Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yayın No: 84

TOKSİKOLOJİ

LABORATUVAR KİTABI

Prof. Dr. Nevin VURAL
Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı

Ankara • 2000

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yayın No: 84

TOKSİKOLOJİ

LABORATUVAR KİTABI

Prof. Dr. Nevin VURAL
Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı

Ankara • 2000

ISBN

975-482-512 2

Ankara Üniversitesi Basımevi - 2000

ÖNSÖZ

Mesleki veya çeşitli nedenlerle oluşan akut veya kronik zehirlenmelerin toksikolojik analizlerini içeren bu kitap, ilk kez 1975 yılında yazılmış olan "Toksikoloji Laboratuvar Kitabı"nın yeniden düzenlenmesi ve daha gelişmiş yöntemlerin ilavesiyle hazırlanmıştır. Kitap Eczacılık Fakültesinde okutulan "Toksikoloji Pratik" derslerine yönelik hazırlanmakla beraber, açıklanan yöntemler adli tıp, işçi sağlığı ve zehirlenme danışma merkezleri gibi kurumların toksikoloji laboratuvarlarında da uygulanabilecek niteliktedir. Adı geçen kurumlar için yardımcı olacağını ümit ederim. İki bölümden oluşan kitapta 1. bölümde toksikoloji uygulaması ve toksikolojik analiz prensipleri hakkında genel bilgilere; 2. bölümde ise sık zehirlenmelere neden olabilen kimyasal maddelerin analizleri (monograf

şeklinde) açıklanmıştır. Yöntemlerin bir kısmı rutin laboratuvar imkanları ile yapılabilecek düzeydedir. Bir kısmı da Anabilim Dalımızda çeşitli tez ve proje çalışmalarında uygulanabilirliği gösterilen yöntemlerdir. Kitabın hazırlanmasında büyük emekleri geçen Anabilim Dalımız

sekreteri Nurcan Bölükbaş, Polis Akademisi hocalarından Mustafa Dönmez ve eşi Somay Dönmez, Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı araştırma

görevlileri Ahmet Oğuz Ada ve İlker Ateş'e teşekkürü bir borç bilirim.

Prof. Dr. Nevin

VURAL

Temmuz 2000

1.3. Numunenin korunması ve laboratuvara gönderilmesi 2.4.4. Uçucu zehirlerin biyolojik materyalden distilasyonla izolasyonları 4. Uçucu olmayan organik zehirlerin biyolojik materyalden izolasyonları 4.2.3.2. SİSTEMATİK TOKSİKOLOJİK ANALİZ 2. 16 •s 3. ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE DOĞRUDAN ARANMASI. ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE İZOLASYON TEKNİKLERİ 4. Ön denemeler 3. Toksikolojik analizi etkileyen faktörler 2. Analitik bulguların değerlendirilmesi 1 6 6 8 9 11 11 14 3. Gaz kromatografîsinin toksikolojik analizlerde kullanılması 5. Atomik absorbsiyon spektrofotometresi 5.1. UV ve görünür alan spektrofotometresinin toksikolojik analizlerde kullanılması. Uçucu zehirlerin mikrodifuzyon yöntemi ile izolasyonları 4. Numune seçimi ve alınması 2.2.6. Enzim yıkılama yöntemi ile organik zehirlerin izolasyon ve aranmaları 5.2. İmmunoassay'ın toksikolojik analizlerde kullanılması 62 65 66 67 68 v . Postmortem toksikolojik analiz için alınacak biyolojik örnekler 2.4.6. Toksikolojik analizde izlenecek yol 2.1. ZEHİRLERİN TARAMA YÖNTEMLERİNDE KULLANILAN ENSTRUMENTAL TEKNİKLER 5. Nötron aktivasyon analizi 5.. 59 5.3. İnce tabaka kromatografısi 51 51 31 37 40 46 17 18 26 26 5. Bazı metalik zehirlerin biyolojik materyalde doğrudan aranması Reinsh deneyi 4. ANALİTİK YÖNTEMLERİN TOKSİKOLOJİK ARAŞTIRMALARDA UYGULANMASI 2.İÇİNDEKİLER 1.5.7. Biyolojik materyale doğrudan uygulanan testler 3. BÖLÜM TOKSİKOLOJİK ARAŞTIRMALARDA KULLANILAN YÖNTEM ve TEKNİKLER 1.3.1.5. Yüksek basınçlı sıvı kromatografısi 5.

3.2.2.3.1. Organik klorlu pestisitler 5. Organik bazlar 4.2.2. METALİK ZEHİRLER 6.2.1. Aromatik hidrokarbonlar 1. Metil alkol 1. LABARATUVARDA İLK YARDİM Ek. Etil alkol 1. Siyanür 1. I. Fenoller 2.9. DOPİNG MADDELERİ 4. Klorlu hidrokarbonlar 1. Formaldehit 1.1. Reinsch deneyi 6. Benzodiazepinler 2. BÖLÜM ÖNEMLİ ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE ANALİZLERİ 1. Anobolik steroidler 5. KULLANIMI KONTROL ALTINDA OLAN MADDELER (ve NARKOTİKLER) 4. PESTİSİTLER 5. UÇUCU OLMAYAN ORGANİK ZEHİRLER 2.5.2. ÖNEMLİ REAKTİFLERİN HAZIRLANMASI İNDEKS KAYNAKLAR vi 77 79 79 93 102 107 121 123 126 130 '40 148 148 156 161 165 169 179 180 194 207 208 208 .1.7. Fenasetin 3. UÇUCU ZEHİRLER 1.2. Salisilatlar 2.5.1.4.4. Parasetamol 2. Formik asit ve format 1.8.6. Kurşun Ek. Organik fosforlu pestisitler 6. Barbitüratlar 2. Karbon monoksit 1.

Uygulamalı bir bilim olan toksikolojinin tarihi gelişiminde yöntemlerin yeri tartışmasızdır. ve etki mekanizmaları. Analitik maddelerin toksikoloji. toksik canlı organizmada uğradığı değişmeler tedavileri.TOKSİKOLOJİK ARAŞTIRMALARDA KULLANILAN YÖNTEM VE TEKNİKLER 1• Bölüm 1. Analitik toksikolojinin içeriği ve uygulamaları bilinmeksizin forensik toksikolojiyi incelemek mümkün olamaz. nitel ve nicel analizleri. identifıkasyonları. zehirlenmelerin zehirlerin izolasyonu. Özellikle 1960'lı yıllardan enstrumental tekniklerin toksikolojiye girmesi ile çok duyarlı ve spesifik analizlerin yapılabilmesi. Genel olarak analizin yapıldığı biyolojik ortam kompleks yapılı ve aranacak madde. ANALİTİK Y Ö N T E M L E R İ N ARAŞTIRMALARDA TOKSİKOLOJİK UYGULANMASI Kimyasal maddelerin (zehirlerin) kaynakları. kullanılan mikro yöntemlerin 1 . fiziksel. dozları. güvenli kullanımları için risk analizleri ve standardizasyonlarının yapılması bugünkü modern toksikolojinin uğraş analitik itibaren alanıdır. moleküler düzeyde araştırmalara inilebilmesi toksikoloji alanında büyük çığır açmıştır. canlı organizmaya zarar veren kimyasal doku ve vücut sıvılarından izolasyonları. kalitatif (nitel) ve kantitatif (nicel) analizleri için gerekli yöntemleri araştırır. geliştirir. Modern toksikolojinin tarihinde analitik toksikoloji ve forensik (adli) toksikoloji ilk gelişen dallardır. miktarı çok düşük olduğu için. kimyasal ve biyolojik özellikleri.

gerekli delillerin toplanması ve bu delillerin analizleri ile suçlu kişiyi belirlemek adli bilimlerin konusudur. organizmada metabolik olaylar sonucunda değişime uğramıştır. adli toksikoloji. Diğer uygulanması" taraftan forensik toksikoloji. Geniş anlamda adli bilimler. fizyolojik ve davranış bozukluğuna neden olabilecek kimyasal maddelerin nitel ve nicel analizleri ile sonuçlarının yorumu alanında uygulanır. 2 . suçun işlendiği olay yerinin incelenmesi.duyarlı. Adli bilimler geçmişte olan bir olayı bilimsel yöntemlerle yeniden canlandırarak hukuk ve yasalar açısından değerlendirilmesine yardımcı olur. Bu nedenle analitik toksikoloji ve forensik toksikoloji tarihi gelişimleri içinde birbirinden yararlanan toksikoloji dallarıdır. adli kimya ve kriminalistik dallarını kapsar. adli antropoloji. adli psikoloji. bir ksenobiyotik. Diğer taraftan analizi yapılacak madde çoğunlukla. ilaç suistimali ve bağımlılığının biyolojik materyalde identifıkasyonu gibi alanları kapsamakta ise de : tarihi gelişimi içinde forensik toksikolojinin uygulaması daha çok kriminal olaylarda görülen ölüm. adli odontoloji. Bu nedenle vücut sıvı ve dokularında kimyasal madde yanında metabolitlerinin de araştırılması gerekir. adli tıp. yaralanma. Genellikle bu olay bir suçun işlenmesi ile ilgilidir. Her ne kadar bu geniş tanım. güvenilir ve tekrarlanabilir olması gerekir. " toksikolojinin yasal amaçlarla kullanımı" olarak tanımlanır. Forensik toksikoloji. "pozitif bilimlerin hukuka olarak tanımlanan forensik (adli) bilimlerin de önemli bir dalıdır. Bunun için de "analitik toksikologun" analitik kimyanın yöntemlerini ve tekniklerini çok iyi bilmesi ve kullanması gerekir. Gerek biyolojik ortamın yapısı ve gerekse aranacak ksenobiyotik ve metabolitlerin analizi analitik toksikoloğun çözeceği problemleri oluşturur. düzenleyici (regülatory) toksikoloji.

Arkadan. adli bilimler tarihinde adli tıptan sonra gelişen ikinci daldır. arsenik. XIX. Modern toksikolojinin kurucusu olarak bilinen Mathiev J. Adli toksikolojinin gelişimi kimyasal maddelerin analizi ile ilgili analitik yöntemlerin bulunması ve geliştirilmesi ile beraber olmuştur. arsenik (As) şüpheli ölüm olaylarında.B. ölüm nedeninin zehirlenme (As ile) ile olduğu bilimsel olarak göstermiştir. hakimler ve diğer hukuk görevlileri (savcı. Toksikolojinin babası olarak bilinen Orfıla'nın rolü o zamanlarda olan meşhur öldürme olaylarında "ekspert tanıklık" yapmasıdır. bizmut ve cıva gibi metalik zehirlerin ayrılması ve analizi için kombine bir yöntem olan Reinsch testi (1841). alkaloidlerin ekstraksiyonu ve ayrılmasında kullanılan ve halen tüm uçucu olmayan zehirlere uygulanan Stas-Otto yöntemi (1851) ve fosfor 3 . kullanarak. avukat gibi) zehirlenmenin semptom ve işaretleri hakkında son derece yanlış nosyona sahiptiler. Arsenikle ölen kişilerin kalbinin veya vücutlarının ateşle tahrip edilemeyeceği gibi yanlış düşünceler vardı. Marsh 1836'da dokularda arsenik tayini için güvenilir bir yöntem geliştirmiştir. zehirlerin genel olarak taranmasında Fresenius (1845) ve von Babo (1847) tarafından geliştirilen yöntemler. ölen kişinin zehirlenmesinden Marsh testini iç organlarında. Örneğin o yıllarda "zehirleyici" olarak isim yapan Marie Lafarge'nin mahkemesinde. Eğer zehirleyici kişi suçüstü yakalanamazsa kurbanın zehirlenmeden öldüğünü gösterebilecek herhangi bir yol (delil) yoktu. mavi veya yer yer lekeli ise veya kötü kokuyorsa kurbanın zehirlenme sonucu öldüğüne inanılırdı.Adli toksikoloji . Yüzyıla kadar doktorlar. (Marsh testi). O zamanlar eğer ceset siyah. Orfıla (1783-1853) ilk kez adli olaylarda bilimsel delilin gerekliliğini toksikolojik açıdan göstermiştir. Örneğin. antimon. ilk kez İngiliz kimyager James M. İşte ilk kez Orfıla 1814'de zehirlerin kimyasal ve fiziksel yapısının incelenmesine sistematik bir yaklaşım getirmiştir.

Bir ilacın belirli zaman aralıklarında plazma konsantrasyonunun izlenmesi. Genellikle bir ilaca verilen terapötik cevap ilacın uygulanan dozundan çok kandaki konsantrasyonu ile ilişkilidir. teofılin. Bu nedenle de kullanılan metodolojinin özellikle seçici olması gerekmektedir. standartlara yorumlanması "çevresel kişisel 4 maruziyetin biyolojik . alkol ve ilaçların neden olduğu trafik suç kazalarının araştırılması. digoksin. Analizi yapılan ilacın özelliğine göre değişik yöntemler (kromatografi. temelde analitik toksikolojiye dayanmaktadır. amitriptilin. madde bağımlılığının neden olduğu advers etkilerinin toksikolojik analizleri forensik toksikolojinin uygulama alanıdır. Zehirlenmelerin neden olduğu ölüm olaylarında postmortem toksikolojik analiz. prokainamid. Bir kimyasal maddenin biyolojik sistemlerde analitik yöntemlerle araştırılması ve sonucun pozitif bir delil olarak kullanılmasının adli bilimler içinde önemli bir yeri vardır.identifıkasyonunda kullanılan Mitscherlich deneyi (1855) gibi (bilim adamlarının isminin verildiği) yöntemler sayılabilir. (therapeutic drug monitoring). Toksikolojinin diğer bir uygulama alanı terapötik ilaç izlenmesidir. Bu ilaçların kan serumu düzeylerinin kantitatif analizlerinde kesinlik çok önemlidir. valproik asit gibi) terapötik izlenmeleri gereklidir. immuno assay gibi) seçilmelidir. maruziyetin biyolojik ve çevresel kimyasal izlenmelerinde maddeye analitik yöntemlere belirli ihtiyaç vardır. Örneğin kantitatif tayinde o ilacın hem kendisinin hem de metabolitinin birlikte ölçülmesi terapötik amaç açısından ideal değildir. göre ise Endüstride analizi ve maruziyetin izleme". Böylece terapötik ilaç izlemesi. ortalama plazma düzeyinden sapmayı gösterir ve buna göre doz artırılır veya azaltılır. lityum. Endüstriyel toksikoloji ve regulatory (düzenleyici) toksikoloji uygulamalarında kimyasal maddelerin analizleri. Özellikle terapötik indeksi küçük ve yan etkileri açısından önemli olan ilaçların (fenitoin.

Analizde kullanılan yöntemlerin her kimyasal maddeyi tanımlayacak spesifiklikte olması gerekir. Örneğin aromatik bir hidrokarbon olan toluenin işyeri ortamında TLV-TWA olarak tayini. Bu analizler duyarlı ve güvenilir (standard) analitik yöntemlerle gerçekleştirilir. idrarlarında metabolitleri olan hippurik asit ve o-krezol tayini "biyolojik izlemeye" örnektir. İş ortamında iyi endüstriyel hijyenik koşulların sağlanması için işçilerin maruz kaldığı zararlı miktarda. Ancak çevresel izleme yanında maruz kalınan internal dozun incelenmesi (biyolojik izleme) maruziyetin daha iyi bir göstergesi olarak kabul edilir. 5 . maruz kalan kişilerin kanlarında toluen . idrar. Zamanımızda toksikolojinin her alanında. ve yeterli derecede tekrarlanabilir olmalıdır. toksikolojik problemlerin çözülmesinde bir çok yeni analitik teknik ve cihazdan yararlanılmaktadır. Bu amaçla da maruz kalınan kimyasal madde veya karışımlarının kan. tehlikeli maddelerin idendifıye etmek amacı ile çevresel izlenmeleri yapılır. çevresel izleme. saç gibi biyolojik materyalde kendileri ve/veya ınetabolitlerinin kalitatif veya kantitatif analizleri yapılır. Sonuç olarak adli toksikologlar tarafından toksikolojide uygulaması başlatılan analitik yöntemlerin çeşitliliği ve gelişmesi devam etmektedir. Ayrıca kompleks yapıdaki biyolojik materyalde ise çok düşük miktarda bulunduklarından dolayı bu yöntemlerin duyarlıkları yüksek. Toksikolojide analitik yöntemlerin uygulanmasına yönelik olan bu kitapta zehirlenmelerde ve kimyasal maddelere maruziyetin belirlenmesinde kullanılan genel analiz yöntemleri ile önemli toksik maddelerin biyolojik materyalde idendifıkasyonu ve tayinlerinde kullanılan yöntemlere örnekler verilecektir.parametrelere göre biyolojik sıvılarda analizi ise "biyolojik izleme" olarak ifade edilir.

numune alma şekli. analizi nasıl etkileyeceğini bilmesi gerekir. Etiketle numunenin kime ait olduğu. kalitatif ve kantitatif analizinde izlenen yöntem aşağıdaki sıraya göre yapılır : 2. Ancak bazı ilaçlar idrarla sadece metabolitleri şeklinde atılır ve ana madde bulunmaz. metabolitleri ve kontaminantlarının neler olabileceği. Örneğin 6 p 9 -tetrahidrokannabinol ve birçok . Zehirlenmelerde zehirlenmeye neden olan kimyasal maddenin identifikasyonu. İdrar ve kan genelde en çok kullanılan örneklerdir. Alınan numunelerin uygun numune kaplarına alınması ve etiketlenmesi gerekir. laboratuvara gönderilmesi ve analize hazırlanması belirli bir sistematik düzen içinde yapılır. mesleki veya çevresel kimyasal maddelere akut ve kronik maruz kalmanın değerlendirilmesinde. SİSTEMATİK TOKSİKOLOJİK ANALİZ Zehirlenme olaylarının identifıkasyonunda doğru numune seçimi. En önemli üstünlüğü. olaylarında toksikolojik analiz için "biyolojik materyal" olarak tanımlanan vucut sıvı ve dokularından örnek alınır. metabolizması. numune cinsi ve numunenin alındığı tarih ve saat yazılır. ve terapötik ilaç ilaç suistimali ve ölüm bağımlılığının araştırılmasında izlenmesinde. Numuneyi alan kişinin ve analizi yapan toksikoloğun kimyasal maddenin bozulması. numunenin saklanması. ilaç ve kimyasal maddelerin idrardaki konsantrasyonunun kana göre daha yüksek (100 kere daha fazla olabilir) olması ve proteinlere bağlı olmadan atılmasıdır. Numune seçimi ve alınması Akut zehirlenmelerde. İdrar : Toksikolojik analizlerde bir çok kimyasal maddeler ve metabolitlerinin taranmasında tercih edilen bir sıvıdır.2.1.

alkoller. Heparinize edilmiş kan örneği (CO ve birçok ilaç zehirlenmesinin teşhisi için). Genel olarak 100 ml idrar örneği yeterlidir. CO. Alkol analizi için en az % 1 oranında NaF içeren 10-20 ml kan örneği ayrıca alınır. diğer depresanlar. Böyle veya durumlarda ilacın (kan) dokusunda aranarak identifıkasyonu yapılmalıdır (Moffat.Bu durumda idrar örneğinin kateter sıvısı (çoğu kez lidocaine gibi bir lokal anestetik içerir) ile kontamine olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.benzodiazepinler kendisinin diğer metabolitleri bir vücut şaklinde sıvısı atılır. İdrar kesesinin boş görüldüğü durumda idrar kesesinden "temas" yolu ile örnek alınır. siyanür. fakat perifer kan (femoral ven) tercih edilmelidir. Bilinci olmayan hastalardan idrar kataterize edilerek alınır. ve ark. hastaneye getirilen hastadan 2-3 şekilde kan örneği alınır : 10 ml. 1986). Ölüm olaylarında alınabildiği kadar idrar örneği toplanmalıdır. mide içeriği ile kontamine olabilir. Boş idrar kesesinde bulunabilecek glukoz veya aseton mikro yöntemle tayin edilir. prezervatif olarak 7 . Sodyum florür. Akut zehirlenmelerde. kan örneği (alkol tayini için) ve hiçbir koruyucu veya antikoagulan içermeyen 10 ml kan örnekleri ayrı ayrı tüplere alınır. Kan : İlaçların tanımlanmasında ve kantitatif analizinde en uygun örnektir. Kural olarak hiçbir koruyucu konulmamalıdır. trankilizan gibi birçok ilaç ve toksik maddeler için koruyucu konmaz. alkol veya heparin içeren fenollü koruyucuları içeren dezenfektan "swab"ler kullanılmamalıdır. %1 NaF içeren 2 ml. Ölümden hemen sonra kalp kanı alınabilir. Çünkü postmortem kanda glukoz tayini bu açıdan bir önem taşımaz. Postmortem kan örneği en az 2 tane alınır. Rutin analizlerde 20-30 ml kan yeterlidir. Çünkü diğer vücut sıvıları. Bu analiz özellikle diabet durumunun belirlenmesinde yararlıdır. Vücut boşluğuna sızan kan hiçbir zaman alınmamalıdır. Kan alınırken.C. A.

mide yıkama suyu. Her birinin total hacimleri kaydedilir. Henüz absorbe olmamış ve bozulmamış ilaç kapsülleri. Analiz için en az 50 ml numune gereklidir. safra. Ölümden sonra otopsi sırasında en çoğunlukla mide muhtevası. 2. Tablo l ' d e postmortem toksikolojik analizde kullanılan biyolojik materyal. miktar ve hangi zehirlenmelerde seçilecekleri gösterilmiştir.kullanılır ve kanın mikrobiyel putrifıkasyonunu ve böylece "endojen alkol oluşumunu veya alkol kaybını" önler. idrar. kan. Oral yolla zehirlenmelerde genel olarak toksik madde en yüksek konsantrasyonda mide içeriğinde bulunur. karaciğer. Ölüm olayında ayrıca mide içeriği ile birlikte mide de alınır. tabletleri. kusmuk ve elbise üzerinde kalan kusmuk kalıntısı analiz için kullanılır.kan. mide (ölüm halinde) ve içerikleri hem zehirlenmelerde (antemortem) hem de ölümden sonra (postmortem) toksikolojik analiz için alınır. beyin ve böbrek örnek olarak alınır. Mide içeriği ile ilgili örnekler plastik kaplar içinde toplanır. Mideden alınan örnekler ilaçların ve toksik maddelerin taranması için uygundur. İlk mide yıkama suyu toksikolojik analiz için daha önemlidir. 8 . mümkün mertebe şekli bozulmadan uygun bir kap içinde laboratuvara gönderilir. Mide içeriği veya mide yıkama suyu : Mide içeriği. Cam tüplere alınan kan örnekleri ağzı sıkıca kapatılarak analize kadar buzdolabında saklanır. Numuneler ayrı ayrı alınır. Kantitatif değerlendirme için bu gereklidir. Postmortem toksikolojik analiz için alınacak biyolojik örnekler Yukarıda ölüm olmayan açıklanan idrar. bitki parçacıkları gözle bile görülebilir. İki tarafından ligatüre edilerek.2.

glutetimid ve diğer ilaçlar Metaller. depresanlar. CN. Cd gibi). Poklis. metadon. ve Baselt R. H. CO. trankilizanlar Alkol. CO. (Cravey.Tablo 1. Saç örneği ise hem ölüm olmayan kronik zehirlenmelerde ve hem de postınortem analizlerde kullanılan önemli bir biyolojik materyaldir.C. uyku ilaçları gibi birçok ilaçlar Zehirlenmeden veya ölümden kısa bir süre önce alınan zehirler Inhalasyon zehirleri Yöntemler geliştikçe alınması gereken biyolojik örnek miktarı da azalmaktadır..R. sulfanamitler Alkol. Pestisitler gibi dokusunda biriken maddelerle zehirlenmelerde (kloıiu hidrokarbonlu insektisitler. 9 . A. Örneğin karaciğer örneğinde daha önceleri 250-500 g alınması istenirken son yıllarda 100 g yeterli görülmektedir.Otopsi sırasında toksikolojik analiz için alınacak biyolojik materyal. depresanlar. CN. Numune Beyin Karaciğer Böbrek Kan (kalp) Kan (femoral v e n ) Vitröz humor Safra idrar Mide muhtevası Akciğer Miktar 100 g 100 g 50 g 25 ml 10 ml Hepsi Hepsi Hepsi Hepsi 200 g Kullanıldığı analiz Alkol ve diğer uçucu zehirler Bir çok toksik maddeler Metaller (Hg. Cesetin bozulması yağ durumunda beyinden her zaman örnek alınmalıdır. 1995) Eğer şüphelenilen zehir uçucu bir madde ise beyin (100 gram) ve akciğer örneği (200 gram) istenir. trankilizanlar Alkol Morfin. Kronik metal zehirlenmelerinde kemik dokusundan örnek almak gerekir. PCB'ler gibi) adipoz dokudan (50 gram) da örnek alınmalıdır. 1975.

Alınan örnek katı ise birkaç mililitre su veya uygun bir organik çözücü içinde çözülür. Bu nedenle "olay yeri kalıntısı " olarak isimlendirilen bu materyal analiz için alınır. Numunenin korunması ve laboratuvara gönderilmesi İdeal olan numunenin alımından hemen sonra laboratuvara gönderilmesi ve analizin yapılmasıdır. zehirlenen kişi ve ölünün çevresinde bulunan şişeler. Özellikle etil alkol analizinde bu ilave zorunludur.3. Ancak doku ve sıvıların bozunmasından etkilenecek toksik madde analizlerinde numuneye %1 oranında sodyum florür ilavesi yapılabilir. 10 . 2. Koruyucu madde ilavesinden çoğunlukla kaçınılır. daha uzun süre bekleyecek örnekler ise (20)°C de saklanır. Olay yeri kalıntısından birkaç miligram örnek yeterli olabilir. Değerlendirmede asıl olan biyolojik numunedir.Olay yeri kalıntıları : Zehirlenme olayının olduğu yerde (olay yeri). Her test için küçük bir miktar kullanılır. H 2 S ve özellikle HCN'in çözünmüş oldukları organ sıvılardan ayrılabilecekleri hatırlanmalıdır. Ancak analize kadar numunenin bir süre beklemesi gereklidir. Bu tip materyalden alınan numuneler ancak destekleyici olabilir. Bu durumda bekletme sırasında analizi yapılacak maddenin (biliniyorsa) bozulmama koşulları sağlanmalıdır. Genel olarak ise gerek antemortem gerekse postmortem alınan örnekler birkaç gün içinde analizi yapılacaksa (+4)°C de . diğer şüpheli materyal zehirlenme olayı ile ilgili olabilir. kaplar. -10°C den aşağı sıcaklıklarda numunenin saklanması sırasında CO. homojenize edilmesi gerekir. Ancak bu durumda alınan numunenin analizden önce iyice ezilip.

Toksik anyonların dializ yöntemi ile ayrılması ve analizleri yapılır. ince tabaka kromatografisi (İTK) ve gaz kromatografisi (GLK) en çok kullanılan yöntemlerdir. Numunenin net ağırlığı veya hacmi saptandıktan sonra 1/3'ü analiz için hazırlanır. aranacak 1 1 . mühürü ve üzerindeki etiket) incelenir. İzole edilen zehirlerin nitel (kalitatif) analizleri için genel tarama testleri uygulanır. alınabilen numune miktarı. Bu amaçla GLK. 8. Mide içeriği. 5. idrar ve kanda. enzim. Toksikolojik analizi etkileyen faktörler 1) Toksikolojik analize başlamadan önce bazı faktörlerin göz önüne alınması gerekir. 6. 2. ön denemeler uygulanr. Bu faktörler arasında. Kimyasal maddenin kesin identifikasyonu (destekleyici testleri) ve kantitatif tayini yapılır. 3. izolasyon yapmadan önce. (büyüklüğü. Ultraviyole spektroskopisi (UV). İmmunoassay de tarama testleri arasında sayılmaktadır. Numunenin ambalajı açılmadan önce dış görünüşü ambalaj şekli. ekstraksiyon. dijestiyonu gibi) uygulanır.5. 2. 4. Metalik zehirler için Reinsch testi. atomik absorbsiyon ve emisyon spektroskopisi ile kalitatif ve kantitatif analiz yapılır. Toksikolojik analizde izlenecek yol Laboratuara gönderilecek biyolojik materyalde aşağıdaki şemaya göre gerçekleştirilir : toksikolojik analiz 1. yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) ve gerektiğinde gaz-kütle spektrometresi (GC-MS) kullanılır. diğer kalan kısmı gerektiğinde incelenmek üzere saklanır.2.4.Biyolojik materyalden kimyasal maddenin ayrılması için izolasyon yöntemleri (mikrodifüzyon. 7.

bu nedenle yüksek konsantrasyonda toksik madde ve /veya metabolitlerini içerebilir. Arkadan idrar analizine geçilir. Çünkü letal doz veya üstünde bir miktarda alınan zehirin absorbe olmamış kısmını içerebilir. Oral yol ile zehirlenmelerde öncelikle mide içeriği analiz edilir. 12 . Bazı durumlarda sadece metabolitlerin bulunması zehirlenme nedeni olan ilaç veya zehir için bir delil olabilir. Eğer tükrük veya saç biyolojik materyal olarak kullanılacak ise o zaman doğrudan kokain aranır.kimyasal maddenin mahiyeti ve zehirlenmeye neden olduğu düşünülen şüpheli maddenin biyotransformasyonu ve özellikle postmortem doku veya sıvılarda oluşabilecek bozunma maddeleri hakkında bilgi edinilmelidir. genel sistemik dolaşımdan önce karaciğere taşınırlar. "İmmunoassay" gibi tarama yöntemleri ana maddeden çok idrardaki metabolit analizine dayanır. Bu nedenle kimyasal maddenin karaciğerdeki konsantrasyonu kana göre çok yüksek (enaz 100 misli) olabilir. Çünkü böbrek bir çok zehirlerin atılım organıdır. Eğer belirli bir maddeden şüpheleniliyorsa veya biliniyorsa bu durumda toksikolog öncelikle zehrin konsantre olduğu doku veya sıvıları analiz materyali olarak seçer. İlaç ve zehirler gastrointestinal sistem ve diğer yollardan absorbe olduktan sonra. Örneğin CO zehirlenmesi şüphesi varsa kan (COHb şeklinde bulunur) öncelikli analiz sıvısı olarak kullanılır. Toksikolojik analiz yapan kişinin (kimyasal toksikolog) ilaç ve kimyasal maddelerin biyotransformasyonunu bilmesi gerekir. Daha ileri testlerle (GC ve GC/MS gibi) kokain ve majör metabolitleri (benzoilekgonin ve ekgonin metil esteri) ayrılarak kantitatif analizleri yapılır. Örneğin kokain bağımlılığının saptanmasında. Ana madde ile birlikte (ana majör) metabolitinin de izole edilmesi gerekir. başlangıç testi olarak immunoassay yöntemi ile idrarda majör ınetaboliti olan benzoilekgonin aranır.

Daha sonraları oluşan diğer endojen maddelerin de ilaçlara benzer özellikleri gösterilmiştir. (örneğin fen i 1 alaninin bakteriyel dekarboksilasyonu ile oluşan feniletilaminin amfetamine çok yakın özellik göstermesi gibi. Bunun yanında barbitüratlar. Stolman. 1995) 2) Reaktifler ve ilaç standartları : Kullanılan kimyasal maddeler saf olmalıdır. siyanür. Ölümden sonra oluşan "Thanatokimyasal" değişimleri bilmek çok önemlidir. nemi ve süresi gibi çeşitli etkenlerle cesette enzimatik ve nonnzimatik proseslerle bozunma olur. 1965. Bu kadaverik alkaloidlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerinin sıklıkla rastlanılan zehirlere benzediği ve bozunmuş cesetten izole edilen bu maddelerin morfin ve benzeri ilaçlar gibi aynı renk reaksiyonlarını verdikleri 1870'li yıllarda bile biliniyordu. fiziksel ve kimyasal özellikleri ile ilgili bir çok ayrıntılı çalışmalar bulunmaktadır. otopsi ve toksikolojik analiz en kısa zamanda yapılmalıdır. mikrobiyel bozunma sonucu birçok endojen maddeler oluşur. Ayrıca mikrobiyel metabolizma cesette bulunan zehiri parçalayabilir veya "ptomain" veya "kadaverik alkaloidler" adı verilen diaminlerin (putresin ve kadaverin) oluşmasına neden olur. Çeşitli nedenlerle otopside ve numune almadaki gecikmeler. Gadamer.) Cesete kötü koku veren bu aminler dışında.Kural olarak ölümden sonra. ortamın sıcaklığı. Üzerlerindeki etiketlerinde spesifıkasyonları belirtilenler 13 . Analizi etkileyen bu maddelerin mahiyeti. analizi etkileyen birçok interfere edici maddelerin oluşmasına neden olur. Cesedin bekletilmesi sırasında. etil alkol gibi maddelerin konsantrasyonları azalabilir veya artabilir. Putrefaksiyonun derecesi ve mikrobiyel aktiviteye bağlı olarak kandaki CO (COHb). 1969. Poklis. striknin ve civa gibi toksik maddeler ise çok dayanıklıdır ve ölümden uzun yıllar sonra bile tanımlanabilirler.

kullanılmalıdır. Kimyasal maddelerin ve standardların gerektiğinde

ince

tabaka kromatografisi ve.UV spektrumları ile saflıkları kontrol edilmelidir. 3) Analiz niteliğinin güvenirliliği (quality assurance) : Analiz yapılacak numune ile birlikte çalışmalıdır. Negatif bilinen pozitif ve negatif kontrol numunelerle paralel, kontrol numunesi (blank: kör), analiz sırasında

kullanılan cam v.s. gibi malzeme ve reaktiflerden gelebilecek "yanlış pozitif sonucu" kontrol etmek için kullanılır. Şüpheli pozitif sonuç görüldüğünde kullanılan malzemenin kimyasal olarak temizliği tekrarlanmalı, reaktiflerin doğru hazırlanmış olması ve stabilitesi kontrol edilmelidir. Pozitif kontrol numunesi, analizi yapılacak madde ile hazırlanmış standardı içerir. Kantitatif testlerde yöntemin doğruluğu, tekrarlanabilirliği ve verimi araştırılmalıdır. Analizi yapılacak madde standardı ile beraber ve gerektiğinde yöntemin kontrolü için dış veya iç standartlar kullanılır. Kullanılan yöntemin duyarlığı (mg/1 veya |Jg/ml olarak), deteksiyon limiti (kullanılan cihaz ile

ilgili), ve seçiciliği ile ilgili parametreler de incelenerek, analiz sonucu verilecek raporda belirtilmelidir. 2.6. Analitik Bulguların Değerlendirilmesi Numunenin analizinden sonra toksikolog, bulgularını ve

konsantrasyonunu tayin ettiği maddenin ilgili kişinin üzerindeki fizyolojik ve davranış hakkında etkilerini yorumlamalıdır. yapmalı, Maddenin uygulama yolu ve dozu

değerlendirme

biyolojik

materyalde

saptanan

konsantrasyonun kişinin ölümü için yeterli olup olmayacağı davranışlarını değiştirerek ölümüne neden olup

veya kişinin cevabını

olmayacağı

vermelidir. Adli toksikoloğun çoğunlukla karşılaştığı en güç problem, analitik bulguların fizyolojik anlamını yorumlamaktır. Uygulama yolunun belirlenmesi için, toksikolog çeşitli biyolojik sıvı ve doku örneklerinde yaptığı analiz sonuçlarına bakmalıdır. Genel bir kural
14

olarak, zehir uygulama yerinde en yüksek konsantrasyonda bulunur. Bu nedenle zehirin gastrointestinal (GI) sistem ve karaciğerde daha yüksek konsantrasyonda bulunması oral yolla alımını; diğer organlara göre akciğerde daha yüksek konsantrasyonda bulunması ise inhalasyonla alındığını gösterir. Kokain, eroin ve fensiklidin gibi bağımlılık yapan maddeler çoğunlukla sigara ile içme şeklinde alınır. Bu durumda bu maddelerin kendileri yanında piroliz (yanma) ürünleri de inhalasyonla alınır. Bu maddelerin kendileri ile birlikte yanma ürünlerinin de idrar, diğer vücut sıvıları ve dokularında bulunması duman şeklinde alındığını gösterir. Örneğin duman şeklinde alman kokainin piroliz ürünü "crack" anhidrekgonin metilesteridir. Bu maddenin idrar veya diğer vücut sıvılarında ve kokainle birlikte yüksek miktarda bulunması, kokainin "sigara içme" şeklinde alındığını gösterir. Genel olarak, ilaçların ve ksenobiyotiklerin , kan serum veya plazma konsantrasyonları ile fizyolojik etkileri arasında bir korelasyon vardır.

Kimyasal maddelerin kandaki düzeyleri normal (ilaç durumunda terapötik), toksik ve letal olarak sınıflandırılabilirler. Ölüm durumunda kimyasal maddenin "postmortem kandaki"

konsantrasyonu değerlendirilir. Postmortem kan düzeyine, ilaçların alımı ile ölüm aramda geçen süre, postmortem değişimler, kanın alındığı bölge ve diğer farmakokinetik özellikler etki eder. Kalp kanı, femoral ven, thoracic aorta gibi değişik yerlerden alınan kan örneklerinde analizi yapılan maddenin konsantrasyonları arasında önemli farklar bulunabilir. Etil alkol, digoksin ve imipramin gibi maddelerle yapılan araştırmalarda bu farklılık (Poklis.A. 1996). Bu farklılıkların bilinmesi ölüm gösterilmiştir

nedeninin yorumunda

faydalı olur. Bu nedenle; toksikolojik analizin (özellikle adli olaylarda) değerlendirilmesinde farklı yerlerden alınan kan ve doku örnekleri ile

sonuçların birlikte incelenmesi gerekir.

15

Toksikolojik analiz sonucu bir rapor şeklinde hazırlanarak makama gönderilir. Adli toksikolojik analiz sonucu ile ilgili raporda: a) b) c) Otopsi yapılan kişiye ait genel bilgiler; Alınan numune çeşitleri ve miktarı ;

ilgili

Numunelere uygulanan izolasyon ve identifikasyon, kantitatif

analiz yöntemleri (yararlanılan literatür de belirtilir); d) Vücut sıvı ve dokularında saklanan madde miktarının ölüme imzası

neden olup olmayacağının yorumunu ve analizi yapan toksikologun bulunmalıdır.

Ölümle sonuçlanmayan akut zehirlenmelerde ve madde bağımlılığına yönelik toksikolojik analiz sonuçları da benzeri şekilde belirli rapor

örneklerine göre hazırlanır. 3. ZEHİRLERİN ARANMASI Akut zehirlenmelerde en önemli olay mümkün olan en kısa süre içinde zehirlenmeye neden olan maddenin identifıkasyonu ve gerektiğinde kantitatif analizinin yapılmasıdır. Kişinin kurtarılmasında, antidot ve diğer tedavinin yapılabilmesinde zehirlenme etkeninin belirlenmesi hayati önem taşır. BİYOLOJİK MATERYALDE DOĞRUDAN

Zehirlenmeye neden olabilecek maddelerin sınıfı ve sayısı çok çeşitlilik gösterir. Genelde zehirlenmeye neden olabilecek maddelerin sayısı en az 1500'ün üstündedir ve bunlardan 250-300 kadarı ile de sık zehirlenmeye rastlanmaktadır (Fazla bilgi için Vural,N. 1996 ve Ellenhom, M.J. 1997' ye bakınız). Bilinmeyen bir madde ile zehirlenmede, mümkün olan en kısa sürede zehirlenmenin mahiyeti hakkında bilgi toplamak gerekir. Bu nedenle mide muhtevası, idrar ve kanda önce doğrudan (direkt) ön denemeler yapılır. Daha sonra izolasyon ve destekleyici tarama testlerine geçilir.

16

3.1. Ön denemeler Zehirlenmeye neden olan maddenin identifikasyonıında yardımcı

olacak ve kısa zamanda sonuca ulaştıracak ön denemeler mide içeriği, idrar ve kan örneklerine uygulanır. Bu örneklerde yapılacak organoleptik öncelemeler (renk, koku), pH ve kimyasal testler aşağıda açıklanmıştır. kullanılan reaktiflerin hazırlanması kitabın sonunda verilmiştir. Numunenin kokusu : Karakteristik kokusu olan maddeler numuneye kendi spesifik kokularını verirler. Bu nedenle idrar ve mide içeriğinde bu kokular algılanabilir. Örneğin : a) Aromatik kokular > fenoller, krezoller; —> eter; > kloroform, aseton; —> siyanür; > turpentin; > nikotin; > alkol ve esterler; > kloralhidrat; Bu testlerde

Fenolik koku Eterli koku Tatlımsı koku Acı badem kokusu Menekşe kokusu Tütün kokusu Meyvemsi koku Armut kokusu

Ayakkabı cilası kokusu — > nitrobenzen;

ile ilgilidir. Bunun dışında hidrojen sülfür, karbon tetraklorür, benzen, piridin, naftalin, metil salisilat, formaldehit, anilin, merkaptanlar, amilnitrit. bromoform, iyodoform, vanilin gibi maddeler kendine özgü kokuları ile tanınırlar. b) Batıcı koku : Anorganik asitler, uçucu organik asitler ve

formaldehitle alınır. c) Sarımsak kokusu : Elementel beyaz fosfor ve arsenik (kakodil oksit deneyinden sonra) ile ilgilidir. d) Burunda aksırtıcı etki ve koku salisilik asit ve veratrin tarafından verilir.

17

M. asit ortamda anisindion. 18 . Örneğin: Potasyum permanganat : pembe. nitrobenzen. : yeşil. piruvik asit ve fenazopiridin ile görülür. eosin. viyole . efedrin ve pronestil sarı. pancar ve böğürtlen idrara pembe veya kırmızı renk verir. İlaç kapsülleri boyaları ile mide suyunu renklendirirler. fenitoin görülür. methemoglobin sarı kahverengi renk verir (Ellenhorn. : sarı. metronidazol. pamakin. okzalik asit ile siyah ve kahve telvesi şeklinde granüller görülür. biyolojik sıvıda a)Mide suyunun rengi : Anorganik tuzlar veya boyalar mide suyuna kendi renklerini verirler. 1997). metildopa. Asit idrarda anisidindion. brom sulfalein. fenasetin. b) İdrarda renklenme : İdrarda kahverengi siyah rengin bekleme ile şiddetlenmesi. ibuprofen. fenasetin. antrokinon laksatifleri. sekonal kırmızı. Kırmızı kahverengi klorokin. santonin. nembutal.S ve ark. Sülfirik asit. pirogallol. fenitoin.Numunenin rengi : Renkli bileşikler bulunduğu çözünerek. fenotiazinler. trinitrofoneller ile oluşur. Alkali idrarda ise bu renk. krezol. Bakır tuzları Nikel tuzları Kobalt tuzları Pikrik asit. porfirinler ve melanin ile görülür. rabarb. levodopa. Alkali antipirin. : pembe. ortamda iboprufen. maddelerle anilin boyaları. mavi. naftol. : parlak kırmızı renklenmeye neden olurlar. rezorsinol. delvinal turuncu renk verir. numuneyi boyarlar. antrakinon laksatifleri. fenoller. nitrik asit Merkurokrom : yeşil. parahidroksifen. Örneğin. Kırmızı veya pembe renk gibi aminopirin.

2. Ayrıca kloroform. idrara doğrudan uygulanan testler G l u k o z ve ketonlar " L a b s t ı x " testi v e y a F e h l i n g deneyi ile aranır. laktoz. Sarı kırmızı çökeleğin meydana gelmesi. salisilatlar. 1 ml Fehling reaktifi (Fehling I ve II karışımı) ile yarım saat kaynar su banyosunda bekletilir. mannoz) varlığını gösterir. fruktoz. trikloroetilen. Kullanılan malzeme ve reaktiflerin saflığını kontrol etmek için (yalnış pozitif kontrolü) kör (blank) deney yapılmalıdır. yeterli konsantrasyonda ve intaferans yapan maddelerin yokluğunda. uygun reaktiflerle karakteristik renk verirler. glukuronik asit. Renk reaksiyonları deney tüpünde. kan glukoz k o n s a n t r a s y o n u d a tayin edilerek aralarındaki k o r e l a s y o n araştırılır. Ancak aynı fonksiyonel grubu içerenler de reaksiyona girerler. Fehling deneyi : İdrarda glukoz ve ketonlar için Fehling deneyi de uygulanabilir: 1 ml idrar. Ayrıca aranacak madde standardı ile (yanlış kontrolü) parelel olarak renk testi uygulanmalıdır. 19 .3. morfin. çok değerli fenoller. küçük porselen kapsül ve tüplerde uygulanabilir. İdrarda g l u k o z m e v c u d i y e t i n d e . Biyolojik materyale doğrudan uygulanan testler Renk reaksiyonları : Bir çok ilaç ve zehirler. Kullanılan renk reaksiyonlarının bu özelliklerini ayırt etmek gerekir. serbest aldehit veya keton grubu olan bileşiklerin (glukoz. amigdalin. Bu testlerin bir kısmı pratik açıdan spesifiktir. kloralhidrat. Bu test ayrıca açlıkta veya diabetik ketozisde de pozitif çıkar. Keton için pozitif sonuç alınması durumunda aseton veya izopropilalkol ile zehirlenmeden şüphelenilir. " L a b s t i x " gibi u y g u n bir reaktifle e m p r e n y e edilerek hazırlanmış şeritler 10-15 saniye idrar içine daldırıldıktan sonra o k u n u r .

Etil alkol dışında diğer alkoller (metil alkol. bunun dışında fenol. Deney.mentol. 2 ml idrara. Uçucu indirgen bileşikler (alkol ve aldehitler) dikromat testi ile aranır : Deney tüpüne. Demir-3. Eğer idrarda %50 mg üstünde etil alkol varsa 10 saniyede . Soğukta salisilatlarla viyole renk oluşur. enol grubu içeren bileşiklerle : a) 1 dakika soğukta bekletme. b) sıcakta. (Tablo 2) 20 . a-naftil tioüre (ANTU) gibi bileşikler de Fehling. deneyine pozitif cevap verirler. izopropil alkol gibi) ve aldehitler de dikromatı indirgeyerek bu deneyle pozitif sonuç verirler. 2 damla %5 lik demir-3-klorür (ferri klorür: FeCh) çözeltisi damlatılır. c) 3 damla 2 N HCI ilavesinden sonra ısıtma ile aşağıdaki renkler elde edilir.klorür deneyi (genel) : Bir deney tüpünde. %75 mg alkol varsa 45 saniye içinde oda sıcaklığında yeşil renk meydana gelir. sıcakta yapılırsa (karışım kaynar su banyosunda en az 2 dakika bekletilirse) %20 mg alkolün tanınması mümkün olur. 1 ml idrara 1 ml %10 sodyum dikromat (%50 H 2 S 0 4 içinde) ilave edilir.

rezoısin Viyole Viyole Viyole Şahsilik asit ve salisilatlar. kahverengi Yeşil Beyaz çökelek Kırmızı Açıkkırmızı A ç ı k kırmızı Antipiıin Kırmızı. adrenalin. dilaudid gibi Mavi-viyole Kahverengi açık sarı Açık sarı Floroglusin.FeCl 3 testi ile renk veren kimyasal maddeler Çözelti veya çözeltinin rengi Oda ısısında 1 dakika sonra Renkler Mavi Mavi-viyole Kırmızı Kahverengi Açık Sarı Pirogallol Bir değerli fenoller (fenol. kahverengi A p o m o r f i n . morfin.Tablo 2. santonin Yeşil Kırmızı. pirazoller(piramidon. g u a j a k o l p-naftol Sıcakta 3 damla 2 N-HCI ilavesinden ve ısıtmadan sonra Renk veren maddeler Çökelek Kırmızı sarı Kırmızı sarı Ç ö z ü n m e olur B e n z o a t . novaljin. krezol. ftalat ve kafur Beyaz Mavi Mavi Viyole Mavi Mavi Ç ö z ü n m e olur Mavi Çözünür a-naftol Ferrosiyanür Gallik asit ve tuzlan 21 . kodein. veramon).

Bu nedenle CC14 zehirlenmesinden süphelenildiğinde. klorbutal. Ancak karbon tetraklorıir kısmen triklorometile metabolize olduğu için. Çünkü laboratuvar ortamının reaktiflerle kontamine olması pozitif sonuç verebilir. turuncu viyole ve maviye kadar giden bir renk değişimi görülür. Deney . kırmızı. 1 ml Forrest reaktifı ilave edilir. blank (kör) olarak seçilen idrar ve standart trikloroasetik asit çözeltisi ile (kontrol) paralel olarak yapılır. İmipramin. trikloroetanol. İmipiramin. Fenotiazin türevlerinden birinin mevcudiyetinde pembe. Fenotiazinler için FPN deneyi : 1 ml idrara 1 ml FPN reaktifi ilave edilir. Terapötik dozda alınan aspirin veya aminosalisilik asit pozitif sonuç verir. Primer aminler için anaftol-sodyum nitrit deneyi : Seyrettik hidroklorik asitle asitlendirilmiş 2 ml idrara. 3 damla %1 "Na N 0 2 ve 3 damla 22 . Viyole renk salisilat veya salisilamid varlığını gösterir. Karbon tetraklorüriin metabolitleri (triklorometil bileşikleri) Fujivvara testi ile pozitif sonuç verebilir.) Trikloro bileşikleri için Fujiwara deneyi : 1 ml idrara 1 ml %10 da kullanılır (özel NaOH ve 1 ml tekrar distillenmiş piridin ilave ederek 2 dakika kaynar su banyosunda tutulur. Hiçbir renk meydana gelmezse 2 ml idrar ilave edilir ve tekrar ısıtılır.Salisilat aranmasında destekleyici deney olarak Trinder testi uygulanır: 1 ml idrara 5 damla Trinder reaktifı (FeCI 3 . desipramin veya tripiramin olduğunda yeşil renk meydana gelir. salisilatların tayininde kantitatif amaçla bölüme bakınız. her zaman pozitif sonuç alınmayabilir. kloral. Piridin fazında pembe kırmızı rengin meydana gelmesi trikloro bileşiklerinin (kloroform. ayrıca hepatotoksisite testleri yapılmalıdır. tıikloroasetik asit) bulunduğunu gösterir. HgNO ? ve HCI ile hazırlanır) damlatılır. desipramin ve trimipramin için Forrest deneyi : 1 ml idrara. Trinder reaktifı.

5 ml idrara 0. Pozitif sonuç alındığında. 1 ml %10 hık krezol (su içinde hazırlanmış) ve 4 ml 2M amonyum hidroksit ilave edilir. Dikuat ile yeşil renk elde edilir. karışımın 2 damlasına 10 ml su. Etklorvinil için difenilamin testi : 2 ml idrar üstüne birkaç mg difenilamin sülfat serpilir. ancak parakuat da bulunabilir. Tüp eğilerek yandan 1 ml sülfirik asit ilave edilir. Zehirlenmenin şiddeti plazma-parakuat düzeyinin ölçülmesi ile desteklenir. parasetamol ve anilinin metabolitidir.1 lik sodyum ditionit çözeltisinden (1 M-sodyum hidroksit içinde) ilave edilir. Parasetamol için krezol-amonyak testi : 0. 23 . Mavi rengin belirmesi parakuatı gösterir. Mavi rengin oluşması parasetamol varlığını gösterir. Test çok duyarlıdır ve terapötik dozlarda da pozitif sonuç elde edilir.taze hazırlanmış %1 a-naftol %10 NaOH içine ilave edilir. Pembe rengin varlığı p-aminofenol varlığını gösterir. veya diğer primer amin içeren bileşiklerden birinin p-aminopenol fenasetin. Etklorvinil varlığında difenilamin kristalleri üzerinde kırmızı renk oluşur. Parakuatın alımından 4 saat sonra alınan idrar örneğinde de koyu mavi renk elde edilmesi iyileşmenin gerçekleşmediğini gösterir. Diğer bir tüpte. hemen parasetamol plazma düzeyi tayin edilmelidir. Parakuat ve dikuat için ditionit testi : 1 ml idrara taze hazırlanmış %0. Aşırı dozda alımından günlerce sonra ana madde ve konjuge metabolitleri tanımlanabilir.5 ml hidroklorik asit ilave edilir ve 100°C de 10 dakika kaynatılır. Bu test sperifıktir ve terapötik dozda da pozitif sonuç verecek duyarlıktadır.

2 damla örneğe 3 damla 2 M hidroklorik asit ve 1 damla %1 lik potasyum ferrisiyanür çözeltisi ilave edildiğinde oluşan mavi çökelek (Turnbull mavisi) ferro iyonunun mevcudiyetini gösterir. Trinder reaktifi ile pozitif sonuç verir. görünüş (bitki parçaları. ferrisiyanür çözeltisi yerine ferrosiyanür çözeltisi kullanılarak tekrarlanır. 10 dakika kaynatıldıktan sonra gerekirse süzülür. yemek artıkları.1 M sodyum hidroksitle nötralize edilir ve 3 damla Trinder reaktifi ilave edilir. nitrat ve nitritler) için difenilamin testi uygulanır. Viyole renk salisilat varlığını gösterir. yabancı madde kalıntıları) olarak incelenir. Hemen oluşan koyu mavi renk oksidan bir anyonun varlığını gösterir. Salisilatlar: Trinder testi ile aranır. Oksidan maddelerin (hipoklorit. bromat. pH'ı saptanır. pH'nın yüksek olması alkali alındığını gösterir. 24 . Bu durumda oluşacak koyu mavi çökelek (Berlin mavisi) ferri iyonunun varlığını gösterir. Aspirin hidroliz edildikten sonra. iyodat.Mide içeriğinde uygulanan ön deneyler Mide içeriği yukarda açıklandığı gibi önce koku. Özellikle oksidan anyonların diğer anyonlardan ayrılmasında kullanılan bir testtir. 2 damla numune mide içeriği süzüntüsü sülfırik asit içinde hazırlanan 1 ml %1 lik difenilamin çözeltisine ilave edilir. Süzüntü 0. Etlerde prezervatif olarak kullanılan nitrit ve nitratlar da (mide içeriğinde bulunabilecek etten kaynaklanan) pozitif reaksiyon verirler. Test. klorat. Ferro (Fe ++ ) ve ferrik (Fe +++ ) iyonlarının tanımlanmasında ferrosiyanür ve ferrisiyanür deneyi kullanılır. Açık mavi renk organik maddeden kaynaklanabilir ve bu nedenle göz önüne alınmamalıdır.1 M hidroklorik asit ilave edilir. renk. 2 ml numuneye 2 ml 0.

Destekleyici deney olarak spektroskopik incelemeler ile yapılır : Kan örneği 0. karboksihemoglobin (COHb) şeklinde aranır. Fenotiyazinler. Sonucun diğer deneylerle de desteklenmesi gerekir. Kan şekeri insülin. uçucu indirgen maddeler ve kolinesteraz inhibitörleri daha önce açıklanan yöntemlerle aranabilir.2 ml su (kör deney). imipramin grubu.2 ml mide içeriği süzüntüsü ilave edilerek 2 dakika bekletilir. hipoglisemik maddeler şeker ve alkolle düşer.01 M amonyum hidroklorürle 1:200 oranında seyreltilir. ikinci tüpe 0. Yöntemlerin ayrıntısı ilgili maddeler bölümünde açıklanacaktır. Kana doğrudan uygulanan testler Kanda glukoz ve üre tayini yapılır. Beraberinde deney normal kan ile tekrarlanır. Birinci tüpe 0. 2 tüp arasındaki renk farkı. Ayrıca parasetamol zehirlenmesinde oluşan karaciğer hasarının ilk döneminde de hipoglisemi görülür. Normal 25 . Kan örneği 0. etklorvinilj parakuat ve dikuat mide içeriği süzüntüsünde daha önce idrarda açıklanan testlerle aranır.Organik fosfat yapısındaki ve diğer kolinesteraz inhibitörleriniıı aranması : Kolinesteraz inhibisyonu reaksiyonuna dayanır. COHb sarı ve sarı-yeşil alanda (568 ve538 nm de) maksimum absorbans gösterir. Karbonmonoksit. 2 ayrı tüpe 3 ml ditiyobisnitrobenzoik asit çözeltisi 0. Amonyakla seyreltilen normal kanın rengi hemen sarıya dönerken %20 ve üstü oranda karboksihemoglobin içeren kan birkaç dakika dayanan pembe renk verir. organik fosfat esteri veya başka bir kolinesteraz inhibitörü varlığını gösterir. Bu yöntemler kantitatif amaçla da kullanır.01 M amonyak ile (1:20) oranında seyreltilir.1 ml %5 asetil tiyokolin iyodür ve 20 mikrolitre (|il) normal serum ilave edilir. Kanda (serum veya plazma) salisilatlar. trikloro bileşikleri.

Bakır levha veya bakır spiral tel üzerinde toplanan metal veya metal karışımlarının kesin tanımlanmaları. arsenik. böbrek veya idrar kullanılabilir. asit ortamda bakırdan daha soy metal veya ametal iyonlarının (cıva. kükürt) metalik hale geçerek bakır levha üzerinde toplanmasına dayanır. COHb bandlarının daha iyi görülmesi için numuneye indirgen (sodyum ditionit gibi ) bir madde ilave edilir. 25 g doku Waring blender veya benzeri bir 26 . selenyum. yıkılama işlemi gerekmeksizin. Kanda %40 ve üstünde COHb olduğunda OıHb ve COHb bandlar ayrılabilir. cıva.3. selenyum ve tellüryum gibi bakırdan daha soy metalik zehirler (metal ve ametaller) biyolojik materyalde izolasyon yapmadan doğrudan aranabilirler. bizmut.kanda oksihemoglobin ( 0 2 H b ) daha uzun dalga boyunda (576 ve 541 nm de) maksimum absorbans gösterir. aranması Bazı metalik zehirlerin biyolojik materyalde doğrudan Arsenik. Deneyin yapılışı : Biyolojik materyal olarak mide içeriği. idrar. antimon. Ön deneyler grubuna göre bu testler arasında en önemlisi Reinsch deneyidir. Reinsh Deneyi Reinsh deneyinin prensibi. bizmut. Bu durumda 0 2 H b bandı kaybolarak. telleryum. 555 nm de daha az şiddetle hemoglobin (Hb) den ileri gelen maksimum absorbans görülür ve COHb bandları daha belirgin olarak seçilir. gümüş. Gettler ve Kaye (1961) tarafından geliştirilmiş bir seri destekleyici deneylerle (confirmatory tests) gerçekleştirilir. Bu testler yarı kantitatif amaçla da kullanılabilir. 3. biyolojik madde (kan. Doğrudan doğruya. antimon. doku) kullanılabilir.

numunenin asit konsantrasyonu %2-8 arasında kalmalıdır. Numune olarak idrar kullanılacaksa 10 ml. Bir erlenmayer içine konulan biyolojik madde üzerine 3-5 ml konsantre hidroklorik asit (HCI) ilave edilir. 1 saat sonra bakır levha alınır ve distile su ile yakandıktan sonra levha. 20 |J.g civa. (bizmut 2 saat ister).homojenizatörde uygun bir miktar su ile masere edilir. 20 ja. metalik zehirin cinsi hakkında bize ön bilgi verir. ısıtma esnasında %10 HCI ilave edilerek.g antimon. Bakır üzerinde toplanmış maddenin rengi. Karışımın azalan hacmi. bizmut tanınabilir). Bakır levhayı tutmak için platin veya nikrom telden yararlanılır. tamamlanır. 5 H 2 0 . Distile su ile yıkanmış ve kurutulmuş bakır levha bu karışımın (kupröz iyodür : Cu 2 I2 ) 27 . Bakır levha üzerinde toplanan metallerin kesin identifıkasyonları (Destekleyici deneyler): Cıva aranması : Bir saat camına filtre kağıdı yerleştirilir ve sırası ile : 1-2 damla (100 ml suda 5 g potasyum iyodür ve 20g sodyum sülfit : KI+Na 2 S03 7 H 2 0 ile hazırlanan) çözeltiden ve 1-2 damla %5 bakır sülfat (5g C u S 0 4 .g arsenik. 1 cm 2 den daha büyük olmayan bir bakır levha kullanılır. organ içeriğinden ise 10 g alınır. 100 ml 1 N-HCI içinde çözülür) ilave edilir. Bakır levha (1:1) seyreltik HNO3 içine ve sonra distile su içine daldırılarak temizlenir. (Bu test ile 20 ml çözeltide bulunan 50 (a. Şöyle ki: Tel üzerindeki gümüşi bir renk : cıva (Hg) Parlak siyah renk : bizmut (Bi) Mat siyah renk : arsenik (As) Mor renk : antimon (Sb) olduğunu gösterir. Bakır levha biyolojik materyal ve asit ilave edilerek hazırlanan karışım içine daldırılır ve kaynar su banyosu üzerinde 1-2 saat ısıtılır. filtre kağıdı arasında bastırmadan kurutulur. 5 |J.

28 . 1 ini %20 lik H 2 S 0 4 . Fakat bu halde meydana gelen renk sarı-siyahtır ve renk daha geç meydana gelir. mantarın kenarındaki Cıva-2-klorür %5 lik (HgCl 2 ) veya gümüş nitrat ( A g N 0 3 ) ile emprenye edilmiş filtre kağıdında konsantrasyona bağlı olarak sarı. Cu 2 l2 ile reaksiyona girerek . bakır levhada ise antimon Gutzeit testi aranır. sarı kırmızı bir renk (kupröz merkurik iyodür) belirir. Bizmut varsa çözeltiye geçer. Saat camı ile kapatılır. Bizmut aranması : Hg aranmasından sonra bakır levha alınır bir tüpe konur.) Arsenik ve antimon aranması : Bakır levha 0. antimon mevcudiyetinde de pozitif sonuç verir. Gutzeit testi.5 lik HNO3 içinde çözülür. Bu nedenle çözeltide As. Üzerine 1 ml distile su. (Şekil la) Deney tüpünün içinde 1 ml yukarda hazırlanan KCN'lü çözelti (veya kalıntı olan bakır levha). turuncu. 1 ml %15'lik nitrik asit (HNO3 ) konarak karışım 5 dakika çalkalanır. 1 ml kinin-Ki reaktifi (1 g kinin sülfat. As çözeltiye geçer. Çözelti diğer bir tüpe aktarılır. Arsenik varsa. antimon ile meydana gelen renk kaybolduğu halde arsenik ile meydana gelen renk sabit kalır. Üzerine sırası ile İmi %5 lik sodyum sülfıt. 1-2 damla kalay klorür (SnCL) ilave edilir ve tüpün ağzı sıkıca bir mantar tıpa ile kapatılır. (kinin-bizmutiyodür. 1 saat bekletilir.5 ml %10 (KCN) ile çalkalanır. Bakır levha üzerindeki birikinti cıva ise. kahverengi ve siyah renge kadar değişen renk tonları (AgNOj ile siyah) görülür. 100 ml %0. Bizmut olduğunda turuncu renk oluşur. Ayrıca konsantre HCI dumanları ile temasta. Gutzeit Deneyi 1) Gutzeit deneyi en basit şekli ile bir tüp içinde yapılır. (çözünmesi sağlanır). 1-2 saf granül çinko. 2 g Kİ ilave edilir.üzerine konur.

Vural. zehirleri uygulanan izolasyon tekniklerine göre başlıca beş sınıfta toplanır: a) Uçucu zehirler : Biyolojik maddeden distilasyon veya difüzyon yolu ile ayrılırlar. benzen gibi organik çözücüler). d) Toksik anyonlar : Biyolojik ortamdan dializ veya iyon değiştirme (ionexchange) teknikleri ile ayrılırlar (klorat. 15 ml %10 luk sülfirik ve 5 g arsenik içermeyen çinko granül ilave edilir. Güley.. iyon çifti oluşturma gibi yöntemlerin uygulanması gereken maddeleri kapsar (pestisitler. tırnak gibi biyolojik materyal (asit dijestiyon çözeltisi) de kullanılabilir. izolasyonları Bilindiği gibi distilasyon sıvı bir maddevi. 1961.organik maddeleri yıkılanmış idrar. pamuk Zehirlerin izolasyon yöntemlerine göre sınıflandırılmaları Analitik amaçla bir çok toksikologlar. kaynama noktasına kadar Uçucu zehirlerin biyolojik materyalden distilasyonla . proteinler.Gutzeit deneyinde. e) Çeşitli zehirler : (Özel olarak aranması gerekenler): Yukarıdaki izolasyon teknikleri ile aranamayan ve her biri için özel ektraksiyon işlemleri. kurşun asetatlı tarafından tutulur. %95 lik alkolde %5 konsantrasyonda hazırlanan cıva-2 bromür ile 2 dakika emperenye edilmiş) yerleştirilir. Kanatların ölçüsü ve şekli şekil l b de gösterilmiştir.. b) Uçucu olmayan organik zehirler : Biyolojik ortamdan sıvı ekstraksiyon yöntemi ile izole edilirler (barbitüratlar. Bu amaçla Şekil lb deki aparey kullanılır. N. 4. c) Metalik zehirler: Biyolojik maddeden kuru veya yaş külleştirme (oksidasyon) işlemi ile ayrılırlar (kurşun. Safsızlık olarak bulunabilecek kükürtlü hidrojen. Bu tüpün üstüne hazır olarak sağlanan veya yaptırılabilen kanatlar yerleştirilir. Şekil lb de görülen erlenmayenin ağzına lastik bir tıpa ile yerleştirilen kurutma tüpüne kurşun asetat ile nemlendirilmiş pamuk konur. saç. Hidrojen ve arsin gazlarının açığa çıkması için 30 dakika (gerektiğinde 1 saat) bekletilir. (CO. iyon değiştirme. kadmiyum. Erlenmayer içine. Standart arsenik çözeltisi ile hazırlanan renk skalası ile karşılaştırılarak test yan kantitatif olarak da kullanılabilir. alkaloidler. fosfat. Bu kanatlar arasına cıva2 bromür (merküric bromür) ile emprenye edilmiş kuru filtre kağıdı (Whatman no:40 yuvarlak filtre kağıdı. siyanür gibi gazlar ve alkoller. cıva gibi). kan. S. M. Reinsch testi uygulanmış bakır levha veya yıkılama uygulanmış biyolojik materyalin asit dijestiyon çözeltisinden 20 ml konur. Reaksiyon sonucu arsin HgBr 2 ile emprenye edilmiş filtre kağıdında konsantrasyona bağlı olarak sarıdan kahverengiye kadar değişen renk verir. 5 |ig arsenik detekte edilebilir.1. 1975) 2) Gutzeit deneyi: As için yarı kantitatif olarak da uygulanabilir. glikozitler gibi). Reinsch testi uygulanan bakır levha kullanılabildiği gibi.. tiosiyanat gibi). (yıkılama ve külleştirme için bakınız: Kaya. birçok ilaçlar).

Kaynama noktası 100° altında olan önemli uçucu zehirlere örnek olarak: Eter. etil bromür. 30 yavaş distile edilir.Basit (a) ve modifiye (b) Gutzeit apareyi 4. Analitik toksikolojide. Genellikle kaynama noktaları suyunkinden oldukça yüksek olan maddelerin içine su buharı yollandığı zaman. kuvvetli bir su . aseton. Bu maddelerin analizleri için değişik analitik kimya ve fizikokimyasal tekniklerden yararlanılmaktadır. SnCI 2 a b Şekil 1.I E E Û I (I G E U İ ) S L NT N MRUC BO D ECR RMC I I S NI IE « E . benzen. ZEHİRLERİN BİYOLOJİK M A T E R Y A L D E N TEKNİKLERİ İZOLASYON Toksikolojik analizlerde. Bu şekilde soğutucudan geçerek buz içinde soğutulan toplama kabında distilat toplanır.SD VW (W U I S ASM LD İ E E T O N SE BE ) I T % 5 HgCl 2 İle emprenye kağıt ED V W N I E VlO0L U VW B. metil alkol. bu maddeler o sıcaklıktaki buharlaşma basıncı oranında buharlaşır. Numune "B" balonuna 1/3 ünü geçmeyecek şekilde konur ve gelen su buharını yoğunlaşmaması için önceden balon " B " ısıtılır. Bir gaz akımı ile buhar sıvı üzerinden uzaklaştırılırsa. Su buharı distilasyonu ile ayırma : Her sıvı maddenin sıcaklık derecesine bağlı olarak belirli bir buhar basıncı vardır. çok sayıda çeşitli kimyasal maddelerin (2000 üstünde) aranması gerekmektedir. izopropil alkol. Balona uygun bir soğutucu bağlandıktan ve önüne toplama kabı (C) yerleştirildikten sonra. o madde tekrar dengeyi sağlamak için buharlaşır. etilen klorür. Sonra bu buharlar. Uygulamada bu amaçla su buharı kullanılır. petrol eteri. Bu distilat uçucu zehirlerin aranması için kullanılır. Bilinmeyen veya şüpheli bir zehir önce bu genel izolasyon yöntem ve tekniklerine göre ayrıldıktan sonra. kloroform. Şekil (2) de su buharı distilasyonu apareyi görülmektedir. trikloroetilen verilebilir. su buharı ile birlikte soğutucudan geçerek yoğunlaşırlar. etil alkol. zehirler bu ayırma yöntemlerine sınıflandırılmıştır. Çoğunlukla aranılan zehirli madde çok az miktarda (miligram ve hatta mikrogram düzeyinde) olduğundan öncelikle bunların bulunduğu ortamdan ayrılması ve saflandırması için kullanılacak izolasyon yöntemleri çok göre önemlidir. E S 2D P K T C TO UR6 AE OT f I PEM TO t * T LA AEAC WH EO CTT I Numune % 20 H 2 S 0 4 ve Zn. nitel ve nicel analizleri yapılır.

) 100°C altında kullanır. kaynama noktasına kadar ısıtarak buhar haline getirmek ve bu buharı yoğunlaştırarak ayrı bir kapta toplamaktır. iyon çifti oluşturma gibi yöntemlerin uygulanması gereken maddeleri kapsar (pestisitler. iyon değiştirme. b) Uçucu olmayan organik zehirler : Biyolojik ortamdan sıvı ekstraksiyon yöntemi ile izole edilirler (barbitüratlar. kadmiyum.n. alkaloidler. zehirlerin ayrılmaları: Bunun için normal distilasyon apareyi Distilasyon balonuna bir miktar mide içeriği. Uçucu zehirlerin distilasyonu. 4. tiosiyanat gibi). benzen gibi organik çözücüler). birçok ilaçlar). zehirleri uygulanan izolasyon tekniklerine göre başlıca beş sınıfta toplanır: a) Uçucu zehirler : Biyolojik maddeden distilasyon veya difüzyon yolu ile ayrılırlar. d) Toksik anyonlar : Biyolojik ortamdan dializ veya iyon değiştirme (ionexchange) teknikleri ile ayrılırlar (klorat. cıva gibi).Zehirlerin izolasyon yöntemlerine göre sınıflandırılmaları Analitik amaçla bir çok toksikologlar. c) Metalik zehirler: Biyolojik maddeden kuru veya yaş kütleştirme (oksidasyon) işlemi ile ayrılırlar (kurşun. glikozitler gibi). kusmuk. kaynama noktası ve su buharı ile sürüklenmelerine göre 2 şekilde yapılmaktadır. e) Çeşitli zehirler : (Özel olarak aranması gerekenler): Yukarıdaki izolasyon teknikleri ile aranamayan ve her biri için özel ektraksiyon işlemleri. fosfat. siyanür gibi gazlar ve alkoller. Uçucu zehirlerin biyolojik materyalden distilasyonla izolasyonları Bilindiği gibi distilasyon sıvı bir maddeyi. idrar veya kan gibi 31 . (CO. proteinler. Normal distilasyonla kaynama noktaları (k.1.

Balona uygun bir soğutucu bağlandıktan ve önüne toplama kabı (C) yerleştirildikten sonra. Genellikle kaynama noktaları suyunkinden oldukça yüksek olan maddelerin içine su buharı yollandığı zaman. Sonra bu buharlar. izopropil alkol. kuvvetli bir su buharı akımı (A) balon içinde geçirilmeye başlanır. Distilasyona soğutucudan akan damlalar berrak oluncaya kadar devam edilir. etil bromür. bu maddeler o sıcaklıktaki buharlaşma basıncı oranında buharlaşır. Numune "B" balonuna 1/3 ünü geçmeyecek şekilde konur ve gelen su buharını yoğunlaşmaması için önceden balon " B " ısıtılır. Bir gaz akımı ile buhar sıvı üzerinden uzaklaştırılırsa.incelenecek örnek konur ve kaynar su banyosunda veya bek alevinde yavaş yavaş distile edilir. Uygulamada bu amaçla su buharı kullanılır. aseton. etilen klorür. kloroform. benzen. Bu distilat uçucu zehirlerin aranması için kullanılır. Şekil (2) de su buharı distilasyonu apareyi görülmektedir. 32 . Toplama kabı buz içinde soğutulur. Bu şekilde soğutucudan geçerek buz içinde soğutulan toplama kabında distilat toplanır. o madde tekrar dengeyi sağlamak için buharlaşır. metil alkol. etil alkol. trikloroetilen verilebilir. petrol eteri. Su buharı distilasyonu ile ayırma : Her sıvı maddenin sıcaklık derecesine bağlı olarak belirli bir buhar basıncı vardır. su buharı ile birlikte soğutucudan geçerek yoğunlaşırlar. Kaynama noktası 100° altında olan önemli uçucu zehirlere örnek olarak: Eter.

nofrol Nikotin Nitrobenzen Paraldehit Piridin Salisilik asit ve esterleri Siyanür Tribromoetanol Timol Toluen Esansiyel yağlar Eter Fenoller Formaldehit Fosfor (sarı) 33 .Tablo-2 Aldehitler Alkoller Aseton Benzen Benzin Benzoik asit Su buharı ile uçan zehirler Fuzel Yağları Guayakol İyodoform Kafur Karbon tetraklorür Karbon sülfür Kloral hidrat Kloroform Koniin Krezoller Kroton yağı Ksilen a .ve P.

benzen. keton gibi özelliği veren grupların tanıma reaksiyonları ile distilattaki maddenin kimyasal sınıfını tayin etmek mümkündür. CS 2 gibi) b) Distilatın reaksiyonu kontrol edilir (Turnusol kağıdı ile asit veya kalevi özelliği araştırılır). Sonra %10 tartarik asit veya seyreltik sülfirik asitle pH 5'e getirilir ve 50 ml distilat toplanacak şekilde su buharı ile distile edilir. nikotin. Bu ön denemeler için çok çeşitli reaksiyonları yapmak mümkünse de. Bu reaksiyonlar ya renkli bileşiklerin oluşumuna (kromotropik asit. izonitril deneyi gibi) veya çökelek (karekteristik renkte) oluşmasına (ksentogenat deniyi gibi) dayanmaktadır. kloral. c) Distilatta kimyasal ön denemeler yapılır. 34 . amfetamin. Bunun için analiz maddesinin 1/6 sı balona konur. en uygun olan fonksiyonel gruplara dayanarak yapılan genel deneylerdir. 2) Kalevi ortamda su buharı ile uçan zehirler : Numune seyreltik NaOH veya katı magnezyum oksit (MgO) ile pH 8 olarak şekilde kalevilendirilir.Su buharı ile uçan zehirleri. Organik bileşiğe alkol. Anilin. Fujivvara deneyleri gibi). hidrat. aldehit. aşağıdaki şekilde aranır: a) Distilatın kokusu kontrol edilir. Bir çok bileşikler karakteristik kokusu ile tanımlanabilir (fenol. karekteristik koku oluşmasına (iyodoform deneyi. kloroform (kloral hidrat kalevi ortamda kloroforma dönüşerek distile olur). koniin alkali ortamda distile olurlar. Distilatta uçucu zehirlerin aranması : Elde edilen distilatta uçucu zehirler. Eğer numune asit ise önce doymuş sodyum bikarbonat çözeltisi ile nötralleştirilir. distilasyon ortamına göre ayırabiliriz: ikiye 1) Asit ortamda su buharı ile uçan zehirler : Asit veya nötral yapıdaki uçucu bileşikler asit ortamda su buharı ile uçarlar.

d) Genel fonksiyonel grubu belirlenmiş maddeyi. uçucu olmayan organik zehirlere de uygulanan bu genel ve ayırt edici özel reaksiyonlar tablo 4'de gösterilmiştir. difüzyon ve iç odacıktaki absorpsiyon olayı devam eder. uçucu maddenin çözündüğü çözelti bir mikro tüpe alınarak kalitatif ve kantitatif analizini yapmak mümkündür. (Şekil 3) Bu yöntemle ayrıca uçucu zehirlerin identifıkasyonu ve kantitatif analizi de yapılabilir. Bu şekilde sistemde bozulan buhar basıncı dengesinin sağlanması için biyolojik materyaldeki uçucu zehir bitinceye kadar. Bu deneylerin bir kısmı daha önce "biyolojik sıvılara doğrudan uygulanan deneyler kısmında da açıklanmıştır. Uçucu zehirlerin mikrodifüzyon yöntemi ile izolasyonları Az miktarda uçucu zehirlerin dokulardan izole edilmesinde kullanılan diğer bir teknik mikrodifüzyon yöntemidir. Uçucu organik zehirlerden başka.2. Böylece biyolojik maddedeki uçucu bileşiğin saf bir çözücü içine aktarılması yani izole edilmesi mümkün olur. bu kapalı sistemde difüzyona uğrayarak iç odacıktaki çözücü içinde çözünür. Deneylerin yapılışı zehirlerin özel aranmaları bölümünde açaklanmıştır. İç odacığa ilave edilen uygun bir reaktifle uçucu bileşiğin tanınması iç odacıkta yapılabildiği gibi. buharlaşma. Prensip : Kapalı bir sistemde analizi yapılacak biyolojik materyal ve bu örnekten uçucu zehiri açığa çıkaracak reaktif (liberating agent) dış odacıkta ve serbest hale geçen uçucu zehiri tutan çözücü (absorban) ise iç odacıkta bulunur. hem kendi grubu içinde hangi bileşik olduğunu ve hem de yukarıdaki ilk bulguların sonuçlarını kesinleştirmek için özel reaksiyonlar tatbik edilir. 35 . İlk kez Feldstein ve Klendshoj tarafından uygulanan bu teknik için Comvay'in mikrodifüzyon düzeneği kullanılmaktadır. Oda sıcaklığı veya 37°C de dış odacıkta buhar veya gaz haline geçen uçucu zehir. 4.

dulsin gibi) Fenol ve fenol türevleri. rezorsin gibi) Polihalojenik bileşikler (kloroform. Aldehitler. primer alkoller Etil alkol. anestezin. aldehitler. kloroform. primer aminler ve hidrolizle bu bileşikleri verenler Anilin ve hidrolizle anilin veren bileşikler (asetanilid. indol. metil alkol (oksitlendikten sonra) Aktif metilen grubu olan bileşikler (ketonlar. asetil aseton. kloroform. trikloroasetik asit gibi) Klorlu hidrokarbonlar. asetaldehit.Tablo 4. sülfonamid.Renk reaksiyonu b. novakain. piramidon. aseton. ferrosiyanür) Fenoller (serbest ve p-substitüe fenoller) Aromatik primer aminler (anilin ve hidrolizle anilin veren bileşikler) C S 2 . pirol. tiyosülfat. pirimer ve sekonder alkoller. amonyak ve amonyum tuzları. kloralhidrat Aldehitler ve alkoller (oksitlendikten sonra) Formaldehit. laktik asit Siyanürler Siyanür ve pikrik asit Uygulandığı gruplar Alkoller. İndirgenme Schiff reaktifı ile renk reaksiyonu Kromotropik asit deneyi Legal deneyi (pentasiyano nitrozo demir-3 ile) Fujivvara reaksiyonu (piridin+NaOH+ısı) İzonitril reaksiyonu (Anilin+NaOH+ısı) İndofenol reakisyonu (Fenol+Oksijen veya nitröz asitle) Demir-3-klorürle Küçük moleküllü aminler. doymamış hidrobarbonlar Aldehitler. enol grubu veren maddeler (asetil aseton. kloralhidrat Millon reaksiyonu (Metalik cıva+HN0 3 ile nitrolama) Diazo reaksiyonu Ksentogenat reaksiyonu (ROH+CS 2 +KOH) lyodoform reaksiyonu (Etil alkol+iyot+NaOH) Prusya mavisi oluşması Guignard deneyi (izopurpurat oluşması) 36 .Distilasyonu ile izole edilen uçucu zehirlerinn grup reaksiyonları: Genel reaksiyonlar Asit ortamda kromatla oksitleme Fehling çözeltisinin indirgenmesi Nesslereaktifı ile: a. fenasetin.

uçucu zehirin aranacağı biyolojik materyal ilave edilir.Conway mikrodifüzyon apareyi : Mikrodifüzyon yöntemini ilk defa Convvay . Bu amaçla geliştirdiği apareye "Convvay mikrodifüzyon cihazı" adını vermiştir. biyolojik materyalde amonyak tayini için uygulamıştır. idrar veya 37 . porselen veya polietilen iki odacıkla.40 mm w 10 miflj Enine kesit Şekil 3. a) Conway mikrodifüzyon cihazının dış odacığına. dışa sızıntı vermeyen kenarları traşlı bir kapaktan meydana gelmiştir.Conway mikrodifüzyon apareyi. Deneyin Yapılışı : Şekil 4'de görüldüğü gibi Convvay mikrodifüzyon apareyi petri kutusuna benzeyen cam. Genellikle 2-5 ml kan. Genel olarak uygulama aşağıdaki şekilde yapılır: üstten görünüş 70 mm .

Aynı yere uçucu zehri serbest hale geçirecek reaktiften 1 ml ilave edilir. Tablo 5'de. b) İç odacığa ise bu uçucu zehri aborbe edecek ve renk reaksiyonu verecek olan reaktiflerden 2'şer ml ilave edilir.> Siyah % l O N a O H FeS0 4 +HCl—»mavi i 1 ml saf toluen 1 ml % 30 N a O H + saf piridin—»kırmızı Zehiri açığa reaktifler % İOH2SO4 % İOH2SO4 Ansties reaktifi—»Yeşil (K2Cr204+H2S04) Kromotıopik asit—»viyole % l O N a O H Folin-fenolftalein—»mavi HNO3 % 5 AgN0 3 —»kahverengi i % 10 A m o n y u m molibdat+ ısı—» sarı i Sülfür % İOH 2 SO 4 % lONaOH a)% 10 Pb a s e t a t ^ s i y a h i b)% 10 Cd asetat—» sarı i 38 . dokularla çalışırken 37°C de 3 saat beklemek yeterlidir. Genellikle kan ile çalışırken oda sıcaklığında 2 saat.C o n w a y mikrodifüzyon apareyinde uçucu zehirlerin aranması DIŞ O D A C I K Aranacak Zehir CO Siyanür Klorlu hidrokarbonlar Alkoller (etil-metil-. çeşitli uçucu zehirlerin Conway mikrodifüzyon cihazı ile aranmasında kullanılan reaktifler gösterilmiştir.homojenize organ numunesi konur. Tablo 5. izopropil-) Metil alkol Fenoller Fosfür Doymuş N a 2 C 0 3 % İOH2SO4 Doymuş N a 2 C 0 3 H 2 SO 4 Doymuş N a 2 C 0 3 — - İÇ O D A C I K çıkaran A b s o r b a n reaktifler R e n k reaktifleri ve sonuç P d C l 2 . c) Bu işlemlerden sonra apareyin ağzı derhal kapatılır ve diftizyon için bekletilir.

Bu grupta kaynama noktaları yüksek sıvı ve katı haldeki maddeler örneğin tıbbı ilaçlar. pestisitler. idrar ve mide içeriği gibi örneklere ekstraksiyon işlemleri doğrudan uygulanır. Ekstraksiyon koşullarına göre organik zehirler. çevre kirleticileri. Akut zehirlenmelerde.3. Doku homojenatlarına ön işlem olarak çok eski bir yöntem olan Stas-otto. biyolojik materyal olarak kullanılan kan. karaciğer ve diğer doku örneklerine doğrudan ekstraksiyon uygulanamaz. Daha sonra bu yöntem Otto tarafından modifîye edilerek "StasOtto" yöntemi olarak literatüre geçmiştir. Ancak ölüm halinde. Sulu fazın hazırlanması için kullanılan toksikolojik yöntemlerin çoğunun dayandığı prensip. lipit. Bu amaçla kullanılan yöntemlerin en eskisi ilk kez Stas (1850) tarafından postmortem dokudan nikotini izole etmek için geliştirilen "Stas" yöntemidir. endüstriyel maddeler bulunur. çok daha yeni bir teknik olan enzim dijestiyon yöntemi uygulanır. doğal kaynaklı zehirler. Uçucu olmayan organik zehirlerin ekstraksiyonla biyolojik materyalden izolasyonları Uçucu olmayan organik maddeler. analitik ve forensik toksikologların ilgilendiği en büyük grubu (hemen tüm maddelerin %90'ı) oluşturur. bağımlılık yapan maddeler.4.boya gibi maddeleri uygun çözücü ve işlemlerle dayanmaktadır. Klasik bir yöntem olan Stas-Otto tekniği ile alkaloidlerin ve diğer organik zehirlerin dokulardan izolasyonu uzun ve yorucu bir çalışma gerektirdiği ve ayrıca yabancı tamamen uzaklaştırılmaması maddelerin uzaklaştırmağa nedeniyle daha sonraki araştırıcılar tarafından 39 . katı-sıvı gibi fraksiyonlu ekstraksiyon yöntemleri kullanılır. biyolojik maddenin ihtiva ettiği protein. Bu yöntemlerin prensibi kısaca aşağıda açıklanmıştır. tekrar alt sınıflara ayrılır. selüloz. Bu maddelerin biyolojik materyalden izolasyonlarında sıvı-sıvı.

Eğer kalıntı halen yapışkan görünümde ise o zaman sıcak alkolle aynı işleme devam edilir. Dekante edilen süzüntüler birleştirilerek uçurulur. Elde edilen bu kalıntılar birkaç damla sülfırik asitle asitlendirilmiş 100 ml su ile ekstrakte edilir ve mümkünse bir gece bekletilir.modifiye edilmiştir. küçük porsiyonlar halinde ilave edilerek karıştırılır. Stas-Otto-Ogler. 100 ml sıcak etanol ilavesiyle şurup kıvamında bir çözelti elde edilir. Karışım su banyosunda bir saat bekletilir. çeşitli organik zehirlerin asit veya kalevi ortamdaki çözünürlükleri ile birlikte seçici çözünürlükleri de göz önünde tutulmuştur. Bu tekniklerde. Aksi halde bir erlenmayer içinde asitli su ile I saaat çalkalanır. 400 ml etil alkol ile blenderde homojenize edilir. İki ekstrakt soğutulduktan sonra 4 0 . tartarik asitle asitlendirilir. sıcaklık 60°C altında tutulmalıdır. Aynı işlem bir kere daha kalıntıya etil alkol ilave edilerek tekrar edilir. Daubney-Nikolls'un yöntemleri bu prensiplere göre geliştirilmiştir. Daha iyisi karışım bir gece bekletilmelidir. Elde edilen ekstrakt dekante edilir. Geniş ağızlı bir kapsül içinde birleştirilen süzüntüler hafif sıcak hava akımında su banyosu üzerinde uçurulur (vakumda distilasyon tercih edilir). (Doku+etil alkol) karışımı soğutularak süzülür. Bu yöntem halen ülkemizde Adli Tıp Kurumunun toksikoloji laboratuvarlarında kullanılmaktadır. Aşağıda uygulama alanı geniş ve yüz yıldan daha fazla bir zamandan beri kullanılmakta olan modifiye Stas-Otto tekniği açıklanmıştır. Umberger. Feldstein-Klendshoj. Isıya dayanıksız alkaloidler olma ihtimali varsa. 100 ml sıcak etil alkol. Eğer bakiye yağlı ise sulu ekstrakt dekante edildikten sonra 100 ml asitli su ile ekstraksiyon tekrarlanır. Sonuçta granül halde kuru bir kalıntı kalır. Modifiye Stas-Otto Yöntemi : 200 g dondurulmuş ve kıyılmış (homojenize edilmiş) doku.

Bunun dışında etil asetat. nötral veya amfoter özelliği). Biyolojik materyalden ön işlemlerle (Stas-Otto veya modifıye metodları) elde edilen ekstrakt veya kan. uçucu organik çözücü fazına geçirilebilirler. siklohekzan da koşullara göre kullanılabilir. Sulu fazda çözünmüş bir çok maddeler içinden.birleştirilir ve süzülür (pilili Whatman No 1 filtre kağıdından). o maddenin kimyasal yapısına bağlı olarak pKa değerine göre değişir. organik çözücüde çözünebilme özelliği. baz. kalevi yapıdaki maddeler ise alkali ortamda serbest organik molekül (noniyonize) halde bulunurlar: 41 . petrol eteri. idrar. bütil alkol. Böylece elde edilen süzüntü ikinci kademedeki fraksiyonlu ekstraksiyon için hazırlanmış olur. Sulu fazda bir maddenin iyonlaşma derecesi. uygun ortam ve çözücü seçimiyle arayacağımız organik zehri organik faza alarak saflandırmak mümkün olur. olmayan organik zehirlerin ekstraksiyonunda 2 faktör rol oynar : a) Organik maddelerin kimyasal yapısı (asit. Ekstraksiyonla İzolasyon Bilindiği gibi ekstraksiyon sulu fazda çözünmüş bir maddenin. izopropil alkol. su ile karışmayan organik bir çözücüye çalkalayarak bu organik faza geçirilmesi işlemidir. iyonize halde olmayan Bu organik nedenle maddeler. b) İyonlaşmamış halde olan organik maddenin. mide içeriği gibi sıvılardan ekstraksiyonla organik zehirler ayrılabilir. Buna göre asit karakterdeki maddeler asit ortamda. Prensip olarak. Çözücü olarak en çok eter veya kloroform kullanılır.

RCHoCOOH + H 2 0 R-NH 2 + H z O A A RCH. fenil butazon. organik bazlar.5) çözünmezler. sulu sodyum bikarbonatla (NaHC0 3 . (A 2 fraksiyonu) Barbitüratlar. parasetamol örnek verilebilir. A) Asit ortamda ekstrakte edilebilen zehirler (Organik asitler ve nötral maddeler): Bu maddeler asitli sulu ortamdan (pH 2) eter veya kloroformla ekstrakte edilebilirler. pH 7. p-amino benzoik asit. organik nötral maddeler ve organik amfoterik maddeler. sakkarin. Organik kuvvetli asitler. eter veya kloroform fazından daha kuvvetli kalevi ortamda (NaOH li ortamda) sulu faza geçerler. zayıf asit veya nötral özellikte olabilir. a 2 ) Zayıf asitler : Bu grup maddeler ise. organik faza geçebildiği ekstraksiyon koşullarına göre 5 sınıfta toplamak mümkündür. (Aı fraksiyonu) Asetil salisilik asit. Asit ortamdan organik çözücüye geçen organik maddeler kuvvetli asit. çinkofen (cinchophen) sitrik asit. Uçucu olmayan zehirlerin ekstraksiyon koşullarına göre pH sına bağımlı olmaksızın çoğunlukla iyonlaşmamış sınıflandırılmaları Uçucu olmayan organik zehirleri. 42 .5) ile ekstrakte edilebilirler. salisilik asit. çünkü ortamın şekildedirler. O halde bu grubu 3 alt sınıfta toplayabiliriz : aO Kuvvetli asitler : asitli ortamda eter veya kloroform fazına geçen bu maddeler. NaHCOı çözeltisinde (pH 7.CO + [H 3 0] + [RNH 3 ] + + OH Nötral maddeler ise asit veya kalevi ortamda organik faza geçebilirler. organik zayıf asitler. sulfisoksazol (sulfisoxazole) örnek verilebilir. glutetimid. okzalik asit.

43 .Fraksiyonlu ekstraksiyonla organik zehirlerin ayrılması.GC.5 ayarlanır. kan veya serum. sıvı doku ekstraktı) U pH 3'e ayarlanır (kuvvetli asit ortam) li Organik çözücü ile (eter veya kloroform) ekstraksiyon Organik çözücü fazı Asit ve nötral maddeler NaHCOj çözeltisi ile ekstraksiyon f I U 1 Sulu faz Bazlar ve amfoter maddeler pH 8'de organik çözücü ile ekstraksiyon I Sulu faz Kuvvetli asitler (A.5-9.GC. i Organik çözücü ile ile ekstraksiyon 1 Organik faz amfoter maddeler (D) fraksiyonu (TLC. mide içeriği.GC ve GC/MS'de incelenir) 1 1 PH 8. Şekil 4.GC/MS de incelenir.GC/MS'de incelenir) hidroliz Sulu faz Amfoter maddeler NaOH ile ekstraksiyonu 1 pH 3'de HC1 ile hidroliz Sulu faz Zayıf asitler (A2 fraksiyonu) (UV'de incelenir) Organik faz Nötral maddeler (C) fraksiyonu (İTK.Numune (idrar. fraksiyonu) (UV'de incelenir) Organik faz zayıf asitler Organik faz Bazlar (B) fraksiyonu) (ITK.

Dokulardan zehirlerin izolasyonunda kullanılan Stas-Otto ve ekstraksiyon yöntemi. mebrobamat.9. A n c a k ö l ü m l e s o n u ç l a n a n olaylarda k a r a c i ğ e r gibi d o k u örnekleri de analiz için kullanılır. Bir çok alkaloidler. 4.5 . antipirin. pH 8. imipramin. Enzim yıkılama yöntemi ile organik zehirlerin izolasyon ve ayrılmaları Adli t o k s i k o l o j i d e . kafein. p o s t m o r t e m m i d e içeriği. Bu maddeler.a 3 ) Hidrofob nötral maddeler : Asit eterde çözünen maddeler. kinin gibi azotlu bazlar bu gruba girerler. idrar ve mide sıvısına uygulanan fraksiyonlu ekstraksiyon şeması ( sistemik ekstraksiyon ) gösterilmiştir. sulu fazın konsantre HCI ile ısıtılmasından sonra.(C fraksiyonu) Asetaniliid. amfetamin. Şekil 4'de kan. kafein. k a n v e idrardan toksik m a d d e l e r y u k a r ı d a a ç ı k l a n a n e k s t r a k s i y o n y ö n t e m l e r i ile izole edilebildikleri gibi "immunoassay yöntemleri" ile de doğrudan analizleri yapılabilir. NaOH veya N a H C 0 3 ' l ı sulu faza geçildikten sonra eter veya kloroform fazında nötral maddeler kalır. (B fraksiyonu) b 2 ) Sulu faz ise organik amfoter (morfin gibi) maddeleri içerir. klasik protein çöktürme yöntemleri yanında "enzimatik 44 . emetin.4. B) Kalevi ortamda seyreltik N a O H ile kalevilendirilmiş eter veya kloroforma geçen bileşikler : bı) Kalevi özellikte maddeleri içerirler.5 da organik çözücü ile ekstrakte edilerek ayrılırlar (amfoter maddele : D fraksiyonu). asetofenetidin. Bunlar organik fazda çözünebilme özelliğinde olduklarından "hidrofob nötral maddeler " adını alırlar. fenil salisilat örnek verilebilir. amitriptilin. bromural. amidopirin.

4 olan fosfat tamponu ilave edilir.) Enzimatik yıkılama yönteminin prensibi. (Ayrıntılı bilgi için :Vural.yıkılama: dijestiyon yöntemi" zehirlerin genel tarama yöntemlerinde. enzimin maksimum aktivite gösterdiği optimum koşullarda (örneğin papain ve tripsin için optimum pH 7-8. İnkübasyondan sonra karışım 30 dakika elektrikli su banyosunda ısıtılır ve süzülür. optimum sıcaklık 30°C dir) belirli bir süre inkübe edilir. Aşağıda bu yöntem açıklanmıştır. İzolasyon verimini arttırmak için Amberlite XAD-2 (batch) yöntemi ile ekstraksiyon yapılması uygun olur. plazma ve dokularda proteine bağlanmış ilacın (protein-ilaç) proteolitik bir enzimle serbest hale geçirilmesinden sonra ekstraksiyona tabi tutulmasıdır. Aksu. Teknik : Zehirlenme şüphesi ile alınan karaciğer dokusundan 5 gram kesit tartılarak. 45 . 10 ml su ile teflon başlıklı homojenizatörde homojenize edilir.002 M EDTA ve 25 ml 0. Tripsin kullanıldığında 1 mg tripsin /g doku olarak enzim ve pH 7. Bu amaçla papain. ön işlem olarak tercih edilen bir tekniktir.. Aşağıda anabilim dalımızda çeşitli pestisit ve ilaçların karaciğer homojenatında uygulanan "enzimatik yıkılama" yöntemi kısaca açıklanmıştır. 0. 1994'e bakınız. N. Böylece proteini uzaklaştırılmış doku fıltratına sistematik ekstraksiyon uygulanabilir.02 M pH 7. subtilisin gibi enzimler kullanılır. İnkübasyon 37°C de 3 saat olarak uygulanır. Süzüntüden genel ekstraksiyon şemasına göre uçucu olmayan organik zehirler (ve ilaçların) izolasyonu yapılır. Şan. 37°C de 2 saat termostatlı çalkalamalı su banyosunda inkübe edilir. Bu enzimlerle doku homojenatı. homojenata gram doku başına 500 mg papain (500 mg papain/g doku). Yıkılama için papain kullanılacaksa. tripsin. N.4 olan fosfat tamponu kullanılır.

Reçine ağzı cam kapta distile su içinde +4°C de saklanır. Amberlit XAD-2 ile izolasyon ve ekstraksiyon işlemi idrar. veya idrarla çalışılacaksa 20 ml 2500 rpm de santrifüj edilerek berraklaştırılan idrar örneği. Reçinenin hazırlanması : Amberlit XAD-2 reçinesi en az 6 saat etil asetat ile sürekli Soxhelet apareyinde ekstrakte edilerek saflaştırılır. fıltrat ve enzim yıkılamasmdan elde edilen fıltrat. kan. safra suyu ve karaciğer homojenatına (doğrudan veya enzimatik yıkı lama işleminden sonra) veya biyolojik materyalden hazırlanan örneğe reçine ilave ederek (batch tekniği) uygulanabilir. 1994). Bu adsorbe edilen maddeler polimerden uygun bir çözücü ile (elüsyon çözücüsü) geri elde edilebilirler (elüe edilebilirler). 5. beyaz suda çözünmeyen kürelerdir. Vural.1 gram yaş XAD-2 (g kuru reçine karşılığı) içeren polipropilen 4 6 tüplere konur. Aşağıda batch yöntemi açıklanmıştır. Ş a n . Sonra reçine (1:1) oranında uzaklaştırılır. 5 gram karaciğerden hazırlanan homojenat. Burgaz. İşlem üst faz berraklaşıncaya kadar (4-5 kez) tekrarlanır. 20-50 mesh büyüklüğünde. doku homojenatından elde edilen süzüntünün ) pH'si. (2) numune (ml)/reçine (g) oranına. Amberlit XAD-2 reçinesi ile ekstraksiyonda. ekstraksiyon verimi (1) biyolojik materyalin (idrar. Amberlit XAD-2 poröz ve hidrofobik özelliğe sahip olan çapraz bağlı polistiren divinil benzen polimeridir. Geniş yüzey alanı ve noniyonik özelliği nedeniyle bu reçine suda özünen organik maddeleri adsorbe eder. (3) elüsyon çözücüsünü polaritesine bağlıdır. kan.N. S 1984.Amberlit XAD-2 ile organik zehirlerin ekstraksiyonu Polimerik özellikte adsorbanların zehirlerin biyolojik materyalden izolasyonları son 20-30 yılda önem kazanmıştır. N. Metanolü uzaklaştırmak için 8-10 kez distile su ile yıkanır. N . (Vural. Bazik ilaçların .

1984).1 N HCI ve su ile) yıkandıktan sonra elüsyon için tüpe 15 ml eter ve 5 ml 0.N. nötral ilaçlar için pH 7. Katyon değiştirici bir reçine olan Zeokarb 225 (H + ) ise kolon tekniği ise parakuat ve dikuatın idrardan ekstraksiyonunda kullanılabilen verimi daha yüksek olan bir yöntemdir. Şekil 5'da enzimatik yıkılama ve Amberlit XAD-2 batch tekniği ile karaciğer homojenatından organik zehirlerin izolasyonu ve ekstraksiyonları için kullanılan teknik şematik olarak gösterilmiştir. asidik ilaçlar için 0. 47 . 5 dakika 4000 rpm de santrifüj edilir. Amberlit XAD-2 dışında Dowex 50 AGW-X8 (100-200 mesh) batch tekniği ile idrardan dipiridil grubu herbisitlerin ekstraksiyonunda kullanılabilir. Burgaz. Kalıntıda kimyasal maddeler tarama yöntemleri ile (İTK ve GLK gibi) aranır. Amberlit XAD-2 ile bazik.1 N HCI ilave ederek 20 dakika çalkalanır. Elüsyon çözeltisi susuz Na 2 S04 den geçirilerek uçurulur.ekstraksiyonu için ortamın pH'sı 0. 3 dakika 4000 rpm de santrifüj edilerek su fazı ayrılır. Karışım 20 dakika çalkalanır.1 N HCI ile pH 3. organik fosfat esterleri için pH (2-3)'e ayarlanır.01 N K 2 C 0 3 ile pH 10. nötral ve asidik ilaçların çoğu. (Vural. Kalıntı 2 kez (0. pestisitlerden organik fosfat esterlerinin ekstraksiyonlarında oldukça yüksek verim elde edilir.S.

pH (asit.INHCI ve su ile yıkanır " ' S u fazı atılır I i Ekstraksiyon koşuluna göre PH ayarlanarak 15 ml eterle Ekstraksiyon Çözücü Na 2 S0 4 ile kurutulur I • Kalıntı metanolde çözülerek İTK ve GK ile tarama ve identifıkasyon Şekil 5 : Enzimatik yıkılama ve Amberlit XAD-2 "batch" yöntemi ile organik zehirlerin karaciğerden izolasyonları.02 M.1 g. çalkalama. Karaciğer + 10 ml su) homojenatı 25 ml fosfat tamponu 0. Papain +0.02 M.5 g.pH 7.pH 7. 1 N HCI ile ayarlanır.4 25 ml fosfat tamponu 0.4 2.(5 g. trıpsm I I 37°C de 2 saat inkübasyon 37°C de 3 saat inkübasyon ' T 30 dakika su banyosunda ısıtma ve süzme ' i Süzüntü + 5.002 M EDTA I I veya 5 mg. 23 dakika 4000 rpm de santrifüj Kalıntı O. Amberlit XAD-2. 48 . nötral ve bazların ekstraksiyon koşuluna göre ) K 2 C0 3 veya 0 . 20 dak.

asetaminofen. antidepresanlar.5. Kimyasal maddelerin kan ve serum düzeylerinin kantitatif olarak saptanması zehirlenmenin şiddeti hakkında bilgi verir. Örneğin suistimal edilen veya bağımlılığa neden olan bir maddenin kişinin o anda alınan idrar örneğinde identifıkasyonu. zehirlenmenin neden olan spesifik (antidot) tedavisinin yapılabilmesi için gereklidir. barbitüratlar gibi bir çok maddelerin postmortem analizleri bu nedenle önemlidir. etil alkol. analizin yorumu. kantitatif analizleri klinik toksikoloji ve adli toksikoloji açısından büyük önem taşır. postmortem dokularda toksik maddelerin taranması ve kantitatif analizi ölüm nedeninin açklanmasına yardımcı olur. Diğer klinik bulgularla desteklenmesi gerekir. Karbon monoksit. benzodiazepinler. salisilatlar. d-propoksifen. zehirlenmeye madde veya maddelerin belirlenmesi. Kimyasal maddelerin biyolojik materyalde identifikasyonları ve kantitatif analizlerinde kullanılan teknikleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz: 49 . bağımlılık durumu ve kullanma sıklığı ve şekil açısından bir bilgi vermez. bulunan madde cinsine göre değişir. ZEHİRLERİN T A R A M A ve İDENTİFİKASYONLARINDA KULLANILAN E N S T R U M E N T A L ANALİZ TEKNİKLERİ Biyolojik materyalden daha önce açıklanan yöntemlerle izole edilen kimyasal maddelerin identifikasyonları ve kesin tanımlarl. Ayrıca kantitatif analizin belirli aralarla yapılması "terapötik ilaç izlenmesinde" de önemlidir. Toksikolojik tarama testleri sonucunda. Diğer taraftan kimyasal madde ve ilaçların toksikolojik tarama testleri sonucunda. Forensik (adli) toksikolojik analizde.

Kromatografı deyimi. 5. optik kristallografî gibi) Yukarıda adı geçen teknikler. maddenin fızikokiınyasal özelliklerine göre geliştirilmiş enstrumental analiz yöntemleridir. kullanım şekilleri ve uygulamaları ile ilgili bilgiler başka derslerde ayrıntılı olarak verilmektedir. kimyasal yapıları birbirine yakın madde karışımlarının birbirinden ayrılmasında kullanılan bir tekniktir. Bu nedenle. buna göre geliştirilen aletlerin yapısı.1) Kromatografik Yöntemler İnce tabaka kromatografısi (İTK) Gaz-katı ve gaz-sıvı kromatografısi (GK ve GSK) Yüksek basınçlı sıvı kromatografısi (HPLC) 2) Spektroskopik Yöntemler : Ultraviyole spektrofotometresi (UV-Spektrofotometre) Görünür alan spektrofotometresi (Visible spektrofotometre) Infrared spektrofotometresi (IR spektrofotometre) Emisyon spektrografisi Atomik absorbsiyon spektrofotometresi (AAS) Plazma emisyon spektrofotometresi (PES) Spektroflorimetri Kütle spektrometresi (MS) Nötron aktivasyon analizi (NAA) 3)Gaz kromatografisi-kütle spektrometresi (GK-MS) 4) Immunoassay teknikleri 5) Diğer yöntemler (Elektrometrik yöntemler.1 İnce tabaka kromatografisi Kromatografı. Bu yöntemlerin prensibi. bu kitapta bu aletlerin rutin toksikolojik analizlerde kullanımlarından bahsedilecektir. ilk kez 50 .

5 dakika çalkalandıktan sonra (tercihan mekanik karıştırıcı ile). 5 dakika çalkalandıktan sonra 10 dakika santrifüj edilir. Ekstrakt 60°C deki su banyosunda hava akımında kuruluğa kadar uçurulur. Mide içeriği ekstraksiyonunun purifıkasyonu Mide içeriği. Organik faz (alt faz) 15 ml lik kapaklı cam tüpe aktarılır.İzolasyon işlemleri 1) Asidik ekstraktın hazırlanması (ekstrakt A): 30 ml lik santrifüj tüpü içine analizi yapılacak idrar örneğinden 10 ml konur. Ekstrakt su banyosunda 60°C de hava akımında kuruluğa kadar uçurulur. Kloroform fazı (alt faz ) 15 ml lik kapalı bir cam tüpe alınır. Ekstraktlara geçebilen ve İTK de interferansa neden olabilen maddelerin uzaklaştırılması için daha ileri ekstraksiyonlarla aşağıda açıklanan şekilde purifıkasyonu yapılır. 1) A ekstraktına (uçurma işlemi yapılmadan önce) 5 ml seyreltik sodyum hidroksit. B ekstraktına 5 ml seyreltik hidroklorik asit ilave edilir. 0. Çalkalayarak 5 dakika karıştırılır ve 10 dakika santrifüj edilir.5 ml metanollü hidroklorik asit ilave edilir (uçucu bazların kaybını önlemek için). 1 ml seyrettik hidroklorik asit ve 10 ml kloroform ilave edilir. 2 ml amonyum klorür tamponu ve 10 ml (kloroform:propan-2-ol:9:1) karışımı ilave edilir. 5 dakika çalkalandıktan sonra 53 . B ekstraktından elde edilen sulu hidroklorik asit fazına 5 ml amonyum klorür tamponu ilave edilir. Organik fazlar atılır. 2) Bazik ekstraktın hazırlanması (Ekstrakt B): İdrar örneğinden 10 ml daha alınarak 30 ml lik diğer bir santrifüj tüpüne konur. 10 dakika santifüj edilir. idrar örneğine uygulanan şekilde ( ekstrakt A ve ekstrakt B) uçurma işlemine kadar hazırlanır. 2) A ekstraktından elde edilen sulu NaOH fazına 5 ml seyreltik hidroklorik asit.

25 er pl ekstrakt B.25 mm kalınlığında kaplanan silikagel G (20 pırı tanecik büyüklüğünde) tabaka kullanılır. 3) Ekstraktlar kuruluğa kadar 60°C de hava akımında uçurulur. kolonlara merküröz nitrat reaktifi. Silikagel ile kaplanmış tabaka kurşun kalemle 8 kolona ayrılır. ( Şekil 6 ) 5) İşaretlenen yüksekliğe kadar devolope edilen tabaka tanktan çıkarılır ve çeker ocakta hava akımında kurutulur. kolonlara (500 ml/1) oranında sulandırılmış sülfırik asit püskürtülür (Şekil 7). kolonlara asitlendirilmiş iyodoplatinat reaktifi. 7) Tabaka ters çevrilerek: a) 1 ve 2. 6) Kurutulmuş tabaka UV de 254 nm ve 366 nm de incelenerek floresan veren lekeler işaretlenir. şekilde gürüldüğü numune uygulama yerlerine uygulanır.25 pl ekstrakt A.(tercihan mekanik karıştırıcı ile) 10 dakika santrifüj edilir. 4) Kurutulan tabaka (etil asetat: metanol: konsantre amonyum kolonlardaki hidroksit: 85:10:5 ) karışımından oluşan devolopman çözeltisi ile devolope edilir. Developman yüksekliği 10 cm olarak işaretlenir. b) 3 ve 4. (Şekil 6) 2) Numune ekstraktları 100 pl (kloroform:propaıı-2-ol) karışımında çözülür. 54 . Tabakaya 1 cm yükseklikte hafif bir çizgi çizilir. c) 7 ve 8. İnce tabaka kromatograflsine uygulama : 1) Durucu faz olarak 20x20 cm boyutunda cam levha üzerine 0. Organik fazlar atılır. bazik ve fenotiazin karışımları) 10 pl uygulanır. 3) Standart ilaç karışımlarından şekilde işaretlendiği şekilde (asidik.

8 ).. A 2 : Asidik numune ekstraktı ( 2 ).Kromatogramların püskürtme reaktifleriyle görünürleştirilmesi. A. B 2 : Bazik ilaç karışımı ( ).İlaç ekstraktlarının İTK ya uygulanması N : Numune uygulama ( başlangıç ) yeri.. 10 M L B2 25 ( L O B. B2 C B Meıküröz Nitrat reaktifı Asitlendirilmiş İyodoplatinat Reaktifi Mandelin Reaktifi Sülfirik asit ( 5 0 0 ml/1) 1 2 3 4 5 6 7 8 Şekil 7. 10 N L A2 25 |0.. A2 B.0— —0— S 4 6 7 Şekil 6. Asidik karışımı ( 1 ) . 25 L0..1 B. 0— 1 —O— 2 —0— 3 .. 6.A. B2 B.1 B2 25 M L C 10 M L B. S : developman sınırı. B 2 : Bazik numune ekstraktı ( 4.0— -0— 5 . 10 JlI. C : Fenotiazinler karışımı A. 55 .0— ..1 | ...

Bu tabloda I. değerleri ve renk reaksiyonları Tablo 6'da gösterilmiştir (Şanlı. bazik ve nötral yapıdaki ilaçların değişik developman sistemlerinde verdikleri R. 1995). Labratuvarımızda yapılan bir araştırmada asidik. püskürtme yapılmayacak kolonlar temiz bir cam levha ile maskelenir. (Reaktiflerin hepsi çok toksik olduğundan. II. püskürtme işlemi çeker ocak içinde yapılmalıdır.. Özellikle Mandelin reaktifi püskürtülen kolon önemlidir. 9) Mandelin reaktif ile elde edilen lekelerin rengi.5) IV: Kloroform : metanol (90 : 10) ile gösterilen developman 56 . N.Her reaktifle püskürtmede. Elde edilen kromotogramların Rı değerleri ve renkleri standartlarla karşılaştırılır. III ve IV rakamları sistemleri aşağıda açıklanmıştır: 1: Etil asetat: metanol : derişik amonyak (85:10:5) II: Kloroform : aseton (4:1) III : Metanol : derişik amonyak (100 : 1. gerekirse 100ÜC de 10 dakika bir etüvde bekletilerek rengin kuvvetlenmesi sağlanır.) 8) Püskürtmeden sonra hevha tekrar UV de (254 nm ve 366 nm de) incelenir.

07 0.77 0.65 57 .46 0. bazik ve nötral ilaçların İTK verileri İlaç Adı Kullanılan Reaktif Çözücü Sistemi (Rf)* I 0.Tablo 6 : Bazı asidik.04 0.20 0.16 0.44 0.6 0.45 Asetil asit Zvvikker salisilik UV (254 nm) 0.17 0.55 0.24 Turuncu Açık sarı Sıkleman pembe Pembe Koyu kahverengi Koyu turuncu Sarı Açık mave Viyolo Kızıl Kahverengi Turuncu Sarı Mürekkep mavisi Mavi Kızıl kahverengi Turuncu Kızıl kahverengi Kahverengi Sarı Imipramin 0.14 II 0.47 Amitriptilin Niketamid 0.06 Açık kahverengi Viyole Açıkkahveıengi sarı Açık sarı floresans Kahverengi Koyu menekşe Açıksarı kahverengi Kızıl kahverengi Mor menekşe Renk Asetaminofen Salisilik asit Metokarbamol Indometasin Fenobarbital %5 FeCİ.52 0.47 0. %1 K M n 0 4 %5 FeCİ. %1 K M n 0 4 UV (254 nm) %1 K M n 0 4 Asidik iyodoplatinat çözeltisi %1 K M n 0 4 Asidik iyodoplatinat çözeltisi Cıva Oksit / Difenilkarbazon 0.66 0.09 Pembe Açık sarı floresans Klorpromazin Klorfeniramin maleat Dragendorf Ninhidrin FPN Marquis Asidik iyodo platinat Dragendorf Ninhidrin FPN Marquis Asidik iyodo platinat Dragendorf Ninhidrin FPN Marquis Asidik iyodoplatinat Dragendorf Asidik iyodoplatinat i Asidik iyodoplatinat Ninhidrin III 0.8 0.69 IV 0.

bilinen bir referans çözeltisinin maksimum absorbansları (A. Numune ekstraktının UV spektrumunun incelenmesi ekstraktın purfıkasyonu hakkında bilgi verebilir.™*) ölçülerek yapılır.5 . 144. UV spektrofotometrelerinde kuartz.6 olmalıdır. Ayrıca spektrofotometre küvetlerinin standardizasyonu ve temizliği önemlidir. Bu amaçla en çok sulu sülfırik asitte (0. Spektrofotometrik analizde en önemli sorun.2.5. Bu çözeltinin 235 nm . 58 . Spektrofotometrik analizlerde güvenilir sonuç almada monokromatörün doğru çalışması önemlidir.0. UV ve görünür alan spektrofotometresinin toksikolojik analizlerde kullanılması Özel bölümde maddelerin kantitatif analizlerinde UV (200-400 nm) ve görünür alan (400-800 nm) spektrofotometrisine dayanan yöntemler açıklanmıştır. görünür alan spektrofotometrelerinde ise cam veya belirli özellikte plastik küvetler kulanılır. 257 nm. Monokromatörün kontrolü.6 lik (60.005 mol/1) hazırlanan % 0. Bu nedenle önce analizi yapılacak madde veya maddelerin biyolojik materyalden izolasyonları ve purifikasyonları gerekir (ekstraksiyon. Mide içeriği ekstraktı ve olay yerinden alınan örneklerin UV spektrumlarının incelenmesi kalitatif bilgi açısından yararlı alabilir.00 mg/l) potasyum dikrormat çözeltisi kullanılır. analizi yapılacak madde dışında bulunabilecek maddelerin interferansıdır. 313 nm ve 350 nm de gösterdiği spesifik absorbanslar sırası ile 124. Bu teknikte karşılaşılan en büyük sorun.6 ve 106. ekstraksiyon işlemi sırasında beraber ekstrakte edilen endojen ve diğer yabancı maddelerinin intereferans riskidir. 48. mikrodifüzyon gibi yöntemlerle).

5 M NaOH ile ayrılan zayıf asitleri içeren fazının (B fraksiyonu ) doğrudan UV spektrofotometresinde spektrumu alınır.5 M NaOH kullanılır. Bu nedenle destekleyici deneylerin yapılması gerekir. Ayrıca maddenin spesifik ve molar absorbansı ve minimum absorbsiyon gösterdiği dalga boyundan da yararlanılabilir. 220 nm. Blank (kör deney) olarak 0.max) kullanılır. uçucu olmayan organik maddelerin izolasyonlarından sonra fraksiyonlara ayrılan ekstraktların aşağıda kısaca açıklandığı şekilde UV spektrofotometresinde spektrumları incelenir. arasında taranır. analizde yanıltıcı olabilir. kuru metanolde çözülerek. Bilinmeyen ilaç tabletleri veya biyolojik olmayan numunelerle daha güvenilir sonuçlar alınır. Toksikolojik analizde. Blank olarak metanol kullanılır.UV Spektrofotometresi ile ekstraksiyon fraksiyonlarının taranması UV spektrofotometresi maddelerin kalitatif ve kantitatif analizinde kullanılır. mide içeriği ve kan ekstraktları ile çalışıldığından biyolojik materyalde bulunan endojen maddelerin ilaç spektrumlarını interfere edeceği bilinmelidir. Zayıf asit (B) fraksiyonunun incelenmesi Sistematik ekstraksiyonda kuvvetli asitler ayrıldıktan sonra eter fazında 0. o maddenin UV alanında maksimum absorbans gösterdiği dalga boyu ( A. Nötral maddeleri içeren eter fazı (C fraksiyonu uçurulduktan sonra) 3 ml. ile 320 nm. Özellikle postmortem toksikolojik analizlerde. Maddenin identifıkasyonunda (nitel analizinde). çeşitli nedenle numune alımının gecikmesi. Ancak biyolojik idrar. 59 .

B fraksiyonuna geçen maddelerin çeşitli pH'larda maksimum a b s o r b a n s gösterdikleri dalga boyları (X) Madde X max (nm) Klorpropamid Parasetamol Fenilbutazon Barbitüratlar N-metil substitüe 5. Küvette bulunan numune ve köre. Burada açıklanmış olan UV yöntemi ile barbitüratlarm birbirinden ayrılmaları ve B fraksiyonuna geçen diğer maddelerin da taranması yapılır.Barbitüratlarm araştırılması: Zehirlenmelerde baıbitürat zehirlen- melerine sıklıkla raslanır. B fraksiyonunun UV spektrumları üç farklı incelenir.5 M NaOH'e karşı (kör) taranır. (Moffat ve ark.5 M NaOH ile ayrılan B fraksiyonunu (pH 13).10 ve <2) absorbans gösteren dalga boyları kaydedilir. UV spektrofotometresinde 220-400 nm arasında 0.400 nm ) tarama tekrarlanır. 1986) T a b l o 7. Bıı nedenle bilinç kaybı olan kişilerde öncelikle barbitüratlar aranmalıdır. birkaç damla 10 M sülfirik asit ilave ederek PH nin 2 veya daha altında olması sağlanır.5 substitüe S-substitüe p H 13 232 257 264 246 254 303 PH ıo 264 246 239 303 pH < 2 232 245 237 absorbansın sonu absoıbansın sonu 285 60 . maksimum pH'da (pH:13. B fraksiyonu (numune) ve blank'a 1 ml %16 lık amonyum kloriir ilave edilerek pH 10'a düşürülür. UV alanında ( 220 . Ekstraksiyon şemasında B fraksiyonuna geçen maddelerin farklı PH'da maksimum absorbans gösterdikleri dalga boyları tablo 7 de gösterilmiştir. 0. 220-400 nm arasında spektrumları tekrar alınır.

700'ün üstünde olan bu sıvı maddeler kaynama noktaları ve polaritelerine göre sınıflandırılmışlardır. Ayrıca kalan çözelti kloroformla ekstrakte edilerek UV'de işlem tekrarlanır. Bazik maddeleri içeren kloroform fazı (D fraksiyonu) uçurulduktan sonra kalıntı 4 ml. 220 .360 nm. de UV'de taranır. Sabit faz ise kolon içine yerleştirilmiş adsorban bir maddedir.05 M sülfırik asitle çözülür.220 nm ile 320 nm arasında taranır. Bu durumda gaz-katı kromatografisi adını alan sistemde (GK) maddelerin ayrılması adsorbsiyona dayanır ve daha çok basit gazların analizinde kullanılır. Asitli numune seyreltik NaOH ile kalevi yapıldıktan sonra tekrar taranır. Bu sistemde kolon içindeki yüzeyi geniş deaktive edilmiş katı madde. Gaz kromatografisinin toksikolojik analizlerde kullanılması Gaz kromatografisi analitik ve forensik toksikolojide biyolojik materyalden izole edilen kimyasal maddelerin tarama testlerinde ve kantitatif analizlerinde kullanılır. Gaz kromatografisinin daha çok kullanılan şekli gaz-sıvı kromatografisi (GSK) dir. ITK ve UV ile ön taramalar yapılan maddelerin kalitatif analizlerinde gaz kromatografisi destekleyici (confirmatory) deney olarak önem taşır.sabit faz görevini görür. 5.3. 0. 61 . Blank olarak metanol kullanılır. Burada maddelerin dağılım katsayısına göre ayrılmalarını sağlayan bu sıvı .C ve D fraksiyonlarının incelenmesi: Nötral maddeleri içeren eter fazı (C fraksiyonu uçurulduktan sonra 3 ml kuru metanolde çözülerek. Gaz kromatografısinde hareketli faz gazdır. kaynama noktası yüksek yağımsı bir sıvı ile kaplanır. Maddelerin sistematik ayrılmasında sabit faz maddesi çok önem taşır.

2 mm..5 mm. Bu şekilde hazırlanan numuneler kromatograftaki "head-space" düzeneğine yerleştirilerek uygun bir sıcaklıkta 10 dakika dengeye bırakılır.0. . Küçük bir cam tüpe (7 ml.. Alıkonma zamanı (Retention time) maddeler ayrılabilirler. ile 4 m. ağzı politetrafloroetilen yapısında bir kapakla sıkıca kapatılır. Cam veya çelik olan kolonların iç çapı 3. Bu teknikle doğrudan kan.Space) denilen düzenekleri içeren gaz kromatografısi tekniğinden de çok yararlanılır. Kapiler kolonlarla ayırma işlemi daha etkin olur.5 m. evlerde vernik. serum gibi biyolojik sıvılarda uçucu maddelerin identifıkasyonları yapılabilir ve bu şekilde kolon materyalinin kirlenmesi minimuma indirgenir. (Uygulama ile ilgili örnekler özel bölümde verilmiştir). Gaz kromatografısi ayrıca kantitatif amaçla da kullanılır. Kapiler kolonlar çok ince çok yakın olan (0. 0.5 ml. Toksikolojik analizlerde (Head . Bu gaz fazındaki numune minimum otomatik sistemle kolona enjekte edilir. Gaz kromatografisinde maddelerin ayrılmasında sıvı fazın cinsi. uzunlukları da 0. uzunluğunda) . kadar sıvı alabilecek büyüklükte). kolonun etkinliği.4 mm. numune konur.60 m. dış çapları 3. taşıyıcı gazın hızı. ile 4 mm.2 mm-0. 62 . arasında değişir. kullanılan detektör tipi rol oynayan önemli faktörler arasındadır. boyutları ve sıcaklığı. ile 6.2 mm. Böylece uçucu madde gaz fazına geçmiş olur. Bu düzenekle kanda alkol ve diğer uçucu bileşikleri.Gaz kromatografısinde kolon çeşidi de önem taşır. Normal kromatografık analizlerde dolgulu kolon kullanılır. iç çapında) ve çok uzundurlar (10 m.2 . cila gibi karışımların içindeki uçucu maddelerin analizleri yapılabilir.

mobil fazın sıvı olması ve yüksek basıncın güçlü bir pompayla sağlanması bakımından gaz kromatografisinden ayrılır. karışımdaki maddelerin ayrı ayrı pikler vermesi gibi). 1970'lerin sonunda rutin analiz yapan pek çok labaratuvarda kullanıma geçmiştir. OV-lOl) kullanılır. Gaz sıvı kromatografisi uçucu olan maddelerin (gazlar ve sıvılar) taranmasında da uygun bir yöntemdir. Bazı yönleri ile gaz kromatografisine benzemesine karşın (kalitatif ve kantitatif tayinin aynı işlemle gerçekleştirilmesi. İlk kez 1969'da kullanılmaya başlanmıştır.Biyolojik materyalden izole edilmiş zehirlerin gaz kromatografisi ile taranmaları Daha önce bahsedilen izolasyon (ekstraksiyon) işleminden sonra uçucu olmayan organik zehirlerin gaz kromatografisi ile ayrılmasında en çok dimetilsilikon durucu fazı (SE-30. Mobil faz 63 . sütün kromatografisinin bir şeklidir. Bu karşılaştırmada en önemli kriter alıkonma zamanı (Retention time) dır. HPLC. Elde edilen kromatogramda maddeler aynı koşullarda standartlarla elde edilen kromatogramla karşılaştırılır. Detektör olarak en çok Alev İyonlaştırıcı Detektör (FID: Flame Ionization Detector) kullanılır. Gaz kromatografısinde maddelerin ayrılması kaydedici ile kaydedilir. 5. Uçucu aminlerin ayrılmasında ise potasyum hidroksitle kaplanmış Apiezon L gibi alkali kolonlar etkili olur. Kantitatif analiz ise elde edilen "piklerin" büyüklüğü çeşitli yöntemlerle ölçülerek ve iç veya dış Standard kullanarak yapılır. Güçlü bir pompa ve basınca dayanıklı bir sistemle mobil fazın kolonda bulunan sabit fazdan geçişi kolaylaşmakta ve kısa zamanda bu ayrılma sağlanabilmektedir.4 Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) ayırma gücü ve duyarlılığı gaz kromatografisine göre daha yüksek olan bir tekniktir. OV-17.

moleküler spektroskopide görülen absorbsiyon bantları yerine absorbsiyon ve emisyon çizgileri görülür. peptitler gibi) analizinde kullanılabilmesidir.5. Toksikolojik analizlerde HPLC'nin geniş bir uygulama alanı vardır. Kolonu bu şekilde terkeden maddeler gaz kromatografısinde olduğu gibi uygun bir detektörle (UY absorbsiyonu. kolonda (sabit faz içerir) maddeler dağılım. Mobil fazla sürüklenen maddeler kolona geçerler. bir mikroenjektörle sisteme verilir. HPLC'nin gaz kromatografısine göre üstünlüğü. serbest atomlar üzerine kurulmuş bir spektroskopi dalıdır. bozunan maddeler. AAS. benzen. floresans ölçen) kalitatif ve kantitatif değerlendirmeleri (kaydedici ile piklerden alınan kromatogramlar ile) yapılır. Alev spektroskopisinde. Bir çok organik çözücülerin biyolojik izlenmelerinde (metil alkol. 5. Bunun için analiz yapılacak elementi bileşik halinde 64 . Alev spektroskopisi. refraksiyon.olarak kullanılan çözücü önce güçlü bir pompa yardımı ile tüm sistemden geçirilir. Serbest atomlar elde etmek için madde ya alevde veya bir elektrik düzeneğinde ısıtılır. fenolik maddelerin birbirlerinden ayrılmalarında (fenol ve krezoller gibi) HPLC tercih edilmektedir (Özel bölüme bakınız). genelde alev spektroskopisinin bir şeklidir. daha iyi bir ayırma ve duyarlık dışında. Absorblanan elektromagnetik ışınlar genellikle ultravyiole ve görünür alan ışınlarıdır. ksilen gibi). adsorbsiyon. iyon değiştirme özelliklerine göre ayrılırlar. Atomik absorbsiyon spektrofotometresi ( AAS ) 1955 spektroskopisi atomlarının yılından (AAS) sonra yüksek geliştirilmiş sıcaklıkta ışınları gaz olan atomik absorbsiyon element halinde bulunan elektromagnetik absorblaması üzerine kurulmuştur. iyonik maddeler ve yüksek molekül ağırlıklı maddelerin (proteinler. Daha sonra ayrılması istenen karışım. toluen.

özel bir düzenekle çok küçük kürecikler halinde alev içine püskürtülür. 65 Aktivasyon basamağında oluşan . adli bilimlerde (patlayıcı madde kalıntısında antimon. Bu basamaktan sonra. baryum. NAA birçok elemente uygulanabilen hassas bir elementel analiz yöntemidir. adli ve analitik toksikolojide ağır metal zehirlenmelerinin biyolojik materyalde tayininde sık kullanılan bir cihazdır. Gaz halindeki atomların alev sıcaklığında termal enerji absorblaması ve ondan sonra absorbladığı enerjiyi kısmen veya tamamen spektral çizgi halinde vermesi olayı atomik emisyon veya alev emisyon spektroskopisi adını alır. geride kalan tuzlar gaz molekülleri haline dönüşürler. bir atom türünün. Bu nötronların çoğu atomun çekirdekleri ile birleşerek stabil olmayan veya radyoaktif çekirdekler (radyo izotoplar) oluştururlar. Alev içine püskürtülen çözeltinin önce suyu buharlaşır. dışarıdan başka bir kaynaktan alev içine gönderilen kendine özgü ışın demetini kısmen absorblaması ve geride kalan karekteristik ışın şiddetinin derecesini ölçme üzerine kurulmuş spektroskopi dalına da atomik absorbsiyon spektroskopisi denir. Alev içinde bulunan.(tuzu) içeren çözelti. nükleer bir reaktörün merkezi gibi yavaş hareketli bir nötron (termal nötron) kaynağının içine yerleştirilir. AAS. örnek reaktörden çıkarılır ve gama (y) ışını spektrometresine yerleştirilir. Bu amaçla geliştirilmiş cihazlara da atomik absorbsiyon spektrofotometresi (AAS) adı verilir. Bu radyoaktif atomların oluşumu aktivasyon basamağıdır. 5.6 Nötron aktivasyon analizi ( NAA ) Nötron aktivasyon analizi diğer spektroskopik yöntemlerden farklıdır. Ayrıca ağır metallere mesleksel maruziyetin biyolojik izlenmesinde de kullanılır. Prensibi :Numune. kurşun gibi elementlerin identifıkasyonunda). Gaz halindeki tuz molekülleri ise ayrışarak serbest element atomlarını verirler.

1 pg) daha duyarlıdır. Adli toksikolojide uygulamasına tarihi bir örnek olarak.T. bağımlılık yapan maddelerin ve ilaç Piemento G. N A A yöntemi ile arseniğin deteksiyon limiti (1 ng). element cinsine göre değişir. arkeolojik maddelere.. A A S ' e göre (100 ng/ml) daha duyarlıdır. Ancak N A A ile deteksiyon limitinin duyarlığı. NAA ile zamanımızda yaklaşık 77 element tayin edilebilmektedir. (De Frost. Yöntem sulara. gelişmelerle çeşitli immunoassay teknikleri ortaya çıkmıştır. 66 . alaşımlara ve biyolojik numunelere uygulanabilmektedir. 1986) 5. dayanıklılık (her metal için değil) ve miktar tayinine imkan veren bir yöntemdir. Gündüz. AAS ile karşılaştırıldığında. İmmunoassay'ın toksikolojik analizlerde kullanılması "İmmunoassay" biyolojik sıvılarda ilaçların doğrudan analizine kısa zamanda imkan veren (antijen-antikor) reaksiyonlarına dayanan yöntemlerdir. Napolyon Bonapart'ın saç örneğinin N A A ile tayini örnek verilebilir.readyoaktif çekirdek bozunarak kendine özgü enerji ile birlikte y ışını yayınlar.7. Örneğin AAS ile kurşun analizinde dedeksiyon limiti (2 pg/ml) N A A ' y e göre (0. 1983 . 1987. ve ark. "Terapötik ilaç izlenmesinde". yüksek spesifiktik. bakınız). 1988 ve Piemento G. P. 1960'lı yılların (RIA) başında immunoassay Daha sonraki "radyoimmunoassay" biliniyordu. ve ark. T. (Fazla bilgi için bakınız: Gündüz. Ancak pahalı ve komplike bir teknik olduğu için ancak bu konuda gelişmiş özel laboratuvarlarda bulunur. 1988'e suistimalinin idrarda (sınırlı olarak kanda) aranması ve akut zehirlenmelerin araştırılmasında yöntemlerinden uygulanmaktadır. ve ark. NAA. Bu gama ışını spektrumunun incelenmesi ile numunedeki elementin identifıkasyonu ve miktar tayini yapılır. kayalara.

Genel olarak ilaçların molekül ağırlığı çok düşük olduğundan antijen özelliği göstermezler. Burada ilaç "hapten".İnımunoassay tekniğinin prensibi : Bu yöntemde analizi yapılacak maddeye (antijen) karşı geliştirilen spesifik "antikor" ve analizi yapılacak bu maddenin işaretlenmiş şekli kullanılır. Uygun bir analitik yöntemle ölçüm yapılır ve sonuçlar kalibrasyon grafiği ile karşılaştırılır. Bu karışımda "bağlı işaretlenmiş ilaç" moleküllerinin. Analizi yapılacak kimyasal maddeyi (ilacı) içeren biyolojik sıvıya. çeşitli tek- "bağlı işaretli ilacın" oranı (% İmmunoassay sınıflandırılması: İlacın işaretlenmesi niklerle yapılır. ilaç-protein konjugatı ise "immunojen" özelliği gösterir. Miktar tayini radyoaktivite ölçülmesi ile yapılır. İmmunoassay teknikleri bu işaretleme yöntemlerine göre de bir çok alt sınıflara ayrılır: Radyo immunoassay (RIA) : Antijen radyoaktif madde ile işaretlenir. Kalibrasyon grafiği ilaç konsantrasyonuna karşı bağlı ilaç) tayin edilerek hazırlanır. Tayini yapılacak moleküllere karşı antikorların elde edilmesi immunoassayin en önemli bölümüdür. Böylece ilaç taşıyıcıya bağlanarak kendisi için spesifik antikor hazırlanmasına uygun hale getirilir.Antikor] + [ İlaç . belirli konsantrasyonda antikor vs işaretlenmiş ilaç ilave edildiğinde karışımla aşağıdaki reaksiyon gerçekleşir: İlaç + İlaç + Antikor > [İla?* .Antikor] Antikor yarışmalı olarak serbest işaretlenmiş ilaç (ilaç*) ve analizi yapılacak ilaçla kompleks (bağlı ilaç) oluşturur. "bağlı işaretlenmemiş ilaç" moleküllerine oranı serbest ilacın miktarı ile ters orantılıdır. Çoğunlukla bu amaçla albumin kullanılır. 67 . Bu nedenle gerekli antikoru elde etmek için enjeksiyondan önce ilaç-protein konjugatı hazırlanır.

ışını veren radyoaktivite ise y.sıvı sintilasyon sayıcısı. reaksiyonlarda yöntemdir. Miktar tayini spektroflorimetre ile saptanır. Floro immunoassay (FIA) : İşaretleme florofor bir madde ile yapılır. RIA heterojen. FIA ise homojen immunoassay'lere örnek verilebilir. EIA. Radyoimmunoassay (RIA) Radyoimmunoassay. karışıma doğrudan uygulanabiliyorsa "homojen immunoassay" . adı verilir.Enzim immunoassay (EIA) : İşaretleme enzim ile yapılır. yalnız y. Bu amaçla (3.katı sintilasyon sayıcısı ile ölçülür.10 1 68 .ışını veren radyoaktivite (3. İmmuno kemiluminesans : İşaretleme kemiluminesans veren bir madde ile yapılır. Radiyoimmunoassay'da analiz yöntemi radyoaktivitenin ölçülmesine dayanır. İmmunoassay tekniği.veya y. Bu yöntemlere de "optik immunoassay" Aşağıda bazı önemli immunoassay yöntemlerinin prensibi ve uygulama alanları kısaca açıklanmıştır. Enzim aktivitesi tayin edilerek analizi yapılacak maddenin miktarı saptanır. floresans veya luminesansın ölçülmesine dayanır. RIA kullanılarak ilk kez radyoaktif maddelerin 1959 yılında atomların miktar immuno-kimyasal yapıldığı tayini için tayinlerinin insülin plazmada kullanılmıştır. eğer karışımdan işaretli ilacın ayrılmasından sonra analitik yöntem uygulanabiliyorsa "homojen immunoassay" adı verilir. Daha sonra bu teknik klasik biyokimyasal yöntemlerle tayini mümkün olmayan ve vucutta çok düşük miktarlarda bulunan (10"'° . Enzim veya floresan bir madde ile işaretleme yapılan immunoassay yöntemleri ile ölçme ise ultraviyole absorbsiyonunun.

iyot-125 ise X ve y ışınları yayınlar. Örneğin 1-125 ile işaretli digoksin hazırlanmasında molekülüne iyot ilave edilmiş tirozinle digoksin türevi hazırlanır. İlacın radyoaktif izotopla işaretlenmesinde en çok trityum (3 H ). |3. sentez sırasında molekülün iyotlu türevi hazırlanır. penisilinler. RIA tekniğinde. ırıikro bir yöntem olup 10-100 pl numuneye ön işlem uygulanmadan madde analizine imkan vermektedir. Bu radyoizotoplarda trityum ve karbon . barbitüratlar. o kadar az işaretli ilaç antikorla bağlanır. Bu nedenle radyoaktif işaretlenmiş bağlı ilaç moleküllerin miktarı işaretlenmemiş ilaç moleküllerinin miktarı ile ters orantılıdır.14. RIA yöntemi duyarlı. farmakoloji. Ancak az sayıda ilaç molekülünde iyot bulunduğundan. ayırma işlemine geçilir (heterojen immunoassay). fenitoin. bir tüpe belirli bir miktarda antikor ve belirli miktardaki radyoaktif işaretlenmiş ilaç (standart) ve analizi yapılacak ilaç içeren numune (serum veya idrar) bir tüpe konur. İşaretsiz ilacın miktarı ne kadar çoksa. Bu nedenle zamanımızda endokrinoloji.ışıması. nikotin. Uygulamada. RIA Yönteminin prensibi ve uygulama tekniği: Radyoimmunoassay yönteminde temel komponentler: Analizi yapılacak maddenin (ilacın) uygun bir radyoizotopla işaretlenmiş analiz yapılacak madde (ilaç) ile hazırlanmış standartlar. Karışımda reaksiyon dengeye ulaşınca. bu ilaca karşı önceden hazırlanmış antikor içeren antiserumdur. tübokürarin gibi) kullanılmaktadar. morfin. işaretli ve işaretlenmemiş ilaç aynı antikora bağlanmak için yarışırlar. tetrahidrokannabinol. digoksin. Bu karışımda. Sınırlı da olsa biyolojik sıvılarda ilaç analizinde de (amfetaminler. toksikoloji alanlarında kullanımı artmaktadır. karbon14 ( 14 C) ve iyot-125 ( l 2 5 1) kullanılır. ilacın 69 .gram gibi) 250 den fazla biyokimyasal maddelere uygulanmıştır. metadon.

Optik immunoassay'ler : Optik immunoassay'ler RIA'ya göre birçok üstünlük taşır. Radyoaktivite ölçümünde (sıvı sintilasyon veya y. Radyoaktivite ölçümü bu ayırma işleminden sonra yapılır. bulanıklık. daha duyarlı bir analiz E 1 A homojen bir yöntem olarak uygulanan istendiğinde serbest ve bağlı ilacın ayrılmasına dayanan heterojen olarak uygulanır. Bu yöntemle antiepileptik antineoplastik ilaçların. Bu amaçla aktif kömürle işlemi adsorbsiyon. Homojen E I A' da analiz yapılacak ilaç.C. Enzim İmmunoassay ( E I A ) : Yarışmalı bir reaksiyon kinetiğine dayanan E I A. Analitik yöntemler maddenin optik özelliğine (ultraviyole. Bunlar içinde en çok kullanılan enzim immunoassay (E I A) ve floresans immunoassay (F I A) yöntemlerinden bahsedilecektir. absorpsiyonu. ilk kez 1971 yılında kullanılmıştır. suistimal edilen ve bağımlılık yapan bir çok ilaçların 70 . 1988'e bakınız). Bu yöntemlerde kullanılan reaktifler dayanıklıdır ve ayırma işlemi yapılmaksızın analiz yapılabilir. astma ilaçlarının. floresan ve kemilmünesan maddelerle yapılabilir ve bu nedenle uygulama alanları daha geniştir.sayıcısı) serbest veya bağlı ilacın ayırımı yapılamaz. Bu yöntem "heterojen Immunoassay'e de örnektir (Fazla bilgi için Moffat A. antikorla bağlı işaretlenmiş ilacın veya serbest ilacın radyoaktivitesinin ölçülmesine dayanır.konsantrasyonu. olarak işaretlenir. ulaşmış karışıma ayırma Bu nedenle yukarda açıklanan ve dengeye uygulanır. Rutin analizlere de E I A. İşaretleme enzimlerle. ve ark. çift antikor tekniği gibi yöntemler uygulanır. floresans) dayandığı için bu yöntemlere "optik ummunoassay'ler"adı verilmiştir. uygun bir enzimle kovalan ilaçların.

Bu yöntemin dayandığı biyokimyasal immunoassay prensipti) enzimle işaret- lenmiş ilaça karşı geliştirmiş antikora bağlanarak inaktive olur . Floresans immunoassay. Şekil 8 : d e homojen immunosay tekniği (EMIT) şematik olarak gösterilmiştir. enzim 71 . Floresan izotiyosiyanat. umbelliferon gibi florofor maddeler işaretlemede kullanılır. Syva firması EMIT (Enzyme Multipled Technique) patenti altında bu yöntemi geliştirmiştir. Analizi yapılacak maddenin floresans özelliğindeki değişmelere dayanan bu yöntemde madde florofor bir molekül ile işaretlenir. İşaretlenmiş ilaç İnaktif enzim Şekil 8. Bu nedenle karışımda enzim aktivitesinin ölçümünden ilaç konsantrasyonuna geçilir. rodamin B. izotiyosiyanat. antikor tarafından inaktive edilen enzim indüklenir.Homojen EMIT tekniği Aktif e n z i m Floroimmunoassay (FIA) teknikleri : Floresans veren bileşiklerin immunokimyasal işaretleyici olarak kullanılabileceği ilk kez 1941 yılında ortaya atılmıştır.analizi yapılabilir. Enzimin aktivitesi analizi yapılacak serbest ilaç konsantrasyonu ile orantılıdır. 2) arkadan çok az serbest ilaç veya metaboliti de yarışmalı olarak bağlanarak.

ışınına dik olarak giden emisyon ışınının ölçülmesi ile saptanır. Bu madde enzim substratıdır. Örneğin burada yukarda adı geçen florojen madde kullanıldığında enzim olarak (3-galaktosidaz enzimi kullanılır. Böylece işaretli ilacın floresan özelliği açığa çıkar. floroforla (eksitasyon) molekül Floresans eksitasyon tarafından polarize ışık düzleminde emisyon yapar. Işık polarize edici bir mercek veya prizma aracılığı ile demet halinde düz bir zemin üzerine düşürülıir. işaretli ilaç üzerine düşürüldüğünde ışığın şiddeti Polarize ışık. Uygulama şekline göre çeşitli teknikler kullanılır. Enzim antikorla bağlı işaretli ilacı kataliz edemez. (3-galaktosidoz hidrolizle florojen maddeden [3-galaktozun ayrılmasını sağlar. Analizi yapılacak ilaç standartı florojen bir madde ile (örneğin (3-galaktoz-umbelliferon) ile işaretlenir. Floresans mekanizması ile ilk defa 1970 yılında Dandliker ve arkadaşları tarafından 72 . floresansı örten molekül florojen molekülden ayrıldıktan sonra işaretlenmiş ilaç floresan özellik gösterir. Bu teknik florofor maddeyi serbest hale geçiren bir enzim kullanılır.immunoassay'e göre daha duyarlıdır. bağlı ve serbest florofor molekülle işaretlenmiş ilacın polarize ışık düzlemini çevirme farkı ölçülür. Floresans polarizasyon immunoassay (FPI) tekniği: Bu teknikte. İlaca karşı geliştirilmiş antikorla bağlanmak için işaretli ilaç ve numunedeki serbest ilaç yarışır. Ancak bağlanmamış ilacı hidroliz eder. Bu nedenle floresans özelliği açığa çıkan ilacın floresans şiddeti numunedeki ilaç konsantrasyonu ile doğru orantılıdır. Homojen floroimmunoassay yöntemleri içinde substratla işaretlenmiş floroimmunoassay tekniği ticari olarak geliştirilmiştir. Florojen madde ile işaretlenmiş ilaçta floresans maskelenmiştir. Ancak ilave edilen enzimle.

. Geniş bir spesifıkliği olan antikor. EMIT veya FPI teknikleri seçilebilir. Küpçü. 10 immunoassay ayrıca ilaç g/ml). Ş. Floresans veren bir maddeyle (florofor) işaretlenmiş olan ilaç serbest halde iken çok yavaş bir floresans polarizasyonu yapar.2 ng/ml olduğu bildirilmiştir. Bu yöntemler yarı veya tam otomatik düzeneklere adapte edilmiştir. G. numunede olan bir veya birden fazla aynı grup ilaçla bağlanabilir. RIA ile pg/ml (10 12 durumlarda tercih g/ml) duyarlıkta analiz yapılabilir. Antikorla bağlandıktan sonra kompleks molekülün hareketi yavaşlar ve floresans polarizasyonu artar. 1989. Polarizasyondaki bu değişim ilaç konsantrasyonu ile orantılıdır. Immunoassay'ın uygulama alanları İmmunoassay tekniklerinden RIA. (Deniz. akut zehir- suistimalinin lenmelerin analitik olarak araştırılmasında ve terapötik ilaç izlenmesinde kullanılırlar. TDX cihazı bilinen bu cihaz "terapötik ilaç izlenmesi" ve bir çok ilaçlarla olarak akut zehirlenmelerde ilaç düzeylerinin tayininde kullanılmaktadır. İstenilen duyarlık ve spesifıkliğe göre RIA. N.denenmiştir. 1992). özellikle kardiyak glikozitler. Ş. Bunu ayırd etmek için her ilaç ve 73 . Genel olarak RIA ve EMIT idrarda çok çeşitli ilaç analizi için uygundur. Vural. Bu teknikte duyarlılık oldukça yüksektir. Yöntem otomasyona yakındır. Örneğin serum digoksin düzeyinin ölçülmesinde duyarlığın 0. kannabioids ve opiatlar gibi kanda konsantrasyonlar düşük ilaçların analizinde veya numune miktarının az olduğu edilen yöntemdir. lizerjid. taranmasında. insülin. Saygı. Ancak geliştirilen çeşitli antikorlar diğer ilaçlarla çapraz reaksiyon verirler. İlk kez 1981 yılında Abbot firması tarafından bu yöntem otomasyona adapte edilmiştir. 9 EMIT ile duyarlık daha düşüktür (ng/ml.

Bu durumda pozitif sonuç alındığında. FPI) uygulama alanı ve analitik özelliklerini bilerek seçmek gerekir. Ancak her yöntemin (RIA. duyarlı ve kesin sonuçlar alınabilir. Terapötik ilaç izlenmesinde ise immunoassay ile aminoglikozit antibiyotikleri için çabuk ve kesin sonuçlar alınabilir. benzodiazepinleri immunoassay yöntemi ile ayırt etmek mümkün olduğu halde. sonucun yorumlanmasını zorlaştırır. 74 . barbitüratlar ancak grup olarak tayin edilebilir. Sonuç olarak immunoassay ile kan ve idrarda yukarda belirtilen amaçlarla ilaç analizinde hızlı. Akut zehirlenmelerde immunoassay uygulanmasında da benzeri grubu de interferans olabilir. diğer yöntemlerle hangi barbitürat olduğu ayırt edilmelidir.metaboliti yüksek basınçlı sıvı kromatografısi (HPLC) ile fraksiyonlara ayrılarak immunoassay yöntemine adapte edilebilir. çapraz reaksiyon vermesi. Zorluğuna karşın. EMIT. Örneğin ilaçların EMIT antikorla akut zehirlenmelerde benzodiazepin ile taranmasında farmakolojik olarak aktif metabolitler Tek bir ilacın birden fazla metabolitinin etkileşirler.

2. Bu nedenle de bulunan konsantrasyon değerlerinin ya idrarın standart özgül ağırlığına (1. Kreatinine göre düzeltme yapıldığında "spot idrar" örneğinde kreatinin tayini yapılmalıdır. Toksik madde konsantrasyonu 24 saatlik toplanan idrarda yapılmalıdır. endüstride ve yakın çevrede çeşitli nedenlerle materyalde maruz kalınan ve bazı önemli kimyasal yer kalitatif kantitatif analizlerine maddelerin biyolojik izlenmelerinde kullanılan metabolit ve biyokimyasal parametrelerin analizine de o madde ile ilgili yerde değinilecektir. İdrarda kreatinin tayini Kreatinin idrarda doğrudan spektrofotometrik yöntemle tayin edilebilmektedir.024) göre veya (g) idrar kreatinin miktarına göre düzeltilmesi gerekir. Biyolojik materyal olarak rutin analizlerde en çok idrar ve kan örneğinden yararlanılır.analiz gerçekleştirilmektedir. Standard özgül ağırlığa göre düzeltmede ise idrarın yoğunluğu ölçülmelidir.. ( Trevisan. O anda idrarla atılan madde konsantrasyonuna etki eden dilüsyon etkisinin düzeltilmesi gerekir. Ancak pratik olarak bu mümkün olmadığından o anda alınan örnekte -spot örnek. 1990 ) Bu bölümde idrarda kreatinin tayini ve idrar ksenobiyotik düzeyinin kreatinine göre düzeltilmesi açıklanmıştır. biyolojik Ayrıca Bu bölümde akut zehirlenmelerde. A. Ayrıca mesleki maruziyetlerde bazı ksenobiyotik veya metabolitleri maruziyet sırasında veya ınaruziyetten hemen sonra atılırlar. Pikrik asitle oluşturduğu renkli bileşiğin absorbansı 530 nm 75 .Ö N E M L İ ZEHİRLERİN BİYOLOJİK M A T E R Y A L D E ANALİZLERİ Bölüm maddelerin verilecektir.

5 ml suda doymuş pikrik asit (% 1.100 ve 125 (il alınarak distile su ile 5 ml'ye tamamlanarak hazırlanır.1 N HCI ile 100 ml 'ye tamamlanarak hazırlanır. Konsantrasyona karşı okunan absorbanslar işaretlenerek kalibrasyon doğrusu hazırlanır.1 çözüldükten sonra gram kreatinin bir miktar 0. Uygulama : 5 ml idrar örneği 2000 devirle 15 dakika santifüj edilerek süzülür.5 ml pikrik asit çözeltisi ve 0. 0. Kreatinine göre düzeltme: İdrarda konsantrasyonu tayin edilen bir maddenin. Bu süzüntüden 0.0 ml'ye tamamlanır (dilüsyon oranı 1:80). alınarak distile su ile 8.175 lik) ve 0.5mg/100 ml.5 ml %10 luk NaOH çözeltisi ilave edilir. kreatinine göre düzeltmesi aşağıdaki örnekle açıklanmıştır. Seyreltilen çözeltiden 5 ml alınır. I mg/100 ml.1 N HCI içinde 0. 5 ml Standard çözeltilere 2. stok kreatin çözeltisinin seyreltilmesi ile hazırlanır. Kalibrasyon doğrusunun hazırlanması: Standart kreatinin çözeltisi.5 mg / 100 ml 'lik kreatinin Standard çözeltileri elde edilir.5 mg/lOOml. 2.de spektrofotometrede okunur ve kalibrasyon eğrisinden kreatinin miktarı tayin edilir (Baselt. Böylece 0. 1. 2 mg/ 100 ml ve 2.C.75. 1980). Karışım reaksiyonun tamamlanması için 10 dakika bekletilir ve 15 dakika içinde 530 Standardlarla nm de spektrofotometrede köre karşı absorbansı hazırlanan kalibrasyon eğrisinden absorbansa karşı okunur.50.5 ml % 10 NaOH çözeltisi ilave edilerek yukarıda açıklandığı şekilde 10 dakika bekledikten sonra 530 nm de absorbanslar köre karşı okunur. Standard kreatinin çözeltileri ise. 76 . stok çözeltiden sıra ile 25.1 ml. gelen konsantrasyon okunur. R. Stok çözelti. Çözeltiye koruyucu olarak 2-3 damla toluen katılır ve buz dolabında saklanır (Stok çözelti: 100 mg kreatin in/100 ml).

Karbon monoksit kanda hemoglobin ile birleşerek karboksihemoglobin (COHb) meydana getirir.933 mg F/g kreatinin değeri bulunur. Ayrıca sigara dumanı da aktif ve pasif içici olarak kişilerin C O ' e maruz kalmasına neden olur.315 g/l bulunmuş olsun. 1. UÇUCU ZEHİRLER 1..Örnek : Alınan anlık (spot) idrar örneğinde florür konsantrasyonu 1. Karbon monoksit (CO) Karbon monoksit ile zehirlenme solunum yolu ile olur. ısınmada kullanılan tam ve iyi yanmayan yakıt sistemleri yangın sırasında oluşan dumanlar karbon monoksit kaynağıdır. yapılmaz ve değerlendirmeye alınmaz (Trevisan. Bu değer %60'a ulaştığında koma ve ölüm görülebilir. Sigara içenlerde COHb yüzdesi. A. Kanda COHb satürasyonu %20 üstünde olduğunda akut zehirlenme belirtileri başlar. 1990).5 g/l altında (çok seyreltik idrar) ve 3 g/l üstünde (çok konsantre) bulunan idrarlarda kreatinine göre düzeltilme = 0. Bulunan florür düzeyi gram kreatinine göre düzeltildiğinde : 1000 1. Endüstri dışında otomobil egzos gazları. Çok fazla (günde 30-50 sigara) içenlerde ise bu değer %10 COHb düzeyini 77 . içilen sigara miktarına göre % 3-8 arasında değişir. Kanda oksijen yerine karbonmonoksitle birleşen hemoglobin yüzdesine "karboksihemoglobin satürasyon % si" denmektedir. sentetik gaz (su gazı). egzos gazı ve tam yanmamış yakıtların dumanı oluşturur.227 mg/1 ve kreatinin ise 1. jeneratör fırınları. Diklorometan maruziyetinde de metabolizması sonucu invivo CO oluşur.1.227 mg/1 x 1315 Genel olarak kreatinin miktarı 0. Endüstride başlıca maruziyet kaynaklarını havagazı.

Normal kan kömürleşerek kahverengi-siyah renk aldığı halde. ii) 1 damla. diğerine 1 ml normal kan konur ve su banyosunda yavaşça ısıtılır. Birine 1 ml zehirlenme şüphesi olan kan. Aynı şekilde seyreltilmiş normal kan ile karşılaştırılır. hemen saman sarısı renge dönüştüğü halde CO içeren kan pembe rengini bir süre devam eder. duyarlığı %20 COHb satürasyonudur. Normal kan gri kahverengi bir çökelek verdiği halde. CO ihtiva eden kan pembe renk alır. Bu deney CO için özel olup. Kanda (ön deneyler) i) İki küçük porselen kapsül alınır. Pirotannik asitle COHb %'si tayini (yarı kantitatif) Yarı kantitatif özel bir deney olan bu testle %20 ve üstündeki COHb •satürasyonu saptanabilir Bunun için 1 ml kan cam kapaklı 25 ml lik bir tüp veya mezür içinde 9 ml su ile seyreltilir. iii) Yukarıda açıklandığı şekilde seyreltilen kan nümunelerine. 10 ml pirotannik asit çözeltisi ilave edilir. Karbonmonoksit zehirlenmesinin şiddeti kanda % COHb tayini ile belirlenir. Karbonmonoksit bulunan kanın rengi pembedir (duyarlık %50 satürasyonudur). Endüstride CO'e maruziyet derecesinin biyolojik izlenmesi kandaki COHb veya ekspirasyon havasında CO tayini ile yapılır. Pembe rengin şiddeti miktarı ile orantılı olduğundan kantitatif tayin de %20 ve üstünde COHb satürasyonunun saptanması yapılabilir. Ayrıca iş yeri ortamında (çevresel izleme) CO tayin edilmelidir. bir tüpte 10-15 ml su ile seyreltilir. Normal kan. 5 er damla %20 NaOH ilave edilerek karıştırılır. 78 . Rengin şiddeti satürasyon derecesine bağlıdır. diğeri tuğla kırmızısı renkte kalır (duyarlık % 40 COHb satürasyonudur).aşabilir. Renk şiddeti belli miktarda CO ihtiva eden kan nümuneleri ile hazırlanmış standartlarla karşılaştıralarak miktar tayini yapılır. Tüpün ağzı kapatılır ve çalkalandıktan sonra 15 dakika bekletilir. nümune kan.

Not : a) Pirotannik asit hazırlanması : 1 g pirogallik (pyrogallic) asit ve 1 g tannik (tannic) asit 100 ml suda çözülür. Bu şekilde 0 2 Hb'nin absorbsiyon bandları kaybolur ve yerine 555 nm de maksimum absorbans gösteren Hb bandı ortaya çıkar. Kanda COHb %40 ve üstünde olduğunda COHb'ne ait absorbsiyon çizgileri. b) C O ihtiva e d e n k a n standardlarının h a z ı r l a n m a s ı : N o r m a l k a n % 1 0 0 C O H b v e r e c e k şekilde saf C O ile d o y u r u l u r % 2 0 . ancak yeterli derecede tanınamaz. 79 .1 0 0 ihtiva e d e n standardlar u y g u n m i k t a r d a n o r m a l k a n l a COHb seyreltilerek ihtiva hazırlanır. Normal kanda ise 0 2 H b ile ilgili daha uzun dalga boylarında (576 ve 541 nm'de) maksimum absorbans görülür. 0 2 H b yanında ayırd edilebilir. Bu nedenle oksihemoglobini hemoglobine indirgeyen maddeler kullanılır. B u standartlar ağızları sıkı kapalı olarak karanlıkta saklanırsa 6 ay b o z u l m a d a n kalabilir. COHb sarı-yeşil alanda (568 ve 538 nm de) 2 absorbsiyon çizgisi verir.0 2 Hb. D e n e y k ı s m ı n d a o l d u ğ u gibi. p i r o t a n n i k asitle ç ö k t ü r m e işlemi yapılır. Spektroskopik yöntemle COHb analizi COHb tayininde absorbsiyon spektrumuna dayanan yöntemler 1900'lı yıllardan beri kullanılmaktadır. n o r m a l k a n ve C O H b e d e n standart kanlarla. Bu şekilde COHb absorbsiyon bandları daha iyi görülür. Bu yöntemler hemoglobin (Hb) bileşiklerinin (Hb. Kanda COHb analizinde kullanılan en eski yöntem spektroskopik yöntemlerdir. MetHb ve COHb gibi) Soret bandı (410-430 nm) ve görünen alanda verdikleri absorbsiyon bandlarına dayanmaktadır. Kanın uygun bir şekilde dilüsyonu ile bu absorbsiyon çizgileri görülebilir.

%0.R. Alkali çözeltide oksihemoglobin 576-578 ve 540-542 nm. otopsi başında (el spektroskopu kullanarak) yapılabilir. Seyreltilmiş 20 ml kan örneklerine 10 mg sodyum ditiyonit (Na 2 S 2 0 4 ) v 5-10 damla taze hazırlanmış amonyum sülfür çözeltisi ilave edilir. Bu şekilde CO zehirlenmesi hakkında çabuk bilgi edinilmesi açısından (ön deney olarak) önem taşır.Teknik : COHb aranacak kan ve normal kan örnekleri su. Zayıf bir alkali seyreltilmiş kan örneği sodyum ditiyonit gibi bir indirgen ilavesinde 0 2 H b (varsa methemoglobin: MetHb) indirgenmiş hemoglobin (Hb) ne dönüşür. 2 veya daha fazla seçilmiş dalga boylarında. Spektrofotometrik yöntemlerle COHb tayini Hemoglobin ve türevlerinin Soret bandında (400-430 nm) ve görünür alanda verdikleri karekteristik absorbsiyon bandlarından yararlanarak kanda COHb identifikasyonu ve miktar tayini yapılabilir. Spektroskopla (bu amaçla Winkel-Zeiss el spektroskopu veya Hardridge Reversion spektroskopları kullanılabilir) absorbsiyon bandları görülen dalga boyları incelenir. veya seçilen tek dalga boyunda absorbansın okunması arkadan karışımda bulunan ve istenilen Hb 80 . COHb etkilenmez. 1969) Spektroskopik yöntemle COHb tayini. ve Preuss F. İndirgenmiş hemoglobin (Hb) ise 555 nm'de geniş bir band gösterir. de. İndirgeme işleminden sonra [Ul][U2]tekrar spektroskopla incelenir. karboksihemoglobin 538-540 nm'de maksimum absorbans verir. COHb mevcudiyetinde COHb absorbsiyon bandları daha iyi seçilir.1 sodyumbikarbonat ( N a H C 0 3 ) çözeltisi ile (1:100) oranında seyreltilir. Bu yöntemlerin dayandığı genel prensip. E.1 amonyak veya %0. Bu yöntemle %20 COHb ve üstü tayin (yarı kantitatif) edilebilir (Graf. COHb satürasyon yüzdesinin tayininde kullanılan birçok spektrofotometrik yöntemler bulunmaktadır.

421 ve 428 nm de spektrofotometrede okunur. II no. laboratuvarımızda araştırmalarda kullandığımız mikrospektrofotometrik bir yöntem olan Buchwarld yöntemi ile.lu tüp). i) Modifiye Buchwald yöntemi (mikrospektrofotometrik yöntemi) Bu yöntemin prensibi COHb. postmortem kan olan örneklerine de uygulanabilen klasik bir spektrofotometrik yöntem Dubowski yöntemi açıklanacaktır. 421 nm ise O^Hb'ne karşı COHb'nin gösterdiği maksimum absorbans farkıdır (resultant absorbans.02 ml heparinize kan örneği bir balon jojede seyreltik amonyak ile (yoğunluğu 0.Hb referans olmak üzere. Seyreltilen kan çözeltisinden 6'şaı ml alınarak 3 ' e bölünür: a) İlk 6 ml doğrudan doğruya spektrofotometrede ölçüm için konur küvete (numune: I) ve ağzı sıkıca kapatılır. numune (I) ve %100 COHb'nin (III) absorbansları (a ve A) 414. 421 nm ve 428 nm de absorbanslarının ölçümüne dayanır.88 olan 1 ml amonyak deiyonize su ile 800 ml ye seyreltilir) 26 ml ye tamamlanır. %100 O. Burada. Şekil 9). 81 . III no. b) İkinci 6 ml kan örneği bir deney tüpüne aktarılır ve içinden 15 dakika oksijen gazı geçirilir (%100 0 2 H b . Karışım alt üst edilerek homojenize edilir. Soret bandında %100 0 2 H b ne karşı %100 COHb içeren kan ve analizi yapılacak kanın 414 nm. 414 ve 428 nm sırası ile 0 2 H b ve COHb nin maksimum absorbans gösterdikleri dalga boyunu.lu tüp). II ve III no. c) Üçüncü 6 ml diğer bir tüpe konur içinden 2 dakika saf CO gazı geçirilir (% 100 COHb. Teknik: 0. Aradaki absorbans farkı ve oranından yararlanarak COHb yüzdesi hesaplanır.lu tüpler sepektrofotometre küvetlerine konularak.bileşiğini değiştiren uygun bir kimyasal madde ilavesinden sonra seçilen tek dalga boyunun ölçülmesine dayanmaktadır.

1 / 2 (a4i4+»428) : Numunenin içerdiği % COHb oranı aşağıdaki Am = A 4 2 | . /A 3 burada. 2) Oksijen ve CO. saf olmalıdır. Bu dalga boyları (Kak) % 0 2 Hb için 414 nm. % 100 COHb için 428 nm olmalıdır. Değerlendirme eşitlikten hesaplanır: % COHb = 100 a. maksimum absorbans gösterdikleri dalga boylan saptanır. a. Bu amaçla hazırlanmış gaz tüplerinden (LB % 999 saflıkta) yararlanılır.Soret bandında 0 2 Hb. ve A m aşağıdaki eşitliklerden bulunur: a. = a 4 2 ı . 82 . COHb ve OjHb'ne karşı COHb (diferansiyel) spektıumları.1 / 2 (a4i 4 + a 42 g) Yöntemin standardizasyonu : 1) Yukarda açıklandığı şekilde hazırlanan % 100 0 2 H b ve % COHb içeren kan örneklerinin absorbansları suya karşı spektrofotometrede 400-430 nm de taranarak. H b ( 4 1 5 nm) A.COHb (428 nm) COHb (421 nm) 0 . nm Şekil 9.

Kalibrasyon doğrusu için COHb standardları hazırlanır: Yakın zamanda karbonmonoksite maruz kalmamış ve sigara içmeyen kişilerden kan örnekleri sağlanır.. absorbansların (A) A 555 / A4g0 oranı hesaplanır. Teknik : 0. 10 mg sodyum ditiyonit (Na 2 S 2 0 4 ) ilave edilir.N.3) Mikrobir yöntem olduğu için kan örnekleri parmak uçundan heparinize kapiler tüpler içine alınarak tüplerin iki ucu parafilm ile sıkıca kapatılır. Çözeltinin absorbansı 480 ve 555 nm de ölçülür. Kan örnekleri: Heparinize kan tercih edilir.Şişelerin birinin içinden en az 30 dakika saf 83 . Kan örneklerinden 10 ml kadar.Z. karıştırılır ve hemoliz tamamlanıncaya kadar beklenir. Ağzı sıkıca kapatılan kan örnekleri buzdolabı sıcaklığında uzun bir sore saklanabilir. Motaceded. iki burgulu kapaklı 500 ml lik reaktif şişelerine konur. karıştırılır. ii) Dubowski yöntemi Yöntemin prensibi: Seyreltik kan hemolizatına sodyum ditionit ilave edildiğinde oksihemoglobin ve methemoglobin indirgenir. 4) Kullanılan spektrofotometrede. Seyreltik amonyağa karşı (kör) numunenin 555 ve 480 nm'de absorbansı (A) okunur. % COHb konsantrasyonu. Absorbans oranı (A 555 /A48o) hesaplanır ve karboksihemoglobin konsantrasyonu kalibrasyon doğrusundan tayin edilir. Seyreltik kan spektrofotometrenin küvetine konur.5 ml kan örneği. Yöntemin duyarlığı ve pratikliği nedeni ile mesleksel C O ' e maruziyetin biyolojik izlenmesinde de kullanılabilir (Vural. karboksihemog lobin ise etkilenmez. 2 nm den daha küçük dalga boyu aralıklarında absorbans ölçülebilmelidir. 1978).3 ml konsantre NH 4 OH su ile 1 litreye tamamlanır) seyreltilir. 10 ml seyreltik amonyum hidroksitle (14. COHb standardları ile hazırlanan kalibrasyon grafiginden bulunur. Analize kadar buz dolabında (+4 ° C de) saklanır.

95 civarında olmalıdır.1. %100 0 2 H b ve % COHb belirli karıştırılarak ara standardlar (%80. Böylece % 100 0 2 H b (%0 COHb) standardı hazırlanmış olur.9 gibi) geçirilir.05 ml alınarak. %50. Grafik % C O H b oranına karşı absorbans oranları işaretlenerek hazırlanır. %100 COHb için 1. yukarda açıklandığı şekilde. Kalibrasyon grafiği doğrusal olduğu için iki nokta genelde oranlarda yeterlidir. Gaz geçirme işlemi çeker ocak içinde yapılmalıdır). Yöntemin uygulanmasında dikkat edilecek noktalar: 1) Kalibrasyon için hazırlanan her COHb standardı ile en az 3 ölçüm yapılmalıdır. Hazırlanan % 100 0 2 H b ve % 100 COHb kan standardlarından 0. Diğer şişeden benzer şekilde saf CO gazı küçük saf CO tüpü kullanarak (LB % 99. Absorbans oranı %100 0 2 H b için 3.oksijen gazı (saf 0 2 tüpü: LB%99.9 CO gibi) geçirilir. Ancak istenirse. sodyum ditiyonit ilave edildikten sonra spektrofotometrede amonyağa karşı 555 ve 480 nin de absorbansları okunur. (CO gazı geçirken CO tüpü zaman zaman çalkalanmalıdır. 2) Numuneler ağzı sıkı şekilde kapalı helyum gazı altında bil irse daha uzun zaman korunurlar. saklana- 84 . Daha pratik fakat daha az kesin olacak standardlar şu şekilde de hazırlanabilir: Kan örnekleri amonyakla seyreltildikten sonra iki tüpe bölünür vebirinden 2 dakika CO ve diğerinden 2 dakika 0 2 geçirilir (%100 COHb ve % 100 0 2 H b standardları). amonyakla seyreltilip. Böylece %100 COHb standardı hazırlanmış olur. %20 gibi) hazırlanabilir. Her iki standardın absorbans oranları (A 555 / A48o) hesaplanır.

Diğer bir spektrofotometrik yöntemle C O H b tayini Heparinize (veya edetik asit. Teknik : 0. 25 ml seyreltik amonyum hidroksit içine (1 ml /1 su) ilave edilir ve karıştırılır.. 5) Bu yöntemle %1 ve altındaki COHb düzeyi ölçülebilir.3) Çok duyarlı çalışmalarda ara COHb standardları hazırlanırken (%0 ve % 100 dışında ) önce %100 COHb standardında serbest bulunabilecek CO'in 5 dakika azot gazı geçirilerek uzaklaştırılması gerekir. Her üç tüpe de 20 mg kadar sodyum ditionit ilave ederek karıştırılır. (a tüpü : % 100 COHb). Üçüncü tüp (c tüpü) içinden 10 dakika saf oksijen gazı veya basınçlı hava geçirilir (% 100 0 2 Hb veya % 0 COHb). 4) Kullanılan spektrofotometrede. İkinci tüp (b tüpü) COHb tayini kullanılır. ve ark. Kalibrasyon filtreleri ve spektrofotometre standardları ile kullanılan cihazın dalga boylan ve diğer karakteristikleri kontrol edilmelidir. Ayrıca 10 ml amonyum hidroksit çözeltisi içeren diğer bir tüp (kör) içine de sodyum ditionit ilave edilerek iyice karıştırılır. 85 . İlk tüpün içinden 5-10 dakika saf CO veya CO/N 2 gazı geçirilir. Köpük oluşmamasına dikkat edilir. b. Heparinize postmortem kan örneklerine de uygulanabildiği için adli toksikoloji labrotuarlarında kullanılabilir. Seyreltilmiş kan örneği eşit olarak 3'e ayrılarak ağzı kapaklı tüplere konur (a. florür. 2 nm 'den daha küçük dalga boyu aralıklarında absorbans ölçülebilmelidir. okzalat da kullanılabilir) tam kana uygulanan bu yöntemde 540 ve 579 nm'deki absorbanslar kullanılmaktadır.). R.J. Prensip olarak bir önce açıklanan yöntemle aynı olmakla beraber uygulaması daha pratiktir (Flanagan .2 ml kan örneği. c) .

1 o l m a l ı d ı r . 3) Lipemik kan bulanık çözeltiler verebilir. b ve c tüplerindeki çözeltilerin absorbansları (A) 540 nm ve 579 nm de ditionitle işlem görmüş amonyak çözeltisine karşı okunur. Sonucun değerlendirilmesi : Numune kandaki (b tüpü) COHb yüzdesi aşağıdaki eşitlikten hesaplanır: ( A54o / A579 a tüpü ) . Bu nedenle sonuç güvenilir olmaz. 2) Bu yöntem MetHb (580-600 nm mak.b.( A 5 4 0 / A579 C t ü p ü ) Yöntemle ilgili uyarılar : 1) %100 COHb ile absorbans oranı ile ise absorbans oranı 1. 4) Maksimum absorbans farkının alındığı bu deneyde (COHb : A.5. 1. Kişilerin Hb miktarı farklı olduğu için ön deneme ile bu oranın sağlanmasında yukarıda verilen seyreltme oranını değiştirme gereği olabilir. 86 . absorbans) oranı yüksek olduğunda.( A540 / A579 c tüpü ) % COHb = — ( A 5 4 o / A579 b t ü p ü ) . %0 COHb olmalıdır.c) spektrumları alınarak ölçümler buna göre yapılır. b) Eğer bu gözlenemezse. görünür alandaki absorbsiyon spektrumları ve açıklanan yöntemlerde kullanılan maksimum absorbans dalga boyları gösterilmiştir. aletin dalga boyu ayarlanır veya her üç çözeltinin (a. Bu nedenle aşağıdaki kontrolün yapılması gerekir: a) %0 COHb içeren (a tüpündeki) çözeltinin absorbans oranı (A 540 /A579).1 (A54o / A579 a tüpü) yaklaşık 1. Dalga boyu çok kritiktir. Şekil 10 ve 11 de 0 2 H b ve COHb nin. max 540 nm) ve 0 2 H b ve COHb için eşit olan düşük dalga boyu (izobestik nokta : 579 nm) spektrumda dik bir düşmenin noktasında olduğu için seçilmiştir.a. güvenilir değildir.

Dubowski yönteminde kullanılan (COHb ve 0 2 Hb (A) ve sodyum ditiyonitle işlem görmüş COHb ve 0 2 Hb (HHb'ye dönüşür) spektrumları Şekil 11.Görünür alanda maksimum fark ve iyobestik noktadan yararlanılarak COHb tayini. 87 .Şekil -10.

işlemler dış odacığa konan CO'e maruz kalmamış kişiden alınan kan örneğine parelel olarak uygulanır. %20 COHb ve %50 COHb standardları) paralel uygulama yapılır. daha önce çok hafif yağlanmış kapak hemen sıkıca kapatılır. Genel olarak 1 gram hemoglobin (Hb) 1.— > Pd + 2 HCI + C 0 2 Yarı kantitatif tayin : Mikrodifüzyon apareyinin (Şekil 3) dış oda0. İç odacığa 2 ml konduktan sonra.001 N PdCI 2 cığına 1 ml kan ve 2 ml %10 H2 S 0 4 konur. Kör deney olarak. Bu süre içinde iç odacıkta CO miktarına bağlı olarak açığa çıkan Pd. kandan açığa çıkan CO'in palladyum klorürle (PdCI 2 ) reaksiyona girerek metalik Pd'u açığa çıkarmasına dayanır: PdCl 2 + CO + H 2 0 .Conway Mikrodifüzyon Yöntemi ile CO tayini Bu yöntem yarı kantitatif veya kantitatif olarak kanda COHb tayini için kullanılabilir. kana ilave edilen asit etkisi ile. kanda Hb tayini de yapılarak COHb miktarının hesaplanması gerekir. Conway yöntemi ile tayin edilen % C O (hacmen) miktarından: 88 . ince siyah bir zar şeklinde iç odacıktaki PdCI 2 üzerinde toplanır. Bu bilgiden hareketle.34 ml (bazı kaynaklarda 1. Oluşan metalik palladyumun verdiği renk şiddeti numunenin verdiği renk ile karşılaştırılır. Karışım oda sıcaklığında 2 saat bekletilir. %10 ile %50 arasında COHb içeren kan örnekleri ile (%10 COHb. Yarı kantitatif tayin için. Kantitatif tayin : Conway mikrodifüzyon yöntemi ile kandaki CO miktarı (hacmen) kantitatif olarak da tayin edilebilir. Yöntemin prensibi.36 ml) CO gazı ile (O 0 C de 760 mm Hg basıncında) birleştiği kabul edilir. Ancak bu durumda.

COHb miktarının çabuk ve güvenli şekilde ölçülmesini mümkün kılan bu cihazın prensibi. 568 ve 578 nıu'de aksorbansları ölçülür. % C O H b düzeyinin yorumu : Karbon monoksitle akut zehirlenmede baş ağrısı.) formülü ile hesaplanır. kardiyak aritmi. Bu amaçla geliştirilmiş otomatik cihaz (CO Oximeter II 182) gelişmiş labratuarlarda COHb tayini için kullanılmaktadır. dijital göstergede % Hb. 89 .34 (Fazla bilgi için Feldstein. kusma. Ölüm solunum yetmezliği sonucu olaşan kandaki COHb düzeyinin yorumu aşağıdaki Tablo 10'da gösterilmiştir. Şiddetli hipoksi durumunda bile cilt ve mukozalar pembe kalır. hiperventilasyon.S. özel bir absorbsiyon spektrofotometresi olup.% CO (hacmen) % COHb = % Hb (kan) x 1. Bulunması muhtemel olan MetHb'nin bozucu etkisi sodyum bisülfit ilavesi ile giderilir. Ayrıca kan örneklerinin taze veya postmortem olması analiz sonucunu etkilememektedir. Ölçümler çok kısa zamanda (15 saniye gibi). pulmoner ödem. bulantı. Curry A. 1972'e bakınız. koma ve akut böbrek yetmezliği başlıca görülen belirtilerdir. M. % 0 2 H b ve % COHb şeklinde okunur. 1967. Otomatik olarak seyreltilerek hemoliz edilen kan örneğinin 548. internal analog bir bilgisayarla kombine edilmiştir. CO oximeter Kanda COHb miktarının %10'un altında olması halinde de uygulanabilir bir yöntemdir..

00-%88. Etil tiyosiyanat ve metil tiyosiyanat gibi tiyosiyant esterleri organizmada metabolize olarak siyanür verirler ve ciddi zehirlenmelere yol açabilirler.N.36±0. zehirlenmesinin tedavisinde antidot olarak oksijen tedavisi Anabilim dalımızda yapılan bir araştırmada.50-%1.05 (aralık: %0. ölüm. CO uygulanır.40-5. 1994) 1. şeftali.00 COHb) olarak saptanmıştır (Vural.T a b l o 10 % C O H b değerinin klinik y o r u m u . Bir çok bitki dokusunda.00) bulunmuştur.40 COHb).90) ve aralık (%63. KCN gibi tuzlarının oral yolla alınması ile oluşur. % COHb Belirtiler 3-8 < 15 20 20-50 > 50 Sigara içenler (20-30 sigara/gün) Çok sigara içenler (30-50 sigara/gün) Akut zehirlenme başlangıcı (kalp hastaları için tehlikeli Ağır akut zehirlenme (mental ve fi-ziksel koordinasyon kaybı) Koma. kayısı gibi meyvelerin çekirdeklerinde. Sigara içmeyen kişilerde (n:44). Kahraman R.14 (aralık: %3. 90 . lima fasulyesinde bulunan siyanogenetik glikozitler (amigdalin gibi) hidrolizle invivo olarak siyanür verirler. COHb düzeyi drtalama 0.11 ± 6. 1 paketten fazla (günde 20 taneden fazla) sigara içenlerde ise ortalama % C O H b 4.2 Siyanür Siyanürle zehirlenme hidrosiyanik asitin (HCN) inhalasyonu veya NaCN.. Dubovvski yöntemi ile CO'le zehirlenme sonucu ölen 18 kişide postmortem COHb düzeyi tayin edilmiştir. Bu kişilerde COHb düzeyi ortalama (%73. kalp ve solunum durması.89±0. konvuliziyon.

n. ozon. Özellikleri : HCN çok uçucu bir sıvıdır (k. Ancak diğer oksidanlarla (hidrojen peroksit.sülfat çözeltisi ile emprenye (10 g kadar) küçük bir balona edilir. mide içeriği veya dokulara doğrudan uygulanan bu yöntemde. kanda siyanür.1 lik bakır-2. (guayak renginin mavileşmesi mavisi) siyanür olabileceğini gösterir. Renk oluşması hemen veya miktara bağlı olarak 15 dakika içinde görülür. endüstride metal cilası. Siyanür aranacak biyolojik materyal konur ve asetik asitle asitlendirilir. 100 gr maddedeki 0. şerit halinde kesilmiş filtre kağıdı önce %10 alkollü gııayak reçinesi ve arkadan %0. Kaynar su banyosu Siyanür mevcudiyetinde emprenye kağıdın üzerinde ısıtılır. KCN ve NaCN kristal tuzlardır ve alkali reaksiyon gösterirler. Siyanürle zehirlenmelerde. Doku ve vücut sıvılarında doğrudan siyanür aranması Schönbein deneyi : Kan. klor. Ağzı sıkıca kapatılarak emprenye flitre kağıdı kapakla birlikte yerleştirilir.005 mg siyanür tanınabilir. Potasyum ferrisiyanür gibi kompleks siyanür bileşikleri ise invivo siyanür vermezler ve bu açıdan toksisiteleri çok düşüktür. Siyanür bileşikleri. KCN için 150 mg ve NaCN için 200 mg'dır. kaltitatif analiz için bir çok renk reaksiyonları vardır. 91 . Bu yöntem çok duyarlıdır. 26°C) . ölüm olaylarında ise ayrıca dokularda siyanür aranır. azot oksitleri gibi) da pozitif sonuç alınır. fotoğrafçılık gibi çeşitli iş kollarında kullanırlar. altın gümüş gibi metallerin zenginleştirilmesinde ve metallerin elektrolizle kaplanmasında. Mide içeriğinde. Toksik dozları (MLD 70 kg insanda) HCN için 100 mg.Siyanür ayrıca sodyum nitroprusiyat (vazodilatör) ve bazı organik nitril bileşiklerinin de metabolitidir.

Bu reaksiyonda önce oluşan demir hidroksit ortamda bulunan siyanür iyonu ile ferrosiyanür kompleksini verir. 3 damla taze hazırlanmış %10 demir -2. Meydana gelen kırmızı renk (purpurik asit) siyanür varlığını gösterir.klorür çözeltisi ile ferrik ferrosiyanürden ibaret önce kolloidal sonra tüpün dibine çöken mavi renkli ince çökelek verir (Berlin mavisi): 3 Fe (CN)"64 + 4 Fe +3 > Fe4 [ Fe (CN) 6 ] 3 92 . İzopurpurik asit deneyi : 4 ml alkali distilata 3 ml doymuş pikrik asit ilave edilir ve hafifçe ısıtılır.Distilatta siyanür aranması Siyanür biyolojik materyalden asit ortamda su buharı distilasyonu ile izole edilir. Mavi renk (Berlin mavisi) oluşması siyanürün bulunduğunu gösterir. Bu yöntemle 20 (J. Fe (OH). %10 NaOH içinde toplanır. 1 ml %15 NaOH ile ile pozitif kalevilendirilir.sülfat (ferröz sülfat) ve 3 damla taze hazırlanmış %3 demir -3.klorür (ferriklorür) ilave edilir. Prusya (Berlin) mavisi reaksiyonu ile siyanür aranması : 5 ml distilat (doğrudan mide içeriği de olabilir). Distilatta siyanür aşağıdaki renk reaksiyonları ile aranır. Kreatin ve kan şekeri de bu reaksiyon sonuç verir. +6 CN" > Fe ( C N V 4 + 2 OH" Ferrosiyanür. (Genel bölüme bakınız) Distilat siyanür kaybını önlemek için.g HCN / ml tanınabilir. seyreltik demir -3. Kahverengi demir hidroksit çözününceya kadar karışıma konsantre HCI ilave edilir. Karışım kaynama noktasına kadar ısıtılır ve soğutulur. Mavi renk zamanla çökelek haline geçer. Siyanür için spesifik bir testtir.

Her dış odacığa 0. Apareylerin kapakları vazelin (veya silikon yağı) ile yağlanarak kapatılır ve dış odacıktaki çözeltiler dikkatle karıştırılır. c) 0. 2-metoksietanolde hazırlanmış) .5 mol/l) ilave edilir.1 -10 ml) kullanılır.5 ml p .0 ml seyreltik sülfirik asit (3.05 mol /1.5 ml saf su ve odacığın karşı tarafına 1. üçüncüsü de numune ile çalışılmak üzere hazırlanır. (Siyanür. kan örneği +4°C da 1-2 gün saklanabilir.Mikrodifüzyon yöntemi ile siyanür tayini Kantitatif tayinde heparinize tam kan (0. b ) 0. Bu amaçla.1 ml saf distile su (kör deney). Arkadan iç odacıklara 1 ml sulu metanol (1:1) ilave edilir. Analizde herhangi bir gecikme durumunda.nitrobenzaldehit (0. her üç mikrodifüzyon apareyinin iç odacığına : a ) 0.5 ml 0.dinitrobenzen yöntemi 3 tane mikrodifüzyon apareyi kullanılır. p-nitrobenzaldehit /O-dinitrobenzen yöntemi ve piridin/barbitürik asit yöntemi) kullanılabilir. 0. 2-metoksietanolde hazırlanmış) çözeltisi.05 mol /1. ikincisi Standard siyanür çözeltisi ile.dinitrobenzen çözeltisi (0. Oda sıcaklığında 20 dakika inkübasyona bırakılır. Convvay mikrodifüzyon apareyi ile siyanür tayininde değişik renk reaktifleri (en eskisi FeS0 4 / HCI in kullanıldığı Feldstein-Klendshoj yöntemi. i) p-Nitrobenzaldehit /O .6 mol/l) konur.1 ml kan numunesi ilave edilir. kanda oda sıcaklığında veya -20 °C de daha az dayanıklıdır). Bunlardan birincisi (kör) olarak. Dış odacıklara ise sırası ile 0.1 ml NaOH çözeltisi (0. 95 .1 m 10 mg/l KCN çözeltisi (4 mg/m siyanür iyonu içeren standart) ve üçüncü apareyin dış odacığına da 0.

5g/l. ii) Piridin/barbitürik asit yöntemi Kullanılan reaktifler 1) Seyreltik sodyum hidroksit çözeltisi (0. 5. Standart siyanür ve numuneyi içeren karışımların absorbansı 560 nm de köre karşı bir spektrofotometrede okunur.J.1 mol/l) içinde çözülerek stok çözelti hazırlanır. 1 den 7 ye kadar numaralandırılan apareylerin iç odacıklarına 0.0 ml lik balonjojelere aktarılarak sulu metanol (1:1) ile 5. Bu yöntemin duyarlığı 0. Teknik: Kantitatif tayini için (7) mikrodifüzyon apareyi kullanılması önerilir. Bu çözelti taze hazırlanmalıdır.1 mol/l). Bu çözelti 2 mg siyanür/l içerir.İç odacıktaki karışım. ve ark. 3) Sodyum hidrojen ortafosfat çözeltisi (fosfat tamponu.1 mol/l) 2) Kloramin T çözeltisi (2. seyreltik sodyum hidroksit ile (0. Kalibrasyon için Standard siyanür çözeltisi. Oluşan kırmızı renk 15 dakika dayanır. (Flanagan R. 4) Piridin-barbitürik asit reaktifi : 6 g barbitürik asit. 1 mol/l). W H O 1985). Bu çözelti 200 mg/l siyanür iyonu içerir. stok çözeltinin (200 mg siyanür/l).5 mg/1 siyanürdür.1 mol/l NaOH çözeltisinden 96 . katı kloramin T dayanıklı değildir. (1:99) oranında seyreltilmesi ile hazırlanır.0 ml'ye tamamlanır. 6 ml konsantre hidroklorik asit içinde karıştırılır (d: 1.. Çözelti su ile 100 ml ye seyreltilir. Standard siyanür çözeltisi : Önce 50 mg potasyum siyanür 100 ml seyreltik sodyum hidroksit (0. 5) Seyreltik sülfirik asit (1 mol/l suda). Numune kandaki siyanür konsantrasyonu standart siyanür çözeltisini içeren karışımın absorbansını karşılaştırarak hesaplanır. Bu nedenle ambalaj sık sık değiştirilmelidir).18) ve 30 ml piridin ile seyreltilir. Ancak eldeki olanaklara göre daha az sayıda Conway mikrodifüzyon hücresi de olabilir.

0 1.5 0.0 2. Oda sıcaklığında 10 dakika bekletilir.0mg/l) — C N standardı* Su 2. Bu rengin absorbansı spektrofotometrede 587 nm de hazırlanan köre karşı okunur.0 m g / l ) — — Dış odacığa sülfırik asit çözeltisi ilave ederken önce ilave edilen reaktiflerle karışmaması için odacığın karşı tarafına ilave edilir.0 6 (CN 2. 3 ml piridin . Sırası ile 2 ml fosfat tamponu .5 0.Piridin-barbitürik asit yöntemi ile s i y a n ü r t a y i n i n d e kullanılan reaktif miktarları ( ml ) Dış odacık N o 1 (kör) 2 (numune) 3 (numune) 4 (CN 0.0 1.5 0.0 1. Apareyin ağzı yağlanarak sıkıca kapatılır. Standartlarla sağlanır ve oda sıcaklığında 4 saat inkübasyona 97 . Dış odacıklara ise aşağıdaki tablo miktarlarda reaktifler konur. 11 gösterilen T a b l o 11. 1 ml kloramin T çözeltisi.0 ~ — 0.5 1.5 1.2 m g / 1 ) 5(CN 1.5 0.0 1.1 0. dikkatle dış odacıktaki reaktiflerin karışması bırakılır. İnkübasyondan sonra iç odacıklardaki çözeltiden 1 'er ml alınarak 1 den 7 ye kadar numaralı kapaklı tüplere aktarılır.0 m g / l ) 7 (CN 4.5 Kan ~ 1.5 0.barbitürik asit reaktifi ilave edilerek karıştırılır.0 ~ Sülfılrik asit (1 m o l / 1 ) 0.5 0.2'şer ml ilave edilir. Siyanür varlığında kırmızı-mavi renk oluşur.9 1.

poliüretan ve poliakrilonitril gibi sentetik polimerlerin kısmı yanması ve pirolizi sonucu HCN oluşması bu zehirlenmelere neden olur. Fazla sigara içenlerde bu değer 30 pg/100 ml ye çıkabilir.2 mg/l siyanürdür. HCN veya tuzlarına maruz kalma hakkında bilgi olmadığında zordur.Siyanür vucutta aldehit ve keton grupları ile dayanıklı siyanhidrin bileşiklerini oluşturur.5-6 aya kadar tanınabiiir. Siyanür zehirlenmesinin tedavisinde 98 . Kalitatif siyanür testleri kandaki bu değerleri saptamak için yetersizdir. ipek. Analiz sonucunun değerlendirilmesi Siyanürle zehirlenmenin tanısı.2-2 m g / l 0 0 ml arasında değişir. Siyanür tuzları (oral yol) ve HCN ile (inhalasyon yolu) ciddi zehirlenmelerde kandaki siyanür düzeyi 0. Kusmukta siyanürün kendisine özgü kokusunun algılanması tanımlanmada yardımcı olabilir. Ölüm halinde kan dışında. Kantitatif deneyler ise akut zehirlenme hakkında bilgi verir. Böyle olaylarda kandaki siyanür miktarı 20-100 pg /100 ml ye ulaşabilir. mide ve bağırsak içeriği. piridinbarbitürik asit reaktifi her deneyde yeniden hazırlanmalıdır). (Bu yöntemde katı kloramin T nin dayanıklı olmaması nedeni ile sık sık yeni ambalaj kullanılmalı. Postmortem analizde siyanür ölümden 2. Siyanürle zehirlenme yangına maruz kalmış kişilerde de görülür. Bu nedenle uzun süre (HCN nin uçuculuğuna karşın) organizmada kalır. Yün. ancak zehirlenme şüphesi olduğunda analiz sonucunu beklemeden hemen tedaviye geçmelidir. kalibrasyon eğrisinden numunedeki siyanür konsantrasyonu Yöntemin duyarlığı 0. Normal kişilerin kanında 100 ml de 15 mikrograma (pg) kadar siyanür bulunabilir.hazırlanan hesaplanır. karaciğerde de siyanür analizi yapılmalıdır.

Tüpün ağızı gevşek olarak kapatılır ve 2 dakika kaynar su banyosunda bekletilir. 1/1 oranında su ile seyreltilmiş sülfırik asit içinde hazırlanır). kaynama noktası 65°C dir. Molekül ağırlığı 32. Antidot tedavisinden önce sodyum nitrit kullanımı ise antidot tedavisinin etkinliğini arttırır. idrar ve mide içeriğine uygulanabilir. Bir tüpe bir ml idrar veya mide içeriği konur. Endüstride formaldehit ve formik asit yapımında.aııtidot olarak sodyum tiyosülfat kullanılır. metaldehit. formaldehit g i b i ) . Ancak saf metil alkol daha ciddi zehirlenmelere yol açar. Lateııt periyottan sonra metil alkol ve toksik metaboliti olarak formik asit düzeyleri birlikte değerlendirilmelidir. Antifriz içinde (etilen glikol ile beraber). araba camları yıkama suyunda bulunur. Portakal rengin yeşile dönmesi metanol gibi uçucu indirgen maddelerin bulunduğunu gösterir (etil alkol. Serumdaki format düzeyinin tayini toksisitenin şiddetini gösteren en iyi biyolojik göstergedir. asetaldehit. 1 ml idrara (mide içeriği 99 . Metil Alkol ( CH 3 OH ) Metanol.3. 1. numuneyi içeren tüpün boynuna yerleştirilir. Endüstriyel etil alkol içinde bulunan metil alkol zehirlenmelere neden olabilir. Metil alkolün identifikasyonu İndirgen uçucu bileşikler için genel test: Bu test su buharı diştilatı. Destekleyici deney (kromotropik asit ile) : 0. paraldehit. odun alkolü ve denatüre alkol metil alkolün sinonimleridir. (Potasyum dikromat reaktifi : 25 g/l konsantrasyonda. 50 |al potasyum dikromat reaktifi ile emprenye edilmiş filitre kağıdı.1 ml potasyum dikromat reaktifi yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanan). Yetişkinlerde oral yolla 20-50 ml metil alkol ölüme neden olabilir. labaratuarlarda çözücü olarak kullanılır. Toksikolojik analiz : Metil alkole akut maruziyetten hemen sonra kanda metil alkol düzeyinin tayini toksisitenin en iyi belirleyicisidir.

. 0. 100 .sarı olur.05 ml Standard çözeltiler konarak.5 kromotropik asit çözeltisi.5 ml suda hazırlanmış %0. Formaldehit de bu testle pozitif sonuç verir. 0. 1 ml. Potasyum permanganatın fazlası %10 sodyum bisülfit damlatılarak (renk gidinceye kadar) giderilir.1 ml etanol ve 10 mg katı kromotropik asit ilave edilir. metil alkolün formaldehite yükseltgenmesi ve oluşan formaldehitin kromotropik asitle verdiği renkli kondensasyon bileşiğinin spektrofotometrik tayinine dayanmaktadır (Sujbert.05 ml kan örneği konur. 100 .0 ml konsantre sülfirik asit eklenir. 1 ml distile su içeren tüplere 0. Bu karışıma 0.0 ml distile su ve 0. Teknik : Bir tüp içerisine 1. Karışım 15 dakika 60 llC de su banyosunda ısıtılır. Kalibrasyon için: Konsantrasyonları 0-300 mg/l00 ml arasında değişen metil alkol standardları (0 . karıştırıldıktan sonra oda sıcaklığında 5 dakika bekletilir. 0. 8. 50 .2 ml %20 fosforik asit çözeltisinden. Sujbert yöntemi (Kromotropik asit) ile kanda metanol tayini Bu yöntemin prensibi. Metanol olmadığında karışımın rengi kahverengi . Bu test.2 ml %5 potasyum permanganat çözeltisinden ilave edilir. Bu yöntemle 5 mg metanol (100 ml kanda) tanımlanabilir. 300 mg/l00 ml) kullanılır. 20 . Ayrıca metanol içermeyen kanla deney paralel olarak yapılır (kör deney). L.veya distilat) ilave edilerek oda sıcaklığında 5 dakika beklenir. 1966). Kantitatif tayin için oluşan rengin absorbansı 578 nm de köre karşı spektrofotometrede okunur ve konsantrasyon kalibrasyon eğrisinden okunur. sülfirik asit tüpün kenarından dipte ayrı faz oluşturacak şekilde konur. 200 . İki faz arasında viyole renk oluşması metanol varlığını gösterir. Metil alkol varlığında viyole renk oluşur. Bu reaksiyon formaldehitin kromotropik asitle oluşturduğu p-kinoidal yapıda kondensasyon ürünü ile ilgilidir ve formaldehitin tanınması için özel bir deneydir. metanol için de (formaldehite oksitlendikten sonra) kullanılır.

79 g/ml). Kör (blank) deney metil alkol içermeyen kanla hazırlanır. Bu çözeltinin konsantrasyonu %1 (g/100 ml) dir. b) Standart metanol çözeltileri ise. Burada Conway mikrodifüzyon apareyi ile metil alkol tayini açıklanmıştır. standad metanol çözeltileri. Metanol standardlarının hazırlanması: a) Stok metanol çözeltisi. su yerine metil alkol içermeyen kanla hazırlanır. 50 ml distile su içeren 100 ml lik balonjoje içine pipetle konur. Yöntemin duyarlığı 1 Ojag metanol metanol/100 ml kan) dır.20 ve 30 ml alınarak su içeren 100 ml balonjojeye konarak 100 ml ye tamamlanır ve karıştırılır. Bu yöntem biyolojik materyaldeki su buharı distilasyonu ile elde edilen distilat ve idrara da uygulanabilir. Oluşan renkli çözeltilerin absorbansı köre karşı 578 nm'de spektrofotometrede okunur ve absorbanslara karşı konsantrasyon işaretlenerek kalibrasyon grafigi hazırlanır. 101 .5. (+4°C) de saklanır. 1.10. Not: Yöntemin verimi (recovery) hesaplanmasında. Su ile 100 ml ye tamamlanır. idrar ve mide içeriği gibi biyolojik sıvı ve dokularda metil alkol tayini daha genel bir reaksiyon olan dikromatla veya formaldehit için spesifik olan kromotropik asit (20 mg reaksiyonu ile tayin edilebilir. metil alkolün tanımlanması ve miktar tayininin yapılabilmesi önem taşır.2.yukarıdaki açıklanan işlem uygulanır.265 ml metanol (yoğunluğu 0. Böylece konsantrasyonlar (0-300 mg/100 ml) arasında olan seri standard çözeltiler hazırlanmış olur. Conway Mikrodifüzyon Yöntemi ile biyolojik materyalde metil alkol tayini Conway mikrodifüzyon apareyi kullanarak kan. Bu açıdan metil alkolün kalitatif ve kantitatif analizinde kromotropik asit reaksiyonu tercih edilir. Toksikolojik analizlerde etil alkol yanında. stok metanol standart çözeltisinden sıra ile 0.

İkinci tüp formaldehit bulunması olasılığına karşı kontrol kullanılır. Difüzyonun tamamlanması için oda sıcaklığında 2 saat bekletilir. permanganat ile muamele edilmez. Tüplerden birine %5 K M n 0 4 dan bir damla ilave edilir ve karıştırılarak 5 dakika beklenir.0 ml konsantre sülfirik asit ilave edilir ve iyice karıştırılır. Apareyin kapağı yağlanarak sıkıca kapatılır ve ara sıra karıştırılarak dış bölmedeki sıvıların karışması sağlanır. ve 1. 102 . oksitlenmiş örneğin absorbansından çıkarılır. Kalibrasyon doğrusunun hazırlanması : Standard metil alkol çözeltilerinden 0.0 ml doymuş potasyum karbonat çözeltisi ilave edilir. Her tüpe 4.5 ml alınarak Convvay mikrodifüzyon apareyinde asitle reaksiyondan yukarıda sonra açıklanan şekilde işlem yapılır. dış odacığa 0. Metanol miktarı. Blank (kör) olarak 1.5 ml kan örneği (veya diğer biyolojik sıvı).Teknik : Apareyin (Şekil 3'e bakınız) iç odacığına 2. Kromotropik absorbanslar 580 nm de köre karşı (%0 metanol içeren kan) okunur. Ancak az miktarda bulunabilecek formaldehit nedeni ile renk oluşumu varsa. Formaldehit yokluğunda kontrol tüpü renksiz kalır. Tüplerin herbirine % 0. Numunelerin absorbansları 580 nm'de köre karşı okunur. Soğuduktan sonra eksilen hacim su ile tekrar 10 ml ye tamamlanır. Arkadan permanganatın doymuş sodyum bisiilfit damlatılarak giderilir.0 ml distile su içeren üçüncü bir tüp hazırlanır. Oda sıcaklığına kadar soğutulduktan sonra 10 ml lik olarak rengi balonjojelere aktarılır ve distile su ile 10 ml ye tamamlanır.2 ml eklenir ve buz banyosuna yerleştirilir. bu oksitlenmenin (kontrol) örneğinin absorbansı.0'rer ml alınarak iki ayrı tüpe konur.5 kromotropik asit çözeltisinden 0. standard metanol çözeltileri ile hazırlanan kalibrasyon grafiğinden hesaplanır.2 ml sülfirik asit. Bu süre sonunda iç odacıktaki sülfirik asit çözeltisinden 1.

ısıtıcı ve termostat yardımı ile. katı ve sıvı örnekler içerisindeki yalnız uçucu bileşiklerin gaz kormatograf sistemine enjeksiyonunu sağlayan bir ünitedir. 103 . katı veya sıvı örnek (0. Gaz kromatografisi yöntemleri ile kanda metil alkol tayini Biyolojik sıvılarda metanol analizi için en çok tercih edilen teknik gaz kromatografisidir. polietilen glikol-400 gibi sıvı fazları içeren cam.2-0. HSGC ile yapılan analizlerde. Porapak Q. paslanmaz çelikten yapılmış kolonlar (yaklaşık 2 m uzunluğunda.Konsantrasyona hazırlanır.5 ml) HSGC'nin şişelerine konur ve ağzı sıkıca lastik bir septumla kapatılır. Bu yönteme "Head Space Gaz Kormatografi (HSGC)" yöntemi denir. Gaz kromatografısinin (GLC) başlıca üstünlükleri. Kalibrasyon buhar fazında analiz yapılacak sıvı maddenin standart örnekleri ile yapılır. Denge sabiti. Gaz kromatografisi ile metil alkol analizinde Carbowax 20 M. ön işlemlere ihtiyaç duymadan. 2 mm iç çapında) kullanılır. uçucu bileşiğin buhar fazına geçerek oluşan gaz fazı ile örnek arasında denge sağlanıncaya kadar belirli bir sıcaklıkta tutulur. her bileşik için karakteristiktir. "Head Space" tekniği: Head-space. Metil alkol ve diğer bazı alkollerin analizinde kullanılan GLK yöntemleri etil alkol kısmında açıklanmıştır. karşı absorbanslar işaretlenerek kalibrasyon grafiği (Standard metil alkol çözeltileri (suda ve kanda) Sujbert yönteminde açıklandığı şekilde hazırlanır). Bu şişeler. Kantitatif analizde bu değerlerin bilinmesi gerekmektedir. çok küçük hacimdeki biyolojik örneklerle değişik alkollerin aynı zamanda ve hızlı olarak kalitatif ve kantitatif analizinin yapılabilmesidir.

Ortam asetik asit ile asitlendirildikten sonra 1 damla % 1 C u S 0 4 (bakır sülfat) ilave edilir.2 gram potasyum hidroksit ilave edilerek ısıtılır. olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir.4. Soğutulduktan sonra 2-3 damla karbon sülfür konarak tüp iyice çalkalanır. Etil alkolle zehirlenmeler en çok alkollü içki alınması ile görülür. Endüstriyel alkol ile ayrıca içerdiği metil alkol gibi denaturanlarla da zehirlenmelere rastlanır. Portakal renginden yeşil renge değişim etanol ve / veya diğer indirgen uçucu maddeler olduğunu gösterir (ön denemeler kısmına da bakınız). Alkolik olmayan yetişkin insanda 250-500 gram alkol ölüme neden olur (MLD).1. hububat alkolü sinonimleridir. 104 .n. mide içeriğine. Etil Alkol ( C 2 H 5 O H ) Etil alkol. Sarı bir çökeleğin oluşması primer veya sekonder alkol olduğunu gösterir. genel olarak "alkol" denildiğinde etil alkol anlaşılır. 78°C olan bir sıvıdır. oksitlenebilen indirgen uçucu maddelere ait genel ve spesifik reaksiyonlarla aranabilir. Tüpün ağzı hafifçe kapatılarak kaynar su banyosunda 2 dakika bekletilir. Bu testler biyolojik materyalden elde edilen su buharı distilatına. Ksentogenat deneyi (genel): 1 ml distilata 0. Oksitlenebilen maddeler için (alkoller. Etil alkolün identifıkasyonu ( kalitatif testler ) Etil alkol. molekül ağırlığı 46 ve k. idrara. Etanol. aldehitler gibi) genel reaksiyonu olan (potasyum dikromat + sülfirik asit) testi : 1 ml numune içeren tüpün kenarına 50 pl potasyum dikromat reaktifi (500 ml/l oranında su seyreltilmiş sülfirik asit içinde 25 g/l konsantrasyonda ile hazırlanmış) damlatılmış şerit halindeki filtre kağıdı konur.

H. Kan alınırken. En çok kan alkol düzeyi tayin edilir. Kan örnekleri (10 ml) % 1 NaF (sodyum flortir) içerecek şekilde NaF bulunan tüplere alınır. Biyolojik materyalde etil alkol tayini Alkol tayini için biyolojik materyal olarak kan. Adli tıpta alkol ile zehirlenmenin şiddeti ve trafikte yasal alkol limitinin aşılıp aşılmadığının değerlendirilmesinde hem antemortem (canlı kişilerde) hem de postmortem kanda (ölümden sonra) etil alkol tayini önem taşır. SAYIN. 3 . antikoagülan ve antibakteriyel etkilidir). Postmortem kan örnekleri ise tercihan femoral damarlardan alınmalıdır.5 damla iyot çözeltisi ilave edilir ve karıştırılarak hafifçe ısıtılır. numune alma yerine göre kan alkol konsantrasyonu değişiklik gösterebilir (Marraccini. POKLİS. sodyum floriirle korunur. Daha sonra açıklanacağı gibi trafikte alkol solunum havasında da tayin edilir ve sonuçlar kan alkol düzeyi olarak hesaplanır. deri yüzeyinin HgCI 2 çözeltisi ile (alkol içermeyen sıvılarla) temizlenmesi gerekir. Bu şekilde hazırlanan kan örnekleri + 4°C de 1 ay kadar dayanıklıdır. Adli tıp açısından en uygun kan örneği venöz kandır. Eğer çürüme yoksa kalbin yırtılmamış odacıkiarından alınır. J. 1990. A. İyodoform karakteristik kokusu ve sarı kristalleri ile tanınır (aynı reaksiyonu asetaldehit ve aseton da verir). idrar ve solunum havası kullanılabilir. 1996. Etil alkol varsa iyodoform oluşur. 105 .V. N. ve ark. Alınan kan örnekleri (10 ml) %1 NaF içerecek şekilde. Postmortem kanda. 1994) .İyodoform deneyi (etil alkolü metil alkolden ayırt edici özel test) : 3 ml distilat % 10 NaOH ile kalevilendirilir. VURAL. Tüpün ağzı sıkıca kapatılarak analize kadar buz dolabında saklanır (NaF.

50 ml lik bir balon jojede 40 ml distile su üzerine konur. İç odacıklara 2 ml asit-dikromat reaktifi konur. Su ile 50 ml ye tamamlanır. Soğutulur ve distile su ile 650 ml'ye tamamlanır.dikromat çözeltisi. idrar ve solunum havası) alkol tayininde kimyasal.70 g saf potasyum dikromat 150 ml distile suda çözülür. % 80 ve % 160 mg alkol standartları hazırlanır.Biyolojik materyalde (kan.mikrodifüzyon apareyinin birinin dış odacığına 0.8 ml analizi yapılacak kan örneği . diğerine yakında hazırlanmış olan alkol standardı (tercihan % 160 mg lık standart). Bu standartlar yöntemin verimini hesaplamak için kullanılır. her iki dış odacığa 1 ml doymuş potasyum karbonat konur.8 g / ml). Karıştırıldıktan sonra ağzı sıkıca (parafilm ile) kapatılır ve + 4 °C de saklanır. Kalibrasyon için kullanılacak etil alkol standartları : Yukarıda ' hazırlanan stok etil alkol standardı % 1 NaF içeren su ile uygun oranda seyreltilerek % 20 . Alkol standartları ayrıca. etil alkol için yarı kantitatif bir teknik olarak kullanılabilir. 280 ml konsantre sülfırik asit dikkatlice ilave edilir. %1 NaF içeren alkolsüz kanla yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanır. Alkol Standartları : Stok alkol standardı : 0. enzimatik ve gaz kromatografik yöntemlerle tayin edilir. Bu stok karışım % 320 mg etil alkol içerir.: 3. 106 . Potasyum dikromat çözeltisi : Potasyum karbonatın suda doymuş çözeltisi hazırlanır. Teknik : Conway . d: 0. Mikrodifüzyon yöntemi ile etil alkol tayini Mikrodifüzyon yöntemi. Reaktifler : Asit .200 ml etil alkol (% 96'lık. Pozitif sonuç alındığında daha duyarlı ve spesifik bir yöntemle kantitatif analizin yapılması gerekir.

Daha sonra 450 nm'de spektrofotometre'de suya karşı okunur.as C„ = C S ( a -a„ C„: Kan örneğindeki alkol konsantrasyonu (mg/100 ml kan) C s : Alkol standardının konsantrasyonu (mg/100 ml kan) a : Kör deneyin absorbansı a„ : Numunenin absorbansı a s : Standardın absorbansı Yöntemin Değerlendirilmesi: Bu yöntemde. 450 mm de absorbanslar okunur. Konsantrasyona karşı absorbanslar işaretlenerek doğru çizilir. iç odacığa 2 ml asit dikromat reaktifi konur ve apareyin ağzı sıkıca kapatılır. kör deney de yapılarak çalışılır. Bunun için dış odacığa 0. tek standart kullanarak ta aşağıdaki formülle hesaplanabilir: a . reaksiyona girmeyen potasyum dikromat çözeltisinin absorbansı okunduğu için. Kalibrasyon (konsantrasyonları : Kanda % 20 ile ve suda hazırlanan % 320 mg alkol standartları ile arasında değişen) Convvay mikrodifüzyon apareyi ile yukarıda açıklanan şekilde. Difüzyon tamamlandıktan sonra otomatik bir pipet yardımıyla iç odacıktaki asit-dikromat çözeltisi 10 ml'lik cam kapaklı balon jojelere alınır.8 ml numune kan (alkol içermeyen) 1 ml doymuş potasyum karbonat.Diğer üçüncü Conway aparayı blank "kör" deney için kullanılır. konsantrasyonla absorbans ters linearite gösterir. 37 °C 'lik Etüv'de 1 saat inkübasyon için bekletilir.Apareyin kapağı yağlanarak (silikonla) hemen sıkıca kapatılır. ) 107 . Alkol miktarı hazırlanan kalibrasyon grafiğinden hesaplanabileceği gibi. Eksik hacim distile su ile 10 ml'ye tamamlanır.

ilaç bağımlılığı merkezlerinde ve acil olaylarda ön bir teknik olarak önerilmektedir. Elde edilen kalibrasyon grafiğine bir örnek Şekil 13 de gösterilmiştir.Standartla çalışma. metil alkol ve diğer indirgen uçucu bileşikler ile de aynı reaksiyonu verir. alkol dehidrogenaz (ADH) enzimi katalizörlüğünde. (Serrano. Ancak potasyum dikromat. Conway mikrodifüzyon yönteminin daha kısa sürede (5 dakikada) sonuç veren modifiye şekilleri küçük Iaboratuvarlar. etil alkolün nikotinamid adenin dinükleotid 108 . Bu yöntemle 20 mg /100 ml kan alkolü tayin edilebilir. % mg Alkol Şekil 13. ve ark. Kan ve serumda kesin kantitatif değerlendirme için destekleyici daha duyarlı yöntemler için kullanılması gerekmektedir. 1988) Enzimatik yöntemle kanda etil alkol tayini i) Enzimatik yöntemle alkol tayininde prensip.Convvay mikrodifüzyon yöntemi ile etil alkolün tayininin kalibrasyon doğrusu. numune ile beraber tekrarlanmalıdır. Conway mikrodifüzyon yöntemi ile kanda etil alkol tayini ön bir tarama testi olarak toksikoloji laboratuvarlarında kullanılmaktadır.L.

(Fazla bilgi için: Sayın. fenazin metosülfat gibi) reaksiyona girerek görünür alanda spektrofotometrik yöntemle tayin edilir: ADH CH. ii) Diğer bir enzimatik yöntemde ise alkol oksidaz ve peroksidaz enzimleri kullanılıp. 1 mol NAD.H. metil alkolün (çeşitli nedenlerle etil alkolle 109 . uygun bir kromojenle (tetrazolyum tuzlan. yöntemle ilgili teknik prospektüsü içermektedir. asetaldehit (metaboliti). renk reaksiyonu fenol ve 4-amino antipirin ile gerçekleştirilir. Gaz kromatografisi ile çok az miktarda (0. renk reaktifleri ve tamponları. Bu kitler Standard alkol çözeltisi.formazan Burada MT. I mol etil alkolü oksitler ve kendisi de NADH'ye indirgenir. Bu reaksiyonda.(NAD) tarafından oksitlenmesine dayanır. etil alkol. monotetrazolyum boyar maddesidir. NADH'nın doğrudan UV alanında (340 nm) veya florimetrik olarak ölçülmesi ile alkol miktarı tayin edilebilir. Daha sonra bir çok araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir.CH 2 OH + N A D Diaforez NADH + MT • • CH3CHO + NADH +H + N A D + MT . Gaz kromatografisi yöntemi ile etil alkol tayini Gaz sıvı kromatografisi (GSK) kanda alkol tayini için ilk kez 1958 de uygulanmıştır. 2000'e bakınız). alkoloksidaz Etil alkol + 0 2 • asetaldehit+H 2 0 2 peroksidaz 2H 2 0 2 +fenol+4-aminoantipirin • kinonimin+4H 2 0 Enzimatik yöntemler için hazır kitler bulunmaktadır. o yöntem için kullanılacak enzim.2 ml ve daha az) çalışılarak. Veya NADH diaforez enzimi karşısında.

Burada laboratuvarımızda uyguladığımız GSK yöntemi açıklanmıştır (Vural. İç standart olarak n-propil alkol kullanılır.1 ml analizi yapılacak kan örneğine 1 ml i. alkol içermeyen kanla cam kapaklı fiyoller içinde 10 ml 'ye tamamlanır. Mutlak alkolden 1 gram. Sıvı faz olarak en çok Porapak Q.. 1981). range : 2. Yöntemin Uygulanması : Kan örnekleri yukarıda açıklandığı şekilde %1 NaF içerecek biçimde alınır. PEG-400 (veya 600..0 ml alınarak %1 sodyum florürle korunmuş.5 cm/dak. Buz dolabında (+ 4°C'de) saklanır. %100 ve %200 mg) kan içinde hazırlanır. kalitatif ve kantitatif analizleri yapılabilmektedir. (10 mg etanol / ml'de) bu çözeltiden 0. Saygı.0 ve 2.).2 mg n-propanol/ml içeren çözelti " internal : iç standart (i. %96'lık etil alkolün kalsiyum oksitle (CaO) geri soğutucu altında kaynatılarak ve arkadan distile edilmesi ile hazırlanır. Polypak-2. taşıyıcı gaz : azot (30 ml/dak. attenuation : 8.)" olarak kullanılır. vortekste karıştırılır. Ş. "Head space" tekniği ile çok sayıda numune ile otomatik çalışma olanağı vermektedir. % 80. Bu çözeltiden 2 ml alınarak %100 ml 'ye tamamlanır. Böylece 0. alev iyonlaştırıcı detektör (FID) tercih edilmektedir. kaydedici hızı : 0.5 x 10"" amper. detektör sıcaklığı : 110 °C.5. ilave edilir.4 mm iç çapında). Bunun için önce mutlak alkol. Standart alkol çözeltileri: (% 0. Önce %0. su içinde tartılarak distile su ile 100 ml 'ye tamamlanır. 0. % 50.beraber az miktarda bulunur) ayrılabilmekte. Normal kolonlar yerine kapiller kolon kullanıldığında ayrılma daha iyi olmaktadır. Teknik : Küçük bir tüpe 0.1 'lik stok çözelti hazırlanır.0.8. N. 80/100 mesh üzerinde) sıvı faz içeren cam kolon (2 m uzunluğunda x 0. 1. detektör: FID.s. Gaz kromatografisi koşullan : %10 PEG-400 (Chromosorb W-AW. enjeksiyon giriş sıcaklığı: 110 °C .1500) kullanılmakta. Karışımdan 1 (al gaz kromatografa enjekte 110 . kolon sıcaklığı : 90 °C.s.

vortekste karıştırılır. pik yüksekliği) oranları hesaplanır.s. Deney en az iki defa yapılır. Bu kromatogramlardaki yükseklikleri oranından numunedeki alkol konsantrasyonu pik grafikten hesaplanır (Şekil-14). Her birine 1 ml i. Yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanan kan örneği gaz kromatografa enjekte edilerek kromatogramlar elde edilir. oranları hesaplanır. hazırlanan alkol standartlarından tüplere 0.1 ml konur. (N: etil alkol pik yiiksekliği/propi 1 alkol pik yüksekliği).s.edilir. her standarta ait (etil alkol pik yüksekliği / i. Kalibrasyon doğrusunun hazırlanması : Yukarıda açıklandığı şekilde kanda % 0 ile % 200 mg arasında.s. Elde edilen kromatogramda. Kromatogramlar elde edildikten sonra. etil alkol ve i. % mg) oranı bulunarak. Şekil 14. Her standartla çift çalışılır. etil alkol konsantrasyonu hesaplanır.s. Bulunan bu oranın kalibrasyon doğrusunda karşılığı olan (etil alkol % / mg / i.'ın" pik yükseklikleri "bulunarak.Etil alkolün kalibrasyon grafiği 111 . ilave edilip. Karışımdan 1 pl gaz kromatografa enjekte edilir.

piki. C : İ. fakat sonuçlar kandaki alkol miktarına göre kalibre edilmiştir.S. ilave edilmiş kan. ortalama: kan alkol konsantrasyonu/solunum havası alkol konsantrasyonu: 1/2300 bildirilmiştir. Al kol metre Lion laboratuvarları tarafından geliştirilen Lion-Alcometer SD-2.Etanol piki.Şekil 15'de kanda. Kullanılan apareyler solunum havasındaki alkol miktarını tayin eder. 1.İ. 1/2300 kan/nefes 112 . A: % 2 0 0 mg.S. Bu amaçla geliştirilmiş bir çok teknikler vardır. İ.S.. ve % 5 0 m g etil alkol ihtiva eden kan . Şekil 15. R. ve % 100 m g etil alkol ihtiva eden kan enjeksiyonu. elektrokimyasal detektör ve digital göstergeye sahiptir. 3-su Solunum havasında etil alkol tayini Adli olaylarda (ölüm olmadığı zaman) ve özellikle trafik kazalarında kişilerin alkol alıp almadığı önce solunum havasında (ekspirasyon) etil alkol tayini yapılarak araştırılır. 1987. Emerson. Kinetik olarak. B : İ.G L K ' d a Kan Alkolü K r o m a t o g r a m lan. 2 .S. 1998). standart alkol çözeltileri ile elde edilen kromatogram görülmektedir. (Bazı kaynaklarda 1/2100) (Fazla bilgi için: Saferstein. V.J.

113 . ağızlığın kalın ucundan düzenli ve tek bir üfleme yapması istenir. beklenir ve değer okunur. ağızlığın kenarındaki deliğe takılır. a) Cihazın hazır kontrolü yapılır ve SET düğmesine basılı durumda bulundurulur. "Lion Alcometer" ile yapılmaktadır. Bu aletle alkol testi şu şekilde yapılmaktadır. "A" lambasını yakacak kadar kuvvetli. baygın kişilerde de ölçüm yapılabilir. "B" lambası yandığında "Read" düğmesine basılır ve üflemeyi durdurması istenir. b) Cihazın örnekleme bölümü. "B" lambasını yakana kadar üflemesi sağlanır. c) Test yapılacak kişiden. (Alkol konsantrasyonu promül olarak da ifade edilebilir) 1 promil = 1 g alkol /I kan = 100 mg/100 ml kan Aşağıdaki resimde LİON ALKOLMETRE görülmektedir. Ülkemizde.oranına göre kalibre edilmiştir. "Read " düğmesine basılı vaziyette gösterge maksimum değere ulaşana kadar ortalama 30 sn. Bu alete farklı nefes alma tüpleri takılarak. adli olaylarda alkol kontrolü. Adli Tıp Kurumunda. ciğerlerini havayla doldurması. Gösterge normal olarak kan alkol konsantrasyonunun 100 ml'de kanda mg alkol cinsinden gösterir.

Resim . Genç çocuklarda hipoglisemi görülebilir. nistagmus. 1.Kan alkol düzeyinin klinik y o r u m u Kan alkol düzevi Belirtiler yüzde kızarma. baş dönmesi.5 Belirgin inkoordinasyon. kusma 5. konuşmada bozukluk.5 114 . konfüzyon. inkordinasyon. bulantı ve şiddetli olaylarda komaya neden olur. T a b l o 12. pupil dilatasyonu.0 Inkoordinasyon. 1.0 Koma ve ölüm * Alkol konsantrasyonu 1 promil=lg alkol / 1 kan =100 mg alkol / 100 ml kan (g/l = promil )* 0.1. 3. sendeleme. öfori : yetişkinlerde belirgin bir klinik etki görülmez. Alkolmetre Analiz Sonucun yorumlanması Etil alkol ince bağırsaktan hızlı absorbe olur ve bulanık görme.0 Gros inkoordinasyon. Genel olarak kan alkol düzeyinin klinik değerlendirmesi için aşağıdaki tablo (12) kullanılır. çevre ilgisizliği.

kişi: 115 . % 0.67 (0. 2) Kişide kan alkolü tayini için alınan kan örneğinin "adli olay" sırasındaki gerçek alkol düzeyi hesaplanabilir. (13) ve (r) Widmark faktörleri olarak bilinir (Fazla bilgi için Vural N. 1919 yılında birim zamanda kan alkolünün düşme miktarının (eliminasyon hızı) negatif bir eğilim gösterdiğini ve bu düşme hızını da 1 ile ifade etmiştir. bir kişinin aldığı alkol miktarı ve içki cinsi de biliniyorsa içki miktarı hesaplanabilir. İnsan için : Total alkol miktarı : 0.VVidmark faktörleri İlk kez alkol kinetiğini inceleyen Widmark.67 alındığında . Ayrıca alkolün 3 tüm vücut sıvısında homojen olarak dağılmasından dolayı kişinin aldığı total alkol miktarı (r) sabiti kullanarak hesaplanabilir. Kan alkol düzeyinin tayininde. 1996'e bakınız).12 g saptansın. (r) erkeklerde ortalama 0.86).67 = % 0. Kandaki alkol düzeyinden. 70 kg. Widmark faktörleri olarak bilinen değerlerle : 1) Kişilerin aldıkları total alkol miktarı . vücuttaki total alkol miktarı ( % g ) 1 ) VVidmark faktörlerinden ( r ) = Kandaki alkol miktarı ( % g m l ) olarak ifade edilir.46-0.080 x 10 x 70 = 56 gram alkol İçki cinsi votka (% 40 ağırlık/hacim alkol içerir) ise. kadınlarda biraz daha düşüktür.12 x 0. Acaba bu kişinin vücudundaki alkol miktarı ne kadardır? Bu içki cinsi votka ise ne kadar votka içmiştir? Widmark faktörü 0.080 g vücut alkol konsantrasyonudur. Örneğin : 70 kg ağırlığındaki insanın kan alkolü %0.

Formaldehit ( H C H O ) Formaldehit molekül ağırlığı 30 olan renksiz. Yapılan analizde kan alkol düzeyi % 45 mg (0.32) promil kan alkolündeki düşme b) Kaza anındaki alkol % mg = % 45 + % 32 = % 77 mg (0.2 5 mg/l 00 ml/saat) önermiştir. 1996). yanıcı olmayan bir gazdır.5.50 promil) dir. H. 2 ) Diğer bir Widmark faktörü P ile gösterilir ve alkolün eliminasyon hızı ile ilgilidir. Bu faktör alınan alkol miktarı. diğer ilaçların etkisi ile değişebilir. Acaba bu kişinin kaza anındaki gerçek alkol düzeyi nedir? a) %16 x 2 = % 32 mg (0. Bu faktörün adli tıpta uygulanmasına aşağıda örnek verilmiştir : Trafik kazası yapmış bir sürücüden kan örneği. kazadan 2 saat sonra alınmış olsun. 1. Yukarıdaki örnekte eğer alınan kan örneğinde bulunan alkol düzeyine göre değerlendirme yapılırsa kişi alkol açısından trafik suçu işlememiş olarak kabul edilir. Bunun dışında diğer trafik suç ve kazalarında henüz kullanılmamaktadır (Vural. kan alkolündeki düşme hızını ortalama : p = 16 mg/l 00 m l/saat ( 1 0 . vitaminler. alınan içki c i n s i . N.100 56 x 40 = 140 ml votka almıştır. formol sinonimleridir.. Ülkemizde trafik kazalarına yönelik trafik sigorta işlemlerinde p faktörü kullanarak değerlendirme yapılmaktadır..45 promil) bulunsun.16 promil)alınır. Formalin. Ancak pratikte bu değer 16 mg /100 ml kan/saat (veya saatte 0.77 promil) Türkiye'de özel oto sürücüleri için yasal kan alkol limiti % 50 mg (0. beslenme. Sayın. hormonlar. Gerçekte ise kan alkolü olay anında yasal limitin üstündedir. %40'lık çözeltisi halinde kullanılır. Widmark 1919 yılında. 116 .

Formaldehit aranması (Kalitatif test) Biyolojik dokulardan su buharı distilasyonu veya mikrodifüzyon la ayrılabilir. Formalin.5 ml test çözeltisine 100 mg kadar kromotropik asit ilave edilir ve vortex ile 5 dakika karıştırılır. antiseptik ve dokuların korunmasında (fiksasyon çözeltisi) kullanılır. izolasyon maddelerinin hazırlanmasında kullanılır. stabilizör olarak metanol içerir. uçucu olup. Formaldehit tayini 1) Kromotropik asit testi spektrofotometrik yöntemle formaldehitin 117 . Göz yaşartıcıdır. Dikkatle 1. Formaldehit çok çabuk olarak (in vivo) formata metabolize olur. Polimerize formaldehit (para formaldehit) fumigan. Distilata veya doğrudan idrara uygulanan testler : Oksitlenebilen uçucu bileşiklere uygulanan dikromat .5 lik sodyum nitroprussiyat çözeltisi ve 10 damla %10' luk sodyum hidroksit çözeltisi damlatılır. Formalin dezenfektan. Fenil hidrazin ile : 10 ml distilata (idrar) 10 damla %5' lik fenilhidrazin hidroklorür çözeltisi.5 ml konsantre sülfirik asit ilave edilir.n : 2l°C'dır. 30 ml formalin insanlarda öldürücü olabilir (MLD). Mor-viyole rengin oluşması formaldehit mevcudiyetini gösterir. Akut formaldehit zehirlenmesine az rastlanır. Yöntemin duyarlılığı 20 Ug / ml dir. Asetaldehit kırmızı renk verir. 3 damla %0. diğer polimerleri için yapıştırıcı.Sıvı haldeki formaldehitin (formalin) keskin batıcı bir kokusu vardır.sülfirik asit testi ve Schiff reaksiyonu formaldehitle de pozitif sonuç verir (ön denemelere bakınız). Metil alkolün de ara metabolitidir. Formaldehit için spesifik test (Kromotropik asit ile): 0. k. Mavi renk oluşumu formaldehit varlığını gösterir.

kantitatif analizi için de kullanılır (Metil alkole bakınız). 2) 2,4 dinitrofenolle hidrazin oluşturularak, HPLC ile de formaldehit tayin edilir. Bu yöntem çok duyarlıdır (pg düzeyinde). Biyolojik materyalden izole edilen distilatta, iş yeri ortamında formaldehit tayini için kullanılabilir (Fazla bilgi için Usanmaz, S., 1994'e bakınız). l.ö.Formik asit (HCOOH) ve Format Formik asit, molekül ağırlığı 46 olan renksiz, sulu çözeltidir ve çok korosiftir. Bir çok (descanling) kepek döken çözeltiler 500-600 ml / I formik asit içerir. Formatlar, sodyum format (HCOONa) olarak boya, baskı ve tabaklama (deri) endüstrisinde ve sentetik ara ürün olarak kullanılır. Metil alkol ve formaldehitin toksik metabolitidir. Minimum letal doz (MLD), yetişkinler için 30 ml olarak verilmiştir. Formik asit'in identifikasyonu (kalitatif testler) Mide içeriği ve olay yerinden alınan örneklere uygulanır. 1) Ön deney : 0,5 ml test çözeltisine, 1 ml sitrik asit-asetamid reaktifi (5 g/l sitrik asit ve 100 g/l asetamid, propan-2-ol içinde); 0.1 ml sodyum asetat (300 g/l), 3.5 ml asetik anhidrid ilave edilir. Vorteks'de 5 saniye karıştırıldıktan sonra 10 dakika kaynar su banyosunda ısıtılır. Kırmızı renk oluşması formik asit varlığını gösterir. Formaldehit

ve format tuzları bu testle pozitif reaksiyon vermezler. Yöntemin duyarlığı 50 pg/ml 'dir. 2) Destekleyici deney (kromotropik asit deneyi : 0.1 ml numuneye 0.1 ml seyreltik hidroklorik asit (2 mol/1) ilave edilir, vortekste 5 saniye karıştırılır. 100 mg kadar magnezyum tozu gaz çıkışı duruncaya kadar yavaş yavaş ilave edilir. 100 mg kromotropik asit ilave edilir ve vortekste 5 saniye karıştırılır.

118

Dikkatle 1.5 ml konsantre sülfırik asit ilave edilir. 60°C deki su banyosunda 10 dakika bekletilir. Mor-viyole renk oluşumu formik asit ve formatların varlığını (Mg tozu ile formaldehite indirgenmiş) gösterir. Aynı reaksiyonu formaldehit ön işlem yapılmaksızın, metil alkol ise K M n 0 4 ile oksitlendikten sonra verirler. Bu yöntemin duyarlığı 50 |ig/ml dir. Formik asitin kantitatif analizi Gaz kromatografık yöntem : GSK ile formik asit doğrudan veya

türevleri oluşturulduktan sonra tayin edilebilir. Formik asit metil format veya dimetil formamit, formanilid türevleri şeklinde, FID detektör kullanarak GLK ile tayin edilebilir. Duyarlık 10 ^g/ml olarak bildirilmiştir. Head space tekniği ile deteksiyon limiti 2,5 ng/ml dir. Enzimatik Yöntemler Formik asitin biyolojik sıvılarda enzimatik yöntemle tayini, formatın bakteriyel "format dehidrogenaz" enzimi ile karbondioksit ve suya oksidasyonu sırasında NAD + 'nin NADH'a indirgenmesi reaksiyonuna dayanır.

Burada oluşan NADH, diyaforez enziminin katalizörlüğünde indirgendiğinde floresan oluşturan bir substrat ile reaksiyona sokulur. Bu amaçla kullanılan maddelerden biri resazurindir. NADH ile indirgenen resazurin, resofurin isimli floresan madde verir. Bu madde 565 nm de ekstinksiyon ve 590 nm de emisyon dalga boylarında spektroflorimetrik olarak tayin edilir. Buradan formik asit miktarına geçilir. Yöntem çok duyarlıdır (0.2 ji.g/ml) ve spesifiktir. Reaksiyon denklemi aşağıda gösterilmiştir:

119

FDH NAD^+HCOOH diaforez NADH + resazurin > NAD * + resorufin (floresan) (2) (FDH : Format dehidogenaz enzimi) Analiz Sonucunun yorumu Biyolojik sıvılarda formik asit (format) tayini zehirlenmelerde önem taşır. Ancak serum metanol ile akut için rutin » NADH + H+ + C0 2 (1)

format düzeyleri

laboratuvar testleri yaygın değildir. Kanda endojen format düzeyi 0-6,3 mg/l 00 ml arasında değişebilir. Genel olarak üst sınır 1.2 mg/l00 ml kabul edilir. Ağır zehirlenmelerde 93 mg/l00 ml'ye kadar çıkabilen değerler bildirilmiştir. Aşağıda Tablo 13'de metanol zehirlenmesi sonucu oluşan 2 ölüm olayında, postmortem formik asit analizi sonuçları gösterilmiştir (Tanaka, E. ve ark. 1991).

T a b l o 13 formik asitin p o s t m o r t e m dağılımı Biyolojik ö r n e k olay 1 olay 2

Kan (mg/ml) İdrar (mg/ml) Beyin (mg/g) Karaciğer (mg/g) Böbrek (mg/g) Mide içeriği (total, mg)

0.32 2.27 0.11 0.54 0.13 108

0.23 0.47 1.17 0.51 1.19 23.2

120

2.7. Klorlu Hidrokarbonlar Toksikolojik önemi olan halojenli hidrokarbonlara doymuş

haloalkanlardan metil klorür, metil bromür, kloroform, karbon tetraklorür, metil kloroform; etilen yapısında halojenli doymamış hidrokarbonlara ise trikloroetilen ve tetrakloretilen örnek verilebilir. Burada, aşağıda açıklanan "Fujvvara" reaksiyonu yapılabilen bakınız). Kloroform (CHCU) : Triklorometan yapısında; molekül kütlesi 119 ile kendilerinin ve/veya metabölitlerinin analizi de

klorlu hidrokarbonlardan

bahsedilecektir (Genel

bölüme

dur. Anestetik ve tıbbi amaçla dezenfektan olarak kullanıldığı gibi, endüstride çözücü olarak ta önemli bir yeri vardır. MLD: 7 g / 70 g insandır. Kloroformun önemli bir kısmı değişmeden akciğerler ve idrarla atılır. Az bir kısmı metilen klorür, C 0 2 ve potent hepatorenal toksik bir madde olan fosgene (COCl 2 ) metabolize olur. Karbon tetraklorür ( CCU ) : Tetraklorometan yapısında molekül

kütlesi 154 olup, piren ve karbona sinominleridir. Temizleme, yağ eritici ve yağ uzaklaştırıcı olarak, yangın söndürmede, kuru temizlemede kullanılır. MLD : yaklaşık 4 ml / 70 kg insandır. Karbon tetraklorürün başlıca toksik etkisi karaciğer ve böbrek hasarına neden olmasıdır. Karbon tetraklorüre yoğun maruz kalma, Fujvvara reaksiyonu ile

detekte edilebilir. Bu reaksiyonu CCI 4 vermez. Bu nedenle bu reaksiyonun muhtemelen CCI 4 üminör metaboliti ve içerebileceği kontuminant olan

kloroformdan kaynaklandığı düşünülmektedir. 1,1,1,-Trikloroetan (Metilkloroform : CCUCHO : Molekül kütlesi 133 dür. Metilkloroform kuru temizlemede çözücü, yağ uzaklaştırır ve daktilo yazılarını düzeltme sıvılarında (daksil) kullanılır. Akut zehirlenme kazaen

121

Başlıca toksik etkisi MSS üzerinedir. Bu metabolitte idrarda Fujivvara testi ile detekte edilir. Trikloroetilen ( CHCI = C Cl 2 ) : Trilen.yoğun bir şekilde maruz kalma veya amaçlı inhalasyonla (uçucu çözücü suistimali) olur. 122 . Tetrakloroetilen antihelminitik ve kuru temizlemede çözücü. kuru temizlemede ayrıca insektisit olarak kullanılır.1.-trikloroetanın %2 si 2.1. narkotik etkilidir.5'i trikloroasetik asite metabolize olur. Yağlı madde ekstraksiyonunda. Bu miktardaki metabolit de idrarda Fujivvara testi ile tanınabilir. Absorbe olan 1. trikoroetanole ve sonra trikoasetik asite metabolize olur. Önemli bir kısmı (% 80). Kloral hidrat. ilaç ve parfüm endiistirisinde. Akut zehirlenme kazaen yoğun maruz kalma veya amaçlı inhalasyon (uçucu çözücü skistimalı) sonucu oluşur. dikloralfenazon gibi hipnotik ilaçlar da TKAA metabolitine dönüşürler). buharla yağ uzaklaştırıcı olarak kullanılır. Narkotik etkisi trikoetanol (TKE) metaboliti ile ilgilidir. trikol. Klorlu hidrokarbonların biyolojik materyalde aranmaları (Fujivvara deneyi ile) Klorlu hidrokarbonlar doku ve kandan su buharı distilasyonu ile izole edilirler.2. Tetrakloroetilen : ( Perkloroetilen. tiriol gibi sinominleri vardır. TKE üzerinden trikloroasetik asit (TKAA) metabolitine dönüşür.2. Akut zehirlenme kazaen yoğun maruz kalma ve amaçlı inhalasyon sonucu oluşur. Bu metabolit de idrarda fujivvara testi ile aranır. Asit ortamda bütün klorlu hidrokarbonlar su buharı ile sürüklenirler. Tıpta genel anestetik olarak kullanılır. Molekül kütlesi 131'dir. Absorbe olan tetrakloro etilenin ancak % 0. tetrakloroetilen ) CC12 = CCİ2: Molekül kütlesi 166 dır.

Distilat veya idrarda klorlu hidrokarbonların kalitatif ve kantitatif analizinde en çok kullanılan genel renk reaksiyonu Fujiwara testidir. Deneyin uygulanması : Bu test su buharı distilasyonu ile izole edilen

dişti lata ve/veya idrara uygulanabilir. Deney numune, blank (kör) ve Standard (triklroasetik asit) ile paralel olarak yapılır. Distilat ile çalışıldığında 5 ml distilata (veya 2 ml idrar) 2 ml %20 lik NaOH ve 2 ml saf piridin ilave edilerek dikkatle karıştırılır. Karışım kaynar su banyosunda 5 dakika bekletilir. Piridin fazında koyu kırmızı menekşe rengin oluşması trikloro bileşiklerinin olduğunu gösterir. Laboratuar ortamında kloroform gibi aynı reaksiyonu veren

kontaminatları dışlamak için distilat yerine 5 ml saf su kullanarak kör deney (Blank) yapılır. Ayrıca standard olarak suda hazırlanmış %1 lik triklroasetik (10 mg/l) ile deney paralel yürütülür. asit

Bu deneyin duyarlığı lmg/1 trikloroasetatdır. Klorlu hidrokarbonlar (kloroform, trikloroetilen, metilkloroform, tetrakloroetilen) ve metabolit

olarak oluşum trikloroasetik asit dışında kloralhidrat, diklorofenazon gibi trikloroasetik asit metabolize olan ilaçlar da Fujivvara reaksiyonu ile pozitif sonuç verirler. Klorlu hidrokarbonların analizleri 1 ml toluen fazına (klorlu hidrokarbon distilatının toplandığı), 10 ml saf piridin (tekrar distillenmiş veya taze analitik özellikte) ve 5 ml 20 NaOH ilave edildikten sonra, karışım tam 5 dakika kaynar su banyosunda bekletilir. Buz banyosunda soğutulduktan sonra renkli piridin fazı hemen ayrılır. Piridin fazı, distile su ile 15 ml ye seyreltilir. Bu renkli çözeltinin absorbans 530 nm de köre karşı bir spektrofometrede okunur. Konsantrasyon Fujivvara reaksiyonu ile kantitatif

123

aynı şekilde standart hidrokarbon çözeltileri ile hazırlanmış kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. Bu teknikle, 1 ml toluen içinde en fazla 0.4 mg hidrokarbon tayin edilebilir. Habgood ve Powell 1 ml aseton ilavesi ile karbon tetraklorürün piridin fazında verdiği rengin şiddetlendiğini, kloroform olduğunda azaldığını ve trikloroetilen ile meydana gelen rengin ise etkilenmediğini göstermişlerdir. İdrarda Fujiwara reaksiyonu ile trikloroasetik asit (TKAA)

tayini (Soucek ve Vlachova modifikasyonu) Trikloro asetik asite metabolize olan klorlu hidrokarbonlara maruz kalmanın biyolojik izlenmelerinde idrarda TKAA tayini yapılması pratik açıdan daha uygundur. Bunun için 2 ml idrara, 8 ml saf piridin ve 5 ml % 20 NaOH ilave edilir. Karışım 70 °C de 15 dakika su banyosunda bekletilir. Buz banyosunda soğutulduktan sonra piridin fazı (7.5 ml) 3 ml su ilave edilerek seyreltilir. Renkli çözeltinin optik dansitesi 530 nm de köre karşı okunur. Sonuç, 1-100 mikrogram arasında hazırlanan TKAA standartlarıyla elde edilen kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. Sonucun Yorumu : Bu yöntem en çok trikloroetilene maruz kalmada kullanılır. İdrarda 20 mg/1 TKAA bulunması, önemsiz derecede trikoloetilene maruz kalındığını, bu değerin (150 mg/1 TCAA) üstünde bulunması ise havada müsaade edilen limit üstünde trikloroetilene maruz kalındığını ifade eder. Klorlu hidrokarbonların gaz kromatografik yöntemle analizi Kan ve idrarda klorlu hidrokarbonların gaz kromatografisi yöntemi ile taranmaları ve kantitatif analizleri duyarlı olarak yapılır. Gaz kromatografisi yöntemi ile GA veya tercihen GI sistemi ile taramaları yapılabilir. (Moffat, A.C., ve ark. 1986)

124

a ) Sistem G.A. : %2.5 SE-30 ile kaplanmış 80-100 mesh ehromosorb (asitle yıkanmış : AW ve dimetildiklorosilanla işlem görmüş) kolon kullanılır. Destek maddesinin tamamen deaktive edilmiş olması gerekir. 2 m x 4 mm iç çapında cam kolon tercih edilir. Gaz kromatografısi koşullan : Kolon sıcaklığı 35°C da 2 dakikaya ve sonra dakikada 5°C yükselecek şekilde 175° C ye kadar programlanır. 175°C da en az 8 dakika tutulur. Taşıyıcı gaz olarak azot (45 ml /dakika akış hızında) FID dedektör kullanılır. Sistem GI: 80-100 mesh carbopak C üzerine kaplanmış % carbowax 0.3

20 M içeren kolon (2 m x 2 mm iç çapında) kullanılır. Kolon

sıcaklığı yukarda açıklandığı şekilde 35°C ile 175°C arasında programlanır. Taşıyıcı gaz olarak azot (30 ml/dak. akış hızında) kullanılır. Kantitatif analizde ise "head-space" düzeneği içeren gaz kromatografısi tercih edilir. 1.8. Aromatik Hidrokarbonlar Aromatik hidrokarbonların en basit ve dayanıklı bileşiği olan benzen ve homologları (toluen, ksilen izomerleri, etil benzen) endüstriyel ve ticari kimyasal maddeler olarak önem taşırlar. Yakıt, çözücü ve kimyasal

maddelerin sentezinde başlangıç maddesi olarak kullanılırlar. Bu nedenle, çevrede, iş yerlerinde ve endüstride çevresel ve biyolojik izlenmeleri önem taşır. Benzen (C 6 H6> En basit aromatik hidrokarbondur. Benzol, fenilhidrid ve kömür naftası sinonimleridir. Kendisine özgü kokusu olan, uçucu bir organik sıvıdır. K.n. 81°C dir. Akut benzen zehirlenmesinde başlıca semptomlar MSS depresyonu ile ilgilidir. Kronik maruz kalmada ise hematopoetik sistem etkilenir. Anemi ve

125

lösemiye neden olduğu gösterilmiştir. MLD : 15 ml /70 kg insan olarak verilmiştir. Kronik benzen toksisitesinden benzenin aktif metabolitleri olan fenolik metabolitleri sorumludur. Benzene maruz kalmanın biyolojik izlenmesinde kanda benzen, idrarda fenol tayini yapılır. Benzenin biyolojik materyalden izolasyonu ve kalitatif analizi Benzen dokulardan, asit ortamda su buharı distilasyonu ile izole edilir. Bunun için 10 g doku (veya 4 ml kan) distilasyon balonuna konarak 50 ml su ile karıştırılır. (Şekil 2). 1 ml konsantre H 2 S 0 4 ilavesinden sonra, uzun soğutuculu bir su buharı distilasyonu apareyinde distillenir. Soğutucunun uç kısmının nümune toplama kabının karbon tetraklorür ihtiva eden kısmına kadar uzanan bir adaptörle tespit edilmesi, benzenin uçmasını engeller. Benzen kokusu duyulmayıncaya kadar distilasyona devam edilir. Nümune kabında toplanan, distilat toplanır ve CCI 4 fazının ayrılması için beklenir. Benzen CCI 4 içinde çözüneceğinden bu faz alınarak benzen aranır: Bir tüpe alınan (5ml sülfürik asit ve 6 ml benzen-karbon tetraklorür) karışımına, 9 ml

nitrik asit ilave edilir. Asitlerin ilavesi sırasında tüp

devamlı karıştırılır ve karışımın sıcaklığı 60°C altında tutulur. Karışım, 1 saat 60 °C de su banyosunda ısıtılır. Benzen mevcudiyetinde nitrobenzen (k.n: 206°) oluşur. Karışımın soğutulmasından sonra, nitrobenzen karakteristik, ayakkabı cilası kokusu ile tanınır. Benzenin kan ve dokuda araştırılması kronik benzen zehirlenmesi bakımından önemlidir. Ayrıca, idrarla atılan metaboliti fenol olduğundan kronik benzen zehirlenmesinin saptanmasında diğer araştırmalar (kan

formülü, hemogram, hematokrit gibi) yanında, fenol tayini değerli bir kriterdir (fenol bölümüne bakınız).

126

8 dakikadır (Moffat. ksilen. Çözücü olarak çoğu kez. idrarda hippurik asit tayini yapılır.Toluen (Metil benzen) :C 6 H 5 CH 3 Bağıl Molekül kütlesi 92 ve kaynama noktası 109°-111 °C olan bir organik çözücüdür. boyalar için çözücü olarak ve ayrıca endüstride yaygın olarak kullanılır. Benzolik asit glisinle konjuge olarak idrarla hippurik asit (HA) şeklinde atılır. düşük konsantrasyonda toluene maruz kalınanın biyoindikatörü olarak idrarda tayini tercih edilmektedir. Renk reaktifı olarak (piridin + benzensulfonil klorür) veya p-dimetilbenzaldehit kullanılır.ve m-krezol) dönüşür. A. o-krezol spesifik minör metaboliti olup son yıllarda. Toluen yapıştırıcı. mg/l düzeyinde renk reaksiyonları ile spektrofotometrik yöntemle tayin edilebilir. Alıkonma zamanı 24. Burada hippürik asitin p- 127 .C. uçucu çözücü tipi bağımlılık) görülür. Akut toluen zehirlenmesi yoğun şekilde toluene maruz kalma veya bağımlılık şeklinde inhalasyonu ile (yapıştırıcı koklama. Çok az miktarda da krezollere (o-. Fenolik metabolitleri olan krezollerin (özelikle o-krezol) tayini de spesifik metabolit olarak önem kazanmıştır. p. Toluenin önemli bir kısmı (%80 i) benzoik asite metabolize olur. Sistem olarak GA veya GI kullanılır. İdrarda HA tayini Spektrofotometrik yöntemler Hippürik asit. Toluene çevresel ve mesleki maruziyetin biyolojik izlenmesinde kanda ve alveolar havada toluen. 1986). metil etil keton gibi diğer çözücüler içerir) şeklinde kullanılır. tiner gibi ticari karışımlar (dikloro-metan. Kanda toluenin gaz kromatografik yöntemle tayini Toluen kan ve dokularda gaz kromatografisi yöntemi ile tayin edilebilir.

Metanol ekstraktı diğer bir tüpe aspire edilir. (Flanagan ve ark. Eter ekstraktları birleştirilir ve içinde 0. Üst faz atılır ve ikinci kez ekstraksiyon işlemi dietileter : metanol (9:1) ile tekrarlanır. 5 dakika santrifüj edilir. WHO. Eter fazı hava veya azot akımında uzaklaştırlır. Sodyum klorür (katı) Çöktürülmüş silika Standardlar : Kör (blank) olarak idrar kullanılır.2. ekstraktan 1 ml ilave edilir.05 mol/I) Dimetilaminobenzaldehit reaktifi : p-dimetilaminobenzaldehit (40 g/l) konsantrasyonda. 5 dakika santrifüj edilir.0 g/l konsantrasyonda olacak şekilde hazırlanır. Bu çözeltiler +4°C de karanlıkta saklandığında 1 ay dayanır.dimetilbenzaldehitle kondanse olarak oluşturduğu renkli bileşiğin 458 nm de ölçülmesine dayanan spektrofotometrik yöntem açıklanacaktır. 128 . 0.5 . vortekste 1 dakika karıştırılır. 1. Teknik : 1 ml idrar örneği (veya Standard) hidroklorik asit çözeltisi ile 2 ml ye seyreltilir ve doygunluğa kadar sodyum klorür ilave edilir. Kalıntıya 3 ml dimetilaminobenzaldehit reaktifi ilave edilerek 135°C de 5 dakika ısıtılır.5 g kadar) susuz sodyum asetat içeren asetik anhidrid içinde hazırlanır. Standardlar kör olarak kullanılan idrarda hippurik asit 0.0 ve 2. Çözeltiye 2 ml dietileter : metanol (9:1) ilave ederek. Kalan silika fazı ikinci bir (4 ml) metanolle ekstrakte edilir. içinde birkaç kristal (0. Soğutulan karışıma 4 ml metanol ilave edilir 1 dakika vortekste karıştırılır.5 g silika içeren tüpe. 1995) Reaktifler: Seyreltik hidroklorik asit (0.

İç standart olarak heptadekanoik asit kullanılır. Benzoat içeren diyetlerin alımı nedeni ile HA atılımı normal kişilerde de olduğu için. İdrarda gaz kromatografisi yöntemi ile HA ve M H A tayini İdrarda GLK ile HA tayininde. Kalibrasyon : Kalibrasyon eğrisi.001 H 2 0 içeren) balonjoje içinde 100 ml ye tamamlanır. Standard HA çözeltileri : 50-250 mg/50 ml arasında konsantrasyonlar değişen. 1999). . 129 . Kullanılan reaktif ve standardlar: Türevleme reaktifi : 4 ml % 37 lik hidroklorik asit.Metanol ekstraktları birleştirilir ve 460 da absorbansı.1 g/l hippuattır. Standard metil hippurik asit (m-MHA) çözeltileri : 25-150 mg/ 50 ml arasında değişen konsantrasyonda olacak şekilde. kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. idrara ilave edilmiş hippurik asit standardları ile yukarıda açıklandığı şekilde analizleri yapılarak (absorbansa karşı konsantrasyon) hazırlanır. ksilenin metaboliti olan metil hippürik asit (MHA) tayini de yapılır.. seri Standard HA çözeltisi metil alkol içinde hazırlanır. İnternal (iç) Standard : 50 mg heptadekanoik asit metil alkol ile 100 ml ye tamamlanır. HA'in metanol ile metil türevi oluşturulur. susuz metil alkolle (maksimum %0. m-MHA. kör ve Standard hazırlamada aynı idrar örneği kullanılmaktadır. R. Burada laboratuvarımızda. Aynı yöntemle. aynı şekilde hazırlanmış "kör idrar" ekstraktına karşı okunur. Numune ile elde edilen absorbansın hippurik asit düzeyi. Yöntemin duyarlılığı 0. metil alkolde çözülerek standard çözeltiler hazırlanır. tiner kullanımı nedeni ile toluen ve ksilen maruziyetinin araştırılmasında idrarda HA ve m-MHA tayini için kullandığımız yöntem açıklanmıştır (Doğanyiğit.

240°C. konsantrasyona karşı. Kalıntı üzerine 1 ml türevleme reaktifi ilave edildikten sonra. yukarda açıklanan işlemle (200 fol internal Standard ilavesinden sonra) uygulanır.5 N-HCI ilave edilerek 3 ml etil asetat ile çalkalayarak 20 dakika ekstrakte edilir. Karışım 4000 rpm de 4 dakika santifüj edilir. Enjeksiyon giriş sıcaklığı. 3000 rpm de 2 dakika santrifüj edildikten sonra kloroform fazından 2 (ol doğrudan gaz kromatografa enjekte edilir. hidrojen akış hızı : 300 ml/dk.1 iç standart ve 200 |il iç standart ve 200 JX 1 L 0. Numune ile elde edilen pik yüksekliği oranı (nümune/internal standart) kromatografdan saptanarak. pik oranı 30 işaretlenerek (standart / internal standart) çizilir. taşıyıcı gaz (azot) akış hızı: ml/dk.1 m-MHA ilave edilerek. 130 .. normal kişilerde de HA atılımı beslenmeye bağlı olarak değişen oranda bulunabileceğinden aynı idrardan alınan örneklere HA standardları ilave edilir. Kalibrasyon grafiği. 80-100 misli üzerinde). yöntemle ilgili şartları konsantrasyon kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. Yöntemle ilgili uyarılar : 1) Standardlar hazırlanırken. fırın sıcaklığı : 200 °C. Karışım soğutulduktan sonra 2 ml distile su ilave edilir ve 1 ml kloroform ile 20 dakika karıştırılarak ekstrakte edilir. su banyosunda 60 °C da 45 dakika bekletilir. Organik faz 15 ml lik tüpe aktarılarak oda sıcaklığında azot akımında uçurulur.Gaz kromatografisi koşullan :. her seri standart çözeltiden 200 fil HA ve 200 (0. detektör: FID. Teknik : 1 ml idrara 200 p. Kalibrasyon : Mesleki olarak maruz kalmayan kişilerde alınan idrarın 1 ml sine. Kolon dolgu maddesi %3 SE-30 (Chromosorb WHP.

3) Ksilen o-. bu izomerlerin ayrılmasına yönelik yöntemler geliştirilmektedir. standarddan çıkartılır.5 pg) GLK kromatogram ları (b) Şekil 16. normalde idrarda bulunan HA konsantrasyonu. kalibrasyon grafiği hazırlanırken idrar örneği ile de çalışma yapılır. m-MHA (2) ve heptadekonoikasit (iç Standard. cm ı 0 5 lü dakik» (a) Şekil 16.( a ) HA (1). p. karışımda % 70-80 gibi yüksek oranda ve p-izomeri %5 in altında olduğu için pratikte bu interferans önemli değildir. (3) iç standart 131 . idrarda m. (1) HA. Şekil 16'da GLK ile HA ve m-MHA'in kromatogramları görülmektedir. Son yıllarda.dışındaki MHA metabolitleri olabilir ve alıkonma zamanları GLK de yakındır. (2) m-MHA.(b) Mobilya işçilerinin idrarından elde edilen ekstraktın gaz kromatogram ları.2) Yöntemin verimi (recovery) hesaplanırken. 3) standardlarının (0.izomerlerinin karışımı olarak bulunduğu için.ve m. Ancak m-ksilen izomeri. Bunun için.

Stok HA çözeltisi metanol içinde hazırlanır (1 g/l).0-9. Kalibrasyon: Kalibrasyon eğrisi konsantrasyona karşı pik alan keratinine göre verilecekse (tercih edilir). Kalibrasyon için stok çözelti su ve idrarla seyreltilerek. HA konsantrasyonu 0-2 mg/ml HA. g/g 132 . Bu durumda kalibrasyon eğrisinde konsantrasyon kreatinin olarak işaretlenir. Bu teknik genelde zaman alır ve iyi donanımlı yüksek performanslı kromatografa ihtiyaç vardır. Ancak. 1999) HPLC cihaz ve Çalışma koşulları : Kromatograf sistemi bir HPLC pompası.8 ml/dak.6 mm kolon içermektedir. HPLC cihazına enjekte edilir. Mobil arasında 2 faz akış ml/dak ve hızı : İlk 2.5) ve aseto nitril (CH 3 CN) karışımı (90/10 oranında) kullanılır. Efluentin absorbansı 225 nm de okunur ve total tayin oda sıcaklığında yapılır.9-7.H P L C ile idrarda H A tayini : Toluen ve ksilenin metabolitlerinin tayininde HPLC duyarlık ve spesifıte açısından son yıllarda en çok kullanılan tekniklerden biridir.5 dakika 8.0 dakika arasında 0. olarak programlanmıştır. Supernatant'tan 3 pl.8 ml/dak . Teknik : 1 ml idrara 1 ml metil alkol ilave edilir ve 2500 rpm de 5 dakika santifüj edilir.6 dakikada 0. rutin analizlerde kullanılabilecek basit ve çabuk sonuç veren HPLC yöntemleri de geliştirilmiştir. Mobil faz olarak 5 mM KH 2 P0 4 (pH : 2. UV/VIS detektörü ve Li Chrosorb RP-18-5 içeren 200x4. 2. ayrıca kontrol idrarda kreatinin tayin edilir. Burada laboratuvarımızda modifiye edilen oldukça basit ve çabuk sonuç veren HPLC yöntemi ile HA tayini açıklanmıştır (Duydu ve ark.

1 3 3 . II-Normal idrar (endojen HA görülmekte). III-HA ilave edilmiş idrar. meta ve para izomerleri şeklinde bulunur. Toluenle birlikte tiner içinde bulunur.MHA) şeklinde atılır. Son yıllarda. IOC'03-' lOC'OM-» •01J-» III HA HA \ T® 53» t ® i O |—i P oor. aromatik kokulu bir sıvı olup. Bu nedenle ksilene maruziyette idrarda başlıca m-MHA tayini yapılır. Ancak o-ksilen. Ksilen (C 6 H 4 (CH 3 ) 2 ) Renksiz. en yüksek oranda (%6080) bulunur.ro'—ijrrarrK'joinoırı—ı OOCıO!Un$)T5)i®i5tuîll<j | —| Şekil 17. En çok meta izomeri (m.13 tür. Şekil 17'de HPLC ile Standard HA. Ksilenin. alev alma noktası 29°C dır. metil hippürik asittir (MHA). Kaynama noktası 130°C. diğer izomerlerin ayrılması ile ilgili çalışmalar vardır.arasında değişecek şekilde 2 ayrı Standard (su ve idrar) seri Standard çözeltileri hazırlanır. normal idrar ve HA ilave edilmiş idrar örneğinin kromatogramları görülmektedir. Ticari olarak orto. Yöntem bu standardlara uygulanır. idrarla atılan başlıca nıetaboliti. molekül ağırlığı 106.HA'nin HPLC de kromatogramı I-Standard HA.

Toluen kısmında..5 g/g kreatinindir. Hepatorenal hasar genelde yoktur. 1986). idrarda MHA tayini yapılır. ınMHA ise normalde atılan bir metabolit değildir. Ancak diyet veya diğer nedenlerle alınan benzoatın dışlanması gerekir.m-CH 3 . solunum depresyonu.9 Fenoller: C 6 H 5 OH Sinonimleri : ( C 6 H 5 OH ) : Karbolik asit. timol (C 6 H 3 CH 3 C 3 H7. biyolojik maruz kalma indeksi (BEİ) 2. 1.38 g/2 kreatinin bulunmuştur (bakınız: Doğanyiğit. Bu düzeltmeye göre.99 ± 0. asit fenik . bulantı.Ksilene maruziyette. L. 1 g/l üstünde değerler toluene ön maruziyeti gösterir. kusma. Toluene mesleki maruziyetin biyolojik izlenmesinde. Daha önce kreatinine göre düzeltmeden ve idrardaki kreatinin tayini açıklanmıştı. ölüm. HA düzeyi (g/g kreatinin) şeklinde verilmesi.K.2 g/l olarak verilmektedir. (Lauvvrys. idrarda HA için kabul edilen maksimum değer. otomobil boyacıları gibi) maruziyet derecesine göre HA ve mMHA atılımı artar. hippurik asit atılımı yükselmeden oluşabilir. değerlendirmede daha geçerlidir. Türevleri : Krezoller (o. Tiner kullanan iş yerlerinde (mobilya işçileri.OH) 134 . Akut zehirlenmelerde. MHA tayini : İdrarda MHA tayininde gaz kromatografik ve HPLC yöntemleri kullanılır.1-0.R„ 1999 doktora tezi).C 6 H 4 OH). Sonucun yorumu Akut toluen zehirlenmesinde ataksi.p. idrarla atılan HA miktarı 2. İdrarda normal HA konsantrasyonu 0. HA'ın gaz kromatografisi ile analizinde m-MHA tayinde açıklanmıştır. Yaptığımız bir çalışmada mobilya cilalama işleminde çalışan kişilerde (n:57). koma ve kardiyak aritmi görülür.

Kullanma yerleri: Dezenfektan. Birleştirilen eter ekstresi bir kaç gram susuz N a 2 S 0 4 ilâvesiyle kurutulur. Karışım su buharı akımında distile edilir. kan. bir bagetle karıştırıldıktan sonra bir damla su ilâve edilir. idrar veya dokulardan asit ortamda su buharı distilasyonu ile izole edilir. Cam pamuğundan süzülür ve 2 ml kalıncaya kadar uçurulur. Bunun için su buharı distilasyonu apareyinin (Şekil-3) B balonuna 25 ml kıyılmış doku veya idrar. Karışım soğutulduktan sonra 1 damla 4 N NaOH ile kalevilendirilir ve meydana gelen renk değişmesi kaydedilir. 2 defa 20 ml eterle ekstrakte edilir. Distilatta fenol a r a n m a s ı : i) Para pozisyonu substitüte edilmemiş veya nitro grubu bulunmayan fenollere Liebermann'ın indofenol testi. Böylece konsantre edilmiş eterli ekstreden bir kaç damla. prezervatif. Deney şöyle yapılır : 10-20 ml distilat. 1 damla taze %1 N a N O . distilasyona toplanıncaya kadar devam edilir. krezollerle koyu 135 . MLD : Yaklaşık 10 m l / 7 0 kg insan (adi fenol için). Fenollerin identifikasyonları Fenoller. antiseptik antipruritik (kaşıntılara karşı) ve endüstride kullanılır. Fenol ile mavi -> kırmızı -> yeşil. genel grup deneyi olarak 100 ml distilat biyolojik materyalden izolasyonları ve uygulanabilir. küçük bir porselen kapsülde oda ısısında uçurulur. Konsantre sülfırik asit içinde hazırlanmış çözeltisi konur. 4 ml (1 + 1) oranında seyreltilmiş sülfırik asit konur ve 5 ml su ile balon yukarıdan aşağıya doğru yıkanır. Kalıntıya. Genellikle su ilâvesi rengin şiddetlenmesine sebep olur.

Fenol. Kullanmadan hemen önce 25 ml (a) çözeltisi.5g saf fenol 10 ml suda çözülür. 1 damla distilat veya eterli ekstreden konur ve 1 damla Millon reaktifi damlatılır. Eğer bir renk değişimi görülmezse ısıtılır. Su ile 250 ml ye tamamlanır. 2) Sodyum asetat çözeltisi (% 50 lik) 136 . (Bu deney doğrudan doğruya 10 ml idrara 1 ml % 10 FeClj ilâvesiyle de yapılabilir.5 ml (b) çözeltisi ile karıştırılarak reaktif hazırlanır. 20 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir. (Millon rekatifi: 10 g cıva. amonyak veya alkol ilâvesiyle kaybolur. Bu deneyle 1 mikrogram (pg) fenol tanınabilir. iii) Millon deneyi : Küçük bir kapsüle. Salisilik asitten farklı olarak. ile arama : 1 ml distilata. Karışım bir kaç dakika bekletilir. timol ile yeşil -> kırmızı -> mavi renkler görülür. diğer fenoller ancak ısıtmadan sonra renk verirler. mineral asit. Meydana gelen viyole renk ısıya dayanıklıdır).kahverengi. soğukta Millon reaktifi ile kırmızı renk verdiği halde. 4 ml hidroklorik asit ilavesinden sonra su ile 500 ml'ye tamamlanır (1 g fenol/l).20 mlkonsantre nitrik asitte çözülür ve eşit hacimde su ilave ederek hazırlanır). bu renk. İdrarda fenolün diazolandırılmış p-nitroanilin ile tayini Standard fenol çözeltileri (Kalibrasyon için) a) Stok fenol çözeltisi : 0.75 g p-nitroanilin 10 ml suda çözülür. Bu deneyle I pg fenol tanınabilir. b) Sodyum nitrit çözeltisi (% 5 lik N a N 0 2 ) : 5 g sodyum nitrat suda çözülerek 100 ml ye tamamlanır. 1. b) Seyreltilmiş fenol çözeltisi : 1 ml stok fenol çözeltisi su ile 100 ml'ye seyreltilir (10 pgfenol/ml) Reaktifler: 1) Diazo Reaktifi : a) p-nitroanilin çözeltisi : 0. 1 damla %10 FeCI 3 ilâve i i) FeClj edildiğinde viyole renk meydana gelir.

Anilin varsa izonitrilin karakteristik kokusu duyulur. kanda methemoglobinemi oluşur.2 lî-nafltol (2N NaOH de hazırlanmış) ilâve edilir. Anilin varsa karışımın rengi viyole-mavi veya mor-viyole olur ve zamanla renk kirli kırmızıya dönüşür. Diazo deneyi : Kalıntı veya 0. Bu deneyle 0. 139 . Methemoglobin tayini (spektrofotometrik yöntem) Anilinle zehirlenmelerde. 1988).5 ml distilat 2 N HCI ile asitlendirilir.5 ml eterle konsantre edilen kalıntı 0. 2-3 damla % 2 fenol ve amonyak ilâvesiyle tekrar sabit mavi renk meydana gelir. Karışım kaynatılır. Bunun için: 1 ml idrar 2-3 damla % 10 HCI ile asitlendirilir ve soğutulur. p-aminofenol tayini için parasetamole bakınız). Kırmızı renk p-aminofenol olduğunu gösterir. Bu nedenle anilinle zehirlenmelerde idrarda p-aminofenol aranır. Anilinle kırmızı renkli diazo-boyar maddesi meydana gelerek çöker. Kahraman. 2-3 damla % 1 N a N 0 2 . 2 damla % 5 N a N 0 2 ve 2 damla % 0. İndofenol ( hipoklorit) deneyi : 0.5 ml kloroform ve 2 ml % 20 NaOH ilâve edilir. R. p-aminofenol aranması Anilinin %80 kadarı aminofenole dönüşerek idrarla atılır. (Kontrol deneyi yapılmalıdır.5 distilata 3-5 damla kalsiyum veya sodyum hipoklorit çözeltisinden ilâve edilir. Bu deney çok duyarlıdır. Bunun için methemoglobin tayini zehirlenmenin teşhisinde yardımcı olur.. Burada laboratuvarımızda yapılan bir araştırmada kullanılan methemoglobin tayini açıklanmıştır (Vural. Fazla miktarda a-naftol yanıltıcı sonuç verebilir.Distilatta anilin aranması İzonitril deneyi : 5 ml distilata veya 0. 2-3 damla taze %1 â-nafitol çözeltisi (% 10 NaOH de hazırlanmış) ilâve edilir.5 mikrogram anilin tanınabilir. N.

55 g disodyum fosfat (Na 2 HP0 4 ) suda çözülerek 1 litreye tamamlanır. kristal. Hemoliz olmuş kanın bir kısmı spektrofotometre küvetine aktarılır ve 630 nm'de fosfat tamponuna karşı (kör) absorbans oluşur (A|). Karışım analiz tamamlanıncaya kadar bekletilir.07 M fosfat tamponu (pH 6. de okunur (A 2 ).017 M fosfat tamponu (pH 6. tersyüz edilir.6) : 5. Bu absorbans farkı MetHb miktarı ile orantılıdır. pH kontrol edilir.H 2 P0 4 ) ve 3. siyanmethemoglobine (CNMetHB) dönüşür ve absorbsiyonda düşme olur. yukarıda açıklandığı şekilde fosfat tamponu ile seyreltilir ve hemoliz edilir.07 M fosfat tamponu 1:4 oranında seyreltilerek hazırlanır. Triton-X 100 veya diğer bir noniyonik aktif madde. gerekirse ayarlaması yapılır. Tekrar absorbans 630 nm. Eğer absorbans değişmeli ise (Aı = A 2 ). Küçük bir damla Triton-x 100 ilave ederek. Potasyum ferri siyanür (K 3 (CN) 6 ).67 g anilin monopotasyum fosfat (K. Teknik : İyi karıştırılmış 0.17 M fosfat tamponu içine ilave edilir.Yöntemin Prensibi : Methemoglobin (MetHb) seyreltik asitli ortamda 630 nm'de karakteristik bir absorbsiyon bandı verir. Potasyum siyanür (KCN). Reaktifler: 0. saf granüle.6) : Stok 0. Eğer tam berrak değilse. MetHb yüzdesinin ölçülmesi için. 0. methemoglobine dönüştürülür. Küvete birkaç mikrogram KCN ilave edilir ve karıştırılır. Siyanür ilavesinden sonraki absorbans değişimi total Hb miktarını verir.2 ml 0. kan örneğinin diğer kısmını potasyum ferri siyanürle muamele edilir ve kandaki tüm hemoglobin. o zaman MetHb yoktur ve işleme devam edilmez. santrifüj edilir. Siyanür ilavesi ile MetHb. 5 mg potasyum ferrisiyanür ilave 140 . Kan örneğinin diğer bir kısmı.

Karışım. A| .edilerek karıştırılır. ekzos gazına bağlı zehirlenmelerde yükselebilir. UÇUCU OLMAYAN ORGANİK ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE ANALİZLERİ Bu bölümde sık zehirlenmelere neden olan ilaçlar kullnılmaz kontrol altında olan ilacın maddelerle.5 g kadar MetHb bulunabilir. Hemoliz olmamış kan örnekleri buz dolabında birkaç saat saklanabilir. 141 . 1970). Uçucu olmayan organik bileşik yapısında olan bu maddeler biyolojik materyalden ekstraksiyon la izole edilirler..A4 Sonucun değerlendirilmesi : Normal kişilerde % 0.D. Ayrıca MetHb düzeyi yangın olaylarında. MetHb tayininde heparinize venöz veya arteriyal kan kullanılabilir. Fakat analiz tercihen en kısa zamanda yapılmaktadır. S. 3. MetHb nemi yapan ilaçlar ve kimyasal maddeler MetHb düzeyi artabilir. tokksikolojide önemli olan bazı pestisitlerin analizinden bahsedilecektir. Çünkü alınan kan örneğindeki MetHb oldukça tuzlu bir şekilde bozunabilir (Bauer. temiz bir spektrofotometre küvete aktarılır.A 2 x 100 = % MetHb (saturasyon yüzdesi) A 3 . Kalibrasyon : Yukarıda ölçülen absorbanslar aşağıdaki formüle konarak % MetHb hesaplanır. Absorbans 630 nm'de fosfat tamponuna karşı okunur (A 3 ) Birkaç miligram potasyum ferro siyanür ilavesinden sonra karıştırılır ve tekrar fosfat tamponuna karşı 630 nm ile absorbansı okunur (A 4 ). MetHb düzeyi % 10-15 olduğunda siyanozis görülür.

Zayıf asit yapıda olup. potent hipnotik ve sedatif etkilidirler. barbital (5. Barbitüratlarla akut zehirlenmede. mide muhtevası veya olay yerinden elde edilen örneklerden ekstraksiyon la izole edildikten sonra İTK ile identifikasyonlardır. uzun etkili barbitüratların (barbital veya fenobarbital gibi) atılımı alkali diürezis ile hızlandırılabilir. uzun. secobarbital (5-allil-5 (1-tilbütil) barbitürik asit) ve tiyopental (5-etil-5 (lmetilbütil)-2. Barbitüratlardan sadece tiyopental (iv yolla) ve fenobarbital geniş bir alanda kullanılırlar. Ülkemizde suistimallerinin engellenmesi için kullanımları "yeşil reçeteye" bağlanmıştır. fenobarbital (5etil-5-fenilbarbitürikasit). fakat diğerlerinin atılımlarını etkilemez. Çok kullanılan o barbitüratlara örnek olarak amobarbital (5-etil5- izopen-tilbarbitürik asit). Barbitüratların genel olarak tanımlanmaları için ekstrakta uygulanan bazı renk reaksiyonlar vardır. Ayrıca 1 no'lu pozisyondaki metillenebilir (metil fenobarbital gibi). Bu şekilde barbitürat cinsini de saptamak mümkün olabilir. barbitürik asitin 5. Barbitüratlar.2. Barbitüratların molekül ağırlıkları yaklaşık 226 ile 242 arasında değişir.5 dietilbarbitürik asit).tiyobarbitürik asit) örnek verilebilir. kısa veya orta etkili barbitürat zehirlenmesi olup olmadığı belirlenmelidir. Barbitüratlar o o Barbitüratlar. idrar. suda çözünmezler. pentobarbital (5-etil-5) (1-metilbütil) barbitürik asit). Ancak kalitatif analizleri için en iyi yöntem. 142 .5disubstitüe azot da türevleridir. Bağımlılık yapan maddelerdir. acı lezzette beyaz toz kristal halindedirler.1. Bunun nedeni. Barbitüratların insanda minimal letal dozları 1-6 g/kg arasında değişir. Genel olarak kokusuz.

Fenobarbital (luminal). 2 damla %1 kobalt nitrat veya kobalt asetat (susuz metil alkolde hazırlanmış) ilave edilir. Aşağıda bu yöntem açıklanmıştır. Karışıma 3 damla %5 izopropilamin (susuz metil alkol içinde) yavaşça damlatılır.Barbitoratların total tayinleri spektrofotometrik yöntemle yapılabilir. GLK veya HPLC ile gerçekleştirilebilir. K M n 0 4 ile indirgeme : 0.2 g kadar kalıntı. pH 11 den pH 2 ye kadar spektrol kaymalarının karekteristik olmasına dayanır. Karışım küçük bir behere süzülür. Eter fazı ılık su banyosunda uçurulur. Süzüntüde. 2 ml su ile ısıtılır ve soğuduktan sonra süzülür. HgNQ3 ile çökme deneyi : Kloroform kalıntısından bir miktaralınarak suda doymuş çözeltisi hazırlanır. 1-2 ml kalıncaya kadar uçurulur. 1 damla (Hg + H N 0 3 ) reaktifinden damlatılır. doymamış bağlı radikaller ihtiva eden 143 . noktal (noctal). 15 ml kloroformda çözülür. 100 ml idrar bir ayırma hunisine konularak N HCI veya seyrettik H 2 S 0 4 getirilir.2 defa 50 ml eterle ekstrakte edilir. Bu yöntem numunenin ekstraksiyondan sonra. Barbitüratlarm idrardan izolasyonları ve tanınmaları Barbitüratlar idrardan asit ortamda ekstraksiyonla izole edilirler. Eter ekstrakları 2 katlı kuru filtre kağıdından süzülerek eser miktardaki suyun uzaklaştırılması sağlanmış olur. Ancak bu analiz için "çift ışın demetli" spektrofotometre gereklidir. Kalıntı sarı renkte ise. Barbitüratlarm ayrılması ve ayrı ayrı tayinleri duyarlı ve kesin olarak. Az bir miktar (kibrit çöpü başı büyüklüğünde) hayvansal kömür konularak karıştırılır. fanadorn (phanadorn). barbital (veronal) ile beyaz bir çökelek olmaz. Kloroform ekstraktında barbitüratlarm aranması : Parri deneyi : Birkaç damla kloroform ekstraktı mikro bir tüpe konur.

04 Flourscein (Etil alkolde) Developman çözeltileri : (Kloroform : absolü etanol: % 25 N H 3 ) : (50:40:10) hacmen (D. Gerekli reaktifler : Barbitürat standartları (Saf aktif maddeler) : (Metanolde % 0. Phanadorn . Barbital (Dietil barbitürik asit).1 M sitrik asit. prominal ise çift bağlı radikalleri olmadığından indirgenmezler. Phnobarbital (Etilpentil barbitürik asit). 20 ml (a) çözeltisi ile 950 ml (b) çözeltisi karıştırılır. Aktif kömür (hayvansal): 144 . fanadorn gibi) varsa. Aşağıdaki laboratuvarımızda uyguladığımız ekstraksiyon İTK tekniği verilmiştir.187 g N a 2 H P 0 4 . Itobarbital (Allii isobutil Phnobarbital barbitürik asit) Püskürtme reaktifleri: a) % 2 HgNOj (%1 HgNOj'te) . b) 0. bir dakika içerisinde permanganatın rengi kaybolur. Luminal. b) % 0. 2 H 2 0 distile su ile 100 ml ye tamamlanır. Kullanılmadan önce (a) ve (b) eşit hacimde karıştırılır. Barbitüratların İTK ile identifikasyonları İdrardan yukarıdaki teknikle izole edilen kalıntıların İTK ne uygulanarak hangi barbitürat olduğunu tanımlamak mümkündür. iki damla % . veronal. c) % 0.1 K M n 0 4 çözeltisi damlatıldığında.barbitüratlardan (evipan.) (Kloroform : aseton : % 25 N H 3 ) : (40:72:8) hacmen (D 2 ) (Sitrat tamponu (pH 2 . Feobarbital (Etilfenil barbitürik asit).1 Rhodamin B (Etil alkolde). İTK ile daha az miktarda idrarla (20 ml) sonuç alınabilir. noktal. 2 ) : a) 1.1 lik).((İpnos) (Siknohekzenil etil barbitürik asit).

adsorban tabakaya (Silikagel G) 20 pl kadar nümune uygulanır.32 0.30 0.48 Not : Rfı:Dı. de 30 dakika santrifüj edilir.) 145 . Kalıntı pek az metanolde çözülerek.66 0.Teknik : 20 ml idrara. Developmandan sonra kromatogramlarının değerlendirilmesi için yalnız H g N 0 3 veya H g N 0 3 ve arkadan ( H g N 0 3 + Rhodamin B) reaktifi püskürtülür.2) ve 15 ml kloroform ilavesinden sonra cam kapaklı bir erlenmayerde 15 dakika sık aralarla çalkalanır. T a b l o 15 .78 Rf 2 0. Tablo 15'de bazı barbitüratlarla elde edilen Rf değerleri görülmektedir.Bazı developman çözeltileri ile barbitüratların silikagel - G t a b a k a d a verdikleri R f değerleri. Fenobarbital Barbital Fanadorn Itobarbital Pentobarbital 0. 10 ml tampon (pH 2. Barbitüratlar H g N 0 3 ile beyaz leke verir (duyarlılık 5 pg) H g N 0 3 ve Rhodamin B + H g N 0 3 ) reaktiflerinin kombine uygulanmasında ise pembe .m.38 0. Rf 2 :D 2 ile elde edilen değerler (Barbitüratların İTK ile ayrılmaları için genel bölüme bakınız. Birleştirilen kloroform fazları 500 mg aktif hayvansal kömürle 5 dakika kadar çalkalanır ve süzüldükten sonra da oda ısısında uçurulur. aynı işlem 15 ml kloroform ile tekrarlanır.p.viyole renk elde edilir.25 0.68 0. Santrüfîij tüpüne aktarılarak 1500 r.59 0.45 0. Kloroform fazı ayrıldıktan sonra. Rf.

Konsantre sülfırik asit (d: 1. Kloroform fazı süzülür ve 5 ml 0. 146 .84) . Sodyum hidroksit fazı ayrılır. standardla hazırlanan eğimden yararlanarak kantitatif tayin yapılabilir. Soğuduktan sonra ağzı sıkı kapaklı bir şişede saklanır.5 N sodyum hidroksit ile çalkalanır.Seyreltik hidroklorik asit (2 mol/l) . 1) 5 ml numune 1 damla %5 lik sülfırik asit ile hafif asitlendirilir ve 25 ml kloroform ile ekstrakte edilir. kalabilen kloroform damlaları santifüjle ayrılır. farklı pH:2 ve pH:10 da gösterdikleri absorbans kaymasından açıklanmıştır.Konsantre amonyum hidroksit (d:0.4 g disodyum tetraborat 76 ml sulu yararlanarak daha duyarlı ve spesfik tayini ise aşağıda hidıoklorik asit (1 mol/1) ile karıştırılır ve saf su ile 2 litreye tamamlanır. Soğuduktan sonra ağzı sıkı kapalı bir şişede saklanır. plazma veya serum kullanılabilir. 235 nm de ise minumum absorbans gösterirler. 2) Barbitüratlarm. 100 g susuz sodyum sülfat ile karıştırılır ve bir 100°C de 8 saat ısıtılır.88) .Sodyum sülfat / aktif kömür karışımı : 100 mg aktif kömür. Reaktifler: Borat tamponu (pH 8.4) : 22. 255 nm de maksimum.Barbitüratlarm kanda ultraviyole alanda spektral kayma yöntemi ile kantitatif analizleri Bu amaçla biyolojik materyal olarak tam kan. Barbitüratlar bazik ortamda. UV alanında (220-300 nm) arasında spektrumu alınır. . Bu testin duyarlığı 2 ng/5 ml kandır. 255 nm de gösterilen absorbans ölçümünden. ısıtılır.

karışımın absorbansı 240 nm de suya karşı okunur. Huninin kapağı su ile ıslanarak kapatılır ve dikkatle 2 dakika çalkalanır. fazlar ayrıldıktan sonra alt (sulu) faz. ikinci bir hunide bulunan 10 ml borat tamponu üzerine aktarılır ve 1 dakika çalkalanır. Filtrattan 4 ml alınarak. Teknik : 250 ml lik bir ayırma hunisine 5 ml nümune (kan. karıştırılır. faz ayıran filtre kağıdından 150 ml lik bir balonjojeye süzülür. Çözelti. Sıfır ayarı 240 nm de kontrol edilmiş "double beam" bir spektrofotometrede.Standard lar : İnsan plazması içinde 5. Ekstrakt. spektrofotometre küvetine aktarılır. 5 dakika bekletilir. Ekstrakt. huninin altından uzaklaştırılır. 2 ml hidroklorik asit ve 60 ml dietil eter konur. Huninin iç çevresi 5 ml su ile temizlenir.00 g/l dietil barbitürik asite eşdeğer) seri standardlar hazırlanır. Ayırma hunisine 20 ml daha eter ilave edilerek ekstraksiyon yapılır. önceki ekstraktı içeren balonjojeye süzülür.12 g/l : 1. pH nın 10 civarında olup olmadığı universal pH kağıdı ile kontrol edilir. 50 p. serum ve plazma).10. Kalıntıya 5. Karışım5 dakika bekletilir. 147 . Ekstraktlar basınçlı hava veya azot akımında 40°C de kuruluğa kadar uçurulur. 5 dakika bekledikten sonra alt faz atılır.g/1 konsantrasyonda barbital içerecek şekilde stok sodyum barbital çözeltisinden (1.0 ml distile su ilave edilerek dikkatle karıştırılır.1 konsantre amonyum hidroksit ilave ederek.5 ml lik bir test tüpüne süzülür. Eğer. Eter traktına 4 g kadar sodyum sülfat / aktif kömür karışımı ilave edilir. 5 dakika beklenir ve tekrar alt faz atılır. faz ayırıcı filtre kağıdından 12.25 ve 50 ja. Dietil eter fazı.

1 ml seyreltik sodyum hidroksit (2 mol/l) çözeltisi ilave edilerek. Sonuç: UV absorbsiyonu ve spektrumunu birçok maddeler interfere edebilir. spektrofotometrede 200 .1 ml konsantre sülfirik asit ilave edilerek. c (mg /1) = aıo .450 nm arasında çözeltinin spektrumu alınır spektrofotometrede okunur ve tarama işlemi 5 dakika sonra tekrarlanır. pH'si 10 olan ekstrakta 0. 240 nm de karışımın absorbansı okunur. karıştırılır ve pH nm 2 olup olmadığı kontrol edilir. Şekil 18'de. Kantitatif analiz : pH 2 ve pH 10 da. (pH 14) tekrar spektrumu alındığında oluşan spektral değişme.mümkünse. sodyum barbitalin çeşitli pH de UV alanındaki aşağıdaki formülle barbitürat konsantrasyonu (C) spektrumları görülmektedir. Örneğin glutetmid. barbitüratların kalitatif analizler için yararlı olur. 200-450 nm de spektrumu alınır. Metakualon. 240 nm de (pH 11 de) absorbansın belirgin şekilde düşmesine neden olur. fenazon gibi maddeler 200-450 nm arasında spektromu etkileyebilirler. kalevi ortamda hidroliz olarak. 240 nm deki absorbans farkı ölçülür.a 2 ) x 25 x dilüsyon faktörü (varsa) aıo : pH 10 daki absorbsiyon a 2 : pH 2 deki absorbsiyon yöntemin duyarlığı 2 ml barbitürat /I dir. Standard barbitürat çözeltileri ile hazırlanan kalibrasyon eğrisinden yararlanarak miktar tayini yapılabilir. 148 . Küvete 0. Veya hesaplanabilir.

Burada SE-30 içeren kolon kullanarak. Vural.6) ilave edilir ve 100 pl kloroform ile ekstrakte edilir. butobarbital.Dalgaboyu (nm) Şekil 18. Gaz kromotografisi koşulları : Sabit faz %3 SE-30 "Chromosorb WHP 80-100 misli üstünde". (Moffar A. GLK ile barbitürat analizi açıklanmıştır. Enjeksiyon giriş sıcaklığı : 220-240°C . 1986. N ve Aksu. Kloroform ekstraktı doğrudan gaz kromotografa enjekte edilir. pentobarbital gibi) kloroform içinde hazırlanır. Detektör sıcaklığı : 220°C . N. Ekstraksiyon için karışım 30 saniye çalkalanır. kolon 2m x 3 mm iç çap . Detektör: FID.Sodyum barbitalin değişim değişik pH da UV spektrumu Barbitüratların GLK ile identifikasyon ve tayinleri GLK ile serum veya plazmada barbitüratların identifikasyonu için genelde SE-30 ve poly A 103 sıvı fazlar kullanılır. Teknik: 100 pl seruma 10 pl fosfat tamponu (pH 5. fırın sıcaklığı : 180- 149 .. İç standard olarak tetrafenil etilen (10 pg/ml) ekstraksiyondan önce kloroform içine ilave edilir.C ve ark. 1992) Standartlar : 10 pg/ml konsantrasyonda barbitürat standardları (barbital. 5-10 dakika 3000 rpm de santrifüj edilir.

taşıyıcı gaz (ozon) akış hızı : 40 ml/dakika . Kısa ve orta etkililer için 3 mg/1 üstünde şiddetli toksisite ve ölüm görülebilir. Tablo 16'da önemli benzodiazepinler gösterilmiştir. koma. Plazma barbitürat düzeyi uzun etkililer çin 10 mg/1 üstünde olduğunda (barbital ve fenobarbital için 50 mg/1) toksisite şiddetlidir. Benzodiazepinler genelde trankilizan. şok. nordazepam. Temazepam özellikle diğer ilaçlarla birlikte suistimal edilir. klordiazepoksit. nitrazepam. Benzodiazepinler o Benzodiazepinlerin genel yapısı aşağıda gösterilmiştir. hipoventilasyon. lorazepam. hipotermi. Koma görülebilir. Örneğin diazepem. klonezepam ve diazem) ayrıca antikonvülzan olarak kullanılırlar. 2. bazıları ise (Klobazam. oksazepam (3- 150 . periferal vazodilatasyon. hipotansiyon. Benzodiazepinlerin çoğu tamamen metabolize olurlar ve bu gruptaki birçok benzodiazepinler diğerlerinin metabolitidir. konvülziyonlar ve renal yetmezliğe neden olur.220° C. hava akış hızı . Ölüm solunumu veya kalp solunumu durması sonucu oluşur. flurazepam. 300 ml/dakika. hidrojen akış hızı : 30 ml/dakika. Analiz sonucunun yorumu Aşırı dozda barbitürat alımı. oksazepam en çok bilinenlerdir.2. Sayıları 60 kadar olan bu grup ilaçların arasında diazepam. Elde edilen kromatogramların alıkonma zamanları ve pik yükseklikleri standartlarla karşılaştırılarak kalitatif ve kantitatif değerlendirme yapılır. klornazepam.

4-benzodiazepiıı 4oksit 7-kloro-l-metil-5-fenil-lH-l.3-dihidro-3-hidroksi-l -metil-5-fenil-2.4(3H. T a b l o 16. p-dimetilamino- kinnamaldehitle oluşturdukları renk reaksiyonudur.3-dihidro-7-nitro-5-fenil-2.4benzodiazepin-2-on l. Bununla beraber.H-l.4-benzodiazepin-2-on 7-kloro-5-(2-klorofenil)-l.3-dihidro-3-hidroksi-2.orazepam Nitrazepam (Kazepam Temazepam 388 321 281 287 301 Benzodiazepinler için güvenilir bir renk reaksiyon yoktur.H-1. Bazı önemli Bileşik Kimyasal ismi benzodiazepinler Molekül kütlesi 300 301 Klordiazepoxid Klohazam 7-klora-2-metilamino-5-fenil(3H-l. Bunlardan reaksiyonu biri nitrik asit/N-( 1 -naftil) etilendiaminle diğeri ise verdikleri renk (Bratton-Marshall reaksiyonu).5-benzodiazepin2.3-dihidro-7-nitro-2H-l.3-dihidro-3-hidroksi-5-fenil-2. Bu hidroliz ürünler ekstrakte edilip İTK ile identifikasyonlar yapılabilir.benzodiazepin-2-on 7-kloro-l. 151 .3dihidro-2H-1.4benzodiazepin-2-on 7-kloro-1.4benzodiazepin-2-on 7-kloro-l-(2-dietilaminoetil)-5-(2-florofenil)-l.4benzodiazepin-2-on Klonazepam Diazepam 316 285 Flurazepam l.hidroksinordazepam) ve temazepama (3-hidroksidiazepam) metabolize olarak glukuronid veya sülfat konjugatı şeklinde atılır. asit hidrolizle aminobenzofenonları verirler.H-l . Bu amaçla iki farklı renk reaksiyon kullanılır.4.metil-5-fenil-2H-1.5H)-dion 5-(2-klorofenil)-l.4benzodiazepin-2-on 7-kloro-1. birçok benzodiazepinler ve konjugatları.H-l.3-dihidro-1 .

18) ve sulu hidroklorik asit (1 mol/l) . Benzodiazepin standardlarına da aynı işlem uygulanır. tüpün ağzı kapatılır ve 10 dakika dikkatle karıştırılır. 100 mg/l konsantrasyonda (sulu HC1 içinde) çözeltileri hazırlanır. kaynar su banyosunda 30 dakika bekletilir. Yöntem : İdrar. oksazepam. çeker ocakta.Amonyum sülfamat çözeltisi (50 g/l) . 10 ml petrol eteri ilave edilir. 10 ml örneğe. İTK ya uygulama : Kalıntı 100 pl petrol eterinde çözülür. mide içeriği ve olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir.Benzofenonların İTK ile kalitatif analizleri Reaktifler : .p-dimetilamino sinnamaldehit çözeltisi (5 g/l suda) . nitrazepam gibi) .(1-naftil) etilen diamin hidroklorür (10 g/l) seyreltik hidroklorik asit içinde (1 mol/l) Standartlar : Değişik benzodiazepinlerin (klordiazepoksit. 5 dakika santrifüj edildikten sonra.Sodyum nitrit çözeltisi (10 g/l. Karışım soğuduktan sonra. taze hazırlanmış) . Silikagel-G ile kaplanmış.Sülfürik asit (500 ml/1) .Konsantre (d: 1. Ekstrakt basınçlı hava veya azot akımında 60°C de kuruluğa kadar uçurulur. 10x20 cm boyutundaki cam levhalar dört kolona (2 çift kolon) 152 .N. Tüpün kapağı açılarak. 30 ml lik cam kapaklı bir tüpte 3 ml konsantre hidroklorik asit ilave ederek karıştırılır. üst faz temiz bir tüpe aktarılır. diazepam.Triküloroasetik asit çözeltisi (500 g/l suda) .

Oluşan renkler standartlarla karşılaştırılır. B** Meti laminoklorobenzofenon Diazepam Temazepam mor Aminoklorobenzofenon Oksazepam Klordiazepoksit Nordazepam mor mor A m i nod i klorobenzofenon A m i non itrobenzofenon Diaminobenzofenon Aminonitroklorobenzofenon Lorazepam Nitrazepam Nitrazepam Klonazepam mor pembe mor pembe mor mor Mavi Mavi A* . levha tanktan çıkarılır ve kurumaya bırakılır. renk reaktifi: p-dimetil amino cinnamaldehit. B *. Kalan diğer iki kolona sırası ile sülfürik asit. JLX1 nümune ve Standard e k s t r a k t l a r ı Numune ve standart uygulanmış silikagel-G tabaka.ayrılır. tabakanın kuruması için bekletilir. toluen/buzlu asetik asit (97:3) le önceden doyurulmuş kromatograf tankında. amonyum sulfamat çözeltisi ve N-(l-nafitil) etilendiamin hidroklorür çözeltisi püskürtülür (Bratton -Marshall reaksiyonu).(Tablo 17) Tablo 17-: Benzofenonların Benzofenon İ T K d a r e n k r e a k t i f l e r i ile v e r d i k l e r i Oluştuğu benzodiazepin A* renkler. Her bir çift k o l o n a sırası ile 25 damlatılır. Bratton -Marshall reaksiyonu 153 . developze edilir. sodyum nitrit çözeltisi. Her reaktif püskürtülmesinden sonra. trikloroasetik asit. Çözücü yüksekliği 10 cm ye kadar ilerledikten sonra. Renklendirme : İlk 2 kolona p-dimetilaminosinnam aldehit çözeltisi ve ardından trikloroasetik asit çözeltisi püskürtülür.

Asetik salisilik asitin plazmadaki başlıca metaboliti salisilik asittir. Salisilik Asit ve Türevleri Salisilikasit Asetil salisilik asit Salisilamid Metil salisilat 4-Aminosalisilik asit Genel olarak nonnarkotik analjezikler grubunda olan salisilik asitin başlıca türevleri aşağıda açıklanmıştır. bir çok benzodiazepinler idrarda hidrolizle metilaminoklorbenzofenon ve/veya aminokloro benzofenon verdikleri için. sonucun yorumu zorlaşabilir. Bu yöntemle 1 mg/1 (aminoklorobenzofenon olarak) madde tanınabilir 2. Örneğin temazepam veya oksazepam ile diazepam veya nordazepamı ayırt etmek mümkün değildir.3. Molekül kütlesi 138 dir. medazepam. norklobazam ve midazolam hidroliz ile benzofenon vermezler. Ayrıca metil salisilat ve salisilamidin de metabolitidir. Salisilik asitin (2-hidroksibenzoik asit) (C 7 H 6 0 3 ) kendisi topikal olarak çeşitli dermatolojik bozuklukların tedavisinde kullanılır.Bu yöntemle. klobazam. Bunun dışında. triazolam. İdrarla başlıca 154 .

Salisilamid de idrarda ancak hidrolizden sonra tanınabilir. salisilik asit metil esteri (C 8 H 8 0 3 ). Plazma esterazları tarafından in vivo olarak çok çabuk salisilik asite hidroliz olur ve glisin konjugatı şeklinde idrarla atılır. oda sıcaklığında sıvı bir madde olup kuvvetli bir kokusu vardır ve topikal ilaçlar içinde yaygın olarak kullanılır. Bu nedenle alınan örneklerin (mide içeriği olay yeri kalıntıları) analizden önce hidrolizleri gerekir. genelde ölüme neden olur. yetişkinlerde 30 ml. Metil salisilat (keklik üzümü yağı). Metil salisilat. 155 . molekül kütlesi 137 dir.gitsin konjugatı (salisilürik asit) şeklinde atılır. Asetilsalisilik asit ve metil salisilat.(ferri) iyonları ile mor renk verir. Minimum letal dozu 15 g dır. p-aminosalisilik asit : PAS veya 4-amino-2-hidroksi benzoik asit (C7H7 NO3). Oral yolla asetil salisilik asite göre daha çok toksiktir. kısmen in vivo olarak salisilik asite metabolize olur. molekül kütlesi 152 dir. Analjezik olarak kullanılır. Molekül kütlesi 180 dir. Oral yolla çocuklarda 4 ml. demir-3. molekül kütlesi 151 dir. ferri iyonları ile bu reaksiyonu vermezler. Tüberküloz tedavisinde kullanılır. Salisilatlar. Metil salisilat : Metil-2-hidroksibenzoat.Salisilik asit türevlerinin kullanma yerleri aşağıda kısaca açıklanmıştır Asetil salisilik asit (aspirin) : (C 9 H g 0 4 ) salisilik asitin ilaç olarak en çok kullanılan türevidir. Bu reaksiyona dayanan kalitatif ve kantitatif yöntemlerin uygulanması aşağıda açıklanmıştır. Çünkü daha çabuk absorbe olur. Salisilamid : 2 hidroksibenzamid (C 7 H 7 N 0 2 ) . Asetilsalisilik asit analjezik olarak kullanılır. Hidrolizle salisilik asit verir.

HgCI 2 ve hidroklorik asit içeren kombine Trinder reaktifi kullanılır. soğuduktan sonra gerekirse süzülür. idrar veya serebrospinal sıvıda salisilatlar demir-3 klorürle verdikleri renk reaksiyonuna dayanarak ile tayin edilebilir. 156 . Salisilatların kalitatif ve kantitatif analizinde en çok.Salisilatların kalitatif analizi Bu deney mide içeriği. Trinder reaktifi kullanılır.iyonunu viyole renkli kompleks vermelerine dayanan renk reaksiyon kullanılır.1 mol/l) 10 dakika kaynatılır. Yöntem karıştırılır.1 ml Trinder reaktifi ilave edilerek 5 saniye mide içeriği. Süzüntü 1 ml sodyum hidroksitle (0. 850 ml saf su ve 120 ml sulu hidroklorik asit (1 mol/1) içinde çözülür. plazma. hafif (yanlış) pozitif sonuçlar alınır. : 2 ml örneğe 0.1 mol/l) nötralize edilir. Salisilatların spektrofotometrik yöntemle tayini Serum. salisilatların varlığını gösterir. Trinder reaktifi : 40 g merküri (cıva -2) klorür. su ile 1 litreye tamamlanır.klorürle (HgCl 2 ) yapılır. demir-3. Bu amaçla. Bu deneyle tedavi dozunda alınan salisilik asit ve türevlerinin tanınması mümkün olur. olay yerinden elde edilen örneklerde İdrar. Sonra 1 ml Trinder reaktifi ilaveedilerek 5 saniye karıştırılır. Bu nedenle. idrarda yüksek konsantrasyonda keton cisimleri varsa. Koruyucu madde olarak asit varsa. ayrıca idrarda salisilamid aranacaksa: önce 1 ml örnek 1 ml sulu hidroklorik asit (0. asetilsalisilik asit ve metil salisilat. şişe veya diğer kalıntılara) uygulanır. Serumda proteinlerin çöktürülmesi cıva-2. Viyole rengin oluşması. bu deneyle kuvvetli reaksiyon verir.nitrat ilave edilir. idrar ve olay yerinden alınan örneklere (zehirlenen kişi çevresinde bulunan ambalaj. 40 g sulu demir -3.

Trinder reaktifi (kombine) : Kalitatif testte açıklandığı şekilde hazırlanır. Tüp soğuduktan sonra 0. Konsantrasyona (apsis) karşı absorbans (ordinat) işaretlenerek grafik hazırlanır. 6 ml civa-2. (40g 8 mol su içeren demir-3. Bir gece (17 saat) 100°C de hidroliz için inkübasyona tabi tutulur. 3 ml lik kloroform fazı başka bir tüpe aktarılır. sulu faz atılır. 1997 Y.Lisans tezi) Teknik : 3 ml idrara. Kör (blank) 1 ml ilaç içermeyen seruma 5 ml Trinder reaktifi ilave ederek.. 5 dakika santrifüj edilir. Serum salisilat düzeyi. Süpernatant (üst faz) bir tüpe aktarılır. (Aksoy. Chiou ve Onyemelukv/e'nin (1974) geliştirdiği spektrofotometrik yöntemi ile tayin edilebilir. iyice çözüldükten sonra distile su ile 1 litreye tamamlanır.H.klorür içermeyen Trinder reaktifi ilave edilir. numunede olduğu gibi paralel çalışarak hazırlanır.nitratla 10 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir. 400 ve 800 mg/1 konsantrasyonlarda salisilik asit içerecek şekilde su içinde hazırlanır.12 N'den fazla olmamalıdır. bu hazırlanan kalibrasyon hesaplanır. N. Bu nedenle reaktifin asiditesi 0. Duyarlık 50 mg salisilat/l dir. viyole rengin şiddetini azaltabilir.5 ml 6 N HCI ve 6 ml kloroform ilave edilir. +4°C de saklanır. Standart salisilat çözeltileri : 0. Kanda (plazma veya serumda) salisilat tayini : 1 ml plazma veya seruma 5 ml Trinder reaktifi ilave edilir.) 157 . İdrarda salisilat tayini eğrisinden : Trinder yöntemi esas alınarak. Salisilat varlığında oluşan Viyole renkli çözeltinin absorbansı 540 nm de spektrofotometrede köre karşı okunur. 30 saniye vortekste karıştırılır. Hazırlanan standartlarla. 5 dakika santrifüj edilir. 2 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir. 200. Ortamda fazla hidroklorik asit olması. numunede olduğu gibi aynı teknik uygulanır.

Sulu fazın absorbansı 540 nm de idrarla hazırlanan köre karşı okunur. Hazırlanan eğriden. Genel olarak letal doz 30 gram civarındadır.87 mg/100 ml saptanmıştır (Küpçü. Yetişkinlerde tedavi sırasında plazma salisilat düzeyi 30 m g / l 0 0 ml ye kadar yükselebilir. 1954). yetişkinlerde ise 52.. Not : İdrarda salisilat seruma uygulanan teknikle de tayin edilebilir. bu değer. Şiddetli zehirlenmelerde. 0. Kloroform tabakası aspüre edilir. Tedavide salisilat konsantrasyonunun izlenmesi ve kan pH sının ölçülmesi önemlidir.. orta derecede zehirlenmelerde ise 65-90 mg/l00 ml arasındadır. Ancak gerektiğinde santrifüj edilir. idrar salisilat konsantrasyonu hesaplanır. P. (325 mg lik aspirin tabletinden 105 adet alındığında). 1993). Yaptığımız bir araştırmada.5. Kalibrasyon : Standartlarla (0. koma ve ölüm görülür. Analiz sonucun yorumu Salisilat zehirlenmesinde metabolik asidozis karakteristiktir. Kandaki salisilat düzeyi 120 mg/l00 ml yi aştığında letal dozda salisilat alınmıştır. Vural. 158 .22 mg/100 ml.73 ± 30. 0.125.Ş. Akut zehirlenme şüphesi olduğunda.25. Genelde idrar örneğine santifüj uygulaması yapılmaz. plazma salisilat konsantrasyonu tayin edilmelidir.N. Bu durumda salisilat içermeyen aynı işlem uygulanmaktadır (Trinder. Ancak önce idrar 10-40 mg salisilik asit /100 ml idrar içerecek şekilde su ile seyreltilir. 1 ve 2 mg/l salisilat içeren) deney uygulanır. 90-120 mg/l00 ml.Tüp 10 dakika çalkalanır ve santrifüj edilir.. salisilat zehirlenmelerinde çocuklarda ortalama kan salisilat düzeyi 28. Bu idrara (kör) da nedenle kan gazları analizi zehirlenmenin şiddeti hakkında bilgi verir.53 ± 13.

N-asetil-paminofenol:CgH 9 N02 yapısında. 0.2.5 ml numuneye (idrar. Oluşan p- aminofenole aşağıdaki yöntem uygulanır: 0. Parasetamol Nonnarkotik analjeziklerden olan HO parasetamol Çh3 ç veya sinonimi olan asetaminofen. mide içeriği veya olay yerinden elde edilen kalıntılar).2 ml hidrolizata 1 ml o-krezol çözeltisi (10 g/l suda) ve 2 ml amonyum hidroksit çözeltisi (4 mol/l) ilave edilir. biyolojik sıvıda asitle hidrolizle edilir. Duyarlık 1 mg/l p-aminofenol'dür. Sadece aromatik aminler (anilin gibi.5 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir.4. Aynı test. Bu madde de o-krezol ile konjuge olarak renkli bir boya oluşturur. parasetamolün kalitatif analizinde duyarlı bir test olarak kullanılır. Etilendiamin (aminofilin'in metaboliti) bu testle yeşil renk verir. bağıl molekül kütlesi 151 olan bir maddedir. idrarda p-aminofenol şeklinde atılırlar) reaksiyonu interfere ederler. NH " -^o Parasetamol çok yaygın kullanılan bir analjeziktir. kantitatif amaçla da kullanılır. Bu reaksiyon. Bu test çok duyarlıdır ve terapötik dozda alınan parasetamolün 24-48 saat sonra bile deteksiyonu mümkün olur. 0. Sülfat ve glukuronid konjugatlarının konsantre hidroklorik asitle hidrolizi p-aminofenol verir. Fenasetin ve benorilat'ın metabolitidir. Kuvvetli. Parasetamolunu identifikasyonu (kalitatif test) Parasetamol. karışım 5 saniye karıştırılır. Kendisi başlıca idrarla glukuronik asit ve sülfat konjugatı olarak atılır. koyu mavi rengin hemen oluşması parasetamol varlığını gösterir. Karışım 10 dakika kaynatılır ve soğutulur. 159 .

1.8 ml %5 trikloroasetik asit çözeltisi ilave edilir. sonuç mg/lOOml serum olarak verilir. 2 dakika santrifüj edildikten sonra süpernatant başka bir tüpe aktarılır. 0. 0. b) veya parasetamolün nitröz asitle verdiği renk reaksiyonlarından yararlanarak spektrofotometrik yöntemle tayin edilir. 0. 160 . 0. 0. 0.0 mg/1 çözeltileri hazırlanır.2 ml standart çözeltilerle teknik kısımda açıklanan şekilde çalışılır. Teknik : 0. Absorbanslar 615 nm'de okunarak. Parasetamolün serumda tayininde a) asit hidrolizle verdiği p.05.025.aminofenolün o.Serumda parasetamoliin spektrofotometrik yöntemle tayini Zehirlenmenin tedavisinde serum parasetamol düzeyinin izlenmesi büyük önem taşır. Tüpler oda sıcaklığında soğutularak oluşan mavi renkli çözeltinin absorbansı 615 nm de köre karşı okunur. konsantrasyona göre grafik çizilir.8 ve 1. 0.2 ml seruma. parasetamolün asit hidroliz ile oluşan p- anıinofenolün o-krezol ile konjugasyonu sonucu verdiği karekteristik mavi renkli ürünün 615 nm de absorbansının ölçülmesine dayanır. Karışıma 2 ml amonyum hidroksit çözeltisi (4 mol/l) ilave edilerek 2 dakika daha kaynar su banyosunda bekletilir. Oda sıcaklığında soğutulan tüplere 1 ml o-krezol çözeltisi (10 g/l) ilave edilerek karıştırılır.2.krezolle verdiği renk. Kör deney.4. serum yerine su alınarak aynı işlemlerin uygulanması ile hazırlanır. Kalibrasyon : Standart parasetamolün su içinde 0. Tüpün ağzı kapatılarak 20 dakika kaynar su banyosunda bekletilir. o-krezol ile parasetamol tayini Bu yöntemin prensibi. Numunenin konsantrasyonu kalibrasyon doğrusundan bulunur.

nitröz asit ( H N 0 2 ) oluşturulan tüpe ilave edilir. Kalibrasyon : Standart parasetamol çözeltileri blank plazma içinde 0. 200 ve 400 mg/l konsantrasyonda hazırlanır (Bu standart çözeltiler +4 "C de dayanıksızdır. 50. Bu nedenle. taze hazırlanmış) ilave edilir. Ayrı bir tüpe 1 ml hidroklorik asit (6 mol/l) ve 2 ml sodyum nitrit çözeltisi (100 g/l. daha uygun olmaktadır (WHO. Fazla nitröz asitin giderilmesi için. Kahverengi azot dioksit dumanları çıkabilir!) Trikloroasetik asitle protein çöktürülen ve santrifüj edilen karışımın siipernatantından 2.Not : Kör ve standart parasetamol çözeltiler hazırlanırken su yerine ilaç almamış kişilerde elde edilen kan (serum) kullanılması.0 ml alınarak. karıştırılır ve 5 dakika santrifüj edilir. 100. karıştırılır ve oda sıcaklığında 2-3 dakika bekletilir. karıştırılır. (Bu işlemde dikkatli olunmalıdır. Standartlar ve ilaç ilave edilmemiş plazmaya yukarıda açıklanan işlem uygulanır. böylece kalabilen gaz damlacıkları uzaklaştırılır. ya haftalık hazırlanmalı veya -20°C de saklanmalıdır). parasetamolün nitröz asitle reaksiyona girmesi sonucu oluşan 2-nitro-5-asetaminofenolün alkali ortamda verdiği sarı rengin absorbansının 430 nm de ölçülmesine dayanmaktadır. Oluşan sarı rengin absorbansı plazma ile hazırlanan köre karşı 430 nm de okunur. 2 ml sodyum hidroksit çözeltisi (6 mol/l) ilavesinden sonra. Teknik : Bir tüpte 1 ml serum veya plazmaya. 2 ml triklorik asit (100 g/l) ilave edilir. Nitröz asitle oluşan renklerin absorbansı 450 nm de köre karşı 161 . vorteksle karıştırılır. 1997) Parasetamolün nitröz asitle tayini Bu yöntemin prensibi. karışıma 2 ml amonyum sülfamat çözeltisi (150 g/l) damla damla ilave edilir.

Şöyle ki. (Gossel.Bricker. Zehirlenmenin tedavisinde serum (plazma) parasetamol düzeyinin 12-15 saatler arasında verilirse hepatik ölçülmesi ve izlenmesi büyük önem taşır. Terapötik dozda alınan parasetamolün serumdaki düzeyi 0. Yöntemin duyarlığı 50 mg/l dir. 4-aminosalisilik asit ise reaksiyonu daha çok interfere eder. Özellikle parasetamol alımından sonra ilk 4-10 saat içinde ölçülmelidir. Numunedeki parasetamol konsantrasyonu grafikten hesaplanır. Ancak zehirlenmenin şiddetine göre ileri dönemlerde (24-48 saat içinde) hepatik hasar başlar. 1984) 162 . 30 mg/100 ml ve üstünde ise hepatik nekroz oluşur.0 mg/100 ml dir. zehirlenmeden sonraki dönemde hasara karşı korunabilir. (100 mg/l 4-aminosalisilik asit.) Levodopa. serumda 1 g/l konsantrasyonda bulunan salisilat.. ilaç alımından 4-24 saat içinde sonuç verir. kusma gibi hafif semptomlarla başlar.5-2. bu yöntemi interfere etmezler. A. 12 mg/100 ml ve üstünde hafif zehirlenme. 50 mg/l konsantrasyonda görünen parasetamol düzeyi gösterir. yöntem. daha sonra da (3-5 günler arası) hepatoksik belirtiler ortaya çıkar. Salisilik asit az miktarda yöntemi interfere eder. T. J. mukoz heparinle kontamine örnekler ve prezentatif olarak okıezol içeren çözeltilerde bu yöntemi interfere ederler. Eğer aradan 24 saat veya daha uzun zaman geçmişse kalitatif test yapılması yararlı olur. önce mide bulantısı . Üremide serumla hassasiyet daha azdır (100 mg/l). A. 320 mg/l konsantrasyonda görünen parasetamol düzeyi gösterir. Ancak.. Not : Parasetamolün diğer metabolitleri.okunur. Klinik değerlendirme Parasetamol zehirlenmesi. Tedavide metionin veya N-asetil sistein. Kalibrasyon grafiği hazırlanır.

molekül kütlesi asetofenetidin). Ancak kullanımı. Fenasetin Fenasetin o C10H13NO2 (p-etoksiasetanilid. toksikolojik özellikleri. Kanda methemoglobin ve nümune (MetHb) alınır ölçülebilir. farmakolojik etkileri. siyanozis. Bu nedenle. okrezol/amonyak testi ile fenasetin atılımı detekte edilebilir (parasetamol'e bakınız). idrarda. solunum depresyonu ve kardiyorespiratuar durmaya neden olur.2. Bu maddeler çeşitli açılardan (bağımlılık tipi. Yasal olarak kontrol altında olan maddelere bağımlılık yapan maddeler (psikotrop maddeler) ve narkotikler girmektedir. (Met Hb tayini için : Anilin'e bakınız) 3. uzun süre alımında nefrotoksisiteye neden olduğu için bırakılmıştır. başlıca parasetamole metabolize olur. kullanımlarını 163 edilmektedir. öfori. Parasetamole metabolize olmakla beraber. Çoğunlukla methemoglobinemiye neden olur (koyu çikolata renkli kan!). hemolitik anemi. alınmaz Ancak tayin MetHb dayanıksızdır hemen edilmelidir. Klinik değerlendirme Akut toksik dozda fenasetin alımı baş dönmesi. fenasetin akut hepatorenal nekroza neden olmaz. 179 olan bir analjeziktir. . KULLANIMI KONTROL ALTINDA OLAN MADDELER (VE NARKOTİKLER) Adli Bilimler açısından uyuşturucu (narkotik) madde deyimi yerine bugün kullanılan uluslararası ve ulusal düzeydeki yasalara göre "kontrollü maddeler" (controlle substances) deyimi daha çok tercih Narkotikler bu maddelerin bir bölümünü içermektedir. Tedavisi semptomatik ve destekleyici tedavi şeklinde yapılır.5. Fenasetin.

analizi yapılacak çok az miktarda numune üstüne renk reaktifi damlatılır ve karıştırılır. saat camı veya tüpfil içinde yapılır.1.. 164 .A (Saferstenin.) 1988.M.N.1997 'ye bakınız). Genel olarak hangi grup veya hangi madde olduğu bilinmeyen bir nümunenin analizi aşağıdaki analiz şemasına göre yapılır. Uygulamada. Karakteristik rengin oluşması belirli gruba giren maddelerin varlığını gösterir.R. (Fazla bilgi için: Siegel.düzenleyen yasalara göre) ve orjinlerine göre sınıflandırılabilirler. Ellenhor J. analizleri Kontrollü maddelerin "adli tıp ve toksikolojik açıdan Adli Bilimler açısından kontrollü maddelerin analizinde dikkat edilecek başlıca noktalar. Vural. 3. "damla deneyi" veya "renk deneyi" olarak da isimlendirilir. 1) Tarama testleri (genelikle spot testler ve mikroskopik inceleme) 2) Ayırma testleri 3) Destekleyici testler 4) Gerektiğinde kantitatif analiz 5) Biyolojik materyalde analizleri 3. j. Spot testler "Spot testler".2. Ancak hiçbir "spot test" tek bir madde için spesifik değildir. Bu testlerin uygulanması küçük bir tüp. bu maddelerin analizlerinin uluslar arası laboratuvar kalitesi ve analizin standartlarına uyması ve sonuçlarının yasalar açısından değerlendirilmesidir. Renk oluşmaması ise o maddenin yokluğunu gösteren iyi bir indikatördür.1996.

Kokain için kullanılan bir renk reaksiyonunun uygulanmasında.5 ml reaktiften ilave edilir. Vitali deneyi : 1 damla dumanlı nitrik asit. Uygulamada bir damla reaktif. konsantre sülfirik asit içinde çözülür (çözelti renksiz olmalıdır). Bu nedenle numunenin önce hidroklorik asitle asitlendirilmesi gerekir.Çok kullanılan renk reaktifleri ve reaksiyonları Froehde reaktifi : 50 mg molibdik asit veya sodyum molibdat 10 ml sıcak. çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. Mavi tabaka şeklindeki çökelek kokain olma olasılığını gösterir. Baz kokain ile negatif sonuç alınır. Uygulamada bir damla reaktif. çok az miktardaki numune üzerine damlatılır.8 g kobalt klorür ve 4. Mecke reaktifi : 0. Çözelti kaynar su banyosu üzerinde kuruluğa kadar bekletilir. Liebermann reaktifi: 1 g potasyum nitrit 10 ml konsantre sülfirik asit içinde çözülür. Marquis reaktifi : 10 ml konsantre sülfirik asit içine %40 lık formaldehitten 10 damla damlatılır. Mandelin reaktifi : 1 g amonyum vanadat 100 ml konsantre sülfirik asit içinde çözülür. çok az miktardaki numune üzerine damlatılır.125 g selenöz asit 25 ml konsantre sülfirik asit içinde çözülür. Uygulamada bir damla reaktif çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. Oluşan renk gözlenir. Uygulamada bir damla reaktif. Beyaz bir porselen tüpfilde çok az miktardaki numuneye bir damla reaktif ilave edilir. varsa renk değişimi not edilir. Kalıntı yeni hazırlanmış etanollü potasyum hidroksit çözeltisi ile nemlendirilir ve oluşan renk gözlenir. (Kokain için kullanılır) Kobalt tiyosiyanat: 6.3 g amonyum tiyosiyanat 100 ml suda çözülür. çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. 165 . toz halindeki numunenin çok az miktar üzerine 0.

J.3 g a m o n y u m tiyosiyanat bir kaç d a m l a gliserin içeren 50 ml s u d a ç ö z ü l e r e k hazırlanır. Duquenois-Levine reaktifi (D-L) : Marijuana (esrar) tanınmasında kullanılır. (Siegel. 2 ml kloroform ilave edilir ve çalkalanır. R e a k t i f . Eğer kokainin hidroklorik asit tuzu varsa.5 ml kloroform ilave edilerek çalkalanır. Tüp içindeki numuneye 2 ml D-L reaktifi ve arkadan çalkalayarak hidroklorik asit ilave edilir. Bu test. yağlar ve bazı kahve ekstraktlarlnın yanlış pozitif sonuç verdiği gösterilmiştir. Bu nedenle esrar identifikasyonu mikroskop testi ve İTK ile desteklenmelidir. 10 damla asetaldehit ve 1 g vanilinin 50 ml %95 etanol içinde çözülmesi ile hazırlanır. 166 . 30-100 mg numunenin petrol eteri ile çalkalanmasından elde edilen ekstrakt veya doğrudan kuru bitki maddesi kullanılır. sararırsa kullanılmaz. 1988). Bu mavi çökelek çözülünceye kadar konsantre hidroklorik asit damlatılır. Serbest kokain bazı varsa kobalt tiyosiyanat ile çökelek vermez.5 ml reaktif ilave edilir. Uygulamada.8 g kobalt klorür ve 4. Bazı bitkisel ekstraktlar.A. Bu nedenle konsantre hidroklorik asit damla damla ilave edilir. 6. mavi renkli bir çökelek oluşur. Kloroform fazında turkuaz veya mavi renk oluşur. 0. Ağzı kapaklı cam şişede saklanır. Az miktardaki numune üzerine 0. ancak sonra kaybolur.Scott (Ruybal) t e s t i : Kokain için kobalt tiyosiyanata göre daha spesfik bir testdir. esrar için spesfik değildir. Renk. Reaktif. Bu durumda kokain bazı ile çökelek oluşur. Mor renk oluşması esrar 1 ml konsantre mevcudiyetini (olasılığını) gösterir. Mavi çökelek pembe renkli çözeltiye dönüşür.

Kırmızımsı mor renk barbitürat olduğunu gösterir.5 ml %0. yeşil rengin ise açık sarı yeşile dönüşmesine neden olur.Beam testi : Esrar için kullanılır. 0. Esrar ya da reçinesi varsa mor kırmızı renk oluşur. Buzlu (glasiyal) asetik asit ilavesi ile mor rengin açık mav iye. su banyosunda uçurulur.2 g glasiyal (buzlu) asetik asit ilave edilir.Lieberman reaktifi ile : sarı 167 .Scott (Ruybal) deneyi : mavi çökelek : kloroform fazında maviden turkuaz rengine kadar değişim.5 lik bakır sülfat çözeltisi ve 0. Bir spatül ucu ile alınan numune 0. Renk reaktifleri (spot test) ile maddelerin aranmaları : Bazı maddelerin renk reaktifleri ile verdikleri "spot test" sonuçları aşağıda gösterilmiştir : Kokain : . Zvvikker reaksiyonu : Barbitüratlar için kullanılan en eski testtir. Üzerine alkolde hazırlanmış KOH çözeltisinden 2-3 damla ilave edilir. alınan az miktardaki toz numune üzerine 1 damla kobalt asetat çözeltisi damlatılır ve çalkalanır. Kloroform fazında mor renk oluşması barbitürat (asit veya tızu) olduğunu gösterir.5 ml petrol eteri ile çalkalanır. Çalkalandıktan sonra fazların ayrılması için beklenir. Üzerine 1 damla %5 lik izopropil amin (metanolde hazırlanmış) ilave edilir.Kobalt tiyosiyanat ile .5 ml kloroform içinde hazırlanmış %5 lik pridin çözeltisi ilave edilir. Uygulamada. Dillie-Koppany testi : Barbitüratlar için kullanılan Zvvikker reaksiyonunun modifikasyonudur. Numune üzerine 0.1 g kobalt asetat 100 ml suda çözülür ve 0. Petrol eteri süzülerek bir kapsüle alınır. . Parlak yeşil renk oluşması ise tiyobarbitüratla ilgilidir.

Vitali reaktifi ile : mor : mor —> yeşil : sarı —> yeşil : açık mavi-gri : açık sarı .Demir-3.Mandelin reaktifi ile .turuncu : mor : mor —* grimor —• mor : turuncu .Vitali reaktifi ile Eroin : . asetik asit ilavesi ile açık yeşil (tiyotarbitüratlar) : yeşil-koyu yeşil .Morfin : .klorürle (%10 luk) . asetik asit ilavesi ile açık mavi : yeşil.Nitrik asit ile .Fruehde reaktifi ile .Zvvikker reaktifi ile .Nitrik asit ile .Marquis reaktifi ile .Dillie-Koppany reaktifi ile : kırmızı-viyole .Mandelin reaktifi ile .Mandelin reaktifi ile Barbitüratlar : .Marquis reaktifi ile . ısıtılırsa kırmızı 168 .Liebermahn reaktifi ile .kırmızı —* sarı : mavi-yeşil —> yeşil : siyah : mavi-gri : sarı-turuncu Fensiklidin (l-(l-fenilsiklohekzil):PCP) : . bir damla su ilave edildiğinde uzun dalgalı UV de : açık pembe turuncu (kaybolur) floresan verir .Mandelin reaktifi ile Amfetaminler : .Marquis reaktif ile .Marquis reaktif ile turuncu-kırmızı —• kahverengi.Froehde reaktifi ile .Zwikker reaktifi ile : mor.

uygun reaktifle verdiği şeklinin mikroskopla incelenmesine dayanır.> kahverengi-mor . Esrar örnek verilebilir.Froehde reaktifi ile : zeytin yeşili .kırmızı kahverengi 3.Duquenois-Levine .mavi .Mecke reaktifi ile .Mandelin reaktifi ile . 169 . Mikrokimyasal bir yöntemdir. numunenin kimyasal bir yapısı ile Çok ilgili az ınikrokristalizasyon miktardaki bir tekniğidir.LSD (d-lizerjik asit dietilamid) : .mavi ve yeşil .Vitali reaktifi ile : zeytin yeşili —• mavi-siyah : kahverengi-kahverengimsi mor Marihuana (Esrar) : .3.Vitali reaktifi ile Psilosibin : .Marquis reaktifi ile : turuncu .yeşil .Beam testi Meskalin : . Diğer bir teknik de. Mikroskopla inceleme Bu deneyler ya bitkisel orijinli numunenin mikroskop altında bitki dokusunun ya doğrudan veya uygun bir reaktif ilavesinden sonra incelenmesine dayanır.Mecke reaktifi ile .Marquis reaktifi ile .Mandelin reaktifi ile : turuncu .sarı : donuk kırmızı .Froehde reaktifi ile : yeşil .Froehde reaktifi ile : donuk turuncu : yeşilimsi —* kahverengimsi yeşil : yeşil : zeytin yeşili .gri .Erhlich reaktif ile : mor .Marquis reaktifi ile : turuncu -Mecke reaktifi ile : turuncu : kloroform fazında mor : mor-kırmızı . kristal maddenin.

Bir bagetle iyice karıştırılır. Esrar Esrar olduğu kuşkusu olan bitki nümunesinden bir spatül ucu ile lam üzerine konur.l 2 ) reaktifi buz dolabında saklanır. 5-10 dakika bekletilir.) 170 . Organik kimyada. mikroskopla incelenir. Kodein ve morfinin mikrokristalizasyon tekniği ile ayrılması R e a k t i f : Önce 10 g iyot. Morfin ise siyah iğneler halinde kümelenir veya kahverengi kırmızı levha veya koyu kırmızı şekilde kristallenir (Duyarlık 10 mg civarındadır. Bu şekilde hazırlanan potasyum iyodür-iyot (KI.0 ml fosforik asit (H3PO4) ilave edilir. sentetik narkotikler ve benzer bileşik ve ilaçlar içinde kullanılmaktadır. Lamel ters çevrilerek çukur lam üzerine kapatılır. Bazı önemli narkotik gruba giren maddelerin mikroskop ve mikrokristalizasyon tekniği ile aranmaları aşağıda açıklanmıştır. Kodein üçgen şeklinde dikroik (çeşitli renkler gösteren) kristaller verir. mikrokristalizasyon özellikle azotlu bileşikler için kullanılır.4 ml alınır üzerine 20 ml buzlu asetik asit ve 2. Numune esrar ise mikroskopla incelendiğinde salgı tüylerinin kırmızı mor renk aldığı görülür. Geçmişte en çok alkaloidlerin ayrılması için kullanılıyordu.Normal mikroskop dışında polarizasyon mikroskopu da kullanarak çeşitli kristallerin birbirinden ayrılması mümkün olmaktadır. Hazırlanan bu reaktifden 0. 3.4. Üstüne bir damla %1 Fast Blue reaktifi (%1 kloralhidrat içinde hazırlanmış) damlatılıp lamelle kapatılır. Teknik : Çok iyi temizlenmiş küçük bir porselen kapsül içine bir damla reaktif ve bir damla test çözeltisi ilave edilir. 35 g potasyum iyodürle birlikte 100 ml suda çözülür. Karışımdan bagetle bir damla alınarak lamele konur. Zamanımızda ise antihistaminikler.

developman sistemi olarak : toluen/dioksan/etanol/konsantre amonyak/etil asetat/metanol/konsantre amonyak tercih edilmektedir. D O P İ N G MADDELERİ Spor yarışmalarında. 5 damla fosforik asit su ile 100 ml ye tamamlanır. Bu nedenle gerek laboratuvar 171 . seyreltici ve diğer benzeri etkili maddelerin indentifikasyonları ve birbirlerinden ayrılmalarında en çok kullanılan teknik ince tabaka kromatogrifisidir. 4. belirli standardlara göre kurulmuş ve lisans almış (akredite olmuş) "doping analiz labratuarları" bulunmaktadır. Bu nedenle birçok ülkede doping analizi yapan. (Bu tekniklerle ilgili ayrıntılı bilgi için için kitabın İTK ile ilgili bölümüne bölümüne bakınız). spesifiklik ve doğruluk açısından herhangi bir şüphe olmamalıdır. Narkotiklerin İTK ile ayrılması Narkotiklerin ve diğer bağımlılık yapan maddelerin içerdikleri dolgu maddesi.5. Bu maddelerin İTK ile ayrılmasında : Adsorban tabaka olarak Silikagel-G .Kokain : Reaktif: 2 g KMn04. Kromotogramlar önce UV'de (254 nm de incelenir). "Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Medikal Komisyonu" tarafından sporda kullanımı yasaklanmış ilaçlar (doping maddesi) listesini belirli aralarla gözden geçirerek ilan eder. sportif performansı arttırmak için ilaç kullanımı "doping" olarak tanımlanır. ilgili ulusal ve uluslararası yönetmeliklere göre bir suçtur. Spot testlerde kullanılan renk reaktifleri ile identifikasyonları yapılır. Kokain hafif asitli ortamda K M n 0 4 ile çok karekteristik olan bir kenarı kırık dikdörtgen şeklinde kristaller verir. Sporcuların doping yapmaları. Ülkemizde de böyle bir labratuar kurulması çabası 1988 yılından beri devam etmektedir. Doping yapma ise bir ilaç suistimalidir. 3. Doping maddelerinin analizinde duyarlık.

Developman (etil asetat/metil alkol/konsantre amonyak : 85/10/15) karışımı renk reaktifleri için. 4. metoksifenamin. aııabolik steroidlerden testosteronun idrardan izolasyonu. efedrin. doping maddeleri listesinde olan ve rutin çalışmalarda da analitik toksikolojide önemli olan "aromatik amin yapısındaki uyarıcılarla". İTK Takımı : Silikagel GF254 ile kaplanmış plaklar kullanılır.5 'a ayarlanır. fentermin.5 mg/ml asetonda). Eter fazı üzerine 1 ml 2 172 . Saygı. fetamin. foledin örnek verilebilir. dimetilam- p-hidroksiampetamin.I 3 ) ve potasyum permanganat (%1 suda) hazırlanır.5 N NaOH damlatarak pH 12-12. Burada.. tranilsipromin. Diğer renk reaktifleri : Ninhidrin (0. Süzen S. N.1. Bu madde primer ve sekonder aminlerin tanınmasında kullanılır. sülfirik asit (%0.B.5 su içinde).donanımı ve gerekse analiz yapan kişiler açısından belirli kritere göre standardize edilmiş olmalıdır. Organik baz yapısındaki maddelerin İTK ile analizleri Bu gruba giren maddelere amfetamin. 1989). İTK ile identifıkasyonu ve GLK ile tayin yöntemleri açıklanmıştır (Vural. metamfetamin. Vural. Kondensasyon maddesi : 7-klor-4-nitrobenzofurazin (NBD) etil asetat içinde (4 mg/ml) konsantrasyonda hazırlanır. Dragendoorff r e a k t i f : (KI. niketamid. N. Ş. kondensasyon ürünü için kullanılır. 1983 . Birleştirilen eter fazları susuz N a 2 S 0 4 geçirilerek sudan kurturulur. dietilpropion. İdrar ekstraktlarının hazırlanması : 5 ml idrar örneğine 2. Katı NaCl ile doyurulduktan sonra 3 defa 5 ml eterle vortekste karıştırılarak ekstrakte edilir.. (Siklohekzan/etilasetat/eter: 40/40/20) karışım. Standart maddeler : Yukarıda adı geçen saf etken maddelerden metil alkolde I mg/l ml konsantrasyonda çözeltiler hazırlanır.

1 konsantrasyonda amfetamin ve (dimetamfetamin ve tranilspronin için). detektör: FID.5'a ayarlanır ve 300 pl kloroformla (iç standart içeren) ekstrakte edilir. 1) %3 SE-30 (Chromosorb WHP 80-100 misli) sabit faz üzerinde. 1 ml standart çözeltilerin pH si 2. Pik yükseklikleri oranı (standart / iç standart). niketamid (metoksifenamin için). Ayrıca türevleme yapılarak da gaz kıomatografisi ile duyarlık arttırılır. detektör : FID . 3) N-Asetil türevlerinin oluşturularak SE-30 sabit fazında uygulama : N-asetil türevi asetanhidrit kullanarak kolon üzerinde türevleme işlemi yapılır.5 N NaOH ile 12-12. Bu amaçla 1 pl ilaç (idrar ekstraktı) çözeltisi üzerine 1 pl asetik anhidrit enjektöre çekilerek karışım birlikte kolona enjekte edilir. fırın sıcaklığı 160-200°C . Yalnız fırın sıcaklığı arasında değiştirilir. dimetamfetamin (amfetamin metamfetamin için). taşıyıcı gaz (azot) : 40 ml/dk akış hızında.İç standart olarak 30 p. 160-210°C 175 . Efedrin için dış standart olarak norefedrin kullanılır. taşıyıcı gaz azot 40ml/dak. 80-100 misli üzerinde) sabit faz içeren kolon. Gaz kromatografısine uygulama Bu teknikte 2 farklı kolon kullanılır. Kloroform fazından 3 1^1 alınarak faz kromatografa enjekte edilir.g/p. delektör sıcaklığı : 200-275°C. fırın sıcaklığı : 140-250°C. difenilamin (kardiazol için) kullanılır. detektör ve enjeksiyon giriş sıcaklığı 200-220°C arasında ayarlanır. konsantrasyona karşı işaretlenerek kalibrasyon grafiği çizilir. enteksiyon giriş sıcaklığı: 200275°C arasında programlanır. Koşullar SE-30 da yukarda açıklandığı şekilde yürütülür. 2) %10 Apiezon-2/% 10 KOH (Clıromosorb W-AW.

N.2. (Vural.Sonuç : Gaz kromatografisi ile iki farklı kolon kullanarak organik baz yapısındaki maddelerin (yukarıda açıklanan koşullarda) ayrılmaları mümkün olmaktadır.3 pg): dimetamfetamin (II. Kromatogramlar Şekil21 "de gösterilmiştir.3 pg). Ayrıca primer ve sekonder amin yapısında olanların asetil türevlerinin oluşturularak GLK ile ayrılmaları ve tayinleri destekleyici deney özelliği taşımaktadır. cm 10 - J 10 5 0 Dakika 10 J t 0 Dckıka Şekil-21 Bazı organik bazların gaz kromatogramları : (a): amfetamin (I.6 |ig) 4. Genel olarak gaz kromatografisi yöntemi ile 0.5 pg). 0. (b): efedrin (I.1 pg duyarlıkta kalitatif ve kantitatif analiz gerçekleşebilmektedir.0. 0. Anabolik steroidler Anabolik steroidler içinde yer alan testosteron ve türevleri klinikte terapötik amaçlar dışında. 1983). İlaçlar arasında 176 .5-0. Ş. nefedrin (2: 0. Saygı.. sporda doping amacı ile kullanılır.

Developman için değişik sistemler kullanılabilir: kloroform-etil asetat (80:20). 110°C'de etüvde 1 saat aktive edilir.S. 1989) Testosteron. Testosteron ve epitestosteronun idrarda asit hidrolizden sonra İTK ile saflaştırılması ve GLK de türevleme yöntemi ile tayin edilmesi ve yöntemin doping analizi amaçı ile kullanılabileceği (laboratuvarımızda uyguladığımız yöntem) aşağıda açıklanmıştır. oda sıcaklığında kurutulur. Adsorban olarak silikagel G kullanılır. Cam levhalar 0. Bu oranın 6/1 den büyük olması halinde testosteronun doping amacı ile kullanıldığı kabul edilmektedir (Domike. N. epitestosteron ve diğer sentetik anabolik steroidlerin İ T K ile i d e n t i f i k a s y o n l a r ı Anabolik steroidlerin (testosteron. 1986). (Vural. Standartlar 1 (J. metilen klorür-aseton (80:20).da yer almaktadır. 1976 yılından beri IOC tarafından yasaklanan testosteronun (T) doping amacı suistimal edildiğini gösterilmesinde metaboliti olan epitestosteroııun (E) de tayin edilerek T/E oranının saptanması gerekmektedir. M. nandrolon fenilpropiyonat. oksimetolon.25 mm kalınlığında kaplanarak. kloroform-buzlu asetik asit (90:10) örnek verilebilir. 177 . Süzen. Son yıllarda sporcular arasında daha çok suistimal edilen bu maddenin vucutta doğal olarak sentezlendiği ve bu nedenle de suistimalinin anlaşılamayacağı düşüncesi ile kullanımı yaygınlaşmıştır. metiItestosteron gibi) birbirlerinden ayrılmaları İTK ile standartlarla karşılaştırılarak yapılabilir...g/ml konsantrasyonunda kloroform içinde hazırlanır. nandrolon.

Rf değerleri hesaplanır. Oda sıcaklığında azot gazı altında uçurulur. plaklar 120°C'de lekeler görünene kadar bekletilir. Kalıntı metanolde çözülerek İTK'ya uygulanır. Vanilin-sülfürik asit reaktifi : 3g vanillin 100 ml absolü etanol ile çözülür ve 0. Y. Steroidlerin idrardan izolasyonları: 5 ml idrar örneği.5 ml. asetik asit anhidrit-PLSOj ile görünen ışıkta gri-kahverengi. sodyum sülfat ile suyundan kurtarılır. Karışım soğutularak. 50 ml alkole yavaşça katılır. Lisans Tezi. 178 . 5 ml konsantre sülfürik asit ile dikkatlice karıştırılır. Tablo 15 çeşitli anabolik steroidlerin renk reaktifleri) İTK'da verdikleri renkler ve Rf değerleri görülmektedir (Fazla bilgi için Süzen. b) Asetik anhidrik.sülfürik asit reaktifi : 5 ml anhidr asetik asit. Standard çözeltilerden ise 10 pl İTK'ya uygulanır. Uygulama : Plaklar 12 cm ye kadar develope edildikten sonra. S. 2. Testesteron vanilin H 2 S 0 4 ile kırmızı renk. Görülen lekelerin yeri işaretlenir. Ekstraktlar birleştirilerek. 5ml eter ile 2 kez ekstrakte edilir.Renk reaktifleri : 1. UV de parlak sarı renk verir. 1988'e bakınız). konsantre süfürik asit ilave edilerek karıştırılır. Asetik asit anhidr . oluşan renk kaydedilir.sülfirik asit reaktifi ise püskürtmeden önce plaklara 110 °C'de 10 dakika bekletilir ve UV altında renkleri kaydedilir. plaklara renk reaktifleri püskürtülür : a) Vanilin-sülfıirik asit reaktifi püskürtüldükten sonra.

85 0.96 0.75 0.85 0.62 0.31 0.60 0.70 0.T a b l o 15.36 Nandrolon l'eııilpropiyonat Nandrolon pheksilnksifeııilpropivonat 4-hidroksi-19nortestosteron siklopentilpropiyonat Gri .86 Parlak 0.glasiyal asetik asit (90:10) ııı : Kloroform .aseton (80:20) IV : Metilen klorür .Çeşitli steroid yapısındaki ilaçların İTK verileri R e n k reaktifleri Vanilin H2SO 4 Rf v e d e v e l o p m a n sistemi İlaç Aldı Gün ışığı 1 Parlak sarı II 111 IV V VI Testosteron Kırmızıkahverengi Koyu kırmızı Gri . 100 ml idrarın pH sı 5'e ayarlandıktan sonra (3-glukuronidaz (130000 ünite) ilave edilir.83 0.73 Kırmızı siyah Kırmızı kahverengi Parlak 0.mavi Sarı kahverengi Sarı kahverengi Sarı kahverengi Parlak 0.73 0.84 0.53 0.53 0. 179 .93 0.etil asetet (80:20).61 0.87 0.5 saat inkübe edilir.27 0.61 0.49 0.65 0.86 0.aseton (80:20) IV : Kloroform siklohekzan glasiyal asetik asit (70:20:10) V : Metilen klorür .85 0.75 0.59 0.95 0. II kloroform .91 I : Kloroform .37 Meteııelon enentat Parlak 0.80 0.58 0.glukuronidaz ile " enzim hidroliz" yöntemi kullanılabilir. 55°C de 2.82 0.95 0.85 0.23 0.79 0.51 0.82 Oksimetolon Parlak 0.kırmızı Mavi kahverengi Grikahverengi Kırmızıkahverengi Pembe 0.88 0.glasiyal asetik Asit (80:10) Testosteron ve epitestosteronun GLK ile tayini (Enzimle Hidroliz Yöntemi) İdrarda testosteron ve epitestoronun konjugatları asit hidroliz yerine (3.67 Nandrolon Kahverengi Parlak 0.61 0.

Epitestosteron (2).Standart (a) ve idrardan izole edilen (b) metil testosteron (1). Hidrojen akış hızı 50 ml/dak. GLK de sabit faz olarak %3 SE-30 (Chromosorb WHP 80-100 misli üzerinde) ve FİD detektör kullanılır. Fırın sıcaklığı 260 °C. enjeksiyon giriş sıcaklığı 280 °C. hava akış hızı 300 ml/dak. kalıntıya 50 (. ardından su ile yıkanarak susuz sodyum sülfattan geçirilerek suyundan kurtarılır. Eter fazı uçurulduktan sonra. detektör sıcaklığı 300 °C. taşıyıcı gaz (azot) akış hızı 30 ınl/dk. testosteronun (3) kromatogramları Soğuduktan sonra 3 kez eterle ekstrakte edilir. Bileştirilen eter ekstraktları % 20 NaOH. Olarak ayarlanır. 180 . asit hidrolizde olduğu gibi.o 5 10 Dakika 0 5 10 Dakika a b Şekil 20.ıg/ml netil testosterom (iç satandart) ilave edilerek 5 pl gaz kromatografa enjekte edilir.

İlaç kloroformla seyreltilerek 10-100 (ig/ml kullanımı ile T/E oranı artmaktadır.62 değerleri elde edilmiştir. yöntemin sağlık açısından sakınca oluşturmaktadır. 1988) Yaptığımız bir araştırmada. Duyarlık 0. Sonuç Testosteron ve epitestosteronun. Standart / iç standart pik yüksekliğine karşı konsantrasyon alınarak kalbirasyon grafiği çizilir. standart çözeltilerinden arasında 5 seri çözelti hazırlanır. Bu oran 6 ve üstünde olduğunda ise sporcu dopingli kabul edilmektedir. Hazırlanan seri çözeltilerden 5 jul gaz kromotografa enjekte edilerek yukarıdaki koşullarda çalışılır.40 ± 0. Vural.25 ± 48 p-g/ml ve T/E oranı ise4.51 ±0. yönteminde enzimatik yönteme göre daha yüksek verim elde edilir. M..62 ± 0. N. Normal erkeklerde ise T. Süzen.. normal kadınlarda idrarda testosteron (T) 0. idrarda asit hidroliz yöntemi -İTK kombinasyonunu takiben GLK ile tayini.. S. kalibrasyon grafiğinden hesaplanır. Testosteron türevi ilaç (sustanon 250) kullanan hastalarda ise T 5.05 |ig kadar inileilir (Süzen. 1.67 fig/'ml ve 1. Şekil 20 (a ve b) de testosteron ve epitestostoronıın kronıatogramları (standart ve idrardan izole edilen) görülmektedir.88 ± 78 bulunmuştur.33 + 0.59 ng/ml. 1936.07 |ag/ml ve T/E oranı 2.19 ± 0. Kalibrasyon : Stok testosteron asetat ve epitestosteron asetat (1 mg/ml).Kromatogramlarm pik yükseklikleri ölçülerek. İç standart olarak metiltestortem 50 fag/ml olmak üzere standartlar ilave edilir. E ve T/E için sırası ile 2.19 |ag/ml. S.96 ± 0.32 bulunmuştur. Ancak ekstraksiyonun benzenle yapılması.94 ± 87 (i»/mU. ayrıca yöntem enzim hidroliz yöntemine göre daha ekonomiktir. epitestosteron (E) 0. 1989) 181 . E 1.2 |!g dir. (Donike. Metilleme ile duyarlık sınırı 0.

kimyasal ve biyolojik savaş maddelerine "pestisitler" denir. çeşitli nedenlerle kronik. N. 182 . 1996). DDT (letal doz 30 g) ye göre daha çok toksiktirler. 5. 1996'ya bakınız). mikroorganizmaları yok etmek için kullanılan fiziksel.. Burada çevrede kalıcılıkları nedeni ile kronik toksisite açısından da önem taşıyan klorlu hidrokarbon yapısındaki pestisitlerle.N.5.1. aldrin gibi insektisitlerin çevrede kalıcı ve kaısinojenik etkili olmaları nedeni ile kullanımları kısıtlanmış ve daha sonraları da yasaklanmıştır. besinleri yok eden ve zarar veren haşereleri. besin değerini bozan.. Organik klorlu pestisitler Klorlulıidrokarbon yapısındaki (organoklorlu) pestisitler yapılarında klor bulunan aromatik veya alifatik bileşiklerdir. Çözücü ile numuneden ekstrakte edildikten sonra İTK ile kalitatif analizleri yapılabilen bu maddeler için basit ve güvenilir yöntemler yoktur. tüketimi ve depolanmaları sırasında. İlk sentezi yapılan klorlu hidrokarbon yapısında olan DDT ve klorlu siklodien yapısındaki dieldrin. mesleki maruziyet dışında. akut toksisite açısından önem taşıyan organik fosforlu insektisitlerin rutin toksikolojik analizleri açıklanmıştır. Pestisitlerle. akut ve ölümle sonuçlanan zehirlenme olaylarına ülkemizde sıklıkla rastanmaktadır (Vural. dieldrin ve endrin (akut letal dozları yetişkinlerde 5 g). Pestisitlerin analitik ve adli toksikoloji açısından analizleri önem taşır. Ancak kalıcılıkları nedeni ile halen canlıların adipoz dokusunda ve insanlarda anne sütünde bulundukları gösterilmiştir (Fazla bilgi için Vural. Aldrin. PESTİSİTLER Besin maddelerinin üretimi.

Yıkanmış ekstrakt. yükselinceye kadar) edilir ve kuruluğa kadar uçurulur. 183 . Fazların ayrılması için 5 dakika bekletilir ve üst faz ayrılır. 5 ml petrol eteri (kaynama noktası 40-60°C fraksiyonu) ile 5 dakika karıştırılarak ekstrakte edilir. kolona uygulanır. Ayrılan petrol eteri fazları birleştirilir ve sırası ile 5 ml saf su. kez 5 ml petrol eteri ile tekrarlanır. Numune olarak mide muhtevası ve olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir. İTK'ya uygulama : Ekstrakt 100 pl metil alkol içinde çözülür. Ekstraksiyon 2. 5 ml sodyum hidroksit (20 g/l) ve 5 ml saf su ile yıkanır. Kromatogram. Teknik : 10 ml numune. Kromatogramların belirtilmesi için potasyum permanganat çözeltisi (0. 100°C de etüvde 20 dakika bekletilir.etanol (etanolamin) püskürtülür. İTK ile kalitatif analizleri Bu yöntem aldrin. heptaklor ve dokofan için kullanılır. siklohekzanla doyurulmuş tankta develope (10 cm. Silikagel G ile kaplanmış kromatografi plağının (5x20 cm boyutunda ve 20 pm partikül büyüklüğünde) ilk kolonuna 20 pl tatbik edilir.Ancak GLK ve GK-MS kombinasyonları ile kendilerinin ve metabolitlerinin kesin analizleri yapılabilir. Standard madde karışımından (metil alkol içinde hepsini 1 g/l konsantrasyonda içeren karışım) 20 pl 2.1 mol/l) püskürtülür. dieldrin. 5 g sodyum sülfat üzerinde kurutulur ve basınçlı hava veya azot akımında kuruluğa kadar uçurulur. arkadan yavaşça 2-amino.

1 mol/1 gümüşnitrat çözeltisi. geniş bir grubu oluşturmaktadırlar.5 mg/l ile 10 mg/l arasında değişir. Dieldrin ve endrin bu koşullarda detekte edilemezler. semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanır. Organik fosforlu insektisitlerin batıcı (sarımsak) kokuları.J.Soğutma için bekletildikten sonra. solunum depresyonu görülür. heptaklor 34 ve aldrin 41 elde edilir. Akut zehirlenmede kusma. 1995) Yöntemin duyarlığı organik klorlu pestisitin yapısına bağlı olarak 2.2. musküler tremor ve konvülziyonlar. Sonuç : Klorlu hidrokarbonlar kahverengi/siyah lekeler verir. dayanır. diagnozda yararlı olabilir. Klinik değerlendirme Organioklorlu pestisitler. Başlıca toksik belirtileri etkileri asetilkolin esteraz ve inhibisyonuna merkezi sinir Zehirlenme muskarinik. Organik fosforlu insektisitler. Önemli bir kısmı (azinfos metil. nikotinik sisteminin aşırı stimülasyonu şeklindedir. uyarılma.9. Çoğu insektisit olarak kullanılır. İdentifikasyon standart kromatogram ile karşılaştırılarak yapılır. başlıca MSS'ni etkilerler. ekstremitelerde zayıflık ve uyuşukluk. Bu teknikle yaklaşık hRf Rf değerleri : lindan 0. Organik fosforlu pestisitler Organik fosforlu pestisitler. diazinon ve malation gibi) 184 . (Flanagan R. genelde sıcak kanlılara ve insanlara toksiktirler ve çeşitli nedenlerle sıklıkla akut zehirlenmelere ve ölüme neden olmaktadırlar. 5. konsantre nitrik asit ile (10:1) oranında seyreltilir] püskürtülür ve 15 dakika UV (254 nm) altında bekletilir. dikofan 26. nitrik asit ile seyreltilmiş gümüş nitrat çözeltisi [0. diyare. Bazıları herbisit olarak da kullanılır ve insanlarda toksiteleri oldukça düşüktür. ve ark. Zehirlemenin tedav isinde.

asit ortamda da dayanıklı değillerdir. temel yapıları ve bazı örnekler aşağıda verilmiştir. ınetaboliti p-nitrofenol analizi de yapılır. Ancak dialkil fosfatlar idrarda düşük konsantrasyonda oldukları için gerek izolasyon ve gerekse identifıkasyon ve analizleri dikkat ister (Besbelli. Örneğin: Fosfamidon. \ o—P—s \ O P—o Fosforoditioat Fosforotioat -p—o I \ R Fosfat o—P- I Fosforotiolat x \ Zehirlenmenin toksikolojik açıdan tanısında : 1) Vücut sıvılarında (kan. Bu nedenle analiz sırasında mide muhtevası ve olay yerinden elde edilen örneklerin pH sim analizden önce 7 ye ayarlamak gerekir. idrar ve ölüm halinde vücut dokularında) organik fosforlu insektisitler ve metabolitleri aranır. 185 . diklorvos. 2) Bazı dimetil ve dietil organik fosfor yapısında olan organik fosforlu insektisitlere maruz kalmanın araştırılmasında alkil fosfat metabolitlerinin tayini yapılabilir. Dialkilfosfat metabolitleri düşük maruziyetlerde de iyi bir indikatördür. dimetilfosfat ve paration ile dietilfosfat: parationla disulfotan ve forat ile dietiltiyofosfat metabolitleri oluşur. 1993).bazik ortamda hidroliz olurlar. N.. Organik fosforlu iııdetisitleri çok geniş bir grup olup. Örneğin zehirlenmede.

5 ml metil tersiyer-bütileter ile 5 dakika karıştırıcı kullanarak ekstrakte edilir. 20 fim ortalama tanecik büyüklüğünde) kaplanmış uygulanır. Basınçlı hava veya azot akımında kuruluğa kadar uçurulur. methidation. Standart olarak çeşitli organik fosfat esterleri (metadon. Fazların ayrılması için 5 dakika bekletilir. destekleyici deney olarak plazma asetilkolinesteraz aktivitesi (AChE) tayin edilir. Aktivitedeki düşme oranı. yüksekliğe kadar develope edilir. katı sodyum fosforlu insektisitlerin İTK ile kalitatif (nitel) bikarbonatla 7 ye ayarlanır. İkinci kolona da 10|il standart karışım 186 . organik fosfat esterlerinin 4-(p-nitrobenzil) piridin (asetonda 20 g/l) ve aseton: tetra etilenpentamin (9:1) kombine reaktifleri ile mor lekeler vermesine dayanır. Bu nedenle zehirlenmelerde. levhaya uygulanır. Kromatogram (siklohekzan/aseton/kloroform: 70/25/5) karışımında 10 cm. Organik analizleri i) Yöntem mide muhtevası ve olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir. Tanktan çıkartıldıktan sonra kurutulur. İTK'ya Uygulama : Ekstrakta 100)0. dioksation ve klorprifos gibi) metil alkolde (1 g/1) konsantrasyonda karışım halinde hazırlanır.3) Organik fosforlu insektisitler kolinesteraz inhibitörüdürler. Üst faz ayrılır ve ikinci kez 5 ml metil tersiyer bütileterle ekstraksiyon tekrarlanır. Teknik : 10 ml örnek alınır ve gerekiyorsa pH. zehirlenme şiddeti hakkında bilgi verir.1 metil alkol ilave edilir ve 20jıl silikagel G ile (5x20 cm boyutunda. faz ayıran filtre kağıdından temiz bir tüpe süzülür. Ekstraktlar birleştirilir. Yöntemin prensibi.

Tabakaya 4-(p-nitrobenzil) piridin çözeltisi (asetonda, 20 g/l oranında) püskürtülür ve 110°C da 30 dakika bekletilir. Soğutulduktan sonra aseton /tetraetilenpentamin (9/1 oranında) karışımı püskürtülür. Sonuç : Organik fosforlu insektisitler açık kahverengi zemin üzerinde mor lekeler verir. Lekeler standartlarla karşılaştırılır ve Rf değerleri

hesaplanır. (Örneğin, İTK' da bu yöntemle dimetoat ile : 0.11 ; malation ile : 0.42 ; bromofos ile : 0.54 ; klorprifos ile : 0.58 Rf değerleri elde edilir. ii) İTK ile kalitatif analizde diğer bir renk reaktif olarak (gümüş nitrat bromfenol) karışımı kullanılabilir: Olanaklar açısından daha pratik olan bu yöntem aşağıda açıklanmıştır. Yöntem mide içeriği veya olay yerinden elde edilen numunelere

uygulanabildiği gibi insektisit formülasyonlarada uygulanabilir. Renk reaktifi : a) %1 A g N 0 3 (3:1 oranında su/aseton karışımında); b) %0.5 bromofenol çözeltisi (asetonda) kullanılırken 100 ml (a) çözeltisi, 10 ml (b) çözeltisi ile karıştırılır. Devolopman çözeltisi : (Benzen/aseton) : (80/20) oranında Adsorban : A1 2 0 3 (20x20 cm levha üzerinde) Standardlar : Daha önce açıklandığı şekilde hazırlanır. Uygulama : Mide içeriği veya olay yeri kalıntısından izolasyon daha önceki İTK tekniğinde olduğu gibi yapılır. İnsektisit formülasyonunda

izolasyon işlemi ise aşağıda açıklanmıştır. Formülasyonlardan organik fosforların izolasyonu : Emülsiyon veya toz halindeki numuneden 200 mg alınır. 10 ml asetonla sık sık çalkalanarak oda sıcaklığında ekstrakte edilir (Cam kapaklı bir erlen veya daha iyisi bir mezür içinde). Şartlar uygunsa bir gece bekletmek yerindedir. İcabında süzülerek belirli bir hacme (10 ml ye) tamamlanır.

187

Numunenin İTK'ya tatbiki : Önceden hazırlanmış 0.04 ml numune (kantitatif tayinde miktar önemli) çapları 5 mm yi geçmeyecek şekilde damlatılır. Oda ısısında kurutulur. Adsorban tabaka, daha önceden developman sistemini içeren ve çözücü atmosferi ile doymuş tanka yerleştirilerek genellikle çözücü yüksekliği

başlangıçtan 10-12 cm yükselinceye kadar bekletilir. Developman zamanı ve oda sıcaklığı kaydedilir. Tanktan çıkarılan adsorban tabaka, oda sıcaklığında kurutulur. Kromatogramların belirli hale getirilmesi : Reaktif karışımı adsorban tabakaya püskürtülür ve levha 50-60°C de 10 dakika kurutulur. Mavi zemin üzerine, tiyoorganik fosforlu insektisitler, viyole renk tonları verir. Bu rengin belirgin hale gelmesi için, %1 lik sitrik asit püskürtülerek veya levha brom buharına tutularak mavi olan zemin rengi giderilir. Çok hafif renkli olan lekeler ise 5-10 dakika U.V. de bekletildiğinde belirgin hale gelirler. Kromatogramların Rf değerleri saptanarak standartlarla karşılaştırılır. Böylece organik fosforlu insektisitlerin indentifıkasyonu yapılır. Genel olarak organik fosforlu insektisitler (bromfenol mavisi+gümüş nitrat ile) mavi (rogor); viyole (gusathion); mavi viyole (paration ve diazinon) renkleri verirler. Asetilkolin esteraz aktivitesinin tayini Organik fosfat ester ve karbamade yapısındaki insektisitler asetilkolin esteraz enzimini inhıbe ederek serinin iletimini bozarlar. Kolin esteraz başlangıç olarak karaciğerde oluşur, ancak plazmada da bulunur. Plasma kolinesteraz inhibisyonunun fizyolojik olarak önemli

düşünülmez. Kolinesteraz ve asetilkolin esteraz farklı enzimlerdir. Plazma kolinesteraz asetilkolin hemen esterazın hemen halen tamamen %50 inhibe olabilirken, eritrositlerdeki Bu durum

si aktivitesini

koruyabilir.

188

maddelerin bağlıdır.

relatif

inhibisyonuna,

giriş yollarına,

maruziyet

derecesine

Pratikte

plazma

kolinesteraz aktivitesinin

tayini

organik fosforlu

insektisitler veya karbamatlara maruziyetinin belirlenmesi için uygun bir indikatördür. Aktivitenin normal olması, bu maddelere maruziyetin

olmadığını gösterir. Aktivitenin düşük bulunması halinde, toksik madde ve /veya metabolitinin biyolojik sıvılarda bulunması ile zehirlenme olayı ve nedeni desteklenmiş olur. Hem eritrosit ve hem de plazma ChE düzeyinin düşük olması, organik fosfat veya karbamat grubu pestisitlerle zehirlenme olasılığını güçlendirir. Kolinesteraz aktivitesinin tayininde kullanılan 1) yarı kantitatif basit bir yöntem 2) daha duyarlı olan diğer bir yöntem aşağıda açıklanmıştır. 1) Asetil kolinesteraz inhibisyonunun yarı kantitatif

değerlendirmesi Yöntemin prensibi, substrat olarak kullanılan asetiltiyokolinin, AChE tarafından asetil ve tiyokoline hidroliz olması; oluşan tiyokolinin 5,5'-

ditiyobis (2-nitrobenzoik asit) ile sarı renkli kompleks vermesine dayanır. Oluşan sarı rengin şiddeti pralidoksim (organik fosfat esterlerinin

inhibisyonunda reaktivatör içeren numune ile karşılaştırılarak yorumlanır. Yöntem serum veya plazmaya uygulanır. Reaktifler : Dithiobisbenzoat reaktifi : 5,5'-nitrobenzoik asit (DTNB), 0,2 g/l konsantrasyonunda sodyum dihidrojen ortofosfat tamponu (0.1 ml, pH 7.4) içinde hazırlanır. Asetiltiyokolin iyodür çözeltisi: Suda 5 g/l konsantrasyonda hazırlanır. Pralidoksim klorür çözeltisi: Suda 200 g/l konsantrasyonda hazırlanır.

189

Kör (veya kontrol) olarak kullanılacak plazma veya serum maruz kalmamış kişilerden sağlanır. U y g u l a m a d a : 3 t a n e 10 ml lik tüplerin herbirine 2.0 m l D T N B reaktifi ve 1.0 ml asetiltiyokolin iyodür çözeltisi konur. Birinci t ü p e 2 0 [il kontrol p l a z m a , ikinci t ü p e ise 2 0 jo.1 n u m u n e p l a z m a k o n u r . Ü ç ü n c ü t ü p e ise 2 0 p.1 p r a l i d o k s i m çözeltisi ve 2 0 p l n u m u n e p l a z m a ilave edilir. Her üç t ü p te v o r t e k s l e karıştırılır ve o d a sıcaklığında 2 dakika

bekletilir. Sonuç : a) Kontrol tüpte oluşan sarı renk, test tüpüne göre (2. Tüp) daha koyu ise, asetilkolin esteraz inhibitörü bu maddenin varlığını gösterir. İlaveten pralidoksim içeren tüpteki karışımın (3.tüp) rengi, kontrol tüpü ile aynı ise, o zaman organik fosfat esteri ile ilgili bir AChE inhibitörü vardır. Bunun diğer deneylerle desteklenmesi gerekir. (Organik fosfat esteri pestisit grubu veya metabolit analizi ile). 2) AChE aktivitesi tayini Yukarıda AChE'ın nitel analizi için uygulanan yöntem kantitatif amaçla da kullanılabilir. İlk kez Ellman tarafından uygulanmıştır. (Ellman,G., 1959; WHO, 1987) Reaktifler : DTNB tampon çözeltisi : 100 mg DTNB; 4.472 g disodyum hidrojen fosfat (Na 2 HP0 4 ) ve 250 g potasyum dihidrojen fosfat (KH 2 P0 4 ), 800 ml distile suda çözülür. 4.5 g sodyum klorür ilave edilir ve distile su ile 1 litreye tamamlanır, pH kontrol edilip, 7.6'ya ayarlanır. (Seyreltik HCI veya NaOH ile). Bu çözelti buzdolabında en fazla 1 hafta dayanır.

190

405 nm de okunur. Oluşan sarı renkli çözeltilerin absorbansları (her 4 tüpteki çözeltiler). 50 mg madde 40 ml suda çözülür. Kan örnekleri heparinize tüplere alınır. İnkübasyondan sonra. Tüp plazma numunesi). 191 . eritrosit veya plazmaya uygulanabilir. AChE inhibitörü olarak eserin salisilat (fîzostigmin salisilat) kullanılır. Tüp plazma kör. Tüp kör kan deneyi için: 2. Teknik : Yöntem tam kan. 3. Kör deney olarak ayrılan (1. Tüp 3000 rpm de 5 dakika santifıij edilir. 1 ve 2 nolu tüpler (kanlar) 3000 rpm de 5 dakika santiftij edilir. ve 3. distile su ile 100 ml ye tamamlanır. numune plazma ve kanı içeren tüpler 50 pl eserin salisilat çözeltisi ilave edilir.Substrat olarak propiyoniltiyokolin kullanılır: 150 mg madde 80 ml su içinde çözülür. Süpernatanttan. Yöntem postmortem kana da uygulanabilir. geriye kalan seyreltilmiş kan. Tekrar 30°C de 10 dakika inkübasyon için bekletilir. vortekste karıştırılır. Hepsine substrat olarak 1 ml propiyonil tiyokolin ilave edilir. distile suya karşı. (1. 4'er ml 2 ayrı tüpe konur. (3. Çözelti baz dolabında en fazla 2 hafta dayanır. distile su ile 100 ml ye tamamlanır. Seyreltilmiş kan örneğinden üç tüpe 4'er ml konur. Bütün tüpler (kör ve numune içeren tüpler). 4. Heparinli kan örnekleri +4°C de saklanır. tüplere) kan ve plazmaya 50 pl eserin salisilat çözeltisi (ChE inhibitörü) ilave edilerek. 5 dakika 30°C de su banyosunda inkübasyon için bekletilir. Tüp kan numunesi. Bu çözelti günlük hazırlanır. Uygulamada 20 pl kana 20 ml DTNB tampon çözeltisi ilave edilir.

Kalibrasyon Sistein hidroklorür standart olarak kullanılır.80 ve 1. : Toplam hacim (5 ml) S. : Örnek hacmi (absorbansı okunan 20 pl : 5 = 0. Distile su ile 5 ml ye tamamlanır.40 p mol/ml sistein) absorbansı (A s ) C(S) : Standart çözeltinin en küçük konsantrasyonu (genellikle 0.05 mg sistein hidroklorür 900 ml distile suda çözülür. 0. 192 . Kalibrasyon eğrisinin çizilmesi için 0. sistein konsantrasyonu işaretlenerek doğru çizilir.004 ml) t : Reaksiyon zamanı (10 dakika) IU/ml : Uluslararası ünite birimi p mol substrat/dakika Teknik kısımda anlatılan koşullarda çalışıldığında değerler yerine konulursa.V. (1 ml distile suya 4 ml DTNB çözeltisinin ilavesi) ile hazırlanan köre karşı 405 nm de okunur. Çözelti kullanılacağı zaman hazırlanmalıdır. Oluşan renklerin absorbansı.A k ) A ( S ) : En yüksek konsantrasyondaki standart çözeltinin (genellikle 0.20.4 m mol 1). 63. A (T-B) ChE (aktivitesi) = A (S) x t x SV C (S) x T. Absorbansa karşı. Distile su ile 1000 ml ye tamamlanır (0.40.0 ml sistein standart çözeltilerine. Hesaplama kullanılır.V. 0. 0.60. 4 ml DTNB tampon çözeltisi ile siyreltilir.08 p mol/ml sistein) T. 0.V IU/ml : Kolinesteraz aktivitesi tayini için aşağıdaki formül A (T-B) : Tam kan veya plazmanın absorbansından tam kan (kör) veya plazma (kör)ün absorbansının çıkartılması ile elde edilen absorbans (A n .

Ancak en fazla düşme organik fosforlu insektisitlerle zehirlenmede gövrülmüştür (Kaşifoğlu. çeşitli nedenlerle ölen kişilerin (postmortem) kanlarında AChE aktivitesi tayin edilmiştir. postmortem kanda kolinesteraz aktivitesi tayini. CO zehirlenmelerinden ölen kişilerde AChE aktivitesi düşük bulunmuştur. Yaptığımız bir araştırmada. % 60-90 inhibisyonu orta.A (T-B) ChE aktivitesi = A (S) An -A k ChE(lU/ml)= As x 0.1 IU/ml arasındadır...5-3.maruziyet sonrası AChE x 100 Maruziyet öncesi AChE Kolinesteraz düzeyinin % 50-60 inhibisyonu formülü ile hesaplanabilir. 193 . M.004 A (T-B) x 10 IU/ml A (S) x 10 şeklinde formüle edilebilir. Eritrosit: 2. 1986). Ölüm olaylarında.6-4.5 IU/ml. Bu bulgulara göre solunum yetmezliğinden kalp hastalığından. 1995). Sonucun yorumu Organik fosforlu insektiflere maruz kalmamış (normal) kişilerin kolinesteraz değerleri: Tam kan : 4. hafif .0 IU/ml. Eritrosit kolinesteraz aktivitesi : (Tüm kan kolinesteraz aktivitesiplazma kolinesteraz aktivitesi) eşitiği ile hesaplanır. ölüm nedeni hakkında bir bilgi verebilir. Plazma : 1.5-7. % 90-100 inhibisyonu ise şiddetli zehirlenme olarak kabul edilmektedir (Maroni. AChE düzeyindeki düşme % si (inhibisyon %) : Maruziyet öncesi AChE . Organik fosfat esterlerin maruziyette AChE inhibisyon % si daha uygun bir kriterdir.08 x 5 = 10x0. N. Bu amaçla kişilerde maruziyet öncesi ve sonrası AChE aktivitesi ölçülür.

ve Gagliono Candela.1987). Akut zehirlenme. M E T A L İ K ZEHİRLER Metallerle zehirlenmelere çok eski yıllardan beri rastlanmaktadır. polarografı. Bu nedenle toksikolojik analizlerde yeterli duyarlıkta. kadmiyum... Çünkü her iki teknikle de hemen bütün elementlerin analizi yüksek duyarlıkla olarak yapılabilmektedir. endüstri ve çevre açısından önemli olan kurşunun toksikolojik analizi açıklanacaktır. iatrogenik zehirlenmelerin araştırmalarında atomik absorbsiyon spektrofotometresi (AAS) ve İndüktif Coupled Plasma Spektrofotometresi (ECP) en çok tercih edilen yöntemlerdir. Bu bölümde Reinsch deneyi. Zamanımızda metal zehirlenmeleri. ICP pahalı bir tekniktir. R. nikel gibi). nötron aktivasyon: NAA) eser miktarda metallerin çevrede ve biyolojik materyalde duyarlı ve spesifik analizleri mümkün olmaktadır. Geliştirilen yeni tekniklerle (atomik emisyon ve absorbsiyon spektrofotometresi : AES ve AAS . R. krom. Bu nedenle biyolojik materyalde metalik zehirlerin analizi ile ilgili yöntemlerde paralel olarak gelişmiştir. akut ve kazaen zehirlenmelerden çok mesleki ve çevresel maruziyet nedeni ile önem kazanmıştır (Kurşun. iyi sonuç veren bir teknik olan AAS rutin olarak kullanılan bir yöntemdir (Fazla bilgi için: Borriella. mesleki maruziyet. Ayrıca aynı örnekle multielementlerin kantitatif analizi hızlı olarak yapılabilmektedir. civa.6. anodik strippiııg voltametresi : ASV. 194 . Arsenik zehirlenmesinin Orfila tarafından biyolojik materyalde (saçta) Marsch deneyi ile aranması adli ve analitik toksikolojinin başlangıcı olmuştur.

N. rutin toksikoloji labratuvarlarda halen kullanılması gereken bir deneydir. Duydu. sb. Kurşunun mesleksel ve çevresel izlenmesinde kandakurşun. vulkanize kauçuk..1. N. 195 . Kurşun Kurşun ağır bir metal olup. 1998. Bazı metallerin (As.. Tiimtürk. 6.. Organik kurşun bileşiklerinden tetra etil kurşun (TEK) ve tetrametil kurşun (TMK) benzine geri tepmeyi önlemek için ilave edilir. Vural. Kurşun ve anorganik kurşun bileşikleri (kurşun nitrat. alaşım yapımı ve endüstirisinde kullanılır. Y. Labratuvarımızda bu amaçla kullanılmış yöntemler aşağıda açıklanmıştır. N. seramik.2. Kanda ve idrarda AAS ile kurşun tayini Biyolojik materyalde AAS ile kurşun tayininde değişik yöntemler uygulanabilir.. alevli yöntemde duyarlığı arttırmak için yarıklı kuvars tüpü uygulaması veya grafit fırın (alevsiz yöntem) yöntemi kullanılabilir (Vural. Y: Vural. N. lehim. 1983. idrarda kurşun. Alkil kurşun bileşiklerini (TEK. gibi) boya akümlatör. Doğrudan alevli AAS. Güvendik. anorganik ve organik bileşikleri vardır. insektisit. N : 1996 ve Duydu. 1997'ye bakın). Se ve Te) biyolojik materyalde doğrudan aranmalarında uygulanan Reinsch testi klasik bir yöntem olup. 1998). Reinsch deneyi Bakırdan daha soy elementlerin biyolojik materyalde aranmaları için kullanılan bu test ve destekleyici deneyler kitabın genel bölümünde açıklanmıştır. TMK gibi) toksisitesi ve çevre kirliliği nedeni ile kullanımları yasaklanmış veya sınırlanmış olmasına karşın halen bir çok ülkelerde önemini korumaktadır (Fazla bilgi için Vural. idrarla porfirin atılımı ve delta aminolevülinik asit (d-ALA) tayinleri yapılır. Hg. G. B. kurşun karbonat.6. porselen.

kurşun sodyum pirolidin ditiyokarbamatla komplekse alınır ve oluşan kompleks su ile doyurulmuş metilisobütilketonla (MIBK). Reaktifler : 1. Amonyum (veya sodyum) pirolidin ditiyokarbamat (SDDC): 2 g madde diyonize su ile 100 ml ye tamamlanır. Triton X -100 (Alkil fenoksi politoksi etanol) : 5 ml Triton X-100. Kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. Organik fazın 217 nm de absorbansı MIBK (kör) e karşı okunur. 4. 5 ml suda doyurulmuş MIBK ilave edilerek. Kalibrasyon grafiginden konsantrasyon hesaplanır.1) Alevli AAS yöntemi ile kanda kurşun tayini Kanda kurşun tayini için. Bu 196 . Hemolizi hızlandırmak için vorteksle karıştırılır ve 10 dakika bekletilir. Yöntemin prensibi. 1 ml amonyum pirolidin ditiyokarbamat çözeltisi. Her çözelti ilavesinden sonra vorteksle karıştırılır. 2) Atomik tüp uygulaması Alevli atomik abrosbsiyon spektrofotometresinde (FAAS) yarıklı absorbsiyon Spektrofotometresinde yarıklı kuvars kuvars tüp .atom yakalama tekniği uygulanarak aletin duyarlığı arttırılır. N ) Teknik : 5 ml heparinize kan örneğine 1 ml Triton-X-100 ilave ederek hemoliz edilir. kan örnekleri kurşun içermeyen heparinize tüplere alınır. 0.25 ml 1 N asetik asit ilave edilir. 3. karıştırılır. (Daha ilerde açıklanmıştır). 5 dakika 2000 devir/dak saııtirifüj edilir. Metiliobütilketon (MIBK) : su ile doyurularak kullanılır. Üstte ayrılan organik fazın absorbansı 217 nm de atomik absorbsiyon spektrofotometresinde okunur. Asetik asit ( l . 2. pH: 2-4 aralığında ekstrakte edilir. noniyonize su ile 100 ml ye tamamlanır.

Cihazın sıfır ayarı suda doyurulmuş MİBK ile yapılır. Yarıkiı kuars tüpün kaplanması : Bu amaçla % l'lik lantanyum yarıkiı kuars tüp üzerine FAAS çalışır durumdayken kapatmaması için yatay klorür çözeltisi püskürtülür. deiyonize su ile %1 oranında (hacim/hacim) seyreltilmiş sülfirik asitde çözülerek 100 ml ye tamamlanır. günlük hazırlanan kalibrasyon eğrisinden değerlendirilir. 60. Standart kurşun çözeltisi (10 pg/ml). Bu çözelti 1 mg/ml kurşun içerir.amaçla kullanlan yarıkiı kuarz tüp (Slotted Tube Atom Trap. Bu kaplama sayesinde tüp ısıya daha dayanıklı hale getirilmiş olur. yarık (slit) genişliği : 1 nm. Kuars tüpün ışık yolunu ve dikey ayarlar yapılır. 0.159 g Pb (N0 3 ) 2 . Böylece 5 ml kan ile çalışıldığında 0. 197 .4 ml ve 0. yakut asetilenhava karışımı. Bu şekilde 20 dakika tüpün alt kısmı. Kullanılan atomik absorbsiyon spektrofotometresinin koşulları : Lamba akımı : 5 mA.2 ml. 0.5 ml alınarak deiyonize su ile 5 ml ye tamamlanır. 0. Kalibrasyon : Stok kurşun çözeltisinin seyreltilmesi ile standart karışım seri çözeltileri hazırlanır.1 ml. 40. Stok kurşun çözeltisi 0. dalga boyu 217 nm. Okunan absorbans. STAT) uygun bir düzenekle alevin üzerine yerleştirilir ve alevin yarıkiı kuars tüpün yarıkları arasında geçmesi sağlanır. 20.3 ml. 0. 80 ve 100 pg/100 ml konsantrasyonda karışıma karşılık gelecek standart çözeltiler hazırlanmış olur. 1 ml stok çözeltisinin deiyonize su ile seyreltilmiş %1 lik nitrik asitle 100 ml ye seyreltilerek hazırlanır. Çözeltiden 0. 10 dakikada tüpün üst kısmı kaplanır.

5 kez arttırılabilir (Duydu. 4) İdrarda tayini Bu yöntemin prensibi. açıklandığı şekilde %1 lik lantanyum klorürle kaplanır. daha önce açıklanan MIBK'la olan şelasyon-ekstraksiyon işlemi uygulanır. Daha önce açıklanan MIBK ile selasyon oluşturduktan sonra ekstraksiyonla kurşun tayinine göre duyarlık 2. Aletin sıfır ayarı MIBK'e karşı yapılır. kan örneğine uygulanan işleme tabi tutulur. Bu yöntemin prensibi. Absorbansa hazırlanır. Kanda kurşun tayini yapılırken. 3) AAS . bir kısmı da anorganik kurşun iyonu şeklinde atılır. doğrudan FAAS ve FAAS-STAT kambinasyonu ile kurşun FAAS'de absorbansının ölçülmesidir.yarıklı kuvars tüp kullanarak kanda kurşun tayini Alevli atomik absorbsiyon spektrofotometresinin (FAAS) duyarlığı. yarıklı kuarz tüp-atom yakalama tekniği kullanarak arttırılabilir. dietil kurşun gibi) şeklinde. ve ark.Bu standart çözeltilere. kurşunun bir kısmı organik kurşun metabolitleri (trietil kurşun. Organik kurşun (tetra etil kurşun gibi) bileşiklerine maruziyette. Bu nedenle idrarda organik kurşun (PbO) ve anorganik (inorganik) kurşun (Pbl) atılırımın 198 . anorganik ve organik kurşun olarak tayin edilebilir. İdrarda kurşun total. Organik faz.. idrardaki kurşunun sodyum dietilditiyokarbam (SDDC) ile şelasyon oluşturması ve MIBK fazına alınarak. Y. Organik fazın absorbansı okunur. Teknik : Yarıklı kuarz tüp (hazır olarak sağlanır). analizi yapılan ve atomize edilen metal karşı konsantrasyonlar işaretlenerek kalibrasyon grafiği atomlarının ışık yolu üzerinde yarklı kuarz tüp kullanımı ile daha yoğun ve daha uzun süre kalmasına dayanmaktadır. 1998). yarıklı kuarz tüpü içeren FAAS cihazına çalışırken püskürtülür ve 217 nm de absorbans okunur.

asit dijestiyon fırınının özel tüplerine konur ve 5 ml konsantre nitrik asit ilave edilir. Süre sonunda. 199 . çözelti bir erlene aktarılarak 1 ml 1 M dibazik amonyum sitrat ilave edilir. Kalibrasyon eğrisi için. Organik fazın absorbansı su ile doyurulmuş MIBK 'a karşı 21 7 nm de okunur. Standart çözeltilerden yöntemi uygulanır. Kandaki ALA ile idrardaki ALA konsantrasyonu arasında doğrusal bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Pb maruziyetinde idrarda 5-ALA tayini İdrarda 8-aminolevülinrik asit (ALA) artışının kurşun maruziyetinin tanısında kullanılabileceği (biyomarker) 1960'lı yıllardan beri bilinmektedir. Not : Aynı yöntem. 130°C da 90 dakika bekletilir. Bu çözelti uygun şekilde seyreltilerek 0. Elde 10 ml alınarak. yarıkıl kuarz sistemini içeren FAAS ile de duyarlığın arttırılması için kullanılabilir. Ve ark. idrarda total kurşun tayini edilen absorbanslara karşı konsantrasyonlar kurşun işaretlenerek kalibrasyon eğrisi hazırlanır. 2 ml %3 SDDC ilavesinden sonra 2 ml MIBK ile ekstrakte edilir. Uygulamada idrar ALA konsantrasyonunun tayini daha çok kullanılmaktadır. Y. stok kurşun çözeltisi 100 mg/l 00 ml. Total kurşun atılımı ise genel kurşun maruziyetinin bir ölçüsü olarak kullanılır. idrarda total kurşun (PbT) tayini : 10 ml idrar numunesi. Kalibrasyon eğrisinden konsantrasyon hesaplanır. organik kurşun bileşikleri maruziyetin bir ölçüsü olarak değerlendirilebilir (Duydu. Seyreltik amonyak çözeltisi ile pH 7 ye aralanır.5 pg/ml ve 7 pg/ml lik standart çözeltileri hazırlanır. önce 1 ml alınarak deiyonize su ile 100 ml ye tamamlanır (1 mg/l00 ml).ayrı ayrı tayini ve oranlan (PbO/Pbl). 1998).

Tüplerin her ikisi de kaynayan su banyosunda 10 dk. beklenir ve 553 nm de absorbansları okunur. 5.2. B 200 . bekletilir. Her iki tüpe de 2 ml Ehrlich reaktifi ilave edildikten sonra 10 dk. Teknik : Kapaklı 2 ayrı tüpe l'er ml idrar ve l'er ml asetat tamponu (pH: 4.6 g sodyum asetat trihidrat ilave edilerek çözülür.2 ml etil asetoasetat ilave edildikten sonra her iki tüp vorteksle karıştırılır (etil asetoasetat ilave edilen tüp blank olarak kullanılır). ALA'nın etil asetoasetat ile asit) sonucu oluşan 2-metil-3-karbetoksi-4-(3-piropiyonik piıolun (kısaca ALA-priol).3. Ehrlich reaktifi : 30 ml glasial asetik asit üzerine 1 g p- dimetilaminobenzaldehit ve 5 ml %60 perklorik asit ilave edilir. Tüplerden birine 0. 1. Böylece 0.0. Distile su ile 100 ml ye tamamlanır. 3000 rpm'de santrifüj edildikten sonra üst fazda kalan etil asetat dan 2'şer ml alınıp ayrı tüplere aktarılır. Tüpler soğutulduktan sonra her ikisine de 3'er ml etil asetat ilave edilir ve elde çalkalanarak ALA-pirol ekstrakte edilir. Asetat tamponu (pH: 4 .6. 0. 6 ) : 70 ml su üstüne. 1. Kullanılan reaktifler : Stok ALA çözeltisi : 50 mg/100 ml (suda) konsantrasyonda hazırlanır. Glasiyal asetik asit ile 100 ml ye tamamlanır. Standart ALA çözeltileri. 3.5. İdrardaki ALA konsantrasyonunu tayin etmek için etil asetoasetat ilave edilen (A) ve ilave edilmeyen (B) tüplerinin absorbansları ayrı ayrı ölçülür.6) ilave edilir. 0. 3 dk.İdrarda kondensasyonu ALA tayininde prensip. 5 ve 6 ml stok çözeltiden alınarak su ile 100 ml ye seyreltilir. Bu çözelti +4°C de en az 2 ay dayanıklıdır. etil asetat ile ekstrakte edilmesi ve Erhlich reaktifi ile verdiği viyole rengin absorbansının 553 nm de ölçülmesine dayanır.5 ve 3 mg/100 ml konsantrasyonlarda standart çözeltiler hazırlanmış olur.7 ml glasial (konsantre) asetik asit ve 13.6. 2.

Bu porfırinlerin çoğu protoporfirin şeklindedir. konsantrasyon hesaplanır. Üzerine 2 damla %5 lik N a 2 H P 0 4 ve 2 ml 1 N NaOH ilave edilir. 1) İdrarda uroprofinin tayini : Yöntemin prensibi. 1 ml 1 M asetik asit. hem metabolizmasında oluşan porfırinlerin atılımının hızlandığı yıllardan beri bilinmektedir. Kalibrasyon doğrusu : Daha önce hazırlanmış olan standart ALA çözeltilerine.tüpünden elde edilen absorbans A tüpünden elde edilen absorbans dan çıkarılır ve elde edilen absorbans değerine karşılık gelen ALA konsantrasyonu standart eğriden hesaplanır. 4 ml 1 M sodyum asetat ilave edilir. uroporfıriııler kalsiyum fosfat üzerinde absorbe olur.karıştırıldıktan sonra 30 dakika bekletilir 10 dakika santifüj (2000 dak/devirle) edilir. numunelerde ALA tayininde açıklanan işlemler aynen uygulanır ve 553 nm de okunan absorbanslara karşı konsantrasyonlar belirlenerek kalibrasyon eğrisi hazırlanır. 2000 dak/devirle santrifüj ediiir. Teknik : 5 ml idrar örneği deney tüpüne konarak. Vorteksle karıştırıldıktan sonra 30 dakika bekletilir 10 dakika santrifüj. Porfırinler arasında en çok ııroporfinin ve koproporfinin atılımı araştırılır. 405 ve 430 nm de absorbansları okunarak. Kurşun maruziyetinde porfırinlerin tayini Kurşun maruziyetinde. idrar örneğine disodyumhidrojen fosfat (Na 2 HP0 4 ) ve kalsiyum klorür (CaCl 2 ) ilavesiyle çöken porfirinlerden. Eritrositlerdeki protoporfırinin artışı kurşun zehirlenmesinin tanısında biyolojik indeks olarak kullanılır. 201 . Ayrıca kurşun maruziyetinde eritrositlerde porfirinlerin de düzeyi artar.5'e ayarlanmış olmalıdır. Çökelek hidroklorik asitte çözülür ve 380. Çözeltinin pH sı 5-5. 15 ml lik santifüj tüpüne pH sı ayarlanmış idrar örneğinden 2 ml konur.

1 NHCI ile ekstraksiyonu 5 kez tekrarlanır. numunenin pH si 2. Eter fazı temizleninceye kadar su ile yıkama (ekstraksiyon) işlemi bir kaç kez daha tekrarlanır. 380. huninin ağzı kapalı olarak 2 dakika çalkalanır. Uroporfirin miktarı aşağıdaki formülle hesaplanır: fig uroporfirin/ml = 0.0'e ayarlanır. Fazlar ayrıldıktan sonra. 1 ml glasial asetik asit ilave ederek. 30 ml eter ilave ederek. 380.5 N-HCl'e karşı absorbansları spektrofotometrede okunur. Üst faz. 380. Eter fazı 0. Teknik : Bir ayırma hunisine 15 ml idrar örneği alınır. Sonuçlar kreatinin'e göre ekstrakte edilir. vorteksle karıştırma ve santrifüj işlemi tekrarlanır. Tekrar vorteksle 10 dakika karıştırılarak santifüj edilir.817 [2xA 40 ı . sulu faz atılır. Eter fazına / ml 0. Kalıntıya 2 ml su ilave ederek.1 N HCI ile ekstrakte edilerek. 2) İdrarda koproporfinin tayini Yöntemin prensibi: Asitlendirilmiş idrardan koproporfîrinler eter ile : A absorbansı göstermektedir.1 N HCI ilave edilerek çalkalanır. Sulu faz atılır. 405 ve 430 nm de 0. alt faz süzülür. Eter fazının 1 ml 0. Üst faz atılır. 1 cm lik spektrofotometre küvetine konarak.5 N-HC1 içinde çözülür. Çökelek 10 ml 0. İdrarda koproporfırin konsantrasyonu aşağıdaki formülle hesaplanır. 401 ve 430 nm de absorbanslar spektrofotometrede okunur.831 x [ 2 A405 (A38o + A 430 ) ] Burada düzeltilir.1 N NaOH ilave edilir.3.5 .Üst faz atıldıktan sonra tüpe 2 ml 0. eter fazına 10 ml su ilave ederek tekrar çalkalanır.(A3go + A 430 )] 202 . Çözelti spektrofotometre küvetine aktarılarak. 401 ve 430 nm de 0. |ig koproporfirin/ml ekstraktı = 0. Birleştirilen asit ekstraktları 5 dakika 2000 devir/dakikada santrifüj edilir.1 NHCl'e karşı absorbansları okunur. Üst faz atılır.

Analiz sonuçlarının yorumu kreatinine Kurşuna maruziyet derecesinin belirlenmesinde biyolojik materyalde (kan. Özellikle organik kurşun bileşiklerine maruziyette total kurşun tayini yanında anorganik kurşun ve organik kurşun tayini de önem taşır. ürünleri olan d-ALA ve porfirinlerin de analizi yapılır. koproprofinin konsantrasyonu göre düzeltilmelidir. 203 . Rutin çalışmalarda. yetişkin ve çocuklarda kurşun düzeyi 100 ml kanda 0-40 pg arasında değişir.(0-40 pg/100 ml kan). idrar. Kandaki kurşunun 80-120 pg/100 ml arasında olması absorbsiyonun arttığını gösterir. kemik gibi) kurşun tayini. çevre kirliliğine bağlı olarak. Kan kurşununun %90'ı eritrositlerde toplanmıştır. kan kurşun düzeyinin ölçülmesi yakın zamanda kurşun maruziyeti için bir indekstir. Kurşun abrosbsiyonu ve kurşundan etkilenmenin tanısında en iyi kriter kan kurşunun tayinidir. saç. Bu nedenle maruziyet derecesi ve kurşun entoksikasyonlarda biyolojik indeks olarak hem metabolizması ara. Vucutta toplam kurşun birikiminin yaklaşık %2 si kanda bulunur. )x toplam koproprofinin miktarından önce.5 Toplam koproporfirin (pg)= (koproporfirin (pg)/ml ekstrakt x 15 24 saatlik idrar ml Alınan idrar örneği "spor" idrar örneği olduğu için. Yapılan araştırmalara göre normalde kurşuna mesleki olarak maruz kalmayan kişilerde. Kurşun maruziyetinde "hem" metabolizması da etkilenir. kurşun absorbsiyonunun derecesini gösterir. İdrarda kurşun atılımı daha uzun süreli maruziyetlerin gösterilmesi için daha uygun bir kriterdir.

[Anabilim araştırılması Dalımızda çevresel ve mesleki kurşun maruziyetinin ile ilgili çalışmalar ve bulguları içeren literatürler kitabın sonunda verilmiştir]. Porfirinler ve ALA için normal ve yüksek değerler ise : a) İdrarda ALA (mg/l) : 0-6 normal. İdrarda litrede 80 pg kadar kurşun normal.5 pmol/1 üstüne çıkar. mesleki maruz kalanlarda ise 1. 500-1500 pg/1 artmış. b) İdrarda koproporfirin III (KP III ise) pg/1 olarak normal kişilerde 0150 pg/1 arasındadır. 80-150 pg/1 kabul edilebilir. 120 İdrarda devamlı kurşun atılımı yüksek miktarda kurşun alınmasını gösterir. 150-200 pg/1 arasında ise artmış kabul edilir. 6-20 mg artmış. 150-500 pg/l kabul edilebilir.75 pmol/1. c) Eritrosit protoporfirin düzeyi ise normal kişilerde 0-0. 1500 pg/1 üstü ise tehlikeli. 40 mg/l ise tehlikeli. Zehirlenme olaylarında bu miktar 250 pg/1 üstüne çıkar. 204 .Şiddetli zehirlenmelerde ve tehlikeli durumlarda kan kurşun düzeyi pg/100 ml kan üstüne çıkar. 20-40 mg/I kabul edilebilir.

2) Eter ve diğer uçucu yanabilen organik çözücülerle çalışırken bunların yanında alev bulundurmamalıdır. Metalik sodyum ve potasyum bu tür kazalara yol açan iki metaldir. Yangın çıktığı taktirde yanabilen 205 . lavabo veya çöp sepetlerine atılmamalıdır. Bu kazalar. Bu nedenle yukardaki koşullarda çalışırken. bu maddenin az bir kısmı metal spatülle alevde ısıtılarak anlaşılabilir.EK . Patlayıcı maddelerle çalışırken de korunma gözlüğü takmak zorunludur. Ayrıca bunlarla yapılan reaksiyonlar. çoğu kez çalışılan toksik kimyasal maddelerin inhalasyonu. patlama tehlikesi olasılığına karşı. otoklav) kullanırken. su banyosu yerine yağ veya kum banyosunda yapılmalıdır. Bu nedenle bu metallerin kırıntıları açık havada bırakılmamalı. patlaması ile ilgili olabildiği! gibi. Bu gibi durumlarda ilk yardım olarak laboratuvarda hemen laboıatuvarında açıklanmıştır: 1) Laboratuvarda çalışırken. Her kimya bilmesi gereken bu önlemler aşağıda çalışanların gözlerdir. kullanılan apereylerin kırılması. Bilinmeyen bir maddenin patlayıcı olup olmadığını. korunması gereken en önemli organ uygulanması gereken önlemler vardır. deri veya ağıza temasla veya ağız yolu ile sindirim yoluna geçmesi ile meydana gelen zehirlenmeler şeklinde olmaktadır. göz. Vakum veya yüksek basınç altında çalışan apereyleri (vakum desikatörü. hiç olmazsa normal bir gözlük takmak yerinde olur. Bu metaller miktarlarının 1520 misli alkolle yok edilmeli veya orijinal şişeleri içinde saklanmalıdır. kalın camlı sağlam bir korunma gözlüğü takmalıdır.1 LABORATUVARDA İLK YARDIM Kimya laboratuvarlarında çeşitli nedenlerle kazalara rastlanmaktadır.

hidroklorik asit buharı ile hafif bir inhalasyon halinde bile hasta hemen hastaneye yollanır veya doktor çağrılır. kişi derhal laboratuvardan uzaklaştırılır ve yatırılarak sıcak tutulur. deri veya gözün kimyasal madde buharı veya kendisi ile temasında.Göz yıkama şişesi 206 . Amonyak. Solunumu zorlayan elbise.s ) sürmelidir. mümkün olan aperey (Şekil 23) görülmektedir. yangın bombası kullanmaktır. Özellikle. ilk yapılacak iş bol su ile temas yerini yıkamaktır. kalevi bir madde ise seyrettik asetik asitle temas yerini yıkamak gerekir. gözde bıı durum olduysa tıbbi bakım da yapılmalıdır. sodyum bikarbonat çözeltisi ile. Tıbbi bir bakım gerekip gerekmediği. Alev üzerine ıslak paçavra veya karbon tetraklorür dökerek yangın söndürülür. saat kayışı gibi eşyalar gevşetilir. eğer asit özellikte bir madde ise. En iyisi.her şey uzaklaştırılır. Şekil 21 . Çoğunlukla bu maddeler cilt üzerinde tahriş edici etkiye sahip olduklarından yıkama işleminden sonra. Hafif şok görüldüğünde çay veya kahve verilebilir. bir yanık pomadı (vazelin v. Arkadan. Yıkama için her laboratuvarda bulundurulması. 4) Ağız. hastanın bu ilk yardımdan sonraki durumuna bağlıdır. 3) Gaz veya çözücü buharlar ile çalışırken inhalasyon yolu ile bir zehirlenme olduysa.

bu iki şişe içindeki çözelti birbiriyle karıştırılır ve hastaya içirilir. demir-2-hidroksit hem eınetik olarak etkir. Üstüne açıkça okunacak şekilde "SİYANÜR ANTİDOTU A " yazılı bir etiket yapıştırılır.sülfat (FeSO. hidroflorik asit ve benzeri. Aynı şekilde (B) çözeltisinden de 50 ml alınarak ikinci bir şişeye konulur ve "SİYANÜR ANTİDOTU B" yazılır. 7 H 2 0 ) ve 3 n sitrik asit BP soğuk suda eritilerek bir litreye tamamlanır (Bu çözelti bozulduğunda kullanılmamalıdır). Ayrıca 1 hacim amonyağın (d: 0. 240 ml gliserinle pasta haline getirilir ve bundan yanık kısma doğrudan doğruya sürülür. hem de siyanürle toksik olmayan demir bileşiği oluşturur. formik asit. (A) çözeltisinden 50 ml geniş ağızlı ve polietilen kapaklı bir şişeye konur. hemen ilk yardım olarak hastaya verilebilir.88) su ile 15 kere sulandırılması ile elde edilen seyreltik amonyak.5. formik asit ve hidroflorik asitle oluşan yanık şiddetini azaltmakta yararlıdır. Ani bir zehirlenmede. 200 g magnezyum oksit. siyanür tuzları ve nitrillerle (hidrolizle HCN verirler) oluşan zehirlenmelerde. Bunun dışında hemen doktora başvurmalıdır. A) 158 g demir-2. Burada önemle belirtilecek nokta ş u d u r : Siyanür zehirlenmesinde ancak yukardaki şekilde bir ilkyardım laboratuvarda uygulanabilir. diğer yakıcı asitlerle oluşan deri yanıklarının tedavisinde (magnezyum+gliserin) pomadı kullanılabilir. Örneğin: a) Brom. 207 . İntravenöz olarak antidot uygulamasını ancak doktor yapabilir. Özel antidotlar: Korozif ve zehirli kimyasal maddelerle çalışan laboratuvarlarda. brom. aşağıdaki şekilde hazırlanan antidot karışımı. bu maddelerin özel antidotlarının bulunması gerekir. B) 60 g susuz Na 2 CO3 bir litre suda çözülür. Bu şekilde. b) Hidrosiyanik asit.

derhal % l'lik sodyum tiyosülfat içilmelidir. 208 . Deri üstündeki iyot lekeleri de. yanık yer %3 bakır sülfat ile içinde çözülür.6) İyot içilmesi halinde. 8) Ayrıca büyük laboratuvarlarda. aynı şekilde sodyum tiyosülfat çözeltisi kullanarak uzaklaştırılabilir. 9) Amonyak tamponu (pH : % ): g amonyum 40 ml 5 M amonyak cilt yanmalarında. su ile 1000 ml ye tamamlanır. 7) Fosforla yıkanmalıdır. solunum zehirlenmelerinde yapay solunum yaptıran apereyler bulundurulması da yararlıdır.

Borat tamponu (pH 9. Alkollü potasyum hidroksit çözeltisi : 35 g K O H .70 g saf potasyum çöziilür. Berrak kısım kullanılır. Saf etil alkol ile 1 litreye tamamlanır. 0.53 ml absolü mutlak etil alkol hassas bir pipet veya büretten ilave edilir. Bromfenol mavisi reaktifi (TLC de org. 209 . 2. Alkol S t a n d a r t ç ö z e l t i s i : 100 ml lik b a l o n j o j e y e 50 ml distile su konur.1 g H g O 10 damla % 2 5 H N 0 3 içinde çözülür. Cıva nitrat çözeltisi ( B a r b i t ü r a t l a r için) : ( H g O . Bu şekilde hazırlanan alkol standardı % 2 liktir.Distile su ile 500 ml ye tamamlanır.2 N N a O H ile I litreye tamamlanır. 100 ml I N HCI de çözülür.4) : 24.H N 0 3 ) çözeltisi : 0. 100 ml % 2 5 etil alkolde çözülür. Brillant green (yeşili) reaktifi : 1 g Brillant yeşili.6 g S o d y u m asetat ve 6 ml asetik asit yeterli miktarda suda çözülür ve su ile 1000 m l ' y e tamamlanır. Su ile 100 ml ye tamamlanır. 2 0 ml distile suda çözülür.280 ml saf konsantre sülfürik asit yavaş yavaş karıştırılarak ilave edilir. Bromlu edilir. Asetat tamponu (pH 5) : 13.8 g H BO (borikasit). Bakır sülfat çözeltisi (Reinsch deneyi H g için) : 5 g C u S O .EK -2 ÖNEMLİ Ansties REAKTİFLERİN HAZIRLANMASI dikromat 150 ml distile suda reaktifı : 3. Bu sırada büret veya pipetin ucu su yüzeyine çok yakın olmalıdır.05 g su : 5 g sıvı brom cam kapaklı bir şişeye konarak 100 ml su ilave b r o m f e n o l mavisi 10 ml asetonda çözülür ve 100 ml ye tamamlanır. 5 H O.2 N N a O H ilave edilir.05 g b r o m f e n o l mavisi 10 ml asetonda çözülür ve 100 ml %1 A g N 0 3 (Aseton + su : 1 + 3 da hazırlanmış) ile karıştırılır. fosforlular için) : 0. Bu çözeltiden 80 ml alınarak tekrar 2 0 ml 0. Civa-2-klorür (veya bromür) çözeltisi (Gutzeit deneyi) : 0.

2 5 ml (a) çözeltisi ile karıştırılır. (Fehling 1).5 g saf fenol 10 ml suda ç ö z ü l ü r ve 4 ml konsantre HCI ilavesinden sonra su ile 5 0 0 ml ye tamamlanır. 6 H O. Fehling r e a k t i f i : a) 35 g C u S O . Kullanırken 10 ml (a).5 g senyet tuzu (sodyum potasyum bitartarat) 50 ml suda çözülür. Bu çözelti 1 ml de 10 m i k r o g r a m (|ag) fenol ihtiva eder. 25 ml asetik asit ve 100 ml suda çözülür. b) 4 0 g potasyum iyodür 100 ml suda çözülür.2 potasyum dikromat (suda). b) % 5 l i k N a N O ^ (suda). 17. Forrest r e a k t i f i : 25 ml % 0. Diazo çözeltisi (ferri klorür) çözeltisi : % 5 lik : 5 g FeCI 3 .Demir-3-kIorür ml suda çözülür. b) 5 g S o d y u m hidroksit.5 ml (b) çözeltisi. 100 (fenol tayini için) : a) p-nitroanilin çözeltisi : 0. Dragendorff reaktifi : a) 2 g bizmut subnitrat. R a k t i f 2 g ü n d e bir yenilenmelidir. Flourscein reaktifi ( İ T K i ç i n ) : 0. 10 ml (b). FPN reaktifi : % 5 ferriklorür.04 g flourscein 100 ml etil alkolde çözülür. (Fehling II) Kullanılmadan önce. F r ö h d e r e a k t i f i : 0. 210 . 4 5 ml % 2 0 perklorik asit (ağırlık/ağırlık) ve 50 50 ml % 50 nitrik asit (ağırlık/ağırlık) birbiriyle karıştırılır. Fenol çözeltisi : a) Stok (Standart ç ö z e l t i ) : 0. 5 H O 50 ml suda çözülür. 2 5 ml % 3 0 sülfürik asit (hacim/hacim). Kullanmadan hemen önce 1. 2 0 ml asetik asit ve l o o ml su karıştırılır. 2 5 ml % 2 0 perklorik asit (ağırlık/ağırlık) ve 2 5 ml % nitrik asit (hacim/hacim) karıştırılarak hazırlanır.1 g sodyum molibdat 100 ml konsantre sülfürik asit içinde çözülür! Gibbs reaktifi : 0.1 g 2. Çözeltinin rengi kahverengiye d ö n ü ş t ü ğ ü n d e kullanılmaz. b) Seyreltilmiş fenol standardı : 1 ml stok fenol çözeltisi su ile 100 ml ye seyreltilir.75 g p- nitroanilin 10 ml suda çözülür ve 2 0 ml konsantre HCI ilavesinden sonra 2 5 0 ml ye tamamlanır. iki çözelti eşit h a c i m d e karıştırılır.6-dibromokinon-klorimid 2 5 ml % 9 5 etanolde çözülür. C a m kapaklı renkli şişede ve b u z d o l a b ı n d a saklanmalıdır.

8-dihidroksi naftalin-3. M a y e r reaktifi : 1. 100 m l ' y e tamamlanır. N-]-naftiletilendiamin reaktifi : 100 m g N . Kinin-KI reaktifi ( B i z m u t i ç i n ) : 1 g kinin sülfat 100 ml % 0. 2 0 ml konsantre nitrik asitle çözülür ve eşit hacimde su ilave edilerek karıştırılır. 2 g Kİ ilave edilir. Marme suda çözülür. H g C I ) ve 5 g potasyum i>odür 100 ml suda çözülür.5 g kromotropik asit (1. Millon reaktifi : 10 g civa. Mandelin içinde çözülür.6-disülfonik asit) su ile 100 ml ye tamamlanır.2 5 g Kİ 100 ml suda çözülür. Kromotropik asit çözeltisi : 0. Karışım karanlıkta saklanmalıdır.İyot çözeltisi : a) Genel ( % 2 ) : 2 g iyot ve 4 g potasyum iyodür 100 ml suda çözülür.n a f t i l e t i l e n d i a m i n etil alkolde çözülerek. N-iyot ç ö z e l t i s i : 12-13 g I ve 2 0 . Su ile 2 0 0 ml ye tamamlanır.4 g civa-2-klorür (merküri klorür. İzopropilamin çözeltisi (Barbitüratlar için) : 5 g izopropilamin 100 ml susuz metil alkol içinde çözülür. Kullanılmadan hemen önce hazırlanmalıdır.5 lik H N O te çözülür. 211 . Mecke reaktifi (alkaloidler için) : 0. Kurşun tamamlanır.5 g selenyöz asit 100 ml konsantre sülfürik asitte çözülür.l . Kahverengi şişede saklanır. Marquis reaktifi : 3 ml konsantre asite 3 d a m l a % 4 0 lık formaldehit reaktifi : 30 g kadmiyum iyodür ve 6 0 m g potasyum iyodür 180 ınl reaktifi : 1 g a m o n y u m vanadat 100 ml konsantre sülfürik asit asetat çözeltisi : 10 g kurşun asetat suda çözülür ve 100 ml ye (formalin) damlatılır. İyodoplatinat çözeltisi : 1 g platin klorür 10 ml suda çözülür ve 2 0 0 ml % 3 0 luk Kİ içine ilave edilir. Kobalt nitrat çözeltisi (Barbitüratlar için) : 1 g kobalt nitrat veya kobalt asetat 100 ml susuz metil alkol içinde çözülür.

5 da doymuş g potasyum iyodür ve bu 1. Karıştırıldıktan sonra 100 ml'ye tamamlanır..25 g cıva-2-klorür karışıma hafif (HgCI 2 ) bir 80 ml su HgCI 2 çözeltisinden kırmızı çökelelek içinde m e y d a n a gelinceye kadar karıştırılarak ileve edilir.0 ml fosforik asit (H P O ) ilave edrek karıştırılır. Pirotannik asit çözeltisi ( C O için ) : 1 g pirogallik asit ve 1 g tannik asit 100 ml suda çözülür. Palladyum klorür çözeltisi (CO için) : a) 0. Bir gece bekletilir. 2 5 0 ml 0. 100 ml etil alkolde çözülür ve 2 damla konstantre sülfürik asit damlatılır.I ) çözeltisi (asitli) Mikrokristalizasyon için : 10 g iyot 3 5 g KI 100 ml suda ç ö z ü n ü r .H O 100 ml seyreltik HCI de (35 ml konsantre HCI su ile 100 ml ye tamamlanır) çözülür. b) 3.01 N H C I ' d e çözülür. Potasyum iyodür-Na2 S03 (Reinsch deneyi için ) : 5 g KI ve 2 0 g N a 2 SO. Çözünmenin t a m a m l a n m a s ı için h a f i f ç e ısıtılmalıdır.5 ml % 85 fosforik asit içinde çözülür ve su ile 50 ml ye tamamlanır. 212 . p-dimetilamin benzeldehit reaktifi (alkaloidler i ç i n ) : a) (Alkollü çözelti) : I g m a d d e . 12 g K O H bu çözelti çözülür. 100 ml suda çözülür.4 m l ' s i n e 2 0 ml glasial asetik asit ve 2. Potasyum permanganat çözeltisi : a) ( K r o m o t r o p i k asit deneyi için ): 1. Gerektiğinde hafifçe ısıtılır. 17 g KÜH az miktar suda çözülerek eklenir. . 7. az miktar d o y m u ş HgCU ilave edildikten sonra su ile 100 ml ye tamamlanır.22 g PdCI .Nessler reaktifi : a) 2 g HgCl 2 6 g KI ile birlikte az miktar suda çözülür. b) (Asitli çözelti) : 1 g m a d d e 4 0 ml konstantre H S O ihtiva eden 100 ml seyreltik asitli suda çözülür. b) Mikrokristalizasyon için: 2 g K M n 0 4 su ile 100 m l ' y e t a m a m l a n ı r ve 5 damla H PO ilave edilir. b) 1 g PdCI .5 g K m n 0 4 . B u çözeltinin 0. c) (Asitli çözelti) :1 g m a d d e 100 ml konsantre H S O içinde. P o t a s y u m triiyodür ( K I .7H O. Pikrik asit çözeltisi (alkaloidler i ç i n ) : Suda d o y m u ş çözeltisi hazırlanır. dekante edilerek berrak kısım kullanılır.

2 g bazik füksin veya p-rozanilin hidroklorür 120 ml sıcak suda çözülür.1 M sitrik asit.Soğuduktan sonra. 2 H 2 0 distile su ile 100 m l ' y e tamamlanır.Rhodamin çözülür. Sitrat t a m p o n çözeltisi ( p H : 2 .Bulanıklık oluşması atılır. b) 9 0 g sodyum hidroksit 3 0 0 ml suda çözülür.Zehirli olduğu pipet kullanılmamalıdır.45 g g ü m ü ş nitrat 2 0 0 ml suda çözülür.05 g Rhodamin B 100 ml konsantre HCL içinde b) T a l y u m Schiff reaktifi : 0. b) 0. B : a) ( İ T K ' d e püskürtme reaktifi): 0. çözülür. 120 ml M hidroklorik asit ve 4 0 g hidrate ferriklorür eklenir.187 g N a H P 0 . 2 ) : a) 1. 2 0 ml (a) ile 9 8 0 ml (b) çözeltisi karıştırılır. 2 0 ml distile suda ç ö z ü l m ü ş 2 g anhidr s o d y u m sülfit ve 2 ml konsantre HCI ilavesinden sonra ağzı sıkı kapalı şişede saklanır. c) 1. 213 .Bu halinde nabilir. Scott-Wilson reaktifi : a) 5 g cıva-2-siyanür 3 0 0 ml suda çözülür. (c) sonra (a) çözeltisine çözeltisi tamamen ilave veya soğuk (b) çözeltisi ilave edilir reaktif ve 6 karıştırılır ay daya için edilirken çökelek devamlı karıştırılır.1 g R h o d a m i n B 100 mI de için: 0. su ile 1000 ml ye tamamlanır. Trinder reaktifi : 4 0 m g merkürik (Hg) klorür 850 ml suda çözülür.

Flanagan. Advances in Forensic and Clinical Toxicology. 263-287. F. R.C..S. Gagliono Candela.. B.. Biological Monitoring of Industrial Chemicals. "A comparison of a commercial microdifussion method and gas chromotography for ethanol analysis" J. (1986).. Contam. Y... Braitwaite. M.V. J.. (1995)..C. (1996). 38. A. R.A. (1997)..A. Anal. Y.. Volume 1. Duydu. London:99-l 19. Erdem. J.. 14: 211-212. The Royal Society of Chemistry.C. S.G. Sayal.. Emerson.28(l). Tagliora F.....A. Ellenhorn's Medical 1 o\icology. Davis. Ohio.. WHO Genova. 2. 67-74. N. 964-978. N„ (1999) "A modifîed method for determination of hippuric acid in urine by HPLC" Ankara Ecz. California Biomedical Publications. 2. London. V. Vural. "List of doping classes and methods". Işımer.. Crifasi.. Toxicol. V. "A nevv derivatization.. (1980).KAYNAKLAR Baselt. P. N. N.C. 60: 395-401.A. S. A.. Queiraz.J.. (1990). 397-405. R. (1972). Toxicol. 63: 33-37. (1975).. Piemento G. Duydu. (Edt). A. A. CBD'nin İTK ve kapiler gaz kromatografisi yöntemleri ile tayinleri" GATA Bülteni.H. Aydın.C. Health.Derg. Vural. Isolation and Identification of Drugs Vol. (1998) "Urinary excretion of total and inorganic lead in tetraethyl exposed vvorkers" Bull: Environ. Cox. M.. London.. Schvvald. Academic Press. "Haşiş içindeki majör kannabinoidler olan THC. Mosby Company. Dreoss. Duydu. Vural. H. Lanchote. Ordog. (1967).. Occup-environ. R.. E. A... I oııdon.. 214 . Y. Beauftragter ftir Dopinganalytik Des Bundesinstitüts fıir Sportvvissenschaft.. N.. Borriello. M. (1980). the Pharmaceutical Press. Basic Analytical Toxicology. Wasserberger. R. R.S.. A.. Bauer. Arch. Süzen. Ellenhorn. (1991). Curry. "Alcohol Analysis" in Essentials of Forensic Science. (Eds) Plenum Press.C. G..S.. J. 292-296. Donike. S.... Feldstein. Y.Vural. (Edt). O. Lysal.37-46. Methemoglobin and Sulfhemoglobin" in Ciraduohls Clinical Labaratory and Diagnosis. procedure for the analysis of hippuric acid and m-methyl hippuıic acid by gas chromatography" Int. Bonato. Saint Louise the C. Fak .. New York. S. baskı. (1988) "Trace Element Analyse İn Forensics" in Development in Analytical Methods in Pharmaceuticals. Marigo M. Duydu. C orvalho. "Methods for the Determination of Carbon Monoxide" İn Progress İn C hemical Toxicology Stolman. press.. de.Widdop. "Carboxyhemoglobin. (1998). R„ Brown.D. C.. S. (1998). Biomedical and Forensics Sciences. White P. Süzen. Williams & Wilkins a Waverly Company. Clarke. 50-64. "Urinary excretion of lead and 6-aminolevulinic acid in vvorkers occupationally exposed to tetraethyl lead" Biological trace element research 63: 185-194.R.L. Frigeno A. Santos. Wolff. C..

2. (1996). N„ (1975). Gadamers Lehrbuch der Chemischen Toxikologie und Anleitung zur Ausmittelung der Gifte. !nd. (1963). S. Türk Hij. Trevisan. Fak. (1986). M. Charles & Thomas publisher. "Concentration adjustment of spot samples in analysis of urinary \enobiotic metabolites"..Ü. k a y e . Handbook of Emergency Toxicology. Ulucanlar Matbaacılık Sanayii.Ecz. Thomson. Kahraman. J.C. Basımevi. Vural. R. Fak. No: 37).. Prentic Hail... (1961).Ü. 578-582. Clarke's Isolation And Identification Of Drugs.F. (1988) "A Comparison of a microdiflusion method for ethanol and the Abbot TDx ethanol assay". 1-6. Anal. Yayınları. Burgaz.V. (1986). Doğa Seri C. ( Ankara. Instrümental Analiz.Ü. "Ankara'da hava ve insanlarda kan kurşm seviyesinin araştırılması".. Doğa Bilim Dergisi: Tp (7) 192-200.. London 2. N„ Güvendik. Küpçü. A. Ecz. B„ VVilkinson. Moss. K. Pannel. N. A. Ssrrano. Güley. L. analitik: 6) A. Toksikoloji..A.K.C r a f . Capshaw. L. (hrııp.. genel: 147. II 3. N. Quattrocchi. Progress in Chemical Toxicology V:I. A. J Anal. (1983). R. Toxicol. (1988).Yayınları. Yayınları. Fak. J. V:II Saferstein. Vural. A. Ankara.( 1984). baskı. "Biological exposure index as a complement to the TLV". "A modified method for the analysis of carbon monoxide in postmortem blood". B. 103-114. "Forensic Identification Of Controlled Substances" in Forensic Science Handbook. T.. N.. A. L. (1988).. Med. The Pharmaceutical Press. J.Ü.... (1969). London 1. (1993) "Sık zehirlenme nedeni olan ilaçların terapötik ve toksik kan dO/cylerinin araştırılması". baskı. Biyol.. (1990).(1994).S. Poklis. J. "Karbonmonoksit zehirlenmesi ile ölenlerde ve sigara içenlerde karboksihemoglobin ve methemoglobin düzeyleri".. Derg. A.. Preuss Fr. Der. 50.. F. B. 17: 637-642. Fen Fak. S.. G. (1983). Vural. "Türkiye'de kullanılan klorlu fenoksiasetik asit grubu herbisitlerin idrarda tayini için bir yöntem". Gündüz. M. Basımevi. Vural. N../ Moffat. Stolman. 28. Anı. 951-969. Der. Toksikolji Laboratuvar Kitabı. Band I.. Vandenhoeck & Ruprecht in Göttingen.. Toxicol. Vural. Lovvry. 70-131. Academic Press. A. 23 (1-2): 11-20. E. Ankara Ecz. baskı Mc Graw Hail New York . Ş. Mde. (12):348-349. baskı. Vural. .. (1996).. Spıinglleld Illinois.. Siegel.Ü.. (no. Ankara (A. "'Analytical / Forensic Toxico!ogy" in Cassarett & Doull's Toxicology Klaasser C.(Edt). Jackson... Widdop. 406-412. L. 215 . baskı.D (Edt) 5. 8. R. No: 73).

Ü. Adli Tıp Bülteni 1(2): 74-81. Derg.Sağlık Bilimleri Ens. Süzen. Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Doktora Tezi. "Kan alkol düzeyini etkileyen faktörlerin adli tıp açısından değerlendirilmesi". "Standard ization of carboxyhemoglobin by microspectrophotometric method and application of the method to vvorkers occupationally e\posed to carbonmonoxide".Ü. Organik Fosforlu İnsektisitlere Mesleki Ve İndirekt Maruz Kalmanın Toksikolojik Yönden İzlenmesi (A. Eczacılık Fakültesi. Contam.: Araştırma fonu. Besbelli. Ecz. N. N. A. Proje No: 90-20-00-01).. (1983). Fak. Vural). (II) 2: 190-199. H„ (1996). Ecz. Postmortem Kanda Kolinesteraz Aktivite Tayininin Adli Toksikoloji Açısından Değerlendirilmesi. 216 . Yüksek Lisans Tezi. (1981). \ ural. Dr. F. "Organik baz yapısındaki stimülanların (doping maddelerinin) idrarda İTK ve GLK ile nitel ve nicel analizleri". Doğanyiğit. Motacedded.Ü. Danışman: Prof. Mec. N.. Vural. (1996). Dr.Ü. Vural. "Kan alkolünün (mikroyöntemle. Vural). N. Ünlü. Doktora Tezi...miron. N. A.Ü. Dr. (1996). Yüksek Lisans Tezi.. A. (1989). Doktora Tezi. Aromatik Hidrokarbonlara Mesleki Maruziyetin Biyolojik ve Çevresel Olarak İzlenmesi (A.Ü. Bull..Derg. Vural). A. Ecz. "Effect of time interval between the tralTic case and alcohol on the legal blood alcohol limit in traffıc accidents". Disiplinlerarası Anabilim Dalı. Dr. H„ (1995). Fak Mec.Ü.Ü. Vural. Saygı. Vural). H. Metil Alkol Zehirlenmesinde Biyolojik Materyalde Biyokimyasal Değişikliklerin İncelenmesi (A. Doktora Tezi. 57:315-320. Vural) (A. Methylmercury in hair of fishermen from Turkısh coasts.. Burgaz.Ü. Toxicol. N. Mec. VVRARLANILAN TEZLER Aksu Şan.. N. R. (1999).Türkiye'de Kullanılan Dipiridil Grubu Ve Klorlu Fenoksiasetik Asit Grubu I Icrbisitlerin Analitik Toksikoloji Açısından İncelenmesi (A..Sağlık Bilimleri Ens. A. Danışman: Prof. Ecz.Ü.. Danışman: Prof. Sayın.Ü. Dr. 8(1): 55-68. Danışman: Prof.Vural. Ş. Fak. N. N.. 13(1-2): 65-77. Ecz... N. Adli Tıp Ens. N. Vural. Saygı. N. S. Bazı İlaç ve Pestisitlerin Enzimatik Yıkılanma ile Postmortem Analizleri (A.. Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı. Ş.Sağlık Bilimleri Ens.. (1993). Vural). N. GLK ile tayini ve yöntemin trafikte uygulunmasf. N. S. İN'. "İdrarda testosteron ve epitestosteronun ince tabaka kromotografısi ve gaz sıvı kromotografisi ile tayini".l9(l-2):59-70. (A. Alikaşifoğlu. Z: (1978). (1995). Fak. (1993). Vural. Fak. Sağlık Bilimleri Ens. N„ Sayın. (1983). Danışman: Prof. Danışman: Prof. N.Ü.. Dr. 24(2): 83-94. Bahardoğan.

Doktora Tezi. (1994). Ecz. Vural. (1982).Ü. Ecz. Ş. G. Y. Ecz. (1982). Alkil Kurşun Bileşiklerine Maruziyetin Biyolojik İzlenmesi (A. H. Toksikoloji Bilim Dalı Doktora Tezi. Vural).Vural). N. (1998). (1995). Danışman: Prof. Sağ. Dr. Dr. Sağlık Bilimleri Ens. Alkol Hassasiyeti ve Alkol Metabolizması Enzimlerinin Postmortem Araştırılması ve Adli Toksikoloji Açısından Değerlendirilmesi (A. karakaya.Toksikoloji Bilim Dalı Doktora Tezi. Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı.Ecz. Proje No : TAG 433. Doktora Tezi. (Yüksek Lisans Tezi. Proje No: 91300007).Ü. 217 . Testosteron Ve l ... Düşük Düzeyde Kurşun Maruziyetinde Bazı Biyokimyasal Parametrelerin Araştırılması (A... N. Dr. Dr. Ens. G. (1988) Anabolik Siteroitlerin İdrardan İzolasyonları ve Tanımlanmaları. N. ve TÜBİTAK Tıp Araştırma Grubu.Duydu. Y. (2000). Danışman: Prof. N. N. (A. Güvendik. N. Vural). İş Yeri Ortamında Formaldehitin Çevresel İzlenmesi (A. Danışman: Prof.Vural). Fak.Ü. Modifiye Bogen ve Gaz Sıvı Kromotografisi Yöntemleri ile Kanda Etil Alkol Tayininin Analitik Toksikoloji Açısından Araştırılması.Fak. Süzen. Saygı. A. Dr. N. Bil. N. Danışman: Prof. Tümtürk. Danışman: Prof.pitestosteronun GSK ile Tayini (A. Sayın.Fak. Dr. Z. N. Dr. Usanmaz.Ü. Toksikoloji Kürsüsü Doktora Tezi.Ü. Güvendik).Ü. Ens.Fak.Danışman: Prof. N. (1982). Dr. Araştırma Fonu No: 87-30-0012). S. B. (1986). Ankara'da Hava ve İnsanlarda Kurşun Seviyesinin Araştırılması (A.Ü. Vural). Danışman: Prof. Vural) (A. Türkivede Sık Olarak Zehirlenmelere Neden Olan İlaç ve Pestisitlerin Xad-2 ile İdrardan İzolasyon Koşullarının Araştırılması ve Bir Toksikolojik Analiz Tarama Yönteminin Geliştirilmesi (A.Ü.Lisans Tezi. A.. S. Lisans tezi. Ergun. Araştırma Fonu. Vural). Motaceded. Danışman: Prof. Dr.Ü. Sağlık Bil.Ü.Sağlık Bil. Danışman: Prof. Organik Baz Yapısındaki Stimülanların (doping maddelerinin) İdrarda İTK ile Nilel ve Nicel Analizleri. (1977) Mikrosspektrofotometrik Yöntemle Karboksihemoglobin Tayininin Siaııdardizasyonunu ve Bu Yöntemle Mesleksel Olarak Karbonmonoksite Maruz Kalanlarda Kaıbonmonoksit İnhalasyonunun Saptanması (A.Adli Tıp Ens.Dr. Doktora Tezi. Doktora le/i. Vural).Ü. Y. Ens. Danışman: Prof.

167 Distilasyon. 28. 69. 32. 83. 112. 92 Bizmut. 95. 139. 60.5'. 38. 15. 43 Amiııoklorobenzofenon. 189 DDT. 173. 126.210 Bratton-Marshell. 187 Asidik ilaç. 175. 66. 124. 20. 172. 191. 153 Buchwald. 183 Doping. 22. 128 Dietilfosfat. 26. 42 -D5. 136. 22 Dializ. 176 Amloter maddeler. 25 Aseton. 69. 52. 20. 17. 198 Aldehitler. 49. 184 Alkaloidler. 93 Desipramin. 65. 65. 26. 52 Civa-2. 142. 143.İNDEKS -AAAS. 73 Diklorvos. 31. 27. 101. 81. 192 Dubovvski yöntemi. 24. 36. 36. 57 Aspirin. 31. 109 Apoıııorfin. 2 1 1 . 80. 56. 47 Dragendorff. 158 Atomik absorbsiyon spektrofotometresi. 175 Digoksin. 151.214.31 Diazepam. 18. 11. 26. 1 3 . 108 Çinkofen. 118 Asetaminofen. 167. 21 Aromatik primer aminler. 81 -CCıva. 107. 176.216. 159 Asetil tiyokolin. 104. Dowex 50. 189. 2 1 2 Alkil fosfat. 169 Benzen. 194. 13. 188 Diazo reaksiyonu. 66. 195 Alkolmetre. 4 4 . 125. 24. 29. 177. 182. 44. 155. 27.BBakır. 102. 37. Benzofenon. 90 Duquenois-Levine reaktifi.213 Cıva-1. 150. 185 Dietilpropion. 138 Ditiyonit. 29. 66. 7. 26. 46. 96. 36 Dieldrin. 64. 25 Dillie-Koppany testi. 46. 17. 104 Aldrin. 3 1 . 65 Antipirin. 19. 3. 34. 159 Antijen. 23. 36. 126. 52 Asidik iyodoplatinat. 154 Aminolevülinik asit. 190. 195. 3 4 . 114 Amberlit XAD-2. 186. 52. 194 . 18. 28. 26. 4 0 . 138. 31. 36 Arsenik. 196 Aııiliıı'. 149. 84 Dokofan. 4 0 . 212. 157. 105. 28. 182 Demir-2-hidroksit. 171. 196. 150. 154 Diazinon.ditiyobis (2-nitrobenzoik asit). 195 Amoharbital. 23. 137 Benzodiazepinler. 185 Dikromat testi. 49. 150 Barbitüratlar. 154 218 Berlin mavisi. 17. 64. 182. 210 DTNB. 184. 151. 144 Beaııı testi. 127. 74. 28. 20 Dikuat. 48 Amfetamin.211 Conway mikrodifüzyon. 177. 172. 172 Difenilamin. 4. 144. 208 Barbital. 67 Antikor. 183 Dietileter. 71. 142 Amonyum pirolidin ditiyokarbamat. 3. 179. 32. 70. 28. 91. 207 Demir-3-klorür. 44. 183. 47. 174. 27. 88. 156. 3 1 . 27. 69. 50. 185 Alkil kurşun. 140. 152. 147. 3. 36. 73 Antimon. 166 . 34. 194 Asetamid. 67.

126. 174 Ferri klorür. 117. 170 Eter. 125 174. 22." Gaz kromatografisi. 170 Klordiazepoksit. 135. 177. 129 Heptaklor. 99. 21 Karboksihemoglobin. 30. 36. 118. 121. Karbon tetraklorür. 21 219 Kadaverin. 20 Ferrosiyanür. 71. 39 F. 41. 40. 36 Kinin. 44 Kafur. 103. 119. 117 Formik asit. 152 Klorfeniramin maleat. 209 . 116 Fpn reaktifi. 39 En/im yıkılama yöntemi. 20 Feldstein ve klendshoj. 157. 36. 197. 206 Ketonlar. 198. 19. 18. 29. 28. 25 Fentermin. 66. . 20. 199 Fehling deneyi. 166. 42 Fenil hidrazin. 211 Formalin. 13 Kadmiyum. 211 Kafein. 215 Karbolikasit. 196. 36 Gutzeit. 36. 69. 134. 9. 69 Fenobarbital. 23. 116. 34 Kloralhidrat. 7. 44 Fenilpropiyonat. 44 En/im dijestiyon yöntemi.20. 44 Hippürik asit. 4. 24. 72 Floroglusin. 191 Esrar. 49. 44. 165 Fujivvara deneyi. 194. 117. 35 Feııasetin. 17.K - -C(iallik asit. 11. 41. 19. 91 Guayakol. 39. 183. 176 Gettler-goldbaum yöntemi. 32 . 47. 101. 191 Floresans polarizasyon immunoassay. 57 Klorlu hidrokarbonlar. 132.-EEledrin. 62. 77. 77. 11. 180 Eroin. 207 Formol. 2 5 Glutetimid. 20. 94 Glukoz. 104. 18. 36 İyodoform deneyi. 44. 33 Guignard deneyi. 36. 177. 184 Hidrofob nötral maddeler. 17. 51 İndofenol reakisyonu.211 Kloral. 44. 41. 42 Guayak reçinesi. 17.F . 163 Fen il butazon. 67 İmmunoassay. 143 1 AAS. 134 Karbon monoksit. 32. 32. 17. 33. 119. 92 . 61. 143. 117 Fen il salisilat. 118. 99. 121. 102. 80. 38. 67. 186 . 17. 44.211 l'oımalin. 18. 14. 52. 103 Heptadekanoik asit. 182 Kloroform. 50. 172. 22. 15 Eserin salisilat. 25. 103. 92 Fi/ostigmin salisilat. 74. 20.metin. 63. 61. 68. 12. 44 Froehde reaktifi. 2 0 . 35 İzonitril deneyi. 139. 172. 21 Formaldehit. 122 Klorlu siklodien. 22 ilaç + antikor. 125 Etilen klorür. 150. 74 İnce tabaka kromatografisi. 50. 28. 31. 22 Fraksiyonlu ekstraksiyon. 120. 180. 134. 57. Epitestosteron. 145 Fenoller. 118.HHead space. 19. 83. 176 Ekstraksiyon. 179 Fenitoin. 176. 147. 35 İzopurpurik asit. 99. 123. 112 Etil benzen. Fcnotiyazinler. 127 HPLC. 70. 202 Etil alkol.

Aktivitesi. 184 l. 25. 20. 124. 50 Kromotropik asit. 133 Kııpröz iyodür. 175 . 97. 168. 102. 96. 156 Metil testosteron. 86. 75. 172. 171 Kolinesteraz. 42 Organik asitler. 23. 128. 56. 64. 101. 184. 101. 195. 138. 164 Millon reaktifi. 99. 162. 106. 23. 17 -PPalladyum klorür. 88 P-aminofenol. 132. 52 Metalik zehirler. 19. 79. 174 Nessler reaktifi. 18. 130. 169 . 15. 177 Narkotikler. 172. 123. 140. 17. 17. 9. 127. i 1.Klorpromazin. 180 Meloksifenamiıı. 31. 183 Metil hippürik asit. 159. 77. 129 Methb. 197 Legal deneyi. 136 M-MHA.215 Metil alkol. 3 Mecke reaktifi. 186 Koniiıı. 155 Papain. 152 Nandrolon. 35. 127. 23. 168. 129 Metil kloroform.211 Mikrodifüzyon.abstix. 80. 118.Ö - Ksentogenat deneyi.39. 163 Methemoglobin. Mikroskopik inceleme. N-asetil-p-aminofenol.211. 139. 100. 34. 172. 44 Nötron aktivasyon analizi.orazepam. 150 I s n . 186. 95. 159 NBD. 174 Nötral maddeler. 5. 43. 80. 170 -N N. 37. 101. 58. 17 Organik bazlar. 18. 60. 50. 99. 42 Organik fosfat esterleri. 75. 47. 45 Parakuat. 186 Ön denemeler. 36. 169 Marsh testi. 33 Kontrollü maddeler. 131. 57. 34.(1-naftil) etilen diamin. 17. 18. 166. 167. 188 Parri deneyi. 188.201. 154. 89. 104. 182. 200 Pentobarbital. 128. 38. 83. 36 l. 121 Metil salisilat. 186. 155. 187 2 2 0 Malation.iebermann'ın indofenol. 108. 134. 134 Morfin. 127 Okzalik asit. 65 . 184 Pikrik asit. 56. 52.203. 25. 26 Metamfetamin. 117. 76.indan. 127. 27 Kurşun. -LL. 96. 159 P-aminosalisilik. 23. 175 Metanol. 159. 139. 134 Krezol. 141. 5 2 . 185. 143 P-dimetilaminobenzaldehit. 163 Kreatinin. 161 Nordazepam. 99. 202 Kreatinin tayini. 57 Kobalt tiyosiyanat.M - O-krezol. 169 Marquis reaktifi. 6 9 Ninhidrin. 36 Niketamid. 150 Norefedrin. 19 Lantanyum klorür. 135 l. 160. 145 Perfenazin. 100. 169 Mefenamik. 129. 22. 172 Nitrobenzen. 162 Paration. 165. 125. 52 Pestisitler. 57 Nikotin. 104 Ksilen. 131. 18 Piridin. 98. 173. 47 Parasetamol. 42. 133. 17. 170 Kokain. 194. 166 Kodein. 193 . 21. 163 Kromatografik yöntemler. 95. 189. 163. 126 Nitrözasit. 168. 129. 163. 187 Mandelin reaktifi.O .

40. 56. 90. 194. 179. 38. 202 UV spektrumları. 65 Spekııoskopik yöntemler. 4. 7 Tetrametil kurşun. 104 -TI. 216 Tetra etil kurşun. 33. 26 Temazepam. 156. 155. 164 Stas-otto. 4. 22 Trikloroetanol. 22 Trikloroetilen. 132. 69 . 181 221 Walkley et al. 173 Selenyum. 52 Toksik anyonlar. I. 44 Striknin. 134 Tranilsipromin.VVaiLÎİn-sülfürik asi . 24. 22. 124 Trimipramin. 92. 97. 32 Sujbert yöntemi. 80. 196 Tübokürarin. 137 Widmark faktörleri. 45. 42 Salisilamid. 121. 22. 167 Zvvikker reaktifi. 36. 18 Pralidoksim klorür. 189 Priıııer aminler. 181. 178 Vitali deneyi. 168 . 60 UV-spektrofotometre. 33. 64. 24 Tripsin. 142 Tiyoridazin. 201. 105 Sorel bandı.U - Uçucu olmayan organik zehirler. 153 Teofilin. 20. 210 P-nilrofenol. 196 -ZZayıf asitler. 17.RReinsch deneyi. 95. TDX.-irikloroetaıı. 177. 185 Porfirinler. 172 Trikloro bileşikleri. 121 T/K oranı.ıybal) testi. 24. 36 Pı otoporfirin. 166 Sekonal. 91. 212 Pirotannik asit. 155 Salisilik asit. 18 Sekoııder aminler. 21 SehitY reaksiyonu. 10. 151. 36 Scoıl (Rı.YYarıklı kuvars tüp. 138. 48 Triton x-100. 91. 79 Speklroskopi. 93. 150. I . 195 Tiyopental. 100 Stil 1 lir. 57. 136. 195. 50 Spol testler. 13 . 13 Su buharı distilasyonu. 127. 123. 157 Trinder testi. 117 Sohiff rei'iktifi. 34 Uroporfırin. 26 Sislein. 207 Siy anürler.Piıidin-barbitürik asit. 156 Salisilatlar. 165 ! 98. 39. 42. 31 Toluen. 9. 50 . 43 Zvvikker reaksiyonu. 172 Sekonder aminlerin. 32. 156. 18. Renk reaksiyonları. 31 Uçucu zehirler. 52 Testosteron. 192 Siyanür. 33. 157. 198 Tetrahidrokannabinol. 36 Sodyum llorür. 78 P-ııitroanilin. 14 ü. 162. 22. 204 Putresin. 19. 158 Sanıonin. 97 Pirogallik asit. 96. 14. 215 Tellüryum. 115 . 41. 92. 22 Trinder reaktifi. 127 -SSakkarin. 42.

-t i l ISBN: 975-482-512-2 A n k a r a Üniversitesi Basımevi • 2 0 0 0 .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful