You are on page 1of 54

lqi\nthn

sitaryer5 Mull* (1) vweet 20.00

\itellul.a.

1928-1938 DONEMi TORISIYE' SINDE SiNENIA PZERiNE "DIFONCELIR"*


Girls Bugtine degin Ttirk sinemasuia pek cok sey yazildi, filmlerin elestirilerine, sinemarruzin icinde bulundugu bunahmlara Min gazete ve dergilerde sayfalar aynldr, tartismalar dtizenlendi, seminerler yapildi. Dirk sinemasuun ekonomik sorunlanyla, sanatsal dtizeyi tizerinde cokca duruldu. Btittin bu konusulanlarda agirlilc "bugtin"e verildi; bugtinti handayan gecmise fizlaca deginilmedi, yeterince inceleme yapilmadi. Bir ulkenin toplumsal yasami icinde yer alan lcurumlar, o tilkenin tarihsel gelisim stirecinde ele alindiginda, buna kosut olarak lcurumlann tarihi bilindiginde, "biigtin"e iliskin yonunlann ve gelecege yOnelik Onerilerin saghkli bicimde yapilmasi olasi hale gelir. OlIcemizde bu yOnii ihmal edilmis lcununlardan birisi de sinemadir. Sinemanur ne oldugu tiz.erinde dunnaya gerek yok. Sinemayla ilgilenen hemen herkes bu konuda yeterli bilgiye sahiptir ve gercekci yorumlar yapabilmelctedir. Aslinda sinemaya dogru degerlen-dirrneler illkemizde cok uzun zamandan beri yapilagelmek-ledir. Ancak, ne oldugu bilinen bu cok kunimun isleyisini, diger lcurumlarla ve film toplumsal yapiyla etkilesimini ve gelisimini anlamak ya da tumunu bir icinde acildamak pek de kolay bir girisim degildir. Boyle bir acrklamanin -kesin ve genel bir dogru getinnese bile- yapilabilmesi, _ Oncelikle genis caph ve cQ1ytirilll bir arastirmayr gertIctiriyor. Sinema icin bu- tiirden derinlemesine incelemelerin yetersizliginin lcuslcusuz bircok nedeni var. Nedenlerin basuida belki de, bilimsel arastirma geleneginin, ondan da Once, beige saldama, gelismeleri izleme shskanliginin yetersizligi gelmelctedir. Resmi belgeliklerde bile sinemamiza Riskin yeterli bilgi kaynagina rastlanrniyor. ellerinde daginik olarak bulunan -ve zarnan gectikce ttimtlyle yok olan- her ttirlti kaynagi bir araya toplamak da olanaksiz gOriinmelctedir. Bir baska Onemli neden olarak, tilkemizde sinema ilk kez 1982 ythinda yaylnlanmitir.
6

Turk Sinemasi Uzerine Yazilar alarurun bilimsel arastirmalara konu olacak denli ciddiye aluunarsuu gOstermek yanks olmayacaktir. Cogrenim lcummlan sinemaya bu acklan gereken agrrhgr c.ok uzun sure vermediler. Ekonomiden sosyolojiye, sanat tarihinden psikolojiye dek pek cok bilim datum inceledigi sinema olgusu tizerine cltinyada her yil ytizlerce kitap ve makale yarmlanmaktayken, Ulkemizde, bu tiirden turn yaymlann toplami bu sayiya ulasamamalctachr. Sinemamizda fiilen calksanlar da -ozellikle ticari sirketler- pek bib/ilk risk tasidiguu sOyledikleri bu dalda hi9bir arastrrmaya girismemis, yalmzca gOzlemlerine dayanarak ya da somut kosullann yeni uyarak yOnlendirisine yetinmislerdir. Sinema sanayisi ozel girisimce yurutulen alkelercle, her ticari alanda oldugu gibi, talep arastirmalan vb. yapan birimler varchr ve egitim kurumlanyla yarthmlasma i9inde her ttirlii bilimsel inceleme stirdikillmelctedir. Uzun di5nem i9in program ye planlama yapma gereksinimi duymayan sinemacilanmiz ise kendilerini olaylann alusma bualcmis gOrtinfiyorlar. Nitekim, ulke ekonomisindelci ve toplumsal yasamdalci her dalgalanmadan 9ok agir bi9imde etkilenmeye de devam ediyorlar. Son bir neden olarak sinemamn olanaklanrun ve Oneminin tilkemizde anlasilamadigi, dolayisiyla gerekli ilginin gOsterilmedigi alda gelebilir. Fakat bu yazsun konusunu olusturan diinemde, hatta 9ok daha Onceleri sinemanm ciddiyetinin, olumlu ve olumsuz kullamm olanaldanyla "tehlikesi"nin farkma vartlmis oldugu anlastlmalctachr. Dar kapsamli bir arastirmayla bile, hem siyasal cevrelerin hem de aydinlann, en az bugunku kadar sinemaya Onem verdilderi ortaya 911uyor. iste aril ilgin9 ve celislcili durum da buradan Icaynaldaruyor. Uzun yrllar boyu sinema sanayisini ve gefistirici, lcadrolann duzeyini yiikseltici, bu sanatin daha etkin lcullarunu, yerli filmlerin yabanci filmier karstsmclaki durumunu guclendirici hi9bir etkin girisim gOzlenemiyor. cok kez deginildigi gibi, siyasal iktidarlann sinemaya yalclasirm, dikkatlerin siyasal sistem ve ahldk agsmclan dogabilecek tehlikeler ilzerinde toplanmasi, film yaptmtyla gosteriminin denetlenmesi biciminde olmustur. Ileride giirecegimiz gibi, sinema aynca vergi kaynagi olan bir eglence yen olarak ele ahnms, tam ticari Etaliyetlere uygulanan itli yasa, tuzuk ye yOnetmeliklere tabi kiluunishr.

Nilgun Abisel Bu yazida, 1928-1938 dOnemi Tiirkiye'sinde citli cewelerin sinemayr nastl degerlendirdigi iizerinde dumlacalcnr

Kac Sinema, Kac Seyirci, Kac Film?...


1928-1938 dOneminde iilkemizde sinemaya nastl bakildtguu ele almadan once, salonlar, seyki, bilet fiya/lan ve filmlere bazt acrldamalara yer vermek gerekiyor. Inceledigimiz d6nemde sinema salonu ve seyirci saytlanna ililcin, ' Dike capinda kesin bilgiler bulmak pek de olanalch gOrin untiyor. Ancak bazt gazete haberlerinden ve birkac kaynaktan " Ozellikle Istanbul -ki 7n ten bu dOnemin sinema salonlamun ve seyircikrin biiyiik bolumu bata Istanbul olmak iizete birkac bOytik kente toplanm4t- sinemalanna ilikin bazt veriler elde edebiliyoruz. Omegin, 1929-1933 yillannda isturbul'da otuz bed, 1935-1949 dOneminde ise kuk sinema varch l . Bunlann kapalt ml, yazlik mi olduldan konusunda bilgimiz yok. Ancalc, kent niffusunun artima kout olarak sinema saytst diizertli olarak artmrtir. 1929 yth icin genel bir toplama, Resimli Uyamy talci bir yazida rastlryomz. Buna Ore, Tiirkiye'de 200'e yakin salon bulunmalctaye. Salonlann koltuk kapasitelerini de bilmiyoruz. Bazt gazete ve derzilerde, Avrupa ve Amerika'ya oranla bizdelci salonlann Ictictik oldugu belirtilmi 3 . Buyuk salonlara duyulan Ozlemi apgiclalci alinticla bulmak olasi:
Gloria sinemasi yalruz Ttirkiye'nin degil hatta Balkan devletlerinin en bUyilk sinernasi olacaktir. Her ttirlil tezyinatla -- t Abisel, Turk Sinemasmin 41ey4i ye Sorunitrm, Doktora Tezi, Teksir, Ankara, 1978, s. 142. 2 "Ttirk Resimli Uyanis, 1929, S. 1720-35, s. 562. 3 "Bugtin dunyada 130 bin kadar sinema salonu oldugu hesap Bunlarin her birine, her gun 100 kisinin girip eiktigim tahmin etsek biittIn dunyada gunde 130 milyon insanin sinema salonlarina dolup bosaldigint Viz &Wile getirmis oluruz. Halbuki gunde yalniz 100 kisi kabul eden sinema bizdekiler veya bUttin sarktakiler gibi bazt mandut yerlerde bulunanlardir ve Avrupa'nin, hele Amerika'nin binlerce sinema salonunun beheri her gun onbinlerce kisiyle dolup bosalmaktadir." I. A., "Sinema Salgini", 7 Gun, 1935, s.109, s.7.

Turk Sinemast Uzerine Yaztlar


stislenecek ve son sistem sesli sinema makinalariyla techiz edilecek olan bu yeni bina tam 2000 ki4i istiap edecektir. En yeni ve en meshur filmleri gOstermek icin de imdiden btlytik film irketleri ile temasa gecilmeye baslanmitir... Boyle azarnetli bir bina inasina baslanmasi, artik sinemanin memleketimiz icin de ne maim bir ihtiyac teskilekiecegini anlatmaya kafi geleb i I ir. Mtiteebbislerini tebrik ederiz4 .

Buradan, sinemalanrruza sesli aygitlann cok lusa bir stile icinde girdigi anlasilmalctahr. Yerli sinemaseverlerin sesli filme buyuk ilgi gOsterdigini, yine Resimli Uyamftan Ogfeniyoniz. Derginin 16 Ekim 1930 tarihli sayismda cok biiyiik boy bir artist fotografi altmda sOyle deniyor; Sesli film sinemanin beynelmilelligini kaybettirir, dediler. Halbuki hic de dedikleri cilcmadi; Fransizca, Almanca, ingi I izce filmlerin Istanbul' da gOrdLigti buyuk ragbet meydanda Sesli film gOsteren sinemalarda yer bulmak kabil olmuyor. Btittin halkin lisana asina oldugu iddia edilernfz, lisan bi I meyen de 'fan, fin, fon ' kaqisindapekalazevk duyuyor .
Sesli filine cok cabuk gecildigirn gazete ve dergi ildnlanndan da

ogreniyoruz:
ilaveten sOyleyelim ki, Parisli Sarkici yalniz sesli degil, Yani artistlerin hareketlerine mutabik muhavere de duyulacaktir. Bu itibarla bu filmin gosterilmesi sinema alemimizde btlytik bir yenilik te4lcil eder. Sedayr nakledecek olan alet Western Electric Sirketi manulatmdandrr6.

baslca bir bilgiye 1 Ocak Salon ye gosterici aygit saps= 1936 tarihli Yeni Adam dergisinin ic haberler sayfasmda rasthyoruz. Buna gore, 1936'da ulkemizde 685 sinema salonu, tic bini sesli, 5300 gOsterici -seyyarlar dahil- vardir. Bu arada bazi
4 "Yeni Bir Sinema; Gloria", Resimli Uyanq, 1930, S. 1762-77, s. 399. 5 "Sesli Film Btiytik Ragbet Goruyor", Resimli Uyatzt$, 1930, S. 1783-96, s. 317. 6 Maurice Chevalier'nin bu filmi Elhamra sinemasinda gOsterilmis. Resimli Uyanq, 1929, S. 1731-46, s. 754.

Nilgiin Abisel

yatandaslanmarn film cekicileri gelistirdiklerini de ogreniyoruz. Omegin 7 Gan'tin 1935 yam ait bir sayisinda ilginc bir yazi var, Suat Aral adh bir memur "Sesli Sine-Suat" aduu verdigi film celcici aygit icin on bes yillik `ihtira berate alma. Dergi, bir sermayedarin ilgisi oltusa, makineden yararlamlabilecegini, "piyasaya cikligi uyandtracatakdirde bu makinenin Avmpa'da bile bpyilk bir gull" belirtiyor7. Bilet fiyatlanna gelince, yine bazi yazilardan ipuclan bulmak olasi. 1932'de Ogrencilere dagmlinak ilzere yirmi lcumsluk Bu davetiyeler okul mildarlerine sinemalar tarafindan siralarda sinemalar haftada iki kez Ogrenciler kin ucuz matineler dtizenlemelcteydi s . Yazhk bahce sinemalarindan birine giris iicreti olarak -Baglarbasi Hale Sinemasi- Ismail HaIdu Baltactoglu 1937'de be.' kuru. Odediginden see ediyor. Ancak bu yillarda bilet fiyatlaruun oldukca yiilcsek oldugundan yalunmalar var:
Sinemalarda fakir halka aynlan yer birinci mevki ile perde arasmda pek dar bir mevkidir. Bu mevkide, 40-50 kurusa, basuuzi kaldumak suretiyle sinema seyretmek bayagi bir iskencedir. Fakat sinemaya az para ay umak mecburiyetinde olan kimseler bu iki saat boyunlannin agnmasuna tahammill ederek sinerna ihtiyacuu temin etmekteler. Bu seviyedeki halk icin ucuz sinemaya ihtiyac var... Icpde btlytik fikirleri tasiyan filmleri halka ucuzagOstermeliyiz

Ayni yil faikrimet biletlerden kesilen resim y e harp-larda bir indirim yaparak, herkesin daha kolayca sine-maya gitmesini saglamaya calisiyor. Buna ileride yineden dOnecegiz. DOnem boytmca taranan dergilerden seyirci sayilan konusunda da bazi ipuclan yakalanabiliyor. Omegin, 1933'de Istanbul'da 2.881.036 kisi sinemaya gitmis, ya da bu kadar bilet salamis. io 1938'de ise sayuun on milyona yaldastigi be-lirtihyor .
"Bir Ttirktin teach", 7 Gun, 1935, S. 117, s. 9. 8 R. F., "Kalemin Ucundan: Sinema", Resimli Uyanq, 1932, S. 1856-171, s. 235. 9 Htiseyin Avni, "Halk icin Radyo ve Sinema", Yeni Adam, 1938, S.221, s. 4. I "Istanbul' da bir ytlda sinemaya gidenlerin say's' on milyon kadar imis. Sinemalann hall, ktiltr ve kafa ile olan aldkalan gi5z

10

Turk Sinemast Uzerine Yazilar Demem icinde halkevleri de film gOsterileri dtizenlemistir. 1935 yrlmda AnIcara'da yapilan parasiz acilchava gOsterilerinde her aksam iki-tic bin ki.inin cesitli filmier izledigi biliniyor l I . GOsteriler 1939'un yaz aylannda da stirmtis ve toplam 156.000 ki.i filmleri . . 12 tzlemis . Aym yil 124 halkevinin faaliyetlerine Riskin tabloda 1330 temsil, 1049 konser vb. yarunda 713 film gOsterisi de yer alwor", Cllkii'den 1937 yth icin yalruzca Ankara'da ve iki ay boyunca 6 film gOsterildigini, bunlara 32.500 lcisinin katildigun Ogreniyoruz". Sunulan filmlerin cogunun alctiialite filmleri oldugu izlenimi doguyor, ancak zaman zaman fakir nitelikte filmlerin gosterildigi de anlasthyor 15 . Halkevlerinin sinema faaliyetleri icin saglanan kolayhIclara yeniden dOnecegiz. Bu diinemde sinema seyircisini kimlerin olusturdugu da ilging bir konu. GOsterilen filmlerin cok btlytik Idsminur yabanct kaynalch oldugu dtistintiltirse, buyuk kentlerdeki orta sunfin list kesiminin bunlara ilgi gOsterecegi sonucuna vanlabilir. Ancak yabanct dil bilmeyen kesimin y e dar gelirlilerin de "dublaj" baslayincaya dek sesli filmlere yogun ilgi gOsterdigi ortaya crIcryor. Bunu, diger eglence olanaldanrun tilkemizdeld suudiligura baglamak da olasi. Diinem boyunca yaymlanan sinema yazilanndan, seyircinin Onemli bir ldsnum genclerin, ogrencilerin daha Otesi coculclann olusturdugu anlasilmalctachr. Ancak bu yargilar lcisisel gOzlemlere dayandigindan kesin dogruiar olarak ele ahriamaz.
Memleketimizde sinemanin tesir sahasi gittikce genilemekte bulundugu icin, film secmek meselesin in de ciddi memlelcet me-

Ontinde tutularak Istanbul halkinin sinemalardan ne cok istifade ettigini anlarstniz.", Yeni Adam, 1938, S. 214, s. 2. 11 "... ilk Once Iran Sahinin yurdumuzu ziyareti dolayisiyla CHP plan btlytik film burada gOsterilmitir." tarafindan "Acik Sinema", Ulku, 1935, C. 5, S. 30, s. 478. 12 MOnir Hayri, "Sinemave Egitim", elicit, 1936, C. 6, S. 36, s. 428430. 13 Yucel, 1937, S. 26, s. 77. 14 Ulku, 1937, C. 7, S. 38, s. 160. 15 1937' nin 17 Subati'nda Ankara Halkevi 'nde dilzenlenen PuOcin Gecesi'nde, eserlerinden cekilen Dubroskoy adli film Yeni Adam, 1937, S. 166, s. 15. 11

Nilgiin Abisel
seleleri arasina ginnesi ltizumuna inaniyoruz Mernleketimizde en cok sinemaya gidenler; talebeler ve okumus k imselerd irt6.

On alts yasmdan ktictilderin sinemalara ahrup ahnmamasi konusuyla ilgili olarak yayimlanan bir yazidan, sinema merakmm coculdar arasinda ne denli yayguilasligt anlasiltyor:
Coco gun eglenecegi yer yok. Fakir cocuk... btittln hafta : biriktirdigi pars ile parodiden olsun seyredebildigi sinema yegane zevkidir. Hicbir gocuk yoktur ki Shirley Temple' in ismini bilmesin. Hicbir cocuk yoktur ki iki el inde iki tabancasi, annul tisttinde ocar gibi giden bir kovboyun heyecanina katilip Wain haftaonun tesiri altindalcalmasin .

Coculdann sinemaya gidisine iliskin farldi bir OA* ise 1932 yilmda rastladik:
Istanbul sinemalarinin gOsterdigi filmier ise hafif operetler, ask maceralan hatta bazen dilsktin kadinlann hayatlaridir, iste 1218 yastndalci talebe her hafta bu filmleri seyrediyorlar. Bugtin sinema ba.ka memleketlerde en iyi terbiye ve tedris vasitasi olmustur. Eger biz bu kabil filmleri cocuklartmiza gOstermek icin Idam gelen para ve teskilattan mahrum isek hip olmazsa I ise, orta mektep talebesini, dans etmesini, kur yapmasini, sampany a ignesini, tuvalet giymesini, hiyanet etmesini Ogreten filmlere gOndermeyelirn

Ama coculdar sinemaya gitmek icin her careye basvuruyorlardi:


Istanbul'da sinemaya gitmek ihtiyaciyla iki Ordegi sarho ederek calan on bir /9e on iki yasuidaki iki cocuk yirtniser gun hapse mahkfun oldu

16 MedihaBerkes, "Hollywood", Yeni Adam, 1938, S. 214, s. 19. 17 "Sinema cocuklar icin Zararli Midir, Degil Midir?", Resimli Uyanq, 1938, S. 2176-491, s. 377. 18 R. F., "Kalemin Ucundan: Sinema", a.g.m. 19 Yeni Adam, 1936, S. 155, s. 5.
12

Turk Sinemasi Uzerine Yazilar Sinema Mecmuasz 'run, 1936 ytlt 80'inci sayisinda bu konuya ilikin daha geni kapsamh bir yazrya rasthyoruz:
23 Nisan cocuk hafiasinda bt1tiln TiIrkiye dahilindeki sinemalar bir gun muayyen saatlerini cocuklara tahsis ederler ve onlara parasiz olarak salonlanni Nadu. Fakat 9ocuklar bu seanslarda Nast! bir filmle kar4ilasirlar? Bunu dilsiinen bile ne yoktur. Halbuki bize, yalniz cocuk hallasmda degil, her vakit cocuklar i9in hem eglenceli hem de faydali olabilecek filmier getirilmeli; bu filmleri ya umumi sinemalann muayyen giin ve saatlerde cocuklar icin yapacaklan seanslarda gOstennelerini ternin etmeli, yahut da cocuk sinemalari yapip bunlan oralarda gOstermelidir. Bugtin icin 9ocuk sinemalan yapmak biraz Bu devlet tarafindan yapilabilir. Hususi sermayeler 9ocuk sinemasiyla kendilerine en kfictik bir kazan9 temin edemezler. Nihayet bu filmlerin umumi sinemalarda gosterilmesi ciheti kal ir ki, bunun icin de yine devletin yard= lAzundir .

Biraz da bu yillar boyunca gOsterilen filmlete gOz ataltm. 1929 ytltnda yeni sinema mevsiminde bir yerli film var: Ankara Postasi. Giisteri programlanndaki diger filmier ise tumuyle yabanct yaimmt. Bunlara bir Icac omek verelim:
Elhamra'da Kizil Kadin, sekiz kisim, Columbia Film Inhisari: HaKa Film; Opeia'da Kadinin Harbe Gidisi; Elham-ra'da 2 Ekim'den itibaren Ankara Postasi gosterilecek2t. Bir sonraki hafta ise Melek'de, Amerilcan yaptmt Ug Sib/Wirier; Asri'de, Alman yaptrm Kadmin lzdirabt; Majilede Cants Kadin; Etuval'de Gard ve daha sonra Kanli Denizler... iki hafta soma. Majik'de Paris Bakiresi, Etuval'de SOzde Bakireler, Asri'de Spaventa (Maglup Olmaz) Alkazar'da Yamyamlar Arasinda...

20 "Cocuk Filmleri Getirilemez mi?", Sinema Mecmuast, 1936, S. 80, s. 2. 21 "Sesli Filmlerden Birka9 intiba", Resimli Uyantq, 1929, S. 1728-43, s. 708 13

Nilgun Abisel Bu yillarda bazi sinemalania filrnlerin yarn sira baska gOsterilere de yer veriliyondu. Bu durum, sinemalar arasi relcabetle ilgili oldugu gibi, eski gOsteri geleneginin bir devami da sayilabilir22. Yerli ve yabanci filmier arasinda dengesizlik daha sonraki yillarda da stirecektir. Omegin 1935 yrlinda yine bir tek yerli film varken, yalnoca Istanbul'daki sinemalanv on yedisinde toplam 322 degisik yabanci film gOsterilmistir 23 . Bunlann cogu Arnerikan (Hollywood) yapimi, dig' erleri ise ba.ta Alman yapimlan olmak there diger Avrupa tilkelerinin filmleridir. Bu filmier arasinda ask filmleri ve melodramatik milzikaller oldugu kadar, King Kong'un Ogiu, Korkung Ev, Zombi-Yagiyanler gibi korku filmleriyle polisiyeler de var. Ayni yil gOsterilen $andu-Sihirli Ada filmini Alkazar sinemasinda birinci hafta 15.000, ikinci hafia ise 25.000 kisi izlemis2A. Film daha sonra ikinci, iiriincii vizyon olarak birkac yil daha sinemalarda gOsterilmis, !small Hakki Baltacioglu bu konuda sunlan yaziyor:
Ne garip tezat degil mi,ma-nleket imparatorlugu yikiyor, hi lafeti ve softaligi yikiyor, evliyalar mezhebini, adage yikiyor, bilsbtittin laik bir terbiye yolu tutuyor, fakat kapitalistlerin filmleri bizim halkimiza kilise, papaz, btlyti, sir, militarist asisi getiriyor. Denilebilir ki bunlar flmdir ve hicbir zarari yoktur. Otomobil direksiyonunu sofOrstiz yuruten, istedigi zaman gOzden nihan olan, istedigi zaman tabiatilstti iistadlan yardima cagiran Sandu filmini gOrdtim. Sinernadan ciktiktan sonra rastgeldigim cocuk ve genc adama sordum: Nasil buldunuz filmi? dedim. Cok giizel, dediler.... Din propagandasi yapan bir sot% My(' yaban bir biiyucii, yabanci devlet propagandasi

22 "Ferah Sinemasinda Sibirya, ayrica varyete...", Resimli Uyanq, 1930, S. 1744-59, s. 112. "Milli Sinemada Tarzanin Intikami, 20 Kistm, aynca variyete, artistik danslar", Resimli Uyanu, 1930, S. 1760-75, s. 368. 23 Nilgun Abisel, "Uluslararasi Film Pazari ve TOrkiye", BYYO MI& 1977-1978, BYYO Matbaasi, Ankara, s. 152. 24 Cumhuriyet, 28.10.1935, s. 4. 14

Turk Sinemast Uzerine Yaztlar


yapan bir casus ne kadar tehlikeli ise bu filmier de o kadar tehlikelidir25.

ilginc olan bir diger nokta da, bu dOnem boyunca filkemize getirilen yabanci filmlerin cogunun en frla iki-iic ytllilc olusudur. Omegin, 1937 yill yapimi olan San Esirler 1938'te istanbul'da "hafialarca, birlcac sinemada" birden gOsterilmistir26. tutacak bir giriSinemaya gOsterilen ilginin derecesine simden stiz etmeden gecemeyecegiz. Bu girisim 7 Gun dergisinin 1933'de dilzenledigi, belki de ilk senaryo yansmast olan "Sinema Sevenlere Mevzu Mtisabakast"dir. 13. sayida Han edilen27 yansmaya 216 mev2u geliyor, bunlardan on sekizi aciklaruyor ama ilanda sedi edilen yarrilama ve film yaptirma girisimine rastlanmiyor. Ashnda 1928-1938 yillannda Olkemizde topu topu on tic uzun film yapilims 28 . Ustelik bu filmlerin yapimini tistlenen bir tek firma olamk var: Ipek Film 29 . 1928 yiltnda kurulan bu firmaya Nizamettin Nazif sunlan yazryor. Miltevazi bir anonim sirketin tesebbilstiyle yeniden canlanan
yerli filmcilik eger ilk eserlerini fevkalade 'Direr sanat vesikasi halinde veremedi ise, bunun karsisinda dtisman bir cephe kurmak insafsizlik olur... Eger ipekci stildyosu teknik unsurlanni, yani cok paraya mal olan makina kuvvetini artiracak olursa, cihan sanat borsasinda Ttirkiye marlcalan mevcut 30 muvazeneyi sarsabilecektir .

25 tsmail Hakki Baltacioglu, "Kiliseci, BOytictI ve Emperyalist Filmier", Yeni Adam, 1937, S. 198, s. 2. 26 Hiiseyin Avni, a.g.m. 27 "S inema Sevenlere Mevzu Mtisabakast", 7 Gun, 1933, S. 13 ve S. 22, s. 16. 28 Bkz. Ek-1. 29 1933 yilinda tstanbul'da bazi btiytik sinema sahiplerinin bir film sirketi kuracaklan haberine rastliyoruz. Bu sirketin "sesli ve sarkili milli filmier" cekecegi ve kendi sinemalannda gosterecegi belirtiliyorsa da daha sonraki yillarda boyle bir girisimin F ercekleemedigi anlasiliyor. 7 Gun, 1933, S. 14, s. 16. Nizamettin Nazif, "Bizde Sinemacilik", 7 Gun, 1933, S. 4, s. 5. 15

Nilgiin Abisel Yazar, bu tek sirketten btiytik seyler bekliyor ama umutlaruun gerceldesmedigini biliyoruz ipekciler, film yapunctligirun yam stra ve seslendirmeciligi de yamorlamli; dolu film ithalatt, kendi salonlan da varch. Dublaj ve ithdlat, Ipek Film'e astl lctin getiren alanlar olmustur31. Yabanct filmlerin say' olarak fazlaligrna ve gotdiigu ilgiye deginmistik. Kuslcusuz, bathlasma cabasmda olan bir tilkenin -bu Ozlemi yasayan- aydut sayilabilecek kentlileri, Batedan gelecek her filme stireldi bir talep olusturacakti:
Sinema bu memlekette mOnevver halk tarafindan pek ziyade ragbet gOrmektedir. Opera, Majik, Melek gibi sinernalar, kibar seyircileri Amerikan filmleriy le cezp ediyorlar .

Boylece Cumhuriyet'in ilk yillannda arastirmalanna baslayan kisa surede Turkiye pazarini ttimtiyle ele Amerikalt gecirivermislerdir. Yetersiz olanaklarla kurulmaya ca1i i1an yerli sinemactligin uriinleri ya da yerli filmier, ithal edilen yabanct fihnlerle ne nitelik ne nicelik yOniinden yansabilecek bir duzeye ula,samayacalcn. Nitekim daha 1929'da bu durumun Euianda olanlar vardi. Resimli Uyamem 1 Agustos 1929 tarihli sarstridaki bir yaztda "aim ve seyredici vaziyette olan" Turkiye'nin sinemadan hicbir yarar saglayamadigi, buna IcarsiltIc "her sene Garba avu9 dolusu para cikarchr belirtiliyor ve yabanci filmlerde "yabanci insanlar ve vakalarla" kmtlastp bunlardan alman "heyecanlarla sarsilarak ruhumuzun a9 'Galan bir kOsesini doyuruyoruz" deniyor. Yazara Ott "film hayati bizde de inkisaf etmis bulunsa hi9 stiphesiz yabanct eserleri teesstir ve heyecanlanma icin bir yardtmci olarak beklemeyiz". Kemal Film'in 1922-1924 yillannda yaptigt yerli filmlerin "halkta umulmachk bir alaka" uyanchrdigi ve "mtitesebbislerine de oldukca menfaat temin" ettigi anlatilchktan sonra bu filmlerin "fakir

31 Bkz. Nijat Ozon, Tiirk Sinema Tarihi, Artist Yay in lari, Istanbul, 1962, s. 89-93. 32 Resimli Uyanis, 1929, S.1720-35, s. 562. 16

Turk Sinemasi Uzerine Yazilar

teknikleri" ytiztinden "ecnebi rekabetine kart mticadele erlecek kudrette" olmadiklan vurgularnyor33. Yerli sinemacilik, sermaye, emek ve sanatsal duzeyi ile yabanci filmlerle rekabet edemediginden, ipek Film de ticari crkarlanni gtiz online alarak yapimcilik calismalanna tic yillik bir ara verrnistir;
Bizde 15-16 seneden beri ufak tefek yerli film tecrilbeleri yapildt, hatta dOrt-bes sene evvel ban tesebbils sahipleri, Nisantast 'nda bir ekmekfabrikasint film sttidyosu haline getirip, orada list tiste birkac film de cevirdiler. Fakat isin basina gecenlerin isten anlamazligt ve bizim halkm psikolojisini pek yanlis kavramalart ytiztinden iyi niyetle baslantlan bu yanda kaldi, satfedilen para ve emekler bola gitti. Bu hususi tesebbLis ve gayretin ifiastna daha baska miihim sebepler de amil olmustur. Amerikan ve Avrupa filmciligi ve sermayesi yantnda bizim yerli filmciligirnizin pek ctliz ye kucuk kalmast, onlarla rekabet elmek imkan ve ihtimatini ortadan kalchrnustin film endUstrisi icin cok sennaye gerekir. Ticari mesele olarak ele alinca bizim piyasarruzm daima yilksek masraflan gerektiren bbyle bir endilstriyi tek basina beslemekten uzak oldugunu gEorilitiz34.

Bu yaztrun yamlandigi yilin sonlannda ipek Film yeniden yapimciliga dOndti. Bunu Ihsan Ipekci sOyle acikliyor: Bu yil sinema ve film vergileri cok indirildi. FlUktimet bu sahada btlyilk fedaka'rliklar yapmts bulunuyor. Biz de, hemen hemen Olme raddelerine gelmis olan Turk filmciligine bu tesvikten curet alarak yeni bir hayatiyet verniek istiyoruz DOnem boyu yapilan yerli filmlerin citli nedenlerle ciddi elestirilere urgadigini, yine, alctanlan dU.Uncelerden crkannak olasi.
33 "Turk Sinemactligi: Yeni Bir Film, Ankara Postast", Resimli Uyanr4, 1929, S. 1720-35, s. 562. 34 Salih N. Urallt, "Yerli AkttIalite Filmleri", Ar, 1937, S. 2, s. 11. 35 OzOn, age., s. 104. SOzti edilen indirimlerin 1938 yilinda yasalarda yapilan degisikliklerle elde edilmis olmasi gerekiyor. Ancak adt gecen kaynaktaki tarihte gOze carpan bir yillik fark dikkat cekici.

17

Nilgzin Abisel

Gercelcten, dOnemin Ethnlerindeld tiyatrovari hava ve yetersiz sinema dili, tizerinde durulan Onemli noktalar olmustur. Farkh icerik ve bicim denemeleri Turk sinemasmut bugiintinti bile etkileyecek nitelikte olabilirdi. Seyirciye yabancr filmlerin veremedigini ya da klasini yarn yerli filmier, bir de Darillbedayi dismdalci kisilerce dolayrsiyla daha faridr ve sinemaya Oz0.1 bir anlatim bicimiyle sunulsaydr, salonlann yaygmlasmasi, bOylece seyirci talebinin artmasiyla guclu bir ic pazann olusumu saglanabilseydi; belki de yapimcr finnalar hasilat dastildtig0 nedeniyle film tiretiminden vazgegmez1emii. Dunya sinemasmin gecircligi asamalar ye bu dOnemde vardigi konuma bilgileri oldugu konusunda lcuslcu duyulmayacak sanatcr kadronun, neden uzun zaman, sinemarun ilk yillanndalci ilkel yOnternleri bunkamadigun mantiga uygun bicimde acrldamak olanalcsa. Tiyatronun sanatsal yikeligine inananlar, niye begenmedikleri sinemayla ugrasmayi baskalanna bualcmadilar ya da bOyle kisilerin yetismesine olanak saglamadilar? DOnem boyunca hep ayru yOnetmene olanak tanmmasi, Ipek Film'e citli yazarlarca yOneltilen elestiriler arasmda on stralarda yer almistr. Bah kaynalch filmlerin diteyine ulasilamadigmdan, bu filmlen izlemeye alisan, bu filmlerin etkin diliyle bir hayal Olkesinden digerine suriiklenmekten hoslanan izleyici icin, yerli filmier durgun fazla celdci gelmemistir. Ipek Film stiklyosunda ve yetersiz miizikaller kin "balet heyetleri" bile vardi ama Hollywood mUzikallerinin yanmda operet uyarlamalanmn ne denli zayif kalacagi dasOntairse, yerii filmlerin bunlar karismdalci rekabet sansinin oldugu ortaya cikmalctadir. Simdi d6nemin yerli iyice filrnlerine yOneltilen citli elestirilere bir gOz atahm. Ankara Foshan icin 1929 'da Hikmet Sevld suntan yaziyor
...vatani bir filmolup, gtize carpan burrok kusurlanna filmleri icinde bazi meziyetleri gOrtinen ilk eserdir. Tiirk

Yazar, filmin temasmut "herkesin ayru kuvvette hissettigi heyecan ve gOstercligi kragat neticesi mikadelenin muvalvidyet ve zafer verdigi" oldugunu ekledikten scrim, dogrudan konuya itiraz Bir Gece Faciasi etmektedir. Cidnlcii Resat Nun romani bir uyarlamadir ve milli milcadele ile ilgili bir filmde, uyarlama bir romanm temel ahrunasi yanlistir. Yazann filmde 18

Turk Sinemasi Ozerine Yazdar


begendigi noktalar ise undardr: imam icin "irticarun timsali, cliimanlann adami" denilmesi, olecegi swath zaifi teslim eden Osman'in, zarfin biraz kirlenmesinden &Lira Oztir dileyerek "en ne buyuk tevazu icinde gOrtildtigtinti" gostermesi. miihim Eletirinin sonunda bu fir filmlere yarchm edilmesi istenirken u "temenni"ye yer veriliyor:
Btittin dtinyayt mtitehayyir btrakan inkilaburuz, sanat aleminde yapacagirntz inkilap sayesinde 3 bediyen yasatilmalt ve onun Oldiktilmesinemani olunmalidir

1933'de Nizamettin Nazif Bir Millet Uyamyor ve Karim Beni Aldatzrsa'ya ilikin olarak iiyle diyor: ...ytiz binlerce lira sarfedilerek yapt Ian operetleri gOrmeyealismis zuppeler tarafindan bile pek az tenkid edilebildi. Neden? 31Finden Istanbul 'da film cunku, reji, artist ye dekorcu cephe sanati maernmel bir zemin bulmustur

Resimli Uyanz,s'm 2 Subat 1933 tarihli sayismda yer alan sinema yazisinda ise Karim Beni Aldatirsa'nui basit konulu, fazla harcama istemeyen bir operet filmi oldugu belirtildikten soma, "esasen sinema nedir" sorusuna u yamt verilmektedir:
Bir eglence vasitasi degil mi? iste bu film bu vasitaltgt pek gfizel yaptyor, Ipek Film studyosu bOyle gulunclii, eglenceli operet filmleri cevirirse herhalde cok dahamuvaffalc olacaktir. Bu i aynt zamanda fazlapara da getirdiginden asil gaye de tamamen olur... Muvaffak olmus yerli filmleri seyretmekte istihdaf halk nicin bir tercih noktasi aramasin? Hem bu surette yerli sennaye, yerli isci vesair iktisadi mtilahazalar da milli bir dtistince ile halledilmis olmuyor mu?... Halkm eglence

36 Hikmet Sevki, "Turk Filmi: Ankara Po stasi", Hayat, 1929, S. 142, s. 22. 37 N izamettin Nazif, a.g.m. 19

Nilgiin Abisel
ihtiyacini filxnlerde operetler saglar, bar, pavyon cogahrsa, sanat icin Dar-ill Bedayi elimizde kahr

Yazann sinemaya balusi ve barlada pavyonlarin cogalmastyla tiyatronun enteleictiieller icin bir sanat mericezi haline gelecegi dtistincesi olduicca ilginc goriiniiyor. Benmri ve Erich gOnislete ayni yilm filmlerinden olan Seiz Bir Allah ilerde dOnecegiz. 0/kii'de Bir ile 1931 yapinu Istanbul Sokalclannda'ya yaymlanan bir yaztyla elestirilere balcmayt surdutelim. Nusret Kemal, bu filmlere Tildc filmi demeye dilinin varmadigun, Tildoce film diyebilecegini belirtip, sinemamn hizmetlerinin neler olaragirn acildadrictan soma Boyle devam ediyor: "Bunlar yOlcsek sanat silerine de hitap eden sanat filmleri olsaydr, sanat, sanat icindir Bu gOrtistin bile tartisildtgi bir ortamda diyor ileri yazar, bu filmier, Ozzllikle Sdz Bir Allah Bir:
sanat sttyle dursun bircok manasiz see ve hareketler galiz ve mustehrek his ve manzaralan, kannalcanstk perde uzerinden gecinnekten ileriye varamiyor. `Halk bunu istiyor' gibi hakstz bir telmihde bulunarak Ttirk halktna,Ttirk kiiIttirtine, en bUytik hakareti yapmak ktistahligint gosteriyor... insanlann cinsi hislerini giciklayarak para kazanmayi SOT. Bir Allah Bir filmi kadar hedef edinen bir filme rastlamachm. Garbin stiphesiz cok tenkide laytk filmleri varchr. Fakat bunlarm en actklan bile bu kadar mUstehrek ve varchrchgt hiikUrnier itibariyle bu kadar gayri ahlaki degildir. Filmdeki hUktimler: 1. Sozde dunnak budalaltkttr, 2. Safdil bir kocast olan bir kadint n namussuzlugu mubahtt , 3. Arkadaslik hissi istismar edilmesi mubah olan bir safdil 1 iktir.

Yazata gore bu filmin sanatsal yOnti elestirilemez bile, cOnkii: Ortada dejenere olmus bir ortaoyunu benzerliginden, kOtti
meddah taklitciliginden ve Kel Hasan'daki deli usak soytarttigindan baska bir sey yok.

38 R.F., "Kalemin Ucundan: Film", Resimli Uyani', 1933, 1903-218, s. 158. 20

Turk Sineman Uzerine Yazilar Filmin icerig'inin ye tuhathk olsun diye yapilan taklitlerin mill birligi zedeleyici oldugu ye sonucta "Uc-bed lcurus" lcazancin hedef ahncligim one stiniUkten soma Nusret Kemal, yaztsim tarnamhyor: Turk inkilabi, devletpiligi siar edinen btittin rejimler icinde
serbest ticareti en geni sahada birakan, fert teebbUstine en koruyucu kucak acan bir rejim olmustur. Fakat nasil kasap dincicanindaOlti esek eti sattuma7cn, kokmus bir sanat lesinin de gOntilleri bulanchrmasina tahammtil edemez. Temenni edelim ki henilz baslangic n bocalamalannda fazla sendeleyen ticaret sinemaciliginuz, milli killtUrtimtizdeki hizmet rolunu bulmakta ve o robin icap ettirdigi ytiksek sanat ruhuna eimekte gecilcrnesin .

Bu agir elestirinin sonunda yer alan tehdit ha yasiru hissetmemek elde degil. 1935 yiluun tek yerli filmi clan Aysel, Batakh Damn Kaz kin ise Ismail Hakki Baltacioglu'nun yazdildanna bakahrn:
Aysel filminde i lkoku I cocuklan icin faydali olabilecek ciftci I k ye ekin tnanzaralan ile 20-30 kere gOsterilen inek ye manda sUrilleri tahammUlti asan scylerdir... Kacakctlar filminde komedi sahnelerini hatirlatan parcalar var... Bt.nin bunlara ragmen Turk filmlerinin pitoresk y e parlak hayalleri hayret edilecek derecedebirfotogtafguzelligi tasiyor. Bundan da bizde sinema rejisOrti olmadigt anlasiliyor. Acaba artistler bu olu malzemeden can't bir film clIcarmaya ne zaman muvaffak olacaktir

Baltamoglu'na gore sinemada gaye, "fotograflik bir realite" elde etmek degil "sinemahk bir realite" elde etmektir. TUrkiye'de

39 Nusret Kemal, "Tenkit; Stiz Bir Allah Bir", Ulka, 1933, C. 2, S. 10, s. 351-354. Filmle ilgili genic bilgi icin bkz. Ozon, a.ge., s. 100-102. 41 Ismail Hakki Baltactoglu, "Sinema Estetii", Yeni Adam, 1936, S. 146, s. 8-9. 21

Nilgiin Abisel sinemacilik yoktur szinkii hentiz sinema estetigi dogrnamistrr; sinema "milneldcitleri ve miltefekkideri" hentiz yetismemistir. Eldeki Insan Malzemesi inceledigimiz dOneme bir b4ca ozellik de film yapumnda calisan tiyatrocu, yOnetmen ve qyuncu kadrosundan ba.ka, teknik elemanlann da cok strurli olusudur. Gercelcten bu Icadro ile cok daha f3zIa sayida film iiretmek olanaksiz gOnintiyor 42 . Dikkat edilecek olursa, dOnemin filmlerinin tek degismez kameramaru Cezmi Gerci 'camera sayistru tam bilemiyoruz ama en azmdan on yil boyunca hicbir 'cameraman yarchmasiria sans tanuirnadigi da ortada. Bunun yam stra oyunculann, tiyatroda san proksyonellerden secilmesi de sinema oyunculugunun dogup gefismesini engellemis, tiyatrovari oyunculugun izleri bugine dek uzannustir. Oyuncu kadrosunun stnirltltgi ortadadir, fakat basroller icin bazen tiyatro disma ' da olmustur. Omegin Kagakolar filminde 1929 yili TOrkiye Guzeli secilen Feriha Tevfilc, Istanbul Sokaklarz 'nda Nitwit sarloci Azize Emir rol alnusttr. Feriha Tevfk, daha soma Karim Beni Aldatzrsa ye Leblebici Horhor Aga'da da yer aim Bu dOnemin farkli bir ainese Dogru filmidir; ancak umulan basanyi elde edemez. Filmin yapimciliguu yine Ipek Film yaldenmis; diger filrnlere crania daha dar butte olanaklanyla, az sayida ve farldr bir kadroyla gerceklestirilmistir : Senaryo ve yonetim, o siralarda Muhsin Ertugrul'un yarunda Ipek Film icin senatyo yazarligi ve yOnetim yardimciligi yapan Nazim Hilcmet Ran tarafindan Yine gene bir ressam, Abidin Dino dekorlan hazulamistir. GOrOntii yOnetrnenligini de farldi bir isim, Lazar Yazicioglu Ostlenmistir. Oyuncular ise gene lair Arif Dino, Fenli Tayfur ve Medilia adli genc-bir krzdtr43 . Filmin caltsmalan stirerken basinda ilgiyle izlendigi gOriilmelctedir 44 . Ancak 30

*wig

42

Bkz., Ek-1. 43 Ozon, age., s. 102. sene evvel memleketimizde kendi sanatkarla-rimi44 "Bundan zin hazirladigi Oz dilimizde filmier gOrecegimiz umidiyle kalplerimiz comu, amide kapilmWik. Fakat maalesef bu filmlerin adedi sekiz-on taneyi gamadigi gibi, 09-dOrt senedir de bir tane bile bilytik mevzulu TOrkce film gOrmedik. 4te tamrvien Turk 22

Turk Sinemast Uzerine Yazzlar 1937 tarihli Yeni Adam'da yer alan haberde ciddi yanhliklarla kartla.51yoniz. "Yepyeni Bir Ttirk Filmi" baslilclt haber
Mevzu, teknik, artistler, her sey yeni. Basroller: Ressam Arif Dino, Heykeltras Sezen Morel, Mediha ve Ferdi gibi arnatOrler. Senaryo: Ihsan ipekei, Reji: Osman Ipekci. Mevzu c,.ok agir, vesait eksik olmasma ragmen film buyuk bir cesaret eseri olarak yarattliyor ye muvaffakiyetle ilerliyor

GOrtildtigti gibi, senaiyo ye yOnetim icin verilen isimler bugtinldi kaynaldardan edindiklerimize uymuyor 46 . Istanbul Sihaztrliklann oviildugunii gi5rtiyoruz: nemalarenda fame Giinee Dogru ismi verilen bu Ttirkce stizlii film, memleketimizde yetisen genc artist, rejislir, operator ve teknisyenlerin eseridir. Bu fillnde, zaruri mali ihtiyaclarauyularak oyle zengin dekorlar, yoktur. mizansenler, baletler. Ancak temiz bir cal isman in, iddiasiz bir ugrasmarnn ye son zamanlann teldkki, gOrtis fariclannin neticesi olarak teknigin ilerleyisine uyarak vticuda getirilmis bir eser var... Filmin aktsi, fotograllan, teknigi, sinema tekniginin en son stirat ve hareket nazariyelerine uygundur...47 Ancak Nijat OzOn'tin de belirttigi gibi, sonuc bu amattir kadroya ileride olanaldar taruyacak denli ba,sanli olmamitir. Giinese Dogru, kisa sayilabilecek bir aradan sonra film yapunlanna balayan Ipek Film' in ticari cikadanna da hizrnet etmediginden, sirket bundan sonraki filmletini, Oncelcilerin benzeri kadro ye konularla gercekletirmeyi stirdtirrntitiir. $u halde 19281938 dOneminde, hem yabanct filmlerin egernenligi altindaki pazan -ki bu pazann o dOnemde btlytik kentlerle suurlt kaldtgint isgileri tarafindan idare edilen ve Turk san'atkarlarinca oynanan ye Ganese Dogru ismini tasiyan bu filmi 29 Birinci Tesrin'de gOrecegiz." "Yeni Bir Film: Gtinese Dogru", Sinema Objektifi, 1937, S. 2, s. 3. 45 "Yeni Bir Turk Filmi: Gtinese Dogru", Yeni Adam, 1937, S. 196,
s. 9. 46 Agah Ozgtic, Turk Filmleri SOzla mevi, Istanbul, 1973, s. 18. 47 Ozon, a.ge., s. 102.

1914-1972, Yen igtin Bast-

23

Nilgitn Abisel belirtmistik- hem yeterli yattrun giicti olmayan tek bir yaptmci sirkefi ve hem de lusith insan guru olan Dirk sinemasindan farich bir durum yaratmasi beklenemezdi. Ama bu durumda careyi, ya'panel sermaye cagnsinda bulmak ne detect yerindedir bu da ayn bir konu:
Dtinyada ne kadar cok ye fena lark filmleri yap' Idigi da garp seimaye ye ihtisasmdan istifade edilerek menleketimizde filmier y ticuda getirilmesinin pek ziyade say ani temenni oldugu takdir edilir".

Sinema: Endfistri mi, Ticaret mi? Sinematun var olusu cok Icarmasik stireclere dayarur. Sinema en azinda 20. ytayilm bilim ve teknolojisinin tirtinti olan bir olgudur. Dogdugu tilkelerde ytllar boyu citli asamalar gecirerek gelisen, aract ve endtistri dahchr. Sinema endtistrilerinin kitlesel bir lcumlup islemesi her inkede onemli mticadeleler zincirinin sonucudur. Ulkelerin ekonomik ye siyasal, ktiltiirel konumlanna uygun olarak sinema endOstrileri de bu ozel kosullar icinde belirlenmistir. Sinema encitistrisi denildiginde, ham filmden kameranin mercegine, basks makinesinden banyo islemlerinde kullamlan kimyasal maddelere ya da aychnlatma elemanlanndan ses cihazlanna dek her tiirlti mac gerec, aygit ve donarumi tireten, bunlardan ve insan emeginden yararlanarak bildigimiz sinema gerektiginde btiy0k studyolar icinde gerceklestiren devasa bir ag akhmtza gelir". Bu ag, tirettiklerini kiralar, satar; kendine gOsterimi stirdtirecek salon zincirleri kurar; reklam, bastlt yayin alanlannda yan birimler olustuntr; btiyak finansman kuruluslan ye baska btly0k endiistri lcuntluslanyla i birligine giderek varltgirn stirdtinir. Daha iitesi, dunya film pazannda yogun mticadeleler verip,
48 Turk Filmi icin, Hayat, 1929, S. 120, s. 20. 49 "Luks bir sinema salonu iOetebilmek icin ktise bai tUtiinctisti bir acem, yahut mahalle bakkah bir Karamanli kadar parmak hesabl ogrenmek kAfictir. Fakat film yapmak butun bu bakkal veya ttittincil diikkaninda oturup oteberi satmak degil, o dtikkanlarda mevcut euayt birer birer imal edebilecek muhtelif kabiliyetlere sahip olmak ve bu kabiliyetleri kullanabilmek demektir." Nizamettin Nazif, a.g.m.

24

Turk Sinemasi Uzerine Yazzlar

diger illkelerin is pazarlaruu ele geciretek btiyUmeye devam eder. aynnttlar tizerinde uzmanlastr. Boyle bir endastride binlerce Rekabet, yenilik axamaya, sanatsal ve teknik standartlan yillcseltmeye yOnelik itici bir gtic olur. Dev sirketler, tekeller, cokuluslu sirketler olusur ve bunlar ticari crIcarlanyla ve egemen clan sistem ile cansmayan filmier tiretir. pi pazarlar ele gecirildikce genisler ve sinema uluslararast politilca arenasmda guclu bir silah olarak lcullarulmaya baslar.

Bir Tartima: Sinema Sanat midir, Degil midir?


alkelerde, bilimsel Sinema enclUstrisinin ye sanatuun dastince ortamt, kintOrel, sanatsal birikim, filmlerin niteliginde onemli etcenlerdir. Uzun yillann araykstmn, ortaya cilcan sanat alcunlannm, deneylerin ve belli bir dOzeye ulasnus birikimin sonucunda, yaprtlar giderek incelir ve tizerinde yogun Bu toplumlarda, bu nitelikteki filmleri izleyip tartismalar anlayacak bir seyirci kitlesinin ortaya ctIcttgim da unutmamak gerekir. Bateda sinemarun sanat olarak kabul edilmesi bile uzun bir surer getektirdi. Ancak Olkemizde, sinemaya ilginin dogup yillarda, Ozellilde Cumhuriyet .dOneminde, sinemaya bir sanat dab olarak balcildigmt gOnlyoruz. Oyle ki, 1938'de bir yazar sinemayt "gtiz musikisi" olarak adlanchnp sOyle diyordu:
Sinema 'ism] sozlerin, hareketlerin, renklerin, buutlan n, ziyanin y e musikinin icinde birlestigi byte bir tesantittiir ki, beser tarihi simdiye kadar mishni gOnnemistir... En son icatlarm ilave ettigi renk ve hacimle akla hayret verecek derecede zengin irnkanlar arz eden sinemarun, usta bir artistin elinde alabilecegi derin shriyete pay an yokturso

Az olmakla birlikte karst gOrtisteki yaztlara da rasthyona Bunlanian en ilgi celdci olarunda ressam Sami Boyar sinemamn neden sanat olamayacaguu, araya makinenin ginnis olmastyla ve bir endilstrinin olusmastyla actIchyor. Sinema sanattan etldlenen bUytik bir bulastur ama "makina makina oldukca onun nesrettigi eser, et, kan, adale, dimag, kalp ve nihayet bir duygu mahsulti olmaymca, 5 Nejat Yoncaova, "Sinema Lisarn",
A r, 1938, S. 20-21, s. 14.

25

Nilgan Abisel sanat eseri olamaz"51 . Bu yazuun yaymlandigr derginin sorualci sayismda dtistincelerini acrklamaya devam eden Boyar stiyle diyor:
hayranlik endiistriyedir. Sinemayt sanat zannedenler boyle, endtistriye olan hayranliklarty la ar duygularmt kansttnyorlar... Sinemada sanat hilelerinden de istifade edilir, insana beser hududunu asan rilyalar gOsterir. Kah adese kuvvetiyle kiictik bir hasereyi bir canavar yapar, kah seksen yasinda bir ihtiyari bir anda yirmi ya.sinda bir delikanli gOriirtiz. Velhasil, illtizyondan illtizyona gecer. Bu igfalkar harekete sirfbir anane itiyadiyle tahammill edersiniz. Hakikatte sinemanin bu kol ve bacak kesen, sandtgin icinde kilitledigi admit bir anda yok eden sahne hokkabazliklarindan farkli degildir. Bunlar bunlarla mukayese etmek sadece hos eglencelerdir, hakiki bile abestir. Ctink0 bunlar halki agzi acik beyaz pardeye baktnmak icin yaptIrrus birer sinema hilesi ve kazanc dolabidir. Halbuki ar'da desise yoktur, hatta sinemanin bOtOn manasiy le yilksek bir kazancmenbal olmastnamukabil, ar'da hemen hemen para kazanmak kasti bile yoktur...52

Buna karsihk Orhan Burian, ytizyihn basmdan beri altmcr bir icine ginneye sanatm, resim, mtizilc, mimari ye cahstigmr soyledikten sonra, gencligi dolayrsryla sinemanin bir sanat olmak "haysiyetiyle" hak ettigi ilgiyi hentiz gOrmediginden yakuuyor.
... Bay Peyami Safa sinemayi, `zekantzin merkezini uyutarak sathint oyalamak' diye itham ediyor. Fakat HUM bu tenkitlere ragmen sinema bir sanath . Onu gecici birkac saatin eglencesi olmaktan baska bir sey diye tantyanlar, iyi bir filmde diger sanat eserlerinde bulunacagi kadar muhayyele ve emek hissesi, dusiiniileni icra kudreti buluyorlar. Sunu kabul etmek lazirn5ki, kusur bulucularin cogu sinemayi hakkiyla bilmekten uzaktir

51 Sami Boyar, "Sinema Ouzel Sanat midir, Degil midir?", Yeni

Adam, 1937, S, 204, s. 14.


52 A.k., s.15. Orhan Burian, "Sinema Hakkinda", Yacel, 1937, S. 33, s. 94. 26

Turk Sinemast Cherine Yazdar Biraz da Ismail Haklu Baltactoglu'nun bu konudaki dutincelerine balcalun:
gerek sinema gerekse radyo bizim icin sonsuz yaratma ve birlestirme hiirriyetidir... sinemamn biltiln kudreti seste sozde degil, hayaller ve hareketler yaratmasmdachr... iyi bir film, kalp gibi, dunnaz carpar... Bir sinema ne derece az tiyatro, ne derece az fotografklisesi ise o derece cok sinemadtr. Bir sinemayi sinema yapan, atolyeden olsun, tabiattan olsun, alchgi y e caldigi hayaller vasitasryla yaptigr yepyeni, hakikatte olmayan terkiplerinde, yaratilarrnda gdruliir. Biitiln bu sebeplerden dolayr montaj, sinemasanatuun temelidir5 Artiast141 gibi bu dOnemde sinemanin sanatsal yOnti tizerinde

yapan bitcok ayclut yarchr. Sirndi de kisaca sinemanm sanat olup olmadtgi konusunda resmi organ ye kisilerin yaklasumna deginelim. 1934 tarihli Matbuat Umum Teskilat ye Vazifeleri Hakkindaki 2444 Sayth Kanunun strasinclakisleri Bakam Stikni Kaya sOyle diyor:
..Radyo y e film giizel sanatlari alakadar ettigi icir515 Maarif Vekaletinin musaadesi almarak takip olunmak lAzundir

Yine Kaya, Polis Vazife ye Seldhiyetleri Kanununun gOrtismeleri suisinda filmleri denetleme zorunlulugunclan soz ederken, bu denetimin "ahlak, sanat ye bir de siyaset" noktalan acisindan yapilacagiru soyleyerek, her tiirtii sinema filmlerinin -yerli, yabanct, konulu, belgesel- bir sanat yapth olarak degerlendirildigini oraya koymustur5 6. Ayni yalclastmla, tiyatro ye sinema biletlerinden alinacak tesimlere ilislcin yasa tasansunn "esbab-i mucibe"sinde (gerekcesinde) de tiyatro ye sinemamn "iki gilzel sanat subesi" olarak degerlendirildigini gOrilyoruz57.

4 Baltacioglu, Sinema Estetigi, a.g.m. 55 Zahn. Ceridesi, Devre 4, Cilt 22, ictima 3, 26.5.1934, s. 275. sb Zabtt Ceridesi, Devre 4, Cilt 123, ictima 3, 77. Inikat 4.7.1934, s.
407.

Zabtt Ceridesi, Devre 5, Cilt 26, ictima 3, 83. Inikat, 22.6.1938,


S sayist 314, s.l. 27

Nilgiin Abisel Sinemarun bir sanat dale olarak kabul edilip edilmedigi tizerinde bu denli dunnamizin nedeni, siyssal iktidann diger sanat dallanna gerek Ogretim lcurumlan, gerelcse icra acismdan Onem verir eininmesine Icarsm, sinemaya hicbir ciddi desteldeme cabastyla yalclasmayisuun nedenlerini anlamaya calismaktir. Sanat olup olmadigi konusunu bir yang buaksak bile, sinemarun -olumlu ya da olumsuz- etkilerinin o dOnemde faticuta vanlmasina lcarsin, ayru ilgilisizligin stirmesinin nedenleri daha da Onemlidir, ilgisizlik, bilincli bir secim midir, degil midir? Bilincsime bir secim ya da baska Onemli sorunlar yanmda sinemarun akla gelmeyisi olastligt pek gecerli gOrtinmtlyor. Bunun birinci nedeni, sinemarun tilke icinde oynadigr, oynayabilecegi citli rollerin cok iyi bilinmesidir. Ki bu olanaktan, baslca sorunlann ctizantinde yararlarulabilecegi de Ikincisi, sinemarun seyirci tizerindelci olumsuz etkilerinin .dogtuacag'i zararlann da cok konusulan bir konu olmasidir. Uctinctisil, filmlerin, toplum, ideoloji, "ulusal Ocular", tarutma ve ahlak acrsinclan tasidigi tehlikeler cercevesinde tartisilmastclu-. DOrdtinciisti ise mtizilc, tiyatro, resim ve heykele olanaldar Olciistinde -bicimi elestirilse bile- oldukca agtrlik verilmes idir. Bir Baka Tartima: Sinema Zararin midir, Yararlt m id ir? Konuya actklik getirmek icin, bugtin olcudugumuzda bize oldukca sap-tier gelen ban Omeklerle sinemarun Onemi ve etkilerine gOrtisleri sergileyelim. Daha 1928 yilinda, bu triondaligt bize gOsterecek bir yaztyla Icarilasiyoruz:
...o kadar ntifuzeder ki, benliginizin bir kismi haline girer ve siz onun haricten gelme bir tesir oldugunun farkina varamazstruz. Bu tesir, bir ipnotiziir gibi akli ve ruhi melekelerinize tahakkilm ederek sizi sevk eder, belki de hakikatte hosunuza gitmeyecek seyleri size yaptinr... bilhassa gencler uzerinde ok etkilidir. Fen adarnlart ve bilimciler bile tesirden kurtulamaz...

"Sinemanin Esrarengiz Havasi Benliginizi Nasil Degistirir?", Resimli Ay, 1928, S. 50-52, s. 21-22.

sa

28

Turk Sinemast Uzerine Yaztlar Yam, olumsuz etkilerin Ozellikle kaduilarda giinileceginden &Liz ederek bir Amerikan arastumasmdan Omekler veriyor ye insanlann ftlmlerin etkisinde kalarak nasil "inasyonel" dayrandildanm anlanyor. Sinema salonunun "atmosfed"riln seyirciyi daha bastan diger insanlann, oturrna/izieme biciminin Ozelliklen sualanchktan sonra yam, sinsmarun yararb olabilecegi, kullanilabilecegi alam da glisteriyor:
Sinemanin bu sayant hayret telkin kuvveti, maarif y e ictitnaiyatctlara, sinemadan tedris ve tenvir sahalarmda pek gok isti fade edilebilecegi fikrini vetmistir.

Halit Fahri de sinemayla tiyatroyu Icarilastuarak, tiyatronun "sarstimasi"nda sinemanm rolii tizerinde dururken Boyle diyor:
aym zamanda dtinyarun vtisatine nazaran bir sahne nihayet pek dar bir kovuktan baska ne olabilir? Halbuki sinema, bir beyaz perde tizerinde sizi bir, azami bir bucuk saat icinde hakiki hayattruzin ayni sekilde hemen hemen aynt levhalar karsismda gecen yeknesak cercevesinden clkanyor y e dilnyanin be kitastnda dolastinyor... BiArm gun, eskisinden yiiz kere fazla yorulan insan dimaglart, aksam olunca hicbir yorgunluk istemiyor, sadece dinlenmek, siikitn bulmak istiyor. Ona uzun perde aralart, dekor degistitmeler vesaire gibi iskenceler simdi sabtrstzltk veriyor. Sinemada ise bunlar da yok. Yalmz bilet alacalcst n tz, sonra iceri girip oturacakstntz.. binbir hayal alemin i karsauzdaki perdede seyredeceksiniz. Bu modern bir hazdir ve dimag icin5laranlikta ne derin bir stiktin ve hayale ne genis bir penceredir .

icinde sik silt karrlatrgima bicimdeYazar sinemayr gelien ye kannasildasan toplumsal yasamda giderek yorulan bireyin sorunlanndan kactigi bir ortam yarattnasi acismdan ele ahyor. Bu yanks bir degerlendirme olmamakla birlikte, yaratabilecegi olumsuz etkilerin tizerinde durrnadigi anlasihyor. Sinemarun bu turden etkilerine deginenler de yok degil. Ancak 59 Halit Fahri, "Temasa San'attnin Bugtinkti Vaziyeti ve Sinema Karstsmdaki Za'fi", Hayat, 1929, S. 141, s. 18-19. 29

Nilgiin Abisel

30'1u yillann ortalanndan sonra bOyle yazrlann cogaldiguir gOriiyoruz. Omegin, 1934'de actiment Ekrem, sinemarun ahldk acrsuldan, sarulchgrran aksine, genclerden cok kadinlann tizerinde olumsuz etkiler yarattgrru ileri stirtlyor:
Gifortiltiyor ki Mosyo Funk'un yapmts oldugu tetkikata nazaran, sinemanm genclik tizerinde tehlikeli tesirleri, tevehhtim olundugu gibi degildir. Cocuklann bir kisrrunin cinai filmleri inhirnakleri bir zamanch. Onlar da yavas yavas ve uydunna masallardan usandilar. Sinema artik buyiiklerin eglencesi oldu. Onun mum- tesirleri bugtIntin suurlu gencligi tizerinde degil, maalesef, pusulastru sasurrus, yanm yamalak bilgisi ve gOrenegi 1 ile garip 6 0calrrus bir kisun kadinlann sinirleri ve ahlakt tizerinedir .

Sinema tutkusunun en fazla kadur davraxuslan tizerinde etkili olacagr gOriistiyle birlikte diger olumSuz etkilerinin yorumlarusunn da yer aldfgr bir ba.ka Omek daha verelim. Yazar burada Once "mani"yi tarumhyor. "Hayalin sabit bir fikre saplanmasindan ileri gelen bir cesit haff defilik yahut bir seye ltizumundan fazia, olacak derecede dasktinitik". Yazar, fazla sinema chisktinitigtine de kendisinin "sinomani" adtru verdigini belirtiyor. Sinernarun tumuyle fena ve zatarli bir sey olmadrguu, dolaytstyla tilkede sinemarun olmamasun degil ohnasuu "temenni" etme zorunlulugunu vurgulayan yazar sOyle devam ediyor:
Sinemantn verdigi hastalik, sekerle zehirlenmek gibidir. Genc kizlann umumi salonlarda,meserd, ayaklartm uzatip sigaralann pervastzca savum-ialan sinemantn arazlanndan biridir. delikanlilann ufalc bir sandalla, gtiya kutup denizlerine dogru uzakla,g-nalan ve Haytrstz Ada'lara stiralenerek ailelerini heyecana dtistirmeleri yine bir sinomani alSmeti degil midir? Vapurlarda, trenlerde ve herkesin arasinda cantasmdaki tuvalet esyasint kullanarak, pudrasuu tazeleyerek, dudaklannt uzun uzun boyamak adeti gene kadmlannuza hip stiphe yok ki Holivut'un bir hediyesidir. Bugtinkil sinir hastaliklannin belki ytizde ellisinde ve ictimai buhranlarm belki ytizde E raiment Ekrem, "S inemay a Ne den Giderlermis?", 7 Gun, 1 93 7, S. 87, s. 5. 30

Turk Sinemasi Uzerine Yazdar


sekseninde sinomaninin pays bulundugunu soylemek hic de mubalaga say r lmaz

davraraslarmda gOriller2 degisimleri Toplumsal yasamda, boylesine tek yOnlii olarak "sinemarun etkileri biciminde degerlendirmenin yankshgrm bir yan g bFakarak, baska bir omege gecelim. Filmlerin olumlu etkileri olduguna kisaca deginip, sonra yarattigi olumsuzluldar tizerinde duran bir baska makalede suntan okuyoruz:
Bir defy sinema sahnelerinin cogu, fotograt atelye ve sttidyo hileleriyle meydana getirildigi icin, gOzleri ve zekayi aldatip ceken ve insanacok defahayat hakkinda ve had iseler icin fikirler telkin eden bir vasitachr. Bundan dolayi hayali tabiilik haricinde isletiyor ye sinema ile giclalanmis kafalar, hayatin halcikatlanna carpi-Ica sasinp, apisryorlar. Ondan sonra sinema ona ahsanlarda baska bir difsiintis yolu, ftrenkce tabiriyle mentalite meydana getiriyor. Bu dtistintis yoluna esir olanlar artik zahmetli bir ire, uzunca bir miltafaya, emekle meydana getirilecek bir esere kendini veremiyorlar. Netice olarak, iisttinki5r0, yani sathi adamlann say's' artiyor. Sinemanin derin ve esasli tetebbu, hakikati merak suistimali, ve tsrar ile aramak kabiliyetini azaltacaktir. Burada hakikate ve ahlaka uymayan filmlerin hayat hakkinda insana biisbiitun ters anlayrs verdiklerini, hele genclerin ahldki ye cinsi temayii Henn i kuvvetle sarsip bozdugunu sOylemeye bile Itizum 62 yoruz .

Bu kez de sinema ile edebiyah karsilastuan bir yanya bakalim. Yazara gore, sinemanm giirdtigti ilginin nedeni Oncefikle "bedii" eglence yerlerinden ucuz olusu, soma "diger sanatlarda zarufi olan zihni cehdi istiLmn etmeyisidir". "Say-i akal kanununun siddetle htiktim siirdtig'il asnmada sinemadan daha uygun bir sanat olamaz." Bu fikrini yazar daha soma sOyle aciklamaictadtr:
Karanlik bir sinema salonunun icerisinde bulundugunuzu tasavvur ediniz. Ruhunuz musikinin ritmi ile uygun tempoda, 61 "Sinomani", 7 Gun, 1935, S. 199, s. 33. "Sinema Salgini", 7 Gun, 1935, S. 109. s. 7. 62 31

Nilgun Abisel gOzleriniz uyanik bir niya gtirtir gibi beyazperde tizerinde milteharrik hayalleri takip etmekte, hicbir zihni cehdde bulunmuyorsunuz, bununla beraber gOzleriniztintInde yasayan hadiselerin uyandirdigi heyecanla iciniz titriyor. Halbuki okumak buyuk bir dikkat cehdi ister. Evvela kelimelerin manastru anlamak sonra o manalan bir dlistince halinde kavramak veya bir ciirnlede gizli bukman imaji uyandumak icap degisiyor, koltugunuza etmektedir... Sinemaya gelince gtimi.110p gOzlerinizi acrk bulundurmaktan ba.ska yapacagnuz sey yoktur. Zihni faaliyet en kolay fiile, yalmz bir hassanin uyanik tutulusuna irca olunmustur. Diisilnecek hicbir sey yok, her sey gOztintinde .

Daha soma, sinemamn giderek "zevk ye itiyatlann" chsm-da sanatsal faaliyetlen de etkiledigi belirtiliyor. "Dram yazaria-n ye romanalar, sinema tekniginden yararlanmaya baslarrus-larchr bugiinkii orta adamm yogun dimagr .uzun tahlil-leri kalduanuyor... art& dikkatimizi teksif kabiliyetimiz yok, ancak gozlerimizi tesbit edebiliriz .. eslci hareketsizligin yerine hareketi kyan, galen hayal oyunlanna abstuan sinema bugii-nOn en hakim suafidtr ye edebiyati pesinden sihilklemektedir." Bu iddialara 'cars' Halit Fahri 'nin daha once de yararlanchgrmiz yam= devanunda gOrasler yer ahyor:
...Halbuki sinemanin asil guzelligi edebiyattan baska bir krymete malik olmasmdanchr. Senaryonun kudreti bizi alemden aleme, fakat masal hissini vetmemek sartiy la rilkleyebilmektedir. Guzel resim, guzel tabiat ve insan cehresindeki binbir mana... iste hakiki sinema... bu ise edebiyat deg ildir. Resme, fakat daimi hareket halinde olan resme daha yakin bir sanaMr...

Baltacioglu ise bite cok daha tutarh acrklamalar getireitk, sinema sanayisindeki kazanc gayesinin filmleri nastl etkiledigini anlatwor:

63

"Sinema ve Edebiyat", Ar, 1938, S. 1, s. 19-20.

64 Halit Fahri, "Temasa San'attntn Bugtink0 Vaziyeti ve Sinema


Karsismdaki Za'fi", Hayat, 1929, S. 143, s. 12.

32

Turk Sinemast Uzerine Yazilar


Bu menfi halimin sebebi, sinema filmlerinin umumiyetle kOtti yapilmasindand r. Bu kOttiltik bir tesadtifiin eseri degildir. Bu kOttiltik isteyerek olur. BugOn btittin dilnyada Vitt" filmier yapilmasinin bir tek sebebi vardir. Sinemacilik kapitalistlerin elindedir. Kapitalist para kazanmayi dtistintir, yalmz onu dtistintir. Onun i9in halkin en mtirteci duygulanna hitap eder; cin, peri, gulyabani, asrarli kuvvetler. Kapitalist dincidir. Ona din liztmdir. Sefalet ve izdirap ceken insanlara teselli, uyusturucu madde, afyon olarak din... Kapitalist mutlaka emperyalist olur. Ciinkii ona maim' satmak, hammadde ve ucuz ispi bulmak icin sOmtirge lazundir. SOmtirge de emperyalist ve militarist bir devlet isidir. Bugtinkil sinema filmlerinin kotiiliikleri iste bu kapitalist zihniyetten doguyor... Kiraat kitaplanyla yurt, millet ktilttirti verilecegini dtistinmek bir derece hasislik oluyor. Bugtinkti Milt& vasitalannin basinda radyo ile sinema geliyor. Bunlann tehlikesi gibi kuvvetini de bilelim65.

Benzeti gifirtisleri 9 Mart 1938 tarihli Yeni Adam'daki bir baska yazida da goriiyocuz. Hilsamettin Bozok Once o giinlerde sinemalanmada gOsterilen $eyh Ahmet, $eyhin Aykz, Aykm Getyaylarz, Yayasm Ayk, Baalbek Geceleri gibi, doguda gegen filrrileri ele aldiktan sonra, batida yasam kosullan ye "makinelesmeyle realist sanatin dogamayacagi"ni ye sonucun "sanat eserinde, hayatta esi olmayan muhayyel tipler yticuda getirmek, sanat sanat icindir gayesini giitmek, exotisme kosmak" oldugunu One stirtiyor: Avrupali ve Amerikali film sirketleri, her seyden Once birer
ticaret mtiessesesi olduklanndan bu zihniyetin tesiri altinda kaldilar. Kazanclarin en mel'unu, ayni zamanda en cok para getireni -kitlelerin icindeki gerilik duygulanna, korku, sehvet, hayal, mucize ihtiyaci gibi hislere hitap edendir. Halbuki bunlar, uyanchrilmasi degil, sOktiltip atilmasi lztm gelen seylerdir. Simdiye kadar hi9bir film kumpanyasi bu isi yapmanis, uyutulrnasi I8zimgelen hisleri daimakarnglamistir.

es

Baltacioglu,

Ve...", a.g.m. 33

Nilgiin Abisel

Yazar, Aykin Gfayaylarem "insana hayat sevgisi yerine Oltim alu aplayan", "aktif degil geriye celdci, bedbin edici ve intihar arzularuu lcamcdayan" bir film olarak degerlendirdikten ve "bu hasta romantizmin" yerinin "ilerlemek istegiyle luvranan bir memleket" olmachgmi vurguluyor. Daha sonra da bu filmlete tilkemizde neden ilgi gtisterildigini Boyle acilchyor: Film sirketlerinin reklarni, Sarka bagli oldugunu iftiharla iddia
eden mtirteci bir zumre, hususi hayatinda bir Sark!' gibi yasadigi halde chsarda kendini inktlappt gibi gosteren sahteka'rlar, kendisine simdiye kadar hicbir sanat ktiltiirti ve6 &sag' tabakalar, bu fi1r nleri sirf kazanc rilmemis olan biltiln kaygusuyla Ttirkcelestiren yerli film sttidyolan6

Daha cok cevirilete yer veten Fikir Hareketleribin 1933 yilinda cikan birinci sayismda -yine ceviri olasthgt kuvvetli- sinemaya ilikin ilginc bir yaztyla IcarilatyontZ:
Sinema bugtin yalruz sehirlerde degil, en hakir koylerde bile bazen haytrli, bazen mes'um tesirler yapiyor ve ortaya htiktimetlerin mesgulolmasi icap edecek rneseleler anyor. Iptidalan cocuklar icin bir oyuncak gibi gtiriinen bir icat, fikir, adet, ahlak propagandasi icin akla hayale gelmemis derecede kuvvetli bir propaganda aleti olmak ilzeredir. Film yapmakta Birlesik Amerika Devletleri' nin, Almanya' nin ve Rusya'nin kazandiklan faikiyct bu tic memlekete manevi bir istila silahi vermistir. Bu 16)Uttin harp silahlanndan daha tesirli ve daha mtithis olabilir

Teknolojik gelimelerin yeni araclarla propaganda yapma olanagiru yarattigi ve filminde bunlann arasmda Onemli bir yer tuttugu filcri, dtinemin siyasal sorumlularinca da kavrannuttr.
Medeni teldkkiyat neticesi olarak, matbuattan baska film, radyo, tiyatro, gramafon gibi birtalorn nesriyat vasitalan daha vticuda gelmistir ki, etkan umumiyeye telkinat yapmak hususunda
66

Htisamettin Bozok, "Mini Filmier", Yeni Adam, 1938, S. 219, s. 4. 67 F. Cambo, "Dtinyanin Harp Sonu Vaziyeti", Fikir Hareketleri, 1933, S. 1, s. 15-17.

34

Turk Sinemasi Uzerine Yazilar


bunlartn6paiz olduklan ehernmiyeti de golizden uzak tutmak caiz degildir .

incelenen fikir, sanat ve aktualite dergilerinde gOzlemlenen bir baka olgu ise sinemaya oldukca geni yerin aynlmasidir. Dergilerde bol bol sinemarun tinla kadm yildtzlaruun fotografianna rasthyoruz. Yeni Adam'da Ulus gazetesinden bir dint ye yorurn var. Burada gazete ve dergilerdeki sinema artisti resimlerinden soz ediliyor.
insanlann sehevani duygulanna siiylemelc, stirtimtin tek yolu degildir. Bizde sehvet karii yerine ktilttir karii gecinceye kadar bu hal devamedecektir69. Buginkii basin organlaruun tavruu anunsahr bicimde, ylldalann ozel yaamlanna ve zevklerine ilikin ayrintth haber ve bilgilerin izleyiciye dOnem boyunca bolca sunulmug oldugu gOniltiyor. Kukusuz agtrltk yabanct film yilchzlannda 7 . Resimli Uyanks, kadm yildalann poz poz fotograflaruu neden yarmlamalcta oldugunu Oyle actichyor: iste 20. asrm sanat kraliceleri. Bunlann perdedeki binbir hayattnt seyreden mlistak nazarlar elbette hususi hayatlanntn tafsilttni da aynt zevk ve merakla takip edecektir. Nitekim... Amerikan mecmualan gibi Avrupa mecrnualan da umumun bu arzusunu tatminden geri dunnarnakta bulunmustur. Bu haftaki sinernasayfaruzi iste bu sebepten biz de bu mevzua tahsis ettik. Ctinkti sinemarun saltanat stirdtigti bir devirde, arasira
bs

Matbuat Umum Mtidtirltigti Teskildt ve Vazifeleri Hakkmda Kanun' un Dahiliye Enctimeni Mazbatast, Zabd Ceridesi, Devre 4, Cilt 22, ictima 3, 57. inikat, 30.4.1934, S. Sayisi: 12, s. 4. 69 Yeni Adam, 1937, S. 189, s. 5. 70 Daha 1929 yilinda Mahmut Sadtk, buyuk gazetelerin haftada biriki gun, bir tam sayfalanni sinemaya ayirmalarim, okurlann isteklerine uygun bir davranis olarak degerlendiriyor. "Medeni ulkelerin hepsinde oldugu gibi bizde de" sinema meraki artmistir ve dolayistyla gozde olan yildiziara iliskin bilgilerin verilmesi dogalchr. Mahmut Sacitk, "Fenni Fantazi: Sinemanin ve Semanin Yildtzlari", Resimli Uyani', 1929, S. 1713-28, s. 440. 35

Nilgun A bisel sayfalannt sinema resimlerine ve bahislerine agnayan resimli mecmuacillgin tam bir mecmuactlik olmayacagina kanaatimiz derindir.

Bununla birlikte bazt dergilende, cesitli hayaller lcurarak evinden lcacan ve yildtz olmayt amaclayanlara da zaman zaman bu iin konusunda uyanlanda bulufiuluyor 71 . Hollywood'un ytikselis donemine rastlayan bu yillarda reldam uygulamalan sinemaya etkin bir rol oynamaya baslanust. Bir ytldtzt "lanse" etmek icin dergi cikanlan bu ortamdan yerli basuumtz da eticilenmise benziyor. Gelismi tilkelerin okwyazar kesimlerinin hemen hepsine seslenebilen cok cesitli nitelikte yaym orgaru varken, Ttirkiye'de o yillar cok ktictik olan olcuryazar kitlenin istek, talep ve zevk faridilasmasina uygun uzmanlasmis dergiciligin maliyetini hicbir yaym orgarumn gogusleyemeyecegi .ortadadir. Dolayistyla hemen her dergi, olcuryazar olan herlcese aym anda seslenmek zorunda ve en ciddi konulara agtrltk veren dergide bile acik sank bir "gtizel"in fotografina ya da hayat Oykiisiine yer verilmistir. Yazarlanma Hollywood sinemastrun yildizlar yaratmastrun sinemaya ve &matt olumsuz yOnde katlulan oldugunu da etmislerdi:
Sinema sanatkarlan gah bir gladyatOr, gah bir hetair gibi bazusunun kuvvetine, viicudunun tenastibilne guvenerek kendisini teshir etti... sanatk8rtn bedeni Amerikahya kafi gelmektedir. Meseld giizellik mtisabakastru kawtnan bir ktz ne kadar cahil, san'attan habersiz olursa olsun, yine bir yildtz 71 Ornegin 1937 yilinda 7 Gan'tin 213. saytsinda "Almanya'da filmlerde oynayan" Zehra Ahmet ve 228'inci ve 295' inci sayilarinda "Robert Taylor benzeri Dirk Fuat" ile yaptlan mUlakatlarda bu isin ne denli bilynk y e tehlikeli bir macera oldugu vurgulanarak genclere bos hayallerden vazgecmeleri "... Istanbul 'dan Ho liv ut' a gitmek, sinemaartisti olmak isteyenlere katiyen bu fikirlerden vazgecsinler. Bu en buyUk tay siyem temayuller bos bir htilyadtr." Dergilerimiz bu celiskili tavrt hep stirdtirmUs, sonuclarun bilmelerine karstn Hollywood'u ve sinema ylldtzlartnin yasamlannin renkli, cicili bicili, cekici yOnlerini yazi ve fotograflarla yaymlamaktan vazgecmemistir. 36

7.)

Turk Sinemasi Uzerine Yazzlar


olabilir. Bu Amerikan iptidailigi san'attn diger subelerini de istilaetmektedirn. Son zamanlara kadar Kalifomiya meyve ihrac ederdi. Fakat sinemantn gittikce inkisafi pek cok seyler degistirmis ve artik bu diyar btitiin diinyaya bacak yollamak hususunda sair manleketlere tekaddiim etmistir73 . ,

Verecegimiz son Omek de Amerikan filmciliginin bu niteligi actklanmaya stiidyo sahipleri, dim gun yorulan 20. ytizyt1 insantna geceleri iltica ettikleri sinemada hos iki saat gecinmek ve onlara giiniin yorgunlugunu unutturmak yahut da bu yorgunlugu bir bas dOnmesi haline gecirmek icin bir care bulmuslardtr: dans. Onun icin bu sttidolarda sanat, zek'a degil, kivraklik ve narin bacak aranmaktadir 4.

Sinemanin Basindaki Vitrini: Sinema Dergileri


Sanat ve kitltur dergilerinin ve gazetelerin sinemaya yogun olarak yer verisi yam sua bu dOnem boyunca cok sayida sinema dergisine de rasthyoruz. Getyekten, bu dOnemdelci sinema dergilerinin sayist ilk bakista insaru sastrnyor. DOnem boyunca yaytmlanan dergi saytst, IstanbuPda yirmi alts, Ankara'da Izmir'de, Bursa'da ve Kiitahya'da birer olmak Caere otuz iki tanedir. Buna karsm bu dergilete iliskin standart bilgilete sahip olamadig' tmadan icerikleri, fiyatlan, Orntirleri, sayfa saytlan, hatta haftalik, on bes Ord.& ya da aylik olup olmacliklannt bile bilmiyontz Bunlann arasinda ProjektOr gibi ayltk olup yalruzca bir says cilcanlar oldugu gibi Holivut gibi haftada bir ve alb yil boyunca yayunlananlan da var. Bu sinema dergilerinden biri "gaye"sini Boyle acikhyor: Sinema haricindeki eglence yerleri Avrupa'ya na7nran mandut ve pahalt oldugundan, sinema layik oldugu mevkii bu sayede
72 "Sinemaciltgin Esrart", Resimli. Uyara., 1929, S. 1698-19, s. 208. 73 "Sinema Aleminde", Resimli Uyanq, 1929, S. 1715-30, s. 477. 74 "Ayaklarm Ucunda Duran Dtinya: Holivut", Resimli Uyanq, 1938, S.2159-474, s. 108. 37

Nilgan Abisel
elde etmektedir... Boyle sinema sanatuun tam bir hakimiyet tesis ettigi bir sehirde uzun mfiddetten beri bir sinema gazetesinin eksikligi buyuk bir bosluktur, iste Sinema Objektifi bu fikirle ortaya atilnustrr. Ayrica film mevzulan ye sinema artistlerinin resimleri de ntIshalarrrnada yer alacaktir. Ayriyeten, bir memurumuz tamamile emrinize amade bulundurulm7a5ktadir, istediginiz adres ye maltunat kendisinden sorabilirsiniz .

Dergilerin hepsini bulup gOrme olanagt yoksa da birkacuun incelenmesi bite bunlann cogunun iceriginin aym oldugu izlenimini veriyor. Sinema sanatma Riskin yazdardan cok, filkemiale gOsterilen filmlerin konulan, ormculan tarutrhyor ve bolca oyuncu flografina yer veriliyor. Sinema haberlerine az rastlaruyor. Omni nispeten uzun sayilabilecek Sinema ye Tiyatro Heleskri'nda bile aym durumla karilanforuz. Sumer sinemasuun yarn organ, izlenimini veren -sinemamn fotograflan, bol bol hem kapakta hem is sayfalarda yer alryor- bu dergi haflahlc . olmasma Icarstn, dtizensiz arahldarla yarmlannus. Omegin 539. say' di5rt sayfahk bir brostir seldinde ve Stenka Razin filmini tarutryor. Derginin hemen hemen turn sayfalannda cesitli tirden reklamlara rastlaruyor. Bazen bu rtklamlar on sayfayt birden isgal edebiliyor. Aynca Fransizca yanlara, kadm ve moda konulanna da genic olgiide yer verilmis. Admda tiyatro gecmesine karstn, taranan 1935-1938 dOneminde birherhangi bir yaziya kac yerli o?eret dismda tiyatroya rastlanmiyor . Sinema dergilerinin cogunlugu haftalik gOsteri programlan vermekteydi. Bu arada da baslca lirmalarm reldamlanrun yer alchgt bir reklam gazetesi niteligini tasiyordu. Damga Resmi Kanununun Bazr Maddelerinin Degistirilmesine ve Bu Kanuna Ban Maddeler Eklenmesine Dair 3478 sayth Kanunun birinci maddesiyle, yuriirlukte olan yasanm 11. maddesinde bazt degisiklikler yapthrken dog' rular gOrtinmelctedir: ileri slitiilen gerekce bu

75 "Gayemiz", Sinema Objektifi, 1937, S. 2, s. 1. 76 Bu bilgiler, Aysegi11KOker ye Zeynep Ulas tarafindan Uygulamali SinemaDersi icin 1979-1980 ders yilinda hazirlanan Ode y den derlenmistir.

38

Turk Sinemast Uzerine Yazdar Sinemalar taraftndan gOsterilen ve ilerde gtisterilecek olan filmlere ait reklamlan havi olarak basunlip eldcn, gerek, sine-ma= iginde gerek disarda tevzi olunan ilanlar, bu fikra uya-nnca 10'ar para resrne tabi tutuldugu halde, bu resimden kurtulmak gayesiyle bir sinema gazetesi tesis ve Uzerine mev-hum bir fiyat da vazedilerek, filmlere ait reklamlar makale sekline sokulmak y e gazetede ne.sr olunacak ilanlar igin de 74. numaramucibince, yahuz, gazetenin asli ntishast Uzerine pul yapistumak suretiyle resim ziyaruna yol acmakta oldugundan bu boslugu doldunnak igin 68 nolu tadile Bu gazeteleri tesis edenlerin bunlara 10'ar lUzum parahk pul yaptstwarak birgok sahts ve muesseselerin ilanlannt nesretrhek suretile hazine zaranna menfaat teminine.. nesirlerden baska sahts y e muesselere ait ildnlann da bu matbualara derci halin-de her ilarun ayn ayrt resme tabi tutulacagt tasrih

Sunlit saytda olcuyucunun oldugu bu dOnem boyunca, yukanda da deginildigi gibi, uzun Orntirlti sinema dergisine rastlayarruyoruz. cogu, Ilan, reklam amacma yOnelik olan bu dergiler kapantr ve yenileri cikanluicen, diger basth yaym organlanrun da bazt sayfalanm okuyucu celmek amacryla sinema konulanna ayirmast dogal bir sonuc oluyordu. "Telkin ye "Keskin" Sinemanin Propaganda Kuweti" 1928-1938 ytllan, dilnyada Ikinei Diinya Savasent hazuiayan kosullann gelistigi bir dOnem. insanliga ve dilnya bansma yi5nelik en btiytik tehlike olan fasizm ye nazizmin Avrupa ve Uzakdogteda gtIclenisi suasmda bu ulkelerde faaliyete gecen, amac ve hedefferi actk olan sinema kurumlannm caltsmalan, Ttirkiye icin bilinmeyen seyler degildir. Omegin, 1927 yihnda, Mussolini'nin destegiyle Roma'da actlan enstituye iliskin haberleri konu alan bir yaztyla 1932'de karstlastyomz. "Beynelmilel Terbiyevi Sinemactitk Enstittisti" adh lcurulusun Milletler mastatlanrun Italyan ancak Cemiyeti'ne devredildigini, Htilcameti'nce karstlanact*un anlatan aynntrit yazida Orgtite ilislcin 77 Zabit Ceridesi, Devre s. 5., Cilt 26, ietima 3, 79. Inikat, 1938, S.
Saytst 272.

39

Nilgiin Abisel
. . bilgrier veriliyor. Bizim icin burada Snemli olan yazann u cilmleleridir: Sinema dogrudan dogruya dimagumza hitap etmek itibarile emsalsizdir, gtirtistimtizi1, duygulanrruzi, btittln ruhumuzu ihata eder ve nih tizerinde 9ok mtlessir olur. Evet sinema, hatta kitaptan bile daha muhimdir. Sinemanin telkin kudreti kitabinkine nispetle daha cok tisttindUr. Ctinkti,manzara bfittin canirligty la kara cahiller kutlesine kadar tesir yapabilir... Biiy0k sehirlerin meydanlannda, ktiylerde projektOrlil kamyonlar vasitasile halka terbiyevi filmier glistermekteclir. Halka iyi telkinler vermek ve kitaplarm sesini isitmeyen kalabaliklan medeniyetin isrg'iyla aydinlatmak i9in bu ne kadar kuvvetli bir vasitadir78.

Alman sinemactltgt ve Tiirkiye'de gOsterilen Alman filmlerine ililcin Yeni Adam'da ctkan bir yazi, bize bunlann icerigi uzerine bilgi verdigi gibi, illkemizde bu tiir filmlerin amaclannan da gayet iyi anlwkhgrru gOsteriyor:
zaten son senelerde biitiin Almanfilmleri monoton bir hal aldi. Bu neden boyle oluyor? Alman propaganda teskilati film sanayine sik sik direktifvemiektedir. Mifus artirmak i9in cocuk sevgisi, anne sefkati ifade eden fikirleri sinema senaryolarma sokmaktadir. Bu iyi bir sey fakat Alman sefleri, bir taraftan sinema sanayine bu bakundan bily ilk ehemmiyet verirken diger taraftan da 'Biz mitralyOzti tereyagina tercih ederiz, yiyecek tereyagtrnz yoksa 9ok stiktir mitralyozumuz var' diye nutuklar irad ediyorlar. Insan bu nutuklan dinledikten sonra kendi kendine 73u suali soruyor:- Pekala dogacak 9ocuklar ne yiyecek?

Buna karm aym derginin bir sonraki sayismda sava. aleyhtan oldugu belirtilen Yuz Sene Sonra, filminin basinda hak ettigi ilgiyi gOrrnedigi yolunda bir yakmmayla karilwyomz.
"Beynelmilel Terbiyevi Sinemacilik Enstittistr, Resimli Uyanq, 1932, 1849-164, s.120. H.A., "Alman Filmlerinde Propaganda", Yeni Adam, 1937, S. 162, s. 7. 40

TUrk Sinemasi Uzerine Yazilar

Sinemadan uluslararasi propagandada yararlanma ko-nusunda Htiseyin Avni de unlan yaznu: ...ctinkti bugtInkil dtinya seraitine gore, sinemayagiden halk bir iki saat avunmak, hos dekorlar ve ytiksek konfor icinde gecen hayata bakrnak suretiyle olsun fakirliklerini unutabilmektedirler. Sinema bu bakimdan fakir insanlann hayatina bir iki saat ruya sokan ve onu afyon gibi uyusturan bir vasita oluyor. Acaba sinemadan bekledigimiz bu mudur? Yazar daha sonra bazi film adlan vererek soruyor: Bu gibi propaganda filmlerini, sinema sahipleri ne diyegtinlerce
halka gOsteriyorlar?... Halka ucuzradyo laztm oldugu gibi ucuz sinema da lazundir... fakat icinde yabanct milletlerin propagandasini yapmayan, din ve fasizrn ftkirlerini ifade etmeyen bOyle bir sinemayi isterken... 8 Sinemarnn eglendirici, uyutucu, avutucu uzun filmier dimda, itli tiirden lusa filmleri de Icapsadtgi bu dOnemde Sinemarun is ve di politikada gticlii bir silah oldugu kadar, modem telcniklerin, sa :,6111c ve yurttalik bilgilerinin Ogretilmesi gibi egitsel amaclar icin de kullanilabilecegi ortaya cikrrun. C5zellikle Ttirkiye'nin kuzey komusu Sovyetler Birligi'nde sinema filmlerinden, gerek devrimin ve yeni dtinya gOriltintin geni yiginlara anlatilmasi gerekse yeni kurumlann yerleip beni rnsenmesi, yeni yOntemlerin kullan.tmtnm ligmtilin es i acisindan bilincli ve yogun bir yararlanma stiz konusuydu; Turkiye hem siyasal kadrolan hem de sanat cevreleriyle bu gelimelerden haberdartli s Gercelcten, bu diinemde her iki cevrede uzerinde durulan

80 Hilsey in Avni, a.g.m. 81 "... ctinkti Sov yet rejisOr0 bir barman manzarasi cekmek icin

asgari kirk sehre gider (lutfen seyahat masrafini teemmul buyurunuz). Bittabi bu seyahatlerde yalniz degildir. 3-4 kamera (al ici makina), birkac operator, ses mtihendisi, yard 'met rejisor ve nihayet 30-40 figiiran ve artist daima rejisorun eli altinda bulunur. Hos Sovyetler film sanatina yOksek bir dev let aldkasi gOsterdikleri icin ve btitun nakil vasitalari dcvlete ait bulundugu icin 41

Nikan Abisel
en Onemli konu, sinemanm "terbiyevi" ye Ogretici yOnilchir. 1937

yilmda cilcanlan Ogretici ve Teknik Filmier Haldcuida Kanun bunun bir karutt olmalctachr. Nitekim yasanm "esbab-1 mucibesi"nde amacm Oncelikle ceitli modem tekniklerin paketleme, pazarlama gibi- tiretilmesinde losa filmlerden yararlanma oldugu anlailmalctadirs . Yabanct tilkelerin deneyimlerinden yararlaruna konusunda halkevleri film gOsterileri chmda- bu dOnem boyunca yalruzca tek timek goriiliiyor. Bu, 1933 ythnda gen;eldetirilen "Seyyar Terbiye Sergisi" giriimidir. Ankara-Samsun arasmda 1002 kilometre boyunca lcuic &in Ora& bir cahma prograrru uygulayan sergide, Ogretmenlere ve franca peitli konularda bilgiler veriliyor, seminer ve koniranslar citizenleniyor. Aynca resim sergileri ve film gOsterileri yapilnu. Bu girifinin planlama filcrinin 1926 pima dek gittigini de Ogreniyomz. Izmir'de yarmlanan Fikirler dergisi, uygulamarun baanandan soz ederek, benzeri giriirnin Izmir cevmsinde de yapilmasuu onermektedir:
butiin vatandalar hastaliklardan korunmaya, iyi mahsul almaya, guzel caltsmaya dair konferanslari dinlediler. Veremin, frenginin, sit/min sathalartm ye tahribatmt sprojeksiyon vagonunun beyaz perdesi tizerinde takip eylediler . Ktsa filmlerden egitimde, Ozellikle, yurtta111c, balk sagligt, yeni teknikler gibi konularda bilgi vend araclar olacak yararlanma chmda, bunlan cocuklann y e yetikinlerin terbiyesinde kullarunarun yararlan ilzerinde cokca duruldugunu gOrtiyoruz. Daha 1930'da giirsel-iitsel araclann dershanelerde lcullamm olanaklanna ilikin yaztlara rastlaruyor. Ogrencileri stkmayacak, gotiildiikleri icin daha alai& kaki olacak "cografya, tarih ve hey'et icin sesli sinema" uygulamalannm yararlanru anlatan geni bir haber 3 Nisan 1930 tarihli Resimli Uyanks'ta yer alma. Miinir Hayri ise Ayzenstayn' in Sovkina'si bu seyahatleri on parasiz yapar.", Nizamettin Nazif, a.g.m. 82 Zabd Ceridesi, Devre 5, Cilt 16, ictima 2, 32. Inikat, 10.2.1937, S. Sayrst 71, s. 2. a3 Behzat Arif, "Seyyar Terbiye Sergisi Bize cok Bily0k Omitler Veriyor", Fikirler, 1933, S. 97, s. 4. 42

Turk Sinemasi Uzerine Yazilar yansinda uluslararasi Fen isleriyle Ilgili Sinema Birligi Kongresi'nden soz ediyor ve bumda gOsterilen user dakikalik filmlerin tabiat bilgisi, cografya ve yurttaslik icin kullarulabilecegini sOylilyor. Almanya'da her okula 16 mm.'lik gOstericilerin filmlerin her Eigrenciden alman 20 fznik "vergi" ile hazirlandrguu anlattiktan soma Boyle devam ediyor:
Bizde fenni sinema etrafinda ve halk sinemasi etrafinda dikkate deger tesebbiisler ve caltsmalar vardir. Tedrisat filmierinin her gun birazdaha dikkatle ele almmasim isteyen KtiltUr Bakanligi bu isler etrafinda esash ettitler yaprrushr... arttk daha beklemeden fenni filmlerin bizde de genic Olctide cogalmasuu beklemek hakktmtahr84.

Bu nitelikte filmlerin yam sua devrimin, yeni rejimin, tilkenin dogal ve tarihi gtizelliklerinin tarutildigi filmlerin hazirlanmasi, folklorik degerlerin gOriintilletunesi istek ve cabalanna da rasthyoruz85 . Uzerinde durulan ba.ka bir konu da sinemalarda asil filmin oncesinde gOsterilen haber ye alcttialite filmleri. 1nceledigirniz dergilerde bu filmlerin ulkemizde hazirlanmasmin yararlanni vurgulayan yazilar var. Nusitt Kemal'den yapazagrmiz ahnti bunlan ozetliyor, "Sinema, bugiinkt medeniyetin stlphe yok ki en umumi ve en tesirli terbiye ve eglence vasitasiche'. Her alanda devrim yapmis olan bir illkede sinemamn gorevleri "inkrlabi memlekete yaymak, milli Ictiltiktin yeni telalckilere gore lcurulmasmda ve
!ALM Hayri, a.g.m. 85 "Sehremaneti bir film sirketi ile mukavele yaprmstir. Bu mukaveleye gore sirket istanbul 'un panorama halinde olarak bir filmini vilcuda getirecektir. Sirketler filmi iki ay zarfinda ikmal edecektir. Avrupa ve Amerika'nin muhtelif mahallerinde irae eyleyecekti. Bugune kadar sirket mukaveleye riayet etmemis oldugundan bu mukavelenin feshi takarrur etmistir. Bu mesele umur hukukiye muduriyetince tetkik olunmaktachr." Resimli Uyantc, 1929, S. 1690-5, (Havadis ve ilanlar Kismi, s. 3). "KUIttir Bakanligi Anadolu sarkilanyla halk oyunlarini ve mahalli kiyafetlerle milli rakslari sesli sinemaya ve plaga almaya karar vermistir.", Yeni Adam, 1936, S. 150, s. 9. "Izmir' in Muhtelif Hayat ve Faaliyetlerine Ait Bir Film Cevrildi", Yeni Adam, 1936, S. 150, s. 13. 84

43

Nilgiin Abisel inlcisafinda amil olmak, hallca bilhassa bedii zevkleri inkisaf ettirici terbiyeyi eglence vermek, Turk memleketini, Ttirk halkuu, Turk Ictilttirtinti ye Dirk inktrahuu disanya tarutmak..."86
Su hakikat artik kabul ediliyorki, sinemaeski dtinyarun en yen i bir sanati y e sosyetenin en ku,vvetli bir ihtiyaci haline gel nistir... 5imdilik memleketimiz icm en lazimh olaniakthalite, yani havadis filmleridir. Bunun ihmal edilmesi bizim icin bir eksikliktir. Vakia tek ttik ban yerli akttialite filmlerini sinemalarirruzdagOnntlyor degiliz Fakat bunlar, sanat ve sinema bilgisinden cok uzak kalrrus, adeta bir amatOr isinden ileri gidememis seylerdir.

Bu sattrlann yazan, daha sonra, tilkede az zamanda yaptlan cok iii ye degisiklikleri gOnnelc, baskalanna gOstermelcte en etkili aracm film oldugunu, filmlerle gelecek lcusaklara tarihi belgeler bualulabilecegini, kentlerin, sanat yapttlannin ye doganin "alctUalite" filmleriyle sunulabilecegini anlattiktan sonra stiyle devam ediyor:
Bizim senelerden ben sinemalartrruzda her hafta degisen havadis filmlerinden aldtguruz intiba sudur: Ttirkiye'de kayda deger hicbir faaliyet yoktur. Avrupa ve Amerika'da gelen btlytik hadiseler en fazla bir ay icinde perdemize aksettigi bald; mesela Adana'da gecenlerde olan o koskoca su felaketini hicbir sinemamada gOnnemize imkan olmadi. Igernleketimizde yerli akttialite film teskildtinm zamaru gelmistir .

Siyasal ceyrelerde de bu konu ilzerinde onemle duruldugunu biliyoruz. Omegin, Polis Vazite ye Seldhiyetleri Kanununun gOrUsmeleri suastnda, TUric sinemasuu ye seyircisini bUtiintiyle etkileyecek olan 6. madden tizerinde yaltuzca bir lcisi sea alms ye o
se

Nusret Kemal, a.g.m. r N. Uralh, a.g.m. 88 Kanunun 6. maddesi sOyle: "Haricten gelen filmlerin gos-terilmesi ve dahilde yamlacak filmlerin cekilmesi polisin iznine baglidir. Polls filmlerin ve senaryolann tetkik ve muayene isini alEtkah makamlarla birlikte ve nizamnameye gore yapar". Zaba Ceridesi, Devre 4, Cilt 23, Ictima 3, 77. Inikat, 4.7.1934, s. 406. 44

Tiirk Sinemasz Uzerine Yazzlar

bir sore yOneltmistir. da yalruzca haber-aktilalite filmlerine Konurnuz acismdan ilginc lamb inanctyla som ye yarutlan tiimilyle alctanyoruz:
Hakki Tank Bey (Giresun): -Efendim bir sual soracagim. Polisin senaryolan tetkik etmesi belki yerindedir. Yalniz film cevirmek ihtiyacinda olanlar vardir ki bunlar hadiseleri takip ederler, senaryo ile alakalan yotur. Bu maddenin tatbikinde birgok nitisktilat cikacaktir. Enctimenin bu husustaki fikri nedir? Ad I iye Enctimeni adina Selahattin Bey (Kocaeli): -Efendim filmier umumi ahralca milessir bir propaganda vasitastchr. Binaenaleyh film cekilirken dahi polisten izin almmasinin mesrut olmasi faydali gOrillmtisttir. Dahiliye Enctimeni de bunu boyle kabul etinisti, biz de kabul ettik. Hakki Tank Bey: -Zannederim ki fikrirni iyice arz edemedim. Bazi filmier icin hakikaten daha evvel senaryo yapilir. Fakat bazen de meseld tayyare bayrami ve bir cenaze merasimi olur. Bir amatOr bunun filmini almak isterse muhakkak polisten izin almasi 18= gelecektir. Bunun icin aynca ruhsatname alsinlar demek daha dogru olur. Herhangi sekilde olursa olsun, film cekenler icin ayri ayri takyidat koymayal tat. Film cekmek isteyenler daha eve I icrayi sanat icin ruhsat alrrus olmak, denmek daha tabii ve daha dogru olur. Filmciligi ikiye ay tracagtm. Birisi senaryo filmci I igi, digeri hadisati tesbit eden. Hadisati tesbit eden filmcilerin cekecekleri film icin daha evvel polisten milsaade almalarina imkan yoktur. cunku izin alincaya kadar hadise kaybolur, gider. Dahiliye Vekili Kaya Bey (Mugla): - Filmier tic nev 'e aynlmaktadir. Bir, hadisati tesbit eden filmier. Bunlar amattirler tarafindan veyahut o idle istigal edenler tarafindan yapilir. Digeri de sahneyi temsil eden bildigimiz filmlerdir, sinema filmleridir. Bunlann her ikisini de icabinda polisin gOrmesinde mernleket icin fayda vardir. Bunlann birisi memleket leh ve aleyhinde propaganda mahiyetindedir. Bunlann behemhal hukumet tarafindan kontrol edilmesi lazundir. Bir de senaryo yani dogrudan dogruya sanati temsil eden sinemalardir. Bunlar nizamnameye gore muayene... Binaenaleyh bir heyet tarafindan tetkik edilecegine gore burada kafi sarahat vardir. Nizamname de yapacak olursak, ki yapacagiz, 45

Nilgiin Abisel

Hakki Tank Beyefendi'nin dtisLindtikleri hasil olacaktir. derecede sarahat vardtr,fikra yerindedir. Hakki Tank Bey: - Efendim, benim arz ettigim.. Dahiliye Vekili SLikrti Kay a Bey: - Efendim anladtm ve arz ettim. Kendisi dogrudan dogruy a sanat yaptyorsa zaten fotografcilik Tiirklere has oldugundan izin almalari l'azundir, sanat yaptyots'a zaten memnudur. Sanat yapnuyorsa polls, ne yapiyorsun gel ip bakacagim diyecektir. Sunun bunun merakini uyandiracagun diye mernleketimizde Pena sekiller arayan y e ihdas eden bir filmden vatarnma icin, rnemleketimiz igin, menafii icin bir sey yoktur. `Neresini aliyorsunuz beyekndi giireyirn' diyecektir. Ttirklere icap ettigi kadar ruhsat verilir. Digerlerine de kayit korwr. Kendilerinin endi seleri Nizarruiamede bertarafolacakttr. Hakki Tank Bey: - Beyefendinin izahlanna tesekktir ederim. Maksatlarimizda birlik vardir. Fakat nizamnameye bait kay alarm konmast Id= gelir. Tatbikat sahasint bilhassa arz etmek istiyorum. Hepimizin bir fotograf makinesi olur ve bir hadisenin icerisinde bulunabiliriz. Bir takim kucuk amatiirler vardir. Bu makinay caltstumakta serbest ollnalidir. GOrtiyorsunuz ki asi olarak binlerce amatOr vardir. Zaten Vekil Beyefendinin film gOsterilmesi itibariy le koydugu kuyut tamamiyle yerindedir. Rirkiye dahilinde bu kabil filmier, zaten polisin ve tetkikinden gececektir. Fakat ben de kendileriyle beraber tey it etmek isterim ki, Rirkiye'nin haricine gitmesine mani olacak tedbirler alinmaltdir. Onun icin sOyle bir formtil tesbit ettirn: Akttialite filmleri, bu filmleri cekecekler tarafindan daha evvelden haber verilmesi bu kaydin haricindedir diye bir htiktim konulmastm istiyorum. Eger Vekil Bey, bun u nizamname ile temin edersemesele yoktur. Dahiliye Vekili Kaya Bey: - Bu nizamname He tesbit edilebilir. Reis: - 0 halde maddeyi aynen reye arz ediyorum...89

Bu uzun alinuda, siyasal iktidann sinemaya yaklarmi ye gOriileri, carpel ctimlelerle amlerin denetlenmesi konusuna sergilenmektedir. 89 a.k, s. 406-408.
46

Turk Sinemast Uzerine Yazilar Siyas21 iktidann, filmlerin terbiyevi niteligini ve kamuoyu tizerindelci etkilerini vurgulayarak, denetimin gereklerini acildayrsi acismdan Matbuat Umum Mildurlugu Teskildt ve Vazifeleri Hakkinda Kanunun "esbab-i mucibesi"nden de bir ahnti yapahm. Burada Orgiittin yeniden dthenlenme geregi aciklanuicen kamuoyunu etkileyen kurumlann Onemi Boyle degerlendiriliyor:
...milli inkilap rejimimizin bugtinkti kutma ve yaratma devrinde de gerek harice karsi yeni Ttirkiye'yi tanitmak ve menfi propagandalarla milcadele etmek, gerekse dahilde matbuatin ve radyo, sinema, tiyatro gibi bilumum efkkt umumiye mtiesseselerinin halkin inkilap icin terbiyesinde en mtihim bir telkin ve terbiye vasitasi olarak kullanilmasini temin vc9giyaset maksadiyla Matbuat Umum Mildarltigtintin bir teskilki olarak yeniden tensik ve tesis zarureti asikardir

Dolayrstyla Genel Mtidtirltigtin gOrevleri arasinda "... radyo, film ve tiyatro gibi efIcan umumiye mtlesseselerinin sevk ve idaresi de aluunistir... milesseselerin simdiye kadar suf inzibati bakimdan murakabesi ve kulturel rollerinde tamamiyle basibos biralulmis olmasr, milletimizi milhim bir terbiye unsurundan mahnim luh-niste. BOylece' "gerek haricte gerek dahilde yazi, sOz ve resimle ve radyo, tiyatro, filmle yapilacak propaganda ve telkinlerin devlet ve millet menbatleri namma sevk ve idaresini temin icin" yeni bir duzenleme gereldi gOrtilmelctedir. Sonu9ta 2444 sayili yasarun birinci maddesinin (I) bendinde "Radyo, film ve tiyatro gibi ' efkrumumiye ile aldkadar olan vasitalan murakabe etmek" gOrevi de sayilmis ikinci maddede yer alan, istihbarat, nesriyat ve propaganda servisinin gOrevleri arasmda: "I- Memleket dahilinde yaprlan filmlerin senaryolaruu ve haricten Aelen filmleri kontrol etmek, J- Senaryolar ha7irlatrnalc" sayilmistir .

Ogretici ve Terbiyevi Filmier


Bu clOriem boyunca egitici nitelik tasiyan filmlerle .. dogru-dan Yasalarclan bin Og-retici ve iliskili iki yasa ye bir ttiztik Zabit Ceridesi, Devre 4, Cilt 22, ictima 3, 57. Inikat, 26.5.1934,
S Sayisi 162, s.3. 91 a.k., s. 273. 47

Nilgiin A bisel Teknik Filmier Hakkmdaki 1937 tarihli 3122 sari] yasathr. Bu yasa ve getirdigi tiiziik ile "devlet daireleri tarafindan getirilen teknik ogretici filmier" ve bunlann gOsterimi kin gezeldi her thrill aray gerecin vergi ve msimlerden ba-gistk tutularak ytuda solculacagt, ve diger kummlar aft-sindan da bu nitelikte filmier icin aym durumun gecedi ol-dugu belirtilrrtistir. Kisi ye diger, lcurumlann gethecegi filmle-rin bu nitelikte olup olmadigura, lliztik tarafindan gOreyleri belirlenecek komisyonlar lcarar vemcelctir. Yasarun ikinci maddesi komisyonlara "Genel Kurmay, Dahiliye, Maarit iktisat ve Ziraat Veldiletleri" temsilcilerinin lcattlacaguu, gerekir-se diger bakanhidardan da temsilci bulunacaguu htilcme bag-lams. Ilk komisyonlann May ts 1938'de Ankara ye istanbul'da ktuuldugunu biliyoruz92. Yasarun getirdigi bir baslca ye genel olarak uygulanamarrus olan htikilm ise "sinemalarda esas filmlerle birlikte teknik veya ogretici bir filmin de gOsterilmesi" zoninlulugudur. Oytincti maddenin ikinci fikasz
Devlet daireleri tarafindan memleket dahilinde yapttrilan veya manleket haricinden getirilen bu resit filmlerden tensip edilenlerini Hilktimet, sinemactlara meccanen vermeye selhiyetlidir. Sinemactlar bunlart yukartki fikrada yazth teknik ve ogretici filmier yerine kaim olmak tizere gOstermeye mecburdurlar93.

Bu yasayla siyasnl iktidara, hem getirilecek lasa filrnled denetleme hem de bunlardan istenilenleri ya da yurtiyinde yaptmlanlan sinemalant gOstame yetkisi yerilmistir. Ancak dOrdtincii maddedeld pars cezastmn hafif imam ve uygulamada denetimin gerektigince dtizenlenememesi, bu maddelerin gecediligini bilytik Olctide engellemis gOrtintiyor. Aynca, yeterli saytda ye nitelikte film tiretimi icin devlet lcummlan arasinda sistemli bir yaksmantn duzenlenemedigini ve bir Orgtillin lcurulamachgtm da biliyoruz. Konumuz acismdan yasarun hazularus amaylan da Onem tastyor. Fitikiimet cesitli uluslararasz Omeklerden yola czkarak lasa filmlerden aynntz lanyla irdelem hangi bicimde yararlarulacaguu 92 Yeni Adam, 1938, S.228, s. 9. Zaba Ceridesi, Devre 5, Cilt 16, Ictima 2, 32. Inikat, 3.2.1937, S
Sayts171, s. 13. 48

7.)

Turk Sinemasi Uzerine Yazdar

gOriinmelctedir. Esbabt mucibe ye "Enciimen Mazbatalanndan yapacaguruz ahnblar bunu actlayict olacakttr.
Memleketimizde gerek mustahsilin, gerek tticcar, gerek mutavassit, gerekse tatbikatta va7ife alacak memurlann ve sureti umumiyede is aleminin, istandardizasyon, teskiltlandurna, Marketing denen satisa sevk icin tOplu ve planli sekilde satisa sevk etmek meseleleri ilzerine en ameli sek i l de dikkat nazarlanni teksif icin, bu filmlerin memleketimize vdsi nisbetlerde girmesini ve btitiin sinemalarda muntazaman gosterilmesini teminde Ticari noktadan bu kabil filmleri celble bilytik menfaat mtikel lefolan daire ikti sad Veka leti bilnyesinde Ttirkofis ' tir. Bu s milldhazalarla tanzim edilmis ve Tiirkofis' i n istihsal sahalannda, ticaret merkezlerinde gostertebilmesini temin ve giimrtikleritnizdeki bazt filmlerini de Ontimilzdeki May's ayinda toplanacak ticaret odalan kongre,sinde irade ettirebilmesi maksadile bir de muvakkat madde eklenmis olan...94 istihsal mintikalanmada ekme, yetistirrne, toplama, saklama sandrklama ye giindetme gibi islerin teknik usullerini bedava sinemalarda, halka rnahallerinde ogretmek ve bu yolda calisarak ulusal is ve iktisad hareketlerini rasyonellestirrnek icin yaln iz, htiktimetin getirecegi..95 Enctirnenimiz yaptigt uzun tetkik ve gOriisme neticesinde bu filmleri temin ettikleri terbiyevi, iktisadi ve ahlaki faydalar yOntinden kitaplar kadar hatta cekici sanat teknigi noktasindan yaptigt tesir itibariyle kitaptan daha ziyade halkin umumi ve faydali bilgilerini serf bir surette artirmaya yarayacagi kanaatinde..96 Gotiildiigu gibi yasalun olusmasinda agtrhk nolctast filmierin ozellikle iktisadi y e ticari baliyefierde kullarum sorunu olmaktadir. Kanun ld'yihastrun tarihinin iki yil Oncesine ait olusu da ilginc.

94 "Ogrenci ve Teknik Filmier Hakkinda Kanun Layihasi", Zabit Ceridesi, Devre 5, Cilt 16, tctima 2, 32. Inikat, 25.4.1935, S Say's' 71, s. 2. 95 "Gtimriik ve Inhisarlar Enctimeni Mazbatasi", a.k., 29.5.1935, s. 3. 96 "Ikinci Ictima iktisad Encumeni Mazbatasi", a.k, 26.1.1937, s. 8. 49

Aldgiat Abisel

Bu dOnem icinde kisa filmlerle ilgili olarak yikOrltige giren ikinci yasa, 3520 sayth Terbiyevi Mahiyeti Haiz Filmlerin Milletlerarasmda Intisannm KolaylasttnImast icin 11 Birinci Tesrin Beynelmilel Akdolunan Cenevre'de Tarihinde 1933 Mukavelenameye Iltihaka Dair Kanun'dur. Uc maddeden olusan bu kisa yasarun birinci maddesinde, stizlesmenin "9. maddesinde yazth itirazi kaydi dermeyan etmek sartiyle" hukumete, kattlma icin gereldi yetkinin verildigi belirtilmistir9 . Hariciye ve Maarif EncilgOdislerinde, bundan once menleri yasa tasanstna degindigimiz yasaya attf yapilarak"... kOlttir, ziraat ve sanayi sahasmda Icallanmarruzi temine yarayacak milhim vasnalardan olan ogretici ve teknik filmlerin memleketimize gents OlcOde ve kolayala girmesini temin etmek" yerinde bir uygulama olarak "terbiyevi filmleri imal ve degeriendirilmistir. iktisat ihrac eden memleketler arasinda bulunmadigtmiz icin, mukaveleye fiilen" baglarulmasuun ekonomik balamdan pek faydalt olmayacagt "memleketimizin haricten getirilecek bu filmier kin gents mikyasta karsta "itirazi Maim temin eden pazar halini alacar kaydin" yeterli oldugu savunulmtastur. Zaten Iktisat Vekaleti' nin arasmda "ilerde baOca ihracat tranlerimizin dtsarda propagandast icin ekim, toplama, maniptilasyon ve ambalaj usullerini gOsterir filmier yaptirrnak karannda oldugumuzdan bu fibnleri mukavelenamede tesbit edilen bes kategori arastnda mahrec Olkelere gtimnik resmi Odemeksizin ithal etmek gibi muhim bir istifade"nin sliz konusu oldugu da yer almalctachr98. Bu yasalartn dismda, filmlerden propaganda ve bilgi verme biciminde yararlanma amaclartna yOnelik lid yasadan daha soz etmemiz gerelciyor: -Biri 2154 sayth 2.4.1933 tarihli Halkevleri Icin !that Olunacak Radyo ve Sinema Makina-lannin Muamele Vergisiyle Giimriik ve Oktruva Resim-lerinden istisnast Halclunda 97 Zaba Ceridesi, Devre 5, Cilt 26, ictima 3, 82. in ikat, 27.6.1938,
s. 425. Mt gecen 9. maddenin birinci fikrasi stiyledir: "Yilksek akit taraflardan her biri mukavelenameyi imza eder veya ona iltihak eylerken haricten gelen filmlerin istilasma karsi kendi dahili pazarini korumak zaruretinden dolayi bunlarm ithali hususunda men veya tandit tedbirleri almak hakkini muhafaza edebilecektir." a.k., S Say is' 311, s. 6. 98 a.k., s. 1.

50

Turk Sinemasi Uzerine Yazdar Kanun. Yasa Onerisi Konya Mil-letvekili Kazim Hiisnii ve Giresun Milletvekili Hal& Tank Beylerce yapilmrs. Onerinin amaci Oyle acrklaruyor:
Radyo ye sinema makinalarin, nesir ve tamim hususunda ifa ettikleri hianet maltundur. Umumi h payatimizda muayyen fikir ve icin bu kanaatlerin tamimi ve halktn tenvir ve makinalardan edilecek istifade pek kiymetli olacaktir. Halkevlerinin birer kultur mtiessesesi olmasi itibariyle -gayesi dahilinde nesri tamim ile milkellef oldugu fikir ve kanaatlerin halk arasinda tamimini teminen bu vasitalardan istifade eylemesi luzum ve faidesi asikardtr. Halbuki halkevlerinin tamamt, bundan mahrum bulunmalcta ve bu vasttalardan istifade 99 edememektedir . Oneride buna uygun olarak en Etzla "25 sinema cekicisi", ytiz adet gOsterici ile ytiz adet projeksiyon ve "mikas ineri" ithali gerektigi ileri stirtiltiyorm. 1934 yiluida yiuiirluge giren 2645 sayill iic maddelik bir diger yasayla ise SSCB'nin Milli Iktisat ve Tasarruf Cemiyeti'ne armagan ettigi sesli sinema makinesiyle parcalanrun vergi ve resimsiz olarak gtimrOlcten cekilmesi htikme baglaruyor. Yasa tasansmda amaclar sOyle acriclaruyor: Iktisat ve tasarruf tilkillerini halka yaymakta Milli Iktisat ve Tasarruf Cemiyetinin cok buyuk bir hianeti varchr. Sesli sinemalar dahi bu himneti basarmanin en kiymetli vasitalarindan

Zabd Ceridesi, Devre 4, Cilt 14, Ictima 2,39. inikat, 8.3.1933, S Say's' 122, s. 1. 100 1937 ytlinda ogretici y e teknik filmlere iligkin yasa ken stiz alan Edirne Milletvekili Fatma Memik, koylerde petrol ile isleyen ve iyi kotu ise yarayan sinema ve projeksiyon makinalanndan st5z ederek, halkevlerinde gosterilen filmlerin elektrik olmayan yerlerde gaz lambalanyla gosterildigini, tanm ve saglikla ilgili filmlerin bu aygttlarla sessiz olarak da terilebilecegini belirtiyor. Zabd Ceridesi, Devre 5, Cult 16, ictima 2, 32. Inikat, 3.11.1937, s. 43.
51

Nilgiin Abisel
biridir. Bunun icin Rusya'dan gelip cemiyete annagan edilen bir sesli sinemamakinesile...11

Buraya dek sinema filmlerinin 1928-1938 dOneminde kemizde nasil degerlendirildigini gOsteren bazi timeldere yer verdik. Sinema olgusunun citli yOnleriyle kavrandigi ortaya ciluyor. Sinema endiistrisinin gereksinimleri ve Thr'dye acrandan var olan yetersizliklerin bilindigi anlasthyor. Ktsa tarutici, Ogretici filmlerle haber icerigi olan fihnlere daha cok egilen siyasnl iktidarlar uzun kesin bir tutum talunnuyor. Ancak yerli filmlerden filxnlere memnuniyetsizlik belirtiliyor102 , "tiyatro ve sinernarun ihtiyaca gelecek seldlde inkisat" edemedigi vurgularuyor m . Milzik ve tiyatro icin egitim kurumlan olusturuluyor fakat sinema nedense bir yana bualuhyor. Ya da yalmzca devlete vat geliri saglayacak birer ticarethane, eglence yen olarak degerlendiriliyor. Gevictn de sinema ve tiyatrolar mali konulan iceren bircok yasada hep, birahane, gazino, bar, meyhane, "dansing", siric, stadyum, ickili ye calgth lokantalarla umuma acid( oyun ye eglence yerleri ve temasa yerleriyle birlikte ele alinmtstir. Seykinin korunmastyla ilgili oldugunu soyleyebilecegimiz bir hilkme rastlacligima Umumi Hifassrhha Kanunu'nda bile durum ayruchr. 167. maddede sinema ve tiyatrolar yine bar ve clans salonlanyla birlikte sayilmtstir. Belediyeler Kanunu'nda ise -17. madde- otel, halk mtizesi, hayvanat

1 I Zabit Ceridesi, Devre 4, Cilt 25, ictima 4, 20. inikat, 15. 12. 1934, S. Sayisi 64, s. 1. 102 "Matbuattan baska diger btittin dick' umumiye muesseseleri de bugtine kadar hakikaten Devletin muavenetinden ve Devletle isbirliginden mahrum haldedir. Milli Filmlerde cikan bazi meselelerin Heyeti Aliyenizi ve efkari umumiyeyi ne kadar rencide ettigini biliyorum." icisleri Bakani Sukru Kaya'n in Matbuat Umum Mudurlugu TeskilL ve Vazifeleri Hakkmda Kanun gOrtismeleri strasinda yapttgi konusmadan. Zabtt Ceridesi, Devre 4, Cilt 22, ictima 3, 57. inikat, 26.5.1934, s. 273. 103 "Tiyatro ve Sinemalardan Devlet ve Belediyelerce Alinmakta Olan Damga, Teyyare ve Belediye Resimleriyle Darillaceze Hissesinin Miktarma ve Sureti istifasina Dair Kanun Layihasi", Zabit Ceridesi, Devre 5, Cilt 26, ictima 3, 83. inikat, 22.6.1938, S. Sayist 314, s. 1.
52

Mirk Sinemast Uzerine Yaztlar

ve nebatat bahceleriyle bir arada ele ahnmrstir ki bu bir OlcOde daha iyimser bir durum sayllabilir. inceledigimiz clOnemin sonunda, seyirci sayisun arttirmak ve yabancr film ithaldtcilanna kolayhk saglamak yolundaki girisimlere rasthyoruz. Tiyatro ve sinemalardan alman resimlere ilikin yasa hazirlarurlcen, "... Halkm ihtiyaclan arasmda esash bir mevki tutan ve bedii, ictimai ve terbiyevi tesirleri balummdan da Devleti yakmdan alSlcadar eden tiyatro ve sinemalara daha cok alaka celbetmek ve her suuf hallan bu yerlerden istifadesini temin etmek ancak buralara giri tartini her keseye elverisli bir dereceye ceitli vergi ve indirmelde milmktin olarngun gOren resimlerden indirim yam sinemacilann Icarlanm denetleyerek '' gerekli tenzilat elde etme cabasma giriyor m . Ucretlerin belirlenmesi belediyelere bualulryor. BOylece sinema salonlarmda farich fiyatlan olan bOliimlerin kesin olarak saptanmasi da saglanrm oluyor. Aynca "sinemalarda daha cok ucuzluk temini icin haricten getirilmek zamretinde bulunulan filmlerin gumruk resminden de tenzilat yapilmasi lAzun gelecegini izah eden hOlciimetin" m onerisi desteklenerek 7. maddeyle kesinlesmitir. Aym yil crIcanlan Kazanc Vergisi Kanunu'nun bazi maddelerini degistiren Kanunun gerekcesine gore:

104 Biltce, Dahiliye, Maliye Enctimenlerinden Milrekkep Muh-tel it Enctimen Mazbatast" Zaba Ceridesi, Devre 5, Cilt 26, ictima 3, 83. Inikat, 27.6.1938, S. Say's' 314, s. 2. 1 5 Bakant yasa gOrt1meleri strasmda Oyle diyor: "... bu kanunun hedefi htiktimetin hayan ucuzlatmak icin aldtgt tedbirler serisinden biridir. $imdiye kadar gtda maddeleri uzerinde alinan Bu kanun da manevi gidayi tedbirler cok iyi neticeler istihdaf etmektedir. Sinema, tiyatro bugtin ensttiriktif bir milessese halini alnuttr. Halktmizm bUynk kiitlesinin, hic olmazsa haftada bir defa tiyatroya, sinemaya gitmelerini temin etmek bizim icin ya-pilmasi laztm bir vazife, bir borctur. (Bravo sesleri). Cumartesi ve Pazar gunleri halk icin ikier matine acilacak ve bunun duhuliye ticreti pek ucuz olacakttr. Butun hafta caltan hallumtz bu tatil gunlerinde az para ile eglenmek fit-satin' bulabileceklerdir..."Zabtt Ceridesi, Devre 5, Cit 26, Ictima 3, 83. inikat, 29.6.1938, s.503. 53

Nilgun Abisel
Tiyatro, sinema, birahane, ickili ve calgtit lokanta, gazino ve bahceler gibi eglence ve istirahat yerlerinde almmalcta olan Kazanc Vergisi nisbetlerinin biraz yilkseltilmesiyle,

buralardan aluian eglence ye hususi istihlak vergisinin ilgasi saglarums ye


...Bir taratlan halktn eglence ve istirahat ihtiyacint daha ucuz ve kolay surette temin etmek ve diger taraflan inhisar manulatimain istihlakini animal( imkanlannt haztrlarnak tizere bu kent de bu mahallerden alinmakta olan kazanc vergisi nisbetleri % 75 ve%90'dan % 45'e indirilmi*tir16. Nasil Bir Denetim?... Incelememizin baslannda, bu dOnem icinde cekilen az sayida

filmin sanatsal bakimdan oldugu kadar, icerik acrsindan da begenilmedigini ya da bitcok elestiriye yol actig'un sOylemistik. DOnem boyunca hem yerli filmlere, hem yabanci filmlete hem de sinemaya yOnelik lcuslculu baluslann yogunlastigun gOrtiyoruz. Rejim giderek otunnalcta, buna Icarsul farkli "muhali?' glinisler de yayginlwalcta, &Ilya luzla ikinci Minya Savasena gitmektedir. Biltiin bunlar, kuslcusuz Onemi ye eddied eksiksiz bilinen sinemaya yOnelik ban Onlender almayi rejimin gtivencesi acisindan geickli Yerlestirilmeye calisrlan siyasal sistemin savunusunu yapan ya da sedan melodramlan sergileyen filmlerin disinda "tehlikeli" olabilecek filmleri denetleyebilrnek icin bir yasal citizenleme sartn. Burada dogruclan sans& tizerinde durmayaragiz. Ilgimizi daha cok ceken yaTarlannumn denetim konusunda nasil bir yaklasim icinde olduklan. 1937'de Sadri Ertem sOyle diyor:
Eilmlerin hudutlantruzdan girerken sadece siyasi bakundan degil, sanat ve zevk bakunindan da bir kontrola tabi tutulmasi yilzde yiiz olmasa da kalitele4rne hesabina bir kazanctir... Yarn kilo zeytin yagintn magu4 olup olmachgtm sihhat namma

1 6 Zabit Ceridesi, Devre 5, Cilt 26,1ctima 3, 83. Inikat, 22.6.1938,


S. Say ist 314, s. I. 54

Mirk Sinemasi Uzerine Yaztlar


kontrol eden devletin, cemiyetin manevi sihhatini de korumak vazifesini hatirlamast ve bunu ihtisasaterk etmesi tabi olur

Ismail Haldu Baltacioglu daha aynntili bir Oneri sunuyor:


1- Ttirkiye'ye giren tilmleri kultiir b*irrundan daha stki kont-rol etmek, 2- Kilise, buyu, tnilitarizrn propagandasi hatta mo-tifi tasiyanlan yasak etmek, 3- Rejim ideal i ye modern ktilttir degerleri tasty/an yerli filinleri subvansiyone etmek... Bagtinkil film bir tehlikedir halki onun agora dtistirmeyelimi8.

Bu dOnem boyunca filmlerin sansur edilmesi gereginin paylasrldrgr Ancak devletin yerli sinemaya ve yapilacak nitelikli filmlere yarchm etmesi, yabanci filmlerin daha itinali denetlenmesini savunanlann en Onemli istegini olusturuyor. Zaman zaman hillcamet yetkilileri de ayni oriisii savunuyorsa da somut bir sonuc elde edilemedigi anlasihyor 9 . Bu yillarda devletin sinemaya dogmdan el atmasim One= yazilara da rasthyomz. Bunlardan biri Nizamettin Nazif in yazisi.
Diyelim ki memlekete girecek 25 sesli film alma makinasindan 15 tanesi gilnItik hadiseleri tesbit icin kullantlacak nevilerden kii9Lik ve portatifseyler olsun. Lakin geriye kalan 8-10 makina atolye prise devae'lerinde kullanilacak herhalde muazzam kameralardan secilecektir. Bu takdirde devletin Ankara'da biittin modern vasttalarla mticehhez btlytik bir stildyo acmayakarar verdigine dair o Ian say ialara inanmak la= geliyor. Boyle, iki tic sttidyo azami randimanlacalismis olsa bile mevcut ihtiya9 gene kolay kolay temin edilemez. Binaenaleyh, hentiz hicbir sahN tesebbtis icin tehlikeli bir htiktimet rekabeti mevcut degildir

1 7 Sadri Ertem, "Muharririn Mesuliyeti", 7 Gun, 1937, S. 217, s. 5. 1 8 Baltactoglu, "Kiliseci, Bilyticti ve...", a.g.m. Vekili Stikrti Kaya, Polls Vazifeleri ve Selfihiyetleri Hak109 kinda Kanun gOrtismelerinde sOyle demektedir: "Bu sanayi memlekette az cok ilerlemektedir, ilerlemesi de sayani temen-nidir ve hiikiimet de lazim gelen muaveneti yapacaktir." Zabit Ceridesi, Dev re 4, Cilt 23, ictima 3, 77. inikat, 4.7.1934, s. 407. 11 Nizamettin Nazif, "Bizde Sinemaci 1 ik", a.g.m. 55

Nilgiin Abisel Bu stizlerden o dOnemde bile, butun honutsuzluldara ve sinemacrlann yakmmalanna karpro bu alana devletin u ya da bu bicimde kanlma olasiligum ozel giriim tizerinde ciddi bir yarattiguit anlamak zor degil. Bu durumda, sinemarun bir eglence ticareti olarak tamtlyle 15721 girisime bualulchgr ortaya crluyor. Bilytik yatinmlara yOnelen devlet, sanat ye latiirlin bazi dallannda da dogrudan girisimlerde bulunmasma karrn, uzun film alamni tumuyle kendi isleyisine bualcrrustr. Salon sahipleri, dagitimcilar, ithalciler ye yapimcilar birer ticari sirkerkonumunda olup diger film ayru kapsama girmekteydiler. Yabancr filmier ticari itirazlara karm- devletin sinema filmlerinden bekledilclerini seyirciye olmayacalctm Burada veriyordu, selclinde cliitinmek ithalci firmalann, siyasal cevrelerde etkinlik kurarak, devletin bir sinema sanayisi oluturma istegini -eger varchysa- engellediklerini di4i.inmek de ()Iasi. Donemin sonunda, ithalcilere tarunan kolayhIclar bunu bir Olctide destekler gibi gOrtintiyor. Gercelcten tilkemizde, ithalatcdtk -diger alanlar oldugu gibi- sinemada en olmustur. Zamanla, dolu filmlerin biiyiik kazanct getiren yam stra hatta onu a,sacak denli ham film ithalat ye karaborsacthk tath bir I car alaru haline gelmistir. Ham film sorununa dOnem ' ' boyunca hemen hic deginilmedigini gOnlyoruz. Yerli film yapim sayisirun adtstyla on plana ctkan bu sorun cok daha sonraki yillarda tartisma konusu olmustur. Incelenen dOnemde seyirci kitlesinin tilke tizerinde daha dengeli dagthmi gerceldesmis olsaych, yerli filmlere yOnelik talep daha yogunlasabilir ye devlet de her seye Icarstn farich bir tutum takrnabilirdi. Gem elelctrifikasyon calismalan, yasal diizenlemelerle 1950 somaulasun agi ye arnortismana sinda hem seyirci sayist hula arth hem de yerli film yapinunda arts basladi ama bu dOnemdeki sosyo-ekonomik politikalar, inceledigimiz dOnemden oldukca faxidi bir nitelik kazancligindan ozel girisimin katsrana devlet rekabetini koymak hic diistintilmeyen bir konu oldu. Yalruzca film yapirrn degil, ham film ithali ve acismdan da bu durum gerrerlidir. laboratuar, stildyo Aynca, girisimcilere tarunan olanaklarla hemen palazIaniveren Icapiyi gittigi Aimee devletten destek arama yoluna gitmeIcacctlar mislerdir. Ne zaman ki ekonomik bunahmlar Ttirk sinemasuu sarsmaya basladi, sinema cevrelerinde yeniden yarchm ve destek istekleri boy gOstermistir. Yasalann her ttirlti boslugunu da 56

!;

Turk Sinemasi Uzerine Yazilar degerlenditetek yoluna koyan, sennaye artuum, yatinm yerine kazanclanm baslca alanlara kayduan bay& firmalar, resmi lcurumlann Icapilanm asurchruicen, kar ettilcleri parayr kisa eglencelerde hatrayiveren yapimcilar ise colctan piyasadan silinmisti bile. Son uc bu inceleme, Icarsimaa, bir an1932-1938 dOnemine lamda egreti bir sinema olgusu cikanyor. Seyirri talebinin yetersizligi -ve birka9 kentte odaldasmasr- nedeniyle endustrinin gerelctirdigi altyapt yatmmlaruu -hem devlet hem ozel acismdan- yapmanm iasyonel olmadigr, dolu film ithalatma ve bunlann seslendirilmesine bel baglamis, gelisememis bir sinemadir bu. Aynca donemin sinemasi, yerli film yapim sayrstrun yilda bin, ikiyi ge9memesi sonucu, donarum ve hammadde konusunda bilytik sikurtilar cekmeyen, bu acidan da temel yatu-tmlara gerek duymayan, 9ok smith seimayesiyle gur,suz bir ozel Bu kosullarda filizlenmeye cahsan TUrk sinemasuun, sanat ve yaraticilik ytintinden de kisir bir dongu icine girdigi Sanatsal yansmaya rastlanmadigi gibi, ticari bir yansmamn bile siiz konusu olmamast nedeniyle, filmlerin icerik ve bicim yOniinden gelismesi, yeni sanat91 ve teknisyen kadrolann yetismesi, seyircinin sinema egitimi Icazanmast mtimictin olmamrstir. Bunlara karstn, dOnem boyunca sinemadan yapamayaragi seylerin beldendigi de anlasdryor. Bunlara daha cok, sinemarun Onemini ve etkisini kavranus aychnlann yazilannda rastliyoruz. Siyasal iktidann da benzeri bir "fariundaligi" var gibi gOziiktiyorsa da dOnem boyunca bilytik agtrlilc tatyan yabanci filmlere ilikin eletirilerin pek dikkate alinmadtgi anladiyor, iktidar yalruzca belirli bir gOrti4tin sansiiriinti faaliyet alani icinde tii Styasal iktidarlartn sinemayi tizel gormesi y e diger ticari girisimlerden &rich olan niteligini gormezden gelmesi sonucunda sirketlerin en kisa yoldan krlanni yukseltmeyi amaclamast da Ttirkiye'de sinemanin guduk bir endustri biciminde kurulup yerlesmesinde etkili olmustur. Se-yirci saytstnin artttgi y e buna kosut olarak salon y e koltuk says-lartyla, yIllik yapim saytsmin arttigt daha sonraki diinemlerde, si-nema endiistrisinin Onemli altyapt yattrtmlarma neden gidilme-digi ayri bir arastirmakonusu olmalidir. 57

_!)

Nilgiin Abisel yeterli gOrerek, bazi filmlerde var olan militarizm ye savas propagandasi niteligindeki unsurlara Onem vermemis gibidir. Bunlann disinda kalan ye bOttintiyle Erlich bir kiiltiir ve yasam biciminin Omeklerini iceren cok sayidaki film ise belki de bahlrlasma yolunda yararh araclar olarak degerlendirilmistin iktidann, sistemin pekismesi acisindan sinemadan dogrudan yararlanma yollanm kullanamamasi lcarsisinda, bu nitelikteki Devletin fthrilerden yabanci filmleri yek,lemis olacagi egitim ve tararria gibi alanlarda yararlanma konusuna daha Ciddi egildigi izlenimi dogmalctaysa da gercekci ve isleyen bir lenmeye gidilemedigi ortadadm Anilan diinem boyunca sinema, icinde bulundugu -ekonomik, ticari siyasi ye killttirel- ortama uygun bir yap' gOstermektedir. Degisen kosullar icinde yap' ve isleyisinde Onemli degisiklikler sisteminin etkisi olmamasinda, ilk donemlerde olusan oldulcca fazladir. Bu diinemde soylenenlerin bir lasmi uygulamaya yansiyabilseydi, genel cizgisi fakir olmasa bile, filmlerin bicimsel niteligi ve sinema dili geIi ebilir, gelisen bicim icinde fuidi icerilderi sunmak kolayla,sabilirdi; sinemayla ugrasanlara uzun yillar carilcurtaranhic yapmrs olan "seyirci anlarna2' karusr yerlesmez, sinemacilik bir tur macera olmaktan crlup "itibarh" bir meslek olabilir, dolarsryla callsanlar haklanna sahip crIcarak, oyuncunun, yapimcimn, isletmecinin oyuncagi olmaktan bir Olci.ide kurtulabifirlerdi.

58

Filmin AM
Ankara Postasi

Y1II
1929

Yaram Evi
Ipek Film

YOnetmeni
M. Ertugrul

Senaryo Yazan GOrfintii Ylin.


M. Ertugrul Cezmi Ar

Oyunculari
I. Galip Arcan, Behzat Butak, Neyyire Ertugrul, Haztin Korm ken

Istanbul Sokaklannda
Kaeakeilar Bir Millet Uyanlyor Cici Berber Kanm Beni Aldatirsa S.:1z Bir Allah Bir Feria Yol (Kakos Dromos) Milyon Avcilari Leblebici Horhor Aga Aysel, Batakli Damin Kim Gunete Dogru Aynaroz Karim

1931
1932 1932 1933 1933 1933 1933 1934 1934 o 1''' 1937 1938

Ipek Film
Ipek Film Ipek Film Ipek Film Ipek Film Ipek Film Turk-Yunan Ortak Yapimi Ipek Film Ipek Film M. Ertugrul (11. link Film) Ipek Film Ipek Film

M. Ertugrul
M. Ertugrul M. Ertugrul M. Ertugrul M. Ertugrul M. Ertugrul

M. Ertugrul
M. Ertugrul M. Ertugnil Nazim H. Ran Mumtaz Osman Mumtaz Osman Mumtaz Osman (Nazim H. Ran) M. Ertugrul M. Ertugrul M. Ertugrul Nazim H. Ran M. Ertugrul

Ceztni ArF. Farkas


Cezmi Ar Cezmi Ar Cezmi Ar Cezmi Ar Cezmi Ar

Serniha Berksoy, Azize Emir Gavrilides, Behzat Butak


Feriha Tevfik, Sait KtSknar, Talat Arteinel Ferdi Tayfur, Atif Kaptan, Nasit Ozcan Sevkiye May, Zozo Dalmas, Ferdi Tayfur Halide Hazim KtInniikeil, Vasfi Riza, Feriha Tevfik, Piskin Hamm Kbrin AO, Vasfi Riza, Caliide Sonku Marika Kotopuli, Necdet Mahti Ayral, Giorgios Papas Hazim Ktirmilkcii, Vasfi Riza, Melek Kopra Feriha Tevfik, Ferdi Tay fur Cahide Sonku, Sait KOknar, Muhsin Ertugrul

Ertugrul-Theorides
M. Ertugrul M. Ertugrul M. Ertugrul Nazim H. Ran M. Ertugrul

Theorides
Cezmi Ar Cezmi Ar Cezmi Ar

Lazar Yazicioglu Arif Dino, Ferdi Tayfur Cezmi Ar Hazim Kdrmilkeii, Sevkiye May, Halide Piskin, Behzat Butak

Kaynak: Ag5hClzglic; Turk Farnleri SOzhigi4 1914-1972, Yenigtin Basunevi, Istanbul, 1973.