İÇİNDEKİLER SUNUŞ Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları Salim KOCA.............................

Millî Mücadele’de Buldan Yusuf Ziya BİLDİRİCİ............... 21 1

ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
(ULUSLARARASI ASKERÎ TARİH KOMİSYONU ÜYESİ)

İstiklal Harbi Dönemi Enerji Politikası Abdurrahim AYDIN.................. Doğu Siyasetinde TürkAlman İhtilafı ve Hüseyin Rauf Bey Heyet-i Müfrezesinin Türk Sınırına Çekilmesine Dair Tartışmalar (Ağustos 1914Eylül 1915) Barış METİN............................ 61 37

GENELKURMAY ATASE BAŞKANLIĞI YAYINLARI YIL: 8 Şubat 2010 SAYI: 15

Sahibi

Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dz.Kd.Alb.Akif Kemal BURDUR Dergimizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır; ancak, kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan makaleler, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN DEĞİL YAZARLARININ KİŞİSEL FİKİRLERİNİ YANSITIR. ISSN 1303 - 9342 NSN 7610270494616 ANKARA GENELKURMAY BASIMEVİ 2010

Millî Mücadele Yıllarında Cepheye Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu Kastamonu Yolu Hüsnü ÖZLÜ............................ Vecihi Hürkuş’un Hayatı ve Çalışmaları Osman YALÇIN....................... Rus-Fin Savaşı 1939-1940 “Dev’in Gözyaşları” Burak ÇINAR........................... Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik Fatma ÜNAL - Samettin BAŞOL..................................... 161 119 103 77

ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
Hakemli Dergi Yılda iki sayı yayımlanır. Yıl: 8 Şubat 2010 Sayı: 15

ISSN: 1303 - 9342 NSN: 7610270494616 Yayın Kurulu
Kur.Alb.İskender ÖZBAY Dr.Hv.Öğ.Yb.Rezzan ÜNALP Tar.Uzm.Filiz ÖGER

Düzelti / Sayfa Düzeni
Red.Uzm.Melek ALKA

Danışma Kurulu
Prof.Dr.İlber ORTAYLI Prof. Dr.Ergün AYBARS Prof. Dr.Sabahattin ÖZEL Prof. Dr.Reşat GENÇ Prof.Dr.Selami KILIÇ Prof.Dr.Aygün ATTAR Doç.Dr.Yusuf SARINAY

Hakem Kurulu
Prof.Dr.Hikmet ÖZDEMİR Prof.Dr.Sadettin GÖMEÇ Prof.Dr.Esat ARSLAN Prof.Dr.İbrahim GÜLER Doç.Dr.Bülent ARI Yrd.Doç.Dr.Selda Kaya KILIÇ Yrd.Doç.Dr.Havva Kök ARSLAN Yrd.Doç.Dr.Barış METİN Dr.Hürkan ÇELEBİ

Dr.(E)Tuğg.Erdal YURDAKUL Yrd.Doç.Dr.(E)Alb.İsmet GÖRGÜLÜ Dr.(E)Hv.Öğ.Alb.Rıfat UÇAROL

Dr.Öğ.Alb.Zekeriya TÜRKMEN Dr.Öğ.Alb.Suat AKGÜL Öğ.Alb.Feridun KOSKOSOĞLU Öğ.Yzb.Efdal AS

Tel: 0 312 402 23 33 Belgegeçer: 0 312 424 21 31 Elmek: atad@tsk.tr

Yazışma Adresi Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı 06100 Bakanlıklar/Ankara

SUNUŞ Genelkurmay ATASE Başkanlığınca yayıma hazırlanan Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nin 15’inci sayısında sekiz makaleyi okuyucuların istifadesine sunmaktayız. “Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları” adlı makalede Selçuklu Devri öncesi Türk ordusu hakkında tarihî bilgiler verildikten sonra Selçuklu Dönemi ordu teşkilatı üzerinde durulmaktadır. Türk Siyasi Birliği Politikasından Cihan Hâkimiyeti Politikasına Geçiş Dönemi incelenmekte, bu dönemde yer alan Türk başkomutanları ve tarihin akışını değiştiren zaferler ele alınmaktadır. Türk ordularının en önemli özelliklerinden birisi olan başkomutan - ordu bütünleşmesi, galip Türk başkomutanlarının mağlup başkomutanlara ve sivil halka karşı tutumları makale içerisinde bölümler hâlinde incelenmektedir. “Millî Mücadele’de Buldan” adlı makalede yazar Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf devletlerinin Osmanlı topraklarında kazandıkları ayrıcalıklara değinmekte ve özellikle Yunanların Anadolu’daki faaliyetlerini Buldan örneği üzerinden anlatmaktadır. Bölgede Yunan işgaline karşı oluşan Millî Mücadele ruhu oldukça dikkat çekicidir. “İstiklal Harbi Dönemi Enerji Politikası” adlı makalede yazar Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’nin ekonomik şartlarını tekrar gözler önüne sermektedir. İşletmelerin çoğu yabancı ve yerli gayrimüslimlerin elindedir. Enerji kullanımı ve enerji kaynaklarının niteliği yetersizdir. Tüm bu ekonomik koşullara rağmen yetersiz enerji kaynakları İstiklal Harbi Döneminde millî iktisadi seferberlik anlayışı ile başarılı bir şekilde yönetilmiş ve Millî Mücadele’nin kazanılmasını sağlayacak politikalar üretilmiştir. “Doğu Siyasetinde Türk - Alman İhtilafı ve Hüseyin Rauf Bey Heyet-i Müfrezesinin Türk Sınırına Çekilmesine Dair Tartışmalar (Ağustos 1914 Eylül 1915)” başlıklı makalede Birinci Dünya Savaşı sırasında İran üzerinden Afganistan’a ulaşmayı, bu ülkeden cihat propagandası vasıtasıyla elde edilecek kuvvetlerle Hindistan Müslümanlarını ve ayrılıkçı Hint komitelerini İngilizlere karşı ayaklandırmayı hedefleyen bir müfrezenin oluşturulması çalışmaları ele alınmaktadır. Bu müfrezenin kuruluş amacına ulaşıp ulaşamadığı ve faaliyetleri ayrıntılı olarak incelenmektedir. “Millî Mücadele Yıllarında Cepheye Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu - Kastamonu Yolu” başlıklı makalede Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu işgal planları yapan emperyalist güçlere karşı Millî Mücadele’de İnebolu’nun konumundan dolayı ana ikmal noktası olması konusu işlenmektedir. Burada kurulan sivil ve askerî teşkilatlar, Millî Mücadele’nin bizzat içinde yer almış ve özellikle lojistik ve istihbarat desteği sağlamıştır. “Vecihi Hürkuş’un Hayatı ve Çalışmaları” adlı makalede yazar Türk havacılık tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Vecihi Hürkuş’un hayatı ve havacılık tarihine kazandırdıklarını anlatmaktadır.

“Rus - Fin Savaşı, 1939-1940 Dev’in Gözyaşları” adlı makalede savaş tarihinin olağanüstü mücadelelerinden biri olan Rus - Fin Savaşı incelenmektedir. Sovyet Kızıl Ordusunun büyük kuvvetlerle 1939 sonlarında başlattığı saldırı, üç ayı aşkın bir süre boyunca küçük Fin ordusunun inanılmaz savunma ve karşı vuruşlarıyla engellenmiştir. Ciddi kayıplar veren Sovyet ordusu sonunda kazanan taraf olsa da başarısı Finlerin üstün mücadele gücü tarafından gölgelenmiştir. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik” adlı makalede Cumhuriyet Dönemine ait bazı ilköğretim ders müfredatlarında yer alan Türk ordusu ve askerlik konuları incelenmiştir. Her bir müfredatta, ilgili konuların nerede ve nasıl yer aldığı belirlenmiş; bunlar açıkça yazılmış ve incelenen farklı derslere ait öğretim programları arasında karşılaştırma yapılmıştır. Farklı tarihî konularda yazılmış makalelerin yer aldığı dergimizin bu sayısının da ilgiyle okunacağını ümit ediyoruz.

Abdullah ATAY Korgeneral ATASE ve Dent. Bşk.

SELÇUKLU DEVRİ TÜRK BAŞKOMUTANLARININ DÜNYA TARİHİNE YANSIYAN İMAJLARI
Salim KOCA*
Özet: “Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları” adlı bu makalede Selçuklu Devri öncesi Türk ordusu hakkında tarihî bilgiler verildikten sonra Selçuklu Dönemi ordu teşkilatı üzerinde durulacaktır. Türk Siyasî Birliği Politikasından Cihân Hâkimiyeti Politikasına Geçiş Dönemi incelenecek bu dönemde yer alan Türk başkomutanları ve tarihin akışını değiştiren zaferler ele alınacaktır. Türk ordularının en önemli özelliklerinden birisi olan: başkomutan - ordu bütünleşmesi, galip Türk başkomutanlarının mağlup başkomutanlara ve sivil halka karşı tutumları makale içerisinde bölümler hâlinde incelenecektir. Anahtar kelimeler: Selçuklular, başkomutan, hâkimiyet, Türk, Türk ordusu Abstract: In this article, after giving historical information about the Turkish Army before the Seljukids, the organization of the Turkish Army after the Seljukids Period is going to be analyzed. The period of Turkish political unity and the period of world sovereignty policy are going to be examined. Initial characteristics of the Turkish Army; unity of commander in chief and the other army units and attitudes of the commanders to the beaten commanders of the other nations and civil society are going to be discussed in different sections in the article. Key words: Seljukids, commander in chief, sovereignty, Turk, Turkish Army

Giriş Türk tarihine, Türklerin İslam tarihinde oynadıkları rol açısından bakılacak olursa, bu tarihi, birbirinden farklı üç dönem hâlinde ele almak, incelemek ve değerlendirmek mümkündür: 1. Türklerin İslam dünyası ile mücadele dönemleri (642-750), 2. Türklerin İslam devletindeki hizmet dönemleri (754-1040),1 3. Türklerin İslam dünyasında hâkimiyet dönemleri (1040-1918). 1. Mücadele Dönemi: Bu dönem Halife Ömer zamanında başlamış (634-644), Emevî iktidarının son zamanlarına kadar devam etmiştir. Bu dönemde Müslüman Araplar İslam dinine yeni ülkeler ve topluluklar kazandırmak, Türkler de ülkelerini korumak ve savunmak için mücadele etmişlerdir. İki taraf için de son derece yıpratıcı olan bu mücadele, Müslüman Araplar tarafından Türk ülkelerinin bir kısmının fethi ile sonuçlanmıştır. Bu arada taraflar, birbirlerini yakından tanıma ve değerlendirme fırsatı bulmuşlardır. 2. Hizmet Dönemi: Türklerin İslam devletinde hizmete girişleri Emevî iktidarının son zamanlarında başlamış, Büyük Selçuklu Devleti’nin
Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Prof. Dr., Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi. skoca@gazi.edu.tr Bu yazı, PKK KADEK/Kongra-Gel terör örgütüne mensup teröristlerin Aktütün Karakoluna olan baskınlarında, tıpkı ataları gibi hayatını ortaya koyarak vatanını savunan ve ağır yaralanan Takım Komutanı Asteğmen Onur Eren’in kutlu hatırasına ithaf olunmuştur. 1 Türklerin Abbasî halifelerine olan hizmetleri 1040 yılında tamamen son bulmamıştır. Bu hizmetler, 1258 yılında Abbasî Halifeliğinin Moğollar tarafından ortadan kaldırılmasına kadar belirli bir oranda devam etmiştir. Bilindiği gibi, son olarak Bağdat’ı ve Abbasî halifesini Moğollara karşı canları pahasına savunan da yine Türkler olmuştur.
*

1

kuruluşuna kadar devam etmiştir. İslam dünyasında “cesaret, kuvvet, kahramanlık ve savaş sanatındaki üstünlükleri ile tanınan Türkler”, bu dönemde önce tek tek, sonra gruplar hâlinde İslam dinine ve İslam devletinin hizmetine girmişler, özellikle Abbasî ordularının komuta kadrolarını ve hassa (özel) birliklerini oluşturmuşlar, daha önemlisi onlar bu dönemde Abbasî Devleti’ni iç ve dış tehlikelere karşı başarıyla savunmuşlar ve korumuşlardır. 3. Hâkimiyet Dönemi: Türklerin Orta ve Yakın Doğu İslam dünyasındaki hâkimiyetleri Selçuklularla başlamış ve Osmanlılarla devam ederek, aşağı yukarı dokuz asır sürmüştür (1040-1918). Bu uzun dönemde Türkler, Hindistan’dan Orta Avrupa’ya kadar İslam dininin yerleşmesinde ve kökleşmesinde başlıca rol oynamışlardır. Biz bu yazımızda, Türk komutanlarının ve başkomutanlarının özellikle Selçuklu Döneminde nasıl bir imaj ortaya koyduklarını ele alıp bu hususta kısa bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Türkler hem İslam tarihinde hem de dünya tarihinde asıl rolü, İslam dünyasındaki kendi hâkimiyetleri döneminde oynamışlardır. Yukarıda belirttiğimiz gibi, Türklerin İslam dünyasındaki hâkimiyetleri de Büyük Selçuklu Devleti’yle başlamış (1040), Osmanlı Devleti’nin çöküşüne kadar (1918), yani dokuz asır gibi uzun bir süre devam etmiştir. Bu uzun dönemde, tarihe yön veren ve tarihinin akışını değiştiren tek güç, Türk devletlerinin orduları ve onların başında bulunan Türk başkomutanlarıdır. Biraz yukarıda söylediğimiz gibi, biz yazımızda, Türk ordularının başkomutanlarından, daha doğrusu onların başlıca özelliklerinden kısaca söz edeceğiz. Çünkü, Türk kültürünü şahıslarında en iyi temsil eden ve onu dünyaya en iyi tanıtan Türk ordularının başkomutanları olmuştur. Bilindiği gibi, bütün tarih boyunca Türk devletleri ordularının başkomutanları, Türk hükümdarları idi. Türk hükümdarları da hem bütün devlet teşkilatının başı hem de idare ettikleri toplumun lideri durumundaydılar. Dolayısıyla onların görev ve sorumlulukları çok ağırdı. Türk devlet geleneklerine göre, onların daha iş başına gelmeden ve sorumluluk yüklenmeden önce çok iyi bir şekilde yetişmeleri gerekmekteydi. Bunun için Türk devletlerinin başına geçecek olan şehzadeler, gençlik yıllarını sarayın rahat ortamında, hayatın her türlü meşakkatinden ve sıkıntısından uzak, hizmetçiler ve dalkavuklar arasında, lüks ve eğlence içinde, tahtı ve tacı bekleme havasında boş vakit geçirmemekteydiler. Daha babalarının sağlıklarında, her birinin idaresine bir vilayet veya eyalet, emirlerine de küçük bir ordu verilmekteydi. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, babaları oğullarını, daha çocukluktan kurtulur kurtulmaz devletin önemli bir eyaletinin veya vilayetinin başına koyarak, onları iktidarın, yönetimin ve savaşın bütün zorluklarıyla baş başa bırakmaktaydılar. Onlar da burada, tecrübeli devlet adamları ve komutanların (atabey) gözetiminde, idari, askerî ve siyasi sahalarda bol bol uygulama (pratik) yapmak ve özellikle hem savaş hem de komutanlık sanatının bütün inceliklerini 2

Fakat. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı. iş başına geldikleri zaman idari. yani silah gücü ile gerçekleştirilebilmekteydi. Türk Siyasi Birliği Politikasından Cihan Hâkimiyeti Politikasına Türk ordularının başkomutanı olan hükümdarların en önemli görevleri. gözlemlerine ve Türk kültüründeki engin bilgilerine dayanarak bu hususta şöyle demiştir: “Tanrının devlet güneşini (kut=siyasi iktidar) Türk burçlarından doğdurmuş olduğunu ve onların mülkleri üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. Oğuz Kağan Destanı’na göre. Bu durumu Göktürk beyleri.” Görüldüğü gibi. başka dinden ve başka kültürden olan toplulukları da bir devlet çatısı altında toplamayı kendilerine gaye edinmişlerdir. ancak kuvvet. isyan eden toplulukları itaat altına almak. onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne hükümdar yaptı. başlıya baş eğdirdik. Göktürk Kağanı Tardu. dünya hâkimiyetinin Tanrı tarafından bir görev olarak kendilerine verildiğine inanıyorlardı. yine kendilerinin diktikleri yazıtlarda “Devleti olanı (illi) devletsizleştirdik. daima dünya hâkimiyeti davası gütmüşlerdir. Böylece onlar. Türk dilinin ve kültürünün büyük bilgini Kaşgarlı Mahmûd.” şeklinde bir ifade ile ortaya koymuşlardır. kağanı olanı kağansızlaştırdık. bu sözleri Türklerin İslam dünyasının tek hâkimi oldukları bir dönemi göz önüne alarak söylemiştir. Türk ordularının başkomutanı olan Türk hükümdarları. akınları ve savaşları zafere ulaştırmak. Fakat dünya hâkimiyeti düşüncesi. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. dizliye diz çöktürdük. sadece Türk topluluklarını değil. Türk topluluklarını bir devlet çatısı altında toplamak. Hemen hemen her büyük Türk hükümdarı da kendisini dünya hâkimiyeti davasının en büyük temsilcisi olarak görmüş ve daima öyle davranmıştır. başka soydan. düzeni ve iç barışı sağlamak. Kaşgarlı Mahmûd’un yaşadığı dönemde ortaya çıkmış bir düşünce değildir. Tanrı. Özellikle Türk siyasi birliğini kurmak. onlar. halkı bütünüyle refaha kavuşturmak ve refah içinde yaşatmak. 1. barış yoluyla değil. özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına çok düşkün olan Türk topluluklarını ve boylarını itaat altına almak pek kolay olmuyordu. onların gayelerinin ve görevlerinin başında gelmekteydi. Oğuz Kağan Destanı’nın da gösterdiği gibi milattan önceki çağlara kadar çok gerilere gitmektedir. dünya milletlerinin idare dizginlerini onların eline verdi. Çünkü Türk hükümdarları. istiklali korumak ve devam ettirmekti. Türklerde dünya hâkimiyeti düşüncesi ve bu düşünceye dayanan temel faaliyetler. Kaşgarlı Mahmûd. 598 yılında Bizans imparatoruna yazdığı mektupta kendisini “Yedi iklimin ve 3 . askerî ve siyasi faaliyetlerde pek fazla acemilik ve güçlük çekmemekteydiler. dünya hâkimiyetini ilk gerçekleştiren Türk hükümdarı da Oğuz Kağandır. kendilerini hak üzere kuvvetlendirdi. doğru kanunlar (köni törü) koymak ve bu kanunları adaletle uygulamak. Mesela. Bu faaliyet. yani Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan toplulukları bir devlet çatısı altında toplamak.öğrenmek suretiyle kendilerini yetiştirme ve kadrolarını kurma imkânı bulmaktaydılar.

dünya hâkimiyetinde etkili rol oynayabilmişlerdir. II. 2006. İbrahim Kafesoğlu. Yakın Çağdan itibaren ise.” demiştir. İstanbul. 1925 yılında “İstikbal göklerdedir. 1977. Grousset. R. çağına uygun alet ve vasıtalara sahip olduğu ve ona uygun şekilde düşündüğü oranda çağına etki edebilir.2 Aynı şekilde Bilge Kağan da Kaşgarlı Mahmûd’dan aşağı yukarı üç asır önce Göktürk Yazıtları’nda.” diyerek. Documents sur les Tou-kiue (Turcs) Occidentaux. çağın ve zamanın şartlarına göre devamlı değişmiştir. 5 Büyük bir vizyon sahibi olan Atatürk. s.yedi ırkın büyük hükümdarı”. s. bu düşünceye ve faaliyete temel olan anlayışın biraz daha açıklanması gerekmektedir: Türkler. Persleri ve Arapları da dünya hâkimiyetinde rol oynayan milletler arasında saymak gerekir. Batı Türkleri Tarihi. Ankara. Bu milletlerin en büyük temsilcisi de İngilizlerdi. yüzyılın başlarından itibaren de denizden havaya sıçramıştır. Sirmen. 4 Türklerin yanında Romalıları. ne zafer kazanabilir ne de şaheser yaratabilir. devletler ve liderler. Bu milletlerin başında hiç kuşkusuz Türkler gelmekteydi.”3 şeklindeki sözleriyle âdeta dünya hâkimiyetini gerçekleştirmiş bir hükümdar gibi konuşmuştur: Bilge Kağan’ın ortaya koymuş olduğu düşünce ve faaliyet gayet açık olmasına rağmen. kuvvetli bir kara ordusu meydana getirebilmiş ve onu çağın şartlarına uygun silahlarla donatıp eğitebilmiş milletler. devletlerde ve liderlerde görülmüştür. dünyayı dört köşe olarak görmekte ve kabul etmekteydiler. s. kuzeyde gece ortasına kadar (bütün ülkeleri ve) onun içindeki bütün milletleri (kendime) tâbi kıldım.5 Bu hususta üstünlüğü de Amerikalılar ele geçirmişlerdir. Petersbug. “Doğuda gün doğusuna. Dolayısıyla Türk kağanları için dört tarafa (tört bulung) ordu sevk edip. Bunca milleti hep düzene soktum. tarihin bu uzun döneminde çağın gerektirdiği vasıtalara sahip olmakla dünya tarihinde başlıca rol oynayan millet olmuşlardır. yani dünya hükümdarı olarak tanıtmıştır. s. 4 . devletler ve liderler büyük rol oynayabilmişlerdir. Ankara. kuvvetli bir deniz gücüne sahip olan milletler ve devletler. onun bu ileri düşüncesinin ne önemini kavrayabilmişler ne de bunun gereğini yerine getirebilmişlerdir. dünya hâkimiyetinde söz sahibi olmuşlardır. Ünlü Alman Edibi Goethe bir defasında şöyle demiştir: “Her millet ve fert. İstanbul. 1980. Türk Kültürünün Temelleri. s. 2003-a. sadece “dünya hâkimiyeti politikası” güdebilen ve kendisini böyle büyük bir davaya adayabilen milletler.” Büyük Fransız Düşünürü André Maurios da “İnsan bütün varlığını vermedikçe. 75-78. Mesela. 91. Chavannes. İlk Çağdan itibaren hemen hemen Yeni Çağın sonlarına kadar. Fakat.4 Nitekim Türkler. dünya hâkimiyetini gerçekleştirme anlamına gelmekteydi. batıda gün batısına. Fakat ondan sonra gelen devlet adamları. Günümüzde dünya hâkimiyeti havadan da 2 Ed. 1903. Türk Millî Kültürü. dört taraftaki milletleri tâbi kılmak ve onları düzene sokmak. Bu sözlerin tarihî temeli şudur: Dünya tarihinde. güneyde gün ortasına. Bu politikanın temelini oluşturan fikir ve aksiyon da ancak askerî gücü artan ve büyüyen milletlerde. dünya hâkimiyeti politikası ve bu politikanın vasıtaları. milletine ve devletine çağın ve zamanın şartlarına uygun önemli bir hedef göstermiştir. Çeviren: M. 270. 3 Salim Koca. Dünya hakimiyeti. 102. Bozkır İmparatorluğu. XX. 246 vd.

adalet. Eğer köpek aslanlara baş olursa. istiklallerini ve varlıklarını korumakta ve devam ettirmekte bile çok büyük güçlük ve sıkıntı çekmektedirler. Türk Başkomutanları ve Tarihin Akışını Değiştiren Zaferler Türk hükümdarları. çağın ve zamanın şartlarına kendilerini uydurabilen. cesaretlerini kamçılarlar ve umutlarını daima canlı tutmaya çalışırlardı. giriştikleri her türlü mücadelede başarının her şeyden önce kendi cesaretlerine ve gösterecekleri kahramanlığa bağlı olduğunun bilincindeydiler. Çünkü. yani çağın ve zamanın şartlarına uygun vasıtalara sahip olabilen milletler ve devletler. Çünkü onlar. Bugün. her türlü askerî faaliyette ordularının başında bulunurlar. İstanbul. dünyaya hak.6 Artık bundan böyle uzay teknolojisine sahip olan milletler ve devletler. Yusuf 6 5 .7 Ünlü siyaset kitabı Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hâcib’in de belirttiği gibi. rakiplerinin ve düşmanlarının faaliyetlerini uzaydan takip edebilmekte ve silahlarını da buradan yönlendirebilmektedirler. 71 vd. Kutadgu Bilig. 2. Onlar. Yayınlayan ve Çeviren: R.” 8 Krş. dünya hâkimiyeti politikası gütmek şöyle dursun. güvenlik.8 Ayrıca onlar. R. 2005. Ankara. o aslanların hepsi köpek gibi olur. b. başkomutan olarak. s. 2047. yürütme ve sonuçlandırma görev ve sorumluluğunu üzerinde taşıyan en büyük yetkiliydiler. askerlerinin gayretlerini artırırlar. 1991 yılında SSCB’nin yerini alan Rusya Federasyonu. başından sonuna kadar bütün askerî faaliyetleri planlama. ancak dünya hâkimiyeti politikası güdebilmişler ve bu politikalarında da büyük ölçüde başarı sağlayabilmişlerdir. Arat. Bir zamanlar SSCB uzay teknolojisinde Amerikalılarla yarış hâlinde idi. kolaycılığı ve rahatı tercih eden. Açıkça görülmektedir ki Türklerin bu davayı gütmekten maksatları. bu yarışı bugün bırakmış gözükmektedir. Türk devletlerinin başkomutan ve komutanları cesaret ve kahramanlıkta daima ordularına örnek ve model olurlardı. Türklerden başka hiçbir millet bütün haksızlığa ve zulme uğrayanların babası olmak gibi kendisini yüce bir davaya adamamıştır. Yusuf Has Hacib. düzen. Bu örnek ve modelle de arkalarındaki birlikleri olumlu bir şekilde etkilerlerdi. 1947. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. Yine bu hususta da üstünlüğü hâlâ Amerikalılar ellerinde tutmaktadırlar. Zira Türk hükümdarları. Koca. Görüldüğü gibi. huzur ve hizmet getirmekti.uzaya çıkmıştır. devletin merkezinde oturan ve sadece emir veren kişi değillerdi. köpeklerin her biri kendi karşısındakilere arslan kesilir. 7 Bu hususta Yusuf Has Hacib şöyle demiştir: “Arslan köpeklere baş olursa. Çarpışmalarda da daima merkez (kalp) kuvvetlerinin başında ve ön saflarda yer alırlardı. Verdikleri emirleri de önce bizzat kendileri icra ederlerdi. çağın gerektirdiği uzay teknolojisine sahip olamayan milletler ve devletler. Burada özellikle sorulması ve cevap verilmesi gereken bir soru da şudur: Milletlerin ve devletlerin dünya hâkimiyeti politikası gütmekten maksatları neydi? Bu hususta uzun uzun düşünmeye ve bir araştırma yapmaya hiç ihtiyaç yoktur. Ankara. 1974.

Malazgirt (1071). uzun bir süre bu güce karşı yıpratma ve yıldırma savaşları vermekte. kaya kuzgunu gibi uzaklara çevirmelidir.” (Yusuf Has Hacib. hiç şüphesiz. O. askerî garnizonlarına. tehlikesini ve felaketini askerleriyle birlikte paylaştıkları gibi başarısını da yine onlarla birlikte paylaşırlar veya onların kahramanlıklarına ve fedakârlıklarına atfederlerdi. Arslan gibi hamiyeti yüksek tutmalı. s. Daima görevinin ve sorumluluğunun bilincinde olan Türk başkomutanları da tarihin akışını değiştiren ve Türklüğün kaderini tayin eden büyük zaferler kazanmışlardır. Türk başkomutanlarının bu büyük başarılarında hiç kuşkusuz onların bazı davranışları ve yetenekleri başlıca rol oynamıştır. 2310-2314. Ali Karamanlıoğlu. Dandanakan (1040). 45-48. kurt gibi kuvvetli. düşmanın yığınak merkezlerine. 1977. onu manen ve maddeten yıldırıp yıpratmadan genellikle büyük çaplı bir askerî faaliyete girişmemekteydiler.hazıra konan komutan hiç değillerdi. Mesela Türk başkomutanları. Aynı zamanda. istilaya ve işgale uğramış olan “Türk ata yurdu” Anadolu’yu kurtarmış ve burada yeni bir Türk devletinin (Türkiye Cumhuriyeti) kurulmasını sağlamıştır. 58. b. I. 95-112. Türk Kültürü. Bilindiği gibi. İstanbul’un Fethi (1453) ve Dumlupınar (30 Ağustos Başkomutan Muharebesi) (1922) zaferleridir. Ona göre iyi bir komutan şu özelliklere sahip olmalıdır: “Onun yüreği harpte arslan yüreği gibi ve dövüşürken de bileği kaplan pençesi gibi olmalıdır. Kutadgu Bilig ve Kumandan. O. yani Anadolu ve Rumeli birleştirilmiş ve bir bütün hâline getirilmiştir. Miryokefalon (1176). keşif kollarına. Malazgirt Zaferi ise. gözünü. sıkıntısını.) 6 . rakip bir güçle bir meydan savaşına girmeden önce. önemli yol kavşaklarına. küçük akıncı birlikleri. s. ayı gibi azılı ve yaban sığırı gibi kinci olmalıdır. kırmızı tilki gibi hilekâr olmalı. deve gibi kin ve öç gütmelidir. Has Hacib eserinde. Türk başkomutanlarının savaş meydanlarında kazanacakları başarıya bağlı olmuştur. 1967. Bunların en önemlileri. Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşunu sağlamış ve Türklüğün önüne de İslam dünyasının hâkimiyetini açmıştır. irtibat noktalarına. baykuş gibi geceleri uykusuz geçirmelidir. Animal traits in the army commander. iyi bir ordu komutanının bazı özelliklere sahip olması gerektiğini belirtmiştir. İstanbul’un fethi ile de iki parça hâlinde olan Türk yurdu. ileri karakollarına. Dolayısıyla bu zafer hem Türkler hem de Bizans için bir bakıma Malazgirt Zaferi’nin tasdiki ve tescili olmuştur. Robert Dankoff. bu özelliklerin bir kısmını. acısını. Özellikle savaşın ve mücadelenin her türlü meşakkatini. Anadolu’nun fethi ve Türk vatanı hâline gelmesi sonucunu doğurmuştur. karşılarındaki ordunun kuvvetini öğrenmeden ve ölçmeden. Anal of Turkish Studies. Tarihin en eski dönemlerinden beri sürekli batıya akış içinde olan Türk topluluklarının kaderi. keşif ve yoklama faaliyetlerinde bulunmaktaydılar: Özellikle yıpratma ve yıldırma savaşlarında. bazı hayvanlarda ve kuşlarda görülen özelliklerle anlatmıştır. Kendisini saksağandan daha ihtiyatlı tutmalı. Dandanakan Zaferi. onlar. Dumlupınar Zaferi ise. domuz gibi inatçı. Miryokefalon Zaferi de kurulan yeni vatanı (Anadolu) ve devleti (Türkiye Selçuklu Devleti) koruyarak. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. Türklerin bu ülkede kalıcı olmalarını sağlamıştır.

I. O. Selçuklu komutanları ve Türkmen beyleri de Malazgirt Meydan Savaşı’ndan önce Bizans’ın askerî gücünü kırmak ve maneviyatını çökertmek için Anadolu üzerine yüzlerce defa sefer ve akın düzenlemişlerdi. yani Dandanakan Meydan Savaşı’na kadar Gaznelilerle olan bütün çarpışmaları. Ankara. direniş merkezleri çökertilmiş. 1977. etkili nutuk söyleme yeteneğine sahip olmakla mümkündür. 320. Doğrul. 1035-1040 yılları arasında. Afşin’in yaptığı bu yağmalı akına karşı en ufak bir müdahalede bile bulunamamıştır. büyük Bizans ordusu sarsılmış ve daha da önemlisi Bizans’ın itibarı ve maneviyatı kırılmıştır. Denizli dolaylarında geniş bir akın hareketinde bulunduktan sonra Marmara sahillerine ulaşmış ve buradan da Bizans imparatorunu kendi başkentinde (İstanbul) tehdit etmiştir. Fakat Sultan Alp Arslan bütün bu faaliyetleri yeterli görmemiştir. Bizans’ın savaş kabiliyetinin olmadığını ve kendisini savunmaktan aciz olduğunu Sultan Alp Arslan’a bildirmek suretiyle onu cesaretlendirmiş ve teşvik etmiştir. Bu seferler ve akınlar sonucunda da büyük şehirler yağmalanmış. Bu yetenek de büyük Türk başkomutanlarının hemen hemen hepsinde vardı. İyi bir başkomutan olan Sultan Alp Arslan. Çeviren: Ö. Bizans imparatoru. s. Bundan sonra Azerbaycan’a dönen Afşin. 10 Kafesoğlu. Bizans’ın doğudaki birlikleri imha edilmiş. vurulduğum yere 9 Türkler. Mesela. özellikle düşman takatten düşünceye kadar devam etmekteydi. etkili nutuk söyleme yeteneğine fazlasıyla sahipti. s. Malazgirt Savaşı’ndan önce Bizans ordusunun son durumunu öğrenebilmek için 1071 yılı başlarında Selçuklu akıncı komutanlarından Afşin’i Anadolu’ya bir kere daha göndermiştir. Bu baskınlar ve akınlar. 243. Anadolu’yu Türklüğe açacak Ani ve Malazgirt gibi müstahkem yerler alınmış. Onlar. 1945. Son derece kuvvetli ve hareketli bir akıncı birliğinin başında Anadolu’ya giren Afşin. Bu da zamana. sürpriz baskına “türktaz” adını verirlerdi. bu gücü yıpratmaya ve yıldırmaya yönelik olmuştur. Selçuklu hanedan üyeleri.malzeme ve yiyecek depolarına yüzlerce defa sürpriz baskın9 ve akın düzenlemekteydiler. Aynı şekilde Selçuklu sultanları. R. Malazgirt Savaşı’ndan az önce ordusuna şöyle hitap etmiştir: “Şehit düşersem. yani emirlerindeki birliklerin inancına ve sosyal psikolojisine uygun ve etkili bir nutukta bulunmak suretiyle onları coşturmakta ve peşlerinden sürüklemekteydiler. Selçuklu beylerinin. Saldırılarını da genellikle sürpriz baskın şeklinde yaparlardı. Ebû’l-Ferec Tarihi. Türk Ordularının En Önemli Özelliği: Başkomutan-Ordu Bütünleşmesi İyi bir başkomutanın mutlaka yapması gereken işlerden biri de ordusu ile aynı düşünce ve idealde bütünleşmektir. zemine ve şartlara uygun.11 3. 11 Ebu’l-Ferec. kesin sonuç almak istedikleri zaman bu yeteneklerini ustalıkla kullanarak.10 Bu arada rakip gücün zayıf ve kuvvetli tarafları öğrenilmekte ve ona göre önlemler alınıp uygulanmaktaydı. 7 .

8 . Hâlbuki Bizans imparatoru. İşte Alp Arslan. el-Kâmil fî’t-Târîh. bütün Türk başkomutanları ve komutanları için de önemliydi. Aksi takdirde olumlu bir sonuca ulaşmak mümkün olmayabilir. iki ordu arasında cereyan eden mücadelede sonucu belirleyen en önemli unsur. Alp Arslan ve Zamanı. 57 vd. bir er gibi din ve devlet uğrunda savaşacağım. Mehmet Altay Köymen. Eğer verilen mücadele müspet bir sonuca ulaştırılmak isteniyorsa. Sevim. kendisinden sonra devletin dağılmasını ve yıkılmasını önlemekti. Benim yerime geçecek olan oğlum Melikşâh’tır. İslam Ansiklopedisi. 6. Savaştan korkanlar çekip gitmekte serbesttir. kendisi için iki önemli hususu ortaya koymuştur. 58 vd.” şeklinde belirtmiştir. bir hükümdar (sultan) gibi değil. Malazgirt Savaşı’na dini ve devleti korumak gibi yüce bir gaye ile girmiştir. şehit olursam rahmet ondandır.” derken. Kafesoğlu. şehit olma ihtimali hâlinde “siyasi vasiyetnâmesi” ile ilgilidir. XIX/23. Sultan Alp Arslan. bu davranışıyla emrindekilere ne kadar değer ve önem verdiğini göstermiştir.gömün. C VII. 29 vd. tarafların taşıdıkları gayelerin niteliğidir. emrindekilerle kendisinin eşit olduğunu ilan etmiş olması. Maddî güçleri ne olursa olsun. 1971. Hiç kuşkusuz Alp Arslan’ın bu davranışı. Bunlardan biri. hiç şüphesiz. s. Ankara. Özaydın.Ali Sevim. s. ikincisi ise. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’zZaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler II. bu nutukta özellikle şu noktalar dikkati çekmektedir: Görüldüğü gibi. Savaştan kaçanları ise. 1972. 22. [İbnü’l-Esîr. 51. s. Arapça metin: 14. s. İstanbul. her şeyden önce güdülen gayenin haklı. Ayrıca o. Sultan bu mektuplarda vasiyetini. Burada özellikle belirtelim ki bu iki husus sadece Alp Arslan için değil.. s. 34. Sultan Alp Arslan.”12 Sultan Alp Arslan’ın bu kısa. Şurasını unutmamak gerekir ki tecavüzî gaye güdenlerle dini ve devleti savunmak gibi yüce gaye güdenler hiçbir zaman 12 Faruk Sümer . meşru. Sultan Alp Arslan Dönemi. geçerli ve hayatî bir sebebe dayanması gerekir. 37 vd. Yayınlayan: C. kendisini askerlerinin seviyesine indirmiş ve onlarla eşit hâle getirmiştir. İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı. 1998. s. 12. bu dünyada da alçaklık beklemektedir. Selçuklu erlerinin psikolojisini son derece olumlu etkilemiştir. Ankara. nutkunun ikinci cümlesinde. sefere çıkarken eşine ve Vezir Nizâmü’l-Mülk’e ayrı ayrı yazdığı mektuplarda da ortaya koymuştur. 246. 25. Şehit olanlar cennete girecekler. Tornberg.13 Sultanın böyle bir vasiyette bulunmaktan maksadı. “Ben düşmana karşı yürüyorum. Bugün burada. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). Belgeler. 13 Sultan Alp Arslan siyasi vasiyetini sadece ordusuna verdiği nutukta değil. öteki dünyada ateş. Büyük Selçuklu Devleti’ni yıkmak ve Türkleri geldikleri yere atmak gibi tecavüzî bir gayenin peşindeydi. s. Geri kalanlar da oğlum Melikşâh’a tâbi olsun. Sultan Alp Arslan’ın nutkundaki ilk sözü. 71. 1973. Beyrut. 1987. Sağ kalırsam bu Tanrı’nın lütfudur. X. kalanlar da dünya nimetine gark olacaklar. 2001. Müneccimbaşı. Çeviren: A. Malazgirt maddesi. İstanbul. fakat son derece etkili olan sözlerini bir daha gözden geçirecek olursak. din ve devlet gibi yüce iki değer uğrunda savaşacağını belirtmesidir. 40. A. J. “Artık burada sultan yoktur.

2006.” derken. Burada şu sonuca varıyoruz: Bu nutuk hem Sultan Alp Arslan’ın hem de Türk ordusunun inancına ve sosyal psikolojisine tamamen uygundur. bu ödüller. nutkunun son cümlesinde.aynı psikolojide olamazlar. aynı gayede birleşebilirler ve benzer davranışlar gösterebilirlerdi. Çin tarihçileri tarafından Göktürk savaşçıları için yapılmıştır. Sultan. mücadelenin ödülü ile ilgilidir. Zira. Daha da önemlisi. Eğer şehit olunursa “cennet”e. 64. bu yolu iki ağır ceza göstermek suretiyle kapatmak istemiştir. ancak benzer duygu ve düşünceler taşıyanlar. s. Şüphesiz. nutkunun üçüncü cümlesinde “Korkanlar çekip gitmekte serbesttir. ordusunun tutumunu daha da kuvvetlendirmiştir. askerlerinin ruhunda derin bir umut ve heyecan uyandırmıştır. Bu cezalardan biri bu dünyada “zillet”. bu öyle bir mücadeledir ki sonucunda kendi tarafından kaybeden hiç kimse olmayacaktır. Sultan Alp Arslan. onları cesaretlendirmek istemiştir. Zaten. Sultan Alp Arslan’ın nutkunun dördüncü cümlesi ise. savaştan korkup kaçmayı düşünenlerin başına gelebilecek felaketi hatırlatarak. bu nutuktan sonra Türk ordusu birden coşmuştur. Nitekim bu önemli ve değerli ödüller. savaştan kaçmak gibi ağır bir zilleti kolay kolay göze alması mümkün değildi. Doğu Türkleri. İstanbul. deyim yerindeyse. kendi gayesini ordusuna aşılayarak. bu duygu ve düşüncelerle dolup taşmasaydı. ordunun birlikleri arasında zayıf iradelilere. savaşta ölmeyi de onur verici bulan”14 her Türk’ün. âdeta askerlerinin damarlarına basarak. Çünkü. Sultan Alp Arslan bu sözüyle. Alp Arslan’ın anlayışına göre. Türk ordusunun motivasyonunu son derece artırmıştır. Liu Mau-tsai. bu nutuk vasıtasıyla kendi fikirlerini ordusuna aşılamaya ve onu kendi kutsal amaçları doğrultusunda 14 Bu tespit. Görüldüğü gibi. ant içme anlamına gelen bu toplu onaylama. coşamazdı. hem Türk gelenekleri hem de inancı için çok önemli ve değerlidir. 9 . Daha açık bir ifade ile söylemek gerekirse. Sultan Alp Arslan’ın anlayışına göre. bu sözleri söyleyemezdi. Daha doğrusu Türk ordusu savaş naralarıyla Malazgirt Ovası’nı inletmiştir. Türk ordusu da aynı duygu ve düşünceleri benimseyip paylaşmamış olsaydı. Çünkü. diğeri öteki dünyada “cehennem ateşi”dir. Sultan Alp Arslan. Sultan Alp Arslan’ın ordusuna olan güvenini daha da kuvvetlendirmiş ve ordusu ile başkomutanını aynı duygu ve gayede birleştirmiştir. hayatta kalınırsa da “dünya nimetleri”ne kavuşulacaktır. Sultan Alp Arslan. “hastalıktan ölmeyi utanç verici sayan. Sultan Alp Arslan’ın. savaştan kaçma ihtimalini düşünerek. Alp Arslan’a göre. yeteneksizlere ve korkaklara asla yer olmamalıdır. yetersizlere. Gerçekten de Sultan Alp Arslan’ın bu nutku az sözle çok önemli anlamlar ifade eden bir güce sahipti. daha mücadeleye girmeden böyle bir ödül göstermesi sebepsiz değildir. Şurası bir gerçektir ki Sultan Alp Arslan.

O. Bir meseleyi çözüme kavuşturmadan başka bir meseleyi ele almazlardı. engeller onların cesaretini kıramazdı. ancak bu sayede neleri 15 Koca. Mesela iyi bir başkomutan hem komuta ettiği ordunun hem de rakip ordunun psikolojisini çok iyi bilmesi gerekir. Herhangi bir askerî faaliyette başarısızlığa uğramak. 81. Ankara. 2005. amacına ulaşmak hususunda son derece kararlı bir komutan olan Kılıç Arslan. Fernand Grenard. Biraz yukarıda belirtildiği gibi. s. Kılıç Arslan.15 Türk başkomutanlarının bir diğer özellikleri şu idi: Türk başkomutanları. Haçlı ordularına karşı İznik. 2003-b. 1100 ve 1101 yıllarında arka arkaya gelen Haçlı ordularını Amasya ve Konya Ereğlisi’nde büyük ölçüde imha ederek. Tehlike ve güçlükler ne kadar büyük olursa olsun yılmazlar. Türkiye Selçukluları Tarihi. hemen düzenli ordu savaşını bırakıp. her üç çarpışma sonucunda da Haçlı ordularının önünden çekilmek zorunda kalmıştır. bir teşebbüste başarısızlığa uğramışlarsa. Kılıç Arslan. Anadolu’nun öyle kolayca geçilebilecek ve işgal edilebilecek bir ülke olmadığını bütün Batı dünyasına açık bir şekilde göstermiştir. Eskişehir ve Konya Ereğlisi olmak üzere üç yerde meydan savaşı verdiyse de bu orduları ne imha edebilmiş ne de durdurabilmiştir (1097). fakat sağlam ve sarsılmaz bir inançla imkânlarının sınırlarını hiç gözden kaçırmadan ısrarla hedeflerine yürürlerdi. Onlar. 2003-b. başka bir savaş türü olan gerilla savaşına yönelmiştir. yarıdan fazlası Anadolu’da imha edilmiş bulunuyordu. 1992. 23. zemine ve şartlara göre değiştirmekte ve uydurmakta fevkalade yetenek sahibi idiler. 10 . 98. II. daima ölçülü ve ılımlı. Onlar. 4. 16 Krş. taktiklerini duruma. Türkiye Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı I. Kılıç Arslan. 94.17 Türk başkomutanları. Haçlı ordusu Filistin’e ulaştığında. 18 Geniş bilgi için bk. 73 vd. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. Galip Türk Başkomutanlarının Mağlup Başkomutanlara Karşı Tutumları İyi bir başkomutanda bulunması gereken daha başka özellikler de vardır. Haçlı ordularına karşı verdiği meydan savaşlarında başarı sağlayamayınca.fikren hazırlamaya çalışmış ve bu teşebbüsünde de tam başarıya ulaşmıştır. Koca. Çorum. Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü. 85. Onlar. önceki başarısızlıklarını sildiği gibi. amaçlarına ulaşma hususunda son derece kararlı idiler. bunu her şeyin sonu olarak görmezlerdi. Hiçbir şey olmamış gibi teşebbüslerine büyük bir gayretle devam ederlerdi.18 Zira. Bütün akıl ve enerjilerini ele aldığı meseleler üzerinde toplarlardı. Böylece. Fakat. kendilerine özgü savaş taktiklerini uygulamakta da son derece başarılıydılar. Türk başkomutanlarının gözünü asla yıldıramazdı. 17 Koca. İstanbul. s. 2003-b. Daha doğrusu Kılıç Arslan. s. kendi savaş gücünü koruduğu gibi. Koca. Tâ ki başarıya ulaşıncaya kadar:16 Türkiye Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı I. Haçlılara da maddeten ve manen çok büyük zararlar verdirmiştir. s. s.

daima dikkat ve ihtiyatla hareket etmelidir. Masao Mori. Burada açık olan bir gerçek vardı. Wolfram Eberhard. 11 . 69. her türlü takdirin üzerindedir: Tarihî kayıtlara göre. Tabiri caizse onu tam bir kapanın içine almıştır. Die Hunnen der vorchristlichen Zeit. 328 vd. 20 J. 40 vd. dünya strateji tarihinde görülmemiş bir taktikle bu orduyu Pe-teng Yaylası’nda dört taraftan. Çankaya. s. Büyük Hun Hükümdarı Mete Han’ın. 1977. imparatoru ve ordusunu imha edilmekten kurtarmış ve barışa yönelmiştir. ne kadar ileri gidebileceğini ve nerede duracağını bilebilir. Türkiye Selçuklu Hükümdarı Sultan II. ümitsizlikten çıldıracak duruma gelmiştir. Büyük Türkolog Kaşgarlı Mahmûd’un dediği gibi Türk kahramanları. s. Gerek kendisi için gerekse rakibi için imkân dâhilinde olanlar ile imkânsız olanları iyi ayırt etmelidir. 63. zekâları. Rakibinin ve düşmanının manevi gücünü ve iradesini kırmak. 100. Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alp Arslan’ın. 19 Bu hususta Selçuklu sultanları Alp Arslan ve II. Hun Türklerini Kuzey Çin’den tamamen söküp atabilmek için MÖ 203 yılında atlı ve yayalardan oluşan 320. Başta imparator olmak üzere bütün Çin ordusunu imha edilme korkusu ve endişesi sarmıştır. Kılıç Arslan’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bu hususta gösterdikleri ölçülü davranışlar.000 demir kırı (göğümsü) atlı ile doğudan. s.yapabileceğini. Koca. 1978. imparatoru teslim alabilecek. Tarih Enstitüsü Dergisi. 246-255. 55 vd. 2003. Falih Rıfkı Atay. iyi bir başkomutan. Çin imparatoru Kao. onu barışa ve dostluğa zorlamak. Mete Han. O da Çin ordusunun bu kuşatma sonucunda tamamen imha edileceği gerçeği idi. 100. İstanbul. Kafesoğlu. Çin Tarihi. Ankara. M. J. Özellikle imparator. Bu yüzden hiç kimse yerinden kımıldayamamıştır.000 ak atlı ile de batıdan aynı anda kuşatmıştır.19 Başka bir ifade ile söylemek gerekirse.000 kişilik ordusunu harekete geçirmiştir. Fak. Kendisini ve ordusunu tehlikeye atmamalıdır. 213. C IX. 1947. kuşatmanın yedinci günü kapanın bir köşesini açarak. yani 100. Fakat gelişme böyle olmadı. s. Kuşatma yedi gün sürmüştür. bu akıllara durgunluk veren kuşatmayı büyük bir korku ve şaşkınlık içinde seyretmekten başka bir şey yapamamışlardır. 1921. Mete Han.000 yağız (kara) atlı ile kuzeyden. cesaretleri ve maddi kuvvetleriyle ya yavuz düşmanı geri döndürürler ya da ona boyun eğdirirlerdi. Direnmedikleri müddetçe. s. 66. Kılıç Arslan ile Türk İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa arasında bir karşılaştırma yapabilmek için bk. Bu arada Çin ordusunda ne ekmek ne de başka bir yiyecek kalmıştır. Mete Han için yeterli ve önemli olmuştur. Görüldüğü gibi Mete Han da her Türk kahramanı gibi rakibini ve düşmanını imha etmeyi düşünmemiştir. Berlin-Leipzig. De Groot. Kuzey Asya’daki Bozkır Devletlerinin Teşkilatı.000 doru (al) atlı ile güneyden ve 100. Çin ülkesini de tamamen ele geçirebilecek durumdaydı. onları imha etme ve ortadan kaldırma gibi bir yola hiçbir zaman başvurmazlardı.20 Hâlbuki Mete Han. İÜ Ed. bu sırada Çin ordusunu bütünüyle imha edebilecek. 1980. s. İmparator ve komutanları. 72. 89.

Fransız Bilim Adamı Claude Cahen’in de belirttiği gibi. Savaş meydanından ayrılmadan önce de özgürlüğünü geri vererek onu serbest bırakmıştır. Mustafa Kemal de tıpkı Mete Han. 1984. Burada hemen belirtelim ki Sultan Alp Arslan’ın bu yüksek insanî davranışının bir benzerini ve örneğini. İslami dönemde Türk başkomutanlarında da devam etmiştir: Bilindiği gibi. Sultan II. 24 Sultan I. 116. Moran.23 Sultan Alp Arslan. onu sadece vassal (tâbi) bir hükümdar hâline getirmekle yetinmiştir. Sinop’un fethi sırasında (1214). 2003-b: II. İzzeddîn Keykâvus. hiç şüphesiz pek kolay bir iş olurdu. Üstelik. Trabzon Rum İmparatoru Kyr Aleksios’u tutsak almış. Ayrıca. tıpkı Malazgirt Savaşı’nda olduğu gibi çarpışma sırasında Yunan Orduları Başkomutanı Trikopis ve kurmay heyeti de teslim alınmıştı. her başkomutanın başını döndürecek ve ayaklarını yerden kesecek nitelikte parlak bir zaferdi. Koca. başkomutanı tutsak alınmış bir Bizans Devleti bulunmaktaydı. kurtuluş akçesi almadan serbest bırakmıştır. Kılıç Arslan da Miryokefalon Savaşı’nda (1176) Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğratıp. s. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Sultan Alp Arslan’ın karşısında da ordusu ve teşkilatı tamamen çökertilmiş. “Sultan II. Sultan Alp Arslan bu davranışıyla bütün dünyaya örnek olma onurunu kazanmıştır. imparatorun ne şerefine ne de hayatına dokunmuştur. o zaman Bizans ordusunu tamamen imha edebilecek ve Bizans İmparatorluğu’nu da yıkabilecek bir durumda idi. İzzeddîn Keykâvus’un yaptığı gibi24 Büyük Zafer’den sonra barışa yönelmiş. Bu durumda Alp Arslan’ın Anadolu’yu ele geçirmesi ve Bizans Devleti’ni yıkması. tıpkı Mete Han ve Sultan Alp Arslan gibi barışa yönelmiştir. tutsak aldığı Bizans İmparatoru Romanos Diogenes ile bir barış antlaşması yaparak. Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler. bu orduyu imha etmemiş. 173-197. Onu. Kılıç Arslan’ın Miryokefalon’dan sonraki ölçülülüğü ise. 12 . sadece Türk başkomutanlarına özgü bir davranış gibi gözükmektedir. 21 Claude Cahen. en az Sultan Alp Arslan’ın Malazgirt’ten sonraki ölçülülüğü kadar hayranlık uyandıracak nitelikteydi. üvey kardeşi İbrahim Yınal’ın Hasankale (Pasinler) Savaşı’nda (1048) yenip tutsak aldığı Gürcü Prensi Liparit’i. bir süre değerli bir misafir gibi ağırlamıştır. geriye kalan kısmını da tamamen kuşatmış olduğu hâlde. İstanbul. Türk Orduları Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa’nın Dumlupınar Zaferi de (30 Ağustos 1922 Zaferi). Kılıç Arslan ve Sultan I.22 Hâlbuki o da tıpkı Sultan Alp Arslan gibi. 23 Tuğrul Bey. Çeviren: Y. tutsaklarını da bir süre kıymetli bir misafir gibi ağırlayıp ülkelerine iade etmiştir. Bu davranış. Tuğrul Bey. s. yaptığı bir antlaşma ile onu vassal (tâbi) hükümdar hâline getirerek. serbest bırakmıştır.Mete’nin bu ölçülü ve erdemli davranışı. Fakat o. başka başkomutanlar arasında aramak ve bulmak mümkün değildir. Bu ölçülü ve erdemli davranış karşısında imparator da Sultan Alp Arslan’ın huzurundan minnet ve şükran duyguları altında ezilerek ayrılmıştır.”21 Sultan II. mütevazılıktan ayrılmamış. 22 Geniş bilgi için bk.

ona hiçbir hayat hakkı tanımaz. onu ezmek şöyle dursun. Türk insanı. Türklerin egemenlik (hükümranlık) ve insanlık anlayışı ile bağdaşmaz. s. Teslim olma şartları arasında ise. Hristiyanlara ekmek vererek. insani görevlerini yerine getirdiler. ona merhamet ve şefkat gösterir. belki bu kadar yüksek insani bir davranışın ikinci bir örneğine tanıklık etmiş değildir. onu daha da ezer. Türklerin bu yüksek insani erdemleri karşısında duyduğu manevi ezikliği eserinde şu acı sözlerle dile getirmiştir: “Ey hainlikten daha zalim olan merhamet! Müslümanlar. kültürlerine ve inançlarına dokunulmazdı. 26 Osman Turan. Hâlbuki. Kuşatılanlar. açları doyurdular.25 Bu durumdan son derece etkilenmiş olan 3000 Fransız genci. kuşatılan şehirlerin ve kalelerin halkına teslim olma çağrısında bulunmak. zimmet altına alınmış gibi korunurdu.Türk başkomutanlarının büyük zaferlerden sonra barışa yönelmelerinin sebebi. Bu 25 Dünya tarihi. onunla savaşır. merhamete gelerek. sadece fethin sembolü olarak bir kilise camiye çevrilirdi. Koca. daha doğrusu Türk karakteri ile ilgilidir: Batılı insan rakibini yenmişse veya zayıf görmüşse. 141. Türk insanının bu karakter özelliğine dair Mete Han. zayıf duruma düşmüşse. Haçlı ordusunun bu durumunu gören Türkler. Bununla birlikte Türkler. Fransız Haçlı ordusunu. Sefere kralın papazı olarak katılmış olan Odo de Deuil. 2003-b: II. yani İslam dinini kabul etme gibi bir hüküm hiçbir zaman yer almazdı. Sultan Alp Arslan. s. Onlara asla esir ve köle muamelesi yapılmazdı. şehirlerinde kalmalarına veya istedikleri yere gitmelerine izin verilir. artık savaşamayacak kadar aç. Onlar bununla da kalmadılar. 13 . bu öneriyi kabul etsinler veya etmesinler. malları ellerinden alınmaz. 185 vd. fetihten sonra hayatları bağışlanır. hastaları tedavi ettirdiler. hasta. Selçukluların himayesine sığındı ve hepsi birden Müslüman oldu. Üstelik. bitkin ve perişan bir vaziyetteydi.”26 Bu sözler. yorgun. Onlara para dağıtarak. Türk başkomutanlarının hiçbir zaman ihmal etmedikleri bir davranış idi. onlardan dinlerini satın aldılar. O. bu duruma âdeta isyan etmiştir. hiç şüphesiz zayıfı ve muhtacı koruyan. Haçlı Seferi sırasında (1148) yaşanmış ve dünya tarihinde başka bir benzeri gösterilemeyen güzel bir örnek bulunmaktadır: Selçuklu ordusu. Burada son darbeyi vurmak üzere harekete geçtiğinde korkunç bir manzara ile karşılaşmıştır: Haçlı askerleri. Türk fetih anlayışına göre. Kendileri ve malları. ancak rakibi güçlü olursa veya saldırırsa. Kılıç Arslan ve Gazi Mustafa Kemal örneğinden başka II. pes etmiş veya aman dilemişse. merhamet ve şefkat duygusu çok yüksek olan Türk insanındaki karakter ve ruh yapısının en güzel tasviridir. Şehirde. Selçuklular Zamanında Türkiye. onları Müslüman yapmak için hiçbir zorlamada bulunmadılar. Denizli’den itibaren vurduğu darbelerle yıprata yıprata Antalya’ya kadar takip etmiştir. himaye eder. Sultan II. Türk insanlık anlayışı. Rumların tecavüzünden kaçarak. çarpışmaya birden son verdiler. din değiştirme. Rakibi yenilmişse. Hürriyetleri ve faaliyetleri kısıtlanmazdı. İstanbul. 1971. yenilmiş düşmanı daha fazla ezmek.

genellikle barışsever başkomutanlar idiler. açlıktan âdeta kırılacak duruma gelmişti. s. İstanbul. savaştan daima kaçınmışlardır. Daha doğrusu onlar. kardeşine “Nişâbûr’u yağma edersen. Tuğrul Bey’in Isfahan’ı düşürdükten sonra şehre ve şehir halkına karşı tutumu ise. Başka milletlerde bu davranışın bir benzerini görmek ve aramak boşunadır. 350. devletin ve milletin varlığı ve istiklali tehlikeye düştüğü. barışı onurla koruyabildikleri müddetçe.27 Bunun üzerine Çağrı Bey kararından vazgeçti ve böylece Nişâbûr şehri yağma edilmekten kurtulmuş oldu. bıçağını çekip. C IX. 1943. Başka bir deyişle onlar. İşte bu hususta somut bir örnek: Selçuklu beyleri Tuğrul ve Çağrı kardeşler. C IX. Tuğrul Bey. Savaştan önce kendi idareleri ile rakip idareler arasında olan düşmanlığı dostluğa. kılıçlarının hakkı olarak şehri yağmalatmak istedi. Devlet adamlığı anlayışı ve sorumluluğu ile hareket eden Tuğrul Bey.” dedi. Hazırlayan: E. çok büyük bir sıkıntıya düşmüştü. Halk. gerek savaştan önce gerek savaş sırasında gerekse savaştan sonra daima sivil halkı koruyucu bir tutum içinde olmuşlardır. 27. Gaznelilere karşı kazandıkları Serahs Savaşı’ndan sonra ordularıyla Nişâbûr şehrine girmişlerdi (1038). s. Büyük Selçuklu Devleti’ni kurduktan sonra da bu tutumunu ve anlayışını devam ettirmiştir. kardeşinin bu davranışına şiddetle karşı koydu ise de onu ikna edemedi. onun halkı koruyucu tutumu ile ilgilidir. 5. Çağrı Bey. 369. Tuğrul Bey’in bu kararından dolayı son derece memnun kalmıştır. Ebû’l-Ferec Tarihi. Bu karara göre. Tuğrul Bey’in özellikle Dandanakan Zaferi’nden sonra devlet başkanı olarak aldığı ilk karar. 458. milletin ve devletin çıkarları söz konusu olduğu zaman da savaşmaktan asla çekinmemişlerdir. s. 483. Tuğrul Bey. s. Bundarî. halkın malını ve canını korumak için hayatlarını bile ortaya koymaktan çekinmemişlerdir. Kazandıkları büyük zaferlerden sonra da mütevazı ve ölçülü olmaktan ayrılmamışlar. Bu defa Tuğrul Bey. İstanbul. Selçuk-nâme. daha büyük takdire layıktır: Tuğrul Bey. 5. 1987. C IX. Türk hükümdarları. 1987. I. 1979. Fakat. 1979. Türk Başkomutanlarının Sivil Halka Karşı Tutumları Türk başkomutanları. Görüldüğü gibi. Çeviren: K. kendimi öldürürüm. siyaset yoluyla elde edebilecekleri başarı için hiçbir zaman kuvvet yoluna başvurmamışlardır. savaşlar yüzünden çok büyük darlık ve sıkıntı içine düşmüş olan Horasan halkını bir yıl vergiden muaf tutmuştur. rekabeti de ustalıkla iş birliğine ve iyi ilişkilere çevirmeyi başarmışlardır. 1050 yılında bir sene gibi uzun bir süre Isfahan’ı kuşatmıştı. Tuğrul Bey.sadece Türklere özgü bir davranış idi.28 Vergisini ödeyemeyecek durumda olan halk. Ahmed bin Mahmûd. 1977. 14 . daima barışa yönelmişlerdir. s. şehri teslim aldıktan 27 İbnü’l-Esîr. 28 İbnü’l-Esîr. s. Merçil. Zubdetü’n Nusre. Burslan. 296. Hatta onlar. C IX. Bu arada yiyeceğini ve yakıtını temin edememiş olan Isfahan halkı. s.

Süleyman Şâh’ın Antakya’yı alırken yerli halka gösterdiği davranış ile Haçlı liderlerinin aynı şehri alırlarken Müslümanlara. savaşın kırımından (katliam). Türk karakter ve ruh yapısının ne kadar yüce değerlere sahip olduğu kendiliğinden anlaşılmış olur. Haçlı Seferi sırasında (1098) Türklerin elinden aldıkları Antakya’da kimseye ne merhamet etmiş ne de yaptığı katliamda sivil-asker ayrımı yapmıştır. Cenâbî Mustafa Efendi. sadece Tuğrul Bey’e mahsus bir anlayış değildi. Sivil halkı. Şehirde ne yiyecek ne yem ne de yer sıkıntısı çekilmiştir. s. 31. Cilt I. İstanbul. şehri yeniden imar etti. s. Haçlılar. kendisini toparlayabilmesi ve tekrar üretici olabilmesi için şehir halkını üç yıl gibi uzun bir süre vergiden muaf tuttu. Gerçekten de Nâsır-ı Hüsrev ile Isfahan’a giren 1500 kişilik kervan. gördüğü manzara karşısında Tuğrul Bey’i takdir etmekten kendisini alamamıştır. hayat dolu olan şehirden geriye. İstanbul. 122 vd. 339 vd. parlak. Horasan halkına yaptığı gibi. 1950. 29 Nâsır-ı Hüsrev. evler.1999. şehrin büyüklüğü içinde âdeta kaybolup gitmiştir. 1976. 334 vd. Selçuklu devrinde olduğu kadar hiçbir devirde böylesine büyük muafiyetlere ve koruyuculuğa mahzar olmamıştır. s. yıkımından (tahribat) ve yağmasından koruma anlayışı. bir defada 500. Daha da önemlisi o. Sevim. tam bir harabe kalmıştır. (Sıbt İbnü’l-Cevzî). inanç farklılığından dolayı Selçuklu iktidarına ve düzenine karşı düşmanca duygular içinde olmasına rağmen. Isfahan’ın düşürülmesinden iki yıl sonra bir ticaret kervanı ile şehre uğrayan ve şehrin eski hâlini bilen Bâtınî propagandacısı Nâsır-ı Hüsrev.sonra halkı rahatlatacak ve onu eski mutlu günlerine döndürecek bazı önlemler aldı. s. O. köşkler. Bunların başında iktisadi önlemler gelmekteydi. s. Bu hususta Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusu Süleyman Şâh. 30 A. güttükleri siyasetin ve kültürlerinin doğal bir sonucu idi. Mehmet Altay Köymen. Antakya’yı kuşatmadan önce ordusuna “Halkın malına ve canına dokunulmayacak. Azımî Tarihi. mescitler ve zaviyelerle donatarak. şehrin yerli halkından çok miktarda Hristiyan ve Yahudi de aynı vahşetin kurbanı olmuştur. s. s. şehrin çehresini birden değiştirmiştir. Yahudilere ve kendi dindaşları olan Hristiyanlara gösterdikleri davranışı karşılaştırılacak olunursa. evlerine girilmeyecek.29 Burada şu hükme varmak mümkündür: İslam dünyasında yerli halk. Michel le Syrien. 143. Tuğrul Bey ve Zamanı. 1985. 1987. Sefernâme. 1996. Türklerin taşıdıkları inancın. 1994. s. 128. İbnü’l-Esîr.Cilt II. s. Cilt III. 1905. O. Çeviren: A. Halkı da tamamen kılıçtan geçirmiştir. 177-180. Ebû’l-Ferec Tarihi. 5. Sadece Müslüman halk değil. Antakya halkı da daha önce görmediği ve alışmadığı bu erdemli davranış karşısında çok etkilenmiş. s.000 dinar gibi büyük bir para harcayarak. Isfahan’ı yüksek hükûmet binaları. Cilt X. 1986. Runciman.30 Hâlbuki. 1988. 15 . Süleyman Şâh’a ve idaresine sevgi ve samimiyetle bağlanmıştır. yerli halkın elinde neyi varsa hepsini almıştır.” şeklinde kesin ve sert bir emir vermiş ve bu emrini de tam bir disiplin ve kontrol altında uygulatmıştır (1086). 31 Anna Kommena. 60.31 Burada. Daha önce canlı. XX. Tuğrul Bey’in bütün bu imar faaliyetleri. daha dikkatli ve etkili bir davranış ortaya koymuştur. 184. Tarzî. I. Batı dünyası.. Bu durum ise.

16 . Turan. tohumluk buğday 32 Niketas. Onun bundan amacı. s. onlara sağlanan imkânları duyan yerli halktan daha birçok aile kendiliğinden Selçuklu ülkesine göç etmiştir. çok miktarda esir ve ganimetle geri döndü. kendilerini ağır vergiler altında ezen ve karın tokluğuna çalıştıran Bizans yönetiminden hiç memnun değildi. zaman zaman devlet adamı sorumluluğu ile hareket etmemekteydiler. bize. Görüldüğü gibi Keyhüsrev. arazi. bu esirlere ya kurtuluş akçesi karşılığında özgürlüklerinin geri verilmesini ya da hepsinin esir pazarlarında satılmasını gerektirmekteydi. ulaklar Selçuklu ülkesinden geçerken el koyup. tarım aleti. tutuklanan tüccarların serbest bırakılmasını. bunlardan hiçbiri memleketine geri dönmediği gibi. Bizans’a misillemede bulunmuştu. Menderes Havzası boyunca geniş bir akın hareketinde bulundu.32 Hâlbuki zamanın anlayışı. Çünkü. savaş sırasında ve savaştan sonra sivil halkı koruma ve savaşın yaralarını sarma faaliyetleri.Türk başkomutanlarının savaştan önce. Hiçbir zaman da kızgınlıklarını ve öfkelerini masum halka yöneltmemişlerdir. Hiçbirine esir ve köle muamelesi yapmadı. 655-657. İşte Türkiye Selçuklu Devleti’nde yaşanan bir olay. yerli halk. Fakat. imparatora duyduğu kızgınlığın siyasetini etkilemesine izin vermedi. bu durumu açıkça göstermektedir: Bizans imparatorları. 1971. Onlar. hemen Keyhüsrev ile bir barış antlaşması yapmak zorunda kalmıştır. arazi. Bizans ülkesinden toplayıp getirdiği köylüleri beşer bin kişilik gruplara ayırarak. mallarına el koymak suretiyle Selçuklu ticaretine ağır bir darbe vurmuştu. 240. Keyhüsrev de antlaşmadan sonra Akşehir ve çevresine yerleştirmiş olduğu ailelerin eski yurtlarına dönmelerine izin vermiştir. devletler arası hukuka aykırı olarak. ordusu ile Batı Anadolu’ya girdi. mallarının da geri verilmesini ve kapatılmış olan ticaret yollarının açılmasını sağlamaktı. kendilerine karşılıksız olarak konut. Aksine her aileye konut. birkaç nadir örnekle sınırlı değildir. Fakat imparator. bunlardan hiçbirini yapmamıştır. 1958. her bir grubu Akşehir ve çevresindeki köylere yerleştirdi. tarım aleti ve tohumluk buğday dağıttı. her türlü şart altında bu erdemli davranışlarını göstermişler ve göstermeye devam etmişlerdir. Keyhüsrev ile anlaşmaya yanaşmadı. Özgürlüklerini kısıtlamadı. s. Keyhüsrev de Eyyûbî hükümdarı tarafından Bizans imparatoruna gönderilen hediyelere. İmparator. Onların bu tür hareketlerinden biri de Sultan I. Kendilerini toparlayabilmeleri ve tekrar üretici olabilmeleri için de bu çiftçileri beş yıl vergiden muaf tuttu. Gıyâseddîn Keyhüsrev’in asıl bundan sonraki davranışı daha önemlidir: Keyhüsrev. Konya’dan İstanbul’a mal götüren Müslüman tüccarları tutuklatıp. Bunun üzerine Keyhüsrev. Gıyâseddîn Keyhüsrev zamanında (1192-1196) görülmüştür: Zamanın Bizans imparatoru. Bizans imparatorunun gözünü korkutmuştur. Buna karşılık Selçuklu yönetimi. Bundan sonraki gelişme ise şöyle olmuştur: Gıyâseddîn Keyhüsrev’in çok miktarda esir ve ganimetle sonuçlanan bu geniş akın hareketi.

rakiplerine karşı daima ölçülü ve dikkatli davranmaya gayret etmişlerdir. Gıyâseddîn Keyhüsrev ise. Hatta onlar. tarihin mazur görebileceği bir hata değildir. Bedeli Ağır Olan Zaaflar Türk başkomutanlarının tarih boyunca hiç mi hataları ve kusurları olmamıştır? Elbette olmuştur.vermiştir. çok geçmeden yaptığı hatayı anlamış ve pişman olmuştur. Mesela Sultan II. 6. zamanın tarihçileri. Türk başkomutanlarının büyük bir kısmı. Fakat bu durum çok uzun sürmemiştir. Kösedağ Savaşı’nda (1243) ordusuna kötü bir örnek ve rehber olmuştur. son derece güçlü bir orduya sahip olsa bile mütevazılıktan hiçbir zaman ayrılmamalıdır. Fakat o. Eğlence ve içki. Üstelik. İyi bir başkomutan. feryat. Eğer. bu hususta. uzun bir süre kendilerini vergiden de muaf tutmuştur. Sultan Keyhüsrev’in bu onur kırıcı davranışından dolayı acı. tarihe gömülmüş olan gerçekler. -zayıf bile olsa. Devlet işlerini tamamen ihmal etmiştir. Sultan Keyhüsrev’in bu davranışı. Sultan II. hayatının tek meşguliyeti olmuştur. utanç ve mutsuzlukla dolu felaketli bir dönem başlamıştır. nadir de olsa bazı 17 . Fakat. o zaman bütün ülke. en üst noktaya ulaşmıştır. İç sıkıntılarını dindirmek veya unutmak için saraya kapanmıştır. Daha da kötüsü o. utanç ve nefret dalgalarıyla çalkalanmıştır.küçük görmemeli ve tahrik etmemelidir. Sarayın gizlilik perdesi arkasında her türlü rezalet. Böylece Moğol ordusu. Daha da kötüsü. suçlu ruhunu bu olayın utanç ve acısı altında ezilmekten kurtaramamıştır. onun hayatını göründüğünden de daha fazla çirkinleştirmiş olacaktı. O. Bu hususta birkaç örnek vermek. gelecekteki hatalardan kaçınmak bakımından hiç de faydasız olmayacaktır: Türk ordularının başkomutanları savaşın her türlü sıkıntı ve meşakkatini ordularıyla paylaşmış olduklarını daha önce belirtmiştik. hem Keyhüsrev’i hem de devleti bu zillet batağından kurtarmıştır. sebep ne olursa olsun. Keyhüsrev’in sefih davranışlarını tasvir edebilmiş olsalardı. Bizans idaresinden böylesine bir himaye ve ilgi hiçbir zaman görmemiştir. Fakat nadir de olsa bazı başkomutanların bu anlayışa aykırı hareket ettikleri de görülmüştür. Karşı tarafın eline koz ve fırsat vermemeye son derece dikkat etmeli ve özen göstermelidir. bu bozgundan sonra Türkiye Selçuklu tarihinde her günü zillet. kolay ve zahmetsiz bir zafer kazanmıştır. şahsi hata ve kusurlarının bedelini çok ağır bir şekilde ödemişlerdir. Selçuklu ordusu da kaçmak suretiyle kendisini feda eden bir başkomutan için savaşmayı ve ölmeyi değerli bulmamıştır. hep gururunu okşayan ya da aşırılıklarını marifetmiş gibi gösteren dalkavukların ve ayak takımının sözlerine itibar etmiştir. tecrübeli devlet adamlarını değil. sarayın gizlilik perdesini biraz aralayıp. bu savaşta tehlikeyi ordusu ile paylaşacağı yerde kaçmayı tercih etmiştir. Burada kendisini en utanç verici aşırılıkların kucağına atmıştır. O da kaçmıştır. Rakibini. Gıyâseddîn Keyhüsrev. Hâlbuki yerli halk. Nitekim. Yukarıda görüldüğü gibi. erken gelen ölüm.

Fakat. Sultan Alp Arslan (1072). ona bu fırsatı vermemiştir. Attila (453). bu hatasını telafi etmek istemiştir. Süleyman Şâh’ın üzerine sürpriz bir baskın düzenlemiştir. kendisine ve ordusuna çok güvendiği ve buna karşılık rakibini ve Gürcü ordusunu da çok küçümsediği için ileriye öncü kuvvet. Kendi milletinin silah kullanma ve savaşçılık yetenekleriyle de övünmekteydi. Gürcü Kraliçesi Thamara’ya küçümseyen. Selçuklu ordusu panik ve korku içinde dağılmıştır. Buna karşılık Thamara’yı ve Gürcüleri küçümsemekte. s. ıstırap duymakla birlikte göz önüne almak zorunda olduğumuz acı bir gerçekle bitireceğiz: Türk başkomutanlarının en büyük kusurları. fakat bir köşede sinsice bekleyen ölüm. Bu durumdan yararlanan Kıpçak kuvvetleriyle destekli Gürcü ordusu. 30 vd. 1977. s 73 vd. bu durum tedbirli ve ihtiyatlı olmaya hiçbir zaman engel olmamalıdır. kendisini. Mesela. büyük Türk komutanlarının kendilerine son derece güvenmeleri idi. Fakat o. daha büyük işler yapabilecek bir zamanda hayatını kaybetmiş birçok başkomutanın ismi ile doludur. şahsi emniyetlerini daima ihmal etmeleridir. Süleyman Şâh (1196-1202). hakaret ve tehdit eden ifadelerle dolu bir mektup yazmış34 ve hemen arkasından da sefere çıkmıştır. s. 35 İbn Bîbî. s. 1956. Sultan Celâleddîn Mengüberti (1230). böyle bir hata yüzünden hayatının en büyük ve en acı yenilgisine uğramıştır. Bunun başlıca sebebi. 33 18 . iyi bir komutan hem kendisine ve milletine güvenmeli hem de tedbirli ve ihtiyatlı olmalıdır. 31. 1996.. Cilt II. Kapgan Kağan (716). küçümsediği ve ciddiye almadığı Gürcü ordusu karşısında ağır bir yenilgiye uğramıştır. 1202 yılı içinde ordusu ile Pasinler ve Sarıkamış üzerinden Micingerd Kalesi’nin önüne gelmiş ve burada ordusunu dinlendirmek için karargâh kurmuştur. Süleyman Şâh’ın düştüğü hatanın bir benzerine Harezmşâh hükümdarı Alâeddîn Muhammed ile Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid de düşmüştür. hiç şüphesiz. Türkiye Selçuklu hükümdarlarından Sultan II. Sultan Melikşâh (1092). ihmaller yüzünden. s. Müneccimbaşı. Bilge Kağan (734). Bu makaleyi. Alâeddîn Keykubâd Sultan II. Daha da önemlisi o.35 Süleyman Şâh.Aksarayî. 408 vd. s. Şâhinşâh (1116). bu şok baskın karşısında ordusunu bir türlü toplayıp. 34 Süleyman Şâh. yağma ve tahrip harekâtında bulunmuştur. Bu yüzden Süleyman Şâh. kendisini ve milletini diğer hükümdarlardan ve milletlerden üstün görmekteydi. 2001. Gürcü Kraliçesi Thamara’ya yazdığı mektupta. Sultan I. 1944.. Ahmed bin Mahmûd. 94 vd. casus ve keşif kolu göndermeyi ihmal etmiştir. Çağa Bey (1092). O hâlde. Kendisine ve çevresindekilere (maiyetine) güvenmek. Cilt II. Cilt I. Sultan Gıyâseddîn Keyhüsrev (1211). 150. Brosset. Gazneli Sultan Mesud (1040). Arslan Yabgu (1025). Böylece o. silah kullanmaya layık bulmamaktaydı.Türk başkomutanlarının bu hususta hata yaptıkları da görülmüştür. onları.33 Bu acı olayın hikâyesi devrin kaynaklarında şöyle anlatılmıştır: 1201 yılında Kıpçak Türkleriyle destekli Gürcü ordusu. yeryüzündeki Müslümanların en yüksek temsilcisi olarak kabul etmekteydi. Bütün Müslümanları da Allah tarafından sevilen bir kavim olarak görmekteydi. hatta bunun için yeni bir Gürcü Seferi’ne çıkmıştır. Süleyman Şâh. iyi bir başkomutanda bulunması gereken önemli bir davranıştır. Erzurum Saltuklularına ait Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde büyük bir istila. 2003. Türk tarihi. savaş düzenine sokamamıştır. .

2000. Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü. Turan. Çeviren: M. 1979. Ebû’l-Ferec Tarihi. Anal of Turkish Studies. Umur Bey (1348). II. 1987. Animal traits in the army commander. Tıpkı Basım.(1237). hep aynı gaflet ve ihmal sonucunda hayatlarını kaybetmişlerdir. 1977 DE GROOT. Doğrul. Kadı Burhaneddîn Ahmed (1398). D. Murad (1389). İstanbul. Özaydın.. Osman (1622). İstanbul.. Yayınlayan ve Çeviren: A. Moran. Ankara. Çeviren: M. Hazırlayan: E. 1947. AZİMÎ. ATAY. İbnü’l-Esîr. Falih Rıfkı. I. İstanbul. I. Cenabî Mustafa Efendi. CHAVANNES. Öztürk. GROUSSET. Documents sur les Tou-kiue (Turcs) Occidentaux. DANKOFF. Öztürk. Sevim. M. BUNDARÎ. Hazırlayan: E. Henüz Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. R. İstanbul. 1994. İstanbul. J. Robert. Ankara. Sultan I. Batı Türkleri Tarihi. J. Ankara. 1987. BerlinLeipzig. Beyrut. 1986. R. 1921. Müsâmeretü’l-Ahbâr. 2003. Yayınlayan: C. 1996. 1984. Ed. Merçil. J. GRENARD. Çin Tarihi. Burslan. Ankara. Sultan II. M. Fatih Sultan Mehmed (1453). 1982. Petersbug. İstanbul. Çankaya. IX. F.. el-Evâmîrü’l-‘Alâ’iyye fî’l-Umûri’l-‘Alâ’iyye. İstanbul. Azimî Tarihi. Die Hunnen der vorchristlichen Zeit. Wolfram. Gürcistan Tarihi. I. aklın ve mantığın sınırlarını zorlayan bu ihmali araştırmak için çok hazin bir görev beklemektedir. Çeviren: A. Yayınlayan: O. Bozkır İmparatorluğu. 1980. 19 . Fernand. İstanbul. Tornberg. EBERHARD.. X. 1945. İstanbul. 1977. 1944. Çeviren: M. 2006. Hazırlayan: M. BROSSET. el-Kâmil fî’t-Târîh. CAHEN. Ankara. İbn Bîbî. I. Ankara. Zubdetü’n Nusre. el-‘Aylemü’z-Zâhir. Kesik. Claude. Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler. Selim (1807) gibi Türk ordularının başkomutanı olan devlet adamları. Sultan III. 1988. 1956. KAYNAKLAR Ahmed bin Mahmûd. 1992. Selçuk-nâme. Çeviren: Y. Çeviren: H. Sirmen. Çeviren: K. Bugünün Türk tarihçilerini. Merçil. 1980. Ebu’l-Ferec. Andreasyan. Çeviren: Ö. AKSARAYÎ. 1903.

İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı. Alexiad. II. İstanbul. Ankara. Grabler. 1958. Steven. Türk Dünyası El Kitabı. 1972. 1976. Doğu Türkleri. Kuzey Asya’daki Bozkır Devletlerinin Teşkilatı. Masao. Belgeler. Ankara. TURAN. Çeviren: F. 58. 2005. I. R. Khoniates. Anna. KÖYMEN. II. 1978 Müneccimbaşı. Sefernâme. Osman. İstanbul. Ankara. Abbasîler Zamanında Türkler. Çeviren: F. Salim. Ankara. A. 1967 KOCA. Faruk-SEVİM. 1985.. Salim. Yayınlayan ve Çeviren: R. II. KARAMANLIOĞLU. KOCA. İstanbul.KAFESOĞLU. 1998 SEVİM. Yusuf Has Hacib. 1976. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). Bonn. II. MORİ. Kutadgu Bilig ve Kumandan. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’z-Zaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler. KAFESOĞLU. Abenteuer af dem Kaiserthron. İstanbul. Umar. 9. Selçuklular Zamanında Türkiye. 2006.. Türk Millî Kültürü. Tuğrul Bey ve Zamanı. Çeviren: B. Historia. İstanbul. SEVİM. KOCA. İzmir. Çeviren: A. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). 1974. Ankara. Ankara. Öngül. Ali. 2003-a. 1986. Ankara. LIU MAU-Tsai. XIX/23. Türk Kültürünün Temelleri. Tarzî. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’z-Zaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler. 2003-b. Sultan Alp Arslan Dönemi. Ali. 1947. 1977. Ankara. Kutadgu Bilig. Yayınlayan ve Çeviren: A. Haçlı Seferleri Tarihi. NİKETAS. Mehmet Altay. 20 . 1971. Türk Kültürü. 1996. KOMMENA. A. Belgeler. Fak. Câmiü’d-Düvel. RUNCIMAN. Türkiye Selçukluları Tarihi. Arat. Tarih Enstitüsü Dergisi. KÖYMEN. Alp Arslan ve Zamanı. Mehmet Altay. Işıltan. Çorum. İstanbul. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. İbrahim. III. İstanbul. Nasır-ı Hüsrev. İÜ Ed. 2001. 1971.. Salim. XX SÜMER. İbrahim.

Sömürgelerinin ve Arapların insan gücünden yararlanan güçlere karşı teknik imkânsızlıklarla sürdürülen savaşta kötü gidişi gören Mustafa Kemal.edu. taşıttırabildiği mühimmatla beraber Anadolu’ya taşımıştı. During the war fought with technical disabilities against the powers benefiting from the human resources of the colonies and Arabs. the human resources going to provide for the Ottoman army were affected in a negative way. Consequently. Anahtar Kelimeler: Buldan. Müttefikler Yunanları Anadolu’ya sokup Türkleri bu coğrafyadan atmayı hedeflemişlerdi. Yunan. İtilaf devletleri Arap milliyetçiliğini uyandırıp. The Entente Powers provocated the Arab nationalism. Türkleri Anadolu’dan atarak cezalandırmayı hedeflemişlerdi. Greek. Yedinci Orduyu Anadolu’ya ulaştırmak zorunda kalmıştı. Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Mondros Mütarekesi gereği. ** Yrd.Dr. İtilaf devletleri önceden körükledikleri Arap milliyetçiliğini uyandırıp. Mustafa Kemal.MİLLÎ MÜCADELE’DE BULDAN* Yusuf Ziya BİLDİRİCİ** Özet: Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı öncesi Almanya’ya ayrıcalıklar tanıması. 15 Mayısta İzmir’in Yunanlar tarafından işgali bu esaslara dayanılarak yapıldı.. Sömürgelerinden ve Arapların insan gücünden yararlanan güçlere karşı teknik imkânsızlıklarla sürdürülen savaşta kötüye gidişi gören M. having realized the bad condition of the affairs. the Entente Powers aimed at eliminating the Turks from the Anatolia by placing the Greeks into this area. had to transport the 7th Army to Anatolia. Kemal. the Yenice Massacre. İngiltere’yi ve Fransa’yı karşısına çıkarmıştı. the National Struggle Giriş Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Devleti’nin topraklarında Almanya’ya daha fazla ekonomik ayrıcalıklar vererek yakınlaşması.tr * 21 . İngiltere ve Fransa’yı ezelî sömürgecilik kavgasını bıraktırıp karşılarına çıkarmıştı. Necib Bey. Osmanlı ordusunu besleyecek insan kaynaklarını olumsuz etkiledi. Key words: Buldan. Millî Mücadele Abstract: Before the First World War. Müttefiklerin güvenliklerini tehdit edecek stratejik bir yeri işgal etme yetkisi vermekteydi. Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi yziya@pau. Savaş sonrası Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Mondros Mütarekesi’nin 7’nci maddesindeki esaslar. Yenice Katliamı. Due to Mondros Armistice being signed by the Ottoman Empire. Osmanlı ordusunu besleyecek insan kaynaklarını olumsuz etkiledi.Doç. Müslümanların halifesinin Hristiyan Almanlarla iş birliği ettiği propagandasıyla. Necip Bey. Ottoman Empire had privilieged Germany and as a result of this England and France got disturbed. Almanların işleteceği Arap dünyasının petrolünün farkına onlar da varmışlardı ve ekonomileri için vazgeçilmez kaynakların tek elden yönetilmesine razı olmayacaklardı. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Yeniden düzenlenmiş Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli) bildirisidir. Müttefikler Yunanları Anadolu’ya sokarak onların ideallerini okşamanın dışında. 7’nci Orduyu imha olmaktan kurtararak.

17. Bel. O. İzmir Vali Vekili Nurettin Paşa’nın himayesinde 17 Mart 1919 tarihinde Birinci Beyler Sokak’taki Millî Sinema’da bir kongre düzenlediler. 2 Tarhan Toker. 434. Balıkesir ve ilçelerinden 37 müftü. s. 5 Türk İstiklal Harbi Batı Cephesi. Denizli. 27 Mayısta Aydın’a. 7 Toker. Müftü Ahmet Hulusi Efendi başkanlığındaki heyette Buldan’ı temsilen Müftü Salih Efendizâde Mehmet Efendi. 2 Haziranda Nazilli’ye girdiler. 38. C II. s. Denizli.1 İzmir’in Yunan işgaline bırakılması durumunda İtilaf devletlerine bir nota verilmesine. 10 Ömer Sami Coşar. s. İtilaf devletlerinin aldıkları karar doğrultusunda 15 Mayıs 1919 sabahı İzmir’i işgal3 eden Yunan kuvvetleri. Kuvayımilliye ve Millî Mücadele’de Denizli.Menderes Nehri Önlerinde Mücadele İzmir’in Yunanlara verileceğini öğrenen vatanseverlerin kurduğu İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti. 45.9 kasabanın yağmalandığını gördüler ve Yunan kuvvetlerinin geri çekilirken götürdükleri rehinelerin cansız bedenleriyle10 karşılaştılar. 9 Asaf Gökbel. 6 Haziranda 57’nci Topçu Alay Komutanı Binbaşı İsmail Hakkı Bey. 1997. s. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı. 117. Sarayköy civarında 19 top ile takviyeli 12. 1. Manisa. kayıplar vererek Aydın’a çekilen8 düşmanın ardından Nazilli’ye 20 Haziranda giren müfrezeler. Millî Mücadele’de Aydın. 21 Haziran 1919. C II.T. Zeki Avralıoğlu. Sarayköy’de kurulan cepheyi takviye amacıyla civar sancaklardan da gönüllüler gönderilmeye başlandı. Bk.000 kişilik Türk kuvvetinin toplanmasını5 işgale gerekçe olarak göstermişlerdi. Yıl: 1. Dergisi. s. 6 Grupta. 11 Tütenk. Kısım: 1. 133. Kongreye İzmir. AÜ T. 79. Hacı Molla Ahmetzâde Necip Efendi ve Kara Yusufzâde Hacı Ahmet Efendi bulunuyordu. 23. Denizli’den gönderilen un ve ekmekler kasabada açlık sıkıntısı çeken halka ırk ayırımı yapılmadan11 dağıtıldı. Millî Mücadele’de Dedem Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi. Ankara. Denizli’deki yedek subayları toplayarak Denizli Yedek Subaylar Grubunu kurdu. 1964. Buldan Yöresinin Tarihçesi. 117-1. s. Ankara. 1975. 1937. Kl. S 1.7 Diğer kuvvetlerin de tazyiki altında. Avralıoğlu. 192. Bk. Aydın. Tütenk. Kemal ve millî tepkiler için bk. Buldanlı Kızılağa Ethem Hoca oğlu Şükrü Bey de vardı. “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. s. s. 1 22 . 4 Şefik Aker. 175’nci Alayın 3’üncü Taburu 100 mevcuduyla buradaki müfrezeye katıldı. Balıkesir. 180. 17. Mayıs 1988.6 Grup. Atatürk Yolu. 1965. s..E. Aydın ve Denizli sancaklarında Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak cemiyetleri kurulmasına karar verilen kongre2 sonunda. İstiklal Harbi’nde 57’nci Tümen ve Aydın Millî Cidali. s. 1995. s. Yücel Özkaya. İstiklal Harbi Gazetesi. 37 belediye reisi ve yüzlerce delege katılmıştı. Denizli Müfrezesi ile 18 Haziranda Nazilli üzerine gönderildi. 8 Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi. Göm. 28. Ankara. Muğla. 67 vd. Ankara.4 Bir tabur askerle kasabaya giren Yunanlar. s.İ. Halûk Müftüler. Batı Anadolu’da Yunan işgaline karşı halkın mücadele azim ve kararı sistemli birlikteliklerle pekişecektir. 87. Aydın. 3 İzmir’in işgali ile Yunan tahriplerine karşı M.

Ankara. 21 Gökbel. Denizli Mutasarrıfı Faik Bey.14 Dâhiliye Nezaretinin yapılan vahşetlere seyirci kalmaması15 uyarısına rağmen. 52-2. Çine’den gelen 57’nci Tümene mensup piyade birliklerinden bir kısmı ve Muğla’dan gelen çeteler19 de buraya ulaştılar. Göm.Antalya’daki 176’ncı Alayın bir taburu da 23 Haziranda Sarayköy’e hareket etti. s. 47. 22 BOA. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı. 63-2. 47. Toker. Yunan işgalindeki Aydın’ı kurtarmak için20 harekete geçtiler.196’da 21 Haziran’da Hoder’ın beraberindekilerle Denizli dâhil inceleme gezisi yaptığı belirtilmişse de arşiv vesikalarında. 20. C I. Bk. Aydın’ın yarısından fazlasının yakıldığından. 221-242. Denizli Mutasarrıfı Faik Bey’in “Hoder’ın 24 Haziran sabahı treniyle Nazilli’ye geleceği” haberine itibar edilmiştir. DH. 52-2. 17 aga. Dos. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA). 52-2. 63-2. İmkânsızlık içerisindeki Millî Kuvvetler aynı gün Aydın’da düşmanı bozguna uğratmaya başladılar. Tütenk. Göm.21 30 Haziranda Aydın’a girdiler. 18. s. KMS. 15 BOA. Faik Bey’in yazışmalarından. s. s. s. yerinde tespit yapmak üzere Aydın Mutasarrıfı Abdurrahman ve Aydın Ceza Reisi Hakkı Bey ve eşraftan İzzet Bey ile 24 Haziranda Nazilli’ye gelen İngiliz subayı Hoder. 57’nci Tümen Komutanı Miralay Şefik Bey’in emriyle. DH. Gökbel. Dâhiliye Nezaretinin ilgili mercilerle haberleşerek Millî Kuvvetlerle iş birliği yaptığı anlaşılmaktadır. Nazilli Rumları dahi Yunan zulümlerine yazılı ve sözlü olarak görgü şahitliği yapmalarına. Millî Mücadele’de Denizli. s.C. Yunanların Türklere karşı şiddet eylemlerinin önü alınamamıştır.. Göm. s.12 Kuvayımilliyenin protesto telgrafları üzerine. Türkiye’de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi (15 Mayıs 1919-13 Eylül 1922). Köşk cephesinin bozulması üzerine Denizli Millî Menderes Müfrezesi. DH.. 66-1. Dos. 1994. 52-2. KMS. Denizlili Yedek Subaylar Grubu ve diğer müfrezeler 27 Haziranda Umurlu’da18 toplandılar. 63-3. dos. 23 . Ankara. 18 Toker.13 yapılan zulümlerle tahribatı yerinde gördüler. 52-2. 103. göm. Dos. 28 Haziranda Denizli kuvvetleri Binbaşı İ. diğer yerlerden gelen kuvvetler de 175’nci Alay Komutan Vekili Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in komutasında. 14 Suat Yalazan. KMS. 33. 47. meskensiz kalan on bin kadar Hristiyan ve Müslüman’ın tekrar Yunan zulmüne uğramamaları için22 Müslüman halkın Denizli ve Menderes 12 13 Nuri Köstüklü. 16 aga. Isparta ve Burdur Sancakları. s. T. s. 1990. Binbaşı Şükrü Bey. Göm. Değişik yönlerdeki müfrezeleri birleştiren Millî Kuvvetler 29 Haziranda genel saldırıya geçerek. yerli Rumlara karşı cereyan edecek müessif bir olayı bahane ederek İtilaf devletlerinin Yunan askerine ilerlemek için izin vereceğini16 ve dikkatli davranılması17 gerektiğini Dâhiliye Nezaretine bildiriyordu. Yörük Ali Efe’nin kızanları. KMS. KMS. 19 Toker. DH. DH. Hakkı Bey’in. Dos. 20 Tütenk. 76.

s. BOA. Takviye alarak saldırıya geçen düzenli Yunan kuvvetleri 3 Temmuzda tekrar Aydın’a girdiler.yönüne23 sevklerini istedi. önemli bir kısmı öldürülen memurların26 geri kalanların Aydın’dan ayrılmak zorunda kaldıklarından. 81-1. Bk.24 Denizlili gönüllüler düşmanla çarpışarak Umurlu’ya25 doğru çekildiler. 33 Tütenk. göm. 29. s. Dos. düşmanın Umurlu cephesinin gerisine sarkmasını önlediler. göm. göm. s. DH. Denizli ve kazalarından toplanan gönüllüler temmuz sonunda34 cepheye gönderildiler. Aydın Muhacirîn Cemiyet Reisi Mustafa. s. Denizli Mutasarrıflığı. Toker. dos. KMS. Nazilli. Coşar. Çine. Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in kumandasında. Cephedeki gelişmeler üzerine Denizli Heyet-i Milliyesinin topladığı gönüllüler. 22. s. Muğla. 31 Kuvayımilliye komuta kademesi Yunan mezaliminden kaçarak Türklere sığınan Rum aileleri koruma altına alarak insanlık örneği sergiliyordu. 36 Müftüler.. DH. dos. 52-2. göm. 25-1. İngiliz Generali Hambery’nin Köşk’e ziyaret için gelmesine izin veren Şükrü Bey’in davranışına karşı çıkmıştı. 36-39. 28 aga. 13 Temmuzda düşman kuvvetleri üzerine saldırarak. DH. KMS. Coşar. s. KMS. 4 Temmuz 1919.27 Dâhiliye Nezareti’nden Müslüman ve Hristiyan halkla birlikte28 kurtulabilenlerin sefil hallerine karşı acil önlemler alınmasını29 insaniyet namına rica ediyordu. asayişi temin kimsenin kalmadığını. İngiltere. Rahmi Apak. Koçarlı. s. dos. Denizli Heyet-i Milliyesi aracılığı ile Demirci Mehmet Efe35 1 Ağustosta Aydın cephesi komutanı yapılırken. 24 . s. 25-4. 29. 35 Efe. dos. Tütenk. Amerika ve İtalya devletleri mümessillerine çektiği telgrafla.. 100. Ankara. dos. 2. Komuta kademesindeki düzenlemenin ardından. Toker. 50-3. s. Yunanların bölgeye takviye birlikler yığmaları üzerine. Bk. 463. 30. 23 24 ATASE Arşivi. 12. 29 aga. DH. 53-4. DH. Aydın Cephesi Genel Komutanlığına Binbaşı Hacı Şükrü Bey36 getirildi. 5-2. 32 Gökbel. DH. s. Isparta ve Burdur’dan gelen gönüllülerle güçlenen Millî Kuvvetler. 26 BOA. Ertesi gün Demirci Mehmet Efe’nin 200 kadar kuvvetine ilaveten. 34 Tütenk. Garp Cephesi Nasıl Kuruldu?. kl. Yeni Pazar civarlarında sefil ve perişan hâllerine “dünya medeniyetine hizmet ederek adalet götürmek isteyen” Düvel-i Muazzama’nın bir çare bulmasını istiyordu. 52-2. Yörük Ali Efe’nin32 de katılmasıyla düşmanın ilerlemesi durduruldu. 1990. 1. 258-280. 27 aga. KMS. KMS. 56-57. 81. 52-3. göm.. 30 Ağustos 1919. bel. 25 Tütenk. Göm. Fransa. Aydın Cephesi Kumandanı Hacı Şükrü Bey. 57. göm. 52-2. 42. s.30 Aydın civarındaki Yunan tecavüzlerinden kaçıp canlarını kurtaran binlerce insanın31 Denizli. Toker.. 48. s. 25-5. Denizli’de hazır bekleyen Köpekçi Nuri Efe ve Tavas Müfrezesi ile birlikte 4 Temmuzda Umurlu’daki cepheye gönderildiler. daha etkili tedbirler almak düşüncesiyle. 30 aga. KMS. 20 Temmuzda karargâhı Köşk’e33 nakletti.

C 4. dağınık birlikleri toplayarak Nazilli’yi savunmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. baskı. Atatürk Yolu. 10 ağır. 4790 piyade tüfeği. 833.eksikliklerin tamamlanmasına çalışıldığı Köşk cephesi 1920 Haziranına kadar37 varlığını koruyabildi. Ayrıntılar için bk. Sarayköy şosesi üzerindeki köprülerle Ahmedli Köprüsü’nü ve şimendifer hattını43 kullanılmaz duruma getirmişlerdi. bel. Buldan. Bk. 2885 piyade tüfeği. 462. Mayıs 1994. 41 ATASE Arşivi.E. Yunan birliklerine karşı oluşturulan cepheye gönüllü yardımında bulundu. 143 subay. Gökbel. göm. AÜ T. 43 ATASE Arşivi. Bk. 400 metre genişliğindeki cephede yerini almıştı. Yunan mezaliminden kaçan halkın ihtiyaçlarını40 temin amacıyla yardım seferberliği yapıldı. Dergisi. C 2. “Kurtuluş Savaşı’nın Malî Kaynakları”. kl. 39.41 Geniş kapsamlı genel Yunan saldırısının gerçekleştiği 23 Haziran 1920 tarihine kadar Kuvayımilliye42 5 Temmuz 1920 tarihinde Buldan ve Burhaniye’den gelen gönüllüler. kl. 156 vd. 188-1. 138-140. düşmanı karşılama hattı olan Sarayköy’de tertibat almışlardı. 4390 er. Takviye alarak ilerlemesini sürdüren düşman karşısında Türk müfrezeleri Tümen komutanının emriyle Sarayköy’e çekilerek Menderes Nehri üzerinde yeni bir savunma hattı oluşturdular. 40 Yunan işgaline giren Afyon. 21-2. Eskişehir ve Aydın gibi kentler Yunan işgaline girince. Alptekin Müderrisoğlu. s. 23 Haziran 1920 tarihinde başlayan Yunan saldırısı sonunda Köşk cephesi düştü ve Millî Kuvvetler Nazilli’ye doğru geri çekildiler.T. kl. düzenli orduya geçişin başladığı 1920 Kasımına38 kadar. C 3. Ege’nin Kurtuluş Destanı Yörük Ali Efe. Kuvayımilliyeciler Burhaniye. 38-2. 38. s. s. 25 . 42 20 Haziran 1920 tarihi itibarıyla İzmir Güney Cephesi. S 13. Aker. 21. 57’nci Tümen komutanı. 39 ATASE Arşivi. göm.İ. 5608 er. s. 21 top miktarıyla düzenli ordudan ve 118 subay. 188. Teğmen Şevket Efe kumandasında bulunan 39 kişilik Bozdoğan mücahidi ile birlikte. 191. göm. Denizli Sancağı ve havalisindeki düşman ilerlemesine karşı Denizli ile diğer sancaklardan toplanan gönüllüler39 cephede yerlerini alırlarken. hasatı yaklaşan ürünlerden Türk ordusu yeterince yararlanamadı. 462. 3. Bk. Yıl: 7. Yunan askerlerinin yaptıkları katliam ve tedhişten rahatsızlık duyan İtilaf güçlerinin müdahalesinden kaynaklanmaktaydı. 5 hafif makineli tüfek toplamıyla Kuvayımilliyeden oluşmaktaydı. Denizli Heyet-i Milliyesinin çabalarıyla ortaya çıkan Kuvayımilliye. İleri harekâta devam eden Yunan kuvvetleri 3 Temmuzda Nazilli’yi ikinci kez işgal ettiler. İstanbul. 7 Ağustos 1919 tarihi itibarıyla 36 Buldan mücahidi. bel. Kütahya. Sabahattin Burhan. 1999. 1919 Haziranından. bel. 16 ağır makineli tüfek. Millî Kuvvetlerin düşmanı sıkıştırmasının yanı sıra. 37 Cephedeki bu uzun sükût. 38 Yunan askerlerinin yaptığı vahşeti gören Aydın gençleri ve ihtiyarları yanı sıra kadınlar da ellerine aldıkları tarım aletleriyle çarpışmalara katılmışlardı.

87. s. BOA. işgal bölgelerinden uzaklaştırmaya çalışmaktaydılar. Alaşehir’den Buldan’a doğru ilerleyen Yunan 34’ncü Piyade Alayının 1’inci Taburuna karşı savunma yapan Yüzbaşı Zeki komutasındaki müfreze geri çekilmek zorunda kaldı. s. Menderes Nehri’nin sol yakası ve Sarayköy önünde düşmanı karşılamak istiyordu. 53 İbrahim Şen. 46-1. Şefik Bey. 81. kl. Buldan ve çevresinin işgalinin anılan tarihte gerçekleştiği düşünülmektedir. 31. Buldan yöresinden Yunan uçaklarının Çal yönüne keşif uçuşlarının görülmesi üzerine. göm. göm.52 Akıncı Çolak İbrahim Müfrezesi.49 12’nci Fırka Kumandanlığı gelişen kargaşa ortamında asayiş50 tedbirleri alarak. Köstüklü. aga. 57’nci Tümen Komutanı Albay M. göm. 81-1. Bk. 68. yaptığı anî baskınlarla Yunan kuvvetlerini tedirgin ediyordu. 157. s. Hamidiye Köyü ile Güney yöresini ileri karakollarıyla tahkim etmişti. 55 ATASE Arşivi. bu tarihte Buldan’ın henüz işgal edilmediği anlaşılmaktadır. 45 44 26 . 52 Köstüklü. Denizli 1969. 462. 59. 51 ATASE Arşivi. bel. 47 Avralıoğlu. bel. 1 Temmuzda Heyet-i Milliye Başkanı Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin çabasıyla 115 kişiden oluşan müfreze45 Buldan’a gönderildi.47 Güney bucağını48 da işgal eden Yunanlar. Müfrezede görevli subaylar arasında Buldanlı Mülazım Kızılağaoğlu Şükrü (Kızılöz) de bulunuyordu. bel. 157-2. Ortakçı ve Güney’e53 baskınlar yaparak Yunanları yıldırmaya çalışıyordu. ATASE Arşivi. 1922 Ağustosunda Burhaniye. göm. diğer yandan paniğe kapılan halk sakinleştirilmeye çalışılıyordu. kl. bel. 13-15. göm. 54 16 Ağustos 1920 tarihli gelişme için bk. ATASE Arşivi. ayrıca stratejik konumlu Doğanlı. dos. 182-1. 48 7 Temmuz 1920 tarihinde Buldan’a bir düşman müfrezesinin girdiği ve Güney’i işgal etmeye çalıştığı haberinden. Yeşil Buldan. İtilaf devletleri aracılığıyla Yunanları huzur ve asayişi bozan taraf gösterip. 124-125. kl. Narlıdere’nin Büyük Menderes Vadisi’ne hâkim dağları. Bk. bel.. Avralıoğlu. Yunan zulmünden kaçarak hayatını kurtarabilen mağdur ve muhacirlerin iaşelerinin temini için. 182. 12’nci Fırka Komutanlığı Çal’ın Orta Köyü’ne54 kuvvet nakletmeye çalışırken. Bk. DH. 833. s. 106. 833. Bk. KMS. s. 27-1. s. Anadolu genelinde yapılan katliamlara karşılık vermek gibi bir tuzağa düşmeyen Kuvayımilliye komuta kademesi. göm. 883. kl. göm. topçu birliklerini Yenice ve Eldirek köylerine yerleştirmiş. kl.Yunan zulüm ve vahşeti üzerine kaçan halktan ve Ekrad-ı Dersimîn’44 den de 57’nci Fırkaya sevk olunarak direniş gücü oluşturulmaya çalışılıyor. Bu nedenle savunma hattı boşalan Buldan. 463. kl. bel. 522. temmuzun ilk haftasının sonunda46 işgal edildi.55 mahallî heyet-i milliyelerden yardım toplamaya çalışılıyordu. 31-1. ATASE Arşivi. Dereköy ve Cindere geçitlerini tutarak Torapan Dağları’na yerleşen Demiralay Müfrezesi. 49 Toker. 50 B.51 Yunanların Menderes’in güneyine inmelerini önlemeye çalışıyor. 104. 46. 46 5 Temmuz 1920 tarihinde Buldan ve Burhaniye’den gelen mücahitlerin Sarayköy’de toplandığı haberinden. 27. 846.

1996. Millî Mücadele’de Nazilli. Burhaniye. Avralıoğlu. Honaz. Nazilli. 45 kişiden oluşan Heyet-i Merkeziye oluşturuldu. 60 Mehmet Başaran. Yunan işgaline zemin hazırlamaktan başka bir şey değildi. T. 27 . Sarayköy’den Sarayköylü Hüseyin Efendi. s. Millî Kuvvetlerin ikmali ve millî cemiyetler arasındaki koordineyi sağlamak amacıyla. merkezi Nazilli’de olmak üzere Heyet-i Milliye kurulmasına ve Aydın. Bk. kasıtlı olarak kasabada yaralama ve benzeri olaylar çıkartıldı. Güneybatı Anadolu’da Kuvayımilliye Harekâtı. Sultanhisar bucaklarında Heyet-i Milliye şubelerinin kurulmasının kararlaştırıldığı kongrede. 2006. Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi ve Önderleri. Tütenk. 111-112. s. para temini ile sağlık işlerini üstlenmişti. Denizli sancağını Helvacızâde. Eldeki kaynaklar Denizli sancağını temsil edenler hakkında değişik adlar saymaktadırlar. sadece kongre kararlarını imzalama görevleri olduğunu anlıyoruz. Denizli Mutasarrıfı başta olmak üzere. Nazilli Kongresi kararlarını imzalayanlar arasında Denizli’den Mehmet Emin ve Tavas’tan Mazlum Hüseyin Baba’yı zikretmesinden savaş ortamında kongreye katılmayan bu iki şahsın.56 Nazilli Kongreleri Aydın’ın ikinci kez Yunan işgaline girmesinin hemen ardından. s. kaza ve nahiye merkezleri millî heyetleri tarafından gönderilen birer üyenin katılımıyla Nazilli’de toplandılar. Karacasu.60 56 57 Köstüklü. Aydın Tarih Grubu Yayını (3). Güneyli Müderris Eyüp ve Çallı Mehmet Tevfik efendiler temsil ettiler. Tavaslı Şahalzâde Kemalettin.59 daha önce alınan kararların uygulanışına dair yapılacak işler görüşüldü. Babadağ. zamanın mülkî idarecilerinin nisan ayında tespit ettikleri bu olaylar. Toker. Karahayıt’tan İhsan Efendi. Ankara. Ercan Sepetçioğlu. Nazilli Kongresi’nde. 58 Acıbadem (Acıpayam). Acıbademli Mehmet Kâmil. Buldanlı Müderris Hacı Salih. Köşk. 32. Bk. Denizli sancaklarında ve Denizli kazalarıyla bucaklarında da millî heyetler kurulmasına karar verildi. Bunlardan Sıtkı Aydınel’in. s. Muğla. Ahmet Ziya Efendi. s. Kale Tavas. Aydın. 59 Ömer Bey’in başkan seçildiği kongreye. Denizli’den Mehmet Efendi. 32. Kale Tavas’tan Hacı Sadık Efendi.. Bozdoğan. Kadıköy’den Mustafa Efendi ve Buldan’dan Sami (Kutluk) Bey üye olarak katıldılar. 2006. Nazilli’de daimî görev yapmak üzere çevre sancak ve kazalardaki üyelerin seçilmesiyle. Aslan Buğdaycı. 259’da. 58-59. Nazilli Heyet-i Milliyesi. Güney. 60. Millî Kuvvetlerin personel ve iaşe ikmalini. s. Buldan. Nakip Mehmet Ziya. kaza ve kasaba merkezlerinden gönderilen heyetlerin katılmasıyla Nazilli’de bir kongre yapılması kararlaştırıldı.Yunan kuvvetleri Sarayköy önlerine geldiği sıralarda. Tavas kazalarında. s. Millî Mücadele’de Çine Heyet-i Milliyesi (1919-1920). Aydın-Denizli cephesinde savaşan liva. Çine. s. Gülbenli. Sobuca. Kültür Bakanlığı Yay. Ali Enver Bey. Tavas’tan Mehmet Bey. Erle. Aydın. 6 Ağustos 1919 tarihinde yapılan kongreye Aydın cephesinde savaşan liva. Çal’dan Tevfik Bey. 42.58 19 Eylülde toplanan II.57 14 Ağustosa kadar süren kongrede alınan karar gereği. “Batı Anadolu’da Yunan İşgalinin Temel Argümanları ve Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi”. Kuyucak. 102. 14 Haziran 1919 tarihinde 18 maddelik I. Atça. Çivril’den Mehmet Remzi Efendi. 6 Ekimde üçüncüsü toplanan kongrede. 1993. Sarayköy. Tütenk. Çal. s. 80.

Hacı Molla Ahmetzâde Osman Efendi. İzmir. Hattatzâde Mehmet Efendi. İtilaf devletlerinin oluşturduğu tahkik komisyonuna verilecek rapora63 katkıda bulundu. 65 Denizli’nin Babadağ kazası. Hacı Molla Ahmetzâde Necip. 87. Denizli Heyet-i Milliyesi seçilecek mebuslar konusunda ilçe Heyet-i Milliyelerini bilgilendirerek mebus adaylarının tespitini70 istedi. Müderris Salih Efendi.67 Damatzâde Halil Ağa. Hacı Molla Ahmetzâde Necip Efendi. s. 66 Toker. s. 41. 68 Tütenk. 67 Avralıoğlu. Kara Yusufzâde Hacı Ahmet efendileri kurucular içinde sayarken Toker. 69 Toker.Alaşehir Kongresi Paris Konferansı’nda Yunanların yaptıkları zulümleri tespit etmek için İzmir’e gönderilen İtilaf devletleri generallerinden oluşan Tahkikat Komisyonuna ayrıntılı raporlar vermek amacıyla. 46. Kongrede Denizli sancağını Mirascızâde Ahmed Tahir Bey. 41’de Müderris Salih Efendi. 6’da Müftü Salih Efendizâde Mehmet.. Kara Yusufzâde Hacı Ahmet Efendi ve Derviş Alizâde Nuri Efendi’den oluşuyordu. Toker. Kara Ahmet Halil Ağa’nın başkan seçildiği heyet. 20 Haziranda Buldan’a gönderdiği Küçükağaoğlu Necip Ali Bey66 ve Sarayköy Heyetinin girişimleriyle Buldan Heyet-i Milliyesi kuruldu. 21. s. 70 Tütenk. Hattatzâde Mehmet Efendi. 60.62 Denizli Heyet-i Milliyesi. 32’de Denizli sancağından Hocazâde Tahir Bey. s. Kâmil Efendi gibi vatanseverler davul-zurna çaldırarak Kuvayımilliye hareketine katılmışlardı. Buldan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Müftü Ahmet Şükrü Efendi başkanlığında 24 Mayıs 1919 tarihinde Sarayköy Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyeti kurulmuştu. 78.69 Buldan Heyet-i Milliyesi. s. 61 Tütenk. Mirascızâde Yüzbaşı Şükrü Bey şeklinde saymaktadır.61 Buldan’dan Hattatzâde Mehmet ve Sarayköy’den Ahmet Şükrü efendiler temsil ettiler. “Millî Mücadele’nin Başlangıcında Alaşehir”. Yüzbaşı Şükrü Bey. 32. Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’nin. 63 Toker. Alaşehir’de 16-25 Ağustos tarihlerinde yapılan kongrede bir araya geldiler. Heyet-i Temsiliyenin Denizli’den beş mebus seçilmesi ve bunların on beş gün içerisinde gönderilmesi gereğini içeren emri üzerine. s. Çopur Süleyman Efe. 64 age. 1988. s. s. 1920 Nisanında yapılan seçimler sonunda. Ankara’daki Heyet-i Milliye ile temasa geçerek verilen emirleri titizlikle yerine getirdi. 28 . Müftü Mehmet Efendi. Buldan ve Kadıköy’de65 teşkilat kurulması için çalıştı. Millî Mücadele’de Alaşehir Kongresi (16 Ağustos 1985 Alaşehir). 62 Enver Konukçu. 92.68 Buldan’a bağlı Güney bucağında Eyüp Hoca. s. Aydın’dan Bandırma’ya kadar bütün cephelerin Redd-i İlhak ve Heyet-i Milliyelerinin gönderdiği 45 üye. Çopur Süleyman Efe ve Güneyli Kolağası Mehmet Efe’nin bu konuda gayretleri olduğu yazmaktadır.64 Kuruluşunu takiben Sarayköy Heyet-i Milliyesi adını alan heyet. s. s.

29 . Hacı Ağa Osman Efendi’nin başkanlığında Necip Buldanlıoğlu. 76. İstanbul. 1968. 134-1. Zulümden kaçanları 71 Mustafa Bey’in istifa etmesi üzerine. 12. Mehmet Ceritoğlu. Bu amaçla gönderilen cephanenin dışında. Bk. 164-1. Ankara. kl. göm.72 Buldanlılar işgale rağmen kurtuluş çareleri aramaya başladılar. Nazilli Kongresi’nde alınan kararlar gereği. Buldan ve Güney millî heyetleri tarafından cephenin ihtiyaçları için toplanan 250. 1996. 84. 75 Tütenk. kl. 186. Abdullah Başbuğ. Atatürk Döneminde Denizli (1923-1938). 23 muaddel martin. 462. heyet çalışmalarını sona erdirmek zorunda kaldı. Buldan’da Yunan Mezalimi Aydın’daki Yunan mezalimin boyutlarını incelemek üzere Osmanlı Hükûmetinden bir yetkilinin78 1919 Ağustosu ortalarında bölgeye gelmemesi. 27. Bk. 79. bel. s. s. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi.479 kuruş tutarındaki Bozdoğan kazasının yardımının ardından ikinci sırayı alıyordu. müteferrik olarak 20 Osmanlı mavzer fişeği. Buldan Heyet-i Milliyesi I. Kuvayımilliye komuta kademesi Buldan’a Sarayköy’den silah ve cephane sevk ederek kuzey yönündeki tahkimatı sağlamlaştırmayı düşündü. Kadir Mısıroğlu.74 Derbent Boğazı’nı tutmak için görevlendirilen 120 mevcutlu Denizli İntikam Bölüğünün ekmek ihtiyacı Buldan’dan karşılanıyordu. 41.I. 150 Rus mavzer fişeğini76 Nazilli Heyet-i Milliyesine gönderdi. Ancak. 259. s.75 Buldan Heyet-i Milliyesinin cephenin ikmal merkezi konumunda olan Nazilli Heyet-i Merkeziyesine özellikle 1919 Ağustosundan itibaren pek çok yardımları oldu. Avukat Sadettin. 74 Toker. 43 Alman tüfeği. 462.418 kuruş tutarındaki yardım. 11 Ağustosta 4 sandık cephane. 462. kl. 72 Köstüklü. Komite. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerine Denizli’yi temsilen Hacı Hüseyin Mazlum Baba. Tavaslızâde Mustafa Bey.. 76 ATASE Arşivi. Söz konusu tarih itibarıyla Buldan ile Güney’den toplanan yardım. düşmanın genel durumunu içeren bilgileri gizlice Sarayköy’deki Kuvayımilliyeye ulaştırıyorlardı. 134. 18 Ağustos 191977 tarihinde Denizli Heyet-i Milliyesine gönderilmişti. göm. Tahir Kodal. Yunan Mezalimi. Salih Peker. bel. Acıpayam Müftüsü Hasan Hilmi Efendi üye olarak seçilmiştir.71 Buldanlı Necip Bey ve Hakkı Behiç Bey üye olarak seçildiler. 1 sandık cephanesi. Ragıp Tarakçı. 73 Şen. Kuvayımilliye komutanlarını79 huzursuz etmekteydi. 79-1. 77 aga.. Nüfus Memuru İbrahim. göm. 79 Yunan işgaline uğrayan yerlerdeki mezalime İngiliz kontrol subayları bile şaşıyorlardı. 164. Musa Altın ve Mehmet Topçu’dan oluşan gizli komite kuruldu. s. 1920 Temmuzunun başlarında Buldan’ın Yunan işgaline girmesi üzerine. Belevli Yusuf Bey.73 Buldan’dan Cepheye Yardımlar Alaşehir taraflarından gelecek düşmana karşı. 78 aga. Vefa Uz. s. s. bel. Emlak Kâtibi Ali.

158-160. C II. s. 208. s. diğerleri savaş sonrası yapılan mübadele sırasında yurda dönmüşlerdir. Yunan işgal komutanının emriyle halkın elindeki silahlar toplandı. Karataş ve Çatak köylerinde ileri karakollar kurdu. s. Yunan Mezalimi. Bahadırlı Köyü’nden88 Keşkekoğlu Ahmet Çavuş. 83 Yazar Tarhan Toker’in babası. Buldan ile Alaşehir’de kontrolü sağlamak için mevzi karakollar kurarak. Avralıoğlu. 402-404. Tenekeci Habip ve Güllü’den Demirci Hüseyin. Şeyh Hoca Hacı Emin Efendi. İmamoğlu Mustafa’nın idam cezasının infazı Uşak’ta yerine getirildi. 88 Mustafa Turan. göm. Sazak. 84 Mustafa Güzin. 208’de Oğuzçiftlik köyünde gerçekleştiği kaydedilen köy. 2006. Nitekim. Güney’den Kolağası Mehmet Efe. Handan Mustafa. s. 87 Yalazan. 31-1. kulakları ve burnu kesilip. bel. günümüzdeki Oğuz köyüdür. İmkânsızlığın verdiği sefalet içinde Denizli kazalarına80 kaçan halk. 158-159. 89 Turan.83 İmamoğlu Mustafa. 16 Ağustosta Alaşehir’den gelen Yunan taburu Buldan’a yerleşerek Demiralay Müfrezesinin baskınlarına karşı konuşlandı.82 1920 Ağustos sonlarında Yunanlar Narlıdere köyünü yaktılar. 169’da Ağabinek Köyü olarak kaydetmektedir. Mustafa Sarızeybek ve Barut Mehmet. Şeyh Hoca Hacı Emin Efendi. Bölmekaya (Eldirek). 7 Temmuz 1920 tarihinde bir Yunan müfrezesi Buldan’a girerek Güney’i işgal etmeye çalışmış.85 Nüfus Memuru İbrahim ve Tekel Memuru Asım Efendi Yunanistan’a sürgüne yollanırken. Buldan alay merkezi konumuna getirildi. Deli Hasan.barındırmak ve beslemek ciddî bir sorun olmuştu. 10. Molla Abdullah. Molla Abdullah’a 6 ay hapis cezası verildi. Burhaniye’nin düşmesinden sonra Çatak yolu ile 23 Ağustosta işgali pekiştiren Yunanlar.89 Güney’den 80 81 Gökbel. Barut Mehmet yaralı olarak hayatını kurtarabildi. 833. Dinar’ı dahi doldurmuştu. s.84 Helvacıoğlu Mehmet. 86 Arşiv çalışması yanında görgü tanıklarıyla görüşerek aktarılan bilgiler için bk. Uşak’a götürülerek askerî mahkemede yargılandılar.81 27 Temmuz sabahı Sabuncu mevkisinden gelen destek kuvvetleriyle Buldan’a yerleşmişlerdi. s. Ahmedli. Ağabey Köyü’ne87 silah arama bahanesiyle gelen Yunan askerleri meydanda topladıkları halkın gözü önünde köyün saygın kişilerinden Mustafa Efendi’yi boğazlayıp. süngüleyerek öldürdüler. Avralıoğlu. Ankara. Çavuş Dağı’nda bir eve kapatıldılar. Bk. 31. gözleri oyularak katledildi. 85 Helvacıoğlu Mehmet sürgünde hayatını kaybederken. 30 . Handan Mustafa. ATASE Arşivi. Köyden 13 kişi meçhul bir yere götürüldü.86 Buldan’ın Kuvayımilliye ile irtibatını sağlayan Göbekli Ali. kl. Sarayköy önlerinde direnişle karşılaşan Yunanlar. s. Helvacıoğlu Mehmet. kaza ve nahiyelere kuvvet sevk ediyorlardı. Yunanların ateşe verdikleri evde kuryelerden Göbekli Ali ve Mustafa Sarızeybek yanarak ölürlerken. 82 Olayları yaşayan Buldanlılarla görüşülerek oluşan bilgiler için bk. Şen.

Çerkes oğlu Mestan Çavuş ve 30 kadar savunmasız köylü gördükleri zulümler sonucu sakat ve malûl kaldılar. s. yolda yürümekte zorlanan yaşlıları süngülediler. 97 Mehmed Hocaoğlu. geri çekilmeden birkaç gün önce. 1985. geri dönüşte onu Kavaklı Değirmen civarında öldürdüler.91 3’üncü Efzun Alay Komutanı İdidis’in emriyle 400 kadar hanesi bulunan Dere Köyü yakıldı. Maliye Tahsildarı Ramiz. 169’da Ömür köyü olarak okuduğu anlaşılmaktadır. Buradan başka semtlere götürülen Kasap Şeyh. Halkın elindeki para ve ziynet eşyaları zorla alınarak. toplayarak köy camisine hapsettiler. Buldan halkı pencerelerine gaz tenekeleri yerleştirilen camilere hapsedildiler. Ali Hocaoğlu Molla Mustafa ile 14 arkadaşı ve Güneyli Arap Süleyman. Umur Köyü’nde92 bir ahırda ateşe verilmek suretiyle diri diri yakıldılar. Reji Memuru Hayri Efendi.94 Yunanlar Buldan ve çevresinden ayrılırken halka yaptıkları zulüm vahşet derecesine ulaşmıştı. s. Aybaşı Mahallesi’nden Kasap Ahmet. okul ve 29 evi ateşe veren Yunanlar. 95 Avralıoğlu. Helvacılar Mahallesi’nden Milaslı 90 91 Ali Rıza Çakmak’ın ağabeyi. 93 Yalazan. Deranizade Faik. 272. 94 Toker. Abdi Hocazade Mehmet. 50 kadar köylüyü önlerine katarak Buldan’a doğru hareket eden Yunanlar. s. Kemer Deresi’nde süngülenerek katledildiler. 167-168. Yenice Katliamı Yunanlar girdikleri savaşın olumsuz seyri üzerine. 158. s.96 Yunanlar Buldan’dan kaçmadan önce. Yarangümelioğlu Osman Efendi’nin evleri ile şirket binası ateşe verildi. Buldan ve köylerinden yaklaşık 50 kişiyi Yenice’deki Yunan tabur komutanının emriyle. Belgelerle Yunan Barbarlığı. 72. Köprübaşı Köyü’nde cami. 31 . s. Kanatoğlu Ahmet ile Mustanoğlu Mehmet Çavuş’un. 92 Yalazan. 96 Şen. Çelebizade Hacı İbrahim. Turan. 13-15. evlere baskın yaparak kadınların ziynet eşyalarını zorla aldılar. s. Buldan Yeni Mahalle’den Aşçı Halil Ağa. Gönenli Edip Hoca.95 Yunan ordusunun Uşak’ta bozgunu üzerine. s. 169. Avralıoğlu. Çakakzâde Cemal. Narlıdere Köyü’nden İbrahim Topçu ile Haliloğlu Mustafa.Şükrü90 ve Tombaloğlu Sarı Mehmet’in üzerlerine sıcak su dökülerek dayak atıldı. İstanbul. Aynı köyden İnce Mehmet’i Güney’e kılavuz olarak götüren Yunanlar. C II. Sabahın erken saatlerinde camiyi ateşlemeye fırsat bulamadan. s. 208. Hacı Hüseyin Efendizade Necib.93 3 Eylül 1922 gecesi Güney’deki ve Menderes Nehri’nin kuzeyindeki Yunan birlikleri Yenice Köyü’ne geldi. 200’den fazla Türk’ü öldürerek97 halkı yasa boğmuşlardı. Yunan müfrezesi tarafından civar köylerden toplanan 24 Türk.

1914 yılında 30. s. toplu öldürmeler ve tahribat şeklini almıştır. Meles Hasan. s. 100 Direbolu köyünden Emir İsmail ve Karabekir Osman toprak yapılı uçurumdan yuvarlanarak katliamdan kurtuldular. Sonuç Batı Anadolu’da etnik arındırma yaparak getirecekleri nüfusla kontrol bölgesi oluşturmayı hedefleyen Yunan askerî harekâtı başlamadan önce. Emir İsmailoğlu Mehmet ve Kara Bekir hapsedildikleri Yenice Köyü Camisi’nden Yunanlar tarafından alınarak Yel Değirmeni100 mevkisinde. Molla Hasan ve Softa Ali Yenice’de. Bk. Güney’den Belediye Reisi Yamık Hacı Bey’i Sarıgöl yolu üzerinde. Aydın ve Nazilli’deki Yunan birliklerinin yaptıkları katliamlar karşısında gelişen sivil direniş. 72. Mahmut Ustaoğlu Mehmet ve Çil Yusufoğlu Mehmet’i. 18-19. 1927 tarihinde 6299 eksikle 24. Şen. Bölmekaya Köyü’nden Hacı İbrahimoğlu İsmail. 101 Emiroğlu İsmailoğlu Mehmet (Demirkan) ve Kara Bekir (Aytekin) katliamdan yaralı olarak kurtulmuştu. 272. 104 Selahittin Özçelik-Ayhan Bayoğlu. Vakıflar Mahallesi’nden Hacı Dervişoğlu Hafız Ali. Bk. Kasap Ahmet. 72. yaptıkları kongrelerle Türk insanının teşkilatçı yapısını yansıttılar. işgal sırasında öldürülenler ve ölmemek için başka yerlere kaçanların etkileri olarak değerlendirebiliriz. Ceritoğlu İsmail. s. Buldanlı Fakı Hocaoğlu Kasap Mehmet. Yunan askerî makamlarının işgal sırasında Buldan ve çevresinde takip ettikleri soygun girişimleri.. s. s. “XIX. 16. Güroluk Mahallesi’nden Fakıcı Nuri. Avralıoğlu. Fakih Hoca Nuri.98 Yunanlar cesetleri taşıttıkları Narlıdere Köyü’nden İbrahim Topçu ve Mustafa Haliloğlu’nu99 da katlederek vahşet sergilediler.949 olan Buldan nüfusunun. İzmir’den Denizli’ye kadar olan bölgede yaşayanlar.Hasan. Şen. Yörük Durmuş. Güney’den Hacı Kâmil Efendi ve Eyüp Hoca’ya103 da acımadılar. Türk Ocağı Denizli Şubesi Yayınları-2. 15. s. s. Koca Bekir. 168. Toker. Aynı köyden Hacı Velioğlu Mehmet. Milaslı Abdullahoğlu Hasan. Millî Mücadele’de Denizli ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi Sempozyumu (24-25-26 Haziran 1992 Denizli).650104 kişiye düşmesini. Okur Zeybek Halil Softalar Damı mevkisindeki derede. Şen. age. Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli) tebliği. Oğuz Köyü’nden Molla Hasan ve kardeşi Softa Süleyman süngülerle katledildiler. Oğuz Köyü’nden Mehmet Boynuker. 102 Avralıoğlu. Kasap Şeyh Şakir. Kiminnazoğullarından Mehmetoğlu Şakir’i. Mehmet Ali Ünal. Hacı Abdiloğlu Hasan. Yüzyıl Ortalarında Buldan Kazasının Sosyoekonomik Yapısı Hakkında Gözlemler”. “Millî Mücadele’de Direbolu Köyü ve Yunan İşgali”. Ahmetli’den rehin alınan Tepeköylü Küçük Bekir’i102 Buldan yolunda katlettiler. Emir Hüseyinoğlu Aşçı Halil. Türk düzenli ordusunun cephelerdeki zaferlerinin verdiği eziklikle. kurulan cephelere gönüllü takviyesi ile kalmamış. s.101 Buldan merkezinden Ahçı Halil Ağa. 167-168. Kasap Ahmet. 103 Toker. s. 15-19. Sağıroluk Mahallesi’nden Naki Hocaoğlu Tahsildar Hafız Nuri. 99 98 32 .

ATASE Arşivi. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi ATASE Arşivi. 27-1. bel. göm. 188. bel. göm. 434. cepheye sınırlı sayıda gönüllü takviyesi yapmış. ATASE Arşivi. göm. 117-1. 182. bel. ATASE Arşivi. göm. göm. 157. kl. 462. 833. bel. kl. 883. 27. 81. Burdur ve Isparta sancakları maddi kaynaklarını seferber etmişlerdir. göm. göm. Arşiv Belgeleri T. 31-1. bel. bel. kl. 833. bel. göm. ATASE Arşivi. 157-2. 81-1. 31. 117. Buldan düşmanın insafına bırakılmıştır. Denizli Heyet-i Milliyesi aracılığıyla ulaştırılan yardımlar sayesinde hayatlarını sürdürebilmişlerdir.C. ATASE Arşivi. 182-1. 46-1. 846. ATASE Arşivi. kl. 463. 462.Denizli. Yunan ilerlemesine karşı Buldan’ın savunulmasına çalışılmışsa da kasabanın işgali önlenememiş. 188-1. 33 . göm. savaş ortamında Ankara’daki Birinci Meclise gönderdiği üyelerle emeklerinin hasılatını almışlardır. Buldan Heyet-i Milliyesi. ATASE Arşivi. kl. 31. ATASE Arşivi. Aydın Cephesi Genel Komutanlığının yakın ilgisiyle koruma altına alınmışlar. Yunan kuvvetlerinin intikam duygusundan kaynaklanan katliam ve tahriplerine uğrayan beldelerimiz olarak tarihe geçmiştir. kl. diğer işgal bölgelerinde olduğu gibi Buldan ve Yenice. göm. 833. kl. 38-2. kl. 833. bel. İtalya-Yunanistan nüfuz bölgesinin sınırının Menderes Nehri olmasından dolayı genel cephe Sarayköy önlerinde kurulduğundan. 38. İşgal bölgesinden kaçarak canlarını kurtaranlar açlık tehlikesiyle karşılaşmış. KAYNAKLAR 1. Ankara’yı hedef alan Yunan ileri harekâtına karşı düzenli Türk ordusunun başarısı üzerine. kl. 21-2. ATASE Arşivi. bel. 31-1. buna mukabil ayni ve nakdî yardımlarla Kuvayımilliyeyi desteklemiştir. 21. kl. 46. göm. düşmana karşı genel organizasyonu sağlamak amacıyla yapılan Nazilli ve Alaşehir kongrelerine katılmakla kalmamış. 462. bel. bel. ATASE Arşivi. Buldan vatanseverleri İzmir’in işgalinden önce yapılan İzmir Kongresi başta olmak üzere.

O. COŞAR. Rahmi. 1965. dos.KMS. dos.12. göm. 1997. AYDINEL. göm. 34 . İzmir. 1990. 59. 63-2. C II Ankara. Millî Mücadele’de Çine Heyet-i Milliyesi (19191920). dos. göm. Mehmed. 1937. BOA Arşivi. Ankara. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı. Belgelerle Yunan Barbarlığı. DH. baskı. 2006. 1996. KONUKÇU. 52-2. 52-2. göm. göm. Aslan. 1999. 21 Haziran 1919. 52-3.C. 36-39. GÖKBEL. Ankara.50-3.KMS. Kültür Bakanlığı Yayınları. göm. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) BOA Arşivi. 52-2.KMS. Sıtkı. 5-2. Yayınlar AKER. 52-2. Kısım: 1. DH. Sabahattin. göm. dos. AVRALIOĞLU. Ege’nin Kurtuluş Destanı Yörük Ali Efe. Türk İstiklal Harbi Batı Cephesi. BOA Arşivi. Millî Mücadele’de Alaşehir Kongresi (16 Ağustos 1985 Alaşehir).KMS. Ömer Sami. 52-2. göm. Şefik.KMS. BOA Arşivi. BAŞARAN. BURHAN.KMS. Enver. 3. Millî Mücadele’de Aydın. Ankara. dos. 53-4. Millî Mücadele’de Nazilli. Zeki. 1985. 3. HOCAOĞLU. 1964. göm. 52-2.KMS. dos. göm. BOA Arşivi. “Millî Mücadele’nin Başlangıcında Alaşehir”. DH. 25-1.KMS. BOA Arşivi. İstiklal Harbi Gazetesi. 76. Asaf. Aydın. göm. 25-4. DH. DH.KMS. C 2.KMS. 63-3. DH. DH. İstiklal Harbi’nde 57’nci Tümen ve Aydın Millî Cidali.2. 66-1. DH. 1988. T. 1993. BUĞDAYCI. BOA Arşivi. dos.KMS. BOA Arşivi. Mehmet. İstanbul. dos. dos. DH. İstanbul. dos. Güneybatı Anadolu’da Kuvayımilliye Harekâtı. BOA Arşivi. Garp Cephesi Nasıl Kuruldu. BOA Arşivi. C II. Nazilli. Buldan Yöresinin Tarihçesi. APAK. dos. 52-2. Aydın. 52-2. DH. 25-5. BOA Arşivi. DH. Ankara.

5. Ankara. Tahir. Isparta ve Burdur Sancakları.İ. Halûk. Alptekin. AÜ T. Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli). Türk Ocağı Denizli Şubesi Yayınları-2. 2006. Yıl: 1. Makaleler ÖZKAYA. C 4. 1990. Ankara. Genelkurmay Askerî Tarih ve Etüt Başkanlığı. Aydın. T. Mustafa. 35 . ÜNAL. 2006.KÖSTÜKLÜ.T. Tezler KODAL. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. TOKER.-BAYOĞLU. “Millî Mücadele’de Direbolu Köyü ve Yunan İşgali”. Kuvayımilliye ve Millî Mücadele’de Denizli. Ankara. “Kurtuluş Savaşı’nın Malî Kaynakları”. Ankara. Millî Mücadele’de Denizli.T. C I. Türkiye’de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi (15 Mayıs 1919-13 Eylül 1922). Mehmet Ali. TURAN. Mayıs 1994. ŞEN. Yücel. Dergisi. Nuri.E. 4. MÜFTÜLER. Ercan. Yunan Mezalimi. “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. “XIX. Denizli. S. Yeşil Buldan. Suat. Dergisi. S 13. Aydın Tarih Grubu Yayını (3).E. Denizli. 1994.İ. SEPETÇİOĞLU. ÖZÇELİK. MÜDERRİSOĞLU. 1975. Tarhan. Millî Mücadele’de Denizli ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi Sempozyumu (24-25-26 Haziran 1992 Denizli). AÜ T. ATATÜRK Döneminde Denizli (1923-1938). ATATÜRK Yolu. Yüzyıl Ortalarında Buldan Kazasının Sosyoekonomik Yapısı Hakkında Gözlemler”. Yıl: 7. S 1. Ayhan. Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi ve Önderleri. YALAZAN. 1995. 1969. Ankara. İbrahim. “Batı Anadolu’da Yunan İşgalinin Temel Argümanları ve Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi”. ATATÜRK Yolu. Millî Mücadele’de Dedem Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi. 1996. Mayıs 1988.

Petrol ticari bir kaynak olmaktan çıkıp politik gücün bir göstergesi hâline gelince Osmanlı toprakları da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeni petrol politikasının ve dünya düzeninin uygulamaya konulduğu bölge olmuştur. Birinci Dünya Savası’ndan ağır yaralar alarak çıkmıştır. all elements of national power has been exhausted. People everywhere are devastated. enerji Abstract: After the 1 World War in the Ottoman State. Energy sourses was a wreck. energy Giriş Osmanlı İmparatorluğu’nun ağır dağılma süreci XX. Economic tools and energy sources are under the control of the occupants states. kömür madenlerinin çoğu yabancı ve yerli gayrimüslimler tarafından işletilmektedir. Harbin kazanılması için gerekli kıt enerji kaynaklarının yönetimini gerçekleştirerek Dünya harp tarihinde millî kaynakları ekonomiye kazandırarak bir ilke imza atmıştır. hatta bu alana itilmiştir.İSTİKLAL HARBİ DÖNEMİ ENERJİ POLİTİKASI Abdurrahim AYDIN* Özet: Tüm millî güç unsurlarının tükendiği Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti bir enkaz görünümünde idi. Country's scarce energy resources successfully managed by Atatürk for the Turkish National Independence War. Bölgedeki petrol yatakları egemenlik mücadelelerine sahne olmuş ve bu kaynaklar Batılı petrol şirketlerinin denetimine geçmiştir. Osmanlı Devleti de kendini bu alanda bulmuş. odun.Doç. ATATÜRK ülkenin kıt enerji kaynaklarını İstiklal Harbi’nde millî iktisadi seferberlik anlayışı ile başarılı bir şekilde yöneterek Millî Mücadele’nin kazanılmasını sağlayacak politikaları üretmiştir. and primitive. İmtiyazlı yabancı enerji şirketleri elde etmiş olduğu işletme haklarını Osmanlı Devleti aleyhine kullanmakta ve kaynaklarını üretime aktarmamaktadır. They not transferred production to economy. Foreign energy companies have obtained preferential rights of the businesses and resources to use against the Turkish state. Osmanlı Devleti taş kömüründen sonra dünyanın enerji kaynağı olacak olan petrolün pay edildiği bir alan olmuştur. wood. Ekonomik araçlar ve enerji kaynakları işgal devletlerinin kontrolü altındadır. İngilizler büyük imparatorluklarını genişletmek ve Almanya da dünyada büyük devlet olmanın şartlarından olan enerji kaynaklarına sahip olmak için mücadele vermişlerdir. Avrupa ve ABD böylece petrol kaynaklarına sahip olmak ve denetlemek için bölgeye * Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Yrd.Yaklaşık altı yüz yıl süren varlığının ardından. petrol. Energy use and the quality of energy sources is inadequate. coal. The Ottoman state to actually bring a case has been deprived of independence. Enerji kullanımı ve enerji kaynaklarının niteliği yetersiz ve ilkeldir. XXI. yüzyılın başında başta ekonomik ve askerî olmak üzere hemen her alanda büyük bir çöküntü içerisinde olan Osmanlı İmparatorluğu. oil. Her yer harap ve halk en basit vasıtalardan yoksundur. Anahtar Kelimeler: İstiklal Savaşı. most of the coal mine is operated by foreign and local non-Muslim. Osmanlı Devleti fiilî olarak bağımsızlıktan mahrum bir duruma getirilmiştir..Management of energy resources necessary was performed to win independence war Key Words: Independence War. yüzyılın başlarında hızlanmış ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise. The economic mobilization directed successfuly to win the national struggle. Turkish army has been demobilizated and disarmament.Dr. kömür. İnönü Üniversitesi İİBF öğretim üyesi 37 . Türk ordusu terhis ettirilmiş ve silahsızlandırılmıştır.

/sici?sici=00220094%28196807%293%3A3%3C93%3ATSOO%3E2 . 19 (4): 2001. 1981). “International Politics and Iraqi Oil.jstor. Temmuz 2003. 5 William Stivers. Fransızların petrol ile ilgilenmeleri 1917 yılında Fransa’da baş gösteren petrol krizi ile daha da artmaya başlamıştır.. İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour dünyadaki en önemli petrol kaynaklarının Irak’ta olduğunu söylemiştir.jstor. 517-540. s.org/sici?sici=00.”6 Duane Chapman. S 56. pp. 93-110.1 Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan devletler Osmanlı Devleti topraklarının paylaşım mücadelesini Osmanlı Devleti’nin enerji kaynaklarına göre yapmışlardır. Böylece Osmanlı petrol bölgeleri paylaşılmıştır. petrol rezervleri ele geçirilmiştir. http://www. “The Significance of Oil”. 4. Churchill’in. http://links. “Global Oil Resources and the Persian Gulf: Security and Democracy”. Baskı. 2006. StableURL:http://links. ayrıca Halep. 371-381. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Beyrut ve İskenderun’un Fransız mandası ile yönetilmesine karar vermişlerdir. p. No.odaklanmıştır. İngilizlerin Akdeniz Donanması Komutanı Amiral Arthur Gough Calthorpe’un İtilaf devletleri adına. Odell. Irak’ta çok büyük. Şam.2 Kurtuluş Savaşı bu şartlar altında başlamıştır. 3. 3.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=180 4 Cemil Şenalp.124%2955%3A4%3C517%3AIPAIO1%3E2.3 Bu mütarekenin ilgili maddelerine dayanılarak Türk yurdu.4 Mondros’ta İngiltere için en büyük ödül Irak olmuştur.805%28.198. İngiltere Avam Kamarasında söylediği şu cümle de bu iddiaları güçlendirmektedir: “Efendiler! Şunu iyi biliniz ki bir damla petrol bir damla kandan daha kıymetlidir. İtalyanlar ve Yunanlar tarafından işgal edilmeye başlanmıştır. Fransız devlet adamları 1918 yılının Kasım ayında Deutsche Bank’ın Turkish Petroleum Company’daki % 25 hissesini devralmak üzere girişimde bulunmuşlardır. 5. Ankara.tr/index. Harp Akademileri Komutanlığı Yayınları. 1968).076. Contemporary Economic Policy. pp.atam. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda Fransız İşgal Bölgelerinde Sivil İşler/Askerî Hükûmet Faaliyetleri. 2 Peter R. 1 38 . s. 224.0.0. Journal of Contemporary History. 1918-1928: A Study in Anglo-American Diplomacy” The Business History Review. (Jul.gov.5 İngiliz politikasının temeli vazgeçilmez enerji kaynağı olan petrole ne pahasına olursa olsun hâkim olmaktır. Petrol Fırtınası. oldukça ağır şartları içeren 25 maddeden oluşmaktaydı. 102. Divan Yayıncılık. 55. C XIX.CO%3B2-K 93 3 Mukaddes Arslan. Fransızlar. CO%3B2-Y tieth century 6 Raif Karadağ. No. Bu girişimler sonunda Aralık 1918’de İngiliz Başbakanı Lloyd George ile Fransız Başbakanı Clemenceau bir araya gelerek Sykes-Picot Anlaşması’nda değişiklik yapmışlar ve Musul’un İngilizlere bırakılmalarına karşılık olarak Fransa’nın Musul petrollerinden pay almasına. (Winter. 1969. Bahriye Nazırı Rauf Bey başkanlığındaki Osmanlı delegelerinin de Osmanlı İmparatorluğu adına 30 Ekim 1918 tarihinde imza ettiği. İstanbul. Mondros Mütarekesi ve Petrol Paylaşımı Mondros Mütarekesi. Vol. Vol. “Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinin Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde Yeri ve Önemi”. İngilizler.

543. Yıl 5.” şeklinde görüşlerini belirtmiştir. Bunun üzerine Başkomutan Vekili Enver Paşa Azerbaycan’da durumun çok ciddi olduğunu anlayınca “Kafkas İslam Ordusu” adını taşıyan teşkilat kurdu. 1919 yılında iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermiştir. Bu durum Amerika Birleşik Devletleri’ni rahatsız ediyordu. Benzeri çıkar çatışmaları bir süre daha devam ettikten sonra petrollerle birlikte. Şubat 2007. s. 371-381.İngilizler kurdukları manda yönetimiyle Irak’ı on sekiz vilayete ve kuzeyde Kürt Bölgesi. İngilizler petrol şirketleri arasında Irak petrolleri paylaşılmıştı. s.7 Amerikan Standart Oil of New York (Socony) Firması. Zira ABD’nin bölge ülkeleriyle ilişkileri. Amerikan petrol şirketlerinin ayrıcalıklar elde etmeye çalıştıkları Birinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda başlamıştır. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. 8 7 39 . ABD’nin Osmanlının bölgeden çekilmesiyle beraber diğer Batılı devletlerle iş birliği içinde. Anlaşmanın 4. güneyde Şii Bölgesi ve Merkez Bölgesi olmak üzere üç bölgeye bölmüşlerdir. Kadir Kasalak. Bunlardan birisi yazmış olduğu mektupta “… pasta o kadar büyük ki bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır. 188. bölgede ekonomik ve siyasal nüfuz elde etme çabası içine girdiği görülmüştür. 9 Kurtuluş Savaşı Öncesi ve Sonrası Kafkasya’da Durum 28 Mayıs 1918’de Musavat Partisinin Lideri Mehmet Emin Resulzade’nin başkanlığında Azerbaycan Millî Şûrası Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan ettiği zaman Bakü.Rus .Ermeni çetelerinin işgali altındadır. S 9. Resulzade Kafkaslar’daki Türk ve Müslüman halkına yönelik katliamın bir an önce durdurulması için Osmanlı Devleti’nden askerî yardım istedi. E. maddesine göre Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin Başkanı M. 8 1919 Paris Barış Konferansı’nda Başkan Woodrow Wilson Britanya’nın Irak’ta vasi rolünü kabul ettiğini vurgulamıştır. Bu gelişme nedeniyle Socony Firmasının talebi üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı İngiltere’yi protesto etmiştir. Mektubun işgal altındaki İstanbul’da İngilizlerce ele geçirilmesi üzerine Londra. Azerbaycan Hükûmeti Osmanlı Devleti ile irtibata geçti ve 4 Haziranda Osmanlı Devleti ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasında dostluk anlaşması imzalandı. Irak Yüksek Komiseri Arnold Wilson’a jeologların petrol araması yönünde talimat vermiştir. Ülkeyi ilhak etme yerine. Şark Orduları Komutanlığı bünyesinde Jensen. 9 Chapman. s. Bu rehberliğin milletlerarası serbest ticaret kuralları ile yapılması gerektiğini belirtmiştir. “Irak’ta Manda Yönetiminin Kurulması ve Atatürk Dönemi Türkiye-Irak İlişkileri”. Sonuçta tüm velveleye karşı İngiliz ve Fransız petrol şirketleri bölgenin hâkimi olmuştur. bölgedeki Türk toplumu da ana vatanın dışında kalmıştır. İngiliz . yerli halka medenileşme yollarını öğreteceklerini ve bunlara yakın bir tarihte hürriyetlerine kavuşmalarını neden olacaklarını vurgulamıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Azerbaycan ve Dağıstan Harekâtı. İngilizler Azerbaycan genelinde demir yollarını denetimleri altına alarak Bakü petrolünü Batum’a nakletmişlerdir. 17 Kasım 1918’de General Tompson komutasında Bakü’ye giren Müttefik orduları “Britanya Petrol Yönetimi” adlı örgüt kurdular. Ankara. The Historical Journal. 12 age. Savaş petrol kıtlığına neden olunca Almanya için daha fazla petrol elde etme stratejik bir hedef olmuştur. s. Enver Paşa’ya hareketi durdurmaması hâlinde. 10 40 . Böylece Moskova Hükûmeti ihtiyacı olan petrol sevkiyatının devamlılığını temin etmiştir. 13 age. G. Kafkas İslam Ordusunun Bakü’yü ele geçirmek için harekete geçmesi Almanya’nın planlarına ters düşmüştür.11 Almanya’nın giderek kömür kaynaklarını tüketmesi Almanya’nın içinde kömür kıtlığına neden olmuştur. Mondros’tan 17 gün önce de Dağıstan’ı kurtardı. Jensen. Bakü ve çevresindeki sanayi bölgeleri İngilizlerce işgal edilecekti. 3. 542. Nasır Yüceer. s. Çünkü Türk birlikleri cazip petrol kaynaklarının bulunduğu Bakü’yü ele geçirmek üzereydiler. Yeterli petrole sahip olan Batı orduları modern savaşın faydalarından istifade ederken. 1918’in sonlarına doğru Almanya’nın birkaç haftalık petrol rezervi bulunmaktadır. Bakü’de 18 Mart 1918’de kurulan komünist yönetimin ilk faaliyeti 1 Nisan 1918 tarihine kadar Bakü’deki Türkleri katletmek olmuştur.10 Çünkü Alman ekonomisinin ve ordusunun bu petrole ihtiyacı çok fazla idi.. Anlaşma ile Rusya Bakü’den çıkarılan petrolün dörtte birini veya aylık belli bir kotayı Almanya’ya verecekti. T.. XI. Fakat Mondros Mütarekesi’ne göre Osmanlı birliklerinin Kafkasya’dan çekilmesi gerekiyordu. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’nden bir buçuk ay önce Osmanlının Kafkas İslam Ordusu Rusları. Osmanlı kuvvetleri ile Azerbaycan kuvvetleri şehri terk edecekler.bulunan 5’inci Kafkas Piyade Tümeninin Kafkas İslam Ordusunun arasına katılması emrini verdi. Almanya Genelkurmay Başkanı Ludendorf. 27 Ağustos 1918’de Brest-Litovsk’a ek bir anlaşma imzalanmıştır. 544. s. “The Importance of Energy in the First and Second World Wars”. İngilizleri ve onlarla beraber hareket eden Ermeni çetelerini atarak Bakü’yü fethetti.12 Almanya savaşı sürdürecek gerekli petrolü bulamadığı için ciddi petrol bunalımı ile karşılaşmıştır. fakat bunun karşılığında da Sovyet Rusya’nın Almanya’nın istediği petrolü vermesinin lazım geldiğini belirtmişti. 61. 1968. Osmanlı Devleti’nde görevli Alman subayları geri çekeceği tehdidinde bulundu. Bu nedenler. Almanları Osmanlı Devleti’ne karşı harekete geçirmiştir. 2002.C. Almanya Rusya’ya Türkleri durdurmak için ağırlığını koyacağını. Bakü petrolleri konusunda Alman ve Sovyet Rusya’nın çıkarları birleşmiştir. Almanya’nın bu teklifi Lenin tarafından derhâl kabul edilmişti. Genelkurmay Başkanlığı Basımevi. Almanya ise düşmanlarının zırhlı ve hava saldırılarına karşı yeterli petrol bulamadığı için karşı koyamamıştır. p. 11 W.13 Bu nedenle Almanya Bakü petrollerinin sağlayacağı ekonomik çıkarları Osmanlı Devleti ile olan müttefiklik bağlarından çok üstte tutmaktadır. 545. Yapılan anlaşmaya göre.

Baskı. 66.gov. maddesinin gereğinin yerine getirilmesi yani Alman ve Avusturya vatandaşlarının ülkelerine gönderilmesi Osmanlı Devleti’ni büyük sıkıntılara sokmuştur. G. İSH. 63. 17 Mehmet Okur. Genelkurmay Basımevi. A.asp?id=144. Genelkurmay Başkanlığı Yayınları. ilk haftalarda demir yollarındaki tıkanıklıklar ve kömür kıtlığı yüzünden çok yavaş oldu.tr/v1/yazaryazi. 3. 23-1.Nakliyattan ve petrol alım satımından önemli ekonomik kazanç elde etmişlerdir. C XX. özel olarak Türkiye’ye yardım edeceklerini ancak resmî olarak bir kayıt altına giremeyeceklerini belirtmiştir. 2 sistern benzin.17 30 Aralık 1918 tarihinde kömür yokluğundan dolayı birkaç gün Anadolu trenleri hareket edemeyeceğinden. Bakü petrolleri ile ilgili isteklerini dile getirmiş ve her yıl Türk Hükûmetine Türkiye’nin ihtiyaçları göz önüne alınarak petrol ve petrol ürünleri göndermekle Azerbaycan’ın yükümlü olmasını önermiştir. B. TBMM Hükûmetine 62 sistern petrol gönderdi ve bundan sonra savaş bitinceye kadar aynı değerde petrol ve üç vagon dolusu kerosin göndermeyi taahhüt etti.tercuman. 705-727. 1999. Şemseddinov. 102-1. Suriye’deki ve memleketin diğer yerlerindeki Alman subay ve birliklerinin İstanbul’a geri gelmesi. 19 aga.com. İstanbul. Bu taahhüdün dışında 1922 yılında Batum yolu ile Azerbaycan 9000 tondan fazla kerosin ve 350 ton benzin gönderdi. K. “Mondros Mütarekesi Sonrasında Osmanlı Devleti’nde Bulunan Alman ve Avusturya Vatandaşlarının Ülkelerine Gönderilme Meselesi”.”14 Görüşmeler sırasında verdikleri sözü tutarak Millî Mücadele’de kullanılması amacıyla Türkiye’ye gaz ve benzin vermişlerdir.15 Kömür Kıtlığı ve Terhisler Mondros Mütarekesi’nden sonra terhis işlemleri başlamıştır. s. sevk edilecek efradın terhis komisyonunun tebliğine göre hareket etmesi bildirilmiştir. “Bu konuda Behbud Şah Tahtinski. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=112 18 Gnkur. s. Kars görüşmeleri sırasında Türk delege heyeti. K. 963. 1969. www. 37. S 60.19 Sefere 14 15 Kazım Karabekir.16 Devletin az sayıda olan güvenlik gücü ülkenin çeşitli yerlerinde patlak vermeye başlayan çete olaylarını ve azınlık faaliyetlerini engellemek yerine Alman ve Avusturya vatandaşlarının kontrolüne ve ülkelerine sevk edilmesine ayrılmıştır.18 12 Ocak 1919 tarihinde terhisleri geciken Suriye’deki efradın kömür tedarikinden sonra peyderpey gönderileceği bildirilmiştir.. 41 . s. Ankara. B. Kasım 2004. Mondros Mütarekesi’nin 19. 64. Türkiye Yayınevi. İSH.tr/index. Fakat nakliyat için yeterli yakıt bulunamaması Osmanlı Devleti’ni oldukça etkilemiştir. ATASE Başkanlığı Arşivi. 302. 8 sistern kerosin gönderdiğini bildiriyordu. 16 Türk İstiklal Harbi 1 Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı. s. 468. Batum yoluyla Azerbaycan’dan o dönemin fiyatlarıyla 114 milyon ruble değerinde petrol ihraç ettiler. Kurtuluş Savaşı Yıllarında Türkiye-Sovyetler Birliği Alakaları. kazanılan Birinci-İkinci İnönü Savaşları zaferlerin şerefine Azerbaycan halkının yardım için 30 sistern petrol. Aynı yılın mayıs ayında Azerbaycan Devleti. 1921 yılı içinde Nerimanov’un şahsi emri ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Mirza Davut Hüseyinov. http://www.atam.. G.. İstiklal Harbimiz.

26 Trabzon’daki askerin İstanbul’a getirilmesi için Gül Cemal vapuru tahsis edilmiştir. 30 Aralık 1918’de toplanan Mütareke Komisyonunda. B. kömür vagonu varıncaya kadar Anadolu hududu üzerindeki 20 Mehmet Özdemir. 25 aga. 134. ATASE Başkanlığı Arşivi. mütarekeden sonra memleketlerine gönderilen Alman ve Avusturyalı askerleri taşıyan 3 adet tren katarı kömürsüzlük nedeni ile Afyon’da 3 gün beklediği. Binaenaleyh kömür vapurunun hareketi için 500 ton kömürün buradan itası İstanbul’un istikbali ve emniyeti için gerekli olduğu bildirilmiştir.20 Birçoğu yakıt sıkıntısı yüzünden soğuktan donmuştur. 630. İSH. 111-4. K. K. 134. 24 aga.. 83. 111. 64. İSH.çıkan trenler depolardan gerekli yakıtı sağlayamadıkları için yollarda kaldılar ve seferler aksadı. 42 . Jeruzalem hastane gemisinin Cenova yoluyla Alman askerî hastalarını nakletmesinin İtalyan Hükûmetinin Osmanlı Sıhhiye Heyetince hastaların muayene edilmeleri ve bu muayenede İtalyan doktorların da bulunması. K. Ankara.. 127. Fakat bu vapurun bulunduğu liman kömür almasına müsait değildir.25 Ayrıca vesaitsizlik yüzünden Trabzon’daki efrad İstanbul celp edilemediği gibi Sinop’ta bulunan erzak da Trabzon ve Samsun’a gönderilememiştir. B. s. İSH. K. vapurda İspanyol nezlesine yakalanmış birisinin bulunmaması şartıyla müsaade ettiğini bildirmesi üzerine Alman hastaların gönderilmesi mümkün olmuştur. B. 27 aga. 705-727.. G. 111-1. 137-1. 26 aga. G. aga. K. 111-2. 137. Mütareke ve Kurtuluş Savaşı Başlangıç Dönemlerinde Türk Demir Yolları Yapısal Ekonomik Sorunlar (1918-1920).. 23 Gnkur. G. B.27 Anadolu Demir Yolları Askerî Komiserliğine yazılan yazıda. G.000 asker 1919 yılına kadar terhis edilememiştir. Halep’te 10. G. 127.24 Pozantı’daki efradın nakli için Pozantı’dan Konya istikametine iki günde bir tren seferi ayarlanmıştır. Kültür Bakanlığı Yayınları. K. 56-2. B. 111. 2001. 134. terhis edilen askerleri taşıyan 1 adet tren katarının ise yollarda kaldığı bildirilmiştir. s. 21 Türk İstiklal Harbi 1 Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı. 137. 101. İSH. G. 137-1.23 23 Ocak 1919 tarihinde ise kömür azlığından dolayı İstanbul’a hariçten birlik gelemediğinden mevcut askerle asayişin sağlanacağı bildirilmiştir. 111. 21 Osmanlı Hükûmetinin Alman hastaların bir an önce memleketlerine gönderilmeleri için gemilerin yakıt ihtiyaçlarının en azından Trieste’ye kadar karşılanması için İtilaf devletlerine müracaat etmiştir. İSH. B.22 6’ncı Ordu Kumandanlığına yazılan yazıda bir taraftan İstanbul’un iaşesi için muhtaç olduğu zahire vagonlarının temini ve diğer taraftan Anadolu ve Bağdat hattının muhtelif istasyonlarında kalmış olan efradın ve muhacirinin nakli için demir yolu şirketinin ihtiyaç duyduğu kömürün tedarikine çalışıldığı ancak şirkete verilen kömür madeninin azlığı nedeniyle nakliyatın aksayacağı bildirilmiştir. 18 Kasım 1919 demir yolları durum raporunda. Pozantı’daki efradın yaya olarak yürütülerek buradan vagonlara naklinin yapılarak Konya Ereğlisi’ne tahliye edilmesi istenmiştir. 22 Okur.. İSH. s.

250. Zonguldak kömür havzasına el atmak istedi. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. “Millî Mücadele Döneminde Zonguldak Kömür Havzasında Fransız-İtalyan Rekabeti ve İtalya’nın Faaliyetleri” s. s. 43 .ankara. G.edu. İSH. s. Yıl: 2000. “Millî Mücadele Döneminde Eskişehir Mitingleri ve Çekilen Protesto Telgrafları”. haklarını kullanırken 1 Kasım 1914’ten önce elde edilmiş tarafsız ve Müttefiklerin işletme haklarına dokunmayacaktır.32 İngilizlerde Kilimli bölgesindeki kömür ocaklarını satın alarak nüfuz bölgesine sahip olmuşlardır. 30 Mevlüt Çelebi. Fransız Delegesi Clemenceau’nun sert tepkisi ile karşılaşmasına rağmen konunun peşini bırakmayarak konuyu San Remo Konferansı’na götürdü.. Böylece İtalya. İtalyan Hükûmeti. Ayrıca kömür madenlerine ilişkin yeni kararnamelerin Türk Hükûmetince çıkartılmasını sağlamak üzere birbirlerine diplomatik destek sağlayacaklardır. 31 Ali Sarıkoyuncu.28 Zonguldak Bölgesi Kömür Yataklarının İşgali 1918-1922 yılları arasında siyasi çekişmeler ve çalkantılar nedeniyle Zonguldak kömür üretim sahasında üretim yavaşladı. S 4. dergiler. s. K. 77. “Millî Mücadele’de İtalyan İşgalleri”. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Bu tanınma kömür madenlerinin işletilmesi. 395. Fransa’nın yanı başında Zonguldak kömür havzasına girdi. 28 Haziran 1919 tarihinden itibaren Versay Dörtler Konseyinde İtalya konuyu gündeme getirdi.29 Fransızların gayesi İngiltere’den önce kömür rezervlerine ulaşmak ve İstanbul’la Anadolu’nun denizden olan münasebetini kesmektir.30 Konferans’ta tek anlaşmazlık olarak kalan Ereğli konusunda. S 26. 584. C 3. Türkiye ile üçlü anlaşma tasarısı maddeleri açısından Fransa ile İtalya arasında anlaşmaya varıldığı not edildi. Bu nedenle İtalya. C IX. İtalya’nın bu isteği Sevr Anlaşması’yla teyit edildi.nakliyatın kömür miktarı mevcudunun yetersiz olduğu için aksayacağı ifade edilmiştir. madenlerin demir yolları ile taşınmasını da kapsamıştır.tr/dergiler/45/784/10081.pdf – 32 Şenalp. İtalya gizli anlaşmalar ve Mondros Mütarekesi’nde belirtilen yerleri işgal etmesine rağmen tatmin olmamıştır.31 Böylece Osmanlı İmparatorluğu’nun madenler yasasına bağlı olmayan Ereğli Kömür Havzası İtalya’ya tanınmıştır. Fransız donanmasının ve İstanbul’un kömür ihtiyaçlarının temin edildiği Zonguldak’ın korunması ve ekonomik çıkarlarını korumak bahanesi ile yöreye asker çıkarmışlardır. İtilaf devletlerinin göz koyduğu havzaya ilk işgal girişimi Fransızlardan oldu. 51. İngiliz harp gemileri Yunanlara Türk nakliyatı hakkında bilgi vermiş ve Türk gemilerine el koymuştur. 77-2. Ali Sarıkoyuncu. Yunanlar da Batı 28 29 aga. Amacı Türkiye’den toprak koparmaktır. 138. B. Mart 1993. Çünkü önemli ülkeler içinde kendi kömürüne sahip olmayan tek ülkedir.

gov. Osmanlı Kömür Komisyonu ile Zonguldak Kömür Komisyonu yürütmektedir. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. bu nüfusun tüketici duruma gelmesi sebebiyle üretimde büyük düşüş oldu. Birinci Dünya Savaşı’nda ülkenin gençleri üretim alanından alınıp cepheye gönderilince. İtilaf devletleri kömür komisyonu kurarak buradan istihsal edilen kömürlerin alım satımını ele geçirdiler.meb. Fakat Ermeni ve Rum gemilerine anında ve istedikleri miktarda kömür verilmiştir. silah ve cephane sağlanması. İnsan ve çeşitli üretim mallarından yararlanılan vilayet ve sancaklar çok azdı. s. Bu nedenle Türk denizcileri ihtiyaç duyulan kömürü almakta sıkıntı çekmişlerdir. Genelkurmay Basımevi. Komisyonlar ise gaz yağı tenekelerinden kurulu masalarda çalıştı. Kömür işlerini daha önce. İtilaf devletleri Mondros Mütarekesi hükümlerine aykırı olarak kömür işletmelerine de el atmışlardı. “Millî Mücadele Döneminde Eskişehir Mitingleri ve Çekilen Protesto Telgrafları”. 44 . S 4 Yıl: 2000 s.33 Dünya Savaşı boyunca İstanbul’da kurulan Kömür Komisyonu havzadan çıkarılan kömürlerin İtilaf kuvvetleri tarafından istedikleri gibi kullanılmasına imkân vermiştir.cephesine ikmal faaliyetlerine engel olmak için Ereğli. 20. Meclis Başkanı’nın kullandığı tek otomobilden 33 Ali Sarıkoyuncu. Yolların. saç sobayla ısınarak ortaokulun tahta öğrenci sıralarında çalıştı. kömür işlerine müdahale edince Zonguldak Kömür Komisyonu bu komisyonun emirlerine göre hareket etmeye başlamıştır. maaş ve diğer masrafların karşılanması için. İnebolu limanları başta olmak üzere Karadeniz limanlarını bombalamıştır. Düvel-i İtilafiye Kömür Komisyonu. mevcut olanların da önemli bir kısmının işgal altında olması ekonomik durumu oldukça kötüleştirmiştir. Ankara. http://yayim. Çeşitli gıda ve malzemeyi taşımak yakıt kıtlığı nedeniyle çok güçtü. Böylece nüfus kaynağının yetersizliği yanı sıra. 1993. Meydana getirdikleri komisyon üretilen kömürlerin havza dışına çıkarılmasında tek yetkili merci durumunda idi.tr/dergiler/medergi/3. giydirilmesi. 250. İstiklal Harbi’nin Kaynakları Mondros Ateşkesi’nden sonra ülkenin en verimli toprakları ve gelişmiş şehirleri işgal edildiği için bu şehir ve yörelerin üretiminden ve vergilerinden yararlanma olanağı bulunamadı. Cilt Batı Cephesi 1’inci Kısım. ulaştırma araçlarının kötü ve yetersiz oluşu. Limana gelen Türk gemilerine zorluk çıkartılmıştır. İlk Meclis gaz lambası ışığında. her türlü bakımı. üretimi çok düşük topraklardan ve küçük ticari işletmelerin bulunduğu şehirlerin kaynaklarından yararlanıldı.htm 34 Türk İstiklal Harbi II. Halkın yaşama seviyesi oldukça düşmüştür. en verimli ve zengin ticari şehirlerin de düşman işgalinde bulunması nedeniyle. yoksul. Genelkurmay Başkanlığı. İstiklal Savaşı’nın kaynakları her bakımdan çok kötü durumda idi.34 Ayrıca. C 3. İstiklal Savaşı boyunca ordunun insan kaynağı ve bunların beslenmesi.

138. eşekle. s. K. o zamanki vaziyete göre memleketin tüm kaynaklarına müracaat edildiği hâlde bile miktarı on binleri geçen bu vesaitle ordu. 21.. deve. Yollarda kullanılan ulaşım araçlarının çoğu. katır. Eskişehir’de 12 ton. Kamyon ve benzeri motorlu araçlar ile bunların yakıtları yok denecek kadar azdı. ATASE Başkanlığı Arşivi. 40 aga.40 Lokomotiflerde kullanılan kömürler ekseriyetle toz hâlinde olduğundan yarım saatte bir ocağın temizlenmesini icap ettirmekte. Eskişehir-Ankara. 22. 129. s. K. 231. eşek ve araba kullanılmaktaydı. 126. Ankara. Kuvayımilliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu 1919-1921. 37 Adnan Sofuoğlu. taşımacılık yapılıyordu. 41 aga. G. İSH.38 22 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 9 ton kömür.. Erzurum. 15-40 km arası gidebiliyorlardı. 126-1. Bu hatlarda ise kömürlü 15 ve mazotlu 5 lokomotif ve 717 kadar vagon vardı. bu yüzden birçok tahrirat vuku gelmekte ve bazı makinelerde bozulmaktadır. iki veya dört tekerlekli atlı arabalar. B.35 Ordunun tek vesaiti Birinci Dünya Savaşı’ndan kalmış eski ve cüzi miktardaki otomobil istisna edilirse at ve kağnı arabalarıyla merkep ve deve kollarından ibaretti. Afyon’da10 ton toplamda ise 29 ton kömür mevcudu bulunmaktadır. Eskişehir’de 10 ton kömür. G. K. Sakarya Savaşı sırasında bu hatta günde ancak 320 ton malzeme taşınabildi. 1977. Mustafa Kemal Paşa 25 Mart 1920 tarihinde bu hatlara el koydurtarak askerî yönetim altına aldırttı. 126. 1994. Afyon’da ise 10 ton kömür mevcudu bulunmakta olup Haydarpaşa’dan 260 ton kömür tahliye edilmiştir. 14. İSH. G. 126.. Taşıt olarak at. 36 Erdinç Tokgöz.39 27 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 20 ton. Vapurlar ile Kabataş’tan 5 ton maden kömürü ile 204 ton Kozlu kömürü gelmiştir.başka motorlu araç yoktu. G. Türkiye’nin elinde sadece altı gemi kalmıştı. B. Bilecik’te 45 ton. Genelkurmay Basımevi. 2004. İSH. Büyük Taarruz öncesi ise bu miktar 600 ile 900 tona ulaşmıştır. 138-1.36 Ancak Eskişehir-Kütahya Savaşları sırasında kömür olmadığı için odun ve hatta vagonlar yakılarak taşıma yapılmaya çalışıldı. 126. Atatürk Üniversitesi Yayınları. s. 231-3. 49. Türkiye’nin iktisadi Gelişme Tarihi (1914-2004). ilkel araçlardı. Kağnı. Millî Kuvvetlerin elinde Osmaneli-Eskişehir. Türk İnkılap Tarihi Ders Notları.37 Başkomutanlık Vekâleti Şimendifer Şubesi Müdürlüğüne yazılan yazıda hatlardan taşınan kömür miktarları ve güzergâhları belirtilmiştir. Ankara. deve. 129-1. Büyük bir ordunun yevmî ihtiyaçları ve ikmal işleri düşünülürse. 35 Mehmet Fahrettin Kırzıoğlu. Afyon’da 15 ton olup toplam 46 ton kömür depolarda mevcuttur. K. B. KonyaUlukışla hatları vardı. 38 Gnkur. 21 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 19 ton.41 Fakat taşıma yetersizliği ve haberleşme olanaksızlıkları yüzünden Eskişehir’de çok malzeme kalmış ve bu malzemeler cepheye sevk edilememiştir. İSH. B. 45 . İmaj Yayınevi. 39 aga. ancak son menzil noktasından iki gün ileriye gidebilirdi.

Bu emirlerdeki istekleri incelediğimizde. K. ordunun lojistik işlerini öncelikle ele almış. “Tekâlif-i Milliye (Halka Borcu Kalmayan Devlet)”. K. Tekâlif-i Milliye emirleriyle halktan toplanan ve Türk ordusunun ihtiyacı olan her türlü malzemenin cephe gerisinden cepheye taşınması. cephane ve bunların taşınmasını sağlayacak araçların ve yakıtlarının bulunmasını hazırlayan bu emirlerin Millî Mücadele’nin kazanılmasında çok büyük etkisi oldu. 88-1. ATASE Başkanlığı Arşivi. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi.tr/index.Tekâlif-i Milliye Emirleri Finansmanında Kullanılması ve Kömürün İstiklal Harbi’nin Tekâlif-i Milliye. 9 Ağustos 1921. 854. daha o zaman topyekûn savunma prensipleri ile ilgili bir plan hazırlamıştır. B.gov. 854. Mali ve iktisadi durumun bozuk olması hususunu Mustafa Kemal Nutuk’ta şöyle izah eder: “Ankara’da bulunduğum süre içinde yalnız ordunun insan ve taşıt bakımından yiyecek ve giyeceğinin nasıl temin edileceği ile ilgili tedbirleri almak ve düzenlemeler yapmakla uğraştım.atam.. 91-2. en mükemmel örneğidir. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa. depolanması ve kısaca askerî bir terim olan lojistik alanına giren bu faaliyetin aksamadan yürütülmesi güçlü bir menzil teşkilatlanmasını gerektirmekteydi.45 42 43 Hâkimiyet-i Milliye. Ordunun bu savaşı kazanabilmesi için yiyecek. Bu görevliler. yurt ve millet imkânlarını en kısa zamanda derleyip toparlayarak tek hedef emrine vermenin. 88. Türk ordusunun yokluk içinde imkânsızı başardığı iyice anlaşılır. S 32. Müdafaa-i Milliye Vekâleti Sevkiyat ve Nakliyat Genel Müdürlüğüne bağlı Menzil Bölge Müfettişlikleri. Başkomutanlık Karargâhını teşkil ettikten sonra. G. Menzil Nokta Komutanlıkları ve Menzil Konak Komutanlıklarıdır.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=801 44 Gnkur. G. Temmuz 1995.42 Bu emirlerin tamamı kanun kuvvetindedir.43 Tekâlif-i Milliye emirlerinin hedefine ulaşmasında önemli görevi üstlenen kuruluş ise.44 Bu çerçevede iyi bir organizasyon için yakıt kaynaklarının ve kömür ocaklarının idaresi ile kömür hattının kontrolü ordunun denetimine verilmiştir. hiç kuşkusuz topyekûn savaşa hazırlık için kriz yönetim planının askerî kanadını iyi düşünülmüş bir hiyerarşi içinde büyük bir özveriyle yürüten. Ankara Tekâlif-i Milliye Komisyonu Başkanı İhsan Bey’in basında yer alan ilk bildirisi halka Hâkimiyet-i Milliye gazetesi aracılığı ile duyurulmuştur. Bu plan esasları çerçevesinde bir iki gün içinde yoğun bir çalışma ile 7-8 Ağustos 1921 günleri. http://www. Tekâlif-i Milliye emirleri adıyla birbiri ardına on emir hâlinde yayımlanmıştır. ordu harekât alanında kendi menzil kuruluşu ile ve bu harekât alanı gerisinde Müdafaa-i Milliye Vekâletine bağlı Menzil Teşkilatı ile faaliyet gösteriyordu. 46 . İSH. fikir ve tatbikat olarak. Mehmet Akif Tural. Ankara’da. Menzil Hat Komutanlıkları. İSH. dağıtılması. C XI. 45 aga. giyecek. 91. B.

C IV. 54-1. 49 Serpil Sürmeli. Dış satımda önemli bir meta olan kömür üretimi artırılmış. 92. 48 Açık Söz.tr/index. 50 İhsan Güneş. İSH.46 Şimendiferlerin devamlı çalışmasını sağlamak için kömüre ilaveten aseton tedarikine de lüzum bulunmaktadır. 92-1. “Millî Mücadele Dönemi Bütçeleri”. ağırlıklı olarak karadan yapılmıştır. K. kara ve demir yolu ulaştırması gerek işgaller gerekse yetersizlikler yüzünden ihtiyaca cevap verememektedir. 290. vakum. tasarrufa büyük bir dikkat gösterilmiş israfı önleyici yasalar çıkarılmıştır. Temmuz 1988. 841. 54. B. Bilecik. 116. Kütahya. bu verginin kömür alım ve satım işleri ile iştigal eden İstanbul tüccarlarının cebinden çıkacağı belirtilmiştir.48 Enerji alanı ile ilgili emirlerle benzin.gov. B. 10 Ağustos 1921. Ankara. halktan alınan vergiler yeterli olmamıştır. binek hayvanlarının. S 12. Çünkü deniz.. benzin beher kilosu 33 kuruştan satılmıştır.atam. tüketime. Afyon ve Konya’daki şubeler tarafından Şimendifer Müdüriyet-i Umumiyesinin belirlediği miktarda ücretsiz veya hesabı daha sonra gönderilmek üzere tedarik etmelerini ve bu hususta her kumandanın kendi mıntıkası içinde sorumlu olduğu bildirilmiştir.. http://www. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı Yayınları. benzin vakum vesairenin yekûnu ile ortalama fiyatları takdim edilmiştir. katırların. oradan cepheye kadar malzeme taşıma işlemi. makine yağının % 40’ına el konulmuştur. yük hayvanlarının. Her hafta çıkarılan kömür miktarını bildirecektir. İSH. gres yağı. Eskişehir. K. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. G. dört tekerlekli at ve öküz arabaları ile kağnı arabalarının bütün donatımı ve hayvanları ile birlikte. Cephelerin ikmal masraflarının artması üzerine. s.49 Daha sonra el konulan malzemelerin bedelleri geri ödenmiştir. vakum yağı beher kilosu 32 kuruştan.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=939 47 . Cepheye hatta mevzilere kadar mekkâre kolları ile malzeme nakli yapılıyordu. Bu durumda başka kaynaklar bulma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. aga. Ordunun ve kurumların ihtiyacı için gerekli kömürü nakletmek için yirmi dokuz küfelik bir kömürcü müfrezesi teşkil edilmiştir. 18 Aralık 1921 tarihinde Harbiye Dairesi tarafından Müdafaa-i Milis Müsteşarlığına yazılan bir yazıyla silah. topçeker hayvanların. G. Bu verginin madenlere ve kömür amelesine zararının dokunmayacağı. deve ve eşeklerin % 20’sine el konulmuş ve menzil teşkilatlarının hizmetine verilmiştir. Ereğli ve Zonguldak havzalarından ihraç 46 47 aga. Ayrıca hatların çalışması için gerekli olan kömür ve odunun. 8 Ağustos 1921’de halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba.Taşıma toplama merkezlerinden menzil müfettişliklerine.50 Kuvayımilliyenin ikmali için Zonguldak’tan ihraç edilmekte olan kömürlerin beher tonundan Müdafaa-i Milliye adına birer lira alınması için Büyük Millet Meclisi Hükûmetince bir geçici kanun çıkarılması istenmiştir. 1998.47 Kara taşımacılığı yük hayvanı ile yapılmıştır. Bu müfreze nakliye taburunun içinde olunacak ve mahrukat müfrezesinde gösterilecek mahallere kömür nakletmek üzere emre amade bulunacaktır. Gres yağı beher kilosu 40 kuruştan. Millî Mücadele’de Tekâlif-i Milliye Emirleri.

289. Turkey.52 Millî Mücadele Döneminde. Ereğli.olunacak maden kömürlerinden alınacak ihracat resmi. yöre halkının Millî Mücadele lehine kazanılması bakımından etkili olacağı açıktı. Ankara. Devrek ve havalisinden yapılmıştır. yıkanmamış kömürden 2 lira vergi alınması kararlaştırılmıştır.51 Sakarya Savaşı’nın devam ettiği günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen 151 sayılı Kanun ile TBMM Hükûmeti savaş için gerekli olan silah ve cephane ihtiyacını karşılamak üzere. Bu işçiler yörede önemli bir Türk nüfusunu oluşturmaktadır. http://www. Anadolu’da filizlenen yeni devletin maden kömürüne ihtiyaç gösteren bir donanması yoktu ve asıl savaş karada yapılacağından bir donanma kurulması üzerinde de pek durulmuyordu. kanun olarak Mustafa Kemal Paşa tarafından bizzat 12 Ağustos 1920 tarihinde Başkanlığa sunulup 15 Ağustos 1920’de yürürlüğe girdi. Ankara. s. yine bu kömürlerden Ruslara verilerek karşılık olarak benzin ve mazot sağlanmıştır.org. Kültür Bakanlığı Yayınları. Millî Mücadele’de Zonguldak ve Havalisi. Bu işçilerin çıkaracağı kömürler Kuvayımilliyenin ikmali için önemlidir. Anadolu’daki demir yolunda bu yüzden odun veya iç bölgelerde çıkarılan linyit kömürü kullanıyordu. 10-12 June 1998. bu bölgede üretilen kömürün işletme sistemini düzene koymayı amaçlamıştır. 52 Alptekin Müderrisoğlu. Zonguldak ve Ereğli bölgesinde de çıkan kömürü bir döviz kaynağı olarak değerlendirerek. 321.maden.tr/resimler/ekler/7e87c2f4fc7f7c9_ek. Bartın-Amasra. 294. s. Kömür ocaklarına işçi ikmalleri Zonguldak. Proceedings of the 11 th Turkish Coal Congress. Havzadan çıkarılan kömürlerle kömür nakliyat araçlarının ikmali yapıldığı gibi. Bartın. Zonguldak ve Ereğli kömür bölgesinden çıkarılan maden kömürleri çoğunlukla ihraç edilmiştir.pdf 51 48 . s. Anadolu’da bu maden kömürlerinin kullanılacağı ağır sanayi mevcut olmadığı gibi demir yollarında da kullanılamıyordu. Zonguldak ve Ereğli bölgesinin maden kömürlerinin savaş ekonomisi ve savunma hizmetinde kullanılması söz konusu olmadığından dış ülkelerden silah ve cephane alınmasında kullanılacak döviz kaynağı olmak üzere. Ayrıca bu kanunla İtilaf devletlerinin kömür havzasından istedikleri gibi faydalanmalarına imkân veren mevzuat yürürlükten kaldırılmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın Mali Kaynakları. Yıkanmış kömürden 3. Güvencesi olmayan ve düşük ücret alan işçiler yabancı sermayedar ile tefecilerin emri altında ezilmektedir. Bölgenin İç Anadolu’ya demir yolu ve düzgün kara yolu ile bağlantısının olmaması bu bölge maden kömürlerinin içerilere taşınmasını önlüyordu. 53 Şerife Yorulmaz.1920 yılında 5000 civarında Türk işçisi mevcuttur. 1990. “Discovery of Coal and Concessions of Coal Mines in Turkey (1829-1937)”. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. maden kömürü üretimi mümkün olduğu kadar teşvik edilmekteydi. Zonguldak bölgesinden millî kuvvetlere ikmal faaliyetlerinde bulunulmuştur. Bu nedenle Millî Hükûmetçe işçilerin sosyal durumlarının iyileştirilmesi.53 İstiklal Harbi’nde Kömür İşçileri TBMM kurulduğunda kömür havzasında çalışan işçinin sosyal durumu son derece kötüdür. Ayrıca İngilizler bölgedeki bazı Ali Sarıkoyuncu.

İSH. 49 . 57 aga. Zonguldak kömür havzasındaki maden başçavuşları. G. G. C VIII.php?Page=Print&DergiIcerikNo=826&Yer=DergiIcerik 60 Ahenk. 56 Gnkur. K. İSH.54 Ayrıca maden tozlarının satışından elde edilecek gelirin ameleye bırakılması için de kanun hazırlanmış ve bu kanun ise 28 Nisan 1921 tarihinde kabul edilmiştir. Bunların en önemlisi 60 numaralı Rumbaki ocağıydı.58 En zengin münferit ocaklara yerli Rumlar sahip olmuşlardı.ameleleri kandırıp Kardif ocaklarında çalışmak üzere İngiltere’ye göndermesi amelelerin hayatını tanzim ve ıslah için kanunun yapılması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. 4127. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Ankara.10 Eylül 1921 tarihinde 151 sayılı Ereğli Havzasında Maden Amelesinin Hukukuna Dair Kanun kabul edilmiştir. 378. Soma ocaklarından çıkarılan kömür miktarı şimendiferlerin ihtiyacını ziyadesi ile karşıladığından dolayı. 58 Ali Sarıkoyuncu.tr/index. kömür ocaklarında çalışan sekiz yüz Müslüman amele görevlerini terk etmek istemişlerdir. 1989. Ayrıca Yunanlı Arvandis kardeşler İtalyanlarla birlikte.atam. B.. s. 6. 29 Aralık 1919 tarihinde de Zonguldak’ta kömür ocağında çalışan işçileri eşkıyalara karşı can ve mal güvenliklerinin sağlanması için İstanbul’dan iki tabur gönderildi. 331-356. Ocağın sahibi ise Rumbaki adındaki yerli bir Rum idi. B. 3799. ustabaşılar. 286. s. Kozlu Kömür Madenleri Osmanlı Anonim Şirketini kurmuşlardı.56 Bu şekilde.57 Zonguldak kömür havzasına yabancılarla birlikte.60 Odun müteahhitlerinin işçilerinden büyük kısmının askere alınması müteahhitlerin demir yoluna verdiği odunların azalmasına neden olmuştur.55 Zonguldak’ta kömür ihtiyacını temin için ocakta çalışanlar arasındaki fiilî hizmet erbabının askerliklerinin tecil edildiği firari ve bakayadan olanlara da müdahale edilmediği ve birliklerde bulunan madenci erlerin terhis ve ocaklara iade olunmalarının gerektiği belirtilmiştir. makinistler. Mart 1992. 1-9. yetişmiş işçilerin askerlik hizmeti için maden ocaklarından ayrılmalarının doğuracağı üretim düşüklüğü önlenmiş oluyordu. Türk Tarih Kurumu Yayınları. s.59 İzmir şehrinin Yunan askeri tarafından işgal edildiği haberinin Soma’da duyulması üzerine. Bunlardan başka. şimendiferlerin işlememesine sebebiyet vereceği teemmül olunmuş ve ocak sahiplerinin ısrar ve ricası üzerine amelenin işlerine devam etmeleri hususu temin edilmiştir. “Zonguldak ve Havalisinde Millî Mücadele’ye Zarar Verici Faaliyetler”. mühendis.61 54 28 Nisan 1919 tarihli Ereğli havza-i fahmiyesindeki madenlerde bilfiil çalışacak amele hakkındaki kararname. 3899. bu kadar amelenin görevlerini terk etmeleri. mühendis muavinlerinin çoğunluğu da azınlıklardan idi. S 23. 34.gov. ATASE Başkanlığı Arşivi. ateşçiler hatta ocaklardaki kazmacıların bir kısmını da azınlıklar teşkil ediyordu. Kurtuluş Savaşı’nda Demir Yolculuk. 18 Mayıs 1335. memurlar. İşletmeci Rumların yanı sıra. 59 http://www. 20 12 1335. 61 Ziya Gürel. yerli Rumlar da kömür işletmeciliğine el atmışlardı. K. 55 Sarıkoyuncu.

K. 4688. İngilizlerin İstanbul Ormanlarındaki faaliyetlerinin takip edilmesi neticesinde. B. G. İSH. İngilizlerin Sahra hattını işgal fikrinde olmadıkları bilakis hattın kendilerine ibraz ettiği hizmetten memnun bulundukları Hariciye Nezaretinden gönderilen tezkerede bildirilmektedir. 505. 1-1. 68 aga. 65. İSH. K. 7. s. 64 aga. B. K. G. İSH. K. 1. 7-1. ATASE Başkanlığı Arşivi. G. şayet müteahhidin fazla nakliyat yaptırdığı teyit edilirse Odun Nakliyatı Nezaretinden mamur İngiliz zabtına Sahra hattı kumandanı tarafından izahat-ı metne itasını.65 Belgrat Ormanlarının tahribatı endişe veren bir duruma gelince tedbirler alınması istenmiştir. G. 74-2. 50 . 69 aga. 505. İSH. 39. su bentlerini muhafaza eden Belgrat Ormanlarından ağaç kesimi ile kömür naklinin yasaklanması kararı alınmıştır. 83.66 İmalat-ı Harbiye-i Müdüriyet-i Umumiyesine 8 Mart 1920 tarihinde yazılan yazıda Belgrat Ormanlarını harap eden ağaç kesme icraatının yapılmamasının İtilaf kıtaları kumandanlarına tebliğ edilmesi istenmiştir. 116-1. 61.. K.67 2 Mart 1921 tarihinde İstanbul un. 4986.. 50. G. İSH. K.64 Karadeniz müstahkem mevkisine ait odunlara İstanbul Orman Müdüriyeti tarafından yapılan müdahalelerin önlenmesi istenmiştir. Demir yolları boyunca 95 ile 100 vagon yiyecek olduğu hâlde İstanbul’a getirilememiştir. Müteahhidin İngiliz ordusu ile yapmış olması lazım gelen mukavelenamenin tetkik edilerek mezkûr ordunun ihtiyacı ile nakliyat miktarı arasında ne derece muvazene mevcut olduğunun tespiti.. B. 1. 42. 2. 42-5. 66 aga.69 62 63 Özdemir. B. Ormanlarının mıntıka-i akti dâhilince olduğu. 64-2. K. B. 1552. 67 aga. Ormanlardan elde edilen odunun ormanlarda tahribat yapmasını önlemek için: İngiliz ordusunun ihtiyacından fazla odun nakil edip etmediği eğer fazla nakliyat yapıldı ise: 1. İSH.68 Linyit ocaklarından çıkarılan fazla miktarda kömürün naklinin temini için hattın yeterliliği imkânı dairesinde desteklenmesine çalışılması Kıtaat Müfettişliğinden rica edilmiştir. İSH. B.63 İstanbul’un ihtiyaç duyduğu yakıtın temini için Sahra hattının linyit kömürü nakliyatına yer verilmesi ve odun nakliyatı yerine hattın kömür nakliyatında çalışması istenmiştir. Hat üzerinde 1 gram kömür bile kalmamıştır. 504. 1-2.. G. G. 65 aga.62 Ayazma mevcut ocaklarından istihsal edilen kömürlerin naklini temin için Ayazma Kömür Madeni Müdüriyetince tedarikine lüzum gösterilen lokomotifin alelacele temin edilmesi istenmiştir.. B..İstanbul’un Enerji İhtiyacı İstanbul’un ihtiyaç duymuş olduğu kömürün temin edilmesi için yeterli nakliyat aracı temin edilememiştir. Şimdiye kadar Sahra hattının müteahhit namına taşıdığı odun miktarının tespiti. Gnkur.

65-1. 1-3.. B. B. 127.76 11 Kasım 1920’de Isparta’da Demiralay Kumandanı Hafız Bey’e. 51 .. 73 Şenalp.71 Karargâhı Umumi Şimendifer Şubesi. trenlerin odun ihtiyacı Erzurum’dan karşılanmıştır.G. 76 Haluk Selvi. AKDTYK Atatürk Araştırma Merkezi. Ankara. 1.. Adana’nın kışlık odunu ve kömürü Toroslar’dan sağlanmasına rağmen bu bölgeden tahkimat yapılamayınca yakıt sıkıntısı baş göstermiş olduğundan karne usulüne başvuruldu. 74 Ray aralığı 60 cm veya daha az olan araçları buhar hayvan veya insan gücüyle yürütülen küçük demir yolu.74 Civardaki Erzurum Şenkaya’da kömür madenleri olmasına rağmen arazi pek sarp olduğundan kömür.70 İstihbarata göre İstanbul’da 3500 ton kömür bulunduğu ve bunun bir kısmı yani takriben yevmiye 25 tonu istimal edilecektir. Yukarıda iki maddede bahsedilen sözleşme üzerine müteahhit hesabına olan katarların tehiri istenmiştir. 260. K..131-1. 270. Mezkûr istasyonda mahrukat yokluğu sürekli olunduğu ve bu yüzden trenlerin hareket edemediği için İstanbul’dan kömür istenmiştir. s. 962. Millî Mücadele’de Erzurum (1918-1923). 131. s. B. Binaenaleyh 500 ton kömürün mezkûr şubenin ihtiyacı için ayrılmasına. Erzurum’da yakacak sıkıntısı çektiği için ordu ihtiyacını terk edilmiş evlerin enkazından karşılamıştır. Sahipsiz Türk bağları birer arsa hâline geldi. yazılan yazıda kasabanın ihtiyacı için köylerden gelen odun ve kömür yüklerinin vüruduna meydan bırakmayarak kasaba haricinde bazı efelerle bunların peşine takılan birçok ahalinin yükleri beş on kuruş mukabilinde alıp sahiplerini defettikleri işitiliyor ve görülüyor. 505.. K. G. Birçok kişi kesesini doldurduktan sonra yasaklama gelmiştir. Bahçelerden meyve ağaçlarının bile kesilmesine izin verildi. İSH.72 Anadolu’da Enerji Meselesi Yakıt kıtlığı Anadolu’nun her köşesinde kendini hissettirmiştir. 75 Karabekir. s. kömür ve gaz sıkıntısı çekilmiş. mezkûr istasyonun Haydarpaşa’ya kadar olan ihtiyacının İstanbul’dan gönderilecek kömürle temini rica edilmiştir. 72 aga. G. Fiyatlar yükseldi.73 Göle’ye ormanlardan kereste ve kömür nakli için Kars’tan dekovil hattı kurulmuştur. 127. İSH. Fakat arabalar muhacir arabalarından iki misli yük taşıma kapasitesine sahiptirler. kalan 3000 ton kömürün kumpanyalara tevzi edilmek üzere şubeye verilmesi istenmiştir. Göle’ye kadar arabalarla taşınmıştır. Adana’da odun. Bu hâl kasabaya mahrukat vüruduna mani olarak ihtiyacat-ı umumiyeyi memleket temin edilememekte ve ahalice sıkıntıya mucib olmakta olduğundan mahrukatın doğrudan doğruya pazara celbini ve herkesin ihtiyacını pazardan temin eylemesini 70 71 aga. Vurguncu oduncular türedi. aga.3. 65.75 Cepheye kuvvet ve yiyecek sevki için trenlerin çalışması gecikmiş. İSH. Örneğin. K. Ereğli istasyonunda mahrukat yokluğu nedeniyle trenlerin hareket edemediği. 2000.

Türk Tarih Kurumu Basımevi. 144.pdf s.deu. 57. “Millî Mücadele’de Manisa” Kurtuluş Özel Sayı: 7. 127. su. Odun yerine fındıkkabuğu yakılıyordu.tr/~metinay/manisa. İnsanlar sırtında kömür ve odun taşımaktadır. askeriye için bahriyede bulunan askerî vapurlara. İzmir’deki askeriye fabrikalarına. Millî Mücadele’de Trabzon. K. s. 57-2.82 Bunun üzerine 27 Ekim 1918 tarihinde ve Anadolu hattına 500 ton kömür teslim edilmiştir. şimendifer ihtiyacına yetecek kadar kömürün temin edilmesi istenmiştir. Anadolu ve Bandırma hattına. 186. Hafız İbrahim Demiralay’ın Hatıratı./MURAT%20SACLI.. 52 . 81 Metin Ayışığı. 57-1. Fransız temsilcileri bu durumun mütareke şartlarına aykırı olmadığını bildirdiler. İşgal askerleri istedikleri kadar geçici olarak gelmiş olduklarını ifade etseler de bu gelişmeler Manisalıları huzursuz etmeye yetmiştir.80 Ayrıca kömür yatakları da işgal edilmiştir. 17. s. Fındıkkabuğu idareli olduğu için odunun işlevini fazlası ile yapıyordu. su ve hava gazı ve körfez vapur şirketlerine verilmektedir. tramvay ve vapur kumpanyalarına verildiğinden dolayı. Ekim 1994 Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği. http://w3balikesir. mensucat fabrikalarına.81 Soma kömür ocaklarının Fransızlar tarafından keyfi işgali Babıaliye yazılmıştı. 83 aga. K. 1998. 1991. Soma kömür ocaklarından ihraç olunan kömürlerin şimendifer idaresince İzmir’deki hava.edu. B. İSH. ATASE Başkanlığı Arşivi. G.79 Soma Kömür Yataklarının İşgali Soma ve civarındaki ocaklarda vasati 300 ton kömür Aydın hattı güzergâhındaki Söke ve Nazilli ocaklarında toplam vasati 100 ton kömür ihraç olunmaktadır. kömür derdinden kül olanlara Trabzon’a gitmeleri tavsiye edilmiştir. Alınan kömürlerin parasının ara sıra verilmesi kömür sevkiyatını aksatmaktadır..Ü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü Yayınları. Isparta’da Millî Mücadele. 127. 6.tr/mak/bitirmetezleri/. 80 Gnkur.. 6-1. 250.teminen Merkez Memurluğu maiyetine Demir Alayından 10 süvari neferinin terfiki istenmiştir.77 Millî Mücadele sırasında da Zonguldak kömür havzası ve Soma yataklarından faydalanamadığımız için Afyon’un güneyindeki Sultan Dağları’nda bulunduğu bilinen linyit yatakları ve demir yollarına yakın diğer bazı yataklardan linyit üretilmiştir.edu. İSH. S. Ankara. 7. Soma ve Nazilli ocaklarından çıkarılan bu kömürün 300 ila 350 tonu. 79 Sabahattin Özel.htm 82 Gnkur.5 kuruş olan bir çuval fındıkkabuğu 20 kuruşa çıkmıştı. ATASE Başkanlığı Arşivi. 57. B. Üstelik Aydın ve Turgutlu askerî hat müdürlerinin ortak imzalarıyla hat komiserlerine verilen yazıda.D. 2 Nisan 1919 tarihinden itibaren ocakların kendilerine teslim edilmesi ve 77 Bayram Kodaman-Hasan Babacan. Şehrin bir kısmı elektrikle aydınlatılmaktadır. K.batul.83 Bu haksız müdahalenin önlenmesi için İngilizler nezdinde yapılan teşebbüsten bir netice çıkmadığı gibi. B. 78 www. Isparta. G.78 İstanbul’da odun. G. İSH. kömür sarf eden Aydın ve Kasaba demir yollarına.

en uygun zaman ve mekân koordinesi ile başarıyla sürdürülmüştür. 33-1. 86 aga.. 127.tsk. ocaklarda çalışanların merkeze celp edilip edilmeyeceği.86 Ayrıca. İSH. İSH.Soma ocaklarının Fransızlara teslimi. 24 Ağustos 1920’de “Millî Müdafaa Vekâleti Umuru Bahriye Müdüriyeti” kuruldu. mahalli tekneler ve gönüllüleri son derece başarılı bir şekilde örgütlemiş. Çünkü Burhaniye ocaklarının işletilmesini sağlayacak yetişmiş amele ve usta ve araçlar yeterli değildir. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi.dzkk. 1. G. Bu sebeple İstiklal Savaşı boyunca TBMM Hükûmetine bağlı birimler çok sınırlı imkânlarla çalıştı.gov.. K. İSH. K. 92. G. K.tr/turkce/TarihiMiras/GenelTarihce. C VIII. 92-1.89 84 85 aga. Özellikle yurt dışından gelen malzemenin taşınması için deniz taşımacılığı büyük önem taşıyordu.atam. 183. K.asp 53 .88 Karadeniz’de Yakıt Taşımacılığı Osmanlı donanması İtilaf devletlerinin elinde bulunuyordu.mil. teleferik hattının teslim edilmesini ve teslimde hiçbir güçlük çıkarılmamasını istemişlerdi. aga. 51-1.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=568 89 http://www. Bunun üzerine. Karadeniz’de kaçak olarak bir deniz nakliyat teşkilatının meydana getirilmesi hayati bir harekât ihtiyacı olarak ortaya çıkmıştır.Soma maden ocaklarının bırakılmasının istendiği bildirilmiştir. http://www. Bu maksatla. İzmir’in yakıt ihtiyacını karşılayacak yeni keşfedilen zengin kömür madenlerinin bulunmasına rağmen istifade edilememektedir. S 24. “Türk İstiklal Mücadelesi Konferansları”. 88 Cevdet Kerim İncedayı. 841. 2. ocakların. G.. 1492 2948. 3.85 Anadolu’da kömür kadranının tükendiğini Anadolu ve İzmir hatları seferlerin kesintiye uğradığını ve efradın gerekli yere gönderilemediği ifade edilmiştir. B.tr/index. 51. yerli kömüre ihtiyaç kalmamasından dolayı Aydın hattının ve İzmir kömür merkezinin kaldırılıp kaldırılmayacağı. 87 aga. B.Soma kömür ocaklarındaki malzemenin ocakları işgal eden Fransızlara verilip verilmeyeceği.84 muhafazası için bir müfrezenin İzmir valisine yazılan yazıda. İSH. Binaenaleyh ordu bu tertibatta yandan iaşe edilebilecekti. İstanbul ve Anadolu demir yolu hattının kömür ihtiyacı için 50 ton Soma kömürünün Afyonkarahisarı’na derhâl sevk ve itasına başlanılması istenmiştir. Temmuz 1992. Umuru Bahriye Müdüriyeti. B. düşman gemilerinin hareketlerini izlemek üzere güvenilir bir istihbarat ağı tesis etmiş ve bu nedenle lojistik nakliyat.ocaklarda bulunan askerî memurların geriye çağrılması.Denizli tren hattının kabiliyeti 400 tona çıkarılarak tedbir alınmıştır.87 Daha sonra Eğridir . 33..

Genelkurmay Basımevi. Aydın Reis ve Preveze gambotlarını Ruslar teslim edeceklerinden yakacakları kömür ile mürettebatın Tuapse’ye izamı. Bu gambotların başlıca sorunu. Tuapse Şehbendirliğinden 90 Serdar Hüseyin Sayar. İstanbul’dan İnebolu ve Trabzon’a taşımacılığın en önemli duraklarından birisi Ereğli Limanı’dır. yakıt olarak kullandıkları kömürün azlığı ve kömür sağlanmasında yaşanan zorluklar olmuştur. 1964. s. 212. Cevaben kömür buhranı dolayısıyla talep edilen kömürün gerek şimdilik gerek yakın bir zamanda buradan itasına imkân olmadığı bildirilmiştir. C V. Örneğin. Komutanlığın başlıca görevi. 91 Türk İstiklal Harbi. 2007. Karadeniz Ereğli Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı. bölgesindeki deniz taşımacılığını düzenlemek ve limana gelen gemilerin kömür ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamaktır. Alemdar vapuru kaçırılarak Kuvayımilliyeye iltihak etmek üzere limanımıza iltica etmesiyle Rusya’dan yapılan taşımacılıkta görevlendirilmesi İstiklal Savaşı’nda önemli hizmetler yapmıştır. Ankara. 54 . Ulaştırma filosundaki gemilerden motorlu gambot dışındaki tüm gemiler kömürle işlemektedir. 17 Nisan 1921 tarihinde Ereğli’de kurulmuştur. Komutanlığın başına ise Güverte Binbaşı Hulusi Bey (sonradan Tuğamiral Hulusi Gökdalay) getirilir. önce 8 Eylülde Şam vapuruyla daha sonra 20 Eylülde Giresun vapuruyla kömür getirilebilmiştir. Doğu Karadeniz limanlarından Batum ve Novorosiski’ye yük almak üzere giden gemilerin arkasından kömür göndermek zorunda kalınmıştır. bu kez ancak iki ay sonra. İstanbul-Akçakoca ve Trabzon-Akçakoca arasında yapılan deniz nakliyatını sevk ve idare etmek. Ancak temmuz ayında aynı sorun tekrar etmiş. Aynı günlerde 9’uncu Ordu müfettişi olarak bölgede görev yapan Mustafa Kemal Paşa da bu gemilerle yakından ilgilenmiştir. İlerleyen günlerde de bölgede görevli komutanların kömür isteği devam etmiştir. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. “Kurtuluş Savaşı Döneminde Denizcilik Faaliyetleri” Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Ereğli Limanı.90 Kömürün kaynağı Zonguldak olmasına rağmen Zonguldak Limanı’nın açık liman olması ve şehrin her an İtilaf kuvvetlerinin işgaline uğraması olasılığı nedeniyle burada bir merkez kurmak son derece zordur. Ankara. bu isteğe karşılık Giresun vapuruyla 13 Haziran günü 500 ton kömür gelmiş ve gemiler tekrar aktif duruma geçmiştir. Gül Cemal vapurunun Trabzon’a seferi için muktezi 500 ton kömürün buradan itası için Nafia Nezaretine yazılmıştı.Rus limanlarından başlayan taşımada sivil motorlar çalıştılar. Örneğin 20 Mayıs günü Harbiye Nezaretine çektiği telgrafla gemiler için 500 ton kömür istemiş. aynı zamanda bölgesindeki nakliye gemi ve araçlarına lojistik destek ve üs kolaylıkları sağlamak üzere. Batı Karadeniz’deki askerî taşımacılığın en önemli merkezi durumuna gelmiş ve Kurtuluş Savaşı süresince bu önemini korumuştur.91 Millî Mücadele’nin ilk yıllarında fazla gemi olmamasından dolayı deniz taşımacılığında gecikmeler meydana gelmiştir. Şahin vapurunun tamiratının hitam bulmadığı. 211.

Odun müteahhitleri ile birçok sorun yaşanması yakıt ihtiyacının artmasına ve nakliyatın aksamasına neden olmuştur. Ege Üniversitesi Basımevi.94 Trenlerde yakıt için yeni bir alternatif olarak petrol ile işleyen sistem kuruldu. Deniz Kuvvetleri Yayınları. 1922 yılının Eylülün ilk yarısında 680 ton kömür Zonguldak’tan Trabzon’a gönderilerek depo edilmiştir. Kömür ve mazotun bittiği ağustos ayının sonunda Batı bölgesindeki il ve sancaklara odun sağlanması istenmiş ise de bir sonuç alınamamıştır. Odun Tedariki Kömürün hem pahalı hem de tedarikinin zor olması kalorisi az olan odunun yakıt olarak kullanılmasına neden olmuştur. Türk gemilerinin ihtiyacı olan kömür daha kolay sağlanır olmuştur. 2002. 1921 yılında ise 340. 319-334. 96 Nuri Köstüklü. 95 age. s. Ankara. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları.96 Eylül 1920 başından itibaren trenler için çok miktarda odun ihtiyacı hasıl olmuştur. Odun müteahhitlerine para verilmemiştir. 130.. Bu isteğe en çok Kütahya ve Bilecik’ten ilgi gösterilmiştir Çardak halkı tarafından ilk gün zarfında Hamidiye ve Çardak istasyonlarında 400 araba odun indirilmesine rağmen yeterli olmamıştır.95 El konulduğunun ilk aylarında lokomotifler kömür ve mazotla işlemişlerdir. Sinop. 1922 yılında 41.041 ton. Millî Mücadele’de Denizli. s. Ankara. Birkaç gemiyle başlayan bu ulaşım giderek güçlenmiştir. Fakat demir yolu kıtalarında odun temini için görevlendirilen amele taburları kalmadığından bu iş müteahhitler eliyle yapılmaya çalışıldı. Ergün Aybars. Batı Cephesi’ni her bakımdan beslemiştir ve 9 Eylül tarihinde İzmir’in kurtarılmasıyla ulaşılan mutlu neticeye önemli katkısı olmuştur. Askerî taşımalar için veresiye odun verildiği hâlde.044 ton kömür Zonguldak’tan istihsal edilmiştir. Doğudan batıya silah ve cephane taşıyan gemiler dönüşlerinde Zonguldak’tan kömür yüklemişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1.000 ton. 85. 55 . s.93 Zonguldak kömür havzasının yönetimi TBMM Hükûmetince yürütülmeye başlanmasıyla. 94 Özdemir. Düşmanın deniz kontrolü altında en müşkül şartlar altında kömürle ikmal edilen ihtiyar teknelerle üç yıl boyunca yapılan nakliyat. 51. s. Ormanlardan kesilen odunun demir yolu boyunca uygun yerlere taşınması için gereken yük hayvanının bulunmaması odun tedarikini güçleştirdi ve demir yollarındaki taşımacılığın tamamen durmasına neden oldu. Gemiler kömür ihtiyaçlarını Zonguldak. 86. para alamayan müteahhitler iş yapmadılar. 1920 yılında 569.92 Daha sonra Yunanlardan Enosis ve Uranya adlı yük gemilerinin ele geçirilmesi ile kömür nakliyatı daha düzenli hâle gelmiştir. Samsun ve Trabzon limanlarından da temin etmişlerdir. odun 92 93 İstiklal Harbi’nde Bahriyemiz. 1999. s. Mezkûr mürettebatla icap eden kömürün sevki için gerekli malzemenin önceden alınarak şantiyede stoklanması istenmiştir. Fakat onlara da para verilemedi. Isparta ve Burdur Sancakları.bildirilmektedir. 1986.

Odunların taşınması sırasında hırsızlıklara engel olunması için vagonların başına nöbetçi konulmuş. Genel Müdürlükten Nafia Vekâletine gönderilen 7 Ocak 1922 tarihli telgrafta 250 ton tuğla hâlindeki 97 98 Gürel. age.97 17 Şubat 1921 tarihli yazıda 100 kiloluk beher kantar için 15 kuruş vergi alınması İktisat Vekilliğinden Orman İdarelerine bildirildiğinden. Bu durumda paralarını alamayan müteahhitler işlerini bırakacakları için trenler işlememiştir.kesmek için müteahhitlerden orman vergisi peşin istenilmektedir. Döğer istasyonundaki otuz vagonluk odunu almak için gönderilen trenin orman memurlarının engel çıkarmalarıyla karşı karşıya gelinmiştir. 13-14 Şubat 1921 günü askerî taşımalar için gerekli yakıt bulunmamıştır. 56 . s. Müteahhitler ise idareden para alamadıkları için bu vergiyi ödeyememektedirler. Kömür Tedariki Esas sorun.98 Sakarya Savaşı’nın en bunalımlı zamanında yeterince kömür ve odun depo edilmediğinden dolayı odunsuz ve kömürsüz kalınmıştır. Böylece odun sağlamak oldukça güç olmaktadır. Ülkemizin ihtiyaç duymuş olduğu. Vatanın teminatı olan ormanlarımızın korunması için bu zor şartlar altında Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen 8 Ocak 1921 tarih ve 82 sayılı Kanun’la Nafia Vekâleti bütçesine 60. kömür tedarikinin zor olması ve tedarik edilebilinen kömürün pahalı olmasıdır. orman memurları trene yüklettirmemişlerdir. tüccar ve fabrikatörlerin elinde demir yollarının işletilmesi için büyük önem taşıyan maden kömürlerinin teminini yurt içinden ve yurt dışından sağlamıştır. Ankara İtilafnamesi kömür meselesinin çözümüne önemli katkı yapmıştır. 14 Şubat 1921 tarihinde Nafia Vekilliğine gönderilen yazıda İnönü Muharebesi’ni usulsüz kesildiği ileri sürülen odunların kazandırdığı belirtilmiştir. Çare olarak kurumlardan odun toplanmış. 34. hat kenarındaki ağaçlar.. ateş açma yetkisi verilmiştir. müteahhitlere verilecek paradan o kadar vergi kesilmesi ve bu vergilerin askerî taşımalar karşılığı olarak idarede kalması gerektiği bildirilmiştir. Ayrıca Orman İdaresi 23 Aralık 1920 tarihine kadar müteahhitlerin demir yolları idaresine verdikleri odunları kaçak oldukları gerekçesiyle el koymuştur. eksilen yakıtın yerine konulamaması.000 lira ilave edilerek linyit üretimi için yapılacak masrafların karşılanması düşünülmüştür. Yakıt sıkıntısı nedeniyle kömür fiyatlarında kısa zamanda büyük artışlar olmuştur. 12 Kasım 1919 yılında 14 lira olan kömür fiyatı 18 Kasım 1919’da 20 liraya çıkmıştır. Döğer ile İhsaniye istasyonları arasında müteahhitlerin topladığı 300 m³ odun önemli askerî taşımaların olduğu bir sırada. Tüm güçlüklere rağmen 3000 m³ odun sayesinde İnönü Muharebesi sevkiyatı temin edilmiştir. Kanunun mucip sebeplerinde demir yollarına yakın olan ormanların yok olma tehlikesinde olduğu belirtilmiştir. 52-53. s. istasyonların ahşap kısımları ve parmaklıkları kesilmiştir.

kömür alacak paranın da mevcut olmadığı bildirilmiştir. Demir yollarına kömür getirmekte olan Fransız bandıralı Espuvar adlı vapurun 5 Şubat 1922 tarihinde yola çıktığı fakat yolda Yunanlar tarafından el konulduğu ve Pire limanına götürüldüğü bildirilmiştir. 183. Zonguldak Osmanlı kömür şirketinden 4000 ton kömür satın alınmasına karar verildiği.. 182. B. 102. Zonguldak’tan gelen kömür vapurunun. odun depo edilmesi işine hız verilmesi gerektiği Erkânıharbiyeiumumiyeden Garp Cephesi Komutanlığına bildirilmiştir. 100 57 . 234. Rusya isimli gemide 2500 ton kömürle yola çıkmıştır.. 100 Odun müteahhitlerine para verilemediği için yeterince odun alınamamakta ve bu nedenle kömür yakımı artmaktadır. G. ayrıca Fransız demir yolundan ödünç 500 ton kömür alındığı 10 Ocak 1922 tarihli telgrafta bildirilmektedir. 105. tonunun 15. ATASE Başkanlığı Arşivi. elde para olmadığından. B. K.102 99 age. 33. Nafia Vekâletine gönderilen 21 Ocak 1922 tarihli yazıda. Diğer taraftan Kardif kömürlerini satmak isteyenlerin önerileri başlamış olduğundan Umum Müdürlük kömür cinsleri ile fiyatları hakkında bilgi istemiştir. 33-1. G. odun yakmanın bu görevleri kömür gibi karşılayamayacağını. 29 Mart 1922’de Ararat isimli Fransız bandıralı bir gemi ile 1276 ton Ereğli kömürü gelmiştir. 102 aga. boşaltılması bir sorun olmuştur. s. Günlük 100 ton daha kömür gerekmektedir. Ararat gemisinin boşatılması için Osmanlı Bankasından borç alınmıştır.101 Kömür sıkıntısı nedeniyle İstasyonlar arasındaki vagonlarda erzak ve mühimmat nakil edilememekte nakliyat mümkün olmamaktadır. İSH. Zonguldak Osmanlı kömür şirketi ile iki ay içinde 8000 ton kömürün teslimi üzerine anlaşma yapılmıştır. Fakat mali durum bu teklifleri karşılamaya yeterli değildir. s. K. Askerî bakımdan. Bu gemiden sekiz gün sonra ise 13 Şubat 1922 tarihinde 2675 ton kömürle Zonguldak’tan yola çıkan ikinci bir gemide İtalyanlar tarafından el konularak kömürlerinin İstanbul’da ucuz fiyattan sattırıldıkları anlaşılmıştır. 234-1.kömürün satın alınıp kullanıldığı. odun vagonlarının taşınması için de makine sayısının yeterli olmadığı. bir vagon kömüre altı vagon odun karşılık geldiği. İdare ise günde 100 ton odundan fazlasını elde edememektedir. 1922 yılı içinde Garp Cephesi’nin istediği taşımalar artmış günlük 250 ton veya 100 ton kömür gerektirecek bir duruma gelmiştir.5 liradan Mersin teslimi olduğu bildirilmiştir. 101 Gnkur. age. ordunun yoğun işlerinin çıktığını. odun ile işletme yapıldığı takdirde hat üzerine odun depolarının da kurulması gerektiği. ileride yapılacak önemli taşımaların yakıtlarının şimdiden depo edilmesi gereğine rağmen mali durum kömür depolamaya elvermemiştir.99 24 Ocak 1922 tarihli Nafia Vekilliğinin telgrafında.. İSH. Bu gelişmeler üzerine Ereğli kömürünün kullanılması imkânı kalmamıştır. Zonguldak’tan alınan kömürün önemli ve acil taşımalar için kullanılması.

109 Ruslar. 6000 kilo Rus benzini.gov. mazot.104 Rusya. 105 Mustafa Hergüner.tr/mta_web/kutuphane/mtadergi/72_15. Kurtulus Savaşı’nda Denizciliğimiz. 106 Özel. K. Trakya’nın Yunan işgali zamanında Mürefte ve Şarköy havalisi petrol ihtimal ve imkânları bakımından Standard Oil Kumpanyası tarafından etüt ve tetkik ettirilmiştir. 176-177. Türk ordularının 1920 yılı sonunda Doğu Cephesi’nde ileri harekâta geçmesi sonucu Ardahan ve Artvin’den sonra nihayet 23 Şubat 1921 tarihinde Batum şehrinin ele geçirilmesi sonrası. Bu sıkıntılı durum Samsun limanına yapılan saldırı neticesinde ve önemli miktarda akaryakıt tahrip olmuştur.105 Bu çaba ile sıkıntı azaltılmaya çalışılmıştır. 89. Doktora Tezi. 108 Şenalp. 235.000 kilo benzin tahrip olmuştur. s. İSH.107 Ayrıca sıkıntı nedeniyle tüm yurtta akaryakıt satışları da karneye bağlanmıştır.pdf 58 . Örneğin üç ayı mütecaviz bir zamandan beri Levazımat-ı Umumiyesi İsmail Hacı Paşa’nın ve Üçüncü Ordu Kumandanı’nın emirleriyle Gül Cemal vapuruyla Levazımat-ı Umumiye namına Batum’daki fabrika hâsılatından 6448 sandık gaz yağı gönderilmesine rağmen hiçbir ödeme yapılamamıştır. 143.mta. götürülecek eşya karşılığında gaz alınmak suretiyle ticaret yapılabileceği bildirilmişti. Taraflar arasında varılan bir anlaşma uyarınca 25 Mayıs 1922’den itibaren yıkanmış kömür karşılığında akaryakıt alınmıştır. 107 Gnkur. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. 104 Orhan Duru. benzin ve makine yağı gibi maddeleri kömür veya para karşılığı bulmak olmuştur. Erzurum ve 103 Türk İstiklal Harbi. Mesela Adana’da gaz yağı yoktu.108 İstiklal Harbi döneminde memleketin her yöresinde petrol aramaları devam etmiş yabancılar birçok bölgede arama çalışmaları yapmıştır. 19. s. Batum’a ikisi güverte. Ankara. 134. Fakat ödeme konularında sıkıntıya düşülmesi sıkıntılara sebep olmuştur. s. Subayların başlıca görevi.700 teneke ticari gaz yağı. 1964. bu nedenle gaz satışı da vesikaya bağlanmıştır. İstanbul. 88. akaryakıt temini konusunda en önemli kaynak olmuştur. 270. Mayıs 1921’de Trabzon vilayetinden yapılan bir tebliğde Rusya’nın Karadeniz sahilindeki limanlarına tüccar gemilerinin ve motorlarının girmelerinin izin verildiği.Benzin ve Gaz Yağı Tedariki Kömür ve odun sıkıntısı yanında benzin ve gaz yağı sıkıntısı ithalat ve ödeme güçlükleri nedeniyle hat safhaya ulaşmıştır. Mesela. 134-1. Daha sonra Ruslardan kısa müddet para karşılığında benzin temin edilmiştir. G. 33.106 Daha sonra benzinle çalışan gerek deniz gerek kara motorlu araçlarıyla uçakların ihtiyaçları da bir süre Sovyet Rusya’dan kömür karşılığında sağlandı.800 teneke Rus gaz yağı. Rapor hükûmetimize verilmemiştir. s. s. ATASE Başkanlığı Arşivi. ikisi makine sınıfı olmak üzere dört subay ve birkaç er gönderildi. Acilen ödeme yapılması istenmiştir. B. 1978. 41. “Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye’nin Kurtuluş Yılları”. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Yayını. gaz. 109 http://www.103 Saldırı neticesinde Samsun petrol deposunda yanan mallar ise şunlardır: 4496 teneke Amerikan gaz yağı.

151.. gres yağı. K. B. 18-2. K. 1922 yılında da Erzurum vilayeti içindeki petrol madenlerini işletme hakkı Mirza Esadullah’a verilmiştir. Fakat Ermeniler Hasankale ve Hınıs’taki bu petrol kuyularını geri çekilmeleri sırasında kullanılamayacak duruma getirerek iptal etmişlerdi. İstikbal gazetesi İsviçreli mühendisin Trabzon’da elektrik tesisatı kurmak istediğini belirten yazısında elektrik tesisinin millî sermaye ile kurulabileceği. Vali Hamid Bey. bozuk bir kamyonu tamir ederek enerji üretir hâle getirdi ve marangozların yardımı ile röntgen odası yaparak yaralı erlerin röntgeni alınmıştır. 1920 yılında bu kuyular tekrar işletmeye açılmıştır. millî iktisat fikrinin uygulanması için önemli bir altyapı oluşturmuştur. İSH. 127. Özel. 114 aga. 59 . Tercan’da bir petrol kuyusu kazdırmış. 18. 263. 231. ATASE Başkanlığı Arşivi. 860. G.htm 113 Gnkur.edu.113 Ordu ihtiyaç duyduğu vakum yağı. 57.. İSH. 112 Metin Ayışığı. 221. 231-2.s. B. 116 Gnkur. teleferik tesisleri ve ambarlardaki tüm malzemeye de el koymuştu. Örneğin. s.116 110 111 Selvi. İzmir’deki Nafia kuruluşlarının ve askerî fabrikaların kömürsüz kalması demekti.112 Ahiren kömür ihraç alınmış olduğundan mensucat fabrikalarına ve hava gazı şirketlerine ihtiyaçları kadar kömür verilememektedir.çevresinde petrol kuyuları açmış ve işletmişlerdi.111 Soma’daki kömür ocaklarına el koyan Fransız birliği.115 Levazımatı-Umumiye emrindeyken son teşkilatta Otomobil Müfettişliği emrine verilmiş Ahır Kapı Tamirhanesinin cereyan verilmediğinden dolayı iki aydan beri çalışmadığı ve Nezaret emrinde tamire intizar eden birçok otomobilin tamir edilemedikleri Ahır Kapı Tamirhanesi müdürü tarafından bildirilmiştir. burada kaliteli petrol çıkmasına rağmen vasıtasızlık yüzünden işletilememiştir. İSH.balikesir. millî servetin ecnebi bir şirketin kasasına gideceğine millî ve mahallî bir şirketin cebine dolsun denilmiştir. 57-1. ATASE Başkanlığı Arşivi. 145. K. “Millî Mücadele’de Manisa”Kurtuluş Özel Sayı: 7 Ekim 1994 Manisa’yı.tr/~metinay/manisa. B. s.114 Isparta Kızılay Hastanesinin bir röntgen makinesi olmasına rağmen bu röntgen makinesini işletecek elektrik yoktu. 14 yaşında elektrikçi Necati adındaki bir genç. Erzurum Belediyesinin gelirlerini artırmak için çalışmalara başlamış. G.110 Yakıt Sıkıntısının Sanayiye Olan Etkileri Enerji sektöründeki millî bilinçlenme. Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği http://w3. G. 115 Köstüklü. Otomobillerin tamiri ancak cereyanın isalesiyle vasıl olabileceğinden kumpanyanın talep ettiği paranın temini istenmiştir. benzin gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekmiştir. Bu durum ise.

idari ve teknik yetersizlik devlet çarkının felç olmasına neden oldu. bütün maddi ve manevi güçleriyle karşı karşıya gelmesi ve bir ideal için vuruşması demek olduğunu. Millî bilinçle orduyu ve milleti birleştirerek maddi imkânsızlıkların yaşandığı bu dönemde Mustafa Kemal Paşa çok yönlü ve komutanlık vasıflarına sahip bir yönetici olarak. 60 . Mustafa Kemal Paşa başlatmış olduğu seferberlik. Türk milletinin ordusu ile millet olma bilincinde hedeflediği amaca bir an önce kavuşmasında büyük rol oynamıştır. Türk milleti Kurtuluş Savaşı’na bu koşullar altında başlamıştır.Sonuç Birinci Dünya Savaşı Almanların yenilgisiyle sonuçlanınca her türlü başarı şansını kaybeden Osmanlı Devleti. milletine inandırarak doktrinini uyguladı. Ormanlar düzensizce kesilerek tahribata neden olundu. benzin bulunmaz bir meta hâline geldi. lağvedilen orduların subay aileleri. Anadolu insanı her türlü fedakârlık içinde var olma savaşı olarak sürdürdüğü hazırlıklarını en yüksek noktaya çıkarmıştır. Türk milletinin kendi öz kaynaklarından nasıl faydalanacağını kanıtlayan bir lider olmuştur. Terhis edilen askerler. Fakat odun da bir süre sonra teknik ve mali yetersizlikler nedeniyle bulunamaz oldu. İtilaf devletlerinin enerji kaynaklarına el koyması ise şartları daha da zorlaştırmıştır. Ülkenin her yerinde karaborsa oluştu. Mustafa Kemal Paşa. Yeteri kadar sefer yapılamaması. depolanması ve kısaca askerî bir terim olan lojistik alanına giren bu faaliyetin aksamadan yürütülmesi için güçlü bir teşkilatlanmayı oluşturmuştur. “harbin iki ordunun değil. İtilaf devletlerinin Yunan ve Ermeniler aracılığı ile Anadolu’da sömürü düzeni kurmak istediğini gören Türk milleti bu duruma büyük bir tepki gösterdi. iki milletin bütün varlıklarıyla. dağıtılması. Türk ordusunun ihtiyacı olan her türlü malzemenin cephe gerisinden cepheye taşınması. Kömür. iaşe ve mühimmatı taşıyacak araç ve yakıt sıkıntısı nedeni ile ülkede hayat durma noktasına geldi. Mondros’ta ağır bir mütareke imzalamak zorunda kaldı. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Kuvayımilliye ve Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri altında örgütlendi. askerî erzak.

Teşkilat-ı Mahsusanın Hindistan Misyonu (1914-1918). S III. 2 Vahdet Keleşyılmaz. OTAM. s. Söz konusu müfreze.. Alman yetkililerin de Berlin üzerinden Türk Erkanıharbiyesine yaptığı baskıların da etkisiyle müfrezenin dağıtılmasına karar verilmiştir. Ocak 1992. the First World War. platoon could not make forward themselves. Germany. bu ülkeden cihat propagandası vasıtasıyla elde edilecek kuvvetlerle Hindistan Müslümanlarını ve ayrılıkçı Hint komitelerini İngilizlere karşı ayaklandırmayı hedefleyen bir müfreze oluşturulmuştur. But a disagreement was emerged between the Turkish and German officials and this circumstance leads German secret agency members to organise some Persian tribes who live near the borders of Turkey and Persia with a purpose of preventing the platoon. the future of this platoon was started to discuss in Ottoman General Staff and after a while platoon was disbanded in the consequences of German’s pressure. İran içinde Kirmanşah’tan ileri gidemeyen müfrezenin varlığı zamanla bölgedeki Türk yetkililerce de eleştirilmeye başlanmış ve hedeflenen amaca artık ulaşma imkânı olmadığından yeni bir düzenlemeyle müfrezenin lağvedilmesi gerektiğine dair bazı düşünceler ifade edilmiştir. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi. 89. Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi 1 Söz konusu müfreze. 247-269.DOĞU SİYASETİNDE TÜRK-ALMAN İHTİLAFI VE HÜSEYİN RAUF BEY HEYET-İ MÜFREZESİNİN TÜRK SINIRINA ÇEKİLMESİNE DAİR TARTIŞMALAR (AĞUSTOS 1914-EYLÜL 1915) Barış METİN* Özet: Birinci Dünya Savaşı’nda Türk-Alman İttifakı Anlaşması’nın imzalanmasını müteakiben başında Hüseyin Rauf (Orbay) Bey’in ve bazı Alman Gizli Servisi üyelerinin de bulunduğu. * 61 . örgütlenmesi ve sonrasında Türk ve Almanlar arasında ortaya çıkan sorunlarla ilgili bk. İran üzerinden Afganistan’a ve oradan da Hindistan’a gitmek için İstanbul’da bir müfreze (seferiye)1 oluşturulmuştur. Birinci Dünya Savaşı. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi. 3 Müfrezenin planlanması. The aim of this platoon was to reach Afghanistan through Persia and to organise the Indian Muslims and committee members against English. fakat çeşitli nedenlerle3 Afganistan’a ulaşamayıp Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. Ancak henüz İran’a ulaşamadan Türk ve Alman yetkililer arasında Doğu işlerinde kimin önderlik edeceği konusunda ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine Almanlar heyetten ayrılarak amaca dair kendi başlarına çalışmaya başlarken. Key words: İran. İran üzerinden Afganistan’a ulaşmak ve bu ülkeyi Cihad-ı Ekber’e kazandırarak Hindistan sınırında mühim bir müttefik temin etmek ve istiklalci Hint komiteleri ile sınırdaki kabilelere ulaşmak suretiyle çıkabilecek isyan ve ihtilalden medet beklentisinin bir neticesidir. however. was followed by a constitution of a platoon. “Birinci Dünya Savaşı Başlarında Romantik Bir Türk-Alman Projesi. Kirmanşah bölgesinden İran içlerine giren Türk kuvvetlerinin de faaliyetlerini engelleme gayreti içinde sınıra yakın bölgelerde yaşayan bazı İran aşiretlerini Türk kuvvetlerine karşı desteklemeye başlamıştır. Bu sebepten her iki isimlendirmeye de yer verilmiştir. aşiret Abstract: The treaty of German and Turkish alliance at First World War.2 Almanların para ve mühimmat desteğiyle İstanbul’da gizlice kurulan. Due to the conflicts between the tribes and platoon which last too long. İran üzerinden Afganistan’a ulaşmayı. İsrafil Kurtcephe-Mustafa Balcıoğlu. tribe Osmanlı Devleti ile Almanya arasında 2 Ağustos 1914 tarihli gizli ittifak anlaşmasının imzalanmasından sonra. konuya dair arşiv kayıtlarında Heyet-i Seferiye olarak da geçmektedir. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi”. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları İstanbul. s. Almanya. Anahtar kelimeler: İran. in which some of the German Secret Agency members participated and leaded by Huseyin Rauf Bey (Orbay). 1997.

