NOT : Koyu yazılar yazarın vurgulamaları. Renkliler düzenleyene aittir.

HULKĠ CEVĠZOĞL U PROFESYONEL YAġAMI:
Gazeteci-TV program yapımcısı Hulki Cevizoğlu, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde "Siyaset Bilimi" lisansı ve "ĠĢletmec ilik" yüksek lisansını tamamladı. 1981'de gazeteciliğe baĢladığı Hürriyet'te aralıksız 8 yıl çalıĢtıktan sonra çeĢitli basın kuruluĢlarında muhabir ve yönetici olarak görev yaptı. 1994'te baĢladığı "Ceviz Kabuğu" programını Kanaltürk'te sürdürüyor. Hulki Cevizoğlu'nun programları yüksek öğretimde bazı derslerde incelenmekte ve bazı doktora tezlerinde kaynak oluĢturmaktadır. 31 adet kitabı bulunan Cevizoğlu'nun verilen ödüller arasından kabul ettiği 100'ü aĢkın ödülü bulunmaktadır.

ÖDÜLLERĠ:
Verilen ödüller arasında Hulki Cevizoğlu'nun kabul ettiği bazı ödüller: TV Haber Programı Dalında "Yılın Yıldızı" (Yıldız Teknik Üni.-2006); Yılın Ġlkeli ve Onurlu Gazetecisi ödülü (Cumhuriyet Üni.-2005); En Ġyi TartıĢma Programı ödülü (KabataĢ Erkek Lisesi); 2005 Yılı Televizyon Program Yapımcısı ödülü (Türk Ocakları Tekirdağ ġb.-2005); En BaĢarılı TartıĢma Programı ödülü (GaziosmanpaĢa Üni.-2005); Mülkiyeliler Onur ödülü (A. Üni. SBF.-2005); Yılın KöĢe Yazarı (Ġnönü Üni.-2005); Toplumsal Sorumluluk Medya BaĢarı Ödülü (Fırat Üni.-2005); Yılın Kemalist TV. Programı (Uluslararası Kıbrıs Üni.-2005); Yılın En Ġyi TartıĢma Programı (Özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği-2005); Yılın Kuvacısı (internetajans.com-2004); En BaĢarılı Ulusal TartıĢma Programı (Türkiye Kamu-Sen Giresun ġb.2004); Yılın TartıĢma Programı (Ġstek Bilge Kağan Okulları2004); TV Haber Programı Dalında Yılın Sembolü (özel Sembol I.Ö.O.-2004); Ġlkeli Gazeteci Ödülü (Sivas Cumhuriyet Üni. Atatürkçü DüĢünce ve Türk Dili Toplulukları-2004); En Ġyi TartıĢma Programı (KKTC Girne Amerikan Üni.-2004); En Beğenilen TartıĢma Programı (Maltepe Üni.-2004); En Ġyi TartıĢma Programcısı (Türk Ocakları Trabzon ġb.-2004); En iyi TartıĢma Programcı-

sı (13 iletiĢim Fakültesi Dekanının özel ödülü-2004) (Türkiye'de Ġlk); En Ġyi TartıĢma Programı (Polis Akademisi-2004); En Ġyi TartıĢma Programı (Uludağ Üni Uluslararası ĠliĢkiler Topluluğu 2004); Yılın Atatürkçüsü (Atatürkçü DüĢünce Derneği, D. ġb.2004); Yılın TV Programı (Niğde Üniversitesi-2004); Yılın TartıĢma Programı (Türk Eğitim-Sen-2004); Yılın En Ġyi TartıĢma Programı (Özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği-2004); En Beğenilen TV. Program Yapımcısı (K.T.Ü. iĢletme ve Ekonomi Kulübür2003); Yılın TartıĢma Programı (Ġ.Ü. Diplomasi K ulübü-2003); En Ġyi Haber Programcısı (Gazi Üni. Uluslararası ĠliĢkiler AraĢtırma Topluluğu-2003); Ulusal Televizyon Açık Oturum ve SöyleĢi dalında 2002 Yılının En BaĢarılı ĠletiĢimcisi (Se lçuk Üni. ĠletiĢim Fakültesi-2003); Basın Onur ödülü (Cumhuriyetçi Gençlik Platformu-2003); Ziyad Nemli Büyük Ödülü (Trabzon Gazeteciler Cemiyeti-2003); Türk Dünyası'na Hizmet ödülü (Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı-TÜRKSAV-2003); En Çok izlenen TartıĢma Programı (H,Ü. Bes. Ve Diy. Kulübü 2002); En Beğenilen TV Program Yapımcısı (B.Ü. ĠĢletme ve Ekonomi Kulübü-2002); Yılın En Ġyi AraĢtırma Programı (Ġ. Ü, Bilgisayar Kulübü-2002); Açık Oturum Dalında 2001 Yılının En BaĢarılı ĠletiĢimcisi (Selçuk Üni. ĠletiĢim Fakültesi-2002); 2002 Karaman Türk Dili ödülü (Karaman Valiliği-2002); En Ġyi Haber ve TartıĢma Programı (A.Ü. Hukuk Fakültesi BirleĢik Hukukçular Kulübü-2002); Medyanın En Ġyileri, 2001 Yılı En Ġyi TartıĢma Programı (özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği-2002); En Beğenilen TartıĢma Programı (M.Ü. ĠletiĢim Fakültesi-2001); AraĢtırma dalında 2000 Yılının BiliĢimcisi (I.Ü. Bilgisayar Kulübü-2001); BaĢarı ödülü (Aydın Gaz. Cem.-2001); Türk Kültürüne ve Sosyal Hayatına Hizmet Eden TV Prog. Ödülü (Türk Ocakları2000); Televizyon SöyleĢi dalında 1999'un BaĢarılı ĠletiĢimcisi (I.Ü. ĠletiĢim Fakültesi-1999); Gazetecilik dalında Yılın Altın Adamı ödülü (Anadolu Basın Birliği-1999); Televizyon SöyleĢi dalında 1998'ln BaĢarılı ĠletiĢimcisi (I.Ü.ĠletiĢim Fakültesi -1998); 1998 Sedat Simavi Televizyon ödülü (T.Gazeteciler Cemiyeti1999); Medyada HoĢgörü ödülü (Ç.Kale Onsekiz Mart Üni.1998); Televizyon SöyleĢi dalında 1997'nin BaĢarılı ĠletiĢimcisi (I.Ü. ĠletiĢim Fakültesi-1997); Yılın Gazetecisi (Gazeteciler Cemiyeti-1997) (Tüm Medya içinde yalnızca tek kiĢiye verilen ödül); Jüri özel ödülü (Doğu And. Gaz. Cem.-1997); TV TartıĢma dalında Yılın Televizyoncusu (T.Yazarlar Birliği-1997); Cengiz

Polatkan ödülü (RTGD-1997); Haber dalında Yılın Gazetecisi (ÇGD-1987); Haber dalında Yılın Gazetecisi (ÇGD-1986).

KĠTAPL ARI:
ĠĢgal ve DireniĢ (1919 ve Bugün) (2007, 1. Baskı 30.000 Adet), Ey Türk Ġstikbalinin Evlâdı! (2006, 4. Baskı 26.000 Adet)', Bütün Kaleler Zaptedilmedi (Attilâ Ġlhan'la Birkaç Saat) (2006, 18. Baskı), Ya Sev, Ya Sevr (Bir Gafletin Büyümesi) (2006, 15. Baskı), Masonluk ve Rotaryenlik (2005, 9. Baskı), Tarih Türkler'de BaĢlar (2005, 5. Baskı), Türk Olmak (2005, 4.Baskı), Vatikan (Batı'dan Gelen Tehlike) (2005, 1. Baskı 10.000 Adet), Misyonerlik ve Siyasal Hıristiyanlık (2005, 1. Baskı 10.000 Adet), Türkiye ve Türkçe Üzerine Oynanan Oyunlar (2004), Uzaylılardan Vahiyler! (2003), Taze Yazı Kokusu (2003, 2. Baskı), Amerika'nın Körfez SavaĢı (2003, 2. Baskı), Altın ve Suikast (Bergama ve Alman Vakıfları Olayı) (2003, 2. Baskı), 28 ġubat: Bir Hükümet Nasıl Devrildi (2003, 3.Baskı), Kur'an ġifrecilerine Cevaplar Edip Yüksel :"Çöpe At" (2002, 9. Baskı), Türkçe Ġbadet (2002, 3. Baskı), Sözümün Özü (Oğulcan Cevizoğlu'nun Resimleriyle) (2002), YaĢar Nuri Öztürk'e Soruyorum (2002, 2. Baskı), Yakın Zamanlar Tarihi (2001), Generalinden 28 ġubat Ġtirafı:"Postmodern Darbe" (2001), EĢekli Kütüphaneci (2000), Nurculuk-(1999), Lider Troyka (1999), ÖzelleĢtirme (1998, 3. Baskı), YaĢar Nuri Öztürk (1998), Vicdanımızı Yastık Yapıp Yatıyoruz (1998), ġeyhler, Müritler ve Yalancı Peygamberler (1997), Dünü Bugünü ile 68'liler (1997), Ceviz Kabuğu (1996, 2. Baskı), Misyon (1987).
v

Yabancı memurlar ve ajanlar yurdun her yanında faaliyette idi!. Ģairler halka sövmüĢlerdi!.. YÜZYILIN BA ġINDA G ENEL DURUM Dün'ü "okuyoruz. haysiyetsiz ve korkaktı!. vezirler ve paĢalar millete ihanet etmiĢlerdi! Nice edebiyatçılar. Falih Rıfkı." "Ülkenin genel durumu ve görünüĢü" Ģöyleydi.. limanlar bizim değildi! 'Bu memleketin size ait olduğunu söylüyorsunuz. Türkiye Kemalistler TeĢkilâtı'nın .. rıhtımlar." Bugün'ü "yaĢıyoruz!. 1.. Kemalizm (Atatürk Ü/küsünün BayraklaĢan Adıdır) Dergisi. Dünya Harbi ve KurtuluĢ SavaĢı sırasında iç ve dıĢ tahriklerle irili ufaklı 60 kadar isyan olmuĢtu! PadiĢah. Ģehir ıĢıkları ve suları. bankalarda çalıĢan Türk memuru yoktu! Ġtalyan. "Bir Gece Karanlığında Ġdi"." Dün. Mustafa Kemal anlatıyor: 1 [1] Atay.. öz canımızı ve camilerimizi gösterebilirdik! Değil bankamız. Hükümet âciz. "Demiryolları bizim değildi! Kömür.. Bir "lider" aranıyordu!.. Battan. Neniz var bu topraklarda?' deseler. Devlet içten ve dıĢtan çökertilmeye çalıĢılıyordu. halife.ÖNSÖZ YERĠNE 21.

ateĢkes anlaĢmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. memleketin her tarafında Hıristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleĢtirmeye.Dünya SavaĢında yenilmiĢ.. Yalnız padiĢahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı. Atatürk Kültür. (. Dr. gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meĢgul. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Nihayet. haysiyetsiz ve korkak..) Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaĢmıĢ. Bugünkü Dille Yayına Hazırlayan: Prof. 2 Nutuk(Kemal Atatürk) (1919-1927). . Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmıĢ ve alınmakta. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. 1. Zeynep Korkmaz. Ankara... Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiĢ. 15 Mayıs 1919'da. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette. Birer bahane ile Ġtilâf donanmaları ve askerleri Ġstanbul'da. Ģahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araĢtırmakta. Merzifon ve Samsun'da Ġngiliz askerleri bulunuyor. "Mütareke dönemi'ne geri döndük”. devleti bir an önce çökertmeye çalıĢıyorlar. s.. Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaĢılmıĢtır ki. Ģartları ağır bir ateĢkes anlaĢması imzalanmıĢ. Damat Ferit PaĢa'nın baĢkanlığındaki hükümet âciz. konuĢmamıza baĢlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce.1. MaraĢ."1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. 2000'li yılların baĢları.. (. Antalya ve Konya'da Ġtalyan askeri birlikleri. Ayıntap(Gaziantep) Ġngilizler tarafından iĢgal edilmiĢ. Ġtilâf Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusu da Ġzmir'e çıkartılıyor. Ġstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti illerde çeteler kurmak ve idare etmek. Bundun baĢka.y[2] Bugün. Ülkenin genel durumu ve görünüĢü Ģöyledir: Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu grup. Büyük SavaĢ'ın uzun yıllan boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. 2000. Adana ili Fransızlar.. Urfa. Ġtilâf Devletleri.

"müttefikimiz"(!) ABD Kuzey Irak'ta (Süleymaniye'de) "Türk askerinin baĢına çuval" geçiriyor. radyo ve gazeteleri yabancı parası satın alıyor. Mustafa Kemal dün "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyordu. 30 Ağustos 2006'da süresi dolduğu için emekli oldu. üzerine çirkin yazılar yazıyor.Falih Rıfkı Atay'ın sözüyle. bizi almayacaklarını kesinlikle ve defalarca açıklayan AB'ye hayâli üyelik uğruna ulusal egemenliğimizi parça parça elden çıkarıyoruz. bugün "ülkenin bağımsızlığı AB'ye teslim edildi". Org. ulusal marĢımıza ve dinimize sövüyor. Türk yurdu KKTC'yi kendi elimizle Rumlar'a teslim ediyoruz. tüm cep telefonu Ģirketleri) yabancıların eline geçiyor. ve. dev iletiĢim Ģirketlerimiz (kablolu ve kablosuz telefon Ģirketlerimiz. savaĢ nedeni olarak açıklanan kırmızıçizgilerimiz birer birer yok oluyor. Sevr hortlatılıyor. madenlerimiz satılıyor. Türkiye'de (Adana'da) incirlik Üssü'nde Türk BinbaĢı. bize ait hiçbir Ģey kalmıyor!. yine milletin 3 Bu askeri olayların yaĢandığı tarihlerde Türk Ordusu'nun baĢında Orgeneral Hilmi Özkök vardı. televizyon. "Size alt olduğunu söylediğimiz bu memlekette".. limanlarımız bizim olmaktan çıkıyor. Genelkurmay BaĢkanının resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Yunanistan Genelkurmay BaĢkanı. Türk bayrağına. Batı Trakya'daki (Yunanistan'daki) soydaĢlarımız Türkler ile Irak'taki soydaĢlarımız Türkmenler'e sahip çıkamıyoruz. yine Amerikan askerleri tarafından "kelepçeleniyor". Kan uykularında ihanetleri görüyoruz!. Özkök.-HC . sözde Türk(!) kimi edebiyatçı. ABD ve AB destekli Kürt isyanları çıkarılıyor. "ekümenik" (evrensel) olduğunda ısrar eden Fener Rum Patriği Bartholemeos'un elini öpüyor [3]. Mustafa Kemal dün "Milleti kurtaracak. Mustafa Kemal dün "Egemenlik kayıtsız Ģartsız milletindir" diyordu. Türk Telekom.. Ģair ve yazarlar Türklüğe. bugün "Milli egemenlik Brüksel'e devredildi". her türlü ulaĢım ve haberleĢme sistemimiz yabancıların denetimi altına giriyor. resmi ziyaretle Yunanistan'a giden askerlerimizin odasına giren Yunanlılar Türk bayrağını yırtıyor. Topraklarımız ve bankalarımız yabancılara satılıyor. hayat damarlarımız Dicle ve Fırat nehirlerinin denetimi uluslararası yabancılar yönetimine bırakılmak üzere.

Manda kabul edilemez" diyordu. "Anıtı Türkiye'ye de Dikecekler?. s.1.gov. yıl nedeniyle yaptığı açıklama. Çankaya KöĢkü'ndeki 29 Ekim (2006) Cumhuriyet Bayramı kabulünde(resepsiyonunda) benim soruma verdiği yanıt. (Bu açıklama sırasında yanımda Takvim Gazetesi Ankara Temsilcisi ve yazarı Mehmet Çetingüleç vardı. 31 Ekim 2006.kendi iradesi ve azmidir. 8 Kasım 2005.. belgemiz var.CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezerin.[4] Mustafa Kemal'in her sözünün çiğnenmesinin ardındaki neden. s.) CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezer. AB'nin uzun zamandır "Kemalizm'den vazgeçin. Ġstanbul. ve Hürriyet Gazetesi. Yeniçağ Gazetesi. 6 Ocak 2007.)HC . bugün MĠT MüsteĢarı bile "Ulus devlet tehdit altında" demek zorunda kaldı. manĢet. 5 Yeniçağ Gazetesi.mit. Hulki.html. 2000'li yılların baĢlarında yaĢanan bu süreci Çankaya KöĢkü'nde Ģu sözlerle özetledi!: "Cumhuriyet'in kurtuluĢ ve kuruluĢ döneminden sonraki en zor dönem!. bugün "Türkiyeliyiz" diye bağırmak "çağdaĢlık" (!) diye yutturuluyor. Bakınız: www.8. ġimdi tarihi baĢa sarıyor ve hikâyemizi baĢtan alıyoruz Hulki Cevizoğlu 4 Milli istihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı Emre Taner'in 80. 5 Ocak 2007. Bakınız: Cevizoğlu."[6] Sözümüz çok. O da bu sözleri 30 Ekim 2006 tarihli Takvim Gazetesi'nde yayınladı. 6 10.[5] (Yoğun tepkiler üzerine karar geri alındı!. bugün "KurtuluĢ için ABD ve AB mandası kabul edildi". 8. Mustafa Kemal dün "Ne mutlu Türk'üm diyene" diyordu. Mustafa Kemal dün "Ulus devleti" kurmuĢtu. Kemalizm AB önünde engeldir" dayatması idi.tr/basin32.. Bu süreçte KKK (Kara Kuvvetleri Komutanlığı) Birlik Armasından (yaygın deyimle brövesinden) Atatürk'ün resmi çıkarıldı!. sürmanĢet.1..

Böyle bir esere imza atmaktan mutluyum. Böylece. Birçok kiĢinin "biliyoruz" dediği bilgileri en sağlam kaynaklardan araĢtırdım ve belgeledim.-Hulki Cevizoğlu.Ankara. bu eserimin kalıcı ve ülke çapında yaygın olduğunu görmek olacaktır. Belgelenen "yaĢadığımız olaylar" ise. Kitabı yazabilmek için. 26 yıllık gazeteciliğim boyunca verdiğim "toplumu aydınlatma" mücadelesinin boĢ olmadığını kanıtlıyor. hem de yarınlar için kalıcı bir belge niteliği taĢıyor. . Kanaltürk Televizyonu'ndaki ana haber sunuculuğunu bile bırakmayı göze aldım. Ama en büyük mutluluğum. Üniversitelerde ya da günlük tartıĢmalarda gençlere kaynaklık edecek bir belgesel-tarih eseri yazdığıma inanıyorum. Bu eser hem bugün. Yazar ve araĢtırırken sayısız geceler sabahladım ve günün ıĢımasına çok tanıklık ettim. ortalama her güne bir sayfa düĢmüĢ oldu!. 12 ġubat 2007 [7] 7 Bu kitabın sadece "yazımı" tam tamına bir yıl sürdü..

Aydın. 2. hanımlarının. Hemen gelirler sandım. Her Ģeyin bir zamanı var. bizim birliğe "Takviye Balıkesir gönüllüleri geldi" denildi."Asım'ın nesli. Çantaları kaybolduğunda. Balıkesirliler’i aldı. asker sıkıntı çekerdi. tütünü hep sırt çantalarında olurdu. ġehitkale Yayıncılık." Mehmet Akif Ersoy1[8] ÜÇPINARLI ALĠ. BaĢlarında da o zamanlar Balıkesir'in ünlü kabadayısı Üçpınarlı Ali vardı. Kabadayılığı gene elden bırakmamıĢ. arkada arkadaĢları çıkıp geldiler." "Peki öyleyse. Mayıs 2005. s.. bilene kamasını sallandırmıĢtı. Gitti. siperlerin gerisinde bir vadide kayboldu. Ġstanbul...86-88. usturası. hasret giderdik. Sırt çantaları. çanta sırtta muharebeye girilirdi. ġöyle rahat rahat dövüĢelim!" Ali haklıydı. Safahat. Ali.. s. 120 kiĢiydiler.. ĠĢte çiğnetmedi namusunu. nesilmiĢ gerçek. Hepsi süslenmiĢler. Çanakkale... Sarıldık. Hücuma sadece biz geçersek. Bir çavuĢa. 1996. mektupları. biz buraya beklemeye gelmedik! Haydi düĢmanı basalım. Ġzmir.. Ah! Çanakkale. askerlikte pek hoĢ olmamasına rağmen.. Ġhtiyat Zabiti Hattatoğlu Mustafa Efendi anlatıyor[9]: Birgün.. sancaktar olmuĢ.. ġaĢırdım. hücuma geçmeden yarım saat önce bize söyle de. paraları. Hemen hemen hepsi tanıdıktı. niĢanlılarının verdiği ayrılık mendillerini kimi boynuna dolamıĢ.." "Burada her Ģey emirle olur. Çok hareketli zamanlarda. . sancağın üzerinde de sırma ile "Karesi Gönüllüleri" yazdırmıĢtı. Beklerim gelmezler. 9 Ayhan. askerin en kıymetli Ģeylerini taĢırdı. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını: 2801. kendimizi gereksiz kırdırırız.. Beklerim gelmezler.. Tüfeği çapraz asmıĢ.. Gittim. Mehmet Akif. sigarası. "ġu bizim hemĢehrilere bir bak bakalım.431. Ģu sırt çantalarını emniyetli bir yere koyalım. ÇamaĢırları.. diyordum ya." dedim.. kimi 8 Ersoy. çiğnetmeyecek. Hücuma Yarım saat kala Ali’ye haber verdim. Biraz sonra önde Üçpınarlı Ali. Beni görür görmez yanıma geldi: "Kumandan efendi. Baskı.

. helâlleĢiyorlardı. düğüne (savaĢa) geldik. bu vatana kurban koç yiğitler yatıyor. AkĢama doğru savaĢ durdu.. Gün bugündür. sadece dudaklar kıpırdıyordu. DövüĢtük. Aman sen bize. Herkes kendi dünyasına dönmüĢ. Gittim. Ali'ye beĢ dakika kaldığını bildirdim. Orada. Anamız bizi bugün için doğurdu... Allah!" diye düĢmanın içine bir hançer gibi daldılar. Çekeyim... bu ruhtan bir ülke çıktı: Türkiye Cumhuriyeti!. Hepsi birbirlerine sarılıyor. "Komutanım. Herkes ölüme hazırdı. Ali'ye sordum: "Neden geç kaldınız?' "Komutan Bey.. "Utandırmayın ha!.. Ali de Ģehitler arasında idi.. . tüfeklerinin dipçiklerine parmaklarını geçirircesine yapıĢmıĢ bölük hücuma hazırdı. Çoğu yakalarına artık kurumuĢ gül veya karanfil takmıĢtı. kimi bileğine sarmıĢtı. Yanıma birisi geldi.." Kısa süre sonra diĢler kenetli.. Birazdan bayramımız var. Birden bire ortalık kaynayıverdi. Üçpınarlı Ali sancağı vermiyor. Gömülen Ģehitlerin en üzerine de Ali'yi sancağına sararak yatırdım.. Ġyi dövüĢün ha!." deyince sanki siperler sarsılıverdi... DövüĢtük... "Allah. Anafartalar'da üç top çam ağacı vardır. Temiz çıkalım dedik.. baktım.. Biz buraya oynamaya değil.. DövüĢtük. Hepsi." Ali'nin bu sözlerinden sonra büyük bir sessizlik oldu... süngülerini takmıĢ. Ama sancağı öyle bir kavramıĢ ki parmakları kenetlenmiĢti.. avuçlar açılmıĢ. Bugün bizim bayramımız. diye çamaĢırlarımızı değiĢtirdik. Ola ki bir pislik bulaĢmıĢtır. "Hücuuum!. Onun için süslendik. bayrama geldik. Orada. öpüĢüyor.. hücumdan beĢ dakika önce yine haber ver. Gözler yumulu. O yüzyirmi kiĢiden. o gün onüç kiĢi sağ kalmıĢ. Anafartalar'da çam ağaçlarının altında nice memleket evlâdı. dua ediyordu. biraz sonra Cenab-ı Allah'ın huzuruna çıkacağız." dedi. O gün Ģehit olanları o ağaçların arasına gömdük. Abdest aldık. dedim olmadı!..alnına çatmıĢ. Ayrılık hediyelerini taktık..... Hakkınızı helâl edin.. Bu Anafartalar'dan. Saatime baktım.

"yabancıların figüranı" olanlar. kordon boyuna yayılarak sessizlik içinde bu iĢgali seyretti. HAL K SESSĠZCE SEYR EDĠYOR. Kendilerini "baĢrolde" görüpte... kaleleri i Ģgal ediyorlar.. günümüz deki "te slimiyetçiler" gibi . Anafartalar'da kahramanlaĢan Mustafa Kemal.. ruh ve düĢünce hastalığı!. Karaburun ve Uzunada taraf ını. daha sonra Ulusal KurtuluĢ SavaĢı ile destanlaĢtı. bu Cumhuriyet'i ve Mustafa Kemal'i yıkmak isteyenlere göre yeni tehlikeler bir "paranoya". Yunan bahriye silâhendazları (deniz piyadeleri) öğleden sonra.. me vkii müstahkemleri (savun ma tesislerini) . Kolordu Ko mutan ı Ali Nadir P a Ģa'nın " muk avemet edilme mesi" emri yüzü nden T ürk kuvvetleri kıĢlalarına çekildiler. Bu destanın içinde hainler de var: Yüzlerine "Polyanna maskesi" takıp. HÜKÜMET: "ĠġGAL E ĠNANMAYIN! " HARBĠYE NAZIRI ġakir Pa Ģa. ülke iĢgal edilirken... Yunan müfrezeleri de Yenikale'yi kontrolleri altına aldı. Halk sessiz ve üzgün se yrediyor. güzel yurdumuzu n incil erinden Ġzmir iĢgal ediliyor.. Yıllarca bu ülkenin ekmeğini yiyen. Ġndiler ve kentin çeĢitli noktalarını iĢgal ettiler. "Bu gibi Ģayialara (söylentilere) . Atatürk 'ün Samsun 'a çıkmasından dört gün önce.. "Söylentilere inanmayın" diyenler!.ġimdi. Ġngiliz birlikleri. Fransız. Ģenlikler yaptılar ve karaya çıkan Yunan silâhendazlarını büyük gösterilerle karĢıladılar. Fransız kuvvetleri Urla ve Foçalar'ı. para kazanan Ģehirdeki Rumlar ise. ĠġGAL BAġLIYOR.. Halk sokaklara. Ġngiliz. GÜNLERDEN BERĠ Ġzmir limanında toplanmakta olan yabancı harp gemilerinden öğleden sonra bahriye silâhendazları (deniz piyadeleri). ġimdi bu gerçeklere yolculuğumuz baĢlıyor. 15 M ay ıs 1919 Per Ģembe.

Ali Rıza PaĢa. SABAH SAATLERĠNDE. Kent içinde meydana gelecek direniĢleri kırmak için. Ġzmir’in Yunan kıtaları tarafından iĢgal edileceği yahut Yunanistan'dan daha evvel Ġzmir’e getirilmiĢ bulunan Yunan Kızılhaç ekiplerinin. Fakat. son dakikada tebligatta bulundu.90. iĢgal Tümeni Komutanı Albay Zafiryo 4[11]. 11 kez kurulan hükümetleri (sırasıyla Ahmet Ġzzet PaĢa. çok acele emir bekliyor.) 11 Zafiriu ya da Zafiru olarak da yazılan ad Zafiryo olarak okunuyor. Midilli limanında bekleyen Averof Zırhlısı'nda. ĠĢgalcilerle "iĢbirliği" içindeki Ġstanbul Hükümeti3[10]. Ali Nadir PaĢa. Harbiye Nezareti Ġzmir’i savunacak olan komutana hiçbir cevap vermiyor! O sırada. Ahmet Tevfik PaĢa ve Damat Ferit PaĢa) anlatmaktadır. Komutan da. basiretsiz ve aldanma eğiliminde." Komutan. el altından yerli Rumlar'dan teĢkil edip silahlandırdığı kuvvetler tarafından. "halktan duyduklarına dayanarak". resmi iĢgal. Buna rağmen. 17. telgrafında. iĢgal karĢısında nasıl hareket edeceğini Bakanlığa sorarak. komutan kararsız. Hüsnü. Ahmet Tevfik PaĢa. Ümit Yayıncılık. Salih Hulusi PaĢa.Kolordu Kumandanı Ali Nadir PaĢa. son önlemlerini yazılı emre döküyordu: "Türk mukavemetine (direniĢine) imkan bırakmamak için Ġzmir'in etrafı süratle abluka (kuĢatma) altına alınacaktır. Türk ve Rum mahalleleri birbirlerinden tecrit edilecektir." 10 "Ġstanbul Hükümeti" sözü kimi zaman genel bir ifade olup. Yunan 1. Ġstanbul Hükümeti tarafından komutana bildirilmedi.-HC. içeriden iĢgal altına alınacağı ihtimali vardır. (Merdanoğlu. s. 2006. Ulusal KurtuluĢ Süreci ve Kuvayi Milliye. Yabancı unsurların kent içinde kargaĢalık çıkarmalarına imkan bırakılmayacaktır. mütareke koĢullarında (4 yıl 21 günlük süreçte).ehemmiyet vermeyin" a çıklamasını yapıyor!. Harbiye Nezareti'ne (Savunma Bakanlığı'na) telgraf çekti. Ģöyle diyor: "Halk arasındaki Ģayialara (söylentilere) göre. Ankara. Hükümetten bilgi verilmediği için. . kendi ordusunun komutanını aldatıyor. Yunan ĠĢgal Komutanı ise. Komutanın telgrafından anlaĢıldığına göre.

Fransa. bu kez telgraf makinesinin baĢına geçti. Kolordu kumandanı. Ġzmir Yunan askeri birlikleri tarafından ĠĢgal olunacaktır.00'da.00'den itibaren iskeleleri iĢgal edecektir. sabaha karĢı Ġzmir'e hareket ediyor. Kolordu Kumandanı Ali Nadir PaĢa ile Vali Kambur Ġzzet'e bir nota ile iĢgal tebliğ edilmiĢti. maddesi gereğince. Bâbıâlî ve Harbiye Nazırı ġakir PaĢa ile konuĢmaya çalıĢtı.Yunan Tümeni. resmi muhaberata müsaade edilecektir. Ġngiliz Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Kaltorp (Calthorpe) ikinci notasını (müzik notası değil.00'de Ġzmir’e ulaĢacaklardır. BeĢler (Ġngiltere. bunun bir Yunan iĢgaline yol açacağı ısrarlı Ģayiaları vardır. saat 07. . Çıkarma kuvvetleri yarın (15 Mayıs 1919) saat 08." Ġzmir’in karĢısındaki Midilli adasındaki 1. Türkiye'yi Sevr'e götüren Paris'teki toplantılar idi.ĠĢgalin planı. Osmanlı kıtaları. "teklif diyor!). bulundukları mahallerde kalmalıdır. mors alfabesinin baĢında cevap veriyor: "iĢgal vukuuna dair Babıâli'ye verilmiĢ bir malumat (bilgi) yoktur Amiralin bu teklifi (iĢgale. ĠĢgal baĢlıyor!. sabah saatlerinde Amiral Kaltorp'un baĢkanlığında yapılan bir toplantıda kararlaĢtırılmıĢ ve saat 00. Yunan deniz silahlı müfrezeleri. Yunan askeri makamlarının emirlerini bekleyin. sansür edilmek kaydıyla. Mütareke Ģartları hükümleri icabından olmakla." "Bu gibi Ģayialara (=söylentilere) ehemmiyet vermeyiniz!" GECE YARISINA yaklaĢırken. Bir Ġngiliz deniz piyade müfrezesi tarafından iĢgal edilecek olan Telgrafhanede. Esef verici olaylara meydan vermemek üzere.." "Efendim. Ġtilaf Devletleri namına. iĢgal notasını alır almaz. Harbiye Nazırı ġakir PaĢa. Bu karar Babıâli'ye de bildirilmiĢtir. Ġtalya. "ödeme saati gelmiĢti !"5[12] 12 Bu söz. muvafakat edilmesi (=uyulması) lüzumu tabiidir. Yunanistan ve ABD) toplantısına katılan Fransız BaĢbakanı Klemenso'ya (Clemenceau) ait. "BeĢler Toplantısı". iĢgal notası!) veriyor ve "esef verici olaylara meydan verilmemesini"(!) istiyor: "Mondros Mütarekenamesinin 7.

tıpkı Irak iĢgalinde olduğu gibi. Oysa. Türk birlikleri iĢgalden hemen önce sessizce çekiliyor ve düzenli hiçbir çatıĢma olmuyor. Ordu "tek kurĢun atmadan" Ġzmir iĢgalcilere teslim ediliyor!. geriden idare etmeyi tercih ediyor. Fransız ve Ġtalyanlar geliyor. "Türkiye: Sonun BaĢlangıcı" baĢlığı altında "Türkler'e Anadolu'da küçük bir bölge bırakılabileceğini" yazıyordu: "Ġzmir’in iĢgali. Yunanlı bir iĢgal teğmeninden tokat yiyeceğini bilmiyordu!.. bugün öğleden sonra Ġtilâf Devletleri kıtaları tarafından iĢgal edilecektir. Bu bölgelerdeki komutanlar. Ġzmir'i yalnızca Yunanlılar'ın iĢgal ettiğinin propagandasını yapıyor. kolorduca verilecek emre göre hareket eyleyeceklerdir. Görüyoruz ki. Bugün bile pek çok insan. Asya ve Avrupa Türkiyesi'nin her tarafında manda yönetimlerinin kurulması ve Türkiye Devleti'nin bağımsız . emrindeki birliklere Ģu talimatı veriyor!: "Ġzmir müstahkem mevkii tahkimat bölgesi. Kolordu emri nedeniyle. neredeyse 100 yıl önceki taktik de aynı. onlara "iĢgal taĢeronluğu" yaptırıyor. esef verici olayların olmaması için(!) garnizonlarından çıkmayacaklar ve bu bölge dıĢında ve gerilerinde toplanacaklar. Yunanlılar'ı ileri sürerek. Toplar ve diğer her türlü harp malzemesi bu kıtalara teslim edilecektir. Bu ülkeler. Amerika BirleĢik Devletleri'nin (ABD) tarih boyunca Türklere hangi gözle baktığının da bir göstergesi ve dahası "tarihi bir belgesi" oldu. subaylar ve erler. iĢgale gelecek itilâf müfrezelerine gereken kolaylıklar gösterilecektir. Bu iĢgal esnasında katiyen karĢı konmayacak. Ġzmir’e çıkanların baĢında Ġngiliz. 18 Mayıs 1919 tarihli The New York Times gazetesi. Kendileri.ĠZMĠR'DEKĠ TÜRK KOMUTAN Ali Nadir PaĢa ise. Bugün yaptıkları hiç de sürpriz değil." Bu emri veren komutan daha sonra. AMERĠ KAN BASINI: "TÜRKĠYE: SO NUN BA ġLANGICI" Ġzmir’in iĢgali..

The New York Times. karĢımıza Miryokefalon SavaĢı çıkıyor Türkler'in 1071'de Anadolu'ya giri13 Ulagay. Türkler'e masa baĢında kabul ettirilen barıĢ Ģartlarının uygulanmasına geçildiğinde doğabilecek tepkilere karĢı bir tedbir niteliğindedir. Ġstanbul. "Ġzmir Türkler'in Elinden Alındı" ve "HesaplaĢma Günü YaklaĢıyor" baĢlıkları ile Ģunları yazıyordu: "Paris'ten gelen son haberlere göre. bu haberin yayınından bir gün önce. . s. (. Osman. yakında Ġmzalanacak antlaĢmalarla Avrupa'daki Türk hâkimiyetinin son kalıntıları da temizlenmiĢ olacaktır. diğer bölüm ise uluslararası bir devlet haline getirilecektir. Yunanlılar "son 750 yılın en büyük fırsatını(!) yakalamıĢtı. a.bir imparatorluk olarak varlığının ortadan kaldırılması yolunda atılan ilk adımdır. yine Amerikan basını 1919 yılında belgeleniyordu.. Türklerin "iĢini bitirmek" Ġçin.. Avrupa "Türk adını tarihten silmek" ve her türlü hilelerle boyunduruk altına almak için "masa baĢında" oyunlar oynuyordu.. (. Avrupa Türkiyesi iki bölüme ayrılarak bir bölümü Yunanistan'a verilecek. Osman. Amerikan basınının iki yıl sonra (1921'de) vurgulayacağı bu tarihi araĢtırdığımızda.47.e. "Türk’e Türk propagandası" ya da "derin devletin psikolojik savaĢının(!) ürünü" olmadığını da. Halen Ġstanbul'da bulunan Türk Sultanı'na Bursa ve civarında küçük bir bölgenin bırakılacağı tahmin edilmektedir. özel Yayın." 6[13] "MASA BAġINDA KAYBETMEK" deyiminin de. Amerikan Basınında Türk KurtuluĢ SavaĢı. Ġstanbul ve çevresini kapsamını alacak olan bu ikinci bölümün Amerika BirleĢik Devletleri mandası altında yönetilmesi öngörülmektedir.. 17 Mayıs tarihli baskısında..g. s. 14 Ulagay. Mart 1974.46.) Aynı kaynaktan verilen bir diğer habere göre.) Ġzmir ve çevresindeki bu kuvvet yığınağı."7[14] Bugün olduğu gibi yaklaĢık 100 yıl önce de.

. Haçlılarla iĢbirliği yapıp Batı Anadolu'da bazı yerleri ele geçirmiĢlerdi. Bu kehâneti savuranların ileri görüĢlü olduklarına Ģüphe yoktur. Anadolu topraklarına saldırmıĢ ve iç çekiĢmelerle zayıf düĢmüĢ Bizans Ġmparatorluğu'nun kuyusunu kazmaya baĢlamıĢtı. çocukluğumuzda öğrendiğimiz tarihimizi ne yazık ki büyüyünce unuttuğumuzu vurgulamaktır. Amerikan basınında bir "okuyucu mektubu" yayınlandı.74..(1176).8[15] TÜRKLER'ĠN KEHANETĠ olduğunu belki Ģu anda duyuyorsunuz.. Anadolu'nun Türk yurdu olduğunu ve hep böyle kalacağını kesinleĢtirdi. Türkler'i Anadolu'dan atma düĢüncesinin hayal olduğunu anladılar. Karabulut. en sonra da ġam) denir. bu amaca ulaĢmak için güçlü bir ordu hazırladı.. Miryokefalon Zaferi.Housepian) mektubuna yer verildi: "Türkler'in en parlak devirlerinde söylenmiĢ olan kâhince bir sözde Evveli ġam. 'ġam elden giderse." (Sosyal Bilgiler-6 Ġlköğretim Ders Kitabı. 3. Turgut Ercan.. (. Günümüzden 500 yıl kadar önce Selçuk Tatarları diye adlandırılan barbar bir kavim. Yazarlar: ġenünver. Küçükbaycan. Baskı Ġstanbul 2005. barbar Türkler'in eline geçmiĢti. Hatta Türkler'i Anadolu'dan çıkarabilecekleri umuduna bile kapılmıĢlardı. Bizans ordusu yenildi.) (Kaynak olarak bir "Ġlköğretim kitabım" almamın amacı bir anlamda.Ģinden 100 yıl gibi çok kısa bir zaman sonra. Bizanslılar bu yenilgiden sonra. ahîri ġam' (En önce ġam. Yüzyıllardan beri ağızdan ağıza yayılarak en ücra Türk köyündeki. bozguna uğramıĢtı. (.M. The New York Times'ın "Türkler'in Kehaneti Doğrulanıyor" baĢlıklı haberinde bu okuyucunun (M. Ancak bu zaferlerden hiçbiri kutsal yerlere bir geçit sayılan ġam'ın alınması kadar sevindirmemiĢti Türkler'i. "Türkler'i Anadolu'dan atmak" isteyen "Haçlılar" adındaki Avrupa'nın Birliği.HC) . en cahil Türk köylüsünün bile dilinden düĢmeyen bu kehânet artık gerçekleĢmek üzeredir. Uzun mücadeleler sonucunda Ġmparatorluğun baĢkenti Ġstanbul Ģehri de. Kesim.) savunma yönünden en emin bölge olarak güneyi gördüklerinden.. biz de biteriz' anlamına gelen bu sözü söylemiĢlerdir. Ġzmir'in iĢgaline giden sürecin baĢlarında (3 Kasım 1918). Bizans imparatoru. dünyanın en verimli bölgelerin15 Miryokefalon SavaĢı: "Bizanslılar. Türkler.) Bu geliĢmelerden sonra. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Türk ordusu ile Bizans ordusu Eğirdir Gölü civarında Miryokefalon (Kumdanlı) denilen yerde savaĢtı. s. Uslu ve Akay.

yanlıĢ ata oynamıĢ olacaktır.. Gandhi'nin ifadesiyle. Hem.. Amerikan derin devletinin psikolojik savaĢını uyguluyor!. Batı’nın kötü bir görüntü yara tmasına yardım etmiĢtir.HC. Böyle bir yardıma kalkıĢa n kimse. Hem.. Batı sömürücülüğünün kötü etkileri yüzünden misyonerlerimizin suçlanmıĢ olması üzücü bir olaydır.659. sömürgeci eylem ve iĢgallerini masum gösteriyor!. Bilgi Yayınevi. katillerinin baĢlarına geçirecek"10[17] idi. bu bölgelerde katliam ve ya ğmadan baĢka hiçbir Ģey yapmayan bu vahĢi insanlara kimsenin yardım elini uzatacağını sanmıyoruz. Bu okuyucu. "Amerikalı okuyucunun"(!) mektubunu incelediğimizde. Ankara. a.AMERĠKAN "DERĠN DEVLETĠ" böyle bir "okuyucuya" sahip olmak için neler vermez ki!.. Bugünkü Amerikan ve Türk medyasını okurken. Osman.30. kendi iradeleri dıĢında meydana gelen bu itibar kaybını.L. Hem. Türkler'e yardımı aklından geçireceklere gözdağı veriyor. 4 yıl sonra (Aralık 1922'de) yazar W. "Öldü sanılan Türkler. Çünkü Türkler'in dünya siyaset tarihindeki sayfaları kapanmak üzeredir.. Biz misyonerlerimizin.Westermann 11[18] imzasıyla bir itirafta bulunacaktı: "Batı'ya karĢı duyulan tepkiyi yaratmakta bizim de payımız olduğu bir gerçektir. cenaze törenleri için hazırlanan tabutlarını.. Bu mektubu yayınlayan The New York Times. Turgut. bunları unutmamalıyız. . hem de yazarın soyadı "sahte olacak" kadar anlamlıHC..e. Siyasi ve ekonomik yayılma (=sömürgeleĢme) 12[19] yöntemlerimizin zaman zaman korkunç ve pervasız niteliklere bürünmesi. 19 Kitaptaki bu ve bundan sonraki (=) iĢaretli tüm TürkçeleĢtirmeler bana ait.den birini 500 yıldır iĢgal ederek. Basım. hem de geleceği görüyor. s. Ağustos 2005. stratejik analizler yapıyor.g. ġu Çılgın Türkler. 49." 9[16] Oysa. hem çok bilgili. 18 Hem okuyucunun. s. Özakman. süper bir okuyucu ile karĢılaĢıyoruz!. kısa zamanda gidererek yararlı faaliyetlerine yen i16 17 Ulagay. Türkler'e sürekli hakaret ederek.. Hem.

Ġtalya bizi ĠĢgal etsi n" Ġstekleri ortaya çıkınca gençler. Türk Ocağı'nda toplantı yaptı. Fransa ya da Ġtalyanlar’ın iĢgal etmesini talep edelim!" deyince.228.g. Yunanistan yerine Amerika. dün gece. Ġngiltere. ülkeyi korumakla yükümlü bir komutan da gösteriyordu. Ali Kemal'in etkin olduğu Hürriyet ve Ġtilaf Fırkasından. silâhtan baĢka bizi müdafaa edecek vasıta yoktur!" Toplantıda bulunan Damat Ferit yanlısı. Ülkenin hükümetinden bile çare gelmeyeceğini anlayan gençler yeniden Türk Ocağı'nda toplandılar. Ġzmir’in Yunanistan’a ilhakını heyecanlı konuĢmalarla reddetti. "silahlı direniĢ" hazırlığına girdi . Osman. Heyete yüz vermeyen Vali izzet. Memleketi yangın yerine veririz" Aynı tepkiyi. s. Hükümetin tutumunu öğrenmek için de Ġzmir Valisi izzet Bey'e heyet gönderilmesini kararlaĢtırdılar. içlerinden bir kısmı.. Cevap bekliyorum" dedi. Ģiddetle itiraz etti: "Olmaz.. "Silahlı direniĢ" baĢlatmak için silâh isteyen 20 Ulagay. çoğunluk büyük tepki gösterdi: "Efendiler. Müsavat Gazetesi sahibi avukat Sadık Bey. Amerika temsilciliğine giderek. BaĢta Harbiye Nazırı ġakir PaĢa olmak üzere Ġstanbul Hükümeti. "13[20] ĠZMĠR'DE DĠRENĠġ Ö NCESĠ MĠTĠNG M aĢatlık'ta (M usevi M ez arlığında) dün toplanan binlerce vatanda Ģ. . "iĢgal söylentilerine inanmayın!" derken. ĠĢgali protesto ett i. a. ĠĢgalden hemen önce. "Yunan iĢgalini protesto edelim.. Gençler aralarından bir grubu temsilci seçerek. ĠĢgali haber alan "halk" tepki koymaya baĢladı.. MaĢatlık denen bölgede (MaĢatlık=Musevi Mezarlığı) büyük bir miting yapıldı. olmaz. "Her Ģeyi Sadrazam Damat Ferit PaĢa'ya yazdım. Ġngiltere.e. "Yunanistan yerine Amerika. Binlerce Türk.den baĢlamak fırsatına kavuĢacaklarına inanıyoruz.

sopa ve silahla.. Bunları zayıf düĢürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu "Bu memleketin polisi vardır. suçlu diye onu yakalayacaktır. ordusu vardır. Mondros Mütarekesi'ni bahane eden ülkenin valisi ve kolordu komutanı. Rejimi vs devrimleri benimsemiĢtir. devrimlerin ve Cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Polis gelecektir. Genç. adalet örgütü vardır" demeyecektir. asıl suçluları bırakıp. Bu günleri yaĢayan. BURSA NUTKU Türk genci. ordunun garnizondan dıĢarı çıkmamasını emrediyorlardı!. gençlere bugün için de çok anlamlı mesajını verecekti. hüznünü içinde hisseden Mustafa Kemal. doğruluğuna herkesten çok inanmıĢtır. 14 yıl sonra. askeri mahkemeye vermekle tehdit ediyor. "Demek adliyeyi de düzeltmek. gerekli dersi çıkarmıĢtı. . "Polis henüz devrim ve Cumhuriyetin polisi değildir" diye düĢünecek. Onun da tepkisi Ģöyle olmuĢtu: "Silâhlı göreceğimiz her kimseyi Divan-ı Harbe yollayacağım!" TÜRK GENCĠ VE TÜRK MĠLLETĠ! . nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır.. taĢla. Elle. Yine ı düĢünecek. jandarması vardır.gençler. ÜLKE adım adım iĢgal ediliyor. Bunların gereğine. Mahkeme onu yargılayacaktır. 5 ġubat 1933'deki Bursa Nutku'nda. "silahlı direniĢ" baĢlatmak isteyen gençleri. Hemen müdahale edecektir. onlar da bu isteği Kolordu Komutanı Nadir PaĢa'ya iletmiĢti. bazı subaylarla konuĢmuĢ. ama asla yalvarmayacaktır.

14[21] Türk 21 Metnin aslında "Türk Devleti müderridir" diyor. bir parça barıĢ bir parça sakinliğe muhtaçtır. Türk köylüsü çalıĢkandır. Türk Devleti mücadelede sabırlı ve deneyimlidir. Müdahale ve eylemimde haklıyım. Sivas'ta.eĢit haklar vererek yüzyıllarca adaletle yönetmiĢtir. "Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Türk toprağı feyyazdır(çok verimlidir). bulamadık." Onu hapse atacaklar.." ĠĢte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!. Eğer buraya haksız olarak gelmiĢsem. kayırılmasını istemeyecek. bu haksızlığı meydana getiren neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.. Yasal yollarla itirazlarını yapmakla beraber. Ancak. haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalıĢılmasını. Diyecek ki. Türk Devleti dili diline.-HC .rejime göre düzenlemek gerek!. bugünkü alfabeye çevirirken yanlıĢlık yapılmıĢ olabileceğini ve müderrib'in de "cenkte sabırlı" ve "deneyimli" anlamlarına geldiğini açıkladılar. dini dinine uymayan uluslar ı dıĢardan kıĢkırtılıp. böyle bir sözcüğü hiçbir yerde bulamadım. bana. Osmanlı arĢivi ve Osmanlıca uzmanları. baĢbakana ve Meclis'e telgraflar yağdırıp. müderri" ile "müderrib" sözcüklerinin yazı/ıĢının aynı olduğunu. Mustafa Kemal. Türk genci zekidir. kendi yayınladığı ve yazdığı Ġrade-i Milliye Gazetesi'nde de Türk genci ve milleti için Ģu gerçeği haykırıyordu: "Türk Milleti yükselmek ve ilerlemek için mandaya(sömürgeciliğe) değil. cesaretlendirilmesine karĢın yine de.

Oraya yüzbinlerce toplan ve büyük çoğunluğunu orada bütün dünyaya göster. Bütün kardeĢlerin MaĢatlıktadır. Albay Ztfiryo'nun "Ġzmir Halkına ĠĢgal Bildirisi" basılıyordu! Reddi Ġlhak temsilcileri "iĢgale DireniĢ Bildirilerini" halka dağıttılar: "EY BEDBAHT TÜRK! Wilson (ABD BaĢkanı Thomas Woodrow Wilson) prensipleri adı altında. ulusal güçler canla hoĢla çalıĢmaya devam ediyordu.00 suları idi. Bunun neticesi olarak güzel memleket Yunan'a verildi. Burada zengin. Türk mahallelerinde davullar çalınarak dağıtılmaya baĢlandı. Karar alındığı zaman saat 21. Ġlan ve ispat et." 15[22] GELĠġMELER üzerine. fakir. yükselecek ve çok fazla yükselecektir. ġĠMDĠ SANA SORUYORUZ: RUM SENDEN DAHA MI ÇOKTUR?. Buralarda Rum'un çok olduğu ve Türkler’in Yunan'a iltihakını memnuniyetle kabul edeceği söylendi. Sivas Kongresi'nin 83. 2 TeĢrini Evvel 1335 (2 Ekim 1919).3.Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe baskı. Artık kendini göster. Aynı saatlerde. âlim. YUNAN HÂKĠMĠYETĠNĠ KABULE TARAFTAR MISIN?. yıldönümünde -2002. Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti kurucuları. Buna rağmen. Anadolu Matbaası'nda bastırılan miting duyuruları.milleti bugünkü hareketi ile olgunluğunu(rüĢtünü) kanıtlamıĢtır.. halkı uyandırmak için bir miting düzenlenmesini kararlaĢtırdı. Numara: 5.. Rumlar'ın Amaltiya Matbaası'nda da. namusun çiğneniyor...) (Türkçe'leĢtirme bana ait. cahil yok. (Alıntı yaptığım kaynak: Ġrade-i Milliye.-HC) . vatanını kurtarma azmindeki yurtseverler. senin hakkın gasp ediliyor... Türkler sağdır ve uygardır ve yaĢayacak. Vakit gecikmiĢti. s. Fakat Yunan hâki22 Ġrade-i Milliye Gazetesi.

s. protestolar düzenlenmesi ve "vatan ordusuna katılım" çağrısı da yapılıyordu: "Ġzmir ve çevresi Yunan'a ilhak edilip. Ġzmir'i iĢgal 23 Güner. Millî Mücadele'de Erzurum (1918-1923). Ankara. Geri kalma! Hüsran ve piĢmanlık fayda vermez.miyetini istemeyen bir kitle-i kaahire (büyük çoğunluk) var. Ancak. Doç. 17[24] VENĠZ ELOS: "Ġ ġGAL E DAVET EDĠLDĠ K Yunanistan Ba Ģbakanı Venizelos. Son imdadımız sizin göstereceğiniz yardıma bağlıdır. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları. Limandaki savaĢ gemileri Ġse. Bu.Dr. s. Ne olup bittiğini görmeye çalıĢıyordu. kaza ve nahiye belediye baĢkanlıklarına acil telgraflar çekti. Ankara. Olgunluk ve sakinliği son derece koruyarak. Atatürk Kültür. oradaki konuĢmaları YUNAN Konsolosluğuna ihbar ediyordu. 2000. "imdat" çığlıklarının karıĢtığı bu yardım telgraflarında. Mitingler. (TürkçeleĢtirme bana ait. Orhan. Millî Mücadele Dönemi Beyannameleri ve Basını. zaten mitingin yapıldığı Musevi Mezarlığını ıĢıldaklarla tarayarak... KabataĢ. sancak. 24 Selvi. Ġzmir son ve tarihi günlerini yaĢıyor. kimsenin incinmemesine özen ve dikkat ediniz. iĢgal baĢladı. iĢgale saatler kala (14 Mayıs 1919 gecesi) bütün illere (vilâyetlere). "Bizi Yunan iĢgal etmesin de. limana giderek itilaf Devletleri temsilcileri görüĢmek istemek zorunda kaldı. telgraflarla her yere baĢvurunuz ve vatan ordusuna katılmaya hazırlanınız.HC) . Ġzmir ve ona bağlı yerler tümüyle ayakta ve heyecanda. Sayı:38. çaresizlik öyle bir boyuttaydı ki. Zekâi.73. 1990. Haluk. yüzbinlerle MaĢatlık'a koĢ ve Heyet-i Milliye'nin emrine itaat et! Ġmza: Reddi ilhak Heyeti Milliyesi" 16[23] Gece geç vakitte toplanan mitingdeki konuĢmacılar. Binlerle. Yrd. Reddi Ġlhak Heyeti Milliyesi. sana düĢen en büyük vazifedir.77. mitinge sızmıĢlar. Yunan iĢgaline karĢı "silâhlı mukavemetten" baĢka çare kalmadığını dile getirdiler. Diğerleri iĢgal etsin" diye bir heyet de. Atatürk Kültür. Yerli Rumlar da. egemenliği altına giriyor. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.

Numara:1. 8. hem de "ĠĢgal müjdesini"(!) resmi ağızlardan duymak için sabırsızlanıyorlardı. Pazar: 18 Zilhicce 1337 ve 14 Eylül Sene 1335 (14 Eylül 1919). Dünya SavaĢı'nı kaybetmesi değildi.. Yunan ordularını karĢılamak ve "takdis etmek" için derin bir sevinç içindeydiler. iĢgal edilmemesi. baĢpapazları." 18[25] ĠZMĠR'DEKĠ RUMLAR. BarıĢ Konferansı tarafından görevlendirildi. Yüzyıllardır beklenen hedefimiz ger25 "Harekât-ı Milliye’nin Esbabı(=Nedeni)". Amerikan sava Ģ gemileri de i Ģgale katılıyor. Metropolit Hrisostomos ve Anadolu'nun Yunanistan BaĢbakan. Bu ülkenin koynunda beslenen Ġzmirli Rumlar. papazlar. Bulgaristan'ın bütün kaybı ise Makedonya'daki toprağının elinden alınması olmuĢ ama Bulgaristan Bulgarlar'ın elinde kalmıĢtı. Yunanistan Konsolosluğu da. Ġzmir’i iĢgal etmek üzere.1. bağımsız birer devlet olarak varlığını sürdürmesi idi.) (TürkçeleĢtirme bana ait. hem iĢgal kuvvetlerini karĢılamak için Ģenlikler düzenliyor. insanlar birbirini kucaklayarak kutlamaya devam ediyordu. artık ihaneti gizlemiyor. Metropolit (Patrik'ten sonra gelen din adamı) Hrisostomos. aynı savaĢta bizimle birlikte ortak kadere boyun eğen Almanya ve Bulgaristan'ın silahsızlandırılmasına rağmen. Osmanlı Ġmparatorluğu'nun 1. kavaslar (elçilik görevlileri). Mavridus.Sivas Valiliği tarafından yapılan Latin alfabeli baskı. Almanlar'ın bir karıĢ toprağını düĢman çiğnememiĢ. ". Konsolosluktan gelip.00'de Metropolithane'de (Patrikhane’ye bağlı bina) olağanüstü toplantı düzenledi. dînî cemaatler ve mahalle heyetleri çağrıldı. Heyecandan titriyordu. "Avrupa'n ın birle Ģik Ülkeleri”nin görevlendirdi ğini a çıklıyor.etmeleri i çin. Ġrade-i Milliye Gazetesi. Türkiye'nin iĢgalinin gerekçesi. (Sivas Kongresi'nin 83.-HC) . Bunun en büyük kanıtı. ağlamaya baĢladı. Toplantıya. Çünkü. hızlıca salona girdi. yıldönümünde -2002. DüĢmanların gücü. kendilerini. devleti yok olmaya mahkum edecek boyutta değildi. Rum ve Yunanlı gazeteciler. saat 14. bunu mutluluk biçiminde dıĢa vuruyordu. uğultuyu susturdu ve Yunanistan BaĢbakanı Venizelos'un "iĢgal bildirisini" okumaya baĢladı: "Yunanistan.

Ġtalyan unsuruna özellikle dikkat gösterilmelidir. Ġzmir’in Yunanistan'a ilhakının yer bulmasından sonra verilmiĢtir. vatandaĢ unsurların hiçbirine karĢı husumet ve hakaret mahiyetini almayacağına eminim. diğer unsurlara karĢı kardeĢlik hisleri göstermekle eĢ anlamlı olmalıdır. Ġzmir'in Yunan iĢgali hususunda Ġtalya’nın da diğer müttefiklere katılması. bu karar. Hem ülkemizin çok önemli bir bölgesini iĢgal ediyor. gösteri. ahali arasında. ELEFTERĠOS VENĠZELOS" Bildirideki sözler. "MANDA" DEMEK. Fakat bu gösterileri. Amerikan bayraklarının heykellere asılıp. "Yüzyıllardır bekledikleri hedefleri gerçekleĢmiĢti. bugün." Amerikalılar da geri kalmıyor ve kopan bedenimizden bir parça alabilmek için Arizona adlı zırhlı savaĢ gemisini Ġzmir l imanına demirliyorlardı. Yunan iĢgal tümenlerinin gelmesi ile birlikle yerli Rum ahali de toplu bir yağma ve katliama giriĢti. " ĠġG AL" DEMEK ĠZMĠR'ĠN ĠġGALĠ. Nitekim. sonra yok edilmesi olayı önceden yaĢanıyordu.çekleĢmiĢtir. Milletimiz idrak ederler ki. Sanki. Yunanlı Küçük Asya’dan (Ġzmir’e 'Yunanlı Küçük Asya' diyor!) ricamın. faydasız kalmayacağını ve Ġzmir’i kendisine 'lhyayı Milli Ġncil'ini' getirmek suretiyle yakında ziyaret edebileceğimi ümit ederim. ABD'nin Irak'ı iĢgalinde dünya televizyonlarına yansıyan. Duyguların açığa vurulmasını önleyecek değilim. Venizelos'un dediği gibi. tarihe kayıt düĢmek için propaganda amaçlıydı. hem de Türk halkının tepkisinin kendilerine yönelmemesi için sevinci ölçülü(!) tutmaya çalıĢıyorlardı. Aksine olarak fazla sevinç. Balkan Harbi'ne kadar aynı boyunduruk altında esir bulunduğum için. Küçük Asyalı Rum kalplerinin ne derece sevinç duygularıyla dolu olacağını iyi hissediyorum. göz önüne alınmalıdır. bugün bize "müttefik" olarak gösterilen . Konferansı idare edenlerin vicdanında Enosis'in.

Ġtalyanlar'la Türkler arasında iĢbirliği olduğu belirtiliyor. 2-12 Mayıs tarihleri arasında Paris'te toplanan Yüksek Konsey toplantısında Ġngiliz BaĢbakanı Loyd Corç (Lloyd George). Wilson: "Ġtalyanlar. "hep birlikte" iĢgal etmeyi savunduğu için Ġtalya'yı bu toplantıya almamıĢlardı. Geçen gün Ġtalyanlar. Kendisi de Yunan savaĢ gemisi göndermek için izin istiyor. Anadolu'da. Balkanlar'da ezici bir üstünlük sağladılar. Venizelos bizden. Ġtalya. "tek baĢına" değil. Paris toplantısı uzun sürdü. Anadolu'da da Marmaris limanını iĢgal ettiler. Her gün saatlerce konuĢuldu." … Lloyd George: "Ġtalyanlar’a bir ders vermeli. ABD ve Fransa." … Lloyd George: "Ġtalyanlar Bulgaristan'a 30 bin asker yolladılar. Bunu izin vermeyeceğimizi göstermek gerekir. Anadolu'ya gemilerini. Antalya'dan Burdur yönüne asker sevk edi- . Yunanistan'ı kullanmayı yeğlemiĢlerdi. Türkler. Lloyd George: "Venizelos'tan bir telgraf aldım. Ġtalyan uyruğundaki korumak için gönderdiklerini söylüyor. Diğerleri.Ġngiltere ve Amerika BirleĢik Devletleri tarafından organize edildi.. Oysa. Türkiye'yi "tek baĢına iĢgali" planlıyordu. Ġtalya bu gizli toplantıda yoktu. yalnızca bir tümen göndereceklerdi. Ġzmir'i Yunanistan'ın iĢgal etmesini teklif etmiĢ. Ġngiltere. emirlerinden çıkmayacak daha güçsüz bir ülkeyi. Niçin?. planlar yapıldı. Burasını kömür istasyonu olarak kullanacaklarını söylüyorlar. bir manastırlarını korumak bahanesiyle Antalya'ya asker çıkardılar. Böylece.. Türkiye'yi düĢündüğü için mi? Hayır. ABD CumhurbaĢkanı Vilson (Wilson) ile Fransız BaĢbakanı Klemenso da (Clemenceau) kabul etmiĢti." . komutanlar çağrılarak uygulamalar gözden geçirildi. Yunanlılar'a karĢı terör uygulamaya baĢlamıĢ. Bu yüzden. Ġzmir limanına bir savaĢ gemisi göndermemizi istiyor.. öne çıkan düĢünceler Ģöyleydi.

(Yani. Amerika'da inanılmaz ölçüde Türkler'e kin beslenmektedir.. Orada katliam baĢlamıĢtır ve Yunan halkını koruyacak da kimse yoktur. Amerikan toplumunun kabul edebileceği Ģey. "manda kabul edilemez" derken. her türlü kandırmacaya karĢı çıkıyor. hiçbir zaman Atatürk'ten ve onun devrimlerinden mutlu olmamıĢtı. hilelerini o kadar güzel gizlemiĢlerdi ki. bütün dikkatimize rağmen. Fakat. eğer bize.. Çünkü bu kararla. bugün de çok sevdikleri "Ermenileri koruyacağız" gerekçesi ile. Ancak.) Ancak. çıkartmayı olup bittikten sonra öğrendik.) . Çünkü. Ġtalya gibi karıĢtırıcı bir kuvveti Anadolu'ya yerleĢtirmek tehlikeli olacaktır.yorlar. Ġstanbul Türklerin elinden alınmıĢ olacaktır.. (Evcioğlu.HC) ilkesi." … Lloyd George: "Amerikalılar Ġstanbul'u. Lozan BarıĢ AnlaĢması'nı imzalamamıĢtı. bu kentin iĢgalini de onaylar."19[26] 26 u "Wilson Prensipleri" hakkında genel bilgi: ABD tarafından Wilson Prensipleri" ile ortaya atılan "Ģelf determinasyon" (kendi kaderini tayin hakkı. Bu dönemde. s. günümüzde ABD ve AB ülkelerinin Irak’ı ve Afganistan’ı iĢgal bahaneleriyle aynı değil mi ). Umay Yayınları. Ġstanbul'un yönetimi teslim ediliyorsa. onurumuzu da kurtarıyordu.396. Kemal. itiraf ederim ki.? … Vilson “bana. halkımız. Ancak. Osmanlı bakiyesi azınlık ve ulusların Türk toprakları içinde hak öne sürmelerine yol açacak geliĢmeleri ivmelendirmiĢ ve ABD görünüĢte açık söylemese de. Amerikan toplumu bizi himayeyi kabul etmiyor!. Türkler mandayı. Amerikalılar bizi korumak için asker gönderebilirmiĢ!!. Atatürk.. Türkler arasında Amerikan mandası lehinde bir istek olduğu bilgileri veriliyor. Ġtalyanlar Anadolu'nun yarısını iĢgal etmiĢler. Amerikan kamuoyunun buna razı olacağını sanmıyorum. himayeyi istese bile. (Nasıl. Fransızlar da Suriye'yi iĢgal edeceklerdir. Ġzmir. Bir gün fark edeceğiz ki. Büyük Ortadoğu Projesi. ABD içindeki baskın sesler "Monroe Doktrinine geçiĢi savunduklarından "infirat politikası" olarak da bilinen "yalnızlık" politikasının seçilmesi üzerine Wilson. 2005. Trablus seferi sırasında da. 3u nedenle. Yunanlılar'ın Ġzmir'i ĠĢgal etmelerine izin vermeliyiz. Türkler'e karĢı Ermeniler'in ya da baĢka bir milletin korunması olabilir. Amerikalılar lütfedip kabul buyurmuyor. Birinci Dünya SavaĢı'nda da baĢarılı olamamıĢtı.

Ġ ġGAL HABERL ERĠ "PARANO YA! " ĠZMĠR VALĠSĠ izzet ise. eğer emir alırlarsa. bu haberleri çıkaranlar "hayal" görüyordu: . bu manda yetkileri. millî kuvvetleri örgütleyip. kuvvetle zannediyorum ki. Yunanistan da bir müttefiktir. Ama.… Wilson: "Mütareke koĢullarına göre. Türk gazetelerini yalanlama. Çünkü. "Sorduğunuz konular. Herkes hayal görüyor. Ġzmir'in iĢgal edileceği haberleri "paranoya" idi!. hiç olmazsa 10 yıllığına bize verilmelidir. bu bölgelerdeki Yunan nüfusu azalıyor ve tamamen kayboluyor. Köylü Gazetesi'ne tekzip gönderiyor. Türkler'in mukavemet etmemeleri gerekir. Tekzip olunur". Mütareke maddeleri." ĠZMĠR VALĠSĠ NE GÖRE. oraya kuvvet göndermek hakkını bize veriyor. BarıĢ Konferansı'nda gündeme gelmeyecektir!" Valiye göre. hiçbir direniĢ göstermeyeceklerdir." … Venizelos: "Zaten Ġzmir'de Yunan Krallığı'nın 30 bin vatandaĢı bulunmaktadır. "Bazı kötü niyetliler. bir tek o gerçekleri söylüyordu!. direniĢi baĢlatmak yerine. bu ülke halkını bugün endiĢeye sevk eden durum. bize dostça yaklaĢacaktır!" … Venizelos: "Batı Anadolu'nun nüfusu içinde Ege adalarının nüfusu da dikkate alınmalıdır.. Ġzmir halkı ise. Islahat Gazetesi'ne demeçler veriyordu. Ġzmir'in Yunanlılar tarafından iĢgal edileceği tarzında Ģayialar çıkarmıĢlardır. Eğer böyle hesaplanmazsa. Eğer Ġzmir'in güneyindeki bölge Avrupa mandasına alınacaksa.. genel politikamızı ilgilendirir ki. Çok iyi tanıdığım Türk subayları. henüz Avrupa'nın bu konuda kararları belli değildir. müttefiklerden biri için nerede tehlike bulunuyorsa. Ona göre. halkı tepkisizleĢtirme ve (Ġstanbul'daki) hükümete yaranma telaĢındaydı.

M ustafa Kemal Pa Ģa. Türk mahkemelerine Ermeni hakimler atan ıyor. bu gibi söylentileri art niyetli.. katliama uğrayacak. “bizi memnun edecek iĢaretlerin olduğunu” halka propaganda ediyordu!... Hayal dünyasında yaĢayan (Sindrella) ve kendisini yabancılara beğendirme çabasındaki (nevrotik) vali.” Tepesinde sallanan kılıç. devletin valisi için çok normaldi!. bizi memnun edecek iĢaretler vardır. kenti iĢgal edilecek. Türkler'i savunanlar g örevden al ınıyor. bağlı olduğu saç k ılından kurtulacak ve ensesine saplanacak olan vali. Genelkurmay Ba Ģkanı M ustafa Fevzi Pa Ģa. "dünyayı düzenleme" ile."Bunların nereden çıktığını bilmiyorum. namusu çiğnenecek ve Ġzmir yakılacaktı!.. Ģimdi Türkiye’ye yaptıklarını gizleyen yöneticiler gibi. tıpkı bugünkü Avrupa Birliği ve ABD gibi(!). Patrikhane azıtıyor.. KuĢkusuz. Yunanistan "Ru m n ü fu s var" gerek çesiyle Ġstanbul ve Edirne'yi de istiyor. "cihanı tanzim" ile uğraĢıyordu. BarıĢ Konferansı. az sonra. MUSTAFA KEMAL .. Dönemin "Nevrotik Sindrellası" vali. Lanet!. HARBĠYE NAZIRI(Savunma Bakanı) ġakir PaĢa ile görüĢ ayrılığına düĢen Genelkurmay BaĢkanı Mustafa Fevzi PaĢa ani .. Samsun 'a git meye haz ırlanıyor. Tıpkı Avrupa Birliği’nin. yerine Cevat Pa Ģa getirildi. DAMAT FERĠT'LE YEME KTE.... Aksine. BarıĢ Konferansı'nın "gayet adilâne" karar almasını bekliyordu!: "Bu dakikaya kadar. Oysa. zihinleri hayalet ile dolu birtak ım insanlar... az sonra... Yani.. alınacak kararın ters olacağına iliĢkin de bir iĢaret (emare) mevcut değildir. "Yenidünya düzeni!" ile. Türkiye’nin iĢgalini kararlaĢtırmıĢ ve son düzenlemeleri yapan “ĠĢgal Konferansı”nı (yasal adı BarıĢ Konferansı) savunuyordu. Ve bu. ani bir emirle görevinden al ınarak. temiz ve saf insanları kandırmak maksadıyla yaymaktadır. devletimizin menfaatlerine aykırı Avrupa'ca hiçbir karar olmadığı gibi. Bugünkü adıyla." Ona göre..

"yetkiyi alsa da emir vereceği ordu kalmadı" düĢüncesiyle bu yetkiyi kendisine tanıdılar. artık her türlü rezalet yapılıyordu. Teslimiyet. Ordu müfettiĢliğine atanan Mustafa Kemal. NiĢantaĢı'nda Sadrazam Damat Ferit PaĢa'nın evinde idi. kahveler içiliyordu.bir emirle görevinden alınarak. Zaten nerede kuvvet kald ı ki?" Mustafa Kemal. Görevden alınan Mustafa Fevzi PaĢa. Biraz abartılıdır sanıyorum. müfettiĢlik yetkisi içinde "tüm Doğu illerindeki komutan ve valilere doğrudan emir verme yetkisinin" de olmasını istiyordu. MUSTAFA KEMAL ise. yerine Tevfik PaĢa Hükümeti'nde Savunma Bakanlığı yapan Cevdet PaĢa atandı. TeĢvikiye'ye doğru yürürken. ġimdiden isabetli bir Ģey söyleyememekten korkarım. "Ġngiliz raporlarına göre. Yerinde yapacağım inceleme ile bunları hallederiz... kenara çekilinmiĢ. bu arada. Damat Ferit PaĢa'nın NiĢantaĢı'ndaki konağından birlikte çıkan Cevat (Çobanlı) PaĢa. "Efendim" dedi. Avrupalıları kırmamak ve öfkesini çekmemek için. direniĢ gösterme" emrine karĢı çıkıyordu. Özel toplantıya. yeni görevinin mahiyeti nedir? Neler yapmak istiyorsun?" 9. PaĢa tabii o mıntıkadaki kuvvete kumanda edecektir. Yemekler yenmiĢ. Samsun ve havalisinde bazı karıĢıklıklar varmıĢ. Kendisini Ġstanbul'dan uzaklaĢtırmak isteyen Damat Ferit. Mustafa Kemal'e döndü: "Bir Ģey mi yapacaksın Kemal?" . yeni atanan "teslimiyetçi genelkurmay baĢkanı" Cevat PaĢa da katılıyordu." Teslimiyetçi Genelkurmay BaĢkanı. Damat Ferit bir harita istedi. gelen harita üzerinde konuĢmaya baĢladı: "PaĢa. Ġzmir'in iĢgaline karĢı "direniĢ gösterilmesi" gerektiğini savunuyordu. düĢmana karĢı en temel görevini yapmak isteyen bir genelkurmay baĢkanı bile artık görevinde tutulmuyordu. Ġzmir Kolordu Komutanı Nadir PaĢa'ya verilen "silahları teslim et. her yere sindiği için. hiçbir ümit taĢımıyordu: "Efendim. Fevzi PaĢa.

önümde geniĢ bir âlem."22[29] 27 Ġstiklal Harbi Gazetesi.) Mustafa Kemal. 28 Öztürk. s. Prof. haysiyetsiz ve korkak" dediği Hükümetin baĢındaki Damat Ferit ile yemekte buluĢması. Nutuk'ta. görevi gereğiydi. toplum önünde bir araya gelip. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. "âciz. Atatürk Kültür. bir Ģey yapacağım!" "Allah muvaffak etsin. 28 ġubat post-modern darbesi öncesinde de Ġsmail Hakkı Karadayı PaĢa. 15 Mayıs 1919. Utkan. Yakın tarihimizde de.61. Ġstanbul. 1999. iktidardan indirecekleri politikacılar ile görüĢüyor. yüce saltanata maalesef leke olan bir millet haini. Dr. daha sonra Damat Ferit hakkında düĢündüklerini Ģöyle dile getirecekti: “. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Kafes açılmıĢ. Ankara. Kasım 2005. Cilt:4 (1919). yine de hatırlatmakta yarar var.. millet düĢmanı bir hükümet iktidar mevkiinde duruyor. ATO Yayını."21[28] (Mustafa Kemal'in. bakanlıktan çıkarken heyecandan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesine KarĢı AyaklananlarBaĢkaldıranlar. Kocatürk.5 29 Atatürk'ün Bütün Eserleri. Ġbrahim Sadi. hodbin (=kibirli) bir hanedan mensubu Ģahıs. sabit fikirleri ve hayvani inadıyla vatan ve milleti. tokalaĢıyorlardı.. Damat Ferit PaĢa gibi cahil.127. Atatürk'le karĢılaĢtırılamayacak örnekler ama. Ankara. bu arada saltanat makamını da muhakkak bir uçuruma sürüklüyor.ne yazık ki Ġstanbul'da. kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuĢ gibiydim. haris (=hırslı). 12 Eylül Ġhtilâli öncesi Kenan Evren PaĢa. 300 milyon Müslüman'ın bugün büyük umutla baktığı hilafet makamında vatan. Kasım 2000. milletsiz saltanat olamayacağı için. s." "Mutlaka muvaffak olacağız!"20[27] Mustafa Kemal "kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuĢ gibiydi!: "Tarih bana öyle uygun koĢullar hazırlamıĢ ki. Kaynak Yayınları. s. ."Evet PaĢam.

03. Bakınız: Dilek. Aktaran: Prof. Zeki. 2005. 2. Atatürk Kültür. bağımsızlık ve toprak bütünlüğü için bir atılımdır" görüĢündeydi. Sonyel ("Ġngiliz Belgelerinde Milli Mücadele ve Mustafa Kemal Atatürk. Ankara.09.1920. aslında farklı düĢünmüyordu. Baskı. Mustafa Kemal'inki ise en kötüsüyle. Dr. 30 Ġngiliz Devlet ArĢivleri. FO 371/4158/130700: Ġstanbul'dan Londra'ya yazı. . 1919-1923"). Salâhi R. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. "Ferit PaĢa'nın siyaseti ancak Türkiye'nin bölünmesine yol açar.Damat Ferit'i "iĢbirlikçi" yapan Ġngilizler de. 10 Kasım'larda Atatürk'ü Anmak ve Anlamak. Damat Ferit'le Mustafa Kemal'i kıyaslayan Ġngilizler.229. 23[30] Bu yüzden de Damat Ferit'i çıkarları uğranda "kullanmaya" devam ediyorlardı. s.

bu basın toplantısını verirken. 19 Kasım 1918 tarihli nüshasında. Minber. vatanın emsalini yetiĢtirmekte cömertlik göstermediği birkaç müstesna zekâdan biri ve hattâ birincisi. münhasıran kendisi olmasına rağmen. en az takdire mazhar olan yine kendisidir. devlet idaresi ile ilgili fikirlerini açıklamıĢtı. Minber Gazetesi. Fakat kime kabahat bulalım? Kendisi o kadar Ģöhretten kaçan. Ve bu suret- . o derece mahviyetkârdır ki. bir basın toplantısı yaparak. Mustafa Kemal'i okurlarına Ģöyle tanıtıyordu: Dokuzuncu Ordu MüfettiĢliği'ne tayin edildiğini bildirdiğimiz Mustafa Kemal PaĢa. Milletin ve memleketin en ziyâde hayırhah evlâdından olduğu halde. Mustafa Kemal PaĢa hakkında da Ģunları yazmıĢtır: "Ġtiraf edelim ki. mütarekenin imzalanmasından 13 gün sonra döndüğünde. bu hakikati pek çok zaman ifĢa etmedi. Zaman ve Vakit gazetelerinde beyanatı neĢredilen Kemal PaĢa'dır.MUSTAFA KEMAL KĠ MDĠR? Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Anafartalar’ın yegâne müdafii ve Ġstanbul'un kurtarıcısı.

bu grubun lağvedilmesi üzerine Ġstanbul'a dönmüĢtür. Ġstanbul'u korumuĢtur." Minber gazetesi. Anadolu'nun doğusunda vazife alan Mustafa Kemal PaĢa." Mustafa Kemal PaĢa. 2. Ordu Kumandanlıklarını da yapan PaĢa. çapulcuların inhisarcı hisselerine kaydedildi. Ģu cümle ile sona erdirmiĢti: "Herhalde istiklal-i vatan Mustafa Kemal PaĢa'dan büyük hizmetler beklemekte haklıdır. bütün muvaffakiyetin Ģan ve Ģerefleri. . Bitlis ve MuĢ'u da düĢmandan geri almıĢtır.te. mütarekede. 31 Ekim 1918'de. Bundan sonra. Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığına tayin edilmiĢ. ve 7. Mustafa Kemal PaĢa'yı anlatan bu makalesini. Çanakkale savaĢları sırasında Anafartalar'da Ġngiliz çıkarma birliklerini durdurmuĢ.

25[32] Hain ve iĢbirlikçi Damat Ferit'in kendisi 31 800 BĠ N ERMENĠ KATLEDĠL- Nutuk (Söylev). . Prof. Yunanistan yeni iĢgaller istiyordu. o tarihte. askeri mahkemelere bile Ermeni hâkim atanabiliyor patrikhâne azıtıyor." (Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Ġngiliz ĠliĢkileri 1896-1922. Günümüz Diline Çevirip Basıma Hazırlayan: Ord. Ġngilizler'in hoĢuna gitmediğinden dolayı bu gibi yayınlara devam ettiğim taktirde öldürüleceğime dair gönderilen tehdit mektubunun çevirilmiĢ bir kopyası birlikte sunulmuĢtur.. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu." Mustafa Kemal24[31] SÖZDE TÜRK(! ) HAĠN BAKAN: "TÜRKĠYE'DE DĠ! . Ermeni iddialarını belgelerle yalanlayanların makalelerinin yayınlanmasına dahi izin verilmiyordu. s. Ankara. s. 1 Aralık 1915'te Refet Bey Ģöyle anlatıyor: "Makalem. Gazi Mustafa Kemal Atatürk.C. Bunun bir örneğini. Türk yurdunda Türkler"! savunanlar görevlerinden alınıyor. Dr. 2006. BaĢbakanlık Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü Yayını. 2006. öç alma düĢüncesiyle her yerde acımasızca öldürme ve yok etm-î yolunu tutmakta idiler. Tam tersine güney bölgelerinde yabancı kuvvetlerce silahlandırılan Ermeniler. koruyucularından yüz bularak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmakta idiler. 191. yazı ile olsun meĢru müdafaayı bile insana ve Ġslâm'a vermek Ġstemiyorlar." BU GELĠġMELER YAġANIRKEN. Bugünde ermeni soykırımı Ġddiası" olarak karĢımıza getirilen konu. "Ermeni mezalimi" olarak Türkler’in önüne konuyordu. T. ADD Yayını."KuĢku edilmemek gerekir ki. Ankara. 32 Devlet arĢivlerindeki belgeler bugüne de ıĢık tutuyor. Ermeni kırımı üzerine söylenen sözler gerçeğe uygun değildi. Azgın bir köpek gibi kuduran kana susamıĢ Ġngilizler.

. bu sözleri ile Paris'te çalıĢan Büyük Ermenistan kurma hayallerine hizmet etmiĢ ve hiç kuĢkusuz bu hizmet ile ödülsüz kalmamıĢtır.. Galata'da yayınlanan Fransızca bir gazeteye.)" 33 "Ferit PaĢa'nın Rüfekayı Hıyaneti" (Ferit PaĢa'nın ArkadaĢlarının ihaneti).gibi hain içiĢleri Bakanı Cemal Bey de. Osmanlı Devleti'nin bir bakanı sıfat ve yetkisiyle Fransızca bir gazeteye tamamı kayd ile 800 bin Ermeni'nin katledildiğini açıklayan bu akılsız. Türkiye'de (tamamı 800 bin) Ermeni katledildiğini açıklamıĢ. Ermeniler'in sizden intikam alacağı vakit geldiğinde.. yıllar sonrasını da görmüĢtü.1.. kâfir ve tutucu bir millet olarak sizler cesur Ermeniler'in öfkesi karĢısında havalara sıçrayacaksmız.-HC) .(. Ermeni kırımı üzerine söy107. Ermeni davasını Paris'teki Bousturyar PaĢa'dan daha ateĢli bir kalp ile savunurken masum Türk Milleti'nin soyluluğuna çirkin bir iftira lekesi sürmüĢtür. ağır biçimde Ģöyle eleĢtiriyordu: "Ferit PaĢa Kabinesi'nde içiĢleri Bakanı sıfatıyla aziz milletimizin bağımsızlık ve geleceğini yok etmeye azimli hainlerden biri olan Cemal Bey. Mustafa Kemal. o cehennemlik kafana bir kurĢun sıkacağım ve bu hareket benim hayâtıma mal olsa bile asla umursamayacağım. Mustafa Kemal. yıllar sonra da ödülsüz kalmayacaktı!. Ġstanbul'daki Türkçe gazeteleri bırakarak. (Türkçe'leĢtirme bana ait. Ġrade-i Milliye Gazetesi. yazık ki. yabancı kamuoyunu etkilemek için hain telkinlerde bulunmak üzere.. Siz Türklerin ne zalim ve haramzade olduğunu bütün dünya bilir. 2 Ekim 1919. yıllar sonra Nutuk'ta bu konuya daha da açıklık getirdi: "KuĢku edilmemek gerekir ki. ASALA terör örgütünün yıllar sonra Türk diplomatlarını katletmesini daha iyi anlamamızı sağlıyor: "Seni gidi canavar! Mahalli gazetelerde Ermeniler hakkında yayınlattırdığın kanlı makalelerine son vermediğin taktirde." 26[33] Kemal PaĢa'nın dehası.) Refet Beye bir Ġngiliz tarafından gönderilen tehdit mektubundaki sözler de. vicdansız bakan. "Türkiye'de 800 bin Ermeni katledildi' diyebiliyordu. Bu tür hizmetler. bu iĢbirlikçi ĠçiĢleri Bakanını. Sivas'ta kendi yayınladığı Ġrade-i Milliye Gazetesi'nde. s.. Kendinizi masum kuzu gibi halka tanıtmanıza gerek yoktur. Erivan'dan tehcir ve doğu illerinin enkaz ve harabesi altında Ermeni mezalimi ve ihanetinin kurbanları olan yüzbinlerce Müslüman kardeĢimizin iskeletleri ortadayken. ilk icraatına milletin namus ve tarihini lekelemekle baĢlamıĢ.

Adana ili içindeki Müslümanlar. bu olay üzerine Ġstanbul'daki temsilciliklerine çektikleri tel. Dr. Öç alma düĢüncesiyle her yerde acımasızca öldürme ve yok etme yolunu tutmakta idiler. "Bu konuyla Ġlgili belgeler ve tarihi gerçekler Türkler'den yana. BAġKANI TÜRKĠ YE' YĠ DÖRDE BÖLÜ- YIL 2005. Saat 22. Ankara. s. Kanaltürk Televizyonu. 23 Aralık 2005 Cuma. acıma duygularını uyandıracak nitelikte iken. Ceviz Kabuğu Programı. Yirmi gün süren MaraĢ kırımında Müslümanlarla birlikte..191. yalanlanamaz biçimde göstermekte idi.30.lenen sözler gerçeğe uygun değildi.. Ceviz Kabuğu Programı'nda "Ermeniler'in 524 bin Türk'ü soykırıma uğrattığını" açıkladı. bu yüzden meydana gelmiĢti. her dakika ölüm tehlikesiyle karĢı karĢıya idiler. koruyucularından yüz bularak bulundukları yerlerdeki Müslümanlar'a saldırmakta idiler. Ermeniler'in Türkler'e yaptığı soykırımın belgeleri açıklandı. kent içinde kalan Amerikalılar'ın. olayların tam tersini ileri sürmek ve bundan vazgeçilmesini istemek gibi bir davranıĢa nasıl güvenilebilirdi?" 27[34] ABD YOR! .e. Canını ve bağımsızlığını korumaktan baĢka bir Ģey istemeyen Müslümanlar'a karĢı uygulanan bu kıyım ve yok etme politikası. Müslümanlar ancak namuslarını ve yaĢamlarını korumak kaygısıyla karĢı koymuĢlar ve savunmada bulunmuĢlardı.g. Yabancı kuvvetlerle birleĢen Ermeniler.. Ermeni TaĢnak örgütlerinin 3-4 yıl Ġçinde katlettiği 524 bin 34 35 Nutuk (Söylev). Yusuf Sarınay. uygar insanlığın dikkatini çekecek. Tam tersine güney bölgelerinde yabancı kuvvetlerce silahlandırılan Ermeniler. top ve ağır makineli tüfeklerle MaraĢ gibi eski bir Müslüman kentini yerle bir etmiĢlerdi. Binlerce güçsüz ve günahsız ana ve çocukları tepeleyip yok etmiĢlerdi. MaraĢ'taki o acıklı olay. bu acıklı olayı yaratanları. 28[35] Devlet ArĢivleri Genel Müdürü Doç. . a. Tarihte bir benzeri görülmemiĢ olan bu yırtıcılığı yapanlar Ermeniler'di. tepeden tırnağa kadar silahlandırılan Ermeniler'in süngü baskısı altında.

23 Ağustos 1990'da. çok önemli belgeleri -bir kez daha. 1920 yılında DıĢiĢleri Bakanlığı'nın Kafkasya Bölümü'ne hazırlattığı. Ermeniler'in sürekli kullandıkları. Emekli Büyükelçi ve tarih araĢtırmacısı Bilâl ġimĢir. "soykırımı tanımamız Ģartını anayasa hükmü haline getirdiğini" söyledi. Türk Ordusu'ndan kaçan Ermeni birlikleri Fransız ve Rus üniforması giyerek Türk Ordusu'na karĢı savaĢtılar. ama belgeleyemediğimiz. Prof. Ġlber Ortaylı da. Oysa ressam. GeçmiĢleri kasaplıklarla doludur. tam üyelik için iyi iliĢkiler kurmamızı Ģart koĢtuğu Ermenistan'ın. National Geographic'de yayımlanmıĢ sahte görüntüler de var. Bunun ezikliğinden kurtulmak istiyorlar. Ģunları söyledi: "AB bir kasaplar kulübüdür. açlık içindedirler. Hazırladığımız belgeselde bunların görüntüleri var.topluma sundu: "ABD BaĢkanı Wilson'un. Kürdistan ve diğer etnik parçalar) harita Türk halkından gizleniyor. böyle bir genosit damgası adamın üstünde kalır." Ermeni belgeseli hazırlayan yazar Sadık Usta da aynı programda. AB gelip geçer. Aslında en büyük tehcir Türkler'e ve Müslümanlar'a yapılmıĢtır. Tarih bir sürü birliği. Lazistan. Türkler'in zulmünden kaçan Ermeniler'in giysileri lime limedir. AB'nin. 1904 yılında öldü. Dr. Bunları bir Rus ressamının. faili belli olmayanları bu listeye dahil etmedik. bu tarihten çok önce. politik yapılanmaları sürükler götürür ama. Kendi soykırım suçlarını bize yaymak Ġstiyorlar.Türk ve Müslüman nüfusun listesini çıkardık. 1912'de Edirne'nin iĢgali ile milyonlarca Türk'e iĢkence yapılmıĢtır. 2 milyona yakın kayıp var. kafataslarından oluĢan bir piramit resmi var. 1915 sözde Ermeni soykırımına atfen yaptığı söyleniyor." . Ama fotoğrafta gördüğünüz gibi iç mintanları tertemiz. Suratları ise pudralanmıĢtır. Nüfus bilimcilerin ve Justin McCarty'nin de söylediği gibi." Yine Ceviz Kabuğu'nda. bu durumun yorumunu yaparken. Türkiye'yi dörde bölen (Ermenistan.

2006'da da aynı harita ortaya çıktı. Bu haritadan 86 yıl sonra. yabancı bile olsalar. zulüm yaptıkları iddiası ile tutuklamalar yapılıyor.) Tekrar 1919'a dönüyoruz. "Ermeni mezalimi iddiaları çok fazla büyütülüyor" diyenleri.Asla bölücü emellerinden vazgeçmeyen ABD. her fırsatta baĢka adlar ve projeler adı altında (en son. Ermeniler'e iĢkence. görevlerinden aldırıyordu. Amerikan Robert College (Kolej) müdürü Dr. Ermeni cemaati protesto ediyor. (Amerikalı subayların bu çalıĢmalarını ve yaptıkları haritayı ilerleyen sayfalarda vereceğim. milletvekil- . Bunlardan biri de. bunların arasında Prof Fuad Köprülü. Gates idi. BOP denen "Büyük Ortadoğu Projesi") ısrarını sürdürüyor. Mahkemeler bile sömürgecilerin etkisine girmiĢti.

. felâketle karĢı karĢıya bulunmaktadır. Gerçekte dimağları (=beyinleri) . Türkiye parçalanacak. Türk makamları. tarzında türlü iftiraları icat ettikleri bu formülü tekrarlayarak kamuoyunu iğfale (=kandırmaya) kalkıĢtılar. Maksat bu idi ve bu zalim gayeye varmak için hatır ve hayale gelmeyen her türlü tedbirlere müracaat edildi ve hususta Batı'nın bazı hükümetleri ve siyâsi kiĢileri bunun böyle olmasında ısrar ediyordu ve bugün de ısrar ediyor. Her türlü iftirayı icat etmekten daha kolay bir Ģey olamazdı. hattâ kendi milletlerinin gözünden gizlemek için baĢvurmadıkları tedbir kalmadı. hareket baĢladı. Mustafa Kemal. Anadolu içlerindeki biz Rumlar. Galip devletler de aynı biçimde düĢünüyordu. Artık maskeler atıldı. "Anadolu'da Hıristiyanlar. Askerî mahkemeye bile. Bu teĢebbüslerinde muvaffak (=baĢarılı) olacaklarını zannettiler. Hıristiyanlar'a ekmek vermiyor. Tam bir siyâsi bağımsızlık anavatanımızın garantisi. tüccarlar ve gazeteciler de bulunuyordu.. Ermeniler'e zulüm yaptıkları iddia edilen Türkleri yargılamak için Garabet Ayciyan adlı bir ermeni atanıyordu. Tam bağımsızlık istiyorlardı!. Türkler vahĢidir. Yunanistan BaĢbakanı Venizelos'a baĢvuruyordu: "Ġzmir ile Bursa. Bu muhakkaktır. Konya'da çeteler Hıristiyan evlerini basıyor." Ġzmir'den baĢlayan "iĢgal bölgesini geniĢletmek" amacıyla yapılan faaliyetler arasında.Karar verildi..leri. Rum Heyetleri'nin Ġstanbul'daki Yunan derneklerinde yaptığı toplantılar da önemli yer tutuyordu. barbarlarla birlikte yaĢamaya devam edemeyiz. sefil ve periĢan edilecektir. zâlimdir.." Türkler barbardı!. çağdaĢlığın gereklerini kabule müsait değildir. alçak. Çünkü Türkiye'nin hayat kabiliyetinden tamamen mahrum olduğunu zannediyorlardı. Yunanistan'a kavuĢurken. Açlıktan(!) ölme tehlikesi vardır. Bu tür hareketlerini cihan manzarasında mazur göstermek ve. Türkiye halkı esir. FENER RUM PATRĠKHÂNESĠ DE boĢ durmuyor. ortalığı karıĢtırıcı açıklamalar yapıyordu. büyük devletlerin de himayesi altında iĢlerimizi yürütmek hakkını istiyoruz. Halbuki düĢmanlarımız bu zanlarında tamamen aldanmıĢlardır. daha sonra bu durumu Ģöyle açıklayacaktı: ". Bunlar..

Ankara.32.40'da. karaya çıktı. sözde Kürdistan kur ma hedefleri ve PKK terörünü desteklemelerine ne kadar benziyor de ğil mi?. Elen çocukları! Bugün ecdat (=ata) topraklarını yeniden fethetmekle.. Ben de bir bardak Türk kanı içmekle onlara karĢı kin ve nefretimi teskin etmiĢ C= yatıĢtırmıĢ) olacağım.. ilk iĢgalci. (Avrupalıların bugün de."29[36] "RUM NÜFUS VAR" gerekçesini ileri süren Yunanistan da. Doç. abartılı bir törenle "takdis" etti.. "iĢgal" değil. Metropolit Hrisostomos. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. saat 08. 1999. bütün Azizler sizin arkanızda olacak. tuz serpti.30'da limana girdiler. Ġsa’nın en büyük mucizesini göstermiĢ oluyorsunuz. "Kürt nüf us var" gerekçesiyle. Yunanlılar'ı. Ancak kullandıkları deyim. Bu uğurda ne kadar Türk kanı döküp. içerseniz.birtakım hırslı duyguların dalgalandığı yer olan insanların anlayıĢı ile birtakım bâtıl (=temelsiz) zanlarla gerçeği değiĢtirmek ve hakkı söndürmek mümkün değildir ve bugüne kadar kâinatta buna imkân bulunmamıĢtır. C ĠNAYET VE Ġ ġKENCELER YUNAN ĠġGAL KUVVETLERĠ'NĠ taĢıyan gemiler. ) BĠRLEġMĠġ AVRUPA'NIN KENCE KRĠTERĠ" UYGUL AD IĞI "Ġġ- KATLĠAM. buyurunuz. Dr. Sonra askerlere seslendi: "Asker evlatlarım.. saat 07. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri'nin Konular indeksi. Atalarınızın toprak36 Evsile. . ilk çıkan iĢgal taburunu. "kentin kendilerine terk edilmesi" idi. Atatürk Kültür. s. artık Edirne'nin üçte ikisinin Rum olduğunu iddia ederek Edirne ve Ġstanbul'u da iĢgal etmek istiyordu. Haydi. o kadar sevaba girmiĢ olacaksınız. Mehmet. Ġzmir'in yerlisi Rumlar limanda sevinç gösterileri yaparak karĢıladı. Yunan bayrağını öptü.

Bu iĢkenceler ve insanlık dıĢı askeri faaliyetler. ellerine kırbaçlar verilerek kendi eĢlerini dövmeye zorlanmıĢlardır."gaz" veriyordu!. iĢgal kuvveti içinde yer alarak iĢkencenin göbeğinde yer aldı. s. Kuvayi Milliye’nin KuruluĢu (En Uzun 15 Gün.225. BırakıĢması) ile Türk ordusu silahsızlandırılmıĢ ve dağıtılmıĢtı. s. "Sessiz kalan dünyayı ve Avrupa'yı utandırması gereken" iĢkencelerden bir kısmını kayıtlara bir kez daha geçirelim: ". Ġstanbul Hükümeti'nin içiĢleri Bakanlığı tarafından..Orhangazi'de çırılçıplak soyulan erkekler. (15 Ekim 1921 tarihli rapor) 37 CoĢkun. Alev. -halk deyiĢiyle. Sözde din adamının söylediği "içilecek Türk kanı". ÖdemiĢ DireniĢi). Filistin'de yapılanlara olduğu gibi. karĢısına çıkacak masum sivilleri katletmek için geliyordu. bugün Irak'ta. "Türkiye'de Yunan Fecayit' adıyla iki ciltlik iĢkence kitabı biçiminde yayınlandı. Ġstanbul. Dahası. yakalanan askerler ya kurĢuna diziliyor ya da bıçaklanıyordu. Cumhuriyet Kitapları. iĢgal ordusu yalnızca. Büyük bir hızla öldürme ve yağma baĢlatılmıĢtı. karakollarda polisler boğazlanıyor. Yunan ordusu sanki cesurca Türk ordusuyla savaĢmaya geliyormuĢ gibi. Oysa. zincirlere bağlanarak denize atılıp öldürülmeye baĢladı." 30[37] Hrisostomos. Mondros Mütarekesi (AteĢkesi.. Sütçü Ahmet Ağa Cedit Mahallesi'nde parçalanıyor. "BirleĢmiĢ Avrupa'nın iĢkence kriteri" ile karĢılaĢan dünya. . Ġstanbul. Türk balıkçılar ve sandalcılar. direnenlerin bir kısmı bulunan kuyulara atılıyor.lan sizleri bekliyor. savaĢ meydanında olmayan masum kadın ve çocukların kanıydı!. Karaduman. ĠġKENCELER daha sonra büyüyerek devam edecekti. Sanat Okulu öğrencisi Ġhsan (Efendi) boğazlanarak öldürülüyor. Resmi belgelere göre. Atatürk Devrimi (Osmanlı Ġmparatorluğu’ndan ÇağdaĢ Türkiye Cumhuriyeti'ne). 158. Yerli Rumlar yan yana yaĢadığı Türkler'in evlerini basıp kızların ve kadınların ırzına geçiyordu. iĢgal döneminde Türkler'e yapılanlara da göz yumdu. Nitekim. susarak destekledi. Ekim 2006. Kordon boyunda birçok ceset karaya vurmaya baĢlamıĢtı. Ekim 2005.. Günizi Yayıncılık. Kısa bir zaman içinde bu kanın içinde boğulacaklarını hiç tahmin bile etmiyorlardı!. Hıristiyan azizlerin desteğini almasına gereksinimi yoktu!. Fethi.

kız. Çalcı Köy'e toplamıĢlardır. genç kızların göğüslerini 'keserek kebap yapmıĢlardır. BaĢlarında bir teğmen vardı. Hepsi durmadan dövülüyordu. AraĢtırma Kurulu tarafından yakalanan bir Yunanlı'nın çantasından bir avuç kınalı kadın parmağı. Emine kızı Nerime (süngü ile delik deĢik). Celal Efendi'nin torunu 4 yaĢındaki Nigâr (kazığa vurularak). Arnavut Mehmet ÇavuĢ'un 9 kiĢilik bütün ailesi (balta ile). bir küçük yığın haline getirilmiĢ ve kesik baĢ bu yığın üzerine konulmuĢtur. deliklere tahta parçası sokulduğu yazılıdır. 29 Mayıs 1921 tarihli baĢka bir raporda. süngü ucuna taktıkları bebekleri kuzu kızartır gibi ateĢlere tutmuĢlar. Emine kızı Hatice (süngü ile). fakat ölüm pahasına bunu yapmayan delikanlıları süngüleyerek öldürmüĢler. bilezikler ve altınlar çıkmıĢtır. Çınarcık'ta öldürülen 24 kiĢinin adları verilmektedir. (19 Ekim 1921 tarihli rapora göre) AĢağı ve Yukarı Karadere'de 70 yaĢındaki bir kadının' doğranmıĢ parçaları. anneleri erkek evlatlarına peĢkeĢ çekmek istemiĢler. çocuk ve erkekler süngülerle dürtülerek meydanlığa toplandı.Yerli Rumlar'la birlikte Çınarcık köyünü çeviren Yunanlılar. Yunanlı Teğmenin Türkler'e yaptığı zulmü anlatmaktadır: Türkler evlerine girip kapıları kapayınca Yunanlılar köye girdiler ve hemen bütün evlere taksim oldular. Genç kızlara feci sarkıntılıklar yapılıyor ve elbiseleri sün- . Ġngiliz Subayı. (24 Nisan 1921 tarihli rapordan) Cihanköy'de 5 yaĢına kadar olan çocuklar evlerinden toplanarak annelerinin gözleri önünde süngüye takılıp diri diri ateĢe atılmıĢlardır. (15 Mayıs 1921 tarihli rapor) 13 Nisan 1921'de Yunanlılar'ın yerli Rumlar'dan kurduğu çeteler. Bunlardan kadın olanların adları ve öldürülme biçimi Ģöyle sıralanmaktadır: Ġmam Hafız'ın kızı Emine (baĢı kesilerek). Yeniköy'de tutulan raporda. Erkekler de toplu olarak oraya getirilerek ağaçların altına serilmiĢ yataklarda. Evden çıkarılan kadın. Ġbrahim ÇavuĢ'un annesi Fadime (yakılarak). çevre köylerden bütün genç kızları. 70 yaĢındaki bir kadının üzerine erkek uzuvları konulduğu. 13 yaĢına kadar olan bir genç kızın memelerinin delindiği. kurĢun tehdidi altında yapılan âlemleri seyre mecbur tutulmuĢlardır.

kadınlar bağırıp çağırıyorlardı. (…) Kızlar.) Hava kararıncaya kadar vahĢet devam etti. Tüylerim diken diken olarak daha feci manzaralara Ģahit oldum. Bu vahĢete neden lüzum gördüğünü sordum.Gehri'nin 10 Temmuz 1921 tarihli.. Sonra yüzünü çevirerek manasız. geceden toplamağa baĢlamıĢ ve üçer beĢer bu hamama tıkmıĢlar. Korkunç bir ağlama sesi. Yunan teğmenin yanına gittim. Müttefik inceleme Kurulu'nda görevli Kızılhaç temsilcisi M. Birden ağız dolusu bir tükürük savurdu. Evlerin pencerelerinden alevler çıkmağa baĢlamıĢtı. Maksatları bu kızları yanlarında götürüp. Rumca bir Ģeyler söyledi ve beni azarladı. sabaha karĢı kadınlardan en güzel ve tazelerini ayırarak çirkin ve cılız olanları serbest bırakmıĢlar. Ktndisinv doğru bir adım atınca hafif sağa döndü. Sonra öğrendiğimize göre Yunanlılar ve yerli Rumlar. erkeklerinin nerelerde olduklarını soruyorlardı. Yunan askerlerine kadın temin et- . Bu feci manzara bir saat sürdü. Yunan askerlerine yalvarıyorlar ve ayaklarına kapananlara merhamet edilmiyordu. iri yeĢil gözlerini gözlerime dikmiĢ. ağızlarının bu kadar çirkin olduğunu ve yüzündeki çizgilerin böylesine derinleĢtiğini o dakikaya kadar görmemiĢtim. temiz bir kahkaha attı. âdeta gökleri sarsıyordu. Saçları baĢları darmadağınık.. Ġzmit'te kaleme aldığı 5 numaralı raporunda Ģöyle bir manzara anlatılıyor: Daracık bir sokaktaki kadınlar hamamının önünden geçtiğimiz sırada. kalın çivili bir kapı birden açıldı ve içinden yüzlerce genç kız. çıldırmıĢtı zavallı!. Ġçlerinden birçoğu payimal edilmiĢ.gü ile yırtılıyor ve göğüsleri kesiliyor. değirmen oluğundan akan bir su gibi bir anda dıĢarı fırladı. bir mahallenin ne kadar genç kızı varsa. Büyük ağacın altında bir genç kadın koyun gibi boğazlandı ve sonra karnı deĢilerek çocuğu süngüye takılıp bir Türk erkeğine uzatıldı. Deliler gibi sağa sola kaçıĢmaya baĢladılar. soğuk bir tebessümle baktı. Kadın gözlerinin bu kadar yuvalarından fırladığını. yalvaranların hesabı yoktu. akıl hastalarının bakıĢlarına benzeyen delice nazarlarla beni süzüyordu. Kocalarının.. Ayaklanma kapananların. (. Birçoğu elbiselerini yırtıp külot yerine örtmüĢtü. Güzelliği karĢısında bir anda hayran olduğum genç bir esmer kız. Bozuk bir Türkçe ile 'Nasılsınız?' dedim. elbiseleri yırtık ve kan içinde idi. Sonra Ģu satırları yazdığım anda kulaklarımda çınlayan berrak. baĢını önüne eğdi.

Yayın No:11. Doç. s. 'Bu köprü tamamen bir sanat eseridir. Ġstanbul.. Haziran 2006. taĢ yapılara bile verilen önem. Sebil Yayınları. s. Yrd. bir köylü ile PaĢa'nın alayına göndermiĢlerdi. ġubat 2006. eĢi enderdir. yazık değil mi? Bunu yok etmeyin." 31[38] Yerli Rumlar da. "Medenî' (!) olduğunu ileri süren Avrupalıların "sistemli ve örgütlü iĢkencelerine" karĢın. yüzlerce örnekten yalnızca biridir: "Müfrezelerimizden bir bölük. Cumhuriyet Kadınları Derneği Yayınları. Ġstanbul. Tekin Yayınevi. Kiliseye 3 bin kadar Türk toplanmıĢ.mekmiĢ. Manisa Papazlı Köyü'nün yerli Rumlar'ı. KurtuluĢ SavaĢı Kadınları. Dr.. Ankara. (Bu konuda ayrıca.) 39 Dinamo. Bir daha eĢi38 Kadir Mısıroğlu'nun "Türk'ün Siyah Kitabı-Yunan Mezalimi" (9. Yunanlılar bunu duyup kiliseyi basmak istemiĢlerse de. Uzun emeklerle meydana gelmiĢtir. C. Baskı. . Fransızca'dan Çeviren: Necdet Ekinci. 32[39] TÜRKLER'Ġ N UYGUL AD IĞI TERĠ" "UYG ARLIK KRĠ- TAġ KÖ PRÜ YE BĠL E SAYGI! .55-75. Türkler'in savaĢtaki davranıĢları onların anlayamayacağı bir "medeniyet göstergesi" idi. Bırakınız canlıları ve insanları. ġu olay. kafalarını kesmek gibi uygarlık dıĢı her türlü yolu deniyordu. iyice azıtmıĢlar ve yakaladıkları Halit PaĢa'nın da kafasını kesip.2.Pierre gece kiliseden çıkarak Türk evlerini teker teker gezmiĢ ve Yunanlılar'ın kendilerini öldüreceklerini söyleyerek kiliseye sığınmalarını istemiĢ. Avusturya uyruklu bir mühendis karĢı duruyor. M. Zeki. Ġstanbul. 1976) adlı kitabından aktaran Sarıhan. Kutsal Ġsyan (Milli KurtuluĢ SavaĢının Gerçek Hikâyesi). Hasan Ġzzettin. Ģehit düĢen asker ve komutanlara bile iĢkence yapıyor.524. Hacıkırı tren hattını meĢhur TaĢ Köprüsü’nü dinamitle havaya uçuracağı sırada. Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Yayınları tarafından çıkarılan "Türkiye'de Yunan VahĢeti" adlı kitaba bakılabilir. Fransız YüzbaĢı Ailen Goumard'ın sert tutumu üzerine girememiĢler. Bu sizin malınızdır. asker bir milletin gururudur. 2000.

. Reklam fiyatına satılmaktadır!. aynı zamanda cinayet olur. Amerikan kundurasının reklamını yapıyordu!. çimentosunu yukarıdan indirmek suretiyle. "Elinde adalet meĢalesi. " Evet. bir yıldan fazla süren bir emekle Alman mühendisleri tarafından yapıldı. köprünün inĢaatında baĢından sonuna kadar bulunmuĢtur. iĢgal yokmuĢ gibi o günkü baskılarında günlük yaĢamdan kesitlere yer veriyordu: "Konut kiralarının 5 kat artması protesto edildi!". Ġstanbul ga zetelerinin çoğunun ba Ģyazıları beyaz çıktı. . Yunan bayrağının rengi olan mavi-beyaz elbiseler giymiĢlerdi..... Gazeteci Osman Nevres (Hasan Tahsin) .. 40 Arıkoğlu. s. Hatıralarım (Milli Mücadele). Damar. Ġzmir'li Rum kızlar yol kenarlarına dizilmiĢ.. "Amerikan kunduraları gelmiĢtir..ni yapmak imkânsızdır. kumu.91. Fakat bu köprüye dokunmak günah değil. tren hattının çalıĢmasını engellemek ise. Cihana ha yk ıranlar nerede?. Bu sözler üzerine müfreze komutanı dinamitleri. dilinde h ürr iyeti akvam(ulu sların özgürlüğü) . Kendi Yayını. 1961. Bu köprü gerçekten bir Ģaheserdir... gerçekten kunduralar gelmiĢti ama bunlar. Birinci Büyük Millet Meclisi Milletvekili." 33[40] TÜRKLÜK" VE "TÜRKĠ YELĠLĠ K" ORT AYA ÇIKIYOR.." OLAYIN FARKINDA OLMAYAN "bir kısım basın". Binlerce Rum. "ilk kurĢun"u attı ve "ilk Ģehit" oldu. çok yazıktır. Birbiri üzerine birçok kemerlerle inĢa edilmiĢtir. iĢgal askerlerinin postal seslerini duymuyor. "Bir kısım basın". M ustafa Kemal Samsun 'a hareket ediyor. Dağın iki tarafına gerilen çelik telleri çeken makineler yardımıyla taĢı. Adana. ileride diğer küçük köprülerin herhangi birisini uçurabilirsiniz. "Ali Kemal'lerin basını". yerleĢtirdiği köprünün temelinden çıkarıyor. Eğer amacınız. Amerikan kundurası giyen Yunan iĢgal askerleri idi!. kıymayınız' diye yalvarıyor. Bu Avusturyalı mühendis de.

. düzenli biçimde yürüyüĢe geçti. Ģimdi köleni azat et' demek için hazırlanıyorlardı. o günü görmek ve sonra da 'Her Ģeye kadir olan Allahım. anavatan Yunanistan ordusunu. böyle en kritik anlarda kendisini göstermiyor muydu?. Zaten kimlikler. (Bu duygular. Ġzmir'de Ģimdiye kadar böyle bir manzara görülmüĢ değildir.) Ġhtiyarları nefeslerini zor tutuyorlar. . Yunan gazeteleri daha sonra bu olayı Ģöyle yazacaktı: "Ġzmir Kordon Boyu. Yunanistan'ın açık desteği ile Karadeniz'de Rum Pontus araĢtırması yapan sözde Türk! bazı araĢtırmacılara ders olur mu acaba?-H. halk. Tıklım tıklım dolu.. "Türkiyeli" ise. sevinçten sarmaĢ dolaĢ sokaklarda dans ediyor. "Türk kimliği" ile "Türkiyeli kimliği" arasındaki ayrım. Bütün evlerin balkonları bayraklar ve çiçeklerle süslenmiĢ. Bu ülkeden besleniyor. Türkiye'de yaĢıyor ama kendisini Türk değil Türkiyeli(!) sayıyordu. Çünkü onlar "Türk" değil. ihanet ediyordu!. ĠĢgal tümeninin taburları karaya çıktıkça.ellerinde çiçekler ve Yunan bayrakları ile büyük sevinç gösterileri yapıyordu. Ġzmir'in Karantina bölgesine doğru hareket ettiler. Hepsinin de ellerinde Yunan bayrakları ve çiçeklerle dolu sepetler var. Sancaktar ve bayraktarları önde. dünya yaratıldığından bu yana böyle bir manzara görmemiĢtir. buradan para kazanıyor. vatanına sahip çıkıyor. burada net biçimde ortaya çıkmıĢtı. Geceleyin büyük bir takızafer (=zafer takı) kurulmuĢtu. Sabahın erken saatlerinden itibaren halk rıhtıma aktı. Kızlar çığlık atıyordu. ciğerlerinin bütün kuvvetiyle alkıĢlamak için. Türk mahallerinin içinden geçerek.C. Sevinçten ağlıyorlar. "(Atina Habercisi adlı gazete) RUMLAR'IN DUYGULARINI çok iyi anlatan bir yazıda Rodas adlı Yunanlı bir yazar tarafından kaleme alındı: "Gençler.. "Türkiyeli" idi!. "Türk". günümüzde "soyumu araĢtırıyorum" diyerek. Üzerinde Yunan askerleri için Ģu sözler yazılmıĢtı: HoĢ geldiniz!" (Estia Gazetesi) "Rıhtımlar adamdan taĢıyor. ihtiyarlar ve her sınıf halk.. Yıllar sonra da "tarih tekerrür etmeyecek" miydi?. Sokaklara da halılar serilmiĢ. ellerinde bayrak ve çiçekler olduğu halde koĢuyorlardı.

15 Mayıs 1919 gecesi beyaz gemileri gördü." Yunanlı yazar duygu selini Ģöyle anlatmaya devam ediyordu: "Bir menkıbe öğrenmiĢtim (efsane olacak): Ġzmir'in karĢısında iki tepe vardır. özellikle din adamları tarafından sürekli kıĢkırtılıyordu. 'Ba'sübadelmevt'e (=öldükten sonra dirilmeye) mazhar olmuĢlar gibi yeni elbiselerini giymiĢlerdi. Ġzmir'in Türkler tarafından zaptından sonra orada kalmıĢlar. YÜZYILLARIN birikmiĢ intikamı alınıyordu. tepelerinde Yunan idealini kurmuĢlardı. s. Yedi asrın bütün ölüleri ayakta. erkekleri sanki. . Yunan gazeteleri.. Ellerindeki çiçek demetlerini öpüyor ve bu çiçeklerin tazeliğini. Asırlarca müddet Adalar Denizi'ne bakmıĢlar. Sular. Hürriyetin mukadder saati hulul etmiĢ. Ben de Yazdım: Millî Mücadeleye GiriĢ. Osmanlı yönetimindeyken hiçbir kötü muamele görmeyen Rum ve Yunanlılar. Ġstanbul 1997.. Ģimdi iĢgalci Yunanistan'a "vatanım" demeye baĢlamıĢtı. sakin deniz arzın kucağında uyuyor. Adına 'Ġki KardeĢler* derler. ihanet ediyor. Celâl.. beyaz gemileri okĢuyor. askerler gür sesleriyle: 'ġükür yarabbi' diye bağırıyorlar. Sabah Kitapları." 34[41] Rumlar.'Ġonia' delikanlıları. kadınları.45. Bu iki kardeĢ Yunanlı idiler. bir yandan iĢgali kutlarken. öte yandan da Ayasofya Camii'nin Fener Rum Patrikhanesi'ne verilmesi ve Ortodoks Kilisesi yapılması için kampanya baĢlatıyordu.sulandıklarını söylüyorlardı. gemilerin direkleri üstünde gemiciler. sis dağılıyor. bazı konularda vatanın öz evlatlarından daha fazla haklara sahip olan "azınlıklar".. Cilt 6. daha önce Osmanlı ülkesine "vatanım" derken. Tatlı tatlı Ģafak söküyor. gemiler bütün süratleriyle Ġzmir'e giriyorlar. Bu iki bekçi. oradan Yunan perisine intizar etmiĢlerdi.. "iĢgal gerçekleĢti" diye sevinç gözyaĢı döküyordu!. Daha 41 Bayar. Bu vatanda. hürriyet gününe(!) kadar saklamak için gözyaĢları ve kanlarıyla nesilden nesile -yedi asır müddetle.

Bu iĢi azar azar geliĢtirip. miras yoluyla ve soy itibariyle hiçbir iliĢkileri yokken. canlı kanlı.-HC . "din adamı" maskesini kullanan ajanlar." 35[42] Nedense hep bir "ada"yı tercih eden papazlar (Fener Rum patrikhanesi'nin "Heybeliada Ruhban Okulu"nu açma tartıĢması sürüyor). Mehmed. Tarih sahnesinden silinen eski Yunan medeniyeti ile bozuk bir lisandan ba Ģka..006. Ġki kısım ve dokuz maddeden oluĢan ders programında Ģunlar vardı: Türkler hakkındaki temel düĢünce Madde 1: Türkleri ezeli bir düĢman olarak Rumlar'a tanıtmak.. Ġstanbul'u ele geçirmek. Daha. çalım satmakta. her türlü melanetin peĢindeydi. 36[43] YaklaĢık 150 yıl önce (1770'de) Papaz ikonomos. Cezayirli Hasan PaĢanın izniyle. içimizde yaĢayıp da vatandaĢ saydığımız Rumların verdiği tarih eğitimi öyle akıl alıcı.. ahlaken. öyle tesirli ki!. Ayvalık'ın Cunda (Ali Bey) Adası'nda "kin" ve "insanlık suçu" dersleri veriyordu. kendisini Makedonyalı Ġskender'in torunu gibi görerek. Bu durum yalnızca 1919'da ortaya çıkmamıĢtı.doğrusu. bir asker oğlu asker gibi hareket etmekte. Ocak . bir ufacık Rum diyakozu (papaz yardımcısı) kendisini Aristo ve Eflatun'un eğitim halkasında yetiĢip olgunlaĢmıĢ bir usta..17. "Ali Bey Adası Ruhban Okulunu açmıĢtı. 93 Harbi'nde de (187677) bu durum ortadaydı ve buna dikkat çekiliyordu: ". Türkler aleyhine uluslararas ı propaganda Madde 2: Türkler’in en küçük hatalarını büyüterek Avrupa’ya duyurmak. 43 Kıbrıs "Adası"nda da papaz Makarios'un yaptığı Türk katliamını anımsayalım. s. Medenî alemi Türkler'e düĢman etmek. Ġstanbul. 42-43 yıl gibi kısa bir süre önce. Eski Kostantiniyye'yi ye42 Arif.). BaĢımıza Gelenler (Bir Ġmparatorluğun Dramatik Kaybı) (93 Harbi'nde Doğu Anadolu Cephesi. günlük yiyeceğini kazanmaktan aciz tembel bir Rum palikaryası (kabadayısı) ise. Babıali Kültür Yayıncılığı. Rum'lar ve kiliselerin siyasi hedefi Madde 3: Türk hükümranlığını baltalamak.

Rum tüccarının uğradığı zarar. Ġzmir iĢgal altında iken "mütareke basını" 38[45] neyle uğra44 Yaman. Mehmet. bu savaĢlara katılanlar tarafından müĢahede edilmiĢtir. 45 "Mütareke basını" deyimi ile. Harpler esnasında yapılacak hıyanetler ve balt alamalar Madde 4: Bir harp sırasında. Bu tavsiyelere aykırı hareket edenler. SOYLU BULUYOR! .niden kurmak. Hastanelerin vazifesi Madde 5: Doktor ve eczacı Rum'lar Türk hastaları. Cihan Harbi esnasında. (özellikle Balkan Harbi ve 1. pek çok hastanın bunlar tarafından öldürüldüğü veya sakat bırakıldığı. devletin bir harp ile meĢgul olduğu. Kendi Yayını.) M anastırların vazifesi Madde 6: Birer ileri karakol ve gözetleme yeri olan manastırlardaki azizlerin istekleri derhal. s. ve hatta "iĢgalcilerle iĢbirliği" yapan sözde Türk basını kastediliyor. sağır. bilhassa kimsesiz hastaları gizlice zehirleyip öldürecekler. 2005. devlet idaresinin zayıf olduğu sırada yapılması gerekir. adalara sevk edilecek. milli bankalar tarafından tüccara para olarak ödenecek.69-74. . Konya. komĢu memleketlere satılacak. sakat ederek saf dıĢı bırakmaya çalıĢacaklar. kendi iĢlerinden evvel sahiplerine götürülüp teslim edilmelidir. hemen aforoz edilip. iĢgale karĢı çıkmayan. Türk halkını sefalete götürecek her çareye baĢvurulacak. Mondros Mütarekesi'ni savunan. Bütün bunların. verecekleri mektupları.-HC. 37[44] MÜTAREKE BASINI ĠġG ALĠ KUTSUYOR. lanetlenir.. Buradaki camiadan kovulur. Türk topraklarında zahire ve en lüzumlu gıda maddeleri halkın elinden sür'atle ve gizlice toplanıp. Kredileri kesilir. yahut iç isyanlar çıktığı. Ülkemizi Çevreleyen Tehlikeler. Kör.

. 17 Mayıs 1919: VAKĠT GAZETES Ġ: "ĠġGALE KARġI ÇIKM AY ALIM !. düĢmanla iĢbirliği mi yapıyordu?. Nihayet mütareke süresince devam edecek olan böyle bir önlem almalarına bir Ģey demeyelim. Yoksa. iĢgalden sonra yazdıkları önemli ilk yazılarıdır. 39[46] Bunlar." "Ġzmir askeri tesislerinin Yunanistan iĢgali altına alınması kamuoyu üzerinde korkunç bir sır etkisi yaptı. Ġzmir iĢgal altına girince ne yaptı?. Bununla birlikte. Osmanlıca yazı ve yorumları Türk (Latin) Alfabesi'ne çeviren "Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü" uzmanlarından Sayın Oktay ġimĢek'e teĢekkür ediyorum. Ġzmir'in iĢgalinden iki gün sonra.. yani dönemin Osmanlıca yayınlanan gazetelerinden ilk çevirilerdir.. Ġtilaf Devletleri kendileri için böyle bir durum olduğunu zannetmiĢler. Eğer Ġzmir'i iĢgal eden asker Ġngiltere. Fakat mademki. Ben de bugünkü Türkçe'ye çevirdim-HC. Ġzmir limanına çıkarılan asker Yunan kuvvetlerinden oluĢmaktadır. Amerika. Fakat gerçek bu merkezde değildir. bu biçimde bir akıl yürütme geçerli ve mantıklı olabilirdi. Ġtalya devletlerinden birine mensup olsaydı. bu sırrın çözümünü kolaylaĢtırmaktan çok biraz daha üzerini örtmektedir.Ģıyordu?. karĢı çıkmayalım (engellemeyelim).) Hükümetin basına dağıttığı resmi açıklama metni.. .. Bu çalıĢma için özel olarak.. Fransa. Bununla beraber sorun bundan ibaret kalsaydı. bugüne kadar derin acılara katlanan Anadolu Türk ve 46 Buradaki alıntıların tamamı ilk kaynaktan. Millî güçlere. (.. SOMUT ÖRNEKLER vererek. Sırf bir Mütarekenamenin uygulanması biçim ve niteliğinde olsa bile Ġzmir'in Yunan kuvvetleri tarafından iĢgali Türkler ve Müslümanlar tarafından derin bir üzüntü ile karĢılamak için yeterlidir. onların görüĢ ve duyurularına yer veriyor mu idi?.(!. iĢgal öncesi ne yapmıĢtı. Kuvayi Milliye'ye destek veriyor. Zararı yok. Halkı uyandırma ve uyarma görevini yapıyor muydu?.) Gerçi bugün Ġzmir havalisinde müttefiklerin çıkarlarını tehdit edecek bir durum bulunduğuna iliĢkin hiçbir Ģey yoktur. her dönem ortaya çıkan "mütareke basınının" ne yazdığını görelim.. böyle bir iĢgal bize göre gereksizdir.

Sırbistan. ĠĢte bütün Anadolu'yu en derin endiĢe ve azaplar içinde kıvranmaya mecbur eden Ģey. ĠĢgal durumu... Belediye reisleri ile müftü ve eĢraftan (ileri gelenlerden) . 17 Mayıs 1919: ĠKDAM GAZETESĠ . iĢgalin farklı gerekçeye dayanmasından!. Ġtilaf Devletleri temsilcilerine baĢvuru. BEKLĠYOR!. adeta bir elektrik hızıyla ülkenin her yanına yayılmıĢ ve yüce hükümet ile itilaf Devletleri temsilcilerine. Ġzmir ile posta ve telgraf haberleĢmesi.) Türkiye meselesi basit bir iĢ değildir. Ermenistan. bundan daha baĢka daha acı bir gerçeği içerir. Amiral Kaltorp (Calthorpe) tarafından merkezi hükümete verilen notaya göre. Trakya. "iĢgale karĢı çıkmama" çağrısı yapıyor?. Ve en pürüzlü mesele Harp'ten (1.Dünya SavaĢı) önceki Türkiye’nin ihtiva ettiği çeĢitli milletlere verilecek yeni yönetimlerin biçimi ve içeriğini belirlemektir. Ġzmir.) “Mehmed Asım" Görüldüğü gibi..(. Ne yazık ki böyle değildir. Hürriyet ve Ġtilaf Partisi Genel Merkezi'ne. Kilikya. Ġzmir'in iĢgalinden iki gün sonra... Vakit Gazetesi yazarı Mehmed Asım. Üzüntüsü ise. Hürriyet ve itilaf Partisi Genel Merkezi'nin açıklaması. Suriye. milletin hakkının savunulması talep ve rica olunmuĢtur. belki Paris BarıĢ Konferansı'nın hakkımızda aldığı kararlar arasındaki bir maddenin uygulanmasından ibaret olduğu anlaĢılmaktadır.. meselenin bu yönüdür. Irak. ĠġGALCĠLERDEN ĠYĠ NĠYET "(Haber Kaynağı: Vilâyetten gelen telgraflar.) Ġzmir'in iĢgali bütün memleket üzerinde çok heyecanlı bir etki yapmıĢtır. Ġzmir'in iĢgali Mütarekenâme'nin değil.Müslümanları buna da geçici olarak sabır ve sükut ile katlanmayı göze alırdı.. Ġstanbul meselelerinin her biri bir ırk ve millet meselesidir. basına ulaĢan yüzlerce telgrafta Türk unsurunun çoğunlukta bulunduğu Ġzmir'in Yunanlılar tarafından iĢgalinin Vilson ve insaniyet prensiplerine aykırı olduğu açıklamasıyla. Ġzmir'in iĢgalinin anlamı.(.

. bu tepkilerden ikisine yer vermek zorunda kalıyor. bu görüĢlere katılmıyor. iyiye yorulmasını" bekliyor!.) Ġzmir.. Yukarıda örneğini verdiğimiz "halkın tepkisi" yerine "iĢbirlikçi hükümetin görüĢlerini" yayınlıyor. Halkın tepkisine karĢın. iĢgalle ilgili ilk haberi(açıklamaları) 17 Mayıs'ta veriyor.. Ġzmir'i iĢgal hak ve adalete karĢı isyan demektir. bu mütareke basınının aksine.(. Bayramiç 15 Mayıs.. Kalecik." Mustafa Kemal karĢıtı Damat Ferit'in Ali Kemal'li hükümetinin yanında yer alıyor... SeydiĢehir. . "Yüce hükümet" dediği "Damat Ferit Hükümeti'nin çalıĢmalarının iĢgalciler tarafından iyi karĢılanmasını. Yalova..) SeydiĢehir 16 Mayıs. vatan parçalarının en önemlisi ve özbeöz Türk yurdudur. "iĢgalcinin merhametine sığınıyor!. örneğini yukarıya aldığım bu sayısında. Uygarlık (medeniyet) ve adaletin dağıtılmasıyla dünyaya rehber olmak isteyen Ġtilaf hükümetleri ve insanlık âlemi bu iĢgale izin vermez. dîni ve milli bağlarımız ile kutsal vatanımızı korumak için gereken her özveriyi yapmaya hazırız.) Bu acıklı olayın milletin kalbinde açtığı derin yara. (. Konya Ereğli'si. ancak hakkını kabul ve onaylamakla kapanabilir.Devletler Hukuku kurallarına aykırı .birçok kiĢinin imzası ile Konya. Soma. iĢgal haberi birinci sayfanın ancak son sütununda yer bulabiliyor. iĢgale karĢı ne denli Ģiddetli ve yoğun bir direniĢ" gösterdiğine tanık oluyoruz. Niğde... iĢgale karĢı . Bu tepkileri okuduğumuzda Türk milletinin.. Buranın iĢgalinin hiçbir zaman mümkün olamayacağını zaman kanıtlayacaktır.!. Toplumun iĢgale karĢı yoğun tepkilerinin gazeteye iletilmesi karĢısında sessiz kalamadığı için.. Mardin. Hak ve adaletin gömülmesi ve hakkın unutulmayacağına inanan Miting Heyeti ve halk bütün varlığı ile iĢgali reddeder.. Bayramiç ve Burdur ile çeĢitli bölgelerden iĢgal aleyhinde matbaamıza ulaĢan telgrafları aynen yayınlamaya yerimiz yeterli olmadığından bunlardan yalnız ikisini yayınlıyor ve yüce hükümetin bu konuda yaptığı çalıĢmaların Ġtilaf Devletleri tarafından Ġyi karĢılanacağını ümit ediyoruz. Yıldırım gibi yağan ulusal (millî) tepkilere direnemeyen ve bunları küçülterek yayınlamak zorunda kalan Ġkdam Gazetesi." Bir süre Ali Kemal'in "baĢyazarlığını" yaptığı Ġkdam Gazetesi. Yani.

"SOYLU" DĠYOR!. Bununla birlikte. Yunan askerinin kente girdiğini valiye bildirmiĢtir.. YARDIM M I?" "(. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkıĢından bir gün sonra... ne hükümet ne de Osmanlı milleti. 20 Mayıs 1919: VAKĠT GAZETES Ġ: "ĠġGAL M Ġ. Edilgen biçimde. hem çok zor. Ġzmir'in iĢgalinden beĢ. ĠġGAL KOM UTANIN A "(. daha önce verilen notada açıklanan iĢgal biçiminin değiĢtirildiği anlaĢılmıĢ ve gerçekten soylu Amiral Kaltorp Hazretleri. amacı. Hükümetin "iĢgale boyun eğmesine" gerekçe buluyor. hem de adalet ve tarafsızlık ilkesini çiğnemek ve insafsızlık olur. O da. (.. iĢgalin biçimi!. Ġngiliz iĢgal komutanını "soylu" buluyor! Yakındığı konu ise iĢgal değil. kuvvete dayanan arzularına boyun eğmesi..) Dünden beri Ġzmir Valiliğinden ulaĢan çok sayıdaki telgraftan. ĠĢgale karĢı direnmekten ve halkın tepkisinden söz etmiyor. devletin en önemli kentlerinden birinin iĢgalinin kalıcı olacağı ihtimalini bir an için bile kabul edemezler.. hayâli ve adetleri orada yaĢayan azınlıklarınkinden tümüyle farklı olan Türk halkı ile tümüyle Türk olan yeni bir kent olduğu için burada Türk milletinin hakkını göz önüne almamak. "Haklıyız ama boyun eğmeliyiz" mantığı ile kitleleri uyuĢturuyor!. 18 Mayıs 1919: ALEM DAR GAZETES Ġ.Ġzmir'in iĢgalinden üç gün sonra. düĢüncesi." Ġngiliz mandası (sömürgesi) yanlısı Alemdar Gazetesi.) ġimdi bu oldu-bitti (iĢgal) karĢısında ne yapacağız? ĠĢgal burada kalacak mıdır? Yarın daha baĢka biçimde oldubittiler çıkmayacak mıdır? Bu olasılıklar karĢısında görevimiz ne olacaktır? Yeni kurulan Ferit PaĢa Kabinesi bu soruların fiilen yanı- . Osmanlı Hükümeti...) Ġzmir'de yüzde 83 oranında çoğunluğu oluĢturan ve dîni. hiçbir biçimde hakkından vazgeçme anlamına gelmez. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz. iĢgal biçiminin -kendilerine bildirilmeden(!)-değiĢtirilmesinden yakınıyor.. Ancak adı geçen devletlerin. itilaf Devletleri hakkında saygılı düĢüncelerini korur.

Mehmed Asım" Daha önceki yazısında "iĢgale karĢı çıkmayalım" diyen Mehmed Asım. asla unutmasınlar ki Türk ölmedi. hükümet kuvveti altında tam bir birlik ile yürümeli. Evlâtlarına silâh dağıtsınlar. Ruhumuzu ezsinler. UYAN! " OSMAN NEVRES (Hasan Tahsin). hakkımızı savunmalıyız. Benliğimizi parçalasınlar. üstün maneviyatla kuvvetlenen diĢlerimizle kalplerini parçalayacağız.. hararetli vicdanlarımızla... ey Türk oğlu. Kalbinin.. Hatta süngülerimiz. dökülmeyen diĢlerimizle bu memleketi müdafaa edeceğiz. s. silâhlarımız olmasa bile. Vermek isteyecek kuvvetle paylaĢacak kozumuz var. Dr. Asf ruhumuzla. ĠĢgali kabullenemiyor. uyan!" diyerek ulusal bir görev yapıyordu: "O Yunan gelsin (. Müslümanlığı'nın... coĢkun kanlarımızla. Kültür Bakanlığı Yayınları." 40[47] 47 Koloğlu.. (. peygamberinin telkin ettiği ilhamat (ilâhi düĢünceler) ile yaĢıyor. Orhan. o diĢlerle. aykırı düĢüncelerin önüne geçmeli. Fakat asla.. No: 1563. uzun boylu. güler yüzlü ve "silahlı direniĢi" savunan genç vatanseverlerden biriydi. Önüne geçilmesini istediği "aykırı düĢünceler"(!) de. EY T ÜRK OĞLU. 30 yaĢında. yaĢıyor. UYAN. Hukuk-u BeĢer Gazetesi'nde baĢyazarlık yapıyordu.) Ortak tehlike karĢısında. üç gün sonraki yazısında "Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nin etrafında birleĢme" çağrısı yapıyor!. Ve burayı Yunan'a vermeyecektir. Türk Basını (Kuvayi Milliye'den Günümüze).46.tını vermek görevini üstlenmiĢtir. Ne kadar zehirli olurlarsa olsunlar. Kendi kendimizi aldatmak zamanında değiliz.. Bütün millet. Ankara 1993. Uyan. Vatan tehlikededir. "düĢmana direnç gösterilmemesine" içerliyor. ruhunun. .. Kuvayi Milliyeciler'in "direniĢ" düĢüncesi!. hükümetten bu görevin olgunluk ve sabırla yerine getirilmesini bekliyor.) silâhlarımızı toplasın. yakıĢıklı.

SÜNGÜLÜ Yunan Müfrezeleri, saat kulesi karĢısındaki KıĢla'ya girerek, Kolordu komutanı baĢta olmak üzere, KıĢla içinde "savaĢmadan bekleyen" bütün Türk subaylarını, itiĢ kakıĢ içinde esir aldı. Yunanlılar, gözdağı vermek için, esir aldıkları Türk komutanları halk arasında yürüterek Pasaport iskelesine getirdi ve Patris vapurunun ambarına kilitledi. "Mukavemet etmeme" emri aldığı için direnmeyen Türk subayları, sivil elbise giyerek halkın arasında karıĢmıĢ Yunan güvenlik kuvvetleri ve yerli Rumlar tarafından saldırıya uğradı. Tabancayla, süngüyle ve dipçik darbeleriyle 9 komutan Ģehit edildi. 27 subay kayboldu. Esir alınarak Yunan gemilerine götürülen memurlara ve lise öğrencilerine Rum eylerinden taĢ ve kiremit parçaları atılıyordu. Esir alınarak, sokaklarda yürütülenler "Zito Venizelos" (YaĢa Venizelos) diye bağırtılıyordu. Bunların arasında, Paris'teki BarıĢ Konferansı'ndan "olumlu iĢaretler" aldığı propagandası yapan, gazeteleri yönlendiren ve iĢgal haberlerinin yalan olduğunu söyleyen Ġzmir valisi Ġzzet de vardı. Her ne kadar, kendisini makamında esir alan Yunan askerlerine, "Ben valiyim. Bana dokunmayınız" dese de, daha önceki "teslimiyetçiliği" ve "demokratik çözüm" beklentisi de, o an için kendisini kurtaramamıĢtı. Vali Konağının basılıp, esir alınmasına rağmen, "nevrotik Sindrellalığı" devam ediyordu. Aklında, "yaptığı hizmetlerin karĢılığını alamamanın" karmaĢası vardı. Bana da bu yapılır mı? Tıkılacağı Yunan gemisinin ambarına doğru götürülürken, hâlâ umutluydu. Yanındaki oğlunu sıkıĢtırıyordu: "Seyfi oğlum, Zito bağır, Zito bağır!" Mustafa Kemal'in daha sonra söyleyeceği, "Milletimin karakteri yüksektir" sözünün tersi bir örnek olan vali, gemiye yaklaĢmıĢken, son anda yetiĢen bir Yunan memuru tarafından kurtarıldı. Bu kurtuluĢ, aslında tam bir zilletti!..

Türk tarihi açısından en utanç verici anlardan biri de, Kolordu komutanı Nadir PaĢa'nın yaĢadığıydı. KıĢla, Yunanlılar tarafından ateĢ altına alındığında, elinde beyaz bayrakla ilk çıkan Nadir PaĢa oldu!... Yunanlı bir teğmen kendisine yaklaĢtı, elinden beyaz bayrağı aldı ve herkesin önünde PaĢaya peĢ peĢe birkaç tokat attı. Nadir PaĢa, karĢılık veremedi, vermedi.. Ardından, en düĢük rütbeli Yunan subayı olan teğmenden küfürler yedi. Gıkını çıkarmadı, çıkaramadı.. Süngü ve dipçik vurularak subayların üzerleri arandı; baĢlarından kalpakları alınarak yere atılıp çiğnendi; üzerlerindeki para, saat, yüzük, sigara tabakası ve mendil dahi! ne varsa tüm eĢyaları gasp edildi; en ağır küfür ve hakaretlerle dövüldüler. O an, Ģanlı Türk tarihinin., Ģanlı Türk ordusunun., Ģerefiyle Ģehit olmasını bilen ama asla bu zilleti yaĢamayan Türk ordusunun., en fazla aĢağılandığı "ilk an" idi!.. Türk askerinin Ģeref ve namusu ayaklar altına alınmıĢtı. 17. Kolordu Komutanı Nadir PaĢa'nın eline beyaz bayrağı verilerek, kalabalıklar önünde, esaret yürüyüĢüne çıkarıldı. PaĢanın baĢı öndeydi, etrafa bakamıyordu. "Zito Venizelos" diye bağıranlar, bağırtılanlar arasında, boynu bükük yürüyordu, Ġstanbul Hükümeti'nin emrine uyarak, onurunu çiğnetse de, (Mustafa Kemal'in ifadesiyle) "zaferleri ve mazisi, insanlık tarihi ile baĢlayan, her zaman zaferlerle beraber, medeniyet nurlar ı taĢıyan kahraman Türk Ordusu'nun" 2128 yıllık 41[48] "aydınlık onuru" iç baskı yaratıyordu. "Milletimiz ordusundan yoksun bırakılma giriĢimi ile karĢı karĢıyadır. Orduyu imha etmek için subayını mahvetmek, aĢağılamak lazımdır. Kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüze baĢladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler. Millet, bağımsızlığımızın korunmasını ordudan, ordunun ruhunu teĢkil eden subaylardan bekler. ĠĢte subayların yüce va48

Türk Kara Kuvvetleri'nin temeli; Hun Ġmparatorluğu döneminde Mete Han tarafından M.Ö. 209 yılında atılmıĢtır. (Bakınız: özel, Mehmet, Türk Ordusu, ATO Yayını, Ankara, 2000, s.39.)

zifesi budur. Milletin bağımsızlığı ihlal edilirse, bunun vebali subaylara ait olacaktır! Subaylar, fedakârlar sınıfının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler; çünkü düĢmanlarımız herkesten önce onları öldürür, onları aĢağılar ve hor görürler. (Mustafa Kemal, Afyonkarahisar Kolordu Karargâhı, 1920) YIL 2006, EYLÜL SONU... Milletimiz bir kez daha ordusundan yoksun bırakılma giriĢimi ile karĢılaĢtı. Subayları yine aĢağılanıyordu. Yine, herkesten önce onlar küçümseniyordu... Avrupa Birliği(AB) Türkiye Komisyonu (Delegasyonu) BaĢkanı Hansjörg Kretschmer, "Türk Ordusu'nu yasal düzene saygısızlıkla" suçladı! "Fedakârlar sınıfının en önündekilerden" Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ġlker BaĢbuğ sert sözlerle AB müfettiĢine gereken yanıtı verdiler. Org. BaĢbuğ, "TSK'yı sakın baĢka ordularla karıĢtırma" ("Türkiye üzerinde iç ve dıĢ kaynaklı radikal değiĢim projelerinin bulunduğunu görmekteyiz. Bu kesimler, projelerinin önündeki en önemli engel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ni görüyorlar. TSK'yı baĢka ülkelerin ordularıyla karĢılaĢtırarak farklı sonuçlar üretmeye çalıĢanlar, Türk toplumunun tarihini bilmeyen ya da kendilerine yabancılaĢmıĢ olanlardır.") 42[49] derken; birkaç gün sonra da Org. Büyükanıt, "Türk Ordusu hedef tahtası değildir" ("TSK'nın demokrasi dıĢı hangi söylemi vardır? Yoksa TSK'nın söylemleri, bu yorumları yapanların gizli ajandalarının hedeflerini mi zorluyor? Bunları iyi bilmeliyiz.") 43[50] dedi. 17. KOLORDU KOMUTANI da, aynı yere hapsedildi. Irak'taki Ebu Gureyb Hapishanesinde iĢkence gören Iraklı’lar gibi, soyuldular. Üstlerindeki her Ģey alındı. PaĢa ve mahiyetindekiler, geminin hayvan ambarında en ağır hakaretlere uğruyorlardı:

49

Yeniçağ Gazetesi, 26 ve 29 Eylül 2006, s.1, manĢet; Cumhuriyet Gazetesi, 26 Eylül 2006, s.1, manĢet. 50 AkĢam Gazetesi, 3 Ekim 2006, s.1, manĢet.

"Allah'ınız gelip, Ģimdi sizi kurtarsın da görelim." "Muhammet'inizden yardım isteyin." " Sizin Allah'ınıza ve Muhammed'inize.........." Aynı Ģekilde bağırtılarak yürütülen daha sonraki bir esir grubu içinde bulunan Albay Süleyman Fethi Bey ise, "Zito Venizelos" diye bağırmayı kabul etmedi. Süngülü Yunan askeri, dürterek: "Ellerini kaldır ve Venizelos'u selamla" dedi. Bu uyarıya da aldırmayan Albay Süleyman Fethi, hayatının tehlikede olduğunu çok iyi biliyordu. Buna rağmen: "Bir Türk askeri, ancak milletinin büyüklerine saygı için ellerini kaldırır ve ağzını açar" yanıtını verdi. Mustafa Kemal'in tanımladığı biçimde "fedakârlar sınıfının en önünde bulunan" ve bu yüzden "en önce öldürülecek, aĢağılanacak ve hor görülecekler" arasında bulunan kumandan, beklenen sonla karĢılaĢtı. Yunan askeri, bu itirazı ve sözleri duyunca hiddetle süngüsünü Albaya sapladı. PeĢ peĢe birkaç süngü yiyen kumandan, Ģahadet getirerek yere yığıldı ve orada Ģehit oldu. Vatansever Albay, daha önce de "geliyorum" diyen Yunan iĢgaline karĢı sert bir direniĢ gösterilmesi için Nadir PaĢa'ya baĢvurmuĢ, "iĢgal emrivakilerine izin verilmemesi" gerektiğinde ısrar etmiĢti.

84 YIL SONRA, ÇUVAL GE ÇĠRĠLĠ YOR
84 YIL SONRA... ĠĢgalci Amerikalı Albay, "Türk askeri onurludur" dedi, "Yüzleri görünerek onurları kırılmasın.. Geçirin çuvalı kafalarına!.." Amerikan 101. Hava indirme Tugayı'na 44[51] bağlı bir tabur asker, Kuzey Irak Süleymaniye'deki Türk özel Timi'nin bulunduğu binayı kuĢattı.
51

Bazı açıklamalara göre 173. Hava Ġndirme Tugayı.-HC.

Binada, 3'ü subay, 8'i astsubay olmak üzere 11 özel tim görevlisi vardı. 11 kiĢilik Türk özel Timi Amerikalı askerler tarafından tutuklandı. Albay Mayville komutasındaki Amerikan taburu, daha sonra, Irak Türkmen Cephesi(ITC) Merkezini, Türkçe yayın yapan Türkmenler'e ait TERT-2 Radyosu binasını, bir anaokulu ve Türkmen Kültür Merkezini de bastı. 11 Türk subayı ile birlikte tutuklananların sayısı 30'a ulaĢtı. Baskını yapan Amerikan 101. Hava Ġndirme Tugayı, Kerkük'te üstlenmiĢti ve konvoylar halinde Süleymaniye'ye gelmiĢti. Celal Talabani'nin peĢmergeleri onları Ģehir giriĢinde karĢıladı ve kuĢatmaya eĢlik etti. 45[52] iĢgalci ABD tarafından CumhurbaĢkanı yapılan Irak CumhurbaĢkanı Celal Talabani'nin oğlu Bafel Talabani de peĢmergeleriyle ikinci çemberi oluĢturmuĢtu. Kendisi, beyaz bir cipin içinden baskını kamerayla kaydetti. 46[53] Türk Ordusu'nun birimleri 1995 yılından bu yana Süleymaniye ve Erbil'de bulunuyor, irtibat amaçlı görev yapıyordu. Amerikalıların baskın gerekçesi olan "Ġllegal faaliyetlerde bulunduklarından kuĢkulanıldı. Süleymaniye Valisi'ne suikast ihbarı aldık" iddiası yalandı. Bu ilk defa olmuyordu, ikibuçuk ay önce de, 22 Nisan'da Erbil'de, Türk özel Tim askerleri tutuklanmıĢtı. BaĢlarında yine aynı Albay William Mayville vardı. 2 günlük tutuklama "olay yaratmamıĢtı." Ancak, ikibuçuk ay sonraki tutuklama sırasında kafalara "çuval geçirilince", Türk halkı isyan etti.
52

Ergin, Sedat, "Derhal Özür Dileyin", Hürriyet Gazetesi, 06 Temmuz 2003, s.1 (manĢet). Olayın yaĢandığı 4 Temmuz 2003 tarihinde, Genelkurmay BaĢkanlığında Orgeneral Hilmi Özkök, Genelkurmay Harekât Dairesi BaĢkanlığında ise Korgeneral Köksal Karabay bulunuyordu.-HC 53 Emekli Korgeneral Köksal Karabay'ın açıklaması. Basın Kulübü Programı, Hazırlayan ve Sunan: Melih Meriç, Habertürk Televizyonu, Ġstanbul, 17.12.2006, saat 21.20. (Korgeneral Karabay terfi ettirilmeyince, kendisi emekliliğini istedi. Emekli olduktan bir süre çıktığı Habertürk Televizyonu'ndaki Melih Meriç’in programında açıklamalarda bulundu. Karabay'ın açıklamalarında mantık ve sorumluluk hataları vardı. Bu açıklama, karanlıktaki soruları aydınlatmadı, karanlığı artırdı.. Aynı programda, Koksal Karabay'ın Amerikalılar'la ortak olduğu Black Hawk Uluslararası Güvenlik ġirketi ve orman arazisine villalar yapmakla suçlanan Acarkent'in sahibi inĢaat Ģirketiyle bağlantısı da sorgulandı, ancak yanıtlar kamuoyunu doyurmadı.-HC)

Eski Türk topraklarını iĢgal eden Amerika'nın seçtiği tarih, 4 Temmuz'du. 4 Temmuz ise, Amerika'nın "Bağımsızlık Bayramı" (Independence Day), Ġngilizler'e karĢı kazandıkları "Zafer Günü" idi!.. ÇUVAL GERÇEĞĠ ayrıntılarıyla hiçbir zaman Türk halkına açıklanmadı. Hükümetin (Ankara'daki AKP Hükümeti) haberi olmuĢ ve "direniĢ göstermeyin" mi demiĢti?.. Yoksa, Recep Tayyip Erdoğan da, gazeteden mi öğrenmiĢti haberi?.. Türk halkının asla dinmeyecek büyük tepkisi ortaya çıkınca, ABD'ye nota verilmesi gündeme gelmiĢ, BaĢbakan Erdoğan ise, "Bir olay olduğunda, pat diye onun üzerine atlanmaz. Bizim bir devlet tecrübemiz var. Ne notası veriyorsun? Müzik notası mı?' demiĢti!.. Ama 3 yıl sonra, 27 Aralık 2006'da, Ermeni asıllı piyanist vatandaĢımız Burak Bedikyan Azerbaycan'da kötü muamele görerek sınır dıĢı edilince, Bakü'ye çifte nota verdi!.. ġimdi, olayı baĢtan alıyor ve tarihi bilgileri ilk kez paylaĢıyoruz47[54] : Albay Mayville'nin Washington'dan aldığı emir, "Türkler'e unutamayacakları bir ders verin" idi, "Buradaki etkinlikleri kırılsın, 1 Mart Tezkeresi'nin hesabını ödemiĢ olsunlar."48[55] Mayville, endiĢeliydi: "Emredersiniz, ama NATO müttefikimiz Türk askerlerine operasyon, tepki yaratmaz mı? "Washington Ģu andan itibaren, tepkilere karĢı sağır ve kör konumuna geçiyor. Olaydan haberimiz olmadığını, bundan sonra elimizden geleni yapacağımızı garanti edeceğiz. Siz emri yerine getirin!.."
54 55

Hulki Cevizoğlu'nun ulaĢtığı özel bilgiler. 1 Mart Tezkeresi denen olay, ABD'nin Irak'ı iĢgali öncesi, Türkiye'nin hava sahasını, limanlarını, askeri üs ve tesislerini kullanmak; Türkiye'de 62.000 asker bulundurmak için TBMM'nden izin çıkarma giriĢimi idi. BaĢbakan ve AKP Genel BaĢkanı Erdoğan'ın baskısına karĢın, AKP'den de 97 milletvekili anamuhalefet partisi CHP'ye destek verdi ve tezkere reddedildi.HC.

KĠM SATTI TÜRK ASKERĠNĠ?.. Amerikalılar'ın amacı, psikolojik darbe vurmanın yanı sıra, o zamana kadar özel tim subaylarının topladığı istihbarat bilgilerini ele geçirmekti. Baskın sırasında, Amerikan askerleri gizlenmiĢ bilgilerin bulunduğu yeri, "elleriyle koymuĢ gibi" buldular!.. Bilgi ve belgelere geçici olarak el konuldu, tutukladıkları komutanlarımızla birlikte Kerkük'e götürüldü ve orada CD'lere, bilgisayara kopyaladılar. Daha sonra, bunları yerine koydular. "Türkler'in haber elemanları kimlerdir, kimler kimlerle temas etmiĢ, nerede nasıl buluĢmuĢ, bugüne kadar yapılmıĢ operasyonlar" gibi, yıllardır toplanan bilgiler, "kara defter" denen belgede toplanmıĢtı. Bu istihbarat kayıtları, herhangi bir baskında bulunamayacak kadar iyi saklanmıĢtı. Amerikalılar nasıl olduysa, "elleriyle koymuĢ gibi" hiç zorlanmadan "kara defter"in yerini buldu!.. Binanın konumunu, zayıf noktalarını, çatıdaki makineli tüfeği, içerde kaç kiĢi olduğunu avuçlarının içi gibi çok iyi biliyorlardı!.. BaĢlarına çuval, ellerine plastik kelepçe takılarak Kerkük'teki 101. Hava indirme Tugayı'na götürülen Türk subaylarını, "Kaan" kod adlı Kerkük'te görevli bir yüzbaĢı karĢıladı. Silah arkadaĢlarına, "Bir Ģey olmayacak" dedi. Ancak, Amerikalılar Türk subayları "yargılamaya" kalktı. Türkiye'den de Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Hilmi Özkök, askeri hakimler göndermiĢti. Oradaki görüĢmelerde, Türkiye'den gönderilen askeri heyetin, "Türk timinin resmi görevli olduğunu, yasadıĢı hiçbir faaliyeti olmadığını" anlatmak için kullandığı ifadeler, zaten büyük bir tepki içindeki özel Tim subaylarını yaraladı: "Hiçbir suçları yoktur. Suçlularsa yargılayın!" Amerikalılar ise, çok yönlü planlarını gerçekleĢtirmiĢti: "Biz zaten amacımıza ulaĢtık. Alacağımızı aldık. Artık elemanlarınızı serbest bırakacağız." Peki, Türk Ordusu'nun komutanlarını, onlarla temastaki birisi, büyük bir para karĢılığı mı sattı?..

Bilinen Ģu: Yılmaz adında, uzun süre kendisinden yararlanılan bir Türkmen, bugün kaçak ve aranıyor!..

TÜRK MĠLLĠYETÇĠLERĠ, AMERĠ KALIL ARI TUTUKLUYO R..
Bu "çuval geçirme" olayı, gurur kırıcı ve yıllarca kapanmayacak derin bir yara açtı. Oysa, KurtuluĢ SavaĢı sürecinde gurur verici olaylar yaĢanıyor ve "Türk Ulusalcıları (Milliyetçileri)", Ġngiliz ve Amerikalılar'ı tutuklamaktan çekinmiyordu. Ġstanbul'un iĢgal edildiği gün (16 Mart 1920), Mustafa Kemal Anadolu'daki bütün Ġngiliz subay ve erlerini tutuklattı. Mustafa Kemal, geliĢmeleri daha önceden gördüğü için önlemini de önceden almıĢtı, Ġstanbul'un iĢgalinden 2 ay önce (22 Ocak 1920'de), Kolordu Komutanlarına emir verdi. Bunu Nutuk’ta Ģöyle açıkladı: "Baylar, yabancıların Ġstanbul'da saldırıları artırarak nazır ya da mebuslardan kimilerini tutuklamaya baĢlayabileceklerini kestirip, böyle bir davranıĢa karĢılık olmak üzere, Anadolu'da bulunan yabancı subayların tutuklanmasına karar verdim. Bu kararımı ve buna göre önlem alınmasını, 22 Ocak 1920 günü Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum'daki Kolordu Komutanlarına, kiĢiye özel olarak, kapalı telle (=Ģifreli telgrafla) buyurdum."49[56] Bu emirle tutuklananların sayısı 29'u buldu. 50[57] ġifre Çok ivedi ve kiĢiye özeldir Ankara, 22 Ocak 1920 On BeĢinci Kolordu Komutanlığı'na Ġngilizler, Ġstanbul'da saldırılarını artırarak, nazır veya mebuslardan bazı kiĢileri, özellikle Rauf
56 57

Nutuk (Söylev), a.g.e., s.186. Özakman, Turgut, Vahidettin, M.Kemal ve Milli Mücadele (yalanlar, yanlıĢlar, yutturmacalar), Bilgi Yayınevi, Ankara, Eylül 1997, s.332.

Bey'i tutuklarlarsa, karĢılık olarak Anadolu'da bulunan Ġngiliz subayları tutuklanacaklardır. Buna göre Erzurum'da bulunan Ravlinson'u kaçırmamak için Ģimdiden önlem alınmasını rica ederim. Mustafa Kemal
Nutuk, Belge No: 226/11.

Öte yandan, bir Türk askerine (jandarmasına) karĢı koyan ve onu tehdit eden Amerikalı Yakın Doğu'ya Yardım Komisyonu üyesi (Raymond Custer) yargılandı ve 6 ay hapse mahkum edildi. ABD Yardım Heyeti üyesini kurtarmak için giriĢilen tüm uluslararası giriĢimler sonuçsuz kaldı. 51[58]

ASKERE " ATTIRILMAY AN" KUR ġUNU, BĠR SĠVĠL ATIYO R
OSMAN NEVRES (Hasan Tahsin), teslimiyetçiler gibi düĢünmüyordu. Aklında "kahraman" olma düĢüncesi yoktu, bu yüzden "gerçek bir kahraman" oldu. Teslimiyetçi hükümetin (Ġstanbul Hükümeti) "direnmeyin" emri onu etkilemedi. Direnecekti. Canı pahasına olsa da.. Mutlaka "onurlu bir direniĢ" verilmeliydi. Asker, sivil yüzlerce Türk'ün, "Zito Venizelos" diye bağırtılarak, süngülerle itip kakılarak, antrepolara, zindanlara ve gemi ambarlarına doğru götürüldüğünü gördükçe, dayanamadı. Kordon boyunda kilise çanları çalarken, ülkesinin iĢgalini seyreden zavallı kalabalıkları birdenbire yardı ve Yunan müfrezelerinin
58

The New York Times Gazetesi, 9 Ocak 1921. (Ulagay, Osman, a.g.e., s.118.)

karĢısına atladı: "YaĢasın ulusumuz!" Aynı anda, birkaç el tabanca sesi duyuldu. Yunan Efzun Alayının en önde yürüyen sancaktarı yere yığıldı. Ardından yanındaki. Ġlk panik atlatılınca, ateĢ edenin tek kiĢi olduğunu gören iĢgalciler, Osman Nevres'e peĢ peĢe kurĢun yağdırmaya baĢladı. Elindeki tabancasının mermileri biten gazeteci Nevres, o anda Ģehit düĢtü. Yunanlılar hırsını alamamıĢ, yerde cansız yatan 30 yaĢındaki genç gazeteciyi süngülemeye baĢlamıĢtı. Tabanca sesini duyan limandaki Yunan savaĢ gemileri de, bir direniĢ olduğunu anlamıĢ, korkudan, kıyıları ateĢe tutmaya baĢlamıĢtı. Bu arada, Yunan'a "ilk kurĢun"u atan, Osman Nevres'in o mübarek bedeni, iĢgalciler tarafından paramparça edilmiĢti... 52[59] Yunanlılar, kentte "sıkıyönetim" ilan etti. Türkler dıĢarı çıkamazken, daha önce yan yana yaĢadıkları Rumlar, silahlarıyla onların evine girerek, yağma, soygun, tecavüz ve katliamlara baĢladı. Yunan iĢgaline karĢı koymak arzusundaki "direniĢ yanlısı, vatansever Türk gençleri", Anadolu içlerine çekilmenin uygun
59

DüĢmana sıkılan "ilk kurĢun" konusunda farklı kaynaklarda çeliĢkili açıklamalar yer alıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nde CumhurbaĢkanlığı makamına gelmiĢ olan Celâl Bayar bile, bu farklı görüĢlere itibar ediyor!.. Bayar'ın ağırlıklı olarak kabul ettiği görüĢe göre, ilk kurĢunu "saatçi Aziz Efendi" sıkmıĢtır. (Bakınız: Bayar, Celâl, Ben de Yazdım: Millî Mücadeleye GiriĢ, Cilt 6, Sabah Kitapları, Ġstanbul, 1997, s.51.) Celâl Bayar, bu konu üzerinde uzun uzun dururken, gerekçesini Ģöyle açıklıyor: "Tarihi gerçeği meydana çıkarmak istemekle beraber, o zaman bizi idare edenlerin ruh zaafını göstermek içindir." (Kanımca bu sözler de büyük tartıĢma yaratacak niteliktedir. Çünkü, o dönemki yöneticilerin zaafını ortaya çıkarmakla, ilk kurĢunu sıkanın kim olduğu arasında ne bağlantı vardır, ilk kurĢunu devlet sıkmadıktan sonra?-H.C.) ġevket Süreyya Aydemir ise, Hasan Tahsin'den sonra "ikinci bir kiĢinin" ateĢ açtığını, bu ikinci kiĢinin "adının, sanının bilinmediğini" yazıyor. (Bakınız: Aydemir, ġevket Süreyya, Tek Adam, 2.CĠK, Remzi Kitabevi, Ġstanbul, Mayıs 1993, 5.72.)

olacağını düĢündü. Fener Patrikhanesi'ne bağlı Ġzmir Metropoliti, ölen iki Yunanlı iĢgal askeri (Basile Delaris ve Jorj Papakostos) için görkemli bir cenaze töreni hazırlığına giriĢti.

"PAġA, SĠN! .."

PAġA..

DEVL ET Ġ

KURTARABĠLĠ R-

MUSTAFA KEMAL, SAMSUN’A hareket etmeden önce, veda ziyaretlerinde bulundu. Yeni Genelkurmay BaĢkanı Cevdet PaĢa, eski baĢkan Fevzi PaĢa, bakanlar (nazırlar) ve PadiĢah Vahidettin ile görüĢtü. GörüĢmeler sürerken, Bandırma Vapuru'nda son hazırlıklar yapılıyordu. Mustafa Kemal görüĢmeler öncesi Milli Savunma Bakanını (Harbiye Nazırını), içiĢleri Bakanını (Dahiliye Nazırını) ve BaĢbakanı (Sadrazamı) aramıĢ, hiçbirini makamında bulamamıĢtı. Hepsi "toplantıda"(!) olduğunu söylemiĢti. Mustafa Kemal bunun üzerine, randevusuz biçimde Babıâli'ye gitti. ġehrin durumu çok hüzün vericiydi, iĢgal kuvvetlerinin donanmaları limanı "çelik ormanı" gibi sarmıĢtı. Köhne bir motorla HaydarpaĢa'dan Ġstanbul'a geçerken bir süre dalgın ve nemli gözlerle, heybetli düĢman zırhlılarını seyretmiĢ, sonra yaverine (Cevat Abbas Gürer'e) dönüp: "Geldikleri gibi gideceklerdir !" 5 3 [ 60] demiĢti: "Ġstanbul sokakları, düĢman askerleri ile dolu. Boğaziçi, toplarını sağa-sola çeviren düĢman zırhlıları ile örtülü. Denizin mavi suları görünmüyor âdeta. Birçok duygulu Ġstanbullu, ancak ekmek ve yiyecek almak için evlerinden çıkıyorlar. Yolda hakarete uğramamak için ezilip, büzülerek yürüyorlar.. Koskoca Ġstanbul, yüzbinlerce insanı ile, sesi kısılmıĢ bir halde..." Bu söz üzerine "derîn elem ve ümitsizliğini derhal unutan" yaveri Cevat Abbas Gürer, "Size nasip olacak, siz bunları kovacaksınız PaĢam" de60

Soyak, Hasan Rıza, Atatürk'ten Hatıralar, Yapı 2131, Tarih:23, 3. Baskı, Ġstanbul, Ocak, 2006, s.98.

Kredi Yayınları-

di.54[61] BaĢbakanlık özel kaleminde beklemeye alınan Çanakkale Kahramanının geldiğini duyan diğer bakanlar da (nazırlar), salona üĢüĢtüler. Kötü haberi Mehmet Ali Bey verdi: "Allah, Allah!.. Ne küstahlık? Duydunuz mu efendim, Yunanlılar Ġzmir'e çıkıyor!.." Donanma Bakanı (Bahriye Nazırı) baĢını sallayarak, iĢgal haberini onayladı. Mustafa Kemal ise, onların ĢaĢkınlıklarına katılmıĢ göründü: "Ya.. Bu da mı oldu?" Ġçinden baĢka düĢünceler geçiyordu. Bunların olacağını çok söyledim ama, kimseye anlatamadım!. 55[62] Daha sonra, yakınlarına bu durumu Ģöyle anlatacaktı: "Nazırların telâĢı karĢısında ağlamak mı, gülmek mi lâzımdı? Kendimi tutuyordum. Fakat bu emrivaki karĢısında ben, 'Allah, Allah' demekten baĢka bir Ģey düĢünemeyen bu nazırlara ibretle bakıyordum."
61

Gürer, Turgut, Derleyen, Atatürk'ün Yaveri Cevat Abbas Gürer (Cepheden Meclise Büyük önder Ġle 24 Yıl), Cumhuriyet Gazetesi Yayını, Ġstanbul, Ekim 2006, s.97. (Mustafa Kemal'in yaveri Cevat Abbas Gürer, torunu tarafından derlenip yeni baskısı yapılan, -ilk baskı 1939'da yapılmıĢ- kitabında, tarihi sözü "Geldikleri gibi giderler" biçiminde açıklıyor. Bakınız, a.g.e., s.97. -HC) 62 Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mustafa Kemal'in çektiği acıyı Ģöyle anlatıyor: "Mustafa Kemal'in daima meçhul kalan tarafı, Büyük Zaferini baĢarmazdan evvel çektiği azap ve iĢkencelerdir. ArkadaĢlarına söz geçiremez; amirlerine dert anlatamaz; devlet ve siyaset adamlarını yola getiremez; kapıları çalar, açılmaz; bağırır, çağırır, iĢiten olmaz; devlet batıyor der, padiĢah gözlerini kapar, mesuller dudak büker. ĠĢte gençliğe her Ģeyden önce Atatürk'ün bu mihnet, bu çevir ve cefa devri anlatılmalıdır. Gençlik en ziyade O'nun bu cephesindendir ki muhtaç olduğu azim ve irade dersini alabilir." (Soyak, a.g.e., s.99.)

Mustafa Kemal sakinliğini bozmamaya özen göstererek, "Ne yapmayı düĢünüyorsunuz?" diye sordu. "Protesto edeceğiz!" "Bu lâzımdır, doğrudur. Ancak böyle bir protesto ile Yunanlılar'ın Ġzmir'den geri çekileceğine ya da Ġngilizler'in onları geri çekeceğine ihtimal veriyor musunuz?" Çaresizlik içinde Mustafa Kemal'in yüzüne baktılar: "Fakat baĢka ne yapabiliriz?.." "Belki de daha kesin önlemler düĢünülebilir." "Meselâ ne gibi?" Yunan iĢgalini ĢaĢkınlık içinde heyete duyuran Mehmet Ali Bey, söze girdi. "DüĢmanın merhametine" sığınmaktan yanaydı: "öyle hareketlere kalkarsak bize ne yaparlar, bilir misiniz?" Samsun'a gitmeye-hazırlanan Kemal PaĢa dıĢında herkes periĢanlık içindeydi, daha uzun konuĢmanın kimseye yararı olmayacaktı. Ne Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nin, ne de Mustafa Kemal'in düĢünceleri değiĢmeyecekti. Mustafa Kemal, son ziyaretini PadiĢah Vahidettin'e yaptı. Yıldız Sarayı'nın ufak bir salonunda PadiĢah'la adeta diz dize denecek kadar yakın oturdular. 56[63]

63

Ġstiklâl Harbi Gazetesi, 16 Mayıs 1919, s.2; Bayar, Celâl, a.g.e., Cilt 8, s.93. (Kimi kaynaklarda bu görüĢmenin tarihinin net olmadığı, 15 ya da 16 Mayıs olabileceği belirtiliyor. Ġstiklâl Gazetesi 16 Mayıs'ta haberi yazdığına göre, görüĢmenin 15 Mayıs olması gerekir.-HC) (ÖNEMLĠ BĠR TESPĠT: Pek çok kaynakta anlatılanlar, hep "ilk elden" kaydıyla verilmesine rağmen, bunların çok uzun yıllar önce, 1919'da Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde "aynen" yayınlandığını gördüm!.. Anılarını yazanlar, acaba zamanında not tutma fırsatı bulamadıkları için, hatırlayabilmek amacıyla 1919 tarihli gazeteye mi bakarak alıntı yaptılar?. Aynı durum Celâl Bayar'ın anılarında da görülüyor. Bayar'ın "Atatürk'ten dinledim de yazdım" dediği birçok konu, yıllar önce gazetede "aynen" yayınlanmıĢ!.. Yukarıdaki alıntıda olduğu gibi.HC)

Vahidettin'in sağında, dirseğini dayadığı bir masa ve üstünde de bir tarih kitabı vardı. Oturdukları yerden, baĢlarını hafifçe sağa çevirdiklerinde, Boğaz'da demirlemiĢ ve toplarını Yıldız Sarayı'na doğrultmuĢ, birbirine paralel düĢman zırhlılarını görüyorlardı!.. PadiĢah, Mustafa Kemal'in hiç unutamayacağı Ģu sözlerle konuĢmaya baĢladı: "PaĢa, PaĢa.. ġimdiye kadar devlete çok hizmet ettin."57[64] Vahidettin, masanın üzerindeki tarih kitabına elini basmıĢtı: "Bunların hepsi artık bu kitaba girmiĢtir. Tarihe geçmiĢtir.. Bunları unutun. Asıl Ģimdi yapacağın hizmet hepsinden önemli olabilir." Bir ümit kırıntısıyla tarihi sözünü söyledi: "PaĢa, PaĢa.. Devleti kurtarabilirsin!" Mustafa Kemal hayretini gizleyemedi... Acaba Vahidettin benimle samimi mi konuĢuyor? PadiĢah'ın, Mustafa Kemal'in ġiĢli'deki evinde, ordu komutanları ve askerî yetkililerle yaptığı "gizli toplantılardan" ve niyetinden haberi mi vardı?.. Samsun'a çıktıktan sonra, iĢgale karĢı baĢlatacağı silahlı direniĢi mi öğrenmiĢti?.. iĢgalcileri ikna etmek için her yolu deneyen Vahidettin, Mustafa Kemal'in deyimi ile, "Yüzüncü derecedeki insanlarla" temastaydı. "PaĢa, PaĢa, devleti kurtarabilirsin!" derken, artık padiĢahlığını kurtarmaktan vazgeçmiĢ, yaptıklarından piĢman mı olmuĢtu?.. Aldatıldığını mı anlamıĢtı?.. Çünkü, Mustafa Kemal'in herkesin bildiği "resmî görevi", Samsun ve çevresindeki azınlıkların ve özellikle Rumlar'ın, itilâf Devletleri temsilcilerine yaptığı Ģikâyetleri incelemek ve onları
64

" istiklâl Harbi Gazetesi'nde (16.05.1919) bu söz "..hizmet ettik" biçiminde yer alıyor. Alıntı yaptığım ana kaynak bu gazete olmasına karĢın, baĢka hiçbir kaynakta "...ettik" sözü olmadığı için bunu yazım hatası olarak kabul ediyor ve tüm kaynaklardaki "..hizmet ettin" sözcüğünü alıyorum-HC

iĢgalcilere hizmet etmeyi ve vatanı kurtarmak için silahlı direniĢ baĢlatacak Türk ler'i engellemeyi" anlıyordu. "PaĢa. "devleti kurtarmak" olarak. Tek dayanağımız. herkes Mustafa Kemal'e. "iĢgale direnmemeyi." "Merak buyurmayın efendimiz. Mustafa Kemal. Ġrade-i seniyeniz (ferman. Mustafa Kemal bunları yaparsa "muvaffak .. Daha sonra bir yakınına bunu Ģöyle anlatacaktı: "PadiĢah demek istiyordu ki. Elimden gelen hizmette kusur etmeyeceğime emniyet buyurunuz. "iĢgalcilere yardımcı olacak bir görev" verildiğini düĢünüyordu. kararı sonraya bıraktı: "Hakkımdaki teveccüh ve güvene arzı teĢekkür ederim." "Muvaffak ol!" PadiĢah'ın huzurundan çıkan Mustafa Kemal." Daha sonraki geliĢmeler PadiĢah'ın bu sözlerle neyi kastettiğini çok net biçimde gösterecekti. silahlı direniĢe kesinlikle karĢıydı. Devleti kurtarabilirsin" sözünün anlamı buydu.. Vahidettin'in "noktai nazarı Ģahanesinin" ne olduğunu çözmüĢtü. Mustafa Kemal'in ĢaĢkınlığı tedirginliğe dönüĢmüĢtü. MüfettiĢlik görevinin özü buydu!. Ġstanbul'a hâkim olanların siyâsetine uymaktır. Yani. onların Ģikâyet ettikleri meseleleri halletmektir. PaĢa." Adım adım iĢgal edilen Türkiye'nin hükümdarı. PadiĢaha göre. hemen hareket edeceğim ve bana emir buyurduklarınızı bir an unutmayacağım. padiĢah emri) olursa.rahat ettirmek için gerekli önlemleri almaktı. PadiĢah. "bahislere giriĢmeyi tehlikeli buldu. iki uç düĢünce arasında bocalayan Mustafa Kemal.. basit yanıtlar vererek." "Eminim. Noktai nazarı Ģahanenizi (yüksek görüĢünüzü) anladım. PadiĢahın arzularını yerine getirmiĢ olacaktım. Benim memuriyetim. Eğer onları memnun edebilirsem ve bu siyâsete karĢı gelen Türkler'i takip edersem. hiçbir kuvvetimiz yoktur.

. Onun için temin ederim ki bir fenalık beklemeyiniz. Bugünden ve yarından?.5 ay önceki baĢka bir geliĢme ibret vericidir. Vahidettin Mustafa Kemal'i bir Cuma namazından sonra görüĢmeye davet etmiĢti. Mustafa Kemal bu görüĢmeyi ve duygularını yakın silah arkadaĢlarına -defalarcaĢöyle anlattı: Bu görüĢme epey uzunca olmuĢtu.. "Mustafa Kemal'in SırdaĢı". Buradaki durumu yakından bilmiyorum.59[66] Ben.-HC 66 Kimi kaynaklarda bu söz Atatürk'ün ağzından Ģöyle anlatılıyor: ". ordunun yurtsever komutan ve subayları bundan üzüntü duyabilirler."58[65] YAKLAġIK ALTI AY ÖNCE DE (22 Kasım 1918). ülkenin içinde bulunduğu tehlike üzerinde onu aydınlatmak ve uyarmak için giriĢ yaparken. Kılıç Ali'ye göre. Bana güvence verir misin ki onlardan bana bir fenalık gelmeyecektir?' Ordu tarafından aleyhinde davranıĢlara dair iĢittikleri olup olmadığını sordum. bu görüĢmeyi daha sonra PaĢa'dan dinledi.olacaktı!. Ama ordu baĢında bulunan komutanların Zat-ı ġahanenizle karĢı karĢıya bulunması için bir sebep olabileceğini de sanmıyorum.dıĢarda bekleyenler tarafından çok uzun olarak yorumlanmıĢ bir görüĢme yaptık. PadiĢah beni aldatarak benim aracılığımla onlardan emin olmak 65 Vahidettin'in bu sözlerinin ne anlama geldiğini daha sonra belgesiyle görececeğiz. Demek. Son cümlesi bende bir Ģüphe uyandırdı. ya da hayır demedi.' Hemen ilave etti: 'Yalnız bugünden söz etmiyorum. yarın padiĢahın öyle bir hareket yapması ihtimali vardı ki. Gerçekten görüĢme zaman itibariyle pek kısa olmuĢtur. Kendi sorusunu tekrarladı. Derhal cevap verdim: 'Ben Ġstanbul'a geleli birkaç gün oldu." -HC ... o benden çabuk davranarak dedi ki: Ordunun komutan ve subayları eminim ki seni çok severler. Evet. Bu görüĢmeden yaklaĢık 1.

1997.. PadiĢah adına Almanya Genel Karargâhı'na iade-i ziyaret için giderken Mustafa Kemal'i de yanına almıĢtı. (Görgülü. Bakınız: Bayur. derin bir vecde daldı (=kendinden 67 Turgut. Biz ise. hiçbir karĢı önlem almaya fırsat bulamamıĢ durumdaydık. Bir iki gün sonra her sırrı öğrenmiĢtim. Aslında Mustafa Kemal.238.istiyordu. Ankara. ve. Ġstanbul merkezli Cumhuriyet Gazetesi'nde 15 Mart 1926 ile 13 Nisan 1926 arasında. Ġstanbul. Kaynak Yayınları. Ġsmet. Meclis-i Mebusan dağıtılmıĢtı. 68 Atatürk'ün Bütün Eserleri. s. 1918-1920'de Vahidettin'in BaĢyaveri. Derleyen. öbür taraftaki koltuğu Naci PaĢa 62[69] iĢgal etti. Vaniköy'deki Veliaht Sarayı'nda gezi öncesi(13 Aralık 1917) yapılan görüĢmeye dönelim. Ġstanbul merkezli Milliyet Gazetesi'nde aynı tarihlerde. Yusuf Hikmet. Vahidettin. Ocak 2005. Ankara. "anılar biçiminde 1926 yılında gazetelerde yayınlandı. Çok ümitsiz ve üzgün durumda Vahdettin'in salonundan çıktım. Atatürk Hayatı ve Eseri (Doğumundan Samsun'a ÇıkıĢına Kadar). ĠĢ Bankası Kültür Yayınları...69.) . 17. Atatürk'ün Anıları. kanepenin sağ köĢesine oturdu.g. Bu zat bir defa gözlerini kapadı.60[67] "SERSEM BĠR ġAHSĠYET'. Büyük Taarruz'da Atatürk'ün Tümen Komutanı. Falih Rıfkı Atay'ın Atatürk'ün Hâtıraları adlı kitabında 1965 yılında yayınlandı. Cilt:3 (1919). Mustafa Kemal anlatıyor: 61[68] .e.. s. Hulusi. Ekim 1997. Bakınız: a. O sırada Albay rütbesinde. bizim bulunduğumuz tarafa yöneldi. Aynı konuĢma. Ankara merkezli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi'nde 13 Mart 1926 ile 12 Nisan 1926 arasında. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Vahidettin hakkındaki kararını. (Vahidettin) Ġçeriye girdi. Bilgi Yayınevi.34. Baskı. 1928'de isteğiyle emekli. Üzülmekte haklıymıĢım. Atatürk Kültür.. Mustafa Kemal'in anıları olarak 12 Nisan 1926 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi'nde de yayınlanır. onun veliahtlığı döneminde vermiĢti. Dr. 2 dönem Cebelibereket 2 dönem de Seyhan Milletvekili. KarĢımdaki adam kararını çoktan vermiĢ bulunuyordu.32. 2. Mayıs 2000. s.) 69 Korgeneral Naci Eldeniz (Manastır 1875-Ankara 1848). s. s. zaferden sonra general. (Atatürk'ün bu sözleri. bu kararın ne olduğunu anlamayan veya anlamak istemeyen kimselerle temasta kalmıĢ. Ġstanbul. Atatürk'ün SırdaĢı Kılıç Ali'nin Anıları. Ben karĢısındaki koltuğa oturdum.

beraber seyahat edeceğiz. bir mecnunla karĢı karĢıya bulunduğumu hemen hissetmiĢ. memleketin mukadderatını (=kaderini. değil mi? dedi. biz ki. Ben çok sıkılmıĢ.Evet. Naci PaĢa'nın yüzüne baktım.geçti). Bunlarla ne olabilir? . Biraz sonra gözlerini açtı: . talihsiz). "Güç" dedi.. o da çok durgundu. Veda ettik ve çıktık. neden sonra gözlerini açtı. PerĢembe akĢamı garda hazır bulunacaksınız. ĢaĢkın.. . bedbaht{=bahtsız. seyahat iki gün sonra baĢlayacaktır. mantığımız vardır.. memnunum. . yazgısını).Biz ki aklımız. çok acı çeken bir halde: . fakat mantıki konuĢmaya giriĢmekten kendimi men etmiĢtim. cevap vermek mi. Mükellef bir saray arabasına binmiĢtik.Hiç. . bihuĢ (=sersem.Sizinle müĢerref oldum. ne yapabiliriz? Naci PaĢa. Ġtiraf edeyim ki. Onda bir defa daha konuĢma kudreti mevcut olup olmadığını anlamak için beklemeyi tercih ettim. seyahat edeceğiz. acınacak. bu nazikâne sözlere cevap vermeye hazırlanırken. yoksa vermemek mi lazım geldiğinde tereddüt ettim. Naci PaĢa ile aramızda aĢağı yukarı Ģöyle bir konuĢma oldu.Efendi Hazretleri. deli) bir Ģahsiyetin huzurunda bulunduğumu fark ettim.Zavallı. dedim.Seyahat edeceğiz. kendisinden ne beklenebilir? . Bu zavallı yarın padiĢah olacaktır. Tekrar gözlerini kapadı. hâlini ve geleceğini anlamıĢ insanlarız. bize lütfen iltifat etti: .. Oradan hareket edeceğiz.öyledir. Hemen ayağa kalkıp dedim ki: .

. Ġstanbul'da baĢlayan bu tutuklamalar üzerine vatanseverleri bir dehĢet almıĢ. ellerinde ilaç ĢiĢeleriyle devletin en ağır sorumlu makamlarına oturtuluyordu. Bir terörün bütün Ģiddetiyle baĢladığı dehĢet. Ģimdi Atatürk'ün evinin kapısını çalmaya cesaret edemiyorlardı.MUSTAFA KEMAL' E DARB E TEKLĠFĠ! . Evvelce o coĢkun kaynaktan kuvvet ve kudret almaya. asil kökün kurutulması için ülke ve ulusun can dallarını kesmekle ve bu vatanseverleri uzun yıllar hapse mahkûm etmekle ulusal varlığı boğuyorlar. Yalnız düĢmanların emellerine hizmet eden Ġtilâf ve Hürriyetçi geçinenler az çok kendi iĢgüzarlıkları saydıkları bu rezilliği onur kabul ediyorlardı. . Olayların alacağı Ģekle göre pusuya sinmiĢ olanlar. vekiller (=milletvekilleri) ve subaylar diriltiliyor. teselli bulmaya ya da kınlan ümitlerini canlandırmaya gelmiĢ olanlar. Fethi (Okyar) Bey de bunlar arasındaydı. Bay Fethi Okyar tahliye edildi. Her haliyle ölüme ortak olmuĢ vezirler (=bakanlar). parti ve örgütünü. bir aralık hızını kaybeder gibi oldu. Silik adlılar. Değerli ve özverili vatandaĢlara "sürgün ve ölüm mahkûmları" unvanı verenler. meçhul kimlikliler. Vatanseverler Sansaryan Hanı'na yığılıyordu. ĠĢbaĢına getiriliyordu. ülkeyi düĢmanlarla birlikte uçuruma yuvarlıyorlardı. Osmanlı Mebusan Meclisi'nin feshinden sonra Ġstanbul'da geniĢ bir tutuklama baĢlatıldı. Hıristiyan unsurlar silahlandırılıyor ve örgütleniyordu. Bu kanlı maceraları her gün yakından gören ve bu gidiĢ acılığının ağırlığını büyük hassasiyetle en çok duyan Atatürk'ün evini bile aramaya ve annesinin mânevi evlâtlarını alıp götürmeye iĢgal kuvvetleri polisi cür'et gösteriyordu. Ġzmir'e kadar bile vatanı tanımayan belirsiz hanedan damatları meydana çıkartılıyor. yavaĢ yavaĢ Atatürk'le görüĢmek için fırsat aramaya baĢladı. Ġttihat ve Terakki. Fethi Okyar'ın bu kurtuluĢuna kendisinden çok Atatürk sevinmiĢti. medenî iĢgalcilere ilk koyu kin bağlanmaya baĢlamıĢtı.

temel olanın ulusal yapıyı harekete geçirmek ve bunun için yalnızca Ġstanbul'da değil bütün vatanda halkı örgütlemek olduğunu" anlattı. "Sahibi oldukları zengin mirası.207. ĠSTANBUL GAZETELERĠ'NE sansür de baĢlamıĢtı. PaĢa'yı ziyarete geldiler. a. 'Bütün kötülüklerin sorumlularının Allah cezasını versin' demekten baĢka bir Ģey gelmiyor 70 Mustafa Kemal'in. Turgut. Ġstanbul'da yapılacak bir hükümet darbesi ile Mustafa Kemal'in emrine vereceklerini garanti ettiler.208.e. 64[71] Mustafa Kemal ise.kaçan reislerinin değiĢtirdiği adıyla ve var olan parasıyla ve malıyla Sabri Toprak ve Kara Kemal'in eline bırakmıĢtı." Hâdisat ve Ġstanbul gazetelerinin baĢyazıları yayınlanamaz ve sütunları beyaz çıkarken. Turgut. Kollarımız kırık. iĢgal haberine yer veren gazeteler.e. gazetelere gönderdiği bir bildiriyi yayınlatmıĢ ve halkı "sükûnete" davet etmiĢti: "Gerekli bütün tedbirler alınıyor. Hükümet.63[70] ĠĢte bu koĢullarda Kara Kemal ve Sabri Toprak. ayaklarımız bağlı. 71 Gürer. iĢgali sessizce kabullenmeye zorlanmıĢtı. s. . "Ġzmir katliâmını" halka duyuramamıĢtı. Sefalet belimizi bükmüĢ. Ġtibarımız kalmamıĢ. yaveri Cevat Abbas (Gürer)'in anlatımı. iĢgal yanlısı Alemdar Gazetesi.g. Ġstanbul Hükümeti'nin de propagandası ile. s. Paramız yok. Bakınız: Gürer. Bu nedenle.. çok az tanıdığı ve güven duymadığı bu kiĢilere "Hükümet darbesinin sonuç almayacağını.. a. halk "tepkisizleĢtirilerek".g. ittihatçılara çatıyordu: "Dünya SavaĢı'na giriĢimizin ve bütün cinayetlerimizin cezasını çekeceğiz.

Elinde adalet meĢalesi. aynı üstünlüğü taĢır. etki ve ulaĢtığı alan çok kısıtlıydı. Buna karĢın. bu Türk semasının parlak ülkesi.." ANADOLU BASINI ise daha özgürdü. görmek için göz. pek acı ve üzücü bir sarsıntı ile gözlerini açtılar. "iğrenç dram" baĢlığı ile gerçekleri çok güzel tarihe kaydediyordu: "Hak ve adalet niyetleriyle avutulan yetim Türkler. Türklüğe. vefa duygusuna sahip büyük insanları ne oldu? Asil Fransa evlâtları nereye saklandı? Yoksa bu adaletler. dilinde hürriyeti akvam(ulusların özgürlüğü). Ģımarık bir palikaryanın kirli ve âdi kucağına atılmak isteniyor. bu arzular yalnız mağlupları aldatmak için icat edilmiĢ . dağlardan kanlı volkanlar fıĢkırsa. karanlık için ıĢık ne ise. örneğin Giresun'da yayınlanan IĢık Gazetesi. denizler tassa da araziyi tufanlara boğsa idi. Ġslâm âlemine belki o kadar etki edemezdi.elimizden. Ġslâmiyet. Ama. Cihana haykıranlar nerede? Hani Büyük Britanya'nın mertliği. Göklerden Ģahikalar yağsa. bu mertlikler.. Hayat için güneĢ. Ġzmir. Türklük için de Ġzmir aynı değeri.

yalancı. Namus üzerine.. suya. dağlara döĢenen mayından daha tehlikeli ve kahpece. Güneydoğuda görev yapmıĢ emekli bir astsubayımız. Onur ve Ģerefe..sahte. . 9 Ağustos 2006. dimağlara ve bilinçlere mayın döĢeyenlere yanıt. kutsal olan ne varsa hepsini onursuz bir hayatla değiĢ tokuĢ eden. Oktay Yıldırım tarafından veriliyordu. Altemur. "Kartal Kanadına Mektup". "Elinde adalet meĢalesi. Kılıç. çöl kumlarına yazılmıĢ mektupları okuyanlara veya bu mektupları edilmiĢtir. Bu mektup da bir anlamda.. Türkiye'yi "bölmeye" çalıĢan dıĢ destekli terör örgütü PKK ile Türk Ordusu'nu aynı kefeye koyan bir sanatçının 65[72] "Güvercin kanadına mektup"u yayınlandı.C. 72 73 9 Ağustos 2006'da ġeyh Sait'in torunu ile evlenen Yılmaz Erdoğan. dilinde hürriyeti akvam (ulusların özgürlüğü) olarak cihana haykıranların" gerçek yüzünü anlatıyor. bayrağa. vatana.. bölücülerle iĢbirliğini vurguluyordu.8. Yeniçağ Gazetesi. Yazanlara ithaf KuĢ kanadına. Ama bu yanıt. s. Onur üzerine. Bayrak üzerine. yaldızlı hileler midir?" (Bugünkü Türkçe'si:H.) YIL 2006 YAZI. yine etki ve ulaĢtığı alan çok kısıtlı olan basında yer aldı.66[73] KARTAL KANA DINA M EKTUP Su bir mektuptur. Vatan üzerine. Büyük bir gazetede manĢetten yayınlanan bu mektuba yanıt gecikmedi.

Ġstemeyen okumasın. bomba. Kalemleri tutan riyakar ve kan kokulu eller üzerine. Akıl üzerine. çok uzaktır hem de çok. çizer ve ihanete alet olan her Ģey üzerine. yeni fark edenler utansın. Davut çavuĢların yoluna döĢeyen eldir. O mayınlara basıp parçalanan bedenler. Kalemlerini sapladıkları Ģehitlerin ve kadınlarının ve çocuklarının ve kardeĢlerinin ve onların analarının yürekleri üzerine yazılmıĢtır. Bu mektup binlerce yıl önce yazıldı ve binlerce yıldır yazılıyor. baskın. pusu. zira eskidir ve unutuldukça kanla yeniden yazılır. Ģehit mezarlarının taĢları üzerine. öldüren kardeĢ falan değildir. mayın değil onu Adil binbaĢıların. yazar. Güvercin kanadının gücü yetmez taĢımaya.Vicdan üzerine. Ağırdır. tarihin yanılmaz vicdanında. Kemerburgaz'daki Kemer Country villalarından görünmez Edirnekapı. En az o el kadar suçludur o kalem. Ve aslında en kahpesi. KalleĢlerin en kalleĢi ise. karabaĢtı kartal olsa nafile. kalleĢtir olsa olsa. Kanla yazılmıĢ bir mektuptur bu. o eli alkıĢlayan ve ululayıp aklayan kalemdir. Adı fark etmeyen ve ithal edilmiĢ tüm meseleler üzerine. Edirnekapı'dadır ve bizim yüreklerimizde ve hafızalarımızda yaĢarlar. KardeĢ kardeĢi öldürmez. Kelimeler ve kelimeleri çirkinleĢtiren kalemler üzerine. kardeĢim diyerek kalleĢlik yapan kalleĢlerdir. DAĞLARDA YARIM KALDILAR VATAN ĠÇĠN . Mayın.

Vücudunda sigara söndürülerek." "Ağabey" diyordu. Gururlu ve biraz pusluydu sadece. tüm kemikleri kırılarak. "geçen gün kız arkadaĢımla gezdim biraz ve kimse bacağımın takma olduğunu anlamadı. bayrakları dalgalansın diye. ĠHANETĠN DE Kavganın sebebini unutmadık. çünkü bu kavga hiç bitmedi. "Ağabey" diyordu bana telefonda. Astsubay Zülfikar. KoĢmayı. atlamayı. Ġlk Ġzleriyle tanıĢırken. piĢman veya aciz de değildi. kulaklarında çınlar haykırıĢları eğer bir yerlerinde bir parça insanlık kalmıĢsa. sonra da ağaçtan kazıklarla öldürülen ve çığlıkları telsizlerden dinletilen vatan evlatlarının yeri bizim yüreklerimizdedir. . Yazıklar olsun. o kahpe ellerin döĢediği mayınla ve bazı kalemler tarafından ululanan o hainlerin. kafa derileri yüzülerek iĢkence edilen." Daha on dokuz yaĢındaydı Zülfikar. o çığlıkları duymayanların yanı baĢında durmaz onlar. Yazıklar olsun. bisiklet sürebilse yeterdi. Kemerburgaz'ın da üzerinde bulunan Türk egemenlik örtüsüne. çiçek toplayan k üçük k ızları öldürenlere ve yaz ıklar olsun o katilleri ululayan kale mlere. Bir de katillerinin yanı baĢında dururlar. denize girmeyi feda etmiĢti vatanı için. KAVGANIN BĠR SEBEBĠ VAR.Ellerimizde can verdi o parçalanan bedenlerin sahipleri. Bacağını payanda yapmıĢtı. mezun olalı tam yirmi gün olmuĢtu. Küskün veya kızgın değildi sesi. "biraz daha uğraĢırsam belki bisiklet bile sürebilirim. can veren o yiğitleri hainlerle bir tutanlara.

vicdandır. barıĢla ve daha ne kadar varsa t üm süslü kelimeler alet edilir bu gizlemeye.Kavganın sebebi vatandır çünkü bayraktır. MAYINLAR NEREDE ? M ayınların yeri bilinmez. yerle yeksan olmuĢtur onur ve Ģeref. benim olana uzanmıĢsa el. ne gam? Vermek vicdansa eğer. d öĢeyen Ģerefsizin y eri bilinmedik çe. her okunmada zihinlere döĢenen mayınlar ve ihanet her doğumda bir daha artar. Dağlardaki gibi otla ve toprakla gizlenmez. . kimseye yalvarmam durdurun diye. onur ve namustur. Ve da ğlara döĢenen may ından daha tehlikeli ve kahpecedir dima ğlara ve bilin çlere döĢenen may ınlar. Hiçbir vicdana dayanarak reddedilemez. kimse ve hiçbir Ģey için vazgeçilemeyecek olan egemenlik hakkıdır. sevememek varmıĢ. s evgiyle. pusmak. yayılır. Hiçbir aĢağılık pazarlığa konu edilemez. tek can alır. Kimseye verilemeyecek olan. namustur çünkü istiklal. hiçbir çocuğun veya sevgilinin sevgisiyle değiĢtirilemez. mayınların en tehlikelisidir bu. Ürer her doğumda. Dağlara döĢenen mayın tek kalır. Atalarımdan bana kalmıĢ olan ve benim çocuklarıma bırakmak zorunda olduğum mirasın vicdani sorumluluğudur. Bu paha ne ile biçilirse biçilsin. ben durdururum ellerimle. Ben dilimle. Ģeref sayarım. Meğerki ölüm varmıĢ. bayrağımla. hudutlarımla yaĢamak için ölmeyi kayıp veya yazık değil. öbür ihtimal ölümdür. çiçek koklayamamak. BaĢka zihinlere bulaĢır. akılsa susmak.

Ve barıĢ artık. can alanın. BU YAZGIYI KĠM YAZMIġ? Yazıklar oluyor yazgıya. en fazla parayı verenin yatağını doldurur. kanla yazılmıĢtır. Pazarlığı yapılmıĢ ve satın alınmıĢ bir fuhuĢ için. sinsice zihinlere mayın döĢeyenin kaleminden dökülür. bu eski ve ağır bir mektuptur. Bir kısmı hala yazılmaktadır. ev yakanın. Türk nereye gittiyse obasıyla. MuĢ ovasında. en fazla paraya yazıp çizenin elinden. Bölmek ve par çalamak için yapılan hain sava Ģ. vatana. Yazıklar oluyor. çocuk öldürenin yükü . ağırdır. bu yüzden biraz geç gelir ihanet. bir kısmı Edirnekapı'dadır. Cehennem Deresi'nde cehennem sıcağında yazılmaktadır. tecav üz eder bar ıĢa hayasızca ve pazarlayan kalemlerin nezaretinde. Malazgirt'tedir. kutsal olan ne varsa yaz ıklar oluyor onursuz bi r hayatla de ğiĢ tokuĢ edilirken. salyaları akan bölücülerin sofrasına. Masura Çayı'nda. bayrağa. aĢk yataklık edenin. ölür kelimelerde sevgi. Dedim ya. ne kuĢ kanadı ne suya atılan ĢiĢe taĢıyabilir. onur ve Ģerefe. Bu eski bir hikayedir. Çanakkale'de bir kısmı ve Kars'ta. Bazen bir villanın çalıĢma odasında ve bazen bir gazete köĢesinde dokunaklı kelimelerle süslenip öylece pazarlanır barıĢ. fuhu Ģ yapar barıĢla. yolda haram meralardan beslenerek. En pahalı kalemler pazarlar barıĢı. ihanet en sondaki katırla takip eder göç kolunu. Ġzmir'de. çünkü yazgı ihanet edenin suçunu taĢıyamaz. bölen ve yıkanın ağzından. Gabar ve Körkandil'de.ĠĢte o anda ölür kelimeler. Cudi'de. Ģehit Mehmetlerin kanıyla. Kullanıcısını seçme hakkı yoktur çünkü. Soylu atlar hızlıdır. Sevgi. kahreder kaderine. Sakarya'dadır. Ali Boğazı'nda.

Ama''döĢeyen eller Ġngilizce veya Latince değil Kürtçe konuĢuyordu ve Kürtçe de 'mayın" kelimesinin nasıl söylendiği önemli değildi. Böylece hakkı. esas gerekçeleridir aslında Türkçe dıĢındaki baĢka diller. taĢıdığı anlam ihanetti nasıl olsa. Onlar ki. ayrı olsun. batıla pazarlar aynı sabıkalı eller ve kalemler aynı hayasız fuhuĢ için. Kimseyi haklı veya haksız bulmayan kalemler. çocuk öldürenin. askerden sonra evlenip çifte çubuğa bakmanın hayalini güdenin yazgısı Allah'ın ise eğer.yazgıya bile ağır gelir. Yazıklar olsun. Ne gariptir ki bu kalleĢ ellerin döĢediği mayınlara daima anayasal yolculuklara çıkanlar basar. Dil özgür olunca. . kanla yaz ılmıĢtı r ve ne kuĢ kanadı ne suya atılan ĢiĢe ta Ģıyabilir. Adil BinbaĢının bastığı mayının üzerinde "Made in Italy" yazıyordu Ġngilizce. Kemerburgaz 'daki bir villanın çalıĢma odasına. hangi akıl buna Ġnanır ve bu nasıl vicdandır? Bu ağır ve eski bir hikayedir. Yazıklar olsun! DĠL KAVGANIN VE ĠHANETĠN SEBEBĠ MĠDĠR. KıĢlaya gidenin. YOKSA ARACI MI? Korku salan ve öfke çağrıĢtıran meselelerin parçaları değil. baktıkları kırık camlı siyasal gözlükleri ile ödenen bedellerin mukaddesatını göremeyenlere. özgürlük dil olur artık ve bütün bölünmeler böyle baĢlar. mayın döĢeyip pusu kuranın yazgısı kimindir? Kim yazar bu yazgıyı ve hangi kalem bunu yazgı diye ulular. özgürlük daima yeni sınırlar ister. bu yolculuğa siyasal veya mukaddes yolculuklar yapılabilsin diye çıkarlar. Okul der. hak için ölenlerin inadına. hakkı yazar sonra. bir kısmı Edirnekapı'dadır ve Edirnekapı çok uzaktır.

ayrı olsun dilim ayrı nasılsa.Bürokrasi der. Ama her hâl ve Ģart altında tüm bölücülerin yardım ve yataklığa ihtiyaçları vardır. aferin alır. ayrı olsun birazını bana ver. Birinin özgür olduğu yerde. denizler ve tarihler ötesinden. Kimse fark etmeden yapılmalıdır. Gizli olmalıdır yardım ve yataklık. Acındırmalıdır ama aslında acımadan katletmelidir. Çok uzaktan. Yani dilin de kiĢinin de özgürlüğü esas mülk sahibinin özgürlüğünü ve geleceğini tehdit edene kadardır. sonrası terör. Eski kinlerden ve hesaplardan ve o hesapların sahiplerinden beslenir yataklık yapan. Yardım ve yataklık yapanın da yardıma ihtiyacı vardır. sonrası bölücülük. Bu eski ve çok ağır bir mektuptur. egemenliği ve onun bekçilerini. bu dilde anlayamıyorum ayrı olsun. Toprak der arkasından. . ben da ayrıyım ve bu da varlığımın sembolüdür. Türkçe konuĢmalıdır ama aslında baĢka dilde anlaĢılmazdır. kahpelik ve ihanettir. sinsice. birazcık topraktan ne çıkar biz kardeĢ değil miyiz? özgürlük paylaĢılmaz oysa. Para alır. Sonrası anarĢi. vaat alır. özgürlüğünün birazını vermedin mi? Hem ne olacak. Bayrak der sonra. nasıl olsa daha önce dilinin. diğeri özgür olanın kurallarını ve özgürlüğünü tehdit edinceye kadar özgürdür. DıĢarıdan. dili. Türkçe yazmalıdır iĢbirlikçi mektuplar ama baĢka lisanda anlaĢılmalıdır. Sonra arkadan vurmalar ve mayın döĢemeler baĢlar yollara ve zihinlere.

Emin olun binlerce yıl daha yazılmaya devam edecektir. Y üreği olan varsa okusun diye yaz ılmıĢtır. Yazanlar asla diz çökmezler ve kimseye yal varmazlar. vatan ve bayrak aĢkını anlatır.Türk ba ğımsızlığını koruyanların kanları ile yazılmıĢtır. Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun . Vatan. Bu bir mektuptur. Bu eski mektup bir yaz ıttır aslında. Vatansızlar. bölücüler ve toprak hırsızları gibi aczi ve acınmayı anlatmaz. Kimsenin toprağını. Var olduğu yerde kendinden gayri her Ģeyi önemsiz/eĢtiren. Ne suya salınan bir ĢiĢenin ve neden kuĢkanadının taĢımaya gücü yeter. binlerce y ıldır ya Ģlı dünyanın bağrına saplı kaidelere ve mezar ta Ģlarına yazılır. çünkü Türkçe'nin ve onun sahiplerinin özgür yaĢamasını istemeyenler. onursuzca ve esir yaĢamaktan daha önemli olduğunu anlatır. Türkçe'nin sahipleri yaĢadıkça bu kanlı mektup yazılmaya devam edecektir. BaĢlığı binlerce yıl önce atılmıĢtır ve Edirnekapı'daki Ģehit mezarlarının taĢları üzerine yazılmaya devam etmektedir. karabaĢtı kartal olsa nafile. Yüreği olan varsa gelsin de çöktürsün diye. Onurlu ve egemen ölebilmenin. Türk'ün var oluĢ destanıdır. parçalamaya çalıĢanlara yardım ve yataklık etmeye devam edeceklerdir. yollara ve zihinlere mayın döĢemeye. parçalamak ve bölmek için çabalamaya. Asla diz çökmeyece ğimizi anlatır. hainler. ' dilini veya özgürlüğünü istemezler ve kendilerinin olanı da kimseye vermezler. bayrak ve onur üzerine yazılmıĢtır. dilsizler.

. Antalya halkı adına gönderilen protesto telgrafında Ģöyle deniyordu: . Büyük basındaki sansür nedeniyle Ġzmir'deki katliamdan habersiz olan Anadolu halkı. Anadolu halkı Mütareke hükümlerine. Irak ve Afganistan ordusu da. kaza ve nahiyelere gönderilen telgraflar ile. üst rütbeliler de dahil tüm Türk subaylarının fotoğrafları yanında. REDD-Ġ ĠLHAK Milli Komitesi. Aynı güçler. Savunma Bakanlığı (Harbiye Nezareti). iĢgale karĢı mücadele azmini biliyor. kanının son damlasına kadar savaĢmaya ant içiyordu. onu yüzlercesi izlemiĢti. Ġstanbul Hükümeti'nin ordusu gibi direnmedi!. iĢgalcilerin isteklerine uyarak. direniĢ ordusuna girmek için hazırlıklar yapılması istendi. süngüledi. Tüm vilayet. uluslararası hukuka uymadan Irak'ı ve Afganistan'ı iĢgal etti. Ġzmir'deki gibi. Türk Ordusu'na bir emir yayınladı ve artık Türkçe'nin yanı sıra Fransızca yazılı askeri kimlik taĢımalarını istedi. Redd-i ilhak örgütünün bu telgrafları ile gerçeği öğreniyor. uluslararası hukuka uymayan bu oldu-bitti iĢgale karĢı. sivil halkı katletti. cezaevlerinde her türlü insanlık dıĢı muameleye tabi tuttu. Ġlk telgraf Karaman'dan gelmiĢ. paĢalar dahil tüm Türk subaylarına yabancı dille yazılmıĢ kimlik taĢıma zorunluluğu getirildi. iĢkence yaptı.ULUSAL (MĠLLÎ) DĠ REN Ġġ BAġLIYOR. Bu kimliklerde. DĠRENĠġ ÖNCESĠ.. YIL 1991 VE 2003. iĢgal güçleri kimlik kontrolü yaparken. sancak.. Ulusal ( mill î) direniĢ baĢlıyordu. Buna da kimse sesini çıkarmadı. Türk Ordusu tarihinde ilk kez. vatanı kurtarmak için hükümetin yalanlarına. herkesi kolay tanıma olanağı bulacaktı. bölgelerinde toplantılar düzenlenmesi.. iĢbirliğine karĢı bileniyordu. padiĢaha ve iĢgal notaları veren Ġngiliz Amiral Kaltrop'a protesto telgrafları yağıyordu.. görevleri de yazacaktı. Hükümete. Böylece. ĠġGALCĠLER TANISIN diye. Ġzmir'de organize ettiği büyük mitingin ardından. tüm yurtta halkı direniĢe çağırıyordu.

. gayet safça ferman bekliyordu: "Biz daha ölmedik." Yalvaç Müftüsü öncülüğündeki insanlar ise. Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var! Ulusun.) Vatanın korunması için fiili gösterilere ve fedakar hareketlere hazırız.... .) ĠġGALCĠ AVRUPA ülkelerinin peĢinden gidenlerin "paranoya" diyerek.) Hakkını. Ferman cevabı bekliyoruz. ordu komutanlarını (Mustafa Kemal'i de) iĢgal kumandanlarının isteklerine uygun görevlendirmekti. gaflet ve ihanet durumuna nasıl gelinmiĢti?. Vatan için ölmeye amadeyiz. korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar. paranoya olarak nitelediği iĢgal karĢısında.."(. iĢgalci olarak görmediği. Haklarımızı çiğneyenlere karĢı Hükümetimizin görüĢünü sabırsızlıkla bekliyoruz. (FĠLM AYNI FĠLM! . ancak hükümette direnecek siyâsi irade yoktu!. Garbın(Batı'nın) afakim sarmıĢsa çelik zırhlı duvar. Gayret borcumuz.. en son ümit ıĢığı karĢısında zelillikle... Ģanlı tarihimizin son kurbanı olacağız. genel' BarıĢ Konferansı'nın adaletinden bekleyerek savunamayan bir milletin. talimatlara uymak." Halk direnmeye hazırdı. Hükümetin iradesi teslim olmak. sabır ve sükun ile uymasına imkan kalmamıĢtır. ya Ġzmir ya ölümdür. hâlâ Ġstanbul Hükümeti'nin satılmıĢlığına inanamıyor. (.. iĢgali bile gizlemeye çalıĢtığı. Büyük Hakanımızın. "Geliyorum" diye bağıran ve her türlü iĢareti yeren iĢgal nasıl görülememiĢti?. görüldüğü halde yapılacak bir Ģey mi kalmamıĢtı?. tarih sayfalarına geçmek ya da yaĢamak hakkı olduğunu ispat etmek ister. Ya da. Milletin namusu ya varlığını silerek. Medeniyyet dediğin tek diĢi kalmıĢ canavar? Mehmet Akif Ersoy BU DURUMA NASIL G EL ĠNDĠ?.

geliĢmeleri irdeledi. ya siyasetçileri ön plana çıkarıp. öldürülen ve katilleri yakalanamayan Türk polisleri!. askerleri geri plana attılar. BaĢına kimin . siyasetçileri bastırdılar. Türkiye'nin bir bölgesi. satılmamıĢ gazetelerinden". Türkiye nasıl iĢgal altına girmiĢti?. Bu sorunun yanıtı için iki tam sayfa ayıran gazetenin tespitleri çarpıcıydı: Osmanlı Parlamentosu'nda Türklüğe hakaret eden Türk mebusu Rumlar!. Ġzmir'in iĢgalinden bir gün sonra 16 Mayıs 1919'da.... güvenliklerini tehdit edecek bir durum olduğuna kanaat getirirlerse. istedikleri Türk bölgesini iĢgal altına alabilirler!" YIL 2006. Ġzmir'de ve Ġstanbul'da Rumlar'ın büyük Ģenlikleri!. Ġzmir'in iĢgalinde yadsınamaz gerçekler olarak karĢımıza çıktı. 2006 yılında da. Fener Rum Patrikhanesi. Bugün ikisine birden yönelik bir operasyonla karĢı karĢıyayız ve bu Türkiye tarihinde ilk defa olmaktadır. "Bize dost gözüken. Avrupa Birliği'nin ve ABD’nin destekleriyle. "teslim olmayan.5 ay gibi kısa sürede. Ġstanbul ve Anadolu'daki Rumlar Yunanistan ile iĢbirliği içinde iĢgal hazırlıkları yapıyordu. Türkiye Güneydoğu'da soykırım uyguluyor' denilerek kuvvet çağırılacak. o yüzden neredeyse. "Ġttihatçı-itilâfçı" diyerek birbirlerini yerken. YaklaĢık 90 yıl sonra. Mondros Mütarekesi'ne özellikle konan bir madde vardı: "Ġtilâf Devletleri. Orduya yönelik operasyon Genelkurmay BaĢkanlığı seçiminin dıĢındadır. Rum okullarında Türkçe okutulmasını yasak etti!. "soykırım Ġddiaları" bahane edilerek.. Dönemin. Bugüne kadar tahterevalli oynadılar. Ġstiklâl Harbi Gazetesi. 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nden sonra geçen 6.Bugünlerde sıkça kullanılan. "Avrupa ülkeleri kötü niyetlerini gizliyor". dıĢardan kuvvet çağırmak yoluyla iĢgal edilmek isteniyordu: "önümüzdeki günlerde Güneydoğu'daki olayların artması beklenmelidir. MONDROS MÜTAREKESĠ'NDEN sonra. Hedef TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) kurumudur. Ya TSK'yı tuttular. askeri ve ekonomik ittifak bile kuran Avrupalıların gözü topraklarımızda" gibi cümleler.. "Bu hâle nasıl düĢtük?" baĢlığıyla. sıradanlaĢan "Türkiye iĢgal edilmek isteniyor". Güneydoğu'ya müdahale edilirse de.

TSK'nın Güneydoğu'daki insanlar nezdindeki itibarını yok ediyorlar. Ceviz Kabuğu Programı. Dr. Kanaltürk Televizyonu. Diyorlar ki. suçluların cezalandırılmasını istemiĢlerdir. Mahir Kaynak'ın açıklaması. saat 22. Hıristiyan halkın katliama uğrayacağına iliĢkin asılsız dedikodular yayarak." Bir Türk Parlamentosunda. diğer olayları da Ģöyle sıralıyordu: "Beyoğlu'nda 2 Kasım 1918'de Rumlar Ģenlikler yapar. azınlıkların katliamı konusunu bir takrirle getirmiĢler. provokasyonlar hazırlayarak. Rumlar'ı katletme giriĢimi olarak nitelemiĢti!. Burada alınan kararlara uygun olarak Aydın mebusu Emanuelis. VENĠZELOS'UN tavsiyesi ile Türkiye Rumları. GAZETE. üyesi bulundukları Osmanlı Devleti'nin Parlamentosu'nda. . kan dökülmesini önleyici tedbirleri bile. 'bakın bunlar geliyor. yolcu taĢıyan belediye otobüslerine molotof kokteyli denen. "yanan benzin ĢiĢeleri" atarak insanlarımızı canlı canlı yaktılar.geçtiği hiçbir Ģeyi değiĢtirmez. çeĢitli yerlerde tahrikler.30. Senato'da yaptığı konuĢmada. 10 Mart 2006 Cuma. Türkler’in bir milyon Ermeni'yi imha ettiklerini. '40 asırdan beri memleketin medeniyet unsuru' olduğunu söyledikleri Rumlar'dan 550 bininin imha. sürgün ve emlakinin de müsadere olunduğunu iddia etmiĢlerdir. Mart 2006 sonlarında olaylar baĢladı. örneğin. Damat Ferit'in önce temas ettiği. Ġstanbul'da bile." 67[74] Nitekim. Osmanlı'nın teslimiyet anlaĢmasını kutlamak için Ģenlikler düzenleyen Ġstanbul Rumları'nı destekleyerek.L 74 Eski MĠT Daire BaĢkanı Prof. bu maddeyi uygulatmaya çalıĢtılar. Bu vahimdir. Sağa sola bomba atıyor. Türk vatandaĢları tarafından böyle bir soru önergesi verilebiliyordu. Türkler elemden ağlarken Patrikhane'de mühim bir toplantı olmuĢtur.. Ama TSK'yı 'çete' gibi tarif ediyorlar. Ġzmir mebusu Mimaroğlu ve Çatalca mebusu Dimitriyadis ertesi gün. Gaflet içindeki Damat Ferit PaĢa'nın tavrı bu iddialara dayanak veriyordu. sorgusuz sualsiz adam öldürüyor. Kendi emniyet müdürünü bile öldürüyor' diyorlar.

9 ġubat 2005. Yani ona göre. "Evet” diyor.g. bu ülkede 2-3 yıl önce hortlayan milliyetçiler gibi konuĢuyorsunuz" diyor!.. Ġsveç Kraliyet Bilimler Akademisi. Bari Ben Söyleyeyim").. 550 bin Rum" balonu. Çok tartıĢılan ve Türk milletinin nefretini kazanan o talihsiz sözünü de. ille de "baĢını derde sokma gayreti" bilinçli ve taammüden!. Yani. . 76 Hürriyet Gazetesi... ülkeyi sevmek ölmüĢ bir duygu!. Ġsviçre'de yayınlanan Tagesanzeiger gazetesinin "Das Magazin" adlı kültür ekindeki röportajında. Pamuk. Avrupa'yı "düĢünce özgürlüğü ve demokrasisi" için övüyor ama. Orhan Pamuk'a. s.. Ve bu yüzden benden nefret ediyorlar" dedi... a. "Bir milyon ermeni. O halde ben yapıyorum. Nobel Edebiyat Ödülü verildi!. s. 68[75] Orhan Pamuk.SOYKIRI M ĠDDĠ ASI VE NO BEL ÖDÜLÜ O zamanki..e.1. O yüzden milliyetçiliği "hortlak" olarak yorumluyor. Bu söyleĢide.. bugün "Bir milyon Ermeni. Ve bir milyon Ermeni. "Kültürlerin çatıĢması ve birleĢmesinde yeni semboller bulduğu" gerekçesiyle Pamuk'a 75 Hürriyet Gazetesi ("Kimse Söylemiyor.4. baĢtan aĢağı çeliĢki ve yanlıĢlarla dolu bu röportajında. 30 bin Kürt" biçiminde uçurulmaya devam ediyor! Yıllardır Nobel ödülü almak için uğraĢan ve yabancılara Türkiye'yi kötüleyen yazar Orhan Pamuk. Avrupalı gazetecinin sağduyulu." 69[76] Ġsviçreli gazeteci "kendisinin Türk'e benzemediğini" söyleyince. kendimi Avrupalı değil de. "Hayır ama. "Türkiye'de 30 bin Kürt'ü öldürdüler. TARĠH: 12 EKĠM 2006. Ve neredeyse hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. "Ama siz hâlâ konuĢuyorsunuz. bir Türk gazetecinin karĢısında oturuyorum gibi hissettim. Ġlle de baĢınızı derde mi sokmak istiyorsunuz?" sorusu üzerine söylüyor. Avrupalı gazetecinin sorularına sinirleniyor ve onu da Avrupalı saymıyor!: "Sizi kutlarım!.

70[77] 10 Aralık'taki ödül törenine giderken de. "BEYGĠR KÎġNEDĠ". Onlar gibi bir baĢka mücadele veren de. bir televizyon kanalı "Haydi havaalanına" diye karĢılama kampanyası baĢlatmıĢtı.. Kısa mesaj yoluyla. Bazı Romalılar'ın mezar kitabelerinde Ģunları okuyoruz: 'Yedim. Bozkurt. ġimdi burada yanıma kâr kalan yalnız bunlar oldu. kazandım. Her Ģey yaptım.ödül verildiğini açıkladı. Atatürk'ün Adalet Bakanı(1924). Katılımcıların yüzde 97'si Pamuk ödülü geri vermelidir" dedi. içtim. ĠĢgale karĢı direniĢi.. "Kitabını satın alan okurları" bile Pamuk'a ilgi göstermedi. -HC. 30 bin Kürt'ü öldürdü" diyen bir yazardı!. yıllar sonra da gençlerin "yan gelip yatmamaları" ve "vatanı sevip korumaları" için öğütlerde bulunmayı sürdürdü. Orhan Pamuk'u kimse karĢılamadı. hayat nedir? (. Cumhuriyet kurulduktan sonra da devam etti. 1934'te yayınlanan 'Türk Ġhtilâli’nde Vatan Müdafaası" adlı kitabındaki Ģu örnek bugün de akıllarda yer edecek niteliktedir: "ölüm nedir. noter gözetiminde yapılan ankete 10 bin 500 oy geldi. izleyicilere "Orhan Pamuk Nobel ödülünü iade etmeli mi?" sorusunu sorduk. Ziyaretçi! 77 Kanaltürk Televizyonunda canlı olarak yayınlanan "Ceviz Kabuğu" programımızın 13 Ekim 2006 tarihli yayınında..) ġimdi de yaĢadıklarını zanneden bir iki Romalı'nın hayatlarını anlatayım. Bugünkü Ankara Hukuk Fakültesi'nin kurucusu. "Türkler bir milyon Ermeni'yi. Mahmut Esat Bozkurt 71[78] idi. Ermeni diasporasının (yurtdıĢındaki Ermeni topluluğu ve lobisi) savunucusu gibi davranan ve AB dayatmalarına hayır demeyen bazı çevreler Pamuk'u alkıĢladı!. Çünkü. . Vatan savunmasında gençler her türlü özveriyi göze alıp. 78 Mahmut Esat Bozkurt (1892-1943) Türk devlet adamı ve hukukçu. Toplum ise "Orhan Pamuk ödülü geri vermelidir" dedi. eğlendim. mücadele ediyordu. elinde Nobel ödülüyle Ġstanbul'a dönüĢünde de. Yayıncısının dıĢında Türk halkı "Nobel'li Türk yazarı" karĢılamaya gitmedi. Oysa... karĢımızdaki "Türk yazar". Türk Devrimi'nin ideolojisi olan Kemalizm'in önde gelen kuramcılarından biri.. Türk Medeni Kanunu baĢta olmak üzere Cumhuriyet'in "temel kanunlarının" mimarı.

ABD politikalarının önünde settir. yine unutma ki. a. Kemalist bağımsız düĢüncelerimizdir. Tarih bir mezara dönerdi ki. 'yapamazlar. yaptırmazlar' gibi bir cevap aldım.20. Hatta 79 Bozkurt. Azminin ve bilincinin göstergesi göz yaĢartıcıydı. s..Akıllı isen benim gibi yap: Türk genci. Türk genci.. Kaynak Yayınlan. Yayıma Hazırlayan: Atatürk'ün Bütün Eserleri çalıĢma grubu. Bunu anneme anlattığımda. Mahmut Esat. . çoluk çocuk dövüĢen Türk milletini tarihin göğsünden söküp alamadı.Bizim iç dinamiklerimiz Atamızdan kaynaklanan ulusalcılığımız ve egemenlik kavramımız.21-24. kiĢnedi. olabilecekleri sayın profesörün söylediklerini anlattım. Bu mezar kitabeleri neyi ifade eder. içti. en medeni millet.. dövüĢmesini en iyi bilendir. medeniyet öksüz kalırdı."73[80] MERDĠVEN DĠBĠNDE AĞLAYAN TÜRK GENCĠ!. baykuĢ çığlıkları ortalığı alırdı. Türk Ġhtilâli’nde Vatan Müdafaası. Silahlı ya da silahsız olası bir iĢgale karĢı dimdik duruyordu: ". bu bir hayat mıdır? Nihayet bir hayvanın mezarına bir taĢ dikilmek istense. bilir misiniz? Bence Roma'nın yıkım devirlerini. s.." 72[79] Aynı Mahmut Esat Bozkurt. ABD'nin Türkiye'yi iĢgal edeceği.e. hatta duble yolların o yüzden yapıldığı gibi bir komplo(!) sunmuĢtu. bundan baĢka ne yazılabilirdi? Belki biraz daha açık ifade ile 'Burada yatan beygir yedi. Haziran 2006. 80 Bozkurt.) Eğer bir yıldırım darbesi Türk'ü tarihin göğsünden söküp alabilseydi. baĢlarında büyük Ģefleri ile kadın erkek. Size bir olayı anlatmak istiyorum. tepindi. 10 Kasım 2004 tarihinde televizyonda izlediğim bir profesör. Mahmut Esat. 2000'li yılların baĢlarında da yıldırımlaĢıyordu. yalnız onu. Ġstanbul. öncelikle kurtulmamız istenen Ģey. orada baykuĢlar öter. Türk gençlerine atalarını anımsatıyordu: "Türk genci.g.. Sonra oluĢan olayları. Her Ģeyi kasıp kavuran yıldırımlar. (.. buraya gömüldü ve bunlar yanına kâr kaldı' denebilirdi.

içeri giren iki askeri öldürürüm. Avrupa özentisi. Onun için Amerika değil. Bu örneği. birkaç kez canlı yayında Ceviz Kabuğu'nda da dile getirdim.posta ile bana gönderdiği bu sözlerini buraya özetleyerek aldım. DüĢünebiliyor musunuz.. Hulki Bey.. bu halk bu düĢünceden çıkmadığı müddetçe sadece üniformalı askerler değil. Ġndim merdivenleri saydım. hatta duyacağıma ihtimal vermediğim sözlerdi. öyle bir Ģey olursa inerim apartmanın önüne. sahiplenme ve sorumluluk bilincidir. Sizin yaptığınız bir bilinçlenme hareketidir. "ULUSAL D ĠRENĠ ġÇĠLERE" E N- Basın ve edebiyat dünyasında Orhan Pamuk'un açıklamaları kadar tepki çeken. Bugüne kadar duymadığım. Belki uykusuz geceler vaat ediyorsunuz ancak yapmaktan çekinmeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz.Irak'taki olayların kendi baĢımıza gelebileceğini söyledim. hatta sağ dizinde sıvı kaybı olduğu için yürürken bile acı çeker. o baĢka)." 74[81] YALNIZCA GEL! . Bilmeyenlere duyurulur. öleceğini söyledi! AĞLADIM. 7 düvel gelsin. Çünkü. Avrupa Birliği dayatmalarını "kendi arzuları" gibi özümseyen ve halka yansıtan 81 22 YaĢındaki Trakya Üniversitesi öğrencisi Selçuk Tarakçı'nın sözleri. biliyorum övgülere programda yer vermiyorsunuz. sivil ancak korkusuz Türk kadınıyla karĢı karĢıya kalacaklardır. annem ilkokul mezunudur (kendisini geliĢtirme isteği beni alt ediyor. Bizim içimizdeki korku paranoya değil. Annemin verdiği cevap Ģuydu: 'Ne yapalım oğlum. annem hasta haliyle 85 merdiven inip. arada sırada kendinize haksızlık ettiğinizi düĢünüyoruz. Sevgili Türk gencinin 27 ġubat 2005'te elektronik. Ancak. Oldukça kilolu. üçüncü de beni öldürsün ne olacak?' Ġnanın kendimi dıĢarı attım..(Bu ileti geldiğinde Saddam Hüseyin'in idamına daha yaklaĢık 2 yıl vardı-HC) ġakayla karıĢık 'benden yardım isteme' dedim.-HC . .

"Gerillanın adını terörist koyduk!" diyerek PKK'yı açıkça savundu. Batı'ya yaranma yarıĢında umudunu asla yitirmedi. 29 Temmuz 2006. terörist ağzıyla tehditkâr sözlerini Ģöyle sürdürdü: "Gerillanın adını terörist koyduk. "terör ve teröristi alenen övme" kapsamındaki bu sözleri ile devlete ağır hakaretlerde bulunan YaĢar Kemal. bir halka ne yaparsanız yapın...baĢka yazı ve görüĢler de yer aldı. Dr. Sözcükler her zaman. Türk Ceza Yasası'na göre.. 13 Ocak 2007'de. her koĢulda değiĢebilir ve bir gün iĢe yaramaz olur.16. o da Irak Kürtleri'dir. Atatürk'e "Bu adam" diye hitap eden ve "Kemalizm gericiliğe karĢılık gelir" diyen Prof.(. Bakınız: Yeniçağ Gazetesi. 85 Uluengin.(. s. s. s. Üstünü örtemezsiniz.. 8.) Ey milliyetçi ırkçılarımız. ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder. ."dedi. maddeden yargılandı ve suçsuz bulundu!. "Üç Güzel Bayrak ve Milli MarĢ". Hadi. Bakınız: HO Tercüman Gazetesi.) Ġleride artık bizlere 'Neden her yerde bu adamın (=Atatürk) heykelleri... iktidar partisi AKP'nin Ġzmir Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "AB ve Türkiye ĠliĢkilerinin Toplumsal Etkileri" konulu panelde.23. Atilla Yayla 76[83]. "Türkiye'de milli marĢın okullarda zorunlu olarak öğretilmesini gerektiren bir kanun var mı? Dün bu konuyu araĢtırdım ve olmadığını öğrendim" diye yazan Ertuğrul Özkök 77[84]. Türkler'i "soykırımcı kasap" olarak gösteren yazar Elif ġ afak75[82]. Hürriyet Gazetesi. fotoğrafları var?' diye soracaklar. Yıllardır Nobel'e "aday adayı" gösterilmesine karĢın "ilk Türk Nobel'ini" Orhan Pamuk'a kaptıran yazar YaĢar Kemal de. 84 Özkök.. "Kemalizm. ama onuruyla 82 Roman karakterine "Bütün akrabalarını 1915'te kasap Türkler'in ellerinde kaybetmiĢ soykırımzede bir sülalenin torunuyum" dedirten Elif ġafak. Dr. 83 Prof. Ertuğrul. Hürriyet Gazetesi. ve Türk toplumunu "ġizoid travmalı bir toplum" olarak gösteren ve ulusalcılığı "Post modern bir hezeyan ideolojisi" olarak tanımlayan yazar Hadi Uluengin'78[85] bunlardan birkaçı idi. Bundan da bir umut bekledik. dünyada bir tane dostumuz varsa. 20 Kasım 2006.) Kendi halkıyla savaĢan bir ülke olduk.(. "Softa Ulusalcılık”. "Türklüğe hakaret" gerekçesiyle TCK 301. Atilla Yayla.. (. 1. "Baba ve Piç" adlı romanında. 8 Mart 2005.1. 22 Eylül 2006.) Bir insana..

(Ayrıntılara ilerleyen sayfalarda yer veriyorum) "Ahmakların Seferi". Toplantıya damgasını vuran YaĢar Kemal.. 14 Ocak 2007. Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay'ına bir dönem baĢkanlık yapmıĢ olan Sami Selçuk da katıldı ve bu konuĢmaları dinledi!. ve Diyarbakır Belediye BaĢkanı Osman Baydemir'in ön planda göründüğü "Türkiye BarıĢını Arıyor" adlı bu toplantıya.83[90] 86 "Gerillanın Adını Terörist Koyduk". Orhan Pamuk'un Nobel ödülünü almasından sonra. s. ĠHD (insan Haklan Derneği). devletine sövüldüğü zaman Batı'dan ödül gecikmiyor. Bizim yöneticiler bunun tersini yaptılar. AB'nin desteğiyle parçalanan Yugoslavya'yı anlatan kitabın adı. Yugoslavya AB'ye girdi ama artık Yugoslavya değildi!. 5 Kasım 2006. Yugoslavya'nın parçalanma sürecinde yaĢadıklarının aynısını bire bir yaĢıyordu. 88 Hürriyet Gazetesi. Bu benim gençliğimden bu yana dilime pelesenk ettiğim bir sözümdür. Hürriyet Gazetesi.. 82[89] "Ahmakların seferi" baĢlamıĢtı!. Türk toplumu. Yeniçağ Gazetesi. s. "Çok kültürlü" yapının da önem kazandığını vurguladı ve "Binlerce çiçekli bu bahçeden bir çiçeği koparırsanız bir kokudan. Millî yapıya saldırılar sürerken. 80[87] Bu sözler üzerine. Yüreğim .. 89 Bu haberler için bakınız: Vatan Gazetesi 19 Kasım 2006 ve 14 Aralık 2006 tarihli sayılarının birinci sayfaları.yanıyor bunları söylerken. Böyle bir ülke kalmamıĢtı!.1 ve 22. Televizyonların çoğu "300 bin dolara benimle yatar mısın?" türü dizi ve sabah ve akĢam kuĢaklarında yayınlanan çıldırtan magazin programlarıyla uyuĢturuluyordu. kuzu olmaktan . "Türk Milleti'ne. 14 Ocak 2007."79[86] BaĢkent Ankara'da Nadire Ġçkale'nin Ġçkale Oteli'nde yapılan ve DTP (Demokratik Toplum Partisi). Halka etmediklerini bırakmadılar.1 ve 11. Kuzu. 87 "Bu KonuĢmayla Artık Nobel Alır. ben bir yazarıyım çünkü bu halkın.oynamayın. bir renkten mahrum kalırsınız" dedi. 90 "Ahmakların Seferi". bir ülke parçalanırken o ülkenin televizyon ve gazete yayınları ile sözde aydınların alet oldukları çöküĢü anlatıyor. Bunu söyleyecek benden baĢka kabadayı da çıkmıyor bu memlekette" 81[88] diyen AKP'li Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in bile kulakları çınlamıĢ olmalı!.

yine aynı Avrupa kıtası üzerindeki diğer devletler idi. Gerekirse tüm araĢtırma ve kitapları da eline hazır olarak verilir. Böylece 'yumurta' kuluçka aĢamasını bitirmiĢ ve çatlayıp güzel bir kuĢ olma vakti gelmiĢtir. Gözümüzün önünde parçalara ayrıldı. ġimdi birlikte bakalım. Önce öğretim görevlisi.KUġ YUMURTALARI. eğitilir. ."84[91] Biz zaten bakmıĢtık. bir ülke var ve siz o ülkede 20 yıl sonra bir operasyon yapmak istiyorsunuz. Gözcü Gazetesi. kendisi gibi yetiĢtirilen diğer yumurtalarla farklı faaliyetlere giriĢirler. Sürekli çıkmıĢ. Eskiden Yugoslavya diye bir devlet. Bu iĢ için yetenekli ama geleceği parlak olmayan 'zayıf karakterli bir yumurta' bulunur. "KuĢ Yumurtaları". Ġlgilenenler için Doğu Bloku'nun çöküĢ dönemine bakmalarını salık veririm. Bu ülkenin içindeki "kuĢ yumurtaları" zamanı gelip "çatladığında". ülkenin aydınları(!) ülkelerini bölünmeye götürecek yayınlar yaptılar. internette dolaĢan ilginç bir yazıyı köĢesine ve gazetesinin sürmanĢetine taĢıyordu: "istihbarat dünyasında 'kuĢ yumurtası üretmek' diye bir deyim vardır. daha sonra da medya parlatmaları ve Ģirket sponsorluklarıma ülkede sözü dinlenen bir profesör(veya yazar) hâline getirilir. Aynı anda. 8. Meselâ o genç. üniversitede devĢirilir. parçalanan ülkelerin tarihine. bir Avrupa ülkesi vardı.. Planlı. Ülkedeki Ġnsanlar bu kiĢinin yazdığını sandıkları muhteĢem eserleri okur ve ona olan saygıları artar. 28 ġubat 2005.1. Diyelim ki. Gazeteci Rahmi Turan ise. Bunun için size çeĢitli provokatörler lazım. Rahmi.. Ayıranlar.. en güvenilir provokatör kendi yetiĢtirdiğiniz elemanlardır. aĢama aĢama.. uzun vadeli önemli bir operasyon bu. Belirlenen zamanda bu profesör (veya yazar) medya yoluyla müthiĢ radikal açıklamalar yapar ve tüm ülkeyi karıĢtırır. pirzola ve but olarak parça parça AB'ye girmiĢti!-HC 91 Turan. Elbette ki.

Diana. . s. s. "85[92] "KuĢ yumurtalarının". NATO ve Batının Aldatmacaları". Televizyonlarında halkı uyutmak için "annemi öper misin" türünde diziler yayınladılar. Bütün tarihsel ilerlemelerin en büyüğü olarak gördükleri Avrupa bütünleĢmesinin peĢine düĢen Avrupa Topluluğu. kendi dillerinde yayın organları oluĢturma hakkı. "Avrupa Birliği. yani 2319 basılı yayın ve 101 radyotelevizyon istasyonu mevcuttu. Diana.-HC) olarak göründü. Sadece Belgrad'da 14 tane g ünlük gazete vardı.olarak. Ahmakların Seferi (Yugoslavya. 'Azınlık hakları' meselesine gelince. basın özgürlüğü ve demokrasi yok diye kampanya yaptıkları Yugoslavya'da gerçekler baĢkaydı: "1998 itibariyle Yugoslavya'da.296. Federasyonu korumak ve demokratikleĢtirmek isteyen Yugoslav entelektüeller. adli ve idari iĢlemlerde kendi dilini kullanma hakkı baĢta -olmak üzere birtakım ulusal azınlıklara geniĢ haklar veriyordu. Ġstanbul. devlet destekli 6 ulusal gazetenin tirajı 80 bin idi. 1992'deki sayının iki katından fazlası kadar. kahramanı çıkmazdan kurtaran güç) (Yani sihirli değnek.) Aslında 10 yıl sonunda Yugoslavya'da çatıĢmalar tırmandığında. Bağlam Yayınları. Çevirenler: Emre Ergüven. Hem Yugoslavya'nın hem Sırbistan'ın 1992 anayasaları kendi ana dilinde eğitim. Haziran 2004. 350 bin tirajlı 7 muhalefet gazetesine karĢılık. ekonomik problemlerine ve ulusal düĢmanlıklarına bir Ģekilde eĢ zamanlı olarak çözüm üretecek 'deus ex machina' (olayın dıĢında yer alan ve bütün güçlükleri çözen.. 93 Johnstone. Avrupa Topluluğu liderleri neler olup bittiğine dair fikir sahibi değildi." 86[93] "Çok kültürlü Yugoslavya'nın Ģiddetlice parçalanmasına 92 Johnstone. ülkeleri parçalara ayrılmıĢtı!. su götürmez bir biçimde Yugoslavya Federasyonu'nun parçalanmasına katkıda bulundu. Toplum "uyandığında". bunu kampanya hâline getirdiler.g. Ergin Bulut. Batı yönelimli Yugoslavlar'a. yardımlarına gelmesi için Avrupa'ya bel bağladılar.53. a.e.(. ülkelerinde demokrasinin ve basın özgürlüğünün olmadığından söz ettiler. bu hakların Yugoslavya'dan daha iyi korunduğu bir yer bulmak zordu.

Türk toplumunu içine düĢtüğü tehlikeler konusunda uyarma ve aydınlatma görevini.) Emperyalizmle iĢbirliği yapan bütün askerler Batı tarafından desteklenmiĢlerdir. birkaç programda. (. bir "açık toplum üniversitesi" gibi yerine getirmeye çalıĢan Ceviz Kabuğu adlı televizyon programımız çok kez "elektronik sabotaja" uğradı!. Genellikle 5 saati aĢan canlı programımız Ceviz Kabuğu. (. Sosyalist düzeni yok etmek isteyen Batı. General Franko döneminde tuttuğu tarafın kazanması için bölgede son sahneyi oynadı. Hem de birkaç kez. Bunlardan bir örneği de biz yaĢadık. Prof. ABD ve AB'nin karĢı olduğu Ģey TSK'nın ulusalcı. kimi zaman uyduda yayının sesi tümüyle gitti. 95 Manisalı. Yeniçağ Gazetesi. basın. s.) Bugün asker-siyaset tartıĢmasını bu kapsamda ele almak gerekir. 96 "Elektronik Sabotaj. kimi zaman da belediye baĢkanları kendi bölgelerinde karasal yayını yalnızca Ceviz Kabuğu sürecince kesti.1. 89[96] 94 Glenny.kararlı bir Ģekilde katkıda bulunan Batı. ."87[94] "Yugoslavya'yı Batı kapitalizmi adına bombalayıp. manĢet.e.. Avrupa Topluluğu'nun Slovenya ve Hırvatistan'ı tanıma kararı Bosna'yı dipsiz kuyuya itti. 11 Temmuz 2005. Dr. .143) aktaran Johnstone. Batı kapitalizmi bunlardan korkmaktadır. a.. Ocak 2007. Bu duruma milyonlarca izleyici tanık oldu ve elektronik posta ya da telefon ve belge geçerler(faks) aracılığıyla durumu bize bildirdiler. Ġstanbul. Ulusal Politika Notlan. parçalardan birisini. "direnenlere" her türlü engelleme yapılıyordu... Misha'nın "Yugoslavya'nın ÇöküĢü" (The Fail of Yugoslavia) kitabından (Penguin Books.209-210."88[95] HULKĠ CEVĠZOĞLU'NA ELEKTRONĠK SABOTAJI. kimi zaman görüntü izlenemeyecek kadar parazitli oldu. Truva Yayınları. s.. yani Bosna-Hersek Cumhuriyeti'ni çok kültürlü bir cennet olarak idolleĢtirdi. televizyon ve sanat çevreleri üzerinden ülkeler böyle çökertilirken.. Harmondsvvorth. s.: Aydınlar.. 1992.g. çok uzun dakikalar boyunca (örneğin 22 dakika) kesildi. 6 parçaya ayırırken de askerler ön plandaydı.60.. Erol. Cu mhuriyetçi ve Kemalist kimliğidir. Diana. s.

Tevfik PaĢa'nın hükümete gelmesi Rum gazetelerini sevince boğmuĢtu. Silah kullanıp olay çıkararak. s. ġenyıldız Yayınevi. Fransız gemisinin Galata rıhtımına girmesinden cesaret alan Rumlar da Ġstanbul'da Ģenlikler. 12 Kasım'da ise.551. Rumlar bir yandan da silahlanmaktaydı.. 1997. bunların Türkiye'ye yeniden yerleĢtirilmesini istemiĢlerdi. "Allah. 1993. artık Türkçe kullanmayı bırakarak tamamen Rumca yayınlanmaya baĢlamıĢtı. Kim onlarla dost olursa iĢte zalimler onlardır. 61 gemiden oluĢan Ġtilâf filolarının Çanakkale Boğazı'ndan geçerek Ġstanbul'a geldiği duyulunca. Rum cemaati büyük hazırlıklara giriĢmiĢti. Ġstanbul. gösteriler düzenlemiĢlerdi. 1918 Kasım'ında Ġzzet PaĢa Hükümeti'nin istifa ederek. s. ve Yazır. Rum gazeteleri de. yalnız sizinle din uğrunda savaĢanlarla.549. SadeleĢtiren: Sabri Yılmaz. BĠR ĠNGĠLĠZ SAVAġ GEMĠSĠNĠN limana girmesinden cesaret alan Rumlar Ġzmir'de. sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Ankara. Türkiye Diyanet Vakfı Yayını. Elmalılı Muhammed Hamdi. . son beĢ yıl içinde Türkiye'den 250 bin Rum'un sınır dıĢı edildiğini ileri sürerek. 97 Kur'an'ı Kerim ve Açıklamalı Meali." Mümtehine ayet)90[97] Sûresi (9.TÜRKLER'Ġ ANADOLU'DAN AT MAK?. Kur'an'ı Kerim ve Yüce Meali. Ġstanbul'un itilâf Devletleri tarafından iĢgalini sağlamak için provokasyonlar yapıyorlardı. Türk Parlamentosu'nda 10 Rum milletvekili bir teklif vererek.

99 Öztoprak." Birinci Dünya SavaĢı'nın sonunda imzalanan Mondros AnlaĢması'ndan cesaret alan Rumlar. (Bu savaĢta 600. Anadolu toprakları üzerinde hak sahibi olduğunu savunuyordu. Yrd. göç etmek zorunda kalmıĢtı!. Dr. .. Ankara 2006.. Ġzzet.1071'DEN BU YANA süregelen "Türkler’i Anadolu'dan atmak" düĢüncesi hiçbir zaman unutulmuyordu. Rumlar'a cevap veriyordu: "Buradayız ve kalıyoruz!. Atatürk Kültür. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları. Doç. Dr. Atatürk Dönemi (Ġncelemeler)... yani "3 bin yılın" hesabını soruyordu.200. Birçok Rum öldürülmektedir. Atatürk Kültür. Ġzmir Rumları. Mütareke gününden beri asılı duran Yunan bayraklarını yırtmıĢlardır! (Yunan bayrağını öpmemiz isteniyor herhalde -HC)" Yunanistan "30 asrın". 155. Rum gazeteleri artık azıtmıĢ. Aslında tüm dünya bu düĢünceyi destekliyordu. dua edenleri bile tutuklamıĢlardır.000 Türk Ģehit olmuĢ. Yunan ĠĢgal Kuvvetleri Komutanı 98 ġimĢir. Ġzmir ve havalisinde durum son derece naziktir. gemi azıya almıĢ ve dizginlenemiyordu: "Türkler geldikleri yerlere artık dönmelidir. 92[99] Aynı görüĢler. Türk yerinden yurdundan edilmiĢ. Türk ve Batı Kamuoyunda Milli Mücadele. Rum kiliselerine kadar girerek. iĢgali gerçekleĢtirebilmek için yoğun provokasyon ve propaganda faaliyeti sürdüren Yunanistan'ın devlet haber ajansı.000." Yunan gazeteleri ise zaten baĢı çekiyordu. Antik Yunan medeniyetlerine kadar giderek.91[98]) 2 Aralık'ta (1918) ise Yenigün Gazetesi.. Türk makamları (Türk makamı diye bir Ģey kalmıĢ!! ~HC). Birinci Dünya SavaĢı'nın bitiminden sonra "Ġstanbul ve Boğazlar Sorunu"na çözüm ararlarken "Türkler'in Asya'ya sürülmesi" düĢüncesi. akıllarına gelen ilk ihtimaldi. s. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 30 asırdan beri kendileri ve Avrupa hesabına Asya'nın istilâsına (iĢgaline) göğüs germektedirler. 1912 ve 1922'yi kapsayan 10 yıl içinde ise 1. Ģöyle haber geçiyordu: "Ġzmir Rum gazeteleri.. azmamak için ancak bir ay bekleyebilmiĢ ve sonunda patlamıĢtı. Ġzmir ve havalisinin derhal Yunanistan'a bağlanmasını istemektedirler. Bilâl N.

Mustafa. hurafeleri zengin bir tarih yapmıĢtı!. "Büyük Lokma!" baĢlıklı yazısında Ģöyle diyordu: Napolyon Mısır'a çıktığı vakit. 2 bin senedir sizi bekliyor!" diyecekti. askerlerine ehramları-piramitleri göstererek.Albay Zaîiryo'nun "iĢgal bildirisinde" de yer aldı: "Müttefiklerin onayı ile hareket eden Yunan Hükümeti'nden aldığım emir gereğince. Ankara. Bununla birlikte. her an için. Alıntı: Güner ve KabataĢ. Yunanlılar da "kaç yıldır" ülkemizde gözü olduklarına karar veremiyorlardı!.. Ġskender'in tahtı onda. çeĢitli sebeplerden dolayı bağlı bulunan Ģu topraklar hakkında. Tıpkı.33. 100 Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde "3 bin" olan bu rakam. bütün toplumun refahını güvenlik altına almaktır. s. Yrd.. 1998. s. Dizi.. devletlerin görüĢerek bir karara varmasını bekleriz. Perikles'in kılıcı onda. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Konstantin deyip de geçmemeli. 58.e. mevcut yasaların iyi niyetle muhafazası ve himayesi yoluyla. 1989.g. Ankara.Doç. 'Kırk asır size bakıyor' demiĢ. herhangi bir iddia ve icraatımız olmayacaktır. "Yunanlılar."94[101] XVI. Ermeni soykırım safsatalarındaki rakamların rast gele sallanmasında olduğu gibi. 'Ġkibin sene sizi bekliyor!' dedi.. No:139. Hâdisât Gazetesi'nde "400 yıl" olarak geçiyor.)" Daha sonra Ġzmir'e çıkacak olan Konstantin ise. Sa.. kolaylık ve asayiĢi sağlamak bakımından. Eskisi gibi görevlerini sürdürecek olan sivil devlet daireleri memurları ile din adamları. (Hâdisât.Dr. a. LSene. 3 bin yıldan beri93[100] Yunanistan'a. Ġsmail Habib Sevük'ün Açıksöz'deki Yazıları (1921/1922) Makaleler-Fıkralar. yazı ve konuĢmalarıyla binlerce insanın gönlüne millî heyecanı damla damla akıtan" Açıksöz Gazetesi'nin baĢyazarı T. Yunan Ordusu'na "Ġzmir. ordusunu kımıldatabilmek için neĢrettiği beyannamede. Ġzmir ve civarının iĢgaline baĢlıyorum.293. ĠĢgalden maksat. 19 Mayıs 1335/1919. ġarkî Roma'nın saltanatı yine ondadır!) .Habib Sevük. bu görevlerini yaparken. s. 56. (Kastamonu'daki Milli direniĢi baĢından itibaren destekleyen. Bu karardan önce. Yunan askeri kuvvetlerinin yardımını isteyebilirler!(.) 101 Eski. Konstantin de Ġzmir'e çıktığı vakit.

Akdeniz'in bu girintisine Ege Denizi diyoruz!. Akha ordularının baĢında Kral Agamemnon vardı. "Ordu Emri Doğru Anladı".. Eksi 1.200) yıllarda.. Tıpkı. M. Ġstanbul. Çanakkale zaferi ve KurtuluĢ SavaĢı'ndan sonra. onlarsa bana karĢı Yunanlılar'/ tutuyorlar. Alparslan'ın Malazgirt SavaĢı'nı kazandığı "26 Ağustos'u". "Hektor'un öcünü aldım"96[103] demesi gibi.200'lerdeki kuĢatma. 103 Hektor. s." Yaptığı hiçbir Ģey "tesadüf olmayan" Mustafa Kemal ise. Asil Batı'yı.. Yeniçağ Gazetesi. Ordu Nereye Gitti?". bu yüzden Batı'ya (Asil ve Agamemnon} karĢı zafer kazandığında "Hector'un öcünü aldım" demiĢtir. Ġlyada Destanı adlı eserinde. dünyanın beklemediği. biz de Ġtalyanlar gibi Troyalılar'ın soyundanız. Aralık 1953. ayrıntılı bilgi için bakınız: Cevizoğlu Hulki.temsil etmektedir. Pius'a Ģunları yazıyor: Ġtalyanlar’ın bana düĢman olmalarına ĢaĢıyorum. "Bu memleket. Mehmet-Fatih Sultan Mehmet-.200'lü (Ġ. Truvalılar'ın Türk olduğuna iliĢkin bir bilgi de Montaigne'in "Üç Büyük Adam" adlı denemesinde vardır: "Türkler'in padiĢahı 2. Ġtalyanlar’ın ve Truvalılar'ın Türk olduğuna iliĢkin. bugün bile Yunan tezine uygun biçimde.Ö.-HC) . Tarihte tesadüf yoktur!. Kâzım MirĢan'ın açıklamalarının yer aldığı "Tarih Türkler'de BaĢlar" adlı kitabıma bakılabilir. yıllar sonra. Çanakkale zaferi. Mustafa Kemal. Hektor ise Doğu'yu -Anadolu'yu. Varlık Yayınları. 87. Truvalı (Troya) Türk komutan.. "Anadolu'nun sahipliği" konusunda bu safsatalara göndermede bulunacak ve "Türkler'in Anadolu'da 7 bin yıldır var olduğunu" söyleyecekti. bugünkü Çanakkale bölgesindeki Truva'yı kuĢatan Yunan Akha ordularının komutanı AĢil'e (Akhilleus) yenildi. Yeniçağ Gazetesi. Yunanlı AĢil'in Truvalı Hektor'u yenmesini "Batı.-HC (Ünlü ozan ve tarihçi Homeros.Kemal'in bu sözünü. Dumlupınar zaferi. 30 Ekim 1918'de de aynen gerçek oldu. Ġngilizler'in Agamemnon adlı zırhlısında imzalandı. Anadolu'nun yeniden TürkleĢmesinin baĢlangıcı olan Büyük Taarruz'un baĢlangıç günü olarak seçmesi gibi. Hazırlayan: Sabahattin Eyuboğlu. Tıpkı. Hektor'un cesedini arabasının arkasına bağlayarak kentin surları etrafında sürükledi. Sayı: 222. Sakarya zaferi ya da 9 Eylül 1922'de Ġzmir'de Yunan'ı denize döktüğünde mi söylediği net değildir. Papa 2. 13 Eylül 2005. 1. asla ümit etmediği 102 Ne yazık ki.. (Bu konuda. Yunanlılar'dan Hektor'un öcünü almak benim kadar onlara da düĢer.Dünya SavaĢı'nda yenildiğimizde imzaladığımız Mondros AntlaĢması da. 20 Eylül 2005. Türkiye'nin bugün AB önündeki mücadelesi de Asil ve Hektor'un mücadelesi olarak görülebilir."HEKTOR'UN ÖCÜNÜ ALDIM!.")95[102] Tıpkı." Bakınız: Montaigne Hayatı-Sanatı-Eseri. Eksi 1. "Peki. ileri!. Ayrıca. Yunanlıların "Ege" dediği denize "Akdeniz" diyerek onların tezlerini reddettiği gibi {"Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. Doğu'yu yendi" biçiminde yorumluyor. Asil. 1.

doğanın rüzgârlarıyla sallandı. Prof. Halil." Mustafa (1919)99[106] Kemal 104 "Türk'ün Tarifi (Hikmet Bayur'un verdiği vesika)". Türk budur: Yıldırımdır. Ġnalcık. 100 defa parçalandık ama yine ayakta kaldık. . Dr. Ankara.. 1953. 1948. yüksek sahne oldu. Popüler Bilim Dergisi'nin 1.) Türkiye'nin geleceğine büyük itimadım. büyük umutlarım var..) Kendimizi küçük görmeyelim. Bugün dünyanın sayılı devletlerindeniz. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri." (Atatürk'ün el yazısı)97[104] YAġAYAN EN BÜYÜK OSMANLI TARĠHÇĠSĠ Prof. (Aktaran: Kocatürk. medeniyetin varisleriyiz ve yine de dünyada yerimizi alacağız."98[105] "DüĢman süngüsü altında. yıldırım.. (Prof. s. BeĢik. doğa oldu. Dr.Djuvanr adında bir Fransız Türkiye'nin 100 Parçalanma Projesi' diye bir kitap yazdı. Türk oldu. Bu topraklar üzerinde 3 bin senelik bir kültürün.10. GeniĢletilmiĢ 2. sonra onlara alıĢtı. Halil Ġnalcık da. (. 2007 yılında Batı'nın süregelen bu iddialarına Ģu bilimsel yanıtı verdi: "Bundan bir asır önce. kasırgadır. Bir asır önce biz.. kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu. milli birlik olmaz!. onları doğanın babası tanıdı. Sayı 66. C. Sayı:116. (. beĢiğin içindeki çocuk. en aĢağı. Bu sahne 7 bin yıllık. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. ĢimĢek. Saat 16. Asır Mecmuası. Dr. 2005. T.. 20. Hüsrev. o çocuk doğanın ĢimĢeklerinden. s. Bir gün o doğa çocuğu. Dr. PB Dergisi tarafından "Bilim Onur ödülü" aldı-HC) 106 Gerede.G. Bilim ödülleri Töreni'nde Verdiği Konferans.301. bir Türk beĢiğidir.bir seçkin varlığın yüksek belirlemesine. TOBB-ETÜ Konferans Salonu. onların oğlu oldu. doğanın yağmurlarıyla yıkandı. güneĢ oldu.. 21 Ocak 2007 Pazar. dünyayı aydınlatan güneĢtir. Atatürk Kültür.40. yıldırımlarından. Gelecek çok parlaktır. Basım.) 105 inalcık. Prof. Utkan.3. Millet Dergisi.

Avrupalıların himayesine sığınıyor. terör örgütü PKK'nın siyasi organı olarak çalıĢıyordu. Ġstanbul'daki azınlık gazeteleri de.. bu gerçeğin altını Ģöyle çiziyordu: "Türk Mebusan Meclisi'nde Yunan mebusları konuĢur ve Türk mebusları susar!. "dıĢarıdan" destek alıyor. Koalisyon ortağı SHP listesinden milletvekili seçilen eski HEP 100[107] milletvekilleri "Kürtçe ye107 HEP(Halkın Emek Partisi). millete ve vatana ihaneti benimseyenler. Türk Milleti onlar için önemli değildi. Genel seçim sonrası Kasım ayında TBMM'nde milletvekili yemin töreni yapılıyor. Osmanlı baĢkenti Ġstanbul'da. bunu "normalleĢtirmiĢ" ve "içselleĢtirmiĢti. parti kavgaları da sürüyordu. bunlara cevap veren Edirne milletvekili Faik Bey.. Anadolu'nun çeĢitli yerlerinde de Müdafaa-i Hukuk Örgütleri kuruluyordu. artık milleti unutmuĢtu... Trabzon Rum milletvekili Yorgi Efendi ve Tekirdağ Rum milletvekili Efelidis Efendi bölgelerinde Rumlar'a zulüm yapıldığını ileri sürerek. Çünkü.. Mahkeme ve yargı bağımsızlığı diye bir Ģey kalmadığı için bunlara karĢı bir Ģey yapılamıyordu. bu milletvekilleri her türlü yanlıĢ bilgi ve hakareti sayarken..Bu arada. "TÜRK PARLAMENTOSUNDA TÜRK'E HAKARET" serbestti!. Türkler'e hakaret ediyor ve Türkler'in cezalandırılmasını istiyordu. Avrupalılar bunları kullanıyordu!." Böylece rahatlamıĢlardı da. Her Ģeyini borçlu olduğu ülkeye. vatanı satarak. 1991. kazanç sağlamaya çalıyordu!. daha doğrusu ise. AġAĞILAMAK VE "ÖZ GÜRLÜK" YIL. Ancak. Olaylara sahne olan Meclis'de. KonuĢtukları yer Türk Meclisi'ydi. TÜRKLER'! ÖDÜLÜ. 1990 yılında SHP'den ayrılan 10 milletvekili tarafından Fehmi . örneğin. üç beĢ vatansever gazete mücadelesini sürdürürken. DıĢ güçlerden destek alan milletvekilleri. "Kullanılan milletvekilleri" menfaat peĢindeydi." Durum böyleydi. Türklüğe ve Osmanlıya hakaret yazıları yayınlıyordu...

milletvekili yemin metnini iki kez okudu ve her seferinde -Anayasaya aykırı olarak.-HC 108 Cevizoğlu.. Leyla Zana. o tarihte yine hapiste olduğu için ödülünü 9 yıl sonra 2004'te aldı. ġubat 2006. önce Hatip Dicle kürsüye çıktı ve aynen Ģunları söyledi: "Ben ve arkadaĢlarım bu metni. saç bandı ve PKK rozetleri taĢıyorlardı!. Leyla Zana'ya Sakharov BarıĢ ödülü verdi!. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma tehlikesine karĢı 1991'de adını DEP(Demokratik Halk Partisi) olarak değiĢtirdi. 109 Zana'ya ödül 1995'te verildi.22-24. 15. s. PKK'yı simgeleyen renklerden oluĢan yaka mendilleri. 102[109] YIL 2000'LERĠN BAġI. Bu tarihte de cezasını tamamlamamıĢtı. DıĢiĢleri Bakanı ve BaĢbakan Yardımcısı Abdullah Gül tarafından DıĢiĢleri Bakanlığı resmi konutunda kabul edildikten sonra. Anayasa baskısı altında okuyoruz!" Hatip Dicle.min" ediyor. Ya Sev Ya Sevr...-HC ..14'te kürsüye gelen Leyla Zana. Baskı. havaalanı VlP(ġeref) Salonundan Brüksel'e gitti. Ceviz Kabuğu Yayınları. her zaman yaptığı gibi... "Kürtçe yemin etti ve sonunda Kürtçe slogan attı!.[108] Leyla Zana'nın Kürtçe ne dediğini kimse anlamadı. 20 Mayıs 2004).. "Ruhban Okulu ve Zana Sırada". Hatip Dicle ve 5 arkadaĢı. Ankara.eklemeler yaptı. Ermeni kökenli Türk vatandaĢı Hrant Dink. Türkiye aleyhindeki bu sözleri ve faaliyetleri ödüllendirdi. Avrupa Parlamentosu. Star Gazetesi. Kâtipler zabıtlara durumu Ģöyle geçirdi: "Leyla Zana anlaĢılamayan bir dilde bazı kelimeler kullandı!" Bir süre sonra Avrupa. Hulki. Zeynep. Büyük bir Ģovla TBMM'ne gelen Leyla Zana. Saat 18. Anayasamıza göre bu yasak!. Agos Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni. ödülünü aldı ve AP'nda da bir konuĢma yaptı!. Sorulduğunda da söylemedi. AB'nin dayatması ile hapisten çıkarılan Zana (Gürcanlı. Leyla Zana'ya yemin sırası geldiğinde. bir yazıIĢıklar baĢkanlığında kuruldu.

" Agos'un yönetmeni Dink.1 ve 10.. 2006/184 Karar Sayılı ve 11. Yeniçağ Gazetesi. 19 Ocak 2007'de. "Türk'ten boĢalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan. Norveç Edebiyat ve ifade Özgürlüğü Akademisi (Jörnson Akademisi). haftalık köĢe yazımda. maddesi uyarınca 6 ay hapse mahkum oldu. Pamuk Ġsveç'ten ödül alırken.2006 tarihli kararı..13 Ekim 2006'da Avrupa Hrant Dink'i ödüllendirdi.. YaklaĢık 3 ay sonra ise -Orhan Pamuk'a Nobel Edebiyat ödülü'nün verilmesinden bir gün sonra. O tarihteki konu. Cumhuriyet Gazetesi. 23 Ocak 2007 Salı.. Ģöyle dile getirdim. [111] Tam bir yıl önce neredeyse bugün (24 Ocak 2006'da) "Ulusalcılar Bu Oyuna Gelmez!" diye yazmıĢtım. s. Ülke gittikçe sömürgeleĢtirilirken. milliyetçi. Ceza Dairesi'nin kararını onayan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2006/9-169 Esas. Atalay... "Türklüğü AĢağılamak Serbest mi Olacak?".103[110] Yeni Türk Ceza Yasası'nın 301. Hulki. Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur" diyerek Türklüğü açıkça aĢağıladı. Daha da kaĢıyacaklar!. Akın. gerisi bahane" taktiğiyle. bunları gizlemek için yurtseverler suçlanarak gündem değiĢtirilecek. erteledi. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Muhtaç olduğun kudret. bu oyunlara 110 Yargıtay 9. Bu yazdıklarım. . Ama. s. 111 Cevizoğlu. Ġstanbul Barosu Avukatı. Mahkeme cezayı.07. ülke üzerinde oyun oynamak isteyen iç ve dıĢ Ģer odaklarını durdurmaz.". Hrant Dink. ulusalcı.2. tekrar yakalanması nedeniyle vatanseverlere yapılan saldırılar idi.sında "Türklüğü alenen aĢağıladı. Ayrıca bakınız. bir daha Türklüğü aĢağılamaması koĢuluyla. Hrant Dink'e "Ermeniler üzerine yaptığı çalıĢmalar nedeniyle" ödül verdiğini açıkladı. Agos Gazetesi'nin önünde silahlı bir saldırı sonucu öldürüldü. demokratlara) yapılan saldırılar son bulmayacak. Abdi Ġpekçi'nin katili ve Papa suikastçısı Mehmet Ali Ağca'nın hapisten salıverilip. damarlarındaki asil kanda mevcuttur" sözünden çıkarım yaparak ve bu sözü usta bir üslupla. "Daha da KaĢıyacaklar. değiĢtirerek.. "Oyun Ģahane. DAHA DA KAġIYACAKLAR. vatanseverlere (Atatürkçü. Hrant Dink ve suikast hakkındaki düĢüncelerimi. 3 Ekim 2006. Dink de Norveç'ten ödül kazandı.

Türklüğe ve tüm ulusal değerlere hakareti serbest bıraktırmak isteyenler!.. bugün de kimse bu yola baĢvuramaz.karĢı Ģu anda çok bilinçli olan halkımıza katkıda bulunur. Bilmeyenlere küçük bir hatırlatma yapalım.. "Asıl suçlu 301'çilerdir. tam tersi kampanyadan medet umarlar. Ģimdi de Screamers(Çığlık Atanlar) adıyla yeni bir sözde soykırım filmini vizyona sokuyor!. DAMAT FERĠT BĠLE ÖLDÜRÜLMEDĠ Bir kez daha söyleyelim: Ulusalcılar adam öldürmez!.. yanlıĢ ve sorumsuzca yapılan yayınlar yine eksik olmadı.. eleĢtirilecek çok nokta var. Türkiye'nin aleyhinde çalıĢanlar. Avrupa'nın faĢist gamalı haçı ile eĢit olarak gösteriliyor. Yani sorumsuzca kaĢıma devam ediyor. Aslında bu gerçeği bilmelerine rağmen." Asıl sorumlular tam tersi olmasın!. AKP Hükümeti'nin nasıl davrandığını anlamak mümkün değil.) Damat Ferit'e bile suikast düzenlemeyen ulusalcıların(millicilerin) lideri Atatürk'e rağmen. Damat Ferit'e suikast düzenlenmesi için kendisine sorulduğunda.. Menfur cinayetten sonra. Yani. bugünkü cenaze töreni . yakında çıkacak kitabımda.. Türkiye'nin AB'ye tam üyelik koĢulu olarak dayatan. ASALA örgütünün onlarca diplomatımızı katletmesine göz yuman. Film afiĢlerinde Türk bayrağı. Mustafa Kemal. destek olan Avrupa. Tıpkı DanıĢtay suikastından sonra yapılan yönlendirmeler gibi. DıĢiĢleri. Böyle bir durumda bile.. En büyük rehber Atatürk'ün izinden gidenler. içerde de Orhan Pamuk diyor ki.. "Hayır" demiĢti. Bu maddenin kalkmasını istemeyenlerdir. onun gibi davranır. BoĢuna!. Dünkü gazetelerde haber vardı... (Ayrıntılar.. "vatan haini" dediği ve mahkemeye çıkardığında kesin "idam cezası" alacak Damat Ferit'i bile öldürmedi!. özellikle DıĢiĢleri Bakanlığı'nın. GERÇEKLERĠ ÖRTMEYELĠM Bu tartıĢmalar kapsamında. Sözde Ermeni soykırımı iddialarını meclislerinde yasalaĢtıran. Özellikle basın.

YANLIġ DÜġÜ NEN ĠYĠ BĠR ĠNSANDI Yine göz ardı edilen bir nokta. Kalmak ve direnmek.. Ġyi de. bu menfur cinayetti bahane ederek baĢka insanları incitmemek gerekir. Niçin yabancıların eline teslim ediyorsun?. Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazetesi'ndeki yazısının bir bölümünde Ģöyle diyor: "(Ailesi için söylüyor) 'Gidelim' dersem geleceklerdi. "Ben Ģimdi insanların yüzüne nasıl bakacağım" diye incinen bir insandı. Hepimiz bu ülkenin insanlarıyız. bizi birbirimi- . Kibar. Dink. DĠNK. "Soykırımı yoktur diyeni hapse atarım" yasasını çıkaran Ermeni koruyucusu Fransa'nın tavrına da karĢıydı. Birkaç kez Ceviz Kabuğu programına katıldığı kadarıyla tanıdığım Hrant Dink. ölüsüne de sahip çıkamıyor mu?. Elbirliği ile. oradaki haksızlıklara ne kadar katlanacaktı? Orada baĢım daha büyük belalara girmeyecek miydi?" Hrant Dink. kendisiyle medenice tartıĢılabilir bir kiĢiydi. Hrant Dink Türk vatandaĢı değil mi?.. Dink'in sözleri Yargıtay tarafından suçlu bulunmuĢtu. Bu ülkenin vatandaĢı Hrant Dink'in dirisine sahip çıkamayan hükümet.. Kendiliğinden gelenleri ağırlamak ayrı. Hrant Dink'in 10 Ocak (2007) tarihli son yazısı. Ģahıs olarak iyi bir insandı.. Bilim de onun söylediklerinin tersini söylüyor. beyefendi. Bu karara üzülen. bu tavırla "ben acizim ve günahıma affettirmek istiyorum" tavrı ayrı. ġimdi. gidersek nereye gidecektik? Ermenistan'a mı? Peki. mahkemeler de. 'Kalalım' dersem kalacaklardı. Ermenistan'a da büyük eleĢtiriler yapıyordu....için "masraflarını karĢılayarak Ermeni diasporası temsilcilerini ve ABD'deki Ermeni dini liderleri cenazeye davet" etmiĢ! Pes yani. DüĢüncelerine hâlâ katılmıyorum. benim gibi haksızlıklara dayanamayan biri.

.e. s. Toprağı bol olsun. Mehmet. ülkeyi bölmek isteyen sırtlanlara karĢı omuz omuza durmalıyız. kendi sorunlarımızı. Ve en önemlisi. dilediği huzuru öbür dünyada bulur. Ülkemizin ayrılmasına izin vermemeli. a.97.ze düĢürerek.. Bugün defnedilecek olan Hrant Dink. Hıristiyan hemĢehrilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluk ve felâket kaynağı olan Rum Patrikhanelerini artık topraklarımızın üzerinde bırakamayız.. Bu tehlikeli teĢkilâtı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir? Türkiye'nin Rum Patrikhânesi için arazisi üzerinde bir yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan'da değil midir?" Mustafa Kemai 105[112] 112 Evsile. memlekette ayrılık ve anlaĢmazlık tohumu saçan. DüĢünce ayrılıklarımız. Doç.g. "Bir fesat ve hıyanet ocağı bulunan. inĢallah. Avrupa ve Amerika'yı karıĢtırmadan uygarca çözmeliyiz. Dr. -bazıları kızsa daAllah rahmet eylesin.

ilk darbelerini hep Patrikhane'ye indirdiler.. Sen Sinod Meclisi. Rum kiliselerinin hepsine de Yunan bayrakları asılmıĢtı. faaliyetlerini yurt dıĢına da taĢırmıĢ. 14 Aralıkla savaĢı kazanan itilaf Devletlerinin bir filosu Ġzmir limanına girince coĢan Rumlar. Patrikhane'nin kapısının üzerine "Çift Kartallı Bizans Bayrağı" asıldı. Ortada devlet kalmamıĢ. Ġstanbul Rumları'nın haklarını savunmuĢtu. Patrikhane'den "Kuduran Türkler. Yerel seçimler üzerine ağırlığını koyuyor.. Olmayan devlet. "geliyorum" diyordu. Patrikhane tarafından da tersleniyordu!.FENER RUM PATRĠKHANESĠNE devlet söz geçiremiyordu. Fakat Ģimdi muzaffer Ġtilaf Orduları ile Yunanlılar bu eski dünyayı yıkıyorlar" biçiminde demeçler verilmeye baĢlandı. . 16 Mart'ta (1919) ise.. örneğin.. RUM OKULLARINDA ÇETE EĞĠTĠMĠ VERĠLĠYOR. Patrikhane'nin tüm etkinliklerini yakından izletiyor. Ġzmir'i takip eden Ġstanbul'da da durum farklı değildi. kendisinde "temsil" yetkisi görerek hareket etmeye baĢlamıĢtı. Ġzmir'de iĢgal. Mustafa Kemal. Ġstanbul'daki kiliselerin geniĢ katılımı ile "Anavatan Yunanistan'la birleĢme ve Ġstanbul'u iĢgal" adlı büyük mitingler düzenlemiĢ. Türkiye'deki Rum okullarında Türkçe'yi yasaklıyor ve bunu resmi bir açıklama ile bildiriyordu!. katılmama kararı alabiliyordu. Yayınladığı bir genelge ile millî direniĢin birimlerine de bu durumu Ģöyle bildirdi: "Çok gizli tutulacaktır. Patrikhane.. evlerinde sakladıkları 50 bin civarındaki Yunan bayrağını hemen evlerine asmıĢtı. 22/8/1919 Erzurum. "Ġstanbul'un Yunanistan'a bırakılmasını" istemiĢti!. Daha da ileri giderek. Ģeklen bir ceset duruyordu.. Mütarekenin imzalandığı 1918 sonlarında. gizli raporlar alıyordu. Paris BarıĢ Konferansı'na bir heyet göndererek. kimseye sözünü geçiremiyor. Paris'teki Patrikhane heyetine destek vermiĢti. Temmuz ayına gelindiğinde ise. Her türlü hazırlıklar artık açıktan açığa yapılıyordu.

.g.) Ġzciler yalnız çocuklar değildir. cephane ve askerî malzemeyi Osmanlı ülkesine sokmaktır. Nutuk (Söylev). ElveriĢli durumda. Yirmi yaĢını aĢkın gençler de bunun içindedir.Ġzci örgütleri. s. silah ve cephane deposu halini almıĢtır. Ermeni hazırlığı da. Rumlar'ın ve Yunan Hükümeti'nin para yardımıyla..) Kurul doğrudan doğruya Venizelos'tan emir alıyor.. dünyadaki tüm Ortodoksların temsilcisi) olduğunu iddia ediyor. ibadet yerinden daha çok. (. Patrikha113 Belge 1. Böylece ilaç ve sağlık gereçleri adı altında. Gelenek sürüyordu.. üstelik kiliseler. a. Ġstanbul Patrikhanesi ve Yunan Konsolosluğu. tümüyle Rum hazırlığı gibidir. Yunan Kızılhaç'ı da bu Mavri Mira Kurulu'na bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri "Hayır ekümenik değilsin.. çete örgütü kurmak. Osmanlı illerinin sınırlan içinde çeteler kurup yönetmek. ayaklanma düzenlen hazırlamaktır. Rum okullarının -daha önce bizim de kurup. Görevi. mitingler ve propaganda yapmaktır. bu yerlerde istasyon olarak bulundurulacaktır.e. askerî ambarlar gibi kullanılmaktadır. (. bir Yunan yelkenlisi cephane ve silahlarla yüklü olarak. görünüĢte göçmenlere bakmak gibi insancıl bir perde altında.. "ekümenik" (Türkiye'den bağımsız. Ermeni Patriği Zaven Efendi de.416. pek büyük bir varlığa sahiptir. Sen Fatih (Eyüp) Kaymakamlığı'na bağlısın" diyordu. Dahası. . Anadolu'da Samsun ve Trabzon. Mustafa Kemal" 106[113] YIL. resmi göçmenler komisyonu da Mavri Mira Kurulu'na bağlıdır.Pek güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre. silah. Ġstanbul'da Fener Rum Patrikhanesi. Görevi.. Ġstanbul Rum Patrikhanesi'nde Mavri Mira adında bir kurul kurulmuĢtur. cephane dağıtım yerleridir. Mavri Mira Kurulu'nca satın alınmıĢtır. 2000'LERĠN BAġLARI. tümüyle Mavri Mira Kurulu'nca yönetilmektedir. tam Ģimdi sırası iken ne yazık ki bıraktığımız.

.22. Emin Alıcı. 28 Eylül 2006. "Hıristiyan Rektör". Ġlber (2006)107[114] Ortaylı Ülkemizin birliğinin unsurlarından olan dinimize içeriden de saldırılar oluyordu. 8.1. Dr. Ziyaretle çok Ģeyi hallediyorlar. Dr. derler. Hasan. s. 28 Eylül 2006.6. Vakit Gazetesi.-HC 115 Vatan Gazetesi. 28 Eylül 2006. Patrik devlet baĢkanı gibi geziler yapıyor. "Normal Bir Adam Bunları Söylemez". Yunan Hükümetinin tahsis ettiği özel uçakla yurt dıĢı geziler yapıyor. Yılmaz. "KeĢke Anadolu Müslüman olmasaydı!" diyebildi. Ġstanbul'da dünya patriklerini topluyor ve dini mahkemelerde yargılıyordu. "Anka Ajansı: Bant Elimizde". Dr. s. bu sözünü "matbaanın ülkemize geç giriĢine" bağlıyordu: 114 Rahmetli BaĢbakanlardan Bülent Ecevit'in kurduğu ve onun baĢkanlığında toplanan "Ulusal Uzmanlar Kurulu"nun 16 Nisan 2006.. Yeni ġafak Gazetesi. Mustafa Kemal'in Hıristiyan iĢgalcileri Ġzmir'den denize döktüğü tarih olan 9 Eylül'ü kendisine ad olarak alan Üniversitenin Rektörü Prof.ne. 18. Kıbrıs'ta da öyle yapmadılar mı?" Prof.. s. 15. uyarılara rağmen bildiği gibi yapıyordu. Amerika BirleĢik Devletleri'nin Ankara'daki Büyükelçiliği bile davet verirken. Ecevit'in daveti üzerine ben de bu Kurul'un toplantılarına katılıyordum. 28 Eylül 2006. Yeniçağ Gazetesi. 28 Eylül 2006. Demir. Pazar günkü toplantısı. s. uluslararası toplantılar düzenliyor. "Ekümenik Patriğin himayesinde" diye davetiye gönderiyordu!. Zaman Gazetesi. 9 Eylül Üniversitesi'nin "Hıristiyan olduğunu açıklayan" 108[115] Rektörü. Sen Sinod Meclisi seçimlerini. Murat. "Papazın en önemli görevi ziyarettir.

Fakat bu sürede Anadolu'da matbaayı kullanan birileri var. "Hıristiyan Birliği'ni kurmak" için 28 Kasım 2006da Türkiye'ye geldi. Vatan Gazetesi. hiçbirini engellemedi. Bunların tümünün tersi yapıldı ve AKP Hükümeti AB uğruna olsa gerek. . "devlet baĢkanı" gibi kendi baĢına diplomatik davette bulunamaz idi. Olayın baĢından sonuna kadar açıkça Lozan AnlaĢması çiğnenmiĢti!. Papa 16.. Lozan'a göre Patrikhane yalnızca Ġstanbul ve Türkiye'de yaĢayan Ortodoksların temsilcisi idi. dünyadaki tüm katoliklerin ruhani lideri Vatikan Devlet BaĢkanı 16. 23 Kasım 2006. Benedict. Güngör. Aslında bir yıl önce yapmayı planladığı ve "zoraki davet" niteliği kazanan bu ziyarette. "Siyasetin Cilvesi" ("Anket ve Lider' baĢlıklı makalenin altbaĢlığı). 2002'de.. s. Bunu engellemesi beklenen BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan.) KeĢke o zaman Anadolu Müslüman olmasaydı."Yasaklar nedeniyle Müslüman halk matbaayı kullanamıyor. hiç bozulmasın!" isteğini dile getirmiĢti." Bu tartıĢmalardan tam bir ay sonra bir papaz Türkiye'ye önemli bir ziyaret yaptı.. Fener Rum Patriğine "ekümeniklik desteği" verdi. Bizim birliğimizi bozmaya yönelik saldırılar olurken. Türkiye'den bağımsız bir yapısı yoktu. Vatikan'ın da merkezinin olduğu Roma'ya gittiğinde.3. "Siyasal Hıristiyanlığın" temsilcisi. Benedict takma adlı Papa Ratzinger idi. Patrikhane'nin Efes'teki Aziz Andreas ayinine (St. Gelen kiĢi... Türk makamlarına bağlı idi. Andreas Yortusu) katıldı.. Ġtalya BaĢbakanı Berlusconi'ye "AB ile Katolik nikâhı olsun ki. Bu ziyaret sırasında Patrikhane Türk gazetecilere "Ekümenik Patriklik kimlik kartı" dağıttı!. (.109[116] 116 Mengi. ekümenik.

g. s. Sadrazam Tevfik PaĢa. gazetelere de yansıdığı halde. örneğin. Bu. ama halk tarafından yakalanmasına rağmen.138. duygusuz ve anlay ıĢsız kimselerden kurulmu Ģ. sarhoĢ iki Yunan askeri Türk kadınlarına tacizde bulunurken kendisine engel olmaya çalıĢan polis Hüsnü Efendiyi vurup öldürmüĢ.e."Ulusun 'Kahro lsun i Ģgali ' diye y ükselen yak ınma çığlığını boğmaya çalıĢan. Mustafa Kemal (1919)110[117] BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI ASILI YOR! . kurtuluĢ umudunu ona bağlamıĢtı!.. katili aramaya cesaret edememiĢti. Ġstanbul'da da. yakalanabilenler ise Avrupalıların baskısıyla salıveriliyordu!. anlay ıĢı ve yurtseverl iği olan kimselerden i stenebilir miydi?. bilgisizcesine ve mi skincesine davran ıĢlarına seyirci kalmak.. Yunan ordusu katil Yunan askerlerini karakoldan almıĢlardı. a. . polis Hamza Efendiyi vurmuĢlar. O kadar çaresizdi ki. katilleri yakalanamıyor.. akl ı. Ġzmir'deki bir Rum gösterisinde etrafa rasgele ateĢ eden Rumlar. Türk makamları. iktidardaki acemiliğini henüz atamamıĢ. Franko adlı bir Hıristiyan'ı DıĢiĢleri Bakanı yaparak. son 40 yıl içindeki ikinci Hıristi117 Nutuk (Söylev). ĢaĢkınlık ve gaflet içindeydi.. yapısında bilinçsizlik ve hay ınlık bulunan bir Hükümetin bö ncesine. TÜRK POLĠSLER öldürülüyor.

Bu olaylar. Meydanın ortasındaki çınar ağacının altında üç ayaklı idam sehpası kurbanını bekliyordu. boynuna yağlı ilmek geçirildi.. elleri arkasından bağlı. s. Çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum.. binlerce Türk'e bağırarak: "Sevgili vatandaĢlarım! Ben bir Türk memuruyum. Allah vatanımıza ve milletimize zeval vermesin!" "Amin!" Halkın "âmin" sesleri arasında bir ihanet sesi duyuldu: 118 Arslan. 111[118] Sehpanın çevresinde Ġngiliz. felâketin ayak sesleri çoktan duyulmuĢ. Biraz sonra silahlı bir manganın arasında. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. onbinlerce insan Savunma Bakanlığı'nın önündeki Beyazıt Meydanı'nda toplanmıĢtı. Fransız ve Ġtalyan askerleri. Tarih 10 Nisan'ı (1919) gösteriyordu. a. Eğer adalet buysa. Meydandakiler arasında Tıbbiyeli öğrenciler de bulunuyordu. Dîni töreni Kadıköy-Mecidiyeköy ve Üsküdar Dergâh ġeyhi Müpip Efendi yönetiyordu.e. . Nurten. kahrolsun böyle adalet!" dedi.. hâkim yerlerde makineli tüfekler vardı.yan bakandı. ancak kulak tıkanmıĢtı. Aldığım emri yerine getirdim. Vakit ikindiyi biraz geçmiĢ.. (.) Beni ecnebilere yaranmak için asıyorlar. Ġdam sehpasına çıkarılıp. 438.. ülkenin Batılılar tarafından istilâ edilip. sömürgeleĢtirilmesine neden olurken. Kemal Bey'e son sözleri sorulunca. ĠSTANBUL UFUKLARINI kara bulutlar küme küme sarmıĢtı.g. devam etti: "Vatan uğrunda cephede ölen bir Mehmetçik gibi Ģehit gidiyorum. Beyazıt Meydanı'nı dolduranlarda topluca cevap verdiler: "Kahrolsun böyle adalet!" "Kahrolsun gâvurlar!" "Kahrolsun hükümet!" Mazgal deliklerinden (küçük pencerelerden) kendisini izleyen Bekir Ağa Hapishanesi'ndekiler ve halk gözyaĢı dökerken Kemal Bey. üzerinde beyaz idam gömleği ile 35 yaĢlarında Kemal Bey göründü.

. elindeki sefer tasını. Ne duruyorsunuz it oğlu itler!" Ġngiliz iĢbirlikçisi Sait Molla’nın sesiydi bu. Kemal Bey'in altındaki sandalyeye tekmeyi vurdular!.. hüngür hüngür ağlamaya baĢladı. Onları yok etmeden bize hürriyet yok.. Kemal Bey sallanırken. utancından Ġstanbul'un semalarını terk etmek için acele ederken Kemal Bey darağacında kuru bir yaprak gibi sallanıyordu!.. ihtiyar adamın üzerinde toplandı. Elindeki çiçeği mezara bırakan gençlerden biri Ģu konuĢmayı yaptı: "Dinle ey Türk Milleti!. Daha sonra Tıbbiyeli öğrenciler Kaymakamı yalnız bırakmadı. vatanını savunduğu için iĢgalciler ve yerli iĢbirlikçileri tarafından idam edilmiĢti. Ģehitlik mertebesine ulaĢmak isteyen binlerce Kemal sırada bekliyor. Ġdam sehpasındaki görevli çingeneler. Odesalılar Ġngilizler'i ...Hemen asın bu köpeği. Ġdam mangasının kumandanı çekinerek sordu: "Kimsiniz efendi?" YaĢlı adam. Mezarı baĢına kadar gittiler.. Kemal'i Ģehit ettiler. ekmek bohçasını fırlatıp." Bu sırada Ġngiliz. Adamcağız. önünü kesmek isteyen askerleri tepeleye tepeleye sehpaya ulaĢtı ve Kemal'in soğumamıĢ ayaklarına sarıldı. Bilmiyorlar ki."Söyletmeyin bu alçak herifi!.. GüneĢ. Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey. Sehpada sallanan genç adamı görünce sesi meydanı çınlattı: "Kemaaaaal!" YaĢlı gözler. Müslümanlar dinleyin!. Fransız ve Ġtalyan askerleri meydandaki kalabalığı dipçiklerle dağıtmaya baĢlamıĢtı.. hıçkırırken cevap verdi: "Evlâdımdır!.. ne bekliyoruz? Felâketimizi hazırlayan Ġngilizler'i vatandan atmak borcumuzdur. elinde sefer tası yaĢlı bir adam kalabalığı yara yara öne geçmiĢti.

Kolordu'ya komutan atanan General Kâzım Karabekir idi. "süngülerini milletin kalbine saplayan yabancıları. Erzurum'daki 15.112[119] HAYVANCA BĠR DÜġÜNCE. ülkenin daha fazla iĢgaline mi sebep olunacaktı? iĢgal ve saldırı karĢısında.243." 114[121] 119 Arslan.. a. s.. 121 Dinamo. a. s. Bordo-Siyah Yayınlan.g. s.. veda konuĢmasında Kâzım Karabekir Ģöyle dedi: "Silahımız." Mustafa Kemal Samsun'a hareket etmeden önce. Ümitsiz duruma karĢın. "Kahrolsun iĢgal" diyemeyen hükümet.g. 136. Henüz namusumuzu yitirmiĢ sayılamayız. 2006. milletin sessizliğini koruyup iĢgalden etkilenmemiĢ görünmesi mi akla ve siyâsete uygundu?.-HC) 120 Nutuk (Kemal Atatürk). biz de onun kumandanlarıyız.e. ĠĢte bu düĢüncelerle ben Doğu'ya gitmek için aylarca uğraĢtım. Ġngilizler'in Doğu'dan ordu kumandanı ġevki PaĢa'nın kaldırılmasını istemeleri bu fırsatı verdi.. s. cephanemiz bitmiĢ değildir. Nutuk (Söylev). 11 Nisan'da evine bir ziyaretçi geldi.Odesa'dan attılar.g.252. Çünkü... Bu olayı seyreden hükümet gibi... a. daha sonraki hükümetler de iĢgali çirkin görmeyen bir politika izliyordu. Biz Odesalılar kadar yok muyuz? Haydi biz de onları Ġstanbul'dan kovalım! Allah'ın yardımıyla. konuk sayan ve yumuĢak davranan" bakanlara sahipti!: "Kahrolsun iĢgal. yok oluĢ uçurumuna kadar tekmelenmiĢ bir devleti kurtarabilecek siyâsete temel olabilir miydi?(. Hasan izzettin. Böyle yanlıĢ ve hayvanca bir düĢünce. .. C.e.439-441 (Bu alıntıdaki edebî anlatım yazara aittir.. Gelen kiĢi. Anadolu bir kale. Ġstanbul.e.1. Hazırlayan: Kemal Bek. biz de ona benziyoruz. Nurten.) Bu nasıl kafadır? Milli amaçlar bu muydu?"113[120] "ANADOLU BĠR KALE. dedikçe.. Mustafa Kemal'e göre.. yakında Ġngilizler'in kafalarını ezeceğiz!. KarĢılıklı durum değerlendirmesi yaptılar. Son fiĢeğini atmadan teslim olan bir kale kumandanı nasıl vatan haini sayılırsa.

Ertesi gün Samsun'a hareket edeceğini annesine nasıl söyleyecekti?.. sakın buradan ayrılmayın. 10 Kasım 1947. kıymetli eĢyalarınızı satarsınız. VakitYeni Gazete. Ġstanbul.. ve Dülger. Akio.an: Akay. ben de ölmüĢ olurum. "Atatürk'ün HemĢiresi Makbule Atadan Anlatıyor". Selanik nasıl elden gittiyse. . Bahadır.62. 10 Kasım 1947. Bu heyecanla yediği yemekten zevk almıyor. Gerisini kız kardeĢi Makbule (Atadan) anlatıyor: "Onun sözlerini anne kız bir bardak zehir gibi yutmuĢtuk. gidip gelmemek vardır. Yıl:30-1. Kâzım Karabekir'i dikkatle dinliyor. paranız biterse halılarınızı. Benim Sofram Bu. kız kardeĢi Makbule'nin hatırını sordu ve yer sofrasına bağdaĢ kurup oturdu. Oğuz."115[122] Bu sözler annesi ve kız kardeĢi için "beklenmedik bir darbe" idi. 122 Dülger. MUSTAFA KEMAL: "MUVAFFAK OLAMAZ SAM ÖL MÜġ OL URUM" DOKUZUNCU ORDU MüfettiĢliği'ne atanmayı baĢaran Mustafa Kemal PaĢa.5. "Bayan Makbule Atatürk'ün Hayatını Anlatıyor". ĠĢler fenaya dönerse. Muvaffak olamazsam zaten sizi öldürürler. Sayı: 10803-61. Ben. s. Birdenbire söze baĢladı: "Anne. Ne olursa olsun yola çıkmaya kalkmayacaksınız. kendi yakın arkadaĢlarıyla verdiği kararlarla bunlar arasında tam bir ideal yakınlık buluyordu. Buraların hâli malûm değil. Akaretler'deki evinde annesine vedaya gitti. Bir kere daha söylüyorum. Fakat bu iĢte tehlike çoktur. s. Hesapta ölmek. Bana hakkını helâl et!. annesini üzmemeyi düĢünüyordu. kurtarmaya çalıĢacağım. Sayı: 816. Sevgili annesinin elini öptü. Tasvir Gazetesi. Kasım 2006. ben yarın Anadolu'ya gidiyorum. s.2. Truva Yayınları. Ne elimden gelirse onu yapacağım. buralar da öyle olabilir. o zaman elbet.Mustafa Kemal. Bahadır. Bütün paranızı sarfedersiniz. Sen de bunları iyi dinle MakbuĢ (=Makbule).

Kimi kaynaklara göre toplam 23 kiĢi.. Atatürk heyecan içinde söylediği sözlerin tesirini izale etmek (=gidermek) istermiĢ gibi annemi: . bize her Ģeyi unutturdu. Üzülme. uzun bir töreni aratmamıĢtı..g. Zavallı anacağıma nefes aldırmak için pencereleri açtık. diye teselli etmeye çalıĢıyordu. Oğuz. kendisini bekleyen Bandırma Vapuru'na binerek kıyıdan açıkta beklemeye baĢladı. SAMSUN'A GĠDERKEN BANDI RMA VAPURU ARANAN MUSTAFA KEMAL: "BĠZ.. Ben size en kötü ihtimali anlattım. Sizi yanıma aldırırım. Sabaha kadar onunla uğraĢtık.Benim boğazım kurumuĢ. ĠDEALĠ VE ĠMANI GÖTÜRÜYORUZ" PaĢaya eĢlik edecek 18 kiĢilik117[124] "müfettiĢlik kadrosu" rıhtımdan sandallarla hareket ederek açıkta bekleyen vapura çıktı. Rıhtımda hiçbir tören yapılmaması planlanmıĢtı. 123 124 Akay. Ġtilaf Devletleri'nin emirlerine göre hareket eden Ġngiliz BinbaĢının kontrolleri. Tekrar buraya dönerim. muvaffak olmam ihtimali de kuvvetlidir..-HC . Ģafak sökerken biraz rahatlar gibi oldu ve o zaman da ayrılık vakti geldi. tekrar anneciğinin elini öptü ve Ġngilizlerin kontrolündeki Galata rıhtımına geldi.e.116[123] Sabahleyin.. Doktor Rasim Ferit (Talay) vaktinde yetiĢmemiĢ olsaydı. bu kadar üzülme.. o akĢam annem ölebilirdi.Anne merak etme. öyle de oldu. Annem çok sevdiği Mustafa'sının bu sözlerinden derin bir teessüre (=üzüntüye) düĢmüĢ ve hemen Ģiddetli bir kalp krizi ile sarsılmaya baĢlamıĢtı. a. Bu Ģiddetli kriz. s. Bandırma Vapuru Kız kulesi önüne geldiğinde Ġngilizler tarafından durduruldu ve bir binbaĢı eĢliğindeki iĢgalciler tarafından tepeden tırnağa arandı. ciğerlerim sanki birbirine kenetlenmiĢti. annesinin doktor denetiminde kendisine geldiğini gören Mustafa Kemal.62. kucağımızda onu sofaya çıkardık.

118[125] Vapur. Kocatürk.. "Bir kararsızlık da olabilir" diye düĢündü. Bildikleri Ģey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Cilt 8. Sami. düĢman zırhlıları arasında ilerlemeye baĢlayınca Mustafa Kemal güvertede arkadaĢlarına döndü ve "Bunlar iĢte böyle yalnız demire. Çeviri: Cemal Köprülü. Ġstanbul. inandırıcıydı da. "Acaba bunlarla Ģehirdekiler arasında bir haberleĢme mi vardı? Maksat kendisini tutuklamak ise. Subaylar ve askerler dıĢarı çıktılar. çeliğe. a. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.e. s. Literatür Yayınları. 129 Bayar. dedi. 122[129] Millî direniĢin lideri. 95.Daha önce de. Gotthard. Biz. kafa götürdüğümüzü bilmiyorlar mı? dedi. Mustafa Kemal kaptan yerinde idi. geminin kaptanına tehlikeleri anlattı ve emir verdi: "DüĢman devletlerinin herhangi bir aracının zararlı giriĢi125 126 Bayar. s. Atatürk ve Devrimler) (19 Mayıs 1919-10 Kasım 1938).g. Pusulamız da biraz bozuk" diyordu. s. Ġkinci Basım. 119[126] Bir baĢka deyiĢle." Sıkılıyordu. a. bütün bunlara gerek yoktu.e. gemi hareket etti.95. Prof... Anadolu'ya ne silâh.. KurtuluĢ SavaĢı ile Ġlgili Ġngiliz Belgeleri. ne cephane götürüyoruz. 12. “Ne kadar ahmaklık! Esliha (=silahlar) ile mühimmat (=cephâne) arıyorlar. 127 Jaeschke. silâh kuvvetine dayanırlar. Cilt 8.g. a. Hüsrev Gerede'nin Anıları (KurtuluĢ SavaĢı. 120[127] Bandırma Vapuru’ndaki genç subaylardan Kurmay BinbaĢı Hüsrev’e. bu denizi pek iyi tanımam. Celâl. 128. (Gerede) göre ise Mustafa Kemal. . s.. Mustafa Kemal'in söylediği.e. Celâl. Türk Tarih Kurumu Yayını Ankara 1971 S:118 128 Önal. Dr.. Utkan. gemisinin Karadeniz'de batırılacağı istihbaratını alan Mustafa Kemal kuĢkuya kapıldı. Kasım 2002. Kaptana hızlanmasını söyledi. “Budala herifler bizim silah-cephane değil.. 27 yıllık kaptan "Ne aksi.g. 121[128] Mustafa Kemal ve arkadaĢlarını Samsun'a götürecek Bandırma'yı Karadeniz'de Ģiddetli bir fırtına bekliyordu. Biz ise.. biz ideali ve imanı götürüyoruz!. Kaptan (Ġsmail Hakkı Durusu) demir aldırmaya baĢladı. kafamızla imanımızı götürürüz" sözü çekici olduğu kadar.

g. s. Prof. Bandırma gemisi karaya oturtulacak ve Mustafa Kemal ile arkadaĢları Anadolu'ya çıkacaktı.. Gemide rütbe iĢaretlerini çıkarmıĢ. 21 Kasım . arka kapıdan (kimileri depo kapısı diyor) geçmek zorunda kaldı..Kolordu Komutanı Albay Refet (General Refet Bele) de vardı. Celâl.e. 133 Cevizoğlu. BA ġKANI ABD'DE.. atlarının yanına gizlenmiĢti.128.. s. Atlarını yükleme bahanesiyle Bandırma'ya girmiĢti.125[132] GENEL KURMAY 2. a.126[133] 130 Kocatürk.e.Jack D.. en yakın sahile oturtunuz!"123[130] Ufukta düĢman gemisi "görüldüğü zaman. Gemi Boğaz'dan çıkıncaya kadar bu durumda kalacaktı. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. 124[131] Gemide 3. a.96. tepki gösterip geri dönme cesaretini göstermedi.mine uğramamak için sahile yakın bir rota tutunuz! Eğer kesin tehlike görürseniz gemiyi karaya.e. Cilt 8... 2. Yeniçağ Gazetesi.g. Hulki. BaĢkanı Orgeneral Ergin Saygun. a. "iletiĢim kopukluğu" biçiminde açıklayarak sîneye çekti!. artık ebedî esenliğe kavuĢmuĢ olacaklardı. Celâl. Crouch ile görüĢmeye girerken üstü aranmak istendi. Üstü aranmak istenen Babacan. 131 Mustafa Kemal'in sözleri. ABD Genelkurmay BaĢkan Yardımcısının resmi davetlisi olarak bu ülkeye giden Genelkurmay 2.95. Ġstanbul'dan çıkıĢ vizesi yoktu. 132 Bayar. Anadolu toprağına ayak bastılar mı. Beyaz Saray'da Milli Güvenlik Konseyi BaĢkan Yardımcısı Dr. Dahası. Kafileye son dakikada katılmıĢtı. Ģeref salonundan değil. "AB BaĢmüzakerecisi" (GörüĢmecisi) Devlet Bakanı Ali Babacan da birkaç gün önce AB üyesi Danimarka'da havaalanında aynı davranıĢla karĢılaĢtı. bu durumu "kınamak" yerine. içeri girmedi ve oteline döndü. Aktaran: Bayar.g. 35-40 dakika minibüste mahsur kaldıktan sonra. DEVL ET BAKANI DAN ĠMARKA'DA ARANI YOR 2006 YILI KASIM AYI. Utkan. Dr. Cilt 8. "Aile Ġçi (Siyâsi) ġiddet. BaĢkan Orgeneral Saygun tepkisini göstererek. s.

Emir bekleyen ve askeri liderlikte muhatap bulamayan birlikler ba ĢıboĢ kalmıĢtı. Koskoca Alayın mevcudunu. 1. ulusalcılara hakaret yağdırırken sömürgeci(emperyalist) iĢgalcilere nasıl 2006. ÜLKESĠ NE KÜFREDĠ- YILLAR SONRA. KarĢımızda Yunanistan'ı bile görmüyoruz. MÜTAREKE YOR! .. satılmıĢlığın ifadesi olarak "mütareke basını" biçiminde anılacak olan gazetelerden Alemdar Gazetesi. sadece 18 silahlı er oluĢturuyordu! Teslim olmamaya niyetli ve kimseden çare gelmediğini gören Urla halkı. ilk milis gücün oluĢumu anlamına geliyordu.." Sözde Ġslâm’ı Yükseltme(Teâli) Cemiyeti ise. Alay direnmeye çalıĢtı. Komutanlar iradesizdi. top taĢıyan hayvanları binek hayvanı olarak kullanarak memleketlerine doğru çekilmeye baĢladı. Mütarekeden sonra neredeyse iskelet haline gelmiĢ olan 56. Bunlara karĢı Hükümet zaten gereken giriĢimlerde bulunmaktadır. Alayın silah deposunu bastı. böyle telgraf çekmeleri yanlıĢtır. Sadece Ġtilaf Devletleri mevcuttur. yağma ve yakma olayları baĢlayınca. YÜZLERCE yerli Rum bir araya gelerek "yağma çeteleri" kurmaya baĢlamıĢtı. direniĢ gösteren "ulusalcılara" kızıyor. SĠLAHLI DĠ RENĠ ġ BAġLIYOR. BASINI. Ġzmir'in Urla yarımadasında Türk köylerine saldırı. s. Askeri birlikler komutansız kalmıĢtı. Depodaki 120 civarındaki tüfeğe ve cephaneye el koydu..DÜġMANA VE RUHL ARI SATILMIġ YERLĠ ĠġBĠRLĠK ÇĠLERE KAR ġI. Ģöyle yazıyordu: "Protestocuların 'Ġzmir'in Yunanistan'a ilhakından' söz etmeleri.. Ülkeyi halkın azmi ve iradesi kurtaracaktı!. Hükümetten ve ordu komutanlarından direniĢ emri almayan morali bozulmuĢ bazı askerler ise. Urla halkı silahlanmak için.Tümene bağlı 173. 17 Mayıs 1919'da silahlı direniĢ baĢlatma kararı aldı. . Bu.

(. -HC) aslı.) Ġngilizler'! kızdırdınız... mahvederek milletin hakkını savunacaksınız. istibdadı (baskıyı) kaldıracağız. SavaĢta yenildikten sonra uslu oturmak ve yenilginin sonucuna katlanarak sabırla telâfi etmekten baĢka çare var mıdır? Yunanlılarla savaĢa tutuĢuyor. Enver. Memleket bunların fitne ve fesadı uğruna milyonlarca evlâdını telef ediyor da Talât. Yunan askerlerinin önünden korkakça kaçarken. böyle kayıp verdik' gibi yalanlarla halkı kandırmaya çalıĢıyorsunuz! DüĢünmüyorsunuz ki.. öyle mi? Utanmaz hâinler. sonra da bir taraftan kaçıyor ve bir taraftan 'ġöyle direndik..sevgiyle(!) yaklaĢtığını da ortaya koyuyordu: "Ey Anadolu'nun masum ve mazlum ahâlisi! (.. Selanik dönmeleriyle(Sabetayist demek istiyor!....) . üzerimize Yunanlılar'ı musallat ettiler.. soyu. devletlerin yanında değerimiz bilinecek' diye bizi aldattı.) Yağmacılar. halk rahat edecek... artık yetiĢir. mezhep ve meĢrebi belirsiz çeĢitli türedilerden oluĢan bu cemiyet. yakamızı bırakın: Cenâb-ı Hakk'ın gazap ve laneti sizin üzerinize olsun! (.) Oniki sene evvel 'Ġttihâd ve Terakkî' adıyla ülkemizde bir bid'at çıktı.. Çaresiz millet! Bu yankesicilerin hilelerini hâlâ tümüyle anlayamamıĢtır. Kendinize ne hakla. Mustafa Kemal gibi beĢ on eĢkıyanın bedenini ortadan kaldırmak için gereken küçük özveriyi göze aldıramayarak ülkeyi ve kendilerini ebedî tehlikeden kurtarmak ve esenliğe çıkarmak yolunu kavrayamadı ve hâlâ da kavrayamıyor! (.(.. meĢrutiyet ve hürriyet getireceğiz. ne yüzle.) Ey yalancı ve azılı eĢkıyalar! (.) Kuvâ-yi Milliye eĢkıyası Ġstanbul'u da elimizden çıkarmak .. hükümet halka zulmetmeyecek... Yunanlılar'a fazla kayıp verdirmek bile bundan sonra bizim için hayırlı ve yararlı bir Ģey olamaz. zavallı saf ve gafil halk ve askerden topladıkları kuvvetleri dü Ģmanla savaĢtırarak. zavallı askerlerimizi ve halkımızı b oĢu boĢuna kırdırmak yöntemini izliyorlar... bu defa da Anadolu'da Mustafa Kemal ve Kuvâ-yi Milliye maskaraları.. ne utanmazlıkla Kuvâ-yi Milliye unvanını veriyorsunuz? Milleti öldürerek. Cemal.

çocukları öksüz. canını. Ģeytan gibi kovulmuĢ ve seni de ülkeden kov134 Tunaya. Ġstanbul. Türkiye'de Siyasal Partiler. çubuğun. tarlan var mı? Nerelisin? Hangi köydensin? Anlarsın ki bunlar. evleri yoksul bırakan. tanındıktan sonra bile. kendilerini öz Türk gösteren ve Türk'ün malını. Süslü ve yaldızlı sözlerle ortalığı velveleye veren. (Günümüz Türkçe'sine çeviri bana ait -HC) . Türk Ġnkılâp Enstitüsü ArĢivi. (." 127[134] Bu sözlere karĢı söylenecek sözcük var mı günümüzde? (Sizler bulabiliyor musunuz?. bunu kendisine iĢ ve güç edinerek çeĢitli ad ve unvanlar takınarak ortaya çıkan ve her gün Türkleri aldatan hainlere aklanmayınız. ırzını yok eden. öküzün.) Ey Türk ve Müslüman kardaĢ! Seni aldatmak isteyene. s. Bu gazetede. peygamber postunda oturan ulu padiĢahlarının taç ve tahtı etrafında güçlü olarak toplanmıĢ ve kendilerini esenliğe çıkarmıĢtır. Arnavut'u Türk'ten.. 1986. sözde "Türk Teali (Yükseltme) Cemiyet’inin "VatandaĢlara Bildiri" adı altında yayınladığı yazıda ağır hakaretler yer almaya devam ediyordu: "Millî TeĢkilâta aldanmayın iz. a. eski zamanlarda padiĢahlarımız birer birer tepelediler ve milletin gayretine güvenerek milleti kurtardılar. Clt. ġu zamanlarda tarihten ibret alalım. Kürt'ü Türk'ten ve arada kalan Çerkez'i bu defa Türk'ten ayırmaya çalıĢan ve bugünkü durumun oluĢumuna neden olan Kuvayi Milliye adıyla çıkar sağlayan ve Moskof elindeki BolĢeviklik kafasını taĢıyanlar gibi yersiz yurtsuz serserileri. Böyle günlerde.g.387-392. Kuvayi Milliye iyice ortaya çıkıp. Tarık Zafer. s.218-223. ll. Türk Milleti böyle korkunç kara çok kara günler görmüĢ geçirmiĢtir. kadınları dul. dinden söz edene sor.ve ülkeye son hizmet biçiminde son ihanetlerini de yapmak için çalıĢıyorlar.. Aktaran: Güner ve KabataĢ... hamiyetten.e. hakaretlere geniĢ yer ayırıyordu. mütareke basınının önde gelenlerinden Peyâm-ı Sabah Gazetesi de. milliyetten.) Yine. necisin? Çiftin. (-) ġimdiye kadar Türk olmadıkları halde Türk Milleti’nin baĢına geçerek.

Atatürk'ün Yurt Gezileri. 7.. s. niçin sömürgeci-iĢgalcilerle iĢbirliği yapıyordu?.-HC) 136 önder.) Bilmeyerek Ģu toprağa ihanet etme. Amerikalıların yeni bir sömürge135 Peyâm-ı Sabah. öldürtmeye ve en sonunda malını. herkesin hazır olması lâzımdır. çeĢitli devlet mandaları arasında tercih yapmaya çalıĢırken.. Türkiye ĠĢ Bankası Yayınları.durtmaya. "celladına aĢık olma sendromu" (Stockholm Sendromu) yaĢıyordu. a. 31 Mart 1336/1920.. a. "Hayalci Türk aydınları".264. vurgulamalar bana ait.. No: 482. . "yılgınlık" kavramının da etken olduğunu açıklıyordu: "Ġzmir'in iĢgalini izleyen dönemde. Ankara. yersiz yurtsuz Türk olmayan yabancılardır.. niçin "iĢgalciyi seviyor ve savunuyordu?. Haziran 1998." 128[135] "Aziz ve kutsal vatanımızı kurtarmak için bütün aydınların." Mustafa Kemal (1919) 129[136] "Aydın" sınıfı içinde yer alan gazetecilerden bir çoğu.49.g..(. Birkaç gün sonra yayınlanan (24 Mayıs 1919) The New York Times Gazetesi. Sene. Bugün olduğu gibi.e." Bu durumu yalnızca. Mehmet. Yunanlılar'ın Batı Anadolu içlerine doğru ilerlemesi ve emperyalizmin güçlü görüntüsü karĢısında yılgınlığa kapılan Türk aydınları grubu. Osman. 137 Ulagay. iĢbirlikçilerle aynı paralelde.e. (Metindeki kelimeler aynen alındı. paranı soymaya gelmiĢ. hilâfet ve saltanata bağlanmaktan ayrılma. s. "para karĢılığı satılmıĢlık" kavramıyla açıklamak yeterli olmaz. s.310.. o dönemde de "ülkesini sevmek ve savunmak" yerine. Aktaran: Güner ve KabataĢ." 130[137] Yani bir anlamda sözde aydınlar..g.

Ahmet Hulusi ordusuz kalmıĢ milleti." Milli mücadelede ilk örgütlenen il olan Denizli'de. Sokaklara tellallar çıkararak.373 Rum'un esaretine terkedilmiĢtir.C.239. 13 Eylül 1861'de Denizli'nin Kayalık mahallesinde doğdu.. "Üçer taĢ alarak düĢman üzerine atmak suretiyle mutlaka fiili mukabelede bulununuz" sözleriyle "direniĢe" çağırıyordu. Müftü Ahmet Hulusi Efendi132[139] "Müdafaa-i Hukuk" ve "Redd-i ilhak" Cemiyetini kurdu. Türkiye ĠĢ Bankası Kültür Yayınları.) . Ġzmir'de 1. Baskı. (H. 131[138] Ulusalcı Hâdisât Gazetesi ise..782 Türk. dinini. Mayıs 2006. GözyaĢlarımızı bırakalım da aksın!. 4. ziyaret ettim ve "Müftü Ahmet Hulusi gerçeğini" ancak o zaman öğrenebildim. Ġstanbul Hükümeti'ne protesto telgrafı gönderenlerin baĢında yer alan Denlzli’liler. 139 Müftü Ahmet Hulusi Efendi. "Ģerefle ölmeyi göze almıĢtı.cilik düzeniyle Latin Amerika'yı ve Karayip Adaları'ndaki ülkeleri nasıl sömürdüklerini bilmiyorlardı. 298. Dünya SavaĢı'nda Amerika uğruna nice kanlı savaĢlara sahne olacağını elbette kestiremezlerdi. Celal. 1964-65 öğretim yılında okuduğum "Kahramanlar Ġlkokulu"nun adı. Komutan Atatürk. uzun yıllar sonra "Müftü Ahmet Hulusi ilköğretim Okulu" olarak değiĢtirilmiĢ. Bunu bilmeyince Filipinlilerin. Buranın benim yaĢamımda "tesadüfî" bir önemi var." ELĠNĠZDE SĠLAHINIZ OL MASA DAH Ġ. gelecek için ciddi bir tehlike arz ediyor." "MĠLLET ġEREFLE ÖL MEYĠ GÖZE AL DI! . Ankara. bağımsızlığını sağlamak için nice yıllar bekleyeceğini ve bu uğurda 2. Küçüklüğümüzde aynı mahallede oturduk. ilkokul birinci sınıfa gittim. Ġzmir'in Yunanlılar tarafından iĢgali. s.383. Ulusalcıların önünü kesmeye çalıĢırken ikinci kıvılcım Denizli'de çaktı.." Mütareke basını. 25 ġubat 2006'da Denizli'ye konferansa gittiğimde okulumu buldum. vatanını sevenleri" müftülük binası 138 Erikan. gerçekleri yaymakta direniyordu: "Bugün Ġstanbul’un bile iĢgal altında olduğu ortamda. "Allah'ını.

din ve devlete ihanettir!. mutlak olarak cihad-ı mukaddestir. makbul ve muteber değildir. Bugün sabahın erken saatlerinde Ġzmir. MeĢru olan. Yunan'ın bir Türk beldesini eline geçirmesinin ne manaya geldiğini." Mitingde halka. HemĢehrilerim!. mutlaka fiili mukabelede bulununuz!... Ümitsiz (meyus) olmayınız!. Elinizde hiçbir silahınız olmasa dahi. Vatana karĢı iĢlenecek suçların (irtikap edilecek cürümlerin) Allah ve tarih önünde affı imkansız günahtır. Bu tecavüze karĢı hareketsiz kalmak.. kalanlar gazidir. Onlar irâde ve kararlarına sahip değildirler. haysiyet Ģuurumuz ile kalbimizdeki iman ile mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız. Bu vaziyette olanların emri ve fetvası aklen ve Ģer'an caiz. münhasıran vatan müdafaası ve istiklal uğruna cihattır!. Silahımız olmayabilir. Ġzmir'de Ģu birkaç saat içinde iĢlenen cinayetler gösteriyor. Cihat. Ġstanbul Hükümeti'ne çektiği telgrafta da. Ġstiklal aĢkı. Onlar. "iĢgali kabul etmeyeceğiz" sözleriyle direniĢ gösteriyordu: . "Fetva veriyorum. Bu livay-ı hamd'in altında toplanınız ve mücadeleye hazırlanınız!. Korkmayınız!. Yunanlılar tarafından iĢgal edilmiĢtir. Sizlere vatanımızı düĢmana teslim etmenin çaresiz olduğunu söyleyenler. vatan sevgisi.. KarĢımıza çıkarılan dünkü tebaamız Yunan'a biz mağlup olmadık. Müftünüz olarak cihad-ı mukaddes fetvasını ilan ve tebliğ ediyorum. tüfeksiz.önünde toplantıya çağırdı: "Muhterem Denizlililer!. üçer taĢ alarak düĢman üzerine atmak suretiyle. topsuz. tam manasıyla teĢekkül etmiĢ dînî fariza olarak karĢımızdadır. ĠĢgal edilen memleket halkının silaha sarılması farz-ı ayn'dır" diyen Müftü Ahmet Hulusi. sapan taĢları ile de düĢmanın karĢısına çıkacağız. düĢman esareti altında olanlardır. Bu.. Bu uğurda canını verenler Ģehit. öteki düĢmanlarımızın vasıtasıdır..

. Ġstanbul hareketsiz kalıyordu. Bu yüzden. istikbal Gazetesi'ni protesto ediyordu. bu iĢgali katiyen kabul edemeyeceğimizi ve hükümetin emirlerine hazır bulunduğumuzu arz eyleriz. cidden vicdanları yakan Ģu haber karĢısında irade ve ihtiyatını kaybetmiĢ ve yarın buraların Yunan çetelerine geniĢ bir sahne olacağını düĢünerek. "MEML EKET YANACAKSA. SavaĢ yıllarında hiçbir Özveriden kaçınmayan millet. Damat Ferit'in ikinci baĢbakanlığında ĠçiĢleri Bakanı oluyordu. istifa eden Damat Ferit. BARĠ ġANLI OLARAK YANSIN. Vahidettin tarafından yeniden hükümeti kurmakla görevlendirildi.. Yorgi Mihaîlidi adlı Rum matbaası Türk gazetesini günlerdir basmıyordu." Ordu'dan."MeĢrutiyetin ilânından itibaren pek elîm ve kanlı feci olaylara uğradık. Hocalarını da büyük mitinge katılmaya çağırıyorlardı. Çünkü bu gazete. büyük bir miting düzenleyerek iĢgale tepki vermek için dersleri boykot ettiler. Karadeniz'i "Pontus Rum Cumhuriyeti" kurmak isteyen Trabzonlu Rumlar ve Trabzon Metropolithanesi'ne karĢı uyanık olmaya çağırıyordu. sevgili Ġzmir'imizin Yunan kuvvetleri tarafından iĢgali haberinden doğan üzüntüleri meydana getirememiĢtir. Bu sebeple. Fakat bunların hiçbiri. Bu arada." ĠZMĠR'ĠN ĠġGALĠNE KARġI yurdun birçok bölgesinde direniĢ baĢlarken. hep "halkın galeyana geldiği". bu sessizliği bozmaya kararlıydı. Ġlk hükümette Eğitim Bakanı olan gazeteci Ali Kemal. ikinci Damat Ferit Hükümeti'nde yine Ali Kemal vardı. Sinop'tan ve yurdun birçok köĢesinden gönderilen iĢgale direnme telgraflarında. Fatih Meydanında. Ġstanbul gazetelerinin bir kısmı bu bildirileri yayınlarken. Ġzmir'de Ģenliklere devam eden Rumlar da. Üsküdar'da hazırlıklar sürerken.. Erkekli kızlı gençler. "direniĢ için kafi azimli olduğu" bildiriliyordu. hayatın bir esirlik ve azap olacağı fikri ile Ģimdiden Ģerefle ölmeyi göze almıĢtır. Bursa'da üç gün sürecek mitingler baĢlamıĢtı. Darülfünun (Ġstanbul Üniversitesi) öğrencilerinden bir grup genç ise.

e. Selvi. Urfa'daki 1. Ġzmir iĢgali. silahlandırdıkları Cubur aĢiretini saldırtmakla tehdit ediyorlardı. Urfa. Ġzmir'in iĢgali nedeniyle halk içinde direniĢ giriĢimleri olduğunu bahane ederek.. Yrd. Ġngilizler sonunda Urfa'yı iĢgal ettiler (24 Mart 1919). MaraĢ ve Antep'te de bu kez Ermeniler eliyle benzer yöntemi uyguluyordu. Batı Anadolu'da iĢgalci Yunanlılar'a iĢkence ve soykırım izni vermeleri Erzurum'da da büyük tepkiye yol açtı.73. "Mondros Mütarekesi'nde bu yörelerin iĢgalinin kararlaĢtırılmadığını.. Fransızlar'ı sonuç alamayacakları bir alana sürerek Musul'u gözden kaçırmaya çalıĢıyorlardı..Dr. iĢgal kuvvetleri komutanına gönderdiği mektupta. Bu çabaları gören Mustafa Kemal PaĢa. Ġngilizler daha önce de (22 ġubat 1919) MaraĢ'ı iĢgal etmiĢlerdi. Ġngilizlerin amacı.239. Kuvayi Milliye Harekâtı. Süvari Komutanı BinbaĢı Hüseyin. Bunu da yaptılar ve dünya kamuoyunun gözü önünde Urfa iĢgali tartıĢılırken. Haluk. Ġtilâf Devletleri'nin Türkiye'yi paylaĢma planı gereğince. 134[141] Ġngilizler. Çünkü.. doğuda millî örgütün baĢlangıç noktası ve merkezi olarak kabul edilen Erzurum için de aynı etkiyi meydana getirdi. Haluk. kendileri Musul- 140 141 Selvi.Ġngilizler ise. Doç. bölgede karıĢıklık çıkarmaktı. s. Yani. bu bölgelerde iĢgal alanını geniĢleterek denetimi sağlamak istiyorlardı. bu iĢgali protesto etti. a. iĢgali sana devrediyorum!" gibi.. Yrd. Ġngilizlere boyun eğmeyecek aĢiretlere.e. Doç. 133[140] Bu bakımdan Güney ve Güneydoğu Türk halkı kurtuluĢ çareleri arıyor ve bunun için de silahlanıyordu. Aslında. Fransızlar'ı Anadolu içlerine sızmaya teĢvik etmekti. 30 Ekim 1919'da Urfa’daki "iĢgali Fransızlar'a devrettiler!"..g. bu iĢgalle birlikte "düĢünce" alanından "eylem" alanına çıkmıĢtı. aynı sömürgeci Batı Adana. bölgedeki örgütlenmeyi organize ediyordu.. herhangi bir noktanın iĢgalini Erzurum'un iĢgali gibi değerlendirmiĢlerdi. iĢgali gerektirecek bir 'mütareke hükmü ihlali' olmadığını" bildirdi. 15 Mayıs'ta Ġzmir'in iĢgali Anadolu'da âdeta bir bomba gibi patlamıĢtı. Urfa'da aĢiretleri silahlandırmaya baĢlamıĢtı. . Amaç. Erzurumlular "yurdu bir bütün" olarak gördüklerinden. a.Dr.g. sömürgeciler Türkiye'yi "paslaĢarak" paylaĢıyordu!: "Artık sıra sende.. s.

Bu arada. Atatürk Kültür. Millî Mücadele'de Güney Cephesi: Urfa (30 Ekim 1918-11 Temmuz 1920). Bunlar Ermeni askerlerle uğraĢırken. 30 Kasım 1919 Cuma günü. Kadınların bağırıĢları üzerine gençler (Tüfekçi Bayazıt Usta'nın oğlu Sait. Sütçü imam. s. "iĢgali devralan" Fransızlar. Osmaniye Valisi (guvernörü) Andre... Mart 2005. üniversite öğrencileri Taha ve Osman) yardıma koĢtu. Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi. Ermeni kızın verdiği yanıt.'u iĢgal ettiler!. koĢarak Sütçü Ġmam geldi. "MaraĢ Savunması". Prof. Belgelere göre.46 ve 63. Hırlakyan'ın iki kız torunundan diri olan. 143 Ali Sezai Bey'in "YayınlanmamıĢ Notları"ndan aktaran Eyicif. Hosvep'in güzel kızı Helena'ya dans teklifinde bulundu. . Ermenilerin ileri gelen zenginlerinden eski Meclis-i Mebusan üyelerinden Katolik Hırfakyan Agob'un evine misafir edildi.. Ahmet. Ankara 2003. Fransız ordusundaki Ermeni asker yere yıkıldı. Uzunoluk'ta devriye gezen Ġngiliz atlı askerleri. Sayı:61. Doç...s. Ġsmail. 135[142] ERMENĠ KIZI: "TÜRK BAYRAĞI NI ĠNDĠRĠRS ENĠZ. Dr. MaraĢ Kalesi'nden Türk bayrağı indirilip yerine Fransız bayrağı çekildi. aynı gün MaraĢ'ta Müslüman hanımları taciz etmeye baĢladı. Dr. gelir gelmez elindeki tabancayı karĢısındaki Ermeni Lejyonerinin (askerinin) kafasına doğrulttu ve ateĢledi.56. kutsal değerlerine dil uzatmaya baĢladılar. Cilt: XXI. Daha önceden düzenlenen baloda Vali Andre. Fransız askerlerini olay yerinden uzaklaĢtırdı. DANS EDERĠ M! SÜTÇÜ Ġ MAM T ABANCAYI ATEġLĠ YO R. Uzunoluk Hamamı'ndan çıkan Müslüman hanımların çarĢaf ve peçelerini açarak. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. ulusal mücadeleyi hor gören ve uzak duran bugünkü bazı insanlara tokat gibiydi: "Türk bayrağının dalgalandığı yerde dans etmemeye ye142 135 Özgelik.136[143] Bir ay sonra. MaraĢ Kalesinden Türk bayrağının indirilmesi “bir Ermeni kızının dans etme koĢulu" olarak yerine getirildi!.

000 kayıp verdi.58. düĢünmeden hareket 144 Eyicil. Varsınlar açıkça zulmetsinler. Ġstanbul'da iĢgalcilerle iĢbirliği içindeki birkaç satılmıĢ sözde Türk kadını. Damat Feritler çürümüĢ iktidar koltuklarına yeniden otururken.47. Doç. s. yarından itibaren resmi dairelerden ve kaleden Türk bayrağının indirilmesi emrini verdi!. Burada en necip. MaraĢ halkı da ertesi sabah ayağa kalktı...) ÜNĠVERSĠT E GENÇLĠĞĠ BOġ DURMUYOR! .. Fransız subay-vali ile dansa kalktı!. Filozof Rıza Tevfik: "Adi nümayiĢlere (=gösterilere) meydan vermeyelim. Yalnız kıĢkırttın mı. ulusal bilinçten yoksun biçimde.. üniversite gençliği oturmuyor.e. Bunun üzerine Fransız subay.000 Türk Ģehit olurken. yan gelip yatmıyordu!. Ahmet..138[145] (Bu savaĢ 22 gün sürdü ve Fransızlar 11 ġubat'ta MaraĢ'tan çekilmeye mecbur kaldılar. E/Y Dosya No: 153/81. Dr. ayaklandı ve kaleye yürüyerek Türk bayrağını yeniden kalenin burcuna dikti!. 18 Mayıs 1919. Üniversite hocaları gençleri sakinleĢtirmeye çabalıyordu.g. Klasör No: 1162. Fransız ve Ermeniler 16. .. Doç. en temiz kalpli adamlar Türkler'dir. BarıĢ Faaliyetleri Koleksiyonu. Dr. ALĠ KEMALLER. Merakları gidermek için tarihi sonucu söyleyelim. (Ayrıca bakınız: ATAġE.. Tekrar Mayıs ayına dönüyoruz. a. iĢgal subayları ile hiçbir Ģeye aldırmadan dans ediyor.g. s. MaraĢ savunmasında 4.minliyim!"137[144] O sırada. a. Bu emir üzerine Ermeni kızı Helena. Pazar günü Darülfünun'da çok coĢkulu bir toplantı yapıldı. eğleniyordu!!. Belge No: 23) 145 Eyicil...e. Ahmet.Genelkurmay BaĢkanlığı Askerî Tarih ve Stratejik Etüd BaĢkanlığı ArĢivi.' Fransız ve Ermeni askerlerinin zulmü devam ederken. örgütlenmeyi tamamlayan MaraĢ halkı bir buçuk ay sonra (20 Ocak 1920'de) savunma savaĢını baĢlatacaktı. Atatürk'ün Samsun'a hareket etmesinden bir gün önce.

Ben biliyorum." Üniversite temsilcisi genç kız: "Kim demiĢ ki kadın küçük Ģeydir. Memleket zaten yanmıĢtır. siyah rozetler takmalıyız. seferberlik isteğiyle bir bildiri yayınladı: "1. Protesto yapılsın.ĠĢgal protesto edilecektir. Bir kadın belki en büyük Ģeydir. Fakat itidal yerine. düĢmanla hudutta.eder. 4Milletin vicdanı için hakiki seferberlik ilan ederek. Ģerefle ölmek evlâdır." iĢgal altındaki Ġzmir'den gelen Hukuk Fakültesi öğrencisi Hamit ġevket'in konuĢması. siyah perdeler aĢmalı. Miting Ġstiyoruz. bayrakları siyaha boyamalı. elimizi ayağımızı bağlarlar. böyle bir millet elbette yer yüzünden kalkmaz. bari Ģanlı olarak yansın!.Müderris ve muallimler önderlik yapacaktır. Korkarım ki. 2-Görevinin kutsallığını bilen gençlerden bir heyet oluĢturulacaktır. Biz bu noktaları kendilerine sarahaten (=açıkça) arzederiz. kahramanlıkla ölmeyi tercih ediyoruz. Umum Darülfünunlara. âlemi insaniyete hitap edilmesini istiyoruz. Yanacaksa. büyük bir tezahüratla karĢılandı: "Ben Rıza Tevfik Beyin 99 değil." Bir vatandaĢ: "Çıldırıp mahvolmaktansa. 100 defa konferansını dinledim. Tıbbiye temsilcisi genç: "Kan dökerek. Hatemi milliyi göstermeli. . diyorlar. içeri girmiĢse orada mücadele edilecektir. Biz sopa ve silah ile çıkmayacağız. 3. hareket tavsiyesini beklerdim. Fevkalâde tehlikeli bir zamandayız." "Damarlarındaki asıl kanın coĢkusunu" taĢıyan gençler yerinde duramıyor ve direniĢ Ġstiyordu." Hocalarının iĢgale karĢı "tepkisizleĢtirmek" istediği üniversite gençliği.

Sivas Valiliği tarafından yapılan Latin alfabeli baskı. yabancı hayranlarının. 1969.139[146] "ĠġGALCĠNĠN MERHAMETĠNE SIĞINARAK 1 devlet yönettiğini sanan Vali Ġzzet gibileri için. Nutuk (Söylev). Yunanlılar. makamına oturtulmuĢtu. çok önceden onayladığı iĢgal kuvvetlerinin "kuklası" olmayı kabul etmiĢ.Mektepleri kapatılacaktır. Sükûnet avdet eylemiĢtir. Numara: 2..78..2. . umutsuzların ve korkakların Anadolu'nun bağrında yeri yoktur" 140[147] diyordu. Herkes iĢiyle gücüyle meĢguldür!. ba Ģının üst üne dek çıkaraca ğı adamların kanındaki." Sözde Türk Valisi Kambur Ġzzet.) 147 Kılıç Ali'nin anlatımı.Yüreksizlerin. (Sivas Kongresi'nin 83.. C. s. yıldönümünde -2002.4.Sırası gelmiĢken. Ġzmir Valisi izzet. Amaç direniĢi etkisizleĢtirmekti: Ġzmir'deki katliam. Ġzmir'in Yunan askeri iĢgali altına alınmasından ibarettir. koltuk uğruna bu zillete de katlanmıĢ. hükümet binasına Türk bayrağı astırarak alay ediyorlardı. Atatürk." ĠZMĠR VALĠSĠ Kambur Ġzzet. Ancak. bu hizmetlerinin karĢılığında Yunanlılar'dan yaklaĢık 4 ay sonra "manevi zarar tazminatı" adı altında 15 bin altın alacaktı!. Yunan ĠĢgal Komutanı Rumların katliam ve yağma yaptıklarını kabul ederken. s. ".e. Hulusi. a. s.. Selânik'i Yunan'a teslim eden Tahsin PaĢa'nın 65 bin altın alması gibi!.5.. Hadise. yağma ve tecavüzler abartılıyor. o. 1927'de de ulusu Ģöyle uyaracaktı: ". (Bakınız: Turgut. bir an vazge çmesin !" 1 4 1 [ 148] 146 Ġrade-i Milliye Gazetesi. iĢbirlikçiliğinin bedelini tam tersi açıklamalar yaparak ödüyordu. Tıpkı.g.. 17 Zilhicce 1337 ve 17 Eylül 1335(1919).e.. a. TDT Enstitüsü Yayını... kentteki resmi binalar dahil olmak üzere pek çok binaya Yunan bayrağı astırırken.g. saygıdeğer ulusuma Ģun u öğütlerim ki: Ba ğrında yeti Ģtirerek. vicdanındaki öz mayay ı çok iyi incelemek dikkatinden.) 148 Nutuk.607.

Türk kadınlarından beklemediği bir tepki aldı.. (seccadesini göstererek) iĢte yalnız bunu alarak. asla. baĢsız.269. yerli Rum palikaryaları Urla'ya girip yağmaya baĢladı. yönetimsiz. ne yazık ki az sayıdaki asker ve 120 kiĢilik milis gücüyle. Kaçamayacak kadar yaĢlı annem." ZÜPPESĠ SO YGUNCULARSI- Yunanlılar'ın yaptığı zulmü incelemek için bölgeye gelen bir Ġngiliz subayı. Kahramanca.URLA YENĠDEN DÜġÜYOR.. Namusumun kefili kim olacaktır? Bizim millî felâketimizle. oturduğu seccadeden kalkarak iĢgalci Ġngiliz'e "Efendi. Aydın ve Söke'de ise.URLA D ÜġTÜ! DireniĢin baĢladığı noktalardan biri olan Urla. . Aydın'a mı döneceğim. "MEDENĠ YET NIZ! . çok iyi donanımlı Yunanlılara karĢı yenildi. Amerikan 6.. Ortadoğu'daki sınırları yeniden çizen Amerika'nın Adana Ġncirlik Üssü'nün Ġran'ın füze menzilinde olması ileri sürülüyor. geç saatlere kadar direnen kuvvetlerimizin deniz destekli iĢgal kuvvetlerine yenilmesinin ardından... Gerekçe olarak. Bu amaçla 4 bin civarındaki Amerikan askerinin Urla'da ev tutmaya baĢladığı ve bu yerleĢimden sonra. buraya kadar gelip alay mı ediyorsunuz? s. efendi banak bak!" diye haykırdı: "Yunanlılar mahallemizi ateĢe verdikleri zaman. ancak üzerimdeki elbise ile kaçıp kurtuldum. ağzı açık Avrupa hayranı olarak dolaĢan kimilerine ders veren genç Anadolu kadınlarından biri. babam ne oldular. Bugün. YIL 2006. hâlâ bilmiyorum. NATO'nun Ġtalya'nın Napoli kentindeki deniz üssünün Urla'ya taĢınacağı ortaya çıktı. komutansız kalan az sayıdaki erler kıtaları bırakıp kaçmaya baĢladılar. Filosu'nun ana üslerinden biri durumuna getirileceği bilgisi halk arasında yayıldı.

Görevleri arasında bölgede asayiĢin sağlanması ve dağınık silah ve cephanenin belirlenen depolarda emniyet altına alınması da vardı.. size karĢı duranlar çetelermiĢ."143[150] Dokuzuncu Ordu Kıt'aları MüfettiĢi PaĢa'nın görevi. Ġzmir'in iĢgalini ele aldığı yazısında Ģu tespiti yapıyordu: "öyle ihtimaller karĢısında bulunuyoruz ki..Kolordu'ya bağlı 2 tümen Mustafa Kemal'in emrine verildi..Sizi bize yanlıĢ tanıtmıĢlar. hem askerî hem de mülkî idi. (Bakınız: Turgut. AYNI SAATLERDE Ġstanbul Fatih Camii'nin önünde 80 bini aĢkın insan Ġzmir'in iĢgalini protesto için toplandı. General Kâzım Karabekir komutanlığındaki 15. o kahraman vatandaĢlarımın verdikleri. Yeter bu kadar bana. Siz medeni insan değilsiniz! Kendi çıkarınıza hizmet eden medeniyet züppesi soyguncularsınız... hayat ve müdafaa kuvvetini kendimizden almak mecburiyetinde kalabiliriz. a.. Cilt 7... a. Kolordu'ya bağlı 4 tümen ile 3. verebildikleri bir lokma ekmekle ya Ģıyoruz.e... Hulusi. ĠSTANBUL'DA 80 bin kiĢinin büyük bir protesto mitingi yaptığı saatlerde Mustafa Kemal Samsun'a çıktı..) .g." 19 MAYIS: YENĠ BĠ R ERGENEKO N. AkĢam Gazetesi'nin baĢyazarı Necmettin Sadık Bey. MUSTAFA KEMAL SAMSUN 'DA. "Son yüzyıl Türkler'i için yeni bir Ergenekon'un kapısı açılıyor ve yeni bir devrin tarihi baĢlıyordu. s. Atatürk'ün sırdaĢı Kılıç Ali'nin tanımlaması. 112. Biz bu dakikada. hükümet kuvvetine ve devlet yardımına muhtaç olmadan yaĢamak. 80 BĠN KĠ ġĠ MĠTĠNGTE..36.. Celâl. Yalan söylüyorsunuz. yok bilmem ne imiĢ. 149 150 Bayar.g.e. s." 142[149] "HÜKÜMETE MUHTAÇ OLMADAN YAġAMAK" durumu ortaya çıkmıĢtı. Türk Hükümeti'ne. Haydi defol buradan.

öyle Allah mütarekesi akdedilmelidir. bomba.. Sesimizi mutlaka dünya iĢitecektir. genç kızlar ise üzerinde "Ġzmir kalbimizdir" yazılı siyah rozetler takmıĢlardı. Bugün Türkler arasında milli dâvaları haltedinceye kadar. 34) Bu nedenle.e. Halide Edip'in miting konuĢmalarını daha önceden hazırlayıp. Halide Edip. . Gece. Bugün Ġzmir. daha sonraki anılarında Halide Edip. Burada gazetenin yazdığının daha doğru olduğunu kabul ediyorum. Yarın. Bugüne kadar alıĢılmadık biçimde ilk kez kadınlar da. Buna karĢı ne silahımız var? KurĢun.1998-HC). s.g. sabahı olmayan gece yoktur. yarın Konya. bu korkunç geceyi yırtıp müĢa'Ģa (=parıltılı. Adım adım.. kendi anılarında unutkanlık olması çok olası. yazmadan yaptığını yine kendisinden öğreniyoruz. 'Gece en karanlık ve ebedî göründüğü zaman. "Ġlk cümlem. Fakat insanın hayatında. s. sonra Müslüman dünyasının baĢı olan Türk susturulmuĢ olacaktır..29. pırıl pırıl) bir sabah yaratacağız. Çünkü. karanlık bir gece. Baskı. Topun yüzüne tüküren milletlerin ruhu bizde de var. gün ıĢığı en yakındır' oldu diye yazdı.KonuĢmaların yapıldığı kürsüye. Türk'ün AteĢle Ġmtihanı. adeden kendi durumumuzdaki milletleri baĢımıza efendi yapmak istiyorlar. Ġstanbul.04. siyah zemin üzerine beyaz ay-yıldızlı bayrak asılmıĢtı. Biz 151 Mitingden bir gün sonra Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde aynen yer alan bu sözler için. Kürsüye önce Halide Edip geldi: "Müslümanlar! Türkler!. öbür gün Ġstanbul.. Delikanlılar kollarına siyah protesto kurdelaları bağlamıĢ.144[151] Bugün memleketimiz taksim (=bölünme) tehlikesi karĢısında." Henüz Mustafa Kemal'e ümit bağlamamıĢ olan Halide Edip. (Bakınız: a. top. Tarih yok (Benim aldığımda üzerine attığım tarih 18. ĠĢitmek ve iĢittirmek için bugün kuvvetli ve metin bir millet halinde bulunmalıyız. Bakınız: Adıvar. 11. nasıl kurunuvusta'da (=Ortaçağ'da) haftada üç gün Allah mütarekesi yapılırsa. padiĢahtan "babalık yapmasını" istiyor: "Biz padiĢahımızdan bize babalık etmesini rica ederiz. Atlas Kitabevi. erkeklerle birlikte aynı meydanda toplanmıĢtı. Türk ve Müslüman bugün en karanlık gününü yaĢıyor. Bizim bundan da kavi silahlarımız var.-HC. Bir top bebeklerimizi öldürebilir.

Müslüman âleminin kalbidir. kendi yurdumuzda. Siz düĢtüğünüz zaman. kötek ve satır olacaktır..'' . bize efendi olarak yaĢamasına tahammül edemeyiz. bir semeresini göremeyiz. Hüseyin Ragıp Bey. Kendisine çeki düzen vermeden. Buradaki Türk. çocuklarımız var. padiĢahın etrafında toplanmıĢtır!. milleti en çok temsil edecek bir kabine isteriz. YaĢasın milletimiz!. en akıllı.. özellikle kadınları direniĢe teĢvik ediyordu: "Hanımlar. kadınlar Ġzmir matemini beĢiklere ninni diye çağıracaklardır. VatandaĢlar! \ Ġzmir Yunan'a ilhak edilemez ve hiçbir zaman ilhak edilmeyecektir.. fakat kalbi gayet metindir. hiçbir milletin bize hâkim. "Dün Darülfünunda. Geldikleri yere gidebilirler. Fakat yarın var. bir çok Ģeyler düĢecektir. artık heyecanını yenemiyordu. Kadınlar silahsız ve zayıf. Bütün Alem-i Ġslâm hep kardeĢimizdir. Bugün herkes susmuĢtur. bugün de burada hakkını isteyen bu millet ortadan kaldırılamaz" derken. tarihe geçen konuĢmasında. Fakat biz. en cesur. VatandaĢlar! Ġzmir Yunan'a ilhak edilemez!. Bugün Türk ve Müslüman. binlerce kiĢi "Kalkmayacak" diye tezahürat yapıyordu. Meydandaki 80 bini aĢkın kiĢi de yerinde duramıyordu o konuĢurken: ". Bundan dönen Türk kadını değildir.erkeklerimizle beraber milletin kalbinden gelen en kuvvetli.'' Hüseyin Ragıp Bey heyecanla konuĢma sırasını beklerken.. ondan önce kürsüye gelen Hukuk Fakültesi hocası Salâhattin Bey. kürsüye fırladı. PadiĢahımıza halkın hissiyatını tebliğ eder ve deriz ki: ĠĢte kara bir gün yaĢıyoruz. VatandaĢlar! Bizimle beraber yaĢamak istemeyenler için kapılarımız açıktır. efendiler! Bunun 5 bini kadar bir miting de yapmıĢ olsak. Bu uğurda gençler kan dökecekler." KurtuluĢ için padiĢahın etrafında toplanmayı düĢünebilen Halide Edip.. Dağdan gelip bağdakini kovmak isteyenlerin hakkı.

sevgili Ġzmir'imizin uğrunda mukaddes ve kıymettar vatanımıza feda olarak ölmek ulvî bir Ģeydir. mitingin son konuĢmasını yaparken. Halk. Ülkenin genel durumu ve görünüĢü Ģöyledir: Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup. Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiĢ. ama bunu kimin gerçekleĢtireceğini henüz bilmiyordu. Büyük SavaĢ'ın uzun . o metin ve rasin (=sağlam. Ulus iĢgale karĢı uyanmıĢ ama henüz padiĢahın yaptıklarına karĢı uyanmamıĢtı. ülke üzerine çöken karanlık bulutun dağılmasını istiyor.(=gümbürtü) ile devrilmeli. dayanıklı) binanın çatırtısı cihanı sarsmalı. Mustafa Kemal anlatıyor: "1919 yılı Mayıs'ının 19'uncu günü Samsun'a çıktım.. Bu karanlık bulutu dağıtacak kiĢi ise. kadınları da ezilecektir. O yüzden Ģimdilik tek adres gibi gözüken padiĢaha çağrıda bulunuyordu. çalıĢmalarına Samsun'da baĢlamıĢtı!." G ENEL DURUMU VE G ÖRÜNÜ- Mustafa Kemal Samsun'a çıktığında "ülkenin genel durumu ve görünüĢü" Ģöyleydi.. Hiç Ģüphesiz ki. Hem onların nazik ve hassas vücutları.U l u s u y a n ı y o r d u ! Kadınların millî duygusunu dile getiren Meliha Hanım. Ģartlan ağır bir ateĢkes anlaĢması imzalanmıĢ. bütün bu felâketlerden sonra. öyle bir çatırtı ile devrilmelidir ki." Miting sonunda padiĢaha sunulmak üzere bir çağrı metni kabul edildi.Dünya SavaĢı'nda yenilmiĢ. ulusun uyanıĢı ve devletin büyüklüğünü çarpıcı sözlerle ifade etti: "Bu koca devlet yıkılırken öyle bir tarraka . Bu enkaz altında yalnız bu milletin erkekleri değil. 1. 1919'DA "ÜLKENĠ N ġÜ! . bu müthiĢ felâket altında daha çok müteessir olacaktır. bütün insaniyeti titretmelidir.

Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Dr. (.yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaĢılmıĢtır ki.. 8.)"145[152] 2000'LĠ YILLANN BA ġLARINDA "GENEL DURUM": "KURTULU ġ VE KURULU ġTAN SONRAKĠ EN 152 Nutuk(Kemal Atatürk) (1919-1927). . Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmıĢ ve alınmakta. Ġstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti illerde çeteler kurmak ve idare etmek. h a y s i y e t s i z v e k o r k a k. Damat Ferit PaĢa baĢkanlığındaki h ü k ü m e t â c i z. gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meĢgul. Adana ili Fransızlar. Atatürk Kültür. H e r tarafta yabancı su bay ve memurlar ile özel ajanlar faal i y e t t e. Bundan baĢka. Nihayet.... ateĢkes anlaĢmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Ayıntap(Gaziantep) Ġngilizler tarafından iĢgal edilmiĢ. Urfa.1. 15 Mayıs 1919'da. Bugünkü Dille Yayına Hazırlayan: Prof. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. itilâf Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusu da Ġzmir'e çıkartılıyor.. 2000.) Saltanat ve hilâfet makamında oturan V a h d e t t i n s o y s u z l a Ģ m ı Ģ. MaraĢ. Yalnız padiĢahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma raz ı. d e v l e t i b i r a n ö n c e ç ö k e r t m e y e ç a l ı Ģ ı y o r l a r. Merzifon ve Samsun'da Ġngiliz askerleri bulunuyor. Birer bahane ile itilâf donanmaları ve askerleri Ġstanbul'da. Ģahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği a l ç a k ç a t e d b i r l e r a r a Ģ t ı r m a k t a. konuĢmamıza baĢlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce. Zeynep Korkmaz.. (. Antalya ve Konya'da Ġtalyan askeri birlikleri. itilâf Devletleri. memleketin her tarafında H ı r i s t i y a n a z ı n l ı k l a r gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleĢtirmeye. Ankara.

savaĢ nedeni olarak açıklanan kırmızı çizgilerimiz birer birer yok oluyor. yine Amerikan askerleri tarafından "kelepçeleniyor". s. 30 Ağustos 2006'da süresi dolduğu için emekli oldu. "Bize ait olduğunu söylediğimiz bu memlekette". 30 Haziran 2004. üzerine çirkin yazılar yazıyor. televizyon. Türk Telekom.'004. limanlar ımız bizim olmaktan çıkıyor. sözde Türk(!) kimi edebiyatçı.1.1." 2000'li yılların baĢlarında "mütareke dönemi"ne geri dönüldü. bizi almayacaklarını kesinlikle ve defalarca açıklayan AB'ye hayâli üyelik uğruna ulusal egemenliğ imizi parça parça elden çıkarıyoruz. Türkiye'yi ziyaret «den ABD BaĢkanı George W. s. "ekümenik" (evrensel) olduğunda ısrar eden hener Rum Patriği Bartholemeos'un elini öp üyor146[153]. Türkiye'de (Adana'da) incirlik Üssü'nde Türk BinbaĢı. s. Milliyet Gazetesi.ZOR DÖNEM! . Org.. kendisiyle tokalaĢmak isteyen bakanlarım ıza kendi yurdunda "terörist" muamelesi yapıyor ve bileklerinden tutarak avuçlarının içini kontrol ndiyor147[154]. radyo ve gazeteleri yabancı parası satın alıyor. Türk bayrağına. ABD ve AB destekli Kürt isyanları çıkarılıyor. manĢet.. hayat damarlarımız Dicle ve Fırat nehirlerinin denetimi uluslararası yabancılar yönetimine bırakılmak üzere. 30 Haziran . Falih Rıfkı Atay'ın sözüyle. ulusal marĢ ımıza ve dinimize sövüyor.1. Bush'un korumaları. tüm cep telefonu Ģirketleri) yabancıların eline geçiyor. "Skandal!". Vatan Gazetesi. "müttefikimiz"(!) ABD Kuzey Irak'ta (Süleymaniye'de) "Türk askerinin baĢına çuval" geçiriyor. Ģair ve yazarlar Türklüğe. dev iletiĢim Ģirketlerimiz (kablolu ve kablosuz telefon Ģirketlerimiz. Türk yurdu 153 Bu askeri olaylar yaĢandığı tarihlerde Türk Ordusu'nun baĢında Orgeneral Hilmi Özkök vardı.-HC 154 Bakınız günlük gazeteler: "Çuvaldan Beter". 30 Haziran 2004. Yeniçağ Gazetesi. Genelkurmay BaĢkanının resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Yunanistan Genelkurmay BaĢkanı. her türlü ulaĢım ve haberleĢme sistemimiz yabancıların denetimi altına giriyor. Sevr hortlatılıyor. "Bakan'ın itile Avucuna Baktılar". resmi ziyaretle Yunanistan'a giden askerlerimizin odasına giren Yunanlılar Türk bayrağını yırtıyor. Özkök. DB Tercüman (Daha sonra bu ga- . bize ait hiçbir Ģey kalmıyor!.. madenlerimiz satılıyor. "Bakan'ın Avucunu Bile Kontrol Ettiler". Topraklarımız ve bankalarımız yabancılara satılıyor.

14 Kasım 2005. Manda kabul edilemez" diyordu. bugün "Egemenlik kayıtlı.KKTC'yi kendi elimizle Rumlar'a teslim ediyoruz. 6 Ocak 2007. Mustafa Kemal dün "Milleti kurtaracak. ve Hürriyet Gazetesi. Bakınız: www. i h a n e t l e r i g ö r Mustafa Kemal dün "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyordu. Ģartlı Brüksel'e devredildi".148[155] M ustafa Kemal 'in her s öz ünün çiğne nmesini n ardındaki neden.mit. manĢet. Kemalizm AB önü nde engeldir" daya tması idi. bugün "Türkiyeliyiz" diye bağırmak "çağdaĢlık"(!) diye yutturuluyor. yıl nedeniyle yaptığı açıklama. Mustafa Kemal dün "Ulus devleti" kurmuĢtu. 8 Kasım 2005. Mustafa Kemal dün "Ne mutlu Türk'üm diyene" diyordu. bugün MĠT MüsteĢarı Emre Taner bile "Ulus devlet tehdit altında" demek zorunda kaldı. K a n u y k u l a r ı n d a ü y o r u z!.149[156] Dönemin Genel Kurmay BaĢkanı Orgeneral Hilmi Özkök “DeğiĢtirmeseydik gerici olurduk” dedi.. yine milletin kendi iradesi ve azmidir. AB'nin uzun zaman d ır "Kemalizm'den vazge çin. bugün "Ku rtuluĢ için ABD ve AB mandası kabul edildi". s. 150[157] Atatürk’ün Kocatezetenin adı değiĢti. "Bugün" oldu-HC). . s.html.1. 5 Ocak 2007. s.1. Batı Trakya'd aki (Yunanistan'daki) soydaĢlarımız Türkler ile Irak'taki soydaĢlarımız Türkmenler'e sahip çıkamıyoruz.11. 156 Yeniçağ Gazetesi. Bu süreçte KKK (Kara Kuvvetleri Komutanlığı) Birlik Armasından (yaygın deyimle brövesinden) Atatürk'ün resmi çı- karıldı. 30 Haziran 2004. 157 Yeniçağ Gazetesi.gov. 155 Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı Emre Taner'in 80. ve.1. Bugün "Ülkenin bağımsızlığı AB'ye teslim edildi". Mustafa Kemal dün "Egemenlik kayıtsız Ģartsız milletindir" diyordu. s.tr/basin32. sürmanĢet.

Yeniçağ Gazetesi. Yeniçağ Gazetesi. 'bölünmeye hazır bir Türkiye' görmek isteyenler var" 154[161] diyen Orgeneral Büyükanıt. s. bu kadar tehditle aynı anda karĢı karĢıya gelmemiĢtir" sözleriyle ifade etti... "Ulusal kimliğimizi parçalamak.8. Genelkurmay BaĢkanı olan Orgeneral YaĢar Büyükanıt da." 1 5 2 [ 159] "CUMHURĠ YET KARġILAġMADI" HĠ Ç BU KADAR T EHDĠTLE Türk Ordusu'nun 25. "Anıtı Türkiye'ye de Dikecekler". Hulki.151[158] CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezer. Ayrıca bakınız: Cevizoğlu. Bakınız: Cevizoğlu. .2006'da Takvim Gazetesi'nde yayınladı. O da bu sözleri. Yüzde 96.) Avrupa Parlamentosu'nda. Yaptığımız ankete 20 bine yakın katılım oldu.8. 153[160] Bir yıl önce.17 oranında "Atatürk'lü arma" istendi. "Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu güne kadar hiçbir zaman.. Toplumu "ilk" uyarma görevini Ceviz Kabuğu programımızda yaptık ve 11 Kasım 2005 tarihinde canlı yayında halkın görüĢlerini aldık.CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezerin. terörle mücadelemizi saldırgan askeri operasyonlar' ola158 Toplumun yoğun tepkileri üzerine. )-HC. 160 Genelkurmay BaĢkanlığı Devir Teslim Töreni.10. Hulki. aynı dönemi. 159 10. s.pe’deki görüntüsü çıkarılmıĢ sembol (arma) Orgeneral Özkök tarafından KKK iken tasarlanmıĢ ve KKK'lığı konutunun önüne asılmıĢtı.-HC. 2000'li yılların baĢlarında yaĢanan bu süreci Çankaya KöĢkü'nde Ģu sözlerle özetledi!: "Cumh uriyet'in kurtulu Ģ ve kuruluĢ döneminden sonraki en zor dönem!. 30 Ağustos 2006. Ankara. birkaç ay sonra "Atatürk'lü sembol" yeniden kabul edildi ve KKK subaylarının yakalarında ve komutanlıklarda yerini aldı.-HC.(. 25 Ağustos 2006. 30. 161 Kara Harp Okulu 2005-2006 Akademik Yılı AçılıĢ KonuĢması. "Bölünmeye Hazır Türkiye Ġstiyorlar". 31 Ekim 2006. "Kendi ulusumuzu tabii ki seveceğiz ve daha açıkçası sevmeyenlerden de nefret edeceğiz. (Bu açıklama sırasında yanımda Takvim Gazetesi Ankara Temsilcisi ve yazarı Mehmet Çetingüleç vardı. Çankaya KöĢkü'ndeki 29 Ekim (2006) Cumhuriyet Bayramı kabulünde (resepsiyonunda) benim soruma verdiği yanıt.

Büyükanıt: Bu döneme bölücü terör ve irticai faaliyetler damgasını vurmuĢ durumdadır. üniter yapıyı korumak.. Anlamı: Son dönemde (AKP iktidarı ve Org. Ben. ön yargılı. askerin anayasal 4 temel görevini sayıyor. savaĢa hazır olmak. üzüntü ve ibretle karĢılanmaktadır. (. bazıları yabancı devletlerce finanse edilen ve sipariĢ üzerine yapılan. silah arkadaĢlarıma. Org.(. (. Anlamı: Askeri.(. Türkiye'de hiçbir yönetici de bunlara dur demiyor. Org. (.rak niteleyen düĢünce ve ifade Ģeklini esefle kınıyorum. dıĢ tehditlere karĢı koymak ve ülke çıkarlarını korumak. (Burada.) T ürkiye Cumhuriyeti kur ulduğu gü nden bu güne kadar hiçbir z aman. askeri ve sivil önlem alınmamıĢtır..) Bu tür ifadeleri. görev yapamaz dur uma getirmek için iç ve dıĢ kaynaklı (ABD ve A B oluyor) operasyo nlar düzenlemekte.anayasanın ilk üç maddesindeki cumhuriyetin . içerde bunların maĢaları Türk ask erine hakaret etmek iç in yabancı devletler tarafından destekleniyor. Hilmi Özkök dönemi oluyor) tüm tehditler Türkiye'ye yağmıĢ...) Ġrtica tehdidi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu anda baĢlamıĢtır ve bugün de devam etmektedir. Hiç bu kadar kötü duruma düĢmemiĢtik. bu düĢünceleri ifade edenlerin yüzüne bir Ģamar gibi çarpacaktır" diye devam etmiĢti. ülke sevgisi. doğru bilgileri içermeyen ve kamuoyunu yanlıĢ yönlendirmekten baĢka bir amacı ve iĢlevi olmayan ve bilimsellikten uzak bu değerlendirmeler. Büyükanıt: Son yıllarda Türkiye'de "askerin rolü" konusu çok tartıĢılır olmuĢtur.. Türkiye Cumhuriyeti'ni uyandırması gereken çan sesleri olarak izlemekteyim.. Büyükanıt: TSK'nin iç siyasetle ilgisi yoktur ve olmamalıdır. hükümet bu nlara dur demiyor . bu konuda hep 1830-1918 dönemi Osmanlı tarihini iyi incelemelerini öneriyorum. yalan haberler yapıyorlar.) Türkiye'nin ve ulusumuzun güçlü ve dinamik yapısı.... yaĢanan "teslimiyet sürecini" ayrıntılı biçimde tarihe not etti.) Ancak. Genelkurmay BaĢkanlığı devir töreninde yaptığı konuĢma da. bu kadar tehditle aynı anda karĢı karĢıya gelmemiĢtir . Haftalık köĢe yazımda değindiğim bu bilgileri buraya da alıyorum: Org..

düĢmanı Ģer odaklarını yalnız ben değil Türk milleti de bilmektedir ve inanıyorum ki. Org. i ste r terör. Anlamı: Türk Ordu su. Ġstihbaratımız iyi çalıĢtı. Anlamı: Bana "Sabetayist. yasa bunu emred iyor. Ġster irtica olsun. Büyükanıt: ġahsıma yönelik iki yıldır süren akıl. Dünya SavaĢı'nın s o nunda) . kendilerini Atatürkçü ve milli- .. Türkiye'yi iĢgal ettiler. kamuoyunun da tahmin ettiği ve dile getirdiği Ģer güçlerdir. Yahudi" dediler. yakın gelecekte maskeleri düĢecek olan bu Ģer odakları yüce Türk adaleti önünde gereken hesapları vereceklerdir.) Bu. PeĢlerindeyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri ve laik T. Yakında adalet önüne çıkaracağız. yasalarla verilmiĢ görevleri yapma veya yapmama gibi bir seçeneği ve lüksü yoktur. bir tehdi t görd üğ ü zaman bu tehdide karĢı koyacaktır. Siyasi çekiĢmeler ve askeri hatalar Türkiye'ye sömürgeleĢmenin eĢiğine getirdi. Cezalarını biz vermeyeceğiz (Son cümleyi resepsiyonda da söyledi). Bunlar maskeli yayın yaptılar. Ben bunları yapanları tespit ettim. Bunlar. 1918'e gelindiğinde de (1.temel ilkelerini korumak) Anlamı: 1830lu yıllardaki Tanzimat ve Islahat Fermanları ile Avrupalılar Osmanlı gibi bir devi ç ökertti.C. Büyükanıt: Belirttiğim 4 hususun hiçbiri. TSK'nin yönet imindeki komutanlarından hiçbiri "Biz bunu yaparız. ġu anda adlarını açıklamıyoruz ama hepsini biliyor ve takip ediyoruz.. ister Anayasa'nın deği Ģtirilemez dediği Cu mhuriyet’in te mel ilkelerine yönelik tehdit ols un. Bunları hep medeniyet projesi d iye maskeled iler. ahlak ve yasa dıĢı saldırılar konusu (. Org. Çü nkü. bunları tespit etti. Her türlü ağır ve insafsız hakareti yaptılar. internet ve cep telefonları ile bakanların gizli telefonlarına bile mesajlar yolladılar. Ģunu yapmayız" diyemez. isterse de yurt dıĢın dan maskeli tehdit olsun biz buna karĢı çıkarız. Bu konularda kimse (iktidar partisi oluyor) bize "ordu siyaset yapıyor" deme sin. Askerin. bizim anlayıĢımıza göre iç siyasetle ilgili değildir ve bu görevler bize yasalarla verilmiĢtir.

bilinmiyor.-HC) Org. Büyükanıt: ÇalıĢmalarımızın güç kaynağını. Türk milleti ve devleti güçlüdür. T. Bu arada milletimizin güvenine layık olmaya çalıĢırken. niçin ortaya çıkarılamadı. dıĢardan mı yayın yapıyordu. Türk müydü. ben milli gücümüzün tüm unsurlarını alt ederek Türkiye'yi yeniden Sevr'e mahkum edebilecek bir gücün mevcut olduğunu veya olabileceğini düĢünmüyorum. Hep ifade ediyorum. yabancı istihbarat kuruluĢlarından destek mi alıyordu. geleneksel disiplin anlayıĢımız.Cumhuriyeti'nin Sevr ile tekrar karĢılaĢacağını ifade etmektedirler. (Bir yazımda. yakında kamuoyuna açıklayacağız. Anlamı: Unu tturul maya çalıĢılan ve AB t arafından "resimlerini indirin" denen Atatürk bizim için vazg eçilmezdir. (Son yazılarımdan birinde. Emelleri ve hayalleri olanlar olabilir Ancak biz onların bu hayallerini söndürme güç ve kararlığına sahibiz. bazı mihraklar bu tür cabalar ve diğer bazıları da bu tür beklentiler içinde olsa bile. kendimizi güçsüz görmeyelim. Büyükanıt: iyi niyetle de olsa.yetçi olarak gösterdiler ama yakında onların bu maskelerini düĢüreceğiz. silah arkadaĢlığı kavramımız ve Yüce Türk milletinin bize karĢı beslediği engin güven duygusu oluĢturacaktır. bu Ģer odaklarını hükümetin organlarının ve UlaĢtırma Bakanı'nın ortaya çıkarması gerektiğini. Orgeneral Büyükanıt yargı ve toptum önünde hesap soramadı Bunlar çok mu güçlüydü. Aslında düĢürdük. bazı kiĢiler teoriler üretmektedirler. Milli-ulusal birliği bozmak için dıĢ destekli bu Ģer yayınlar ve arkalarındaki baronlar ortaya çıkacak.-HC'155[162]) Org.-HC . "silah arkadaĢlığı" kavramını da canlı tutacağız. dıĢ kaynaklı tahribat çetelerinin. çıkaramazsa ya da çıkarmazsa göreve geldiğinde Büyükanıt'ın ilk iĢinin bunları ortaya çıkarmak olduğunu yazmıĢtım. Türk Ordusu'nu içerden yıkmak için "silah arkadaĢlığı kavramını yok edin" emri verdiğini vurgulamıĢtım. TSK'nin Komutanlığını teslim almak üzere olduğum Ģu anda açık ve kesin olarak ifade etmek isterim ki. Atatürkçü DüĢünce Sisteminin çağdaĢ aydınlığı. neydi. tarikatçı mıydı. Anlamı: Nereden gelirse gelsin Sevr'e geçit ve r162 Kitabın son düzeltmelerini yaptığım Ocak 2007'ye kadar bunlar ortaya çıkarılamadı. Gericileri n "çağdıĢı kaldı" dediği Atatürkçü düĢünce sistemi çağdaĢlık ve aydınlıktır.

(Ġlk kez emekli değil. seçimdeki oy pusulalarında adı "genel baĢkan" ola- . 164 AKP seçimi kazandığında. milli gücün tü m unsurlarını alt edemezler.. Anlamı: Avrupa Birliği "Kıbrıs'tan Türk askeri çekilsin" dese de.8.) TSK birliklerinin adil ve kalıcı bir barıĢ sağlanmadan Ada'dan çekilmeyeceği. "Bölünmeye Hazır Türkiye Ġstiyorlar'.157[164] Onuncu 163 Cevizoğlu. görevdeki bir komutan hem de en üst komutan Sevr'i telaffuz ediyor ve böyle bir tehlike olduğunu. YANIT: "HAY KÖR OL ASIL AR! . Biz de bu politikanın asker olarak takipçisi olacağız. Bazı yerleri ele geçirseler de. Yeniçağ Gazetesi. 30 Ağustos 2006. (. Türkiye'yi kesinlikle Sevr'e mahkum et tir meyeceğim. "Cumhuriyet döneminde ne yapıldı ki?" biçiminde sorular sormaya baĢladılar. 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelen AKP'ye daha sonra Genel BaĢkan olan Recep Tayyip Erdoğan. Annan referandumu sırasında Türk ordusu aleyhine Kıbrıs'ta A B fo nları destekli propagandalar yapılmıĢ. Hulki. ama hayal görüyorlar. Büyükanıt: Kıbrıs'ta önemli bir askeri güç bulundurmaktayız. Türk Ordusu 'nun i Ģgalci olarak adland ırılacağını söylemiĢ.Ali Talat da bunlara destek vermlĢti. Ģimdiki Cu mhurbaĢkanı M .-HC)156[163] CUMHURĠ YET DÖNEMĠ NDE NE MĠ YAPIL MIġTIR?. Bunu yakında anlayacaklar. kimi yetkililer Mustafa Kemal Atatürk'ü ve yaptıklarını alaya almak ve küçültmek için.. önce kalıcı barıĢ sağlanmalıdır.. Böyle bir güç yoktur. Genelkurmay ve hükümet yetkilileri tarafından açıklanarak devlet politikası haline gelmiĢtir. Bunu isteyenler var. Ama buna rağmen.. (AKP 'nin ilk DıĢi Ģleri Bakanı YaĢar YakıĢ da. Ordu'nun komutası artık bende. Bu konuda hükümet söz vermiĢtir ama biz asker olarak bu sözü sıkı biçimde takip edeceğiz.meyeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan Genel BaĢkan değildi. s." AKP Hükümeti döneminde. izin vermeyeceğini söylüyor) Org.

Kemalizm (Atatürk Ülküsünün BayraklaĢan Adıdır) Dergisi.-HC. "Bir Gece Karanlığında Ġdi” baĢlıklı makalesinde Ģöyle yanıt veriyordu o günkülere ve bugünkülere: "Ey benim sevgili vatandaĢlarım. ta 1962'den geliyor! Falih Rıfkı Atay. kötü adına ne varsa asırlardan kalmadır ve sizin gayretlerinizi beklemektedir. Bu memlekette bugün bile: . Sayı:3. bugünkü Türkiye'de iyi adına ne varsa Atatürk devrinde yapılmıĢtır.. gittikleri yerleri gösterseniz onlar bile demez bunu! Atatürk'e. Kendilerine Çanakkale'yi dar eden ve "Çanakkale geçilmez?' sözünü tarihe yazdıran bu Türk generak yazıldı!. Emin.. demir ağlarla ör! Neyi ördün yahu. s. hem genel baĢkan ve hem de baĢbakan oldu!. neyi?"159[166] Bu sözlere yanıt yıllar öncesinden. Türkiye Kemalistler TeĢkilâtı'nın Fikir ve Yayın Organı. "Demir ağlarla ördük dediler. Bu iĢler lafla olmuyor. Ne ördünüz laftan baĢka? Ama bak. "Tayyip Bey'in Demir Ağlar Takıntısı"."160[167] UYURG EZER NOTA! HÜKÜMET E ĠNGĠLĠZ LERDEN MUSTAFA KEMAL'ĠN SAMSUN'A ULAġMASI Ġngilizler'! ciddi bir endiĢeye sevk etti. Seçime giremediği için milletvekili de olamamıĢtı. Sıfırdan bugüne kadar ne yapılmıĢsa o imanla yapılmıĢtır. Hürriyet Gazetesi. Ekim 1962.5. 21 Mart 2004. iki yıl önce de (genel seçimden bir gün önce). Sonradan hem milletvekili. s. Hay kör olasılar! O tarihte memleketten kovulan Yunanlılar ’ ı getirseniz de. Erdoğan o tarihte siyasi yasaklı idi. Yıl:1. 24 Mart 2004. aynı eleĢtiriyi yapmıĢtı: "Onuncu Yıl MarĢı okumakla Türkiye raylarla donanmıyor. biz örüyoruz. Falih Rıfkı.. MarĢı oku. 165 AKP Konya mitingi. bundan böyle de ne yapılacaksa o imanla yapılabilir!.5. ondan da fazla Atatürkçülüğe inanın. 166 ÇölaĢan. anayurdu dört baĢtan" dizelerini eleĢtirmek için. öreceğiz inĢallah" dedi. 167 Atay. "Bir Gece Karanlığında Ġdi”.Yıl MarĢı'ndaki "Demir ağlarla ördük.158[165] Erdoğan.Ne yapılmıĢtır 27 yılda? diyorlar. .

" Mustafa Kemal ise. Bir haber..ralinin Anadolu'ya gitmesinden kuĢkulanan Karadeniz itilaf Orduları BaĢkomutanı General Milne. 22 . Ġzmir iĢgalini protesto eden Türkler telgraflar ve mitinglerle halkı uyandırmaya devam ediyordu. White) Karadeniz'deki Rumlar"ı "Yunanistan'la birleĢin" diye kıĢkırtıyor. Ġstanbul Hükümeti'ne gönderdiği ilk Ģifreli telgrafında. Ġstanbul elektrikle a ydınlatılacak Ġstanbul'un elektrikle aydınlatılması için Belediye ile Elektrik ġirketi arasındaki müzakerelerin devam etmekte olduğu açıklanmıĢtır. Atina'da yapılan toplantılarda Amerikan heyeti (Westermann. Savunma Bakanlığı'na bir nota verdi: "Dokuzuncu Ordu'nun bir teĢkilât olarak dağıtılmıĢ olduğu anlaĢılmıĢ iken. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Mahalli Hükümetin haberi olmaksızın Samsun'a 100 kadar asker ve savaĢ malzemesi çıkardı" dedi. Ġngilizler’in mütareke koĢullarına aykırı olarak "ulusal haklarımızı çiğnediğini" belirtti ve "Ġngilizler. ancak "ġimdilik birleĢme uygun değil Müstakil bir Pontus Rum Cumhuriyeti kurmamız daha doğrudur" yanıtını alıyordu.. Montgomery. Henüz bu hususta kat'î bir karara varılmamıĢtır. buraya bir genel müfettiĢ ve bir kurmay baĢkanı ile büyük bir kurmay heyetinin niçin Sivas'a gönderildiği anlaĢılamamıĢtır. ĠġGALCĠLERĠ arkasına alan yerli Rumlar. Bu arada. Trabzon'daki Pontus faaliyetlerini Merkez Ortodoks Rum Kilisesi'nde büyük bir hızla sürdürüyordu.

. binlerce erkeğe "sessiz mi kalacağız” diye soruyordu: "Vatan için dökülen kanlara hürmet edilmiyor. 22 Mayıs 1919. Osmanlı baĢkentinde birçok semtte binlerce kiĢi mitinglere koĢarak. Biz yaĢamak için daima hazırız ve yaĢamak için ölmeye yemin ettik!. Kalbi her zaman vuruyor. Üsküdar Lisesi öğrencilerinden Mazhar'a geldi: "Elimizde top yok.Mayıs 1919) Ġstanbul Hükümeti'nin "uyurgezer" olması halkı durdurmuyordu." Üsküdar meydanındaki miting kürsüsüne gençler de çıkıp konuĢuyordu. Türk'ün kanı kaynıyor. erkeğimizle hepimiz öleceğiz... daha büyük mitinglerin de habercisi idi. kadınımızla. Hakkımız gasp edilecek olursa çocuğumuzla. silâh yok. Kürsüye çıkan Sabahat Hanım. hatta evet. PerĢembe." 80 BĠNDEN 200 BĠ NE. Üsküdar'da 30 bine yakın insanın toplanması. ölenler bile dirilirken. ulusal dayanıĢmayı pekiĢtiriyordu. bütün güzellikleriyle nazarları celp eden çok sevgili Ġstanbul'umuzu da isteyecekler! O zaman bu hayatımıza zehirli tırnaklarını takıp. bin oluyor. Bursa'mızı. ĠĢte hayatı. Bir. Fakat bunların hepsinden kıymetli bir kalbimiz var. yaĢamakta bulunan bir millet hiçbir zaman ölmeyecektir. bir Ģeyler yok." Sabahat Hanım'ın bu yürekli çıkıĢının ardından söz alan Doktor Ferruh Niyazi Bey de aynı heyecanı sürdürdü: "Tarihte hiçbir milletin idam edildiği vaki değildir. Kadınlarımız mitinglerde hep öne çıkıyordu. Söz. onbin. ruhu Türk olan Ġzmir'i. bugün bir hayat koparır gibi birer birer Konya'mızı.. her fırsatta bizi biraz daha ölüme yaklaĢtıran bu kahir kuvvetler karĢısında yine böyle sükûn ve tevekkül ile mi yaĢayacağız? Ben buna hayır diyorum!... binler. tüfek yok. .

Bahar yağmurlarının baĢladığı Mayıs ayında. nifak ve Ģifakı(=bozgunculuk ve bölücülüğü) bırakınız. Kadıköy'de de 20 bin kiĢi toplanıyor. vaktiyle uyanmayan bu sesten. Büyük Sultanahmet Mitingi öncesi Kadıköy'de. Gazeteci Fahrettin Bey: "DüĢman sesi duymak istemezsek." 20 bin kiĢi. kardeĢ sesidir uyan bu sesten. ġiddetli yağmur altında halka hitap eden konuĢmacılar. Ben bu kanaat168 Orhan Pamuk'un "çekinmeden söylediği ile Münevver Saime Hanım'ın "çekinmeden söylediği arasında ne kadar fark var!. .-HC. Sultanahmet'te 200 bine ulaĢarak rekoru tamamlıyordu. Bizim tamamiyeti mülkiyetimizi muhafaza edecekler! Fakat. Halide Edip mitingden mitinge koĢuyordu.. hangi hudut dahilinde? Bu tasrih edilmedikçe (=açıkça belirtilmedikçe) Türkiye'de sulh (=barıĢ) mümkün olmayacaktır. yağmurlar altında mitingler sürüyor.Binlere binler katılıyordu. 161[168] Evet. siyah yas bayraklarıyla örtülü belediye balkonuna çıkarak halkı Ģöyle uyarıyordu. akĢam olmuĢ. Bizim artık Avrupa'ya emniyetimiz(=güvenimiz) yoktur. Kalkınca görür ki. hep bir ağızdan: "Kahrolacaklar!" ġair Hüseyin Suat Bey: "Türkler birlesiniz. bugünlere de ders olacak biçimde: "Her Türk'ün söylemek istediği fakat niçin bilmem." Münevver Saime Hanım. açık söylüyorum kardeĢlerim! Aldatıcı kaynakların yaydıkları haberlere inanmayın. Fatih Camii önünde toplanan 80 bin Türk. Üsküdar'daki 30 bin kiĢinin yanı sıra. yüksek sesle söylemekten çekindiği birkaç sözü ben açıkça söylemek isterim.

hıçkırıklarımızı dinleyecek kalp yoktur!. ona semalardan haykıran bir melek gibi. hıçkırıklarımızı dinleyecek kalp yoktur. Milletler için de ba'sü-badelmevt var. Ona büyük Türk ırkının Ģarkılarını terennüm edeceğim. Ģehitlerin annesi. 'Büyük tarihli bir Türk'sün' diye sesleneceğim. onun ruhunda ne fırtınalar hazırlar. Münevver Saime Hanım. önce sana sesleniyorum. Ġzmir'in iĢgalinde yerli Rumlar'ın duygularını anlatan Yunanlı yazar Rodas'un "Ba'sübadelmevfli (=yeniden diriliĢ'li) sözlerine yanıt veriyordu: "Yarab! Ben kardeĢlerime değil.. Biz yalnız ağlıyoruz. ne korkusu yaĢar. istiklâlime nasıl yürüyeceğimi söyleyeceğim. Ağlamakla kazanılacak hak." Biz yalnız a ğlıyoruz. Milletimizin yok edilebileceğine inananlar aldanacak. babamdan kalan altın kakmalı kılıcı.teyim. 'Ben neyim?' diye ilk sorduğu gün. (. rafta sarılı duran bayrağı bir miras olarak vereceğim. bugünleri yanık sesle ruhuna serpeceğim. askerlerin yetimleri değil mi? Böyle necip kavme gözyaĢı döktürmekte hikmet ne? (. çok iĢ görmek (=yapmak) zamanı gelmiĢtir. göğsümüzde milletten yapılmıĢ bir kap var ki. fesinde hep Ġzmir'ler görecek. Masallarda Fatih'leri. Ve kulağına gizli . Heyecanlarımız. Vatanın felâketi karĢısında bir genç kızın feryadını dinle! Bu ağlayan anneler. onda bir düĢmanın ne ihtiras. Mendilinde. kitabında. Efendiler.. ölürken ona. az söylemek (=konuĢmak). Ninnisini söylerken. Bu ses.. kanlarımız söndürülse bile.. cüzdanında.) Ben. Kundağına mimarların yaptığı bu abideleri iĢleyeceğim.) Bir millet yok edilemez... Tarihin sayfasına kendini yazdıranlar varolmak Ģerefine ulaĢmıĢ demektir. âdeta. Ġsyan etmeyecek bir Türk kalbi de tanımıyorum. Ģu hıçkıran yavrular. fedakarların genç eĢi. Oğlum bana. ĠĢte Lehistan. Yavuz'ları anlatacağım. kendi özgürlüğü gasp edilmiĢ bir milletin kızı olarak. bu hayırlı ses. bu boynu bükük genç kadınlar. Ağlamakla kazan ılacak hak.

galiplerin taktığı zincirler çözülmeye mahkumdur." Bu sözleri duyan 200 bin Türk. Hasan Ġzzettin. Ġnanmıyoruz!. askerlerden. ĠĢte o günden itibaren. subaylardan meydana gelmiĢti.. evlerin balkonlarını. (.162[169] Ġstiklâl Harbi Gazetesi'ne göre ise meydan. gençlerden. kızıl isyan olarak taĢacak.(. Ġstiklâl Harbi Gazetesi.e. "AĞLAYAN MĠNARELER ALTINDA YEMĠN EDĠNĠZ. a. C.. Ġstanbul Sultanahmet Meydanı'na akan ikiyüz bin Türk.1." 20 bin kiĢi: "Ġnanmıyoruz.. 50'nin üzerinde sivil kuruluĢ (cemiyetler). 24 Mayıs 1919.163[170] 169 170 Dinamo.bir vasiyet söyleyeceğim. Yunus Nadi de. Halide Edip'in aktardığına göre 200 bin kiĢi idi... öğrenciler ve siyasi parti üyelerinin de dahil olduğu 100 bin Türk'ü Sultanahmet Meydanı'ndaki tarihi yapıların arasında bir araya getirmiĢti.)" Halide Edip de.216. hapisten çıkmıĢ. Kadıköy mitinginden bir gün sonra... yaĢlılardan.) Bütün meydanları. s.g.2. Sultanahmet Meydanı'nı büyük bir iĢgal protesto alanına çevirmiĢti. erkeklerden. Yenigün gazetesini çıkarmaya baĢlamıĢtı. minarelerin Ģerefelerini ve damları doldurmuĢtu. ağaçların üstlerini. camilerin duvarları ile kubbelerin üstlerini. BAYRAĞIMIZA ĠHANET ETMEYECEĞĠZ. (Gazeteye göre meydandaki kalabalık 100 bin. "mahĢere" dönmüĢtü.. Durumu yakından izleyen Mustafa Kemal. Çünkü o gün oğlumun kalbine ektiklerim hürriyet çiçekleri olarak açacak. Ġngilizlerin Anadolu'nun içlerine yayılmasına karĢı Ġstanbul Hükümetini uyardı. Bakınız: . Merzifon'a gitmek üzere bir Amerikan gemisi ile Samsun'a ulaĢtı. 8." AYNI GÜN. Ġzmir'in iĢgalini kutlamak için sokaklardan Ġzmir limanına akan yerli Rumlar'a ve tüm dünyaya cevap veriyordu. Kum gibi kaynayan bu yaslı ve mutsuz Türk kalabalığı kadınlardan. bir Ġngiliz generali. "aldatıcı kaynakların" yaydığı haberlerin moralleri bozmak ve teslimiyeti sağlamaya yönelik olduğunu vurguladı: "Yalan haberlere inanmayınız.

s. Yemin." "MĠLLETLER DOSTUMUZ. bu minarelerden bugün Osmanlı tarihinin faciasını seyrediyor.." Meydan coĢkuyla dalgalanmaya baĢlamıĢtı: "Ruhu göklerde olan 700 senelik Ģanlı tarihimiz. 2 milyon Türk. Dünyanın öbür ucuna at süren nâmağlup Müslüman tarihinin bedbaht bir kızıyım.32. eski cesaret ve Ģecaatini (=yiğitliğini) kaybetmemiĢtir. KardeĢlerim. esir olamaz. Millet nâmına. a. "önce aramızdaki nifakı öldürelim" çağrısında bulundu. bunun mesuliyeti sizin olacaktır" diyerek. Müslüman ölmez ve öldürülemez. evlatlarım!. Daha sonra kitleyi. Hak isteriz. "Ey Avrupa. tarihine hıyanet etmeyeceğim. Halide Edip'ten önce kürsüye çıkan Ģair Mehmet Emin.Matemi anlatmak için siyah tüllerle kaplanan Türk bayraklarının donattığı meydandaki pankartlarda Ģunlar yazıyordu: Türk hürdür. bu tarihi meydanda zafer alayları tertip eden ecdadımızın ruhu bizi seyrediyor. Tevfik Fikret'in Ģiiriyle coĢturdu: "Zalimin topu var. evlatlarım. kal'ası varsa.." sözleri ile bugüne kadar yaĢayacak bir özlü sözü(vecizeyi) söyleyecek olan öğretmen Halide Edip. siyah yas örtüleriyle örtülmüĢ kürsüye emin adımlarla geldi: "KardeĢlerim. böyle tarihi bir gün Adıvar. dönmez yüzü vardır. Hakkın da bükülmez kolu. -HC) .e. iĢgal altında bile henüz tam birlik olamayan Türkler'e. Bu muazzam. güllesi var. Halide Edip. ediyorum ki Osmanlı sancağına. Bugün de dünkü kadar kahraman ve talihsiz Türk milletinin anasıyım. ey Amerika. Osmanlı toprağında böyle muazzam. tarihe geçecek çıkıĢlarından birini yapmak için. YaĢamak istiyoruz. ecdadımızın bizi seyreden ruhlarına yemin ediyorum. 200 bin Rum'a feda edilemez. HÜKÜMETLER DÜġMANIMIZDIR.g. Bugün kolları kesilmiĢ olan Türk'ün kalbi.

Türkiye'nin istiklâl ve hak hayatını alacağı güne kadar hiçbir korku.) öyleyse aziz ordu. a. dehĢetini coĢmuĢ nehirlerden al.belki bir daha idrak etmeyeceğiz. saplayacağın süngülerde milyonlarca aile tel'inlerinin kahredici kudreti bulunsun. savletini(=ileri atılma. Benimle beraber yemin ediniz.. saldırıĢ) kızgın yıldırımlardan. Vallahi." "700 senenin tarihini. Türk'ün istiklâl bayrağıyla mezarı üzerine geliniz. Türk ve Ġslâm Ordusu. Mustafa.." Aylar sonra "Kemal'in askerleri” ilerlemeye baĢladığı zaman. . hiçbir meĢakkat önünden kaçmayacağız. intikamdan bir zelzele gibi... ecelden bir kasırga gibi. Selim'in elinde de hiddetinden kükremiĢ bir arslan gibi giderdin.. Evlatlarım. öyle bir gün olur da bir daha toplanamazsak. ateĢlediğin barutlarda bütün o muazzez yerlerin yakıcı Ģiddeti. 1998. Sebatını(=kararlılığını) mağrur kayalardan. Fâtih'in elinde yerinden oynamıĢ bir zelzele. s. içimizde ölenler olursa.e.66 ve 358. a ğlayan minareler alt ında yemin ediniz. bu ifadeler Ģöyle olacaktı: "Türk ve Ġslâm Ordusu. atacağın güllelerde bin senenin ağırlığı. ecdadımızın namusuna ihanet et meyece ğiz. Bu uğurda can vermekten çekinmeyece ğiz!.g.."164[171] Miting sona erdikten sonra bir heyet." Ġngilizler'in havadan uçakla izledikleri Sultanahmet Meydanı'nı hınca hınç dolduran yüzbin Türk yemin ediyordu: "Vallahi. Bayra ğımıza. Harbiye Nâzın ġevket Turgut PaĢanın eĢliğinde saraya giderek Vahidettin'e halkın 171 Eski.. Türk ve Ġslâm Ordusu! Sen evvelâ Kılıç Arslan'ın elinde harekete geçmiĢ bir ecel.. Selim'den kalmıĢ bir arslan gibi git! (. ġimdi de git.

174 TC BaĢbakanlık Basın Merkezi'nin haberi. mecalsiz olmasına ve tüm engellemelere karĢın yeniden çarıklarını ıslatıyor. "AK Parti gerilim politikaları üzerine siyaset yapmayı isteyen parti değildir. 4 Ocak 2004. Cilt 6.isteklerini bildirdi. AKP'nin Ġstanbul 2. 167[174] TARĠHĠ SULTANAHMET MĠTĠNGĠNDEKĠ coĢkuyu sürdürmek için birçok semtte daha açık hava toplantıları yapılması kararlaĢtırıldı. ama bu kadar dikkat çekmemiĢti. Olağan il Kongresi'nde "AB dayatmalarına" karĢı çıkarken Ģöyle konuĢtu: "Biz dik duracağız ama dikleĢmeyeceğiz. Ancak. ikiyüz bin Türk'ün tepkisini gören Ġngilizler.."165[172] YIL 2006: "DĠK DURACAĞIZ AMA DĠKLEġMEYECEĞĠZ!". SAVAġLARDAN yorgun düĢmüĢ Türk milleti halsiz. yola çıkmak için kepekli undan yol ekmekleri hazırlıyordu. Erdoğan AKP'ye katılımlar nedeniyle Ġstanbul'daki Cevahir Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen törende de. 172 25 Mayıs 1919 tarihli (8007 numaralı) Ġkdam Gazetesi'nden aktaran Celâl Bayar (Bakınız: a.) AK Partililer olarak her zaman dik duracağız ama hiçbir zaman dikleĢmeyeceğiz Aslında bu Türk Milleti'nin onurlu duruĢudur" dedi!.) 173 Anadolu Ajansı'nın haberi.hurriyet.(.com. anlayıĢımız bu.." 166[173] 2006 yılında tartıĢma yaratan bu sözler ilk değildi.. . Fakat elimizi kaldırmayalım.php?name=News&file=article&sid=23.asp?gid=71.g. s. Tayyip Erdoğan.100. Bakınız: www. mitingleri yasakladılar. 17 Haziran 2006.tr/gundem/4600457. iki yıl önce de aynı sözleri kullanmıĢ..tr/modules. BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan.bbm.e. Bakınız www. sesimizi yükseltelim.. PadiĢah ise gelen heyete Ģu öğüdü verdi: Ağzımızı açalım bağıralım.gov.

kardeĢlerinin yası ile hırslanan gençler.. "Bizim Bizanslı olduğumuz biliniyor.. Biraz daha derinleĢtirirsek. Bu propagandanın amacı. Tıpkı.." "Ulusal yas" (Millî matem) sürerken. Doğrusu Ģuydu: . "Türk evlâtlarını haksızlıklara kar Ģı Ġsyan hisleri Ġle yetiĢtirece ğiz!.Çocuklarının matemi ile saçları ağaran yaĢlı babalar. 20." YUNAN GAZETELERĠ. ama siz Türkler'in ataları da Bizanslıdır.. okullar kapatıldı. Türkiye'de Rumlar'ın Türkler'den daha kalabalık olduğu. "Hepimiz kardeĢiz" anlamında değil. psikolojik savaĢı sürdürürken ilginç bir propagandaya baĢvurdu: "Türkler'in damarlarında Rum kanı var!." Türkler. Avrupa Birliği (AB) kapısında bekleyen Türkiye hakkında çok tartıĢılan bir açıklama yaptı: "Aslında hepimiz Bizans'ın çocuklarıyız!. 3 bine yakın muallim ve muallime (bay ve bayan öğretmen).. yüzyılda olduğu gibi 21. TARĠH: KASIM 2004 . kocaları önceki savaĢlarda Ģehit olduğu için dul kalan kadınlarımız ölüm ve namus arasında kararlarını vermek üzereydi: "Ya istiklâl ya ölüm!. Avrupa'nın "bilimsel ırkçılığının politik silah olarak kullanılması karĢısında Türk bilim insanlarının sesi örtülüyordu. Türklükle övünmeyin" anlamında söylendi. devamı idi: iĢgal dönemindeki Yunan propagandasının "Türkler'in damarlarında Bizans kanı var!.. Türkler aslında Rum oluyordu!.. "AB üyeliği için istediklerimize boĢuna itiraz etmeyin" demek oluyordu.. yüzyılda da "tarihsiz bırakılmak" isteniyordu." Yunan askeri propagandasına göre. "ġanlı bir biçimde Ölmeye her an hazırız" diyerek toplu yemin ettiler. yani aslında.. Fransa CumhurbaĢkanı Mitterrand. iĢgal edilen bölgelerin Rumlar'a ait olduğu ve geri alındığı savı idi." Bu söz.

a.) adlı gazete. Asla Hıristiyan olmamıĢ olan Konstantin'in Doğu Roma Ġmparatorluğu'nu kuruĢ tarihi 395'tir. Demek ki.sü olan bu belge "gizli" olduğu için.1 176 Mustafa Kemal'in 20-22 Ekim 1919 tarihli "Amasya Mülakatı" ya da "Amasya Protokolleri" diye bilinen belgedeki sözleri. Yeniçağ Gazetesi. Toplam 5 Protokol'ün 4.. diğerlerinin aksine imzalanmamıĢtır. Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri.e.. Yani. 23 Kasım 2004.. (özellikle subayların ve memurların bu gibi derneklere üye olmaları kesinlikle yasaklanmalıdır.g. tehlike karĢısında halkı uyarmıyor. Cilt:4. aslında Bizanslılar Türk çocukları olabilirdi!.400 yıl önce Türkler Ġstanbul'da yaĢıyordu. Bizans'tan 2395 yıl önce mevcuttur. çanak yalayıcılığı yaparak Ġngiliz iĢgali istiyordu. "Chirac 'Türk Çocuğu' Çıktı".)" Mustafa (1919)169[176] Kemal ĠġBĠRLĠKÇĠ YERLĠ -BASIN ise. Hulki. s."168[175] YABANCI PARASIYL A SATIN ALINMI ġ GAZETE VE DERNEKLER "Yabancı parasıyla satın alınmıĢ derneklerin etkinliklerine ve bu gibi gazetelerin zararlı yayınlarına son verilmelidir. Erenköy yazıtıdır. "Özü sözü doğru.348. Önder!. "Bu konudaki bir belge yaklaĢık ikinci bin tarihli. (TürkçeleĢtirme bana ait-HC) ."Bizans'tan 2. bu hainliğini "iĢgal bayraktarlığına” kadar götürmüĢtü. siyasi Osmanlı gazetesi"(!) sloganıyla yayınlanan ALEMDAR (Bayraktar. yabancı sermayeye ve hükümetin lütuflarına bel bağlayıp. ön atalarımız Ġstanbul'da. s. iĢgalin ana sorumlusu Ġngilte175 AraĢtırmacı Halûk Tarcan'a göre." Bakınız: Cevizoğlu..

188 . Ġsmet. Dr. bir kere daha Türkler ellerini Ġngiltere'ye doğru uzatmalıdır. Türkler'i ancak Ġngiliz idaresi koruyup. Zaten 3 gündür Ģehrin her tarafında.g. bu alçaltıcı sözlere Nutuk'ta tarihi yanıt verecekti: "Yetersiz (âciz) ve korkak insanlar.re'yi övmek için bin bir yola baĢvuruyor.. sanki kendi kendilerini 177 Görgülü. Türkler'in kendi güçleri ile adam olmalarına imkân yoktur. Güçsüzlük ve duraksamada (beceriksizlik ve tereddütte) öylesine ileri giderler ki. a. "Ġngilizler'in bizi hiçbir zaman çelme takıp sendeletmediğini" ileri sürerek Ģöyle yazıyordu: "Ġngilizleri istiyoruz. s. insan olmak vasıflarını ve kudretini kendilerinde görmelidirler. onları kendi sırasında ve safında görmek istemez. Bu uğurda her türlü fedakârlığa razı olmalıdırlar Yoksa hiçbir medeni millet.e." M ustafa Kemal (1919) " 1 7 0 [ 177] Mustafa Kemal. Bu acı ama hakikattir. Yatağımıza serilmeden önce." "Dünyada insan diye yaĢamak isteyenler.. kurtarabilir. Türkiye'nin Ġngiliz mandasına terk edilmesi Ġçin imza toplanıyor.. imzalar 40 bine ulaĢmıĢtır. herhangi bir yıkım karĢısında Ulus'un da duraksamasına ve çekingen bir duruma gelmesine yol açarlar.

Türkiye'yi. bağılsız(kayıtsız) koĢulsuz(Ģartsız) olarak yabancı bir devletin eline bırakalım.alçaltırlar."172[179] 178 179 Nutuk (Söylev). Ģefkat dilenme gibi pısırıklıklar. Varlığımızı.. "Kendini ve Türkler'i küçük görme" eski bir âdetti aslında. Bunun yazılı bir anlatımını da "93 Harbi" denen 1876-77 yıllarındaki Türk-Rus SavaĢı döneminde.. yakında hayat kaynağımız olan imanımızı da buhara çevirerek bütün bütün yok olacağız.' Balkan SavaĢları'ndan sonra ulusun. Batı'nın etkisiyle geliĢen bu "kimliksizleĢtirme" ve "Batı kimliğini benimseme".'.-HC) Hükümet ve ordunun ba Ģında bulunan lara At atürk'ü n yanıtı buydu. s. Bu sebepten. tarihi değil. Mehmed. uyuĢturulmuĢtu. özellikle ordunun baĢında bulunanlar da.18. bir Ģahsın edep ve terbiyesinin delili sayılmakta. Osmanlılar'ın son dönemlerinde. Bunun için bulunmuĢ bir gerçek vardır.g. Bütün ulusa sağlam bir iç gücü(mânevî güç)vermek. . iĢ erleri saydığımız zincirsiz aslanlar karĢısında o kadar küçülmüĢüz ki. ona uyacağız.e. "Zannederim biz de adet haline gelen kendini küçük görme. neredeyse çağdaĢ bir değer olarak toplumun damarlarına Ģırınga edilip. ama gene bu anlayıĢla iĢ görmüĢlerdi. baĢka biçimde. Derler ki: 'Biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olamayız.. O gerçek Ģudur: 'Türkiye'nin düĢünen kafalarını büsbütün yeni bir inançla(imanla) donatmak. a. a. Anadolu Ordusu BaĢkumandanı MareĢal Gazi Ahmed Muhtar PaĢa'nın özel kalemi denebilecek görevdeki Mehmed Arifin kitabında görüyoruz.g.310. Arif. böyle yanlıĢ yollarda dağılma ve yok olma uçurumuna sürükleyenlerin elinden kurtarmak gerekir.e. "171[178] (Parantezleri ben ekledim. s.

"Vahidettin. (Ġngiliz ajanı rahip Frew ile çok yakındı.Kemal ve Milli Mücadele". Halep.g. Brüksel. düĢünsel olarak da böyle. Hayatı hep yurt dıĢında geçiyor. Vur-kaç taktiği içinde bir hayat sürüyor. Atatürk Nutuk'ta bunun da haince faaliyetlerini anlatmaktadır. Sonra. Gazeteciliği sırasında sahtecilik ve "intihalin" de kötü örneklerinden birini oluĢturuyor. Turgut. kiralık ya da doldurma kalemler deyince en baĢta Ali Kemal. bunların yanı sıra Damat Ferit Hükümetlerinde Milli Eğitim ve içiĢleri Bakanlıkları da yapmıĢtır.Yılında Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Uluslararası Sempozyumu'nda sunulan bildiri". 1869'da Ġstanbul'da doğdu. Ġkdam Gazetesi'ne göndermiĢ. 28 ġubat 2002. Milli Mücadele aleyhindeki yazılar yazmıĢ. olduğu gibi. Ali Kemal'in asıl adı Ali Rızadır. Bir örnek olarak Ali Kemal'i anlatmak yeterlidir. Ġstanbul iĢgal altındayken. bunları kendi özgün röportajları gibi yutturmuĢtur. Gazetecilikteki bu sahtekarlıkları da Hüseyin Cahit tarafından ortaya çıkarılmıĢtır. BaĢbakanlık Atatürk Kültür. Mandacılık ve ihanetin sembolü olarak ünlenmiĢ. Ġngiliz'le evlendi.) yararlanmıĢımı IH . Cenevre.) Ġngiliz Muhipleri(Dostları) Cemiyeti'nin "onur üyesi" idi. Refik Halit ve Sait Molla akla gelmektedir. Refi Cevat Ulunay. Hasan Pulur'dan (Milliyet. a. Ġstanbul (2 yıl). Bu fizîker.e. M. Hayatı sürekli kaçma-kovalama ile geçiyor. Mısır ve Londra. 1869'da Ġstanbul'da doğuyor ama henüz 17 yaĢındayken Paris'e gidiyor(1886). Fransız basınında yayınlanan röportajları çevirip. Paris. O tarihte hazırladığım bu metin için. 26 Ekim 2005) ve Turgut Özakman'dan da (Özakman. ama iĢgal kuvvetlerine dost bir yazar ve-politikacı olmuĢtur. "Dünkü ve Bugünkü Ali Kemaller". 16 Mayıs 2006. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu-Atatürk AraĢtırma Merkezi BaĢkanlığı tarafından düzenlenen "Doğumunun 125. Ankara.DÜNKÜ VE BUGÜNKÜ ALĠ KEMALLER 1 7 3 [ 180] KurtuluĢ SavaĢı'nda emperyalizme hizmet eden satılık. Hulki. bu nedenle adı Artin Kemal'e çıkmıĢ. 180 Cevizoğlu. Gazeteci ve yazarlığı ile tanınmasına rağmen. 1. bugünkü mandacıların önderi olmuĢtur.Dünya SavaĢı sonrasında. Ġstanbul (1 yıl). TDK Salonu.

ilginçtir. halkı tahrik ediyordu. Ama. iĢgalcileri savunan Milli Mücadele aleyhindeki yazıları."M. Hükümet. geçirir. Bakanlık görevleri ile değil. 2 Mart 1920) "Milli TeĢkilatı yok etmek. 14 Kasım 1919) ." (Peyam." (Peyam.Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler. millet için var olma mesele- . bina dıĢında bekleyenler tarafından linç edildi . Ġkdam. iĢgalin protesto edileceği Ġstanbul'daki mitingleri yasaklar.'Kuvayi Milliye ancak çetecilik yapar.Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nde Eğitim Bakanı (Maarif Nazırı). 31 Mart kalkıĢmasını bastırmak üzere Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'ndan korkarak yeniden Paris'e kaçtı (1909).. cirimleri kadar yer yakarlar. Redd-i Ġlhak ve Müdafaa-i Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılar'la çatıĢmaya baĢlamıĢ olan Milli Kuvvetler'in bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar.Damat Ferit Hükümeti'nde ise ĠçiĢleri Bakanı (Dahiliye Nazırı) oluyor!. Mustafa Kemal'in ordudan azlini sağladı. vurur. 26 Haziran 1919'da görevinden istifa ediyor!. 31 Mart olaylarına kadar gitti. Peyam ve Peyam-ı Sabah gazetelerindeki Milli Mücadele karĢıtı ve hakaret dolu yazılarıyla öne çıktı.Türkiye'de (Ġstanbul'da) olabildiği sürelerde bir Ģeyler kapıyor: 1. Kendisini linçe kadar götürecek. 4 Kasım 1922 tarihinde Ġstiklal Mahkemesi'ne çıkarılmak üzere Ankara'ya götürülmek üzere evinden alındı. Yazılarından bazı alıntılar: "KurtuluĢumuza son darbe. ĠçiĢleri Bakanı olduğu sırada.." (Peyam-ı Sabah. 2. Ġzmit'te 1. 6 Kasım'da PaĢa ile görüĢmesinden dıĢarı çıkarken. yaklaĢık bir ay sonra. Atatürk Samsun'a çıktığı gün ĠçiĢleri Bakanlığı koltuğunda oturuyor. ün yaptı. kırar. Ders verdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'nde siyasi tarih derslerindeki tahrikleri. bu (milli) harekettir. Ordu Karargahında Komutan Sakallı Nurettin PaĢa'ya teslim edildi. 29 Ekim 1919) . Milli Kuvvetler. ateĢ olsalar. Siyasetten habersizdirler.

"asi kuvvetler" olduğunu vurguladı ve buna göre önlem alınmasını istedi. Ġstanbul'da Kuvayi Milliyeciler’i yargılamak için Divan-ı Harp'ler kurulur.sidir.Kemal cezasını bulacak!" (Nemrut Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığını yaptığı Harp Divanı. 28 Mayıs 1920) "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini M. Kan. Londra ve Madrid büyükelçiliklerini yaptı. Bu parti 1911'de."Anadolu Türkler'i Ģeriat hükmüne ve PadiĢah fermanına dayanarak. Selim Kuneralp de Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliğinden sonra Seul Büyükelçiliğini sürdürmektedir.) (Ali Kemal'in torunu. canilerden temizlemelidir. millete." (Refi Cevat Ulunay. Alemdar. Ġki gün sonra.Kemaller'den." (Peyam-ı Sabah. Kuvayi Bagiye yani.Kemal'i idama mahkum eder. Dahildeki Müslümanlar bilmelidir ki. akılsız fikirsiz zorbalardan. 25 Nisan'daki yazısı:) Ġdam! Ġdam! M.) Ali Kemal 'in oğlu büyükelçi Zeki Kuneralp'tir . 5 Ağustos 1920) . 13 Nisan 1920) (Ankara'da TBMM'nin açıldığı tarihte. o ipsiz sapsız. Ġçinde din adamlarından. 11 Mayıs'ta M. bu parti ile Ġngilizler'in desteğini arkasına alarak Milli Mücadele'ye karĢı yerel ayaklan- . unutulmaz hizmetlerde bulunmu Ģ olacaklardır. 13 Ekim 1919 tarihinde hükümete bir muhtıra vererek. o alçaklara karĢı çıkanlar dine. temizlenmelidir!" (Peyam-ı Sabah. (EĢi 1978'de ASALA tarafından Madrid'de öldürüldü. Zeki Kuneralp'in oğlu. Hürriyet ve Ġtilaf Partisi'nin önde gelenlerinden biri idi. can. Türkiye'nin Bern. küçük heriflerin eseridir" (Peyam-ı Sabah. halifeye. en keskin Bat ı yanlılarına kadar pek çok kiĢi vardı. Hürriyet ve Ġtilaf Partisi. Ġt tihat ve Tera kki iktidarını devirmek i çin kurulmuĢtu. Ali Fuatlar'dan. mal ne pahasına olursa olsun. 4 Nisan 1920) "Büyük Millet Meclisi. Kuvayi Milliye'nin "milli kuvvetler" değil.) Ali Kemal. Hükümet de. Zeki Kuneralp babasının linç edilmesinden 20 yıl sonra DıĢiĢleri Bakanlığı'na girdi. bu Ģaklabanlara hadlerini bildirmelidir.

Kanunlar çıkaramayız.malar çıkararak. Bunlar Ġngiliz." BUGÜNKÜ ALĠ KEMALL ER Bugünkü Ali Kemallerin sayısı daha fazla. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır. Ancak AB dayatması (sopası) ile bir Ģeyler yapabiliriz. Ġnsan hakları o zaman yürürlüğe girebilir. Mustafa Kemal'in "cebren ve mahfuzen" geri gönderilmesi emrini verdi. (. Atatürk'ün Samsun'a çıkıĢından 6 gün sonra (25 Mayıs'ta). Ancak bir üzüntüleri vardır: "Bu i Ģgal bir ö nlem niteli ğindedir ve g ecikmiĢtir!. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 1919). Ali Kemal ile H ürriyet ve Ġtilaf Partisi. ĠçiĢleri Bakanı olduğu dönemde." Ali Kemal'in gazetesi Peyam-ı Sabah'da.. Bu fetva ve bildirilerde Ģöyle deniliyordu: "PadiĢahtan izinsiz olarak istilac ılara karĢı direnen milliyetçileri tek tek veya topluca öldürmek. din gere ği ve görevidir.. düĢünce özgürlüğü adı altında PKK ve sözde Ermeni soykırımı iddiasını destekliyorlar. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 1919). öldürenler gazi say ılır. ġeyh Recep Olayı (18 Ekim 1919).. Bu uğurda ölenler Ģehit.. Kendimizi yönetemeyiz. Ġkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kasım 1919) Ali Kemal. Kuvayi Milliye'ye karĢı hükümet bildirisi ve fetvalar yayınlanır. 16 M art'ta Ġstanbul 'un i Ģgaline de çok sevinir.) Birlik ve beraberliğimizin simgelerinden Milli MarĢımızı . Kendi kendimize uygarlaĢamayız. çete hareketlerini destekledi: Adapazarı Olayları (Ekim 1919). Bunlar AB ve ABD ile iĢbirliğinin "kayıtsız koĢulsuz" savunucuları olarak ortaya çıkıyorlar: "Biz adam olmayız." Yabancıların "kanun zoruyla tarih yazma" komedisini destekleyerek.

" Bu topraklarda. "PKK terör örgütü değildir" diyen belediye baĢkanlarına. elden çıkması tehlikesine aldırmıyorlar.. onun propagandasını yapıyorlar!. Hilmi Özkök'ün bile. sefil bir ölüme mahkum olmaktansa. "Milli MarĢ'ın sözleri bölücü" diyebiliyorlar!. Genelkurmay BaĢkanı Org. vatanını. milletvekillerine... AB vasıtasıyla isteklerini Türkiye'ye dikte ettiriyor" demek zorunda kaldığı 2005'deki Genel Değerlendirme toplantısındaki konuĢmasına rağmen. Ali Kemallere karĢı Mustafa Kemaller'in sayılamayacak kadar çok olduğuna ve dip dalgası olarak Ģahlanan bu yurtseverlerin. vatan sevgisiyle dolu olan baĢka milletlerin istilası altında görür. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti sonuna kadar yaĢatacağına inanıyorum. "Terör örgütü. terörle mücadele etmek için çıkarılmak istenen yasaları engellemek için ise. "Biz. diyemezsiniz" diyen AB ülkelerine destek çıkıyor. emperyalistlerin pençesine düĢen bir kuĢ gibi yavaĢ yavaĢ. PKK'nın siyasallaĢmasını açıkça savunabiliyorlar!. "Ermeni soykırımı yoktur. Milyonların gözünün içine bakarak. "Türkiye Silahlı Kuvvetleri" adını önerebiliyorlar!." Türk Vatanını değil. Avrupa Birliği fonlarından sürekli olarak beslenip. vatanını sevmezse çok zaman geçmez.. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adı değiĢmelidir" diyerek. televizyon canlı yayınlarında. tam tersi propaganda yapıyorlar. baĢka vatanları seviyorlar.. babalarımızın oğlu sıfatı ile vuruĢa vuruĢa ölmeyi tercih ediyoruz. Oysa Atatürk: "ġunu bilmenizi isterim ki" diyordu. "Kürdistan'ın baĢkenti Diyarbakır'a geldim" diyen AB müfettiĢlerine. . ellerinden gelen propagandayı yapıyorlar!. açıkça savunuyorlar!. Terör örgütü baĢı Öcalan'ın affedilmesini isteyebiliyor. Bir millet..karalayarak. Oysa bakınız vatan Ģairimiz Namık Kemal ne diyor: "Vatan bize kılıcımızın ekmeğidir.

maliye.ıi Press) yaptığı açıklamadan. ekonomi. Türkiye için tek kurtuluĢ yolu Ġngiliz idaresi altına girmektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk. kültür. (Ġngiliz DıĢiĢleri Bakanlığı ArĢivleri." Mustafa (1919)174[181] Kemal "ĠNGĠLĠZ DOSTLARI".314.e. . 1919-193H) akl Atatürk'ün Bütün Eserleri. Bu maksatla Cemiyet'in Ģubeleri kurulmalı ve Ġngiliz taraftarlığını yaymak için gayret sarf edilmelidir. ı No: 140/5) Bilâl N. gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Sabah Gazetesi ve Türkçe Ġstanbul Gazetesi) destek oluyordu. Cilt:4. adalet. "Ġngiliz Muhipleri (Ġngiliz Dostları) Cemiyetinin kurucularından Sait Molla. a. ulusun ve ülkenin geçek anlamıyla bü181 Mustafa Kemal'in 15 Ekim 1919'da Amerikan basınına (United Sl. Ģu isteklerde bulundu: "Ġngiliz taraftarlığı kuvvetlendirilmeli ve süratle yayılmalıdır."Ġngiliz parası burada Türkiye'yi mahvetmek için harcanır.. hedeflerine ulaĢmak için bir cemiyet (sivil toplum kuruluĢu-STK) kurarak örgütleniyor. 406/41.g. elbette siyasa. ġimĢir'den (Ġngiliz Belgelerinde Atatürk. askerlik." YABANCI PARASI YLA SATIN ALINAN BANKA VE HABERL EġME ġĠRKETL ERĠ "Tam bağımsızlık demek.. Anadolu'daki tüm belediye baĢkanlarına telgraflar çekerek.. s. iĢgal ve Ġngiliz bayraktarlığı yapan sözde Türk basınına (Alemdar Gazetesi.

(.. vakıflar.. ekonomik bağımsızlığını yitiriyor. AB Dostlarının kurdukları dernekler. "ekonomideki teslimiyeti".) yok- Eğer ulusumuz bunu kabul etseydi. AB fonlarından açıkça maddi destek alıyor ve sürekli Avrupa Birliği bayraktarlığı yapıyordu. Artık bilinçlenen Türk halkı. 2006 yılı sonundaki zararı. Bu sorunun yanıtını ararken. yaklaĢık 200 milyar dolara ulaĢıyordu!. AB'nin Gümrük Birliği'ne üye olmasından dolayı da. Bu yalanları söyleme gereği niçin duyuluyordu?. biz güçlü bir ülkeyiz" yalanları ile örtüyordu!. stratejik kuruluĢlar ve tesisler ile ekonominin can ve kan damarı bankalar yabancıların 182 Nutuk (Söylev).302. a.." Mustafa Kemal (1921 )175[182] 2000'LĠ YILLARIN BAġLARI. yukarıdaki sözü ile aynı durumu dile getiriyordu. bunu kabul edecek eğilimde olsaydı.... "YaĢasın yabancı sermaye giriyor!. iki yıldan beri savaĢmak hiç de gerekli olmazdı. eğer böyle olacaktıysa. s.tün bağımsızlığından sunluğu demektir. açık toplum enstitüleri. . Daha AteĢkes AnlaĢması'nın ertesinde suskunluk durumuna geçilebilirdi. Küresel sermaye bizi tercih ediyor. Yabancılara karĢı "cesaret" yerine "esareti" yeğleyen bu kesim. IMF akrebinin kıskacında sıkıĢan Türkiye.g.. ekmeğini yediği ülkesinin teslim olmasını niçin isterdi?.. bugünleri gören dehası ile. yaĢanan gerçekleri tarihe kaydedelim.... ĠĢte Atatürk de. biz bu KurtuluĢ SavaĢı'nı niçin yaptık?" diye sormaya baĢladı. Bir insan nefes alıp..e. özelleĢtirme adı altında.

Garanti Bankası'nın yüzde 25. 2006 Eylül sonu bilanço verilerine göre. Borsa üzerinden "take över" denilen "ele geçirme" yöntemiyle büyük hisseleri yabancıların eline geçenler bunların dıĢında. Lübnanlı Hariri ailesine satıldı. yılını tamamladığı 2006 yılı sonunda. Finansbank. yabancılar tarafından satın alınan Türk bankaların durumu Ģöyle oldu: Türk Ekonomi Bankası. Kuveyt bankası The International Investor'a satıldı.5 payı GE'ye satıldı. Dexia'ya satıldı. birbiriyle telefon görüĢmesi yapması mümkün değildir!. Oyakbank. DıĢbank. satıĢları son aĢamaya geldi. Bu özetle Ģu anlama geliyordu: Yabancıların denetiminden geçmeden Türkiye'de Türkler. Koç-UniCredito'ya satıldı. ġekerbank. Yapı Kredi Bankası. Tekfenbank. Recep Tayyip Erdoğan baĢkanlığındaki AKP'nin iktidarda 4. Ġsrail bankası Hapoalim'e satıldı. GSM denen cep telefonu (ya da. Yunan bankası EFG'ye satıldı. tüm haberleĢme sistemi yabancıların denetimine giriyordu. neredeyse yabancıların denetiminden geçmeden bankalar üzerinden para . Fransız BNP Paribas ile ortak oldu. bankacılık sektöründeki 460 milyar YTL'lik aktifin yaklaĢık 120 milyar YTL'lik kısmı yabancıların denetimine geçmiĢ oldu!.. Adabank. Kazakistan bankası Turana satıldı. MNG Bank. Tıpkı. C Bank.eline geçiyor. kablosuz telefon) ağının yanı sıra kablolu telefon hizmeti veren Türk Telekom Ģirketi de yabancı denetimine girdi. Fortis'e satıldı. Akbank'ın yüzde 20 payı. Denizbank.. Alternatif Bank ve Halkbank ise sırada bekliyor. Yunan milli bankası NBG'ye satıldı.

Yunan iĢgalinin baĢlaması ile Ģehrimizdeki Ģapka dükkânlarına hücum olmuĢ... . (Durumu bilmeyen sade vatandaĢlar.. "ĠNGĠLĠZ SEVERLER" çalıĢmalarını yoğun biçimde sürdürürken. mahalle mahalle dolaĢıyor ve Yunan iĢgalini güzel göstermek için yoğun çaba harcıyordu. Biz de büyük ülke oluyoruz!. Türk adı da onlarda kaldı. "Türk" adını taĢıyan devletin Türk Telekom'unu.." ASKERĠ ÇÖKERT ME PROPAG ANDASI I. Vodafone adlı Ġngiliz Ģirketinin suçu. BaĢbakanı ve 4 bakan dahil pek çok resmi kuruluĢun telefonlarını yasa dıĢı olarak dinlemeye almasıydı!. Bu Ģirket. Yunanistan'da da faaliyet gösteriyordu. Ancak. ġimdi bu Ģirket Türkiye'de faaliyet gösteriyor: "YaĢasın yabancı sermaye geldi!. Yunan Genelkurmayı. Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlı Ġzmir Metropoliti Hrisostomos. Bizi seviyorlar!. Artık "Hariri Telekom" ya da "Lübnan Telekom" denmesi gerekirken. Lübnanlı Hariri Ailesi satın aldı.. ġapka rına hücum! dükkânla- ĠZMĠR. hepti satılmıĢtır. bu Ģirketi Türkiye'ye ait sanmakta devam edecekti.. Bir gazete haberi. bir tek Ģapka kalmamıĢ. orada "tele-kulak skandalı"na karıĢmıĢ ve ceza almıĢtı.hareketi yapmanın mümkün olmaması gibi!.) Özel Ģirkete aitken TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) adlı devlet kurumunun yönetimine geçen Telsim adlı cep telefonu Ģirketi de Ġngiliz Ģirketi Vodafone'a satıldı. "Yunan severleri”de boĢ durmuyordu... yanına müftüyü de alarak.

Memleketimizde subayların bir dikili ağacı yoktur. Henüz internet olmadığı için bugünkü "Ġnternet dedikoduları'' yerine "söylentilerden" yararlanıyordu düĢman. Yunan mı kim gelecekse gelsin!" diyecek kadar ileri gidiyordu. Türkiye'yi teslim alma isteklerine direnenlere karĢı söylüyor varsayın. Kampanya halk arasında çok baĢarılı oluyordu. Yukarıdaki sözleri de. Onlara uymayınız. Türkiye aleyhindeki propaganda çalıĢmaları çok yönlüydü ve sonuca ulaĢıyordu.. Avusturyalılar. Bu yüzden.Tarih 27 Mayıs 1919. Bakalım arada fark var mı?. s. . Salı. hükümet sükûneti emrediyor. 27 Mayıs 1919) AYDIN DÜġTÜ!. Felâket getiriri. Moskof mu. Almanlar. ġimdi biz mi üç buçuk kiĢi ile çıkacağız? Biz hükümetten daha mı iyi biliriz? Elbette bize zararı var ki. Ģimdiden sonra subay kalamayacakları için milleti kendi emellerine alet etmek istiyorlar. Ona yataklık eden Hürriyet ve Ġtilaf Partisi'nin propagandası sonucu Aydın. Bulgarlar müttefikimiz olduğu halde biz itilâf Devletleri ile baĢa çıkamadık.(Ġstiklâl Harbi Gazetesi. o günkü gazete haberlerine göre. önlerinden geçen Türk subayını göstererek. kampanyayı o yapıyor olsun. "Bunların yüzünü görmeyelim de Ġngiliz mi. ABD ya da AB'nin (veya Rusya'nın) sömürgeleĢtirme. Ġtalyanlar'ın açtığı yoldan ilerleyen Yunanlılar tarafından iĢgal edilmiĢti. Fiziki ve askerî direnci kıran manevi yolu açan Hürriyet ve Ġtilaf Partisi'nin propagandasında Ģu yalanlar söyleniyordu: "Mukavemet hakkındaki teĢviklere kapılmayınız. Bunlardan biri de. Türk subaylar aleyhindeki söylentiler idi." Bugünkü durumda Hürriyet ve Ġtilâf Partisi'nin yerine istediğiniz bir partiyi koyun.. kahvehanelerde pinekleyen insanlar bile. istiklal Harbi Gazetesi'nin verdiği habere göre 176[183]. Onlar. 28 Mayıs 1919.. 1. 183 Ġstiklal Harbi Gazetesi. Aydın'ın iĢgali sırasında.

"Kasten uçurmadık. 177[184] Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert de. polisin müdahale etmediği cenaze töreninde devlet otoritesi yerle bir edildi. Devletin egemenliği ve yasalarının uygulanamadığı cenaze kalabalığı üzerinde iki adet F–16 savaĢ uçağı alçak uçuĢ yaptı. "Türk F-16'larını görenlerin gurur duymaları gerekirdi"" biçiminde çok anlamlı bir açıklama yaptı. ."hiçbir olay çıkmamıĢtı!. s. Buradaki gösteriler. 178[185] "Türk Ordusu. terör örgütü ülkenin bir ilçesini teslim aldı. Abdullah Öcalan posterleri ve PKK sembolleri eĢliğinde sloganlar atıldı. 8. senin tarihini yüksek tutan. 17 Kasım'daki cenaze törenine yaklaĢık 40 bin kiĢi katıldı. Törenin ardından BaĢbakan Erdoğan. bağımsızlık yolunu açan ve aydınlatan kutsal bir kahramanlık kurulu184 185 Hürriyet Gazetesi (Nur Batur'un röportajı). "barıĢa(!) darbe" biçiminde değerlendirildi. TARĠH 17 KASIM 2005.... Bu." Aydın'ın düĢmana teslim olması sırasında. bugünkü varlığını koruyan. hükümet polise "müdahale etmeyin" emri verdi. "Olay çıkmamıĢtır" açıklaması yaptı!. 3 kiĢinin ölümüyle sonuçlandı.1. Milliyet Gazetesi (Fikret Bilâ'nın röportajı). ama ihtiyaç olursa uçurulur da" dedi. Ġki gün önce.. Hakkâri’nin ġemdinli ilçesinde bir kitapçının bombalanması üzerine olaylar çıktı.. Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt.. belirli kesimler tarafından eleĢtirildi. 23 Kasım 2005.. Protesto gösterileri Yüksekova'ya da sıçradı.1. 24 Kasım 2005. kimi zengin Türkler evlerine Yunan bayrakları çektiler!.

422. Atatürk Kültür. Büyükanıt'ı "örgüt kurma. Henüz Genelkurmay BaĢkanlığı'nı devralmamıĢ bulunan Kara Kuvvetleri Komutanı(KKK) Orgeneral YaĢar Büyükanıt üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri'ni(TSK) çökertme operasyonu baĢlatıldı. 8. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. KKK Org. M. Dr.. 7 Mart 2006. Orgeneral Büyükanıt'ın Genelkurmay BaĢkanı olmasını istemeyen çevreler(!) dıĢardan teknoloji destekli kampanya baĢlattılar. s.1. Azmi Süslü.. eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ġlhami Erdil de. SadeleĢtirerek Yayına Hazırlayanlar: Prof. TSK'YI ÇÖKERTME OPERASYONU!.Ģudur. A. Ġftira merkezine ulaĢılıp yasal iĢlem baĢlanamıyordu.. 2000. 187 Sonra AKP Hükümeti tarafından görevinden alındı ve Adalet Bakanlığı Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından meslekten ihraç edildi. Doç. sonra Cumhuriyetin bir savcısı(!) tarafından ünlü "ġemdinli iddianamesi”ne farklı biçimde girdi. bir süre Önce Hizbullah tarafından öldürülen Diyarbakır'ın çok sevilen Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ı da "asker vurdu" ifadesini de "ciddi" buldu ve iddianameye koydu. "yolsuzluk" suçundan yargılandığı için. Medenî Bilgiler ve M. Askerleri sev. Ankara. Prof.. sahte belge düzenlemek ve görevi kötüye kullanmak" ile suçladı. yargılamayı etkilemeye teĢebbüs. Dr.-HC 188 Milliyet Gazetesi. komutanlara atılan iftiraların daha büyük kuĢku yaratma olasılığı vardı. "Büyükanıt'a yönelik suçlamalar içeren ġemdinli iddianamesi ve 186 Âfet Ġnan. Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya 180[187]. Kemal Atatürk'ün El Yazıları. Ali Sevim. Akif Tural. Prof. . Dr.181[188] Aynı tarihlerde. Aynı savcı.. internet üzerinden yürütülen kampanyayı herkes "bilecek kadar tahmin ediyor" ancak. manĢet.. Bu iddialar önce "Büyükanıt Sabataist-dönme" biçiminde baĢladı. Dr." (1929) 179 [186] Atatürk YIL 2006.

Hulki. sizi kurtarmam için bir iĢaretiniz yeter" biçimindeki sözleri çok büyük gerginlik yarattı. kendisini "demokrat olarak nitelendiriyor. 29 Ağustos 2006.. 29 Ağustos 2006. Sezer. Olayın kısa süre içinde çözülmesini bekliyoruz' mesajını verdi. toplumun "masaya yumruğunu vur" diye beklediği anlarda "Biz. bilgiyle. "çözümün anahtarı" olmak yerine çok ters sonuçlara yol açtı. 8.1. Türk Ordusu'nun etkinliği ve onuru çok tartıĢılır oldu. Hele bu fikirlere vatan haini bir düĢünce gibi çok iddialı bir önyargıyla yaklaĢırsanız. Özkök. durumu "Orduya darbe giriĢimi" olarak nitelendirdi. Bunun bir örneği.. 7 Mart 2006. "Hiç böyle çeliĢkiye düĢmemiĢ189 190 Cumhuriyet Gazetesi. Mehmet. 12 Eylül 2006. "Ben kendimi kurtarırım. kimi zaman kendisinin aklına gelen Ģaka yollu fikirler. 25 Ağustos 2006'da. "Dayatmalara Boyun Eğilecek mi"!. Bu dönemde. Kıbrıs'taki ünlü Annan Referandumu öncesindeki. 192 Cevizoğlu. Özkök'ün yüzüne bile bakmadan. Yeniçağ Gazetesi. akĢam saatlerinde görüĢtüğü Erdoğan'a TSK sistemli bir Ģekilde yıpratılıyor.1. Yeniçağ Gazetesi. "Genelkurmay BaĢkanının Yüzüğünün Sırrı". Gazetecilerin sorularını istekle yanıtlayan CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezer'e iĢaret parmağını uzatarak. "Efendim." 182[189] Ana muhalefet Partisi CHP'nin Genel BaĢkanı Deniz Baykal. 13. KonuĢmamın dozunu da bilirim" yanıtını verdi.1. hukukla vururuz" diyordu! Aykırı düĢüncelere tepki gösterirken de "Çok aykırı fikirlerle karĢılaĢabilirsiniz. 8. 184[191] Ama. s. "Özkök. Asimetri yaratacak fikirlerden ürkmeyiniz. Ġçinizden birinin aklına gelen ve sizlere baĢlangıçta oldukça sıra dıĢı gelen bir fikir çözümün anahtarı olabilir" diyordu. 7 Mart 2006. Yeni ġafak Gazetesi. Yeniçağ Gazetesi.1 191 Ocaktan. Org.bazı AKP'lilerin buna destek vermesi TSK'daki sıkıntıyı artırdı. beyinle. Cevizoğlu. Kurtarılmaya da ihtiyacım yok!. 185[192] Eski Genelkurmay BaĢkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün. Kara Kuvvetleri Komutanları devir teslim töreni sonundaki kokteylde yaĢandı. s. s. fikirlerden istifade marjını daha baĢlangıçta sıfırlamıĢ olursunuz. Konuya sabah saatlerinde değerlendiren Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Özkök.". 183[190] Orgeneral Büyükanıt'ın görevi devraldığı önceki Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Hilmi Özkök dönemi de çok çalkantılı geçti. Statükocular Ġçin Zararlı Bir PaĢaydı. masaya yumrukla değil. Hulki. .

Anıtkabir'deki bir törenden ayrılırken BaĢbakan Erdoğan gazetecilerin önünde kendisine "Hocam!" diye hitap etti. 193 Özkök. sık sık. Evet de. PKK ÜZERĠNDEN TÜRKĠYE'YĠ BÖLME GĠRĠġĠMLERĠ. Ülke bütünlüğüne yönelik bu kalkıĢma(isyan) giriĢimlerinde polise silah kullanmak yasaklandı.1.. Daha sonra da. laiklik tartıĢmaları sırasında Büyükanıt'a "Nezaketsizlik!" 187[194] diye yanıt verirken.-HC 194 Sabah Gazetesi. ġemdinli.. ġırnak ve Mart 2006 sonunda Diyarbakır'da kıĢkırtmalar (provokasyonlar) yaĢandı. AB VE ABD'NĠN.. Özkök emekli olurken çok ağladığını"188[195] açıkladı. 6 Ekim 2006. 8. s. manĢet. Orgeneral YaĢar Büyükanıt'ın Genelkurmay BaĢkanı olmasından sonraki iliĢkiler de ise durum değiĢti. 19. Özkök. Gazetelere yansıdığı biçimiyle. AKP Manisa Milletvekili iken TBMM BaĢkanı seçilen Bülent Arınç. Hatta. "Org. polis "sapanla" taĢ atmak durumunda kaldı!. . 6 Ekim 2006. Molotof kokteylleri Ġle otobüsleri binaları yakan PKK'lılara karĢı point bali boya tabancası düĢünülmeye baĢlandı!. hayır da demem". kimi sohbetlerinde basına yansıyan bu sözlerin doğru olmadığını söyledi. Türk emniyet güçlerinin ülke bütünlüğüne büyük tehdit oluĢturan teröre (PKK'ya) karĢı mücadelesini de -AB baskılarıyla-engelleme giriĢimlerinde bulunuldu. görevi boyunca kamuoyu önünde AKP Hükümeti ve BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ile hiç "uyumsuzluk" göstermedi. "Hükümet ile Ģiir gibiyiz"186[193] sözleri çok tartıĢıldı. yakıp yıkan. ve ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Kuzey Irak'ta Kürtleri koruyan tutum ve Türkiye için tehlikeli geliĢmeler karĢısında da "Durumun değiĢtiğini kabul etmeliyiz" sözleri toplumun önemli bir kesimi tarafından "etkisizlik" olarak yorumlandı..tim. Emekli Org. 195 Milliyet Gazetesi.

Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı projesi. Acaba. Türkiye'yi bölerek bir Kürdistan çıkarma giriĢimleri sürerken.. Üstelik yapılan anlaĢmaya göre. boru hattının güzergâhında yatıyordu.. boru hattını korumada zaaflyet 196 BOTAġ. Ġstanbul.. 18 Ocak 2007. Yani. Petrol-ĠĢ Yayını:102. 1.. 189[196] BTC Konsorsiyumu(Ortaklığı) Ģirketinin yüzde 40'lık payına Ġngiliz millî petrol Ģirketi BP (British Petroleum) egemendi. sözde Kürdistan olarak düĢünülen sınırla neredeyse tıpa tıp aynıydı!. müttefiklerimiz tarafından?. .074 kilometresi) Türkiye'den geçiyordu. Tiflis üzerinden Türkiye'de Adana'nın Ceyhan ilçesine kadar geliyordu.. boru hattı geçerken "taĢa gelmesin" diye mi.78. s. Yoksa "taĢa gelmesin denen tehlike baĢa gelsin" diye mi düĢünülmüĢtü. büyük bir projeye imza atıldı: BTC Projesi.ABD'nin Kürdistan haritası TESADÜFÜN BU KADARI!. böyle bir hat çizilmiĢti?. Ġki harita arasındaki benzerlik bu kadar "tesadüf (!) olabilir miydi?. Türkiye olmazsa olmayacak bu boru hattında bizim payımız ise sadece yüzde 6. Asıl ilginçlik ve tesadüf(!) ise.5 idi!.774 kilometrelik boru hattının üçte ikilik büyük bölümü (1. Azerbaycan petrolünün Avrupa'ya taĢınması için baĢkent Bakü'den baĢlayan boru hattı. Avrupa'yı besleyen ve ABD ile Ġngiltere'nin egemen olduğu petrol boru hattı. "Türkiye..

Mehmetçiğin. Bu söz. eliyle çavuĢun omuzuna dokunarak. 'uluslararası bir güvenlik kuruluĢu' korumaya gelecekti!. saat 22.. Ġstanbul'un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi 197 Bu gerçeği. ÇavuĢun parmakları çözüldü. " 191[198] MALTA SÜRGÜNLERĠ.30. Nöbetin bitti. YüzbaĢı geldi. 9 ġubat 2007.e. parmağı tetikte. Ġngilizler vatanseverlerin tepkisini azaltmayı umarak ittihatçıları ve generalleri Malta Adası'na gönderiyordu. bütün dikkati ile ileri bakıyordu. BTC kısaltmasını "BölünmüĢ Türkiye Cumhuriyeti olarak tanımlıyordu. Kanaltürk Televizyonu." Yani silahlı bir Ġngiliz-Amerikan gücü ülkemizde koruma yapacaktı!. Mustafa Kemal'in de kahramanlaĢtığı Çanakkale SavaĢı'ndaki kahramanlığından geliyordu: "Sabah nöbet yerinde ne var. ama çavuĢ nöbeti bırakmıyor... Aynı zamanda. .304.' dedi.. MUSTAFA KEMALĠN 1929’DA Türk Ordusu için söylediği..gösterirse.. Gerçekten de ÇavuĢ nöbette idi. Rumlar'ı ve Yunanlılar*ı gücendirmemek için... ġaĢırtıcı bir Ģey oldu. eski BOTAġ Genel Müdürlerinden Mete Göknel Ceviz Kabuğu programında canlı yayında açıkladı. Biraz sonra. 'Sen görevini yaptın. ne yok kontrol etmek ve nöbettekileri değiĢtirmek için bir baĢka manga gönderildi. Önce silahını alalım dedik. Bakınız: Ceviz Kabuğu Programı. Aydın.'dedi. a. gözleri açık. yavaĢça kayıp sırt üstü uzanıverdi. 198 Ayhan. Alnından akan kan göz çukurlarından aĢağı yaĢ gibi damlamıĢtı. YüzbaĢı ile beraber ben de gittim. bırakmadı. yeni giden manga çavuĢu ĢaĢkın bir vaziyette geri geldi." buyruğu boĢuna değildi. Bir mermi alnından girmiĢ..g.190[197] ATO (Ankara Ticaret Odası) BaĢkanı Sinan Aygün ise. 'YüzbaĢım. s. Bir kayanın üzerine abanmıĢ. Kimbilir. arkadan çıkmıĢtı! Sırtı kan içinde idi. Kutsal bir kahramanlık kuruluĢudur" sözü ve "Askerleri sev!. bütün nöbetçiler Ģehit olmuĢ. Ankara. Ģehit orada hâlâ nöbette idi..

Türk Hükümeti için "âdeta. 2000'li YILLAR. "kurtuluĢ günlerinin ilkellik olduğunu" yazarak destek veriyordu!. "Türk Hükümeti'nin yabancıların oyuncağı" olduğunu vurguluyor ve Ģunları söylüyordu: "Ġtilâf Devletleri'nin millî istiklâlimizi ve devletimizi idama mahkûm etmekte oldukları anlaĢılmıĢtır. DĠR" Bazı Türk paĢaları Ġngilizler tarafından Malta'ya sürgün edilir ve Türk hükümeti seyrederken. Türkiye'de kentlerimizin "düĢman iĢgalinden kurtuluĢ günleri"nin yasaklanmasını istiyor. ulusal direniĢe katılmak için Anadolu'ya geçerken.kutlamaları yasaklanıyordu. kuĢatılmıĢ bir kale içinde mahsur kalmıĢtır" diyordu.. MUSTAFA KEMAL: "HÜKÜMET. Mustafa Kemal "mitingler devam edecek" diye genelge yayınladı. Mustafa Kemal PaĢa seyretmiyordu. "ANADOLU'DA GĠZLĠ TEġKĠLAT KURULSUN!. "Hamidiye Kahramanı" Rauf Bey.Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'ya Ģifreli bir telgraf göndererek. Ġstanbul'daki Türk Hükümeti de.. Avrupa (Birliği) yetkilileri. kimi Türk (!) gazeteleri de "temsili düĢmanı canlandıracak kiĢi bulunamıyor" diyerek. Erzurum'daki 15. Ġstiklâlimizi temin için bu Ģekilde yapılacak çatıĢmalarda ve mücadelede esas ödev askerlere düĢmektedir. yabancı kuvvetlerin elinde esir bulunmakta ve Ġstanbul Ģehri de kuvvetle iĢgal altındadır" 9. ulusal mücadele için "gizli direniĢ örgütü" kurulmasını istiyordu: "Anadolu'daki devlet memurlarının itimat edilecek Ģahıslarla iĢbirliği hâlinde gizli olarak teĢkilatlanmaları gerekmektedir.Ordu MüfettiĢi Mustafa Kemal. YABANCILARIN EL ĠNDE ESĠR- .." Mustafa Kemal telgrafında..

iĢgalcilerin destekçisi bir Osmanlı Rum'u idi. Anadolu'daki yurtsever direniĢçiler. "direniĢ" için emir bekledikleri kiĢi Rum'du. Kadınlara yasak Ramazan-ı ġerifte bütün devlet dairelerinde memurlar saat birde vazifeleri baĢına gelecekler ve akĢam beĢ buçukta evlerine döneceklerdir. Hayatın içinden bir haber. her fırsatta iĢgalciler lehine gösteri yapan "içimizdeki Rumlar'ı" zaten açıkça destekliyordu. Yunan Ordusu ile savaĢılmamasını.. Hükümet. hâkim ve müstakil olarak topraklarımızda yaĢayabilmesi. bu gibi sarkmaların yurdun içine doğru yayılması karĢısında ateĢle mukabele edilmeli ve sahillerdeki depolarda bulunan silâhlar gizlice içlere doğru kaçırılmalıdır. ancak azimkar ve namuslu ellerin milleti kısa ve doğru yoldan müdafaa-i hukuk ve istikbâle Ģevkiyle kabil olacaktır.Milletin esaretten kurtarılması. ĠĢgal askerleri yurdun içlerine doğru ilerledikçe. içiĢleri Bakanlığı'nda Anadolu'daki kaymakamların muhatabı bakanlık müsteĢarı idi ve iĢgal altındaki ülkenin bakanlık müsteĢarı ise Rum'du." Damat Ferit Hükümeti ise. "iĢgale direnmeyin" emri veren içiĢleri Bakanı Ali Kemal'in müsteĢarı da. içiĢleri Bakanlığı'na baĢvurarak "nasıl davranacaklarını" soruyor. aynı anlarda. Diğer taraftan polis müdüriyeti de bir tebliğ neĢretmiĢ ve Ramazan . direniĢ emri bekliyordu. Rumlar'ın sahillere yanaĢmaları ihtimaline karĢı köyler silahlandırılma!!. Oysa. düĢmanın yurdun içinde ilerlemesi durumunda Türk askerinin o kadar geri çekilmesini(kaçmasını!) emrediyordu!..

Ġttihatçı-itilafçı kavgası görünümünde. ya da "parayı vatandan daha çok önemsiyor". 2 Haziran 1919) ĠNSAN YAġARKEN FARK EDEMĠYOR. içindeki küçük gözüken kavgalar. herkes birbirini suçluyordu. Bugün olduğu gibi. zenginler nasıl durumu fark etmiyor. 'ĠHANETLĠ UYKUDA ' DEVAM Ġzmir'e karĢı vazifemiz iki telgraftan mı ibaret kalmalıydı? Ġstanbul Hükümeti böyle bir zamanda da gazeteleri yine sansür baskısında mı bulundurmalıydı? Ġstanbul halkı da buna baĢ eğmeli miydi? ġimdiye kadar Yunanlılar denize dökülmemeli miydiler? Zenginlerimiz hâlâ iktisadi ihanetli uykularına devam mı et- . akıp giden günlük yaĢam içinde iĢgal de "normalleĢiyordu!. Geceleri parklarda oturmak da yasak edilmektedir. susturuluyordu.süresince kadınların Direkler Arası'nda dolaĢmaları men edilmiĢtir.. düĢünce ayrılıkları düĢman tarafından nasıl kullanılıyor.. ġehrin eğlence yerlerine yaklaĢamayacak olan kadınların Fatih ve Beyazıd taraflarında dolaĢmaları serbest bırakılmaktadır." Ülke uçurumun kenarına değil. iĢgal günlerinde de susturulmaya çalıĢılan birkaç vatansever-ulusal gazetenin uyarmasına karĢın.. Nasıl düĢmana alet ediliyor... Ġngilizler'in isteği ile ittihatçılar yargı önüne çıkarılıyor. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. içine düĢmüĢken dahi parti kavgaları sürüyor.. Böyle bir ortamda Giresun'da yayınlanan IĢık Gazetesi'nde Ġbrahim Hamdi Bey'in ibret verici bir baĢyazısı yayınlandı: "ZENGĠNLERĠM ĠZ EDĠYORLAR.

Bu zilletlere boyun eğen bizler bilmeliyiz ki. Ģeytanet meĢalesini taĢımalıyım ve sizlere ölümsüz gılman. dolgun iĢkembeler.'' Bülent Ecevit (16 Nisan 2006)192[199] 199 Rahmetli BaĢbakanlardan Bülent Ecevit'in kurduğu ve onun baĢkanlığında toplanan "Ulusal Uzmanlar Kurulu"nun 16 Nisan 2006. Ġkinci Kademe Ayasofya'ya haç taktıracaktır..meliydiler? Emin olunuz." "Güneydoğu'da 30-40 köyü olan ağalar var. harekete muktedir olamayacağımızı bildirerek. Ondan sonra sizler. Size doğru yolu göstermek için elimde riya. hangi Ġslâm'ı bulacaksınız? Ne çare ki. Varna'sına Yunan'ı bastırmazdı Sofya'sında Yunanca konuĢturtmazdı. mazi masal oldu. baklavalar. aypare kartalları.. mürĢidi gözüken din düĢmanları. Türklüğü ve Ġslâmlığı mahvedecektir. börekler dolu bir cennet açmalıyım. Fakat onlar geçti. Yağmalar. bunu bir Bulgar yapmazdı. düĢmanlarımıza. Ġster istemez takibine mecbur olduğumuz iki yol var: Alçakça ölüm. Bu düzen mutlaka yıkılmalı. namuslu ölüm ve hayat. dinin dostu. Pazar günü "Kütüphane Ev"deki toplantısı. ambarlar. Ecevit'in daveti üzerine ben de bu . iaĢeler. paralarınızı hangi kasada saklayacak. Vücudumuza saplanan süngü. harekete geçmeye hazırlıklı olmadığımızı gösterdi. leĢimiz bir mezbeleye atılıncaya kadar takip edeceğiz. çürük çarpık ruhlarınız ve ihanet dolu kalplerinize benim için nüfuz imkan haricinde. Milli felaketlerimizin silsilesini. Kalbimize vurulacak ikinci darbe ise. ilk kademe atılmıĢtır.

a. Siirt. Ġngiltere'nin planlama daireleri nezdinde ekonomik. Buradan Van. sömürgeci emellerini yalKurul'un toplantılarına katılıyordum. Kürt aĢiretleri ile iliĢki kurmaya ve onları kullanmaya baĢladı. s. Üs olarak Diyarbakır seçilmiĢti!. Ġngiliz misyonerlerinin 1840'a kadar devam eden çalıĢmaları sonucunda diğer yerlerin olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin de coğrafî durumu. Erzurum. burada yaĢayan halkın sosyalce ekonomik hayatı dikkatle incelenmiĢ ve gerekli bilgiler elde edilmiĢtir.377. Kürt yurttaĢlarımızı -bugün AB maskesi adı altında olduğu gibi. iĢgallerine destek olmaya çağırıyordu.. Bu yol üzerinde uzun incelemelerden sonra bir plan tespit edildi. Doç.ayaklandırmaya.g. Yrd. Haluk. ticari yönden ve Ġngiltere'nin sömürgesi durumuna gelen Hindistan'a ulaĢım için en kısa ve en uygun karayolu olması bakımından büyük bir önem taĢamaya baĢladı. Ġngilizler bölgeye bir binbaĢı baĢkanlığında ekip göndermiĢ..-HC 200 Selvi. "Kürtler'i de ayaklandırmaya" çalıĢıyordu. Mardin'den baĢlayarak ViranĢehir'e ve Diyarbakır'a geçen Ġngiliz "kıĢkırtma subayları" (!). emperyalist Batı. yeraltı kaynakları. Ġngiltere'nin Erzurum ve Doğu Anadolu'daki Kürtler ve Ermeniler üzerindeki planının arkasında yatan neden Ģuydu: "Ġngilizler'in doğudaki emperyalist hedefleri doğrultusunda çalıĢan Doğu Hindistan ġirketi. Karadeniz yolu ile Trabzon'a gelen mallar buradan Erzurum ve Kürdistan'dan geçirilerek ulaĢım sağlanacaktı. Bitlis."193[200] Görülüyor ki.Dr. Kürdistan’dan (O tarihteki eyalet adıHC) Ġran Haliç'ine giden yoldu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi.e. Ki bu yol.. politik.ĠNGĠLĠZLERĠN KÜRT O YUNU Ġngilizler yalnızca partileri birbirine düĢürmekle kalmıyor. 1919'da Amerikalı misyonerler karargâhlarını Ġzmir'de kurdular. Amerikalılar'ın Osmanlı Devleti'ndeki en aktif politik merkezi niteliğini kazandı. 1863'te Ġstanbul'da kurdukları Robert Koleji. . Bağdat ve diğer bölgelerdeki örgütlerle temas sağlanarak politik çalıĢmalar yürütülüyordu. Böylece.

ÇölaĢan. satın aldığı Türk bankaları ve satın aldığı basın kurulu Ģları ile yaptığı gibi. 28 Eylül PerĢembe ve izleyen günlerde yer aldı. "Free Kürdistan" (özgür Kürdistan) olarak gösteren harita. iktidar partisi AKP'nin Diyarbakır milletvekili M.. Hürriyet Gazetesi. Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt. Daha önceki olayda "ABD Ordusuyla ilgisi yok.. 25 Eylül 2006. manĢet.nızca siyasal örgütler eliyle değil.. Durum Ankara'ya iletildi. Güneydoğu'yu Kürdistan olarak tanımladı. Ömer Vehbi Hatipoğlu.1. bütün televizyon haberlerinde de önemli bir yer aldı. Emekli bir albayın kendi çalıĢması" diyen Amerika. s. 203 HO Tercüman Gazetesi. "kimse uyanmasın" diye "Ģirketler" eliyle de tam yol sürdürüyordu. CNN Türk. Güneydoğu Anadolu'yu "Kürdistan" olarak tanımladığı ortaya çıktı. 196[203] Gazeteler Ģöyle yazıyordu: "AKP'lî Ġhsan Arslan. NTV. manĢet haber. Amerikalı bir Albay tarafından BOP 194[201] haritası olarak övülünce. ihsan Arslan'ın da. M.. Skytürk.. ..Ġhsan Arslan'ın 1991'deki Musa Anter. özellikle Kanaltürk. Türk subaylar büyük tepki gösterdi.1. Eylül ayı ortalarında Roma'da da görüldü!. 26-27 Eylül 2006. bu kez özür diledi. daha önce yaptığı açıklamada "BOP'un eĢ baĢkanıyım" diye övünmüĢtü!. 195[202] Aynı günlerde. Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunu bölerek. Roma'daki NATO Savunma Koleji toplantısında. YIL 2006. AMERĠKALI SUBAYLAR. Kanal B ve ART ana haberleri ile programlarında 27 Eylül gecesinden baĢlayarak. Bugün de borsadaki Ģirketleri. bebek katillerini gerilla. BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan. 28 Eylül 2006. Ġsmail BeĢikçi. Hüseyin Okçu gibi isimlerle Güneydoğu meselesi ile ilgili sorulara verdiği cevapların toplandığı 'Kürd SoruĢturması' isimli kitaptaki görüĢleri Ģöyle: 201 BOP: Büyük Ortadoğu Projesi. ABD Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Peter Pace'i arayarak olayı kınadı. 202 Yeniçağ Gazetesi. sözde Kürdistan haritaları ile ortaya çıkmaya baĢladılar. s. Habertürk. Yaz aylarında yarı resmi Armed Forces Journal (Ordu Haberleri) adlı dergide yayınlanan harita. Emin.Bu haber.

...... s. .(. ölü toprağını silkeleyerek miting meydanlarını dolduruyordu..(."197[204] Bu arada. AB sadece birey hakları getiriyor..) Türkiye coğrafyasının Misak-ı Milli ile çizilen sınırları hiçbir anlam ifade etmemektedir.(. Etnik değil. . bölge halkının gözünde muteber bir kiĢiliğe sahip olmuĢtur. .) Meselâ biz kendimizi yönetmek de istiyoruz. halkın mazlumiyeti yanında ve onun yegâne koruyucu ve destekçisi konumuna giren gerilla hareketi. .. Türk halkına çok aykırı gelmemesi için bu röportaj kapsamında Doğu ve Güneydoğu diyebilirim.dır. coğrafî eyalet olacak bu... "Mitingler men edilemez" açıklaması yaptı. Eğer 'Türkiye. Türkiye'de yaĢayan herkesindir' denmiyorsa. Hayır. Türkiye ülkesiyle bölünmez bütündür. Türkiye'nin eyalet sistemine geçmesini istiyoruz.Türkiye Türkler'indir. BaĢlangıçta çok masum gibi görünen bu ilkeler gerçekte çok açık gasp ve tahakkümü (baskıyı) içermektedir. 25 Eylül 2006. yükselen "ulusal ruh" (millî tezahür). Türkiye'nin tamamına uygulanacak yeni bir 'Eyalet Sistemi' olduğunu hatırlatmak isterim. Mustafa Kemal. NeĢe Düzel'in "Pazartesi KonuĢmaları" baĢlıklı röportajı.) Doğduğum yer olması itibariyle Kürdistan vatanım- Zulme karĢı verdiği mücadele sonunda.. aynı zamanda yegâne çözümün.6. Görevli bulunduğu Havza'dan 204 Radikal Gazetesi..) Kısa vadede alınması gerekli yegâne önlemin. AB üyeliğinde bunların garantileri yok. Son Ġslâm devletini ve onun müesseselerini ortadan kaldıran ve yegâne politikası Ġslâm’a düĢmanlık ve onu yok etme esası üzerine kurulan bir zihniyet ve otoriteye karĢı tüm isyan ve baĢkaldırıları alkıĢlamak gerekir." Aynı tarihte. bunlar yalan ve yıllardan beri devam edegelen gayri samimi uyutma politikalarının gereğidir. AB'nin getirdiği haklar yetersiz. bu ikiyüzlülüktür. eski DEP milletvekillerinden "siyâsi yasaklı" Hatip Dicle de "Kürdistan Eyaleti" istediğini açıkladı!: "Biz Kürdistan diyoruz. (. Ġngilizler bu mitinglere de engel olmak isterken.

206 Ġnönü. çok önemli bir "direniĢ'' daha sergiledi. Ġzmihlâl-i katiden (=kesin yok oluĢtan) bahsolunuyor.g. oradan da Ġstanbul'a gönderiliyordu."199[206] "ARTIK KALEM DEĞĠL. Ġzmir'in iĢgalinden çok geçmeden 14 gün sonra. s. SĠL AH KONUġACAKTIR! .VII. cebinden çıkardığı ajanda tipinde küçük bir deftere 198[205] dikkatle yazdı: "Mayıs karanlık günler.. iĢgalci Ġngilizlerin Anadolu'dan kendilerine teslim edilmesini istediği silah ve cephaneyi Ġstanbul'a göndermeyeceğini. Hükümette o fikir de yok. Yapı Kredi Yayınları1568. Aralık 2001. Siyah Osmanlı bayrakları. ödemiĢ de kuĢatıldı. Ġzmir ve Ġstanbul'daki iĢgal kuvvetleri temsilcilerine gönderilmek üzere bir bildiri hazırladılar. iĢgalcilere ve "yabancıların elinde esir olan" hükümete vermiyor. bu silahları.. Mayıs 1919 sonu. Albay Ġsmet (Ġnönü). 29 Mayıs'ta. Cilt. Tevessü ediyorlar=yayılıyorlar). Açıkça bu koĢullara baĢ kaldıran Mustafa Kemal. Defterler (1919-1973).12. Mütareke Ģartları ileri sürülerek Samsun'da toplanıyor. O tarihe kadar Türk Ordusu'nun silah ve cephanesi. Ġzmir'i Yunanlılar iĢgal etti. I. Ġstanbul'dan bizi çıkarıyorlarmıĢ. Ġmkan yok. Mitingler.. Ġstanbul. Ġsmet. Ġsmet. "Adalet ve özgürlük vaadiyle iĢgalin baĢlaması" protesto ediliyor ve "Artık kalem değil. silah konuĢacaktır" deniyordu: 205 "" Ġnönü. Kaymakam Bekir Sami (Baran) Bey'in odasında toplanan Kuvayi Milliyeciler. ulusal direniĢ için koruma altına alıyordu!. bunları Doğu Anadolu'da muhafaza edeceğini açıkladı. Sıranın kendilerine de geleceğini çok iyi bilen ve gören ÖdemiĢliler. a." Ġzmir'in iĢgaline tepkiler ÖdemiĢ'te de yoğunlaĢıyordu. "Yiğit Ordusu" adıyla Kuvayi Milliye etrafında örgütlendiler. Mukavemet yok. s. . Bildiride.e. Mustafa Kemal.Ġstanbul'a gönderdiği telgrafta..

"ÖNCE ĠÇĠ MĠZDEKĠ HAĠ NLERĠ TEMĠZ LEYECEĞĠZ! . Oysa. Hıristiyanların malları Türk namusuna emanettir."Sizinle yaptığımız ateĢkes antlaĢması. 201[208] Mustafa Kemal için Havza'nın baĢka bir önemi de vardı. pek acı ve pek elim olacaktır.261.Asrın insanlık toplumunu yaĢatmak. Siz uymadınız. Silah patlarsa göreceğiniz netice. Çeviren: Gül Çağalı Güven.e. bizim ve sizin namusunuz değil miydi? Biz buna uyduk. Silah ve cephanemizi onlara verdiniz. Arba Yayınları. Yerli Rum ve Ermeniler onun her hareketini. Amasya'ya taĢıdı. Hıristiyanlar'a dün de. Türk'ün feryadına kulak tıkadınız. Bozkurt. Artık bilin ki. Türkler onunla konuĢmaktan neredeyse korkuyorlardı."200[207] "HALK HAREKETĠ" BAġLI YOR. Her türlü kontrolün dıĢında olan haberleĢmeye sansür koydunuz. temaslar ını. Mustafa Kemal'in tüm yaptıklarını inceden inceye soruĢturuyordu. Ġngiliz birliklerinin elindeydi. . Türklük ve Ġslam âlemi uygar görevini göstermeye baĢladı. Anlamadığınız gerçekler bugün meydana çıktı. ġuna emin olunuz ki. s.89. kalem değil silah ötecektir. 20. bundan sonra da yapılmayacaktır. s.. Güzel Ġzmir'i Yunan'ın pis ayağıyla çiğnettiniz.g. Bu önem. ilk kez "halk" ile doğrudan temasa geçecek olmasında 207 208 CoĢkun. H. Ağustos 1996. Bir Ġngiliz istihbarat subayı.C. ardından da oldukça iç kesimde ve Türkiye'nin doğusuyla batısını birleĢtiren anayolun kavĢak noktasında bulunan bir kasabaya. Bir bahane bularak karargâhını Havza'ya. Yunan iĢgal kuvvetleri Ġzmir'den çekilmediği taktirde dökülecek kanın sorumluluğu sizin temsil ettiğiniz milletlerin olacaktır. Alev. Armstrong. Ġstanbul. sizin vereceğiniz son karara bağlıdır. bugün de kötü ĠĢlem yapılmadı. a.. hattâ telefon görüĢmelerini bile rapor ediyorlardı." Samsun..

Ġzmir'in iĢgalinde Ģehit düĢenlere adanacağı için olabildiğince kalabalık toplanmalı ve geniĢ halk kitleleri uyarılmalıydı. TÜRK GENÇLĠĞĠ: " BOYUN EĞ MEYECEĞĠZ! . Kitlenin bilinçlendirilmesi için halkın çok sevdiği bir kiĢinin hitabı gerekir. Hatipler arasındaki Sıtkı Hoca "halk hareketinin baĢlatılmasında" önemli rol oynar. . ġevket Süreyya.yatıyordu. Havzadaki Yürgeç PaĢazade Mustafa Bey Mescidi'nde ümitler ve hazırlıklarla ilgili bir mevlit düzenlenir. Mevlit.."202[209] Bu ortalama mitingden sonra 12 Haziran için yeni bir miting düzenlenir. AlaĢehir'i terk ederken "vatan çocuklarını düĢman eline bırakmanın" acısını çekiyordu: 209 Aydemir." 4 Haziran 1919'da Nazilli de Yunanlılar'ın eline geçti. Toplantı. Basım. ġevket Süreyya. s. biraz da Sıtkı Hocalarındır. Ancak hoca söz verdiği halde gelmez. baltası olmayan sağlam bir odunu eline alsın. Ġstanbul..24-25. Görev.g. ulemadan Sıtkı Hoca'ya düĢer. Kalabalık toplanır. s. Halk kendisine. Çünkü. 210 Aydemir. Yılgınlık göstermeyen Mustafa Kemal. sokaklara taĢar.e. Mustafa Kemal'in hedefi açısından düĢ kırıklığı ile sonuçlanır. Sıtkı Hoca. a.. silâha sarılmaktır! Derhal silâhlarınızı temizleyiniz! Silâhı olmayan baltasını. sonra da yurdumuzu iĢgal eden düĢmanları temizleyeceğiz!. Nitekim 30 Mayıs Cuma günü.."203[210] Sıtkı Hoca kazanılmıĢtır!. 12. bu kez de halkı Mesudiye Oteli önüne mitinge davet eder. ikinci Cilt (19191922). arkasında namaz kılar gibi yüksek duygular içinde dinler: "Yangın saçaklığı sardı.. camide vaaz dinler gibi saygı gösterir. Tek Adam (Mustafa Kemal). Remzi Kitabevi. Mustafa Kemal mitingi Mesudiye Oteli'ndeki odasının penceresinden izler. "o günkü koĢullar içinde söz. "cihat hutbesi" okuyacaktır. derhal saldıracağız! Önce içimizdeki ekmek bilmez hainleri. Aynı günlerde "YüzbaĢı Selahattin". Mayıs 1993.24. Yanıyoruz! Tek çaremiz. Mustafa Kemal halkın arasına Ġlk kez katılmaktadır. Sıtkı Hoca'yı da kazanmak gerekir.

. kitaplar. bir subay için vatanın çocuklarını düĢmana bırakmaktan daha ağır. Bu karĢılık üzerine Bekir Sami umulmadık bir an içinde tabancasını çekip dört hocayı yere serdi. ne olur yakmayın bize verin. daha acı ne olabilirdi? Geceden haber vermiĢlerdi. askerlik Ģubesindeki bazı değerli evrakı yakmak gerekiyordu. kapakları çocuklara veriyordum 'Efendi amca. ġube bahçesinde bunları yakarken çocuklar çevremi sardılar: 'Efendi amca.. .' Ben kâğıtları ve kitap sayfalarını yakıyor. bu hocaların sabahleyin kaymakamlık binası önüne getirilmesini söylemiĢti. Biz atlara binip AlaĢehir Hükümet Konağı'nın önüne geldiğimiz zaman kaymakam. siz gidiyor musunuz? Bir daha gelmeyecek misiniz?' Cevap verdim: 'Geleceğiz yavrum.' Çocuk dedi ki: 'Buraya gâvur gelecekmiĢ. orduya değgin (=iliĢkin) belgelerdi. Sakın hürmette kusur etmeyin!' Bekir Sami. ağlayarak odama çıktım. öyle mi?' Çocuğa cevap veremedim. halka vaaz ederek diyorlarmıĢ ki: 'Yunan ordusu padiĢah emriyle geliyor. AlaĢehir camilerine dört hoca gelmiĢ. Bunlar salnameler (=yıllıklar). jandarma kumandanı ve dört hoca oradaydılar. Kumandan sordu: 'Hocalar bunlar mı?' Birisi: 'Evet' dedi."(AlaĢehir'den 3 Haziran 1919 günü) Yola çıkmadan önce. Bir daha bizim hükümetimiz olmayacakmıĢ! Bunu Rum çocukları söylüyorlar.

bunu unutmayın ve siz de böyle davranın' deyip. samimi ve vahdeti fırkacı211 Selçuk. 12. sömürgesi) altına girmesi Ġçin büyük çaba harcayan Sait Molla gibi hain gazetecilere karĢı. ne yapabiliriz ki demiyor. "Sükûnetle ölüm kararlarını bekleyemeyiz" diyerek bir bildiri yayınlayan yurtsever gençler. büyük ekonomik sıkıntı çeken halkın üzerine zam olarak da yağıyordu. Cumhuriyet Kitapları. ülkenin Ġngiliz mandası (himâyesi. Ġlhan. "Türkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni" kurdu. mukadderatımızı çizen ellerin verdiği ölüm ve inkıraz (=yok olma) kararlarını tevekkül ve sükûnetle intizar etmeyeceklerine ^beklemeyeceklerine) iman ederek. atını sürdü. s. YüzbaĢı Selahattin'in Romanı(2). sınıf ekmeğin kilosu da 15 kuruĢa çıktı..85. kaynağı belirsiz paralar dağıtarak. büyük milletimizin hukukunu müdafaaya azmetmiĢ olan gençlik. Anadolu ihtilâlinin ilk kurbanlarının kanlarını AlaĢehir'de dökmüĢtü. iĢsiziz. Ġstanbul. 3 Haziran 1919 sabahı. sınıf ekmeğin kilosu 19 kuruĢa. "hiç bir partinin âleti olmayacaklarını da" vurguladılar: "Asırlardan beri din ve medeniyetimizin ebedî izlerini sinesinde saklayan ecdadımızın mukaddes kanları ile yoğrulmuĢ olan sevgili vatanımızın. parça parça iĢgal edildiği ve bütün cihanın aleyhimizde hücuma hazırlandığı Ģu felâketli günlerde. Türk ve Müslümanlar'ın. Halk ekonomik bunalımdayken. Ekmek baĢta olmak üzere her ürünün fiyatı artıyordu. canı pahasına "vatan için" ölümü göze alıyordu."204[211] Bu iĢgaller.Onlar yerde debelenirken gür ve sert bir sesle kaymakama: 'Görevlerini yapmayanların sonu bu olacaktır. yan Amerikan yarı yerli undan yapılan 2. Hiç kimse. Baskı. Aralık 2005. Ekonomik olarak direnemeyen Türk halkı. Türkiye'deki Müslümanlar'ın hakkı hâkimiyetini müdafaa için faaliyette bulunmak üzere 'Türkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' adıyla bir cemiyet kurdu. çoğu gençlerden oluĢan bir grup vatansever. 5 Haziran'dan itibaren Ġstanbul'da 1. Memleketin bu ölüm dakikalarında yalnız vatan hissi ile kalpleri çarpan gençlerin bu toplanıĢı. . Bekir Sami. "dıĢa bağımlıyız. de rhal toplandı. geçim derdindeyiz. bedensel varlıklarını ortaya koyarak direnebiliyordu.. insanları Ġngiliz Muhipler Cemiyeti'ne üye yapmaya çalıĢan.

2. Ulusal direniĢin lideri "gizli örgütlenmenin esaslarını" Nutuk'ta açıkladı205[212]: Gizli. 212 Belge: 188. "Hükümeti düĢürün?. önemli. Onlar da biliyordu ki.e. Ģifa verecek hareketlerle yaralarımızı tedaviye çalıĢan cemiyetin vatanperver mesaisi etrafında. Ordu yüce Hilafet makamının dokunulmazlığının da güvencesi olan bu ulusal iradeye (istence) bağlı ve onun hizmetindedir. . ayrıca aĢağıdaki örgütler kurulur. a. "ulusal direniĢ" için "gizli örgütlenme" gerekiyordu. Nutuk (Söylev).. dedikodulara kulak verilmemesini tavsiye ile kurucuları ile üyelerinin vatanın tehlikesi karĢısında yekvücud (=tek bir vücut hâlinde) çalıĢacak bir kitle olduğunu beyan eyleriz.lıktan..Ordu bir saldın durumunda planına göre harekâtını yöneteceğinden. Devletin ve ulusun kaderinde (yazgısında) ulusal irade (istenç) etken ve egemendir." GĠZLĠ ÖRGÜTLENMENĠN ESASLARI Mustafa Kemal'e göre. her nevi ihtiraslardan yüksek ve münezzehtir (=uzaktır).Bağımsızlığımızı savunma uğrunda kurulmuĢ ve örgütlenmiĢ olan Ulusal Kuvvetler her türlü müdahale (karıĢma) ve saldırıya karĢı korunmuĢtur. "dedikodular" ise milli mücadeleyi engellemek isteyenler tarafından büyük bir silah olarak kullanılıyordu!." Vatanseverlerin bildirisinde iki konu çok önemliydi: 1..626. M ÜDAFAA-I H UKUK CEM ĠYETĠ ÖRGÜTÜ TÜZÜĞÜNE EKTĠR(1) YALNIZ ĠLGĠLĠLERE ÖZEL VE GĠZLĠDĠR 1.Örgütlenme partiler üstüydü. "particilik" vatanın son nefesinde dahi insanları bölebiliyor. Vatanın son nefesinde. 2Dedikodulara kulak verilmemesi isteniyordu.g. s. Cemiyetimiz hiçbir fırka ile alâkalı değildir.

oraya yakın bölge birlikleriyle iĢbirliği için öteki bölgelere de geçerler. emir. Genellikle savaĢ yapmak. orduyu seferber duruma koyacak olanlar orduya katılır. onlara gerektiğinde makineli tüfek ve top da verilir.Ulusal örgütümüzle ordu arasındaki bağlantıyı Temsilciler Kurulu sağlar. Müslüman ve Müslüman olmayan çetelerin azlığı ya da çokluğu. haydutluk amacı güden bir kuvvet olmayıp. azla yetinen. Erlerin savaĢ görmüĢ olması yeğlenir. Bir tehlike belirdiğinde. köy ve bölgelerde durucu birlikler kurulur. yurda ve ulusa yaĢamını ve hizmetini adamıĢ.Ulusal birlikler (=millî müfrezeler) durucu ve gezici (=sabit ve seyyar) olmak üzere iki türlüdür. gerektiğinde. Birliklerin kuruluĢ. 4.3. eĢkıyanın saldırısına ve Müslüman olmayan unsurların baĢkaldırma ve baskınına karĢı kasaba ve köyleri korumak ve savunmak için mahalle. yapılacak çağrı üzerine. Bu örgütlerde aĢağıdaki noktalar dikkate alınır: a) Müslüman olmayan unsurların çokluğu.Ulusal Birlikler Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yönetim ve merkez kurullarınca oluĢturulur. Ancak bir tehlike anında. 7. her merkez yakınında bulunan birlik ve komutanlarıyla da bağlantı kurar. c) Salt soygunculuk ve öç alma ve bunun gibi nedenlerle cinayet iĢleyen ve eĢkıyalık yapan. Bundan baĢka. güvenlik ve dirlik düzenliği sağlamak ve sürdürmek. 6. . Ödül verme ve cezaland ırma da tıpkı askerlikteki gibi olur. Komutan. disipline (zapturapta) yetenekli ve becerikli olmalı ve birlikler. gerektiğinde ordunun harekâtını kolaylaĢtırmak amacıyla gezici birlikler kurulur. yurtsever kiĢilerden oluĢmalıdır. komuta ve yönetimi. Bu konuda gereken yardımı askerlik Ģubesi baĢkanları ve bölge komutanları sağlarlar. tıpkı askerî manga.Gezici birlikler silahaltında görev yapan erlerden baĢka.Birlikler yalnız kendi bölgelerinde kalmayıp. Geri kalan güçler yerel tehlikelere karĢı olup. takım ve bölük gibidir. b) BaĢkaldırma eylemlerindeki özel güçleri. bütün halkın eli silah tutan gençlerinden oluĢturulur. 5.

bucaklarda. kendilerine bağlı birliklerin eksikliklerini tamamlamak ve göndermekle yükümlüdür. eĢkıyanın elinden alınan silahlar ve zenginlerce verilecek para ile elde edilme olanağı bulunan tüfek.Silahlar her zaman ulusun malı ve yitirilmesi ulus hazinesinin zararı demek olduğundan. Ancak önemli durumlarda birlikler kendiliklerinden yardıma koĢmakla yükümlüdürler. rovelver. gezici birlikleri oluĢturanların dıĢında kalanlardan kurulur. kasaba ve kentlerin her mahallesinde savunma düzeni kurup. 14Birliklerin sağlık iĢleri için daha önce askerlikte ders . kaldırılıp güvenli yerlere depo edilir veya tehlikeli bölgelerde halka dağıtılır. Hıristiyanların öldürme ve güvenliği bozmak gibi melunca amaçlarına ve eĢkıya çetelerinin saldırı ve cinayetlerine karĢı önlem alırlar. kasabalarda. tehlike içinde bulunan herhangi bir yakın bölgeye gönderip. silahlanmaya yardımcı olabilir. 10. bombalar.Ġl merkez kurullarıyla Temsilciler Kurulu. Bu konuda ordudan da yardım istenir. Yabancılar eline. gezici ve durucu birliklerde dağıtım. elveriĢli yerlerde depo edilir. önemli görülen yerlerde. cephane ve gereçler. bağlı oldukları yönetim ve merkez kurullarına bilgi verirler. bölgeler. silah dağıtımı. Ancak bu durumda. Ve bunlar tarafından gerekli görülen köylerde.Bu görevler yerel yönetim ve merkez kurullarının buyruğu ile olur. 13. tehlikeli bölgelerden gizilce baĢka yere taĢınır ya da zorunluluk doğarsa ya da yağma durumunda. YaĢamlarını ve yiyeceklerini sağlamak da aynı yoldan olur. 12. bir askeri kuvvete yardımcı olarak da gönderilir. gerekli gördüğü bölgelerin birliklerini. yüce Kur'an üzerine el bastırılarak ant içirilir. Bu durumda.Ulusal birlikleri oluĢturacak herkes. 9.Durucu birlikler. orada toplayarak göreve çağırabilir. kefillikle ve düzenli numara altında tutulan kayıtlarla. gerektiği zaman. askeri kıtalardaki yöntem uyarınca yapılacağı gibi. birlik komutanlarının sorumluluğu altında yapılır.Durucu ve gezici ulusal bitliklere gerekli her türlü silahın sağlanması önemlidir. düĢman eline geçme olasılığı bulunan depolar. 11. 8.Her türlü fazla silah.

.. Adıvar. eski Sıhhiye Müdürü Ġstanbullu Doktor Adnan Bey ile eski Üniversite Batı Edebiyatı öğretmeni Halide Edip Hanım idi. -HC. Bakınız: Nutuk (Söylev).g. Gider gitmez karĢı karĢıya geldiğim ilk yüz. Gereken silah ve sargı takımları ordudan istenir. Bu örgütün ruhu. eski 27. 24 Mayıs 1920'de PadiĢah tarafından Mustafa Kemal'le birlikte idama mahkum edilen Kara Vasıf 207[214]. . (.. soyadı Karakol oldu). eski WaĢington Elçisi ve Ankara Milletvekili Midillili Alfred Rüstem. 215 Adıvar. örgütlenmenin ve mücadelenin önemli unsurlarından biriydi. Bu.206[213] "KARAKOL" ADLI GĠZLĠ ASKERĠ BĠRLĠK(ÖRGÜT). a. Kolordu Kumandanı Mirliva (Tuğgeneral) Salacaklı Fuat PaĢa. ufak tefek ve esmer idi. "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsilciler Kurulu" adına yayınladığı bir genelgede.) Hemen karĢı karĢıya oturduk. Halide Edip... yönetmelik niteliğinde olup. 15. Türkiye'yi paylaĢmaya hazırlanan Ġtilâf kuvvetlerinin planlarına karĢı halkı uyandırmak ve hazırlamak için yapılmıĢtı. Ġdama mahkum edilen diğer kiĢiler eski 20.731. -HC.e. Kaymakam Kemal Bey (Kemalettin Sami PaĢa) oldu.) Vatanın kurtuluĢu. bir kâğıt üzerinde millî maksadımızı tespite çalıĢtık. s. ulusun esenlik ve mutluluğu amacıyla kurulmuĢ olan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Tüzüğü'nde 'çete' deyimi yoktur" demiĢtir..g.e. Halide Edip."208[215] "Gizli askeri birlik" 213 Atatürk. Çoğu subay olan bir hayli genç Türkler’in kuĢku götürmez çoğunlukta oldukları yerlere gideceklerdi. Ġhtilalci Türk liderleri arasında ilkelerine çok bağlı bir insan olarak göze çarpıyordu. a.görmüĢ olanlardan yararlanılmalıdır. her yerin gerekleri ve koĢulları gözetilerek uygulanır.. s. 214 Kara Vasıf Bey.26..26. "Kimi yerlerde çete adını taĢıyan birtakım kiĢilerin kendilerini. gerçek bir yurtseverlik örneği olan Kara Vasıf idi. Sivas'ta 15 Ekim 1919'da da. ulusun haklı ve kutsal isteklerini elde etmek amacıyla kurulmuĢ olan yasal örgütle ilgili göstermekte oldukları ve ulusun arzusuna aykırı eylemlere giriĢtikleri haber alındı.g. Karakol adlı gizli örgütle Halide Edip de temasa geçmiĢti: "Benim oraya gitmemi tabiî çok dikkatli ve gizli bir Ģekilde. a.Fırka Kumandanı.e.(. Tabii o memleketin coğrafya durumunu çok iyi biliyordu. s. sağlamıĢlardı. Albaylıktan emekli ve Ġstanbullu (Soyadı Yasası çıktığında kurduğu örgütün adını alarak.Bu ek.

ticari eĢya gibi gizlice sevk ediliyordu. a. 10. Halide Edip. 218 Özakman. Ġstanbul'dan Ġnebolu’daki askerî birime. Tuncay.213. Ve. hazırlanırdı. Hatta.olan Karakol. Örgüt ayrıca. gemiciler ve orada çalıĢan baĢka kimseler yoluyla elde edip. yatsam vücudum kendini yataktan yere atıyor. 200 sandık mermi.. s. çoğu zaman gece ikiden sonra bize gelir ve derdi ki. Kara Vasıf Bey. MĠT'in Gizli Tarihi. Fırka (Tümen) Komutanı olduğu zaman bütün görevini gördükten sonra geceleri de ihtilâle hazırlardı. Sivas Kongresi'ne de delege olarak katıldı ve Mustafa Kemal'le görüĢtü. Alfa Yayınları. Bu gereçlerin teslim edileceği kapalı adres. Ġstanbul'da 10. Mustafa Kemal ve Ankara Hükümeti daha sonra bu örgüte operasyonlar için para gönderdi. Halide Edip.. Basım. Ġngiliz ve Fransız kuvvetlerinin depolarındaki birçok silahı kapıcılar. istilâ kuvvetleri ile yakında temasta ve aynı zamanda el altından Anadolu'ya silah kaçırtmak yollarını sağlamaktaydı. Ġstanbul Hükümeti'nde elde ettiği adamları aracılığıyla. Adıvar. 18. 'Doktor Adnan o kadar yorgunum ki.000 üniforma vs. Anadolu'ya göndertirdi. s.e.Ġnebolu" idi.26. s. ġu Çılgın Türkler. ulusal direniĢ için silah sağlıyordu: "Kara Vasıf Bey bu kuruluĢun ruhu. "Zafer Ticarethanesi .e.104-107. Mustafa Kemal ise buna izin vermedi. Mart 2005. Ġstanbul. örgütün gelirlerini askerî kaynaklar ve bağıĢlar oluĢturuyordu. Bunların arasında 320 manikalı tüfek. "209[216] Bu örgüt "subaylar" tarafından kurulmuĢtu. 1. Ankara'nın ihtiyacı olan teknik subayların ve diğer askerî ve sivil elemanların. Özkan. a. Gece yarısından sonra Üsküdar tarafına geçerek çeĢitli Birliklerle iliĢki kurar. bir top.500 tüfek.g. Turgut. Kağnıcı kadınlar yolda doğum yaparlarsa. Her askerî kıĢlada bir Karakol örgütü Komutanı bulunmasını da istiyordu. Anadolu'ya kaçırılmıĢtı. 210[217] Askerî gereçler. atamalarını yaptırarak Anadolu'ya gitmelerini sağladı. s. kolu ve yönetim cihazının baĢı idi. O. çocuğa "Zafer" adını koyuyorlardı. 211[218] 216 217 Adıvar. Kemalettin Sami ise eli.26. Kemalettin Sami. Zafere böylesine inanmıĢ bir milleti yenmek mümkün değildi. .g.

'Benim komutam altındaki kolordunun acaba saklı ve gizli komutanı kimdir? Bu gizli komutan acaba ne vakit ve nasıl komutanlığı ele alacak ve acaba bana karĢı nasıl davranacak?' gibi haklı birtakım kuruntulara kapılması beklenilmez değildi. Bu ordunun baĢkomutanı ve genelkurmay baĢkanı. s. komutan. Benim.g. Baylar.e.. Herhalde böyle bir davranıĢ doğru değildi. Sivas'a varıĢımdan sonra. hemen komutanları uyardım. .. Bunlar. bilinmeyen birtakım komutanların buyruklarına uymaya zorlamak çok tehlikeli idi. Karakol örgütü (Cemiyeti). bu iĢlen ve örgütleri yapanlar Ġstanbul'da bulunuyorlarmıĢ. Gerçekten. örneğin. Mustafa Kemal anlatıyor: "Bu yönetmeliği okuyan bana en yakın komutanlar bile. bilinmeyen bir merkezin. subay. oraya gelen Kara Vâsıf Bey'den anladım ki. 212[219] Mustafa Kemal Sivas'a delege olarak katılan Kara Vâsıf Bey'i çağırarak sorar: 219 Nutuk (Söylev). bu gizli örgütü Erzurum'da iken haber almıĢtı. bilinmeyen bir baĢkomutanın. kuruluĢ tüzüğü ile genel görev yönetmeliğini bütün orduya. bu iĢi yapan kendisi ve bazı arkadaĢları imiĢ. bu tüzük ve yönetmelik kurallarını hiç uygulamamaları gerektiğini ve bu iĢin kaynağını araĢtırmakta olduğumu bildirdim. ordu. orduda görevli herkeste hemen bir korku ve birbirlerine karĢı güvensizlik baĢladı. Gerçi.. (. herkese dağıtmıĢtı. a. herhangi bir kolordu komutanının. bir yandan kongreler toplayıp açık olarak ulusal ortak çalıĢmalar yaparken." Mustafa Kemal.72. Herkesi asmakla korkutarak. ama her Ģeyi benim adıma yapmakta imiĢler.. bir yandan da gizemli (esrarengiz) ve korkunç bir komite kurmakla uğraĢtığım sanısına kapılmıĢlar.1919'UN "DERĠN DEVLETĠ! . görevlerini gizli olarak yaparlar' deniliyordu. 'bir ulusal Ordu'dan söz ediliyor ve.) Karakol örgütünün yönetmeliğinde. kolordu ve tümen komutanları ve kurmayları seçilmiĢ ve atanmıĢ olup gizli ve saklı tutulur. bu iĢi benim yaptığımı sanarak iyiden iyiye kuĢkuya düĢmüĢler.

" 214[221] Oysa..g. "Derin devleti"*askerler farklı tanımlıyor." BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan. derin devlet önlem almalıdır. Türkiye Cumhuriyeti döneminde baĢlamıĢ bir Ģey de değil."Gizli merkez. Ankara'ya geliĢinin ertesi günü (28 Aralık 1919) halka hitap ederken de.73. ERDO ĞAN: "DERĠN DEVL ET Ġ YO K ETMEK G EREK! . saat 22. o gelenekten gelen bir Ģey zaten. Temel yanlıĢlık. Kanaltürk Televizyonu. mümkünse yok etmek.Genel BaĢkanı).e. 26 Ocak 2007. farklı düĢünüyordu. 28 Ocak 2007. O her zaman olmuĢ. anayasal ilkelerdir. hiç kimse kendisine böyle bir düzen ve kuruluĢtan söz açmıĢ ve bu iĢ için onay almamıĢtı. Kuvayi Milliye örgütlenmesini anlattı ve bağımsızlığın kazanılmasından sonra kurulacak devlet yönetimi hakkında da önemli ipuçları verdi: 220 221 Nutuk (Söylev). Ġlk kez bir üst düzey komutan bu konuda Ceviz Kabuğu Programı'nda canlı yayında açıklama yaptı.. 8." Çünkü. gizli baĢkomutan ve gizli genelkurmay baĢkanı kimlerdir?" "Hepsi siz ve arkadaĢlarınızda" Büsbütün ĢaĢıran Mustafa Kemal. 11 Ağustos 2006 Cuma. Eski Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral ġener Eruygur. a. Ġstanbul. Bu. . Bunun değiĢtirilmesine karĢı tabii ki.215[222] MUSTAFA KEMAL.1. s. Kanal 7 Televizyonu'nda Mustafa Karaalioğlu'nun sunduğu "Ġskele Sancak" Programında "Derin devleti yok etmek gerek" dedi: "Derin devlet var. sürmanĢet. 222 Eski Jandarma Genel Komutanı (O tarihte ADD'nin de -Atatürkçü DüĢünce Demeği. Ġskele Sancak Programı. Atatürkçü düĢünce sistemidir. Emekli Orgeneral ġener Eruygur'un açıklaması. bunu baĢarmak gerek. Saat: 22. Ceviz Kabuğu Programı. Vatan Gazetesi. Ta Osmanlı'dan. Kanal 7 Televizyonu. resmi ideolojiyi yerleĢtirmek istiyoruz.30. sistem yaklaĢımı içinde ele alınmalıdır" görüĢündeydi. 213[220] YIL 2007. "Tabii ki. bunu "akla ve mantığa uygun bulmaz..00. Ama bunu minimize etmek.

. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin liderleri arasında. Paris'e gidecek olan bir "BarıĢ Heyeti"nin (!) bu ziyaretini kim ayarlamıĢtı? Damat Ferit mi. yoksa Veliaht Abdülmecid Efendi mi?. "Türk heyeti ile müzakere yok" baĢlığını atıyordu.451. Hükümetlerin icraatı olumsuz olup da millet itiraz etmez ve düĢürmezse. geleceği ile bizzat ilgilenmesi gerekir. 20. kimlerden oluĢacaktı?. Tutkulu Slovenler.. Yugoslavya'nın geçirdiği sürece bakalım: "Avrupa Birliği adını alacak olan Avrupa Topluluğu'nun çekim gücü muazzamdı. Avrupa Birliği'ne üyelik beklentisiydi. yalnızca "uzman" olarak kendisini "dinleyecekti... bütün kusur ve kabahatlere katılmıĢ demektir. Tüm Orta ve Doğu Avrupa'da.. herkes tarafından iyi ya da kötü yönlere yönlendirilebilirler.(. 6 Haziran 1919'da "Nelerle uğraĢıyoruz?" baĢlığını attı.. kitleler istenilen yöne. a. haklarını algılamamıĢlar demektir. Damat Ferit ile kimse "müzakere etmeyecek".(„.yüzyılın baĢlarındaki bu "sömürgeci patron tutumu" 20. Ve böyle bir millet.. Yabancı basının haberine göre.. Heyette kaç kiĢi olacak. Yugoslavya da Osmanlı gibi parçalara ayrıldı. haklarını algılamadıkça. denetim altında bulundurulmaya layık olur.yüzyılın sonlarında da aynen sürüyordu.g..) .e. "kasabın bıçağını yalayan kuzu" gibi AB'ne yaklaĢma yarıĢı önemli rol oynadı. iĢgal edildi. Avrupa. Bunda."216[223] "AMAN BĠZE BĠR RANDEVU!. Bu ortak tutku. Brüksel'deki kurumların onayını almak amacıyla diğerlerinden daha 'Batılı' ve 'Avrupalı' olduklarını kanıtlama yarıĢına büründü. Ġstiklâl Harbi Gazetesi." Teslimiyetçi Ġstanbul Hükümeti ve egemen basının "ilgi alanı" farklıydı!. s. Kendilerine 'Yugoslav gemisinden' ayrılıp Avrupa gemisine' binmeye en elveriĢli 223 224 Merdanoğlu.... Kendini kurtarabilmek için her bireyin. Sovyet Bloku tünelinin sonunda görünen ıĢık. Bu boĢ uğraĢılara dayanamayan Ġstiklâl Harbi Gazetesi." Avrupa'nın. sözde liderlerin. 217[224] Paris basını ise.. yüzyılın baĢında Osmanlı'ya uyguladığı "parçalama taktiğini" yüzyılın sonunda Yugoslavya'ya uyguladı ve aynı tuzak yine baĢarılı oldu.) Gerçekten Ģunun bunun oyuncağı olabilen milletler."Bireyler fikir sahibi olmadıkça. 6 Haziran 1919. Hüsnü. .

Yetkililer.. Anânelerine sadık kalarak müstebid (=zorba. kendi kararımızı kendimiz veririz" benzeri sözde meydan okumalar yaĢandı. Yunanistan'dan hareket etmeden önce burada bir konuĢma yapan Dorote.cumhuriyet olarak gördüler. Ģunları söyledi: "Yunan milletinin sinesinden doğmuĢ olan Patrikhane. Fakat bir gün emellerine ulaĢacağı ümitleri ile bunlara karĢı koymakta devam etmiĢtir. Ama bunlar yaygın ve hükümet yanlısı basının desteğiyle birer "zafer" gibi sunulmaya çalıĢıldı. s. Diana. a. Bu haklan devamlı ve büyük savaĢlarla savunmuĢtur. Paris'e giderek.g. Biz Türk'üz. "geliyoruz.178. mızrağın çuvala sığmadığı zamanlarda da "AB bizi bölüyor" diye feryat ederek. her devirde Yunan haklarının savunuculuğunu yapmıĢtır. Hep son dakikaya kadar beklendi. AKP Hükümeti bakanları. "AYASOFYA'DA ELĠNĠZĠ Ö PECEĞĠ M! ." Patrikhane yine devrede."218[225] TÜRKĠYE DE 2005 ve 2006 yıllarında yoğunlaĢan biçimde aynı süreci yaĢadı.. gelmiyoruz" havasına girildi. despot) Türklerin darbelerine mâruz kalmıĢtır. "kendilerinin Avrupalı olduklarını kanıtlama yarıĢına" döndü. Size müjdeliyorum ki. Yunan iĢgalini savunan Patrik Vekili Dorote. Ġstanbul'a dönerken Pire'ye uğradı ve Pire limanında düzenlenen törenin ardından Patrikhâne'ye getirildi. yükselen ulusalcılık akımından puan çalmaya çalıĢtılar?. Ama sonunda her zaman olduğu gibi AB'nin dediği oldu ve kuzu kuzu toplantılara katılındı. yine "kin hizmeti" veriyordu. ... pek yakında Büyük Yunanistan'ın 225 Johnstone.e. özellikle DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül ve BaĢbakan Tayyip Erdoğan'ın kimi AB toplantılarına katılma süreci. AB'nin dayatmaları sineye çekildi. Her seferinde de Brüksel'den eli boĢ dönüldü. Hıristiyan yurttaĢlara "din hizmeti" vermesi gereken Ġstanbul'daki Patrikhane. "Çağırdılar ama filanca konuda garanti vermezlerse gitmiyoruz" ya da "Ceza Yasası'nda zinanın suç olup olmamasına biz karar veririz.

Sömürgeci Ġngilizlere bu yanıt vız gelince. Anadolu'daki "direniĢi" büyümeden bastırmak ve "baĢını ezmek" için Ġstanbul Hükümeti'ne bir nota verdi.. . "Mustafa Kemal PaĢa'nın Samsun'a gönderilmesine.e." Patrik Vekilini Paris'te tren garında uğurlayan Yunanistan BaĢbakanı Venizelos da ona Ģu sözü vermiĢti: "Ayasofya'da elinizi öpeceğim!. Türkiye'de bir hükümet var gözüküyor. Mustafa Kemal hükümet tarafından resmen Ġstanbul'a çağrıldı. Mustafa Kemal'in vilâyetlerde gezmesinden rahatsız olan Ġngilizler..'' "PadiĢah k öleliği ile kazanılan Ġktidar. 226 Nutuk (Söylev). ama kararları Ġngilizler alıyordu!. o havalide asayiĢsizlik bulunduğuna dair Ġngilizlerden gelen Ģikâyetlerin yol açtığı" hatırlatıldı ve "Talebinizi geri alın" dendi.kuruluĢuna Ģahit olacağız.. s." M ustafa Kemal (1919) 2 1 9 [ 226] MUSTAFA KEMAL' ĠN DÖNMESĠ ĠÇĠ N ĠNGĠLĠZ TEHDĠDĠ 6 Haziran 1919. Sömürgelerinden birindeymiĢ gibi davranan Ġngilizler'in notasına Harbiye Nazırı ġevket Turgut PaĢa'nın verdiği yanıt kabul edilmeyince. hükümet acilen ġeyhülislam’ın baĢkanlığında toplandı. Savunma Bakanı Ġngiliz generale verdiği yanıt da.. ĠĢgalci Ġngilizler'in Karadeniz Ordusu BaĢkumandanı General Milne.. 131. Ġktidarsızlık örne ğidir. a.9. "derhal geri dönmesini" emrettiler.

tecrübelerinizden istifade için bir Ġhtiyat Zabitleri Cemiyeti teĢkil etmek tasavvurundayız. Giresun'da "yedek subaylar" toplanarak bir örgüt (cemiyet) kurmaya karar verdiler. Ġsimlerini. gönderdiği telgrafta "Suret-i hareketimi ona göre düzenlemek üzere davet nedeninin lütfen izah buyurulmasını rica eylerim" diyerek." "EY G ENÇL ER UYANIN ! Balıkesir'de yayınlanan Doğrusöz Gazetesi de.. halkı iĢgale karĢı ılimnısu çağırdı. bugünlerde dahî Atatürk düĢmanlarının milli direniĢi küçültmek için bir koz olarak kullandığı "Mustafa K emalin Samsun'a gidiĢine Ġngilizler izin verdi" safsatalarını çürüten çarpıcı bir yanıttır. Bu yazıĢmalar sürerken. kapamak yakıĢır mı gözleri. Diriler. 9. Ordu MüfettiĢi Mustafa Kemal ise. iĢte gelmiĢtir. KARADENĠZ: ULUSAL DĠRENĠġĠN KALBĠ VE ATARDAMARI. faaliyet göstereceği sıra. arĢ ileri!...Bu tarihi olay. adreslerini lütfedecek arkadaĢlara minnettar kalacağız. Yenilmez. Bu tehlike haftalarla sayılamayacak kadar yakındır. Ey yurdun gençleri ileri. yılmaz bir kuvvet hâlinde vatan uğrunda birleĢiniz ey gençler!. özlü ve netti: Hep ölenler göz açık bekleyince bu yeri. IĢık Gazetesi'ne gönderdikleri bildiriyle. dönmeyeceğinin iĢaretlerini veriyordu. Ey gençler uyanınız ! Gençliğin dirileceği. Fikirlerinizden.. "ulusal direniĢin kalbi" ve "atardamarı" olan Karadeniz Bölgesi'nde ciddi örgütlenmeler engel tanımıyordu. çağrıda bulundular: "Memleketimizin vaziyeti göz önünde tehlikede. bitleri birleĢtirecek kuvvetlere eskiden olduğu gibi istih- . Ey millet birleĢiniz ! Hepimiz bir daire dahilinde toplanmazsak. "Gençliğin dirileceği ve direneceği zamanın geldiğini" belirten Doğrusöz Gazetesi'nin çağrısı kısa.

"vatanı satmak" için çalıĢmalarına ara vermeden devam ediyordu. Ġstanbul'da Rumca yayınlanan gazetelerden Patris Doktor Ziya aleyhinde büyük kampanya baĢlatmıĢ ve "tutuklanması" gerektiğini ileri sürmüĢtü. Ali Kemal üç ay sonra içiĢleri Bakanı oldu.. bu kin ve intikamın büyüklüğünü göstermesi açısından önemli. bu ülkede yaĢamak hakkı. Ġlginç bir olay. Bir de "icra" yetkisini ele geçiren Ali Kemal. Bunun üzerine. Bu olayı bir tarafa "not eden" gazetecibakan. Sık sık karĢımıza çıkan ve çıkacak olan gazeteci Ali Kemal. ĠçiĢleri Hakanı olunca da uslanmamıĢtı. ġirketin bu talebi Nafia . vatanı satma yönündeki görüĢlerini.fafla (-küçümseme ile) bakacak olursak.. Evvelce suya yüzde yüz zam yapmıĢ olan Terkos ġirketi. kömür fiatlarındaki yeni artıĢları ileri sürerek.. hayatımız kalmaz. Sabah Gazetesi'nde yazdığı yazıları "gayri vatanî" bulduğu için açıkça düelloya davet edilmiĢti. Ali Kemal henüz bakan olmamıĢken. VuruĢmaya davet eden Gemlik Belediyesi doktoru Ziya Bey idi. Bağlarımızı mahveden fılosera (hastalığı) baĢka bir Ģekilde tecelli ederek bizleri de mahvedecektir. bundan böyle eski tarife ile iĢ yapmasına imkân kalmadığım bildirerek yeniden zam istemiĢtir. Ģimdi uygulamaya koyma makamına gelmiĢti. Günlük yor.. Ġstanbul'a adım attığı gün "vatan düĢmanı yazıyorsun" diyen Doktor Ziya Bey'i tutuklattı. Rum ve iĢbirlikçi hükümet iliĢkisi her zamanki gibi tıkır tıkır iĢliyordu. yaĢam sürü- Terkos suyu zam istiyor ġirketi Hayriye'nin biletlere 4 misli zam talebini hükümet tasdik etti." Kendi vatanı yerine iĢgalcilerin vatanını savunan sözde gazeteciler de.

Ülkemiz adım adım iĢgal edilirken. Ģu felâketli günlerimizde düğün yapan Saray mensubu Abdurrahim Efendi görülmektedir. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi.. Diğer taraftan. sapkınlık ve hıyanet içinde iken. Resimde. Ve hükümet de aymazlık. bütün kalelerimiz zaptedilirken. ordularımız dağıtılırken. ġirketi Hayriye tarafından istenmiĢ olan 4 misli zammın hükümet tarafından kabul edilmiĢ olduğu da öğrenilmiĢtir.Bakanlığında incelenmektedir... 9 Haziran 1919) BĠR TÜRK KIZINI N SO N DUASI . iĢ baĢındakiler kendi çıkarlarını ... 10 Haziran 1919) Ġbretlik bir gazete haberi… DÜĞÜN ĠÇĠN VAKĠT BULDULAR Abdülhamid'in mahdumu ġehzade Kaymakam Abdurrahim Efendi ile eski Sadrazam Prens Sait Halim PaĢa'nın biraderi eski Nafıa Bakanlarından Abbas Halim PaĢa'nın kerimesi hanımın düğünleri yapılmıĢtır..

. kadın. bizi o Ģehitlerin ruhu hürmetine sıyanet eyle (koru) Yarabbi.. Ve biz bu aĢk ıh Türk'ün hakkını bütün cihana. halifesinin hükmünde yaĢar.. Müslüman iklimlerinde matem tutan yeisli Türk sedasını iĢiten Tanrım. milletlerine bağıracak ve anlatacağız. Mâbedlerinde ağlayan.. surların üzerinde feryat eden. Ruhumuzdan kopan feryatlara acı ve bizi koru Allahım. seksen milyon Türk. Sesimiz sana minareler memleketinin bütün Müslüman dünyasına ses veren mâbedlerinden yükseliyor.. Ve biz hürriyetimiz için. gönlü yaralanmıĢ yetimler. sesimizi iĢittirinceye. ġarkın hükümdarı olduk.. Ģehitlerimizin ruhundaki kutsiyete sığınarak sana secde ediyoruz. çocuk. Bizim. "Büyük Mecmua" adlı dergide. Türkler. hakkımızı tanıtıncaya kadar bağıracağız Cihadımıza sen zahir (destek) ol Yarabbi.. bütün Türk ve Müslüman kulların hep birden duaya geldik. istiklâli hayatı. bugün bütün milletlerin edeceği bir zulüm ile mukaddesatı. Biz Allahım senin adaletine sığındık. bütün esir olan Müslüman dünyasının matemini ilan ediyor. seksen milyon Türk'ün kalbinde senin vecdin.. Asırlardan beri hükümran olan Türk'ün. hm Ģayi mahvoluyor.gözlemlerimizde senin nurun. Ak saçlı ihtiyarlar.. ulus yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düĢmüĢken. Günahlarımıza tövbe ederek.. Sesini sana ilâhi mâbedlerinden . Müslüman ruhunu temsil eden camilerine haç diktirme Allahım. ĠĢte biz bugün o siyah bayrağın alkırıklar arasında sana yalvarıyoruz Allahım. bağrı yanık analar..düĢmanların siyasal amaçlarıyla birleĢtirmiĢken.. ihtiyar.. ġarkın üstünde dalgalanan matem sancağı. 700 seneden beri denizlerin hâkimi. Babaları için ağlayan bir milyon yetimin hıçkırıklarını iĢit. ancak Türk sultanının. ha fevkinde her kavmin üstünde en büyük kuvvetimiz olan Allahım.. Yedi yüz seneden beri minarelerinde okunan ezan sedne bizi hasret etme Allah/m. ruhumuzda senin aĢkın var. Bizi de dinle. kalbimizde senin vecdin. Bizi düĢmanlarımıza esir eyleme Yarabbi. Sabiha Zekeriya Hanımın "Bir Türk kızının son duası" yayınlandı: "Allahım. Kalbimizi sana açtık. senin aĢkın var. genç. Topraklar altında millet için ölen Ģehitlerini mezarında ağlatma Yarabbi.

"istiklâl Harbi" gazetesinde.. Hükümran olduğumuz topraklarda bizi süründürme Allahım." TÜRK'ÜN ĠL ÂHĠSĠ ĠĢgal altında kurtuluĢ için her yolu deneyen Türk halkı. bütün hakanların Ģan ve Ģeref ülkesinden (. kurtuluĢa destek veren bir avuç gazetede duygularını gün gün anlatıyor. sana bütün vicdanımız. . birbiriyle paylaĢıyordu. DüĢmanlara hakkın kuvvetini tanıt ve bizi kurtar Allahım. Peygamberin vekilini zalimlere esir etme Yarabbi. Camilerimizde yanan din ve iman kandillerini söndürme Allahım. Ġmdat dileyen yaĢlı gözlerimiz. Musa Süreyya imzasıyla yayınlanan "Türkün ilâhisi" de 220[227] bunlardan biriydi: "SarmıĢ matem buraları Saz benizli ovaları Boynu bükük yuvaları Sen himaye et Yarabbi Ne bir yazık diyen bize Ne ses veren sesimize Huzurunda geldik dize Senden inayet Yarabbi Her çehre bize yabancı Bari sen bir parça acı Süründürme altun tacı Bize yardım et Yarabbi Bir gün sabah olur diye Katlandık her iĢkenceye Bu felâketli geceye ver bir nihayet Yarabbi" 227 Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Yüz milyon Müslüman'ın halifesi. Hz. Huzurunda diz çöktük..) eksik etme Allahım. Fatihlerin. merhametine sığınan matemli kalplerimiz. bütün imanımızla yalvarıyoruz.tekbirler yükselten Türk’ün sesini iĢit ve bizi kurtar Allahım. hicran dolu ruhumuzla sana ibadet ediyoruz ve yalvarıyoruz. 13 Haziran 1919.

Bunun üzerine papaz bağırır: . Ġstanbul'u yeniden ele geçirme hedefine çok yaklaĢtıklarına inanmıĢlardı. Atina'da yayınlanan gazeteler Ģu öyküye yer vermeye baĢladılar: "Türklerin Ġstanbul'a girmekte oldukları bir sırada. Ġstanbul'a tekrar kavuĢtuğumuz gün papaz." Bugün mevcut olan ise. odaya bir Rum heyecanla girer ve Türkler'in Ģehre girmekte olduklarını bildirir. ĠĢte.. Birçok Türk. ancak o zaman ben bu habere inanabilirim! Papazın bu sözleri üzerine. . kendi bakıĢ açılarına göre farklı bir öykünün inananlarıdır. sobada yedi balık kızartıyormuĢ. Ġstanbul'u yeniden ele geçirecekleri hayâlini hep canlı tutmakta. bir tarafları kızarmıĢ yüzmektedirler. erkek mi?" tartıĢması yapmakta olduğuna inanır. Bahsedilen bu mevki Balıklı'dır. Balıkların daha bir tarafı kızarmıĢ iken.Bir tarafı kızarmıĢ bu balıklar canlanırsa. Rumlar buraya Balıklı adını takmıĢlardır. o zaman neler olacağının(!) öykülerini anlata gelmektedirler. Silivri kapısı yanındaki mabeddeki bu suda balıklar hâlâ görünmektedir. Ġstanbul'u kurtarıĢ efsanelerini canlı tutarken. Bu sebepledir ki. Yunan ve Rumlar. bir tarafı kızarmıĢ balıklar tavadan fırlar ve hemen yakındaki suya atlayarak yüzmeye baĢlar. Hâlâ balıklar bu suda.MEL EKL ERĠN CĠNSĠYETĠ. Fatih Sultan Mehmet Ġstanbul'u fethederken. Bizanslıların "melekler diĢi mi. bir papaz. Ġzmir'den itibaren Türkiye'yi iĢgal etmeye baĢlayan Yunanlı'lar ve iĢbirlikçisi Rumlar. sudan bu balıkları alacak. Ġstanbul'un sahibi olduklarına inanan Rumlar ise. akıl ve sinir hastalıkları hastanesi olan Balıklı Rum Hastanesi'dir. diğer yanlarını kızartıp yiyecektir. TAVADAN SUYA ATLAYAN BALI KLAR! . Onlar.

Nutuk (Söylev). Mus228 Çevik. O. s.EFELER "GERĠLL A SAVAġI" BAġLATT I! . Ġç Akdeniz'de (Ege'de) "Türk gerillası Efeler" düĢmana karĢı direniĢin düğmesine basmıĢtı. GERĠLLA SAVAġI. Atatürk Kültür. Sabah. s. Kendi ifadesiyle. 21-30 Mayıs 1919 tarihleri arasında Kolordu Komutanlarına Ģifreli telgraflar gönderdi. Sald ırı hazırlığımızı iyi yapabilmek için zaman kazanmalıyız" bilgisini verdi. a. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'ya..e. Ülkemizin fiilen iĢgal edilmesini kabul etmeyeceğini açıklayan Mustafa Kemal. Mustafa Kemal'in "Millî Mücadele yöntemlerinden biri" idi. Konya'daki ordu müfettiĢi Mersinli Cemal PaĢa ile Erzurum'daki 15.g. diğeri ise "önderliğe seçimle gelmek. Sabah Gazetesi iĢgale karĢı gelinmemesi için yayınlar yapıyor. Damat Ferit Hükümeti'ne yaranabilmek için direniĢçileri ihbar ediyordu!. Zeki. KurtuluĢ için çareler arayan yurtseverlerin toplantı ve faaliyetlerini "ihbar" etmeyi görev sayan Sabah Gazetesi "durumdan vazife çıkarmıĢ" ve "iĢgalcilere yardımı" görev saymıĢtı!.180."221[228] Hareketi halka mal etme planının ilk aĢaması "ordu desteğini sağlamak" idi.626.. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 229 Belge: 188. Bu yayınlar. Biri "millî hareketi halka mâl etmek".. Millî Mücadele'de "Müdafaa-i Hukuk'tan Halk Fırkası'na GeçiĢ" (1918-1923). Nitekim iĢgalcilere karĢı gerilla savaĢı baĢlamıĢtı."222[229] Bu amaçla.. Bu arada. "Ġlk iĢ olmak üzere. "Olup bitenleri kabul edemeyiz. Doç. iki hedef belirlemiĢti. toplantı yerlerine "baskın düzenlenmesini" ve toplantılara katılanların tutuklanmasını istiyordu. Dr. bütün ordu ile temasa geçmek lâzımdı. Türk milletinin direniĢ azmini asla kıramıyordu. . yurdumuzu iĢgal eden emperyalistlerin (sömürgecilerin) hoĢuna gidiyordu. yalnızca. Ankara 2002. Yrd. ĠġBĠRLĠKÇĠ GAZETELERĠN yayınları..

Doğan Kitapçılık A. Mehmet. esasen hükümetin verdiği bir karar ve kabul ettiği bir yöntem....M.. Batı Anadolu'da irili ufaklı gerilla birliklerinin sayısı yüzden fazlaydı. Ġstanbul.ġ. A.e. Mayıs 1999.Küçük küçük birliklerin baĢında subay bulundurmakla oluĢturulan örgüt. 223[230] Mustafa Kemal.. Evsile. Bunu söylediğim zaman kuvvetlerimizin ufak tefek topluluklardan oluĢacağını hepiniz anladınız.. Cümlenizin hatırındadır ki. Mondros'tan Lozan'a Türkiye Ulusal KurtuluĢ SavaĢı Tarihi (1918-1923). . bir yıl sonra TBMM kurulduğunda milletvekillerine bunu açıklayacaktı: ". Böylesi birlikler büyük çarpıĢmaları da yürütebilecek güçteydi.139.183. Doç.tafa Kemal komutanlara emir verir gibi değil. topçu subayı Kemal Bey ve süvari subayı Osman Tufan Bey özel bir etkinlik gösterdiler. Dr. küçük savaĢ örgütüdür. s.. a. dostça ve arkadaĢça bir üslupla hitap ediyor. "Halkın gerilla tarzında müdafaa yapması için kuvvet oluĢturmasına yardımcı olunmasını" istiyor. Köprüleri koruyan Yunan bir230 231 Çevik. Bu.. Anadolu'da "kolordu" diye adlandırılan birçok askerî birim.-HC) 232 ġamsutdinov. milletimizin savaĢ konusundaki bakıĢ açısını burada açıklarken demiĢtim ki. bu yönde "komutanları teĢvik ediyordu. Bu ufak kuvvetlerin baĢında subaylar faaliyet halinde bulunacaktır. (Türkçe'si bana ait.33. 225[232] Bergama'da Kuvayi Milliye ve Nizamiye müfrezeleri tarafından bozguna uğratılan Yunan taburundan kurtulanlar Menemen'e kaçmıĢ ve burada katliama baĢlamıĢtı. Yrd. Çünkü.. s. gerçekte 150-200 askerden oluĢuyordu. kaymakam ve memurları da Ģehit etti. Rusça Aslından Çeviren: Ataol Behramoğlu. a.g. Bazı birliklerde savaĢçı sayısı bini aĢıyordu. bir bakıĢtır ve uygulanmasına baĢlanmıĢ olduğunu müjdelerim. Büyük Menderes bölgesinde ise.g. Yörük Ali Efe kuvvetleri düĢmanın ilerleyiĢini durdurmak için üç demiryolu köprüsünü havaya uçurdu.." 224[231] Gerilla güçlerinin örgütlenmesinde jandarma subayları Kılıç Ali ve Saip Beyler. Dr. uzun zaman savaĢmak ve bütün milletin savaĢma duygularını sürekli diri tutabilmek için gerillâ örgütü kuracağız. Zeki.. Doç.. Menemen'deki silahsız vatandaĢlara saldıran katil sürüsü. (Gerillâ) denilen küçük savaĢ örgütüdür.e. s.

bugün de olduğu gibi. kavi bünyeli.. Yunan askerlerinin boĢalttığı Nazilli'ye giren Yörük Ali'nin gerilla kuvvetleri (Efeler). Tıpkı ABD ile birlikte bugün de Türkiye'de yapmaya çalıĢtıkları gibi.. daha sonra büyük eziyetlerden sonra Yunanlılar tarafından boĢaltılan Nazilli'ye girdi. ekmek yedikleri vatana ihanet eden iĢgal iĢbirlikçisi (casusu) Osmanlı Rumları'nı hemen meydanda ipe çekti. beyaz tenli. bunun için de "Millet Ordusu"nun milletin kaderini belirleyeceğini açıkladı. Ġngilizlerin amacı. yakıĢıklı. MUSTAFA KEMAL: " MĠLLĠ O RDU KURULMAL IDIR" Milli mücadelenin örgütlenmesi çalıĢmalarını sürdüren Mustafa Kemal. Durumu çok iyi izleyen Mustafa Kemal.liği tümüyle imha edildi. Ayın Türk aĢiretlerinden Sarıtekeli aĢiretine mensup bir Türk oğludur.) Yörük Ali Efe orta boylu. kaçarken sivilleri rehin olarak yanlarında götüren Yunan kuvvetleri. Tıpkı çeyrek asırdır PKK denen terör örgütünü besleyip. Tıpkı Kuzey Irak'ta nihayet kurdukları Kürdistan gibi. Türkiye'yi bölmek. Ġngilizler'in kıĢkırtması (provokasyonu) ile Diyarbakır'da Kürt vatandaĢlarımız Ġsyana teĢvik ediliyordu.. Tıpkı 21.yüzyılda. Bu arada. Ulusal direniĢe (milli mücadeleye) destek veren gazeteler Yörük Ali Efe'yi kamuoyuna Ģöyle tanıttılar: "Yunan istilâsına karĢı mücadeleye atılan ve Malkoç'da düĢmana ağır darbe indiren Yörük Ali. bıyıkları hissedilmeyecek derecede pek hafif terlemiĢ. bölücülük yaptıkları gibi. "Askerce dövüĢmek" yerine.. Ġngilizlerin teĢviki ile Ġngiliz- . bu masum insanlarımızı yolda katlettiler.. kumralca kaĢlı. Amasya'da ülkemizin ancak "millî birlikle" kurtulacağını. (. BAĞIMSIZ KÜRDĠSTAN !.. omuzları geniĢ. 23 yaĢında bir zeybektir. levent tavırlı bir delikanlıdır.. "Bağımsız Kürdistan" ku rmaktı!. elâ ve çekik gözlü. yine Erzurum'daki Kâzım Karabekir PaĢa'ya geliĢmeleri telgrafla bildirdi: "Diyarbekir'deki Kürt kulübü.." YÖRÜK ALĠ'NĠN GERĠLLA KUVVETLERĠ (EFELER).

a.e. dağıtılan bu Kürt kulübünün hiçbir Kürt'ü temsil etmediği.lerin himayesinde bir Kürdistan teĢkili gayesini takip ettiği anlaĢıldığından kapattırılmıĢtır. Cilt:4. Bugüne kadar gelen belge niteliğindeki telgraflarından 15 Eylül (1919) tarihli olanında. . Türk ve Kürdün yekdıgerinden ayrılmaz iki öz kardeĢ olarak yaĢamakta devam eyleyeceği ve hilafet makamı etrafında sarsılmaz bir vücut halinde dahil ve hariç (=iç ve dıĢ) düĢmanlarımıza karĢı demirden bir kale halinde kalacağı Ģüphesizdir. maazallah (=Allah esirgesin) Ġslâm arasında kan akıtılması ve günahsız zavallı Kürt kardeĢlerimizden birçoğunun padiĢah askerleri tarafından telef edilmesi gibi.39. dünya ve ahret pek acı bir akıbetin ortaya çıkmasının engellenmesi emrinde geçen vatanperverane (=yurtseverlere yakıĢır biçimde) çalıĢmalarınız Sivas Genel Kongre Heyeti'nce takdire ve Ģükrana değer görülmüĢtür." "KÜRTLER ÖZ KARDEġĠMĠZ" sözü de.9. Cenabı Hak mesainizi makbul eylesin.35(1919) Malatya Mutasarrıf Vekili Vasıtasıyla Hacı Kaya ve ġatzade Mustafa Ağalara PadiĢah ve millet hainlerinin aldatmalarına kapılarak. Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal " 226[233] Orduya gönderdiği bir baĢka telgrafında da aynı yaklaĢımı 233 Atatürk'ün Bütün Eserleri. Ve hür yaĢaması uğrunda her fedakârlığı ve bu bapda (=bu manada.g. o günlerden bugüne Mustafa Kemal'in verdiği ibretlik bir ders niteliğindedir. birkaç serserinin neticei teĢebbüsatı (=giriĢiminin sonucu) bulunduğu ve vatan ve milletin tamamen müstakil (=bağımsız).. Sizler gibi din ve namus sahibi büyükler oldukça. bu konuda) emirlerimize amade bulundukları bildirilmektedir. s. bölgenin önde gelen ağalarına Ģöyle diyordu: "Hacı Kaya ve ġatzade Mustafa Ağalara Sivas 15. Kürdistan'ın maruf beylerinden aldığım müteaddit (=sürekli) telgraflarla. Mustafa Kemal'in "Kürtler'i öz kardeĢ" olarak gördüğüne yazılı belgelerde de tanık oluyoruz.

Erzurum. Türkiye ve Türkler kararlıydı.35(1919) Ġngilizler'in el altından teĢviki ve Kürt Teâvün (=YardımlaĢma) Cemiyeti'nin ayrılıkçı faaliyeti ile Kürtlerin milli harekât aleyhinde olduklarına dair pek zararlı propagandalar yapılmakta olduğu Ġstanbul'dan bildiriliyor. Olmadı da. Cilt: 5 (1919). Osmanlı camiasından hiçbir Ģekilde ayrılmayarak. Bitlis. Ġzmir'den vazgeçeriz" biçimindeki propagandaları etkili olamayacaktı. Kolordu Kumandanı"227[234] TÜRKLER ESĠR PAZARINDAKĠ ZENCĠ gibi olmak istemiyordu. temsilcilere telgrafnameler çektirilmesi rica olunur. Doğu Anadolu'nun asil bir unsuru olan Kürt kardeĢlerimizin. 15. Osmanlı memleketinin ayrılmaz bir kıtasında. Kuvayi Milliye ile birleĢmiĢ olduklarına. Yunanlılar. . tüm dünyayı kandırıp Ġzmir'in yanı sıra 234 Atatürk'ün Bütün Eserleri. bunlar yalan üzerine kuruluydu.Kemal 3. Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal. mukaddes hilafet makamına tam bir sadakatle bağlı kalacaklarına ve Kürt Teâvün Cemiyeti'nin ayrılıkçı hareketini lanetlediklerine dair hükümete. Harput Vilayetlerine 13. Nisan 2001. Bütün heyeti merkeziyelere ve Kürt ağalarına ve eĢrafına keyfiyetin (=durumun) anlatılması ile. Ġstanbul. Yunanlılar'ın "Trakya bize verilirse. Avrupa ne kadar diretse de. Ġzmir'den vazgeçmek niyetinde değil.Kolordu. Van. Zaten. yine bu kabil zararlı propagandaların yüce saltanatın payitahtında (=baĢkentinde) revaç (=değer) bulabilmesi üzüntü vericidir.11.. milli harekât ve teĢkilatın en sadık ve kuvvetli bir uzvu bulundukları meydanda iken.görüyoruz: "Diyarbekir. M.Kolordu Kumandanlıklarına ġifre Sivas 6. mukaddes hilafet makamına bütün iman ve sadakatleriyle bağlı bir milleti oldukları. 108. s. Kaynak Yayınları.

. "MĠLLĠ HÜKÜMET" KURUL A- Türkiye gizli ve açık iĢgal edilirken. Sözleri doğru olsa bile bu. delegelerin nasıl seçileceği belirlendi. Amasya'da bir araya geldiler ve önemli kararlara imza attılar. "esir bir kentin halkını.Trakya'yı da ele geçirmek istiyordu. "Vatanın tehlikede oldu- . Sivas Kongresi öncesi alınan ve bir "millî sır" olarak saklanması kararlaĢtırılan karar metninde. Buradaki tarihi toplantıda. Trakya Trakyalılarındır' cümlesinden ibarettir. Kendilerini Avrupalılara medeni diye satmak isteyen Yunanlılar'ın ihtiraslarını tatmin için bir vilâyet halkını diğeri ile mübadele etmek ve bu halkı esir ticareti yapar gibi. zihinler devĢirilip. Sivas ve Erzurum'da yapılacak kongreler öncesi Amasya'da ön hazırlık gerçekleĢtirildi.) nefretle protesto ederiz.. Sivas Kongresi'ne katılacak Türkmen.) Yirminci asırda (. Bize gelince düsturumuz.. Bu aldatma kampanyaları üzerine Trakya PaĢaeli Müdafaa-i Hukuk Heyeti baĢkanlığı bir açıklama yaparak.. esir pazarlarında asla zenci gibi satılamaz" dedi: "(. Damat Ferit Hükümeti'ne karĢı direniĢe geçen komutanlar." Amasya Ta mi mi : "M illetin istikl âlini yine milletin azim ve karar ı kurtaracaktır" ANADOLU'DA CAK! . Ulusal(Milli) Kongreler dönemi baĢladı. Türk halkının esir pazarında zenci satar gibi bir muameleye tabi tutulmak istenmesini de Ģiddetle protesto ederiz. bir baĢka kentin halkını esir alarak değiĢmek" anlamına geliyordu. "Türkler. topraklar fiilen iĢgal edilirken.. eli altında tutmaya çalıĢmak yolundaki teĢebbüsleri. bilemeyiz Avrupa'ca nasıl bir telâkkiye mazhar olacaktır.

21-22 Haziran(1919) gecesi Amasya'da yaveri Cevat Abbas'a "Yaz bakalım" demiĢti: 1.53 ("Belge 26" için de bakınız: s.Doğu illeri adına 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. ulusal bir sır(=giz) gibi tutulmalı ve delegeler gereken yerlere kimliklerini gizleyerek (=ad ve kılık değiĢtirerek) gelmelidir. Mustafa Kemal. Erzurum Kongresi'nin üyeleri de Sivas'ta yapılacak genel toplantıya katılmak üzere yola çıkacaktır..g.Ġstanbul'daki hükümet üstlendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir.Anadolu'nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongrenin tez elden toplanması kararlaĢtırılmıĢtır. Bu durum ulusumuzu yok olmuĢ gibi gösteriyor.Bunun için bütün illerin her sancağından. Gürer. 2. halkın güvenini kazanmıĢ 3 delegenin. 3.e. 6.Ulusun durumunu ve davranıĢını göz önünde tutmak ve haklarını dile getirip. hemen yola çıkarılması gerekmektedir. a. s.e. 4. Turgut. s. (Rahat anlaĢılabilmesi için her iki kaynaktaki metni. daha sonra (20 Ekim 1919) Rauf ve Bekir Sami Beylerle birlikte tekrar Amasya'ya gelecek ve Tasvir-i Efkâr Gazetesi muhabiri RuĢen EĢrefe Ģöyle diyecekti: 235 Nutuk (Söylev).236. 8. O güne değin öteki il delegeleri de Sivas'a ulaĢabilirlerse.Yurdun bütünlüğü. anlam ve dile bağlı kalarak.-HC) . 7. a. olabildiğince çabuk yetiĢmek üzere. bugünkü Türkçe'ye çevirdim.228[235] Mustafa Kemal. bütün dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve denetimden uzak ulusal bir kurulun varlığı çok gereklidir.ğu" vurgulanıyordu. 429).g. 5.. ulusun ba ğımsız lığı tehlikededir.Ulusu n bağı msızlığını yine ulu sun a zim ve karârı kurtaracaktır.Her ihtimâle karĢı bu durum.

Sonra Kâzım PaĢa geldi.-HC) . Hükümet bu iĢlere muarız (=karĢı) imiĢ.. Rıza ile sigorta iĢini konuĢtuk. Atatürk Kültür. Pazar: Albay Ġsmet (Ġnönü) Bey. 2000. yüksek ateĢle hasta yattığı Ġstanbul'daki evinde küçük not defterine yazmaya devam ediyor: "Miralay (=Albay) Ömer Lütfi Bey geldi.14. Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi (1918-1938). yatık yazı ve siyahlama bana ait.. Dünya. kader arkadaĢlarından Ali Fuat'a döndü: "Fuat PaĢa.Kemal PaĢa vazifesine devam ediyor imiĢ.". Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Prof. mücadelemize sıfat ve salâhiyetten azade olarak da devam edeceğim.. Amasya'da toplanan komutanlar."230[237] HÜKÜMET AZLETSE DE MÜCADEL EYE DEVAM. (Notları yazıldığı gibi aynen aldım. ġu önümüzdeki birkaç gün içinde vaziyet anlaĢılacaktır. s. M. Seni temin ederim ki. Garip vaziyet Ġsyan mı edecek. Havadisleri M. Müdâfaa-i Hukuk-i Milliye. Dr. Ali Fuat PaĢa da Ankara'ya hareketinden önce Mustafa Kemal'le baĢ baĢa görüĢtü. Utkan.Kemal PaĢa beklemiyor imiĢ.111. Ankara. Posta müdir-i umûmisi Refik Halit Bey'e telgraf çekmiĢ. ismet." 229[236] 22 Haziran 1919. milletimizin hayatına ya saygı gösterip onun birlik ve bağımsızlığını onaylayacaktır. beni ordu müfettiĢliği makamında uzun müddet bırakacaklarına ihtimâl vermiyorum. ya da son topraklarımızı son insanlarımızın kanıyla suladıktan sonra bütün bir milletin ölüsü üstünde reddolunmuĢ iĢgal hırsını tatmin etmek zorunda kalacaktır. toplantı sonrası görev yerlerine dağıldı. Evden çıkmıyorum.. Yalnızca parantez içi açıklama. Bandırma tarafında toplanıyorlarmıĢ. Yunanlılar Bergama'ya tekrar ve cebren girmiĢler. a. 236 Kocatürk. Müdâfaa-i Hukuk-i Vatan Cemiyetlerinin telgraflarım kabul etmemesi için idarehanelere verilen caniyane emri geri alsınlar diye yazmıĢ. 5.e. PaĢa. 237 Ġnönü. Hep hastayım.g.

Tutuklamaya karĢı çıkan ReĢit PaĢa. Sivas'ı iĢgalle tehdit ediyordu. arkadaĢları ile uzun uzun görüĢen Mustafa . Fransız BinbaĢı Brüno da. Sivas'a geçme hazırlığındaki Mustafa Kemal'in tutuklanacağı haberleri yayıldı. ġiddetli tedbirler alınmalıdır" diye yazıyordu. toplantılarda olduğu kadar cephelerde de devam ediyordu.ArkadaĢlarımın aynı yakınlığı ve vefayı göstereceğinden eminim. Sivas'a giderek Vali ReĢit PaĢa'dan kente ayak basar basmaz Mustafa Kemal'in tutuklanmasını istedi. Atina gazeteleri. seninle beraberim PaĢam. Hükümet tarafından yeni ataması yapılmıĢ bulunan Elazığ (Mamüretülaziz) Valisi Kurmay Albay Ali Galip.." "Ulusal direniĢ". Yunan Ordusu'nun Türkiye'de kayıplar vermeye baĢladığını gizleyemiyor. tehlikenin kendisiyle sınırlı olmadığına iĢaret etti: "Bu adamlar seni de Kolordunun baĢından ve hattâ askerlikten ayırabilirler." Mustafa Kemal. Paris'teki toplantılara katılan Amerika BirleĢik Devletleri BaĢkanı Wilson'a baĢvurarak. NE BLÖFE ALDIRIR. bazı satılmıĢ sözde Türk gazetelerinin yazmadığı gerçeği yazmaya baĢladı: "Anadolu'da mukavemet!. "Anadolu'nun her tarafında Jön Türkler halkı ayaklandırmaktadır. "ĠĢte kendisi geliyor. Sivas'taki paĢa-vali ReĢit’in durumu bir telgrafla kendisine bildirmesi üzerine. ĠĢin ciddi olduğunu gören Ġzmir Metropoliti Hrisostomos da." "Vaziyet ne Ģekilde tecelli ederse etsin." Ali Fuat PaĢa da kararlığını vurguladı: "Bu taktirde dahi." Elefteros Tipos adlı gazete. NE TEHD ĠTTEN KORKARIZ! Bu arada. "Anadolu topraklarından Yunanistan'a verilecek parçaların hızla belirlenmesini ve Yunanistan'ın Anadolu'daki sınırının çizilmesini" istedi!. ben ve Kolordum daima emrinde kalacaktır. buyurun siz tevkif edin" karĢılığını verdi..

Sivas'ın iĢgali kolay Ģey mi? Fransızlar bunu hangi kuvvetini sevk ederek yapabilecek ArkadaĢlar buna nasıl inanabiliyorlar? Basit bir propaganda ve blöf karĢısında arkadaĢlarımızın maneviyat kırıklığına (moral bozukluğuna) uğramaları Ģayanı hayrettir doğrusu!. Azarlayan bir nutuk çekti.e. Siz cihanın kabul ettiği bu kaideye is- 238 Kansu. ne de kongreye engel olabilirler. PaĢa'nın sözleri Ali Galip'in yüzüne tokat gibi iniyordu: "Askerler mert olur.. sürekli ter döküyor ve yutkunuyordu. a. Birkaç kelime söylemek istedi ama Mustafa Kemal PaĢa müsaade ve müsamaha etmedi. Türk askeri ise mertlerden mert ve pek civanmert 233[240] olur.) 240 Civanmert: Yiğit.Kemal ise. kaĢları çatıktı. dilinizi de tutamazsanız sonunuz kötü olur" dedi. 4. Ali Galip'in. haddinizi bilmezseniz. Aklınızı baĢınıza almaz. "Size daha ağır muamelede de bulunabilirdim. Fakat. asil ve cömert yaratılıĢlı. Sivas'ta günlerce gizli faaliyette bulunmasını "bayağılık" olarak tanımladı. 232[239] Kızgın biçimde ayağa kalktı. Türk Tarih Kurumu Yayınları. babayiğit.44.g.-HC . bu söylediğin Ģeyler tehlike teĢkil etmez." Mustafa Kemal. mert.339. s. Mazhar Müfit'in omuzlarını sıkarak Ģu sözlerle ifade edecekti: "Mazhar Müfit. Ne Sivas'ı iĢgal edebilirler. Erzurum'dan ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber. (Bakınız: Turgut. kükreyen bir aslan yavrusuna benziyordu. Mazhar Müfit. Mustafa Kemal'in yüzü asık. daha sonra Ali Galip'i Kolordu Kumandanlık Dairesi'ne çağırttı ve "gereken cevabı" verdi.. temiz."231[238] Mustafa Kemal. 1 Cilt. Ali Galip öylesine periĢandı ki. Hulusi.. Emekli bir asker olduğunuza saygı gösterip bu kadarla yetiniyorum. Tehlike ancak azim ve imanına güvendiğim arkadaĢlarımda gördüğüm bu zaaftadır. bu ne gaflet. ne bilgisizlik ve ne görüĢ kıtlığı? Bir Fransız binbaĢının geliĢi güzel atıp tutmasından ibaret sözler. Baskı. Süt dökmüĢ kediye dönen Ali Galip'in yanında Mustafa Kemal. "psikolojik savaĢla" ilgili önemli bir yaklaĢım sergiledi: "ġimdi paĢaya gereken cevabı vereceğim. her çağda örnek olacak "azim ve iradesini" yine kongre ortamında. s. 239 Kılıç Ali'nin anlatımı. Ankara 1997.

'Mustafa Kemal ve arkadaĢları Sivas'a hareket edince Brüno ve arkadaĢları Sivas'tan kaçtılar. ne tehditten korkar. Bir iki kuru sıkı tehdit ve blöfle bizi yolumuzdan dönecek insan mı sanıyor bu zavallı? Biz ne blöfe aldırır. ne de siyaset manevra ve tuzaklarına düĢeriz dedi. 242 O sırada. Sivas Kongresi'nin tamamlad ıktan sonra da (11 Eylül). Utkan. Yaz ve de ki.-HC 243 Kocatürk.. 190 . dönemin ĠçiĢleri Bakanına 235[242] bir telgraf çekerek.g. s. Aklınızı baĢınıza toplayın! Galip Bey ve yandaĢları gibi akılsızların ahmakça olan boĢ vaitlerine (=sözlerine) kapılarak ve Mr. Sonra da. hatıra defterine bu olayı da yaz. gece yarısına doğru yorgunluk kahvelerini içtikten sonra. 159. milli mücadelenin kayıtlarını tutan Mazhar Müfit'e emretti: "Mazhar Müfit. Utkan. Prof. Merak etme utanmazsın!.. "Hele bak Ģu Brüno gafiline.e. caniler! DüĢmanlarla millet aleyhinde haincesine tertiplerde bulunuyorsunuz. Milletin kudret ve iradesini takdirden aciz olduğunuza Ģüphe etmiyordum.tisna mı teĢkil ediyorsunuz?" 234[241] Mustafa Kemal. a.' 241 Kocatürk. Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi. Dr. Mazhar Müfit'e (Kansu) döndü. Fakat vatan ve millete karĢı haincesine ve bıçaklarcasına harekette bulunacağınıza inanmak istemiyordum..Nowill gibi milletimiz ve vatanımız için zararlı olan yabancılara vicdanını satarak yaptığınız alçaklıkların milletçe tatbik olunacak mesuliyetini göz önünde tutunuz! Güvendiğiniz kiĢiler ve kuvvetin akıbetini öğrendiğiniz zaman kendi akıbetinizle mukayeseyi unutmayınız!"236[243] Öfkesi dinmeyen Mustafa Kemal. hak ettikleri biçimde çok ağır hakaretlerde bulunacaktı: "Alçaklar. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. 62. Ali Kemal istifası ile boĢalmıĢ bulunan ĠçiĢleri Bakanlığı koltuğunda Adil Bey oturuyordu.

Altı bin altın da.152-'l63. bir efkar sigarası tüttürdü ve. E. belge ve altınlarla Sivas'a Mustafa Kemal'in yanına döndü. direniĢin liderini öldürmek için Ġngilizler'den 6 bin altın almıĢtı. Noel'i ve yine Ġngiliz himayesinde kurulmuĢ Kürt Teali Cemiyeti temsilcilerini de yanına alarak. biner liralık çıkın hâlinde ele geçirildi.Bu notu hatıra defterine bugün yazmanla. Ya istiklâl ya ölüm. Emekli subay Ali Galip. kahramanı Kılıç Ali. diye ant içtik. 237[244] Ġngiliz-Türk-Kür t iĢbirliği: MUSTAFA KEMAL' ĠN KATLĠ Ġ ÇĠN 6 BĠ N ALTIN Daha sonra öğrenilecekti ki Ali Galip. Ġngiliz binbaĢısı ünlü casus C. Makbuzda(senette) Ģöyle yazıyordu: "Mustafa Kemal ve avenesinin yakalanıp katledilmesi karĢılığı altı bin altın alınmıĢtır" Senetin altında Ali Galip ile Malatya Mutasarrıfı (mülkî amiri) Halil Rami'nin imzaları vardı. tek tepe kalıncaya kadar çarpıĢacağız. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesi'nin âdeta sermayesi olacaktı. PaĢa. Bu servet. Daha sonra. o gün yazman arasında hiçbir fark olmayacaktır. bağımsız bir Kürt hükümeti kurmak için. Cilt. milli mücadeleciler odalarına dağılıyordu. "Haydi 'Dağ baĢını duman almıĢ' marĢını söyleyelim" diyerek ayağa kalktı. tek kurĢun.e. paranın miktarını duyunca. gü244 Kansu. s. Kılıç Ali baĢkanlığında yapılan bir baskında bu "suikast anlaĢması" ve 6 bin altın Ġle makbuzu bulundu. . Malatya'daki bu baskının. çevreden topladığı aĢiret kuvvetleriyle Sivas'ı basıp Mustafa Kemal'i tutuklamak ve kongrenin toplanmasını önlemek için Malatya'ya doğru yola çıkmıĢtı. Gece yarısı ortalık "Dağ baĢını duman almıĢ" marĢıyla inlerken. PaĢa'nın emriyle altın çıkınını Heyet-i Temsiliye kasasına teslim etti. a. diyen bir millet de göz önünde mevcutken korkacağımız hiçbir Ģey yok" yanıtını alan PaĢa." Moralleri düzelen arkadaĢlarının "PaĢam bizler. Kılıç Ali. 1. Mustafa Kemal'e verdiği namus sözünü çiğneyerek.g.

g." dedi. "Sen ne dersin çocuk? Bir ĢaĢkını kahraman veya kurban mı yapmak istiyorsun? Bırakın bu komitacı kafasını.g.e. düĢüncenin sahibi gence dönerek. yarın da bu ülkede böyle sonuçlara meydan vermeyecek yolları kapayarak mücadele edebiliriz.. ne vatana ve ne de sahiplerine hayır getirir.(. Adaleti uygulama yeri ve yetkisinde de değiliz.lerek Ģunları söyledi: "Bu çok büyük para.. Bu adamın bir adalet divanında ihanetinin sabit olacağına hiç Ģüphe yoktur. Kaldı ki bu adam.. Burası öyle. Faaliyet halinde Meclis-i Mebusan yok ki. Ģöyle diyordu: "Bir genç arkadaĢımız. Yüreklerine iner. Hulusi. 1919'un 17 Eylül'ünde arkadaĢlarına durumu anlatan Mustafa Kemal. hain Damat Ferit'e düzenlenecek suikasta izin vermeyecek kadar da büyüktü.) Bu yolun dıĢındaki hiçbir tarz. Ancak adalet isteyebiliriz.. Büyük fenalıklarına devam ediyor ve elinden geldiği kadar da devam edecektir. a. Hulusi. a. O halde onunla ancak. Sadrazam Ferit PaĢa'nın öldürülme teĢebbüsü için benden onay istiyor. Ģimdilik onu oraya getireni ikna ederek..e.. Bizimkilere birden söyleme. Fakat biz mahkeme değiliz. 245 246 Kılıç Ali'nin anlatımı.66) .56-62) Kılıç Ali'nin anlatımı. Bunu da fert yapar. çünkü PadiĢah'ın güvenine sahip. AnlaĢtık değil mi?" 239[246] Sonra da. s. güvensizlik beyan etsin ve düĢürsün.. s.. (Bakınız: Turgut. Kendisine suikast yapılması için her yol denenen Mustafa Kemal." 238[245] DAMAT FERĠT'E SUĠKAST'E HAYIR!... (Bakınız: Turgut.. hakim de değiliz. halen nazariyede bile olsa Ģeklen meĢru durumda sadrazam.

Birçok kaymakam. kendi etrafında birleĢmeye davet etti. merkezi hükümete karĢı isyan etti.-HC.)" Atina gazetesi bu haberleri geçerken. Amasya Genelgesini(Tamimini) yayınladı. Fakat tesir sahası Bursa vilâyetine ve Yunan iĢgal bölgesine kadar yayılmaktadır. PaĢa. düĢman basını bile gerçekleri yazmaktan kendini alamıyordu.. (.) Türk kaynaklarından alınan haberlere göre. 247 Atatürk'ü o tarihte düĢman bile taktir ederken.) milleti vatanı savunmak için . milli kuvvetler Aydın’ı geri aldı. "Mustafa Kemal..(... bugün içimizdeki kimi Atatürk düĢmanlarının (aydın görüntülülerin. “ĠSTANBUL.. ANADOLU'YA TABĠ OLACAK.ATĠNA BASINI : "ANADOLU ĠSYANI HIZLI BÜYÜYO R! " Kent ve kasabalarda "düĢmana karĢı dikleniĢ" ve direniĢ arttıkça. milletin sinesinden fiili bir güç doğarsa kurtarıcı olabilir.. bir de "görünmeyen" çalıĢma yaptı ve birçok yetkiliyi ulusal mücadele için mektuplarla örgütledi. Atina Habercisi adlı gazete. Ģu görüĢlerini bildirdi: "Ancak. “bu hareket bilhassa merkezi hükümete karĢı bir isyan mahiyetindedir. (. Ġstanbul'dan Ģu haberi veriyordu: "Anadolu'da tam bir anarĢi hali mevcuttur. Mustafa Kemal PaĢa'nın karargâhı Amasya'da (Samsun'da) bulunmaktadır. iĢgale karĢı yalnız mitingler ve benzeri tezahüratın. . Batı sömürgesi hayranlarının ve bilinçsizlerin) sapkınlık ve aymazlıklarını hatırlayalım." Mustafa Kemal Amasya'da iken bir "görünen" çalıĢma yaptı. büyük hedefe tek baĢına ulaĢmaya yeterli olmadığını belirterek. ĠçiĢleri Bakanlığı'nın emirlerine uymayı redde tmiĢtir. Türk Ordusu'nun en yetenekli subaylarından biridir" diyerek 240[247]. Yıldırım Orduları Grup Kumandanı ve Türk Ordusu'nun en kabiliyetli subaylarından biri Mustafa Kemal PaĢa.

Kolay Ģey değil. Ġstanbul Anadolu'ya tâbi olmalıdır. M. 4 Temmuz'da. Hükümet. "Her türlü zillete katlanan hükümet'e rağmen Mustafa Kemal. "t e k b i r t e p e v e t e k b i r k u r Ģ u n k a l ı n c a y a k a d a r s a v a Ģ a c a ğ ı m ı z ı" söyledi: "Milli mücadeleyi milletin büyük çoğunluğuna dayanarak hızlandırmak ve organize etmek zorundayız. Ġstanbul'daki muhalif akımlar. hükümet ve ecnebiler muhakkak ki. her türlü zilletine katlanmaktadır. ihanet ve hıyanetlerle karĢılaĢacağımız kesindir." "Vatanın si- . ArkadaĢlar! Tek önlem. Büyük direniĢlerle. iĢgalcilerin tüm tecavüz ve emirlerine "miskince boğun eğerken". KEMAL: " BAĞI MSIZ BĠR TÜRK DEVL ETĠ' KURMALI YIZ" Halkın deyimiyle Ġstanbul'daki "ırzı kırık namert hükümet". PadiĢah ise. Hâkimiyet-i Milliye'ye dayalı kayıtsız Ģartsız bağımsız bir Türk Devleti kurmak ve bu hedefe mutlaka ulaĢmaktır." Ġstanbul dahil yurdun her köĢesini yoksulluğa ek olarak yangınlar ve hastalıklar sarmıĢken. ülkenin karĢılaĢtığı tehlikeleri halka daha iyi anlatma çabalarından vazgeçmiyordu. Erzurum kalesi muhafızlığına ait küçük bir binada geceleyin düzenlediği toplantıda. Mücadele-i Milliye’ye atılanların yok olması için saray. unvanı mahfuz ve baki kalmak koĢuluyla her Ģeye razı bulunuyor.Anadolu Ġstanbul'a değil. ilk andan itibaren harekete geçeceklerdir. Mustafa Kemal Erzurum'da toplantılarına devam ediyordu. milli mücadeleye zarar vermekte ve gayri milli propagandalara neden olmaktadır.. düĢmanların her türlü tecavüz ve emirlerine miskince boyun eğmekte. Hedefimiz bu olacaktır. Osmanlı'nın baĢkentinde parti kavgaları da sürüyordu.

Mustafa Kemal uzun bir süredir böyle bir giriĢime karĢı tedbirliydi. 15 Haziran'da da bu kez Amasya'dan padiĢaha telgraf çekti: "(. . en son kendisini 8 Haziran tarihli telgrafla Ġstanbul'a çağırmıĢ. temin et meye çalıĢacağız. Hükümet kendisini kandırarak Ġstanbul'a döndürmeye çalıĢtığı için.. Savunma Bakanı ġevket Turgut PaĢa..e.nesinde (=ba ğrında) kurtuluĢ çarelerini bi rlikte.. ölünceye kadar aramaya. görevimden istifa ederek önceden olduğu gibi Anadolu'da ve milletin sînesinde kalacağım ve vatanî göre248 Mustafa Kemal'in 24 Aralık 1919'da KırĢehir'de gençlere hitabından. s. Mehmet.) Eğer zorlanırsam. a. o da aynı taktiği uyguluyor. "Karargâhını memleket içine sokmak için" yazıĢmalar yaparak zaman kazanmaya çalıĢıyordu.. Bağımsız bir "Türk Devleti" kurma amacındaki Mustafa Kemal'in bu yöndeki çabalarından rahatsız olan Ġngilizler ve emri altına aldığı Ġstanbul Hükümeti.g. Önder.) Ġstanbul'da iken." Mustafa Kemal (24 Aralık 1919)241[248] "M illet kuvvetli ve bu derece uyan ık" ORDUDAN Ġ STĠFA VE S ĠNE-I MĠLL ET'E DÖNÜġ. (.310.. PaĢa'yı görevden alma hazırlıklarına giriĢti.. milletin bu kadar kuvvetli ve az vakitte felâketlerden bu derece uyanık olduğunu hayâl edemezdim. o da 11 Haziran'da "Davet nedeninin lütfen açıklanmasını rica ederim" diye karĢı telgraf çekmiĢti.

) Ġstanbul'da iken milletin bu kadar kuvvetli ve az vakitte felâketlerden bu derece müteyakkız olduğunu tahayyül edemezdim. Hükümet.g. "Onlar beni azlediyorlar. Mustafa Kemal'in Sivas'ta yayınladığı ve kendisinin de yazdığı Ġrade-i Milliye Gazetesine göre.." 242[249] SĠNE-I MĠLLETE DÖNÜġ. s. KarĢılıklı taktikler 8 Temmuz'a kadar sürebildi.. a. Bir gece önce.) Büyük bir aĢk ile bağlı bulunduğum yüce askerlik mesleğimden de istifamı sunarak veda ettiğimi arz ederim. Utkan. PadiĢahın kendisini görevden alma kararından bir gün önce "ordudan istifa ettiğini" ve "sine-i millete döndüğünü" açıkladı. Fakat ben hem memuriyetimden." Üzerinden büyük bir baskının kalktığını hisseden PaĢa. Dr. "ONLAR BENĠ AZLEDĠYORLAR!. .. Prof. bu telgraf Amasya'dan değil Havza'dan gönderilmiĢ gözüküyor. Ardından da "ordudan istifa" telgrafını Savunma Bakanlığı'na gönderdi: "(. geç vakitlere kadar Savunma Bakanı ġevket Turgut PaĢa ile telgraflaĢan Mustafa Kemal.4. Bir millet ferdi olarak ve milletten kuvvet ve kudret alarak göreve devam edeceğim.. Telgrafın aslında bu sözler Ģöyle: "(. Savunma Bakanı "O halde resmi göreviniz sona ermiĢtir" cevabını verdi.) Eğer icbar edilirsem memuriyet-i âcizanemden istifa ederek kemakâne (=eskisi gibi) Anadolu'da ve sine-i millette... s. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.e." Bakınız: irade-i Milliye Gazetesi. (. yanındaki arkadaĢlarına kısa bir açıklama yapma gereğini duydu: "Aziz arkadaĢlarım. bu andan itibaren hiçbir resmi sıfat ve memuriyetim yok. 137. gelen baskılara daha fazla dayanamıyordu.. 14 Eylül 1919..vime bu kez daha açık adımlarla devam edeceğim. hükümetin "derhal geri dön" emrine uymayacağını bir kez daha bildirince." 249 Kocatürk." Mustafa Kemal ise telgraf odasında bulunan Bitlis Valisi Mazhar Müfit'e (Kansu) dönerek. hem de canım kadar sevdiğim mesleğim olan askerlikten de çekiliyorum' dedi... kalacağım ve vezâif-i vataniyeme bu kere daha sarih hatvelerle devam edeceğim.

Prof. Mustafa Kemal. pek aĢığı bulunduğum yüksek askerlik mesleğinden bugün (8 Temmuz 1919) veda ve istifa ettim. resmî ve askerî sıfatım (sıfatı resmiye ve askeriyem) artık engel olmaya baĢladı.. Utkan. Savunma Bakanlığı'na (Harbiye Nazırlığı'na) bağlı olan Mustafa Kemal'i azlettiğini hemen duyurdu. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. mukaddesatım adına söz vermiĢ olduğumdan. ĠNGĠLĠZLERĠN EMRĠ ile hareket eden Türkler'in sözde ĠçiĢleri Bakanı. s. kendisine bağlı valilere telgrafla bir genelge yollayarak. "PaĢa ile asla temasta bulunulmamasını" ve "emirlerine uyulmamasını" emretti. Dr. ülkesini kurtarmak için canlarını ortaya koyan250 Ġstiklal Harbi Gazetesi. Doğrudan kendisine bağlı olmadığı halde iĢgalcilerin emirlerine uymayı "barıĢ" ve "medeniyet" kabul eden (!) Ali Kemal.e. MUSTAFA KEMAL 'Ġ AZLETTĠ! . Kısa bir süre sonra istifa etmek durumunda kalacak olan Ali Kemal..g. eski gazeteci Ali Kemal. a.YUNAN VE ERMENĠ EMELLERĠ.. Bundan sonra kutsal ulusal amacımız (gaye-i mukaddese-i milliyemiz) için her türlü fedakârlıkla çalıĢmak üzere sine-i millette (halkın içinde. bağrında) bir ferdi mücahit suretiyle bulunmakta olduğumu bu genelgeyle (tamimen) arz ve ilân eylerim."243[250] ALĠ KEMAL. Mustafa Kemal'i görevinden aldı. Kuvayi Milliye'ye hakaretler ediyor.. 9 Temmuz 1919. ertesi gün Erzurum baĢta olmak üzere vilâyetlere ve millete bir yazı göndererek istifa gerekçelerini açıkladı: "Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermeni isteklerine (emellerine) kurban etmemek için açılan milli savaĢ (mücadele-i milliye) uğrunda milletle beraber serbest surette çalıĢmağa. Ali Kemal illere gönderdiği genelgede. Bu kutsal amaç (gaye-i mukaddese) için milletle beraber sonuna kadar çalıĢmaya. .. 146. Kocatürk.

Entente adlı Ġngiliz gazetesine de demeç vererek. Mustafa Kemal. "Mustafa Kemal ve arkadaĢlarının düĢmanın oyununa geldiğini"(!) yazıyordu.HC . "katiller". düĢmanlarımızın hepsi de hariçte değildir. Bunlar hem daha tehlikeli ve hem de içimizde bulunan ittihatçılardır! 251 Bugünkü Avrupa Birliği komiserlerini hatırlayalım. Ona göre Mustafa Kemal'in "kusuru"(!) ise. "soyguncular". günün politikasına uymasını beceremediğinden.Ġcraat ve giriĢimlerimize karĢı gelenler ve zorluk çıkaranlar maalesef yalnız Rumlar olmayıp. "ülkeyi düĢmana teslim etmemek" idi..ları "haraççı mafya". Ali Kemal. Avrupa'nın (bugün Avrupa Birliği ve ABD'nin) ĠĢgalci ve sömürgeci politikalarını "moda" ve "çağdaĢlık"(!) diye kabul etmek anlamına geliyordu. Asil millettirler" diyecek olan PadiĢah Vahidettin gibi. Kuvayi Milliyecilere hakaretlerini sürdürdü: "AĢağı tabakalar". "çeteci sürüsü" ve "içimizdeki düĢman!” Daha sonra "Ben Ġngilizler'i severim. "saygısız" ve "baĢıbozuk" olarak gösteriyordu: Mustafa Kemal PaĢa büyük bir asker olmakla beraber. Reddi Ġlhak cemiyetleri gibi Karesi ve Aydın havalisinde Ġslâm ahaliyi boĢ yere kırdırmaktan ve fakat bu vesileden istifade ile halkı haraca kesmekten baĢka bir iĢ göremeyen emirsiz. saygısız ve gayri kanuni teĢkil edilen bazı heyetler için öteden beri çektiği telgraflarla da siyasi hatalarını idareten de arttırmıĢtır. Ġngiliz Olağanüstü Komiserinin 244[251] talep ve ısrarı ile azledilmiĢ ve sonra da yaptıkları ve yazdıkları ile kusurlarını daha ziyade meydana vurmuĢtur. "Yasa dıĢı" gördüğü heyetler." Ali Kemal'in dilindeki "günün politikasına uymak". iĢgalcilere yaranmaya çalıĢan Ali Kemal'in demecine baktığımızda düzeysizliğini görüyoruz: ". Ali Kemal'in yazı yazdığı gazete olan ve "düĢmanın kucağına oturan" Sabah Gazetesi de. hamiyet ve gayretine rağmen memuriyetinde muvaffak olamamıĢtır. Amasya'daki toplantıya katılan komutanların oluĢturduğu heyetler Ġdi.

. s. ulusalc ılar yani Kuvayi M illiyeciler idi!. 5 Eylül 2006. Gün gelecek ordu süngüsüz kalacak. Cumhuriyet Gazetesi.245[252] "ASKERLĠ K ĞĠL! . Mahmut Esat. sürmanĢet. yıkan. a. Sivas'ta ulusal direniĢ kongresini yapanların ruhlarını huzura kavuĢturmak yerine. k ısaca "yan gelip yatmadan" can v eren yurtseverler.1. bir vatandaĢın "ġehit cenazesi görmek istemiyoruz" isyanına. milliyet çiler. Ama bugün yaĢananlar. Ankara civarındaki köylerden üzerlerinde pide piĢirilen saclar toplayıp. rahatsız edecek düzeyde. paralı askerler değildi!. katleden çeteler teĢkilidir! . Ama bu mücadele sürerken (PKK'yı kastediyor-HC) zaman zaman Ģehitlerimiz oluyor." 246[253] Halkın teröre ve bu terörü engelleyemeyen ve "Terör sorunu" tanımlaması yerine "Kürt sorunu" tanımlaması yapan dö252 253 Bozkurt..1... (Yaptıkları) soyan. olacaktır." YAN GELĠP YATMA YERĠ DE- Tarih: 4 Eylül 2006. "Canım kardeĢim. Bakınız. askerlik herhalde yan gelip yatma yeri değil" karĢılığını verdi: "Hepimiz askerlik yaptık. dövüp... Hiçbir sorumluluk mevkiinde olan Ģehit cenazeleriyle karĢılaĢmak istemez.30. s. yıldönümü.Ortada bugünkü propagandayı yapan 700 bin liralık bir para ve bunun dıĢında da bunların savaĢta hile ve dolaplarla hazırladıkları azim (büyük) servetleri vardır!" ANADOLU 'DA DĠRENĠġE GEÇENLER.e.. BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan.g. yokluk ve yoksulluk i çinde azimle sava Ģan. s. Sivas Kongresi'nin 87. Hürriyet Gazetesi. onlar. Parasızlık. süngü yapacaklardı.Bunlar tercihen halkın aĢağı tabakalarını arkalarından sürüklemek için uğraĢmaktadırlar. 5 Eylül 2006.

vatanı satma!" ve gazetelerde de "BaĢbakanlık yan gelip yatma yeri değildir" biçimine dönüĢtü. "BaĢbakanın görevi. bunu tartıĢılmaz bir gerçek olarak kabul etmek değil! Eğer bu ülkenin gencecik askerlerine bir çelik yelek dağıtılamıyorsa. Ġstanbul Hükümeti bu komutanları azletse dahi çekilmeyecekler ve vekaleten de olsa görevlerine devam edeceklerdir. "Halkın Öfkesi Erdoğan'a Soruldu". aldığı kararlan bildirdi: "Belirlenen ulusal amaçlara ulaĢıncaya kadar komutanlar mevkilerini.nemin BaĢbakanı Erdoğan'a tepkisi farklı boyutlar kazanıyor. "Fuat PaĢa. Erzurum'daki Kâzım Karabekir PaĢa'ya bir kez daha Ģifreli bir telgraf göndererek. 248[255] MUSTAFA RUM! KEMAL: "H ÜKÜMETĠ TANIMI YO- Amasya toplantısında Ali Fuat PaĢa'ya. 5 Eylül 2006. siyasetin ötesinde. kiĢeye adresli tepkiler. Mustafa Kemal. "Halkın teröre tepkisi ilk kez nitelik değiĢtiriyor. Hürriyet Gazetesi. Hürriyet Gazetesi. ilki 'Vatan sağolsun demeyeceğim' sözlerinde dile geliyor. "BaĢbakanlık Ağzına Geleni Söyleme Yeri Değildir?'. 5 Eylül 2006. Eğer bu ülkenin BaĢbakan'ı iseniz. . "mücadeleye sıfat ve salâhiyetten azade olarak" devam edecekti. Fark iki yönlü. Yalçın.. Çocuklarını terörde kaybeden ailelerin feryatları artık çok farklı. 254 Doğan. bu da BaĢbakan'ın sorunudur. Ancak. Ali Fuat'a söylediği gibi. beni ordu müfettiĢliği makamında uzun müddet bırakacaklarına ihtimâl vermiyorum" diyen ve bu kararın da "birkaç gün içinde" belli olacağını söyleyen Mustafa Kemal'in dediği çıkmıĢtı." 247[254] Bu tepkiler. 255 Yılmaz. s. s. 'baĢka ruhla' hareket edecek kiĢilere devretmeyeceklerdir. diğer görevliler yerlerini kimseye devretmeyecekti. Mehmet Y. o terörü ve o terörü yaratan koĢullara ortadan kaldırmaktır. bu ülkenin gencecik insanlarının bayrağa sarılı tabutlarına bakıp 'askerlik yan gelip atma yeri değildir ’ demeye de hakkınız yoktur. 13. 19. açık hava toplantılarında "Yan gelip yatma. Ġkincisi de. Tayyip Erdoğan'a ve diğer yetkililere yönelik.

. Bunun için de bu hususu inceliyorlar. alenen(=açıkça) husumet(=düĢmanlık) ilan edecektir. Memnuniyetsizliği bir gün tamamen meydana çıkacak. . millet dinlemeden isyan etmelidir."249[256] Ġngilizler ise.. ĠĢte onların bize karĢı anlaĢmazlık çıkardıkları taktirde onlara karĢı yapacağımız Ģey isyandır.285-286. onlar ayrı ve birbirine aykırı gidiyoruz. meclis bunu feda ederse. Bize karĢı itaatkâr bir vaziyette duruyor. aynı kararları müfettiĢlik bölgesi içindeki vali ve kaymakamlara da bildirdi. 5 ay sonraki bir Heyeti Temsiliye toplantısında da (26 Kasım 1919) isyandan açıkça söz edecekti. O da sabit. Ulusal (milli) hedeflere bağlı vali ve kaymakamlar. biz de. M ustafa Kemal.e.Yeni atamalar olursa ve gelenler ulusal amaçlardan uzak kiĢilerse bunlar bertaraf edileceklerdir. a çıkça isyan bayra ğını çekmiĢti!.." (.) Kâzım Karabekir: "Milli Meclis bir Ģeye karar verirse ihtilal yapacağız.) Mustafa Kemal: ".g.. Biz askerlerce kolordularda buhran (=kriz) iki ay daha devam görür.. Bilmemezlikten geliyoruz. Meselâ. Mustafa Kemal ve en yakın silah arkadaĢı Kâzım Karabekir PaĢa.hükümetle aramızda hakiki ve giderilemez anlaĢmazlıklar vardır. Valiler içinde aynı uygulama yapılacaktır. Eğer müdafaa kabiliyeti görürse. kabul etmiyoruz. Hükümet tarafından azledilse dahi çekilmeyecekler ve makamlarını devretmeyeceklerdir. Vali tayin ed iyor." (. mahvolacak derecede parçalanmaya uğrarsa. s. Kuvayi Milliye'nin kendi vasıtalarına üstünlüğünü zannediyor.. hükümet birçok memur ve kumandanlar tayin ediyor ve biz kabul etmiyoruz. ġimdi biz ayrı. hükümet. Cilt: 5." PaĢa. Sebebi. a. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkıĢından iki 256 Atatürk'ün Bütün Eserleri.. Mustafa Kemal: "Biz diyoruz ki.

Yalnız PaĢa'nın sesini duydu: "Çocuk!... Gandi ve Tifak'ın varisi olarak görüyor. Gecenin ilerlemiĢ saatiydi. Londra. (Bakınız: Turgut. Her zamanki gibi "otur" demeden: ' "Kılıç!. Aktaran: Prof. Saatlerce yanan ve eskilerin deyiĢiyle nâr-ı beyza (akkor) haline gelmiĢ ĢiĢeye eli yapıĢtı.80. Ġstanbul'daki Yüksek Komiserleri Amiral Sir Arthur Calthorpe(=Kaltorp)'un raporlarına dayanarak.e.11. onu "Ġrlandalı milliyetçilerin. yine Türkler'in.e. "Atatürk'ün sırdaĢı" Kılıç Ali'nin yaĢadığı.229. Bakınız: Dilek. sert bir hareketle ĢiĢeden nasıl kurtardığını bilemedi Kılıç Ali. Sana vereceğim tehlikeli bir görevi kucaklayabilir misin? Kendini ateĢe atabilir misin?" diye sordu. günlük olaylarda da kendisini gösteriyordu. Sonyel ("Ġngiliz Belgelerinde Milli Mücadele ve Mustafa Kemal Atatürk. Rus BolĢevikleri'nin. Salâhi R. Millîciler. Kavrulan derisini. s. kendilerini "ateĢe atmaktan" çekinmiyordu. 11.1938. Yanıt vermeden ani hareketle sağ eliyle yanan lambanın ĢiĢesini kavradı. Alman Spartasistleri'nin. Parmağıyla yanan lambayı iĢaret ediyormuĢ gibi geldi Kılıç Ali'ye. a.. Hulusi. a. Ġngiltere. bir anda çevreye yayıldı. Masanın üzerinde altı sedef kolonlu sekiz numara lamba yanıyordu. Yanık bir et kokusu. bugün bizleri biraz da gülümseten bir olay bunlardan yalnızca biri. s.hafta sonra (6 Haziran 1919) resmi raporlarında kendisinden "âsi bir general" olarak söz etmeye baĢlamıĢlardı. Zeki. komplo ve ihtilal akımlarından kaygılanıyorlardı. Tek baĢına ve düĢünceliydi.) . Artık neredeyse bir "Ġngiliz Sömürge Valiliği" durumuna giren Ġstanbul Hükümeti Mustafa Kemal'i görevde çok bile tut257 Times Gazetesi. "Millî ruh" ile "Gayri millî ruh" arasındaki fark.... Ne yaptın?'251[258] SATIL MIġLIĞI N BELGESĠ."250[257] Ulusal hedeflere bağlı gönül ve beyinlere sahip Kuvayi Milliyeciler diğerlerinden çok farklıydı. Kılıç Ali yatmak üzereyken Mustafa Kemal PaĢa kendisini çağırttı. 1919-192T). Dr.g. 258 Kılıç Ali'nin anlatımı.g.

memuriyetinden istifa ile Ġstanbul'a dönmesi tavsiye edilmiĢ ve bildirilmiĢ olduğu halde. Ġngilizler 252[259] Samsun ve Merzifon'dan baĢlayarak Anadolu içlerine asker çıkarmaya baĢlıyor. vatan savunmasını yabancılara karĢı kıĢkırtma olarak görüyordu!. öbür unsurlar ve yabancılar aleyhine kıĢkırtma yolundaki davranıĢlarından dolayı Ġstanbul'a getirilmesinin Ġngiltere Fevkalâde Komiserliği tarafından ısrarla istenmesi ve adı geçenin vâki kıĢkırtmaları sonucu olarak asayiĢi bozucu haller meydana gelecek yerlere asker gönderilmesine mecburiyet hâsıl olacağının önemle ileri sürülmesi üzerine. Hükümet.." Özetle.. "satılmıĢlığın belgesi" idi: "Üçüncü Ordu MüfettiĢi Mustafa Kemal PaĢa'nın memuriyet bölgesi içinde bulunan Müslüman halkı. kendisine durumun önem ve inceliği Harbiye Bakanlığınca defalarca telgrafla açıklanıp. bunları yerine getirmeyip kıĢkırtmalara devam etmekte olduğu. BaĢbakan Damat Ferit'in Paris'te olması nedeniyle.muĢtu!... ġeyhülislam ve BaĢbakan Vekili Mustafa Sabri'nin baĢkanlığında toplanan 18 kiĢilik bakanlar kurulunca alınan ve PadiĢah Vahidettin tarafından onaylanan "azil" yazısı. 259 Sömürgesi olan Hindistan'dan da Hintli asker getirerek ateĢe atmıĢlardır. Yunan ve Ermenilerin önünde durulmasını hata sayıyor. ast kumandanlara emir veren bu Mustafa Kemal PaĢa meselesinin Ġngiltere devletiyle önemli anlaĢmazlıkların çıkmasına sebep verecek derecede tehlikeli sonuçlara doğru gittiği görüldüğünden.. bu müfettiĢlikten azil hakkında adı geçen bakanlığa tanzim edilip bu tutanağa ekli olarak arz edilmiĢ olan Ġrade Tasarısının bir an evvel onaylanmasının PadiĢah iznine bağlı olduğu yüksek bilgilerine vardığında her hususta emir ve ferman emir sahibi efendimizindir. her gün yerlerinden vâki olan resmi bildirmelerden ve bizzat kendisi tarafından gelen telgraflardan anlaĢıldığından ve bu gün hâlâ ordu müfettiĢi sıfatıyla etrafa tehlikeli emirler verdiği ve 5 Temmuz'da Samsun'a çıkarılan ve bir iĢgal mahiyetinde olmadığı mümessiller tarafından garanti olunan Ġngiliz Birliği'ne karĢı âdeta savunma durumu alınmasını. . ĠĢgalci yabancılara direnilmesini.

o kimselerden önce davranarak istifamı verdim. RuĢen EĢref Ünaydın'dan aktaran Kocatürk.. direniĢe azmetmiĢ Türk Ordusu ve halkı üzerinde etki yapmıyordu. Zaten ben. Varsın alsınlar! Ancak (göğsündeki altın savaĢ imtiyaz madalyasını göstererek) bunu vermem! Bunu benden kimse alamaz! Bunu.ATEġĠ N KARġI SINDA ALINAN MADAL YA! .) Ġstanbul'dakiler rütbelerimi. bir hizmet karĢılığı kazanmıĢtım.173. Hükümet daha sonra Mustafa Kemal'in rütbe ve niĢanlarını da geri almak istedi. KurtuluĢ SavaĢı döneminde sanki Amerika BirleĢik Devletleri(ABD) mevcut değilmiĢ. Eski Denizcilik (Bahriye) Bakanı ve Balkan SavaĢı'nın Hamidiye Kahramanı Rauf Bey de. Ordu Komutanı Refet Bey de istifa etti.g. O günlerden bugüne gelen ve akıllarda kalan tek tük kavramlardan biri "Wilson prensipleri" kavramıdır. ya da iĢgalle ilgisi yokmuĢ gibi bir algılama içinde. Kolordu Mustafa Kemal'in emrine girdiğini açıkladı. Prof. salonlarda ve saraylarda değil!" dedi: "(. ateĢin karĢısında benim göğsüme taktılar!'"254[261] Hükümetin yabancılara satılmıĢlığı "azil yazısıyla" da belgelenirken. . Mustafa Kemal'in görevinden azledilmesinin ardından Kâzım Karabekir PaĢa komutasındaki Erzurum'daki 15. s. Salonlarda. Utkan..... Samsun'daki 3. Fakat her ne ise. Günümüzdeki pek çok insan.. saraylarda değil! Haydi kordonumu alsınlar. a. ateĢin karĢısında aldım. ABD BAġKANI 1919'DA DA DEVR EDE! . O tarihte 253[260] Tokat'tan Sivas'a gitmekte olan Mustafa Kemal. "Ben onları savaĢ meydanında. otomobilde arkadaĢlarına. yayınladığı genelge ile Ulusal Mücadeleye girdiğini bildirdi.. Dr. Anafartalar'da savaĢ meydanında. niĢanlarımı geri alacaklarmıĢ! Hakları yok ya! Çünkü ben onların her birini savaĢ meydanında.e. o sarayındı.. Kolordu ve Ali Fuat PaĢa komutasındaki Ankara'daki 20.. 260 261 28 Ekim 1919. Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü..

Sınırlarınız Ģu Ģekilde olacak ve Türkiye bu sınırlar dıĢındaki bütün toprakları üzerindeki haklarından vazg e262 Tıpkı. Böylece. Paris'te karargâh Kuran ABD BaĢkanı Wilson. Bunu nasıl yapmayı planlıyorsunuz? Wilson (ABD BaĢkanı): "Boğazlara ve Ġstanbul'a Amerikan askeri yerleĢtireceğiz." Wilson (ABD BaĢkanı): "Osmanlı Ġmparatorluğu taksim edilecek değil! Fakat bu topraklar üzerinde yaĢayan milletlerin iyiliği(!) için. Türkiye'nin taksimi değil ki!" 255[262] Lloyd George (Ġngiltere BaĢbakanı): "Manda rejiminden önce. Türkiye'nin 21. Kuzey Afrika'da ve Hindistan'da bize karĢı Ġslâmi tepki artabilir!. Ġngiliz ve Fansız BaĢbakanları ile "Türkiye'nin paylaĢımını" tartıĢıyordu.Yunanlılar'ın -uluslararası alanda tıpkı bugün de olduğu gibi. Diğer Müslüman ülkelerde Mısır'da. yüzyılda da manda altına alınma dayatmaları gibi. . Anadolu'daki sıkıntılar. Tıpkı. Ġtalya." Wilson (ABD BaĢkanı): "Türkler'e Ģöyle diyebiliriz: 'Avrupa'daki topraklarınızı ve Asya'daki Ģu ve Ģu toprakları bırakacaksınız. "Irak'ın toprak bütünlüğü korunacak" diyerek topraklarının iĢgal edilip.-HC. Anadolu'ya her gün biraz daha sokuluyor. Clamenceu (Fransa BaĢbakanı): "Ġstanbul artık Türkler'in elinde kalmamalı.. Ġstanbul Boğazı ve çevresindeki bir arazi parçasını da Amerikan mandasına almalıyız. iĢgali organize ediyor ve yönetiyordu. Bu. iĢgal edeceği yer konusunda Yunanistan'la anlaĢamıyor. Wilson: "Ġstanbul bir Türk kenti değildir.bir maĢa gibi kullanıldığı o dönemde ABD BaĢkanı olan Wilson.. manda sistemlerine uygun olarak tarafımızdan idare edilecektir. bizlerin arasındaki görüĢ ayrılıklarından kaynaklanmıyor.. Sizin Ġstanbul'u ve boğazları almanızdan memnuniyet duyarız!. Dün sabah Yunanistan BaĢbakanı Venizelos ile konuĢtum." Lloyd George (Ġngiltere BaĢbakanı): "Ġtalyanlar. Ġstanbul artık bütün bir imparatorluğun baĢkenti olmaktan çıkmıĢtır. Bundan endiĢe duyuyorum. boğazları bir tecavüze karĢı koruma altına almıĢ olacağız. Türkiye ile barıĢın(sulhun) aktedilmesi daha uygundur.' Ya da. kukla yönetimlerle manda altına alınması gibi.

Cumhuriyet'ten söz etmeksizin "millî hâkimiyet" ilkeleri çerçevesinde yoğunlaĢtırılmaya çalıĢılıyordu. bu uzun süren planın sonucu mu idi?. söylenecek her sözde.. 256[263] Millî mücadele kapsamında çok tartıĢılan cumhuriyet ilanı aniden mi gerçekleĢti?. s. polis. düĢüncesini açıklamak için uygun fırsatı kolluyordu. Devlet idaresi. Bu düĢünce Mustafa Kemal'in aklına son anda mı gelivermiĢti?. Ġstanbul 2006." YUNANĠST AN. id aresinin bazı bölümleri -maliye. Bu hassas geçiĢ döneminde atılacak her adımda.üzerinde daha sonra adı tespit edilecek bir devletin 'yardımını' kabul ed ecektir!. ..' Ayrıca Türkiye. Erzurum'da toplantıya davet edilen Milli Meclis tarafından alınmıĢtır" diyordu. MUSTAFA KEMAL PAġA.324.. Ġstanbul kaynaklı olarak yayın yapan kimi Yunan gazetelerinde. Türkiye'de Cumhuriyet 4 yıl sonra. Oysa.. bu arada etrafındakilerin eğilimini ölçüyor.. Cumhuriyet'in ilânı kararı. Bu arada çok ilginç bir Ģey oldu.) Çünkü memlekette küçümsenemeyecek bir çoğunluk oluĢturan saltanatçıların. Oysa.. 1923'de ilân edilecekti!. henüz Erzurum Kongresi toplanmasına yaklaĢık 10 gün vardı ve doğal olarak hiçbir karar da alınmamıĢtı!.. CUMHURĠYETĠN ĠLÂNI NI 4 YIL ÖNCE ÖĞ RENĠ YOR! . 263 BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı. Yunan gazetelerinde ĢaĢırtıcı haberler çıktı. Cumhuriyet Gazetesi Yayını. kurulacak her iliĢkide çok dikkatli davranmak gerekiyordu. Mustafa Kemal'in "Samsun'da Cumhuriyet ilan ettiği" haberleri yer aldı. hemen padiĢahın yetkisini kullanması gerektiğini ortaya atmaları tehlikesi kapıda bekliyordu. doğrudan doğruya "Cumhuriyet" lafı etmiyor. "Tahminlere göre.. idaresi altında kalacak topraklarda. sahil muhafaza. (. Atina'da yayınlanan gazeteler. Cumhuriyet'in ilan edileceğini 29 Ekim 1923 tarihine kadar herhangi bir ortamda. Yoksa..çecek.

. 8." 259[266] Kamuoyuna ilk açıklama. Atatürk Kültür. gülerek ve fakat kafi ifadesini vererek: 'Açıkça söyleyeyim: ġekli hükümet. Bilâl N. olayları yaratan bir BaĢ idi. 1. tarih huzurunda aydınlatmak için bu bahsi araya sokuyorum. s. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe (Atatürk ve Yakın Tarihimize ĠliĢkin GörüĢmeler. bunu kamuoyuna ve basına açıklamamıĢtı!. 'Hükümet Ģekli Cumhuriyet olacaktır' demesi. Belgeler).. ancak ayrıntıları öğrenememiĢlerdi!. Prof. . 29 Ekim'den (1923) birkaç gün önce Avusturya kaynaklı Neue Freie Press adlı gazeteye verdiği demeçle oldu. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 2005. 266 ġimĢir. 258[265] Görüyoruz ki.. Bu demeçte.. Fuat Köprülü'ye ait. Bu cümle. Dr. zamanı gelince.g. Anadolu'da cumhuriyete doğru gidildiğini Sivas Kongresinden kısa bir zaman sonra sezmiĢ."ĠĢte bu soruyu. Cilt. "Yeni Türkiye Devleti'nin TeĢkilat-ı Esasiye Kanunu'nun (Anayasası'nın) ilk maddelerini size takrir edeceğim diyen Mustafa Kemal. Cumhuriyet olacaktır' dedi. Prof. Ankara. Büyük Ata'nın.. Atatürk'ün takdirini kazanmıĢ ve O'nun tarafından önemli yerlerde görevlendirilmiĢ Ord. Erzurum Kongresi'nin toplanmasından öncedir.) PaĢa devamlı Ģekilde benim bu nokta üzerinde dolaĢmamdan usanmıĢ olacak ki.e. 20 Temmuz 1335(1919) günü Erzurum'da öğrenmiĢ bulunduğumu bildirerek gözlerinizden öperim.g.. (. "Sadrazamlardan Ali Rıza PaĢa. Utkan. Yunan gazeteleri Mustafa Kemal'in çok yakınındaki yalnızca birkaç kiĢinin bildiği Cumhuriyet'in ilanını haber almıĢlar. 131. PaĢa'nın aklında Cumhuriyet vardı ama. "olayların yarattığı bir Ģef değil. Dr.e. Bakınız: Kocatürk. cumhuriyet!' demiĢti.. Ancak.. a. Dr..15. (. ardından Ģu cümleyi kurmuĢtu: "Bu iki maddeyi bir kelime ile özetlemek mümkündür 264 265 Kansu. s.) Hükümetin Cumhuriyet olacağını.." 257[264] Mustafa Kemal. "sezgi" düzeyinde Cumhuriyet kurulacağı dile getiriliyordu. "bilgi" düzeyinde olmasa da.. AraĢtırmalar. üzerinde çalıĢtığı iki maddeyi bildirmiĢ. a. 'Cumhuriyet yapacaklar.72 ve 74.

267 268 BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı..g.. Alemdar gazetesine göre. Nutuk (Söylev). koridorlarda beni beklemekte olan Kemalettin Sami ve Halit PaĢalara rastladım.. Afyonkarahisar milletvekili RuĢen EĢref Beylere rastladım. Çankaya'ya gitmek üzere Meclis'ten ayrılırken. (.372. Yemeği bıraktık. anahtarı ise Ġngiltere" idi: "Kilitsiz anahtar olamayacağı gibi. s. sonra da Ġslâm dünyasının kilidinin anahtarını Ġngiltere'nin emin ve güvenilir eline teslim etmektir..." 260[267] "YARIN CUMHURĠYET ĠLAN EDECEĞĠZ". izlenecek yöntem için kısa bir program düzenledim ve arkadaĢları görevlendirdim.e. Onları da yemeğe alıkoydum Yemek yenirken 'Yarın Cumhuriyet Ġlan edeceğiz!' dedim. milletlerin serbest biçimde geliĢmelerine kefil olmak. orada beni görmek üzere gelmiĢ olan Rize milletvekili Fuat. akĢam yemeğine gelmelerini Millî Savunma Bakanı Kâzım PaĢa'ya söylettim." 261[268] YUNAN BASINI bunları yazarken Türkiye'nin bir gazetesi de.324. (. Bu teslimiyette Ġslâm dünyası için bir tehlike yoktur. Cumhuriyetin Meclis'de resmen ilan edilmesinden bir gün önce. "Türkiye bir kilit. bu sözcük Çankaya'da da Atatürk'ün sesinden yankılandı: "Gece olmuĢtu.) Ġngiltere'nin rehberliğinden endiĢe edecek bir Müslüman da düĢünülemez. s.Cumhuriyet!. O dakikadan baĢlayarak. Çankaya'ya varınca.) Benimle görüĢmek için o zamana değin orada beklediklerini anlayınca.... Ġngiliz mandasına girme propagandasına devam ediyordu. Ġngiltere'nin temel politikası. 28 Ekim 1923'te. ismet PaĢa ile Kâzım PaĢa'ya ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle birlikte gelmelerini söyledim. a. . her anahtar da her kilidi açamaz. Orada bulunan arkadaĢlar hemen düĢüncemi benimsediler.

14 Temmuz 1919) RUML ARIN NÜFUS OYUNU Osmanlı vatandaĢı olmayan Rumlar. bir sayıya karĢı üç sayı ile Haliç Ġdmanyurdu Kulübü ihrazı galebe etmiĢtir.Ġngiltere dostluğunun destek ve garantisine milletçe çalıĢmak gerekir. Anadolu'dan on binlerce Osmanlı vatandaĢlık tezkeresi (nüfus kağıdı) Ġstanbul'a gönderilmeye baĢlandı. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Vefa Ġdmanyurdu ile Haliç Ġdmanyurdu Kulübü arasında icra edilen futbol müsabakasında. Özellikle Karadeniz bölgesini seçen Rumlar'a sahte belge düzenlenmesi için Ġstanbul hükümeti de alet oldu. kısaca "teslimiyette geç kalmayalım” çağrısı yapıyordu!. Yoksa hem kendimizi kurtarmak ve hem de Ġslâmiyet’e son bir dini hizmette bulunmak gibi birbirinden önemli iki fırsatı kaçırmıĢ oluruz Onun için soruyoruz: Geç kalmıyor muyuz?" Mandacı Türk(!) gazetesi. Böylece.. vatandaĢ olmadığı halde. Karadeniz'de Rum nü- .. Türk topraklarına yerleĢmeye baĢladı. Günlük yaĢam sürüyor. Futbolda Haliç Vefa’yı yendi Haliç'te Komodorluk meydanında.

kendi yurttaĢlarına toplu siteler kuruyorlar. böyle bir olay yazmamıĢtır.310.. "Sinir gev Ģetici sözlere.. 'Orduyla. elektrik idaresi de elektrik faturasını Ġngilizce göndermeye baĢladı. Didim neredeyse bir "Ġngiliz kasabası" oldu!. "Burada Türkler azınlıktadır. Bölgesel örgütlenmeler sürüyor. öğütlere önem verilmemeli ve bel ba ğlanmamalıdır. . sava Ģla. Ġngilizler bu konuda çok uygun bir meslek olan emlakçiliği seçip. Türkiye'nin belli bölgelerinde "yabancı nüfus oyunları" oynanmaya devam ediyor. yurt ve ulus ba ğımsızlığı kurtarılamaz. Tarih. belediye su faturasını Ġngilizce. Bunların içinde en göze çarpan ve ileri giden örneklerden biri Didim.. iĢyerleri içinde Türkçe tabela kullanan kalmadı gibi.. direnmeyle bu i Ģin içinden çıkılmaz' biçimindeki kayna ğı dıĢarıda bulunun öğütlere uymakla.e. "Buraya Türkler giremez" gibi uygulamalar baĢladı.. s. Osmanlı yöneti m ve politikasının yarattığı bu tür anlay ıĢ kötü görül melidir.g. YIL '2006. Artık." M ustafa Kemal 2 6 2 " [ 269] 269 Nutuk (Söylev).fusunun çok olduğu iĢgal kuvvetlerine ve dünyaya gösterilerek. a. Bu topraklar bizimdir" tezini kabul ettirmek amaçlanıyordu.

Abdülmecit'in (1823-1861) kızı ve Vahidettin'in kız kardeĢi Mediha Sultan’ın kocası. Türkiye'nin yabancılara 270 Damat Ferit.) Ġngiltere 15 yıl boyunca. sun!. .. 4 Mart'ta padiĢahın baĢbakanlığa getirdiği Damat Ferit.270-274. 3 Nisan 1919.. Birçok kaynakta bu belge için "Ġngiltere DıĢiĢleri Bakanlığı arĢivi. güven tazelemek için Vahidettin'e istifa dilekçesini sunarak. kayınbirader-eniĢte ikilisinin üç ay kadar önce Ġngiltere'ye dehĢetengiz bir teklifte bulunduğu ortaya çıktı: "Türkiye. Vahidettin'in hazırladığı anlaĢmanın (muahedenin) taslağını sundu. Paris konferansındaki baĢarısız temaslarının ardından Ġstanbul'a dönen Damat Ferit.(. Halktan gizlenen bu anlaĢma metninde Ģu korkunç istekler yer aldı: 1.g..e... Bu arada.-HC. Kayıt No: 453" notu bulunmaktadır. "Bakanlar arasında uyum olmadığını" ileri süren Damat Ferit. Ġstanbul'da bulunan Ġngiliz Yüksek Komiseri Amiral Kaltorp'a (Galthorpe'a) giderek. yine Vahidettin tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi. ay sonunda."264[271] 15 yıllığına Ġngiltere'nin sömürgesi ol- HALKTAN SAKLANAN GĠZLĠ ANLAġMANIN ilk görüĢmesinin 30 Mart 1919'da yapıldığı belirlendi.. "TÜRKĠYE. I. Yusuf Hikmet. 15 YIL ĠNGĠLTERE'NĠN SÖMÜRGESĠ OL SUN! " PadiĢah Vahidettin'in eniĢtesi263[270] olan BaĢbakan Ferit. yeni bir hükümet ile yoluna devam etmek istedi.."Ülkeyi satma" sözleĢmesi.-HC 271 Gizli anlaĢmanın uzun açıklaması için bakınız: Bayur. s. a. istifa etti!.

diğer büyük devletlerle anlaĢacak olan Ġngiltere'nin isteğine göre bağımsız bir cumhuriyet olacaktır. Günümüzde.seçim sonuçlarına müdahale edebilirsiniz. ister taĢrada "mâli denetim birimi" kurma hakkına sahip olacaktır. -HC) Bu "satılık düĢünceler" bile iĢgalcilerin gözüne girmeye yetmedi. padiĢah tarafından Osmanlı Bakanlarına Ġngiliz MüsteĢarlar (yani onları idare edecek bakan yardımcıları -HC) tâyin edilmesine -lütfen.Ġngiltere ister baĢkentte. vatanını satan baĢbakanı aĢağıladı. Ekonomimizin denetimini tümüyle elinize alabilirsiniz. 4. (Yani.Parlamento seçimleri ile yerel seçimler Ġngiliz Konsoloslarının gözetimi altında yapılacaktır. biz istediğimiz için yapıyoruz" mantığı!.karĢı bağımsızlığını korumak ve iç güvenliğini sağlamak için gerekli bulduğu yerleri iĢgal edecektir. SatılmıĢlığın bile düzeyi vardı!: . (Onlar da valileri yönetecekler!. (Yani. Ermenistan gibi Kürdistan kurmanın yolu da Anayasa'da açılacaktır. (Düyun-u Umumiye Ġdaresi. (Ġstenmeyen sonuç çıkma olasılığı görünürse -KKTC'de Annan Referandumu ve CumhurbaĢkanlığı seçimi öncesinde olduğu gibi. -HC) 8. Ya da. (Bu. demek. -HC) 7.. teklifi kabul etmedi. AB gibi "Birlikler" ve IMF gibi "uluslar arası ekonomi anlaĢmaları" ile gerçekleĢtiriliyor. bugün AB'nin dayatmaları karĢısında söylenen "onlar istediği için değil. 3.Her vilâyete atanacak Ġngiliz Konsolosları 15 yıl boyunca Türk valilere "danıĢman"(!) olacaklardır. "Paralel yönetim" yöntemi ile yapılıyor.Ermenistan.Anayasa. Yazılı "teslimiyet belgesini" alan Ġngiliz Amiral.onay verecektir!. -HC) 2.Boğazlardaki (Karadeniz ve Çanakkale'dekiler de dahil olmak üzere) bütün tahkimat yıkılacak ve buraları Ġngilizler tarafından iĢgal edilecektir. artık bu yüzyılda "örtülü iĢgal" ile yapılıyor.. devlet kurumlarına yerleĢmiĢ yabancı danıĢmanlar ne yapıyor acaba? -HC) 6.Ġngiltere bir "dostluk iĢareti" olarak. IMF denetçisi gibi çalıĢabilirsiniz. Doğu milletvekillerinin yetenek ve siyasi kabiliyetlerine göre sadeleĢtirilecektir. demek. -HC) 5. "lütfen bizi denetleyin" mantığı.

" Vahidettin ve Damat Ferit'in "gönüllü sömürgeleĢme" giriĢimi yeni değildi aslında."Müttefiklerimizden ayrı bir anlaĢma yapamayız. 272 273 Bayar. Yıllar sonra (1925'te) bu dönemi araĢtıran ġikago Tribün {Chicago Tribüne) Gazetesi'nin Ġstanbul muhabiri. . iki ulusun bütün varlıklarıyla bütün mallarıyla.e... Ġngiliz resmî belgeleri arasında 1952'de çıkıncaya kadar Türkiye ve dünyada duyulmamıĢtı.. bütün maddi ve manevi güçleriyle karĢılaĢması ve birbiriyle vuruĢması demektir. s. a. Celâl. Bayur.g.g. 274 Nutuk (Söylev).) Bu bakımdan teklifin bir kısmı ile bütün taraflar için bahsedilen faydaları takdir etmekle beraber. Osmanlı imparatorluğu'nu Ġngiltere'ye satmıĢtır" diye yazacaktı.. aynı bataklıktan geçmeyi yeğledi ve bataklıktan çıkamadı.. Cilt 7. diğer taraftan pek fazla mahzurları olması muvacehesinde (=çerçevesinde) teklifinizi geri alın.g.265[272] Bu teklif. Vahidettin ve Damat Ferit'e karĢı çok güçlü bir propaganda silâhı olurdu. iki ulusun..e. 81 yıl önce de. Kuvayi Milliye zamanında duyulsaydı.272. s.. a. 91 ve 191.(. 266[273] "SavaĢ ve çarpıĢma demek. s. "Bu anlaĢma ile Damat Ferit. 1838'de baĢlayan "sözde yenileĢme hareketleri" bu sömürgeleĢmenin önünü açmıĢtı. diğer iĢgalci devletleri bile kıskandıracak bir teklifti!. Bu belge. a.298.. Yusuf Hikmet. "Damat Ferit'in Bir ihanet Belgesi" baĢlığı altında. yalnız iki ordunun değil.e.." Mustafa (1921)”267[274] Kemal "BU KADARINI "UMMAZDIK!. PadiĢah ve baĢbakan bunları bilerek önlem almak yerine.

yurduma alçakları uğratma sakın.1838'deki Balta Limanı AntlaĢması'yla ekonomisi baltalanan Osmanlı. ama o dönem yöneticilerde bir parça "onur" kaldığını düĢünerek. "kendi kaderini tayin etmek" üzere Erzurum'da toplanması planlanan Kongreyi de engellemek isteyen Damat Ferit. Avrupa istedikçe istiyor. Mütareke'nin 24. Vatanseverin El Kitabı Serisi:2. Ankara. Sarayın damadı Ferit. Batı'ya bağlanmıĢ. "Ne dediysek Osmanlı devlet adamları kabul etti” diyordu. "Devlet-i Âliyye'nin bu kadar fedâkârlık edeceğini ummazdık" sözleriyle açıklarken. 268[275] "ArkadaĢ. "KarıĢıklık" çıkan yerlerde iĢgal kuvvetleri (Ġtilaf Devletleri) o bölgeye silahlı müdahale hakkı kazanıyordu. aldıklarına kendisi de ĢaĢıyordu. Bu durumu Fransız Elçisi. dursun bu hayâsızca akın. Ankara Ticaret Odası Yayını. Siper et gövdeni. "Anadolu'da karıĢık275 Dünden Bugüne Kapitülasyonlar. 17 yıl gibi kısa bir sürede (1856'da) Islahat Fermanı ile gayrı müslümlere (azınlıklara) hak geniĢletmesi yapmıĢtı. s. ġubat 2004. . Maddesini halkın aleyhine kullanmak için hareket geçti. Türk Milletinin." Mehmet Akif Ersoy (istiklâl MarĢı'ndan) KARI ġIKLI K ÇI KTI.46. ĠġG ALE G EL! . bütün valilere bir genelge göndererek. 1839'daki Tanzimat Fermanı ile de bu kez siyâseti tanzim edilmiĢti.. Ġngiliz Elçisi Lord Cannig. Sömürgeci azgınlığı asla doymayan Avrupa bunlarla yetinmemiĢ.

Ona göre. düĢmana "KarıĢıklık çıktı. Yani. Anadolu'nun iĢgali için yabancılara "haklı bir gerekçe!" yaratmıĢ oldu. "Kalp ve vicdanını yabancı menfaatlerine satan birtakım kimselerin aslı ve faslı (=kimliği ve iĢi) milletimizce meçhul bir nam (=ad) ve bahane uydurarak. kurtuluĢ yolunda önemli bir kilometre taĢı idi.85. milletin bağımsızlık ülküsünü boğmaya ve milletin. gel beni iĢgal et” çağrısı yapıyordu. Kolordu eliyle orada bulunan Amerikalı General Harbord'a gönderdiği telgraftan. Cilt:4. Oysa Mustafa Kemal. Türk milletinin bağımsızlığını kazanması bir "karıĢıklık" idi ve iĢgalciler müdahale etmeliydi!." 269[276] M ustafa Ke mal (1919) DÜġMANIN PSĠ KOLOJĠK SAVAġI "Milli Kongre" 23 Temmuz'da Erzurum'da toplandı. a. . Türk yurdunun iĢgalcilerden kurtuluĢu için çoktan düğmeye basmıĢtı. s.lık çıktığını" ileri sürdü. 276 Mustafa Kemal'in 21 Eylül 1919'da Erzurum Valiliği'ne. hamt olsun kendi kuvvetiyle Ģimdiye kadar hasıl ettiği Ġyi tesirleri bozmaya çalıĢtığı aynen anlaĢılıyor. 23 Temmuz'daki Erzurum Kongresi de..g.e.. Böylece. Erzurum Heyet-i Merkeziyesi'ne ve 15. Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri.

Almanya'ya kaçıĢından üç yıl sonra.) kaderimizi düĢünmekle yükümlü olan heyetimizi muvaffak buyursun.442..e. Uzun nutkun son bölümünde ise düĢmanların uyguladığı "psikolojik savaĢ'ın unsurlarına dikkat çekti: "ġurada acıklı bir gerçek olarak bildireyim ki. 1918'de Almanya'ya kaçtı. Bunun amacı."272[279] 277 278 Nutuk (Söylev). Ermeni isteklerini ve yurdun bazı önemli parçalarını ele geçirmeyi (=iĢgali) kolaylaĢtırmaktır. bizde de yüreği ve siniri zayıf."270[277] Mustafa Kemal. PaĢa.g. 1913-1917 yılları arasında ĠçiĢleri Bakanı. Bunun yanında her çağda. ilk büyük nutkunu okudu. (. Amin. 1921'de. pek açıktır ki..-HC) Talat PaĢa (1874-1921) Ġttihat ve Terakki (-Birlik ve ilerleme) Partisi'nin üç liderinden biri idi." Talat PaĢa 271[278] da bir yıl önce (2 Kasım 1918) "ecnebilere" dikkat çekmiĢti. Habib-i Ekrem'i hürmetine.. özellikle Doğu sorununu yönlendirme ve zayıf noktaları arayıp bulmada örgütlü duruma getirdiğini” vurguladı.) Memleketin ecnebi nüfuz ve tesirinden kurtulduğu gün ilk telgrafınıza itaat edeceğim. Berlin'de Ermeniler tarafından yol or- . Yunan. ulusal istekleri felce uğratmak. s. Memleketin bir müddet ecnebi nüfuz (=etki) ve tesiri altında kalacağını anladım.-HC 279 Talat PaĢa böyle bir telgrafa hiç yanıt veremeyecekti. "DüĢmanlarımızın bu tip insanları.. bilinçsiz insanlarla. Ġstanbul'u terk ederken BaĢbakan Ahmet izzet PaĢa'ya bıraktığı mektubunda Ģöyle diyordu: "Pek muhterem ve mübarek tanıdığım izzet PaĢa Hazretleri'ne. Çünkü. sözlerini Ģöyle tamamladı (Burada sözleri aynen veriyorum): "En son olarak niyazım Ģudur ki. ülkemizde pek çok yabancı parası ve birçok propaganda dolaĢıyor.Kongre baĢkanlığına seçilen Mustafa Kemal. 19171918'de BaĢbakan oldu. (. vatansız ve aynı zamanda kiĢisel varlık ve çıkarını yurdun ve ulusunun (=vatan ve milletinin) zararında arayan alçaklar da vardır. a. her ülkede ve her zaman çıktığı gibi. Cenab-ı Allah Hazretleri.. ulusal hareketi baĢarısız kılmak. (Vurgulamalar bana ait.

Ġngiltere'nin dıĢ borçlarının çoğu. Horasan civarında 300 atlı tarafından basıldı. vatanseverliği münakaĢaların üstündedir" dedi. Bunu duyan Mustafa Kemal. DıĢarıya karĢı güçlü ve refah (gönenç) düzeyini yüksek göstermeye çalıĢan Ġngiltere. Ay sonunda BaĢbakan Loyd Corç (Lyod George). (Bakınız: Görgülü.. Dr. 15.e. Sokak gösterilerinde pek çok mağaza tahrip ve yağma edildi.. 15. Ġngilizler'e oyun oynamıĢ. Amaç. (Bakınız: Görgülü. Amerika'ya aitti.31-32.Türkler de yabancıların bu parayla satın aldığı insanları örgütleyerek yaptığı psikolojik savaĢa "silahlı propaganda" ile yanıt vermeye çalıĢıyordu!. Grevler Liverpool ve Birmingham kentlerine de sıçradı.) .. Ġsmet.g. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'nın sorumluluk alanındaki bölgeden geçen mühimmat yüklü tren. Bunlar 1. Ġngilizlerin Ermeniler'e teslim etmek üzere yola çıkardığı cephane ve silahlar Erzurum'da "halk" tarafından kaçırıldı. Kolordu Komutanı Karabekir.) Mustafa Kemal.g. Ama.... Dünya SavaĢı'ndan kaynaklanıyordu. "Zavallı Talat PaĢa.. BaĢlangıcından çok zaman sonrasına kadar ben de bu cemiyet içinde bulundum. ". Ağustos baĢında Londra'da polisler bile greve gitti. Cemiyet hiçbir vakit sizin bu aĢağılamalarınıza hak verdirecek bir mahiyet almamıĢtır. a. s. ĠġGALCĠLERĠN ÜLKESĠNDE ĠSE. subayların gördüklerini anlatmalarıydı. ülkesinin dıĢ borcunun 10 kat arttığını açıklamak zorunda kaldı. s.187..e. Güçsüz kalan hükümet orduyu devreye soktu.müsaadenizle söyleyeyim ki. rahip Furu ile Ġstanbul ġiĢli’deki evinde yaptığı görüĢmede ise. tasında öldürüldü. Ġttihat ve Terakki vatansever bir cemiyet idi.. Silah sandıkları kaçırıldı ve sevkıyata gözcülük yapan Ġngiliz subayları biraz tartaklandıktan sonra serbest bırakıldı. grevlerle sarsılıyordu. durum hiç de iyi gitmiyordu. trenin basılmasıyla ilgili olarak milis kuvvetlerle gizli bir toplantı ve iĢbirliği yapmıĢtı. a.. kendisinin bir serseri Ermeni kurĢunu ile Berlin sokaklarında yere serildiğini iĢittiğim zaman ne kadar üzülmüĢtüm" dedi. Çok kusurları ve yanlıĢları olabilir. Dr. Ġsmet.

bahçedeki bir barakaya girdik diye sevinerek geldiniz. Millî Eğitim Bakanlığı. MĠLLÎ DEĞERLER açısından farklı bir tablo çiziliyor. Avrupa'nın Zenginler Kulübü'nün köĢkünde. Bu sözcüğün kabul edilmemesini isteyen birçok delegenin itirazı Ģöyleydi: -"Bu. asri amaçları hedefler” biçimindeki cümlede yer alan "asrî" sözcüğü uzun tartıĢmalara yol açtı. "Türkleri yok etmeye yeminli" Papa'nın heykeli önünde AB anlaĢmalarına imza atmaktan çekinmiyor. millet" kavramlarını çıkarıyordu.."Bari Müslümanlığı terk edip Hıristiyanlığı kabul ettiğimizi ilan edelim.. 1995 yılında TBMM'nde bu AB için Ģöyle konuĢuyor ve büyük alkıĢ alıyordu!: "Siz o profesörün (Erol Manisalı) dediği gibi... sınıf ders kitaplarından "soyut" olduğu gerekçesiyle(!) "vatan. aynı Abdullah Gül. Devam etmekte olan Erzurum Milli Kongresinde yaĢanan bir sözcük tartıĢması." YIL 2006. AKP Hükümetinin BaĢbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül. ABDULLAH G ÜL: "SĠZĠ KÖ ġKÜN KOYACAKLAR" BAHÇESĠNDEKĠ KULÜBEYE Oysa. Kongre sonunda yayınlanacak bildirinin bir maddesine konulmak istenen "Milletimiz insani. Ģunu hatırladım: Bizim ata- .." .. ilköğretim 5. Halbuki ben."ASRÎ" SÖZCÜĞ Ü KÜFÜR OL ARAK GÖRÜLDÜ. değerlerimize sahip çıkmak açısından önemli bir nokta olarak görülebilir. FrenkleĢmeyi kabul etmektir." -"Küfüre kadar gider.

hiçbir ısrar olmamaktadır. Siz neyi alacaksınız. Avrupa Parlamentosundaki münâkaĢaları takip edin. (. tabii ki tele vizyon kanalları bunu alkıĢlayacak.. Eğer bugün reklam harcamaları 5 trilyonsa. Tabii ki medya. Peki. siz nasıl oluyor da hâlâ 1963 AntlaĢmasından bahsediyorsunuz? HĠÇBĠR DĠRENĠġ OLMAMAKTADIR. göreceksiniz. SERBEST DOLAġIM YOK. biz ona dayanarak. hepinizin odasına gelen insanlar.. odanıza 'iĢ' diye gelen insanların sayısı 10 misline çıkacaktır. hiçbir direniĢ.. vazgeçilmektedir. istediği yerde oturacak.. Türkiye Avrupa Birliği'ne girecek. benim çıkarıma değildir. Ben bunu karĢılaĢtırarak doğrusu çok üzüldüm Değerli arkadaĢlar. Osmanlı Avrupa'ya nasıl gitmiĢti? Avrupa'ya siz böyle gittiniz. tabii ki gazeteler. Yine Sayın DıĢiĢleri Bakanı '1963 Ankara AntlaĢması yürürlüktedir. mâli yardım yapmayacak mıydı. 'Hayır. iĢ' diye gelmiyor mu? Yarın göreceksiniz. 1982 yılından itibaren. istediği iĢi yapacak. Avrupalının fert baĢına geliri nedir. bunları uyguluyoruz' dediler. Türkiye'nin nüfusu büyüktür. 20 trilyona çıkacak. fakat Türkiye'nin çıkarları söz konusu olduğunda. Avrupa'nın menfaatleri söz konusu olduğunda tavizler verilmektedir.) ġimdi neyin savunmasını yapıyorsunuz Allah aĢkına? Hepimiz Türkiye'de iĢsizlikten bahsetmiyor muyuz. neyi alacaksınız? Alım gücünüz mü olacak? Ama bunların reklamı yapılacak. gelir Avrupa'yı iĢgal eder. Ankara AntlaĢması veyahut da diğer anlaĢmalara göre? Burada herĢey tek taraflı olarak gitmektedir. Türkiye'de 10 milyon iĢsiz vardır. halkın beynini yıkayacak. dediğim antlaĢmayı tanımıyorum' diyor da. HALKIN BEYNĠ YIKANIYOR. ġimdi ben soruyorum. Ben bu imzaladığım.. 'bana iĢ. niçin onlar diretiyor. taahhüt ettiğim 1986 yılında uygulamaya girecek.bir gün Avrupa'ya nasıl gitmiĢlerdi. daha önce yaptığınız anlaĢmalar bu hakkı verdiyse. 1986'dan itibaren Türk vatandaĢları Avrupa'da serbestçe dolaĢmayacaklar mıydı? Bu hakkı niçin almadınız o zaman? Ankara AntlaĢması. Türkiye oralarda nasıl rencide edilecek ve Türkiye oralarda nasıl kötü durumlara düĢürülecek. ama bunlar . o antlaĢmaya göre. batan sanayi karĢısında. Türkiye Gümrük Birliği'ne girecek' anlayıĢıdır. Bu Ģudur: 'Ne pahasına olursa olsun. Bunarı üzülerek söylüyorum. 20 bin dolar civarındadır.larımız -bugün onların ruhunu yâd ediyor ve bugün onların davasını güdüyoruz.

fakat televizyon programlarındaki müzakerelere bakıyorsunuz. bir sene sonra.) Daha iki ay önce. alkıĢlar. tükenmiĢ.) YABANCI SERMAYE ÇÖKERTECEK. (. Bunu söylüyorum. ama. AB'nden daha önceki anlaĢmalardan doğan haklarını elde edebilirdi. bunun peĢindedir. 'Ben de Ģöyle yaparım' demeniz bizi hiç ilgilendirmez. BirleĢmiĢ Milletler'in bile diyemediği hakareti yaptığı kararları aldılar. Brüksel'den dönen heyet burada. halkı yaĢamıyor gibi yaĢamaya mahkum etmiĢ.. hisseleri.) Ben.) KIBRIS GĠTTĠ. neĢeli Ģeylerle karĢılandı. 6 ay sonra.gerçektir. sizin burada. ekonomiyi berbat etmiĢ. ilim adamlarından. çünkü. Davulla. yabancı sermaye Türkiye'ye yatırım yapmak için gelmeyecek.AB'ne tam üye olarak girecektir. Kıbrıs meselesi Türkiye için dolaylı olarak bitmiĢtir. Yunanistan'ın. çünkü.. . Ne üzücüdür ki. resmi yayın organı gibi. Yabancı sermaye. fabrikaları. Türkiye içinde bitmiĢ. oralara çıkarılan herkes. Rum Kesimi -ki. halktan gizleniyor? Çünkü.' Bu ne demektir. Avrupa Konseyi Parlamentosu'nda alınan Kıbrıs'la ilgili karar.. Kırk yıllık Kıbrıs meselesi. onu yapabilecek gücü olmayacaktır Türkiye'nin. Doğru. Avrupa'yı bilen herkes biliyor ki. Kıbrıs'ı Rum Kesimi temsil etmektedir. kendi adıma utandım bundan. Türk Ordusu'nun iĢgalci olduğunu. Yabancı sermaye gelecek. iddia ediyorum burada. Türkiye. zaten yıllardır uğraĢtığı bir Ģeydi ve dolaylı olarak bitmiĢtir. kendi halkına karĢı baĢarılarıyla övünemiyor. yabancı sermaye gelecek. bunun farklı yanını söyleyenler çıkarılmıyor. göstermelik.. Davul zurnayla karĢılandı.. (RP sıralarından alkıĢlar. Türkiye'de çıkarcılar.) UTANDIM. zurnayla' sesleri. Eğer olsaydı.) Bu millî davada. (RP sıralarından alkıĢlar. politikacılardan. sözümona. herkes. (RP sıralarından 'Bravo' sesleri. rekabet karĢısında sarsılan Türk sanayiini. bir pembe tablo çiziyor. Türkiye'de gerçek ilim adamları da bunları söylüyor. (. konuĢturulmuyor.. getirdiği birkaç yüzbin dolarla satın almak için gelecek. evet halkı yaĢamıyor gibi yaĢamaya mahkum etmiĢ bir hükümet. Dolayısıyla Kıbrıs davasının Brüksel'e taĢınması. siz imza atmıĢsınız ve demiĢsiniz ki: '6 ay sonra. Kıbrıs'la AB arasındaki üyelik anlaĢması baĢlayacaktır. Avrupa'nın gözünde.. Niçin bir tane de. dün. (RP sıralarından.. deniliyor.

(RP sıralarından 'Bravo' sesleri.. Fakat ne yazık ki aynı duruma Türkiye'yi düĢürmekle meĢguller.5. paketlerine Türkiye'de yaĢayan insanların sorunlarına çözüm bulmak için mi üretiyor. 83. Düyun-u Umumiye'yi hatırlayın.. kendi ülkesindeki sermayenin çıkarlarını devam ettirmek için mi? Bunun çözülmesi gerekir. "ġimdi Söz Abdüllatif ġener'de.DÜYUN-U UMUMĠYE. IMF reçeteleri ile Türkiye'nin hiçbir yere varamayacağı açıktır. s. Kapitalist onlar.) (. biz de girecekmiĢ gibi yapıyoruz" sözleriyle özetlediler. IMF talimatlarıyla bu ülkede hiçbir Ģey halledilemez. Ata çok düĢkün bir ağanın atı ölmüĢ. onları tenkit ede eda bu halkın beynini yıkadı.. BirleĢim. önümüze koyuyor?.. . "AB. aynı partinin (RP=Refah Partisi) Sivas Milletvekili Abdüllatif ġener de(AKP Hükümeti'nin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı) TBMM kürsüsünde dile getiriyordu: "Washington talimatları. Dünya Bankası'nın hazırladığı paketler ne iĢe yarıyor? Bu IMF. DıĢiĢleri Bakanı ve BaĢbakan Yardımcısı.'".. Abdüllatif ġener de.) Bu paketler neyin nesi arkadaĢlar? Bu IMF'nin. iktidara geldiklerinden itibaren AKP Hükümeti de (Abdullah Gül. Durum fıkradaki gibi. 19. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak!) aynı kaderi yaĢadı ve Türkiye'ye yaĢattı!." 273[280] Aynı yılın sonlarına doğru (13 Ekim 1995). Hürriyet Gazetesi.. Yatama Yılı.. "Ben söylerim" diyerek gönüllü olmuĢ ve ağanın huzuruna çıkmıĢ: 280 Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı."274[281] Ne ilahî tesadüftür ki. Avrupa Birliği talimatları. 281 ÇölaĢan. 13 Aralık 2006. alacakmıĢ gibi. Emin. bu gerçeği gören bazı AKP'liler durumu. Yoksa. Kimse korkudan atın öldüğünü ağaya söyleyememiĢ. getiriyor. AKP Milletvekili Ramazan Toprak gibi. 8 Mart 1995 ÇarĢamba. IMF reçetelerine teslim olmuĢ bir baĢbakanla Türkiye'nin sorunlarının çözülemeyeceği de açıktır. Uyanık bir köylü. Dönem 4. tek parti devrinin ideologları.

Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri.175. s. ne var bunda?" "Ağam senin at kulaklarını da yere sermiĢtir* "Desene oğlum.g." "iyi ya."Ağam. at öldü!.e. bütün açıklığıyla meydana çıktı" Mustafa Kemal (2 Ekim 1919 275[282] 282 Mustafa Kemal'in Ġstanbul Belediyesine. hem milleti. uzanmıĢ yatıyor." "Ağam ben demedim.. Cilt:4. . Çünkü Paris'ten dönüĢünde Konferans'a verdiği notaların feci içeriğini çarpıtarak tercüme edip. a. padiĢaha ve milletin görüĢüne arz etmiĢ ve bu suretle hıyanetini gizlemeye çalıĢmıĢtı. basınına ve halkına yayınladığı bildiriden. sen dedin!" "Ferit PaĢa.. sadrazamın yaptığı caniyane hile. senin at var ya. hem padiĢahı aldatmak suretiyle Ģimdiye kadar mevkiinde payidar olabilmiĢtir. Fakat Avrupa matbuatı adı geçen belgelerin hakiki metinlerini aynen yayımlamıĢ olduğundan.

-Gümrük Birliği Ek Protokolü'nü uygulayın ve limanlarınız ile havaalanlarınızı Rumlar'a açın!.. Aynı Avrupa Birliği ve Parlamentosu. 8... Amerikalı senatör Lodge'un dediği gibi Ġstanbul Türkler'den 283 Cumhuriyet Gazetesi. KKTC'yi yok edin!. 30 Kasım 2006.. -Fener Rum Patriği'nin ekümenikliğini tanıyın!. "Türkler Avrupa'dan atılmalıdır. manĢet. -Heybeliada Ruhban(Papaz) Okulu'nu açın!... AKP Hükümeti ile AB arasında da. -Dicle ve Fırat suları ile bölgedeki barajlar ve GAP'ın yönetimini uluslararası AB yönetimine devredin!. -Tam üyeliği Ģimdilik düĢünmeyin ama "imtiyazlı ortaklık" için bile Kıbrıs Rum Devleti'ni tanıyın. . -Ceza Yasası'ndaki 301. 30 Kasım 2006. değiĢik tarihlerde ve sürekli olarak pek çok dayatmada bulundu: -Pontus ve Süryani soykırımını tanıyın!.1.. sosyal. -PKK'ya karĢı silahlı mücadeleyi bırakıp. "askıya alma" tehdidiyle.1...AB DAYATMALARI. Yeniçağ Gazetesi.. "Ben demedim. Maddeyi kaldırın!. kültürel ve siyâsi çözüm bulun!. -Orduyu denetim altına alın!. ağa dedi!. AB deyiverdi: "8 Konuda görüĢmeleri askıya aldım!. yazılı ya da sözlü."276[283] Biz diyemedik. manĢet... AKP Hükümeti döneminde (özellikle son üç yılında yoğunlaĢan biçimde. 2002-2007 yılları arasında) "üyelik kriteri-koĢulu" olarak. -Üniversitelerde Kürtçe dersler verilsin!.. s. sen dedin" durumu sürerken.

Ancak önce taksim (=parçalayıp. Sonunda insaflı Avrupalılar dayanamadı ve itiraf ettiler. paylaĢma) konusunda anlaĢmalıdır. bir veba tohumu olan. Türk Ordusu Ģeytanın ordusudur." Lord Curzon "Türkler'i Avrupa'dan kovmak gerekir. cezalandıracaktır. harplerin yaratıcısı. zamanı gelince onları yargılayıp.. Laik bir devlet olan Türkiye. komĢuları için bir küfür olan Türkler Avrupa'dan silinmelidir.. Avrupa'dan uzak- . Ġngiltere Parlamentosu'nun üst kanadını oluĢturan Lordlar Kamarası'nın sekiz üyesi.tamamen alınmalı." Martin Luther "TÜRK HALKINA HAKARET!." Jean Louis Carra "Bugün Türkler'in ayakları altında ezilip inleyen Hıristiyanlar." Açıkça Türkiye'ye hakaret ediliyordu. Daily Telegraph Gazetesinde "açık mektup" yayınladı: "Türkiye'nin AB'yle müzakerelerini askıya almak Türk halkına bir hakarettir.

sürmanĢet. 286 AB Komisyonu'nun Ġlerleme Raporu. sözleri etkisizleĢtirilmeye çalıĢılıyordu!. Sonunda AB de açıkça bunu dile getirmeye baĢladı. 285 Anadolu'da Vakit Gazetesi.1. 278[285] "SEVR'Ġ KABUL EDĠN! " AB dayatmaları. büyük bir toplum olan Kürtler. 6 Aralık 2006. Marmara Denizi ve Karadeniz Boğazı'nın yönetimi için Boğazlar Komisyonu kurulacaktır. Kürtler'in özgürlükleri için mücadelemizi sürdüreceğiz. AB eğer Türkiye'yi üyeliğe alacaksa. 287 Sevr AntlaĢması'nın 83. Bu sorunun kalıcı çözümü Suriye'nin Fırat nehrinden daha fazla su karĢılığında fiili sınırları tanıması ile gelebilir.") 280[287] "SEVR'Ġ Kabul Edin" 284 Hürriyet Gazetesi ("Türk Halkına Hakaret Ediyorsunuz). yıllardır ülkemizin parçalanması anlaĢması olan Sevr dayatmalarına dikkat çekiyor ama "paranoyak" denilerek. ĠĢte. bir çizgi ile yok edilmiĢlerdir. Sadece kağıt üzerinde değil. Bugünkü Kuvayi Milliyeciler (Atatürkçüler).. 6 Aralık 2006.laĢtırılıp Ġslâmi köktenciliğe doğru itiliyor!"277[284] BaĢbakan Erdoğan'ın tavrı ise. sonunda. Yıldönümünde Stockholm'de Düzenlenen Top- . kapımızdaki SEVR dayatması ve onun altyapısını oluĢturan AB'nin diğer "üyelik koĢulları!": Sularımıza Uluslararası Yönetim! ("Türkiye'nin Suriye ile olan iliĢkileri iyileĢme sürecindedir.69. Lozan AntlaĢması ile yaptığı hatayı düzeltmelidir. Türkiye'ye Sevr'i kabul ettirmeye kadar uzandı. SEVR AntlaĢması'nın yerini tutmalıdır. Dicle ve Fırat havzasının su yönetimi ortak bir yönetime bırakılmalıdır.")279[286] (SEVR ANTLAġMASI MADDE 38: "Çanakkale Boğazı. s."-HC) "Kopenhag Kriterleri SEVR'in Yerini Tu tmalıdır" (Sol Parti Lideri Utla Hoffman: "Atatürk ve Lozan AntlaĢması ile. 8.1. "Kaybeden AB olur" Ģeklinde oldu. s. Kopenhag Kriterleri. gerçek hayatta da bunun yaĢama geçirilmesi gerekir. manĢet. 6 Ekim 2005.

1. . Talep. kendisinin ve Osmanlı makamlarının tüm desteğini sağlamayı yükümlenir. zorla götürülmüĢ. s. Türkiye'nin Sevr AnlaĢması'nı kabul etmesini istedi. Türkiye aktarılan toprak üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçecektir. 23 Mart 2005.Türkiye'ye üyelikten önce Ermeni soykırımını tanıma koĢulu getirilsin. 288 Yeniçağ Gazetesi. Van ve Bitlis vilayetlerinde Ermenistan'ın denize çıkıĢını sağlayacak Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırın tesbitinde ABD BaĢkanı hakem olacaktır. O tarihte bütün dünya "topluca öldürme" tanımlaması yaparken. Ankara Ticaret Odası Yayını. Ankara'nın varislere 60 milyar dolar tazminat ödemesi gerektiğini öne sürdü")284[291] lantıdan. gözaltına alınmıĢ ya da tutuklanmıĢ kiĢilerin aranması ve kurtarılması için.1. Kıbrıs'tan asker çeksin") 282[289] (SEVR ANTLAġMASI MADDE 89: "Erzurum.-HC 291 Star Gazetesi. 289 Hürriyet Gazetesi. 290 Dikkat edilirse. 25 ġubat 2005. Ankara. Ermeni tarihçi Stepanyan. Trabzon."-HC) "Ermeniler 60 Milyar Dolar Ġstiyor" ("Ermeniler'in sözde soykırım iddiaları maddi boyuta taĢındı. Rumlar'ı tanısın. 2-Türkiye. s. SEVR AntlaĢması’nda dahi "Soykırım" sözü yok.("Avrupa Parlamentosunda sözde Ermeni soykırımı konusunu gündeme getiren Fransız Parlamenter Toubon." SEVR ANTLAġMASI MADDE 90: "Sözü geçen iller topraklarının tümü ya da bir kesiminin Ermenistan'a aktarılmasına yol açacak olursa. Kasım 2005." SEVR ANTLAġMASI MADDE 142: "Osmanlı hükümeti savaĢ süresince Türkiye'de yapılan topluca öldürmeler sırasında 283[290] kiĢilere verilen zararları en geniĢ ölçüde karĢılamak için. Türk Parlamenterlerin sert tepkilerine yol açtı")281[288] "Yine Soykırım ġartı" ("AP iki karar aldı: 1. s. 1 Kasım 1914'den beri herhangi bir soydan ya da dinden olursa olsun ortadan yok olmuĢ. sonraki yıllarda ortaya çıkan "soykırım lobisi ve soykırım sanayii!" bu kavramı üretmiĢ ve kullanmaya (siyasi ve ekonomik rant sağlamaya) devam ediyor.516. Bakınız: ABA Altından Sopa. 29 Eylül 2005.

diye sormak lazım. a. ancak bir araçtır. sistemlere yer yoktur. s. Hangi sisteme girmek istiyorsanız. baĢka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelelere zorla dikte ettirmiĢtir. ġti. Türk vatandaĢı olmayan din adamlarının Türkiye'de çalıĢabilmesi konusundaki zorluklar devam etmektedir.")287[294] Dönemin BaĢbakanı Recep Tayyip Erdoğan da. Ekim 2005. s. Kemalist felsefe ve ordunun rolü değiĢmediği sürece Türkiye'nin AB'ye girmesinin mümkün olmadığını 292 293 AB Komisyonu'nun Ġlerleme Raporu. Bence hayır. Atatürk'ün devlet binalarındaki fotoğrafları artık indirilmelidir.50. kendisine din olarak Kemalizm'i almıĢ. Ġstanbul).45.. Atatürk yaĢasaydı AB ile üyeliği imzalayabilir miydi. Ankara (Basıldığı Yer." "Türkiye'nin yarınında artık K emalizm'e ve Kemalizm benzeri reji mlere.") 285[292] "Atatürk Resi mlerini Ġndirin!" ("Ġngiliz Parlamenter Andrew Dufftan küstah sözler: Devlet binalarından Atatürk resimleri inmedikçe AB'ye giremezsiniz") 286[ 293] ("Türkiye-AB Ortak Parlamento Komitesi BaĢkan Yardımcısı ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Andrew Duff Ģöyle demektedir: Türkiye Kemalizm ile mücadele etmelidir.1. CHP Kadın Kolları Yayını.e. daha önce (1993’te.131. bu düzenin seçiminde bir araçtır. RP Ġstanbul il BaĢkanı iken) Ģöyle düĢünüyordu: "Bize göre demokrasi amaç değil.. Hatta Türkiye din konusunda da aynı Ģeyi seçmiĢ.. Mart Matbaacılık Sanatları Ltd. 6 Ekim 2005.. 294 Cumhuriyeti KuĢatanlar.Heybeliada Papaz Okulu'nu Açın" ("Heybeliada Ruhban Okulu henüz açılmamıĢtır. s."288[295] "Kemalizm Varsa AB Yok" ("VATAN'a konuĢan AB Raportörü Oslander. 17 Eylül 2005. . AkĢam Gazetesi. s.g." "Türkiye Cumhuriyeti katı bir üniter anlayıĢa sahip olmuĢtur. 295 Cumhuriyeti KuĢatanlar.

. kendilerine "müttefik" yaptığını da açıkça ortaya koyuyordu!.1. "Çan Sesleri!" baĢlığıyla o tarihte haftalık köĢe yazıma taĢımıĢtım: 296 297 Vatan Gazetesi. Avrupa Parlamentosu'nun hazırladığı ve Strasbourg'da masaya konulacak 'Kıbrıs Raporu'nda ordumuza 'iĢgalci' iftirası attılar") 293[300] Orgeneral Büy ükanıt: "ULUSUMUZU SEVMEYEND EN NEFRET ED ECEĞĠZ! . Hürriyet Gazetesi. 300 GüneĢ Gazetesi. 26 Eylül 2003. 26 Mart 2003. Bu sözleri. s." Bu sözler.. 298 Hürriyet Gazetesi. ilkelerine ve Türk ordusuna düĢman olanların niçin Avrupa Birliği'ne dört elle sarılıp.1. Atatürk'e.iddia etti") 289[296] "AB Ke malizm’e Kafayı Taktı" ("Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu: Kemalist felsefe AB yolunu tıkıyor") 290[297] "Asker ġartı" ("AB Komisyonu'nun AB Liderleri Zirvesi raporuna göre ordu. Avrupalı Parlamenterlerin bu "küstah iĢgalci” tavırlarına dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt ağır ve içerikli bir yanıt verdi. 299 Yeniçağ Gazetesi. insan haklan ve dini konularda sorun çıkarsa müzakereler kesilecek!") 291[298] "Silahlı Kuvvetler'e Saldırdılar!" vatanı ve Cumhuriyeti kuvvet kullanarak 292[299] yükümlü olmasın") ("AB: Ordu korumakla "Türk Ordusu Ġ Ģg alci" ("Türkiye'ye resmen hakaret ediyorlar! Zehir zemberek rapor. 3 Aralık 2004. 2 Ekim 2004. 9 Mart 2004. s.

hem milliyetçilik ve ulusal akımlar konusunda. Çünkü biliyorlar ki. 27 Eylül 2005. "ULUSUMUZU SEVMEYEND EN NEFRET ED ECEĞĠZ" Dün. 'Türkiye'de milliyetçilik yükseliyor mu?' yargısı ile yaklaĢılıyor.1. birkaç gün önce "Devlet dairelerindeki Atatürk resimlerini indirmemizi" istemiĢti. Atatürk resimlerini devlet dairelerinden indirmemizi emreden Duff a Ģu cevabı verdi: "Bizim milliyetçiliğimiz Atatürk milliyetçiliğidir. 2 9 4 [ 301] Avrupa Parlamentosu(AP) milletvekili ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu EĢbaĢkan Yardımcısı Andrew Duff. hem de bunları kötülemeye.. Atatürk ve O'nun ilkeleri Türk milletini birbirine bağlayan." "ULUSAL DEĞERLERĠMĠZ BASKI ALT INA AL INIYOR" Özellikle PKK terörüne karĢı halkın gösterdiği tepkiyi eleĢtirenlere de çarpıcı biçimde cevap veren KKK Org. Hulki. Yeniçağ Gazetesi. Org. etnik temele dayalı bir sevgi değil.ÇAN SESLERĠ !. "Çan Sesleri!. hem de çok çarpıcı açıklamalar yaptı. YaĢar Büyükanıt. bir yurttaĢlık sevgisidir. özellikle PKK terör örgütüne karĢı gösterilen her tepkiye. s. Kara Harp Okulu'nun yeni eğitim ve öğretim yılı açılıĢ töreninde konuĢan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt. hem bu sözlere yanıt verdi.. Kendi ulusumuzu tabii ki seveceğiz ve daha açıkçası sevmeyenlerden de nefret edeceğiz.". selde sürüklenirken tutunacağı bir daldı. AP ve AB yetkilileri uzun zamandır Atatürk'ten rahatsızlar. hor görmeye çalıĢanlara karĢı Ģunları söyledi: "Ulusal konularda. Bu duygunun. Büyükanıt. . ulusun ve onun yüksek değerle301 Cevizoğlu. Bu sevgi.

" Bu ifadelerden anlıyoruz ki. bu tür söylemlerin sahiplerinin "ulusal kimliğimizi parçalamak. Bakınız ne diyor YaĢar Büyükanıt: "Avrupa Parlamentosu'nda.. .rini bir anlamda baskı altına almak anlamına gelir... "AB'ye girmek isteyen" Türk Silahlı Kuvvetleri'mizin. barbarlıklarını. olaylara karĢı uyanıklığının bir göstergesini de.(.) Tarihin en kanlı terör örgütünün tüm cinayetlerini. Bu konularda uzun süredir "görüĢ bildirmeyen" Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ne yapacağını da yine Komutan'dan öğreniyoruz: "Türkiye'nin ve ulusumuzun güçlü ve dinamik yapısı. dil birliğimizi ortadan kaldırmak ve bölünmeye hazır bir Türkiye görmek isteyenler" olduğunu vurguladı. (Buraya dikkat-HC) Bu ifadeleri. . ülke sevgisi bu düĢünceleri ifade edenlerin yüzüne bir Ģamar gibi çarpacaktır. yine Kara Kuvvetleri Komutanı'nın müthiĢ ince anlamlı sözlerinde buluyoruz." Hilal ile Haç'ın çatıĢmasında. tam da "Dil Bayramı"na denk gelen bir dönemde. Ülke içinden ve dıĢından destek gören yıkıcı ve bölücü faaliyetler. ülkemizin "dinamik güçleri" hâlâ ayakta ve görevde!. ÇAN SESLERĠ." Büyükanıt. Türkiye Cumhuriyeti'ni uyandırması gereken çan sesleri olarak izlemekteyim. demokrasi. terörle mücadelemizi 'saldırgan askeri operasyonlar' olarak niteleyen düĢünce ve ifade Ģeklini esefle kınıyorum. gerçekten müthiĢ bir incelik. bir komutanın bu "çan sesleri" benzetmesi. Türkiye Cumhuriyeti'ni korumakla yükümlü dinamik güçlerin pençelerinde yok olacaklardır. Bu arada. elbette ki. özgürlük ve barıĢ gibi değerlerle örtüĢtürmeye çalıĢanların ve bunlara destek verenlerin oyununa Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet'in inançlı koruyucuları alet olmayacaktır. DĠNAMĠK GÜÇL ER GÖREVDE! ..

Hürriyet Ga- .(.Bunların üzerine Ģimdilik söylenecek bir söz yok.1. aĢağıdaki dipnot.(."296[303] 302 Bu son paragraf. Cumhuriyet Gazetesi ("Kimse Bölemez"). (.htm). tehdit ve sıkıntılarla karĢı karĢıya kalmadı" sözünü 14 ġubat 2007'de de yineledi. manĢet. Onu düĢünenlerin biz gereğini yaparız. Soruyorum: Sizin.) Burada düğmeye bastım. 15 ġubat 2007. 26 Eylül 2005'teki "dinamik güçler görevde" sözünü ve 25 Ağustos 2006'daki "Cumhuriyet 1923'ten bu yana bu kadar büyük risk. ona cesaret edemez. Türkiye Cumhuriyeti. Gözcü Gazetesi ("Gereğini Derhal Yaparız").. Ye1 niçağ Gazetesi ("Anlayın Artık ).1. Samsun'a çıkmadan önce 16 Mayıs 1919'da Atatürk'ün karĢı karĢıya olduğu sorunlardan daha mı büyük? Hayır değil.mil. "DÜĞMEYE BASTIM!. 15 ġubat 2007.tr/bashalk/konusma_mesaj/2007/konusma_washington. bizim bugünkü durumumuz.) 303 Genelkurmay BaĢkanlığı resmi internet sitesi... tehdit ve sıkıntılarla karĢı karĢıya kalmadı. Türkiye'yi bölmeyi rüyalarında görenler kâbusla uyanırlar ve derslerini alırlar.1. (www. Türk Büyükelçiliği'nde Türkler'e yaptığı konuĢmada.) Türkiye.. Genelkurmay'ın resmi internet sitesinde ise hiç yer almadı. s. bir milim geri adım atmadığını gösterdi: "Türkiye'yi koruyan dinamik güçler var olduğu sürece. Anlayana sivrisinek saz. s.. manĢet. manĢet. Biz inanıyoruz. Gidelim Türkiye'den baĢka yere.. Büyükanıt. s." Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Büyükanıt. hatta New Jersey'e 295[302] yerleĢelim. Bir kere buna inanmamız lazım.) . Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Peter Pace'in davetlisi olarak gittiği ABD'de. Kimse Türkiye'yi bölemez. (.. Bakalım çanlar kimin için çalıyor?.. Cumhuriyet ve Hürriyet Gazetelerinde. (Bakınız. Türkiye kristal bardak mı kırılsın? O zaman biz asker olarak boĢuna varız. anlamayana çan sesleri bile az!.) Daha önce de açıkça söyledim.. "New Jersey'de yaĢayan Fethullah Gülen'i ima etti' biçiminde yorumlandı..tsk. onun bunun iteleyeceği bir ülke değildir. 1923'ten bu yana bu kadar büyük risk.. 14 ġubat 2007. 15 ġubat 2007.

gazeteci ve devlet adamı da olmasına karĢın. "Evlilik vaadiyle kız kandırmak" gibi. s.. 15 ġubat 2007... HATTÂ.. (68 KuĢağı'nın "Onlar ortak." (Almanya Eski BaĢbakanı Helmut Kohl)298[305] .e. 15 ġubat 2007. Avrupa'da gerçeği yüzümüze defalarca söyleyen politikacı. Yüzyılın sonlarına doğru Türkiye'nin nüfusu Fransa ve Almanya'nın toplamı kadar olacak. Genç ve hızlı büyüyen nüfusun satın alma gücünden yararlanmalıyız. istediklerini elde ediyordu. "siyasî varlıklarını AB'ye bağlamıĢ" olanlar için bunların hiç önemi yoktu.. tıpkı. s. AB Kurucusu ve en çok söz sahibi olan Almanya ile Fransa'da pek çok CumhurbaĢkanı ve baĢbakan.1."Bugün Avrupa'da hiçbir lider Türkiye'yi AB'nin içinde görmek istemiyor.12. s. (. Türkiye'nin Birliği mi?. . "Türkiye'ye AB'ye tam üye yapmayacağız" diyordu: . AB'yi bıraktıkları anda düĢeceklerini biliyorlardı. Türk milletinin yüzde 80'e yakını AB'ni istemediği halde!. Çünkü. Tıpkı... (. Ankara.) Türkiye'nin AB içinde yeri olmayacaktır. Sabah Gazetesi ("ABD'de 'Var Ol PaĢam' Sesleri).1." (Almanya Eski BaĢbakanı Helmut Schmidt) 297[304] . a. SEVR ANLAġMASI'NIN ĠMZALANMIġ OLMASINA KARġIN TÜRKĠYE'NĠN BÖLÜNMEMĠġ OLMASI DA BĠR HATADIR. tavĢanı koĢturmak için önünde "havuç" sallamak gibi. biz pazar" sloganı nasıl da doğru çıktı!.g.." zetesi ("Bölme Rüyasını Kâbusa Çeviririz"). s.) 21. 304 Avrupa Birliği mi."Avrupa'nın geleceğinde Türkiye'nin yeri yoktur. Kasım 2002.AVRUPA BĠRLĠĞĠ.... Üstelik. "almayı hiç düĢünmediği" Türkiye'yi oyalıyor.. Ankara Ticaret Odası Yayını.13. 70 Milyon Türk vatandaĢını Avrupa içinde dolaĢtıranlayız."Türkiye için bir Yugoslavya Modeli' öngörülmektedir. 305 Avrupa'nın Birliği mi.-HC)" Türkiye'ye adaylık statüsü verilmesi hatadır.

. ilerleyen sayfalarımızda bu konu yine karĢımıza çıkacak.(Fransa Eski CumhurbaĢkanı Valery Giscard d'Estaing) 299[306] . Böylece Türkiye'ye iyilik yapmıĢ oluruz. (. varlıkları tarihe karıĢmıĢ olan milletlerin uygulamalarınız sayesinde yeniden diriltildiği bir sırada.e. s. "Ulusal direni Ģ iradesi" örnekleri MUSTAFA KEMAL.. atalarımızın yiğitlik kanıyla yoğrulmuĢ olan bu topraklar üzerindeki egemenliği bizim ve evlâtlarımızın kanıyla savunarak. Artık tarafınızdan yok ediliĢimizin kaçınılmaz olduğunu anlıyoruz.g. Son kararı vermek bize düĢüyor."Türkiye'ye kesinlikle AB üyesi olamayacağı söylenmelidir. 1500 yıllık Türk ulusunu nasıl yok etmeye çalıĢırsınız?" diye hesap soruluyordu!.g.. "Tarihten silinmiĢ ulusları ihya ederken.. Bugün duyup ta inanamayacağımız bu geliĢme.... a.. a.14. Mustafa Kemal BaĢkanlığındaki Erzurum Kongresi Heyetinin.. ABD B AġKANINA MUHTIRA VERDĠ! ." (Almanya CDU/CSU Koalisyonu Meclis Grubu BaĢkanı Wolfgang Schaeuble)300[307] AB'nin Sevr istekleri hiç bitmeyecek.e. . s.. Avrupa'nın Birliği mi. "Bu hedefinize ulaĢamayacaksınız... yok olmaktan baĢka bir anlamı olmayan kararlarınıza boyun eğmeyecektir. kahramanca ölümü göze aldık" deniyordu: "Sayın BaĢkan! (Reis Cenapları!) 600 yıllık bir imparatorluğa ve 1500 yıllık geçmiĢe sahip olan Türk milleti. her fırsatta. Mustafa Kemal PaĢa tarafından 1 Ağustos 1919'da gerçekleĢtirildi!.15. dünyaya yeni bir özveri ve kahramanlık örneği 306 307 Avrupa'nın Birliği mi.....) Artık Türkiye’ye karĢı dürüst davranılmalı ve ikiyüzlü politikadan vazgeçilmelidir. her ortamda bu arzu dile getirilecekti. Amerika CumhurbaĢkanı Wilson’a (Wilson'a) verdiği muhtırada. Ve bu son karar ise onurlu ve namuslu ölmek.

maddileĢtirdiğini. . Prof." 301[308] Ulusal direni Ģin liderinde dünyanın süper gücüne kafa tutan. 302[309] "GÖRÜġME BĠTMĠġTĠR!. ulusal direniĢin liderinin karĢısına çıkınca.. s. milletçe açılması kararlaĢtırılmıĢtır" yanıtını alınca.-HC) Bu muhtıra metni. küstah iĢgalci durmadı.75. Prof.g. "Bu güce bilinç ve Ģekil veren büyük kahramana" tanık oluyorduk.göstererek terk etmektir. bezgin. Daha da ileri giderek gözdağı verdi: "Açılmaması daha münasip olacaktır!” "Kongre muhakkak toplanacak ve gününde açılacaktır!. Kongrenin 10 Temmuz'da yapılacağını haber alan Ġngilizler. WaĢington Senato Kütüphanesi'nde de bulunmaktadır." "Kongreden vazgeçmezseniz zor kullanarak toplantının dağıtılmasına mecburiyet hasıl olacak.131. örgütlendirdiğini" görüyorduk. aynı "direniĢ" ve "tehditlere karĢı koyma iradesi"ne Erzurum Kongresi öncesinde de tanık olmuĢtu. 308 Kâzım Karabekir'in "Ġstiklâl Harbimiz" adlı eserinden alıntı yapan Kocatürk." Dünya. 106-113. Ne pahasına olursa olsun kon greyi a çacağız. iĢgal subayı. "ĠĢittiğime göre. s. Açılmamasını tavsiye eden düĢüncenize hâkim olan nedenleri bile sormayı gerekli görmüyorum. Türk ruhunda birikmiĢ sonsuz mânevi gücü nasıl bilinçlendirdiğini. Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi. s. Millet buna karar vermiĢtir.. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe." "O halde biz de. Dr. burada yarın bir kongre açacak imiĢsiniz?" dedi.. Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri. Cilt:4.. a. Utkan. ülkesinin onurunu koru yan bir insan ın "yanılmaz ve bükülmez iradesi" vard ı.e. 309 Fuat Köprülü'nün sözleri. "Evet. "Silâhsız.(TürkçeleĢtirme bana ait. zorunlu olarak kuvvete kuvve tle karĢı koyar ve her durumda milletin karar ını yerine getiririz. Bakınız: Kocatürk. Dr.. ABD'nde 1920 yılında yayınlandı. Utkan. Yarbay Ravlinson'u (Anthony Rawlinson) 9 Temmuz'da Mustafa Kemal'e göndermiĢlerdi. ümitsiz bir milletin bir dünyayı yeneceğine tek baĢına inanmıĢ bir kahramanın.

10 Temmu z 1919 idi..GörüĢmemiz bit mi Ģtir!. Sivas'ta idi.44. Fransa'nın "Suriye özel temsilcisi" Pikot (Picot) kendisini ziyarete geldi. Mustafa Kemal tarafından 15 Ağustos'ta da sergilenecekti. Utkan. Ġngilizler'in tutuklayarak götürmek istediği bazı Türkler'i onlara teslim etmemiĢti. a.) 3 0 3 [ 310] "ULUSAL DĠRENĠġ ĠRADESĠ"ne bir baĢka örnek. ancak delegelerin b üyük çoğunlu ğunun vilâyetlerden Erzurum'a geliĢleri geciktiği için. a. Sömürgeci yabancılara. Kocatürk.. s. karĢı 7 Aralık'ta da benzer bir tokat vurulacaktı. millet ordularını kendi toplar ve yalnı z bir hareket tarzı kabul eder. 1.e. i stediğiniz Ģey gerçekten benim 310 311 Kansu. Prof.. O da. Her ne zaman zorunluluk karĢısında kalınırsa. Cilt.. Picot: "Türk-Fransız gelecek dostluğu ve ortak menfaati elinizdedir.. Görüyorsunuz. Dr.304[311] "ĠSTEDĠĞĠNĠZ ġEY ELĠMDE DEĞĠLDĠR"." (Er zurum Kongresi'nin a çılıĢı için ilk kararla Ģtırılan tarih. kongrenin a çılıĢı 23 Temmuz'a ertelenmiĢti.e. milletin sinesi fedakâr evlâtlarına açıktır." M.Kemal: "Fakat benden mümkün olmayacak bir Ģey istiyorsunuz! M illetin bağımsızlığı tehlikeye girdiği zaman. kurtuluĢ uğrunda sonuna kadar kanını dökmek! Eğer Kilikya'da Türk'ün bağımsızlığını almak gibi bir niyetiniz olmadığını gerçekten kanıtlayacak olursanız. Mustafa Kemal hemen kendisine telgraf çekti: "Gösterdiğiniz millî cesaret takdiri gerektirmektedir. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. vatanseverler için hiç söz konusu olamaz. bu orduların üzerinize yürüyerek sizinle savaĢa tutuĢacaklarını zannetmem.g. her Ģey kökünden çözülmüĢ olacaktır. Sinop mutasarrıfı (validen küçük mülkî âmir) Mazhar Tevfik Bey.154. .g. Millî ordunun hareketini durdurmak istiyordu. s. Yerinden olma. Kilikya'ya doğru yürümekte olan millî ordul arınızın bulundukları yerlerde kalmaları için derhal emir verirseniz. Mustafa Kemal.

312 Ali Fuat Cebesoy'dan aktaran Kocatürk. Sabır ile muavin beyin yanında oturdum. daha sonra dost düĢman herkesin kanaati de benim bu sanımı doğruladı. sonradan gelenler bile içeri giriyor-HC) Canım sıkılmadı değil.Nazır Beyefendi Hazretleri sizi kabul buyuracaklar. Kendisi anlatıyor: Arıburnu'nu.. Anafartalar'ı yapmıĢ bir komutan idim.. Mustafa Kemal. Kendisine dedim ki: ..Nedir o? dedim. Ġnsanlık hâli. müsteĢar muavinine: . dedi.182. buyurmuĢ. beklediğimi tekrar hatırlattı. Prof.Sizin Nazırınız bütün zamanını böyle manasız ziyaretleri kabul etmekle mi geçirir? Terbiyeli ve geçimli olan muhatabım soruma cevap vermedi. .) (Makamda uzun süre bekletiliyor.elimde değildir. bu tavrını Osmanlı'nın ünlü Ġttihatçı DıĢiĢleri Bakanı (Hariciye Nazırı) Halil MenteĢe'ye karĢı da göstermiĢti... Odacı: . a.e.305[312] "BEKLESĠNLER". Utkan.memlekete bir hizmette bulunmuĢtum. o hareketle özellikle payitahtı (=baĢkenti) kurtarmıĢtım. s.Beyefendi Hazretleri galiba beni unuttular.. dedim.. bu küçük hizmeti yapmıĢ olmaktan memnun olabileceğini tahmin ettiğim Osmanlı devlet adamlarının önemlilerini ziyaret ediyordum ve bu ziyaretten' daha önemli bir görev duygusu ile yapıyordum. . Muavin Bey. Bir aralık Nazır Beyefendinin bürosunu salona birleĢtiren kapı açıldı ve bir odacı: .Buyurun efendim.g. Dr. Cevabını verdi. Sanıyordum -ki. Muavin Beyle ciddi bir konu üzerinde konuĢuyordum.Beklesin. . (. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.

Ġsmet. Ġstanbul'da toprağı ve binası olan vatandaĢların bir kısmı mülklerini yabancılara satmaya baĢladı... s.. s. a. aylarca beklemek zorunda kalıyor. önümüzde i Ģlenme mi Ģ ve zengin bir toprak b ulunmaktadır. "YABANCIYA TOPRAK VE MÜL K SAT MAYIN! . "bütçe açığını kapatmak” idi!.. Bu satıĢları durdurmayan Ġstanbul Hükümetinin amacı. 1919. 1 Mart Tezkeresi öncesinde söylendiği gibi. sa ğlıklı bir mali sistemin kuru l ması ve yol veya k öprülere yatırılan sermayenin g üven altına alınabilmesi i çin verilen güvenceler. aynı zamanda AB'nln de patronu idi.306[313] 2000'LĠ YILLARIN BAġLARINDA ise.79. Dr. ABD.g. Tıpkı BirleĢmiĢ Milletler örgütü'nü. ABD'li yetkililer "TBMM'nden filanca karar çıkmazsa. Kapısında beklenilen ABD. ABD Hükümeti'nin bir organı olarak kullanması gibi. Özellikle AkĢam Gazetesi Ġstanbul halkına çağrıda bulu313 314 Görgülü.Beklesinler! Dedim. ABD BaĢkanının telefonları size meĢgul çalar"307[314] tehdidinde bulunuyordu. neredeyse tüm AB ülkelerinin üyesi olduğu NATO üzerinden Avrupa'yı yönetiyordu!.." "Yabanc ıların toprak almasında her tü rlü engelin ortadan kalkması.. Fethi. BaĢbakanlar. . bekleten Avrupa ve Amerika BirleĢik Devletleri idi..e.33.. ABD BaĢkanından randevu alabilmek için basında tartıĢmalara neden olacak kadar uzun. Batı sanayisi bu to pra ğa nüfuz et meli ve ona sahip olmal ıdır." Times Gazetesi (12 ġubat 1856)308[315] Times Gazetesi'nin bu yazısından 63 yıl sonra 1919'da.e.-HC 315 Karaduman.g. a. ard ından büyük sonuçlar getirecek olan diplomat ik baĢarılardır. Yıl 2007 değil.

Bugün vergisini veremediğimiz toprak. iradını(gelirini) yabancıya satan her Türk. Evini. Satmayalım. mümkünse alalım. yarın bize bir servet getirecektir. Zaten bizi istemeyenlerin de amacı budur. "yabancıların bir manevrası" ile karĢı karĢıya bulunduğumuzu ve yabancıya toprak satmanın "ülkenin bir parçasını satmak" olduğunu söyledi: "Toprak ve mülk satmayınız. kentinin bir parçasını satıyor demektir. Bu manevra karĢısında ĢaĢırmayalım. arsasını.narak. kupkuru nüfus olarak kalacağız. Bize Ģimdi bol bol para veriyorlar ya da verilen parayı fırsat sanıyoruz." . Son istatistikler. her gün Ġstanbul'un Müslüman ve Türk halkının yığın yığın emlâk ve arazi satmakta olduğunu göstermektedir...) Eğer bunları da elden çıkarırsak. (.

. Kocatürk. Utkan. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri. topraklarımızın dünyanın en bereketli topraklarından bulunması. Prof. Halkımızın çiftçi olması.. "VATAN NAMUSTUR. 19 Ağustos tarihli Yeniçağ Gazetesi tam sayfa manĢet haber olarak..383. Dr. . s.) Gerçek zaferlere." Yıl 2004. Dr." Mustafa Kemal (1923) 310[317] Yıl 1919 değil. 316 317 Kocatürk. bütün dünyanın aĢırı isteklerini çekecek verim ve servete sahiptir."Memleketimizin ekonomik kaynakları. maddî yaĢam için hiçbir kaygıya yer bırakmamaktadır." Mustafa (1922)309[316] Kemal "Memleketimiz baĢtanbaĢa hazinelerle doludur. o hazineler üstünde aç kalmıĢ insanlar gibiyiz.. ancak bu gibi verimli alanlardaki çalıĢmayla varacağız.g. Biz. 2004!... a.g. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri.e. s.(. 85 yıl sonra aynı durumla karĢılaĢtık..383.e. Prof... a. SAT ILAMAZ! . Utkan..

" Vural SavaĢ (Yargıtay Onursal Cumhuriyet BaĢsavcısı): "Yerel yönetim yasaları da satıĢ için çıktı. Mustafa Erkal (Aydınlar Ocağı BaĢkanı): "Sevr’i parayla uyguluyorlar. Türk'e ihanet ediyor. su kaynakları ve maden sahaları. Dr. parça parça satın almaya baĢlayan yabancılar."Vatan namustur. özgürlüğünü. satılamaz!. 19 Ağustos 2004. BĢk. Dr. bayrağını seven herkes satıĢa isyan ediyor!"311[318] Aynı gazetede yurtseverler tehlikeyi Ģöyle özetlediler: Aytunç Altındal(AraĢtırmacı Yazar): "Egemenliğimiz tehdit altında. Türkiye'nin sınır boyları. AKP." Prof." Mehmet ġandır (MHP Gn.. toplumun her kesimini isyan ettirdi." H. korunan ülke topraklarının para karĢılığı satılması." Doğu Perinçek (Ġ." 318 Yeniçağ Gazetesi. Vatanını. Gn." kampanyası baĢlattı: "ġehit kanıyla alınan. BĢk.): "AKP. Sevr paçavrasını pratikte parayla uygulamaya koydular. s.Hukuk Fak. bloklar halinde yabancılar tarafından ele geçiriliyor." Prof.): "AKP." Gürol Ergin (CHP Mv." Sinan Aygün (ATO BaĢkanı): "Ülkem adına endiĢeliyim." Oğuz Tezmen (DYP): "Yahudiler de böyle baĢladı.): "Urfa’yı YahudileĢtirme Projesi yürütülüyor.1.P. . denemez.Ü. 'Yatırım' ve 'inanç turizmi* maskesiyle arazi alan yabancılar. çıkardığı 4916 sayılı yasayla Türkiye'yi 'açık pazar" haline getirdi. önemini kavrayamıyor. savaĢla yapamadığını parayla ve adım adım gerçekleĢtiriyor. Anadolu'yu karıĢ karıĢ. silahla. Yrd. Anıl Çeçen (A. Ġbrahim Özsoy (ANAP): "Kim alıyorsa alsın.): "Sistematik yapılanma var.

çaresiz bırakılmıĢ köylümüzden. 3. çiftçimizden satın alacak ve Türk köylüsü kendi toprağında yabancıya ırgat olacak. Önce devlet köylüden desteği çekecek. Türkiye'yi bünyesine almak için Ģartlar koĢuyor." toprakları ile vardır. incitme. Türk insanını Ģu günlerde periĢan etmeye baĢladı bile. Toprak olmaz- . 'Su kaynaklarınızı da AB yönetecek' dediler. Sen Ģehid oğlusun. en verimli topraklarımızı. yazıktır atanı. Türk çiftçisi toprağını satmasın da ne yapsın? Her Ģey inceden inceye hesaplanmıĢ. Amerika'dan alacaksın' dendi. ortaya sürülecek. et ihtiyacını AB karĢılayacak. kendi mısırını kullanmayacaksın. GeliĢmeler karĢısında Ceviz Kabuğu programında. DSP'nin kurucu baĢkanı RahĢan Ecevit önemli değerlendirmeler yaptı: "(Avrupa ülkeleri ve ABD) ġimdi karĢılarında zayıf. Türkiye AB'nin sömürgesi olacak. Oysa bir ülke. çekildi. Türkiye de Birliğe katılmak uğruna o Ģartları yerine getirmek için çırpınıyor. Bu arada AB. Böylece yabancılar. dünyâları alsan da bu cennet vatanı" Mehmet Akif Ersoy (istiklâl MarĢı'ndan) 2006 yılına gelindiğinde de durum değiĢmedi. Buğday. Bu kararlar uygulandığı taktirde.5 saat boyunca konuyu masaya yatırdık. tanı! DüĢün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sanki AB'ye girdik de baĢımıza kuĢ kondu. ġimdi biz 'Onları satıyoruz ve para kazanıyoruz' diye de övünüyoruz. Verme. Daha AB'ye girmeden o uğurda attığımız adımlar."Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme. O topraklar ki Ģehitlerimizle kaynaĢmıĢ. hattâ art niyetli bir hükümet buldular ve bu fırsatı iyi değerlendirmeyi düĢünüyorlar. Devlet büyüklerimiz AB bağımlısı oldular. sonra yabancıya toprak satıĢı yasası yeniden düzenlenip. Türk köylüsü. 'ġeker pancarı yetiĢtirmeyeceksin. Devletin tarımdan desteği çekmesi istendi. Eski BaĢbakan Bülent Ecevit'in eĢi.

Yabancılara devrediliyorsa. Canlı vücuttan parça koparılmasına müsaade edemem. Kim bilir. bunun yabancıya toprak satıĢından ne farkı var? Yabancıların aldığı bu topraklarda Hıristiyan nüfus artıyor ve misyonerlik faaliyetleri de yoğunlaĢıyor. Abdülhamid RahĢan Ecevit. (.40. belki de bir Ģey ödemeden elde edebilirler. Bu imparatorluğun hiçbir parçasını hiçbir kimseye veremem.sa devlet de olmaz. devletin doğrudan ekonomik giriĢimlerinin mülkiyet ve yönetiminin diğer kiĢi ya da kuruluĢlara devredilmesidir. Saat 22. bir gün bu imparatorluk paylaĢılırsa. Fakat ancak kadavramız paylaĢılırsa. Yahudiler Ģimdilik milyarlarını biriktirsinler. Türk milletini bir arada tutan unsurlardan biri de dindir. Türkiye'yi bölmenin bir yolu da din değiĢtirmekten geçer. onlar da istediklerini. Türkiye'yi bölmek de kolaylaĢır. .. Kanaltürk Televizyonu. Ankara. toprak satıĢlarıyla misyonerlik ve özelleĢtirme arasında bağ olduğuna da dikkat çekti: "ÖzelleĢtirmenin manası. Ġsrail topraklarının yüzde 90'ı devlete ait. Hıristiyan nüfusu artarsa. Asıl hile. Zira istenen toprak bana ait değildir. yabancı adına 319 Ceviz Kabuğu Programı.." 2... O. Oysa Ġsrail kendi vatandaĢına bile toprak satmıyor. 7 Nisan 2006 Cuma. (.) Türkiye'nin stratejik yerlerinden en çok Ġsrailliler toprak alıyor." 312[319] "Benim bir karıĢ toprak vermem söz konusu olamaz. milletime aittir.) Yabancıların yoğunluk kazandığı bölgeleri elde tutmak zorlaĢır.

Arkada para verenlerin de yurt dıĢı kaynaklı olduğu söyleniyor ama bunu belgeleme Ģansı yok. (Canlı yayında izleyicilere." 314[321] RahĢan Ecevit'in bu açıklamasından yaklaĢık bir ay sonra (5 Kasım 2006'da). 15 yıllığına Ġngiliz sömürgesi olmayı kabullenen ve KurtuluĢ SavaĢı sonunda da bir Ġngiliz zırhlısı ile kaçacak olan PadiĢah Vahidettin bile. Ankara. "Bu bir kasaplık!. eski baĢbakan Bülent Ecevit vefat etti. Ġngiliz Morning Post (Sabah Postası) Gazetesi'ne 320 Ceviz Kabuğu Programı. 62 yıldır parmağımda sevgiyle taĢıdığım niĢan yüzüğümü vermeye hazırım. "Vatan toprakları satılıyor. O zaman ben de. -HC .."313[320] Toprak satıĢları hız kesmeden devam ettiği için uyarılar da sürdü. halktan açıkça yardım toplasınlar..1.değil de. Türkiye Cumhuriyeti vatandaĢı adına satıĢın yapılmasıdır.40. Türkiye'nin bütünlüğü tehlikede mi?" sorusunu sorduk. Ankete katılan 10 bine yakın izleyicinin yüzde 98'i "evet" yanıtını verdi. 2006 Eylül'ü sonunda. 30 Eylül 2006. "Babası gibi Ġngilizsever" olduğunu bizzat söyleyen Sultan Vahidettin. Ülkeyi bu duruma getirenler avuçlarını açsınlar. Saat 22. niĢan yüzüğümü vereyim" diye âdeta yalvarıyordu: "Uğrunda kan akıtılan topraklara vatan denildiğine göre. Milli mücadeleyi engelleyen. Kanaltürk Televizyonu. o yüzükle bağlı oldukları eĢi." YUNAN VAHġETĠNE VAHĠ DETTĠN BĠLE DAYANAMIYOR. s. 322 Yunanlılar'ın çok kısa bir süre içinde 20 bin sivil Türk'ü katlettiği rapor ediliyordu. RahĢan Ecevit. 7 Nisan 2006 Cuma. Mustafa Kemal'i görevden alan ve tutuklanması emrini veren... o topraklar para karĢılığı satılamaz... "Yabancıya toprak satmayın.-HC) 321 Hürriyet Gazetesi. sonunda Yunan mezalimine isyan ediyor 315[322].

(. . -HC. her zaman Ġngiltere’yi sevdim ve daima Ġngiliz politikasının muhibbiyim (aĢığıyım). yalnız masumların katliamı ile meĢgul oluyor. hakkımızı geri almakta bize adil biçimde yardım edecektir. 316[323] Ben ise. niçin Yunanlılar'a terkedilsin? ġurada masamın üzerinde Aydın'a ait birçok resimler ve son zamanda Ermeniler tarafından iĢlenen katliamları gösteren fotoğraflar var. O yüzden. sizin de iyi bildiğiniz gibi. Giderken onları size vereceğim..verdiği uzun demeçte. Yunanlılar'ın yaptıkları katliam ve vahĢi hareketlere izin vermesine bir gerekçe oluĢturmaz. Aziz pederim Sultan Abdülmecid Han. onların Ġstanbul'u iĢgal et323 Yabancı devletlerle "müttefik" olmak bile. NATO üyesiyim" demek Türkiye'nin esenliği için anlam taĢımıyor. Bugün bu mütecavizler. Fakat bir hata iĢledi diye." Ġngilizlere yaranmaya çalıĢan. bu harple ilgisi olmayan binlerce insanı cezalandırmak hiç de doğru değil. Yunan kasaplığına son verdirmelidir" demek zorunda kaldı. (Ġttihatçıları eleĢtirdikten sonra) Fakat bu hareketler Avrupa'nın. AB'nin müttefikiyim. Vahidettin'in özel demecinden bazı satırbaĢları Ģöyle özetleyebiliriz: Milletimiz harbe (1. Hükümetin bir hatası için neden Anadolu'nun masum halkı. iĢitilmedik vahĢetlerine maruz kalsınlar? Yüzde 99'u Müslüman olan bir memleket. Memleketimiz yakılıyor. Büyük bir vahĢet değil mi? Olaylar daha zor bir duruma gelmeden Ġtilâf Hükümetleri bu kasaplığa bir son vermelidir. Dünya SavaĢı'na girmekle büyük bir hata iĢledi. haksız yere birçok halk öldürülüyor. Ġnsaniyet ve adalet duyguları ile dolu olan asil Ġngiliz milleti ve hükümeti. iĢgal edilmeyi önlemiyor. Yunanlıların katliamlarına ve çetelerin görülmedik.) Ahalinin kasaphanelerde koyun keser gibi öldürülmesine izin verilmemelidir. Ġngiltere'nin dostu ve Fransa ile Ġngiltere'nin müttefiki idi. "itilaf Devletleri.. günümüzde de "Ben ABD'nin stratejik müttefikiyim.

Gotthard. Jaeschke. Milletimiz harbe girmekle büyük hata etti.g. Sevgili babam Sultan Abdülmecid Ġngiltere'nin büyük dostu ve bu memleket ile Fransa'nın müttefiki idi. öyle tahmin ederim ki. a. Gotthard. direnmek. Paris'teki konferansta Venizelos'un diğer devlet baĢkanlarını "büyülediğini" ve "Türkler'in yıllardır Avrupa'da kötü gösterildiğini" söylüyor.." 318[325] Fransız basını Anadolu'nun parolasını yazıyor: 324 325 Jaeschke. Fakat memleketi ha rbe sürüklemeye hiç katılmamıĢ olan binlerce halkı cezalandırmak da elbette hatalıdır. Biz Ġngiliz milleti ile hükümetinin insaf ve insanlık duyguları ile adaleti temin için bize yardım edeceklerini ümit etmekteyiz. karĢı koymak.. Etrafla irtibatımız hâlâ kesik...2. mücadele etmek yerine. s.g..e. Biz onların hoĢgörüsünü daha sonra elde ederiz.:. onlardan medet umma gafilliğini sürdürecek..." Son padiĢah. a. Vahidettin.5." 317[324] VAHĠ DETTĠN: "SANKĠ AYDA YAġI YORUZ! .. savaĢı kazanan celladına sanki yalvaracaktı. "Babasının Ġngiltere'nin büyük dostu" olduğunu 15 Temmuz (1919) tarihli Ġngiliz gazetesi The Morning Post'a da tekrarlayacak. Sanki ayda yaĢıyoruz. "Sanki ayda yaĢıyoruz" sözleriyle içine düĢtüğü felâketi anlamıĢ ama çıkıĢ yolunu hâlâ yanlıĢ yerde arıyordu.. Ġngilizler'in doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkâr siyaseti değiĢmeyecektir.. .melerine ses çıkarmayan Vahidettin aynı demecinde Yunanistan’dan yakınıyor..e. Ġngilizlerin mütareke koĢullarını öğrendiği zaman Ġzzet PaĢa'ya Ģöyle demiĢti: "Bu Ģartları çok ağır olmalarına rağmen kabul edelim. Ben daima Ġngiltere'ye hayranlık besledim ve daima Ġngiltere’ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum. s.: "..

. KURTULU ġUN ZANLIK ! . Konya'dan ötede hükümetin sözü geçmemektedir. GörüĢtüğüm kaynaklara göre. günümüze kadar gelen ve önce Hürriyet Gazetesi'nin sloganı olan. Anadolu Hareketi tamamıyla milli bir harekettir. Türkiye'yi tehdit eden geliĢmeler Ģöyleydi: 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros .." Paris merkezli Le Temps Gazetesi. Eğer hükümet bunlara karĢı asker yollarsa. "milli vicdandan doğmuĢ" derneklerin katılımı ile toplanan Milli Kongre 7 Ağustos'ta çalıĢmalarını tamamladı.) Parola: Türkiye Türkler'indir.) Bu hareketi bastırmada hükümetin Ģansı çok zayıf."TÜRKĠYE TÜRKLER'ĠNDĠR! .. Fransa vatandaĢlarının bu haberi okuduğu sıralarda. giden asker de derhal karĢı tarafa katılacak. Bu nedenle de hükümet. Damat Ferit'in devrileceği ve yerini Mustafa Kemal'e taraftar bir hükümete terk edeceği düĢünülüyor. Kuvayi Milliye hareketinin gücünü.. halkın desteğini ve iĢbirlikçi hükümetin zayıflığını Ģu sözlerle okuyucularına duyurdu. Anadolu'daki durumun ciddiyetini kavradı ve bu durumun geniĢlemesi halinde. bütün ülkenin itilaf Devletleri tarafından iĢgaline yol açacağını gördü. Bunların çoğu aynı Ģekilde düĢünmektedirler. Fransız yöneticiler Türkiye'yi paylaĢmaya çalıĢıyordu: "Hükümet. (. bugün ise Yeniçağ Gazetesi'nin de kullandığı 'Türkiye Türkler'indir" sloganını yayınladı.. Ö NÜNDEKĠ ENG EL: PART Ġ- Erzurum'da. (. Anadolu'nun nabzını çok iyi tutan Fransız gazetesi." M illi Kongre'nin tespi ti.. Kongrenin toplanmasına neden olan.. Mustafa Kemal'e karĢı yollayacak bir paĢa bulamamaktadır.

. Bütün Müslüman yurttaĢlar demeğin doğal üyesidir. 6Ġstanbul hükümetinin milli iradeye boyun eğmesi zorunludur.) Devlet ve milletimizin iç ve dıĢ bağımsızlığı... vatanımızın bütünlüğü saklı kalmak üzere milliyet esaslarına uygun ve ülkemize karĢı iĢgal amacı olmadan herhangi bir devletin fenne. Ermenilik teĢkili anlamına yönelme sayılacağından birlikte savunma ve karĢı koyma (direnme) esası kabul edilmiĢtir." . Van ve Bitlis) hiçbir neden ve bahane ile birbirlerinden ve Osmanlı Topluluğu'ndan ayrılması mümkün olmayan bir bütündür.. (. Karadeniz kıyılarında Pontus Devleti kurmak için Rusya'dan "göçmen" görüntüsü altında.. Rumlar bu amaçla dıĢ destekli eĢkıya çetelerini Karadeniz'e sokmuĢlardı. 3Her türlü iĢgal ve müdahale Rumluk. (.... 7Milli vicdandan doğan derneklerin anlaĢma ve birleĢmeleri ile oluĢan kitle.) Hükümet hemen milli meclisi toplamalıdır. Bu koĢullar altında ulusal varlığımızın kurtarılması amacıyla Erzurum Milli Kongresi ana hatlarıyla Ģu kararları aldı: 1Trabzon kenti ve Canik Sancağı ile Doğu kentten (Erzurum. Ģimdi "Doğu (ġarkî) Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adında bir topluluk hâline getirilmiĢtir. Hıristiyanlar'a yeni ayrıcalıklar (imtiyazlar) verilmesi kabul edilmeyecektir. AnlaĢmaya aykırı biçimde Türkiye iĢgal ediliyordu. 2Osmanlı vatanının bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının sağlanması. saltanat ve hilâfet makamlarının korunması için Kuvayi Milliye'yi etkin duruma getirmek ve milli iradeyi egemen kılmak esastır. 4Siyasi egemenliği ve toplumsal dengeyi bozacak biçimde. yabancı Rumlar(Osmanlı Rumları değil) akın ediyordu. sanayie. Bu cemiyet her türlü particilik akımlarının dıĢındadır. 5Milletimiz insani ve asrî (çağdaĢ) amaçları yüceltir.. ekonomiye ait yardımlarını mutlulukla karĢılarız. Mutlulukta ve felâkette ortaklığı kabul eder ve aynı amacı hedef edinirler.Mütarekesi'ne kazanan devletler uymuyordu. Ermeniler. Elazığ. Diyarbakır. Kafkasya'da sınırlarımıza kadar uzanan Türk ve Müslüman soykırımına baĢlamıĢtı.

"Ordudan perde arkasında kalmak içir ayrılmadığını" toplantının ilk gününde sıkıca vurgulayan Mustafa Kemal. "dıĢ yardımlar" ya da "yabancı ülkelerin yardımları" konusunda da.Egemenlik. . damgasını vurduğu kararlarda. . bugüne ıĢık tutacak bir ilkeye imza atıyor. bu koĢullarda. Bir yanda Amerika. parçalanamaz.. kurtuluĢun önünde "partizanlığın" büyük engel olduğu idi.. Sen ben kavgalarının ne denli bölücü olduğunu Mustafa Kemal o tarihte kayda geçirmiĢti. Erzurum Kongresi'nin özeti Ģuydu: . "TÜRKĠYE LI! . Mustafa Kemal ve arkadaĢları "yabancı yardımını kabul ediyor". ancak "devletin bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğüne en küçük bir tehdit oluĢturmaması gerektiğini" vurguluyordu... "siyasi partilere değil. .Kuvayi Milliye tek kuvvettir. milli birliğe" ihtiyaç vardı!. yönetici olarak sunmaya çalıĢacağız.. 'gerçek ideali din imiĢ' gibi davranacak çıkarcı bir grubu. Ona göre.. iĢgale karĢı kendisini savunacaktır. öte yanda Ġngiltere. Bizim Ģimdiki hedefimiz . AMERĠ KALIL AR'A BIRAKILMAM A- "Biz. milli iradenindir. .Vatan bir bütündür.Millet.Manda ve himaye kabul edilemez.Kongre toplantısından çıkan sonuçların en önemlilerinden biri de.

283. Türkiye'yi Amerikalılar'a teslim etmek istemeyen Abdülmecid. sömürge müfettiĢlerine odasının duvarından hiç indirmediği Lord Palmerstone'un portresini gösterdi!.. Ġngilizleri ne kadar çok sevdiğini ve bağlı olduğunu kanıtlamak için.g. Ancak Ġngiliz istihbarat teĢkilâtı... s.. Hintli Ġngiliz casusun görevi. a. ünlü Hintli casusları Mustafa Sagir'i görevlendirdiler. Ġngilizler'e çoktan teslim olmuĢtu. ne de onun önderleri ile hiçbir bağlantısı bulunmadığına iliĢkin" namus sözü verdi!.) Daha sonra bu görüĢme. . Bundan tam sonuç alamayıp kuĢkuları sürünce. Ġngiliz Yüksek Komiserliği görevlilerinden Rayan (Ryan) tarafından ülkesine rapor edildi.." Ġngiliz Ryan319[326] "Türkiye Amerikalılar'a bırakılmamalı" diyen Veliaht Abdülmecid Efendi idi. arkadaĢ gibi davranıp kazanmak ve sonra hükmetmek olmalıdır. diğer Osmanlı paĢaları ve Ģehzadelerinin hangisinin Ġngiliz dos326 Karaduman.bölmek. "Türkiye'nin Amerikalılar'a bırakılmamasını" söyledi ve "Ne Kuvayi Milliye hareketi. emin olmak için daha sonra da birkaç kez kendisiyle baĢ baĢa görüĢme yaptı. Veliaht'ın Ġttihadcılarla temasta olduğu ve millicilere (ulusalcılara) yardım ettiğinden kuĢkulanan Ġngiliz ve Fransız Yüksek Komiserleri. Abdülmecid Efendi. aslında sömürgeciliğe ıĢık yakıyordu. o günün gazetelerine haber bile oldu!. Ġlk bakıĢta Abdulmecid'in ulusal bir görüĢte olduğu izlenimi veren bu açıklama. Fethi. süreç içinde Kemalistler ile Abdülmecid iliĢkisini tehlikeli bularak.e. bir Cuma günü 2 saat boyunca onu "sohbet' adı altında "sorgulamıĢlardı!" (Bu durum. PadiĢah koltuğuna otursa bile bu görüĢlerinden vazgeçmeyecekti!.

millicilerin gücünün artığını görerek.. BaĢka bir ülkeye nefret ya da sevgi duyguları beslemeyi adet edinen milletler köleleĢirler. ötekinin uydusu olmaktan kurtulamaz. Çamlıca'daki köĢkünden alınarak Dolmabahçe Sarayı'nda 38 gün göz hapsinde tutuldu (31 Ağustos-7 Ekim 1920). kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. hangisinin düĢmanı olduğunu tespit etmekti.g. bundan yararlanmak ve Mustafa Kemal'in Ankara davetini lehine çevirerek kendi halifeliğinin ilânını sağlamaktı. Vahidettin'in emri üzerine veliaht. (Nitekim Ġngiliz belgelerinde de benzer kanıtları görmek mümkün: "Abdülmecid nasyonalizmini kuvvetli bir Ġngiliz sevgisiyle ve Ankara'ya karĢı güttüğü kuĢkusu ile 1922 yılında bile hâlâ bir arada yürütüyordu. a.) Büyük ve güçlü bir ülkeyle öyle bir iliĢki kuran küçük ya da zayıf bir millet. güvenini ve alkıĢını aldıkları halkı aldatarak. onun çıkarlarını baĢkalarına teslim etmesini sağlarken. "Milliyet ve din farkı gözetmeden bütün milletlerin koruyucusu" sıfatıyla Papa 15.e.. s.tu.18.." Jaeschke. Yabancı entrikaların aleti durumundaki kiĢiler.321[328] "Belirti bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız.. Gotthard. bir monark ve padiĢah olarak gitmek istiyordu-HC.20.Benedikt adına bir anıt açılıĢı yaptı!. Gotthard. . a. 320[327] Ancak. bütün bunla327 Veliaht Abdülmecid hakkında kiĢisel kanaatim Ģudur: Abdülmecid.g..e. Birçok uzmanın belirttiği gibi Ankara'ya millici olarak değil.) 328 Jaeschke. gözaltı süresinin bitiminden yaklaĢık 2 ay sonra aynı Abdülmecid. Ġngilizler kuĢkularını Vahidettin'e bildirerek Abdülmecid'in gözaltına alınmasını istediler. s. (.

sömürgesi olmayı istediği Amerika bunu kabul etmeyebilirdi!. Amerikan mandasını "15-20 yıl katlanılabilir kötü bir durum" olarak tanımlıyordu. gerçek bir istiklâle kavuĢmasını istemiyor. cevap mektubunda "Henüz Milli Mücadele'ye inanmadığını" ortaya koyuyordu. Siyasetten çekilirken yaptığı veda konuĢması.) HALĠDE EDĠP: "G EÇĠCĠ AMERĠKA MANDASINA GĠRELĠ M! . ulusal mitinglerin coĢkulu sesi Halide Edip ise "Türkiye'nin Amerika'ya bırakılmasını" ist iyordu!. Mustafa Kemal'in "Milli Mücadeleye yardımcı ol" diye davette bulunduğu Halide Edip. "SergüzeĢt (macera) ve savaĢ devri artık geçmiĢtir" diyordu. Daha sonra "onbaĢı" sıfatını alacak olan Halide Edip.. çağdaĢlaĢmasını. "Millî davada canı ve baĢı ile çalıĢanlar arasında bir Türk askeri alçakgönüllülüğü ile Mustafa Kemal'le birlikte olduğunu" belirten Halide Edip. Ġngiltere Türkiye'yi bir bütün hâlin- . Onu.. "Avrupa'dan üstün bir millet olabilirsiniz" diye ikna edebilirdik!. Ama." Abdülmecid Efendi'nin tersine. Erzurum Kongresi'nin bitiminden üç gün sonra kentten ayrılmamıĢ bulunan Mustafa Kemal'e uzun bir "gizli mektup" gönderdi.ra karĢı çıkan gerçek yurtseverler Ģüpheli duruma düĢürülüp lanetlenebilirler.. Kanıtları vardı!: "Ġngiltere Türk'ün birliğini. 17 Eylül 1796.." George Washington (ABD BaĢkanı.

bugünkü Avrupa Birliği para birimine (Euro'ya=Avro'ya) bakınca görüyoruz. Amerikan sömürgeciliğine geçici bir süre katlanabilirdik!: "Biz Ġstanbul'da kendimiz için bütün eski ye yeni Türkiye sınırlarını kapsamak üzere. Türkiye'nin bir "Sevr Ülkesi" durumuna getirilmesi idi!." Amerikan mandası olmamızın gerekçeleri vardı: "Filipin gibi vahĢi bir ülkeyi. Ġbrahim Sadi. Avrupa'nın sınırları içine Türkiye giriyor ama yalnızca Trakya ve Ġstanbul olarak!. geçici bir Amerikan mandasını katlanılabilir kötü bir durum olarak görüyoruz. birkaç yıl içinde sâdık bir sömürge haline koyar." Halide Edip'in ifade ettiği yabancıların bu niyetini. eski kapitülasyonları ve boğulmaya mahkum dahili sınırları ile müstakil bırakmak." PadiĢah Vahidettin ve baĢbakan eniĢtesi Ferit PaĢa ise. Ġngiltere’nin sömürgesi olmayı "15 yıllığına"(!) istiyordu. kolunu koparır. Aslında kendileri çoktan onların sömürgesi olmuĢtu. "BaĢka bir çözüm" diye sunulan tablo.'nin Gizli Oturumlarında Atatürk'ün .de a la bilse kafasını. zihniyeti ile gerçek istiklâli kafasında ve cebinde taĢıyan bir Türkiye'yi ancak Yeni Dünya'nın (=Amerika'nın) gücü meydana getirebilir.M. 1'inci T. Adana'dan. bugün kendi kendini yönetebilen çağdaĢ bir makine haline koyan Amerika. belki de Trabzon'dan ve mutlak Ġstanbul'dan mahrum ettikten sonra.B.M...322[329] 329 Öztürk. "Ġslâm’ın halifesi" PadiĢah. "Ġngiliz askeri" koruyordu!. Sevr haritasına baktığımız zaman aynen görüyoruz. Türkler'e yalnızca iç Anadolu bölgesi bırakılıyordu. Orada da. Benzer bir durumu. Ġzmir'den. AB para biriminin üzerindeki haritada." BaĢka bir çözüm(!) yolunu Ģöyle görüyordu: "Diğer bir çözüm yolu da Türkiye'yi Trakya'dan. Cuma namazı için bile camiye giderken kendisini "Ġslâm askeri" değil." Sömürge olmanın da bir sınırı vardı!: "On beĢ yirmi yıl zahmet çektikten sonra yeni bir Türkiye ve her kiĢisi eğitimi. bu konuda çok iĢimize geliyor.

samimiyetle Amerika milletine baĢvurursa. tabii sakıncasız değildir.323[330] Bir millet (Türkiye)... Halide Edip.1922). Payam ve Ġstanbul gazeteleri geliKonuĢmaları. Avrupa senin kendisinden ne kadar üstün bir millet olduğunu görsün!.4." Yani. Ankara 2004. Avrupa'dan daha üstün bir millet olmayı onur sorunu yapmıĢlardır." Biz istesek de Amerika bizi sömürge olarak kabul etmeyebilirdi!. Ġngiliz mandasını savunanların baĢında Alemdar. Ġzzet-i nefsimizden (onurumuzdan) oldukça özveride bulunmak zorundayız. Sen ki. (Bugünkü Türkçe Ġle) (24. bu durumda Amerika'yı razı etmenin yolunu da Mustafa Kemal'e Ģöyle açıklıyordu: "Amerika Doğu'da mandaterliğe (sömürgeciliğe) ve Avrupa'da baĢına dert almak istemiyor.Halide Edip'e göre Amerikan mandasına girmenin baĢka yararları da vardı: "Amerika'yı kendimize kazanarak ġark (Doğu) Sorununu da. Fakat onlar. Filipin gibi vahĢi bir ülkeyi bile çağdaĢ bir makine haline getirdin!" diyor!. -HC. . Halide Edip "Ey Amerika! Gel bizi öyle bir yönet ki.1920-25." Tabii bu kadar yararlı bir sömürgecilik için katlanmamız gerekenler Ģeyler de vardı: "Hızla istememiz gereken Amerika da.36. Türk Sorununu da (!) gelecek için kendimiz çözmüĢ olacağız. 330 Türkiye'nin "üstün bir millet" olmasını Halide Edip kendisine sorun yapmıyor!. girdikleri memleket ve milletin hayrına nasıl bir yönetim kurabildiklerini göstermek isterler.2. "Doğru bir soruyu" da "yanlıĢ bir zamanda" soruyordu: "Sınırlarında bu kadar çok evlâdı olan zavallı memleketimizin fikir ve uygarlık savaĢında kaç tane Ģehidi var?" AMERĠKAN MANDASI savunucularının büyük kısmı Ġstanbul'da toplanmıĢ olan aydınlardı(!). Avrupa'ya. ATO Yayını. s.

Ermeni sorunu gibi olaylar yaratıp Amerikalılar'ı yıldırmak. Bakınız: Önal.. "Amerika'nın. Azınlıklara yabancı müdahalelerini engellemek. a. KARġITI! . sonunda da ülkemizi ele geçirmek istiyordu. bezgin.Amerikan mandasını -özetle. s.e. Yabancı sermaye giriĢini sağlamak. BAYAR. 4. "Memleketin en temiz. Ġngilizler ise. Ankara. 3. Ġstanbul'daki sözde aydınlar -bugünkü deyimimle "karanlık aydınlar". 1981. bölgede Kürt ayaklanması. 2. Dr. Türkiye'nin toprak bütünlüğünü korumak. Sami. 331 Öztoprak. Prof.g. daha doğrusu Mustafa Kemal kadar kararlı ve net düĢünceli olan kimse yoktu. . 332 Kurmay BinbaĢı Hüsrev Gerede'nin sözleri. Avrupa devletlerinin aksine sömürgeci bir düĢüncesi yoktur Amerika. 333 Ord. en idealist tanınmıĢ birçok evlâtları bile ĢaĢkın. MANDACI! . s. 1950'de DıĢiĢleri Bakanı.yordu. eğer Türkiye Amerikan mandasına girerse. "laik ve milliyetsiz bir kimliğe sahiptir 324[331] "YA BENĠMSĠN YA DA KÜRTLER'I AYAKLANDIRIRIM". Türkiye ĠĢ Bankası Kültür Yayınları. Mustafa Kemal'in en yakınındakiler bile "mandacı" ya da "cumhuriyet karĢıtı" idiler. Türk Edebiyatı ve Türk Tarihi üzerinde uluslararası en büyük otorite.. Devletin ağır borç yükü altında olması.80. Dr. CUMHURĠYET Halide Edip gibi kafası karıĢık olan. Bu sözde aydınlara göre..Ģu gerekçelerle savunuyorlardı: 1.. KurtuluĢ SavaĢı'nda Türk Basını (Mayıs 1919Temmuz 1921) (Türkiye ile ilgili dıĢ haberler ve bunların iç basındaki tepkileri)..325[332] ĠNÖNÜ. Fuat Köprülü'nün 326[333] anlatımına göre..63. Ġzzet.

en fedakâr insanlar bile bu korkunç düĢüncelerle sarsılmıĢlar.) Eğer Anadolu'da halkın Amerikalılar'ı herkese tercih ettikleri zemininde(=yolunda) Amerika milletine müracaat edilse." 327[334] Celâl Bayar'ın anlatımına ve Ġnönü ArĢivi belgelerine göre... Albay Ġsmet Bey (Ġnönü) arkadaĢı General Kâzım Karabekir'e 27 Ağustos 1919 tarihli yazdığı ve Kurmay BinbaĢı Saffet Arıkan'la gönderdiği mektupta Ģöyle diyordu: "(. Ģimdi Sivas'ta bütün bunların sonucu olarak millî kuvvet sonsuza kadar yok olmaktan kendini kurtarmak ve bağımsız bir devlet olarak yaĢamak ümidini gerçeğe dönüĢtürecektir.. Sivas Kongresi Amerika mandasını isteriz derse.. Balıkesir'de.. kuvvetlerini. aylardan beri ne zorluklar ve ne fedâkârlıklarla hazırlanan millî teĢkilat çözülüp.e. Nisan 2003. milli cephenin bozulduğunu görünce. sonsuz gibi duran bu karanlık içinde hiçbir ıĢık göremiyorlardı.. Bilgi Yayınevi. . deniliyor ki ben de tamamiyle bu kanaatteyim. 335 Bayar. s.. parçalama iĢlemini manda kelimesiyle kolayca yapabileceklerdir.. ĠĢte Anadolu'da millî kuvvetler arasında milletin özgürlük ve mutluluğu için fiilen uğraĢan gözlerin gördüğü bu gerçeğe karĢılık.. Bu görüĢü kuvvetlendiren Ġsmet Bey'in gönderdiği mektu334 Kocatürk. Celâl. (. pek ziyade faydası olacaktır. manda yanlısı olmayı "ĠĢgal altında özgür bir nefes alamayan aydınlarla. Ġsmet Ġnönü (YaĢamı. s. Prof.30. Prof."328[335] Kâzım Karabekir PaĢa ise. Oysa. istila altında özgür bir nefes alamayan en aydın ve en tecrübeli ve hamiyetli insanların zan ve vehimleri arasındaki fark. Turan. ġerafettin. iradelerini.) Kara mütareke günlerinde en metin. Ġkinci Basım. Utkan. s. Diğer devletler. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe.129.108. Dr. AlaĢehir'de de aynı sesler yükselmiĢ. ümitlerini kaybetmiĢlerdi. istiklâl (=bağımsızlık) aĢkı hemen bütün ordu mensubunu ve yer yer halkı sarmıĢ ve bu aĢkla Erzurum Kongresi'nden milletin sesi fıĢkırmıĢtır..g. Anadolu'daki Millî DireniĢçiler arasındaki fark" olarak açıklıyor ve mandaya kesinlikle karĢı olduğunu net biçimde ortaya koyuyordu: "Milli direniĢe karar vereceği yerde. dağılıverir. Ankara. Dr.ümitsiz bir haldeydi. Dönemi ve KiĢiliği). a. Cilt 6.

bu, Ġstanbul Hükümeti hakkında dahi faydalı bilgi olduğundan aynen yazıyorum." 329[336] BaĢından itibaren "ulusal direniĢten" yana olan General Kâzım Karabekir'in bu yanıtına karĢın, Albay Ġsmet "mandacılık" görüĢünü sürdürdü. Ancak, Mustafa Kemal'in iradesinin Sivas Kongresi'ne yansıması ve Kongre'de bu görüĢün reddedilmesi üzerine vazgeçmek zorunda kaldı, iyi bir "ikinci adam" olacak olan Albay ismet (Ġnönü), iĢgale karĢı direniĢ kongreleri yapılırken "henüz" destek vermiyor, Ġngilizce öğrenip, bira içiyordu!: "ismet Bey, ... Sivas Kongresi'nde ABD mandasının istenmesine karar verilmesinin yararlı olacağını belirten layiha (=tasarı) doğrultusunda belirtmiĢ olduğu anlaĢılan bu görüĢünden, Kongre'de manda önerisinin reddedilmesi karĢısında vazgeçmiĢti. O, boĢ zamanlarını bir Ġngiliz öğretmenden Ġngilizce öğrenmek ve arada bir Cenyo Birahanesi'nde arkadaĢlarla buluĢup, ülke sorunlarını konuĢurken bir iki kadeh bira içmekle değerlendirmeye çalıĢıyordu." 330[337] Celâl Bayar'ın da o tarihlerde, "direniĢten yana" ama, "Cumhuriyet karĢıtı olduğunu" görüyoruz. Bunu bizzat kendisi itiraf ediyor: "Ben de o zamanlar Cumhuriyet idaresinin, bizim halk tarafından kavranmasında zorluk olacağını ve böyle bir idarenin bizi ikiye bölerek dahili kavgalara yol açacağını düĢünüyordum."331[338] Bayar, o tarihte "Cumhuriyet karĢıtı" olduğunu itiraf ederken, "mukavemet (direniĢ) karĢıtı" olduğu iddialarının ise doğru olmadığını açıklıyor... Galip Hoca kod adıyla milli mücadelede yer alan Bayar hakkındaki bu iddiayı, yazdıkları çok önemli bir
336

Karabekir, Kâzım, Ġstiklal Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Ġstanbul 1960, s. 173. (TürkçeleĢtirme bana ait-HC) 337 Turan, ġerafettin, Prof. Dr., a.g.e., s.31. (Bu bilgiler, Prof. Dr. ġerafettin Turan tarafından; Ġnönü'nün kendi arĢivinden ve özgün belgelerden yararlanılarak elde edilmiĢ. Ġnönü Vakfı BaĢkanı özden Toker adı geçen kitabın hazırlanmasında özel destek vermiĢ. Bakınız: a.g.e., 8.11 - HC) 338 Bayar, Celâl, a.g.e., Cilt 7, s. 143.

kaynak olan ġevket Süreyya Aydemir ortaya attı.332[339] Bayar'ın direniĢ karĢıtı demeçler verdiğini ileri süren ġevket Süreyya, daha sonra bu iddialarını "Tek Adam'' adlı ünlü kitabına da koydu. Buna yanıt veren Celal Bayar ise, Atatürk'ün Nutuk'taki sözlerini kaynak göstererek iddiaları yalanladı!..333[340]

YIL 1919... AMERĠ KA, TÜRKĠ YE'YE 100 BĠN ASKER GÖNDERMEK ĠSTĠ YOR! ..
Halide Edip, "Amerika mandasına girmek için" Mustafa Kemal'i ikna etmeye çalıĢırken, Amerikalılar da boĢ durmuyordu. Bir "Amerikan yardım heyeti”(!), temaslarını sürdürüyordu. 334[341]
339

Aydemir, ġevket Süreyya, "Menderes'in Dramı", Cumhuriyet Gazetesi, 25 ġubat 1969. 340 Bayar, Celâl, a.g.e., Cilt 7, s.155. 341 "Amerikan yardım heyetleri"(!) çok ünlüdür. Bunların genellikle "misyo-

"Yardım heyetinin"(!) baĢındaki "BinbaĢı" Arnold, Londra'dan sonra geçtiği Paris'te bir açıklama yaptı: "Türkiye'yi medenî duruma getirmek için, 100 bin Amerikalı yeterlidir!." Ülkemizi himayelerine almayı da -tıpkı Halide Edip'in söylediği gibi-"insaniyet nâmına" kabul buyuracaklardı!: "Amerika, insaniyet duyguları ile Türkiye mandasını kabul edecektir. Rumeli ve Anadolu Türkiyesi'ni medenî hâle getirmek için 100 bin Amerikalı yeterlidir. Bu kuvvet iki yıl içinde koĢullar hafifleyinceye kadar asayiĢi koruyabilir." (...) Amerikalıların beslediği binlerce Ermeni çocuğu, münakalatı (=ulaĢımı) koruyan yeterli sayıda yabancı kuvvet bulunmazsa, hiç kuĢkusuz açlıktan öleceklerdir." 335[342] Halide Edip Amerikalılar'ı korurken, Ġzmir'in iĢgalinde Ġngilizlerin "Türkler'i medenîleĢtirme projesi"(!) adı altında, iĢkence ve kırım uyguladıklarını söylüyordu: "Mister Lloyd George'un (=Loyd Corc) Türkler'i medenîleĢtireceğiz diye gönderdiği ordu, ne yazık ki medenîleĢtirmek hareketine böyle baĢlamıĢtır. Türk kamuoyunu çığırından çıkaran iĢte bu ilk Ġzmir olayıdır."336[343]

nerlik" ve "güvenlik" çalıĢmalarının maskesi olarak kullanıldığı çok görülmüĢtür. Yakın tarihte, Irak'ın iĢgali öncesinde bu ülkeye (uçuĢa kapatılan 36. paralelin güneyindeki Kürt bölgesine) yüzlerce "yardım heyeti" gitmiĢ ve orada iĢgal öncesi istihbarat ve askeri çalıĢmaları yaparak, iĢgalin alt yapısını oluĢturmuĢtur. -HC. 342 Bu arada, yüzyıllık sorun olan Ermeniler konusundaki cümleler de gözden kaçmamalı. Ermeniler'i kimin koruyup, beslediği de 1919'da itiraf ediliyor. -HC. 343 Adıvar, Halide Edip, a.g.e., s.27.

YIL 2003... AMERĠ KA, TÜRKĠYE'YE 62 BĠN 500 ASKER GÖNDERMEK Ġ STĠYOR! ..
Amerika'nın Irak'ı iĢgal etmesinden(20 Mart 2003) yaklaĢık bir ay önce, 25 ġubat'ta TBMM'ne bir tezkere sunuldu. 337[344] AKP Hükümeti bu tezkere ile milletvekillerine ABD'nin isteğini kabul ettirecekti. Toplum ABD'ye ve bu isteğine karĢı çıkıyor; AKP ve ABD ise bu tepkiler karĢısındaki riski azaltmak için elinden geleni yapıyordu. Bu amaçla, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği yetkilileri TBMM koridorlarına kadar giderek "kulis" yapmaya baĢladılar. 1 Mart 2003 Cumartesi günü, gizli oturumun ardından oylama yapıldı.338[345] Tüm CHP milletvekilleri "ret" oyu kullanırken , 361 AKP milletvekilinden 264'ü "evet" dedi. 97 AKP'li, ABD'nin isteğine karĢı direnenler arasına katıldı. Kesin sonuç Ģöyleydi: Kullanılan oy : 533. Kabul (evet) : 264. Ret (hayır) Çekimser : 250. : 19.

Kabul oylarının 14 sayı fazla olmasına karĢın, Anayasa'nın 96. maddesine göre "TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar gerektiği" için tezkere reddedilmiĢ sayıldı. 1 Mart Tezkeresi kabul edilseydi, 62 bin 500 ABD ve müttefik askeri, 6 ay süreyle Türkiye'de konuĢlanacaktı. 255 uçak ve 65 helikoptere kadar Türkiye'de yığınak yapacakla rdı. Türkiye hava sahasını rahatça kullanacak ve Irak'ı Türkiye üzerinden vuracaktı. SavaĢçı unsurlar, sözde "geçici" olarak konuĢlanacağı bölgeler oluĢturacaktı. Bu bölgeler Ġstanbul Sabiha Gökçen havaalanından Trabzon'a; ve Diyarbakır'dan Doğu Ana344

Tezkere'nin tam adı: "Türk Silahlı Kuvvetlerinin Yabancı Ülkelere Gönderilmesi ve Yabancı Silahlı Kuvvetler'in Türkiye'de Bulunması Ġçin Hükümet'e Yetki Verilmesine ĠliĢkin BaĢbakanlık Tezkeresi" idi.-HC 345 TBMM Genel Kurulu, 39. BirleĢim, 1 Mart 2003, Saat 15.20.

dolu'daki pek çok bölgeye kadar hemen hemen tüm Türkiye'yi kapsıyordu. Yani, "Irak'a müdahale" maskesi altında, re smen gerçekleĢecekti!.. Tü rkiye'nin "s i l a h l ı i Ģ g a l i"

Tezkere öncesi AKP Hükümeti, olayın bu yönünden çok, Türkiye'nin asker göndermesi boyutunu ön plana çıkardı. Olay, Irak'ta ABD'nin çizdiği 36. paralelin kuzeyine yerleĢmesinin bir benzeri idi. ABD oradan asla çıkmadı, bölgeyi Irak'a "uçuĢa yasak" ilan etti; Talabani ve Barzani'nin Kürt aĢiretlerini palazlandırıp, Kürdistan kurulmasına; Saddam'ın devrilip, idam edilmesine; yardımcılarının idamı sırasında kafalarının bile koparak savrulmasına neden oldu.. Irak'ın kuzeyinin merkezden kopmasına, bugün durumdan zarar gören ve yakınan Türkiye de yardımcı olmuĢtu!.. Hükümetler, Türkiye'de yerleĢen Amerikan "Çekiç Güç"ünün süresini her defasında "son kez" diyerek 6'Ģar ay olarak sürekli uzatmıĢtı. Bu yüzden, Türk topraklarına 12 yıl boyunca yerleĢen Amerikan askerleri, Irak'ın bölünmesinde en büyük rolü oynadı. Bu gerçeği, DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül de yıllar sonra (Ocak 2007) kabul etti: "Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatılmasına destek veren hükümetlerin Irak'ın kuzeyinin koparılmasında rolü büyüktür."339[346] Oysa, 1991'den beri Türkiye'de yerleĢik olan ABD askerlerinin Türkiye'de kalma süresini son olarak, 26 Aralık 2002'de, Abdullah Gül'ün BaĢbakanı olduğu 58. Hükümet uzatmıĢtı!.. 1 Mart Tezkeresinin reddedilmesiyle, Türkiye -Ģimdilikbüyük bir iĢgal tehlikesinin eĢiğinden döndü!.. ABD bunun intikamını daha sonra 11 Türk askerinin baĢına çuval geçirerek aldı. Türk halkı ise, bunu -asla unutmayacak biçimde- belleğine kaydetti.. Irak'ı "medenileĢtirmek!340[347] için iĢgal eden ABD gibi,
346

Yılmaz, önder, "Gül, Süresini Uzattığı Çekiç Güç'ten Yakındı", Milliyet Gazetesi, 24 Ocak 2007, s. 15. 347 ABD'nin Irak'ı "medenileĢtirmekten" maksadı; demokrasi ve insan hakları getirmek, Irak'lı kadınların seçimlere girmesini sağlamak, Saddam'ın sözde "kitle imha silahlarını" yok etmekti. Daha sonra ABD BaĢkanı Bush da,

AB de Türkiye'yi "medenileĢtirmek!" istiyordu. O da, ABD ile birlikte, Türk toprakları içinde PKK terör örgütünü -siyâsi ve silah yardımı biçiminde- destekleyerek, ülkemizin bölünmesini sağlamaya çalıĢtı. Bu gerçeklere karĢın, "AB'ye üyelik" sürekli olarak Türk halkına "Medeniyet Projesi" olarak sunuldu ve sunulmaya devam ediyor!..

YIL 2005 AB RESMEN "SEVR" ĠSTEDĠ..
Tarih: 24 ġubat 2005.. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısında Fransız milletvekili Jacques Toubon (OkunuĢu: Jak Dübon), "Türkiye Sevr'i kabul etmelidir!" dedi. Rum milletvekili Marios Matsakis de, Türkiye Ermeniler'e, Rumlar'a ve Kürtler'e soykırım uyguladı" diyerek, Toubon ile aynı görüĢte birleĢti. Böylece soykırım yalanlarına ilk kez "Kürt soykırımı" yalanı da eklenmiĢ oldu!.. Avrupa Birliği'nin resmi toplantısının basına kapalı bölümünde konuĢan iki AB milletvekiline, toplantıda bulunan CHP milletvekili ġükrü Elekdağ ve Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Oğuz Demiralp sert tepki gösterdi. "PARÇALAMA GAYRETĠ VAR"... AB'nin her isteğine "evet" diyen AKP Hükümetinin BaĢbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bir buçuk ay sonra, 16 Nisan 2005'te, toplumun hiç alıĢık olmadığı bir tepki verdi: "Dayatmalar olduğu doğrudur. Hatta, parçalamaya yönelik
"Yanıldık, silah yokmuĢ!" dedi. Ama, 700 bin civarında Irak'lı sivil öldürüldü, dünyanın tanık olduğu insanlık dıĢı iĢkenceler yapıldı, Irak sünni-Ģii biçiminde mezhep kavgası ile iç savaĢa itildi, Irak petrollerinin yüzde 75'i resmen ABD ve Ġngiltere'nin oldu.-HC

gayretler içerisinde tezler önümüze geliyor."341[348] "ALLAH BELÂNI VERSĠN"... DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül'ün tepkisi ise 2 ay sonra geldi. Çok sıkı bir AB taraftarı ve savunucusu olan Gül, Ģöyle demek zorunda kaldı: "Allah belânı versin, dedirtmek istiyorlar!.." Gül'e göre, AB konusunda karĢımızda "iki çevre" vardı: • "Birinci gruptakiler bize 'Allah belânı versin' dedirtmek istiyor, ikinci gruptakiler de fırsattan istifade her Ģeyi sokuĢturmak istiyor. Oysa biz AB yolunda üzerimize düĢeni yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz."342[349] "AB perest" sözde aydınlar ise, bu istek karĢısında "sessiz" kaldı!.. Ama Türk halkı onların ne "düĢündüğünü" geçmiĢten bu yana biliyordu... Devleti ve ülkeyi korur gibi gözüken Damat Ferit, Sevr AnlaĢması'nı imzalamanın kaçınılmaz olduğunu düĢünüyor ve bunu "millî çıkarımız"(!) olarak gösteriyordu: "Kimdir ki, bugün cesaret edip de 'Bu devlet mahvolsun' diyecek? ... Kuvvetli ellere düĢtük, imza etmezsek dünkü tebaamız olan Yunanlılar iĢgal edecekler. Ġmza edersek, Yunan askeri gelmeyecek. Hep birden el birliği ile çalıĢarak Anadolu'da isyanı (Yunan iĢgalini değil, millî direniĢi kastediyor-HC) bastıralım ve hem de Cenabı Hak'tan ümit ederim ki bastırırız. Hiç değilse, böyle bir ümit kapısı açık bulunur." Daha sonra içiĢleri Bakanlığı koltuğuna oturacak olan "Ermeni'den çok Ermeni, bir Frenkten çok Frenklik eden"343[350] gazeteci Ali Kemal de, Sevr'i savunmanın ötesine geçiyor, karĢı çıkan milliyetçilere "Zirzoplar!" diyordu: "Haydutların iĢi gücü savaĢ... Ellerinde derme çatma bir ordu, birkaç tane de düzmece kahraman. DövüĢüp duruyorlar.. Hükümet ölçmüĢ, biçmiĢ, uygun görmüĢ, Sevr AnlaĢması'nı imzalamıĢ. Size ne oluyor, a zirzoplar? öğrendiğime göre, Londra'348 349

HO Tercüman Gazetesi, 17 Nisan 2005, 8.1, manĢet. Milliyet Gazetesi, 2 Mayıs 2005, s.7. 350 Önal, Sami, a.g.e., s.34.

Kimliği daha sonra Nutuk'ta da açıklanacak. Refik Halit de bu 150'likler arasındaydı.Kuzum Mustafa (Kemal). uydurmasyonun bu Ģekline ben de dayanamayacağım. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. Dünya vaziyetimizi biliyor. s. blöfün sırası mı? Hangi örgüt. Turgut. Mihran (odasındaki Ermeni konuklardan biri-HC). Bari Kavuklu gibi ben de sorayım: . Toplumsal DönüĢüm Yayınları.. hattâ Tam bağı msızlık isteriz' diye tutturmuĢlar. telgraflar. 15 yıllık sürgün yaĢamından sonra. sen deli misin?" 344[351] Refik Halit (Karay). Yılmaz. bunlar çılgın!" Millicilerin telgraflarını engelleyen.. "KurtuluĢ SavaĢı zaferle sonuçlanmıĢ. hattâ gizli Ģifreleri ele geçirmeye çalıĢan Posta-Telgraf Genel Müdürü. Hülyanın. 1938'de çıkarılan af yasasından yararlanarak yurda dönen Refik Halit. Beyannameler. devrimin asla baĢarıya ulaĢamayacağını sandığını itiraf etmiĢ ve 'Bu kadar yanılmamam lâzımdı' diyerek piĢmanlığını dile getirmiĢti.. Edirne'yi isteriz'. hem de dıĢarıdan "Türkiye'yi himaye(koruma)" adı altında "yabancıların sömürgesi" yapmak için uğraĢılar verilirken. hangi kuvvet. bir gürültü. bir Ģeyler olacak." (DikbaĢ. Lozan AntlaĢması imzalanmıĢ ve KurtuluĢ SavaĢı'na karĢı çıkan 150 hain. gece "üstü açık kalmıĢ" biçimde yazıyordu! (Buna "üĢütük düĢünceler" de denebilir): ".) . kaleme aldığı anılarında. 'Ġzmir'i isteriz.da çocuk gibi.. Ayol Ģuracıkta her iĢimiz. Dört tarafımız açık. Gönüllü DevĢirmeler.. Ġstanbul.20. daha sonra itirafta bulunarak "Bu kadar yanılmamam lâzımdı" diyecektir. s. 345[352] ĠNGĠLĠZ TOPLANI YOR MANDASI ĠÇĠN SAHTE Ġ MZAL AR Hem içeriden. gazeteci-yazar Refik Halit (Karay) da. Sanki bir Ģeyler oluyor. PadiĢah'ın desteklediği "Ġngiliz mandacıları" atağa kalktı.Bir patırtı. her kuvvetimiz meydanda. ġu Çılgın Türkler. 1922'de yurt dıĢına sürülmüĢtü. çoğu belirsiz kiĢiler "Türkiye Ġngiltere mandasına girsin" diye ev ev 351 352 Özakman. 103. Eylül 2002.

Ġstanbul. .. Ġngiliz ajanları ile Hürriyet ve itilaf Partisi ve onun "arka bahçesi olarak kurulan "Ġngiliz Muhipleri Cemiyeti" (Ġngiliz Dostları Derneği) idi.42.39. Bakınız: Nutuk (Kemal Atatürk).. a. kapıyı açan vatandaĢların durumuna göre yalan söyleyerek imza alıyordu.imza toplamaya baĢladı. bir Ġngiliz ajanıydı ve Derneğin BaĢkanlığını yapıyordu. s.e. Prof. Kapı kapı dolaĢan kiĢiler. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu.24. Gerçekte ne için imza verdiklerini bilmeyen Türk ve Müslümanlar. "Ali Kemal türevlerinden" Sait Molla da (Eski DanıĢtay BaĢkanı) Ġngiltere’nin "gizli özel temsilcisi' Furu ile can ciğer kuzu sarması idi. Bakınız: Söylev (Gazi M. Dr.g. yine bir papazı öne sürmüĢtü: Rahip Frew!.. Günümüzde AB dayatmalarını kabul ettirmede. Nutuk (Söylev).e. ÇağdaĢ Yayınları. 354 Mustafa Kemal'in sözleri. kandırmacalar yapılıyordu. Annan 346[353] referandumunda ve ABD lehine tezkelerde (daha önce de 'ÇekiĢ Güç' oylamalarında) olduğu gibi. Ġngilizler'i sevenlerin kurduğu bir cemiyet anlaĢılmasın! Bu cemiyeti oluĢturanlar. ya "emeklilik maaĢının artacağını" ya da "iĢsizliğin önleneceğini" sanıyorlardı. 348[355] Ġngiltere BaĢbakanı Loyd Corc (Llyod George) tarafından özel olarak görevlendirilen papaz Furu. s. daha önce de Hindistan'da benzer görevlerde bulunmuĢ.g. Bu sahtekârlığı örgütleyenler. ADD Yayını. Kısaltarak Basıma Hazırlayan: Ord. Mayıs 1978.Kemal Atatürk). "Bu addan. Hazırlayan: Kemal Bek. 355 Atatürk'ün Nutuk'taki tanımlaması. a." 347[354] Tarih boyunca "papazları" (din adamlarını) ajan olarak kullanmayı seven Ġngiltere. s. Rahip Frew (okunuĢu: Furu). Ġstanbul'a geldiğinde ise BaĢbakan Damat Ferit ile eĢi Mediha Sultan'ın oğlu Prens Sami ve Hürriyet Ġtilaf Partisi Genel BaĢkanı emekli Albay Sadık'ı kontrolü altına almıĢtı. Papaz Furu "Ordu Albayı Papaz 353 KKTC'de yapılan referanduma adına veren dönemin BirleĢmiĢ Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan.. kendi Ģahıslarını ve kiĢisel çıkarlarını sevenler ve kendileri ile (kendi) çıkarlarının kurtuluĢ çâresini Loyd Corc hükümeti aracılığıyla Ġngiliz himayesini sağlamada arayanlardı.

PadiĢah'ın Ġngilizler'le yapmıĢ oldukları anlaĢma hakkında kuvvetli inceleme ve uygulama yapılması ve bu konuda elde edilecek bilginin bildirilmesini önemle rica ederiz. 2. C. Sait Molla'ya ait gönderilmiĢ olanların kopya olduğuna göre. bu ihanet belgesinden yalnız gerekli olan hakkında gizli olarak bilgi vermeyi ve adı geçeni huylandırmamak ve kovuĢturmanıza zorluk çıkarmamak amacıyla da.11. Mektupların içinde söz edilen. (Belge CumhurbaĢkanlığı arĢivinde kayıtlı.Bayar da bunları yazmıĢtır.g. Kolordu Kumandanı 356 Sivas.) . asıllarının da gerektiğinde iĢe yaramak üzere güvenli bir biçimde korunmasını rica ederiz. Bunların fotoğraflarının aldırılmasın! ve bu fotoğraflardan bir kısmının buraya gönderilmesini. s. Biz Ģimdilik.) 357 16 Kasım 1919. Belge 15. sık sık biraraya geldikleri gibi zaman zaman da yazılı olarak haberleĢiyor ve mektuplaĢıyordu.Emiling" olarak da tanınıyordu. a. (C. 349[356] KUVAYĠ MĠLLĠYECĠLER'ĠN ĠSTĠHBARATI bu yazıĢmaları izliyordu. 194. Heyeti Temsiliye'nin bir kararında 350[357] bu istihbarat hakkında bilgi ediniyoruz: "Dersaadet'te Çanakkale Mevkii Müstahkem Kumandanı Miralay ġevket Beyefendi'ye ġifre 16.. Bu konuda sayısız kaynak vardır. ele geçen asıllarının yanınızda muhafaza edilmekte olduğu anlaĢılmıĢtır.30 1. Cilt 7. Atatürk'ün Nutukta (Belgeler kitabında) deĢifre etmesinin yanı sıra. Ġngilizler hesabına çalıĢan Sait Molla ile Furu. yayın ve genelge konusunda uygun zamana ertelenmesini yerinde gördük.35(1919) kapandı 11.. Mektupları taĢıyan Celal Efendi geldi.e. Vesika No: 458.B. 3. 3.

175.. Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un yazıĢmalarının izlendiği ortaya çıktı! ĠĢçi Partisi Genel BaĢkanı Doğu Perinçek'in düzenlediği basın toplantısında (7 ġubat 2002) bu istihbarat hakkında Türkiye bilgi sahibi oldu: "Karen Fogg'un e-maillerini ele geçirdik.) bizim DıĢiĢleri ve Adalet Bakanlıklarında çalıĢan birtakım görevlileri ayarladığını.. . 360 Avrupa'nın Birliği mi.e... yeĢilden oluĢan bayrağı (PKK'nın sözde bayrağıHC) görmek istiyorum" 353[360] diyen "Bayan Sis!" 354[361] neler yapmıĢtı? Basına yansıyan açıklamalarla bu "sis" dağıldı: "Haddini bildirdik.. Yayına Hazırlayan... (TürkçeleĢtirme bana ait... foggy=sisli demek. Eren. 361 Fog=sis. Ankara.. Türkiye'ye karĢı yeni bir Haçlı seferi baĢlatılmıĢtır. Mesut Yılmaz'ınki (O tarihte BaĢbakan Yardımcısı-HC) Happy Unyielder.5. AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un (. "Türk bayraklarının yerine burada sarı. Cilt: 5.. dediği CumhurbaĢkanı Sezer'in Ģifre adı HoR. s. s. Ulusalcı güçlere. gizli servislerin yıkıcı iĢlerini yürüten bir istasyon Ģefidir. Karen Fogg Dosyası.g.. hayatım anlamına gelen svveethart..) Perinçek'in yaptığı suçtur veya değildir.... s. buradan gizli bilgiler sızdırdığını iddia etti..e.20. a.. Buradan açıkça ilan ediyoruz ve bütün Türkiye'ye duyuruyoruz. Mayıs 2002. CumhurbaĢkanı'na 'haddini bildirdik' demek cüretini gösteren Bayan Fogg'un hakkında doğan kuĢkulara açıklama getirmesi gerekmiyor mu? Burası Hotanto cum- 358 Atatürk'ün Bütün Eserleri. kırmızı.Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal351[358] TARĠH 2002. (.." 352[359] Tunceli'ye gittiğinde. Gündoğan Yayınları..g. 'Uyuyan köpekler'. ĠĢçi Partisi Genel BaĢkanı Doğu Perinçek.-HC) 359 Gündoğan. yani Head of Republic (Cumhuriyetin BaĢı).. Mehmet Ali Birand'a hitabı canım.. a. Karen Fogg bir diplomat değildir Çankaya'da kurduğu karargâhta. tatlım.

Ne düĢündüğünü sordum. 15. çölden çöle koĢturanlar nerede? Dün trende zarif bir arkadaĢla konuĢuyorduk." 362 AĢık. ." "Bu Ģehre girmek i çin. Arnavut elifbasından (=alfabesinden). son bölümde Ģöyle diyordu: "Türk milletinin 6 milyon çocuğunu bu yanlıĢ kavram uğrunda kurban verdikten sonra öz vatanın Ġzmir'i için ağlıyoruz. ġimdi. Dedi ki: Bu Ģehre girmek için Fatih'in her topuna 90 manda koĢmuĢtuk. "Madam Fogg".huriyeti mi?" 355[362] Yahya Kemal'den a ğır ele Ģtiri: "KOCA SALTANATI BĠR MANDAYA DEĞĠġECEĞĠZ! . ġeyh Ġdris’in sihirbazlığından bahsederek bizi 40 yıldır 'vatan. Milliyet Gazetesi. ilk yazısında "manda" konusunu ele aldı. Dürzi ġeyhi'nin tagallübünden (=zorbalığından). 15 ġubat 2002. Makalesinin büyük bölümünü Namık Kemal'in "vatan" konusundaki görüĢlerine ayıran ünlü Ģairimiz. koca saltanat ı bir mandaya de ğiĢeceğiz!" Zaman Gazetesi'nin baĢyazarlığına gelen Yahya Kemal. s. ArkadaĢım güneĢ batarken kararan Ġstanbul'a bakıyordu.. Fatih'in her t opuna 90 ma nda koĢmuĢt uk. Melih. sakal vergisinden. ġimdi koca saltanatı bir mandaya değiĢeceğiz. vatan' diye dağdan dağa.

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. s. Çünkü.000 kilometre karede 91 km. ĠĢbirlikçi hükümete göre bunun "yasal gerekçesi"(!) vardı: Mütareke Ģartları bunu gerektiriyordu!. Türk hükümetinin bir generali (yeni Harbiye Bakanı Süleyman ġefik PaĢa) Türk ordusunun "gizli haberleĢmesini" yasakladı!..lik bir yoğunluğa ulaĢmıĢtı. gece gündüz demeden "telgraf makinesinin" baĢından ayrılmamıĢtır. s. iĢgalcilere karĢı yapılan hazırlıklar önceden haber alınarak "iĢbirlikçi hükümet' tarafından ĠĢgal Kuvvetleri'ne bildirilecekti!. Ġstanbul hükümetleriyle yapılan görüĢmeler bir yana. Ġstanbul 1992. 364 Altınal. -HC. Basının Kamuoyu OluĢturma ĠĢlevine örnek Olarak: Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi (1920-1934).. Mustafa Kemal gibi "generaller" olduğu gibi. Kuvayi Milliye'yi dağıtma operasyonuydu. Abdülhamit tarafından kurdurulduğu söyleniyordu. Mücadelenin ilk günlerinde Mustafa Kemal. YayınlanmamıĢ Doktora Tezi. asıl önemlisi Anadolu'daki örgütlü mücadele için ülkenin her köĢesine ulaĢmak ancak telgraf ile mümkün oluyordu. tüm askeri sırlar dahil "Ģifresiz telgrafla" yazıĢacaklardı!. Bundan sonra. Ġngiliz generali Milne "Anadolu Müttefik Kuvvetleri" yani "Anadolu iĢgal Kuvvetleri komutanı" olurken.256. "Damat Ferit gibi generallerin" olduğunu da unutmamak gerekir.. Bakınız: a. (1908'de elektrikli araç ve gereçlerin yurda giriĢini yasaklayan yasanın kaldırılmasından sonra kurulmaya baĢlanan telgraf ağı. O dönem ve ülke koĢullarına göre çok geliĢmiĢ olan bu telgraf ağının. Amerika'dakinin yüzde 40'ı kadardı.e.) . "Telgraf iletiĢimi" millî mücadelede çok önemliydi.KOLORDUL ARIN "G ĠZLĠ HABERLE ġMESĠ" YASAKLANDI.. 356[363] Bu. ġengül. tam rezalet. 1. 357[364] 363 "General" ya da "komutan" deyince Türk insanının aklına her zaman "olumlu" bir düĢünce gelir.255. "açık yazıĢma" ile Kolordular arasındaki tüm askeri sırlar ortaya dökülecek.. Bir baĢka Türk generali de. Türk kolorduları birbirleri ile "Ģifreli telgraf ile haberleĢmeyecek. tam satılmıĢtık!. Hindistan'dakinin iki katı.. BaĢbakan Damat Ferit PaĢa bu olaylara izin veriyordu!.Dünya SavaĢı baĢında 1. Yani.g... Bu oran.

Çünkü.. bakansınız." Türk ordusunu "savunmasız" bırakacak emri veren "savunmamız" ile görevli "general"(paĢa) bakana gönderilen telgrafta ise. gerektiği biçimde cezalandırılacaktır. Aksi hareket edecekler. "ĠĢbirlikçi General" Damat Ferit PaĢa. Kolordumuz bütün birliklere bu emre uyulmaması emrini vermiĢtir.Ġngiliz iĢgal generali sömürge valililiği için Ġzmir'e girerken. askeri sırların açıklanması emrini veriyorsunuz.. Siz. 15. Kuvayi Milliye ile karĢılaĢan askerler onlara katılıyordu!.. onlar da "bu emre uymayacaklarını" açıkladılar. ĠĢgale karĢı direnme azminde olan Anadolu'daki kolordu komutanlarının bu emre uymaları beklenemezdi. Bu emir derhal iptal edilmelidir. bu emrin "idamlık suç olduğu" hatırlatıldı: "Seferber düĢman karĢısında askeri sırları açıklamanın cezası. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa. bizim (!) General. siz. bu emir üzerine Savunma Babanı PaĢayı telgraf baĢına çağırtarak "tehdit" etti: "ġifreli haberleĢmenin yasaklanması emrinizi 24 saat içinde geri alın. Ġngiliz komiseri Amiral Webb. Kolordu Komutanı Ali Fuat PaĢa da. Kuvayi Milliye'nin üzerine asker gönderemiyordu. kanunlara göre idam iken. Harbiye Bakanı Süleyman ġefik PaĢa "haince" bir telgraf emri yayınlıyordu. bütün postaneleri askerlerimle iĢgal edeceğim ve kolordularımızla Ģifreli haberleĢmeyi sürdüreceğim!. Doğal olarak." MĠLLÎ DĠRENĠġĠN GENERALLERĠ. Mütareke'den sonra Savunma Bakanlığına gelen 11. ĠĢbirlikçi generallere karĢı uyanık ve ayaktaydı!. ." Erzurum'daki Kâzım Karabekir PaĢa'nın yanı sıra Ankara'daki 20. Bugüne kadar hiçbir bakan böyle emir vermemiĢtir. iĢbirlikçi hükümetin asker gönderme isteğine karĢı çıkıyordu. askeri sırların ifĢasını emrederken millî tarihimizi de ebediyen lekelemektedir!. BaĢbakan Damat Ferit PaĢa'ya bir telgraf çekti: "Harbiye Bakanı Süleyman ġefik PaĢa. ulusal(millî) kuvvetleri çökertmek için elinden geleni yaparken. Almadığınız taktirde.

"PaĢanın Kuvayi Milliye'yi desteklediğini. Biz de/ buna karĢılık 5 bin tüfek. UĢak'tan hükümete gönderdiği telgraflarda 'Hareketin desteklenmesini istediğini' ve telgraf kopyalarını gördüğünü" açıkladı.. MĠLLĠ KUVVETLER. 57. Galip Hoca olarak milli mücadele saflarındaki Celâl Bayar ise. . Tümen Komutanı Albay ġefik'e çektiği telgrafta bu kuĢkuyu Ģu sözlerle dile getirdi: "(. Hacı ġükrü. "Anadolu'nun millî kuvvetlerden temizlenmesi için üzerlerine Yunan ve Ġtalyan askerlerinin gönderilmesini" istedi. a..130 ve143. komutanın kendisinin ve arkadaĢlarının peĢinde olduğunu düĢünüyordu. Aydın Kuvayi Milliye Komutanı Hacı ġükrü ile Demirci Efe tarafından "zeybek usulüne göre" gözaltına alındı. 15 bin sandık cephane. Ġngiltere DıĢiĢleri Bakanı Lord Curzon'a gönderdiği raporda. JANDARMA GENEL KOMUTANINI HAPSEDĠYOR! . Celâl. ÇeĢitli temaslar için Nazilli'de bulunan Jandarma Umum (Genel) Komutanı Ali Kemal PaĢa 358[365]. 359[366] 365 366 Bu. (Bakınız: Bayar.Amiral Webb.." Hacı ġükrü'nün çektiği telgraf üzerine Nazilli'ye gelen 57. eski yöntemle jurnalcilik biçiminde öğrenmeye gelmiĢ. bir güçlü cebel takımı ve bin atımlık cephanesiyle teslimine karĢılık zeybekçe esir ettik. gözaltındaki Genel Komutanla yaptığı görüĢme sonrası. bin bomba. Cilt 7..g. s. baĢka bir "Ali Kemal".Tümen Komutanı Albay ġefik.e. Ali Kemal PaĢa'nın Kuvayi Milliye'ye destek vermediği ve faaliyetlerine kuĢkuyla baktığı sanılıyordu.) Memlekette hiçbir Ģey olmamıĢ gibi Ġstanbul sakin ve sessiz dururken harekâtımızın hangi amaca yönelik olduğunu bu züppe paĢa. bu amaçla Balıkesir'den. 4 makineli tüfek.

22 Ağustos'ta bir trafik kazası geçirdi. kendisini makam otomobilinden atarak kurtarabildi. Fransız gazetesi ise haberi nedense 12 gün sonra. 12 Ağustos'ta (1919) Ġstanbul'dan Paris'e bu haberi geçen L. Ġngilizler'in kiraladığı katillerin (ġefleri Sofu Ziya ve Ahmet Nuri).u lemps'e göre. 24 Ağustos'ta yayınladı.Kolordu Komutanlığı'na bildirdi. Kolordu Komutanı. Yunan basını "edildi" derken. Yetim çocukların toplu sünnet düğününe giderken makam otomobilinin freni patlayan ve çıkmakta olduğu yokuĢtan hızla geriye doğru kaymaya baĢlayan 15.. "M.KARABEKĠ R'ĠN TRAFĠK KAZASI. Sivas giriĢinde Mustafa Kemal'e suikast düzenleyecekleri istihbaratını Ankara'daki 20.360[367] Fransız gazetesi haberi Ģöyle duyurdu: "Geçen Cuma günü (8 Ağustos) Mustafa Kemal'in bir ihta367 Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Mustafa Kemal'in "Cumhuriyet ilan edeceği" haberini verdi. Fransız gazetesi de ayn ı bilgiyi veriyor. Haber. 25 Ağustos 1919.. Fransız basını "edilecek" diyordu. Kuvayi Milliye Ġstihbaratı. MUSTAFA KEMAL' E SU Ġ KAST HAZIRL IĞI 15. Sivas'a gitme hazırlığı yapan Mustafa Kemal'e karĢı Ġngilizlerin de bir baĢka hazırlık yaptığı ortaya çıktı. KEMAL CUMHURĠYET ĠLAN EDECEĞĠ NĠ BĠLDĠRDĠ" Yunan gazetelerinden sonra Le Temps adlı Fransız gazetesi de. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa.. Mustafa Kemal 8 Ağustosta Damat Ferit'e bu ihtarda bulunmuĢtu. Henüz Türkiye'nin bilmediği çok önemli bir bilgiyi yabancı basın haber almıĢtı. Bu arada. . Türk basınında 25 Ağustos'ta yer aldı.

Ferit PaĢa. bu hareketin "millete dayanmadığını" ve "saman alevi gibi söndüğünü" ileri sürerek "psikolojik savaĢ" taktiği uyguluyordu: "Bu hareketin askeri hiçbir bünyesi yoktur ve millete dayanmamaktadır. "Cumhuriyet ilanından korktuğu için asker göndermediği" ileri sürülen Damat Ferit'in bir röportajı yayınlandı. ihtiras sahibi bir kimsedir. Anadolu Hareketi bir saman alevidir ve alevleri de sönmüĢtür. emirlerin 'itaat ettiğini göstermektedir. harp içinde muazzam servetler toplamıĢ olan Ġttihat Terakki'nin parmağı görülmektedir. Selanik'te doğmuĢ olan Mustafa Kemal. Konya'dan bu yana mevcuttur. Bunlar. Mustafa Kemal bu ihtarında. Fakat bu hareketi yaymak için Anadolu'da büyük ölçüde para harcanmaktadır. halkın merkezi hükümete sadık kaldığını. bir hareket yaratabilmek için çırpınmaktadır. Bunun üzerine kabine acele olarak toplanarak konuyu görüĢmüĢ ve bundan sonra da Anadolu hareketine karĢı silahlı birlikler Ģevkinden vazgeçilmiĢtir. Fakat Ġzmir'e Yunan iĢgalinin sınırlarını belirleyecek komisyonun (General Milne'nin gidiĢi-HC) ulaĢmasından beri durum hızla düzelmektedir. Yerel makamlara itaat etmeyen çeteler de var. Mustafa Kemal. Yalnız her taraftan aldığımız telgraflar... koyu bir Ġttihatçıdır ve onun yönetimi altında Anadolu'da Ġttihatçılık yeniden dirilmektedir. harp içinde rütbe almıĢ ve herhangi bir iĢ peĢinde Anadolu'ya sığınmıĢ subaylardır ki. Ve burada da. Talât ile Enver'in eski arkadaĢlarındandır. Anadolu hareketine karĢı Ġstanbul Hükümeti tarafından silahlı birlikler sevk edildiği taktirde. Anadolu'da Cumhuriyeti ilan edeceğini bildirmiĢtir. siyâset arkadaĢları ön plana geçerken bir türlü sivrilememiĢ. Bu nedenle." MĠLLETE DAYANMIYORMUġ!. Anadolu Hareketi gerçekten bir Ġttihat hareketidir. yine Anadolu Hareketi'ni küçük göstermeye çalıĢıyor. KuĢkusuz bu durum. Aynı gazetede.rı Ġstanbul'a ulaĢmıĢtır. Ve çok . Enver'e düĢman olduğu söyleniyorsa da.

Anadolu Hareketi'ni k üçümsüyor ve kendisinin yeniden Paris'teki toplant ıya davet edilmesinin sağlanmasını i stiyordu. öte yandan Ġttihat Terakki'nin gücünden söz ediliyor ve Ġstanbul Hükümeti'nin Konya'dan öte Anadolu'da sözünün geçmediği itiraf ediliyordu." MUSTAFA KEMAL ĠTTĠHATÇI MI ĠDĠ?. Ne barıĢ ne de savaĢ durumundayız.. tıpkı Ali Kemal gibi konuĢuyor." Görüldüğü gibi. Anadolu'daki hareket nedeniyle. bu hareketi bastırmak için. yüzeysel ve yerel kalmaktadır. Ġngilizler'e Ģöyle diyordu: "Anadolu'daki karıĢıklıklar. bütçe gelirlerimiz de kaybolmuĢtur. Bu konuda tavassutunuzu rica ederim.. BaĢlattığı harekât. "ittihat ve Terakki" (Birlik ve Ġlerleme) üyesi miydi?. Hükümet.yakında asayiĢ sağlanacaktır. SÖZDE TÜRK BAġBAKANI. Ġttihatçıların yeni bir hayâli mi idi? Bu ve benzeri sorular Mustafa Kemal'e çok soruldu. Ġzmir meselesi ile hiddetlenmiĢ olan millî duyguları istismar eden birkaç mezcup. Birinci Dünya SavaĢı'na sokarak Osmanlı Devleti'nin parçalanmasına ve SarıkamıĢ faciasına neden olduğu iddialarıyla büyük eleĢtirilen alan ittihatçılık konusu da sorgulanmaya baĢlamıĢtı. Mustafa Kemal. Fakat zamanla tehlikeli de olabilir. Tıpkı. Bugün bu hareket. muhteris ve gayri memnun tarafından kıĢkırtılmaktadır. son y ıllarda Avrupa ve Amerika'ya kendisini zorla davet ettirme pe Ģindeki bazı politikac ılar gibi bir b üyük bir zaafiy et ve acziyet gösteriyordu!. Bu nedenle jandarma ve polis kuvvetleri düzenlenemiyor.. krizin baĢından itibaren gösterdiği aynı gayrette devam etmektedir. Hattâ. Aynı Damat Ferit. bir yandan hareket küçükmüĢ gibi gösterilmek isteniyor. BarıĢ anlaĢması imzalanmadığı için içinde bulunduğumuz durum net değildir.. Bu kararsızlık içinde hiçbir Ģey yapılamıyor. Sivas Kongresi'nde kendisinden bu konuda "yemin" bile alındı!. O'nun Çankaya'da ölü- . Ġngiliz ko miserine yollad ığı yazıda da.

a.83. sonradan duymuĢtuk ki. .. s. rahmetli Enver PaĢa. bu konuda Ģu bilgileri veriyor: "Ne garip tecellidir.g. Atatürk'ü her zaman kendisine muhalif. ülkeden ayrılırken. Bu durumda ancak o bir Ģey yapabilir'361[368] 368 Soyak. hatta rakip saymakta beraber üstün zekâ.müne kadar özel kalem müdürü ve genel sekreteri olan Hasan Rıza Soyak. yüksek yetenek ve olgunluğuna saygıyla takdir beslemekten dahi geri durmadığı anlaĢılan eski Harbiye Nazırı ve BaĢkomutan Vekili. ilgililere: 'Benim yerime Mustafa Kemal PaĢa'yı getiriniz. celâdet.e.

BĠR TABAK YEMEK 20 KURU ġ OLUR MU? Etler ve sebzeler ucuzladığı halde lokantalarda bir tabak yemeğin hâlâ 20 kuruĢ olmasına çok teessüf ve hayret ediyoruz. ...GÜNLÜK YAġAM SÜRÜYOR. 27 Ağustos 1919) Ġnsanlık dıĢı Ġngiliz vahĢeti. (Giresun IĢık Gazetesi. bilmeyiz. Böyle insafsız esnaflardan halkımız. ne zaman kurtulacak? Lokantaları yazarken hamamcıların insafsızlığını yazmaktan da kendimizi alamadık. Yalnız bir su dökünmek isteyenlerden 25 kuruĢ gibi fahiĢ para talep ediyorlar.

90 yıl önce kullandıkları ve kaçarken. Türkiye'ye dönen 300 savaĢ esirinin gözlerinden rahatsız olduklarının anlaĢılması ve verdikleri ifadelere göre. Çanakkale'de posu arıyorlar!. Dönemin Ġstiklâl Gazetesi'nde yayınlanan bu haberin üzerinde çok durulmadı. Eksik ilk bilgilerle durumu haber veren istiklâl Gazetesi. Oysa.. bu bölgede. Yeniçağ Gazetesi'nde "Çanakkale kazılarının sırrı”nı yazmıĢtım.. Bele kadar gelen suya oturtulup. Ġngilizler'in Gelibolu'da.TÜRK ESĠRL ERE " KĠ MYASAL SĠL AH" KULLANILIYOR! . bugün dünyaya "demokrasi" ve "savaĢ esirlerine saygı" dersi(!) vermeye kalkan Ġngilizler. birde iĢkenceden geçiriliyordu.. baĢları da içeri sokulan esir Türk askerleri kör oluyordu!. Çanakkale'de 'kimyasal silah deposu' aradıkları.. on binlerce Mehmetçik . aĢırı miktardaki krizol adlı kimyasal madde ile haĢlanıyorlardı... uzun süredir "bazı yabancılar" çeĢitli isim ve görüntüler altında "kazılar" yapıyordu!: "Aldığım bir bilgi. Mısır'da tutulan 40 bin Türk savaĢ esirinin göz hastalığından eziyet çektiği ortaya çıktı. Ne o gün ne de bugün!. ġanlı Çanakkale Zaferi'nin 90.. BUGÜN. . 300 esirden söz ediyordu. yıldönümünü kutladığımız günlerde.. kimyasal silah d e- 1919'daki bu ilginç geliĢmeden haberimin olmadığı bir tarihte (2 Nisan 2005). kendilerinden intikam alma ateĢiyle tutuĢan Ermeni çevirmenlerin kasıtlı ve yanlıĢ çevirileri yüzünden ağır hakaret ve davranıĢlara uğrayan Türkler. oysa gerçek rakamın 15 bine ulaĢtığı daha sonra belli oldu. Süngü ve dipçik darbeleri ile itilerek mikrop kırma gerekçesiyle sözde "dezenfekte havuzlarına" doldurulan Türk esirler. gömmek durumunda kaldıkları. o dönemde "esirlere kimyasal silah kullanıyordu!'' Zaten. Mısır'da Ġngilizler tarafından esir kamplarında tutulan 40 bin askerlerimizin "kimyasal silahlara" maruz kaldıkları anlaĢıldı.

Kendisine suikast hazırlığında olanlar da yollara pusular kurmuĢtu... Ankara.. Buradan yetkililere sesleniyorum.000). Kim vatan için ölmüĢ. Kolordu Komutanı Ali Fuat PaĢa görevinden alındı. 4. Hulki. "komutanlığa vekaleti kabul etmeyeceğini bildirdi. ortaya çıksın!. Almadığınız taktirde. Böylece. Baskı (26. Ceviz Kabuğu Yayınları. bütün postaneleri askerlerimle iĢgal edeceğim ve kolordularımızla Ģifreli haberleĢmeyi sürdüreceğim!. Hatta." diyen Ankara'daki 20. kim iĢgalci... günümüzde. "ġifreli haberleĢmenin yasaklanması emrinizi 24 saat içinde geri alın. tüm dünyaya ifĢa edelim!. kazıları biz kendimiz yapalım. Kim sömürgeci.. Erzurum'dan Erzincan'a sakin bir yolculuğun ardından 369 Cevizoğlu. "Kimyasal Silah Deposu mu Arıyorlar?". SĠVAS'A ĠLERLĠ- Mustafa Kemal. yaptıralım ve bu kimyasal silah depolarını biz bulup.Kolordu Komutanlığına vekaleten atanan Ahmet Hulusi PaĢa. . ABD baĢta olmak üzere AB ülkelerinin dünyayı ayağa kaldırdığı ve 'insanlık dıĢı' olarak nitelendirdiği ve bunu kullanan ülkeleri vahĢilikle suçladığı silahlar!.. s. Kasım 2006. General Ali Fuat. emperyalist.." 20. Ey Türk istikbâli'nin Evlâdı.. kim vahĢi. 29 Ağustos Cuma günü Erzurum'dan Sivas'a hareket etti. kim uygar. Kolorduların askeri sırlarının ortaya dökülmesine yönelik emir veren Savunma Bakanına. "-bu emri de dinlemeyeceğini açıkladı: "Eğer milli davamıza sadakatle hizmet edecek hamiyetli bir zat gelirse kumandayı devredeceğim. Hani. Bu kazıları çok iyi denetlesinler. PAġA BĠ NBĠ R GÜÇLÜKLE YOR. 136.üzerinde kullandıkları 'kimyasal" silahların deposu!'. bazı subaylar tarafından "ikaz"(!) edilince.."362[369] BĠR GENERAL DAHA AZLED ĠLDĠ! .

Mutlaka Boğaz'dan geçmeliyiz" dedi. Mustafa Kemal: "Tehditkâr Fransız nerede? Bizi tutuklamak için tertibat almakla mı. Sağ kalanlar mutlaka Sivas'a ulaĢacaklardır!. . Öğle yemeğinde. BeĢ gün süren yolculuğun ardından ise Sivas'a vardı. hiçbir çatıĢma olmadan yoluna devam etti. bir jandarma subayı koĢarak PaĢa'nın yanına geldi ve geçidin Dersimli (Tuncelili) çatalın tarafından tutulduğunu haber verdi. YüzbaĢı Mustafa Bey hafif makineli tüfekle öncü otomobile bindi. Subayın destek' kuvvetleri istediğini ve geçit temizlendikten sonra geçilmesini söylemesi üzerine Mustafa Kemal. hem kongrenin yapılacağı hem de liderin ikamet edeceği bina idi. yoksa Sivas'ı iĢgal için ordu celbi ile mi meĢgul? Vali ReĢit PaĢa: "Malatya'ya doğru kaçmakla meĢgul. Vali ReĢit PaĢa. kendisini ancak Sultani binasının giriĢinde karĢıladı. vali ile Mustafa Kemal arasında. Sivas'ta Mustafa Kemal'i yakalamak isteyen Kuvayi Milliye düĢmanı Elazığ Valisi Ali Galip'in Dersim'de (Tunceli'de) dolaĢtığı haberi üzerine. Mustafa Kemal. kente 5 kilometre kala çadırlı bir karargâh kurulmuĢtu. Bu da Sivas'ta paniğe neden olur. Sivas halkı karĢılamaya koĢuyordu. Ölen ya da yaralanan olursa onlarla ilgilenilmeyecek. emrini verdi: "Boğazı ateĢ ederek geçeceğiz. Bizim ise zamanımız yok.. Sivas Kongresi'ne yetiĢemeyiz ve kongre yapılamaz. "Millî (Ulusal) Hareketin Lideri" Mustafa Kemal'i karĢılamak üzere. Büyük tezahürat yapan halkın arasına giren Mustafa Kemal. "Takviyenin gelmesi ve Boğaz'ın temizlenmesi günler alır. millî hareketin liderini görmeye gelmiĢti. Bu bina. Neredeyse bir tek vali hariç tüm Sivas.tekrar yola koyulan kafile Erzincan Boğazı'na geldiğinde. kafilesiyle birlikte arkasında büyük bir kalabalıkla Sivas'a girdi." Bu hazırlıkla yola çıkan kafile.. daha önce valiyi Sivas'ta kongre yapılmaması için tehdit eden Fransız iĢgal müfettiĢi -BinbaĢı Brüno'nun sözleri konu oldu.

Harbiye ve ĠçiĢleri Bakanlarının (Süleyman ġefik ve Adil . arkasında büyük bir iĢgal kuvveti ve iĢbirlikçi Türkler olan Fransız askerine karĢı "ulusal bir dik duruĢ" sergilemiĢti. Ġstanbul Hükümeti verdiği demeçlerle. Yarın(4 Eylül) baĢlayacak olan Sivas Kongresi öncesi.. Mustafa Kemal'e okul binasının ikinci katında. buyurun siz tutuklayın" karĢılığını alan Albay Ali Galip'in silahlı "Kürt" süvarilerle kongreyi basması isteniyordu. Son bir çare olarak Elazığ Valiliğine yeni atadığı Kurmay Albay Ali Galip'i bu kez Sivas vali ve komutanlığına atadı!. ulusalcılara karĢı çaresizdi. "Fransız kaçtı" diyordu. bu tehditlerden yılmamıĢ. Mustafa Kemal'in çok önceden Brüno'nun kaçacağına iliĢkin Mazhar Müfit'e yazdırdığı. kongre salonunun yanı baĢında bir yatak odası ayrılmıĢtı." "BinbaĢı Brüno." Daha önce. jandarmayı dene tleyeceğini söyleyerek Malatya'ya gitti. hiçbir Ģeyi tesadüflere bırakmadığı bir kez daha ortaya çıkıyordu!. artık. "Bu notu bugün yazmanla. Kemal PaĢa'nın her öngörüsü tek tek gerçekleĢiyor. yaptığı iĢbirliği ile ne kadar güçlü görünmeye çalıĢırsa çalıĢsın. belki bir gün Sivas'a gelmek için bizden izin istemeyi düĢünecektir.Erzurum'dan hareketinizi öğrendikten sonra. Daha önce Sivas'a giderek Vali ReĢit PaĢa'dan kente ayak basar basmaz Mustafa Kemal'i tutuklamasını isteyen ama ReĢit PaĢa'dan "ĠĢte kendisi geliyor. o gün yazman arasında hiçbir fark olmayacaktır" sözündeki "o gün" gelmiĢti. Sivas'taki ikinci millî kongrenin toplanmaması için çırpınıp duruyordu. ĠĢ baĢa düĢmüĢtü! PaĢa'nın yap(a)madığını Albay yapacaktı!. ĠĢgal subayından korkarak Mustafa Kemal'den kongreyi Sivas dıĢında düzenlemesini isteyen paĢa vali ise.. Fransız binbaĢının tehdidinin "blöf olduğunu söyleyen Mustafa Kemal. Hattâ bizden biri olduğunu iddia edecek ve kanıtlamak için uğraĢacaktır.

orada bulunanları hemen tutuklayıp. 1. çözülecektir)" kayıtlı. s. efelerden övgüyle söz etti ancak bunların Mustafa Kemal ile ilgileri olmadığını açıkladı!. sansürlendiği için "beyaz" bir boĢluk olarak çıktı. Bizzat halledilecektir(=deĢifre edilecektir. Kendilerine nereye ve niçin gidileceğini söylemeyin. ." Bu gizli telgraf. Sivas'ta M illi Kongre topland ı. Ġstanbul'a dönen Genel Komutan. Numara: 906.Bey) ortak imzasını taĢıyan Ģifreli telgrafta 363[370] Ġstanbul Hükümeti baskının ayrıntılarını da bildiriyordu: "Oralardaki Kürtlerden güvenilen 100-150 kadar süvari toplayın. 371 Ġrade-i Milliye Gazetesi.. Ġrade-i Milliye Gazetesi'nde Ġhanetin Belgesi" baĢlığı ile yayınlandı. karĢınızda baĢka bir kuvvet bulanmayacaktır.. 17 Eylül 1919. 364[371] JANDARMA G ENEL KO MUT ANI SERBEST BIRAKIL DI Nazilli'de Aydın Kuvayi Milliye Komutanı Hacı ġükrü ile Demirci Efe tarafından gözaltına alınan Jandarma Genel Komutanı Ali Kemal PaĢa. Böylece derhal egemenliğinizi kurup toplantılara meydan vermeyerek. Oradaki jandarma ve asker sayısı az olmakla birlikte iyi yönetecek olursanız. Vali ve komutanlığı hemen efe alın. Bölgeden kimseye sezdirmeden ayrılın ve Sivas'a hiç kimseye fark ettirmeden girin. serbest bırakıldı. 3 Eylül 1335(=1919). muhafızlı olarak Ġstanbul'a gönderin. Jandarma Genel Komutanının Türk gazetelerinde yayınlanan açıklamalarının büyük bölümü. "MĠLLET ARTIK UYANDI" Tüm milli güçleri birleĢtirme ve Türkiye'yi iĢgalden kur370 "Dersaadet(=BaĢkent Ġstanbul).

" . Konya yakınlarına kadar gelen iĢgalciler Antalya'ya da girdiler. toptan öldürüp yok etme politikasını gütmeye baĢladılar. milletimizin onuruna dokunan çılgınca davranıĢlara giriĢti. milletimizi silkinip uyanmaya sürükledi." Pontus Krall ığı canlandırılmak isteniyordu: "Karadeniz kıyılarımızda. ERMENĠLER VE PONTUSÇULAR'IN kirli emellerine değinen Mustafa Kemal uzun konuĢmasında önemli noktalara tek tek iĢaret etti. Her zaman güçsüz ve kararsız kaldı. Adana. belki tarihte bir benzeri daha görülmemiĢ bir katlanma ile sustu. Pontus Krallığı hayalinin gerçekleĢmesine bile çalıĢıldı. HIRĠSTĠYANLAR. Kızılırmak'a kadar geniĢleme hazırlıklarına giriĢtiler. "Kongrenin Ġttihatçılıkla ilgisi olmadığına ĠliĢkin yemin edilmesini istiyordu." Ermeniler katliama ba ĢlamıĢtı : "Doğu'da Ermeniler. ġimdiden sınırlarımıza kadar dayanıp. Kongre baĢkanlığına seçilen Mustafa Kemal. Ankara. Batı Anadolu'da Ġslâm'ın harim-i ismetine (namusuna) tecavüz eden Yunan zalimleri.Trakya da iĢgal bölgesi içine alındı.tarmaya yönelik ikinci "ulusal direniĢ kongresi" 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplandı. padiĢah saraylarının içine kadar sokulan boğucu bir iĢgal havası içinde. milletin tam olarak uyandığı söylenemezdi. Bütün bu haksız saldırılara karĢı Ġstanbul'daki hükümet." Hükümet her Ģeye katlanıyor ve susuyordu: "Saltanat tahtının yeri ve halifeliğin merkezi olan Ġstanbul ise. açıĢ konuĢmasında "Artık milletin uyandığını" söylüyordu ama. Ġtilaf devletlerinin hoĢgörür gözleri önünde canavarca facialar yaptılar. yabancı tekeline ve baskısına yenik düĢtü. ĠĢte bu durumlar. Ülkemizdeki Hıristiyanlar az ıtmıĢtı: "Ġtilaf devletlerinden kuvvet alan ülkemizdeki Hıristiyanlar. MaraĢ. Kongre delegelerinin pek çoğu "PadiĢaha kongre adına bir telgraf çekilmesini.

" Umud u yitirme mek gerekiyordu . milletin sesini boğmak. itilaf devletleri bu ülkede. onların asla güvenilmez sözüne." Ordu. bir isteğin (iradenin) olmadığına iyice hükmederek akıllarına geleni yapmıĢlardır. "Efendiler! Milletimizin sizler gibi uyanık ve Ģerefli kimseleri. Buna karĢı boyun eğip. Bu durum. millet ve milli gücün tam dayanağı olan namuskâr ordumuz. belirlemeye baĢlayan bağlılıklarını koparmak ve böylece milleti daima yenik göstermek gibi ancak düĢmanlarımızın çıkarına iĢleyen aykırı davranıĢlarda ancak gücünü gösterebilirdi." Hükümet. kansız bir millet görün tüsü sergileniyordu: "Artık milletimiz çok güzel anladı ki. Ve bu zavallılık yüzündendir ki. hükümeti uyar ıyordu: "TeĢekkür olunur ki.. milli davranıĢta bir çok gecikmelere ve duraklamalara neden olduğu unutulamaz. hakkını hiçbir zaman inkâr edemez. Yine de bu durumun. tam bir çöküntüden baĢka bir sonuç vermeyecektir." Tükürün ehli salibin(Haçlının) o hayasız yüzüne. milletin se sini bo ğuyordu : "Ülkenin ve milletin kaderine sahip çıkmada güçsüzlükten. kutsal sadıklarına ve milli kaderine sahip çıkacak bir gücün. tarih bir milletin varlığını. cansız bir ülke kansız bir millet neleri hak etmiĢ sayılabilirse.. Tükürün. milli tarihimizde elbette Ġstanbul Hükümeti hesabına lekeli bir sayfadır. Çünkü onlar bilirler ki.Cansız bir ülke. görünüĢün kaygılı karanlıklarından umutsuzluğa düĢmediler. Medeniyet denilen maska- . hepsini hiç çekinmeden uygulamaya koymuĢlardır. merkezi hükümeti uyarmakla bir çok büyük zararı önlemiĢ oldu. teslim olmuĢ görünmek. miskinlikten baĢka bir Ģey gösterememiĢ olan Ġstanbul Hükümeti.

AB. Bu geliĢmeden birkaç ay önce. Öte yandan. Eurlings tarafından hazırlanan raporda. "Türkiye'nin de bu gerçeği(!) kabul etmesini" istedi.. Hatta. "Türkler'in Ermeni soykırımı yaptığını" ileri sürdü. maskeli vicdanına asrın. Türkler'in Pontus Rumi ar’ı ve Süryaniler'e de soykırım uyguladığını çok büyük oyla kabul edip.. AB üyesi Hollanda üç Türk milletvekili adayının "ifade özgürlüğünü" yok etti!.. "Dayatmalar olduğu doğrudur. bunların 106'sı "evet" dedi. 87 yıl sonra da.ra mahlûku görün: Tükürün. Mustafa Kemal Sivas Kongresi'nin açılıĢında Ermenilerin Türkler'i katlettiğini". "Ermeni soykırımı yoktur" diyen 1 yıl hapis ve 45 bin Euro(Avro) para cezası alacak. "Türkler Ermeni soykırımı yapmamıĢtır" dedikleri için. Avrupa'nın göbeğindeki Ġsviçre(AB üyesi değil) ve bu geliĢmeden sonra 12 Ekim 2006'da da AB'nin kurucu üyesi Fransa'da "Türkler Ermeni soykırımı yapmamıĢtır" demek.. rapora geçirdi!. Bir yıl önce AB konusunda. Türkiye'de "ifade özgürlüğünün" önündeki engellerin kaldırılmasını isterken. Pontus Krallığı'nın canlandırılmaya çalıĢıldığını söylüyor. erken genel seçim aday listelerinden atılan üç Türk politikacı (Erdinç Saçan. Ayhan Tonca ve Osman Elmacı) "Avrupa demokrasisi" (!) karĢılaĢmıĢ oldular. Mehmet Akif Ersoy YIL 2006. Oylamaya 577 milletvekilinin 129'u katıldı. tükürün. 365[372] Türk Tarih Ku372 Fransız Parlamentosu'nda kabul edilen yasaya göre.. kanunla yasaklandı. 27 Eylül 2006'da Türkiye üzerinde aynı oyunlar sergileniyor ve ülkemiz suçlanıyordu. Aynı AB ayrıca. Avrupa Birliğinin Parlamentosu(AP) gerçekleri ters yüz ederek. ülkemizi iĢgal eden Avrupalıların zalimliklerini sıralıyordu. parçalamaya yönelik gayretler içerisinde tezler önümüze geliyor" diyen BaĢbakan . yeni bir "Türkiye Raporu" onayladı.

. Türkiye Cumhuriyeti ve bu cumhuriyetin temel değerleri olan. . Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu "Anadolu denizinde hepsi boğulacak" dedi: "Haince hedefleri. s. 3 Ekim 2006. daha sonra Hz. Dr.-HC 373 Cumhuriyet Gazetesi. meydanlarına sözde Ermeni soykırım anıtı dikmiĢ. Sonlarını kendileri hazırlayan Erdoğan. “sessiz kalmayacağız” dedi. ancak bu hedeflerin önündeki esas engelin. Muhammed'e "hakaret yarıĢmaları" düzenlemiĢ. -ki onlar kendilerini bizim bildiğimiz gibi çok iyi biliyorlar.. "sınırda göz altına alınacak ve sorgulanacaktır" diye tehdit edildi. 2 EKĠM 2006. bize dost olduğunu söyleyen o ülkelerin baĢbakan ya da cumhurbaĢkanları da bu anıtları törenle açmıĢtı. manĢet. Türkiye ve Türk Ordusu'na yönelik sözlü ve eylemli iç ve dıĢ saldırılara karĢı AKP Hükümeti'nin sessiz kalması üzerine Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt. Ondan öğrenilecek bir Ģey yoktur" diye demeç vermiĢti!. bir baĢka politikacı (ĠĢçi Partisi Genel BaĢkanı Doğu Perinçek) Lozan'da gözaltına alındı. 8.rumu BaĢkanı Prof. Mustafa Kemal'in bu açıklamasından 87 yıl sonra da hükümeti uyardı. TSK olduğunu bilen kimi iç ve dıĢ mihraklar.. Yusuf Halaçoğlu gibi bir tarihçi dahi. Muhammed'in öğretileri Ģeytanîdir. Vatikan Devlet BaĢkanı olan Papa(16. Hürriyet Gazetesi. Harp Akademileri Komutanlığı 2006-2007 eğitim öğretim yılı açılıĢ törenindeki bu konuĢmasından iki gün önce de bir baĢka komutan sömürgecilere dersini verdi.Benedikt). Ordu.1. Avrupa ve ABD baĢta olmak üzere onlarca ülke "Ermeni Soykırımı" yasaları kabul etmiĢ.dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti devleti üzerindeki emellerine ulaĢma gayretlerini sürdürürken TSK'yı yıpratmak için iĢbirliği halinde saldırılarını yoğunlaĢtırmıĢlardır. 1. bu kez "Pislik pislikle temizlenmez" diyerek pasif tutumunu sürdürdü. manĢet. Ġslâmiyet'i kılıç zoruyla yaymıĢtır.. Daha önce. 'Hz. 3 Ekim 2006. Danimarka Hz Muhammed'e hakaret karikatürleri yayınlamıĢ. 366[373] Genelkurmay BaĢkanının.

SĠZĠ DE REDDEDER. "Manda" (himaye) konusu da kongrenin çok ayrıntılı biçimde üzerinde durduğu ana konulardan biri oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri. Bulut. anayasa. AB idealleri ve AB uyum süreci uğruna Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasa ile belirlenmiĢ temel değerlerinden asla sarfı nazar edemez.' vazgeçilmezlerine ve gelecek kuĢakların güvenlik ve refahına karĢı hassastır. Özellikle. Milli hükümet kurulmasını isteyenlere (Mazhar Müfit.. edilmesine de. mandacılığın kabul edilemeyeceğini vurguladı durdu.1. (.. Türkiye'yi iĢgalden kurtarmak için kurulan derneklerin birleĢtirilmesine karar verildi. o güne kadar kafalarında biriktirdikleri soruların yanıtını aramakla "güven oluĢturmaya" yönelik tartıĢmalarla geçirdiler. Bu mihraklar ya Türkiye'yi terk edecek ya da Anadolu denizinde boğulacaklardır. 30 Eylül 2006." SĠVAS KONGRESĠ'NĠN ilk üç gününde ana konulara girilemedi. Ayrıca. 2 Ekim 2006. Daha sonra. Bu süreçte bilinmelidir ki. değil miydi?" sorusu ve bu konuda "yeminler edilmesi" tartıĢması ön plandaydı. geleceğini Ģekillendirmede Türkiye'nin kimsenin dayatma ve tavsiyesine de ihtiyacı yoktur.. ANADOLU'DA BĠR "MĠLLĠ HÜKÜMET" kurulmasına değinen Mustafa Kemal. "toplantı Ġttihatçıların toplantısı mıydı." 367[374] Genç Tıbbiyeli'den M ustafa Kemal'e: "MANDA' YI KABUL EDER SENĠZ. en az AB üyesi ülkeler kadar ulusal çıkarlarına.)ÇağdaĢ Türkiye. s. Arslan. Denizli ve Afyon delegeleri) destek veriyor ve buna karĢı çıkacak PadiĢah ve Damad Ferit için "Ġsterlerse 374 Hürriyet Gazetesi. Yeniçağ Gazetesi.bu zavallılara biz sadece acıyoruz. aĢındırılmasına da müsamaha gösteremez. . Hüsrev Sami Bey. VATAN BATI RICISI ĠLAN EDERĠZ! .11. s. Kongre üyeleri zamanlarının büyük bölümünü.

Biz herkesten daha iyi AB'ciyiz" dedi durdu. "Manda kelimesine takılmayın." Ġstanbul delegeleri ısrarla.buna isyan adını versinler" diyor ama tedbirli davranıyordu: "Bunun için galeyana gerek yok. "Tam bağımsızlık" isteyenler arasındaki Bursa delegesi Ahmet Nuri ise. Hatta. Manda taraftarı "milliciler"(ulusalcılar). ġevket Süreyya.. Aslında durmadı. önemli olan iĢin içeriğidir. Amerikan himayesini isteyin. Bir dakika kaybedecek vakit yok. . Bir iĢi zamansız yapmak. Bu kelimenin önemi yok. bağımsızlığın terk edilmesi anlamına gelmediğine" inanıyordu.. o iĢi sonuçsuz bırakmak olur. Çabuk. Bizden bunlar geçmiĢtir. 'Manda altına girdik' demeyelim de.. "mandanın. Her Ģey sırasında ve zamanında yapılmalıdır. çabuk. Avrupa Birliği Ģemsiyesi altına girmeye çalıĢırken "Aman AB treni durur. Amerikan mandasına girilmesini istiyordu... aman yabancı devlet himayesi. Ģöyle diyordu: "Kendimizi tümüyle âciz ve çaresiz kalmıĢ görerek. Amerikan sömürgesi olmak isteyenler Mustafa Kemal'e Ģu sözlerle de baskı yapıyordu: "Çabuk. Sadece zamansız olduğu kanaatindeyim.. 'bizi kurtarın' diye Ģuna buna yalvarmak gibi bir zillete bu millet dayanamaz. Yoksa fırsat kaçacak. bir gece "milli hareketin liderinin" odasındaki sesler dıĢarıya taĢtı. kaçırırız” Daha önceki yıllarda kaçırılmıĢtı. Ġstanbul delegelerinden Ġsmail Hami. isterlerse 'Sonsuz yaĢayacak devlet olduk' diyelim" diyordu!. s. Ya ölürüz ya istiklal-i tam sahibi oluruz? Manda tartıĢmaları kongre bitiminde de sürüyordu. 375 Aydemir.e. ÇABUK. Örneğin...." 20022006 yılları arasında da hükümet. Biz kendimizi idare edemeyiz.124. Borçlarımızı ödeyemeyiz.." 368[375] "ÇABUK. DüĢüncelerinize karĢı değilim. hep AB'nin isteklerini yerine getirdi.g. Ġstanbul'da filân Amerikalı veya Amerikan heyeti cevap bekliyor. a. Anadolu delegeleri ise kesinlikle buna karĢıydı. AMAN AB TRENĠ DURUR!.

albay rütbesine yükselmiĢ olarak bir askerî hastanenin baĢhekimliğinde bulunduğunu memnuniyetle öğrendim.Genç Tıbbiyeli delege Hikmet. yıllardan sonra 'Acaba bizim Sivas Kongresi'ndeki biricik ateĢli genç tıbbiyelimiz nerede?' diye sormuĢtu. Ma ndayı kabul edemem. PaĢa da genci alnından Öptü.e. Eğer kabul edecek olanlar varsa. Hikmet'i milletvekili yapmak istiyordu. vatanın bütün ümit ve Ġstikbâli size." 376 Kansu.Ġçlerinden bir kısmında saf bir vatanperverlik hissinin coĢkunluğundan baĢka ne fikir.248. a. Cilt. Gençlikle gurur duyuyorum. manda düĢün cesini siz kabul ederseniz sizi de reddeder." Bu sözler üzerine Hikmet. geçen sene hayatta olduğunu.' dendi. Parolamız tektir ve değiĢmez: Ya istiklâl ya ölüm!. Bir kısmının hâlâ hasis politikacılık menfaatlerinden baĢka düĢündükleri yoktu. üyesi olduğum Tıbbiyeliler beni buraya Ġstiklâl davamızı baĢarmak yolundaki çalıĢmalar için gönderdiler. genç kuĢakların anlayıĢ ve enerjisine bağlanmıĢtır" dedi. Dönemin gazetelerinde yer alan bu haberi de "kaydeden" Mazhar Müfit. ne de tedbir kabiliyeti vardı.. "Var ol PaĢam" diyerek Mustafa Kemal’in ellerine sarılıp öperken. Bulunamadı. sesini yükselterek heyecanla: "PaĢam. 'ölmüĢ. örneğin..."369[376] ". Mustafa Kemal'i 'vatan kurtarıcısı' değil.g. "Gençler. bunlar her kim olursa olsun Ģiddetle reddederiz. Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. s. Halbuki. vatan batması' ilan eder ve Ģiddetle kınarız!." diyordu. yıllar sonra Ģöyle "diyecekti: "Mustafa Kemal PaĢa. .. Mustafa Kemal de heyecanlanmıĢtı: "Evlat (Çocuk!) müsterih ol. 1.

asker yok. s.g. Parasızlık doğal olarak onu sinirli yapıyordu. (. yarına kadar bir Ģeyin kalmaz" karĢılığını verdi. ANNEM DE YAPAR! . Kongre'nin sonunda "bütün dünyaya kafa tutan millicilerin parasızlığı" tartıĢılırken. Var olan ise. 1. PaĢa gülerek.) Tabii istenir ki.g..80. Daha sonra Mustafa Kemal bu durumu Ģöyle açıklayacaktı: "Elde var olan Hakimiyet-i Milliye Gazetesi için bile kağıdımız yok.. a. padiĢahla. yalnız memleketimizle. kağıt bulamıyordu. o zaman bu iĢi annem de görebilir.e. asker. Cilt.e. a. yalnız Hakimiyet-i Milliye Gazetesi değil..340. Haydi git yat. 371[378] Para. . Mustafa Kemal'in yanında Milli Mücadele'nin finansal sorunlarından da sorumluydu. Mazhar Müfitle Mustafa Kemal arasında geçen konuĢma. tam bir ders niteliğinde.Mustafa Kemal (1919)370[377] PARA OLSA. Ferit PaĢa ile değil. bütün dünya ile uğraĢıyoruz. Buna çare düĢünelim" dedi. tüfek yok. Cilt:3. Para yok. Mazhar Müfit. top ve tüfek yoksulluğunun yanı sıra.. millî direniĢi anlatacak bir gazete çıkarmak için de para yoktu. Kansu. top yok. "Azizim Mazhar Müfit! Bu senin dediklerinin hepsi olsa. fakat biz burada 5-6 kiĢi oturmuĢuz. s. beĢ on tane gazete daha çıkarılabilsin ve hatta yabancı 377 378 Atatürk'ün Bütün Eserleri. Her nedense sen bu gece sinirlenmiĢsin. Velhasıl bu savaĢımızı destekleyecek elimizde kuvvet yok. Müfit Bey sinirli biçimde: "Hepsi güzel. Marifet bu yokluk içinde baĢarılı olmaktır.

gazeteler çıkarılsın, bunlar arzu edilir. Bu konuda da varolan olanaklara baĢvurulmamıĢ değildir." 372[379] SAF BĠR VATANPERVERLĠK tek baĢına hiçbir zaman iĢe yaramazdı. Yurtseverlik, milliyetçilik duygularıyla coĢmak, ülkeye hizmet için yeterli değildi. Davaya maddi ve manevi katkıda bulunmadan, düĢünce gücüne katılmadan söylenecek her söz "boĢ bir coĢku" olmaktan öteye geçemeyecekti. Millî Mücadele'nin finansmanı konusunda da bu gerçekle yüz yüze geliyoruz. Tıpkı, bugün yabancı sermayeye karĢı güçlü bir ulusal sermayenin oluĢturulmaması ya da var olan ulusal sermayenin ulusal konularda para harcamaktan uzak kalması gibi. Heyeti Temsiliye toplantısındayız. Mustafa Kemal baĢkanlığındaki toplantıda (26 Kasım 1919) "Kâzım PaĢa, Fuat PaĢa, Rauf Bey, Rüstem, Bekir Sami, Haydar, Mazhar Beyle r, Mümtaz, Selâhettin ve ġemsi Beyler" var. 373[380] Birçok konu tartıĢılıyor. Sıra yine parasızlığa geliyor. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Hükümetin gelirlerini beklemek mümkün değil. Hariçten borç almak da mümkün değil, bu devleti yaĢatmak da lazım, ne yapmalıdır? Haydar Bey: Vergileri artırmak. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Yani öyle bir dahili(=iç) borçlanma yapmalı ki, adeta teberru(=bağıĢ) ve iane(=yardım) Ģeklinde olsun. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Yani bir hayat memat meselesidir. Devletin hayatının devamı için ahaliden para almak mecburidir.
379 380

Öztürk, Ġbrahim Sadi, a.g.e., s.107. Heyet-i Temsiliye Tutanakları, Hazırlayan: Uluğ Ġğdemir, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1989, s. 103-126, aktaran: Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt: 5, a.g.e., s.273-288.

Mümtaz Bey: Rıza ile imkânsızdır. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Yarı rıza Ġle, yarı kuvvetle. Mümtaz Bey: O halde kendiliğinden anarĢi çıkar. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Her yerin bir zengini vardır. Mümtaz Bey: En zengin yerler istilâ altında., Ġzmir.. Adana. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Borç almak Ģeklide yardım toplamak. Kâzım PaĢa: Bizim bölgede rast geldim. Bütün zenginlerin elinde yazılı senetler, özel senetler., doludur. Hayvanı, malı, her Ģeyi alınmıĢ. Birçok zengin tüccarlar iflas etmiĢtir. MüĢkülat: Ya hükümet bir de bize dirsek çevirirse? (…) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa : Vilayetler, kolordular para istiyor, yok diyor. Kâzım PaĢa: Cevap bile vermiyor. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: 3. Kolordu zannedersem o kadar zengin değildir. Subaylara maaĢ için parası yoktur. Ġsta nbul da vermiyor. Ne yapacak? (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Netice olarak halka yüklenmek. Selâhettin Bey: Böyle olacak. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Sivas vilayetinde, Sivas, Tokat, Amaya, Canik livalarında ne kadar subay, ne kadar nefer besleyeceksiniz? Selâhettin Bey: Altı bin insan beslemeye mecburuz. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Ne kadar para? Selâhettin Bey: Yüz bin lira. Yemek içmek. Her Ģey dahil. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Et, un çıkarırsak, ne kadar kalır?

Selâhettin Bey: Yarı yarıya kalır. Elli bin lira. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Altı bin kiĢiyi besleyemeyeceksiniz. Sonra ne olacak? Selâhettin Bey: Dağılacak. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Demek çökecek. Selâhettin Bey: Bir miktarını beslemek için zorla alacağım. Biraz acı olacak ama, ne yapalım. Bir kısmına izin vermek, bir kısmını beslemek. Asgari bir hadde(=en az miktara) indirmek. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Demek yine ahaliye. Bulgar repiskası (=makbuz) gibi olacak. Haydar Bey: Yine vergiler konmasıdır. Yalnız hafif olmalı. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Ne dersek diyelim. Yine ahaliye dayanmadır. KUYUDAN ÇIKAN HESAP DEFTERĠ... Zaferden sonra Sarayköy'de bir kuyudan çıkarılan "hesap defteri", Milli(Ulusal) Mücadele'nin parasal sıkıntılarını gösteren belgelerden biridir. Bu defter, Denizli Sarayköy'de Heyet-i Milliye'nin kasa defteri idi. ĠĢgalde düĢman eline geçmemesi için evrak çuvalı içinde kuyuya atılan defter, çuvalın ortasına denk geldiği için diğerlerinin aksine sudan etkilenmemiĢ ve erimemiĢ olarak bulundu. Defterde, milli mücadele için paraların toplandığı ve ihtiyaca göre harcandığı görülüyor. Buna göre; kiĢi baĢına alınan 100-10.000 kuruĢ arasındaki bağıĢlardan birkaç örnek Ģöyleydi: 100 kuruĢ 150 kuruĢ 500 kuruĢ Emin Usta. 3.000 kuruĢ : : : : Kocairioğlu Süleyman Efendi. Kahveci Hasan ÇavuĢ. Muhacir(göçmen) Kunduracı

Ekmekçi Hacı Osman Usta.

10.000 kuruĢ

:

Beylerbeyi Köyü'nden. Kazamız Rumları'ndan.

5.000–10.000 kuruĢ :

Yapılan harcamalardan birkaç örnek: 824 kuruĢ : (18 Haziran 1919'-da) Ġstanbul'daki Ġngiliz, Fransız, Amerika ve Ġtalya siyasi temsilciliklerine çekilen telgraf ücreti (makbuzlu). 1.600 kuruĢ: (20 Haziran 1919) Vatan ordusuna katılan mücahitlere alınan kundura için kunduracı Hacı Mestan'a. 15.500 kuruĢ: (2 Temmuz 1919) Kör Hasan Çetesi'ne katılan 35 nefere harçlık olmak üzere 5'er lira. 160 kuruĢ: (10 Temmuz 1919) ÖdemiĢ Jandarma Kumandanı Tahir Bey Çetesi hayvanlarının yem bedeli. 5.000 kuruĢ: (29 Temmuz 1919) Aydın çatıĢmasında Ģehit olan YüzbaĢı Süleyman Ağa ailesine mükâfat. 6.000 kuruĢ: (30 Eylül 1919) Milli jandarmaların Eylül 1919 maaĢları (bordro gereğince). 374[381]

AMERĠ KALI GAZET ECĠ SĠVAS KO NGRESĠ'NDE..
AMERĠKAN MANDASININ tartıĢıldığı Sivas Kongresi'ni dünya basınından bir tek gazeteci izliyordu. O da Amerikalıydı?.. ġikago Daily News Gazetesi'nin muhabiri Louis Edgar Brovvne, Mustafa Kemal'le de görüĢtükten sonra, "Haksızlık karĢısında bütün Anadolu ayağa kalktı" diye yazıyordu. Milli kongrede, Ġstanbul Hükümeti tarafından görevinden alınan Ankara'daki 20.Kolordu Komutanı Ali Fuat PaĢa, "Batı Anadolu Kuvayi Milliye Komutanlığına" atandı. General Ali Fuat, hemen Ġngilizler tarafından iĢgal edilmek üzere olan EskiĢehir'e hareket etti EskiĢehir Çorum, Afyon ve Konya ile birlikte Ġstanbul Hükümeti'ni tanıyordu ve kongrelere karĢı "direnme merkezi" gibi çalıĢıyordu. EskiĢehir'i iĢgal ede381

Bayar, a.g.e., Cilt 6, s.155, 220 ve 242.

cek Ġngilizler ön saflara Hindistan'dan getirdikleri Hintli askerleri sürüyordu. 375[382] 11 Eylül’de Sivas Milli Kongresi sona erdi. "Türk Milleti'ne" hitabıyla yayınlanan sonuç bildirisinde, Erzurum Kongresi'nde alınan kararlara sahip çıkıldı ve bir kez daha vurgulandı.

MUSTAFA KEMAL: "GAZETESĠZ VE FĠKĠRSĠZ BĠ R ĠHTĠL AL NASĠL YÜRÜR?"
11 Eylül 1919'da Sivas Kongresi sona ererken, Ulusal Bağımsızlık SavaĢı'nın önemini, yapılacak iĢleri, mevcut durumu önce kendi milletine anlatmak isteyen Mustafa Kemal, gazete çıkarmak gereğini duydu. 376[383] Ulusal Bağımsızlık SavaĢı'nı baĢarıya götürmek, alınacak kararları ve yapılacak eylemleri günü gününe halka duyurmak ve hükümetle halk arasında bağlantıyı sağlamaktan geçiyordu. Mustafa Kemal, "basının bir silah" olduğunu Harbiye öğrenciliği zamanından beri çok iyi biliyordu. Bu silahı sonraki yıllarda çok iyi biçimde kullandı. O'na göre, "Gazetesiz ve fikirsiz bir ihtilal nasıl yürürdü?" 377[384] Harbiye öğrencisiyken, baskıcı yöntemlere karĢı direniĢçi karakterini basın yoluyla sakinleĢtirebiliyordu. Harbiye'de "el yazısıyla" bir gazete çıkarıp, yönetimi eleĢtiriyordu. Mütareke'den önce Ġstanbul'da Ali Fethi (Okyar) ile Minber adlı gazete çıkarmıĢtı. "Benim gazeteciliğim de vardı. Mütareke'den önce Ġstanbul'da Ali Fethi ile Minber adlı bir gazete çıkarmıĢ, savaĢ yılla382

Ġngilizlerin "stratejik müttefiki" Amerika BirleĢik Devletleri de, Irak'ı iĢgal ederken, göçmenlerden oluĢan "paralı askerleri" öne sürüyordu. 383 Özkaya, Yücel, Prof. Dr., Millî Mücadele'de Atatürk ve Basın (19191921), Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını, Ankara 1989, s.59. 384 Özgelik, Ġsmail, Prof. Dr., Millî Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi (Adana, Antep, MaraĢ, Urfa) 1919-1921, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını, Ankara 2005, s.15.

rında biriktirebildiğim altınımı batırmıĢtım" sözleri de basına verdiği önemi gösteriyordu. Daha sonra Sivas'ta çıkardığı irade-i Milliye gazetesinin uzun süre baĢyazarlığını yapmıĢtı. PaĢa, Sivas'tan Ankara'ya geldiğinde hemen bir gazete çıkarılması emrini verecekti. Adını bizzat kendisinin "Hâkimiyet-i Milliye" koyacağı gazete, 6 ġubat 1920 sabahı basılırken Ankara'daki Vali Hanı'nın ahırı makine gürültüsüne boğulacaktı: "O sabah güneĢ daha yeni yükselmiĢti ki, Ģehirde mevcut tek otomobil, hanın avlusuna kadar girmiĢ ve Mustafa Kemal gelmiĢti. Yazı iĢleri odasında iskemlelerden birine iliĢmiĢ, günlük çıkmaya baĢlayan gazetesinin bu ilk nüshasını bir müddet sevinçle seyretmiĢti, öylesine mesuttu ki! Tek yapraklı da olsa Ģu gazete ile, çok karıĢık bir manzara arz eden meclise de yön verebilecekti."378[385] Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, yayın dönemi boyunca sık sık Ġstanbul basınına ağır dille çatmıĢ ve basının Millî Mücadele ve devrimler döneminde, halkı yönlendirmek yerine cinayet, adi suçlar, vb. basit magazin haberleriyle halkı oyalayıcı yayın yapmakla suçladı. 379[386] Millî Mücadele döneminde ortak bir ulusal direniĢ ruhu ve kamuoyu oluĢmasında Anadolu Basını'na büyük görev düĢtü. Mütareke basınının karĢısındaki gazetelerin yayınları ile, yeni oluĢan devletin ulusal politikası halka anlatılmıĢ; ulusun topyekün savaĢa hazırlanması sağlanmıĢ; düĢmanların kimler olduğu konusunda halk bilinçlendirilmiĢ; çeĢitli halk tabakaları arasındaki ayrılıkların kaldırılmasına çalıĢılmıĢ; millet, vatan, bayrak ve kahramanlık duyguları sürekli geliĢtirilmiĢ; toplum geliĢmeleri, siyâsi akımları izleyebilmiĢ; halkın psikolojik yapısını desteklemek için de gerekli propaganda önemli ölçüde gerçekleĢtirilmiĢtir. 380[387] Halkın psikolojisinin bozulmaması için ise, bir
385

Özgelik, Ġsmail, Prof. Dr., Milli" Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi, s.20. 386 Altınal, ġengül, Basının Kamuoyu OluĢturma ĠĢlevine Örnek Olarak: Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi (1920-1934), YayınlanmamıĢ Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġstanbul 1992, s. 251. 387 Özgelik, Ġsmail, Prof. Dr., Millî Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi, s.V(önsöz).

çok Ġstanbul gazetesi ve azınlıkların basın organları Anadolu'ya sokulmamıĢtır. Bu amaçla 6 Mayıs 1920'de bir "Sansür Talimatnamesi" çıkarılmıĢ, 20 Mayıs 1920'de Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi'nde yayınlanmıĢtır. 19 maddelik bu Talimatname'nin ikinci maddesine göre; "Ġstanbul gazetelerinin taĢraya girmesi yasaktı. Bütün Ġstanbul gazeteleri, sahil sansür merkezlerinden geriye yollanacaktı. Bu gazeteler ve resmî belgeleri kabul eden ya da geriye göndermeyen memurlar 'Vatana Ġhanet' Yasası ile yargılanacaktı."381[388] Tek tek ya da topluca ..

ULUSALCILARIN KATLED ĠL MESĠ Ġ ÇĠN FETVA
Hükümetin adamı ġeyhülislâm Mustafa Sabri, "millicileri" (ulusalcıları) öldürerek yok etmenin dînî bir görev olduğuna iliĢkin fetva hazırladı. Önceleri gizlilik içinde hazırlanan bu "katliam fetvası", yabancı basına sızdı. Fetvanın yabancı basına sızmasının sırrı, Ġstanbul'un henüz "resmen" ilan edilmese de "fiilen" Ġngiliz iĢgalinde olması ve tüm emirlerin iĢgalciler tarafından verilmesi idi. Çünkü, emri onlar veriyor ve kendi gazetelerine haberi onlar uçuruyordu. Lozan Gazetesi (Gazette de Lausanne) ile Atina Habercisi (Le Messager d'Athenes) adlı gazeteler, 14 Eylül tarihli baskılarında haberi Ģöyle verdiler: "ġeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi özel bir toplantıda Ģunları söylemiĢtir: Milli hareketin Ģefi ve Harbiye Bakanı (Nâzım PaĢa) ve bütün subaylar Ġttihatçıdır. Harbiye Bakanını değiĢtirmeye ve yerine bir sivili ya da sivil gibi davranacak bir askeri getirmeye karar verdik. Milli hareketin Ģeflerine karĢı etkili biçimde davranabilmek için, ben bir fetva ve padiĢah da bir beyanname yayınlayacak. Bunlarda, milli harekete katılan herkesin sultanın ve hilâfetin düĢmanı olduğu ve bunların katledilmelerinin cinayet sayıl388

Özkaya, Yücel, Prof. Dr., a.g.e., s. 71 ve 51.

. s. 382[389] Aynı gün Anadolu'ya dağıtılan bu fetva. mü389 Kocatürk.. aralarında birleĢip ve kendilerine reisler seçerek PadiĢah'ın bağlı uyruklarını (teb'âsını) hileler ve yalanlar ile kandırmaya ve yoldan çıkarmaya. Bunun en iyi yolu da "fetva" çıkarmaktı. (10 Nisan tarihi kimi kaynaklarda 5 ya da 11 Nisan olarak geçmektedir.e. çeĢitli baskı ve iĢkencelerle halkın mallarını ve eĢyalarını yağmalamak ve bu yoldan Allah'ın kullarına zulmetmeye ve suçlar iĢlemeye. Ġngilizler. ġeyhülislâmın "Fetvâ-i ġerif diye yüceltilen "ölüm fetvası" özetle Ģöyleydi: "Dünya düzenin nedeni olan Ġslâm Halifesi (Yüce Allah. PadiĢah'ın yüksek emirleri olmadan halktan asker toplamaya kalkıĢıp. Bu fetvanın resmileĢmesi ve Türk kamuoyunun öğrenebilmesi için yedi ay geçmesi gerekecekti. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. onun hilâfetini kıyamet gününe kadar sürdürsün) Hazretlerinin yönetimi altında bulunan Ġslâm beldelerinde bazı kötü kiĢiler. Dr. yerle bir etmek. Prof. Utkan. dönemin ġeyhülislâmı Dürrizade Abdullah'ın "Anadolu'daki millî kuvvetleri kâfir ve katlinin gerekli olac ağını bildiren fetvası" yayınlandı. Yedi ay sonra. bir gün sonraki Takvim-i Vakayi ve diğer Ġstanbul gazetelerinde yer aldı." Eylül (1919) ayında yabancı basında yer alan bu haber doğruydu.mayacağı ve her Müslüman'ın bunları tutuklamakla ve direnmeleri halinde de öldürmekle görevli bulunduklarını açıklayacağız! Asilerin bütün parası ve malları. Müslüman bir ülkede dini kullanmalarının uygun olacağını düĢündüler.211. ulusal direniĢin lideri Mustafa Kemal ve ekibi ile ulusal direniĢe katılan herkesi yok edebilmek için planlarını çoktan yapmıĢtı. görünüĢte askeri besleme ve donatma bahanesiyle ve gerçekte mal toplama sevdasıyla kutsal Ģeriat ve PadiĢah'ın emirlerine aykırı olarak birtakım salma ve vergiler kesip.-HC) . Bunu "usûlüne uydurabilmek Ġçin". onları yakalayan ya da öldürenlerin olacaktır. memleketin bazı köyleri ve bölgelerine hücum ile kırıp döküp." "MĠLLÎ KUVVETLER KÂFĠRDĠR!. 10 Nisan 1920'de..g. PadiĢah'ın bağlı uyruklarından nice günahsız kimseleri kati ve masum kanlarını döktükleri. a.

" Ülkemizi iĢgal eden sömürge askerlerinin yazdırdığı ve dînen yanlıĢ olan bu fetva. olur! " 383[390] "DÜġMANLA ĠġBĠRLĠĞĠ EN BÜYÜK GÜNAH!. Devlet-i Âliye'nin nizam ve düzenlerini. Sabahattin. 'Fekatilü ellet! tebga hatta tefaa ile emer Ulah' ayeti kerimesi gereğince katledilmeleri ve gerekirse kitle halinde öldürülmeleri yasal ve farz(=zorunlu) olur mu? Beyan buyrula.. Bu gereklilik. 6 gün sonra 16 Nisan'da (1920) yerine getirildi. ġeyhü390 Selek.minlerin Emiri olan PadiĢah emrinde bulunan bazı dîni.85. devletçe gönderilen emirlerin yapılmasını yasaklamak. Baskı. s. Selek'in metnini de TürkçeleĢtirdim-HC) .. Ġslâmiyet'e uygun doğru bir açıklamanın yapılması gerekiyordu. hilâfet merkezi ile memleketin ulaĢtırma ve haberleĢme yollarını kesmek. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. hükümet merkezini diğer bölgelerden ayırmak suretiyle halifelik otoritesini kırmak ve zayıflatmak amacıyla yüksek halifelik makamına ihanet suretiyle imama(PadiĢaha) baĢkaldırmakla (itaatten dıĢarı düĢmekle). Anadolu Ġhtilali. dağılmaları hakkında gönderilmiĢ bulunan yüksek emirlerden sonra hâlâ inat ve fesatlarında direnirlerse. LCilt... Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. Ġstanbul. 11.. adı geçen kimselerin kötülüklerinden memleketi temizlemek ve zararlarından halkı kurtarmak vacip(=gerekli) olup. Ankara Müftüsü Rifat (Börekçi) Efendi. memleketin asayiĢini bozmak için yalanlar yaymak ile halkı kıĢkırtmaya ve kargaĢalığa gayret etmekte oldukları açıklanmıĢ ve gerçekleĢmiĢ olan adı geçen reisleri ile avâneleri ve onlara bağlı olan kimseler eĢkıya düzeyinde bulunup. Ocak 2004.) Bu suretle halifenin askerlerinden olup da eĢkıyaları katledenler gazi ve eĢkıyalar tarafından katlolunanlar Ģehit ve Ģefaate nail olurlar mı? Beyan buyrula. (Sabahattin Selek'e göre. olur! Dürrü Zade Es-Seyyid Abdullah tarafından yazıldı. (. Bu yüzden. bu fetvanın tarihi 5 Nisan 1920'dir. KastaĢ Yayınları. askeri ve mülkî memurları kendi baĢlarına görevden alma ve kendi kötülük arkadaĢlarını (hempalarını) tayin. Müslüman Anadolu insanı üzerinde etki yapabilirdi.

açıklandığı üzere hakaret ve esirlikle karĢı karĢıya kalmıĢ bulunan Ġslâm halifesinin kurtarılması için elden gelen gayreti harcamak. . Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. yargılamak ve cezalandırmak yoluyla halifenin yargılama hakkına müdahale ve yine yüksek halifelik makamının amaçlarına aykırı olarak Osmanlı ülkesinin topraklarından Ġzmir ve Adana ve MaraĢ ve Ayıntap(=Ar\tep) ve Urfa bölgelerinde düĢmanlar tarafından tecavüz edilerek. olur! Bu suretle yasal hakları ve halifeliğin elinden alınmıĢ gücünü kurtarmak ve fiilen tecavüze uğradığı belirtilen memleketleri.e. Utkan. Islâmlar'ın (=Müslümanlar'ın) düĢmanları olan devletler tarafından fiilen iĢgal edilerek. halifenin milletin gerçek çıkarlarını hedef tutan önlemler almasını fiilen engelleme (men) ve sıkıyönetim ilân ve askerî mahkemeler kurmak yoluyla Ġngiliz yasalarını uygulamaya.. 391 Kocatürk. olmazlar! Bu suretle düĢmanlara karĢı açılan savaĢta ölenler Ģehit.lislâm Dürrizade Abdullah'ın fetvasının dînen geçerli olmadığını ilân eden bir fetva yayınladı. gayrimüslim uyruklularla birleĢip Ġslâmlar'/ katliam ve mallarını yağmalamak ve kadınlara tecavüz ve Ġslâm'ın kutsal saydığı değerlere hakaret eder olduklarında. (Bu fetva Anadolu'ya duyurulduktan sonra yüzlerce müftü ve din bilgini tarafından onaylanarak imzalandı ve 22 Nisan 1920 tarihinden itibaren çeĢitli Anadolu gazetelerinde imzalarıyla birlikte yayınlanmaya baĢladı. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. Prof.. bütün iman sahiplerine farz olur mu? Beyan buyrula. Dr. s.g.384[391]): "Dünyanın düzeninin nedeni olan Ġslâm Halifesi Hazretlerinin halifelik makamı ve saltanat yeri olan Ġstanbul. a.212. Ġslâm askerleri silahlarından uzaklaĢtırılıp. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. bazıları haksız olarak kati ve hilâfet yerinin korunmasına yarayan bütün siperler (istihkâmlar). müminlerin emirinin (PadiĢahın) varlığının nedenine aykırı olarak. düĢmandan temizlemek için mücadele eden ve savaĢan Ġslâm halkı Ģeriatça eĢkıya olurlar mı? Beyan buyrula. kale ve diğer savaĢ araçları zapt edilmiĢ. resmî iĢleri görmeye ve Ġslâm askerlerini donatmaya görevli olan Hükümet ve Savunma Bakanlığı'na (Babıali ve Harbiye Nezareti'ne) el konularak.

/s/a7n/ar(=Müslümanlar) arasında karıĢıklık çıkararak. silah kullanan Müslümanlar. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. 24 Mayıs'ta da bunu onayladı. ADI "F ĠTNE VE FESAT" OL U- BaĢbakan Damat Ferit imzasıyla dağıtımı yapılan bu idam fermanı. Sabahattin. satılmıĢ hükümetin "iĢgalci ağzıyla" yazdığı bir propaganda malzemesi idi. padiĢah da bir buyruk (ferman) ile bunu destekleyecekti!.. Mustafa Kemal ve arkadaĢları ile tüm direniĢçileri katletmek için PadiĢah Vahidettin de. olurlar! Bu suretle savaĢan ve dîni görevini yerine getiren Ġslâm halkına karĢı düĢman tarafını tutarak....g. 11 Mayıs'ta Ġstanbul'da Nemrut Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığını yaptığı Divan-ı Harp'den (Askeri Mahkeme. DĠRENĠ ġĠN YOR! . a. . Ģeriatça günahların en büyüğünü iĢlemiĢ ve kötülüğe yönelmiĢ olurlar mı? Beyan buyrula. ġeyhülislâm bir fetva yayınlayacak. olmaz! " 385[392] Ġngilizlerin haber yayınlattığı yabancı gazeteler yedi ay önce ne yazmıĢtı?. ĠĢgalci a ğzıyla propaganda. SavaĢ Mahkemesi) bir "idam karan" çıkarttı. s. olurlar! Bu suretle düĢman devletlerinin zorlamaları ve kandırma/arıyla olaylara ve gerçeklere aykırı olarak çıkarılmıĢ bulunan fetvalar..e. Birlikte okuyalım: 392 Selek. Ġslâm halkı için Ģeriatça geçerli olurlar mı? Beyan buyrula.87. Planlar bir bir uygulanıyordu. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki.. Aynı zamanda.hayatta kalanlar gazi olurlar mı? Beyan buyrula. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. KurtuluĢ SavaĢı hakkında üretilen tüm gerici iddialara karĢı da bir utanç belgesi niteliği taĢıyordu.

-HC. Mülkiye (=Devlet) Ceza Kanunu'nun 45. her türlü resmî unvanlarının kaldırılmasına ve ĠDAMLARINA. vilâyetleri yakıp yıkmaya kalkıĢmak suretiyle. hâlen firarda bulunmaları dolayısıyla kanun hükümleri gereğince mallarının haczedilerek. maddesinin 1. Ordu MüfettiĢliğinden387[394] alınarak. Mustafa Kemal'in müfettiĢ olduğu "9. maddesinin 4.0rdu"nun adı.PADĠġAH FERMANI (BUYRUĞU)386[393] Mehmet Vahidettin (ONAY) Kuvayi Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla. Fırka Kumandanı Miralaylıktan (=Albaylıktan) emekli Ġstanbullu Kara Vasıf Bey. eski 20. 55. 15 Haziran 1919'da yürürlüğe giren bir talimatla "3. 3. . Kolordu Kumandanı Mirliva (=Tuğgeneral) Salacaktı Fuat PaĢa ile eski VaĢington Elçisi ve Ankara Milletvekili Midillin Alfred Rüstem ve eski Sıhhiye Müdürü Ġstanbullu Doktor Adnan Bey ile eski Üniversite Batı Edebiyatı öğretmeni Halide Edip Hanım'ın. fıkrası ve 56. Anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak. bunun aksine hareket edenlere iĢkence ve eziyet ederek.0rdu" olarak değiĢtirildi. Bu PadiĢah Fermanı'nı (Buyruğunu) yürütmeye Savunma Bakanı görevlidir. eski 27. usûlüne göre idare ettirilmesine dair Ġstanbul 1 Numaralı Divan-ı Harbi (=Askeri Mahkemesi) tarafından gıyaben (=kendisi yokken) verilen hüküm ve karar. asker almak. askerlik mesleğinden çıkartılmıĢ bulunan Selânikli Mustafa Kemal Efendi. 24 Mayıs 1336 (1920) BaĢbakan ve Savunma Bakanı Vekili DAMAT FERĠT 393 394 TürkçeleĢtirme ve vurgulamalar bana ait. sahip oldukları askeri ve mülkî rütbe ve niĢanlarla. ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere onaylanmıĢtır. maddesi uyarınca. fıkrası uyarınca. ayrıntıları 11 Mayıs 1336 (=1920) tarihli ve 20 sayılı karar tutanağında yazılı olduğu üzere. iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dâva açılan.-HC.

Türkiye'nin "stratejik noktalarının iĢgalini" istedi."388[395] Mustafa Kemal ve arkadaĢlarını yok etmek isteyen Damat Ferit. Sivas ve Erzurum kentlerinde. ÜLKESĠ NĠN ĠġGALĠNĠ ĠSTĠ YOR! .. Damat Ferit PaĢa bu hareketin Ankara. Atay. Ġngiliz Yüksek Komiseri 389[396] Amiral De Robek'le 390[ 397] yaptığı görüĢmede.g. a.) Sadrazamın artan bir önem verdiği Mustafa Kemal'in hareketlerine iliĢkin bana anlattıklarıyla özellikle ilgilendim.4.. (Ayrıca bakınız. . 1955. Bilâl N.85. düĢmanın ülkeyi iĢgal etmesi için de "yardım etmeye" söz verdiğini söylüyordu: "DüĢmanların her dediğine 'iĢittik ve uyduk' (semina ve atina) demekten doğacak durumun..-HC. s. hükümetin düĢmanlara yalnızca teslim olmadığını.e.g.Robeck-HC. bütün Türkiye'ye bu istilâcıların egemen olması sonucunu vereceğine kuĢku duymamak gerektiğini ve bir gün Osmanlı kabinesinin düĢmanlar tarafından atanacağını anlattım. a. ġimdilik sabırlı olun" dedi.. Ülkesini kurtarmak için direniĢe geçen millicilere (ulusalcılara) "ölüm fetvaları" yayınlatan hükümet. "özel temsilci" ya da "sömürge valisi" demek. sayısı 500'ü bulan küçük bir subay grubu tarafından hazırlandığını. s.70-82. Falih Rıfkı.e.. Amiral Lord Kurzon'a(Curzon) gönderdiği telgrafta bu durumu ayrıntılarıyla açıkladı: "Bu sabah Sadrazam ile uzun bir görüĢme yaptım. Türkiye'yi korkunç tehlikelere atar. Türk Hükümeti ile Müttefiklere aynı derecede düĢman395 Soyak. daha da ileri giderek "kendi ülkesinin iĢgalini" istedi!.. ġimĢir.) 396 Ġngiliz Yüksek Komiseri: Bugün de uyguladıkları biçimde "koordinatör".. Dr. 397 Amiral Sir J. kendilerine açındıracaklarına emin olmak için bilmem ne duygu ve sıfatta olmalıdırlar. "Bu uygulama. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. Mustafa Kemal. s..(. Kendini zayıf ve âciz gören insanlar. nispeten (görece) kuvvetli ve azimli insanlardan merhamet dilendikleri zaman mutlaka. Sel Yayınları. Ġngiliz sömürge valisi yetkisindeki Robek ise. Ġstanbul.HÜKÜMET.

Üçüncü oturumundaki sözü. ÇarĢamba. Mustafa Kemal hakkında "vatansever" değerlendirmesini yapması da.. Tıpkı. saat 6:00.) Kendisine birinci Ģıkkın bir iç savaĢ ilânına eĢit olduğunu. ikinci Ģıkka gelince Müttefiklerin artık kan dökmek istemediklerini söyledim. vatansever olduğu kadar saçma bir hareket olan savaĢa devam edilmesi taraftarıdırlar. Halkın nefretini kazanan ve zarar veren güçlerle sonuç alın amaz" düĢüncesindeydi. 391[398] Kendilerini zayıf ve âciz gören bazı politikacılar.. (Öztürk. a.. LTBMM'nin 125. istilâcıların bütün Türkiye'ye siyâsi ve ekonomik egemenliklerinin yolunu açtılar.. Bunun için önerdiği çözüm.e.(. aslında henüz Anadolu'nun iĢgali için hazır olmadıklarını göstermiĢ oluyordu. 29 Aralık 1920. ülkeyi yöneten satılmıĢ baĢbakandan daha insaflı idi!..) Halbuki Mustafa Kemal taraftarları ise. neredeyse "Ne olursunuz bizi lütfen iĢgal edin!" noktasına dayandı. "Teslimiyet" öylesine arttı ki.(. YÜZYILIN BAġLARI. Oysa Mustafa Kemal.. emperyalistlerden "merhamet" dilendiler. Birçok Türk hükümeti Avrupa Birliği'ne üyelik. Damat Ferit'ten daha gerçekçi olduğunu gösteriyordu. ABD'den ise "icazet" alarak "siyâsi meĢruiyet kazanmak" için bunların her dediğine "duyduk ve uyduk" diyerek." ĠĢgalci bile. Ġbrahim Sadi. BirleĢimi(gizli oturum). s. bunları ezmek için ya bir Türk ordusu gönderilmesine müttefiklerin izin vermesi ya da önemli stratejik noktaları iĢgal için Müttefik Kuvvetlerin sevk edilmesi idi. Sabır tavsiye ederken.lık gösterdiklerini ve bir aralık Sultan'a sadık oldukları halde Ģimdi farklı bir durum takındıklarını söyledi. 21. "Bizim için güç kaynağı Ulus'tur.g.) . AB ve ABD'nin her isteğine boyun eğdiler.157. Sadrazam ve BaĢkomutanlık Kurmay BaĢkanı Ahmet Ġzzet’in 8 Kasım 1918 tarihinde Mustafa Kemal'e telgrafındaki itirafı gibi: 398 Mustafa Kemal'in..

samimi bir duygu sahibi yoktur. (. güçlükle imzalamayı baĢardığımız Mütareke'nin feshedileceği de muhakkak bulunduğuna göre. Türkiye'nin parçalanmaksızın ve belki sınırların da bile fazla kayba uğramaksızın toprak bütünlüğünün sağlanması."392[399] Bu mantık Sait Mollada da ortaya çıkan mantıkla aynıydı.. Ġngiltere taraftarı olduğumuz için değil.e...g. "Akıbetimize Doğru" baĢlıklı makalesinde Ģöyle diyordu: "Bir makalemizde söylemiĢtik.) SavaĢa devamdan."(. memleketimizin taraftarı olduğumuz için Ġngiliz taraftarıyız! Bunun içindir ki. Avrupa'dan Türkiye'yi incitecek bir çok olumsuz açıklama gelmesine rağmen.. Salt Molla. katî surette âciz bulunduğumuz aĢikâr olup Ġskenderun kenti için. kendi çıkarlarımız için bu 399 Soyak.)" "Avrupa Birliği istiyor diye değil. Ġngilizler'e karĢı duyduğumuz sevgi ve sempatinin bir karĢılığı ve bu makalemizdeki düĢüncemizin doğrulanmasıdır. Ġngiliz taraftarları her Ģeyden önce vatanını sever ve bu sevginin çok gerekli olduğu kanaati ile de Ġngiliz dostudur. a. Türkiye'de Ġngiltere taraftarlığını taktir etmeyen sağlam bir akıl. s.. Bütün bu vatan çıkarları karĢısında.) Ġngiliz taraftarları emindirler ki. "Ġngiltere taraftarı olduğumuz için değil. kendi ülkesini savunmakla aynı olduğunu ileri süren bir çürük mantık... ĠĢgalci Ġngilizleri savunmanın.93. .. (. kentin boĢaltılıp teslim olunması için ilgililere acele emir verilmesi lazımdır. ülkemizin taraftarı olduğumuz için Ġngiliz taraftarıyız" diyordu!. baĢvuru durumunda. Ġngiliz Severler Derneği'nin (Ġngiliz Muhipleri Cemiyetinin) kurucusu ve Ġngiliz parası ile "Türkçe Ġstanbul" adlı gazete çıkaran Sait Molla. Yalan. geçenlerde Ġngiltere BaĢbakanı Loyd Corc'un Türkiye hakkındaki demecinde ve Teodor Morrison'un bize yazdığı mektupta 'Türkiye Ġmparatorluğu' cümlesini kullanması. ancak Ġngiltere'nin yardımı sayesinde mümkün olabilir.

Karabekir. Ona sertçe yanıtlar verdim" görüĢünü savundu. Kongreler sürecinde iĢgalcilerin istediği biçimde "Türk ordularının dağıtılmasını" isteyen ve Mustafa Kemal'in de Erzurum Kongresi baĢkanlığına seçilmesine karĢı olan ve Selâmet Gazetesinde aleyhte yazılar yazan Sürmene delegesi Ömer Fevzi. seçim hazırlıklarına baĢlanmasını istedi. seni felâketler içinde inleten o menkus cemiyet. "Vatan felâkete sürükleniyor. ." "Geçici Ba Ģbakan" olarak emir verince. Mustafa Kemal ise. "içiĢleri Bakanı Adil Bey'le telgraf baĢında rast gele karĢı karĢıya geliverdik. Taraftarları ise. Ey millet. kolordu komutanlarının ile derneklerin görüĢlerini bildirmelerini.. Ağla ey kavm-i periĢan ağla. gece duvarlara afiĢler asarak PaĢa'yı eleĢtirmeye baĢladı. Mustafa Kemal'in Ġstanbul Hükümeti ile bağlarını koparmasına itiraz edenlerin bildirilerinde. Kâzım Karabekir PaĢa'dan itiraz geldi.. bir Ġngiliz gemisi ile Trabzon'dan Ġstanbul'a* kaçtı. bugün yine idareyi eline alıyor" deniyordu. kendi çıkarlarımız için bu yasaları çıkarıyormuĢuz!!!!!.. Geçici Hükümetin açıklamalarına "Mustafa Kemal" imzasının atılmasına ise. Ağla ey millet-i hazin ağla. on yıldır kanını eme eme doymayan.yasaları çıkarıyoruz!. MUSTAFA KEMAL'E BĠLE KARġI ÇI KANL AR OLDU Sivas'ta toplanan "Geçici Hükümetin" baĢkanı sıfatı ile ilk emirlerini veren Mustafa Kemal." NeymiĢ? "Avrupa Birliği istiyor diye değil. "Heyeti Temsiliye" imzası konmasının daha doğru olduğunu söylemeye baĢladı. "Muhterem KardeĢim" diyerek verdiği yanıtta.

Bizi durumunuzdan ve gelmekte olan . Albay Osman. Valilik görevini siz üstlenin.) Tedbirlerinizde ve icraatlarınızda baĢarılar dilerim. sizin de Diyarbakır'dan tanıdığınız Defterdar Ferit Bey'e vekâlet verelim.. Mustafa Kemal Kastamonu'da duruma hâkim olup olmadıklarını sordu. vali olmak istemiyordu: "Emrederseniz. hemen Ankara üzerinden Sivas'taki Mustafa Kemal PaĢa ile temasa geçti.(. Bunu haber alan "yurtseverlikleriyle örnek" Üsteğmen ġevket Bey ve birkaç "genç subay".MĠLLĠCĠ "G ENÇ SUBAYLAR" DARBE YAPT I! 16 Eylül Salı günü." "Emin Efendiyi tanırım. vali vekilini ve Jandarma Alay Komutanını tutukladı." Albay Osman Bey. Telgrafhane de ele geçirildi. Emrinizi bekliyoruz. Kendisini derhal tutuklayın. Komutanların kente giriĢini haber alan hükümetin adamları ve vali vekili. gittikleri evde Albay ve arkadaĢlarını tutukladı. Topçu Albay Osman Bey'in emrine giren "genç subaylar". Kuvayi Milliye'ye katılması için Ankara'dan Kastamonu'ya gönderildi. TeĢekkür ederim. Bize katılan 318 neĢetli Üsküp'lü Jandarma Tabur Komutanı Emin Bey de ellerinizden öpüyorlar. Merkezdeki 35 jandarma erinden sonra. Damat Ferit'in adamlarını. Bir tabur. Valilik vekâleti de bildirdiğiniz gibi uygundur. Jandarma Komutanı Emin Bey ile 40 kiĢilik polis gücüyle Polis Müdürü Halil Bey de bize katıldılar. "ġu anda valiliğe hâkimiz" yanıtını alınca tekrar sordu: "Kuvvetiniz ne kadar?" "Kuvvetimiz 250 kiĢiyi bulur. ani bir baskınla darbe yaparak Kuvayi Milliye komutanlarını kurtardılar." "Yeni vali Ali Rıza PaĢa'nın Ġnebolu'ya gittiği haber alınmıĢtır. Topçu Albay Osman Bey ve beraberindeki iki üç subay. 4 makineli tüfek ve bir mitralyöziü bölükten oluĢan kuvvetimiz vardır..

57. Savunma (Harbiye) 394[401] Bakanlığı'na bir yazı gönderdi ve para bulunmasını istedi: "Yurt dıĢındaki savaĢ esirlerimizin toplamı 150 bin civarındadır. PARASIZLI KTAN ESĠ RLER YURDA G ET ĠRĠLEMĠYO R. Birinci Dünya SavaĢı'nda esir düĢen Sibirya ile Mısır'daki 8 bin civarındaki askerimiz parasızlıktan yurda getirilemiyor. o dönemki bakanlığın adını bugünkü Türkçe'ye çevirirken tam karĢılık olarak "SavaĢ" Bakanlığı demek daha uygundur. Bunların yurda getirilmeleri için 3 milyon liraya ihtiyaç vardır." Ancak. Cilt:4. 150 bin insanımızın yurda getirilip ekonomiye kazandırılması ile elde edilecek gelir bu paranın çok çok üzerindedir. -HC. Çok kullanılmadığı için ben de bugünkü kullanıma yakın sözcüğü yeğledim." 400 401 Atatürk'ün Bütün Eserleri." 393[400] GeliĢmelerden haberdar olan Ġnebolu’daki Ġstanbul Hükümeti'nin Valisi Ali Rıza PaĢa ise tutuklanamadı. Mütareke Komisyonu üyelerinden Kurmay Yarbay Kemal Bey. bu para çok değildir.valinin tutuklandığından haberdar buyurmanızı bekleriz. Bu durumun rapor edilmesi üzerine. "Harbiye" Bakanlığı'nın bugünkü karĢılığı "Milli Savunma Bakanlığı. Esirlerimizin vatanımız için katlandıkları felâkete son verilmelidir.. Özellikle Sibirya'da çok güç koĢullarda esir tutulan askerlerimiz ölümle pençeleĢmeye baĢlamıĢtı. bir vapurla Ġstanbul'a kaçmıĢtı. s. Çünkü. Ġstanbul'daki bir yangın sonrası bile halktan 600 bin lira yardım toplandığı hatırlanacak olursa. .. Yine halktan yardım toplanmalı ya da yeni bir vergi konarak bu para bulunmalıdır. a.e. Maliye Bakanlığı ise bu parayı bulamamaktadır.g.

Hükümetin emrinde iĢgalcilere boyun eğen "tak-Ģakçı paĢalara" karĢı. sözde bu hareketin sönmeye yüz tuttuğunu söyleyerek.. baĢbakan Damat Ferit de dahil olmak üzere. bu kez de hilâfetin dayanağı olan o çok mukaddes makama. PadiĢah hazretlerini kandırmaktan korkmayan bu hainlerin yeni bir câniyane giriĢimde bulunacakları haber alınmıĢtır. Mustafa Kemal PaĢa ve diğer paĢa arkadaĢları vardı. "KUVAYĠ MĠLLĠ YE'NĠ N ÖNDERĠ PAġA" Mustafa Kemal. yine kendilerine çatan ve "Anadolu isyanı sönmektedir" diye demeç veren "hain paĢa" Damat Ferit'e bir genelge ile yanıt verdi: "Millet ve vatan haini Damat Ferit PaĢa'nın 13 Eylül tarihli Ġstanbul gazetelerinde görülen Fransız Ajansı'na verdiği demecinde. Ġstiklâl SavaĢı'nın bir anlamda "generaller savaĢı" biçiminde de gerçekleĢtiği söylenebilir. "hain paĢalar" ile "millici paĢalar" karĢı karĢıya idi. kandırıcı açıklamalar yapmaktalar.. yabancı kesesinden biraz daha fazla para almak kaygısıyla yalan söylemekten utanmayan... gerçek durumu kutsal Hilâfet makamının kulağına gitmesine izin vermeyen bu alçaklar. öyle de oldu. Makamlarını birkaç saat daha fazla koruyabilmek. yağmacıların hareketi gibi gösterilmekte ve hıyanet içindeki Harbiye Bakanı'nın faaliyeti sayesinde. yasa dıĢı hükümetinin iktidarını aklınca yabancılara karĢı sağlam göstermeye yeltenmektedir. tabii ki "ulusalcı paĢalar" kazanacaktı!. Ve. oradan yapılan . BaĢka bir deyiĢle. Ġktidara yasal bir hükümet gelinceye kadar Dersaadetle (Ġstanbul'la) resmi iliĢki mümkün olmadığından. Millet ile sevgili padiĢahlarını temas ettirmeyen.GENERALL ER SAVA ġI: HAĠNLER VE MĠLLĠCĠLER ! . ĠĢgalcilerin emrindeki Ġstanbul Hükümeti'nin atadığı valilerin çoğu "general"(paĢa) idi. Hükümetin baĢı. Anadolu Vilâyetlerinin Ġstanbul'la olan kötü iliĢkisi.

serbest bırakıldıktan sonra Fransız Le Temps gazetesine demeç verdi. ancak orada Kuvayi Milliyeciler tarafından tutuklanan Jandarma Genel Komutanı Ali Kemal PaĢa da. çünkü bu hareket Ġstanbul Hükümeti tarafından planlanmıĢtır.her açıklama kuĢkusuz gerçek dıĢıdır. 402 Birçok yerde olduğu gibi. kendisini tutuklayanlardan Demirci Efe. . Ġki üç haftaya kadar Anadolu'da ürün toplanmıĢ olacaktır. Çeteleri yok etmek üzere daha önce Aydın'a giden. Eğer köylü. Fransız gazetesi." "ĠġGAL'ĠN ADI "BARI ġ GETĠRMEK! . "Avrupa Ġle alay ediliyor" baĢlığını kullandı: "Çeteleri imha etmekle görevlendirilen Jandarma Umum Kumandanı. -HC. TürkçeleĢtirme bize ait.. eski Bahriye (Denizcilik) Bakanı Rauf Bey'in kendisidir ve Demirci Efe takma adını kullanmaktadır. Ġstanbul Hükümeti bir taraftan Anadolu hareketine karĢı olduğunu ilan ederken. uzun demeci yayınlarken. Times gazetesinin Ġstanbul muhabiri. Anadolu'daki olayları aktarırken. Anadolu Ģeflerinin iddia ettikleri gibi onların yanında ise. bu durumda çete sayısı bir misli artacaktır" diyordu. dönüĢünde gazetelere verdiği demecinde çeteleri övüyor. "Çok kritik bir dönemi girilmektedir. Newyork Times ise. diğer taraftan da gizlici bu hareketi desteklemektedir." Ġngiliz ve Amerikan basını da Türkiye hakkında yorumlar yapmaya devam ediyordu. "Anadolu hareketinin Ġstanbul Hükümeti tarafından desteklendiğini" ileri sürüyordu: "Anadolu'da Mustafa Kemal hareketi hâlâ Ġstanbul Hükümeti tarafından desteklenmektedir."395[402] AVRUPA KENDĠSĠ ĠLE ALAY EDĠLDĠĞĠNĠ düĢünüyor. Kendisinin çok iyi karĢılandığını söylüyor. Bu sözleriyle baĢbakanını (Damat Ferit'i) yalanlıyor. Buradan anlıyoruz ki.

Oysa. TEMAġA Pangaltı sinema tiyatrosunda. Batum'dan gelen generaller. Ġngiliz temsilcinin evinde yemek yedikten sonra. Ġngiltere’yi kararsızlığa düĢürmektir. Ġstanbul'daki Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlı papaz. Komik Hasan Efendi. Trabzon ve civarında bir "Rum Pontus Cumhuriyeti" kurulmasını isteyen Trabzon Metropoliti. Trabzon Papazı'na. Tam tersine. GeliĢmeler. Yunan Kralı. Paris'teki BarıĢ Konferansı'na baĢvurarak. bugün olduğu gibi 90 yıl önce de "barıĢ getirmek" îdi!. Kuvayi Milliyeciler tarafından Erzurum'daki 15. Atina'da Kral Aleksandr tarafından kabul edildi. itilaf Devletlerinin denetimi alt ına alınırsa. gece . sözde Pontus'un baĢkanı gibi karĢılayarak onuruna bir ziyafet verdi.Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'ya anında bildiriliyordu. otomobille Trabzon içinde 4 saatlik bir "iĢgal teftiĢ turu" gerçekleĢtirdi. Yunan DıĢiĢleri Bakanı da." Avrupa ve Amerikanlar için "iĢgal" ve "sömürgeleĢtirmenin" adı. 17 Eylül'de Atina'ya gitti. metropoliti. Hindistan'da bir ayaklanma ihtimali tehlikesini ortaya atarak. TRABZON PAPAZI "PONT US CUMHURĠYETĠ" ĠSTĠYOR. üç Ġngiliz generali ve bir Albay Trabzon'a gelerek bir "bayrak gösterme" hareketi yaptı. Günlük yaĢam sürüyor. ÇarĢamba günü gündüz hanımlara.Mustafa Kemal hareketinin hedefi. Pontus devleti kurulması için Paris'teki toplantıda yaptığı giriĢimleri anlattı ve sabırlı olmasını istedi. Hindistan'da hiçbir tehlike yoktur ve Hindistan Müslümanları hiçbir zaman Ġstanbul'a bağlı olmamıĢlardır. Ġngiltere için Hindistan yolu açılmıĢ ve Doğu'ya barıĢ getirilmiĢ olur.. Bu arada.. Anadolu.

Kenti çok sağlam biçimde kuĢatan Ali Fuad'ın aldığı askeri önlemler üzerine paniğe kapılan.95.g. s."397[404] Kuvayi Mîlliye'ye karĢı asker toplamaya baĢlayan Ankara Valisi Muhittin PaĢa ise." (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Ġstiklâl Harbi Gazetesi... Millicilerin darbe teĢebbüsü muvaffak olamadı. Millî Kuvvetler. Sungurlu ile Keskin arasındaki yolda 403 404 BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı.e. Ancak bu kuvvetler mevcut Ġngilizler'i korumaya yönelikti.beylere: "Ġki Fidan Bir Yılan. baĢarıya ulaĢamadılar. örfi idare ilân ederek tevkiflere baĢladı.Kolordu Komutanı Kiraz Hamdi PaĢa Ġstanbul'a istifasını gönderdi." Lyon Republlcaln Gazetesi (23 Eylül 1919)” 396[403] "MĠLLĠ KUVVETLER BÜTÜN VATANA YAYI LMIġTIR. .. istiklâl Harbi Gazetesi. a." Ġngilizler. yeni 20. 1. Ali Fuad PaĢa ve milisler tarafından kuĢatılmıĢ bulunan EskiĢehir'e de iki tren asker gönderdiler. Bunun üzerine millici gençler öldürülmeye baĢladı. manĢet. 23 Eylül tarihinde EskiĢehir'de "darbe" giriĢiminde bulundu ancak. haberi Ģöyle verdi: "Mutasarrıf Hilmi Bey. iktidarsızlıkla suçladıkları hükümetlerine karĢı ve Türkiye'yi paylaĢmak istediklerinden kuĢkulandıkları bazı müttefiklere karĢı tam bir ayaklanma halindedir. 25 Eylül 1919. s. 19 Eylül 1919) "Sivil ve asker Türk vatanseverleri.

. Yayıldığı alan da bütün vatandır. Mütareke imzalandığı sıradaki sınırlar dıĢında hiçbir emel ve giriĢimimiz yoktur" açıklamasını yaptı. ĠNGĠLĠZ RAPORU: "ANADOLU'DA BAĞI MSIZ CUMHURĠ YET KURULACAK" Daha önce Yunan ve Fransız basınında yer alan "Cumhuriyet ilân edilecek" haberleri bu kez. Amiral de Robek. Mustafa Kemal'le görüĢtü.82. Anadolu'daki geliĢmeler üzerine Mustafa Kemal'le görüĢme yolları aramaya baĢladı. "Anadolu isyanı" halk arasında kök salmamıĢtı. Kuvayi Milliye'ye katıldı. Ģu değerlendirmeleri yaptı: 405 Atatürk'ün Bütün Eserleri.. Muhittin PaĢa. Daha önce "Anadolu isyanı sönmektedir" diyen Damat Ferit PaĢa.. bu harekete terhis olan subaylar katılıyor ve cüretleri sayesinde gittikçe büyük bir bölgeye yayılıyorlardı!. Kuvayi Milliye'ye katıldı.. Kuvayi Milliye'ye katıldı. Millî Kuvvetler'e katılmaya baĢlamıĢtı. a. Sonra Kütahya... s. Sırasıyla Çorum.. "Kuvayi Milliye'nin gücü büyüktür. kendisine eĢlik eden Keskin Millî Müfrezesi komutanı Hamitli Rıza Bey tarafından tutuklandı. Oysa artık Anadolu.. kendisini koruyan müfrezenin Millî Kuvvetler'den olduğunu anlayınca iĢ iĢten geçmiĢti. . Onlara göre. Londra'ya gönderdiği raporlarda. Mustafa Kemal PaĢa ise.. Ġngilizler'e göre.. Cilt:4. hemen Sivas'a gönderildi. "Bir Türk olsaydım. Ġngiliz Yüksek Komiserinin raporunda yer aldı. Ardından Afyonkarahisar. Tutuklanan Ankara Valisi.millî kuvvetler tarafından yakalandı. Çorum'dan Ankara'ya gelmekte olan vali.. Sivas'a gelen Amerikan Generali Harbord. Harbord.e.g. ben de ancak bu biçimde davranırdım"398[405] dedi ve görüĢmenin gizli kalmasını istedi. Onları Bolu'nun Kuvayi Milliye'ye katılması izledi..

Bu harekâtın veliaht Abdülmecid Efendi ile temasta olduğu da hemen hemen kesindir. tahtından feragat olayına milliyetçilerin gösterecekleri kayıtsızlığı paylaĢırdım ama.Bugünkü durumla.". . Erzurum'dan baĢlayarak Ankara ve Sivas'a yayılmıĢ ve Ģimdi Kastamonu ve Harput'u tehdit etmektedir. bu harekâtın Aydın ve diğer Batı Anadolu kesimlerindeki hareketlerle irtibat kurmasını geniĢ ölçüde önlemektedir.. bugün olduğu gibi. Her iki olayda da sadrazamlar Büyük Britanya'nın sağlam dostları idi. Bu durum benzerliğinden. Çünkü milliyetçiler bunu kabul etmeyeceklerdir. PadiĢahın. ancak böyle bir istifanın PadiĢahı ortada bırakmak olacağını söyledi. istifaya hazır olduğunu. 1908'de Sultan'ın Genç Türkler tarafından devrilmesinin ortaya çıkardığı durum arasında oldukça kuvvetli benzerlikler vardır.Hükümetin kabul edeceği barıĢ. .Elde mevcut bütün raporlara göre..) . gerçek anlamda barıĢ olmayacaktır. Türklerin yönetilmek değil. O zaman da. Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyet yönünde geliĢmektedir. bundan bizler için gayet tatsız bir durum ortaya çıkması . Damat Ferit PaĢa. kendisi ile ailesine bu kadar acı çektiren bir partiden yeni bir sadrazam ve kabine seçmektense. . Size daha önce de bildirmiĢ olduğum gibi. Anadolu demiryolu ağının Ġngilizlerin denetiminde bulunması. (. Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nin gücü hızla sönmektedir. faydalı sonuçlar çıkarılabilir. Çünkü bunun baĢlıca nedeni.Bu sabah Damat Ferit bana.Anadolu harekâtı Ġstanbul'dan ve özellikle Harbiye Bakanlığı'ndan geniĢ destek görmektedir. yardım görmek istemeleridir. Ġngiltere'ye memleketin geniĢ grupları tarafından yakınlık duyulmakta idi.Mustafa Kemal'in baĢında bulunduğu milliyetçi parti('). . Ancak bunlar sonuçsuz kalmıĢtır. harekât.

tarih bilimi açısından çok tartıĢmalı. 296 . iĢgalci Ġngilizlerin siyasi geliĢmeleri çok yakından analiz ettiklerini.endiĢesi olmasaydı. sürekli anlaĢmazlık içinde oldukları Ġtalyanlar'ın Anadolu'dan çıkmasını istediklerini.. Anadolu demiryolu boyunca gerekirse güç kullanarak destekleyip desteklemeyeceğimin bildirilmesi. 22 Eylül 1919. kendisinin de nasıl davranması gerektiğini soruyor: "ġimdiki hükümeti."399[406] Ġngiliz Yüksek Komiseri. demiryolu boyunca Ġngiliz garnizonlarını yerlerinde bırakıp bırakmayacağımın bildirilmesini rica ederim. Mehmet Vahidettin ve Damat Ferit ile mücadelesi için Kemalist hareketi kullanmaya.. raporunun sonuç bölümünde son geliĢmelere göre ülkesinin yeni bir politikası olup olmayacağını.Ġtalyanlarla Yunanlıların Anadolu'dan çekilmeleri.) ġu iki Ģıktan baĢka çıkar yol göremiyorum: a. denetimlerindeki demiryolu ağını koruyan Ġngiliz garnizonlarını kaldırmaya hazır olduklarını (baĢka çareleri yok). Kemal Atatürk de Veliaht ile Damat Ferit ve PadiĢah Vahidettin arasındaki bu gerginliklerden yararlanmaya çalıĢmıĢtır. bu da.Kavga ve çatıĢmaya yeniden giriĢilmesi ki.(. "Veliaht Abdülmecid. s. Bu hareketiyle Kemal Atatürk." Ġngiliz Yüksek Komiserinin ülkesine gönderdiği raporu incelediğimizde. tüm çabalarına karĢın Anadolu hareketini engelleyemediklerini ve iĢbirliği yaptıkları Damat Ferit PaĢa'dan umudu kestiklerini. bu husus onaylanmıyorsa. (Birçok tarihçiye göre. b.2. yükselen millici harekete yanaĢmaya çalıĢtıklarını. Anadolu isyanının Ġstanbul Hükümeti ve veliaht Abdülmecid tarafından desteklendiğine iliĢkin "kesin" düĢünceleri ve padiĢah ile Damat Ferit'in koltuklarını bırakmaya hazır olduğu yolundaki bilgileri ise. hem Osmanlı Sarayı içinde bir çatlak aç406 Ġstiklâl Harbi Gazetesi. kıĢ mevsiminde çok çetin bir ülkede çete savaĢına yol açacaktır. büyük destek verdikleri Yunanlılar'ı da terketmekten çekinmeyeceklerini görüyoruz.

PaĢa'nın tüm fotoğrafları hep Çanakkale cephesinde iken çekilmiĢ olanlar idi. ulusalcıların çok iyi istihbarat aldığı gerçeği ile karĢılaĢıyoruz. "Damat Ferit PaĢa Kabinesi'nin devrilmek üzere olduğunu" söylüyordu: "Ġstanbul'daki Ġtilaf Devletleri temsilcileri.. söz konusu bilgilerin. Hükümet hakkında Avrupa'ya verdikleri gizli bir haberle. Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi. 24 Eylül 1919.. gazetelerde Mustafa Kemal'in son zamanlarda çekilmiĢ hiçbir fotoğrafının yayınlanmaması idi. harekâtımızda en küçük bir zayıflık ve endiĢe göstermektir" diyerek. Millici basınla ilgili göze çarpan bir baĢka önemli ayrıntı ise. 408 Ġstiklâl Harbi Gazetesi. merkezi hükümet Ġstanbul telgrafhanesinde kendi dönemlerinde yapılmıĢ Ģifre ve açık haberleĢmeyi inceleyerek toplamakla meĢgul olmuĢtur. Mart 2005.maya.. s. Bunlardan biride de. Sayı: 61. Dr. Ancak Veliaht'ın kararsız ve güvenilmez hareketleri nedeniyle bu gayretinden vazgeçmiĢ. Cilt: XXI.281. kimi zaman Anadolu basınında yer alarak "psikolojik savaĢa" katkı sağlıyordu. Milli Hareketi destekleyen Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde yayınlanması. Bu da.. onun yerine ġeyh Sünusî'nin manevî misyonunu koymuĢ ve bu misyonu Hilâfet'in kaldırılmasına kadar devam ettirmiĢtir."400[407]) Kuvayi Milliyeciler açısından baktığımızda." 407 Ora!. Doç.1. Yrd. Kastamonu'daki ulusalcılar ile saatler süren bir konuĢmasında "Hedefe ulaĢmamızın en büyük düĢmanı. Bu düĢünceyi savunmamızın en önemli gerekçelerinden biri. . Mustafa. "DAMAT FERĠT HÜKÜMETĠ DEVR ĠLMEK ÜZ EREDĠR" Millîcilerin eline ulaĢan istihbarat bilgileri. Ferit PaĢa kabinesinin yakın bir zamanda devrileceğini bildirmiĢlerdir. kendilerinin çekilme hazırlıklarına bir iĢarettir.3. Mustafa Kemal'in "gizli" telgraf konuĢmasının yine batında manĢet olması idi. 401[408] PaĢa. manĢet. "Veliaht Abdülmecit'in Ankara'ya Davet Edilmesi Meselesi'. hem de Anadolu halkı için manevî bir dayanak bulmaya çalıĢmıĢtır. Bir de bugün.

babalarımızın oğulları olarak vuruĢa vuruĢa ölmeyi tercih ediyoruz" Mustafa Kemal (1919)402[409] AMERĠ KA VE FRANSA "DĠP DALGASINDAN" KORKUYOR Amerika ve Fransa da. Temmuz 2006. . 409 Atay. Elinde. hem Mustafa Kemal'in ne yaptığını yakından öğrenebilmek. milli harekâtımıza tamamen taraftar olduklarına(!) ve hükümetin sessizliğe mahkum olduğuna ve her türlü isteğimizin Fransızlarca memnuniyetle yerine getirilmesine hazır olduklarına(!) ve bu konuda emir verilmesini beklediklerine iliĢkin(!) France Desperey'in 403[410] yaverinden bir de mektup vardır."Biz emperyalist pençesine düĢen bir kuĢ gibi yavaĢ yavaĢ aĢağılık bir ölüme mahkum olmaktansa. s.-HC. "gizli telgraf görüĢmesinin bu konuyla ilgili bölümünde Mustafa Kemal'in Ģu sözleri yer aldı: "Dün Ġstanbul'dan Fransa Elçiliğinden Delong adında bir Fransız bizimle görüĢmekle görevlendirilmiĢ olarak buraya(Sivas'a) gelmiĢtir. Bu haberlerde aynı tarihli gazetede yayınlandı. Pozitif Yayınları. Çankaya (Atatürk'ün Doğumundan ölümüne Kadar). Gazete haberinde. 410 General Franchet d'Esperey. Ġstanbul.214. Falih Rıfkı. hem de Anadolu'da çığ gibi büyüyen "dip dalganın" altında kalmamak için kendisiyle "gizli görüĢmeler" yapmaya baĢladı.

merkezi hükümetin zayıf ve gayrı meĢru olduğunu(!). Ankara 1997.g. Biz ve millet ayrı ayrı Ģeyler değiliz. o millet ölmüĢ demektir.214. milli hareketimizin meĢruiyetini ve gereğini(!). BaĢarılı olamaz ise. ġu halde." General Harbord. Falih Rıfkı Atay'ın "yazdığına" göre de.405[412] Kansu'nun "tanıklığına" göre General Harbord. konuĢmanın sonuna doğru gülerek.e. Türk Tarih Kurumu Yayınları.. 2.g. vahdet(birlik) halinde millet var. baĢarılı olamaması mümkün değildir.406[413] ABD Genelkurmay BaĢkanı General Pershing'in Kurmay 411 412 Ünlem iĢaretleri ile vurgulamaları ben yaptım. Mazhar Müfit. Çankaya. bu sözleri onaylayarak PaĢa'nın elini sıktı ve "Anladım. görüĢme Ģöyle gerçekleĢti. s. millet yaĢadıkça ve her türlü fedâkârlıkta bulundukça baĢarılı olamaması düĢünülemez ve böyle bir Ģey söz konusu olamaz. . s. bu azimde bulunan bir millet baĢarılı olur" dedi. Mustafa Kemal ise Ģu tarihi yanıtı verdi: "Millet ve biz yok. Gerek Amerikalılar'la ve gerek Fransızlar'la olan bu iliĢkinin gizli tutulmasını hareketimizin geleceği adına rica ed erim. Falih Rıfkı. Kansu. a.e. Sivas'a gelerek. a. 4."404[411] Mustafa Kemal'in Amerikalı General Harbord ile görüĢmesini daha sonra yakın arkadaĢı ve sırdaĢı Mazhar Müfit Kansu da yazdı. beraberinde iki general ve yaklaĢık 15 subayla birlikte Amerika inceleme Heyeti BaĢkanı General Harbord da. "Millet ve siz her türlü çalıĢmada ve fedâkârlıkta bulunmanıza rağmen baĢarılı olamazsanız ne yapacaksınız?” diye sordu. bir millet varlık ve istiklâli için her Ģeye baĢvurur ve bu amaç uğrunda her fedâkârlığı yaparsa. 345. Ve Ģunu kesin olarak söyleyeyim ki. 413 Atay. Baskı. Elbette baĢarılı olur. bizim güçlü olduğumuzu ve haklı olan isteklerimizin kabulünden baĢka çare olmadığını(!) derhal Ġstanbul'a bildirdiğini ifade etmiĢtir.iki gün önce. -HC. Cilt.

Kılıç Ali'ye göre "tarihin akıĢını değiĢtirecek" kadar önemli idi. Harbord'un Sivas'a geliĢi. 22-24 Eylül 1919 gün ve gecelerinde devam eden Sivas Mülakatı ka414 Kılıç Ali'nin anlatımı. Fakat Ģunu bilmenizi isterdim ki.69. generale "TeĢekkür ederim" dedi: "Tarihimizi okumuĢ. babalarımızın oğulları olarak vuruĢa vuruĢa ölmeyi tercih ediyoruz. Takdir ederim." Amerikalı general ve arkadaĢları sessizce ayağa kalktılar: "Biz de olsak böyle yapardık!” "TARĠHĠN MA! ". bu buluĢma. Bir milletin intihar ettiğini mi göreceğiz?" Mustafa Kemal. yenildiniz.) . Bunları yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi olmalıdır. Mustafa Kemal'e döndü: "Türk tarihini okudum. s. BaĢta Almanya. Milletiniz büyük kumandanlar yetiĢtirmiĢ. Hulusi. AKIġINI DEĞĠġTĠRECEK BULU ġ- Amerikan Kuvvetleri BaĢkomutanı General Pershing'e tanınmıĢ fiilî yetkilerle donatılmıĢ General James C. a. biz emperyalist pençesine düĢen bir kuĢ gibi yavaĢ yavaĢ aĢağılık bir ölüme mahkûm olmaktansa..g.BaĢkanı General Harbord.. (Bakınız: Turgut. müttefiklerinizle dört yıl harbettiniz. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesi'nin ilk günleri hislerden arınmıĢ ve gerçek değeriyle yazılırsa. büyük ordular hazırlamıĢtır.e. yüzyılımızda hiçbir gizli konuĢma. Türkiye Cumhuriyeti'ne imkân veren temel olaylardan biri olarak yerini koruyacaktır"407[414] "Atatürk'ün sırdaĢı" Kılıç Ali. Kılıç Ali'nin Ģu sözleri çok dikkat çekicidir: "Bir gün gelir de. Ama bugünkü duruma bakalım. bu durumda tek baĢınıza yapmayı nasıl düĢünebiliyorsunuz? Fertlerin intihar ettikleri vakit vakit görülür. bizi öğrenmiĢsiniz. Amerikan generali ile Mustafa Kemal'in buluĢmasıyla ilgili Ģu çarpıcı açıklamalarda bulunuyor: "Denilebilir ki. Dördünüz bir arada yapamadığınız Ģeyi.

Sivas'a uğramaz. . ReĢit PaĢa'yı. savaĢa son olarak katılan Amerika'ydı. sahip olduğu olanaklarla bir dünya devleti. Amerikan Senatosu'nun onayından geçmiĢti.. ülkeyi ve milleti temsil ettiğini anlatmak istiyordu. Ġstanbul'da Türk milliyetçileri harekete geçmiĢler.. Sivas'ta.. Tehlike gerçekten büyüktü. Yeni Ermenistan Devleti'nin kurulması kararı.. PaĢa'nın bu ziyarete verdiği farklı önemi ve yaptığı hazırlıkları bizler yadırgamıĢtık. . Haksız iftiraların ve olumsuz propagandaların etkilerini Yeni Dünya (=Amerika) insanlarının kafasından silmek zorundaydık. Amerikan Büyükelçisi'ne Türk Ulusal Mücadelesi'ni bütün evreleriyle anlatmıĢ olan PaĢa. yoluna devam ederdi. Harbord'un görevi. Amerika-Ġngiltere-Fransa'nın kurulmasını kararlaĢtırdıkları ve sınırlarının içinde bugün yedi ile sığabilmiĢ aziz topraklarımızın da bulunacağı Büyük Ermenistan'la noktalanıyordu...) uzun uğraĢlardan sonra Harbord'un Sivas'a uğraması sağlanmıĢtı. Amerikalı generalin Sivas'a geleceği öğrenildikten sonra. . Böylelikle. Harbord'un geliĢine neden bu kadar hassasiyet gösterdiğini. yeni Ermeni Devleti'nin kurulacağı yerleri görmek ve raporunu Kongre'ye sunmaktı... Türkler'i . kendisinin baĢında olduğu hareketin... Harbord'la temas kurmuĢlar (.. hükümeti temsil eden kiĢi olarak generale bizzat Mustafa Kemal takdim etti. Çünkü her an vazgeçebilir.. soruma Ģu yanıtı vermiĢti: 'Amerika. PaĢa'nın. . zaferden sonra.... Amerika'nın yine bir asker olan ilk Büyükelçisi General Sherrill'i kabul ettiği günün ertesinde kendisinden dinledim... Bu yol.. Temsil ettiği özgür düĢünce felsefesiyle de bize yakın. . itiraf edeyim ki.. Gözlerimiz yollarda Amerikan generalini heyecanla beklemiĢtik. .. olayların akıĢını değiĢtirmemiĢtir! .dar. ... Dünya SavaĢı'nda bizim de kendilerine karĢı dövüĢtüğümüz Ġtilaf Devletlerinin (Ġngiltere-Fransa-Rusya-Ġtalya ve daha sonra Amerika) kesin zaferinin asıl sahibi.

) 417 Buradaki "muhtıra". yüzyıldaki tartıĢmalara da ıĢık tutacak. eğer memleket. dünya için de hayırlı olur. Bu yazıda. etkiler ve telkinlerden kurtulursa.) hakkında en iyi niyetlerle samimi duygular beslemekten ve onları da bizimle tam bir eĢitlikte düĢünmekten baĢka bir görüĢümüz yoktur. 416 Kılıç Ali'nin anlatımı." düĢüncesindeydi. Ġmparatorluğun çeĢitli ırkları birbirleriyle tam bir barıĢ içinde yaĢayacaklar ve ortak mutlu ve refah dolu yaĢam süreceklerdir.76. BolĢevizm ve Ġngiliz oyunları hakkında 21. Kâzım Karabekir'in büyük karĢılama törenini. Hulusi. Asıl göreviniz budur.-HC. ülkenin sahibi olduğunuzu hissettireceksiniz. ittihatçılar.çok önemli görüĢ ve bilgiler yer Alıyordu. Yahudiler. O günlerde General Harbord'a gerçekleri anlatmayı baĢaramasaydık. -HC. 409[416] M ustafa Kemal 'den AMERĠ KALIL AR'A RA 4 1 0 [ 417] .' 408[415] Mustafa Kemal.. gayrimüslimler. . "hatırlatmak ve uyanda bulunmak amacıyla verilen yazı" anlamındadır. "diplomatik nota" anlamında değil.. Ģimdiye kadar süren kötü faaliyetler. GAYRĠMÜSLĠMLER HAKKINDA: "Kendileriyle çok uzun bir zaman bir arada yaĢadığımız gayrimüslim vatandaĢlarımız (Ermeniler.g.e. Ermeniler'in yaptığı katliamları Amerikalı generale göstermeyi uzun uzun anlatıyor. Amerikalılar'ın Ermeniler'e yardımı. Mutlak biçimde inanıyoruz ki. kongreler. a. vs. "Bu yabancılara her hareketinizle. heyetler arası görüĢmeleri. direniĢ örgütlerinin (cemiyetlerin) kurulması. Kürtler.ve Türkiye Cumhuriyeti'ni olduğu gibi tanırsa aramızda gerçek bir dostluk kurulur ve bu dostluk iki taraf için olduğu kadar. kendilerine çok uzun bir muhtıra verdi. Amerikalı general ile Erzurum'a gidiĢleri.. Ġzmir'in iĢgali. s." 415 Kılıç Ali. (Bakınız: Turgut.çözümü güç oldubittilerle karĢılaĢabilirdik.VE GÜNÜMÜZE- MUHTI- Sivas'ta kendisini ziyarete gelen Amerikan heyeti ile görüĢen Mustafa Kemal. Rumlar.

Bu korkuyu silah olarak kullanan hükümet... (. milli kuvvetleri yok etme ve aynı ülkenin evlatları arasında bir mücadele ve kan dökmeye neden olmak. imparatorluğu bölmek ve Türkler'le Kürtler arasında bir kardeĢ savaĢma neden olmak için Kürtleri. Bu alçakça planın üç amacı vardı: Kürtler'in çıkar duygularını canlandırma. onur ve vicdanlarını parayla satan diğer bir grup haini bölgeden kovdular. hazırlanan komplonun farkına vararak. (.) Bizlerle Ġttihatçılar arasında herhangi bir iliĢki olamaz.) Saf Kürt vatandaĢlarımızı. Dinimiz..) .VARLIĞIMIZA SALDIRILAR KONUSUNDA: "Asil ve temiz amaçlarımız Ġtilaf Devletleri aleyhinde saldırgan niyetlerden uzaktır. Bu amaçlarını gerçekleĢtirmek için büyük paralar harcadılar. bütün dünyada kıskanılmayacak bir üne sahiptir. bizim ülkemizde bu doktrinin hiçbir biçimde yeri olamaz. milletin zararına birkaç yıl süren kötü yönetimleriyle ve ülkeyi." KÜRTLER HAKKĠNDA: "Ġngilizler. O Ġttihatçılar ki. âdetlerimiz ve toplumsal yapımız bu düĢüncenin yerleĢmesine tümüyle engeldir." ĠTTĠHATÇI ĠDDĠALARINA YANIT: "Hükümet milli örgüt ve onun hareketlerini bastırmak için. Bunun için Noel adlı bir Ġngiliz subayı Diyarbakır'da uzun süre çaba harcadı ve faaliyetlerinde her türlü sahtekârlık ve aldatmaya baĢvurdu." BOLġEVĠKLĠK HAKKINDA: "BolĢevikler'e gelince. imparatorluğun nasıl olsa dağılmaya mahkum olduğudur. içinden güçlükle kurtulmaya uğraĢtığı bir uçuruma düĢürmek suçuyla. Buna rağmen kendimizi.. kendi himayeleri altında bağımsız bir Kürdistan kurma planına katılmak üzere kıĢkırttılar. (.. isyana (ayaklanmaya) teĢvik ettiler. her türlü casusluğa baĢvurdular. millet tarafından ittihatçılara duyulan korkuyu silah olarak kullanmaktadır.. varlığımıza karĢı yöneltilen ve insanlık ve adalet haklarına bir tecavüz(saldırı) olan maddi hücumlara karĢı savunmamız ve bunlara karĢılık vermemiz kaçınılmaz ve doğaldır. boĢ yere her türlü kiĢisel ihtirastan uzak olan ve tümüyle milli amaçlar güden bizim hareketimizi Ġttihatçılarla ilgili göstererek küçültmeye çalıĢıyor. ileri sürdükleri tez. Fakat bizim Kürt vatandaĢlarımız.

Türkiye'den tamamen ayrılıp özerk olmalıdır. Ġleri Yayınları." . onlar kaçtılar. Komisyonumuzun bu bölgelerden tavsiye edebileceği biricik bölge Kürdistan'dır. Batılılar tarafından hiç masadan kaldırılmadı. bu devletin sınırları ABD tarafından saptanacaktır Aynı bölgede özerk bir Kürdistan devleti kurulacak.Lozan AntlaĢması görüĢmeleri sırasında. Türkiye Raporu: "Anadolu'da Arapça konuĢulan bölgeleri. Ġtalyanlar için Adalia (Antalya) ve bütün güneybatı.Bu entrikaların tümüyle dıĢında kalan yerel halk. Ekim 2004." . . SömürgeleĢen Türkiye.KurtuluĢ SavaĢı sırasında.10 Ağustos 1920 Sevr AntlaĢması maddelerinden: "Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan devleti kurulacak. Kâzım Karabekir PaĢa'nın Atatürk'e gönderdiği 10 Mart 1920 tarihli yazıdan: 418 Dura. "Kurt Devleti"nin baĢ savunucusu Ġngiliz temsilci Lord Curzon: "Kürtler Ġngiliz mandası istiyor." ." "KÜRT PLANI". Ermenistan'ı ve Konstantînopolitan devletini ayırdıktan sonra. Prof. Cihan. Suriyeliler için Kilikya (Adana).. yine Yunanlılar için Smyrna ve batı olarak parçalanmasına yönelik istekler belirmiĢtir.. Ermenilerle Kürtler'in çabalarını bağdaĢtırabiliriz." 1919 Paris BarıĢ Konferansı'na katılan ABD'li raportörlerin. s. de Robek'den (Robeck) Lord Kurzon'a (Curzon) (1920): "Kürdistan. Bu bölgenin bir kısmının Kürtler Ġçin Kürdistan. geriye çoğunluğu Türkler'den oluĢan büyükçe bir bölge kalmaktadır. Ġkinci Basım." Amiral Sir F. 138-142. bu tarihten önce olduğu gibi sonra da. Dr. Kısaca hatırlamak yerinde olur411[418]: . Yunanlılar için Pontus (Karadeniz bölgesinde Sinop'tan Batum'a kadar).ABD BaĢkanı Vilson (Wilson) (1918): "Türkiye haritadan silinmeli!. Bu devlet bir süre sonra tam bağımsız olacak. çok geçmeden bunların gerçek niyetlerini anladı ve suçluları tutuklamak üzereyken.

12. Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin fiilen kurulduğu yakıyordu.1995) . s.The Washington Post (1998): "Apo.Mustafa Kemal Atatürk: "Türk ulusunu yok etmeden. Kürt sorunu halledilmesi gereken bir sorundur.ABD'nin Christian Science Monitör gazetesinde 4 Mayıs 2000'de yer alan bir haberde. hattâ Çerkez'i ayırmak. Anadolu'yu paylaĢmak ve orada kendilerine sâdık kültürler oluĢturmaktır. Kürt konusuna Ģiddete dayanmayan ve siyâsi bir çözüm bulmaları için ellerinden gelen tüm çabayı göstermeleri için çağrıda bulunur."Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Türkiye'nin doğusunda kısa bir süre önce sürdürdüğü askerî operasyonlardan ve Kürdistan'daki anlaĢmazlığa barıĢçıl bir çözüm bulma yollarını aramayı reddetmesinden büyük kaygı duymaktadır...1996) 419 "Bay Öcalan’a verilen cezayı lanetler ve ölüm Avrupa'nın Birliği mi. silahlı Kürt bağımsızlık hareketinin lideridir."Türk Hükümeti'ne. "Kürt Planı"nı Ģöyle kabul ettirmeye çalıĢtı412[419]: Avrupa Parlamentosu(AP) Kararları: ." (19. önce Kürt'ü. Gazetede.g. Türkiye'ye hiçbir zaman "tam üyelik" sözü vermeyen AB'nin Parlamentosu da.1998'de Washington'da Talabani ve Barzani ile varılan anlaĢmada. Türkler'i birbirine düĢürmek..30." . PKK'ya ve diğer Kürt örgütlerine.09.e." . . böylece kendi para birimi. Kürt devletinin altyapısının BirleĢmiĢ Milletler'in Irak’a (Saddam'a) uyguladığı ambargo sayesinde kurulduğu. bir tür "Müslüman Ġsrail" olacak."Ġngilizler'in yok etme planının ana çizgileri. ABD için. vaatlerle her istediğini yaptırırken. . Kukla devlet." (13. a. Kuzey Irak Kürtler'! Ġçin bir federasyon kurulması kararı alındı." . Kürt devleti kuramazlar. ulusal marĢı ve dili olan ayrı bir devletin oluĢtuğu belirtildi..

TC Hükümeti tüm Kürt örgütleri ile görüĢmelere baĢlamalı (Yani. Zana ve arkadaĢlarını DıĢiĢleri Bakanlığı resmi konutunda ağırladıHC) . Ġstekleri açıkça "Kürdistan kurmak" idi. "1999 Yılında buraya geldiğimizde Kürt ve Kürdistan kelimelerini kullanmak sorun yaratıyordu.2000) (Leyla Zana. Kürtler'in sayıca üstün bulunduğu bölgelerin yerel özerkliğini.1999) (Ġdam cezası kaldırıldı..cezasının kullanılmasına kesin muhalefetini tekrarlar. Bunlar Ġyi geliĢmeler" dedi!. . 27 Kasım 2004."AP. Ancak Ģu anda." (20. "PKK ile masaya oturun!. s. Katkı sunmaya devam edeceğiz. Baydemir'e Ģunları söyledi: "Bölgenize. rahatlıkla gelip kullanabiliyoruz. DTP'li Belediye BaĢkanı Osman Baydemir'i ziyaret eden 7 kiĢilik AP Heyeti'nin baĢkanı Çek milletvekili Ransdorf.11.07. DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül.06. AP'nin Kalkınma Komitesi BaĢkanı Ġtalyan milletvekili Morgantini de. Güneydoğu Anadolu'da Kürtler'e karĢı sürdürdüğü operasyonları durdurmalıdır."413[420] Ransdorfun "Kürdistan" sözünü değerlendiren. SEVR'Ġ canlandırmak isteyen bu sözde Avrupalılar karĢısında Sevr'de ne dendiğini anımsayalım: SEVR ANTLAġMASI MADDE 62: "Fırat'ın doğusunda." (15." (22. Türkiye sınırının kuzeyinde. hakkında Yargıtayca onaylanmıĢ idam cezası olmasına karĢın Öcalan idam edilmedi-HC) .2002) AKP Hükümeti sürerken Diyarbakır'a gelen AP heyetleri de bu "Kürt Planı"nı uygulamaya çalıĢtılar. manĢet. AKP Hükümeti döneminde serbest bırakıldı. Sakharov Ödülü sahibi Leyla Zana'nın ve düĢünceleri nedeniyle hapse atılmıĢ olan Kürt kökenli eski milletvekillerinin serbest bırakılmalarını talep eder. mücadelenize. iĢbu AntlaĢma420 Cumhuriyet Gazetesi ("AP'nin Ġsteği Kürdistan").1. Kürdistan'a katkı sunmaya çalıĢıyoruz."Türk Silahlı Kuvvetleri. ileride saptanacak Ermenistan'ın güney sınırının güneyinde Suriye ve Irak'ta." diyor-HC) ve Kürtler'e hakları tanınmalıdır..

.) hangi amaca yönelik olduğunu bu maddeden anlıyoruz. Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan "Türkiye'de Gıda Güvenliği" adlı raporda dahi. 5 Ocak 2007. Bakanlık: APO Meclis'e Girsin!.. Örneğin. Avrupa(lı)nın yaptıklarından daha da vahim idi.. s. elini masaya vurarak "Vatan hainliği bu!. önemli bir bakanlık "APO Meclis'e Girsin!.." ġimdi biraz geriye dönerek.1.. bazı bölgelerde nüfus patlaması gibi. BaĢkanı Orgeneral.. 415[422] Kendi ülkemizde olanlar. Türkiye'de Türk bayrağı çiğnendi!. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden "Kürdistan" olarak söz edildi.. " 414[421] Avrupalılar'ın "Kürdistan kurma takıntısı" 2007 yılında da yok olmadı. manĢet. . Bunun üzerine Genelkurmay BaĢkanlığı 22 Mart'ta çok sert bir 421 Uluslararası iliĢkilerde "nüfus" unsurunun ne denli Önemli olduğunu. 2005 yılı Mart ayındaki Nevruz gösterilerinde. Türkiye bu tavsiyeye uymayı Ve bu bölgeler üzerinde bulunan bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçmeyi Ģimdiden hükümlenir. s. Hulki. 423 Cevizoğlu. bu bölgedeki nüfusun çoğunluğunun Türkiye'den bağımsız olmak Ġstediklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti(=BM) ve Konseyi'ne baĢvururlarsa ve Konsey de bu nüfusun bu bağımsızlığa yetenekli olduğu görüĢüne varırsa ve bu bağımsızlığı onlara tanımayı Türkiye'ye salık verirse.nın yürürlüğe konulmasından baĢlayarak 6 ay içinde. olanları anımsayıp hızlıca tekrar bugüne gelelim.. Dönemin Genelkurmay 2.. Ġki küçük çocuğun bu hareketi televizyonlarda yayınlanınca milyonlar ayağa kalktı.. Türkiye'deki nüfus oyunlarının (bazı bölgelerde nüfus planlaması. Bir bakanlık nasıl böyle rapor verebilir?" diye büyük tepki göstermiĢti.. 416[423] Genelkurmay Bildirisi: "BÜYÜK TÜRK MĠLLETĠ! . 25 Mart 2005." SEVR ANTLAġMASI MADDE 64: ". Ġstanbul’da toplanan Ġngiliz.. Fransız ve Ġtalyan Hükümetlerinden her birinin atadığı üç üyeden oluĢan bir komisyon hazırlayacaktır." diye rapor yazabilmiĢti. Yeniçağ Gazetesi.Kürtler. ġok.. "ġok.-HC 422 Cumhuriyet Gazetesi.1.".

kendi Bayrağının. kamını doyurmak. . k e n d i s ö z d e vatandaĢl a r ı tarafından yapılan böyle bir alçaklıkla karĢılaĢmamıĢtır. Y e m i n l i d i r. havasını teneffüs etmek. bunun için gerekirse k a n ı n ı n s o n d a m l a s ı n ı a k ı t m a y a h a z ı r d ı r. sabrını yanlıĢ yorumlayanlara. kendi topraklarında sözde kendi vatandaĢları tarafından böyle bir muameleye maruz kalması hiçbir Ģekilde izah edilemez ve mazur görülemez.C. 417[424](Vurgulamalar bana ait-HC) 424 Basın Açıklaması. Ülkesini ve Bayrağını koruma ve kollamaya. dalalet ve hıyanetten baĢka bir Ģekilde tarif edilemez. her zerresi Ģehit kanıyla bezenmiĢ Ģanlı Türk Bayrağına saldırı densizliğinde bulunulacak kadar ileri götürülmüĢtür. Bu h a i n c e bir davranıĢtır. No: BA-01/05. Ankara. insanlığın ortak değeri olan Baharın geliĢini kutlama adına düzenlenen masum etkinlikler. T. SavaĢ meydanında vuruĢtuğu bir düĢmanın Bayrağına dahi saygı gösteren bir ulusun. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Vatan ve Bayrak Sevgisini denemeye kalkıĢanlara. yanlıĢ hesap peĢinde koĢanlara. Genelkurmay BaĢkanlığı Genel Sekreterliği. suyunu içmek. sayısız zaferler yanında ihanetler de yaĢamıĢtır. BaĢta yüce Türk Milleti olmak üzere onun bağrından çıkmıĢ Türk Silahlı Kuvvetleri. tıpkı atalarının yaptığı gibi. Ancak hiçbir zaman kendi vatanında. hem de o ülkenin en kutsal ortak değeri olan Bayrağına el kaldırmaya yeltenmek gaflet. Onun vakar ve ciddiyetini. Dost ve düĢman herkes Ģunu çok iyi bilmelidir ki. Ne bu Ülkenin Bölünmez Bütünlüğü ne de bu birlik ve bütünlüğün sembolü olan Ģanlı Türk Bayrağı asla sahipsiz değildir.açıklama yayınladı: "Büyük Türk M illeti. Tarih: 22 Mart 2005. Türk Milleti engin tarihinde iyi ve kötü günler görmüĢ. Saygı ile duyurulur. tarihin sayfalarına bakmalarını öneririz. Hiçbir değerden nasıp alamamıĢ bir grup tarafından. yüce Türk Ulusu'nun sembolü. Hem bir ülkenin vatandaĢı olmak.

Diyarbakır'ı savaĢ alanına çevirdi. Ġngiltere’de bir teröristin resmi veya sesi radyo vs televizyonlardan verilemez. siyâsi iktidarda Tayyip Erdoğan baĢbakanlığında AKP Hükümeti görev yapıyordu!. Ülkemizin çeĢitli yerlerinde terör örgütünün sembolleri. yeter. Batı ülkelerinde olanlar olsun. Ġngiltere’de. 2000 yılında çıkarılan Terörizm Kanununun 13. "Terör Değerlendirme Toplantısı". Bozüyük'te halk tahrik edildi. BaĢkanı Orgeneral Ġlker BaĢbuğ. Ġlker. Bir iki otobüs dolusu PKK destekçisi. onu yücelten yayınlarla doludur. evine Türk Bayrağı asan vatandaĢlara saldırılmaya baĢlandı.30. dönemin Genelkurmay 2. 426 Bu olaylarda "Silah kullanma" emri verilen Türk polisi "sapanla" taĢ . Eylül'de ortalıkta bir "provokasyon alayı" dolaĢmaya baĢladı. Bir sonraki yıl. Ġmralı Adası'ndaki Abdullah Öcalan'ı "ziyaret" bahanesiyle yola çıktı." 418[425] Orgeneral BaĢbuğ'un bu açıklamayı yaptığı tarihte. Bölücü terör örgütünü öven kitaplar ise raflarda yer almakta ve rahatlıkla satılabilmektedir. Ülkemiz terörü öven. Dağıtılan Metin. BaĢkanı. 419[426] DTP'li 425 BaĢbuğ. maddesi kapsamında. 19 Temmuz 2005'te. bir cenaze törenini bahane eden PKK.Buna rağmen. yasaklanmıĢ bir örgütün renklerini taĢıyan bir rozet bile takamazsınız. ASD'de bir kiĢi çıkıp Usame Bin Laden'I överse anında tutuklanır. örneğin. Ankara. Salı. 2006 Martında da. Orgeneral. Genelkurmay 2. saat 10. 19 Temmuz 2005. GeliĢen olayları kaydetmeyi sürdürelim.. s. Avrupa'da bu hareketlerin nasıl büyük cezalar aldığını açıklamıĢtı. Ģöyle demiĢti: "Terörle Mücadele Kanunu gözden geçirilmeli. Genelkurmay BaĢkanlığı. "Terör Değerlendirme Toplantısında basın temsilcilerine konuĢan Orgeneral BaĢbuğ. 2 ay önce. olaylar büyüdü. teröristlerin resimleri ve sloganları açıkça boy gösterdi. Oysa.4. EĢ zamanlı olarak Ġstanbul'un birkaç bölgesinde "kalkıĢma" (isyan) görüntüleri altında ortalık birbirine katılmaya. yaklaĢık 6 ay sonra.

Kürdistan'da akıttığı kanın hesabını vermelidir" dedi. Aynı törende konuĢan DTP'nin Siirt il BaĢkanı Murat Avcı.html. 429 TBMM ġemdinli Olaylarını AraĢtırma Komisyonu'ndaki sözleri. 31 Mart 2006.32. Haber GiriĢi: 16 Mart 2006. Baydemir konuĢurken eylemcilerden biri arkasında PKK'nın sözde bayrağını açmıĢtı. Bu açıklamanın TBMM'nde yapılmıĢ olması durumu daha da ağırlaĢtırıyordu. Gözcü Gazetesi.asp.haberturk. "Türk Ordusu halkın üzerine kurĢun yağdırmaktan vazgeçmelidir. 16 Mart 2006. PKK'nın BaĢkanı!). "Demokratik yollarla"(!) belediye baĢkanı seçilen Osman Baydemir.420[427] ĠĢte bunun adı demokrasi(!) Ġdi." Ġngiliz yayın kuruluĢu BBC'nin haberine göre. "BaĢbakan ve ĠçiĢleri Bakanının açıklamalarından sonra diyalog (PKK ile devletin masaya oturmasını kastediyor!-HC) kapısı kapanmıĢ ve böylece aĢırı Ģiddetin yolu açılmıĢtır" sözlerinin sahibi idi.tr/2006/03/16/son/sonsiy20. bu sorunun çözümü için gerekirse vermeye hazırım" dedi. isyan giriĢimini "cesaret" olarak nitelendiriyor ve "gurur duyuyordu!.(Demokratik Toplum Partisi) Belediye BaĢkanı Osman Baydemir. kimi gazetelerde.html. hakkında soruĢturma açılınca "Sözlerinin arkasında olduğunu" açıkladı ve.5.423[430] DTP'nin Genel BaĢkan Yardımcısı Hasip Kaplan da. Diyarbakır'daki bu geliĢmeler. www.com.-HC 427 Gözcü Gazetesi (Diyarbakır'ın Değil. "Bu adam neden hâlâ görevde?" sorusunun sorulmasına neden oluyordu: atmıĢtı. s. 31 Mart 2006. manĢet. Kürtçe "Sizleri cesaretlerinizden dolayı kutluyorum. Sizinle gurur duyuyorum" dedi.". 421[428] DTP'nin Hakkâri Belediye BaĢkanı Metin Tekçe ise. 430 "Hakkari Belediye BaĢkanı: Sözlerimin Arkasındayım".. teröristi öperek kutluyor. lastik yakarak yolu kapatan bir baĢka eylemci grubun yanına gidip. . Bu fotoğrafı kitabın ortalarında görebilirsiniz. http://www. "Benim vereceğim sadece canım var. Ġstanbul. bu sözlerle "demokratik çözüm"(!) aradığını ifade ediyordu. 422[429] Tekçe. açıkça yasaları çiğniyordu. 428 Türker. "Ġhanet Çemberi!.com/news/220741. Ordu. yüzü kapalı bir eylemciyi yanaklarından öptü.milliyet.. s. Bakınız: "Hakkari Belediye BaĢkanı'nın ġok Eden Açıklamaları". Mehmet. Saat: 08. "PKK terör örgütü değil" diyerek.1.com/news/220741.. DTP'li belediye baĢkanı Tekçe.

19 elektrik santralı bulunuyor..."Resmi görevi Diyarbakır Belediye BaĢkanı. Çünkü bugüne kadar hiçbir Ģey yapılmadı”. Ama bundan eyalet modeli yönetim önerdiğim anlamı çıkarılmamalı. DTP'liler. Batman'daki petrol rezervleri ile bölgedeki hidroelektrik santralları bu kapsamda değerlendirilmeli. 425[432] Fırat ve Dicle üzerinde 22 baraj. PKK'yı -tüm dünyada yaptığının 431 432 GüneĢ Gazetesi (Soruyoruz). 433 Hürriyet Gazetesi.. Osman Baydemir'in. Terörist mayınının patlamasıyla Ģehit olan BinbaĢı Adil Karagöz'ün annesi. ..1. 19 Ekim 2006. 2007 baĢında hâlâ faaliyetini sürdürüyordu. Roj TV'ye çıkıp.. 31 Mart 2006. "Vatan sağolsun demeyeceğim. sonunda Ģehit ailelerini de isyan ettirdi. terörist cenazesi için resmi ambulans tahsis etmek oldu. 426[433] SÖZDE TÖRLÜĞÜ TERÖ RLE MÜCADELE KO ORDĠNA- Bu terörle mücadelede. DTP terör örgütünün "siyâsi bürosu" gibi çalıĢıyordu. Çıtayı hep yükselterek devletin sabrını test etmeyi sürdürdü. 29 Temmuz 2006. Baydemir. Batman petrolüyle ikisinin ekonomik değeri yıllık 2. Ġlk icraatı.. "yasadıĢı eylemlerin odak noktası" olmuĢtu ama. Ses gelmedi. PKK'yı "terörist" olarak kabul etmiyor. DTP." dedi."424[431] BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti "o kadar sabırlıydı ki..18. manĢet. "Artık vatan sağ olsun demeyeceğim" sözleriyle hükümetin etkisizliğine isyan etti. DTP'li Diyarbakır Belediye BaĢkanı. Ekim 2006'da "Bölgedeki petrol ve barajlar bizim olsun" isteğine bile ses çıkar(a)madı!. Vatan Gazetesi ('Petrol ve Barajlar Bizim Olsun). PKK'nın destekçisi Avrupa Parlamentosu'nda "Türkiye ve Kürtler" konulu bir toplantıda konuĢturuldu.. s. AB korkusuyla ĠçiĢleri Bakanlığı (Bakan: Abdülkadir Aksu) dahil kimse DTP'ye dokunamıyordu! Bu çaresizlik.8 milyar dolar. Yine ses çıkmadı. "Yerel kaynaklar yerel yönetimlerce kullanılmalı. cenaze töreninde. 'PKK silahlı Kürt muhalefetidir" dedi. Valilik ve belediye baĢkanlığı makamları birleĢtirilmen. sürmanĢet. s.1. Ama asıl görevi PKK sözcülüğü. s.

Artık.aksine. PKK ile sözde mücadele edecek olan Ralston.. dayatmanın ayak sesleridir.. 'PKK ile anlaĢın' diyecekler. PKK ile "doğrudan" mücadele yerine "dolaylı ve aracılı" mücadele yoluna girilmiĢti. DıĢ destekli psikolojik faaliyetler olduğu endiĢesi taĢıyorum. Birileri ile iyi geçinmezsek sonumuz felaket olur' Ģeklinde bir korkular dünyasında yaĢatılmaya çalıĢıyoruz. Bu geliĢmeler olurken.. ABD tarafına Emekli Orgeneral (ve iĢadamı!) Joseph Ralston atandı. gayrı resmi olarak PKK'yı tanımak üzere yapılan bir planlamanın takdimi. manĢet.. Halk arasında "PKK Koordinatörlüğü" adıyla anılan ve büyük tepkilere neden olan bu garip koordinatörlük iki baĢlı idi. DÜZ OVADA SĠYASET! ." Bir "suç örgütüne" siyâset yapma çağrısı. düz ovada siyaset yapsınlar!."427[434] Bu arada. Kanaltürk Televizyonu. s. Türk Ordusu'nun emekli pek çok generalinin yıllarca söy434 Eski Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral ġener Eruygur'un açıklaması. Bu. büyük tepkiler çekti.. yeni bir oyalama yöntemi icat etti: Terörle mücadele özel temsilciliği!. PKK'DA ABD SĠLAHLARI. uzun süredir Batı'nın yaptırmak istediği Ģeydi. Ceviz Kabuğu Programı.çağrıda bulundu: "Dağda silahla dolaĢacaklarına. PKK'ya -dolaylı. Türk tarafına Emekli Orgeneral Edip BaĢer. DYP (Doğruyol Partisi) Genel BaĢkanı Mehmet Ağar. 28 Aralık 2006. Eski "Jandarma Genel Komutanı" Emekli Orgeneral ġener Eruygur da. bu durumu daha uygulamaya girmeden tespit etti: "Bu. saat 22. 'Ver kurtul' gibi bir dayatma.vurup yok etmeyen ABD.1.30. Deneyimli komutanlardan. . Bu.PKK ile "çaktırmadan!" masaya oturtmaktı. 11 Ağustos 2006 Cuma." 428[435] Ġhalenin bedeli 800 milyon dolar idi. Türk Hükümeti'ni -IRA modelinde olduğu gibi. "çaktırmadan" Türk Hükümeti ile baĢka bir masaya oturdu ve büyük kârla kalktı!: "Türk F-16 ihalesi Org. Ralston'un yönetim kurulu üyesi olduğu Lockheed Martin Ģirketine verildi. 435 Sabah Gazetesi ("F-16 ihalesi PKK Koordinatörü'ne"). Amaç.

-HC Milliyet Gazetesi {"ABD'ye Silah Ġhbarı").e. yarınki sayıya yetiĢtirilmek üzere olabildiğince çabuk yanıt vermenizi rica ederim" diye baĢlayan telgrafa Mustafa Kemal yaveri aracılığıyla hemen karĢılık verdirdi. 16. hem o dönemi ve Mustafa Kemal'in hedeflerini anlatması bakımından çok önemliydi. Tasviri Efkâr Gazetesi'nin baĢyazarı Velit Bey. 431[438] BaĢyazarın amacı her ne kadar "Kuvayi Milliye hakkında bilgi almak" olarak açıklansa da. KURTU L Uġ ĠÇĠ N ÖRGÜTLENĠYO R.133 ve 576. AĢağıda bazı sorular sunuyorum. Bu sorulardan uygun görülenlere.10. Bugün de Tasviri Efkâr adına rahatsız edeceğim. Lübnan'a yaptığı gezi sırasında "PKK'nın elinde ABD menĢeli silahlar var" açıklamasının ardından. 13. 5 Ocak 2007. Kuvayi Milliye'nin durumu üzerinde olabildiğince açık bilgi vermektir.g. hem de tuzaklarla doluydu: Kuvayi Milliye'nin oluĢmasının ilk sebepleri nelerdir? 436 437 Bu konuda "Ya Sev Ya Sevr" adlı kitabımda geniĢ açıklamalar var.-HC) . 430[437] MUSTAFA KEMAL.. s. Alınacak yanıtların ajans aracılığıyla Avrupa'ya çektirilmesine çalıĢılacaktır. Emniyet Genel Müdürlüğü ABD nezdinde giriĢimde bulundu.. (Ayrı metinler halindeki sorular ve yanıtları. karĢılıklı röportaj gibi veriyorum. General Harbord baĢkanlığındaki Amerikan heyetinin Mustafa Kemal'i ziyaretinden kısa bir süre sonra basın konuyu merak etti. 438 Nutuk (Söylev). Sivas'ta bulunan Mustafa Kemal'e 21 maddeden oluĢan bir soru metni yolladı: "Sivas'ta Mustafa Kemal PaĢa Hazretleri'ne Ġstanbul.1919 Sayın PaĢam.lediği "ABD PKK'ya yardım yapıyor" 429[436] sözlerine karĢı hiçbir önlem alamayan AKP Hükümeti de sonunda "ihbarda" bulundu: "PKK'da ABD silahları var!" BaĢbakan Erdoğan. kapsamlı sorular ve yanıtları. Amaç. a. s. Kaç gündür sizinle Gazeteciler Kurulu adına yazıĢıyorduk.

" Nispi seçim ilkesi kabul olunur mu? "Bu se çimin eldeki yasa uyar ınca yapılması zo runludur." Bugün kaç il üzerinde egemendir? "Bugün Anadolu ve Rumeli illerinde ulusal örgüt bulun mayan tek yer kalmamıĢtır." Temel amacı nedir? "Temel a maç."Ulusun karĢı karĢıya kaldığı haksız iĢlemler. Nisp i . yurdun b ütünlük ve ba ğımsızlığı için yürekleri çarpan ulusun tek se çkin evlatlar ıdır. Ve zaten bu yolda da ba ĢlanmıĢtır." Anadolu'da seçimler tam bir özgürlük içinde yapılabilecek midir? "Evet yapılacaktır." Seçimler konusundaki düĢüncesi nedir? "Seçimlere yasaya ayk ırı herhangi bir kar ıĢmada bulun may ıp." Temel amacı elde etmek için baĢlıca giriĢimleri nedir? "Kuvayi M illiye etken ve ulusal iradeyi (istenci) egemen k ılmaya kesin olarak karar Vermi Ģ olan ve bütün ulu s bireylerini i çinde toplamıĢ bulunan örgü tümüzdür." Ulusal örgütün ileri gelenlerinden baĢlıcaları kimlerdir? "Ulusal örgütün ileri gelenleri. Etkinli ği bütün yurdu kapsamaktad ır. ulusu özgür bırakmaktı r." Ulusal örgütlenme ne zaman baĢladı? "AteĢkes Anla Ģması 'ndan he men sonr a ve yu rdun her yanında. Tüzük ve bildirimizde bunlar. Yalnız örgütümüz. ülkenin bütü nlüğünü ve ulusu n bağımsızlığını sağlamaktır. hemen aynı zamanda. oldu ğu gibi yazılıdır. kendi ilkelerini kabul edenlerin se çimde ba Ģarı kazanmalar ını diler.

Ate Ģkes Anla Ģma sı 'nın i mz alandığı günde . 30 Ekim 1918 tarihinde. Ġ stanbul H ükümeti 'nin ve Batı'nı n siyasal yan ılgısı." Avrupa'ca kurulması tasarlanan Ermenistan sınırları konusunda ne düĢünüyorsunuz? Sizce Ermenistan sının ne olabilir?(2 soru) "30 Ekim 1918 tarihindeki s ınırlarımız içinde kalan vat an parçalarından bir kar ıĢ toprağın Ermenistan Devleti 'ne kat ılmasına u lus kesinlikle karĢıdır." Ġttihatçıların Kuvayi Milliye üzerinde etki yapması olanağı var mıdır? "Kuvayi M illiye’mizde egemen olan etken.-HC) Ulusal örgütün ikinci. ne dereceye kadar doğrudur? "örgütü müzde Ġt tihatçı olarak kimse yoktur. ulus. Bu kon uda Temsilciler Kurulu 'nun yeni bir bildirisi. Bu nokta." Seçimlerden sonra Kuvayi Milliye ne biçimde kalacaktır? "Kuvayi M illiye'nin gelecek bi çimi. bir kongre ile belirlenecektir. bu gece Gazeteciler Derne ği BaĢkanlığı'na tel yazısıyla bildirilecektir. sad ece ulus ve ulusun y üce ama çlarıdır. bun un canlanmas ını aklına bile getirmeyecektir." Gelecekteki sınırlarımız sizce ne olabilir? "Gelecekteki sınırlarımız bizce.seçim yönte mi M ebuslar M eclisi'nin çözüme ba ğlay acağı bir sorundur. onların yeniden canlanmasına neden olmazsa." General Harbord ile ne görüĢtünüz? (Burada yanıt yok. deniliyor. itt ihatçılık tarihe kar ıĢmıĢtır. M ebuslar M eclisi'nin g üven ve özgürlük içinde yasama ve d enetleme görevini ba Ģarmasın dan sonra . BaĢka hiçbir kiĢi ya da topluluk etken olamaz. üçüncü derecedeki organları içinde bazı ittihatçılar vardır. t üzüğümüzü n son maddesinde yazılıdır.

subaylık ve kurmaylık öğrenimlerini Ġstanbul'da bitirerek 1904 yılında kurmay yüzbaĢı olmuĢ. övünçle kabul ederim. kendisi yazıyla "1880" olduğunu bildiriyor. onlar ulusal örgüt ve sava Ģımı mızın haklı niteliğini tümüyle onaylamıĢ ve anlamıĢlardır. yönergesi nedir? (Burada yanıt yok. Redif Tümeni kurmaylığında." Mebus seçimlerinde adaylığınızı koyacağınız söyleniyor. Ġlk ve ortaöğrenimini Manastır'da. Ancak bütün Avrupa ve Amerika devletlerinin ge çici olarak gelip giden siyasi ve askeri g örevlileriyle yap ılan özel görüĢmelerde." Ġstanbul temsilcisi olarak atadığınız Vâsıf Bey ne zaman gelecektir. Selanik Subay Talimgah Komutanlığında ve tren hattı müfettiĢliğinde görev yapmıĢtır. ordu ve kolordu kurmaylığında. onlarla iliĢki durumunda mısınız? Size karĢı tutumları nedir." ArkadaĢlarınız arasında baĢka kimler mebus olmak isteğindedir? "Arkada Ģlarım da tıpkı benim gibi düĢünmektedirler. Ulusal SavaĢım konusunda ne düĢünüyorlar? "Kentimi zde itilaf Devletleri temsilcileri yoktur. Ama ulus beni herhangi bir yerden mebuslu ğa seçerse.-HC) özgeçmiĢinizi kısaca bildirir misiniz? "PaĢa'nın özgeçmiĢi özetle Ģöyledir: Rumi 1296(Milâdi 1880)432[439] tarihinde Selanik'te doğmuĢtur. 439 Atatürk'ün doğum tarihi "1881" olarak kabul edilmesine karĢın. Bu süre içinde ordu kurmaylığında. doğru mudur? Nereden mebus çıkmak istiyorsunuz? "M ebusluğa adayl ığımı koymadım ve koymay acağım.-HC ." Kentinizde Ġtilaf Devletleri temsilcileri var mı. 1907 yılına değin Suriye'de ve önyüzbaĢı olduktan sonra.eylemli olarak sahip kald ığımız sınırdır. 1911 yılına değin Makedonya'da bulunmuĢtur.

bu sırada Balkan SavaĢı baĢlamıĢ ve Bulgarlar'ın Çatalca hattına geldikleri bir sırada Ġstanbul'a dönerek Gelibolu Mürettep Kuvvetleri Kurmaylığı Harekât ġubesi Müdürü ve Bolayır Kolordusu Kurmay BaĢkanı olarak Balkan Harbi'ne katılıp Edirne üzerine bu kolorduyla birlikte yürümüĢ. Bitlis. 1910'da Pikardi manevralarını izlemek için Fransa'ya gitmiĢtir. Ġtalya SavaĢı dolayısıyla Libya'ya giderek bu savaĢın sonuna değin Sire-Naik bölgesinde Derne Birlikleri Komutanlığı'nı yapmıĢ. aynı sayı ile kolordu komutanı olarak gitmiĢ ve bu cephede tuğgeneralliğe yükseltilmiĢtir. Daha sonra Anafartalar Komutanı olmuĢ ve Ġngilizler'in çekilmeleri üzerine Onaltıncı Kolordu Komutanı olarak Edirne'ye ve orada bir ay kadar kaldıktan sonra Diyarbakır. Belgrat Çetine ateĢemiliterliklerini yapmak üzere Sofya'da görevlendirilmiĢ ve orada yarbaylığa yükseltilmiĢtir.31 Mart Olayı üzerine Selanik'ten Ġstanbul'a giden birliklerin kurmay baĢkanlığında ve 1910'da Arnavutluk'ta giriĢilen harekâtta Harbiye Nazırı (=Savunma Bakanı) Mahmut ġevket PaĢa'nın kurmayı olarak bulunmuĢ. 1917 yılında Halep'e yığınak yapan ve General Falkenhayn komutasında bulunan gruba giren Yedinci Ordu Komutanlığı'na atanmıĢtır. Dünya SavaĢı'nın ilanından sonra Tekirdağ'da yeni kurulan Ondokuzuncu Tümen Komutanlığına atanmıĢtır. savaĢ hareketleri konusunda anlaĢmazlık çıktığından ve hükümet de kendisinin görüĢünü kabul etmediğinden. Dimetoka yöresinin düĢmandan geri alınmasında eylemli olarak bulunmuĢtur. ġam'a kadar gittikten ve Sina cephesini denetledikten sonra. Maydos ve yöresi bölge komutanlığını yaptıktan sonra bu tümen ile bu bölgede bulunduğu sırada Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı'nı üstlenmiĢ ve bunun sonucunda albaylığa yükseltilmiĢtir. bu ordunun komutanlığından çekilmiĢ ve ardından atandığı ikinci Ordu Komutanlığını da kabul . Yığınak yapan Ġkinci Ordu içinde Bitlis ve MuĢ'u beĢ gün süren savaĢtan sonra Ruslar'dan geri almıĢ ve bir süre sonra Ġkinci Ordu Komutan Vekilliği’ne ve az bir süre sonra da Hicaz Seferi Kuvvetleri'ne ordu komutanı olarak atanmıĢ ise de. Balkan SavaĢı'ndan sonra Sofya. 1911'de Genelkurmay BaĢkanlığı Dairesi'nde görevlendirilmiĢ ve oradan. Medine'ye gitmesine gerek görülmediğinden. ikinci Ordu Komutanlığı'na asil olarak atanıp Diyarbakır'a dönmüĢtür. MuĢ yöresine. Bu general ile arasında.

Damat Ferit'in yerine "Milli bir h ükümet bile iktidara gelse. Son zamanlarda bilindiği gibi. ekonomik durumun onları da kendilerine bağlı kılacağını'' bildirdi.. ekonomimizde . memleketimizi haraplığa sürükleyen çeĢitli sebepler içinde en kuvvetli ve en önemlisi. Halep SavaĢandan sonra Yedinci ve -Adana yöresinde bulunan-ikinci Ordu'dan oluĢan Yıldırım (Orduları) Grubu Komutanlığı'nı üstlenmiĢ ve AteĢkes AnlaĢması'ndan sonra Ġstanbul'a dönmüĢtür. Londra'ya gönderdiği yeni bir telgrafta. Veliahdın padiĢah olması üzerine." Ġngiliz Yüksek Komiseri De Robek. Üçüncü Ordu MüfettiĢliği ile Doğu Anadolu'da bulunduğu sırada 8 Temmuz 1919'da askerlik mesleğinden çekilmiĢtir. padiĢahın sözlü ve ısrarlı buyruğu ile Falkenhayn'ın yenik olarak bıraktığı Nabius yöresindeki Yedinci Ordu'ya yeniden gitmiĢ ve oraya varmasından onbeĢ gün sonra yapılan Ġngiliz genel saldırısında bu orduyu Halep'e kadar geri çektiği sırada PadiĢaha fahri yaver(onursal yaver) olmuĢtur. Bu süre içinde veliaht bulunan kiĢinin (Vahidettin) yanında Almanya'da SavaĢ Genel Karargâhına ve Alman batı cephesine gitmiĢtir.etmeyerek Ġstanbul'a dönmüĢtür. "Güzel vatanımızı fakirliğe. ĠNGĠLĠZLER: " MĠLLĠ HÜKÜMET DE BĠ ZE MECBURĠ.

"ekonomik bağımlılık" değerlendirmesi yapıyordu: "Beni ziyarete gelen Damat Ferit. laik. s. yabancıların her isteğine ve dayatmasına evet dedi. . bu m âli duru m onları da bize uymaya mecbur edecektir. memur maaĢlarını bile ödeyecek paraları kalmadığını anlattı. iflâsın eĢiğindeki Osmanlı'yı anlatıyor. Prof. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri. onlara n üfuz et me ol anaklar ını sağlayacaktır!!!. Osmanlı Devleti'nin iflâs etmekte olduğunu. dinci tüm hükümetler ekonomik çöküntü nedeniyle hep Avrupa ve Amerika'ya bağımlı oldu. Ġngiliz Komiser telgrafında. Bu nedenle Müttefikler kendilerine. M illî bir hükümet iki/dara gelirse. Bu yüzden." Mustafa Kemal (1923)433[440] YIL 1950-2006 ARASI.'' Mustafa Kemal. 440 Kocatürk.. iktidara gelen sağcı. Dr. Osmanlı Devleti'nin iflâsa gitmesi önlenmelidir. Utkan.. "ÇağdaĢ Düyun-u Umumîye" olan IMF.. kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni ekonomik açıdan kalkındırırken.bağımsızlıktan yoksun olmamızdır. solcu. Dünya Bankası ve Avrupa Birliği'nden gelecek mali yardımlara bel bağlayan son hükümetler..375.. Osmanlı imparatorluğu'nu parçalama ve topraklarını sömürge haline getirmek için kullandığını görmüĢtü.e. a.. . Düyun-u Umumiye. denetimsiz yabancı sermayenin ve aĢırı dıĢ borçlanmanın Osmanlı imparatorluğu'nu ekonomik ve siyâsi açıdan Avrupalı devletlere bağlı kıldığını ve Avrupalı devletlerin bu durumu.. bu paraların nasıl harcandığını kontrol eder.. Bu m âli durum belki de bize. maaĢların ödenmesi için gereken 3 milyon lirayı borç olarak verebilirler. "milli" iktidarlar" için de.g.

-HC . 442 Atatürk'ün Bütün Eserleri. Mustafa Kemal'in hükümetle iliĢkileri koparmasından 15 gün sonra. kendisine gelen bu istihbarat bilgisi karĢısında. Milli Harekete karĢı tarafsız olduklarını" belirtmeleri karĢısında 436[443].267. birliğimize ve bağımsızlığımıza son verecek bir vesayet tarzı demek olamaz. Milli Hareketin lideri bunları Sivas'ta 25 Eylül'de açıkladı. kanunlarımıza uygun Ģekilde ve bağımsızlığımızı tehdit etmeyecek biçimde yer verdi..e. yol göstermeye. KEMAL PAġA'YA YAL VARI YOR Yabancı heyetlerin sık sık Mustafa Kemal'e gitmesi ve "Ülkenin içiĢlerine karıĢmayacakları. a. bu görüĢmede "karĢılıklı görüĢlere saygı gösterilecek. 434[441] Mustafa Kemal'in -bugün de kimi çevrelerce çarpıtılmaya çalıĢılan. Fakat bu. 443 Tırnak içindeki bu sözler Mustafa Kemal'e ait. iktidarının çökmekte olduğunu iyice gören Damat Ferit yeni bir oyuna baĢvurdu. kendisiyle de telgraf baĢında görüĢülebileceğini bildirdi.yabancı sermaye konusundaki görüĢü Ģuydu: "Tabiidir ki. Konya da Kuvayi M illiye'ye kat ıldı DAMAT FER ĠT'ĠN SON "ĠĞ REN Ç KAL ESĠ" DE 441 Tolon. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. (Doktora tezi). hariçten gelecek sermayeye. Birinci Dünya SavaĢı Sırasında Taksim AnlaĢmaları ve Sevr'e Giden Yol.yabancı sermayeye. Ankara 2004. belirlenecek bir yerde "oldu bitti" biçiminde bir görüĢme sağlanacak.g. çalıĢma usulüne ihtiyacımız vardır. kiĢiliğe ve Ģerefe dokunulmayacaktı. PaĢa'nın çok sevdiği bir generali "aracı" olarak Anadolu Hareketi'nin Ģeflerine göndermek istedi. bir oyuna düĢmemek için "GörüĢmenin hükümetten geldiğinin" belirtilmesi koĢuluyla. Artık "Anadolu isyanı sönmektedir" açıklamalarından vazgeçen Damat Ferit'in planına göre. s. s. Ahmet HurĢit. Atatürk Kültür.383. Cilt:4."435[442] DAMAT FERĠT." Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal'e göre "Milletin namus ve tarihini lekeleyen. en yakın arkadaĢlarından birine "Memurluktan mı istifa edeyim.DÜġTÜ. Damat Ferit'in dostu vali. "tebdil-i kanaatin (düĢüncelerini değiĢtirmenin) iĢe yaramayacağını anladı ve çareyi kaçmakta buldu. ĠĢbirlikçi hükümetin Anadolu'daki kalesi Konya idi. yaklaĢan Kuvayi Milliye korkusuyla son çırpınıĢları içinde. Heyet'i Temsiliye'ye göre "mülevves (iğrenç. Damat Ferit'in ve iĢgalcilerin etkisi Konya'ya kadar uzanıyor. milli güçler karĢısında tutunamadı ve Ġtalyanların yardımı ile trenle Ġstanbul'a kaçtı. kaçmadan iki gün önce. vicdansız ve akılsız"437[444] Cemal Bey. 8. 2 Ekim 1919..1. KURTULUġ YAKINDI!. Damat Ferit'in Anadolu'daki "son mukavemet noktası". yoksa düĢüncelerimi mi değiĢtireyim (tebdil-i kanaat edeyim)" diye sormuĢtu. ĠġBĠRLĠKÇĠLERĠN BAġININ DEVRĠLMESĠNE GELMĠġTĠ. 444 M.. SIRA. Kuvayi Milliye'nin etkisi de Konya'ya kadar gelip duruyordu. oradan Anadolu'ya geçemiyordu. Tersinden bakarsak. kirli) kalesi" Konya'daki vali Cemal Bey.Kemal'in Sivas'ta yayınladığı Ġrade-i Milliye Gazetesi.. .

13 Kasım 1918-16 Mayıs 1919). Arba Yayınları. .) . Ġstanbul. 2005. M.ARIKOĞLU. . Ġbrahim. 1992. Prof. .. Ağustos 1996. Ankara. Kendi Yayını. Kasım 2005. . Ġstanbul. Ali Sevim. Dr.). . 11. Ġstanbul. Adana. Ocak 2006. M.C. ġengül. Nurten. Dr. Ankara. . Biyografik Roman. Dr. Misâkı Mîllî: DönüĢü Olmayan Yemin. Medenî Bilgiler ve M. Kendi Yayını.ARTUÇ. Oğuz. Doç. Babıali Kültür Yayıncılığı. Ankara Ticaret Odası Yayını. Damar. YayınlanmamıĢ Doktora Tezi. Türk'ün AteĢle Ġmtihanı.ARĠF. Basının Kamuoyu OluĢturma ĠĢlevine örnek Olarak:Hâkimiyeî-i Milliye Gazetesi (1920-1934).AB Komisyonu ’nun Ġlerleme Raporu.KAYNAKÇA . Kasım 2006. Çeviren: Gül Çağalı Güven. SadeleĢtirerek Yayına Hazırlayanlar: Prof. Atatürk Kültür. . H. Prof.. Atlas Kitabevi.. (Eser. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ġstanbul. Akif Tural. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Dr. . Küçük Anılarda Büyük Sırlar (ġeytan Üçgeni Mondros. Ekim 2000'de oğlu Mehmet Korkut Arıkoğlu tarafından babasının adıyla yeniden yayınlanmıĢtır. Ġstanbul.ÂFETĠNAN.ADIVAR. Baskı. Birinci Büyük Millet Meclisi Milletvekili. Mehmed.AKINCIOĞLU. Tarih yok. Hatıralarım (Milli Mücadele). . . A.ARSLAN.. 2000. Mavi KuĢ Yayınevi.ALTINAL. 6 Ekim 2005.Cahit. Benim Sofram Bu.ABA Altından Sopa.ARMSTRONG. Azmi Süslü. 1961. Bozkurt. Truva Yayınları. Ankara.AKAY. Mart 2002. Yeniden DoğuĢ (Türk KurtuluĢ Sa- . Kemal Atatürk'ün El Yazıları. BaĢımıza Gelenler (Bir Ġmparatorluğun Dramatik Kaybı) (93 Harbi'nde Doğu Anadolu Cephesi. Halide Edip. Ġstanbul.

vaĢı). Nisan 2001.Atatürk'ün Bütün Eserleri. Habertürk Televizyonu. Falih Rıfkı. . Ankara Ticaret Odası Yayını.Avrupa Birliği mi. Basım. 1955. Kaynak Yayınları. Pozitif Yayınları. 1 .AYVERDĠ. saat 21. ikinci Cilt (1919-1922). Tarih: 22 Mart 2005. ġevket Süreyya. Kaynak Yayınları. Ġstanbul. Ġstanbul.. . Mayıs 2005. Ġzmir. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. Kasım 2002. Ah! Çanakkale. ġehitkale Yayıncılık. No: BA-01/05. . 2. Hazırlayan ve Sunan: Melih Meriç. . 17 Aralık 2006. Ġstanbul. Yıl:1. Ġstanbul. Mayıs 2000. 12. Remzi Kitabevi.ATAY. Ankara. Türkiye'nin Birliği mi?. Çankaya (Atatürk'ün Doğumundan ölümüne Kadar). Tek Adam (Mustafa Kemal). AYDEMĠR. Ġstanbul. Ġstanbul.Atatürk'ün Bütün Eserleri. "Bir Gece Karanlığında Ġdi. Cilt:3 (1919). Cumhuriyet Gazetesi. Melih. Ġstanbul. Sayı:3.Cilt. "Madam Fogg". . Cilt:4 (1919). 25 ġubat 1969. Temmuz 2006. Ankara. . Milliyet Gazetesi. . Mayıs 1993.AYDEMĠR. 15 ġubat 2002. Kemalizm (Atatürk Ülküsünün BayraklaĢan Adıdır) Dergisi. . Kaynak Yayınları. T. . Ġstanbul. Türkiye Kemalistler TeĢkilâtı'nın Fikir ve yayın Organı.AġIK. ilhan. Cilt: 5 (1919). Falih Rıfkı. KastaĢ Yayınevi. .C. Kasım 2001. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. Kasım 2000.. .. . Ġstanbul. "Menderes'in Dramı".. Genelkurmay BaĢkanlığı Genel Sekreterliği. . Ġstanbul. Çanakkale.20.ATAY.Atatürk'ün Bütün Eserleri. Kubbealtı Lügati. Sel Yayınları.ATAY. Ekim 1962.Basın Kulübü Programı.. Kasım 2005. Ġstanbul. 3 Cilt. Aydın. ġevket Süreyya.AYHAN.Basın Açıklaması. . Falih Rıfkı. Baskı.

Kanaltürk Televizyonu. Kanaltürk Televizyonu. Salı.BOTAġ. Ankara. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu.30. . Genelkurmay BaĢkanlığı. BaĢkanı. . 18 Ocak 2007. Ankara. 2. . Ġstanbul.30.BAYAR. saat 23.BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı.Ceviz Kabuğu Programı. Saat 22. IQ Yayıncılık. Petrol-iĢ Yayını: 102. Genelkurmay 2. 7 Nisan 2006 Cuma. Yayıma Hazırlayan: Atatürk'ün Bütün Eserleri çalıĢma grubu. 11 Ağustos 2006 . Ġzmir BüyükĢehir Belediyesi Kültür Yayını. 2006. Türk Ġhtilâli’nde Vatan Müdafaası.BAYUR. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. . . Haziran 2006. . Celâl. Ġstanbul. Bir Ġzmir Kâbusu (Mütareke ve iĢgal Dönemi Üzerine Yazılar). Ankara. Engin. Misyonerin Soykırım Oyunu. . . 23 Aralık 2005 Cuma.40. Atatürk Hayatı ve Eseri (Doğumundan Samsun'a ÇıkıĢına Kadar). Cumhuriyet Gazetesi Yayını. Kanaltürk Televizyonu. . Ali Rıza. Saat 22. Ġlker.BERBER. .Ceviz Kabuğu Programı. Ġstanbul. Ankara. Kasım 2006.30.Ceviz Kabuğu Programı. 1997.. Ġstanbul. Mart 2002.BAYZAN. Kanaltürk Televizyonu.00. Kanaltürk Televizyonu. Terör Değerlendirme Toplantısı. Atatürk Kültür. 19 Temmuz 2005.Ceviz Kabuğu Programı.Ceviz Kabuğu Programı. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.BAġBUĞ. 2. Yusuf Hikmet. Baskı. 1997. Ben de Yazdım: Millî Mücadeleye GiriĢ. Baskı. . Ankara. 8 Cilt. Orgeneral. Ankara. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. Ġstanbul. Ankara. . Mahmut Esat. 11 Kasım 2005.BOZKURT. Saat 22. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. Kaynak Yayınları. 10 Mart 2006 Cuma. saat 10. Ġzmir. Sabah Kitapları. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu.

Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. 30 Ağustos 2006. Hulki. . BaĢbakanlık Atatürk Kültür. .".CEVĠZOĞLU.". . Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. . Kasım 2006. Ġstanbul.CEVĠZOĞLU. Hulki. 9 ġubat 2007. Yeniçağ Gazetesi. "Kimyasal Silah Deposu mu Arıyorlar?". Ey Türk Ġstikbâli’nin Evlâdı.Yılında Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Uluslararası Sempozyumu'nda sunulan bildiri". .000 adet). Baskı (26. Ceviz Kabuğu Yayınları. Bütün Kaleler Zaptedllmedi. "Aile Ġçi (Siyâsi) ġiddet. "Dayatmalara Boyun Eğilecek mi?". Dil ve Tarih Yüksek Kurumu-Atatürk AraĢtırma Merkezi BaĢkanlığı tarafından düzenlenen "Doğumunun 125. "Genelkurmay BaĢkanının Yüzüğünün Sırrı".CEVĠZOĞLU.CEVĠZOĞLU. Ey Türk Ġstikbâlinin Evlâdı. Hulki.Curna. "Bölünmeye Hazır Türkiye Ġstiyorlar". Yeniçağ Gazetesi. Yeniçağ Gazetesi. Hulki. Hulki. Ġstanbul. 21 Kasım 2006. Hulki.CEVĠZOĞLU. 29 Ağustos 2006. "Daha da KaĢıyacaklar.CEVĠZOĞLU. Yeniçağ Gazetesi. Ekim 2005. CEVĠZOĞLU.CEVĠZOĞLU. Ankara. Hulki. Ankara. Yeniçağ Gazetesi. Hulki. Ceviz Kabuğu Yayınları.. "Anıtı Türkiye'ye de Dikecekler. . Ġstanbul. Hulki. . TDK Salonu. Ġstanbul. Hulki. Kanaltürk Televizyonu. . 27 Eylül 2005.CEVĠZOĞLU. Yeniçağ Gazetesi. Ceviz Kabuğu Yayınları. 4. Hulki. 16. Baskı (26. 31 Ekim 2006. . Ġstanbul. 23 Kasım 2004. saat 22. .Ceviz Kabuğu Programı. Baskı. 12 Eylül 2006.CEVĠZOĞLU. 16 Mayıs 2006. 4. 23 Ocak 2007. Kasım 2006. saat 22. .30. Ankara. Hulki. Ġstanbul. Yeniçağ Gazetesi.30.. .CEVĠZOĞLU. . Ankara.. "Chirac Türk Çocuğu' Çıktı!. "Dünkü ve Bugünkü Ali Kemaller".000). "Çan Sesleri!.CEVĠZOĞLU. Ankara.

Baskı. . Ġstanbul. 15. . Ordu Nereye Gitti?". Millî Mücadele'de "Müdafaa-i Hukuk'tan Halk Fırkası'na" GeçiĢ (1918/1923). Yılmaz.DĠLEK. Baskı. Yeniçağ Gazetesi.ÇÖLAġAN. Hulki. . Hürriyet Gazetesi. Hasan. . Hulki. Yeniçağ Gazetesi. Hulki. Ġstanbul. 20 Eylül 2005. Türk Olmak. Ġstanbul. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 10 Kasımlarda Atatürk'ü Anmak ve Anlamak. Emin. Baskı. . "Peki. 2005..COġKUN. Ankara (Basıldığı Yer: Mart Matbaacılık Sanatları Ltd. . Cumhuriyet Kitapları. Hulki. Zeki. "Ordu Emri Doğru Anladı". . Ankara. Gönüllü DevĢirmeler.". Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. Yrd..CEVĠZOĞLU. ġok.DĠKBAġ. "ġok.CEVĠZOĞLU. 2002.CEVĠZOĞLU. Atatürk Kültür. "Tayyip Bey'in Demir Ağlar Takıntısı". . Hürriyet Gazetesi.. . Hulki. Ġstanbul. .DEMĠR. Ankara. 2000. Ankara. . Kuvayi Milliye’nin KuruluĢu (En Uzun 15 Gün. Ġstanbul.Cumhuriyeti KuĢatanlar. 13 Aralık 2006. Ġstanbul). CHP Kadın Kolları Yayını. Ekim 2005. Eylül 2002. . . Emin. ġti.ÇEVĠK. . 5 Cilt.ÇÖLAġAN. Ya Sev Ya Sevr. "ġimdi Söz Abdüllatif ġener'der. 13 Eylül 2005. Yeniçağ Gazetesi. "Hıristiyan Rektör". 2. Kutsal isyan (Milli KurtuluĢ SavaĢının Gerçek Hikâyesi). Doç. Haziran 2005. 28 Eylül 2006.. Ġstanbul. 24 Mart 2004.. Alev. Bakanlık: APO Meclis'e Girsin!. Zeki.DĠNAMO. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ekim 2005. 4. Ceviz Kabuğu Yayınları. Toplumsal DönüĢüm Yayınları. Ġstanbul. Atatürk Kültür. Tekin Yayınevi. ödemiĢ DireniĢi).CEVĠZOĞLU.. 25 Mart 2005. ġubat 2006. Ceviz Kabuğu Yayınları. Dr. Ankara.CEVĠZOĞLU. Hasan izzettin.

. Ankara. Ahmet. . Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ġstanbul.. Ankara.Doç. Ġkinci Basım.3.ESKĠ. Yrd. Celal.DÜZEL. Omega. . 25 Eylül 2006. . Umay Yayınları. Dr. C. Kemal. Ikırl Yayınları. Ekim 1997.ERGĠN.. . Atatürk Kültür. NeĢe. Ġstanbul.GÜNDOĞAN. Cihan. KabataĢ.GÜNER.Dünden Bugüne Kapitülasyonlar. Ekim 2004. Eren. . Türkiye iĢ Bankası Kültür Yayınları. Ġstanbul. 4.EVSĠLE. Mayıs 2002. . Yalçın. Doç.Dr. Ġsmail Habib Sevük'ün Açıksöz'deki Yazıları (1921/1922) Makaleler-Fıkralar. Hüsrev. Mart 2005. Atatürk Kültür. Mehmet. Tapınak). Ankara. 1990. Büyük Ortadoğu Projesi (Alfa. 20. Atatürk'ün Anıları. Ankara. Bilgi Yayınevi. Dr. Ankara. Komutan Atatürk. . 5 Eylül 2006. Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi. Hürriyet Gazetesi. ismet.EVCĠOĞLU. Ġstanbul. SömürgeleĢen Türkiye. Prof. Ġzmir. Zekâi. Dr. Sayı 66. Yayına Hazırlayan. "Derhal özür Dileyin".EYĠCĠL. Dr. Ġstanbul.DURA. . . 1953. Ankara. Cilt XXI. Sayı:38.. Kaos. "MaraĢ Savunması". 1998. Orhan. Gündoğan Yayınları. . Mustafa. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri’nin Konular indeksi. . Ankara. . Ankara.ERĠKAN.DOĞAN. Karen Fogg Dosyası. Doç.GEREDE. Sayı:61. "Halkın öfkesi Erdoğan'a Soruldu". Baskı. Asır Mecmuası. 1999. Vatanseverin I Ankara Ticaret Odası Yayını. Sedat.. 2005. Mayıs 2006.GÖRGÜLÜ. . Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları. 06 Temmuz 2003.. ġubat 2004. "Pazartesi KonuĢmaları" Radikal Gazetesi. Millî Mücadele Dönemi Beyânnameleri ve Basını. Hürriyet Gazetesi.

Ergin Bulut. Ankara. . Çevirenler: Emre Ergüven. Ġstanbul.JOHNSTONE.GÜRER. Prof. Ankara. t . Kâzım. Haziran 2004. 26 Ocak 2007. Yapı Kredi Yayınları-1568. Prof. NATO ve Batının Aldatmacaları). Defterler (1919-1973). Saat 16. .. Ġstanbul. 4.. Dr. 1997. Saat: 22. . Diana. Cumhuriyet Gazetesi Yayını. Türk Tarih Kurumu Yayını. Türk Tarih Kurumu Yayınları. Dr. Ġstanbul.. Bağlam Yayınları.KAYNAK. 20 Mayıs 2004. Ekim 2006. . Mazhar Müfit. istiklal Harbimiz. Ceviz Kabuğu Programı'ndaki açıklamaları. Günizi Yayıncılık. 1. Ġsmet.40. Yeniçağ Gazetesi. 9 Ağustos 2006.KANSU. Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber. Halil.30. "Kartal Kanadına Mektup". Turgut. 1960. Cilt. KurtuluĢ SavaĢı Ġle Ġlgili Ġngiliz Belgeleri. Atatürk Devrimi (Osmanlı Ġmparatorluğumdan ÇağdaĢ Türkiye Cumhuriyeti'ne). Popüler Bilim Dergisi'nin 1. Ġstanbul. Fethi. .JAESCHKE. Zeynep. 1971.ĠNALCIK.GÜRCANLI. Çeviri: Cemal Köprülü. Mahir. Ġstanbul. Ġstanbul. . 21 Ocak 2007 Pazar. . 10 Mart 2006. Ġstanbul. Türkiye Yayınevi. Altemur. Baskı.Ġskele Sancak Programı. Cilt. Kanal 7 Televizyonu. Ankara. Star Gazetesi. .00. TOBB-ETÜ Konferans Salonu.KARABEKĠR. . Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Karaalioğlu. Derleyen. . Ödül Töreni'nde Verdiği Konferans. Atatürk'ün Yaveri Cevat Abbas Gürer (Cepheden Meclise Büyük Önder Ġle 24 Yıl). Gotthard. Kanaltürk Televizyonu. Ekim 2006.KARADUMAN. . 1. Ġstanbul.ĠNÖNÜ. ve 2. Ahmakların Seferi (Yugoslavya. "Ruhban Okulu ve lana Sırada". Hazırlayan: Ahmet Demirel. Aralık 2001.KILIÇ. saat 22.

Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri. Ankara.MORALĠ. Dr. Prof. Ġzmir BüyükĢehir Belediyesi Kültür Yayını. Utkan. Erol. No: 409.. Ulusal Politika Notları. No: 1563. Kültür Bakanlığı Yayınları. 1993.Ü.. Atatürk Kültür. 2005. Ġzmir. . 1999.KOCATURK. Ankara.S. AraĢtırmalar. Aralık 2002. Ankara. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. . Dr. Ankara. Atatürk Kültür. Ankara. 23 Kasım 2006.Kur'an'ı Kerim ve Açıklamalı Meali. Atatürk Kültür.F. . Ankara. Dr.KOCATÜRK.KOCATURK. Güngör. Ġstanbul. Orhan. . A..MENGĠ. Dr.B. KOLOĞLU. Ulusal KurtuluĢ Süreci ve Kuvayi Milliye. Utkan. 2006. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe (Atatürk ve Yakın Tarihimize iliĢkin GörüĢmeler. 2000. Ankara. Mütarekede Ġzmir. . Ankara. . Yayınları. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Türk Basını (Kuvayi Milliye'den Günümüze). Nail.. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.MANĠSALI.. Hüsnü.. OLCAY.1977. Osman.KOCATURK. .. Basım. Utkan. Utkan.MERAY. "Siyasetin Cilvesi {"Anket ve Lider baĢlıklı makalenin ait baĢlığı). . GeniĢletilmiĢ 2. Ümit Yayıncılık. .. 2005. Dr. Ocak 2007. Dr. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Osmanlı Ġmparatorluğu'nun ÇöküĢ Belgeleri (Mondros BırakıĢması. Ġstanbul. Vatan Gazetesi. .MERDANOĞLU. 1993. Prof. Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi (1918-1938). Ġlgili Belgeler). Prof. Prof. Truva Yayınları. Atatürk Kültür. Türkiye Diyanet Vakfı Yayını.. Prof. Sevr AndlaĢması. Seha L. Belgeler). Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.

ÖNDER. Ġstanbul. Atatürk ve Devrimler) (19 Mayıs 1919 -10 Kasım 1938). . Türk Devrim Tarihi Enstitüsü(TDT) Yayını. Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi. Dr. Bordo-Siyah Yayınları. Zeynep Korkmaz.Nutuk. Ankara. BaĢbakanlık Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü. . . Cüneyd. "Veliaht Abdülmeclt'in Ankara'ya Davet Edilmesi Meselesi'.Nutuk (Söylev) (Gazi Mustafa Kemal Atatürk).Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Ġngiliz ĠliĢkileri (18961922). Ağustos 2005. Türk Devrim Tarihi Enstitüsü(TDT) Yayını. Bugünkü Dille Hazırlayan: Prof.Nutuk (Kemal Atatürk) (1919-1927).Nutuk (Kemal Atatürk). Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. ikinci Basım. Ankara. Doğum Yılı Anısına. 2006. Mehmet.". . Cilt II (1920-1927). . Turgut. Günümüz Diline Çevirip Basıma Hazırlayan: Ord.C. Ġstanbul.ÖZAKMAN. .ÖZAKMAN. Basım. . Ankara. Ankara. Ankara. Turgut. . "Özkök. Vahidettin. Yayın Nu: 76. Hüsrev Gerede'nin Anıları (KurtuluĢ SavaĢı. Türk Devrim Tarihi Enstitüsü(TDT) Yayını.Nutuk. T. Bilgi Yayınevi. Atatürk'ün Yurt Gezileri. Ġstanbul. Mustafa.ÖNAL.. 2004. ġu Çılgın Türkler. ..C. 1967.Nutuk. Yeni ġafak Gazetesi. Dr. T. Ġstanbul.OKAN. . . Dönemin Mizah Dergilerinde Milli Mücadele Karikatürleri (1919-1922). 2006. Kemal ve Milli Müca- . 2000. 1961. M.OCAKTAN. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu. 2006. 29 Ağustos 2006.. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 125. . Mart 2005. Cilt III (Vesikalar).ORAL. Prof.. Mehmet. . Ġstanbul. Haziran 1998. Sami. Ankara. Kasım 2002. Dr. 1961. Cilt: XXI. Türkiye iĢ Bankası Yayınları. 49. Atatürkçü DüĢünce Demeği(ADD) Yayını. Yrd. Doç. Ankara. Cilt I (1919-1920). Hazırlayan: Kemal Bek. Literatür Yayınlan. Sayı: 61. Statükocular Ġçin Zararlı Bir PaĢaydı.

Millî Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi (Adana.. MĠT'in Gizli Tarihi. Dr. Mehmet.ÖZÇELĠK. Atatürk Kültür. izzet. Ġsmail.. Tuncay. Ağustos 2001. Ankara.. 1989. Alfa Yayınları. 2005. 8 Mart 2005.ÖZTOPRAK. Prof.58. yutturmacalar). (Bugünkü Türkçe ile) (24. Eylül 1997.ÖZTOPRAK.2. . Ankara. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Millî Mücadele Yıllarında Balıkesir Cepheleri.Ö2KAYA.dele (yalanlar. ÖZEL.ÖZDEMĠR. . Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Basım. Ântep. Dr. Ertuğrul. Dizi. .. Dr. . KurtuluĢ SavaĢı'nda Türk Basını (Mayıs 1919-Temmuz 1921) (Türkiye ile ilgili dıĢ haberler ve bunların iç basındaki tepkileri). Ankara. Urfa) 19191921. Prof.ÖZTÜRK. Zekeriya. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ankara.1922). Ankara. Dr. 2003. "Üç Güzel Bayrak ve Milli MarĢ". Milli Mücadele'de Atatürk ve Basın (1919-1921).ÖZKAN.'nin Gizli Oturumlarında Atatürk'ün KonuĢmaları. Millî Mücadele'de Güney Cephesi: Urfa (30 Ekim 1918 -11 Temmuz 1920). 1'inci T.1920-25. Ankara. ATO Yayını. BaĢ kaldıranlar. Atatürk Kültür. yanlıĢlar. Atatürk Kültür. Hürriyet Gazetesi.B. Ġbrahim Sadi. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları. Kasım 2005. Türkiye iĢ Bankası Kültür Yayınları. ATO Yayını. 2000. . izzet. Kendi Yayını. Ankara. Ankara. Prof. 2004. ATO Yayını. Ġstanbul.ÖZKÖK. Bilgi Yayınevi. Dr. . XVI. Sa. Doç. Atatürk Kültür. Yrd. .ÖZTÜRK.4. Ġbrahim Sadi. . Yücel. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesine KarĢı Ayaklananlar.. Ġsmail. 1981. MaraĢ. . Ankara. Türk ve Batı Kamuoyunda Milli Mücadele. . . 18. Türk Ordusu.M.M.ÖZÇELĠK. 1989. Mart 2005. Ankara.

Cilt 3. 12. Ġstanbul. ... I. Haluk. Zeki. Baskı. ÇağdaĢ Yayınlan. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu. Ġstanbul. 11. Kemal Atatürk). Baskı.SELÇUK. Tarih:23. Ġsmet Ġnönü (YaĢamı. (Doktora tezi). Atatürk Kültür. Atatürk'ten Hatıralar. Bası. Ġstanbul. Kemal Atatürk). Ocak 2004. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu. Anadolu Ġhtilali. . 3.M.TURAN..SARĠHAN. "KuĢ Yumurtaları". (Nutuk-Belgeler). Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. ÇağdaĢ Yayınları. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. . Yrd. ġerafettin. Prof. Prof. Ankara. Ankara. . Hasan Rıza.SELVĠ. (Gazi M.ġĠMġĠR. Birinci Dünya SavaĢı Sırasında Taksim AnlaĢmaları ve Sevr'e Giden Yol. Atatürk Kültür. YüzbaĢı Selahattin'in Romanı(2). Dr. Rusça Aslından Çeviren: Ataol Behramoğlu. KastaĢ Yayınları. Nisan 2003.. Ġstanbul. 2004.Söylev. 7. . Dr.SOYAK. ġubat 2006.Dr. Ahmet HurĢit. Prof.SELEK. Ankara. Dr. Baskı. Atatürk Kültür. Rahmi. Yapı Kredi Yayınları-2131. Ankara. Mayıs 1999.TOLON. Ġstanbul.. Cilt. Cumhuriyet Kitapları. . 2006. Bilgi Yayınevi. Dönemi ve KiĢiliği). KurtuluĢ SavaĢı Kadınları.ġ. Millî Mücadele'de Erzurum (1918-1923). 2000. Yayın No:11. (Gazi M. TürkçeleĢtirip Basıma Hazırlayan: Ord. Kısaltarak Basıma Hazırlayan: Ord. Mayıs 1978. . Ankara. Cumhuriyet Kadınları Derneği Yayınları. Aralık 2005. ikinci Basım.ġAMSUTDĠNOV. Ġstanbul. 28 ġubat 2005. . Bilâl N. ġubat 1999.Söylev. . Gözcü Gazetesi.. . Doç. Atatürk Dönemi (incelemeler). Sabahattin. A. ilhan. . ..TURAN. Ocak 2006. Ġstanbul. Mondros'tan Lozan'a Türkiye Ulusal KurtuluĢ SavaĢı Tarihi (1918-1923). Doğan Kitapçılık A.

html. . . Hadi.YALÇIN. Fransızca'dan Çeviren: Ekinci. Ankara.hurriyet. 83. www. 10. 29 Temmuz 2006. Yeni Devletin ġafağında Mustafa Kemal (Ekim 1918-Ocak 1920). Baskı.. Eylül 2005.mit.TÜRKMEN. 19. 31 Mart 2006.TURGUT. Atatürk'ün SırdaĢı Kılıç Ali'nin Anılan. .tr/basin32.. Mehmet. . 8 Mart 1995 ÇarĢamba. . . iĢ Bankası Kültür Yayınları. . Sadık.ULUENGĠN. Berikan Yayınevi. Ülkemizi Çevreleyen Tehlikeler. 2002. Emperyalist Yalan Ermeni Soykırımı. Mustafa Kemal PaĢa'nın Anadolu'ya GeçiĢi. Prof.haberturk.ULAGAY. Ġstanbul. 2005.www.com/news/220741. YAMAN. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.gov.Semih.". Yrd. Yasama Yılı. 5 Ocak 2007.. Gözcü Gazetesi. Saat: 08.asp7gids71.com. Derleyen. E. özel Yayın.Türkiye'de Yunan VahĢeti.32.USTA. Hulusi. Mehmet. Dr„ Koca. . Dr.. 17 Haziran 2006. Mart 1974. BirleĢim.htm. Doç. Haber GiriĢi: 16 Mart 2006. Dönem 4. Dr. Dr.www.mil.. 2005. Necdet. Zekeriya. . Ġstanbul.TÜRKER. . Türk Dil Kurumu. Hürriyet Gazetesi.tr/bashalk/konusma_mesaj/2007/konusma_washingt on. Haziran 2006. Prof. Ġstanbul. Ankara. Ocak 2005. .tsk.tr/gundem/4600457. Ankara. Amerikan Basınında Türk KurtuluĢ SavaĢı.www. Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Yayınları. Salim. Digital Kültür Yayınları. 14 ġubat 2007.html. . Antalya.Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı. "Softa Ulusalcılık. "Ġhanet Çemberi!. Atatürk Kültür. Ġstanbul.Türkçe Sözlük. Osman. .

17 Mayıs 1335(1919). . Dr. Ġstanbul.Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe Baskı) . 2 TeĢrini Evvel 1335 (2 Ekim 1919). yıldönümünde -2002. Elmalılı Muhammed Hamdi. 5 Eylül 2006. Süresini Uzattığı Çekiç Güç'ten Yakındı". 2005. .Ġrade-i Milliye Gazetesi. Ġstanbul. Pazar: 18 Zilhicce 1337 ve 14 Eylül Sene 1335 (14 Eylüfl919). Ġstanbul. (Sivas Kongresi'nin 83. Milliyet Gazetesi. Sivas. 24 Ocak 2007. . Mehmet Y.Ġstiklal Harbi Gazetesi.Ġkdam Gazetesi. Ġstanbul. yıldönümünde -2002. Hürriyet Gazetesi. . 17 Zilhicce 1337 ve 17 Eylül 1335(1919). 19 Mayıs 1335(1919).Hâdisât Gazetesi.Ġrade-i Milliye Gazetesi. 1975. "Normal Bir Adam Bunları Söylemez!".YAZIR. . .Vakit Gazetesi. "Gül.Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe Baskı. Kur'an'ı Kerim ve Yüce Meali. Ġstanbul. 18 Mayıs 1335(1919).Kendi Yayını. "BaĢbakanlık Ağzına Geleni Söyleme Yeri Değildir!". Numara: 5. . Sivas. Ġstanbul. Numara:! (4 Eylül Sivas Kongresi'nin 83. Ġstanbul.Vakit Gazetesi. . Ġstanbul. ġenyıldız Yayınevi. Numara: 2. DÖNEMĠN G AZETEL ERĠ: ..) .Irade-i Milliye Gazetesi. 1997. No:139. Önder. Ġstanbul. Sene. Murat. Konya. .YILMAZ. SadeleĢtiren: Sabri Yılmaz.YILMAZ.. Ġstanbul.YILMAZ. Hazırlayan: Ömer Sami CoĢar. 20 Mayıs 1335(1919). 28 Eylül 2006. Sivas. yıldönümünde -2002-Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe Baskı) .Alemdar Gazetesi. . Yeni Ġstanbul Yayınları. (4 Eylül Sivas Kongresi'nin 83. 17 Mayıs 1335(1919). Zaman Gazetesi.

26 Mart 2003. Ġstanbul.GüneĢ Gazetesi. . . 5 Kasım 2006. . Ġstanbul. Ġstanbul.DB Tercüman Gazetesi.GüneĢ Gazetesi. 30 Mart 2006. .AkĢam Gazetesi. .Cumhuriyet Gazetesi. 27 Kasım 2004.Anadolu'da Vakit Gazetesi. 30 Haziran 2004.Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. Cumhuriyet Gazetesi. . Ġstanbul. 15 ġubat 2007. 5 Ocak 2007.Cumhuriyet Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul.Cumhuriyet Gazetesi.Hürriyet Gazetesi. .Hürriyet Gazetesi.GüneĢ Gazetesi. . 15 ġubat 2007. .Gözcü Gazetesi. . . 9 ġubat 2005. Ġstanbul. 17 Eylül 2005.Gözcü Gazetesi. Ġstanbul. 5 Eylül 2006. Ġstanbul. 29 Eylül 2005. . 22 Eylül 2006. . . Ġstanbul. . Ġstanbul. Ġstanbul. 9 Mart 2004. 14 Ocak 2007. Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. . Ġstanbul. .Cumhuriyet Gazetesi. .Hürriyet Gazetesi. .HO Tercüman Gazetesi. . 7 Mart 2006.Cumhuriyet Gazetesi. 31 Mart 2006.Hürriyet Gazetesi. . 6 Aralık 2006. Ġstanbul. . . 30 Mart 2006.Hürriyet Gazetesi. 6 Aralık 2006.Hürriyet Gazetesi. 29 Temmuz 2006. . Ġstanbul.Hürriyet Gazetesi.BUGÜNÜN G AZETELERĠ: .Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. . Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. 23 Kasım 2005. Ġstanbul. Ġstanbul. 31 Mart 2006. 5 Eylül 2006.Hürriyet Gazetesi.Hürriyet Gazetesi. 30 Kasım 2006. 2 Ekim 2004.

Ġstanbul. . 28 Eylül 2006. 30 Haziran 2004. 28 Ocak 2007. 3 Aralık 2004. Ġstanbul.Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. 6 Ekim 2006. . . 28 Aralık 2006. 6 Ekim 2006. . 15 ġubat 2007.Vatan Gazetesi. 28 Eylül 2006. Ġstanbul. . 26 Eylül 2003. Ġstanbul.Star Gazetesi.Yeniçağ Gazetesi. .Milliyet Gazetesi. . . 19 Kasım 2006. 7 Mart 2006. 2 Mayıs 2005. .Sabah Gazetesi.Yeniçağ Gazetesi. . .Milliyet Gazetesi.Vatan Gazetesi.Yeniçağ Gazetesi. . .Milliyet Gazetesi. .Takvim Gazetesi. 25 ġubat 2005. Ġstanbul. . 30 Ekim 2006.Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul.Sabah Gazetesi.Vatan Gazetesi. Ġstanbul. 15 ġubat 2007. Ġstanbul. . 11 Temmuz 2005. 28 ġubat 2002. 5 Ocak 2007. Ġstanbul. 30 Haziran 2004. Ġstanbul. Ġstanbul. 19 Ekim 2006. 24 Kasım 2005. . 26 Ekim 2005. . . Ġstanbul. Ġstanbul.Hürriyet Gazetesi. . .Milliyet Gazetesi.Vatan Gazetesi. Ġstanbul. Milliyet Gazetesi. . Ġstanbul.Vatan Gazetesi. 30 Haziran 2004.Milliyet Gazetesi.Vakit Gazetesi. ..Yeniçağ Gazetesi.Milliyet Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. 8 Kasım 2005. 19 Ağustos 2004. Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. . Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. 14 Aralık 2006. Ġstanbul.Vatan Gazetesi. Ġstanbul. 23 Mart 2005.Vatan Gazetesi. .Sabah Gazetesi.Milliyet Gazetesi. . Ġstanbul. .

Yeniçağ Gazetesi. .Yeniçağ Gazetesi. 20 Kasım 2006. Ġstanbul. 16 Ocak 2007.Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. 30 Mart 2006. 15 ġubat 2007.Yeniçağ Gazetesi. 14 Ocak 2007. 28 Eylül 2006. Ġstanbul. . . .Yeni ġafak Gazetesi. 30 Kasım 2006.Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul.. .Yeniçağ Gazetesi.Yeniçağ Gazetesi.Yeniçağ Gazetesi. 14 Kasım 2005. . . Ġstanbul. Ġstanbul. . . Ġstanbul. Ġstanbul. 7 Mart 2006. Ġstanbul.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful