikada mhendis olarak alyormu, Bir de erkek ocuu olan zeyir, oluna Hzr adn vermi. Hzr Abi'ye olan ball ve sevgisinin oluna Hzr ismini vermesine sebep olduunu hepimiz biliyorduk. Hzr Abi, zeyir'de birka gn misafir kalm. Polonya'l gelinimiz, dili dnmedii iin, oluna her sesleniinde, "HZR" diyormu. Hzr Abi bunu anlatrken gizli gizli gldn, zeyir'in de Polonya'ca olarak, eini uyardn anlatmt. zeyir'in hukuki skntlar devam ediyordu ve onun iin de, uzun yllar hasretiyle yanp tututuu lkesine dnemiyordu. Yine Hzr Abi'nin anlattna gre, kendisinden Trkiye'ye d-nebilmesi iin yardm istemiti. Hzr Abi'de, ak olmamakla birlikte, yapmay planladmz almalar bittiinde, kendisine dnmesi iin ne lazmsa yaplmasna alacann szn vermiti. "te" diyordu Hzr Abi, "Bu ilere niye giriyoruz diye 103 itiraz ediyordu. Ne kadar kaak solcu varsa gelip teslim oldular. Adamlarn ileri hep baland. Onlar temizdi de bizim arkadalarmz m hep pisti!.. Bizimkiler ile ekmeye devam ediyorlar ve iin kts kimse onlara sahip kmyor, kaderlerine terk edilmi vaziyetteler. Eer biz baarl olursak, hedeflenen amalara ularsak, bata zeyir gibi arkadalarmz olmak zere, bizimkilere de yardm edilmesini temin edeceiz en azndan onlarn da lkelerine dnmelerini salamaya alacaz; bunun neresi kt!..." Hzr Abi, Polonya'dan dndkten bir mddet sonra, bir sabah irkete gittiimde Hzr Abi'yi erkenden gelmi, odasnda oturuyor buldum. Selam verip hatrn sorduktan sonra, latife olsun diye, "Abi hangi dada kurt ld! sabah sabah seni buralarda grmek pek mmkn olmazd." dedim. Oturduu koltukta geriye doru yaslanp, ellerini bann zerinde birletirdi. Alrr.anya'ya gidip gitmeyeceimi sordu, irketin btn ykn ektiimi, ilerle yakndan ilgilendiimi biliyor, zamanmn msait olup olmadn renmek istiyordu. O gne kadar snrlardan dar kmam nasip olmamt. Ticarete atlana kadar zaten maddi imkanlarm buna el vermezdi, ticarete atldktan, hele Hzr Abi sk sk yurtdna gidip gelmeye baladktan sonra, ok istememe ramen bu isteimi bir trl gerekletirmemitim. Hzr Abi'nin azndan "Almanya'ya gitmek.." lafn duyunca hi tereddt etmeden, ilerin durumunu dnmeden hemen, "Giderim." dedim.

te zaman gelmiti. Nihayet ben de merak ettiim, grmeyi ok arzu ettiim Avrupa lkelerini grebilecektim. Fakat Almanya'ya gidebilmem iin pasaporta ve vizeye ihtiyacm vard; bunlar nmde handikap olarak duruyordu. Durumu Hzr Abi'ye hatrlatarak, pasaport ve vize ilemlerini tamamlamam gerektiini syledim. Hzr Abi: 104 "Onlar dert etme, Ankara'dan gerekli ayarlamalar yapacam! sen bana tane, dzgn ekilmi vesikalk fotoraf ver yeter." dedi. Almanya'daki grevim zor deildi. Hazrlanan pasaportla oraya gidecek ve Polonya'dan nakledilecek malzemelere gzlemcilik yapacaktm! Bir iftlikte eitim grdmz gen arkadalarmz, Hzr Abi'den aldklar talimata uygun olarak, birtakm almalar yapmlar ve nakil iin hazr hale gelmilerdi. Kendilerine gerekli talimat gelmediinden ie girmemiler bekliyorlard. Yaplan almalarda gelinen noktay anlatan Hzr Abi, "Pek bir problem yok, ocuklar zulal araba iini halletiler, malzemeleri zeyir'den alacaklar, Almanya'ya geirecekler. Senin Polonya'ya gemene gerek yok. Onlarn almalarna nezaret etmen yeterli. Bu seyahat senin andan iyi olur diye dndm. Oralar gr, ocuklar seni" gezdirsinler. Birka gn kalr dnersin." Vesikalk fotoraflarm alan Hzr Abi, Ankara'ya gitti ve iki gn sonra telefonla beni arayp, Ankara'ya hareket etmemi istedi. Eime, Almanya'da bir tekstil fuar aldn, fuar gezmek ve i balants yapmak iin Almanya'ya gideceimi syleyerek, Ankara'ya Hzr Abi'nin yanna gittim. Onunla, kaldm otel de bulutuk. Hazrlatt pasaportu bana veren Hzr Abi, uamn birgn sonra hareket edeceini, Almanya'ya indiimde Yusuf ile Ali'nin beni karlayacaklarn syledi. Pasaportu inceledim, hi kullanlmam, vize gerektirmeyen, temiz bir evrakt. O gece Hzr Abi ile birlikte bulutuumuz otelde kaldk. Sabah kalktmda, Hzr Abi'yi odasndan aradm ancak cevap alamadm. Niyetim, onu da inmek iin hazrlandm kahvaltya davet etmekti. Odasnda bulamaynca, otelin kahvalt salonuna indim. Salona girdiimde ylesine etrafa bakmrken, Hzr Abi ile Amca'y byk salonun sakin bir kesinde, babaa vermi sohbet ederken grdm. Yanlarna gittim ve Amca ile 105 tokalatk, (Yine elini pmeme izin vermedi.) karlkl hal hatr sorduk. Amca bana iltifatta bulundu, "Seni iyi grdm, yaz scaklar sana yaram dedi. "Teekkr ettim ve zel konutuklarn anladmdan msade isteyerek, yanlarndan ayrldm, uzak bir masaya giderek kahvaltm yaptm; Hzr Abi arana kadar da yanlarna gitmedim. Otelden ayrlmak iin kalktklarnda, Hzr Abi bana akam saatlerinde kalkacak olan Kln uana ayrtlm biletimi verdi. Biletimin dn akt ve birinci snft. Biletimi uzatan Hzr Abi, ilerinin olduunu, uan kalkndan iki saat nce havaalannda olacan, benimde o saatte orda bulunmam istedi. Onlar otelin d kapsna kadar uurladktan sonra, belirlediimiz saate kadar baz eski dostlar ziyaret ederek, uan saatini beklemeye baladm. Hzr Abi ile havaalannda bulutuumuzda yannda, daha nce hi grmediim, kr sal, gzlkl bir kii vard. Hzr Abi bu zat ile beni tantrmad, sadece tokalatk. k kapsna doru yrrken, biraz geride kaldk ve o esnada Hzr Abi, nmz sra yryen adam gstererek, "Her ihtimale kar Amca bu arkada gnderdi. Polis kontrolnden geerken yanmzda bulunacak." dedi. Zarf iinde uzatt paray verirken, harcamalarm not almam, dnmde harcamalarmla ilikili notlarm kendisine vermemi syledi. Ayrca verdii parann iinden, ocuklarn operasyondaki harcamalarn da karlamam.istedi. Artk, Trkiye snrlarn terk etmek iin uaktaydm. Pasaport kontrolnden geerken herhangi bir aksilik kmamt. Hzr Abi'nin yannda gelen kr sal adam, ben kontrolden geerken sadece yanmda durmu, kontrol noktasn getikten sonra da, yanma gelerek iyi yolculuklar dileyip, biraz geride duran Hzr Abi'nin yanma dnmt. Uam havalandktan sonra, beni tatl bir heyecan sarmt. Yeni yerler grmenin, yeni lkeler tanmann beklentisi ile hayaller kuruyordum. 106 I

Buraya kadar planladmz almalar problemsiz ekilde yryordu. Geldiimiz noktada bana bir gven gelmiti. Artk yapacaklarmzda baarl olacamza daha ok inanyordum. Hatta iten ie kendime kzyor, iin balangcnda gsterdiim tereddtlerin abartl olduuna kanaat getiriyordum. Adamlar benim kukularm boa karrcasna alyorlard. Hele uaa biniimde gsterdikleri hassasiyet bile alklanmaya deerdi. Demek, Hzr. Abi onlarn bu istekli ve ciddi tutumlarn ta iin banda iyi grmt... Bu olumlu gelimelerin bana yayd pozitif enerji iinde dncelere dalmken, bindiim uak da, Almanya'nn Kln Havaalan'na inmek iin alalmaya balamt. Uan perceresinden dar baktmda k kmelerinden baka birey gremiyordum. Uak perona yanatnda, dier yolcularla birlikte kre doru yrdm ve yolcularn peirfe taklarak k kapsna yneldim. Polis kontrol noktasna geldiimizde, yolcularn burada kuyrua girerek, pasaport kontrolnden getiklerini grdm. Ben de bu kuyrua taklarak sramn gelmesini bekledim. Kontrol sras bana geldiinde, pasaportumun arasna koyduum biletimi de birlikte kontrol polisine uzattm. Biletimi de pasaportumla birlikte polise uzatmam Hzr Abi sylemiti. Hzr Abi: "Eer birinci snf ve dn ak biletini de pasaportla birlikte pasaport kontrol polisine verirsen ciddi bir incelemeden kurtulmu olursun." demiti. Hzr Abi'nin dedikleri doru kt. Arasnda biletim bulunan pasaportumu eline alan polis, ksa bir incelemeden sonra, yzme bile doru drst bakmadan, nnde durduum bankn i gznde pasaportuma giri damgasn vurdu, "yi akamlar" diyerek, pasaportumu geri uzatt. U-be kelime Almanca biliyordum, ben de ona teekkr ettim ve k-a doru yrdm. Pasaportumda resim hari hibir ey bana ait deildi. Bu durum ister istemez bende tedirginlik yaratmt. Bir mesele k107 madan polis kontrolnden gemem rahatlamama neden olmutu. Zaten polise gerginliimi belli etmemek iin de epey efor harcamtm. D kapya knca, gerginliin yerini brakt hafiflikle derin bir nefes aldm ve karlamaya gelecek olan arkadalar bulmak iin etrafa baknmaya baladm. lk defa geldiim yabanc bir lkede mihmandarsz kalmak hi iyi olmazd. Geri her ihtimale kar Ali'nin cep telefonunu yanma almtm ama, ilk bakta ve d kapnn nnde karlamaclarm gremeyince ksa bir panik yaadm sylemekte beis grmyorum. ocuklar ortalkta grnmyorlard. Elimde valizim etrafma baka baka yrrken birden, Ali'nin elini sallayarak ve glerek bana doru kotuunu grdm. Yanma geldiinde sarlp ptk. Elimden bagajm alan Ali'ye ortalarda grnmeyen Yusuf'u sordum. Ali, her ihtimale kar, Yusuf'un dier taraftaki k kaplarnn orda olduunu syledi. Geri, grdm kadaryla Kln Havaalan o kadar byk deildi ama, deiik k noktalar olduundan arkadalarm byle bir tedbir almlard. Yusuf ile de bulutuktan sonra, havaalannn alt katnda bulunan otoparka inerek, Ali'nin parkta bulunan otomobiliyle havaalanndan ayrldk. Yola karkmaz etrafm tanmak iin, ocuklara sorular sormaya baladm. imdi nerdeydik, nereye doru gidiyorduk, u uzakta klar grnen yer neresiydi?.. Gece karanlna aldrmayan arkadalarm, bana sabrla cevap veriyorlard. Ali Frankfurt'a doru gittiimizi, beni kendi evinde misafir edeceini syledi. Ali'nin evli olduunu bildiimden, evde deilde baka bir yerde kalmak istediimi syledim. Ali, bunu tahmin ettiini, onun iin eini ve ociunu, kendisinin yakn bir yerde oturan kaymbabasnm yanma gnderdiini, evde kimse olmadn, rahat edeceimi syledi. Ayrca kendisi alt iin, izinli olan Yusuf'un srekli yanmda kalacan belirtti. 108 Gece karanlnda yol alyorduk. Merak iinde etrafma ba, arkadalarma sorularda sorsam, pek birey gremiyor-. Zaman zaman aalarn yol kenarnda uzand, gzel bir otobanda yolculuk ediyorduk. Mola vermeden geldiimiz Frankfurt'ta yemek yemek im, kapanmak zere olan bir talyan lokantasna gittik. talyan lokantasnda yemek yemekte hayatmn ilklerindendi. Lokantaya oturduumuzda, ocuklara niin Trk lokantasna gitmediimizi sordum. Yusuf unlar anlatt:

"Bu ehirde bol miktarda Trk lokantas var ama, ou d-nerci, Dnerciler bu saatlerde ak olmaz. Ak olabilecek lokantalarda ise gzel yemek olacan sanmyoruz. Bir deiiklik olsun diye buraya getirdik. Ayrca, bunlar ok gzel ton balkl pizza yaparlar; hele peynirli spagettileri ok lezizdir." Yemekler gerekten lezzetliydi. Nefis salata eliinde yemeimizi yedikten sonra, ehir turuna ktk. Yollarn olduka ten-halat saatte olduumuzdan, rahat rahat ehrin ana caddelerinde araba ile gezdik. Arkadalarm baz nemli binalar ve blgeleri tanttlar. Daha sonra, ehrin yaknlarnda bir kyde oturan Ali'nin evine gittik. Birka ailenin mterek olarak kullandklar baheden geerek girdiimiz Ali'nin evi kk fakat irindi. Gece ge saatlere kadar, ay ierek sohbet ettikten sonra yattk. Tabiatyla sohbetimizin konusunu, yapmay planladmz sevkiyat ii oluturmutu. Yusuf, tek engelin Polonya snr olduunu sylyor, malzemelerin Polonya snrndan salkl ekilde geirilmesinin bu ii bitireceini ifade ediyordu. "Btn mesele malzemelerin snrdan salkl olarak gemesi. Ondan sonras ok kolay. Burada ne onlar saklama, ne de bir yerden baka yere gtrme problemimiz olur. yi yaplm planla bu iin ok kolay olacana inanyorum." 109 Hzr Abi'den gerekli talimatlar ben gelmeden nce alan arkadalar, sevk iin bir plan yapmlard. Olduka basit olan plana gre: Murat ile Yusuf turist olarak Polonya'ya geecekler, malzemeleri, gtrdkleri zulah araca ykleyip Almanya'ya dneceklerdi. Onlara gre i ok basitti ve iki gn iinde neticelenirdi. Planlar konusunda anlattklarn dinledikten sonra, ii bu kadar hafife almalarna ardm. Kafamda bir sr soru olumutu. Bunlar tek tek sordum. Snr kontrol nasld, vize uygulamas var myd? ki gnlne Polonya'ya girip kmak dikkat ekmez miydi?.. Sorularma cevap veren Yusuf, kafamda oluan istifamlarm bir ksmnn ortadan kalkmasna neden oldu. Yusuf: "Abi, arabann zulas fena deil, arabay Murat ayarlad, kaliteli ve dikkat ekmeyecek bir araba. Biliyorsun Murat ayn zamanda Avusturya vatanda ve orann pasaportunu tayor. Benim pasaportum Almanya oturumlu. Vize dersen, Polpnya'llar vizeyi snrda da veriyorlar ve bir sknt yaratmyorlar. Daha nce oraya gidip gelen arkadalara sordum, evraklar temiz olduktan sonra, snr geilerinde bir sknt karmadklarn anlattlar. Ayrca belki, Murat'n kz arkadada bizimle birlikte gelecek. Sen hi merak etme, biz bu ii planladmz gibi problemsiz ekilde hallederiz." Murat'n kz arkadann da bizimkilerle gidip gelmesi iyi olurdu. Yusuf'a kzn kendileriyle birlikte olmasnn iimize yarayacan syledim ve "Murat iki gnlne kz hangi bahaneyle gtrecek?" diye sordum. Yusuf, kzn Alman olduunu belirttikten sonra, "Bildiin gibi deil, kz bizim apkna deli gibi ak soru bile sormadan, onunla her yere gider. Murat kza bir arkadamz ziyaret iin Polonya'ya gideceimizi sylemi, kz da haftasonu olursa seve seve geleceini sylemi. Merak etme, kza birey hissetirmeden gider malzemeleri alr geliriz." dedi. 110 Grup elamanlarmzdan Metin Brksel'de yaadndan, ona ihtiya duymam, operasyona katk salamasn istememitik. Selim ise o gnlerde baka bir ehirdeydi, ileri vard. Nakliye iine geriye kalanlarla tamamlayacaktk. Sabah Murat ile grmek istediimi syledim; maksadm onu da dinledikten sonra ne yapacamza karar vermekti. nk, Almanya'ya geldiimde Hzr Abi'ye sa-salim indim, arkadalarla bulutum mesajn verirken, o bana arkadalar iyice dinlememi son karar benim vermemi sylemiti. Sabah kalktmda, Ali ie gitmiti. Bir firma adna taksi ofrl yapan Ali, akam bana, sabah nbeti olduunu, erkenden ie gitmesi gerektiini sylemiti. Yusuf benden nce kalkm, kahvalt hazrlamt. Biz kahvalt ederken de Murat geldi. Masadan kalkmama izin vermeyen, oturduum yerde boynuma sarlarak "Hogeldin" diyervMurat, karlamaya gelemedii iin zr diledi. "Abi, inan seni karlamaya gelmeyi ok istedim ama acil olarak bir yere gitmem gerekti, zamannda dnemem korkusuyla arkadalara gelemeyeceimi syledim." dedi. ocuklar geldiimden beri ok candan ve samimi davranyorlar, rahat etmem iin rpmyorlard. Murat'n da oturduu kahvalt masasnda, nee iinde yedik-itik

ve onun arabasyla ehre gittik. Gndz gzyle, Almanya'nn merkezi ehirlerinden biri olan Frankfurt'u grmek istemitim. O gn akama kadar kah arabayla, kah yaya gezdik. Parklarda ve kahvehanelerde oturduk, len yemeini bir in lokantasnda yedik dzenli ve temiz yollaryla ortasndan geen nehir ve stndeki kprsyle gzme ok ho grnen ehri Yusuf avucunun ii gibi biliyor, grdmz her eyi bana tantmaya alyordu. "Buras mehur, byk tren garlar, Avrupa'nn sayl byk tren garlarmdandr. u grdn binalarn bulunduu alan, Almanya'nn en mehur fuar sahas, ii ok byktr, yle ki, in111 sanlar yrrken yorulmasnlar diye, bantl yryen yollar vardr. Hayvanat bahesi... Finans merkezi... Botanik bahesi..." Akama doru Ali'nin de bize katlmasyla, nce yemee, sonra bir Alman kahvehanesine giderek, malzeme! irin evki konusunu etrafl olarak konuup, baz kararlar aldk. Kanrmza gre: Yusuf Polonya'ya gitmeyecekti. Murat'n ksaca "Moni" diye ard kz arkada ve Murat Polonya'ya gidecekler, zulal arabaya yerletirilen malzemeleri alp dneceklerdi. Son eklini verdiimiz bu plan Murat'n teklifi zerine ortaya kmt. Arkadalarla zerinde konutuktan sonra, byle olmasna ben de onay verdim. Murat kendisinin de, Moni'nin de Avrupa lkesi pasaportu tadklarn, hafta sonu tatiline giden iki gencin fazla dikkat ekmeyeceini, uakla da olsa, daha nce Polanya'ya gittiini sylyordu. Bunlar benim de aklma | yatmt. Yusuf ve Ali'de dncelerini sylerlerken, Murat'n fikrine ciddi bir itiraz getirmediklerinden, plana bylece son eklini verdik. i Murat ve onun perde olarak kullanaca kz arkada yapacaklard. Kat zerinde evkimiz yryecek gibi grnyordu; ama, u Alman kzn merak etmitim. Bir aksilik durumunda ne olurdu, geri kz arabada ne tanacan bilmeyecekti fakat yine de bir aksilikte kzn tavr ne olabilirdi. Murat'a kz sordum. Murat unlar anlatt: "Moni iyi bir kzdr. Yaklak bir yldr, Kasselde birlikte oturuyoruz. Bir bilgisayar firmasnda alyor. nsan yolda koyacak birisi deil. Daha nce Yusuf ile birlikte bir arkada ziyaret iin Polonya'ya gideceimizi syledim, hafta sonu olursa kendisinin de bizimle gelmek istediini syledi. imdi ben onunla konuur, Yusuf'un ii ktn, arkadamzn bizi beklediini onun iin yalnz gideceimi, eer isterse bana elik edebileceini sylerim, koa koa gelir, yeter ki, ii hafta- i sonuna erteleyelim." 112 I Haftasonuna iki gn vard. Plann salkl yrmesi iin, haf-tasonu harekete gemekte bir beis olmadn syledim. Bylece, nmzdeki cuma akam bulumak zere Murat' kald ehre uurladk. Biz Ali'nin evine dnerken, uradmz bir benzin istasyonundan Hzr Abi'yi arayarak hazr olduumuzu, zeyir'in haftasonu yerinde olmas gerektiini syledim. Ne demek istediimi anlayan Hzr Abi, gerekeni syleyeceini, endie etmememi, bir aksilik olursa bize haber vereceini belirtti. Cuma akamna kadar yapacam bir i yoktu. ki gn, Yusuf'un klavuzluunda Frankfurt ve evresini gezdik. Grdklerim iinde beni en ok etkileyen ey, Almanlarn temizlie verdikleri nem ve bunun iin gsterdikleri titizlikti. Adamlarn oto yollar, ehir dzenleri, evreye verdikleri nem beni ziyedesiyle etkilemiti. Yaadklar lkeyi adeta gergef gibi ilemiler, insana ve tabiata gerekli nemi vermiler. Galiba, gelimenin, dnya artlarna uyum salamann, rahat hayat ve zenginlik elde etmenin bir boyutuda, evreye insan uyumunu salamakt. Onlarn kendi topraklarna gsterdikleri sevgi ve saygy biz gsterememi, topraklarmz szde sevmenin tesine geememitik. Almanlarn vatan sevgisini kskandm! Cuma gn, akam zeri Moni ve Murat'la bulumak zere Frankfurt'a gittik. Herey hazr gibiydi. zeyir'in haftasonu gelecek olanlar bekleyeceini Hzr Abi teyit etmiti. Artk Murat ve Moni yola kacaklard, bizlerde onlar yolcu etmek, son bir defa planmz gzden geirmek iin ehirde toplanacaktk. Buluma yerine gittiimizde, Murat henz gelmemiti. Bir mddet bekledikten

sonra Murat ve Moni birlikte ieri girdiler. ocuklar Moni ile beni tantrrlarken, Moni'ye benim Yusuf'un Trkiye'deki amcas olduumu, buraya gezmeye geldiimi sylediler. Minyon tipli, sarn, sevimli bir simas olan Moni, konukan bir kzd. Oturur oturmaz, daha nceden tand Ali ve Yusuf'la koyu bir sohbete balad. Bu frsattan faydalanarak, ben 113 1 I de Murat ile durumu gzden geirmeye, Murat' baz konularda uyarmaya baladm. "Muratm, sakn kzn malzemelerden haberi olmasn. Braslau'ya gittiinizde Uzeyir'i ara ve bir frsat yakalayarak malzemeleri ykle. Almanya'ya giriinizde veya Polonya snrnda aksi bir durum olursa, hikayem ksa ve z tut! naallah olmazda, kt bir durum olursa, yle bir hikaye anlatman istiyorum: Kz ile haftasonunu geirmek iin Polonya'ya getin. Asl amacn kz bilmiyordu. Kzn haberi olmadan onu otelde brakp, daha nce szletiiniz gibi, bir Trk TIR ofryle bulutun. Sana bu randevuyu Trkiye'den bir arkadan ayarlad. TIR ile gelen malzemeleri aldn ve Almanya'ya gtryorsun. Onlar, Almanya'da kod ad 'Digor' olan bir PKK militanna satacaksn. Sat iinin nerde ve nasl gerekleeceini onlar seni aradktan sonra renme ansn olduundan, bu konuda birey bilmiyorsun. zellikle ve stne basarak sylyorum, kesinlikle az ve z konu. Fazla isim kullanmamaya dikkat et. Byle bir durumda polis srekli ve deiik biimlerde yapaca sorguyla seni artmak isteyecektir. Anlattn hikayene her yerde, her sorguda devam et,.yani hikayeni kesinlikle deitirme. Kz seni biliyor, evrendeki insanlar tanyor, ayrca bu akam siz yola kmadan burda bir grme oldu. Bunlarn hepsini ciddi bir sorguda anlatacaktr. Byle bir iddia ile karna gelir ve bizi sorarlarsa, Yusuf senin yllardr arkadan ve yola kmadan nce ondan para aldn. Hatta onu da yannda gtrmeyi planlamtn ama dikkat eker korkusuyla bundan va/getin. Unutma Yusuf'da ayn hikayeyi anlatacak, sana bin mark verdiini syleyecek. Bu tip faaliyetlerde kt sonulan nceden hesap etmek, ona gre tedbirler gelitirmek iyidir; ama kt sonular srekli olarak dnmek ve ona gre i yapmak insan rahatsz eder. Faz114 la kafana takma ve kazasz belasz git, gel. Ben hayrl sonula, skntsz dneceine inanyorum. Soukkanlln kaybetme yeter. Allah yolunu ak etsin." Beni dikkatle dinleyen Murat, kendinden emin ve soukkanl grnyordu. i baarmak, belkide kendini ispat edebilmek iin ok istekliydi. "Abi, daha sen gelmeden, ben kza Polonya'ya gitmek, Avusturya'dan tandm bir arkadam ziyaret etmek istediimi sylemitim. Hatta Yusuf ile gideceimi sylediimde, oralarda apknlk yapacamzdan.phelendii iin, kendisi birlikte gitmemizi teklif etmiti. Onun iin endielenme, ben ne dersem onu yapar." Glerek, "yi kzdr ama kafas basmaz!" dedi. Planmza gre Kz kimse ile grmeyecek, yani Uzeyir'i grmeyecekti, kza bunu nasl izah edeceini sordum. "Bulurum bir yalan, oras hi nemli deil." Diyerek, kz iin nemsenen eyin, sadece beraberlikleri olduunu anlatt ve "Acayip kskantr, benimle birlikte olmas yeter. Ona gzel bir-iki laf ettim mi, detaylar aklna bile getirmez." Dedi. Bunun zerine, daha nce bir kada yazdm, Uzeyir'in telefon numaralarn ve her ihtimale kar adresini verdim. liki kurduktan sonra, kad yrtp atmasn tembih ettim; ayrca, kza gstermeden bin mark verdim. Yannda para olduunu syleyerek, almak istemedi ama fazla parann yannda bulunmasnn "iyi olacan anlattm. Pazar akam bulumak zere ayrldk. planladmz gibi yryecee benziyordu. Tek handikapmz, bir aksilik karsnda yapabileceimiz bireyin olmamasyd. Gen, gelecei olan, daha lkesinde bile yaama imkan bulamam Trk ocuu, kendisini riske sokarak greve kouyordu. Ona dua etmekten baka yapacamz birey kalmamt. Arabann zulas yle profesyonel nitelikte deildi. Murat'n i yapt arkadalarndan birine ait olan arabann kap ve bagaj blmne basit zulalar ya115

plmt. Zaman zaman Macaristan ve ek Cumhuriyeti'ne yedek otomobil paralar gtrp satan Murat'n arkada bu zu-lalar yaptrmt. Murat bana zulalar anlatp yerlerini tarif ettiinde, hem hacim olarak hemde iimizi grmesi asndan yeterli olduunu sylemitim. - Murat, Polonya'ya Almanya'nn Dresten ehri zerinden gidecekti. Ayrlmadan nce, "Gece yarsna kalmaz snr geerim. Cumartesi zeyir Abi ile buluur, yklemeyi yaparm. Bildiim kadaryla, Breslau byk bir ehir, pazar len sonuna kadar orda kalr, sonra yola kar gelirim." demiti. Ben de, Almanya'ya dner dnmez mutlaka bizi aramasn, merak iinde brakmamasn, bir aksilik olmas halinde kimseyi aramamasn, pazartesi gn akamna kadar kendisinden bir haber kmamas halinde, ailesine kendisini aramalar iin haber vereceimizi sylemitim. Murat yola kp gittikten sonra aklm hep ondayd. im sklyor, kl krk yararak hesaplar yapyordum. Aklma gelen baz olumsuz eyleri arkadalarmla paylamama ramen, onlar gayet rahat davranyorlar, kendimi bo yere skntya soktuumu sylyorlard. Yusuf: "Abi, kendini bouna zyorsun, bak greceksin gittii gibi gelecek. Almanlar olsun, Polonyallar olsun snrlarnda iki eye ok dikkat ediyorlar, birincisi uyuturucu, dieri kaak insan girii. -be silahn zulal arabayla snrdan geirileceini akllarna bile getirmezler. kisinin de resmi evraklar var, hibirey olmaz." diyerek beni teselli ediyordu. Onlar istedikleri kadar beni rahatlatmaya alsnlar, bir aksilik karsnda ok kt iki durum kacak ortaya: Murat'n istikbali ve bizim, iin banda Ankara'dakilere rezil olmamz ! Cumartesi ve pazar gn benim iin kabus oldu. ocuklarla gezdim, parklarda oturdum, hatta vakit geirmek iin sinemaya gittim! Yanma oturan Yusuf, sessizce bana tercme yaparak filmi anlatt. Vakit geirmek iin her yolu denedim. Murat'n ka116 zasz belasz dnmesi iin dua ettim. Hele pazar gn ocuklarn cep telefonlar her aldnda yreim azma geldi, heyecanlandm. Nihayet beklediimiz haber, pazar gn akama doru geldi, heyecanlandm. alan telefonu aan Murat, Almanca olarak muhatabyla konuurken, sk sk, "yi, iyi" diyor, bir taraftanda eliyle hereyin mkemmel olduu iaretini yapyordu. im sevinle doldu. Telefonu kapatana kadar Yusuf'u byk bir dikkatle izledim. Kapatnca da hemen neler anlattn sordum. Murat Yusuf'a, yanndaki kz arkadann anlamayaca ekilde, unlar anlatmt: "O kadar yolu bouna gittim. Bizim Stephan'n kuzeni vefat ettii iin Viyana'ya gitmi, o telala da benim geleceimi unutmu. Ben de bekledim, erkenden dndm. imdi Almanya'daym, Kassel'e geiyorum, yarn lende yannza gelirim."1 Yusuf'un aktardklar bitince, "Aferin Aslanm!" dedim. Neem yerine gelmiti. "Beyler bunu kutlaya-lm. "dediimde, Ali "Buralar benden sorulur, nasl bir yer istersin?" diye sordu. "Kafa ekeceimiz bir yer olsun yeter!" O akam ikiyi fazla karm, ge saatlere kadar elenmitik. Sabah kalkamadmz iin, Murat gelmi ve bizi kaldrmt. Onu grnce hemen tebrik ettim ve takdir edici cmlelerle ono-re ettim. Olduka memnun grnyordu. Kahvalt ederken operasyonun ayrntlarn anlatt: "Herey ok kolay oldu, aynen tahmin ettiimiz gibi, problemsiz geti. Sadece burdan gidite, Polonya snr grevlileri ge kaldmz, ilem yapamayacaklarn, sabah saat 07'ye kadar beklememiz gerektiini sylediler. Ksa zamanda onlar ikna (Parmaklaryla-para iareti yapyordu.) ederek, istirahatte olduu sylenen grevliyi getirttim ve ilemlerimizi yaptrarak snr getik. Gei yaptmz snr kaps pek ilek olmadndan, bu tr geveklikler oluyor. 117 Breslau'ya gittiimizde kaliteli bir otele yerletik. Moni'ye artk ge oldu, sabah kalknca arkada ararz, gelir bizi alr dedim ama sabah erkenden Moni daha kalkmadan, aa indim ve resepsiyondan zeyir Abi'yi aradm. Ha! aklmdayken syleyeyim, bata sen olmak zere, zeyir Abi'nin btn arkadalara ok selam var. Senin burada olduunu biliyor, Hzr Abi sylemi, "vaktim olsayd grmeyi ok isterdim." dedi. Telefonumu alan zeyir Abi, ksa srede otelin nne geldi, birlikte onun evine gittik. Evi ok gzel, bahe iinde ve

mstakil. Bizim arabay evin garajna ektik. Maaallah zeyir Abi'nin eli bu ilere ok yatkn. Ksa srede, arabann zulalarm at, malzemeleri dzenli bir ekilde yerletirdi. Malzemelerin hepsinin sp smadn sordum. "Ooo! Fazladan yer bile kald. Ses yapmamalar iin stbi ile iyice besledik, boluklar duldurduk, ok gzel oldu. imiz bitince fazla kalmadm, zeyir Abi ile birlikte otele dndk, o beni braktktan sonra ayrlp gitti. Odaya ktmzda Moni daha uyanmamt. Kalktnda Yusuf anlattm Stephan hikayesini ona da anlattm hi tepki vermedi. Yapacak birey yoktu. O gn ehri gezdik, akam otelin diskosunda elendik, pazar gn len saatlerinde de dn iin yola ktk. Snra geldiimizde en kk bir aksilik bile kmad. Haftasonu tatiline km ift gibi, sorunsuz ekilde snr geerek geldik." Operasyonun detaylarn dinledikten sonra, Murat' bir kez daha tebrik ettim. Murat gzel bir i daha yapmt. Sabah Moni ie gittikten sonra, bir koli alarak, oturduklar yere yakn ormanlk bir alana gitmi, burada malzemeleri arabann zulasm-dan kararak paketleyip, yanmza yle gelmiti. imdi yapmamz gereken, malzemeleri uygun ve emin bir yere brakmakt. Bu durumu ocuklara sorarak, "Malzemeleri koymak iin gvenlikli ve gerektiinde rahat ulaabileceimiz yer lazm." dedim. Ali, kalmakta olduumuz evinde durmalarnn bir sakncas olmadn syleyerek, "Burada dursunlar, ben onlar ge-' 118 rektii gibi saklarm." dedi. Ama ben, onun bu fikrine kar ktm. Evde kk ocuk vard, ayrca evi olduka kkt. Murat'n evi de olmazd, Moni vard. Lafa giren ve yeni bir teklif getiren Yusuf, uygun grmem halinde, ailesi ile birlikte oturduu evlerinin bodrumunda durmalarnn daha iyi olacan syledi. "Bizim ev iki katl ve evin bodrumu var. st katta amcam oturuyor. Evin bodrumunu ortak kullanyoruz. Bodrum geni ve iki ailenin fazla eyalar, vrzvr eyleri duruyor. Amcam veya ocuklar ileri olmadka aa inmezler. Ayrca benim kullandm, baz aletleri koyduum, asma kilidi bulunan kk bir sandk var. Sanda kimse dokunmaz. Bana kalrsa en uygun yer bizim bodrum. stediimiz zaman buradan malzemeleri alrz, gece-gndz fark etmez." dedi. Oy birliiyle, malzemelerin Yusuf'larn bodrumuna braklmasna karar verdik. Yusuf ve Murat, malzemelerin bulunduu paketi brakmak iin ayrldklarnda, dn ak olan uak biletimi vererek, birgn sonrasna onaylatmalarn syledim. ocuklarn hepsi bu fikre kar kt. Birka gn daha kalmam, yeni geldiimi, daha gezdirecekleri ok yer olduunu sylediler ama, ben ilerimi bahane ederek, kesin bir dille dnmek istediimi belirttim. Aslnda ben de kalmak, yeni yerler grmek istiyordum fakat irketteki iler beni bekliyordu. Dnte uaa Frankfurt Havaalam'ndan bindim. Dnyann sayl havaalanlar arasnda saylan Fankfurt'tan uaa bindiimde gne batmak zereydi. Ankara'dan gelmitim ama stanbul'a inmek istediimden, ocuklar dnm ona gre ayarlamlard. stanbul'a indiimde k kapsnn nnde Hzr Abi karlad. Birlikte eve gittik, yemek yeyip sohbet ettik. Operasyon boyunca olanlar ve arkadalarn davranlarn anlattm. Duyduklarndan ok memnun olmutu. Benden, harcamalarm da kapsayacak ekilde, ksa bir rapor yazp daha sonra kendisine vermemi istedi. 119 I i -VIAlmanya dnnden ksa zaman sonra, normal hayata ye-, niden balamtm. lerimle urap duruyordum. Aradan bir ay gibi bir zaman gemiti. Bu zaman zarfnda, Hzr Abi iki defa yurtdna kmt. Bu seyahatlerinin birine Amcada elik etmiti. Yalnz kt Avrupa seyahatinden sonra, yannda getirdii fotoraflar, adresleri, baz kiilerin fiziki yaplarn tasvir eden notlar biraraya getirerek, geni bir rapor hazrlad. Raporu hazrlarken, iki gn irkette urap durmu, bittikten sonra da raporunu alarak Ankara'ya gitmiti. Ankara'dan dndnde, beraber geldikleri iki gen arkada bana tantrd. Bu arkadalarn ilgin gemileri vard. Yllarca dalarda ekya kovalam, terre kar mcadele vermilerdi. Otuz yalarndaki bu gen adamlar, ehre dndkten sonra bo durmam, yeni grevler alarak mcadelelerini kesintisiz srdrr

olmulard. Hep birlikte akama kadar irkette oturduk. Akam yemee ktk. Olduka neeli ye canayakn duran yeni arkadalara ksa zamanda snmtm. Ertesi gn, Hzr Abi yeni dostlarmz iin unlar sylemiti: "Bunlar sekiz-on kiilik bir grup. Hepsi Amca'nn yetitirmesi. ( Hzr Abi'de benden alt ekilde artk "Amca" ismini kullanyordu.) Aslan gibi ocuklar. Ankara'da bir dostumun yannda tandm, bir-iki gn beraber olduk, bana olduka yaknlk gsterdiler. 120 Bu ikisinin evleri burada. Haftasonlarnda stanbul'a geliyorlar. Davet ettim beraber geldik. Ayrca, istedikleri zaman irkete uramalarn her trl konuda kendilerinin yannda olduumuzu syledim. Yllarca dalarda kalmlar. Byk skntlar yaamlar ama heyecanlarn kaybetmemiler; ok samimi olduklarna inanyorum. Ayrca, Amca ile iliki iinde olduumuzu biliyorlar. Kimden renmilerse, gemiimi ve kim olduumu da biliyorlar ve sayg duyuyorlar. zel birtakm grevler aldklarn duydum fakat ne tr grevler olduunu, imdilik bilmiyorum. Gnllerini ho tut, ben olmasam da bir ihtiyalar olduu zaman yardmc ol." Hzr Abi, gemiten gelen yaps ve kiiliine uygun olarak, aksiyoner, savaan insanlara ayr bir ilgi duyuyordu. Byle kimlikli ve kiilikli insanlarla karlatnda, onlar iin yapamayaca i yoktu. Kendisine sayg duyan, onun karizmas karsnda, ksa zaman iinde kendisine balanan bu gen sava insanlarla da iyice yaknlatk. likilerimiz ve arkadalk balarmz bylece gittike glendi. Yanmza sk sk gidip gelmeye balayan gen dostlarmz, gruplarnda yer alan dier arkadalarn da tantrdlar. Bu grubun iinde yer alan arkadalar baz zamanlar toplu olarak, bazen ikilil gruplar halinde stanbul'a geliyorlard. Kendi alma metodlar dahilinde, verilen baz zel grevleri yerine getiriyorlard. ok ketum davrandklarndan neler yaptklarn, hangi grevleri yerine getirdiklerini bilmiyordum ama, baz szlerinden ve davranlarndan bunlar hissediyordum. Onlar almalar hakknda birey anlatmadklarndan, ben de soru sormamaya zellikle dikkat gsteriyordum. irkette iler fena gitmiyordu. D pazar almalarmza ek olarak, i pazarda da yeni bir atlm gerekletirmitik. Pazar ve retim tecrbesi olan iki yeni eleman ie almtm. Bu eleman121 lardan biri nceden tandm eski arkadalarmzdand. e kendi ii gibi sarlm, Laleli Piyasas'na ynelik ilerde atlm yapmamza sebep olmutu. O gne kadar piyasann pek bilmedii iki kuma trnden, yeni modeller kararak bayan elbiseleri yapm, bu da piyasada tutulmutu. Hi ummadm bir hamle yapm, iyi para kazanmaya balamtk. Tekstil iimiz iyi gidince, o gnlerde byk paralarn kazanld deri iine de girmenin, deriden mamul giyim eyalar yapmann planlarn kurmaya balamtm. lerin hzlanmas, yeni pazar alm, yaz iin gitmeyi dndm tatilimi gerekletirmemi engellemiti. Sonbaharn banda ise, yeni bir gelime tekrar Avrupa'ya gidip, yeni lkeler grmeme sebep oldu. Son bir haftadan beri yurtdnda olan Hzr Abi, telefonla beni aradnda irketteydim. "Garda en ksa zamanda Almanya'da ol, gelmeden Yusuf'u ara seni karlasn; nemli." dedi. Yapabileceim birey yoktu. "ok nemli" dediine gre, ii gc brakp hemen hareket etmek gerekiyordu; ben de yle yaptm. lk yurtd seyahatimde kullandm pasaportum bendeydi, onu kullanarak, k yaptm ve Frankfurt'a giden uaa bindim. Frankfurt Havaalan'na indiimde, Selim ve Yusuf beni karladlar. Selim'in babasna ait araba ile ehre doru yola ktk. Yolda Selim, Hzr Abi'nin Paris'te olduunu, sabah yanndan dndn syleyerek unlar anlatt: "Hzr Abi iki gn nce beni Paris'e ard. Bir gece beraber kaldk ve bu sabah beni buraya gnderdi. Metin'i, Yusuf'u ve seni alarak geri dnmemi istedi. Ayrca, u malzemeleri de beraberimizde getirmemizi istedi." Selim'in uzatt kada baktm, Hazr Abi kendi el yazsyla, "ki kk, bir byk ve yeteri kadar ekirdek! " yazmt. silah ve mermilerini istiyordu. imden, "Ma balyor!" dedim. 122

Selim ortalkta grnmyordu, nerede olduunu sordum. Yusuf/ Brksel'e Metin'e telefon atklarn, trenle yola ktn, akama kalmadan Frankfurt'ta olacan syledi. Neler oluyordu, Hzr Abi nasl bir iin iindeydi bilgim yoktu. Metin'i bekleyeceimiz ve hazrlk yaparak yola kacamz iin, o gece Frankfurt'ta kalmamz gerekiyordu. Arkadalara, sakin, gze batmayacak bir otele gitmeyi teklif ettiimde Selim; "Frankfurt'taki otellerde yer bulacamz sanmyorum, nk byk bir kitap fuar var. Oteller doludur. ehre yakm bir kyde ancak bo yer bulabiliriz." dedi. ehre yakn birka yerleim blgesinde gezip otellere baktktan sonra, irin, kk bir otelde bo yer bulduk ve iki oda ayrttk. Otelin sessiz ve bo barnda oturarak, konuyu konutuk. Sabah Paris'ten, Hzr Abi'nin yanndan dnen Selim'e neler olduunu sordum. "Aabey, vallahi ne olduunu bilmiyorum. Abi telefon at, Paris'te olduundu syedi. Trene atlayp yanma gitmemi istedi. Ben de ilk trene binerek Paris'e gittim. Bir arkadayla birlikte gelip beni karladlar. O gn akam bir evde kaldk, sabah senin Almanya'ya geleceini, Yusuf'u yanma alp seni karlamam, Metin'i de gruba kattktan sonra, araba ile Paris'e dnmemizi istedi." "in ne olduundan hi bahsetmedi mi? Malzemeleri ne iin istediini sylemedi mi? Bu kadar malzemeyi ne yapacak?.." Selim, ne olduunu, Hzr Abi'nin nasl bir i zerinde yrdn neler planladm bilmiyordu. Yaplacak birey yoktu, hazrlmz yapacak, yola kacaktk. Yalnz malzemeler yan-mzdayken bu i nasl olacakt, yolda bir sknt olur muydu? Sonra hangi arabayla gidecektik? Yusuf'a sorduumda, babasnn arabasn alabileceimizi ama Paris'e bizimle gelebilmesi iin i yerinden izin almasnn art olduunu syledi. " O zaman 123 Metinde gelsin, sen izin iini hallet, sonra hareket plann yapalm." dedim. Akam Metin bize katldktan sonra, Yusuf ve Selim evlerine gittiler. Giderlerken, sabahleyin olabildiince erken saatte gelmelerini istedim. Metin'le birlikte otelde kaldk ve erkenden yattk. Sabah kalkp otelin lobisine indiimizde, Selim gelmi bizi bekliyordu ama Yusuf ortalkta yoktu. ocuklar telefonla ulamaya altlar ama bir trl mmkn olmad. Baya meraklanmtk. lene doru otele geldiinde, ge kald iin zr dileyerek unlar anlatt: "Erkenden i yerine gittim, blm efine kolumun ardn, doktora gitmem gerektiini syledim. yerinin doktoruna gnderdiler. Adam bakt, muayene yapt, herhangi bir bulguya rastlamad, benim ar konusundaki srarm zerine de hasta-haneye evkimi yapt. Mecburen hastahaneye gittim. Hastaha-nede kolumu incelediler, rntgen ektiler, deiik sorular sordular, neticede onlarda bir tehiste bulunamadlar. Fakat iin ilginci, tehis koyamadklar iin. on gnlk rapor verdiler ve benim iin kemik konusunda uzman olan bir hastaneden randevu aldlar. imdi, on gn ar i yapmayacam, araba kullanmayacam, verdikleri sert plastik eldiveni takacam, on gn sonra randevu aldklar hastaneye giderek muayene olacam. Yani durduk yere bama i aldm!" Almanlarn insana verdikleri deer karsnda armamak mmkn deildi. Her halde bizde yle bir olay meydana gelse, ksa bir incelemeden sonra tek bir asprinle i geitirildi. Ekip tamamd. Yusuf malzemeleri getirmi, hepsini gzel bir ekilde srt antasmdaki eyalarn arasna yerletirmiti. Arkadalarm hemen hareket etmemiz noktasnda srar ediyorlard ama, ben snr geiinde bir arza! olur diye endie iindeydim. Ayn ara iinde "drt kara kafa!" ( Almanlar Trkler iin kara kafa benzetmesi yapyorlard.) dikkat ekebilir, ciddi bir arama124 ya taklabilirdik. Paris'te akrabalar olduunu bildiim, daha nce Fransa'ya gittiini syleyen Metin'e Fransz snrnn nasl denetlendiini sordum. Metin Almanya'dan hi Fransa'ya gemediini, Belika'dan Fransa'ya getiini, snrda bir denetlemeye veya kstlamaya denk gelmediini, Almanya'dan geilerde pek farkl olduunu dnmediini syledi. Selim'de: "Ben trenle gidip geldim, herhangi bir kontrole rastlamadm. Zaten snr geileri transit. Avrupa Birlii'ndeki son anlamalardan sonra, snrlarda kimsenin kimseye bakt yok. nsan snr getiini ancak deien yol tabelalarndan anlayabiliyor." dedi.

Arkadalarmzn benzeri aklamalar beni tatmin etmedi. i ansa brakmak istemiyordum. Malzemeleri tren yoluyla Fransa'ya sokmann daha gvenli olup olmayacan sordum. Fark etmeyeceini sylediler. O halde, iimizden Frasanszca's olan Metin'in trenle Paris'e malzemeleri gtrmesini nerdiimde, bata Metin olmak zere, ittifakla kabul ettiler. Bu kararmzdan sonra, Yusuf telefonla akam saatlerinde Paris'e hareket edecek olan trenden, Metin iin yer ayrtt. inde malzemeler bulunan antay Metin'e verdik ve onu Frankfurt tren istasyonuna yakn bir yere brakarak, yola ktk. Arkadalarn hesabna ge, biz Metin'den nce Paris'te olacak, onu karlayabilecektik. Yola kmadan nce, Yusuf birey unuttuunu eve gitmesi gerektiini syledi. Hep birlikte onlarn evine gitmek iin ehrin kma doru yola dtk. Krmz n yand bir trafik lambasnda durduumuzda, tesadf eseri Ali ile karlatk. Bizi gren Ali el sallad ve el-kol hareketleriyle nereye gittiimizi sordu. Bu iyi olmamt. nk, daha biraraya geldiimiz ilk gnlerde aldmz karara gre, profesyonel eylemlerde kime ne grev verilirse yapacak, yaptklarndan kimsenin haberi olmayacakt. Yani grup iinde de baz yasaklar ve kstlamalar 125 vard. Ali'nin bizi byle birarada grmesi, hele benim Almanya'da olduumu grmesi pek iyi olmamt. Elimle bizi takip etmesini syledim. Uygun bir yerde durduumuzda ise yanmza gelen Ali'ye, mnasip bir dille "altmz" anlattm. Biraz bu-zulur gibi olsa da, aldmz karar gerei birey sormad, sadece sitemkar bir yz ifadesiyle, "Bana gre bir i yok mu?" diye sordu. "imdilik yok." cevabn verdim. Bize baarlar diledi, pp ayrldk. Grup iinde gvensizlik olmasn hi arzu etmiyordum. Ali'nin kurt kkenli olmasndan dolay bu karlama sonras rahatsz oldum. Acaba aklna kendisine gvenmiyoruz gibi bir dnce gelir miydi? Yusuf evindeki iini hallettikten sonra, Fransa'ya doru hareket ettik. Yol arkadalarmn daha nce hi karayoluyla Fransa'ya gitmediklerinden, ka nolu otoban takip ederek Fransa snrlarna ulaacamz bilmiyorlard. Bir yol haritas almak iin benzin istasyonlarndan birine girdik. Aldmz haritaya baktmda Saarbrcken yolunu takip ederek, Metz zerinden Paris'e gitmemiz gerektiini grdm. Tahminimize gre, drt-be saat iinde Paris'te olacaktk. Snr getikten sonra, Hzr Abi'yi arayarak, tahmini var saatimizi bildirmeye karar verdim. Almanya-Fransa snrna geldiimizde, altmz snr manzaralarnn hibiri yoktu. Byk bir TIR park, eskiden kalma bekleme alanlar, yine eskiden kullanld belli olan birka gmrk binas, Fransa tanafnda tek katl bir change brosu... Snr polisi, gmrkler veya gei kaps gibi snrlarda grnen herhangi bir engel yoktu. ki otoban birbirine balanmt. Arkadalarn dedii gibi, snr getiini insan ancak levhalardan anlyordu. Fransa tarafna geince change brosuna uradk, bir miktar mark vererek Fransz Frang aldk ve hi vakit kaybetmeden yola koyulduk. Fransz otobanlar olduka gzel ve yeniydi. Alman otobanlarndan tek fark ise paral olmad gibi, ou yer126 de hz tahdidi de yoktu. Oysa Franszlar otobanlarndan, aynen bizde olduu gibi para alyorlard, ayrca bizdeki gibi otoban klarnda deil, klardan nce yolun ortasna kurduklar gielerde para alyorlard. Paris'e kadar be veya alt noktada gielere urayarak para vermek zorunda kaldk. Bu durum bana "Deli Dumrul"un hikayesini hatrlatmt. Arkadalarma, "Bizim Deli Dumrul kprnn ban tutarak geenden ve gemeyenden para alyormu, Franszlar onu da gemiler, kpr falan tanmadan yolun ortasnda adam soyuyorlar!" Fakat here-ye ramen gzel bir manzara eliinde yol alyorduk. Ormanlk alanlar, dzenli zm balar, muntazam ekili tarlalar... Paris'in klar uzaktan grndnde, gne yeni batmt. Filimlerde grdm, kitaplarda okuduum, resimlerine baktm rya ehir Paris karmda duruyordu. Artk aklmdaki btn dncelerimden syrlm, byk bir istekle Paris'i gezip grme arzusu benliimi sarmt. Eyfel Kulesi'ni, geni bulvarlarn, dnyann tarih ve kltr mirasn barndran mzelerini, dillere destan olmu kahvelerini, iirlere, arklara konu olmu Sen Nehri'ni, tarihi

kiliselerini, ksacas tarihin akn deitirmeyi baaran ehri gezmenin hayallerini kuruyordum. Fransa'ya girdikten sonra Hzr Abi, kurduumuz irtibat sonrasnda, telefona Yusuf'u isteyerek buluma noktamz tarif etmiti. Buna gre, ehre evre yolundan girecek, yol iaretlerini takip ederek Republigue ( Cumhuriyet ) Meydan'na ulaacaktk. Akamn ilk saatleri olduundan, Paris evre yolu olduka kalabalkt. Dura kalka akan trafik iinde yol levhalarm takip ederek,ehir merkezinde bulunan meydana ulatk. Buluma noktamz bu meydana bakan Mc Donald's ubesiydi; Hzr Abi bizi orada bekleyecekti. in kts Pariste, aynen stanbul'da olduu gibi ara park edecek yer bulmak zorluu vard. Meydan'm etrafnda bulunan birka sokaa girip ktktan sonra, nihayet meydana alan sokaklardan birinde bo bir yer bularak aracmz park ettik ve Mc Donald's'a gittik. 127 ki katl olan hamburgerci olduka kalabalkt. Giri katnda Hzr Abi'ye rastlamaynca, Yusuf st kata kt ve ksa srede geri gelerek, st katta olduunu syledi. Hep beraber yukar ktmzda, Hzr Abi'yi merdivenlere yakn bir masada, arkas bize dnk biriyle otururken grdk. O'da bizi grnce hemen aya kalkt, sarlp ptk. Krsmda oturan krk yalarnda, salarnn n taraf tamamen dkk, hafif kamburlu, orta boylu, takm elbiseli adam da yerinden kalkarak elini bana doru uzatt ve glmseyerek tokalatk. Hzr Abi yanndaki adamla tantrmaynca ben de fazla nemsemedim ve "kim?" diye sormadm. ocuklarn yan masadan getirdikleri sandalyeleri ekerek oturduk. Hzr Abi, yemee ayr bir yere gideceimizi, ama istersek birka para bireyler attrmamz syledi. ocuklar yemee gideceksek birey yemeyeceklerini sylediler. Bu arada Hzr Abi'nin karsnda oturan adama baktm, ban ne kadar yere ese de, bana gz atp atp, glmsyordu. O dakikaya kadar nemsemediim adama daha dikkatli bakp, niin glmsediini anlamaya altm. Adamn simas hi yabanc gelmiyordu. Hafzamn labirentlerine girerek, adam nereden tandm karmaya alyorken, Hzr Abi'nin de bana bakarak ks ks gldn fark ettim. "Neler oluyor, arkada kim?" demeye kalmad, Hzr Abi, "Tamyamadm deil mi?" diye sordu. Hzr Abi'nin sorusundan sonra, adama daha dikkatli bakp incelemeye abalarken, muhatabm: "Vicdansz, ne abuk unuttun, nasl tanmazsn, Kaptan!" Beynimde imekler akt, Kaptan!.. Kaptan' nasl olurda tanyamazdm. Byk mahcubiyet hissettim. Hemen yerimden kalkarak, biraz evvel souk tavrlarla el sktm eski dostumu kucakladm. Aradan geen onbe yla yakn zaman onu nasl da ypratm, bambaka bir insan yapmt. Gurbet ellerinde, vatan hasretiyle hemhal olan, ayrlk acsnn ypratt Kaptan, tan-yamayacam kadar deimiti. 128 1 Kaptan, askeri darbenin gurbet ellere savurduu arkadalardand. Yllar nce ayn yurtta kalm, ayn blgede grev yapmtk. Mhendislik rencisiydi. Samsun'lu, denizcilikle uraan bir ailenin tek erkek evladyd. Kaptan onun gerek jSim deildi ama kim takmsa, herkes ona "Kaptan" derdi. renim grd fakltede meydana gelen bir kavga neticesinde solcu rencilerden biri bakla ald yaralar neticesinde lmt. Kavgaya katlan dier solcu genler, okulda gze batan Kaptan'n ismini "ittifakla!" vermiler, polise katilin o olduuna dair iddialarda bulunmulard. Byle bir durumda Kaptan'n teslim olmas demek, en azndan 'yirmidrt yl ar hapis cezas almas demekti. Hapse girmek istemeyen Kaptan firar etmeyi uygun bulmutu. O gn bu gndr kendisini grmemi, ancak ortak baz dostlarmzdan, 12 Eyll sonras yurtdna ktn duymutum. Yllar ncesinden hatrladm Kaptan gen, neeli, kaldmz renci yurdunun kantinini esprileriyle kahkahalara boan bir insand. Karmda duran Kaptan farkl biriydi. Yz hatlar derin zdraplarm izini tayor, omuzlar km, kamburu km, salar dklm, yllarn acs onu haddinden fazla deitirmiti. Vatanmza yabanc aya basmasn, birilerinin kleleri olmayalm derken, vatandan uzaklara savrulan arkadalarmz iinde belki de en ok deien ve fiziki olarak ypranan o olmutu.

Yannda oturup sohbete baladmzda, bulunduumuz yeri oktan unutmutuk. Lokantann grltl ortam, masada bulunan dier arkadalarmz yokmu gibi hararetli konumaya dalmtk. kimiz de duygulu anlar yayorduk. Karlkl sorular birbirini takip ediyordu. Neredeydik?.. Ne yapyorduk?.. Nasldk?.. Biz dalm konuurken, Hzr Abi sohbetin arasna girdi. "Beyler haydi kalkalm, konuacak ok zaman bulursunuz." Dedi.. 129 Mc Donald's'dan ktktan sonra, Kaptan'n arabasn takip ederek, Paris'in tenha caddelerinden birinin zerinde bulunan bir Arap lokantasna gittik. Kaptan bizi lokantaya braktktan sonra, Yusuf'u da yanna alarak Metin'i karlamaya gUti. Hzr Abi, Metin'i karladktan sonra yanndaki antay eve brakmalarn tembih etti. Onlar ayrldktan sonra aperatif bireyler alarak, kendi aramzda konumaya baladk. Hzr Abi'ye Paris'te bulumamzn nedenlerini ve yapacamz iin detaylarn sordum. Sesini hafife ksan Hzr Abi anlatmaya balad: "Yllarca arasak, dnyay dolasak byle bir frsat zor yakalarz! Adamburadaym!.." diye balayarak, ii anlatrken/ceketinin i cebinden kard ayr fotoraf uzatt. Elime aldm fotoraflara bakar bakmaz, Hzr Abi'nin kimden bahsettiini anladm. Deiik klklarda ekilmi fotoraflarn elimde tuttuum adam, Trkiye'de faaliyet gsteren en kanl komnist iddet rgtnn bayd. Hi yz yze gelmemi, hibir yerde karlamamtm, ama basn ve yayn aralar vastasyla iyi tanyordum. Zaten o yz bir kere grp unutmam mnkn de- ildi, nk bir ok arkadamzn kann elinde tayordu! Son yllarda, zellikle cezaevlerinden firar edip, yurt dna katktan veya karldktan! sonra onlarca polis ve askerin lm emrini vererek nne n katmt. Batl baz "Dostlarmz!" onu ve evresindeki katilleri korumaya almlard. Basma szan bilgilere gre Trk Devleti, zaman zaman bu adamn yerini ve konumunu tespit ediyor, bulunduu lkenin gvenlik glerinden yardm isteyerek yakalanmasn istiyor fakat, ne hikmetse her seferinde adam Trkiye'nin verdii istihbarata ramen yakaia-namyordu. Hzr Abi anlatmaya devam ediyordu: "Verilen bilgilere gre vatanda! buralarda. Adresinin bize ulamas an meselesi. Nokta hedef verecekler ve mutlaka gereini yapacaz. Biliyorsunuz tehlikeli hrttr! ( Hzr Abi eskiden 130 beri, bu tiplere "Hrt" derdi.) ok dikkatli olacaz, zaten senin eelmeni bunun iin istedim. Adres gelsin ona gre hareket plann hazrlarz." Gyaben tandm bu adam kamufle olmasn iyi biliyordu. yi bir komitac olmasnn yan sra, arkasnda deiik gler vard. Trk Devleti kendisini amansz biimde takibe aldndan kolay kolay ak vermezdi. Ak adresinin bize kadar ulaaca beni artt. Birileri gzden mi kartt diye dndm. Belkide rgt tasfiye ediyordu. nk son zamanlarda baz i ekimeler yaadklarn, baz rgt militanlarnn rgtten koptuklarn duymutum. Acaba rgt ii hesaplama neticesinde, yaknnda bulunan arkadalar m sata getiriyordu. Aklma taklanlar Hzr Abi'ye sorarak, ayrca nerede kalacamz renmek istedim. "Vallaha, neler oluyor, byle bir adam nasl nokta operasyonuna dyor pek bilmiyorum; zaten bu bizim problemimiz de deil. Bana hadefi ak biimde vereceklerini sylediler. Geen hafta, onun iin buraya getim ve operasyonun alt yapsn hasrlamaya baladm. Saolsun kaptan ok yardmc oldu, zaten onun evinde kalacaz. ocuk srf bize yardmc olmak iin eini ve ocuklarn Trkiye'ye gnderdi ve ilerini askya ald. u adres meselesi kesinlesin, olay masaya yatrr gerekeni yaparz. Kamufle olmas falan ok nemli deil, ben o hrt nerede, hangi klkta olsa tanrm! "Konumasna ara verdi, dilerini skt, kalarn att," Bu kahpe, az arkadamzn kanna girmedi. Alper'i hatrlarsn, hani cuma namaz knda, arkasndan vurulan Alper. O zaman bunun emri zerine ehit edildiini sylemilerdi. Rahmetli tek bana, hem okulda, hem okulun olduu blgede bunlara gz atrmyordu." Gemi yllarda uzun soluklu bir savatan kmtk. Kimi arkadalarmz bu zorlu yolda canlarn verirken, bizler ayakta kalmtk. imdi, kader bizi hesap sorma saatine doru srkl131

yordu. Sebepler, sebepler iinde yorularak, izah g olgularla babaa kalmamz salamlard. Kaptan ve Selim bize katldktan sonra, yemek siparilerini verdik. rdnllerin ilettii lokantann yemek ve meze eitleri leziz ve bizim damak zevkimize uygundu. Gece yarsn geene kadar oturduumuz bu mekanda, Kaptan ile yllar ncesine gittik!. Kah ortak dostlarmzdan, kah birlikte geirdiimiz gnlerden kalan anlarmzdan bahsettik. Kaptan'd an hikayesini dinledim; Yurtdna ktktan sonra bana gelenleri, yaamak zorunda kaldklarn anlatt. Masamzda bulunan gen arkadalarmz, konutuklarmzn bir tek kelimesini dahi karmamaya zen gstererek, pr dikkat bizi dinliyorlard. Kaptan anlatyordu: "Avrupa'ya ilk geldiimde mthi skntlar ektim. nceleri Almanya'ya gitmitim. im yoktu, dilim yoktu, yol bilmiyordum, iz bilmiyordum. Orada bulunan arkadalarmz, ii dostlarmz maddi-manevi yardmlarda bulunuyorlard ama yetmiyordu. Hele ihtilalden sonra, kaaklarn says artnca durum daha da arlat. Yardmlarla geinmeye alyor, dernek binalarnda hallarn zerinde yatp kalkyordum. Mlteci durumuna dmemek iin, ilk etapta iltica etmeyi dnmyor, her an Trkiye'ye dnecek gibi yayordum. Fakat hesaplarm bir trl tutmuyordu. Nihayetinde bir k yolu bulmak, kendime yeni bir yol izmek iin harekete gemeye karar verdim. O yllarda bir akrabam svire'de oturuyordu. Yakalanmay gze alarak, kaak yollarla svire'ye onlarn yanma getim. Kaak ii olarak, bir Trk'n marketinde iki yla yakn altm-Marketin depoAma bakyor, hamallk dahil her ii yapyordum-Depoda bulunan bir odada kalyor, svire'nin o blgesinde arlkl olarak Franszca konuulduu iin, akamlar Franszca alyordum. Dil renmenin art olduunu daha Avrupaya 132 kar kmaz fark etmitim. Mutlaka dil renmem gerekiyordu, jlci ylm sonunda, irtibatta olduum bir arkadamn tavsiyesi zerine Fransaya getim ve buraya iltica ettim. O gnlerde, Trkiye'de askeri ynetim bala i banda olduundan, ilticam nispeten kolay kabul edildi. nk, Trkiye'de idamlar devam ediyordu, bizimde tek tutanacamz dal orasyd. Trkiye'ye iade edilme durumunda aslacam sylemitim. Mlteci olduktan sonra, daha byk skntlar ve zorluklar balad. alma izni vermiyorlard. Biz de birka arkada, kaak olarak en ar ilerde almaya baladk. Boyaclk, amelelik, bahevanlk... Ancak yl sonra oturma ve alma izni alabildim. Sonrasnda, pazarlarda tekstil rnleri satarak, temizlik ilerinde alarak hayatm idame ettirdim. Drt yl nce, bir ii ailesinin kz ile evlendim. Evlendikten sonra ise, kaynbiraderimle birlikte bir irket kurduk ve dekorasyon, evre dzenlemesi zerine lmaya baladk. ok kr ilerimiz dzgn gitti, yllarca hi olmad kadar maddi olarak rahatladm. Ellerinden perler, biri on aylk iki de olum var. Ee.. sen neler yaptn, birara ortalkta pek grnmediini sylemilerdi." Onlarn yaadklar ektikleri karsnda, benim yaayp grdklerim pek de nemli deildi. Hikayemi ksaca anlattm. Hatralarmzdan konutuumuz sralarda duygusal anlar yaadk. Eski gnler ne kadar farklyd, az eyle ok mutluluk yaamak... Heyecanlarmzn, inanmlmzm, ideallerimizin zirvede olduu gnler... Hesapsz, riyasz, drstle dayal mcadele yllar... O gnlerde herey farklyd. Fedeakarlklar kelimelere dkmek artk imkanszlamt! Sohbetimizin ilerleyen blmlerinde, hatralarmzn bizi gemi gnlerin aydnlna tad bir anda duygulanan Hzr Abi, iir bile okudu: 133 Bugn yollanyorken bir gurbete yeniden Belki, bir kii bile gelmeyecektir bize Bir kemiin ardndan saatlerce yol giden tler bile glecektir kimsesizliimize Yemekten kalktmzda vakit gece yarsn oktan gemiti. ki ara pepee Kaptan'm evine doru hareket etti. Ev, Paris'in banliylerinden birindeydi. Byk bir sitenin iinde, bitiik nizam, iki katl, bahe iindeki ev olduka geni ve feraht. Banka kredisiyle aldn syleyen Kaptan, einin zerine

ald evini sevdii kadar misafiri de seviyordu. Onun misafirperverlii sayesinde, operasyon boyunca kaldmz evde ok rahat ettik. Sabah kalktmzda Kaptan'n zenle hazrlad sofrada gzel bir kahvalt yaptk. Kaptan, ekmek hari Trkiye'nin her-eyini zlediini sylyordu. Gerekten Franszlarn francala tipi ekmekleri ok lezzetliydi. Sofrada Hzr Abi'ye Paris turu yapmak istediimi syledim. Hzr Abi'nin cevap vermesine frsat tanmayan Kaptan, "Hava gzel, yaplacak bir i yoksa, Yavuz'lar gezdireyim." dedi. Masadan kalkan Hzr Abi, Metin'i yanma alarak bir yere gideceini, akama kadar vaktimiz olduunu, akam buluabileceimizi syledi. Bylece, hafzamda canlandrmaya altm, bir imparatorluk bakenti olan Paris'i daha yakndan grp tanma frsat domutu. Paris caddelerine doru, Kaptan'm eski model Peugeot marka otomobiliyle yola ktmzda, yeni yerler grecek olmann heyecan iindeydim. ehir merkezine girdiimizde, Eyfel Kule-si'nin yanndan getik. Mehur Zafer Taklarnn etrafndan dolaarak anzelize Bulvar'na ulatk. Saraylarn, Sen Nehri'ni, tarihi kiliselerini, isimlerine romanlarda sk sk rastladm nl meydanlar grdk. Temiz ve tarihi dokusu olabildiince korunmu Paris ehri, hayalini kurduum kadar gzel ve bakm134 lydi- Kaptan, bir taraftan arabay kullanyor, dier taraftan ehri tantmaya alyordu. "Ylda ellimilyon turist eken bu ehrin en nemli taraflarndan biri alt yapsdr. Franszlar ehrin alt yapsn kurmaya yaklak ikiyz yl nce balamlar. Bugn, ehrin altnda iki ayr metro var; biri hzl, dieri yava hareket eden metro ile ehrin her yanma gitmek mmkn. ehrin tarihi dokusunu gzleri gibi koruyorlar, yle ki evinize belediyeden izin almadan anak anten dahi taktramazsmz..." Yusuf, Paris'i gezdike, ehrin gzelliklerini grdke, kendi kendine hayflanyor, alt saatlik yolu gznde byterek imdiye kadar Paris'i grmediine kzyordu; Kaptan'a, "Kaptan Abi, geni bir zamanda geleyimde buralar iyice gezelim, geri benim yle zel zevklerim yoktur ama, Yavuz Abi'yi tandktan sonra bende de baz meraklar Canlanmaya balad." diyordu. Gerekten de iilerimiz veya onlarn aileleri kendilerine birinci hedef olarak ekonomik kalknmay setiklerinden, yaadklar evre ile pek ilgilenmiyorlard. Bunu bizim ocuklarla tantm zaman, sorduum sorulardan anlamtm. Yeni yerler grme ve tarihi mekanlara kar bir merak iinde olmadklarn grmtm. Sen Nehri kenarnda bir kahvehanenin nne oturup birey-ler itiimiz esnada, gzm sakin sakin akan nehrin sularna takld. Hatralarmn sisleri altnda raks eden bir tablo hafzamda canland: ok gentim, galiba orta okul son snfa gidiyordum. Trk Milliyetilerinin devam ettii bir dernein lokaline gitmi, lokalin bir kesine konulmu olan kitapl kartryordum. Elime, olduka eski ve sayfalar ypranm bir dergi geti. Derginin, birazda kf kokan sayfalarn evirirken} gzme olduka uzun bir iir iliti. Vatan hasretini konu alan iir, samimi duygularla yazlm, insan olduka etkileyen msralarla rlyd. iiri 135 okuyup bitirdiimde gzlerim nemlenmiti. Tam sayfay eviriyordum ki, iirin altnda kk harflerle yazlm bir not olduunu grdm. Notta, airin Krm'l olduunu, kinci Dnya Sava sonrasnda yurdundan koparak Paris'e geldiini, yokluk ve sefalet iinde, bir mddet Paris'te yaadktan sonra, cesedinin Sen Nehri'nin souk sularnda bulunduunu, pler tarafndan bulunan cesedin ceplerinden deerli hibir ey kmazken, yalnz bu iirin ktn yazyordu. iirden sonra, iirin altnda bulunan notu okuyup bitirdiimde, duygularm daha da younlamt. Gzlerimin nne, gurbet ellerde yalnzlk iinde lp giden airin halini getirmeye altm. Gzlerimden iki damla yan akp gitmesine mani olamadm. imdi, yllar sonra, yasl Krm'n mzdarip gen evladn yutan nehrin kenarnda oturmu kahvemi yudumluyordum. Gzlerim yine nemlenmiti. Hatramla birlikte, duygularm arkadalarmla paylatm, iirden aklmda kalan msray okudum: "imdi Krm'da olsam, yasl Krm'da..."

Hzr Abi, Kaptan'n cep telefonundan bizi aradnda, akam olmak zereydi. Evde bulumamz istemiti. Paris turumuzu keserek, eve dndk. Biz eve girdikten ksa bir mddet sonra, Hzr Abi ile Metin'de geldi. Salona bakan kk fakat gzel dzenlenmi baheye kan Hzr Abi, beni yanna ard. Yanma gittiimde skntl olduunu fark ettim. Elleri cebinde, salondan yansyan k eliinde baheyi evreleyen ieklere bakyordu. Ak braktm salonun kapsn kapatmam iaret ederek, "Haberler iyi deil!" dedi. "Hayrdr inaallah, ne oldu?" diye sorduumda unlar anlatt: "Bu ii sevmedim, biz adamlarn nokta hedefi vereceklerini bekliyoruz onlar bize yarm yamalak adres veriyorlar. Cadde ve apartman belli, daire numaras, ka kii kaldklar, araba plakalar belli deil. Bpyle i olur mu?" 136 "Nasl yani, apartman ve caddeden mi medet umuyorlar, bu nasl nokta hedefi birey anlamadm." "Ne bileyim, verdikleri bilgiler bunlar. Adresi aldktan sonra Metin'le gidip baktm. Be katl, en az yirmi daireli bir apartman. Geni bir caddenin zerinde. Giri-k saatleri bilinse veya kesin orada olduklar tespit edilse, pusu atmaya msait bir yerde." Kafasnda bireyler canlandryormu gibi, gzlerini sabit bir noktaya dikti, bir sre dndkten sonra, "Onlarda bu bilgilerin yetersiz olduunu biliyorlar ama kuru mitte olsa bakp incelememizi istediler. imdilik baka aremiz yok, elimizden geldiince bekleyip, zaiyat vermeden netice almaya alacaz. ocuklar burda kalsnlar, Kaptan'da yanmza alp verilen adrese gidelim bir de sen gr, sonra duruma gre deerlendirme yaparz." dedi. Hzr Abi'de, ben de Kaptan'a gveniyorduk, fakat aldmz karara gre, bu iin bitirilme noktasnda asla ona rol vermeyecektik. Bunu Paris'e geldiim akam, Kaptan Metin'i karlamaya gittiinde Hzr Abi'ye sormu, "Kaptan bu ite ne kadar olacak, hereyi bilecek mi?" demitim. Hzr Abi, "Kaptan'la ak ak konutum, iten haberi var ama bize lojistik destek vermenin haricinde bir eye karmayacak. Zaten baka imkanmz olsayd onu hi kartrmazdm. Gryorsun ite, bunca yla ve bunca meakkate ramen heyecann hi yitirmemi." Onunla ayn fikirde olduumu, bir aksilik durumunda onu korumak iin tedbir almamz gerektiini sylemitim. Verilen adrese evre yollardan birini kullanarak gittik. Evin bulunduu cadde, evre yolundan ka ok yakn bir yerdeydi. Arabay uygun bir sokan iine braktmdan sonra, yaya olarak keif yapmaya ktk. Hedefteki adammzn kald bildirilen apartmann n cephesi olduka uzundu ve iki kanatl giri kaps vard. in ilginci, ana giri kapsnn ifreli bir kiliti var137 di. Duvara yerletirilmi olan ifre panosunu grnce ardm. Apartmann nnden yryerek getikten sonra, ifreyi Kap-tan'a sordum. Glmseyerek Kaptan, Paris'te birok binann ana girilerinde bu tr ifreli anahtar sistemi olduunu syledi. "Bu ifreli anahtar sistemi dkapnn almas iin kullanlr. Drt rakaml ifre girildiinde kap alr. Bunu apartmanda oturan herkes bilir. Fakat i bununla bitmez, bir de ierde ikinci kap vard onu da apartanda oturanlar anahtarla aarlar veya ierden otomatla alr." Kaptan'm izahatndan sonra, iimizin daha zor olduunu anladm. Daire numaras bile verilmeyen binann iine girmemiz hemen hemen imkansz gibiydi. Geriye binann bulunduu caddede pusu kurarak hedefi beklemek kalyordu ki bu da olduka riskli bir eylem biimi olurdu. Yabanc bir lkenin ehrinde, cadde ortasnda, kimlik ve klk deitirmi birine saldr dzenlemek pek aklc olmasa gerekti. Yaya olarak, caddeyi boydan boya getik. Sonra kar kaldrma geerek geri dndk. Braktmz yerden alarak, araba ile evreyi gezmeye baladk. Bu arada Hzr Abi caddenin zerinde bulunan baz noktalar not etmeye balad. Otobs duraklar, cafeler, maazalar, hedefimizdeki apartmann karsndaki kaldrmda bulunan aalar, metro girileri... Ne dnyordu, nasl bir plan kurmaya alyordu hi bilmiyorum. Sadece dikkatimi vererek, akam karanlnda yar aydnlk caddenin ve evesinin fotorafn zihnime yerletirmeye abalyordum.

Eve dn yolunda dnceli grnen Hzr Abi'ye Kaptan, bu artlar altnda iin imkansz olduunu, caddeye pusu atarak hedefi ortadan kaldrmann zor olduunu syledi. Kaptan ile ayn kanaatteydim ama bizim fikirlerimize Hzr Abi bir tepki vermiyor, sadece "Bakalm, deerlendirelim." gibi mphem kelimelerle cevap veriyordu. Onu iyi tanyordum, eer kesin kararn verseydi, "Bu i olmaz." der iin iinden kard ve byle bir 138 karar verdikten sonra da kimse onu geri eviremezdi. Oysa verdii cevaplardan kararnn kesin olmadn, en azndan kafasndan baz eyleri tarttn anlamtm. Yukardaki tespitimde yanlmadm eve dndmz zaman anladm. Salondaki masaya oturan Hzr Abi, keif esnasnda tuttuu notlara bakarak, operasyon blgesinin emasn karmaya balamtm. Yanma giderek karsna oturdum. Amacm konuyu aarak, ihtimal dahilinde tuttuu eylemden vazgeirmekti, konuyu atm ve fikirlerimi ak bir dille syledim. "Abi, o caddede bu iin olacana aklm kesmiyor! Herif o apartmanda oturuyor olsa bile, ne zaman dar kacan, ka kii olacaklarn, gzetim altnda tutulup tutulmadn bilmiyoruz. Orada nasl ve nerede bekleyip adama ulaacaz belli deil. Diyelim hedefi grdk, zaiyatsz oradan kmak ok zor. Ankara'dakileri araan, bu "artlar altnda operasyonun olmayacan sylesen daha iyi deil mi?" Megul olduu katlardan ban kaldran Hzr Abi, her zamanki sakin ses tonuyla, "Ben de hereyin farkndaym, daha son kararm vermedim." dedikten sonra ses tonunu iyice drerek, salonun kesinde yere oturarak atari oynamaya dalm arkadalarmzn duymamasna zen gsterip, unlar syledi: "Yahu arkada anlamadn m, bu artlarda bir bok olmayacan daha batan ben sana syledim maksadm o deil, hem An-kara'dakilere verdikleri adresin ve hedefin hangi artlar altnda olduunu gstermek istiyorum, hem de ocuklara egzersiz yaptrmak amacmdaym! Hepsini topla, fikirlerini renelim, bakalm kim ne diyecek." Hzr Abi, bunlar sylerken gzlerindeki muzip glmseme kendini ele vermiti! Artk anlamtm ki, o da bu artlar altnda bir eylem taraftan deildi. Amac, daha dorusu amalar ise zekice dnlmt. Hemen ocuklar masaya gelmeleri dorul139 tuunda uyardm. Kaptan yiyecek bireyler almak iin dar ktndan, biz bize masann etrafnda toplandk. lk olarak konumaya balayan Hzr Abi, hedefin bulunduu evre hakknda ve operasyon artlar hakknda baz bilgiler verdi. "Beyler, bu durumda iki seeneimiz var, ya operasyonun baarsz olacana kanaat getirip, birey yapmadan geri dneceiz, ya da elimizde bulunan bilgi ve imkanlar dairesinde, blgeye pusu atp hedefin dmesini bekleyeceiz. Hedefi grme veya frsatn bulma halinde iini bitirip kaacaz." dedi. Hzr Abi'nin izahlarndan sonra, bir sre sessiz kalan arkadalardan, sessizlii bozarak, "Pusu kurup bekleyelim. i bitirmeden buray terk etmeyelim." dediinde dierleri de onu destekleyerek, gitmek, operasyona son vermek taraftar olmadklarm sylediler. Selim, gerekirse uyumadan, hi ara vermeden bekleme taraftaryd. "Bekleyelim, adam nasl olsa bir gn dar kacak, grdmz zaman indirelim." diyor, onu destekleyen Metin, "Abi buraya kadar gelip bo olarak geriye dnmek yerine, ciddi bir takiple bu ii bitirelim." diyordu. Gen arkadalarmzn bu tavrlarndan olduka memnun grnen Hzr Abi, taknd memnuniyeti belirten mimikleriyle onlar desteklediini belli ediyordu. Artk karar verilmiti, ikinci seenei hayata geirecektik, yani operasyon iin harekete geecektik. Pusu kurmak hedefi beklemek iin bir plan gerekiyordu. Bunun iin kafamdan geenleri masadakilere anlattm: "ki gruba ayrlalm ve gnn belli saatlerinde evin nne pusu atalm. Her grupta bir silah bulunsun, hedefin grlmesi durumunda silahl olan direkt hedefe ynelerek ii bitirsin, dieri ise nceden tespit edilen yerde araba iinde bekleyip kaa zemin hazrlasn."

Planm olduka basitti ve olmas gereken bir plan deildi! "Egzersiz" operasyonu iin yeterli olur diye dnmtm. 140 j planma kimse itiraz etmedi ama Hzr Abi, "Detaylar daha sonra gzden geiririz" diyerek, geitirdi. Daha sonra "Sabah ola hayr ola." dedi. Sabah drdmz, Metin'in kulland ara ile hedefin bulunduu apartmann nne gittik. nce ara iinde caddeyi birlikte turladk Sonrasnda yine yaya olarak apartmann bulunduu caddeyi ve everesindeki sokaklar gezdik. Arabay brakacamz noktay belirledik. Beklerken nerelerde durmann daha aklc olacam kendi aramzda tarttk. Gen fedailer kendilerini iyice kaptrmlar, operasyona "olabilir" gzyle baktklar iin, btn ciddiyetleriyle, netice alabilmek iin alyorlard. Onlarn halini grdke kendi kendime glmemek iin abalyordum. Baz tespitlerde tartyorlar, birbirlerinin fikirlerine kar karken beni ahit tutmaktan geri durmuyorlard. Neticede, sabah ve akam olmak zere, gnde iki kez pusu atmak ve pusu da neler yapmamz gerektii noktasnda anlatk. Grubun birinde ben ve Metin bulunacak, dier grup ise Yusuf ve Selim'den oluacakt. Operasyon blgesine geldiimizde, silahl olan eleman apartmann bulunduu cadde de yaya olarak gezecek, srekli apatmanm k kapsn gzetleyecekti. Elimizde bulunan resimler ve fiziki tarife uyan birinin grlmesi halinde hedefe yaklaarak inceleyecek, yzde yz emin olmas halinde, yakn mesafeden hedefi vurmaya alacakt. Hedefin yannda bakalar bulunmas halinde, duruma kendisi karar verecek, ona gre eylem yapacakt. Eylemin gereklemesi halinde hzla ara sokakta kendisini beklemekte olan araca ynelecek, sokaa girdiinde acele etmeden, panik yapmadan araca binerek olay yerinden uzaklaacakt. Bir takip veya aracn tespiti durumunda ara pas geilerek, olay yerinden baka vastalarla uzaklalacakt. - Arkadalarmdan, anlattmz eylem biimine harfiyen uymalarn istedim. Bir taraftan da endie tayordum. Aklma, ka 141 yapalm derken gz karmak! gibi bir hataya dme ihtimali de gelmiyor deildi. Srekli tetikte olan, yabanc istihbarat birimleriyle iliki iinde bulunan hederdeki adam ve yannda bulunabilecek kiiler, bir takipten huylanrlarsa nasl bir yol izlerlerdi. ocuklarn pusuda beklerken, pusuya dmeleri ihtimali de vard ve byle bir durum bizim amzdan ok kt olurdu. Elimden geldiince dikkatli olmalarn, gzetleme yaparlarken dikkat ekmemelerini, hatta Ertan Hoca'nn takip konusundaki anlattklarn iyice hatrlamalarn syledim. Ayn gnn akam yaptklarmz, hangi kararlara vardmz, nasl pusu kurup, nasl hareket edeceimizi Hzr Abi'ye, ocuklarnda bulunduu ortamda anlattm. Fazla ilgili grnmeyen Hzr Abi, anlattklarm dinledikten sonra "Olabilir, elinizden geldiince dikkatli olun. naallah dndmz gibi olur." dedi. kimizde rolmz gerektii gibi oynuyorduk. Sabah operasyon blgesine gitmek iin aramzda anlaarak, Selim ile Yusuf zerinde karar kldk. Zaten evin bulunduu adrese gitmek iin yol-iz bilmeye gerek yoktu. Kaptan'm evinden evre yoluna giriyor, ayn yolu takip ederek, adrese ulaabiliyorduk. Sabah kahvaltmzda Yusuf ile Selim'in gitmek iin hazrlk yaptklarn grdm. Yusuf silahn kendisinde bulunmas iin srar ediyordu. Selim onun isteine itiraz ederken, beni grd ve mdahale etmemi, silahn kendisinde durmasn, onun arac kullanmasn temin etmemi istedi. O srada st kattan inen H-zr Abi, araya girerek, "Bir yere gitmiyorsunuz, Ankara ile greceim, ondan sonra hareket edersiniz, brakn ekimeyi." dedi. Hzr Abi'nin son szlerinden, operasyona son verdiini, iin gelebilecei en son noktaya kadar ulatmz anladm. Yusuf'un elinde duran silah alp antaya koyarken, kahvalt iin sofray hazrlamalarn istedim. Onlar kahvalty hazrlamak 142 iin mutfaa gittiklerinden, salondaki kanepeye uykulu gzlerle uzanan Hzr Abi'ye ne yapmay dndn sordum. yle ya, operasyon fiyaskoyla! sonulanm, bize grev verenler verdikleri hedef noktasnda uvallamlard! Elleriyle gzlerini outuran Hzr Abi, "Dn Amca ile konutum ve durumu deerlendirdik. Anlattklarm dinledikten sonra, hareketsiz kalmamz,

kendisine iki gn vermemizi istedi. ki gn iinde gerekli bilgiye ulamazsa operasyona son verip dneceiz. ocuklar yeteri kadar denedik, bundan sonras risk olur, bouna oralarda bekletmeyelim." dedi. Hzr Abi'nin kararna sevinmitim. Ayrca, Paris'te gezmek, istediim yerleri grmek asndan iki gn iyi bir zamand. Kap-tan'n mihmandarlnda zaman deerlendirmeye alacaktm. Dncemi Hzr Abi'ye aarak, gezmek istediimi syledim, "Yapacak iimiz yok, beraber gezeriz." dedi. Gerekten de iki gn iyi deerlendirdik. Yarm gne de s-drsak Luvr Mzesi'ni gezdik, Eyfel Kulesi'ne ktk, metro ile ehri batanbaa getik, tarihi baz binalar dardan inceleme frsat bulduk. ki gn getikten sonra, beklediimiz haber geldi, operasyon iptal edilmiti! Hzr Abi dnmemiz gerektiini syledi. Haberin geldii akam, Yusuf ile Selim'i araba ile Almanya'ya yolcu ettik. Yine, malzemeleri teslim ettiimiz Metin, trenle yola kt. Birgn sonra ise Hzr Abi ile ben, Orly Havaala-n'ndan bindiimiz uakla Trkiye'ye dndk. Bizi yolcu etmeye gelen Kaptan'la duygusal anlar yaadk. Bilet kontrolne girmeden nce sk sk sarlan Kaptan, herkese selam sylememi, en ksa zamanda tekrar gelmemi istedi. Vatan hasretiyle yanp tutuan arkadamz arkamzda brakp yrrken iim burkuldu, kaderimizin srkledii amazlara isyan ettim. Vatan satanlar, uak ruhlu alaklar lkemizde cirit atarken, bir devrin getirdii olumsuzluklardan fazlasyla, hak etmedikleri ekilde nasip alan vatan evlatlar, hala ile ekiyorlard. 143 Uakta durum deerlendirmesi yaptmzda, Hzr Abi'nin geldiimiz noktadan rahatsz olduunu grdm. "Biz bu kadar riske giriyoruz, iimizi gcmz brakp buralara kouyoruz, adamlar dalga geer gibi, lzumsuz bilgilerle bizi oyalayp duruyorlar, diye Ankara'dakilere sitem ediyordu. Bira:-: da laf olsun kabilinden, "Acaba bizi deniyorlar m?" dediimde, tuhaf bir yz ifadesiyle, "Bu saatten sonra neyimizi deneyecekler." diye cevap verdi. Peinden kotuumuz o ahs iin verilen istihbarat bilgileri yetersiz kalm, Paris Operasyonumuz bylece boa gitmiti ama adamn peinden koturmamz Paris'le snrl kalmamt. Trkiye'ye dndkten bir mddet sonra, yeni bir istihbarat zerine Hzr Abi yine yurtdna kt. Geri dndnde anlattna gre, adamn peinden spanya'ya, Barselona ehrine kadar gitmiti. gn bir otelde kalarak verilen istihbaratn doruluunu teyit etmeye uram, fakat yine bo olarak geri gelmiti. Yaadklarn anlatrken, "Ya adamlarn iinden yeterli bilgi alnamyor, ya da bizimkilere bilgi aktaranlar bilerek yanltma! yapyorlar. Senin anlayacan iin ucu pis kokuyor, netlemesi zor olduu gibi son darbeyi vurabilecek ortamn hazrlanacana artk inanmyorum." demiti. 144 -VIIHayat devam ediyordu. Zaman zaman iimden kopmak mecburiyetinde kalsamda, geri dndmde yeniden adapte olup, iimin bana geiyordum. Geen zaman iinde aldmz grevlerde ciddi bir mesele yaamamtk. alma alanmz yurtd olduundan, ierde rahattk. Artk geldiimiz noktada, bata duyduum kayglardan uzaklamtm. Hele yeni lkeler grmek, yeni yerler gezmek bana "ayr bir zevk veriyor, bazen kendi kendime, "yi oldu!" diyordum. Eim allmadk bireyler yaandnn farkndayd. Arasra sorular soruyor, kinayeli cmleleriyle beni tahrik edip ne yaptm, nerelere gittiimi renmeye alyordu. Her defasnda srarla srad birey yapmadmz, ilerimizi geniletmekte, daha iyi kazanmak iin abaladmiz sylyordum. Olup biteni ondan saklamaya alrken, stlendiimiz grevlerle ilgili olarak eve dokman veya belge getirmemeye zen gsteriyor-dum. Bu konularda titiz davranmama ramen ak verdiim de oldu! Paris dnnden bir mddet sonra, cebimde unuttuum uak biletimi bulan eimin sk sorgusundan getim. Biletteki isim bana ait olmadndan, havaalannda karlatm eski bir dostumla kahve ierken yanllkla biletini cebime koymu olabileceimi syleyerek, sorgudan syrldm. Hzr Abi'nin tantrd, yurtiindeki grevli arkadalarla samimiyetimiz gittike artyordu. Gruplarndaki dier arkada145

laryla da tanmtm. Msait olduum zamanlar, onlarla geziyor, yemee falan gidiyordum. Aramzda iyi bir gven ba da olumutu.Bize duyduklar gvene binaen, srlarn bile amaktan imtina etmiyorlard. Anlattklarna gre zel grev alanlar vard ve bu grevi onlara devletin en st dzeyindeki yetkililer vermilerdi. Bazen grevleriyle ilgili konutuklarnda, anlattklarn dinlemek istemiyor, anlatmamalar iin kendilerini uyar-yordum. Byle konular anlatmalarnn sakncalarn vurguluyor, yaptklarnn, yaadklarnn kendilerine kalmas gerektiini sylyordum. Gemite bizim yaadmz baz olaylardan rnekler veriyor, uzun vadede ok ey bilmenin insan zorlayacan anlatyordum. Geri bu arkadalar, yaptklar iler sonras genel kurallara uyuyorlard ama, bizimle aralarnda doan gl ilikiler onlarn zaman zaman kurallar ihlaline neden oluyordu. Yine de hata yaptklarn, dikkatli olmalar gerektiini syleyerek unlar aktaryordum: "Bu tr ilerde asl olan, olmas gereken, iyi tetik drmek, cesur ve atak olmak deildir. En nemlisi ve birinci prensip bildiklerini, grdklerini, yaadklarn saklamaktr. lla da birey anlatmak istiyorsanz, srlarnz aa vurmak istiyorsanz, yani byle bireye ihtiyacnz varsa, kn dalara, bara ara dalara talara anlatn, iinizi dkn!.." Bir haftasonu irkette oturuyorken, zel Ekip'ten Osman ve Celil geldiler. Celil'in her zamanki gibi muziplii zerindeydi. Osman'a akalar yapyor, onu kzdrmaya alyor, bandan geen baz komik hadiseleri anlatarak bizi gldryordu. Akama doru, Osman, "Abi, biz bu gece rak imeye niyetlendik. Bir haftadr Ankara'daydk ve bunaldk. yle kafalar ekip, rahatlamak istiyoruz. Bize katlrsan memnun oluruz." dedi. Hzr Abi ile mesafeli olan arkadalar, benim yanmda daha rahat ve resmiyetten uzak olabiliyorlard. Yapm itibaryla, benimle a146 buk kaynamlar, samimiyetimiz bu sayede ilerlemiti. Yemek davetlerini kabul ettim. Akamn ilk saatlerinde irketten ayrlarak, sakin bir balk lokantasna gittik. Gzel bir yemek ve birka kadeh ikiden sonra, sohbetin koyulat bir anda, karmda oturan Celil, birden ciddileerek ve yznde beliren hznl ifadeyle, "Yavuz Abi, belki bir daha gremeyiz." dedi. Mahsunlamt, lafn bitirir bitirmez, gzlerini benden karm, nndeki rak bardana dikmiti. Ne sylemek istediini, yzndeki ifadeyi zememitim. Bir yardm dokunur mu diye, yan gzle Osman'a baktm, Celil'in sylediklerini duymu, benim tepkimin ne olacan anlamaya alyormu gibi, o da bana bakyordu. "Niye, ne oldu?" diye sordum. Sorumun karsnda, bir sre hareketsiz kalan Celil, oturduu sandalyede geriye doru yaslandktan sora, hafife kzarm gzleriyle bo bo bakmarak. "Bover, uzun hikaye, imdi neemizi bozmayaym, daha sonra anlatrm." diyerek konuyu kapatmak istedi ama, ben olduka meraklanm-tm. Osman'a dnerek, ne sylemek istediini sordum. Yanmzda, yremizde kimse bulunmamasna ramen, sanki masada birbakas varmta, anlatacaklarn ona duyurmak istemiyormu gibi, iyice bana sokulan Osman, "Yaknda gidiyoruz, nemli bir iimiz var. Gidipte gelmemek szkonusu, onu anlatmaya alyor." dedi. Konuyu tam olarak amasalarda, nemli bir grev stlendiklerini anlamtm. Konunun zerine giderek, detaylarn renmek istemedim. "Hayrls olur, naallah." diyerek mevzuyu geitirmeye altm. Fakat, arkadalarm ucundan kesinden atklar konuyu kapatmak istemiyorlard. Rak bardanda kalan ikisini bir dikite bitiren Celil, glmsemeye alarak, "Yaknda am'a gidiyoruz." dedi. Laf Celil'in azndan kapan Osman'da, "am'a gidiyoruz. am'a.." diyerek onu tekrar etti. Azlarnda geveleyip durduklar grevin ne olduunu anla147 mtm. Byk ihtimalle Blcba'm imha operasyonuna katlacaklard. Heyecanlanmtm, merakm artmt. Onlara retmeye altm prensipleri, uyarlarm hie sayarak, sorduum sorularla, baz bilgilere ulamaya altm. Bal bulunduklar birim, ok zel bir grev iin, gnll be kiiyi semiti. Osman ve Celil'de stlerinin verdii onayla, gnlller grubuna dahil olmulard. Kat zerindeki plana gre, hedefteki adam, zaman zaman am'da bir villada kalyordu ve gnlller grubu onu o villada imha edeceklerdi. Bunun tam

bir intihar saldrs olacan, Suriye gizli servisinin yakn korumasnda olan katil bann anlattklar biimde imhasnn, imkansz olacan syledim. Benim kayglarm anlayan Osman, "Abi yle deil, ii bomba ile bitireceiz ve bombay herifin tam knn altna koyacaz!" dedi. Yapacaklar ie ait baz detaylar rendiimde, zorluklarna ramen, baar ile neticeleneceine dair inancm artt. Plan olduka basitti: Ekyann ba kulland villaya arasra geliyordu ve villann karsnda blok apartmanlar vard. Bu blok apartmanlarn zemin katlarndan biri Trkmen kkenli, Suriye uyruklu bir aile tarafndan kiralanacak, gnlller, deiik yollardan bu eve giderek, villann altna doru tnel kazp, ykl miktarda patlayc yerletireceklerdi. Yine arkadalarmn anlattklarna gre, gnll olarak grevi kabul etmelerinin akabinde, Ankara'da bir toplant yaplm, toplantda kendilerine grevle ilgili baz fotoraflar gsterilmiti. Villa ile apartman arasndaki mesafe ve grev sreleri hakknda baz aklamalar yaplmt. Ayrca, tnel kazma ve patlayclar yerletirme konusunda ksa bir kurs alacaklarn da sylyorlard. Meselenin hangi boyutta olduunu iyice anladktan sonra, kendimi tutamayarak espri yaptm, "Desenize lamc olacaksnz!" Osman "Lamc"dan ne kastetiimi anlamamt, hemen 148 P itiraz etti: "Ne alakas var, lamm kazacaz yani." Esprimi anlamalar iin lamcln ne olduunu anlattm. "Olum! lamclk Osmanl Ordusu'nda nemli bir birimdi. Ordu bir kaleyi bir hisar kuatt zaman, lamc birlikleri hemen devreye girerler, kazdklar tneller vastasyla, surlarn dibine ularlar, buraya flarla barut yerletirerek patlatrlar ve surlarda gedik aarlard. Benim sylediim lamclk bu manay tayordu, yoksa imdi kullandmz, manada lamcsnz . demedim." Celil'in neesi, lamclk muhabbetinden sonra yerine gelmiti. Osman'a taklyor, "Olum, seni Arap boklar iinde dndke haline acyorum." diyor, Osman'da, "Ben her bokun iinde yzmeye alknm, sen kendine bak." Diye cevap veriyordu. Yemein sonlarna doru, bana gvenip konuyu atklar iin teekkr ettim ve hayati nemi olan grevlerinden baka kimseye bahsetmemeleri iin kendilerini uyardm. Ertesi gn, konuyu kafamn iinde iyice ve dafalarca mtaala ettim. Bylesine nemli, gizli kalmas gereken, olduka hassas operasyon konusu niin bana anlatlmt! Acaba, gven duyulmamn haricinde baka bir ama var myd? Bana almalarna iki mi neden olmutu?.. Kafamn iinde oluan bu istifhamlar gidermek iin Hzr Abi'ye konuyu aktarmaya karar verdim. O gnlerde yeni yeni servis vermeye balayan cep telefonundan Hzr Abi'yi aradm. Ankara'dayd ve akam stanbul'a dnecekti. "Akam grelim." dedi ve bulutuk. Arkadalarn bir gn evvel bana anlattklarn ve kafamda oluan sorulan kendisine aktardm. Dikkatle beni dinleyen Hzr Abi, "ocuklar bizi seviyorlar, senin dediin gibi de ar derecede gveniyorlar. Galiba, Ankara'dan bizim almalarmzla ilgili gzel eyler de duymular. Bizi kendilerinden sayyorlar, bunun altnda bir art niyet olacan sanmyorum. Olaya pheyle bakmana gerek 149 1 yok. Yine de bir mddet bekleyelim, konuyu hi amayalm, bakalm ne olacak." dedi. ok gemeden meydana gelen bir gelime neticesinde, bahse konu olan olay yeniden gndemimize girerek, gnll arkadalarla daha da yaknlamamza sebep oldu. Evde misafirlerim vard, irkete telefon aan eim, akam yemee kalacak olan misafirler iin baz sipariler vermiti. Akam zeri irketten kp, eimin verdii siparileri almaya gidiyordum ki, yolda Hzr Abi'ye rastladm. Aracn ofr kulla-. nyordu. Yanlarndan geerken, nde oturan Hzr Abi beni fark etti ve eliyle durmam iaret etti. nlerine geerek durdum, yanlarna gittim. Arabann penceresini aan Hzr Abi, Ankara'dan misafirleri olduunu, hep birlikte yemee gideceklerini, benim de onlara katlmam istedi. Evde

misafirlerim olduundan, kimlerle yemee gittiini bile sormadan, mazaretimi syledim ve iznini istiyerek ayrldm. Ertesi gn irkete gelen Hzr Abi'ye akam kimlerle yemee gittiini sordum. zel ekipte alan arkadalarn efleriyle beraber olduklarn, Ankara'da bir dostunun tantrd Davut Bey ile yemek yiyip, uzun uzun konutuklarn anlatt. Nasl bir adam olduunu, neler konutuklarn sorduumda ise, unlar syledi. "yi bir insana .benziyor, ok yaknlk gsteriyor. Anlattna gre ileli bir hayat yaam. Uzun yllar terre kar mcadeleler vermi. imdi bizim ocuklarn banda ve onlar idare ediyor. Dn beni arad ve stanbul'da olduunu syleyerek, grmek istediini belirtti. Taksim'de bir arkadann brosunda bulutuk, ortam kalabalk olduu iin pek konuma frsatmz olmad. Ben de, akam iin yemee davet ettim. Yemekte bana alarak, baz ricalar olduunu syledi." 150 zel Ekip'teki arkadalarmzn banda bulunan Davut Bey, arkadalarn bana anlattklar operasyonu dorulam ve bizden gnll olarak, belkide lme gidecek olan bu arkadalara destek olmamz istemiti. Hzr Abi'nin anlattna gre, laf gevelemeden ak ak unlar sylemi: "Bu ocuklar sizlere meftunlar, gemiinizi biliyorlar ve byk sayg besliyorlar; zellikle sana aklar! Ankara'dan kap kap yannza geldiklerini biliyorum. imdi, bunlar sonu belli olmayan bir greve gndereceiz, sizden ricam, bu yiitlere moral destei vermenizdir." Hzr Abi, konudan haberdar olduumuzu, ocuklarn konuyu bize atklarn sylemeden, elimizden geleni fazlasyla yapacamza sz vermi. Bundan byle onlarla daha sk biraraya gelmek iin frsatlar deerlendireceimizi sylemi. Yemekten memnun ayrlan Davut Bey, daha sk biraraya gelip sohbet etmek iin temennide bulunmu. Hzr Abi, kolay kolay insanlar hakknda kesin yarglara-var-maz, kimseyi durduk yere vmez veya yermezdi. Ama dikkat ettim Davut Bey'den sitayile bahsediyordu. Davut Bey, Hzr Abi'yi etkilemi, deyim yerindeyse geer not almt! Bu gelime zerine, gnll olarak lmcl operasyona katlacak arkadalara, daha da yaknlatk; onlarla ilgilenmeye, morallerini ykseltmeye abaladk. Hzr Abi baz akamlar, hepsini toplayarak yemee gtryor, yemek boyunca onlarla konuuyor, bir nevi beyinlerini ykyordu. Ben de elimden geldiince, daha dorusu ilerimden vakit bulduka, zamanlarnn ounu stanbul'da geirmeye balayan bu arkadalarla ilgileniyordum. Onlarla geziyor, gnllerini ho tutuyor, fark ettirme-rneye alarak, tarihi bilgim erevesinde, kahramanlk, fede-karlk hikayeleriyle, uur altlarna bireyler yazmaya alyordum. 151 Epey zamandr smail Abi'ye gidemiyordum. Bir gn, Osman' da yanma alarak smail Abi'ye uramaya karar verdim. Yolda Osman'a yanma gideceimiz insann kim olduunu, nasl bir insan olduunu anlattm. "Moralim bozuk olduu zaman, sklp biriyle dertlemek istediim de, smail Abi'ye giderim. O, tatl dili, ses tonundaki ahenk ve engin kltryle beni rahatlatr, kafamdaki dncelerin dalmasna sebep olur, beni bambaka alemlere srkler. smail Abi tam bir insandr! hani u kamil denilen insanlardan... Onun yannda olduum zamanlar huzur duyuyorum. smail Abi yle bir insandr ki, on gn yannda dursan asker emeklisi olduunu anlamazsn; o kadar yl klalarda zor ve stresli grevler ifa etmesine ramen, sinirden, asabilikten, hrnlktan eser gremezsin. Ben ona, Allah'n zel yaratt has kulu gzyle bakyorum. Tandn zaman sen de seveceksin. Vatan sevgisi zerine smail Abi'nin ok gzel bir benzetmesi vardr. smail Abi diyor ki, 'nemli olan bu topraklar, bu topraklar zerinde yaayan insanlar sevmektir. Bana gre vatana hizmetin ls sevmekten geer. nsan sevdikten sonra, sevdiine bir bardak su da tasa, bin canda verse ayndr! Sevginin gstergesi sadakat ve samimiyet olduktan sonra hizmetin fark kalmaz, tabi her sevenin gc orannda!...' Senin kim olduunu, verdiin hizmetleri bilse, inan, gznden saknr.

smail Abi'nin emlak dkkanna girdiimizde, gzlklerini takm bireyler okuyordu. Bizi grnce kalkt ve gler yzle karlayarak pt, oturmamz iin yer gsterdi. Osman' tantrdm, "Abi, Osman yllarca dalarda savam, halende savamaya devam eden arkadalarmzdan. Bugnlerde beraberiz." dedim. Bir tabure ekip yanmza oturan smail Abi, hakknda anlattklarm dinlerken, tatl bir tebessmle Osman'a bakyordu. "Ya yle mi, ne gzel, Allah kazadan beladan korusun." dedikten sonra, biraz bana sitem etti. "Epey zamandr ortalarda 152 grnmyorsun. Baya merak ettim. Geenlerde irketi aradm yoktun, not braktm aramadn. Yengende gelin kzmz aram, dertlemiler, yurtdnda olduunu sylemi, ilerinin younluundan bahsetmi, ben de rahatsz etmeyeyim diyerek bir daha aramadm." dedi. Hatalydm, irkette smail Abi'nin beni arad notu ulatrlmt ama ben unutup aramamtm. Kendimi savunacak durumda deildim, "ler gler..." gibi birka cmle syleyerek, zr diledim. aynn bayat olduunu syleyen smail Abi, yeni ay demlemek iin kalktnda, "Biz ieriz, fark etmez" dediysekte, bizi dinlemeden taze ay demlemeye giriti. Sohbete koyulduumuzda, smail Abi, son grtmzde konusunu yaptmz meseleler hakknda hibir ey sormad. O konular amaynca, ben de birey ^sylemedim ama, son gnlerde gndemimize giren bir mesele hakknda fikrini sormadan da duramadm. Gndemimize giren, zerinde altmz konu uydu: Eski bir dostumuz, eenistan'da resmi grevleri de olan iki een'i yanmza getirerek, tantrmt. eenlerin amaya altklar bir problemleri vard ve o dostumuz onlara yardm etmemizi srarla istemiti. Trke bilmeyen eenler sahte dolar aryorlard! Dostumuzun anlattna gre, kaliteli basks olan sahte dolarlar, Rus askerlerinden silah almnda kullanyorlard. Konuyu Hzr Abi ile deerlendirdiimizde, yardmc olmaya ve eenler iin sahte dolar bulmaya karar verdik. eenlerin Ruslara kar verdikleri savatan ve direnilerinden olduka etkilenmitim. Vakit kaybetmeden, sahte dolar bulabileceim kanallar aratrmaya baladm. in iine girdike, konuya vakf kimi insanlarla konutuka, sahte dolarlar konusunda epey bilgiye ulatm. Kaliteli kada baslm, ilk elde sahte olduu anlalmayan, basks gzel olan sahte dolarlar yzde otuz ila yzde krk fiyatla satlyordu. Yani byle bir yz 153 dolarlk almak iin otuz veya krk dolar kalpazanlara demek gerekiyordu. Baz insanlar araya koyarak grtm kimi kaaklardan numune olarak sahte dolar aldm, ve dostumun vastasyla tantm eenlere gsterdim. Numuneler iinde hi birini beenmediler. Kimi sahte dolarn basksnn, kiminin ise kadnn kt olduunu syleyerek, daha kalitelisine ulamak istediklerini beyan ettiler. Sonra bir gn, rencilik yllarmdan arkadam, imdilerde brokrat olan bir dostumla sohbet ederken, konu kafkaslara, Trkiye'nin Kafkas politikalarna geldi. Bu arada ben de, eenlerin zor durumlarndan skntlarndan dem vururken, sahte dolar meselesine de girdim ve eenlere bunun iin yardmc olduumu syledim. Brokrat arkadam yapmaya altm yardma hemen itiraz etti ve byle bir yardmn ok yanl olduunu syledi. Sebebini sorduumda, unlar anlatt. "Bylesine hassas bir konu zerinde alman hi tavsiye etmem! Sen eenlere yardm ediyorum derken, Trkiye'ye zarar veriyorsun! veya verebilirsin. Bu almann ad stratejik ve ekonomik ykm faaliyetidir. Yarn bu paralarn Trkiye'den geldii tespit edilirse, Trk Devleti skntya der. Ruslar bu faaliyeti belgelerlerse Dnyann her tarafnda aleyhimize kullanmaktan kanmazlar. Bu iten vazgemeni tavsiye ederim." Arkadamn itirazlarna, uyarlarna kar ktm. Kendi silahlarn satacak kadar alalanlarn syleyecek eyleri olamayacan iddia ettim. Ayrca, yllardan beri bar politikalar izleyen Trk Devleti'nin bilinli bir ekilde bylesine bir eylemin iinde olmayacan iyi bildiklerini, onun iinde tespit etseler bile, bu iin Devlet eksenli olmadn anlayacaklarn syledim. O arkadam, her ne kadar sylediklerime, iddialarma katlmasa da, beni ikna etmek iin urasa da, ben eenler iin sahte dolar aramaya, en iyisini bulup onlara ulatrmaya devam ediyordum.

154 lk genlik yllarmdan beri Kafkasya'ya, Kafkasya'da yaayan insanlara kar sevgi besliyordum. ocuk kitaplarndan uzaklap, daha ciddi kitaplar okumaya baladmda, elime geen eyh amil isimi kitapla balayan Kafkasya sevgisi, sonraki yllarda ideolojik kabullerimle zirveye kmt. Hele, Kzl Ordu'nun byk zulmler ve kymlarla girdii Kafkasya'nn istilasn rendiimde, derinden etkilenmi ve zlmtm. Ben Kafkasya'y hep Trk topra olarak kabul ediyor, topraklarmn igal altnd olduuna inanyordum. Bu duygumu hi kaybetmediimden, Sovyetler Birlii daldktan sonra blgede meydana gelen gelimeleri, elimden geldiince takip ediyordum. smail Abi ile biraraya gelmiken, Kafkasya'y, Kafkasya'da meydana gelen son olaylar ve .eenlerin bizden istediklerini sorarak, fikirlerini almak istedim. Sohbetin bir yerinde, sahte dolar meselesini anlatarak, byle bir almann uzun vadede Trkiye'ye sknt olup olmayacan sordum. Bir sre dnen smail Abi: Yavuzcuum, eenlere ilgi duymak, onlara en azndan insani duygularla yardmc olmaya almak gzel bir eydir ama, devlet olmak devlet olmann getirdii sorumluluklarla hareket etmek daha bakadr; bunlar birbirinden ayrmak lazm. Zaten resmi kanallardan, bu tr bir yardmda bulunmak Trk Devlet geleneinde yoktur. Trkler tarihleri boyunca, dmanlarna kallelik ve kahpelik yapmamlardr. Bunu yllarca savatmz dmanlarmz bile kabul etmi, birok azdan itiraf etmilerdir. Meseleyi yerli yerine koymak, hatta iyi anlamak iin tarihe bakmak lazm. Ruslarla yllarca sren byk savalar yaptk. Avrupa topraklarnda, Krm'da, Kafkaslar'da, Anadolu'da iki-yz yl gibi bir zaman aralnda vuruup durduk. Yzbinlerce ehit verdik. Hayallerini gerekletirmelerine hep engelleyici unsur olarak karlarnda durduk. Belki yenildiimiz savalar 155 oldu ama hibir zaman bizi ezip gemelerine izin vermedik. Onun iindir ki, bizi asla sevmezler ve asla bize iyi niyetle yak-laamazlar. Bu durum tarihi ilikilerimizin balad ilk yllardan beri byledir. Cumhuriyetimizin ilk yllarnda bize yardm etmilerdir ama bunu bizi sevdiklerinden deil, stratejik ve politik karlarna uygun olduu iin yapmlardr. O yardmlar ayr bir konudur ve uzun bir hikayedir. Ruslar, milli politika olarak scak denizlere inmeyi hedeflediklerinden, bu yolun boazlardan ve Kafkasya'dan getiini biliyorlard. Bunun iin Kafkaslara saldrmakta gecikmediler. Blgede uzun yllar sren, kanl savalar oldu. 'Dal' diye k-msedikleri Kafkas halklar, hrriyetlerine ok dkn olduklarndan mthi mcadeleler verdiler, esir olmamak iin savatlar. Babadan oula geen cihat ruhu ile savaan Kafkasya'nn zellikle mslman halklar, nihayetinde stn Rus gleri karsnda yenildiler. 1800'lerin ortalarna gelindiinde Ruslar blgede tam hakimiyet kurmulard. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra blgeden ekilen Rus birlikleri, ok gemeden geri geldiler! Yaylmac Sovyet Politikalar uygulanmaya konulduunda, daha devrimin zerinden yl bile gememiti. Halklar kendi kaderlerini kendileri tayin edecek diye konferans dzenleyen Sovyet ideologlar, abuk fikir deitirmi, Byk Rusya idealine dnk politikalar uygulamakta ge kalmamlard. Dzmece senaryolar yalanlar ve hilelerle harekete geen Kzl Ordu, Kafkasya'ya girdi ve btn blgeyi kanl bir ekilde ele geirip Moskova'ya balad. Blgenin istila tarihesi, ok ksa olarak byledir. Sovyetler Birlii tarihin plne gittikten sonra, blgeye ait btn hesaplar deimitir. Souk Sava yllarna dayal dengelerin hepsi rafa kalkmtr. Ortaya kan yeni askeri, stratejik ve politik dengeler iin iine farkl hesaplar da beraberinde sokmutur Artk byk devletler g merkezleri oluturmak ve enerji ak156 kontrol etmek istemektedirler ve Kafkaslar'da sre gelen karkln ve lokal savalarn altnda bu istekler yatmaktadr. Fakat gelimelerin bu noktalara kaymas, bata eenler olmak zere, blgede yaayan halklarn hrriyet ateini drmemekte, genlerine, ruhlarnn derinliklerine sirayet eden hrriyet akna engel olamamaktadr.

Elbette, millet olarak, devlet olarak blge ile yakndan ilgiliyiz. Yaadmz zor corafyada ayakta kalmamz iin hassas dengeler zerine dayal politikalar gelitirmemiz gayet normaldir. Dier normal olan ey ise, milletimizin fertlerinin blge insanlarna duyduklar yaknlktr. Hereyden nce Kafkas halklar mazlumdurlar ve biz millet olarak mazlumlara hep ilgi duymu, onlarn yannda yer almzdr. kincisi, blge insanlaryla yzyllara dayanan akrabalklarmz mevcuttur. Anadolu'da yaayan Kafkas milletlerine mensup yzbinlerce insanmz vardr. Biz insan olarak elbette onlarla ilgilenecek, onlarn zor zamanlarnda yanlarnda yer alacaz. Bence fert baznda blge insanna yardma koan insanlarmz devlet politikalar erevesinde deerlendirmek yanltr, hatal bir tutumdur..." smail Abi, Kafkasya hakknda ve Kafkasya insan zerine ok gzel eyler anlatt, uzun yllar aklmdan kmayacak bilgiler verdi. Blgenin mslmanlamas, slam Dini'ne geileri hakknda aklamalarda bulundu ve Nakibendi Tarikatnn blgedeki mslmanlar zerindeki etkilerine deindi. "... Kafkaslarda Pagan kltr ve inan biimleri hakimken, birok hristiyan misyoneri blgeye gitmi ve orada yaayan insanlar hristiyanlatrmak iin almlardr. Emir ve yasaklama vaazlarna itibar etmeyen, hrriyetlerine ar dkn Kafkas halklar, misyonerleri blgelerinde barndrmamlardr. Fakat, blge insannn bu hassasiyetini iyi tahlil eden Naki dervileri, mslmanl yaymak iin blgeye gittiklerinde, bu insanlara ar hogr gstermiler, tedrici tebli metodunu uy157 gulayarak, sabrla mslmanla, slam'n tek Tanr inancna gemelerini salamlardr. Bu sert, sava, o kadar da temiz kalpli insanlarn slam dinine getikleri ilk yllar iin yle bir hikaye anlatlr ki bu hikaye ayn zamanda, oralarda slam' yaymaya alan dervilerinde nasl bir anlay ve yobazlktan uzak durduklarna, slam'n yce alemmul prensiplerini nasl gzel yorumladklarna, iyi bir delildir. Kuzey Kafkasya'nn da kylerine giden naki dervileri o yllarda blgede yaayan insanlarn inan biimlerini grdklerinde, din'in emirleri iinde yer alan yasaklan anlatmak yerine, nce Allah'n birliini anlatmlardr. Tek Tanr inancn yerletirmeden, insanlara kesin izgiler iinde, dini sunmamlardr. Hatta domuz yiyen kyllere nceleri yasak getirmemi, onlar dinden soutmamak iin hogrl davranmlardr. Hristiyan misyonerleri ise, kesin izgilerle dinlerini yaymaya altklarndan, blge insan tarafndan benimsememiler, bazlar ise ldrlmtr!" smail Abi, Kafkaslar, zellikle Kuzey Kafkaslar anlatrken, birara Osman'a baktm, mest olmu anlatlanlar dinliyordu. smail Abi'nin anlatmdaki akclk, ses tonundaki ahenk, konulara olan hakimiyeti, edebli hali Osman' etkilemie benziyordu. ou zaman yaptm gibi, smail Abi'nin konumasn kesmemeye zen gsteriyor, sadece kk sorularmla, konu hakknda daarcndan olabildiince faydalanmaya alyordum. "... Bakn, bizim devlet olarak d politikamzda nemli hassasiyetler vardr. Bak kemie dayanmadka, blgemizde savamaktan, atmakdan veya sava karabilecek politikalardan zenle kanrz. Bunda g dengelerinin rol kadar devlet politikalarmzn maceradan uzak durma iradeside nemli yer tutar. Bunun altnda ise, tarihi, sosyal, psikokoljik nedenlerin yan sra, Birinci Dnya Harbi'ndeki ttihatlarn politikalarnn bizi nerelere srkledii gerei yatar. Onun iindir ki, Cumhu158 riyet Devleti komularyla ilikilerinde hep dengelen ve bar n planda tutmasn bilmitir. Bu yapmz evremizde bulunan btn devletler ok iyi bilirler ve deerlendirirler. O brokrat arkadan iddia ettii gibi, sahte paradan vazife karmazlar! karmaya yeltenseler bile, buna kendileri dahil kimse inanmaz. Dier taraftan, Trkiye, kkl d politikasndaki eksikliklere ramen, hep tutarl olmutur ve ciddi bir devlettir. Siz atlp tutulanlara bakmayn, blgemizde bulunan hi bir devlet bizi muz cumhuriyeti gibi grmez ve deerlendirmez.

Devlet ve Devlet'in politikalar bir tarafa, bizim milletimizin iinde her zaman Debreli Hseyin Efendiler, orumlu Ali Rza Efendiler bulunur, bulunmalar da iyidir!.." Konumasna ara veren smail Abi, yeni doldurduum ayndan bir yudum alp, ismini zikrettii ahslarn kimler olduunu sormama frsat vermeden,"sohbete devam etti. "Debreli Hseyin Efendi bir gnlldr! Cihan Harbi'nde ayaklanp bizi arkadan vurmak isteyen Ermeni etelerine kar savam, sava sonrasnda Kafkaslara geerek, Dastan'n, e-enistan'n bamszl iin vurumutur. Kzl Ordu'ya kar bamszlk mcadalesi veren Uzun Hac'nn komutasna girmi, svari komutan olmu ve bir savata vurularak ehit dmtr. orumlu Ali Rza Efendi de Osmanl Ordusu'nda topu a-vudur. Birinci Dnya Sava'nda Kafkas Cephesi'nde savam, atekesten sonra Kafkasya'da kalarak yerli direni birliklerine komuta etmitir. Kaynaklardan rendiimize gre, Kzl Ordu Kafkasya'y istilaya giritiinde, Rus Kazak Birlikleri'ne kar tam oniki muharebe kazanmtr. Her iki yiit insan, ayn zamanda, trl imkanszlklara aldrmadan Kafkasya'ya giden, yerli halk Kzl Ordu igaline kar rgtlemeye alan, bir avu Osmanl aydnna byk yardmlarda bulunmulardr. Ali 159 Rza Efendi de, Debreli Hseyin Efendi gibi sava esnasnda ehit dmtr. Anadolu topraklar bereketlidir! Ad san bilinmeyen, bir da banda, yalnzlk iinde inanlar uruna savaarak can veren nice evlatlarn kaybetmitir. Bu evlatlar ki, kimseden bir paye beklememilerdir. Hatt zatnda, rnekte olduu gibi, kimse bunlara 'Git unu yap, bunu yap' dememitir. Anadolu'nun has evlatlar nerede bir zulm, hakszlk veya adaletsizlik varsa oraya komular, zulme kar durmulardr. imdilere bakacak olursak, Devletimiz kendi politikas istikametinde baz eyler yapyor, blgede ona gre almalar gerekletiriyor. Yaptklarn veriz veya yereriz, o baka ey, elbette Devlet olmann sorumluluuyla hareket edeceklerdir. Fakat bu, Kafkaslar'da devam eden zulme kar vatandalarnn abalarn engelleyemeyecektir! Kafkas halklaryla tarihi ve kltrel balan olan milletimizin evlatlar, srmekte olan katle kar ellerinden gelen yardm ora insanlarndan esirgemeyeceklerdir; olaya bu adan bakp, deerlendirmek lazmdr. Sana getirilen teklife ve araya fert olarak inanyor ve elinden birey yapmak geliyorsa, altnda olumsuzluklar aramaya gerek yoktur diye bakyorum. Ayrca bu, zulmn durmasna bir vasta olacaksa, yaplmas gereken bir itir!.." smail Abi ile bir mddet daha sohbet ettik. Gnlk meselelerden, Trkiye'nin iinde bulunduu zor artlardan konutuk. zin isteyip ayrlrken smail Abi, kendisini merakta brakmamam, hi olmazsa arada bir telefonla aramam istedi. Dkkandan dar ktmzda ise, Osman, "nan, methettiin kadar varm, ok bilgili ve gzel bir insan, kendisini ok sevdim, ara-sra ziyaret edelim." dedi. Maalesef, eenlere arzu ettikleri kalitede sahte dolar bulamadm. Hele smail Abi'nin olaya msbet bakmas beni daha da kamlamt! Sahte dolar bulabilmek iin baya mesai harca160 balamtm. Aratrmalarm derinletirdiimde bir arkadam, bana bu iin uzmanlarndan birinin ismini verdi. Arkadamn verdii ismi tanyan bir bakasn buldum ve o vastayla adamdan randevu alarak, Badat Caddesi'ndeki lks brosuna gittim. Adam beni iyi karlad, sahte dolar iinden yakalanm ve yakn zamanda cezaevinden tahliye olmutu. Oturup konutuk. O zamana kadar Trkiye'de grlen en kaliteli sahte dolarn kendi kaynaklarndan ktn bildiimi syledim. Adam sylediklerimi dorulad, hatta glerek, sahte dolarla Ro-menlerden gemi bile satn aldn anlatt. mitlenmitim, parann kaynana indiim iin seviniyordum. Fakat, adam yakalandktan sonra elinde hi sahte para kalmadn, kalanlarn bir ksmn yakalandnda kendisinin imha ettirdiini syledi. Ayn kaynaklardan, ayn kalitede para bulup bulamayacamz sorduumda, parann kaynann Lbnan olduunu fakat bu kaynakla ilikisinin

kalmadn belirterek, "Onlara ben de yardmc olmak isterim ama imdi bu mmkn deil, eer bir gelime olursa sana haber veririm." dedi. En iyi kalpazandan da elim bo dndkten bir sre sonra, mitlerini yitiren een dostlarmz lkelerine dndler. Hayat kendi srlar iinde hkmn icra etmeye devam ediyordu... 161 - VIII Byk bir "balk!"n alarmza takldn fark etmemiz moralimizin ykselmesine neden oldu. Operasyon iin dmeye baslmadan birka gn nce irketteki odamda oturuyordum. Muhasebe'de alan bir eleman odama girerek masann zerine bir faks brakt. Faks Ali'den geliyordu ve Hzr Abi'ye gnderilmiti. Ali, Hzr Abi ile telefonla grmek istediini belirtmiti. Daha sonra irkete gelen Hzr Abi'ye, Ali'den gelen faks verdim. Kendi bildii numaradan Ali ile uzun bir telefon grmesi yapan Hzr Abi, grmeden sonra, "Ali'nin anlattklar doru ise, byk bir 'balk' yakaladk saylr." dedi. Hzr Abi'nin "Byk Balk!" dedii ve Ali'nin anlatt kii, blc rgtn Almanya'da eyalet sorumluluu yapm, daha sonra Hollanda'nn Roterdam ehrinde faaliyetlerini srdrmeye devam eden elemanyd. Almanya'da iledii bir su neticesinde, rgt onu Hollanda'ya kaydrm ve Ali tesadfler neticesinde bu adam hakknda iyi bir istihbarat almas yapmt. Hzr Abi ile konutuktan sonra, adam hakknda edindii btn bilgileri faksla bize ulatrmt. stihbari bilgileri alan Hzr Abi, Ankara'ya gitti. Ankara'dan dnnde operasyona karar verildiini, vatandan! sa olarak ele geirilmesi ve sorgulanmas iin almaya balanacan anlatt. Operasyona katlp katlmayacan sorduumda, daha karar vermediini, Almanya'ya gideceini, ihtiya.duymas halinde beni de aracan syledi. Almanya'ya gittikten birgn sonra beni arayarak: 162 "Brksel'e git, Metin seni karlar. Biliyorsun Metin'in abisi Cemil iyi dostumdur. Onlarda kal ben seni arayacam." dedi. Hzr Abi'nin ne dndn, operasyonda bana nasl bir rol vereceini bilmiyordum; ama, yeni bir lke, yeni bir ehir greceim iin olduka memnun olmutum. Tek handikapm, ne kadar sre kalacamz bilmediim bu alma iin eve, eime ne diyeceimdi. Yurtdna kacam, bir i var gibi sk sk uydurduum yalanlara yeniden bavurmak istemiyordum. Aklma Bitlis'in Adilcevaz ilesinde yaayan, esiminde tand es* ki bir dostum geldi. Eime Abdlsamet'in beni srek av iin Adilcevaz'a davet ettiini, birka gn srek av yaptktan sonra dneceimi syledim. Arazide olacam iin eimin telefonla bana ulama ans olmad gibi, o yllarda cep telefonlar henz Bitlis'te servis vermedii iin rahat olacaktm. Eime, "ok srar etti, mevsimin son av olacakm, gitmezsem gnl koyacan syledi, ben de gelirim diye sz verdim." dediimde, eim blgenin ekya kaynadn, yollarn kesildiini, da banda can gvenliinin olmad yerlerde nasl av yapacamz, buna raz olmayacan syledi ve beni kararmdan vazgeirmeye alt, buna karlk, "Yahu, bir srek av, bir Sr insan birarada olacaz, blgede grev yapan asker, polis gibi grevlilerde katlacak. Hem sonra Adilcevaz civarnda ekyann ad san yok, sen hi merak etme." diyerek ikna ettim ve izin kopardm. Bindiim Brksel ua, havaalannda aprona yanat srada ilgin bir olay oldu. Uaktan inmek iin hazrlk yaptmz esnada, uan n ve arka kaplarndan ieri giren resmi elbiseli polisler, btn yolcularn yerlerine oturmalarn iaret ettiler, istee uyarak yerime oturdum ama olduka ikillenmitim. Dikkatle polislerin hareketlerini izliyor, neler olduunu anlamaya alyordum. Bir-iki dakika sonra, n kapdaki polisler, yolcularn tek tek uaktan inmelerine izin verdiler. Kapya yak163 laan yolcularn pasaportlarn ellerine alyorlar, inceledikten sonra perona alan kre gemelerine msade ediyorlard Aklma bir sr kt ey taklmaya balamt, polislerin niin byle davrandklarn bilmiyor, srann bana gelmesini sessizce bekliyordum, yaplacak birey yoktu. Sra bana geldiinde elimde tuttuum pasaportumu polise uzattm. Ortayal polis pasaportu kartrp, gzucuyla yzme baktktan sonra iade etti ve hafife yana ekilerek

gememe izin verdi, rahatlamtm. Alann k kapsna geldiimde, Metin'i beni beklerken buldum. Sarlp ptk ve araba ile ehre doru yola ktk. Yolda, uakta yaadm olay Metin'e anlatp, niin byle davrandklarn sordum. Metin Belika polisinin bazen byle uygulamalar yaptn syledi ve unlar anlatt: "Bu tr uygulamay vize zorunluluu getirdikleri lkelerden gelen yolculara yapyorlar. Amalan sahte pasaportlu veya vizesiz yolcular tespit edip, daha uaktan inmeden geri gndermek. nk kaak yollardan Belika'ya gelen biri uaktan indikten sonra, eer iltica talebinde bulunursa yapacaklar birey kalmyor, mecburen bavuruyu deerlendirmeye alyorlar. Oysa her uan ii o lkelerin topra sayldndan, uaktan inmelerine msade etmezlerse geri gndermeleri kolay oluyor. Aslna bakarsan, bu uygulama hite normal deil, belki milletleraras anlamalara da aykr. Ama ne hikmetse, Trkiye'den gelen uaktaki yolculara sk sk bu muameleyi yapyorlar ve kimsenin sesi kmyor! Bizimkiler onlara aynsn yapsalar ne olur acaba?" Metin ne iin Brksel'de olduumu bilmiyordu. Sadece telefon am, geleceimi bildirmitim. Niin geldiimi sorduunda, tam olarak bir bilgimin olmadn, Almanya'da bulunan Hzr Abi'nin istei zerine Brksel'de olduumu anlattm ve "Sanyorum, ksa zamanda onlarla buluacaz." dedim. ' 164 ehre girdiimizde, Metin'den beni gezdirmesini istedim. Brksel'de gneli bir hava vard. Araba ile ehri turladk. Tarihi binalar ilgimi ekti. Sonunda Trklerin youn olarak oturduklar bir semte gittik.Buras ok ilgin bir yerdi. Anadolu'daki sradan bir ehrin mahallesi gibi grnm arz ediyordu. Dkkanlarn ounda Trke tabelalar gze arpyor, sokaklarda gezen insanlarn bizim insanlarmz olduunu bir bakta anlamak mmkn oluyordu. Metin'in aabeyisinin bu semtte kafesi vard. st kat bilardo salonu olan kafeden ieri girdik, st katta bulunan ve bro olarak kullanlan odaya geerek oturduk. Cemil yoktu. Metin'in yakn bir Trk lokantasndan getirdii yemekleri yedik. Cemil geldiinde yemeklerimizi yemi, aymz iiyorduk. Metin, Aabeyisi ile beni tantrd. Ayann biri aksayan, kabaday tavrl Cemil beni olduka iyi karlad, kucaklayarak, "Hogeldin garda." dedi. Birka saat birlikte oturduk, havadan sudan sohbet ettik. Kafede bulunan broya gelip gidenlerin hareketlerinden, konumalarndan Cemil'in evresinde saylan ve sevilen biri olduunu anladm. Akamn ilerleyen saatlerinde Cemil'in daveti zerine, bir Trk gazinosuna gittik. Gazinonun Trkiye'dekilerden hibir fark yoktu. Gurbetilerimiz yalnz yi-yecek-ieceklerini deil, elence biimlerini de gurbet ellere tamlard. Gazinonun elence program, menusu, mzii her-eyi Trkiye'deki gibi olduundan, fazla ilgimi ekmedi. Birara yanmzdan ayrlan Cemil, geri geldiinde kulama eilerek, "Hzr sabahtan burda olacak." dedi. Cemil'i cep telefonundan arayan Hzr Abi, sabah Brksel'de olacan sylemi ve Cemil'in durumu bana bildirmesini istemi. Baka bir talimat verdi mi?" diye sorduumda "Hayr" dedi. Cemil evliydi ve iki katl, mstakil bir evde, btn aile bira-rada oturuyorlard. Eini st kata, babasgile gnderdiinden, Metin ve ben Cemil'in evinde hazrlanan yataklarda yattk. Me165 tin beni uyandrdnda neredeyse len olmutu. "Hzr Abi-lerden bir haber var m?" diye sorduumda, Metin, geldiklerini ve kafede bizi beklediklerini syledi. Kavalt hazr olduu halde, akamdan kalmann i ezikliiyls birey yiyemeden Cemil'in i yerine gittik. Kafeden ieri girip st kata ktmzda, Hzr Abi ile Murat' bilardo oynarken grdm. Cemil'de yanlarnda, onlar seyrediyordu. "Hogeldiniz" dedikten sonra, bizde neeli ekilde sren oyunu seyre daldk. Hzr Abi'nin niin byle bir karara vararak, Brksel'e geldiini merak ediyordum. Etraf kalabalk olduu iin de merakm giderecek sorular kendine yneltemi-yordum. Oyunlar bittiinde, Cemil'e dnen Hzr Abi, "Garda siz ieri gein, biz Yavuz ile biraz sohbet edeceiz." dedi. Cemil'in "Siz yazhaneye gein, ayda gndereyim, biz ocuklarla burda otururuz." teklifi zerine, Hzr Abi ile

birlikte Cemil'in yazhane olarak kulland, olduka iyi denmi odasna getik. Oturur oturmaz da konuyu ben atm: "Hayrdr Abi, Belika'da ne iimiz var, niin buraya toplandk?" Gece boyunca yol gelmesine, belki de uykusuz olmasna ramen, her zamanki kl, bakml hali hi bozulmamt. Salar taral, gnlk tram olmu Hzr Abi, dnceli bir hal almt. "Adamlar! bir trl karar veremiyorlar ki. Ankara'ya gittiimde, verilen karara gre hedefi imha edecektik. Sonra ben Almanya'ya geince tereddte dtler ve karar deitirdiler. O zaman Amca'ya, 'Eer kararszsanz, adam biz alalm sorgulayalm, kasete ekelim ve size verelim.' dedim, bunu kabul ettiler, onun iin de senin gelmeni istedim. Bu sefer yine fikir deitirdiler. imdi bizim hedefi alp kendilerine teslim etmemizi istiyorlar. Bu nedenle de Amca ile tarttk. Dediim gibi, seni buraya seslememin nedeni, planm ilk deiiklii iindi. imdiki duruma gre, ben ocuklarla birlikte-ii 166 yapabilirim. Yani, istersen sen stanbul'a geri dnebilirsin. Buraya Metin'i almaya geldim. Ali Hollanda'da gerekli almay yapyor, ondan gelen habere gre harekete geeceiz." in riskli tarafn bizimkiler stlenmilerdi. Adam' alp Almanya'ya geirecek ve Ankara'dan gelenlere teslim edeceklerdi. Oraya kadar gitmitim ve iin detaylarn biliyordum. Artk geri dnmem olmazd. Geri Hzr Abi ocuklarn balarnda olduu iin, operasyonda bana ihtiya yoktu ama, yine de kalmak istediimi, dnmeyeceimi syledim. Bunun zerine Hzr Abi stelemedi ve konuya ait dier bilgileri anlatt. "Eldeki bilgilere gre, hedefteki adam olduka iyi bir lokma! in garibi kendi aya ile geldi! Bizim Ali'nin Roterdam'da yaayan ve kumarhane ileten iki halaolu varm. Kumarhane dedii yer, Trkiye'de sk sk grlen cinslerden. te, birka uha masa, poker, bezik, okey oynatlp mano toplanlan yerlerden. Grnrde kahvehane imi ama her gece st katnda kumar oynatlyormu. Arl olduklarndan, yllardr blc rgtn Hollanda'daki unsurlarna, aidat! ad altnda her ay bin gulden para dyorlarm. Bir mddet evvel, rgt Roterdam temsilcisini deitirmi. Yeni gelen temsilci, Alman polisiyle ba belada olan ve Roter-dam'a kaydrlan, imdi bizim hedefimize oturan vatandam. Bu Hrt! Roterdam'a gelir gelmez balam para iin saa-sola saldrmaya. Ali'nin halaoullarmn her ay dedii paray da be misline karm. ocuklar, kendilerine biilen bu hara miktarn demeyeceklerini syleyerek, temsilci ile grmek istediklerini beyan etmiler. Sorumlu zat grme isteklerini geri evirmi ve 'Biz dalarda onlar iin lyoruz, putlar bedavadan para kazanyorlar, kuruuna kadar demezlerse gereini yaparm.' diye cevap gndermi. 'Aidat!' deme gn geldiinde, olanlar paray dememiler. Bunun zerine ikisini de faaliyet gsterdikleri dernek bina167 sna gtrerek, eek sudan gelinceye kadar dvmler. Eer biilen miktar demezlerse, kylerindeki davarlarna kadar herkesi ldrecekleri tehditinde bulunmular. Daya yiyen Ali'nin halaoullar, korkularndan polise gidememiler. Fakat dayak hadisesi, Alilerin Avrupa'da yaayan ailesi arasnda duyulmu. Ali'nin babas ve amcas olay duyduktan sonra Hollanda'ya gitmeye karar vermiler. Ali'de onlara katlarak gitmi ve olayn altndaki sebepleri renmi; tabi anlatlanlar dinlerken hibir renk vermemi ve halaoullarndan rgtler hakknda, edinebildii kadaryla bilgi toplam. i anlamtm. Ali ortaya kan bir hadiseden yola karak, hedefteki adammza uzanmt. Bu iyiydi ama kumarhane ileten, kendi aplarnda kanunsuz ilerle uraan, rgtn gcne yllarca ba een Ali'nin halaoullarma nasl gvenecektik, onlarn gelimelerden haberleri var myd? Hzr Abi'ye sordum. "Yok, senin sandn gibi deil. Aile bykleri Roterdam'da toplandklarnda Ali kurnazlk yapm ve i ekimeye, bytmeye gerek yok.' diyerek, arabuluculua soyunmu. Halasnn kocasn da yanma alarak, rgtn faaliyet gsterdii Mezopotamya Kltr Dernei'nin binasna gitmiler. Bizim Hrt! orada yokmu ama

sonradan onunla da grmler. Ali alttan alm, rgte sempati ile baktn, birka rgtnn adn da zikrederek sylemi. rgt iin ne yaplmas gerekiyorsa aile olarak yapmaya hazr olduklarn, kendilerini sevdiklerini anlatm. Sonunda bar imzalamlar ve her ay bin gulden denmesi zerine anlamlar. Anlamadan sonra Ali, birka gn dernek binasna taklm, evre edinmi, adammzn kald evi bile renmi. Adamlar ok rahat davranyorlarm. Ali'den hi phelenmemiler. Misafir gzyle baktklarndan, ar ilgi bile gstermiler. Ali bana herifin ismini ve egalini gnderdiinde Ankara'ya sordum, nemli bir eleman olduunu sylediler. Ayrca Siirt, 168 Pervari'de erimizin ehit edildii bir olaydan da aranyor-mu. Bunun zerine 'ldrelim' dedim. nce kabul ettiler, sonra iler sana anlattm gibi geliti." Millet olarak halimizde1-.i rahmete bakn... Askerlerimizi ehit eden alaklar, kaak yollardan geldikleri Avrupa lkelerinde, her trl rahat ve alma imkann bularak, melanetlerini samaya devam ediyorlar. Oysa, bu lkelerin hemen hepsiyle kat zerinde dosttuk... Yllarca ayn ittifaklar iinde yer almamz bir tarafa, onlarn gvenlikleri iin zverilerde bulunduumuz da bir gerekti. Fakat irndi, ayn dostlarmz arkamzdan vuruyorlard. zellikle, Sovyet mparatorluu ykldktan sonra, baz Batl dostlarmz! kendi karlar iin, blgemizde tehlikeli oyunlara soyunmular, iimizden elde ettikleri uak ruhlular da bu oyunlarnda kullanmaya balamlard. Ortaya koyduklar politikalar ve belirledikleri hedefler dorultusunda, kendi bildiklerini okuyorlar ve kanmzn akmasna anak tutuyorlar. Devletimiz ak bir kumpasn iine drlmt... Batllarn barlarnda beslemeye devam ettikleri hainlere, iinde bulunduu artlarn arl nedeniyle el uzatamyor, onlara layk olduklar cezay veremiyordu. kili ilikiler balamnda, bu hainler iin hazrlanan dosyalar, sularn gsteren belgeler gnderilse de, her seferinde bir bahane bularak bunlar geri vermiyorlar, aksine daha rahat almalar iin zemin hazrlyorlard. Bu gerekler karsnda devlete tek seenek kalyor o da: Devlet olmann gereklerini yerine getirmek!... Fakat Trk Devleti, cumhuriyetin kurulduu ilk gnden beri bu tip illegal yaptrmlara, istisnalar haricinde pek scak bakmyordu. te geldiimiz nokta da istisnalardan biri idi ama, ak konumak gerekirse, bu noktada bile devletin direkt iradesi szkonusu edilmezdi! i yanm, gz kararm, yaplanlara isyan etmi, dalarda-ehir169 lerde arkadalarn kurban vermi bir avu yneticinin ahsi in-siyatiflerinin neticesini, hep birlikte yayorduk. Hzr Abi'ye operasyon hakknda neler dndn sordum. "Ali Roterdam'da hedefi takip ediyor. Ondan gelecek habere gre harekete geeceiz. Kapal bir minibsle ve yeterli malzeme ile geldik. Herifin kald evin n msaitmi, oradan alacaz ve Almanya'ya geip teslimat! yapacaz. Bu i iin kii yeter diye dnyorum. Ha, birde operasyonu hafta ii yapmak lazm, ocuklar haftasonu smr geilerinin pek salam olmadn sylyorlar." Hollanda-Almanya snr, Avrupa Birlii erevesinde, ortadan kaldrlan ilk snrlardan biriydi. Transit geilere yllardr ak olan snr kapsndan tehlike olabileceini hi aklma getirmezdim. "Nasl yani, haftasonlar nasl tehlike varm?" "ocuklarn anlattklarna gre, Alman genleri haftasonla-rnda, zel aralaryla Hollanda'ya geip uyuturucu iiyorlar-m. Ayrca, yanlarnda getirdikleri uyuturucuyu Almanya'ya sokuyorlarm. Alman polisi de tedbir olarak, snrda kontrol yapyormu. Yani haftasonlar snr geilerinde belli bir risk varm, onun iin operasyonu hafta iine denk getireceiz. u anda yapacamz birey yok, Ali'den gelecek habere gre, birka saat iinde Roterdam'a geeriz." konumasna ara verdi, yerinden kalkp pencerenin nne doru yrd ve dary seyrederken. " uzayabilir, birazda bunun iin sana dn dedim." dedi. Ben de imdilik kalmak istediimi yineledikten sonra, " haftosununu bulur veya uzarsa o zaman dnerim." dedim.

Yaplacak birey yoktu, Brksel'de kalp, Ali'den gelecek haberi bekleyecektik. Hzr Abi ile konutuklarmz bittiinde, salonda bekleyen arkadalar ieri sesledim. Murat uykusuz oldu170 unu sylediinde, Hzr Abi'de dahil, yoldan gelenler birka saat kestirmelerinin iyi olacana karar verdiler ve Metin onlar alarak eve gtrd. Dndnde, "Kalknca bizi arayacaklar, ne yapalm Abi?" diye sordu, ben de gezmek istediimi syledim. Metin, beni Brksel ve evresinde ilgin yerlere gtrd. Gezdiim yerler iinde en fazla ilgimi, minyatr Avrupa Park ekti. Byk bir ustalkla, Avrupa lkelerini simgeleyen minyatr eserler yaplm ak alanda sergileniyordu. Dikkat ettim bizden eser yoktu. Gezerken, ehrin bir kenarnda, amurlara bulanm kanal iinde alan iiler gzme takld. Tiplerinden Trk olduklar anlalyordu. Yanlarna yaklaarak, nereli olduklarn sordum. "Hepimiz Afyonluyuz." dediler. Belika, siyasi ve ekonomik gcn kullanarak, ihanet etelerine en fazla destei salayan lkelerin banda geliyordu. Oysa, Anadolu'nun has evlatlar, ayn zaman diliminde onlarn gelecekleri iin, rahatlar adna emeklerini n pis ilerde harcayp duruyorlard. Bu durumdan rahatsz olmamak, hatta isyan etmemek mmkn deildi!.. Akam, tekrar Cemil'in brosunda biraraya geldik. Hzr Abi, eski dostu Cemil'e "Garda, uzun zamandr ocuklarla ba-baa bir yemek yiyemedik, eer msaden olursa, yle sakin bir yerde yemek yemek istiyoruz. Nereyi tavsiye edersin, nerede oturabiliriz. Metin'e tarif et." dediinde, eski kurtlardan Cemil, zel konuacamz hemen anlamt. Hi stelemeden, "Gayet tabii" diyerek, olduka sakin olduunu syledii bir in lokantasnn adresini verdi ve "pekin rdei yememizi tavsiye ederim, ok gzel yaparlar ama dikkat edin ekmek istemeyin!" di-yerekte latife yapt. Arkadalar ittifakla in lokantasna gitmek istemediklerini sylediklerinde, ehrin biraz dnda kalan talyan lokantasnn amacmza uygun bir yer olduuna karar verdik ve Cemil'in tarifi zerine oraya gittik. talyanlarn hem mut171 faklar bize yaknd, hem de domuz eti katlmam yemek bulmak mmknd. Yemekte gemiten, gelecekten konutuk. Laf dnp dolap Hollanda'daki operasyona geldiinde, Hzr Abi konu hakknda dncelerini anlatt ve "Olduka sabrl olacaz, hi acele etmeyeceiz. Herifi tek yakaladmz anda hemen paket edip, oradan karacaz. Bu i iin riske girmeye, olmadk bir harekete kalkmaya gerek yok." dedi. Hzr Abi'nin prensip olarak ortaya koyduu temel gr zerine, i iin genel bir planlama yaptk. Mutabk kaldmz plana gre: yi bir takip neticesinde, tek bana yakaladmz hedefi, kapal minibse atacak ve Eindo-ven yolunu takip ederek, Almanya'ya geecektik. Otobana ktmzda birinci ara, minibsn en az iki kilometre nnden giderek, yolu kontrol altnda tutacak, olumsuz bir gelime olursa cep telefonuyla arkadakileri uyaracakt. Ali'den bekleidimiz haber, birgn sonra geldi. Vakit kaybetmeden, Roterdam'a hareket ettik. Hzr Abi, Cemil'in arabasn almt ve Metin ile birlikte nmz sra gidiyorlard. Ben, Murat ve Selim minibsle onlar takip ediyorduk. Neeli bir yolculuktan sonra, Roterdam'a girdik. Metin'in kulland ndeki arabay takip ederek, Ali ile buacamz noktaya vardk. Ali bizi ehrin girilerinden birine alan, geni bir cadde zerinde bekliyordu. Hzr Abi'nin bulunduu araca bindikten sonra, hareket ettiler ve yine onlar takip ederek bir otoparka girdik. Ak otoparkta aralarmzdan indiimizde, Hzr Abi kendi bindikleri arac parkta brakacamz, ancak, minibsn stepnesini yerinden skerek brakacamz araca tamamz istedi. Yanlarna aldklar malzemeler stepnenin iinde olduundan, operasyon saatine kadar burada kalacaklard. Minibsn stepnesini skerek parka brakacamz araca tadk ve minibse doluarak ehre doru hareket ettik. 172 I Ali'nin verecei bilgiler dorultusunda, hedefin bulunduu ve kald yerlerde keif yapmamz gerekiyordu. Fakat yle kalabalk ekilde buralara gitmeyi uygun bulmayan Hzr Abi, Selim, Metin ve Murat' uygun bir yere brakmay teklif

etti. Bunun zerine Ali, Surinamllarm oturduklar bir mahalleye ynelerek, arkadalar burada bir kafeye brakmann iyi olacan syledi. Fazla byk olmayan ehri Ali iyi-kot biliyordu. Arkadalar kafenin nnde indirdiimizde Metin, "Ali Abi, bizi buralarda unutma, bir daha bulabilirmisin?" dediinde Ali, "Bana Roterdam kurdu! derler, sen merak etme ve taksi ofrl yaptm aklndan karma, bir gittiim yeri bir daha unutmam." demiti. Dzenli ve geni caddelere sahip Roterdam'm dier Avrupa ehirlerinden pek fark yoktu. Dikkatimi en fazla, d cepheleri kiremit olan, boyanm veya sva yaplm binalar ekmiti. Kiremitlerle dizayn edilen binalarn d cepheleri, ehre ayr bir zellik kazandryordu. Arkadalar kafeye braktktan hemen sonra, hedefteki adammzn kald eve gittik. Ev, uzun bir sokan zerinde bulunuyordu ve tek sra halinde dizili bulunan, bahe iinde iki katl, d cepheleri kiremit kapl evlerden biriydi. Sakin grnen sokan gidi ynnde tek-tk aralar park etmiti. Hedefteki adammzn oturduu evi dierlerinden ayran zellik, bu evin damnda uydu anten olmasyd. Evin nnden iki defa gememize ramen, ne bahesinde, ne pencerelerinde bir hareketlilik gze arpmyordu. Grdklerimiz karsnda Hzr Abi'de ben de burada iin ok kolay olacan anlamtk. Eer adammz buraya tek derse ii bitirmek, kimse grmeden adam buradan almak ok kolay olacakt. Neelenen Hzr Abi, "Ali, Hrt bu sokakta alc ku gibi kaptmzda, kimsenin ruhu duymadan uurur gtrrz. imdi, gittii yerlere bakmadan nce baz eksikliklerimiz var onlar tamamlayalm. imdeki hisse gre bu i ksa zamanda olacak, sen byk bir marketin nne ek." 173 Enterne edeceimiz adam balamak ve "Paket" haline getirmek iin koli bant ve ip gibi metaryallere ihtiyacmz vard. Aslnda Hzr Abi, ta Almanya'da Selim'e bunlar almasn ve silahlarn yanma koymasn sylemiti ama Selim bunlar ald halde, evde unutarak, stepnenin iine koymamt. Malzemeleri unuttuunu Brksel'de son gece yemek yerken hatrlam, bundan dolay da Hzr Abi'den azar iitmiti. Byk bir markete giderek, eksik malzemeleri aldk. Daha sonra, blc rgt mensuplarnn odakland dernek binasnn bulunduu yere gittik. Dernek binas, sokan kesitii noktada bulunan bir apartmann ikinci katndayd. Giri katnda ise, bir ilimizin isminin verildii kahvehane vard. Camlarnn yars boyanm olan bu kahvehanede rgt mensuplar veya sempatizanlarnn oturduunu Ali'nin yolda verdii izahlardan biliyorduk. Dernek evresinde Ali'yi tanyacak biri kar endiesiyle fazla oyalanmadk. Sokaklarn tek bir ana caddeye almas ve ilek olmas blgede dndklerimizi gerekletirme imkan vermezdi. ttifakla evin bulunduu sokakta ii bitirmeye karar kldk. Dernek binasnn bulunduu sokaktan ktmzda, Hzr Abi: "Tekrar eve gidelim ve evin bulunduu sokan k noktalarn tespit edelim. En kestirme yoldan otobana kn hangi yollarla olduunu grelim. Ondan sonra gider ocuklar alrz." dedi. Evin bulunduu sokan ana cadde ile balants ve bu balantnn Almanya istikametine gden otobana ulat yollarn mesafesi olduka fazlayd. in daha kts tek bir yol vard. Bu yola alternatif yollar oluturmak mmknd ama tekrar ehre girip kmak gerektii iin iimize gelmiyordu. Tek yolu takip ederek ehri kmak riskli olabilirdi. Hzr Abi'ye ikinci arac da kullanmamz gerektiim syledim. Tezime gre: Adam enterne edip minibse aldmzda bir aksilik olur, bir gren falan olursa, adamla birlikte Hollanda'y terk etmemiz imkansz 174 olurdu. Dncelerimi anlattmda Hzr Abi'nin de ayn endieyi tadn grdm ama, ikinci bir kapal ara bulmamz o gn iin mmkn grnmyordu. Ben, Hzr Abi ile ikinci ara meselesini konuup tartrken, haritay inceleyip yeni yollar aramay srdren Ali, incelemekte olduu haritadan ban kaldrarak, "Audi'yi kullanamaz myz?" diye sordu. Audi Cemil'den emanet alp, otoparka braktmz otomobildi. Onu sadece yolda, dnerken "tavan" olarak kullanmay planlamtk. Eylemin iinde bire bir kullanlmas yanl olurdu. Fakat, Ali Audi'yi kullanma biimini farkk ekilde anlatyordu: "Biraz evvel evreyi gezerken grdm, buraya ikiyz metre ilerde, yola kmadan hemen nce evlerin arkasnda kr bir nokta var. Sanyorum bo bir arazi. Audi'yi oraya eksek, adam aldktan sonra onun bagajna aktarsak, yle yola ksak

olmaz m?" diye izah ettiinde, Hzr Abi durumu batan aa bir daha gzden geirmeyi ve Ali'nin dedii bo araziye bakmay teklif etti. Ali"nin dedii yere baktmzda sokan alt tarafndaki arazinin msait olduunu grdk. n taraf yola bakan bo arsann arka tarafnda evler vard ama en yakn evin arka bahesindeki aalar ve duvar, buray iyice kr nokta haline getirmiti. Ali'nin teklifine uygun hareket etmek meknd. ocuklar braktmz kafeye doru giderken, her ihtimale kar Audi'yi bo arazide bulundurmaya ve adam enterne ederken ortaya kabilecek aksilikte onu da kullanmaya karar verdik. Arkadalar bekledikleri yerden alp, uygun bir yerde yemek yemek iin lokanta aramaya baladmzda akam olmutu. Hzr Abi ocuklara, "Karnnz iyice doyurun bu gece i olursa, yarndan evvel yemek yok?" esprisinden sonra, yaptmz ke-if ve plana gre operasyon hakknda bilgi vermeye balad. "Ali'nin tespitine gre adammz burada ve bildiimiz adreste kalyor. Kald evin bulunduu blge adam almak iin ok 175 uygun. Genellikle gece yarsndan sonra eve geliyor ve bildiimiz kadaryla evi bir aile ile birlikte paylayor. Arabasn ve arabasnn plakasn da biliyoruz. Bir yere gitmezse, muhtemelen bu gece de eve gidecek. Biz pusumuzu atacaz ve hedefi bekleyeceiz. ansmz yaver giderse, adam alp hzla buray terk edeceiz. Eer gelmezse veya baka bir durum karsa, ii iptal etmeyip burada kalacaz ve takibe devam edeceiz. Yaptmz plana ve aldmz karara gre, Murat ve Metin, Audi ile, bugn yerini belirlediimiz arsada bekleyecekler. Ali, Yavuz, Selim ve ben adam paketleyeceiz ve hzla Audi'nin bulunduu yere geleceiz, eer gerek grrsek, adam burada Au-di'ye aktaracaz. Audi'de silah olmayacak. Bir aksilik halinde Murat ve Metin bir arkadalarn dven, hakaretler eden Hadi'yi (Hedefimizdeki adamn ad Hadi idi.) ayn ekilde dvmek iin kardklarn, dvdkten sonra ise serbest brakacaklarn syleceyecekler. Baka ara veya, baka adam iddialarn asla kabul etmeyecekler. Arabay da gezmek bahanesiyle Cemil'den dn aldklarn iddia edecekler." Hzr Abi her zaman yapt gibi plann bu blmn anlattktan sonra muhatab durumunda kendisini dikkatle dinleyen Murat ve Metin'e "Sorunuz var m?" dedi. Bir soru gelmeyince de plann dier ksmna atfta bulunarak, "Gelelim bize" dedikten sonra minibste olacaklar iin unlar syledi. "Uygun bir yerde pusu atp bekleyeceiz. stediimiz artlarda gelime olduunda hedefi enterne edip minibsn iinde paketleyeceiz. Eer bir aksilik olursa adam Audi'dekilere teslim edip, aksi isitikamete doru ynelip, arac terk edeceiz. (Minibs Almanya'dan kiralanmt.) Ama ii garantiye almadan harekete gemeyeceimizden buna pek gerek kalmayacan hesap ediyorum. Tabi bu konutuklarmz en kt ihtimaller zerine. Ayrca, adam aldktan sonra bireyden ikillenmezsek, Brksel'de konutuumuz gibi davranp, birka saat iinde 176 pollanda'y terk edeceiz. naallah herey yolunda gider. Bence ok kolay olacak, basit bir i! Sorusu olan var m?" Hzr Abi, "Basit bir i," derken yine taktik yapyordu! Onun bu taktiklerini iyi bilirdim. Yaplacak eylem ne kadar zor ve riskli olursa olsun, eskiden beri eyleme katlacak olanlar motive etmek ve moral kazandrmak iin, yaplmas gerekenleri hafife alr gibi davranr, onlar yreklendirmeye alrd. Onun eylem anlaynda kl krk yarmak, olur olmaz ekilde eylemcilerin moralini bozacak ekilde davranlarda bulunmak yoktu. imdi de ayn taktii kullanyor, panik yapmadan, iin basit olduunu syleyerek arkadalar yreklendiriyordu. Sorusuna karlk olarak ben, adamn bu gece gelmemesi halinde ne yapacamz nerede kalacamz sordum. Kalmak iin Roterdam'a ok yakn olan Den Hag ehrinin uygun olduunu, bunu daha nce Ali ile konutuklarn syleyen Hzr Abi, "Olmazsa, sayy drr, gnar ekilde evin nne pusu kurarak en uygun zamanda adam alrz."dedi. Aslnda Avrupa lkelerinin bu tip operasyonlar iin birok avantaj vard. zellikle Bat Avrupa lkelerinin polis gleri, ok nemli bir olay olmadka,

insanlar rahatsz edecek davrana girmezlerdi. Yani bizdeki gibi, akllarna estike yollan evirip arama veya kontrol yapmyorlard. Arkadalarn verdikleri bilgiye gre, polis aralarnn ounda bilgisayar sistemli aletler vard ve bir phe durumunda arac durdurmak yerine, plakasndan o ara hakknda gerekli bilgilere ulaabiliyorlard. Ayrca, lkeler arasnda snrlar kalkm olduundan yabanc plakal aralar gze batmyordu. nsanlar kurallara uyduklar ve, evrelerinde bulunanlar rahatsz etmedikleri srece polisle yzyze germiyorlard. Bu durum iimizi iki adan kolaylatryor. Hem biz rahat ve tedirgin olmadan hareket edebiliyorduk, hem de hedefimizde bulunan rgt mensuplar! Kendilerini gvenlik iinde ve koruma altnda hisseden bu katiller, tek 177 balarna gezip, istedikleri yere rahat biimde gidebiliyorlard Kuracamz pusu da, onlarn bu rahat hareket etme imkanlar bizim ansmz olacakt... Yemein zerine kahvelerimizi ierken, Ali ve Metin otoparka giderek braktmz arabay aldlar ve deposunu doldurarak bulunduumuz yere geldiler. Hzr Abi herkese yeterli miktarda Mark verdi. ( Alman Mark hemen hemen Hollanda G-ulde-nine yakn deerdeydi ve Hollanda'nn her yerinde geiyordu.) Saat, akam on'a gelirken aralarmza bindik ve pusudaki pozisyonlarmza uygun yerlerimizi almak amacyla yola ktk. Pusu kurduumuz sokaktaki en byk avantajmz sokan lo oluuydu. Ayrca tek tarafl park etme imkan, sessiz ve sakin oluu da iimizi olduka kolaylatracaa benziyordu. Adamn kald evin on metre kadar gerisine park etmi olan bir aracn arkasna, uygun mesafe brakarak park ettik. Minibsn btn klarn kapatarak beklemeye baladk. Kendi aramzda, hedefin gelmesi halinde kimin ne yapacan konutuk. Adamn tek olarak gelmesi halinde, Ali hemen yanna yaklaarak krte "Heval" ( Yolda ) diye seslenecek, iyice yanna sokularak lafa tutacakt. Bu arada Hzr Abi ve Selim'de yanlarna yaklaacaklar ve adamn soru bile sormasna imkan vermeden, ani bir hamle ile kafasna silah dayayp azn kapatarak, ayaklarm yerden kesecek ve ak olan minibsn iine sokacaklard. He-defimizdeki militan yle iri-yar biri deildi. 1.70 boylarnda, olduka zayf biri olduunu, hatta bbreklerinden rahatsz olduunu Ali'nin istihbaratndan biliyorduk. Selim gibi gl kuvvetli, Hzr Abi gibi tecrbeli birilerinin elinden kurtulmas, kar hamle yapmas imkanszd. O arada ben direksiyonda olacaktm ve onlar minibse bindikleri anda hareket edecektim. Benim ikinci bir grevimde, operasyon esnasnda gzlerimi drt aarak evreyi gzetlemekti. Oprerasyonu bir gren olmas halinde veya baka bir aksilik kmas durumunda hzla Audi iinde 178 bekleyen arkadalarn yanna gidip paketi onlara devredecektik. Buna ihtiya kalmamas halinde ise onlar uyaracak ve nmze gemelerini salayarak direkt otobana kacaktk. Ali, plann saat gibi ileyeceini sylyor ve unlar ekliyordu: "Herifi on dakika bile lafa tutarm, acele etmeye gerek yok. Zaten beni grnce afallayacak ve ne iin beklediimi anlamaya alacak. Hemen krte olarak, 'ok nemli bir haber getirdim.' diyeceim ve merakn uyandracam. O arada zaten ii bitiririz." Kuzey Denizi'nin esintisi ve esintinin getirdii nemli souk kendini hissettirmeye balamt. Arabay altrmadmzdan, meye balamtk. Buna ramen dikkatimizi kaybetmiyor, yanmzdan geen her arac takip ediyorduk. Uzun ve sakin sokaktan pek sk ara gemiyor, gecenin bir saatinde gittike uyuuyorduk. Kendi kendime, "Dnyann bir ucunda, hainin birini beklerken elim ayam buz tuttu diye anlatsam kimse inanmaz." diyordum. Hzr Abi'de, "u Hrt' bir elime geirsem, souun acsn ondan karacam." diyordu. Silahlarn biri bende, dieri Hzr Abi'deydi. Susturucusunu taktm silahn u ksm, belimden aa plak etime deiyor, rahatszlk veriyordu. Silah belimden kararak, koltuun zerine braktm ve belimi dzeltmeye baladm, tam o esnada Ali'nin fsltl, fakat heyecanl sesini duydum. "Abi, bu, bu araba!" Bam kaldrdmda, nmzde park etmi arabann hemen nne yanaan, ekzosundan duman kan kk arabann, park iin manevra yaptn grdm.

Minibsn yan kapsn aarak aa inen Ali, kapsn ap aa inmeye alan adama doru yrmeye balad. Park eden aratan inen ahs, kapsnn almasyla i lambann nda daha net grnyordu ve. tek banayd. Ali'nin pei sra Hzr Abi ile Selim'de arabadan indiklerinde, koltuun zerinde braktm silah alarak hemen 179 n koltua getim. Etrafta kimseler grnmyordu. Hareket halinde bir aracn olmamas dier bir olumlu iaretti. Motoru altrdm... Hedefimizdeki rgt yesi minibsn iine sokulduunda, tam anlamyla bloke edilmi vaziyetteydi; bir tek gzleri oynuyordu! Selim, iki eliyle adamn azn iyice kapatm, kol ve ayaklarndan skca kavranlan militan bir ktk gibi minibsn iine atlmt. Ayaklarn kavrayan Ali'de minibse bindiinde, hi vakit kaybetmeden ama sert bir kalkda yapmadan hareket ettim ve sokan gidi istikametine doru minibs srmeye baladm. Bu arada btn aynalardan ve grebildiim a ierisinde sokan her tarafn dikizliyordum. Hibir yerde merakl gzler yoktu ve i umduumuzdan da kolay olmutu. Arkadalarn bekledikleri bo araziye girmek yerine, direkt olarak ana yola ktm. Adam iple balama ii ile uraan Selim'e, "Yola ktm, syle ne gesinler." dedim. Otobana kmadan Ali ile yer deitirdik. Ali direksiyona geerken ben arkaya, iki koltuk arasnda, "Paket" halinde yatan militann bulunduu yere getim. Silahsz insanlara aslan kesilen, yol kesip insanlar kallee katleden, askerlerimize pusu kuran "Yavru!" az bantl, elleri ayaklar iyice balanm vaziyette, koltuklarn arasnda yatyordu. Gzleri yuvalarndan kacakmasma korku doluydu. Aracn ii karanlk olmasna ramen yzndeki rengin uup gittiini, adamn sarya yakn bir yz rengi aldn grmek mmknd. nsafsz! Selim, Hzr Abi'den ald silahn namlusunu, yerde yatan, korkudan belkide dili tutulmu adamn tam alnnn ortasna dorultup, dorultup geri ekiyordu. Zaman zaman yoldan yansyan n etkisiyle namluyu net olarak gren militan, sk sk gzlerini yumup, silah patlamaynca geri ayordu. Selim'e iaretle yapmamasn, adam korkutmamasn syledim. O srada, militann korkuyla altna karm olduu180 nu grdm, itiraf etmeliyim acdm. Hemen rahatlatmak, korkusunu yenmesine yardmc olmak istedim. Uslu durup, sylediklerimize riayet ederse onun canna dokunmayacamz syledim. Vakit gece yarsn gemiti. ehrin trafii olduka rahatt. Bir-iki trafik na taklmaktan baka bir engele rastlamadan, skntsz bir ekilde otabana ktk. Otobana kadar gzle grnr mesafe de bizi takip eden Metin, otobana ktktan sonra aradaki mesafeyi aarak, gzden kaybolmutu. Gvenli ekilde Eindhoven'a doru yol alyorduk. Hzr Abi, cep telefonuyla grmeler yapyordu. Konumalarndan anladm kadaryla, Almanya'ya gireceimiz gzergah veriyor ve buluma noktas istiyordu. Ali gayet itinal ekilde arac kullanyor, Selim ile ben "Pakef'in bulunduu koltuk arasna yakn yerde oturuyorduk. Otobana ktktan hemen sonra, minibsn en arka koltuunun altnda bulunan stepneye silahlar zula etmitik. Snra ulamaya az bir yol kalmt. Snr getiimizde, henz gn domamt. Hzr Abi, Ali'ye Monchen Gladbah yoluna sapmasn syledi ve beni yanma ararak, "Garda, ocuklara syledim ilk benzin istasyonuna girecekler. Sen ve ( Selim'i gstererek ) arkada onlarn yanna gein, biz devam edeceiz." dedi. Telefonla muhabere yaptklaryla buluacaklarn anlamtm. "Paket" mehule doru yolculuuna devam edecekti. "Tekrar buluacakmyz?" diye sorduumda, "Telefonlarz." dedikten sonra, kendisinin kalmasn gerektirecek bir durum olursa benim dnmemi istedi. Ayrca Metin'i de bizi braktktan sonra Belika'ya gndermemi syledi. Almanya topraklarnda yol alyorduk. Hainleri kendi karlar iin kollayan, koruyan szde dostlarmzn ellerinden zorla ekip almtk! Snr geerken olaanst durun yaamamtk. Eskortluk yapan arkadalar, snrdan getikten sonra gerekli ra181

porlar telefonla verdiklerinden, gvenli ekilde Almanya'ya gemitik. Yalnz Almanya snrn gettikten birka kilometre sonra, bir polis arabas bir mddet arkamz sra yol alm, sonra sol ?erite geerek, hzla bizi geip gitmiti. Monchen Gladbah yaknlarndaki byk bir benzin istasyonuna girdiimizde bizi bekleyen Metin'i grdm, eliyle aralarn park ettikleri taraf gsteriyordu. Ali aracmz o tarafa doru srd. Metin'in gsterdii alan TIR'larn kullandklar byk bir park alanyd ve aralarn iki TIR'm arasna park etmilerdi, yani durduklar yer olduka kuytu ve gzden uzakt. Hzr Abi, "Siz inin ve durmadan devam edin, biz biraz bekleyeceiz." dedi. Hi itiraz etmeden, "Allah yardmcnz olsun, beni merakta brakma" dedim ve tokalamadan aa inerek Metin'in yanma gittim. Arkamdan Selim'de indikten sonra, Ali minibs geriye doru manevra yaptrd ve parkn sonuna doru srmeye balad. Hollanda'dan "Paketleyip" Almanya'ya gtrdmz militann akbeti hakknda bilgiye ulaamadm. Korkudan altma karan militan ne olmutu, nereye gtrlmt bilmiyordum. Hzr Abi ile daha sonra biraraya geldiimizde de nelerin olup bittiini sormadm. Fakat kanaatime gre, daha dorusu byk ihtimalle bu ucuz kahraman! angaje edilerek serbest braklm, eleman olarak bilgi aktarmaya devam ediyordur. una dikkat etmek gerekir ki, iddet hareketlerinin iinde yer alan ahslarn ou, gce taparlar; kendilerinden gl, kendilerinden organize, kendilerinden akll gle karlatklarnda ise, bu gce abuk teslim olurlar. Teslimiyet alt kadrodan ok, iddet rgtlerinin st kadrolarnda daha ok grlr. nk, rgtn tepe noktalarnda bulunanlar, meziyetlerinden dolay deil, alt kadrolarda bulunan militanlara kendilerini pa-zarlaya pazarlaya ykselmilerdir. Pazarlama neticesinde idol haline gelmiler, bylece ileri "bo" birer adam olduklarn kit182 jelerden gizlemeyi becermilerdir. Bu tipler zoru grdklerinde abuk "zlr", teslim olurlar ve bu davranlarna da klf bulmakta zorlanmazlar. Trkiye'nin gemiinde, iddet ve terr metod olarak se-mi rgtlerin ynetim kadrolarnda, yukarda bahsini ettiim yap, ak olarak kendini defalarca gstermitir. Uyguladklar iddet kar iddetle tamasa getiinde, rgtlerin ynetim kadrolar zlm, alt kadrolarda bulunan birok sradan militan ise en zor artlarda bile direnme yolunu semilerdir. Bask furyas getikten sonra, "ihanetleri" kitaplar dolduracak boyutta olan st kadro elemanlar, rahata erildiinde kendilerini "kahraman" gibi sunmaktan imtina etmemilerdir. Audi'ye bindikten sonra, hemen parktan karak, yola koyulduk. Gen arkadalarmn neeleri yerindeydi. Selim'in "Paket" ettiimiz adamn altna kardn anlatmas, Murat ile Metin'in katla katla glmelerine sebep olmutu. Konu zerine fanteziler anlatmaya balamlard. Murat: "Herif dalarda altna karyor, ortal kokuya veriyormu, onun iin ehre gndermiler." diyor, Metin buna itiraz ederek, "Yok yle deil, adama altna balamak iin bez bulamamlar ondan dolay ehre gndermiler" diyerek, yeni bir kahkaha furyasna neden oluyordu. Her ne kadar grevi baar ile neticelendirmenin rahatl iinde de olsak, almann getirdii stres ve uykusuzluk hepimizi yormutu. Otobanda bir dinlenme tesisine girerek kahve itik. Murat, direkt olarak Kassel'e evine gitmemizi, dinlendikten sonra Metin'i yolcu etmemizi nerdi. Bu fikre Selim itiraz ederek, ileri olduunu kendisini Frankfurt'a brakmamz istedi. Yolumuzun .uzamasna neden olsa da, Fankfurt zerinden Kassel'e gitmeye karar verdik. Kassel'e vardmzda le olmutu. Murat'n Moni ile kaldklar, ehrin kenarndaki iki odal irin evde, gzel bir kahval183 ti yaptktan sonra yatp uyuduk. Uyandmda Moni henz gelmemi, Metin yola kmak zereydi. Metin'i yolcu etmeye hazrlanrken Moni'de geldi. Yolcumuzu yola vurduktan sonra yemee ktk, karnmz doyurduktan sonra Murat ile M o ni'nin sksk gittiklerini syledikleri bir bara giderek, bireyler itik ve dart oynadk. Bu geen zaman iinde Hzr Abi hi aramamt. "Ben seni ararm." dedii iin, yanlarnda cep telefonu olduu halde aramyordum; onun beni aramasn bekliyordum. Murat'n cep telefonu aldnda, oktan eve dnmtk,

videodan film seyrediyorduk. Telefonu aan Murat, ksa bir konumadan sonra bana uzatt. Hzr Abi, herzamanki yumuak ve sakin ses tonuyla, "Garda, merak edilecek bir durum yok, irketle grtm ve siparileri yerine teslim ettim. Birka gn daha burada kalacam, sen istersen beni bekleme dn." dedi. Rahatlamtm. "Tamam en ksa zamanda dnerim." dedim. -IXAlmanya'dan dneli bir haftadan fazla olmutu ama Hzr Abi henz geri gelmemiti. Geen sre zarfnda iki- kere telefonla aram, merak edilecek bir durum olmadn syleyerek, evine para brakmam tembih etmiti. Son konumamzda "ler burda biraz uzad ama hayrl haberlerle geleceim." demiti Hayrl gelimelerin neler olduunu merak etsem de, anlatmayacan bildiim iin, sormamtm. 184 Ticari hayatmzda zaman zaman tkanklklar yaasakta, kesintisiz olarak ilerimize devam ediyorduk. K aylarnda yaanan ekonomik kriz, dorusu iimize yaramt! Trk paras zerinden vadeli olarak aldmz baz tekstil rnlerini ihra etmi, mal bedelinin Mark olarak dnn beklerken patlak veren kriz neticesinde devalasyon olmu, bir anda dnecek olan paramz iki misline katlanmt. thalatlar bu gelimeden zarar grrlerken, biz ihracatlar bir anlamda karl kmtk. Hzr Abi, "Dnyorum, beni karla." dedii zaman verdii saatte havaalanna giderek, bindii ua beklemeye baladm. k kapsnda grndnde, yan sra yryen orta boylu, sakall, bol dkml elbise giyinmi zat dikkatimi ekti. Hzr Abi yanndaki bu kii ile konuarak bana doru geliyordu. Yanma geldiklerinde sarlp ptk, "Hogeldin." dedim. Biz karlkl hal-hatr sorarken, saKall adam gitmemi konumamz dinliyordu. O srada adama dnen Hzr Abi, "Ortam Yavuz." diyerek, adamla tantrd. smi Ahmet olan zat, parlak temiz dilerini gstererek, "Memnun oldum." dedi. Tanma fasl biter bitmez, Hzr Abi, Ahmet'e dnerek, "Garda, sen bavullar al buraya gel, buradan gidelim." dedi. Adam bavullar almak iin yanmzdan uzaklatnda, Hzr Abi'ye bu molla klkl adamn kim olduunu sordum. Yznde tebessm belirdi. "Ne mollas, bu grdn adam koskoca vali!" dedi. armtm, Benimle dalga geiyor, aka yapyor diye dnrken, aknlmdan dahada keyiflenen Hzr Abi glerek unlar anlatt: "aka falan yapmyorum, herif gerekten vali! Hani u Al-manya'daki 'Halife Hazretleri!' varya, onun valisi! in detaylarn sonra anlatrm, adam bizim iin ok deerli. Sakn ters davranma ve samimiyet kurmaya al. Ayrca bizim Tamer'i ara, iyi bir oda ayrt. Birka gn burada kalacak. Onu otele yerletirelim, sonra konuuruz." 185 Hzr Abi'nin "Tamer" diye ismini zikrettii kii bizim eski arkadalarmzdand; Sirkeci'de daysna ait, yldzl bir otelin iletmeciliini yapyordu. ou zaman dardan gelen misafirlerimizi bu otelde arlyorduk. Tamer'de bi:;e die dokunur indirimli fiyatlar uyguluyordu. Tamer'i aradm ve misafirimizin olduunu, sakin bir oda istediimi syledim. "Oteldeyim, gelin oda problem deil." dedi. Sakall adamn iki ar bavulu vard, tamakta zorlandn grnce, hemen yanma gittim ve birini alarak arabaya tadm. Otele gidene kadar arabada otelin nasl bir yer olduunu sordu. "Merak etme, temiz oteldir. Daha ok Anadolu'dan stanbul'a mal almaya gelen esnaf tarafndan kullanlr. Sahipleri dostumuzdur, kaldn sre iinde rahat edeceini umuyorum." diye izahat getirdiimde, bir cevap vermeyen Ahmet'in^kalaca yer hususunda tedirgin olduunu anladm. Otele girdiimizde Tamer bizi lobide karlad ve yanmza verdii otel grevlisiyle beraber misafirimizi odasna kardm. Hzr Abi lobide Tamer ile birlikte kalmt. Odasn beenen "Vali Bey!", otel alanna kblenin ne taraf olduunu sorup rendikten sonra, "Yavuz garda, otel gzel, Allah raz olsun, ben namazm klaym aa inerim." dedi. Misafirimiz olduka kibar bir insana benziyordu. Klk kyafetinin aksine ince ruhlu ve nazik davranlar dikkat ekiciydi. Havaalannda da bavulunu tamasna yardm eniimde, defalarca minnet duygularn dile getirmi. "Kusura bakma, hakkn helal et, zahmet verdim." demiti. Odasna brakarak aaya, Hzr Abi'nin yanma inerken tek

dncem, sakall zatn hikayesini bir an nce renmekti. Kimdi, niin Hzr Abi ile birlikte Trkiye'ye gelmiti, "Vali'Tik unvann nasl kazanmt, hepsinden nemlisi bizimle ilikisinin boyutu neydi, nasl iimize yarayacakt, havaalannda Hzr Abi, "Bizim iin ok deerli?" demiti, sakall adam nasl bir deer tayordu?.. 186 Merakm gidermek iin aa indiimde, Hzr Abi ile Ta- birlikte oturuyorlard, tabiatyla kafamdaki sorular sora-, sadece misafirin namaz kldn birazdan aa ineceini syledim. Hizr Abi, Tamer'e misafirimizin en fazla bir hafta kalacan syledikten sonra, "Garda, misafirimiz munis bir insandr, namaznda niyaznda, kimseye yk olmaz. Yakndan ilgilen, yemeini burada yesin, tembih et iyi arlasnlar, sen de bizzat ilgilenirsen memnun olurum. Zaten bizde gelip gideceiz, yalnz brakmayacaz." dedi. Biz aylarmz ierken Ahmet aa inerek yanmza geldi. Birlikte bir sre oturduktan sonra onu otelde brakarak, Hzr Abi'nin evine doru yola ktk. Artk merakm giderecek sorular sorma frsat bulmutum. Yolda daha ilk sorumu sorduumda, Hzr Abi baka soru sormama frsat vermeyecek ekilde Ahmet'in hikayesini anlatt. "Grdm kadaryla, ok samimi bir mslman. Yllar nce bir inaat firmas ile Almanya'ya gitmi. Almanya'da taahht ileri yapan firma ald ii bitirdii halde Ahmet geri dnmemi ve orada bir ii ailesinin kz ile evlenmi. Evlendii kzn babas, bulunduklar ehirde slami kimlikli bir cemaatin lideriymi. Daha sonra ayn cemaatin yesi, sahte halife bu cemaatten ayrlnca, Ahmet ile kaynpederi de cemaatten ayrlarak, "Halife"ye destek vermiler. "Halife!" nin, oluturduu cemaat rgtlenmeye, baz blgelerde trnak tutmaya baladnda, 'Ahmet'in de yldz parlamaya balam. "Halife Hazretleri!" Ahmet'i eyalet valiliine kadar ykseltmi. Neler yaptklarn, neler dndklerini, nasl altklarn bir dinlesen akln durur! "Halife" enteresan bir adam, evresine, toplanan insanlar yle bir etkisi altna alm ki, herbiri samimi mslman olan bu vatandalar birer vatan dman haline gelmiler. in iinde garip ilikilerde var ve byk paralar dnyor..." 187 Hzr Abi'nin anlattklarna gre Ahmet, gemie dayal baz inan ve fikirlerinden dolay, rgt iinde iyi bir yer edinmi olmasna ramen, "Halife" ile ters dm. Verilen bir emri yanl bularak yerine getirmemi, bundan dolay da grevinden azledilmi. Grevine son verilmesinden sonra, rgt iinde kalmaya devam ettii halde, srf Halife'ye kar geldii ve emri yanl bulup uygulamad iin, bata kaynpederi olmak zere, evresindeki insanlar tarafndan dlanm. Halife'nin adamlar, intikam duygularn akl almaz noktalara tamlar. Ahmet'in eine ayrlmas iin bask yapmaya balamlar. Derken, Ahmet basklardan iyice bunalnca evi terk etmek mecburiyetinde kalm ve eskiden tand bir dostunun yanna snm. Dostuna, bandan geenleri aktarm ve kendisine yaplan hakszla kar duracan, Halife'nin yapt pislikleri ifa edeceini sylemi. O dostu da Ahmet'i, Hzr Abi'nin ok eskiden tand ve iinde bulunduumuz yapy oluturmak iin Almanya'da yardmlarn grd bir arkadana gtrm, o da Hzr Abi ile tantrm. Hzr Abi, Ahmet ile tantktan sonra uzun uzun sohbet etmi, iinde bulunduu psikolojik skntlar da gzard etmeden, Ahmet'in bildiklerini renmeye alm. Anlattklarn Ankara'da yetkililere anlatmas iin onu ikna etmi. Ahmet'in "Halife" olarak kabul ettii adama kar gelmesi imani-bir zaaf saylmaz myd!? Ayrca, onun sznden, emirlerinden aykr davran bir cesaret meselesi idi. Ahmet bu cesareti nasl gstermiti.? Hzr Abi'ye sordum: "Abi benim bildiim kadaryla, byle bir rgtlenme iinde itiraz etmek, verilen kararlan yerine getirmemek pek mmkn deildir. nk mam'a itaat imann esaslarndan saylr. Nasl olmu da, veya hangi sebepten Ahmet mam'a kar gelmi, emrini yerine getirmemi?" "Szde Halife, vali veya imam adn verdii adamlaryla gizli bir toplant yapm. Toplantda, Trkiye'ye kar cihad ian 188

karar alm ve fiili almalar yapmak zere on kii 'Halife' tarafndan seilmi. Seilenler arasnda Ahmetde varm. Bu adamlar Trkiye'ye gelecek ve rgtlenme bir yana eylemler iin alt yap oluturacaklarm. Herkesin ittifak ettii kararlara Ahmet toplant iinde tepki gsterememi. Fakat, toplant sonrasnda, kendi kendine gitmeme karar aldndan, ra ad verilen rgtn tepe noktasna kararlarn bildirmi. Zaten ondan sonra da kyamet kopmu... Hemen ocuu 'Halife'ye kar gelmekle, hatta imandan kmakla sulamaya balamlar. Avrupa'da yaynladklar dergilerinde, imama kar gelenlerin cezalandrlmas gerei zerine yazlar yaymlanm. Aile iinde de akla hayale aykr basklar uygulannca, olan isyan etmi. Ahmet ile konumalarmda ok ilgin tespitlerde bulundum. Mthi bilgilere sahip. Adamlar nerelerle irtibat halindeler, kimlerle ne yapmay planlyorlar bir dinlesen arrsn. Parann g haline geldii tekilatta, insanlarn samimi inanlar sm-rlerek, resmen Trkiye dman haline getirilmiler. Bu sahte Halife'nin zulmne son vermek gerekiyor. Herif aynen 'Hariciler' gibi hareket ediyor ve inanan insanlarmz sonu belli olmayan yola srklyor. Ahmet'i ikna ettim ve bildiklerini aktarmas iin yanmda getirdim. Ancak, Amca yurtdnda, dierlerine gtrmek istemiyorum; nk, yeteri lde ve ciddiyette ilgileneceklerinden phelerim var. Amca gelene kadar onu burada misafir edeceiz." Hzr Abi, Ahmet ve bal olduu bu Sahte Halife hakknda baz bilgileri de Ahmet'ten dinledii kadaryla anlatt. Ahmet, cemaatin ilk ayrmasndan bu tarafa iin iinde olduundan, tekilata mensup insanlarn ounu tanyor ve biliyordu. Cemaatin mali kaynaklan hakknda geni bilgilere sahipti. Sahte Halife'nin dnya genelinde balant halinde olduu merkezlerin 189 nereler olduunu anlatmt. Alman Hkmeti'nin kendilerine tand imkanlarn yansra, Alman istihbaratnn da cemaatle ilikilerine tanklk yapmt. "Amca'nm dnne kadar, adam markajda tutalm, yakndan ilgilenelim. Ankara'ya ok faydal olacana inanyorum. Kendileri otuz yl alsalar byle bir adam ele geirip, konu-turamazlard, inallah kymetini bilirler." diyerek Hzr Abi, Ahmet'in artk Almanya'ya dnmesinin zor olacan, Ankara sahip karsa Trkiye'de kendine yeni bir hayat kurma imkan bulacan da ekledi. Sohbete Hzr Abi'nin evinde de devam ettik. A.nca gelene kadar, Ahmet'i kontrolmzde tutma ve yakndan ilgilenme karar aldk. Sabah otelden Ahmet'i alp irkete gtrmem konusunda anlatk. Ertesi sabah, otele giderek Ahmet'i aldm ve birlikte irkete getik. Yolda konumaya pek hevesli grnmedi. Otelde rahat edip etmediini sorduumda, "yi, rahat ettim." gibi ksa cevaplar verdi. irkette odama aldm ve isterse telefonlar kullanabili-ceini syledim. Yine bol pantolan ve biimsiz siyah ayakkablarn giyinmiti. Dnyaya aldrmaz, kendi halinde yaar bir hali vard. ayn itikten sonra, irket hakknda baz sorular sordu, elimden geldiince cevaplar verdim. Ben gnlk ilerimle urarken, o da gnlk gazeteleri kartrmaya, sessizce oturmaya balad. Vakit len olmasna ramen, Hzr Abi gelmemiti. Uzun zamandr evinden ayr kaldndan, arayp rahatsz etmedim. "Eski Vali!" ile birlikte yemeimizi irkette yedik. Yukar odama ktmzda, misafirimiz ile sohbet etmek istedim ve sesime olabildiince samimi bir ton vererek. "Ahmet Bey, Hzr Abi sizin durumunuzdan ve iinde bulunduunuz cemaatin yapsndan biraz bahsetti. Kusuruma bakmazsanz, u Halifelik ve kendini Halife ilan eden zat hakknda bireyler sormak iitiyorum. Bu iin asl astar nedir?" Elini sakalna gtrp, bir-iki kez s190 yazladktan sonra, bo gzlerle bana bakan "Eski Vali", nce isteksiz balad konumaya: benim pr dikkat dinlemekte olduumu grnce itahla devam etti: "Nereden balayaym... Halife konusu biraz derin bir konu... Adam otuz sene bu devletin ekmeini yemi, oluk-ocuunu bu devletin parasyla beslemi. Sonra gelmi, ekmeini yedii Devleti kfr devleti! ilan etmi. Aslnda onu yurtdna gnderen evreler, orada bulunan insanlarmza dinlerini, diyanetlerini retsinler diye gndermiler ama o bir mddet sonra onlar da inkar eder duruma gelmi; konunun asl astar bu.

'Nasl bir adam?' diye soruyorsan, Kur'an bilgisi, fkh bilgisi, hadis bilgisi... yani ilmi ok kuvvetli. ok gzel konuuyor ve insanlar, temel naslar noktasnda, anlattklaryla abuk etkisi altna alabiliyor. ddialarnn ve almalarnn altnda slam Devleti kurulmas yatyor. Cihatm unutturulduunu, slam'n hakim gler tarafndan ilerine geldii gibi yorumlandn ve mslmanlann aldatldn iddia ediyor. Kfr zerine bina edildiini syledii Trkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ykp yerine Federe slam Cumhuriyeti ad altnda bir devlet kuracan sylyor. Genel hatlaryla dnceleri ve adamn yaps byle. lk zamanlar ben ve benim gibi inanan birok insan ona destek verdik. Her konuda sylediklerine, eksiz-phesiz, tamam dedik, nk, daha iin banda ahitlemitik, kendisine biat etmitik. O bizim iin haa peygamber mesabesindeydi. Ona inanmak, dediklerini yapmak imanmzn esas halini almt. nan bana, ok samimi olarak altm abaladm, gece gndz koturdum, davamzn hedefine ulamas adna trl fedakarlklarda bulundum. Fakat bir mddet sonra cemaat iindeki kar atmalarn, imann paraya tahvil edildiini grp anlamaya baladmda, ciddi rahatszlklar oldu. Aslnda cemaat iinde iyi bir yerim ve mevkiim vard. Bulunduumuz eyaletin en tepe noktasndaki grevleri icra ettim ve bu grev iin cema191 atin dedii creti bile aldm. Hoca'nn bulunduu icra heyeti iinde hizmet verecek dereceye kadar gelmitim. Fakat, son dnem alnan kararlar beni derin derin dnmeye sevk etti. evremde bulunan baz arkadalarmla da ufak tefek tartmalar yaadk. Bana kabul edemeceim bir grev verdiklerinde ise reddettim. Geri bunu ak olarak yapmaya cesaret edememitim, siyaset yaparak verilen grevden kamaya almtm ama, cemaat iinde ileyen denetim mekanizmas daha dorusu ispiyonaj, dlanmama yetti. Bu gelimeler zerine ksa zaman iinde, ne fasklm, ne zalimliim ne de hainliim kald, zerime geldiler." Ahmet dertliydi. Bir taraftan derdini, iinde birikenleri da vurmaya abalarken, dier taraftan kendinin hakl olduunu vurgulamaya alyordu. Anlattklarnn ounu Hzr Abi ile akam yaptmz sohbette de dinlemitim. Konuyu alma biimlerine, rgtlenme ekillerine getirmek amacyla, yeni baz sorular sordum. Ahmet, belki de kendini hakl gren birini bulmu olmann rahatl iinde, anlattklarn sorularma cevap noktasna odaklandrd. "Aslnda, tekilatmzn temelinde yasaklar! vard. Hoca, nce yasaklarn koydu, sonra yasaklara riayet edenlerden cemaat oluturmaya balad. Baz camilerin cemaatinin ounluu Ho-ca'y tercih ettiklerinden ilk toplanmalar oralarda oldu. O camilere ve mescitlere devam edenler 'bizden' sayldlar. Tekilatlarn nvesi oluturulduktan hemen sonra ise ticari faaliyetlere hz verildi. Ksa zamanda temel ihtiyalara cevap verecek ticarethaneler kuruldu ve bize katlan her mslmann baka yerlerden al-veri yapmalar yasakland. Hemen her frsat kullanlarak, cemaate katlanlardan balar toplanmaya balad. Yava yava ortaya kan muazzam miktardaki paralarn kullanm Hoca'nn insiyatifine verildi. Elde edilen gelirlere Beyt'l Mal denildiinden Hoca'dan bakasnn, paray veya gelirin toplamnn ne olduunu bilmesi mmkn deildi. 192 almalarmzn dnce boyutunu slam'n yorumlanmas olutururken, kitleyi birarada tutmann temelinde de devlet dmanl yer almt. Yani biz Avrupa'da 'Hicret' deydik ve hicret ettiimiz o topraklarda kendi lkemize sava amtk. Bu savamz duyurmak ve insanlar evremizde toplamak iin bildiri almalar yapyor, Trkiye'de ulatmz insanlara posta yoluyla tebliimizi aralksz yapyorduk. Halife'nin vaazlarn video kasetlere ekiyor, her tarafa datyorduk. Bir mark'a bile mal olmayan gazetemizi be marka satyor, elde ettiimiz btn geliri Beyt'l Mal'a veriyorduk. Cihad balamt ve cihad iin byk paralara ihtiya vard!.. Samimi, gnlden inanm, Allah ve Resul'ne balanm insanlarn safiyetlerinden faydalandk. nsanlar, cemaate ve ci-had'a katklar olsun diye her trl emir ve yasaklamalara boyun ediler, katk saladlar, altlar. Fakat ortaya kan resim ok farkl oldu. Gstermelik faaliyetler ve hamasi nutuklarla inanan insanlarn emekleri heba edildi. Durumu fark edip, seslerini

karmaya balayanlar knca da, bizler feda edilmeye alldk ki, ite ben buna isyan ettim." Ahmet, dzgn cmleler kurarak konuuyor, anlatmak istediklerini, meramn anlatyor ve arada sorduum sorulara da yine ayn slupla cevaplar veriyordu. Tahsilinin ne olduunu sorduumda, iyice alan "Eski Vali" konumaya devam etti: "Sanat okulu mezunuyum. Okulu bitirdikten sonra bir yerde almadan askere gittim. Askerden dndkten sonra, Almanya'da inaat ii yapan bir firmaya girdim. Firma sayesinde Almanya'ya gittim ve i bitiminde geri dnmedim. Almanya'da altm o zaman sresince, bir camiye ve caminin mtemilatna bal lokale gidip geliyordum. Firmadaki iim bittikten sonra, kaak olarak, o camiye devam eden baz insanlarn ilerinde altm. yi bi^evre edinmitim ve cami cemaati beni seviyordu. Hoca ayrlk rzgarlarn estirdiinde, biz de hemen faaliye193 te geerek, devam ettiimiz bu camiinin mtevelli heyeti ile camiyi Hoca'nm cemaatine kattk. Tam o gnlerde beni cemaatin iinde sz geen bir adamn kz ile evlendirdiler ve o sayede oturma izni de alarak, tamamen Almanya'ya yerletim. Kaynpederimin de tevikleriyle, btn emeimi ve zamanm cemaatimizin tekilatlanmasna ayrmtm. Toplantlar organize ediyor,ehirleri geziyor, risaleler ve bildirilerle cemaate insan kazandrmaya alyordum. Anlayacan, Hoca'ya tam anlamyla inanmtm. Onu davann lokomotifi olarak gryor, onun azndan kanlar emir telakki ediyordum. Amacmz basit ve yalnd: lkemiz ve btn mmet esir edilmi, slam topraklar Dar'l Harb halini almt. Biz Hocamzn nderliinde mmeti kurtarmak, topraklarmz yeniden slam topraklar haline getirmek iin cihad edeceiz, neticede Federasyon ats altnda btn mslmanlarm birliini salayacaz... ki senem ok hareketli geti. almalarmdan memnun kalan 'ra!" bana bir ortak tayin ederek ticarette mesafe almam salad. ki bfeye ve bir kk lokantaya ortak oldum. Bu arada esas ekonomik gelimeyi cemaat salamt ve biraz evvelde sylediim gibi, giderek cemaatin st noktalarnda para ama halini alr olmutu. Geri ben rahattm. Ortaklklarmdan gelen parann byk ksmn cemaatin faaliyetlerine aktarmakla birlikte evimin iaesini kaynpederim grdnden fazla bir mali sorumluluk yklenmemitim. Zaten bulunduumuz ehrin imamlna getirildiimde Beyt'l Mal'den maa da balanmt. Eyalet valiliine atandmda maam bebin Mark'a ykseldi. Aklmdayken syleyeyim, Almanya'da ii olarak alan insanlarn hi biri bu kadar maa alamazlar. Sonra baz ilikilerimiz midemi bulandrmaya balad. Cemaatin merkezine, ne olduklar bilinmeyen, deiik slam lkelerinde faaliyet gsteren adamlar gelip gitmeye balad. Alman resmi makamlar da bizimle ilgileniyor, almalarmz takip 194 ediyorlard. Sabah-akam Trkiye'ye, Trk Devleti'ne svp saydmz halde bize bir engel karmyorlard. Bir keresinde, bulunduumuz eyaletin savclnn emriyle, cemaat lokalimizde ve baz i yerlerimizde arama yaptlar. Arama esnasnda btn dokmanlarmz, video kasetlerimizi/i yerlerimizin resmi evraklarn alp gtrdler ve ksa bir sre sonra hepsini geri getirerek, almalarmzda baar dileyerek, gayet dostane ayrldlar. Alman Hkmeti'nin bu tavr belki de beni ilk rahatsz eden durum oldu. Biz Trkiye Devleti'ne kar olmadk faaliyetlerde bulunuyorduk, kfr iinde olduklarn iddia ettiimiz Almanlar bize destek vererek tekkr ediyorlard. Bu durum almalarmz ve iddialarmz iin ciddi bir eliki oluturuyordu. Tamam, ben Halife'ye, slam devleti kurulmas gereine, cihadn farz olduuna, mmetin birliine inanyordum ama tarih boyunca mslmanlara dmanlk eden Ehli Salip niin bize destek veriyordu? Onlar Habe Kral Neccar ile zdeletirerek aklamaya almak bana garip geliyordu. Sonra yabanclarn destei bununla bitmedi. ahidi olduum birok gelime de yabanclarn bizden yana tavrlarn grdm. Gitgide kafamda sorular yuma olumaya balad. Hele iimde, beynimin bir yerinde, ne kadar kzarsam kzaym, ne kadar farkl bakarsam bakaym bir Trkiye sevgisi vard ve onu atamyordum. Kendimle hesaplamalarmda bu sevgi

bana yol gsterici, aklselim dnmemi salayan k oluyordu. Ama yle bir hale getirilmitim ki, iimde yer eden Trkiye sevgisini baz zamanlar kendime bile itiraf etmekten ekmiyordum. Yine de o, belirleyici olmay, bana yol gstermeyi benim btn basklarma, bastrmalarma ramen becerebiliyordu! Neyse, yaadm ikilemler manevi olarak 'dolmama' neden olmutu. Kendi karlar ve ayakta kalmalar iin atee atlmamz istendiinde, birka gn inzivaya ekilmeme neden oldu. 195 Hayatm deitirecek bir karara varacaktm. Dndm ve dndklerimi tek boyut iinde ele aldm. Mesela, eylem yapmak iin dmeye baslmas, bunun iin Trkiye'ye adam gnderilmesi niin o gnlerde istenmi ve gndeme tanmt. Niin i meselelerinde kmazlar yaayan Trkiye'ye yeni bir cephe almak isteniyordu?.. Uzun etmeyeyim, inziva neticesinde '-ra'nm kararna uymama iradesini gstermek amacyla ortaya ktm. Olumsuz cevabn verdiimde, btn hizmetlerim unutuldu. Hemen sulamalar, saldrlar balad. Haa sanki Allah'n emirlerine kar km, inkara dmm gibi muamele grmeye baladm. Eimi bile etki altna aldlar, eimle kt oldum, eve gidemez hale geldim. Garda, imdi ifade etmekte zorlanacam, ok kt gnler geirdim, bunalma girdim. Ruhumda frtnalar koptu. Yaplanlar grnce doru yolda olduuma daha da kanaat getirdim. Baz dostlarmn yardmyla onlarn basklarndan, meydana getirdikleri saldrlardan kurtuldum. nanman isterim, ilerinde kalp, direnmeye devam etseydim daha kt eyler bama gelebilirdi. imdi iyiyim ve rahatm. Kt gnlerin geride kaldna inanyorum." Hzr Abi gelinceye kadar sohbetimiz srd. Baz sorularmla konumasn kessemde, daha ok dinlemeyi tercih ettim ve bir nevi boalmasna, rahatlamasna imkan verdim. Her ne kadar, "Rahatm, huzurluyum." desede, skntl olduu, yaadklarnn etkisinden halen kurtulamad belli oluyordu. Laf Hzr Abi'ye geldiinde, onun cazibesine ve karizmasna kapldn u cmlelerle ifade etmekten imtina etmiyordu. "Onun dini bilgisine hayran oldum. Gemiinden biraz bahsetti, cezaevinde bouna yatmam maaallah kendini iyi yetitirmi. Bir gece sabaha kadar tarttk. zellikle, tarihi bilgisine hayran kaldm. Onunla konutuka rahatladm, hatal ilerin iinde olduumu, bunlarn yaptklarnn sonu olmayacam.da-ha iyi anladm. Hzr Abi'ye gven duydum. O'nun bana telkin 196 ettii biimde hareket etmeye karar verdim ve buraya geldim. Bu herifler hakknda btn bilgilerimi, elimde bulunan belgelerde dahil, hereyi yetkililere vereceim, hatta birebir anlatacam." "Eski Vali!" Ahmet ile stanbul'da kald be-alt gn iinde birlikte oldum. Her sabah otele giderek onu aldm ve irkete getirdim, yakndan ilgilendim. Anlattklarn dinledim, baz konularda tartmalara bile girdim. Birbirimize iyice sndk. O haftaya denk gelen cuma namazn birlikte kldk. Bu onun iin nemliydi, nk, Sahte Halife ile birlikte olduktan sonra, asla devlete bal bir camiden ieri girmemi, kendilerinden olmayan imamn arkasnda namaz klmamt. Cuma namaz ve Cuma namaz'nn kln biimi hakknda Halife'nin grlerini anlatt. Benim fazla bilgi sahibi olamadm bu konular hakknda geni izahatlarda bulundu. "Senin anlayacan" diyordu. "Mslmanlar arasnda fitne karmak iin bilerek veya bilmeyerek birok ey yapyorduk. Camileri bldk, inanan insanlar birbirlerine dman haline getirdik, Allah affetsin, iin iinden uzaklatka, onlarn etkisinden kurtulduka hatalarm daha iyi anlyorum, mesela imdi devletten maa alan imamn arkasnda namaz kldm, ne oldu?.." Bir sohbetimizde, Atatrk ve Cumhuriyet Devleti hakknda neler dndklerini anlatt. Anlattklarn dinlediimde, kelimenin tam manasyla kanm dondu! Btn milli deerlerimizi inkar etmek inan biimi haline getirilmiti. Gurbet ellerde, alnlarnn teri ile -be kuru kazanmak iin rpman insanlarmz, uygulanan rhetod sayesinde kkszletirilmek isteniyordu. Saf, temiz Anadolu ocuklar, inanlarnn ynlendirilmesi neticesinde, emperyalistlerin isteine uygun birer fert haline getiriliyor, asli yapsndan uzaklatrlyordu. in en ac taraf, bunun dinimiz adna yaplmaya allmasyd. Ahmet'in bana anlattna gre, cemaate giren, Hoca'nm anlattklarna "Evet" di-

197 yen bir insann mensubu olduu milleti sevdiim sylemesi, onun karlar iin fedekarlklarda bulunacan dile getirmesi, kfr saylyordu. Ahmet ile konuup, yaplmak istenilenleri dinledike, iinde bulunduumuz, zor corafyada iimizin daha etin olduunu anladm. Her cepheden bizi yok etmek, bu haritadan silmek isteyen glerin hangi oyunlara bavurduklarn, bizi nasl arkadan vurmaya abaladklarn idrak ettim. Dmanlarmz hi bo durmuyorlar, inanlarn yaamak isteyen saf insanlarmz bile dman haline getirmeyi baaryorlard. Oyunu kurgulayanlarn hedefinde Trk Devleti vard. Cemaatlere bal hale getirilen insanlarmzn paralarn Trk bankalarna yatrmamalarn telkin etmenin, hatta bunun iin yasaklar icat etmenin baka nasl bir izah olabilirdi. Ahmet doru sylemiti, etki altna alman insanmz "Yasak!" erevesinde ynlendiriliyor, gittike, kendi lkesine evrilmi birer "Silah" haline getiriliyordu. Bizim basiretsiz, tutarsz, uzun vadeli politikalar ve projeler retmekten yoksun yneticilerimiz de, baa-rszlklaryla bu almalara anak tutuyorlard. Bir byc edasyla ortaya kan, (Bana gre karlan.) "Halife", belki bir takm glerin oyunca olduunun farknda deildi!. man ve slam esaslarndan baklnca olay baka trl yorumlamann imkan yoktu. Ahmet'in anlatmlarndan anladm kadaryla, "Halife"nin rgtnde tam anlamyla despotizm hakimdi. Cennete gidecek-j lerine inandrlm insanlar, belki kelime ve kavramlara kendif bak alarna gre yklenilmi manalar erevesinde robotla-trlmlard. lerine kapatlm, yasaklarn evirdii bir dnyada hayat srmeye mahkum edilmilerdi. rgtte ykselmenin, yer edinmenin, gze girmenin en nemli yolu Trkiye Cumhuriyeti dmanl yapmaktan ve milli deerleri inkar etmekten geiyordu. Kendilerinin haricinde her grubu, her inanan farkl 198 ermek, dlamak, inanan insanlarn kafalarnda olmadk istifhamlar oluturmak kime ve neye hizmetti. Ayrlk tohumlan ekerek, blclk yaparak, hogrden uzak tavrlar sergileyerek dine nasl hizmet ediliyordu?.. Ahmet'i dinledike, bazlarnn komplo teorileri olarak baktklar meselelerin, ne kadar gerek olduunu grdm. Sinsi bir tehlike kapmza kadar dayanmt ve bu tehlikeye "komplo teorisi" diye bakmak bir nevi ihanet gibiydi. nanlarmz adna iten ie kemiriliyorduk. smail Abi'ye hak vermeye balamtm. O tarih uurundan yoksun olduumuzu, bugn bamza gelen her belann tarihte figrleri bulunduunu syler ve, "Tarihimizi bilsek ve tarih uuruna sahip olsak bamza gelen bu belalarn hibiri bu kadar tahrip yaratmaz, bize byk bedellere mal olmazd," derdi. Gerekten de yleydi, zellikle yakn tarihimizde nice yalanc, sahtekar, satlk "Molla!"lar ortalkta gezinip, milli bnyemizde tahripler yapmay becermilerdi. Amca Trkiye'ye dndkten sonra, Hzr Abi Ahmet'i Ankara'ya gtrd. stanbul'a gelince sorduumda, artk onun emin ellerde olduunu rendim. Amca, Ahmet'in anlattklarn ok deerli bulmu ve st dzey yetkililere tam, bundan sona onlar ilgileneceklermi. Biz Hzr Abi'yle Ahmet hakknda bunlar konutuumuz srada irketteydik. Masann kenarnda, yerde duran ve yanndan hi ayrmad antasn kucana alan Hzr Abi, "Sen Ahmet'i brakta, unu oku hele" diyerek, antasndan kard faks fotokopisini bana uzatt. Metni okumaya baladm. Okuduka hayretler iinde kaldm, baya ardm. Yazlanlarn btnnden, faks eken kiinin gazeteci olduu anlalyordu. Metin iinde sk sk Hzr Abi ile Davut Bey'in isimleri geiyordu. Faks "Sayn Genel Bakan" diye balyor ve uyarlarla devam ediyordu. Kendisini gazeteci olarak tantan ahs, bir mddet evvel, ismini verdii bir lokantada yemek yerken, arka masada oturan baz ahslarn ilgin konumalarna 199 tank olduunu kendi aralarnda konuan bu ahslarn Davut ahl isminde resmi grevli ile gemite baz iddet olaylarna ad karm Hzr alkolu olduunu syledikten sonra yle devam ediyordu. "Efendim bunlar, eylembirlii iinde siyasi cinayetler ileme hazrlndadrlar. Konumalarndan bunu net olarak anladm. Bir vatanda olarak sizi uyarmak ve ilenmesi muhtemel siyasi

cinayetlerin nne gemek iin bu mektubu size yazmay uygun buldum." diyordu. Faksn sonunda, tedbir alnmasn, bu ahslarn dikkatle incelenmesini, aksi takdirde doacak sonulardan kendilerinin de mesul olacaklarn vurguluyordu. Faks metnini iki defa okudum. in ilgin yan faksn kime ve nerden ekildiine dair emare yoktu. Elimde tuttuum metin fotokopiydi ama ekildii tarih ve saat olmasna ramen hangi numaradan ekildiine ilikin belirtiye rastlanmyordu. Okumay bitirip inceledikten sonra, "Nerden kt, kim yazd, niin byle bir hikaye uydurulmu?" diye sorduumda Hzr Abi: "Birileri pis bir tezgahn iindeler. Kimin yazd, nerden ekildii belli deil ama btn parti genel merkezlerine gnderilmi. u anda mecliste bulunan bir partinin genel bakan yardmcln yapan bir dostum bunu bana verdi. Bildiin gibi, Davut Bey'in banda bulunduu birimden birileri fena halde rahatszlar. O birimin kapatlmas iin ciddi ekilde almalar yapyorlar. Bana yle geldi ki, Davut Bey ile dostluk yaptm tespit eden bu evreler, beni dmen tutarak, onlar ve birimlerini hedef almak iin byle bir tezgah kurmaya alyorlar. Tabi, buna 'Basit bir faks' deyip gememek gerekiyor. ok boyutlu bir oyunun bir parasda olabilir. Dikkatli olmak, ona gre tavrlar gelitirmek gerekir. Oynamak istiyorlarsa, bizde oynarz!" Hzr Abi, "Oynamak istiyorlarsa.." diye balad son cmlesini sylerken, glmseyerek ban sallamt. O oldum olas byle etrefilli gelimelerden ve yaplanmalardan holanrd. s200 terdiki, hep karsnda bir g olsun ve kendini zorlasn. Onun iin, faksn metnindeki sulamalardan ve uyduruk saptrmalardan pek rahatsz olmua benzemiyordu. Oysa ben, faksn metninde bulunan sulamalarn ciddi sonular dourabileceini dndmden, huzursuz olmutum. Sonu belli olmayan, birilerinin kozlarn paylamak iin oynayacaklar oyunun iine mi ekilmek isteniyorduk!?.. Faks metni ve sonrasnda kafama taklanlar midemi bulandrmlard! Ne yaplmak isteniyordu, kimler, niin Hzr Abi'nin ismini, asl olmayan olaylarn iine katmaya alyor, bunu yaparken dostluktan te ilikimiz olmayan vatandalar da monte ediyorlard. Yaplmak istenilene, "oyun" deyip gemek olmazd. Biz yurt iinde hibir olaya katlmam, katlmay da dnmemitik. Davut Bey ve arkadalar hakknda ortalkta gezinen baz iddialar olsa bile bizim bunlarla ilikimiz yoktu, kurulamazd. Acaba, "rtl bir ynlendirme mi?" szkonu-suydu! Yani birileri byle bir giriimle nce bizi birileriyle ili-kilendirip, sonrasnda birtakm kapatlmas gereken olaylar kapatmaya m alyorlard? ime kurt dmt ve beynimi megul eden sorulardan rahatsz olmutum. Hzr Abi'nin aldrmaz tavrna ramen kafamdaki sorular izah ederek kendisine sordum. Beni fazla komplo teorisi retmekle sulayp, ii farkl yerlere ektiimi, bu faksm altnda yatan gerein Davut Bey ve birimine ynelik bir aba olduunu syledi. "Bir kat parasn nerelere ekip gtrdn. Bu tezgah yapanlar belli. Bunlar iyi tanyorum. Gemileri eskilere dayanr. Bu herifler, 70'li yllarn bandan bu tarafa sistemli olarak yetitirildiler. Basn-Yayn gcn bilen, medya gcnn nelere kadir olduunu erken fark eden gler, ta o yllardan setikleri baz istidatl genleri, zellikle gazeteci olarak yetitirdiler. Hatta bunlarn yetimelerinde devlet kurumlar bile kullanld. TRT'ye sokulan adamlar, devletin imkanlarndan faydalanarak 201 yurtdnda eitim bile grdler. imdi suyun ban tutanlar o gnlerde yetitirilen genler. Bunlar son zamanlarda Davut Bey'in banda bulunduu birimi ortadan kaldrmak iin byk efor sarf ediyorhr. Bunu ou zaman satr aralarna gizledikleri cmlelerle yaptklarndan, yani ak ak saldramadklarn-dan, byle bir yola tevessl ettiklerini zannediyorum. Daha nce dediim gibi, ben faks hafife almyorum, yaplmak istenilenin temel noktasnn bu olduunu sylyorum. Dikkatli olalm, uyank olalm ama olmayacak teoriler kurarak, yanla da dmeyelim." Medyada yer alan, bilinli olarak yerletirilmi solcu gazeteciler ben de biliyordum. Hatta, bir zamanlar yaynladmz bir dergide, konuya dikkat eken yazlarda yazmtm. letiim ve bilgi anda mthi bir g halini alan

medyada yer almann, bunun iin eleman yetitirmenin gereine dikkat ekmitim. Bunu biz yapmam, becerememitik ama sol veya solun baz kesimleri, zellikle basnda baarl almalar yaparak, bol miktarda gazeteci yetitirmeyi, onlarla kamuoyuna etki etmeyi baarmlard. Btn bunlar doruydu ama, faksn muhtevasn tamamyla bunlara balamak bana doru bir yaklam gibi gelmiyordu. in iinde bir bit yenii vard. Hzr Abi'ye katlmadm, bu iin gazetecilerden kaynaklandna inanmadm syledim. Konuya pek nem verir grnmeyen Hzr Abi, "Ne yapalm, bekleyip greceiz." dedi. Onun dikkatini baka noktaya ekemeyeceimi anladmda ise, "Hi olmazsa bu iin asl ortaya kana kadar ocuklar yanmzdan uzaklahralm." dediimde kabul etti. "yi, o zaman sen konu, bir mddet yanmza sokulmasnlar, irkete gelip gitmesinler, birlikte grn-meyelim." dedi. "ocuklar" diye bahsettiklerim Davut Bey'in elemanlaryd: Osman, Celil, Turgut, Selim, Kasm... Kimi ok gen olan bu arkadalar, Suriye operasyonu bilinmeyen bir nedenle iptal edil202 dikten sonra, ortalkta pek grnmyorlard. Zamanlarnn ounu Ankara'da geirir olmulard. Ancak, baz haftasonlar stanbul'a geldiklerinde grebiliyorduk. Hzr Abi ile ocuklarla grmeye bir sre ara verme karar aldmz o gn Osman' aradm ve "Haftasonu mutlaka grelim." dedim. Osman ii olmadn, istemem halinde hemen stanbul'a gelebileceini syledi. "Sen bilirsin, o zaman gel." dedim. Ertesi gn akam zeri, Osman, Celil ve Kasm birlikte irkete geldiler. ou zaman olduu gibi, vurdumduymaz tavrlar, muziplikleri ve neeli halleri zerlerindeydi. Hemen konuyu aarak morallerini bozmak istemedim. Bir mddet irkette oturduktan sonra, ehir dnda, gzlerden uzak bir lokantaya gittik. Yemein sonuna doru konuyu ap, faksla birlikte ortaya kanlar zetleyerek anlattm ve, "Hzr Abi bir mddet grmeyelim diyor." dedim. Arkatialar ilk tepki olarak, faks ekenlere, uydurma sulamalarda bulunanlara kfrler savurdular. Sonrasnda, Hzr Abi'nin yapt yoruma benzer yorumlar yaptlar. Kasm ise, Hzr Abi'yi hakl karacak u olay anlatt: "Tandm avukat bir aabeyim var. Traj yksek, gnlk bir gazetenin Ankara'da avukatln yapyor. Geen gn beni brosuna sesledi; gittiimde, isimlerimizin baz olaylarda getiini, avukatln yapt gazetenin Ankara sorumlusunun da hakkmzda aratrma yapp, bilgi topladn syledikten sonra, 'Davut Bey'e selamm syle, dikkatli olsun.' dedi. Ayn gn Davut Bey'e giderek, avukatn sylediklerini harfiyen anlattm." Davut Bey'in, anlattklar karsnda tavrnn ne olduunu, nasl bir tepki verdiini sorduumda, "Aabey, bizim Davut Bey byle eylere pek aldrmaz, kimseyi iplemez! Anlattklarm stn kr dinledikten sonra, 'Bover, drlayp dursunlar. Ne yapmz, vatan m satmz da hakkmzda aratrma yapyor203 larm. Kafan byle bo ilere takma.' diyerek, beni bandan savd." Kasm'm anlattklarndan, Hzr Abi'nin iddiasnn doruluu kar gibiydi. Faksn ekilmesinin altnda gazeteciler ve onlarn hedefine galiba biz deil bizimle arkadalk yapan Davut Bey ve ekibi vard. Ben, yine de arkadalara bir mddet grmemenin iyi olacandan, ilerin asl ortaya kana kadar byle bir tedbir almann faydasndan bahsettim. Onlar ise, bu karar beenmediklerinden ve kendilerine olan ar gvenlerinden, tedbiren istediimiz bu ayrla kar kyorlard. Her zamanki atakl ve pervazsz haliyle, tezgah iinde olanlara kfrler savuran Celil, "ki tane pi! aba altndan sopa gstermeye kalkyorlar diye, susup oturacakmyz. Kimse kusura bakmasn, bu beni balamaz. Ben yannza gider gelirim, sorana da her trl hesabm veririm." diyerek isyan ediyor, dierleri de Celil'e katlyordu. Onlarn itirazlarna aldrmadan, tavrlarn yumuatmak iin, ksa bir nutuk attm ve bu ilerde aceleye gerek olmadn, akll hareket etmenin, tuzak ve oyun iinde olanlar hezimete uratmann en iyi yol olduuna ikna ettim. Gnlszde olsa, kararmz kabul etmelerinin hepimizin menfaatine olduuna, kararmza sayg gstermeleri gerektiine inandrdm. Aldmz baz tedbirlere ramen aradan fazla bir zaman gemeden, "Oyun"un baka bir blmnn sahneye konulduunu yaayarak grecektik ve gnler getike,

oynanmak istenen oyunun dier paralar ortaya kacak, endielerimde ne kadar hakl oluduumu da anlayacaktk. nk, zerimize oynanmak istenen oyunun tek aktrleri gazeteciler deildi! 204 -XYusuf Trkiye'ye gelmiti. Uzun zamandan beri Avrupa'nn birok ehrinde yaptklar almalarn dokmanlarn beraberinde getirmi, birlikte dzenlemelereni yapyorduk. Blc rgtn paravan irketlerinin yer ald binalarn fotoraflar, adresler, gazete ve dergilerinin basld yerler, bu yaynlarn datmlarnn yapld merkezler, dernek binalar, dzenledikleri baz toplantlarn video ekimleri, (ki, bu ekim kasetlerini Metin Brksel'de rgt mensuplarnn toplandklar bir dernek binasndan, gece o binaya girerek almt.) baz aktif elamanlarn fotoraflar, yardm ad altnda topladklar paralarn makbuz fotokopileri... Daha birok dokman. ocuklar aylarca almann rn olan bu bilgileri dosyalamlar ve Yusuf yannda Trkiye'ye getirmiti. Yusuf'unda yardmyla, iki gn iinde hepsini bir rapor haline getirdim ve evinde istirahat etmekte olan Hzr Abi'ye gtrdm. Hzr Abi, bir mddet nce sarlk phesiyle hastaneye gitmi ve doktorlarn tavsiyeleri zerine evinde dinlenmeye ekilmiti. Yusuf ile birlikte hazrladmz raporu okuduktan sonra, beendiini syleyerek, "En ksa zamanda Ankara'ya gidip bunu veririm, Yusuf'a syle ben gelmeden dnmesin." dedi. Hzr Abi Ankara'dan dnp geldiinde, "Sen haklymsn!" dedi. Yznn ald ekli hi beenmemitim; sinirli grnyordu. Hangi konuda hakl olduumu sorduumda, syle205 dikleri karsnda pek de armadm. Anlattklarna gre Ankara'da, boyutlar farkl, aprak bir oyun oynanyordu. Faksla ortaya atlmak istenilenler, yaplmas planlananlar iin sadece bir yzyd. Hzr Abi'ye gre, basit bir hamleydi! Ucu gemie dayanan, gemite yaanan birtakm devlet ii ekimelerin, nizami! olmayan rvan oynanmak isteniyordu. Oyunu balatan tarafn sahneden kolay ekilmeyecek bir yapda olduunu syleyen Hzr Abi: "Meselenin gemite yaananlara dayand bir gerek ama, grnmeyen, anlalmas zor taraflarda var. Hatrlarsn, bas-nada yansyan, devlet iinde grevli baz kiilerin kavgalar olmutu. Zaman iinde kavga bym, neticede kimi grevlilere iten el ektirilmiti. te o ahslarn bazlar imdilerde yeniden yetki elde ettiler ve kaldklar yerden ekimelerine devam ediyorlar. Bir tasfiye ekibi oluturduklar ve rvan almak iin harekete getikleri kesin. in ilgin yan, saldrp tasfiye etmek istedikleri ekip benim kontaklarm. Hedeflerine aldklar, ypratmak iin abaladklar ekibin 'Yumuak karn' olarakta beni gryorlar. Edindiim bilgiye gre, gazeteci azyla fakstaki metni yazanlar onlar. Faks saldrsyla konuyu siyasilerin gndemine tadklar gibi, ilerde yapacaklar hamlelere de zemin hazrlyorlar. Zaten faks gndermeden nce baz gazetecilerle grp, ellerindeki bizimle ilgili bilgileri aktarmlar. Kimlikleri deifre etmeleri bir yana, hayali bilgilerle gatezetecileri haber yapmaya bile zorlamlar." Hzr Abi, ilgin eyler anlatyordu. Birileri gemie dayal kavga iine girmilerdi ve biz, bu arada "ezilme" tehlikesi geiriyorduk. Oysa, onlarn kavga ve ekimeleriyle bizim zerre kadar alakamz yoktu. Biz, btn iyi niyetimiz ve samimiyetimizle, srmekte olan kanl bir savata, YLERN safnda yer almtk. Kimsenin ekimelerine taraf olmak, bir tarafn adam olarak dierine cephe almak gibi bir niyetimiz ve faaliyetimiz ol206 mamt. Bu yanmz grmek istemeyenler, kendi oyunlarnda bizi taraf olarak gryorlar ve ekimelerinin, didimelerinin iine ekmek istiyorlard. Hzr Abi'ye bata Amca olmak zere, Ankara'dakilerin gelimeler hakknda ne dndklerini, nasl bir tavr gelitirdiklerini sordum. "Amca drst bir adam; bir hesap iinde olduunu sanmyorum. Onunla da konutum. Tedirgin olduu, gelimelerden memnun olmad her halinden belli. Fakat, onun amirleri ve Davut Bey meseleye fazla nem vermiyorlar; ayn zamanda karlarmdakileri hafife alyorlar. Onlara gre, gelien olaylar ve konjonktr

byle saldrlarla netice almaya kalkanlar iin msait deilmi, bouna evham yapmaya gerek olmadm sylyorlar!" Babaa grmelerinde Davut Bey Hzr Abi'ye, bu meseleyi fazla bytmeye gerek olmadn syleyip ilave etmi; "Bu organizasyonun en banda bulunan adam baz olaylardan dolay korkuyor. Bunun iin de, mezarlkta slk alyor. Biz onun ne yapmak istediini biliyoruz. cabnda gider, bizzat konuurum; sen hi kafana takma." Anladm kadaryla, kendi aralarnda meydana gelen ekime sadece Amca'y tedirgin etmiti. Onlarn rahat olmalar, kendilerine dmanca tavr alan adamlardan korkmamalar hayra alamet saylr. Ben, Hzr Abi'nin "in grnmeyen taraf" demekle neyi kastettiini merak ediyordum, sordum: Valla, onu henz zemedim ama sanki, bana hissetirilmek istenmeyen bireyler var. Eer, dndkleri bir putluk varsa, onu grnce biz de gardmz alrz. Her zaman atla katrn tepimesinden eek zarar grr ki, benim eek olmaya hi niyetim olmadn kendilerine hissettirdim. Yolda gelirken epey dndm ve faaliyetlere bir sre ara vermenin doru olacana kanaat getirdim. Ankara'dakiler bir207 ey sylemediler, bir istekleri olmad ama, biz biraz kenarda ka- 1 lalm. Sen ne dnyorsun?" Byle bir karar Hzr Abi'nin kolay kolay vermeyeceini iyi biliyordum. Bir yola kmtk ve sonuna kadar kovalayacak, neticesi neyse ona katlanacaktk. Bu tavr ve karar Hzr Abi'ye gre deildi. O kendi karakterine olduka uzak byle bir karar verdiine gre, i gerekten ciddi boyutlarda idi ve kar kmak yanl olurdu. Fikrine aynen katldm syledim, ayrca, "Abi, istersen bir mddet Ankara'ya hi gitme, kahpeliin sonu yok! Bakarsn, senin yapn iyi tahlil eden bu adamlar tahrik edecek, yanla srkleyecek bir oyunun iine girerler." dedim. Sinirlendii zaman yapt gibi, dilerini skt, kalarn atarak, "yle bir kahpeliin, tezgahn peine derlerse o zaman bizde kucaklarna altndan kalkmakta zorlanacaklar bir yk brakrz!" dedi. ok kararl grnyordu. Oynanmak istenilen, taraf olmadmz oyundan uzak durmaya alyordu. Fakat, istemediimiz halde bu oyunda taraf haline getirilmemiz halinde de gzn karartaca belliydi. Bylesine skt zamanlar neler yapacan, nasl kararlar alp uygulayacan, gemite yaadklarmzdan biliyordum. dealizmin doruklarnda, inandklarmz iin mcadale verdiimiz zor gnlerde, arkadalarmz saldrya urayp ehit edildiklerinde ayn yz ifadesine brnr, arkadalarmzn intikamlar alnmadan da yz glmezdi. O halini grdmzde, arkadalarla, "Ortalk kan kokuyor!" diye latife yapardk. Ayn kararllk iinde, ayn duruu sergilediini grdmden konuyu fazla uzatmadm; sadece, "Yusuf birka gnlne memleketine gitti, dnnce, konuya fazla girmeden, fazla izahat vermeden, almalarna ara vermelerini sylerim." dedim. Faks olay ile balayan, Ankara'daki son gelimeler iimize yaram gibiydi! 208 Bir ay'a yakn zamandr iimizle megulz. Nicedir irketin yolunu unutan Hzr Abi dzenli olarak ie gelmeye balad. Ticari faaliyetlere ilgi gsteriyor, epeydir aramad dostlarn aryor, gryor ve ailesine daha fazla zaman ayrabiliyordu. Avrupa'daki kadromuzda bizden aldklar talimat gerei, almalarna ara verip sessizlie brnmlerdi. Onlarla, sk ol-rayan aralklarla telefonda gryorduk. Hzr Abi, "ocuklar hak ettiler, yazn onlara gzel bir yerde tatil yaptralm. Hatta, yer ayarlarsan hep birlikte olsak daha iyi olur." demiti. Ben onun bu fikrine kar km,, ocuklarn bizimle tatil yapmalarnn uygun olmayacan sylemitim. "Abi, iyi bir yer ayarlayalm gelsin tatillerini yapsnlar, bizim onlarla birlikte olmamz uygun olmaz. Bakarsn kz arkadalarn da getirmek isterler, sen yanlarndayken nasl rahat edecekler," demitim. O da itirazm yerinde bulmu, tatil programndan kendimizi karmtk. Ankara'dan ve Ankara'da srmekte olan, merkezler aras ekimelerden bir ses kmyordu. Sanki taraflar "Sava baltalarn" topraa gmmlerdi. Taraflar hamle yapmyorlar veya imdilik hamlelerine ara vermilerdi. ahsen ben bu

durumdan memnundum. Kendimi ie vermi, yaptklarmzn gzel bir an olarak kalacana kendimi inandrmaya balamtm. Bu aradaki tek deiiklik, Osman ile Celil'in grev yerlerini deitirerek stanbul'a gelmeleriydi. Gruplarndaki dier arkadalar Ankara'da kalmlard ve anladm kadaryla aralarnda souk rzgarlar esiyordu. Aldmz grmeme kararma ksa bir sre uyan Celil, zellikle stanbul'a geldikten sonra, yasaa pek aldrmyor, frsat bulduka irkete gelerek bizleri gryordu. Neden stanbul'a geldiini, gruptaki arkadalarndan niin koptuunu sorduumda bana unlar anlatmt: "Dalarda savarken dostluklar, fedakarlklar hep st dzeydeydi. Tezvirat, dedikodu, bencillik yoktu. ehre geldikten 209 sonra sinir bozucu olaylar meydana gelmeye balad. Savan scak yz solduka insanlarn gerek yanlar veya niyetleri ortaya kt. Riyakarlk, bencillik, gammazlama, kymet bilmeme.. Sinirlerim bu tr ilikileri kaldrmyor. Onun iin, Davut Bey'in kalmamz ynndeki srarna ramen, Osman'la buraya gelmeye karar verdik." yi yetimi, savan gbeinde yer alarak pimi, gerek manada Devlet ve Millet a bu gen kadrolar, grevlerini her platformda hakkyla yerine getirmiler, her zorluun altndan kalkmasn bilmilerdi. Olaya grev asndan bakldnda durum buydu ama, bunlar ayn zamanda birer insand! Yllarca dalarda talarda yaayan, tehlikeli ve stresli grevlerde bulunan bu insanlara, yeterli moral destek verilmemiti. Savan ortasndan ruhi ve fiziki yorgunlukla dnen bu adamlara gerektii ekilde sahip klmamt. in iinde bulunduklar artlarn ve ruhsal durumun farkna varamayanlar, onlar daha zor grevlere srmlerdi. Ar ve sorumluluk gerektiren yeni grevlerin altnda ezilen bu gen insanlar, zamanla krlgan olmular, en ufak bir olay karsnda isyankar tavrlar sergilemeye balamlard. Srf hamasi nutuklarla, insanlarn gnll grev anlaylarn istismar ederek netice almak zor olduundan, Celil ve ,. Cel'in durumunda olan arkadalar ruhen sknt yayorlard ve onlar irdelemeyen, anlamaya almayanlar iin nereye varacan da hesap etmiyorlard! Ben onlar anlayabiliyordum. Geldikleri noktada bize den, gittike psikolojileri bozulan bu mert insanlarn zor zamanlarnda yanlarnda olmakt. Onun iindir ki, grmeme kararmz sert bir anlay zerine oturtmuyor, gevek davranyordum. Hatta baz zel sohbetlerimizde onlarda iyi zdmden, Hzr Abi'ye ocuklarn yannda olmamz lazm dedim. Kendisine duyduklar sevgi ve saygdan dolay, daha yakndan ilgilenmesi gerektiini syledim. Yreim, bizim iin dalarda, (Bazen 210 anlatyorlard da, gerekten yaanmadan anlalmas zor gnler geirmilerdi.) akla smayacak artlarda savam olan bu insanlar korumamay, onlara hizmet etmemeyi kaldrmyordu. Onlar hizmetleriyle, fedekarane almalaryla, ortak dmanlarmza kar gsterdikleri yiitliklerle bunu hak ediyorlard. ylesine geen gnlerin birinde, ortal yeniden hareketlendiren bir olay yaand. irketin bankadaki ilerini takip etmek iin dar kp arabama yneldiimde, kar kaldrmn nnde park etmi, beyaz renkli Reno marka araba dikkatimi ekti; inde kii vard. Normalde yle etrafm kolaan etme alkanlm yoktu. Fakat, ben dar ktmda, kardaki arabann iinde oturan kiinin de bana doru baktklarn fark ettiimden durum ilgin gelmiti. Gr mesafesinde olmalarna ramen, fazla dikkatli bakp yzlerini incelemedim. Arabama bindim ve biraz ileri gidip geri dndm ve yanlarndan getim. Durumu pek ciddiye almam olacaktm ki, onlar tanmak amacyla dnp bakmadm. Yoluma devam edip, yolun meyline gre aa doru hzlanarak arabam srerken, irketin nnde park etmi olan beyaz Reno'nun arkamdan geldiini, dikiz aynasndan fark ettim. Drt yol azna, trafik klarna yaklatmda yavaladm, arkamdaki aracn da yavaladn grdm. Iklar getikten sonra, ana yola kmadan aracm durdurarak, arkamdaki aracn nme gemesini bekledim, olmad. Ben ne yaparsam onlarda aynn yapyordu. yice meraklan-mtm ve beyaz Reno'nun iindekilerin beni takip ettiklerini anlamtm. Ayn zamanda adamlar olduka pervazsz davranyorlar, yaptklar ii aktan yapyorlard. Arabadan

inip yanlarna gitmeyi, en azndan dikkatli ekilde yzlerine bakmay aklmdan geirdimse de, bundan vazgeerek, hareket ettim ve anayola ktm. Peim sra gelen takipilerim anayolda da kendilerini gizleme ihtiyac duymadan, en azndan araya baka bir 211 aracn girmesine msade etmeden, yakn mesafeden takiplerini srdrmeye devam ettiler. O kadar yakndan geliyorlard ki, aralarnn plakasn rahata okuyabiliyordum. kii olan takipilerimden ince yzl, olduka esmer olan arac kullanyor, hafif sakall, kumral bir ahsta arac kullanann yannda oturuyordu. Arkada oturann yzn seemiyordum. yice ikillenip heyecanlandmdan, yol deitirmek, ani bir hareketle farkl yne dnmek gibi trafik versiyonlar aklma gelmiyordu. Bankann bulunduu caddeye dnen kavaa kadar bylece yol aldk ve ben kavaktan dndmde arkamdaki ara takibi brakarak, anayoldan devam etti. kinci bir takip aracnn bulunaca endiesiyle arka tarafm kontrol ederek yoluma devam ettimse de baka bir aracn takipte olmadn, bir-iki dakika sonra anladm. Olaya anlam vermekte zorlanyordum. Bizim kimse ile bir problemimiz yoktu. Gemiten kalan hesaplamalardan biri olsa, byle davranmazlard. Bu takip ii olsa olsa, Ankara'da meydana gelen, bizim de iine ekilmek istendiimiz olaylarla balantl olabilirdi. Kafamda ihtimalleri ekip evirirken, aklma plakas geldi ve hemen Osman' bulup dostlarn araya koyarak plakay aratrmasn istedim. Osman bu isteim karsnda me-raklanmt, ne olduunu, niin plakay aratrmasn istediimi sorsada, "sonra konuuruz" diyerek, konunun detayna girmedim. Ben daha bankadan kmadan arayan Osman, verdiim plakann bir kamyona ait olduunu syledi ve plakann tescilli olduu kiinin ismini verdi. Plakann kamyonun zerine kmas ileri iyice kartrd gibi, midemi bulandrd! Kimler, niin sahte plakal arabayla beni takip etmiler, iin garibi, bunu gizlemeye gerek duymamlard. Acaba takip edildiimi zellikle bilmemi mi istemilerdi?.. Ayn gnn akam, takip olayn Hzr Abi'ye anlattm. O da ilgin buldu. Kimlerin niin byle bir ey yapacan zeme212 diini! Fakat, dikkatli olunmas gerektiini syledi. Aklmza gelen yegane ihtimal, Ankara'daki gelimelerin bu olayda rol oynad ynndeydi. Zaman iinde aydnlanacan tahmin eden Hzr Abi, bir sre Celil'le beraber gezmemin iyi olacan belirtti; bende ayn kanaati paylatm syledim. Kararmz ve kaaatimiz yerindeydi. Kim olduklarn zemediimiz, sahte plakal aralarla takip edildiimiz gnlerde, yalnz ve silahsz gezmek doru olmazd. Olay takip eden gnde, Celil'i arayarak irkete ardm ve bamdan geen olay anlatarak, bir mddet birlikte olmak istediimi syledim. Hareketten ve eylemden heyecan duyan, gerginliklere alkn Celil, "Sen hi merak etme Abi, elimden geldiince seni hi yalnz brakmam. nallah bir daha gelirler de kim olduklarn anlarz! dedi. Celil ile birlikte gezdiimiz, evremizi kolaan ettiimiz gn iinde, olaann dnda birey grlmedi. Bizim irkette oturduumuz bir saatte telefonla arayan Hzr Abi, Taksim'de bir otelin adn vererek, "buradaym, msaitsen gel" dedi. Celil'i de yanma alarak otele gittim. Hzr Abi lobide eskiden tandm Ekrem isminde bir arkadamzla oturuyordu. Yanlarnda tanmadm, nceden hibir yerde grmediim orta yal, uzun boylu bir ahs daha vard. Ekrem'i uzun zamandr grmemitim. Darbe sonras yurtdna kmak zorunda kalan ar-kadalarmzdand. Yllar sonra lkeye dnm ve hakkndaki sulamalardan beraat etmiti. Ankara'da gda toptancl yaptn biliyordum. Selam verdim, tokalatk, Ekrem'le ptk ve yanlarna oturduk. Ne oluyordu, Hzr Abi niin beni oraya seslemiti hi bilmiyordum. Biraz ho-be ettikten sonra bana dnen Hzr Abi, "Lakab Renkli olan, Bingl'l bir vatanda tanyor musun?" diye sordu. Byle birini tanmyordum; kimdi, niye lakabyla anlyordu, hibir fikrim yoktu. Benden olumlu cevap ala21_3

mayan Hzr Abi, lakabn syledii ahsn gerek ismini zikrettikten sonra, "O gn seni takip eden vatanda oymu." dedi. Ekrem'i gstererek, "Ekrem'in de bulunduu bir ortamda, 'Renkli Efendi!' bizi takibe aldm azndan karm." Hzr Abi, Renkli diye lakabn zikrettii ahs hakkndaki bilgilerin ounu, Ekrem'in yannda oturan uzun boylu ahstan almt. Hzr Abi'nin ifade biimiyle, "Renkli Efendi" G-neydou'da hkmn srdren vahi isyanda Devletin yannda yer alarak, terre kar sava vermiti. Yerli leheleri iyi konuan ve blgeyi iyi bilen Renkli, baz kesimler tarafndan deifre edilince Ankara'ya dnmek zorunda kalmt. Bir devlet dairesinde memur olmaktan baka resmi unvan bulunmayan Renkli, Ankara'da bo durmam, daha nce elte ettii birtakm resmi kimlikleri kullanarak, kabadayla soyunmutu! Gece hayatna ve ikiye dkn olan Renkli, kanunsuz ilere bulam baz ahslar tehdit ederek, hara da alyormu. Kendini iyi reklam etmesini beceren Renkli, etrafna toplad baz gen ocuklar da menfaati dorultusunda kullanmaktan geri durmu-yormu. in en ilgin taraf ise, "Renkli Efendi", Ankara'da yalanlarla dolu faks olayn tezgahlayanlarla birlikte hareket ediyormu. Daha dorusu, o birimin banda bulunan ve sahte faks iini tezgahlayan, kod ismi "Byksz" olan ahs tarafndan gzetilip kollanyormu. Byksz kod isimli grevliyle Renkli'nin ilikileri yle ileri boyuttaym ki, Renkli ona "Baba!" diyormu. Ekrem'in yannda oturan ahsn kim olduunu, ne ile megul olduunu bilmiyordum ama, (Daha sonra Hzr Abi, o ahsn ordudan ayrlm eski bir subay olduunu syleyecekti.) anladm kadaryla, Renkli'yi ok yakndan tanyordu. Onun ve Ekrem'in anlatmlarndan takip edilmem konusu altndaki esrar perdesi ksmen aydnlanmt; fakat, hala zmekte zorlandm baz noktalar vard. Orada bunlar dile getirmek istemedim. Konuyu anladktan ve takip edenin kim olduunu rendikten 214 sonra, msade isteyip, otelden ayrldm. Yolda ortaya kan yeni durum hakknda Celil'le fikir jimnastii yaptk. kimizinde birletii yer, iin altnda baka hesaplarn olduuydu. Celil, "Abi, madem Renkli denilen vatanda size hamle yapacan sylyor, ondan nce davranp, iyi bir hamle ile onu ve bal bulunduu adamlar airtmak akllca bir davran olmaz m?" dedikten sonra, anlamsz takiplerle ne elde etmek istediklerini anlamadm, bunu renmenin en iyi yolunun Renkli'yi ele geirerek kendisine sorulmasnn netice vereceini iddia ediyordu. Celil'in ortaya srd bu fikir benim de aklma yatmt ve Hzr Abi ile bunu konuacam, ikinci bir hamlelerini beklemeden bir hamlede bizim yapmamz gerektii konusunda srarc olacam syledim. Daha sonra, Hzr Abi ile de yaptmz durum deerlendirmesinde ayn karara vardk. Celil'in syledii biimde hareket edecek, kar hamle yaparak onlar artacaktk. Hamlemizin ana izgileri yleydi: Renkli'yi takibe alacak, kstrdmz yerde karp sorgulayacaktk. Bunu Ankara'da deil de stanbul'da yapmann daha doru olaca hususunda hemfikirdik. Planmz hayata geirmek iin tutarl ve ciddi istihbarata ihtiyacmz vard. Hzr Abi istihbarat iini kendisinin halledeceini sylemi, bunun iin biraz zamana ihtiyac olduunu belirtmiti. Renkli'nin ele geirilme operasyonunda Osman ve Celil'in arkadalar da bize yardmc olacaklard. Ksa zaman sonra, Renkli hakknda nemli bilgiler akmaya balamt! Artk en yaknndan bile bilgi alabiliyor, tabiri caizse nefes al veriini takip edebiliyorduk. Bunu Hzr Abi'nin Ankara'daki almalar salamt. Amca ve Davut Bey'in yardmlar hari, Renkli'nin yaknnda bulunan bir arkada Hzr Abi'ye bilgi aknda yardmc oluyordu. Hatta o bilgileri veren arkada, Hzr Abi'ye Renkli hakknda olumlu eylerde syle215 mi, istenmesi halinde kendisi ile grtrmeyi bile teklif etmi ama Hzr Abi bunlar kabul etmemi. Biz Renkli iin operasyon hazrl iindeyken, ikinci hamle yine Renkli'den geldi! Baz duyumlar veya uyarlar alm olacak ki, telefonla Hzr Abi'yi aram, kendini tanttktan sonra, grmek istediini sylemi. Hzr Abi, hafif yollu azarlam ve telefon numarasn alarak ben seni ararm demi. Bunlar bana anlatan Hzr Abi, "Ne diyorsun, grelim mi? Herif acayip biri. Durmadan zr diledi, kendisini yanl anladmz iddia etti. 'Seninle

olmaktan eref duyarm, beni dinlersen anlatacaklarm var' dedi. Olduka souk davranmama ramen hi saygsn kaybetmedi. Senin karm arn varm, kimin uakln yapyorsun, skntn syle deyip, azarladm halde, hi duymam gibi davrand ve srarla grmek istedi." Ben grmenin iyi olacan, belki bilmediimiz baz eyleri ondan renme frsat bulacamz syledim. rkmeyecei, rahat konuaca bir mekanda randevu verilmesi noktasnda fikir birlii yaptk. Hzr Abi Renkli'ye stanbul Dedeman Oteli'nde randevu vermiti. Buluma ikisi arasnda geecek, baka kimse randevuda bulunmayacakt. Buna ramen ben, hem otelin iinde hem de dnda tedbir almann doru olaca fikrini ne srdm ve Hzr Abi'nin kar kmasna aldrmadan bu fikrime uygun baz tedbirler aldm. Randevu gn Celil, Osman ve Kasm' nceden bulumann gerekletirilecei otelin nne gnderdim. kisi darda kalacak, biri ieri girip lobide oturacak ve bulumann sonuna kadar da oradan ayrlmayacakt. Ben ise Hzr Abi ile birlikte gidecektim fakat ieri girmeyip, darda Hzr Abi kana kadar bekleyecektim. Plan aynen uyguladk. Hzr Abi ile birlikte otele gittik. Otelin otoparknda ayrldk. O otelin iine geerken ben dar ktm ve yolun kar tarafna geerek, d kapy grecek biimde 216 beklemeye baladm. Herey normal grnyordu. Otelin caddeye bakan pencerelerinden ieriyi gremememe ramen, k kapsn tam anlamyla gzetim altnda tutabiliyordum. Zaten arkadalar da otelin nnde yaya olarak aayukar yryorlar, n tarafn gvenliini salyorlard. Unutmadan syleyeyim: Artk Renkli'yi tanyorduk, nk, yaknnda bulunan ahs tarafndan bir fotoraf elimize ulamt. Bir saate yakn zaman bulumann bitmesini bekledikten sonra, otelin kapsnda Celil grnd ve bize el iaretiyle toplantnn bittiini belirtti. Hemen Celil'i yanma ardm. Lobide bekleme iini stlenmi olan Celil, Hzr Abi'nin'kalktn ve otoparka indiini syledi. Dierlerini alp, bizi takip edin dedikten sonra, Hzr Abi'nin yanma gittim. Hzr Abi, Renkli'yi ve aralarnda geen konumalar anlatrken glmsyordu: "Abartlm, bo adam! Gdlmeye alkn olan tiplerden. Yaptmdan piman, kullanldn iddia ediyor ama byle adamlara pek fazla gvenilmez. Birok ey anlatt. Daldan dala atlayarak konuuyor. Kendini ispat etmek iin abalayp durdu. Detay vererek anlattklar bir tarafa, bize ynelmesinin altnda yatan gerekleri ve nasl olduunuda birbir syledi. in altnda Byksz kod adl adamn korkular! yatyormu. Gya, Amca'nn patronu Byksz'm lm emrini vermi ve bu ii biz gerekletirecekmiiz. lm korkusuna kaplan Byksz, Renkli'ye hakkmzda istihbarat yapmas iin emir vermi. Bunun zerine Renkli, adamlaryla birlikte istihbarat almasna balam ama kim olduumuzu, gemiimizi rendikten sonra ii savsaklamaya, alttan almaya alm." Hzr Abi, Renkli'yi sevmemiti. Renkli'nin "Beraber olalm, birlikte alalm." teklifini geri evirmiti. Kendini ispat etmek iin ene alan tiplerden holanmayan Hzr Abi, "Bu heriften uzak durmak lazm. Kendini anlata anlata bitiremedi. Bir de konuurken yeminler edip, yaptklarna ahitler gstermesi yok-mu canm ok skt." diyordu. 217 Gemiten gelen bir kavgann, ekimenin, hesaplamann iine ekilmeye alldmz tam olarak ortaya kmt. Makamlarn, ellerinde bulundurduklar yetkilerini intikam adna kullanmaya yeltenenlerin korkularnn oluturduu biimsiz dalgalar, bize kadar ulamt! Bu gelimelerden hi holanmyordum. Renkli'nin ortaya kmas ve sonrasnda meydana gelenler, konuulanlar canm skyordu; fakat, imdilik yapabileceim fazla birey de yoktu. Hzr Abi Renkli ile buluup konutuktan birka gn sonra Ankara'ya gitti. Ankara'dan dndkten bir gn sonra ise, Amca ile birlikte, yurtdna kt. Bir Avrupa lkesi zerinden komu bir lkeye geeceini biliyordum, konu hakknda baka bir bilgi vermemiti. Edindiim izlenimlere gre, ar sorumluluk gerektiren, ok riskli bir greve gidiyordu ve ona baarl olmas iin duadan baka yapacam birey yoktu. Hzr Abi'nin bu seyahati ayn zamanda,

almalara ara verip, bir nevi Ankara'ya hissettirdiimiz "Netameli ve i ekimeli almalarda biz yokuz." mesajmnda sonu anlamn tayordu. - XI Renkli olayndan sonra, fedekarlkta bulunarak yaptmz ilerden soumutum. Grevleri, hedefleri ayn olmas gereken birimlerin, ahsi lekte nizaya tutumalar evkimi krmt. Hibir ekilde riyaya kamayan, samimiyet ve sadakat duygularyla girdiimiz bu yolda grdklerim, ahit olduklarm beni zmt. Kendilerini dev aynasnda grerek, kuvvetlerini fark218 \ noktalarda kullanmaya kalkanlara kzyordum. Bana kalsayd, Renkli'nin anlattklarndan sonra bu ilerden kesinlikle elimi eteimi ekerdim. Oysa Hzr Abi, btn bunlara aldrmaz grnyordu. Ankara'da ne olmusa yine kendini atelerin iine atacak, yine gnlerce evinden ocandan ayr kalacak eylem kararnn kucanda bulmutu. Artk, ona ne "Dur" diyebilme, ne de ald kararlardan dndrme ansm yoktu. Kendi iin hibir zaman endie duymayan, mr zorluklar ve aresizlikler iinde gemi Hzr Abi, belki de tek bana bu ilerin sonuna kadar gidecekti. Bireylerin ktye gideceini hissediyor, fakat sonucu hakknda yorumda bulunamyordum. iimde korkuyla kark baz hisler vard. Endielerimi, skntlarm aka konuup, dertlerimi paylaacam tek insan smail Abi olduundan, ona gidip iimde birikenleri anlatmak istedim. Munis, sevecen, insana huzur veren yapsyla, sessizlik iinde beni dinleyen smail Abi'nin dudaklar arasndan "Kt!" kelimesi kt. Beni dinledike yz hatlar gerilen smail Abi'nin, "Kt!" dedikten sonra bir mddet gzlerini sabit noktaya dikip sessiz kalmas, endielerimin, korkularmn tescili gibiydi. Oturduu yerden kalkt ve dkkann kk vitrininden dary seyrederken, "Hzr ne dnyor?" diye sordu. Hzr Abi'nin olaylardan sonra ald tavrn uzun srmediini, hele Renkli ile konutuktan sonra, hibirey olmam gibi davranp, yine grev kabul ettiini anlattm. Ayrca: "Abi, birbirlerini ldrmeyi dnecek kadar nefret iinde olan bu adamlarn baka oyunlarndan ekmiyorum. Sylediim gibi, taraf olmadmz halde, korkuya kaplan veya kaptrlan Byksz kod isimli vatanda zerimize adam sald. Kiralk katil gibi bizi takibe alan o adamn zerine direkt olarak gitsek, kimbilir olaylar nereye varacakt. 219 Hzr Abi'ye, 'Gel u ileri kknden bkaralm, kendi kabuumuza ekilelim' desem, olumlu cevap alamaycam biliyo rum. Bir de bu ii batan kabul ettim. Fakat olaylarn bizi buralara ekeceini, bir intikam vurumasna taraf olmaya zorlanacamz hi hesap etmedim. Ayrca, Hzr Abi ile eskilere dayanan ve temelinde tekilat hiyerarisi olan ilikim var. Bugne kadar kendisini hi amaya almadm; hep mesafeli ve terbiye snrlarnda birlikteliim oldu. nan, aramzda fazla bir ya fark olmad halde, yannda hi ayak ayak stne atmadm! Daha nemlisi kiiliini biliyorum bu da beni korkutuyor. Eer bu sava kzr ve Hzr Abi savata saf tutmaya kalkrsa sonuna kadar gitmekten imtina etmez. Taraflar, nihayetinde, etkili ve yetkili makamdalar, adamlar kendilerini kurtaracak bir yol bulurlar ama bizim yle bir ansmz hi yok. Bylesine bir ikilemde ve amazlar iinde, yol ayrmna doru gittiimizi hissediyorum, bu da beni hem endieye, hem de zntye sevk ediyor." Anlattklarm karsnda smail Abi yorum yapmad; dnceli grnyordu. Yzndeki manal izgiler derinlemi gibiydi. Sessizce geip masasna oturdu ve zntl bir sesle unlar syledi: "Otuz yl Devlete hizmet ettim; bu zaman zarfnda grp geirdiim ve idrak ettiim en nemli gerek udur : Makam ve mevkilerini ahsiletirenler sonu gelmeyecek bir yola girmiler demektir. Tarihimizde bunun rnekleri oktur ve neticesinde hep devlet zarar grmtr. Allah rahmet eylesin, Nurettin isminde bir albaym vard, ok elebi ve kalender kiilii olan Nurettin Albay derdiki: 'Rtbe ve makam, sahibinin menfaatleri iin ara olduunda o makam boalm demektir! Bo makam, devlet hizmetinde ritmi bozar, yani zincirin bir halkas kopmu olur, zincir grevini yapmaz. 'imdi anlattklarndan zincirin boalaca ve bundan herkesin zarar grecei manas kyor; onun iin ok kt!"

220 smail Abi doru sylyordu. Hassas makamlarda bulunan insanlarn, "zinciri krmalar!", ileyiteki ritmi bozmalar ok ktyd. Ritmin bozulmas neticesinde oluan girdap, birok insan iine ekecekti... Ayrca ben, meydana gelen bu olaylarn birde grnmeyen yan olduunu tahmin ediyordum. Yani iin iinde baka boyutlarda olabilirdi. Bunlarn neler olabileceini smail Abi'ye sorduumda unlar anlatt: "Onu bende dndm ve aklma ilk elde, siyasiler geldi. Biliyorsun bizim siyasilerimizin yerlemi anlaylarna gre, snr tanmadan birbirlerini alt etme dnceleri vardr. Ellerine geirdikleri her vastayla birbirlerine saldrrlar. Tabiri caizse belden aa vurmay muhalefet etmek zannederler. Anlattklarn erevesinde bakacak olursak, sivil kadrolarla eylem birlii yapanlarn amazlar vardr ve "bu amaz, kar siyasi gler iin bulunmaz bir frsat anlamn tar. Yani sizin yaptklarnz, oluturduunuz gc bilenler bunu rahatlkla zaaf olarak grr ve iktidar oluturanlara kar kullanrlar, veya kullanmak iin uygun bir zamann olumasn beklerler. in kts, bu yaplanmay zaaf, hatta yanl olarak gren ve bundan dolay kar gc ypratmak isteyenler, olup bitenlerin i yzn bilmediklerinden olmayacak, olmamas gereken hatalar kendileri yapar. te asl o zaman zaaf ortaya kar ki, bu zaaf ahsi boyuttan karak genele yani devlete yansr, yani devlet zaaf olarak beyinlere kaznr. Bu kadarla snrl kalsa yine iyi, bu zaaf ve pei sra gelen yanllar dmanlarmz bize kar kullanmaktan kanmazlar! Asl kt olan da budur. naallah eytann avukatln yapmyorumdur! kavga buralara sirayet etmeden olduu yerde kalrda samimi, iyiniyetli insanlar zarar grmezler." Siyasilerin byle bir kavgann iinde yer alacaklarn hi dnmemitim. Meydana gelen son olaylarn yorumunu yapar221 i ken hep baz gler zerine komplo teorileri retmitim. Kavgann grnen boyutu zerinden ve bilinen baz olumsuzluklara dayandrdm olaylar, smail Abi'nin bak asnda farkl anlamlar kazanmaya balad. Sylediklerinde gerek pay yksekti. Siyasi gr ayrlklar "kk" bir kavgay byterek kendi menfaatine uygun hale getirir ki bu da ortaln "aramba Pa-zar'na" evrilmesine yeter! smail Abi, konu zerindeki grlerini anlatmaya devam ediyordu: "Bizdeki siyaset anlaynda genel olarak, u gerekler gze arpmyor mu: nce lider, sonra parti, sonra ise lke karlar. Siyaset yaplanmasnda alm byle olunca arpklklar birbirini kovalyor. Renkli plakalarn ve omuzlarda tanmann bamls haline gelenler, elbette onlara kavumak iin her yolu mubah sayarlar. unu bil ki, rakiplerini enterne etmek iin genel ahlak kurallarn hie sayanlar, byle bir yaplanmadan haberdar olduktan sonra bunu uursuzca malzeme yapmaktan kanmayacaklardr. Meseleye karlar asndan yaklaacaklardr ve sizin idealist baknz grmezlikten geleceklerdir." smail Abi'ye aylar nce gelip aldmda sanki olacaklar nceden grm ve beni uyarmt. "Teklif var, savamamz istiyorlar" dediimde neticede bamza hi ummadmz belalarn alabileceini ak ak sylemiti. Fakat ben bu belalar hep farkl yorumlamtm. Ne bileyim, bir yerde vurulmak, yakalanp hapse atlmak, bir zaman sonra istenmeyen insanlar olarak ilan edilmek gibi... Oysa, ortaya kan gelimeler i ekimelere malzeme olma tehlikesini dourmutu. Meseleyi siyasi arenada grmek, siyasilerin kendi aralarndaki ekimelere yem olmak zoruma gidiyordu. smail Abi durumu abartyormuydu acaba? Faks siyasilere ekilmiti fakat bu kadar zaman gemesine ramen bir ses kmamt. Siyasi parti temsilcileri faksta yazlanlar en azndan aratrma konusu bile 222 yapmamlard, en azndan ben yle bir duyuma ahit olmamtm. smail Abi'ye bunu sordum. "Abi; iyi, gzelde, si- asi glerin eline faks dahilinde verilen doneler vard bunlar hi kullanmadlar?"

"Hi tereddtn olmasn, faks yoluyla 'koku' alanlar imdi uygun zamann 'aport'undadrlar! Yani pusuya yatm bekli-yorlardr. Olaylarn boyutlarn, olup bitenleri, ilikileri, doru-yanl ayrm yapmadan, derlemenin peindedirler. mkan bulurlarsa veya uygun bir frsat nlerine konulursa, gece uan bceklerin a saldrdklar gibi saldrya geerler. Tabi, banza gelen son olaylar siyasiler ekseninde ele almak veya grnmeyenleri siyasi boyuta tayp oraya brakmakta yeterli olmayabilir. Aklma baka eylerde geliyor ama inaallah dndm gibi kmaz!" Aklna gelipte aklamaktan kand eylerin ne olduunu sordum. ok arpc cevaplar verdi. Anlattklar veya faraziyeleri aklm kartrd. smail Abi, meydana gelen son gelimelerin ve bize yansyan olaylarn, bizzatihi bizimle irtibatta olan yetkililerin tezgah olabileceini, daha dorusu iin o adan da dnlmesi gerektiini sylyordu. "stihbaratlar hi bir ilerini tek hamle zerine bina etmezler. Her zaman kaliteli santran ustalar gibi hareket ederler, yapacaklar ilerde -drt hamle sonrasn dnrler. Moralini bozmak istemem ama bilerek, isteyerek, planl bir ynlendirme de sz konusu olabilir diye dnmekten geri duramyorum. Hepimiz biliyoruz ki, terrle mcadelede zaman zaman, hukuk dna klar, sapmalar olmutur, oluyor. Benim tahminime gre en fazla sapma bu dnemde kendini gsterdi; bunu hazrlayan, artlarn ta kendisidir. te bu sapmalarda kilit rol oynayanlar, bir zaman sonra bu sapmalarn nlerine getirileceini hesap etmilerdir. Onun iin, daha imdiden gnah keilerinin olumas abasnda olabilirler. Fakslar, gazetecilere szdrlan 223 haberler, kllenmi dmanlklar atelemek, gemii karanlk tiplerle kar karya getirilmemiz... Byle bir hazrln ilk belirtileri olabilir diye dnyorum. Uzak bir ihtimal gibi grnse-de gzard etmemek lazm. Bence, Hzr geldikten sonra bu ileri ihtimaller dahilinde oturup konuun ve tedbirlerinizi aln. Bir kahpelie kurban gitmenizi asla istemem." Gvendiimiz adamlarn gadrine mi uruyorduk?.. nce kahramanlarn yaratanlar, sonra kahramanlarn "Gnah keisi" yapmann planlarn m kuruyorlard?.. Bizi olaylarn iine ekenler, yarnlarda kendilerini temizlemenin alt yapsn m oluturuyorlard? Btn bunlar imkan ve ihtimal dahilinde olabilir miydi? Gerekte, yllar nce baz arkadalarmz bunun rneini yaamlard. O gnlerin ve olaylarn birebir ahidi olan arkadalardan biriyle konuma ve iin i yzn ondan renme imkan bulmutum. Olaylarn ahidi arkadam unlar anlatmt: "Hepimiz yurtdnda kaak ve aresizdik. Biz, 'Trkiye dmanlaryla savarmsmz?' diye sorulduunda, fazla dnmeden, irdelemeden 'Evet' dedik. Heyecanlarmz depremiti ve teklifin ardndan gelen yk ekmeye hazrdk. Derken, istediimiz malzemelere kavutuk ve verilen hedefler zerinde planlar yapmaya baladk; ksa zamanda da saldrya getik. Operasyonlarmz neticesinde verimli baarlar elde ettik. Yaptklarmz Avrupa kamuoyunda yank buldu, ses getirmeye balad. Yaptklarmzdan ilikide olduumuz yetkililer ok memnun grnyorlard. Bir mddet sonra ayn yetkililerin istekleri zerine eylemlerimize son verdik. Buraya kadar herey gzeldi ama, bir zaman sonra zerimize yldrmlar dmeye balad! nce bamzda bulunan arkadamz tezgaha getirildi ve uyuturucu satma sulamasyla tutukland. Sonra, bir dier arkadamz benzer sulamaya muha224 tap oldu. Operasyonlarda bize yardmc olan bir arkadamz ise Hollanda'da kim olduklar bilinmeyen ahslar tarafndan ldrld. Bir dieri Trkiye'ye giri yaparak, arand hadiseden dolay tutukland ve cezaevine konuldu. Oysa yetkililerle yaptmz grme ve stnkr anlamaya gre, Trkiye'ye giri klarmzda zorluk karlmayacakt. Gruptan ayakta tek ben kaldm, ben de yllardan beri tedbirli, iyi kamufle olarak yayorum ama yarn iin hibir garantim yok. Olup bitenleri analiz ettiimde karma mide bulandrc bir tablo kt. Bizi savaa angaje edenler tarafndan satlmtk! Hem de kelimenin tam anlamyla... Operasyonlar planlayanlar gelebilecek tepkileri ve siyasi ayak oyunlarn ok

iyi hesap etmiler, oyunu kurallarna gre kurgulamlard. Dardan gelen tepkiler ve notalar sonucunda zevahiri kurtarmak adna bizleri feda etmekten ekinmemilerdi." Arkadam bunlar anlatrken, daha birok bilinmeyene parmak basm, hayretler iinde kalmama neden olan gelimeleri anlatmt. Ankara'dakilerin teklifleri zerine, arkadamdan dinlediklerimi Hzr Abi'ye anlatm, onlarn yaadklar, ilesini ekmek zorunda kaldklar durumlara dmemek iin, onun "Evet" demesine kar kmtm. Hzr Abi gemite yaanan olaylarn tekrar etme ihtimaline kar km ve daima Ankara'da kontakta olduu insanlar savunmutu. Fakat geldiimiz nokta da, smail Abi'nin de iaret ettii gibi, byle bir ihtimal vard ve geree dnmesi halinde kar bir hazrlmz, kendimizi temize karacak bir almamz yoktu. smail Abi'ye arkadalarmzn gemite yaadklar ve bana anlattklar baz olaylar zetleyerek anlattm ve, "Abi iime kurt dt. Hakikaten arkamzdan haner mi yiyiyoruz? ok ihtimalli bir oyun gibi grnen gelimeler karsnda zlmemek mmkn deil. Senin dediin gibi Hzr Abi gelir gelmez kendisiyle bunlarn hepsini oturup konuacam." 225 smail Abi, kendimi fazla yeise kaptrmamam, olaylar fazla kafama takmamam, moralimi bozmamam isteyerek, "Herey olacana varr, unutma ki herkes kendi kaderini yaar." dedikten sonra, hafife glmseyerek, "Bak sana bir hikaye anlataym." dedi ve hikayesini anlatmaya balad: "Zamann birinde, bir lkenin dalarnda ekyalar tremi. nlerine geleni soyup, kyleri basyor, insanlar ldryorlar-m. Blgede bulunan gvenlik gleri, btn abalarna ramen ekyann yapt zulmlerin nne geemiyormu. Asayi bir trl salanamaynca, durumdan ikayeti olan halk saraya, padiaha ikayet dilekelerini vermeye balam. ikayetlerin ard arkas kesilmeyince, padiah vezirini huzuruna artarak, kesin bir dille ekyann kknn kaznmasn istemi. Padiah'tan emir alan vezir, uzun uzun dndkten sonra, baarl ve gzkara gen bir yzbay huzuruna artarak, ona u emirleri vermi: 'Olum yanna krk tane yiit er al ve dalara k. Aynen ekya gibi giyinin, onlar gibi yaayn, gerekirse onlarn yaptklarn yapn ve ekyann kkn kazmadan da dalardan inmeyin. Vezir'den talimatlar alan gen yzba, kendi elleriyle setii krk yiit eri yanma alarak dalara km. Aynen ekya gibi giyinip, onlar gibi yaayarak ekya gruhuyla mcadeleye balam, yani ete faaliyetleri ile onlarla savam. Onlar savaa dursun, aradan zaman gemesine ramen halkn ikayetleri bitmek bilmemi. duruma sinirlenen padiah tekrar vezirini huzuruna artarak, halkn ikayetlerinden bahisle, niin olaylarn son bulmadn sormu. Padiahtan azar iiten vezir hemen dada bulunan yzbay artp son durum hakknda bilgi istemi. Yzba emirlerini yerine getirdiklerini, ekyay vezirin verdii taktiklerle bertaraf etmeyi baardklarn anlatm. Yani, dalarda bir tek ekya kalmadn, ekyann kkn kazmay baardklarn, vezire teminat vererek sylemi. Gelimeler226 l den memnun kalan vezir, o halde dadan inmelerini, normal hayata dnmelerini istemi, ayryeten, yzbaya yapt hizmetlerden dolay teekkr ve takdirlerini bildirmi. Hemen daa dnen yzba, savatan arta kalan erlerini toplam dadan inerek klasna dnm. Yzba erlerini toplayp dadan inmi ama, gel gr ki halkn ikayetleri bitmemi. Ekya ile onlarn taktik ve stratejilerini kullanarak mcadale etmek zorunda kalan yzba ve adamlar hakknda birbiri ardna ikayetler srp gidiyormu. nk ekya gibi davranan yzba ve adamlar, mcadele boyunca ister istemez halka da zarar vermiler. Kiminin tarlas yanm, kiminin hayvan telef edilmi, kiminin mallarna el konulmu. Halkn ikayetlerinden bunalan padiah yine vezirini sesleyerek, ne yapp edip bu ikayetlere de bir zm bulmasn istemi. Bunun zerine vezir, daa gidipte sa dnmeyi baaran be erin idam edilmeleri emrini vermi. Cellatlar askerleri asmaya gtrrlerken, olaydan haberi olan yzba koarak vezirin huzuruna km, 'Aman vezirim!'

demi, 'Siz emir buyurdunuz biz gereini yaptk. Arkadalarm asmaya gtryorlar, emir verin de durdursunlar,' diye feryat etmi, yalvarp yakarm ama oral olmayan vezir, halkn ikayetlerini gereke gsterdikten sonra, 'Yzba, orduda asker ok, be askerin aslmasndan birey olmaz!" diyerek, emrin yerine getirilmesi gerektiini, askerlerin aslacan sylemi. Erler aslm aslmasna ama halkn ikayetleri bitmemi. ikayetler devam edince de idam olay tekrarlanm. Yani, yine erler aslm, yine yzba vezire koup aman dilemi, yine ayn cevab alm. 'Yzba orduda asker ok!..' Gel zaman git zaman, aslacak er kalmaynca sra yzbaya gelmi. Cellatlar yzbay asmak iin kapsna dayandklarnda, durumu anlayan yzba, frlam vezirin huzuruna km, 'Aman vezir hazretleri' demi, 'Siz emir verdiniz ben sizin em227 rinizin gereini yaptm; imdi beni asmaya gtryorlar, syleyin infaz durdursunlar.' Soukkanlln muhafaza eden vezir, elini sakallar arasnda dolatrrken, 'Yzbam' demi, 'Orduda yzba ok, bir yzbann aslmasndan ne olur!' Bylece yzba da ipin ucunu boylam. Bu hikayeyi unun iin anlattm: Byle durumlarda "Vezirler" kendilerini kurtarmann yolunu bulurlar. Vezirlere kimse dokunmaz, nce iin ykn eken erler, sonra erlerin banda bulunanlar ipi boylarlar. Bunlar olaylarn grnen tarafdr, grnmeyen tarafnda ise Devlet-i Ebed Mddet anlay, idraki ve kabul vardr..." Sohbetimiz devletin devamll zerine kayd. Devletin devamll ve bu devamlln kesintisiz srmesi zerine konutuk. Devlet-i Ebed Mddet soyut bir kavramd ama tarihin birok diliminde somutlaarak kendini gstermiti; fakat, etrafmzda dnmekte olan olaylarla bu anlay nasl btnletirecektik?.. Devletin devamll iin "ser" vermek gzeldi de bunu birilerinin kar veya hesab zerine bina etmeye kalkmak izah edilir deildi. Gerekte, smail Abi, olup bitenleri doru alglam, durumdan rahatszlk duyuyordu. Bana pek fark ettirmek istemesede, hatta beni rahatlatmak iin aba sarfetsede ben onun tedirgin olduunu, gelimelerden hi holanmadn anlamtm. Ortaya kan olumsuzluklar hakknda eitli yorumlar yapyordu ama neticenin bizi nereye gtereceini pek kestiremiyordu; yine de moralimi bozmamak iin olumlu eyler sylemekten geri durmuyordu. Onunla yaptm uzun sohbetten sonra irkete dnerken aklmda tek dnce vard: Hzr Abi dner dnmez onunla konumak, taraf olmadmz "kavga"nm "yemi" olmadan bu ilere bir nokta koymann yolunu bulmak. 228 -XIIHzr Abi son seyahatinden dndn iki gn nce telefonla bildirmi, baz ileri olduunu, onlar bitirdikten sonra irkete geleceini sylemiti. Ne yaptn, ne ile megul olduunu bilmiyordum. Kafamda oluturduum konular konumak ve baz isteklerimi dile getirmek iin nasl olsa bir frsat bulacaktm. Anlatacaklarm dinlemesi, benimle tartmas iin neeli bir ann yakalamak da planmn bir parasyd. Ertesi gn, sabahn erken saatlerinde evimden telefonla arayan Hzr Abi, Aksaray'da bir otelin ismini verdi ve orada beklediini syledi. Sabah sabah ne oluyordu, niin beni aryordu meraklanmtm, sorduumda, "Burda senin tanman istediim misafirler var, kahvalt yapmadysan birlikte yaparz hemen gel bekliyorum." dedi. Yola koyularak, Hzr Abi'nin ismini verdii otele gittim. Beni lobide karlayan Hzr Abi olduka neeli grnyordu. Epey zamandr gremediimiz iin sarlp ptk, ok sk yapmad akalarndan birini yapt; birka kelime ile bana takld. Kiminle tantracan sorduumda, "Bat Trakyal birka dostumla. lerinden Doktor'u tanyorsun Nijerya'ya bir toplantya gitmiler dnerken buraya uramlar. Akam doktor arad geldim epey oturduk ve sabah kahvaltsn beraber yapmak iin szletik. Adamlar sevdim ok cana yakm temiz insanlar, ilgin sohbetleri var seninde tanman istedim." 229 Birlikte, otelin kahvalt salonuna getikten ksa bir sre sonra, Bat Trakya'nn mcadeleci liderleri ieri girdiler. lerinden Doktor'u nceden tandmdan

sarlp ptk. Doktor herza-manki gibi tram olmu, takm elbisesini giymi, gle ve sempatik tavryla dikkatleri zerine ekiyordu. Halini hatrn sordum, iyi olduunu syledikten sonra beni arkadalarna takdim ederek: "Hzr Bey'in orta Yavuz Bey" dedi. Kahvalt masasnn etrafnda topladmz insanlar Bat Trakya Trkl'nn liderliini yapan insanlard. Doktor'un haricindeki iki kiiyi televizyonlardan tanyordum. Byk bedeller deyerek, zaman zaman iftira ve karalamalarla hapislerde ile ektiklerini biliyordum. Liderlerden iri-yar olan evresine aldrmaz biimde, dini lider olduunu gsteren elbiseler giymiti. Dier lider uzun boylu, alml, keskin yz hatlar olan, ar ve ll hareketleriyle etrafnda sayg uyandran bir tipti. Trkeyi konumalarndaki Balkan vurgusu onlar daha sevimli yapyordu. Kahvaltdaki sohbet, gnlk konulardan ksa zaman sonra siyasi konulara kayd. Aralarnda Nijerya toplantsnn deerlendirmesini yapyorlar, dnyaya almann faydalarn vurgu-luyorlard. Trkiye'deki siyasi gelimeler zerine de yorumlar yapan liderler, Trkiye'nin Trakya politikalar hakknda olumlu grler bildiriyorlard. Konu Macaristan'da yaplmas planlanan aznlk haklaryla ilgili baka bir toplantya geldiinde, Hzr Abi liderlere orada arkadalar olduunu, gitmeden nce haber vermeleri halinde kendilerine yardmc olacan syledi. Masadaki sohbete katlmyor, sadece konuanlar dinlemekle yetiniyordum. Sohbetin bir yerinde, yanmda oturan Dok-tor'a, "Aabey, Yunanistan ile bir savaa girersek neticesi ne olur?" diye sordum. Gzlklerinin ardndan gzlerinin iinin gldn hissetiim Doktor, inemekte olduu lokmasn 230 yuttuktan sonra, "Ne olacak, kesin yenilgiye urarlar." dedi ve unlar anlatt: "Yunanistan ordusunda yedeksubay olarak askerliimi yaptm yllarda, Ege Kta Sahanl meselesinden iki ordu, yani Yunan ile Trk Ordusu vuruma noktasna geldi. Her iki tarafta snrlarna akser ymaya balamt. Benim vazifeli olduum birlik Trk snrna yakn olduundan, bizi snrdan geriye ektiler. Bizim snrda grev yapmamz istemiyorlard. Snrdan geriye, yeni birliime doru yola ktmda, snra giden yol zerinde arzalanp yol kenarna ekilmi onlarca tank grdm. Bu durum merakm celbetmiti. Hepsi son model tanklarn yol kenarnda yatmasna aklm ermemiti. ok dnmeme ramen o gnlerde iin srrn zemedim fakat, sonradan rendiime gre snra, dolaysyla savaa gitmeye cesareti ve gnl olmayan Yunan askerleri, tanklarn mazot depolarna avu avu toz eker atarak kendi tanklarna arza yaptrmlard. Palikaryalar daha bir mermi patlamadan teslim olmu gibiydiler." Askerlik hatrasn anlatan Doktor elini omuzuma koyarak, "Yavuz'cuum iin gereine bakarsan, bunlarla top, tfek, uak kullanarak savamaya bile gerek yok. Hani u Gneydo-u'da dalarda gezen zel Harekatlar varya, onlarn beyz kadarn cephe gerisine indirmek bile ii zer! inan hepsini teslim alrlar..." Doktor'un anlattklarn dinledikten sonra, bazen gazetelerde yer alan, silah varlklarnn kyaslanmas aklma geldi. Ege'de veya Yunan snrnda ne zaman bir gerginlik olsa gazeteler hemen iki lkenin silah varlklarn yazar izer ve muhtemel bir savata kimin galip gelecei zerine yorumlar yaparlard. Oysa Doktor'un anlatmlarndan anladm kadaryla, o kadar gl silahlara veya byk sayda ordu kuvvetine hi gerek yoktu. Ayrca aklma, Doktor'un askerliini yapt yllarda Trakya'da askerlik grevini yapan Aabeyimin anlattklar gel231 di, kendi kendime gldm. Aabeyim Yunan snrna ynak yapmak iin birliklerine emir geldiinde yola kmak iin hazrlk yaptklar srada, askerler arasnda byk sknt yaandn anlatmt. Birlikte kalmak zorunda olan, yani cepheye gt-rlmeyen askerler husursuzluun, skntnn kaynan oluturmular, alayarak komutanlarna giden bu Anadolu evlatlar, cepheye kendilerinin de gtrlmesi iin yalvarmlar, dil dkmlerdi. Silah kyaslamas yapmak bouna bir urat. Asl kyaslanmas gereken ruhlarn asaleti ve vatan anlayndaki yksek kavrayt.

ki toplum arasnda Millet olma ruhu, vatana sahip kma anlay byk farkllk arzediyor. Bunu bilen Yunanllar, kallelikle arkadan vurma taktiiyle, hukuk tanmadan aradaki fark kapatmann yolunu semiti. Yzyllarca boyunduruumuz altnda yaam, cephelerde hep yenilginin ac yzn tanm olan Yunanllar, imdi hainleri kullanarak gemiin intikamn almaya alyordu. Topraklarnda hainlerimizin "her trn" barndran Yunanllar, maa haline getirdikleri bu alaklar vastasyla topraklarmza saldrlar dzenletiyorlard. Eittikleri uak ruhlular, ormanlarmz yakyorlar, turizm blgelerimizde karklk karyorlar, byk ehirlerimize szarak terr estirmenin yollarn deniyorlard. Trk Devleti yaplan bu alaklklar, irret politikalar btn aklyla biliyordu. Yunanllarn btn melanetlerini delilleriyle birlikte ortaya koyduu halde, Bat'nm gl devletlerinden destek alan Yunan Devleti'ne gerekli yaptrmlar uygulamakta zorlanyordu. Oynanan oyunlar karsnda yaplmas gereken tek birey kalyordu o da misilleme. Fakat, devlet geleneinde kahpelik ve kallelie yer vermeyen Trk Devleti Yunanllarn bu irkin ataklarna misliyle cevap vermekten iddetle kanyor. Trkiye tam anlamyla sabr yolunda yrmeye alyordu. 232 I Kahvalt masasndaki sohbet ilgin noktalara kaymt. Liderler ve Hzr Abi bir tarih bahsine girmiler, tarihi srete Balkanlar konuuyorlard. lgimi eken konular olmasna ramen irkette nemli ilerim vard. zin isteyerek, ayrlmak iin ayaa kalktmda, Hzr Abi leden sonra irkette olacan syledi. Ben de espri yaparak, "Valla iyi olur, adres deitirsek haberin olmayacak." dedim; Liderlerle tokalaarak otelden ayrldm. Yolda, Hzr Abi'nin moralinin yerinde olduunu dnerek, leden sonra irkete gelmesi halinde, oktan beri kafamda kurduum konular amann uygun olacana karar verdim. O gn, leden sonra Hzr Abi irkete geldi ama yalnz deildi; yannda daha nce hi grmediim iki kii vard. Her iki-side k giyimli, orta boylu olan ahslarla odasna geen Hzr Abi'nin yanna gittim ve misafirlerine "Hogeldiniz." dedim. Bu arada Hzr Abi, "Garda, sana zahmet, bize ay versinler; bir de syle kimse rahatsz etmesin." dedi. Bu ifadenin altnda, "Sen de dar k, yalnz grmek istiyorum." demek vard. Ne demek istediini anladmdan hemen dar karak, adamlarla Hzr Abi'yi babaa braktm. Adamlar kimdi, nereden gelmilerdi, benim bile duymamam gereken neler konuacakt hi bir fikrim yoktu. Misafirlerle Hzr Abi'nin grmesi uzadka uzad. Merak-lanmtm, ofrn ararak adamlarn kim olduklarn bilip bilmediini sordum. ofr ocukta bilmediini, Levent'te uradklar bir irketin merkezinden aldklar adamlarla irkete geldiklerini syledi. Zaten merakmn devam etmesi de fazla srmedi. Gitmek iin dar kan misafirlerini kendi arabasna kadar uurlayp, ofryle geri gnderen Hzr Abi, odasna geerken, "in yoksa biraz konualm." dedi. Yznde alayc bir ifade vard. Odaya geip oturduumuzda, "Sovyetlere bir yolculua ne dersin?" diye sordu. 233 Sovyet mparatorluu tarih olal bir hayli zaman gemiti. lk genlik yllarmzda bu imparatorluun beinci kol faaliyetlerine kar az m mcadale vermitik. Turan lkmzn nnde en byk engel grdmz Sovyet Devleti, parti zulmnn ve adaletsizliin kurban olarak tarihin kollarnda kendine yer bulmutu. Hzr Abi, "Sovyetler" derken mimikleriyle bu yklda ifade ediyor gibiydi; yzndeki istihzai ifadeden bunu anlamtm. "Gelmem mi, elbette gelirim. Oralar benim kadar merak eden az adam bulunur." dedim ve bu yolculuun niin ve nereden icap ettiini sordum. Hzr Abi ufukta grnen yolculuun neden ve niinini anlatt. Biraz nce misafir ettii, uzun uzun konutuu adamlar Ukrayna'da ticaret yapyorlarm. Trkiye'den gtrdkleri inaat malzemelerini, Ukrayna'nn birka ehrinde sat noktalarnda pazarlyorlarm. Fakat orada balarna gelen bir skntdan dolay Trkiye'de ikayeti olmular. ikayetleri Ankara tarafndan ciddi bulunmu, konu Amca'ya intikal etmi. Amca'da adamlar Hzr Abi'ye ynlendirmi ve buluma byle gereklemi.

Hzr Abi'ye, adamlarn balarndaki skntnn ne olduunu, neden ikayeti olduklarn sorduumda unlar anlatt: "Adamlar Trkiye'den gtrdkleri mallar deniz yoluyla naklediyorlarm. TIR'lar burada RORO'lara binip, Ukrayna'nn Odessa Liman'nda gmre giriyormu. Adamlarn ikayeti de burada balyor. Orann yerli mafya gruplaryla ibirlii iinde olan PKK militanlar, Trkiye'den gelen her TIR iin i adamlarmzdan hara alyorlarm. Hara vermekte direnenleri hem tehdit ediyor, hemde mallarna olmayacak zararlar ve-riyorlarm. ki ay nce adamlar iki TIR inaat malzemesini buradan ihra etmiler ve mallarn ekmeye gittiklerinde bir sr zorluk234 la karlamlar. En sonunda onbin Mark hara vermek zorunda kalmlar, mallarn ancak o zaman ekebilmiler. Amca oraya gitmemi ve ciddi bir istihbarat almas yapmam istedi. Adamlar dinledim ve i bana pek zor gibi grnmedi. Zaten bize orada ellerinden gelen her trl yardm yapacaklar. ocuklarn birini oraya kaydrp, lazm olmas halinde yararlanmay dndm ama buna hi gerek yok. Sen gelirsen birlikte gideriz. lerini ayarla belki bir hafta kalmamz icap eder." Eski Sovyetler Birlii topraklar arasnda yer alan Ukrayna bilmediim bir corafyayd. Sovyetler paralandktan sonra, iirlerimizde, marlarmzda yer alan Krm topraklarn da iine alan Ukrayna bamszln kazanmt. Byle bir blgeyi gezip en azndan grmek ilginti ve arzu ediyordum. Hem Hzr Abi'nin anlattna gre yaplacak ok riskli bir ite yoktu. Hzr Abi'ye bana bir-iki gn msade etmesi halinde irketin ilerini dzenleyip, kendisine katlacam syledim. Bu isteimi kabul etti ama nmde, daha dorusu onunda nnde ikinci bir amazmz vard! Sk sk yaptmz seyahatlar elerimiz tarafndan "Tahkikata" tutulur olmutu. zahn ak ve net yapamadmz seyahatlerden ikayeti olan elerimiz, her seyahat dnnde neler yaptmz renmek abasna girmilerdi. Bu konuyu Hzr Abi'ye ap, ne yapacamz sorduumda, "Onlar hep birlikte tatile gnderelim, ilerimizin bitiminde kendilerine katlacamz syleyelim." diyerek, konuya geici de olsa bir zm yolu nerdi. Yaz aylar henz bitmemiti ve Hzr Abi'nin plann uygulayarak e ve ocuklarmz birlikte tatile gnderdik. adamlarnn irkete gelip Hzr Abi ile grmelerinden gn sonra biz de Ukrayna'ya gitmek iin yola ktk. Ukrayna'ya gitmek iin deniz yolunu semitik. Hzr Abi'nin ofrnn kulland araba ile nce Samsun'a gittik ve bir gn sonrada Samsun'dan bindiimiz yolcu vapuruyla, Ukrayna'nn Yalta 235 Liman'na, daha dorusu Yalta ehrine doru hareket ettik. Bizi orada blc rgtn adamlarndan ikayeti olan i adamlar karlayacakt. Yanmza oradaki almalarmzda yardmc olacan dndmz baz malzemelerde almtk. Bu seyehat bana birka bakmdan ok cazip gelmiti. Nicedir merak edip gremediim topraklar greceim ve Hzr Abi ile konumam gereken bir sr meseleyide bol bol tartacaz. Nasl olsa, denizin ortasnda kimse rahatsz etmeyecek. lk defa uzun bir deniz yolculuuna kyordum. O gne kadar denizdeki en uzun yolculuum Yalova ve stanbul arasnda gemiti. Karadeniz'in hafif dalgal sularnda yol almaya baladmzda her ikimizde neeliydik. Eyalarmz kamaramza koyduktan sonra, ounu turist gruplarnn oluturduu yolcularn arasna katldk. Bir mddet gvertede denizi seyrettikten sonra bireyler imek amacyla geminin kafeteryasna geip oturduk. Hzr Abi'nin neeli halini frsat bilerek konulara girmek istedim. "Ankara'daki gelimelerden bir haber var m, Renkli'nin aalar yeni bir komplo retmiler mi?" Sigarasndan derin bir nefes eken Hzr Abi, yznde hemen beliren ciddi ifadeyle: "Yahu bover, brak u kelekleri! Nereden karyorsun imdi Renkli menkli iini. Grdn ite bir bok olaca yok. Hikayeden bir ie kalktlar neticede mantar-ladlar!" Onlar hafife almaya devam ediyordu. Kendine olan ar gveni, olup bitenler karsnda tavrlarnda deiiklik yapmasna engel oluyordu. Yaadmz olumsuz gelimeleri konumak istemiyordu. Belki de iinde bulunduumuz operasyona

kendini adapte ettiinden, konulara girmekten moralini bozmaktan kamyordu. Ama ben kararlydm ve dolmutum. Kesinlikle gidiatmz hususunda konumak, olaylar birlikte deerlendirmek arzusunu tayordum. Onun kestirip atar gibi konumasna al236 drmayarak, devam ettim. smail Abi'ye giderek baz meseleleri konutuumu gizledim ama onunla zerinde mutabk kaldmz konulanda iine alan bir giri yaptm ve endielerimi dile getirdim. "Abi bu iler nereye kadar gidecek, biz btn samimiyetimizle altk, iyi niyet gsterdik, grevlerden kamadk, karlnda birey beklemedik, ama, sonra ne oldu? Ummadmz, hi aklmzda olmayan bir dizi olaylarn iine ekilmek istendik. Sen onlar hafife alyor, nemsemiyorsun ama ben yle dnmyorum, daha dorusu yarnlarda olabilecek gelimelerden endielerim var. Kusura bakma, bir yerde durmamz gerektiine, zellikle de adamlarn arasndaki ekime veya kavga bitene kadar grmelerimizi kesmemiz gerektiine inanyorum. imde kt bir takm gelimeler olacakm gibi bir his var:" Aslnda syleyecek ok ey vard ve ben tasarladm eylerin ounu sylememitim. Hzr Abi'nin baklarndaki deiiklii fark edince ksa kesmek zorunda kalmtm. Ksa yoldan, "Duralm, fazla ileri gitmeyelim, hatta dnelim." dedim. Beni dinlerken gzlerini sabit noktaya dikerek, yz hatlarn gerginletiren Hzr Abi, eik duran ban kaldrarak: "Fazla bytyorsun, kesin yargya varman anlamyorum. Ne var, ne olmu, niin duracakmz?.. Olanlar gznde bytp duruyorsun. Endie etmene gerek yok, bizimkiler salam basyorlar! Dikkatle incele olanlarn altnda biraz da ekememezlik ve kskanlk var. Mcadalede bizimkiler atak yapnca, mesafe almaya balaynca dierleri bunlar glgelemek iin alyorlar. Bunlardan birey kmaz. Hem sonra, Amca'nm patronu, Byksz'm veya bir bakasnn yaplanlara ta konulmas halinde serteeceini ak ak sylemi." Benim takip edilmemin akabindeki temkinli hali kalmamt. Ankara'da yapt baz grmeler sonrasnda garantiler alm 237 gibiydi. Aldklarn ok ak olarak ifade etmese de, beni ikna etmek iin imalarda bulunuyordu. "Bak greceksin, gzel gelimeler olacak. Bu kadar karamsar olmana gerek yok. Ayrca, sana sylemeyi unuttum, yaknda nmz de aacaklar. Amca bir ihaleden bahsetti ve ciddi bir mteahhit firma bulursak, bir-iki ay iinde para kazanacamz bir iin bize verilmesine alacaklarn syledi. Ekonomik olarak glenmemizi istiyorlar; takdir gryoruz. Sonra siyasi irade olanlardan haberdar ve daha st birimler en azndan isim olarak bizi biliyorlar, onun iin birey olmaz diyorum. Ha.. Bir-ey olmaz derken bu birazda bize bal. Hata yapmazsak birey olmaz diyorum. Sonra, u Renkli Efendi ortaya ktnda bende olanlar uzun uzun dndm. Olup bitenleri alt alta koyarak topladm, vardm noktalar unlar, bir: Biz Trkiye'de kimseyi rahatsz edecek eylemlerin iinde olmadk, aldmz karara gre de olmayacaz. Bu bizim avantajmz! ki: u anda bir sava ortam var ve bu ortamda kimse ortaya karak yaplanlar sergileyecek gc kendinde bulamaz. Yapmak istediklerini ancak kahpelikle yapabilirler, ona da meydan vermeyecek tedbirleri biz alacaz. Durma, ekilme konusuna gelince: Ebedi olarak koturacak deiliz. Zaman saati geldiinde zaten ekilip gideceiz. Ak sylyorum, ben kimseye ekiliyoruz demem. Bize 'Gelin' diyenler, birgn 'Gidin' de diyeceklerdir. Teekkr ederlerse ne ala, o zaman erefimizle ekilir gideriz. Bu meseleleri kafanda fazla evirip eviriyorsun gibime geliyor. yle dn Trkiye zor bir zaman diliminden geiyor ve bu zor zamanda birileri sana, bana veya bu memleketi seven herhangi birine 'Gelin, u geitide siz bekleyin!' demiler. Bizde gelmi, zamann artlarna gre o dar geitin bamda.nbet bekliyoruz. Kim nasl beklerse beklesin ama bizim bekleyiimiz farkl olmak zorunda. Biz falann filann bekledii gibi bekleye238 meyiz. Bizim bekleyiimiz, halimiz tavrmz dierlerine gre deiik olmal ki ben buna 'KURT DURUU' diyorum. Kurt duruunda bezginlik, geri durma verilen

grevi sonuna kadar gtrmeme, -be aptaln yapt yanllara bakarak yeise dme gibi olumsuzluklar yoktur. Biz bir grev aldk, gnll olarak kabul ettik, sonuna kadar gideceiz ve bu gidiimiz herkesten farkl olacak, bunun tesi yok!.." Sesini pek ykseltmeyi sevmeyen, ou zaman sakinliini koruyan Hzr Abi, hem sesini ykseltmi, hem de, konumasnn bitimine doru dilerini skarak, kzdn, sinirlendiini belli etmiti. Huyunu biliyordum, konumamzn geldii noktada srarc olmam mkmn deildi. Biraz zerine gidecek olsam, "yi o zaman garda sen ekil." diyerek konuyu kesip atacandan emindim. Kk bir kurnazlk yaparak konumamz baka mecraya ektim ve Amca'nn bahsettii ihale konusunu sordum. hale konusunu Amca'nn atn, bize para kazandrmak iin anlaacamz bir firma ile alnacak ihaleden pay almamz istediklerini anlatt. Ne tr bir ihale vermeyi veya ihalenin aracs olacaklarn sorduumda, inaatla ilgili olduunu syledi, "Dndkten sonra birka tane tandm firma ile konuacam, bakalm, hangisinin iine gelirse onlarn zerinden alrz. na-allah olur da sen de rahatlarsn. Bana hissetirmesende ektiin maddi skntlar biliyorum." Glerek elini omuzuma koydu, "Meraklanma, herey umduumuzdan da iyi olacak moralini bozma, gel gverteye geri dnelim hava gzel, biraz deniz havas alalm" dedi. Hafif rzgarl ak denizde yol alyorduk. Sigaralarmz yakp denize kar tttrrken, ufuklara dalm olan Hzr Abi birden dnerek, "Ankara'dakilerin yumuak karn olarak grlyoruz! Hele Davut Bey ve grubundaki ocuklarla ilikimiz B-yksz' ok rahatsz ediyor. Onlar bizim Davut Bey'in ekibi ile altmz vehmine kaplmlar, onun iin de hrnlap duru239 yorlar. Bildiim kadaryla onlarn grup datld yaptklar baz iler var ki, ilerde kokusu ikabilecek trden eyler! Belki o ilerin kokusu kt zaman sknt yaamamz sz konusu olabilir. Bu ilerin kokusunu karacak olanlar veya deifre etmeye yeltenenler de bilirlerki ilerin ucu kendilerine de dokunur. Yani, ne Byksz ve ekibinin ne de bakalarnn hesaplan kolay kolay tutmaz. Bu iler grnd gibi deildir, tutmaya kalkann elini yakabilir. Ankara'dan aldm izlenime gre, ortalk durulmu gibi grnyor. Etraf biraz dalgalandrmak, bulutlandrmak isteyenler, karlarndakileri gl grnce susmay tercih etmi gibiler. Bize el atmalar, birey karabilirmiyiz dncesiyle oldu. Kar hamlemizi ve paniklemediimizi grnce de vazgetiler. Ben hep bu mesaj verdim. Bizim kimsenin hesabyla veya eki-mesiyle alakamz yok, bizim zerimizden baz eyler yapmay dnenler bunu yapmasnlar, zararl karlar!" Hzr Abi ayrca, Byksz ve ekibinin Davut Bey ve ona bal gen arkadalarmz saf d etmek istemelerinin altnda baka nedenler de olabileceini syledi. Ona gre, terrle mcadelede zaman zaman "izgi dna" kan Davut Bey ve arkadalar gelecek adna tehlikeli olabilirler diye enterne edilmek istenmi olabilirlerdi. Gerekte bunlar doru gibi duruyordu ama biz bu insanlarla iyi dostluklar kurmutuk. Dostluklarmz ilerlemi, birbirimize balanmtk. O ocuklar bir skntya derlerse yalnz brakamazdk. Ayn zamanda bizim de bamza bir ey gelse onlarnda bizi yar banda tutacaklarndan emindik. Hzr Abi, Davut Bey ve arkadalarnn enterne edilmeleri ihtimalinin varlndan bahsederken aklma Celil'in bir sohbet srasnda syledikleri geldi. Celil yle diyordu: "Aabey, birgn bizi bir helikoptere bindirerek greve gndermeye kalksalar, vallahi ben binmem. Ne olur ne olmaz, yolun ortasnda, 'Beyler buraya kadar!' deyip toptan ortadan kal240 clrmak isteyebilirler. Bu gnlerde fazla almak ve fazla ey bilmek hi iyi deil!" Hzr Abi, arkadalarn enterne edilme ihtimalleri zerine dncelerini sylerken, aklma gelen Celil'in tereddtlerini ve bana sylediklerini aktardm ve enterne edilmelerinden veya saf d braklmalarndan ne anladn sordum. Elindeki sigara izmaritini denize frlatan Hzr Abi, "Vallaha tam olarak bilmek mmkn deil, buras Trkiye ne gizli kalyor ki... Herey bugnden yarna deiebilir. Bunlar fazlaca dnmek gereksiz. Hepimiz bir hamama girdik,

terlemek gerekiyorsa terleyeceiz! Ben bunlar aklnda bulunsun diye sylyorum. Ayrca dndmz zaman ocuklarla da toplanp bu konulan konualm. Bugn iin herey normal gzkyor ama yarnn ne getireceini bilmiyoruz. Gevezelik yapmasnlar. Etraftan dillerini fazla tutmadklarna dair laflar duyuyorum." Kaderimize raz olmak durumundaydk. Yaplacak en gzel ey kendimizi olaylarn akna brakmak gibi grnyordu. Hzr Abi'nin tavrndan hele Kurt Duruu felsefesinden sonra olaylara byle bakmak gerei ak olarak duruyordu. Zaten, syledikleriyle, tavryla, olaylara bak asyla bana k yolu-da brakmamt. Grev teklifi geldiinde bir yol ayrmnn her zaman olabilirliini dnmtm ama geldiimiz noktada bu yol ayrmnn imkansz gibi durduunu artk kavramtm. Hzr Abi du almak iin kamaraya gittiinde, gvertede oturduum ahap koltukta bunlar dndm ve ne olursa olsun, bundan sonra Hzr Abi'yi bu meselelerle skmama karar aldm. Sonuna kadar onun yannda olmay, en kt artlarda bile onunla birlikte hareket etmeyi tercih olarak benimsedim. Onu korkularma, endielerime, belki vehimlerime kurban edemezdim; en azndan ona bir vefa borcum vard. En zor artlarda, en karanlk gnlerde, ikencelere, basklara ramen o beni asla satmam, zorluklar gslemesini bilmiti. 241 O yolculuumuz esnasnda, pek fazla yapmad bireyi ya_ parak, bana cezaevinde yaamak zorunda kaldklarndan bahsetti, hatralarndan kesitler anlatt. "Askeri cezaevinde zorlu gnler yayorduk. Cezaevini yneten subaylar tam bir terr estiriyorlard. Sudan bahanelerle insanlara dayak atlyor, hepimiz aalanyorduk. Bunlar yetmezmi gibi idamlarada devam ediyorlard. Cezaevinin, bizim kaldmz blmnn yan ksmnda idam mahkumlarnn tutulduu hcreler vard. Arkadalarmzdan biri de idam cezas alm, o hcrelerin birinde idam edilecei gn beklemeye balamt. Onun orada tutulduunu biliyorduk ama artlar el vermediinden yanna yaklama veya grme imkan bulamyor-duk. Hcresinin nnden getiimiz zamanlar, nbeti askerler hcrenin mazgallarn kapatyorlard. Yani, tam anlamyla tecrit edilmiti. Ne yapyordu, ne dnyordu, ne yiyip ne iiyordu hibir bilgimiz yoktu. Bu durum btn arkadalarmz rahatsz ediyordu fakat elimizden birey gelmiyordu; zaten ac olanda buydu. O gnlerin birinde, hergn datlan gazetelerimiz verilmedii gibi, genel anfiden yaynlanan radyo haberleride yaynlanmad. Bu durum hayra alamet saylmazd, nk daha nce aslarak infaz gerekletirilen solcu gen olaynda da aynsn yaamtk. Nbeti avuuna gazetelerin niin datlmadn sorduumuzda, daha gelmediini, gelince datlaca cevabn almtk. Ertesi gn herey anlald... Arkadamz bir gece evvel sessizce, kald hcreden alnm ve aslmt. Ac haberi aldm zaman dtm ruh halini sana anlatamam. Yz arkadam komnist kurunlaryla vurulup lseydi o kadar ac ekmez, yklmaz, zlmezdim. Ayakta kalmas, bamszln korumas, ebedi olarak varln srdrmesi iin genliimizi heba ettiimiz devletimizin bizleri ipe gndermesini hazmedemiyrdum242 Gnlerce kendime gelemedim, yemeden imeden kesildim, inandklarm inkar raddesine geldim Hayatta hi olmad kadar psikolojim bozuldu. Kaldm hcrede askeri ynetime isyan etmek ve neticede kendimi ldrtmeyi bile ciddi olarak dnmeye baladm. Ne yapmtk, devleti ykp yerine bir baka devlet kurmak iin isyan m etmitik?.. lkemizin karlarn bir kenara brakp baka lkelerin karlar iin mi savamtk?.. Asker, polis ldrp dalara m kmtk?.. Duygularm, inanlarm, dncelerimi topluyordum elde ettiim neticeye bakp, yaplan muameleleri hak etmediimize emin oluyordum. Bu isyanmn boyutlarnn bymesinden baka bir ie yaramyordu. O gn iin devleti ynetenler bizleri 'denge politikalarna' kurban veriyorlard! D dnyann basklar, ite oluan baz, kkte olsa muhalif sesler ve gelecekte olabilecek olaylarn endieleri, ihtilal paalarnn bize kar olumsuz tutumlarn krklyordu. aresizlik iindeydik ve yreklerimiz yaralanmt. Hayallerimizde, dncelerimizde, ideallerimizde kendini bulan devlet idrakimizde yerlerde srnr olmutu."

Hzr Abi bunlar bana anlatrken geminin lokantasnda bir-eyler yiyiyorduk. nmdeki yemek tabana gzleri taklan Hzr Abi'nin, sesinin atallatn hissettim. Duygulanmt ve bunu bana gstermemek iin aba harcar gibiydi. Lokantann hoperlrlerinden salona yaylan klasik mzik sanki anlatlan konulara elik ediyordu. "Baz geceler ranzama uzanr, derin hayallere dalardm. Kendimi darda, dalarda hayal eder, bize bu hakszlklar ve zulmleri reva grenlere kar savardm. eteler kurar, yollar keser, tanklar imha eder, diktann banda bulunan paalarn evlerini basar, yalvarmalarna, gnah karmalarna aldrmadan kafalarna mermi skardm! Yeni gerilla taktikleri gelitirir, ehirleri basar, enerji hatlarn keser, kprleri havaya uurur243 dum. Hakszlklara kar duyduum kin beni yle u noktalara tamt ki, ayn hcreyi paylamak zorunda kaldm marksist militanlardan bir farkm kalmamt. Bi- gn, cezaevine girdiim gnden beri tutulduum hcreden alnarak, kalabalkta olsa, arkadalarmzn bulunduu koulardan birine verildim. Yllardr tek bama hcrede kaldmdan, sohbet etmeye, rahat rahat oturup konumaya, dertle-ecek birilerine hasret kalmtm. Geri kaldm hcrelerde her zaman birileri olmutu ama gr farkllklarmz, dnyaya bak alarmz, inanlarmz uyumadndan hi bir zaman olmas gereken ilikileri kuramamtk. Yani onlarla hep mesafeli durmu, dertlerimi paylaacak ortamn olumasna izin vermemitim. Hcre iinde kendi kendimi megul etmi, artlarn elverdii ller ierisinde kendime bir dnya kurmutum. Kurduum dnya yalnzlkla epeevre sarlyordu ve zordu... Verildiim kouta onbe kadar arkadam vard. Solcularn says bizim iki mislimizdi fakat idarenin basklar yznden ortalk sakindi. Her iki tarafta basklara boyun ediinden kou iinde mesafeli bir ortak hayat kurmular, durumu idare etmenin yoluna bakyorlard. Ksa zamanda bu zoraki kou hayatna ben de ayak uydurdum. Her iki grupta zaman okuyarak, ders alarak, sohbetler ederek tmeye alyordu. Koua getikten sonra birka arkadala iyi bir sohbet grubu oluturduk. Hemen her gece biraraya geliyor, saatlerce konuuyorduk, eitli konularda tartyorduk. Hcrede kaldm sre iinde biriktirdiim dncelerimi, duygularm arkadalarmla paylayor, iddialarm onlara sunuyordum. Savunduum dncelerimin ana temeli yleydi: Dar kmamz halinde illegal bir grt kurmal ve bu rgt vastasyla silahl mcadeleye girmeliyiz. Mcadelemizin hedefinde milli bir devlet olmal, zlediimiz milli devleti kurana kadar da mcadelemize devam etmeliyiz. 244 Dncemi destekleyen konumalar yapyor, arkadalarm ikna etmeye urayordum. Hayal dnyamda gelitirdiim ve silahl mcadale metodu zerine kurduum dncelerim ksa zamanda arkadalarm arasnda taraftar buldu. Beni gemiten tanyan, kararlm bilen, zaman zaman ortak mcadele ettiim kimi arkadalar yanmda yer almaya baladlar. Artk hep beraber gelecee ynelik planlar kurmaya, proto tipini oluturduum mcadele sistemi zerine fikirler gelitirmeye altk. Gnlerimiz gelecek zerine planlar yapp, stratejiler gelitirme abalar iinde geerken, bir gn kaldmz koua elli yalarnda bir adam geldi. Her zaman yapld gibi, sadan ve soldan temsilciler yeni geleni karlayarak, hangi sutan geldiini, hangi gruba mensup olduunu renmek iin harekete getiler. Gelen adam sac olduunu sylediinde bizim sorumlu arkadamz adam olarak kou iinde kaldmz blme getirdi. Salarnn ou dklm, gzlkl ve orta yal adam yazarlk yapyormu ve o gnlerde kapatlm olan merkez sada yer alan bir partiye yakn duruyormu. Yazd bir makale yznden tutuklanarak cezaevine konulmu. Biliyorsun o gnlerde askeri ynetim hakknda muhalif yazlar yazmak veya konumak ciddi bir sutu! Yazar dostumuz halim selim bir insand. Cezaevine ilk girite uygulanan psikolojik ve fiziki ikenceden nasibini ald iin ilk gnler biraz ekingen davransada bir mddet sonra o da artlara adapte oldu. Artk rahat hareket ediyor, artlarn izin verdii lde dostluklar gelitiriyordu. ngilizce bildii iin baz arkadalarmz ingilizce altryor, baz arkadalarmza

da Osmanlca yazmay ve okumay retiyordu. Yama binaen bizde elimizden geldii kadar ona hrmet gsteriyor, kouun rutin yaplmas gereken ilerinde ona yer vermiyorduk. Bir zaman sonra da bizim grubun sohbetlerine katlmaya balad. lk katld gnler az konuup, konular dinlemekle yetinen yazar aa245 beyimiz, daha sonra sohbetlerimize katlarak, kendi fikir ve dncelerini de bizimle paylamaktan geri durmad. Bir kere, adam mthi kltrlyd. Kvrak zekaya, engin tarih bilgisine sahipti. Sohbetimizin konusunu rendii zaman fazla bir tepki vermemekle birlikte bize katlmad noktalar ve kar kt dncelerimizi trplemek iin bir dervi sabryla bizimle tartt, konutu. -drt ay sonra tahliye olduunda ne olmutu biliyormusun?" Lafn burada kesen Hzr Abi, bir mddet glmseyip dndkten sonra, "Yazar dostumuz tahliye olduu zaman, keskinliklerimiz trplenmi, 'kinlerimiz' bir miktar ykanmt. O kamil ruhlu insan bize nemli birey retmiti: Devletin devamll ve devlete ks olunmayacan... Ksacas mphem bir varlk olarak grdmz devlet anlaymzn iini doldurmutu. Yaadmz corafyann gerekleri iinde, milletimizin macerasn iirsel bir dille anlatan aabeyimiz, sistemle devlet arasndaki farkn ne olduunu veya nasl olmas gerektiim idraklerimize yerletirmiti. O tahliye olup gittikten sonra ok dndm, tefekkr ettim ve zaman, kendimi, dndklerimi tarttm! Nefsimle btnlemi bir kinin veya nefsimde ahlanm bir intikam ateinin, isyan duygusunun beni vatan hainliine kadar gtrebileceini fark ettim. Asrlardr inanlmaz fedakarlklar zerine dnen bir arkn 'fetretine' bakarak veya aldanarak kl kuanmann yanl olduunu grdm. Byle bir hareket balatmann veya ona fikride olsa n ayak olmann beni ve beraberimdekileri 'gayya' kuyusuna gtrebileceini idrak ettim. Olmas gerekenin ykmak deil var olan her trl olumsuzlua rame yaatmak olduunu kavradm. Garda demem o ki, arkadalarmz ipe gnderenler, bizlere olmadk ikenceleri reva grenler, yal liderimizi yllarca cezaevinde tutanlar devletin erkini ele geirmilerdi. Yarnda ayn eyler olabilir. Devletin erkini ele geiren kimi insanlar u "girdi246 imiz tehlikeli ve riskli ileri bahane ederek bize ok ar faturalar sunabilirler. Bu bizim iin ne kadar anlamsz olur, nk, bizim niyetimizde bir adilik, art dnce, kt niyet var m? Yok ama buna ramen yarn bu yolculuumuzdan dolay ipe ekilmeyeceimize garantimizde yok! Bu yolculuumuzdan dolay ipe ekilmek istendiimizde kime ne anlatacaz? Zaten bizi ipe ekmek isteyenler devlet erkiyle hareket edecekler ve biz gemite olduu gibi yine susacaz. Olup bitenleri iimize sindirip, yeni bir 'fetret' devri yaadmz dnp ya sabr ekecei Biraz nce du alrken aklma geldi, biz neyin hesabn yapyoruz, neyin peindeyiz?.. Bu kadar canl, bu kadar hareketli, bu kadar zahmetli ve heyecanl bir hayat yaayan bizler ne bekliyoruz?.. Bunlar maddi beklenti veya baka karlar adna btnletirmek mmkn m? Bizim yaadklarmz, iddialarmz, yaamak iin kendimize izdiimiz yolu delilikle ifade etmekten baka bir izahmz olabilir mi? Delilerin saplantlar vardr ve mrlerini saplantlarn ardndan koarak tamamlarlar, bizim hayatmz onlara benzetmek ve yle ifadelendirmek doru deil mi?.. Biz bu dnyadan geip gittiimizde yaadklarmz irdelemeye kalkanlar olursa bizi 'normal deiller!' diye damgalarlarsa bunun neresi yanl olur?.." Yolculuumuz boyunca, hi olmad kadar sohbet ettik, Eski gnlere gittik. Genlik yllarmzda ac, tatl hatralarmz yad ettik. Zaman zaman duygulu anlar yaadk. Birara iyice duygulanan Hzr Abi, ilk genlik yllarmzn favori airi Nihal Atsz'dan drtlkler okudu. "Kahramanlk ne yalnz bir ykseli demektir / Ne de yldzlar gibi parlayp snmektir / Kahramanlk, ierek ac lm tasndan / leriye atlp bir daha dnmemektir..." Vapurumuz Yalta Liman'na demir atmak iin manevra yapt srada, st gverteden yeillikler iinde Yalta ehrini seyre247

diyor, bir taraftan da Hzr Abi ile konutuklarmz dnyordum. Artk iyice anlamtm ki, delilik derecesinde cesaret ve feragat sahibi arkadamla kader izgilerimiz bizi nereye gtrrse oraya kadar birlikte gidecektik. Geri dnmz yoktu ve aksiyon mant iinde serdengetilie soyunmutuk! Daha dorusu, serdengeti olmann "hal"ini hal haline getirmenin kabulnde olmam gerekiyordu. Hi unutmuyorum, valizlerimiz elimizde limann khne gmrk binasna doru yrdk, dndklerimiz ve kabullerimin iinde oluturduu rahatl ve huzuru net olarak duyuyordum. Zaten o yolculuumuzdan sonra, Hzr Abi'nin "delilik!" olarak adlandrd yaadklarmzdan ve nmze kan engellerden hi rahatsz olmadm Kabullerim ve iinde bulunduum artlarn beni tad nokta artk beni farkllatrmt! Karadeniz blgemizdeki sahil kasabalarna benzeyen Yalta ehrinin gmrk memurlar pek dostane davranmadlar. nmze srdkleri formlara yanmzda getirdiimiz para ve fotoraf makinas gibi eyalarmz deklere etmemizi istediler; bylece daha adm atar atmaz Sovyetler Birlii zamanndan kalma olduu belli olan korumac ve devleti anlayla yzlemi olduk. Basit bir meseleden dolay da epey beklettiler. Mesele uydu: nmz sra gmre giren bir Trk yolcu yannda getirdii raklar gmrkten geirmek istiyor, gmrk memurlar kar kyorlard. Aralarnda balayan diyalog ve diyaloglar takip eden tartma grlmeye deerdi. Bizimki memurlara rvet dahil bir ok neri getiriyor, onlar yasak zihniyetiyle kar koyuyorlard. Yar ngilizce, yar Trke srp giden tartma gmrkte baya beklememize neden oldu. Karaya ayak bastmzda liman ve limann devamndaki bulvarda kalabalklar gze arpyordu. Karaya kan yolcular izleyen merakl gzlerin seyri altnda yrrken, Trkiye'de ilk defa irkette Hzr Abi'nin misafiri olarak tandm i adamnn 248 bize doru geldiini grdm. O da bizi grdnde hzla yanmza gelerek "Hogeldiniz" dedi, tokalatk. adamnn yannda heybetli grnl, kumral, krk yalarnda biri daha vard. Heybetli ve pehlivan klkl adamla bizi tantran i adam, "Mustafa buraldr ve bizimle alyor, Krm Trk." dedi. Mustafa'y grdmde yle pek dikkatimi ekmemiti. Dikkatimi daha ok ilk defa grdm eski Sovyet topra olan ehre vermi, etraf, insanlar inceliyordum. adamnn Mustafa'y bizimle tantrrken "Krm Trk" demesi btn dikkakimi Mustafa zerinde toplamama yetmiti. Krm'n ve Krmlnn dram, ilk genlik yllarmzda gndemimizde birok kere yer almt. Marksist Sovyet Devleti'nin Krm'da yapt zulmleri biliyorduk. Byk Turan topra saydmz Krm'n hrriyetine kavuaca gnn az hayalini kurmamtk. Toplu olarak srgne gnderilen, onbmlercesi Stalin canavarnn emri zerine katledilen Krmllar iin az gzya dkmemitik. Cengiz Dac'dan, evket Bektre'den okuduumuz Krm iin yanp tutumu, onlarn acsn zdrabn yrekten paylamtk. imdi kader bizi o dramlarn yaand topraklara srklemiti ve karmda o dramn bir paras olan, Krm'n gerek sahibi adam duruyordu. Geni omuzlu, kuvvetli bir yaps olduu belli olan, kesin yz hatlarna sahip, kumral tenli, elmack kemikleri belirgin ekilde kk Mustafa Bey, sempatik tavrlaryla nmze dm, kalabalklar iinde yol gsteriyordu. Bizi karlayan i adam Fatih Bey limandan da grnen byk bir oteli gstererek, "Burann en byk otelidir ama her cinsten adam kalr. Rahat edemezsiniz diye oradan yer ayrtmadm. Orman inde apart bir daire kiraladm oraya geelim, eyalar braktktan sonra sahile iner yemek yeriz." dedi. Limann bir cadde arkasna den sokakta Fatih Bey'in arabasna binerek kalacamz eve doru hareket ettik. 249 Fatih Bey'in kiralad ev orman iinde, Karadeniz'in dalgal sularna bakan, basit eyalarla deli, iki katl, alt katnda evin sahiplerinin oturduu irin bir mekand. Eyalarmz braktktan sonra, evin arkasnda bulunan geni balkona geerek oturduk. Krml Mustafa kk mutfakta ay demlemek iin yanmzdan ayrldnda Hzr Abi, Fatih Bey'e Krml dostumuza ne kadar gvendiklerini sordu. Fatih Bey unlar anlatt: "ki senedir yanmzda, bir hatasn, yanln grmedik; tam bir Trkiye sevdals. Ailesi byk Krm srgnnde zbekistan'a gnderilmi. 1990'da

Krm'a dnm ve Simperapol'a yerlemi. Akll ve becerikli bir adam. Rusas ok gzel. ki defa Trkiye'ye gtrdm. Burada bize hem tercmanlk, hem klavuzluk, hem ofrlk, hem de arkadalk yapyor. Resmiyette irketimizin burdaki mdr olarak grnyor. Gven konusuna gelince, bizim iimize yaryor ve biz gveniyoruz, fakat dier konularda tavr ne olur bilmiyorum. Buralarda eski Sovyetler anlay hala devam ediyor. Mesela biz Odessa Liman'nda bamza gelen olaylarla ilgili kendisine pek birey belli etmemeye altk. Atacamz yanl bir admdan dolay buradaki yatrm ve ilerimizin son bulmasndan korkuyoruz. Dikkatli olunmas gerektiine inanyorum. Sizin buraya gelmenizle ilgili olarakta birey anlatmamaya gayret ettim. Ona sizin iin i adam olduunuzu baz yatrm imkanlarn aratrmak iin geldiinizi bir mddet misafirimiz olacanz syledim. Fazla ilgili grnmedi ve soru sormad. Zaten bu gibi durumlara alkn, nk zaman zaman Trkiye'den dostlarmzn geldiini, arladmz biliyor." Fatih Bey'in izahatn dinledikten sonra bana dnen Hzr Abi dediki: "Mustafa dahil, kimsenin yannda mevzuu konumayalm." Fatih Bey'ede ay iilince Mustafa'y uzaklatrmasn tenbih etti. Sahildeki balk lokantasna gnderilecek Mustafa, orada akam yemei iin hazrlk yapacakt. 250 Burada Krm ve Ukrayna topraklarnda dikkatimi eken, Fatih Bey'inde anlattklaryla pekien bir gzlemimden bahsetmeden geemeyeceim. Sosyalist ve kat devleti ekonomiden yakalarn yeni kurtarm olan eski Sovyet halk, zel teebbs ve piyasa ekonomisine abuk ayak uydurmua benziyordu. Bunun en gzel rnei Fatih Bey'in birka gece iin kiralad pansiyon veya apart tabir edilen evde kendini gsteriyordu. Bizde bile bunca yllk turizm deneyimimize ramen kendini tam olarak gstermeyen pansiyonculuk anlay veya uygulamas, serbest ticaretin ortaya kmas birka yllk uygulama iken, Ukrayna'da kendini gstermeye balamt. Evin st katn dolar zerinden kiraya veren Ukraynal aile bu yolla ekonomik girdi salyordu. Serbest piyasa uygulamalarn arda, pazarda da grmek mmknd. Elinde sataca bir eyleri olan halk, turistlerin ilgisini eken Yalta ehrinin deiik kelerinde kurduklar pazarlarda mallarn pazarlamaya alyorlard. Fatih Bey, oluabilecek ilginin! zerimizden dalmas jin birka gn Yalta'da kalmamzn doru olacan sylyordu. Blgenin en kozmopolit ve yabancs bol ehrinin Yalta olduunu syleyen Fatih Bey "Buraya yaklak seksen-yz kilometre uzaklkta Simperapol ehri var. Orada bizim bir sat maazamz var ve ortam genelde orada bulunuyor. Birka gn burada kaldktan sonra oraya geeriz ve Odessa'daki almalar oradan organize ederiz. Zaten Odessa'da size ortam yol gsterecek, almalarda yardmc olacak, sanyorum bu akam buraya gelerek bize katlr." Akam karanl kerken yemee ktk. Gittiimiz Balk lokantas bizim sahil ehirlerimizde sk sk grlen kasaba meyhanelerine benziyordu. Servis, yemekleri, i dekorasyonu here-yi ikinci snft. Daha iyi bir yer olup. olmadn sorduumzda, mahcup olan Fatih Bey, Yalta'nn en iyi lokantasnn oturduumuz yer olduunu syledi. Yalta'da kaldmz sre iinde gr251 dm ve anladm ki, Komnist parti diktatrlerinin yazlk olarak kullandklar bu sahil eridine, kendi zevk ve sefalarna hitap eden mekanlar hari, hibir yatrm yapmamlard. ehrin yaplarnn yzde doksan eskiydi ve turizme hizmet edecek ekilleri yoktu. ehre hakim tepeye kmak iin kurulmu teleferik bile Nuh Nebi'den kalma teknoloji ile alyordu. Sovyetler zamannda i turizme ak olan bu ehri grdkten sonra, Sovyet sisteminin ne kadar zavall ve insana hizmet etmekten uzak olduunu yakndan mahede etmek imkan buldum. Bizim Sovyet yanls Komnistlerimize buralar gstermek lazm diye dndm. Akam, ilerleyen saatlerde Fatih Bey'in Trkiye'de grdm ortada lokantaya gelerek bize katld. Yemek boyunca esas meselemizi hi amadk; ilerden, yatrmlardan, piyasann durumundan, Krm'a yaplabilecek turizm yatrmlarndan konutuk. Yemekten sonra ise Fatih bey bizi aalarn iinde, st ak yazlk bir bar-diskotek karm yere gtrd. Barn kapsna kadar bize elik eden Krml Mustafa, izin isteyerek yanmzdan ayrld. Evde drt yatak vard ve Mustafa bir akrabasnda kalacak sabah erkenden eve gelecekti.

Trke pop arklar da alman, mterilerinin ounluunu genlerin ve turistlerin oluturduu elence yerinde bir hayli oturduk. st ak olduundan ses insan yormuyordu. Yinede, belirli bir vakitte kalkp eve dndk. Arka balkonda gn ya-na kadar alp, neler yapmamz gerektiini tespit ettik ve alma eklini belirledik, baz kararlar aldk. Aldmz kararlar, genel hatlaryla yleydi: Yalta'da birka gn geirdikten sonra, Fatih Bey'in orta Muzaffer Bey ile Hzr Abi Odessa'ya geecekler ve operasyon iin almaya balayacaklard. Frsat bulunmas halinde Hzr Abi Liman'da ve Gmrk'te hara alan etenin ba ile i adam 252 kimliinde tanacak, onunla konuarak, yaknlaarak etenin ileyiini ve kimler olduunu renmek iin aba sarfedecekti. Muzaffer Bey'in tespitlerine gre Liman ve evresinde faaliyet gsteren blc militan says en az on kiiydi ve bunlarn ou karanlk tiplerdi. Muzaffer Bey, bu adamlarn Trkiye'de arandklarndan emin olduunu sylyordu. ki gn sonra, plana uygun olarak harekete getik. Muzaffer Bey ile Hzr Abi Simperapol'a, oradanda Odessa'ya gitmek iin ayrldlar. Ben Yalta'da Fatih ve Mustafa Beylerle kaldm. Hzr Abi yanna arana kadar da Yalta ve evresini gezdim. Yal-ta'nn pazarlarn, arlarn, plajlarn, Sovyet liderlerinin yazlklarn, mehur Yalta Konferans'nm yapld binay grdm. Yllarca bize sper g olarak yutturulan Sovyet Devleti'nin insanlar nasl geri braktn, nasl aresizlikler iinde kvrandr-dnn yakn ahiti oldum. ehrin bakmszln, dklml-n, yeni yeni yurtlarna dnmeye balayan Krmllarn perianln grdm. Verimli topraklar, Krml yazar Cengiz Dac'nn dedii gibi Ak Topraklar, bakmszlk ve terk edilmilik iinde gelecee hazrlanyor gibiydi. Fatih Bey'in gstererek anlatt, dnyann en uzun troley-bs yolunu takip ederek (ki ehir arasnda halen ilemekte olan troleybs hatt yol boyunca uzayp gidiyordu ve eski, boyalar yer yer dklm troleybsler gidip geliyorlard.) Simperapol'a, birlikte hareket ettiimiz i adamlarmzn irket merkezine vardmzda len saatleriydi. Telefonla bizi aran Hzr Abi ve Muzaffer Bey irkette yoktular. Bronun temizlik ilerini yapan Rus kadna birka saat sonra dneceklerini bildirmi ve nereye gittiklerini sylememilerdi. Onlar broda beklemek yerine, sabahtan beri birey yemediimiz iin, Fatih Bey'e yemee gitmek istediimi syledim. Broda ileri olduunu syleyen Fatih bey yanma Mustafa'y vererek, Azeri Trklerinin i253 lettii lokantaya gtrmesini syledi. imdi dnyorum da, iyiki o gn yemek yemek istediimi sylemiim! Eer o gn o lokantaya gitmemi olsaydm, aada anlatacam gelimeler belki olmayacak, belki de Ukrayna'da yapmak istediimiz almalar akamete urayacakt. Krml Mustafa Bey ile sohbet edip yryerek ehrin merkezine yakn dar bir sokakta bulunan lokantaya gittik. Azerilerin ilettii lokanta orta halli, zgara tr yemekleri olan bir yerdi. Yemek boyunca Mustafa Bey'e srgnde yaadklar zbekistan'daki hayatlar zerine sorular sordum. Orada nasl yaadklarn, nasl geindiklerini, hayat artlarn renmeye altm. Anlattklarn dikkatle dinledim. Fark ettiim kadaryla, Krml dostum yle derin bir tarih bilgisine sahip deildi ama Krm' ok seviyor, zbekistan'da yaad yllardan vg ile bahsetmiyordu. Krm'n bamszl ve Krmllarn topraklarna dnmeleri iin mcadele veren Mustafa Cemilolu'nu sordum, tandn ve almalarn yakinen bildiini syledi. Cemilolu bahsi aldnda o da bana sorular yneltmeye balad. Cemilolu'nu nerden biliyordum, Krm ve Krmllar niye bu kadar merak ediyordum... Ruslar hegomonyalar altna aldklar milletleri ezmilerdi, smrmlerdi ama eitimlerine de nem vermilerdi. zellikle 1950'den sonra yetien nesillerin hemen hepsini eitmiler, meslek sahibi yapmlard. Krml Mustafa'da bu furyadan nasiplenmi ve inaat teknikeri olarak yetitirilmitir. ri gvdesine zt kk gzlerinde zeka prltlar grlebiliyordu. Benim Krm'a olan ilgimi kafasnda yorumlayan Mustafa Bey'in sorularna kuru ve genel cevaplar vermenin yan sra, sorularndan kurtulmak iin, "stersen kalkalm", belki gelmilerdir"

demem zerine, lokantann oturduumuz camekanmdan darya atlm masalar gstererek, "Burann semaver ay ok gzeldir, 254 urada ay iip yle gidelim." dedi. Kabul ettim ve aymz smarlayarak, lokantann hemen dna konulmu masalarn birine geerek oturduk. Semaver aynn gelmesini beklerken, sigaram yaktm ve sokaktan grnen ana caddeye doru baknmaya baladm; gelip geeni seyrediyordum. O ara kulama ok yakndan gelen ezan sesi arpt. Adetim olduu zere hemen toparlandm ve azmda tuttuum sigaram kltablasma braktm. Bir taraftanda ezan sesinin nereden geldiini anlamak iin etrafma bakyordum. Grnrde minare veya cami yoktu. Bozuk bir arapa tecvitle okunan ezan beni olduka etkilemiti, iimin kabardn, heyecanlandm hissettim. Bir ara yakn zamandr bu topraklarda duyulmayan ezan sesi etkilenmeme yetmiti. Tylerim diken diken oldu, gzlerim doldu. O atmosfer iinde hafzam beni yllar ncesine gtrd. Kzl Ordu'nun Krm topraklarnda yapt zulmn boyutlarn dndm. Camilerin kapatlmas, ezan sesinin yasaklanmas, insanlarn srf namaz klyorlar diye katledilmeleri, srgnler, aclar... Gemite yaananlar ve ezan sesinin Krm topraklarnda kulaklarmdaki yanks zaten dolmu olan gzlerimde iki damla yan akmasna yetti. Bam eerek gzyalarm Mustafa'ya gstermek istemedim. Ezann bitiminde sigaram almak iin uzanmtm ki, Mustafa ile yz-yze geldik, dikkatle bana bakyordu. Bir anlk bak iinde onunda yznde bir hzn ifadesi olduunu grdm. Sessizce: "Mescit sokan banda, iki senedir ak, ok eski bir yapdr. stersen seni gtreyim." dedi. Yzne bakmamay tercih ederek, "Bir bakalm nasl bir yermi." dedim ve henz gelmemi aylarmz beklemeyerek ezan sesinin geldii mescite doru yrmeye baladk. Mescit kesme tatan yaplm, kk fakat anabina ile orantl minareye sahipti. Kaln tahta kaps ak duruyordu. Ta ze255 minli dar giriten geerek ak duran kapdan ieri baktm. Mes-dtin iinde namaz klmaya hazrlanan birka kii vard. Geriye doru dndmde, hemen giriin sa tarafnda tek musluklu bir emenin varln grdm. Birden iimden abdest alp namaz klmak geldi. Hi vakit kaybetmeden abdest almak iin hazrlk yapmaya baladm. emenin bana yaklatmda, Mustafa Bey'in de sessizce ve arkam sra abdest almak iin hazrlk yaptn fark ettim. Abdestimi aldktan sonra, oraplarm giymek iin kenara ekldiimde, emenin bana Mustafa yaklat ve abdest almaya balad nedendir bilmiyorum, iten ie sevindiimi hatrlyorum. Bir saf bile olmayan cemaatle le namazn kldk. Tatar bir zat imamlk yapt. Namazn bitiminde, ok samimi duygular iinde, uzun bir dua yaptm. Duam bitirip dar ktmda, Krml Mustafa Bey, ta yolun bitiminde beni bekliyordu. Yannda iki yal tatar vard. Yanlarna gittiimde beni iki yal Tatara Tatar lehesiyle tantrd. Cemaatin bu yal, gn grm insanlarna sayg ile yaklatm ve ellerini pmek istedim. Her iki-side "Maaallah" diyerek ellerini ptrmediler. Yanlarndan ayrlarak, irkete gitmek iin yrmeye baladk, yolda Krml Mustafa unlar anlatt: "Namaz klmasn ninemden rendim. Ninem hem namaz klar, hem de arapa Kuran okurdu. Bize dinimizi hep ninem retti. Rahmetli babamda frsat bulduka bizi din konusunda eitmek iin bildiklerini anlatrd. Peygamber sevgisini babamdan rendiklerimle kazandm." Sustu, birka adm yrdkten sonra durdu ve bana doru dnerek, "Biliyormusun stanbul'a gittiimde Sultan Ahmet Camisi'nde aladm, krler ettim." dedi. Ezan sesinden ar derecede etkilendiimi, gzya dktm anlam ve grmt. Nedendir bilmiyorum, o ana kadar 256 mesafeli durmaya altm Mustafa'ya gven duydum. Aldmz karar bir tarafa brakarak, onbe-onalt yamdan beri Krm', Krm'n makus talihini bildiimi, genlik yllarmzda Krm iin yanp tututuumuzu anlattm. Yllar nce Mustafa Ce-molu'nun Sovyet zindanlarnda ldrld haberi geldiinde (Cemilolu o gnlerde Sovyet sisteminin Krm zerindeki basklarna kar eylem

balatm ve bu nedenle tutuklanmt. Alk grevinde olduu sylenen Cemilolu'nun ld eklindeki haberi; Trkiye'ye ulatnda, deiik ehirlerde yaptmz mitinglerle durumu protesto etmitik.) eylemler yaptmz, Rusya'y tel'in ettiimizi syledim. Krm' Krm'n has evlatlarnn yazdklarndan okuduumu, onlarla Krm' tandm izah ettim. Yrmeye yeniden ara veren Mustafa, durdu, gzlerimin iine bakarak elini kaldrd ve beni artan iaretini yapt. (Bozkurt iareti.) "Sen bylemisin?" diye de sordu. "Genlik yllarmda bozkurtlarn derneklerine ye idim." dedim. Bunun zerine Pehlivan lakapl Mustafa elimden tuttu ve kendine doru ekerek, yanaklarmdan pt. "stanbul'a gittiimde Tatar akrabalarm buldum; onlarn genleri de bozkurtlardanm. Bana ok ey anlattlar. Beni Krmllarn kurduklar bir dernee gtrdler. Orada bulunan bir muallim bana Trkiye'de gemite yaanan olaylar anlatt. Ayrca burada okul aan vakfn muallimlerinden biriyle dost oldum. Onunla bazen biraraya gelir sohbetler ederiz. Onun bilgilerinden de ok faydalanyorum. Frsat bulduka cuma namazlarna beraber katlrz. Saolsun Krm tarihini ondan rendim, ok iyi dost olduk." Mustafa'nn anlattklarndan gvenebileceimiz, bizi satmayacak bir insan olduunu anladm. Krml Mustafa'y sevmitim. 257 irkete gittiimizde Muzaffer Bey ve Hzr Abi gelmiler, Muzaffer Bey'in odasnda oturuyorlard. Mustafa odaya girmediinden, son bir saat iinde yaadklarm olduu gibi Hzr Abi'ye anlattm. Mustafa hakknda intibalarm syledim. Maksadm beni heyecanlandran, duygulandran olay Hzr Abi ile paylamakt. Konumann sonuna doru lafa giren Muzaffer Bey, Mustafa hakknda olumlu dncelerini syleyerek, benim anlattklarma katk salamak istedi. ok drst ve iyi bir insan olduunu, kendilerine her konuda yardmc olduunu birka dafa tekrarlad. Daha sonra Hzr Abi'ye Mustafa'nn iki yakm akrabasnn Odessa Liman'nda altn, bir keresinde gmrk ilemlerinde kendilerine yardmc olduklarn anlatt. O srada odaya gelip, konuulanlardan konuyu anlayan Fatih Bey'de, Yalta'da syledii gibi, Mustafa hakknda olumlu cmleleriyle sohbete itirak edince, Hzr Abi: "Odessa'da verimli alma yapabilmemiz iin ierden haber alabileceimiz birilerinin olmas ok nemli. Gittik, plak gzle baz aratrmalar yaptk ama, netice elde edemedik. Adamlar pek ortalarda grnmyorlar. TIR ofrlerine kar satan peze-venklerle bile ortaklk kurmular. Tezgahlar gl ve birka yllk almann rn. Resimlerini mutlaka ele geirmek lazm. Bunun iin de ierden birilerine ihtiyacmz var, baka trl alma yapmak imkansz gibi." Hzr Abi'ye Odessa'da neler yaptklarn, liman ve evresini nasl bulduunu sordum. Limann geni bir alana daldn, TIR parknn da olduka byk olduunu, iyi bir rant olan Liman ve evresinin Moldovyal birka karanlk tiple blc militanlarn elinde bulunduunu syledi. Sonra Fatih Bey'e "Hanginiz Mustafa ile daha yaknsnz?" diye sordu. Muzaffer Bey kendisinin daha yakn olduunu, birara ayn evde birlikte kaldklarn syleyince, Hzr Abi, dedi ki: 258 "Limana bir daha gitmeden nce Mustafa'dan yardm isteyelim. Orada alan akrabalar vastasyla bize yardmc olsun." Hzr Abi'nin fikrine her iki Trk i adam da katldlar. Muzaffer Bey konuyu Mustafa'ya ama ve yardm isteme iini zerine ald. Bunun zerine Hzr Abi:"Yardm isterken elinden geldiince dikkatli ve ll olmaya al. Yapmak istediklerimizin ticari faaliyetlerle yakn ilikisi olduunu anlat. Adamlarn Trkiye dman olduklarn, sizi soyduklarn, bu adamlarn kanunsuz eylemlerinin ispat edilmesi halinde Ukrayna Dev-leti'nin bunlar snr dna atacan vurgula." dedikten sonra, "Eer yardmc olmak iin istekli olursa, nasl bir yardm isteyeceimizi benim kendisine anlatacam, onun iinde kendisi ile grmek istediimi syle." Mustafa'dan yardm isteme hususunda karara varldktan sonra biz dar ktk. Muzaffer Bey bu meseleyi konumak zere Mustafa'y odasna ard. Herey planladmz gibi yrd; Mustafa severek yardmc olacan, oradaki btn tandklarn bu ie koturacan sylemi. Kendisi ile konuan Hzr Abi ise, Mustafa'ya hem teekkr etmi, hem de vg dolu bir sr laf etmi.

Konuulanlar bittikten sonra Muzaffer Bey'in odasnda tekrar toplanp, yaplmas gerekenleri gzden geirirken, Muzaffer Bey olumlu gelimelerin zerine bize akam Tatar yemeklerinden oluan bir ziyafet vereceini syledi. Bu habere ok sevinmitim nk, eskiden beri her gittiim yerin orjinal yemeklerini tatmak gibi bir alkanlm vard. O gn akam zeri, ehre yakn, asrlk aalarn evreleyip, glgeledii, yemyeil bahe iindeki lokantaya gittik. Lokantay yal kar-koca Tatar aile iletiyordu. Frn ve mutfa yar ak bu lokantann sakin bir kesinde byk bir masaya oturduk. Sipari almak iin yanmza gelen yal Tatar kadnna btn ye259 meklerden azar azar tadmak istediimi syledim. Krm Trkle-ri'nin lehesi ile konuup anlamak hi zor deildi. Baz harfleri yutarakta kanusalar olduka rahat anlalyorlard. Et arlkl, hamur ileri de olan Tatar yemekleri Anadolu yemeklerini andryordu. Aklmda kald kadar tabak brei dedikleri bizim mantya benzer bir yemek, cantk, kuzu orbas, gbete, ka-lakay gibi ve daha birok yemekten azar azar tatlarna baktktan sonra, zerine Krm Baklavas yedim. Lezzetli ve bazlarnn deiik tatlar olan yemekler ok gzeldi. Yemekten olduka memnun kaldm, hele yal Tatar kadnyla kolayca anlamam ve ksa bir sohbet etmemiz ziyadesiyle memnun olmama yetmiti. Ertesi sabah Muzaffer Bey ve Hzr Abi Krml Mustafa Bey'i de yanlarna alarak, Odessa'ya hareket ettiler. Hzr Abi dikkat ekmemek iin benim kendilerine katlmam uygun bulmad. Hareket planlan basitti. Hzr Abi Odessa'da Mc Donlad's ubesi amak iin uygun yer arayan Almanya'dan gelmi bir Trk yatrmc roln oynayacak, Muzaffer Bey onun arkada, Mustafa Bey ise ofrleri ve tercmanlar gibi davranacakt. Muzaffer Bey'in gmrk ilemlerini yapmak iin gittiinde kald otelde kalacaklar, imkan bulurlarsa liman ve evresinde hara etesi mensuplaryla da grerek, Hzr Abi'nin szde yapmak istedii yatrm iin yardm isteyeceklerdi. Kafileyi yolcu ederken, Hzr Abi'ye beni merakta brakmamasn, frsat bulduka telefonla bilgi vermesini syledim. Hzr Abi grevden dnene kadar be gn Simperapol'da Fatih Bey ile birlikte, Muzaffer Bey'in evinde kaldm. Bir-iki defa telefonda grtk ve hereyin normal gittiini renerek rahatladm. Dndkleri gn, Hzr Abi ile irket merkezinde babaa grme yaptk. Odessa'da yapt almadan elde ettii baz d260 kmanlar bana vererek Kiev'e gememi ve oradan uakla stanbul'a dnerek, kendisini beklememi syledi. Planna gre o birka gn Yalta'da kalp, deniz yoluyla dnecekti. Dkmanla-rm Kiev zerinden Ukrayna'dan kmasnn daha iyi olacan, bir takip varsa ondan bylece kurtulacamz ifade etti. Anlattna gre Odessa gezisi iyi gemi ve ummad baarlar elde etmiti. Mustafa'nn kendisine ok yardmc olduunu sylyordu. Her zaman olduu gibi alma hakknda detaylara girmiyor, yaptklarn uzun uzun anlatmaktan kamyordu. Huyunu bildiim iin bende zerinde durmadm. Ertesi gn, Hzr Abi'yi kaldmz evde brakarak, Fatih Bey ile, neredeyse ehrin merkezinde bulunan havaalanna gittik. hatlarda ileyen Krm Havayollar'na ait uakla Kiev'e uacaktk. Havaalann grnce olduka ardm. Havaalanndan ok otobs terminaline benziyordu. Khne bir terminal binas, i karartc renklerle boyanm duvarlar, eski sovyet uaklarnn resimleri ile dizayn edilmeye allm i dekorasyon, belki 1930'lardan kalma yolcu bekleme koltuklar, ksz ve pis kokulu terminal tuvaleti... Grdklerim karsnda ardm gren Fatih Bey, Sovyet Ynetimi'nin btn Trk topraklarna ayn muameleyi yaptn zellikle halkn faydalanaca yatrmlardan kandn anlattktan sonra, "Sen birde bineceimiz uaklarn halini gr!" dedi. Uu saati geldiinde, terminalin oprona alan kaps ald ve ask suratl, iman, tipinden Rus olduu anlalan kadn grevliye biletlerimizi gstererek oprona girdik ve pistin banda bekleyen uamza doru yrmeye baladk. Bizi uan yanma gtrecek ara olmad gibi, uak pisti de olduka eski ve bakmszd. Yer yer otlarn ba gsterdii oprondan yryerek uan yanma

geldiimizde, Fatih Bey'in, "Sen bir de ua gr." demekle neyi kasdettiini anladm. Ukrayna'nn bakenti261 ne bizi gtrecek olan ift, pervaneli, otuz-otuzbe yolcu kapasiteli, eski model bir uakt. Birka basamakl merdivenden karak iine girdiimizde baya korkmaya baladm. Hibir haliyle insana gven vermiyordu. Koltuklarnn kimi krk, kimi yamal demeleri bulunan uan bizi Kiev'e gtrmesi pek aklma yatmad. mkanm olsa hemen aa inecek, umayacaktm ama, iinde bulunduum durum buna el vermiyordu. Na-ar, uygun bir yer bularak, numarasz koltuuma oturdum merak ve korku ile kark heyecan iinde uan kalkmasn bekledim. Fatih Bey bu tr uulara alk olduunu, biraz sallantlda olsa gvenlikli ekilde Kiev'e varacamz sylyor, rahat davranyordu. Uak sallant ve grlt iinde havalanp belli bir irtifaya ulancaya kadar, oturduum koltukta hareketsiz kaldm. Uuun hal ve artlarna biraz adapte olduktan sonra, ak havada aay seyre koyuldum. Gnein batma saatlerinde Krm Yar-madas'nm Karadeniz'e bakan sahillerini gryordum. Bir mddet deniz zerindeki rotasnda yol alan uamz, akamn ilk saatleriyle birlikte Ukrayna'nn usuz bucaksz ovalar zerinde yol almaya balad. Krm zerk Blgesi'ne ait olan uamzda nasl olmusa ikramda unutmamlard ve ikramlarda bindiimiz uaklar kadar mtevaz idi. ki saate yakn sren yolculuumuzda, Krm Havayollar kk bir bardak meyve-suyu ve birer eker ikram etmeyi unutmamt! Sovyetler Birlii'nin niin yetmi ylda gp gittiini anlamak iin kahin olmaya, ok byk verilerle donatlm bilgilere sahip olmaya gerek yoktu. nsan iin yatrm yapmayan, insann mutluluundan ok rejimi ayakta tutmak iin askeri harcamalara ynelen Sovyet anlay, sonsuz zenginliini halknn hizmetine sunmamann girdabna yuvarlanmt. Bu yuvarlan, hayatn her alannda grmek mmknd. Bir kere daha anladm 262 ki, halkn hizmetinde olmayan, insanlarn mutluluuna hizmet etmeyen sistemler, giderek adalet duygusundan da uzaklayor ve kendi sonlarn hazrlyorlar. Kiev Hvaalan'nn da Simperapol'da grdklerimden bir fark yoktu. Koskoca kentin, hele bir devletin bakentinin hava limannn bylesine ilkel olmas karsnda afalladm. Grdklerimi kendisiyle paylatmda Fatih Bey, uamzn indii alann Sovyet ynetimi zamanndan kaldn, Ukrayna bamszlna kavutuktan sonra, ehrin dnda modern bir havaalan yapldn ve iletmeye alndn, stanbul'a giderken bu alan greceimi syledi. Kiev'de bir gn kaldm. Fatih Bey'in irketine ait bir arala, onun mihmandarlnda ehri gezme frsat buldum. Elden geldiince ehrin tarihi dokusu korunmutu. Geni yollar, yeil alanlar, planl yapsyla grlmeye deerdi. Yalnz, hediyelik bir eyler almak iin girdiimiz maazadaki bo raflar Ukrayna'nn ekonomik halini anlamaya yetiyordu. Fatih Bey, gezdiimiz maazalarn Sovyetler zamanndan kalma devlet maazalarnn devam olduklarn syledikten sonra unlar anlatt: "Ukraynallar Sovyet Ynetimi'nden kurtulduktan sonra byk atlmlar balattlar. Hzla zelletirmeye getiler. Verimsiz ve pahal retim yapan iletmeleri devre d braktlar. Yeni yatrmlara yneldikleri gibi, da almada da akll davranyorlar. Bizim mteahhitlik firmalarmzda burada byk iler aldlar. Byle devam eder ve ayn aklllkla yol alrlarsa, ksa zamanda ekonomik kalknmada bizi geebilirler." Fatih Bey'in Ukrayna hakknda anlattklarn dinlerken, bizde kaplumbaa hzyla ve deiik aibelerle yrtlmeye allan zelletirme almalar aklma geldi, ve lkem adna bir kez daha zldm. 263 tn O gece Fatih Bey'in ok katl bir binadaki apartman dairesinde kaldm. Ertesi gn, stanbul uana binmek iin yeni havaalanna doru yola ktk. Fatih Bey yolda bana nemli bir hatrlatmada bulundu. "Ukrayna Devleti henz emekleme dnemimde. Sistem tam oturmadndan, devlet ilerinde deiik aksamalara ve uygulamalara rastlanabiliyor. lkeye girite kiinin yannda getirdii mal ve

paralar deklere etme uygulamas da bunlardan biri. Aman deklere makbuzunu gstermeyi unutma. "Sovyetler Birlii zamanndan kalma ve kat devletilii simgeleyen uygulamalardan biriydi bu para va mal dekleresi. Biz de lkeye girite yanmzdaki dviz cinsinden paralar grevliye deklere etmi, karlnda makbuz almtk. Bu uygulama yurtdna dvizin kn engellemek iin konulmutu. Kiinin yannda getirdiinden fazlasn dar karmasna izin verilmiyordu. Girite verilen makbuz yanmda, pasaportumun arasndayd. Ukrayna'da kaldm sre iinde ciddi bir para harcamadmdan, deklere ettiim paraya yakn da yanmdayd. Bunlar Fatih Bey'e aktardmda, kta dikkat ekmemek iin yanmdaki parann bir miktarn Fatih Bey'e brakmamn uygun olaca kanaatine vardk. Allah'danki, Fatih Bey uyarmta yle bir karar almz! nk, Ukrayna Havaalan'nda pasaport kontrolne girdiimde, pasaport polisi deklere kadn eline alp inceledikten sonra, bozuk bir ingilizce ile yanmda tadm paralan gstermemi istedi. Czdanmdaki paralan karp kendisine uzattm. Ciddi bir yz ifadesiyle uzattm paralar sayd ve teekkr ederek geri verdi. Dnyada pek rnei kalmam, garip uygulamadan bylece kurtulmu oldum. Milletleraras uulara ak, kk fakat sevimli havaalannda ayr noktada kontrolden geerek uaa bindim ve stanbul'a utum. Ksa sre kalm olsamda, merak ettiim eski Sov264 yet topraklarnn bir ksmn grmtm. Halen sosyalist devlet anlaynn izleri silinmemiti. Sovyetlerden kalma sessiz ve donuk hava insan ruhuna sknt veriyor; duvarlarn renkleri bile karamsarlk alyordu. lkemde grmeye alk olduum canl, eitli iklim oralarda yoktu. Vatandalarnn yznde yaama sevinci yerine, eski sistem'in miras tedirginlik sinmiti ve gren insann etkilenmesine yetiyordu. Btn bunlar stanbul'a indiimde daha iyi fark ettim. Btn seyahat dnlerimden farkl bir cokuya brnd ruhum, mutluluum ziyadeleti. Ben stanbul'a dndkten veya drt gn sonra da Hzr Abi geldi ve hemen bende bulunan dokmanlar alarak geni bir rapor hazrlamaya koyuldu. irketteki odasnda roporunu hazrlayan Hzr Abi bir ara, "Herifler mthi bir tezgah kurmular! TIR garajndan ve^ellerine geirdikleri dier ilerden byk rantlar elde ediyorlar. Aslnda bu ileri baaracak, bylesi geni alanlara yaylarak stratejik noktalar tutacak kabiliyet ve zekalar yok fakat, bunlar ynlendirenler bunlara neyi nasl yaptracaklarn ok iyi biliyorlar. Uzun vadeli bu almalarn altnda yatanlar Ankara'nn, zelliklede dilerinin zmlemesi gerekiyor ama nerede... Bizimkiler uyuyorlar!.. Elde ettiimiz bu bilgi ve belgeleri grdnde Amca bile aracak, sanyorum bunlar Amca'y da aacak, daha st noktalarda ele alnacak! Bu kahpelerin nn kesmek, yarnlarda olmas muhtemel gelimeleri lehimize evirmek iin Trk Devleti'nin her yerde! ama her yerde olmas gerekiyor. Yoksa bu akallar ynetenler, akl hocalar, bizden hep bir adm teye tanmalar iin olmadk yerlerde, olmadk ekilde bunlar ynlendiriyorlar." Hzr Abi roporu hazrladktan sonra Ankara'ya hareket etti. Giderken kendisinden, Ankara'dakileri bize verecekleri ihale iin sktrmasn istedim. Ticari olarak bymemiz iin kapita265 le ihtiyacmz vard ve bunu en rahat byle bir ihale sonucunda bulacamz biliyordum. Ankara'dan balanacak bir ihale veya alm ii, ticarette srama yapmamza yardmc olacak en nemli etmendi. steimi ve isteime bal olarak gelecee ynelik planlarm sessizce dinleyen Hzr Abi, "Ben zellikle konuyu aarak birey sylemem. Meseleyi nmze kendileri getirdiler, brakalm kendileri asnlar. Eer aar ve ne yaptm sorarlarsa hazr olduumuzu, her trl ihale iin elimizde deiik alanlarda i yapan firmalar olduunu sylerim." dedi. A gzl davranmak, yaptklarmzn karln bekliyormuuz gibi bir hava yaratmak istemiyordu. - XIII Yeni bir tezgahn, gnlk gazetelerden birinin haber stunlarnda kurgulanmaya alldn grdmde hi armadm. Bizim almalarmzdan ve gayretlerimizden rahatsz olduklar aka ortaya kanlar, yeni bir oyunu

balatmlard. Peimize adam takan, yalan haberlerle birilerine bizi gammazlayanlar oynadklar bu oyunlardan netice alamaynca, bu sefer karld iddia edilen bir bankac olayyla bizi ilikilendirmek iitiyorlard. Dk trajl, gnlk gezetelerden birinde yer alan haber yleydi: "Liderliini Hzr alkolu'nun yapt iddia edilen ete, bankac Enver Salih'i be milyon Dolar alabilmek iin kardklar istihbar edilmitir. Gemite saysz iddet eylemlerine de 266 katlp uzun yllar cezaevinde kalm olan alkolu ve adamlarnn nerede olduklar bilinmemekte, muhabirimize bilgi veren ve isminin aklanmasn istemeyen st dzey bir yetkili..." Batan aa yalan ve iftiralarla dolu bu gazete haberinin yanma bir de, Hzr Abi'nin genlik_yllarma ait resmi konulmutu. Gazetede kan bu yalan ve uydurma haberi irkette, sabah kahvemi ierken okumutum. in en ilgin taraf, karld iddia edilen adam hi tanmyor, ismini bile ilk defa duyuyordum. Bir de adamn karld iddia edilen tarihte biz Trkiye'de bile yoktuk. Haberi yazdranlar bizi iyi takip edemediklerinden "atlama" yapmlard. Bu sama ve temelsiz haberi yine Byksz kod isimli vatanda yaptrmtr diye dndm. Epeydir sesi kmayan Byksz yeni bir ataa kalkmt herhalde. Bizi gazete sayfalarna haber yapmakla veya byle aslsz haberlerle hedef haline getirmekle neyi amalyordu? Bunu ilk bakta anlamak biraz zordu. nk bizden ona zarar gelmeyeceini artk anlam, en azndan zm olmas gerekti. Galiba "korkularn" yenememi ve yine birileri bizim hakkmzda ona olmadk yalanlar uydurmulard; yaknda nelerin olup bittiini nasl olsa anlayacaktk. Haberi iki defa dikkatli ekilde okuduktan ve kafamda ksa bir analizini yaptktan sonra, Ankara'da bulunan Hzr Abi'yi aradm. Otelde yatyormu, haliyle gazetede kan yazdan haberdar deildi, ksaca bahsettim. Uykulu bir sesle, haberi batan aa okumam istedi. Okuyup bitirdiimde ise, souk bir ses tonuyla, haberin altnda kimin imzas olduunu, muhabirin ismini istedi. Muhabirin ismini aldktan sonra, "Ben seni arayacam, telefonun ak olsun." dedi. le sonras beni telefonla arayan Hzr Abi, "Yine Byksz ve ekibi" dedi. Byksz denilen vatanda iini gcn brakm 267 bizimle oyun oynuyordu. "Ne olmu, niye byle bir oyuna bavurma ihtiyac hissetmi, derdi neymi?" diye sorduumda, "Akama dneceim, geldiimde konuuruz. Sen irkette lzumsuz eyler varsa her ihtimale kar ortadan kaldr. Herif arm, ne yaptn bilmiyor. Kendisi ile konumaya alacam." im olduka rahatt, her ne kadar iftira atyor da olsalar, bu sefer "aa" dmlerdi. Dediim gibi, bankacnn karld iddia edilen tarihte her ikimizde yurtdnda bulunuyorduk. zerimize gelir de bu iten bizi sorumlu tutmak gibi bir abann iine girerlerse bunu ispat etmekte pek fazla zorlanmazdk! Ayrca, olaylarla ilgili olarak polisin bir aratrmas olduu muhakkakt ve bizimle iliki kuracaklarn hi sanmyordum. Hzr Abi'nin talimatna uyarak, irketteki ahsi eyalarmz gzden geirdim, kasada bulunan baz evraklar, Hzr Abi'nin masasnn gznde bulunan kimi notlar toplayarak dar ktm. Celil'i aradm, bulutuk. Gazete de kan haberi ve son gelimeleri ona anlattm. Celil olduka bozuldu ve Byksz'a ate pskrd. "Abi, bu herif saptm, bunu susturmak lazm!" dedi. Belki de adamn istedii buydu, bizi tahrik ederek yanl yapmamz istiyordu. Celil'e ne olursa olsun, hibir yerde bu trde konuma yapmamasn, tahrike kaplmamasn tembih ettim. O gn akam zeri beni tekrar arayan Hzr Abi, merak edeceim bir durum olmadn, birka gn daha Ankara'da kalmas gerektiini syledi. Biz de Osman' arayarak akam yemei iin gideceimiz bir lokantada randevu verdik. Osman, Celil ve ben yemekteyken, eskiden Osman'larn grubunda yer alan, birlikte yllarca dalarda mcadele ettikleri, benimde onlarn vastasyla tandm Selami arad, buluma istiyordu. Yemekte olduumuzu oraya gelmesini syledim. Selami yanmza geldiinde olduka heyecanl ekilde, kendisini Davut 268

Bey'in aradn, kaybolduu iddia edilen bankac olaynda isminin getiini, dikkatli olmasn ve vakit kaybetmeden Ankara'ya yanma gitmesini istediini anlatt. Bizdeki gelimelerden haberi olmayan Selami'ye, "Ooo! Sen ge kalmsn, bizim ete (!) senden nce davrand, o i bize kald." dedim ve Selami daha nelerin olup bittiini anlamadan akn akn bakarken, gazete haberiyle balayan gelimeleri kendisine anlattm. Ve "Bankacy tanyormusun, nasl oluyormuta senin ismin geiyormu?" diye sordum. Selami unlar syledi: "Davut Bey'in ofrln yaptm gnlerde, ad geen bankac, bir arkada ile birlikte bizim merkeze geldi. Byksz denilen Mehmet Enlice hakknda bizim patrona baz eyler anlatmaya balad. O esnada ben de Davut Bey'in odasnda bulunuyordum. Adam anlattklarn derinletirirken, Davut Bey be-ni dar kartt. Adamn dedikleri yenilir yutulur eyler deildi ve konutuka heyecanlanyor, dili tutulur gibi oluyordu. Tabii dar ktktan sonra neler anlattn renemedim. Fakat ieride bir saat kaldktan sonra birlikte dar ktlar ve onu Davut Bey ile beraber Davut Bey'in patronunun yanma gtrdm. Adam ikinci kez kendi brosunda grdm. Davut Bey ile ziyaretine gitmitik. Bizi kapda karlad, Davut Bey'e byk hrmet gsterdi. Brosundaki odasnda Davut Bey ile babaa uzun bir grme yaptlar. Brodan ayrldmzda, Davut Bey, bankac Enver hakknda bana, 'Bu herife gven olmaz, bir sylediini baka zaman yalanlyor, oynak bir tip.' dediini hatrlyorum. Allah ahidim adam baka zaman ve yerde bir daha hi grmedim." ler karmt... Ortaya kan yeni gelimelerden, farkl bir-eylerin dndn anlamtm. Bu farklln ortaya kmas bizim iin iyi olacakt. Kafamdaki en nemli soru, niin ift tarafl hedef oluturulmaya alldyd. Selami'nin anlattklar269 n dinleyince, konu hakknda fikrini almak iin hemen Hzr Abi'yi aradm. Selami'nin konu hakknda baz bilgilere sahip olduunu, bizzat kendisinin dinlemesinde fayda olacan syledim. "Selami yanmda, zaten o da Ankara'ya gidecekti, istersen birlikte gelelim kendisini bir dinle." dedim. Hzr Abi "olur" verince de Ankara'ya gitmek iin masadaki arkadalarla yola ktk. Ankara'ya girmek zereydik, cep telefonundan arayan Hzr Abi, bir adres verip, orada beklediini syledi. ehre girince, dorudan aldmz adrese gittik. Buras Hzr Abi'nin yakn ve eski dostu bir parlamentere ait broydu. Eski parlementeri bende deiik vesilelerle daha nce tanmtm. eri girdiimizde Hzr Abi parlementer dostu ve bir ka eski brokrat arkadayla salonda oturuyorlard. Bizde, bir mddet onlarla beraber oturduktan sonra bo bir odaya geip, kendi aramzda konumaya baladk. Selami bana anlattklarn tekrarlad. Hzr Abi baz sorular sorup cevaplarn alktan sonra, mtebessim bir ifadeyle unlar anlatt: "Bir saat nce Byksz buradayd! (Eski parlamenter dostunu kastederek) Bizimki vastasyla bulutuk. Ta bandan balayarak bizden ne istediini, niin eski hesaplarna bizi bulatrmaya altn ve gazete haberini sordum. lk bata kesin dille gelimelerin iinde olmadn, hele gazete haberinin nasl yer aldn bilmediini syledi. Ama, konutuka, baz konular detike verdii cevaplardan anladm ki, ok eye vakf ve bizzat ilerin iinde. Kurnazlk yaparak ve zarflar atarak benim neyi, ne kadar bildiimi renmeye abalad, ne de olsa istihbarat... Btn olaylardan haberdar ve kurnazlk yaparak azmdan laf almaya alyor, hemen sertletim ve hafif yollu tehdit ettim. Bakt, grmek istememin altnda kendisine teslim olmak gibi 270 bir tavrm yok, bu sefer yumuad, alttan ald, gnlm okayacak laflar etmeye balad. ki saate yakn sre sohbet ettik. Bir sr ey anlatt. Herif tam bir hokkabaz, her dalda oynuyor. Bir saat sonra Amca ve Davut Bey ile buluacam ve konutuklarm onlarla mtaala edeceim. Selami benimle kalsn, isterseniz siz dnn." Vakit ge olmutu. Selami'yi Hzr Abi'nin yannda brakarak brodan tam ayrlacamz srada, beni kenare eken Hzr Abi, stanbul'a dndkten sonra, hakknda haber yapan gazeteciyi aratrmam, kim olduunu renmemi istedi.

Ertesi gn stanbul'a dndmzde Celil'e ve birka arkadama daha, hakkmzda uydurma haber yapan gazete muhabirinin kim olduunu aratrmalarn syledim. Bir sonraki gn aldm bir telefonla gazeteciye ulama imkan buldum. Eski bir dostum ve hemerim, plastik imalats Sedat Abi beni aradnda irketteydim. Hatrm soran Sedat Abi, hakkmzda yalan haber yapan gazetecinin ismini vererek benimle grmek istediini syledi. Adam aradm, hakknda bilgi toplamaya altmz saklayarak, "Hayrdr Abi, benimle ne iin grmek istiyormu?" diye sordum. Sedat Abi, konunun ne olduunu bilmediini, gazetecinin kardeinin arkada olduunu,, onun vastasyla kendisine ulatklarn syledikten sonra, "yi bir ocuktur, kendisini tanyorum, nemli olduunu, mutlaka grmek istediini syledi, grsen iyi olur." dedi. Sedat Abi'nin aklamalar ve tavassutu zerine gazetecinin telefon numarasn alarak arayp greceimi syledim. Vakit kaybetmeden, Sedat Abi'den aldm telefon numarasn evirerek, karma kan ahsa kendimi tanttm ve benimle grmek istiyorsa bunun iin hazr olduumu syledim. Tiz sesli, "yalan haber" stad, aradm iin ok memnun olduunu, msaitsem yzyze konumak istediini syledi ve rande271 vulatk. Ataky'de buluma noktasna gittiimizde, arabasnn rengini ve plakasn verdiinden adam bulmam kolay oldu. Al veri maazalarnn bulunduu i merkezinin nndeki araba parknda, aracnn direksiyonuna yaslanm dalgn dalgn oturuyordu. Arabann camna tklatarak geldiimi belirttim. Hemen aracndan inen muhabir ksa boylu, gzlkl, otuzbe-krk yalarnda sradan bir tipti. Birlikte i merkezinde bulunan bir kafeteryaya gidip oturduk. Skntl grnen muhabir konuya girmekte zorlanyor, havadan sudan konumay tercih ediyordu. Ben fazla uzatmadan hemen konuyu atm ve unu sordum: "Asl astar olmayan bir haberi nasl yaparsn, seni bu haberi yapmak iin kim ynlendirdi?" Sorum karsnda sklan, ellerini koyacak yer bulmakta zorlanan, sesi daha tizleen muhabir, "Ben iki gndr bu konuya aklk getirmek iin size ulamaya alyorum. nann o haberin gazetede yer almasyla benim hibir alakam yok! Haberi ben yapmadm, haberin kt gn stanbul'da bile deildim. "Benden gelecek tepkiyi bekler gibi sustu, etrafna bakarak konumasna devam etmek istedi ama ben buna msade etmedim; glerek, "O nasl i yle, senin haberin olmadan senin isminle haber yaplmas akl kr m, benim buna inanmam m bekliyorsun?" dedim. Oturduu sandalyeden ne doru eilen ve ses tonunu iyice ksan muhabir, "Elbette buna inanmamakta haklsn ama ben bunu ispat ederim, (Bal olduu gazetedeki efinin ismini vererek.) Haber ktnda, bunu hemen haber merkezimizdeki efe sordum. ef nemli birey olmadn, adliyelik haber olduu iin benim ismimi koyduklarn syledi. Adliye muhabiri olduum iin de efe birey diyemedim, ayrca bu tr uygulamalar gazetede zaman zaman yaplr." 272 Gazeteci ile bir sre konutuk. Gemiimizi ve kim olduumuzu biliyordu. Kendini temize karmak iin dil dkp durdu. Bizler vatanperver insanlarmz, bizi ok severmi, pis ilerle uramadmz iyi bilinmi... Gazetecinin hararetli konumasnn bitmesini bekledim ve sonra ona u teklifi yaptm: "Sen gazetecisin, kulan deliktir! bu haberi kimlerin yaptn, kimler tarafndan yaptrldn az ok renmisindir; bana bunlardan biraz bahsetsene. Biraz alayc bir tavr taknarak, "Bizi seviyorsun ya, herhalde bilgi vermekten, bize yardmc olmaktan ekinmezsin." dedim. Haberin niin yapldn bilmediini syledikten sonra, bana olduka ilgin gelen u bilgileri verdi: "Vallaha, duyduum ve bildiim kadaryla bu Enver denilen adamn gemii olduka karanlk. Gemite her dalda oynam, bir zamanlar kaaklarla ortaklk yapm ama sktnda hepsini satm. Kayna belli olmayan paralarla borsadan byk gelir elde etmi, daha sonra bankaclk iine girmi. Yaygn olarak istihbarat birimlerine bilgi aktard syleniyor. Bir zamanlar basnda da yer alan istihbarat raporunun ana bilgi kaynann bu adam olduu biliniyor..." Gazetecinin bahsini ettii istihbarat raporunu, ucundan kysndan, ben de biliyordum. Basnda yer aldnda byk tartmalara sebep olmutu. Gazeteci

raporun ana kaynann Enver ismindeki bankac olduunu syledikten sonra, kaybolmas hakknda nemli bir tespitte bulundu: "Bana kalrsa o rapordan dolay kimin fazla can yanmsa adama zarar verende o veya onlardr diye dnyorum." Adamn zarar grp grmedii henz belli deil, sadece kaybolduu iddia ediliyordu. Akbetinin ne olduu bilinmeyen adam belki de yeni bir oyunun paras olarak gizleniyordu. Ayrca, byle bir gemie sahip olan adamn dostundan ok dmannn olmas normaldi. Muhabirin olay hakkndaki yorumu 273 doruysa, Bankac Enver'in kaynaklk yapt rapordan en fazla zarar grenlerden biri, bilindii kadaryla Byksz kod isimli istihbarat grevlisiydi. nk raporun basnda yer almasndan sonra gzden dp, iinden kovulduu bilinen bir gerekti. Muhabirle yaptm grmenin sonuna doru, telefon numaram vererek, yaptm teklifime yenisini ekledim. "Yeni bir duyum veya gelime olduunda beni arar bilgi verirsen ok sevinirim." Batan beri olayn iinde olmadn, haberin kendisinin bilgisi dnda gazetede yer aldn syleyen muhabir, isteime seve seve karlk vereceine, duyduu her bilgiyi bana aktaracana dair sz verdi. Bizden korkusundan veya baka bir nedenden mi bilmiyorum, kendini temize karmann rahatl iindeydi ve ilk anlardaki tedirgin ve skntl hali kalmam, ayrlrken bana skca sarlarak pmekten kanmamt. Gazetecinin yanndan ayrldktan sonra hemen Hzr Abi'yi arayarak, gazeteci ile yaptm grmeyi ksaca anlattm. Bir yorum yapmadan, akama dneceini, arkadalar da alarak evine gelmemi syledi. Hzr Abi'nin evinde toplanp yemek yedikten sonra, salona getik ve ben hemen o gn gazeteci ile yaptm grmeyi olduu gibi anlattm. Hzr Abi'de Ankara'da yapt baz grmelerden bilgi verdi. Arkadalar kendi evrelerinden konu hakknda duyduklarn aktardlar. Elde ettiklerimizi toplayp gzden geirdiimizde, hepimizin ortak kanaatine gre iin altnda kesinlikle Byksz vard ve btn amac hedef saptrarak, ortal kartrmakt. Polis kaynaklarna gre bankacnn karlmasna ilikin birimizin bile ismi gemeyip, aranmamz yokken, gazetelerde farkl haberlerin kmas ve haberin kaynann saklanmas bunu gsteriyordu. Ayrca Hzr Abi, Davut Bey'in de Byksz' makamnda ziyaret ettiini, arkadalarnn bu olaya isimlerinin kartrlmas halinde sert tepki vereceini sylediini anlatt. 274 Uzun soluklu bir intikam program hazrlayan Byksz, bankac olayn kullanarak bir tala iki ku vurmak istiyordu. Byk-sz'n zmeye altmz planna gre, bankac ortadan kaybolacak, kaybolmasna gereke olarak bizler gsterilceiz, bizler panikleyip kedimizi temize karmak iin abalarken, yanllar yaparak onun ekmeine ya srm olacaz. Bu arada kendisi bo durmayacak bizleri tam enterne etmek iin ortala bir sr yalan haber pompalayarak bizi sindirecekti. Ortalk kart zaman da, bizi paravan yaparak, Amca ve onun patronundan intikam almak iin harekete geecekti. Hzr Abi ile yapt grmeden sonra artk iyice anlamtk ki, Byksz bizden ak bir ekilde ekiniyor, ve bu ekinmesi onun korkularn krklyordu. ntikam planlarn devreye sokabilmek iin, Amca ve patronunun yumuak karn olarak grd bizleri durmadan bir eylerin iine ekmek iin aba sarf ediyordu. Bankac olayn kullanarak zerimize gelmesi, bunun iin basn kullanma planlar da tutmad. Akll ve seri ekilde olayn zerine gitmemiz, paniklemememiz Byksz'm oyununu bozmaya yetti. Artk Byksz ile ak biimde kar karya gelmitik. Onun basklar ve oyun taktiklerine boyun ememi, safmz deitirmemitik. Hi istemediimiz halde "oyunun" paras olarak Amca ve arkadalarnn yannda yerimizi almtk. Bulunduu makam ve elindeki yetkileri yanl ve karlar uruna kullanan Byksz kod isimli adamla bundan sonrada mcadele edecektik, bunu kendisi istemiti. yice biliyor ve idrak ediyorduk ki, intikam hrsyla kendini kaybetmi olan Byksz, yeni bir oyunun iine girerek bamza olmadk iler aabilirdi. Hzr Abi ile yapt grmede birlikte alma isteine Hzr Abi'nin "hayr" demesi, onu daha byk tezgahlar kurmaya ynlendirebilirdi. Uyank olmak, bu uslanmaz ve kararl intikamcnn hmndan korunmak iin dikkatimizi kaybetmememiz gerekiyordu. 275

Tahminlerimizde yanlmamtk! Bankac olay gndemden dtkten ksa bir sre sonra, Byksz'n yeni bir saldrsna muhatap olduk. Bir sabah erkenden irkete gelen Hzr Abi, yeni greve balayan stanbul Emniyet Mdr'ne iletilen istihbarat kkenli bir bilgi notundan bahsetti. Buna gre evresine kanun tanmaz ahslar toplayan Hzr alkolu karanlk ilere bulam ve baz yeni eylemlere girieceklermi. Hzr Abi, bylesine adice ve yalanlarla dolu bilgi notunun gerekten var olabileceini, nk kaynann kendisine yalan sylemeyecek iyi bir dostu olduunu anlattktan sonra, "Bilgi notunu alan Emniyet Mdr konunun aratrlmas emrini vermi ve evresinde bulunanlara, 'Gerekirse bunlar alalm' demi. Bu mdr ben rencilik yllarmdan tanrm, sylediini yapan, sznn eri, ayn zamanda ok drst bir polistir; babasna bile taviz vermez. Olay rendikten sonra Amca'y aradm Byksz'n yeni bir tezgah iinde olduunu ve olay anlattm. Amca konuyla hemen ilgileneceini syledi. Fakat, dndm; bizde mdahil olabilecek bir eyler yapsak iyi olur. Aklma, Mdr'e birini gndererek kendisinin yanl ynlendirilmek istendiini, yanl bilgilere itibar etmemesini anlattm. Byksz bo durmuyordu, bamza yeni bir i am grnyordu. Hzr Abi'ye Emniyet Mdr'ne kimi gnderip, gerekleri anlattracan sordum. Tannm bir i adammzn ismini verdi. "Onu gndermeyi dndm, gitsin gerekleri anlatsn, bizim yanl ilerin iinde olmadmz sylesin, adam ikna etsin." Hzr Abi'nin Mdr'e gndermeyi dnd i adamn tanyordum. Dncesine aynen katldm syledim. Emniyetilerle kar karya gelmek, ne tr ilerle uratmz bilmeyen insanlarla ekimeye girmek, daha dorusu onlar karmza almak hi doru deildi. Ayn zamanda Hzr Abi .artla 276 cezaevinden kt iin kk bir sutan dahi olsa ceza almas artla tahliyesini ortadan kaldrrd ki, bu gze alabileceimiz bir risk deildi. Hzr Abi, tannm i adamn Emniyet Mdr'ne gndermekle yetinmeyip, bir de siyaseti dostunu gnderdi. Mdr Bey'i ilk ziyarete giden i adam dostumuz oldu. Emniyet Mdr'nn makam odasnda grmler. adam konuyu ap sebeb-i ziyaretini sylediinde, Mdr Bey masasnn ekmecesinden bir not defteri kararak, kendisine bizim hakkmzda baz bilgileri okumu. Buna gre: Hzr Abi trilyonlarca paraya hkmeden yapnn tepe noktasndaym. evresine karanlk tipleri toplam ve gayri meru iler yapyormu, hatta baz hayali isimler yannda benimde ismim varm. Ev ve i adreslerimizin yan-sra, kullandmz baz telefon numaralarda defterde yer alyormu. Defterdeki bilgilerin kaynan sylemeyen Emniyet Mdr, "Ben buraya kanunu tesis etmek iin atandm, kimse kusuruma bakmasn, bu bilgilerin doruluk derecesini aratryorum, doru kmalar halinde gereini yapacam." demi. adam dostumuz defterdeki bilgilerin ounun yalan olduunu, bizi iyi tandn, ticaretle uraarak geimimizi temine abaladmz, hibir kanunsuz eylemin ve iin iinde olmadmz izah etmi. adamnn anlattklarn dinleyen Enmiyet Mdr, aratrmann srdn, sonucuna gre davranacan, ardni-yet tamadn ak bir dille sylemi. Emniyet Mdr'nn ikna olmamas zerine Hzr Abi siyaseti dostumuzu emniyet mdrne gndermi ama gndermeden nce kendisini biraz bilgilendirerek, konunun hangi sebeplerden kaynaklandm," niin byle bir bilgi notunun ortaya ktn, st kapalda olsa siyasetiye anlatm. Hzr Abi'nin verdii bilgilerden etkilenen siyaseti, "Bireyler duydum, imdi daha iyi anladm, sen hi nerak etme ben kendisiyle gerektii gibi konuurum." diyerek 277 Emniyet Mdr'n ziyarete gitmi. Emniyet Mdr'ne baz bilgiler aktaran siyaseti dostumuz, Mdr Bey'i aydnlattktan sonra, bizden kendisine zarar gelmeyecei noktasnda teminat vermi, ynlendirmelere kanmamas iin gerekli uyarlan yapm. Siyaseti dostumuzun anlattklarndan etkilenen Mdr Bey, olumlu yaklam sergileyerek, "O zaman syle onlara dikkatli olsunlar. Byle bo eylerden dolay benden kendilerine zarar gelmez. Sonra uydurma haberlere dayal olarak yaplmaya allan ynlendirmelere gelmem." gibi laflar etmi. Grmelerin detaylarn anlatan Hzr Abi, Emniyet Mdr'ne Ankara'dan da ulaldn, baz gereklere dikkatinin ekildiini syledikten sonra, "Siyaseti arkada gndermemiz iyi oldu, adamn atei dt ve baz eyleri

iyice anlad, bylece yanl bir hareket yapmasn engellemi olduk. Kendisine bu bilgileri vererek, ynlendirme yapann ismini renemedik ama, en azndan o dostunun dmannn kim olduunu anlad." dedi. Byksz'in bizim zerimizden giderek hasmlarn sktrma planlarndan birini daha bylece alt etmi olduk ama, korkularnn devam ettiini aklmzdan karmyorduk. Mezarlkta slk almaya devam edecei belliydi!.. "Estergon kalesi aman su ba durak..." diye balayan kahramanlk trksn, rencilik yllarmzda kantin masalarna yumruklarmz vurarak az sylememitik; trky sylerken tylerimiz diken diken olur, kendimizi gemiin savalar iinde yer alan aknclar gibi hissederdik... Estergon Kalesi genlik yllarmzn heyecanlar arasnda kendine her zaman bir yer bulmutu... Atalarmzn kelle alp, kelle verdikleri Macaristan ovalar son zamanlarda blc rgtlerin lkemize kar "Bak biledikleri!" alan haline gelmiti. Yeni grev alanmzn Mcsa-ristan olduunu syleyen Hzr Abi, "Bu tavan klkl herifler 278 Avrupa'nn liman ve transit yollar zerinde kmelenip, buralar kontrolleri altna almak istiyorlar. Uzun vadeli stratejik hesaplarnn altnda, Trklerin ticaretini baltalamak yatyor. Macaristan'n bakenti Budapete Dou Avrupa ticaretinin nemli merkezlerinden biri. Budapete'yi mekan tutan bir grup militan aktif alma iine girmi. Bizim i adamlarmzn mal sattklar pazarlar ele geirmek, onlarn ticaretlerini engellemek iin alyorlarm. Ayrca, buray uyuturucu ticareti iin atlama ta olarak kullanma abalar varm. Ankara, Avusturya'dan gelerek Budapete'de hcre faaliyeti gstermeye balayan nc militanlar enterne etmemizi istiyor. Heriflere ciddi bir operasyon yapacaz. Belki Amca'da bize katlacak. Risk almaktan ekinmememizi sylediler. "Risk almaktan" kastn ne olduunu anlamamtm. Nasl olacakt, yabanc bir lkede bu heriflerle aktan m vuruacak-tk? Hzr Abi ile bunu ve aklma taklan dier konular tarttk. nc olarak kendisinin Macaristan'a gideceini, etd ettikten sonra alma biimi hakknda bize bilgi vereceini izah etti. "Budapete'de bize her konuda yardmc olacak arkadalar var; onlarla haberletim misafir edecekler. Belki uzun sre kalmam icap edecek. Hele bir gideyim sana durumu aktarrm, ona gre hareket ederiz." Hazrln yapan Hzr Abi ksa sre sonra Macaristan'a gitti. Ben ise bir arkadamn getirerek ortaklk teklifi ettii spor kompleksi projesi almalarna baladm. stanbul Belediyesi kendisine ait bo bir anlanda spor kompleksi yaplmas iin ihale amt. Yap-ilet-devret modeli zerine bina edilecek olan ihale iin arkadala birlikte alt yap almalarna baladk. Arsa olduka deerliydi ve iyi bir proje ile belediyeden buray almak, kompleksi yaparak iletmek istiyorduk. hale iin gzel bir dosya hazrladk. hale gn yaklayordu ve ben btn mesaimi 279 bu i iin harcyordum. Tam o gnlerde telefonla beni arayan Hzr Abi Almanya'ya getmemi istedi. Peinde olduum ihaleyi ve spor kompleksi iin yaptm almalar biliyordu. Hzr Abi'ye ksaca, yaptm aln alan anlattm ve ihale gnnn yaklatn syleyerek, "u ihale olana kadar beklesem, sonra gesem olmaz m?" diye sordum. Telefonda bir mddet susan Hzr Abi, "Yok olmaz iimiz acele, arkadan ii takip etsin, zaten uzun srmez, haftaya dneriz." diyerek ihale gnne kadar kalmama izin vermedi. yi bir yatrm ve neticesinde iyi bir gelir beklediim projenin akamete urama riskini gze alarak Almanya'ya gitmek iin hazrlk yapmaya baladm. Bir gn sonra, akam zeri Frankfurt Havaalan'na indiimde karlamaya gelen Ali ile bulutuk. alt taksi ile gelmiti. Birlikte Ali'nin evine gittik. Yine, rahat etmem iin eini ve ocuunu babasna gndermiti. Selim ve Yusuf'unda geleceklerini syleyen Ali'nin evinden Hzr Abi'yi aradm ve Almanya'da olduumu bildirdim. Yeni bir telefon numaras veren Hzr Abi bundan sonra verdii numaradan aramam istedi. (Aramzda daha nce belirlediimiz ifreye gre yeni numara vermek verilen numarann ifreli olduunu belirtmek iindi. Doru numaray bulmak iin verilen telefon numarasnn ikinci rakam ile

sonuncuyu, nc rakam ile beinci rakamnn yerlerini deitirerek doru numaray elde ediyorduk. Ayrca, yeni numaray bilinen yani tadmz telefonlardan asla aramyorduk. Bu basit bir tedbirdi. Gelimi istihbarat tekniklerini kullananlara gre deildi belki, ama bundan hi zarar grmedik.) Hzr Abi'den telefon numarasn aldktan sonra, arkadalarn gelmelerini beklemeden hemen dar karak, sakin bir yerdeki umumi telefondan aradm. Hzr Abi rtl bir dille u talimatlar verdi: 280 "En az iki silah, drt kii ve iki ara ile gvenlikli ekilde Budapete'ye gelin, fazla vakit kaybetmeyin!" Telefon grmesi yapp eve dndkten bir sre sonra Selim ve Yusuf'da gelerek bize katldlar. Macaristan meselesini kendilerine anlattm ve Budapete'ye gitmemiz gerektiini syledim. Anlattklarm dikkatle dinleyen arkadalarmdan Yusuf, "Abi biliyorsun biz Trk pasaportu tayoruz, Macaristan'da kalmak iin vizeye ihtiyacmz var. Geri snrda da vize veriliyor ama bu vize iki gnlk ve sadece transit geilerde kullanlyor. Eer Macaristan'da iki gnden fazla kalacaksak Macar eliliine gidip turist vizesi almamz gerekir." dedi. Durumun aciliyeti vard ve vakit kaybetmememiz gerekiyordu. Yusuf'un uyarsndan sonra en ksa zamanda vize almalar talimatn verdim. Ayrca dikkat ekmeyecek bir ara kiralamalarn, nk, iki arala gitmemiz gerektiini syledim. ki gn iinde ilerimizi hallettik. Macarlar vize konusunda arkadalarma zorluk karmamlard. Mracaat yaptklar gn, belki de Almanya'da oturum izinleri olduundan, hemen vize vermilerdi. Ara kiralama yerineyse Ali'nin bir akrabasma ait arabay emaneten almtk. Ali bir dostunun Trkiye'den geldiini onu Macaristan'a gezmeye gtreceini sylemiti. Hazrlklarmz bittikten sonra iki arala yola ktk. Ali ile Selim, Ali'nin dn ald arala nden gidiyorlard. Hzr Abi'nin istedii malzemeleri bu araca zulalamtk. Zulamz basitti ama yle sradan bir aramada da hemen aa kacak ekilde deildi. ocuklar gideceimiz gzergah iyi kt biliyorlard. Aileleriyle birlikte baz yaz tatillerinde Trkiye'ye giderken bu gzergah kullandklarndan snrlarn yabancs deillerdi. zellikle Yugoslavya'da meydana gelen i karklklardan sonra Almanya ile Avustuya'da yaayan Trk iileri Macaristan, Romanya, Bulgaristan zerinden Trkiye'ye gelip gitmeye ba281 lamlard. Bu yolu yakn zamanda kullananlardan biri de Yusuf olduundan, snr geilerinin nasl olduunu gayet iyi biliyordu. Yusuf: "Macarlar snr geilerinde baz zorluklar karyorlar, onun haricinde bir akisilik kacan hi zannetmiyorum." diyordu. Babasna ait arabada ben ve Yusuf yolculuk yapyorduk. Yusuf'un tahminine gre sabahn ilk saatlerinde Budapete'de olacaktk. Selim ve Ali nden yola ktklarndan aramzda yaklak bir saatlik mesafe vard. Yol gzergahmz zerindeki snr gei noktalarndan Avusturya snrnda bir problem yaayacamz sanmyorduk. Trk pasaportlu insanlarn sk kullandklar Avusturya snrnda zaten ciddi bir inceleme yaplmadn sylemilerdi. Ama Macaristan snrndan biraz kukum vard. nk arkadalar Macar gmrk yetkililerinin onbe-yirmi Mark rvet alabilmek iin olmadk zorluklar kardklarn sylemilerdi. Yolda bu kukumu ve endiemi Yusuf'a anlattmda Yusuf, "Abi bizim iin problem deil, gide gele bunlarn ruhlarn okur olduk! Hele Ali gmrk geilerinde hem adamlara kfr eder hemde rvet verir hi kafan takma. Her sene ailecek toplanp minibsle bu yollar arnlarlar, ok deiik eyler grd iin adamlarn dilinden iyi anlar. Ali ne de olsa byk bir ehirde taksi ofrl yapyordu. Kurnaz olmas, uyank davranmas elbette normaldi. Yusuf'a, "Ne de olsa taksi ofr uyank olmas normal." dedim. Zaten, aksilik halinde bir hikayeleri de vard! Almanya'da grevli bir Amerikal askerden aldklar silahlar Trkiye'deki arkadalarna hediye gtryorlard. Macaristan konsolosluuna vize iin bavuruda bulunduklarnda, Trkiye'ye gitmek istediklerini ancak bir mddet Macaristan'da kalarak tarihi ve turistik mekanlar gezmek istediklerini beyan etmilerdi. 282 Almanya - Avusturya snrna geldiimizde Almanya tarafnda herhangi bir denetime tabi tutulmadk. Almanya Avrupa Birlii anlamalar erevesinde snr

denetimini kaldrmt ama, Avusturya Devleti hala konrol noktalarnda denetimi srdryordu. Arabayla kontrol noktasna yanatk ve Yusuf pasaportlar grevli polise uzatt. Pasaportlar alan polis kontrol noktasndaki kulbesinde ksa bir inceleme yaptktan sonra, hibirey sylemeden pasaportlar Yusuf'a geri verdi ve bayla geebileceimizi iaret etti. Yusuf sadece Almanca teekkr ederek,? yol alyorduk aracmz hareket ettirdi ve bylece problemsiz ekilde Avusturya topraklarna gemi olduk. Salzburg yolunu takip ederek geceyarsm biraz gee uzaktan Viyana'nm klar grnd. Osmanl ordusunun iki d^fa kuatp alamad, valsler ehri Viyana imparatorluklara bakentlik yapm, her taraf tarih kokan bir ehirdir. Yanndan geip giden otobandan bile klaryla ihtiaml grnen ehri bir daha grp gremeyeceim pheli olduundan, iimden gelen mthi bir arzuyla ehri gezip grmek istedim. Yusuf'a ehre girmesini, en azndan arabayla bir tur attktan sonra yola devam etmemizi syledim. Daha nce deiik vesilelerle Viyana'y gezmi olan Yusuf, "Abi gece vakti hi bir yeri gremezsin, gezmekten zevk alamazsn. stersen bir otele geelim sabah erkenden kalkp ehri gezelim." dedi. nmzde kalan drt-be saatlik yolu hesap ettim, Viyana'da birka saat yatmak ve sabahn erken vaktinde bir saat ehri gezmek bize birey kaybettirmezdi. Yusuf'un teklifine katldm ve ehrin giriinde bir otelde kalmaya karar verdik. Sradan bir otelin iki kiilik odasna ktmzda, aklma yllar nce ayn renci yurdunda kaldmz Viyana'da yaayan arkadam Baysal geldi. Baysal genlik yllarmzda yaadmz iddet olaylarna katlp, sonrasnda Trkiye'yi terk etmek zo283 runda kalan arkadalarmzdand. Viyana'ya yerlemi, ticaretle urayordu. Bazen telefonla konutuumuz oluyordu. Yusuf'a konuyu aarak, "Acaba arasam m?" dedim. Oralara kadar gitmiken dostumu grmek isteim depremiti. Yusuf bu fikrime kar karak, "Abi yllardr birbirinizi grmemisiniz. imdi araan hemen gelir ve kolay kolay bizi brakmaz. Ayrca buralarda niin bulunduunu izah etmekte zorlanmaz msn?" dedi. Yusuf doru sylyordu. ok arzulamama ramen yllardr hasret olduum dostumu grme fikrimden vazgetim. Grev hereyden nemliydi!.. Sabah erken saatlerde Yusuf'un uyarmasyla kalktm, du aldm ve kahvalt yapmadan dar karak ehrin merkezine girdik. Bizi ehirde gezdirecek bir mihmandarmz yoktu. Yusuf'un bildii kadaryla, ehrin trafii younlamadan nce gezdik. Tabi buna gezmek denemezdi. Aracmzdan inmeden, ana yollar takip ederek nmze kan tarihi binalara bakarak tur attk. Viyana gerekten tarihi dokusu iinde grlp, gezilmeyi hak eden bir ehirdi. Bir saat kadar turlayp durduktan sonra, yol levhalarn takip ederek otobana ktk ve Macaristan snrna doru yola koyulduk. nmz sra giden arkadalarla aramzdaki zaman fark olduka almt. Ayn zamanda sa salim gidip gitmediklerini de merak ediyordum. Macaristan snrna varmadan bir benzin istasyonuna girerek, Hzr Abi'yi aradm. Merak iindeydi, niin ge kaldmz sordu. Yusuf yorulmutu, onun iin birka saat uyudu dedim. Hzr Abi'nin sylediine gre, Ali'ler Budapete'ye varmlar ve kendisiyle bulumulard. Olduka rahatladm, lene kalmadan bizimde Budapete'de olacamz syledim. Avusturya-Macaristan snrna vardmzda, Avusturya snr grevlileri sadece aracmza ylesine bakmakla yetindiler. 284 Herhangi bir kontrol yapmadan geiimizi izlediler. Macaristan snr kapsna yanatmzda ( Gmrk ve kontrol noktalar geni bir alana yaylmt.) kontrol noktasnda bulunan am yarmas bir gmrk polisi Yusuf'un uzatt pasaportlarmz aldktan sonra, Almanca bireyler syledi. nmek iin arabann kapsn aan Yusuf bana dnerek, "Abi sen otur, bakalm ne istiyor" dedi. Aa indikten sonra, arabann arka tarafna geerek bagaj at. Ksa bir mddet sonra bagaj serte kapatan Yusuf sylene sylene grevli ile birlikte gei noktasndaki kulbeye giderek damgalanan pasaportlarla geri geldi. Direksiyon bana geince ne olduunu sorduumda, sinirlenmi olan Yusuf, sunturlu bir kfr savurduktan sonra, "At hrsz ne isteyecek, maksad zorluk karp -be

kuru trtklamak. Bende o gz varm?.. At uaklarmz kral kesildiler. Nereye gidiyormu-uz, niin gidiyormuuz, araba kime aitmi?., ahiret sorular soruyor. Kfr ettiimi anlaynca soru sormaktan vazgeip damgay vurdu. Bunlara alttan aldka kendilerini bir bok zannederler; artk rendik! Yusuf olduka sinirlenmiti, konumaya devam ediyordu, "Komplekslerini tatmin ediyorlar, sanki tarihteki yenilgilerinin intikamn alyorlar. Bir keresinde ailecek daymn dn iin Trkiye'ye gidiyorduk. Bosna Sava balad iin bura zerinden gitmek mucburiyetimiz vard. Snra geldiimizde transit gei iin vize istedik. Zalim herifler saat 24' iki dakika getii iin sabaha kadar beklememiz gerektiini sylediler. Kapdaki yetkililere dil dkmemiz para etmedi. Baktm ol-maycak ana binaya giderek eflerini buldum elli Mark eline tututurdum herey on dakika iinde halloldu." Yarm kulakla Yusuf'un anlattklarn dinliyordum nk, etraftaki ok gzel manzaray seyre dalmtm. Ormanlarn, ovalarn uzayp gittii Macar topraklan gerekten insann gzlerini okuyordu. O verimli topraklar ve ormanlarn bereketini 285 grdke Osmanl'nn niin srarla kuzeye doru trmandn, Macar topraklarn ele geirmek iin niin yllarca savatn daha iyi anlyordum. Otobanda durduumuz bir mola yerinde kahvalt yaptk. Kahvalt boyunca Macar topraklarnn gzellii ve atalarmzn bu topraklarda yaptklar savalar zerine sohbet ettik. Yusuf'un snr kapsndan beri sren siniri yatmam-t. "Abi" diyordu, "Eskiden olsa, u Macarlar aknclara kimlik sorsalar, belge isteyip akncy aalamaya kalksalar kim bilir ne olurdu!" Bu kadar moralim bozmamas gerektiini syledikten sonra, Trk milletinin bu skntlar amas iin yapmas ica-beden ok ey olduunu, bu tr muamelelerden kendimize ders karmamz gerektiini anlattm. Budapete'ye girite, Hzr Abi'nin tarif edip ismini verdii otelin nnde durduk. Telefonla Hzr Abi'yi arayarak, verilen noktada kendisini beklediimizi bildirdim. ok gemeden yannda daha nce hi grmediim biriyle geldi. Sakall, orta boylu, salar yer yer krlam ama gen grnen tanmadm zat, geldikleri lks arac kullanyordu. Aracmzdan aa inerek onlar karladk. Hzr Abi yanndaki kr sal adam tantt: "Bilal Bey burada ticaret yapan arkadalarmzdan. Bizi takip edin dierlerinin yanna gidelim." dedi. Bilal Bey diye tantlan ahs olduka gle yzl misafirperver birine benziyordu. Hzr Abi tanttktan sonra boynumuza sarlarak, "hogeldiniz, merak ettik?" derken olduka samimi grnyordu. Aracmzla onlar takip ederken, Budapete'yi inceliyordum. Yeni otoban'a, ahane manzaral ovalarna ramen Macaristan'n bakentinde bir solukluk, bir "renk kakl!", bakmszlk ilk elde gze arpyordu. Yol aldmz cadde ve sokaklarda donukluk, renksizlik var gibiydi. Sanki yllarca hkm sren komnist ynetim, insan tabiatna aykr yzn ehrin binalarna boca etmiti! ehrin merkezine girmeden, kirli uzun baca286 lan bulunan baz tesislerin yanlarndan geerek, uzunca bir caddenin ba tarafndaki villa benzeri evin ak bahe kapsndan ieri girdik. Aralarmz evin bahesine park ederek aa indik. nmzdeki arabadan inen Hzr Abi yanna gitmemi bekledikten sonra, glmseyerek, "merkez ssmz buras, Bilal'in malikanesi!" dedi. Hzr Abi'nin "malikane" dedii ev olduka geni bahenin ortasnda, iki katl, ok odal sradan bir evdi. Giri katndaki salondan ieri girdiimizde Selim, Ali ve bir baka gen adam oturmu televizyon seyrediyorlard. Bilal Bey gen adam "kardeim" diyerek bizimle tantrd. Ali, Bilal Bey'in zengin video kaset kolleksiyonundan setikleri filimleri seyrettiklerini syledikten sonra, "Abi gel otur acayip gzel filimler var." diyerek bizimde kendilerine katlmamz salad. Hzr Abi'ye baktm sesini karmyor, hep birlikte seyredeceimiz bir film aryordu. Kimsede i ile ilgili bir hareket grmeyince bende onlara katldm. Rahat koltuklara oturarak, film seyretmeye baladk. Bilal'in kardei Cengiz'in demleyip getirdii aylarmz itik. Bi-rara yanmdaki koltukta oturan Hzr Abi'ye sessizce, "Ne yapyoruz?" diye sordum. "Sonra konuuruz." diye cevap veren Hzr Abi, filmin bitiminde, ilerin

umduundan daha iyi gittiini, zor tarafn hallettiini, Bilal'n kardeini iaret ederek, daha geni izahat vereceini syledi. Cengiz'in olup bitenden haberi olmadn anlayarak sustum. Bir mddet sonra Bilal Bey, Hzr Abi'ye "Araplarn oraya yemee gidelim mi? diye sordu. Hzr Abi'de "yi olur ama tek arala gidelim, senin minibse sarz." dediinde, telefonla birini arayan Bilal Bey, Macarca konuarak telefonu kapatt ve, "Onbe dakikaya kadar araba burada olur." dedi. Bilal Bey'in irketine ait minibs geldiinde Cengiz'i evde brakp, Macar ofrn kulland arabayla, yemee gitmek iin 287 yola ktk. Birka dakika yol aldktan sonra Tuna Nehri'ne paralel uzayan bir caddeye ktk. ehrin merkezine doru yol alyorduk. Osmanl ordularna ilham veren nazl Tuna yanmz sra akyordu. zerini ssleyen tarihi kprler, iki tarafnda yer alan tarihi binalar, bakmsz ve kirli grnmlerine ramen ehre gzellik katyorlard. Biz ehrin Pete diye isimlendirilen k-ysmdaydk. Buda diye isimlendirilen Tuna'nm kar kysndaki tepede yer alan Buda heykeli, yeil tepeden ehre ayr bir gzellik katyordu. Benim, gzlerimi drt aarak incelediimi gren Bilal Bey, ehir hakknda bilgiler vermeye balad. O'na gre garabet komnist ynetimden kurtulan ehir, Dou Avrupa'nn yldz olmaya adayd. Turizm ve ticaretin kendine yer bulmaya balad Budapete'de durumu fark eden yabanc yatrmclar cirit atyorlard. rdnl araplarn ilettikleri ve tarihi bir binann giri katnda bulunan lokantadan ieri girdiimizde, iletmecileri tarafndan gler yzle karlandk. Lokanta olduka temiz ve gzel grnyordu. Arap motifleriyle dekore edilmi lokantann duvarlarnda Kur'an ayetlerinden levhalar gze arpyordu. Oturduumuz masaya gelen iri kym Arab' bizimle, lokantann sahibi olarak tantran Bilal Bey, Hzr Abi'ye daha nce yedikleri yemekten sipari vereceini sylediinde Hzr Abi "yi olur," dedi. Lokantann sahibiyle Macarca konuan Bilal Bey, siparii verdikten sonra, bize dnerek, "Koyun ve krpe dana etinden yaptklar kark kebaplarndan istedim. Ayrca kendilerine has pilavlar var onuda getirecekler. Daha nce Hzr kardeimle yedik olduka beendi?" dedi. ehrin merkezinde, olduka gzel lokantalarn araplar tarafndan iletilmesini ilgin bulmutum. Daha yeni yeni dnyaya alan Macaristan'da pek mteebbis olmadklarn bildiim Araplarn ne ii vard, nasl olmuta buralarda ticarethaneler a288 mlard? Bilal Bey'e bunlar sorduumda u aklamalar yapt: "Hi arma! Adamlar bizden nce buralara gelmiler; daha ilginci, finans ilerine el atmlar. Para deiim ileri yapyorlar ve byk paralar kazanyorlar Serbest piyasa tam oturmad iin, piyasann boluklarndan faydalanyor, bizim bile kazancmzdan para kazanmasn biliyorlar. Burada i yapan Trk tccarlar kazandklar Macar parasn bunlarn dviz brolarnda deitiriyorlar ve onlarn verdikleri fiyatlara mecburen uymak zorunda kalyorlar. Dviz piyasasnda fiyat belirleyici olduklarndan, kazancmzn bir miktarn bunlara vermek durumunda kalyoruz." ki satlmayan lokantann yemekleri fena deildi. Bizim kebaplarmza benzeyen kark kebap ve iinde baz sebzelerin bulunduu yemeklerimizi yedikten sonra gelen kahvelerimizi ierken Hzr Abi, Macaristan'da bulunduu sre iinde yapt almalar hakknda unlar anlatt: "Adamlarmz alt ay nce Avusturya'dan gelerek buraya yerlemiler. Oturum ilerini nasl hallettiklerini bilmiyoruz ama Macarlarn yardmc olduklar bir ihtimal. nk aznlk problemleri bulunmayan Macarlar daha cin olmadan adam arpmann peine dm gibiler! Avrupa Birlii'ne girmek iin aba harcarlarken, aznlklar konusunda ciddi klar yaptklar biliniyor. Herifler buraya yerletikten sonra, nce bizim tccarlarmzn Trkiye'den getirerek mal sattklar ak pazarlara dadanmlar. En byk pazarn giriinde atklar bfeyi paravan olarak kullanarak bizimkilerden hara istemeye balamlar. Son zamanlarda ii ylesine azya almlar ki, PKK ambleminin basl olduu makbuzlarla para topluyorlarm. Pazarda kendilerine yer

edindikten sonra, ehrin kysnda bulunan TIR garajna el atmlar. Bir Macar kamyon irketinden kiraladklar par289 km iindeki kafeterya-bar karm mekanda iletiyor, buraya gelen Trk TIR'larmdan nemalanyorlarm ki ben buraya el atmalarn sadece kazan kaps olarak grmyorum, galiba iin iinde uyuturucu trafiini kontrol etme istei ve hedefi var. Esas organizasyonu yapanlar drt kii. Bunlar pek ortalkta grnmyorlar. Biz kaldklar evi tespit ettik. Pasaportlarmdaki isimleri biliyoruz ama gerek isimleri deil. Amca'nn verdii bilgilere gre iki tanesi bilinen ve takip edilen tehlikeli tiplerden ve Avrupa'da uzun yllardr faaliyet gsteriyorlar. Unutmadan syleyeyim, u anda ilerinde bir adammz var! Bingll; onlar daha buralara el atmadan ii olarak bir Trk tccarn yannda alm olan bu vatanda, daha sonra onlara angaje olmu ama bize nemli bilgiler verdi. in gzel taraf ge kalnmaddr. Yani adamlar daha tam yerlemeden, kadrolarn kuramadan zerlerine gideceiz. Tespitime gre tekilat kuran drt kiiyi enterne ettiimizde, kurmaya altklar yap kecektir. Onlara yle bir darbe vuracaz ki, kendilerini bir daha kolay kolay toparlayamayacak, buralar terk etmek zorunda kalacaklar!" Adamlar ldrecek miydik? Hzr Abi, "Onlara yle bir darbe vuracaz.." derken neyi kasdetmiti! "Bu darbe nasl olacak?" diye sormadan edemedim. Ellerini bann zerine kenetleyip, geriye doru yaslanan Hzr Abi, "Kaldklar ev ok msait; ieri girip eek sudan gelinceye kadar dveceiz." dedi. Adamlarn dayakla bir yere gitmeyeceklerini biliyordum ama Hzr Abi'nin farkl bir uygulamay aklndan geirdiini dnerek, konuyu fazla demedim. Artk yapacamz eylemin genel hatlar ortaya kmt. Yine de Hzr Abi planlad operasyon hakknda bilgiler vermekten geri durmad. Planna gre yle hareket edecektik. 290 erdeki adammzdan haber gelince hedeftekilerin evde olduunu anlayp, baskn dzenleyeceiz. nce ikna yoluyla, Macaristan'dan gitmeleri isteyecek, olmazsa silahlar kullanacaz. imiz bitince Macaristan terk edeceiz. Hzr Abi diyordu ki: "Adamlar,_ buralardan kamadklar takdirde leceklerine inandrmak lazm!" Lokantadan kp eve doru yola koyulduumuzda, ehri gezmek iin bir tur atmay teklif ettim. Teklifim Hzr Abi tarafndan uygun bulunmad. O, operasyona kadar ortalkta gezmememiz, kimse tarafndan,grlmememiz, taraftaryd. Kalacamz sre iinde evden pek kmadan beklememizin uygun olduunu syledi. Arabayla gezmenin bir zarar olmayaca fikrimde srarc olunca da, "Operasyon iin yapacamz keif srasnda gezebiliriz" dedi. Yemekten sona eve dnnce akamn ilk saatlerine kadar sohbet ettik. Hzr Abi Macarlarn Trk soylu millet olduklarn, asllarnn Atilla'nn Bat Hun mparatorluu'na dayandn sylyordu. 1956'daki Macarlarn Rusya'ya kar ayaklanmalarn ve sonrasnda yaanan olaylar anlatt. "Amerika ve Avrupa 1956 ayaklanmasnda Macarlar ok kt sattlar. Adamlar ilk ayaklandklarnda hedeflerine ulamak zereyken, Bat sz verdii halde Macarlara yardm etmedi. Neticede Budapete'ye giren Kzl Ordu, insanlk tarihine yeni bir utan sahifesi aarak binlerce Macar' Budapete sokaklarnda katletti. Katliam srerken Batl devletler olay sadece seyretmekle yetindiler." Yakn Macar tarihi zerine yaptmz sohbet giderek eski tarihlere de uzad. Osmanl Devleti'nin Macaristan'da brakt izleri konutuk. Estergon Kalesi ve Macar ovalarnda ehit den atalarmz yadettik, aziz ruhlarna fatihalar okuduk. Akam zeri Ali, ben Hzr Abi ve Bilal Bey hedefimizde bulunan ahslarn tespitli evlerinin civarnda keif yapmak iin 291 ktk. Bilal'in arabasyla nce ieri girip baskn dzenleyeceimiz eve gittik. ehrin merkezine olduka uzak ama ansmza evre yoluna yakn evin etrafnda tur atarak keif yaptk. Yksek du varlarla evrili bahe iindeki ev sesiz grnyor, bahenin giri kaps ak duruyor, ve geni kapnn ardnda Macar plakal bir araba park etmi vaziyette duruyordu. Bilal, grnen koyu renkli arabay adamlarmzn kulladklarn syledi. Evin etrafndaki kefimiz

bittikten sonra, operasyonun bitiminde takip edeceimiz yolun gzergahnda kk bir keif gezisi yaptk. Hzr Abi operasyon sonrasnda otobana k iin hazr bekleteceimiz arabalarmz brakacamz uygun noktalar belirledi. Daha sonra ise ehrin Buda ksmna geerek bir ehir turu yaptk. Buda ksm olduka gzel ve ekiciydi. Akam karanlnda ana caddelerini grdm, tarihi binalarla dolu ehri ilk frsatta gezmek ve grmek iin kendi kendime sz verdim. Byle araba iinde ve dar vakitte yabanc bir ehri gezmenin hi bir tad yoktu. Keif yapp arabalarn park yerlerini belirlediimiz akamdan sonra eve dndk. O gece ve ertesi gn boyunca bir yere kmadan Bilal Bey'in evinde kaldk. Zaman film seyrederek ve sohbet ederek geirdik. Bilal Bey, kardeini evden gnderdii iin rahat hareket edebiliyor, operasyon hakknda aka konuabiliyorduk. Yemeimiz ise dardan geliyordu. Hzr Abi'nin izdii krokiler zerinde alarak operasyonun detaylarn ve kimin ne yapacan net olarak belirledik; buna gre: Adamlarn evde olduklar tespit edildiinde, ncelikle bizim geldiimiz aralar belirlenen noktalara gtrlp park edilecekti. Sonrasnda, hep birlikte minibsle hedefteki eve gidecek, Ali'nin atraca kapdan ieri girerek adamlarmz enterne edecektik. Eve giri biimimiz, kimlerin nasl hareket edecei zerinde de ayrntl ekilde durmutuk. 292 Macaristan'a geldiimizin ikinci gn gece saatlerinde beklediimiz haberin gelmesi zerine harekete getik. nce Ali, Yusuf ve Bilal aralar k noktasna park etmek iin evden karak aralar brakp geri geldiler. Onlar geldikten hemen sonra Bilal Bey'i evde brakp minibsle operasyon noktasna doru gittik. Arabay Ali kullanyordu ve yolu Hzr Abi tarif ediyordu. Evin nne yakm bir yerde arac park ettikten sonra bahe kapsndan ieri girerek ana kapya geldik. Ucunda susturucu takl silahlardan biri bende dieri Hzr Abi'de ncs ise Yusuf'tayd. ki katl evin alt katndaki bir odadan clz bir k dar yansyordu. Zili olmayan iki katl evin d kapsn Ali almaya baladnda biz silahlarmz elimize alm ve kapnn yanlarna doru ekilmitik. Plana gre kap almadan nce ierden "kim o" denecek olursa, Ali krte olarak cevap verecek ve bir haber getirdiini syleyecekti. Fakat i beklediimiz gibi olmad. Ali'nin kapy almasndan ksa bir sre sonra duyulan ayak seslerinin akabinde kap hibir ey sorulmadan ald. Kap aldnda ben sa tarafta, aln grebilecek konumda duruyordum. Kapy aan adam bir an grdm, zerindeki eofman seebildim. Ben daha hareket etmeden kapnn sol tarafnda elinde silahla bekleyen Hzr Abi bir anda hamle yaparak, yardan biraz fazla alm olan kapy hzla itti ve silahn adamn bana doru tutarak ieri girdi. Onu Ali takip etmiti, onun ardndan ben ieri daldm. Plana gre Selim darda bekleyeceinden Yusuf benim arkamdan geldi. Evin iine giriimiz ilk hamlede baarl olmutu. Kapy aan militan ne olduunu anlamadan ve bir direni gsteremeden, Hzr Abi tarafndan enterne edilerek giriteki antreye yz st yatrlmt. Yusuf'u yerde yatan adamn bana brakarak antreye alan ve k yanan odaya doru hzla harekete getik. Odaya girdiimizde zerinde ort ve atlet bulunan bykl, es293 mer, uzun boylu bir adamla burun buruna geldik. Adam duyduu sesler zerine odadan kmaya hazrlanm, kapya ynelmiti. Elimizde silahlarla bizi grnce aknlk iinde kald. Hibir hareket yapamad. Baskn basann olduu iin psikolojik ve fiziki stnlk bizdeydi. Odann kapsnda rastladmz adama silah dorultup, "Yat yere!" diye baran Hzr Abi, akn akn bakan militan etkisi altna kolayca ald. Gayri ihtiyari elini kaldran uzun boylu, pos bykl militan korku iinde tahta zemin zerine uzand. Arkamdan gelen Ali hi vakit kaybetmeden yerde yatan adamn ellerini arkasna toplayarak balad ve azn bantlad. Bu arada ben oday gzden geiriyordum. Eski bir koltuk takm, kk bir masa ve byke bir televizyon ilk gze arpan eyalard. Kk masann zerinde oyun katlar vard ve zannediyorum biz ieri girdiimizde iki militan kendi aralarnda oyun oynuyorlard. Masann yannda, yere gelii gzel braklm bira ieleri militanlarn bir taraftanda itiklerini gsteriyordu.

Ali'nin ii bittiinde eve gireli neredeyse be dakika olmutu. Hzr Abi Ali'ye dierini de odaya getirmelerini ve balamalarn syledi. Ali ile Yusuf kapnn giriinde yerde yatan militan getirip, onuda baladlar. lk bata grdmz iki militan tamamen etkisiz hale getirdikten sonra, Yusuf'u onlarn banda brakarak, evi gezmeye, bakalar olup olmadna bakmaya baladk. Alt katta vr zvrm doldurulduu bir baka oda daha vard. Lambas yanmayan bu odada kimsenin olmadn grnce, mutfaa gz atp yukar kata doru yneldik. Merdivenlerin banda banyo vard ve pis bir ekilde kokuyordu. Burann lambasn yank brakp kapsn atktan sonra, kapdan szan n eliinde birinin kaps ak ikisi kapal odalara girmeye baladk. Kaps ak odada tek kiilik toplanmam bir yatak ve" 294 bir dolap vard. Ben bu odann n da yakp dolaba doru yneldiimde Hzr Abi'nin beni aran sesi ile odadan ktm ve dip taraftaki odaya doru yneldim. Hzr Abi kapsn at odann dnda duruyordu ve bayla bana ieriyi iaret ediyordu. Odada birilerinin olduunu hemen anladm ve hzla yanma gittim. ayr yatan yer ald odadaki yataklarn birinde bir adam yatyordu, dier yataklar botu. Hzr Abi ile birlikte ieri girerek yatmakta olan adam kaldrdk. Uykudan kalkan ve ne olduunu anlamakta zorlanan militana susmas ve sessiz olmas iin telkinde bulunuyorduk. Yava hareketlerle zerindeki pikeyi kaldran militan ok korkmutu. Ne olduunu anlad andan itibarende tir tir titremeye balad. Ayaa kalkan militann arkadan kollarn tutan Ali, onu iterek odadan kard ve birlikte aa dierlerinin yanma indirdik. Ali'yi orada brakarak tekrar yukar ktm. Hzr Abi son militan kardmz oda da aratrmaya girimiti. Silahlarmz belimize sokarak elimize geen hereyi incelemeye baladk. Gardolaptan aldmz bir valizin iine bulduumuz her yazl kad, evrak doldurmaya baladk. st kat aramamz ve aratrmamz onbe dakika kadar zamanmz ald. imiz bittikten sonra btn klar sndrerek alt kata indik. Adamlarmz odann ortasnda, azlar bantl, elleri ayaklar bal vaziyette yatyorlard. Hzr Abi'nin talimat dorultusunda arkadalar militanlarla hibirey konumuyorlard. Korku ve endie iinde, gzleri ak halde yerde yatan militanlara bizde birey sormadan alt kat aramaya baladk. Darmadank, bulaklarla dolu mutfakta birey yoktu. Bo, yanmayan odada bulunan ve geliigzel atlm eyalar arasnda da bireye rastlayamadk. Militanlarn oturduklar oda da ise, bata koltuklarn birinin altna zulalanm 9 mm'lik tabanca olmak zere kayda deer birok ey bulduk! Bulduklarmz ara295 snda bo Romen pasaportlar bile vard. Adres defterleri, telefon numaralan, bir miktar para, ikisinin ceplerinde Trk pasaportlar ve bir miktarda esrar bulduk. Arama ve aratrma ilemleri bittikten sonra, Hzr Abi, uzun boylu olandan balamak suretiyle militanlar tek tek bo odaya almamz syledi. Drdnc ahs evde yoktu ama, nterne etmeyi baardmz militan Hzr Abi'nin nclnde sk bir sorgudan getiler! En fazla bilgiyi, cannn balanacana inanan uykudan kaldrdmz militan verdi. Kime bal olarak altklarm, elde ettikleri paralar kimlere gnderdikleri, gerek isimleri ve memleketleri, Macaristan'da bal olduklar ahslar, ne yapmay planladklarn, Avusturya'daki militan kadrolarn alma biimlerini, irtibatta olduklar yabanclarn isimlerini... eride olduumuz sre iinde Selim darda gzetleme grevini yapyordu. Bir gelime veya eve birilerinin gelmesi halinde telefonla uyar yapacakt. ansmz yaver gittiinden byle birey olmad. Zaten militanlarn verdii bilgiye gre evi drt kii paylayorlard ve drdnc ahs ehir dna kmt. Onun ehir dna niye ktn yine uykudan kaldrdmz militan anlatmt. Drdnc militan Slovakya snrna yakn bir ehirde bulunan pazara girebilmek, orada rgt adna yer kapatabilmek iin alma yapmaya gitmiti. Sorgularn sonunda "byk baln!" drdnc militan olduunu renmitik ama ans eseri baskndan kurtulmutu. Evde kaldmz saat iinde sorgudan geen ve olduka nemli bilgiler veren militanlar, Macaristan'daki almalarna ara verip, lkeyi terk etmeye oktan

raz olduklar gibi, yaptklar ilerden el etek ekmedikleri zaman leceklerine iyice kanaat getirmilerdi! Trk Devleti'nin onlar her hal ve artta takip ettiini, istedii anda ulaarak imha etme yeteneine sahip ol296 duunu kafalarna sokmutuk. Hele evde bulduumuz bir fotoraf makinesi ile onlar bal vaziyette fotoraflamamz ve gzlerinin nnde ektiimiz fotoraflarn filmlerini karp antaya koymamz akllarnn sylediklerimize iyice yatmasna neden olmaya yetmiti. Yaptmz operasyon neticesinde beni en ok sevindiren eyin, ocuk, kadn, ihtiyar demeden, askerimize, polisimize, pusu kurarak ehit eden militanlarn karmzda dtkleri haldi. Gcn karsnda kpekleen, yalvaran, ldrlmemek iin her trl bilgilerini aklayan'militanlarn ufalmalar karsnda glmemek iin kendimi zor tutmutum. Ayrca evden karken geride braktmz militanlar olduka yorgun! grnyorlard. Bu yorgunluklarn, yaadklar gecenin psikolojik etkilerini kolay kolay atamayacaklarn iyi biliyordum. Evi terk edip dar ktmzda, yanmzda bir kk valizi dolduracak kadar yazl evrak vard. Adamlarn anlattklarn ise yine evde bulduumuz kk teybe kaydetmitik. Krte bir iki kasetin zerine kaydettiimiz konumalarn haricinde evde bulunan btn kasetlere de el koymutuk. Operasyon umduumuzdan da iyi gemiti. Hepimizin neesi yerindeydi, ve geldiimiz minibse bindiimiz de arkadalara "gazanz mbarek olsun." dedim. Hzr Abi'nin srd minibsle otobana k noktasna braktmz aralarmzn yanma geldik. Ortalkta kimseler grnmyordu ve biz Macaristan' terk edene kadar da evde ki manzarann ortaya kmayacana emindik. Plana gre biz geldiimiz dzen iinde ve silahlar alarak Almanya'ya dnecektik. Hzr Abi Macaristan'da kalacak, evden elde ettiimiz malzemeleri ve dokmanlar gvenli ekilde Trkiye'ye aktaracakt. Ayrlacamz srada evde bulduumuz tabancay bana veren Hzr Abi, yolda atmam istedi. "Ne id belli olmayan tabancay bizim malzemelerin arasnda tutmak yanl olur, yolda atn gitsin." dedi. 297 r Minibsn iinde ksa bir vedalamadan sonra, Hzr Abi'yi orada brakarak aralarmza bindik ve yola karak, Budapete'den uzaklatk. ndeki arac kullanan Ali'ye bizden biraz nde gitmesini, yine nramzda bir saatlik bir mesafe oluturmasn syledim. Ayn anda snr kaplarna girmemizin uygun olmayacan dnyordum. Benim bindiim arac kullanan Yusuf'a da ilk grd benzin istasyonuna girmesini, nmzdeki arala aramzn almas iin burada biraz oyalanmamzn iyi olacan syledim. Artk yol boyunca konuacamz yeni bir hatramz olmutu. Yusuf'la evde geen olaylar konuuyor, adamlarn yaptklar eyler zerinde sohbet ediyor, uykudan kaldrdmz militann anlattklar zerinde yorumlar yapyorduk. Adam, Macarlarn kendilerine nasl yardm ettiklerim anlatrken, bozuk Trk-esiyle, "Bize her konuda yardmc oluyorlar. Oturum iin bavuruda bulunduumuzda hi zorluk karmadlar. Zaten buraya gelirken Avusturya'da bal bulunduumuz arkadamz bize Macar eliliinden tavsiye mektubu almt!" demiti. Adamn anlattklarn tekrarlayan Yusuf, " Abi bu nasl bir kumpastr anlayamadm gitti. Bizim Macarlarla ne alp veremediimiz var. Bu adamlara hangi amala topraklarnda byle rahat hareket etme imkan tanyorlar?" diye soruyor, Trk Devleti'nin sahipsizlii ve alan dman cephenin bykl karsnda hayflanyordu. Yusuf'a ciddi konulara girmemesi gerektiini syledim. Evde olduka komik olaylar olmutu, militan bozuntularnn krk-sekiz saat iinde Macaristan' ter edeceklerine dair yeminlerini hatrlattm. Hzr Abi'nin adamlar sorgularken ellerinin ald ekli gznn nne getirmesini syledim. Hzr Abi'nin elleri imiti evden kp minibse bindiimizde direksiyonu kavramakta zorluk ekiyordu. Sonra, kendilerine "kim " olduumu298 zu anlatrken kullandmz, daha dorusu uydurduumuz "STT"nn, ( Snr Tanmayan ntikam Tugaylar ) szlerinde durmamalar halinde kendilerinden nasl hesap soracan sylediimizde adamlarn suratnn ald ekli dnmesini

salk verdim. Ard ardna yaadklarmz hatrlatmam Yusuf'un neemizi bozacak konulara girmesini engellemeye yetmiti. Sohbet ederek yol aldmz srada, bir taraftanda bacamn altna sktrdm tabancay atacak uygun bir yer gzlyor-dum. Uzun bir viyadkn zerine geldiimizde, aada akan suyu ay nda setiimde, Yusuf'a yavalamasn syleyerek, arabann camndan kardm tabancann namlusundan tutarak, aada akan suya doru frlattm. Militanlardan elde ettiimiz silah ortadan kaldrdktan sonra, yeni yapld belli olan, olduka temiz ve bakml bir benzin istasyonuna gidik. stasyonun bitiiinde bulunan bir dinlenme tesisinde oyalandk, kahve itik. Her ihtimale kar, arabalarn benzin depolar gndz Bilal Bey tarafndan full doldurulmutu; o nedenle benzine ihtiyacmz yoktu. Tekrar yola karak Avusturya-snrma doru, hz limitlerine dikkat ederek yol aldk. Biz Avusturya snrna yaklatmzda telefonla arayan Ali Avusturya'da olduklarn, problem yaamadan yollarna devam ettiklerini, bizi beklemeden Almanya'ya gei yapacaklarn syledi. Uygun bulduum iin, Almanya'da grmek zere iyi yolculuklar diledim. Silahlar onlarn arabasnda olduundan Macaristan' problemsiz kmalarna olduka sevindim. Geri bir aksilik halinde uyduracaklar ifadelerini nceden hazrlamtk, bu sefer giriteki hikayenin tam tersini anlatacaklar, Macaristan'da bir Trk ofrden aldklar silahlan Almanya'da Trk arkadalarna satmak iin gtrdklerini syleyeceklerdi. Her ikisine de kesin talimat vermi299 tik. Ne olursa olsun ilk verdikleri ifadelerinden kesinlikle dnmeyecekler, asla baka sulamalar kabul etmeyeceklerdi. Sabahn ilk saatlerinde Macaristan snrn geerken anormal bir durum yaamadk. Herey yolunda gitti. Macar snr grevlileri rutin bir ekilde pasaportlarmz kontrol ederek k damgalarn vurdular ve herhangi bir arama yapmay gerekli grmediler. le sonras vardmz Avusturya-Almanya snrnda ise pandomim koptu!.. Avusturya snr polisi bizden para istiyordu. Avusturya snr kontrol noktasna girdiimizde, Yusuf arabann camndan pasaportlarmz polise uzatt. Grevli, pasaportlar inceledikten sonra, Yusuf ile karlkl konumaya balad. Polisin syledileri karsnda sinirlendii belli olan Yusuf bana bir aklamada bulanmadan hrsla arabadan aa indi ve elinde pasaportlarmz tutan adamla hararetli bir tartmaya giriti. Almanca konutuklarndan hibir ey anlamyordum ama tartmaya evrede bulunan birka grevli daha mdahil olduklarndan hemen aa inerek Yusuf'un yanma gittim. Yusuf ellerini, kollarn kullanarak adamlarla tartmaya devam ediyor, giri kspmda bulunan levhalar gstererek bireyler anlatyordu. Yusuf'a sakin olmasn syleyerek, ne olup bittiini sordum. Sinirden yz kzarmt, "Abi, adamlar gpegndz hara istiyorlar! Neymi efendim girerken otoban paras dememiiz, imdi vermemiz gerekiyormu. Girite levhada yazyormu, oraya bakp para vermemiz lazmm. Makbuzumuz olmadndan cezal ekilde otoban paras dememi istiyorlar..." Yusuf iyice kzmt, kelimeleri birbirine kartryor, bir taraftan bana durumu anlatrken dier taraftan polislerle az dalan srdryordu. dememiz gereken parann miktarn sorduumda, yz Mark civarnda olduunu syledi. Bunun zerine Yusuf'un koluna girerek, tartmaya son vermesini, ii uzatmadan 300 paray demesini syledim. Yarm kulakla beni dinleyen Yusuf tekrar polislerin yanna giderek konumasn srdrd. Daha sonra polislerden biri kontrol noktasnda bulunan kulbesine girerek bir takm notlar ald. Dar ktnda ise pasaportlarmz polisin elinden ekerek alan Yusuf bana dnerek "Gidelim Abi." dedi. Aracmza bindiimizde arabay, adamlara kfr eder gibi patinaj yaptrarak hareket ettirdi. Avusturya polisine sp duruyordu. "Aslanm sinirlerine hakim ol." diye uyardmda ise unlar anlatt: "Abi i bildiin gibi deil. Adamlar otobanlarndan para al-myorlarm, yalnz transit geilerden makbuz karl para isteniyormu. Bu paray almak iin ise smr gei noktasna uyarc levhalar koymular. Biz Almanya'dan giri yaparken levhay grmemiiz, kendileride bir uyarda bulunmadlar. imdi sulu sanki bizmiiz gibi, nce para makbuzuma istediler, olmadn sylediimde cezal

olarak vereceksin diyorlar. Bu duruma itiraz ettim ki haklym. Bana ne yola koyduklar levhalardan, madem gei creti alacaklar kendileri azlaryla istesinler verelim. Dil bilmeyenler bunlara cezal olarak para demek zorunda mlar? in gereine bakarsan, bir Alman'a bir Hollanda'lya bunu yapamazlar daha dorusu yapmazlar. Dertleri bizimle, pasa-portumuzdaki ay-yldzla! te ben byle ifte standart grdmde dayanamyorum, azma geleni sylyorum. nat ettim pein olarak demedim. Pasaportumdan adresimi, pasaparot numaram aldlar, yazp izip adresime gnderirler, yine de-mezsem bu sefer Almanya Devleti bankadaki hesabma mahsup yapar, Yani her trl kaypta olan benim, ama hi olmazsa yzlerine kar syleyeceklerimi syledim, isteklerine boyun emedim." 301 Yusuf'un tavr houma gitmiti. Artk yeni nesil Trk insan Avrupa'da hakkn arar, derdini anlatr hale gelmiti. Dil bilmenin, yol bilmenin avantajlarn kullanabiliyorlard. Bir mddet sonra sinirleri yatan Yusuf polislerle arasnda geen konumalar anlatrken, "Abi bu adamlar olduka ilgin kiiler. Tartmaya baladmda ince ince laflar dokundurdum, herifleri alaya aldm. Maksadm onlar tahrik etmekti, ama tam tersi oldu adamlar beni ldrtt. nan, bunlara sylediim laflarn onda birini Trk polisine sylesem, adamlar ekip beni vurur! Bunlara tren geliyor..." Bizden birka saat nce Almanya'ya giden Ali'yle Selami'nin istei zerine Mnih'in giriinde bulutuk. Yabancs olduumuz bir lkede baarl bir operasyona imza atmann mutluluu iindeydik. in riskli tarafn da atlatmtk. Ali'lerin arabasn park yerine braktk, iyi bir lokantaya gtrmelerini istedim, buralara defalarca geldiini, iyi bir Trk restorant bildiini syleyen Ali'nin nclnde, karnmz doyurmaya gittik. Trk mzii eliinde kendimize zafer ziyafeti ektikten sonra gecenin ge vakitlerinde Frankfurt'a doru yola ktk. Frankfurt'tan Hzr Abi'yi arayarak, hereyin normal olduunu, hepimizin sa salim yerlerimize vardmz anlattm. Hzr Abi'de, uygun bir dille, kendi cephesinde de bir anormallik olmadn, birka gne kadar dneceini syledi. Bunun zerine stanbul'a dnmek iin izin istedim, "Dnebilirsin." dedi. O gece yine Ali'nin evinda kaldm, ertesi gn Frankfurt'un merkezinde bulunan byk al veri maazalarndan hediyelik bir eyler aldktan sonra, ayn akam yabanc bir havayolu irketine ait uakla Trkiye'ye dndm. Havaalanna beni yolcu etmeye gelen Yusuf ve Ali en ksa zamanda tekrar gelmemi isterlerken, Ali, "Abi hep iin olduu zaman geliyorsun, yle geni zamanda gelsende gnlmzce gezip elensek" diyordu. in asl 302 I ben de Avrupa'da rahat rahat gezmeyi, grmediim yerleri grmeyi istiyordum, ama kaderimin beni nereye, ne zaman, nasl tayacan bilemediimden dostlarma sz veremiyordum. stanbul'a dndkten bir gn sonra telefonla arayan Hzr Abi, Bilal Bey'in geleceini, onu karlayarak verecei emaneti uygun bir yere brakmam syledi. Hzr Abi'nin talimatna uygun olarak, verdii saatte havaalanna giderek, Budapete'den gelen Bilal Bey'i karladm. Yannda getirdii ve iinde Macaristan'da elde ettiimiz dokmanlarn bulunduu ifreli antay alarak, oturduum semtte bulanan esnaf bir arkadama emaneten braktm. Hzr Abi dndkten sonra da antay alarak kendisine teslim ettim. Hzr Abi bizden sonra Macaristan'da kalmam, elde ettiimiz dokmanlar Bilal Bey'e braktktan sonra Romanya'ya gemiti. Romanya'dan Trkiye'ye giri yapp dndkten ve benden dokmanlar aldktan sonra Ankara'ya gemi, balantlarna operasyonun neticelerini gtrmt. Ayrca, anlattna gre STT'ndan gerekli dersi alm olan militanlardan bir ses kmam, Budapete'de elde ettikleri mevzilerden hzla ekilmilerdi. Operasyonun farkl biimde rgtn Avrupa'da bulunan yayn organlarnda yer almas da yar bir kazan halini almt. Hzr Abi, "Adamlar operasyonu abartmta abartmlar... Hayali isimler ortaya atarak yaplanlarn sorumlusu olarak gsterdikleri isimlerden hesap soracaklarn zrvalyorlar." demiti. 303

-XVEpey zamandr ortalk sakindi. Ne Bykszdan ne de baka bir merkezden ses kmyordu. Bu arada tek atlak ses marjinal bir solcu grubun dergisinde yer alan yazyd. Hzr Abi'nin ve Amca'nm isimlerinin yer ald yazda, st kapal sulamalar vard. Olaylar provake etmekle, pireyi deve yapmakla nl grubun yazdklarn kimse kaile almamt. Zaten traj olduka dk dergide yer alan yaz kamuoyunda da yer bulamam, ses getirmemiti. Konuyu kendi aramzda deerlendirdiimizde, 1980 ncesinden beri bizleri tanyan, isim isim bilen ve zaman zaman, gndeme gelmek iin olmadk iftiralar atan bu herifleri dikkate almak, onlarn ekmeklerine ya srmek anlam tayacandan, sessiz kalmann en doru tavr olaca kanaatine varmtk. Adamlar dikkate almak kendilerini "nimetten" saymalarna neden olurdu! Hzr Abi Ankara'dan dndkten bir mddet sonra, birazda benim zorumla, nihayet erteleyip durduu tatile kmt. ocuklarn da alarak bir tatil beldesine giderken telefonunu kapatmasn, tatil boyunca hi bireyle megul olmadan kafasn dinlemesini tembih etmitim. Ben ise son anda karlan bir prz nedeniyle, spor kompleksi projesinden vazgemitim ama Budapete'de tanarak dostluk kurduum Bilal Bey vastasyla ve onun yardmlaryla Macaristan'da bir pazar bulmutum. Macaristan'daki bir Trk firmasna kadn iamar yaptryor, para bandan komisyon alyordum. 304 Grnrde herey iyi gidiyordu... Frsat bulduka smail Abi'ye uruyordum. Bir akam ailece yemee davet ettim. Elerimizi alarak gittiimiz bir balk lokantasnda yemek yiyerek sohbet ettik. Konu Trkiye'de son zamanlarda meydana gelen siyasi olaylarn analizine geldiinde durumdan honut olmadn syleyen smail Abi, iktidar hayalci glerin ele geirdiini syleyerek, mmeti siyasetin, hem blgede, hem de dnyada yer bulamayacan vurguluyordu. Dnya gereklerini iyi okuyamadklarndan emin olduunu iddia ettikten sonra, gelimelerin Trkiye'nin basma olmadk iler karacandan endie duyduunu syledi. "... Bak Yavuzcuum, cumhuriyetin deimezleri vardr ve en deimezi de cumhuriyetin bizzat kendisidir! Parlamenter yap zerine ykselen cumhuriyet ayakta kalmaldr. Bu yapy ypratmaya yeltenmek veya ykmaya kalkmak ciddi bir kaos yaratr. Byle bir kalkma veya bu ynde atlacak-zayfta olsa-bir adm cumhuriyeti yaatmak isteyenleri, sisteme inananlar harekete geirir. Son zamanlardaki gelimelere bakarak bunlarn emarelerini gryorum ve bir taraftan da korkuyorum! Ortaya kan bulank havada sapla samann birbirine kartrlmas ihtimali beni korkutuyor. karlar zedelenenlerden tutta, sistemle kavgal olan gruplara kadar birok g, bu bulank sisli havada 'balk' avlama yarma giriecekler. Yani kazanlar kalkacak, kazanlar kaldranlarn hepsi iyi niyetli olmayacak! Dnyadaki g merkezleri yeni yaplanmalara gidiyorlar. zellikle Sovyetler'den sonra g merkezlerinde ayrmalar ve yeniden yaplanmalar kendini gstermeye balad. Yani dnyay yeniden dizayn ediyorlar. Bu dizaynda elbette bizimde yerimiz var biliyorum ve inanyorum ki, oradaki yerimiz ykselen ydz eklinde olmayacak! nk g merkezlerini oluturanlar bizim zerimizden kendilerine pay karma abalarn srd305 rrlerken, asla bizim ayaa kalkmamza msade etmeyecekler. Hepsinin bize ihtiyac var ve bu ihtayalar orannda blge corafyasnda yaamamza izin vereceklerdir. Trkiye hzla bir yol ayrmna doru gidiyor. Yol ayrmnda saysz seeneimiz yok. Ya g merkezlerine direnecek, kendi yolumuzu kendimiz izerek yeni bir g merkezi oluturacaz ki bu gl ekonomi ile olur. Yada yeni dnya dzeni iinde olumaya balayan bir g merkezine entegre olacaz. Uzun vade de byle bir entegrasyonun bize kaybettireceklerini dnmek bile insana zl geliyor. Her iki halde de bizi olmadk zorluklar bekliyor. Souk Sava yllarnda herey yerine oturmu gibiydi. D politika dengeleri birka basit kural iin de kendi halinde akp gidiyordu. Herkesin yeri belli olduundan ve karlkl grnmez anlamalar yrrlkte olduundan lkenin karlarn korumak pek de zor deildi. imdi; kimin dost kimin dman olduu belli olmayan yeni bir mcadele balad.

Yeni mcadele taktik ve stratejileri iinde kimin nereye oturaca da belli deil. Blgemizde Rusya, ABD, Avrupa Birlii kyasya mcadeleye giritiler ve kilit lke olarakta Trkiye nlerinde duruyor. ok bilinmeyenli bir denklemin parasyz. Fakat ekonomik gszlmz dengelerde istediklerimizi elde etmek asndan itibarmza ve gcmze sekte vurup duruyor. Son zamanlarda Trkiye'de meydana gelen gerginliklere baktmz zaman grdmz manzaray 'g merkezleri' gerei iinde deerlendirme mecburiyetimiz vardr. G merkezleri bo durmuyor, kendi karlarn ve yllar sonrasnn planlarn korumann ve kurmann abasn veriyorlar..." Gerekten de o gnlerin Trkiye'sinde, i siyasetin darya yansmas sonrasnda deiik rahatszlklar topluma sirayet etmeye balamt. Hkmet eden siyasi partinin ald kimi kararlar deiik evrelerce kabul grmyor, toplum kendi iinde 306 geriliyordu. Gerginliin nerelere kadar gideceini kimse kesti-remiyordu ama olayn grnmeyen taraflar olduu da bir gerekti. Kllar ekilmiti ve elinde "kl" olan her g kar tarafa saldrmak iin nne kabilecek frsatlar kollayp duruyordu. Dorusu, o gnlerde ben, esen bu olumsuz rzgarlarn nelere mal olacana veya nerelere ulaacana ilikin kafam pek yormuyordum. zerine deni yapm, verilen grevi hakkyla yerine getirmi olmann rahatlyla iimle urayordum. Ticarette yeni hedeflerim vard. Kurmay planladm yeni bir irketle tekstil imalatna ynelik yatrmlara girimek istiyordum. En byk idealim ise hracatlar Birlii'nin eref listesine girebilmekti. imi geniletmek uruna alp durduum gnlerde, Hzr Abi tatilden dnm, bana her zamankinden daha fazla destek verir olmutu; ticari ilerimizle daha ilgili grnyordu. Bazen hedeflerimi ona da anlatyor, ticarette dndm noktaya varabilmek iin sermayemizin artmas gerektiini vurguluyor-dum. Dnya malyla pek ilgili grnmeyen, ticari hrstan nasip almayan Hzr abi, ihtiyacmz grecek kadar kazandmz syleyerek, hereyin zamanla olacan acele etmemem gerektiini anlatyordu. Son operasyondan dneli nerdeyse ay olmutu. Belki de Trkiye'deki son siyasi gelimeler nedeniyle Ankara'dan ses kmyordu, irtibatmz kesilmi gibiydi. Bu arada bir kez Amca irkete uram misafirimiz olmutu. Yalnz gelen Amca ay imi, ksa bir sohbet yapmt. Sohbet srasnda ok yorulduunu, artk bir kenara ekilip dinlenmek istediini, bunun iin frsat kolladn anlatmt. Hzr Abi Amca'mn bu fikrine kar km, "Aman abi, (Hzr Abi Amca ile yzyze konuurken 'Abi' diye hitap ediyordu.) senin yorulduun yerde bizim lme307 miz gerekir. Maaallahm var, daha ok gnler hizmet verecek durumdasn. Kimse seni kolay kolay bir yere brakmaz." dediinde, oturduu yerde gzleri dalan, bu gn grm, hizmet etmekten baka bir ama gtmemi, yllarn namlu ucunda geirmi mert insan, birazda duygusallaarak unlar syledi: "Yok, yle deil Hzr, gerekten yoruldum. Otuz yl gece demeden, gndz demeden, soua, scaa aldrmadan vatanm iin koturup durdum. Onurlu bir hayatm oldu, hi ikayeti deilim. Ama bilin ki son zamanlarda Ankara 'deiime!' urad. Kimi sevdiimiz, arkamzda durmalarndan eref duyduumuz insanlar siyasete heves ettiler ve siyasete soyundular. Onlar olmadan yrmek ok zor. Azn am bizi yemek iin bekleyen bir sr hain etrafta kol geziyor. Onlarn oyunlarna gelmemek iin de ayrlmak iyi olur diye dnyorum. Artk ocuklarm bydler. Bir kenara ekilip, onlarn mrvvetlerini grmek istiyorum. Bizi gammazlayan, yaptklarmz ahsi hesap hanesine yazmak iin rpnanlar varsn meydanlarda salnsnlar. Rza-i Bari iin yaplanlar siyasete tahvil edilmek isteniyor, ben bunda yokum ki bu da iin bir baka yz!.." Amca gittikten sonra Hzr Abi'ye "Ne oluyor Amca havlu atyor galiba." dedim. Hzr Abi Amca'nn hainlii olmadn, dmdz bir adam olduunu syledikten sonra, "Bu kadar hizmetin karlmda iftiraya kurban gitmekten korkuyor galiba." dedi.

Amca ile irkette grmemizden bir sre sonra Ankara'ya giden Hzr Abi birka gn sonra dndnde bana, "Aldmz karara gre Ankara ile btn ilikilerimizi kesip, grubu datyoruz." dedi. Son gelimelere binaen byle bir kararn kacan zaten bekliyordum; yine de nedenini sordum. Hzr Abi unlar anlatt: 308 "Amca'nn da bulunduu bir toplant yaptk, baz tahlillerde bulunduk. En dorusunun projeye son vermek olduu nokta-snda karara vardk. Ankara'dan aldmz btn belge ve malzemeleri geri vereceiz." Hemen aklma yurtdna kardmz malzemeler geldi, onlar nasl geri getirip teslim edecektik. Hzr Abi'ye bunu sordum. "Yaknda, belki, Amca'nnda katlaca bir seyahate kacam, dnte bir yol bulup onlar da getirip teslim edeceiz. Malzemelerin hepsinin bende listesi var, eksiksiz teslim etmemiz iyi olur." dedi. Geri ekildiimiz, grubu datma karar aldmz bir ortamda, Hzr Abi yine seyahatten bahsediyordu. Bu seyahatin nereye olduunu, ne iin olduunu sormadan edemedim. Sorularma cevap verirken pek istekli grnmeyen Hzr Abi, sadece Gney taraflarna gideceklerini, nemli bir gezi olmadn sylemekle yetindi. Onun isteksiz olduunu grnce zerine gidip konuyu fazla demek istemedim. Zaten "datlma" kararn duyduktan sonra iten ie sevinmitim. yla yakn bir zaman diliminde verdiimiz mcadeleden alnmzn akyla kyor-duk, bu sevindirici bir durumdu. Varsn Hzr Abi son bir seyahat daha yapsnd, bundan birey kmazd... Yolculuklarnn ne zaman balayacan kendiside bilmiyordu. Zaman geldiinde Amca'nn arayacan syleyen Hzr Abi, baz hazrlklarn da iine girmiti. Ankara ile irtibata girdiimizden beri biriktirdii evraklar, elimizde bulunan baz malzemeleri bir araya topluyordu. Benden, bana verilen pasaport gibi evraklar da istedi. Hepsini eksiksiz olarak teslim ettim. ki silahla birlikte kk bir anta iinde toplad evrak ve malzemeleri, Ankara'ya gittiinde teslim edeceini syleyen Hzr 309 Abi, elindeki malzeme listesinden teslim edeceklerini de siliyor-du. Son seyahatine kmak iin Amca ile bulumaya gitmeden nce irkete urayan Hzr Abi spor kyafet giymiti. Olduka neeli grnyordu. Her zamanki gibi sade kahvesini yaptrdm. Kahvesini yudumlarken gnlk gazetelere gz att. Araba merakls olduu iin, yeni aldm araba zerine sohbet ettik. Birara, gecikmesi halinde evine para brakmam tembih etti. "Uakla m gideceksin?" diye sorduumda, Ankara'ya kadar kendi arabasyla gideceini syledi ve "Ondan sonra ne olur bilmiyorum, seyahati dzenleyen Amca'ya bu konuda birey sormadm," dedi. Yola kmak iin kalktnda birlikte ktk. Ayrlk seramo-nilerini sevmediini bildiim Hzr Abi, merdiven banda elimi tuttu, kendine doru ekerek gsne bastrp yanaklarmdan pt. Bu tr tavrlarn pek grmediim Hzr Abi'ye gecikmesi halinde beni merak iinde brakmamasn, mutlaka haber vermesini syledim. "Tamam" diyerek yrd. Peinden gittim ve arabasna binip hareket edene kadar kapnn nnden ayrlmadm. Araba hareket ettiinde elimi kaldrarak salladm grmedi ve hzla uzaklat. 310 - XVI Cep telefonum aldnda aile dostlarmla ailecek bir lokantada yemekteydik. Arayan Amca'yd. "Yavuz nerdesin?" diye sordu. Sesindeki solukluk' dikkatimi ekti. Ayrca, Amca beni kolay kolay aramazd ardm ama aknlm gizleyerek stanbul'da olduumu syledim. Ksa bir sessizlikten sonra Amca belkide dnyada son duymak istediim cmleyi syledi: "Hemen Ankara'ya gel Hzr' kaybettik..." lk anda Amca'nm ne dediini anlayamadm. "Kaybettik" kelimesini duyar duymaz beynim durmu gibi oldu. Sylenenleri anlamakta zorluk ekiyordum. Oturduum yerde, telefon kulamda ylece kalmtm. Boazm dmlenmi, azm kurumutu. Beynimin iinde Amca'nm sakin, donuk, garip sesi yanklanp duruyordu. "Hzr' kaybettik... Hzr' kaybettik..." Hzr' nasl kaybetmitik?.. Ne olmutu?... Neden?.. "Kaybettik" denildiinde hemen aklma lm gelmiti... lm, lm

Hzr'a hi yakmyordu. O lmle hep iice yaamt, lme hep yakn olmutu ama lmle hi btnlememiti, btnletiini hi aklma getirmemitim. lm Hzr'dan uzak durmalyd. lmle elenen, dalgasn geen Hzr alkolu nasl olurdu da lrd!.. Yemek masasnda karma oturan eimin lk atar gibi, "Ne oldu Yavuz?" diyen endieli sesiyle kendimi biraz toparladmda, sofradaki herkesin, hatta yandaki kzmn bile 311 korku dolu gzlerle bana baktklarn fark ettim. Amca, kulamda ter iindeki elimle tuttuum telefonda konumaya devam ediyordu. "... dikkatli ol, yanna birini al, Ankara'ya geldiinde beni ara..." Telefonu kapatp, masadan kalktmda, kafamdaki tek dnce, arabama binip hzla Ankara'ya gitmekti. Masada bulunanlar sorular soruyor, ne olduunu anlamaya alyorlard. Eime "Hzr Abi'yi kaybetmiiz," dediimde kendi sesimi duymakta zorlanyor gibiydim. Benimle birlikte ayaa kalkm olan eim, sylediimi duyar duymaz elini azna gtrerek, iri iri alan gzleriyle, "Ya!" diyerek, sandalyesine yld. Onun haline aldrmadan masada bulunan dostlarmdan birine ocuklarm eve brakmasn, i ortam kaybettiimi, acilen Ankara'ya gitmek zorunda olduumu syledim. Dar kmak iin yrdmde, dostlarmdan biri yalnz yola kmamn doru olmayacan syleyerek benimle birlikte gelmeyi teklif etti. Dostumun teklifini btn srarlarna ramen reddettim. Kafam allak bullak olmutu. imdi bile izahn yapamayacam ekilde yalnz kalmay arzuluyordum. Arkama bakmadan, kimseye "Allahasmarladk" demeden lokantadan karak parkta bulunan arabama bindim ve hzla Ankara'ya doru yola ktm. stanbul'dan ayrldndan beri be gn gemiti, bu zaman zarfnda bir kere aram, iyi olduunu bir haftaya kadar dneceini sylemiti. Sesi iyi geliyordu. Konumay fazla uzatmam sadece, "Eve ura bir ihtiyalar var m diye sor," demiti. Ben sitem etmi, "Hatrlatmana ne gerek var, giderken syledin ya, daha dn gittim, iyiler, bireye ihtiyalar yok." demitim. Ailesine ok dknd; hele kzlarna hi dayanamyor, .onlar martmaktan, onlarla zaman geirmekten ayr bir zevk alyordu. Belki ocuk yata onlar brakp uzun yllar cezaevinde yat312 masnn ezikliiyle hareket ediyor, kzlarnn bir dediini iki etmemeye gayret ediyordu. Nereye giderse gitsin onlara hediye almadan geri dnmyordu. Hayallerini hep kzlar sslyor, onlara arkadalar gibi davranyordu. Ben imdi ne yapacaktm... ocuklarna ac haberi nasl verecektim... Kk kzna, "Herkesin sayg duyduu, herkesle mesafeli ama seninle olduunda ocuklaan, bambaka bir insan olan baban ld." nasl diyecektim? Gzyalarmm kendiliinden aktn fark ettim... Otobana km, sn srat Ankara'ya doru gidiyordum. Amca'nm telefonda syledikleri sanki hafzamn sisleri altnda para para kyorlard. Yllar nce anlatlm, sylenmi gibiydiler."... Gney Kbrs'ta vuruldu... "Kim vurdu... Nasl vuruldu... Gney Kbrs'ta neji vard?... Naa nerdeydi?... Gzm yola dikmi, bo gzlerle, hzla beynime doluan sorular eliinde, bir baka alemde yayormu gibi araba kullanyordum. Kimbilir ka kere alan cep telefonumun sesini duyduumda kendi kendime telkinde bulunuyordum: "Toparlan, akln bana topla, alama..." Arayan Celil'di, barr gibi konuuyordu: "Doru mu, haberlerde sylenenler doru mu?" Haberler... ne haberleri... Burnumu ekip, sesime ayar verip, "Haberlerde ne var?" diye sordum. Celil telal ve yksek sesle, haberlerde Hzr Abi'nin Gney Kbrs'ta vurulduunu, naann Birlemi Milletler Bar Gc yetkililerine teslim edildiini... Celil'in anlattklarn dinlemek istemiyordum, iim sklyordu, sadece "Doru" diyebildim. Celil'den sonra telefonum hi susmad. Haberlerden olay duyanlar, birbirlerine haber verenler beni aryorlar, duyduklarn teyit ettirmeye alyorlard. "Doru mu?" diye balayan sorulara ksa cevaplar veriyordum. Kimileri bilmediklerimi de ba313

na aktaryorlard. Olay gitgide berraklayordu ama benim perian halimi, iinde bulunduum psikolojiyi kimse dnmyordu. Herkes olup biteni renmenin peine dmt. Eve gittikten sonra televizyon haberlerini dinleyen eim telefonda, haberlerde benimde ismimin getiini syledi. Gya Hzr Abi'nin Kuzey Kbrs Trk Cumhuriyeti'nde kald otelde polis arama yapm, otelde brakt antasndan benim resimlerimin bulunduu baz evraklar km... Kuzey Kbrs'ta polis ne bulmu, nasl bulmu, Hzr Abi ordanm Rum Kesimi'ne gemi... Bunalyordum. Herkes birey anlatyordu: Ortalk ykl-yormu, Rumlar Trkiye'ye nota vermeye hazrlanyorlarm, televizyon kanallar olaya ilikin ara haberler veriyorlarm. Rum Kesimi'ndeki yasak blgede, eski sabkal, hatta katil, gemii karanlk bir adamn oralarda ne ii varm, onu oraya kim veya kimler gndermi... Telefonumu kapattm ve Ankara'ya gidene kadar da bir daha amadm. Yol uzadka uzuyordu. Kendimi toparlamak iin abalamama ramen gzyalarma bir trl hakim olamyordum. Sinirlerim boalmt. Birka kez direksiyonu yumrukladm. Son seferiydi... son seferine kmt... Son kez "snr" gemiti... Ankara'ya girdiimde Amca'y aradm. Verdii adreste bulutuk. Amca'nn yannda korumalar ve tanmadm bir kii daha vard. Bir irkete ait olduu belli olan bronun salonunda beni karlayan Amca'nn yz ask, rengi kakt. Gravatn gevetmi, ceketini karmt. Tokalamadk bile, zgn bir ifadeyle, "Bamz sa olsun." dedi. "imdi nerede?" diye sordum. Sigarasndan derin bir nefes eken Amca, ban yere eerek, "Mersin Devlet Hastanesi'nin morgunda. Kardeine haber verdirdim oradan alp memleketine gtrecek. "Sonra oturduu koltuktan kalkp yanma kadar gelen Amca, yzndeki donuk ve skntl ifadeyi bozmadan, "Seni acil olarak buraya sesleme314 nin nedeni, bir mddet ortalkta grnmemeni temin etmek iin. Olaylar farkl geliiyor. Birileri yalan haberlerle ortal kartrmak istiyorlar. Dezenformasyon kaynaklan harekete geti bile! Olay olduunda herey sessiz sedasz yryordu, olay birden basna yanstld ve ortalkta acayip iddialar dolamaya balad." Yol boyunca duygusal anlar yaam, kendi kendime alam, bir anlamda dearj olmutum. Kendimi olabildiince toplayarak Amca'ya olup bitenler hakknda sorular sorup, neler olduunu rendim. Sabahn ilk klarna kadar ay iip olaylar konutuk ve deerlendirmelerde bulunduk. Amca Hozr Abi'yi Gney Kbrs'taki terr kamplarnn bulunduu blgeye gndermiti. Amca'nn anlatmna gre, Hzr Abi'nin hedefinde bu kamplar yneten biri vard. Kuzey Kbrs'tan Gney'e szan Hzr Abi, Gney'e getikten bir gn sonra uzak mesafeden alan atele arkasndan kafasna ald tek kurunla ehit edilmiti. zerinden sahte bir Yunan pasaportu, susturucu takl 22Tik bir tabanca ve kimi gizli servislerin kullandklar ok zel ve dengeli bir bak kmt. Hzr Abi'yi ehit eden Rumlar, kimliini tespit etmeye uramlar, fotorafn Bar Gc vastasyla Kuzey Kbrs'a, oradan da Trkiye'ye ulatrmlard. Trkiye fotoraftaki ahsn vatanda olduunu kabul etmekle birlikte, resmi hibir sfat tamadn, hatta eski bir sabkal olduunu belirterek, Rum Kesimi'nde ne iin olduunu bilmediklerini sylemiler. Trkiye'den cevap alan Rum-larda bir gn sonra Hzr Abi'nin naam Bar Gc askerlerine teslim etmiler. Olay sonrasnda, yazmalar devam ederken, herey gizlilik iinde yrtlyormu. Ne olmusa, Hzr Abi'nin naa Bar Gc'ne teslim edildikten sonra olmu. Kuzey Kbrs Trk Cumhuriyeti'nde kan sol tandansl bir gazete, "Gney'de Ajan 315 Provakatr Av! manetiyle konuyu haber yapm ve KKTC Po-lisi'ni greve arm. Burada bir ihbar deerlendiren KKTC Polisi Hzr Abi'nin Gney'e gemeden kald oteldeki odasnda arama yapm. in kt taraf odasnda brakt antasnn iinden baz belgeler ve notlar basma szdrlm. Bu belgelerin iinde benimle ilgili olanlarda varm.

Amca'ya benimle ilgili olan belgeleri kendisine teslim etmesi iin Hzr abi'ye verdiimi, niin teslim almadn sorduumda Amca, "yi de, biz Hzr'la Ankara'da deil Kbrs'ta bulutuk." dedi. Oturduumuz salona ken sessizlii bozan Amca oldu. Yanmda vesikalk fotorafmn olup olmadn sordu. Niyetini hemen anlamtm, "Pasaport iin mi?" dedim. Bir mddet, en azndan ortalk yatmcaya kadar lke dna gitmemin iyi olacan syledi. Bu teklifi kabul etmek istemedim. En azndan dostumun cenaze trenine katlmak istiyordum. "Efendim ne yaptm, vatana m ihanet ettim. Niin hemen kap gizlenmem gereksin. Burada kalmak ve cenazeye katlmak istiyorum." dedim. Israrc tavrm, isyankar halimi gren Amca, salonda bulunanlar dar kararak, benimle zel olarak konutu. Amca'nn anlattklar karsnda ikna olmamak mmkn grnmyordu. Onu dinledikten sonra yanmda fotoraf bulunmadn syledim. Bir mddet dnen Amca, "Sabah dkkanlar alr almaz bizim ocuklarla gidip ektirirsiniz. Belgen hazr olduunda hemen karsn. rtibat kesmeyiz, Allah'tan hayrls, kendini zme, ne yapalm kader..." dedi. Tarifi mmkn olmayan duygular iindeydim. Amca'nn "zel" olarak anlattklar iimi bulandrm, zaten kark olan kafam iyice kartrmt. Amca, konjnktrel bir deiimden, bu deiimin bir hesaplama getireceinden, hesaplama neticesinde ise "kurbanlarn" ortaya atlacandan bahsetmiti. Am316 ca, "Senin kurban edilmeni veya seilmeni istemiyorum." demiti. "Frtnann nereden, hangi ynden eseceini bilmiyoruz. Olaylar hesaba kitaba uymaz biimde geliebilir. Ama, elbette bizlerde oturup kalmayacaz. Eer olaylar rmdan karlrsa biz de -be kelime ile de olsa kendimizi savunacaz." Meraklanma, senin gidiini bir tedbir olarak dnyorum. naallah beklediimiz saldrlar olmaz da en ksa zamanda dnersin." Diyen Amca bir ara omuzlarmdan tutarak , "Yavuz, Hzr' ne kadar sevdiimi biliyorsun; o artk yok ama sen onun bize brakt yadigarsn. Seni korumak, olabilecek ktlklerden uzak tutmak bizim grevimiz." demeyi ihmal etmemiti. Amca ok zgnd ve olanlarn yorumunu yapmaktan ok, gelecee ynelik hazrlklara girimi grnyordu. Gidecektim... Arkadam, dostumu, yllarca kader birlii yaptm aabeyimi vatan topraklarna emanet ederek... Boynumu bkm, ellerimi bacaklarmn arasna alm, ruhumda biriken aclarla iinde bulunduum durumu deerlendirmeye alyordum. Eim, ocuklarm, binbir zorluklarla kurduum iim, yanmda alan insanlar, Hzr Abi'nin yetimleri... zerime byk bir yk binmiti, o ykn arlm daha imdiden hissediyor, altnda eziliyordum. Artk yanmda her skntm paylatm, dertlerime are olan, zmler reten, yol gsteren da gibi dostum yoktu. Ama hereye ramen ayakta kalmalydm. ine dtm ruh halinden kurtulmam, sorumluluklarm tamam gerekiyordu. Onlarca arkadam kahpe kurunlara kurban vermi, cenazelerini omuzlamtm. Yaknlarm lm aclarn iime gmmtm. Ne kadar zor olursa olsun dostumun acsn da iime gmecek, btn yanlzlma, aresizliime ramen ayakta kalmann, onun hatrasn yaatmann mcadelesini verecektim. 317 Gidecektim... airin dedii gibi: Bugn yoUanyorken bir gurbete yeniden / Belki bir kii bile gelmeyecektir bize / Bir kemiin ardndan saatlerce yol giden / tler bile glecekur kimsesizliimize... SON Haluk Krcnn Yaynevimizden kan Dier Kitaplar 1- Zaman Szerken (Hatralar 1) 2- Donmu Zaman Manzaralar (Cezaevi Hatralar) 3- Brak Ekiya Bellesinler 318 319 KURT DURUU lkemiz uzun yllar anari ve terre kar mthi bir sava verdi. Byk bedeller denerek kazanlan bu savata, grnr grnmez binlerce kahraman grev

ald.Kahramanlardan kimileri ssz bir da banda veya sessiz bir kede kurulan kahpe pusularda hayatlarn feda edip ehit oldular; kimileri ise grevlerini yapmann huzuruyla, sessiz sedasz kelerine ekildiler. ite o mthi savan, karanlk gnlerin, o zor saatlerin estirdii "sert rzgarlarn" hafifledii, etkisini kaybettii gnlerde, lkemizde baz olaylar meydana geldi. Bu olaylar bahane eden bir ok g ortala dklerek doruyanl, binlerce bilgiyi insanlarmzn beyinlerine boca ettiler. ahsen, zikrettiim olaylar neticesinde ortaya atlanlar, yazlp izilenleri, elimden geldiince inceleme frsat buldum, ounluu maksatl yazlm kitaplar okudum. Ve grdm ki ideolojik yaklamlardan tutun da, intikam saikine kadar saysz "HKYE" anlatlmaktadr "Hikye" diyorum, nk anlatlanlara, yazlp izilenlerin ounluuna "HKAYE" demekten baka bir isim bulamadm. Yukarda bahsetmeye altm "Hikyeleri" inceledikten sonra, "Niye ben de bu olaylar erevesinde bir 'HKYE' yazmayaym" diye dndm ve elinizdeki bu kitab kaleme aldm. Bu kitap: Ne birilerinin anlattklar hikyelere bir cevap ne de anlalmayanlar anlatmak iin yazlmamtr. Ayrca "rtld" denilenlerin "Altnda" kalanlarla hi bir ilikisi yoktur!.. Deerli okuyucularmdan, tamamen muhayyileme dayanan bu hikyeyi okurlarken, dier "Hikyelerle" mukayese etmemelerini zellikle rica ediyorum. internetten sipari iin \ Halk Krc _ Zor Zamanda Kurt Duruu www.kitapsevenler.com Merhabalar Buraya Yklediim e-kitaplar Aada Ad Geen Kanuna stinaden Grme zrller in Hazrlanmtr Ekran Okuyucu, Braille 'n Speak Sayesinde Bu Kitaplar Dinliyoruz Amacm Yayn Evlerine Zarar Vermek Deildir Bu e-kitaplar Normal Kitaplarn Yerini Tutmayacandan Kitaplar Beyenipte Engelli Olmayan Arkadalar Sadece Kitap Hakknda Fikir Sahibi Olduunda Aada Ad Geen Yayn Evi, Sahaflar, Ktphane, ve Kitaplardan Temin Edebilirler Bu Kitaplarda Hi Bir Maddi karm Yoktur Byle Bir eyide Dnmem Bu e-kitaplar Kanunen Hi Bir ekilde Ticari Amal Kullanlamaz Bilgi Paylatka oalr Yaar Mutlu Not: 5846 Sayl Kanunun "altnc Blm-eitli Hkmler " blmnde yeralan "EK MADDE 11. - Ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar ama gdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri 87matlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." maddesine istinaden web sitesinde deneme yaynna geilmitir. T.C.Kltr ve Turizm Bakanl Bilgi lem ve Otomasyon Dairesi Bakanl Ankara Bu kitaplar hazrlanrken verilen emeye harcanan zamana sayd duyarak Ltfen Yukardaki ve Aadaki Aklamalar Silmeyin Tarayan Yaar Mutlu web sitesi www.yasarmutlu.com www.kitapsevenler.com e-posta yasarmutlu@kitapsevenler.com yasarmutlu@yasarmutlu.com mutlukitap@hotmail.com kitapsevenler@gmail.com