Mardin’in köklü bir ailesine mensup Arap kökenli Mehmet Arif Bey’in oğludur. 1999. Ömer Fevzi Bey. Dos. 9 Ömer Fevzi Bey. 297-30. Enver Paşa ile yakın ilişkileri vardır. Ancak kitaplarında kendine has yeni bir din anlayışını yaymaya çalıştığı ve Amerikan misyonerlerini övdüğü gerekçesiyle bazı kitapları yasaklanmıştır. fakat Bağdat yakınlarında bu heyetten ayrılarak ihtilalci bir grup Hintli ile “Şuster”e geçmiş ve bu bölgede yeniden faaliyetlerine başlamıştır. Metin. Birinci Dünya Savaşı’nda İran Coğrafyasında Etnik. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi. Wassmuss hakkında ayrıntılı bilgi için bk. Cehennem Değirmeni. İstanbul. 2004. Dinî. 12-21. 19-21.) Ömer Fevzi Bey. Zekeriya Kurşun. 2007. Cumhuriyet döneminde “Mardin” soyadını almıştır. 1937. 2004. Kls. Keleşyılmaz. s. Türk Tarih Kurumu Yayınları.daha çok dinî ilimlerle ilgilenmiş ve bu alanda kitaplar yazmıştır. İngilizlerin Basra Körfezi’ndeki faaliyetlerini artırmaları üzerine Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Necid. fakat Basra Körfezi’ne Alman gemilerinin İngilizlerle eşit şartlarda girebilmesini sağlamak için 1913’te yeniden Buşehr’e Alman konsolosu olarak tayin olmuştur. Truva Yayınları. 297-30. fakat burada uzun süre kalmamış ve Berlin’e çağırılmıştır. Almanlarla müştereken (ve) gizlice İran ve Afganistan’a giderek bu hükümetleri İslâmiyet duygusuyla Düvel-i İtilâfiye aleyhine tahrik ve teşekkül edecek ordularla (ve) Almanların paraca iştiraklerini temin ile birer zabit-i menzil kumandasında Harb-i Umumi’deki maksadımız için yardımı hazırlamaktır. Leipzig. “… hususi ve mahrem mahiyete haiz bu heyet. s. Basra Körfezi’nde Osmanlı-İngiliz Çekişmesi. 247-269. İstanbul’da oluşturulan Rauf Bey Müfrezesinde yer almış. 8 ATASE Arşivi. Kolordu Harekâtı Dönemlerinde Osmanlı-İran İlişkileri (Ekim 1915-Nisan 1917). Dos. Ankara. Fih. Siyasi Hatıralarım. Fih. s. Gazi Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı Yayınlanmamış Doktora Tezi. Wassmuss. Dinî. 2007. Daha sonra bir yıl görev yaptığı Buşehr’e konsolos olarak atanmıştır. 150. Siyasi Nüfuz Mücadeleleri.10 Birinci Dünya Savaşı süresince muharip kuvvetlerin İran’daki faaliyetleri için bk. Arapça ve Farsça bilmektedir. Ankara. Katar’da Osmanlılar 1871-1916. Bahreyn ve Kuveyt şeyhleriyle görüşmek ve onların İngilizlerle iş birliğine engel olabilmek ve bu bölgelerde İttihat-ı İslâm siyaseti yapmak için Enver Paşa tarafından görevlendirilmiştir. Siyasi Nüfuz Mücadeleleri. Ayrıca Heyet-i Seferiye için bk. Kls. Cristopher Sykes. ** 1880 yılında Almanya’nın Hanover şehrinde doğan Wassmuss. 001-02. 001-02. 1994. 3610.” Bu konuda bk. müfrezenin başına ise Enver Paşa tarafından Hüseyin Rauf Bey6 getirilmiştir. 3610. 19. Rauf Orbay. -1953’te ölene kadar. Barış Metin. Sadık Sarısaman. Golç Paşa ve XIII. 5 Müfrezenin amacı bu seferiyenin tarihçesinin anlatıldığı ve 1926 yılında ATASE Arşivi kayıtlarına geçen bir hatıratta şöyle ifade edilmektedir. s.İran’da4 faaliyetlerini sürdürmek zorunda kalan Türk ve Alman tasavvuru bu müfrezede5 Wassmuss** ve Niedermayer gibi bazı Alman gizli servis üyeleri de yer almış. Birinci Dünya Savaşı’nda İran Coğrafyasında Etnik. Ömer Fevzi (Mardin) Cumhuriyet döneminde. 7 Hüseyin Rauf Bey’in heyetin başında yer alması sebebiyle bu heyet kimi kaynaklarda onun ismiyle anılmaktadır. 6 Enver Paşa’nın (Hüseyin) Rauf Orbay’a söz konusu heyetin başına geçmesine dair teklifi ve Rauf Orbay’ın bu heyet hakkındaki düşünceleri için bk. 1906’da Alman Dışişleri Bakanlığında göreve başlamıştır. Mesela. Trablusgarp’ta İtalyanlara karşı savaşan Osmanlı subayları arasında yer almıştır. s. İlk vazifesi için Madagaskar’a atanmış. Tarih Ana Bilim Dalı. Bk. Teşkilat-ı Mahsusanın Hindistan Misyonu (1914-1918) Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. Ankara.7 İngilizlerin Hüseyin Rauf Bey’i tanımaları hâlinde maksadın anlaşılabileceği endişesi ile müfrezeyi oluşturma görevi İstanbul’da “… Şark Şube-i Mahsusasına memur…8 Binbaşı Ömer Fevzi9 Bey’e verilmiştir. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Ömer Fevzi Mardin tarafından yazılan ve İstanbul’da Sinan 4 62 . s. Ankara. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Kurtcephe-Balcıoğlu. 88-91. Osmanlı Devleti henüz Birinci Dünya Savaşı’na resmen girmemiş iken İran ve Afganistan’a gönderilecek ve başında Hüseyin Rauf’un (Orbay) bulunduğu bir heyetin kurulması görevini üstlenmiş. savaşın ilerleyen günlerinde Tahran ve Kirmanşah ataşe militerliği görevi yapmıştır. Savaş’tan hemen önce izinli olan Wassmuss. Buradan tekrar Madagaskar’a gönderilmiş. (Ömer Fevzi Bey’in söz konusu coğrafyalardaki faaliyetleri için bk. The German Lawrence. Erzurum.

30 Eylül 1914 tarihinde Bağdat’a ulaşmıştır. Başbakanlık makamından 02. Bu eserin adına ve içindeki İslam. Sarısaman. 7. 87. 030. 10 ATASE Arşivi.. 030. İran aşiretlerinin cesaretini daha da arttırıp Bağdat’a doğru yürümeleri durumunu dahi ortaya çıkarmıştır. Sonuç olarak bu kitap din bakımından faydadan çok zarar getirecek bir eserdir. Söz konusu süreçte doğuya dair işlerde Almanlarla Türklerin arası o derece bozulmuştur ki Türk karargâhına misafir olan Almanya Kirmanşah Konsolosu Şunuman.1. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA).03. 3610. Türklerin ise sadece yardımcı olduğunu üstü kapalı olarak ifade etmiştir. Kls. Kitaba mealen alınan bazı ayetler yanlış çevrilmiştir. Ayrıca yazılar bir program dâhilinde tasnif edilmemiştir. İran’da Türklerin güçlenmesini ve kendi arzuları dışında hareket etmesini istemeyen Almanlar. Kirmanşah’a taarruz etmek için Türk-İran sınır kasabası Mendeli’den harekete geçmesi üzerine. 258. öteden beri misyonerlik propagandası ve yeni bir din telakkisi aşılamaya çalıştığı emniyet raporlarıyla da belli olan Ömer Fevzi (Mardin)’nin adı geçen eserinin mevcutlarını toplatılması ve satışının yasaklanması için gerekli kararın alınmasını istemiştir. 10. s. 297-30. Ömer Fevzi (Mardin) tarafından yazılan ve İstanbul Aydınlık Matbaasında basılan ve İbrahim Hilmi Kitabevi tarafından yayınlanan “Din Dersleri” adlı bir diğer kitap hakkında Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı rapora göre. 297-30. Sencabi aşiretinin Hanikin civarından saldırıya geçmesi. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA). Fih.. 10.. 13 ATASE Arşivi. iman ve amel esasları gibi tabirlere bakılınca İslam dinine ait bir eser gibi görülür ise de müellifin bu namlar altında kendince keyfi bir reform ve dinler arası adıyla propaganda yaptığının anlaşıldığı bu bakımlardan eserin ilmî ve dinî değerinin olmadığı ifade edilmiş ve Basın ve Yayın Müdürlüğü 28. o da Almanlarda vardır…”13 demek suretiyle bu bölgede söz sahibinin Almanlar olduğunu. 570. “İslam Muhtırası” adlı kitabın yasaklanması ile ilgili rapor hakkında Bk. 12 Bazı kaynaklarda Sirpol olarak da geçmektedir. 001-02. 001-04. 11 Kurtcephe-Balcıoğlu. Dos.1944 tarihinde Başvekâletten bu eserin yasaklanması için karar alınmasını istemiştir.12 Müfreze tarafından ele geçirilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığının söz konusu raporu üzerine Başbakanlık Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü. Müslümanlığa “Muhammedi dini” demesi yanlıştır. Müfrezenin bu bölgede yapacağı görev hakkındaki tartışmalardan sonra. 3610.1946 tarihinde. Din dersleri adlı kitabın yasaklanması ile ilgili rapor hakkında bk. Matbaasında basılan “İslam Muhtırası” isimli eser Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından incelenerek hakkında bir rapor hazırlanmıştır. Dos. 86.11 Müfrezenin. Bk.09. 18. Kirmanşah bölgesinin önemli aşiretlerinden olan ve Türk-İran sınırına yakın bölgelerde yaşayan Sencabi aşiretini Türk kuvvetlerine karşı tahrik etmiş ve Hanikin bölgesinde aşiret kuvvetleriyle müfreze arasında çatışma çıkmıştır.Bağdat yolunda Hüseyin Rauf Bey ile Wassmuss arasında ortaya çıkan anlaşmazlık nedeniyle bazı Almanların kendi başlarına Afganistan’a gitmek üzere ayrılmasından sonra müfreze. Bunun üzerine İran’dan Bağdat’a doğru geçişe müsait stratejik konumda olan Paytak Geçidi’ni de içine alan Serpol. Ömer Fevzi (Mardin) söz konusu kitabında az çok Amerikan misyonerlerinin propagandalarını örnek tutmuştur. Kls. 374. Fih. s. 63 . bir konuşma esnasında cebinden bir avuç para çıkararak “Şark para ile fethedilir. Irak ve Havalisi Komutanı Süleyman Askerî Bey 19 Şubat 1331 (4 Mart 1915)’de Hüseyin Rauf Bey’e gönderdiği bir emirde Kirmanşah’ın Rus ve İngilizlerce Osmanlı Devleti’ne karşı bir üs hâline gelmesi sebebiyle işgal edilmesini istemiştir. Yazarın eserinde dinî bahislerde dahi Amerikalılardan ve misyonerlerden bahsetmesi ve yazdığı yazılarda gizli bir tarikat ruhunun sezilmesi üzerinde önemle durulacak iki noktadır. Namaz hakkındaki görüşler halkın fikrini karıştıracak mahiyettedir.

fakat düşünce ve niyetinin ne olduğundan bahsetmediğini belirtmiş ve Ruşeni Bey’in daha sonra Alman ataşe militeri tarafından şimendifer hattının tahribi. 1 Ocak 1900’de Harbiye Mektebine girmiş ve 1902’de teğmen rütbesi ile mezun olarak kurmay sınıfına ayrılmıştır. 1300 (1884)’de GiritHanya’da doğmuştur. 18 Şubat 1915’te orduyla ilişkisi kesilmiştir. müfrezeden ayrıldığını ve Tahran’a gittiğini belirtmektedir. Alman ve İsveçli subayların da yardımıyla Sencabi aşireti Kirind’in batısından. Bahar 2006. 16 Eylül 1906’da kurmay yüzbaşı sıfatıyla III. bu ani saldırıda önemli sayıda zayiat vermiş. ancak Haruniye Müfrezesinin yetişmesiyle çarpışma Türk kuvvetlerinin lehine dönmüştür. 208-209. Müfreze. ancak Bağdat’ta Dâhiliye Nezareti Celilesinin emriyle tutuklandığını ifade etmektedir. Ayrıca. Bundan dolayı Divanıharp tarafından askerlikten tart ve bir yıl kalebent edilmesine karar verilmiştir. Ordu Kumandanlığında görevlendirilmiştir. S 3. Ruşeni Bey’in biyografisi için bk. Bağdat’ta iken Harbiye Nezaretinin emriyle yakalanarak Konya’ya gönderilirken İran içlerine firar etmiştir. Kurani ve daha birçok Şii Kürt aşireti de kuzeydeki kayalık bölgeden müfrezeye karşı ikinci bir baskın yapmışlardır. sonra aralarında bir yanlış anlaşılma çıktığını. 297-30. 30 Temmuz 1931’de Kudüs 2.14 8/9 Haziran (21/22 Haziran) gecesi. 31 Aralık 1910’da Kars konsolosluk kâtibi unvanı ile Kafkasya bölgesinde görevlendirilmiştir. Ruşeni Bey ile Tahran’da görüştüğünü. Babası Kadızade Hüseyin Efendi ve annesi Seyide Hanım’dır. dönemde milletvekilliği yaptığı TBMM’ye verdiği özgeçmişten elde edilen bilgiye göre Soyadı Kanunu’nun çıkması ile “Barkın” soyadını alan Ruşeni Bey. Ömer Fevzi Bey. Yapılan değerlendirme sonucunda 9 Temmuz 1931 gün ve 7529 sayılı Kararname ve siyasi suçların affı hakkında 23 Aralık 1918 tarihli kanun gereğince Ruşeni Bey’in hakkında verilen cezanın kaldırılması ve 18 Şubat 1915’ten itibaren emekliye ayrılması ve kendisine aylık bağlanması kabul edilmiştir. s. iki gece sürmüştür. Dos. Kirind kasabası halkını da yanlarına alarak -Türk kuvvetlerine destek veren Kelhor aşiretinin ve Irak havalisinden getirilen aşiretlerin önemli bir bölümünün de firar ettiği bir dönemde. dönem Samsun milletvekilliğini. Sencabi aşireti karargâhında Ruşeni Bey’in15 Türk tarafını 14 15 ATASE Arşivi. sınıf konsolosluğuna atanmış ve görevini 1932 yılına kadar sürdürmüştür. Ruşeni Bey’in önce (Ömer) Naci Bey ile Azerbaycan cephesinde çalıştığını. batıda karargâh kurarak beklemeye başladığı bir zamanda. Tarih ve Toplum. 1930 yılında Türkiye’ye dönerek daha önceden kendisine verilen cezanın siyasi bir suçtan kaynaklandığını belirterek affını istemiştir. “Ey tarihçi. Ruşeni Bey hakkında 22/23 Ağustos 1332 tarihinde XIII. 4 Haziran 1331 (17 Haziran 1915)’de Alman ve İsveçli subayların da aralarında bulunduğu Sencabi aşiretine mensup birlikler. dönemde de sürdürmüştür. Koçak Cemil. Belgesel Bir Teşkilat-ı Mahsusa Öyküsü”. Ordu Nizamiye IX. bunun üzerine Ruşeni Bey’in Bağdat’a geldiğini. 3610. Bu çatışma iki gün. ve VI. Kirind ahalisi ve bazı aşiretler kasabadan. ancak Hüseyin Rauf Bey’le de fikir ayrılığına düşerek.Türk karargâhına saldırıya geçmişlerdir. 10 Aralık 1932 tarihinde seçildiği IV. Sencabiler iki gün sonra Alman konsolosu Şunuman’ı Hüseyin Rauf Bey’e göndererek barış istemek durumunda kalmışlardır. ikamete memuren Anadolu içlerine sevk edildiği sırada firar ettiğini ve İran’a geldiğini. Kls. Ruşeni Bey hakkındaki malumatının 64 . Belgen Kadar Konuş!. Ömer Fevzi Bey. 8 Aralık 1908’de kıdemli yüzbaşı olmuş ve V.Müfreze. Fih. 4 Eylül 1913’ten itibaren Avrupa’da yabancı dil öğrenimi için izinli sayılmış ve kendi isteği üzerine izni bir yıl daha uzatılmıştır. IV. aşiretlerle herhangi bir çatışma ihtimalini önlemek amacıyla Serpol bölgesindeki Kirind kasabasının dışında. 1930 yılına kadar yurt dışında çeşitli ülkelerde yaşamıştır. 001-04a. V. burada suret-i hususiyede Hüseyin Rauf Bey Müfrezesine katıldığını. Kalhani. 25 Nisan 1953 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Fırkasına atanmıştır. Kolordu Komutanlığına gönderdiği telgrafta. Ruslar aleyhinde propaganda yapmak gibi bazı teşebbüsler için Türkistan’a gönderildiğini işittiğini.

Osmanlı Devleti Tahran ataşe militerliğine tayini sebebiyle müfrezede görev yapan bazı önemli subayları beraberinde Tahran’a götürmeye çalışmış ve İran sınırındaki Türk aleyhtarı aşiretler arasında kolayca seyahat edebilmek için -Harbiye Nezaretinden henüz bu yolda bir emir gelmemesine rağmen. 250-825. Bunun üzerine Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesi ile bölgedeki komutanlar ve siyasi temsilciler arasında Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin akıbeti hakkında bazı tartışmalar başlamıştır. 3610. bunlardan ibaret olduğunu ilave etmiştir. 19 Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin tarihçesinin anlatıldığı ve ATASE Arşivinde bulunan söz konusu hatıratta bu kişinin Ruşeni Bey olduğu ifade edilmektedir. 16 ATASE Arşivi. Serpol’dan Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesine müfrezenin sınıra çekilmesine ve bunun gerekçesine dair gönderdiği 21 Haziran 1331 (4 Temmuz 1915) tarihli telgrafta. 001-04a. Söz konusu telgraf için bk. 65 . 497A-68.. Osmanlı Devleti Kirmanşah şehbender vekiline saldırıda bulunanların çok şiddetli bir şekilde cezalandırılması konusunda anlaşılmıştır. Kls. 297-30. 18 aga.17 İngiliz ve Rusların İran’daki çıkarları için tehdit olan müfrezenin faaliyetleri. Dos. kendisinin de Osmanlı Kirmanşah Şehbenderi Refik Bey ve diğer bir kişiyi19 bu toplantıya gönderdiğini ifade etmiştir. 4281. Dos. Fih. 297-30. 001-04a. 020-03. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Lağvedilmesine Dair Tartışmalar Hanikin’e Çekilmesi ve Hüseyin Rauf Bey. 195.. Fih. ATASE Arşivi. Almanya Kirmanşah konsolosu Şunuman’ın İran Demokrat Fırkasından bazı kişilerin Sencabi ve Kelhor reislerinin Haydar Abad’da toplandıklarını. Kls. Kls. Hanikin sınırına yakın olan ve Bağdat yolunun güvenliğini sağlama bakımından önemli bir mevkide yer alan Serpol’a çekilmiştir. Diğer taraftan da Binbaşı Ömer Fevzi Bey.temsilen hazır bulunduğu bir anlaşma sonrasında müfreze. Alman ataşe militeri Kont Kanitz’in (Kaniç). taraflar arasında herhangi bir yanlış anlaşılmaya ve kan dökülmesine sebebiyet vermemek için Türk askerlerinin sınıra geri çekilmesi konusunda mutabakata varılmış ve buna dair bir de antlaşma imzalanmıştır. 17 aga. Kls. Dos. Ayrıca Osmanlı Devleti aleyhinde tahrikâtta bulunulmaması şartıyla. Dos.16 Kont Kanitz’in ve Şunuman’ın Osmanlı Devleti aleyhinde söz konusu faaliyetlerinin yanında Alman İmparatoru da Erkânıharbiye nezdinde girişimlerde bulunarak müfrezenin lağvedilmesini istemiştir. önce Almanları zamanla da İran Hükûmetini. Fih.18 9 Haziran 1331 (22 Haziran) tarihli çarpışmadan sonra Kirmanşah vilayetinin İran Umur-u Ecnebiye Müdürü ile jandarma kumandanının. 3610. Fih. Bu toplantıda yapılan müzakere sonucunda muhalif aşiretlerin bundan sonra İttihat-ı İslâm için çalışmaları ve o havaliden Irak’a kesinlikle saldırmamaları. bölge aşiretlerini ve Osmanlı Devleti Tahran büyükelçisi ve ataşe militerini dahi rahatsız etmeye başlamıştır. 002-2.müfrezenin lağvedildiğine dair söylentiler ortaya atmıştır.

Hüseyin Rauf Bey’in değerlendirmesine göre; bu antlaşmaya rağmen Türkiye karşıtı aşiretlerin ve şahısların düşmanlıkları şüphesiz devam edecektir. Kont Kanitz ve Şunuman, bu antlaşma imza edildikten sonra dahi İran’da halifenin nüfuzunu mahvetmek için her türlü yola başvurmaktan çekinmeyeceklerdir. Hüseyin Rauf Bey’e göre müfrezenin karşı karşıya kaldığı söz konusu olumsuz duruma karşılık kendi elindeki kuvvetler her tarafı düşmanla kaplı yüz seksen kilometrelik bir menzil hattı ile on beş kilometrelik bir muharebe hattının beşte birini bile temine yetmemektedir. Kirind Muharebeleri’nde müfreze zafiyete uğramıştır. İki ay kadar önce Bağdat’tan gönderilmesi emredilen iki yüz jandarma yerine şimdiye kadar yüz otuz savaşamayacak kadar hasta durumda asker gönderilmiştir. Son defa Irak’tan gönderileceği bildirilen iki yüz güzide askerden henüz bir asker dahi gelmemiştir. Bu gibi olumsuzluklar sebebiyle ihtiyari bir hareketle müfrezenin Serpol’a çekilme mecburiyeti ortaya çıkmış ve bu ricat harekâtı hadisesiz olarak gerçekleştirilmiştir. Ancak Serpol düşman tahrikâtının artmasına uygun bir zemin oluşturmaktadır. Ayrıca üstün Avrupalı kıtalar nezaretinde sevk ve idare edilen kuvvetlere karşı müdafaaya pek de müsait değildir. Bu bakımdan müfrezeye yeni kuvvetler gönderildiği takdirde Kasr-ı Şirin civarında daha müsait bir bölgeye çekilmek zaruriyeti ortaya çıkacaktır. Tam donanımlı bir tabur Türk kuvveti ile düşman tahrikâtını ve tecavüzünü engellemek ve hâlâ Türklerle birlikte hareket eden Sene aşiretleri ile bir kısım Kelhor aşiretini tekrar düşman aleyhine başarıyla sevk etmek mümkün ve gereklidir. Başkumandan Vekili Enver Paşa, cevaben Hüseyin Rauf Bey’e gönderdiği telgrafta20 Konsolos Şunuman ve Ataşe Militer Kont Kanitz’in Türk menfaatleri aleyhindeki faaliyetlerinin engellenmesine dair gerekli kişilerin ihtar edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca Serpol’dan Kasr-ı Şirin’e çekilmenin gerekli olup olmadığına Hüseyin Rauf Bey’in bulunduğu yerden daha iyi karar verebileceğini belirtmiş ve kendisine kalırsa mecbur olmadıkça çekilmemeleri gerektiğini de ilave etmiştir. Enver Paşa, Hüseyin Rauf Bey’in talebi olan bir tabur askerin gönderilmesinin mümkün olmadığını, fakat hasta durumdaki askerlerin değiştirilmesini ve sevk olunan iki yüz asker ulaşıncaya kadar müfrezenin Hanikin hudut askerleri ile takviye edilmesi hususunu Irak Kumandanlığına tekrar yazdığını belirtmiştir. Enver Paşa, geri çekilme konusuna gerekli olmadıkça taraftar olmadığını ifade etmekle birlikte, Müfrezenin bulunduğu Serpol’dan daha da geriye çekilmesini gerektirecek her türlü çatışma ortamını engellemek amacıyla Tahran sefareti vasıtasıyla İran Hükûmeti nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Bu konuda Tahran Sefaretine bir telgraf21 göndererek Rus ve İngiliz taraftarı Demokratların ve Sencabi aşiretinin taarruzlarıyla yapılan ve bunların mağlubiyetiyle neticelenen İkinci Kirind Muharebesi’nden sonra
20 21

ATASE Arşivi; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 002-5. aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 002-4.

66

Hüseyin Rauf Bey’in müdafaa hattı oluşturmuş iken, Osmanlı Devleti’nin İran’la dostane bir ilişki içinde olmak ve İttihat-ı İslam siyasetini sürdürmek arzusuyla Hüseyin Rauf Bey’e Osmanlı hududuna doğru geri çekilme emri verdiğini ve Müfrezenin şu an Serpol’da olduğunu belirtmiştir. Daha sonra da İran Hükûmetine iletilmesi için Osmanlı Devleti düşmanlarının telkinatıyla hareket etmekte olan aşireti teskin ve Osmanlı Devleti’nin bu teşebbüsüne yardımcı olunmaz ve hâlen pek de Osmanlı lehine olmayan siyasete devam edilirse ileri harekâtı tekrarlama zaruriyetinin ortaya çıkacağı uyarısı yapılmıştır. Enver Paşa’nın geri çekilmesini uygun bulmadığı, İran Hükûmetine karşı bir koz olarak kullanmaya çalıştığı ve türlü nedenlerle kuruluş amacından bir hayli uzaklaşan Müfrezenin akıbeti hakkında Osmanlı Devleti’nin bölgedeki komutan ve memurlarının ortak bir tutum içinde olmadığı Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin’in, Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği, Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin çekilmesi ve sonrasına dair kendi görüşlerini ve taleplerini içeren 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihli telgrafta22 da açıkça görülmektedir. Bu telgrafa göre Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, Hüseyin Rauf Bey’in sahip olduğu kuvvetlerle hâlihazırdaki vaziyeti daha fazla sürdürmeyi mümkün görmediği yönündeki ifadesine dikkat çekmekmiş ve Hüseyin Rauf Bey’in bu kuvvetle düşmanı mağlup etmek şöyle dursun, İran dâhilinde bile kalamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca Müfrezenin iki yüz kişiyle takviyesinin yoldaki ikmal askerlerinin ulaşmasına ve bir de zamana bağlı olmasına rağmen, Müfrezenin takviye edilse dahi civardaki aşiretlerle Müfreze arasındaki ihtilaftan dolayı mevkilerini muhafaza etmelerinin çok zor olacağını belirtmiştir. Ayrıca Müfrezenin çarpışarak mağluben geri çekilmeye mecbur olmaktansa uygun bir sükûnet ortamında Hanikin civarında hududa çekilerek İran’dan gelecek saldırıyı durdurmasını daha faydalı gördüğünü ifade etmiştir. Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, bu düşüncesinin gerekçesi olarak ta Necef’ten başlayıp Bağdat’a kadar sirayet eden kargaşa hâlinin giderek Şiilik meselesi hâline girmeye başlamasını göstermiştir. Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, Irak’ın ve Türk ordusunun selameti için Bağdat şehri civarında asayişin sürdürülmesinin son derece önemli olduğundan İran’da bulunmasıyla bugüne kadar hiçbir faydası olmayan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Hanikin’e çekilmesinin bu açıdan dahi gerekli olduğunu, Hüseyin Rauf Bey’in faaliyetlerini bölgedeki Türk menfaatleri açısından zararlı bulduğunu ifade ederek bu bakımdan Müfrezenin kendi emrine verilmesine müsaade edilmesini talep etmiştir. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey ise, Hanikin vasıtasıyla Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği bir telgrafta23 Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin Bey’in düşüncelerinden farklı olarak müfrezenin sınıra çekilmesi konusunu mühim bazı şartlar karşılığında bölgede Türklere muhalif olan İran aşiretleri ile halletmek üzere olduğunu belirtmektedir.
22 23

aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 004. aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 015-9.

67

Ömer Fevzi Bey, en önemli şartın ise İran dâhilindeki Türk harekâtının emniyeti ve huduttaki Türk birliklerinin ve aşiretlerinin yağma ve saldırıdan korunması olduğunu ifade etmiş ve bunun hem Osmanlı hem de Alman menfaatlerine uygun olduğunu belirtmiştir. Bu bakımdan Müfrezenin geri çekilmesi hususunun meşru birtakım sebeplere dayandırıncaya kadar ertelenmesini istemiştir. Zira Müfrezenin herhangi bir sebebe dayanmadan geri çekilmesi hâlinde bölgedeki muhalif İran aşiretlerinin bu durumu Türk kuvvetlerinin acziyeti olarak anlayabilecek kadar hayalperest olduklarını, zaten ortamın da Alman, Rus ve İngilizler için böyle bir olayı abartmak için elverişli olduğunu vurgulamıştır. Enver Paşa’nın uyarılarına ve başta Sencabiler olmak üzere İran aşiretlerinin Türk kuvvetlerine karşı gösterdiği hasmane tutuma rağmen İran Hükûmetinin Rus ve İngilizlerin menfaatlerine uygun şekilde bunları önlemeye dair herhangi bir girişimde bulunmaması üzerine Hüseyin Rauf Bey tarafından İran’ın güney bölgesinde bulunan ve Osmanlı Devleti’ne yakınlığıyla bilinen bazı aşiret reislerinin yardımına başvurulması fikri ileri sürülmüştür. 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihinde Kirind’den Başkumandanlık Vekâletine gönderilen dört maddelik bir telgrafta24 hâlihazırdaki durumun nedenleri hakkında değerlendirmeler yapılarak son maddede de söz konusu güney İran aşiretleriyle ilgili planın uygulanması hakkında Başkumandanlık Vekâletinden görüş sorulmuştur. Bu telgrafa göre: 1. Tamamıyla Rus ve İngiliz tesiri altında ve Osmanlı Devleti’ne her türlü kötülüğü yapacak ve özellikle Türklere yakın olan güney İran aşiretlerini yalan ve hile ile her an Türkler aleyhine çevirecek ortamı hazırlamaktan geri kalmayan İran Hükûmetinin cüret-i hainanesi gittikçe artmaktadır. 2. Kirmanşah’taki Alman memurlarının da müsaade ve himayesini elde eden ve Türklere her türlü kötülüğü yapan Rus ve İngiliz partisi Demokratların bütün mıntıkalardaki aşiretler arasında Türklere karşı isyan çıkarmak için etkili faaliyetleri özellikle Şunuman ve Kont Kanitz’in son zamanlardaki yardımlarıyla iki katına çıkmıştır. 3. Türklerin İran’da Almanlarla karşılaşmadan önce bu bölgedeki aşiretler üzerinde büyük bir nüfuzu ve etkisi varken şimdi Almanlar Doğu siyasetini kesinlikle ellerinde tutmak istedikleri için İran’daki Türk düşmanlarını himaye etmektedirler. Ayrıca Türk dostlarını da onlardan ayırarak kendi yanlarına çekmektedirler. Kirmanşah bölgesinde Rus ve İngilizlerin tahrikiyle hareket eden aşiretlerin sebep olduğu tehlike ortadan kaldırılmışken, müttefik perdesi altında daha büyük bir muharip tehlike ve hıyanet Irak’ın doğu hududunda günden güne büyümektedir. 4. Osmanlı Devleti Tahran Sefareti İran Hükûmetine ciddi bir etki yapmaktan aciz bulunmaktadır. Osmanlı Devleti’nin Tahran Hükûmetine karşı kullanabileceği tek tehdit Türklere yakın olan Salar ed-Devle’25dir.
24 25

aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 003. Salar ed-Devle; Güney İran’da (Şiraz, Buşehr, Abadan bölgelerinde) daha çok göçebe olarak yaşayan Türk kökenli Kaşkay aşiretinin reisidir.

68

Bu telgrafta İranlıların. Daha sonra da Rusların Galiçya’da uğradıkları mağlubiyetlere dikkat çekilmiş ve Rusların uğradıkları felaketi tamamlamak üzere Alman ve Avusturyalıların yeniden saldırıya geçtikleri haberi verilmiştir. Şayet İran Hükûmeti bu fırsattan istifade edemez ve ilân-ı harbi erteleme yoluna giderse o hâlde resmen tarafsız kalmakla beraber aşiretlere gizlice emir vererek Osmanlı Devleti ile beraber hareket etmelerinin temini emredilmiştir. Türklere muhalif olan İran aşiretlerinin Türklerle beraber hareket etmeleri için İran Hükûmetinden bir tebliğ yapılırsa sınırdaki aşiretlerin Hüseyin Rauf Bey’e güçlük çıkartmayacağını bildirmiştir. aga. 006. Ayrıca İran’daki Alman memurlarının Türklerin faaliyetlerini engelleyen davranışlarının önüne geçileceği de belirtilmiştir.Osmanlı hududundaki güney İran Sünni ve Şii Kürt aşiretleri arasında Salar ed-Devle’nin önemli bir nüfuzu vardır. 250-825.. Hüseyin Rauf Bey’in Başkumandanlık Vekâletine 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihinde Tahran Sefaretinin İran Hükûmeti üzerinde etkili olamadığına dair gönderdiği telgraf üzerine Başkumandanlık Vekâleti Tahran Sefaretine İran Hükûmeti nezdinde girişilecek teşebbüse dair bir telgraf27 göndermiştir. Tahran Sefaretinden İran Hükûmeti ile gerekli görüşmeleri yaparak. 195. Hüseyin Rauf Bey’in görüş ve taleplerine cevaben 21 Haziran 1331 (4 Temmuz 1915) tarihinde Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vasıtasıyla gönderilen telgrafta. Fih. mağlubiyetlerini sınırladığını belirten Başkumandanlık Vekâleti. Kls. Buna ilave olarak. İran’ın takip ettiği tarafsızlık siyasetinin Türk düşmanlarının siyasi ve askerî başarılarını arttırdığını. Salar ed-Devle’nin henüz Serpol’a gelmesi için erken olduğu ve bu talebin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir. İran’ın bütün kuvvetleriyle ve aşiretlerle Rus ve İngilizlere karşı savaş ilan etmesinin temin edilmesi istenmiştir. 69 . Dos. Osmanlı Devleti’nin Serpol’a vaktinde bir kuvvet göndermesi mümkün olmazsa İran Hükûmetinin Osmanlı topraklarına tecavüz etmeye dair hazırladığı tertibatı yıkmak ve Sünni ve Şii Kürt aşiretlerini İran Hükûmeti aleyhinde sevk ve tahrik etmek üzere Salar ed-Devle’nin bir an evvel Serpol’a gönderilmesine müsaade buyurulması gerekmektedir. 195. Kls. Ruslar ve İngilizler aleyhine ilan-ı harp etme zamanının geldiği belirtilerek İran dâhilinde hemen hemen hiç Rus kıtası kalmamak üzere hepsinin Türk orduları karşısına. 250-825. Telgrafın devamında ise. Başkumandanlık Vekâletinden Tahran Sefaretine gönderilen. Dos. Fih. 19 Haziran 1331 (2 Temmuz 1915) tarihli şifre telgrafa cevap olduğu belirtilen ve İran Hükûmetinin bir an evvel Türklerin yanında savaşa girmesi için 26 27 ATASE Arşivi.26 İran Hükûmetinin Türklere daha yakın olmasına dair daha fazla gayret göstermesi için Tahran sefirine gerekli ikazın yapıldığı ifade edilmiştir. Van bölgesine çekildiği ifade edilmiş ve bu durumda İranlıların az bir gayretle Rusları İran’da arkadan çevirerek mağlup edeceği vurgulanmıştır. 003-5.

Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Serpol’a yerleşmesinden rahatsız olmuşlar ve bu dönemde faaliyetlerini Kirmanşah bölgesinde yoğunlaştırmışlardır. Dos. İran’a yapılacak muhtemel bir yardım için ilk etapta İran içindeki Türk kuvvetlerine ait cephanelerden bir bölümünü vermeyi düşünmüştür. 007. Başkumandanlık Vekâletine Kirind Savaşları’na sebebiyet verdiği. Kls.. cinsinin ve çapının bildirilmesi istenmiştir..31 Rus ve İngiliz konsolosları.uygulanacak siyaseti belirlemeye dair olduğu anlaşılan telgrafta. 30 aga. Almanya ve Avusturya’nın Galiçya Cephesi’nden Türklerin de Van Gölü bölgesinden Ruslara karşı iki yönde taarruza geçmesi üzerine Osmanlı Devleti bu dönemde İran’ın da savaşa girerek. Muhtemelen İran aşiretlerini Türk müfrezesine karşı tahrik etmeye çalışacaklardır. bu dönemde Türk-İran yakınlaşmasını engellemek için özellikle Kirmanşah bölgesindeki aşiretlerle Türkler arasında bir süredir devam eden ihtilafı daha da şiddetlendirmeye çalışmışlardır. aga. Dos. banka müdürleri. 008. 008-1.. 814-824. 195.28 Serpol’da olan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin sınıra çekilmesi için henüz bir emir verilmediği. Tahran Sefareti vasıtasıyla İran Hükûmetine bir mesaj göndermiştir. Fih. Müttefiklerin Varşova ve havalisini bugün yarın ele geçirmesi beklendiğinden ve Ruslara karşı Van Gölü kuzeyindeki Türk taarruzunun da başarıyla sürmesi sebebiyle gelişmelerin sevindirici olmasından bahsedilerek Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Hanikin’e çekilmesinin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir. Daha sonra Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vilayeti vasıtasıyla Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey’e gönderilen bir telgrafta30 İran’a ilk aşamada bin küçük ceyil mavzer ile iki bin Alman tüfeği ve bunlara yetecek cephane gönderdiği. 250-825. 70 . Rus ve İngilizler. makineli tüfek. Dos. Kls. savaşa girmesi hâlinde özellikle silah ve cephane bakımından da İran’a yardım edileceği vaat edilmiştir. Fih. Bu mesajda Ruslara karşı Van gölü kuzeyinden başlatılan taarruz nedeniyle İran içinde bulunan Rus askerlerinin Türk birliklerinin karşısına çekildiği ve bunun İran’ın menfaatine olduğunu belirtmiştir. 250-825. Söz konusu gelişmeler yaşanırken Hüseyin Rauf Bey. Fih. Ruslar ve İngilizler. Ayrıca İran’ın bu fırsattan istifade ederek Rus ve İngilizlere karşı Türklerin yanında savaşa girmesini istemiştir. Kuzey İran’dan muhtemel bir ileri harekâtla Rusları iki ateş arasına bırakmayı planlamıştır. Kls. Türklere karşı savaşan İran aşiretlerini desteklediği ve tarafsızlık siyasetine zarar verdiği gerekçesiyle birkaç günden beri İran milletvekillerinin yoğun eleştirisine maruz kalan Ayn ed28 29 aga. tüfek. Dos. Bu bakımdan İran’ın savaşa girmesi için İran Hükûmeti üzerinde baskı arttırılmış. Başkumandanlık Vekâleti. kalan silahların da peyderpey gönderileceği bildirilmiştir. on beş Rus ve iki yüz İran Kazağı muhafazasında Kirmanşah’a doğru gelmektedirler. 195. Tahran Sefaretine bir telgraf29 gönderilerek İran içinde Türk birliklerine ait top. 250-825. 195. 006-1. Hüseyin Rauf Bey’in Kirmanşah şehbenderinden elde ettiği istihbarata göre. Kls. 195.. adedinin. Fih. Başkumandanlık Vekâleti söz konusu telgrafta. 31 aga.

35 aga. Kls. Doğu siyasetine dair bir süredir mevcut olan Türk-Alman ihtilafının giderilmesi için kısmen daha uygun bir ortam oluşturmuştur... mümkün olmazsa. aga. Kls.34 1. İran’ın mevcut kuvvetlerinin takviye edilerek bu şekilde Rus ve İngiliz kuvvetlerine karşı savaşabilecek bir hâle getirilmesidir. İran jandarmasıyla teşrik-i mesai etmek bu suretle İran toprağındaki Rus ve İngiliz kuvvetler aleyhinde İran valilerinin kumandasında Türk-İran müttefik kuvvetleri ile bir müdafaa kuvveti oluşturmaktır. Fih. Tahran Sefareti’nden Kirmanşah’a bir an evvel Osmanlı Devleti lehine çalışabilecek bir vali tayin ettirilmesi. Dos. Ancak Hüseyin Rauf Bey’in hareketinin güvenliği açısından. 195. 009-1. dâhil olunacak bölgelerdeki aşiret ileri gelenlerini kefil olarak karargâhta toplamak ve orada tutmak şartıyla gerçekleştirilecektir. Türk-Alman taraftarı yeni valiler tayin ettirilecektir. Fih.. 009-2. Bu müttefik teşkilattan maksat. Ayrıca İran’daki kabine değişikliğine atıfta bulunularak yeni kurulan Müstevfi el-Memâlik Kabinesinin Osmanlı Devleti’ne taraf olduğu. 3.. Kirmanşah’a doğru gelmekte olan ve içinde Rus ve İngiliz konsolos ve banka müdürlerinin de bulunduğu bahsi geçen birliğin durdurulması ve Kirmanşah bölgesindeki aşiretlerin Osmanlı lehine hareket etmelerini sağlayacak teşebbüslerin yeni İran Hükûmeti nezdinde gerçekleştirilmesini istemiştir. 250-825. Söz konusu gelişmenin yanında. 2. 34 aga. Amaç. Rus ve İngilizlerin İran’daki her türlü gücünü ortadan kaldırmak düşüncesinin iki ülkede de hâkim olması sebebiyle. 71 . 250-825. bunun için Müfrezenin sınıra çekilmesine gerek kalmayacağı ifade edilmiştir.33 Müstevfi el-Memâlik kabinesinin iş başına geçmesi. Hüseyin Rauf Bey. 012. Hem Alman hem de Osmanlı 32 33 aga. Serpol’da görüşüp ortak amaca ulaşmak için yapılması gerekli olan hususlarda mutabakata varmışlardır. 195. Bu valinin aynı zamanda müttefik Türk ve İran kuvvetlerinin de kumandasını üstlenebilecek kadar başarılı bir İranlı olmasına çalışılacaktır. Başkumandanlık Vekâleti Celilesinden acilen İran içinde ilerlemek için izin isteyecektir. Bu anlaşmanın birinci maddesi Osmanlı ve Alman sefaretlerine arz edilmiştir. Kirmanşah’a uygun bir vali tayin ettirilecektir.35 4. Dos. Bu anlaşmaya göre. 009. 195.Devle kabinesinin istifaya mecbur olduğu istihbaratını göndermiştir. 195. Dos. 814-824. Diğer İran vilayetleri valilerinin de her ne suretle olursa olsun TürkAlman lehine çalışması sağlanacak.32 Bu gelişme üzerine Başkumandanlık Vekâleti harekete geçerek. Hüseyin Rauf Bey’e de müfrezenin Serpol’dan daha geriye Türk sınırına çekilmesi teklifinin büyük bir saldırı karşısında mağlup olunabileceği endişesiyle uygun bulunmadığı tekrar bildirilmiştir. Kls. İran içlerinde ilerleme işi. Dos. Kls. Fih. 814-824. Türk kuvvetiyle. Tahran ataşe militeri Kont Kanitz. Fih.Tahran ataşe militeri Ömer Fevzi Bey ile Alman.

Almanların İran’ı bir emrivaki ile savaşa dâhil etmenin yollarını aradıklarını ifade etmiştir. elinde güvenilir kuvvet olarak yüz kadar Türk askeriyle birkaç Çerkez’in bulunduğunu37 belirterek her ihtimale karşı Bağdat’a gelecek olan askerlerden güvenilir bir taburun kendi emrine gönderilmesini istemiştir. Almanlar.. Fih. 250-825. Rus aleyhtarı aşiretlerle takviyesi hâlinde Rusların da kendi birlikleriyle iş birliği yaptığı aşiretlere yardıma geleceğine ve böylece savaş hâlinin kendi kendine ortaya çıkacağına inanmaktadırlar. Kls. Kls. 012. Ömer Fevzi Bey’in ifade ettiğine göre.Devleti’nin de birinci ve ikinci maddelerin icrası için sefaretlere tebliği rica edilmiştir. Fih. Yeni İran kabinesinin Türk-Alman ittifakıyla daha fazla iş birliği yapmasına bağlı olarak Ataşe Militer Ömer Fevzi Bey. söz konusu anlaşmayla Almanların Doğu’da tek başına iş yapmak arzusundan vazgeçtiklerini ifade ederek. Ancak İran’ın bu plana ne kadar yardım edeceği de bilinmemektedir. İran’da Rus ve İngiliz tehlikesinin önünü kesmek ve düşman asker ve memurlarını dışarıya atabilmek için bu dönemde İran’ı mutlaka savaşa sokmaya çalıştıklarını belirten Ömer Fevzi Bey. Almanların İran’ı savaşa sokmak için İran Jandarmalarına Rus taraftarı aşiretler tarafından kuzeyde. 250-825. 009-3. İran dâhilinde Almanlarla birlikte iş yapmak için Başkumandanlık Vekâletinden kendisine şimdiden müsaade ve yetki verilmesini talep etmiştir. Almanların. İran Hükûmetinin Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa girmesi yolunda girişimlerini arttırmış ve Hüseyin Rauf Bey’e İranlılarla uzlaşmanın sağlanmak üzere olduğu haberini vererek bu görüşmeler sonuç buluncaya kadar düşmanlara hiçbir şey hissettirmemek ve Osmanlı hududu civarındaki aşiretleri düşman tahrikâtından kurtarmak için Sencabilerin yaklaşan kış sebebiyle Osmanlı 36 37 aga. 72 . Ömer Fevzi Bey. Fih.. Dos. Dos. Kls. Ömer Fevzi Bey’in ifadesine göre.. 250-825.36 Ayrıca elindeki bir tabur kadar kuvvetin önemli bir bölümünü oluşturan Iraklı gönüllü aşiret birliklerin sürekli firar ettiklerini. Üçüncü maddenin icrası ise Kont Kanitz tarafından para kuvvetiyle veya siyasi yollarla temin edilmek üzere üstlenilmiştir. 009-3. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey de Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği 23 Ağustos 1331 (5 Eylül 1915) tarihli telgrafta38 Almanların İran işlerindeki tutumlarına dair söz konusu değişikliğe dikkat çekmiştir. 38 aga. Hüseyin Rauf Bey. firara teşebbüs edenlerin en şiddetli cezalara çarptırılmasına rağmen hududa yakın olan İran aşiretleri ile firari aşiretlerin akraba olması ve aşiret örf ve âdetlerine göre her türlü yardımı görmeleri sebebiyle firarların önünün alınamadığını. bu telgrafın gönderildiği günün gecesinde. Dos. 195. İran jandarmalarının. güneyde ve Reşt’te üç mevkide meydana gelen saldırıları kullanmayı planladıklarını belirtmiştir. 195. kendisine Alman ataşe militeri ile birlikte üçünün İran Harp Nezareti emrine girmesini teklif etmiştir. aga. 195. daha önce Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinden ayrılan Alman Heyetinin başındaki Binbaşı Klayn.

Bu yöndeki bir ihtimali önlemek için bazı Sencabi önde gelenlerinin -İran’ın savaştaki durumunun belli olmasına kadar. fakat İran’dan bir saldırının beklenmemesine rağmen siyasi sebeplerden dolayı bir müddet daha hudutta bir müfrezenin bulundurulmasının faydalı olacağı belirtilmiştir. Fih. aga. daha sonra çizilerek) “murahhas-ı askerliğine” tayin edildiği. 73 . bunun için Türk kuvvetlerinin geçici olarak hududa çekilmesini talep etmiştir. Dos.Kasr-ı Şirin bölgesine sokulmamasının en iyi yol olacağını ifade etmiş ve Ömer Fevzi Bey’in Osmanlı dâhiline çekilme önerisine karşı çıkmıştır. 195. kendisinin (önce Afganistan ataşe militerliğine. söz konusu taleple ilgili düşüncelerini ifade etmek için Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği telgrafta39 kendisiyle bir aydan beri iş birliği yapan aşiretlerin düşman olan Sencabilerle komşu olduğunu. fevkalade sefir sıfatıyla Afganistan’a gönderilen Ubeydullah Bey ve beraberindekilerin Sene’den hareket ettiği ya bu heyetle ya da bağımsız olarak görev yerine hareketin kendi takdirine bırakıldığı. 015-7. 41 aga. Bunun üzerine Hüseyin Rauf Bey. 195. 42 aga. 195. İsmet (İnönü) imzasıyla gönderilen bir telgrafla40 sona ermiştir. Ayrıca Hüseyin Rauf Bey’den bir an önce İran’ın tahliye edilmesi ve müfrezenin Osmanlı topraklarına çekilmesi istenmiş. Kls. Yaklaşık bir yıldır İran topraklarında. 020-01. görevini şeref ve muvaffakiyetle yapmış olduğu ifade edilmiştir. 195. Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vasıtasıyla Irak ve Havalisi Kumandanlığına ve Binbaşı Hüseyin Rauf Bey’e. Dos. Dos. fakat belge üzerindeki bu ifade daha sonra çizilerek “murahhas-ı askerî” olarak düzeltilmiş ve Müfreze de Irak ve Havalisi Kumandanlığına bağlanmıştır. Fih. Bu telgrafta ifade edildiğine göre. şimdiye kadar İran dâhilindeki faaliyetlerinden memnun olunduğu. bundan böyle Müfrezenin Irak’a bağlı olacağı. Tahran sefiriyle temasa geçerek bir an evvel yeni görevi için yola çıkmasının gerekli görüldüğü... 016. 250-825. Fih. Türk sınırına yakın Serpol bölgesinde bulunan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin geri çekilmesi ile ilgili bir süredir devam eden tartışmalar. 250-825. Hüseyin Rauf Bey. şayet müfreze Osmanlı dâhiline çekilirse hâlâ İngiliz taraftarlığı yapan ve Hamedan’daki düşmanlar tarafından kendilerine mühimmat gönderilen Sencabilerin Türklerle beraber hareket eden aşiretlere saldıracağını.. 10 Eylül 1331 (23 Eylül 1915) tarihinde kendisine verilen emir gereğince Müfrezenin tamamen İran’dan çekilerek 10 Eylül (23 Eylül) sabahı hiçbir olumsuz gelişme olmadan Hanikin’e ulaştığını bildiren telgrafı41 Başkumandanlık Vekâletine göndermiştir. Hüseyin Rauf Bey Afganistan ataşe militerliğine atanmış.42 39 40 aga. bu durum karşısından Türk kuvvetlerinin müttefiki aşiretleri korumak zorunda kalacağını ve bu nedenle İran aşiretleriyle yeniden çatışma çıkacağını belirtmiştir. Irak kumandanı Nurettin de Rauf Bey’in Hanikin’e çekildiğini Başkumandanlık Vekâletine bildirmiştir. 023. Kls. Kls. 814-824. Dos. Hüseyin Rauf Bey’e hitaben de mevcut durumun İran arazisinin tahliye edilmesini ve Müfrezenin hududa çekilmesini gerektirdiği. Kls. Fih. 814-824.hududu civarındaki kışlıklarına dönmesine müsaade edilmesini..

Müfrezenin İran içindeki faaliyetlerinin İran aşiretleri arasında giderek Şiilik meselesine dönüşmeye başladığını ifade ederek. Bağdat’ın güvenliğinin sağlamak amacıyla Müfrezenin kendi emri altına verilmesini talep etmiştir.Sonuç Henüz Osmanlı Devleti’nin resmen Birinci Dünya Savaşı’na girmediği bir dönemde İstanbul’da İran üzerinden Afganistan’a ulaşmak ve bu ülkeyi Cihad-ı Ekbere kazandırarak Hindistan sınırında mühim bir müttefik temin etmek ve istiklalci Hint komiteleriyle sınırdaki kabilelere ulaşmak için bir müfreze kurulması planlanmıştır.İran Hükûmetinin de tepkisini çekmeye başlamıştır. Bu gelişme üzerine Doğu işlerine dair TürkAlman ilişkilerinde kısmi bir düzelme söz konusu olmuş ve her iki devlet İran’ın Rus ve İngilizlere karşı savaş ilan etmesi için çalışmaya başlamıştır. İran’ın da Ruslara savaş ilan etmesi ve bu bölgeden açılacak yeni bir cephe ile Rusların iki ateş arasında kalması planını gündeme getirmiştir. kuruluş amacından bir hayli uzaklaşan ve İran içlerinde daha fazla ilerleme imkânı da kalmayan Müfrezenin akıbetine dair tartışmalar da başlamıştır. Bu durum Tahran’daki Osmanlı Devleti Sefaretinin ve ataşe militerinin İran Hükûmeti ile olan ilişkilerini de etkilemeye başlamıştır. İran içlerinde daha ileriye gidememiş ve İran içinden Bağdat yolunun güvenliğini korumak bakımında önemli bir mevkide bulunan Serpol’a çekilmiştir. Müfreze henüz Bağdat yolundayken Türk ve Alman kurmayları arasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları sebebiyle. İngilizler. Türk-Alman müşterek planı olan bu Müfrezenin başına Enver Paşa tarafından Hüseyin Rauf Bey atanmıştır. Söz konusu tartışmaların sürdüğü dönemde Ruslara karşı Almanların Galiçya Cephesi’nde kazandığı başarı. Türk kuvvetlerine saldırmışlardır. Almanlar ve İran Hükûmeti ve bölge aşiretleri tarafından Osmanlı Devleti’nin güçsüzlüğü olarak algılanabileceğine dikkat çekmiştir. Müfreze Bağdat’a ulaştıktan sonra Irak ve Havalisi Kumandanı Süleyman Askerî Bey’in emriyle Kirmanşah’ın işgal edilmesi için İran içlerine harekât etmiştir. Rauf Bey 9 Haziran 1331 tarihinde Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya gönderdiği telgrafta Müfrezenin Kasr-ı Şirin bölgesine çekilmesini teklif etmiştir. Söz konusu dönemde. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey ise Müfrezenin çekilmesinin Ruslar. 4 Haziran 1331 ve 8/9 Haziran 1331 tarihlerinde Kirind kasabasında çatışmalar meydana gelmesi üzerine Müfreze. Bu Müfrezede Wassmuss ve Niedermayer gibi önemli bazı Alman gizli servis üyeleri de yer almıştır. Müfrezenin bu bölgedeki varlığı -Rus ve İngilizlerin de baskısıyla. 16 Haziran 1331 tarihinde Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin. Enver Paşa ise cevaben çekilmeye taraftar olmamakla birlikte kararın Rauf Bey’in kendisinde olduğunu ifade etmiştir. Alman gizli servis üyeleri Afganistan’a kendi başlarına gitmeye karar vermişlerdir. Doğu siyasetinde tek söz sahibi kendilerinin olmasını isteyen ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti’nin nüfuz kazanmasını istemeyen Almanya’nın da girişimleri ile Türk-İran sınırında geçit konumunda olan Serpol ve Hanikin civarında yaşayan bazı aşiretler. 74 .

emrindeki birlikleri 10 Eylül 1331 günü Hanikin’e çekmiştir. 75 . Başkumandanlık Vekâletinin emriyle Türk sınırına çekilmiş ve Irak ve Havalisi Kumandanlığına bağlanmıştır. Bunun üzerine Hüseyin Rauf Bey.Ancak yaklaşık bir yıl süreyle İran içlerinde kalmasına rağmen Türk ve Almanlar için beklentileri karşılayamayan Müfreze. daha sonra görevi “murahhas-ı askerliğine” şeklinde düzeltilmiştir. Hüseyin Rauf Bey de önce Afganistan ataşe militerliğine atanmış.

Avrupalı devletler kendi aralarında yapmış oldukları gizli anlaşmaları teker teker uygulamaya koymuş ve nihayet 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Anadolu toprakları işgal edilmeye başlanmıştır.MİLLÎ MÜCADELE YILLARINDA CEPHEYE SİLAH VE CEPHANE SEVKİYATINDA İNEBOLU . bu durum karşısında son diriliş ve direniş hareketine başlamış ve Çanakkale’de kahramanlaşan Mustafa Kemal’in liderliğinde büyük bir varoluş mücadelesine girişmiştir. İnebolu was awarded by the Turkish National Assembly with a White Striped Independence Medal.C. şartları ağır bir Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. İnebolu hem jeopolitik konumu hem de İnebolu halkının azmi ile örnek bir ilçe olmuş ve TBMM tarafından Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. İnebolu’dan başlayan lojistik sevkiyat cephelere zamanında ulaştırılmış ve ihtiyaçlar karşılanmıştır. war. Yüzyıllar boyunca Anadolu’yu vatan yapmış Türk milleti. daha sonra ekonomik ve siyasî olmak üzere her alanda Avrupa devletlerinin kontrolüne girmiş ve bu devletlerin güdümü içerisine hapsolmuştur. başta askerî. Bu ulusal iradenin en yoğun yaşandığı yerlerden biri de İnebolu’dur. istihbarat. karşılarında Türk milletinin çelikleşmiş azim ve iradesini bulmuşlardır. Burada kurulan sivil ve askerî teşkilatlar Millî Mücadele’nin bizzat içinde yer almış ve özellikle lojistik ve istihbarat desteği sağlamıştır. T. One of the regions where this determination became manifest is İnebolu. Mustafa Kemal.. nakliye. Anadolu’nun giriş kapısıdır. The logistical dispatches that initiated in İnebolu weretransported to the fronts in time and the needs were met İnebolu had been an ideal example city both for its geopolitical location and the determination that local people had. Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş. Key Words: organization. Büyük toprak kayıpları ve neticesinde hızla azalan nüfus ve gelir kaynakları Osmanlı Devleti’ni Avrupa devletleri karşısında daha da çaresiz bir duruma sokmuş ve ülke toprakları işgale açık hâle gelmiştir.Öğ. intelligence. weapon Giriş XVIII. Anahtar Kelimeler: teşkilat. Devrim Tarihi ve Atatürkçülük Öğretmeni * 77 . Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş. İnebolu.Bnb. The civilian and military organizations established here actively participated in the National War and supplied support especially in logistion and intelligence. yüzyıldan itibaren hızla çöküş dönemi içerisine giren Osmanlı Devleti. yüzyılın başlarına geldiğinde büyük devlet olma vasıflarını kaybetmiş.KASTAMONU YOLU Hüsnü ÖZLÜ* Özet: Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu işgal planları yapan emperyalist güçler. Maltepe Askerî Lisesi. “Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk. İnebolu is the point of supply fort he National War and the gate to Anatolia. transportation. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktığı gün memleketin genel görünümünü ve Türk milletinin içinde bulunduğu durumu Nutuk’ta şu şekilde ifade etmektedir. silah Abstract: The imperialisticpowers that made plans to occupy Anatolia after the Great war found in front of then the steelified determination of the Turkish nation. Millî Mücadele’nin ana ikmal noktası. savaş. XX.

2 Bu makale Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Millî Mücadele yıllarında “Gözüm Sakarya’da kulağım İnebolu’da” sözlerine atfen o yıllarda kayık ve kağnının mucizeler yarattığı yer olan İnebolu’da yaşanan olayları ortaya koymak ve bölgenin stratejik önemini vurgulamak amacıyla kaleme alınmıştır. ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Urfa. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. 1927. Cephelerde yaşanan tüm mücadelelerin yanında cephe gerisinde yapılan fedakârlıklar kurtuluşun anahtarı olmuş ve Türk’ün ulus olma bilincinin ilk ışıkları yakılmıştır. yurttan kaçmışlar. 1. Gerek cephelerin lojistik desteği ve gerekse Anadolu’ya girecek vatanseverlerin ilk giriş kapısı olan ve özellikle deniz ile karayı cepheye bağlayan en stratejik nokta olması bölgenin önemini daha da artırmaktadır. “Millî Mücadele Yıllarında İnebolu’da Faaliyette Bulunan Cemiyet ve Teşkilatlar”. Büyük savaşın uzun yıllar boyunca ulus yorgun ve yoksul bir durumda. emperyalizm altında inleyen tüm dünya milletlerine örnek olmuştur.ateşkes anlaşması imzalamış. “1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. İnönü. S 12. 1 2 Mustafa Kemal Atatürk. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta… İtilaf devletleri. Adana iline Fransızlar. s. haysiyetsiz ve korkak. 2008. Ankara. 78 . konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce 15 Mayıs 1919’da İtilaf devletlerinin uygun bulması ile Yunan ordusu İzmir’e çıkartılıyor. s. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükûmet aciz. Hüsnü Özlü. Padişah ve halife olan Vahdettin. Bu fedakârlıkların başlangıç noktası olan İnebolu. Her yanda yabancı devletlerin subay ve görevlileri ile özel adamları çalışmakta. Antep’e İngilizler girmişler. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma boyun eğmiş. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları. Ulusu ve yurdu genel savaşa sürükleyenler. Makalenin yazımında özellikle o yılların iki önemli yerel gazetesi olan “Açıksöz” ve “Kastamonu” gazeteleri ve Nurettin Peker’in 1955 yılında yazdığı.”1 İşte. 86. Ankara. Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları” adlı eseri ana kaynak olarak kullanılmıştır. Türk İstiklal Mücadelesi’nde çok önemli bir yere sahiptir. Nutuk. Birer bahane ile İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da. Nihayet. kendi başlarının kaygısına düşerek. İnebolu’da kurulan askerî ve sivil teşkilatlar Bağımsızlık Mücadelesi’nde son derece önemli görevler üstlenmişler ve yöre halkının büyük fedakârlıkları ile tarihe mal olmuşlardır. bu şartlar altında başlayan Millî Mücadele. Anadolu’nun her köşesinde büyük kahramanlıkların ve destanların yazılmasını sağlamış. Antalya ile Konya’da İtalyan birlikleri. soysuzlaşmış. kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça tedbirler araştırmakta. Merzifon’la Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Maraş. Sakarya.

79 . Gün Basımevi. Anadolu’ya geçişin ve özgürlüğe atılan ilk adımların kapısı. işgalden uzak duran Karadeniz sahillerindeki şehir ve kasabalarımızdan yapılan yardımlar ile sağlanmıştır. ikincisi ise daha batıda yer alan Karadeniz Ereğlisi Nakliyat-ı Bahriye Komutanlığıdır. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Komutanlığı. Sakarya. 152. deniz ile karayı buluşturan ana yol olmuştur. bu mücadele içerisinde kilit nokta olmuş. İstanbul. İzmir rıhtımında Ege’de biter. 1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. Bilindiği gibi. Her iki komutanlığında ortak kesiştiği yer İnebolu’dur. O günlerin silah ve mühimmat durumu hakkında şu telgraflar açıklayıcı bilgi vermektedir:5 3 4 Cevat Ülmen. bu bölgemiz Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasında çok önemli rol oynamıştır. Ankara. s.1. Denizdeki Faaliyetler “Kurtuluş Savaşımız. Anadolu’daki işgalin sınırları genişledikçe cephelerdeki silah ve cephane ihtiyacı da o oranda artmış. 5 Nurettin Peker.”3 Millî Mücadele sırasında denizcilerimizin başlıca hizmeti Karadeniz’de olmuş ve Batı Cephesi’ni her bakımdan desteklemişlerdir. Figen Atabey. Kurtuluş Savaşı’nda Karadeniz. 91.4 Batı Cephesi’nde yaşanan zafer günlerinin önünde ve ardında mutlaka Karadeniz sahillerinin gizli ve ihtişamlı mücadeleleri yer almış. Kara ordularımızın silah ve cephane ihtiyacı. Atatürk Araştırma Merkezi. Samsun iskelesinde Karadeniz kıyılarında başlar. s. Düşmanın. Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları. ancak bu şartlara aldırış etmeyen Türk Genelkurmayı silah ve cephanelerini depolarda ve ambarlarda muhafaza ederek gerektiğinde gizlice buralardan harcama yoluna gitmiştir. elindeki silah ve cephane sınırlandırılmış. Mondros Ateşkesi’ne göre Türk ordusu terhis edilmiş. 1. 1943. 1955. İnönü. Gerek Rusya’dan getirilen malzemeler ve gerekse İstanbul’dan gizli gruplar vasıtası ile kaçırılan silahlar İnebolu üzerinden cepheye nakledilmiştir. İstanbul. İnebolu. Karadeniz’de Türk Donanması (Birinci Dünya Harbi ve Millî Mücadele Dönemi). s. Türk ordusunun bu durumundan haberdar olması onların moral ve maneviyatını yükseltmekte. bu iş için özel çabalar harcanması gereği ortaya çıkmıştır. Türk milleti üzerindeki baskıları artırmaktadır. 2006. Karadeniz’den Anadolu’ya deniz yolu ile yapılan sevkiyatta özellikle iki komutanlık önemli rol oynamıştır ki bunlardan birincisi. Yani o başında ve sonunda denize dayanır. Çünkü Anadolu’da ne bir silah ve cephane fabrikası ne de eldeki silahları seri bir şekilde onaracak tecrübeli kadro vardır.

Bu bölgelerin başında stratejik önemi olan ve Ankara bağlantısını en kestirme olarak sağlayan İnebolu ve yöresi gelmektedir. kendisine Ulusal Mücadele’de gerekli dış desteği 6 age. bunlar nereye sevk edilmişse oradan aldırmak üzere işar buyrulması mecburdur. 13 Mart 1920 Kumandan Osman. Sovyet Rusya ile bağlantı kurmaya karar vererek her iki ülke arasında görüşme başlatmışlardır.“Kastamonu Mıntıka Kumandanlığı -Şifreli Telİnebolu Şube Riyasetine 4 Mart 1920. Elimizdeki silahlar Alman’dır. Osman” “Sinop Şube Riyasetine . 80 . 7 Mart 1920 Fırka 14 Kalem K. İnebolu Yolu Üzerinden Yapılacak Rus Yardımını Sağlama Çabaları 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış ve 11 bakandan oluşan bir Meclis Hükûmeti kurulmuştur. s. Bu Hükûmetin Dışişleri Bakanlığına Bekir Sami Bey getirilmiş ve uluslararası ilişkilerde bağlantı kurma ve Türk milletinin haklı davasını dünyaya duyurma amaçlı yollar aranmaya başlanmıştır. Mustafa Kemal ve arkadaşları. İnebolu bu önemini ve taşıdığı yükümlülüğü ilk günlerde fark etmiş ve sevkiyat işlerinde cephelerin ümit kaynağı olmuştur. Sinop kar bekçilerine verilen tüfekler için talep edilecek miktar Rus fişenginin mezkûr şube riyasetinden talep ve işarı üzerine itası ve imbası. Gerek iç gerekse dış ilişkiler açısından büyük sıkıntılar içerisinde olan ve maddi imkânsızlıklardan dolayı çaresiz kalan Ankara Hükûmetinin ilk yaptığı işlerden birisi. Şubeniz deboyunda hayli Alman yani muaddel Rus fişengi vardır. Bu şartlar altında cephelerdeki silah ve cephane ihtiyacı bazı bölgelerimizi hareketlendirmiş ve önemini artırmıştır. 152. durum değerlendirmesi yaptıktan sonra bu konuda.”6 Görüldüğü gibi işgallere karşı mücadele etmek için elimizde bulunan silahlar o kadar eski ve azdı ki kullanılacak fişek ve merminin hesabı yapılıyordu. Bu durumda yapılacak en önemli iş.. a. Ulusal Mücadele’ye destek olacak ve Türk ordusunu silah ve malzeme bakımından destekleyecek bir dış devletle ilişki kurmaktır.Şifre Size gayri muaddel Rus ve Şnayder fişenginin lüzumu yoktur.

Bekir Sami Bey’in başkanlığındaki bu heyette İktisat Vekili Yusuf Kemal (Tengirşek) Bey. C 2.C. Doktor Miralay İbrahim Tali (Öngören). Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü Yayını. her tüfeğe 10. Mustafa Kemal’in 26 Nisan 1920 tarihli mektubu Rusya Devlet Başkanı Lenin’e iletilmiş.000 mermi ve mermileriyle 60 obüs topu. O günlerin şartları altında ortak çıkarları bulunan ve Bolşevik İhtilali’nden dolayı Avrupa ile arası oldukça açılan Rusya’nın desteğini sağlamak en doğru yol olmuştur.7 Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasından üç gün sonra Sovyet Rusya’ya ilk resmî ilişkilerin başlangıcı sayılabilecek resmî bir yazıyla başvurulmuştur. askerî ve ekonomik alanlarda yardım talep edilmiştir. s. Erkânıharbiye Kaymakamı Seyfi Bey (General Seyfi İzgören) vardır.000 ve her mitralyöze 100. Mustafa Kemal için ihtilalci bir fikirdir. 12 Aydemir.sağlayabilecek bir devletle temas kurmak olmuştur.”9 Sovyet Rusya. 1964. Sovyet Rusya ile temasa geçmeyi zorunlu hâle getirmiştir.8 Profesör Coulthard Jackie’nin dediği gibi. 11 Mayıs 1920 tarihinde ilk resmî heyet Moskova’ya gitmiş ve yapılacak anlaşmanın şartlarını görüşmeye başlamıştır.11 Türk hükûmetinin istekleri bir liste hâlinde silah ve mühimmat komisyonuna verilmiş. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). her iki devleti de tehdit eden Avrupa emperyalizmine karşı birlikte hareket etmeleri gerektiğinin ilk işaretlerini vermiştir. Her iki taraf arasında yapılan resmî yazışmalardan sonra. Lazistan Mebusu Osman. s. T. Ankara. 11 age. s.000 tüfek. 1986. 300 mitralyöz. fakat cevap alınamamıştır. İstanbul. diğer yandan Türk milletinin yalnızlıktan kurtularak bir devletin desteğinin sağlanması ihtiyacı. 397. s. “100. 10 Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. Bakü’deki 13 7 8 Fahir Armaoğlu. 70. Siyasi Tarih. daha Sivas Kongresi’nin toplandığı günlerde Halil Paşa vasıtasıyla başlayan diyalogda her türlü imkânsızlığa rağmen silah ve malzeme yardımı yapmayı taahhüt etmiştir. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). s. 63. 81 .12 Bu görüşmelerde Rusya heyetine iletilen taleplerde yer alan malzemeler şunlardır.. s. 1973. 631. “200 sene süren bir harpten sonra Ruslarla anlaşmak fikri. 410. ancak yapılan bu görüşmede Brest Litowsk Antlaşması ve Ermenistan sorunu üzerinde durulmuştur. Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. Tek Adam Mustafa Kemal (1919-1922).10 Heyetin temel görevi Rusya ile başlatılan görüşmelere resmiyet kazandırmak ve sağlanacak yardımları bir an önce yurda getirme yollarını aramaktır. 9 Şevket Süreyya Aydemir. Bir yandan yeni kurulan hükûmetin diplomatik alanda tanınması. Oysa Rusya. 63. Bekir Sami Bey’in başkanlığındaki Türk heyeti 13 Ağustos 1920’de Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin tarafından kabul edilmiş. Ankara. Mustafa Kemal’in bu mektubuna Hariciye Komiseri Çiçerin vasıtası ile 2 Haziran 1920 tarihli mektubu ile cevap vermiş.

s. Moskova Hatıraları (21 Kasım 1920-2 Haziran1922). 17 Ali Fuat Cebesoy. Millî Mücadele Tarihi Makaleler. Atatürk Araştırma Merkezi Yayını. 3623 sandık cephane ve 3590 kasatura Trabzon’a ve oradan da İnebolu limanına sevk edilmiştir. 100 cebel topu. 5000 kılıç. 204. “Millî Mücadele’nin Mali Kaynakları ve Dış Yardımlar”. s. Budu Medivani’yi Ankara’ya elçi olarak göndermiştir. Ankara. 100. kablolar.17 İki taraf arasında 26 Şubat 1921 tarihinde başlayan görüşmeler çok çetin geçmiş ve 16 Mart 1921 tarihinde antlaşma imzalanmıştır. saraçhane ve kumaş imalathaneleri tesisleri. s.. s. Türk Devrim Tarihi. Van. benzin. İstanbul. Birinci İnönü Muharebesi’nde Türk ordusunun elde etmiş olduğu zaferden sonra Rusya yeni kurulan Türk hükûmetine olan bakış açısını değiştirmiş ve Anadolu’daki mücadeleyi yakından takip ve destekleme kararı almıştır. 82 . s. 118. silah ve savaş malzemesi bakımından yapılacak yardımın Sovyet Hariciye Komiseri ile Türk Büyükelçisi arasında gizlice yapılacak mektuplaşma ile tespit edileceği ve bu mektupların antlaşmanın bir parçası olacağı kabul edilmiştir. Maarif Vekili Rıza Nur Bey ve Moskova’ya elçi olarak tayin olunan Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’dan oluşmaktadır. 70. Muş ve Bitlis illerinden vazgeçmiş ve M.”13 Yapılan görüşmeler neticesinde bir dostluk antlaşması projesi hazırlanmış ve iki tarafın delegeleri tarafından 24 Ağustos 1920 tarihinde parafe edilmiştir14. (Ulusal Direniş’ten Türkiye Cumhuriyeti’ne).000 mermi.000 altın ruble ve iki fırkayı tamamıyla silahlandırabilecek miktarda tüfek. daha sonra bu isteklerinden vazgeçmişlerdir. 15 Rıfat Önsoy. Bitlis ve Muş illerinin Ermenistan’a verilmesini talep etmiştir.16 Bu isteklerin reddedilmesi üzerine bir süre antlaşma imzalanamamış.15 Bu dostluk antlaşması çerçevesinde Rusya’nın ilk etapta kısmi de olsa desteği sağlanmış ve yardımlar yavaş yavaş Karadeniz üzerinden gelmeye başlamıştır. Rusya daha önce Ermeniler için direttiği Doğu Anadolu’daki Van. Ankara. imalat-ı harbiye malzemeleri. 16 Şerafettin Turan.000.. 2002. s. 1998. 19 Şubat 1921 tarihinde Moskova’ya varan bu heyet İktisat Vekili Yusuf Kemal Bey (Tengirşek) başkanlığında. 100. 18 age. Bu antlaşmaya göre. 5 uçaksavar batarya.000 bomba. telsiz.18 13 14 age. Ermenistan ile 3 Aralık 1920 tarihinde yapılan Gümrü Antlaşması’ndan sonra Rusya’dan Anadolu’ya daha fazla silah ve cephane gelmeye başlamıştır. 1955. Bu kapsamda Rusya’dan silah ve cephane sevkiyatına başlanmış ve 1920 yılı Eylül ayı içerisinde 3387 tüfek. 411. para. Yapılan görüşmeler neticesinde alınan kararlar kısa süre içerisinde uygulanmaya başlanmış ve Rusya’dan 10.İngiliz topu. ayrıca Alman tüfek ve cephanesi. Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. 2. vs. Kitap. süngü ve koşum takımı temin edilmiştir. 147. 325. Ancak ne var ki Rusya’nın da Türk hükûmetinden kabul edilemez birtakım istekleri olmuş. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). Bu durum karşısında TBMM Hükûmeti de bir karar alarak Moskova’ya yeni bir heyet yollamıştır.

b. Ancak ilk deniz nakliyatının başladığı günlerde henüz bu kumandanlık kurulmamış. 153. buradan Batı Cephesi’ne en yakın noktalar olan İnebolu ve Akçakoca sahillerine nakledilmiştir. Rus Yardımı ve İlk Deniz Sevkiyatı Başlangıçta da belirtildiği gibi. s. Yakın Tarihimiz. Gemiler Karadeniz sahili boyunca geçtikleri her limana uğrayıp liman reislerinden hem hava durumu hem de düşman donanmasının bölgedeki faaliyetleri hakkında bilgi almışlardır. 154. s. Rusya’ya ait Batum. Ankara. s. 1981. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. Karadeniz kıyısındaki Tuapse’ye yöneltilmiş ve buradan Lazistan Mebusu Osman Bey nezaretinde motor ve vapurlar ile Trabzon’a ve oradan da İnebolu’ya gönderilmiştir.. C 2. İnebolu yolu üzerinden yapılan nakliyat işleri de bu kumandanlığın denetimi altında gerçekleşmiştir.19 Yapılan ilk sevkiyatlarda.20 Millî Mücadele Döneminde deniz harekâtının bel kemiği ve yapılan deniz nakliyatının ana merkezi Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığıdır. Ancak bu silahlar Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemiştir. 38. s. 83 . C 5.23 Nakliyat sırasında gemiler sürekli olarak kıyı seyri yapmışlar ve düşman eline geçmemek için gerekirse gemiyi batırma talimatı almışlardır. C 2. silahlı bir destek görmeden. 22 Türk İstiklal Harbi. Kafkasya yolu açılıncaya kadar. bütün seferleri boyunca. “İlk Deniz Nakliyatı”. cephane ve para yardımı toplama ve transit merkezi Rostov’dan. 23 age. Millî Mücadele yıllarında cephelerimizin silah ve mühimmat ihtiyacının bir kısmı İstanbul’dan gizlice kaçırılan silahlarla sağlanmıştır. s. 24 Nutku. 149. 21 Emrullah Nutku. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı”. Yunan kontrol gemileri yaklaştığı anda kayıklar karaya çekilerek malzemeler kurtarılmıştır. İstanbul.24 Karadeniz’de silah sevkiyatı yapan nakliye gemilerimiz.21 Her türlü destekten uzak. s. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. nakliyat işleri Trabzon’daki 3’üncü Kafkas Tümeni tarafından yürütülmüştür. 33. Bu durum karşısında. Rusya’nın desteği daha da önemli bir noktaya gelmiş ve 24 Temmuz-24 Ağustos 1920 tarihleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda ilk sevkiyat başlamıştır. 1962. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. Sovyetler’den sağlanan silah.22 Bu arada Karadeniz’deki faaliyetler özellikle Yunan Deniz Kuvvetleri tarafından yakından takip edilmiş ve bölge abluka altına alınmıştır. 1962. sadece kahraman ve vatansever Karadeniz insanlarının yiğitçe çabalarına dayanan nakliyat işleri Bahriye Kumandanlıkları tarafından yönetilmekte ve koordine edilmektedir. s.25 Karadeniz’in zor 19 20 Tevfik Bıyıklıoğlu. 25 Türk İstiklal Harbi. age. Bu şartlar altında nakliye işleri zaman zaman kiralanan halk kayıkları ve motorları ile yapılmış.. Yakın Tarihimiz. 188. 39. Atatürk Anadolu’da (1919-1921). müstahkem bir üsse dayanmadan ve onarım yapılmadan güç şartlar altında çalışmışlardır. C 5. Tuapse ve Novrosiski limanlarından yüklenen malzemeler öncelikle Trabzon’a getirilmiş. İstanbul.

millî dava aleyhtarı bazı kimseler. Mezkûr cephanenin kısmi küllisi teslim edilmediği ve keyfiyetin tahkiki Müdafaa-yı Millîye Vekâletinden emrolunuyor. s. 149. İnebolu kazasına ve Mevki Kumandanlığına yazıldı.28 Karadeniz’de yapılan deniz nakliyatının başarısında Hopa’dan Kefken’e kadar uzanan işaret ve gözetleme istasyonlarının ve bunların bağlı bulundukları liman reisliklerinin çalışmaları ve raporlarını ilgili makamlara düzenli olarak ulaştıran telsiz ve telgraf hizmetlerinin rolü çok büyüktür. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. 6. İşbu cephanenin tamamen teslim alınıp alınmadığının süratle işarı ve badema gönderilecek cephaneye mukabil mazbatasının irsal buyurulması mütemenadır.1920 tarih ve 2226 numara ile İnebolu Mevki Kumandanlığından sorulmuştu. silahların bir kısmını çalarak bölgedeki Pontus eşkıyasına satmışlardır. 175. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı”. 28 Nutku. 1. Millî Mücadele’de Kastamonu.şartları altında Trabzon-İnebolu arasında yapılan ilk nakliyat hakkında. C 5. Ankara. 33. İskeleye çıkarılan silah ve cephane bu telgrafhane sayesinde anında Kastamonu Havalisi Komutanlığına bildirilmiş ve sürekli talimatlar bu teşkilat sayesinde ulaştırılmıştır. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. 84 . Ankara Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Doktora Tezi. Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Karadeniz’deki deniz kuvvetleri ile İstanbul bağlantısını sağlayan Sinop’taki 2. s. 28 Ağustos 1920 tarihinde 1 numaralı askerî motorla.5 kilovatlık telsiz istasyonu Mayıs 1921 tarihinde Kastamonu’ya nakledilmiş ve bu istasyon Batı Cephesi’nin bir ikmal merkezi olan Kastamonu haberleşmesini ve Rusya ile yapılan irtibatı sağlamıştır.27 Bu olay üzerine sivil taşımacılığın. aşağıdaki 17 Kasım 1920 tarih ve 2323 sayılı Telgraf bize önemli bilgiler vermektedir: “Şifreli Telgraf-Trabzon İnebolu Mevki Kumandanlığına. 30 Rahmi Çiçek. Ülmen. 174 sandık Osmanlı piyade ve 40 sandık seri sahra mermisi gönderilmiştir. s. s. 1991. s.11. Trabzon 3’üncü Fırka Kumandanı Nuri”26 1920 yılında Kafkas Tümeni emrinde ve Trabzon Liman Reisliğine bağlı olarak yapılan bu ilk deniz nakliyatı teşebbüsünde.29 İnebolu telgrafhanesinin de Millî Mücadele’deki yeri çok önemlidir. askerî makamlara devredilmesi gereği ortaya çıkmış ve 25 Ekim 1920 tarihinde Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı kurulmuştur. Cephanenin Kaza Kaymakamı ve şubeden iskeleye gelen iki zabit muvacehesinde teslim edildiği mezkûr zevat tarafından tamamen teslim alındığı ifade edilerek motorun avdet ettiğini kuyudat söylüyor. 241.30 İnebolu telgrafçıları Heyet-i Temsiliyenin 26 27 Peker. 29 Türk İstiklal Harbi.

Batı Cephesi’ne giden en kestirme yolun buradan başlaması tüm komutanlıkların dikkatini İnebolu’ya çevirmiştir.. 85 .32 Bu şifreli telgraftan da anlaşılacağı üzere doğudan gelecek malzemelerin sevkinde en fazla üzerinde durulan merkez İnebolu’dur.33 İnebolu’ya yapılan ilk sevkiyatların başarıya ulaşması. “Garp’a Sefer Yapan Gemiler İçin Hazırlanan Talimat” gereği direkt İnebolu’ya taşımıştır. Rüsumât No: 4 motoru ile. 33 age. tarihî görevinin ilkini başarı ile tamamlamıştır. s. s. Yıldız motoru ile.kararlarını her tarafa duyurmak ve Kuvayımilliye hareketinin yayılmasını sağlamak üzere çalışmışlardır.34 1920 yılı aralık ayına kadar Rusya’dan ve dolaylı olarak Trabzon’dan İnebolu’ya taşınan silah ve malzemelerin listesi aşağıdaki gibidir:35 Tüfek 184 315 191 205 858 564 632 438 Kasatura 192 315 191 205 1108 584 615 478 Cephane 422 299 59 30 727 494 1185 412 Tarihi 22 Eylül 1920 25 Eylül 1920 27 Eylül 1920 1 Ekim 1920 1 Ekim 1920 20 Ekim 1920 4 Ekim 1920 1 Aralık1920 Vasıtaları Rusya’dan motor ile.. Gazal motoru ile. “Rüsumât No: 4” gemisi Rusya’dan yüklediği malzemeleri. s. 243. 246. Her geçen gün yapılan işlerin kapasitesi artmakta ve daha kontrollü çalışılmaktadır. 242. yola çıkan motorların zamanında yerlerine ulaşması ve malzemelerin noksansız olarak teslim edilmesi bölgedeki faaliyetlerin önemini daha da arttırmıştır. Yakın Tarihimiz. 34 Nutku. Mebruke motoru ile. s. Hayrettin motoru ile. Öncelikle İnebolu’nun stratejik konumu.000 lira gönderilmesi için Maliye Vekâletinden Trabzon Defterdarlığına emir verildiği ve gelecek silahların Garp Cephesi’ne alınacağı. 188. 1962. 31 32 Peker. 35 Peker. 241. C 2. s. “İlk Deniz Sevkiyatı”. 28 Ağustos 1920 tarihinde İnebolu limanına gelen ilk yardım motoru derhâl kontrol altına alınarak malzemeler çok seri bir şekilde tehlikeden uzak noktalara taşınmış ve böylece İnebolu halkı. Rüsumât No: 4 motoru ile. İstanbul.31 c. doğruca İnebolu’ya gönderilmesi ve bu suretle İnebolu nakliyatının tecrübe edilmesi ve bildirilmesi emrolunmakta idi. age. Artık sıra büyük gemilerle nakliyat yapmaya gelmiştir. Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu İskelesi 23 Eylül 1920 tarihinde Erkânıharbiyeumumiye Reisi İsmet imzası ile Vali Vekili ve Fırka Kumandanı Rüştü Bey’e gelen şifreli telgrafta nakliye ücreti olarak Osman Bey’e 10. Şükran motoru ile.

16 Kasım 1936. 328. 36 37 İsmail Habip. Cumhuriyet Gazetesi.37 Genelkurmay Başkanlığı Deniz Cephesi 946 Şube İstiklal Harbi Kayıtları’na göre her iki vapurdan çıkarılan silah ve cephane listesi aşağıdaki gibidir:38 Vasıta Malzeme top güllesi makineli tüfek cephanesi makineli tüfek cephane sandığı tüfek makineli tüfek cephane sandığı tüfek Adet 3000 143 45 2614 4840 24 2593 2260 Bahrıcedit vapuru Ümit vapuru Bahsi geçen vapurların boşaltılmasından hemen sonra. 86 . “İnebolu Kayıkçıları”. genci. mağazalar ve ardiyalar dolmuş. Ümit vapurunun depolarının da bir an önce boşaltılması gereği ortaya çıkmıştır. yaşlısı. Yunan zırhlılarının Boğaz’dan çıktığını ve son mil İnebolu istikametine yol aldığını haber vermiş ve bu haber tellallar vasıtası ile halka duyurulmuştur. 38 Peker. ancak hiçbir şey elde edemeden kısa süre sonra uzaklaşmak zorunda kalmışlardır. O gün İnebolu’daki tüm depolar. Yöre halkı bu durumu bildiği için kıyıya yaklaşan gemilerdeki malzemeleri bir an önce sahilden uzaklaştırma mücadelesi vermiştir. geri kalanı ise İkiçay Tepesi’ne çıkarılmıştır. denk.36 Bu dönemde 1 Haziran 1921 tarihinde Rusya’dan gelen Bahrıcedit vapuru ve Ümit vapuru 300 tonluk mühimmat ile İnebolu’ya gelmiştir. Karadeniz’de son derece gizli yapılan silah ve cephane nakliyatı sürekli olarak işgal kuvvetlerinin gemileri tarafından kontrol edilmiş ve şüphelendikleri noktaları abluka altına alarak bu bölgeleri gerekirse ateş altına almışlardır. Fedakâr İnebolu halkı. daha önce istihbarat bilgisi alınan Yunan zırhlıları İnebolu önlerine gelmişler. Özellikle bölgede yaşayan Rumların yaptığı ajanlık faaliyetleri ve gemiler tarafından yapılan takip ve kontroller İnebolu’nun zaman zaman ablukaya alınmasına sebep olmuştur. Çoğu zaman Rusya ve İstanbul’dan yapılan nakliyat aynı anda İnebolu’da buluşmuş ve kazada büyük telaş ve hareketlilik yaşanmıştır. kütük (kayık çeşitleri) kayıklarını yüzdürmüş ve Ümit vapurunun etrafını sararak geminin ambarlarını boşaltıp cephaneyi karaya çıkarmışlardır. s.İnebolu iskelesi. agm. Çünkü bu tarihlerde Yunan gemileri sürekli olarak sahilleri tarayarak kontrol etmektedir. Çünkü İnebolu İstihbarat Zabitliği. Bahrıcedit vapuru gece boşaltılmış. piyade. Millî Mücadele’nin ilk günlerinden itibaren sürekli hareket hâlindedir.

43 Turan.. Sırp. Beşler Grubu. Ereğli. s. Anadolu’daki harekete destek olacak vatanseverlerin faaliyetlerine engel olmaktadır. Hamza Grubu (Felah Grubu).40 İstanbul Haliç Tersanesinde. donatım araç ve gereçleri.42 Ayrıca Anadolu’daki depolardan kaçırılan ya da el konulan silah ve malzemelerde cephelere sevk edilmiştir. Türk İstiklal Harbi. 41 age. “Millî Mücadele Döneminde İstanbul’da Anadolu Lehinde Faaliyette Bulunan Gizli Gruplardan Zabitan Grubuna Ait Bir Vesika”. Bu durumda izlenen tek yol gizli ve kaçak yollardan Anadolu’ya ulaşmak olmuştur. Bu durumda. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. İran bandırası taşıyan özel ticaret şirketi vapurlarıyla yapılmıştır. 592. 159. Bu nakliyat sivil motorlar.39 İnebolu merkezindeki depoların dolması hâlinde bu malzemeler İkiçay mevkisindeki depolara nakledilmiş ve buradaki depolar Mevki Kumandanlığınca emniyet altına alınmıştır. Akçakoca. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye üyesi Gümüşhaneli Zeki Kadirbeyoğlu’nun..İnebolu’nun abluka altına alınması öncesi kazada büyük bir hareketlilik ve özverili çalışmalar görmekteyiz. Seyr-i Sefain İdaresi vapurları ve Fransız. Deniz nakliyatında. s. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. (1) Yapılan Sevkiyatta Gizli Gruplar Millî Mücadele yıllarında cephelerde kullanılan silah ve mühimmatın önemli bir bölümünü İstanbul’daki depo ve ambarlardan kaçırılan silahlar oluşturmaktadır. ç.43 39 40 age. cephaneliği ele geçirerek buradaki silahları önce Maçka’ya buradan da cepheye yollanması bu olaya örnek teşkil etmektedir. s. C 6. 47. 42 Mesut Aydın. 243. s. 87 . Anadolu Kavağı ve Zeytinburnu’nda bulunan ambarlardan muavenet heyetleri yardımıyla kaçırılan top. Çankırı yolu ile cepheye sevk edilmiştir. İnebolu iskelelerine sevk edilmiştir. mayın. Rusya ve Trabzon’dan İnebolu Askerlik Şubesi ve Esliha Mühimmat Komisyonunca gönderilen malzemeler. İstanbul-Karadeniz bağlantısında oldukça zor günler yaşanmıştır.41 Bu iskelelere gelen malzemeler çok süratli bir şekilde iç kesimlere taşınarak cephelere sevk edilmiştir. C 5. Bu grupların başında. Karakol Cemiyeti. hafif silah. Zabitan Grubu gelmektedir. 46. Ankara. Bu malzemeleri gizli yollardan kaçırarak Anadolu’ya taşıyan önemli gruplar vardır. Depolardaki malzemeler uzun süre bekletilmeden derhâl yola çıkarılarak Kastamonu. İstanbul’dan İnebolu’ya Yapılan Sevkiyat İstanbul’un Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra sürekli olarak işgal güçleri tarafından denetim altında tutulması. s. 1990. İrkap ve İhraç Kumandanlığınca karaya çıkarılmış ve komisyonun gözetimi altında Nokta Komutanlığının emrindeki depolara taşınmıştır.

44 Mim Mim Grubu olarak oluşturulan bir başka gizli grup da özellikle 1922 yılından itibaren faaliyetlerini artırmış. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un işgali ile bu cemiyet ortadan kalkmış. Mersin limanlarına 22 sefer yapmış.İstanbul merkezli kurulan gizli gruplar silah depolarını basarak ele geçirdikleri malzemeleri en yoğun olarak İnebolu yolu ile Anadolu’ya taşımışlardır. 45 agm. Faaliyette bulunan bu gizli grupların çalışmaları ile İnebolu iskelesi daha da hareketlenmiş. 526. s. “Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul Gizli Grupları”. Samsun liman ve iskeleleri de kullanılmıştır. Ancak. (2) İnebolu İskelesine Silah Taşıyan Vapurlar İstanbul’da gizli olarak faaliyetlerini sürdüren bu cemiyetler vasıtası ile çok önemli miktarlarda (39. C 1. Gizli gruplar bir taraftan elde ettikleri istihbarat bilgileri ile TBMM’nin çeşitli konularda alacağı tavrı şekillendirirken. Karadeniz limanlarında görev alacak kişileri yetiştirmiş. C 2. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 1955-1961. s. Ankara. Karakol Cemiyeti. “İstiklal Savaşı’nda Anadolu’ya Kaçırılan Mühimmat ve Askerî Eşya hakkında Tanzim Edilmiş Mühim Bir Vesika”. S 5. 10. 48 age. 11..46 Merkezi İstanbul’da bulunan bu gizli kuruluşlar TBMM’nin emir ve direktifleri doğrultusunda gösterdikleri gayret ve fedakârlıklarla Millî Mücadele’nin kaderine önemli ölçüde etki etmişlerdir. İzmir. s. Ankara Hükûmetinin girişimleri ile İnebolu iskelesinde bir rapor merkezi kurulmuş ve Askerî Polis Teşkilatının yapacağı hizmetlerle buradan giriş yapan askerî ve sivil malzemelerin kontrolü sağlanmıştır. faaliyetlerini başka adlarla oluşturdukları gruplar vasıtası ile devam ettirmişlerdir. 88 . Bu malzemelerin büyük bir kısmı İnebolu iskelesinden taşınmakla birlikte Akçakoca.. Samsun. Akçakoca. s.230 ton) silah ve malzeme Anadolu’ya kaçırılarak cephelere sevk edilmiştir. 47 Hüseyin Dağtekin. diğer yandan da TBMM ordularının subay. Zonguldak. s. 520. aynı zamanda Anadolu’ya geçen şahıslar ellerinde Karakol Cemiyeti mühürlü vesikalarla seyahat etmişlerdir. İnebolu. silah. er ve diğer askerî personelini temin etmeye yardımcı olmuşlardır. 1986. Tarih Vesikaları Dergisi. 46 agm. cephane ve malzemelerin Anadolu’ya taşınmasında yabancı vapur şirketleri ile anlaşma yoluna giderek İnebolu ve çevre iskelelerini ana yol olarak kullanmışlardır. yaklaşık 730 ton malzemeyi Anadolu’ya taşımışlardır..47 1921 ve 1922 yılları arasında İstanbul’dan İnebolu’ya silah ve askerî malzeme taşıyan vapur ve sefer tarihleri aşağıdaki gibidir:48 44 Bülent Çukurova. Zonguldak.45 Bu gruplar 12 Şubat 1921 ile 20 Aralık 1922 tarihleri arasında İstanbul’dan Yalova. 525.

mutfak malzemeleri. Anadolu’ya taşınan askerî eşyanın nakliye masraflarının 730’u çıkarıldıkları iskeleler tarafından karşılanırken 35.50 Görüldüğü gibi yapılan nakliye işlemleri bir taraftan gizli gruplar vasıtası ile yürütülürken diğer taraftan da özellikle Ankara Hükûmetinin kontrolünde sürmektedir. Deniz yolu ile yapılan ve sadece Karakol Cemiyeti vasıtası ile kaçırılan malzemelerin listesi şu şekilde tespit edilmiştir: “56. toplara ait parça ve teferruat. 3000 sandık cephane. askerî teçhizat ve levazım. 1500 tüfek. 15. piyade silahları cephanesi.”49 Bunların dışında. 13. 100. fünye ve fitiller.000 nal ve mıh.. kapsüller. otomobil. s. 49 50 age. 89 .000 matra. 10. 320 makineli tüfek. makineli tüfek ve telefon. dürbün ve nişangâh.Vapur Taşıma Tarihi 5 Teşrinisani 1921 15 Şubat 1922 11 Mayıs1922 11 Eylül 1922 1 Kânunuevvel 1922 6 Nisan 1922 30 Kânunusani 1922 1 Mart 1922 18 Ağustos 1922 15 Nisan 1922 1 Teşrinievvel 1922 2 Ağustos 1922 12 Mayıs 1922 Arara vapuru Adana vapuru Mersin vapuru Ladil vapuru Lelet vapuru Lankırı vapuru Yunan ordusunun İzmir’i işgalinden sonra. İstanbul’daki silah ve mühimmat depolarının Anadolu’ya aktarılması ile yeni kurulan ordunun birçok ihtiyacı karşılanmıştır. 1000 ton kadar muhtelif askerî malzeme. hartuç ve kartuşlar. itfaiye malzemeleri. 1 batarya top. 10. saraç. eyer takımları ve hayvan başlıkları ve malzemeleri. age. s. tapalar.500 ton askerî eşyanın nakliye masrafları Müdafaa-i Milliye Vekâletinin hesabıyla ton başına 2275 kuruş ödemek suretiyle karşılanmıştır. terzi. bunlara ait edevat ve malzeme. fabrika aletleri ve makineler.500 tonu bulan malzeme Anadolu’ya taşınmıştır.000 mekanizma. kunduracı ve demirci edevatı.. araba ve malzemeleri ile toplam 39. bombalar ve barut ile kovanlar.000 takım elbise.

”52 Millî Mücadele’nin başından sona erişine kadar büyük fedakârlıklar gösteren İnebolulu kayıkçılar bu hizmetleri karşılığında TBMM tarafından İstiklal Madalyası Vesikası ile ödüllendirilmiştir.1340 tarihinde vuku bulan birinci içtima 51 52 Turgut Özakman. 22 Mayıs 1924.02. Bu para Mevki Komutanı Yarbay Nidai tarafından İnebolu Kayıkçılar Kâhyası İlyas Kaptan’a teslim edilmek istenmiştir. Konuşmada “Her millete mukadder olan inkılabından ve bu meyanda Türk tarihini geçirdiği safahattan.53 16 Mayıs 1924 tarihinde İnebolu Türk Ocağı ve iskelede yapılan törende Kaymakam Fevzi Bey 9 Nisan 1924 tarihli İstiklal Madalyası Vesikası’nı teslim almış ve orada bir konuşma yapmıştır.. s. bil intikal millî harekâtın münakip kahramanesini yad ve yer yer asar-ı fedakârı gösteren memleketler içinde İnebolu’ya isabet eden hissi şerefin Büyük Millet Meclisince mazhar-ı takdir olarak deniz kahramanları Locasının İstiklal Madalyası’yla taltifinin haiz olduğunu kıymet ve ehemmiyetin büyüklüğünden” bahsetmiş ve kahramanlık vesikasını tüm kayıkçılar namına Liman Reisi Yüzbaşı Mehmet Bey’e teslim etmiştir. 151. Numara 2107 Maksadı ulvinin husulü için azami ibrazı mesai eylediğinden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 11. 6 Temmuz 1921. S 227. Müdafaa-i Milliye Vekâleti celilesinin bildirilmesi üzerine ahaliyi beyan-ı takdirat ve teşekkürat olunması Dâhiliye Vekâleti celilesinden bildirilmiştir.54 İnebolu Kayıkçılar Loncasına verilen İstiklal Madalyası Vesikası Beratı aşağıdaki gibidir: “Metni işbu varaka zahrinde bulunan 66 numaralı kanun mucibince verilecek olan İstiklal Madalyası Vesikası..(3) İnebolu Kayıkçılar Loncası 9 Haziran 1921 tarihinde İnebolu bombardımanından sonra İnebolulu kayıkçılar kayıklarının büyük bir bölümünü kaybetmiş ve yöre halkına Ankara’dan zararlarının karşılanması için 1680 lira ödenek yollanmıştır. Şu Çılgın Türkler. S 1079. 90 . 54 age. Ankara. S 1079. Açıksöz Gazetesi. Ancak İnebolulu kayıkçılar bu duruma alınarak tepki göstermişler ve kendilerine yollanan bu parayı iade etmişlerdir. 2005. 53 age.51 Ayrıca bombardıman olayından sonra Müdafaa-i Milliye Vekâleti tarafından İnebolu halkına gösterdikleri cesaret ve fedakârlıklardan dolayı şu telgraf yollanmıştır: “Geçenlerde düşmanın İnebolu’yu bombardıman etmesi üzerine sahil halkının ve bilhassa İnebolu ahalisinin gösterdikleri asarı himmet ve gayretleri her türlü takdirin fevkinde olduğundan ordu namına kendilerine beyan-ı teşekkürat edilmesi. 22 Mayıs 1924.

Kastamonu Yolunda Askerî Sevkiyat Deniz yolu ile İnebolu’ya getirilen askerî malzemeler süratle güvenlik açısından daha emniyetli olan iç bölgelere. Her vakit. s. 59 age. İnebolu-Ankara yolu böyle karınca dizileri ile dolu. İnebolu . Ayda ancak bir sefer yapılabiliyor. O yılların ağır şartları altında yapılan bu nakliye işleri bir taraftan cihed-i askeriyece diğer taraftan da oluşturulan komisyonlar vasıtası ile gerçekleştirilmiştir. S 2382. ağır yükleri de demir dingilli öküz ve manda arabalarıyla ardı ardına Ankara’ya taşımaktadır. o günlerde İnebolu’dan geçmekte olan Yakup Kadri’ye bölgedeki hareketliliği şöyle anlatmaktadır.59 Nakliye işlerinde çalışacak kara arabaları ve hayvanlar. oradan da Kastamonu yolu üzerinden cephelere sevk edilmiştir. KARADAKİ FAALİYETLER a. “… Ne gelirse.57 İnebolu Mevki Komutanı Yarbay Nidai. kağnı ve araba kollarıyla Ankara’ya sevk ediyoruz. her suretle vatan emrinde bulunacağınıza kaniyim. 58 Özakman. Mustafa Selim İmece. yakın uzak bütün çevreden sağlanan kağnılarla. sevk memurluğunun emrine giren bu araçlar. 91 . s. Mustafa Kemal Paşa 25 Ağustos 1925 tarihinde geldiği İnebolu’da yaptığı konuşmada İnebolu halkının cesaret ve fedakârlıklarını şu şekilde dile getirmiştir: “Sizin hizmetlerinizi faaliyetlerinizi öteden beri takdir ederim.”55 İstiklal madalyası alan zatın hüviyeti İnebolu Mavnacılar Loncası Resmî Mühür TBMM Riyaseti Gazi Müşir Mustafa Kemal Ayrıca.senesi 99’uncu içtimanın 1’inci celsesinde zirde hüviyeti muharrer İnebolu Mavnacılar Locasına bir kıt-a beyaz şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. 428. at arabalarıyla. 8 Kânunusani 1920.”56 2. 89. 151. aldıkları malzemeleri güvenli bir 55 56 Peker. Atatürk’ün Şapka Devriminde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri. Ankara. s. 57 Kastamonu Gazetesi. sefer başına 25 lira alıyor. silah ve gereçleri. Giderken göreceksiniz. s.”58 İnebolu halkı mermi ve fişek sandıklarını. 29. Yaptığınız hizmetleri hiç unutmuyorum.. yoksul evlerini geçindiriyorlar. 1959. Vilayet-i Celileden ve Komisyon-ı Mahsusa Riyasetinden aldıkları emirler doğrultusunda emniyetli bir şekilde İnebolu’ya yollanmışlar.

araba. Bu duruma özellikle Mustafa Kemal’in vilayetlere gönderdiği şu beyanname resminin etkisi olmuştur: “Hiçbir kimse sebep ve sureti ne olursa olsun kendiliğinden kuvvet toplama yetkisine sahip değildir. 1 Şubat 1920. Maliye Vekâletinden ve İstanbul’dan gelene kadar işe talip olan müteahhitler.62 Yolun otomobil ve kamyon işleyecek bir hâle getirilmesi. Topçuoğlu. Ayrıca Çankırı’nın Dömbelek mevkisi de aşılması zor bir yerdi. KüreEcevit yokuşları idi. 18 Kânunuevvel 1920. 65 age. Bu yol üzerinde geçit vermeyen ve sadece hayvan taşımacılığına elverişli bölümler vardır. Bu ilandan önce böyle bir duruma düşenler derhâl maksatlarını izah etmek üzere askerî makamlara müracaat edeceklerdir. S 2481. age. onaylanacak fiyatla nakliye işlerine başlamışlardır. Bölgedeki sivil ve askerî gruplar belirli bir düzen ve sistem içinde hareket ederek ortaya çıkacak herhangi bir başıbozukluğa ve asayişsizliğe anında müdahale etmişlerdir..64 İhale usulüne göre yapılan nakliye işlerinin onayı.60 Askerî malzemelerin daha hızlı ve güvenilir bir şekilde taşınmasını sağlamak amacıyla oluşturulan komisyonlar vasıtası ile at. 20 Kânunuevvel 1920. 64 Kastamonu Gazetesi. İnebolu ve Kastamonu havalisinde askerî ve mülki idarelerden izinsiz hiçbir harekete rastlanmamış ve askerî nakliye kolları seri bir şekilde taşıma işlerini yürütmüşlerdir. S 27. S 2238.şekilde Kastamonu vilayetine taşımışlardır. Bu yüzden 1921 bütçesine bu yol için tahsisat konulmuş ve Nafia Vekâleti bütçesi onaylandıktan sonra inşaat ve tamirata başlanmıştır.. Özellikle Kastamonu-İnebolu arası sadece hayvan taşımacılığı ile aşılmaktadır.65 Bu arada daha öncede nakliye işleri ile 60 61 Kastamonu Gazetesi. Bu yolun en zor kısmı İnebolu’da İkiçay’dan Çatalçeşme’ye kadarki. S 2238. 62 Açıksöz Gazetesi. 8 Kânunusani 1920. İnebolu’da başlayıp cephelere kadar uzanan ve bitmek tükenmek bilmeyen enerji ve kuvvet isteyen bu nakliye kolları Millî Mücadele’nin can damarı olmuştur. Özellikle kış aylarında kar yağışının yoğun olduğu bölgede yollar sürekli kapanmakta ve açılması için Kastamonu Valiliğinden özel ödenekler çıkartılmaktadır. 63 age. 18 Kânunuevvel 1920. 92 .63 Cephelerdeki silah ve mühimmat ihtiyacının süratle artması üzerine başlangıçta oluşturulan komisyonlar ve cihed-i askeriye tarafından yürütülen taşıma işleri uygun bir fiyatla müteahhitlere verilmiştir. binek hayvanları satın alınmış ve halkın elindeki hayvanların kayıtları da şubeler tarafından tutulmuştur. ordunun mühimmat ihtiyaçlarının daha rahat sağlanacağını ortaya koymuştur. Kayguncak. 14 Mart 1921. Mustafa Kemal”61 Bu tebliğden önce ve sonra. S 131.. S 2382.

s. 151. S 2242. Vatani hamiyetiniz şükrana değerdir. “Kurtuluş Savaşı’nda Bir Vatandaşımızın Uçak Bağışı”. Nakliye işlerinin daha düzenli bir şekilde yapılması için İneboluKastamonu hattında 14’üncü Fırkanın emrinde 3 Kasım 1920 tarihinde bir nakliye kolu oluşturulmuştur. buna rağmen aldıkları silah ve cephaneyi noksansız teslim etmişlerdir. 2003. s. C 10. kısrak.336 (1920) Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 18 Kânunuevvel 1920. 248. S 24.12. Kaynak Yayınları. 601. s. S 2238. Damgasız hayvanlar ise müsadere edilmiştir. öküz.69 Bu nakliye kolunda çalıştırılacak yöre halkı. Telgrafınız yarın Mecliste alenen okunacaktır. merkep gibi taşıma işlerine yarayan hayvanlar damgalanmış ve gerektiğinde taşıma işlerine katılmışlardır. Temmuz 1992. 68 Kastamonu Gazetesi. (1920-1921). 11. 70 Kastamonu Gazetesi.uğraşan kara arabacıları ve hayvanları da İnebolu’ya sevk edilerek nakliye işlerine devam etmişlerdir. Manda.68 Ancak bu tarz nakliye işlerinde bazı aksamalar meydana gelmiş. at. C 8. Efendim. 93 . taşımayı yapan köylüler kendi köylerine saparak oyalanmışlar. 69 Peker.70 66 Süreyya Şehidoğlu. Taşımacılığı yapanların eline İnebolu Nokta Kumandanlığı tarafından liste ve sevk pusulası verilerek kontrol sağlanmıştır.”67 (1) 14’üncü Fırka Araba Nakliye Kolunun Kuruluşu İnebolu-Ankara arasında taşıma işlerinin bir bölümü kiralanan arabalar ve halkın imece usulü ile yaptığı taşıma ile yürütülmektedir. Emrinde çalışan bazı şahıslar gizli olarak tüccar eşyasını da taşımak için girişimlerde bulunmuşlarsa da genel olarak Nazif Bey bu işi başarı ile sürdürmüş ve devletin en zor anlarında millî orduya iki keşif uçağı alarak bağış yapmıştır.66 Bu davranışından sonra Mustafa Kemal kendisine aşağıdaki telgrafı yollamıştır: Çıkış yeri: Ankara Numarası: 5406 İnebolu’da Erzurumlu Nafiz Beyefendi’ye. hayvanları ile birlikte askerlik şubesine gelerek kayıtlarını yaptırmışlardır. İnebolu yolunda müteahhit olarak taşımacılık yapan en önemli şahsiyet Erzurumlu Nazif Bey ve arkadaşı Çolak Nuri Bey idi. Başından beri millî davanın destekçisi olmuş ve devlete olan bağlılığından dolayı birçok müteahhidin cesaret edemediği bu işe girmiştir. 67 Atatürk’ün Bütün Eserleri. 22 Kânunuevvel 1920.

Kastamonu ve İnebolu bölgesinde kurulan Nakliye Kolu için 14’üncü Fırkanın İnebolu Şubesine verdiği emir şu şekildedir: “İnebolu Askerlik Şubesine. Arabaların üçü de çift atlı olması emir iktizasından ise de bulunamadığı hâlde behemehâl biri atlı diğer ikisi dörder tekerlekli öküz arabası olabilir. 2. 3. Bu arabalar. 13 Kasım 1920 Kalem Reis Vekili Mehmet Emin. hayvanları nallı olacaktır. Kastamonu Gazetesi. 73 age.73 Yaşanan bu olumsuzluklar Millî Mücadele’nin en ağır yükünü çeken yöre halkına mal edilemez. Vesait-i 71 72 Peker. Bu arabaları sevk ve idare edebilecek emsalleri silah altında ve firari olmayan birer arabacı tahtı silaha alınacaktır.72 İkamet ettikleri köyleri ana güzergâha yakın olanlar. Bunun üzerine Kastamonu’da görev yapan İstiklal Mahkemesi bir tamim yayımlamış ve Tekâlif-i Milliye Kanunu’na tam olarak riayet etmeyenlerin en ağır cezalara çarptırılacağını tebliğ etmiştir. Bölge halkı daha önce belirtildiği gibi her türlü fedakârlığı yapmış ve vatanın kurtuluşuna kendini adamıştır. S 2421. Tedarik-i Vesait-i Nakliye Kanunu mucibince derç edilecek ve mümkün mertebe zenginlerden alınacaktır ve bir haftaya kadar kalem merkezinde hazır bulundurulacaktır. 94 .”71 (2) Askerî Sevkiyatta Meydana Gelen Aksaklıklar Kurtuluş Mücadelesi boyunca Türk ordusuna her türlü desteği sağlayan ve gerek cephede gerekse cephe gerisinde topyekûn fedakârlıkta bulunan İnebolu ve Kastamonu yöresinde de zaman zaman küçük çapta da olsa aksamalar olmuştur.. nakliye kolundan koparak köylerinde dinlenmek suretiyle kafileden ayrılmışlar ve gecikmelere sebebiyet vermişler. s. Arabalar sağlam ve koşum takımları tekmil. İnebolu’dan yükledikleri malzemeleri. 13 Teşrinisani 1921. Kastamonu istikametine taşıyan kafileler. Özellikle ordu nakliyatı işlerinde görev yapan bazı şahıslar aldıkları emirleri tam manasıyla yerine getirmemiş ve bazı olumsuzluklar yaşanmıştır. Kalem mıntıkasında teşkil edilecek olan nakliye koluna şubeniz dairesine üç araba isabet etmiştir. bazen hiç gerek olmadığı hâlde yollarda ve konaklama yerlerinde oyalanmış bazen de naklettikleri eşyayı kasıtlı olarak başka istikamete sevk etmeye kalkmışlardır. 5. 266. 1. 4. S 2421. 13 Teşrinisani 1921.

”75 Aynı şekilde İnebolu ve diğer ilçelerde de komisyonlar oluşturulmuş ve ordunun ihtiyaç duyduğu malzemeler. Kastamonu. ordunun insan. 359. 1964. süratle toplanmaya başlamıştır. s. İstanbul. Samsun.Başkumandan. s. ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami surette tezyid ve sevk-i idaresini bir kat daha tarsin hususunda TBMM’nin buna müteallik salahiyetini Meclis namına fiilen istimale mezundur. Bütün taşıtlar ordunun emrinde olduğu hâlde. Şeyh Ziyaeddin Efendi.74 Mustafa Kemal Başkumandanlık Yetkisi’ni aldıktan sonra ordunun içinde bulunduğu zor durumu aşmak ve ihtiyaçlarını gidermek amacıyla 7-8 Ağustos 1921 tarihinde 10 maddelik Tekâlif-i Milliye emirlerini yayımlamış. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda. 95 . Tekâlif-i Milliye emirlerinin birinci maddesi gereğince her kazada birer komisyon kurulmuştur.Nakliye’de meydana gelen bir başka aksaklık da özellikle sivil müteahhitlerin yaptığı taşımada meydana gelmiştir. Türk ordusunun ihtiyaçları için acil tedbirlerin alınması gereği ortaya çıkmıştır. Belediye Başkanı Hacı Tevfik Bey. Kastamonu’da oluşturulan komisyonun merkezi belediye binası olarak belirlenmiş ve düzenli olarak çalışan memurlar her gün artan bir hızla 74 75 Avni Doğan. İğneden ipliğe işe yarayan her türlü maddeyi içine alan bu emirlerin tatbikini sağlamak için Ankara. b. Ancak. Hacı Necip Efendi. Bu çerçevede TBMM’nin 5 Ağustos 1921 tarihli toplantısında Mustafa Kemal Paşa’ya Başkumandanlık Yetkisi verilmiş ve bu yetki Başkumandanlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde şu şekilde açıklanmıştır: “Madde 2. Müftü Hafız Osman Nuri Efendi. Kuruluş ve Sonrası. Eskişehir’de İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur. Kurtuluş. Tekâlif-i Milliye ve İnebolu Düzenli ordunun kurulması ile kazanılan Birinci ve İkinci İnönü Zaferleri Türk milletinin moralini yükseltmiş ve yeni kurulan hükûmete olan güveni pekiştirmiştir. Darendeli Abdullah Efendi ve Hakkam Hafız Bey. Bunun üzerine Kastamonu vilayeti tarafından “Sevk-i İdare Komisyonu” kurulmuş ve nakliye araçları bu komisyon tarafından kontrol edilerek bu olayların önüne geçilmiştir. Bütün çalışmalar bu komisyonlar tarafından yürütülmüştür. Kastamonu merkezinde kurulan Tekâlif-i Milliye Komisyonunda şu kişiler görev almışlardır: “Vali Vekili Defterdar Fuat Bey. Konya. 83. Peker. Binbaşı Kani Bey.” Bu maddeye göre Başkumandanın vereceği emirler “kanun hükmünde” olacaktır. bazı tüccar eşyalarının da gizlice arabalara alındığı ve Kastamonu’ya taşındığı tespit edilmiştir. Ziraat Müdürü Tahsin Bey. vasıta ve gıda bakımından muhtaç olduğu bütün noksanlarını tamamlayacak bir umumi tebligat hazırlamıştır.

malzeme toplamışlardır. İnebolu’da toplanan yardımlarda bilahare bu merkeze taşınmıştır.76 Türk ordusunun ihtiyaç duyduğu malzemeler bütün vatan sathında komisyonlarca toplanmakta ve cepheye ulaştırılmaktadır. Ancak, Tekâlif-i Milliye Emirleri’nin 5 numaralı Kanunu olan ordu nakliyatı ile ilgili kısmı, özellikle belirli bölgeleri daha fazla çabaya itiyordu. Bu bölgelerin başında ise İnebolu ve Kastamonu yöresi gelmekte idi. Memleket sathında o dönem için geçerli nakliye araçlarına sahip olan herkes ayda yüz kilometrelik bir mesafede nakliye yapacak ve hayvanlarının ihtiyaçları ordu ambarlarından karşılanacaktır.77 Sevkiyat yapan şahıslar, malzemeleri aldığı yerden sevk ettiği eşyaya dair erzak irsaliyesi alacak ve malı teslim ettiği komutanlığa bu belgeyi onaylatacaktır.78 Denizden yapılacak nakliye işlerinde 12 numaralı Tekâlif-i Milliye Emirleri esas alınacak ve motorlar 100 millik mesafede zorunlu taşıma yapacaklardır. Kaptan ve motorun ihtiyaçları ordu ambarlarından karşılanacaktır.79 Her Tekâlif-i Milliye Komisyonu kendi mıntıkası dâhilindeki vasıtaların cins ve miktarını tespit ederek Müdafaa-i Milliye Vekâleti Sevkiyat ve Nakliyat-ı Umumiye Müdüriyetine bildirecek, mahallî nakliyattan da istifade edilecektir.80 Görüldüğü gibi, İnebolu ve yöresi Tekâlif-i Milliye Kanunu’nun hem kara hem de deniz cihetini doğrudan ilgilendirmektedir. Deniz yolu ile İnebolu’ya getirilen malzemeler İnebolu iskelesinde teslim alınarak buradan kara yolu ile belirlenen mesafelere kadar taşınmaktadır. İnebolu’nun vatansever halkı Kurtuluş Mücadelesi’nin ilk günlerinden itibaren, daha Tekâlif-i Milliye Emirleri yayımlanmadan bahsi geçen hizmetleri ve nakliyatı yapmıştır. Ancak Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan bu emirlerle taşıma işleri daha düzenli ve seri bir duruma getirilmiştir. Askerî eşyanın süratli ve düzenli bir şekilde sevkini sağlayan sevkiyat merkezleri, bu görevlerini daha sağlıklı ve resmî yürütmek maksadı ile İstiklal Mahkemelerinin emirleri doğrultusunda hareket etmişlerdir. Sevkiyat işlerinde görevli olan askerî efradın iaşe ve iskânıyla birlikte onlara birtakım telkinlerde bulunmak maksadı ile vilayet makamınca bir de komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyon, üç heyet hâlinde her gün değişerek sevkiyat merkezinde İstiklal Mahkemesinden verilen talimatlara göre çalışmalarını sürdürmüşler, özellikle askerî kişilerin iaşe ve ibateleri hususuna çok dikkat etmişlerdir.81
76 77

Kastamonu Gazetesi; 27 Ağustos 1921, S 2414. age.; 13 Ağustos 1921, S 2412. 78 age.; 13 Ağustos 1921, S 2412. 79 age.; 3 Eylül 1921, S 2415. 80 age.; 3 Eylül 1921, S 2415. 81 age.; 27 Ağustos 1921, S 2414.

96

“Vilayet Makamınca kurulan heyetler aşağıdaki gibidir: I. Heyet: Ulemadan; Kadızade Mehmet Efendi Eşraftan; Şemsizade Şükrü Bey Münevverandan; Çankırı eski Mutasarrıfı Latifi Bey II. Heyet: Ulemadan; Bahaddin Efendi Eşraftan; Şeyhaza Efendi Münevverandan; Abdullahad Nuri Bey III. Heyet: Ulemadan; Müderriszade Zühdi Efendi Eşraftan; Tahir Çelebi Efendi Münevverandan; Kerim Refig Bey.”82 Sakarya Savaşı’ndan önce Türk milletinin topyekûn başlattığı fedakârlık mücadelesi ve Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne verilen destekler Millî Mücadele’yi şahlandıran en önemli yapı taşlarıdır. Bu faaliyetler içerisinde Millî Müdafaa Vekâletinin emirleri ile 1921 yılının başında Kastamonu ve Çankırı’da kurulan amele taburları önemli yer tutmaktadır. İneboluKastamonu, Kastamonu-Çankırı yolunun sürekli açık tutulması ve aksayan yerlerin onarılması bu taburlar sayesinde sağlanmıştır. Bu taburlara genellikle geri hizmet elemanları, yaşları askerlik için geçmiş olanlar ve sakatlar alınmıştır. Bu kadrolar yol ve köprü yapımı ve onarımı ile kışla ve menzil işlerinde çalıştırılmaktadır.83 Silah sevkiyatının yapıldığı bu yolların kurulan amele taburları tarafından onarılması ve yenilerinin yapılması cephe gerisindeki faaliyetleri kolaylaştırmış ve sevkiyatı hızlandırmıştır. Yollarda çalışan bu amele taburlarının iaşeleri, Nafia Vekâleti bütçesinden karşılanmış; ayrıca bu taburların yaptıkları işe göre yollara ayrılan tahsisattan ikramiye almışlardır.84 Millî Mücadele’nin ilk gününden, sonuna kadar her türlü fedakârlığı yapan bölge halkı, cephelerde kazanılan zaferlerle daha gayretli çalışmalar içerisine girmiş ve Mustafa Kemal Paşa’nın arkasından yürümüştür. Bunu Kastamonu Valisi Rafet Bey’in Mustafa Kemal Paşa’ya çektiği 13.9.1921 tarihli telgrafla daha iyi görmekteyiz: “Muhterem Başkumandanımız Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine, Dâhiyane kumandanız altında ordumuzun iktisab eylediği parlak muzafferiyetlerden dolayı bütün vilayet baştan başa bir heyecan sürur-u şaduman içindedir.
82 83

age.; 27 Ağustos 1921, S 2414. age.; 21 Mayıs 1921, S 2401. 84 age.; 21 Mayıs 1921, S 2401.

97

Vilayet halkının zat-ı fehimanelerine ve muzaffer orduya karşı kalblerinden taşan hissi minneti şükrana tercüman olarak arz-ı tebrikat ve tezinat eyleriz. 13.09.1921 Kastamonu Valisi Rafet.”85 Kastamonu Valisi’nin bu telgrafına cevaben, Mustafa Kemal Paşa şu telgrafı göndermiştir: “Kastamonu Vilayet-i Aliyesine, Tebrikat ve tezahürat vaka-ı düşmanı takip etmekte olan bütün ordu ve mensubin ve kumandanlarını mütehassıs ve müteşekkir bırakmıştır. Ordu milletini böylece manen ve maddeten kendisine müzahir gördükçe gösteregeldiği fedakârlıkta daha pek çok ileri gidecektir. 15.09.1921 TBMM Reisi Başkumandan Mustafa Kemal.”86 Her iki telgraftan da anlaşıldığı üzere yöre halkı Mustafa Kemal’e tam olarak bağlanmış, Mustafa Kemal Paşa da zaferlerin ve kurtuluşun ancak sürekli artan halk desteğine bağlı olduğunu ifade etmiştir. c. Silah Sevkiyatında İnebolu ve Yöresindeki Kadın Kahramanlar Millî Mücadele’de, Anadolu kadınlarından bir kısmı Kara Fatma ve arkadaşları gibi cephelerde mücadele verirken bir kısmı da cephe gerisinde millî kuvvetleri güçlendirmek için seve seve her türlü fedakârlığa katlanmış ve destan yazmışlardır. Özellikle Kastamonu’da önde gelen memurların eşleri tarafından kurulan Müdafaa-i Hukuk Hanımlar Cemiyetinin çalışmaları yaptıkları mitingler ve çektikleri protesto telgrafları millî davaya yapılan hizmetin sadece bir bölümüdür. Şehir ve köylerdeki gençlerin tamamına yakını, cephelere sevk edildiğinden nakliye işlerinin çoğu ihtiyarlar ve kadınlar tarafından yapılmıştır.87 İnebolu’da başlayan ve cephe içlerine kadar uzanan nakliye işleri, bölge kadınlarının ölümü dahi göze alabilecek kadar fedakârane çalışmaları ile başarıya ulaşmıştır. (1) Silah Sevkiyatında Şehit Şerife Bacı Olayı 1920 yılının ilk aylarında başlayan silah ve cephane sevkiyatı 1921 yılına gelindiğinde hızlanmıştır. Kış mevsiminin çok sert geçtiği bölgede silah nakliyatı sırasında üzücü bazı olaylar meydana gelmiştir. Bunlardan bir tanesi de Şerife Bacı hadisesidir.
85 86

age.; 24 Eylül 1921, S 2418. age.; 24 Eylül 1921, S 2418. 87 Fevziye Abdullah Tansel; İstiklal Harbi’nde Mücahit Kadınlarımız, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Ankara, 1988, s. 21.

98

age.90 88 89 Peker.. 398. arabaya destek vermiş ve arabayı fırka dairesinin önüne kadar çekmişlerdir. kağnı kolları ile uzun bir yolculuktan sonra Kastamonu önlerinde kışla kapısına kadar gelebilmiştir. biri ölü. Ancak bu hüzünlü tablo içersinde mermiler arasında duyulan bebek sesi Rıfat Çavuş ve Cemil Çavuşu daha da şaşırtmış ve hemen yola koyulmuşlardır. biri diri yatıyor. Cephaneyi çeken hayvanların güçsüzlüğü ve havanın dondurucu soğuğu Şerife Bacı’yı kafileden koparmıştır. Arkadaşlar. şehit kadını kaldırmak ve kurtarmak istemişlerse de iş işten geçmiştir. “Türk kadını dünyada emsali bulunmayan kahraman bir anadır.. yarı yükünde tüccar eşyası yükleyeyim de her iki vazifemi de yapayım olmaz mı?’ demiştir.. Millî Mücadele’yi kazanacağımızın en büyük misali işte önümüzde. İnebolu’dan yüklediği cephaneyi Kastamonu’ya ulaştırmak için yola çıkmıştır. 90 age. Arabanın başına gelerek. Ben hem onun çoluk çocuğunu besleyeceğim hem de onlara cephane yetiştireceğim. öyle anadır ki tarihte nice kahramanlar cihangirler doğurmuştur. gözleri önündeki bu manzaradan etkilenmiş ve hatta Miralay Osman Bey gözyaşlarını tutamamıştır. Yüzbaşı yaşlı anaya ne istediğini sorduğunda ‘Arabanın yarı yükünü cephane.. bir dakikalık saygı duruşundan sonra şu kısa konuşmayı yapmıştır. Bu kadınlar hem geçim mücadelesi vermiş hem Millî Mücadele’ye destek olmaya çalışmışlardır. öküzlerin arabayı çekmekte zorlandığını gören çavuşlar. (2) Silah Sevkiyatında Bir Kadın ve Rauf Bey Kastamonu ve İnebolu arasındaki taşıma işlerinin çoğunun kadınlar tarafından yürütüldüğünü daha önce belirtmiştik. s. Bu konu ile ilgili şu anekdot dönemin şartlarını ortaya koymak adına önem arz etmektedir. Kar ve tipi altında. Olayı görenler. beraberinde birkaç aylık kız çocuğu olduğu hâlde. “İnebolu Hat Kumandanlığı önüne gelmiş ambardan cephane almayı bekleyen bir Türk anası ambar depo yüzbaşısının yanına yaklaşarak şunları söylemiştir: ‘Oğlum. Şehre girmesi nasip olmayan bu kahraman kadın şose kenarında sabaha karşı donmuş olarak bulunmuştur. 397.Şerife Bacı.”89 Daha sonra şehit anaya belediyece kefen temin edilmiş ve yöreyi iyi tanıyan Cemil Çavuş da şehit ananın hüviyetini tespit için görevlendirilmiştir.’ diyerek gözyaşlarını tutamamıştır. Kocam Çanakkale’de şehit. benim oğlum da cephede. Neticede şehit ananın Seydiler’den olduğu anlaşılmış ve köylüleri bebeği alarak bağırlarına basmışlardır. 397.88 Fırka Dairesi. s. s. 99 .

Hiçbir karşılık beklemeden sadece vatanın kurtuluşu hedefine yönelik başlatılan bu hareket içerisinde. doğuda. Millî Mücadele’de aktif görev almış ve cephelere kadar uzanan kağnı kollarının başlangıç noktası olmuştur. Sonuç Emperyalist güçlerin Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan hemen sonra başlayan Anadolu’yu işgal planları. o yıllarda cephe gerisinde kalmış bir avuç yaşlı. Millî Mücadele’nin kazanılmasında etkili olan en önemli faktör cephe gerisindeki lojistik planlama ve teşkilatlanmadır. 100 . o günlerde yöre insanının çektiği sıkıntı ve bu sıkıntıya rağmen Millî Dava’ya verdiği hizmeti göstermeye yeter. ateşkes antlaşması hükümlerine göre teslim edilmesi gereken silah. Bu azim.Yüzbaşı bunun yasak olduğunu anlatmaya çalışırken tam o sırada İnebolu’ya gelen Rauf Orbay ile Cevat Paşa olayı seyretmiş ve yüzbaşıya cesaret vererek yaşlı kadının isteğini yerine getirmesini söylemişlerdir. Türk milletinin topyekûn direniş ve dirilişini ortaya koyan bu hareket aynı zamanda kurulacak olan yeni Türk Devleti’nin de temel harcını oluşturmaktadır. Anadolu’da başlayan direnişin özünde Türk halkının var olma azmi yatmaktadır. İşgale uğramayan ve iç isyanların yaşanmadığı bir yöre olan İnebolu yöresi cephe gerisinde kalmasına rağmen. Ancak kısa süre sonra düzenli ordunun kurulması ile özellikle lojistik yapılanma bir esasa bağlanmış ve resmî koordinasyon bu şekilde sağlanmıştır. başlangıç noktalarından biri olduğu için İnebolu ve yöresinin önemi. Bu örnekler. mühimmat ve teçhizatı Kuvayımilliye birliklerine teslim etmiş ve direnişin gücünü artırmaya çalışmışlardır. sadece savaş yıllarının değil. Millî Mücadele’ye verdiği destekten dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen tek ilçe olma özelliğine sahip İnebolu. güneyde ve batıda olmak üzere üç cephede birden başlamış ve özellikle Yunan ordusunun İngiltere’nin desteği ile Batı Anadolu’daki ilerleyişi Türk milletini birbirine kenetlemiştir. bu makale içerisinde detaylı olarak vurgulanmıştır. kadın ve çocuklar ile güçlendirilmiştir. aynı zamanda devrim yıllarının da önemli merkezi olmuş ve Mustafa Kemal’in çağdaşlaşma hamlelerinin ilk atılımlarından biri olan kılık kıyafet devriminin Türkiye’ye ve dünyaya duyurulduğu yer olmuştur. Anadolu’daki işgalin başlaması ile birlikte Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunan birlikler. Bunun üzerine yaşlı kadın yükün yarısını cephane yarısını da tüccar eşyası alarak İnebolu’dan ayrılmıştır. Çanakkale’den alınan güçle başlayan bu hareket dünyadaki ezilen tüm uluslara örnek teşkil etmiş ve emperyalizme karşı bir başkaldırı niteliği taşımıştır.

C 2. İstanbul. İMECE. Baskı. Mustafa Kemal. ÇİÇEK. ATATÜRK İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Doktora Tezi. Fahir. “Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul Gizli Grupları”. Siyasi Tarih. ATATÜRK Anadolu’da (1919-1921). “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. S 5. 1964. 101 . Ankara. Avni. 1927. ATATÜRK Araştırma Merkezi. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. AYDIN. Mesut. Tarih Vesikaları Dergisi. 2002. 1986. Kurtuluş. Moskova Hatıraları (21 Kasım 1920-2 Haziran 1922). Rıfat. ATATÜRK’ün Bütün Eserleri. CEBESOY.KAYNAKLAR Kitap ve Makaleler ARMAOĞLU. “Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı” Yakın Tarihimiz. 1962. 2003. ÇUKUROVA. 1962. 1955. 1981. DOĞAN. 10. “Millî Mücadele’nin Mali Kaynakları ve Dış Yardımlar”. Rahmi. Ankara. Ankara. NUTKU. Ankara. C 2. Emrullah. Figen. Ankara. ATATÜRK. 1964. Şevket Süreyya. BIYIKLIOĞLU. C 10. 1991. C 1. DAĞTEKİN. ATATÜRK Araştırma Merkezi Yayını. İstanbul. C 2. ÖNSOY. Bülent. NUTKU. Emrullah. Emrullah. İstanbul. Nutuk. C 2. AYDEMİR. 1986. “Millî Mücadele Döneminde İstanbul’da Anadolu Lehinde Faaliyette Bulunan Gizli Gruplardan Zabıtan Grubuna Ait Bir Vesika”. ATATÜRK’ün Şapka Devriminde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri. 1962. İstanbul. NUTKU. Sevinç Matbaası. Tevfik. Kuruluş ve Sonrası. İstanbul. Ankara. “İlk Deniz Nakliyatı” Yakın Tarihimiz. 1959. Ali Fuat. (1920-1921). Hüseyin. İstanbul. Ankara Üniversitesi. Ankara. Ankara. Kaynak Yayınları. Millî Mücadele’de Kastamonu. C 2. Tek Adam Mustafa Kemal (1919-1922). “İstiklal Savaşı’nda Anadolu’ya Kaçırılan Mühimmat ve Askerî Eşya Hakkında Tanzim Edilmiş Mühim Bir Vesika”. C 6. Mustafa Selim. 2006. ATABEY. Ankara. 1990. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. (1955-1961). Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı” Yakın Tarihimiz. Millî Mücadele Tarihi-Makaleler. Karadeniz’de Türk Donanması (Birinci Dünya Harbi ve Millî Mücadele Dönemi).

ÖZLÜ. TANSEL. Gün Basımevi. Türk Devrim Tarihi. 102 . 1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. SEVÜK.C. İsmail Habip. Ankara. İnönü. Ankara. 2005. Sakarya. 1988. S 24. T. 1943. C 8. Temmuz 1992. 2008. Cumhuriyet Gazetesi. Şerafettin. Türk İstiklal Harbi. ATATÜRK Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu ATATÜRK Kültür Merkezi Yayını. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). Süreyya. ŞEHİDOĞLU. Ankara. İstiklal Harbi’nde Mücahit Kadınlarımız. Gazeteler Açıksöz Gazetesi. C 5. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. “Millî Mücadele Yıllarında İnebolu’da Faaliyette Bulunan Cemiyet ve Teşkilatlar”. Cevat. Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. “Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı”. Kastamonu Gazetesi. 1955. 1973. Ankara. 1998. Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü. 16 Kasım 1936. Nurettin. Kurtuluş Savaşı’nda Karadeniz. “Kurtuluş Savaşı’nda Bir Vatandaşımızın Uçak Bağışı”. Ankara.ÖZAKMAN. ÜLMEN. “İnebolu ve Kayıkçıları” Cumhuriyet Gazetesi. TURAN. Şu Çılgın Türkler. İstanbul. S 12. 2’nci Kitap. PEKER. Hüsnü. Dumlupınar Zaferleri’ni Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. İstanbul. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları. Turgut. Ankara. Fevziye Abdullah.

1931 yılında. He became a pilot in Turkish Aircraft Association and Kayseri Aircraft Factory. Türk Tayyare Cemiyeti ve Kayseri Uçak Fabrikasında pilot olarak görev yapmıştır. 1912 Balkan Harbi’ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü olarak katılmıştır. After war. Çok sayıda uçak imalatı yapmıştır. air plane. Vecihi.İkm. he certified Vecihi-XIV aircraft at Czechoslovakia in 1931. was a custom inspector in Istanbul. Savaş sonrası ise ilk Türk tasarımı uçağı yapmış. 16 Temmuz 1969 yılında GATA’da beyin kanamasından vefat etmiştir. He injured in a plane accident there and returned to İstanbul. His mother was Zeliha Niyir Hanım.Yzb. Birinci Dünya Savaşı. He performed the first flight at the theatre. ama yetkili bir makam olmadığından uçuşa elverişlilik belgesi alamamıştır. Özel Uçuş Okulu açmış ve burada pek çok öğrenci yetiştirmiştir. Annesi üç çocuğuyla eşinin ailesine sığınmıştır. Mareşal Fevzi Çakmak’ın da desteği ile. Çekoslovakya’da uçuşa elverişlilik belgesini almıştır. Babası 1899 tarihinde vefat etmiştir. He received very limited support in his works. He also holds the honor of establishing first private airlines in Turkey. 73 yıllık hayatının 53 yılını havacılıkla ilgilenerek geçirmiştir. He succumbed to the apoplexy in 1969 at GATA (Gulhane Military Medicine Academy) in Ankara. Vecihi-XIV uçağı için. He produced many aircraft.VECİHİ HÜRKUŞ’UN HAYATI VE ÇALIŞMALARI Osman YALÇIN * Özet: Vecihi Hürkuş. Yeşilköy Tayyare Mektebine girerek uçucu olmuştur. He had an active childhood. İktisat Fakültesinden 2000 yılında mezun olmuştur. aviation. he produced the first Turkish designed aircraft but he could not manage to certify it.Hv. Türkiye’de ilk özel hava yolu şirketini kurma şerefi de ona aittir. Havacılıkla ilgili dergi çıkararak yayın hayatında yer almıştır. he spent fifty three years with the love of aviation. was born in İstanbul on January 6th 1896. Vecihi’s mother with three children found shelter in her husband’s family. Ayrıca Ufuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalında ikinci yüksek lisansı 2007 yılında tamamlamıştır. Independance War * Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. He became a pilot after attending the Yesilkoy Flight School in Istanbul. Cephede ilk uçuşu o yapmıştır. Staff Colonel Kemal Bey. After his treatment he joined the Air Command in Istanbul. Vecihi was in the middle of three children. On the contrary his works had been continually obstructed. With support from Marshall Fevzi Çakmak. Çocukluğu oldukça hareketli geçmiştir. havacılık. in 1912. Vecihi 3 çocuktan ortancasıdır. annesi Zeliha Niyir Hanımdır. After his father’s death in 1899. His father. In seventy three years of his life. the First World War. İstiklal Savaşı Abstract: Vecihi Hürkuş. Çalışmalarında destek görmemiş ve bilakis çalışmaları engellenmeye çalışılmıştır. He was sent as a mechanic to the Air Command in Baghdad in World War I. GÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde Cumhuriyet Tarihi Bilim Dalında yüksek lisansını 2004 ve doktorayı 2008 yılında tamamlamıştır. 6 Ocak 1896 yılında İstanbul’da doğmuştur. He published a magazine about aviation and took his place in publishing history. He joined the Balkan War as a volunteer with his uncle.. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden 1998 yılında. Burada bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a dönmüş ve tedavisini müteakip İstanbul’da teşkil edilen hava unsurunda görev almıştır. İstanbul’dan kaçarak Mustafa Kemal’in ordusuna katılmış ve Türk İstiklal Savaşı’nda sivil pilot olarak görev yapmıştır. uçak. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey. Faham Bey. He established a private flight school and trained many pilots without any crash/accident. 103 . Key words: Vecihi Hürkuş. Anahtar Kelimeler: Vecihi Hürkuş. Vecihi fled from İstanbul and joined Mustafa Kemal’s army and assigned as a civilian pilot in the War of Independence. Birinci Dünya Harbi’nde Bağdat’ta bulunan Hava Birliğine makinist olarak gönderildi.

Şüphesiz başarının şerefi de daha çok ilkleri gerçekleştiren yapıcı zekâ sahiplerine aittir. 2006. 53. Bahattin Adıgüzel. Burada bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a dönmüş ve tedavisini müteakip İstanbul’da teşkil edilen hava unsurunda görev almıştır. 7’nci Bölüğün Rus uçaklarına taarruzu ve hava harekâtı yıl boyunca zor şartlarda devam etmiştir. mallarını. Hürkuş’u 53 yıllık havacılık çalışmasında. İstanbul. Türk Havacılığında İz Bırakanlar. s. Nu. THK Kültür Yay. Açıklama: Çalışmada kullanılan resimler Hava Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe Şube Müdürlüğünde bulunmaktadır. Birinci Cihan Harbi’nde Irak ve Kafkas Cepheleri’nde pilot olarak görev yapmıştır.2 Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk millî uçağı imal eden.3 Kafkas Cephesi’nde görevli olduğu 1917 yılında uçağını Suşehri’ne indirmiş ve 7’nci Bölüğe dâhil olmuştur. Birinci Dünya Harbi’nde Bağdat’ta bulunan Hava Birliğine makinist olarak gönderilmiştir. barışta uçak imalatçısı olarak görmekteyiz. Türk Hava Harp Sanayi tarihinin ilklerinden olan Vecihi Hürkuş. Uluslararası Havacılık Federasyonunun ilk ve tek ödüllü Türk pilotudur. Annesi üç çocuğuyla eşinin ailesine sığınmıştır. Yeşilköy Tayyare Mektebine girerek uçucu olmuştur. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey. Vecihi Hürkuş’un Hayatı Vecihi Hürkuş. Hayatının 53 yılını fiilen uçarak geçirmiştir. Ankara. Yakın zamana kadar isimleri pek bilinmeyen bu insanların önemleri ve yaptıklarının büyüklüğü maalesef biraz geç anlaşılmıştır. 104 . 2000. Ancak 8 Ekimde Albatros AK-53 ile havalanan Vecihi ve Mülazım Bahattin. imal ettiği uçağı ile yıllarca uçan pilot ve uçak mühendisidir. 1912 Balkan Harbi’ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü olarak katılmıştır. 2. Selahattin Alan ve Nuri Demirağ Türk insanının da uçak yapabileceğini ve bu uçaklarla emniyetli bir şekilde uçulabileceğini kanıtlamışlardır.1 Hocası Hayrettin Bey’le 25 sorti eğitim uçuşu sonrası 1916 yılında pilot olmuştur. Rusların Nieuport tipi avcı uçağı ile harbe tutuşmuş ve uçakları isabet almıştır.. Babası 1899 tarihinde vefat etmiştir. 2 M. Giriş Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı’na pilot olarak katılan Uçak Mühendisi Vecihi Hürkuş. 3 age. s. Türk havacılık tarihinde önemli bir isimdir. hatta canlarını ortaya koymuşlardır. Uçağın pilotu Vecihi yaralanmış olduğundan Erzincan’a 1 Vecihi Hürkuş. 7. Vecihi 3 çocuktan ortancasıdır. Tarih önemli olayların ilkleri ile doludur. annesi Zeliha Niyir Hanım’dır. s. 1. Bir Tayyarecinin Anıları. 53. Çocukluğu oldukça hareketli geçmiştir.1. Yapı Kredi Bankası Yayınları. 6 Ocak 1896 yılında İstanbul’da doğmuştur. Havacılığın dünyada tanınmaya başladığı yıllarda öngörü sahibi bu insanlar Türkiye için emeklerini. Harp yıllarında savaş pilotu.

Birinci Dünya Savaşı sonrası Maltepe Hava İstasyonu’nda görevli olan Vecihi. s. 62-42. Vecihi.4 Birinci Dünya Savaşı bittiğinde Osmanlı havacılığının korunması için. Mazlum Keyüsk ve Vecihi Hürkuş Beyler tarafından hazırlanmıştır. Hv. burada hazırlanan kaçış planında yer almıştır Türk pilotlarının Anadolu’da yürütülen Millî Mücadele’ye katılmak için Maltepe’de bulunan uçaklarla gizlice kaçmayı planlamışlardır. Şakir Hazım. Planda Albatros C-III Keşif Uçağı ile Anadolu harekâtına katılması kararına varılmıştı. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925.5 Vecihi Hürkuş. Hürkuş. İstanbul’da 1919 yılı sonunda Türkiye Münakalatı Havaiye Cemiyeti (Türk Nakliye Cemiyeti) adlı bir kuruluş meydana getirilmiştir. binbaşı olan eniştesinin ortadan yok olmasına aldırmadan en zor anlarda bile görevine devam etmiştir. 105 . Havacılık Tarihinde Türkler 2. Rıdvan Uçak kabotaj oldu. İstiklal Savaşı’nın Batı Cephesi’nde pilot olarak görev almıştır. Hazım’ın eşi Astsb. Şakir Kaçışa İştirak Edecek Personel 4 5 Vecihi Hürkuş. Vecihi Hürkuş burada da görev anlayışı ile hareket etmiş ve ülkenin menfaatine uygun görülen çalışmanın içinde yer almıştır.. Ailesinin tehdit almasına. 55-64. Ne var ki bu planda gizliliğe tam riayet edilememesi ve burada görevli erlerin konudan haberdar olmaları üzerine birtakım sıkıntılar başlamıştır. İstanbul. Fazıl. 2006. İstiklal Savaşı’na katılması Maltepe Hava İstasyonu’ndan kaçış ile başlamıştır. Ütğm. Şakir Hazım Kazım Mak. 1942. Cemiyetin tüzüğü Yzb. Bir Tayyarecinin Anıları. 35-44. s. Eşref. Tğm. Bsm. s. Başta yerli Rumlar olmak üzere yerel basın da konuyu işlemiş ve İngilizlerin dikkatinin buraya yoğunlaşmasına fırsat verilmiştir. Hulusi Kaymaklı. 8. 6 Hürkuş. s.zorunlu iniş yaparak esir olmuşlardır. Her şeye rağmen Türk havacıları kararlarından vazgeçmemişler ve kaçış planını gizlice sürdürmeye devam etmişlerdir. Kanaat Kitapevi. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925. Fehmi Yemenli. Esaret dönüşü İstanbul’da “Hava Müdafaası Bölüğü”ne atanmıştır.6 Maltepe İstasyonu Kaçış Planı Uçak Tipi Fokker D-III Av Uçağı Albatros C-III Keşif Uçağı Albatros C-II Keşif Uçağı Albatros D-III Av Uçağı Pilot İsmail Zeki Vecihi Hürkuş Tğm. esaretten bir yolunu bularak kaçmış ve uzun bir yolculuktan sonra İstanbul’a gelmiştir. Ankara.

15’te iki bin Türk.. Ütğm. Yzb. Fazıl ile Vecihi tarafından düşmana bomba ve makineli tüfek ile taarruz edilmiştir. Hayri. Avni Okar. s. Emin Nihat Sözeri. Svl. Plt. Plt. 40. Türkiye’de kendi azim ve enerjisi ile yetişmiş * Bir uçağın meydana iniş. 18. Hv. Svl. 41. Rafet. 9 age. Şakir’in kullandığı Albatros C-II Keşif Uçağı ise hiç kalkamamıştır. Şehit Pilot Binbaşı Fazıl Bey. pilot olarak Yzb. İhya. 19.”10 ifadesi yer almaktadır.. Bu uçak da İznik civarında bir bölgeye inerken kabotaj* olmuştur. 106 . “Sivil tayyareci Vecihi Hürkuş. Bu durum karşısında Bölük Komutanı Yzb. 51. Ankara. 1981. s. 51. s.8 Keşif görevleri süratle arttırılmış ve kısa zamanda 13 sortide toplam 20 saat havada kalmıştır Bu dönemde pilotun yeterli uçuş tecrübesi için 20 saatlik uçuş günümüzdeki harbe hazırlık gibi bir ölçü olarak kullanılıyordu. Kaymaklı. Ütğm. s.. ikili kol hâlinde Simav yöresini keşfetmiş ve düşman ordugâhını bombalamışlardır. ancak kalkışta İsmail Zeki’nin kullandığı Fokker D-III Av Uçağı kırım geçirmiş. Bsm. Yunan Generali Neder bu konu hakkında İstiklal Harbi hatıralarında.Kaçış planı uygulamaya konulmuş. Svl. 7 Yaşar Özdemir.9 20 Ağustos 1920’de Halil ve Vecihi. Muhsin Alpagot. Cepheyi yarmak istiyorlardı. “Aynı gün saat 10. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi isimli eserin yazarı Sıtkı Tanman eserinde Vecihi için. Makinist Eşref. Dört uçaktan yalnız Kazım’ın uçağı kalkabilmiştir. 21 Ağustos 1921 tarihinde Demirci yöresinde. Vecihi ve bir kısım astsubay ve erlerle birlikte Maltepe-Kartal yönüne kaçarak Adapazarı’na gitmişlerdir. Ütğm. 8 Kaymaklı. kalkış ya da meydan üzerinde dolaşma sırasında meydana şiddetle dönüşü. Kartal Müfrezesinin harp görevine başlaması ile İstiklal Savaşı’nda yapılan ilk görev. Vecihi’nin kullandığı uçak ağırlık nedeni ile kalkamamış ve hendeğe girip parçalanmıştır. 10 age. 51. Fazıl Bey’in komutasındaki Kartal Müfrezesinde göreve başlamıştır.7 De Havilland-9 Tipi Uçak “İsmet” Vecihi Anadolu’ya geçtikten sonra. Simav yönünden gelen bir Türk uçağı Demirci’de bulunan birliği ve birliğin ihtiyat kuvvetlerini bombaladı. Demirci’deki bölüklerimize taarruz etti. Fazıl kıymetli ve gizli evrakları alarak Tğm. Şakir Hazım. Tğm. Vecihi Hürkuş tarafından 15 Ağustos 1920 tarihinde Kula-Alaşehir yöresine yapılan keşiftir. s.

ATASE Arşivi.13 12 Ocak 1921’de Yunanlar Eskişehir’i bombalamışlar ve bu olayda Pilot Vecihi’nin 23 yaşındaki kız kardeşi de şehit olmuştur. s.16 Nitekim bu uğurda 1936’da hayatını kaybedecektir. Cilt. Tanman. Kitap. 82. Savaşta yapılan uçuşların düşman cephelerini bombalamanın yanında en önemli bir faydası da Yunanların durumunun tespiti ve bu keşif bilgilerinin pilotlar tarafından uçuş dönüşünde telefonla hemen Batı Cephesi Karargâhına bildirilmesiydi. 2. 10 Ocak 1921 tarihinde Pilot Vecihi av uçağı ile İnönü bölgesindeki Yunan mevzilerini bombalamış. 2. Eniştesi Bnb. İstanbul. Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü keşif faaliyetine çok önem vermiş ve havacılardan keşif amaçlı yoğun görev talebinde bulunmuştur.17 11 Sıtkı Tanman. “İlk Türk Kadın Şehidi Eribe Hürkuş”. s. Daha sonra iki bölük bir süre birleştirilmiş ve Mürettep (Birleştirilmiş) Bölük ismini almıştır. 63. 14 Hürkuş. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi (1918-1923).14 Eniştesi Bnb.12 8 Ocak 1921 öğleden sonra Pilot Vecihi Hürkuş bir av uçağıyla Söğüt’ün doğusunda ve Bozüyük-Karaköy şosesinde siperler üzerinde gayet alçaktan bomba ve makineli tüfek atışlarıyla düşmana taarruz etmiştir. Tanman. s. 57.mükemmel bir pilottur. 17 Gnkur. s. 12 Kaymaklı. Kol: İSH Kutu: 1200 Gömlek: 59 Belge: 59-1. ülkesi için bunca mücadele ve savaştan savaşa koşarken ailesi İstanbul’da hükûmet tarafından taciz ediliyordu. 16 Fikret Arıt. Nitekim aile kaçarak Eskişehir’e gelmiştir. 15 Açıklama: Bu ailenin (Binbaşı Bedri ve Vecihi’nin ablası) kızları Eribe de daha sonra havacılıkla uğraşacak ve 29 Ekim 1936 yılında paraşüt atlamalarında şehit olacaktır. 1967. 13 Kaymaklı. 99-101.” diye tanımlar.11 Vecihi. 55. 107 . 88. Bedri Bey de bu olaydan birkaç gün önce kayıp olmuştur. Havalarda İlk Türk Kadınları. s. Çok alçaktan yapılan bu taarruzlarda düşmanın yer silahlarının tesiriyle uçak muhtelif yerlerinden isabet almış ve iki tarafın ateşi arasında bir yere mecburi iniş yapmıştır. 42-45. s. Vecihi bu olay üzerine 2’nci Bölükten 1’inci Bölüğe katılmıştır. Vecihi. s. Bedri Bey’in kızı Eribe de15 havacılığa merak duymuş ve ilgilenmiştir. Hava Basımevi. ateş altında uçağını yakarak en yakın birliklerimizin bulunduğu siperlere sığınmayı başarmıştır. alçak uçuşla makineli tüfek ateşine tutmuştur. Bir Tayyarecinin Anıları.

pek çok idari ve bürokratik sıkıntılarla uğraşmak zorunda kalmıştır. Ömrünün sonuna kadar uçak üretmek. Türk İstiklal Harbi 2. s. 108 . Birinci Dünya Savaşı’nın son zamanlarında Rusya sahillerinden Türk sahiline sürüklenen ve duba üstünde bulunan iki tayyare ele geçirilir. 47. Baskı. 2001. Vecihi ilk tasarımını da Birinci Dünya Savaşı devam ederken yapmıştır. İhsan Tayhani. 216. Kitap Batı Cephesi 5.18 Ganimet alınan bu uçağa “İsmet” adı verilmiştir. Ancak ilgililer harp şartları içinde gerekli ilgiyi gösterememişler ve proje uygulamaya geçirilememiştir. 116. savaş süresince sivil pilot olarak görev yapmıştır. Vecihi. Başarılı bir çalışma olması nedeniyle takdir edilir. 66. Bir Tayyarecinin Anıları. İstiklal Savaşı’na iştirak etmiştir. Gnkur. s. Md. Ankara. s. Yzb. Tanman.1921 Temmuz sonlarında Muğla-Kuşadası civarında yolunu şaşırarak Türk tarafına mecburi iniş yapan De Havilland-9 tipi bir Yunan uçağı tespit edildi. En önemli noksanı da pervaneleridir. Tayyareler hasarlıdır. 1986.19 Keşif bilgilerinden savaş sırasında çok istifade edilmiştir. 1995. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu kötü şartlarda bir av uçağı tasarlamıştır. Türk Hava Kuvvetlerinin Doğuş Yılları.20 Bu personel. Garp Cephesi Komutanı ve Erkanı Harbiye Reisi General İsmet. Ek-12 (İsmet Paşa’nın Hava Keşfine Dair Emri) 21 Hürkuş. 128. pilot ve rasıt göstermiş oldukları başarılardan dolayı zaferin hemen ertesi günü Batı Cephesi Komutanlığı tarafından parayla taltif edilmişlerdir. havacılarıma hassaten selam ve teşekkür ederim. Vecihi.. Muhsin. s. Kısım 1. İşte bu olay uçak imaline başlamasında önemli bir başlangıç olmuştur. Yusuf Kenan’dır. 3. ATASE Başkanlığı Yayınları. Bu projeye Osmanlı Orduları Başkomutanı Vekili Enver Paşa ilgi duymuş ve yaşama geçirilmesi hususunda direktif vermiştir. 65. Bu uçaktan Sakarya Savaşı sırasında çok istifade edilmiştir. Vecihi Hürkuş’un İlk Millî Uçak İmalatı Birinci Dünya Savaşı’nda astsubay olarak orduda görev alan ve pilot olarak görev yapan Vecihi Hürkuş. pervaneleri imal eder ve uçaklara takar. Ankara. Ankara. Plt. Havacılardan sık sık keşif görevi isteyen Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa bu konu ile ilgili aşağıdaki mesajı yazdırmıştır: “İnönü Meydan Muharebesi muzafferiyetinin amillerine. 129. Bu savaşa katılmış olan havacı subay. s. havacılığa gönül vermiş. 20 İrfan Sarp. 108. astsubay. THK Yay. Sıtkı ve Ütğm. s. Savaş sonrası da havacılıktan kopamamıştır. Atatürk’ün Bağımsızlık Politikası ve Uçak Sanayi 1923-1950. Çünkü Vecihi Hürkuş yalnız uçan bir havacı değil aynı zamanda tasarımcılık yönü de gelişmiş tekniğe yatkın birisidir. Bu kapsamda. Kitap. Hv. Behçet. ve Neş. Rst.” Vecihi Hürkuş. ürettiği uçağın uçuşu için gerekli sertifikaları almak ve kendi uçağı ile uçmak için mücadelesini sürdürmüştür. Tğm. Svl. 2..21 18 19 Sarp. Bas.

Gelişmeler üzerine resmî görevinden istifa etmiştir. Bnb. Muntazam ve muazzam fakat olgun bir şehir. Mağlup Alman milleti bilhassa enflasyon neticesinde derin bir felaket çukuruna saplanmış hâldeydi.. Tayyareci Halim Bey. Fesa Evrensev. İstiklal Harbi’nden sonra Yunanlardan kalan ve eldeki eski uçak aksamını bir araya getirerek ilk millî uçağı yapma unvanını kazanmıştır. Heyette. istifa ettikten sonra da havacılıktan kopmamıştır.. O zamanlar halkın bağışları ile uçak alınıyor ve alınan uçağa da bağış yapan yerin adı veriliyordu.000 TL’lik bağışın karşılığı yaklaşık 2000 Cumhuriyet altınıdır. 57-59.” İngiltere ile ilgili izlenimlerinde. Murat Bey ile Vecihi Bey bulunmuştur. Nitekim bu konuda ilk atağı da Ceyhan ilçesi yapmıştır. anılan ülkelerdeki tüm uçak üretim tesislerini gezmişler. 12 yıl önce Fransa’da mektep arkadaşı olan Fesa Bey’i görünce İngiliz mareşali ile Türk Tayyareci Binbaşı Fesa Bey’in kucaklaştığı sahnenin samimiyetini hiçbir zaman unutamam. s. Ceyhan ilçesinin yaptığı 10. 109 . Deniz Yzb. Bu dönemde Türk Hava Kurumunun kuruluş çalışmaları başlamıştır.Vecihi Hürkuş çok iyi bir analizci ve yorumcudur. Muzaffer Ergüder Bey. İngiltere’de tayyareci yetiştirme hususunu çok faydalı bulmuştuk. Avrupa Uluslarının havacılığının ne durumda olduğunu araştırmak için oluşturulan heyette yer alır. Ancak burada sebebi anlaşılmayan bazı gelişmeler yaşanmıştır. Paramızın kıymeti bizi haklı olarak şaşırtmıştı. Cemal Bey. Vecihi Hürkuş’un buradaki izlenimleri şöyledir: “19 Şubat 1924 Pazar günü saat 11. Halkında renksiz çehreler. Almanya’nın ise mütareke maddeleri gereğince ülke sınırları içerisinde uçak üretemediklerini görmüşler. Bu gezide havacılık konusunda en ciddi çalışmaların İngiltere’de olduğunu tespit eden heyet. Bu parayla 22 Adıgüzel. İzinsiz uçması nedeni ile 15 gün hapis cezası almıştır. Türk Havacılığının 1923-1924 yıllarında Avrupa ile durumunu mukayese amacı da bulunan bu gezide Vecihi Bey önemli tespitlerde bulunmuştur. İtalya’nın oldukça zayıf durumda olduğunu.”22 değerlendirmesinde bulunur. Yzb. Çünkü bir Türk Lirası ile 35 bin kron satın almıştık. fersiz gözler dikkatlerimizi çeken ilk manzaraydı. “31 Mart 1924 günü İngiliz hava mareşalinin misafiri olmuştuk.00’de Berlin’e gitmiştik. Havacılığı yaşam şekli olarak gören Vecihi Hürkuş. Bu uçakla 1925 yılının ilk aylarında denemesini yapmış ve başarılı olmuştur. Mkn.

” diyerek acı gerçekleri dile getirir.. Cevat Abbas’ın yerine Fuat Bulca gelmiştir. Heyet. Kurum Başkanı Cevat Abbas.. Yedek parça ihtiyaçları için temsilcilikleri alan küçük işletmelerin. TOMTAŞ adı verilen Tayyare Otomobil ve Türk Anonim Şirketi Alman Junkers Firması ile Türkiye Cumhuriyeti arasından 15 Ağustos 1925 tarihinde yapılan antlaşma gereği Türkiye’de uçak üretmek üzere Kayseri’de kurulmuştur. Türk Heyetine İsveç’te bulunan Junkers firmasını gezdirirler. 25 Adıgüzel. Hasan İskender.. Doğal olarak bu durum Vecihi açısından Hava Kurumu ile yolun sonu olmuştur. Devletin milyonlarca lira harcayarak kurduğu bu kurum da bir hiç uğruna yıpratılmıştır. Millî Savunma Bakanlığı nezdindeki girişimleri. 65. gerekli hazırlıklarını yapmış. İdare Meclisi üyelerinin bir kısmının havacılıkla ilgisi olmayan TBMM üyesi olması sıkıntı olmuştur. Bnb. Ju A-35 uçaklarının gelişmesinde katkısı olur. 61.25 İdare Meclisi Azaları olan ve Mecliste % 51 oy hakkına sahip olan Türkler havacılık konusuna hiç de yakın olmayan ve Almanların kararına mecburen evet diyen 23 24 age. Fakat ani gelişmeler sonunda uçağını Eskişehir’e bırakıp derhâl Ankara’ya gelmesi istenir. Eski yönetim istifa etmiştir. Bu kapsamda Almanya ve Fransa gezilir. Yani Devlet Müessesesini devlet personeli sabote ediyordu.alınan uçakla 25 Haziran 1925’te Ceyhan’dan tanıtım başlatılmıştır. Havacılık Tarihinde İz Bırakanlar. Almanlar. s. çalışmaları Türk Hava Kurumunun da bir Avrupa gezisi olmuştur.. Buradaki uygulamalardan çok etkilenir. firmayı müdahale edilir bir hâle getirmiştir. fakat iş verilmiyordu. 110 .23 Bir süre sonra Kayseri Uçak Fabrikası açılmış ve Vecihi Hürkuş’a fabrikanın şef pilotluğunu yapması görevi verilmiştir. Trakya’da ve İstanbul’da uçuşlarına Türk Hava Kurumunun reklamını yapmak adına devam eder. Hava Kuvvetlerimiz hiçbir yabancı endüstriye ihtiyaç duymadan birliklerini hava araçlarıyla teçhiz edeceklerdi. Türkiye’de kimse dinlemez ve fikrine önem vermezken Almanya’da saygı görür ve fikirlerine kıymet verilir. 60. Almanya Versay Anlaşması ile sıkıntılıdır ve uçaklarını yurt dışında özellikle İsviçre’de üretmektedir. İki yıl öncesine göre büyük değişiklikler olmuştur. Bu toplu istifada yurt dışı gezisinde yaşanan bir gerginlik etkili olmuştur. Hava Müsteşarlığı Fen Şubesi yetkilileri üzerlerine yapılan baskılardan dolayı TOMTAŞ’ın işletmesini engelliyorlardı. % 49’u Junkers Firmasında olmasına rağmen yönetimde sorunlar olmaya başlamıştır. s. Türkiye’nin A-20’leri alacağını duyunca onun yerine Ju A-35 almasında önemli roller oynar. TOMTAŞ inşa tesislerini kurmuş. Uçağın tanıtımını yapan Pilot Vecihi Hürkuş’tur.” Vecihi Hürkuş yine anılarında. Vecihi Hürkuş anılarında. “TOMTAŞ sabote edilmeyip normal mesaisine devam imkânı verilmiş olsaydı. 17 Aralık 1925’te Junkers Fabrikasında oryantasyon eğitimine katılır. 19 Ekim 1925’ten itibaren verilen görev dışında havacılık işleri ile ilgili hiçbir işle uğraşılmayacaktır. Hava Müsteşarlığından iş bekliyor. “. TOMTAŞ’ta %51 hisse Türklerde. Dönüşte Hürkuş. Fabrikanın açılışı 6 Ekim 1926 tarihinde yapılmıştır. Tayyareci Şakir Hazım ve Vecihi Hürkuş’tan oluşmaktadır. 18 Temmuz 1926’da TOMTAŞ24 Genel Müdürlüğünden acele kayıtlı bir telgraf alır ve yurda döner..

Yine tayyare projesi diye bir şeylerle uğraşıp duruyorsun ve tabi bunlar için masraflar da yapıyorsun.26 Şüphesiz o dönemde Türkiye için hayati olan bir kurumun bu şekilde heba edilmesinin sonuçları bu günlere kadar Türkiye’yi etkilemeye devam etmektedir. Almanların Versay Anlaşması’ndan doğan kısıtlı durumları uçak fabrikalarını dışarıda kurma zaruretini ortaya çıkarmıştır. “Görüyorum ki sen hâlâ akıllanmamışsın Vecihi. Hatta 1928 yılında bir yolcu uçağını Türkiye’ye hediye etmişlerdir. Bu işin çıkmaz yol olduğunu öğrenmedin mi? İzmir’de bu kadar zaman uğraştın. Bu hâlde.. teşebbüsün. Netice ne oldu? Bu çalışmalar sonunda muvaffak olacağını kabul edelim.28 Dönemin idealist olmayan yöneticilerinin teknik gelişmeleri Türklerin de pekala başaracaklarına olan inançsızlıklarını bundan daha iyi özetleyecek bir örnek aramaya bilmem gerek var mı? Vecihi Hürkuş. 28 age. gelmedin veya defteri imza et diyen mi var?” der. s. Nitekim Junkers Firması 1924 yılında havacılık alanında çok ilkel olan Sovyetler Birliği’nde de bir fabrika kurmuştur.27 Vecihi. 222-226. Daha ilk yıllarda Ju A-20..bir duruma düşmüşlerdir. tasarımını yapmış ve üretime hazır hâle getirmiştir. age. s. s. Biliyorsun Cemiyetin artık uçuş faaliyeti ile alakası yok. emeklerin ve uçak ne olacak? Sana daireye geldin. Kurumun Reis Yardımcısı Şükrü Koçak’tır. 229. 1929 yılında üç yıl aradan sonra ikinci defa Türk Tayyare Cemiyetinde Teknik Şubede çalışmaya başlamıştır. Vecihi K-VI’nın elinden alınmasından sonra ikinci tasarımı olan Vecihi XIV’ün teknik hesaplarını. 230. 226. Uçağın imal edilmesi aşamasında takdire şayan bir yol izlenir. Bir Tayyarecinin Anıları. Yıllık iznine ilaveten iki ay da ücretsiz izin alır ve bu izinde yaptıklarını şöyle anlatır: “1930’da İstanbul Kadıköy’de Keresteciler sitesinde bir dükkân 26 27 Hürkuş. birçok masraflar yaptın. Ruslar bu süreci çok iyi değerlendirmişler ve elde ettikleri başarılar ile havacılıkta sayılı güçler arasına girmişlerdir. Teknik Şubede Hürkuş’un bir uçak tasarımı üzerinde çalıştığını görünce onu odasına çağırır ve. 111 . Ju F-13 ve Ju G-23 uçaklarını üreterek Hava Kuvvetlerini desteklemeye başlamışlardır. tayyareni meydana getirdin ve uçtun. Koçak.

.” olmuştur. 29 30 age.. s.30 İkinci uçağa da tedbir konmak istenmiş ancak Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın Hürkuş’a sahip çıkması ile bundan vazgeçilmiştir. Teknik bilgiler ve yazıların Türkçe olması nedeniyle önce Çek diline çevrilmiş ve çalışmalar Aralık 1930-Nisan 1931 arası uçuş testleri de olmak üzere beş ayda tamamlanmıştır. aslında ikinci uçağımı inşa ettim. age. 65. trenle sevk ettiği uçağını 5 Mayıs 1931 tarihinde uçarak Türkiye’ye getirir. Kendi imalatı olan ve uçuşa yetkili belgesi olan uçağının atıl kalmaması için Türk Hava Kurumunun tanıtımını yapmaya devam eder. Adıgüzel. “Tayyarenin aerodinamik vasıflarını tespit edecek elimizde hiçbir vasıta bulunmadığından fennen muayenesine imkân görülmemiş ve bu suretle icap eden seyrüsefer vesikası verilememiştir. Parçaları bu dükkânda üretirken montajını ve ilk uçuşunu ise Fikirtepe’de yaptım. 112 . Gerekçesi. Çekoslovakya’da bulunduğu sırada. Bu gelişme sonrası Vecihi-VIX tipi uçağın. 23 Nisan gibi çok anlamlı bir günde bir davet hazırlanarak. Böylesine anlamlı bir jest ve konukseverlikle karşılaşan Vecihi Hürkuş.29 Ne var ki teknik muayenesi yapılamadığından uçuş vesikası verilememiştir. Bu arada ülkede hava posta işletmesi fikrini ortaya atar ve ilk hat olarak da Ankara-İstanbul arasında yapılması teklifini Posta İdaresine bildirir. davet verilen gazinonun başköşesine “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazısı asılarak Vecihi Hürkuş onurlandırılmıştır. s. Kendisine Çekoslovak Bayındırlık Bakanlığının imza ve mühürlerini taşıyan sörtifiye belgeleri verilmiştir. 245. Kendisi de 6 Aralık 1930 tarihinde tarihî şehir Prag’a gelmiştir.” Hürkuş kendi imali olan bu uçakla uçarak Ankara’ya gelir. Beş aylık çalışma karşılığında Çekoslovaklar hiçbir ücret talep etmemişlerdir. Temennilerinin Türk havacılarının başarıları olduğunu ifade etmişlerdir.kiraladım ve ilk Türk sivil uçağımı. uçuşa elverişli olduğuna dair gerekli belgelendirme için uçak sökülerek trenle 28 Kasım 1930 tarihinde Çekoslovakya’ya gönderilmiştir. s. Başbakan İsmet İnönü ve komutanlar uçağı incelemişler ve memnuniyetlerini belirtmişlerdir. Yine Fevzi Çakmak’ın yardımı ile uçağın başka bir ülkede uçuşa elverişlilik belgesini alması için müsaade verilir. 248.

Vecihi Hürkuş’un İstanbul’da eğitime başlayan Tayyare Mektebi. 31 Hürkuş. Bu okulda ilk Türk kadın pilotu Bedriye Gökmen yetişmiştir. Nuri Demirağ ile Selimiye’de bulunan Tümen Komutanı General Galip Deniz tarafından destek görmüştür. Yeni çalışmalarına uçaklarla reklam alma projesini de eklemiş ve faaliyetini genişletmiştir. 113 .Vecihi Hürkuş’un hayatındaki aksilikler bunlarla kalmaz. İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ. Vecihi-VI: 1924-1925 yılında Gaziemir (Seydiköy)’de ürettiği ve izinsiz kullandığı gerekçesiyle el konulan ve kendisine de 15 gün hapis cezası verilen çalışmasıdır. Bu sürede Belçikalı paraşütçü M. Parti Başkanı Cevat Kerim İncedayı.31 4. Ancak şahsına ait bir uçağı olması ve uçuş yetkisi olması kendisi için bir avantaj olmuştur. Rene’ye kendi tayyaresinden atlayış yaptırır. Yapılan bu atlama İstanbul gazetelerinde geniş yer alır. İmal edilen beş tip uçak ve özellikleri aşağıda verilmiştir: a. Nuri Demirağ kendisine bir uçak siparişi vermiştir. İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. 21 Nisan 1932 tarihinde ilk “Türk Sivil Tayyare Mektebi”ni kurmuştur. Sanayi Müfettişi Daniş Bey. 3 Kasım 1931 tarihinde makinisti Hamdi Bey’in işine son verilir. Kuruluş müsaadesi Millî Eğitim Bakanlığı. Türk Hava Kurumu ile yolları yine ayrılır. Vecihi bu projeyi 92 günde tamamlamış ve bedel olarak kendisine 5000 TL ödeme yapılmıştır. Uçuşun tamamlandığı her noktada Türk Tayyare Cemiyetine gönderilmesi gereken raporların gönderilmediğinden kendisine verilen uçuş tazminatının Ocak 1932 tarihinde kesileceği bildirilmiş ve Türk Hava Kurumunun kurallarına uymadığından dolayı dikkati çekilmiştir. Ancak sertifikası olmadığından kayıtlara alınmamıştır. 328-335. Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak tarafından da takdir almış ve yaptığı çalışmalar desteklenmiştir. Hiçbir maddi destek almadan. s. Bir Tayyarecinin Anıları. belirli odaklarca engellemelere rağmen elde edilen başarı bugün için bile harikuladedir. Vecihi Hürkuş’un İmal Ettiği Uçaklar Vecihi Hürkuş’un tasarımı ve imalatı kendisine ait olan beş uçak üretimi vardır. Millî Savunma Bakanlığı. Kırk beş gün izin verilerek dönüşte de kendi imalatı olan Vecihi-XIV ile değil de tanıtımlarda MSB tarafından verilen bir uçakla görev yapılacağı bildirilmiştir.

Av tayyarelerinin 580 km.32 c.b.33 Eğitim amaçlı tasarlanan Vecihi-XV için Millî Savunma Bakanlığına yapılan müracaat bir netice vermemiştir. d.2007 33 Adıgüzel.34 Fuat Bulca dönemin Türk Hava Kurumu Genel Başkanı’dır. Osman Yalçın 08. 68. Kaldı ki Millî Savunma Bakanlığı fabrikalarında da en gelişmiş tayyareler üretilmekte ve bunlar dünya uçakları ile aynı safta bulunmaktadır. tamamen içeride üretmek ve imal etmek zor hatta imkânsızdır. Havacılığımızı yükseltmeye kabiliyetli elemanlar için memlekette daima çalışılacak yer ve saha mevcuttur. bu uçağa Vecihi XIV denmesinin nedenini havacılığa girişinin 14. Maketi Ankara Etimesgut Hava Müzesindedir. Buna benzer bir kuruluşun Sovyetler Birliği’nde bulunduğu ATATÜRK’e anlatılmıştır. ç. Bay Vecihi tarafından yapıldığı bildirilen eğitim uçağı ile yapmakta olduğu bildirilen av uçağını Fen Heyetince tetkik edilmek üzere Bay Vecihi’nin mühendislik diploması ile birlikte gönderilmesi hâlinde gerekli inceleme yapılacaktır. Vecihi-XIV: 1930 yılında tasarımı yapılan iki kişilik eğitim uçağıdır. yılında imal etmesinden dolayı olduğunu belirtmektedir. Vecihi Hürkuş’a yeniden beraber çalışma önerisi getirir. Millî Savunma Bakanı imzasıyla Başbakanlığa gönderilen yazıda belirtilen gerekçe ise şöyle özetlenebilir: “Havacılığın baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde. 114 . s. Avrupa’da bile küçük devletler büyük devletlerle yarışamadıklarından prototip siyasetinden vazgeçip büyük devletlerin imalat ve kabiliyetlerinden istifade etmektedirler. Vecihi Hürkuş teklifi olumlu karşılar ve yeniden kuruma döner. Hava Kuvvetlerinde çalışan tecrübeli ve hatta Bay Vecihi’den daha kıdemli birçok tayyarecinin temin edemedikleri bir meselenin Bay Vecihi tarafından yapılmasına imkân olmayacağı açıktır.” Türkkuşu faaliyet alanı ve kuruluş maksadıyla “nevi şahsına münhasır” bir kuruluş olarak dünyanın ilk kuruluşu sayılabilecek özelliğe sahiptir. Bu dönemde ATATÜRK’ün manevi kızı Sabiha 32 Açıklama: Vecihi Hürkuş anılarında. Deniz Kurtarma servisi için su kızağı olarak tasarlanmıştır. Bugün için Hava Kuvvetleri uçaklarını dışarıdan ayrı. bombardıman uçaklarının 500 km sürate ulaştığı bir dönemde hava okullarımızda da en gelişmiş uçaklar bulunmaktadır ve Batı devletleri uçakları vasfındadır.09. XSX: Son gerçekleştirdiği projedir. 69. Hafif Yolcu Uçağı: 1936 yılında uçak fabrikasını kuracak olan iş adamı Nuri Demirağ’ın siparişi üzerine imal edilen hafif yolcu uçağıdır. ATATÜRK bu durum üzerine Türkkuşu namı ile yeni bir çalışma yapılması ve Vecihi Bey’den de yararlanılması talimatını vermiştir. Kurulduğu döneme göre uzak görüşlülüğün sonucu kurulmuş bir kurumdur. 34 Hürkuş. 350. Türkiye’de uçuş izni verecek yetkili merci olmadığı için Çekoslovakya’ya gitmiş ve 5 aylık bir çalışma sonunda Uçuşa Uygunluk Belgesi’ni almış ve uçarak Türkiye’ye dönmüştür. Bir Tayyarecinin Anıları. s. Vecihi-XV: Eğitim amacı ile imal edilmiştir.

uçak imalatçısının. 70-72. 38 age. 115 . 1937 yılında 21 yıllık bir havacı olarak “Weimar Mühendislik Mektebi”ne gönderilir. 1960 yılında ihtilal sonrası ise aylarca işinin başına dönemez. Gelirlerine ortak olduğu gerekçesiyle.Gökçen’in de dâhil olduğu pek çok talebe Rusya’ya eğitime gönderilir. 72.37 10 Mayıs 1955 tarihinde seferlerinin değiştirilmesi ve uçaklarının uçuştan yasaklanması ile yeni birtakım problemler meydana gelmiştir.. 22 Eylül 1958 Tarihinde kurulan “Türkiye Havacılar Kulübü”nde yer almıştır. havacılığa hizmeti geçen şehit ve 35 36 Cumhuriyet Gazetesi. s. Anlamsız bir şekilde. 5. Vecihi Hürkuş’un havacılığa olan gönül bağı hayatı boyunca devam etmiştir. Ancak. Türk pilotların çalıştığı. “Vecihi 5 Saat 45 Dakika Havada Kaldı”. Türk Hava Yollarının kayıt dışı bıraktığı altı adet uçağın ihalesini alır.36 1947 yılında “Kanatlılar Birliği”ni kurmuştur. 18 Temmuz 1946. Ancak aralarında sorunlar çıkar ve proje yürümez. İnönü’de büyük bir eğitim tesisi inşa edilmeye başlanır. Adıgüzel. 3. 1952 yılında havadan reklam yoluyla Paro markası bebek mamaları ile Puro Sabunları gibi temizlik malzemelerinin tanıtımını yapmıştır. 73. havacılıkla ilgilenenler arasında birlik ve beraberlik ruhunu geliştirmek. bilgisinin yeterliliği nedeni ile ihtisas sınıfından öğrenimine başlamış ve iki yıl sonra.35 Askerî Pilot Vecihi Hürkuş. “Tayyare ve Makine Mühendisliği Diploması”nı almıştır. s. 1954 yılında “Hürkuş Hava Yolları”nı kurmuştur. Türk Hava Kurumu tarafından tayini Van’a bir idari göreve çıkarılmıştır. Yurt içinde pek çok yere uçuşlar yapmaya başlar. 27 Şubat 1939’da. Bir pilotun. Birinci Dünya Savaşı yıllarında dâhil olduğu havacılıkta pek çok ilklere imza atmıştır. gazete dağıtımının yapıldığı ve asgari günde 2220 km yol kat edilen bir şirket çalışamaz hâle getirilir. Türk Hava Kuvvetlerinde çalışan ordu mensupları ile havacılığa hizmeti geçen. burada. Ancak ihale sonrası uçaklara uçabilirlik sertifikası vermeyen Sivil Havacılık Otoriteleri ile de ciddi bir hukuk mücadelesi yapmak durumunda kalmıştır. 37 age. 1951 yılında beş arkadaşı ile havadan ilaçlama yapmak için “Türk Kanadı” isminde bir şirket kurarlar. s. Van’da hangi gerekçeyle bir idari göreve atanmasını anlamak şüphesiz zordur. Hürkuş pek çok sorunlarla karşılaşır. s. Bu atama üzerine yollarını bir kez daha kurum ile ayırmak durumunda kalmıştır. Varlıkları harap olmuştur. Bu defa da Türk Hava Yolları kendisine rakip bir güç istememektedir. Vecihi Hürkuş’un Havacılık Alanında Yaptığı Diğer Çalışmalar Planörle 5 saat 45 dakika havada kalarak Türk havacılığının sesini duyurmuştur. Mühendis olmasının bazı sorunları çözeceğini düşünürken bu kez de “iki yılda mühendis olunmaz” gerekçesi ile zamanın havacılık otoriteleri tarafından diploması kabul edilmez.38 Son uçağı ile ülkenin yeraltı kaynaklarının keşfi ve sismik fotoğraflarının çekilmesi için Maden Teknik Arama Enstitüsüne bağlı olarak çalışır. 73.. “Kanatlılar” adında da bir dergi çıkarır. Bu kulübün amacı.

Şüphesiz bunda.. Avni Okar. Girişimleri her defasında engellendiğinden önemli miktarda borçlanmak durumunda kalmıştır. henüz 20 yaşındayken uçmaya başlamıştır. Avni Arıkök. Yunanların bombardımanında kız kardeşi şehit olmuştur. General Şakir Fevzioğlu. Daha sonra özel Hava Yolu Şirketi kurmuş ve havacılıktan hiç kopmamıştır. Astsubay olarak Osmanlı ordusuna katılan. esir düşmüş. Flashing. İstiklal Harbi’ne de İstanbul’dan kaçarak katılmış ve Mustafa Kemal’in ordusunda yer almıştır. uçakların bir millet için ne demek olduğunu değerlendiremeyen zihniyetin etkisi olmuştur. Öyle ki vatana hizmetten bağlanan az miktardaki maaşına haciz konmuştur. maalesef amaçlarını ve hedeflerini gerçekleştirmekte çok ciddi sıkıntılar çekmiştir..09. sonra havacılığa ilgi duyan ve pilot olarak Kafkas Cephesi’nde uçan Hürkuş. Anılarını yazdığı bir dönemde bir kaza sonucu beyin kanaması geçirmiş ve GATA’da hayata veda etmiştir. Vecihi Hürkuş’un çalışmasının önemini belki de “. Bunu bile Türkiye’de kabul ettirememiştir.Bsm. Fokerwolf gibi fabrikalar 1928’den sonra teşekkül etmeye başlamışlardı. Ancak izinsiz uçuş yaptığından 15 gün hapis cezası verilmiştir. Pek çok projeleri ilk o başarmıştır. Vecihi Hürkuş. Sonuç Vecihi Hürkuş.1965 gün ve 6/4540 sayılı kararı. Türk havacılık tarihinin bir özeti gibi olan Hürkuş. 1970. Ne var ki destek alması gerekirken daima engellenmiş ve çalışmaları baltalanmıştır. Piper. Basri Alev. Bedri ortadan kaybolmuştur.” tespitinin altında aramak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. 28 yaşında kendi uçağını imal etmiş ve bizzat uçarak test etmiştir. s. İstiklal Harbi yıllarında ilk hava görevini yapmış ve kahramanca cepheden cepheye uçmuştur.4. Genç bir uçucu olarak Osmanlı Devleti’nin en zor zamanında cephede görev yapmış. Çalışmaları yayımlanmış olup Türk askerî havacılığına ve Türk hava harp sanayisine ışık tutmaktadır.ölmüşlere ait eski hatıraları canlandırmak. Vecihi Hürkuş ve Hava Korgeneral Asım Uçar gibi önemli isimler yer almıştır. Türkiye’de Vecihi Hürkuş’un çalışmalarının yapıldığı sıralarda oldukça önemli olan 39 Türkiye Havacılar Kulübü. Kuruluş: 22. Mithat Tuncel. Vatan hizmeti için hayatını ortaya koyduğu zamanlarda İstanbul’da ailesi baskı görmüş. Bugün dünyanın en büyük hava endüstrisi sayılan Douglas. birikimleri derleyip korumak olarak tanımlanmıştır. Almanya’da uçak mühendisliği diploması almıştır. 6. Vecihi Hürkuş. Kulüpte ilk havacılardan.1958. onu anlamaktan uzak. 1-5. Sadık ve Nuri Beylerin kahramanlıklarını duyarak havacılığı tanımıştır..39 Hayatını havacılığa adayan Vecihi Hürkuş hayatının son dönemlerinde ciddi sıkıntılar çekmiştir. Ankara. ama kurtularak ülkesine dönmüş ve görevine devam etmiştir. Hv. ilk Türk uçağını yaptığım zaman yani 1924’te bugünkü dünya havacılık endüstrilerinin % 80’i henüz doğmamıştı. Eskişehir’de eniştesi Bnb. Fethi. Boeing. Türkiye Havacılar Kulübü Ana Tüzüğü. İlk özel Hava Okulunu kurmuştur. 116 . hatıratını büyük ölçüde tamamlayan ender insanlardandır. Bakanlar Kurulunun 3.

ADIGÜZEL. Bu çalışmalarda devletin ve özel müteşebbislerin girişimleri olmuştur. Hatıralar Arasında. 59. 3. Kuruluş: 22. ATASE Arşivi. Hava Basımevi. Ankara. 2000. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe Şube Müdürlüğü. Bahattin. Türk Hava Kuvvetlerinin Doğuş Yılları. “İlk Türk Kadın Şehidi Eribe Hürkuş”. 1986.. Türk havacılık sanayisi tarihinde yapılan her girişimin başarıya ulaşamamasını bir tesadüf olarak değerlendirmek zor olacaktır. ÖZDEMİR. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925. Cilt 2. 7. Hv. 15. Kitap. 6. 14. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi (1918-1923). Türk Havacılığında İz Bırakanlar. Tarih 18. HÜRKUŞ. KAYNAKLAR 1. Hv.. ATATÜRK ve Mareşal Fevzi Çakmak’ın çok ehemmiyet vermesine rağmen Türkiye’de havacılık bir kültür olarak çok zor bir imtihan geçirmiştir. 2. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA). Ankara. Md. THK Kültür Yay.4. Yapı Kredi Bankası Yayınları. KAYMAKLI.1939. Bakanlar Kurulunun 3. 1981. ve Neş. ATATÜRK’ün Bağımsızlık Politikası ve Uçak Sanayi 1923-1950. Resim Albümleri. Kol: İSH Kutu: 1200 Gömlek: 59 Belge: 59-1. Vecihi. 8. TAYHANİ.1958. Yaşar.10. Ankara. Bas. Türk Hava Kurumu Basımevi.. 4. “Vecihi 5 Saat 45 Dakika Havada Kaldı”. Fikret. Hv. Şehit Pilot Binbaşı Fazıl Bey. Bsm. 1942. ARIT. 1967. Ankara. Dosya: 6155. İstanbul. Harp Tarihi Şubesi Yay. Gnkur. Vecihi. Cumhuriyet Gazetesi. Sıtkı. Yer Nu. HÜRKUŞ. 18 Temmuz 1946. Bsm. Hv.399. 3. İrfan. SARP. 2. 10. Birikimler her defasında sıfırlanmış ve yeniden başa dönülmüştür.1965 gün ve 6/4540 sayılı kararı. 2006.22.başka havacılık çalışmaları da yapılmıştır. 1970. Havacılık Tarihinde Türkler 2. 13. Hava harp sanayisi alanında bir şeyler ortaya koymaya çalışanlar her defasında başarısız olmuştur. 117 . Hava Kuvvetleri Komutanlığı. TANMAN. 10. İstanbul. Türkiye Havacılar Kulübü. 9. Bsm. 7. 2006. İstanbul. 5. Bir Tayyarecinin Anıları. Nu. 11. İhsan. Fon Kodu: 030. “Türkiye Havacılığının Kalkınma Yolları”. 12. Ankara. M.. Hulusi. Ankara.09. Havalarda İlk Türk Kadınları. Kanaat Kitabevi. Türkiye Havacılar Kulübü Ana Tüzüğü. 2001.

Analiz bölümünün ardından yazı sonuca bağlanmıştır. Almanlar saldırganlıklarını 1940 Mayısına ertelemişti ve Polonya’dan sonra az da olsa yaralarını sararak güç topluyordu. Stackpole Books. 2. Anahtar Kelimeler: Sovyetler Birliği. Ciddi kayıplar veren Sovyet ordusu sonunda kazanan taraf olsa da başarısı Finlerin üstün mücadele gücü tarafından gölgelenmiştir. Motti taktikleri Abstract: Russo-Finnish War was one of the extraordinary struggle in War History.Voronov. Çalışmada “Kış Savaşı” diye anılan bu savaş konu edilmiştir. s. Harrisburg. In the following part. but their success had been shadowed by the superior Finnish resistance. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. 1992. This war. with serious casualities. * 119 . article was concluded. Russo-Finnish War was explained in details.” G. Eloise Engle . Motti tactics N.RUS-FİN SAVAŞI 1939-1940 “DEV’İN GÖZYAŞLARI” Burak ÇINAR* Özet: Rus-Fin Savaşı. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ABD. The Soviet Army was victorious.Lauri Paananen.”1 Giriş 1939 Eylülünde Polonya’nın Almanya ve Sovyetler Birliği arasında bölünmesinden sonra. Topçu Başmareşali: “Eğer her şey iki ya da üç ay içinde hallolabilirse mutlu olacağım.I. İskandinavya’da başlayan bir huzursuzluk İkinci Dünya Savaşı’nın ilk kış muharebelerinin sinyalini verdi. The Winter War is the subject of this study. Avrupa’nın hiç beklenmeyen ve savaş tarihine adını en az yazdıran parçasında. 1939 Ekiminde cepheler sakindi ve İkinci Dünya Savaşı’nı başlatan tarafların orduları ortada gözükmüyorlardı. Mannerheim. Key words: Soviet Union. sakin geçecek gibiydi. Soviet Red Army’s offensive with a large scale force in late 1939. İzleyen bölümde ise Rus-Fin Savaşı detaylara inilerek anlatılmıştır. The Winter War. Batılı Müttefikler her an açılmasını bekledikleri ancak kış boyunca durağan olan Batı Cephesi’ndeki tahkimat ve hazırlık çalışmalarını sürdürerek Almanların başlatacakları genel taarruzu püskürtmeyi umuyorlardı. Finlandiya. Sovyetler Kızılordusunun büyük kuvvetlerle 1939 sonlarında başlattığı saldırı. üç ayı aşkın bir süre boyunca küçük Fin ordusunun inanılmaz savunma ve karşı vuruşlarıyla engellenmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde savaşın arifesinde yaşanan gelişmeler ve ikinci bölümünde her iki tarafın durumları ele alınmıştır. savaş tarihinin olağanüstü mücadelelerinden biridir. Ancak Almanya bu sefer temkinli davranıyor. Savaşın ilk kışı kanlı çatışmalardan uzak. Birinci Dünya Savaşı’nda yaptığı hataları tekrarlamıyor ve baharı bekliyordu. Mannerheim. Finland. After the Analysis section..N. Ek Zamanlı Öğretim Elemanı 1 1939 Kasımındaki Sovyet brifingi esnasındaki konuşmalardan bk. The Winter War. Ancak fazla uzakta değil. hindered by the small scale Finnish Army’s hard resistance and counterstrikes for over three months. developments in the eve of the war. and in the second.Kulik. conditions of each side were considered. Kış Savaşı. In the first part. Sovyetler Birliği Mareşali: “Tüm tahminlerinizi harekâtın 12 gün içinde biteceği varsayımına dayandırarak yapmanız emrediliyor.

savaş sırasında öne çıkan bazı konular başlıklar hâlinde belirtilerek analiz yapılacak ve ardından yazı sonuca bağlanacaktır. Savaş bittiğinde ise devin bir gözünden zaferin diğer gözünden acının gözyaşları süzülecekti. 1998. özellikle Leningrad çevresini güvenliğini sağlayacak şartları kabul etmesi için Finlandiya’ya baskı yapmaya başladı.Fin Savaşı bazı detaylara inilerek anlatılacaktır. Litvanya ve Finlandiya’dan kabul edilemez taleplerde bulundu. 3 Eylülde İngiltere ve Fransa Almanya’ya savaş ilan edince İkinci Dünya Savaşı başlamıştı. s. II. Kerim Bağrıaçık). kendi sunumuyla 2700 km² toprak almaya karşılık. Böylece Stalin için Baltık’ta hegemon olma fırsatı doğmuştu. 120 .Fin Savaşı. Engle .Liddell-Hart. Rus isteklerinin son adımının gerçekleştirilmesi.2 Sözde. savaşın arifesindeki olaylar sıralanarak üçüncü bölümde tarafların durumu gözden geçirilecektir. Almanya’dan ya da İngiltere’den ileride olası bir saldırıda bu ülkelerin atlama tahtası olarak kullanılmasını önlemek için bir takım düzenlemeler gerekliydi. 5500 km² toprak vermekti. Sovyetler’in Finlandiya’dan istedikleri 1700 km² toprağa karşı Repola ve Porajorpi bölgelerinden 3500 km² toprağı Finlandiya’ya önerdiğini söylemektedir. Bk. diğer ismiyle “Kış Harbi” başlamıştı.Kasım ayı biterken asimetrik ordular arasında son derece kanlı geçecek olan Rus . Savaşa Giden Yol 1 Eylül 1939’da Alman orduları Polonya’ya girmiş. egemenliğinden ödün vermeyeceği ilkesine sahip olan Finlandiya tarafından engelleniyordu. İstanbul. Araştırmanın izleyen bölümünde. Kızılordu. gözünü Baltık ülkelerine dikerek Estonya. 51-52. Fin Körfezi’nin güneyinde kalan üç Baltık ülkesi. Dünya Savaşı Tarihi-1. B. (çev. subaylarının daha önce tahmin edemeyecekleri bir sürtünmeye maruz kalacaktı. Letonya. Dördüncü bölümde ise Rus .Paananen. Yapı Kredi Yayınları. 10. s. Stalin’in bu isteği aynı zamanda Baltık Filosunu güçlendirerek onun için yeni üsler kazanmaya yönelikti. Beşinci bölümde. Ancak 12 Ekimdeki görüşmede Stalin’in Finlere önerisi. Sovyet orduları da 17 Eylülde Almanlar ile önceden yaptıkları uzlaşmanın sonucu olarak Polonya’nın doğu bölümüne girmiş ve ülke ikiye bölünmüştü. Baltık’taki çıkarlarının son aşaması için son adımı atabilmek amacıyla kendilerine göre az nüfuslu küçük bir ülke olan Finlandiya’ya askerî müdahalede bulunmaktan çekinmediler. 10 Ekime kadar bir dizi rahatsızlık verici anlaşma imzalayarak stratejik bölgelerinde Sovyet askeri bulundurulmasına yönelik Rus isteklerine boyun eğmiş oldular. Son muharebeler bittiğinde ise “Kış Savaşı” tarihe zayıf bir zafere karşı onurlu bir yenilgi olarak geçecekti. Bk.Liddel-Hart. Bunun üzerine Sovyet Dışişleri harekete geçerek Fin Körfezi’nin kuzeyindeki Finlandiya ile 2 Askerî tarihçi B.H.Sovyet Paktı’nın imzalanmasıyla cesaretlenen Sovyet diktatörü Josef Stalin. Sovyetler Birliği.H. Ağustosta Alman . Ancak ne tür bir felakete doğru adım attıklarının bilincinde değildiler. Ruslar. 1.

Taktik. Carl Gustaf Emil Mannerheim. s. 8 Mannerheim ilk çağrıda sekiz tümenin toparlanabildiğini. dokuzuncu bir tümenin ekimin sonunda oluşturulduğunu söylemektedir. 22 Ekimde Paasikivi’nin. Leningrad’ın kara savunması ve Petsamo’daki sınırın reformasyonu” olarak formüle ettiler. 144. London. (çev. sınırda kukla bir hükûmet kuran Fin Marksisti Otto Kuusinen. 1993.4 Ancak anlaşmanın imzalanmasını Finlere kabul ettiremediler ve görüşmeler uzadı. s. s. Aynı gün Rus askerleri Petsamo yakınlarındaki Fin Sınır Muhafızlarına saldırdı. 183. Teknolojik ve Jeopolitik Yönleriyle 20. 2. M. 9 Ekimde Rus .Fin Saldırmazlık Paktı’nı feshetti ve ertesi gün Finlandiya ile diplomatik ilişkilerini kesti.4 milyon kadardı. 286’ncı Fin Komünist Partisi 1930’da yasaklanmıştı. 14.5 26 Kasımda Ruslar Fin topçusunun ateş açtığını iddia ederek Fin topçusunun sınırdan 25-30 km kadar içeri çekilmesini istedi. İstanbul. Bk. 140.5 . Kastaş Yayınları. Estonya ile anlaşmaları sonuçlandırdı. Bk. Rusya ile “Finlandiya’nın kurtarılması” şeklinde bir anlaşma imzaladı. 7 Mehmet Tanju Akad. Birinci Cilt. istifasını erteledi. Fin ordusu dokuz tümenden oluşuyordu. Ruslar da aynı gün 1932 Rus . s.8 Bu tümenlerden dördü. Anılar. Yüzyıl Savaşları. 4 3 121 . İki tümen ise 4’üncü Kolordunun emrinde Ladoga Liddell-Hart. Kıralı.3 Hatta Molotov. genel karargâhını Mikkeli’ye kurmuştu. “Finlandiya’nın Savunucusu” ve Genelkurmay Başkanı olarak atanan Mannerheim. 4. ikisi de Korgeneral Erik Heinrichs komutasındaki 3’üncü Kolordunun emrinde olmak üzere Karelya Berzahı’nda konuşlanmışlardı. Weidenfeld & Nicolson. s. Bu olay Ruslar tarafından casus belli (savaş nedeni) yaratmak amacıyla düzenlenmişti.7 Ayın 28’inde Fin Hükûmeti diplomatik görüşmelerden aniden çekildi. 14 Ekimde Ruslar taleplerini üç madde hâlinde “Leningrad’ın deniz savunması. 13 Kasımda görüşmeler çıkmaza girince Fin ordusu seferberliğe başladı.51. Engle Paananen. Durumun karışmasıyla emekli olmak üzere olan Fin Seferi Kuvvetlerinin komutanı 72 yaşındaki Carl Gustav Emil Mannerheim. 1992. s. Only Frogs in an Ice-Bound Pool. Oliver Warner. Stratejik. Lettonya. Ertesi gün Ruslar. Braunton Devon. Merlin Books.6 Ertesi gün. Letonya. Tarafların Durumu Finlandiya’nın 1939’daki nüfusu 3. Ankara. 5 Jack Durrant. Warner.Fin görüşmeleri başladı. Maliye Bakanı Vainö Tanner ile birlikte Moskova’ya yaptığı ikinci ziyaret de sonuç vermedi. 1988. 1967. 6 Mainila Bombardımanı olarak bilinen olayda 4 kişi ölürken 9 kişi de yaralandı. Bakan Juho Kusto Paasikivi’ye her şey yolunda gittiği takdirde anlaşmanın 20 Ekimde imzalanabileceğini söyledi. Bk. Estonya’ya baskı yaparak taleplerde bulunmaya başladılar. Tümgeneral Harald Öhquist komutasındaki 2’nci Kolordunun. Marshall Mannerheim & the Finns.güneyindeki Litvanya. Litvanya. s. Obuz).

. s.000 kişiden oluşan11 ve savaşın arifesinde ancak 127.. Fin Kızıl Haçı bile orduya sadece 10 ambulans ile hizmet verebiliyordu. 10 9 122 . Motor yağı ve yakıt iki aylık. bir hat tahkimat bölüğü ve bir levazım bölüğü olarak yaklaşık 14. s. bir haberleşme bölüğü. ileri hatta çoğu modası geçmiş olan toplam 114 uçağa sahipti. Kastaş Yayınları. mühimmat.17 Bu yüzden Rus lojistiğine az değer biçtiler. 90. Tahkimat da aynı şekilde zayıftı. 15 Mannerheim. Yine de cephedeki etkin asker sayısının en çok 200. savaş için olan ihtiyacı 500. 13 İbrahim Artuç. 140 km uzunluğundaki savunma hattı üzerindeki 66 beton korugandan 44’ü 1920’lerde yapılmış. Birinci Cilt. London. Modern olanlar ise ağır topçu ateşine dayanabilecek durumda değillerdi. 14 Akad. Eldeki top mermisi miktarı 19-24 günlüktü. bir hafif tugay. 18 age. Buna rağmen savaş boyunca toplanan ordunun mevcudu 300. s. 11 Akad. Hava Kuvvetlerinin donanımı % 50 eksikti ve uçaklar için yedek parça sıkıntısı vardı.18 Fin Hava Kuvvetleri. ikmal durumu başta olmak üzere birçok konuda oldukça dezavantajlıydı. The Winter War: Russia against Finland. s. s. Eldeki uçak sayısı.. 9’uncu Tümen ise ihtiyat olarak aralık ayında oluşturuldu. 158.800 kişilik12 orduya sahip olan Finlandiya’nın savaş için gereken 15 tümeni oluşturması imkânsızdı. bunların çoğu iyi bir şekilde yerleştirilmemiş ve kalıntı bir hâldeydi.9 Mannerheim. 19 Kalevi Keskinen . Dikenli tel ve tanksavar engelleri çok zayıftı. 16 age. 1998. İstanbul. 191-195. havacılık yakıtı ise bir aylıktı. 1972.000’i bulsa da bunun 100. bir sahra topçu alayı. insan gücü dengesizliği ve buna bağlı olarak ihtiyat sıkıntısının yanı sıra. s. s. Finnish Air Force 1939-1945.15 Araç. Warner. s. 149. s.16 Üniforma sayısı ve tıbbi donanım yetersizdi.Kari Stenman. Finlerin hava gücü de çok sınırlı olduğundan yeterli keşif yapamıyorlardı.000’i ihtiyat ve 100. Birliklerin donanımı. 60. 29. İkinci Dünya Savaşı.000 kadarı da paramiliter Suojeluskunta (Yurttaş Muhafız) birlikleri olan bu sayı Fin ordusunun cephedeki gerçek gücünü yansıtmaz.000 olarak vurgulamaktaydı ki10 barış zamanı 33. Condon. 287. s. 191-193.200 asker bulunmaktaydı.Paananen. 197. Squadron/Signal Publications. Pan/Ballantine Books. Buna rağmen buradaki tahkimatlar iyi olanlardı.Gölü’nün kuzeyinde konuşlanmıştı. 12 Richard W. iki istihkâm bölüğü.000 olduğu söylenmektedir. yiyecek ve yakıt stokları yetersizdi. 287. Her şeyden önce iki ay yetecek miktarda yivli tüfek ve makineli tüfek mermisi vardı. bu konuda oldukça önemli bir rol oynamıştır.14 Finler.19 Engle . 183-184. tanksavar mayını ve patlayıcı miktarları oldukça azdı. 7. Carrolton. 1999. s. Her bir Fin tümeninde üç piyade alayı. Rus uçakları ile karşılaştırılamayacak kadar azdı.13 Kadınların yardımını örgütleyen Lotta Svärd örgütü. 17 age.000 kadın da bu rakamlara dâhildir.

ordunun morali ise iyiydi. Mannerheim’a göre ise Sovyet tümenlerinin sayısı en az 45’ti. 27 Rus askerî literatüründe “Cephe”. bir sahra topçu alayı. 5.21 Savaş sırasında aceleyle toplanacak sözde 15 tümenin birinde topçu olacak.Uçaksavar ve tanksavar topları yok denecek kadar azdı. Fin ordusundaki 100 kadar 37 mm’lik “Bofors Topu”nun yarısının Fin. 30. diğer yarısının ise İsveç malı olması. Ordunun en büyük avantajı ise en ucuz etkili silah olan molotofkokteyli olacaktı. Bölgede kayakçılık günlük yaşamın bir parçası olduğu için. Mali kaynakların uzayacak bir savaşa dayanabilmesi için nasıl dağıtılacağı yönünde bir program yapılmamıştı. bir keşif taburu. 191-195. 8. s. 22 Mannerheim.Paananen.22 Halk dayanıklı ve güvenilir. Valve komutasındaki 13. s.26 Sovyetler Birliği ise 180 milyon nüfusa ve sınırsız kaynaklara sahip bir ülkeydi. s. Sadece beş denizaltı ve iki kıyı savunma gemisi vardı. Asker sayısında sıkıntı çekmeyen Ruslar. s. 1989. Fin ordusunun üçte ikisi Berzah’ı korumak için güneyde toplanmıştı ki burası. Bu eksikleri giderebilmek için zaman kazanmak gerekiyordu. Tümgeneral V.23 Burada sınırdan biraz içeride “Mannerheim Hattı” adı altında uzun bir savunma hattı oluşturulmuştu. bir obüs alayı. savaş için Mareşal Kirill A. üç piyade alayı. 14) dâhil ettiler. 1939-1940 kışı ise -40°C’yi bulan soğuğuyla 1828’den beri görülen en soğuk kış25 olarak Finlerin en büyük müttefiki olacaktı. 25. New York. s. üçünde ise hiç silah olmayacaktı. s. 26 Mannerheim. 29.. 158. Fin Körfezi donunca kendi bünyesinde “Aaltonen Taburu” diye çağrılan iki tabur düzeyindeki özel bir birlik kurdu. s. bir haberleşme taburu ve bir de istihkâm taburu mevcuttu. bir tanksavar bataryası. paralel olarak Fin ordusunda çok iyi eğitimli kayakçı grupları mevcuttu. Meretskov komutasındaki Kuzeybatı Cephesi’ni27 düzenleyerek içine 29 piyade tümeni ile 8 tank tugayından oluşan dört orduyu (7. kendi topraklarında evleri için dövüşüyor olmaları ve büyük birimlerin parçaları hâlinde değil de bireysel davranışlar için eğitilmiş olmaları Finlerin iki avantajıydı.Paananen. 29 Engle .28 Bir Rus tümeninde. s. World War II. 123 . 25 Engle .20 Valve. s. 197. 23 age. 24 Warner. 9. 149. Military Press. Yemek dağıtım hizmetleri gelişmemişti. Mannerheim’a göre. “Ordular Grubu”nun (Army Group) karşılığı olmaktadır.29 Mannerheim ayrıca 40-50 tanktan oluşan bir 20 21 Ivor Matanle. Rusların taarruz planlarının ana noktasını oluşturuyordu.24 Fin Körfezi’nde ve Ladoga Gölü’nde bulunan Fin kıyı bataryaları iyi durumdaydılar. 28 Matanle.000 kişilik Fin Deniz Kuvvetleri ise savunma konusunda kesinlikle yetersizdi. Ruslarla boy ölçüşebilecek bir zırhlı gücü de yoktu.Paananen. bu silahın Finlerin belki de lojistik sorunu olmayan tek silah türü olmasını sağlayacaktı. Engle . 183-184.

zırhlı tabur ve bir de uçaksavar müfrezesinden bahseder.30 Rus tümeni yaklaşık 17.500 askerle Fin tümeninden 3300 asker kadar fazlaydı. Ruslar, teçhizat konusunda Finlere oranla şüphesiz çok üstündüler. Bir Sovyet tümeninin ateş gücü Fin tümeninden makineli tüfek ve havanlara göre iki kat, topçuya göre ise üç kat üstündü.31 Yine de Rusya’nın bu büyük taarruzda geniş teçhizat ve mühimmat kaynaklarından yararlandıklarını gösteren bir belirti yoktur.32 Bununla birlikte Ruslar, bölge şartlarında en çok ihtiyaç olan eğitimli kayakçılara sahip değildi.33 Rusların bölgedeki lojistiğini sağlayan ana hat ise Murmansk’a kadar uzanan tek yönlü demir yolu hattıydı.34 Sovyet Hava Kuvvetleri taarruz için 2800 uçak ayırmıştı ve ayrıca Baltık Filosu Hava Kuvvetleri de 450 uçak ile batı kanadını destekleyecekti.35 Ayrıca 28 savaş gemisi ve 11 denizaltı da harekâta denizden destek verecekti.36 Bütün bu asimetrik unsurlara ilaveten Finler 1600 km’yi aşkın bir cephe hattını savunmak zorundaydılar. Ancak bu hattın 100 km’ye yakın bir bölümünü Karelya Berzahı’ndaki Mannerheim Hattı’nın güneyinde kalan sınır oluşturmaktaydı. Rus yığınağının Fin ana savunma hattının önündeki bu dar bölgeye toplaması, Finler için belki de en büyük avantajdı. 3. Kış Savaşı (30 Kasım 1939 - 13 Mart 1940) Siyasi alandaki çözümsüzlük belki de Stalin’in istediği şeydi. Finler haklarını korumakta inat edince Sovyetler Finlandiya’ya karşı harekâta girişti. a. İlk Safha (30 Kasım - 1 Şubat) Rus taarruzu 30 Kasımda Helsinki’ye yapılan ve 75 kişinin ölümüne yol açan hava akınıyla başladı. Estonya’dan kalkan Rus hava koluna bağlı olan pike-bombardıman uçakları akında öncelikli olarak liman ve tren istasyonları hedeflemişlerdi. Uçaklar eş zamanlı olarak Viipuri’yi ve Malmi’deki havaalanı ile işçi lojmanlarını da bombaladılar ve 600.000 askerden oluşan dört Sovyet ordusu askeri Finlandiya’ya girdi.37 Bu gelişmeler üzerine Devlet Başkanı Kyösti Kallio “savaş hâli” ilan etti. 1 Aralıkta, Sovyet Tass Haber Ajansı Fin Halkı Cumhuriyeti Hükûmeti adı altında Terijoki’de kurulan komünist yanlısı kukla bir hükûmet ilan etti. Aynı gün Finlandiya’da acilen Fin Bankası Genel Müdürü Risto Ryti
Warner; s. 149. Engle - Paananen; s. 159. 32 Liddell-Hart; s. 53. 33 Barry Gregory; Mountain and Arctic Warfare, Northamptonshire, Patrick Stephens Limited, 1989, s. 109. 34 Liddell-Hart; s. 53. 35 Keskinen; s. 7. 36 Matanle; s. 29. 37 Engle - Paananen; s. 16.
31 30

124

başkanlığında tüm siyasi partileri içeren bir koalisyon hükûmeti oluşturuldu ve Mannerheim, Mikkeli’de Karelya Berzahı’nın doğu bölümü için kurtarma kuvvetleri olarak 1’inci ve 11’inci Fin Tümenlerini hazırladı. Finler çekildikçe arkalarında kaynak bırakmayarak zamanında Rusların Napolyon’a yaptıkları gibi “kavrulmuş topraklar” politikası uyguluyorlardı.38 Ladoga Gölü ile Buz Denizi arasındaki uzun cephe hattında ise Ruslar sekiz koldan saldırıya geçmiş, zayıf Fin Kuvvetleri buralarda üstün gelen düşmanları karşısında geri çekilmişlerdi. Sovyet Sekizinci Ordusunun dokuz tümeni, bir zırhlı tugayı ve ağır topçusu desteğinde Ladoga Gölü’nün kuzeyinden Berzah’taki savunma hattını arkadan çevirmek amacıyla Salmi, Uomaa, Suvilahti ve Suojarvi’yi ele geçirirken General Kondrasev’in 18’inci Tümeni ile General Bondarev’in 168’inci Tümeni ve ardından General Kondratjev’in 34’üncü Zırhlı Tugayı Kitelä’ya, 56’ncı Tümen ve ardından 164’üncü Tümen Kollaa’ya, General Beljajev komutasındaki 20.000 asker, 147 top ve 45 zırhlı araçtan oluşan 139’uncu Tümen ile 75’inci Tümen Tolvajärvi’ye,39 155’inci Tümen ise Ilomantsi’ye ilerlemeye başlamıştı. Orta Karelya’da Ruslar Kontiomaki-Joensuu demir yolunu tehdit ediyorlardı. Daha kuzeyde ise toplam 48.000 asker 335 top, 100’den fazla tank ve 50 zırhlı arabadan oluşan 163’üncü ve 44’üncü Tümenler, sadece 11 topa sahip 17.000 Fin askerinin korumakta olduğu Suomussalmi’ye sırasıyla kuzey ve güney yollarından yaklaşmaktaydılar.40 Daha kuzeyde 9’uncu Ordu beş tümeni ile birlikte Repola-Uhtua-Kantalahti’yi hedefleyerek Finlerin İsveç ile karadan bağlantısını kesmeyi hedeflemişti. En kuzeydeki 14’üncü Ordu ise üç tümeniyle Kuzey Denizi çıkışını kontrol etmekle yükümlüydü. (1) Mannerheim Hattı’ndaki Savaş (30 Kasım - 13 Şubat) Savaşın en yoğun geçecek bölgesi olan Karelya Berzahı’nı Korgeneral Österman komutasındaki 2’nci ve 3’üncü Fin Kolorduları koruyordu. Karşılarındaki 7’nci Sovyet Ordusu beş koldan Berzah’a saldırdı. 2 Aralıkta Rus Kuvvetleri sınırdan 10-16 km kadar içeride olan Kivennapa Vammelsuu - Rautu - Taipale hattı olan ilk Fin savunma hattına ulaştılar. Ruslar bir yandan da Finleri sağ yanlarından çevirmek için Puuamala’ya çıkarma yaptılar. Merkezde ise Rus askerleri Sormulu’ya girdiler. Ancak Fin askerleri Rusları püskürterek savunma hattındaki yarmaları önlemeyi başardılar. Aynı gün kar yağışı, iki gün devam edecek olan tipiye çevirdi. 5 Aralıkta Berzah’ta başlayan yoğun mücadeleler ertesi gün de devam etti. Finler iki gün boyunca Rusları oyalamayı artırdılar. 6 Aralıkta ise ilk Rus tankları cephedeki Mannerheim Hattı üzerinde bulunan Fin barikatları önünde belirdiler. Ancak Finlerin çetin direnişi sayesinde cephe hattı burada
38 39

Condon; s. 39. Bu iki tümenin toplam mevcudu 45.000 asker, 335 top, 90 tank, 50 zırhlı araç ve ağır havanlardan oluşmaktaydı. Ancak Beyaz Ruslardan oluşan 139’uncu Tümenin askerlerinin % 60’ı askerî eğitim almamıştı. Finlerin bu bölgedeki sayısı ise aralık ortalarında 9100’ü bulmuştu. Bk. Engle - Paananen; s. 89. 40 age.; s. 95.

125

sabit kaldı. 17 km’lik bir hatta Rusların iki piyade kolordusu, üç tank tugayı, bir tank taburu ve 12 topçu alayı yığılmıştı.41 7’nci Ordunun 12 tümeninden yedisi, bir zırhlı tugay, bir piyade kolordusu ve birkaç topçu alayı ile birlikte Viipuri’yi hedeflemişti. Rus saldırısı Mannerheim Hattı’nı geçemedi. Hatta hattın derine yapılması muhtemel bir Rus yarmasına karşı yedekte tutulan 6’ncı Fin Tümeni, bir kıyı savunma alayı ile takviye edilerek 23 Aralıkta karşı saldırıya geçti. Rus toplanmasını engellemek için yapılan ve Rus hatlarından 4 km kadar içeriye sokulan bu saldırı, amacına erişmese de Ruslar arasında şaşkınlık yaratarak sonraki bazı harekâtlarına engel oldu. Mannerheim Hattı’ndaki muharebeler, Finlerin çetin direnişi sayesinde savaşın ikinci yarısının başlarında hattın yarılmasına kadar devam etti. Resmî olmamakla birlikte 2,5 aylık dönem içinde bölgedeki kayıpların sayısı Rusların 200.000 ölü ve 400.000 yaralısına karşın Finlerin 20.000 ölü ve 40.000 yaralısı olduğu yönündedir.42 (2) Ladoga Gölü’nün Kuzeyindeki Muharebeler Ladoga Gölü ile Lieksa arasının savunması, ocak ayı içinde 46.500 asker ile 106 topu bulacak olan, Tümgeneral J. Waldemar Hägglund’un emrindeki 4’üncü Fin Kolordusuna bırakılmıştı. Karşısında ise ihtiyat kuvvetiyle birlikte 160.000 kişilik 10 Rus tümeni bulunuyordu.43 Ancak 5 Aralıkta Mannerheim komutayı bölerek Sortavala - Suojärvi Sektörünü Hägglund’a, Ilomantsi - Tolvajärvi Sektörünü ise Harp Okulundaki tezini Tolvajärvi Sektöründe olabilecek teorik muharebeler üzerine hazırlamış olan Albay Paavo Talvela’ya bıraktı. 8 Aralıkta 168’inci ve 18’inci Tümenler, Fin savunma hattını deldikten sonra 12 Aralıkta Finler karşı saldırı ile hattı tekrar düzlediler. 13 ve 17 Aralıktaki iki başarısız denemeden sonra 4’üncü Fin Kolordusunun Kollaa’daki birkaç zayıf taburdan oluşan Fin birliklerinin 56’ncı Rus Tümenini tutmayı başarmasının da yardımıyla, Hägglund birliklerini 5 Ocak gecesi zorlukla güneye kaydırarak ertesi gün kesin saldırıyı başlatmak suretiyle, 168’inci Rus Tümenini çevirerek ikmalden tamamen yoksun bıraktı. İkmal hattı üzerinde kol şeklinde bulunan 18’inci Tümen ise saldırı yönü kuzeyden güneye doğru olan Finler tarafından eş zamanlı olarak mottilere (parçalara) bölündü ve 18 Aralıkta teslim oldu. 34’üncü Tank Tugayı ise ayın 29’una kadar dayandı. Bu sayede Finler 128 tank, 12 zırhlı araba, 91 top, 237 kamyon, 120 araba ve çekici araç, 231 at arabası, 62 sahra mutfağı ile 200 araba dolusu cephane, çok fazla miktarda piyade silahı ve malzeme ele geçirmiş oldular.44 168’inci Tümen ise savaşın sonuna kadar hareketsiz kalmak suretiyle dayanmayı başardı.
41 42

Warner; s. 151. Bryan Perrett; The Battle Book, London, Arms and Armour, 1992, s. 194. 43 Engle - Paananen; s. 110. 44 Condon; s. 68. Engle - Paananen; s. 119.

126

46 (3) Suomussalmi Muharebesi (11 Aralık . 40 top ve 12 tanktan oluşan bağımsız bir Rus birliği de Ilomantsi ile Kuhmo arasında kalan Lieksa’ya doğru harekâta başlamıştı. Böylelikle Sovyet ilerleyişini durdurmayı başaran Talvela. s.. Âdeta Finlandiya’nın beli olan Suomussalmi ve çevresine çok önem veren Mannerheim. Bu arada Ilomantsi Sektöründeki dört zayıf Fin taburu ve bir batarya da 155’înci Rus Tümenini Tolvajärvi ile hemen hemen aynı zamanda durdurmayı başararak. 3000’den fazla yivli tüfek. 600 esir vermiş. Mannerheim. Finlandiya’nın orta kesiminde. age. İki taraftan kıskaç harekâtı ile Ruslara saldıran Talvela’nın birlikleri 14 Aralıkta 139’uncu Tümeni tamamen geri püskürterek Tolvajärvi Sektörünün güvenliğini sağladılar. 7 Aralıkta Suomussalmi’yi aldı ve burada Fin Yurttaş Muhafız birimlerinin vurkaç saldırılarına karşı yeniden tertiplenmek için durdu.Paananen.Tolvajärvi’nin doğusundaki bölgeyi savunmaya çalışan Albay Talvela ise. Pajari komutasındaki takviyeli bir taburu 8 Aralık gecesi Ruslara saldırması için Rus hatlarının gerisine gönderdi. motorlu taşıtlar. Finler.45 Bu arada 6400 asker. 31 top. 21. zayıf donanımlı bir birliği Tolvajärvi’deki karşı saldırıya yetiştirdiler. Sovyet 9’uncu Ordusuna bağlı. 12’nci ile 13’üncü Bağımsız Fin Taburları üstlenmişti.000 kişilik 163’üncü Tümeni. 5000’i savaş alanında 45 46 Engle . kamyonlar ve atlar Finlerin eline geçmişti. O gün Oulu yakınlarında Albay Hjalmar J. 163’üncü Tümen tuzağa düşürülmüştü. 127 . on günlük bir takiple Rusların ağır kayıplarını daha da artırdılar. 23 Aralıkta Suomussalmi ve Tolvajärvi’ye karşı saldırı başlattı. Bu ara bölgenin korumasını ise 3200 asker ile dört topa sahip olan. Fin askerlerinin tam bitkin düştüğü bir anda radikal bir karar vererek Yarbay Aaro O. üç zırhlı araba. 17. s. 5 Aralıkta 16’ncı Piyade Alayını ve bir birliği daha önce bir taburun beklediği Suomussalmi ve Kuhmo’ya yolladı. Finler bu saldırıların meyvelerini 27 Aralıkta Suomussalmi’yi dümdüz edip 163’üncü Tümeni imha ederek toplamaya başladılar. Rus ikmali kesilerek birkaç gün felç olan 139’uncu Rus Tümenine gelen konvoylar 11 Aralıkta yok edildi. Bölgedeki çarpışmalarda Finlerin kaybı 630 ölü ile 1300 yaralı olurken Ruslar 4000 ölü. 220 makineli tüfek. Siilasvuo komutasındaki 9’uncu Fin Tümeni. batıdaki Botni Körfezi kıyısındaki Oulu’ya 240 km uzaklıkta olarak stratejik öneme sahip bir köydü. 150 otomatik tabanca. topçularının gelmesini beklemeden 163’üncü Tümene hücum ederek geriyle irtibatını kesti. 12 Aralıkta inisiyatifi ele geçirmiş oldu. 11 Aralıkta ünlü Suomussalmi Muharebesi başladı. Bu arada 139’uncu Tümene yardıma giden 75’inci Tümen de ormandan sızan kayakçı grupların gerilla savaşı ile cephe saldırısının birlikte kullanılmasına dayanamadı ve 18 Aralıkta Ägläjärvi Finlerin eline geçti.5 Ocak) Suomussalmi. Tümgeneral Selendsov’un çoğu iyi eğitilmemiş Moğollardan oluşan. 59 tank. Her iki tümenden arta kalanlar Aitto Nehri’nin doğusuna çekildiler. 142 hafif makineli tüfek. 92.

2 Ocaktan başlayarak taarruzunu üç gün boyunca 44’üncü Tümene yönlendirdi.. Repola Hukkajärvi boyunca kol hâlinde uzanıyordu. 29 zırhlı araç. 54’üncü Tümen. 300 makineli tüfek. 110.52 20 Aralıkta Kuhmo’ya 10 km kadar yaklaşmışlardı.E. Meretskov’un yerine Kuzeybatı Cephesi Komutanlığına atanan Sovyetler Birliği Mareşali Semyon Konstantinovich Timoshenko’yu tüm harekâtı tekrar tertiplemeye zorladı.. 128 . s. Böylece sınırdan kuşbakışı 40-45 km kadar içeri giren Rus kolunun Orta Karelya’da yarattığı tehdit tamamen bertaraf edilmiş oldu. 50 Condon. 10 motosiklet.500 Rus askeri ya Finler tarafından öldürülmüş ya da donarak ölmüş. En doğudaki 44’üncü Tümene bağlı motti de sınırın hemen yakınındaki Raate’de yok edildi. 6 Ocakta Fin zaferi Suomussalmi çevresini tamamen sardı. Suomussalmi’nin 105 km güneyinde bulunan Kuhmo ise Tümgeneral Gusevski komutasındaki 12. 120 top ve 35 tank kapasiteli 54’üncü Sovyet Tümeni’nin hedefiydi ve sadece Teğmen Kaariala komutasındaki 1. Böylece onlar da 9’uncu Fin Tümeninin kurduğu pusuya düştüler. s. 10 uçaksavar topu. Fin Tümeni. 20 çekici. diğer 47 48 age. 98. 1300’ü de esir düştü.50 Buna karşın 9’uncu Fin Tümeninin verdiği kayıplar ise sadece 900 ölü ve 1770 yaralıydı.49 Bu sayede. 20.ölen askerlerin birçoğu da ormanlık alanda kaçmaya çalışırken dondu.47 28 Aralık gecesi tümenden geriye eser kalmamıştı. 190 otomatik tabanca. 284. 104.Paananen. 51 Condon. 44’üncü ve 163’üncü tümenlerin yok edilmesiyle 27.48 Suomussalmi’de. 93. s. 92 sahra topu. 44’üncü Tümenin de çoğu ya öldürüldü ya da dondu. ağır silah ve taşıt yokluğu çeken Fin ordusu 85 tank. Tümenin ilk birimleri 26 Ocakta bölgeye ulaştı ve yine aynı şekilde vurkaç taktikleri kullanılarak Rus tümenini yıpratmaya çalıştı. s. 1620 at ve çok yüklü miktarda cephane ile haberleşme malzemesi gibi oldukça değerli bir ganimeti de ele geçirmiş oluyordu.200 kişilik Fin ihtiyatı tarafından savunuluyordu. 32 sahra mutfağı. General A. 437 kamyon. 6000 yivli tüfek.800 asker.Vinogradov’un Ukraynalılardan oluşan ve Raate üzerinden gelen 44’üncü Sovyet Tümeni. şimdi yürüyüş hâlinde 9 Aralıkta Suomussalmi’de buluşacağı 163’üncü Tümeni kurtarmaya geliyordu. Suomussalmi Muharebesi’nin sonunda 9’uncu Ordunun iki tümeninin yok edilmesi ile gelişen facia. 101. s. Suomussalmi’deki iki Sovyet tümeninin yok edilmesi sayesinde boşta kalan 9’uncu Fin Tümeni hemen Kuhmo’ya intikal ettirildi. s. Gregory. age.51 Bu sayı bir Fin Tümenine göre yüksek bir oran oluştursa da alınan sonuç karşısında oldukça iyi bir rakamdır. 49 tanksavar topu.Paananen. s. Ancak 54’üncü Tümen. 92-93 ve Engle . 49 Perrett. 1600’ü de esir edilmişti. 52 Engle . s.

Başarılı olan bu saldırı ile Rus 122’nci Tümenini Märkäjärvi’ye kadar geri attılar. Ancak birliklerin yetersizliği Suomussalmi’deki gibi topyekûn bir zaferden onları alıkoydu. En kuzeyde. Şubat başında Ruslar. Bu arada Ruslar kuzeybatı yolunu açmak istedilerse de geri püskürtüldüler. Bundan sonra 88’inci Tümen kuzeybatı yolundan Pelkosenniemi’ye 122’nci Tümen ise güneybatı yolundan Kemijärvi’ye doğru iki ayrı koldan yürümeye başladılar. Finlandiya’nın bu bölgedeki en önemli çıkışıydı. Kemijärvi yolundaki 122’nci Tümene de 2-3 Ocakta iki küçük taarruz gerçekleştirdilerse de bir sonuç alamadılar. Ruslar bu sefer inatla direndiyse de Kuhmo üzerine yürüyüşleri duraksadı. Yarma girişiminde bulunan. biraz daha gayret göstermekle birlikte oldukları yerde çakılı kaldılar. 88’inci Tümenin birliklerine yandan saldırdı ve Ruslar panik içinde. ancak başarısız olan 54’üncü Rus Tümeni tamamen yok edilemediyse de çok ağır kayıplar verdi. Kemijärvi’ye 22 km kadar sokulmuştu. Bu arada en iyi Sovyet kayakçılarından oluşan bir Rus kayakçı tugayı. Birkaç gün içinde Finler bu tümeni de 26 km’lik yol boyunca 10 mottiye bölmeyi başardılar. (4) Kuzeydeki Muharebeler Suomussalmi’den daha kuzeyde ise 122’nci ve 88’inci Sovyet Tümenleri 9 Aralıkta çevre köylerden oluşturulan bir Fin taburunu geri püskürtmek suretiyle Salla’yı aldılar. Ancak 23’üncü Sovyet Tümeninin tank ve topçu desteğinde kurtarma girişiminde bulunması ve 54’üncü Tümene havadan yardım malzemesi atılması sayesinde Finler Suomussalmi’deki başarılarını tekrarlayamadılar. bunun yerine iki tümenden ayrılmak suretiyle tanklar ve bir keşif taburu ile takviye edilen bir alayı Salla’da toplayarak kuzeybatı yolundan Pelkosenniemi’ye gönderdiler. Buz Denizi kıyısında bulunan Petsamo Limanı. 54’üncü Tümenin artıkları da 168’inci Tümenden arta kalanlar gibi savaş bitene kadar. Rus steplerinde yetişen bu kayakçıların Fin kayakçılarla boy ölçüşebilecek durumda olmadığı gözlendi. Bununla birlikte bu sektördeki Finlerin kaybı da Ladoga Gölü ile Buz Denizi arasındaki diğer sektörlerden daha fazlaydı. Aynı zamanda sektördeki yetersiz Fin birlikleri bir kurtarma taburu ile takviye edildi. Tükenen Fin birimleri gerilla taktiklerine başvurdu. 25 Şubatta doğudaki. 18 Aralıkta inisiyatifi ele alan Finler. 16 Aralıkta 122’nci Tümen. Finler motti taktiklerine burada da başarıyla başvurdular. 26 Şubatta bölgeye intikal eden İsveç gönüllü grubu. Finler. buradan Berzah’taki Viipuri’ye gönderilen Fin taburlarının yerini alarak Rusları kontrol hamlelerine girişti.tümenlere oranla daha temkinliydi ve gerekli tahkimat ve depolamayı yapmıştı. Burada su aslında buzdan 129 . Ocak ortasından başlayarak Finler bir kez daha saldırıya geçtiler. iki gün sonra da batıdaki iki büyük motti direncini yitirmeye başladı. iki motti arasında kalan 800 m genişliğindeki Fin ikmal yolunu kesme girişiminde bulundularsa da başarılı olamadılar. 10 tank ve 40 kamyon ile çeşitli silah ve mühimmatı gerilerinde bırakarak Sulla’ya kadar geri çekildiler. Kemijärvi üstüne yürüyüşüne devam etmesi beklenen Ruslar. bu sektörde kullanıldıysa da bunlar da ağır kayıplar vererek bir başarı elde edemediler. 28 Ocakta Fin karşı saldırısı başladı.

Bu yüzden Ruslar 14’üncü Orduya bağlı üç tümeni en kuzeye yerleştirmişlerdi. s. Ruslara çok ağır kayıplar verdirmiş. 20 Ocakta gelişmeleri yakından takip eden İngiltere’nin 3 Eylülden beri Denizcilik Bakanı olan Winston Churchill.etkilenmiyordu. öncelikle balon kullanmak suretiyle Fin toplarının ve koruganlarının yerlerini keşfettiler. Ancak en yakın demir yoluna 400 km kadar uzakta kalan bu kenti sadece dar bir yol güneye bağlıyordu. Rusların tattığı bu yenilgilerin sonucunda Finler. Bu yolla topladıkları bilgiler sayesinde kendi topçularının doğruluk oranı arttı. üç koldan harekete geçtilerse de Finlerin uyguladıkları gerilla taktikleri ve aşırı soğuğun yanı sıra Suomussalmi ve Tolvajärvi’den gelen moral bozucu haberlerin verdiği temkinlilik de etkili oldu ve Rus ilerleyişi durmak zorunda kaldı. Doğu sınırı boyunca dizilmiş olan üç Rus ordusu Mareşal G. İşgal başladığında buradan sokulan ve kuzey kıyısındaki limanlarda bulunan kıyı bataryalarının desteğine sahip iyi eğitimli 104’üncü Tümen ile 52’nci Tümene karşı Finlerin sadece 1887 yılından kalma topların bulunduğu bir topçu bataryası ile takviye edilmiş bir bölüğü mevcuttu. Komutanın devredildiği Mareşal Timoshenkko savaşın ikinci safhasını sadece Karelya Berzahı’nda yürüterek doğru Helsinki’yi hedeflemeye karar verdi. 4 Şubatta Rus uçakları Salo’ya hava saldırısı düzenledi. Ruslar tanklarla birlikte mevzilendiler. Rusların zayıflığını tüm dünyaya duyurdu. (5) Diğer Olaylar 12 Aralıkta Rusların “Kızıl Ekim” ve “Marat” adlı savaş gemileri. Liddell-Hart. Savaşın önemli bir siyasi gelişmesi 14 Aralıkta vuku buldu: Sovyetler Birliği Milletler Cemiyetinden ihraç edilmişti. 5 Şubatta ise Müttefik Üst Konseyi Finlandiya’ya yardım kararı aldı. Rusya’nın bu şekilde küçümsenmesini eleştirirken aynı hataya Hitler’in de kısmen düştüğünü belirtmektedir.13 Mart) Sovyet yetkililer ummadıkları bu direniş üzerine Kuzeybatı Cephesi’ni.53 2 Şubatta Timoshenko. Ancak bir kısım ihtiyat toplanabildi. 12 Aralıkta Lapland’daki Rovaniemi’de olmayı planlayan Ruslar. çok sayıda ganimet ele geçirmiş ve tüm doğu sınırı boyunca hâkim güç olmuşlardı. Felakete uğrayan Ruslar. Ocak içerisinde Almanların arabuluculuk girişimi başarısız oldu. 130 . İkinci Safha (1 Şubat . Ruslar. b. Böylece iki 53 Liddell-Hart. Fin kıyı bataryaları ile çatışmaya girdi.Stern’in komutanlığında Kuzey Ordular Grubu olarak birleştirilirken Timoshenko 26 Aralıkta Berzah’taki birliklerini Meretskov komutasındaki 7’nci Ordu ve General Grondahl komutasındaki 13’üncü Ordu olarak yeniden düzenledi. Berzah’a 11 piyade ve 5 tank tugayı daha gönderildi. Ayrıca bu çevrede Avrupa’nın en zengin nikel yataklarından biri bulunduğu için Sovyetler’in burada gözü vardı. ocak ayında ikinci ve kesin bir genel taarruz için hazırlanmaya başladı. Mannerheim Hattı boyunca geri çekilmeye başladı. taze birlikler ekleyerek yeniden yapılandırmaya mecbur kaldılar. 18 Ocakta cephe Nautsi’de sabitlenmişti ve savaşın sonuna kadar da değişmedi. 53.

122. Karşılarında ise aynı şekilde Rusların 43’üncü. 2 km enindeki hat 104 Rus topçu bataryasının 440 topu tarafından sürekli dövülüyordu. s. yani Summa Sektörüne odaklanıldığından harekâtın yükünü 7’nci Ordu çekecekti. 11 Şubatta kitlesel bir bombardımanın ardından tankların desteklediği 27 tümen ile birlikte tüm hat boyunca genel taarruza geçti. Harekât öncekilere göre daha sistematik ve tecrübelere dayanıyor idiyse de o gün Ruslar hattı yarmayı başaramadı. tabyalar harap olmuş ve birçok yerdeki makineli tüfek yuvası da yok edilmişti. 8’inci ve 7’nci Tümenlerdi..ordunun gücü toplamı 54 tümen seviyesine çıkarıldı.000’i buldu. 4’üncü. Ukrayna’dan gelen ve iklime uygun donatılmış yeni birliklerle birlikte Berzah’taki Sovyet askerlerinin sayısı 600. Ancak birçok beton korugan onarılamayacak kadar kötü hasar görmüş. 24’üncü. Fin askerlerin ise bekleme dönemindeki belirsizlikten. Summa Sektöründen umudu kesen Timoshenko. 131 .Paananen. Timoshenko. Summa’nın birkaç kilometre doğusundaki Lähde Sektörüne yöneldi. 90’ıncı Tümenleri. Beş gün boyunca tam destekli Rus saldırısı aralıksız olarak gece gündüz sürdü. ve 150’nci Tümenleri vardı.55 Daha sonra 500 uçağın ve ağır tankların desteğindeki altı tümen Hatjalahti ve Moolaa Gölleri Sektörlerinden taarruza geçti. Savaşın ikinci safhası 1 Şubat günü Sulla Sektöründeki ağır topçu ve uçak bombardımanlarıyla başladı. bir kaç bağımsız birim de eklenerek ana ihtiyat birimi yapıldı. Ayın 6’sında saldırı tüm cepheyi kaplamıştı ama hareketlenme sadece Summa Sektöründeydi. Buna karşın bölgede Finlerin daha küçük kalibreli ve cephanesi yetersiz 16 adet topu mevcuttu. 142’nci. 40’ıncı Tank Tugayı. s. Savaşın başlarken Finlerin hatta konuşlanmış tümenleri batıdan doğuya sırasıyla 4’üncü.000’i buluyordu. 49’uncu. Bu 54 55 Engle . age. 138’inci. 5 Şubatta daha yoğun ve tam güçle yapılan bir saldırıyı da Finler geri püskürttü. 1’inci. Bugün 150 tank ve 200 uçağın desteğiyle üç Rus tümeni 9 km genişliğindeki hat boyunca tekrar saldırıya geçti. 2’nci. O kadar şiddetli topçu bombardımanı oluyordu ki Rusların Fin hatlarına yağdırdığı mermi miktarı günde 300. 3’üncü. 122. Ancak harekât için Berzah’ın batısına. öngörüsü sayesinde saldırıyı Sulla Sektöründe beklediği için düzenlemelerini ona göre yapmıştı. Ayrıca 21’inci Fin Tümeni de 1’inci Tümen ile birleştirildi ve artan kısmı da Berzah’ın en doğu ucunda Genelkurmay Başkanlığının ihtiyat kuvveti oldu. Bu arada 5’inci Fin Tümeni geri çekilerek hatta yerine 3’üncü Tümen adını alan 6’ncı Tümen yerleştirildi. Mannerheim. 70’inci. 5’inci Tümen. 136’ncı. Finler bunlara gece gerçekleştirdikleri karşı taarruzlarla karşılık verdiler. hava bombardımanından ve topçu ateşinden moralleri bozuluyordu.54 Timoshenko saldırı için Berzah’ın Fin Körfezi’ne yakın olan batı kısmındaki Sulla Sektörünü seçti. 123’üncü.

Deniz Kuvvetlerinin iki taburu ile savunuyorlardı. 2000. 28 Şubatta Lapland’dan getirtilen bazı birlikler Tümgeneral Wallenius komutasında Viipuri’nin kıyıdan savunmasını üstlendi. Ertesi günkü Sovyet saldırısı ikinci hattı da tehdit etmeye başlamıştı. Ancak Suomussalmi’de kazanılan ganimetten getirilen topların açtığı ateş sayesinde Rus saldırısı bir anda durdu. Ruslar. Fin çekilişi bozgun hâlini alıyor gibiydi. 18 Şubatta kıyıdan da harekâta giriştiler. Savunma Konseyi ile birlikte durum hakkında bilgi vererek hükûmetten acilen Ruslarla barış yapılmasını istedi. Timoshenko korkunç kayıplara aldırmaksızın devam ettirdiği saldırının sürekliliği sayesinde 13 Şubatta savunma hattını Summa yakınlarında delmeyi başardı. 132 . kendi ismini taşıyan savunma hattının yarılmasının ne demek olduğunu bildiği için. Turku ve kuzeydeki Petsamo’ya asker çıkardılar. Mannerheim. s.sefer birkaç yerden hatta girinti elde edilse de Finler bunları yerel ihtiyat birimlerini kullanarak hemen kapattılar. Rus kollarını açıkta yakalayarak kayıplar verdirdiler. yine de Finleri sağ yanlarından çevirmeyi başarabildiler ve sonunda Karelya Berzahı’nı elde etmiş oldular. durum değerlendirmesinden sonra tüm birlikleri batı ucundaki ikinci bir hatta kadar geri çekmeye karar verdi. 74-75. New York. Ancak Ruslar. Hangö. yoğun tank. Carroll & Graf Publishers. Kendisi zaten hasta olan ve eşi bombardıman sırasında kötürüm kalan Österman’ın ayrılma isteği üzerine yerine Heinrichs atanırken Heinrichs’ten boşalan 3’üncü Kolorduya da yeni terfi edilen Tümgeneral Talvela atandı. Aynı gün Norveç ve İsveç müttefiklerin transit talebini reddetti. Ruslar ayrıca denizden Pervos. 27 Şubatta Fin birliklerine Viipuri’nin dışındaki arka hatta çekilmeleri emredildi. 1 Martta Sovyet birlikleri Viipuri’ye ulaştı. 56 Alexander Werth. Russia at War 1941-1945. 21 Şubata gelindiğinde açılan gedik 13 km’ye yaklaşıyordu. 4 Martta Sovyet ordusunun üç tümeni. 26 Şubatta Ruslar Viipuri’ye yaklaşırken Finler 4’üncü Bağımsız Zırhlı Bölüğün Vickers tanklarını kullanarak karşı saldırıya kalktı. Bu arada Berzah’ın doğu kesimini savunan 2’nci Kolordunun bir bölümü 1’inci Kolordu oldu ve başına da Tümgeneral Laatikainen getirildi. 14 Şubatta cepheye giden Mannerheim. 2 Martta Ruslar son hattı yarmayı denediler. Ertesi gün kitlesel bir Rus tank saldırısı Finleri arka hatta kadar sürükledi. 22 Şubatta Koivisto Adası boşaltıldı. 19 Şubatta ise Fin komuta kademesinde zorunlu bir değişiklik yapıldı. Bu arada daha yaşlılardan oluşturulan ve cepheye sevk edilen 23’üncü Fin Tümeni muazzam zorluklarla karşılaştı. Böylece Finlandiya 6 Martta barış istedi. Finler bu kesimi. Ancak bu hareketle Finler de son ihtiyatı kullanmış oluyorlardı. Saldırı kısmen başarılı olduysa da Vickerslar daha üstün olan Sovyet T-28M tanklarına karşı yarı yarıya kayıp verdiler. süvari ve hava desteğiyle Viipuri’nin batısından donmuş olan Finlandiya Körfezi’ni geçmeye teşebbüs ederken56 Finler.

1957. Bakan Juho Kusto. Finlandiya’ya dışarıdan yapılan yardımlar. savaşın uzamasına önemli katkısı olan Mannerheim Hattı. Hürriyet Yayınları: 231.00’de.Vasilevski imzaladılar. verilen kayıplar ve bu kayıpların yakın geleceğe etkileri alt başlıkları içinde yapılacaktır. Bakan Andrei Alexandrovich Zhdanov ve Tuğgeneral Alexander M. Siyaset Savaşta Sovyetler saldıran. 59 Shirer. imzalanan barışı büyük bir sevinçle karşıladı. 12 Mart 1940’ta saat 11. 60 Tanner. s. Antlaşmayı Finler adına Başbakan Risto Ryti.57 Ancak Mannerheim. 315. Genelkurmayın hükûmetteki temsilcisi Tümgeneral Rudolf Walden ve Profesör Väinö Voionmaa. s. s. Tarih Dizisi: 16. elde ettikleri üslerin yanı sıra önemli ölçüde bir Fin toprağını da kendi sınırları içine dâhil etmişlerdi. 20 Martta Barış Antlaşması’nın onay belgeleri Moskova’da takas edildi. a. 1979. Finlandiya ve Sovyetler arasında barış antlaşması imzalandı. Nazi İmparatorluğu: Yükseliş.60 4. 315. Finler ise savunan rolünü üstlendiğinden Sovyetler’in siyasi bir tepki görerek dünya üzerindeki itibarının olumsuz etkileneceği şüphesizdi.58 Ruslar istediklerini fazlasıyla almış. Bunun bir benzerini Almanlar komplo olarak Polonya’ya saldırmadan hemen önce uygulamış ve 1 Eylül 1939’da sabaha karşı bir SS Paraşütçü Birliğini Polonya askerleri kılığında kendi sınırları içerisinde bulunan bir radyo istasyonuna saldırtmışlardır. Sudan bile olsa böyle bir bahanenin olması savaşın her an başlayabileceğinin bir göstergesi olarak William L. Bu yüzden Sovyetler bir nevi kendi saldırılarını haklı göstermek ya da saldırının başında zaman kazanmak için çeşitli bölgelerde Finlerin kendilerine saldırdıkları haberlerini dünyaya yayması garipsenmemelidir. Bu tür “casus belli” durumu yaratmalar. 263. İstanbul. The Winter War. (çev. izlenen strateji. bir milyon Rus askerine teslim oldu. Sovyetler Birliği adına ise Dışişleri Bakanı Vyacheslav Mikhailovich Molotov. 58 Väinö Tanner. 57. zaman konusunda İngilizlere güvenemiyordu ve orduları artık zamana karşı da savaşıyorlardı. uygulanan taktikler. Almanya. orduların gücünde önemli fark yaratan modern savaşın iki unsuru olan zırhlı birlikler ve hava kuvvetleri arasındaki dengesizlik.Fin Savaşı’nın analizini siyasi gelişmeler. Stanford. Stanford University Press.59 Silahlar ise ancak ertesi gün sustu. 260. Shirer. s. Sonunda 100.7 Martta İngiliz Kraliyet Genelkurmay Başkanı General Edmund Ironside. Savaşın Analizi Araştırmanın bu bölümünde Rus . Finler inatla direnseler de Ruslar her gün yeni taarruzlarla ihtiyatı tükenen ve cephanesi oldukça azalan Finleri azar azar geriye atıyorlardı. Rasih Güran). birçok saldırıdan önce gözlenmiştir.000 kişilik bir Müttefik Seferi Kuvveti’nin Finlerin yardımına koşmaya hazır olduğunu ve 15. 57 133 .000 Fin askeri.000 kişilik bir kafilenin Norveç ve İsveç transit geçişlerine izin verirse Mart’ın sonunda Finlandiya’da bulunacağını Mareşal Mannerheim’a bildirdi.

Fin Hükûmeti ayrıca Sovyetler’e karşı İngiltere ve Fransa ile Almanya’yı hedeflemeyen. Balkan Paktı’na benzer bir savunma paktı için İskandinavya’da Finlandiya. Ayrıca Mannerheim’ın da eleştirdiği gibi. hem statükoyu iyi göremediklerini hem de iki savaş arası dönemde Milletler Cemiyetinin Batılı Müttefiklerin ve onların hükûmetlerinin tutumlarını çözemediklerini göstermektedir. 197. Yine de ordunun 61 Mannerheim. Rusların Leningrad’ın güvenliği ile ilgili tekliflerini bekliyorlardı. barış içinde yaşamaya alışmış. kısmi bir işgal ile bu devletler arasından zarardan kâr elde eden tek ülke konumundaydı. b. Nitekim Estonya. Fin siyasi otoriteleri dış politikada Türkiye gibi aktif olamamışlardır. Öte yandan Sovyetler ile Finler arasındaki diplomatik görüşmelerin bu çatışmalar sayesinde kesilmesi de Sovyetler’in askerî seçeneğine olan güveninin diplomasiye oranla daha fazla olduğunu göstermektedir. 134 . kuzeyde bulunan. Fin Hükûmetinin dış politika öngörüsü zayıf olmasına rağmen. Bununla birlikte Finlandiya. Finlerin sonradan ele geçirdikleri belgelerden de anlaşılacağı gibi.Fin ilişkilerine iyi yansıtamadığı görülmektedir. Finler. Letonya ve Litvanya da kısa bir süre sonra Sovyet egemenliğine boyun eğmişlerdir. Böyle bir öngörünün yokluğu 1940 yılı içinde İsveç hariç tüm bu devletlerin işgali ile sonuçlanmıştır.61 Finler ise bütün asimetrik dengelere karşın Berzah’ta Rusları oyalamak ve doğu sınırından yapılacak Rus kollarının sızmalarına iç kesimlerde karşı koymak için kuvvetlerini bölüştürmüşlerdi. Bununla birlikte hükûmetin katı bir tutum içerisinde olsa bile bunu Rus . s. İsveç ve hatta Danimarka ile İzlanda’yı dahi kapsayabilecek bir yerel savunma mekanizması caydırıcı unsur olarak kâğıt üstünde geliştirilebilirdi. Bir başka deyişle bu öngörü noksanlığı. Rus . faal siyasi gelişmelerin yaşandığı bölgelere uzak kalan halkların oluşturdukları hükûmetlerin ortak yanıydı ve belki de bu hükûmetler dış politikadaki ani rüzgârların kendi ülkelerine de gelebileceklerine inanmak bile istemiyorlardı. Fin yöneticilerin Milletler Cemiyetine ya da Batılı Müttefiklere fazla güvenmeleri. Ruslar savaşı bu şekilde en çok birkaç hafta içinde bitirmek istiyorlardı. Türkiye’nin aynı devletler ile arasında daha savaşın başında İtalya’ya karşı oluşturduğu pakt gibi caydırıcı bir pakt oluşturması da mümkündü. Örneğin.Alman Paktı’ndan şüphelenseler de savaşın başlama zamanına hayret etmişlerdir. Sovyet .Fin sınırının çeşitli kesimlerinde meydana gelen bu tür belirtilerin ilki ile harekât arasında dört günün bulunması Finlere zaman kazandırmış olabilir.kabul edildiğinde. Aslında daha 1930’larda öngörülerek Baltık ve İskandinav ülkeleri arasında genişçe bir savunma paktı oluşturulabilirdi. Norveç. Strateji Sovyetler’in savaş planı aslında basitti: Tüm cephelerde birden taarruza geçip stratejik öneme sahip bölgeleri işgal ederek Fin ordusunu parçalara ayırmak ve Leningrad’ın kuzeyindeki Fin cephesini yararak Güney Finlandiya’yı işgal etmek.

Rusların saldırılarını Berzah’ta sınır ile ana savunma hattı arasındaki bölgede asıl kuvvetler yetişene kadar 20 sene boyunca bu bölgede yapılan tatbikatlarla deneyim kazanmış “örtülü birimler” tarafından mümkün olduğunca geciktirmekti.Paananen. Ancak Berzah’ta Finlerin Rusları oyalama taktikleri. 196.” şeklindeki alaycı açıklamasına karşı.Fin Savaşı olup bu patlayıcılara “Molotof” adının verilmesi Finler tarafından gerçekleşmiştir.çoğu Berzah’ı savunuyordu ve sınırlı Fin ihtiyatının çoğu da buraya akıyordu. Manerheim Rus tanklarına karşı acilen bölük. Bu durum. s.000’i cephede olmak üzere toplam 70. s. ilk kez yedi piyade tümeni ve altı zırhlı tugaydan oluşan 140. s. s. iki savaş arası dönemin teknolojisi ile üretilen Rus tanklarına karşı işe yaramıştır. Engle . birçok yerde olduğu gibi tuzağa çekilerek ikmal hatları kesilip çevriliyor ve kitleler hâlinde imha ediliyordu. Rus . Finlerin yoğun olarak kullandıkları molotofkokteylleri.000 asker ve 1000 tanklık bir kuvvetle saldırdıklarında. Bk. c. 30 Kasımda bombalanan Helsinki ile ilgili Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov’un “Finlere bomba değil ekmek sepeti atıyoruz. bunları 13. alay ve tümen seviyelerinde “Molotofkokteylleri”64 kullanan özel birimler kurulmasını emretmiştir. Taktik Finlerin izleyeceği yol. Bir yandan da daha büyük Rus birlikleri bu bireysel çabaların bütünleştirilmesiyle. 39. tabur. “Bofors Toplar” sayesinde güçlükle kurtarabildiler. Tarihi biraz daha eskiye dayanan bu bombaların kullanıldığı ilk uluslararası savaş. Kış ortamında donmuş göllerin66. Finlerin cevabı bu kokteyller olmuş ve “Molotofkokteyli” ismini esprili bir şekilde bu olaydan almıştır. Bu yüzden Rusların doğu harekâtı başarısız olsa bile zaten çok sınırlı sayıda olan Fin ihtiyat kuvvetlerini buraya sevk ederek62 Mannerheim Hattı’ndaki birliklerini destekleyememelerine neden oldu. 5. 67 1954 yazında Dien Bien Phu Muharebesi ve G. 65 Engle .000 civarında göl vardı ve bunlar yeterince derine kadar buz tutmuştu. 53. Mannerheim. daha sonra Fransızların Vietnam’da başlarına gelenler ile benzerlik göstermektedir. 64 Molotofkokteyli içine benzin doldurulmuş şişelerin ağızlarındaki fitilin ateşlenmesi şeklinde kullanılan el yapımı ve en basit bir el bombası çeşididir.63 Hatta bozgunun çok yakın olduğu bir anı. Bu duruma rağmen Rus saldırısı yavaşlamıştır. nehirlerin ve karla kaplı ormanların içinde inisiyatifi ele alan bu askerlerin Rusları sürekli taciz ederek kayıplar verdirmiş olmaları muhtemeldir. bu rolü üstlenen birimlerinin zayıf olmalarından dolayı başarısız olmuştur.67 Amerikalıların helikopterlerle havadan taşıma doktrinini uygulamaya 62 63 Liddell-Hart. Finler 20.65 Taktik alanda Finlerin bireysel ya da küçük gruplar hâlindeki çabaları Rus kayıplarının artmasında önemli bir etmen olmuştur. 135 . 66 Finlandiya’da 60. 100 Konvoyu’na kurulan pusu.000 adet molotofkokteyli hazırlayıp kullanmışlardır.Paananen.000 Fin “örtülü kuvvet”inin karşılayabilmesi beklenemezdi. Tankların açık olan taret ve şase kapaklarından içeri atmak ya da hava girişlerini hedeflemek suretiyle Rus tanklarına ciddi kayıplar verdiren kayakçı Fin gerillaları ise bunun bedelini % 60-70 gibi büyük bir kayıp oranı ile ödemişlerdir.M. Ruslar buraya.

Fin Savaşı’nda yaşanan bu gelişmelerde Rusların hava üstünlüğüne rağmen tahminen kış şartlarından dolayı havadan keşif faaliyetlerinin önemli ölçüde engellendiğini düşünebiliriz. Özellikle karda kendilerine sürat ve çeviklik kazandıran bu kayaklı avcı birliklerini kullanan Finler.102. Bu durum. 136 . Rus birimlerinin arasındaki kopukluktan yararlandıkları için bölge şartlarının da yardımıyla irtibat kuramayan ve sırayla çevrilerek yok edilen her Rus biriminin kendinden önceki birimin başına gelenlerden haberi olmadığından. İkmal yapamayan Rus tankları ise benzinleri bitince etkisiz kalıyor ve Finlerin ani saldırıları sonucu mürettebatlarınca terk ediliyorlardı. Finlerin operasyonel ve taktik seviyelerde bu denli başarılı olmasının arkasında. O sıralar üç İskandinav ülkesindeki iyi eğitimli kayakçı grupları tam donanımla kar ve buzda günde saatte 13 km’lik bir hızla 50 km yol alabiliyorlardı. Rusları yavaşlatan diğer bir unsur olan ve çok soğuk geçen kış şartlarını da kendi lehlerine kullanarak Ruslara barınak bırakmayacak şekilde tüm sığınılabilir yerleri yok etmişlerdi. Finlerin bu taktiği saat gibi işliyordu. bir ders niteliği taşımaktadır. Özellikle ormanlık alanların içinden kitleler hâlinde kol şeklinde ilerlemeleri Finlerin “motti taktiği” için uygun zemini hazırlayarak her cephede facialara neden olmuştur. Ruslar ise ciddi boyutta taktik hatalar yapmışlardır. s. Rus askerlerinin kitleler hâlinde donmalarına yol açmıştır. Finler ayrıca kendi iç bölgelerinde savaştıkları için. Fin kayakçıları bu dalgalanmayı 13 km’lik bir kola uygulayabiliyorlardı. nehirlerin ve ormanların yoğun olduğu coğrafya ve kış şartları Ruslara ancak bu tür bir saldırı imkânı 68 Gregory. Fin ordusunda bulunan çok iyi eğitimli kayakçı grupları üstüne kurulmuştur. sonra aralarında tank ve diğer zırhlı araçlarında bulunduğu Rus birliklerinin uzayan kollar hâlindeki lojistik hatlarını kullanarak yarma yapmaya çalışmalarına karşı onların iki yanındaki belli bir mesafede toplanıyor. sonra hızla yardıma gelen birimi de aynı şekilde yok edebilmek için bu sefer o birime belli bir mesafede bulunan toplanma bölgelerine yöneliyor ve aynı olayı defalarca tekrarlayarak Rus tümenlerini birer birer saf dışı bırakıyorlardı. ormanlardan çıkarak gece ve gündüz sürekli karşı taarruz hâlinde Rus birimlerinin aralarındaki boşluklardan istifade ederek onları mümkün olduğunca küçük parçalar hâlinde kuşatıp yok ediyor. Fakat Rus . Ancak bölge şartlarında bu sızma şekline başvurulmasının nedeni öncelikle üç ana unsura bağlanabilir: Birincisi. önce çekiliyor.koydukları 1960’lara kadar bu büyük tuzakların ancak cephenin hemen gerisinin güvenliğini sağlayabilecek mekanize birimlerle önlenmesinin mümkün olduğu söylenebilir. göllerin.68 Bu taktiklerin kullanıldığı Suomussalmi Muharebesi. Almanların savaşa kazandırdıkları taktik hareketliliği takip ederek bölge şartlarına ve kendi birlik kapasitelerine uygun olarak geliştirdikleri “motti taktikleri” vardır. Bu taktik. Bununla birlikte Rus askerî haber alma sisteminin de etkisiz kaldığı söylenebilir.

eski çağlardan kalma bir askerî düşünce tarzına sahipti. 69 70 Akad. Bu faciaların perde arkasında ise 1937’de Stalin’in kendisine karşı darbeden şüphelenerek emrettiği “Büyük Tasfiye” ile Kızılordunun komuta kademesini büyük oranda temizlemesinin büyük payı vardır.69 Çünkü sıkı bir itaat rejiminin hâkim olduğu Kızılordunun komutanları. Büyük ihtimalle asker sayısı ve ateş gücündeki kendi lehlerine olan asimetrik durum. Ne de olsa kaynağı insandan olan Sovyet ordusu. işlemese dahi ilk yapılan plana itaat ederek Fin saldırılarına yol veriyorlardı. Ruslar ise bu tuzağa rahatlıkla düşerken kol hâlinde saldırdıkları on yolun hepsinde de Fin zaferleri birbirini izlemiştir. askerlerini ateşe atmaktan hiç bir zaman çekinmeyecek. önce kola saldırıp sonra kanatlardan sıkıştırıyorlar ve birimleri çeviriyorlardı. Mannerheim. kendilerinin de kış şartlarına çok alışık olduğunu düşünen Sovyet yetkilileri âdeta büyülemiş ve General Kar’ın kendilerini olumsuz olarak nasıl etkileyebileceğini akıllarından bile geçirmemişlerdi.sunmaktadır. kış şartlarının bir savaşın kaderine ne denli etkili olabileceği konusunda da tecrübesiz olduklarını bu savaşta gösterdiler. Fin birliklerinin en çok yararlandığı ikinci unsur olmuştur. Bu düşünce daha sonra 1941’den başlayarak Almanlar ile girişecekleri savaşta verecekleri olağanüstü kayıplarda da başat olacaktır. s. 183-184. Gerçekten de savaş boyunca inisiyatifi gerektiğinde ele alarak -ki hemen hemen her sektörde bu söz konusu olmuştur. modası geçmiş “FT-17” tanklarından oluşan iki tank bölüğünü. tabur. tümen seviyesinde olsun birbirinden habersizdi. Hatta öyle ki 1939’da ordunun üst düzeyindeki Meretskov ve Timoshenko gibi mareşaller bile kırklı yaşlarda olabiliyordu.gerekli taktik değişikliğe başvuracak nitelik ve cesarete sahip olan bir komutan yoktu. Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılmış 30 zırhlı araç -tahminen çoğu ya da hepsi “Renault FT-17” tankları. Rusların bu zayıflıklarını sanki önceden etüt etmiş gibi çok iyi değerlendiren Finler. 20 yıl önce alınmış. Bunların süreklilik kazanması sayesinde Ruslar sayı üstünlüklerinin verdikleri gücü kullanamadılar. Rusların özellikle doğu sınırına yapılan harekâta yönelik lojistiğin yetersizliği daha geniş bir cephe taarruzunu önleyici niteliktedir.70 1939’da kurulan tank taburu. Üçüncüsü ise zaten Fin gücünü küçümseyen bir Sovyet yönetimi için harekâtı engelleyebilecek bir akılcılığa yol açabilecek bu şartlar karşısında taktik konusunda çok ince detaylara değinmeye gerek yoktur.ile bir sene önce alınan ama henüz silahla donatılmayan 30 “Vickers” hafif tankı mevcuttu. Zırhlı Birlikler Finlerin zırhlı desteği de yok denecek kadar azdı. 137 . İkincisi. Aynı zamanda Ruslar. Bu durum “motti taktiği”nin süreklilik kazanmasını ve facianın tüm birimleri kapsayarak art arda iki tümenin yok edilmesine kadar gitmesine neden olmuştur. Önde giden birim ile arkadan gelen birim. Rus birimleri arasındaki irtibatsızlık. 288. ç. alay. s.

LeR 2 iki avcı filosundan ve LeR 4 ise iki bombardıman filosundan oluşmaktaydı. her biri 27 uçaktan oluşan üç bombardıman filosu ve 13 uçaklık bir deniz filosu ihtiyacının karşılanmasına çalışıldı. London.406” avcı uçakları ile donatıldı. Hollanda’dan kara kuvvetleri kooperasyon uçağı olarak çift kanatlı 34 “Fokker C.S. 71 Steven J. mevcut olan irtibat sorunu sayesinde tankları -çok sayıda bile olsalar. Ancak bunlar da gelişen modern saldırı zihniyetine destek verecek nitelikten uzaktaydılar. Üç uçar alaydan biri olan LeR 1 (Lentorykmentti 1) dört ordu kooperasyon filosundan. 1995. Bu birim daha sonra 6’ncı Tank Bölüğü olarak yeniden yapılandı. Diğerlerinden daha çok çatışmaya giren 4’üncü Tank Bölüğünün 13 Vickers tankından yedisi kaybedilirken ikisi de hasar gördü.V”.muharebe etkin bir araç yapamamışlardır. s.71 Rusların tankları da çok iyi değildi.XXI”. 138 . Ayrıca ErLLv (Erillinen Lentolaivue) bağımsız filosu vardı. LLv28 ise Fransız yapımı “Morane-Saulnier M.I” çift motorlu bombardıman uçağı tedarik etti.6 tonluk hafif “Vickers” tanklarından oluşan iki tank bölüğünü ve bir tank değiştirme bölüğünü kapsıyordu.X” hem de daha eski olan “Fokker C. Arms and Armour. LLv14 hem “Fokker C.43” uçaklarını içeriyordu. bunu dayandıracağı taktikler ve doktrin konusunda gereken reforma gidememiştir.X” ile avcı olarak 42 “Fokker D. İki bombardıman filosu olan LLv44 ve LLv46 eşit olarak “Bristole Blenheim Mk.XXI” ve İngiltere’den de 18 “Bristol Blenheim Mk. Genellikle bağımsız tugaylar hâlinde kullandıklarından.James Grandsen. Bu savaştaki tecrübelerden sonra tank teknolojisini hızla ilerleten Sovyetler Birliği. Sadece LLv10 (Lentolaivue 10) ve LLv12 ordu kooperasyon filoları tamamen “Fokker C. LLv16 ise modası geçmiş olan “Blackburn Ribons” ve “Junkers K. LLv26 ise günü geçmiş olan “Bristol Buldog” uçakları ile donatılmıştı. The Eastern Front. d. Üçüncü bir bombardıman filosu da henüz kurulmuştu. 67. Ancak savaş boyunca Fin tankları önemli bir rol oynamadı. ErLLv filosunun elinde ise “Blackburn Ribons” uçakları mevcuttu. LLv42 “Blenheim” bombardıman uçakları. Bununla birlikte süvari tugayından Landsverk 182’nci Süvari Birliğinin zıhlı arabaları vardı ve bunlar ocak ayında çatışmaya ilk girenler oldu. LLv24 yeni “Fokker D.I” bombardıman uçakları ile donatılmıştı. Hava Kuvvetleri Finlerin ilk beş yıllık gelişme planından Hava Kuvvetlerine ilk kez 1937’de ayrılan payla her biri 13 uçaktan oluşan dört kara kuvvetleri kooperasyon filosu. Hafif “T-26” ve “BT-5” tanklarının yanı sıra daha ağır “T-28” ve üç taretli “T-35” tankları da mevcuttu. Zaloga .X” uçakları ile donatılmıştı. 1937 ile 1939 arasında Fin Hava Kuvvetleri.

239” avcı uçakları ve Amerikan Deniz Kuvvetlerinde hizmet veren “Brewster F2A Buffalo” avcı uçaklarının da özel bir varyasyonu geldi. 6 Ocak 1940’ta Fin Teğmeni Jorma Sarvanto kullandığı “Fokker D. Fin Hava Kuvvetlerinin Sovyetler’in harekâta ayırdığı hava gücüne kıyasla durumu sayısal olarak 1945’teki Almanların Rus. Hollola’daki havaalanında bulunan İngiliz. Polonyalı ve Amerikalı gönüllü pilotlar dış yardımla gelen “B. Güney Afrika’dan gönderilen 25 “Gloster Gauntlet” uçağının 24’ü İsveç’te tamir edilerek Finlere teslim edildi ve eğitim uçağı olarak kullanıldı.73 Savaş boyunca “Fokker”lar 12 kayba karşılık 127. Amerikan ve İngiliz Hava Kuvvetlerinin toplamı ile karşılaştırılması gibidir.50 (Frecca)”. 44 “Brewster B. Danimarkalı. s. Aynı filonun pilotları savaşın bu başarıyı 12 Aralıkta tekrarlayarak 12 Sovyet bombardıman uçağını daha düşürdüler.R.Paananen.50” avcı uçağı da bölgedeki kış şartlarına uyum sağlayamadı. Ulaşan 35 İtalyan “G. iki “I-16”. İspanyol. kalanlar da yedek parça yoksunluğundan zorlukla kullanıldı. 61. 1 Aralıkta önemli bir başarı elde ederek 12 Sovyet bombardıman uçağını düşürdü. Finlerin en çok uçak düşüren as pilotu Sarvanto’nun savaş boyunca 13 uçak düşürdüğü kesinlik kazanmıştır. 32 “Fiat G. LLv28 filosu da bir “M.İkinci Dünya Savaşı başlarken Fin Hava Kuvvetlerinin resmen kurulu olan birimlerinin çoğu ya kısmen ya da tamamen donanımsızdı. İngilizlerin gönderdikleri 13 “Hurricane”den ikisi gelirken düştü. Milletler Cemiyeti mensubu ülkelerden yardım olarak 22 “Bristol Blenheim” bombardıman uçağı ile 30 “Gloster Gladiator”. Finler verilen hava kayıplarını giderdikten sonra ileri hattaki uçak sayısını 130’a çıkarmayı başardılar.XXI” uçakları.S 406” kaybına karşılık 14 uçak düşürmüşlerdir. Finlerin kullandıkları avcı uçaklarının çoğu Sovyetler’in kullandıkları avcı uçaklarına üstündüler.72 LeR 4 filosunun elindeki “Blenheim” uçakları sadece uzun mesafe keşif amacıyla kullanılırken diğer birimler gece harekâtına katılarak kayıp vermekten kaçındılar. Gönderilen altı “Caudron-Renault C. “Buldog”lar ise toplam altı Sovyet uçağı düşürmüşlerdir. Ancak Hava Kuvvetleri personelinin her fırsatta olağanüstü bir başarı gösterdiği de açıktır. sekiz “SB-2” ve benzer bir sayıdaki “Polikarpov I-153” de Fin Hava Kuvvetlerine dâhil edilmiştir. 72 73 Durrant. Engle .239” uçaklarını kullanarak Sovyet savaş uçaklarına karşı bazı başarılar elde ettiler. 12 “Gloster Gladiator” avcı uçağı ve beş “Hawker Harts” hafif bombardıman uçağı ile gelen İsveç gönüllülerinden oluşan F 19 birimi de 10 Ocakta Lapland’a vardı ve alay olarak harekâta katıldı. 139 .XXI” ile dört dakika gibi kısa bir süre içinde altı Sovyet “DB-3” bombardıman uçağını düşürerek önemli bir başarıya imza attı. Bununla beraber. Fin Hava Kuvvetlerinin LLv24 Filosuna bağlı olan “Fokker D. Ayrıca düşürülen uçaklardan onarılan ve toplanan parçalarla montaj yapılan beş “DB-3M”. s.714”ün çok fazla sorunlu olmasından dolayı uçuşu yasaklandı. beş “I-15BIS”. Kanadalı. 6. İngilizlerin gönderdikleri 12 “Westland Lysander” keşif ve irtibat uçağından biri de aynı şekilde yolda düşmüştü.

Fin Hava Kuvvetlerinin Rusların cepheye sürdüğü uçak sayısı ile sayısal karşılaştırması bir doğru üzerindeki nokta gibidir. Fin uçaksavarları ise 314 Sovyet uçağını düşürmüşlerdir.Sovyetler’in elinde “Polikarpov I-153” ve “Polikarpov I-16” avcı uçakları ile “Tupolev SB” ve “Ilyushin DB-3 (Il-4)” bombardıman uçakları ile “Polikarpov R-5” keşif uçakları mevcuttu. yakın destek saldırıları ile muharebelerde çok önemli bir rol üstlenmişti. Fin ile Rus pilotların giriştikleri çarpışmalarda verdirilen kayıpların oranına göre Finler. 74 Kış Savaşı’ndaki Fin Hava Kuvvetleri ilgili bilgiler ve Sovyet Hava Kuvvetleri ile bazı karşılaştırmalar için bk.8 şeklinde gerçekleşmiştir. http://www. harekâtta önemli bir rol oynamaktan uzak kalmıştır. Fin pilotlarının kalitesinin Ruslarınkine nazaran çok daha iyi olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. İkincisi ise gelen dış yardımların kazandırdığı yeni uçakların sayısının da bu oranı fazla değiştirmemekle birlikte uçak kalitesi artan Finler. 3-14 ve “Plane Types that Have Served Finnish Air Force (FAF)”. Birincisi. Saldıran taraf Ruslar olduğu için Fin uçaksavarları Rus hava kayıplarını artırırken çıkış sayısının yoğunluğuna paralel olarak muharebe dışı kayıplar da buna eklendiğinden. Hava harekâtı sırasında 48 Fin uçağı düşürülmüş.fi/ksimuseo/planes. Savaş boyunca Fin Hava Kuvvetlerinin yaptığı çıkış sayısı 5963 ile sınırlı kalırken bunlardan 423’ü “Blenheimlar”a aittir. Sovyet Hava Kuvvetlerinin uçaklarına karşı az da olsa bir kalite üstünlüğü sağlayarak bunun verdiği küçük avantajı en uygun bir şekilde değerlendirmişlerdir.970’i bulmuştur.74 Hava kuvvetleri karşılaştırmasında iki husus açıkça göze çarpmaktadır: Birincisi. Sovyet Hava Kuvvetlerinin kayıpları doğal bir biçimde harekâtın başarıya ulaşması pahasına daha yüksek olmuştur. buna karşın Fin uçakları 207.htm 140 . Rusların havadaki en sayılabilir başarısı ise 29 Şubatta geriden cephenin derinlerine sarkan avcı uçaklarının Ruokolahti Havaüssü’ndeki “Gladiatorlar”a sürpriz yaparak beş tanesini düşürmesi olmuştur. Sovyet Hava Kuvvetlerinin çıkış sayısı ise 100. Bu farklılık. Hâlbuki Polonya’da Almanların zaferinin temeli olan “Blitzkrieg” stratejisinin bir parçası olarak zırhlı birlikleri destekleyen “Luftwaffe” (Alman Hava Kuvvetleri). Bu durumda. Keskinen. Ruslara olağanüstü bir üstünlük sağlamışlardır. Sovyet Hava Kuvvetleri cephe boyunca harekât temposunu sık sık günde 1000 çıkışın üstüne çıkardı.jiop.6 olurken Finlerinki % 0. Fin Hava Kuvvetlerinin uçak kalitesi Ruslarınkinden biraz daha iyi olsa da Rus uçaklarının sayı üstünlüğünü bertaraf edebilecek kadar değildir. Fin Hava Kuvvetleri ise kayıplardan mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışmıştır. s. İkinci olarak Sovyet Hava Kuvvetleri ne derece baskın olursa olsun. Rusların çıkış başına kayıp oranı % 0. Tabi bunda yabancı gönüllü pilotların da katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak iki gerçek var ki bunlar harekâtın gelişimindeki sıkıntılardan Sovyet Hava Kuvvetlerinin de payını aldığını göstermektedir.

Almanlar Finlerin yardım taleplerini de reddetmişlerdi.75 Rusların verdikleri kayıpların ağırlığını Mannerheim Hattı’nda kırılanlar oluşturuyordu. Mannerheim Hattı Mannerheim Hattı. yarı yapay bir engel teşkil etmesiydi. Başta İsveçliler olmak üzere birçok ülkeden gelen 12. İtalya da yardım etmek isteyenler arasındaydı.78 Aslında Finler ile arası iyi olan Hitler’in tutumununu ya baharda Fransa’ya yapacağı saldırı öncesi Sovyetler Birliği ile imzaladıkları paktın sağlam kalması uğruna Finlandiya’yı feda etmek ya da daha ileride Rusya’ya düzenleyeceği sefer için Almanya lehine müttefik kazanmak şeklinde açıklayabiliriz. Tam anlamıyla tamamlanamamış olan bu hat gerçekten de savaşı uzatan en büyük etmen olmuştu.77 Ayrıca birçok yabancı pilot da Finlerin hava filoları için gönüllü olarak hizmet verdiler. 77 “The Russo-Finnish War”. İngiltere ve Fransa ise doğrudan yardım etmek istiyorlar. s. Birinci Dünya Savaşı sistemli bir savunma hattıydı. Belki de her iki düşüncenin de Almanya’nın Rus .com/~ccq/rfw/html 78 Condon. http://www. 52. Hattın en önemli yararı.Fin 75 76 Gregory. 139. Karelya Berzahı boyunca Fin Körfezi’nden Ladoga Gölü’ne kadar uzanan 70 km uzunluğunda. Hatta Almanya’nın ve İtalya’nın Finlere sağlamak istediği silah yardımının toprakları üstünden transitine izin vermemesi. Fin ordusunda Ruslara karşı savaşa girmişlerdi. “Kış Savaşı” ve Dış Dünya Finlerin savaşın ilk safhasındaki olağanüstü başarıları tüm dünyada sempati toplamış. Liddell-Hart. birçok devlet hemen onlarla taraf olmuştu. Sovyet sınırından 30 km içeride kalıyordu. Hat boyunca tahkimatlar ile yoğun ormanlık alan ve engebeli arazi akıllıca birbiri içine geçirilmişti. f. 141 . Hatta Fransız ve İngilizler muharip kuvvetler göndererek hem Finlere yardım etmek hem de Baltık’ta yerleşerek ilerisi için Almanlara karşı kuzeyden tehdit unsuru olmak suretiyle İskandinavya’daki demir madeni ve Almanya’ya giden demir yolunu kontrol altına almak istediler. 102. ama Skagerrak ve Kattegat Boğazları’nın savaşta bulundukları Almanların kontrolünde olmasından dolayı Norveç ve İsveç üzerinden transit geçiş izni için yaptıkları başvurular reddediliyordu. birçok geniş göl ve bataklıklar mevcuttu. s. Ancak bunlar kışın donarak geçit veriyorlardı. s. e.000 kadar gönüllü.76 Savaş sırasında bütün dünya maddi ya da manevi Sovyet saldırganlığına karşı Finleri destekliyordu.delrio. İtalyan Dışişleri Bakanı Kont Galeazzo Ciano’nun öfkesini kazanmasına neden oldu. şüphesiz Sovyet tank kitlelerinin önünde yarı doğal. Hattı koruyan doğal engeller olan Vuoksi Nehri. Hattın iki ucunda kıyı bataryaları mevcuttu.Rusların taktik bombardıman ve av/refakat uçaklarının hem teknik hem de kullandıkları taktik zihniyet açılarından acilen reformasyona tabi tutulması ihtiyacını gözler önüne sermektedir.

2003. Abacus. Ribbentrop. ABD’nin savaş konusundaki çekimserliğinin ise gönderilen yardım malzemesi ve gönüllülerin çok geç ulaşmasına dahi yol açacak kadar fazla olduğu gözlenmektedir. 315. 83 Engle . 132. Bununla birlikte savaşın sonucu kısa vadede tam anlamıyla Almanların lehine olmuştur. bu gelişmiş savaşa tamamen yabancıydılar.Fin Barışı ile buraya müdahale için gösterecekleri nedenden yoksun kaldılar.81 Batılı Müttefiklerin yardım kararı alması da 5 Şubat gibi çok geç bir tarihe kalmıştır. daha sonra nisan ve mayıs aylarında Norveç’te su yüzüne çıkacak olan İngiliz ve Fransız üst düzeyinin bilgi ve beceri eksikliğinden başka bir şey değildir.83 Savaşa Finlandiya’nın yanında en önemli katılım ise İsveçli gönüllülerden olmuştur. Yine de Churchill’in Rusların zayıflığını duyurması ile bu kararın alınması arasındaki 16 günlük fark. s. 142. Askeri malzeme yardımı konusunda cömert olan İsveç’in müttefiklerin transitine izin vermemesi ise bir soru işaretidir. London. 81 Shirer. Bununla birlikte Fransa 50. Rus . Tahminen Almanya ile sıkı ilişkilerde bulunan İsveç. 142 . Norveç’e müdahale etmek ihtiyacı hisseden Almanya ve İngiltere. 290. 82 Condon. s. Bununla birlikte “Kriegsmarine”in (Alman Deniz Kuvvetleri) komutanı Büyük Amiral Erich Raeder’in anlaşarak Kuzey İsveç’e doğru seyreden Alman gemilerinden Sovyet denizaltılarına Botni Körfezi’nde ikmal yapması da79 ikinci düşüncenin varlığını kanıtlamaktadır. Her şeye rağmen Batılı Müttefikler mart ayı sonunda Finlandiya’ya yardım olarak 50. Ancak Finlandiya’nın tam bir Sovyet kontrolüne geçmesi ilk düşüncenin biraz daha ağır bastığını göstermektedir.000 asker göndereceklerdi. Bunun yanında İsveç de haklı olarak 79 80 Michael Bloch. Almanlar 1941’de Finlandiya’yı müttefik olarak kazanmıştır.Paananen. Almanların 1940 Nisanında Norveç’e ve 1940 Mayısında da Fransa’ya düzenleyeceği harekâtlar boyunca Stalin ile aralarındaki anlaşmayı bozmalarına engel olmuştur. Savaşın sona erdiği 12 Martta toplam 100.82 Bunun nedeni Batılı Müttefiklerin de Finlandiya’nın bu kadar dayanabileceğini ummaması olabilir. OKW: Oberkommando der Wehrmacht (Silahlı Kuvvetler Üst Konseyi).000 müttefik askerinin Finlandiya’ya gitmek için hazır olduğu bilinmektedir.Savaşı’ndaki tarafsızlığını muhafaza etmesinde payı vardı. Alman OKW80 Harekât Dairesi Başkanı olan General Alfred Jodl’a göre.000 Fransız askerini bölgeye transfer edilmesi için 26 Şubatta hazırladı. savaşın ilerleyen yıllarında Türkiye’nin de beceri ile oynadığı “denge oyununu” oynadığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda Kızılordunun ciddi yaralar alarak yeniden yapılanma dönemine girmesi. s. s. Bir başka deyişle daha İkinci Dünya Savaşı’nda bir harekâta girişmemiş olan Batılı Müttefikler. Hâlbuki konu Norveç ve İsveç Hükûmetlerine 27 Aralıkta açılmıştı. müttefiklere de yakın durarak.

Sovyet ordusu sefere ayırdığı hava gücünün de yaklaşık % 22’sini kaybetti. s. s. İstanbul. Kaldı ki kara kuvvetleri 3000’e yakın uçaktan oluşan ciddi bir hava gücü ile destekleniyordu.Sovyet saldırganlığından çekiniyordu. Durrant. ocak ayından itibaren Karelya 84 85 Mannerheim. Savaş boyunca toplanabilen 300. 7..000 parça tesirli ya da yangın bombası bırakmış. sefere gönderilen 1. 109.86 Malzeme kaybı için de aynı oranların geçerli olduğu söylenebilir.89 Acele çözümler üretmek ihtiyacına düşen Sovyet yetkililer.557 yaralı vermiştir. 87 age. s.. s.İsveç sınırını ihlal etmemeleri konusunda uyardıkları anlaşılmıştır. Atlantik’te güvenli bir kapı açabilmek için İskandinav ülkelerinin işgaline yönelik ilk adımı atıyorlardı. 88 age. İkinci Dünya Savaşı. Hem de topu topu 145 uçak ve çok az sayıda düşük çaplı kalibrede uçaksavarı olan bir ordu karşısında. Finler 62 uçak kaybederken Ruslar 684 uçak ve 1600 tank kaybetmişlerdir.88 Sovyetler’in 3250 tankla katıldıkları seferde bunların % 49’unu hiç tankı olmayan ve elinde çok az sayıda tanksavar top bulunan bir orduya karşı kaybetmeleri oldukça düşündürücüdür.5 milyon Rus askerinin bir milyonunun kaybedildiğini söylemiştir. Altın Kitaplar. 86 Osman Öndeş. 98-99. Buna karşın Sovyetler Birliği’nin 30 Kasım ile 15 Aralık arasında Finlandiya’ya soktuğu bir milyona yakın asker darmadağın olmuştu. Rusların Finlandiya ile birlikte İsveç’e saldırmamasının nedeni ise bölge ve hava şartlarında lojistik desteğin kısıtlı olmasına bağlanabilir. 98. 143 .. Kayıplar Sovyet kayıpları gerçekten korkunç boyuttaydı.87 Ayrıca Ruslar havadan 150. 89 Gregory. 197. Eğer gerçek planları ikinci düşünceye dayanıyorsa Finlandiya’nın kısa bir sürede işgal edilmesi ile birlikte İsveç ve Norveç’in müttefik askerlerini geçirmemeleri kendi aleyhlerine bir tutum olmaktaydı. patlayan 7500 ton bomba 700 sivil öldürürken 1400’ünü de yaralamıştır. 24.85 Buna karşın Finler.. g. O zamanlar komiser olan Nikita Khrushchev. 1976. Ancak Finlerin ele geçirdikleri bir belgede Rusların askerlerini Fin . s. 98.000 Fin askerinin ise % 80’i ihtiyattı. Çünkü Ruslar Finlandiya ile birlikte İsveç’e de girebilirdi.923 ölü ve 43. Birçok kaynakta değişik olarak verilen Kızılordunun toplam kaybının bir milyona ulaştığı söylenmektedir. s. bir ara Leningrad sakinlerinden toparlanan 70’inci Tümeni.84 Bu durumda Sovyetler ya sadece birkaç hafta içinde Finlandiya’yı ele geçirerek Leningrad’ın ve Baltık Filosunun güvenliğini sağlamaya çalışıyor ya da 1936 Montreux Sözleşmesi ile Boğazlar üzerinden sıcak denizlere ulaşabilmek için hukuki açıdan fazla bir umudu kalmadığından.

Hitler. Bunun bir yanılgı olduğu. % 50’ye varan tank kaybına rağmen kendinden daha güçlü Fransa’nın tüm askerî varlığını etkisizleştirmesi sayesinde. Burada Liddell-Hart’ın Rusların Finlandiya’da düştüğü duruma bakarak küçümsenmemesi gerektiği eleştirisinde ne kadar haklı olduğu açıkça görülmektedir. s.000’den daha az olarak düşündüğü ve Fransızlarınkine nazaran kalitesi düşük olan ve Finlerin molotofkokteyllerine yenik düşen Sovyet tanklarına üstünlüğüne kesin gözüyle bakmaktaydı. s.90 ğ.Fin Savaşı’nda ispatlanmıştı. ancak organizasyon.Paananen. 108. Asker ve uçak kalitesinde de aynı durum açıkça göze çarpmaktaydı. yetersizliğini 1939’da Finlandiya’da ispatlamıştı ve izleyen iki sene içinde Rusların askerî açıdan toparlanmaları mümkün değildi. cephede bir ay kaldıktan sonra geri çağrıldı. Askerlerin ağır çarpışmalardaki kalitesi belirsizdi. Ancak tümen. donanım. Fransa o zaman Avrupa’nın kâğıt üstünde en güçlü ordusuna sahipti ve 1940 yazından itibaren Avrupa’daki kara ve hava gücü tekeline sahip olacak olan Alman Reich’ının güvenliği için tek potansiyel tehlike Sovyetler Birliği olarak görülmekteydi. sonradan açacağı Doğu Cephesi için ayıracağı 3200 tankla sayısını 10. Rus-Fin Savaşı’nda Kızılordunun düştüğü durumun büyük etkisi olduğu açıkça söylenebilir. önde gelen şahsiyetler çıkmıyordu. Ne de olsa Rusya 90 91 Gregory. gözlerinde kuşkusuz Sovyetler’in Rus . Liderlik ilkeleri iyi. Genel askerî duruma bu açılardan bakılacak olursa Hitler’in “Barbarossa Harekâtı”nı başlatarak Sovyetler Birliği ile savaşa girme kararında. Engle .Fin Savaşı’nda yaşadıklarının hayali görüntüsü vardı. Başka bir deyişle Hitler’e göre Kızılordu. ilerleyen yıllarda Alman ordularının Rusya’da ne tür bir bataklığa saplanıp kaldıktan sonra anlaşılacaktı. tamamen tatmin edici olmayan basit askerler olduğundan. Çünkü Almanya.Fin Savaşı bittikten iki ay sonra yine bu teoriye dayanarak Fransa’yı bir buçuk ay gibi kısa bir sürede savaş alanından silerek savaş tarihinde yeni bir çığır açacaktı. ortalama liderlik açısından yetersiz olduğu belirtilmişti.91 Panzer birliklerini savaşın ana unsuru sayarak yapılacak olan tank saldırısını yakın hava desteği ile havadan desteklemesi şeklinde geliştirdikleri yeni mekanizmanın verdiği şekille ortaya çıkan “Blitzkrieg” teorisini Polonya’da başarı ile uygulayan “Wehrmacht” (Alman Silahlı Kuvvetleri). Kayıpların Geleceğe Etkisi 31 Aralık 1939’da Alman Genelkurmayındaki brifingde Kızılordunun durumu masaya yatırılırken “sayısal açıdan bir dev olduğu”. Ordu genelinde iyi mizaçlı. Rus . Rusya’ya saldırmaya karar verdiğinde.Berzahı’nın en batı ucunda konuşlandırdı. Ayrıca haberleşme sistemi ile taşıma kötüydü ve askerler yeterince tek tip değildi. ama liderler çok genç ve tecrübesizdi. 144 . Rus kitleleri modern donanım ve üstün liderlik vasfına sahip ordular ile karşılaştırılamayacak ölçüde kötüydü. Bütün bunlar ne de olsa Rus . 120.

Norveç. Macaristan ve İtalya tarafından kınandı. Bu durum daha sonra da Almanlara karşı hem tehlikeli hem de aynı şekilde başarıyla işleyecekti. 7. 145 . Sadece Almanya saldırıyı kınamayı başaramadı ve tarafsız kaldı. Durrant. Ne de olsa liderlerin gözünde önemli olan sonuçtu. ABD. 450. Kızılordunun eksiklerini giderecek bazı düzenlemelere gitmişler ve bunu belki de ucu ucuna 1941-1942 kışına kadar yetiştirmişlerdir diyebiliriz. ülkenin ikinci en büyük kenti Viipuri. ancak gerçek gücünün farkına kolayca varamayan bir ülkeydi. Ancak stratejik ihtiyatı bu kayıpları her zaman kapatabilecek düzeyde olduğundan.000 Fin’in yaşadığı Karelya’nın tümü. Kızılordunun sorunlarını açığa vuran bu savaşın aslında ilerisi için Almanya’nın aleyhine bir sonuç yarattığı da söylenebilir. Bu yüzden Sovyet komutanlar çok sert tedbirler almak suretiyle Kızılordunun muazzam bir disipline sahip olmasını sağlamışlardır. Ruslar. s. savaş boyunca Finlandiya’daki acımasız kış şartlarına karşı verdikleri mücadelenin bir benzerini. Belçika.potansiyeli son derece yüksek olan. bir komutanın da birliğinin dağılmasına göz yummaya hakkı yoktu. İnsanı savaşın en önemli faktörü olarak gören Rusların ellerindeki en büyük kaynak da şüphesiz insan gücüydü. Bu düşünce. Danimarka. Mannerheim Hattı. 1941-1942 kışı boyunca Almanlar Moskova önünde Ruslara karşı verecekler ve bu savaş İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olacaktı.92 Sovyetler’in bu durumu. komünist bir rejimin pratikte insan hayatına pek değer vermemesi ile birleşince yüksek kayıpların göze alındığı Sovyet askerî düşüncesi ortaya çıkıyordu. Ruslar ayrıca Ladoga Gölü çevresine tamamen sahip olmuşlardı. kuzeyde bulunan nikel madenleri ve ülkenin kuzey çıkışındaki Petsamo liman kenti Sovyetler Birliği’ne bırakılmıştı. buraya bir de demir yolu döşeyebileceklerdi. Sonuç 12 Martta taraflar arasında ateşkes imzalandı. 6-7 aylık bir süre içinde 92 Engle . Rusların kontrolüne bırakılacaktı. 144. Finler. Bu durum küçük ölçekte de ek sert tedbirlerin alınmasını getirerek kayıpların muazzam artmasına yol açıyordu. Muharebe esnasında düşmanla baş edemeyeceğini anlayan askerlerin hatlarına geri dönme hakları olmadığı gibi. Finlerin terk ettiği toprak 57. Hangö’de üs kurma şansını yakalayan Ruslar. s.000 km² kadardı. Çünkü Sovyet askerî yetkililer. diğer bazı şartları görüşebilmek için Viipuri ile Salla bölgeleri ve Lapland’ın bir bölümünü Ruslara bırakmak zorunda bırakıldılar ki işgal altında kalan topraklarda bulunan Finler buradan göç etmek zorunda kaldılar. İngiltere. Rusya savaşı stratejik alanda kazanmaktaydı. Bu arada tarihin ilginç tesadüflerinden biri olarak Ruslar. İsveç.Paananen.

İmzalanan haksız barış belki Rus . Aslında Milletler Cemiyetinden dışlanmasının da Sovyetler Birliği’ne pek dokunduğu söylenemez. eline geçen bu fırsatı iyi değerlendirememiştir. Buna dayanarak Finlerin Sovyet saldırganlığını geçici olarak sınırlandırdığını. Ancak ciddi bir reformasyon sürecine ihtiyacı olan Milletler Cemiyeti. Bununla birlikte stratejik zafer elde etmenin. her türlü zorluğa rağmen uluslararası siyasette Rusların gücü büyüyordu. Bunun paralelinde. Almanya’nın daha Fransa ile savaşa tutuşmadan önce Avrupa’nın hegemonu olarak algılanmasının bir sonucu olarak görülebilir.giriştikleri üçüncü harekâtı da başarıyla tamamlamış bulunuyorlardı. Aslında Avrupa’daki büyük güçler arasında Milletler Cemiyetinde kalanlar ile dışında kalanlar demokrasiler ve diktatörlükler şeklinde iki ayrı cephe oluşturuyor gibiydi. taktik başarıyla ilgisinin hem zıt ya da hem de paralel olabileceğini Kış Savaşı’ndaki muharebelerin etkileri ve savaşın gelişimi çok güzel bir şekilde yansıtmıştır. Ruslar baskılarını ancak küçük devletlere karşı yoğunlaştırabiliyorlardı ve 1941’de Almanlar ile girişecekleri savaşa kadar bu durumu ancak Romanya’ya karşı kullanabileceklerdi. Ancak aynı zamanda da bir sürecin başlangıcı olmuştur. Bu gelişmenin odağında ise “Üçüncü Reich” bulunmaktadır. Almanya haricinde tüm dünya Ruslara karşı Finlerin yardımına koşmaya can atarken transit sorununu çözememeleri. Hitler’in yükselişinde önemli bir rol oynayarak Almanya’yı intikama sürüklemek suretiyle galip devletlerin başına daha büyük dertler açtıysa Finler de kaybettikleri toprakları doğal olarak geri almak isteyecekler ve bu suretle 1941 Haziranından itibaren Barbarossa Harekâtı bünyesinde Sovyetler’e karşı Almanya’nın yanında sınırlı bir savaşa gireceklerdi. Eylül sonunda Polonya’nın doğu kesimine girmiş. Savaşın tarihe etkisi göz önünde bulunduracak olursak çoğu kaynakları seferber olmamış ama potansiyeli çok yüksek olan Sovyetler 146 . Nasıl Versailles ile Almanlara yapılan haksızlık. Ruslar ancak Leningrad’ın savunmasını sağlayabilmişler. hatta buradan da Almanya’ya. ama ileride Baltık’ta tehdit oluşturabilecek bir hegemonya kuramamışlardı. kısmen Milletler Cemiyetinin kolektif güvenlik mekanizmasını harekete geçirmesi için bir fırsat olduğu da düşünülebilir. Batı’daki. 1939 Ağustosunda Japonları Mançurya’da yenmiş. Bununla birlikte Finlandiya’ya yapılan yardımlar göz önüne alındığında buradaki mücadele. otantik koşullar ile geliştirilen yaratıcılığın taktik düzeye etkisinin savaş alanında sınırları nasıl zorlayabileceğini anlamıştır.Fin Savaşı’nın sonuydu. Ayrıca Sovyetler’in harekâtı topyekûn bir sonuca ulaşmış da sayılmazdı. Ne de olsa cemiyet içinde Almanya da İtalya da yoktu ve Almanlar ile yaptıkları saldırmazlık paktı sürüyordu. Savaş boyunca tüm dünya ideolojinin hükmettiği kuru kalabalığın gerçek bir o ordu olmadığını görmüş. Baltık ülkelerine istediklerini kabul ettirmiş ve şimdi de Finlandiya’yı yenmişti. Balkanlar’daki ve Kuzey Afrika’daki harekâtlar için zaman ve daha fazla hareket serbestisi kazandırdığı sonucuna ulaşabiliriz.

Rusya’nın sınırsız kaynaklara sahip olmasına rağmen. Savaş tarihinde matematikle sonucun önceden hesaplanmasının ne derece yanıltıcı olabileceğinin örnekleri çok olsa bile ne daha önce İtilaf devletlerinin 1919’da Anadolu’da atıldığı serüven ne de sonradan Fransa’nın ve ABD’nin sırasıyla Güneydoğu Asya’da uğrayacağı yenilgiler. bu savaşta iyice belirginleşmiştir. koşulları bu denli lehlerine kullanabileceklerini tahmin edememişlerdi. doğrudan dış yardım alması engellenen Finlandiya üç buçuk ay boyunca.Finlerin elde ettikleri başarı ile ölçüşemez. ülkelerinin nüfusundan bile daha büyük sayıda olan Sovyet ordusuna âdeta kök söktürmüştür. Carl Von Clausewitz’in askerî literatüre kazandırdığı “sürtünme” kavramı Rus . Ruslar ile aralarındaki dengesizliğin boyutu göz önünde bulundurulursa -sonunda yenilmelerine rağmen. her zaman sürprizlere hazırlıklı olması sayesinde kriz anında daha başarılı sevk ve idare yapabilmesi. Ayrıca askerî tarih geçmişi ne denli zayıf olsa da kendi toprağını savunan bir milletin cephede ne kadar başarılı olabileceği de denenmiştir. Başka bir deyişle. sayısal dengesizlik sayesinde duruma hâkim olduğunu düşünerek askerlerini en uygun seviyeyi önemsemeden kullanan ve tüm planlarını bu yanlış temele dayandıran bir komutandan daha akılcı bir düşünceye sahip olduğu için. Ruslar Finleri küçümsemiş.Fin Savaşı’nda tüm olağanüstülüğü ile cepheye çökmüş ve savaş tarihine eşsiz bir örnek kazandırmıştır.Birliği gibi bir ülkeyi yenmenin zorluğunu birkaç sene sonra Almanya’nın edeceği tecrübelere dayanarak belirtmek gerekir. Darius’un Gaugamela’da Büyük İskender’in birliklerine olan üstünlüğünü bile fazlasıyla aşıyordu. 147 . Son olarak savaş tarihinin beklenmedik olaylarla dolu olduğunu sürekli hatırlayan bir komutanın. Hâlbuki Sovyetler’in kâğıt üstündeki askerî üstünlüğü.

http://www.winterwar. Ortadaki işaretli kesim Ladoga Gölü ile Lieksa arasındaki bölge.jpg 148 . En üstteki uzun işaretli kesim Lieksa ile Petsamo arasındaki bölge.com/images/BattleMAP.EKLER EK-1: Haritalar Harita 1: Finlandiya’daki bölgeler. En alttaki dikdörtgen kesim Karelya Berzahı.

jpg Harita 3: Tolvajärvi Sektörü.winterwar.Harita 2: 30 Kasım 1939’da Karelya Berzahı’ndaki birliklerin karşılıklı konuşlanmaları ve Mannerheim Hattı.com/Maps/Nov30th39B.com/Battles/Battlemaps/tolvajarvi/Tolvajaervi-Aittojoki.winterwar. http://www. http://www.jpg 149 .

winterwar.jpg 150 .com/Battles/SuomussalmiMaps/SuomussalmiLocation.Harita 4: Kollaa Sektörü. http://www.jpg Harita 5: Oulu kenti ve Suomussalmi Sektörü.com/Battles/Battlemaps/tolvajarvi/SuojaerviTolvajaervi301139. http://www.winterwar.

com/Battles/Battlemaps/13divCA1212.Harita 6: Ladoga Gölü’nün kuzeyi ve Rusların Kitilä’ye ilerlemesi.winterwar. http://www.gif 151 .

W.EK-2: Fin Savaş Düzeni Fin Seferî Kuvvetleri (Mareşal C. Lundquist) Karelya Berzahı Ordusu (Korgeneral H.M. Tuompo) Kuzey Karelya Grubu Lapland Grubu (Tümgeneral K.L.O. Öhquist) 1’inci Tümen 4’üncü Tümen 5’inci Tümen 11’inci Tümen 6’ncıTümen (sonradan) 3’üncü Kolordu (Korgeneral E. Oesch) Fin Deniz Kuvvetleri (Tümgeneral V. Valve) Fin Hava Savunması (Tümgeneral J.Mannerheim) Başkomutanlığın Hükûmetteki Temsilciliği (Tümgeneral R.G. Talvela) 2’nci Tümen 7’nci Tümen 12’nci Tümen 40’ıncı Alay Pajari Birliği (Yarbay A. Hägglund) 13’üncü Tümen Talvela Grubu (Albay P.Walden) Silahlanma Konseyi Genelkurmay (Korgeneral K. Heinrichs) 8’inci Tümen 10’uncu Tümen 21’inci Tümen (sonradan) 23’üncü Tümen (sonradan) Kuzey Fin Grubu (Tümgeneral V. Pajari) 16’ncı Alay 152 . Österman) 2’nci Kolordu (Korgeneral H. Wallenius) 4’üncü Kolordu (Tümgeneral J.

Siilasvuo) 25’inci Alay 15’inci Bağımsız Tabur 16’ncı Bağımsız Tabur Ladoga Kıyı Savunması (Albay E. Hanell) Anavatan Cephesi Birlikleri (Korgeneral L. Järvinen) AALAND Grubu (Tümgeneral E.5’inci Kolordu (dokuz bağımsız tabur) 9’uncu Tümen (Albay H. Malmberg) 153 .

Gorolenko) 49’uncu Piyade Tümeni 90’ıncı Piyade Tümeni 142’nci Piyade Tümeni 35’inci Tank Tugayı 10’uncu Tank Kolordusu (Tümgeneral P. Romanenko) 1’inci Tank Tugayı 13’üncü Tank Tugayı İhtiyat Birlikleri 138’inci Piyade Tümeni 20’nci Tank Tugayı 150’nci Piyade Tümeni (sonradan intikal etti) 136’ncı Piyade Tümeni (sonradan intikal etti) 8’inci Ordu (Tümgeneral I. Meretskov) 19’uncu Kolordu (Tümgeneral F.N.F.D. Starikov) 24’üncü Piyade Tümeni 43’üncü Piyade Tümeni 70’inci Piyade Tümeni 123’üncü Piyade Tümeni 40’ıncı Tank Tugayı 50’nci Kolordu (Tümgeneral F. Panin) 139’uncu Piyade Tümeni 155’inci Piyade Tümeni 56’ncı Kolordu (Tümgeneral A.EK-3: Sovyet Savaş Düzeni Kuzeybatı Cephesi (Mareşal K. Meretskov / sonra Mareşal S.I.I. Timoshenko) 7’nci Ordu (Orgeneral V.A. Jakolev / sonra Mareşal K.L. Habarov) 1’inci Kolordu (Tuğgeneral R.K.A. Tserepanov) 18’inci Piyade Tümeni 56’ncı Piyade Tümeni 168’inci Piyade Tümeni 154 .N.

Frolov) 14’üncü Piyade Tümeni 52’nci Piyade Tümeni 104’üncü Dağ Tümeni 13’üncü Ordu (General Grondahl. Dashitshev) 122’nci Piyade Tümeni 163’üncü Piyade Tümeni Özel Kolordu (Tümgeneral M.P.F.İhtiyat Birliği 75’inci Piyade Tümeni 34’üncü Tank Tugayı (sonradan intikal etti) 9’uncu Ordu (Tümgeneral M. Duhanov) 47’nci Kolordu (Tümgeneral I.S. Shmyrov) 54’üncü Piyade Tümeni 44’üncü Piyade Tümeni 97’nci Tank Taburu 14’üncü Ordu (Tümgeneral V.) 155 . sonradan oluşturuldu.A.

EK-4: Fin . Engle.62 mm) makineli tüfek (12.193. 158-159.000 250 250 116 18 18 24 12 1 1 Rus Tümeni 14. 156 . s.000 419 32 200 6 261 18 12 48 38 40 40-50 15 2 3 makineli tüfek (7.7 mm) yivli havan havan (81-82 mm) havan (120 mm) sahra topu (37-45 mm) sahra topu (75-90 mm) sahra topu (105-152 mm) zırhlı araç zırhlı araba otomatik tüfek ve bombaatar oranı top oranı 93 Mannerheim. s.Sovyet Tümenlerinin Ateş Güçlerinin Karşılaştırması93 Silah Türü yivli tüfek makineli tabanca hafif makineli tüfek dört namlulu makinelisi uçaksavar Fin Tümeni 11.

5 aylık 22 günlük 21 günlük 24 günlük 19 günlük 2 aylık 1 aylık 94 Mannerheim. ağır makineli) 81 mm havan 76 mm sahra topu 122 mm obüs ağır top sıvı yağ havacılık yakıtı Mermisi / Miktarı 2.EK-5: Savaşın Başında Finlerin Lojistik Durumu94 Silahın / Yakıtın Türü tüfek (hafif makineli. 157 . s. 192.

s.Paananen.EK-6: Fin Ordusuna Katılan Gönüllüler95 İsveç Danimarka Norveç Macaristan ABD İngiltere İtalya TOPLAM 8000 802 800 450 350 230 150 10.782 Not: Amerikan gönüllüler. 95 Engle . 153-157. 158 . savaşın bitiminden ancak iki gün önce Finlandiya’ya varmıştır.

20 milyon atımlık hafif silah mermisi. ABD: 44 adet Brewster Buffalo avcı uçağı (savaş sırasında sadece birkaçı ulaştı). 32 adet 203 mm obüs (savaş bittikten sonra Norveç’e vardı) ve 200 adet 75 mm sahra topu (savaş bittikten sonra Norveç’e vardı). 6. 4 adet 210 mm obüs ve 400 mermisi.000 yivli tüfek ve 17 bilyon mermisi. 18 adet 37 mm tanksavar topu ve 45. İspanyol. Şubatta yardıma olarak gönderilen bu uçaklar deniz yoluyla Trollhättan’dan İngiliz. Polonyalı ve Amerikalı gönüllü pilotların bulundukları Hollola’daki havaalanına taşınmıştır. Fransa: 145 uçak. 496 top. 176 alev makinesi (sadece 28’i ulaştı. 100.000 mermisi (sadece 12’si ulaştı). 36 adet 75 mm sahra topu ve 50. 150 radyo-telsiz.000’i hediye olarak).000 mermisi (şubatta ulaştı). Durrant. Güney Afrika Birliği: 25 Gladiator avcı uçağı (hediye olarak). 10 adet 47 mm tanksavar topu ve 5000 mermisi (hiç ulaşmadı). 5.000 mermisi. 48 adet 20 mm uçaksavar topu ve 384. 20.000 mermisi. 100 makineli tüfek. 20 çekici araç. atlı top arabası.50 uçak. İtalya: 35 adet 45 cm torpido. 3. 76 adet 40 mm uçaksavar topu ve 144. 8 eğitim uçağı. 150 adet mayın.EK-7: Savaş Boyunca Finlandiya’ya Gönderilen Malzeme96 1. 12 adet 105 mm sahra topu ve 54. 6000 tabanca.000 çift ayakkabı. 100 adet 81 mm havan ve 75. 12 çekici araç. Brewster B. Bu yardımlar aralık içinde başlamış ve savaşın bitimine kadar sürmüştür. 76 Moraine ve Kolhoven avcı uçağı. 100 adet 81 mm havan ve 200. 400.500 mermisi. Bk. 80 tanksavar topu ve 100 uçaksavar topunun da dâhil olduğu toplam 250 adet diğer toplar. 4. 153-157.000 sırt çantası (50.000 mermisi. s. 9 adet 175 mm uçaksavar topu.000 mermisi (savaş başlamadan hemen önce).000 mermisi.000 battaniye. 136 eski kaliteli top ve 300. 159 . 35 Fiat G. Norveç: 50. 48 adet 75 mm sahra topu ve 27. 2. 40 adet 25 mm tanksavar ve 25.000 el bombası. 77.000 yivli tüfek ve 50 milyon mermisi (hiç ulaşmadı). 11 adet 155 mm obüs ve 12.000 yivli tüfek. 8 adet 75mm sahra topu (ocakta ulaştı). Danimarka: 178 adet 20 mm Madsen uçaksavar topu (mermileri İngiltere’den sipariş edildi). 6. İsveç: 90. Kanadalı. 96 97 age. 8.000 mermisi. 5000 otomatik tüfek ve 11 milyon mermisi. 12 adet 76 mm uçaksavar topu ve 24.000 obüs mermisi.000 mermisi.000 yivli tüfek. 5 torpidobot (hiç ulaşmadı) ile 100. Danimarkalı.239 avcı uçakları97.000 mermisi. iki milyon atımlık mermi. s. 7. 8 eski model bombardıman uçağı ve İsveç gönüllü pilotlar için 12 Gladiator avcı uçağı. Almanya: 30 adet 20 mm uçaksavar topu ve 100. 16. 17 adet 105 mm sahra topu ve 5200 mermisi. 148’i Norveç’te kaldı).. 12 adet 150 mm obüs ve 4000 mermisi.000 mermisi. 200 ton saç levha. 12 adet 47 mm tanksavar topu ve 25. 5000 makineli tüfek. eğer ve diğer gereçler ile 12 adet 75 mm sahra topu ve 7166 mermisi.000 mermisi. Ek materyal görüşmeleri ise 13 Mart 1940’tan sonra iptal edildi.

12 adet Hawker Hurricane avcı uçağı. 2. İngiltere: 12 adet 152 mm mobil gemi topu. giyecek. çeşitli çap ve ebatta bombalar. çadırlar. sahra mutfakları. 18 adet 40 mm uçaksavar topu ve 36. 11. Belçika: 700 adet otomatik tüfek ve 10. 98 Durrant. 2456 adet 9 mm tabanca ve 11 milyon mermisi ile 5000 adet 7. 17 adet Westland Lysander keşif uçağı. radyo-telsizler.000 adet 20 mm uçaksavar mermisi. 25 adet 114 mm obüs ve 25. 24 adet 76 mm uçaksavar topu ve 72. s.500 adet 81 mm havan mermisi.000 mermisi.000 mermi. 33 adet Gloster Gladiator avcı uçağı. 32. 160 .000 mermisi. 10 milyon tabanca mermisi.000 adet mermisi.080.000 mermi. 20 milyon tüfek mermisi.000 mermisi. 4 adet torpidobot (hiçbir zaman ulaşmadı) ve 30 adet 84 mm sahra topu. 300. 6.)98 10. 24 adet 13 mm uçaksavar topu ve 72.000 üniforma da (sempati üniforması) İngiliz devlet memurlarının hatası yüzünden Ruslarınki gibi kahverengi olarak üretildikleri için cephede kullanılamamıştır. 24 adet Bristol Blenheim bombardıman uçağı.000 mermi. Ayrıca İngilizlerin verecekleri 50. 450 mayın.000 el bombası.000 adet 37 mm tanksavar mermisi.9.65 mm tabanca ve 1. 28 çekici araç. 200 adet 14 mm tanksavar tüfeği. 20.000 Mills tipi el bombası. 30 adet 8 mm tanksavar tüfeği. 20 torpido. haberleşme cihazları. 40. Macaristan: 40 adet 40 mm uçaksavar topu ve 10. sırt çantaları ve diğer gereçler. (Bunlar cephe gerisinde kullanılmıştır.

Ders Kitabı Yazım Komisyonu ** Dr. the concepts of Turkish army and soldiery in the curricula of secondary education during Republican Period are examined. günümüzde devletimizi ve cumhuriyetimizi korumakta. Tarih. Republican Era. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü. Türklerdeki ordu . Toplum ve Ülke İncelemeleri. * 161 . Türk milletinin. tarih dersi Abstract: In this search. gençlerini askere uğurlama gelenekleri bu ilgi ve sevginin en büyük göstergeleri arasındadır. Where and how the relevenat issues in each curricula are determined.. Ankara. Key words: Curricula.millet anlayışı. Ders Kitabı Yazım Komisyonu 1 Durmuş Yalçın (ve diğerleri). Sosyal Bilgiler. bağımsızlığın kazanılmasında ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında önemli roller üstlenmiştir. Yayımlar ve Ders Araç Gereçleri Şubesi. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü.C. compared and mentioned clearly. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersleri ProgramlarındaFatma ÜNAL* Samettin BAŞOL** Özet: Bu araştırmada. Millî Mücadele’de düzenli/yeni Türk ordusu. history lesson Giriş Millî Mücadele Döneminde Türk ordusu ülkenin yabancı devletlerin işgalinden kurtarılmasında. Cumhuriyet Dönemi. askerliğin kutsal bir görev olduğu düşüncesi. Elde edilen veriler sistematik ve karşılaştırmalı bir biçimde sunulmuş ve değerlendirilmiştir. Mustafa Kemal’in çabaları ve Meclisteki çalışmaları sonucunda Kuvayımilliye yavaş yavaş tasfiye edilirken diğer taraftan da Yunanlara karşı düzenli Türk birlikleri kurulmuştur. Askerlik.1 Mustafa Kemal daha sonra yaptığı çeşitli konuşmalarında. soldiery.. Her bir müfredatta. ders programları. Cumhuriyet Dönemine ait bazı ilköğretim ders müfredatlarında yer alan Türk ordusu ve askerlik konuları incelenmiştir. 2006. bunlar açıkça yazılmış ve incelenen farklı derslere ait öğretim programları arasında karşılaştırma yapılmıştır. Turkish army. T. 264-267.CUMHURİYET DÖNEMİ İLKÖĞRETİM MÜFREDATLARINDA TÜRK ORDUSU VE ASKERLİK -Yurt/Yurttaşlık Bilgisi. s. ordusuna karşı ilgi. The results are evaluated and presented systematically and comparetively. sosyal bilgiler. güven ve sevgisi tarihin derinliklerinden gelmektedir. halkın içinden çıkan ve zaferler kazanan kahraman Türk ordusunun Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. Türk ordusu. Atatürk Araştırma Merkezi. Anahtar Kelimeler: Müfredat. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I. social studies. ilgili konuların nerede ve nasıl yer aldığı belirlenmiş. yurdumuza ve milletimize yönelebilecek her türlü iç ve dış tehdidi önleme görevini sürdürmektedir. Türk milletinin evlatlarından oluşan bu ordu. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi. Yayımlar ve Ders Araç Gereçleri Şubesi. askerlik. 1920 yılı içinde TBMM’nin açılışından sonra kuruluş ve yeniden yapılanma sürecine girmiştir.

C. Meşrutiyet Döneminden Mütareke Dönemine Geçiş Sürecinde Osmanlı Ordusunu Yeniden Düzenleme Çabaları”. Erdem. “Türk Ordusunun Tarihi”.2005. Türk Kültürü. 1. 2 Cengiz Çakaloğlu. Sait Kofoğlu. (35). 97-125. s. kültürel. okullara ve öğrencilere ulaşarak sınıfta işlenmiştir. Meşrutiyet Döneminde Osmanlı Ordusunda Ordu-Siyaset İlişkileri”. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi. “1843 Askerî Düzenlemesi Çerçevesinde Anadolu Ordusunun Kuruluşu”. Türkiye’de Program Geliştirme Çalışmalarına Kısa Bir Bakış Bilim ve teknolojideki hızlı değişme ve gelişmeler her alanda olduğu gibi eğitim alanında da kendini göstermektedir. (13-14). (102-104). (11).2001. (41). (1). “II. Toplumun sosyal.2 Buna karşın ilköğretim ders müfredatlarındaki Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlere yönelik ulaşabildiğimiz bir araştırma bulunmamaktadır. s. 567-591. “Türk İstiklal Harbi’nde Düzenli Orduya Geçiş İnönü Muharebeleri’nin Askerî ve Politik Sonuçları”.2000. 615-632. 1/2. “Millî Mücadele’de Siyasî Bir Dönüm Noktası: Birinci İnönü Muharebesi ve Düzenli Orduya Geçiş”. (31). Türkmen. Erdem Özel Sayı. 28-39. millî tarih. Hüseyin Kıvrıkoğlu. 21. 1999. s. Bu çalışmanın amaçlarından biri de müfredatlardaki ilgili bölümleri bir araya getirmek. 2000. Türklük Araştırmaları Dergisi. 2000. öğretmen ve program. Eğitim sisteminde yapılan düzenlemeler. (5). 6. s. Böylece askerlik ve Türk ordusu konuları. Cumhuriyet Döneminin ilk müfredatının yayımlandığı 1924 yılından günümüze kadar geçen süreçtir. “Mütareke Döneminde (1918-1921) Ordu: Mütareke Döneminden Millî Mücadele’ye Geçişte Ordunun Yeniden Yapılanması”. “II.başarılarını övmüş. 99-109. 7-9. sosyal bilgiler. toplum ve ülke incelemeleri. Lütfü Üretener. 11. askerlik. 1-4. Türkmen. “Millî Mücadele Döneminde Millî Hareketler ve Ordu İş Birliği”. “30 Ekim 1918 Tarihli Mondros Ateşkes Antlaşması’na Göre Türk Ordusunun Kuruluş ve Kadrosuna Bir Bakış”. 659-666. (401). Askerî Tarih Bülteni. 8. s. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular yer almıştır. 5. Stratejik Araştırma ve Etüt Bülteni. 2001. Bu araştırma kapsamında değişik yıllarda yürürlüğe giren yurt bilgisi/yurttaşlık bilgisi. Araştırmanın zaman aralığı. politik ve ekonomik yönden kalkınmasında ve bireylerin kendilerini gerçekleştirmelerinde önemli bir role sahip olan eğitim sisteminin üç temel ögesi vardır. s. 9. Yeni Türkiye Özel Sayı. Günümüzde Türk ordusu. 9. İbrahim Kafesoğlu. programlarda yer aldığı ölçüde anlam kazanır.96. incelemek ve bütünlük anlayışı içinde değerlendirmektir. OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi). s. 9. Zekeriya Türkmen. s. “Türk Ordusu. 34. s. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi.2003. tarih. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi. Programlar ulaşılacak amaçları. T. Ertuğrul Zekâi Ökte. Türkmen. 43-58.96. Bu çalışmanın amacı da Cumhuriyet Dönemi ilköğretim ders programlarında Türk ordusu ve askerliğe ilişkin konuların incelenmesidir. bu amaçlara ulaşabilmek için seçilecek ve belli ilkelere göre düzenlenecek içeriği. Atatürk ve Cumhuriyet”. 155-169. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinin müfredatları incelemeye konu edilmiştir. (31). 12. ordunun kuruluşu ve benzeri konularda birçok bilimsel yayın mevcuttur. Türkiye’de cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ilköğretim düzeyindeki çeşitli ders müfredatlarında ve kitaplarda. Bu ögeler şunlardır: öğrenci. s. 162 . milleti adına ona minnet ve güven duygularını dile getirmiştir. 41-54.

İstanbul. Osmanlı Dünyasında Bilim ve Eğitim Milletlerarası Kongresi. ders konularında ise ufak tefek bazı düzenlemeler yapılmıştır. 44. 91.3 Türkiye’de modern anlamda ders programı hazırlama ve geliştirme çalışmalarının geçmişi Tanzimat Dönemine kadar uzanır. Alfa Yayınları. “Osmanlıdan Cumhuriyet’e Tarih Dersi Müfredatı”. Mustafa Ergün. Aziz Berker.7 Bu kanun ile birlikte Cumhuriyet Dönemine geçen bir diğer belge 1915 yılında hazırlanan “Mekatib-i İptidaiye-i Umumiye Talimatnamesi”dir. Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1913 (1329) tarihli “Mekâtib-i İbtidâiyye Ders Müfredatı (İlkokulların Ders Müfredatı)” 1924 yılına kadar yürürlükte kaldı. 2000. Program tamamıyla bir konular listesinden ibarettir. Bir ara program olarak nitelendirebileceğimiz 1922 (1338) tarihli “İlk. Ankara. Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi öncesi ders programları hakkında geniş bilgi için bk. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 1999’a). s. İstanbul. 1914 yıllarında ilkokul programları üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. S 160. Afyon. Millî Eğitim Dergisi. 5 Ergün. 1911. 1945. Van. “Medreseden Mektebe Osmanlı Eğitim Sistemindeki Değişme”. 2002. destekleyici araç gereçleri. S 100. Devlet. Batılılaşma Döneminde Ders Program Değişimi. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. 1913’te “Tedrisât-ı İptidaiye Kanunu Muvakkati (İlköğretim Geçici Kanunu)” çıkarılmış ve “geçici” başlığını taşımasına rağmen cumhuriyet yıllarında da kanunun birçok maddesi yürürlükte kalmıştır. Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 32. İkinci Meşrutiyet Devrinde Eğitim Hareketleri (1908-1914). Tarih ve Toplum. Orta Tedrisat Mektepleri Müfredat Programı” Büyük Millet Meclisi Hükûmeti. Faruk Öztürk. Van 100. 1996. Ankara. s. İletişim Yayınları. 2000.6 Programın tamamı incelendiğinde 1913 (1329) tarihli “Mekâtib-i İbtidâiyye Ders Müfredatı” ile aralarında pek büyük farkın olmadığı görülmektedir.8 3 Dilek Gözütok. s. s. 1882. 2002.4 I. Sadece zorunlu eğitim altı yıl değil. “Batılılaşma Dönemi Osmanlı Eğitim Sisteminin Gelişimine Mukayeseli Bir Bakış”. 1908-1928 Arası Ortaöğretim (İdadi-Sultani) Müfredat Programlarının Değerlendirilmesi. 735-753. Umûr-ı Maârif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı) tarafından yayımlanmış ve Ankara’da basılmıştır. Afyon Kocatepe Üniversitesi. 18-23.uygulanacak yöntemleri. s. 231. Meşrutiyet Döneminde hazırlanan ders programlarıyla ilgili bazı anlayış ve uygulamalar ise Cumhuriyet Döneminin ilk yıllarında da devam etmiştir. s. 1869’dan itibaren ilkokul programlarını bir resmî düzen içine almaya çalıştı. 1904. 44-47.5 II. Kaya. 1913 programındaki bazı dersler çıkarılmış veya adları değiştirilmiş. 8 Hasan Cicioğlu. C 16. 6 İOTMMP. Türkiye Cumhuriyeti’nde İlk ve Ortaöğretim (Tarihî Gelişim) AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları. amaçlara ne kadar ulaşılabildiğini gösteren değerlendirme ölçütlerini kapsamaktadır. İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı. Ankara. Türkiye’de İlköğretim 1839-1908. 4 7 Yahya Akyüz. Güz 2003. ilk dört seneyi kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. 163 . İstanbul. 12-15 Nisan 1999. 1338. Ergün. “Türkiye’de Program Geliştirme Çalışmaları”. 4 Süleyman Karataş. 1876. Meşrutiyet Dönemlerinde birçok okul ve ders türüne ait müfredat hazırlandı. H. ve II. 1891. s. 1985. Yeni Türkiye. 1993.

değiştirilmesi ve bazı ders konularının cumhuriyet yönetimine uyarlanmasıdır. dışarıdan uzman getirtilmesi. s. 1924 yılında hazırlanmıştır. Dost Yayınları.12 1968 programından zamanımıza kadar ilkokul programlarının toplu olarak geliştirilmediği ancak tek tek dersler bazında program geliştirme uygulamalarının yapıldığı görülmektedir. Neşe Tertemiz.9 Cumhuriyet Döneminin ilköğretim programı.meb. 1936.htm 13 Tazebay vd. s.Yeni Türk devletinin kurucusu ATATÜRK. Wilson ve İlhan Başgöz. 35. Gündoğan Yayıncılık.htm 10 164 . 206.10 Daha çok bir geçiş süreci programı niteliğinde olan 1924 programının öncekilerden temel farkı çok az sayıda dersin eklenmesi. s. 1948 ve 1968 olmak üzere belli başlı dört program uygulamaya konmuştur. H. http://yayim.. ders kitaplarının yazdırılması. 12 Mehmet Arslan. 11 Atilla Tazebay. Atatürk ve Eğitim. Türkiye Cumhuriyeti’nde Eğitim ve Atatürk.gov. Bu programlarda da hedefler hiyerarşisine ve hedeflerin davranışsal ifadelerine yer verilmiş olmasının çağdaş program geliştirme anlayışına uygun olduğu düşünülmektedir. Bugün ilköğretimde uygulanan program da özellikle sekiz yıllık zorunlu ilköğretim uygulaması nedeniyle 1970’li yıllardan beri sürekli değiştirilmiş ve geliştirilmiş olup hâlen de geliştirme çalışmaları devam etmektedir. 1992. önceki programlarda önemli ölçüde ayıklamalar yaparak ders müfredatlarını hafifletmişlerdir.14 9 Mahmut Tezcan. 84. İlköğretim Programları ve Gelişmeler. Yeni eğitim sisteminin amaçlarına uygun öğretim programların hazırlatılması. 2000. Ankara. Nobel Yayın Dağıtım. Süleyman Çelenk.meb. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Programları ve Belli Başlı Özellikleri”. s. Cumhuriyetin İlanı’ndan sonra eğitim sistemi ve bununla ilgili iş ve alanların yeniden düzenlenmesi konusunda önemli çalışmalar başlatmıştır. Ankara. 1973. yeni Türk harflerinin kabulü ve halka öğretilmesi. E.gov.13 1990’lı yıllarda hazırlanan Fen Bilgisi. 14 Arslan. Bu bağlamda öğretim programlarını hazırlama ve geliştirme çalışmaları ile de yakından ilgilenmiştir. Bu amaçla oluşturulan komisyonlar. http://yayim. öğretim metotlarıyla ilgilenilmesi. Hayat Bilgisi. Cumhuriyetten günümüze ilköğretimde. Ankara. 177. Nurdan Kalaycı. ATATÜRK’ün öğretim programlarıyla ilgili çalışmalarından bazılarıdır. Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil programları hep sekiz yıllık ilköğretim bütünlüğüne yönelik hazırlanmış programlardır.11 Bu programın başka bir özelliği ise kız ve erkek öğrenciler için ayrı olarak hazırlanmış olmasıdır.tr/dergiler/146/aslan. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Programları ve Belli Başlı Özellikleri”. aralarda taslak niteliğinde olanların dışında 1926. Ayrıca bu programda ilkokul ile ortaokul birbirinden ayrılmış ve 1997 yılında hayata geçirilen sekiz yıllık ilköğretim uygulamasına kadar da bu ayrılık devam etmiştir.tr/dergiler/146/aslan. Hatta bu çalışmaların çoğunu kendisi yürütmüştür.

165 . Türkiye Devleti’nin Kuruluşu” gibi konular işlenirken Türk ordusuyla ilgili bir konu başlığı bulunmamaktır. 1340 (1924). Osmanlı İmparatorluğu’nun Akibeti. Bu çalışmalar sonunda ilköğretim programları yeni birçok anlayış çerçevesinde oluşturulmuş ve uygulamaya geçmiştir. İstiklal Harbi. İstanbul. İstiklal Harbi. Şimdi. Hilafetin İlgası” konuları yer almaktadır. Yeni Türkiye Devleti’nin Kuruluşu. Millî Türk Devleti. kronolojik sıraya göre ele alınan ilköğretim ders programlarının Türk ordusuyla ilgili konular içerip içermediği. cumhuriyetin ilanından günümüze değişik dönemlerde ve çeşitli derslerin müfredatlarında yer almıştır. İstanbul. İlköğretim Ders Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik Türkiye’de ilköğretim kademesinde Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. Beşinci sınıfta iki saat olarak okutulan tarih dersinin müfredat konularında son döneme ilişkin “Cihan Harbi ve Mütareke. Lozan Muahedesi. İstiklal Mücadelesi.18 Bu dersin beşinci sınıf konuları arasında “… Cihan Harbi. Mondros Mütarekesi. Bu derslerin programında “Türk ordusu”yla ilgili değişik konulara yer verilmiştir. s. 17 age. Sevr ve Lozan Muahedeleri. 1926. diğer konuların yanında “Harb-i Umumi’de Türkiye. yurttaşlık bilgisi. İmparatorluğun Dağılması. eğer varsa bu konuları hangi yönleriyle vurguladığı aşağıda incelenecektir: Cumhuriyet tarihimizin ilk müfredatı olan 1924 yılı ilköğretim ders programında üç.2004 yılında ilköğretim programlarının yenilenmesi ve geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır.16 Tarih dersinin içeriğine bakıldığında üçüncü sınıfların müfredatında. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleri gelmektedir. Millî Matbaa. Cumhuriyet” gibi konular bulunmaktadır. Müfredatında ilgili konunun yer aldığı derslerin başında sosyal bilgiler. müfredatta Türk ordusuyla en fazla ilişkili olduğu düşünülen “İzmir ve Anadolu’nun İşgali. İstanbul. Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti İlk Tedrisat Dairesi. İstiklal Harbi.17 Başlıklardan anlaşıldığı üzere. Laik Cumhuriyet…” gibi konular yer almaktadır.. ikinci ve üçüncü sınıfta haftada ikişer saat olmak üzere okutulması planlanmıştır.15 Fakat müfredattaki konular arasında Türk ordusuna doğrudan atıf yapan bir konu yer almamaktadır. 1340 (1924). Ecnebi İşgalleri. askerlik. Millî İntibah Devri. İmparatorluğun İnhilali. 18 İlk Mekteplerin Müfredat Programı. tarih. dört ve beşinci sınıflarda tarih dersi bulunmaktadır. Hilafetin İlgası. 16 Lise Birinci Devre Müfredat Programı. Matbaa-i Amire. İzmir ve Anadolu’nun İşgali. Cumhuriyet. Aynı yıl çıkan programın lise birinci devresi (günümüzde ilköğretim ikinci kademesi)nde tarih derslerinin birinci. hayat bilgisi. Matbaa-i Amire. 22. Türkiye Devleti’nin Kuruluşu. 1926 yılı ilkokul müfredatına göre tarih dersleri dördüncü ve beşinci sınıflarda haftada iki saat olarak okutulmaktaydı. Bununla birlikte Türk ordusuna ilişkin başlı başına bir 15 İlk Mekteplerin Müfredat Programı.

24 age. Türk Dil Kurumu. Konu. sınıfta sırası geldikçe aşağıdaki konular hakkında geçerli olan kanun hükümlerini de öğrencilere öğretecektir: Askerlik. 40. 71-73. Asri Bir Ordunun Teşkilatında Neler Vardır?. 21 İntihap: Seçme. Hile ve Desise Kullananlar. Adı geçen ders. Devlet Matbaası. Orduların Lüzumu. Ordu Kuvvet ve Teşkilatında İktisadi Amiller. 166 . 20. Gönüllü Askerlik.. 2005. Bu doğrultuda Türk ordusu teşkilatının hemen her bölümü tanıtılmış. Askerlik vazifesi. Kumandanlık. Muhacir ve Mülteciler. İhtiyatların Çağrılması. Deniz Ordusu.22 Yukarıdaki bilgiler göz önüne alınırsa Türkiye’de askerlikle ilgili ilk ders ve konular 1927 yılı müfredatıyla uygulamaya geçmiştir. askerlikle ilgili kanuni hüküm ve uygulamalar başlıklarla verilmiştir. s. İzin ve Tebdili Hava. Kara Ordusu. Ordu Mekteptir. İstanbul. Askere Girmeden Evvel ve Girdikten Sonra Askerlik Muameleleri. sınıf müfredatında da “Millî Müdafaa: Ehemmiyeti. haftada bir saat olmak üzere yalnız erkek öğrencilere okutulacaktır. Böylece ilköğretimin ikinci kademesinde (ortaokul) okuyan öğrencilere askerlikle ilgili temel bilgiler kazandırmak isteği programda ve uygulamada yerini bulmuştur. Öncelikle müfredata tarih. İstanbul. Cezalarına İtiraz Edecekler. s. Kumandanların Umumî Hassaları. sınıf) Yurt Bilgisi ders programı daha yakından incelendiğinde şu konu başlıklarını bize sunmuştur: Müsavat: Vatandaşın Devlete Karşı Başlıca Vazifeleri. Hava Filoları. 975.19 1927 yılında düzenlenen ortaokul müfredatında ise askerlikle ilgili konularda yeni uygulamalar bulunmaktadır. 1. ikinci sınıflarda okutulacak Yurt Bilgisi dersinin konuları arasında da vatandaşlık görevleri ve askerlikle ilgili bir konu yer almıştır. Vergi. Askere Çağırma. Askere Gidenlerin Muhtaç Ailelerine Yardım. s. Terhis. 22 Orta Mektep Müfredat Programı (1927). Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti. Ordu Hayatı. Kısa Hizmetli Asker. 1930. 1931 yılına gelindiğinde yenilenen ortaokul müfredatının yurt bilgisi dersi içeriğinde askerlik ve ordu konuları oldukça geniş bir yer tutmuştur. Ankara.. 1931. Ordu. Askerlik Çağının Muhtelif Devreleri. “Askerlik” dersi girmiştir. “Askerlik. Orta Mektep Müfredat Programı (1927). Ayrıca konular daha bütünlük içinde. 35-36. Seferberlik İçin Çağrılan İhtiyat ve Efradın Hareket Tarzları ve Gelmeyenlere Konan Cezalar.24 Yurt bilgisi dersi 3. Yaşlarını Değiştirenler.konu görülmemektedir. Askerlik Çağı.23 Yukarıda verilen konu başlıklarından başka öğretmen. yurt bilgisi derslerinin yanında ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulmak üzere yeni bir ders. Harp İdaresi ve Siyaset. Hava 19 20 age. coğrafya.21 İntihaplara Ne İçin İştirake Mecburuz?” başlığını taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti. Türkçe Sözlük. s. Ordu Teşkilatı. İçeriğinde konumuzla ilgili veri barındıran (1. Saklılar. Yoklama Devreleri. İntihap. İhtiyat Zabitliği. Muvazzaflık Müddeti. Devlet Matbaası. s. Donanma. 23 Orta Mektep Müfredat Programı. Bedel Verecekler. ayrıntılı ve teknik bir biçimde ele alınmıştır. Firar Edenler. seçim demektir.20 İlgili programda bundan başka.

Tüm bunların üstüne ayrıca müfredatta erkek öğrencilere yönelik haftada iki saat olmak üzere “askerlik” dersinin olduğunu da belirtmek gerekir. s.. s. uygar ve yüksek karakterleriyle nasıl insanlığa şeref verdiklerini öğrencilerin kavrayacakları canlı örneklerle çocuklara göstererek onlarda ulusal şuuru ve ulusal benliği yaşatacak. Aynı yılın 3. ülkesine ve insanlığa hizmetlerini kavratmak amacıyla programda. askerlik ve orduya ilişkin değişik konu ve açıklamalar detaylı bir biçimde yer almıştır. Öğrencilere Türk ordusunu tanıtmak. İstanbul. ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ suretinde ifade ettiği hakikatin manasını çocuklara kavratacaktır. 124-125. 27 İlkokul Programı. kahramanlıkları.25 Görüldüğü üzere yurt bilgisi müfredatı içinde. Türk milletinin tarihteki büyük başarılarını. Böylece ortaokul çağındaki öğrencilere. Teşkilatı. 1936 yılı ilkokul programında Türk ordusu ve askerliğe ilişkin daha geniş bir içerik ve açılıma yer verilmiştir. Öğrenciler. burada Türk ordusu. sınıflar tarih dersi müfredatı. Türk ordusunun dünyanın dört bucağında yüksek ülkülerini gerçekleştirmek için hem kendisine hem insanlığa ne kadar hizmet ettiğini.. 84. Açıklamada dikkati çeken önemli bir özellik de Türk ordusu konusunun. 167 . Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. Türk milletiyle ve ulusal bilinçle özdeşleştirilmiştir. Genel olarak 1931 yılı ortaokul müfredat programı değerlendirildiğinde. askerlik ve Türk ordusunun birçok yönünü ele alan temel konuların çeşitli ders programlarına girdiği görülür. s. yurt bilgisi derslerinde öğrenecekleri konularla bağlantılı olarak tarih dersinde de Türk ordusunun farklı bir boyutunu işleyeceklerdir.Ordusu. aslında tarih dersi veren öğretmenlere Türk ordusunu çocuklara hangi yönleriyle ve nasıl tanıtacaklarını. Türk tarihiyle. uygarlık alanına yaptığı katkıları tanımak nasıl insanımıza ve çocuklarımıza millî bir bilinç ve 25 26 age. sevdirmek. orduda modernleşmeyi ele almıştır. çocuklarda pekişmesi beklenen “ulusal şuur”. tarih dersi müfredatının başındaki açıklamalar bölümüne şu bilgiler yazılmıştır: “Öğretmen. 48. tarih derslerinde Türk ordusunu nasıl işleyeceklerini açıklar mahiyettedir. Daha geniş bir açıdan bakılırsa. yurttaşlık bilgisi ve görevi bağlamında askerlik ve orduyla ilgili genel/temel teorik bilgilerin öğretilmesi amaçlanmıştır. “… Türk Ordusunun Mükemmelleştirilmesi” konu başlığı26 ordudaki değişikliğe. “ulusal benlik” kavramlarıyla ve ATATÜRK’ün söylediği “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözüyle ilişkilendirilmiş olmasıdır. Ancak bu içerik zenginleşmesinin ders konularından ziyade bazı derslerin “açıklamalar” veya “amaçlar” bölümünde olduğunu belirtmek gerekir. yenileştirme ve modernleştirmeye müfredatlarda açıkça atıf yapan ilk konu olmuştur. age. Yüksek Askerî Şûrası” konuları vardır. 1936. yurtseverlikleri. Millî Müdafaa Vekâletinin Vazifesi. Millî Eğitim Basımevi. Türk ordusuna yönelik biraz daha değişik bir konuyu.”27 Programda yer alan bu açıklama. ATATÜRK’ün Cumhuriyet’in onuncu yıl dönümü dolayısıyla söylediği nutukta.

“Devletin Yurttaşlara Karşı Ödevleri: Yurttaşların Malını. Türk ordusuna ve ulusal işlere karşı içten bir ilgi yaşatması. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirmek. o büyük başarıları düşünecekler. ulusu sevmekle eş değer tutulmuştur.” “Türk çocuklarında yetenek. Atatürk Kültür. kahramanlıkları. Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri. derste öğretmenin öğrencilere bir yandan ulus kavramını kazandırmak için çocukların anlayacakları misaller bularak onları düşündürmesi.. kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu yetenekle kimseye boyun eğmeyeceklerdir. s. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikrini kazanacaklar. 147. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi. Yurdun Bağımsızlık ve Bütünlüğünü Korumak. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı duydukları sevgi. milletini ve ordusunu seven bir yurttaş yetiştirme amacını içinde barındırmıştır. bütün uygarlıkların anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz. 281-282. askerliğe. Vergi Vermek. daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Programdan verilen örneklere göre Türk ordusunu içten sevmek ve ona güvenmek. Yine yukarıda söz edilen müfredatta. Mesela. 148. millete tarihini.”31 gibi dolaylı veya doğrudan Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular yer almıştır. s. başarıları. 29 İlkokul Programı (1936). Türk yetenek ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça.. Canını. ulus kavramını ve Türk ulusunun karakterini öğrencilere kavratmak. 30 age. “açıklamalar” ve “konular” bölümlerinde Türk ordusuna ilişkin çeşitli kayıtlar görülmektedir. Askerlik Yapmak. soylu bir millete mensup bulunduğunu. beşinci sınıf yurt bilgisi dersi konuları arasında “Devletle Yurttaşlar Arasında İlişki” başlığı altında.çalışma gayreti veriyorsa28 Türk ordusunun karakteri.” Utkan Kocatürk. Tarih ve yurt bilgisi dersleri vatanını. Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri: Kanunlara Uymak. 31 age. harikalar yaratan adamları öğrenecekler. Seçim Hakkını Kullanmak. onların Türk ulusuna. her milletinkinden üstündür. s. vatanı. büsbütün Türk çocukları kendileri için gereken atılım kaynağını o tarihte bulabileceklerdir. 28 Mustafa Kemal Atatürk’ün konuyla ilgili şu sözleri örnek gösterilebilir: “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça. Ankara.” “… Evvelâ. s. daha öz ve anlaşılır hâle getirilerek yurt bilgisi dersinin amaç ve açıklamalarına da eklenmiştir. ulus topluluğunun ve ulusal birliğin manasını ve önemini kavratması ne kadar gerekli ise öte yandan çocuklarda Türk ulusuna karşı derin sevgi ve saygı uyandırması. 156. 168 . milletimiz ve diğer uluslar için yaptıkları da çocuklarda aynı bilinç ve çalışma azmini destekleyeceği düşünülmüştür. onlarda Türk ulusunun amaç ve ülkülerini öğrencilere mâl etmesi.”30 Müfredatta. bu ilkelerin çocuklarda inanç ve ülkü hâline gelmesine çalışmalıdır. Namusunu. Daha önce tarih dersi programının baş tarafına konan konuyla ilgili açıklamalar aynı doğrultuda. Buna göre adı geçen dersin birinci amacı şöyledir: “Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. bu amaç ve ülküleri gerçekleştirmek için her fedakârlığı göze alacak ve gerekirse hayatını verecek uyanık duygulu ve ülkülü yurttaşlar yetiştirmesi de o kadar önemlidir. dört ve beşinci sınıflarda okutulacağı belirtilen yurt bilgisi dersinin “amaçlar”.”29 Diğer taraftan ilgili dersin açıklamalar bölümünde de askerliğe ve Türk ordusuna vurgu yapan şu bölüm vardır: “Bu derste birtakım ilkeleri öğretmekle ve kavratmakla kalmamalı. 2005.

Bunlardan birinci kısmın en sonunda geçen konu başlıkları şunlardır: Sevr Muahedesi: Hudutlar. harp gemilerine ziyaretler yapılarak askerlikle ilgileri geliştirilir. İstanbul. 36 age. 169 . askerî yürüyüşler ve bilgiler öğretilir. bayrak ve ordu sevgisi ve saygısı aşılanır. 41. 1938. sancak. 07. 33 Ortaokul Programı (1938).03. Ankara.34 “Türkiye Cumhuriyeti” diye başlayan ikinci bölüm35 ise bazı eksikliklerle birlikte hemen hemen günümüzde okutulan Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi konularını kapsamaktadır. s. Millî Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü. 13 Şubat 1939. yerine yeni bir ders konmaksızın beden eğitimi ve konuyla ilişkili diğer dersler içinde öğrencilere millî savunma ve askerlikle ilgili konuların vurgulanacağı belirtilmiştir. millet. bazı okullarda bu ders erkek öğrencilere olduğu gibi haftada iki saat olarak okutulmuş. Tebliğler Dergisi’nde yayınlanmıştır.33 Yukarıda sözü geçen müfredatta yer alan tarih dersi 3. Yapılan düzenlemeye göre askerlikle ilgili konular içeren Millî Savunma Öğretimi. marşlar.” Ortaokullarda Millî Savunma Öğretimi. Yeni programa göre kız öğrenciler. 34 Ortaokul Programı (1938). Tebliğler Dergisi’nde yayımladığı bir yazı ile karışıklığı gidererek kız öğrencilerin bu dersi haftada bir saat olarak göreceklerini belirtmiştir. Osmanlı Memleketlerinin Taksimi. öğrencilere askerliği sevdirici. iki ana bölümden oluşmuştur. C 10. ordunun durumu çerçevesinde ele alınmıştır. 18. Öğrenciler bulunulan yerin imkânı nispetinde askerî törenlere (alay günleri.. ant içme törenleri. Ordu. bayrak ve ordu sevgisi ve saygısı aşılayıcı konuların öğretileceği bildirilmiştir.C. 35 age.1938 yılında yayımlanan ortaokul müfredatında göze çarpan konulardan biri.1939 tarihli ve 80/103 sayılı Karar. Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği’nin yukarıda verilen maddeleri. Bu programda. daha önce erkek öğrenciler için konan “askerlik” dersinin bu tarihten sonra kız öğrenciler için de zorunlu olduğudur. s. Bakanlar Kurulunun 03.1947 tarihli ve 1/5612 sayılı Kararı ile “Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği (D-60)” yürürlüğe girmiştir. ilkokul ve ortaokullarda askerlik konularıyla ilgili yeni uygulamalar getirmiştir. vs. Maarif Vekilliği Tebliğler Dergisi. sancak.”36 Burada ordu konusu. 40. 32 Ortaokul Programı (1938). Türlerin Mukabelesi: Garp ve Cenup Cepheleri. Ortaokullarda ise o döneme kadar ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulmakta olan “askerlik” dersi kaldırılmış. s. ilkokullarda şu şekilde yapılacaktır: “Resmî ve özel ilkokullarda öğrencilere.02. Ankara. Sevr Antlaşması’nda orduyla ilgili kararlar. 30 Haziran 1947. Buna göre askerlik ve millî savunma dersleri yeniden düzenlenmiştir. sınıf programı. 101. askerlik dersini ikinci ve üçüncü sınıfta birer saat olarak göreceklerdir.32 Bundan başka müfredatta. Vatan. askerliğe teşvik edici ve savunma ruhunu aşılayıcı oyunlar. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı. millet. S 440. Devlet Basımevi. ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulacağı belirtilen askerlik dersi program içeriğinin D 60 Talimatnamesi’ne göre düzenleneceği bildirilmiştir. Buna göre ilkokullarda ayrı bir ders olmaksızın. 40. İktisadî Hükümler. fakat dönemin Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı). Adlî Hükümler. Kışlalara.” İlgili yönetmelik. şu etkinliklerden oluşturulur: “Resmî ve özel ortaokullarla bunlara denk okul ve sınıflarda beden eğitimi ve izcilik çalışmalarında ve diğer ilgili derslerde millî savunma bilgileri öğretilir. Programın ikinci bölümünde ise orduyla ilgili şu konular bulunmaktadır: “Millî Müdafaa: İzmir’in Yunanlar Tarafından İşgali. s.. Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilir. T. Malî Hükümler. s. her iki bölümde de Türk ordusuna ait çeşitli konular bulunmaktadır. askerî hava meydanlarına. Birinci bölümde konular Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan Sevr Antlaşması’na kadar gelmiştir. vatan. Askerlik dersinin kız öğrenciler için de uygulamaya başladığı ilk dönemlerde.

1948.43 Durum böyle olunca.”37 Programın ilerleyen başlıklarında da millî ordunun kurulması konusuna değinilmiştir. Kara Ordusu. 43 İlkokul Programı.Mustafa Kemal’in Türk Milletini ve Ordusunu Toplamaya Başlaması. İhtiyat Zabitliği. İhtiyatların Çağrılması. 64. Ortaokul Programı (1938). Bedel Verecekler.”40. Seferberlik İçin Çağrılan İhtiyat ve Efradın Hareket Tarzları ve Gelmeyenlere Konan Cezalar. Askere Çağırma. s. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. Yüksek Askerî Şûrası. Adı geçen programda yeni dönemde okutulacak yurt bilgisi dersinin hangi sınıflarda okutulacağı. Millî Eğitim Basımevi. Türk ordusunun kuruluşunu ilk defa ele alan program olma özelliğini taşımaktadır. Ordu Teşkilatımız. Muhacir ve Mülteciler..38 Böylece yukarıda sıralanan başlıkları içeren 1938 yılı ortaokul müfredatı. daha önceki müfredatın askerlik ve ordu konularını tekrarladığı. Yaşlarını Değiştirenler. s. 44 Yukarıda 1936 yılı ilköğretim programının özelliklerinin açıklandığı bölüme bakınız.. Kısa Hizmetli Asker. s. 68. Hava Filoları. 42. 41 age. Bu değişikliklere göre 1931 yılı yurt bilgisi ders programındaki askerlik ve ordu konuları aynı başlıklarla ama farklı sınıflarda yer almıştır. İzin ve Tebdili Hava. Harp İdaresi ve Siyaset. 38 Programda konuyla ilgili geçen ifade “millî ordu teşkiline başlanması” şeklindedir. 39 Karşılaştırma için bk. 42 age.”41 “Askerlik: Askere Girmeden Evvel ve Girdikten Sonra Askerlik Muameleleri: Askerlik Çağı. Ordu Okulları. Askerlik Çağının Muhtelif Devreleri. Cezalarına İtiraz Edecekler. Türk ordusuyla ilgili konunun yeri ve önemi daha rahat anlaşılabilsin diye öncesindeki birkaç konu başlığıyla birlikte verilmiştir. 1936 yılı ilköğretim müfredatında yer alan ordu ve askerlikle ilgili açıklama. Saklılar. (Üçüncü sınıflar için) Askerlik Vazifesi: Asri Bir Ordu Teşkilatında Neler Vardır? Kumandanlık.39 Buna göre 1938 yılı yurt bilgisi müfredatında askerlik ve ordu konulu başlıklar şöyledir: “(İkinci sınıflar için) Millî Müdafaa: Ehemmiyeti. ders saatleri ve müfredatındaki konularla ilgili birtakım düzenlemeler yapılmıştır.. Yukarıda 1931 yılı ortaokul programının açıklandığı bölüm. Yoklama Devreleri.44 37 age. Firar Edenler. s. Millî Müdafaa Vekâletinin Vazifesi. 40 Ortaokul Programı (1938). Askere Gidenlerin Muhtaç Ailelerine Yardım. Deniz Ordusu. Hile ve Desise Kullananlar. Gönüllü Askerlik. 41. Kumandanların Umumi Hassaları. 1948 yılında yayımlanan ilköğretim müfredatı. Teşkilatı. Ordu. Donanma. Hava Ordusu. Yeni program sadece eğitim ilkeleri ve amaçları bakımından eskisinden farklıdır. içerik ve konular bakımından neredeyse 1936 yılındakinin aynısı gibidir. 62. 170 . Terhis. İstanbul. Ordu Hayatı. amaç ve konular bu yeni programda da aynen korunmuştur.”42 Verilen konu ve başlıklara bakıldığında 1938 yılı yurt bilgisi programının. Ordu Kuvvet ve Teşkilatında İktisadi Amiller. s. bu açıdan yeni bir şey getirmediği söylenebilir. Ordunun Lüzumu. Muvazzaflık Müddeti.

dipnot açıklaması. bu programda oldukça azaltılmıştır. savaşa hazırlık ve savaş yılları gibi konular işlenirken Türk ordusunu. amaçlar. 2. 11. Yapılan değişikliklerle. sınıf konuları “Vatandaşlık Ödevlerimiz” başlığı altında askerliğe ilişkin şu üç başlık görülmektedir: 1..) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. Yurdun Kurtarılması. 48 Ortaokul Programı (1951).45 Bu programın “Eğitim ve Öğretim İlkeleri” bölümü ile yurttaşlık bilgisi dersi üçüncü sınıf konuları arasında askerlik ve Türk ordusunu muhtevi açıklama ve başlıklar yer aldı. kuruluşunu doğrudan konu edinen bir başlık yer almamıştır. Millî Eğitim Basımevi. Sakarya Savaşlarıyla Büyük Taarruz.” Ortaokul Programı (1951). konular. İstanbul. s. 47 Yönetmelikle ilgili bk. bundan sonraki birçok yurt/yurttaşlık bilgisi müfredatının “Devlete Karşı Ödevlerimiz/Vatandaşlık Görevlerimiz” gibi başlıkları altında tekrarlana gelmiştir. Mudanya Mütarekesi. 46 age. önceki ilköğretim programında genişçe bir yer bulan Türk ordusuna ve askerliğe ait bölümler (açıklamalar. 108. Aynı yılın yurttaşlık bilgisi dersi 3. Yine de müfredatta bazı derslerin açıklamalar veya konular bölümünde inceleme mevzuumuzla ilgili kısımlar göze çarpmaktadır. 1951. harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. Örneğin 3. Millî Mücadele. Barışta ve Savaşta Savunma Ödevlerimiz.). 133. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgi ifadesi yolları da öğretilmelidir. bulunulan yerin imkânı nispetinde askerî törenlere. Programın başında yer alan ortaokulların eğitim ve öğretim ilkelerinden birine göre “… Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır. Birinci ve İkinci İnönü.49 1962 tarihli ilkokul müfredatında köklü bir değişikliğe gidilmiştir.”46 Bu ilke. başlıklar vb. Bu ünitenin içeriğindeki ifadeler şöyledir: Askerlik ödevi ve önemi.47 Ayrıca yalnızca bir derse/bir derste askerlik ve orduyla ilgili işlenecek konulara gönderme yapmayıp tüm derslerde bu yönde işlenmesi gereken genel konuları belirtmiştir. Öğrenciler. s. 1951 yılı tarih dersi üçüncü sınıf müfredatında. 3. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı.48 Temel askerlik bilgileri olarak görülebilecek bu konular. 49 Programda yer alan konu başlıklarından bazıları şunlardır: “Millî Mücadele Hazırlık (Erzurum ve Sivas Kongreleri). İstiklal Savaşı. sınıf hayat bilgisi dersi programının sonuna askerlikle ilgili kısa bir ek ünite konmuştur. Askerlik Daire ve Şubeleri. ant içme törenleri vb. askerî hava meydanlarına. s. Ankara’da Büyük Millet Meclisinin Açılması ve Millî Bir Türk Devleti’nin Kurulması. 171 . 1947 yılında yayımlanan Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği D-60’tan devşirilerek programa konmuştur. çevredeki askerî birliklerin gözlemlerinden askere alım ve terhislerden faydalanılarak öğretmenin uygun 45 Ortaokul Programı. 24.Türkiye’de müfredat geliştirme çabaları sonucunda 1951 yılında yeni bir ortaokul ders programı yayımlandı. (alay günleri.

Programdaki diğer yenilikler arasında. 55 İlkokul Programı.. öğretimde toplulaştırma ilkesi uygulanmış. Programda araştırma konusuyla ilgili geçen bölümler şunlardır: Ortaokulun eğitim ve öğretim ilkeleri başlığı altında “. s. 1962 müfredatında Toplum ve Ülke İncelemeleri adını alan tarih. konularda ve açıklamalarda bazı değişiklikler yapılmıştır. 1951 yılı ortaokul programı özelliklerinin açıklandığı bölüm. “Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtecek. ant içme törenleri vb.”52 cümlesiyle askerlik konusuna atıf yapılmıştır. 145. 27. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı.” Ortaokul Programı (1962). bu programla artık üçüncü sınıflarda okutulmaya başlanmıştır. 40. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri. İstanbul Millî Eğitim Basımevi. 1968. Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır. askerî hava meydanlarına. s. 53 age. ilim. Barışta ve Savaşta Savunma Ödevlerimiz.” Ayrıca yurttaşlık bilgisi dersi 3. 1951 yılında yayımlanan ortaokul müfredatında verilenlerin aynısıdır. Karşılaştırma için bk.. Vergi ve Vergide Dürüstlük. 52 age. (alay günleri. 1962 yılı ortaokul programında Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. daha önce ayrı ayrı işlenen tarih. Askerlik. Böylece daha önce en erken ilkokul dördüncü sınıf ders programlarında yer alan askerlik ve ordu konuları. İlkokul öğrencilerinin psikolojik özellikleri göz önünde bulundurularak özellikle 172 .. 18. Aynı yılın ilkokul ve ortaokul müfredatları birlikte ele alındığında. 11. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri “Toplum ve Ülke İncelemeleri” adı altında birleştirilmiş ve tek bir ders hâline getirilmiştir.55 Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular da Sosyal Bilgiler 50 İlkokul Programı Taslağı. Bundan başka dersin beşinci sınıf konuları arasındaki “Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri (Kanunlara Uymak. s.51 Programda dersin açıklamalar bölümünde. Yukarıda. 1968 yılında düzenlenen ilkokul müfredatında ders adlarında. hukuk. Seçim ve Seçmenin Sorumluluğu)” 53 başlıkları önceki müfredatlarda olduğu gibi burada da yerini almıştır. s.50 Bu ek üniteyle birlikte ilk defa hayat bilgisi dersi müfredatına askerlikle ilgili konular girmiştir. sınıf konuları “Vatandaşlık Ödevlerimiz” başlığı altında askerliğe ilişkin şu üç başlık görülmektedir: “1. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgiyi belirtme yolları öğretilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. idare. 1962. İstanbul. 1962. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını misallerle gösterecektir. 33. Askerlik Daire ve Şubeleri. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 1962 müfredatında. 2. 3. askerlik. s. Millî Eğitim Basımevi. askerlik ve ordu konusunun açıklama ve başlıkları birincisinde azalırken ikincisinde tamamen aynı kalmıştır. 54 Ortaokul Programı. Örneğin.gördüğü zamanda işlenecektir.. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. 45.54 Herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. birçok ders sosyal bilgiler ile fen ve tabiat bilgisi dersleri içinde toplanmış ve bu iki ders mihver ders olmuştur.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. s. bu programda “Sosyal Bilgiler” adı altında birleştirilmiştir. harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. elden geldiği kadar askerî törenlere. Öğrenciler. Ay Yıldız Matbaası. 51 İlkokul Programı Taslağı (1962). Ankara.

İstanbul. Bu konular. ilk defa 1951 yılındaki müfredatta verilen. Müfredatta sosyal bilgiler dersinin açıklamalar bölümünde konuyla ilgili olarak öğretmenlere şu uyarı yapılmıştır: Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtmeli.56 Bu amacın. saygı ve güven duymalarını vurgulamıştır. millet kavramını ve Türk milletinin karakterini kavrar. seçim hakkını kullanmak”58 konuları verilmiştir. 69. 1971. dersin yirmi sekiz amacı arasında dördüncü sırada yer aldığını önem sırası açısından vurgulamak gerekir. 60 Karşılaştırma yapmak için bk.. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı sevgi. Görüldüğü gibi daha önceki çeşitli programlarda aynı şekilde geçmiş olan askerlik ve Türk ordusuna ilişkin konular.. gereksiz konular çıkarılmış. 18. ilim. ilkokul müfredatından iki yıl sonra 1970 yılında değiştirilmiştir. Millî Eğitim Basımevi. Yurttaşlık görevleri ve sorumlulukları yönünden: ç. Programda dersin amaçları arasında Türk ordusu ve askerlikle ilgili şu bilgilere yer verilmiştir: 1. age.59 Bazı içerik değişikliklerine rağmen. 80.57 Sosyal bilgiler dersinin beşinci sınıfında “Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri” başlığı altında da “kanunlara uymak. idare. daha çok yurttaşlık görevleri bağlamında ele alınmış. 56 age. Yukarıda 1968 ilkokul programının özelliklerinin açıklandığı bölüm.. açıklamaları ve konuları arasına yayılmıştır. s. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. s. Bu bahisle. 1970. 58 age. dipnot 45. 1962 programında da korunan askerlik ve orduya ilişkin konular. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını göstermelidir. Millî Eğitim Basımevi. 57 age. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. bazı konular da kısaltılmış bulunmaktadır. üzerinde küçük düzenlemeler ve değişiklikler yapılarak 1971 yılında yeniden yayımlanmıştır. Karşılaştırma yapmak için bk. s. s. Türk milletine. askerlik.. ders konuları oldukça hafifletilmiş. başka bir yönden de öğrencilerin Türk askerine.62 ikinci devrede (dördüncü ve beşinci sınıflarda). bayrağına. s. Kısaca söylemek gerekirse 1968 ilkokul müfredatında askerlik konusu. 80. sosyal bilgiler dersinin amaçları.. 61 İlkokul Programı. 69. açıklamaları ve konuları bölümlerine dağılmış durumdadır.60 1968 yılı ilkokul müfredatı. burada bir sistematik çerçevesinde sosyal bilgiler dersinin amaçları. 59 Ortaokul Programı. aynı biçimde 1970 müfredatında da yer almıştır. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirir. vergi vermek. 62 age. Ortaokul müfredat programı. 63. 63. açıklamaları ve konuları arasında münderiçtir. İstanbul. Türk ordusuna sevgi.61 Bununla birlikte programın askerlik ve ordu konularını içeren bölümlerinde bir değişiklik yapılmamıştır. askerlik yapmak. 173 . hukuk. Türk ordusu ve askerlik konularının veriliş yerinde ve başlıklarda önceki iki ortaokul programına göre herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.dersinin amaçları.

konuları arasında görülen ordu ve askerlik konuları. 63 Programda ders toplulaştırma gerekçeleri açıklanmıştır. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. Bunlar. 54. Öğrenciler. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleriydi. sosyal bilgiler dersinin amaç ve konu bölümleri içeriğinde sıralanmıştır. başlıklarında yer aldı. 1973. artık üç ayrı dersin programında. sosyal bilgiler dersi için askerlikle bağıntılı öncekilere benzer fakat yeni bir amaç verilirken konular bölümünde farklı herhangi bir başlık yer almamıştır. Sonuç olarak 1973 müfredatında. Yeni müfredatta sosyal bilgiler dersi konuları.64 Dersin üçüncü sınıflara yönelik müfredatında ise daha önceki yurttaşlık bilgisi dersinin konuları arasından aktarılan bölümler yer almıştır. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri “Sosyal Bilgiler” adı altında toplanmış ve birleştirilmiş bir ders hâline getirilmiştir. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. Ankara. askerî hava meydanlarına. 65 age.. ant içme törenleri vb. 5. 10. elden geldiği kadar askerî törenlere.”65 bölümleridir. Buna göre. Askerlik Daireleri ve Askerlik Şubeleri. 66 Taşpolatoğlu. diğer ikisi de üçüncü sınıflarda okutulacaktı. Daha önce ilkokul programında yapılan ders toplulaştırma uygulamasının bir devamı olarak ilgili düzenlemeyle ortaokullarda okutulan tarih. bir önceki müfredatta yalnız bir dersin -sosyal bilgiler dersi. vatandaşlık bilgileri. 51. Bu dersler millî tarih. 67 Ortaokul Programı (1985). s. s. 1993. dolayısıyla hazırlanan programların bir önceki programa eklemeler ve çıkarmalar yapılarak birbirinin benzeri şeklinde oluşturulduğu ve özde bir değişikliğe gidilmediği söylenebilir. “Ortaokulun Eğitim ve Öğretim İlkeleri” başlıklı bölümde de eski programdan devredilen şu klasik cümleler yerini korudu: Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır. “Hak ve Ödevlerimiz” başlığı altında verilen “… Barışta ve Savaşta Savunma Görevi. Ankara. Millî Eğitim Basımevi. 1985 yılında Türk eğitim sistemi. s.67 Adı geçen derslerden ilk ikisi birinci ve ikinci sınıflarda. s. (alay günleri. 64 age.. 1988.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. Dersin amaçları arasında askerliğe (vatan savunmasına) ilişkin şu ifade vurgulanmıştır: Yurt savunmasının ve bu uğurda her türlü mal ve can fedakârlığının kutsallığı hakkında güçlü ve içten inanç vermek. 174 .63 Bahsedilen uygulama sonucunda Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. dört ayrı dersle temsil edildi. millî coğrafya. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. yeni bir ortaokul müfredatını uygulamaya başladı. Türk eğitim sisteminde (1968 sonrası) 1980 yılına kadar program geliştirme çalışmalarının bilimsel dayanaklı eğitim teorisi ve yaklaşımları ele alınmadan yürütüldüğü. Ortaokul Programı. Tüm bunların önünde müfredatın başında.66 80’li yıllarda Türkiye’de ilkokul ve ortaokul müfredatlarında yenileştirmeler ve köklü değişiklikler yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı.1973 ortaokul müfredatında ders adlandırmalarında yeniden bir düzenleme yapılmıştır. Millî Eğitim Basımevi.

harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı b. Böyle bir konu başlığı. “Atalarımızın. Üçüncü sınıflarda okutulacak vatandaşlık bilgisi dersi içeriğinde. 214.68 Millî tarih dersinin açıklamalar bölümüne de askerlik ve orduyla anlamca örtülü olarak. daha önceki programların açıklamalar veya amaçlar bölümünde yer almasına rağmen ilk defa 1985 müfredatında bir konu başlığı olarak karşımıza çıkmıştır. 71 Ders programındaki konu başlığı “Düzenli Ordunun Kurulması”dır. 222.. Millî Savunma a. ordu ve askerlikle ilgili konular genişlemiş. Terhis e. s. Savunma Ödevimiz 2. Yedek Askerlik Dönemi d. s. Düzenli ordunun kurulması konusu ilk defa 1938 ortaokul tarih müfredatında 68 Ortaokul Programı (1985). Askerlik Çağı b. Askerlik a. Hem düzenli Türk ordusunun kuruluşu ele alınmış71 hem de orduyla ilgili başlıca bir ünite konmuştur. yurdumuzu ve milletimizi yüceltmek. s. neredeyse bir ünite hâlini almıştır. Vatandaşlık bilgisi dersi programındaki ilgili ünite ve konu başlıkları şunlardır: Yedinci Bölüm F. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgiyi belirtme yolları öğretilmelidir. misallerle belirtilecek…”69 cümlesi girdi. age. 69 age. geliştirmek ve gerektiğinde savunmak için ne kadar emek ve çaba harcadıkları ve onlara ne kadar borçlu olduğumuz. Aynı ilkeler daha önceki ortaokul ders programlarında da yer almıştır. “Türk milletinin askerliğe verdiği önem” başlığı ile noktalanmıştır. 70 age. 184. 175 . Askerlik Yoklamaları c. Öyle ki bu derste askerlik konularından ziyade doğrudan Türk ordusuna vurgu yapılmıştır. Hatta bu ünitenin son konusu. Muvazzaf Askerlik Dönemi ç.. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında da görmek mümkündür.. Millî Güvenlik Kurulu 3. s. 29. Hayat Hizmeti 1. Türk Milletinin Askerliğe Verdiği Önem70 Vatandaşlık bilgisi dersinde askerlik konularında beliren açılımı.

bu programda aynı bölümde ünite olarak birleştirilmiş ve bir okuma parçasıyla desteklenmiştir. s.” İlkokul Programı. 176 . Askerlik Görevinin Kutsallığı 1) Türk Milletinin Doğuştan Asker Olma Vasfı74 72 73 age. idare. Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. Yurttaşlık görevleri ve sorumlulukları yönünden: ç. 171. Türk milletine. İçeriği zaman zaman değişmekle birlikte “Türk Ordusu” başlıklı üniteyi. 160. Yukarıda 1968 ilkokul programının açıklandığı bölüm. 155. Bunlardan birincisi. Karşılaştırma için bk. millet kavramını ve Türk milletinin karakterini kavrar.yer almışken daha sonra hazırlanan programlarda bu konu unutulmuş.” Açıklamalar bölümü: Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtmeli. İstanbul. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Özelliği.73 İkincisi. Sosyal bilgiler dersinin amaçları: “1. 1985 yılı ortaokul müfredatına bütünlük anlayışı ile bakıldığında. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı sevgi. 1989. Bu ünitenin konuları şu başlıklardan oluşmuştur: 1. 74 age. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını göstermelidir. bundan sonra hazırlanacak müfredatların ilgili konularını belirlemede rehberlik ettiğini ve bir temel oluşturduğunu belirtmek gerekir. sosyal bilgiler dersinin amaçları ve açıklamaları 1968 yılı ders programından aynen alınmış bu yüzden oradaki askerlik ve ordu bölümleri de değişmeden yeni müfredata geçmiştir. Söz konusu ders müfredatındaki başka bir yenilik de “Türk Ordusu ve Millî Savunma” başlıklı yeni bir ünitedir. tamamladığı görülür. Bu yeni konu başlıkları şöyledir: Atatürkçü Düşüncede Millî Güç Unsurları 2. konu açısından incelendiğinde iki farklı tutum görülmüştür. s. daha doğrusu yeni konular eklenmiştir. bayrağına. 224. müfredatta askerlik ve orduyla ilgili başlık sayısı artırılmış. özellikle vatandaşlık bilgisi programındaki askerlik konuları ile inkılap tarihi programındaki ordu konularının birbirini desteklediği. bu dersin beşinci sınıf konuları detaylandırılmış. hukuk. Bundan sonra günümüze değin hazırlanan tüm ortaokul müfredatlarının Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi programlarında “Düzenli Türk Ordusunun Kurulması” konusu yer almıştır. tekrar 1985 yılı inkılap tarihi programında gündeme gelmiştir. Yeri ve Genel Vazifeleri b. 1989 yılı ilkokul müfredatı. Önemi. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirir. Millî Savunma (konu ile ilgili okuma parçası)72 Daha önce bazı programlarda ayrı ayrı görülen askerî alanda gelişmeler ve millî savunma konuları. Millî Eğitim Basımevi. Bu müfredata konan askerlik ve ordu konularının. askerlik. Askerî Alanda Gelişmeler 2.. yine günümüze kadar hazırlanan tüm inkılap tarihi dersi programlarında görmek mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı. s. Askeri Güç: a.. ilim.

75 Sosyal bilgiler programındaki veriler üç açıdan önem taşımaktadır.. askerlik ve Türk ordusuyla ilgili konular. Savunma Ödevimiz 75 age. ilk defa yine bu programda dile getirilmiş ve bir başlık olarak yazılmıştır. Daha önceki programda millî tarih dersinin açıklamalarında yazılı olan askerlikle bağlantılı bölüm.1997 tarih ve 4306 sayılı Kanun. kademe”. ilköğretim okulu adıyla tek bir isim altında birleştirilmiştir. Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır ve bitirenlere ilköğretim diploması verilir. Ancak bu defa müfredatın ilkokul ayağında Türk ordusu ve askerlikle ilgili herhangi bir bölüme yer verilmediği gibi bundan sonra ilköğretim birinci kademede 1998 yılında yapılan müfredat değişikliklerinde de ilgili konuda bir kayıt yer almamıştır. başlıklar artmıştır. “Türk Milletinin Askerliğe Verdiği Önem” başlığıyla 1985 ortaokul müfredatının vatandaşlık bilgisi ders programı konuları arasında vardır. konular birbirini tamamlamıştır. Fakat 1989 yılı programı. Bu dersler vatandaşlık bilgileri ve Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleridir. “Askerlik Yapma Konusu. Buna göre vatandaşlık bilgileri dersinin yedinci bölümündeki konumuzla ilgili başlıklar şunlardır: F. vurgulanması gereken yönleri daha açık olarak belirtmiştir. kademe programında askerlik ve Türk ordusu. 76 Esasen buna benzer bir konu.08. 1995 yılında ilkokul ve ortaokul programları yeniden düzenlenmiş ve yeni hâliyle eğitim kurumlarında uygulanmaya başlanmıştır. Üçüncüsü de önceki programlarda geçen Türk ordusu adlandırması yerine ilk defa Türk Silahlı Kuvvetleri ifadesi kullanılmıştır. 77 Madde 8: “… birlikte veya ayrı ayrı geçen ilkokul ile ortaokul ibareleri “ilköğretim okulu” olarak değiştirilmiştir. Atatürkçü Düşüncede Özellik Taşıyan Önemli Yaklaşımlar” ana başlığı altında.” 16. s. sonraki üç yıllık (önceki adıyla ortaokul) düzeyini belirtmek içinse “İlköğretim II.Programda görülen başlıklardan biri daha önceki müfredatlarda da yer bulan ve vatandaşlık görevleri arasında sayılan “askerlik yapma” konusudur.” agk. 169. 177 . Bu anlayış. “İnsan Hak ve Hürriyetleri ve Sorumlulukları” başlığının “Vatandaşlık Görevleri” konuları arasında verilmiştir. 1997 yılında yayımlanan bir kanunla. askerlik ve ordu başlıkları genel olarak “Atatürkçülük” mihveri altında işlenmiştir. Vatan Hizmeti 1. 78 Madde 1: “İlköğretim kurumları sekiz yıllık okullardan oluşur.77 Aynı zamanda bu tarihten itibaren kesintisiz sekiz yıllık ilköğretim zorunlu hâle gelmiştir. Bundan sonra zorunlu eğitimin ilk beş yıllık kısmını (önceki adıyla ilkokul) ifade etmek için “İlköğretim I. aslında Türklerde ordu-millet olma anlayışının programlara yansıyan ilk nüvesidir. Ayrıca Türk milletinin doğuştan asker olma vasfı.76 Son söz olarak müfredatta hem Türk ordusu (Türk Silahlı Kuvvetleri) hem de askerlik konuları birlikte ele alınmış. yeni müfredatta yer almamıştır. kademe” terimleri kullanılmıştır. İkincisi. O tarihe kadar ilkokul ve ortaokul diye iki koldan gelen eğitim kurumları ve düzeyleri. Birincisi. ilgili konuyu iki başlıkla vererek biraz daha özelleştirmiş.78 1995 yılında yayımlanan ilköğretim okulu II. iki dersin konuları içinde ele alınmıştır.

Yukarıda 1985 yılı ortaokul programının açıklandığı bölüm. 203. 81 Ünitenin alt başlıkları şunlardır: “1. yukarıda 64 numaralı dipnot. kademesine ait bazı derslerin programları yeniden düzenlenmiştir. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi 7-8). daha önceki müfredatlardan aktarıldığı anlaşılan ve Türk ordusuna atıf yapan ifadeler yer almıştır. 1998 yılında. Program kitapçığında.83 Şimdi sırasıyla bu derslerin programlarında yer alan Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlere bir göz atalım. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük. 8. vatandaşlık bilgileri dersinin adı da “vatandaşlık ve insan hakları eğitimi” olarak değiştirilmiştir. 2. s. 2000. vatandaşlık ve insan hakları dersi müfredatına aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi daha değişik bir biçimde yayılmıştır: İlköğretim Okulu II. Bu ünitelerden altıncı ünite.C. Askerî Alanda Gelişmeler. İlköğretim Genel Müdürlüğü. İlköğretim Okulu Ders Programları (Sosyal Bilgiler 6-7. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. ilköğretim okullarının II. “Kurtuluş Savaşı” bölümünde “Düzenli Ordunun Kurulması” başlığıyla verilen konudur. sınıf T. Sosyal bilgiler programının uygulanmasıyla ilgili açıklamalar bölümünde. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersleri de bulunmaktadır. 195. Atatürkçülük hedef ve davranışlarıyla desteklenmiştir. T. 206. Ankara. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında Türk ordusu ve askerlik konuları aşağıdaki gibi görülmektedir: Tabloda görüldüğü üzere müfredatta Türk ordusu ve askerlik konuları.2. her derse ait “Genel Amaçlar”. İstanbul. Millî Eğitim Basımevi. Askerlik79 Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi programında incelenen konuya iki yerde atıf vardır. T. Millî Savunma (Konu ile ilgili okuma parçası).C. Birincisi. T.” age.85 Müfredatta görülen en önemli yenilik ise Atatürkçülük konularının ilk defa ders programlarına girmesidir. Kademe Programı. Millî Eğitim Bakanlığı. 80 age. üç ayrı ünitede yer almıştır. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 8. 82 Karşılaştırma için bk. 85 agd. s. Ünitelerdeki konular. yine Atatürkçülük hedef ve davranışlarıyla desteklenmiştir.. 83 Bu yenilik çerçevesinde millî tarih ve millî coğrafya derslerinin adı tekrar “sosyal bilgiler” olmuş.82 Böylece inkılap tarihi derslerindeki Türk ordusu bölümleri yavaş yavaş oluşmaya ve klasik hâlini almaya başlamıştır. “Özel Amaçlar” ve bir de “Konular” bölümleri yer almıştır. müstakil olarak ve tamamen Türk ordusu ve millî savunma konularını işlemiştir. aynı biçimde yeni programa aktarılmıştır.80 İkincisi ise programın altıncı bölümü olarak düzenlenen “Türk Ordusu ve Millî Savunma” başlıklı ünitedir. Ayrıca ders konuları. Millî Eğitim Basımevi.C. s. Bunlar arasında sosyal bilgiler. 1995.81 Bir önceki ortaokul müfredatında (1985 yılı) yer alan bu konu başlıkları. 79 178 . Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı..C.84 Dersin genel amaçları oluşturulurken yine bir önceki sosyal bilgiler programının amaçlar bölümündeki Türk ordusu ve askerliğe ilişkin ifadeler değiştirilmeden aktarılmıştır. “Programın Uygulanmasıyla İlgili Açıklamalar”. 84 Karşılaştırma için bk.

88 İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). vatandaşlık. Ünite amaç ve davranışları III. Amaç: ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerine verdiği önemi kavrayabilme. 91 Bu hedef ve davranışlar öğretim programının “devlet. s. 3. 2. anayasa. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. Vatandaşlık.91 1. 92 age. vatandaşlık. ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerinin önemini vurgulayan sözlerinden örnekler verme. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi87 özel amaçları 8. Vatandaşlık. 107. 7. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi 7. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi III. Amaç: Demokrasi. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları Konular Atatürkçülük hedef ve davranışları 8. 116. 85. Vatandaşlık. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkelerin belirgin özelliklerini kestirebilme. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için önemini açıklama. demokrasi. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeler bilgisi. s. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları” ünitesinin konularıyla kaynaştırılarak kazandırılacaktır. s. anayasa.88 1. 112. Millî Güvenlik Kurulunun görevlerini açıklama. 4. 17. Vatandaş olmanın kişilere bazı sorumluluklar yüklediğini söyleme/yazma. 6. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeler bilgisi. Türkiye’nin millî güvenlik siyasetini belirleyen organların adlarını söyleme. 6. Davranışlar: 1. anayasa. 109-111. 18. Türk milletinin askerlik anlayışını açıklama. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevlerinin neler olduğunu açıklama. 90 age. İlköğretim Okulu Ders Programları (1998)..92 8. s. Davranışlar: 1. 179 . Amaç: Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini kavrayabilme. demokrasi. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeleri açıklayabilme. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi I. Vatandaşlık hak ve sorumluluklarını kavrayabilme. ATATÜRK’ün Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevleri ile ilgili görüşlerinden örnekler verme. Ünite amaç ve davranışları I. 4. Vatandaş Olma Sorumluluğunu Taşıma Yolları c. Cumhuriyet’in ilanından sonra vatandaşlık görevleri konusunda yapılan düzenlemelerin neler olduğunu açıklama.. Askerlik Yapma90 Hedef: ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerine önem verdiğini kavrayabilme. 125. s. 2. 3. 8. sınıf müfredatında Türk ordusu ve askerlikle ilgili hiçbir konu bulunmamaktadır. Davranış: 12. Ünite devlet. Davranışlar: 1..Vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersinin genel amaçları 4. Vatandaşlık. 2.89 Ç. Devlete karşı görev ve sorumluluklarına uygun davranabilme.86 2. 2. Vatandaş Olma ve Sorumluluğu 3. Davranışlar: 5. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeleri yeni durumlarda kullanabilme. Cumhuriyet’in ilanından sonra vatandaşlık görevleri konusunda yapılan düzenlemelerin neler olduğunu açıklama. Amaç: Millî güvenliğin önemini kavrayabilme. 89 age. Ünite millî güvenlik ve millî güç unsurları 86 87 İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). Vatandaşlık. vatandaşlık. s. 7. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel sınıflamalar bilgisi. Millî güvenliğin önemini kavrayabilme. ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerinin önemini vurgulayan görüşlerinden örnekler verme.

vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü iç ve dış tehdide karşı koruyup kolladığı konuları üzerinde durulacaktır. 6. saygı ve takdir duygularını geliştirmelidir. bu dersin konuları sosyal bilgiler dersi müfredatı içerisine dağıtılmıştır. Bunlardan programın giriş bölümünde yazılan cümle. 180 . 3. Askerî güç a. 95 Yeni hazırlanan ilköğretim programları. hukuk. idare. sınıflara ait bazı bölümünde Türk ordusu ve askerlikle ilgili çeşitli kazanım ve açıklamalar yer almıştır. fen ve sanat alanında insanlığa hizmetlerini (öğrencilere) göstermelidir. değer ve kavram dörtlüsü üzerine inşa edilmesi. Öğrencilerin Türk milletine. bilim. Hazırlanan programlar her ders adına ayrı ayrı basılmış ve yürürlüğe girmiştir. askerlik. 118. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programının içeriğinde Türk ordusu ve askerliğe ilişkin açık bir kazanım yer almamıştır. onu kullanma. İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersi (4-5. Cihanda Sulh!” gibi sözlerinden hareketle Türklerin tarihte oynadıkları rolü. Ankara.96 Programın başında verilen bu açıklamaya tüm öğretim süreci boyunca dikkat edilmesi gerektiği göz önünde tutulmalıdır. Bu hedef ve davranışlar öğretim programının “Millî Güvenlik ve Millî Güç Unsurları” ünitesinde kazandırılacaktır. Ancak ilgili müfredatın “Programın Uygulanmasıyla İlgili Açıklamalar” bölümünde önceki programlardan devşirildiği anlaşılan şu bilgiler yazılıdır: Öğretmen. insan hakları. çeşitli etkinlikler ve zengin materyaller ile ders işlemeyi önermesi. 125. Çalış. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ve “Yurtta Sulh. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevleri konusu işlenirken Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türk yurdunu.93 Hedef: Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. sınıflar sosyal bilgiler müfredat taslağı 2005 yılında yayımlanmıştır. Güven!”. ve 7. genel olarak yapılandırmacı yaklaşıma uygun olması. beceri. demokrasi ve sivil toplum gibi konuları vurgulamasıyla önceki müfredatlardan yapı ve içerik olarak birçok farklılık taşımaktadır. Sınıflar) Öğretim Programı. Övün. b.95 2004 yılında yayımlanan ilköğretim 4 ve 5. üretme yol ve yöntemlerini öğretmeyi hedeflemesi. s. öğrenme ve bilgiye ulaşma. üstteki 93 94 age. ATATÜRK’ün “Türk. ATATÜRK’ün Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevleriyle ilgili görüşlerinden örnekler verme.C. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için önemini açıklama. 96 T. 2. Birincisinin devamı niteliğinde olan 6.” İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). Türk ordusuna ve vatanına hizmet eden kişilere sevgi. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. Millî Eğitim Bakanlığı. Yeni ilköğretim programlarında öncekilerden farklı olarak vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi yer almamış.Konular Atatürkçülük Hedef ve Davranışları 3. Türkiye Cumhuriyeti’ni. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevleri. Müfredatın 6. s. c. kazanım. Bu doğrultuda bütün derslere ilişkin yeni müfredatlar hazırlanmıştır. Askerlik görevinin kutsallığı. Davranışlar: 1. 2004. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevlerinin neler olduğunu açıklama. Türk bayrağına.94 2004 yılından itibaren tüm ilköğretim derslerinin öğretim programları aşama aşama esaslı bir değişikliğe tabi tutulmuştur. s.. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemi. Millî güvenlik siyasetini belirleyen organlar 5.

sınıflarda okutulan T. hukuk.101 Programdaki önemli değişikliklerden biri şudur: 1985. sınıf T. 2005.-7. 8.C. (Açıklaması: Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığının ve geleceğinin teminatı olduğu.C. Türk milletinin içinden çıktığı.. Millî Eğitim Bakanlığı. Öğrencilerin Türk milletine. idare. ünite kazanımları içinde verilmiştir. s.102 97 T. Atatürk’ün vatandaşlık görevlerine önem verdiği örneklerle vurgulanacaktır.C. fen ve sanat alanında insanlığa hizmetlerini (öğrencilere) göstermelidir. 100 age. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. 1995 ve 1998 yıllarında Türk ordusuyla ilgili konular. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. Yenilenen müfredatta. 99 Üçüncü kazanımda değinilecek olan Atatürkçülükle İlgili Konular (3-7. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. saygı ve takdir duygularını geliştirmelidir. 21. Bu dersin programı 2006 yılında kabul edilmiş ve yayımlanmıştır. Ankara.C. 12) şunlardır: 7.. 28. 7. bilim.) 12.paragrafta değinilen açıklama bilgisiyle aynıdır. Cihanda Sulh!” gibi sözlerinden hareketle. orduda onlu sistemin uygulanmasına. Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümler şöyle görülmektedir: Programın. 101 T. Atatürk’ün Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili sözleri belirtilecektir. 21. s. askerlik. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatlarında ayrı bir ünite biçiminde düzenlenmişken yenilenen programda ise müstakil bir ünitede değil. Sınıflar Öğretim Programı. s. Sınıf Öğretim Programı. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ve “Yurtta Sulh.97 Programın “İpek Yolu ve Türkler” ünitesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine vurgu yapan üçüncü kazanım şöyledir: Günümüz Türk Silahlı Kuvvetlerini ilk Türk devletlerinin ordusu ile ilişkilendirerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrar. Atatürk’ün “Türk. İlköğretim T. ordu millet geleneğine ve ordunun devleti iç ve dış tehditlere karşı koruma görevine vurgu yapılması gerekliliğine işaret etmiştir. sınıflar sosyal bilgiler (2005) müfredatlarında da yer alan şu cümleler yazılıdır: Öğretmen. Çalış. Vatandaşların devlete karşı olan görevleri ve Atatürk’ün vatandaşlık görevlerine verdiği önemi kavrayabilme. “ordu millet” bütünlüğünün en güzel örneği olduğu. 5. 21. uygulanması ile ilgili açıklamalar bölümünde 4.C. Türk bayrağına ve Türk ordusuna hizmet eden kişilere sevgi. devleti iç ve dış tehditlere karşı koruma görevi olduğu vurgulanacaktır. Sınıflar Öğretim Programı ve Kılavuzu (Taslak Basım). (Açıklaması: Vatandaşlık görevlerinden askerlik görevi belirtilerek. 2005. s. Türklerin tarihte oynadıkları rolü. 98 Sosyal Bilgiler Dersi 6-7. Türk devletine. sınıflar sosyal bilgiler (2004) ve 6.C. İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersi 6. Ankara. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 8. 2006. Güven!”. Türk vatanına. Övün.98 Aynı ünitenin açıklamalar bölümünde ise kazanımla ilgili iki de uyarı yazılıdır. 9. 2006. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 8. Millî Eğitim Bakanlığı. Bu uyarılardan birincisi Türk ordusu hakkında Atatürkçülükle ilgili iki konuya atıf yaparken99 diğeri de kazanımda Türk kara ordusunun kuruluşuna. Sosyal Bilgiler Dersi 6-7. 181 . 26. 5. Sınıf Öğretim Programı. s.100 İlköğretim müfredatlarında.. son olarak yenilenen öğretim programlarından biri 8. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine aittir. Sınıflar Öğretim Programı (2005). 102 T.

Kosova. Bosna-Hersek. konuya yeni ve değişik boyutlar eklemiştir. Arnavutluk. 14. Somali ve Afganistan’da Türk ordusunun faaliyetleri ele alınacaktır. ekonomik güç. 14. konunun içeriğini belirginleştiren.” kazanımıdır. daha önceki müfredatlarda yer alan konulara benzemekle birlikte. Cumhuriyet Dönemi eğitim tarihimiz boyunca ilköğretim birinci ve ikinci 103 104 age. 105 Kazanımla ilişkilendirilmiş olan açıklamalar şunlardır: [Kazanımda] “-Atatürk’ün Türk Ordusuna Mesajı incelenecektir..106 Yine beşinci ünitedeki üçüncü kazanım ve bu kazanıma yönelik uyarı açıklaması millî güç unsurlarından askerî güce değinmektedir. kazanımın konuyla ilgili kazanımı şöyledir: “3 Mart 1924 tarihli Halifeliğin kaldırılması. Cumhuriyet sonrasında sosyal bilimlere özgü bazı derslerin müfredatlarında yer almıştır. s.. askerî güç ve sosyokültürel güç ele alınacaktır. s. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Türk ordusu ve askerlik konuları.” age.105 Yukarıda verilenlerden başka.107 Yürürlükte olan inkılap tarihi öğretim programındaki Türk ordusuna ilişkin kazanımlar. Genelkurmay Başkanlığının yeniden yapılandırılmasına vurgu yapmaktadır. 10. 11. dördüncü ünitede altıncı kazanımın açıklaması. son ünitedeki uyarılara göre Türk ordusunun yurt dışında üstlendiği görev ve faaliyetler ilk defa açıklanarak işlenecektir. 107 Konuyla ilgili üçüncü kazanım ve açıklaması şöyledir: Kazanım: “Millî güç unsurlarının Atatürk’ün yönetim anlayışındaki yerini ve önemini kavrar. yenilenen programın iki ünitesinde doğrudan kazanım biçiminde yer bulmuştur.104 Ünitede bu kazanımla ilişkilendirilmiş.. Sonuç Türkiye’de öğretim müfredatı hazırlama..103 Diğeri de son ünite olan “ATATÜRK’ten Sonra Türkiye: İkinci Dünya Savaşı ve Sonrası” başlıklı ünitedeki “Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrar. Örneğin. Cumhuriyet’in ilanından sonra günümüze kadar da devam etmiştir.” şeklindedir.” age.Türk ordusu.” Açıklaması: “Millî güç unsurları olarak siyasi güç. ünitelerdeki açıklamalar. -Kıbrıs Barış Harekâtı.” age. Yine bu bağlamda dördüncü ünitedeki açıklamaya göre Genelkurmay Başkanlığının yeniden yapılandırılmasına ilk defa bu müfredatta değinilmiştir. Tevhid-i Tedrisat. s. üçüncü ünite olan “Ya İstiklal Ya Ölüm” ünitesinde “Batı Cephesi’nde Kuvayımilliye birliklerinin faaliyetlerini ve düzenli ordunun kurulmasını değerlendirir. 106 6. s. Bunlardan birincisi. 12. Genelkurmayın yeniden yapılandırılması kanunları ele alınacaktır. genişleten ve detaylandıran üç de açıklama/uyarı mevcuttur. düzenleme ve yenileme çabaları Cumhuriyet öncesinde başlamış. Millî Mücadele Döneminde kurulan düzenli Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. 1923 sonrasındaki gelişim süreci içerisinde ele alınacaktır. müfredattaki farklı ünitelerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin/Türk ordusunun çeşitli yönlerine atıf yapan açıklamalar bulunmaktadır.. age. s. 182 . -Savunma sanayisinin Türkiye’nin askerî ve ekonomik gelişmesine yaptığı katkıları. Diyanet İşleri Başkanlığının Kurulması. Örneğin.

Aynı dersler dönem dönem değişik adlar almakla birlikte genel olarak bakıldığında bu konular en çok tarih. işlemeleri doğru bir yaklaşımdır. ders kitaplarında Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlerin bulunmasını. 2. “Atatürkçülük ile İlgili Konular” gibi değişik bölümlerde yer almıştır. “Konular”. Birbirini takip eden bazı müfredatlarda ise ilgili konular ya aynı yazılmış ya da anlam ve içerikçe benzer biçimlerde tekrar etmiştir. Düzenli Türk ordusunun kuruluşu. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. Adı geçen öğretim programlarında konuyla ilgili şu beş yön öne çıkmıştır: 1. Günün şartları gereği uygulamaya konduğu düşünülen derste. bilakis tamamı Türk ordusu ve askerlik konularıyla ilgilidir. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde Bakanlıklar. Özel Amaçlar)”. 183 . “Başlıklar”. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi ile T. Meclis. nasıl sosyal bilgiler ve T. “Programa/Derse Yönelik Amaçlar (Genel Amaçlar. bunların öğrencilere okutulmasını “militarizm” olarak değerlendirmektedirler. Askerlikle ilgili iş ve işlemler bilgisi. “Uyarılar”. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersleri müfredatlarında işlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerini/Türk ordusunu da öğrencilerin aynı bağlamda öğrenmeleri. 1927 yılında ortaokullarda uygulamaya konan ve önce erkekler.C. “Hedef ve Davranışlar”.C. Türk ordusunun bölümleri. ilköğretim programlarında “Açıklamalar”. 5. Zira bu dersin bir ya da birkaç konusu değil. merkezî/yerel yönetim birimleri gibi kurum ve kuruluşları öğreniyorlarsa. 4. görevleri ve özellikleri. Öncelikle şu göz önünde bulundurulmalıdır ki hem Genelkurmay Başkanlığı hem de Türk Silahlı Kuvvetleri. Bu açıdan bakıldığında öğrenciler. ülkemizin diğer kurumları gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önemli kurumlarındandır ve görevlerini kanunlar çerçevesinde yürütürler. sosyal bilgiler. “Kazanımlar”. Askerlik yapmanın bir vatandaşlık görevi olduğu. Türk ordusunun tanıtımı ve çocuklara sevdirilmesi. daha sonra da kızlar için zorunlu olan askerlik dersini Türk ordusu ve askerlik konuları açısından bir istisna olarak değerlendirmek gerekir. öğrencilere pratik olarak askerlikle ilgili temel bilgilerin verilmesi hedeflenmiştir.kademe çeşitli ders müfredatlarına yayılmıştır. sivil toplum kuruluşları. “Eğitim ve Öğretim İlkeleri”. 3. Bazı çevreler müfredatlarda.

) -Makaleler MS Word belgesi olarak. devletin anayasal rejimine. tüzüklerine. -Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanmak üzere gönderilen yazılar daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olmalıdır. iki ayrı hakeme gönderilir. yasalarına. Kongrede sunulan bildiriler ve konferans metinleri yayımlanmamış olmak koşuluyla kabul edilir. özel emir ve yönergelerine tamamen saygılı bir tutum ve uyum içinde kaleme alınmış olmalıdır. Yayınevi. (Adı Soyadı. Yıl. tab.tr adresine (ATEM Başkanlığı ibaresiyle) ya da pc uyumlu cd-rom (çıktıları ile birlikte) gönderilecektir.ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ YAYIM İLKELERİ -Gönderilen yazılar ilk olarak yayın komisyonunca bilimsel anlatım ve yazım kuralları yönünden incelenir. İl. -Makalenin başlangıç kısmına (50 kelimeyi geçmeyecek şekilde). paragraf aralarında enter tuşu -Dipnotlar sayfa altında ve numaralandırılarak verilmelidir. -Paragraf başlarında kullanılmamalıdır. C. Daha sonra uygun bulunan yazılar. Basımevi. . s. e-posta:atad@tsk. Kitap / “Makale” Adı. S. kurum kuruluşlarına. Hakemlerin gizli tutulan raporları sadece bir yıl saklanır. Türkçe ve İngilizce özeti ile beşer adet anahtar kelime yazılmalıdır. -Makaleler. -Yayımlanmak üzere gönderilen yazılar yayımlansın yayımlanmasın geri verilmez. Hakemlerin kararları doğrultusunda yazı yayımlanır ya da yayımlanmaz.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful