İÇİNDEKİLER SUNUŞ Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları Salim KOCA.............................

Millî Mücadele’de Buldan Yusuf Ziya BİLDİRİCİ............... 21 1

ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
(ULUSLARARASI ASKERÎ TARİH KOMİSYONU ÜYESİ)

İstiklal Harbi Dönemi Enerji Politikası Abdurrahim AYDIN.................. Doğu Siyasetinde TürkAlman İhtilafı ve Hüseyin Rauf Bey Heyet-i Müfrezesinin Türk Sınırına Çekilmesine Dair Tartışmalar (Ağustos 1914Eylül 1915) Barış METİN............................ 61 37

GENELKURMAY ATASE BAŞKANLIĞI YAYINLARI YIL: 8 Şubat 2010 SAYI: 15

Sahibi

Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dz.Kd.Alb.Akif Kemal BURDUR Dergimizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır; ancak, kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan makaleler, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN DEĞİL YAZARLARININ KİŞİSEL FİKİRLERİNİ YANSITIR. ISSN 1303 - 9342 NSN 7610270494616 ANKARA GENELKURMAY BASIMEVİ 2010

Millî Mücadele Yıllarında Cepheye Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu Kastamonu Yolu Hüsnü ÖZLÜ............................ Vecihi Hürkuş’un Hayatı ve Çalışmaları Osman YALÇIN....................... Rus-Fin Savaşı 1939-1940 “Dev’in Gözyaşları” Burak ÇINAR........................... Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik Fatma ÜNAL - Samettin BAŞOL..................................... 161 119 103 77

ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
Hakemli Dergi Yılda iki sayı yayımlanır. Yıl: 8 Şubat 2010 Sayı: 15

ISSN: 1303 - 9342 NSN: 7610270494616 Yayın Kurulu
Kur.Alb.İskender ÖZBAY Dr.Hv.Öğ.Yb.Rezzan ÜNALP Tar.Uzm.Filiz ÖGER

Düzelti / Sayfa Düzeni
Red.Uzm.Melek ALKA

Danışma Kurulu
Prof.Dr.İlber ORTAYLI Prof. Dr.Ergün AYBARS Prof. Dr.Sabahattin ÖZEL Prof. Dr.Reşat GENÇ Prof.Dr.Selami KILIÇ Prof.Dr.Aygün ATTAR Doç.Dr.Yusuf SARINAY

Hakem Kurulu
Prof.Dr.Hikmet ÖZDEMİR Prof.Dr.Sadettin GÖMEÇ Prof.Dr.Esat ARSLAN Prof.Dr.İbrahim GÜLER Doç.Dr.Bülent ARI Yrd.Doç.Dr.Selda Kaya KILIÇ Yrd.Doç.Dr.Havva Kök ARSLAN Yrd.Doç.Dr.Barış METİN Dr.Hürkan ÇELEBİ

Dr.(E)Tuğg.Erdal YURDAKUL Yrd.Doç.Dr.(E)Alb.İsmet GÖRGÜLÜ Dr.(E)Hv.Öğ.Alb.Rıfat UÇAROL

Dr.Öğ.Alb.Zekeriya TÜRKMEN Dr.Öğ.Alb.Suat AKGÜL Öğ.Alb.Feridun KOSKOSOĞLU Öğ.Yzb.Efdal AS

Tel: 0 312 402 23 33 Belgegeçer: 0 312 424 21 31 Elmek: atad@tsk.tr

Yazışma Adresi Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı 06100 Bakanlıklar/Ankara

SUNUŞ Genelkurmay ATASE Başkanlığınca yayıma hazırlanan Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nin 15’inci sayısında sekiz makaleyi okuyucuların istifadesine sunmaktayız. “Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları” adlı makalede Selçuklu Devri öncesi Türk ordusu hakkında tarihî bilgiler verildikten sonra Selçuklu Dönemi ordu teşkilatı üzerinde durulmaktadır. Türk Siyasi Birliği Politikasından Cihan Hâkimiyeti Politikasına Geçiş Dönemi incelenmekte, bu dönemde yer alan Türk başkomutanları ve tarihin akışını değiştiren zaferler ele alınmaktadır. Türk ordularının en önemli özelliklerinden birisi olan başkomutan - ordu bütünleşmesi, galip Türk başkomutanlarının mağlup başkomutanlara ve sivil halka karşı tutumları makale içerisinde bölümler hâlinde incelenmektedir. “Millî Mücadele’de Buldan” adlı makalede yazar Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf devletlerinin Osmanlı topraklarında kazandıkları ayrıcalıklara değinmekte ve özellikle Yunanların Anadolu’daki faaliyetlerini Buldan örneği üzerinden anlatmaktadır. Bölgede Yunan işgaline karşı oluşan Millî Mücadele ruhu oldukça dikkat çekicidir. “İstiklal Harbi Dönemi Enerji Politikası” adlı makalede yazar Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’nin ekonomik şartlarını tekrar gözler önüne sermektedir. İşletmelerin çoğu yabancı ve yerli gayrimüslimlerin elindedir. Enerji kullanımı ve enerji kaynaklarının niteliği yetersizdir. Tüm bu ekonomik koşullara rağmen yetersiz enerji kaynakları İstiklal Harbi Döneminde millî iktisadi seferberlik anlayışı ile başarılı bir şekilde yönetilmiş ve Millî Mücadele’nin kazanılmasını sağlayacak politikalar üretilmiştir. “Doğu Siyasetinde Türk - Alman İhtilafı ve Hüseyin Rauf Bey Heyet-i Müfrezesinin Türk Sınırına Çekilmesine Dair Tartışmalar (Ağustos 1914 Eylül 1915)” başlıklı makalede Birinci Dünya Savaşı sırasında İran üzerinden Afganistan’a ulaşmayı, bu ülkeden cihat propagandası vasıtasıyla elde edilecek kuvvetlerle Hindistan Müslümanlarını ve ayrılıkçı Hint komitelerini İngilizlere karşı ayaklandırmayı hedefleyen bir müfrezenin oluşturulması çalışmaları ele alınmaktadır. Bu müfrezenin kuruluş amacına ulaşıp ulaşamadığı ve faaliyetleri ayrıntılı olarak incelenmektedir. “Millî Mücadele Yıllarında Cepheye Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu - Kastamonu Yolu” başlıklı makalede Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu işgal planları yapan emperyalist güçlere karşı Millî Mücadele’de İnebolu’nun konumundan dolayı ana ikmal noktası olması konusu işlenmektedir. Burada kurulan sivil ve askerî teşkilatlar, Millî Mücadele’nin bizzat içinde yer almış ve özellikle lojistik ve istihbarat desteği sağlamıştır. “Vecihi Hürkuş’un Hayatı ve Çalışmaları” adlı makalede yazar Türk havacılık tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Vecihi Hürkuş’un hayatı ve havacılık tarihine kazandırdıklarını anlatmaktadır.

“Rus - Fin Savaşı, 1939-1940 Dev’in Gözyaşları” adlı makalede savaş tarihinin olağanüstü mücadelelerinden biri olan Rus - Fin Savaşı incelenmektedir. Sovyet Kızıl Ordusunun büyük kuvvetlerle 1939 sonlarında başlattığı saldırı, üç ayı aşkın bir süre boyunca küçük Fin ordusunun inanılmaz savunma ve karşı vuruşlarıyla engellenmiştir. Ciddi kayıplar veren Sovyet ordusu sonunda kazanan taraf olsa da başarısı Finlerin üstün mücadele gücü tarafından gölgelenmiştir. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik” adlı makalede Cumhuriyet Dönemine ait bazı ilköğretim ders müfredatlarında yer alan Türk ordusu ve askerlik konuları incelenmiştir. Her bir müfredatta, ilgili konuların nerede ve nasıl yer aldığı belirlenmiş; bunlar açıkça yazılmış ve incelenen farklı derslere ait öğretim programları arasında karşılaştırma yapılmıştır. Farklı tarihî konularda yazılmış makalelerin yer aldığı dergimizin bu sayısının da ilgiyle okunacağını ümit ediyoruz.

Abdullah ATAY Korgeneral ATASE ve Dent. Bşk.

SELÇUKLU DEVRİ TÜRK BAŞKOMUTANLARININ DÜNYA TARİHİNE YANSIYAN İMAJLARI
Salim KOCA*
Özet: “Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları” adlı bu makalede Selçuklu Devri öncesi Türk ordusu hakkında tarihî bilgiler verildikten sonra Selçuklu Dönemi ordu teşkilatı üzerinde durulacaktır. Türk Siyasî Birliği Politikasından Cihân Hâkimiyeti Politikasına Geçiş Dönemi incelenecek bu dönemde yer alan Türk başkomutanları ve tarihin akışını değiştiren zaferler ele alınacaktır. Türk ordularının en önemli özelliklerinden birisi olan: başkomutan - ordu bütünleşmesi, galip Türk başkomutanlarının mağlup başkomutanlara ve sivil halka karşı tutumları makale içerisinde bölümler hâlinde incelenecektir. Anahtar kelimeler: Selçuklular, başkomutan, hâkimiyet, Türk, Türk ordusu Abstract: In this article, after giving historical information about the Turkish Army before the Seljukids, the organization of the Turkish Army after the Seljukids Period is going to be analyzed. The period of Turkish political unity and the period of world sovereignty policy are going to be examined. Initial characteristics of the Turkish Army; unity of commander in chief and the other army units and attitudes of the commanders to the beaten commanders of the other nations and civil society are going to be discussed in different sections in the article. Key words: Seljukids, commander in chief, sovereignty, Turk, Turkish Army

Giriş Türk tarihine, Türklerin İslam tarihinde oynadıkları rol açısından bakılacak olursa, bu tarihi, birbirinden farklı üç dönem hâlinde ele almak, incelemek ve değerlendirmek mümkündür: 1. Türklerin İslam dünyası ile mücadele dönemleri (642-750), 2. Türklerin İslam devletindeki hizmet dönemleri (754-1040),1 3. Türklerin İslam dünyasında hâkimiyet dönemleri (1040-1918). 1. Mücadele Dönemi: Bu dönem Halife Ömer zamanında başlamış (634-644), Emevî iktidarının son zamanlarına kadar devam etmiştir. Bu dönemde Müslüman Araplar İslam dinine yeni ülkeler ve topluluklar kazandırmak, Türkler de ülkelerini korumak ve savunmak için mücadele etmişlerdir. İki taraf için de son derece yıpratıcı olan bu mücadele, Müslüman Araplar tarafından Türk ülkelerinin bir kısmının fethi ile sonuçlanmıştır. Bu arada taraflar, birbirlerini yakından tanıma ve değerlendirme fırsatı bulmuşlardır. 2. Hizmet Dönemi: Türklerin İslam devletinde hizmete girişleri Emevî iktidarının son zamanlarında başlamış, Büyük Selçuklu Devleti’nin
Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Prof. Dr., Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi. skoca@gazi.edu.tr Bu yazı, PKK KADEK/Kongra-Gel terör örgütüne mensup teröristlerin Aktütün Karakoluna olan baskınlarında, tıpkı ataları gibi hayatını ortaya koyarak vatanını savunan ve ağır yaralanan Takım Komutanı Asteğmen Onur Eren’in kutlu hatırasına ithaf olunmuştur. 1 Türklerin Abbasî halifelerine olan hizmetleri 1040 yılında tamamen son bulmamıştır. Bu hizmetler, 1258 yılında Abbasî Halifeliğinin Moğollar tarafından ortadan kaldırılmasına kadar belirli bir oranda devam etmiştir. Bilindiği gibi, son olarak Bağdat’ı ve Abbasî halifesini Moğollara karşı canları pahasına savunan da yine Türkler olmuştur.
*

1

kuruluşuna kadar devam etmiştir. İslam dünyasında “cesaret, kuvvet, kahramanlık ve savaş sanatındaki üstünlükleri ile tanınan Türkler”, bu dönemde önce tek tek, sonra gruplar hâlinde İslam dinine ve İslam devletinin hizmetine girmişler, özellikle Abbasî ordularının komuta kadrolarını ve hassa (özel) birliklerini oluşturmuşlar, daha önemlisi onlar bu dönemde Abbasî Devleti’ni iç ve dış tehlikelere karşı başarıyla savunmuşlar ve korumuşlardır. 3. Hâkimiyet Dönemi: Türklerin Orta ve Yakın Doğu İslam dünyasındaki hâkimiyetleri Selçuklularla başlamış ve Osmanlılarla devam ederek, aşağı yukarı dokuz asır sürmüştür (1040-1918). Bu uzun dönemde Türkler, Hindistan’dan Orta Avrupa’ya kadar İslam dininin yerleşmesinde ve kökleşmesinde başlıca rol oynamışlardır. Biz bu yazımızda, Türk komutanlarının ve başkomutanlarının özellikle Selçuklu Döneminde nasıl bir imaj ortaya koyduklarını ele alıp bu hususta kısa bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Türkler hem İslam tarihinde hem de dünya tarihinde asıl rolü, İslam dünyasındaki kendi hâkimiyetleri döneminde oynamışlardır. Yukarıda belirttiğimiz gibi, Türklerin İslam dünyasındaki hâkimiyetleri de Büyük Selçuklu Devleti’yle başlamış (1040), Osmanlı Devleti’nin çöküşüne kadar (1918), yani dokuz asır gibi uzun bir süre devam etmiştir. Bu uzun dönemde, tarihe yön veren ve tarihinin akışını değiştiren tek güç, Türk devletlerinin orduları ve onların başında bulunan Türk başkomutanlarıdır. Biraz yukarıda söylediğimiz gibi, biz yazımızda, Türk ordularının başkomutanlarından, daha doğrusu onların başlıca özelliklerinden kısaca söz edeceğiz. Çünkü, Türk kültürünü şahıslarında en iyi temsil eden ve onu dünyaya en iyi tanıtan Türk ordularının başkomutanları olmuştur. Bilindiği gibi, bütün tarih boyunca Türk devletleri ordularının başkomutanları, Türk hükümdarları idi. Türk hükümdarları da hem bütün devlet teşkilatının başı hem de idare ettikleri toplumun lideri durumundaydılar. Dolayısıyla onların görev ve sorumlulukları çok ağırdı. Türk devlet geleneklerine göre, onların daha iş başına gelmeden ve sorumluluk yüklenmeden önce çok iyi bir şekilde yetişmeleri gerekmekteydi. Bunun için Türk devletlerinin başına geçecek olan şehzadeler, gençlik yıllarını sarayın rahat ortamında, hayatın her türlü meşakkatinden ve sıkıntısından uzak, hizmetçiler ve dalkavuklar arasında, lüks ve eğlence içinde, tahtı ve tacı bekleme havasında boş vakit geçirmemekteydiler. Daha babalarının sağlıklarında, her birinin idaresine bir vilayet veya eyalet, emirlerine de küçük bir ordu verilmekteydi. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, babaları oğullarını, daha çocukluktan kurtulur kurtulmaz devletin önemli bir eyaletinin veya vilayetinin başına koyarak, onları iktidarın, yönetimin ve savaşın bütün zorluklarıyla baş başa bırakmaktaydılar. Onlar da burada, tecrübeli devlet adamları ve komutanların (atabey) gözetiminde, idari, askerî ve siyasi sahalarda bol bol uygulama (pratik) yapmak ve özellikle hem savaş hem de komutanlık sanatının bütün inceliklerini 2

Türk topluluklarını bir devlet çatısı altında toplamak.” Görüldüğü gibi. sadece Türk topluluklarını değil.öğrenmek suretiyle kendilerini yetiştirme ve kadrolarını kurma imkânı bulmaktaydılar. bu sözleri Türklerin İslam dünyasının tek hâkimi oldukları bir dönemi göz önüne alarak söylemiştir. barış yoluyla değil. Fakat. Türklerde dünya hâkimiyeti düşüncesi ve bu düşünceye dayanan temel faaliyetler. dünya hâkimiyetini ilk gerçekleştiren Türk hükümdarı da Oğuz Kağandır. akınları ve savaşları zafere ulaştırmak. başka dinden ve başka kültürden olan toplulukları da bir devlet çatısı altında toplamayı kendilerine gaye edinmişlerdir. kağanı olanı kağansızlaştırdık. Hemen hemen her büyük Türk hükümdarı da kendisini dünya hâkimiyeti davasının en büyük temsilcisi olarak görmüş ve daima öyle davranmıştır. askerî ve siyasi faaliyetlerde pek fazla acemilik ve güçlük çekmemekteydiler. Çünkü Türk hükümdarları. doğru kanunlar (köni törü) koymak ve bu kanunları adaletle uygulamak. isyan eden toplulukları itaat altına almak. Türk Siyasi Birliği Politikasından Cihan Hâkimiyeti Politikasına Türk ordularının başkomutanı olan hükümdarların en önemli görevleri. Oğuz Kağan Destanı’nın da gösterdiği gibi milattan önceki çağlara kadar çok gerilere gitmektedir. Kaşgarlı Mahmûd’un yaşadığı dönemde ortaya çıkmış bir düşünce değildir. dünya hâkimiyetinin Tanrı tarafından bir görev olarak kendilerine verildiğine inanıyorlardı. Bu durumu Göktürk beyleri. Oğuz Kağan Destanı’na göre. Mesela. kendilerini hak üzere kuvvetlendirdi. istiklali korumak ve devam ettirmekti. Tanrı. gözlemlerine ve Türk kültüründeki engin bilgilerine dayanarak bu hususta şöyle demiştir: “Tanrının devlet güneşini (kut=siyasi iktidar) Türk burçlarından doğdurmuş olduğunu ve onların mülkleri üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. iş başına geldikleri zaman idari. başka soydan. ancak kuvvet. onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne hükümdar yaptı. dizliye diz çöktürdük. özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına çok düşkün olan Türk topluluklarını ve boylarını itaat altına almak pek kolay olmuyordu. dünya milletlerinin idare dizginlerini onların eline verdi. Türk dilinin ve kültürünün büyük bilgini Kaşgarlı Mahmûd. Türk ordularının başkomutanı olan Türk hükümdarları.” şeklinde bir ifade ile ortaya koymuşlardır. Böylece onlar. halkı bütünüyle refaha kavuşturmak ve refah içinde yaşatmak. 1. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı. yani Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan toplulukları bir devlet çatısı altında toplamak. Fakat dünya hâkimiyeti düşüncesi. 598 yılında Bizans imparatoruna yazdığı mektupta kendisini “Yedi iklimin ve 3 . Özellikle Türk siyasi birliğini kurmak. yine kendilerinin diktikleri yazıtlarda “Devleti olanı (illi) devletsizleştirdik. onlar. Bu faaliyet. Göktürk Kağanı Tardu. daima dünya hâkimiyeti davası gütmüşlerdir. başlıya baş eğdirdik. onların gayelerinin ve görevlerinin başında gelmekteydi. Kaşgarlı Mahmûd. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. yani silah gücü ile gerçekleştirilebilmekteydi. düzeni ve iç barışı sağlamak.

yedi ırkın büyük hükümdarı”. Çeviren: M. Dolayısıyla Türk kağanları için dört tarafa (tört bulung) ordu sevk edip. 102.” demiştir. 1977.2 Aynı şekilde Bilge Kağan da Kaşgarlı Mahmûd’dan aşağı yukarı üç asır önce Göktürk Yazıtları’nda. 5 Büyük bir vizyon sahibi olan Atatürk. Persleri ve Arapları da dünya hâkimiyetinde rol oynayan milletler arasında saymak gerekir. Bu sözlerin tarihî temeli şudur: Dünya tarihinde. dört taraftaki milletleri tâbi kılmak ve onları düzene sokmak. Sirmen. Bunca milleti hep düzene soktum. 1980.4 Nitekim Türkler. 246 vd. 91. “Doğuda gün doğusuna. tarihin bu uzun döneminde çağın gerektirdiği vasıtalara sahip olmakla dünya tarihinde başlıca rol oynayan millet olmuşlardır. Fakat ondan sonra gelen devlet adamları. Türk Kültürünün Temelleri. XX. İbrahim Kafesoğlu. s. çağına uygun alet ve vasıtalara sahip olduğu ve ona uygun şekilde düşündüğü oranda çağına etki edebilir. devletler ve liderler. II. Batı Türkleri Tarihi. İstanbul. güneyde gün ortasına. Bu milletlerin başında hiç kuşkusuz Türkler gelmekteydi.5 Bu hususta üstünlüğü de Amerikalılar ele geçirmişlerdir. Günümüzde dünya hâkimiyeti havadan da 2 Ed. sadece “dünya hâkimiyeti politikası” güdebilen ve kendisini böyle büyük bir davaya adayabilen milletler. kuvvetli bir deniz gücüne sahip olan milletler ve devletler. bu düşünceye ve faaliyete temel olan anlayışın biraz daha açıklanması gerekmektedir: Türkler. dünya hâkimiyetini gerçekleştirme anlamına gelmekteydi. Dünya hakimiyeti. onun bu ileri düşüncesinin ne önemini kavrayabilmişler ne de bunun gereğini yerine getirebilmişlerdir. 75-78. 4 Türklerin yanında Romalıları. 4 . Bozkır İmparatorluğu. 1925 yılında “İstikbal göklerdedir. s. kuzeyde gece ortasına kadar (bütün ülkeleri ve) onun içindeki bütün milletleri (kendime) tâbi kıldım. Petersbug. 2003-a. ne zafer kazanabilir ne de şaheser yaratabilir. Bu politikanın temelini oluşturan fikir ve aksiyon da ancak askerî gücü artan ve büyüyen milletlerde. İstanbul. Yakın Çağdan itibaren ise. Ünlü Alman Edibi Goethe bir defasında şöyle demiştir: “Her millet ve fert.”3 şeklindeki sözleriyle âdeta dünya hâkimiyetini gerçekleştirmiş bir hükümdar gibi konuşmuştur: Bilge Kağan’ın ortaya koymuş olduğu düşünce ve faaliyet gayet açık olmasına rağmen. yani dünya hükümdarı olarak tanıtmıştır. Mesela. batıda gün batısına.” diyerek. 2006. Ankara. Grousset. Documents sur les Tou-kiue (Turcs) Occidentaux. Fakat. dünyayı dört köşe olarak görmekte ve kabul etmekteydiler.” Büyük Fransız Düşünürü André Maurios da “İnsan bütün varlığını vermedikçe. dünya hâkimiyetinde söz sahibi olmuşlardır. İlk Çağdan itibaren hemen hemen Yeni Çağın sonlarına kadar. dünya hâkimiyeti politikası ve bu politikanın vasıtaları. Türk Millî Kültürü. dünya hâkimiyetinde etkili rol oynayabilmişlerdir. s. çağın ve zamanın şartlarına göre devamlı değişmiştir. 1903. devletler ve liderler büyük rol oynayabilmişlerdir. s. 270. 3 Salim Koca. s. yüzyılın başlarından itibaren de denizden havaya sıçramıştır. milletine ve devletine çağın ve zamanın şartlarına uygun önemli bir hedef göstermiştir. Ankara. R. Bu milletlerin en büyük temsilcisi de İngilizlerdi. Chavannes. devletlerde ve liderlerde görülmüştür. kuvvetli bir kara ordusu meydana getirebilmiş ve onu çağın şartlarına uygun silahlarla donatıp eğitebilmiş milletler.

güvenlik.” 8 Krş.8 Ayrıca onlar. giriştikleri her türlü mücadelede başarının her şeyden önce kendi cesaretlerine ve gösterecekleri kahramanlığa bağlı olduğunun bilincindeydiler. dünyaya hak. Açıkça görülmektedir ki Türklerin bu davayı gütmekten maksatları. 7 Bu hususta Yusuf Has Hacib şöyle demiştir: “Arslan köpeklere baş olursa. 1991 yılında SSCB’nin yerini alan Rusya Federasyonu. cesaretlerini kamçılarlar ve umutlarını daima canlı tutmaya çalışırlardı. Verdikleri emirleri de önce bizzat kendileri icra ederlerdi. Yusuf Has Hacib. 71 vd. s. askerlerinin gayretlerini artırırlar. düzen. 2005.uzaya çıkmıştır. başkomutan olarak. yürütme ve sonuçlandırma görev ve sorumluluğunu üzerinde taşıyan en büyük yetkiliydiler. kolaycılığı ve rahatı tercih eden. Çarpışmalarda da daima merkez (kalp) kuvvetlerinin başında ve ön saflarda yer alırlardı. b. bu yarışı bugün bırakmış gözükmektedir. çağın gerektirdiği uzay teknolojisine sahip olamayan milletler ve devletler. Türk Başkomutanları ve Tarihin Akışını Değiştiren Zaferler Türk hükümdarları. Koca. 2. Türk devletlerinin başkomutan ve komutanları cesaret ve kahramanlıkta daima ordularına örnek ve model olurlardı. Yusuf 6 5 . Onlar. 1974. köpeklerin her biri kendi karşısındakilere arslan kesilir. çağın ve zamanın şartlarına kendilerini uydurabilen. huzur ve hizmet getirmekti. her türlü askerî faaliyette ordularının başında bulunurlar.6 Artık bundan böyle uzay teknolojisine sahip olan milletler ve devletler. Görüldüğü gibi. rakiplerinin ve düşmanlarının faaliyetlerini uzaydan takip edebilmekte ve silahlarını da buradan yönlendirebilmektedirler. İstanbul. 2047. başından sonuna kadar bütün askerî faaliyetleri planlama. adalet. Bugün. Ankara. devletin merkezinde oturan ve sadece emir veren kişi değillerdi. Türklerden başka hiçbir millet bütün haksızlığa ve zulme uğrayanların babası olmak gibi kendisini yüce bir davaya adamamıştır. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. Burada özellikle sorulması ve cevap verilmesi gereken bir soru da şudur: Milletlerin ve devletlerin dünya hâkimiyeti politikası gütmekten maksatları neydi? Bu hususta uzun uzun düşünmeye ve bir araştırma yapmaya hiç ihtiyaç yoktur. Bir zamanlar SSCB uzay teknolojisinde Amerikalılarla yarış hâlinde idi. Kutadgu Bilig. 1947. ancak dünya hâkimiyeti politikası güdebilmişler ve bu politikalarında da büyük ölçüde başarı sağlayabilmişlerdir. Ankara. Eğer köpek aslanlara baş olursa. Bu örnek ve modelle de arkalarındaki birlikleri olumlu bir şekilde etkilerlerdi. Çünkü onlar. Yayınlayan ve Çeviren: R. yani çağın ve zamanın şartlarına uygun vasıtalara sahip olabilen milletler ve devletler.7 Ünlü siyaset kitabı Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hâcib’in de belirttiği gibi. dünya hâkimiyeti politikası gütmek şöyle dursun. Yine bu hususta da üstünlüğü hâlâ Amerikalılar ellerinde tutmaktadırlar. Çünkü. Arat. o aslanların hepsi köpek gibi olur. R. Zira Türk hükümdarları. istiklallerini ve varlıklarını korumakta ve devam ettirmekte bile çok büyük güçlük ve sıkıntı çekmektedirler.

ileri karakollarına. gözünü. O. baykuş gibi geceleri uykusuz geçirmelidir. Miryokefalon (1176). 45-48. Kendisini saksağandan daha ihtiyatlı tutmalı. Özellikle savaşın ve mücadelenin her türlü meşakkatini. Dandanakan Zaferi. Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşunu sağlamış ve Türklüğün önüne de İslam dünyasının hâkimiyetini açmıştır. Dandanakan (1040). Ali Karamanlıoğlu. hiç şüphesiz. uzun bir süre bu güce karşı yıpratma ve yıldırma savaşları vermekte. Anadolu’nun fethi ve Türk vatanı hâline gelmesi sonucunu doğurmuştur. Has Hacib eserinde. bazı hayvanlarda ve kuşlarda görülen özelliklerle anlatmıştır. Tarihin en eski dönemlerinden beri sürekli batıya akış içinde olan Türk topluluklarının kaderi. Ona göre iyi bir komutan şu özelliklere sahip olmalıdır: “Onun yüreği harpte arslan yüreği gibi ve dövüşürken de bileği kaplan pençesi gibi olmalıdır. Malazgirt (1071). Animal traits in the army commander. önemli yol kavşaklarına. Robert Dankoff. rakip bir güçle bir meydan savaşına girmeden önce. Dumlupınar Zaferi ise. küçük akıncı birlikleri. karşılarındaki ordunun kuvvetini öğrenmeden ve ölçmeden. irtibat noktalarına. Türk başkomutanlarının savaş meydanlarında kazanacakları başarıya bağlı olmuştur. Kutadgu Bilig ve Kumandan. keşif ve yoklama faaliyetlerinde bulunmaktaydılar: Özellikle yıpratma ve yıldırma savaşlarında. Türk Kültürü. onu manen ve maddeten yıldırıp yıpratmadan genellikle büyük çaplı bir askerî faaliyete girişmemekteydiler. 95-112. tehlikesini ve felaketini askerleriyle birlikte paylaştıkları gibi başarısını da yine onlarla birlikte paylaşırlar veya onların kahramanlıklarına ve fedakârlıklarına atfederlerdi. sıkıntısını. domuz gibi inatçı. Malazgirt Zaferi ise. kırmızı tilki gibi hilekâr olmalı. b. Türk başkomutanlarının bu büyük başarılarında hiç kuşkusuz onların bazı davranışları ve yetenekleri başlıca rol oynamıştır. Miryokefalon Zaferi de kurulan yeni vatanı (Anadolu) ve devleti (Türkiye Selçuklu Devleti) koruyarak. onlar. 1967. Daima görevinin ve sorumluluğunun bilincinde olan Türk başkomutanları da tarihin akışını değiştiren ve Türklüğün kaderini tayin eden büyük zaferler kazanmışlardır. Bilindiği gibi. I. kaya kuzgunu gibi uzaklara çevirmelidir. Arslan gibi hamiyeti yüksek tutmalı. deve gibi kin ve öç gütmelidir. iyi bir ordu komutanının bazı özelliklere sahip olması gerektiğini belirtmiştir. acısını. Bunların en önemlileri.) 6 .hazıra konan komutan hiç değillerdi. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. düşmanın yığınak merkezlerine. kurt gibi kuvvetli. istilaya ve işgale uğramış olan “Türk ata yurdu” Anadolu’yu kurtarmış ve burada yeni bir Türk devletinin (Türkiye Cumhuriyeti) kurulmasını sağlamıştır. 2310-2314. s. İstanbul’un Fethi (1453) ve Dumlupınar (30 Ağustos Başkomutan Muharebesi) (1922) zaferleridir. 1977. keşif kollarına. yani Anadolu ve Rumeli birleştirilmiş ve bir bütün hâline getirilmiştir. ayı gibi azılı ve yaban sığırı gibi kinci olmalıdır. 58. bu özelliklerin bir kısmını. Mesela Türk başkomutanları. Türklerin bu ülkede kalıcı olmalarını sağlamıştır.” (Yusuf Has Hacib. Dolayısıyla bu zafer hem Türkler hem de Bizans için bir bakıma Malazgirt Zaferi’nin tasdiki ve tescili olmuştur. Aynı zamanda. O. s. İstanbul’un fethi ile de iki parça hâlinde olan Türk yurdu. Anal of Turkish Studies. askerî garnizonlarına.

Denizli dolaylarında geniş bir akın hareketinde bulunduktan sonra Marmara sahillerine ulaşmış ve buradan da Bizans imparatorunu kendi başkentinde (İstanbul) tehdit etmiştir. Bizans’ın savaş kabiliyetinin olmadığını ve kendisini savunmaktan aciz olduğunu Sultan Alp Arslan’a bildirmek suretiyle onu cesaretlendirmiş ve teşvik etmiştir. Ankara. büyük Bizans ordusu sarsılmış ve daha da önemlisi Bizans’ın itibarı ve maneviyatı kırılmıştır. sürpriz baskına “türktaz” adını verirlerdi. Mesela. Bundan sonra Azerbaycan’a dönen Afşin. Bu da zamana.malzeme ve yiyecek depolarına yüzlerce defa sürpriz baskın9 ve akın düzenlemekteydiler. kesin sonuç almak istedikleri zaman bu yeteneklerini ustalıkla kullanarak. 7 . Onlar. Bu yetenek de büyük Türk başkomutanlarının hemen hemen hepsinde vardı. Malazgirt Savaşı’ndan önce Bizans ordusunun son durumunu öğrenebilmek için 1071 yılı başlarında Selçuklu akıncı komutanlarından Afşin’i Anadolu’ya bir kere daha göndermiştir. s. s. Selçuklu beylerinin. Selçuklu komutanları ve Türkmen beyleri de Malazgirt Meydan Savaşı’ndan önce Bizans’ın askerî gücünü kırmak ve maneviyatını çökertmek için Anadolu üzerine yüzlerce defa sefer ve akın düzenlemişlerdi. etkili nutuk söyleme yeteneğine fazlasıyla sahipti. İyi bir başkomutan olan Sultan Alp Arslan. 1945.11 3. 1977. bu gücü yıpratmaya ve yıldırmaya yönelik olmuştur. 11 Ebu’l-Ferec. Son derece kuvvetli ve hareketli bir akıncı birliğinin başında Anadolu’ya giren Afşin. Türk Ordularının En Önemli Özelliği: Başkomutan-Ordu Bütünleşmesi İyi bir başkomutanın mutlaka yapması gereken işlerden biri de ordusu ile aynı düşünce ve idealde bütünleşmektir. zemine ve şartlara uygun. Bizans imparatoru. 320. Malazgirt Savaşı’ndan az önce ordusuna şöyle hitap etmiştir: “Şehit düşersem. O. vurulduğum yere 9 Türkler. R.10 Bu arada rakip gücün zayıf ve kuvvetli tarafları öğrenilmekte ve ona göre önlemler alınıp uygulanmaktaydı. I. 243. Bu baskınlar ve akınlar. Bu seferler ve akınlar sonucunda da büyük şehirler yağmalanmış. etkili nutuk söyleme yeteneğine sahip olmakla mümkündür. Anadolu’yu Türklüğe açacak Ani ve Malazgirt gibi müstahkem yerler alınmış. Fakat Sultan Alp Arslan bütün bu faaliyetleri yeterli görmemiştir. Bizans’ın doğudaki birlikleri imha edilmiş. yani emirlerindeki birliklerin inancına ve sosyal psikolojisine uygun ve etkili bir nutukta bulunmak suretiyle onları coşturmakta ve peşlerinden sürüklemekteydiler. Ebû’l-Ferec Tarihi. Afşin’in yaptığı bu yağmalı akına karşı en ufak bir müdahalede bile bulunamamıştır. Doğrul. direniş merkezleri çökertilmiş. Çeviren: Ö. Selçuklu hanedan üyeleri. 1035-1040 yılları arasında. Saldırılarını da genellikle sürpriz baskın şeklinde yaparlardı. özellikle düşman takatten düşünceye kadar devam etmekteydi. 10 Kafesoğlu. Aynı şekilde Selçuklu sultanları. yani Dandanakan Meydan Savaşı’na kadar Gaznelilerle olan bütün çarpışmaları.

XIX/23. (Sıbt İbnü’l-Cevzi).”12 Sultan Alp Arslan’ın bu kısa. din ve devlet gibi yüce iki değer uğrunda savaşacağını belirtmesidir. tarafların taşıdıkları gayelerin niteliğidir. Sultan Alp Arslan. İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı. s. bu davranışıyla emrindekilere ne kadar değer ve önem verdiğini göstermiştir. 1987. Çeviren: A. Sultan Alp Arslan. Beyrut. s. 1973. kendisini askerlerinin seviyesine indirmiş ve onlarla eşit hâle getirmiştir. iki ordu arasında cereyan eden mücadelede sonucu belirleyen en önemli unsur. kendisinden sonra devletin dağılmasını ve yıkılmasını önlemekti. nutkunun ikinci cümlesinde. Yayınlayan: C. Savaştan kaçanları ise. bir hükümdar (sultan) gibi değil. 2001. 246. s. Malazgirt Savaşı’na dini ve devleti korumak gibi yüce bir gaye ile girmiştir. 51. hiç şüphesiz. bütün Türk başkomutanları ve komutanları için de önemliydi. meşru. 1972. İslam Ansiklopedisi.gömün. Eğer verilen mücadele müspet bir sonuca ulaştırılmak isteniyorsa. 1998. İşte Alp Arslan. Sağ kalırsam bu Tanrı’nın lütfudur. 34. 37 vd. 25. Alp Arslan ve Zamanı. kendisi için iki önemli hususu ortaya koymuştur. 58 vd. Tornberg. Ankara. Geri kalanlar da oğlum Melikşâh’a tâbi olsun. bir er gibi din ve devlet uğrunda savaşacağım. fakat son derece etkili olan sözlerini bir daha gözden geçirecek olursak. Selçuklu erlerinin psikolojisini son derece olumlu etkilemiştir. İstanbul. el-Kâmil fî’t-Târîh. C VII. s. “Ben düşmana karşı yürüyorum. Savaştan korkanlar çekip gitmekte serbesttir. Özaydın.” şeklinde belirtmiştir. s. Arapça metin: 14. bu nutukta özellikle şu noktalar dikkati çekmektedir: Görüldüğü gibi. 13 Sultan Alp Arslan siyasi vasiyetini sadece ordusuna verdiği nutukta değil. 12. Ankara. 22. 57 vd. Şehit olanlar cennete girecekler. Malazgirt maddesi. ikincisi ise. [İbnü’l-Esîr. Mehmet Altay Köymen. Büyük Selçuklu Devleti’ni yıkmak ve Türkleri geldikleri yere atmak gibi tecavüzî bir gayenin peşindeydi. Şurasını unutmamak gerekir ki tecavüzî gaye güdenlerle dini ve devleti savunmak gibi yüce gaye güdenler hiçbir zaman 12 Faruk Sümer . Belgeler. İstanbul. 8 . Maddî güçleri ne olursa olsun. Sultan Alp Arslan Dönemi. Burada özellikle belirtelim ki bu iki husus sadece Alp Arslan için değil. öteki dünyada ateş. şehit olursam rahmet ondandır. 40.Ali Sevim. kalanlar da dünya nimetine gark olacaklar. Ayrıca o. A. Aksi takdirde olumlu bir sonuca ulaşmak mümkün olmayabilir. 29 vd. 71. 1971. sefere çıkarken eşine ve Vezir Nizâmü’l-Mülk’e ayrı ayrı yazdığı mektuplarda da ortaya koymuştur.13 Sultanın böyle bir vasiyette bulunmaktan maksadı. 6. geçerli ve hayatî bir sebebe dayanması gerekir. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’zZaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler II. J. şehit olma ihtimali hâlinde “siyasi vasiyetnâmesi” ile ilgilidir. “Artık burada sultan yoktur. Müneccimbaşı. her şeyden önce güdülen gayenin haklı. emrindekilerle kendisinin eşit olduğunu ilan etmiş olması. Sultan bu mektuplarda vasiyetini. Bunlardan biri. Sevim. X. bu dünyada da alçaklık beklemektedir. Hâlbuki Bizans imparatoru. s. Benim yerime geçecek olan oğlum Melikşâh’tır.. Sultan Alp Arslan’ın nutkundaki ilk sözü. Hiç kuşkusuz Alp Arslan’ın bu davranışı. Bugün burada. s.” derken. Kafesoğlu.

9 . Doğu Türkleri. nutkunun üçüncü cümlesinde “Korkanlar çekip gitmekte serbesttir. deyim yerindeyse. aynı gayede birleşebilirler ve benzer davranışlar gösterebilirlerdi. Alp Arslan’a göre. Bu cezalardan biri bu dünyada “zillet”. savaştan kaçmak gibi ağır bir zilleti kolay kolay göze alması mümkün değildi. diğeri öteki dünyada “cehennem ateşi”dir. Çin tarihçileri tarafından Göktürk savaşçıları için yapılmıştır. onları cesaretlendirmek istemiştir. Sultan Alp Arslan bu sözüyle. Zira. Şüphesiz. Sultan Alp Arslan. bu öyle bir mücadeledir ki sonucunda kendi tarafından kaybeden hiç kimse olmayacaktır. nutkunun son cümlesinde. 64. Sultan Alp Arslan. kendi gayesini ordusuna aşılayarak. bu sözleri söyleyemezdi. Eğer şehit olunursa “cennet”e. ordunun birlikleri arasında zayıf iradelilere. Burada şu sonuca varıyoruz: Bu nutuk hem Sultan Alp Arslan’ın hem de Türk ordusunun inancına ve sosyal psikolojisine tamamen uygundur. savaştan korkup kaçmayı düşünenlerin başına gelebilecek felaketi hatırlatarak. bu duygu ve düşüncelerle dolup taşmasaydı. Nitekim bu önemli ve değerli ödüller. yetersizlere. hayatta kalınırsa da “dünya nimetleri”ne kavuşulacaktır. Liu Mau-tsai. Alp Arslan’ın anlayışına göre. 2006. savaştan kaçma ihtimalini düşünerek. Sultan Alp Arslan’ın nutkunun dördüncü cümlesi ise. coşamazdı. Gerçekten de Sultan Alp Arslan’ın bu nutku az sözle çok önemli anlamlar ifade eden bir güce sahipti. Daha açık bir ifade ile söylemek gerekirse. Daha doğrusu Türk ordusu savaş naralarıyla Malazgirt Ovası’nı inletmiştir. Sultan Alp Arslan’ın anlayışına göre. Daha da önemlisi.aynı psikolojide olamazlar. Türk ordusu da aynı duygu ve düşünceleri benimseyip paylaşmamış olsaydı. yeteneksizlere ve korkaklara asla yer olmamalıdır. mücadelenin ödülü ile ilgilidir. Şurası bir gerçektir ki Sultan Alp Arslan. Zaten. Görüldüğü gibi. Sultan Alp Arslan’ın ordusuna olan güvenini daha da kuvvetlendirmiş ve ordusu ile başkomutanını aynı duygu ve gayede birleştirmiştir. bu yolu iki ağır ceza göstermek suretiyle kapatmak istemiştir. bu nutuk vasıtasıyla kendi fikirlerini ordusuna aşılamaya ve onu kendi kutsal amaçları doğrultusunda 14 Bu tespit. hem Türk gelenekleri hem de inancı için çok önemli ve değerlidir. İstanbul. s. bu ödüller. daha mücadeleye girmeden böyle bir ödül göstermesi sebepsiz değildir. savaşta ölmeyi de onur verici bulan”14 her Türk’ün. ant içme anlamına gelen bu toplu onaylama. ordusunun tutumunu daha da kuvvetlendirmiştir. Sultan Alp Arslan’ın. bu nutuktan sonra Türk ordusu birden coşmuştur. askerlerinin ruhunda derin bir umut ve heyecan uyandırmıştır. Çünkü. Çünkü. Sultan.” derken. “hastalıktan ölmeyi utanç verici sayan. âdeta askerlerinin damarlarına basarak. ancak benzer duygu ve düşünceler taşıyanlar. Türk ordusunun motivasyonunu son derece artırmıştır. Sultan Alp Arslan.

Onlar. 23.18 Zira. 2005. Biraz yukarıda belirtildiği gibi. 16 Krş. fakat sağlam ve sarsılmaz bir inançla imkânlarının sınırlarını hiç gözden kaçırmadan ısrarla hedeflerine yürürlerdi. Kılıç Arslan. Kılıç Arslan. Fakat. engeller onların cesaretini kıramazdı. kendilerine özgü savaş taktiklerini uygulamakta da son derece başarılıydılar. amaçlarına ulaşma hususunda son derece kararlı idiler. amacına ulaşmak hususunda son derece kararlı bir komutan olan Kılıç Arslan.fikren hazırlamaya çalışmış ve bu teşebbüsünde de tam başarıya ulaşmıştır. Koca. Ankara. Türkiye Selçukluları Tarihi. s. Tâ ki başarıya ulaşıncaya kadar:16 Türkiye Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı I. Tehlike ve güçlükler ne kadar büyük olursa olsun yılmazlar. 2003-b. 17 Koca. Herhangi bir askerî faaliyette başarısızlığa uğramak. İstanbul. taktiklerini duruma. ancak bu sayede neleri 15 Koca. 94. başka bir savaş türü olan gerilla savaşına yönelmiştir. Türkiye Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı I. bir teşebbüste başarısızlığa uğramışlarsa. daima ölçülü ve ılımlı. 73 vd. 18 Geniş bilgi için bk. 10 . kendi savaş gücünü koruduğu gibi. Onlar. hemen düzenli ordu savaşını bırakıp. yarıdan fazlası Anadolu’da imha edilmiş bulunuyordu. Böylece. 2003-b. Türk başkomutanlarının gözünü asla yıldıramazdı. önceki başarısızlıklarını sildiği gibi.15 Türk başkomutanlarının bir diğer özellikleri şu idi: Türk başkomutanları. s. Mesela iyi bir başkomutan hem komuta ettiği ordunun hem de rakip ordunun psikolojisini çok iyi bilmesi gerekir. s. zemine ve şartlara göre değiştirmekte ve uydurmakta fevkalade yetenek sahibi idiler. O. Daha doğrusu Kılıç Arslan. Haçlılara da maddeten ve manen çok büyük zararlar verdirmiştir. 1992. Bütün akıl ve enerjilerini ele aldığı meseleler üzerinde toplarlardı. her üç çarpışma sonucunda da Haçlı ordularının önünden çekilmek zorunda kalmıştır. 4. Kılıç Arslan. s. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. Haçlı ordusu Filistin’e ulaştığında. Eskişehir ve Konya Ereğlisi olmak üzere üç yerde meydan savaşı verdiyse de bu orduları ne imha edebilmiş ne de durdurabilmiştir (1097). Fernand Grenard. bunu her şeyin sonu olarak görmezlerdi. 2003-b. Haçlı ordularına karşı verdiği meydan savaşlarında başarı sağlayamayınca.17 Türk başkomutanları. Çorum. Hiçbir şey olmamış gibi teşebbüslerine büyük bir gayretle devam ederlerdi. Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü. II. 1100 ve 1101 yıllarında arka arkaya gelen Haçlı ordularını Amasya ve Konya Ereğlisi’nde büyük ölçüde imha ederek. Onlar. 81. Anadolu’nun öyle kolayca geçilebilecek ve işgal edilebilecek bir ülke olmadığını bütün Batı dünyasına açık bir şekilde göstermiştir. Haçlı ordularına karşı İznik. Koca. 98. 85. Bir meseleyi çözüme kavuşturmadan başka bir meseleyi ele almazlardı. Galip Türk Başkomutanlarının Mağlup Başkomutanlara Karşı Tutumları İyi bir başkomutanda bulunması gereken daha başka özellikler de vardır. s.

000 demir kırı (göğümsü) atlı ile doğudan. Tarih Enstitüsü Dergisi.19 Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. bu akıllara durgunluk veren kuşatmayı büyük bir korku ve şaşkınlık içinde seyretmekten başka bir şey yapamamışlardır. 328 vd. 63. her türlü takdirin üzerindedir: Tarihî kayıtlara göre. Die Hunnen der vorchristlichen Zeit. Mete Han. 1980. Kafesoğlu.000 doru (al) atlı ile güneyden ve 100. s. 1978. Kılıç Arslan ile Türk İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa arasında bir karşılaştırma yapabilmek için bk. Masao Mori. s. daima dikkat ve ihtiyatla hareket etmelidir. 2003. Ankara. s. İstanbul. imparatoru ve ordusunu imha edilmekten kurtarmış ve barışa yönelmiştir. Türkiye Selçuklu Hükümdarı Sultan II. Çankaya. O da Çin ordusunun bu kuşatma sonucunda tamamen imha edileceği gerçeği idi. Falih Rıfkı Atay. Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alp Arslan’ın. 1977. 72. C IX. ne kadar ileri gidebileceğini ve nerede duracağını bilebilir. M. onları imha etme ve ortadan kaldırma gibi bir yola hiçbir zaman başvurmazlardı. Gerek kendisi için gerekse rakibi için imkân dâhilinde olanlar ile imkânsız olanları iyi ayırt etmelidir. Özellikle imparator.000 yağız (kara) atlı ile kuzeyden. Büyük Türkolog Kaşgarlı Mahmûd’un dediği gibi Türk kahramanları. dünya strateji tarihinde görülmemiş bir taktikle bu orduyu Pe-teng Yaylası’nda dört taraftan.000 ak atlı ile de batıdan aynı anda kuşatmıştır. Kendisini ve ordusunu tehlikeye atmamalıdır. İÜ Ed. Bu arada Çin ordusunda ne ekmek ne de başka bir yiyecek kalmıştır. bu sırada Çin ordusunu bütünüyle imha edebilecek. Berlin-Leipzig. Çin Tarihi. Kuşatma yedi gün sürmüştür. zekâları.20 Hâlbuki Mete Han. Görüldüğü gibi Mete Han da her Türk kahramanı gibi rakibini ve düşmanını imha etmeyi düşünmemiştir. s. Hun Türklerini Kuzey Çin’den tamamen söküp atabilmek için MÖ 203 yılında atlı ve yayalardan oluşan 320. İmparator ve komutanları. Çin ülkesini de tamamen ele geçirebilecek durumdaydı. Çin imparatoru Kao. 19 Bu hususta Selçuklu sultanları Alp Arslan ve II.yapabileceğini. Koca. s. 1921. 89. Wolfram Eberhard. De Groot. Mete Han. 66. Tabiri caizse onu tam bir kapanın içine almıştır. Büyük Hun Hükümdarı Mete Han’ın.000 kişilik ordusunu harekete geçirmiştir. cesaretleri ve maddi kuvvetleriyle ya yavuz düşmanı geri döndürürler ya da ona boyun eğdirirlerdi. J. 1947. onu barışa ve dostluğa zorlamak. 40 vd. Fak. Kılıç Arslan’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bu hususta gösterdikleri ölçülü davranışlar. s. 55 vd. Mete Han için yeterli ve önemli olmuştur. imparatoru teslim alabilecek. 11 . 100. Bu yüzden hiç kimse yerinden kımıldayamamıştır. ümitsizlikten çıldıracak duruma gelmiştir. kuşatmanın yedinci günü kapanın bir köşesini açarak. Kuzey Asya’daki Bozkır Devletlerinin Teşkilatı. Başta imparator olmak üzere bütün Çin ordusunu imha edilme korkusu ve endişesi sarmıştır. 213. Fakat gelişme böyle olmadı. Burada açık olan bir gerçek vardı. 246-255. yani 100. 69. Rakibinin ve düşmanının manevi gücünü ve iradesini kırmak. Direnmedikleri müddetçe. 20 J. iyi bir başkomutan. 100.

Üstelik. bir süre değerli bir misafir gibi ağırlamıştır. bu orduyu imha etmemiş. Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler. onu sadece vassal (tâbi) bir hükümdar hâline getirmekle yetinmiştir. Mustafa Kemal de tıpkı Mete Han. Sultan Alp Arslan bu davranışıyla bütün dünyaya örnek olma onurunu kazanmıştır. İslami dönemde Türk başkomutanlarında da devam etmiştir: Bilindiği gibi. Moran. Ayrıca. tıpkı Mete Han ve Sultan Alp Arslan gibi barışa yönelmiştir. üvey kardeşi İbrahim Yınal’ın Hasankale (Pasinler) Savaşı’nda (1048) yenip tutsak aldığı Gürcü Prensi Liparit’i. “Sultan II. imparatorun ne şerefine ne de hayatına dokunmuştur. s. Onu. Çeviren: Y. 2003-b: II. s. Fransız Bilim Adamı Claude Cahen’in de belirttiği gibi. tutsaklarını da bir süre kıymetli bir misafir gibi ağırlayıp ülkelerine iade etmiştir. Türk Orduları Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa’nın Dumlupınar Zaferi de (30 Ağustos 1922 Zaferi). 1984.23 Sultan Alp Arslan. Tuğrul Bey. başka başkomutanlar arasında aramak ve bulmak mümkün değildir. hiç şüphesiz pek kolay bir iş olurdu. Burada hemen belirtelim ki Sultan Alp Arslan’ın bu yüksek insanî davranışının bir benzerini ve örneğini. İzzeddîn Keykâvus’un yaptığı gibi24 Büyük Zafer’den sonra barışa yönelmiş. kurtuluş akçesi almadan serbest bırakmıştır. Trabzon Rum İmparatoru Kyr Aleksios’u tutsak almış. Kılıç Arslan da Miryokefalon Savaşı’nda (1176) Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğratıp. 21 Claude Cahen. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Sultan Alp Arslan’ın karşısında da ordusu ve teşkilatı tamamen çökertilmiş. 23 Tuğrul Bey. Koca. yaptığı bir antlaşma ile onu vassal (tâbi) hükümdar hâline getirerek. Savaş meydanından ayrılmadan önce de özgürlüğünü geri vererek onu serbest bırakmıştır. İzzeddîn Keykâvus.Mete’nin bu ölçülü ve erdemli davranışı. Kılıç Arslan’ın Miryokefalon’dan sonraki ölçülülüğü ise. 12 . mütevazılıktan ayrılmamış. geriye kalan kısmını da tamamen kuşatmış olduğu hâlde. Sultan II. Sinop’un fethi sırasında (1214). 24 Sultan I. tıpkı Malazgirt Savaşı’nda olduğu gibi çarpışma sırasında Yunan Orduları Başkomutanı Trikopis ve kurmay heyeti de teslim alınmıştı. tutsak aldığı Bizans İmparatoru Romanos Diogenes ile bir barış antlaşması yaparak. Bu davranış. başkomutanı tutsak alınmış bir Bizans Devleti bulunmaktaydı. 22 Geniş bilgi için bk.”21 Sultan II. 116. her başkomutanın başını döndürecek ve ayaklarını yerden kesecek nitelikte parlak bir zaferdi. Kılıç Arslan ve Sultan I.22 Hâlbuki o da tıpkı Sultan Alp Arslan gibi. Bu ölçülü ve erdemli davranış karşısında imparator da Sultan Alp Arslan’ın huzurundan minnet ve şükran duyguları altında ezilerek ayrılmıştır. Fakat o. serbest bırakmıştır. Bu durumda Alp Arslan’ın Anadolu’yu ele geçirmesi ve Bizans Devleti’ni yıkması. o zaman Bizans ordusunu tamamen imha edebilecek ve Bizans İmparatorluğu’nu da yıkabilecek bir durumda idi. sadece Türk başkomutanlarına özgü bir davranış gibi gözükmektedir. 173-197. İstanbul. en az Sultan Alp Arslan’ın Malazgirt’ten sonraki ölçülülüğü kadar hayranlık uyandıracak nitelikteydi.

Şehirde. bu duruma âdeta isyan etmiştir. merhamet ve şefkat duygusu çok yüksek olan Türk insanındaki karakter ve ruh yapısının en güzel tasviridir. 1971. Türk insanının bu karakter özelliğine dair Mete Han. Selçukluların himayesine sığındı ve hepsi birden Müslüman oldu. onu ezmek şöyle dursun. Onlara asla esir ve köle muamelesi yapılmazdı. Sultan II. bu öneriyi kabul etsinler veya etmesinler. ona merhamet ve şefkat gösterir. hiç şüphesiz zayıfı ve muhtacı koruyan. merhamete gelerek. Bu 25 Dünya tarihi. onunla savaşır. Kuşatılanlar. Hürriyetleri ve faaliyetleri kısıtlanmazdı. Türk başkomutanlarının hiçbir zaman ihmal etmedikleri bir davranış idi. onlardan dinlerini satın aldılar. Hâlbuki. yenilmiş düşmanı daha fazla ezmek. Rakibi yenilmişse. Türk fetih anlayışına göre. Burada son darbeyi vurmak üzere harekete geçtiğinde korkunç bir manzara ile karşılaşmıştır: Haçlı askerleri. 2003-b: II. çarpışmaya birden son verdiler. artık savaşamayacak kadar aç. bitkin ve perişan bir vaziyetteydi. yorgun. fetihten sonra hayatları bağışlanır. Haçlı Seferi sırasında (1148) yaşanmış ve dünya tarihinde başka bir benzeri gösterilemeyen güzel bir örnek bulunmaktadır: Selçuklu ordusu. onu daha da ezer. Bununla birlikte Türkler.25 Bu durumdan son derece etkilenmiş olan 3000 Fransız genci. kültürlerine ve inançlarına dokunulmazdı. Teslim olma şartları arasında ise. Türk insanlık anlayışı. Fransız Haçlı ordusunu. Rumların tecavüzünden kaçarak. sadece fethin sembolü olarak bir kilise camiye çevrilirdi. insani görevlerini yerine getirdiler. Onlara para dağıtarak. ona hiçbir hayat hakkı tanımaz.”26 Bu sözler. malları ellerinden alınmaz. İstanbul. Denizli’den itibaren vurduğu darbelerle yıprata yıprata Antalya’ya kadar takip etmiştir. 141. hastaları tedavi ettirdiler. Türk insanı. Selçuklular Zamanında Türkiye. kuşatılan şehirlerin ve kalelerin halkına teslim olma çağrısında bulunmak. O. Türklerin bu yüksek insani erdemleri karşısında duyduğu manevi ezikliği eserinde şu acı sözlerle dile getirmiştir: “Ey hainlikten daha zalim olan merhamet! Müslümanlar. daha doğrusu Türk karakteri ile ilgilidir: Batılı insan rakibini yenmişse veya zayıf görmüşse. hasta. s. belki bu kadar yüksek insani bir davranışın ikinci bir örneğine tanıklık etmiş değildir. pes etmiş veya aman dilemişse. din değiştirme. zayıf duruma düşmüşse. Onlar bununla da kalmadılar. Haçlı ordusunun bu durumunu gören Türkler. Koca. ancak rakibi güçlü olursa veya saldırırsa. açları doyurdular. 13 . 26 Osman Turan. Türklerin egemenlik (hükümranlık) ve insanlık anlayışı ile bağdaşmaz. Hristiyanlara ekmek vererek. zimmet altına alınmış gibi korunurdu. yani İslam dinini kabul etme gibi bir hüküm hiçbir zaman yer almazdı. himaye eder. Sefere kralın papazı olarak katılmış olan Odo de Deuil.Türk başkomutanlarının büyük zaferlerden sonra barışa yönelmelerinin sebebi. onları Müslüman yapmak için hiçbir zorlamada bulunmadılar. Sultan Alp Arslan. şehirlerinde kalmalarına veya istedikleri yere gitmelerine izin verilir. s. 185 vd. Kılıç Arslan ve Gazi Mustafa Kemal örneğinden başka II. Kendileri ve malları. Üstelik.

C IX. Bu defa Tuğrul Bey. Tuğrul Bey’in Isfahan’ı düşürdükten sonra şehre ve şehir halkına karşı tutumu ise. Fakat. Başka milletlerde bu davranışın bir benzerini görmek ve aramak boşunadır. onun halkı koruyucu tutumu ile ilgilidir. 458. 483. savaştan daima kaçınmışlardır. Büyük Selçuklu Devleti’ni kurduktan sonra da bu tutumunu ve anlayışını devam ettirmiştir. 369. Merçil. Türk hükümdarları. kılıçlarının hakkı olarak şehri yağmalatmak istedi. 1987. Tuğrul Bey. s. Türk Başkomutanlarının Sivil Halka Karşı Tutumları Türk başkomutanları. Bundarî. Daha doğrusu onlar. İşte bu hususta somut bir örnek: Selçuklu beyleri Tuğrul ve Çağrı kardeşler. s. İstanbul. rekabeti de ustalıkla iş birliğine ve iyi ilişkilere çevirmeyi başarmışlardır. s. İstanbul. Bu karara göre. 1979. s. 1987. 350. I. 27. 28 İbnü’l-Esîr. gerek savaştan önce gerek savaş sırasında gerekse savaştan sonra daima sivil halkı koruyucu bir tutum içinde olmuşlardır. C IX. barışı onurla koruyabildikleri müddetçe. 1977. Selçuk-nâme. 1943.27 Bunun üzerine Çağrı Bey kararından vazgeçti ve böylece Nişâbûr şehri yağma edilmekten kurtulmuş oldu. Burslan. 296. daima barışa yönelmişlerdir. Bu arada yiyeceğini ve yakıtını temin edememiş olan Isfahan halkı. 14 . Tuğrul Bey’in özellikle Dandanakan Zaferi’nden sonra devlet başkanı olarak aldığı ilk karar. kardeşinin bu davranışına şiddetle karşı koydu ise de onu ikna edemedi. Tuğrul Bey. Devlet adamlığı anlayışı ve sorumluluğu ile hareket eden Tuğrul Bey. Tuğrul Bey’in bu kararından dolayı son derece memnun kalmıştır. Başka bir deyişle onlar. siyaset yoluyla elde edebilecekleri başarı için hiçbir zaman kuvvet yoluna başvurmamışlardır.28 Vergisini ödeyemeyecek durumda olan halk. 5. 5.sadece Türklere özgü bir davranış idi. s. çok büyük bir sıkıntıya düşmüştü. genellikle barışsever başkomutanlar idiler. Görüldüğü gibi. şehri teslim aldıktan 27 İbnü’l-Esîr. C IX. Tuğrul Bey. Gaznelilere karşı kazandıkları Serahs Savaşı’ndan sonra ordularıyla Nişâbûr şehrine girmişlerdi (1038). Halk. devletin ve milletin varlığı ve istiklali tehlikeye düştüğü. bıçağını çekip. daha büyük takdire layıktır: Tuğrul Bey. Kazandıkları büyük zaferlerden sonra da mütevazı ve ölçülü olmaktan ayrılmamışlar. açlıktan âdeta kırılacak duruma gelmişti.” dedi. s. Hazırlayan: E. s. 1050 yılında bir sene gibi uzun bir süre Isfahan’ı kuşatmıştı. Savaştan önce kendi idareleri ile rakip idareler arasında olan düşmanlığı dostluğa. Zubdetü’n Nusre. savaşlar yüzünden çok büyük darlık ve sıkıntı içine düşmüş olan Horasan halkını bir yıl vergiden muaf tutmuştur. Ebû’l-Ferec Tarihi. Çeviren: K. kardeşine “Nişâbûr’u yağma edersen. C IX. Ahmed bin Mahmûd. 1979. kendimi öldürürüm. halkın malını ve canını korumak için hayatlarını bile ortaya koymaktan çekinmemişlerdir. Çağrı Bey. Hatta onlar. milletin ve devletin çıkarları söz konusu olduğu zaman da savaşmaktan asla çekinmemişlerdir.

334 vd. Daha da önemlisi o. 31 Anna Kommena. bir defada 500. evler. yerli halkın elinde neyi varsa hepsini almıştır. köşkler. Daha önce canlı. 1985. şehrin yerli halkından çok miktarda Hristiyan ve Yahudi de aynı vahşetin kurbanı olmuştur. O. Horasan halkına yaptığı gibi. inanç farklılığından dolayı Selçuklu iktidarına ve düzenine karşı düşmanca duygular içinde olmasına rağmen. Süleyman Şâh’ın Antakya’yı alırken yerli halka gösterdiği davranış ile Haçlı liderlerinin aynı şehri alırlarken Müslümanlara. şehrin büyüklüğü içinde âdeta kaybolup gitmiştir. Cilt I. s. 1976. Sivil halkı. 29 Nâsır-ı Hüsrev. I. Süleyman Şâh’a ve idaresine sevgi ve samimiyetle bağlanmıştır. 5. Bu durum ise. şehrin çehresini birden değiştirmiştir.29 Burada şu hükme varmak mümkündür: İslam dünyasında yerli halk. 128. Tarzî. daha dikkatli ve etkili bir davranış ortaya koymuştur. 1950. güttükleri siyasetin ve kültürlerinin doğal bir sonucu idi. Batı dünyası. 143. XX. Azımî Tarihi. 177-180.1999. Bu hususta Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusu Süleyman Şâh. yıkımından (tahribat) ve yağmasından koruma anlayışı.31 Burada. Gerçekten de Nâsır-ı Hüsrev ile Isfahan’a giren 1500 kişilik kervan. Isfahan’ın düşürülmesinden iki yıl sonra bir ticaret kervanı ile şehre uğrayan ve şehrin eski hâlini bilen Bâtınî propagandacısı Nâsır-ı Hüsrev. Sevim. Michel le Syrien. hayat dolu olan şehirden geriye. gördüğü manzara karşısında Tuğrul Bey’i takdir etmekten kendisini alamamıştır.” şeklinde kesin ve sert bir emir vermiş ve bu emrini de tam bir disiplin ve kontrol altında uygulatmıştır (1086). 1988. s. sadece Tuğrul Bey’e mahsus bir anlayış değildi.Cilt II. Türk karakter ve ruh yapısının ne kadar yüce değerlere sahip olduğu kendiliğinden anlaşılmış olur.30 Hâlbuki. Ebû’l-Ferec Tarihi.sonra halkı rahatlatacak ve onu eski mutlu günlerine döndürecek bazı önlemler aldı. Haçlı Seferi sırasında (1098) Türklerin elinden aldıkları Antakya’da kimseye ne merhamet etmiş ne de yaptığı katliamda sivil-asker ayrımı yapmıştır.. s. tam bir harabe kalmıştır. s. Antakya’yı kuşatmadan önce ordusuna “Halkın malına ve canına dokunulmayacak. Mehmet Altay Köymen. Halkı da tamamen kılıçtan geçirmiştir. s. Haçlılar. şehri yeniden imar etti. Çeviren: A. Türklerin taşıdıkları inancın. 122 vd. 1996. Runciman. Tuğrul Bey ve Zamanı. Isfahan’ı yüksek hükûmet binaları. O. Cilt X. 60. kendisini toparlayabilmesi ve tekrar üretici olabilmesi için şehir halkını üç yıl gibi uzun bir süre vergiden muaf tuttu. Cenâbî Mustafa Efendi. s. evlerine girilmeyecek. 1905. s.000 dinar gibi büyük bir para harcayarak. İstanbul. 184. Şehirde ne yiyecek ne yem ne de yer sıkıntısı çekilmiştir. 339 vd. Sefernâme. Antakya halkı da daha önce görmediği ve alışmadığı bu erdemli davranış karşısında çok etkilenmiş. İstanbul. savaşın kırımından (katliam). Yahudilere ve kendi dindaşları olan Hristiyanlara gösterdikleri davranışı karşılaştırılacak olunursa. 31. Sadece Müslüman halk değil. (Sıbt İbnü’l-Cevzî). İbnü’l-Esîr. 30 A. 15 . Bunların başında iktisadi önlemler gelmekteydi. 1994. parlak. Tuğrul Bey’in bütün bu imar faaliyetleri. Cilt III. Selçuklu devrinde olduğu kadar hiçbir devirde böylesine büyük muafiyetlere ve koruyuculuğa mahzar olmamıştır. 1987. s. s. mescitler ve zaviyelerle donatarak. s. 1986.

birkaç nadir örnekle sınırlı değildir. 1958. bunlardan hiçbirini yapmamıştır. savaş sırasında ve savaştan sonra sivil halkı koruma ve savaşın yaralarını sarma faaliyetleri. tarım aleti. Kendilerini toparlayabilmeleri ve tekrar üretici olabilmeleri için de bu çiftçileri beş yıl vergiden muaf tuttu.32 Hâlbuki zamanın anlayışı. Onun bundan amacı. Özgürlüklerini kısıtlamadı. Turan. bize. 655-657. Aksine her aileye konut.Türk başkomutanlarının savaştan önce. her bir grubu Akşehir ve çevresindeki köylere yerleştirdi. imparatora duyduğu kızgınlığın siyasetini etkilemesine izin vermedi. ordusu ile Batı Anadolu’ya girdi. İmparator. kendilerini ağır vergiler altında ezen ve karın tokluğuna çalıştıran Bizans yönetiminden hiç memnun değildi. Fakat. çok miktarda esir ve ganimetle geri döndü. Gıyâseddîn Keyhüsrev’in asıl bundan sonraki davranışı daha önemlidir: Keyhüsrev. s. 1971. Fakat imparator. Keyhüsrev de antlaşmadan sonra Akşehir ve çevresine yerleştirmiş olduğu ailelerin eski yurtlarına dönmelerine izin vermiştir. tohumluk buğday 32 Niketas. yerli halk. Keyhüsrev ile anlaşmaya yanaşmadı. tarım aleti ve tohumluk buğday dağıttı. 16 . Gıyâseddîn Keyhüsrev zamanında (1192-1196) görülmüştür: Zamanın Bizans imparatoru. Hiçbir zaman da kızgınlıklarını ve öfkelerini masum halka yöneltmemişlerdir. arazi. kendilerine karşılıksız olarak konut. bunlardan hiçbiri memleketine geri dönmediği gibi. devletler arası hukuka aykırı olarak. Onlar. Buna karşılık Selçuklu yönetimi. mallarının da geri verilmesini ve kapatılmış olan ticaret yollarının açılmasını sağlamaktı. Onların bu tür hareketlerinden biri de Sultan I. Çünkü. Hiçbirine esir ve köle muamelesi yapmadı. Konya’dan İstanbul’a mal götüren Müslüman tüccarları tutuklatıp. hemen Keyhüsrev ile bir barış antlaşması yapmak zorunda kalmıştır. Bizans ülkesinden toplayıp getirdiği köylüleri beşer bin kişilik gruplara ayırarak. arazi. tutuklanan tüccarların serbest bırakılmasını. Bizans’a misillemede bulunmuştu. zaman zaman devlet adamı sorumluluğu ile hareket etmemekteydiler. Keyhüsrev de Eyyûbî hükümdarı tarafından Bizans imparatoruna gönderilen hediyelere. Menderes Havzası boyunca geniş bir akın hareketinde bulundu. mallarına el koymak suretiyle Selçuklu ticaretine ağır bir darbe vurmuştu. Bundan sonraki gelişme ise şöyle olmuştur: Gıyâseddîn Keyhüsrev’in çok miktarda esir ve ganimetle sonuçlanan bu geniş akın hareketi. ulaklar Selçuklu ülkesinden geçerken el koyup. Bunun üzerine Keyhüsrev. s. Görüldüğü gibi Keyhüsrev. her türlü şart altında bu erdemli davranışlarını göstermişler ve göstermeye devam etmişlerdir. Bizans imparatorunun gözünü korkutmuştur. onlara sağlanan imkânları duyan yerli halktan daha birçok aile kendiliğinden Selçuklu ülkesine göç etmiştir. bu durumu açıkça göstermektedir: Bizans imparatorları. 240. bu esirlere ya kurtuluş akçesi karşılığında özgürlüklerinin geri verilmesini ya da hepsinin esir pazarlarında satılmasını gerektirmekteydi. İşte Türkiye Selçuklu Devleti’nde yaşanan bir olay.

Fakat o. suçlu ruhunu bu olayın utanç ve acısı altında ezilmekten kurtaramamıştır. kolay ve zahmetsiz bir zafer kazanmıştır. Eğlence ve içki. Daha da kötüsü. Hâlbuki yerli halk.vermiştir. nadir de olsa bazı 17 . Bizans idaresinden böylesine bir himaye ve ilgi hiçbir zaman görmemiştir. bu hususta. feryat. Fakat nadir de olsa bazı başkomutanların bu anlayışa aykırı hareket ettikleri de görülmüştür. tarihin mazur görebileceği bir hata değildir. Bedeli Ağır Olan Zaaflar Türk başkomutanlarının tarih boyunca hiç mi hataları ve kusurları olmamıştır? Elbette olmuştur. İç sıkıntılarını dindirmek veya unutmak için saraya kapanmıştır. tecrübeli devlet adamlarını değil. 6. Mesela Sultan II. O. Gıyâseddîn Keyhüsrev. o zaman bütün ülke. Karşı tarafın eline koz ve fırsat vermemeye son derece dikkat etmeli ve özen göstermelidir. bu bozgundan sonra Türkiye Selçuklu tarihinde her günü zillet. Bu hususta birkaç örnek vermek. Hatta onlar. Sultan Keyhüsrev’in bu davranışı. uzun bir süre kendilerini vergiden de muaf tutmuştur. Devlet işlerini tamamen ihmal etmiştir. Yukarıda görüldüğü gibi. Sultan II. son derece güçlü bir orduya sahip olsa bile mütevazılıktan hiçbir zaman ayrılmamalıdır. sarayın gizlilik perdesini biraz aralayıp. Rakibini. Üstelik. Gıyâseddîn Keyhüsrev ise. Sultan Keyhüsrev’in bu onur kırıcı davranışından dolayı acı. en üst noktaya ulaşmıştır. Fakat. tarihe gömülmüş olan gerçekler. Keyhüsrev’in sefih davranışlarını tasvir edebilmiş olsalardı. zamanın tarihçileri. -zayıf bile olsa. Selçuklu ordusu da kaçmak suretiyle kendisini feda eden bir başkomutan için savaşmayı ve ölmeyi değerli bulmamıştır. utanç ve mutsuzlukla dolu felaketli bir dönem başlamıştır. Nitekim. Fakat bu durum çok uzun sürmemiştir. hayatının tek meşguliyeti olmuştur. gelecekteki hatalardan kaçınmak bakımından hiç de faydasız olmayacaktır: Türk ordularının başkomutanları savaşın her türlü sıkıntı ve meşakkatini ordularıyla paylaşmış olduklarını daha önce belirtmiştik. hep gururunu okşayan ya da aşırılıklarını marifetmiş gibi gösteren dalkavukların ve ayak takımının sözlerine itibar etmiştir. O da kaçmıştır. Eğer. Sarayın gizlilik perdesi arkasında her türlü rezalet. şahsi hata ve kusurlarının bedelini çok ağır bir şekilde ödemişlerdir. Kösedağ Savaşı’nda (1243) ordusuna kötü bir örnek ve rehber olmuştur.küçük görmemeli ve tahrik etmemelidir. onun hayatını göründüğünden de daha fazla çirkinleştirmiş olacaktı. Daha da kötüsü o. erken gelen ölüm. çok geçmeden yaptığı hatayı anlamış ve pişman olmuştur. İyi bir başkomutan. Böylece Moğol ordusu. bu savaşta tehlikeyi ordusu ile paylaşacağı yerde kaçmayı tercih etmiştir. utanç ve nefret dalgalarıyla çalkalanmıştır. Türk başkomutanlarının büyük bir kısmı. rakiplerine karşı daima ölçülü ve dikkatli davranmaya gayret etmişlerdir. Burada kendisini en utanç verici aşırılıkların kucağına atmıştır. hem Keyhüsrev’i hem de devleti bu zillet batağından kurtarmıştır. sebep ne olursa olsun.

Süleyman Şâh’ın üzerine sürpriz bir baskın düzenlemiştir. Ahmed bin Mahmûd. 2001. casus ve keşif kolu göndermeyi ihmal etmiştir. 1944. . Arslan Yabgu (1025). Bu makaleyi. Alâeddîn Keykubâd Sultan II. savaş düzenine sokamamıştır. Mesela. iyi bir komutan hem kendisine ve milletine güvenmeli hem de tedbirli ve ihtiyatlı olmalıdır. Fakat. 2003. 94 vd. Türkiye Selçuklu hükümdarlarından Sultan II. Sultan Celâleddîn Mengüberti (1230). Buna karşılık Thamara’yı ve Gürcüleri küçümsemekte. Bunun başlıca sebebi. 1996. Fakat o. yağma ve tahrip harekâtında bulunmuştur. küçümsediği ve ciddiye almadığı Gürcü ordusu karşısında ağır bir yenilgiye uğramıştır. Cilt II. Bütün Müslümanları da Allah tarafından sevilen bir kavim olarak görmekteydi. Bu yüzden Süleyman Şâh. şahsi emniyetlerini daima ihmal etmeleridir. Kapgan Kağan (716). Kendi milletinin silah kullanma ve savaşçılık yetenekleriyle de övünmekteydi. Bu durumdan yararlanan Kıpçak kuvvetleriyle destekli Gürcü ordusu. Cilt II. hatta bunun için yeni bir Gürcü Seferi’ne çıkmıştır. 33 18 . 1956. 1202 yılı içinde ordusu ile Pasinler ve Sarıkamış üzerinden Micingerd Kalesi’nin önüne gelmiş ve burada ordusunu dinlendirmek için karargâh kurmuştur. iyi bir başkomutanda bulunması gereken önemli bir davranıştır. Süleyman Şâh. Erzurum Saltuklularına ait Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde büyük bir istila. Brosset. hakaret ve tehdit eden ifadelerle dolu bir mektup yazmış34 ve hemen arkasından da sefere çıkmıştır. Süleyman Şâh’ın düştüğü hatanın bir benzerine Harezmşâh hükümdarı Alâeddîn Muhammed ile Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid de düşmüştür. 30 vd. 31. hiç şüphesiz. s. Sultan I. 150. Çağa Bey (1092). Süleyman Şâh (1196-1202). Daha da önemlisi o.. Sultan Melikşâh (1092). ona bu fırsatı vermemiştir.Türk başkomutanlarının bu hususta hata yaptıkları da görülmüştür. s 73 vd. Gürcü Kraliçesi Thamara’ya küçümseyen. kendisine ve ordusuna çok güvendiği ve buna karşılık rakibini ve Gürcü ordusunu da çok küçümsediği için ileriye öncü kuvvet. bu durum tedbirli ve ihtiyatlı olmaya hiçbir zaman engel olmamalıdır. Sultan Alp Arslan (1072). Selçuklu ordusu panik ve korku içinde dağılmıştır. Bilge Kağan (734). yeryüzündeki Müslümanların en yüksek temsilcisi olarak kabul etmekteydi. bu hatasını telafi etmek istemiştir. Kendisine ve çevresindekilere (maiyetine) güvenmek. ıstırap duymakla birlikte göz önüne almak zorunda olduğumuz acı bir gerçekle bitireceğiz: Türk başkomutanlarının en büyük kusurları. onları. 408 vd.Aksarayî. s. 35 İbn Bîbî. kendisini. O hâlde. s.33 Bu acı olayın hikâyesi devrin kaynaklarında şöyle anlatılmıştır: 1201 yılında Kıpçak Türkleriyle destekli Gürcü ordusu. s. Cilt I. Böylece o. silah kullanmaya layık bulmamaktaydı. Sultan Gıyâseddîn Keyhüsrev (1211). 1977.. Müneccimbaşı. Türk tarihi. fakat bir köşede sinsice bekleyen ölüm.35 Süleyman Şâh. kendisini ve milletini diğer hükümdarlardan ve milletlerden üstün görmekteydi. büyük Türk komutanlarının kendilerine son derece güvenmeleri idi. Gürcü Kraliçesi Thamara’ya yazdığı mektupta. s. daha büyük işler yapabilecek bir zamanda hayatını kaybetmiş birçok başkomutanın ismi ile doludur. ihmaller yüzünden. Attila (453). 34 Süleyman Şâh. bu şok baskın karşısında ordusunu bir türlü toplayıp. Gazneli Sultan Mesud (1040). böyle bir hata yüzünden hayatının en büyük ve en acı yenilgisine uğramıştır. Şâhinşâh (1116).

GROUSSET. Sultan I. J. I. ATAY. Ankara. D. İstanbul. İstanbul. 1982. CHAVANNES. 1994. Zubdetü’n Nusre. Batı Türkleri Tarihi. İstanbul. Yayınlayan ve Çeviren: A. İstanbul. R. Sirmen. DANKOFF. Çeviren: M. Ankara. EBERHARD. 1984. Yayınlayan: C. İbnü’l-Esîr. Beyrut. Ed. Falih Rıfkı. X. BROSSET. 1980. Çeviren: M. Kadı Burhaneddîn Ahmed (1398). Claude. 1921. Anal of Turkish Studies. Ankara. İstanbul. Bugünün Türk tarihçilerini. Hazırlayan: E.(1237). 1979. I. Fernand. Öztürk. Selim (1807) gibi Türk ordularının başkomutanı olan devlet adamları. F. Sultan II. KAYNAKLAR Ahmed bin Mahmûd. Merçil. BerlinLeipzig. Cenabî Mustafa Efendi. Robert. 1980. Petersbug. 1956. İstanbul. el-‘Aylemü’z-Zâhir. I. Gürcistan Tarihi. 2006. Burslan. 1977. Çeviren: M. 1988. Die Hunnen der vorchristlichen Zeit. Öztürk. Bozkır İmparatorluğu. BUNDARÎ. Umur Bey (1348). II. Çeviren: H. 1987. el-Kâmil fî’t-Târîh. Doğrul. CAHEN. Documents sur les Tou-kiue (Turcs) Occidentaux. Hazırlayan: M. Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü. Murad (1389). Wolfram. 1947. Azimî Tarihi. Andreasyan. aklın ve mantığın sınırlarını zorlayan bu ihmali araştırmak için çok hazin bir görev beklemektedir. Merçil. 1987. Turan.. GRENARD. Kesik. I. 1944. Henüz Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Tıpkı Basım. 1903. Ebû’l-Ferec Tarihi. Çeviren: A. el-Evâmîrü’l-‘Alâ’iyye fî’l-Umûri’l-‘Alâ’iyye. Animal traits in the army commander. Selçuk-nâme. M. Yayınlayan: O. 1986. Ankara. M. hep aynı gaflet ve ihmal sonucunda hayatlarını kaybetmişlerdir. Ankara. Çeviren: Y. Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler. 19 . Fatih Sultan Mehmed (1453). İbn Bîbî. J. Ankara. Osman (1622). Hazırlayan: E. Sultan III. AZİMÎ. AKSARAYÎ. Sevim. 2000.. Çankaya. Moran.. İstanbul. Çeviren: Ö. İstanbul. Ebu’l-Ferec. İstanbul. 1977 DE GROOT. 1992. Özaydın. 2003. Çeviren: K. Tornberg. IX. 1996. J. R.. 1945. Müsâmeretü’l-Ahbâr. Çin Tarihi.

Abenteuer af dem Kaiserthron. 2003-b. Umar. 2003-a. Kutadgu Bilig ve Kumandan. KAFESOĞLU. SEVİM. İstanbul. 1976. Yayınlayan ve Çeviren: A. Çeviren: F. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. Yusuf Has Hacib. Yayınlayan ve Çeviren: R. Mehmet Altay.KAFESOĞLU. Selçuklular Zamanında Türkiye. II. 1976. I. Salim. Ankara. Ankara. Ali. II. Türkiye Selçukluları Tarihi. Sultan Alp Arslan Dönemi. Türk Kültürü. Ankara. İstanbul. LIU MAU-Tsai. İbrahim. TURAN. Khoniates. Belgeler. R. Alexiad. Anna. Grabler. MORİ.. 1947. Ankara. Sefernâme. İstanbul. KÖYMEN. 1972. 1986. 1971. Doğu Türkleri. Salim. Masao. XX SÜMER. İbrahim. İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı. Türk Kültürünün Temelleri. Arat. KOMMENA. Osman. A. KOCA. 58. Ali. Tuğrul Bey ve Zamanı. İstanbul. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). Salim. Mehmet Altay. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). Türk Dünyası El Kitabı. 1998 SEVİM. 1971. Historia. Abbasîler Zamanında Türkler. NİKETAS. KÖYMEN. Ankara. Nasır-ı Hüsrev. Işıltan. 2006. Ankara. Faruk-SEVİM. İÜ Ed. 2005. Câmiü’d-Düvel.. 1977. İstanbul. KOCA. A. 2001. RUNCIMAN. Çeviren: F. 1967 KOCA. İstanbul. Ankara. Ankara.. Tarzî. 1974. KARAMANLIOĞLU. III. Çorum. Bonn. Steven. 1978 Müneccimbaşı. 1958. Alp Arslan ve Zamanı. II. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’z-Zaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler. 9. İzmir. Belgeler. Kuzey Asya’daki Bozkır Devletlerinin Teşkilatı. Tarih Enstitüsü Dergisi. Çeviren: B. Öngül. Kutadgu Bilig. İstanbul. Haçlı Seferleri Tarihi. 20 . Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’z-Zaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler. II. Çeviren: A. Fak. Türk Millî Kültürü. XIX/23. 1985. 1996.

Anahtar Kelimeler: Buldan. Ottoman Empire had privilieged Germany and as a result of this England and France got disturbed. The Entente Powers provocated the Arab nationalism. taşıttırabildiği mühimmatla beraber Anadolu’ya taşımıştı. Türkleri Anadolu’dan atarak cezalandırmayı hedeflemişlerdi. Osmanlı ordusunu besleyecek insan kaynaklarını olumsuz etkiledi. ** Yrd.Dr. İtilaf devletleri önceden körükledikleri Arap milliyetçiliğini uyandırıp. Savaş sonrası Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Mondros Mütarekesi’nin 7’nci maddesindeki esaslar.tr * 21 . Kemal. the Entente Powers aimed at eliminating the Turks from the Anatolia by placing the Greeks into this area. Greek. Millî Mücadele Abstract: Before the First World War. had to transport the 7th Army to Anatolia. Yenice Katliamı. Müttefiklerin güvenliklerini tehdit edecek stratejik bir yeri işgal etme yetkisi vermekteydi. 15 Mayısta İzmir’in Yunanlar tarafından işgali bu esaslara dayanılarak yapıldı. Sömürgelerinden ve Arapların insan gücünden yararlanan güçlere karşı teknik imkânsızlıklarla sürdürülen savaşta kötüye gidişi gören M. Key words: Buldan.edu. Necib Bey. the Yenice Massacre. Sömürgelerinin ve Arapların insan gücünden yararlanan güçlere karşı teknik imkânsızlıklarla sürdürülen savaşta kötü gidişi gören Mustafa Kemal. Necip Bey. 7’nci Orduyu imha olmaktan kurtararak.. Müttefikler Yunanları Anadolu’ya sokup Türkleri bu coğrafyadan atmayı hedeflemişlerdi. Yedinci Orduyu Anadolu’ya ulaştırmak zorunda kalmıştı. İngiltere ve Fransa’yı ezelî sömürgecilik kavgasını bıraktırıp karşılarına çıkarmıştı. Due to Mondros Armistice being signed by the Ottoman Empire. Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi yziya@pau.MİLLÎ MÜCADELE’DE BULDAN* Yusuf Ziya BİLDİRİCİ** Özet: Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı öncesi Almanya’ya ayrıcalıklar tanıması.Doç. the National Struggle Giriş Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Devleti’nin topraklarında Almanya’ya daha fazla ekonomik ayrıcalıklar vererek yakınlaşması. İtilaf devletleri Arap milliyetçiliğini uyandırıp. İngiltere’yi ve Fransa’yı karşısına çıkarmıştı. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Yeniden düzenlenmiş Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli) bildirisidir. Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Mondros Mütarekesi gereği. Osmanlı ordusunu besleyecek insan kaynaklarını olumsuz etkiledi. Müslümanların halifesinin Hristiyan Almanlarla iş birliği ettiği propagandasıyla. Consequently. Müttefikler Yunanları Anadolu’ya sokarak onların ideallerini okşamanın dışında. During the war fought with technical disabilities against the powers benefiting from the human resources of the colonies and Arabs. Yunan. Mustafa Kemal. the human resources going to provide for the Ottoman army were affected in a negative way. Almanların işleteceği Arap dünyasının petrolünün farkına onlar da varmışlardı ve ekonomileri için vazgeçilmez kaynakların tek elden yönetilmesine razı olmayacaklardı. having realized the bad condition of the affairs.

s. s. kayıplar vererek Aydın’a çekilen8 düşmanın ardından Nazilli’ye 20 Haziranda giren müfrezeler. 17. Yücel Özkaya. Atatürk Yolu. 10 Ömer Sami Coşar. Bk. 21 Haziran 1919. 1 22 . Tütenk. Buldan Yöresinin Tarihçesi. C II. O. s. 45. Aydın. Müftü Ahmet Hulusi Efendi başkanlığındaki heyette Buldan’ı temsilen Müftü Salih Efendizâde Mehmet Efendi. Bk. Denizli. Denizli’den gönderilen un ve ekmekler kasabada açlık sıkıntısı çeken halka ırk ayırımı yapılmadan11 dağıtıldı.T. 9 Asaf Gökbel. 2 Tarhan Toker. 87. 1965. Muğla. Hacı Molla Ahmetzâde Necip Efendi ve Kara Yusufzâde Hacı Ahmet Efendi bulunuyordu. 1997. Ankara. 27 Mayısta Aydın’a. Denizli’deki yedek subayları toplayarak Denizli Yedek Subaylar Grubunu kurdu. 7 Toker. C II.000 kişilik Türk kuvvetinin toplanmasını5 işgale gerekçe olarak göstermişlerdi. Aydın. Manisa. “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. 1995.17. 175’nci Alayın 3’üncü Taburu 100 mevcuduyla buradaki müfrezeye katıldı. 67 vd. s. İzmir Vali Vekili Nurettin Paşa’nın himayesinde 17 Mart 1919 tarihinde Birinci Beyler Sokak’taki Millî Sinema’da bir kongre düzenlediler. s. Mayıs 1988. Batı Anadolu’da Yunan işgaline karşı halkın mücadele azim ve kararı sistemli birlikteliklerle pekişecektir. S 1. 117-1. Yıl: 1. Kısım: 1. 28.. İstiklal Harbi Gazetesi. Balıkesir ve ilçelerinden 37 müftü. s. İstiklal Harbi’nde 57’nci Tümen ve Aydın Millî Cidali.6 Grup. 6 Grupta. Göm. 434.Menderes Nehri Önlerinde Mücadele İzmir’in Yunanlara verileceğini öğrenen vatanseverlerin kurduğu İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti. 1975. Sarayköy’de kurulan cepheyi takviye amacıyla civar sancaklardan da gönüllüler gönderilmeye başlandı. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı. 1. Dergisi. AÜ T. Kemal ve millî tepkiler için bk. Sarayköy civarında 19 top ile takviyeli 12. 4 Şefik Aker. s. Ankara. İtilaf devletlerinin aldıkları karar doğrultusunda 15 Mayıs 1919 sabahı İzmir’i işgal3 eden Yunan kuvvetleri. 5 Türk İstiklal Harbi Batı Cephesi. Kl. 1937. 1964. 23. Kuvayımilliye ve Millî Mücadele’de Denizli.E. 180.4 Bir tabur askerle kasabaya giren Yunanlar. Zeki Avralıoğlu. Denizli. 79. s.1 İzmir’in Yunan işgaline bırakılması durumunda İtilaf devletlerine bir nota verilmesine. 8 Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi. 38. Ankara. Denizli Müfrezesi ile 18 Haziranda Nazilli üzerine gönderildi.İ. 3 İzmir’in işgali ile Yunan tahriplerine karşı M. 11 Tütenk. Avralıoğlu.7 Diğer kuvvetlerin de tazyiki altında. 192. Buldanlı Kızılağa Ethem Hoca oğlu Şükrü Bey de vardı. Bel. 117. s. 2 Haziranda Nazilli’ye girdiler. 133. 6 Haziranda 57’nci Topçu Alay Komutanı Binbaşı İsmail Hakkı Bey. s. Ankara. s.9 kasabanın yağmalandığını gördüler ve Yunan kuvvetlerinin geri çekilirken götürdükleri rehinelerin cansız bedenleriyle10 karşılaştılar. Kongreye İzmir. s. Aydın ve Denizli sancaklarında Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak cemiyetleri kurulmasına karar verilen kongre2 sonunda. Halûk Müftüler. Millî Mücadele’de Dedem Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi. Balıkesir. 37 belediye reisi ve yüzlerce delege katılmıştı. Millî Mücadele’de Aydın.

Göm. 52-2. Ankara. 52-2. KMS. 63-3. 47. KMS. Köşk cephesinin bozulması üzerine Denizli Millî Menderes Müfrezesi. 47. Faik Bey’in yazışmalarından. Değişik yönlerdeki müfrezeleri birleştiren Millî Kuvvetler 29 Haziranda genel saldırıya geçerek. 21 Gökbel. 221-242. Denizli Mutasarrıfı Faik Bey. Denizlili Yedek Subaylar Grubu ve diğer müfrezeler 27 Haziranda Umurlu’da18 toplandılar. 66-1. DH. 76. Gökbel. DH. T. s. meskensiz kalan on bin kadar Hristiyan ve Müslüman’ın tekrar Yunan zulmüne uğramamaları için22 Müslüman halkın Denizli ve Menderes 12 13 Nuri Köstüklü. göm.14 Dâhiliye Nezaretinin yapılan vahşetlere seyirci kalmaması15 uyarısına rağmen. Hakkı Bey’in. Aydın’ın yarısından fazlasının yakıldığından. 47. Göm. s. s. 63-2. KMS. s. 19 Toker. 22 BOA. 15 BOA. Millî Mücadele’de Denizli. Isparta ve Burdur Sancakları.196’da 21 Haziran’da Hoder’ın beraberindekilerle Denizli dâhil inceleme gezisi yaptığı belirtilmişse de arşiv vesikalarında. İmkânsızlık içerisindeki Millî Kuvvetler aynı gün Aydın’da düşmanı bozguna uğratmaya başladılar. Toker. KMS. 33. diğer yerlerden gelen kuvvetler de 175’nci Alay Komutan Vekili Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in komutasında. Binbaşı Şükrü Bey. Tütenk. KMS. Yunan işgalindeki Aydın’ı kurtarmak için20 harekete geçtiler. s. DH. C I.21 30 Haziranda Aydın’a girdiler. 57’nci Tümen Komutanı Miralay Şefik Bey’in emriyle. Dos. s. DH. dos. 18 Toker. Yunanların Türklere karşı şiddet eylemlerinin önü alınamamıştır. s. 20. 20 Tütenk. 17 aga. Ankara.13 yapılan zulümlerle tahribatı yerinde gördüler. Çine’den gelen 57’nci Tümene mensup piyade birliklerinden bir kısmı ve Muğla’dan gelen çeteler19 de buraya ulaştılar. Yörük Ali Efe’nin kızanları. 16 aga. yerli Rumlara karşı cereyan edecek müessif bir olayı bahane ederek İtilaf devletlerinin Yunan askerine ilerlemek için izin vereceğini16 ve dikkatli davranılması17 gerektiğini Dâhiliye Nezaretine bildiriyordu. Dâhiliye Nezaretinin ilgili mercilerle haberleşerek Millî Kuvvetlerle iş birliği yaptığı anlaşılmaktadır. 52-2. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı. s. 103. 63-2. Nazilli Rumları dahi Yunan zulümlerine yazılı ve sözlü olarak görgü şahitliği yapmalarına.Antalya’daki 176’ncı Alayın bir taburu da 23 Haziranda Sarayköy’e hareket etti. Dos. 52-2. 14 Suat Yalazan. Bk. s.C.12 Kuvayımilliyenin protesto telgrafları üzerine. 28 Haziranda Denizli kuvvetleri Binbaşı İ. 1990. Dos. Dos. 18.. Türkiye’de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi (15 Mayıs 1919-13 Eylül 1922).. Göm. yerinde tespit yapmak üzere Aydın Mutasarrıfı Abdurrahman ve Aydın Ceza Reisi Hakkı Bey ve eşraftan İzzet Bey ile 24 Haziranda Nazilli’ye gelen İngiliz subayı Hoder. 52-2. 23 . Denizli Mutasarrıfı Faik Bey’in “Hoder’ın 24 Haziran sabahı treniyle Nazilli’ye geleceği” haberine itibar edilmiştir. 1994. Göm. DH. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA).

Denizli ve kazalarından toplanan gönüllüler temmuz sonunda34 cepheye gönderildiler. Yeni Pazar civarlarında sefil ve perişan hâllerine “dünya medeniyetine hizmet ederek adalet götürmek isteyen” Düvel-i Muazzama’nın bir çare bulmasını istiyordu. 27 aga. 29 aga. Bk. 81.. Denizli Mutasarrıflığı. göm. s. DH. Rahmi Apak. 52-2. Yörük Ali Efe’nin32 de katılmasıyla düşmanın ilerlemesi durduruldu. Isparta ve Burdur’dan gelen gönüllülerle güçlenen Millî Kuvvetler. 12. 25-5. s. 50-3. DH. dos. düşmanın Umurlu cephesinin gerisine sarkmasını önlediler.yönüne23 sevklerini istedi. asayişi temin kimsenin kalmadığını. 28 aga. kl. Koçarlı. 29. DH. 48. göm. İngiliz Generali Hambery’nin Köşk’e ziyaret için gelmesine izin veren Şükrü Bey’in davranışına karşı çıkmıştı.27 Dâhiliye Nezareti’nden Müslüman ve Hristiyan halkla birlikte28 kurtulabilenlerin sefil hallerine karşı acil önlemler alınmasını29 insaniyet namına rica ediyordu. s. 53-4. Takviye alarak saldırıya geçen düzenli Yunan kuvvetleri 3 Temmuzda tekrar Aydın’a girdiler. 2.24 Denizlili gönüllüler düşmanla çarpışarak Umurlu’ya25 doğru çekildiler. 258-280. 25 Tütenk. bel. 4 Temmuz 1919. dos. Toker. Çine. DH. 13 Temmuzda düşman kuvvetleri üzerine saldırarak. göm. 52-2. Toker. Aydın Muhacirîn Cemiyet Reisi Mustafa. KMS. 20 Temmuzda karargâhı Köşk’e33 nakletti. Aydın Cephesi Genel Komutanlığına Binbaşı Hacı Şükrü Bey36 getirildi. dos. Yunanların bölgeye takviye birlikler yığmaları üzerine. s. Göm. Denizli Heyet-i Milliyesi aracılığı ile Demirci Mehmet Efe35 1 Ağustosta Aydın cephesi komutanı yapılırken. daha etkili tedbirler almak düşüncesiyle. 33 Tütenk. Denizli’de hazır bekleyen Köpekçi Nuri Efe ve Tavas Müfrezesi ile birlikte 4 Temmuzda Umurlu’daki cepheye gönderildiler. 30 aga. dos. Komuta kademesindeki düzenlemenin ardından. İngiltere. 1. Fransa. BOA. 26 BOA. s. Cephedeki gelişmeler üzerine Denizli Heyet-i Milliyesinin topladığı gönüllüler. 463. s. 34 Tütenk. 57. 29. dos. 81-1. KMS. Coşar. 22. 24 . DH. 30 Ağustos 1919. 30..30 Aydın civarındaki Yunan tecavüzlerinden kaçıp canlarını kurtaran binlerce insanın31 Denizli. önemli bir kısmı öldürülen memurların26 geri kalanların Aydın’dan ayrılmak zorunda kaldıklarından. 56-57. Ertesi gün Demirci Mehmet Efe’nin 200 kadar kuvvetine ilaveten. s. Garp Cephesi Nasıl Kuruldu?. 32 Gökbel. 31 Kuvayımilliye komuta kademesi Yunan mezaliminden kaçarak Türklere sığınan Rum aileleri koruma altına alarak insanlık örneği sergiliyordu. göm. Aydın Cephesi Kumandanı Hacı Şükrü Bey. 35 Efe. KMS. 100. s. Muğla.. 1990. Ankara. 42. KMS. 36-39. s.. s. DH. Toker. KMS. s. Amerika ve İtalya devletleri mümessillerine çektiği telgrafla. 52-2. Tütenk. s. Dos. Nazilli. 36 Müftüler. Bk. 52-3. göm. 5-2. göm. 25-1. KMS. Coşar. Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in kumandasında. 25-4. 23 24 ATASE Arşivi.

hasatı yaklaşan ürünlerden Türk ordusu yeterince yararlanamadı. 3. Sarayköy şosesi üzerindeki köprülerle Ahmedli Köprüsü’nü ve şimendifer hattını43 kullanılmaz duruma getirmişlerdi. Kütahya. 156 vd. s. Takviye alarak ilerlemesini sürdüren düşman karşısında Türk müfrezeleri Tümen komutanının emriyle Sarayköy’e çekilerek Menderes Nehri üzerinde yeni bir savunma hattı oluşturdular. göm. “Kurtuluş Savaşı’nın Malî Kaynakları”. 38 Yunan askerlerinin yaptığı vahşeti gören Aydın gençleri ve ihtiyarları yanı sıra kadınlar da ellerine aldıkları tarım aletleriyle çarpışmalara katılmışlardı. C 2. Yunan mezaliminden kaçan halkın ihtiyaçlarını40 temin amacıyla yardım seferberliği yapıldı. S 13. 462. 138-140. 5608 er. Yunan birliklerine karşı oluşturulan cepheye gönüllü yardımında bulundu. 41 ATASE Arşivi.eksikliklerin tamamlanmasına çalışıldığı Köşk cephesi 1920 Haziranına kadar37 varlığını koruyabildi. Teğmen Şevket Efe kumandasında bulunan 39 kişilik Bozdoğan mücahidi ile birlikte. 25 . kl. C 3. 5 hafif makineli tüfek toplamıyla Kuvayımilliyeden oluşmaktaydı. Millî Kuvvetlerin düşmanı sıkıştırmasının yanı sıra. İstanbul. Sabahattin Burhan. 57’nci Tümen komutanı. İleri harekâta devam eden Yunan kuvvetleri 3 Temmuzda Nazilli’yi ikinci kez işgal ettiler. 42 20 Haziran 1920 tarihi itibarıyla İzmir Güney Cephesi. Alptekin Müderrisoğlu. Bk. C 4. Yıl: 7. AÜ T. Denizli Heyet-i Milliyesinin çabalarıyla ortaya çıkan Kuvayımilliye. Ege’nin Kurtuluş Destanı Yörük Ali Efe. 21 top miktarıyla düzenli ordudan ve 118 subay. Denizli Sancağı ve havalisindeki düşman ilerlemesine karşı Denizli ile diğer sancaklardan toplanan gönüllüler39 cephede yerlerini alırlarken. Eskişehir ve Aydın gibi kentler Yunan işgaline girince. 21-2. bel. 1919 Haziranından. göm. 188-1. 39. s. bel. kl. 23 Haziran 1920 tarihinde başlayan Yunan saldırısı sonunda Köşk cephesi düştü ve Millî Kuvvetler Nazilli’ye doğru geri çekildiler. Gökbel. 38.T. 21. 188. düşmanı karşılama hattı olan Sarayköy’de tertibat almışlardı. Buldan. dağınık birlikleri toplayarak Nazilli’yi savunmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Aker. Atatürk Yolu. Ayrıntılar için bk. 38-2. Mayıs 1994. baskı. s.E. 400 metre genişliğindeki cephede yerini almıştı. 1999. s. 191. düzenli orduya geçişin başladığı 1920 Kasımına38 kadar. 7 Ağustos 1919 tarihi itibarıyla 36 Buldan mücahidi. Bk. Kuvayımilliyeciler Burhaniye. göm. Yunan askerlerinin yaptıkları katliam ve tedhişten rahatsızlık duyan İtilaf güçlerinin müdahalesinden kaynaklanmaktaydı. kl. 10 ağır.41 Geniş kapsamlı genel Yunan saldırısının gerçekleştiği 23 Haziran 1920 tarihine kadar Kuvayımilliye42 5 Temmuz 1920 tarihinde Buldan ve Burhaniye’den gelen gönüllüler. 39 ATASE Arşivi. 833.İ. 16 ağır makineli tüfek. 4790 piyade tüfeği. 462. 37 Cephedeki bu uzun sükût. Bk. 143 subay. 2885 piyade tüfeği. 4390 er. 43 ATASE Arşivi. 40 Yunan işgaline giren Afyon. Dergisi. bel.

ATASE Arşivi. 106. aga. 13-15. topçu birliklerini Yenice ve Eldirek köylerine yerleştirmiş. ayrıca stratejik konumlu Doğanlı. Ortakçı ve Güney’e53 baskınlar yaparak Yunanları yıldırmaya çalışıyordu. 522. 81-1. 462. 463. 12’nci Fırka Komutanlığı Çal’ın Orta Köyü’ne54 kuvvet nakletmeye çalışırken. 1922 Ağustosunda Burhaniye. Avralıoğlu. İtilaf devletleri aracılığıyla Yunanları huzur ve asayişi bozan taraf gösterip. bel. dos. 157-2. 27-1. bel. Menderes Nehri’nin sol yakası ve Sarayköy önünde düşmanı karşılamak istiyordu. s. DH. Bk. Müfrezede görevli subaylar arasında Buldanlı Mülazım Kızılağaoğlu Şükrü (Kızılöz) de bulunuyordu. 883. 31. Alaşehir’den Buldan’a doğru ilerleyen Yunan 34’ncü Piyade Alayının 1’inci Taburuna karşı savunma yapan Yüzbaşı Zeki komutasındaki müfreze geri çekilmek zorunda kaldı. Bk. göm. 124-125..55 mahallî heyet-i milliyelerden yardım toplamaya çalışılıyordu. 52 Köstüklü. 182-1. 48 7 Temmuz 1920 tarihinde Buldan’a bir düşman müfrezesinin girdiği ve Güney’i işgal etmeye çalıştığı haberinden. göm. 846. s. kl. bel. Anadolu genelinde yapılan katliamlara karşılık vermek gibi bir tuzağa düşmeyen Kuvayımilliye komuta kademesi. Narlıdere’nin Büyük Menderes Vadisi’ne hâkim dağları. 54 16 Ağustos 1920 tarihli gelişme için bk. işgal bölgelerinden uzaklaştırmaya çalışmaktaydılar. göm. s. s. kl. yaptığı anî baskınlarla Yunan kuvvetlerini tedirgin ediyordu. 1 Temmuzda Heyet-i Milliye Başkanı Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin çabasıyla 115 kişiden oluşan müfreze45 Buldan’a gönderildi. göm. 31-1. Buldan yöresinden Yunan uçaklarının Çal yönüne keşif uçuşlarının görülmesi üzerine. Yeşil Buldan. s. Dereköy ve Cindere geçitlerini tutarak Torapan Dağları’na yerleşen Demiralay Müfrezesi. Bk. 833. 68. 47 Avralıoğlu. 51 ATASE Arşivi. 46. kl. bu tarihte Buldan’ın henüz işgal edilmediği anlaşılmaktadır. 57’nci Tümen Komutanı Albay M.51 Yunanların Menderes’in güneyine inmelerini önlemeye çalışıyor. Denizli 1969. 46-1. Bk. Bu nedenle savunma hattı boşalan Buldan. BOA. 81. 49 Toker. kl. s. 833. göm. bel.49 12’nci Fırka Kumandanlığı gelişen kargaşa ortamında asayiş50 tedbirleri alarak. kl. bel. bel. 104.52 Akıncı Çolak İbrahim Müfrezesi. diğer yandan paniğe kapılan halk sakinleştirilmeye çalışılıyordu. Buldan ve çevresinin işgalinin anılan tarihte gerçekleştiği düşünülmektedir. 50 B. Yunan zulmünden kaçarak hayatını kurtarabilen mağdur ve muhacirlerin iaşelerinin temini için. 59. göm. 27. ATASE Arşivi. kl. temmuzun ilk haftasının sonunda46 işgal edildi. ATASE Arşivi. Hamidiye Köyü ile Güney yöresini ileri karakollarıyla tahkim etmişti.47 Güney bucağını48 da işgal eden Yunanlar. 157. Şefik Bey. 45 44 26 . Köstüklü. göm.Yunan zulüm ve vahşeti üzerine kaçan halktan ve Ekrad-ı Dersimîn’44 den de 57’nci Fırkaya sevk olunarak direniş gücü oluşturulmaya çalışılıyor. 46 5 Temmuz 1920 tarihinde Buldan ve Burhaniye’den gelen mücahitlerin Sarayköy’de toplandığı haberinden. 55 ATASE Arşivi. KMS. 87. 182. 53 İbrahim Şen.

Avralıoğlu. Nazilli’de daimî görev yapmak üzere çevre sancak ve kazalardaki üyelerin seçilmesiyle. Buldanlı Müderris Hacı Salih. 32. Burhaniye. 60 Mehmet Başaran. merkezi Nazilli’de olmak üzere Heyet-i Milliye kurulmasına ve Aydın. Tavas’tan Mehmet Bey. s. Sultanhisar bucaklarında Heyet-i Milliye şubelerinin kurulmasının kararlaştırıldığı kongrede. s. s. Tavas kazalarında. 111-112. Nakip Mehmet Ziya. Karacasu. Nazilli. para temini ile sağlık işlerini üstlenmişti. kaza ve kasaba merkezlerinden gönderilen heyetlerin katılmasıyla Nazilli’de bir kongre yapılması kararlaştırıldı. T.59 daha önce alınan kararların uygulanışına dair yapılacak işler görüşüldü. s. Toker. Bk.. s. Sobuca. Güney. Millî Kuvvetlerin personel ve iaşe ikmalini. Bunlardan Sıtkı Aydınel’in. Aydın. Denizli sancağını Helvacızâde. Millî Mücadele’de Nazilli. Bk. 27 . Aydın Tarih Grubu Yayını (3). Aydın. Erle. 259’da. s. Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi ve Önderleri. 1996. Aydın-Denizli cephesinde savaşan liva. 14 Haziran 1919 tarihinde 18 maddelik I. 1993. Millî Mücadele’de Çine Heyet-i Milliyesi (1919-1920). Güneybatı Anadolu’da Kuvayımilliye Harekâtı. Denizli sancaklarında ve Denizli kazalarıyla bucaklarında da millî heyetler kurulmasına karar verildi. 2006.58 19 Eylülde toplanan II. Tavaslı Şahalzâde Kemalettin. Kadıköy’den Mustafa Efendi ve Buldan’dan Sami (Kutluk) Bey üye olarak katıldılar. s. Kale Tavas. Ali Enver Bey. 58 Acıbadem (Acıpayam). 80. Denizli’den Mehmet Efendi. kasıtlı olarak kasabada yaralama ve benzeri olaylar çıkartıldı. Babadağ. Köşk. Ahmet Ziya Efendi. sadece kongre kararlarını imzalama görevleri olduğunu anlıyoruz. 102. 2006. Muğla. Atça. Yunan işgaline zemin hazırlamaktan başka bir şey değildi. Eldeki kaynaklar Denizli sancağını temsil edenler hakkında değişik adlar saymaktadırlar. Bozdoğan. “Batı Anadolu’da Yunan İşgalinin Temel Argümanları ve Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi”. 6 Ekimde üçüncüsü toplanan kongrede. 45 kişiden oluşan Heyet-i Merkeziye oluşturuldu. Ankara. Nazilli Heyet-i Milliyesi. Çine. 58-59. kaza ve nahiye merkezleri millî heyetleri tarafından gönderilen birer üyenin katılımıyla Nazilli’de toplandılar. Sarayköy’den Sarayköylü Hüseyin Efendi. 59 Ömer Bey’in başkan seçildiği kongreye. 32. Çal.56 Nazilli Kongreleri Aydın’ın ikinci kez Yunan işgaline girmesinin hemen ardından. s. Kültür Bakanlığı Yay. Aslan Buğdaycı. Çivril’den Mehmet Remzi Efendi. Sarayköy. Tütenk. Ercan Sepetçioğlu. 42. Honaz. Acıbademli Mehmet Kâmil. Nazilli Kongresi kararlarını imzalayanlar arasında Denizli’den Mehmet Emin ve Tavas’tan Mazlum Hüseyin Baba’yı zikretmesinden savaş ortamında kongreye katılmayan bu iki şahsın.57 14 Ağustosa kadar süren kongrede alınan karar gereği. zamanın mülkî idarecilerinin nisan ayında tespit ettikleri bu olaylar.Yunan kuvvetleri Sarayköy önlerine geldiği sıralarda. Kuyucak. Tütenk. Gülbenli. Kale Tavas’tan Hacı Sadık Efendi. 60. Karahayıt’tan İhsan Efendi. s. Buldan. Çal’dan Tevfik Bey.60 56 57 Köstüklü. Millî Kuvvetlerin ikmali ve millî cemiyetler arasındaki koordineyi sağlamak amacıyla. Denizli Mutasarrıfı başta olmak üzere. Nazilli Kongresi’nde. Güneyli Müderris Eyüp ve Çallı Mehmet Tevfik efendiler temsil ettiler. 6 Ağustos 1919 tarihinde yapılan kongreye Aydın cephesinde savaşan liva.

64 age. 41. Aydın’dan Bandırma’ya kadar bütün cephelerin Redd-i İlhak ve Heyet-i Milliyelerinin gönderdiği 45 üye. Hacı Molla Ahmetzâde Necip.67 Damatzâde Halil Ağa. Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’nin. Kara Yusufzâde Hacı Ahmet efendileri kurucular içinde sayarken Toker. Toker. s. İzmir. 32. s. Buldan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Müftü Ahmet Şükrü Efendi başkanlığında 24 Mayıs 1919 tarihinde Sarayköy Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyeti kurulmuştu. 41’de Müderris Salih Efendi. Müderris Salih Efendi. 78. Hacı Molla Ahmetzâde Necip Efendi. Mirascızâde Yüzbaşı Şükrü Bey şeklinde saymaktadır. s.64 Kuruluşunu takiben Sarayköy Heyet-i Milliyesi adını alan heyet. İtilaf devletlerinin oluşturduğu tahkik komisyonuna verilecek rapora63 katkıda bulundu. s.68 Buldan’a bağlı Güney bucağında Eyüp Hoca. Yüzbaşı Şükrü Bey.69 Buldan Heyet-i Milliyesi.61 Buldan’dan Hattatzâde Mehmet ve Sarayköy’den Ahmet Şükrü efendiler temsil ettiler. 69 Toker. Alaşehir’de 16-25 Ağustos tarihlerinde yapılan kongrede bir araya geldiler. Kara Yusufzâde Hacı Ahmet Efendi ve Derviş Alizâde Nuri Efendi’den oluşuyordu. s. Çopur Süleyman Efe ve Güneyli Kolağası Mehmet Efe’nin bu konuda gayretleri olduğu yazmaktadır. 21. 32’de Denizli sancağından Hocazâde Tahir Bey. 28 . 65 Denizli’nin Babadağ kazası. s. 60. Kara Ahmet Halil Ağa’nın başkan seçildiği heyet. Hattatzâde Mehmet Efendi. 70 Tütenk. Müftü Mehmet Efendi. “Millî Mücadele’nin Başlangıcında Alaşehir”. 20 Haziranda Buldan’a gönderdiği Küçükağaoğlu Necip Ali Bey66 ve Sarayköy Heyetinin girişimleriyle Buldan Heyet-i Milliyesi kuruldu. 1920 Nisanında yapılan seçimler sonunda. 1988. Buldan ve Kadıköy’de65 teşkilat kurulması için çalıştı. Ankara’daki Heyet-i Milliye ile temasa geçerek verilen emirleri titizlikle yerine getirdi.Alaşehir Kongresi Paris Konferansı’nda Yunanların yaptıkları zulümleri tespit etmek için İzmir’e gönderilen İtilaf devletleri generallerinden oluşan Tahkikat Komisyonuna ayrıntılı raporlar vermek amacıyla. Kongrede Denizli sancağını Mirascızâde Ahmed Tahir Bey. 46. 67 Avralıoğlu. Heyet-i Temsiliyenin Denizli’den beş mebus seçilmesi ve bunların on beş gün içerisinde gönderilmesi gereğini içeren emri üzerine.. Kâmil Efendi gibi vatanseverler davul-zurna çaldırarak Kuvayımilliye hareketine katılmışlardı. 62 Enver Konukçu. Hacı Molla Ahmetzâde Osman Efendi. 68 Tütenk. s. Hattatzâde Mehmet Efendi.62 Denizli Heyet-i Milliyesi. Çopur Süleyman Efe. 61 Tütenk. s. s. s. Millî Mücadele’de Alaşehir Kongresi (16 Ağustos 1985 Alaşehir). 6’da Müftü Salih Efendizâde Mehmet. Denizli Heyet-i Milliyesi seçilecek mebuslar konusunda ilçe Heyet-i Milliyelerini bilgilendirerek mebus adaylarının tespitini70 istedi. s. 92. 87. 66 Toker. 63 Toker.

75 Buldan Heyet-i Milliyesinin cephenin ikmal merkezi konumunda olan Nazilli Heyet-i Merkeziyesine özellikle 1919 Ağustosundan itibaren pek çok yardımları oldu. Abdullah Başbuğ. 164.73 Buldan’dan Cepheye Yardımlar Alaşehir taraflarından gelecek düşmana karşı.418 kuruş tutarındaki yardım. 18 Ağustos 191977 tarihinde Denizli Heyet-i Milliyesine gönderilmişti. Buldan ve Güney millî heyetleri tarafından cephenin ihtiyaçları için toplanan 250. s. 1 sandık cephanesi. Kuvayımilliye komutanlarını79 huzursuz etmekteydi. kl..71 Buldanlı Necip Bey ve Hakkı Behiç Bey üye olarak seçildiler. s. Buldan Heyet-i Milliyesi I. Ancak. Salih Peker. 76. İstanbul. 84. 1920 Temmuzunun başlarında Buldan’ın Yunan işgaline girmesi üzerine.479 kuruş tutarındaki Bozdoğan kazasının yardımının ardından ikinci sırayı alıyordu. 76 ATASE Arşivi. Buldan’da Yunan Mezalimi Aydın’daki Yunan mezalimin boyutlarını incelemek üzere Osmanlı Hükûmetinden bir yetkilinin78 1919 Ağustosu ortalarında bölgeye gelmemesi. 79-1. 164-1. 41. 462. Hacı Ağa Osman Efendi’nin başkanlığında Necip Buldanlıoğlu. Zulümden kaçanları 71 Mustafa Bey’in istifa etmesi üzerine. Bk. 150 Rus mavzer fişeğini76 Nazilli Heyet-i Milliyesine gönderdi. s. Bu amaçla gönderilen cephanenin dışında. 259. heyet çalışmalarını sona erdirmek zorunda kaldı. s. Musa Altın ve Mehmet Topçu’dan oluşan gizli komite kuruldu. 74 Toker. s. Ragıp Tarakçı. 29 . 72 Köstüklü. kl.. Atatürk Döneminde Denizli (1923-1938). 186. Tavaslızâde Mustafa Bey. 12. Avukat Sadettin. bel. müteferrik olarak 20 Osmanlı mavzer fişeği. Emlak Kâtibi Ali. göm. Vefa Uz. 462. s. düşmanın genel durumunu içeren bilgileri gizlice Sarayköy’deki Kuvayımilliyeye ulaştırıyorlardı. Söz konusu tarih itibarıyla Buldan ile Güney’den toplanan yardım. 11 Ağustosta 4 sandık cephane. Nüfus Memuru İbrahim. 1996. Komite.74 Derbent Boğazı’nı tutmak için görevlendirilen 120 mevcutlu Denizli İntikam Bölüğünün ekmek ihtiyacı Buldan’dan karşılanıyordu. 134-1. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Kuvayımilliye komuta kademesi Buldan’a Sarayköy’den silah ve cephane sevk ederek kuzey yönündeki tahkimatı sağlamlaştırmayı düşündü. 75 Tütenk. göm.72 Buldanlılar işgale rağmen kurtuluş çareleri aramaya başladılar. Bk. göm. Mehmet Ceritoğlu. Belevli Yusuf Bey. Kadir Mısıroğlu. 79 Yunan işgaline uğrayan yerlerdeki mezalime İngiliz kontrol subayları bile şaşıyorlardı. 79. 73 Şen. 43 Alman tüfeği. 78 aga. Ankara. 134. bel. 462. Yunan Mezalimi. Nazilli Kongresi’nde alınan kararlar gereği. 1968.I. Acıpayam Müftüsü Hasan Hilmi Efendi üye olarak seçilmiştir. 23 muaddel martin. kl. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerine Denizli’yi temsilen Hacı Hüseyin Mazlum Baba. bel. Tahir Kodal. 77 aga. 27.

158-160. Sarayköy önlerinde direnişle karşılaşan Yunanlar. Handan Mustafa. 89 Turan. Ahmedli. Uşak’a götürülerek askerî mahkemede yargılandılar. C II. Dinar’ı dahi doldurmuştu. 85 Helvacıoğlu Mehmet sürgünde hayatını kaybederken. 84 Mustafa Güzin. Molla Abdullah. Mustafa Sarızeybek ve Barut Mehmet. Buldan alay merkezi konumuna getirildi. günümüzdeki Oğuz köyüdür.barındırmak ve beslemek ciddî bir sorun olmuştu. 208. s.85 Nüfus Memuru İbrahim ve Tekel Memuru Asım Efendi Yunanistan’a sürgüne yollanırken. Şeyh Hoca Hacı Emin Efendi. 31-1.84 Helvacıoğlu Mehmet. Şen. Yunanların ateşe verdikleri evde kuryelerden Göbekli Ali ve Mustafa Sarızeybek yanarak ölürlerken. 208’de Oğuzçiftlik köyünde gerçekleştiği kaydedilen köy. Çavuş Dağı’nda bir eve kapatıldılar. 86 Arşiv çalışması yanında görgü tanıklarıyla görüşerek aktarılan bilgiler için bk. gözleri oyularak katledildi. Ağabey Köyü’ne87 silah arama bahanesiyle gelen Yunan askerleri meydanda topladıkları halkın gözü önünde köyün saygın kişilerinden Mustafa Efendi’yi boğazlayıp. Nitekim. İmkânsızlığın verdiği sefalet içinde Denizli kazalarına80 kaçan halk. Helvacıoğlu Mehmet.86 Buldan’ın Kuvayımilliye ile irtibatını sağlayan Göbekli Ali. Bk. Sazak. Barut Mehmet yaralı olarak hayatını kurtarabildi. 87 Yalazan. 169’da Ağabinek Köyü olarak kaydetmektedir. 402-404. s. Köyden 13 kişi meçhul bir yere götürüldü. 833. s. ATASE Arşivi. 7 Temmuz 1920 tarihinde bir Yunan müfrezesi Buldan’a girerek Güney’i işgal etmeye çalışmış. Handan Mustafa. s. 88 Mustafa Turan. Ankara. s. Burhaniye’nin düşmesinden sonra Çatak yolu ile 23 Ağustosta işgali pekiştiren Yunanlar. diğerleri savaş sonrası yapılan mübadele sırasında yurda dönmüşlerdir. Yunan Mezalimi. s. 82 Olayları yaşayan Buldanlılarla görüşülerek oluşan bilgiler için bk. Bahadırlı Köyü’nden88 Keşkekoğlu Ahmet Çavuş. Tenekeci Habip ve Güllü’den Demirci Hüseyin. 16 Ağustosta Alaşehir’den gelen Yunan taburu Buldan’a yerleşerek Demiralay Müfrezesinin baskınlarına karşı konuşlandı. Güney’den Kolağası Mehmet Efe. 30 . Deli Hasan.82 1920 Ağustos sonlarında Yunanlar Narlıdere köyünü yaktılar. Molla Abdullah’a 6 ay hapis cezası verildi. kaza ve nahiyelere kuvvet sevk ediyorlardı. Karataş ve Çatak köylerinde ileri karakollar kurdu.89 Güney’den 80 81 Gökbel. s. göm. 2006. 158-159. Bölmekaya (Eldirek). süngüleyerek öldürdüler. Buldan ile Alaşehir’de kontrolü sağlamak için mevzi karakollar kurarak. bel. Şeyh Hoca Hacı Emin Efendi. 10. İmamoğlu Mustafa’nın idam cezasının infazı Uşak’ta yerine getirildi. Avralıoğlu. 83 Yazar Tarhan Toker’in babası. kulakları ve burnu kesilip.81 27 Temmuz sabahı Sabuncu mevkisinden gelen destek kuvvetleriyle Buldan’a yerleşmişlerdi.83 İmamoğlu Mustafa. kl. 31. Yunan işgal komutanının emriyle halkın elindeki silahlar toplandı. Avralıoğlu.

Umur Köyü’nde92 bir ahırda ateşe verilmek suretiyle diri diri yakıldılar. s. toplayarak köy camisine hapsettiler. yolda yürümekte zorlanan yaşlıları süngülediler. 169. 31 . 93 Yalazan. geri çekilmeden birkaç gün önce. İstanbul. Aybaşı Mahallesi’nden Kasap Ahmet. Kanatoğlu Ahmet ile Mustanoğlu Mehmet Çavuş’un. Buradan başka semtlere götürülen Kasap Şeyh. Gönenli Edip Hoca. 72. Çerkes oğlu Mestan Çavuş ve 30 kadar savunmasız köylü gördükleri zulümler sonucu sakat ve malûl kaldılar. Halkın elindeki para ve ziynet eşyaları zorla alınarak. s. Abdi Hocazade Mehmet. 13-15. 272.96 Yunanlar Buldan’dan kaçmadan önce. Buldan Yeni Mahalle’den Aşçı Halil Ağa. Deranizade Faik. Buldan ve köylerinden yaklaşık 50 kişiyi Yenice’deki Yunan tabur komutanının emriyle. s. Aynı köyden İnce Mehmet’i Güney’e kılavuz olarak götüren Yunanlar. 95 Avralıoğlu. 158. Avralıoğlu. 50 kadar köylüyü önlerine katarak Buldan’a doğru hareket eden Yunanlar. Çelebizade Hacı İbrahim. 96 Şen. Ali Hocaoğlu Molla Mustafa ile 14 arkadaşı ve Güneyli Arap Süleyman. 97 Mehmed Hocaoğlu. Kemer Deresi’nde süngülenerek katledildiler. 200’den fazla Türk’ü öldürerek97 halkı yasa boğmuşlardı. Maliye Tahsildarı Ramiz. Yenice Katliamı Yunanlar girdikleri savaşın olumsuz seyri üzerine. 1985. Çakakzâde Cemal. C II. s. 208. 92 Yalazan. 94 Toker. Köprübaşı Köyü’nde cami.91 3’üncü Efzun Alay Komutanı İdidis’in emriyle 400 kadar hanesi bulunan Dere Köyü yakıldı. s. geri dönüşte onu Kavaklı Değirmen civarında öldürdüler. Buldan halkı pencerelerine gaz tenekeleri yerleştirilen camilere hapsedildiler. Helvacılar Mahallesi’nden Milaslı 90 91 Ali Rıza Çakmak’ın ağabeyi. Yunan müfrezesi tarafından civar köylerden toplanan 24 Türk. Narlıdere Köyü’nden İbrahim Topçu ile Haliloğlu Mustafa.94 Yunanlar Buldan ve çevresinden ayrılırken halka yaptıkları zulüm vahşet derecesine ulaşmıştı. Hacı Hüseyin Efendizade Necib. 167-168. s.95 Yunan ordusunun Uşak’ta bozgunu üzerine. okul ve 29 evi ateşe veren Yunanlar. Turan. s. s. Sabahın erken saatlerinde camiyi ateşlemeye fırsat bulamadan.Şükrü90 ve Tombaloğlu Sarı Mehmet’in üzerlerine sıcak su dökülerek dayak atıldı. Yarangümelioğlu Osman Efendi’nin evleri ile şirket binası ateşe verildi. evlere baskın yaparak kadınların ziynet eşyalarını zorla aldılar. Reji Memuru Hayri Efendi.93 3 Eylül 1922 gecesi Güney’deki ve Menderes Nehri’nin kuzeyindeki Yunan birlikleri Yenice Köyü’ne geldi. Belgelerle Yunan Barbarlığı. 169’da Ömür köyü olarak okuduğu anlaşılmaktadır.

272. kurulan cephelere gönüllü takviyesi ile kalmamış. 1927 tarihinde 6299 eksikle 24.. Yunan askerî makamlarının işgal sırasında Buldan ve çevresinde takip ettikleri soygun girişimleri. 18-19. Ahmetli’den rehin alınan Tepeköylü Küçük Bekir’i102 Buldan yolunda katlettiler. 16. Millî Mücadele’de Denizli ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi Sempozyumu (24-25-26 Haziran 1992 Denizli). 167-168. Koca Bekir. Oğuz Köyü’nden Molla Hasan ve kardeşi Softa Süleyman süngülerle katledildiler. Aydın ve Nazilli’deki Yunan birliklerinin yaptıkları katliamlar karşısında gelişen sivil direniş. Vakıflar Mahallesi’nden Hacı Dervişoğlu Hafız Ali. Yüzyıl Ortalarında Buldan Kazasının Sosyoekonomik Yapısı Hakkında Gözlemler”. Hacı Abdiloğlu Hasan. “Millî Mücadele’de Direbolu Köyü ve Yunan İşgali”. Kasap Ahmet. 101 Emiroğlu İsmailoğlu Mehmet (Demirkan) ve Kara Bekir (Aytekin) katliamdan yaralı olarak kurtulmuştu. s. Kiminnazoğullarından Mehmetoğlu Şakir’i. 72. Şen.98 Yunanlar cesetleri taşıttıkları Narlıdere Köyü’nden İbrahim Topçu ve Mustafa Haliloğlu’nu99 da katlederek vahşet sergilediler. Emir İsmailoğlu Mehmet ve Kara Bekir hapsedildikleri Yenice Köyü Camisi’nden Yunanlar tarafından alınarak Yel Değirmeni100 mevkisinde. Bölmekaya Köyü’nden Hacı İbrahimoğlu İsmail. Güney’den Belediye Reisi Yamık Hacı Bey’i Sarıgöl yolu üzerinde. s. Ceritoğlu İsmail. Meles Hasan. Bk. 168. Fakih Hoca Nuri. Yörük Durmuş. s. 15. Aynı köyden Hacı Velioğlu Mehmet. s. Okur Zeybek Halil Softalar Damı mevkisindeki derede. yaptıkları kongrelerle Türk insanının teşkilatçı yapısını yansıttılar. 99 98 32 . Güney’den Hacı Kâmil Efendi ve Eyüp Hoca’ya103 da acımadılar. Kasap Ahmet. Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli) tebliği. Buldanlı Fakı Hocaoğlu Kasap Mehmet. 102 Avralıoğlu. 1914 yılında 30. 104 Selahittin Özçelik-Ayhan Bayoğlu.650104 kişiye düşmesini.Hasan.949 olan Buldan nüfusunun. s.101 Buldan merkezinden Ahçı Halil Ağa. Oğuz Köyü’nden Mehmet Boynuker. Bk. Güroluk Mahallesi’nden Fakıcı Nuri. Sonuç Batı Anadolu’da etnik arındırma yaparak getirecekleri nüfusla kontrol bölgesi oluşturmayı hedefleyen Yunan askerî harekâtı başlamadan önce. age. Sağıroluk Mahallesi’nden Naki Hocaoğlu Tahsildar Hafız Nuri. 100 Direbolu köyünden Emir İsmail ve Karabekir Osman toprak yapılı uçurumdan yuvarlanarak katliamdan kurtuldular. s. s. Türk düzenli ordusunun cephelerdeki zaferlerinin verdiği eziklikle. “XIX. Avralıoğlu. Kasap Şeyh Şakir. işgal sırasında öldürülenler ve ölmemek için başka yerlere kaçanların etkileri olarak değerlendirebiliriz. Türk Ocağı Denizli Şubesi Yayınları-2. Mehmet Ali Ünal. 72. Milaslı Abdullahoğlu Hasan. 15-19. Molla Hasan ve Softa Ali Yenice’de. toplu öldürmeler ve tahribat şeklini almıştır. 103 Toker. Emir Hüseyinoğlu Aşçı Halil. Şen. s. Mahmut Ustaoğlu Mehmet ve Çil Yusufoğlu Mehmet’i. Şen. Toker. s. İzmir’den Denizli’ye kadar olan bölgede yaşayanlar.

kl.C. kl. 462. ATASE Arşivi. 833. diğer işgal bölgelerinde olduğu gibi Buldan ve Yenice. ATASE Arşivi. Buldan vatanseverleri İzmir’in işgalinden önce yapılan İzmir Kongresi başta olmak üzere. Denizli Heyet-i Milliyesi aracılığıyla ulaştırılan yardımlar sayesinde hayatlarını sürdürebilmişlerdir. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi ATASE Arşivi.Denizli. Burdur ve Isparta sancakları maddi kaynaklarını seferber etmişlerdir. 21-2. 188. göm. 31-1. 157-2. kl. ATASE Arşivi. Aydın Cephesi Genel Komutanlığının yakın ilgisiyle koruma altına alınmışlar. 833. göm. bel. kl. İşgal bölgesinden kaçarak canlarını kurtaranlar açlık tehlikesiyle karşılaşmış. kl. Yunan ilerlemesine karşı Buldan’ın savunulmasına çalışılmışsa da kasabanın işgali önlenememiş. 833. 182-1. 188-1. 117-1. ATASE Arşivi. bel. 462. düşmana karşı genel organizasyonu sağlamak amacıyla yapılan Nazilli ve Alaşehir kongrelerine katılmakla kalmamış. 31-1. ATASE Arşivi. ATASE Arşivi. bel. Buldan Heyet-i Milliyesi. göm. 434. bel. buna mukabil ayni ve nakdî yardımlarla Kuvayımilliyeyi desteklemiştir. göm. 81-1. bel. Buldan düşmanın insafına bırakılmıştır. ATASE Arşivi. 46-1. göm. bel. 21. KAYNAKLAR 1. kl. bel. bel. bel. göm. 27. ATASE Arşivi. cepheye sınırlı sayıda gönüllü takviyesi yapmış. Ankara’yı hedef alan Yunan ileri harekâtına karşı düzenli Türk ordusunun başarısı üzerine. 182. 31. kl. Arşiv Belgeleri T. göm. bel. göm. 883. 81. 38-2. 463. kl. göm. İtalya-Yunanistan nüfuz bölgesinin sınırının Menderes Nehri olmasından dolayı genel cephe Sarayköy önlerinde kurulduğundan. savaş ortamında Ankara’daki Birinci Meclise gönderdiği üyelerle emeklerinin hasılatını almışlardır. 462. 27-1. 31. 33 . 157. 117. bel. ATASE Arşivi. göm. 846. 833. ATASE Arşivi. 38. 46. kl. göm. Yunan kuvvetlerinin intikam duygusundan kaynaklanan katliam ve tahriplerine uğrayan beldelerimiz olarak tarihe geçmiştir. kl.

1965. 52-2. göm. BOA Arşivi. Kültür Bakanlığı Yayınları.KMS. 25-1. Millî Mücadele’de Alaşehir Kongresi (16 Ağustos 1985 Alaşehir). BAŞARAN. Mehmet. 59. göm. 52-2. 3. COŞAR.KMS. C II Ankara. 25-5. Ankara. DH.KMS. Sıtkı. İstiklal Harbi Gazetesi. Rahmi. BURHAN. 3. DH. Millî Mücadele’de Nazilli. BOA Arşivi. T. O. Mehmed. 52-2.KMS. 2006. DH. dos. “Millî Mücadele’nin Başlangıcında Alaşehir”. DH. 1993.KMS. dos. BOA Arşivi. göm. Ankara. Asaf. BOA Arşivi. Aslan. Zeki. 5-2. İstanbul.12. DH. 1964. 52-3. 53-4. DH. dos. Ege’nin Kurtuluş Destanı Yörük Ali Efe. Yayınlar AKER. dos. 1997. BOA Arşivi.KMS. Enver.C.2. dos. Aydın. göm. 52-2. Millî Mücadele’de Çine Heyet-i Milliyesi (19191920). 1937. Kısım: 1. BOA Arşivi. göm. 1988. Nazilli. Millî Mücadele’de Aydın. BOA Arşivi. 1996. Türk İstiklal Harbi Batı Cephesi. DH. 52-2.KMS. 1990. Şefik. 1985. 34 . 63-2.50-3. Aydın. Güneybatı Anadolu’da Kuvayımilliye Harekâtı. 66-1. DH. 52-2. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı. göm.KMS. BOA Arşivi. KONUKÇU. DH. dos. göm. göm. 25-4. dos. Ömer Sami. dos. Sabahattin. 52-2. İstanbul. 1999. 52-2. dos. 21 Haziran 1919. HOCAOĞLU. dos. C II. BOA Arşivi.KMS. AYDINEL. 76. GÖKBEL. İstiklal Harbi’nde 57’nci Tümen ve Aydın Millî Cidali. BOA Arşivi.KMS. Ankara. DH. Buldan Yöresinin Tarihçesi. DH. AVRALIOĞLU.KMS. Garp Cephesi Nasıl Kuruldu. göm. İzmir. Ankara. 63-3. BUĞDAYCI. dos. göm. 36-39. Belgelerle Yunan Barbarlığı. APAK. göm. baskı. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) BOA Arşivi. C 2.

İ. 1990.E. ATATÜRK Yolu. Tahir. YALAZAN.-BAYOĞLU. “XIX. İbrahim. Millî Mücadele’de Dedem Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi. Yıl: 1. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Aydın. 1994. Ankara. Türk Ocağı Denizli Şubesi Yayınları-2. C 4. Türkiye’de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi (15 Mayıs 1919-13 Eylül 1922). Nuri. Mustafa. Isparta ve Burdur Sancakları. ATATÜRK Yolu. Yunan Mezalimi.İ. 1996. Ankara. AÜ T.T. Tezler KODAL. S. 5. C I. Mayıs 1988. Mehmet Ali. Millî Mücadele’de Denizli ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi Sempozyumu (24-25-26 Haziran 1992 Denizli). Ankara. Dergisi. T. MÜFTÜLER. 2006. Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli). Kuvayımilliye ve Millî Mücadele’de Denizli. Suat. Ercan.KÖSTÜKLÜ. Halûk. Ankara. ŞEN. Makaleler ÖZKAYA. MÜDERRİSOĞLU. Dergisi. Denizli. “Kurtuluş Savaşı’nın Malî Kaynakları”.E. ÖZÇELİK. 4. SEPETÇİOĞLU. TOKER. Mayıs 1994. 1975. “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. Yücel. TURAN. Alptekin. “Millî Mücadele’de Direbolu Köyü ve Yunan İşgali”. S 13. Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi ve Önderleri. 1969. Yüzyıl Ortalarında Buldan Kazasının Sosyoekonomik Yapısı Hakkında Gözlemler”. Yıl: 7. Ayhan. Genelkurmay Askerî Tarih ve Etüt Başkanlığı. Tarhan. ATATÜRK Döneminde Denizli (1923-1938). 1995. 35 . “Batı Anadolu’da Yunan İşgalinin Temel Argümanları ve Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi”. Denizli.T. Yeşil Buldan. AÜ T. S 1. 2006. Millî Mücadele’de Denizli. Ankara. Aydın Tarih Grubu Yayını (3). ÜNAL.

People everywhere are devastated. They not transferred production to economy. Osmanlı Devleti de kendini bu alanda bulmuş. all elements of national power has been exhausted. petrol. The Ottoman state to actually bring a case has been deprived of independence. XXI..Management of energy resources necessary was performed to win independence war Key Words: Independence War. Harbin kazanılması için gerekli kıt enerji kaynaklarının yönetimini gerçekleştirerek Dünya harp tarihinde millî kaynakları ekonomiye kazandırarak bir ilke imza atmıştır. The economic mobilization directed successfuly to win the national struggle. Enerji kullanımı ve enerji kaynaklarının niteliği yetersiz ve ilkeldir. kömür. kömür madenlerinin çoğu yabancı ve yerli gayrimüslimler tarafından işletilmektedir. enerji Abstract: After the 1 World War in the Ottoman State. oil. Ekonomik araçlar ve enerji kaynakları işgal devletlerinin kontrolü altındadır. hatta bu alana itilmiştir. yüzyılın başlarında hızlanmış ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise. Economic tools and energy sources are under the control of the occupants states. Petrol ticari bir kaynak olmaktan çıkıp politik gücün bir göstergesi hâline gelince Osmanlı toprakları da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeni petrol politikasının ve dünya düzeninin uygulamaya konulduğu bölge olmuştur. energy Giriş Osmanlı İmparatorluğu’nun ağır dağılma süreci XX. İmtiyazlı yabancı enerji şirketleri elde etmiş olduğu işletme haklarını Osmanlı Devleti aleyhine kullanmakta ve kaynaklarını üretime aktarmamaktadır. Bölgedeki petrol yatakları egemenlik mücadelelerine sahne olmuş ve bu kaynaklar Batılı petrol şirketlerinin denetimine geçmiştir. most of the coal mine is operated by foreign and local non-Muslim. Foreign energy companies have obtained preferential rights of the businesses and resources to use against the Turkish state. coal. Osmanlı Devleti fiilî olarak bağımsızlıktan mahrum bir duruma getirilmiştir. Avrupa ve ABD böylece petrol kaynaklarına sahip olmak ve denetlemek için bölgeye * Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Yrd. Osmanlı Devleti taş kömüründen sonra dünyanın enerji kaynağı olacak olan petrolün pay edildiği bir alan olmuştur. Türk ordusu terhis ettirilmiş ve silahsızlandırılmıştır.Doç. Turkish army has been demobilizated and disarmament. Energy sourses was a wreck. and primitive. Her yer harap ve halk en basit vasıtalardan yoksundur. İngilizler büyük imparatorluklarını genişletmek ve Almanya da dünyada büyük devlet olmanın şartlarından olan enerji kaynaklarına sahip olmak için mücadele vermişlerdir. Birinci Dünya Savası’ndan ağır yaralar alarak çıkmıştır. ATATÜRK ülkenin kıt enerji kaynaklarını İstiklal Harbi’nde millî iktisadi seferberlik anlayışı ile başarılı bir şekilde yöneterek Millî Mücadele’nin kazanılmasını sağlayacak politikaları üretmiştir. yüzyılın başında başta ekonomik ve askerî olmak üzere hemen her alanda büyük bir çöküntü içerisinde olan Osmanlı İmparatorluğu. Anahtar Kelimeler: İstiklal Savaşı. İnönü Üniversitesi İİBF öğretim üyesi 37 .Dr.İSTİKLAL HARBİ DÖNEMİ ENERJİ POLİTİKASI Abdurrahim AYDIN* Özet: Tüm millî güç unsurlarının tükendiği Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti bir enkaz görünümünde idi. odun.Yaklaşık altı yüz yıl süren varlığının ardından. Energy use and the quality of energy sources is inadequate. wood. Country's scarce energy resources successfully managed by Atatürk for the Turkish National Independence War.

gov. Mondros Mütarekesi ve Petrol Paylaşımı Mondros Mütarekesi. (Jul. 3. İngilizler. No.jstor. Fransızlar. S 56. 1969. Vol. 3. “International Politics and Iraqi Oil.4 Mondros’ta İngiltere için en büyük ödül Irak olmuştur. http://www. http://links. Odell. İtalyanlar ve Yunanlar tarafından işgal edilmeye başlanmıştır. 4. Petrol Fırtınası. 2006. 517-540.3 Bu mütarekenin ilgili maddelerine dayanılarak Türk yurdu. Bahriye Nazırı Rauf Bey başkanlığındaki Osmanlı delegelerinin de Osmanlı İmparatorluğu adına 30 Ekim 1918 tarihinde imza ettiği. Contemporary Economic Policy.jstor. “The Significance of Oil”.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=180 4 Cemil Şenalp.”6 Duane Chapman. 1981). Fransızların petrol ile ilgilenmeleri 1917 yılında Fransa’da baş gösteren petrol krizi ile daha da artmaya başlamıştır. Vol. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda Fransız İşgal Bölgelerinde Sivil İşler/Askerî Hükûmet Faaliyetleri. petrol rezervleri ele geçirilmiştir.5 İngiliz politikasının temeli vazgeçilmez enerji kaynağı olan petrole ne pahasına olursa olsun hâkim olmaktır. “Global Oil Resources and the Persian Gulf: Security and Democracy”. 371-381. 2 Peter R. 55. 1918-1928: A Study in Anglo-American Diplomacy” The Business History Review. s./sici?sici=00220094%28196807%293%3A3%3C93%3ATSOO%3E2 . Divan Yayıncılık.076. Churchill’in.odaklanmıştır. 5. 93-110.0. İngiltere Avam Kamarasında söylediği şu cümle de bu iddiaları güçlendirmektedir: “Efendiler! Şunu iyi biliniz ki bir damla petrol bir damla kandan daha kıymetlidir. Ankara.atam.124%2955%3A4%3C517%3AIPAIO1%3E2.1 Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan devletler Osmanlı Devleti topraklarının paylaşım mücadelesini Osmanlı Devleti’nin enerji kaynaklarına göre yapmışlardır. İstanbul.CO%3B2-K 93 3 Mukaddes Arslan. CO%3B2-Y tieth century 6 Raif Karadağ. Temmuz 2003. İngilizlerin Akdeniz Donanması Komutanı Amiral Arthur Gough Calthorpe’un İtilaf devletleri adına. Harp Akademileri Komutanlığı Yayınları. 1968).org/sici?sici=00. 1 38 . 102. ayrıca Halep. s. No. Şam. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Baskı.0.2 Kurtuluş Savaşı bu şartlar altında başlamıştır. Beyrut ve İskenderun’un Fransız mandası ile yönetilmesine karar vermişlerdir. Journal of Contemporary History.805%28. p. (Winter. StableURL:http://links.198. Fransız devlet adamları 1918 yılının Kasım ayında Deutsche Bank’ın Turkish Petroleum Company’daki % 25 hissesini devralmak üzere girişimde bulunmuşlardır. pp. Böylece Osmanlı petrol bölgeleri paylaşılmıştır.tr/index. 19 (4): 2001. Irak’ta çok büyük. oldukça ağır şartları içeren 25 maddeden oluşmaktaydı. Bu girişimler sonunda Aralık 1918’de İngiliz Başbakanı Lloyd George ile Fransız Başbakanı Clemenceau bir araya gelerek Sykes-Picot Anlaşması’nda değişiklik yapmışlar ve Musul’un İngilizlere bırakılmalarına karşılık olarak Fransa’nın Musul petrollerinden pay almasına. “Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinin Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde Yeri ve Önemi”.. C XIX. pp. İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour dünyadaki en önemli petrol kaynaklarının Irak’ta olduğunu söylemiştir. 224. 5 William Stivers.

8 7 39 . s. s. maddesine göre Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin Başkanı M. 9 Kurtuluş Savaşı Öncesi ve Sonrası Kafkasya’da Durum 28 Mayıs 1918’de Musavat Partisinin Lideri Mehmet Emin Resulzade’nin başkanlığında Azerbaycan Millî Şûrası Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan ettiği zaman Bakü. E. Zira ABD’nin bölge ülkeleriyle ilişkileri. 543. S 9. güneyde Şii Bölgesi ve Merkez Bölgesi olmak üzere üç bölgeye bölmüşlerdir. 1919 yılında iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermiştir. bölgede ekonomik ve siyasal nüfuz elde etme çabası içine girdiği görülmüştür. Bu durum Amerika Birleşik Devletleri’ni rahatsız ediyordu. İngiliz .7 Amerikan Standart Oil of New York (Socony) Firması. Resulzade Kafkaslar’daki Türk ve Müslüman halkına yönelik katliamın bir an önce durdurulması için Osmanlı Devleti’nden askerî yardım istedi. Bunlardan birisi yazmış olduğu mektupta “… pasta o kadar büyük ki bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır. Şubat 2007.” şeklinde görüşlerini belirtmiştir. Anlaşmanın 4. Kadir Kasalak. Bu gelişme nedeniyle Socony Firmasının talebi üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı İngiltere’yi protesto etmiştir. bölgedeki Türk toplumu da ana vatanın dışında kalmıştır. yerli halka medenileşme yollarını öğreteceklerini ve bunlara yakın bir tarihte hürriyetlerine kavuşmalarını neden olacaklarını vurgulamıştır. Mektubun işgal altındaki İstanbul’da İngilizlerce ele geçirilmesi üzerine Londra. Benzeri çıkar çatışmaları bir süre daha devam ettikten sonra petrollerle birlikte. s. 8 1919 Paris Barış Konferansı’nda Başkan Woodrow Wilson Britanya’nın Irak’ta vasi rolünü kabul ettiğini vurgulamıştır. Sonuçta tüm velveleye karşı İngiliz ve Fransız petrol şirketleri bölgenin hâkimi olmuştur. “Irak’ta Manda Yönetiminin Kurulması ve Atatürk Dönemi Türkiye-Irak İlişkileri”. Azerbaycan Hükûmeti Osmanlı Devleti ile irtibata geçti ve 4 Haziranda Osmanlı Devleti ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasında dostluk anlaşması imzalandı. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. İngilizler petrol şirketleri arasında Irak petrolleri paylaşılmıştı. Bunun üzerine Başkomutan Vekili Enver Paşa Azerbaycan’da durumun çok ciddi olduğunu anlayınca “Kafkas İslam Ordusu” adını taşıyan teşkilat kurdu.İngilizler kurdukları manda yönetimiyle Irak’ı on sekiz vilayete ve kuzeyde Kürt Bölgesi. Irak Yüksek Komiseri Arnold Wilson’a jeologların petrol araması yönünde talimat vermiştir. ABD’nin Osmanlının bölgeden çekilmesiyle beraber diğer Batılı devletlerle iş birliği içinde. Bu rehberliğin milletlerarası serbest ticaret kuralları ile yapılması gerektiğini belirtmiştir. Şark Orduları Komutanlığı bünyesinde Jensen. 371-381. 188.Rus . 9 Chapman. Ülkeyi ilhak etme yerine.Ermeni çetelerinin işgali altındadır. Yıl 5. Amerikan petrol şirketlerinin ayrıcalıklar elde etmeye çalıştıkları Birinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda başlamıştır.

.10 Çünkü Alman ekonomisinin ve ordusunun bu petrole ihtiyacı çok fazla idi. 17 Kasım 1918’de General Tompson komutasında Bakü’ye giren Müttefik orduları “Britanya Petrol Yönetimi” adlı örgüt kurdular. Yeterli petrole sahip olan Batı orduları modern savaşın faydalarından istifade ederken. s.C. s.11 Almanya’nın giderek kömür kaynaklarını tüketmesi Almanya’nın içinde kömür kıtlığına neden olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Azerbaycan ve Dağıstan Harekâtı. Almanya ise düşmanlarının zırhlı ve hava saldırılarına karşı yeterli petrol bulamadığı için karşı koyamamıştır. Nasır Yüceer. 544. Genelkurmay Başkanlığı Basımevi. “The Importance of Energy in the First and Second World Wars”. p. Almanya Genelkurmay Başkanı Ludendorf.12 Almanya savaşı sürdürecek gerekli petrolü bulamadığı için ciddi petrol bunalımı ile karşılaşmıştır. s. XI. Böylece Moskova Hükûmeti ihtiyacı olan petrol sevkiyatının devamlılığını temin etmiştir. G.. 27 Ağustos 1918’de Brest-Litovsk’a ek bir anlaşma imzalanmıştır. Bakü’de 18 Mart 1918’de kurulan komünist yönetimin ilk faaliyeti 1 Nisan 1918 tarihine kadar Bakü’deki Türkleri katletmek olmuştur. Mondros’tan 17 gün önce de Dağıstan’ı kurtardı. 1918’in sonlarına doğru Almanya’nın birkaç haftalık petrol rezervi bulunmaktadır. 545. 1968. Almanları Osmanlı Devleti’ne karşı harekete geçirmiştir. Kafkas İslam Ordusunun Bakü’yü ele geçirmek için harekete geçmesi Almanya’nın planlarına ters düşmüştür. 10 40 . fakat bunun karşılığında da Sovyet Rusya’nın Almanya’nın istediği petrolü vermesinin lazım geldiğini belirtmişti. Jensen. Ankara. 3. Çünkü Türk birlikleri cazip petrol kaynaklarının bulunduğu Bakü’yü ele geçirmek üzereydiler. 11 W. 12 age. Bakü ve çevresindeki sanayi bölgeleri İngilizlerce işgal edilecekti. Anlaşma ile Rusya Bakü’den çıkarılan petrolün dörtte birini veya aylık belli bir kotayı Almanya’ya verecekti. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’nden bir buçuk ay önce Osmanlının Kafkas İslam Ordusu Rusları. T. Fakat Mondros Mütarekesi’ne göre Osmanlı birliklerinin Kafkasya’dan çekilmesi gerekiyordu.13 Bu nedenle Almanya Bakü petrollerinin sağlayacağı ekonomik çıkarları Osmanlı Devleti ile olan müttefiklik bağlarından çok üstte tutmaktadır. 61. Almanya Rusya’ya Türkleri durdurmak için ağırlığını koyacağını. Bu nedenler. İngilizleri ve onlarla beraber hareket eden Ermeni çetelerini atarak Bakü’yü fethetti. 2002. Osmanlı kuvvetleri ile Azerbaycan kuvvetleri şehri terk edecekler.bulunan 5’inci Kafkas Piyade Tümeninin Kafkas İslam Ordusunun arasına katılması emrini verdi. 13 age. The Historical Journal. Bakü petrolleri konusunda Alman ve Sovyet Rusya’nın çıkarları birleşmiştir. Yapılan anlaşmaya göre. Osmanlı Devleti’nde görevli Alman subayları geri çekeceği tehdidinde bulundu. 542. Almanya’nın bu teklifi Lenin tarafından derhâl kabul edilmişti. Savaş petrol kıtlığına neden olunca Almanya için daha fazla petrol elde etme stratejik bir hedef olmuştur. İngilizler Azerbaycan genelinde demir yollarını denetimleri altına alarak Bakü petrolünü Batum’a nakletmişlerdir. Enver Paşa’ya hareketi durdurmaması hâlinde.

63. “Bu konuda Behbud Şah Tahtinski.tr/index. İSH.16 Devletin az sayıda olan güvenlik gücü ülkenin çeşitli yerlerinde patlak vermeye başlayan çete olaylarını ve azınlık faaliyetlerini engellemek yerine Alman ve Avusturya vatandaşlarının kontrolüne ve ülkelerine sevk edilmesine ayrılmıştır. www. K. özel olarak Türkiye’ye yardım edeceklerini ancak resmî olarak bir kayıt altına giremeyeceklerini belirtmiştir. ilk haftalarda demir yollarındaki tıkanıklıklar ve kömür kıtlığı yüzünden çok yavaş oldu. 705-727.tr/v1/yazaryazi. 102-1. İSH. A. Şemseddinov. kazanılan Birinci-İkinci İnönü Savaşları zaferlerin şerefine Azerbaycan halkının yardım için 30 sistern petrol. 16 Türk İstiklal Harbi 1 Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı. 17 Mehmet Okur. Batum yoluyla Azerbaycan’dan o dönemin fiyatlarıyla 114 milyon ruble değerinde petrol ihraç ettiler. Türkiye Yayınevi. Kasım 2004.17 30 Aralık 1918 tarihinde kömür yokluğundan dolayı birkaç gün Anadolu trenleri hareket edemeyeceğinden. 37. maddesinin gereğinin yerine getirilmesi yani Alman ve Avusturya vatandaşlarının ülkelerine gönderilmesi Osmanlı Devleti’ni büyük sıkıntılara sokmuştur.asp?id=144. 1999. C XX. Baskı.. K. 468. s. Aynı yılın mayıs ayında Azerbaycan Devleti. Ankara. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Kars görüşmeleri sırasında Türk delege heyeti. Bakü petrolleri ile ilgili isteklerini dile getirmiş ve her yıl Türk Hükûmetine Türkiye’nin ihtiyaçları göz önüne alınarak petrol ve petrol ürünleri göndermekle Azerbaycan’ın yükümlü olmasını önermiştir.18 12 Ocak 1919 tarihinde terhisleri geciken Suriye’deki efradın kömür tedarikinden sonra peyderpey gönderileceği bildirilmiştir... 1969. G. “Mondros Mütarekesi Sonrasında Osmanlı Devleti’nde Bulunan Alman ve Avusturya Vatandaşlarının Ülkelerine Gönderilme Meselesi”. G. s. 1921 yılı içinde Nerimanov’un şahsi emri ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Mirza Davut Hüseyinov. Kurtuluş Savaşı Yıllarında Türkiye-Sovyetler Birliği Alakaları.tercuman. S 60. Fakat nakliyat için yeterli yakıt bulunamaması Osmanlı Devleti’ni oldukça etkilemiştir. http://www. s. 963.atam. 3. B. Mondros Mütarekesi’nin 19.19 Sefere 14 15 Kazım Karabekir. s. B. Genelkurmay Başkanlığı Yayınları. 64. 2 sistern benzin. 8 sistern kerosin gönderdiğini bildiriyordu. ATASE Başkanlığı Arşivi. Bu taahhüdün dışında 1922 yılında Batum yolu ile Azerbaycan 9000 tondan fazla kerosin ve 350 ton benzin gönderdi. 302.Nakliyattan ve petrol alım satımından önemli ekonomik kazanç elde etmişlerdir. 23-1. sevk edilecek efradın terhis komisyonunun tebliğine göre hareket etmesi bildirilmiştir. 66.gov. Genelkurmay Basımevi. İstanbul. 19 aga.15 Kömür Kıtlığı ve Terhisler Mondros Mütarekesi’nden sonra terhis işlemleri başlamıştır. Suriye’deki ve memleketin diğer yerlerindeki Alman subay ve birliklerinin İstanbul’a geri gelmesi. İstiklal Harbimiz. TBMM Hükûmetine 62 sistern petrol gönderdi ve bundan sonra savaş bitinceye kadar aynı değerde petrol ve üç vagon dolusu kerosin göndermeyi taahhüt etti.com.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=112 18 Gnkur. 41 .”14 Görüşmeler sırasında verdikleri sözü tutarak Millî Mücadele’de kullanılması amacıyla Türkiye’ye gaz ve benzin vermişlerdir.

vapurda İspanyol nezlesine yakalanmış birisinin bulunmaması şartıyla müsaade ettiğini bildirmesi üzerine Alman hastaların gönderilmesi mümkün olmuştur. 137. 127. 111. Mütareke ve Kurtuluş Savaşı Başlangıç Dönemlerinde Türk Demir Yolları Yapısal Ekonomik Sorunlar (1918-1920). 42 .26 Trabzon’daki askerin İstanbul’a getirilmesi için Gül Cemal vapuru tahsis edilmiştir. 2001. G. 101. B..24 Pozantı’daki efradın nakli için Pozantı’dan Konya istikametine iki günde bir tren seferi ayarlanmıştır. 111-1. ATASE Başkanlığı Arşivi. 137-1. 137.. Pozantı’daki efradın yaya olarak yürütülerek buradan vagonlara naklinin yapılarak Konya Ereğlisi’ne tahliye edilmesi istenmiştir. G. 56-2. 134. G. G. s. B. İSH. K. Halep’te 10. G.22 6’ncı Ordu Kumandanlığına yazılan yazıda bir taraftan İstanbul’un iaşesi için muhtaç olduğu zahire vagonlarının temini ve diğer taraftan Anadolu ve Bağdat hattının muhtelif istasyonlarında kalmış olan efradın ve muhacirinin nakli için demir yolu şirketinin ihtiyaç duyduğu kömürün tedarikine çalışıldığı ancak şirkete verilen kömür madeninin azlığı nedeniyle nakliyatın aksayacağı bildirilmiştir.25 Ayrıca vesaitsizlik yüzünden Trabzon’daki efrad İstanbul celp edilemediği gibi Sinop’ta bulunan erzak da Trabzon ve Samsun’a gönderilememiştir. 24 aga. 111. İSH. Fakat bu vapurun bulunduğu liman kömür almasına müsait değildir. K. İSH.. 64.. İSH. Jeruzalem hastane gemisinin Cenova yoluyla Alman askerî hastalarını nakletmesinin İtalyan Hükûmetinin Osmanlı Sıhhiye Heyetince hastaların muayene edilmeleri ve bu muayenede İtalyan doktorların da bulunması.27 Anadolu Demir Yolları Askerî Komiserliğine yazılan yazıda. 111-2. B. K. B. 25 aga. 134. 21 Türk İstiklal Harbi 1 Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı. 705-727. K.000 asker 1919 yılına kadar terhis edilememiştir. 83. K. Binaenaleyh kömür vapurunun hareketi için 500 ton kömürün buradan itası İstanbul’un istikbali ve emniyeti için gerekli olduğu bildirilmiştir. 26 aga.20 Birçoğu yakıt sıkıntısı yüzünden soğuktan donmuştur. 30 Aralık 1918’de toplanan Mütareke Komisyonunda. mütarekeden sonra memleketlerine gönderilen Alman ve Avusturyalı askerleri taşıyan 3 adet tren katarı kömürsüzlük nedeni ile Afyon’da 3 gün beklediği. 23 Gnkur. K. G. 18 Kasım 1919 demir yolları durum raporunda. 111-4. B. 630. 21 Osmanlı Hükûmetinin Alman hastaların bir an önce memleketlerine gönderilmeleri için gemilerin yakıt ihtiyaçlarının en azından Trieste’ye kadar karşılanması için İtilaf devletlerine müracaat etmiştir. s. aga. 27 aga.. kömür vagonu varıncaya kadar Anadolu hududu üzerindeki 20 Mehmet Özdemir. 134. B. 137-1. terhis edilen askerleri taşıyan 1 adet tren katarının ise yollarda kaldığı bildirilmiştir.çıkan trenler depolardan gerekli yakıtı sağlayamadıkları için yollarda kaldılar ve seferler aksadı. Ankara. İSH. s. 111. 22 Okur. Kültür Bakanlığı Yayınları.23 23 Ocak 1919 tarihinde ise kömür azlığından dolayı İstanbul’a hariçten birlik gelemediğinden mevcut askerle asayişin sağlanacağı bildirilmiştir. İSH. 127.

Fransa’nın yanı başında Zonguldak kömür havzasına girdi.. Türkiye ile üçlü anlaşma tasarısı maddeleri açısından Fransa ile İtalya arasında anlaşmaya varıldığı not edildi.edu. Yunanlar da Batı 28 29 aga. Amacı Türkiye’den toprak koparmaktır.30 Konferans’ta tek anlaşmazlık olarak kalan Ereğli konusunda. 43 . Çünkü önemli ülkeler içinde kendi kömürüne sahip olmayan tek ülkedir.32 İngilizlerde Kilimli bölgesindeki kömür ocaklarını satın alarak nüfuz bölgesine sahip olmuşlardır. K. C 3. İtalyan Hükûmeti. Bu tanınma kömür madenlerinin işletilmesi. 77-2. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. s. “Millî Mücadele Döneminde Zonguldak Kömür Havzasında Fransız-İtalyan Rekabeti ve İtalya’nın Faaliyetleri” s. 395. İtalya’nın bu isteği Sevr Anlaşması’yla teyit edildi. Fransız donanmasının ve İstanbul’un kömür ihtiyaçlarının temin edildiği Zonguldak’ın korunması ve ekonomik çıkarlarını korumak bahanesi ile yöreye asker çıkarmışlardır. s. 138. Yıl: 2000. 77. 51. G.29 Fransızların gayesi İngiltere’den önce kömür rezervlerine ulaşmak ve İstanbul’la Anadolu’nun denizden olan münasebetini kesmektir. Ayrıca kömür madenlerine ilişkin yeni kararnamelerin Türk Hükûmetince çıkartılmasını sağlamak üzere birbirlerine diplomatik destek sağlayacaklardır.31 Böylece Osmanlı İmparatorluğu’nun madenler yasasına bağlı olmayan Ereğli Kömür Havzası İtalya’ya tanınmıştır. C IX.pdf – 32 Şenalp. Ali Sarıkoyuncu. 28 Haziran 1919 tarihinden itibaren Versay Dörtler Konseyinde İtalya konuyu gündeme getirdi. 30 Mevlüt Çelebi. dergiler. S 26. İtilaf devletlerinin göz koyduğu havzaya ilk işgal girişimi Fransızlardan oldu. “Millî Mücadele Döneminde Eskişehir Mitingleri ve Çekilen Protesto Telgrafları”. İSH. haklarını kullanırken 1 Kasım 1914’ten önce elde edilmiş tarafsız ve Müttefiklerin işletme haklarına dokunmayacaktır. Fransız Delegesi Clemenceau’nun sert tepkisi ile karşılaşmasına rağmen konunun peşini bırakmayarak konuyu San Remo Konferansı’na götürdü. “Millî Mücadele’de İtalyan İşgalleri”.28 Zonguldak Bölgesi Kömür Yataklarının İşgali 1918-1922 yılları arasında siyasi çekişmeler ve çalkantılar nedeniyle Zonguldak kömür üretim sahasında üretim yavaşladı. s. 250.ankara.tr/dergiler/45/784/10081. S 4. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 31 Ali Sarıkoyuncu. Mart 1993. İtalya gizli anlaşmalar ve Mondros Mütarekesi’nde belirtilen yerleri işgal etmesine rağmen tatmin olmamıştır. Bu nedenle İtalya. İngiliz harp gemileri Yunanlara Türk nakliyatı hakkında bilgi vermiş ve Türk gemilerine el koymuştur. B. Böylece İtalya. Zonguldak kömür havzasına el atmak istedi. madenlerin demir yolları ile taşınmasını da kapsamıştır.nakliyatın kömür miktarı mevcudunun yetersiz olduğu için aksayacağı ifade edilmiştir. 584.

33 Dünya Savaşı boyunca İstanbul’da kurulan Kömür Komisyonu havzadan çıkarılan kömürlerin İtilaf kuvvetleri tarafından istedikleri gibi kullanılmasına imkân vermiştir. İnebolu limanları başta olmak üzere Karadeniz limanlarını bombalamıştır. “Millî Mücadele Döneminde Eskişehir Mitingleri ve Çekilen Protesto Telgrafları”. s.tr/dergiler/medergi/3. Fakat Ermeni ve Rum gemilerine anında ve istedikleri miktarda kömür verilmiştir. İtilaf devletleri kömür komisyonu kurarak buradan istihsal edilen kömürlerin alım satımını ele geçirdiler. Kömür işlerini daha önce. saç sobayla ısınarak ortaokulun tahta öğrenci sıralarında çalıştı.cephesine ikmal faaliyetlerine engel olmak için Ereğli. kömür işlerine müdahale edince Zonguldak Kömür Komisyonu bu komisyonun emirlerine göre hareket etmeye başlamıştır. her türlü bakımı. giydirilmesi. 1993. Böylece nüfus kaynağının yetersizliği yanı sıra. Genelkurmay Basımevi. İtilaf devletleri Mondros Mütarekesi hükümlerine aykırı olarak kömür işletmelerine de el atmışlardı. 20. İstiklal Savaşı boyunca ordunun insan kaynağı ve bunların beslenmesi. İstiklal Savaşı’nın kaynakları her bakımdan çok kötü durumda idi. Bu nedenle Türk denizcileri ihtiyaç duyulan kömürü almakta sıkıntı çekmişlerdir. Yolların. Meydana getirdikleri komisyon üretilen kömürlerin havza dışına çıkarılmasında tek yetkili merci durumunda idi. Limana gelen Türk gemilerine zorluk çıkartılmıştır. maaş ve diğer masrafların karşılanması için. 250. ulaştırma araçlarının kötü ve yetersiz oluşu. bu nüfusun tüketici duruma gelmesi sebebiyle üretimde büyük düşüş oldu. en verimli ve zengin ticari şehirlerin de düşman işgalinde bulunması nedeniyle. Ankara.htm 34 Türk İstiklal Harbi II. İnsan ve çeşitli üretim mallarından yararlanılan vilayet ve sancaklar çok azdı. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi.meb. İstiklal Harbi’nin Kaynakları Mondros Ateşkesi’nden sonra ülkenin en verimli toprakları ve gelişmiş şehirleri işgal edildiği için bu şehir ve yörelerin üretiminden ve vergilerinden yararlanma olanağı bulunamadı. yoksul. Meclis Başkanı’nın kullandığı tek otomobilden 33 Ali Sarıkoyuncu. üretimi çok düşük topraklardan ve küçük ticari işletmelerin bulunduğu şehirlerin kaynaklarından yararlanıldı. C 3. Çeşitli gıda ve malzemeyi taşımak yakıt kıtlığı nedeniyle çok güçtü.gov.34 Ayrıca. Birinci Dünya Savaşı’nda ülkenin gençleri üretim alanından alınıp cepheye gönderilince. Genelkurmay Başkanlığı. http://yayim. İlk Meclis gaz lambası ışığında. Düvel-i İtilafiye Kömür Komisyonu. Osmanlı Kömür Komisyonu ile Zonguldak Kömür Komisyonu yürütmektedir. 44 . Cilt Batı Cephesi 1’inci Kısım. Komisyonlar ise gaz yağı tenekelerinden kurulu masalarda çalıştı. Halkın yaşama seviyesi oldukça düşmüştür. mevcut olanların da önemli bir kısmının işgal altında olması ekonomik durumu oldukça kötüleştirmiştir. S 4 Yıl: 2000 s. silah ve cephane sağlanması.

Yollarda kullanılan ulaşım araçlarının çoğu. 49. 40 aga. Büyük bir ordunun yevmî ihtiyaçları ve ikmal işleri düşünülürse. G. İSH. 126. İmaj Yayınevi. Eskişehir-Ankara. K. Genelkurmay Basımevi. Türkiye’nin iktisadi Gelişme Tarihi (1914-2004). K.35 Ordunun tek vesaiti Birinci Dünya Savaşı’ndan kalmış eski ve cüzi miktardaki otomobil istisna edilirse at ve kağnı arabalarıyla merkep ve deve kollarından ibaretti. B. K.40 Lokomotiflerde kullanılan kömürler ekseriyetle toz hâlinde olduğundan yarım saatte bir ocağın temizlenmesini icap ettirmekte.37 Başkomutanlık Vekâleti Şimendifer Şubesi Müdürlüğüne yazılan yazıda hatlardan taşınan kömür miktarları ve güzergâhları belirtilmiştir. 138. K. 129-1. Taşıt olarak at. 35 Mehmet Fahrettin Kırzıoğlu. 45 . Afyon’da 15 ton olup toplam 46 ton kömür depolarda mevcuttur. Eskişehir’de 10 ton kömür.. Atatürk Üniversitesi Yayınları. Eskişehir’de 12 ton. KonyaUlukışla hatları vardı. katır. 22. B. Ankara. G. Erzurum. Afyon’da10 ton toplamda ise 29 ton kömür mevcudu bulunmaktadır.41 Fakat taşıma yetersizliği ve haberleşme olanaksızlıkları yüzünden Eskişehir’de çok malzeme kalmış ve bu malzemeler cepheye sevk edilememiştir. 38 Gnkur. s. 138-1. Kağnı. ATASE Başkanlığı Arşivi. ancak son menzil noktasından iki gün ileriye gidebilirdi. 1994. Kamyon ve benzeri motorlu araçlar ile bunların yakıtları yok denecek kadar azdı. Mustafa Kemal Paşa 25 Mart 1920 tarihinde bu hatlara el koydurtarak askerî yönetim altına aldırttı. 21. 231. 126. Sakarya Savaşı sırasında bu hatta günde ancak 320 ton malzeme taşınabildi. 36 Erdinç Tokgöz. 129.. Millî Kuvvetlerin elinde Osmaneli-Eskişehir.38 22 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 9 ton kömür. Büyük Taarruz öncesi ise bu miktar 600 ile 900 tona ulaşmıştır. 231-3. taşımacılık yapılıyordu. 15-40 km arası gidebiliyorlardı. 39 aga.36 Ancak Eskişehir-Kütahya Savaşları sırasında kömür olmadığı için odun ve hatta vagonlar yakılarak taşıma yapılmaya çalışıldı. deve. iki veya dört tekerlekli atlı arabalar. Türkiye’nin elinde sadece altı gemi kalmıştı. s. Bilecik’te 45 ton. bu yüzden birçok tahrirat vuku gelmekte ve bazı makinelerde bozulmaktadır. G. 21 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 19 ton. Kuvayımilliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu 1919-1921. o zamanki vaziyete göre memleketin tüm kaynaklarına müracaat edildiği hâlde bile miktarı on binleri geçen bu vesaitle ordu. Türk İnkılap Tarihi Ders Notları. 126-1. 2004. 37 Adnan Sofuoğlu. 14. 126. Vapurlar ile Kabataş’tan 5 ton maden kömürü ile 204 ton Kozlu kömürü gelmiştir. eşek ve araba kullanılmaktaydı. 126. 41 aga. B.. İSH.başka motorlu araç yoktu. s. İSH. deve. G.39 27 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 20 ton. Afyon’da ise 10 ton kömür mevcudu bulunmakta olup Haydarpaşa’dan 260 ton kömür tahliye edilmiştir. Bu hatlarda ise kömürlü 15 ve mazotlu 5 lokomotif ve 717 kadar vagon vardı. Ankara. 1977. B. İSH. ilkel araçlardı. eşekle.

depolanması ve kısaca askerî bir terim olan lojistik alanına giren bu faaliyetin aksamadan yürütülmesi güçlü bir menzil teşkilatlanmasını gerektirmekteydi.44 Bu çerçevede iyi bir organizasyon için yakıt kaynaklarının ve kömür ocaklarının idaresi ile kömür hattının kontrolü ordunun denetimine verilmiştir. fikir ve tatbikat olarak. en mükemmel örneğidir.45 42 43 Hâkimiyet-i Milliye. “Tekâlif-i Milliye (Halka Borcu Kalmayan Devlet)”.43 Tekâlif-i Milliye emirlerinin hedefine ulaşmasında önemli görevi üstlenen kuruluş ise. 88-1. 854. Ordunun bu savaşı kazanabilmesi için yiyecek. yurt ve millet imkânlarını en kısa zamanda derleyip toparlayarak tek hedef emrine vermenin. Mehmet Akif Tural. giyecek. G. G.. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=801 44 Gnkur. Menzil Hat Komutanlıkları. dağıtılması. 46 . ordunun lojistik işlerini öncelikle ele almış.42 Bu emirlerin tamamı kanun kuvvetindedir. B. 854. 88. Bu görevliler. 91-2. ordu harekât alanında kendi menzil kuruluşu ile ve bu harekât alanı gerisinde Müdafaa-i Milliye Vekâletine bağlı Menzil Teşkilatı ile faaliyet gösteriyordu. ATASE Başkanlığı Arşivi. İSH. K. B. 9 Ağustos 1921. S 32.tr/index. Temmuz 1995. Ankara Tekâlif-i Milliye Komisyonu Başkanı İhsan Bey’in basında yer alan ilk bildirisi halka Hâkimiyet-i Milliye gazetesi aracılığı ile duyurulmuştur. Bu emirlerdeki istekleri incelediğimizde. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 45 aga.Tekâlif-i Milliye Emirleri Finansmanında Kullanılması ve Kömürün İstiklal Harbi’nin Tekâlif-i Milliye.atam. 91. Müdafaa-i Milliye Vekâleti Sevkiyat ve Nakliyat Genel Müdürlüğüne bağlı Menzil Bölge Müfettişlikleri. daha o zaman topyekûn savunma prensipleri ile ilgili bir plan hazırlamıştır. http://www. Türk ordusunun yokluk içinde imkânsızı başardığı iyice anlaşılır. İSH. Başkomutanlık Karargâhını teşkil ettikten sonra. Tekâlif-i Milliye emirleriyle halktan toplanan ve Türk ordusunun ihtiyacı olan her türlü malzemenin cephe gerisinden cepheye taşınması. Menzil Nokta Komutanlıkları ve Menzil Konak Komutanlıklarıdır.gov. Bu plan esasları çerçevesinde bir iki gün içinde yoğun bir çalışma ile 7-8 Ağustos 1921 günleri. K. Mali ve iktisadi durumun bozuk olması hususunu Mustafa Kemal Nutuk’ta şöyle izah eder: “Ankara’da bulunduğum süre içinde yalnız ordunun insan ve taşıt bakımından yiyecek ve giyeceğinin nasıl temin edileceği ile ilgili tedbirleri almak ve düzenlemeler yapmakla uğraştım. Tekâlif-i Milliye emirleri adıyla birbiri ardına on emir hâlinde yayımlanmıştır. cephane ve bunların taşınmasını sağlayacak araçların ve yakıtlarının bulunmasını hazırlayan bu emirlerin Millî Mücadele’nin kazanılmasında çok büyük etkisi oldu. hiç kuşkusuz topyekûn savaşa hazırlık için kriz yönetim planının askerî kanadını iyi düşünülmüş bir hiyerarşi içinde büyük bir özveriyle yürüten. Ankara’da. C XI.

47 Kara taşımacılığı yük hayvanı ile yapılmıştır. 841. 116. Bilecik.atam. Cephelerin ikmal masraflarının artması üzerine. Çünkü deniz. K. Her hafta çıkarılan kömür miktarını bildirecektir. 54. Millî Mücadele’de Tekâlif-i Milliye Emirleri.49 Daha sonra el konulan malzemelerin bedelleri geri ödenmiştir. katırların. Temmuz 1988. Ereğli ve Zonguldak havzalarından ihraç 46 47 aga. benzin vakum vesairenin yekûnu ile ortalama fiyatları takdim edilmiştir. 49 Serpil Sürmeli. 54-1. oradan cepheye kadar malzeme taşıma işlemi. Bu durumda başka kaynaklar bulma zorunluluğu ortaya çıkmıştır.48 Enerji alanı ile ilgili emirlerle benzin. C IV. Ankara. 290.. vakum. gres yağı. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi.50 Kuvayımilliyenin ikmali için Zonguldak’tan ihraç edilmekte olan kömürlerin beher tonundan Müdafaa-i Milliye adına birer lira alınması için Büyük Millet Meclisi Hükûmetince bir geçici kanun çıkarılması istenmiştir. dört tekerlekli at ve öküz arabaları ile kağnı arabalarının bütün donatımı ve hayvanları ile birlikte. Gres yağı beher kilosu 40 kuruştan. 50 İhsan Güneş. Eskişehir. 18 Aralık 1921 tarihinde Harbiye Dairesi tarafından Müdafaa-i Milis Müsteşarlığına yazılan bir yazıyla silah. tüketime. G. “Millî Mücadele Dönemi Bütçeleri”. makine yağının % 40’ına el konulmuştur. Ordunun ve kurumların ihtiyacı için gerekli kömürü nakletmek için yirmi dokuz küfelik bir kömürcü müfrezesi teşkil edilmiştir. s. G. İSH. ağırlıklı olarak karadan yapılmıştır. B. Bu müfreze nakliye taburunun içinde olunacak ve mahrukat müfrezesinde gösterilecek mahallere kömür nakletmek üzere emre amade bulunacaktır. yük hayvanlarının. 1998.Taşıma toplama merkezlerinden menzil müfettişliklerine.. 92. 92-1. S 12. B. halktan alınan vergiler yeterli olmamıştır. Kütahya.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=939 47 . Dış satımda önemli bir meta olan kömür üretimi artırılmış. aga. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı Yayınları. Ayrıca hatların çalışması için gerekli olan kömür ve odunun.tr/index. 8 Ağustos 1921’de halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba. binek hayvanlarının.46 Şimendiferlerin devamlı çalışmasını sağlamak için kömüre ilaveten aseton tedarikine de lüzum bulunmaktadır. İSH. tasarrufa büyük bir dikkat gösterilmiş israfı önleyici yasalar çıkarılmıştır. topçeker hayvanların. bu verginin kömür alım ve satım işleri ile iştigal eden İstanbul tüccarlarının cebinden çıkacağı belirtilmiştir. 10 Ağustos 1921. Bu verginin madenlere ve kömür amelesine zararının dokunmayacağı. vakum yağı beher kilosu 32 kuruştan. 48 Açık Söz. K. Cepheye hatta mevzilere kadar mekkâre kolları ile malzeme nakli yapılıyordu. kara ve demir yolu ulaştırması gerek işgaller gerekse yetersizlikler yüzünden ihtiyaca cevap verememektedir. Afyon ve Konya’daki şubeler tarafından Şimendifer Müdüriyet-i Umumiyesinin belirlediği miktarda ücretsiz veya hesabı daha sonra gönderilmek üzere tedarik etmelerini ve bu hususta her kumandanın kendi mıntıkası içinde sorumlu olduğu bildirilmiştir. http://www.gov. benzin beher kilosu 33 kuruştan satılmıştır. deve ve eşeklerin % 20’sine el konulmuş ve menzil teşkilatlarının hizmetine verilmiştir.

s. 294.1920 yılında 5000 civarında Türk işçisi mevcuttur. Kültür Bakanlığı Yayınları. Bölgenin İç Anadolu’ya demir yolu ve düzgün kara yolu ile bağlantısının olmaması bu bölge maden kömürlerinin içerilere taşınmasını önlüyordu. Zonguldak ve Ereğli bölgesinin maden kömürlerinin savaş ekonomisi ve savunma hizmetinde kullanılması söz konusu olmadığından dış ülkelerden silah ve cephane alınmasında kullanılacak döviz kaynağı olmak üzere. Ereğli. Bu işçiler yörede önemli bir Türk nüfusunu oluşturmaktadır. Havzadan çıkarılan kömürlerle kömür nakliyat araçlarının ikmali yapıldığı gibi. Zonguldak bölgesinden millî kuvvetlere ikmal faaliyetlerinde bulunulmuştur. yine bu kömürlerden Ruslara verilerek karşılık olarak benzin ve mazot sağlanmıştır. Yıkanmış kömürden 3.pdf 51 48 . yöre halkının Millî Mücadele lehine kazanılması bakımından etkili olacağı açıktı. Anadolu’daki demir yolunda bu yüzden odun veya iç bölgelerde çıkarılan linyit kömürü kullanıyordu. Anadolu’da bu maden kömürlerinin kullanılacağı ağır sanayi mevcut olmadığı gibi demir yollarında da kullanılamıyordu. Ankara.tr/resimler/ekler/7e87c2f4fc7f7c9_ek. 1990. 289. Ankara. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları.org.51 Sakarya Savaşı’nın devam ettiği günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen 151 sayılı Kanun ile TBMM Hükûmeti savaş için gerekli olan silah ve cephane ihtiyacını karşılamak üzere. 321. s. yıkanmamış kömürden 2 lira vergi alınması kararlaştırılmıştır. Bu işçilerin çıkaracağı kömürler Kuvayımilliyenin ikmali için önemlidir. Zonguldak ve Ereğli bölgesinde de çıkan kömürü bir döviz kaynağı olarak değerlendirerek. Anadolu’da filizlenen yeni devletin maden kömürüne ihtiyaç gösteren bir donanması yoktu ve asıl savaş karada yapılacağından bir donanma kurulması üzerinde de pek durulmuyordu. maden kömürü üretimi mümkün olduğu kadar teşvik edilmekteydi. Turkey. kanun olarak Mustafa Kemal Paşa tarafından bizzat 12 Ağustos 1920 tarihinde Başkanlığa sunulup 15 Ağustos 1920’de yürürlüğe girdi.maden. Kurtuluş Savaşı’nın Mali Kaynakları. Ayrıca bu kanunla İtilaf devletlerinin kömür havzasından istedikleri gibi faydalanmalarına imkân veren mevzuat yürürlükten kaldırılmıştır.52 Millî Mücadele Döneminde. http://www. Bartın. 52 Alptekin Müderrisoğlu. Zonguldak ve Ereğli kömür bölgesinden çıkarılan maden kömürleri çoğunlukla ihraç edilmiştir. Proceedings of the 11 th Turkish Coal Congress. Devrek ve havalisinden yapılmıştır. Ayrıca İngilizler bölgedeki bazı Ali Sarıkoyuncu. Güvencesi olmayan ve düşük ücret alan işçiler yabancı sermayedar ile tefecilerin emri altında ezilmektedir. Bartın-Amasra. Kömür ocaklarına işçi ikmalleri Zonguldak. Bu nedenle Millî Hükûmetçe işçilerin sosyal durumlarının iyileştirilmesi.53 İstiklal Harbi’nde Kömür İşçileri TBMM kurulduğunda kömür havzasında çalışan işçinin sosyal durumu son derece kötüdür. 53 Şerife Yorulmaz. s.olunacak maden kömürlerinden alınacak ihracat resmi. “Discovery of Coal and Concessions of Coal Mines in Turkey (1829-1937)”. bu bölgede üretilen kömürün işletme sistemini düzene koymayı amaçlamıştır. 10-12 June 1998. Millî Mücadele’de Zonguldak ve Havalisi.

şimendiferlerin işlememesine sebebiyet vereceği teemmül olunmuş ve ocak sahiplerinin ısrar ve ricası üzerine amelenin işlerine devam etmeleri hususu temin edilmiştir.61 54 28 Nisan 1919 tarihli Ereğli havza-i fahmiyesindeki madenlerde bilfiil çalışacak amele hakkındaki kararname. İSH.59 İzmir şehrinin Yunan askeri tarafından işgal edildiği haberinin Soma’da duyulması üzerine. bu kadar amelenin görevlerini terk etmeleri.58 En zengin münferit ocaklara yerli Rumlar sahip olmuşlardı. Zonguldak kömür havzasındaki maden başçavuşları. 29 Aralık 1919 tarihinde de Zonguldak’ta kömür ocağında çalışan işçileri eşkıyalara karşı can ve mal güvenliklerinin sağlanması için İstanbul’dan iki tabur gönderildi. 49 . İSH. mühendis.php?Page=Print&DergiIcerikNo=826&Yer=DergiIcerik 60 Ahenk. Ankara. kömür ocaklarında çalışan sekiz yüz Müslüman amele görevlerini terk etmek istemişlerdir. Kurtuluş Savaşı’nda Demir Yolculuk. 331-356. Türk Tarih Kurumu Yayınları. Bunların en önemlisi 60 numaralı Rumbaki ocağıydı. K. 18 Mayıs 1335. 1-9. 58 Ali Sarıkoyuncu. G. Ocağın sahibi ise Rumbaki adındaki yerli bir Rum idi. B.56 Bu şekilde.atam. 20 12 1335.gov. 3899. s. S 23. memurlar. K. Kozlu Kömür Madenleri Osmanlı Anonim Şirketini kurmuşlardı. s. 286. s.tr/index. 34.57 Zonguldak kömür havzasına yabancılarla birlikte. Mart 1992. makinistler. Ayrıca Yunanlı Arvandis kardeşler İtalyanlarla birlikte. “Zonguldak ve Havalisinde Millî Mücadele’ye Zarar Verici Faaliyetler”. 56 Gnkur.55 Zonguldak’ta kömür ihtiyacını temin için ocakta çalışanlar arasındaki fiilî hizmet erbabının askerliklerinin tecil edildiği firari ve bakayadan olanlara da müdahale edilmediği ve birliklerde bulunan madenci erlerin terhis ve ocaklara iade olunmalarının gerektiği belirtilmiştir. ATASE Başkanlığı Arşivi. 3799. B. Soma ocaklarından çıkarılan kömür miktarı şimendiferlerin ihtiyacını ziyadesi ile karşıladığından dolayı. ateşçiler hatta ocaklardaki kazmacıların bir kısmını da azınlıklar teşkil ediyordu. 59 http://www.10 Eylül 1921 tarihinde 151 sayılı Ereğli Havzasında Maden Amelesinin Hukukuna Dair Kanun kabul edilmiştir. 4127.54 Ayrıca maden tozlarının satışından elde edilecek gelirin ameleye bırakılması için de kanun hazırlanmış ve bu kanun ise 28 Nisan 1921 tarihinde kabul edilmiştir. yerli Rumlar da kömür işletmeciliğine el atmışlardı. 378.ameleleri kandırıp Kardif ocaklarında çalışmak üzere İngiltere’ye göndermesi amelelerin hayatını tanzim ve ıslah için kanunun yapılması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. 57 aga. 61 Ziya Gürel. 6. Bunlardan başka. 55 Sarıkoyuncu. G. 1989.60 Odun müteahhitlerinin işçilerinden büyük kısmının askere alınması müteahhitlerin demir yoluna verdiği odunların azalmasına neden olmuştur. mühendis muavinlerinin çoğunluğu da azınlıklardan idi. İşletmeci Rumların yanı sıra. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. ustabaşılar. yetişmiş işçilerin askerlik hizmeti için maden ocaklarından ayrılmalarının doğuracağı üretim düşüklüğü önlenmiş oluyordu. C VIII..

62 Ayazma mevcut ocaklarından istihsal edilen kömürlerin naklini temin için Ayazma Kömür Madeni Müdüriyetince tedarikine lüzum gösterilen lokomotifin alelacele temin edilmesi istenmiştir. 61. 1552. 7-1. İSH. G. K. 116-1. 4688. 64 aga. ATASE Başkanlığı Arşivi..65 Belgrat Ormanlarının tahribatı endişe veren bir duruma gelince tedbirler alınması istenmiştir. G. K. Gnkur. İSH.. G. 505. Şimdiye kadar Sahra hattının müteahhit namına taşıdığı odun miktarının tespiti. B. G. K. B.67 2 Mart 1921 tarihinde İstanbul un. İSH. 50 .. İSH. İngilizlerin İstanbul Ormanlarındaki faaliyetlerinin takip edilmesi neticesinde. G. s. 2. Ormanlarının mıntıka-i akti dâhilince olduğu. 68 aga.. K. 39.İstanbul’un Enerji İhtiyacı İstanbul’un ihtiyaç duymuş olduğu kömürün temin edilmesi için yeterli nakliyat aracı temin edilememiştir. 4986. İSH. Hat üzerinde 1 gram kömür bile kalmamıştır. 64-2. 504. 1-2. Demir yolları boyunca 95 ile 100 vagon yiyecek olduğu hâlde İstanbul’a getirilememiştir. İngilizlerin Sahra hattını işgal fikrinde olmadıkları bilakis hattın kendilerine ibraz ettiği hizmetten memnun bulundukları Hariciye Nezaretinden gönderilen tezkerede bildirilmektedir. İSH. 83.66 İmalat-ı Harbiye-i Müdüriyet-i Umumiyesine 8 Mart 1920 tarihinde yazılan yazıda Belgrat Ormanlarını harap eden ağaç kesme icraatının yapılmamasının İtilaf kıtaları kumandanlarına tebliğ edilmesi istenmiştir. 1. 66 aga. su bentlerini muhafaza eden Belgrat Ormanlarından ağaç kesimi ile kömür naklinin yasaklanması kararı alınmıştır. 50. K. B. B. B. B. 65. 7. B. G. K. 65 aga. K. 67 aga. Müteahhidin İngiliz ordusu ile yapmış olması lazım gelen mukavelenamenin tetkik edilerek mezkûr ordunun ihtiyacı ile nakliyat miktarı arasında ne derece muvazene mevcut olduğunun tespiti.69 62 63 Özdemir. 42-5.. Ormanlardan elde edilen odunun ormanlarda tahribat yapmasını önlemek için: İngiliz ordusunun ihtiyacından fazla odun nakil edip etmediği eğer fazla nakliyat yapıldı ise: 1.68 Linyit ocaklarından çıkarılan fazla miktarda kömürün naklinin temini için hattın yeterliliği imkânı dairesinde desteklenmesine çalışılması Kıtaat Müfettişliğinden rica edilmiştir. şayet müteahhidin fazla nakliyat yaptırdığı teyit edilirse Odun Nakliyatı Nezaretinden mamur İngiliz zabtına Sahra hattı kumandanı tarafından izahat-ı metne itasını. 74-2. 69 aga. 1-1. 42.64 Karadeniz müstahkem mevkisine ait odunlara İstanbul Orman Müdüriyeti tarafından yapılan müdahalelerin önlenmesi istenmiştir. G. 1. İSH.63 İstanbul’un ihtiyaç duyduğu yakıtın temini için Sahra hattının linyit kömürü nakliyatına yer verilmesi ve odun nakliyatı yerine hattın kömür nakliyatında çalışması istenmiştir.. 505.

kalan 3000 ton kömürün kumpanyalara tevzi edilmek üzere şubeye verilmesi istenmiştir.. yazılan yazıda kasabanın ihtiyacı için köylerden gelen odun ve kömür yüklerinin vüruduna meydan bırakmayarak kasaba haricinde bazı efelerle bunların peşine takılan birçok ahalinin yükleri beş on kuruş mukabilinde alıp sahiplerini defettikleri işitiliyor ve görülüyor. 72 aga. Fiyatlar yükseldi. 131. s. aga.72 Anadolu’da Enerji Meselesi Yakıt kıtlığı Anadolu’nun her köşesinde kendini hissettirmiştir. kömür ve gaz sıkıntısı çekilmiş. Bu hâl kasabaya mahrukat vüruduna mani olarak ihtiyacat-ı umumiyeyi memleket temin edilememekte ve ahalice sıkıntıya mucib olmakta olduğundan mahrukatın doğrudan doğruya pazara celbini ve herkesin ihtiyacını pazardan temin eylemesini 70 71 aga.. 962. Örneğin. 1. B. Ereğli istasyonunda mahrukat yokluğu nedeniyle trenlerin hareket edemediği.70 İstihbarata göre İstanbul’da 3500 ton kömür bulunduğu ve bunun bir kısmı yani takriben yevmiye 25 tonu istimal edilecektir. 505. Fakat arabalar muhacir arabalarından iki misli yük taşıma kapasitesine sahiptirler. mezkûr istasyonun Haydarpaşa’ya kadar olan ihtiyacının İstanbul’dan gönderilecek kömürle temini rica edilmiştir..73 Göle’ye ormanlardan kereste ve kömür nakli için Kars’tan dekovil hattı kurulmuştur.G. s. 75 Karabekir.76 11 Kasım 1920’de Isparta’da Demiralay Kumandanı Hafız Bey’e.75 Cepheye kuvvet ve yiyecek sevki için trenlerin çalışması gecikmiş. Binaenaleyh 500 ton kömürün mezkûr şubenin ihtiyacı için ayrılmasına. 2000. 65-1. Mezkûr istasyonda mahrukat yokluğu sürekli olunduğu ve bu yüzden trenlerin hareket edemediği için İstanbul’dan kömür istenmiştir. B. 73 Şenalp. 270. Yukarıda iki maddede bahsedilen sözleşme üzerine müteahhit hesabına olan katarların tehiri istenmiştir.74 Civardaki Erzurum Şenkaya’da kömür madenleri olmasına rağmen arazi pek sarp olduğundan kömür. s. AKDTYK Atatürk Araştırma Merkezi.71 Karargâhı Umumi Şimendifer Şubesi. 127. K. Adana’da odun. 76 Haluk Selvi. G. Adana’nın kışlık odunu ve kömürü Toroslar’dan sağlanmasına rağmen bu bölgeden tahkimat yapılamayınca yakıt sıkıntısı baş göstermiş olduğundan karne usulüne başvuruldu. 65. K.131-1.. G. Birçok kişi kesesini doldurduktan sonra yasaklama gelmiştir. 127. 260. Bahçelerden meyve ağaçlarının bile kesilmesine izin verildi. trenlerin odun ihtiyacı Erzurum’dan karşılanmıştır. 1-3. Vurguncu oduncular türedi. Millî Mücadele’de Erzurum (1918-1923). K. İSH. İSH. Ankara. B. Göle’ye kadar arabalarla taşınmıştır.. İSH.3. 51 . Erzurum’da yakacak sıkıntısı çektiği için ordu ihtiyacını terk edilmiş evlerin enkazından karşılamıştır. 74 Ray aralığı 60 cm veya daha az olan araçları buhar hayvan veya insan gücüyle yürütülen küçük demir yolu. Sahipsiz Türk bağları birer arsa hâline geldi.

81 Soma kömür ocaklarının Fransızlar tarafından keyfi işgali Babıaliye yazılmıştı.edu.edu. İSH. B. Odun yerine fındıkkabuğu yakılıyordu. K. http://w3balikesir.83 Bu haksız müdahalenin önlenmesi için İngilizler nezdinde yapılan teşebbüsten bir netice çıkmadığı gibi. G. 7. su. B. İSH. kömür derdinden kül olanlara Trabzon’a gitmeleri tavsiye edilmiştir.82 Bunun üzerine 27 Ekim 1918 tarihinde ve Anadolu hattına 500 ton kömür teslim edilmiştir. kömür sarf eden Aydın ve Kasaba demir yollarına.tr/~metinay/manisa. s. Ankara. Isparta.80 Ayrıca kömür yatakları da işgal edilmiştir. Türk Tarih Kurumu Basımevi. askeriye için bahriyede bulunan askerî vapurlara. “Millî Mücadele’de Manisa” Kurtuluş Özel Sayı: 7.htm 82 Gnkur. Hafız İbrahim Demiralay’ın Hatıratı. Üstelik Aydın ve Turgutlu askerî hat müdürlerinin ortak imzalarıyla hat komiserlerine verilen yazıda. B. Isparta’da Millî Mücadele. 57. K.79 Soma Kömür Yataklarının İşgali Soma ve civarındaki ocaklarda vasati 300 ton kömür Aydın hattı güzergâhındaki Söke ve Nazilli ocaklarında toplam vasati 100 ton kömür ihraç olunmaktadır. 83 aga. 2 Nisan 1919 tarihinden itibaren ocakların kendilerine teslim edilmesi ve 77 Bayram Kodaman-Hasan Babacan.77 Millî Mücadele sırasında da Zonguldak kömür havzası ve Soma yataklarından faydalanamadığımız için Afyon’un güneyindeki Sultan Dağları’nda bulunduğu bilinen linyit yatakları ve demir yollarına yakın diğer bazı yataklardan linyit üretilmiştir. 79 Sabahattin Özel. şimendifer ihtiyacına yetecek kadar kömürün temin edilmesi istenmiştir.. 6.tr/mak/bitirmetezleri/. 52 . İnsanlar sırtında kömür ve odun taşımaktadır. 6-1. 127. Alınan kömürlerin parasının ara sıra verilmesi kömür sevkiyatını aksatmaktadır. 1991./MURAT%20SACLI. su ve hava gazı ve körfez vapur şirketlerine verilmektedir. 57.D.. Fransız temsilcileri bu durumun mütareke şartlarına aykırı olmadığını bildirdiler. K.5 kuruş olan bir çuval fındıkkabuğu 20 kuruşa çıkmıştı. Millî Mücadele’de Trabzon. 127. 144. tramvay ve vapur kumpanyalarına verildiğinden dolayı.78 İstanbul’da odun. Soma ve Nazilli ocaklarından çıkarılan bu kömürün 300 ila 350 tonu. Soma kömür ocaklarından ihraç olunan kömürlerin şimendifer idaresince İzmir’deki hava. 78 www. G. 80 Gnkur. 17. 81 Metin Ayışığı. İSH.deu. 57-1. İşgal askerleri istedikleri kadar geçici olarak gelmiş olduklarını ifade etseler de bu gelişmeler Manisalıları huzursuz etmeye yetmiştir. 57-2. 186. Fındıkkabuğu idareli olduğu için odunun işlevini fazlası ile yapıyordu. s. Anadolu ve Bandırma hattına. Ekim 1994 Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği. ATASE Başkanlığı Arşivi. ATASE Başkanlığı Arşivi. 250.Ü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü Yayınları.teminen Merkez Memurluğu maiyetine Demir Alayından 10 süvari neferinin terfiki istenmiştir. G.pdf s. S. Şehrin bir kısmı elektrikle aydınlatılmaktadır.batul. mensucat fabrikalarına. 1998. İzmir’deki askeriye fabrikalarına..

İSH. “Türk İstiklal Mücadelesi Konferansları”. 2. G. en uygun zaman ve mekân koordinesi ile başarıyla sürdürülmüştür.ocaklarda bulunan askerî memurların geriye çağrılması.. 3.Soma ocaklarının Fransızlara teslimi.atam.85 Anadolu’da kömür kadranının tükendiğini Anadolu ve İzmir hatları seferlerin kesintiye uğradığını ve efradın gerekli yere gönderilemediği ifade edilmiştir. düşman gemilerinin hareketlerini izlemek üzere güvenilir bir istihbarat ağı tesis etmiş ve bu nedenle lojistik nakliyat. Temmuz 1992. mahalli tekneler ve gönüllüleri son derece başarılı bir şekilde örgütlemiş.dzkk. İSH.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=568 89 http://www.tsk. 127.. G.88 Karadeniz’de Yakıt Taşımacılığı Osmanlı donanması İtilaf devletlerinin elinde bulunuyordu. K. G. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 1.tr/index. İstanbul ve Anadolu demir yolu hattının kömür ihtiyacı için 50 ton Soma kömürünün Afyonkarahisarı’na derhâl sevk ve itasına başlanılması istenmiştir. S 24. Bu maksatla. 33. B. 24 Ağustos 1920’de “Millî Müdafaa Vekâleti Umuru Bahriye Müdüriyeti” kuruldu. 841. yerli kömüre ihtiyaç kalmamasından dolayı Aydın hattının ve İzmir kömür merkezinin kaldırılıp kaldırılmayacağı.tr/turkce/TarihiMiras/GenelTarihce. B. 88 Cevdet Kerim İncedayı. http://www.asp 53 .. teleferik hattının teslim edilmesini ve teslimde hiçbir güçlük çıkarılmamasını istemişlerdi. Bunun üzerine. 1492 2948. Özellikle yurt dışından gelen malzemenin taşınması için deniz taşımacılığı büyük önem taşıyordu.84 muhafazası için bir müfrezenin İzmir valisine yazılan yazıda. Umuru Bahriye Müdüriyeti. aga. B. 51. 87 aga. 183. 51-1.Soma kömür ocaklarındaki malzemenin ocakları işgal eden Fransızlara verilip verilmeyeceği. İzmir’in yakıt ihtiyacını karşılayacak yeni keşfedilen zengin kömür madenlerinin bulunmasına rağmen istifade edilememektedir. K. 33-1. 92-1. K. C VIII. K.89 84 85 aga. İSH.Denizli tren hattının kabiliyeti 400 tona çıkarılarak tedbir alınmıştır. Binaenaleyh ordu bu tertibatta yandan iaşe edilebilecekti.87 Daha sonra Eğridir .Soma maden ocaklarının bırakılmasının istendiği bildirilmiştir. Bu sebeple İstiklal Savaşı boyunca TBMM Hükûmetine bağlı birimler çok sınırlı imkânlarla çalıştı. 92.. Çünkü Burhaniye ocaklarının işletilmesini sağlayacak yetişmiş amele ve usta ve araçlar yeterli değildir. İSH. ocakların.86 Ayrıca. 86 aga. Karadeniz’de kaçak olarak bir deniz nakliyat teşkilatının meydana getirilmesi hayati bir harekât ihtiyacı olarak ortaya çıkmıştır. ocaklarda çalışanların merkeze celp edilip edilmeyeceği.mil.gov.

Tuapse Şehbendirliğinden 90 Serdar Hüseyin Sayar. Şahin vapurunun tamiratının hitam bulmadığı. aynı zamanda bölgesindeki nakliye gemi ve araçlarına lojistik destek ve üs kolaylıkları sağlamak üzere. Doğu Karadeniz limanlarından Batum ve Novorosiski’ye yük almak üzere giden gemilerin arkasından kömür göndermek zorunda kalınmıştır. Örneğin 20 Mayıs günü Harbiye Nezaretine çektiği telgrafla gemiler için 500 ton kömür istemiş. 211. 17 Nisan 1921 tarihinde Ereğli’de kurulmuştur. Ereğli Limanı. yakıt olarak kullandıkları kömürün azlığı ve kömür sağlanmasında yaşanan zorluklar olmuştur. önce 8 Eylülde Şam vapuruyla daha sonra 20 Eylülde Giresun vapuruyla kömür getirilebilmiştir. İstanbul’dan İnebolu ve Trabzon’a taşımacılığın en önemli duraklarından birisi Ereğli Limanı’dır.Rus limanlarından başlayan taşımada sivil motorlar çalıştılar. “Kurtuluş Savaşı Döneminde Denizcilik Faaliyetleri” Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Cevaben kömür buhranı dolayısıyla talep edilen kömürün gerek şimdilik gerek yakın bir zamanda buradan itasına imkân olmadığı bildirilmiştir. Ulaştırma filosundaki gemilerden motorlu gambot dışındaki tüm gemiler kömürle işlemektedir. 2007. Bu gambotların başlıca sorunu. Ancak temmuz ayında aynı sorun tekrar etmiş. bölgesindeki deniz taşımacılığını düzenlemek ve limana gelen gemilerin kömür ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamaktır. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. Karadeniz Ereğli Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı. Ankara. Komutanlığın başına ise Güverte Binbaşı Hulusi Bey (sonradan Tuğamiral Hulusi Gökdalay) getirilir. Genelkurmay Basımevi. 212. 1964. 91 Türk İstiklal Harbi. Aynı günlerde 9’uncu Ordu müfettişi olarak bölgede görev yapan Mustafa Kemal Paşa da bu gemilerle yakından ilgilenmiştir.91 Millî Mücadele’nin ilk yıllarında fazla gemi olmamasından dolayı deniz taşımacılığında gecikmeler meydana gelmiştir. Aydın Reis ve Preveze gambotlarını Ruslar teslim edeceklerinden yakacakları kömür ile mürettebatın Tuapse’ye izamı. Komutanlığın başlıca görevi. Alemdar vapuru kaçırılarak Kuvayımilliyeye iltihak etmek üzere limanımıza iltica etmesiyle Rusya’dan yapılan taşımacılıkta görevlendirilmesi İstiklal Savaşı’nda önemli hizmetler yapmıştır. İlerleyen günlerde de bölgede görevli komutanların kömür isteği devam etmiştir. bu kez ancak iki ay sonra. bu isteğe karşılık Giresun vapuruyla 13 Haziran günü 500 ton kömür gelmiş ve gemiler tekrar aktif duruma geçmiştir.90 Kömürün kaynağı Zonguldak olmasına rağmen Zonguldak Limanı’nın açık liman olması ve şehrin her an İtilaf kuvvetlerinin işgaline uğraması olasılığı nedeniyle burada bir merkez kurmak son derece zordur. s. Ankara. Örneğin. İstanbul-Akçakoca ve Trabzon-Akçakoca arasında yapılan deniz nakliyatını sevk ve idare etmek. Gül Cemal vapurunun Trabzon’a seferi için muktezi 500 ton kömürün buradan itası için Nafia Nezaretine yazılmıştı. 54 . Batı Karadeniz’deki askerî taşımacılığın en önemli merkezi durumuna gelmiş ve Kurtuluş Savaşı süresince bu önemini korumuştur. C V.

Ankara. Millî Mücadele’de Denizli. 86. 1999.000 ton.93 Zonguldak kömür havzasının yönetimi TBMM Hükûmetince yürütülmeye başlanmasıyla. Odun müteahhitleri ile birçok sorun yaşanması yakıt ihtiyacının artmasına ve nakliyatın aksamasına neden olmuştur. Samsun ve Trabzon limanlarından da temin etmişlerdir. Deniz Kuvvetleri Yayınları. s. 55 . Doğudan batıya silah ve cephane taşıyan gemiler dönüşlerinde Zonguldak’tan kömür yüklemişlerdir. odun 92 93 İstiklal Harbi’nde Bahriyemiz. Ormanlardan kesilen odunun demir yolu boyunca uygun yerlere taşınması için gereken yük hayvanının bulunmaması odun tedarikini güçleştirdi ve demir yollarındaki taşımacılığın tamamen durmasına neden oldu. Odun müteahhitlerine para verilmemiştir. 51. 2002. Fakat onlara da para verilemedi. 96 Nuri Köstüklü. Ege Üniversitesi Basımevi.041 ton.bildirilmektedir. s.96 Eylül 1920 başından itibaren trenler için çok miktarda odun ihtiyacı hasıl olmuştur. 1922 yılının Eylülün ilk yarısında 680 ton kömür Zonguldak’tan Trabzon’a gönderilerek depo edilmiştir. Kömür ve mazotun bittiği ağustos ayının sonunda Batı bölgesindeki il ve sancaklara odun sağlanması istenmiş ise de bir sonuç alınamamıştır. Gemiler kömür ihtiyaçlarını Zonguldak. Düşmanın deniz kontrolü altında en müşkül şartlar altında kömürle ikmal edilen ihtiyar teknelerle üç yıl boyunca yapılan nakliyat. 1986. Odun Tedariki Kömürün hem pahalı hem de tedarikinin zor olması kalorisi az olan odunun yakıt olarak kullanılmasına neden olmuştur. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. Sinop. Bu isteğe en çok Kütahya ve Bilecik’ten ilgi gösterilmiştir Çardak halkı tarafından ilk gün zarfında Hamidiye ve Çardak istasyonlarında 400 araba odun indirilmesine rağmen yeterli olmamıştır. Isparta ve Burdur Sancakları. Ergün Aybars.95 El konulduğunun ilk aylarında lokomotifler kömür ve mazotla işlemişlerdir. s. Mezkûr mürettebatla icap eden kömürün sevki için gerekli malzemenin önceden alınarak şantiyede stoklanması istenmiştir. s. 85. 94 Özdemir.94 Trenlerde yakıt için yeni bir alternatif olarak petrol ile işleyen sistem kuruldu. Türk gemilerinin ihtiyacı olan kömür daha kolay sağlanır olmuştur. s. Fakat demir yolu kıtalarında odun temini için görevlendirilen amele taburları kalmadığından bu iş müteahhitler eliyle yapılmaya çalışıldı. Birkaç gemiyle başlayan bu ulaşım giderek güçlenmiştir. 95 age. Ankara. 1922 yılında 41..044 ton kömür Zonguldak’tan istihsal edilmiştir. 319-334. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1. para alamayan müteahhitler iş yapmadılar.92 Daha sonra Yunanlardan Enosis ve Uranya adlı yük gemilerinin ele geçirilmesi ile kömür nakliyatı daha düzenli hâle gelmiştir. 1920 yılında 569. 1921 yılında ise 340. 130. Askerî taşımalar için veresiye odun verildiği hâlde. Batı Cephesi’ni her bakımdan beslemiştir ve 9 Eylül tarihinde İzmir’in kurtarılmasıyla ulaşılan mutlu neticeye önemli katkısı olmuştur.

97 17 Şubat 1921 tarihli yazıda 100 kiloluk beher kantar için 15 kuruş vergi alınması İktisat Vekilliğinden Orman İdarelerine bildirildiğinden. 56 .98 Sakarya Savaşı’nın en bunalımlı zamanında yeterince kömür ve odun depo edilmediğinden dolayı odunsuz ve kömürsüz kalınmıştır. 52-53. Tüm güçlüklere rağmen 3000 m³ odun sayesinde İnönü Muharebesi sevkiyatı temin edilmiştir. eksilen yakıtın yerine konulamaması. müteahhitlere verilecek paradan o kadar vergi kesilmesi ve bu vergilerin askerî taşımalar karşılığı olarak idarede kalması gerektiği bildirilmiştir. 12 Kasım 1919 yılında 14 lira olan kömür fiyatı 18 Kasım 1919’da 20 liraya çıkmıştır. Ankara İtilafnamesi kömür meselesinin çözümüne önemli katkı yapmıştır. Müteahhitler ise idareden para alamadıkları için bu vergiyi ödeyememektedirler. Ülkemizin ihtiyaç duymuş olduğu. istasyonların ahşap kısımları ve parmaklıkları kesilmiştir. Vatanın teminatı olan ormanlarımızın korunması için bu zor şartlar altında Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen 8 Ocak 1921 tarih ve 82 sayılı Kanun’la Nafia Vekâleti bütçesine 60. 13-14 Şubat 1921 günü askerî taşımalar için gerekli yakıt bulunmamıştır. Bu durumda paralarını alamayan müteahhitler işlerini bırakacakları için trenler işlememiştir. Çare olarak kurumlardan odun toplanmış. Kanunun mucip sebeplerinde demir yollarına yakın olan ormanların yok olma tehlikesinde olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Orman İdaresi 23 Aralık 1920 tarihine kadar müteahhitlerin demir yolları idaresine verdikleri odunları kaçak oldukları gerekçesiyle el koymuştur. Odunların taşınması sırasında hırsızlıklara engel olunması için vagonların başına nöbetçi konulmuş. ateş açma yetkisi verilmiştir. 34. Döğer istasyonundaki otuz vagonluk odunu almak için gönderilen trenin orman memurlarının engel çıkarmalarıyla karşı karşıya gelinmiştir. tüccar ve fabrikatörlerin elinde demir yollarının işletilmesi için büyük önem taşıyan maden kömürlerinin teminini yurt içinden ve yurt dışından sağlamıştır. Böylece odun sağlamak oldukça güç olmaktadır. s. hat kenarındaki ağaçlar.kesmek için müteahhitlerden orman vergisi peşin istenilmektedir. 14 Şubat 1921 tarihinde Nafia Vekilliğine gönderilen yazıda İnönü Muharebesi’ni usulsüz kesildiği ileri sürülen odunların kazandırdığı belirtilmiştir. Kömür Tedariki Esas sorun. s. age. orman memurları trene yüklettirmemişlerdir. Döğer ile İhsaniye istasyonları arasında müteahhitlerin topladığı 300 m³ odun önemli askerî taşımaların olduğu bir sırada. Genel Müdürlükten Nafia Vekâletine gönderilen 7 Ocak 1922 tarihli telgrafta 250 ton tuğla hâlindeki 97 98 Gürel. kömür tedarikinin zor olması ve tedarik edilebilinen kömürün pahalı olmasıdır.000 lira ilave edilerek linyit üretimi için yapılacak masrafların karşılanması düşünülmüştür.. Yakıt sıkıntısı nedeniyle kömür fiyatlarında kısa zamanda büyük artışlar olmuştur.

100 Odun müteahhitlerine para verilemediği için yeterince odun alınamamakta ve bu nedenle kömür yakımı artmaktadır. Demir yollarına kömür getirmekte olan Fransız bandıralı Espuvar adlı vapurun 5 Şubat 1922 tarihinde yola çıktığı fakat yolda Yunanlar tarafından el konulduğu ve Pire limanına götürüldüğü bildirilmiştir. odun yakmanın bu görevleri kömür gibi karşılayamayacağını. ordunun yoğun işlerinin çıktığını. Fakat mali durum bu teklifleri karşılamaya yeterli değildir. s. odun vagonlarının taşınması için de makine sayısının yeterli olmadığı. age. odun depo edilmesi işine hız verilmesi gerektiği Erkânıharbiyeiumumiyeden Garp Cephesi Komutanlığına bildirilmiştir. Nafia Vekâletine gönderilen 21 Ocak 1922 tarihli yazıda..5 liradan Mersin teslimi olduğu bildirilmiştir. 33-1. B. K. 102 aga. ayrıca Fransız demir yolundan ödünç 500 ton kömür alındığı 10 Ocak 1922 tarihli telgrafta bildirilmektedir. kömür alacak paranın da mevcut olmadığı bildirilmiştir. G. 101 Gnkur. 234-1. ileride yapılacak önemli taşımaların yakıtlarının şimdiden depo edilmesi gereğine rağmen mali durum kömür depolamaya elvermemiştir. 29 Mart 1922’de Ararat isimli Fransız bandıralı bir gemi ile 1276 ton Ereğli kömürü gelmiştir. s.kömürün satın alınıp kullanıldığı. 102. İdare ise günde 100 ton odundan fazlasını elde edememektedir. ATASE Başkanlığı Arşivi... Zonguldak’tan gelen kömür vapurunun. 234. Rusya isimli gemide 2500 ton kömürle yola çıkmıştır. Zonguldak Osmanlı kömür şirketinden 4000 ton kömür satın alınmasına karar verildiği. Günlük 100 ton daha kömür gerekmektedir. 105. B. tonunun 15. Askerî bakımdan. boşaltılması bir sorun olmuştur.99 24 Ocak 1922 tarihli Nafia Vekilliğinin telgrafında. bir vagon kömüre altı vagon odun karşılık geldiği. 182.102 99 age. Zonguldak Osmanlı kömür şirketi ile iki ay içinde 8000 ton kömürün teslimi üzerine anlaşma yapılmıştır. İSH. G. Zonguldak’tan alınan kömürün önemli ve acil taşımalar için kullanılması. elde para olmadığından. 100 57 . Bu gelişmeler üzerine Ereğli kömürünün kullanılması imkânı kalmamıştır. Ararat gemisinin boşatılması için Osmanlı Bankasından borç alınmıştır. K. 183. 33. 1922 yılı içinde Garp Cephesi’nin istediği taşımalar artmış günlük 250 ton veya 100 ton kömür gerektirecek bir duruma gelmiştir. İSH.101 Kömür sıkıntısı nedeniyle İstasyonlar arasındaki vagonlarda erzak ve mühimmat nakil edilememekte nakliyat mümkün olmamaktadır. odun ile işletme yapıldığı takdirde hat üzerine odun depolarının da kurulması gerektiği. Diğer taraftan Kardif kömürlerini satmak isteyenlerin önerileri başlamış olduğundan Umum Müdürlük kömür cinsleri ile fiyatları hakkında bilgi istemiştir. Bu gemiden sekiz gün sonra ise 13 Şubat 1922 tarihinde 2675 ton kömürle Zonguldak’tan yola çıkan ikinci bir gemide İtalyanlar tarafından el konularak kömürlerinin İstanbul’da ucuz fiyattan sattırıldıkları anlaşılmıştır.

109 http://www. Türk ordularının 1920 yılı sonunda Doğu Cephesi’nde ileri harekâta geçmesi sonucu Ardahan ve Artvin’den sonra nihayet 23 Şubat 1921 tarihinde Batum şehrinin ele geçirilmesi sonrası. Rapor hükûmetimize verilmemiştir.107 Ayrıca sıkıntı nedeniyle tüm yurtta akaryakıt satışları da karneye bağlanmıştır. Daha sonra Ruslardan kısa müddet para karşılığında benzin temin edilmiştir. s.gov. s. Mesela Adana’da gaz yağı yoktu. s.700 teneke ticari gaz yağı. 106 Özel. G. 176-177. 6000 kilo Rus benzini. 108 Şenalp. Taraflar arasında varılan bir anlaşma uyarınca 25 Mayıs 1922’den itibaren yıkanmış kömür karşılığında akaryakıt alınmıştır. ikisi makine sınıfı olmak üzere dört subay ve birkaç er gönderildi. 33. 143. Erzurum ve 103 Türk İstiklal Harbi. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Yayını.mta.104 Rusya. gaz.pdf 58 . İstanbul. 107 Gnkur. B. Doktora Tezi. Bu sıkıntılı durum Samsun limanına yapılan saldırı neticesinde ve önemli miktarda akaryakıt tahrip olmuştur. Ankara.000 kilo benzin tahrip olmuştur. K.800 teneke Rus gaz yağı. 235. İSH. Trakya’nın Yunan işgali zamanında Mürefte ve Şarköy havalisi petrol ihtimal ve imkânları bakımından Standard Oil Kumpanyası tarafından etüt ve tetkik ettirilmiştir.105 Bu çaba ile sıkıntı azaltılmaya çalışılmıştır. s. 134-1. 89. 104 Orhan Duru.108 İstiklal Harbi döneminde memleketin her yöresinde petrol aramaları devam etmiş yabancılar birçok bölgede arama çalışmaları yapmıştır. “Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye’nin Kurtuluş Yılları”. 19. 41. akaryakıt temini konusunda en önemli kaynak olmuştur. Fakat ödeme konularında sıkıntıya düşülmesi sıkıntılara sebep olmuştur.Benzin ve Gaz Yağı Tedariki Kömür ve odun sıkıntısı yanında benzin ve gaz yağı sıkıntısı ithalat ve ödeme güçlükleri nedeniyle hat safhaya ulaşmıştır. benzin ve makine yağı gibi maddeleri kömür veya para karşılığı bulmak olmuştur.109 Ruslar. 88. Kurtulus Savaşı’nda Denizciliğimiz. mazot. s. Acilen ödeme yapılması istenmiştir. Örneğin üç ayı mütecaviz bir zamandan beri Levazımat-ı Umumiyesi İsmail Hacı Paşa’nın ve Üçüncü Ordu Kumandanı’nın emirleriyle Gül Cemal vapuruyla Levazımat-ı Umumiye namına Batum’daki fabrika hâsılatından 6448 sandık gaz yağı gönderilmesine rağmen hiçbir ödeme yapılamamıştır.106 Daha sonra benzinle çalışan gerek deniz gerek kara motorlu araçlarıyla uçakların ihtiyaçları da bir süre Sovyet Rusya’dan kömür karşılığında sağlandı. 134. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. Mesela. Batum’a ikisi güverte. ATASE Başkanlığı Arşivi. Subayların başlıca görevi. Mayıs 1921’de Trabzon vilayetinden yapılan bir tebliğde Rusya’nın Karadeniz sahilindeki limanlarına tüccar gemilerinin ve motorlarının girmelerinin izin verildiği. 270.tr/mta_web/kutuphane/mtadergi/72_15. 1964. 105 Mustafa Hergüner. götürülecek eşya karşılığında gaz alınmak suretiyle ticaret yapılabileceği bildirilmişti.103 Saldırı neticesinde Samsun petrol deposunda yanan mallar ise şunlardır: 4496 teneke Amerikan gaz yağı. bu nedenle gaz satışı da vesikaya bağlanmıştır. 1978.

. 1920 yılında bu kuyular tekrar işletmeye açılmıştır. Özel.. Örneğin. B. benzin gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekmiştir.balikesir.tr/~metinay/manisa. 115 Köstüklü. 263. Tercan’da bir petrol kuyusu kazdırmış. 860. K. ATASE Başkanlığı Arşivi. burada kaliteli petrol çıkmasına rağmen vasıtasızlık yüzünden işletilememiştir.111 Soma’daki kömür ocaklarına el koyan Fransız birliği. 231-2. G. İSH. s.s. 127. 57. 57-1. gres yağı. s. 1922 yılında da Erzurum vilayeti içindeki petrol madenlerini işletme hakkı Mirza Esadullah’a verilmiştir. bozuk bir kamyonu tamir ederek enerji üretir hâle getirdi ve marangozların yardımı ile röntgen odası yaparak yaralı erlerin röntgeni alınmıştır. millî servetin ecnebi bir şirketin kasasına gideceğine millî ve mahallî bir şirketin cebine dolsun denilmiştir. 59 .110 Yakıt Sıkıntısının Sanayiye Olan Etkileri Enerji sektöründeki millî bilinçlenme.edu.112 Ahiren kömür ihraç alınmış olduğundan mensucat fabrikalarına ve hava gazı şirketlerine ihtiyaçları kadar kömür verilememektedir. 112 Metin Ayışığı. G. Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği http://w3. B. 145. 18. K. Vali Hamid Bey. İstikbal gazetesi İsviçreli mühendisin Trabzon’da elektrik tesisatı kurmak istediğini belirten yazısında elektrik tesisinin millî sermaye ile kurulabileceği. İSH. ATASE Başkanlığı Arşivi. 14 yaşında elektrikçi Necati adındaki bir genç. 221.116 110 111 Selvi. 114 aga. Bu durum ise. 18-2. 231. 116 Gnkur. İSH. Otomobillerin tamiri ancak cereyanın isalesiyle vasıl olabileceğinden kumpanyanın talep ettiği paranın temini istenmiştir.115 Levazımatı-Umumiye emrindeyken son teşkilatta Otomobil Müfettişliği emrine verilmiş Ahır Kapı Tamirhanesinin cereyan verilmediğinden dolayı iki aydan beri çalışmadığı ve Nezaret emrinde tamire intizar eden birçok otomobilin tamir edilemedikleri Ahır Kapı Tamirhanesi müdürü tarafından bildirilmiştir. G. İzmir’deki Nafia kuruluşlarının ve askerî fabrikaların kömürsüz kalması demekti. teleferik tesisleri ve ambarlardaki tüm malzemeye de el koymuştu. millî iktisat fikrinin uygulanması için önemli bir altyapı oluşturmuştur. Erzurum Belediyesinin gelirlerini artırmak için çalışmalara başlamış.113 Ordu ihtiyaç duyduğu vakum yağı. “Millî Mücadele’de Manisa”Kurtuluş Özel Sayı: 7 Ekim 1994 Manisa’yı. K. 151.çevresinde petrol kuyuları açmış ve işletmişlerdi. Fakat Ermeniler Hasankale ve Hınıs’taki bu petrol kuyularını geri çekilmeleri sırasında kullanılamayacak duruma getirerek iptal etmişlerdi.114 Isparta Kızılay Hastanesinin bir röntgen makinesi olmasına rağmen bu röntgen makinesini işletecek elektrik yoktu.htm 113 Gnkur. B.

Ormanlar düzensizce kesilerek tahribata neden olundu. milletine inandırarak doktrinini uyguladı.Sonuç Birinci Dünya Savaşı Almanların yenilgisiyle sonuçlanınca her türlü başarı şansını kaybeden Osmanlı Devleti. idari ve teknik yetersizlik devlet çarkının felç olmasına neden oldu. bütün maddi ve manevi güçleriyle karşı karşıya gelmesi ve bir ideal için vuruşması demek olduğunu. Türk milleti Kurtuluş Savaşı’na bu koşullar altında başlamıştır. Yeteri kadar sefer yapılamaması. Fakat odun da bir süre sonra teknik ve mali yetersizlikler nedeniyle bulunamaz oldu. Türk milletinin ordusu ile millet olma bilincinde hedeflediği amaca bir an önce kavuşmasında büyük rol oynamıştır. 60 . benzin bulunmaz bir meta hâline geldi. Kömür. “harbin iki ordunun değil. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Kuvayımilliye ve Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri altında örgütlendi. Terhis edilen askerler. Mustafa Kemal Paşa. depolanması ve kısaca askerî bir terim olan lojistik alanına giren bu faaliyetin aksamadan yürütülmesi için güçlü bir teşkilatlanmayı oluşturmuştur. dağıtılması. İtilaf devletlerinin enerji kaynaklarına el koyması ise şartları daha da zorlaştırmıştır. iaşe ve mühimmatı taşıyacak araç ve yakıt sıkıntısı nedeni ile ülkede hayat durma noktasına geldi. Millî bilinçle orduyu ve milleti birleştirerek maddi imkânsızlıkların yaşandığı bu dönemde Mustafa Kemal Paşa çok yönlü ve komutanlık vasıflarına sahip bir yönetici olarak. Mustafa Kemal Paşa başlatmış olduğu seferberlik. Anadolu insanı her türlü fedakârlık içinde var olma savaşı olarak sürdürdüğü hazırlıklarını en yüksek noktaya çıkarmıştır. askerî erzak. Türk ordusunun ihtiyacı olan her türlü malzemenin cephe gerisinden cepheye taşınması. Ülkenin her yerinde karaborsa oluştu. Türk milletinin kendi öz kaynaklarından nasıl faydalanacağını kanıtlayan bir lider olmuştur. lağvedilen orduların subay aileleri. İtilaf devletlerinin Yunan ve Ermeniler aracılığı ile Anadolu’da sömürü düzeni kurmak istediğini gören Türk milleti bu duruma büyük bir tepki gösterdi. iki milletin bütün varlıklarıyla. Mondros’ta ağır bir mütareke imzalamak zorunda kaldı.

İsrafil Kurtcephe-Mustafa Balcıoğlu. tribe Osmanlı Devleti ile Almanya arasında 2 Ağustos 1914 tarihli gizli ittifak anlaşmasının imzalanmasından sonra.2 Almanların para ve mühimmat desteğiyle İstanbul’da gizlice kurulan. “Birinci Dünya Savaşı Başlarında Romantik Bir Türk-Alman Projesi. 247-269. s. Anahtar kelimeler: İran. Bu sebepten her iki isimlendirmeye de yer verilmiştir. Teşkilat-ı Mahsusanın Hindistan Misyonu (1914-1918). İran üzerinden Afganistan’a ulaşmak ve bu ülkeyi Cihad-ı Ekber’e kazandırarak Hindistan sınırında mühim bir müttefik temin etmek ve istiklalci Hint komiteleri ile sınırdaki kabilelere ulaşmak suretiyle çıkabilecek isyan ve ihtilalden medet beklentisinin bir neticesidir. 2 Vahdet Keleşyılmaz. s. Almanya. But a disagreement was emerged between the Turkish and German officials and this circumstance leads German secret agency members to organise some Persian tribes who live near the borders of Turkey and Persia with a purpose of preventing the platoon. 89. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi. fakat çeşitli nedenlerle3 Afganistan’a ulaşamayıp Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. was followed by a constitution of a platoon. İran üzerinden Afganistan’a ulaşmayı. Due to the conflicts between the tribes and platoon which last too long. Ocak 1992. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi”. The aim of this platoon was to reach Afghanistan through Persia and to organise the Indian Muslims and committee members against English. platoon could not make forward themselves. the First World War. Söz konusu müfreze. Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi 1 Söz konusu müfreze. in which some of the German Secret Agency members participated and leaded by Huseyin Rauf Bey (Orbay). OTAM. İran üzerinden Afganistan’a ve oradan da Hindistan’a gitmek için İstanbul’da bir müfreze (seferiye)1 oluşturulmuştur. * 61 . İran içinde Kirmanşah’tan ileri gidemeyen müfrezenin varlığı zamanla bölgedeki Türk yetkililerce de eleştirilmeye başlanmış ve hedeflenen amaca artık ulaşma imkânı olmadığından yeni bir düzenlemeyle müfrezenin lağvedilmesi gerektiğine dair bazı düşünceler ifade edilmiştir. S III. 3 Müfrezenin planlanması. konuya dair arşiv kayıtlarında Heyet-i Seferiye olarak da geçmektedir. 1997. aşiret Abstract: The treaty of German and Turkish alliance at First World War. however. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları İstanbul. Germany. örgütlenmesi ve sonrasında Türk ve Almanlar arasında ortaya çıkan sorunlarla ilgili bk. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi. Birinci Dünya Savaşı. bu ülkeden cihat propagandası vasıtasıyla elde edilecek kuvvetlerle Hindistan Müslümanlarını ve ayrılıkçı Hint komitelerini İngilizlere karşı ayaklandırmayı hedefleyen bir müfreze oluşturulmuştur. Alman yetkililerin de Berlin üzerinden Türk Erkanıharbiyesine yaptığı baskıların da etkisiyle müfrezenin dağıtılmasına karar verilmiştir. Key words: İran. the future of this platoon was started to discuss in Ottoman General Staff and after a while platoon was disbanded in the consequences of German’s pressure. Ancak henüz İran’a ulaşamadan Türk ve Alman yetkililer arasında Doğu işlerinde kimin önderlik edeceği konusunda ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine Almanlar heyetten ayrılarak amaca dair kendi başlarına çalışmaya başlarken.DOĞU SİYASETİNDE TÜRK-ALMAN İHTİLAFI VE HÜSEYİN RAUF BEY HEYET-İ MÜFREZESİNİN TÜRK SINIRINA ÇEKİLMESİNE DAİR TARTIŞMALAR (AĞUSTOS 1914-EYLÜL 1915) Barış METİN* Özet: Birinci Dünya Savaşı’nda Türk-Alman İttifakı Anlaşması’nın imzalanmasını müteakiben başında Hüseyin Rauf (Orbay) Bey’in ve bazı Alman Gizli Servisi üyelerinin de bulunduğu. Kirmanşah bölgesinden İran içlerine giren Türk kuvvetlerinin de faaliyetlerini engelleme gayreti içinde sınıra yakın bölgelerde yaşayan bazı İran aşiretlerini Türk kuvvetlerine karşı desteklemeye başlamıştır..

Buradan tekrar Madagaskar’a gönderilmiş. The German Lawrence.İran’da4 faaliyetlerini sürdürmek zorunda kalan Türk ve Alman tasavvuru bu müfrezede5 Wassmuss** ve Niedermayer gibi bazı Alman gizli servis üyeleri de yer almış. 88-91. Fih. 19. Mesela. Enver Paşa ile yakın ilişkileri vardır. 1937. Wassmuss hakkında ayrıntılı bilgi için bk. 150. ** 1880 yılında Almanya’nın Hanover şehrinde doğan Wassmuss. 6 Enver Paşa’nın (Hüseyin) Rauf Orbay’a söz konusu heyetin başına geçmesine dair teklifi ve Rauf Orbay’ın bu heyet hakkındaki düşünceleri için bk. Almanlarla müştereken (ve) gizlice İran ve Afganistan’a giderek bu hükümetleri İslâmiyet duygusuyla Düvel-i İtilâfiye aleyhine tahrik ve teşekkül edecek ordularla (ve) Almanların paraca iştiraklerini temin ile birer zabit-i menzil kumandasında Harb-i Umumi’deki maksadımız için yardımı hazırlamaktır. 3610. 7 Hüseyin Rauf Bey’in heyetin başında yer alması sebebiyle bu heyet kimi kaynaklarda onun ismiyle anılmaktadır. s. -1953’te ölene kadar. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi. (Ömer Fevzi Bey’in söz konusu coğrafyalardaki faaliyetleri için bk. Ankara. 2004. 1906’da Alman Dışişleri Bakanlığında göreve başlamıştır. 9 Ömer Fevzi Bey. Savaş’tan hemen önce izinli olan Wassmuss. 297-30. Sadık Sarısaman. Dinî.” Bu konuda bk. Barış Metin. 8 ATASE Arşivi. 12-21. Erzurum. “… hususi ve mahrem mahiyete haiz bu heyet. 2004. savaşın ilerleyen günlerinde Tahran ve Kirmanşah ataşe militerliği görevi yapmıştır. Keleşyılmaz. Tarih Ana Bilim Dalı. Dos. Kurtcephe-Balcıoğlu. 19-21.7 İngilizlerin Hüseyin Rauf Bey’i tanımaları hâlinde maksadın anlaşılabileceği endişesi ile müfrezeyi oluşturma görevi İstanbul’da “… Şark Şube-i Mahsusasına memur…8 Binbaşı Ömer Fevzi9 Bey’e verilmiştir. Wassmuss.) Ömer Fevzi Bey. Metin. Leipzig. Cumhuriyet döneminde “Mardin” soyadını almıştır. Katar’da Osmanlılar 1871-1916. fakat burada uzun süre kalmamış ve Berlin’e çağırılmıştır. Ankara. Rauf Orbay. fakat Basra Körfezi’ne Alman gemilerinin İngilizlerle eşit şartlarda girebilmesini sağlamak için 1913’te yeniden Buşehr’e Alman konsolosu olarak tayin olmuştur. Ancak kitaplarında kendine has yeni bir din anlayışını yaymaya çalıştığı ve Amerikan misyonerlerini övdüğü gerekçesiyle bazı kitapları yasaklanmıştır. s. Osmanlı Devleti henüz Birinci Dünya Savaşı’na resmen girmemiş iken İran ve Afganistan’a gönderilecek ve başında Hüseyin Rauf’un (Orbay) bulunduğu bir heyetin kurulması görevini üstlenmiş. Siyasi Hatıralarım. İstanbul’da oluşturulan Rauf Bey Müfrezesinde yer almış. Cehennem Değirmeni. Kls. s. Ankara. Zekeriya Kurşun. Golç Paşa ve XIII. Daha sonra bir yıl görev yaptığı Buşehr’e konsolos olarak atanmıştır. Trablusgarp’ta İtalyanlara karşı savaşan Osmanlı subayları arasında yer almıştır. 1994. Türk Tarih Kurumu Yayınları. s. Ayrıca Heyet-i Seferiye için bk.10 Birinci Dünya Savaşı süresince muharip kuvvetlerin İran’daki faaliyetleri için bk. Kls. 001-02. Siyasi Nüfuz Mücadeleleri. 1999. s. Bahreyn ve Kuveyt şeyhleriyle görüşmek ve onların İngilizlerle iş birliğine engel olabilmek ve bu bölgelerde İttihat-ı İslâm siyaseti yapmak için Enver Paşa tarafından görevlendirilmiştir. Basra Körfezi’nde Osmanlı-İngiliz Çekişmesi. 2007. Siyasi Nüfuz Mücadeleleri. Ankara. 247-269. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Bk. Birinci Dünya Savaşı’nda İran Coğrafyasında Etnik. Dos. 297-30. Teşkilat-ı Mahsusanın Hindistan Misyonu (1914-1918) Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. müfrezenin başına ise Enver Paşa tarafından Hüseyin Rauf Bey6 getirilmiştir. Fih. 3610. Ömer Fevzi Bey. 2007. İngilizlerin Basra Körfezi’ndeki faaliyetlerini artırmaları üzerine Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Necid. Arapça ve Farsça bilmektedir. Mardin’in köklü bir ailesine mensup Arap kökenli Mehmet Arif Bey’in oğludur. s. İlk vazifesi için Madagaskar’a atanmış. 5 Müfrezenin amacı bu seferiyenin tarihçesinin anlatıldığı ve 1926 yılında ATASE Arşivi kayıtlarına geçen bir hatıratta şöyle ifade edilmektedir. Birinci Dünya Savaşı’nda İran Coğrafyasında Etnik. Ömer Fevzi Mardin tarafından yazılan ve İstanbul’da Sinan 4 62 . Truva Yayınları. fakat Bağdat yakınlarında bu heyetten ayrılarak ihtilalci bir grup Hintli ile “Şuster”e geçmiş ve bu bölgede yeniden faaliyetlerine başlamıştır. 001-02.daha çok dinî ilimlerle ilgilenmiş ve bu alanda kitaplar yazmıştır. Ömer Fevzi (Mardin) Cumhuriyet döneminde. Cristopher Sykes. İstanbul. Kolordu Harekâtı Dönemlerinde Osmanlı-İran İlişkileri (Ekim 1915-Nisan 1917). Gazi Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı Yayınlanmamış Doktora Tezi. Dinî.

Müslümanlığa “Muhammedi dini” demesi yanlıştır. Sonuç olarak bu kitap din bakımından faydadan çok zarar getirecek bir eserdir..09. 30 Eylül 1914 tarihinde Bağdat’a ulaşmıştır.Bağdat yolunda Hüseyin Rauf Bey ile Wassmuss arasında ortaya çıkan anlaşmazlık nedeniyle bazı Almanların kendi başlarına Afganistan’a gitmek üzere ayrılmasından sonra müfreze. Söz konusu süreçte doğuya dair işlerde Almanlarla Türklerin arası o derece bozulmuştur ki Türk karargâhına misafir olan Almanya Kirmanşah Konsolosu Şunuman. 570. 297-30. o da Almanlarda vardır…”13 demek suretiyle bu bölgede söz sahibinin Almanlar olduğunu. 030. Fih. İran aşiretlerinin cesaretini daha da arttırıp Bağdat’a doğru yürümeleri durumunu dahi ortaya çıkarmıştır. 7. Ömer Fevzi (Mardin) söz konusu kitabında az çok Amerikan misyonerlerinin propagandalarını örnek tutmuştur. Namaz hakkındaki görüşler halkın fikrini karıştıracak mahiyettedir. 001-04.11 Müfrezenin. 10. Yazarın eserinde dinî bahislerde dahi Amerikalılardan ve misyonerlerden bahsetmesi ve yazdığı yazılarda gizli bir tarikat ruhunun sezilmesi üzerinde önemle durulacak iki noktadır. Müfrezenin bu bölgede yapacağı görev hakkındaki tartışmalardan sonra.03. 297-30. Din dersleri adlı kitabın yasaklanması ile ilgili rapor hakkında bk. Ayrıca yazılar bir program dâhilinde tasnif edilmemiştir. Fih.1944 tarihinde Başvekâletten bu eserin yasaklanması için karar alınmasını istemiştir. Bu eserin adına ve içindeki İslam. Matbaasında basılan “İslam Muhtırası” isimli eser Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından incelenerek hakkında bir rapor hazırlanmıştır. Bunun üzerine İran’dan Bağdat’a doğru geçişe müsait stratejik konumda olan Paytak Geçidi’ni de içine alan Serpol. Dos. İran’da Türklerin güçlenmesini ve kendi arzuları dışında hareket etmesini istemeyen Almanlar. s. iman ve amel esasları gibi tabirlere bakılınca İslam dinine ait bir eser gibi görülür ise de müellifin bu namlar altında kendince keyfi bir reform ve dinler arası adıyla propaganda yaptığının anlaşıldığı bu bakımlardan eserin ilmî ve dinî değerinin olmadığı ifade edilmiş ve Basın ve Yayın Müdürlüğü 28. Kls.1. 18.1946 tarihinde. Dos.. Sarısaman. Bk. 11 Kurtcephe-Balcıoğlu. Diyanet İşleri Başkanlığının söz konusu raporu üzerine Başbakanlık Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü. 3610. Kirmanşah bölgesinin önemli aşiretlerinden olan ve Türk-İran sınırına yakın bölgelerde yaşayan Sencabi aşiretini Türk kuvvetlerine karşı tahrik etmiş ve Hanikin bölgesinde aşiret kuvvetleriyle müfreze arasında çatışma çıkmıştır. 10 ATASE Arşivi. Kitaba mealen alınan bazı ayetler yanlış çevrilmiştir. Sencabi aşiretinin Hanikin civarından saldırıya geçmesi. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA). bir konuşma esnasında cebinden bir avuç para çıkararak “Şark para ile fethedilir. 10. 258. Türklerin ise sadece yardımcı olduğunu üstü kapalı olarak ifade etmiştir. Başbakanlık makamından 02. 001-02. 13 ATASE Arşivi. öteden beri misyonerlik propagandası ve yeni bir din telakkisi aşılamaya çalıştığı emniyet raporlarıyla da belli olan Ömer Fevzi (Mardin)’nin adı geçen eserinin mevcutlarını toplatılması ve satışının yasaklanması için gerekli kararın alınmasını istemiştir. Kls. 87. 63 .. “İslam Muhtırası” adlı kitabın yasaklanması ile ilgili rapor hakkında Bk. s. Ömer Fevzi (Mardin) tarafından yazılan ve İstanbul Aydınlık Matbaasında basılan ve İbrahim Hilmi Kitabevi tarafından yayınlanan “Din Dersleri” adlı bir diğer kitap hakkında Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı rapora göre. 86. 030. 3610. 374. Irak ve Havalisi Komutanı Süleyman Askerî Bey 19 Şubat 1331 (4 Mart 1915)’de Hüseyin Rauf Bey’e gönderdiği bir emirde Kirmanşah’ın Rus ve İngilizlerce Osmanlı Devleti’ne karşı bir üs hâline gelmesi sebebiyle işgal edilmesini istemiştir. 12 Bazı kaynaklarda Sirpol olarak da geçmektedir. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA).12 Müfreze tarafından ele geçirilmiştir. Kirmanşah’a taarruz etmek için Türk-İran sınır kasabası Mendeli’den harekete geçmesi üzerine.

14 8/9 Haziran (21/22 Haziran) gecesi. ancak Hüseyin Rauf Bey’le de fikir ayrılığına düşerek. Ordu Nizamiye IX. Tarih ve Toplum. 208-209. “Ey tarihçi. Dos. Bağdat’ta iken Harbiye Nezaretinin emriyle yakalanarak Konya’ya gönderilirken İran içlerine firar etmiştir. 31 Aralık 1910’da Kars konsolosluk kâtibi unvanı ile Kafkasya bölgesinde görevlendirilmiştir. Bu çatışma iki gün. Kalhani. 8 Aralık 1908’de kıdemli yüzbaşı olmuş ve V. Yapılan değerlendirme sonucunda 9 Temmuz 1931 gün ve 7529 sayılı Kararname ve siyasi suçların affı hakkında 23 Aralık 1918 tarihli kanun gereğince Ruşeni Bey’in hakkında verilen cezanın kaldırılması ve 18 Şubat 1915’ten itibaren emekliye ayrılması ve kendisine aylık bağlanması kabul edilmiştir. bunun üzerine Ruşeni Bey’in Bağdat’a geldiğini. Ruşeni Bey hakkındaki malumatının 64 . s. 4 Haziran 1331 (17 Haziran 1915)’de Alman ve İsveçli subayların da aralarında bulunduğu Sencabi aşiretine mensup birlikler. sonra aralarında bir yanlış anlaşılma çıktığını. Sencabiler iki gün sonra Alman konsolosu Şunuman’ı Hüseyin Rauf Bey’e göndererek barış istemek durumunda kalmışlardır. 25 Nisan 1953 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Babası Kadızade Hüseyin Efendi ve annesi Seyide Hanım’dır. Fih. 1930 yılında Türkiye’ye dönerek daha önceden kendisine verilen cezanın siyasi bir suçtan kaynaklandığını belirterek affını istemiştir. Fırkasına atanmıştır. 1 Ocak 1900’de Harbiye Mektebine girmiş ve 1902’de teğmen rütbesi ile mezun olarak kurmay sınıfına ayrılmıştır. Ordu Kumandanlığında görevlendirilmiştir. 1300 (1884)’de GiritHanya’da doğmuştur. Sencabi aşireti karargâhında Ruşeni Bey’in15 Türk tarafını 14 15 ATASE Arşivi. dönemde milletvekilliği yaptığı TBMM’ye verdiği özgeçmişten elde edilen bilgiye göre Soyadı Kanunu’nun çıkması ile “Barkın” soyadını alan Ruşeni Bey. Ömer Fevzi Bey. Ömer Fevzi Bey. 18 Şubat 1915’te orduyla ilişkisi kesilmiştir. Kirind kasabası halkını da yanlarına alarak -Türk kuvvetlerine destek veren Kelhor aşiretinin ve Irak havalisinden getirilen aşiretlerin önemli bir bölümünün de firar ettiği bir dönemde.Müfreze. Ruşeni Bey’in önce (Ömer) Naci Bey ile Azerbaycan cephesinde çalıştığını. Koçak Cemil. Ruşeni Bey hakkında 22/23 Ağustos 1332 tarihinde XIII. dönem Samsun milletvekilliğini. ikamete memuren Anadolu içlerine sevk edildiği sırada firar ettiğini ve İran’a geldiğini. 10 Aralık 1932 tarihinde seçildiği IV. aşiretlerle herhangi bir çatışma ihtimalini önlemek amacıyla Serpol bölgesindeki Kirind kasabasının dışında. Belgen Kadar Konuş!. burada suret-i hususiyede Hüseyin Rauf Bey Müfrezesine katıldığını. Ruşeni Bey’in biyografisi için bk. ancak Haruniye Müfrezesinin yetişmesiyle çarpışma Türk kuvvetlerinin lehine dönmüştür. dönemde de sürdürmüştür. 297-30. Ruslar aleyhinde propaganda yapmak gibi bazı teşebbüsler için Türkistan’a gönderildiğini işittiğini. ancak Bağdat’ta Dâhiliye Nezareti Celilesinin emriyle tutuklandığını ifade etmektedir. Kirind ahalisi ve bazı aşiretler kasabadan. Kurani ve daha birçok Şii Kürt aşireti de kuzeydeki kayalık bölgeden müfrezeye karşı ikinci bir baskın yapmışlardır. müfrezeden ayrıldığını ve Tahran’a gittiğini belirtmektedir. 3610. 30 Temmuz 1931’de Kudüs 2. batıda karargâh kurarak beklemeye başladığı bir zamanda. bu ani saldırıda önemli sayıda zayiat vermiş. S 3. sınıf konsolosluğuna atanmış ve görevini 1932 yılına kadar sürdürmüştür. 001-04a. 16 Eylül 1906’da kurmay yüzbaşı sıfatıyla III. fakat düşünce ve niyetinin ne olduğundan bahsetmediğini belirtmiş ve Ruşeni Bey’in daha sonra Alman ataşe militeri tarafından şimendifer hattının tahribi. Bundan dolayı Divanıharp tarafından askerlikten tart ve bir yıl kalebent edilmesine karar verilmiştir. ve VI. IV. V. Ayrıca. 4 Eylül 1913’ten itibaren Avrupa’da yabancı dil öğrenimi için izinli sayılmış ve kendi isteği üzerine izni bir yıl daha uzatılmıştır. Kls. Ruşeni Bey ile Tahran’da görüştüğünü. Alman ve İsveçli subayların da yardımıyla Sencabi aşireti Kirind’in batısından. Müfreze. Bahar 2006.Türk karargâhına saldırıya geçmişlerdir. Belgesel Bir Teşkilat-ı Mahsusa Öyküsü”. iki gece sürmüştür. 1930 yılına kadar yurt dışında çeşitli ülkelerde yaşamıştır. Kolordu Komutanlığına gönderdiği telgrafta.

Fih. Osmanlı Devleti Kirmanşah şehbender vekiline saldırıda bulunanların çok şiddetli bir şekilde cezalandırılması konusunda anlaşılmıştır. kendisinin de Osmanlı Kirmanşah Şehbenderi Refik Bey ve diğer bir kişiyi19 bu toplantıya gönderdiğini ifade etmiştir.müfrezenin lağvedildiğine dair söylentiler ortaya atmıştır. 17 aga. Ayrıca Osmanlı Devleti aleyhinde tahrikâtta bulunulmaması şartıyla. Dos. Osmanlı Devleti Tahran ataşe militerliğine tayini sebebiyle müfrezede görev yapan bazı önemli subayları beraberinde Tahran’a götürmeye çalışmış ve İran sınırındaki Türk aleyhtarı aşiretler arasında kolayca seyahat edebilmek için -Harbiye Nezaretinden henüz bu yolda bir emir gelmemesine rağmen. Bu toplantıda yapılan müzakere sonucunda muhalif aşiretlerin bundan sonra İttihat-ı İslâm için çalışmaları ve o havaliden Irak’a kesinlikle saldırmamaları. Dos. Dos. Kls. 297-30. 16 ATASE Arşivi. taraflar arasında herhangi bir yanlış anlaşılmaya ve kan dökülmesine sebebiyet vermemek için Türk askerlerinin sınıra geri çekilmesi konusunda mutabakata varılmış ve buna dair bir de antlaşma imzalanmıştır. Kls. 001-04a.18 9 Haziran 1331 (22 Haziran) tarihli çarpışmadan sonra Kirmanşah vilayetinin İran Umur-u Ecnebiye Müdürü ile jandarma kumandanının. 19 Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin tarihçesinin anlatıldığı ve ATASE Arşivinde bulunan söz konusu hatıratta bu kişinin Ruşeni Bey olduğu ifade edilmektedir. 18 aga.16 Kont Kanitz’in ve Şunuman’ın Osmanlı Devleti aleyhinde söz konusu faaliyetlerinin yanında Alman İmparatoru da Erkânıharbiye nezdinde girişimlerde bulunarak müfrezenin lağvedilmesini istemiştir.. Söz konusu telgraf için bk. Dos. 297-30. Fih. ATASE Arşivi. 65 . 001-04a. Bunun üzerine Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesi ile bölgedeki komutanlar ve siyasi temsilciler arasında Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin akıbeti hakkında bazı tartışmalar başlamıştır. bölge aşiretlerini ve Osmanlı Devleti Tahran büyükelçisi ve ataşe militerini dahi rahatsız etmeye başlamıştır. Alman ataşe militeri Kont Kanitz’in (Kaniç). 020-03. Almanya Kirmanşah konsolosu Şunuman’ın İran Demokrat Fırkasından bazı kişilerin Sencabi ve Kelhor reislerinin Haydar Abad’da toplandıklarını.17 İngiliz ve Rusların İran’daki çıkarları için tehdit olan müfrezenin faaliyetleri. Fih. Fih. 497A-68. 3610. 4281. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Lağvedilmesine Dair Tartışmalar Hanikin’e Çekilmesi ve Hüseyin Rauf Bey. önce Almanları zamanla da İran Hükûmetini. Serpol’dan Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesine müfrezenin sınıra çekilmesine ve bunun gerekçesine dair gönderdiği 21 Haziran 1331 (4 Temmuz 1915) tarihli telgrafta. 250-825. 3610. 002-2. Diğer taraftan da Binbaşı Ömer Fevzi Bey. Kls.temsilen hazır bulunduğu bir anlaşma sonrasında müfreze. Kls.. bunlardan ibaret olduğunu ilave etmiştir. 195. Hanikin sınırına yakın olan ve Bağdat yolunun güvenliğini sağlama bakımından önemli bir mevkide yer alan Serpol’a çekilmiştir.

Hüseyin Rauf Bey’in değerlendirmesine göre; bu antlaşmaya rağmen Türkiye karşıtı aşiretlerin ve şahısların düşmanlıkları şüphesiz devam edecektir. Kont Kanitz ve Şunuman, bu antlaşma imza edildikten sonra dahi İran’da halifenin nüfuzunu mahvetmek için her türlü yola başvurmaktan çekinmeyeceklerdir. Hüseyin Rauf Bey’e göre müfrezenin karşı karşıya kaldığı söz konusu olumsuz duruma karşılık kendi elindeki kuvvetler her tarafı düşmanla kaplı yüz seksen kilometrelik bir menzil hattı ile on beş kilometrelik bir muharebe hattının beşte birini bile temine yetmemektedir. Kirind Muharebeleri’nde müfreze zafiyete uğramıştır. İki ay kadar önce Bağdat’tan gönderilmesi emredilen iki yüz jandarma yerine şimdiye kadar yüz otuz savaşamayacak kadar hasta durumda asker gönderilmiştir. Son defa Irak’tan gönderileceği bildirilen iki yüz güzide askerden henüz bir asker dahi gelmemiştir. Bu gibi olumsuzluklar sebebiyle ihtiyari bir hareketle müfrezenin Serpol’a çekilme mecburiyeti ortaya çıkmış ve bu ricat harekâtı hadisesiz olarak gerçekleştirilmiştir. Ancak Serpol düşman tahrikâtının artmasına uygun bir zemin oluşturmaktadır. Ayrıca üstün Avrupalı kıtalar nezaretinde sevk ve idare edilen kuvvetlere karşı müdafaaya pek de müsait değildir. Bu bakımdan müfrezeye yeni kuvvetler gönderildiği takdirde Kasr-ı Şirin civarında daha müsait bir bölgeye çekilmek zaruriyeti ortaya çıkacaktır. Tam donanımlı bir tabur Türk kuvveti ile düşman tahrikâtını ve tecavüzünü engellemek ve hâlâ Türklerle birlikte hareket eden Sene aşiretleri ile bir kısım Kelhor aşiretini tekrar düşman aleyhine başarıyla sevk etmek mümkün ve gereklidir. Başkumandan Vekili Enver Paşa, cevaben Hüseyin Rauf Bey’e gönderdiği telgrafta20 Konsolos Şunuman ve Ataşe Militer Kont Kanitz’in Türk menfaatleri aleyhindeki faaliyetlerinin engellenmesine dair gerekli kişilerin ihtar edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca Serpol’dan Kasr-ı Şirin’e çekilmenin gerekli olup olmadığına Hüseyin Rauf Bey’in bulunduğu yerden daha iyi karar verebileceğini belirtmiş ve kendisine kalırsa mecbur olmadıkça çekilmemeleri gerektiğini de ilave etmiştir. Enver Paşa, Hüseyin Rauf Bey’in talebi olan bir tabur askerin gönderilmesinin mümkün olmadığını, fakat hasta durumdaki askerlerin değiştirilmesini ve sevk olunan iki yüz asker ulaşıncaya kadar müfrezenin Hanikin hudut askerleri ile takviye edilmesi hususunu Irak Kumandanlığına tekrar yazdığını belirtmiştir. Enver Paşa, geri çekilme konusuna gerekli olmadıkça taraftar olmadığını ifade etmekle birlikte, Müfrezenin bulunduğu Serpol’dan daha da geriye çekilmesini gerektirecek her türlü çatışma ortamını engellemek amacıyla Tahran sefareti vasıtasıyla İran Hükûmeti nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Bu konuda Tahran Sefaretine bir telgraf21 göndererek Rus ve İngiliz taraftarı Demokratların ve Sencabi aşiretinin taarruzlarıyla yapılan ve bunların mağlubiyetiyle neticelenen İkinci Kirind Muharebesi’nden sonra
20 21

ATASE Arşivi; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 002-5. aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 002-4.

66

Hüseyin Rauf Bey’in müdafaa hattı oluşturmuş iken, Osmanlı Devleti’nin İran’la dostane bir ilişki içinde olmak ve İttihat-ı İslam siyasetini sürdürmek arzusuyla Hüseyin Rauf Bey’e Osmanlı hududuna doğru geri çekilme emri verdiğini ve Müfrezenin şu an Serpol’da olduğunu belirtmiştir. Daha sonra da İran Hükûmetine iletilmesi için Osmanlı Devleti düşmanlarının telkinatıyla hareket etmekte olan aşireti teskin ve Osmanlı Devleti’nin bu teşebbüsüne yardımcı olunmaz ve hâlen pek de Osmanlı lehine olmayan siyasete devam edilirse ileri harekâtı tekrarlama zaruriyetinin ortaya çıkacağı uyarısı yapılmıştır. Enver Paşa’nın geri çekilmesini uygun bulmadığı, İran Hükûmetine karşı bir koz olarak kullanmaya çalıştığı ve türlü nedenlerle kuruluş amacından bir hayli uzaklaşan Müfrezenin akıbeti hakkında Osmanlı Devleti’nin bölgedeki komutan ve memurlarının ortak bir tutum içinde olmadığı Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin’in, Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği, Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin çekilmesi ve sonrasına dair kendi görüşlerini ve taleplerini içeren 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihli telgrafta22 da açıkça görülmektedir. Bu telgrafa göre Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, Hüseyin Rauf Bey’in sahip olduğu kuvvetlerle hâlihazırdaki vaziyeti daha fazla sürdürmeyi mümkün görmediği yönündeki ifadesine dikkat çekmekmiş ve Hüseyin Rauf Bey’in bu kuvvetle düşmanı mağlup etmek şöyle dursun, İran dâhilinde bile kalamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca Müfrezenin iki yüz kişiyle takviyesinin yoldaki ikmal askerlerinin ulaşmasına ve bir de zamana bağlı olmasına rağmen, Müfrezenin takviye edilse dahi civardaki aşiretlerle Müfreze arasındaki ihtilaftan dolayı mevkilerini muhafaza etmelerinin çok zor olacağını belirtmiştir. Ayrıca Müfrezenin çarpışarak mağluben geri çekilmeye mecbur olmaktansa uygun bir sükûnet ortamında Hanikin civarında hududa çekilerek İran’dan gelecek saldırıyı durdurmasını daha faydalı gördüğünü ifade etmiştir. Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, bu düşüncesinin gerekçesi olarak ta Necef’ten başlayıp Bağdat’a kadar sirayet eden kargaşa hâlinin giderek Şiilik meselesi hâline girmeye başlamasını göstermiştir. Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, Irak’ın ve Türk ordusunun selameti için Bağdat şehri civarında asayişin sürdürülmesinin son derece önemli olduğundan İran’da bulunmasıyla bugüne kadar hiçbir faydası olmayan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Hanikin’e çekilmesinin bu açıdan dahi gerekli olduğunu, Hüseyin Rauf Bey’in faaliyetlerini bölgedeki Türk menfaatleri açısından zararlı bulduğunu ifade ederek bu bakımdan Müfrezenin kendi emrine verilmesine müsaade edilmesini talep etmiştir. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey ise, Hanikin vasıtasıyla Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği bir telgrafta23 Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin Bey’in düşüncelerinden farklı olarak müfrezenin sınıra çekilmesi konusunu mühim bazı şartlar karşılığında bölgede Türklere muhalif olan İran aşiretleri ile halletmek üzere olduğunu belirtmektedir.
22 23

aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 004. aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 015-9.

67

Ömer Fevzi Bey, en önemli şartın ise İran dâhilindeki Türk harekâtının emniyeti ve huduttaki Türk birliklerinin ve aşiretlerinin yağma ve saldırıdan korunması olduğunu ifade etmiş ve bunun hem Osmanlı hem de Alman menfaatlerine uygun olduğunu belirtmiştir. Bu bakımdan Müfrezenin geri çekilmesi hususunun meşru birtakım sebeplere dayandırıncaya kadar ertelenmesini istemiştir. Zira Müfrezenin herhangi bir sebebe dayanmadan geri çekilmesi hâlinde bölgedeki muhalif İran aşiretlerinin bu durumu Türk kuvvetlerinin acziyeti olarak anlayabilecek kadar hayalperest olduklarını, zaten ortamın da Alman, Rus ve İngilizler için böyle bir olayı abartmak için elverişli olduğunu vurgulamıştır. Enver Paşa’nın uyarılarına ve başta Sencabiler olmak üzere İran aşiretlerinin Türk kuvvetlerine karşı gösterdiği hasmane tutuma rağmen İran Hükûmetinin Rus ve İngilizlerin menfaatlerine uygun şekilde bunları önlemeye dair herhangi bir girişimde bulunmaması üzerine Hüseyin Rauf Bey tarafından İran’ın güney bölgesinde bulunan ve Osmanlı Devleti’ne yakınlığıyla bilinen bazı aşiret reislerinin yardımına başvurulması fikri ileri sürülmüştür. 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihinde Kirind’den Başkumandanlık Vekâletine gönderilen dört maddelik bir telgrafta24 hâlihazırdaki durumun nedenleri hakkında değerlendirmeler yapılarak son maddede de söz konusu güney İran aşiretleriyle ilgili planın uygulanması hakkında Başkumandanlık Vekâletinden görüş sorulmuştur. Bu telgrafa göre: 1. Tamamıyla Rus ve İngiliz tesiri altında ve Osmanlı Devleti’ne her türlü kötülüğü yapacak ve özellikle Türklere yakın olan güney İran aşiretlerini yalan ve hile ile her an Türkler aleyhine çevirecek ortamı hazırlamaktan geri kalmayan İran Hükûmetinin cüret-i hainanesi gittikçe artmaktadır. 2. Kirmanşah’taki Alman memurlarının da müsaade ve himayesini elde eden ve Türklere her türlü kötülüğü yapan Rus ve İngiliz partisi Demokratların bütün mıntıkalardaki aşiretler arasında Türklere karşı isyan çıkarmak için etkili faaliyetleri özellikle Şunuman ve Kont Kanitz’in son zamanlardaki yardımlarıyla iki katına çıkmıştır. 3. Türklerin İran’da Almanlarla karşılaşmadan önce bu bölgedeki aşiretler üzerinde büyük bir nüfuzu ve etkisi varken şimdi Almanlar Doğu siyasetini kesinlikle ellerinde tutmak istedikleri için İran’daki Türk düşmanlarını himaye etmektedirler. Ayrıca Türk dostlarını da onlardan ayırarak kendi yanlarına çekmektedirler. Kirmanşah bölgesinde Rus ve İngilizlerin tahrikiyle hareket eden aşiretlerin sebep olduğu tehlike ortadan kaldırılmışken, müttefik perdesi altında daha büyük bir muharip tehlike ve hıyanet Irak’ın doğu hududunda günden güne büyümektedir. 4. Osmanlı Devleti Tahran Sefareti İran Hükûmetine ciddi bir etki yapmaktan aciz bulunmaktadır. Osmanlı Devleti’nin Tahran Hükûmetine karşı kullanabileceği tek tehdit Türklere yakın olan Salar ed-Devle’25dir.
24 25

aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 003. Salar ed-Devle; Güney İran’da (Şiraz, Buşehr, Abadan bölgelerinde) daha çok göçebe olarak yaşayan Türk kökenli Kaşkay aşiretinin reisidir.

68

Hüseyin Rauf Bey’in görüş ve taleplerine cevaben 21 Haziran 1331 (4 Temmuz 1915) tarihinde Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vasıtasıyla gönderilen telgrafta. Bu telgrafta İranlıların. aga. 195. Telgrafın devamında ise. Ruslar ve İngilizler aleyhine ilan-ı harp etme zamanının geldiği belirtilerek İran dâhilinde hemen hemen hiç Rus kıtası kalmamak üzere hepsinin Türk orduları karşısına. Osmanlı Devleti’nin Serpol’a vaktinde bir kuvvet göndermesi mümkün olmazsa İran Hükûmetinin Osmanlı topraklarına tecavüz etmeye dair hazırladığı tertibatı yıkmak ve Sünni ve Şii Kürt aşiretlerini İran Hükûmeti aleyhinde sevk ve tahrik etmek üzere Salar ed-Devle’nin bir an evvel Serpol’a gönderilmesine müsaade buyurulması gerekmektedir. Hüseyin Rauf Bey’in Başkumandanlık Vekâletine 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihinde Tahran Sefaretinin İran Hükûmeti üzerinde etkili olamadığına dair gönderdiği telgraf üzerine Başkumandanlık Vekâleti Tahran Sefaretine İran Hükûmeti nezdinde girişilecek teşebbüse dair bir telgraf27 göndermiştir. Türklere muhalif olan İran aşiretlerinin Türklerle beraber hareket etmeleri için İran Hükûmetinden bir tebliğ yapılırsa sınırdaki aşiretlerin Hüseyin Rauf Bey’e güçlük çıkartmayacağını bildirmiştir.. Fih. İran’ın bütün kuvvetleriyle ve aşiretlerle Rus ve İngilizlere karşı savaş ilan etmesinin temin edilmesi istenmiştir.Osmanlı hududundaki güney İran Sünni ve Şii Kürt aşiretleri arasında Salar ed-Devle’nin önemli bir nüfuzu vardır. Van bölgesine çekildiği ifade edilmiş ve bu durumda İranlıların az bir gayretle Rusları İran’da arkadan çevirerek mağlup edeceği vurgulanmıştır. Dos. Salar ed-Devle’nin henüz Serpol’a gelmesi için erken olduğu ve bu talebin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir. Şayet İran Hükûmeti bu fırsattan istifade edemez ve ilân-ı harbi erteleme yoluna giderse o hâlde resmen tarafsız kalmakla beraber aşiretlere gizlice emir vererek Osmanlı Devleti ile beraber hareket etmelerinin temini emredilmiştir. 250-825. Tahran Sefaretinden İran Hükûmeti ile gerekli görüşmeleri yaparak. 195. 19 Haziran 1331 (2 Temmuz 1915) tarihli şifre telgrafa cevap olduğu belirtilen ve İran Hükûmetinin bir an evvel Türklerin yanında savaşa girmesi için 26 27 ATASE Arşivi. mağlubiyetlerini sınırladığını belirten Başkumandanlık Vekâleti. 003-5. 250-825. Daha sonra da Rusların Galiçya’da uğradıkları mağlubiyetlere dikkat çekilmiş ve Rusların uğradıkları felaketi tamamlamak üzere Alman ve Avusturyalıların yeniden saldırıya geçtikleri haberi verilmiştir. Başkumandanlık Vekâletinden Tahran Sefaretine gönderilen. Buna ilave olarak. Fih. Kls.26 İran Hükûmetinin Türklere daha yakın olmasına dair daha fazla gayret göstermesi için Tahran sefirine gerekli ikazın yapıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca İran’daki Alman memurlarının Türklerin faaliyetlerini engelleyen davranışlarının önüne geçileceği de belirtilmiştir. 69 . İran’ın takip ettiği tarafsızlık siyasetinin Türk düşmanlarının siyasi ve askerî başarılarını arttırdığını. 006. Dos. Kls.

kalan silahların da peyderpey gönderileceği bildirilmiştir. aga. 814-824. Kls. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Serpol’a yerleşmesinden rahatsız olmuşlar ve bu dönemde faaliyetlerini Kirmanşah bölgesinde yoğunlaştırmışlardır. savaşa girmesi hâlinde özellikle silah ve cephane bakımından da İran’a yardım edileceği vaat edilmiştir. Başkumandanlık Vekâleti söz konusu telgrafta.31 Rus ve İngiliz konsolosları. 250-825. cinsinin ve çapının bildirilmesi istenmiştir. Başkumandanlık Vekâleti. Dos. Müttefiklerin Varşova ve havalisini bugün yarın ele geçirmesi beklendiğinden ve Ruslara karşı Van Gölü kuzeyindeki Türk taarruzunun da başarıyla sürmesi sebebiyle gelişmelerin sevindirici olmasından bahsedilerek Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Hanikin’e çekilmesinin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir. Tahran Sefareti vasıtasıyla İran Hükûmetine bir mesaj göndermiştir. 250-825. Fih. 31 aga. tüfek. Almanya ve Avusturya’nın Galiçya Cephesi’nden Türklerin de Van Gölü bölgesinden Ruslara karşı iki yönde taarruza geçmesi üzerine Osmanlı Devleti bu dönemde İran’ın da savaşa girerek. Ayrıca İran’ın bu fırsattan istifade ederek Rus ve İngilizlere karşı Türklerin yanında savaşa girmesini istemiştir. Başkumandanlık Vekâletine Kirind Savaşları’na sebebiyet verdiği. 195. 195. Türklere karşı savaşan İran aşiretlerini desteklediği ve tarafsızlık siyasetine zarar verdiği gerekçesiyle birkaç günden beri İran milletvekillerinin yoğun eleştirisine maruz kalan Ayn ed28 29 aga. adedinin. makineli tüfek. Fih. Dos. 195. 250-825. bu dönemde Türk-İran yakınlaşmasını engellemek için özellikle Kirmanşah bölgesindeki aşiretlerle Türkler arasında bir süredir devam eden ihtilafı daha da şiddetlendirmeye çalışmışlardır. Dos.. Fih.. on beş Rus ve iki yüz İran Kazağı muhafazasında Kirmanşah’a doğru gelmektedirler. Fih. 006-1. Kls.. Bu bakımdan İran’ın savaşa girmesi için İran Hükûmeti üzerinde baskı arttırılmış. Dos. 30 aga.28 Serpol’da olan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin sınıra çekilmesi için henüz bir emir verilmediği. Rus ve İngilizler. Bu mesajda Ruslara karşı Van gölü kuzeyinden başlatılan taarruz nedeniyle İran içinde bulunan Rus askerlerinin Türk birliklerinin karşısına çekildiği ve bunun İran’ın menfaatine olduğunu belirtmiştir. Ruslar ve İngilizler. Muhtemelen İran aşiretlerini Türk müfrezesine karşı tahrik etmeye çalışacaklardır. banka müdürleri.. İran’a yapılacak muhtemel bir yardım için ilk etapta İran içindeki Türk kuvvetlerine ait cephanelerden bir bölümünü vermeyi düşünmüştür. Kls. 007. 008-1. Kuzey İran’dan muhtemel bir ileri harekâtla Rusları iki ateş arasına bırakmayı planlamıştır. Tahran Sefaretine bir telgraf29 gönderilerek İran içinde Türk birliklerine ait top. 008. 195.uygulanacak siyaseti belirlemeye dair olduğu anlaşılan telgrafta. Daha sonra Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vilayeti vasıtasıyla Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey’e gönderilen bir telgrafta30 İran’a ilk aşamada bin küçük ceyil mavzer ile iki bin Alman tüfeği ve bunlara yetecek cephane gönderdiği. 70 . Söz konusu gelişmeler yaşanırken Hüseyin Rauf Bey. Hüseyin Rauf Bey’in Kirmanşah şehbenderinden elde ettiği istihbarata göre. Kls.

Tahran ataşe militeri Ömer Fevzi Bey ile Alman. Serpol’da görüşüp ortak amaca ulaşmak için yapılması gerekli olan hususlarda mutabakata varmışlardır. Bu anlaşmaya göre.. 195.Devle kabinesinin istifaya mecbur olduğu istihbaratını göndermiştir. 009-2. Hüseyin Rauf Bey’e de müfrezenin Serpol’dan daha geriye Türk sınırına çekilmesi teklifinin büyük bir saldırı karşısında mağlup olunabileceği endişesiyle uygun bulunmadığı tekrar bildirilmiştir. Ayrıca İran’daki kabine değişikliğine atıfta bulunularak yeni kurulan Müstevfi el-Memâlik Kabinesinin Osmanlı Devleti’ne taraf olduğu. aga. 195. Kls. 009-1. Söz konusu gelişmenin yanında.. 2. 35 aga. Türk kuvvetiyle. 3. Dos. Fih. 195. 814-824. 71 . Türk-Alman taraftarı yeni valiler tayin ettirilecektir. mümkün olmazsa. Hem Alman hem de Osmanlı 32 33 aga. Bu müttefik teşkilattan maksat. 009. 814-824. 012. Bu anlaşmanın birinci maddesi Osmanlı ve Alman sefaretlerine arz edilmiştir. İran’ın mevcut kuvvetlerinin takviye edilerek bu şekilde Rus ve İngiliz kuvvetlerine karşı savaşabilecek bir hâle getirilmesidir..34 1. dâhil olunacak bölgelerdeki aşiret ileri gelenlerini kefil olarak karargâhta toplamak ve orada tutmak şartıyla gerçekleştirilecektir. 250-825. Diğer İran vilayetleri valilerinin de her ne suretle olursa olsun TürkAlman lehine çalışması sağlanacak. Fih. 34 aga. Kls. Dos. Tahran ataşe militeri Kont Kanitz. Doğu siyasetine dair bir süredir mevcut olan Türk-Alman ihtilafının giderilmesi için kısmen daha uygun bir ortam oluşturmuştur. Ancak Hüseyin Rauf Bey’in hareketinin güvenliği açısından. Dos.32 Bu gelişme üzerine Başkumandanlık Vekâleti harekete geçerek. Kls. Başkumandanlık Vekâleti Celilesinden acilen İran içinde ilerlemek için izin isteyecektir. İran jandarmasıyla teşrik-i mesai etmek bu suretle İran toprağındaki Rus ve İngiliz kuvvetler aleyhinde İran valilerinin kumandasında Türk-İran müttefik kuvvetleri ile bir müdafaa kuvveti oluşturmaktır.33 Müstevfi el-Memâlik kabinesinin iş başına geçmesi. bunun için Müfrezenin sınıra çekilmesine gerek kalmayacağı ifade edilmiştir.35 4. 195. Fih. Bu valinin aynı zamanda müttefik Türk ve İran kuvvetlerinin de kumandasını üstlenebilecek kadar başarılı bir İranlı olmasına çalışılacaktır. Dos. 250-825.. Amaç. Kls. Rus ve İngilizlerin İran’daki her türlü gücünü ortadan kaldırmak düşüncesinin iki ülkede de hâkim olması sebebiyle. Tahran Sefareti’nden Kirmanşah’a bir an evvel Osmanlı Devleti lehine çalışabilecek bir vali tayin ettirilmesi. Fih. İran içlerinde ilerleme işi. Kirmanşah’a doğru gelmekte olan ve içinde Rus ve İngiliz konsolos ve banka müdürlerinin de bulunduğu bahsi geçen birliğin durdurulması ve Kirmanşah bölgesindeki aşiretlerin Osmanlı lehine hareket etmelerini sağlayacak teşebbüslerin yeni İran Hükûmeti nezdinde gerçekleştirilmesini istemiştir. Kirmanşah’a uygun bir vali tayin ettirilecektir. Hüseyin Rauf Bey.

güneyde ve Reşt’te üç mevkide meydana gelen saldırıları kullanmayı planladıklarını belirtmiştir. 012. firara teşebbüs edenlerin en şiddetli cezalara çarptırılmasına rağmen hududa yakın olan İran aşiretleri ile firari aşiretlerin akraba olması ve aşiret örf ve âdetlerine göre her türlü yardımı görmeleri sebebiyle firarların önünün alınamadığını. aga. Almanların. Rus aleyhtarı aşiretlerle takviyesi hâlinde Rusların da kendi birlikleriyle iş birliği yaptığı aşiretlere yardıma geleceğine ve böylece savaş hâlinin kendi kendine ortaya çıkacağına inanmaktadırlar. 72 .. Yeni İran kabinesinin Türk-Alman ittifakıyla daha fazla iş birliği yapmasına bağlı olarak Ataşe Militer Ömer Fevzi Bey. Almanlar. 250-825. Dos. söz konusu anlaşmayla Almanların Doğu’da tek başına iş yapmak arzusundan vazgeçtiklerini ifade ederek.. Ancak İran’ın bu plana ne kadar yardım edeceği de bilinmemektedir. İran jandarmalarının. İran’da Rus ve İngiliz tehlikesinin önünü kesmek ve düşman asker ve memurlarını dışarıya atabilmek için bu dönemde İran’ı mutlaka savaşa sokmaya çalıştıklarını belirten Ömer Fevzi Bey. Dos. daha önce Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinden ayrılan Alman Heyetinin başındaki Binbaşı Klayn. 195. kendisine Alman ataşe militeri ile birlikte üçünün İran Harp Nezareti emrine girmesini teklif etmiştir. Almanların İran’ı savaşa sokmak için İran Jandarmalarına Rus taraftarı aşiretler tarafından kuzeyde. 250-825. 195.36 Ayrıca elindeki bir tabur kadar kuvvetin önemli bir bölümünü oluşturan Iraklı gönüllü aşiret birliklerin sürekli firar ettiklerini. Fih. Fih. Kls. 250-825. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey de Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği 23 Ağustos 1331 (5 Eylül 1915) tarihli telgrafta38 Almanların İran işlerindeki tutumlarına dair söz konusu değişikliğe dikkat çekmiştir. Dos. Ömer Fevzi Bey’in ifadesine göre. Fih. elinde güvenilir kuvvet olarak yüz kadar Türk askeriyle birkaç Çerkez’in bulunduğunu37 belirterek her ihtimale karşı Bağdat’a gelecek olan askerlerden güvenilir bir taburun kendi emrine gönderilmesini istemiştir. Kls. Ömer Fevzi Bey. Kls. 009-3. 009-3. bu telgrafın gönderildiği günün gecesinde. İran dâhilinde Almanlarla birlikte iş yapmak için Başkumandanlık Vekâletinden kendisine şimdiden müsaade ve yetki verilmesini talep etmiştir. İran Hükûmetinin Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa girmesi yolunda girişimlerini arttırmış ve Hüseyin Rauf Bey’e İranlılarla uzlaşmanın sağlanmak üzere olduğu haberini vererek bu görüşmeler sonuç buluncaya kadar düşmanlara hiçbir şey hissettirmemek ve Osmanlı hududu civarındaki aşiretleri düşman tahrikâtından kurtarmak için Sencabilerin yaklaşan kış sebebiyle Osmanlı 36 37 aga. Üçüncü maddenin icrası ise Kont Kanitz tarafından para kuvvetiyle veya siyasi yollarla temin edilmek üzere üstlenilmiştir. Hüseyin Rauf Bey. 195. Almanların İran’ı bir emrivaki ile savaşa dâhil etmenin yollarını aradıklarını ifade etmiştir.Devleti’nin de birinci ve ikinci maddelerin icrası için sefaretlere tebliği rica edilmiştir. Ömer Fevzi Bey’in ifade ettiğine göre. 38 aga..

195. Ayrıca Hüseyin Rauf Bey’den bir an önce İran’ın tahliye edilmesi ve müfrezenin Osmanlı topraklarına çekilmesi istenmiş. 42 aga. bunun için Türk kuvvetlerinin geçici olarak hududa çekilmesini talep etmiştir. Kls. bundan böyle Müfrezenin Irak’a bağlı olacağı. kendisinin (önce Afganistan ataşe militerliğine. Yaklaşık bir yıldır İran topraklarında. Kls. fevkalade sefir sıfatıyla Afganistan’a gönderilen Ubeydullah Bey ve beraberindekilerin Sene’den hareket ettiği ya bu heyetle ya da bağımsız olarak görev yerine hareketin kendi takdirine bırakıldığı. bu durum karşısından Türk kuvvetlerinin müttefiki aşiretleri korumak zorunda kalacağını ve bu nedenle İran aşiretleriyle yeniden çatışma çıkacağını belirtmiştir. 250-825. 015-7. Bunun üzerine Hüseyin Rauf Bey. 10 Eylül 1331 (23 Eylül 1915) tarihinde kendisine verilen emir gereğince Müfrezenin tamamen İran’dan çekilerek 10 Eylül (23 Eylül) sabahı hiçbir olumsuz gelişme olmadan Hanikin’e ulaştığını bildiren telgrafı41 Başkumandanlık Vekâletine göndermiştir. Bu yöndeki bir ihtimali önlemek için bazı Sencabi önde gelenlerinin -İran’ın savaştaki durumunun belli olmasına kadar. Irak kumandanı Nurettin de Rauf Bey’in Hanikin’e çekildiğini Başkumandanlık Vekâletine bildirmiştir. İsmet (İnönü) imzasıyla gönderilen bir telgrafla40 sona ermiştir. 195. şayet müfreze Osmanlı dâhiline çekilirse hâlâ İngiliz taraftarlığı yapan ve Hamedan’daki düşmanlar tarafından kendilerine mühimmat gönderilen Sencabilerin Türklerle beraber hareket eden aşiretlere saldıracağını. aga. Fih. fakat İran’dan bir saldırının beklenmemesine rağmen siyasi sebeplerden dolayı bir müddet daha hudutta bir müfrezenin bulundurulmasının faydalı olacağı belirtilmiştir.Kasr-ı Şirin bölgesine sokulmamasının en iyi yol olacağını ifade etmiş ve Ömer Fevzi Bey’in Osmanlı dâhiline çekilme önerisine karşı çıkmıştır. 195. Fih. Fih. 195. söz konusu taleple ilgili düşüncelerini ifade etmek için Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği telgrafta39 kendisiyle bir aydan beri iş birliği yapan aşiretlerin düşman olan Sencabilerle komşu olduğunu.42 39 40 aga. daha sonra çizilerek) “murahhas-ı askerliğine” tayin edildiği. görevini şeref ve muvaffakiyetle yapmış olduğu ifade edilmiştir. Kls. Türk sınırına yakın Serpol bölgesinde bulunan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin geri çekilmesi ile ilgili bir süredir devam eden tartışmalar. Kls. 020-01. Dos. 023. Hüseyin Rauf Bey Afganistan ataşe militerliğine atanmış.. 73 .. şimdiye kadar İran dâhilindeki faaliyetlerinden memnun olunduğu.. Hüseyin Rauf Bey. Fih. Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vasıtasıyla Irak ve Havalisi Kumandanlığına ve Binbaşı Hüseyin Rauf Bey’e. Dos.hududu civarındaki kışlıklarına dönmesine müsaade edilmesini. 814-824. 41 aga. Hüseyin Rauf Bey’e hitaben de mevcut durumun İran arazisinin tahliye edilmesini ve Müfrezenin hududa çekilmesini gerektirdiği. 814-824. Dos. 016.. Tahran sefiriyle temasa geçerek bir an evvel yeni görevi için yola çıkmasının gerekli görüldüğü. Bu telgrafta ifade edildiğine göre. 250-825. Dos. fakat belge üzerindeki bu ifade daha sonra çizilerek “murahhas-ı askerî” olarak düzeltilmiş ve Müfreze de Irak ve Havalisi Kumandanlığına bağlanmıştır.

Müfrezenin bu bölgedeki varlığı -Rus ve İngilizlerin de baskısıyla.Sonuç Henüz Osmanlı Devleti’nin resmen Birinci Dünya Savaşı’na girmediği bir dönemde İstanbul’da İran üzerinden Afganistan’a ulaşmak ve bu ülkeyi Cihad-ı Ekbere kazandırarak Hindistan sınırında mühim bir müttefik temin etmek ve istiklalci Hint komiteleriyle sınırdaki kabilelere ulaşmak için bir müfreze kurulması planlanmıştır. kuruluş amacından bir hayli uzaklaşan ve İran içlerinde daha fazla ilerleme imkânı da kalmayan Müfrezenin akıbetine dair tartışmalar da başlamıştır. Müfrezenin İran içindeki faaliyetlerinin İran aşiretleri arasında giderek Şiilik meselesine dönüşmeye başladığını ifade ederek. Söz konusu dönemde. Müfreze Bağdat’a ulaştıktan sonra Irak ve Havalisi Kumandanı Süleyman Askerî Bey’in emriyle Kirmanşah’ın işgal edilmesi için İran içlerine harekât etmiştir. 4 Haziran 1331 ve 8/9 Haziran 1331 tarihlerinde Kirind kasabasında çatışmalar meydana gelmesi üzerine Müfreze. Rauf Bey 9 Haziran 1331 tarihinde Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya gönderdiği telgrafta Müfrezenin Kasr-ı Şirin bölgesine çekilmesini teklif etmiştir. Müfreze henüz Bağdat yolundayken Türk ve Alman kurmayları arasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları sebebiyle. Türk-Alman müşterek planı olan bu Müfrezenin başına Enver Paşa tarafından Hüseyin Rauf Bey atanmıştır. Almanlar ve İran Hükûmeti ve bölge aşiretleri tarafından Osmanlı Devleti’nin güçsüzlüğü olarak algılanabileceğine dikkat çekmiştir. İngilizler. Doğu siyasetinde tek söz sahibi kendilerinin olmasını isteyen ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti’nin nüfuz kazanmasını istemeyen Almanya’nın da girişimleri ile Türk-İran sınırında geçit konumunda olan Serpol ve Hanikin civarında yaşayan bazı aşiretler. İran’ın da Ruslara savaş ilan etmesi ve bu bölgeden açılacak yeni bir cephe ile Rusların iki ateş arasında kalması planını gündeme getirmiştir. Söz konusu tartışmaların sürdüğü dönemde Ruslara karşı Almanların Galiçya Cephesi’nde kazandığı başarı.İran Hükûmetinin de tepkisini çekmeye başlamıştır. 16 Haziran 1331 tarihinde Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin. Bu gelişme üzerine Doğu işlerine dair TürkAlman ilişkilerinde kısmi bir düzelme söz konusu olmuş ve her iki devlet İran’ın Rus ve İngilizlere karşı savaş ilan etmesi için çalışmaya başlamıştır. 74 . Bu durum Tahran’daki Osmanlı Devleti Sefaretinin ve ataşe militerinin İran Hükûmeti ile olan ilişkilerini de etkilemeye başlamıştır. Bağdat’ın güvenliğinin sağlamak amacıyla Müfrezenin kendi emri altına verilmesini talep etmiştir. Türk kuvvetlerine saldırmışlardır. Alman gizli servis üyeleri Afganistan’a kendi başlarına gitmeye karar vermişlerdir. İran içlerinde daha ileriye gidememiş ve İran içinden Bağdat yolunun güvenliğini korumak bakımında önemli bir mevkide bulunan Serpol’a çekilmiştir. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey ise Müfrezenin çekilmesinin Ruslar. Bu Müfrezede Wassmuss ve Niedermayer gibi önemli bazı Alman gizli servis üyeleri de yer almıştır. Enver Paşa ise cevaben çekilmeye taraftar olmamakla birlikte kararın Rauf Bey’in kendisinde olduğunu ifade etmiştir.

Hüseyin Rauf Bey de önce Afganistan ataşe militerliğine atanmış. emrindeki birlikleri 10 Eylül 1331 günü Hanikin’e çekmiştir. Bunun üzerine Hüseyin Rauf Bey. daha sonra görevi “murahhas-ı askerliğine” şeklinde düzeltilmiştir.Ancak yaklaşık bir yıl süreyle İran içlerinde kalmasına rağmen Türk ve Almanlar için beklentileri karşılayamayan Müfreze. Başkumandanlık Vekâletinin emriyle Türk sınırına çekilmiş ve Irak ve Havalisi Kumandanlığına bağlanmıştır. 75 .

war. Millî Mücadele’nin ana ikmal noktası. Avrupalı devletler kendi aralarında yapmış oldukları gizli anlaşmaları teker teker uygulamaya koymuş ve nihayet 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Anadolu toprakları işgal edilmeye başlanmıştır.Öğ. karşılarında Türk milletinin çelikleşmiş azim ve iradesini bulmuşlardır. Devrim Tarihi ve Atatürkçülük Öğretmeni * 77 . Anadolu’nun giriş kapısıdır. İnebolu was awarded by the Turkish National Assembly with a White Striped Independence Medal.KASTAMONU YOLU Hüsnü ÖZLÜ* Özet: Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu işgal planları yapan emperyalist güçler. transportation. Büyük toprak kayıpları ve neticesinde hızla azalan nüfus ve gelir kaynakları Osmanlı Devleti’ni Avrupa devletleri karşısında daha da çaresiz bir duruma sokmuş ve ülke toprakları işgale açık hâle gelmiştir. şartları ağır bir Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş. yüzyıldan itibaren hızla çöküş dönemi içerisine giren Osmanlı Devleti. İnebolu hem jeopolitik konumu hem de İnebolu halkının azmi ile örnek bir ilçe olmuş ve TBMM tarafından Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.. The civilian and military organizations established here actively participated in the National War and supplied support especially in logistion and intelligence. silah Abstract: The imperialisticpowers that made plans to occupy Anatolia after the Great war found in front of then the steelified determination of the Turkish nation. Maltepe Askerî Lisesi. savaş. intelligence. T. weapon Giriş XVIII. Mustafa Kemal. “Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk. başta askerî.Bnb. The logistical dispatches that initiated in İnebolu weretransported to the fronts in time and the needs were met İnebolu had been an ideal example city both for its geopolitical location and the determination that local people had. İnebolu. İnebolu’dan başlayan lojistik sevkiyat cephelere zamanında ulaştırılmış ve ihtiyaçlar karşılanmıştır.MİLLÎ MÜCADELE YILLARINDA CEPHEYE SİLAH VE CEPHANE SEVKİYATINDA İNEBOLU . istihbarat. daha sonra ekonomik ve siyasî olmak üzere her alanda Avrupa devletlerinin kontrolüne girmiş ve bu devletlerin güdümü içerisine hapsolmuştur. yüzyılın başlarına geldiğinde büyük devlet olma vasıflarını kaybetmiş. Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş. nakliye. Anahtar Kelimeler: teşkilat. One of the regions where this determination became manifest is İnebolu. XX. Yüzyıllar boyunca Anadolu’yu vatan yapmış Türk milleti. Burada kurulan sivil ve askerî teşkilatlar Millî Mücadele’nin bizzat içinde yer almış ve özellikle lojistik ve istihbarat desteği sağlamıştır. Bu ulusal iradenin en yoğun yaşandığı yerlerden biri de İnebolu’dur. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktığı gün memleketin genel görünümünü ve Türk milletinin içinde bulunduğu durumu Nutuk’ta şu şekilde ifade etmektedir. bu durum karşısında son diriliş ve direniş hareketine başlamış ve Çanakkale’de kahramanlaşan Mustafa Kemal’in liderliğinde büyük bir varoluş mücadelesine girişmiştir. Key Words: organization.C. İnebolu is the point of supply fort he National War and the gate to Anatolia.

2 Bu makale Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Millî Mücadele yıllarında “Gözüm Sakarya’da kulağım İnebolu’da” sözlerine atfen o yıllarda kayık ve kağnının mucizeler yarattığı yer olan İnebolu’da yaşanan olayları ortaya koymak ve bölgenin stratejik önemini vurgulamak amacıyla kaleme alınmıştır. İnebolu’da kurulan askerî ve sivil teşkilatlar Bağımsızlık Mücadelesi’nde son derece önemli görevler üstlenmişler ve yöre halkının büyük fedakârlıkları ile tarihe mal olmuşlardır. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. Türk İstiklal Mücadelesi’nde çok önemli bir yere sahiptir. Ankara. bu şartlar altında başlayan Millî Mücadele. 1 2 Mustafa Kemal Atatürk. Ankara. 1. ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Ulusu ve yurdu genel savaşa sürükleyenler. Sakarya. Nutuk. yurttan kaçmışlar. 78 . emperyalizm altında inleyen tüm dünya milletlerine örnek olmuştur. Maraş.ateşkes anlaşması imzalamış. “1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. s. soysuzlaşmış. 1927. haysiyetsiz ve korkak. Gerek cephelerin lojistik desteği ve gerekse Anadolu’ya girecek vatanseverlerin ilk giriş kapısı olan ve özellikle deniz ile karayı cepheye bağlayan en stratejik nokta olması bölgenin önemini daha da artırmaktadır. Cephelerde yaşanan tüm mücadelelerin yanında cephe gerisinde yapılan fedakârlıklar kurtuluşun anahtarı olmuş ve Türk’ün ulus olma bilincinin ilk ışıkları yakılmıştır. 86. kendi başlarının kaygısına düşerek. Makalenin yazımında özellikle o yılların iki önemli yerel gazetesi olan “Açıksöz” ve “Kastamonu” gazeteleri ve Nurettin Peker’in 1955 yılında yazdığı. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma boyun eğmiş. Adana iline Fransızlar. Antalya ile Konya’da İtalyan birlikleri. Bu fedakârlıkların başlangıç noktası olan İnebolu. Her yanda yabancı devletlerin subay ve görevlileri ile özel adamları çalışmakta. “Millî Mücadele Yıllarında İnebolu’da Faaliyette Bulunan Cemiyet ve Teşkilatlar”. 2008. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükûmet aciz. Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları” adlı eseri ana kaynak olarak kullanılmıştır. konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce 15 Mayıs 1919’da İtilaf devletlerinin uygun bulması ile Yunan ordusu İzmir’e çıkartılıyor. Antep’e İngilizler girmişler. S 12. s. kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça tedbirler araştırmakta. Nihayet. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları. Anadolu’nun her köşesinde büyük kahramanlıkların ve destanların yazılmasını sağlamış. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta… İtilaf devletleri. Padişah ve halife olan Vahdettin. Büyük savaşın uzun yıllar boyunca ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Merzifon’la Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Urfa. İnönü.”1 İşte. Hüsnü Özlü. Birer bahane ile İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da.

Yani o başında ve sonunda denize dayanır. O günlerin silah ve mühimmat durumu hakkında şu telgraflar açıklayıcı bilgi vermektedir:5 3 4 Cevat Ülmen. İnönü. İstanbul. 79 . 5 Nurettin Peker. 1. Denizdeki Faaliyetler “Kurtuluş Savaşımız. Türk milleti üzerindeki baskıları artırmaktadır. deniz ile karayı buluşturan ana yol olmuştur. Sakarya. Samsun iskelesinde Karadeniz kıyılarında başlar. Kara ordularımızın silah ve cephane ihtiyacı. İnebolu. ikincisi ise daha batıda yer alan Karadeniz Ereğlisi Nakliyat-ı Bahriye Komutanlığıdır. Kurtuluş Savaşı’nda Karadeniz. 1943. 2006. Gerek Rusya’dan getirilen malzemeler ve gerekse İstanbul’dan gizli gruplar vasıtası ile kaçırılan silahlar İnebolu üzerinden cepheye nakledilmiştir. Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları. Karadeniz’de Türk Donanması (Birinci Dünya Harbi ve Millî Mücadele Dönemi). Bilindiği gibi. ancak bu şartlara aldırış etmeyen Türk Genelkurmayı silah ve cephanelerini depolarda ve ambarlarda muhafaza ederek gerektiğinde gizlice buralardan harcama yoluna gitmiştir. Düşmanın. Her iki komutanlığında ortak kesiştiği yer İnebolu’dur.1. Gün Basımevi. işgalden uzak duran Karadeniz sahillerindeki şehir ve kasabalarımızdan yapılan yardımlar ile sağlanmıştır. 1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. İzmir rıhtımında Ege’de biter. Ankara. 1955. elindeki silah ve cephane sınırlandırılmış. Anadolu’ya geçişin ve özgürlüğe atılan ilk adımların kapısı. 91. Figen Atabey. Karadeniz’den Anadolu’ya deniz yolu ile yapılan sevkiyatta özellikle iki komutanlık önemli rol oynamıştır ki bunlardan birincisi. İstanbul. 152. s. Mondros Ateşkesi’ne göre Türk ordusu terhis edilmiş. Türk ordusunun bu durumundan haberdar olması onların moral ve maneviyatını yükseltmekte.”3 Millî Mücadele sırasında denizcilerimizin başlıca hizmeti Karadeniz’de olmuş ve Batı Cephesi’ni her bakımdan desteklemişlerdir. Çünkü Anadolu’da ne bir silah ve cephane fabrikası ne de eldeki silahları seri bir şekilde onaracak tecrübeli kadro vardır.4 Batı Cephesi’nde yaşanan zafer günlerinin önünde ve ardında mutlaka Karadeniz sahillerinin gizli ve ihtişamlı mücadeleleri yer almış. Anadolu’daki işgalin sınırları genişledikçe cephelerdeki silah ve cephane ihtiyacı da o oranda artmış. s. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Komutanlığı. Atatürk Araştırma Merkezi. bu iş için özel çabalar harcanması gereği ortaya çıkmıştır. s. bu bölgemiz Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasında çok önemli rol oynamıştır. bu mücadele içerisinde kilit nokta olmuş.

Elimizdeki silahlar Alman’dır. durum değerlendirmesi yaptıktan sonra bu konuda. a. İnebolu Yolu Üzerinden Yapılacak Rus Yardımını Sağlama Çabaları 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış ve 11 bakandan oluşan bir Meclis Hükûmeti kurulmuştur.. Bu şartlar altında cephelerdeki silah ve cephane ihtiyacı bazı bölgelerimizi hareketlendirmiş ve önemini artırmıştır. Osman” “Sinop Şube Riyasetine . 152. 80 . Mustafa Kemal ve arkadaşları.Şifre Size gayri muaddel Rus ve Şnayder fişenginin lüzumu yoktur.”6 Görüldüğü gibi işgallere karşı mücadele etmek için elimizde bulunan silahlar o kadar eski ve azdı ki kullanılacak fişek ve merminin hesabı yapılıyordu. İnebolu bu önemini ve taşıdığı yükümlülüğü ilk günlerde fark etmiş ve sevkiyat işlerinde cephelerin ümit kaynağı olmuştur. s. Bu bölgelerin başında stratejik önemi olan ve Ankara bağlantısını en kestirme olarak sağlayan İnebolu ve yöresi gelmektedir. 7 Mart 1920 Fırka 14 Kalem K. bunlar nereye sevk edilmişse oradan aldırmak üzere işar buyrulması mecburdur. Ulusal Mücadele’ye destek olacak ve Türk ordusunu silah ve malzeme bakımından destekleyecek bir dış devletle ilişki kurmaktır. Gerek iç gerekse dış ilişkiler açısından büyük sıkıntılar içerisinde olan ve maddi imkânsızlıklardan dolayı çaresiz kalan Ankara Hükûmetinin ilk yaptığı işlerden birisi. Bu Hükûmetin Dışişleri Bakanlığına Bekir Sami Bey getirilmiş ve uluslararası ilişkilerde bağlantı kurma ve Türk milletinin haklı davasını dünyaya duyurma amaçlı yollar aranmaya başlanmıştır.“Kastamonu Mıntıka Kumandanlığı -Şifreli Telİnebolu Şube Riyasetine 4 Mart 1920. kendisine Ulusal Mücadele’de gerekli dış desteği 6 age. 13 Mart 1920 Kumandan Osman. Sinop kar bekçilerine verilen tüfekler için talep edilecek miktar Rus fişenginin mezkûr şube riyasetinden talep ve işarı üzerine itası ve imbası. Bu durumda yapılacak en önemli iş. Şubeniz deboyunda hayli Alman yani muaddel Rus fişengi vardır. Sovyet Rusya ile bağlantı kurmaya karar vererek her iki ülke arasında görüşme başlatmışlardır.

9 Şevket Süreyya Aydemir. 631.11 Türk hükûmetinin istekleri bir liste hâlinde silah ve mühimmat komisyonuna verilmiş.C. Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. her iki devleti de tehdit eden Avrupa emperyalizmine karşı birlikte hareket etmeleri gerektiğinin ilk işaretlerini vermiştir. s. Ankara. T. 11 Mayıs 1920 tarihinde ilk resmî heyet Moskova’ya gitmiş ve yapılacak anlaşmanın şartlarını görüşmeye başlamıştır. O günlerin şartları altında ortak çıkarları bulunan ve Bolşevik İhtilali’nden dolayı Avrupa ile arası oldukça açılan Rusya’nın desteğini sağlamak en doğru yol olmuştur. her tüfeğe 10. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). s. diğer yandan Türk milletinin yalnızlıktan kurtularak bir devletin desteğinin sağlanması ihtiyacı. 10 Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. fakat cevap alınamamıştır.7 Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasından üç gün sonra Sovyet Rusya’ya ilk resmî ilişkilerin başlangıcı sayılabilecek resmî bir yazıyla başvurulmuştur. Siyasi Tarih. Mustafa Kemal’in bu mektubuna Hariciye Komiseri Çiçerin vasıtası ile 2 Haziran 1920 tarihli mektubu ile cevap vermiş. Tek Adam Mustafa Kemal (1919-1922). 410. 1964. Bekir Sami Bey’in başkanlığındaki Türk heyeti 13 Ağustos 1920’de Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin tarafından kabul edilmiş. İstanbul. Oysa Rusya. s. “200 sene süren bir harpten sonra Ruslarla anlaşmak fikri.12 Bu görüşmelerde Rusya heyetine iletilen taleplerde yer alan malzemeler şunlardır. askerî ve ekonomik alanlarda yardım talep edilmiştir. 397. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). 81 . “100.000 mermi ve mermileriyle 60 obüs topu. Bir yandan yeni kurulan hükûmetin diplomatik alanda tanınması. s. 12 Aydemir. daha Sivas Kongresi’nin toplandığı günlerde Halil Paşa vasıtasıyla başlayan diyalogda her türlü imkânsızlığa rağmen silah ve malzeme yardımı yapmayı taahhüt etmiştir. Sovyet Rusya ile temasa geçmeyi zorunlu hâle getirmiştir.”9 Sovyet Rusya.000 ve her mitralyöze 100.10 Heyetin temel görevi Rusya ile başlatılan görüşmelere resmiyet kazandırmak ve sağlanacak yardımları bir an önce yurda getirme yollarını aramaktır. Mustafa Kemal için ihtilalci bir fikirdir. Lazistan Mebusu Osman. s.000 tüfek.8 Profesör Coulthard Jackie’nin dediği gibi. 70. ancak yapılan bu görüşmede Brest Litowsk Antlaşması ve Ermenistan sorunu üzerinde durulmuştur.. Mustafa Kemal’in 26 Nisan 1920 tarihli mektubu Rusya Devlet Başkanı Lenin’e iletilmiş. 63. 1986. Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü Yayını. 300 mitralyöz. 63.sağlayabilecek bir devletle temas kurmak olmuştur. Bakü’deki 13 7 8 Fahir Armaoğlu. 1973. Bekir Sami Bey’in başkanlığındaki bu heyette İktisat Vekili Yusuf Kemal (Tengirşek) Bey. Doktor Miralay İbrahim Tali (Öngören). Her iki taraf arasında yapılan resmî yazışmalardan sonra. Ankara. 11 age. Erkânıharbiye Kaymakamı Seyfi Bey (General Seyfi İzgören) vardır. C 2. s.

benzin. 17 Ali Fuat Cebesoy. 82 . s. s. 118. ayrıca Alman tüfek ve cephanesi. vs. Bu durum karşısında TBMM Hükûmeti de bir karar alarak Moskova’ya yeni bir heyet yollamıştır. 204.”13 Yapılan görüşmeler neticesinde bir dostluk antlaşması projesi hazırlanmış ve iki tarafın delegeleri tarafından 24 Ağustos 1920 tarihinde parafe edilmiştir14. s.000 mermi. 16 Şerafettin Turan. (Ulusal Direniş’ten Türkiye Cumhuriyeti’ne). 15 Rıfat Önsoy. 3623 sandık cephane ve 3590 kasatura Trabzon’a ve oradan da İnebolu limanına sevk edilmiştir. s. 147. 19 Şubat 1921 tarihinde Moskova’ya varan bu heyet İktisat Vekili Yusuf Kemal Bey (Tengirşek) başkanlığında. İstanbul. 100 cebel topu.. Bu antlaşmaya göre. saraçhane ve kumaş imalathaneleri tesisleri.15 Bu dostluk antlaşması çerçevesinde Rusya’nın ilk etapta kısmi de olsa desteği sağlanmış ve yardımlar yavaş yavaş Karadeniz üzerinden gelmeye başlamıştır. Van. 1955. s. 325. “Millî Mücadele’nin Mali Kaynakları ve Dış Yardımlar”.17 İki taraf arasında 26 Şubat 1921 tarihinde başlayan görüşmeler çok çetin geçmiş ve 16 Mart 1921 tarihinde antlaşma imzalanmıştır.16 Bu isteklerin reddedilmesi üzerine bir süre antlaşma imzalanamamış. Ermenistan ile 3 Aralık 1920 tarihinde yapılan Gümrü Antlaşması’ndan sonra Rusya’dan Anadolu’ya daha fazla silah ve cephane gelmeye başlamıştır.000 bomba. para.. 100. Yapılan görüşmeler neticesinde alınan kararlar kısa süre içerisinde uygulanmaya başlanmış ve Rusya’dan 10.İngiliz topu. 2002. s. Moskova Hatıraları (21 Kasım 1920-2 Haziran1922). Maarif Vekili Rıza Nur Bey ve Moskova’ya elçi olarak tayin olunan Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’dan oluşmaktadır. Bitlis ve Muş illerinin Ermenistan’a verilmesini talep etmiştir. 2. 1998. kablolar. Atatürk Araştırma Merkezi Yayını. daha sonra bu isteklerinden vazgeçmişlerdir. Ankara.18 13 14 age. 100. 5000 kılıç. silah ve savaş malzemesi bakımından yapılacak yardımın Sovyet Hariciye Komiseri ile Türk Büyükelçisi arasında gizlice yapılacak mektuplaşma ile tespit edileceği ve bu mektupların antlaşmanın bir parçası olacağı kabul edilmiştir. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). Budu Medivani’yi Ankara’ya elçi olarak göndermiştir. 18 age. Türk Devrim Tarihi. 5 uçaksavar batarya. telsiz.000 altın ruble ve iki fırkayı tamamıyla silahlandırabilecek miktarda tüfek. Birinci İnönü Muharebesi’nde Türk ordusunun elde etmiş olduğu zaferden sonra Rusya yeni kurulan Türk hükûmetine olan bakış açısını değiştirmiş ve Anadolu’daki mücadeleyi yakından takip ve destekleme kararı almıştır.000. Ancak ne var ki Rusya’nın da Türk hükûmetinden kabul edilemez birtakım istekleri olmuş. Kitap. imalat-ı harbiye malzemeleri. Ankara. Rusya daha önce Ermeniler için direttiği Doğu Anadolu’daki Van. Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. 411. Millî Mücadele Tarihi Makaleler. Muş ve Bitlis illerinden vazgeçmiş ve M. Bu kapsamda Rusya’dan silah ve cephane sevkiyatına başlanmış ve 1920 yılı Eylül ayı içerisinde 3387 tüfek. süngü ve koşum takımı temin edilmiştir. 70.

25 Türk İstiklal Harbi. silahlı bir destek görmeden.22 Bu arada Karadeniz’deki faaliyetler özellikle Yunan Deniz Kuvvetleri tarafından yakından takip edilmiş ve bölge abluka altına alınmıştır. Tuapse ve Novrosiski limanlarından yüklenen malzemeler öncelikle Trabzon’a getirilmiş. Bu şartlar altında nakliye işleri zaman zaman kiralanan halk kayıkları ve motorları ile yapılmış. 153. sadece kahraman ve vatansever Karadeniz insanlarının yiğitçe çabalarına dayanan nakliyat işleri Bahriye Kumandanlıkları tarafından yönetilmekte ve koordine edilmektedir. cephane ve para yardımı toplama ve transit merkezi Rostov’dan.19 Yapılan ilk sevkiyatlarda. C 2. s. C 2. 83 . Ancak ilk deniz nakliyatının başladığı günlerde henüz bu kumandanlık kurulmamış. Yunan kontrol gemileri yaklaştığı anda kayıklar karaya çekilerek malzemeler kurtarılmıştır. 21 Emrullah Nutku. 39. 188. Yakın Tarihimiz. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. C 5. 38. Rusya’nın desteği daha da önemli bir noktaya gelmiş ve 24 Temmuz-24 Ağustos 1920 tarihleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda ilk sevkiyat başlamıştır. 23 age. buradan Batı Cephesi’ne en yakın noktalar olan İnebolu ve Akçakoca sahillerine nakledilmiştir. s. İstanbul. Gemiler Karadeniz sahili boyunca geçtikleri her limana uğrayıp liman reislerinden hem hava durumu hem de düşman donanmasının bölgedeki faaliyetleri hakkında bilgi almışlardır.25 Karadeniz’in zor 19 20 Tevfik Bıyıklıoğlu. Ankara. Rus Yardımı ve İlk Deniz Sevkiyatı Başlangıçta da belirtildiği gibi. 1962. 24 Nutku. Rusya’ya ait Batum. nakliyat işleri Trabzon’daki 3’üncü Kafkas Tümeni tarafından yürütülmüştür. s.24 Karadeniz’de silah sevkiyatı yapan nakliye gemilerimiz. Millî Mücadele yıllarında cephelerimizin silah ve mühimmat ihtiyacının bir kısmı İstanbul’dan gizlice kaçırılan silahlarla sağlanmıştır. 1981. s. s. “İlk Deniz Nakliyatı”.20 Millî Mücadele Döneminde deniz harekâtının bel kemiği ve yapılan deniz nakliyatının ana merkezi Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığıdır.. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. s. Bu durum karşısında. s.b. age. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı”. Yakın Tarihimiz. Sovyetler’den sağlanan silah. Kafkasya yolu açılıncaya kadar.21 Her türlü destekten uzak. 22 Türk İstiklal Harbi.23 Nakliyat sırasında gemiler sürekli olarak kıyı seyri yapmışlar ve düşman eline geçmemek için gerekirse gemiyi batırma talimatı almışlardır. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı.. 33. C 5. Ancak bu silahlar Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemiştir. 149. İstanbul. 1962. bütün seferleri boyunca. İnebolu yolu üzerinden yapılan nakliyat işleri de bu kumandanlığın denetimi altında gerçekleşmiştir. Atatürk Anadolu’da (1919-1921). 154. Karadeniz kıyısındaki Tuapse’ye yöneltilmiş ve buradan Lazistan Mebusu Osman Bey nezaretinde motor ve vapurlar ile Trabzon’a ve oradan da İnebolu’ya gönderilmiştir. müstahkem bir üsse dayanmadan ve onarım yapılmadan güç şartlar altında çalışmışlardır.

s. 175. Mezkûr cephanenin kısmi küllisi teslim edilmediği ve keyfiyetin tahkiki Müdafaa-yı Millîye Vekâletinden emrolunuyor. silahların bir kısmını çalarak bölgedeki Pontus eşkıyasına satmışlardır. 84 . Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Karadeniz’deki deniz kuvvetleri ile İstanbul bağlantısını sağlayan Sinop’taki 2. 28 Nutku.30 İnebolu telgrafçıları Heyet-i Temsiliyenin 26 27 Peker. s.27 Bu olay üzerine sivil taşımacılığın. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı”. askerî makamlara devredilmesi gereği ortaya çıkmış ve 25 Ekim 1920 tarihinde Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı kurulmuştur. 1991. 174 sandık Osmanlı piyade ve 40 sandık seri sahra mermisi gönderilmiştir. Ülmen. İşbu cephanenin tamamen teslim alınıp alınmadığının süratle işarı ve badema gönderilecek cephaneye mukabil mazbatasının irsal buyurulması mütemenadır.29 İnebolu telgrafhanesinin de Millî Mücadele’deki yeri çok önemlidir. 33. 30 Rahmi Çiçek. 149. Cephanenin Kaza Kaymakamı ve şubeden iskeleye gelen iki zabit muvacehesinde teslim edildiği mezkûr zevat tarafından tamamen teslim alındığı ifade edilerek motorun avdet ettiğini kuyudat söylüyor. Ankara. aşağıdaki 17 Kasım 1920 tarih ve 2323 sayılı Telgraf bize önemli bilgiler vermektedir: “Şifreli Telgraf-Trabzon İnebolu Mevki Kumandanlığına.şartları altında Trabzon-İnebolu arasında yapılan ilk nakliyat hakkında. Millî Mücadele’de Kastamonu. 29 Türk İstiklal Harbi. s. 28 Ağustos 1920 tarihinde 1 numaralı askerî motorla.28 Karadeniz’de yapılan deniz nakliyatının başarısında Hopa’dan Kefken’e kadar uzanan işaret ve gözetleme istasyonlarının ve bunların bağlı bulundukları liman reisliklerinin çalışmaları ve raporlarını ilgili makamlara düzenli olarak ulaştıran telsiz ve telgraf hizmetlerinin rolü çok büyüktür. 1. millî dava aleyhtarı bazı kimseler. İskeleye çıkarılan silah ve cephane bu telgrafhane sayesinde anında Kastamonu Havalisi Komutanlığına bildirilmiş ve sürekli talimatlar bu teşkilat sayesinde ulaştırılmıştır.5 kilovatlık telsiz istasyonu Mayıs 1921 tarihinde Kastamonu’ya nakledilmiş ve bu istasyon Batı Cephesi’nin bir ikmal merkezi olan Kastamonu haberleşmesini ve Rusya ile yapılan irtibatı sağlamıştır. s. Trabzon 3’üncü Fırka Kumandanı Nuri”26 1920 yılında Kafkas Tümeni emrinde ve Trabzon Liman Reisliğine bağlı olarak yapılan bu ilk deniz nakliyatı teşebbüsünde.11. s.1920 tarih ve 2226 numara ile İnebolu Mevki Kumandanlığından sorulmuştu. 6. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. 241. C 5. Ankara Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Doktora Tezi. İnebolu kazasına ve Mevki Kumandanlığına yazıldı. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler.

Batı Cephesi’ne giden en kestirme yolun buradan başlaması tüm komutanlıkların dikkatini İnebolu’ya çevirmiştir. Her geçen gün yapılan işlerin kapasitesi artmakta ve daha kontrollü çalışılmaktadır.32 Bu şifreli telgraftan da anlaşılacağı üzere doğudan gelecek malzemelerin sevkinde en fazla üzerinde durulan merkez İnebolu’dur. 1962. s. yola çıkan motorların zamanında yerlerine ulaşması ve malzemelerin noksansız olarak teslim edilmesi bölgedeki faaliyetlerin önemini daha da arttırmıştır.000 lira gönderilmesi için Maliye Vekâletinden Trabzon Defterdarlığına emir verildiği ve gelecek silahların Garp Cephesi’ne alınacağı. 242.33 İnebolu’ya yapılan ilk sevkiyatların başarıya ulaşması. doğruca İnebolu’ya gönderilmesi ve bu suretle İnebolu nakliyatının tecrübe edilmesi ve bildirilmesi emrolunmakta idi. 35 Peker. 188. “Garp’a Sefer Yapan Gemiler İçin Hazırlanan Talimat” gereği direkt İnebolu’ya taşımıştır. tarihî görevinin ilkini başarı ile tamamlamıştır. 31 32 Peker. “İlk Deniz Sevkiyatı”. 241. Yıldız motoru ile.31 c. Öncelikle İnebolu’nun stratejik konumu. Mebruke motoru ile. C 2. Yakın Tarihimiz.. s. s. Gazal motoru ile. Artık sıra büyük gemilerle nakliyat yapmaya gelmiştir. s. Rüsumât No: 4 motoru ile. 33 age. İstanbul.kararlarını her tarafa duyurmak ve Kuvayımilliye hareketinin yayılmasını sağlamak üzere çalışmışlardır. Rüsumât No: 4 motoru ile. age.34 1920 yılı aralık ayına kadar Rusya’dan ve dolaylı olarak Trabzon’dan İnebolu’ya taşınan silah ve malzemelerin listesi aşağıdaki gibidir:35 Tüfek 184 315 191 205 858 564 632 438 Kasatura 192 315 191 205 1108 584 615 478 Cephane 422 299 59 30 727 494 1185 412 Tarihi 22 Eylül 1920 25 Eylül 1920 27 Eylül 1920 1 Ekim 1920 1 Ekim 1920 20 Ekim 1920 4 Ekim 1920 1 Aralık1920 Vasıtaları Rusya’dan motor ile. 34 Nutku.. 28 Ağustos 1920 tarihinde İnebolu limanına gelen ilk yardım motoru derhâl kontrol altına alınarak malzemeler çok seri bir şekilde tehlikeden uzak noktalara taşınmış ve böylece İnebolu halkı. Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu İskelesi 23 Eylül 1920 tarihinde Erkânıharbiyeumumiye Reisi İsmet imzası ile Vali Vekili ve Fırka Kumandanı Rüştü Bey’e gelen şifreli telgrafta nakliye ücreti olarak Osman Bey’e 10. “Rüsumât No: 4” gemisi Rusya’dan yüklediği malzemeleri. s. 85 . Hayrettin motoru ile. Şükran motoru ile. 243. 246.

genci. Fedakâr İnebolu halkı.36 Bu dönemde 1 Haziran 1921 tarihinde Rusya’dan gelen Bahrıcedit vapuru ve Ümit vapuru 300 tonluk mühimmat ile İnebolu’ya gelmiştir. daha önce istihbarat bilgisi alınan Yunan zırhlıları İnebolu önlerine gelmişler. geri kalanı ise İkiçay Tepesi’ne çıkarılmıştır. s.İnebolu iskelesi. mağazalar ve ardiyalar dolmuş. Çünkü bu tarihlerde Yunan gemileri sürekli olarak sahilleri tarayarak kontrol etmektedir. piyade. Karadeniz’de son derece gizli yapılan silah ve cephane nakliyatı sürekli olarak işgal kuvvetlerinin gemileri tarafından kontrol edilmiş ve şüphelendikleri noktaları abluka altına alarak bu bölgeleri gerekirse ateş altına almışlardır. yaşlısı. 16 Kasım 1936. agm. Yöre halkı bu durumu bildiği için kıyıya yaklaşan gemilerdeki malzemeleri bir an önce sahilden uzaklaştırma mücadelesi vermiştir. Çoğu zaman Rusya ve İstanbul’dan yapılan nakliyat aynı anda İnebolu’da buluşmuş ve kazada büyük telaş ve hareketlilik yaşanmıştır. ancak hiçbir şey elde edemeden kısa süre sonra uzaklaşmak zorunda kalmışlardır. 36 37 İsmail Habip. Ümit vapurunun depolarının da bir an önce boşaltılması gereği ortaya çıkmıştır. Yunan zırhlılarının Boğaz’dan çıktığını ve son mil İnebolu istikametine yol aldığını haber vermiş ve bu haber tellallar vasıtası ile halka duyurulmuştur. Millî Mücadele’nin ilk günlerinden itibaren sürekli hareket hâlindedir. Bahrıcedit vapuru gece boşaltılmış. “İnebolu Kayıkçıları”. kütük (kayık çeşitleri) kayıklarını yüzdürmüş ve Ümit vapurunun etrafını sararak geminin ambarlarını boşaltıp cephaneyi karaya çıkarmışlardır. Cumhuriyet Gazetesi. O gün İnebolu’daki tüm depolar.37 Genelkurmay Başkanlığı Deniz Cephesi 946 Şube İstiklal Harbi Kayıtları’na göre her iki vapurdan çıkarılan silah ve cephane listesi aşağıdaki gibidir:38 Vasıta Malzeme top güllesi makineli tüfek cephanesi makineli tüfek cephane sandığı tüfek makineli tüfek cephane sandığı tüfek Adet 3000 143 45 2614 4840 24 2593 2260 Bahrıcedit vapuru Ümit vapuru Bahsi geçen vapurların boşaltılmasından hemen sonra. 86 . denk. 38 Peker. 328. Özellikle bölgede yaşayan Rumların yaptığı ajanlık faaliyetleri ve gemiler tarafından yapılan takip ve kontroller İnebolu’nun zaman zaman ablukaya alınmasına sebep olmuştur. Çünkü İnebolu İstihbarat Zabitliği.

Türk İstiklal Harbi. C 5. 47. s. Çankırı yolu ile cepheye sevk edilmiştir. s. İnebolu iskelelerine sevk edilmiştir.40 İstanbul Haliç Tersanesinde. 43 Turan. İran bandırası taşıyan özel ticaret şirketi vapurlarıyla yapılmıştır. 592. 1990. 41 age. Bu durumda. Bu grupların başında. 159.. (1) Yapılan Sevkiyatta Gizli Gruplar Millî Mücadele yıllarında cephelerde kullanılan silah ve mühimmatın önemli bir bölümünü İstanbul’daki depo ve ambarlardan kaçırılan silahlar oluşturmaktadır.. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Hamza Grubu (Felah Grubu). 46. Bu nakliyat sivil motorlar. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye üyesi Gümüşhaneli Zeki Kadirbeyoğlu’nun. s. Anadolu Kavağı ve Zeytinburnu’nda bulunan ambarlardan muavenet heyetleri yardımıyla kaçırılan top. Seyr-i Sefain İdaresi vapurları ve Fransız. Depolardaki malzemeler uzun süre bekletilmeden derhâl yola çıkarılarak Kastamonu.41 Bu iskelelere gelen malzemeler çok süratli bir şekilde iç kesimlere taşınarak cephelere sevk edilmiştir. Anadolu’daki harekete destek olacak vatanseverlerin faaliyetlerine engel olmaktadır. Ereğli. Rusya ve Trabzon’dan İnebolu Askerlik Şubesi ve Esliha Mühimmat Komisyonunca gönderilen malzemeler. Bu durumda izlenen tek yol gizli ve kaçak yollardan Anadolu’ya ulaşmak olmuştur. Ankara.42 Ayrıca Anadolu’daki depolardan kaçırılan ya da el konulan silah ve malzemelerde cephelere sevk edilmiştir. cephaneliği ele geçirerek buradaki silahları önce Maçka’ya buradan da cepheye yollanması bu olaya örnek teşkil etmektedir. Akçakoca. “Millî Mücadele Döneminde İstanbul’da Anadolu Lehinde Faaliyette Bulunan Gizli Gruplardan Zabitan Grubuna Ait Bir Vesika”. Bu malzemeleri gizli yollardan kaçırarak Anadolu’ya taşıyan önemli gruplar vardır. İstanbul-Karadeniz bağlantısında oldukça zor günler yaşanmıştır. İrkap ve İhraç Kumandanlığınca karaya çıkarılmış ve komisyonun gözetimi altında Nokta Komutanlığının emrindeki depolara taşınmıştır. ç. Sırp. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. C 6. 42 Mesut Aydın.43 39 40 age. Zabitan Grubu gelmektedir.39 İnebolu merkezindeki depoların dolması hâlinde bu malzemeler İkiçay mevkisindeki depolara nakledilmiş ve buradaki depolar Mevki Kumandanlığınca emniyet altına alınmıştır. hafif silah. mayın. 87 . donatım araç ve gereçleri. s. s. 243.İnebolu’nun abluka altına alınması öncesi kazada büyük bir hareketlilik ve özverili çalışmalar görmekteyiz. Beşler Grubu. İstanbul’dan İnebolu’ya Yapılan Sevkiyat İstanbul’un Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra sürekli olarak işgal güçleri tarafından denetim altında tutulması. Deniz nakliyatında. Karakol Cemiyeti.

s. 525.44 Mim Mim Grubu olarak oluşturulan bir başka gizli grup da özellikle 1922 yılından itibaren faaliyetlerini artırmış. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un işgali ile bu cemiyet ortadan kalkmış. Karadeniz limanlarında görev alacak kişileri yetiştirmiş. C 1. Bu malzemelerin büyük bir kısmı İnebolu iskelesinden taşınmakla birlikte Akçakoca. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 520. Ankara. (2) İnebolu İskelesine Silah Taşıyan Vapurlar İstanbul’da gizli olarak faaliyetlerini sürdüren bu cemiyetler vasıtası ile çok önemli miktarlarda (39. “İstiklal Savaşı’nda Anadolu’ya Kaçırılan Mühimmat ve Askerî Eşya hakkında Tanzim Edilmiş Mühim Bir Vesika”.45 Bu gruplar 12 Şubat 1921 ile 20 Aralık 1922 tarihleri arasında İstanbul’dan Yalova. Tarih Vesikaları Dergisi. Ankara Hükûmetinin girişimleri ile İnebolu iskelesinde bir rapor merkezi kurulmuş ve Askerî Polis Teşkilatının yapacağı hizmetlerle buradan giriş yapan askerî ve sivil malzemelerin kontrolü sağlanmıştır. Akçakoca. s. İnebolu. Samsun. “Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul Gizli Grupları”. 11. yaklaşık 730 ton malzemeyi Anadolu’ya taşımışlardır. 48 age. cephane ve malzemelerin Anadolu’ya taşınmasında yabancı vapur şirketleri ile anlaşma yoluna giderek İnebolu ve çevre iskelelerini ana yol olarak kullanmışlardır.İstanbul merkezli kurulan gizli gruplar silah depolarını basarak ele geçirdikleri malzemeleri en yoğun olarak İnebolu yolu ile Anadolu’ya taşımışlardır. Samsun liman ve iskeleleri de kullanılmıştır. 1986. 1955-1961.230 ton) silah ve malzeme Anadolu’ya kaçırılarak cephelere sevk edilmiştir. Faaliyette bulunan bu gizli grupların çalışmaları ile İnebolu iskelesi daha da hareketlenmiş. s. s. 46 agm. İzmir. er ve diğer askerî personelini temin etmeye yardımcı olmuşlardır. 45 agm... silah. s. Karakol Cemiyeti. Mersin limanlarına 22 sefer yapmış. Zonguldak. C 2. Zonguldak. diğer yandan da TBMM ordularının subay. 526.. 88 . aynı zamanda Anadolu’ya geçen şahıslar ellerinde Karakol Cemiyeti mühürlü vesikalarla seyahat etmişlerdir. S 5. 10. faaliyetlerini başka adlarla oluşturdukları gruplar vasıtası ile devam ettirmişlerdir. 47 Hüseyin Dağtekin. Gizli gruplar bir taraftan elde ettikleri istihbarat bilgileri ile TBMM’nin çeşitli konularda alacağı tavrı şekillendirirken. Ancak.46 Merkezi İstanbul’da bulunan bu gizli kuruluşlar TBMM’nin emir ve direktifleri doğrultusunda gösterdikleri gayret ve fedakârlıklarla Millî Mücadele’nin kaderine önemli ölçüde etki etmişlerdir.47 1921 ve 1922 yılları arasında İstanbul’dan İnebolu’ya silah ve askerî malzeme taşıyan vapur ve sefer tarihleri aşağıdaki gibidir:48 44 Bülent Çukurova.

age. s. 3000 sandık cephane. askerî teçhizat ve levazım.500 tonu bulan malzeme Anadolu’ya taşınmıştır. dürbün ve nişangâh. fabrika aletleri ve makineler. Deniz yolu ile yapılan ve sadece Karakol Cemiyeti vasıtası ile kaçırılan malzemelerin listesi şu şekilde tespit edilmiştir: “56. fünye ve fitiller. terzi. 13.50 Görüldüğü gibi yapılan nakliye işlemleri bir taraftan gizli gruplar vasıtası ile yürütülürken diğer taraftan da özellikle Ankara Hükûmetinin kontrolünde sürmektedir. kapsüller. piyade silahları cephanesi. 10. Anadolu’ya taşınan askerî eşyanın nakliye masraflarının 730’u çıkarıldıkları iskeleler tarafından karşılanırken 35. tapalar.”49 Bunların dışında.. eyer takımları ve hayvan başlıkları ve malzemeleri. 1500 tüfek. 320 makineli tüfek. bombalar ve barut ile kovanlar.000 mekanizma. İstanbul’daki silah ve mühimmat depolarının Anadolu’ya aktarılması ile yeni kurulan ordunun birçok ihtiyacı karşılanmıştır. 1 batarya top.Vapur Taşıma Tarihi 5 Teşrinisani 1921 15 Şubat 1922 11 Mayıs1922 11 Eylül 1922 1 Kânunuevvel 1922 6 Nisan 1922 30 Kânunusani 1922 1 Mart 1922 18 Ağustos 1922 15 Nisan 1922 1 Teşrinievvel 1922 2 Ağustos 1922 12 Mayıs 1922 Arara vapuru Adana vapuru Mersin vapuru Ladil vapuru Lelet vapuru Lankırı vapuru Yunan ordusunun İzmir’i işgalinden sonra. 15. toplara ait parça ve teferruat.000 matra. 1000 ton kadar muhtelif askerî malzeme.500 ton askerî eşyanın nakliye masrafları Müdafaa-i Milliye Vekâletinin hesabıyla ton başına 2275 kuruş ödemek suretiyle karşılanmıştır.000 takım elbise. makineli tüfek ve telefon. araba ve malzemeleri ile toplam 39. 49 50 age. hartuç ve kartuşlar. kunduracı ve demirci edevatı. mutfak malzemeleri. s.. bunlara ait edevat ve malzeme. itfaiye malzemeleri. 10. 89 . 100. otomobil. saraç.000 nal ve mıh.

S 1079.. 2005. S 1079. S 227. Müdafaa-i Milliye Vekâleti celilesinin bildirilmesi üzerine ahaliyi beyan-ı takdirat ve teşekkürat olunması Dâhiliye Vekâleti celilesinden bildirilmiştir.”52 Millî Mücadele’nin başından sona erişine kadar büyük fedakârlıklar gösteren İnebolulu kayıkçılar bu hizmetleri karşılığında TBMM tarafından İstiklal Madalyası Vesikası ile ödüllendirilmiştir. 151. Şu Çılgın Türkler. s. 22 Mayıs 1924. 22 Mayıs 1924. Bu para Mevki Komutanı Yarbay Nidai tarafından İnebolu Kayıkçılar Kâhyası İlyas Kaptan’a teslim edilmek istenmiştir. Açıksöz Gazetesi.(3) İnebolu Kayıkçılar Loncası 9 Haziran 1921 tarihinde İnebolu bombardımanından sonra İnebolulu kayıkçılar kayıklarının büyük bir bölümünü kaybetmiş ve yöre halkına Ankara’dan zararlarının karşılanması için 1680 lira ödenek yollanmıştır. 90 . Ancak İnebolulu kayıkçılar bu duruma alınarak tepki göstermişler ve kendilerine yollanan bu parayı iade etmişlerdir.51 Ayrıca bombardıman olayından sonra Müdafaa-i Milliye Vekâleti tarafından İnebolu halkına gösterdikleri cesaret ve fedakârlıklardan dolayı şu telgraf yollanmıştır: “Geçenlerde düşmanın İnebolu’yu bombardıman etmesi üzerine sahil halkının ve bilhassa İnebolu ahalisinin gösterdikleri asarı himmet ve gayretleri her türlü takdirin fevkinde olduğundan ordu namına kendilerine beyan-ı teşekkürat edilmesi.54 İnebolu Kayıkçılar Loncasına verilen İstiklal Madalyası Vesikası Beratı aşağıdaki gibidir: “Metni işbu varaka zahrinde bulunan 66 numaralı kanun mucibince verilecek olan İstiklal Madalyası Vesikası.. Konuşmada “Her millete mukadder olan inkılabından ve bu meyanda Türk tarihini geçirdiği safahattan.53 16 Mayıs 1924 tarihinde İnebolu Türk Ocağı ve iskelede yapılan törende Kaymakam Fevzi Bey 9 Nisan 1924 tarihli İstiklal Madalyası Vesikası’nı teslim almış ve orada bir konuşma yapmıştır. 6 Temmuz 1921.1340 tarihinde vuku bulan birinci içtima 51 52 Turgut Özakman. Ankara. 53 age. Numara 2107 Maksadı ulvinin husulü için azami ibrazı mesai eylediğinden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 11. 54 age.02. bil intikal millî harekâtın münakip kahramanesini yad ve yer yer asar-ı fedakârı gösteren memleketler içinde İnebolu’ya isabet eden hissi şerefin Büyük Millet Meclisince mazhar-ı takdir olarak deniz kahramanları Locasının İstiklal Madalyası’yla taltifinin haiz olduğunu kıymet ve ehemmiyetin büyüklüğünden” bahsetmiş ve kahramanlık vesikasını tüm kayıkçılar namına Liman Reisi Yüzbaşı Mehmet Bey’e teslim etmiştir.

yakın uzak bütün çevreden sağlanan kağnılarla. o günlerde İnebolu’dan geçmekte olan Yakup Kadri’ye bölgedeki hareketliliği şöyle anlatmaktadır. “… Ne gelirse. 59 age. at arabalarıyla. s. Yaptığınız hizmetleri hiç unutmuyorum.”55 İstiklal madalyası alan zatın hüviyeti İnebolu Mavnacılar Loncası Resmî Mühür TBMM Riyaseti Gazi Müşir Mustafa Kemal Ayrıca. 89. Atatürk’ün Şapka Devriminde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri. KARADAKİ FAALİYETLER a. her suretle vatan emrinde bulunacağınıza kaniyim. kağnı ve araba kollarıyla Ankara’ya sevk ediyoruz. silah ve gereçleri. 8 Kânunusani 1920. 91 . Mustafa Selim İmece. İnebolu .. 57 Kastamonu Gazetesi. Giderken göreceksiniz. S 2382. Her vakit. O yılların ağır şartları altında yapılan bu nakliye işleri bir taraftan cihed-i askeriyece diğer taraftan da oluşturulan komisyonlar vasıtası ile gerçekleştirilmiştir. sevk memurluğunun emrine giren bu araçlar. yoksul evlerini geçindiriyorlar. aldıkları malzemeleri güvenli bir 55 56 Peker. 29. s.59 Nakliye işlerinde çalışacak kara arabaları ve hayvanlar. Ayda ancak bir sefer yapılabiliyor. sefer başına 25 lira alıyor. s. İnebolu-Ankara yolu böyle karınca dizileri ile dolu. Mustafa Kemal Paşa 25 Ağustos 1925 tarihinde geldiği İnebolu’da yaptığı konuşmada İnebolu halkının cesaret ve fedakârlıklarını şu şekilde dile getirmiştir: “Sizin hizmetlerinizi faaliyetlerinizi öteden beri takdir ederim. ağır yükleri de demir dingilli öküz ve manda arabalarıyla ardı ardına Ankara’ya taşımaktadır.”56 2. 151. Ankara.senesi 99’uncu içtimanın 1’inci celsesinde zirde hüviyeti muharrer İnebolu Mavnacılar Locasına bir kıt-a beyaz şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. 58 Özakman. 1959. s.57 İnebolu Mevki Komutanı Yarbay Nidai. 428.Kastamonu Yolunda Askerî Sevkiyat Deniz yolu ile İnebolu’ya getirilen askerî malzemeler süratle güvenlik açısından daha emniyetli olan iç bölgelere. oradan da Kastamonu yolu üzerinden cephelere sevk edilmiştir.”58 İnebolu halkı mermi ve fişek sandıklarını. Vilayet-i Celileden ve Komisyon-ı Mahsusa Riyasetinden aldıkları emirler doğrultusunda emniyetli bir şekilde İnebolu’ya yollanmışlar.

binek hayvanları satın alınmış ve halkın elindeki hayvanların kayıtları da şubeler tarafından tutulmuştur. Bölgedeki sivil ve askerî gruplar belirli bir düzen ve sistem içinde hareket ederek ortaya çıkacak herhangi bir başıbozukluğa ve asayişsizliğe anında müdahale etmişlerdir.63 Cephelerdeki silah ve mühimmat ihtiyacının süratle artması üzerine başlangıçta oluşturulan komisyonlar ve cihed-i askeriye tarafından yürütülen taşıma işleri uygun bir fiyatla müteahhitlere verilmiştir. Bu ilandan önce böyle bir duruma düşenler derhâl maksatlarını izah etmek üzere askerî makamlara müracaat edeceklerdir. 20 Kânunuevvel 1920. Bu yüzden 1921 bütçesine bu yol için tahsisat konulmuş ve Nafia Vekâleti bütçesi onaylandıktan sonra inşaat ve tamirata başlanmıştır. 92 . 63 age. 64 Kastamonu Gazetesi.. S 2238. İnebolu ve Kastamonu havalisinde askerî ve mülki idarelerden izinsiz hiçbir harekete rastlanmamış ve askerî nakliye kolları seri bir şekilde taşıma işlerini yürütmüşlerdir. İnebolu’da başlayıp cephelere kadar uzanan ve bitmek tükenmek bilmeyen enerji ve kuvvet isteyen bu nakliye kolları Millî Mücadele’nin can damarı olmuştur.62 Yolun otomobil ve kamyon işleyecek bir hâle getirilmesi.. S 2481. onaylanacak fiyatla nakliye işlerine başlamışlardır.64 İhale usulüne göre yapılan nakliye işlerinin onayı.60 Askerî malzemelerin daha hızlı ve güvenilir bir şekilde taşınmasını sağlamak amacıyla oluşturulan komisyonlar vasıtası ile at. Bu yolun en zor kısmı İnebolu’da İkiçay’dan Çatalçeşme’ye kadarki. S 2382. KüreEcevit yokuşları idi. Özellikle kış aylarında kar yağışının yoğun olduğu bölgede yollar sürekli kapanmakta ve açılması için Kastamonu Valiliğinden özel ödenekler çıkartılmaktadır. S 27. 65 age. Kayguncak. S 2238. 8 Kânunusani 1920. Ayrıca Çankırı’nın Dömbelek mevkisi de aşılması zor bir yerdi. S 131. araba. 14 Mart 1921. Özellikle Kastamonu-İnebolu arası sadece hayvan taşımacılığı ile aşılmaktadır. 18 Kânunuevvel 1920. Bu yol üzerinde geçit vermeyen ve sadece hayvan taşımacılığına elverişli bölümler vardır.. Bu duruma özellikle Mustafa Kemal’in vilayetlere gönderdiği şu beyanname resminin etkisi olmuştur: “Hiçbir kimse sebep ve sureti ne olursa olsun kendiliğinden kuvvet toplama yetkisine sahip değildir. Mustafa Kemal”61 Bu tebliğden önce ve sonra.şekilde Kastamonu vilayetine taşımışlardır. Topçuoğlu. Maliye Vekâletinden ve İstanbul’dan gelene kadar işe talip olan müteahhitler. 18 Kânunuevvel 1920. age. 1 Şubat 1920. 62 Açıksöz Gazetesi.65 Bu arada daha öncede nakliye işleri ile 60 61 Kastamonu Gazetesi. ordunun mühimmat ihtiyaçlarının daha rahat sağlanacağını ortaya koymuştur.

S 24. Emrinde çalışan bazı şahıslar gizli olarak tüccar eşyasını da taşımak için girişimlerde bulunmuşlarsa da genel olarak Nazif Bey bu işi başarı ile sürdürmüş ve devletin en zor anlarında millî orduya iki keşif uçağı alarak bağış yapmıştır. 93 . 70 Kastamonu Gazetesi.uğraşan kara arabacıları ve hayvanları da İnebolu’ya sevk edilerek nakliye işlerine devam etmişlerdir. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 22 Kânunuevvel 1920.70 66 Süreyya Şehidoğlu.”67 (1) 14’üncü Fırka Araba Nakliye Kolunun Kuruluşu İnebolu-Ankara arasında taşıma işlerinin bir bölümü kiralanan arabalar ve halkın imece usulü ile yaptığı taşıma ile yürütülmektedir.66 Bu davranışından sonra Mustafa Kemal kendisine aşağıdaki telgrafı yollamıştır: Çıkış yeri: Ankara Numarası: 5406 İnebolu’da Erzurumlu Nafiz Beyefendi’ye. İnebolu yolunda müteahhit olarak taşımacılık yapan en önemli şahsiyet Erzurumlu Nazif Bey ve arkadaşı Çolak Nuri Bey idi. Kaynak Yayınları. S 2242. C 10.68 Ancak bu tarz nakliye işlerinde bazı aksamalar meydana gelmiş. 68 Kastamonu Gazetesi.12. 69 Peker. s. hayvanları ile birlikte askerlik şubesine gelerek kayıtlarını yaptırmışlardır. C 8. Başından beri millî davanın destekçisi olmuş ve devlete olan bağlılığından dolayı birçok müteahhidin cesaret edemediği bu işe girmiştir. Telgrafınız yarın Mecliste alenen okunacaktır. kısrak. 248. merkep gibi taşıma işlerine yarayan hayvanlar damgalanmış ve gerektiğinde taşıma işlerine katılmışlardır. Temmuz 1992. S 2238.69 Bu nakliye kolunda çalıştırılacak yöre halkı.336 (1920) Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal. Damgasız hayvanlar ise müsadere edilmiştir. öküz. s. s. 151. 18 Kânunuevvel 1920. 601. taşımayı yapan köylüler kendi köylerine saparak oyalanmışlar. Manda. Vatani hamiyetiniz şükrana değerdir. 67 Atatürk’ün Bütün Eserleri. buna rağmen aldıkları silah ve cephaneyi noksansız teslim etmişlerdir. 2003. at. Efendim. 11. (1920-1921). Taşımacılığı yapanların eline İnebolu Nokta Kumandanlığı tarafından liste ve sevk pusulası verilerek kontrol sağlanmıştır. “Kurtuluş Savaşı’nda Bir Vatandaşımızın Uçak Bağışı”. Nakliye işlerinin daha düzenli bir şekilde yapılması için İneboluKastamonu hattında 14’üncü Fırkanın emrinde 3 Kasım 1920 tarihinde bir nakliye kolu oluşturulmuştur.

13 Teşrinisani 1921. bazen hiç gerek olmadığı hâlde yollarda ve konaklama yerlerinde oyalanmış bazen de naklettikleri eşyayı kasıtlı olarak başka istikamete sevk etmeye kalkmışlardır. Bu arabalar. Bunun üzerine Kastamonu’da görev yapan İstiklal Mahkemesi bir tamim yayımlamış ve Tekâlif-i Milliye Kanunu’na tam olarak riayet etmeyenlerin en ağır cezalara çarptırılacağını tebliğ etmiştir. hayvanları nallı olacaktır. 2. 5. Kastamonu istikametine taşıyan kafileler. Arabalar sağlam ve koşum takımları tekmil.. 1. s. S 2421. 3.”71 (2) Askerî Sevkiyatta Meydana Gelen Aksaklıklar Kurtuluş Mücadelesi boyunca Türk ordusuna her türlü desteği sağlayan ve gerek cephede gerekse cephe gerisinde topyekûn fedakârlıkta bulunan İnebolu ve Kastamonu yöresinde de zaman zaman küçük çapta da olsa aksamalar olmuştur. Bölge halkı daha önce belirtildiği gibi her türlü fedakârlığı yapmış ve vatanın kurtuluşuna kendini adamıştır. 4. S 2421. Bu arabaları sevk ve idare edebilecek emsalleri silah altında ve firari olmayan birer arabacı tahtı silaha alınacaktır. Tedarik-i Vesait-i Nakliye Kanunu mucibince derç edilecek ve mümkün mertebe zenginlerden alınacaktır ve bir haftaya kadar kalem merkezinde hazır bulundurulacaktır. 94 . İnebolu’dan yükledikleri malzemeleri. 13 Teşrinisani 1921. Kastamonu Gazetesi. Arabaların üçü de çift atlı olması emir iktizasından ise de bulunamadığı hâlde behemehâl biri atlı diğer ikisi dörder tekerlekli öküz arabası olabilir. 73 age. Kalem mıntıkasında teşkil edilecek olan nakliye koluna şubeniz dairesine üç araba isabet etmiştir. Vesait-i 71 72 Peker. nakliye kolundan koparak köylerinde dinlenmek suretiyle kafileden ayrılmışlar ve gecikmelere sebebiyet vermişler. 266.73 Yaşanan bu olumsuzluklar Millî Mücadele’nin en ağır yükünü çeken yöre halkına mal edilemez. 13 Kasım 1920 Kalem Reis Vekili Mehmet Emin.Kastamonu ve İnebolu bölgesinde kurulan Nakliye Kolu için 14’üncü Fırkanın İnebolu Şubesine verdiği emir şu şekildedir: “İnebolu Askerlik Şubesine.72 İkamet ettikleri köyleri ana güzergâha yakın olanlar. Özellikle ordu nakliyatı işlerinde görev yapan bazı şahıslar aldıkları emirleri tam manasıyla yerine getirmemiş ve bazı olumsuzluklar yaşanmıştır.

Nakliye’de meydana gelen bir başka aksaklık da özellikle sivil müteahhitlerin yaptığı taşımada meydana gelmiştir.74 Mustafa Kemal Başkumandanlık Yetkisi’ni aldıktan sonra ordunun içinde bulunduğu zor durumu aşmak ve ihtiyaçlarını gidermek amacıyla 7-8 Ağustos 1921 tarihinde 10 maddelik Tekâlif-i Milliye emirlerini yayımlamış. Bütün çalışmalar bu komisyonlar tarafından yürütülmüştür.” Bu maddeye göre Başkumandanın vereceği emirler “kanun hükmünde” olacaktır. İğneden ipliğe işe yarayan her türlü maddeyi içine alan bu emirlerin tatbikini sağlamak için Ankara. Tekâlif-i Milliye emirlerinin birinci maddesi gereğince her kazada birer komisyon kurulmuştur. b. Bu çerçevede TBMM’nin 5 Ağustos 1921 tarihli toplantısında Mustafa Kemal Paşa’ya Başkumandanlık Yetkisi verilmiş ve bu yetki Başkumandanlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde şu şekilde açıklanmıştır: “Madde 2.Başkumandan. Samsun. Kuruluş ve Sonrası. Peker. Hacı Necip Efendi. ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami surette tezyid ve sevk-i idaresini bir kat daha tarsin hususunda TBMM’nin buna müteallik salahiyetini Meclis namına fiilen istimale mezundur. Bunun üzerine Kastamonu vilayeti tarafından “Sevk-i İdare Komisyonu” kurulmuş ve nakliye araçları bu komisyon tarafından kontrol edilerek bu olayların önüne geçilmiştir. 1964. s. bazı tüccar eşyalarının da gizlice arabalara alındığı ve Kastamonu’ya taşındığı tespit edilmiştir. vasıta ve gıda bakımından muhtaç olduğu bütün noksanlarını tamamlayacak bir umumi tebligat hazırlamıştır. 359. 83. 95 . Belediye Başkanı Hacı Tevfik Bey. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda. Binbaşı Kani Bey. süratle toplanmaya başlamıştır. Kastamonu’da oluşturulan komisyonun merkezi belediye binası olarak belirlenmiş ve düzenli olarak çalışan memurlar her gün artan bir hızla 74 75 Avni Doğan. ordunun insan. Kurtuluş. Kastamonu. Bütün taşıtlar ordunun emrinde olduğu hâlde.”75 Aynı şekilde İnebolu ve diğer ilçelerde de komisyonlar oluşturulmuş ve ordunun ihtiyaç duyduğu malzemeler. Şeyh Ziyaeddin Efendi. İstanbul. Ziraat Müdürü Tahsin Bey. Müftü Hafız Osman Nuri Efendi. Türk ordusunun ihtiyaçları için acil tedbirlerin alınması gereği ortaya çıkmıştır. Konya. Tekâlif-i Milliye ve İnebolu Düzenli ordunun kurulması ile kazanılan Birinci ve İkinci İnönü Zaferleri Türk milletinin moralini yükseltmiş ve yeni kurulan hükûmete olan güveni pekiştirmiştir. Darendeli Abdullah Efendi ve Hakkam Hafız Bey. Ancak. Kastamonu merkezinde kurulan Tekâlif-i Milliye Komisyonunda şu kişiler görev almışlardır: “Vali Vekili Defterdar Fuat Bey. Eskişehir’de İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur. s.

malzeme toplamışlardır. İnebolu’da toplanan yardımlarda bilahare bu merkeze taşınmıştır.76 Türk ordusunun ihtiyaç duyduğu malzemeler bütün vatan sathında komisyonlarca toplanmakta ve cepheye ulaştırılmaktadır. Ancak, Tekâlif-i Milliye Emirleri’nin 5 numaralı Kanunu olan ordu nakliyatı ile ilgili kısmı, özellikle belirli bölgeleri daha fazla çabaya itiyordu. Bu bölgelerin başında ise İnebolu ve Kastamonu yöresi gelmekte idi. Memleket sathında o dönem için geçerli nakliye araçlarına sahip olan herkes ayda yüz kilometrelik bir mesafede nakliye yapacak ve hayvanlarının ihtiyaçları ordu ambarlarından karşılanacaktır.77 Sevkiyat yapan şahıslar, malzemeleri aldığı yerden sevk ettiği eşyaya dair erzak irsaliyesi alacak ve malı teslim ettiği komutanlığa bu belgeyi onaylatacaktır.78 Denizden yapılacak nakliye işlerinde 12 numaralı Tekâlif-i Milliye Emirleri esas alınacak ve motorlar 100 millik mesafede zorunlu taşıma yapacaklardır. Kaptan ve motorun ihtiyaçları ordu ambarlarından karşılanacaktır.79 Her Tekâlif-i Milliye Komisyonu kendi mıntıkası dâhilindeki vasıtaların cins ve miktarını tespit ederek Müdafaa-i Milliye Vekâleti Sevkiyat ve Nakliyat-ı Umumiye Müdüriyetine bildirecek, mahallî nakliyattan da istifade edilecektir.80 Görüldüğü gibi, İnebolu ve yöresi Tekâlif-i Milliye Kanunu’nun hem kara hem de deniz cihetini doğrudan ilgilendirmektedir. Deniz yolu ile İnebolu’ya getirilen malzemeler İnebolu iskelesinde teslim alınarak buradan kara yolu ile belirlenen mesafelere kadar taşınmaktadır. İnebolu’nun vatansever halkı Kurtuluş Mücadelesi’nin ilk günlerinden itibaren, daha Tekâlif-i Milliye Emirleri yayımlanmadan bahsi geçen hizmetleri ve nakliyatı yapmıştır. Ancak Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan bu emirlerle taşıma işleri daha düzenli ve seri bir duruma getirilmiştir. Askerî eşyanın süratli ve düzenli bir şekilde sevkini sağlayan sevkiyat merkezleri, bu görevlerini daha sağlıklı ve resmî yürütmek maksadı ile İstiklal Mahkemelerinin emirleri doğrultusunda hareket etmişlerdir. Sevkiyat işlerinde görevli olan askerî efradın iaşe ve iskânıyla birlikte onlara birtakım telkinlerde bulunmak maksadı ile vilayet makamınca bir de komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyon, üç heyet hâlinde her gün değişerek sevkiyat merkezinde İstiklal Mahkemesinden verilen talimatlara göre çalışmalarını sürdürmüşler, özellikle askerî kişilerin iaşe ve ibateleri hususuna çok dikkat etmişlerdir.81
76 77

Kastamonu Gazetesi; 27 Ağustos 1921, S 2414. age.; 13 Ağustos 1921, S 2412. 78 age.; 13 Ağustos 1921, S 2412. 79 age.; 3 Eylül 1921, S 2415. 80 age.; 3 Eylül 1921, S 2415. 81 age.; 27 Ağustos 1921, S 2414.

96

“Vilayet Makamınca kurulan heyetler aşağıdaki gibidir: I. Heyet: Ulemadan; Kadızade Mehmet Efendi Eşraftan; Şemsizade Şükrü Bey Münevverandan; Çankırı eski Mutasarrıfı Latifi Bey II. Heyet: Ulemadan; Bahaddin Efendi Eşraftan; Şeyhaza Efendi Münevverandan; Abdullahad Nuri Bey III. Heyet: Ulemadan; Müderriszade Zühdi Efendi Eşraftan; Tahir Çelebi Efendi Münevverandan; Kerim Refig Bey.”82 Sakarya Savaşı’ndan önce Türk milletinin topyekûn başlattığı fedakârlık mücadelesi ve Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne verilen destekler Millî Mücadele’yi şahlandıran en önemli yapı taşlarıdır. Bu faaliyetler içerisinde Millî Müdafaa Vekâletinin emirleri ile 1921 yılının başında Kastamonu ve Çankırı’da kurulan amele taburları önemli yer tutmaktadır. İneboluKastamonu, Kastamonu-Çankırı yolunun sürekli açık tutulması ve aksayan yerlerin onarılması bu taburlar sayesinde sağlanmıştır. Bu taburlara genellikle geri hizmet elemanları, yaşları askerlik için geçmiş olanlar ve sakatlar alınmıştır. Bu kadrolar yol ve köprü yapımı ve onarımı ile kışla ve menzil işlerinde çalıştırılmaktadır.83 Silah sevkiyatının yapıldığı bu yolların kurulan amele taburları tarafından onarılması ve yenilerinin yapılması cephe gerisindeki faaliyetleri kolaylaştırmış ve sevkiyatı hızlandırmıştır. Yollarda çalışan bu amele taburlarının iaşeleri, Nafia Vekâleti bütçesinden karşılanmış; ayrıca bu taburların yaptıkları işe göre yollara ayrılan tahsisattan ikramiye almışlardır.84 Millî Mücadele’nin ilk gününden, sonuna kadar her türlü fedakârlığı yapan bölge halkı, cephelerde kazanılan zaferlerle daha gayretli çalışmalar içerisine girmiş ve Mustafa Kemal Paşa’nın arkasından yürümüştür. Bunu Kastamonu Valisi Rafet Bey’in Mustafa Kemal Paşa’ya çektiği 13.9.1921 tarihli telgrafla daha iyi görmekteyiz: “Muhterem Başkumandanımız Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine, Dâhiyane kumandanız altında ordumuzun iktisab eylediği parlak muzafferiyetlerden dolayı bütün vilayet baştan başa bir heyecan sürur-u şaduman içindedir.
82 83

age.; 27 Ağustos 1921, S 2414. age.; 21 Mayıs 1921, S 2401. 84 age.; 21 Mayıs 1921, S 2401.

97

Vilayet halkının zat-ı fehimanelerine ve muzaffer orduya karşı kalblerinden taşan hissi minneti şükrana tercüman olarak arz-ı tebrikat ve tezinat eyleriz. 13.09.1921 Kastamonu Valisi Rafet.”85 Kastamonu Valisi’nin bu telgrafına cevaben, Mustafa Kemal Paşa şu telgrafı göndermiştir: “Kastamonu Vilayet-i Aliyesine, Tebrikat ve tezahürat vaka-ı düşmanı takip etmekte olan bütün ordu ve mensubin ve kumandanlarını mütehassıs ve müteşekkir bırakmıştır. Ordu milletini böylece manen ve maddeten kendisine müzahir gördükçe gösteregeldiği fedakârlıkta daha pek çok ileri gidecektir. 15.09.1921 TBMM Reisi Başkumandan Mustafa Kemal.”86 Her iki telgraftan da anlaşıldığı üzere yöre halkı Mustafa Kemal’e tam olarak bağlanmış, Mustafa Kemal Paşa da zaferlerin ve kurtuluşun ancak sürekli artan halk desteğine bağlı olduğunu ifade etmiştir. c. Silah Sevkiyatında İnebolu ve Yöresindeki Kadın Kahramanlar Millî Mücadele’de, Anadolu kadınlarından bir kısmı Kara Fatma ve arkadaşları gibi cephelerde mücadele verirken bir kısmı da cephe gerisinde millî kuvvetleri güçlendirmek için seve seve her türlü fedakârlığa katlanmış ve destan yazmışlardır. Özellikle Kastamonu’da önde gelen memurların eşleri tarafından kurulan Müdafaa-i Hukuk Hanımlar Cemiyetinin çalışmaları yaptıkları mitingler ve çektikleri protesto telgrafları millî davaya yapılan hizmetin sadece bir bölümüdür. Şehir ve köylerdeki gençlerin tamamına yakını, cephelere sevk edildiğinden nakliye işlerinin çoğu ihtiyarlar ve kadınlar tarafından yapılmıştır.87 İnebolu’da başlayan ve cephe içlerine kadar uzanan nakliye işleri, bölge kadınlarının ölümü dahi göze alabilecek kadar fedakârane çalışmaları ile başarıya ulaşmıştır. (1) Silah Sevkiyatında Şehit Şerife Bacı Olayı 1920 yılının ilk aylarında başlayan silah ve cephane sevkiyatı 1921 yılına gelindiğinde hızlanmıştır. Kış mevsiminin çok sert geçtiği bölgede silah nakliyatı sırasında üzücü bazı olaylar meydana gelmiştir. Bunlardan bir tanesi de Şerife Bacı hadisesidir.
85 86

age.; 24 Eylül 1921, S 2418. age.; 24 Eylül 1921, S 2418. 87 Fevziye Abdullah Tansel; İstiklal Harbi’nde Mücahit Kadınlarımız, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Ankara, 1988, s. 21.

98

biri diri yatıyor. yarı yükünde tüccar eşyası yükleyeyim de her iki vazifemi de yapayım olmaz mı?’ demiştir... bir dakikalık saygı duruşundan sonra şu kısa konuşmayı yapmıştır.’ diyerek gözyaşlarını tutamamıştır. Bu konu ile ilgili şu anekdot dönemin şartlarını ortaya koymak adına önem arz etmektedir. “Türk kadını dünyada emsali bulunmayan kahraman bir anadır. Cephaneyi çeken hayvanların güçsüzlüğü ve havanın dondurucu soğuğu Şerife Bacı’yı kafileden koparmıştır. gözleri önündeki bu manzaradan etkilenmiş ve hatta Miralay Osman Bey gözyaşlarını tutamamıştır. s. Olayı görenler. Arabanın başına gelerek.90 88 89 Peker. Bu kadınlar hem geçim mücadelesi vermiş hem Millî Mücadele’ye destek olmaya çalışmışlardır. Ancak bu hüzünlü tablo içersinde mermiler arasında duyulan bebek sesi Rıfat Çavuş ve Cemil Çavuşu daha da şaşırtmış ve hemen yola koyulmuşlardır.”89 Daha sonra şehit anaya belediyece kefen temin edilmiş ve yöreyi iyi tanıyan Cemil Çavuş da şehit ananın hüviyetini tespit için görevlendirilmiştir.. s. Millî Mücadele’yi kazanacağımızın en büyük misali işte önümüzde. Arkadaşlar. 99 .88 Fırka Dairesi. Şehre girmesi nasip olmayan bu kahraman kadın şose kenarında sabaha karşı donmuş olarak bulunmuştur. 398. 90 age. 397. Kocam Çanakkale’de şehit. İnebolu’dan yüklediği cephaneyi Kastamonu’ya ulaştırmak için yola çıkmıştır. beraberinde birkaç aylık kız çocuğu olduğu hâlde. s. “İnebolu Hat Kumandanlığı önüne gelmiş ambardan cephane almayı bekleyen bir Türk anası ambar depo yüzbaşısının yanına yaklaşarak şunları söylemiştir: ‘Oğlum. şehit kadını kaldırmak ve kurtarmak istemişlerse de iş işten geçmiştir.Şerife Bacı. kağnı kolları ile uzun bir yolculuktan sonra Kastamonu önlerinde kışla kapısına kadar gelebilmiştir. Ben hem onun çoluk çocuğunu besleyeceğim hem de onlara cephane yetiştireceğim.. Kar ve tipi altında. öküzlerin arabayı çekmekte zorlandığını gören çavuşlar. age. arabaya destek vermiş ve arabayı fırka dairesinin önüne kadar çekmişlerdir. Yüzbaşı yaşlı anaya ne istediğini sorduğunda ‘Arabanın yarı yükünü cephane. Neticede şehit ananın Seydiler’den olduğu anlaşılmış ve köylüleri bebeği alarak bağırlarına basmışlardır. (2) Silah Sevkiyatında Bir Kadın ve Rauf Bey Kastamonu ve İnebolu arasındaki taşıma işlerinin çoğunun kadınlar tarafından yürütüldüğünü daha önce belirtmiştik. benim oğlum da cephede. biri ölü. 397. öyle anadır ki tarihte nice kahramanlar cihangirler doğurmuştur.

Millî Mücadele’ye verdiği destekten dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen tek ilçe olma özelliğine sahip İnebolu. ateşkes antlaşması hükümlerine göre teslim edilmesi gereken silah. Millî Mücadele’nin kazanılmasında etkili olan en önemli faktör cephe gerisindeki lojistik planlama ve teşkilatlanmadır. bu makale içerisinde detaylı olarak vurgulanmıştır. o yıllarda cephe gerisinde kalmış bir avuç yaşlı. başlangıç noktalarından biri olduğu için İnebolu ve yöresinin önemi. sadece savaş yıllarının değil. mühimmat ve teçhizatı Kuvayımilliye birliklerine teslim etmiş ve direnişin gücünü artırmaya çalışmışlardır. İşgale uğramayan ve iç isyanların yaşanmadığı bir yöre olan İnebolu yöresi cephe gerisinde kalmasına rağmen. güneyde ve batıda olmak üzere üç cephede birden başlamış ve özellikle Yunan ordusunun İngiltere’nin desteği ile Batı Anadolu’daki ilerleyişi Türk milletini birbirine kenetlemiştir. doğuda. 100 . Çanakkale’den alınan güçle başlayan bu hareket dünyadaki ezilen tüm uluslara örnek teşkil etmiş ve emperyalizme karşı bir başkaldırı niteliği taşımıştır. Anadolu’daki işgalin başlaması ile birlikte Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunan birlikler.Yüzbaşı bunun yasak olduğunu anlatmaya çalışırken tam o sırada İnebolu’ya gelen Rauf Orbay ile Cevat Paşa olayı seyretmiş ve yüzbaşıya cesaret vererek yaşlı kadının isteğini yerine getirmesini söylemişlerdir. Sonuç Emperyalist güçlerin Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan hemen sonra başlayan Anadolu’yu işgal planları. Anadolu’da başlayan direnişin özünde Türk halkının var olma azmi yatmaktadır. Bunun üzerine yaşlı kadın yükün yarısını cephane yarısını da tüccar eşyası alarak İnebolu’dan ayrılmıştır. Hiçbir karşılık beklemeden sadece vatanın kurtuluşu hedefine yönelik başlatılan bu hareket içerisinde. o günlerde yöre insanının çektiği sıkıntı ve bu sıkıntıya rağmen Millî Dava’ya verdiği hizmeti göstermeye yeter. kadın ve çocuklar ile güçlendirilmiştir. Türk milletinin topyekûn direniş ve dirilişini ortaya koyan bu hareket aynı zamanda kurulacak olan yeni Türk Devleti’nin de temel harcını oluşturmaktadır. Bu örnekler. aynı zamanda devrim yıllarının da önemli merkezi olmuş ve Mustafa Kemal’in çağdaşlaşma hamlelerinin ilk atılımlarından biri olan kılık kıyafet devriminin Türkiye’ye ve dünyaya duyurulduğu yer olmuştur. Ancak kısa süre sonra düzenli ordunun kurulması ile özellikle lojistik yapılanma bir esasa bağlanmış ve resmî koordinasyon bu şekilde sağlanmıştır. Bu azim. Millî Mücadele’de aktif görev almış ve cephelere kadar uzanan kağnı kollarının başlangıç noktası olmuştur.

Ankara. C 2. 101 . 10. Emrullah. NUTKU. C 2. Kaynak Yayınları. İstanbul. 1986. Emrullah. 1927. Bülent. Ankara. AYDIN. Rahmi. DOĞAN. Avni. Mustafa Selim. NUTKU. (1920-1921). Ankara. ATABEY. Mesut. ATATÜRK Araştırma Merkezi. Kurtuluş. BIYIKLIOĞLU. DAĞTEKİN. C 1. İMECE. Ankara. Ankara. Ali Fuat. Millî Mücadele Tarihi-Makaleler. 2002. “Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı” Yakın Tarihimiz. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. 1955. Karadeniz’de Türk Donanması (Birinci Dünya Harbi ve Millî Mücadele Dönemi). Baskı. “Millî Mücadele Döneminde İstanbul’da Anadolu Lehinde Faaliyette Bulunan Gizli Gruplardan Zabıtan Grubuna Ait Bir Vesika”. Nutuk. Figen. ATATÜRK Araştırma Merkezi Yayını.KAYNAKLAR Kitap ve Makaleler ARMAOĞLU. “Millî Mücadele’nin Mali Kaynakları ve Dış Yardımlar”. ATATÜRK’ün Şapka Devriminde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri. C 6. “İlk Deniz Nakliyatı” Yakın Tarihimiz. ATATÜRK Anadolu’da (1919-1921). Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı” Yakın Tarihimiz. ÖNSOY. NUTKU. Ankara. (1955-1961). C 2. 2003. 1964. 1962. Sevinç Matbaası. ATATÜRK. 1959. Fahir. C 2. İstanbul. 1962. Tek Adam Mustafa Kemal (1919-1922). Millî Mücadele’de Kastamonu. CEBESOY. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. İstanbul. C 10. Moskova Hatıraları (21 Kasım 1920-2 Haziran 1922). 1962. 1991. AYDEMİR. ATATÜRK’ün Bütün Eserleri. ATATÜRK İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Doktora Tezi. C 2. Tevfik. Emrullah. Ankara Üniversitesi. Rıfat. ÇİÇEK. Kuruluş ve Sonrası. S 5. Tarih Vesikaları Dergisi. 1981. Hüseyin. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. 2006. 1986. Mustafa Kemal. 1964. Ankara. Şevket Süreyya. İstanbul. ÇUKUROVA. Siyasi Tarih. İstanbul. “Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul Gizli Grupları”. “İstiklal Savaşı’nda Anadolu’ya Kaçırılan Mühimmat ve Askerî Eşya Hakkında Tanzim Edilmiş Mühim Bir Vesika”. Ankara. 1990. Ankara. İstanbul.

İnönü. Ankara. Dumlupınar Zaferleri’ni Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları. 16 Kasım 1936. 2’nci Kitap. 1973. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). S 12. Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. Kurtuluş Savaşı’nda Karadeniz. Ankara. “İnebolu ve Kayıkçıları” Cumhuriyet Gazetesi. C 5. “Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı”. Turgut. C 8. 1955.ÖZAKMAN. SEVÜK. Gün Basımevi. S 24. “Kurtuluş Savaşı’nda Bir Vatandaşımızın Uçak Bağışı”. 2008. 1998. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. Süreyya. Ankara. TANSEL. Kastamonu Gazetesi. “Millî Mücadele Yıllarında İnebolu’da Faaliyette Bulunan Cemiyet ve Teşkilatlar”. ÖZLÜ. 2005. Cumhuriyet Gazetesi. ATATÜRK Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu ATATÜRK Kültür Merkezi Yayını. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. Türk İstiklal Harbi. İstanbul. Sakarya. İstanbul. 102 . Ankara. İsmail Habip. ÜLMEN. Şerafettin. Hüsnü. Temmuz 1992. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları. 1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. TURAN. 1988. Ankara. Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü. Cevat. T. Ankara.C. Şu Çılgın Türkler. İstiklal Harbi’nde Mücahit Kadınlarımız. ŞEHİDOĞLU. PEKER. Fevziye Abdullah. 1943. Nurettin. Türk Devrim Tarihi. Gazeteler Açıksöz Gazetesi.

He became a pilot after attending the Yesilkoy Flight School in Istanbul. He also holds the honor of establishing first private airlines in Turkey. was born in İstanbul on January 6th 1896. He was sent as a mechanic to the Air Command in Baghdad in World War I. Anahtar Kelimeler: Vecihi Hürkuş. Özel Uçuş Okulu açmış ve burada pek çok öğrenci yetiştirmiştir. annesi Zeliha Niyir Hanımdır. After his treatment he joined the Air Command in Istanbul. Çok sayıda uçak imalatı yapmıştır. in 1912. 1931 yılında.İkm. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey. Vecihi 3 çocuktan ortancasıdır. Annesi üç çocuğuyla eşinin ailesine sığınmıştır. Çekoslovakya’da uçuşa elverişlilik belgesini almıştır. Cephede ilk uçuşu o yapmıştır. air plane. Türkiye’de ilk özel hava yolu şirketini kurma şerefi de ona aittir. he produced the first Turkish designed aircraft but he could not manage to certify it. Yeşilköy Tayyare Mektebine girerek uçucu olmuştur. He became a pilot in Turkish Aircraft Association and Kayseri Aircraft Factory.VECİHİ HÜRKUŞ’UN HAYATI VE ÇALIŞMALARI Osman YALÇIN * Özet: Vecihi Hürkuş.Hv. Vecihi was in the middle of three children. He succumbed to the apoplexy in 1969 at GATA (Gulhane Military Medicine Academy) in Ankara. İstanbul’dan kaçarak Mustafa Kemal’in ordusuna katılmış ve Türk İstiklal Savaşı’nda sivil pilot olarak görev yapmıştır. 6 Ocak 1896 yılında İstanbul’da doğmuştur. Independance War * Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. Babası 1899 tarihinde vefat etmiştir. the First World War. On the contrary his works had been continually obstructed. Ayrıca Ufuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalında ikinci yüksek lisansı 2007 yılında tamamlamıştır. He produced many aircraft. After war.Yzb. Mareşal Fevzi Çakmak’ın da desteği ile. 73 yıllık hayatının 53 yılını havacılıkla ilgilenerek geçirmiştir. He performed the first flight at the theatre. His father. he certified Vecihi-XIV aircraft at Czechoslovakia in 1931. He received very limited support in his works. With support from Marshall Fevzi Çakmak. GÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde Cumhuriyet Tarihi Bilim Dalında yüksek lisansını 2004 ve doktorayı 2008 yılında tamamlamıştır. aviation. His mother was Zeliha Niyir Hanım. Türk Tayyare Cemiyeti ve Kayseri Uçak Fabrikasında pilot olarak görev yapmıştır. havacılık. He joined the Balkan War as a volunteer with his uncle. uçak. Çalışmalarında destek görmemiş ve bilakis çalışmaları engellenmeye çalışılmıştır. Burada bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a dönmüş ve tedavisini müteakip İstanbul’da teşkil edilen hava unsurunda görev almıştır. Staff Colonel Kemal Bey. Vecihi-XIV uçağı için. He published a magazine about aviation and took his place in publishing history. 103 . 16 Temmuz 1969 yılında GATA’da beyin kanamasından vefat etmiştir. He injured in a plane accident there and returned to İstanbul. Çocukluğu oldukça hareketli geçmiştir. İktisat Fakültesinden 2000 yılında mezun olmuştur. Birinci Dünya Harbi’nde Bağdat’ta bulunan Hava Birliğine makinist olarak gönderildi. he spent fifty three years with the love of aviation.. Vecihi fled from İstanbul and joined Mustafa Kemal’s army and assigned as a civilian pilot in the War of Independence. He had an active childhood. Havacılıkla ilgili dergi çıkararak yayın hayatında yer almıştır. was a custom inspector in Istanbul. In seventy three years of his life. Faham Bey. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden 1998 yılında. Birinci Dünya Savaşı. 1912 Balkan Harbi’ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü olarak katılmıştır. Vecihi. After his father’s death in 1899. He established a private flight school and trained many pilots without any crash/accident. İstiklal Savaşı Abstract: Vecihi Hürkuş. Savaş sonrası ise ilk Türk tasarımı uçağı yapmış. ama yetkili bir makam olmadığından uçuşa elverişlilik belgesi alamamıştır. Key words: Vecihi Hürkuş. Vecihi’s mother with three children found shelter in her husband’s family.

Nu. 104 . 3 age. 53. Annesi üç çocuğuyla eşinin ailesine sığınmıştır. hatta canlarını ortaya koymuşlardır. Tarih önemli olayların ilkleri ile doludur.1. Harp yıllarında savaş pilotu. imal ettiği uçağı ile yıllarca uçan pilot ve uçak mühendisidir. Vecihi 3 çocuktan ortancasıdır. Selahattin Alan ve Nuri Demirağ Türk insanının da uçak yapabileceğini ve bu uçaklarla emniyetli bir şekilde uçulabileceğini kanıtlamışlardır. Uçağın pilotu Vecihi yaralanmış olduğundan Erzincan’a 1 Vecihi Hürkuş.3 Kafkas Cephesi’nde görevli olduğu 1917 yılında uçağını Suşehri’ne indirmiş ve 7’nci Bölüğe dâhil olmuştur. Yakın zamana kadar isimleri pek bilinmeyen bu insanların önemleri ve yaptıklarının büyüklüğü maalesef biraz geç anlaşılmıştır. Bahattin Adıgüzel. Şüphesiz başarının şerefi de daha çok ilkleri gerçekleştiren yapıcı zekâ sahiplerine aittir. Yeşilköy Tayyare Mektebine girerek uçucu olmuştur. s. 1912 Balkan Harbi’ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü olarak katılmıştır. Ankara. mallarını. Rusların Nieuport tipi avcı uçağı ile harbe tutuşmuş ve uçakları isabet almıştır. Uluslararası Havacılık Federasyonunun ilk ve tek ödüllü Türk pilotudur. Ancak 8 Ekimde Albatros AK-53 ile havalanan Vecihi ve Mülazım Bahattin. barışta uçak imalatçısı olarak görmekteyiz. Yapı Kredi Bankası Yayınları. 2000. 1.. Burada bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a dönmüş ve tedavisini müteakip İstanbul’da teşkil edilen hava unsurunda görev almıştır. Hürkuş’u 53 yıllık havacılık çalışmasında. Babası 1899 tarihinde vefat etmiştir. annesi Zeliha Niyir Hanım’dır. Birinci Cihan Harbi’nde Irak ve Kafkas Cepheleri’nde pilot olarak görev yapmıştır. 2. 6 Ocak 1896 yılında İstanbul’da doğmuştur. s. 2 M. Açıklama: Çalışmada kullanılan resimler Hava Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe Şube Müdürlüğünde bulunmaktadır. 2006. s.1 Hocası Hayrettin Bey’le 25 sorti eğitim uçuşu sonrası 1916 yılında pilot olmuştur. Türk Havacılığında İz Bırakanlar. İstanbul. Türk havacılık tarihinde önemli bir isimdir.2 Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk millî uçağı imal eden. Havacılığın dünyada tanınmaya başladığı yıllarda öngörü sahibi bu insanlar Türkiye için emeklerini. Giriş Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı’na pilot olarak katılan Uçak Mühendisi Vecihi Hürkuş. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey. 53. Birinci Dünya Harbi’nde Bağdat’ta bulunan Hava Birliğine makinist olarak gönderilmiştir. THK Kültür Yay. 7’nci Bölüğün Rus uçaklarına taarruzu ve hava harekâtı yıl boyunca zor şartlarda devam etmiştir. Çocukluğu oldukça hareketli geçmiştir. Hayatının 53 yılını fiilen uçarak geçirmiştir. Türk Hava Harp Sanayi tarihinin ilklerinden olan Vecihi Hürkuş. Bir Tayyarecinin Anıları. 7. Vecihi Hürkuş’un Hayatı Vecihi Hürkuş.

Ankara. binbaşı olan eniştesinin ortadan yok olmasına aldırmadan en zor anlarda bile görevine devam etmiştir. Şakir Hazım. Hulusi Kaymaklı. Esaret dönüşü İstanbul’da “Hava Müdafaası Bölüğü”ne atanmıştır. Fazıl.6 Maltepe İstasyonu Kaçış Planı Uçak Tipi Fokker D-III Av Uçağı Albatros C-III Keşif Uçağı Albatros C-II Keşif Uçağı Albatros D-III Av Uçağı Pilot İsmail Zeki Vecihi Hürkuş Tğm. s. Tğm. Havacılık Tarihinde Türkler 2. Ütğm. Kanaat Kitapevi. 105 . Şakir Hazım Kazım Mak. 2006. 6 Hürkuş. Her şeye rağmen Türk havacıları kararlarından vazgeçmemişler ve kaçış planını gizlice sürdürmeye devam etmişlerdir. Rıdvan Uçak kabotaj oldu. Mazlum Keyüsk ve Vecihi Hürkuş Beyler tarafından hazırlanmıştır. 55-64. 35-44. Vecihi Hürkuş burada da görev anlayışı ile hareket etmiş ve ülkenin menfaatine uygun görülen çalışmanın içinde yer almıştır. Fehmi Yemenli. İstanbul. Ne var ki bu planda gizliliğe tam riayet edilememesi ve burada görevli erlerin konudan haberdar olmaları üzerine birtakım sıkıntılar başlamıştır. esaretten bir yolunu bularak kaçmış ve uzun bir yolculuktan sonra İstanbul’a gelmiştir. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925. Bir Tayyarecinin Anıları. s. İstanbul’da 1919 yılı sonunda Türkiye Münakalatı Havaiye Cemiyeti (Türk Nakliye Cemiyeti) adlı bir kuruluş meydana getirilmiştir. Eşref. Hürkuş.zorunlu iniş yaparak esir olmuşlardır. Planda Albatros C-III Keşif Uçağı ile Anadolu harekâtına katılması kararına varılmıştı.5 Vecihi Hürkuş. Cemiyetin tüzüğü Yzb. s. Ailesinin tehdit almasına. Hazım’ın eşi Astsb. burada hazırlanan kaçış planında yer almıştır Türk pilotlarının Anadolu’da yürütülen Millî Mücadele’ye katılmak için Maltepe’de bulunan uçaklarla gizlice kaçmayı planlamışlardır. İstiklal Savaşı’nın Batı Cephesi’nde pilot olarak görev almıştır. İstiklal Savaşı’na katılması Maltepe Hava İstasyonu’ndan kaçış ile başlamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrası Maltepe Hava İstasyonu’nda görevli olan Vecihi. Bsm. Şakir Kaçışa İştirak Edecek Personel 4 5 Vecihi Hürkuş.4 Birinci Dünya Savaşı bittiğinde Osmanlı havacılığının korunması için. 8. Vecihi. Hv.. Başta yerli Rumlar olmak üzere yerel basın da konuyu işlemiş ve İngilizlerin dikkatinin buraya yoğunlaşmasına fırsat verilmiştir. s. 62-42. 1942. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925.

s. 9 age. Simav yönünden gelen bir Türk uçağı Demirci’de bulunan birliği ve birliğin ihtiyat kuvvetlerini bombaladı. 18. Bu uçak da İznik civarında bir bölgeye inerken kabotaj* olmuştur. Kaymaklı. Fazıl ile Vecihi tarafından düşmana bomba ve makineli tüfek ile taarruz edilmiştir.. Dört uçaktan yalnız Kazım’ın uçağı kalkabilmiştir. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi isimli eserin yazarı Sıtkı Tanman eserinde Vecihi için. 51. Plt.Kaçış planı uygulamaya konulmuş. Vecihi ve bir kısım astsubay ve erlerle birlikte Maltepe-Kartal yönüne kaçarak Adapazarı’na gitmişlerdir. Şakir Hazım.. Türkiye’de kendi azim ve enerjisi ile yetişmiş * Bir uçağın meydana iniş. Rafet. Svl.9 20 Ağustos 1920’de Halil ve Vecihi. 7 Yaşar Özdemir. 106 . Şakir’in kullandığı Albatros C-II Keşif Uçağı ise hiç kalkamamıştır. kalkış ya da meydan üzerinde dolaşma sırasında meydana şiddetle dönüşü. Vecihi’nin kullandığı uçak ağırlık nedeni ile kalkamamış ve hendeğe girip parçalanmıştır. Bu durum karşısında Bölük Komutanı Yzb. Makinist Eşref. Ütğm.. Demirci’deki bölüklerimize taarruz etti. Cepheyi yarmak istiyorlardı.”10 ifadesi yer almaktadır. 40. Şehit Pilot Binbaşı Fazıl Bey. Vecihi Hürkuş tarafından 15 Ağustos 1920 tarihinde Kula-Alaşehir yöresine yapılan keşiftir. İhya. s. 8 Kaymaklı. Yzb.8 Keşif görevleri süratle arttırılmış ve kısa zamanda 13 sortide toplam 20 saat havada kalmıştır Bu dönemde pilotun yeterli uçuş tecrübesi için 20 saatlik uçuş günümüzdeki harbe hazırlık gibi bir ölçü olarak kullanılıyordu. ancak kalkışta İsmail Zeki’nin kullandığı Fokker D-III Av Uçağı kırım geçirmiş. Ütğm. Muhsin Alpagot. 21 Ağustos 1921 tarihinde Demirci yöresinde. ikili kol hâlinde Simav yöresini keşfetmiş ve düşman ordugâhını bombalamışlardır. “Aynı gün saat 10. 10 age.7 De Havilland-9 Tipi Uçak “İsmet” Vecihi Anadolu’ya geçtikten sonra. Plt. Svl. 51. Avni Okar. s. Svl. s. Kartal Müfrezesinin harp görevine başlaması ile İstiklal Savaşı’nda yapılan ilk görev. Hayri. “Sivil tayyareci Vecihi Hürkuş. Fazıl kıymetli ve gizli evrakları alarak Tğm. Fazıl Bey’in komutasındaki Kartal Müfrezesinde göreve başlamıştır. pilot olarak Yzb. Tğm. 1981. Hv. s. 41.15’te iki bin Türk. Ütğm. 51. Emin Nihat Sözeri. 19. Yunan Generali Neder bu konu hakkında İstiklal Harbi hatıralarında. Ankara. Bsm.

Nitekim aile kaçarak Eskişehir’e gelmiştir. 10 Ocak 1921 tarihinde Pilot Vecihi av uçağı ile İnönü bölgesindeki Yunan mevzilerini bombalamış. Savaşta yapılan uçuşların düşman cephelerini bombalamanın yanında en önemli bir faydası da Yunanların durumunun tespiti ve bu keşif bilgilerinin pilotlar tarafından uçuş dönüşünde telefonla hemen Batı Cephesi Karargâhına bildirilmesiydi. Hava Basımevi. s. Vecihi bu olay üzerine 2’nci Bölükten 1’inci Bölüğe katılmıştır. ülkesi için bunca mücadele ve savaştan savaşa koşarken ailesi İstanbul’da hükûmet tarafından taciz ediliyordu. s.17 11 Sıtkı Tanman. 55.14 Eniştesi Bnb. Tanman. 15 Açıklama: Bu ailenin (Binbaşı Bedri ve Vecihi’nin ablası) kızları Eribe de daha sonra havacılıkla uğraşacak ve 29 Ekim 1936 yılında paraşüt atlamalarında şehit olacaktır. Çok alçaktan yapılan bu taarruzlarda düşmanın yer silahlarının tesiriyle uçak muhtelif yerlerinden isabet almış ve iki tarafın ateşi arasında bir yere mecburi iniş yapmıştır. 42-45. ATASE Arşivi. s. 82. 14 Hürkuş. Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü keşif faaliyetine çok önem vermiş ve havacılardan keşif amaçlı yoğun görev talebinde bulunmuştur.12 8 Ocak 1921 öğleden sonra Pilot Vecihi Hürkuş bir av uçağıyla Söğüt’ün doğusunda ve Bozüyük-Karaköy şosesinde siperler üzerinde gayet alçaktan bomba ve makineli tüfek atışlarıyla düşmana taarruz etmiştir.” diye tanımlar. s. Bir Tayyarecinin Anıları. Cilt. Daha sonra iki bölük bir süre birleştirilmiş ve Mürettep (Birleştirilmiş) Bölük ismini almıştır. İstanbul. 107 . Havalarda İlk Türk Kadınları. 17 Gnkur.11 Vecihi. 57. Tanman. “İlk Türk Kadın Şehidi Eribe Hürkuş”. 2. Bedri Bey de bu olaydan birkaç gün önce kayıp olmuştur.16 Nitekim bu uğurda 1936’da hayatını kaybedecektir. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi (1918-1923). 13 Kaymaklı. ateş altında uçağını yakarak en yakın birliklerimizin bulunduğu siperlere sığınmayı başarmıştır. Bedri Bey’in kızı Eribe de15 havacılığa merak duymuş ve ilgilenmiştir. 2. 12 Kaymaklı. 88. alçak uçuşla makineli tüfek ateşine tutmuştur. 1967. 63. s. s.13 12 Ocak 1921’de Yunanlar Eskişehir’i bombalamışlar ve bu olayda Pilot Vecihi’nin 23 yaşındaki kız kardeşi de şehit olmuştur.mükemmel bir pilottur. Eniştesi Bnb. 16 Fikret Arıt. 99-101. s. Kol: İSH Kutu: 1200 Gömlek: 59 Belge: 59-1. Kitap. Vecihi.

Ömrünün sonuna kadar uçak üretmek. Türk İstiklal Harbi 2. savaş süresince sivil pilot olarak görev yapmıştır. Vecihi Hürkuş’un İlk Millî Uçak İmalatı Birinci Dünya Savaşı’nda astsubay olarak orduda görev alan ve pilot olarak görev yapan Vecihi Hürkuş. 20 İrfan Sarp. Kısım 1. Baskı. THK Yay. 129. Tğm. Bu projeye Osmanlı Orduları Başkomutanı Vekili Enver Paşa ilgi duymuş ve yaşama geçirilmesi hususunda direktif vermiştir. 116. havacılarıma hassaten selam ve teşekkür ederim. Muhsin. Ancak ilgililer harp şartları içinde gerekli ilgiyi gösterememişler ve proje uygulamaya geçirilememiştir. Gnkur. 1995. Tayyareler hasarlıdır. Vecihi. 66. Çünkü Vecihi Hürkuş yalnız uçan bir havacı değil aynı zamanda tasarımcılık yönü de gelişmiş tekniğe yatkın birisidir. Md.18 Ganimet alınan bu uçağa “İsmet” adı verilmiştir. Garp Cephesi Komutanı ve Erkanı Harbiye Reisi General İsmet. 47. Yzb. s. 2001. s. Plt. Ankara. İstiklal Savaşı’na iştirak etmiştir. Savaş sonrası da havacılıktan kopamamıştır. 2.1921 Temmuz sonlarında Muğla-Kuşadası civarında yolunu şaşırarak Türk tarafına mecburi iniş yapan De Havilland-9 tipi bir Yunan uçağı tespit edildi. Havacılardan sık sık keşif görevi isteyen Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa bu konu ile ilgili aşağıdaki mesajı yazdırmıştır: “İnönü Meydan Muharebesi muzafferiyetinin amillerine. 65. havacılığa gönül vermiş.. En önemli noksanı da pervaneleridir. 1986.19 Keşif bilgilerinden savaş sırasında çok istifade edilmiştir. s. Atatürk’ün Bağımsızlık Politikası ve Uçak Sanayi 1923-1950. Ek-12 (İsmet Paşa’nın Hava Keşfine Dair Emri) 21 Hürkuş. pervaneleri imal eder ve uçaklara takar. Bu uçaktan Sakarya Savaşı sırasında çok istifade edilmiştir. İşte bu olay uçak imaline başlamasında önemli bir başlangıç olmuştur. Ankara. 128. ve Neş. Kitap. Birinci Dünya Savaşı’nın son zamanlarında Rusya sahillerinden Türk sahiline sürüklenen ve duba üstünde bulunan iki tayyare ele geçirilir. 108. Svl. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu kötü şartlarda bir av uçağı tasarlamıştır. Bu savaşa katılmış olan havacı subay. Sıtkı ve Ütğm. 3. Rst. Bir Tayyarecinin Anıları. astsubay. s. Hv. s. pilot ve rasıt göstermiş oldukları başarılardan dolayı zaferin hemen ertesi günü Batı Cephesi Komutanlığı tarafından parayla taltif edilmişlerdir.” Vecihi Hürkuş. Yusuf Kenan’dır. 108 . Ankara. Bu kapsamda. ATASE Başkanlığı Yayınları. Başarılı bir çalışma olması nedeniyle takdir edilir. ürettiği uçağın uçuşu için gerekli sertifikaları almak ve kendi uçağı ile uçmak için mücadelesini sürdürmüştür.21 18 19 Sarp. s. Vecihi.20 Bu personel.. Bas. İhsan Tayhani. Tanman. Türk Hava Kuvvetlerinin Doğuş Yılları. 216. Behçet. Kitap Batı Cephesi 5. Vecihi ilk tasarımını da Birinci Dünya Savaşı devam ederken yapmıştır. pek çok idari ve bürokratik sıkıntılarla uğraşmak zorunda kalmıştır.

fersiz gözler dikkatlerimizi çeken ilk manzaraydı. s. Yzb.” İngiltere ile ilgili izlenimlerinde. Murat Bey ile Vecihi Bey bulunmuştur. Havacılığı yaşam şekli olarak gören Vecihi Hürkuş. Mağlup Alman milleti bilhassa enflasyon neticesinde derin bir felaket çukuruna saplanmış hâldeydi. Deniz Yzb. Halkında renksiz çehreler. Türk Havacılığının 1923-1924 yıllarında Avrupa ile durumunu mukayese amacı da bulunan bu gezide Vecihi Bey önemli tespitlerde bulunmuştur. İngiltere’de tayyareci yetiştirme hususunu çok faydalı bulmuştuk. İtalya’nın oldukça zayıf durumda olduğunu. Mkn. Gelişmeler üzerine resmî görevinden istifa etmiştir. O zamanlar halkın bağışları ile uçak alınıyor ve alınan uçağa da bağış yapan yerin adı veriliyordu. anılan ülkelerdeki tüm uçak üretim tesislerini gezmişler. Nitekim bu konuda ilk atağı da Ceyhan ilçesi yapmıştır.”22 değerlendirmesinde bulunur.00’de Berlin’e gitmiştik. Paramızın kıymeti bizi haklı olarak şaşırtmıştı. Bu gezide havacılık konusunda en ciddi çalışmaların İngiltere’de olduğunu tespit eden heyet. Bu parayla 22 Adıgüzel. İstiklal Harbi’nden sonra Yunanlardan kalan ve eldeki eski uçak aksamını bir araya getirerek ilk millî uçağı yapma unvanını kazanmıştır. Vecihi Hürkuş’un buradaki izlenimleri şöyledir: “19 Şubat 1924 Pazar günü saat 11.000 TL’lik bağışın karşılığı yaklaşık 2000 Cumhuriyet altınıdır. 12 yıl önce Fransa’da mektep arkadaşı olan Fesa Bey’i görünce İngiliz mareşali ile Türk Tayyareci Binbaşı Fesa Bey’in kucaklaştığı sahnenin samimiyetini hiçbir zaman unutamam. Fesa Evrensev. İzinsiz uçması nedeni ile 15 gün hapis cezası almıştır. Heyette. 109 . Bnb. Ancak burada sebebi anlaşılmayan bazı gelişmeler yaşanmıştır. Bu dönemde Türk Hava Kurumunun kuruluş çalışmaları başlamıştır. istifa ettikten sonra da havacılıktan kopmamıştır. Muzaffer Ergüder Bey. Tayyareci Halim Bey. Cemal Bey.. Çünkü bir Türk Lirası ile 35 bin kron satın almıştık. “31 Mart 1924 günü İngiliz hava mareşalinin misafiri olmuştuk. Muntazam ve muazzam fakat olgun bir şehir. Avrupa Uluslarının havacılığının ne durumda olduğunu araştırmak için oluşturulan heyette yer alır. Almanya’nın ise mütareke maddeleri gereğince ülke sınırları içerisinde uçak üretemediklerini görmüşler. Bu uçakla 1925 yılının ilk aylarında denemesini yapmış ve başarılı olmuştur.Vecihi Hürkuş çok iyi bir analizci ve yorumcudur. Ceyhan ilçesinin yaptığı 10.. 57-59.

110 . Hava Müsteşarlığından iş bekliyor. çalışmaları Türk Hava Kurumunun da bir Avrupa gezisi olmuştur. Yani Devlet Müessesesini devlet personeli sabote ediyordu. Buradaki uygulamalardan çok etkilenir.” Vecihi Hürkuş yine anılarında. Hava Kuvvetlerimiz hiçbir yabancı endüstriye ihtiyaç duymadan birliklerini hava araçlarıyla teçhiz edeceklerdi. Türk Heyetine İsveç’te bulunan Junkers firmasını gezdirirler. “. Almanlar.. TOMTAŞ adı verilen Tayyare Otomobil ve Türk Anonim Şirketi Alman Junkers Firması ile Türkiye Cumhuriyeti arasından 15 Ağustos 1925 tarihinde yapılan antlaşma gereği Türkiye’de uçak üretmek üzere Kayseri’de kurulmuştur. s. 19 Ekim 1925’ten itibaren verilen görev dışında havacılık işleri ile ilgili hiçbir işle uğraşılmayacaktır. Dönüşte Hürkuş.. fakat iş verilmiyordu. gerekli hazırlıklarını yapmış. Millî Savunma Bakanlığı nezdindeki girişimleri. % 49’u Junkers Firmasında olmasına rağmen yönetimde sorunlar olmaya başlamıştır. Kurum Başkanı Cevat Abbas. Devletin milyonlarca lira harcayarak kurduğu bu kurum da bir hiç uğruna yıpratılmıştır. Ju A-35 uçaklarının gelişmesinde katkısı olur. 17 Aralık 1925’te Junkers Fabrikasında oryantasyon eğitimine katılır. Havacılık Tarihinde İz Bırakanlar. Bu kapsamda Almanya ve Fransa gezilir. Bu toplu istifada yurt dışı gezisinde yaşanan bir gerginlik etkili olmuştur. 65. Uçağın tanıtımını yapan Pilot Vecihi Hürkuş’tur. 60. Doğal olarak bu durum Vecihi açısından Hava Kurumu ile yolun sonu olmuştur. Hasan İskender. 61. Vecihi Hürkuş anılarında.” diyerek acı gerçekleri dile getirir.alınan uçakla 25 Haziran 1925’te Ceyhan’dan tanıtım başlatılmıştır.. 25 Adıgüzel. Heyet.. Fakat ani gelişmeler sonunda uçağını Eskişehir’e bırakıp derhâl Ankara’ya gelmesi istenir. Türkiye’de kimse dinlemez ve fikrine önem vermezken Almanya’da saygı görür ve fikirlerine kıymet verilir. İki yıl öncesine göre büyük değişiklikler olmuştur. Cevat Abbas’ın yerine Fuat Bulca gelmiştir. firmayı müdahale edilir bir hâle getirmiştir. TOMTAŞ inşa tesislerini kurmuş. İdare Meclisi üyelerinin bir kısmının havacılıkla ilgisi olmayan TBMM üyesi olması sıkıntı olmuştur. Bnb. 18 Temmuz 1926’da TOMTAŞ24 Genel Müdürlüğünden acele kayıtlı bir telgraf alır ve yurda döner. Türkiye’nin A-20’leri alacağını duyunca onun yerine Ju A-35 almasında önemli roller oynar. s. Almanya Versay Anlaşması ile sıkıntılıdır ve uçaklarını yurt dışında özellikle İsviçre’de üretmektedir. Trakya’da ve İstanbul’da uçuşlarına Türk Hava Kurumunun reklamını yapmak adına devam eder. TOMTAŞ’ta %51 hisse Türklerde. Fabrikanın açılışı 6 Ekim 1926 tarihinde yapılmıştır.23 Bir süre sonra Kayseri Uçak Fabrikası açılmış ve Vecihi Hürkuş’a fabrikanın şef pilotluğunu yapması görevi verilmiştir. Hava Müsteşarlığı Fen Şubesi yetkilileri üzerlerine yapılan baskılardan dolayı TOMTAŞ’ın işletmesini engelliyorlardı. Tayyareci Şakir Hazım ve Vecihi Hürkuş’tan oluşmaktadır. Eski yönetim istifa etmiştir.. Yedek parça ihtiyaçları için temsilcilikleri alan küçük işletmelerin.25 İdare Meclisi Azaları olan ve Mecliste % 51 oy hakkına sahip olan Türkler havacılık konusuna hiç de yakın olmayan ve Almanların kararına mecburen evet diyen 23 24 age. “TOMTAŞ sabote edilmeyip normal mesaisine devam imkânı verilmiş olsaydı.

s. Koçak. teşebbüsün. Bu işin çıkmaz yol olduğunu öğrenmedin mi? İzmir’de bu kadar zaman uğraştın. 230. Vecihi K-VI’nın elinden alınmasından sonra ikinci tasarımı olan Vecihi XIV’ün teknik hesaplarını. Biliyorsun Cemiyetin artık uçuş faaliyeti ile alakası yok. Netice ne oldu? Bu çalışmalar sonunda muvaffak olacağını kabul edelim. 111 . s.bir duruma düşmüşlerdir.. age. Ruslar bu süreci çok iyi değerlendirmişler ve elde ettikleri başarılar ile havacılıkta sayılı güçler arasına girmişlerdir. tasarımını yapmış ve üretime hazır hâle getirmiştir. Teknik Şubede Hürkuş’un bir uçak tasarımı üzerinde çalıştığını görünce onu odasına çağırır ve. Hatta 1928 yılında bir yolcu uçağını Türkiye’ye hediye etmişlerdir. 1929 yılında üç yıl aradan sonra ikinci defa Türk Tayyare Cemiyetinde Teknik Şubede çalışmaya başlamıştır. 222-226. tayyareni meydana getirdin ve uçtun. emeklerin ve uçak ne olacak? Sana daireye geldin.28 Dönemin idealist olmayan yöneticilerinin teknik gelişmeleri Türklerin de pekala başaracaklarına olan inançsızlıklarını bundan daha iyi özetleyecek bir örnek aramaya bilmem gerek var mı? Vecihi Hürkuş.26 Şüphesiz o dönemde Türkiye için hayati olan bir kurumun bu şekilde heba edilmesinin sonuçları bu günlere kadar Türkiye’yi etkilemeye devam etmektedir. Daha ilk yıllarda Ju A-20. gelmedin veya defteri imza et diyen mi var?” der. Uçağın imal edilmesi aşamasında takdire şayan bir yol izlenir. s. birçok masraflar yaptın.. Bir Tayyarecinin Anıları. 226. Yıllık iznine ilaveten iki ay da ücretsiz izin alır ve bu izinde yaptıklarını şöyle anlatır: “1930’da İstanbul Kadıköy’de Keresteciler sitesinde bir dükkân 26 27 Hürkuş. Kurumun Reis Yardımcısı Şükrü Koçak’tır. “Görüyorum ki sen hâlâ akıllanmamışsın Vecihi. Yine tayyare projesi diye bir şeylerle uğraşıp duruyorsun ve tabi bunlar için masraflar da yapıyorsun. Ju F-13 ve Ju G-23 uçaklarını üreterek Hava Kuvvetlerini desteklemeye başlamışlardır.27 Vecihi. Bu hâlde. 229. 28 age. Nitekim Junkers Firması 1924 yılında havacılık alanında çok ilkel olan Sovyetler Birliği’nde de bir fabrika kurmuştur. Almanların Versay Anlaşması’ndan doğan kısıtlı durumları uçak fabrikalarını dışarıda kurma zaruretini ortaya çıkarmıştır.

Gerekçesi. Başbakan İsmet İnönü ve komutanlar uçağı incelemişler ve memnuniyetlerini belirtmişlerdir. Çekoslovakya’da bulunduğu sırada. uçuşa elverişli olduğuna dair gerekli belgelendirme için uçak sökülerek trenle 28 Kasım 1930 tarihinde Çekoslovakya’ya gönderilmiştir. 23 Nisan gibi çok anlamlı bir günde bir davet hazırlanarak. aslında ikinci uçağımı inşa ettim. Bu arada ülkede hava posta işletmesi fikrini ortaya atar ve ilk hat olarak da Ankara-İstanbul arasında yapılması teklifini Posta İdaresine bildirir. s. 112 . Kendi imalatı olan ve uçuşa yetkili belgesi olan uçağının atıl kalmaması için Türk Hava Kurumunun tanıtımını yapmaya devam eder.” Hürkuş kendi imali olan bu uçakla uçarak Ankara’ya gelir. davet verilen gazinonun başköşesine “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazısı asılarak Vecihi Hürkuş onurlandırılmıştır.. Beş aylık çalışma karşılığında Çekoslovaklar hiçbir ücret talep etmemişlerdir. Temennilerinin Türk havacılarının başarıları olduğunu ifade etmişlerdir. Kendisine Çekoslovak Bayındırlık Bakanlığının imza ve mühürlerini taşıyan sörtifiye belgeleri verilmiştir.” olmuştur. 245. 65. Kendisi de 6 Aralık 1930 tarihinde tarihî şehir Prag’a gelmiştir. “Tayyarenin aerodinamik vasıflarını tespit edecek elimizde hiçbir vasıta bulunmadığından fennen muayenesine imkân görülmemiş ve bu suretle icap eden seyrüsefer vesikası verilememiştir.. trenle sevk ettiği uçağını 5 Mayıs 1931 tarihinde uçarak Türkiye’ye getirir. age.30 İkinci uçağa da tedbir konmak istenmiş ancak Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın Hürkuş’a sahip çıkması ile bundan vazgeçilmiştir. s. Böylesine anlamlı bir jest ve konukseverlikle karşılaşan Vecihi Hürkuş. 29 30 age. Teknik bilgiler ve yazıların Türkçe olması nedeniyle önce Çek diline çevrilmiş ve çalışmalar Aralık 1930-Nisan 1931 arası uçuş testleri de olmak üzere beş ayda tamamlanmıştır. s. 248. Adıgüzel.kiraladım ve ilk Türk sivil uçağımı.29 Ne var ki teknik muayenesi yapılamadığından uçuş vesikası verilememiştir. Yine Fevzi Çakmak’ın yardımı ile uçağın başka bir ülkede uçuşa elverişlilik belgesini alması için müsaade verilir. Parçaları bu dükkânda üretirken montajını ve ilk uçuşunu ise Fikirtepe’de yaptım. Bu gelişme sonrası Vecihi-VIX tipi uçağın.

Ancak şahsına ait bir uçağı olması ve uçuş yetkisi olması kendisi için bir avantaj olmuştur. İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ. Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak tarafından da takdir almış ve yaptığı çalışmalar desteklenmiştir. Kuruluş müsaadesi Millî Eğitim Bakanlığı. Vecihi-VI: 1924-1925 yılında Gaziemir (Seydiköy)’de ürettiği ve izinsiz kullandığı gerekçesiyle el konulan ve kendisine de 15 gün hapis cezası verilen çalışmasıdır. Millî Savunma Bakanlığı. 21 Nisan 1932 tarihinde ilk “Türk Sivil Tayyare Mektebi”ni kurmuştur.31 4. 31 Hürkuş. Bir Tayyarecinin Anıları. belirli odaklarca engellemelere rağmen elde edilen başarı bugün için bile harikuladedir. İmal edilen beş tip uçak ve özellikleri aşağıda verilmiştir: a. Rene’ye kendi tayyaresinden atlayış yaptırır. Nuri Demirağ kendisine bir uçak siparişi vermiştir. Vecihi bu projeyi 92 günde tamamlamış ve bedel olarak kendisine 5000 TL ödeme yapılmıştır. Bu okulda ilk Türk kadın pilotu Bedriye Gökmen yetişmiştir. 3 Kasım 1931 tarihinde makinisti Hamdi Bey’in işine son verilir. Bu sürede Belçikalı paraşütçü M. s. İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. Nuri Demirağ ile Selimiye’de bulunan Tümen Komutanı General Galip Deniz tarafından destek görmüştür. Türk Hava Kurumu ile yolları yine ayrılır. 328-335. 113 . Hiçbir maddi destek almadan. Sanayi Müfettişi Daniş Bey.Vecihi Hürkuş’un hayatındaki aksilikler bunlarla kalmaz. Ancak sertifikası olmadığından kayıtlara alınmamıştır. Yapılan bu atlama İstanbul gazetelerinde geniş yer alır. Vecihi Hürkuş’un İmal Ettiği Uçaklar Vecihi Hürkuş’un tasarımı ve imalatı kendisine ait olan beş uçak üretimi vardır. Kırk beş gün izin verilerek dönüşte de kendi imalatı olan Vecihi-XIV ile değil de tanıtımlarda MSB tarafından verilen bir uçakla görev yapılacağı bildirilmiştir. Vecihi Hürkuş’un İstanbul’da eğitime başlayan Tayyare Mektebi. Yeni çalışmalarına uçaklarla reklam alma projesini de eklemiş ve faaliyetini genişletmiştir. Uçuşun tamamlandığı her noktada Türk Tayyare Cemiyetine gönderilmesi gereken raporların gönderilmediğinden kendisine verilen uçuş tazminatının Ocak 1932 tarihinde kesileceği bildirilmiş ve Türk Hava Kurumunun kurallarına uymadığından dolayı dikkati çekilmiştir. Parti Başkanı Cevat Kerim İncedayı.

d. 350. Maketi Ankara Etimesgut Hava Müzesindedir. Av tayyarelerinin 580 km. Bugün için Hava Kuvvetleri uçaklarını dışarıdan ayrı. 114 . Vecihi Hürkuş teklifi olumlu karşılar ve yeniden kuruma döner. 68. Kaldı ki Millî Savunma Bakanlığı fabrikalarında da en gelişmiş tayyareler üretilmekte ve bunlar dünya uçakları ile aynı safta bulunmaktadır. Hava Kuvvetlerinde çalışan tecrübeli ve hatta Bay Vecihi’den daha kıdemli birçok tayyarecinin temin edemedikleri bir meselenin Bay Vecihi tarafından yapılmasına imkân olmayacağı açıktır. ç. Vecihi-XV: Eğitim amacı ile imal edilmiştir. Avrupa’da bile küçük devletler büyük devletlerle yarışamadıklarından prototip siyasetinden vazgeçip büyük devletlerin imalat ve kabiliyetlerinden istifade etmektedirler.” Türkkuşu faaliyet alanı ve kuruluş maksadıyla “nevi şahsına münhasır” bir kuruluş olarak dünyanın ilk kuruluşu sayılabilecek özelliğe sahiptir. Millî Savunma Bakanı imzasıyla Başbakanlığa gönderilen yazıda belirtilen gerekçe ise şöyle özetlenebilir: “Havacılığın baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde.34 Fuat Bulca dönemin Türk Hava Kurumu Genel Başkanı’dır. ATATÜRK bu durum üzerine Türkkuşu namı ile yeni bir çalışma yapılması ve Vecihi Bey’den de yararlanılması talimatını vermiştir.32 c. XSX: Son gerçekleştirdiği projedir. Bu dönemde ATATÜRK’ün manevi kızı Sabiha 32 Açıklama: Vecihi Hürkuş anılarında.b. 34 Hürkuş. Kurulduğu döneme göre uzak görüşlülüğün sonucu kurulmuş bir kurumdur. Vecihi-XIV: 1930 yılında tasarımı yapılan iki kişilik eğitim uçağıdır. Bay Vecihi tarafından yapıldığı bildirilen eğitim uçağı ile yapmakta olduğu bildirilen av uçağını Fen Heyetince tetkik edilmek üzere Bay Vecihi’nin mühendislik diploması ile birlikte gönderilmesi hâlinde gerekli inceleme yapılacaktır. bombardıman uçaklarının 500 km sürate ulaştığı bir dönemde hava okullarımızda da en gelişmiş uçaklar bulunmaktadır ve Batı devletleri uçakları vasfındadır. Deniz Kurtarma servisi için su kızağı olarak tasarlanmıştır. Hafif Yolcu Uçağı: 1936 yılında uçak fabrikasını kuracak olan iş adamı Nuri Demirağ’ın siparişi üzerine imal edilen hafif yolcu uçağıdır. Türkiye’de uçuş izni verecek yetkili merci olmadığı için Çekoslovakya’ya gitmiş ve 5 aylık bir çalışma sonunda Uçuşa Uygunluk Belgesi’ni almış ve uçarak Türkiye’ye dönmüştür. s. bu uçağa Vecihi XIV denmesinin nedenini havacılığa girişinin 14. Vecihi Hürkuş’a yeniden beraber çalışma önerisi getirir. tamamen içeride üretmek ve imal etmek zor hatta imkânsızdır.09.33 Eğitim amaçlı tasarlanan Vecihi-XV için Millî Savunma Bakanlığına yapılan müracaat bir netice vermemiştir. Osman Yalçın 08. s.2007 33 Adıgüzel. yılında imal etmesinden dolayı olduğunu belirtmektedir. Bir Tayyarecinin Anıları. Havacılığımızı yükseltmeye kabiliyetli elemanlar için memlekette daima çalışılacak yer ve saha mevcuttur. Buna benzer bir kuruluşun Sovyetler Birliği’nde bulunduğu ATATÜRK’e anlatılmıştır. 69.

72. havacılığa hizmeti geçen şehit ve 35 36 Cumhuriyet Gazetesi. s. Bu defa da Türk Hava Yolları kendisine rakip bir güç istememektedir.37 10 Mayıs 1955 tarihinde seferlerinin değiştirilmesi ve uçaklarının uçuştan yasaklanması ile yeni birtakım problemler meydana gelmiştir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında dâhil olduğu havacılıkta pek çok ilklere imza atmıştır. Türk pilotların çalıştığı.38 Son uçağı ile ülkenin yeraltı kaynaklarının keşfi ve sismik fotoğraflarının çekilmesi için Maden Teknik Arama Enstitüsüne bağlı olarak çalışır. s.Gökçen’in de dâhil olduğu pek çok talebe Rusya’ya eğitime gönderilir. Anlamsız bir şekilde. “Kanatlılar” adında da bir dergi çıkarır. Hürkuş pek çok sorunlarla karşılaşır.36 1947 yılında “Kanatlılar Birliği”ni kurmuştur. Vecihi Hürkuş’un Havacılık Alanında Yaptığı Diğer Çalışmalar Planörle 5 saat 45 dakika havada kalarak Türk havacılığının sesini duyurmuştur. Yurt içinde pek çok yere uçuşlar yapmaya başlar. Ancak aralarında sorunlar çıkar ve proje yürümez. 22 Eylül 1958 Tarihinde kurulan “Türkiye Havacılar Kulübü”nde yer almıştır. havacılıkla ilgilenenler arasında birlik ve beraberlik ruhunu geliştirmek. uçak imalatçısının. 27 Şubat 1939’da. Gelirlerine ortak olduğu gerekçesiyle. 5.. Van’da hangi gerekçeyle bir idari göreve atanmasını anlamak şüphesiz zordur. Türk Hava Yollarının kayıt dışı bıraktığı altı adet uçağın ihalesini alır. 38 age. Varlıkları harap olmuştur. Ancak. 73. Vecihi Hürkuş’un havacılığa olan gönül bağı hayatı boyunca devam etmiştir. 1952 yılında havadan reklam yoluyla Paro markası bebek mamaları ile Puro Sabunları gibi temizlik malzemelerinin tanıtımını yapmıştır. 1954 yılında “Hürkuş Hava Yolları”nı kurmuştur. Bu atama üzerine yollarını bir kez daha kurum ile ayırmak durumunda kalmıştır. burada. İnönü’de büyük bir eğitim tesisi inşa edilmeye başlanır. Mühendis olmasının bazı sorunları çözeceğini düşünürken bu kez de “iki yılda mühendis olunmaz” gerekçesi ile zamanın havacılık otoriteleri tarafından diploması kabul edilmez. Türk Hava Kurumu tarafından tayini Van’a bir idari göreve çıkarılmıştır.35 Askerî Pilot Vecihi Hürkuş. 18 Temmuz 1946. 1951 yılında beş arkadaşı ile havadan ilaçlama yapmak için “Türk Kanadı” isminde bir şirket kurarlar. Ancak ihale sonrası uçaklara uçabilirlik sertifikası vermeyen Sivil Havacılık Otoriteleri ile de ciddi bir hukuk mücadelesi yapmak durumunda kalmıştır. “Tayyare ve Makine Mühendisliği Diploması”nı almıştır. s. s. gazete dağıtımının yapıldığı ve asgari günde 2220 km yol kat edilen bir şirket çalışamaz hâle getirilir.. 115 . 1937 yılında 21 yıllık bir havacı olarak “Weimar Mühendislik Mektebi”ne gönderilir. 73. “Vecihi 5 Saat 45 Dakika Havada Kaldı”. 3. Adıgüzel. 70-72. 1960 yılında ihtilal sonrası ise aylarca işinin başına dönemez. Türk Hava Kuvvetlerinde çalışan ordu mensupları ile havacılığa hizmeti geçen. Bu kulübün amacı. bilgisinin yeterliliği nedeni ile ihtisas sınıfından öğrenimine başlamış ve iki yıl sonra. 37 age. Bir pilotun.

Bunu bile Türkiye’de kabul ettirememiştir.1958. esir düşmüş. Bedri ortadan kaybolmuştur.4. Piper.” tespitinin altında aramak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Anılarını yazdığı bir dönemde bir kaza sonucu beyin kanaması geçirmiş ve GATA’da hayata veda etmiştir. Vecihi Hürkuş ve Hava Korgeneral Asım Uçar gibi önemli isimler yer almıştır. Flashing. Avni Okar. Ancak izinsiz uçuş yaptığından 15 gün hapis cezası verilmiştir. uçakların bir millet için ne demek olduğunu değerlendiremeyen zihniyetin etkisi olmuştur. Fokerwolf gibi fabrikalar 1928’den sonra teşekkül etmeye başlamışlardı. Türk havacılık tarihinin bir özeti gibi olan Hürkuş. Hv.09. Basri Alev. Vecihi Hürkuş. ama kurtularak ülkesine dönmüş ve görevine devam etmiştir. maalesef amaçlarını ve hedeflerini gerçekleştirmekte çok ciddi sıkıntılar çekmiştir. Bugün dünyanın en büyük hava endüstrisi sayılan Douglas. Vecihi Hürkuş. Şüphesiz bunda. Sonuç Vecihi Hürkuş. 116 . Mithat Tuncel. İlk özel Hava Okulunu kurmuştur. İstiklal Harbi’ne de İstanbul’dan kaçarak katılmış ve Mustafa Kemal’in ordusunda yer almıştır. Boeing. İstiklal Harbi yıllarında ilk hava görevini yapmış ve kahramanca cepheden cepheye uçmuştur.. General Şakir Fevzioğlu. Genç bir uçucu olarak Osmanlı Devleti’nin en zor zamanında cephede görev yapmış. Ankara. Kulüpte ilk havacılardan. Eskişehir’de eniştesi Bnb. Bakanlar Kurulunun 3.39 Hayatını havacılığa adayan Vecihi Hürkuş hayatının son dönemlerinde ciddi sıkıntılar çekmiştir. sonra havacılığa ilgi duyan ve pilot olarak Kafkas Cephesi’nde uçan Hürkuş.Bsm. 28 yaşında kendi uçağını imal etmiş ve bizzat uçarak test etmiştir. Pek çok projeleri ilk o başarmıştır. Türkiye Havacılar Kulübü Ana Tüzüğü. Yunanların bombardımanında kız kardeşi şehit olmuştur. Vatan hizmeti için hayatını ortaya koyduğu zamanlarda İstanbul’da ailesi baskı görmüş. 6. ilk Türk uçağını yaptığım zaman yani 1924’te bugünkü dünya havacılık endüstrilerinin % 80’i henüz doğmamıştı. 1-5. 1970.. Ne var ki destek alması gerekirken daima engellenmiş ve çalışmaları baltalanmıştır.1965 gün ve 6/4540 sayılı kararı. Avni Arıkök. s. Öyle ki vatana hizmetten bağlanan az miktardaki maaşına haciz konmuştur. onu anlamaktan uzak. birikimleri derleyip korumak olarak tanımlanmıştır. Çalışmaları yayımlanmış olup Türk askerî havacılığına ve Türk hava harp sanayisine ışık tutmaktadır. Vecihi Hürkuş’un çalışmasının önemini belki de “. Almanya’da uçak mühendisliği diploması almıştır.. Girişimleri her defasında engellendiğinden önemli miktarda borçlanmak durumunda kalmıştır. Kuruluş: 22. Türkiye’de Vecihi Hürkuş’un çalışmalarının yapıldığı sıralarda oldukça önemli olan 39 Türkiye Havacılar Kulübü. hatıratını büyük ölçüde tamamlayan ender insanlardandır. Fethi. Sadık ve Nuri Beylerin kahramanlıklarını duyarak havacılığı tanımıştır.ölmüşlere ait eski hatıraları canlandırmak. henüz 20 yaşındayken uçmaya başlamıştır. Astsubay olarak Osmanlı ordusuna katılan. Daha sonra özel Hava Yolu Şirketi kurmuş ve havacılıktan hiç kopmamıştır.

HÜRKUŞ. Hatıralar Arasında. 1942. Kitap. 2006. Dosya: 6155. Cumhuriyet Gazetesi. Gnkur. Harp Tarihi Şubesi Yay. SARP. İstanbul. Hv. 10. Bir Tayyarecinin Anıları. İhsan. Havalarda İlk Türk Kadınları. 2006. Nu.. Cilt 2. 1967. ATATÜRK ve Mareşal Fevzi Çakmak’ın çok ehemmiyet vermesine rağmen Türkiye’de havacılık bir kültür olarak çok zor bir imtihan geçirmiştir. Yapı Kredi Bankası Yayınları. Havacılık Tarihinde Türkler 2. Bsm. 2001.4. Hava harp sanayisi alanında bir şeyler ortaya koymaya çalışanlar her defasında başarısız olmuştur. “İlk Türk Kadın Şehidi Eribe Hürkuş”. Ankara.09.10. 59. 15. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi (1918-1923). 1986. ADIGÜZEL. TANMAN. Ankara. Türk Hava Kurumu Basımevi. 11. Kuruluş: 22. KAYNAKLAR 1. 7. 8. İstanbul. Hava Kuvvetleri Komutanlığı. 9. Türk Havacılığında İz Bırakanlar. 2000. ve Neş. Tarih 18. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA). Bahattin. İrfan.399. Ankara. ATATÜRK’ün Bağımsızlık Politikası ve Uçak Sanayi 1923-1950. 4. Türk havacılık sanayisi tarihinde yapılan her girişimin başarıya ulaşamamasını bir tesadüf olarak değerlendirmek zor olacaktır. “Vecihi 5 Saat 45 Dakika Havada Kaldı”.1958. Kol: İSH Kutu: 1200 Gömlek: 59 Belge: 59-1. 2. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925. Fikret. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe Şube Müdürlüğü. 1970. Hv. Vecihi. Ankara. Ankara. Ankara. Türk Hava Kuvvetlerinin Doğuş Yılları. Md. 1981.. TAYHANİ. İstanbul.başka havacılık çalışmaları da yapılmıştır. Kanaat Kitabevi.. ATASE Arşivi. M. 3. 5. Şehit Pilot Binbaşı Fazıl Bey. 18 Temmuz 1946. KAYMAKLI. Hava Basımevi. 10. 12. Bu çalışmalarda devletin ve özel müteşebbislerin girişimleri olmuştur. 14. Hv. 13.1965 gün ve 6/4540 sayılı kararı.22.1939. 117 . Bsm. ÖZDEMİR. HÜRKUŞ. Yaşar. 2. 6. THK Kültür Yay. 7. Bsm. 3. Vecihi. Türkiye Havacılar Kulübü. Birikimler her defasında sıfırlanmış ve yeniden başa dönülmüştür. Fon Kodu: 030. Hulusi. Yer Nu. Türkiye Havacılar Kulübü Ana Tüzüğü. Bas. Bakanlar Kurulunun 3. Sıtkı. ARIT.. Hv. “Türkiye Havacılığının Kalkınma Yolları”. Resim Albümleri.

Ek Zamanlı Öğretim Elemanı 1 1939 Kasımındaki Sovyet brifingi esnasındaki konuşmalardan bk. In the following part. In the first part. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ABD. Motti tactics N. Soviet Red Army’s offensive with a large scale force in late 1939. Araştırmanın ilk bölümünde savaşın arifesinde yaşanan gelişmeler ve ikinci bölümünde her iki tarafın durumları ele alınmıştır.RUS-FİN SAVAŞI 1939-1940 “DEV’İN GÖZYAŞLARI” Burak ÇINAR* Özet: Rus-Fin Savaşı. * 119 . sakin geçecek gibiydi.. İzleyen bölümde ise Rus-Fin Savaşı detaylara inilerek anlatılmıştır. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr.N. üç ayı aşkın bir süre boyunca küçük Fin ordusunun inanılmaz savunma ve karşı vuruşlarıyla engellenmiştir. Ancak fazla uzakta değil.I.Lauri Paananen. 2. Analiz bölümünün ardından yazı sonuca bağlanmıştır. The Soviet Army was victorious. Savaşın ilk kışı kanlı çatışmalardan uzak. Kış Savaşı. The Winter War. s. Motti taktikleri Abstract: Russo-Finnish War was one of the extraordinary struggle in War History. Sovyetler Birliği Mareşali: “Tüm tahminlerinizi harekâtın 12 gün içinde biteceği varsayımına dayandırarak yapmanız emrediliyor. savaş tarihinin olağanüstü mücadelelerinden biridir. and in the second. 1992. After the Analysis section. Eloise Engle . Ciddi kayıplar veren Sovyet ordusu sonunda kazanan taraf olsa da başarısı Finlerin üstün mücadele gücü tarafından gölgelenmiştir. The Winter War. İskandinavya’da başlayan bir huzursuzluk İkinci Dünya Savaşı’nın ilk kış muharebelerinin sinyalini verdi. Birinci Dünya Savaşı’nda yaptığı hataları tekrarlamıyor ve baharı bekliyordu. This war. Batılı Müttefikler her an açılmasını bekledikleri ancak kış boyunca durağan olan Batı Cephesi’ndeki tahkimat ve hazırlık çalışmalarını sürdürerek Almanların başlatacakları genel taarruzu püskürtmeyi umuyorlardı.”1 Giriş 1939 Eylülünde Polonya’nın Almanya ve Sovyetler Birliği arasında bölünmesinden sonra. Finland. Mannerheim. Harrisburg.Voronov. Mannerheim. Topçu Başmareşali: “Eğer her şey iki ya da üç ay içinde hallolabilirse mutlu olacağım.Kulik. article was concluded. The Winter War is the subject of this study. Avrupa’nın hiç beklenmeyen ve savaş tarihine adını en az yazdıran parçasında. conditions of each side were considered. Finlandiya. Sovyetler Kızılordusunun büyük kuvvetlerle 1939 sonlarında başlattığı saldırı. hindered by the small scale Finnish Army’s hard resistance and counterstrikes for over three months.” G. Anahtar Kelimeler: Sovyetler Birliği. Almanlar saldırganlıklarını 1940 Mayısına ertelemişti ve Polonya’dan sonra az da olsa yaralarını sararak güç topluyordu. 1939 Ekiminde cepheler sakindi ve İkinci Dünya Savaşı’nı başlatan tarafların orduları ortada gözükmüyorlardı. Key words: Soviet Union. Çalışmada “Kış Savaşı” diye anılan bu savaş konu edilmiştir. developments in the eve of the war. Stackpole Books. Russo-Finnish War was explained in details. but their success had been shadowed by the superior Finnish resistance. with serious casualities. Ancak Almanya bu sefer temkinli davranıyor.

51-52. Kerim Bağrıaçık). Son muharebeler bittiğinde ise “Kış Savaşı” tarihe zayıf bir zafere karşı onurlu bir yenilgi olarak geçecekti.Fin Savaşı. diğer ismiyle “Kış Harbi” başlamıştı.Sovyet Paktı’nın imzalanmasıyla cesaretlenen Sovyet diktatörü Josef Stalin. Bk. Stalin’in bu isteği aynı zamanda Baltık Filosunu güçlendirerek onun için yeni üsler kazanmaya yönelikti. Savaşa Giden Yol 1 Eylül 1939’da Alman orduları Polonya’ya girmiş.Paananen. Yapı Kredi Yayınları. B. savaş sırasında öne çıkan bazı konular başlıklar hâlinde belirtilerek analiz yapılacak ve ardından yazı sonuca bağlanacaktır. Araştırmanın izleyen bölümünde. 3 Eylülde İngiltere ve Fransa Almanya’ya savaş ilan edince İkinci Dünya Savaşı başlamıştı. Rus isteklerinin son adımının gerçekleştirilmesi.2 Sözde. Litvanya ve Finlandiya’dan kabul edilemez taleplerde bulundu. Ancak 12 Ekimdeki görüşmede Stalin’in Finlere önerisi. 120 . 1998. Dünya Savaşı Tarihi-1. Sovyetler Birliği.H. savaşın arifesindeki olaylar sıralanarak üçüncü bölümde tarafların durumu gözden geçirilecektir. 1. Engle . Dördüncü bölümde ise Rus . Almanya’dan ya da İngiltere’den ileride olası bir saldırıda bu ülkelerin atlama tahtası olarak kullanılmasını önlemek için bir takım düzenlemeler gerekliydi. Letonya. İstanbul. (çev. Ancak ne tür bir felakete doğru adım attıklarının bilincinde değildiler. egemenliğinden ödün vermeyeceği ilkesine sahip olan Finlandiya tarafından engelleniyordu. özellikle Leningrad çevresini güvenliğini sağlayacak şartları kabul etmesi için Finlandiya’ya baskı yapmaya başladı. Böylece Stalin için Baltık’ta hegemon olma fırsatı doğmuştu. subaylarının daha önce tahmin edemeyecekleri bir sürtünmeye maruz kalacaktı. Savaş bittiğinde ise devin bir gözünden zaferin diğer gözünden acının gözyaşları süzülecekti. Sovyetler’in Finlandiya’dan istedikleri 1700 km² toprağa karşı Repola ve Porajorpi bölgelerinden 3500 km² toprağı Finlandiya’ya önerdiğini söylemektedir.Liddel-Hart. s. Bk. 10 Ekime kadar bir dizi rahatsızlık verici anlaşma imzalayarak stratejik bölgelerinde Sovyet askeri bulundurulmasına yönelik Rus isteklerine boyun eğmiş oldular.Kasım ayı biterken asimetrik ordular arasında son derece kanlı geçecek olan Rus . kendi sunumuyla 2700 km² toprak almaya karşılık. II. 5500 km² toprak vermekti. s. Sovyet orduları da 17 Eylülde Almanlar ile önceden yaptıkları uzlaşmanın sonucu olarak Polonya’nın doğu bölümüne girmiş ve ülke ikiye bölünmüştü.Liddell-Hart. Kızılordu. gözünü Baltık ülkelerine dikerek Estonya. Baltık’taki çıkarlarının son aşaması için son adımı atabilmek amacıyla kendilerine göre az nüfuslu küçük bir ülke olan Finlandiya’ya askerî müdahalede bulunmaktan çekinmediler. Ağustosta Alman . Fin Körfezi’nin güneyinde kalan üç Baltık ülkesi.Fin Savaşı bazı detaylara inilerek anlatılacaktır.H. 10. Beşinci bölümde. Ruslar. Bunun üzerine Sovyet Dışişleri harekete geçerek Fin Körfezi’nin kuzeyindeki Finlandiya ile 2 Askerî tarihçi B.

1992. 7 Mehmet Tanju Akad. 13 Kasımda görüşmeler çıkmaza girince Fin ordusu seferberliğe başladı. 183. London. sınırda kukla bir hükûmet kuran Fin Marksisti Otto Kuusinen. Oliver Warner. Lettonya. Litvanya. 5 Jack Durrant. (çev. Braunton Devon.6 Ertesi gün. 144. Estonya ile anlaşmaları sonuçlandırdı. s. Tarafların Durumu Finlandiya’nın 1939’daki nüfusu 3. 22 Ekimde Paasikivi’nin. s. 140. ikisi de Korgeneral Erik Heinrichs komutasındaki 3’üncü Kolordunun emrinde olmak üzere Karelya Berzahı’nda konuşlanmışlardı. 1988. 14 Ekimde Ruslar taleplerini üç madde hâlinde “Leningrad’ın deniz savunması. Anılar. Ruslar da aynı gün 1932 Rus .51. Warner. Bu olay Ruslar tarafından casus belli (savaş nedeni) yaratmak amacıyla düzenlenmişti. “Finlandiya’nın Savunucusu” ve Genelkurmay Başkanı olarak atanan Mannerheim. Taktik. s. Letonya. s. Obuz). 1993. 4. dokuzuncu bir tümenin ekimin sonunda oluşturulduğunu söylemektedir. istifasını erteledi. Weidenfeld & Nicolson.5 26 Kasımda Ruslar Fin topçusunun ateş açtığını iddia ederek Fin topçusunun sınırdan 25-30 km kadar içeri çekilmesini istedi. Kıralı. Merlin Books.4 milyon kadardı. Engle Paananen. Durumun karışmasıyla emekli olmak üzere olan Fin Seferi Kuvvetlerinin komutanı 72 yaşındaki Carl Gustav Emil Mannerheim. Only Frogs in an Ice-Bound Pool. Tümgeneral Harald Öhquist komutasındaki 2’nci Kolordunun. 8 Mannerheim ilk çağrıda sekiz tümenin toparlanabildiğini. Bakan Juho Kusto Paasikivi’ye her şey yolunda gittiği takdirde anlaşmanın 20 Ekimde imzalanabileceğini söyledi. s. 1967. Rusya ile “Finlandiya’nın kurtarılması” şeklinde bir anlaşma imzaladı. 14. 6 Mainila Bombardımanı olarak bilinen olayda 4 kişi ölürken 9 kişi de yaralandı.7 Ayın 28’inde Fin Hükûmeti diplomatik görüşmelerden aniden çekildi. Estonya’ya baskı yaparak taleplerde bulunmaya başladılar.Fin Saldırmazlık Paktı’nı feshetti ve ertesi gün Finlandiya ile diplomatik ilişkilerini kesti. 4 3 121 . Teknolojik ve Jeopolitik Yönleriyle 20. İstanbul. s. Birinci Cilt. Yüzyıl Savaşları. genel karargâhını Mikkeli’ye kurmuştu.5 . M. Stratejik. Kastaş Yayınları.8 Bu tümenlerden dördü. Maliye Bakanı Vainö Tanner ile birlikte Moskova’ya yaptığı ikinci ziyaret de sonuç vermedi. Marshall Mannerheim & the Finns. İki tümen ise 4’üncü Kolordunun emrinde Ladoga Liddell-Hart. Aynı gün Rus askerleri Petsamo yakınlarındaki Fin Sınır Muhafızlarına saldırdı.güneyindeki Litvanya. Fin ordusu dokuz tümenden oluşuyordu. 286’ncı Fin Komünist Partisi 1930’da yasaklanmıştı. Leningrad’ın kara savunması ve Petsamo’daki sınırın reformasyonu” olarak formüle ettiler. Bk. 9 Ekimde Rus . Ertesi gün Ruslar. Ankara.4 Ancak anlaşmanın imzalanmasını Finlere kabul ettiremediler ve görüşmeler uzadı. Bk. s.Fin görüşmeleri başladı.3 Hatta Molotov. Carl Gustaf Emil Mannerheim. Bk. 2.

29. bir hafif tugay. 60. 158. s. 14 Akad.16 Üniforma sayısı ve tıbbi donanım yetersizdi. 287.Paananen. iki istihkâm bölüğü. Pan/Ballantine Books. Rus uçakları ile karşılaştırılamayacak kadar azdı.14 Finler. 90. s. 13 İbrahim Artuç. s. 191-193. 197. s. Squadron/Signal Publications. Modern olanlar ise ağır topçu ateşine dayanabilecek durumda değillerdi. Carrolton. s.800 kişilik12 orduya sahip olan Finlandiya’nın savaş için gereken 15 tümeni oluşturması imkânsızdı..15 Araç. savaş için olan ihtiyacı 500. yiyecek ve yakıt stokları yetersizdi. 191-195. ileri hatta çoğu modası geçmiş olan toplam 114 uçağa sahipti. Birinci Cilt. Yine de cephedeki etkin asker sayısının en çok 200. Condon. Motor yağı ve yakıt iki aylık. Eldeki uçak sayısı. The Winter War: Russia against Finland.. bir hat tahkimat bölüğü ve bir levazım bölüğü olarak yaklaşık 14. London. bu konuda oldukça önemli bir rol oynamıştır. ikmal durumu başta olmak üzere birçok konuda oldukça dezavantajlıydı. Finlerin hava gücü de çok sınırlı olduğundan yeterli keşif yapamıyorlardı. Finnish Air Force 1939-1945. bir haberleşme bölüğü.000 kadarı da paramiliter Suojeluskunta (Yurttaş Muhafız) birlikleri olan bu sayı Fin ordusunun cephedeki gerçek gücünü yansıtmaz.19 Engle . Fin Kızıl Haçı bile orduya sadece 10 ambulans ile hizmet verebiliyordu. 9’uncu Tümen ise ihtiyat olarak aralık ayında oluşturuldu. Birliklerin donanımı. 17 age. 7.000 olduğu söylenmektedir. Warner. 10 9 122 . Eldeki top mermisi miktarı 19-24 günlüktü. Tahkimat da aynı şekilde zayıftı. 183-184. Her bir Fin tümeninde üç piyade alayı. Dikenli tel ve tanksavar engelleri çok zayıftı. Buna rağmen buradaki tahkimatlar iyi olanlardı.Kari Stenman. tanksavar mayını ve patlayıcı miktarları oldukça azdı. Buna rağmen savaş boyunca toplanan ordunun mevcudu 300. bunların çoğu iyi bir şekilde yerleştirilmemiş ve kalıntı bir hâldeydi. İkinci Dünya Savaşı. bir sahra topçu alayı.18 Fin Hava Kuvvetleri. s. 16 age.000 olarak vurgulamaktaydı ki10 barış zamanı 33.000 kadın da bu rakamlara dâhildir. 19 Kalevi Keskinen .Gölü’nün kuzeyinde konuşlanmıştı. 287. 140 km uzunluğundaki savunma hattı üzerindeki 66 beton korugandan 44’ü 1920’lerde yapılmış. s. 15 Mannerheim. 12 Richard W.17 Bu yüzden Rus lojistiğine az değer biçtiler. s.000 kişiden oluşan11 ve savaşın arifesinde ancak 127. 149. 11 Akad. Kastaş Yayınları.200 asker bulunmaktaydı. s. insan gücü dengesizliği ve buna bağlı olarak ihtiyat sıkıntısının yanı sıra.13 Kadınların yardımını örgütleyen Lotta Svärd örgütü. Her şeyden önce iki ay yetecek miktarda yivli tüfek ve makineli tüfek mermisi vardı. mühimmat. 1998. havacılık yakıtı ise bir aylıktı.9 Mannerheim. s..000’i ihtiyat ve 100. 18 age. İstanbul. 1972. s. Hava Kuvvetlerinin donanımı % 50 eksikti ve uçaklar için yedek parça sıkıntısı vardı.000’i bulsa da bunun 100. 1999.

28 Bir Rus tümeninde. Ordunun en büyük avantajı ise en ucuz etkili silah olan molotofkokteyli olacaktı. s. Fin ordusundaki 100 kadar 37 mm’lik “Bofors Topu”nun yarısının Fin.Paananen. bir sahra topçu alayı. s. 197. bir tanksavar bataryası. s. s. kendi topraklarında evleri için dövüşüyor olmaları ve büyük birimlerin parçaları hâlinde değil de bireysel davranışlar için eğitilmiş olmaları Finlerin iki avantajıydı. 158.20 Valve. Asker sayısında sıkıntı çekmeyen Ruslar. 29.21 Savaş sırasında aceleyle toplanacak sözde 15 tümenin birinde topçu olacak. 191-195.000 kişilik Fin Deniz Kuvvetleri ise savunma konusunda kesinlikle yetersizdi. 149. 24 Warner. 8. Fin ordusunun üçte ikisi Berzah’ı korumak için güneyde toplanmıştı ki burası. 123 . s. üç piyade alayı. 14) dâhil ettiler. 26 Mannerheim. bir haberleşme taburu ve bir de istihkâm taburu mevcuttu.Uçaksavar ve tanksavar topları yok denecek kadar azdı.24 Fin Körfezi’nde ve Ladoga Gölü’nde bulunan Fin kıyı bataryaları iyi durumdaydılar. Fin Körfezi donunca kendi bünyesinde “Aaltonen Taburu” diye çağrılan iki tabur düzeyindeki özel bir birlik kurdu. 27 Rus askerî literatüründe “Cephe”. bir obüs alayı. Valve komutasındaki 13. 1939-1940 kışı ise -40°C’yi bulan soğuğuyla 1828’den beri görülen en soğuk kış25 olarak Finlerin en büyük müttefiki olacaktı. ordunun morali ise iyiydi. Tümgeneral V. Mannerheim’a göre ise Sovyet tümenlerinin sayısı en az 45’ti.. Rusların taarruz planlarının ana noktasını oluşturuyordu. paralel olarak Fin ordusunda çok iyi eğitimli kayakçı grupları mevcuttu. 25.29 Mannerheim ayrıca 40-50 tanktan oluşan bir 20 21 Ivor Matanle.Paananen.23 Burada sınırdan biraz içeride “Mannerheim Hattı” adı altında uzun bir savunma hattı oluşturulmuştu. Meretskov komutasındaki Kuzeybatı Cephesi’ni27 düzenleyerek içine 29 piyade tümeni ile 8 tank tugayından oluşan dört orduyu (7. 25 Engle . “Ordular Grubu”nun (Army Group) karşılığı olmaktadır. savaş için Mareşal Kirill A. s. Mali kaynakların uzayacak bir savaşa dayanabilmesi için nasıl dağıtılacağı yönünde bir program yapılmamıştı. bu silahın Finlerin belki de lojistik sorunu olmayan tek silah türü olmasını sağlayacaktı. Military Press. 183-184. Sadece beş denizaltı ve iki kıyı savunma gemisi vardı. Mannerheim’a göre. 23 age. Yemek dağıtım hizmetleri gelişmemişti. 5. 1989.Paananen. s. Engle .26 Sovyetler Birliği ise 180 milyon nüfusa ve sınırsız kaynaklara sahip bir ülkeydi. 9.22 Halk dayanıklı ve güvenilir. 29 Engle . 30. bir keşif taburu. s. üçünde ise hiç silah olmayacaktı. Ruslarla boy ölçüşebilecek bir zırhlı gücü de yoktu. s. diğer yarısının ise İsveç malı olması. Bölgede kayakçılık günlük yaşamın bir parçası olduğu için. New York. 28 Matanle. World War II. 22 Mannerheim. Bu eksikleri giderebilmek için zaman kazanmak gerekiyordu.

zırhlı tabur ve bir de uçaksavar müfrezesinden bahseder.30 Rus tümeni yaklaşık 17.500 askerle Fin tümeninden 3300 asker kadar fazlaydı. Ruslar, teçhizat konusunda Finlere oranla şüphesiz çok üstündüler. Bir Sovyet tümeninin ateş gücü Fin tümeninden makineli tüfek ve havanlara göre iki kat, topçuya göre ise üç kat üstündü.31 Yine de Rusya’nın bu büyük taarruzda geniş teçhizat ve mühimmat kaynaklarından yararlandıklarını gösteren bir belirti yoktur.32 Bununla birlikte Ruslar, bölge şartlarında en çok ihtiyaç olan eğitimli kayakçılara sahip değildi.33 Rusların bölgedeki lojistiğini sağlayan ana hat ise Murmansk’a kadar uzanan tek yönlü demir yolu hattıydı.34 Sovyet Hava Kuvvetleri taarruz için 2800 uçak ayırmıştı ve ayrıca Baltık Filosu Hava Kuvvetleri de 450 uçak ile batı kanadını destekleyecekti.35 Ayrıca 28 savaş gemisi ve 11 denizaltı da harekâta denizden destek verecekti.36 Bütün bu asimetrik unsurlara ilaveten Finler 1600 km’yi aşkın bir cephe hattını savunmak zorundaydılar. Ancak bu hattın 100 km’ye yakın bir bölümünü Karelya Berzahı’ndaki Mannerheim Hattı’nın güneyinde kalan sınır oluşturmaktaydı. Rus yığınağının Fin ana savunma hattının önündeki bu dar bölgeye toplaması, Finler için belki de en büyük avantajdı. 3. Kış Savaşı (30 Kasım 1939 - 13 Mart 1940) Siyasi alandaki çözümsüzlük belki de Stalin’in istediği şeydi. Finler haklarını korumakta inat edince Sovyetler Finlandiya’ya karşı harekâta girişti. a. İlk Safha (30 Kasım - 1 Şubat) Rus taarruzu 30 Kasımda Helsinki’ye yapılan ve 75 kişinin ölümüne yol açan hava akınıyla başladı. Estonya’dan kalkan Rus hava koluna bağlı olan pike-bombardıman uçakları akında öncelikli olarak liman ve tren istasyonları hedeflemişlerdi. Uçaklar eş zamanlı olarak Viipuri’yi ve Malmi’deki havaalanı ile işçi lojmanlarını da bombaladılar ve 600.000 askerden oluşan dört Sovyet ordusu askeri Finlandiya’ya girdi.37 Bu gelişmeler üzerine Devlet Başkanı Kyösti Kallio “savaş hâli” ilan etti. 1 Aralıkta, Sovyet Tass Haber Ajansı Fin Halkı Cumhuriyeti Hükûmeti adı altında Terijoki’de kurulan komünist yanlısı kukla bir hükûmet ilan etti. Aynı gün Finlandiya’da acilen Fin Bankası Genel Müdürü Risto Ryti
Warner; s. 149. Engle - Paananen; s. 159. 32 Liddell-Hart; s. 53. 33 Barry Gregory; Mountain and Arctic Warfare, Northamptonshire, Patrick Stephens Limited, 1989, s. 109. 34 Liddell-Hart; s. 53. 35 Keskinen; s. 7. 36 Matanle; s. 29. 37 Engle - Paananen; s. 16.
31 30

124

başkanlığında tüm siyasi partileri içeren bir koalisyon hükûmeti oluşturuldu ve Mannerheim, Mikkeli’de Karelya Berzahı’nın doğu bölümü için kurtarma kuvvetleri olarak 1’inci ve 11’inci Fin Tümenlerini hazırladı. Finler çekildikçe arkalarında kaynak bırakmayarak zamanında Rusların Napolyon’a yaptıkları gibi “kavrulmuş topraklar” politikası uyguluyorlardı.38 Ladoga Gölü ile Buz Denizi arasındaki uzun cephe hattında ise Ruslar sekiz koldan saldırıya geçmiş, zayıf Fin Kuvvetleri buralarda üstün gelen düşmanları karşısında geri çekilmişlerdi. Sovyet Sekizinci Ordusunun dokuz tümeni, bir zırhlı tugayı ve ağır topçusu desteğinde Ladoga Gölü’nün kuzeyinden Berzah’taki savunma hattını arkadan çevirmek amacıyla Salmi, Uomaa, Suvilahti ve Suojarvi’yi ele geçirirken General Kondrasev’in 18’inci Tümeni ile General Bondarev’in 168’inci Tümeni ve ardından General Kondratjev’in 34’üncü Zırhlı Tugayı Kitelä’ya, 56’ncı Tümen ve ardından 164’üncü Tümen Kollaa’ya, General Beljajev komutasındaki 20.000 asker, 147 top ve 45 zırhlı araçtan oluşan 139’uncu Tümen ile 75’inci Tümen Tolvajärvi’ye,39 155’inci Tümen ise Ilomantsi’ye ilerlemeye başlamıştı. Orta Karelya’da Ruslar Kontiomaki-Joensuu demir yolunu tehdit ediyorlardı. Daha kuzeyde ise toplam 48.000 asker 335 top, 100’den fazla tank ve 50 zırhlı arabadan oluşan 163’üncü ve 44’üncü Tümenler, sadece 11 topa sahip 17.000 Fin askerinin korumakta olduğu Suomussalmi’ye sırasıyla kuzey ve güney yollarından yaklaşmaktaydılar.40 Daha kuzeyde 9’uncu Ordu beş tümeni ile birlikte Repola-Uhtua-Kantalahti’yi hedefleyerek Finlerin İsveç ile karadan bağlantısını kesmeyi hedeflemişti. En kuzeydeki 14’üncü Ordu ise üç tümeniyle Kuzey Denizi çıkışını kontrol etmekle yükümlüydü. (1) Mannerheim Hattı’ndaki Savaş (30 Kasım - 13 Şubat) Savaşın en yoğun geçecek bölgesi olan Karelya Berzahı’nı Korgeneral Österman komutasındaki 2’nci ve 3’üncü Fin Kolorduları koruyordu. Karşılarındaki 7’nci Sovyet Ordusu beş koldan Berzah’a saldırdı. 2 Aralıkta Rus Kuvvetleri sınırdan 10-16 km kadar içeride olan Kivennapa Vammelsuu - Rautu - Taipale hattı olan ilk Fin savunma hattına ulaştılar. Ruslar bir yandan da Finleri sağ yanlarından çevirmek için Puuamala’ya çıkarma yaptılar. Merkezde ise Rus askerleri Sormulu’ya girdiler. Ancak Fin askerleri Rusları püskürterek savunma hattındaki yarmaları önlemeyi başardılar. Aynı gün kar yağışı, iki gün devam edecek olan tipiye çevirdi. 5 Aralıkta Berzah’ta başlayan yoğun mücadeleler ertesi gün de devam etti. Finler iki gün boyunca Rusları oyalamayı artırdılar. 6 Aralıkta ise ilk Rus tankları cephedeki Mannerheim Hattı üzerinde bulunan Fin barikatları önünde belirdiler. Ancak Finlerin çetin direnişi sayesinde cephe hattı burada
38 39

Condon; s. 39. Bu iki tümenin toplam mevcudu 45.000 asker, 335 top, 90 tank, 50 zırhlı araç ve ağır havanlardan oluşmaktaydı. Ancak Beyaz Ruslardan oluşan 139’uncu Tümenin askerlerinin % 60’ı askerî eğitim almamıştı. Finlerin bu bölgedeki sayısı ise aralık ortalarında 9100’ü bulmuştu. Bk. Engle - Paananen; s. 89. 40 age.; s. 95.

125

sabit kaldı. 17 km’lik bir hatta Rusların iki piyade kolordusu, üç tank tugayı, bir tank taburu ve 12 topçu alayı yığılmıştı.41 7’nci Ordunun 12 tümeninden yedisi, bir zırhlı tugay, bir piyade kolordusu ve birkaç topçu alayı ile birlikte Viipuri’yi hedeflemişti. Rus saldırısı Mannerheim Hattı’nı geçemedi. Hatta hattın derine yapılması muhtemel bir Rus yarmasına karşı yedekte tutulan 6’ncı Fin Tümeni, bir kıyı savunma alayı ile takviye edilerek 23 Aralıkta karşı saldırıya geçti. Rus toplanmasını engellemek için yapılan ve Rus hatlarından 4 km kadar içeriye sokulan bu saldırı, amacına erişmese de Ruslar arasında şaşkınlık yaratarak sonraki bazı harekâtlarına engel oldu. Mannerheim Hattı’ndaki muharebeler, Finlerin çetin direnişi sayesinde savaşın ikinci yarısının başlarında hattın yarılmasına kadar devam etti. Resmî olmamakla birlikte 2,5 aylık dönem içinde bölgedeki kayıpların sayısı Rusların 200.000 ölü ve 400.000 yaralısına karşın Finlerin 20.000 ölü ve 40.000 yaralısı olduğu yönündedir.42 (2) Ladoga Gölü’nün Kuzeyindeki Muharebeler Ladoga Gölü ile Lieksa arasının savunması, ocak ayı içinde 46.500 asker ile 106 topu bulacak olan, Tümgeneral J. Waldemar Hägglund’un emrindeki 4’üncü Fin Kolordusuna bırakılmıştı. Karşısında ise ihtiyat kuvvetiyle birlikte 160.000 kişilik 10 Rus tümeni bulunuyordu.43 Ancak 5 Aralıkta Mannerheim komutayı bölerek Sortavala - Suojärvi Sektörünü Hägglund’a, Ilomantsi - Tolvajärvi Sektörünü ise Harp Okulundaki tezini Tolvajärvi Sektöründe olabilecek teorik muharebeler üzerine hazırlamış olan Albay Paavo Talvela’ya bıraktı. 8 Aralıkta 168’inci ve 18’inci Tümenler, Fin savunma hattını deldikten sonra 12 Aralıkta Finler karşı saldırı ile hattı tekrar düzlediler. 13 ve 17 Aralıktaki iki başarısız denemeden sonra 4’üncü Fin Kolordusunun Kollaa’daki birkaç zayıf taburdan oluşan Fin birliklerinin 56’ncı Rus Tümenini tutmayı başarmasının da yardımıyla, Hägglund birliklerini 5 Ocak gecesi zorlukla güneye kaydırarak ertesi gün kesin saldırıyı başlatmak suretiyle, 168’inci Rus Tümenini çevirerek ikmalden tamamen yoksun bıraktı. İkmal hattı üzerinde kol şeklinde bulunan 18’inci Tümen ise saldırı yönü kuzeyden güneye doğru olan Finler tarafından eş zamanlı olarak mottilere (parçalara) bölündü ve 18 Aralıkta teslim oldu. 34’üncü Tank Tugayı ise ayın 29’una kadar dayandı. Bu sayede Finler 128 tank, 12 zırhlı araba, 91 top, 237 kamyon, 120 araba ve çekici araç, 231 at arabası, 62 sahra mutfağı ile 200 araba dolusu cephane, çok fazla miktarda piyade silahı ve malzeme ele geçirmiş oldular.44 168’inci Tümen ise savaşın sonuna kadar hareketsiz kalmak suretiyle dayanmayı başardı.
41 42

Warner; s. 151. Bryan Perrett; The Battle Book, London, Arms and Armour, 1992, s. 194. 43 Engle - Paananen; s. 110. 44 Condon; s. 68. Engle - Paananen; s. 119.

126

Rus ikmali kesilerek birkaç gün felç olan 139’uncu Rus Tümenine gelen konvoylar 11 Aralıkta yok edildi. 600 esir vermiş. üç zırhlı araba. 150 otomatik tabanca. kamyonlar ve atlar Finlerin eline geçmişti. Finler bu saldırıların meyvelerini 27 Aralıkta Suomussalmi’yi dümdüz edip 163’üncü Tümeni imha ederek toplamaya başladılar. Sovyet 9’uncu Ordusuna bağlı. Tümgeneral Selendsov’un çoğu iyi eğitilmemiş Moğollardan oluşan. s.5 Ocak) Suomussalmi. Finler. Bu arada Ilomantsi Sektöründeki dört zayıf Fin taburu ve bir batarya da 155’înci Rus Tümenini Tolvajärvi ile hemen hemen aynı zamanda durdurmayı başararak. age.45 Bu arada 6400 asker. 23 Aralıkta Suomussalmi ve Tolvajärvi’ye karşı saldırı başlattı. 127 . motorlu taşıtlar. zayıf donanımlı bir birliği Tolvajärvi’deki karşı saldırıya yetiştirdiler.. batıdaki Botni Körfezi kıyısındaki Oulu’ya 240 km uzaklıkta olarak stratejik öneme sahip bir köydü. Finlandiya’nın orta kesiminde. 163’üncü Tümen tuzağa düşürülmüştü. 21. 220 makineli tüfek. on günlük bir takiple Rusların ağır kayıplarını daha da artırdılar. 59 tank. 3000’den fazla yivli tüfek. Bu ara bölgenin korumasını ise 3200 asker ile dört topa sahip olan. Mannerheim. Böylelikle Sovyet ilerleyişini durdurmayı başaran Talvela. s. 40 top ve 12 tanktan oluşan bağımsız bir Rus birliği de Ilomantsi ile Kuhmo arasında kalan Lieksa’ya doğru harekâta başlamıştı. O gün Oulu yakınlarında Albay Hjalmar J. 5000’i savaş alanında 45 46 Engle .000 kişilik 163’üncü Tümeni. Bölgedeki çarpışmalarda Finlerin kaybı 630 ölü ile 1300 yaralı olurken Ruslar 4000 ölü. 12’nci ile 13’üncü Bağımsız Fin Taburları üstlenmişti. 7 Aralıkta Suomussalmi’yi aldı ve burada Fin Yurttaş Muhafız birimlerinin vurkaç saldırılarına karşı yeniden tertiplenmek için durdu. Her iki tümenden arta kalanlar Aitto Nehri’nin doğusuna çekildiler. Fin askerlerinin tam bitkin düştüğü bir anda radikal bir karar vererek Yarbay Aaro O. 17. 12 Aralıkta inisiyatifi ele geçirmiş oldu.Paananen. 5 Aralıkta 16’ncı Piyade Alayını ve bir birliği daha önce bir taburun beklediği Suomussalmi ve Kuhmo’ya yolladı. Siilasvuo komutasındaki 9’uncu Fin Tümeni.46 (3) Suomussalmi Muharebesi (11 Aralık . 11 Aralıkta ünlü Suomussalmi Muharebesi başladı. 31 top. Bu arada 139’uncu Tümene yardıma giden 75’inci Tümen de ormandan sızan kayakçı grupların gerilla savaşı ile cephe saldırısının birlikte kullanılmasına dayanamadı ve 18 Aralıkta Ägläjärvi Finlerin eline geçti. 92. Pajari komutasındaki takviyeli bir taburu 8 Aralık gecesi Ruslara saldırması için Rus hatlarının gerisine gönderdi. topçularının gelmesini beklemeden 163’üncü Tümene hücum ederek geriyle irtibatını kesti. 142 hafif makineli tüfek. Âdeta Finlandiya’nın beli olan Suomussalmi ve çevresine çok önem veren Mannerheim. İki taraftan kıskaç harekâtı ile Ruslara saldıran Talvela’nın birlikleri 14 Aralıkta 139’uncu Tümeni tamamen geri püskürterek Tolvajärvi Sektörünün güvenliğini sağladılar.Tolvajärvi’nin doğusundaki bölgeyi savunmaya çalışan Albay Talvela ise.

54’üncü Tümen.. 6 Ocakta Fin zaferi Suomussalmi çevresini tamamen sardı. General A. s. 1300’ü de esir düştü. 120 top ve 35 tank kapasiteli 54’üncü Sovyet Tümeni’nin hedefiydi ve sadece Teğmen Kaariala komutasındaki 1.49 Bu sayede. Suomussalmi Muharebesi’nin sonunda 9’uncu Ordunun iki tümeninin yok edilmesi ile gelişen facia. 32 sahra mutfağı.ölen askerlerin birçoğu da ormanlık alanda kaçmaya çalışırken dondu.50 Buna karşın 9’uncu Fin Tümeninin verdiği kayıplar ise sadece 900 ölü ve 1770 yaralıydı.Vinogradov’un Ukraynalılardan oluşan ve Raate üzerinden gelen 44’üncü Sovyet Tümeni. 10 uçaksavar topu. 284. 92-93 ve Engle . 20. 50 Condon. 10 motosiklet. 51 Condon. 1620 at ve çok yüklü miktarda cephane ile haberleşme malzemesi gibi oldukça değerli bir ganimeti de ele geçirmiş oluyordu. s. age.E. diğer 47 48 age.Paananen. s. s. Böylece onlar da 9’uncu Fin Tümeninin kurduğu pusuya düştüler. Gregory. Repola Hukkajärvi boyunca kol hâlinde uzanıyordu. 2 Ocaktan başlayarak taarruzunu üç gün boyunca 44’üncü Tümene yönlendirdi. 44’üncü ve 163’üncü tümenlerin yok edilmesiyle 27. Suomussalmi’deki iki Sovyet tümeninin yok edilmesi sayesinde boşta kalan 9’uncu Fin Tümeni hemen Kuhmo’ya intikal ettirildi. 128 . s. 300 makineli tüfek. 29 zırhlı araç. 44’üncü Tümenin de çoğu ya öldürüldü ya da dondu.51 Bu sayı bir Fin Tümenine göre yüksek bir oran oluştursa da alınan sonuç karşısında oldukça iyi bir rakamdır. 437 kamyon.200 kişilik Fin ihtiyatı tarafından savunuluyordu. 52 Engle . 104. şimdi yürüyüş hâlinde 9 Aralıkta Suomussalmi’de buluşacağı 163’üncü Tümeni kurtarmaya geliyordu. 92 sahra topu. Suomussalmi’nin 105 km güneyinde bulunan Kuhmo ise Tümgeneral Gusevski komutasındaki 12. s. 93. En doğudaki 44’üncü Tümene bağlı motti de sınırın hemen yakınındaki Raate’de yok edildi. Fin Tümeni. 6000 yivli tüfek. 190 otomatik tabanca.52 20 Aralıkta Kuhmo’ya 10 km kadar yaklaşmışlardı. 49 Perrett. 49 tanksavar topu. 101. 98. Böylece sınırdan kuşbakışı 40-45 km kadar içeri giren Rus kolunun Orta Karelya’da yarattığı tehdit tamamen bertaraf edilmiş oldu. ağır silah ve taşıt yokluğu çeken Fin ordusu 85 tank. s. 1600’ü de esir edilmişti.48 Suomussalmi’de. 110..800 asker. Tümenin ilk birimleri 26 Ocakta bölgeye ulaştı ve yine aynı şekilde vurkaç taktikleri kullanılarak Rus tümenini yıpratmaya çalıştı. 20 çekici.Paananen. s.500 Rus askeri ya Finler tarafından öldürülmüş ya da donarak ölmüş. Meretskov’un yerine Kuzeybatı Cephesi Komutanlığına atanan Sovyetler Birliği Mareşali Semyon Konstantinovich Timoshenko’yu tüm harekâtı tekrar tertiplemeye zorladı.47 28 Aralık gecesi tümenden geriye eser kalmamıştı. Ancak 54’üncü Tümen.

Rus steplerinde yetişen bu kayakçıların Fin kayakçılarla boy ölçüşebilecek durumda olmadığı gözlendi. buradan Berzah’taki Viipuri’ye gönderilen Fin taburlarının yerini alarak Rusları kontrol hamlelerine girişti. bunun yerine iki tümenden ayrılmak suretiyle tanklar ve bir keşif taburu ile takviye edilen bir alayı Salla’da toplayarak kuzeybatı yolundan Pelkosenniemi’ye gönderdiler. iki motti arasında kalan 800 m genişliğindeki Fin ikmal yolunu kesme girişiminde bulundularsa da başarılı olamadılar.tümenlere oranla daha temkinliydi ve gerekli tahkimat ve depolamayı yapmıştı. 18 Aralıkta inisiyatifi ele alan Finler. Birkaç gün içinde Finler bu tümeni de 26 km’lik yol boyunca 10 mottiye bölmeyi başardılar. Şubat başında Ruslar. 10 tank ve 40 kamyon ile çeşitli silah ve mühimmatı gerilerinde bırakarak Sulla’ya kadar geri çekildiler. Bu arada Ruslar kuzeybatı yolunu açmak istedilerse de geri püskürtüldüler. 54’üncü Tümenin artıkları da 168’inci Tümenden arta kalanlar gibi savaş bitene kadar. (4) Kuzeydeki Muharebeler Suomussalmi’den daha kuzeyde ise 122’nci ve 88’inci Sovyet Tümenleri 9 Aralıkta çevre köylerden oluşturulan bir Fin taburunu geri püskürtmek suretiyle Salla’yı aldılar. Ruslar bu sefer inatla direndiyse de Kuhmo üzerine yürüyüşleri duraksadı. 25 Şubatta doğudaki. Ancak 23’üncü Sovyet Tümeninin tank ve topçu desteğinde kurtarma girişiminde bulunması ve 54’üncü Tümene havadan yardım malzemesi atılması sayesinde Finler Suomussalmi’deki başarılarını tekrarlayamadılar. iki gün sonra da batıdaki iki büyük motti direncini yitirmeye başladı. 88’inci Tümenin birliklerine yandan saldırdı ve Ruslar panik içinde. Aynı zamanda sektördeki yetersiz Fin birlikleri bir kurtarma taburu ile takviye edildi. Finler. Kemijärvi üstüne yürüyüşüne devam etmesi beklenen Ruslar. Tükenen Fin birimleri gerilla taktiklerine başvurdu. 28 Ocakta Fin karşı saldırısı başladı. Finler motti taktiklerine burada da başarıyla başvurdular. Buz Denizi kıyısında bulunan Petsamo Limanı. 16 Aralıkta 122’nci Tümen. Bununla birlikte bu sektördeki Finlerin kaybı da Ladoga Gölü ile Buz Denizi arasındaki diğer sektörlerden daha fazlaydı. Ancak birliklerin yetersizliği Suomussalmi’deki gibi topyekûn bir zaferden onları alıkoydu. Başarılı olan bu saldırı ile Rus 122’nci Tümenini Märkäjärvi’ye kadar geri attılar. Finlandiya’nın bu bölgedeki en önemli çıkışıydı. En kuzeyde. Yarma girişiminde bulunan. Kemijärvi’ye 22 km kadar sokulmuştu. 26 Şubatta bölgeye intikal eden İsveç gönüllü grubu. Burada su aslında buzdan 129 . Bundan sonra 88’inci Tümen kuzeybatı yolundan Pelkosenniemi’ye 122’nci Tümen ise güneybatı yolundan Kemijärvi’ye doğru iki ayrı koldan yürümeye başladılar. Kemijärvi yolundaki 122’nci Tümene de 2-3 Ocakta iki küçük taarruz gerçekleştirdilerse de bir sonuç alamadılar. bu sektörde kullanıldıysa da bunlar da ağır kayıplar vererek bir başarı elde edemediler. biraz daha gayret göstermekle birlikte oldukları yerde çakılı kaldılar. Bu arada en iyi Sovyet kayakçılarından oluşan bir Rus kayakçı tugayı. Ocak ortasından başlayarak Finler bir kez daha saldırıya geçtiler. ancak başarısız olan 54’üncü Rus Tümeni tamamen yok edilemediyse de çok ağır kayıplar verdi.

Ocak içerisinde Almanların arabuluculuk girişimi başarısız oldu. 130 . Liddell-Hart.Stern’in komutanlığında Kuzey Ordular Grubu olarak birleştirilirken Timoshenko 26 Aralıkta Berzah’taki birliklerini Meretskov komutasındaki 7’nci Ordu ve General Grondahl komutasındaki 13’üncü Ordu olarak yeniden düzenledi. Berzah’a 11 piyade ve 5 tank tugayı daha gönderildi. Rusya’nın bu şekilde küçümsenmesini eleştirirken aynı hataya Hitler’in de kısmen düştüğünü belirtmektedir. taze birlikler ekleyerek yeniden yapılandırmaya mecbur kaldılar. 4 Şubatta Rus uçakları Salo’ya hava saldırısı düzenledi. Savaşın önemli bir siyasi gelişmesi 14 Aralıkta vuku buldu: Sovyetler Birliği Milletler Cemiyetinden ihraç edilmişti. ocak ayında ikinci ve kesin bir genel taarruz için hazırlanmaya başladı. 12 Aralıkta Lapland’daki Rovaniemi’de olmayı planlayan Ruslar. s. b. Böylece iki 53 Liddell-Hart. Doğu sınırı boyunca dizilmiş olan üç Rus ordusu Mareşal G. (5) Diğer Olaylar 12 Aralıkta Rusların “Kızıl Ekim” ve “Marat” adlı savaş gemileri. Felakete uğrayan Ruslar. Ayrıca bu çevrede Avrupa’nın en zengin nikel yataklarından biri bulunduğu için Sovyetler’in burada gözü vardı.53 2 Şubatta Timoshenko. İşgal başladığında buradan sokulan ve kuzey kıyısındaki limanlarda bulunan kıyı bataryalarının desteğine sahip iyi eğitimli 104’üncü Tümen ile 52’nci Tümene karşı Finlerin sadece 1887 yılından kalma topların bulunduğu bir topçu bataryası ile takviye edilmiş bir bölüğü mevcuttu. Komutanın devredildiği Mareşal Timoshenkko savaşın ikinci safhasını sadece Karelya Berzahı’nda yürüterek doğru Helsinki’yi hedeflemeye karar verdi. 20 Ocakta gelişmeleri yakından takip eden İngiltere’nin 3 Eylülden beri Denizcilik Bakanı olan Winston Churchill. Ancak bir kısım ihtiyat toplanabildi.etkilenmiyordu. üç koldan harekete geçtilerse de Finlerin uyguladıkları gerilla taktikleri ve aşırı soğuğun yanı sıra Suomussalmi ve Tolvajärvi’den gelen moral bozucu haberlerin verdiği temkinlilik de etkili oldu ve Rus ilerleyişi durmak zorunda kaldı. İkinci Safha (1 Şubat . Bu yolla topladıkları bilgiler sayesinde kendi topçularının doğruluk oranı arttı. öncelikle balon kullanmak suretiyle Fin toplarının ve koruganlarının yerlerini keşfettiler. Bu yüzden Ruslar 14’üncü Orduya bağlı üç tümeni en kuzeye yerleştirmişlerdi. 18 Ocakta cephe Nautsi’de sabitlenmişti ve savaşın sonuna kadar da değişmedi. Rusların tattığı bu yenilgilerin sonucunda Finler. Fin kıyı bataryaları ile çatışmaya girdi.13 Mart) Sovyet yetkililer ummadıkları bu direniş üzerine Kuzeybatı Cephesi’ni. Ruslar tanklarla birlikte mevzilendiler. Rusların zayıflığını tüm dünyaya duyurdu. Ruslar. 5 Şubatta ise Müttefik Üst Konseyi Finlandiya’ya yardım kararı aldı. Mannerheim Hattı boyunca geri çekilmeye başladı. Ancak en yakın demir yoluna 400 km kadar uzakta kalan bu kenti sadece dar bir yol güneye bağlıyordu. çok sayıda ganimet ele geçirmiş ve tüm doğu sınırı boyunca hâkim güç olmuşlardı. Ruslara çok ağır kayıplar verdirmiş. 53.

3’üncü. öngörüsü sayesinde saldırıyı Sulla Sektöründe beklediği için düzenlemelerini ona göre yapmıştı. Savaşın başlarken Finlerin hatta konuşlanmış tümenleri batıdan doğuya sırasıyla 4’üncü. Ancak harekât için Berzah’ın batısına. Mannerheim. 11 Şubatta kitlesel bir bombardımanın ardından tankların desteklediği 27 tümen ile birlikte tüm hat boyunca genel taarruza geçti. 2’nci. 1’inci. Bu 54 55 Engle . 122. Beş gün boyunca tam destekli Rus saldırısı aralıksız olarak gece gündüz sürdü.54 Timoshenko saldırı için Berzah’ın Fin Körfezi’ne yakın olan batı kısmındaki Sulla Sektörünü seçti. 24’üncü. Ayrıca 21’inci Fin Tümeni de 1’inci Tümen ile birleştirildi ve artan kısmı da Berzah’ın en doğu ucunda Genelkurmay Başkanlığının ihtiyat kuvveti oldu. s. Summa’nın birkaç kilometre doğusundaki Lähde Sektörüne yöneldi. 8’inci ve 7’nci Tümenlerdi. Ancak birçok beton korugan onarılamayacak kadar kötü hasar görmüş. 2 km enindeki hat 104 Rus topçu bataryasının 440 topu tarafından sürekli dövülüyordu. 49’uncu. bir kaç bağımsız birim de eklenerek ana ihtiyat birimi yapıldı.. 5’inci Tümen. Savaşın ikinci safhası 1 Şubat günü Sulla Sektöründeki ağır topçu ve uçak bombardımanlarıyla başladı. Ayın 6’sında saldırı tüm cepheyi kaplamıştı ama hareketlenme sadece Summa Sektöründeydi. Karşılarında ise aynı şekilde Rusların 43’üncü. s. Timoshenko. O kadar şiddetli topçu bombardımanı oluyordu ki Rusların Fin hatlarına yağdırdığı mermi miktarı günde 300. 4’üncü. Ukrayna’dan gelen ve iklime uygun donatılmış yeni birliklerle birlikte Berzah’taki Sovyet askerlerinin sayısı 600. 138’inci.000’i buldu. Bugün 150 tank ve 200 uçağın desteğiyle üç Rus tümeni 9 km genişliğindeki hat boyunca tekrar saldırıya geçti. 5 Şubatta daha yoğun ve tam güçle yapılan bir saldırıyı da Finler geri püskürttü. ve 150’nci Tümenleri vardı.55 Daha sonra 500 uçağın ve ağır tankların desteğindeki altı tümen Hatjalahti ve Moolaa Gölleri Sektörlerinden taarruza geçti.ordunun gücü toplamı 54 tümen seviyesine çıkarıldı. yani Summa Sektörüne odaklanıldığından harekâtın yükünü 7’nci Ordu çekecekti. Summa Sektöründen umudu kesen Timoshenko. Harekât öncekilere göre daha sistematik ve tecrübelere dayanıyor idiyse de o gün Ruslar hattı yarmayı başaramadı. 122. Buna karşın bölgede Finlerin daha küçük kalibreli ve cephanesi yetersiz 16 adet topu mevcuttu. age. Bu arada 5’inci Fin Tümeni geri çekilerek hatta yerine 3’üncü Tümen adını alan 6’ncı Tümen yerleştirildi. Finler bunlara gece gerçekleştirdikleri karşı taarruzlarla karşılık verdiler. 70’inci. 90’ıncı Tümenleri.Paananen. 142’nci. Fin askerlerin ise bekleme dönemindeki belirsizlikten. tabyalar harap olmuş ve birçok yerdeki makineli tüfek yuvası da yok edilmişti. 123’üncü. 131 . 40’ıncı Tank Tugayı. 136’ncı. hava bombardımanından ve topçu ateşinden moralleri bozuluyordu.000’i buluyordu.

Ancak Suomussalmi’de kazanılan ganimetten getirilen topların açtığı ateş sayesinde Rus saldırısı bir anda durdu. Ertesi gün kitlesel bir Rus tank saldırısı Finleri arka hatta kadar sürükledi. Deniz Kuvvetlerinin iki taburu ile savunuyorlardı. Hangö. Ancak Ruslar. 27 Şubatta Fin birliklerine Viipuri’nin dışındaki arka hatta çekilmeleri emredildi. durum değerlendirmesinden sonra tüm birlikleri batı ucundaki ikinci bir hatta kadar geri çekmeye karar verdi. kendi ismini taşıyan savunma hattının yarılmasının ne demek olduğunu bildiği için. 132 . süvari ve hava desteğiyle Viipuri’nin batısından donmuş olan Finlandiya Körfezi’ni geçmeye teşebbüs ederken56 Finler. Ruslar. Turku ve kuzeydeki Petsamo’ya asker çıkardılar. 2 Martta Ruslar son hattı yarmayı denediler. 2000. New York. Aynı gün Norveç ve İsveç müttefiklerin transit talebini reddetti. yoğun tank. Ancak bu hareketle Finler de son ihtiyatı kullanmış oluyorlardı. 18 Şubatta kıyıdan da harekâta giriştiler. Böylece Finlandiya 6 Martta barış istedi. 22 Şubatta Koivisto Adası boşaltıldı. 26 Şubatta Ruslar Viipuri’ye yaklaşırken Finler 4’üncü Bağımsız Zırhlı Bölüğün Vickers tanklarını kullanarak karşı saldırıya kalktı.sefer birkaç yerden hatta girinti elde edilse de Finler bunları yerel ihtiyat birimlerini kullanarak hemen kapattılar. 74-75. Finler bu kesimi. Fin çekilişi bozgun hâlini alıyor gibiydi. 21 Şubata gelindiğinde açılan gedik 13 km’ye yaklaşıyordu. 28 Şubatta Lapland’dan getirtilen bazı birlikler Tümgeneral Wallenius komutasında Viipuri’nin kıyıdan savunmasını üstlendi. Ruslar ayrıca denizden Pervos. Bu arada daha yaşlılardan oluşturulan ve cepheye sevk edilen 23’üncü Fin Tümeni muazzam zorluklarla karşılaştı. 1 Martta Sovyet birlikleri Viipuri’ye ulaştı. 4 Martta Sovyet ordusunun üç tümeni. Saldırı kısmen başarılı olduysa da Vickerslar daha üstün olan Sovyet T-28M tanklarına karşı yarı yarıya kayıp verdiler. Timoshenko korkunç kayıplara aldırmaksızın devam ettirdiği saldırının sürekliliği sayesinde 13 Şubatta savunma hattını Summa yakınlarında delmeyi başardı. 14 Şubatta cepheye giden Mannerheim. Russia at War 1941-1945. yine de Finleri sağ yanlarından çevirmeyi başarabildiler ve sonunda Karelya Berzahı’nı elde etmiş oldular. Kendisi zaten hasta olan ve eşi bombardıman sırasında kötürüm kalan Österman’ın ayrılma isteği üzerine yerine Heinrichs atanırken Heinrichs’ten boşalan 3’üncü Kolorduya da yeni terfi edilen Tümgeneral Talvela atandı. 19 Şubatta ise Fin komuta kademesinde zorunlu bir değişiklik yapıldı. 56 Alexander Werth. Ertesi günkü Sovyet saldırısı ikinci hattı da tehdit etmeye başlamıştı. s. Bu arada Berzah’ın doğu kesimini savunan 2’nci Kolordunun bir bölümü 1’inci Kolordu oldu ve başına da Tümgeneral Laatikainen getirildi. Mannerheim. Rus kollarını açıkta yakalayarak kayıplar verdirdiler. Carroll & Graf Publishers. Savunma Konseyi ile birlikte durum hakkında bilgi vererek hükûmetten acilen Ruslarla barış yapılmasını istedi.

The Winter War. 57 133 . Bakan Andrei Alexandrovich Zhdanov ve Tuğgeneral Alexander M. s. s. 260. (çev. Sudan bile olsa böyle bir bahanenin olması savaşın her an başlayabileceğinin bir göstergesi olarak William L. 57. 1979. birçok saldırıdan önce gözlenmiştir. Sonunda 100. Bu tür “casus belli” durumu yaratmalar.000 kişilik bir kafilenin Norveç ve İsveç transit geçişlerine izin verirse Mart’ın sonunda Finlandiya’da bulunacağını Mareşal Mannerheim’a bildirdi.57 Ancak Mannerheim.Fin Savaşı’nın analizini siyasi gelişmeler. Antlaşmayı Finler adına Başbakan Risto Ryti.000 kişilik bir Müttefik Seferi Kuvveti’nin Finlerin yardımına koşmaya hazır olduğunu ve 15. Finler inatla direnseler de Ruslar her gün yeni taarruzlarla ihtiyatı tükenen ve cephanesi oldukça azalan Finleri azar azar geriye atıyorlardı. verilen kayıplar ve bu kayıpların yakın geleceğe etkileri alt başlıkları içinde yapılacaktır. Finlandiya’ya dışarıdan yapılan yardımlar. Rasih Güran).59 Silahlar ise ancak ertesi gün sustu. savaşın uzamasına önemli katkısı olan Mannerheim Hattı. 59 Shirer.60 4. Nazi İmparatorluğu: Yükseliş. 20 Martta Barış Antlaşması’nın onay belgeleri Moskova’da takas edildi. 1957. Bakan Juho Kusto. Siyaset Savaşta Sovyetler saldıran. elde ettikleri üslerin yanı sıra önemli ölçüde bir Fin toprağını da kendi sınırları içine dâhil etmişlerdi. Almanya. 12 Mart 1940’ta saat 11. Bunun bir benzerini Almanlar komplo olarak Polonya’ya saldırmadan hemen önce uygulamış ve 1 Eylül 1939’da sabaha karşı bir SS Paraşütçü Birliğini Polonya askerleri kılığında kendi sınırları içerisinde bulunan bir radyo istasyonuna saldırtmışlardır.58 Ruslar istediklerini fazlasıyla almış. 60 Tanner. Shirer. s. Sovyetler Birliği adına ise Dışişleri Bakanı Vyacheslav Mikhailovich Molotov. s.000 Fin askeri. uygulanan taktikler. Hürriyet Yayınları: 231. 315. Finler ise savunan rolünü üstlendiğinden Sovyetler’in siyasi bir tepki görerek dünya üzerindeki itibarının olumsuz etkileneceği şüphesizdi. izlenen strateji. orduların gücünde önemli fark yaratan modern savaşın iki unsuru olan zırhlı birlikler ve hava kuvvetleri arasındaki dengesizlik. Tarih Dizisi: 16.Vasilevski imzaladılar. İstanbul. imzalanan barışı büyük bir sevinçle karşıladı. Stanford University Press. Finlandiya ve Sovyetler arasında barış antlaşması imzalandı. a. bir milyon Rus askerine teslim oldu. zaman konusunda İngilizlere güvenemiyordu ve orduları artık zamana karşı da savaşıyorlardı.00’de. 263. 58 Väinö Tanner.7 Martta İngiliz Kraliyet Genelkurmay Başkanı General Edmund Ironside. Bu yüzden Sovyetler bir nevi kendi saldırılarını haklı göstermek ya da saldırının başında zaman kazanmak için çeşitli bölgelerde Finlerin kendilerine saldırdıkları haberlerini dünyaya yayması garipsenmemelidir. 315. Savaşın Analizi Araştırmanın bu bölümünde Rus . Stanford. Genelkurmayın hükûmetteki temsilcisi Tümgeneral Rudolf Walden ve Profesör Väinö Voionmaa.

kısmi bir işgal ile bu devletler arasından zarardan kâr elde eden tek ülke konumundaydı. hem statükoyu iyi göremediklerini hem de iki savaş arası dönemde Milletler Cemiyetinin Batılı Müttefiklerin ve onların hükûmetlerinin tutumlarını çözemediklerini göstermektedir. faal siyasi gelişmelerin yaşandığı bölgelere uzak kalan halkların oluşturdukları hükûmetlerin ortak yanıydı ve belki de bu hükûmetler dış politikadaki ani rüzgârların kendi ülkelerine de gelebileceklerine inanmak bile istemiyorlardı.Fin ilişkilerine iyi yansıtamadığı görülmektedir. kuzeyde bulunan. Fin yöneticilerin Milletler Cemiyetine ya da Batılı Müttefiklere fazla güvenmeleri. 134 . Ayrıca Mannerheim’ın da eleştirdiği gibi. Böyle bir öngörünün yokluğu 1940 yılı içinde İsveç hariç tüm bu devletlerin işgali ile sonuçlanmıştır. Balkan Paktı’na benzer bir savunma paktı için İskandinavya’da Finlandiya. Strateji Sovyetler’in savaş planı aslında basitti: Tüm cephelerde birden taarruza geçip stratejik öneme sahip bölgeleri işgal ederek Fin ordusunu parçalara ayırmak ve Leningrad’ın kuzeyindeki Fin cephesini yararak Güney Finlandiya’yı işgal etmek. Aslında daha 1930’larda öngörülerek Baltık ve İskandinav ülkeleri arasında genişçe bir savunma paktı oluşturulabilirdi. Yine de ordunun 61 Mannerheim. Ruslar savaşı bu şekilde en çok birkaç hafta içinde bitirmek istiyorlardı. Bununla birlikte hükûmetin katı bir tutum içerisinde olsa bile bunu Rus . Öte yandan Sovyetler ile Finler arasındaki diplomatik görüşmelerin bu çatışmalar sayesinde kesilmesi de Sovyetler’in askerî seçeneğine olan güveninin diplomasiye oranla daha fazla olduğunu göstermektedir.61 Finler ise bütün asimetrik dengelere karşın Berzah’ta Rusları oyalamak ve doğu sınırından yapılacak Rus kollarının sızmalarına iç kesimlerde karşı koymak için kuvvetlerini bölüştürmüşlerdi. Norveç. Rus . Bir başka deyişle bu öngörü noksanlığı. barış içinde yaşamaya alışmış. Nitekim Estonya. Sovyet . Fin Hükûmetinin dış politika öngörüsü zayıf olmasına rağmen.Fin sınırının çeşitli kesimlerinde meydana gelen bu tür belirtilerin ilki ile harekât arasında dört günün bulunması Finlere zaman kazandırmış olabilir.kabul edildiğinde. Finlerin sonradan ele geçirdikleri belgelerden de anlaşılacağı gibi. Letonya ve Litvanya da kısa bir süre sonra Sovyet egemenliğine boyun eğmişlerdir. b. 197. s. Rusların Leningrad’ın güvenliği ile ilgili tekliflerini bekliyorlardı. Fin Hükûmeti ayrıca Sovyetler’e karşı İngiltere ve Fransa ile Almanya’yı hedeflemeyen. Bununla birlikte Finlandiya. Finler.Alman Paktı’ndan şüphelenseler de savaşın başlama zamanına hayret etmişlerdir. İsveç ve hatta Danimarka ile İzlanda’yı dahi kapsayabilecek bir yerel savunma mekanizması caydırıcı unsur olarak kâğıt üstünde geliştirilebilirdi. Türkiye’nin aynı devletler ile arasında daha savaşın başında İtalya’ya karşı oluşturduğu pakt gibi caydırıcı bir pakt oluşturması da mümkündü. Fin siyasi otoriteleri dış politikada Türkiye gibi aktif olamamışlardır. Örneğin.

135 . s. Finlerin cevabı bu kokteyller olmuş ve “Molotofkokteyli” ismini esprili bir şekilde bu olaydan almıştır. 66 Finlandiya’da 60.M. ilk kez yedi piyade tümeni ve altı zırhlı tugaydan oluşan 140. 67 1954 yazında Dien Bien Phu Muharebesi ve G. Bir yandan da daha büyük Rus birlikleri bu bireysel çabaların bütünleştirilmesiyle. s. Tankların açık olan taret ve şase kapaklarından içeri atmak ya da hava girişlerini hedeflemek suretiyle Rus tanklarına ciddi kayıplar verdiren kayakçı Fin gerillaları ise bunun bedelini % 60-70 gibi büyük bir kayıp oranı ile ödemişlerdir. birçok yerde olduğu gibi tuzağa çekilerek ikmal hatları kesilip çevriliyor ve kitleler hâlinde imha ediliyordu.” şeklindeki alaycı açıklamasına karşı. c.Paananen. 65 Engle . “Bofors Toplar” sayesinde güçlükle kurtarabildiler. 39. daha sonra Fransızların Vietnam’da başlarına gelenler ile benzerlik göstermektedir. s.000 asker ve 1000 tanklık bir kuvvetle saldırdıklarında. nehirlerin ve karla kaplı ormanların içinde inisiyatifi ele alan bu askerlerin Rusları sürekli taciz ederek kayıplar verdirmiş olmaları muhtemeldir. 53.Fin Savaşı olup bu patlayıcılara “Molotof” adının verilmesi Finler tarafından gerçekleşmiştir. Rus . Tarihi biraz daha eskiye dayanan bu bombaların kullanıldığı ilk uluslararası savaş. 64 Molotofkokteyli içine benzin doldurulmuş şişelerin ağızlarındaki fitilin ateşlenmesi şeklinde kullanılan el yapımı ve en basit bir el bombası çeşididir. 100 Konvoyu’na kurulan pusu. Finlerin yoğun olarak kullandıkları molotofkokteylleri.000 civarında göl vardı ve bunlar yeterince derine kadar buz tutmuştu. Ancak Berzah’ta Finlerin Rusları oyalama taktikleri. Finler 20. s. alay ve tümen seviyelerinde “Molotofkokteylleri”64 kullanan özel birimler kurulmasını emretmiştir. Engle . tabur. Manerheim Rus tanklarına karşı acilen bölük.000 Fin “örtülü kuvvet”inin karşılayabilmesi beklenemezdi. Bk. Taktik Finlerin izleyeceği yol.65 Taktik alanda Finlerin bireysel ya da küçük gruplar hâlindeki çabaları Rus kayıplarının artmasında önemli bir etmen olmuştur.çoğu Berzah’ı savunuyordu ve sınırlı Fin ihtiyatının çoğu da buraya akıyordu.67 Amerikalıların helikopterlerle havadan taşıma doktrinini uygulamaya 62 63 Liddell-Hart.63 Hatta bozgunun çok yakın olduğu bir anı. Bu yüzden Rusların doğu harekâtı başarısız olsa bile zaten çok sınırlı sayıda olan Fin ihtiyat kuvvetlerini buraya sevk ederek62 Mannerheim Hattı’ndaki birliklerini destekleyememelerine neden oldu. iki savaş arası dönemin teknolojisi ile üretilen Rus tanklarına karşı işe yaramıştır.000’i cephede olmak üzere toplam 70. Ruslar buraya. Kış ortamında donmuş göllerin66. 196. Bu duruma rağmen Rus saldırısı yavaşlamıştır.Paananen. bu rolü üstlenen birimlerinin zayıf olmalarından dolayı başarısız olmuştur. 30 Kasımda bombalanan Helsinki ile ilgili Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov’un “Finlere bomba değil ekmek sepeti atıyoruz. Rusların saldırılarını Berzah’ta sınır ile ana savunma hattı arasındaki bölgede asıl kuvvetler yetişene kadar 20 sene boyunca bu bölgede yapılan tatbikatlarla deneyim kazanmış “örtülü birimler” tarafından mümkün olduğunca geciktirmekti.000 adet molotofkokteyli hazırlayıp kullanmışlardır. Bu durum. 5. Mannerheim. bunları 13.

Bu taktik. Rusları yavaşlatan diğer bir unsur olan ve çok soğuk geçen kış şartlarını da kendi lehlerine kullanarak Ruslara barınak bırakmayacak şekilde tüm sığınılabilir yerleri yok etmişlerdi. O sıralar üç İskandinav ülkesindeki iyi eğitimli kayakçı grupları tam donanımla kar ve buzda günde saatte 13 km’lik bir hızla 50 km yol alabiliyorlardı. İkmal yapamayan Rus tankları ise benzinleri bitince etkisiz kalıyor ve Finlerin ani saldırıları sonucu mürettebatlarınca terk ediliyorlardı. Fakat Rus . ormanlardan çıkarak gece ve gündüz sürekli karşı taarruz hâlinde Rus birimlerinin aralarındaki boşluklardan istifade ederek onları mümkün olduğunca küçük parçalar hâlinde kuşatıp yok ediyor. önce çekiliyor.68 Bu taktiklerin kullanıldığı Suomussalmi Muharebesi. Ancak bölge şartlarında bu sızma şekline başvurulmasının nedeni öncelikle üç ana unsura bağlanabilir: Birincisi. Finlerin bu taktiği saat gibi işliyordu. bir ders niteliği taşımaktadır. Finlerin operasyonel ve taktik seviyelerde bu denli başarılı olmasının arkasında. Rus birimlerinin arasındaki kopukluktan yararlandıkları için bölge şartlarının da yardımıyla irtibat kuramayan ve sırayla çevrilerek yok edilen her Rus biriminin kendinden önceki birimin başına gelenlerden haberi olmadığından. Ruslar ise ciddi boyutta taktik hatalar yapmışlardır. Finler ayrıca kendi iç bölgelerinde savaştıkları için. Fin ordusunda bulunan çok iyi eğitimli kayakçı grupları üstüne kurulmuştur.koydukları 1960’lara kadar bu büyük tuzakların ancak cephenin hemen gerisinin güvenliğini sağlayabilecek mekanize birimlerle önlenmesinin mümkün olduğu söylenebilir. Almanların savaşa kazandırdıkları taktik hareketliliği takip ederek bölge şartlarına ve kendi birlik kapasitelerine uygun olarak geliştirdikleri “motti taktikleri” vardır. Bu durum. nehirlerin ve ormanların yoğun olduğu coğrafya ve kış şartları Ruslara ancak bu tür bir saldırı imkânı 68 Gregory.Fin Savaşı’nda yaşanan bu gelişmelerde Rusların hava üstünlüğüne rağmen tahminen kış şartlarından dolayı havadan keşif faaliyetlerinin önemli ölçüde engellendiğini düşünebiliriz. Bununla birlikte Rus askerî haber alma sisteminin de etkisiz kaldığı söylenebilir.102. sonra aralarında tank ve diğer zırhlı araçlarında bulunduğu Rus birliklerinin uzayan kollar hâlindeki lojistik hatlarını kullanarak yarma yapmaya çalışmalarına karşı onların iki yanındaki belli bir mesafede toplanıyor. Rus askerlerinin kitleler hâlinde donmalarına yol açmıştır. Özellikle karda kendilerine sürat ve çeviklik kazandıran bu kayaklı avcı birliklerini kullanan Finler. 136 . sonra hızla yardıma gelen birimi de aynı şekilde yok edebilmek için bu sefer o birime belli bir mesafede bulunan toplanma bölgelerine yöneliyor ve aynı olayı defalarca tekrarlayarak Rus tümenlerini birer birer saf dışı bırakıyorlardı. Özellikle ormanlık alanların içinden kitleler hâlinde kol şeklinde ilerlemeleri Finlerin “motti taktiği” için uygun zemini hazırlayarak her cephede facialara neden olmuştur. göllerin. s. Fin kayakçıları bu dalgalanmayı 13 km’lik bir kola uygulayabiliyorlardı.

eski çağlardan kalma bir askerî düşünce tarzına sahipti. s. Bunların süreklilik kazanması sayesinde Ruslar sayı üstünlüklerinin verdikleri gücü kullanamadılar. ç.70 1939’da kurulan tank taburu. 137 . kendilerinin de kış şartlarına çok alışık olduğunu düşünen Sovyet yetkilileri âdeta büyülemiş ve General Kar’ın kendilerini olumsuz olarak nasıl etkileyebileceğini akıllarından bile geçirmemişlerdi. modası geçmiş “FT-17” tanklarından oluşan iki tank bölüğünü. Gerçekten de savaş boyunca inisiyatifi gerektiğinde ele alarak -ki hemen hemen her sektörde bu söz konusu olmuştur. Mannerheim. 20 yıl önce alınmış. Bu durum “motti taktiği”nin süreklilik kazanmasını ve facianın tüm birimleri kapsayarak art arda iki tümenin yok edilmesine kadar gitmesine neden olmuştur. Üçüncüsü ise zaten Fin gücünü küçümseyen bir Sovyet yönetimi için harekâtı engelleyebilecek bir akılcılığa yol açabilecek bu şartlar karşısında taktik konusunda çok ince detaylara değinmeye gerek yoktur. Hatta öyle ki 1939’da ordunun üst düzeyindeki Meretskov ve Timoshenko gibi mareşaller bile kırklı yaşlarda olabiliyordu.sunmaktadır. Rusların bu zayıflıklarını sanki önceden etüt etmiş gibi çok iyi değerlendiren Finler. işlemese dahi ilk yapılan plana itaat ederek Fin saldırılarına yol veriyorlardı. Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılmış 30 zırhlı araç -tahminen çoğu ya da hepsi “Renault FT-17” tankları. askerlerini ateşe atmaktan hiç bir zaman çekinmeyecek. Rusların özellikle doğu sınırına yapılan harekâta yönelik lojistiğin yetersizliği daha geniş bir cephe taarruzunu önleyici niteliktedir. 288. Aynı zamanda Ruslar. Bu faciaların perde arkasında ise 1937’de Stalin’in kendisine karşı darbeden şüphelenerek emrettiği “Büyük Tasfiye” ile Kızılordunun komuta kademesini büyük oranda temizlemesinin büyük payı vardır. Ne de olsa kaynağı insandan olan Sovyet ordusu. 183-184. tabur. s. alay. kış şartlarının bir savaşın kaderine ne denli etkili olabileceği konusunda da tecrübesiz olduklarını bu savaşta gösterdiler. İkincisi.69 Çünkü sıkı bir itaat rejiminin hâkim olduğu Kızılordunun komutanları. Ruslar ise bu tuzağa rahatlıkla düşerken kol hâlinde saldırdıkları on yolun hepsinde de Fin zaferleri birbirini izlemiştir. Büyük ihtimalle asker sayısı ve ateş gücündeki kendi lehlerine olan asimetrik durum.ile bir sene önce alınan ama henüz silahla donatılmayan 30 “Vickers” hafif tankı mevcuttu. Fin birliklerinin en çok yararlandığı ikinci unsur olmuştur.gerekli taktik değişikliğe başvuracak nitelik ve cesarete sahip olan bir komutan yoktu. Bu düşünce daha sonra 1941’den başlayarak Almanlar ile girişecekleri savaşta verecekleri olağanüstü kayıplarda da başat olacaktır. Önde giden birim ile arkadan gelen birim. Zırhlı Birlikler Finlerin zırhlı desteği de yok denecek kadar azdı. 69 70 Akad. Rus birimleri arasındaki irtibatsızlık. önce kola saldırıp sonra kanatlardan sıkıştırıyorlar ve birimleri çeviriyorlardı. tümen seviyesinde olsun birbirinden habersizdi.

6 tonluk hafif “Vickers” tanklarından oluşan iki tank bölüğünü ve bir tank değiştirme bölüğünü kapsıyordu. 138 . bunu dayandıracağı taktikler ve doktrin konusunda gereken reforma gidememiştir. d. LLv28 ise Fransız yapımı “Morane-Saulnier M. LLv24 yeni “Fokker D.muharebe etkin bir araç yapamamışlardır. Zaloga . Hollanda’dan kara kuvvetleri kooperasyon uçağı olarak çift kanatlı 34 “Fokker C. Ancak bunlar da gelişen modern saldırı zihniyetine destek verecek nitelikten uzaktaydılar. LeR 2 iki avcı filosundan ve LeR 4 ise iki bombardıman filosundan oluşmaktaydı.43” uçaklarını içeriyordu. Üçüncü bir bombardıman filosu da henüz kurulmuştu. her biri 27 uçaktan oluşan üç bombardıman filosu ve 13 uçaklık bir deniz filosu ihtiyacının karşılanmasına çalışıldı. Ayrıca ErLLv (Erillinen Lentolaivue) bağımsız filosu vardı.71 Rusların tankları da çok iyi değildi. LLv14 hem “Fokker C. Diğerlerinden daha çok çatışmaya giren 4’üncü Tank Bölüğünün 13 Vickers tankından yedisi kaybedilirken ikisi de hasar gördü.I” çift motorlu bombardıman uçağı tedarik etti. Hava Kuvvetleri Finlerin ilk beş yıllık gelişme planından Hava Kuvvetlerine ilk kez 1937’de ayrılan payla her biri 13 uçaktan oluşan dört kara kuvvetleri kooperasyon filosu. Bununla birlikte süvari tugayından Landsverk 182’nci Süvari Birliğinin zıhlı arabaları vardı ve bunlar ocak ayında çatışmaya ilk girenler oldu. LLv42 “Blenheim” bombardıman uçakları.S. 1937 ile 1939 arasında Fin Hava Kuvvetleri.406” avcı uçakları ile donatıldı. Genellikle bağımsız tugaylar hâlinde kullandıklarından. İki bombardıman filosu olan LLv44 ve LLv46 eşit olarak “Bristole Blenheim Mk. 67. Bu savaştaki tecrübelerden sonra tank teknolojisini hızla ilerleten Sovyetler Birliği.James Grandsen. Sadece LLv10 (Lentolaivue 10) ve LLv12 ordu kooperasyon filoları tamamen “Fokker C.V”. ErLLv filosunun elinde ise “Blackburn Ribons” uçakları mevcuttu. mevcut olan irtibat sorunu sayesinde tankları -çok sayıda bile olsalar.X” hem de daha eski olan “Fokker C.XXI” ve İngiltere’den de 18 “Bristol Blenheim Mk. LLv16 ise modası geçmiş olan “Blackburn Ribons” ve “Junkers K. Hafif “T-26” ve “BT-5” tanklarının yanı sıra daha ağır “T-28” ve üç taretli “T-35” tankları da mevcuttu. LLv26 ise günü geçmiş olan “Bristol Buldog” uçakları ile donatılmıştı. London.X” ile avcı olarak 42 “Fokker D. 71 Steven J. Ancak savaş boyunca Fin tankları önemli bir rol oynamadı. Üç uçar alaydan biri olan LeR 1 (Lentorykmentti 1) dört ordu kooperasyon filosundan.XXI”.I” bombardıman uçakları ile donatılmıştı. Bu birim daha sonra 6’ncı Tank Bölüğü olarak yeniden yapılandı. The Eastern Front.X” uçakları ile donatılmıştı. 1995. s. Arms and Armour.

s. 12 “Gloster Gladiator” avcı uçağı ve beş “Hawker Harts” hafif bombardıman uçağı ile gelen İsveç gönüllülerinden oluşan F 19 birimi de 10 Ocakta Lapland’a vardı ve alay olarak harekâta katıldı. Aynı filonun pilotları savaşın bu başarıyı 12 Aralıkta tekrarlayarak 12 Sovyet bombardıman uçağını daha düşürdüler. Finler verilen hava kayıplarını giderdikten sonra ileri hattaki uçak sayısını 130’a çıkarmayı başardılar. Hollola’daki havaalanında bulunan İngiliz. Kanadalı.XXI” uçakları. Güney Afrika’dan gönderilen 25 “Gloster Gauntlet” uçağının 24’ü İsveç’te tamir edilerek Finlere teslim edildi ve eğitim uçağı olarak kullanıldı. 6. 61. 1 Aralıkta önemli bir başarı elde ederek 12 Sovyet bombardıman uçağını düşürdü. beş “I-15BIS”. iki “I-16”. Milletler Cemiyeti mensubu ülkelerden yardım olarak 22 “Bristol Blenheim” bombardıman uçağı ile 30 “Gloster Gladiator”. sekiz “SB-2” ve benzer bir sayıdaki “Polikarpov I-153” de Fin Hava Kuvvetlerine dâhil edilmiştir. İngilizlerin gönderdikleri 13 “Hurricane”den ikisi gelirken düştü. Gönderilen altı “Caudron-Renault C. 44 “Brewster B.R. Ancak Hava Kuvvetleri personelinin her fırsatta olağanüstü bir başarı gösterdiği de açıktır.73 Savaş boyunca “Fokker”lar 12 kayba karşılık 127. 6 Ocak 1940’ta Fin Teğmeni Jorma Sarvanto kullandığı “Fokker D. 139 . Polonyalı ve Amerikalı gönüllü pilotlar dış yardımla gelen “B. Ulaşan 35 İtalyan “G. Fin Hava Kuvvetlerinin Sovyetler’in harekâta ayırdığı hava gücüne kıyasla durumu sayısal olarak 1945’teki Almanların Rus. Amerikan ve İngiliz Hava Kuvvetlerinin toplamı ile karşılaştırılması gibidir.İkinci Dünya Savaşı başlarken Fin Hava Kuvvetlerinin resmen kurulu olan birimlerinin çoğu ya kısmen ya da tamamen donanımsızdı.XXI” ile dört dakika gibi kısa bir süre içinde altı Sovyet “DB-3” bombardıman uçağını düşürerek önemli bir başarıya imza attı.Paananen. İngilizlerin gönderdikleri 12 “Westland Lysander” keşif ve irtibat uçağından biri de aynı şekilde yolda düşmüştü. Finlerin en çok uçak düşüren as pilotu Sarvanto’nun savaş boyunca 13 uçak düşürdüğü kesinlik kazanmıştır. İspanyol.239” uçaklarını kullanarak Sovyet savaş uçaklarına karşı bazı başarılar elde ettiler. Danimarkalı. Finlerin kullandıkları avcı uçaklarının çoğu Sovyetler’in kullandıkları avcı uçaklarına üstündüler. Fin Hava Kuvvetlerinin LLv24 Filosuna bağlı olan “Fokker D. “Buldog”lar ise toplam altı Sovyet uçağı düşürmüşlerdir. kalanlar da yedek parça yoksunluğundan zorlukla kullanıldı.50 (Frecca)”. LLv28 filosu da bir “M.50” avcı uçağı da bölgedeki kış şartlarına uyum sağlayamadı.S 406” kaybına karşılık 14 uçak düşürmüşlerdir.239” avcı uçakları ve Amerikan Deniz Kuvvetlerinde hizmet veren “Brewster F2A Buffalo” avcı uçaklarının da özel bir varyasyonu geldi.72 LeR 4 filosunun elindeki “Blenheim” uçakları sadece uzun mesafe keşif amacıyla kullanılırken diğer birimler gece harekâtına katılarak kayıp vermekten kaçındılar. Bununla beraber. 32 “Fiat G. 72 73 Durrant.714”ün çok fazla sorunlu olmasından dolayı uçuşu yasaklandı. s. Engle . Ayrıca düşürülen uçaklardan onarılan ve toplanan parçalarla montaj yapılan beş “DB-3M”.

74 Kış Savaşı’ndaki Fin Hava Kuvvetleri ilgili bilgiler ve Sovyet Hava Kuvvetleri ile bazı karşılaştırmalar için bk. Savaş boyunca Fin Hava Kuvvetlerinin yaptığı çıkış sayısı 5963 ile sınırlı kalırken bunlardan 423’ü “Blenheimlar”a aittir. İkincisi ise gelen dış yardımların kazandırdığı yeni uçakların sayısının da bu oranı fazla değiştirmemekle birlikte uçak kalitesi artan Finler. harekâtta önemli bir rol oynamaktan uzak kalmıştır.8 şeklinde gerçekleşmiştir. Bu durumda. Fin ile Rus pilotların giriştikleri çarpışmalarda verdirilen kayıpların oranına göre Finler. http://www. Rusların çıkış başına kayıp oranı % 0.Sovyetler’in elinde “Polikarpov I-153” ve “Polikarpov I-16” avcı uçakları ile “Tupolev SB” ve “Ilyushin DB-3 (Il-4)” bombardıman uçakları ile “Polikarpov R-5” keşif uçakları mevcuttu. buna karşın Fin uçakları 207. Fin Hava Kuvvetlerinin uçak kalitesi Ruslarınkinden biraz daha iyi olsa da Rus uçaklarının sayı üstünlüğünü bertaraf edebilecek kadar değildir. Rusların havadaki en sayılabilir başarısı ise 29 Şubatta geriden cephenin derinlerine sarkan avcı uçaklarının Ruokolahti Havaüssü’ndeki “Gladiatorlar”a sürpriz yaparak beş tanesini düşürmesi olmuştur. Sovyet Hava Kuvvetlerinin kayıpları doğal bir biçimde harekâtın başarıya ulaşması pahasına daha yüksek olmuştur. Birincisi.jiop. Keskinen. Bu farklılık.970’i bulmuştur. Tabi bunda yabancı gönüllü pilotların da katkısı olduğunu söyleyebiliriz. yakın destek saldırıları ile muharebelerde çok önemli bir rol üstlenmişti.htm 140 . 3-14 ve “Plane Types that Have Served Finnish Air Force (FAF)”. Hâlbuki Polonya’da Almanların zaferinin temeli olan “Blitzkrieg” stratejisinin bir parçası olarak zırhlı birlikleri destekleyen “Luftwaffe” (Alman Hava Kuvvetleri). Fin uçaksavarları ise 314 Sovyet uçağını düşürmüşlerdir. Ruslara olağanüstü bir üstünlük sağlamışlardır.6 olurken Finlerinki % 0. Fin pilotlarının kalitesinin Ruslarınkine nazaran çok daha iyi olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Sovyet Hava Kuvvetlerinin çıkış sayısı ise 100. Saldıran taraf Ruslar olduğu için Fin uçaksavarları Rus hava kayıplarını artırırken çıkış sayısının yoğunluğuna paralel olarak muharebe dışı kayıplar da buna eklendiğinden. Sovyet Hava Kuvvetlerinin uçaklarına karşı az da olsa bir kalite üstünlüğü sağlayarak bunun verdiği küçük avantajı en uygun bir şekilde değerlendirmişlerdir. Fin Hava Kuvvetlerinin Rusların cepheye sürdüğü uçak sayısı ile sayısal karşılaştırması bir doğru üzerindeki nokta gibidir. Fin Hava Kuvvetleri ise kayıplardan mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışmıştır. Hava harekâtı sırasında 48 Fin uçağı düşürülmüş. s. Ancak iki gerçek var ki bunlar harekâtın gelişimindeki sıkıntılardan Sovyet Hava Kuvvetlerinin de payını aldığını göstermektedir.fi/ksimuseo/planes. İkinci olarak Sovyet Hava Kuvvetleri ne derece baskın olursa olsun.74 Hava kuvvetleri karşılaştırmasında iki husus açıkça göze çarpmaktadır: Birincisi. Sovyet Hava Kuvvetleri cephe boyunca harekât temposunu sık sık günde 1000 çıkışın üstüne çıkardı.

yarı yapay bir engel teşkil etmesiydi. Mannerheim Hattı Mannerheim Hattı. s. 52. e. İngiltere ve Fransa ise doğrudan yardım etmek istiyorlar. şüphesiz Sovyet tank kitlelerinin önünde yarı doğal.75 Rusların verdikleri kayıpların ağırlığını Mannerheim Hattı’nda kırılanlar oluşturuyordu. 141 . 102. İtalyan Dışişleri Bakanı Kont Galeazzo Ciano’nun öfkesini kazanmasına neden oldu. Hatta Almanya’nın ve İtalya’nın Finlere sağlamak istediği silah yardımının toprakları üstünden transitine izin vermemesi. birçok geniş göl ve bataklıklar mevcuttu. Almanlar Finlerin yardım taleplerini de reddetmişlerdi.76 Savaş sırasında bütün dünya maddi ya da manevi Sovyet saldırganlığına karşı Finleri destekliyordu.78 Aslında Finler ile arası iyi olan Hitler’in tutumununu ya baharda Fransa’ya yapacağı saldırı öncesi Sovyetler Birliği ile imzaladıkları paktın sağlam kalması uğruna Finlandiya’yı feda etmek ya da daha ileride Rusya’ya düzenleyeceği sefer için Almanya lehine müttefik kazanmak şeklinde açıklayabiliriz. İtalya da yardım etmek isteyenler arasındaydı. Ancak bunlar kışın donarak geçit veriyorlardı.000 kadar gönüllü. 139. Birinci Dünya Savaşı sistemli bir savunma hattıydı. s.Fin 75 76 Gregory. Hattı koruyan doğal engeller olan Vuoksi Nehri. Başta İsveçliler olmak üzere birçok ülkeden gelen 12.77 Ayrıca birçok yabancı pilot da Finlerin hava filoları için gönüllü olarak hizmet verdiler. “Kış Savaşı” ve Dış Dünya Finlerin savaşın ilk safhasındaki olağanüstü başarıları tüm dünyada sempati toplamış.Rusların taktik bombardıman ve av/refakat uçaklarının hem teknik hem de kullandıkları taktik zihniyet açılarından acilen reformasyona tabi tutulması ihtiyacını gözler önüne sermektedir. s. Karelya Berzahı boyunca Fin Körfezi’nden Ladoga Gölü’ne kadar uzanan 70 km uzunluğunda.com/~ccq/rfw/html 78 Condon. Liddell-Hart. Belki de her iki düşüncenin de Almanya’nın Rus . Hattın iki ucunda kıyı bataryaları mevcuttu. 77 “The Russo-Finnish War”. Sovyet sınırından 30 km içeride kalıyordu. Tam anlamıyla tamamlanamamış olan bu hat gerçekten de savaşı uzatan en büyük etmen olmuştu. ama Skagerrak ve Kattegat Boğazları’nın savaşta bulundukları Almanların kontrolünde olmasından dolayı Norveç ve İsveç üzerinden transit geçiş izni için yaptıkları başvurular reddediliyordu.delrio. Hat boyunca tahkimatlar ile yoğun ormanlık alan ve engebeli arazi akıllıca birbiri içine geçirilmişti. birçok devlet hemen onlarla taraf olmuştu. Hatta Fransız ve İngilizler muharip kuvvetler göndererek hem Finlere yardım etmek hem de Baltık’ta yerleşerek ilerisi için Almanlara karşı kuzeyden tehdit unsuru olmak suretiyle İskandinavya’daki demir madeni ve Almanya’ya giden demir yolunu kontrol altına almak istediler. http://www. f. Hattın en önemli yararı. Fin ordusunda Ruslara karşı savaşa girmişlerdi.

Almanlar 1941’de Finlandiya’yı müttefik olarak kazanmıştır. Yine de Churchill’in Rusların zayıflığını duyurması ile bu kararın alınması arasındaki 16 günlük fark. 132.83 Savaşa Finlandiya’nın yanında en önemli katılım ise İsveçli gönüllülerden olmuştur. 83 Engle .000 müttefik askerinin Finlandiya’ya gitmek için hazır olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte savaşın sonucu kısa vadede tam anlamıyla Almanların lehine olmuştur. s. s. Alman OKW80 Harekât Dairesi Başkanı olan General Alfred Jodl’a göre. Her şeye rağmen Batılı Müttefikler mart ayı sonunda Finlandiya’ya yardım olarak 50. Askeri malzeme yardımı konusunda cömert olan İsveç’in müttefiklerin transitine izin vermemesi ise bir soru işaretidir. London.Fin Barışı ile buraya müdahale için gösterecekleri nedenden yoksun kaldılar. Ancak Finlandiya’nın tam bir Sovyet kontrolüne geçmesi ilk düşüncenin biraz daha ağır bastığını göstermektedir. OKW: Oberkommando der Wehrmacht (Silahlı Kuvvetler Üst Konseyi). müttefiklere de yakın durarak. Hâlbuki konu Norveç ve İsveç Hükûmetlerine 27 Aralıkta açılmıştı. Savaşın sona erdiği 12 Martta toplam 100. Bununla birlikte “Kriegsmarine”in (Alman Deniz Kuvvetleri) komutanı Büyük Amiral Erich Raeder’in anlaşarak Kuzey İsveç’e doğru seyreden Alman gemilerinden Sovyet denizaltılarına Botni Körfezi’nde ikmal yapması da79 ikinci düşüncenin varlığını kanıtlamaktadır.000 Fransız askerini bölgeye transfer edilmesi için 26 Şubatta hazırladı. s. Ribbentrop. Almanların 1940 Nisanında Norveç’e ve 1940 Mayısında da Fransa’ya düzenleyeceği harekâtlar boyunca Stalin ile aralarındaki anlaşmayı bozmalarına engel olmuştur. savaşın ilerleyen yıllarında Türkiye’nin de beceri ile oynadığı “denge oyununu” oynadığını söyleyebiliriz.81 Batılı Müttefiklerin yardım kararı alması da 5 Şubat gibi çok geç bir tarihe kalmıştır.000 asker göndereceklerdi. ABD’nin savaş konusundaki çekimserliğinin ise gönderilen yardım malzemesi ve gönüllülerin çok geç ulaşmasına dahi yol açacak kadar fazla olduğu gözlenmektedir. bu gelişmiş savaşa tamamen yabancıydılar. Aynı zamanda Kızılordunun ciddi yaralar alarak yeniden yapılanma dönemine girmesi. s. Bununla birlikte Fransa 50. Bir başka deyişle daha İkinci Dünya Savaşı’nda bir harekâta girişmemiş olan Batılı Müttefikler. Rus .Paananen. 81 Shirer. Tahminen Almanya ile sıkı ilişkilerde bulunan İsveç. 142 . daha sonra nisan ve mayıs aylarında Norveç’te su yüzüne çıkacak olan İngiliz ve Fransız üst düzeyinin bilgi ve beceri eksikliğinden başka bir şey değildir.Savaşı’ndaki tarafsızlığını muhafaza etmesinde payı vardı. Abacus. 142. Norveç’e müdahale etmek ihtiyacı hisseden Almanya ve İngiltere. 2003. 315.82 Bunun nedeni Batılı Müttefiklerin de Finlandiya’nın bu kadar dayanabileceğini ummaması olabilir. Bunun yanında İsveç de haklı olarak 79 80 Michael Bloch. 290. 82 Condon.

7. 24.000 Fin askerinin ise % 80’i ihtiyattı. Durrant.İsveç sınırını ihlal etmemeleri konusunda uyardıkları anlaşılmıştır. g. Kayıplar Sovyet kayıpları gerçekten korkunç boyuttaydı.87 Ayrıca Ruslar havadan 150. sefere gönderilen 1. Birçok kaynakta değişik olarak verilen Kızılordunun toplam kaybının bir milyona ulaştığı söylenmektedir. Kaldı ki kara kuvvetleri 3000’e yakın uçaktan oluşan ciddi bir hava gücü ile destekleniyordu.Sovyet saldırganlığından çekiniyordu.. s. Rusların Finlandiya ile birlikte İsveç’e saldırmamasının nedeni ise bölge ve hava şartlarında lojistik desteğin kısıtlı olmasına bağlanabilir. Savaş boyunca toplanabilen 300. 98.88 Sovyetler’in 3250 tankla katıldıkları seferde bunların % 49’unu hiç tankı olmayan ve elinde çok az sayıda tanksavar top bulunan bir orduya karşı kaybetmeleri oldukça düşündürücüdür.923 ölü ve 43. s. 109.. bir ara Leningrad sakinlerinden toparlanan 70’inci Tümeni. İkinci Dünya Savaşı. Altın Kitaplar. 143 . 197. Hem de topu topu 145 uçak ve çok az sayıda düşük çaplı kalibrede uçaksavarı olan bir ordu karşısında. Atlantik’te güvenli bir kapı açabilmek için İskandinav ülkelerinin işgaline yönelik ilk adımı atıyorlardı.89 Acele çözümler üretmek ihtiyacına düşen Sovyet yetkililer. s.85 Buna karşın Finler.84 Bu durumda Sovyetler ya sadece birkaç hafta içinde Finlandiya’yı ele geçirerek Leningrad’ın ve Baltık Filosunun güvenliğini sağlamaya çalışıyor ya da 1936 Montreux Sözleşmesi ile Boğazlar üzerinden sıcak denizlere ulaşabilmek için hukuki açıdan fazla bir umudu kalmadığından. 1976. O zamanlar komiser olan Nikita Khrushchev. Finler 62 uçak kaybederken Ruslar 684 uçak ve 1600 tank kaybetmişlerdir.86 Malzeme kaybı için de aynı oranların geçerli olduğu söylenebilir. patlayan 7500 ton bomba 700 sivil öldürürken 1400’ünü de yaralamıştır. Eğer gerçek planları ikinci düşünceye dayanıyorsa Finlandiya’nın kısa bir sürede işgal edilmesi ile birlikte İsveç ve Norveç’in müttefik askerlerini geçirmemeleri kendi aleyhlerine bir tutum olmaktaydı. 86 Osman Öndeş. İstanbul. Çünkü Ruslar Finlandiya ile birlikte İsveç’e de girebilirdi.557 yaralı vermiştir.. s. s. 98-99.5 milyon Rus askerinin bir milyonunun kaybedildiğini söylemiştir. 87 age. Sovyet ordusu sefere ayırdığı hava gücünün de yaklaşık % 22’sini kaybetti. 98. 88 age. Buna karşın Sovyetler Birliği’nin 30 Kasım ile 15 Aralık arasında Finlandiya’ya soktuğu bir milyona yakın asker darmadağın olmuştu. s.. 89 Gregory. Ancak Finlerin ele geçirdikleri bir belgede Rusların askerlerini Fin . ocak ayından itibaren Karelya 84 85 Mannerheim.000 parça tesirli ya da yangın bombası bırakmış.

Fin Savaşı’nda ispatlanmıştı. ama liderler çok genç ve tecrübesizdi. % 50’ye varan tank kaybına rağmen kendinden daha güçlü Fransa’nın tüm askerî varlığını etkisizleştirmesi sayesinde. Rus kitleleri modern donanım ve üstün liderlik vasfına sahip ordular ile karşılaştırılamayacak ölçüde kötüydü. Ancak tümen. ancak organizasyon. Rus-Fin Savaşı’nda Kızılordunun düştüğü durumun büyük etkisi olduğu açıkça söylenebilir. donanım. sonradan açacağı Doğu Cephesi için ayıracağı 3200 tankla sayısını 10. 108. tamamen tatmin edici olmayan basit askerler olduğundan.Fin Savaşı’nda yaşadıklarının hayali görüntüsü vardı. Askerlerin ağır çarpışmalardaki kalitesi belirsizdi. Başka bir deyişle Hitler’e göre Kızılordu. Ne de olsa Rusya 90 91 Gregory. ortalama liderlik açısından yetersiz olduğu belirtilmişti. Ordu genelinde iyi mizaçlı.Berzahı’nın en batı ucunda konuşlandırdı.Paananen.000’den daha az olarak düşündüğü ve Fransızlarınkine nazaran kalitesi düşük olan ve Finlerin molotofkokteyllerine yenik düşen Sovyet tanklarına üstünlüğüne kesin gözüyle bakmaktaydı. Genel askerî duruma bu açılardan bakılacak olursa Hitler’in “Barbarossa Harekâtı”nı başlatarak Sovyetler Birliği ile savaşa girme kararında. 120. yetersizliğini 1939’da Finlandiya’da ispatlamıştı ve izleyen iki sene içinde Rusların askerî açıdan toparlanmaları mümkün değildi. Asker ve uçak kalitesinde de aynı durum açıkça göze çarpmaktaydı. Ayrıca haberleşme sistemi ile taşıma kötüydü ve askerler yeterince tek tip değildi. s. Engle . Kayıpların Geleceğe Etkisi 31 Aralık 1939’da Alman Genelkurmayındaki brifingde Kızılordunun durumu masaya yatırılırken “sayısal açıdan bir dev olduğu”. Burada Liddell-Hart’ın Rusların Finlandiya’da düştüğü duruma bakarak küçümsenmemesi gerektiği eleştirisinde ne kadar haklı olduğu açıkça görülmektedir. Bunun bir yanılgı olduğu. Liderlik ilkeleri iyi.91 Panzer birliklerini savaşın ana unsuru sayarak yapılacak olan tank saldırısını yakın hava desteği ile havadan desteklemesi şeklinde geliştirdikleri yeni mekanizmanın verdiği şekille ortaya çıkan “Blitzkrieg” teorisini Polonya’da başarı ile uygulayan “Wehrmacht” (Alman Silahlı Kuvvetleri). 144 . cephede bir ay kaldıktan sonra geri çağrıldı. Çünkü Almanya. s. Rusya’ya saldırmaya karar verdiğinde.90 ğ. Fransa o zaman Avrupa’nın kâğıt üstünde en güçlü ordusuna sahipti ve 1940 yazından itibaren Avrupa’daki kara ve hava gücü tekeline sahip olacak olan Alman Reich’ının güvenliği için tek potansiyel tehlike Sovyetler Birliği olarak görülmekteydi. ilerleyen yıllarda Alman ordularının Rusya’da ne tür bir bataklığa saplanıp kaldıktan sonra anlaşılacaktı. gözlerinde kuşkusuz Sovyetler’in Rus . önde gelen şahsiyetler çıkmıyordu. Rus . Bütün bunlar ne de olsa Rus . Hitler.Fin Savaşı bittikten iki ay sonra yine bu teoriye dayanarak Fransa’yı bir buçuk ay gibi kısa bir sürede savaş alanından silerek savaş tarihinde yeni bir çığır açacaktı.

s. Durrant. diğer bazı şartları görüşebilmek için Viipuri ile Salla bölgeleri ve Lapland’ın bir bölümünü Ruslara bırakmak zorunda bırakıldılar ki işgal altında kalan topraklarda bulunan Finler buradan göç etmek zorunda kaldılar. 144. 1941-1942 kışı boyunca Almanlar Moskova önünde Ruslara karşı verecekler ve bu savaş İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olacaktı. Ancak stratejik ihtiyatı bu kayıpları her zaman kapatabilecek düzeyde olduğundan. Mannerheim Hattı. 145 . Finlerin terk ettiği toprak 57. Ruslar ayrıca Ladoga Gölü çevresine tamamen sahip olmuşlardı. buraya bir de demir yolu döşeyebileceklerdi. s. kuzeyde bulunan nikel madenleri ve ülkenin kuzey çıkışındaki Petsamo liman kenti Sovyetler Birliği’ne bırakılmıştı. Ne de olsa liderlerin gözünde önemli olan sonuçtu. 7.92 Sovyetler’in bu durumu. Bu arada tarihin ilginç tesadüflerinden biri olarak Ruslar. komünist bir rejimin pratikte insan hayatına pek değer vermemesi ile birleşince yüksek kayıpların göze alındığı Sovyet askerî düşüncesi ortaya çıkıyordu. Muharebe esnasında düşmanla baş edemeyeceğini anlayan askerlerin hatlarına geri dönme hakları olmadığı gibi.potansiyeli son derece yüksek olan. Hangö’de üs kurma şansını yakalayan Ruslar. Çünkü Sovyet askerî yetkililer. 450. İngiltere. Kızılordunun eksiklerini giderecek bazı düzenlemelere gitmişler ve bunu belki de ucu ucuna 1941-1942 kışına kadar yetiştirmişlerdir diyebiliriz. İsveç. Danimarka. İnsanı savaşın en önemli faktörü olarak gören Rusların ellerindeki en büyük kaynak da şüphesiz insan gücüydü. Rusya savaşı stratejik alanda kazanmaktaydı. ABD. Rusların kontrolüne bırakılacaktı. Sadece Almanya saldırıyı kınamayı başaramadı ve tarafsız kaldı. Bu düşünce. Kızılordunun sorunlarını açığa vuran bu savaşın aslında ilerisi için Almanya’nın aleyhine bir sonuç yarattığı da söylenebilir. Ruslar. Bu yüzden Sovyet komutanlar çok sert tedbirler almak suretiyle Kızılordunun muazzam bir disipline sahip olmasını sağlamışlardır.000 Fin’in yaşadığı Karelya’nın tümü. Sonuç 12 Martta taraflar arasında ateşkes imzalandı. ancak gerçek gücünün farkına kolayca varamayan bir ülkeydi. Bu durum küçük ölçekte de ek sert tedbirlerin alınmasını getirerek kayıpların muazzam artmasına yol açıyordu. bir komutanın da birliğinin dağılmasına göz yummaya hakkı yoktu.Paananen.000 km² kadardı. ülkenin ikinci en büyük kenti Viipuri. Norveç. Belçika. 6-7 aylık bir süre içinde 92 Engle . Bu durum daha sonra da Almanlara karşı hem tehlikeli hem de aynı şekilde başarıyla işleyecekti. Macaristan ve İtalya tarafından kınandı. savaş boyunca Finlandiya’daki acımasız kış şartlarına karşı verdikleri mücadelenin bir benzerini. Finler.

Ayrıca Sovyetler’in harekâtı topyekûn bir sonuca ulaşmış da sayılmazdı. Ruslar ancak Leningrad’ın savunmasını sağlayabilmişler. İmzalanan haksız barış belki Rus . Ne de olsa cemiyet içinde Almanya da İtalya da yoktu ve Almanlar ile yaptıkları saldırmazlık paktı sürüyordu. Nasıl Versailles ile Almanlara yapılan haksızlık. Hitler’in yükselişinde önemli bir rol oynayarak Almanya’yı intikama sürüklemek suretiyle galip devletlerin başına daha büyük dertler açtıysa Finler de kaybettikleri toprakları doğal olarak geri almak isteyecekler ve bu suretle 1941 Haziranından itibaren Barbarossa Harekâtı bünyesinde Sovyetler’e karşı Almanya’nın yanında sınırlı bir savaşa gireceklerdi. Balkanlar’daki ve Kuzey Afrika’daki harekâtlar için zaman ve daha fazla hareket serbestisi kazandırdığı sonucuna ulaşabiliriz.Fin Savaşı’nın sonuydu. Aslında Milletler Cemiyetinden dışlanmasının da Sovyetler Birliği’ne pek dokunduğu söylenemez. eline geçen bu fırsatı iyi değerlendirememiştir. Eylül sonunda Polonya’nın doğu kesimine girmiş. kısmen Milletler Cemiyetinin kolektif güvenlik mekanizmasını harekete geçirmesi için bir fırsat olduğu da düşünülebilir. Aslında Avrupa’daki büyük güçler arasında Milletler Cemiyetinde kalanlar ile dışında kalanlar demokrasiler ve diktatörlükler şeklinde iki ayrı cephe oluşturuyor gibiydi. Bu gelişmenin odağında ise “Üçüncü Reich” bulunmaktadır.giriştikleri üçüncü harekâtı da başarıyla tamamlamış bulunuyorlardı. Almanya’nın daha Fransa ile savaşa tutuşmadan önce Avrupa’nın hegemonu olarak algılanmasının bir sonucu olarak görülebilir. Savaşın tarihe etkisi göz önünde bulunduracak olursak çoğu kaynakları seferber olmamış ama potansiyeli çok yüksek olan Sovyetler 146 . 1939 Ağustosunda Japonları Mançurya’da yenmiş. Almanya haricinde tüm dünya Ruslara karşı Finlerin yardımına koşmaya can atarken transit sorununu çözememeleri. her türlü zorluğa rağmen uluslararası siyasette Rusların gücü büyüyordu. hatta buradan da Almanya’ya. Baltık ülkelerine istediklerini kabul ettirmiş ve şimdi de Finlandiya’yı yenmişti. Bununla birlikte Finlandiya’ya yapılan yardımlar göz önüne alındığında buradaki mücadele. Savaş boyunca tüm dünya ideolojinin hükmettiği kuru kalabalığın gerçek bir o ordu olmadığını görmüş. Ancak aynı zamanda da bir sürecin başlangıcı olmuştur. Bunun paralelinde. ama ileride Baltık’ta tehdit oluşturabilecek bir hegemonya kuramamışlardı. otantik koşullar ile geliştirilen yaratıcılığın taktik düzeye etkisinin savaş alanında sınırları nasıl zorlayabileceğini anlamıştır. taktik başarıyla ilgisinin hem zıt ya da hem de paralel olabileceğini Kış Savaşı’ndaki muharebelerin etkileri ve savaşın gelişimi çok güzel bir şekilde yansıtmıştır. Batı’daki. Buna dayanarak Finlerin Sovyet saldırganlığını geçici olarak sınırlandırdığını. Bununla birlikte stratejik zafer elde etmenin. Ruslar baskılarını ancak küçük devletlere karşı yoğunlaştırabiliyorlardı ve 1941’de Almanlar ile girişecekleri savaşa kadar bu durumu ancak Romanya’ya karşı kullanabileceklerdi. Ancak ciddi bir reformasyon sürecine ihtiyacı olan Milletler Cemiyeti.

sayısal dengesizlik sayesinde duruma hâkim olduğunu düşünerek askerlerini en uygun seviyeyi önemsemeden kullanan ve tüm planlarını bu yanlış temele dayandıran bir komutandan daha akılcı bir düşünceye sahip olduğu için. Ruslar ile aralarındaki dengesizliğin boyutu göz önünde bulundurulursa -sonunda yenilmelerine rağmen.Fin Savaşı’nda tüm olağanüstülüğü ile cepheye çökmüş ve savaş tarihine eşsiz bir örnek kazandırmıştır. koşulları bu denli lehlerine kullanabileceklerini tahmin edememişlerdi. Savaş tarihinde matematikle sonucun önceden hesaplanmasının ne derece yanıltıcı olabileceğinin örnekleri çok olsa bile ne daha önce İtilaf devletlerinin 1919’da Anadolu’da atıldığı serüven ne de sonradan Fransa’nın ve ABD’nin sırasıyla Güneydoğu Asya’da uğrayacağı yenilgiler. Son olarak savaş tarihinin beklenmedik olaylarla dolu olduğunu sürekli hatırlayan bir komutanın. bu savaşta iyice belirginleşmiştir. doğrudan dış yardım alması engellenen Finlandiya üç buçuk ay boyunca. Başka bir deyişle. Darius’un Gaugamela’da Büyük İskender’in birliklerine olan üstünlüğünü bile fazlasıyla aşıyordu. Rusya’nın sınırsız kaynaklara sahip olmasına rağmen. Ayrıca askerî tarih geçmişi ne denli zayıf olsa da kendi toprağını savunan bir milletin cephede ne kadar başarılı olabileceği de denenmiştir. Carl Von Clausewitz’in askerî literatüre kazandırdığı “sürtünme” kavramı Rus . 147 .Finlerin elde ettikleri başarı ile ölçüşemez. ülkelerinin nüfusundan bile daha büyük sayıda olan Sovyet ordusuna âdeta kök söktürmüştür.Birliği gibi bir ülkeyi yenmenin zorluğunu birkaç sene sonra Almanya’nın edeceği tecrübelere dayanarak belirtmek gerekir. her zaman sürprizlere hazırlıklı olması sayesinde kriz anında daha başarılı sevk ve idare yapabilmesi. Hâlbuki Sovyetler’in kâğıt üstündeki askerî üstünlüğü. Ruslar Finleri küçümsemiş.

En alttaki dikdörtgen kesim Karelya Berzahı. Ortadaki işaretli kesim Ladoga Gölü ile Lieksa arasındaki bölge.com/images/BattleMAP.jpg 148 . En üstteki uzun işaretli kesim Lieksa ile Petsamo arasındaki bölge.winterwar. http://www.EKLER EK-1: Haritalar Harita 1: Finlandiya’daki bölgeler.

com/Maps/Nov30th39B.Harita 2: 30 Kasım 1939’da Karelya Berzahı’ndaki birliklerin karşılıklı konuşlanmaları ve Mannerheim Hattı.jpg 149 .jpg Harita 3: Tolvajärvi Sektörü. http://www.winterwar. http://www.com/Battles/Battlemaps/tolvajarvi/Tolvajaervi-Aittojoki.winterwar.

jpg Harita 5: Oulu kenti ve Suomussalmi Sektörü. http://www.winterwar. http://www.jpg 150 .com/Battles/SuomussalmiMaps/SuomussalmiLocation.Harita 4: Kollaa Sektörü.com/Battles/Battlemaps/tolvajarvi/SuojaerviTolvajaervi301139.winterwar.

Harita 6: Ladoga Gölü’nün kuzeyi ve Rusların Kitilä’ye ilerlemesi.gif 151 .winterwar.com/Battles/Battlemaps/13divCA1212. http://www.

W.M. Österman) 2’nci Kolordu (Korgeneral H.EK-2: Fin Savaş Düzeni Fin Seferî Kuvvetleri (Mareşal C. Talvela) 2’nci Tümen 7’nci Tümen 12’nci Tümen 40’ıncı Alay Pajari Birliği (Yarbay A. Oesch) Fin Deniz Kuvvetleri (Tümgeneral V. Tuompo) Kuzey Karelya Grubu Lapland Grubu (Tümgeneral K. Valve) Fin Hava Savunması (Tümgeneral J.L. Hägglund) 13’üncü Tümen Talvela Grubu (Albay P.Walden) Silahlanma Konseyi Genelkurmay (Korgeneral K.G. Pajari) 16’ncı Alay 152 . Öhquist) 1’inci Tümen 4’üncü Tümen 5’inci Tümen 11’inci Tümen 6’ncıTümen (sonradan) 3’üncü Kolordu (Korgeneral E. Heinrichs) 8’inci Tümen 10’uncu Tümen 21’inci Tümen (sonradan) 23’üncü Tümen (sonradan) Kuzey Fin Grubu (Tümgeneral V.O. Wallenius) 4’üncü Kolordu (Tümgeneral J.Mannerheim) Başkomutanlığın Hükûmetteki Temsilciliği (Tümgeneral R. Lundquist) Karelya Berzahı Ordusu (Korgeneral H.

5’inci Kolordu (dokuz bağımsız tabur) 9’uncu Tümen (Albay H. Siilasvuo) 25’inci Alay 15’inci Bağımsız Tabur 16’ncı Bağımsız Tabur Ladoga Kıyı Savunması (Albay E. Hanell) Anavatan Cephesi Birlikleri (Korgeneral L. Malmberg) 153 . Järvinen) AALAND Grubu (Tümgeneral E.

I.K.A. Meretskov / sonra Mareşal S. Habarov) 1’inci Kolordu (Tuğgeneral R. Timoshenko) 7’nci Ordu (Orgeneral V. Gorolenko) 49’uncu Piyade Tümeni 90’ıncı Piyade Tümeni 142’nci Piyade Tümeni 35’inci Tank Tugayı 10’uncu Tank Kolordusu (Tümgeneral P. Tserepanov) 18’inci Piyade Tümeni 56’ncı Piyade Tümeni 168’inci Piyade Tümeni 154 . Jakolev / sonra Mareşal K.I.F.N.L.A. Romanenko) 1’inci Tank Tugayı 13’üncü Tank Tugayı İhtiyat Birlikleri 138’inci Piyade Tümeni 20’nci Tank Tugayı 150’nci Piyade Tümeni (sonradan intikal etti) 136’ncı Piyade Tümeni (sonradan intikal etti) 8’inci Ordu (Tümgeneral I.EK-3: Sovyet Savaş Düzeni Kuzeybatı Cephesi (Mareşal K.D. Starikov) 24’üncü Piyade Tümeni 43’üncü Piyade Tümeni 70’inci Piyade Tümeni 123’üncü Piyade Tümeni 40’ıncı Tank Tugayı 50’nci Kolordu (Tümgeneral F. Meretskov) 19’uncu Kolordu (Tümgeneral F. Panin) 139’uncu Piyade Tümeni 155’inci Piyade Tümeni 56’ncı Kolordu (Tümgeneral A.N.

Dashitshev) 122’nci Piyade Tümeni 163’üncü Piyade Tümeni Özel Kolordu (Tümgeneral M.S.A.) 155 . Shmyrov) 54’üncü Piyade Tümeni 44’üncü Piyade Tümeni 97’nci Tank Taburu 14’üncü Ordu (Tümgeneral V.P. Frolov) 14’üncü Piyade Tümeni 52’nci Piyade Tümeni 104’üncü Dağ Tümeni 13’üncü Ordu (General Grondahl. Duhanov) 47’nci Kolordu (Tümgeneral I.İhtiyat Birliği 75’inci Piyade Tümeni 34’üncü Tank Tugayı (sonradan intikal etti) 9’uncu Ordu (Tümgeneral M.F. sonradan oluşturuldu.

156 .193.62 mm) makineli tüfek (12.000 419 32 200 6 261 18 12 48 38 40 40-50 15 2 3 makineli tüfek (7. s.7 mm) yivli havan havan (81-82 mm) havan (120 mm) sahra topu (37-45 mm) sahra topu (75-90 mm) sahra topu (105-152 mm) zırhlı araç zırhlı araba otomatik tüfek ve bombaatar oranı top oranı 93 Mannerheim.Sovyet Tümenlerinin Ateş Güçlerinin Karşılaştırması93 Silah Türü yivli tüfek makineli tabanca hafif makineli tüfek dört namlulu makinelisi uçaksavar Fin Tümeni 11. 158-159. Engle.000 250 250 116 18 18 24 12 1 1 Rus Tümeni 14.EK-4: Fin . s.

5 aylık 22 günlük 21 günlük 24 günlük 19 günlük 2 aylık 1 aylık 94 Mannerheim. 192.EK-5: Savaşın Başında Finlerin Lojistik Durumu94 Silahın / Yakıtın Türü tüfek (hafif makineli. ağır makineli) 81 mm havan 76 mm sahra topu 122 mm obüs ağır top sıvı yağ havacılık yakıtı Mermisi / Miktarı 2. 157 . s.

savaşın bitiminden ancak iki gün önce Finlandiya’ya varmıştır. 158 . 153-157.Paananen.EK-6: Fin Ordusuna Katılan Gönüllüler95 İsveç Danimarka Norveç Macaristan ABD İngiltere İtalya TOPLAM 8000 802 800 450 350 230 150 10. s.782 Not: Amerikan gönüllüler. 95 Engle .

12 adet 150 mm obüs ve 4000 mermisi.000 mermisi. 80 tanksavar topu ve 100 uçaksavar topunun da dâhil olduğu toplam 250 adet diğer toplar. 5000 makineli tüfek. 100. 5 torpidobot (hiç ulaşmadı) ile 100. 17 adet 105 mm sahra topu ve 5200 mermisi. Fransa: 145 uçak.50 uçak. 12 çekici araç. Norveç: 50. İsveç: 90. 18 adet 37 mm tanksavar topu ve 45. Durrant. Almanya: 30 adet 20 mm uçaksavar topu ve 100. 6.000 mermisi. 36 adet 75 mm sahra topu ve 50. Güney Afrika Birliği: 25 Gladiator avcı uçağı (hediye olarak). 32 adet 203 mm obüs (savaş bittikten sonra Norveç’e vardı) ve 200 adet 75 mm sahra topu (savaş bittikten sonra Norveç’e vardı).000 battaniye. 76 Moraine ve Kolhoven avcı uçağı. 20 çekici araç. iki milyon atımlık mermi.EK-7: Savaş Boyunca Finlandiya’ya Gönderilen Malzeme96 1. 7. 40 adet 25 mm tanksavar ve 25. 5.239 avcı uçakları97. 6000 tabanca. 150 radyo-telsiz. 400.000’i hediye olarak). İtalya: 35 adet 45 cm torpido. 10 adet 47 mm tanksavar topu ve 5000 mermisi (hiç ulaşmadı).000 çift ayakkabı.. 6. Danimarka: 178 adet 20 mm Madsen uçaksavar topu (mermileri İngiltere’den sipariş edildi). ABD: 44 adet Brewster Buffalo avcı uçağı (savaş sırasında sadece birkaçı ulaştı). Bu yardımlar aralık içinde başlamış ve savaşın bitimine kadar sürmüştür. 2. 136 eski kaliteli top ve 300. Danimarkalı. 148’i Norveç’te kaldı). 35 Fiat G. İspanyol. Ek materyal görüşmeleri ise 13 Mart 1940’tan sonra iptal edildi. 100 adet 81 mm havan ve 75. 159 . 150 adet mayın.000 mermisi (sadece 12’si ulaştı).000 mermisi. 9 adet 175 mm uçaksavar topu.000 obüs mermisi. 4 adet 210 mm obüs ve 400 mermisi. 200 ton saç levha. atlı top arabası. 96 97 age.000 mermisi. 11 adet 155 mm obüs ve 12. 76 adet 40 mm uçaksavar topu ve 144. 8. 16. 3. Brewster B. Kanadalı. Şubatta yardıma olarak gönderilen bu uçaklar deniz yoluyla Trollhättan’dan İngiliz. 12 adet 105 mm sahra topu ve 54. 48 adet 20 mm uçaksavar topu ve 384. 8 adet 75mm sahra topu (ocakta ulaştı). Bk.000 yivli tüfek ve 17 bilyon mermisi.000 mermisi. 77.000 mermisi. 8 eski model bombardıman uçağı ve İsveç gönüllü pilotlar için 12 Gladiator avcı uçağı.000 mermisi. 153-157. s. 5000 otomatik tüfek ve 11 milyon mermisi.000 mermisi (savaş başlamadan hemen önce). 48 adet 75 mm sahra topu ve 27. 20 milyon atımlık hafif silah mermisi.000 sırt çantası (50.000 el bombası. 4. eğer ve diğer gereçler ile 12 adet 75 mm sahra topu ve 7166 mermisi.000 mermisi. 176 alev makinesi (sadece 28’i ulaştı. 8 eğitim uçağı. Polonyalı ve Amerikalı gönüllü pilotların bulundukları Hollola’daki havaalanına taşınmıştır.500 mermisi.000 mermisi. 496 top.000 mermisi (şubatta ulaştı). 12 adet 47 mm tanksavar topu ve 25. 12 adet 76 mm uçaksavar topu ve 24.000 yivli tüfek.000 yivli tüfek. 100 makineli tüfek. s. 20. 100 adet 81 mm havan ve 200.000 yivli tüfek ve 50 milyon mermisi (hiç ulaşmadı).

000 adet 20 mm uçaksavar mermisi. 24 adet Bristol Blenheim bombardıman uçağı.000 mermisi.000 Mills tipi el bombası. giyecek. 18 adet 40 mm uçaksavar topu ve 36. 6. 98 Durrant.000 adet mermisi. 2456 adet 9 mm tabanca ve 11 milyon mermisi ile 5000 adet 7.000 adet 37 mm tanksavar mermisi.9. çadırlar.500 adet 81 mm havan mermisi. çeşitli çap ve ebatta bombalar. 11. 30 adet 8 mm tanksavar tüfeği. 450 mayın.65 mm tabanca ve 1. 2.)98 10. 24 adet 13 mm uçaksavar topu ve 72.000 mermisi. 160 .080. radyo-telsizler. 4 adet torpidobot (hiçbir zaman ulaşmadı) ve 30 adet 84 mm sahra topu. sahra mutfakları.000 mermi. 28 çekici araç. 10 milyon tabanca mermisi. 20.000 mermi. 20 torpido. s. 20 milyon tüfek mermisi. 300. 200 adet 14 mm tanksavar tüfeği. 33 adet Gloster Gladiator avcı uçağı.000 üniforma da (sempati üniforması) İngiliz devlet memurlarının hatası yüzünden Ruslarınki gibi kahverengi olarak üretildikleri için cephede kullanılamamıştır. Belçika: 700 adet otomatik tüfek ve 10.000 el bombası. 32. 24 adet 76 mm uçaksavar topu ve 72. 17 adet Westland Lysander keşif uçağı. haberleşme cihazları. sırt çantaları ve diğer gereçler. 12 adet Hawker Hurricane avcı uçağı. 40.000 mermi. 25 adet 114 mm obüs ve 25.000 mermisi. (Bunlar cephe gerisinde kullanılmıştır. Ayrıca İngilizlerin verecekleri 50. Macaristan: 40 adet 40 mm uçaksavar topu ve 10. İngiltere: 12 adet 152 mm mobil gemi topu.

Key words: Curricula. 264-267.1 Mustafa Kemal daha sonra yaptığı çeşitli konuşmalarında. Her bir müfredatta. tarih dersi Abstract: In this search. Turkish army. Sosyal Bilgiler. Türk ordusu. gençlerini askere uğurlama gelenekleri bu ilgi ve sevginin en büyük göstergeleri arasındadır. compared and mentioned clearly. bunlar açıkça yazılmış ve incelenen farklı derslere ait öğretim programları arasında karşılaştırma yapılmıştır. sosyal bilgiler. s. Türklerdeki ordu .. Millî Mücadele’de düzenli/yeni Türk ordusu. Elde edilen veriler sistematik ve karşılaştırmalı bir biçimde sunulmuş ve değerlendirilmiştir. Ders Kitabı Yazım Komisyonu ** Dr. Anahtar Kelimeler: Müfredat. history lesson Giriş Millî Mücadele Döneminde Türk ordusu ülkenin yabancı devletlerin işgalinden kurtarılmasında.. Where and how the relevenat issues in each curricula are determined. soldiery. Atatürk Araştırma Merkezi. Yayımlar ve Ders Araç Gereçleri Şubesi. Cumhuriyet Dönemi. ders programları. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi. * 161 . yurdumuza ve milletimize yönelebilecek her türlü iç ve dış tehdidi önleme görevini sürdürmektedir. Askerlik. Republican Era. Yayımlar ve Ders Araç Gereçleri Şubesi. Toplum ve Ülke İncelemeleri. T. Ders Kitabı Yazım Komisyonu 1 Durmuş Yalçın (ve diğerleri). askerliğin kutsal bir görev olduğu düşüncesi. Türk milletinin. ilgili konuların nerede ve nasıl yer aldığı belirlenmiş. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersleri ProgramlarındaFatma ÜNAL* Samettin BAŞOL** Özet: Bu araştırmada.C. 1920 yılı içinde TBMM’nin açılışından sonra kuruluş ve yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Mustafa Kemal’in çabaları ve Meclisteki çalışmaları sonucunda Kuvayımilliye yavaş yavaş tasfiye edilirken diğer taraftan da Yunanlara karşı düzenli Türk birlikleri kurulmuştur. the concepts of Turkish army and soldiery in the curricula of secondary education during Republican Period are examined. günümüzde devletimizi ve cumhuriyetimizi korumakta. askerlik.CUMHURİYET DÖNEMİ İLKÖĞRETİM MÜFREDATLARINDA TÜRK ORDUSU VE ASKERLİK -Yurt/Yurttaşlık Bilgisi. bağımsızlığın kazanılmasında ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında önemli roller üstlenmiştir. Türk milletinin evlatlarından oluşan bu ordu. ordusuna karşı ilgi. güven ve sevgisi tarihin derinliklerinden gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I. Ankara. Tarih. halkın içinden çıkan ve zaferler kazanan kahraman Türk ordusunun Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. The results are evaluated and presented systematically and comparetively. social studies. Cumhuriyet Dönemine ait bazı ilköğretim ders müfredatlarında yer alan Türk ordusu ve askerlik konuları incelenmiştir. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü.millet anlayışı. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü. 2006.

Meşrutiyet Döneminde Osmanlı Ordusunda Ordu-Siyaset İlişkileri”. Türkiye’de cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ilköğretim düzeyindeki çeşitli ders müfredatlarında ve kitaplarda. T. s. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi. “Türk İstiklal Harbi’nde Düzenli Orduya Geçiş İnönü Muharebeleri’nin Askerî ve Politik Sonuçları”. s. millî tarih. (31). OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi). s. Sait Kofoğlu. 1-4. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi. öğretmen ve program. askerlik. Türk Kültürü. Stratejik Araştırma ve Etüt Bülteni. Askerî Tarih Bülteni. 12.2001. (5). “Millî Mücadele Döneminde Millî Hareketler ve Ordu İş Birliği”. s.2 Buna karşın ilköğretim ders müfredatlarındaki Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlere yönelik ulaşabildiğimiz bir araştırma bulunmamaktadır. s. programlarda yer aldığı ölçüde anlam kazanır. 2000. 9. 9. İbrahim Kafesoğlu. “Mütareke Döneminde (1918-1921) Ordu: Mütareke Döneminden Millî Mücadele’ye Geçişte Ordunun Yeniden Yapılanması”. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular yer almıştır. 11.96. Cumhuriyet Döneminin ilk müfredatının yayımlandığı 1924 yılından günümüze kadar geçen süreçtir. Lütfü Üretener. 615-632. 1999. Türkiye’de Program Geliştirme Çalışmalarına Kısa Bir Bakış Bilim ve teknolojideki hızlı değişme ve gelişmeler her alanda olduğu gibi eğitim alanında da kendini göstermektedir. Türkmen. 9. Böylece askerlik ve Türk ordusu konuları.96. 1/2. “Türk Ordusu. ordunun kuruluşu ve benzeri konularda birçok bilimsel yayın mevcuttur. “30 Ekim 1918 Tarihli Mondros Ateşkes Antlaşması’na Göre Türk Ordusunun Kuruluş ve Kadrosuna Bir Bakış”. sosyal bilgiler. (41). 41-54. Erdem Özel Sayı. incelemek ve bütünlük anlayışı içinde değerlendirmektir. “II. Bu çalışmanın amaçlarından biri de müfredatlardaki ilgili bölümleri bir araya getirmek. 567-591. Toplumun sosyal. (1). 34. (35). Günümüzde Türk ordusu. s. 99-109. Hüseyin Kıvrıkoğlu. s. 162 . Araştırmanın zaman aralığı. Programlar ulaşılacak amaçları. Bu ögeler şunlardır: öğrenci. 97-125. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi. “II. “Millî Mücadele’de Siyasî Bir Dönüm Noktası: Birinci İnönü Muharebesi ve Düzenli Orduya Geçiş”. (102-104). toplum ve ülke incelemeleri. Zekeriya Türkmen. (11). 6. okullara ve öğrencilere ulaşarak sınıfta işlenmiştir. Meşrutiyet Döneminden Mütareke Dönemine Geçiş Sürecinde Osmanlı Ordusunu Yeniden Düzenleme Çabaları”. 21. Yeni Türkiye Özel Sayı. milleti adına ona minnet ve güven duygularını dile getirmiştir. bu amaçlara ulaşabilmek için seçilecek ve belli ilkelere göre düzenlenecek içeriği. Türklük Araştırmaları Dergisi. s. s. Erdem. 659-666. 5. “Türk Ordusunun Tarihi”. 8. (31). 2001. 2000. Türkmen. 1.2005. Bu çalışmanın amacı da Cumhuriyet Dönemi ilköğretim ders programlarında Türk ordusu ve askerliğe ilişkin konuların incelenmesidir. politik ve ekonomik yönden kalkınmasında ve bireylerin kendilerini gerçekleştirmelerinde önemli bir role sahip olan eğitim sisteminin üç temel ögesi vardır. 28-39. 155-169.başarılarını övmüş. Eğitim sisteminde yapılan düzenlemeler.C. s. (401). Türkmen.2003. “1843 Askerî Düzenlemesi Çerçevesinde Anadolu Ordusunun Kuruluşu”. Ertuğrul Zekâi Ökte. (13-14). Atatürk ve Cumhuriyet”.2000. 43-58. 2 Cengiz Çakaloğlu. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinin müfredatları incelemeye konu edilmiştir. 7-9. tarih. Bu araştırma kapsamında değişik yıllarda yürürlüğe giren yurt bilgisi/yurttaşlık bilgisi. kültürel.

“Osmanlıdan Cumhuriyet’e Tarih Dersi Müfredatı”. Aziz Berker. 4 Süleyman Karataş. Tarih ve Toplum. ders konularında ise ufak tefek bazı düzenlemeler yapılmıştır. 163 . Sosyal Bilimler Enstitüsü. 8 Hasan Cicioğlu. Afyon. 1996. İkinci Meşrutiyet Devrinde Eğitim Hareketleri (1908-1914). İletişim Yayınları. 12-15 Nisan 1999. Umûr-ı Maârif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı) tarafından yayımlanmış ve Ankara’da basılmıştır. 18-23. 1945. Sadece zorunlu eğitim altı yıl değil. Ergün. Ankara. Van. destekleyici araç gereçleri. C 16. Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 1999’a). İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı. İstanbul. H. 1869’dan itibaren ilkokul programlarını bir resmî düzen içine almaya çalıştı.6 Programın tamamı incelendiğinde 1913 (1329) tarihli “Mekâtib-i İbtidâiyye Ders Müfredatı” ile aralarında pek büyük farkın olmadığı görülmektedir. S 160. 2002. ilk dört seneyi kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. İstanbul. “Medreseden Mektebe Osmanlı Eğitim Sistemindeki Değişme”. s. 1882. Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Güz 2003. 2000. 2002. 1908-1928 Arası Ortaöğretim (İdadi-Sultani) Müfredat Programlarının Değerlendirilmesi. Millî Eğitim Dergisi. s. 231. Mustafa Ergün. Meşrutiyet Döneminde hazırlanan ders programlarıyla ilgili bazı anlayış ve uygulamalar ise Cumhuriyet Döneminin ilk yıllarında da devam etmiştir. 1985. Türkiye Cumhuriyeti’nde İlk ve Ortaöğretim (Tarihî Gelişim) AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları. Meşrutiyet Dönemlerinde birçok okul ve ders türüne ait müfredat hazırlandı. Van 100. 1993. 4 7 Yahya Akyüz. amaçlara ne kadar ulaşılabildiğini gösteren değerlendirme ölçütlerini kapsamaktadır. “Batılılaşma Dönemi Osmanlı Eğitim Sisteminin Gelişimine Mukayeseli Bir Bakış”. Türkiye’de İlköğretim 1839-1908. Ankara. 1914 yıllarında ilkokul programları üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. Osmanlı Dünyasında Bilim ve Eğitim Milletlerarası Kongresi. Orta Tedrisat Mektepleri Müfredat Programı” Büyük Millet Meclisi Hükûmeti. 1913’te “Tedrisât-ı İptidaiye Kanunu Muvakkati (İlköğretim Geçici Kanunu)” çıkarılmış ve “geçici” başlığını taşımasına rağmen cumhuriyet yıllarında da kanunun birçok maddesi yürürlükte kalmıştır. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. 1913 (1329) tarihli “Mekâtib-i İbtidâiyye Ders Müfredatı (İlkokulların Ders Müfredatı)” 1924 yılına kadar yürürlükte kaldı. 6 İOTMMP. Program tamamıyla bir konular listesinden ibarettir. 1891.5 II. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. 1904. s. Yeni Türkiye. 32. 2000. S 100. s.3 Türkiye’de modern anlamda ders programı hazırlama ve geliştirme çalışmalarının geçmişi Tanzimat Dönemine kadar uzanır. Ankara. 735-753. s. Afyon Kocatepe Üniversitesi. Devlet. ve II. 91. Batılılaşma Döneminde Ders Program Değişimi. 1338. Bir ara program olarak nitelendirebileceğimiz 1922 (1338) tarihli “İlk. 1876. 1911.4 I. İstanbul. s. Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi öncesi ders programları hakkında geniş bilgi için bk. 5 Ergün. s. 44. Alfa Yayınları. Kaya. 44-47.uygulanacak yöntemleri. “Türkiye’de Program Geliştirme Çalışmaları”.7 Bu kanun ile birlikte Cumhuriyet Dönemine geçen bir diğer belge 1915 yılında hazırlanan “Mekatib-i İptidaiye-i Umumiye Talimatnamesi”dir. 1913 programındaki bazı dersler çıkarılmış veya adları değiştirilmiş.8 3 Dilek Gözütok. Faruk Öztürk.

Nobel Yayın Dağıtım. değiştirilmesi ve bazı ders konularının cumhuriyet yönetimine uyarlanmasıdır. 1924 yılında hazırlanmıştır. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Programları ve Belli Başlı Özellikleri”. ders kitaplarının yazdırılması. İlköğretim Programları ve Gelişmeler. Cumhuriyetten günümüze ilköğretimde.11 Bu programın başka bir özelliği ise kız ve erkek öğrenciler için ayrı olarak hazırlanmış olmasıdır.9 Cumhuriyet Döneminin ilköğretim programı.tr/dergiler/146/aslan.meb. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Programları ve Belli Başlı Özellikleri”.gov. Bu bağlamda öğretim programlarını hazırlama ve geliştirme çalışmaları ile de yakından ilgilenmiştir. Süleyman Çelenk. önceki programlarda önemli ölçüde ayıklamalar yaparak ders müfredatlarını hafifletmişlerdir. Hatta bu çalışmaların çoğunu kendisi yürütmüştür.Yeni Türk devletinin kurucusu ATATÜRK. aralarda taslak niteliğinde olanların dışında 1926. Atatürk ve Eğitim. 14 Arslan. 1948 ve 1968 olmak üzere belli başlı dört program uygulamaya konmuştur. Ankara. öğretim metotlarıyla ilgilenilmesi. Ankara.tr/dergiler/146/aslan. Dost Yayınları. Ankara. s. 2000.12 1968 programından zamanımıza kadar ilkokul programlarının toplu olarak geliştirilmediği ancak tek tek dersler bazında program geliştirme uygulamalarının yapıldığı görülmektedir. Cumhuriyetin İlanı’ndan sonra eğitim sistemi ve bununla ilgili iş ve alanların yeniden düzenlenmesi konusunda önemli çalışmalar başlatmıştır. Gündoğan Yayıncılık. 1936.10 Daha çok bir geçiş süreci programı niteliğinde olan 1924 programının öncekilerden temel farkı çok az sayıda dersin eklenmesi. Bugün ilköğretimde uygulanan program da özellikle sekiz yıllık zorunlu ilköğretim uygulaması nedeniyle 1970’li yıllardan beri sürekli değiştirilmiş ve geliştirilmiş olup hâlen de geliştirme çalışmaları devam etmektedir. yeni Türk harflerinin kabulü ve halka öğretilmesi. E. 1973.. Bu amaçla oluşturulan komisyonlar. Ayrıca bu programda ilkokul ile ortaokul birbirinden ayrılmış ve 1997 yılında hayata geçirilen sekiz yıllık ilköğretim uygulamasına kadar da bu ayrılık devam etmiştir. Neşe Tertemiz. 84. Yeni eğitim sisteminin amaçlarına uygun öğretim programların hazırlatılması. Türkiye Cumhuriyeti’nde Eğitim ve Atatürk. 11 Atilla Tazebay. 206. dışarıdan uzman getirtilmesi. Wilson ve İlhan Başgöz. H. Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil programları hep sekiz yıllık ilköğretim bütünlüğüne yönelik hazırlanmış programlardır. Nurdan Kalaycı.meb.14 9 Mahmut Tezcan. http://yayim. ATATÜRK’ün öğretim programlarıyla ilgili çalışmalarından bazılarıdır. 35.13 1990’lı yıllarda hazırlanan Fen Bilgisi. 1992. Bu programlarda da hedefler hiyerarşisine ve hedeflerin davranışsal ifadelerine yer verilmiş olmasının çağdaş program geliştirme anlayışına uygun olduğu düşünülmektedir. 12 Mehmet Arslan. 177. s. s. Hayat Bilgisi. http://yayim.htm 10 164 . s.gov.htm 13 Tazebay vd.

Cumhuriyet” gibi konular bulunmaktadır. Lozan Muahedesi. Şimdi. 22. Matbaa-i Amire. hayat bilgisi. 1926. İstiklal Harbi. İstanbul. askerlik. Osmanlı İmparatorluğu’nun Akibeti. Türkiye Devleti’nin Kuruluşu. Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti İlk Tedrisat Dairesi. 16 Lise Birinci Devre Müfredat Programı.. İstanbul. 165 . diğer konuların yanında “Harb-i Umumi’de Türkiye. Aynı yıl çıkan programın lise birinci devresi (günümüzde ilköğretim ikinci kademesi)nde tarih derslerinin birinci. Millî İntibah Devri. ikinci ve üçüncü sınıfta haftada ikişer saat olmak üzere okutulması planlanmıştır. müfredatta Türk ordusuyla en fazla ilişkili olduğu düşünülen “İzmir ve Anadolu’nun İşgali. Matbaa-i Amire.17 Başlıklardan anlaşıldığı üzere. Mondros Mütarekesi. Hilafetin İlgası. Müfredatında ilgili konunun yer aldığı derslerin başında sosyal bilgiler. Laik Cumhuriyet…” gibi konular yer almaktadır. cumhuriyetin ilanından günümüze değişik dönemlerde ve çeşitli derslerin müfredatlarında yer almıştır. İstanbul. İmparatorluğun İnhilali. Sevr ve Lozan Muahedeleri. Cumhuriyet. İstiklal Mücadelesi. Millî Matbaa. İstiklal Harbi. Ecnebi İşgalleri. 1340 (1924).2004 yılında ilköğretim programlarının yenilenmesi ve geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır. Yeni Türkiye Devleti’nin Kuruluşu. eğer varsa bu konuları hangi yönleriyle vurguladığı aşağıda incelenecektir: Cumhuriyet tarihimizin ilk müfredatı olan 1924 yılı ilköğretim ders programında üç. 18 İlk Mekteplerin Müfredat Programı. kronolojik sıraya göre ele alınan ilköğretim ders programlarının Türk ordusuyla ilgili konular içerip içermediği. İmparatorluğun Dağılması. Türkiye Devleti’nin Kuruluşu” gibi konular işlenirken Türk ordusuyla ilgili bir konu başlığı bulunmamaktır. tarih. İzmir ve Anadolu’nun İşgali. Millî Türk Devleti. Bu derslerin programında “Türk ordusu”yla ilgili değişik konulara yer verilmiştir. s. Bununla birlikte Türk ordusuna ilişkin başlı başına bir 15 İlk Mekteplerin Müfredat Programı. Bu çalışmalar sonunda ilköğretim programları yeni birçok anlayış çerçevesinde oluşturulmuş ve uygulamaya geçmiştir.15 Fakat müfredattaki konular arasında Türk ordusuna doğrudan atıf yapan bir konu yer almamaktadır. Hilafetin İlgası” konuları yer almaktadır. yurttaşlık bilgisi. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleri gelmektedir.16 Tarih dersinin içeriğine bakıldığında üçüncü sınıfların müfredatında. İstiklal Harbi. 1926 yılı ilkokul müfredatına göre tarih dersleri dördüncü ve beşinci sınıflarda haftada iki saat olarak okutulmaktaydı. Beşinci sınıfta iki saat olarak okutulan tarih dersinin müfredat konularında son döneme ilişkin “Cihan Harbi ve Mütareke. İlköğretim Ders Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik Türkiye’de ilköğretim kademesinde Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. 17 age. dört ve beşinci sınıflarda tarih dersi bulunmaktadır. 1340 (1924).18 Bu dersin beşinci sınıf konuları arasında “… Cihan Harbi.

coğrafya. Kısa Hizmetli Asker. Ordu. Ankara.21 İntihaplara Ne İçin İştirake Mecburuz?” başlığını taşımaktadır.22 Yukarıdaki bilgiler göz önüne alınırsa Türkiye’de askerlikle ilgili ilk ders ve konular 1927 yılı müfredatıyla uygulamaya geçmiştir. Ordu Mekteptir. Adı geçen ders. 24 age. Seferberlik İçin Çağrılan İhtiyat ve Efradın Hareket Tarzları ve Gelmeyenlere Konan Cezalar. 1931 yılına gelindiğinde yenilenen ortaokul müfredatının yurt bilgisi dersi içeriğinde askerlik ve ordu konuları oldukça geniş bir yer tutmuştur. Orta Mektep Müfredat Programı (1927). Türkçe Sözlük. yurt bilgisi derslerinin yanında ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulmak üzere yeni bir ders. ikinci sınıflarda okutulacak Yurt Bilgisi dersinin konuları arasında da vatandaşlık görevleri ve askerlikle ilgili bir konu yer almıştır. haftada bir saat olmak üzere yalnız erkek öğrencilere okutulacaktır. Saklılar. İstanbul. 40. Askerlik vazifesi. Böylece ilköğretimin ikinci kademesinde (ortaokul) okuyan öğrencilere askerlikle ilgili temel bilgiler kazandırmak isteği programda ve uygulamada yerini bulmuştur. Askerlik Çağı.23 Yukarıda verilen konu başlıklarından başka öğretmen. İstanbul. Hava Filoları. Kara Ordusu. 20. Ordu Teşkilatı. Askere Gidenlerin Muhtaç Ailelerine Yardım. Muvazzaflık Müddeti. Ordu Hayatı. Ayrıca konular daha bütünlük içinde. Deniz Ordusu. 975. Devlet Matbaası. s. 35-36. Bedel Verecekler. 21 İntihap: Seçme. Kumandanların Umumî Hassaları. 1930. sınıf müfredatında da “Millî Müdafaa: Ehemmiyeti. İhtiyatların Çağrılması. Devlet Matbaası. 71-73. s. 23 Orta Mektep Müfredat Programı. Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti. Hile ve Desise Kullananlar. Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti. İzin ve Tebdili Hava. İçeriğinde konumuzla ilgili veri barındıran (1. Vergi. Ordu Kuvvet ve Teşkilatında İktisadi Amiller.24 Yurt bilgisi dersi 3. 1.. “Askerlik. 166 . İhtiyat Zabitliği. Muhacir ve Mülteciler.20 İlgili programda bundan başka. askerlikle ilgili kanuni hüküm ve uygulamalar başlıklarla verilmiştir.. Bu doğrultuda Türk ordusu teşkilatının hemen her bölümü tanıtılmış. Askere Çağırma. Donanma. Orduların Lüzumu. Firar Edenler. 22 Orta Mektep Müfredat Programı (1927). sınıfta sırası geldikçe aşağıdaki konular hakkında geçerli olan kanun hükümlerini de öğrencilere öğretecektir: Askerlik. s. Terhis.19 1927 yılında düzenlenen ortaokul müfredatında ise askerlikle ilgili konularda yeni uygulamalar bulunmaktadır. Kumandanlık. Harp İdaresi ve Siyaset. Öncelikle müfredata tarih. Gönüllü Askerlik. Asri Bir Ordunun Teşkilatında Neler Vardır?. sınıf) Yurt Bilgisi ders programı daha yakından incelendiğinde şu konu başlıklarını bize sunmuştur: Müsavat: Vatandaşın Devlete Karşı Başlıca Vazifeleri. Askerlik Çağının Muhtelif Devreleri. Askere Girmeden Evvel ve Girdikten Sonra Askerlik Muameleleri. 1931. Cezalarına İtiraz Edecekler. seçim demektir. Türk Dil Kurumu. “Askerlik” dersi girmiştir. s. ayrıntılı ve teknik bir biçimde ele alınmıştır. Hava 19 20 age. İntihap. s. Yoklama Devreleri. 2005.konu görülmemektedir. Konu. Yaşlarını Değiştirenler.

Tüm bunların üstüne ayrıca müfredatta erkek öğrencilere yönelik haftada iki saat olmak üzere “askerlik” dersinin olduğunu da belirtmek gerekir. Yüksek Askerî Şûrası” konuları vardır. İstanbul. Türk ordusuna yönelik biraz daha değişik bir konuyu. askerlik ve Türk ordusunun birçok yönünü ele alan temel konuların çeşitli ders programlarına girdiği görülür. Böylece ortaokul çağındaki öğrencilere. Daha geniş bir açıdan bakılırsa. 48. tarih dersi müfredatının başındaki açıklamalar bölümüne şu bilgiler yazılmıştır: “Öğretmen. Türk ordusunun dünyanın dört bucağında yüksek ülkülerini gerçekleştirmek için hem kendisine hem insanlığa ne kadar hizmet ettiğini. Türk tarihiyle. 1936. s. kahramanlıkları. Türk milletinin tarihteki büyük başarılarını.25 Görüldüğü üzere yurt bilgisi müfredatı içinde. yurtseverlikleri. orduda modernleşmeyi ele almıştır. askerlik ve orduya ilişkin değişik konu ve açıklamalar detaylı bir biçimde yer almıştır. 1936 yılı ilkokul programında Türk ordusu ve askerliğe ilişkin daha geniş bir içerik ve açılıma yer verilmiştir. sınıflar tarih dersi müfredatı. Öğrenciler. “ulusal benlik” kavramlarıyla ve ATATÜRK’ün söylediği “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözüyle ilişkilendirilmiş olmasıdır. Öğrencilere Türk ordusunu tanıtmak. Millî Eğitim Basımevi. Türk milletiyle ve ulusal bilinçle özdeşleştirilmiştir. burada Türk ordusu.. 167 . uygar ve yüksek karakterleriyle nasıl insanlığa şeref verdiklerini öğrencilerin kavrayacakları canlı örneklerle çocuklara göstererek onlarda ulusal şuuru ve ulusal benliği yaşatacak. Aynı yılın 3.. s.Ordusu. yenileştirme ve modernleştirmeye müfredatlarda açıkça atıf yapan ilk konu olmuştur.”27 Programda yer alan bu açıklama. yurttaşlık bilgisi ve görevi bağlamında askerlik ve orduyla ilgili genel/temel teorik bilgilerin öğretilmesi amaçlanmıştır. “… Türk Ordusunun Mükemmelleştirilmesi” konu başlığı26 ordudaki değişikliğe. 124-125. ATATÜRK’ün Cumhuriyet’in onuncu yıl dönümü dolayısıyla söylediği nutukta. age. Millî Müdafaa Vekâletinin Vazifesi. aslında tarih dersi veren öğretmenlere Türk ordusunu çocuklara hangi yönleriyle ve nasıl tanıtacaklarını. Genel olarak 1931 yılı ortaokul müfredat programı değerlendirildiğinde. Teşkilatı. ülkesine ve insanlığa hizmetlerini kavratmak amacıyla programda. 27 İlkokul Programı. tarih derslerinde Türk ordusunu nasıl işleyeceklerini açıklar mahiyettedir. Ancak bu içerik zenginleşmesinin ders konularından ziyade bazı derslerin “açıklamalar” veya “amaçlar” bölümünde olduğunu belirtmek gerekir. uygarlık alanına yaptığı katkıları tanımak nasıl insanımıza ve çocuklarımıza millî bir bilinç ve 25 26 age. s. yurt bilgisi derslerinde öğrenecekleri konularla bağlantılı olarak tarih dersinde de Türk ordusunun farklı bir boyutunu işleyeceklerdir. sevdirmek. Açıklamada dikkati çeken önemli bir özellik de Türk ordusu konusunun. ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ suretinde ifade ettiği hakikatin manasını çocuklara kavratacaktır. çocuklarda pekişmesi beklenen “ulusal şuur”. 84. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı.

“Devletin Yurttaşlara Karşı Ödevleri: Yurttaşların Malını. başarıları. Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri: Kanunlara Uymak. 28 Mustafa Kemal Atatürk’ün konuyla ilgili şu sözleri örnek gösterilebilir: “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça.” “… Evvelâ. Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi. Türk yetenek ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça. onlarda Türk ulusunun amaç ve ülkülerini öğrencilere mâl etmesi.”30 Müfredatta. “açıklamalar” ve “konular” bölümlerinde Türk ordusuna ilişkin çeşitli kayıtlar görülmektedir. s. Seçim Hakkını Kullanmak. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikrini kazanacaklar.çalışma gayreti veriyorsa28 Türk ordusunun karakteri. her milletinkinden üstündür. ulus kavramını ve Türk ulusunun karakterini öğrencilere kavratmak. onların Türk ulusuna. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirmek. Atatürk Kültür. Buna göre adı geçen dersin birinci amacı şöyledir: “Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. dört ve beşinci sınıflarda okutulacağı belirtilen yurt bilgisi dersinin “amaçlar”. 281-282.. kahramanlıkları. milletimiz ve diğer uluslar için yaptıkları da çocuklarda aynı bilinç ve çalışma azmini destekleyeceği düşünülmüştür. Ankara. kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu yetenekle kimseye boyun eğmeyeceklerdir.”31 gibi dolaylı veya doğrudan Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular yer almıştır. Programdan verilen örneklere göre Türk ordusunu içten sevmek ve ona güvenmek. Namusunu. 168 . daha öz ve anlaşılır hâle getirilerek yurt bilgisi dersinin amaç ve açıklamalarına da eklenmiştir. 148. ulus topluluğunun ve ulusal birliğin manasını ve önemini kavratması ne kadar gerekli ise öte yandan çocuklarda Türk ulusuna karşı derin sevgi ve saygı uyandırması. Askerlik Yapmak. ulusu sevmekle eş değer tutulmuştur. s.” Utkan Kocatürk. harikalar yaratan adamları öğrenecekler. bu ilkelerin çocuklarda inanç ve ülkü hâline gelmesine çalışmalıdır.”29 Diğer taraftan ilgili dersin açıklamalar bölümünde de askerliğe ve Türk ordusuna vurgu yapan şu bölüm vardır: “Bu derste birtakım ilkeleri öğretmekle ve kavratmakla kalmamalı. bu amaç ve ülküleri gerçekleştirmek için her fedakârlığı göze alacak ve gerekirse hayatını verecek uyanık duygulu ve ülkülü yurttaşlar yetiştirmesi de o kadar önemlidir. daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” “Türk çocuklarında yetenek. Daha önce tarih dersi programının baş tarafına konan konuyla ilgili açıklamalar aynı doğrultuda. Vergi Vermek. 147. Yine yukarıda söz edilen müfredatta. vatanı. Canını. büsbütün Türk çocukları kendileri için gereken atılım kaynağını o tarihte bulabileceklerdir. bütün uygarlıkların anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz. 30 age. 31 age. Türk ordusuna ve ulusal işlere karşı içten bir ilgi yaşatması. 156. beşinci sınıf yurt bilgisi dersi konuları arasında “Devletle Yurttaşlar Arasında İlişki” başlığı altında. milletini ve ordusunu seven bir yurttaş yetiştirme amacını içinde barındırmıştır. 29 İlkokul Programı (1936). Yurdun Bağımsızlık ve Bütünlüğünü Korumak. 2005. derste öğretmenin öğrencilere bir yandan ulus kavramını kazandırmak için çocukların anlayacakları misaller bularak onları düşündürmesi. soylu bir millete mensup bulunduğunu. Mesela. Tarih ve yurt bilgisi dersleri vatanını. s. s. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı duydukları sevgi. millete tarihini. askerliğe. o büyük başarıları düşünecekler..

Yapılan düzenlemeye göre askerlikle ilgili konular içeren Millî Savunma Öğretimi. harp gemilerine ziyaretler yapılarak askerlikle ilgileri geliştirilir. Ortaokullarda ise o döneme kadar ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulmakta olan “askerlik” dersi kaldırılmış. Birinci bölümde konular Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan Sevr Antlaşması’na kadar gelmiştir. ant içme törenleri. askerî yürüyüşler ve bilgiler öğretilir. 13 Şubat 1939. İktisadî Hükümler. 18..1947 tarihli ve 1/5612 sayılı Kararı ile “Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği (D-60)” yürürlüğe girmiştir.C. 169 . 30 Haziran 1947. Adlî Hükümler. Ordu. İstanbul. Bu programda. Ankara. Askerlik dersinin kız öğrenciler için de uygulamaya başladığı ilk dönemlerde. Öğrenciler bulunulan yerin imkânı nispetinde askerî törenlere (alay günleri.32 Bundan başka müfredatta. Ankara.34 “Türkiye Cumhuriyeti” diye başlayan ikinci bölüm35 ise bazı eksikliklerle birlikte hemen hemen günümüzde okutulan Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi konularını kapsamaktadır.33 Yukarıda sözü geçen müfredatta yer alan tarih dersi 3.1939 tarihli ve 80/103 sayılı Karar. 32 Ortaokul Programı (1938). her iki bölümde de Türk ordusuna ait çeşitli konular bulunmaktadır.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilir. 1938.03. Millî Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü. Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi. bayrak ve ordu sevgisi ve saygısı aşılayıcı konuların öğretileceği bildirilmiştir. Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği’nin yukarıda verilen maddeleri. 40. öğrencilere askerliği sevdirici. 101. Devlet Basımevi. s. Programın ikinci bölümünde ise orduyla ilgili şu konular bulunmaktadır: “Millî Müdafaa: İzmir’in Yunanlar Tarafından İşgali. Bakanlar Kurulunun 03. fakat dönemin Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı). 41. bayrak ve ordu sevgisi ve saygısı aşılanır. bazı okullarda bu ders erkek öğrencilere olduğu gibi haftada iki saat olarak okutulmuş. Kışlalara. Vatan.1938 yılında yayımlanan ortaokul müfredatında göze çarpan konulardan biri. Tebliğler Dergisi’nde yayınlanmıştır.” Ortaokullarda Millî Savunma Öğretimi. s. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı. C 10. ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulacağı belirtilen askerlik dersi program içeriğinin D 60 Talimatnamesi’ne göre düzenleneceği bildirilmiştir. s. Osmanlı Memleketlerinin Taksimi.. T. s. Buna göre askerlik ve millî savunma dersleri yeniden düzenlenmiştir. S 440. vs.02. askerlik dersini ikinci ve üçüncü sınıfta birer saat olarak göreceklerdir. sancak. 33 Ortaokul Programı (1938). 36 age. şu etkinliklerden oluşturulur: “Resmî ve özel ortaokullarla bunlara denk okul ve sınıflarda beden eğitimi ve izcilik çalışmalarında ve diğer ilgili derslerde millî savunma bilgileri öğretilir. Maarif Vekilliği Tebliğler Dergisi. ilkokullarda şu şekilde yapılacaktır: “Resmî ve özel ilkokullarda öğrencilere. yerine yeni bir ders konmaksızın beden eğitimi ve konuyla ilişkili diğer dersler içinde öğrencilere millî savunma ve askerlikle ilgili konuların vurgulanacağı belirtilmiştir. sancak. 35 age. 40. s.”36 Burada ordu konusu. ilkokul ve ortaokullarda askerlik konularıyla ilgili yeni uygulamalar getirmiştir. Bunlardan birinci kısmın en sonunda geçen konu başlıkları şunlardır: Sevr Muahedesi: Hudutlar. 34 Ortaokul Programı (1938). millet. vatan. marşlar. iki ana bölümden oluşmuştur. Yeni programa göre kız öğrenciler. millet. sınıf programı. 07. askerliğe teşvik edici ve savunma ruhunu aşılayıcı oyunlar.” İlgili yönetmelik. ordunun durumu çerçevesinde ele alınmıştır. Sevr Antlaşması’nda orduyla ilgili kararlar. Türlerin Mukabelesi: Garp ve Cenup Cepheleri. Buna göre ilkokullarda ayrı bir ders olmaksızın. Tebliğler Dergisi’nde yayımladığı bir yazı ile karışıklığı gidererek kız öğrencilerin bu dersi haftada bir saat olarak göreceklerini belirtmiştir. askerî hava meydanlarına. Malî Hükümler. daha önce erkek öğrenciler için konan “askerlik” dersinin bu tarihten sonra kız öğrenciler için de zorunlu olduğudur.

62.39 Buna göre 1938 yılı yurt bilgisi müfredatında askerlik ve ordu konulu başlıklar şöyledir: “(İkinci sınıflar için) Millî Müdafaa: Ehemmiyeti. Yoklama Devreleri.. Millî Eğitim Basımevi. Ordu Okulları. Adı geçen programda yeni dönemde okutulacak yurt bilgisi dersinin hangi sınıflarda okutulacağı. Ordu Teşkilatımız. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 170 . Kumandanların Umumi Hassaları. Firar Edenler. s. (Üçüncü sınıflar için) Askerlik Vazifesi: Asri Bir Ordu Teşkilatında Neler Vardır? Kumandanlık. İhtiyat Zabitliği. Askere Gidenlerin Muhtaç Ailelerine Yardım. s. 64.44 37 age. Ordu. s. Askere Çağırma. Millî Müdafaa Vekâletinin Vazifesi. amaç ve konular bu yeni programda da aynen korunmuştur. Hava Ordusu.Mustafa Kemal’in Türk Milletini ve Ordusunu Toplamaya Başlaması. 42 age. daha önceki müfredatın askerlik ve ordu konularını tekrarladığı. Bedel Verecekler. 43 İlkokul Programı. Ordu Hayatı.43 Durum böyle olunca. Hava Filoları. 40 Ortaokul Programı (1938). Ordu Kuvvet ve Teşkilatında İktisadi Amiller. Kısa Hizmetli Asker. Yeni program sadece eğitim ilkeleri ve amaçları bakımından eskisinden farklıdır. Ordunun Lüzumu. Terhis.”37 Programın ilerleyen başlıklarında da millî ordunun kurulması konusuna değinilmiştir. s. Türk ordusunun kuruluşunu ilk defa ele alan program olma özelliğini taşımaktadır. 68. İhtiyatların Çağrılması.”40. Harp İdaresi ve Siyaset. Deniz Ordusu. ders saatleri ve müfredatındaki konularla ilgili birtakım düzenlemeler yapılmıştır. Askerlik Çağının Muhtelif Devreleri. Teşkilatı. bu açıdan yeni bir şey getirmediği söylenebilir. Muvazzaflık Müddeti. 44 Yukarıda 1936 yılı ilköğretim programının özelliklerinin açıklandığı bölüme bakınız. s. Kara Ordusu.. Hile ve Desise Kullananlar. içerik ve konular bakımından neredeyse 1936 yılındakinin aynısı gibidir. Muhacir ve Mülteciler. 1948 yılında yayımlanan ilköğretim müfredatı. Türk ordusuyla ilgili konunun yeri ve önemi daha rahat anlaşılabilsin diye öncesindeki birkaç konu başlığıyla birlikte verilmiştir. Gönüllü Askerlik. İstanbul. 42. Yüksek Askerî Şûrası. 39 Karşılaştırma için bk. Ortaokul Programı (1938). Yukarıda 1931 yılı ortaokul programının açıklandığı bölüm. 41. Donanma. İzin ve Tebdili Hava. Cezalarına İtiraz Edecekler. 1936 yılı ilköğretim müfredatında yer alan ordu ve askerlikle ilgili açıklama. Bu değişikliklere göre 1931 yılı yurt bilgisi ders programındaki askerlik ve ordu konuları aynı başlıklarla ama farklı sınıflarda yer almıştır.”42 Verilen konu ve başlıklara bakıldığında 1938 yılı yurt bilgisi programının.. 1948. 38 Programda konuyla ilgili geçen ifade “millî ordu teşkiline başlanması” şeklindedir. Yaşlarını Değiştirenler. 41 age. Seferberlik İçin Çağrılan İhtiyat ve Efradın Hareket Tarzları ve Gelmeyenlere Konan Cezalar.38 Böylece yukarıda sıralanan başlıkları içeren 1938 yılı ortaokul müfredatı.”41 “Askerlik: Askere Girmeden Evvel ve Girdikten Sonra Askerlik Muameleleri: Askerlik Çağı. Saklılar.

Millî Eğitim Basımevi. Ankara’da Büyük Millet Meclisinin Açılması ve Millî Bir Türk Devleti’nin Kurulması.47 Ayrıca yalnızca bir derse/bir derste askerlik ve orduyla ilgili işlenecek konulara gönderme yapmayıp tüm derslerde bu yönde işlenmesi gereken genel konuları belirtmiştir.48 Temel askerlik bilgileri olarak görülebilecek bu konular. bundan sonraki birçok yurt/yurttaşlık bilgisi müfredatının “Devlete Karşı Ödevlerimiz/Vatandaşlık Görevlerimiz” gibi başlıkları altında tekrarlana gelmiştir. 1947 yılında yayımlanan Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği D-60’tan devşirilerek programa konmuştur. (alay günleri.. Barışta ve Savaşta Savunma Ödevlerimiz. Sakarya Savaşlarıyla Büyük Taarruz. Yurdun Kurtarılması. çevredeki askerî birliklerin gözlemlerinden askere alım ve terhislerden faydalanılarak öğretmenin uygun 45 Ortaokul Programı. 171 . Askerlik Yaşı ve Yoklamalar.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. ant içme törenleri vb. s.). İstiklal Savaşı. amaçlar. Bu ünitenin içeriğindeki ifadeler şöyledir: Askerlik ödevi ve önemi. konular.49 1962 tarihli ilkokul müfredatında köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Millî Mücadele. Yapılan değişikliklerle.45 Bu programın “Eğitim ve Öğretim İlkeleri” bölümü ile yurttaşlık bilgisi dersi üçüncü sınıf konuları arasında askerlik ve Türk ordusunu muhtevi açıklama ve başlıklar yer aldı.Türkiye’de müfredat geliştirme çabaları sonucunda 1951 yılında yeni bir ortaokul ders programı yayımlandı. 46 age. dipnot açıklaması. 1951 yılı tarih dersi üçüncü sınıf müfredatında. Yine de müfredatta bazı derslerin açıklamalar veya konular bölümünde inceleme mevzuumuzla ilgili kısımlar göze çarpmaktadır. 108. Örneğin 3. askerî hava meydanlarına. önceki ilköğretim programında genişçe bir yer bulan Türk ordusuna ve askerliğe ait bölümler (açıklamalar.”46 Bu ilke. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. sınıf hayat bilgisi dersi programının sonuna askerlikle ilgili kısa bir ek ünite konmuştur. harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. Mudanya Mütarekesi. s. 133. sınıf konuları “Vatandaşlık Ödevlerimiz” başlığı altında askerliğe ilişkin şu üç başlık görülmektedir: 1. 2. Aynı yılın yurttaşlık bilgisi dersi 3. 49 Programda yer alan konu başlıklarından bazıları şunlardır: “Millî Mücadele Hazırlık (Erzurum ve Sivas Kongreleri). Öğrenciler. Programın başında yer alan ortaokulların eğitim ve öğretim ilkelerinden birine göre “… Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır. bu programda oldukça azaltılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 11. s. savaşa hazırlık ve savaş yılları gibi konular işlenirken Türk ordusunu. bulunulan yerin imkânı nispetinde askerî törenlere. kuruluşunu doğrudan konu edinen bir başlık yer almamıştır. 47 Yönetmelikle ilgili bk.” Ortaokul Programı (1951). İstanbul. başlıklar vb. Askerlik Daire ve Şubeleri. 48 Ortaokul Programı (1951). Birinci ve İkinci İnönü. 3. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgi ifadesi yolları da öğretilmelidir. 24. 1951.

” Ayrıca yurttaşlık bilgisi dersi 3. ilim. Yukarıda.51 Programda dersin açıklamalar bölümünde.. İstanbul Millî Eğitim Basımevi. birçok ders sosyal bilgiler ile fen ve tabiat bilgisi dersleri içinde toplanmış ve bu iki ders mihver ders olmuştur. bu programla artık üçüncü sınıflarda okutulmaya başlanmıştır. askerî hava meydanlarına. İlkokul öğrencilerinin psikolojik özellikleri göz önünde bulundurularak özellikle 172 . Örneğin. harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. Programda araştırma konusuyla ilgili geçen bölümler şunlardır: Ortaokulun eğitim ve öğretim ilkeleri başlığı altında “. 33. daha önce ayrı ayrı işlenen tarih. Öğrenciler. 1951 yılı ortaokul programı özelliklerinin açıklandığı bölüm. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. Programdaki diğer yenilikler arasında. Vergi ve Vergide Dürüstlük.54 Herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri.55 Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular da Sosyal Bilgiler 50 İlkokul Programı Taslağı. Millî Eğitim Basımevi. 1962 müfredatında Toplum ve Ülke İncelemeleri adını alan tarih. 1962 yılı ortaokul programında Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. 1951 yılında yayımlanan ortaokul müfredatında verilenlerin aynısıdır. askerlik ve ordu konusunun açıklama ve başlıkları birincisinde azalırken ikincisinde tamamen aynı kalmıştır. 1962.. Barışta ve Savaşta Savunma Ödevlerimiz. 18. idare. Seçim ve Seçmenin Sorumluluğu)” 53 başlıkları önceki müfredatlarda olduğu gibi burada da yerini almıştır. (alay günleri. s.50 Bu ek üniteyle birlikte ilk defa hayat bilgisi dersi müfredatına askerlikle ilgili konular girmiştir. Böylece daha önce en erken ilkokul dördüncü sınıf ders programlarında yer alan askerlik ve ordu konuları. 27. 1968 yılında düzenlenen ilkokul müfredatında ders adlarında. Karşılaştırma için bk. askerlik.gördüğü zamanda işlenecektir. öğretimde toplulaştırma ilkesi uygulanmış. s. s. 145. Ay Yıldız Matbaası. Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. 45.. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgiyi belirtme yolları öğretilmelidir. 1962. Askerlik Daire ve Şubeleri. 54 Ortaokul Programı. İstanbul. elden geldiği kadar askerî törenlere. Aynı yılın ilkokul ve ortaokul müfredatları birlikte ele alındığında. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 51 İlkokul Programı Taslağı (1962). Bundan başka dersin beşinci sınıf konuları arasındaki “Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri (Kanunlara Uymak. 11. s. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını misallerle gösterecektir. s. bu programda “Sosyal Bilgiler” adı altında birleştirilmiştir. 1962 müfredatında. 53 age. sınıf konuları “Vatandaşlık Ödevlerimiz” başlığı altında askerliğe ilişkin şu üç başlık görülmektedir: “1. “Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtecek.” Ortaokul Programı (1962). Ankara. 1968. s. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara.. 55 İlkokul Programı. 52 age. 40. hukuk. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. 2.”52 cümlesiyle askerlik konusuna atıf yapılmıştır. 3. Askerlik. ant içme törenleri vb. konularda ve açıklamalarda bazı değişiklikler yapılmıştır. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri “Toplum ve Ülke İncelemeleri” adı altında birleştirilmiş ve tek bir ders hâline getirilmiştir.

sosyal bilgiler dersinin amaçları. Türk ordusuna sevgi.. 1970. Ortaokul müfredat programı.dersinin amaçları. 63. saygı ve güven duymalarını vurgulamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 80. s. Görüldüğü gibi daha önceki çeşitli programlarda aynı şekilde geçmiş olan askerlik ve Türk ordusuna ilişkin konular. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı sevgi. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirir. ilk defa 1951 yılındaki müfredatta verilen.59 Bazı içerik değişikliklerine rağmen. Kısaca söylemek gerekirse 1968 ilkokul müfredatında askerlik konusu..57 Sosyal bilgiler dersinin beşinci sınıfında “Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri” başlığı altında da “kanunlara uymak. Müfredatta sosyal bilgiler dersinin açıklamalar bölümünde konuyla ilgili olarak öğretmenlere şu uyarı yapılmıştır: Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtmeli. age. 62 age. 80. Yurttaşlık görevleri ve sorumlulukları yönünden: ç. Türk milletine. bayrağına. üzerinde küçük düzenlemeler ve değişiklikler yapılarak 1971 yılında yeniden yayımlanmıştır. askerlik yapmak. 173 . burada bir sistematik çerçevesinde sosyal bilgiler dersinin amaçları. 56 age. gereksiz konular çıkarılmış. Programda dersin amaçları arasında Türk ordusu ve askerlikle ilgili şu bilgilere yer verilmiştir: 1. 63. ders konuları oldukça hafifletilmiş. s. seçim hakkını kullanmak”58 konuları verilmiştir. başka bir yönden de öğrencilerin Türk askerine. açıklamaları ve konuları arasında münderiçtir. 1971.62 ikinci devrede (dördüncü ve beşinci sınıflarda).56 Bu amacın. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 61 İlkokul Programı. ilim. Türk ordusu ve askerlik konularının veriliş yerinde ve başlıklarda önceki iki ortaokul programına göre herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. s. Millî Eğitim Basımevi. 57 age. dipnot 45. dersin yirmi sekiz amacı arasında dördüncü sırada yer aldığını önem sırası açısından vurgulamak gerekir. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını göstermelidir. idare. millet kavramını ve Türk milletinin karakterini kavrar.. İstanbul. aynı biçimde 1970 müfredatında da yer almıştır. s. Millî Eğitim Basımevi. Yukarıda 1968 ilkokul programının özelliklerinin açıklandığı bölüm. 59 Ortaokul Programı. 1962 programında da korunan askerlik ve orduya ilişkin konular. s. açıklamaları ve konuları arasına yayılmıştır. 18. askerlik. hukuk. ilkokul müfredatından iki yıl sonra 1970 yılında değiştirilmiştir.61 Bununla birlikte programın askerlik ve ordu konularını içeren bölümlerinde bir değişiklik yapılmamıştır.60 1968 yılı ilkokul müfredatı. Bu bahisle. bazı konular da kısaltılmış bulunmaktadır. İstanbul.. açıklamaları ve konuları bölümlerine dağılmış durumdadır. 58 age. 69. vergi vermek. 60 Karşılaştırma yapmak için bk. Bu konular. 69. daha çok yurttaşlık görevleri bağlamında ele alınmış. Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. Karşılaştırma yapmak için bk..

başlıklarında yer aldı. 54. s. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri “Sosyal Bilgiler” adı altında toplanmış ve birleştirilmiş bir ders hâline getirilmiştir. 5. Tüm bunların önünde müfredatın başında. bir önceki müfredatta yalnız bir dersin -sosyal bilgiler dersi. Daha önce ilkokul programında yapılan ders toplulaştırma uygulamasının bir devamı olarak ilgili düzenlemeyle ortaokullarda okutulan tarih. 64 age. Yeni müfredatta sosyal bilgiler dersi konuları. sosyal bilgiler dersinin amaç ve konu bölümleri içeriğinde sıralanmıştır. elden geldiği kadar askerî törenlere.1973 ortaokul müfredatında ders adlandırmalarında yeniden bir düzenleme yapılmıştır. 51. askerî hava meydanlarına. millî coğrafya. Millî Eğitim Basımevi. (alay günleri. s. ant içme törenleri vb. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı. Türk eğitim sisteminde (1968 sonrası) 1980 yılına kadar program geliştirme çalışmalarının bilimsel dayanaklı eğitim teorisi ve yaklaşımları ele alınmadan yürütüldüğü. s. dört ayrı dersle temsil edildi. Sonuç olarak 1973 müfredatında. Dersin amaçları arasında askerliğe (vatan savunmasına) ilişkin şu ifade vurgulanmıştır: Yurt savunmasının ve bu uğurda her türlü mal ve can fedakârlığının kutsallığı hakkında güçlü ve içten inanç vermek. Ortaokul Programı. 67 Ortaokul Programı (1985). Millî Eğitim Basımevi. Bunlar. Ankara. 65 age. dolayısıyla hazırlanan programların bir önceki programa eklemeler ve çıkarmalar yapılarak birbirinin benzeri şeklinde oluşturulduğu ve özde bir değişikliğe gidilmediği söylenebilir. Ankara.. Bu dersler millî tarih.67 Adı geçen derslerden ilk ikisi birinci ve ikinci sınıflarda.konuları arasında görülen ordu ve askerlik konuları. 1985 yılında Türk eğitim sistemi.”65 bölümleridir. 10. 1988. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleriydi. artık üç ayrı dersin programında. yeni bir ortaokul müfredatını uygulamaya başladı. 174 . 1973. Öğrenciler. s. diğer ikisi de üçüncü sınıflarda okutulacaktı. 63 Programda ders toplulaştırma gerekçeleri açıklanmıştır. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. “Ortaokulun Eğitim ve Öğretim İlkeleri” başlıklı bölümde de eski programdan devredilen şu klasik cümleler yerini korudu: Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır..) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli.63 Bahsedilen uygulama sonucunda Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. Buna göre. vatandaşlık bilgileri. sosyal bilgiler dersi için askerlikle bağıntılı öncekilere benzer fakat yeni bir amaç verilirken konular bölümünde farklı herhangi bir başlık yer almamıştır. 66 Taşpolatoğlu.66 80’li yıllarda Türkiye’de ilkokul ve ortaokul müfredatlarında yenileştirmeler ve köklü değişiklikler yapılmıştır. 1993. “Hak ve Ödevlerimiz” başlığı altında verilen “… Barışta ve Savaşta Savunma Görevi. Askerlik Daireleri ve Askerlik Şubeleri. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı.64 Dersin üçüncü sınıflara yönelik müfredatında ise daha önceki yurttaşlık bilgisi dersinin konuları arasından aktarılan bölümler yer almıştır.

Yedek Askerlik Dönemi d. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgiyi belirtme yolları öğretilmelidir. s. Hayat Hizmeti 1... age. Öyle ki bu derste askerlik konularından ziyade doğrudan Türk ordusuna vurgu yapılmıştır. ordu ve askerlikle ilgili konular genişlemiş. Vatandaşlık bilgisi dersi programındaki ilgili ünite ve konu başlıkları şunlardır: Yedinci Bölüm F. Düzenli ordunun kurulması konusu ilk defa 1938 ortaokul tarih müfredatında 68 Ortaokul Programı (1985). 214. Millî Savunma a. Aynı ilkeler daha önceki ortaokul ders programlarında da yer almıştır. daha önceki programların açıklamalar veya amaçlar bölümünde yer almasına rağmen ilk defa 1985 müfredatında bir konu başlığı olarak karşımıza çıkmıştır.harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. geliştirmek ve gerektiğinde savunmak için ne kadar emek ve çaba harcadıkları ve onlara ne kadar borçlu olduğumuz. Böyle bir konu başlığı. Türk Milletinin Askerliğe Verdiği Önem70 Vatandaşlık bilgisi dersinde askerlik konularında beliren açılımı. Askerlik Yoklamaları c. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı b. 29. Terhis e. Üçüncü sınıflarda okutulacak vatandaşlık bilgisi dersi içeriğinde. Hem düzenli Türk ordusunun kuruluşu ele alınmış71 hem de orduyla ilgili başlıca bir ünite konmuştur. Muvazzaf Askerlik Dönemi ç.. s. 71 Ders programındaki konu başlığı “Düzenli Ordunun Kurulması”dır. Askerlik a. 70 age. s.68 Millî tarih dersinin açıklamalar bölümüne de askerlik ve orduyla anlamca örtülü olarak. “Atalarımızın. 184. Askerlik Çağı b. neredeyse bir ünite hâlini almıştır. Millî Güvenlik Kurulu 3. “Türk milletinin askerliğe verdiği önem” başlığı ile noktalanmıştır. yurdumuzu ve milletimizi yüceltmek. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında da görmek mümkündür. Hatta bu ünitenin son konusu. 175 . 222. Savunma Ödevimiz 2. 69 age. s. misallerle belirtilecek…”69 cümlesi girdi.

s. 224. Yukarıda 1968 ilkokul programının açıklandığı bölüm. Bunlardan birincisi. bu dersin beşinci sınıf konuları detaylandırılmış. konu açısından incelendiğinde iki farklı tutum görülmüştür. Millî Savunma (konu ile ilgili okuma parçası)72 Daha önce bazı programlarda ayrı ayrı görülen askerî alanda gelişmeler ve millî savunma konuları. bu programda aynı bölümde ünite olarak birleştirilmiş ve bir okuma parçasıyla desteklenmiştir. millet kavramını ve Türk milletinin karakterini kavrar. bayrağına.. Askerî Alanda Gelişmeler 2. Bu yeni konu başlıkları şöyledir: Atatürkçü Düşüncede Millî Güç Unsurları 2. askerlik. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını göstermelidir. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirir. 171. özellikle vatandaşlık bilgisi programındaki askerlik konuları ile inkılap tarihi programındaki ordu konularının birbirini desteklediği. Bu ünitenin konuları şu başlıklardan oluşmuştur: 1. 176 . s. Askeri Güç: a. bundan sonra hazırlanacak müfredatların ilgili konularını belirlemede rehberlik ettiğini ve bir temel oluşturduğunu belirtmek gerekir. ilim. daha doğrusu yeni konular eklenmiştir. idare.” Açıklamalar bölümü: Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtmeli. Askerlik Görevinin Kutsallığı 1) Türk Milletinin Doğuştan Asker Olma Vasfı74 72 73 age. 74 age.73 İkincisi. Karşılaştırma için bk. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı. 1985 yılı ortaokul müfredatına bütünlük anlayışı ile bakıldığında. İçeriği zaman zaman değişmekle birlikte “Türk Ordusu” başlıklı üniteyi..” İlkokul Programı. yine günümüze kadar hazırlanan tüm inkılap tarihi dersi programlarında görmek mümkündür. Bundan sonra günümüze değin hazırlanan tüm ortaokul müfredatlarının Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi programlarında “Düzenli Türk Ordusunun Kurulması” konusu yer almıştır. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı sevgi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Özelliği. Millî Eğitim Basımevi. İstanbul. hukuk. sosyal bilgiler dersinin amaçları ve açıklamaları 1968 yılı ders programından aynen alınmış bu yüzden oradaki askerlik ve ordu bölümleri de değişmeden yeni müfredata geçmiştir. 155. 1989. Türk milletine. tekrar 1985 yılı inkılap tarihi programında gündeme gelmiştir. Sosyal bilgiler dersinin amaçları: “1. Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu.yer almışken daha sonra hazırlanan programlarda bu konu unutulmuş. Söz konusu ders müfredatındaki başka bir yenilik de “Türk Ordusu ve Millî Savunma” başlıklı yeni bir ünitedir. Bu müfredata konan askerlik ve ordu konularının. tamamladığı görülür. 160. s. müfredatta askerlik ve orduyla ilgili başlık sayısı artırılmış. Önemi. Yeri ve Genel Vazifeleri b. 1989 yılı ilkokul müfredatı. Yurttaşlık görevleri ve sorumlulukları yönünden: ç.

ilköğretim okulu adıyla tek bir isim altında birleştirilmiştir.77 Aynı zamanda bu tarihten itibaren kesintisiz sekiz yıllık ilköğretim zorunlu hâle gelmiştir. 76 Esasen buna benzer bir konu. başlıklar artmıştır. ilgili konuyu iki başlıkla vererek biraz daha özelleştirmiş. kademe programında askerlik ve Türk ordusu. 177 . Savunma Ödevimiz 75 age. askerlik ve ordu başlıkları genel olarak “Atatürkçülük” mihveri altında işlenmiştir.. vurgulanması gereken yönleri daha açık olarak belirtmiştir. Ayrıca Türk milletinin doğuştan asker olma vasfı. askerlik ve Türk ordusuyla ilgili konular. 78 Madde 1: “İlköğretim kurumları sekiz yıllık okullardan oluşur. “Askerlik Yapma Konusu. 77 Madde 8: “… birlikte veya ayrı ayrı geçen ilkokul ile ortaokul ibareleri “ilköğretim okulu” olarak değiştirilmiştir. kademe”. Buna göre vatandaşlık bilgileri dersinin yedinci bölümündeki konumuzla ilgili başlıklar şunlardır: F.78 1995 yılında yayımlanan ilköğretim okulu II.08. Birincisi. 169. Bundan sonra zorunlu eğitimin ilk beş yıllık kısmını (önceki adıyla ilkokul) ifade etmek için “İlköğretim I.” agk. kademe” terimleri kullanılmıştır. Vatan Hizmeti 1. 1997 yılında yayımlanan bir kanunla. sonraki üç yıllık (önceki adıyla ortaokul) düzeyini belirtmek içinse “İlköğretim II. Atatürkçü Düşüncede Özellik Taşıyan Önemli Yaklaşımlar” ana başlığı altında.Programda görülen başlıklardan biri daha önceki müfredatlarda da yer bulan ve vatandaşlık görevleri arasında sayılan “askerlik yapma” konusudur. Bu anlayış. O tarihe kadar ilkokul ve ortaokul diye iki koldan gelen eğitim kurumları ve düzeyleri. “İnsan Hak ve Hürriyetleri ve Sorumlulukları” başlığının “Vatandaşlık Görevleri” konuları arasında verilmiştir. konular birbirini tamamlamıştır. Bu dersler vatandaşlık bilgileri ve Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleridir. s. 1995 yılında ilkokul ve ortaokul programları yeniden düzenlenmiş ve yeni hâliyle eğitim kurumlarında uygulanmaya başlanmıştır. aslında Türklerde ordu-millet olma anlayışının programlara yansıyan ilk nüvesidir.76 Son söz olarak müfredatta hem Türk ordusu (Türk Silahlı Kuvvetleri) hem de askerlik konuları birlikte ele alınmış.75 Sosyal bilgiler programındaki veriler üç açıdan önem taşımaktadır. Üçüncüsü de önceki programlarda geçen Türk ordusu adlandırması yerine ilk defa Türk Silahlı Kuvvetleri ifadesi kullanılmıştır. ilk defa yine bu programda dile getirilmiş ve bir başlık olarak yazılmıştır.” 16. “Türk Milletinin Askerliğe Verdiği Önem” başlığıyla 1985 ortaokul müfredatının vatandaşlık bilgisi ders programı konuları arasında vardır. yeni müfredatta yer almamıştır.1997 tarih ve 4306 sayılı Kanun. Ancak bu defa müfredatın ilkokul ayağında Türk ordusu ve askerlikle ilgili herhangi bir bölüme yer verilmediği gibi bundan sonra ilköğretim birinci kademede 1998 yılında yapılan müfredat değişikliklerinde de ilgili konuda bir kayıt yer almamıştır. iki dersin konuları içinde ele alınmıştır. Daha önceki programda millî tarih dersinin açıklamalarında yazılı olan askerlikle bağlantılı bölüm. İkincisi. Fakat 1989 yılı programı. Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır ve bitirenlere ilköğretim diploması verilir.

İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında Türk ordusu ve askerlik konuları aşağıdaki gibi görülmektedir: Tabloda görüldüğü üzere müfredatta Türk ordusu ve askerlik konuları. Millî Eğitim Basımevi. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük. Kademe Programı. 2. Atatürkçülük hedef ve davranışlarıyla desteklenmiştir. 2000. Millî Eğitim Basımevi. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 8. Millî Eğitim Bakanlığı. kademesine ait bazı derslerin programları yeniden düzenlenmiştir.83 Şimdi sırasıyla bu derslerin programlarında yer alan Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlere bir göz atalım. müstakil olarak ve tamamen Türk ordusu ve millî savunma konularını işlemiştir. T.2. Ankara. s. ilköğretim okullarının II. “Programın Uygulanmasıyla İlgili Açıklamalar”. daha önceki müfredatlardan aktarıldığı anlaşılan ve Türk ordusuna atıf yapan ifadeler yer almıştır. vatandaşlık ve insan hakları dersi müfredatına aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi daha değişik bir biçimde yayılmıştır: İlköğretim Okulu II. 81 Ünitenin alt başlıkları şunlardır: “1. İlköğretim Okulu Ders Programları (Sosyal Bilgiler 6-7.” age.C. 80 age. vatandaşlık bilgileri dersinin adı da “vatandaşlık ve insan hakları eğitimi” olarak değiştirilmiştir. yukarıda 64 numaralı dipnot. 1998 yılında. T.84 Dersin genel amaçları oluşturulurken yine bir önceki sosyal bilgiler programının amaçlar bölümündeki Türk ordusu ve askerliğe ilişkin ifadeler değiştirilmeden aktarılmıştır. üç ayrı ünitede yer almıştır. Askerî Alanda Gelişmeler. Bunlar arasında sosyal bilgiler. aynı biçimde yeni programa aktarılmıştır. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular.C... 206. s. Millî Savunma (Konu ile ilgili okuma parçası). T.C. “Özel Amaçlar” ve bir de “Konular” bölümleri yer almıştır. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi 7-8). Ayrıca ders konuları. “Kurtuluş Savaşı” bölümünde “Düzenli Ordunun Kurulması” başlığıyla verilen konudur. 83 Bu yenilik çerçevesinde millî tarih ve millî coğrafya derslerinin adı tekrar “sosyal bilgiler” olmuş.85 Müfredatta görülen en önemli yenilik ise Atatürkçülük konularının ilk defa ders programlarına girmesidir. 79 178 . 85 agd. 195. 84 Karşılaştırma için bk. Program kitapçığında.80 İkincisi ise programın altıncı bölümü olarak düzenlenen “Türk Ordusu ve Millî Savunma” başlıklı ünitedir. İstanbul. 8. her derse ait “Genel Amaçlar”. Sosyal bilgiler programının uygulanmasıyla ilgili açıklamalar bölümünde. Askerlik79 Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi programında incelenen konuya iki yerde atıf vardır. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 1995. yine Atatürkçülük hedef ve davranışlarıyla desteklenmiştir. Yukarıda 1985 yılı ortaokul programının açıklandığı bölüm. Bu ünitelerden altıncı ünite. sınıf T.82 Böylece inkılap tarihi derslerindeki Türk ordusu bölümleri yavaş yavaş oluşmaya ve klasik hâlini almaya başlamıştır. 203. s. Ünitelerdeki konular. 82 Karşılaştırma için bk. Birincisi.C. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersleri de bulunmaktadır. İlköğretim Genel Müdürlüğü.81 Bir önceki ortaokul müfredatında (1985 yılı) yer alan bu konu başlıkları.

vatandaşlık hakları ve sorumlulukları” ünitesinin konularıyla kaynaştırılarak kazandırılacaktır. Davranışlar: 5. Vatandaş Olma Sorumluluğunu Taşıma Yolları c. vatandaşlık. Amaç: ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerine verdiği önemi kavrayabilme. Vatandaş Olma ve Sorumluluğu 3. 92 age. vatandaşlık. Amaç: Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini kavrayabilme. Vatandaşlık. Vatandaş olmanın kişilere bazı sorumluluklar yüklediğini söyleme/yazma. anayasa. 3. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için önemini açıklama. s.86 2. 112. Ünite amaç ve davranışları I. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları Konular Atatürkçülük hedef ve davranışları 8. Türkiye’nin millî güvenlik siyasetini belirleyen organların adlarını söyleme. s. s. Vatandaşlık. 90 age. Vatandaşlık hak ve sorumluluklarını kavrayabilme. Davranışlar: 1.Vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersinin genel amaçları 4. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeleri yeni durumlarda kullanabilme.91 1. Cumhuriyet’in ilanından sonra vatandaşlık görevleri konusunda yapılan düzenlemelerin neler olduğunu açıklama. 89 age. 8.. demokrasi. anayasa. 2. 6. İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). vatandaşlık. s. Davranış: 12. Cumhuriyet’in ilanından sonra vatandaşlık görevleri konusunda yapılan düzenlemelerin neler olduğunu açıklama.92 8. 7. 7. 4. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi I. 85.88 1. Vatandaşlık. Millî güvenliğin önemini kavrayabilme. 2. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevlerinin neler olduğunu açıklama. 2. 109-111. Davranışlar: 1. Amaç: Millî güvenliğin önemini kavrayabilme. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi 7. 17. ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerinin önemini vurgulayan sözlerinden örnekler verme. ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerinin önemini vurgulayan görüşlerinden örnekler verme.89 Ç. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi87 özel amaçları 8. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel sınıflamalar bilgisi. 3. 88 İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). 91 Bu hedef ve davranışlar öğretim programının “devlet. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeler bilgisi. 4. Ünite millî güvenlik ve millî güç unsurları 86 87 İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeleri açıklayabilme. 116. sınıf müfredatında Türk ordusu ve askerlikle ilgili hiçbir konu bulunmamaktadır. Ünite devlet. Devlete karşı görev ve sorumluluklarına uygun davranabilme. Ünite amaç ve davranışları III. 125. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeler bilgisi. Türk milletinin askerlik anlayışını açıklama. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkelerin belirgin özelliklerini kestirebilme. Amaç: Demokrasi.. 107. Davranışlar: 1.. 18. Vatandaşlık. Millî Güvenlik Kurulunun görevlerini açıklama. 2. s. 179 . Askerlik Yapma90 Hedef: ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerine önem verdiğini kavrayabilme. 6. ATATÜRK’ün Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevleri ile ilgili görüşlerinden örnekler verme. demokrasi. anayasa. s. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi III. Vatandaşlık.

sınıflara ait bazı bölümünde Türk ordusu ve askerlikle ilgili çeşitli kazanım ve açıklamalar yer almıştır.C. fen ve sanat alanında insanlığa hizmetlerini (öğrencilere) göstermelidir. üstteki 93 94 age. vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü iç ve dış tehdide karşı koruyup kolladığı konuları üzerinde durulacaktır. s. değer ve kavram dörtlüsü üzerine inşa edilmesi. Öğrencilerin Türk milletine. Bu hedef ve davranışlar öğretim programının “Millî Güvenlik ve Millî Güç Unsurları” ünitesinde kazandırılacaktır. 3. saygı ve takdir duygularını geliştirmelidir. bilim. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için önemini açıklama. 2004. Türk ordusuna ve vatanına hizmet eden kişilere sevgi.95 2004 yılında yayımlanan ilköğretim 4 ve 5. 95 Yeni hazırlanan ilköğretim programları. s. sınıflar sosyal bilgiler müfredat taslağı 2005 yılında yayımlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevleri. c.93 Hedef: Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. Bunlardan programın giriş bölümünde yazılan cümle. Millî güvenlik siyasetini belirleyen organlar 5. Millî Eğitim Bakanlığı. ATATÜRK’ün Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevleriyle ilgili görüşlerinden örnekler verme. Hazırlanan programlar her ders adına ayrı ayrı basılmış ve yürürlüğe girmiştir. beceri. Övün. Çalış. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevlerinin neler olduğunu açıklama. Askerî güç a. Sınıflar) Öğretim Programı. ve 7. İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersi (4-5. Güven!”. 96 T. hukuk. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ve “Yurtta Sulh. s. Ankara. 180 . Müfredatın 6. Ancak ilgili müfredatın “Programın Uygulanmasıyla İlgili Açıklamalar” bölümünde önceki programlardan devşirildiği anlaşılan şu bilgiler yazılıdır: Öğretmen. Birincisinin devamı niteliğinde olan 6. genel olarak yapılandırmacı yaklaşıma uygun olması.96 Programın başında verilen bu açıklamaya tüm öğretim süreci boyunca dikkat edilmesi gerektiği göz önünde tutulmalıdır. öğrenme ve bilgiye ulaşma. Türkiye Cumhuriyeti’ni. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemi. Yeni ilköğretim programlarında öncekilerden farklı olarak vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi yer almamış. Askerlik görevinin kutsallığı. demokrasi ve sivil toplum gibi konuları vurgulamasıyla önceki müfredatlardan yapı ve içerik olarak birçok farklılık taşımaktadır. Türk bayrağına. kazanım.94 2004 yılından itibaren tüm ilköğretim derslerinin öğretim programları aşama aşama esaslı bir değişikliğe tabi tutulmuştur. insan hakları. 125. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. b. 2.” İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). Davranışlar: 1. 6. askerlik. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programının içeriğinde Türk ordusu ve askerliğe ilişkin açık bir kazanım yer almamıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevleri konusu işlenirken Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türk yurdunu. ATATÜRK’ün “Türk.Konular Atatürkçülük Hedef ve Davranışları 3. 118.. bu dersin konuları sosyal bilgiler dersi müfredatı içerisine dağıtılmıştır. çeşitli etkinlikler ve zengin materyaller ile ders işlemeyi önermesi. onu kullanma. Bu doğrultuda bütün derslere ilişkin yeni müfredatlar hazırlanmıştır. Cihanda Sulh!” gibi sözlerinden hareketle Türklerin tarihte oynadıkları rolü. idare. üretme yol ve yöntemlerini öğretmeyi hedeflemesi.

101 Programdaki önemli değişikliklerden biri şudur: 1985. son olarak yenilenen öğretim programlarından biri 8. 21.C. Sınıf Öğretim Programı. 2006. Millî Eğitim Bakanlığı. s. uygulanması ile ilgili açıklamalar bölümünde 4. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatlarında ayrı bir ünite biçiminde düzenlenmişken yenilenen programda ise müstakil bir ünitede değil. İlköğretim T. Çalış. 28. sınıflar sosyal bilgiler (2005) müfredatlarında da yer alan şu cümleler yazılıdır: Öğretmen. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 8. sınıflarda okutulan T. Vatandaşların devlete karşı olan görevleri ve Atatürk’ün vatandaşlık görevlerine verdiği önemi kavrayabilme. hukuk. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. orduda onlu sistemin uygulanmasına.C. Bu uyarılardan birincisi Türk ordusu hakkında Atatürkçülükle ilgili iki konuya atıf yaparken99 diğeri de kazanımda Türk kara ordusunun kuruluşuna. 12) şunlardır: 7.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine aittir.. 181 ..102 97 T. 21. Güven!”. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 8.98 Aynı ünitenin açıklamalar bölümünde ise kazanımla ilgili iki de uyarı yazılıdır. Sınıflar Öğretim Programı. Sosyal Bilgiler Dersi 6-7. 2005. bilim.97 Programın “İpek Yolu ve Türkler” ünitesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine vurgu yapan üçüncü kazanım şöyledir: Günümüz Türk Silahlı Kuvvetlerini ilk Türk devletlerinin ordusu ile ilişkilendirerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrar. 26. s. Atatürk’ün “Türk. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. ordu millet geleneğine ve ordunun devleti iç ve dış tehditlere karşı koruma görevine vurgu yapılması gerekliliğine işaret etmiştir. 99 Üçüncü kazanımda değinilecek olan Atatürkçülükle İlgili Konular (3-7. Ankara.) 12.. devleti iç ve dış tehditlere karşı koruma görevi olduğu vurgulanacaktır. (Açıklaması: Vatandaşlık görevlerinden askerlik görevi belirtilerek. s. Sınıflar Öğretim Programı (2005). 101 T. 102 T. Ankara. Cihanda Sulh!” gibi sözlerinden hareketle. İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersi 6. Türklerin tarihte oynadıkları rolü. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. sınıflar sosyal bilgiler (2004) ve 6. Türk devletine. 7. s. Atatürk’ün vatandaşlık görevlerine önem verdiği örneklerle vurgulanacaktır. (Açıklaması: Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığının ve geleceğinin teminatı olduğu. 98 Sosyal Bilgiler Dersi 6-7. Atatürk’ün Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili sözleri belirtilecektir. Türk milletinin içinden çıktığı. saygı ve takdir duygularını geliştirmelidir. Yenilenen müfredatta. askerlik. “ordu millet” bütünlüğünün en güzel örneği olduğu. Bu dersin programı 2006 yılında kabul edilmiş ve yayımlanmıştır. Öğrencilerin Türk milletine.C.100 İlköğretim müfredatlarında. Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümler şöyle görülmektedir: Programın. 5. Övün. 2005. Türk vatanına. Türk bayrağına ve Türk ordusuna hizmet eden kişilere sevgi. 8. 5. Sınıf Öğretim Programı. idare. Millî Eğitim Bakanlığı.-7. 21.C. ünite kazanımları içinde verilmiştir.C. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ve “Yurtta Sulh.paragrafta değinilen açıklama bilgisiyle aynıdır. 9. s. 2006. fen ve sanat alanında insanlığa hizmetlerini (öğrencilere) göstermelidir. Sınıflar Öğretim Programı ve Kılavuzu (Taslak Basım). sınıf T. 100 age. 1995 ve 1998 yıllarında Türk ordusuyla ilgili konular.

10. konuya yeni ve değişik boyutlar eklemiştir. kazanımın konuyla ilgili kazanımı şöyledir: “3 Mart 1924 tarihli Halifeliğin kaldırılması. 14. Cumhuriyet Dönemi eğitim tarihimiz boyunca ilköğretim birinci ve ikinci 103 104 age.104 Ünitede bu kazanımla ilişkilendirilmiş. üçüncü ünite olan “Ya İstiklal Ya Ölüm” ünitesinde “Batı Cephesi’nde Kuvayımilliye birliklerinin faaliyetlerini ve düzenli ordunun kurulmasını değerlendirir. Örneğin. 14. Millî Mücadele Döneminde kurulan düzenli Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular.” age. Somali ve Afganistan’da Türk ordusunun faaliyetleri ele alınacaktır. Cumhuriyet’in ilanından sonra günümüze kadar da devam etmiştir. 12. s.107 Yürürlükte olan inkılap tarihi öğretim programındaki Türk ordusuna ilişkin kazanımlar.. 105 Kazanımla ilişkilendirilmiş olan açıklamalar şunlardır: [Kazanımda] “-Atatürk’ün Türk Ordusuna Mesajı incelenecektir.. 11. genişleten ve detaylandıran üç de açıklama/uyarı mevcuttur.” kazanımıdır. Tevhid-i Tedrisat. yenilenen programın iki ünitesinde doğrudan kazanım biçiminde yer bulmuştur. Yine bu bağlamda dördüncü ünitedeki açıklamaya göre Genelkurmay Başkanlığının yeniden yapılandırılmasına ilk defa bu müfredatta değinilmiştir. dördüncü ünitede altıncı kazanımın açıklaması. Bunlardan birincisi. -Kıbrıs Barış Harekâtı.105 Yukarıda verilenlerden başka. 107 Konuyla ilgili üçüncü kazanım ve açıklaması şöyledir: Kazanım: “Millî güç unsurlarının Atatürk’ün yönetim anlayışındaki yerini ve önemini kavrar. Genelkurmay Başkanlığının yeniden yapılandırılmasına vurgu yapmaktadır. 182 .Türk ordusu.” şeklindedir.106 Yine beşinci ünitedeki üçüncü kazanım ve bu kazanıma yönelik uyarı açıklaması millî güç unsurlarından askerî güce değinmektedir. daha önceki müfredatlarda yer alan konulara benzemekle birlikte.103 Diğeri de son ünite olan “ATATÜRK’ten Sonra Türkiye: İkinci Dünya Savaşı ve Sonrası” başlıklı ünitedeki “Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrar. askerî güç ve sosyokültürel güç ele alınacaktır. Arnavutluk.” age. Bosna-Hersek. ekonomik güç. -Savunma sanayisinin Türkiye’nin askerî ve ekonomik gelişmesine yaptığı katkıları. Sonuç Türkiye’de öğretim müfredatı hazırlama. Diyanet İşleri Başkanlığının Kurulması.. son ünitedeki uyarılara göre Türk ordusunun yurt dışında üstlendiği görev ve faaliyetler ilk defa açıklanarak işlenecektir.. s. age. Cumhuriyet sonrasında sosyal bilimlere özgü bazı derslerin müfredatlarında yer almıştır. 1923 sonrasındaki gelişim süreci içerisinde ele alınacaktır.” Açıklaması: “Millî güç unsurları olarak siyasi güç. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Türk ordusu ve askerlik konuları. Kosova. Örneğin.” age. s. müfredattaki farklı ünitelerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin/Türk ordusunun çeşitli yönlerine atıf yapan açıklamalar bulunmaktadır. düzenleme ve yenileme çabaları Cumhuriyet öncesinde başlamış. konunun içeriğini belirginleştiren. ünitelerdeki açıklamalar. 106 6. Genelkurmayın yeniden yapılandırılması kanunları ele alınacaktır. s. s..

Türk Silahlı Kuvvetlerini/Türk ordusunu da öğrencilerin aynı bağlamda öğrenmeleri. 3. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. öğrencilere pratik olarak askerlikle ilgili temel bilgilerin verilmesi hedeflenmiştir. “Başlıklar”. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersleri müfredatlarında işlenmiştir. Türk ordusunun tanıtımı ve çocuklara sevdirilmesi. “Atatürkçülük ile İlgili Konular” gibi değişik bölümlerde yer almıştır. Meclis. merkezî/yerel yönetim birimleri gibi kurum ve kuruluşları öğreniyorlarsa. Askerlikle ilgili iş ve işlemler bilgisi. 4.C. Öncelikle şu göz önünde bulundurulmalıdır ki hem Genelkurmay Başkanlığı hem de Türk Silahlı Kuvvetleri. ders kitaplarında Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlerin bulunmasını. Aynı dersler dönem dönem değişik adlar almakla birlikte genel olarak bakıldığında bu konular en çok tarih. sivil toplum kuruluşları.C. 183 . 1927 yılında ortaokullarda uygulamaya konan ve önce erkekler. görevleri ve özellikleri. “Konular”. bunların öğrencilere okutulmasını “militarizm” olarak değerlendirmektedirler. nasıl sosyal bilgiler ve T. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi ile T. “Programa/Derse Yönelik Amaçlar (Genel Amaçlar. “Uyarılar”. Zira bu dersin bir ya da birkaç konusu değil. 2. Düzenli Türk ordusunun kuruluşu. Özel Amaçlar)”. Adı geçen öğretim programlarında konuyla ilgili şu beş yön öne çıkmıştır: 1. sosyal bilgiler. Askerlik yapmanın bir vatandaşlık görevi olduğu. Günün şartları gereği uygulamaya konduğu düşünülen derste. daha sonra da kızlar için zorunlu olan askerlik dersini Türk ordusu ve askerlik konuları açısından bir istisna olarak değerlendirmek gerekir. ülkemizin diğer kurumları gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önemli kurumlarındandır ve görevlerini kanunlar çerçevesinde yürütürler. 5. “Eğitim ve Öğretim İlkeleri”. ilköğretim programlarında “Açıklamalar”. Bu açıdan bakıldığında öğrenciler. “Hedef ve Davranışlar”. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde Bakanlıklar. Birbirini takip eden bazı müfredatlarda ise ilgili konular ya aynı yazılmış ya da anlam ve içerikçe benzer biçimlerde tekrar etmiştir.kademe çeşitli ders müfredatlarına yayılmıştır. işlemeleri doğru bir yaklaşımdır. Türk ordusunun bölümleri. bilakis tamamı Türk ordusu ve askerlik konularıyla ilgilidir. Bazı çevreler müfredatlarda. “Kazanımlar”.

S. (Adı Soyadı. e-posta:atad@tsk.) -Makaleler MS Word belgesi olarak. Daha sonra uygun bulunan yazılar. Kongrede sunulan bildiriler ve konferans metinleri yayımlanmamış olmak koşuluyla kabul edilir. C. -Yayımlanmak üzere gönderilen yazılar yayımlansın yayımlanmasın geri verilmez.ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ YAYIM İLKELERİ -Gönderilen yazılar ilk olarak yayın komisyonunca bilimsel anlatım ve yazım kuralları yönünden incelenir. özel emir ve yönergelerine tamamen saygılı bir tutum ve uyum içinde kaleme alınmış olmalıdır. Hakemlerin gizli tutulan raporları sadece bir yıl saklanır. yasalarına. kurum kuruluşlarına. -Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanmak üzere gönderilen yazılar daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olmalıdır. tab. Hakemlerin kararları doğrultusunda yazı yayımlanır ya da yayımlanmaz. Yıl. iki ayrı hakeme gönderilir. devletin anayasal rejimine. tüzüklerine. -Paragraf başlarında kullanılmamalıdır. Basımevi. -Makaleler. İl.tr adresine (ATEM Başkanlığı ibaresiyle) ya da pc uyumlu cd-rom (çıktıları ile birlikte) gönderilecektir. paragraf aralarında enter tuşu -Dipnotlar sayfa altında ve numaralandırılarak verilmelidir. . Kitap / “Makale” Adı. s. Yayınevi. Türkçe ve İngilizce özeti ile beşer adet anahtar kelime yazılmalıdır. -Makalenin başlangıç kısmına (50 kelimeyi geçmeyecek şekilde).

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful