You are on page 1of 469

(

Dlerimi akl snrlarmn stne karan, duygularm bilmediim derinliklere yuvarlayan, zgr olabilmem iin beni aran, bana rehberlik eden ve hepimizin iinde zaten var olan Dreamer'a...

NDEKLER

Blm I Dreamer ile Karlama 1 Dreamer ile karlama 2 almak esarettir 3 "Ben bir kadnm..." 4 lmekte olan bir tr 5 Uyan 6 Gemii deitirmek 7 Kiinin kendisini iinde balamas 8 Kendini gzlemleme kendini dzeltmedir 9 "lm zm deildir" 10 yileme iten gelir 11 Ev sahipleri 12 Judith, "Sinyorina" 13 Teekkrler Luisa! Blm II Lupelius l Okulla karlama 2 Dnya bir masaldr 3 Altst etmeyi renmek iin bir Okul 4 Lupelius 5 Peder S. ile buluma 6 Lupelius'un retisi 7 "Asklepios'a bir horoz ada" 8 Kiinin zde kendisini ldrmesi yasaktr 9 Tanrlar Okulu 10 Mea Culpa 11 Durumlar ve olaylar I 12 Durumlar ve olaylar II13 "e Tanr katn!" 14 Uyank kalma sanat 15 Kt alkanlklar 16 "Sen bunun altndan kalkamayacaksn!" 17 "nanlarn altst et!" 18 Narcissos sendromu 19 nsan saklanamaz Blm III Beden 1 "Dnya sensin" 2 Psikolojik cceler 3 Bir strap ezgisi 4 Beden yalan syleyemez 5 "Azla yetin!" 6 Alk olmayan bir dnya 7 Dnyay dleyen bedendir 8 te sava olmazsa dta da sava olmaz 9 Dnce kaderdir

Blm IV Antagonist Yasas 1 Kou 2 Ana caddenin bekileri 3 Duvarlar 4 Antagonist yasas 5 Dmann sev 6 inde glmsemeyi ren 7 St. James'teki suit 8 Horoz tmeden nce 9 Dreamer ile akam yemeinde 10 Drst olmayan ynetici 11 Kurban daima suludur 12 Biletler 13 Dreamer ile tiyatroda 14 Sefiller

Blm V Elveda New York 1 Manhattan sokaklarnda 2 D'n aralar 3 Yalan 4 Elveda New York 5 Sevgi baml deildir 6 Hem dleyip hem baml olamazsn 7 kinci el bir gelecek 8 eyh ile akam yemeinde 9 Hastala ka 10 rmcek ve av 11 Yaamn sobesi 12 ie 13 Gerek yoksullar 14 Korku rm sevgidir 15 zm yukardan gelir

Blm VI Kuveyt ehrinde 1 "Ekonomi budur!" 2 'D' unutmak 3 Endielenmek hayvan igdsdr 4 Ka pek az saydaki insan iindir 5 nanmadan program yapmak 6 Ajanda/Gnlk 7 "Alo, ben kimim?" 8 Mekaniklie taklan elmeler 9 Kendimizi yenmek 10 D, var olan en gerek eydir 11 Heleonore 12 Evlat edinme

Blm VII talya'ya Geri Dn 1 Anlamadaki zel madde 2 Keyifsiz bir uyan 3 Cehalet her zaman elini tutacak kadar yakndr 4 Gemie dn 5 Psikolojik kirlenme 6 Balinann karnnda 7 Kaza 8 Mektup, Tepetaklak olmu bir Kral Midas 9 "Dans et, Tanr akna, dans!!!" 10 "Yalnzca tehdit edildiin zaman canl ve iten oluyorsun!" 11 yileme sadece ierden gerekleebilir 12 Adaletsizlie vg 13 Dnya dncelerimizle yaratlr 14 Gemi tozdur 15 rade ve olaslk

Blm VIII Dreamer'la anghay'da 1 Mkemmellik kendisini asla tekrarlamaz 2 nsan akl silahla kuanmtr 3 Yalan syleyen hayvan 4 "zgr bir insan ol!" 5 Buda'nn babas 6 Baml olduun ey gerek deildir 7 Vizyon ve gereklik birdir 8 cretli alanlar 9 "Sadece sevdiin eyi yap!" 10 Korkun ve harikulade yn 11 Ak olmak 12 "Ben senim!" 13 Evren Bir' e doru demektir 14 Kral lke, lke kraldr 15 Gereklik, d + zamandr 16 'D' tarafndan dokunulmak

Blm IX Oyun 1 nanmak grmektir 2 Deitir u hayatn!!! 3 deme 4 Yay da, ok da, hedef tahtas da biziz 5 "Seni zgrletirmeye geldim!" 6 Rolleri oynamak 7 Dn yolu 8 "Hazr deilsin!" 9 Kestirme yol 10 Zaman sktrmak 11 Bakalar seni ele verir 12 Kastl rol yapma sanat 13 'Karlamalar oyunu' 14 Yeni paradigma 15 Tekrar gsterim 16 Dnyadan beklemek 17 "Bu kitap ebedidir!"

Blm X Okul 1 Dikey vizyon 2 Pragmatik dleyenler iin bir okul 3 Dlenen d 4 Tanabilir cennet 5 En byk ekonomik gerek 6 Sahip olmak, 'olmak'tlr 7 niversite, 'birlie doru' anlamna gelir 8 Okul'un douu 9 Okul' un misyonu 10 nanmadan inanmak 11 Yapmann srr 12 Gemi yalandr 13 Bulunduun yer, iinde olduun durumdur 14 nce Kral ol, Krallk arkasndan gelecektir 15 Banka 16 Paa gerek deildir 17 nan, sonra gr 18 Mzayede

Tanrlar Okulu

Bu kitap
Bu kitap bir harita, bir ka plandr. Amac, sradan bir insann nceden izilmi ve gemiten derin izler tayan kader yolunu deitirmek iin dnyann insan uyutarak ona dayatt kurgusundan, varoluun serzeni ve sulama dolu tanmlamalarndan kaarken izledii yolu size gstermektir. Dreamer'la ve onun retisiyle tanmam olsaydm, bugn byle bir kitap ortaya kamaz ve ben tek bir satrn bile kaleme alamazdm. Elimden tutarak, beni zaman ve lm kavramlarnn olmad, refahn 'hrszlar ve rml' tanmad 'd'n, cesaretin ve kusursuzluun dnyasna gtrd iin Dreamer'a kran borluyum. Bu ze geri dn yolculuunda, vasat dnceler, olumsuz duygular, ikinci el inanlar, elden dme yarglar gibi pek ok samal terk etmem gerekli. "Kendi kendimi alt etmek", yakndan tanmak ve Varlmn daha karanlk olan taraflarn kabullenip, gslemek zorunda kaldm. Grdmz, dokunduumuz, hissettiimiz, tm eitliliiyle gerek sandmz her ey, aslnda dnyamzn tesinde var olan grnmez bir evrenin bir sinema perdesine den yansmasndan ve de- onun nedensel gereinden baka bir ey deildir. Gzle gremediimiz eylerle evrelendiimizi, 'd' tarafndan yaratlan bir dnyada yaadmz, bizim iin nem tayan ve gerek saydmz her eyin aslnda grnmez olduunu kabullenmemiz hi de kolay bir ey deildir. Tm dncelerimiz, duygularmz, arzularmz ve hayallerimiz korkularmz, grnmezdir. Umutlarmz, hrslarmz, srlarmz,

phelerimiz, aknlklarmz, ikilemlerimiz, kararszlklarmz ve beeni, arzu, kartlk, sevgi ve nefret gibi tm hislerimiz zayf ve alglanamaz olmakla birlikte, tek gerek olan varolua aittirler.

11

S t e f a n o E. D ' A n n a
Grnmeyen; metafizik, iirsel yada mitolojik bir olgu olmad gibi, gizemli yada olaanst bir ey de deildir. Ancak "grnmeyen" iin, fenomenler veya olaylar dnyasndaki, ya da gerein tabiat iinde duraan bir oluum demek de doru olmayacaktr. nsanln her dneminde, tarihi dnm noktasnn, entelektel iklimin deiime uramas, grnmeyenin snrlarnn devaml olarak genilemesine yol amaktadr. Ve "grnmeyen", sofistike aralarn kullanlmas sonucunda gnmz bilimsel aratrma konularnn arasnda daha kapsaml yer almaktadr. Bu kitap, bozguna uratlm, ke gemi bir insanln iinde, ska rastlanan trde bir insann yeniden douunun hikyesidir. Onun zne geri dn yolculuu, kayp btnlnn araynda top yekn bir g hareketidir. Bu yolculua kmann ilk art ise, kiinin iine dt klelik durumunu fark etmesi ve kabullenmesidir. Dnyann her kesine yaylm sefaletten, her tr suu ilemeye ve savamaya kadar dnyada var olan tm sorunlarn asl nedeni, insanln duygu ve dncelerindeki olumsuzluk halidir. Yaadmz dnyay ne yazk ki olumsuz duygular ynetmektedir. Bunlar gerek d duygulardr, stelik hayatmzn her noktasn ele geirmi durumdadrlar. psikolojisini ve doru nsann kendi yazgsn deitirebilmesi iin kabul ettii inan sistemini deitirmesi

gerekmektedir. Kavgac, krlgan ve fani bir zihniyetin yaratt zorbal kknden karp atmas arttr. Yaadmz gezegeni yok etmekle tehdit eden, kanser ya da Aids deil, insann kavgac dncesidir. Dnyamzn olaan grntsnn arkasndaki gerek sebep de budur. Dreamer'n iaret ettii yol ise, tpk akntya kar yzen somon balnn nehirde izledii yol gibi korkutucu ve hayret verici, yorucu ve keyifli, tuhaf ve gerekli bir yoldur. Dreamer'n bu felsefesini, balarda btn insanla en batan beri dayatlan genel yaam kurallarna kar kmak gibi alglamtm; oysa gerek, bu kurallarn evrensel bir dzen tarafndan ngrlm ve istenmi olduudur ve bu da yine bu felsefenin en yce grntsdr.

12

Tanrlar Okulu Bu kitap 'sra d bir varln' rehberliinde almak ve hazrlanmakla geen yllarn yksdr; O'nun bana verdii devlerin en imknsz grnenini ,ben bir dl olarak kabul ettim: Bu, Evrensel bir 'Okul'un kurulmas greviydi, yani snrlan evrene uzanan bir niversite. Bireysel bir Devrim gemiteki insanln dledim altst etmeye

zihinsel paradigmalarn

muktedir ve onu iinde tad kargaa, phe, korku ve straplarndan sonsuza dek zgrletirecek bir devrim...

Bir Okul dledim Ekonomi ve ahlaki deerler, eylem ve d, fmansal g ve sevgi gibi daimi atma halindeki kartlklar konusunda yeni nesil liderler yetitirecek uzlatrma bir okul...

'Tanrlar Okulu' her geen gn gzlerimin nnde byyp geliirken, ben de kendimi yeniden oluturduumu hissediyordum. Ve burada yazar gibi grnyor olsam da, aslnda kitabn yazl tarihinin insanlk tarihi kadar eski olduunu biliyordum. Dreamer'n yasalar, O'nun dnceleri srekli aklm kurcalyor ve birok ksm hl anlalmay bekliyor. Prometheus'un akln kullanmas gibi, ben de Dreamer'n dnyasndan kurnazca bir parlt yakaladm ve tpk benim gibi bayalk cehenneminin katlarn terk etmeye gnll, kadn erkek, tm insanlara armaan olarak gnn birinde balamak zere ona sk skya sahip ktm. Bir zamanlar yazmann, zellikle de retmenin gerek anlamda vermek olduuna inanrdm. Oysa imdi biliyorum ki, retmek yalnzca kiinin kendini bilmesi, ne denli tam olmadn kefetmesi ve bu eksikliini iyiletirmesi iin bavurduu bir hiledir. "Kii ancak bilmiyorsa, retebilir," demiti Dreamer, "gerekten bilen retemez! 'Anladmz' eyi, 'gerekten' bizim olan bir bakasna aktaramayz. Mutluluk, zenginlik, bilgi, istek ve sevgi dardan edinilecek eyler olmadklar gibi, bakalar tarafndan da verilemezler; onlar sadece hatirladklarmzdr ve zmzn demirbalardr; her insann sahip olduu bir tr doal mirastr.

13

S t e f a n o E. D ' A n n a Hibir politika, din ya da felsefe sistemi toplumu dardan deitiremez. Ancak ve ancak bireysel bir devrim, yeni bir psikolojik dou, her insann tek tek, hcre hcre Oluundaki yaralarnn sarlmas bizi daha refah bir gezegene, daha zeki, daha doru, daha mutlu bir medeniyete tayabilir."
Dreamer'n yannda rendiklerimi aktarrken, 'devrimsel' zellik

tamalarna ramen sadece insanln, bana gre bugnk durumunu ilgilendiren konularna deindiimi ve okuyucunun alglama ve kabullenme yetisini aabileceine inandm baz olaylar ve yaadm durumlar kitabn blmlerine dahil etmekten bilinli olarak kandm bilmenizi isterim.

14

Tanrlar Okulu

Blm I

Dreamer ile Karlama


1 Dreamer ile karlama
O sralar New York'ta, Manhattan ile Queens arasnda, East River'in ortasndaki kk bir ada olan Roosevelt Island'da, bir apartman dairesinde yayordum. Bu adack, demir atm bir gemi gibi, sanki palamarlarn zm, okyanusun zgrlne doru akntya kaplp gidiverecekmi gibi grnse de, zerinden gnler ve geceler gemesine ramen, o gece de karanlk nehrin dalgalarnda ylece yerinde durmaktayd. ocuklarma iyi geceler demek iin yatak odasna girdiimde onlar oktan uyumulard. Parmaklarmn ucuna basarak oturma odasna dndm. Gecenin sessizlii beni sarp sarmalyor, iine ekiyordu. Tiksinmeye varan bir yabanclama duygusu, kendimi bir yabancnm yaamna sinsice girmi bir hrsz gibi hissetmemi salyordu. Karmda uzanan, kl noktacklarla bezenmi Queensborough Kprs'nn grntsn izlemeye koyuldum. Kpr, metal atomlarn saran bolukta ylece asl duruyordu. Havada asl kalm bir tehdit gibi souk ve rktcyd. Jennifer'm Amerikallara zg tarzyla bir tartmay sonlandrmak zere odasna ekilmesinin stnden az bir zaman gemiti. O akam eve ge gelmitim. Uzun zamandr grmediim bir arkadam karlamak zere J.F. Kennedy Havaalan'na gitmitim. Onu grr grmez, yaantsnn benimkinden daha rahat ve mutlu olduu izlenimine kapldm. Bir tr imrenme, kskanma, anlamsz bir ekime ve sanki sonulanmam bir hesabn gemiten kp gelmesi gibi karmak duygular bende, uursuzca ve nefes almadan konuma drtsn harekete geirdiler.

15

S t e f a n o E. D ' A n n a
Arabada, yalan stne yalan sralayp New York'ta geirdiim yllara dair tarihsel bir roman yazdm. Ona davet edildiim partilerin tmne gitmemin olanakszln, sergilerin al kokteyllerini, deiik gsterilerin gala gecelerini, kariyerimdeki bir baarlarm, at gibi hobilerimi ve zellikle Engel Jennifer'la ne denli mutlu olduumu nefes almadan anlattm. Szckler boazmda dmleniyor, yreime iliyordu. tanmakszn aldayan bu ikiyzllk rmana kar duyduum mide bulantsn ve kontrolszce sraladm yalanlar silsilesini idare etmekteki yetersizlik duygusu dayanlr olmaktan kmt. Bu anlamsz gsteriyi yanda kesmeyi gerekten ok isterdim, ama sz konusu kepazelii dzeltmeye abaladka, iine dtm durumun paras olmaktan, artk dntm o adamdan, uursuzca konuan o varlktan syrlp uzaklamam da o derece imkanszlayor, sarf ettiim szcklerden ne denli tiksinirsem tiksineyim, bu duruma bir zm getirmenin olanakszln da o denli iimde hissediyordum. Ayn bedende iki kiiydik. Siyam ikizi, kentaur, erselik benzeri., adna ne derseniz deyin, ikiyzl bir varlk gibi, sonsuza dek incelikten uzak, berbat bir yaama mahkm edilme dncesi ayaklanmn yere basmasn salad. Hava kararmt. O srada yanl bir yola girdiimi fark ettim. Gitgide daha da izbeleen ve pisleen, sokak lambalannm belli belirsiz aydnlatt ssz yollardan oluan bir labirente doru ilerlemekteydik. Aramzda giderek azalan szckler btnyle kesildi ve arabaya ar, souk bir sessizlik kt. iddetli saanak altnda, arabay bir insann yry hzyla srerken, ardmzda bizi izleyen bir arabann farlann fark ettiimde, bir anlna gzme bir st geidin kolonlarnn ardndan bizi gzetleyen baz glgeler iliti. Dnp arkadama baktmda donakalmtm. Korkudan bembeyaz kesilmi, tir tir titriyordu. Gaza bastm. Yreim, gsm delip kacakmasna kuvvetle arpyordu. gdsel olarak nme kan ilk yola saptm. inde ate yaktklan bir varilin banda toplanm bir grup sokak serserisine arpmaktan, keskin bir dn yaparak, son anda kurtuldum. Etraftaki binalann glgeleri sanki bizi yutmaya alan korkun canavarlara azlanna benziyordu. Bir siren sesi havay yard ve bu skntl atmosferi paralayp datt. Gzlerimi ayrmakszn izlediim dikiz aynasndan, peimizdeki arabann farlannn giderek uzaklatn ve karanlkta kaybolduunu fark ettim. Sonrasnda daha medeni bir blgeyi gsteren ve nihayet bizi eve ulatracak olan yol tabelalann yeniden buldum.

16

T a n r l a r Okulu O geceden soma eski dostumu bir daha hi grmedim.


Asansrde srekli kendi kendine mrldanan, iri yar, zek engelli bir zenciyle birlikte 16. kata ktm. O sralarda, Roosevelt Island'da sosyal kaynama abalarna nem verildiinden, adada yaknlaryla birlikte pek ok engelli kii yaamaktayd. Jennifer'n, beni Medusa'nm bandaki ylanlar gibi salarnda sallanan bigudileri ve parmaklar arasna sktrd sigarasyla, barp ararak oday sinirli sinirli bir ileri bir geri admlarken karlamas, yaantmn aynasna ondan yansyan son grntlerdi. Yllardr uyutularak kabullenmeye zorlandm durumun, anestezi etkisinin aniden dalmaya balamasyla ilikimizin ne denli anlamsz olduunu ve ruhumun yllarca nasl bir acya maruz kaldn fark ettim. Bu apartman dairesi, bu kadnla ilikim ve grdm her ey artk onulmaz bir bayalk tayordu. Kiiliimi yanstan ifadelerimin, sadece kendime ait olduunu dndm btn bu seimlerimin aman vermez tuzaklar olduu artk aka grlyordu. Yaantm iin dlemi olduum ey bu deildi! Elimin kolumun bal olduu gereini tiksintiyle kabul ettim. zerime sessiz bir mitsizlik kt. Takn bir rman ivi gibi souk sular, nmde uzanan btn engelleri, yalanlar ve dnleri yok etti ve ben, tpk bir kazazede gibi, varoluun ssz ve tenha kysna kendimi dar attm. Bam kollarmn stne dayadm. imdeki hznle uykuya teslim oldum. Skmekte olan afan ok az renginin vurduu villa, karanla gmlyd. Byk odann arka duvarm eski bir yalboya tablo kaplyordu. Odann solgun nda, gm rengi bir manzarann tam ortasnda, dle gerek arasndaki insan siluetini 'grdm'. Mimarisinden mobilyasna kadar bu ortamn her ayrnts tablo gibi kusursuz bir gzelliin mesajn veriyordu. Geceyle afak arasndaki bu belirsiz zamanda, kendimi bu villada bulmam geliyordu. Villa sanki derin dncelere dalmasna sessizlik iindeydi. Bir odann masif kapsna uzanan eski ta merdivenleri ktm. Hi tanmadm nemli bir kiiyle bulumaya gelir gibi giyimime zen gstermi olduumu fark ettim. ok tuhaft, ama armamtm. Daha nce buraya hi gelmediimden emin olduum halde, orada bulunan her ey bana tandk

17

Stefano E. D ' A n n a
Canm skan eyin ne olduunu anmsamyorum, ama endieli ve mutsuzdum. nce dallarn atete yanna benzer bir duygu kemekei, i konumam besliyordu. Ayakkablarm, backlarn zp karttm ve eiin nne braktm. Bu yaptm ey de bana ok doal gelmiti. Yaplmas gereken ve bilindik gelen bu hareketler, baka zaman dilimlerinde nceden uygulanm bir ritelin paralan gibiydi. Dahas, en ufak bir fikrimin olmamasna ramen, kapnn ardnda beni neyin beklediini de bildiim kansndaydm. Kapy aldm srada, dncelerimin akn aniden alt eden, saygdan kaynaklanan bir tr korku dalgasna, beklemediim bir huzursuzlua kapldm. imdeki bir ey neler olduunu biliyordu. Kapya hafife vurulanma herhangi bir yant gelmesini beklemeden, kapnn demir koluna yklendim, iinden geebileceim bir aklk yaratana kadar kapy ittim. mineye bir gz attm. Yalazlarn parlakl gzlerimi ylesine kamatrd ki, bam evirmek ve yaarmasn nlemek iin gzlerimi kapatmak zorunda kaldm. 'O' minenin yanndayd. Srt bana dnkt. Profilinin duvara yansyan glgesini grdm. Uzak atein yla ok az aydnlanan odann her iki yan duvarnda ykselen pencerelerin antika ereveleri, karanla dikilmi gzler gibi evrelenmiti. Dou ynndekilerden, az renklenmekte olan gn bir ksmn 'grdm'. Bir gl gibi gzken beyaz demenin zerinde tam da ekinerek birka adm atmaya yeltendiim srada, tm hareketlerimi ve dncelerimi bir anda donduran, dehet veren, gr sesini iittim. muhteem ta kemerlerle soma skecek afakla

Arkasna dnmeden, "Berbat bir yaantn var!" dedi. "Daha ieri giriinden, yrynden, hatta duygularnn ar kokusundan anlayabiliyorum bunu. Bir yndan, bir dnceler kalabalndan farkn yok. Bu ekilde nereye varacan sanyorsun? yle karksn ki, bu bin paraya blnm halinle, memur olarak bile varln zorlukla srdrebilirsin."
Ani bir saldrdan kendimi saknmak istercesine, "Ben memur deilim," diye serte yantladm. Karmdaki kim olursa olsun, onunla aramda bir mesafe koymak uygun olacakt. Ancak szlerimin btn gc, duvarlarn yaltm kaplamalannda snp gitti. ine dtm korkunun penesinde, karlk vermek iin sesim pek hafif kt: "Ben bir yneticiyim!"

18

T a n r l a r Okulu
Ardndan, Olu'tmun tam zne ileyen upuzun bir sessizlik yaand; alayc bir kahkaha, sonu gelmeyen bir sreyle iimde yankland. Can skc bir kararszlkta kalmtm, nk hangi paramn neresiyle alay ettiinden emin deildim. Sonra ayn ses, bu sonsuzluun iinden bir daha ykseldi.

Yzmn tamamna indirilen kuvvetli bir tokat gibi, aalayan bir ifadeyle, "Ne cretle 'ben' dersin?" dedi. "Benim dnyamda 'ben'bir kfrdr. 'Ben' iinde tadn ayrlktr; 'ben' senin yalanlar ordundur. Kendi 'kk ben 'terinden birini her syleyiinde yalan sylyorsun. Ancak kim olduunu biliyorsan 'ben' diyebilirsin; yaamnn efendisiysen ve bir iraden varsa."
Bir suskunluk oldu. Yeniden konumaya baladnda, szleri daha da gz korkutucuydu. "Bundan byle sakn 'ben' deme, yoksa buraya bir daha asla dnemezsin!

Kendini gzle. Kim olduunu bul! Kalabalk iinde bir 'ben' olmak, gerek d, ka olmayan, kendi kendine yarattn sahte inanlar ve yalanlar sisteminin tuzana dmek demektir. Lack of unity leaves man in the prison of ignorance, fear and selfdestruction, and causes illness, degradation, violence, cruelty and wars in the outer world. Bir btn iinde olmamann eksiklii, insan cehalet, korku ve kendi kendini imha etmeye mahkm eder ve onu hastalklara, ke, saldrganla, acmaszla ve d dnyada savamaya kadar gtrr. Dnya, senin onu dlediin gibidir; o bir aynadr. Darda kendi dnyan bulursun, yarattn, dlediin dnyay. Darda kendini bul! Git ve kim olduunu gr... Dierlerinin, senin iinde tadn yalann, uzlamann, cehaletinin yansyan grntleri olduunu kefedeceksin... Dei... ki dnya deisin. Beter bir dnya yaratyorsun, sonra da kendi yarattn eyden, kendi eserinden dehete dyorsun. Dnyann nesnel olduunu dnyorsun... oysa dnya senin onu dlediin gibidir. Git, dnyaya gir ve bunlar kabullen... Kendi iindeki yoksullarla, zorbalarla, toplum dna atlmlarla tan. Onlar kabullen! Sakn onlar grmezden gelme ve sakn sulama. Dnyana teslim ol. Git ve yarattn eyi bilinli olarak kabullen: bir dnya, sabit, cahil bir dnya... l.

19

S t e f a n o E. D ' A n n a Bir kiinin gc, kendine sahip olmasnda ve ayn zamanda kendisine teslim olmasnda yatar."
Birdenbire sesi deiti ve sert bir buyruk halini ald.

"Benimle beraberken kt ve kalemin yannda olacak!" dedi. "Bunu sakn unutma!"


Sesindeki otoriter hava ve konunun bu kadar hzl deimesi beni altst etti. Ardndan, bu tedirginliim yerini hzla nce korkuya, sonra panie brakt.

Bamn zerinde lmcl bir tehlike aslym gibi hissettim. Sesinin gl bir tslama haline geldiini iittiimde, tm duyularm katld: "Artk yazmak zorunda kalacaksn. Kt ve kalem kurtuluun olacaktr," dedi. "Szlerimi yaz, nk onlar anmsamann tek yolu budur... Yaz! Bu, varlnn etrafa salm paralarn bir araya getirebilecein tek yoldur." Ardndan, sz hi kesilmemicesine, syleyebildiim son szlerime geri dnerek beni yantlad: "Bir ynetici, yapt ie inanmaya uraan bir alandr; bir inanc savunur. Ne denli sradan olursa olsun, kendisine bir eye ait olma duygusu ve bir yne sahip olma yanlsamas veren bir cemaatin papazdr. Fakat sende bu bile yok! rade olmadan dnceler, duygular ve arzular, oluun iinde babo dolaan paracklar gibidir ve 'sen' de evrenin insafna kalm kk bir paracksn..."
Bu szleri bnde, ummadm bir anda bamdan aa buz gibi sular dklm ve nefesimi kesmiesine bir etki yaratt. Scaklk epeyce dm olmalyd ki, ben donuyordum. Yaantmda daha nce hi hissetmediim derin bir utan, ar zalim admlarla gelip yreime yerleiverdi. Aniden kulamn dibinden gelen sesiyle irkildim; ylesine yaknd ki, nefes aln bile iitebiliyordum. Ses tonu tatllktan uzak, son derece bouk ve haindi.

"Amerika'nn Kzlderili kabilelerinde, en alt sosyal dzey saylan bir toplumsal katman vard. stelik bu adamlar ne aman, ne de savaydlar: bunlar ne avlanr, ne de kadn veya mevki iin yarrlard. Bu kiilere kimsenin yapmak istemedii, en kt ve en ar iler verilirdi. Bu insanlar, cesaret veya drstlkle snandklarnda, geri ekilirlerdi." Szlerinin bu noktasnda sustu. Sonra aalayc bir bak frlatt. Tutulmutum; beni hedef alan bu vuruun ne ynn deitirmek, ne de hzn kesmek iin bir ey yapabildim. "lkel veya ada olsun, herhangi bir kabile iinde," diye serte fsldad, "sen o hiyerarik dzlemde ancak o katmana yerletirilirdin." 20

Tanrlar Okulu
Bu szleri iime ilemiti. Utantan yandm hissettim. Artk

yumuamas umurumda deildi. Sadece buradan uzaklamak istiyordum; arkama bakmadan kp gitmek iin yeterli gce ihtiyacm vard. Keke bir telefon veya bir saat alarm alsa ve beni bu ortamdan ekip alverseydi. Ancak hibir kasm oynatamyor, hareket edemiyordum. Dreamer'n dnyasndaki amansz bir yasa, ne bir parmam kaldrmama, ne de haysiyetsizce bir i ekie izin veriyordu.

'"D'ten ayrlmak istediini biliyorum, ama bil ki gerek olan benim. Yaantn ve kendi seimlerini yapp, kararlarn verdiine inandn dnyan gerek deil... onlar korkun birer kbus. Evlenmen, ocuklarnn olmas, kariyer yapman, bir ev satn alman, bakalar tarafndan takdir edilmen, bel baladn dier btn bu eyler, inandn ve dier yelediklerin, birer idol saydn her ey aslnda anlamsz totemlerdir. Bir tek 'd' gerektir," diye onaylad. " 'D', var olabilecek en gerek eydir. Gerek olann dnyasnda sen hareket etmeyi ren. Burada artk alkanlklarn, inanlarn ve eski kalplarn, anlamlarn btnyle yitirirler. Senin gereklik diye nitelediin yalnzca bir grntden ibarettir, bu btnyle ba aa edilmeli ki, sen yannda eski bir ey tama... Nasl dneceini, hissedeceini, nefes alacan ve besleneceini, eskisinden btnyle farkl bir biimde yeni batan renmelisin... Varln amasz... aclarla dolu bir yaam srd. Bir iin, bir maan yanltc gvenlii ardna saklandndan, bu dnyann yoksulluk ve aclarnn kalc olmasna yol ayorsun." Bu son saptamay tatllkla, ama yine de olduka ciddi bir ses tonuyla, ok vahim bir hasar gzden geiriyormuasna yapmt. "Yaam ona baml olunamayacak kadar deerli, gzden karlamayacak kadar zengindir! Artk deime zamandr!" Bir para suskunluk, bundan sonraki szlerini daha da kuvvetlendirdi. "Sahip olduun bu atmac dnya vizyonunu terk etmenin zamandr. Yaamayan her eyi yok etmenin zamandr. Yeniden doma zamandr. Klelikten kn ve zgrle yeniden kavumann zamandr. Zaman, bir insann hayal edebilecei en byk serveni yani z btnln yeniden ele geirme zamandr." Darda aarmakta olan gn gecenin karanln silmeye baladnda, gzlerim nihayet alacakaranla almt. Odaya dolan gne , zerinde minenin tatan ekeri olan byk maun kirie vurdu. ri Gotik harflerle oyulmu ve altn rengine boyanm yazy okudum: Visibilia ex Invisibilibus. 21

Stefano E. D ' A n n a 2 almak esarettir


Gcm zorla topladm ve sordum. "Siz kimsiniz?"

"Ben Dreamer 'm," dedi. "Ben dleyenim ve sen de dlenen. Kendinle olan o bir anlk samimiyetin yznden bana geldin."
Odaya bir su damlas gibi den sessizlik halkalar sonsuzlua yayld. Sesi bir hrtya dnt.

Kararl bir ifadeyle, "Ben zgrlm!" dedi. "Artk beni tandn; bundan byle 'deersiz' bir yaam srdremeyeceksin." O'nun u szleri o andan itibaren sonsuza dek hafzama kaznm olarak kalacakt: "Baml olmak, istem d bile olsa, her zaman kiisel bir seimdir. Hi kimse veya hibir ey, seni baml olmaya zorlayamaz; bunu ancak sen yaparsn."
Dorudan gzlerimin iine bakarak, dnyay sulamann ve ikyet etme eiliminin, bu ilkelerin insanolu tarafndan anlalmadnn en kesin kant olduunu syledi. nsan, bir irkete baml deildir, onu baml klan bir ynetim kademesi veya bir patron deil, kendi korkulardr. Bamllk korkudur.

"Baml olmak, bir szlemenin sonucu deildir. Bir rolle ilikili olmad gibi, bir sosyal snfa ait olmakla da olumaz... Bamllk, bir kiinin saygnlnn dmesi sonucunda oluur. te yaanan bir dalmann sonucudur. Bu isel durum, bu rme hali, bir i sorumluluu biimini alr ve iyerinde ast konumundaki bir grev kimliine brnr. Baml olmak, kendi korkularna ve hayali kuruntularna esir dm hasta bir akln eseridir... Bamllk hali, 'd un terk edilmesinin grnr sonucudur."
Bu sonu, O'nun 'baml' szcn her syleyiindeki biimi ve heceleri yavaa vurgulamas, bu szcn genel kullanmnn sradanlna gizlenmi gerek anlamn aka ortaya koyuyordu. Dreamer beni sularcasna, "Bamllk, varln bir hastaldr!..." dedi. "Kiinin btnle eriememesinden kaynaklanr. Baml olmak, kiinin kendisine inanmay braktnn ve dlemekten vazgetiinin bir gstergesidir." Szlerini dndke, her bir szcn iime ayr ayr ilediini hissediyordum. O'na duyduum krgnlk, derinleerek kzgnla dnt. Bu denli geni bir insan kitlesini bu ekilde yarglyor olmas kabul edilir bir ey deildi. Bir insann hayat ve i yaam ile, onun duygular ve korkularyla O'nun ne gibi bir bants olabilirdi?

22

T a n r l a r Okulu
Oysa bana gre, iteki ve dtaki bu iki dnya birbirinden ayryd ve yle de kalmalar gerekiyordu. Ben her zaman kiinin darda baml, ama kendi iinde zgr olabileceine inanmtm. Bu inancm, kzgnlm krklyordu.

Beni sularcasma, "Milyonlarca kii gibi sen de btn yaantn, iinde yaam olmayan kurulularn katmanlar arasnda saklanarak geirdin," dedi. "zgrln bir avu uydurma gerekliin iine hapsettin. Sana dayatlan sahte uykundan uyanmann, cehennem misali bir yaam grn brakmann artk zaman geldi!"
imdiye dek kimse bana byle davranmamt. Sonunda, meydan okurcasna, "Benimle byle konuma yetkisini sana kim veriyor?" diyerek patladm.

"Sen."
Bu beklenmedik yantyla iktidarszlk haline teslim edilmitim. zerime ken sululuk duygusu altnda eziliyordum. Saklanmay ne ok isterdim. Hl kim olduu belli olmayan bu varlk karsnda anlatlmas olanaksz bir utan bana rlplak kalmm hissi veriyordu. imde kap gitmek drtsn hissettim. Beni dnyann snrlarnn dna frlatan bu durumu kurtarmak iin kalan son gcmle abaladm. Konumay yeniden tutarllk ve mantk erevesine sokabilmeye uraarak alak sesle, "Fakat organizasyonlar alanlar olmadan nasl srdrlebilir?" dedim. Dreamer susuyordu. Sorduum soru karsndaki sessizliini O'nun arm olmasna, ya da yant verememesine yorarak ve bu suskunluundan cesaret alarak bir hamle daha yaptm. "Onlar olmasayd dnya dururdu," dedim.

"Tam tersi!" diye serte yantlad. "Dnya yerinde saymaktadr, nk baml, korkudan d kopmu insanlar mevcuttur. nsanlk bu haliyle, bamllktan kurtulup zgrlemi bir topluma can veremez." aknlm grd. Alglama snrlarma ulap hatta atmn farkna varnca, ses tonunu neredeyse beni yreklendirecek kadar yumuatt. Alayc bir ifadeyle abucak, "Korkma!" dedi. "Senin gibi insanlar var olduklar srece, bamllk dnyas da hep var olacak ve dnya ar nfuslu olmay srdrecektir."
Ardndan gelen suskunluk yznden aramzdaki hava buz kesti. Alayc ve yumuak tavr birden elik gibi sertleti.

"Sen! Senin, bundan byle bunda bir payn olmayacak; nk sen Beni tandn!"

23

Stefano E. D'Anna Sanki ktan bir bisturi, talam dnce tabakalarn ve duygu molozlarn zorla yarmt. "Bamllk, yoksunluu maskedir." Bu 'bamllk' szcn birok kez duymu ve kullanmtm, ancak Dreamer'la bu ilk grmemizden sonra ac dolu anlamnn farkna vardm. Gnmzdeki alanlarn iinde bulunduklar koullarn, eski dnemlerdeki kleliin ada bir uyarlamasndan baka bir ey olmad anlalyordu. Bir tr isel hamlk ve tedirginlik. Bilincimde alan bir yarktan, kendi semedikleri ve yaratcl bulunmayan, yorucu bir iin sonsuz yinelenmesine balanm, Sisyphos'un kaderine mahkm olmu kitleler halindeki insanlar grdm. Sonra, yine gemiten bir anmsamayla, Milano'da, Sarca Bulvar'ndaki Rusconi binasnn, alanlarna ayrlm uzun giri kaplar dizisinin zerinde, ykseke bir yere aslm "Personel Girii" yazl levhann bulunduu n cephesini grdm. Yenilip esir edilmi Romallarn, Sannio'da, derin ve sarp Caudine atal Vadisi'nden klar gibi, eilmi ve yenik dm bir ordu dolusu insann, bu binann dar kaplarndan girilerini ve kendi esizliklerine inanmaktan vazgemi bu insanlarn, kuyruklarda bir uydu gibi ilerleyilerini grdm. Bireyin yok oluuna dair bir nsezi zerime kara bulutlar gibi t ve bu kaderin hzn yreimi dalad. Dreamer, lmcl bir yaraya mdahale etmek iin yaklaan birinin titizliiyle ayn grntye dahil Mdu. Konumasnda arbal bir tonlama vard: "Bir gn, sevgi zengin veren yoktur. dnyada dolu, artk almas gerekmeyen, dlemeye yetecek Bir korku kadar kiinin dlemeyi bilen bir toplum olacak; zengin iten ve dledii iin ebediyen ve dn yaamdan reddedilmesidir," vazgeii dedi. "Bamllk, iin insanlarn zgrlkten taktklar gizlemek

kalacak bir insanlk. bolluk Sadece iindedir. senin gibi isteyecei dolu her eyi fazlasyla olabilir, 'Bereket Boynuzu'dur... bamll Byle bir evrende ktlktan korkmann gerei insanlar yoksul klabilirler."

Evren

ve phe

ve yoksulluu srekli kalc

fkeden kslm bir sesle, "Fakat ben yoksul deilim ki!" diye haykrdm. "Neden byle sylyorsun?" Bu sulamasnn ne denli sama olduunu O'na gsterebilmek iin mmkn olan tm gerekelerimi ve kart grlerimi iimden bir bir sralamaktaydm. Dreamer suskunluunda srarcyd. "Ben yoksul deilim!" diye yeniden haykrdm. 24

Tanrlar Okulu "Giizel bir evim, bir yneticilik makamm, beni sayan dostlarm var. Hem babalk, sustum. Dreamer, diye bir i aklad. "Yoksulluk, kiinin kendi kiinin snrlarn holanmad "Sen!" grememesi demektir," "Yoksul olmak, ve yapmay semedii diye kadar ekledi. baarl "Sen Sen olma hem annelik yaptm iki de ocuum..." Bu dayanlmaz adaletsizliin ve haksz saldrnn basksyla szlerimin bu noktasnda

karlnda

kendi yaratclk hakkndan olmasn nk kimseye, umarken, hl sana kim

vazgemesidir." olduunu bilmiyorsun.

T a m szn bitirmi yoksullarn unutmusun! frsat Bu

en yoksulusun. Bugne dek hi olacak."

verdiim

vermedim. son frsatn

Birdenbire, Varlmn her santimini kaplayan saldrya ve hakszla uramlk duygusu yok oldu ve tm savunmalarm, O'nun bu basklarna kar koyamayp boyun ediler. Yaantmn skca tutturulduu tm eski menteelerinin zorlanp gcrdadklarn iittim. Kkleri en derinlerde olan inanlarm, temelinden sarslan mabetler gibi birer birer yklyordu. "Gzlerini egemenliinden Grne zaman a gre ve burada kendine uzaklatn ayn dikkatlice o zaman odadayz, ayrlyoruz." bir ama bak; biz insann kendi ne denli anlayacaksn. alarla llebilen

dilimleriyle

birbirimizden

Gecenin karanln yrtan bir imein akma benzeyen bu szler, bana bu varlktan ne kadar uzak olduumu gsterdi. Saygnlma saldrnn yalnzca bir tahmin olduunu ve Dreamer'n huzurunda sylediim 'ben' szcnn, koskoca evrende bir vzlt kadar nemsiz kaldn anladm. Karar mercii olan insanlar snf; sorumlu insanlardan oluan elit tabaka; irade sahibi, bamsz ve kendi yaamlarnn efendisi olanlar iinden biri olduum yanlsamas, sanki bir komik opera gsterisinde perdenin inmesi gibi dt ve kayboldu. Gzlerim parlamt. Farkna varmadan doruca, kendi kendine acma halinin insan yutan kumlarna doru kaymaktaydm. Neyse ki Dreamer, Oluuma ynelik sert bir mesajla araya girdi. "Uyan artk! Kendine ba kaldr ve kendi devrimini gerekletir!" Bu buyruuyla, bir yandan beni sarsarken, dier yandan da bana kendimi sktrm olduum keden kurtulabileceim bir k yolu sundu.

25

Stefano E. D'Anna "zgr Dle... 'D', olmay, her trl kstlamadan uzak bir zgrl diile.

stediin her eyi elde edebilmekten kendim alkoyan tek kii sensin! Dle... Hi durmadan dle. var olan en gerek eydir."

3 "Ben bir kadnm..." Ardndan sesinin tns deiti; ncesinde derin ve kararl olan sesi, bir kadnn sesine dnt. Bu deiim, damarlarmdaki kan dondurdu. Bu olanakszd! kaplmt. Bu ses... Kimdi?... Kimdi?... Dncelerim bir girdaba Szleri artk nceki kadar iddetli olmamasna ramen,

dayanlmaz bir hale gelmiti. O ses, "Ben lm deindeki bir kadnm," dedi. Bunu izleyen suskunluk, bana hi tanmadm bir korkunun tuhaf, mide bulandrc tadn sonuna kadar hissetmemi salad. Fel olmu gibiydim, gcm tkenmi, elim kolum kprdamaz olmutu. Baklarm yerden kaldracak gcm yoktu. Tm ufku kaplayacak denli byk, acmasz bir gz, gemiimin zerine alyordu. O'nu grmeye katlanabileceimi hi sanmyordum. "Ben kanser hastas bir kadnm; brakp gittiin ve lm deinde olmama katlanamadn iin seni lanetleyen o kadnm." O'nun szlerine kulak kabarttmda bedenimi rperti kaplyor ve iittiim her szck beni biraz daha dipsi: bir karanla doru ekiyordu. Benimle konumakta olan Luisella'dan bakas deildi; tatl sesi tm aresizlii iinde, bana yaamnn snrlarnn ardndan, zamann tesinden gelmekteydi. Henz 27 yandayken lnn korkun ayrntlar, bilincime yeniden dyordu. Birlikteliimizde yaanm pek ok olayn bana gre sradanl, bir para gvenlik salamak uruna her eyden ve herkesten beni uzaklatran bencilliim, kariyer ve kazanla ilgili tm endielerim, onu sevmekteki yetersizliim beraberce derin bir strap halinde iimden tat. Ruhumu, nefret edercesine, sonsuz bir utan duygusu kaplad. O dntm adamdan kendimi koparmaya altm. "Bu ve 'senin' lmndr," dedi. dek olmak "Bu, seni sen yapan her eyin lmdr, lmden kama. ekinme! Her Onu bir kez insan yeniden iinde tadn tm dkntlerin lmdr... sonsuza zere gslemekten domadan nce mutlaka lmelidir."

26

T a n r l a r Okulu
Bu szleri, uzun sre soluksuz kaldktan sonra bir nefes gibi iime ektim. Ancak bana olanlar mantksal bir ereveye oturtmaya kalkmam, aklm bama getiren o ann yok olmasna neden oldu ve yerini boucu bir skntya brakt. "lmek ne demektir?" diye sordum. Bu basit soruyu sorarken sesimin belli belirsiz tonu, u andaki tutumumun ne denli farkl olduunu anlamama neden oldu. Gizemli bir ifadeyle, "'lmek', kiinin vizyonunu btnyle altst etmesidir. 'lmek' hznlerin ynettii kaba saba bir dnyadan yok olmak ve daha st bir dzeyde ortaya kmaktr," dedi. Hl anlamakta zorlanyordum. Bir param, buna bir ekilde kar kmak istiyordu. imdiye dek hi iitmediim bu szler ve fikirler beni parampara ediyordu. Sonra, takn bir rmak, ne katt her eyi ykp geti; anlarm, arkadalarm ve en kkl inanlarm amurlu ta toprak yn gibi alp gtrerek varlma egemen oldu. En iyi olmak iin, yllarca okullarda canm diime takarak dirsek rtmtm. Kendimi ispatlamak ve bir yerlere gelebilmek hrsyla yorulmak bilmeden almtm. Yenmek, yenmek... Benimle hedefim arasna girecek her engeli amak. Dnyada rekabet etmek ve yenmek ama her eyin stesinden gelmek; ite benim hayatm ynlendiren ve inandm tek gerek bu idi... ve imdi de btn bunlardan vazgemem ve hepsini geersiz klmam m gerekiyordu? Tm bu abalarm ktlemekte Dreamer'n haksz olduu kansndaydm. Azgn dalgalarla bouuyor olmama ramen, benim en salkl ve en yaamsal inancm olan suyun stnde kalma isteime, irademin dev bir gemi gibi sulara gmlmekte olan demir ynna hl sk skya tutunuyordum. 'Senin dnda gerekleen her ey, aa kabilmek iin senin isel onayn almak zorundadr. Bu, hayatnda meydana gelen herhangi bireyin, senin niyetinin sadk bir yansmas olduu anlamna gelir.' dedi ve ben bu szleri, uzun bir daln ardndan, byk oksijen lokmalarym gibi yuttum. Az nce duyduklarmn ima ettii eyi mantksal olarak anlama abalarm konsantrasyonumu kaybetmeme sebep oldu ve bunu lmcl bir ac takip etti. 'yleyse Luisella'nn lmnden ben mi sorumluydum, bunu ben mi istemitim?'

27

Stefano E. D ' A n n a "Etrafndaki dnya lyor nk sen iinde lyorsun....ok deerli bir insan, tm dertlerinin mutlak sebebinin kendi lmcl varolu vizyonun olduunu fark etmeni salamak iin lyor. Onun bu fedakarlnn, kendi kendine acman ve anlayszln yznden heba olmasna izin verme. Katlanlmaz olsa da, kendinle ilgili bir gerei anlamana sebep olan bir ey her zaman iyidir. '"Bunu nasl dzeltebilirim?' diye sordum. 'Bu trajediyi u anda deitirmek iin hayatm veririm.' "Sen bir yalancsn, gemiin ise, iki yzllnn ve hastalkl tasavvurunun bir yansmas. Olu 'undaki en ufak bir deiim tamamen farkl bir gemi yanstrd. Bu an, gemi hikayeni deitirebilecein yegane fiziksel deneyim noktasdr ve Olu'undaki her bir deiimle beraber, farkl bir dnyada yaayan farkl bir insan olursun. sel durumlarndaki en ufak bir deiimle, e zamanl olarak, gemiin, gelecein ve btn evren deiecektir. Gerekten yaam olduuna inandn ve kendine ok yakn hissettiin gemi hikayen, sadece bu kusursuz anda rettiin hayali bir tecrbedir. " "Hatrla! Tm olaslklar imdi 'nin iinde bulunur.

4 lmekte olan bir tr


Dreamer, bir hurda ynn andran dncelerimi okumu olmal ki,

bana, "Hi kimse kimseden stn deildir!" dedi. "Bakalarna stn gelmek fikri, bir yanlsamadr... Kavgac, yamac... kaybetmeye mahkm gemiteki insanln bo bir inanndan baka bir ey deildir." Szlerini
kesercesine sonlandrmas, bana rahat bir nefes alabileceim hissini vermiti

ki, bu duraksamann birazdan, "Sen, lmekte olan bu tr simgeliyorsun, daha gelimi bir varla yer aan bir tr," diyen szleriyle zerime
indirecei daha gl bir darbe iin elindeki ekici havaya kaldrrken geirdii sessizlik sreci olduunu anladm. Szleri hurda ve dknt katmanlarnn arasndan bir tnel ayordu. Domak iin var gcyle iimden kmaya alan bir varln kaslmalarn hissediyor ve bunu baaramayacamdan korkuyordum. Derken evren, kaskat halden yumuak bir hamur kvamna, ondan da eriyerek tamamen sv hale geti. imdi derin sularda yzyordum.

28

Tanrlar Okulu "Sana lm duygusu veren bu durum, artk bir ie yaramayan bo inanlarn ve eski hilelerini terk etmeye zorlanm, dipsiz karanln kysndaki bir trn, kabuk deitiren bir insanln, oksijensiz kalarak bouluudur." Bu szler, insanlk durumunun evrensel bir yazt gibi havaya kaznd. Kendimi, boulmak ve lmek zere olduklarn kabullenmi, akntyla srklenen bedenler ve sallanan balardan oluan, usuz bucaksz bir enginlikte debelenirken buldum. "Tm bir insanlara, en ssz veya var olduklar ilk yllarndan retildi... herhangi bir itibaren, Onlar, durumla akl kar corafyalarnn dnceyle alanlarnda yaamalar zorlayan kar, kapsaml

hayal glerini suretiyle

karya kaldklarnda nce kar paralara alrlar." amacyla ayrmak Bu szleri

sonra da sz konusu durumu kk kk odac.klarnda glerini Bomeo anlamaya kartmak yerlilerinin aklmdan, vahi

bilinlerinin srada

syledii kafasn

dmanlarnn

kurutan

grntleri geti. Dreamer'n sesi, beni bu dncelerimden ekip ald. Bir babann arlyla, "Senin iin 'yolculuu' gsleme zaman geldi," dedi. Szlerinde, efkat, znt ve 'bilen' bir kiinin otoritesi vard. Kulland ses tonunun benim O'u dinlerken takndm tavra mkemmel bir ekilde yaktn fark ettim; sanki kendimi bir ses aynasnda grr gibiydim. Benim kar klarma dayanmak zorunda kaldnda, sesi merhametsiz ve korkun oluyordu; kar km kadar hain, boyun eiim kadar nazik ve yumuak olan sesi, imdi de daha deiik bir ton ald. Bana gizlice bir ey sylemek istercesine, ellerini teatral bir edayla aznn kenarna gtrerek kulama unlar fsldad: "u ana kadar nne kan yaam snavlarnda sen, kendini iine kaptrmaktan, sekse snmaya almaktan, uykudan ya da bir ekilde hastane yatanda zaman geirmekten daha iyi bir ey yapmadn." ine dtm kendime acma halinden, beni kastl bir zorbalkla sarsmak suretiyle kartp, "Ho olmayan durumlarn veya felaketlerin arl altnda iki bklm olmak ve olan biteni son derece ciddiye almak, dnyann hznl betimlenmesini glendirerek bu skc olaylara sreklilik icat inaktr," dedi. Umutsuzlua kaplan birinin yorgun sesiyle, "O halde ne yapmalym?" diye sordum. "Kii, bana gelen doas durumlara da zamanla kar tavrn deitirdiinde, bana gelecek olaylarn deiecektir."

29

Stefano E. D ' A n n a
Yanma biraz daha yaklat ve,

"Our being creates our life.


Oluumuz yaammz yaratr," diyerek cmlesini tamamlad. Yalnzca birka santim yaklamt, ama bu hareketi beni endielendirmeye yetti. Tetikte ve rahatsz olmu gibi uyank duruyordum. Aslnda ne beklediimi ben de bilmiyordum. imdiye dek hi bu denli dikkat kesilmemitim; sanki btn hcrelerim yzlerce yllk bir uykudan birdenbire uyanvermi ve imdi tmyle dinlemeye odaklanmt. Dreamer, dikkatimin en youn olduu ana ulamasn bekleyip ardndan o dayanlmas g szcklerini sralad.

"Karnn lm, bandan beri iinde tadn strap ezgisinin sendeki dramatik bir tezahr, acnn maddeye dnm halidir. Durumlar ve olaylar, bir gereklik madalyonunun iki yz gibidir."
Kendimden gemek zereydim. Dayanlmaz bir sululuk duygusu midemi bulandryordu. nmde beni yutmaya hazrlanan dipsiz bir kuyu ald. Gerein en yaln ve beraberinde en katlanlmaz olan yzne btn gcmle kar durmaya alyordum, nk ben, hayatmdaki olaylarn tek sorumlusuydum, yaadm her strabn ve felaketin tek nedeniydim. Dnyann klar solmu, neredeyse tmyle snmek zereydi. O srada srat kprsnn nnde duruyordum. Kar koyamadm bir teslimiyet beni ar ekimle oraya doru srklemekteydi.

5 Uyan
Uyanr uyanmaz, olanlara kafa yormaktan kendimi alamadm. Darda hl geceydi. Manhattan trafii, ince rmaklar halinde, grnmez bir yanardan azndan kan parlak lavlar gibi akyordu. Birka dakika daha kprdamadan, bilincimde yzen ve bir hayalet kadar solgun 'dnya'ya baktm. Yeni bir k demeti, yaantmn ve bu apartman dairesinin iindeki her eyi acmasz gzlerle bir bir inceliyordu. Bylesi bir hzda, mobilyalar, kitaplar ve demelikler, sradan ve mutsuz bir yaantnn straplarndan baka bir ey deillerdi. Sahipsiz eyalarn yayd yeni hzn dalgas yreimi burktu. Var olmak iin gsterdiim olaanst abay ve beraberinde deiimimin olanakszln hissettim.

30

T a n r l a r Okulu
ocuklarmla karlaacam ve onlarn gzlerinde de buradaki her eye ilemi olan lm duygusunu greceim dncesi bedenimde iddetli bir satcya yol at. Onlarn da dier her eyle birlikte solup yok olmalarndan korkuyordum. Drearer'la bulumam sresince olanlar ve o gizemli villada, beyaz yer demeli dairede syledii her sz kaydetmek saatlerimi ald. Dreamer artk yaammn bir parasyd. Szlerini ve bulumamzn tm ayrntlarm, olduu gibi, titizlikle not ettim. Bu hi de zor olmad. Btn ayrntlarn zihnimde kusursuz belirginlikte ortaya ktn grmek iin sadece gzlerimi bir anlna ksmam yetiyordu. Bilincim, onunla geirdiim ve hibir zaman diliminde yeri olmayan o sresiz zamandaki kadar ak olmamt. Artk iyice biliyordum ki ben, btnnden ayrlm ve bilinsizlii semi bir insanln karanlk denizinin bir parasydm ve biliyordum ki, sevmekten ve sevilmekten yoksun, uyurgezer gibi yaayan kalabalk bir gezegene aittim. Artk bu gerei yok sayamayacak ya da tam aksini savunamayacak kadar uyanmtm. Sonraki haftalarda, beni tekrar O'na ve O'nun dnyasna gtrecek bir iz bulmak iin, tuttuum tm notlar defalarca tekrar tekrar okudum.. Cafe de la France'n terasndan, Batl turistlerin ar iine doru ilerleyilerini izliyordum. Tpk, El Fna'nn damarlarndaki akyuvarlar gibi bu sokak labirentinde dolanp duruyorlard. Barp aran seyyar satclar, gneten kavrulmu ellerini turistlere uzatan dilenciler ve hayvan postuna sarnm souk su satan esmer tenli adamlarn kuatt yollarda adm atmak zordu. Kolye, kpe satan gen kzlar, etrafna baknarak gezinen yabanclarn gzn alyor, kendilerinden bir dirhem sihir dilenen bycler gibi adamlarn srtlarn svazlyorlard. Onlarn bu ateli, keskin baklarn ve yzlerine yaylm, klarn cilvelemesini andran yakaran tebessmlerini iyi tanrdm. gndr, Marake'in canl yaamn drt koldan evreleyen ayn kaleye gidiyordum hep. Beklerken hem aym yudumluyor hem de okuyordum. Buraya geldiimde aldm bir ift bukalemun da bana elik ediyordu. Bazen okumay brakp sokak yaamnn durmakszn deien renkli gsterisini, alveri yapmak iin satclarn bana en insanlar ve yerli halkn youn alma hayatn yakndan izliyordum. Sonra yine masama dnyordum. Artk mitlerim tkenmeye balamt! Her eyi unutup ilk uaa atlayarak New Yok'a dnme dncesi, gnler ve saatler getike aklmdan daha sk geer olmutu.

31

S t e f a n o E. D ' A n n a
Hl bana ne olduunun yantn bulmaya ve anlamaya alyordum. Kalkp, birka palmiye ile Sahra'nn ate saan dudaklar arasna skm bir avu evden baka bir ey olmayan ve adndan baka hakknda hibir ey bilmediim bu ehre, O'nunla bulumaya gelmitim. O'nun mesajn aldmda, yola kmadan nce uzun sre duraksamtm. Adn bile bilmediim bir fantastik varlkla bulumaya gitmek iin koca okyanusun tesine gemek bana lgnlk gibi geliyordu. Bu yolculuu engelleyecek birok aksilik st ste gelmiti. Hepsi bir yana, Jennifer'a bu yolculuu hakl gsterecek geerli bir neden de bulamamtm. Bu kararm her gn bir sonraki gne erteliyordum. Fakat yalnzca O'nun yannda hissettiim iyileme duygusunu, yeniden yaama ihtiyacn ve O'nu tekrar grebilme ansn yitirme korkusu stn gelince, ne olursa olsun yola kmaya karar verdim. Dreamer'dan ve O'nunla olan karlamamzdan sz ettiim, gvendiim, tek srdam saydm kii Giuseppona idi; zaten karar vermeme de o yardmc olmutu. Bu konuda konumak zere odasna gittiimde, beni yreklendirmi, kendine zg Napoli aksanyla bana, "Git olum," demiti. "Bul onu! Sanrm bu Dreamer iyi bir adam." Giuseppona beni doduum gnden beri tanyordu. Her zaman ailemizin vazgeilmez bir paras olmu, hatta beni doururken Carmela'ya yardm etmiti. lk admlarm onun yannda atm, ilkokuldaki ilk gnlerimin skntsn onunla amtm. Beni okula gtrrken, Napoli halk ve ehrin darack sokaklar stne, her sabah yeni bir yk anlatrd. Tpk Napoli tuluat tiyatrosunun vazgeilmez giysileri Pulcinella gibi st ste, kabark ve kat kat ykselmi birok uygarlktan oluan Napoli ehrine dair Giuseppona'nn anlatt kahramanlar, destanlar ve onlarn ruh halleri hakknda her eyi dikkatlice dinlerdim, rendiklerim iliklerime kadar ilerdi. Giuseppona bana sanki onlar hl yayorlarm hissi verirdi; yamalarn ve paavralarn arasndan parldayan altnlarn ve paha biilmez ipek kumalarn bir grnp bir kaybolduklarn grebiliyordum. Yamurlu gnlerde, kuluk vakti, okul bekilerinin ve hademelerin engellemelerine aldrmadan damdan dercesine snfa girerek, slanm oraplarm ve ayakkablarm deitirdiinde ne kadar utandm hl anmsarm. Biraz daha bydmde beni okula gtrrken elimi tutmasn istemezdim. O, bir sre daha benimle okula gelmeyi srdrmt, ama artk yanmda deil, biraz geriden yryordu. Delikanllmda, tm duygusal meselelerimde srdam olmutu.

32

T a n r l a r Okulu
Yaadm hznl anlarda, "Zaten o senin iin doru kz deildi!" diyen yorumlarn hl anmsarm. Uzun yllar boyunca, ak stne yanlglarm hep bu szlerle teselli etti. lk grdm anda tutulduum Luisella ile evlenip, kzmz doduunda da yine Giuseppona gelip bizimle yaamaya balamt. O, snrsz bir sevgi ve adanmlkla bal olduu Giorgia ve Luca iin hayal edebileceimiz en iyi bakcyd. D grnm hi de narin olmayan, biraz despot tavrl, kararl, hrn, ksa boylu ve tknaz bir kadnd... Beden yaps ve yznn kararl ifadesi ona sradan Napolili bir kadnla, bir Kzlderili kabile reisi arasnda Amerinda grnts veriyordu. Bir efin cesaret ve arballna sahipti. Yava ve ar hareket ederdi, ama her gittii yeri derler toparlard. O yannda olduunda hibir ey eksik olmazd. Yaantn boyunca her frsatta ve her durumda bavurduum grleri, saduyunun ve popler kltrn bir daha dnyaya gelmeyecek karmyd. Nereye gidersem gideyim, yanmda olduu her an bana hep nee ve keyif vermi, yaantm boyunca benim deimez akl hocam olmutu. Luisa hastalanp bizi kendinden yoksun braktktan sonra da bir anne gibi ocuklarmn bakmn stlenmi, onlar luk bir gn bile ihmal etmemiti. Onun hakkn deyebilmem, ya da bu kiinin drt nesildir ailem iin tad nemi ve benim ona olan gnl borcumu szcklerle dile getirebilmem asla mmkn olamayacaktr. Sevgili (iiuseppona, sen ebediyen kalbimde, her zaman benimle olacaksn. Marake'te bulunduum sralar, Dreamer' bulmak iin tm abalarm sonusuz kalmt. nc gn geldiinde, beni buralara dek getiren gizemli mesaj O'nun yazmadndan bile kukulanmaya balamtm. O'nu beklerken bir yandan da beni O'na gtrebilecek herhangi bir ipucu bulabilmek umuduyla ehirde saatlerce babo gezinmitim. ki akamdr, sonu getirmeyen aratrmalarla geen gnn sonunda otelime dndmde, beni O'na gtrebilecek hibir ayrnty gz ard etmeksizin zihnimde son karlamamza dair her detay defalarca yeniden yaamtm. O sabah yine ar blgesinin en hareketli yerinden geiyordum ki, kentin baharat kokulu lulk sokaklarnn gn girmeyen labirentinde ilerlerken, f.llmsemenin eksik olmad yzleriyle, yzlerce cin bakl esnaf, akla luyale smayacak kadar ok eitli maln satld, azna kadar dolu dkknlarndan ieri girmem iin bana srar ettiler. Mallarnn ou, sanki bir ileniz kazas sonucunda batk bir tekneden geriye kalan birbiriyle ilgisiz

eyalar gibi, dank bir dzenle raflara yerletirilmiti.

33

Stefano E. D ' A n n a
Genellikle insana pek scak gelmeyen, karanlk ar kovanlarna benzeyen bu sonsuz saydaki dkkn silsilesi, sanki akan bir insan selinin nne ekilmi setler gibi, her milletten, renkten, rktan ve dilden insan beklenmedik bir anda ilerine ekiverirdi. stndeki renkli giysisiyle Disney'in kaleminden km bir figr andran am yarmas Mustafa, komularnn honutsuz ve kskan baklarna ramen beni dkknna nasl sokabileceini ok iyi biliyordu. Zeki ve dosta grnen bir yz olsa da, kurnazlkla parlayan gzleri onu ele veriyordu. Dkknn ii hi umulmayacak kadar geniti. ki alannn yardmyla, bana satabilecei ilgimi ekebilecek bir ey bulabilmek iin btn mallarn altst edip nme serdi. Yzlerce hal rulosunu nmde yuvarlad, bir pazar doldurmaya yetecek kadar ok saydaki pirin ve gm eyay, yenine silerek parlattktan sonra bana uzatt. Birok giriiminden ve burann detlerine gre geri evirmenin kabalk saylacandan imek zorunda kaldm saysz bardak aydan sonra, yine de bir ey almadan kmaya karar vermitim. O srada son rafta duran ynla maln arasndan ahap ve fildii karm bir kutu gzme arpt. zerindeki ince kakma ilemesi ylesine kusursuz, boyutlar ylesine uyumlu yaplmt ki, ilgimi fark eden satc maln zelliklerini abartp aklndaki fiyat ykseltirken, ben gzlerimi ondan alamyordum. Kutunun kapanda, Gotik harflerle oyulmu yazy okudum: Visibilia ex ,'nvisibilibus. Grdmz ve dokunduumuz her ey, her grnen bir grnmeyenden gelir.

6 Gemii deitirmek
ardan ayrlarak Cafe de la France'a geri dnm, kk, yeil, pullu iki dostumu almaya karar vermitim ve imdi de terasn demir korkuluklarna dayanm, olanlar dnyordum. Arkamdan birisi, "lde yolculuk yapmann ilk kural, beraberinde ok az ey tamaktr," dedi. Bu sesi duyduumda birden irkildim. Her ne kadar bu ann gelmesini beklemi ve O'nu yeniden grmeyi ok istemi olsam da bir korku atana engel olamamtm. imi kaplayan bu korkuyla o bilinmeyeni ve ensemde onun mucizevi nefesini hissetmitim. Binbir glkle, yavaa bam evirip O'na bakacak cesareti topladm.

34

T a n r l a r Okulu
Dreamer bana giilmsyordu. Grn gemi zamanlarn varlkl aristokrat gezginlerine benziyordu. Skntl halleri ve burnundan kl aldrmayan birinin tembel tavrlarna ramen, sesi snrsz bir enerjiyi aa vuruyordu. Konumaya baladnda, sesinin hrty andran kararl tonunu tanmtm.

Laf hi dolatrmadan, dorudan konuya girerek bana "Varln hafifletmek ciddi bir * emek ister," dedi. "Bunun iin ebeveynlerinin retmenlerinin, felaket tellallarnn ve kyamet habercilerinin sana dayatma yoluyla rettikleri her eyi arkanda brakman gerekir. Onlardan, kurbanlk bilincine nasl dleceini, nasl sefil, yoksul ve hasta olunacan rendik." Ardndan, yavaa yzn yzme yaklatrarak ekledi,"Onlardan, lmek iin binlerce yol rendik. Uygarln douundan beri bilinci perdelenmek suretiyle uykuya yatrlan milyonlarca insana, 'nesilden nesile kirlenme yolu ile', kendilerinin kt ve snrl olduklarna kr krne inanmalar retildi."
"Neden?" diye sormutum. "Neden snrsz okluu semeyelim?... Neden yaam semeyelim?"

"nk insan artk geri dndrlemeyecek ekilde telkin yoluyla uytulmutur. Her felaketinin arkasnda ktlerin en kts yatmaktadr: lmn kanlmazlna olan sarslmaz inan. zgrlk yolunda atlmas gereken ilk ve en zor adm, bu korkunun kiinin tm yaamna despota egemen olduu gereidir."
Bana doru ilerlemesiyle birlikte bu szleri ve ses tonunun ciddiyeti beni fazlasyla artmt. Antik medeniyetlerin dinlerinde ve kutsal ayinlerinde olduu gibi, O'nun oyunculuu en basit bir edimi sihirli bir jeste, yaratc gcn esiz kozmik bir olayna dntryordu. Mideme giren bir sanc, szlerinin kesin bir yargyla sonulanmak zere olduunun iaretlerini veriyordu. Dreamer ksk bir sesle, "Gemiin, sana Tanr 'nn verdii bir cezadr!" dedi. Burada sustu. Bu suskunluk, sanki gelmesi geciken bir iareti bekliyormu gibi, konumasna yeniden balayana dek uzad.

Sonra, "Bedelini deyerek onu kurtarmalsn. demelisin. Onu deitirmen gerekiyor!" dedi.
"Deitirmek... Gemii?" diye sordum.

Onun iin bir fidye

"Gemiinde hl pek ok ak var; kapatlmam hesaplar, asla denmemi i borlar, sululuk hisleri, kurban durumuna dmek ve hepsinden te, kir pas iindeki karanlk keler," diye sralarken, sanki ben 35

Stefano E. D'Anna

vr zvrla dolu bir ekmeceymiim gibi iimi didik didik ediyordu. " Varln, fiyatlar rasgele konulmu, kt ynetilen bir dkkndan farksz," diye gzlemini aklad, "incik boncuklar fahi fiyatlyken, deerli talar indirimde. Byle devam etmekle, yaknda iflas bayram ekeceksin demektir." O'nun, nefes aldrmadan srekli stme gelen bu ykc darbelerine bir set ekmek isterdim. Kendimi korumak, beni sorumlulua boan bu rman ak ynn deitirebilmek amacyla, "Fakat gemii ve olup biteni deitirmek nasl mmkn olabilir?" diye sordum. "Tm dncelerin, duygularn, cokularn, davranlarn ve olaylarn ebediyen kaydedildii bir yer var ve yllar sonra bile, onlar tavan arasnda bir kenara braklm, korunmasz, dtan bakta hibir ilevi olmayan nesnelermiesine yeniden bulabiliriz. Aslnda onlar, bizim tm varoluumuzu etkilemeye ve koullandrmaya devam ederler. Gerisingeri dnmen gereken yer orasdr!" Szlerinin bu noktasnda, bu geri dn iin uzun bir hazrlk srecinin kanlmaz olduunu da syledi. Tehlikeli bir servene kmak zere olan birisinin hem kabna samayan hem de rkek haliyle, "Ne kadar srer?" diye sordum. Davranlarm ve ynelttiim bu zevzek soru yznden beni paylarken verdii yant aslnda ok zarifti. "En azndan, beceriksizlikle harcadn yllarn kadar uzun bir zaman alacaktr" imde ruhsal bir artl refleks gibi, bu gcenme duygusu zembereinden kurtuldu ve varlmn her kesine yayld. Ardndan, ykseldii ayn hzla azalarak bir mrltya dnt ve kaybolup gitti. Dreamer masalardan birinde oturmutu. Bir iaretiyle oturmam iin yanndaki sandalyeyi gsterdi. Ardndan gelen suskunluk bir sre daha srd ve akam giderek bir rt gibi yaylp, El Fna'ya yaam katan yz binlerce sesi kst iin, daha da derinleti.

7 Kiinin kendisini iinde balamas

Gne son nlarn da yollamt. Kobalt mavisi gkyznde Orion yldz imdiden seilebiliyordu. Hava scakl birden dt, ama Dreamer bunu ne fark etti, ne de benim gibi ieri gemek istedi. Btn gstergeler, benim raklk eitimimde yeni ve nemli bir dnemin balamakta olduunu
36

Tanrlar Okulu

iaret ediyordu. Teras sinsice bastran bir karanla gmlyor olmasna ramen, ben syleyecei hibir sz karmadan yazma kararllyla not defterimi ve kalemimi nme koydum. Bu hareketimle rahatlamtm'. Yanmda her zaman bir kt ve kalem bulundurmann nemini bir kez daha anlamtm. Kt kalem benim iin, Dreamer'n ok uzandaki bu dnyada ziyan ettiim deerlerimi anmsamak, yeniden bulmak ve yerine koymak anlamna geliyordu. te imdi O'nun szlerini not etmek zere burada, O'nun karsndaydm ve bu durum tpk var olmann yasak blgelerine parmak ularmda girmek gibiydi. Sesi beni sust yakalad. "Var olmann zgrlk, bilgi... gten meydana gelen bu zel durumuna erimek... kendi zerinde yllarca srecek uygulamal bir almay, 'kendini znde balamay' gerektirir," dedi. Farkl bir tonlamayla vurguland bu szleri, bana Dreamer'n sava kimliine ve acmasz diline yabanc olduum hissini verdi. Bir bak atarak, szlerini aynen yazp yazmadm denetledi. Bir sre daha yazma iini bitirmemi bekledi, sonra kald yerden srdrd. "Kendini iinde balamak, yaayan bir insann yapmas gereken asl iidir, uzun bir sreten geen dikkatinin... kendini mercek altnda incelemesinin sonucudur. zndeki katmanlarn hl para para olan ksmlarna ulamak demektir... Kapanmam yaralar temizleyip tedavi etmek... yarm kalm hesaplar demek demektir..." Ardndan teatral biimde tedbirli bir tavr taknarak, sanki bir srr paylarmasna sesini alakt ve "Kendini iinde balamak, gemii, iindeki btn safralaryla yeni batan deitirecek gce sahip olmak demektir" dedi. Bu kavranmas olanaksz szlerin stne belli ki zaman zaman akl yoracaktm. "Her ey burada ve andadr! Her insann yaamnda, gemi ve gelecek daima birlikte hareket etmektedir." Bu szleri, iimde anlatlmas olanaksz, mantk d bir mutlulua dnt. Snrlar olmayan bir grn nndeydim. Gemi ve gelecek, birbirinden ayr deil, i ie gemi dnyalard, ayrlmalar olanakszd. te tek gerek buydu. Tek zm de 'kendini iinde balamakt.' 'Kendini balamak' bir zaman makinesiydi... sradan bir aklda oktan silinip gitmi olan gemie ve henz bilinmeyen bir gelecee yolculuk etmemizi salayan bir makine... "Gemiin yaantmzda etkili olabileceini anlyorum, ama ya gelecek?..." dedim.

37

Stefano E. D'Anna

"Gelecek de, tpk gemi gibi gzlerinin nne serilidir, ama sen henz bunu gremezsin," dedi. Bana, gemi ve gelecein -bu an- iine sktrld 'dikey zaman' ve 'zaman-beden' kavramlarndan sz etti. Bu 'zamandan bamsz' zamana girii salayan ana kapnn, iinde bulunduumuz an olduunu syledi. in srr hibir zaman dikkatinin dalmamas ve 'an'dan hibir zaman uzaklama riskine girmemekti. 'Zaman-Beden'e erimek demek, gemii deitirebilmek ve yepyeni bir kader yaratabilmek demekti. Kar konulamaz bir heyecan dalgasna kaplmtm. Dreamer'n beni yapmaya zorlad ey buydu. Bu servenin bir an nce balamasn istedim. lesiye istedim...Dreamer'n bu heyecan dalgasnn daha fazla ykselmesine frsat vermeyen, "Ancak, senin gibilerin kendilerini yreklerinde balamalar olanakszdr!" diyen acmasz szleri karsnda iimdeki heyecan da uup gitti. Ses tonu, herhangi bir sulama yapmaktan ok, salt bir yargda bulunur gibiydi. "Gemi yaamna dnmek ve onu iyiletirmek ok uzun bir hazrlk sreci gerektirir. Bu, sadece kendi zerinde almayla mmkn olabilir." Dreamer, szlerini bitirdiini gsteren bir tonlamayla, "Kendimizi zmzde balamak, zmze bir geri dntr ve bu dnyaya geliimizin asl nedenidir. nsanlar bu iyileme srecini asla yanda kesmemelidirler," dedi. Bunun iin ok fazla aba gerektii doruydu, ama O, her eyden te, kendimi yargdan uzak bir gzlemleme ile mercek altna yatrmam gerektii konusunda beni bir kez daha uyard.

8 Kendini gzlemleme kendini dzeltmedir

"Self-observation is self-correction"... Kendini gzlem, kendini dzeltmedir... Bir kii 'kendini gzlemleyebilirse' gemiindeki her eyi dzeltebilir," dedi Dreamer. Ardndan szlerini, insann iinde bulunduu koullarn, kendini bilmemesinin ve daha da nemlisi, kendisini gzlemlemekteki yetersizliinin bir sonucu olduunun altn izerek srdrd.
38

Tanrlar Okulu

Deamer, "z gzlemleme, yaantna yukardan bakmaktr!" diye tanmlad ve sonra, "Bu, sanki olaylar, durumlar ve gemi ilikileri bir k demetinin altna koymaya benzer," diye aklad. Anlayabildiim kadaryla, kendini gzlemlemenin vazgeilmez n koulu, bunu yargdan uzak, etik ve tarafsz olarak yapabilme yeteneiydi. Dreame'a gre 'kendini gzlemlemek', bir yarg mahkemesinin ndeymi gibi deil; dtan bakan bir insan zeksnn X-nlar altnda, hibir ekilde yarglamadan ya da eletirmeden, yalnzca gzlemleyebilen tarafsz bir tann nnde, yaanm hayat baa sarmakt. Bu, London Business School'a devam ettiim yllarda rendiim, bir kurulu bnyesinde yaplm baz psikolojik deneyleri anmsamama neden oldu. Baz byk irketler, (aratrmaclarn sylemiyle) wandering management gezinerek ynetim- ynteminden yararlanarak retimlerini nemli lde artrmlard. Bu sonuca ulamann temelinde, 'wandering management 'm dikkate alnmas ve ie yaradnn destek grmesi yatyordu. Bir 'wandering' yneticisinin grevi, tam anlamyla irket iinde 'gezinmek' ve etrafta olduunun irketin her kesinde, hatta en cra yerlerde bile hissedilmesini salamakt. Sesi, dncelerimi ve aklmdan geenleri birdenbire bld ve beni Londra'daki Business School ortamndan uzaklatrd. Dreamer, "self-observation is self-correction; kendini gzlemleme, kendini dzeltmedir," diye tekrarlad. "Kendini gzlemleme bir iyilemedir... gzlemci ile gzlenen arasndaki ayrln doal bir sonucudur. Kendini gzlemleme, insann, dnyann yryen bantlarna kendisini nelerin baladn grmesini salar; eskimi fikirler, sululuk duygusu, nyarglar, gerginlikler, felaket beklentileri... Bu bir kopma, sahte uykudan kma ve yeniden uyan eylemidir..." "Dnyann insan uyutma yoluyla dayatma etkisinin en ufak bir miktarnn kaldrlmas bile inandn her eyi darmadan edecektir ve bu durum yaantn boyunca oluturduun grnr dengelerin ve yanlsatc kesinliklerin zlp dalmasna neden olacaktr. te bu nedenle, insanlarn ou kendini gzlemlemeye yanamayacaktr. Bir anlna bile olsa kiinin kendisini dnyann betimlenmesinden uzaklatrmas, allm snrlarn tesinde muazzam bir giriimdir." Uzunca bir sre ciddi gzlerle bana bakt. Konumasn dorudan bana bakarak yapyordu.
39

Stefano E. D'Anna

Mideme giren bir sanc, biraz sonra olacaklarn bana ektirecei eziyetleri nceden haber veriyordu. "indeki gzlemciyi harekete geir! Kendini gzlemleme, hayatn en bandan beri yneten dnce kalabalnn ve olumsuz duygularnn lm demektir. Eer zne dner, kendini gzlemlersen hayrl olan her eyin olduunu, olmayannsa zlp gittiini greceksin." Bir bakta benim dehete dm ifademi yakalad ve ekledi. "Hi kimse bunu tek bana baaramaz. Mkemmel bir hazrlk evresinden gemeksizin, kendinle, yalanlarnla buluman ve varlnn dar ve karmak sokaklarnda bir maceraya atlman seni anda ldrebilir." O'nun bu szleri bir mahkmiyet karar gibi gelmiti. Benim yararma olacak her tr ii ve olumsuz halimi yarglamasndan, beni brakp gitmesinden korkmutum. imde mitsiz, kahramanca bir kararllk ykseldi. Benim bylesine gnll olmam zerine dnmeye koyuldu. Yavaa, ilk grtmzdeki duru pozisyonlarndan birine geti. Sa elinin, bititirdii iaret ve orta parmaklarn yanana bastrd. Ardndan ban hafife eerek, enesini kk parmann oluturduu kavise dayad. Dncelere dalp bylece uzun sre kald. Bana bakmyor gibiydi, ama dndklerimin hibirinin kendisinden kamadna emindim. Son karlamann final oyununu oynuyordum, belki de en sonuncusunu. Her ey bana balyd. Bekledim. Sonunda Dreamer sessizlii bozdu. enesinin ucuyla gkyzn iaret ederek "Bak, dolunay kt," dedi. "nsana mrnde en fazla bin defa dolunay izleme frsat verilir, ama byk bir olaslkla bu insan, yaamnn sonunda onu bir kez bile izleme frsatn bulamayacaktr... Ay'n insann dnda olduunu dnrsen, bir insann kendini gzlemlemesinin, dikkatinin ynn kendisine evirmesinin ne denli zor olacan dn. Kendini gzlemleme, dleme sanatnn sadece ilk admdr." Uzun sre sessiz kaldk. Karanla uzanan Cafe de la France'n teras, sanki yldzl gkyzne kmaya hazr bir yldz gemisinin ba gibiydi. Gemide sadece biz vardk; Varoluun yalnz Argonaut'lar. Bir eylemcinin kararl sesiyle, "Hazrlan," dedi. "Bu bir kr gezintisi olmayacak."
40

Tanrlar Okulu

Son nerilerini dikkatle dinledim. Dreamer hemen yan bamda olacakt. Bir tr zihinsel ara blgede, yani gemiin tam olarak kapsanmad, terk edildii ve gelecein dzeninin henz olumam olduu bir blgede, tuzaa derek taklp kalma riskini bana serinkanllkla syledi. Bylelikle bu uzay-zaman diliminden Dreamer'n dnyasna geri dnmek iin bir daha ansm olmayacakt. Bunun son bulumamz olabileceini vurgulad. "Sradan bir insann gemii... varoluun btnlne doru henz ilk admlarn bile atmam bir insann gemii kancalara tutturulmu gibidir. Gemiine geri dnmek iin yapt her hamlede ve onu deitirmek iin att her admda bu kancalar bir pene gibi etine saplanrlar." Bunlar duyabildiim son szleri oldu. Palamarlarn zen bir tekne gibi ben de terasn sarslmaya baladn, etrafmdaki nesnelerin benden giderek uzaklamaya baladn hissettim. Cesaretimi toplayarak, "Ben varm," diye dndm. Dreamer'n sesini, grnmeyen motorlarn homurtular arasnda kayboluyormuasna, ok zor duyabiliyordum. Teras bir zaman makinesine dnt. Evren durdu, zaman geriye sarmaya balad; bilincimde ve gemiimde geriye doru yaptmz bu yolculuktan baka, dnyada hibir eyin nemi kalmad. Zifiri karanlk bir tnelin iine doru hzla ekildiim hissine kapldm; sanki 'makinemiz' varlmn talam katmanlarn, i dnyamn yer kabuunu kat kat geerek ilerliyordu. Yaantmn ilk kesiti, karanlk iinden bir ada gibi belirdi. Yaklamasn ve giderek bymesini izlerken, tandk olmas yannda anlalmaz, gizemli ve bilinmeyenin hemen kysndaki bir dnyaya girdiim duygusuna kapldm. Dreamer'la beraber, dorusal zamanda aslnda yalnzca birka yl nceki olaylara gitmemize ramen, yaantmn bu kesiti inanlamayacak kadar uzakta grnyordu.

41

Stefano E. D'Anna 9 "lm zm deildir"

Luisella ldnde yinni yedi yandayd. Bir cilt kanseri yznden, kk bir ocuun plajda oyun iin kazp derinletirdii bir kuyu gibi bacanda derin bir yara olumutu. Dnyam saran izgiler giderek daha bulanklamt; sanki dnyay artk bir boksrn ald darbeler yznden kapanm gzleriyle gryordum. Aylardr nefretten baka bir ey duymuyordum: bu, fke ve korku arasnda skp kalm, duyarsz bir ierlemeydi. Ba dnmesi...Ac... Karanlk... Dncelerin ve duygularn su ortakl... Varoluun babo paracklar... Kesici bir k demetinin varlmn karanlklarn yarp gemesi. Ac...Ba dnmesi... Karanlk... Derin bir kesik... Ardnda: karanlk... ve yine., ac!... Ona doru uuyorum, yaklayor, giderek byyor, gemi yllarmn solgun gezegeni... Yere ineceim... Ama nereye? Ne bir boluk, ne bir geit, dncelerimin kayalk bozkrnda, ne de bir milimetrekarelik samimiyet. Bir boluk beni yutuyor... Karanlk...Ac...Ba dnmesi!... Bir kasaba hastanesinin kk odas... dezenfektan... Hastalk ve aresizlik kokusu. Kmldamadan yatan birisinin nnde diz km, kalbi krk bir kii... Ona yaklayorum... dehet iindeki o adam... o benim!

49.

Tanrlar Okulu

Dreamer'la birlikte izlemekte olduumuz sahne buydu. Yaama oktan yabanclam, mermerden bir heykele benzeyen bu grntnn sadelii, bu kalbi krk, ufak tefek adamn stne, yanl zamanda olduunu acmasz bir k gibi yzne vuruyordu. Karmak bir kalabaln, adamn Varlna hcum ediini dinledim: kpren dncelerin yn, iinde birbirlerini itip kalkan anlamsz tutkular ve duygular, hepsi bir oluun aldatc grntsn ortaya dkyordu. Dreamer'n gzlerinden, sanki halsinasyon etkisi yaratan bir maddenin etkisi altndaym gibi, grnmlerin tesinde, bu adamn indirgenmi olduu bencillik ve korku beini 'grebiliyordum.' Dreamer, enesiyle onu iaret ederek, merhametsiz bir ifadeyle, "O kendi lmne alayan bir hayalet," diye aklad. "Korku, strap ve znt onun btn skntlarnn sonucu deil, asl nedenidir. " Dreamer, bana btn ktlklerin en ktsn; toplumsal, bireysel, blgesel ya da dnyevi felaketlerin kaynam gsteriyordu! "Her insann iinde tad kaos yani kendi cehennemi; dnya zerine, atma ve ayrmclk ya da rklar, ideolojiler ve inanlar arasndaki savalar formunu alarak yansr." Bunu kefetmenin heyecan, bu adamdaki erken yalanma belirtilerini fark ettiimde dehet, acma ve utan duygularyla kart. Dreamer ksaca, "Bu adam, yaad hzn ve strap yznden ac ekmiyor, onun burada ektii ac kendi doal seiminin bir sonucu olduu iin ona ac veriyor," dedi. Yaantmda imdiye dek bama gelen ve gelecekte bama gelecek her eyin, tpk uzun mrl bir meenin ufack tohumunun iine yerlemesi gibi, zaten orada olduunu, anda yaandn fark ettim. Her ayrnt, o adamn yaantsmdaki ihmalcilii, terk edileri ve hayatndaki eskileri ortaya koyuyordu. Bir eyler yapmak isterdim. Gemite ben olan o adama varlmzn geleceindeki benden sz etmek isterdim. Mmkn olsa onun iine girip her eyi yeni batan dzene koymak isterdim; itibarn ona geri kazandrmak, bklm srtn dzeltmek ve yzndeki strap izgilerini silmek isterdim... sesimi duyan Dreamer, "Mdahale etmek olanakszdr!" dedi. "Artk yapabilecein hibir ey yok!" Sesi imdi biraz daha cana yaknd. "O adam strap ekmekten holanyor! Bunun doru olmadna yemin edebilir, ama gerekte, dnyalar bile versen cehennemini asla terk etmeyecektir." Bylesi bir gaddarla inanmam olanakszd, hayrete dmtm. Dreamer yzmdeki kuku belirtisini fark ederek ekledi.
43

Stefano E. D'Anna

'

"Tiryakisi olduu bu durum, onun dnyaya trnaklarn geirerek tutunmasn ve kendisini gvende hissetmesini salyor. Bu her ne kadar kederli bir durum olsa da, dardan kendisine gelebilecek bir yardmn ninnisiyle uyutuluyor. Kendisini gzlemleyebilseydi, davranlarnda ve tepkilerinde atom zerrecii kadar bile olsa bir deiiklik yapabilseydi, dncelerinden ya da duygularndan sadece bir tanesini yalnzca bir milimetre ykseltebilseydi, o zaman yaam farkl olurdu. " Szlerinin bu noktasnda sesini dramatik biimde deitirerek gl bir fsltya dntrd. Ses tonundaki bu ani deiim beni ylesine sarst ki, O'nu dinlemekte bir an da olsa zorlandm. "A man can not change the events of his life but only his way to take them ". Bir kii yaamndaki olaylar deil, yalnzca onlar gsleme biimini deitirebilir." Sulayc bir ses tonuyla O'na kar ktm. "Bana gemiin deitirilebileceini sylemitin..." ime ate dren bir hayal krkl, bir umutsuzluk dalgas, damlalar halinde gzlerime dek ykseliyordu. Dreamer serte karlk vererek, "imdi burada grdn, yaantnda deitirmek istediin bu kk kesit, senin gemiin deil. Gelecein! Yaantnda her ey tekrar ediyor... Ayn olaylar defalarca ayn ekilde yaanyor, nk onlar deitirmek istemiyorsun. Yine ikyet ediyor, yine dnyay suluyor ve yine dardan birilerinin seni incittiine ya da sana felaket getirdiine inanyorsun. Zamann bu dngsne skp kalm bir kiinin gerek bir gelecei olamaz; yalnzca tekrar tekrar yaad bir gemii olur. imdi benim gzlerimden bakyorsun! Bir gn sorumluluk sende olduunda, kendine acmann bir sonu deil, felaketlerinin balangc olduunu ve... btn bunlarn sebebinin sen, yalnzca 'sen' olduunu anlayacaksn. Ancak o zaman gemiine k tutacak ve onu iyiletirebileceksin." Cenaze odasndaydk. Karmn l bedeninin yannda hareketsiz yatan baka bedenler de vard. Hibiri Luisa kadar gen deildi. Sessizlikte baz szckler yankland; bunlar asla unutmayacam szcklerdi. "Bu kadnn lm, senin varlnn ve kendi i lmlerinin aynadaki grntsdr."

44

Tanrlar Okulu

Dreamer yaam ykmn katmanlar arasndan geerken karlaacam zorluklar konusunda beni nceden uyard halde, onlar O'nunla birlikte yeniden yaarken, varlnn yanmda olmasnn bana ykledii sorumluluun altnda ezildiimi hissediyordum. Bu katlanlabilir bir ey deildi. Adna, 'ite benim hayatm'diyebileceim bu korku filminin yaratcs, ynetmeni bendim, bnu nasl kabul edebilirdim? Yksek bir sesle, "lm bir hatadr," dedi. "Ve doaya aykrdr. Fiziksel lm, her gn iimizde gerekleen milyonlarca lmn maddeye dnen grntsdr; acya dkn ve strap ekmeyi seven bir insanlktan alnp benimsenmi bir inancn kristallemesidir." Bocalamama ramen szlerini srarla srdrd "nsanlar lm ka yolu haline getirdiler. Kendilerini ldrmek iin ne yapmalar gerektiini ve btn yntemleri kusursuz bir biimde biliyorlar. Beden yok edilemez! Yine de olanaksz olan, kanlmaz kldlar... Hibir insan lemez, ancak 'kendi kendisini ldrebilir'!" dedi. "Bunu baarabilmek iinse elindeki tm imknlar bu ie komas, kendine acma ve kendini baltalamay tam gnlk bir i haline getirmesi gerekiyor." Szlerinin burasnda; direncimi krmak ve bu devrimci fikirlerin gizemli gc karsnda uyuan beynimin istemeden de olsa rd uyku duvarn delebilmek iin uygun szckleri bulmak zere biraz durdu. "lm, her zaman bir intihardr!" Bunu sylerken bu kez sesine bir sava naras atyormuasna iddet havas vermiti. "Bu dnce eklini kann, cann gibi benimsediinde, dnya grnle birlikte kendi gerein de tepetaklak olacaktr. " Dreamer, alar ncesinden gelen inanlara, sarslmaz bir inanca, len bir trn genel kouluna gre bir. araya getirilmi ve btn insanlarn paylat "lmn doal ve kanlmaz olduu evrensel gereine" saldryordu. Bu szleri, sanki birisi birdenbire btn deer verdiim eyleri kapp karyormuasna kendimi saldrgan ve aalanm hissetmeme yol at. Bir ey varlmn en derin yerine bir kesik atmt. Nefretin yksek perdeden kan homurtusu gibi, sessiz, denetimsiz bir lk iimde ykselmi ve arka planda asl kalmt. "u anda milyarlarca insan da, tpk senin gibi ayn ierlemeye taklp kalarak, olumsuz dnyor, kendilerini kt hissediyorlar," dedi. O oluumun gizli ve eriilmez sandm sakl blmelerine szyordu, bense aldklarm elimde yakalanmasna utanyordum.
45

Stefano E. D ' A n n a

"Hayatn en ac veren dngsnden ka umudunu insanlktan esirgeyen bu Olu halidir." Bunu ifade ederken zld belli oluyordu. Sonra benim iin unutulmaz olan bu dersi sonlandrmak zere, "nsanlar lme tapyorlar," dedi. "Ve ellerinde olsa bile onu asla iptal etmek istemezler, nk lm btn sorunlarnn zm sayyor, ektikleri straplara ve kendi kendilerine yarattklar binlerce ruhsal lme son vereceini dnyorlar... oysa lm bir zm deildir!" Uyumu beynimdeki sis bulutu dald ve grnt ald. Dreamer'n szleri hayalden geree dnrken, siyah perdelerle evrili o odada etrafnda mumlar yanan kk yataklardaki llerle birlikte sadece lmle ilgili bir gsterinin figrleri gibi, Luisella'nn lm bana gerek d grnmt.

10 yileme iten gelir

Gemie uzanan yolculuumuzu, Luisa'nm yaamnn son aylarn kapsayan o dneme varana dek srdrdk. Bu ksmda kendimi yine, bylesi bir kara yazgnn arlyla daha otuzuna bile gelmeden iki bklm olmu kederli bir koca ve bir aile reisi rolnn kaytsz kalma blmn bilinsizce srdrrken grdm. Bu ufak tefek adamn kendine acmasn izledim; penesine dt sululuk hissi ile yrek darl arasnda rpnan, hasta grntsnn iinde kaybolmu bir halde ierlemesini, nefret etme eilimini ve krgnlklarn grdm. O'nun strap ezgisinden dnyaya, herkese ve her eye kar o bitmez tkenmez tm sulamalarn dinledim. Dayanacak gcm kalmayana dek. Grdklerimin utancyla kahrolmu bir halde, Dreamer'a, yakksz kaan bir biimde "Neden btn bunlar? Burada ne iim var?" diye haykrdm. Arkam dnp kp giderdim, ama tek bir kasm bile kmldatamyordum. Dreamer, beklemediim bir incelikle bana yolculuumuzun amacn anmsatt: Gemie k tutmak ve oraya yeni bir anlayla geri dnmek. Bu, bir daha asla ele gemeyecek bir frsatt. Tatllkla, "Her gerek iyilemede olduu gibi, sre zde balamaldr," derken her an stme kebilecek kendime acma durumundan beni ekip kartt.
46

Tanrlar Okulu

"Dnyay yaratan bizim Olu 'umuzdur; aksi dnlemez! Dier btr insanlar gibi, sen de seni bu duruma getiren olaylarn dardan kaynaklandn, iine dtn mutsuzluk ve gvensizlik haline bakalarnn yol atn sanyordun. imdi bunun aslnda gerekliin tepetaklak edilmi bir betimlemesi olduunu rendin." Kendimi toparlyordum. Birka saniye daha bekledikten sonra, Dreamer'a bamla devam etmeye hazr olduumu iaret ettim. Bir sonraki aline, Floransa'da Bolognese Caddesi'nde, ynetici eitimiyle uratm dnemdi. Btn bu aylar boyunca, i arkadalarmla aramzda, benim onlara kendi amdan kederimi anlatp, onlarn da bana kendilerince verdikleri szde destekle ortaya kan bir tr duygusal paylammz olumutu. Benim ' kara talihim ', farknda olmadan onlarn kendilerini daha iyi hissetmelerini salamt. Akllarn balarna devirmelerini salayan bir korku sayesinde, yaamn ne denli pamuk ipliine bal olduunun ayrmna varm ve bir sreliine de olsa yaamlarndaki sradan paylamlarna deer vermeyi bilmilerdi. Bana bir hasta, bir yaral veya yenilmi bir kii gibi ilgi ve efkat gsteriyorlard. Bu ... dei tokutaki deheti 'grdm' ve derin bir bunalma dtm. Gemiimi ne tarafndan tutsam, bir kuma gibi, her kesinin karanlkla dokunduunu gryordum. Saklamaya deecek bir paavra paras bile yoktu. Felaket alanndan kurtaracak bir ey bulabilmek amacyla bakman aresiz biri gibi aranp duruyordum; sevilen birisi, bir iliki, deeri veya yaran olabilecek herhangi bir ey. Bou bouna. Dehete kaplm, soluksuz kalmtm. Dreamer orada olmasayd, devam edecek gc bulamazdm. Bu duygularn arl altnda sendeleyip yklmak zere olduumu grnce, "Suu olaylara ykleme," dedi. "iki kk ocukla yirmi dokuz yanda dul kalmak bir lanet deildir. "Hibir olay ne iyi, ne de ktdr. Yalnzca bir frsattr. Bunlar nceden renmi olsaydn, bu yaadn durumu aydnlk bir olaya dntrebilirdin. Kendini tanma cesaretin olsayd, Luisa'nn lmesi... bunca felaketin bana gelmesi gerekmezdi. Our level of being attracts our life... Olu dzeyimiz yaammz kendisine eker. Ve her ey senden kaynaklanr. Grdn ve dokunduun her ey senin varlnn, noksanlnn ve iindeki boluun da yansyan grntsdr.

47

Stefano E. D'Anna

"Yaamda boluklar yoktur. Eer sen, kendini yeni bir biimde dnmeye ve davranmaya zorlayarak bunlar doldurmazsan, bunu senin adna tiim zalimliiyle o yapacaktr. Grmezsen, ya da grmeyi istemezsen, hastalk vahimleir ve yaamnn komedisi giderek daha strapl bir hale gelir. Her ey sana bu trajedinin nedenini gstermek ve seni btn bunlarn kaynana gerisingeri gtrmek zere ortaya kar... ve bir gn devreye girip, lml yaam vizyonunu deitirmem salamaya alr."

11 Ev sahipleri

Yaantmdan dier paralar, gemiten grntler, bir filmin kareleri gibi,, birbiri ardnca gzmn nnden hzla akp geti. Kiilerin yzlerinden, getiim yollardan, yaadm ehirlerden ve oturduum evlerden yzlercesini tanmtm. Ta ki... o glge gzme iliene dek! Yeni evimi nerede seersem seeyim, beni her tandm yerde izleyen o glge varlk. Midem demir bir mengeneyle sklyormuasna gerildim. Tandm her evde karma bir barbar kmt: souk ve kavgac ev sahipleri; stelik bunlar, kaderin garip bir cilvesi, yinelenen bir yazgnn harikulade eitimi uyarnca hep yan dairede oturup, komum olmulard. Bana gstermek zere olduu eyin strabn gz nnde tutarak, sesinde deimeyen bir tatllkla, "Dikkatlice bak, onlar iyi gzle!" diye buyurdu. "Karlatn btn ev sahipleri aslnda tek bir kii. Hep ayn kii. Asla deimez. Bir ev sahibi maskesi ardna gizlenerek hep orada duran kiinin kim olduunu 'grmek' istemedin. Oysa her seferinde sen kendinle karlayordun!" imde bir eyler dalmt. Ardmdan bir kap serte kapanm ve kilidin evrilirken kartt metalik tkrty iitmitim. Artk emindim, korkun derecede emindim, bu szleri bir kez iittikten sonra bir daha asla hibir ey eskisi gibi olmayacakt. imde, gzyalarmn dklmedii umutsuz bir at ykseldi; benim yaantm bir hayaletin yaamyd; ardnda hibir iz brakmadan yok olan ve dnyann aynasnda imdi giderek silindiini grdm bir yansma. Dreamer'n szleri bana bir can simidi gibi ulatnda, sanki dipsiz bir uurumun kysndaydm. "Onlar, kendi bamllk halini srekli kalc klabilmek iin dorudan senin tarafndan ie koulan muhafzlar, gardiyanlardr.
48

Tanrlar Okulu

Yaantnda hep egemen olan strap ezgini kknden skp atmazsan, bu hayaletler yemden sana dnecektir." Ardnca gelen suskunluk ylesine uzad ki, bizi birbirimize balayan altn kordon kopuverecek sandm. Beni 'd'nden karp atabilecei dncesiyle yreime bir ate dt. Bu korkun bir duyguydu. Bu boluu, yokluu hissettiim o gemek bilmez sre boyunca adeta var olmay kesmitim. Bylece, varlmn Dreamer'la ne denli btnlemi olduunu anlamtm. Sanki hayat iime ektiim yaamsal bir organ, saf hava soluduum nc bir akcier haline gelmi, ok deerli bir kordon ile O'na balanmtm. Sonra gzlerimin nnden ar ar, gemiimden baka grntler gemeye balad. Bir anlamda onlar ynetmeyi kavramtm. Artk bu grntleri durdurabildiim gibi, istersem bytebiliyor, onlara yakndan veya uzaktan bakabiliyor, hatta kendimi sahnenin dna kartabiliyordum. Yeniden Fortini Caddesi'ndeki villay grdm. ok bykt ve Luisa Milano'da Venezian Caddesi'ndeki hastanede, Luca'yla Giorgia da Piemonte'de dedelerinde olduklar iin villa ok sessizdi. Gnlerin birbiri ardnca geii yine hzlanmt, gz ap kapayana dek bir belirip bir yok oluyorlard. Gnbatmnda am aalarnn glgeleri eski evi ele geiriyor, sanki varlmn cn derin ksmlarna sinsice o ince uzun parmaklarn sokuyorlard. Dreamer'n beni neden yine buraya getirdiini bilmiyordum, ama tek bildiim, engel olamadm bir titremenin var gcyle bedenimi tepeden trnaa ele geirmi olduuydu. Beni yreklendirme abasyla, "Yaantnn tavan arasna, yani onun en karanlk kelerine girmek zereyiz," dedi. "imdi biraz temizlik ve yklerden kurtulma zaman." Toplayabildiim btn cesaretimle, ana giriin byk demir kapsna doru uzanan bayr trmandm. Tepeden bayr aa esen rzgrn tam bu noktada glendiini anmsadm. Rzgr, dik yol boyunca kenarlardaki ukurluklardan bir dere gibi akyor, yaban otlarnn beyaz ve yeilleriyle beneklenmi, kaba, kuru duvarlarn etrafnda dnyordu. Kk demir kapdan girdiimde, o gnlerde kullandm Citroen marka arabamn park halinde olduunu grdm. yol yle ksayd ki, villa beklemediim bir hzla nmde belirivermiti. Ta ve tuladan yaplm bir merdivenin basamaklarnn nme kmas da bir o kadar ani olmutu. Basamaklar kmaya hazrlanrken dnp teye, bahenin bitimine evirdim bam.
49

Stefano E. D'Anna

Orada duraksayp kk ek binann aydnlk pencerelerine baktm. Tek komumuz orada yayordu. Anlar, hepsi bir arada zihnime tler. Judith'le ykmn ilk karelerine gz atmaya baladmda soluk almn sklatm hissettim.

12 Judith, "Sinyorina"

Giorgia ve Luca ona 'sinyorina' derlerdi. Benden yalnzca birka ya byk, uzun boylu ve ho bir kadn olan Judith, iine kapank biriydi. Bizim bahenin bitimindeki o kk evde tek bana yaard. Hibir ey onu artmazd ve kitaplar ile mzii dnda hibir ey ilgisini ekmezdi. Soukkanl ve kaytsz grn, gzlerini heyecanl bir durumdaym gibi srekli krpmasyla bir para hareketlenirdi. Dreamer'n yan bamda olduundan emin olduktan sonra, kk oturma odasnn pencerelerinden birine yaklatm. Korku ve bama gelenleri stlenmekteki acizliim iinde ona gittiim ve bedeninde teselli aradm gecelerdeki gibi, yreim alkant iindeydi. Bir kez daha o kk oday grdm; duvarlar kitaplarla kapl, orta yerinde iekli kumala deli bir divan ve uzun parmaklaryla klavyesinin banda oturan Judith'i ve ona Luisa'mn hastalndan, onun giderek ktleen durumundan bahseden kendimi grdm. Mzii, her atomunu harekete geirdii oday batan sona ele geirdi. Gittike ykselen mziin sesi, bencillik ve karm iin duyduum sahte ilgiyle ykl o kelimeleri bastrd. Dncelerimin dehetini ve niyetimin mide bulandrc kokusunu duyabiliyordum. Beni ikiye ayran mcadeleyi, ilk kez aka fark ettim: Karmn yaknda lecei haberinin verdii hzn ve bu bozuk giden olgunlamam evliliin yknden yaknda kurtulacamdan iten ie duyduum gizli ve tuhaf sevin arasndaki atmayla blnmtm. Mutsuzluklarm ve d krklklarm iin, meslek hayatmdaki kstlamalar ve engeller iin gizliden gizliye bir bakma onu sulamtm. "lm hibir zaman bir tesadf deildir" -Dreamer'n sesi araya girmiti- "hastalk, mutsuzluk ve yoksullukta da olduu gibi. Bunun olmas iin yllarca dua ettin...kendine bile itiraf etmeden, iddetle bunu arzuladm ve hatta Tanr'ya yakardn. Dler her zaman gerekleir, en karanlklar bile."

50

Tanrlar Okulu

kiyzllk perdesi kalkmt. Bundan byle artk gizlenemezdim. Bunun hibir yolu kalmamt. Bu ufak tefek adamn gzya ve umutsuzluunun ardnda, taknd maskesiyle teninin arasnda, sululuun verdii alayc glmsemeyi gmtm. Dehetten soluum kesilmiti. Kar konulmaz bir g kamam engelledi, beni Judith'in penceresinin nnde hareketsiz bir ekilde tuttu. Judith'le ilk bulutuum sahneyi yeniden grdm. Luisa lyordu ve ben smsk Judith'in yaamna sarlm, ondan biraz dostluunu, bana acmasn ve bedenini istiyordum. Judith niyetimi anladnda ne tutumunu deitirmi, ne de bozulmutu. Elimden tutup beni yatak odasna gtrd ve ondan dilenmekte olduum eyi bana verdi; her eyi unutmak, uzaklamak, ruhuma azap veren korkuyu dindirmek iin tek bir ey: Seks. O gnden sonra birok kez bulutuk. Fazla konumuyorduk ve aramzda herhangi bir merasime gerek de olmuyordu. Geceleri endielerimi gidermek zere onu aryordum, fakat yaptmz seks, bir haprk kadar anlamsz orgazmlarla ypranp tkeniyordu. Dreamer btn sahnelere bakmam istediinden, orada durmam, o sahnelerden birini seyretmemi ve o pisliklerin zehir gibi tadn btnyle tatmam istemiti. Luisa, bizden biraz tede, bahenin dier tarafndaki evde yatyordu. O adam ben olamazdm. renlik katlanlmaz dzeye kmt. Kendimi kurtarmak uruna her trl rezillii yapabileceimin farkna vardmda fenalatm. Gemiimdeki ak yaralar, zalimce de olsa bu yolla kabuk balyordu. Judith seks yapmay zenle, gayretle ve ciddiyetle yerine getirilmesi gereken bir grev sayyordu, ama varlmdan tek bir atomun bile yaantsna taklmasna asla izin vermiyordu. likimiz onun bedeninde hibir iz brakmadan sryor ve yaam en ufak bir ekilde etkilenmiyordu. Ona tam anlamyla sahip olamamak rahatsz ediciydi, bu bamszl yznden kendimi gvensiz hissediyordum. Judith'in yalnzca kendisi iin yaad sonucuna varmtm. Kitaplara ve mzie olan dknlnn yalnzca bencilliinin bir kalkan olduundan emindim. Bylece, bu yargyla onu etiketleyerek, camdan bir smenin altna koyup anlarmn arasna yollamtm. Ancak ve ancak imdi Dreamer'n gzleriyle baktmda, Judith'in benim iin neyi temsil ettiini anlamtm. Onun ie kapank doasnda, her trl ikiyzllkten arnm iten bir kadnn saf sevgisini ve bir bilgenin kendine zg kaytsz tavrn, ancak imdi grebiliyordum. Judith benden daha iyiydi. Hayatn hain dalgalarnn arasndan glkle kendini kyya atm, benim gibi bir zavally alp kabul etmiti.
51

Stefano E. D'Anna

Onsuz ne yapardm dnemiyorum bile. Kim olduumu kesinlikle grmt! Anlamsz yaammn dehete dntnn farkndayd. Benim lm tadmn farkndayd! Beni yaantsnn dnda tutmak onun kurtuluu olmutu. Onu nasl bylesine insafszca yarglayabilmiim? Artk Judith anlarmn tavan arasndaki karanlk bir keyi kaplamyor, parlyordu. Onun mzii yaamd. Yine de eksik olan bir eyler vard. Judith neden karma kmt? Neden Judith gibi birisi, tam da ihtiyacm olduu bir srada, cehennemden farksz hayatma girivermiti? Dreamer'a dndm. Bacaklarmn kesildiini hissediyordum. Sama bir fikir, bir para delilik, saduyumdaki bir atlaktan ieri szyordu. Bir eyin bilincimi zorladn hissedebiliyordum. Yavaa ve merhametsizce iime dek iliyordu. Btn gcm yerle bir etmeden onu durdurmalydm. Bu olanakszd!... Judith... Dreamer'n bana bir armaanyd! Judith... Dreamer'dL. Acaba beni kurtarmak iin ka kez yaantma girmiti? Nasl bu kadar kr olabilirdim? Bylesine bir mkemmellie kar nasl kaytsz kalabilmitim? Dncelerim dipsiz karanln kysnda frl frl dnd ve iine dt. "Her birimize muazzam bir kurtulu pay verilmitir." Dreamer bu szlerle beni kurtarmaya gelmiti. Ses tonu artc biimde yumuakt. "Ne var ki srekli bilgisizliimiz, iaretlere, uyarlara ve varoluun trafik lambalarna sorumsuzca uymamamz nedeniyle bunu abucak tketir, boa harcarz; buna ramen de kendimizi zayf, her tehlikeye ak ve kaderin elindeki bir oyuncak sayarz." Dreamer'n sesi yine ekilmez kararllna geri dnd ve szleri beni rpertti. "Yaam ok gl ve beden yok edilemezdir. lmek iin ancak olanaksz olanakl klabilmemiz gerekir." Sanki bir bakasndan sz ediyormuasma, eskiden olduum adam kastederek, "Onu bala! Onu balaman gemiini iyiletirecek ve yerini bugnn ile deitirecek," dedi. imde bir eyler yerinden oynayp dalmt. Bir ocuk gibi aladm. Sululuk duygusu, pimanlklar, sulama ve sulanma gibi aclardan, dncelerden ve ho olmayan duygulardan oluan bir lav aknts yzeye kmt. "insanlarn hibiri senden farkl deil: Olumsuz duygularn ynlendirmesiyle evrende yitip gitmi paracklar gibi. Sulamak, ikyet etmek ve baml olmak, hepsinin yaam yks ayn... her eye ykledikleri yegne anlam bu kadar! Kedere batm bir halde, lm lmle unutmaya alyorlar."
52

Tanrlar Okulu 13 Teekkrler Luisa!

Gemie yolculuk yeniden balad. Yavaa sahne deiti ve Dreamer beni geriye, Venezian Caddesi'ndeki hastanede yatan Luisa'y ziyaret etmek zere Floransa'dan Milano'ya sk sk yaptm yolculuklara gtrd. Ben de derhal o zamanlar iine dtm ayn zihinsel kafese ve ruhsal duruma geri dndm. Her yolculua kmda giderek daha iddetlenen ayn sancyla kvranmaktaydm. Kocas olarak onun yannda olmann bana ykledii sorumluluk ile strap eken insanlarla dolu ortamlara girmek fikrinin verdii irenme arasnda skm olmaktan ac ekiyordum. Koularn arasndan geerken ya da koridorlarda karlatm dier hastalarn durumlarn, bir kitabn solmu yapraklarn eviriyormuasna, yzlerinden kolayca okuyabiliyordum. Byk bir kederle, onlarn yklerinin satr aralarna giriyor, yz ifadelerindeki szckleri okuyor ve straplarnn mrekkebini iimde hissediyordum. Bir gn onlarla ayn kaderi bedenimle paylaacam dnmekten kendimi alkoyamyordum. Sonra, her eyi unutmak ve onlar arkamda brakarak oradan kap gitmek iin dayanlmaz bir istek duyuyordum. Yaam dediim ey darda beni bekliyordu: her gn anlamsz bir kouturmann iinde kaybolup giden insanlar, trafik grltsnn yannda bo kahkaha sesleri ve ite tm bunlar bana gre, insana gven veren yaam belirtileriydi. Bir snak gibi oraya, kalabaln arasna kouyordum. zgn koca rolndeki kutsal grevi alelacele tamamladktan sonra, bu kez de endieli koca maskesiyle doktoruna durumu hakknda sorular soruyor, sululuk duygumu biraz olsun hafifletiyordum; sonunda da bir bahane bularak derhal oradan uzaklamann yollarn aryordum, stelik arkama bile bakmadan, kaar gibi. Hznn hafifletmeye alan bir derbeder gibi kendimi ehrin kalabalk sokaklarna atar, trafik kemekeinin orta yerinde babo dolar dururdum... O anda ehrin renkleri ve klar beni hzla kendine ekerdi; boyal bakml kadnlarn kahkahalar ve dkknlarn gz alc vitrinleri bam dndrrd ve tm bunlar dnyann, mutlu insanlarn yaad, son derece sorunsuz ve gvenli bir yer olduu kansn iimde glendirirdi. Kendimi bu hayali gerein kollarna brakrdm. Kendi salyasnda soluyan ylanbal gibi, ben de bu ruhsal hava kabarcnn iinde solumaya alrdm.
53

Stefano E. D ' A n n a

Bu sarholuk halimi sadece, olur olmadk zamanlarda, beklenmedik bir anda aklma dveren Luisa bozard. Endieler, korkular ve sululuk duygusu, bir sinemada, bir sanat sergisinde veya bir kafedeyken, peimi brakmayan tanralar Furies'ler gibi beni her yerde bulurdu. te o zaman yaamn pamuk ipliine bal olduu gerei altnda ezilir, gvenilmezliinden kaynaklanan gszlk ve huzursuzluk bir korku dalgas gibi beni alabora ederdi. Dreamer'la birlikte Luisa'nm hasta yatana yaklatm. Gzleri kapalyd. Tek banayd. Dreamer benim ite olduum veya sokaklarda dolap kendimden katm bir gn semiti. Luisa'nn zorlukla, kesik kesik soluk al, stndeki araf bir insann yapamayaca, marnlamayacak kadar yksek bir tempoda havalandryordu. Yreime bir bak sapland. Bunun ne anlama geldiini biliyordum; yaam snmek zereydi. Ona yaklamam iin Dreamer bir iaretiyle beni yreklendirdi. Bir sandalyeyi dikkatle yatan baucundaki metal komodinin yanna ektim ve uzunca bir sre, hi konumadan onu ylece seyre daldm. Terden dm dm olmu salar, alnn ve rtnn akta brakt yzn ksmen kaplamt. Olaylar ve anlarla dolu evlilik gnlerimiz, aylarmz gzmn nnden bir bir akp geti. lk apartman dairemiz... ten dndmde ona anlattm ykler ve ilk baar haberlerimi dinlediinde gzlerinin gururla parlay. Giorgia'nn doumu. Geceleri onun bir trl dindiremediimiz bitmez tkenmez alamalar. Luca'nn doumu. Ardndan da bu hastalk. kimizin de henz yeterince olgun olmamas ksa zamanda anlamazlklara, kskanlklara, kavgalara, pimanlklara ve karlkl sulamalara yol amt. Aslnda her ikimiz de, birbirine tutunmu, kendilerini birlikte bir btn olabileceklerine ve birbirlerini tamamlayabilecekleri dncesine inandrm iki gsz kiiydik. Byle bir birlemenin sonucu eksikliklerimizi drde katlamt. Bu dnceler ve dierleri dudaklarmdan Luisa'nn kulana fsldadm szckler halinde dkld. Ona yaamdan, gzellikten ve mutluluktan sz ettim. Beni iitip iitmediine aldrmyordum. Yreim henz olmam bir acyla yanyor, gzlerimden dklmeyen yalar boazmda dmleniyordu. Yine de sevinliydim. imdiye dek hi olmad kadar byk bir tutkuyla ona k olduumu hissediyordum. O gne dek hastaln ve binlerce dier yanlsatc uran ipnotize edici etkisiyle, Luisa'nn yannda geirmi olduum
54

Tanrlar Okulu

zaman, sahiden ac ekiyormuum gibi yaamtm. Gemii ve gelecei olmayan bu bekleyi annda zaman durmutu, her ey anda durmutu, dnyay ele geiren hareketsizlik ve sessizlik iimi korkuyla kaplyordu. Bu grnt, bir trtln ktan rahatsz olmas gibi dayanlmazd. Engelleyemediini tek bir arzu vard: damarlarmdaki kan donduran bir gerein her an saldraca korkusuyla buradan kap gitmek. Arkamda duran Dreamer, "lmekte olan bu kadn senin gemiin," dedi. Szcklerinin gc ve bu szleri syleyiindeki yumuaklk, iimde bana dokunan bir canlanmayla beni zgr brakt. Aylardr Luisa'nm etrafnda hissettiim bu lm duygusu benim dmda deildi. Bu benim lmmd. En bandan beri iimde tadm lm. Luisa bunu grmemi, hissetmemi ve buna dokunmam salamt. Bu yce anda, bana lm yenme ansn da veriyordu. Ben ise, karlnda onu her trl sulama ve ktlkle kirletmitim. Dreamer bir baba gibi, "Ondan seni balamasn iste!" dedi. "Onun yaants ok zeldi., sana iindeki liim, varlna yn veren kendini acndrma, sululuk duygusu ve ykcl tanman salad." Terden srlsklam olan alnn ve salarn kurulayarak, "Teekkrler Luisa!" diye fsldadm. "Ne derin bir gaflet uykusu... bilmiyordum... Bu bizim yeniden diriliimiz... Artk ebediyen deieceim ve ocuklarmz da benimle birlikte deiecekler!" Saatler gemesine ramen hi yorgun deildim. Burada, onun yannda olmann dnda, u anda dnyada olmay isleyebileceim baka bir yer daha yoktu. Bu hastaneye onu ve dierlerini grmek iin uzunca bir sre gelmi olduumu dndm, aralarndaki tek salkl kiinin ben olduuma ikna olmu bir ekilde kendimi onlardan ayr tutmutum. Burada haftalarca, Luisa gibi, vermek zorunda olduklar eyi anlamadan bir para hayata tutunan o insanlarn yannda yaamtm. Btn bu insanlarn benim dmda olmayp yaamn hastalkl bir grntsnn sinema perdesine yansmas gibi hastalmn, blnmlmn, sorumsuzluumun yansyan kareleri olduunun bilincine varmak, benim iin o zamanlar imknszd. O dnya, benim iimde tadm lm aa karyordu. Onu iinde tutmak, sorumluluunu almak, daha henz balamam olan bir srecin, Dreamer'n "kendini znde balamak" olarak niteledii eyin bir parasyd. Self-observation is self-healing. Kendini gzlemleme, kendini iyiletirmedir. Btn bunlar gzlemlemek, bu dnyadaki her en kk ayrntdan ne kadarnn benim olduunun farkna varmak ve bundan kran duymak,

Stefano E. D ' A n n a

salma yeniden kavumamn ilk belirtilerini mjdeliyordu. Geceydi. Hastanenin koridorlar sessizdi. Luisa'nn yan banda ne kadardr durduumu bilmiyordum. Tketmem gereken her eyi tketmitim; szckler, anlar, gzyalar. Hl yapacak bir ey vard! rty ekerek stn atm. Geceliinin altndan, vcudundaki byk ilikleri grdm. zellikle de karn, dourmaya hazr bir hamileninki kadar bykt. Ho kokulu slak bir mendille gsn ve bacaklarn sildim. Gzm bir ku yuvas gibi derin ve oyuk bir yaraya takld. Asla hibir zaman hayal edemeyeceim derecedeki aklk, karar, ve soukkanl profosyonellik ellerimi gerektii ekilde ynlendiriyordu yarasn temizlerken. .Yarasndaki l dokular ve hcrelerini temizleyip, syrp atarken, ayn zamanda yllarn yanl anlamalarn, kabuk tutmu adiliklerini ve ihanetlerini de kaldrp atyordum. Yaray dezenfekte ettim, zerine biraz gazl bez koyup bantla sardm. rty tekrar enesine kadar ektim ve onu ptm. "Gemiin kutsanmas ve iyiletirilmesi gerekir. Her katmanna gir! Her kesini aydnlat! Yeni bir anlayla onu deitir! . Endielere, phelere ve korkulara kaplmay braktnda gemiin iyileecektir. 'Kendini ite balamann' asl anlam budur." Bir kapak almasna ayaklarmn altndaki zeminin kaydn hissettiimde, Dreamer'n bu szleri hl havada nlamaktayd. Srtst dtm ve grnmez bir kaydrakta, bir renkler uurumu beni yutana dek ba dndren bir hzla aa kaydm. Gzlerimi atmda, Marake'teki otel odasndaydm. Ayn gn New York'a dn yolculuumu ayarladm. Olaanst bir duygu, Cafe de la France'da bulumamzdan strap dolu gemiimde Luisa'yla geirdiim geceye dek O'nunla yaanm her ann ans hl benimle birlikteydi. Bavullarm alnmt, darda beni havaalanna gtrmek zere bir araba bekliyordu, ama ben oyalanmay srdryordum. Onun varln henz solumaktayken, buralar terk edip etmemeye karar veremiyordum. Beni gemiime gtrm ve bir sr gereksiz ykmden kurtulmama yardm etmi olduu iin Dreamer'a bir kran dncesi yolladm. Gemiimden geriye artk Olu'uma taklm yalnzca birka para kalmt. zellikle bir para vard ki, bir tek onu iki elimle kavram, skca tutuyordum. Ne kadar ac veriyor olsa da onu tutmay srdryor ve brakmak istemiyordum; bu, Luisa'ya son bakm, varoluun snrlarnda, gemile gelecek arasnda birbirimize verdiimiz akn son pcyd.
56

Tanrlar Okulu

Blm II

Lupelius
1 Okulla karlama

Kuluk vaktiydi. Antikac dkknlarnn sraland, gsterili bir sokakta yryordum. Arkamda gcn hissettiim yakc bir gne, yolun sonunda olduunu sandm bir meydana doru sessizce bana elik ediyordu. Bir randevuya yetiecekmiim gibi salam admlarla ilerlediimi fark ettim. Ancak nerede ve kiminle buluacam bilmiyordum. Yrmekte olduum kaldrm, masalaryla sokaa alan tipik bir talyan kafenin nnde son buldu ve buras benim uzaktan tahmin ettiimden de byk ve belki de o ana dek grdm en gzel meydanlardan biriydi. Dreamer dardaki masalardan birinde oturuyordu. Etraf, nerilerini saygyla dinleyen kk bir garson ordusuyla evriliydi. Ben geldiim srada ikinci bir masay yaklatrarak, iki byk tepside getirdikleri onca yiyecek iin masada bir dzenleme yapmaya alyorlard. Dreamer'n her zamanki zengin grnts uzaktan da olsa gze arpyordu. Her aynntda mkemmellik aryor ve bolluktan holanyordu, ama tm tavrlar bir Makedon savann sadeliini yanstyordu. Beslenme rejimi ise ll olma snrlarnn da hayli altndayd. Beni yeniden grmekten mutlu olmu gibiydi. Bann tek bir hareketiyle beni hem selamlam, hem de masasna davet etmiti. O andan sonra, Dreamer btn dikkatini stnde eitli kk kekler, kurabiyeler ve deiik tatllarn zenle yerletirildii masaya yneltti. Marake'teki bulumamzdan bu yana kendisini ilk grmd. Bu ann gelmesini sabrszlkla beklemitim. imdi huzurundaydm ve aklm binlerce soruyla doluydu. Bunlardan bazlar, yzyllar boyunca yanklanm, dnya tarihini btnyle iine alan yant bulunamam sorulard. Nesiller boyu tm dinler, bilgelik okullar ve peygamberlie dayal gelenekler, bilim adamlar, aratrmaclar, filozoflar ve ermiler bir sonuca ulamak iin bou
57

Stefano E. D'Anna

bouna abalamlard. Bu binlerce yllk arayn son halkas olan modern a insann dndm; Sfenks'in nndeki Oidipus gibi, varln kuatan bilinmezler karsnda hl ylece, plak bir halde durmaktayd. Bize ay servisi yaptlar. Dreamer bu sre iinde her ayrnty titizlikle izledi, garsonlarn hizmet edilerini yalnzca kendisinin bildii bir ritel gibi adm adm ynetti. Yiyeceklere neredeyse hi dokunmad. Sanki kendi dikkati, izlenimleri, yaplan her ufack hareketin uyumu ve ritmiyle besleniyormu gibiydi. aylar iildikten soma ok uzun bir suskunluk oldu. Sze girmesini sabrla bekledim. Bu arada not defterimi am ve kalemimi elimde tutuyordum. Sesi yanklandnda tonlamas can alcyd. "Benim yanmda, kaderinin deimez sandn gzerghn deitireceksin," dedi. "Benim yanmda alkanlklarn ve sululuk duygusunun sende yaratt o mekanik dngy krp atacaksn... varlnn lml olduuna seni inandran yalan terk edeceksin. Deimek iin seni programlayan dzenle mcadele etmen gerekecek! Tm bak alarn tepetaklak edeceksin. Ancak bu ekilde ve uzun bir almayla kaderini deitirebilirsin. Hi kimse tek bana bumn stesinden gelemez. Bunun iin bir okul gerekiyor." 'Okul' szcn syleyiindeki vurgu ve szce ykledii anlam, bana bu szcn bilinenden hayli farkl bir anlam tadn dndrd. Sanki bu szc ilk kez duyuyormu gibiydim. Bu szckte, nceden asla tanmadm bir gc ve uzun zaman nce yerine getirilmemi bir vaadin buruk tadn hissettim. Bir rpertiyle tepeden trnaa varlm etkisi altna alan bu dnce, bir soruya dnerek dudaklarmdan dkld. "Okul nedir?" diye sordum. Sesim titriyordu ve bu anlatlmaz heyecanma kendim de armtm. Dreamer, "'Okul', bir geri dn yolculuudur," dedi. Koyu renkteki gzleri gizli bir sevinle parlyordu. The School is the quantum leap from Multitude to Integrity, from Conflict to Harmony, from Slavery to Freedom. Okul, okluktan Btnle, Kartlktan Uyuma, Klelikten zgrle doru bir kuantum sraydr.

58

Tanrlar Okulu

"Okulu bulmak, 'd'e elik bir halatla balanmak, sorumluluun daha yksek bilin gerektiren blgelerine girebilmek demektir. Ancak az saydaki insann ok az bir ksm bylesi bir bulumay gsleyebilir." Szleri ve bak bende giil bir teslimiyet etkisi yaratt. imde, nasl ilediinden habersiz olduum, ezbere dnen dili arklardan birinin krldn hissettim. O anda yreime bir bak gibi saplanan vicdan azabyla, yllar yl 'yuvadan uzak' yaam olmann, dzene ne denli aykr bir davran olduunu anladm ve yine yllar yl umutsuzca aradm bir kii ya da bir ey karsnda kendimi bulmu olmann harikuladeliini yaadm. Ancak ok az saydaki kiinin bana gelebilecek bylesi bir olayn olaanst niteliini duyumsayarak, derin bir saygyla, "Okul'u nasl bulacaz?" diye fsltyla sordum. Dreamer, "Korkma. Sen deil, Okul seni bulacaktr," diye yantlad. Baklarmdan bu ksack yantn pek de ak olmadn fark ederek, "Bir kii yaantsnda, iinden kamayaca kadar hayal krklna uradnda... kendi eksikliini ve gszln fark ettiinde, varolu onu bir mengenede soluu kesilinceye kadar sktnda... Okul, ancak o zaman... ortaya kacaktr," dedi.

2 Dnya bir masaldr

Bu bilinmeyen ehirde bir kafede oturmu, sayfalarca not tutarken onu dikkatle dinliyordum. O esiz villada balayan ve Marake'te devam eden raklk srecimin, bir resmin hi kesilmeyen hatlar gibi, gizemli bir eitim yolu izlediini sanyordum. Dreamer, '"Okul'la karlamak, bir insann hayatnda bana gelebilecek en mucizevi olaydr. Senin grmekte olduun ve evreni saran her eyin aslnda dnya deil yalnzca bir tasvir olduunu anlamak ve telkin yoluyla iine dtn kitlesel uykudan uyanmak iin tek frsattr," dedi. "yi ama ben seni dinliyorum, bu masaya dokunuyorum ve yoldan geen insanlar gryorum. Bu insanlarn her birinin bir yaam, bir ii, bir ailesi olduunu biliyorum... Btn bunlar nasl bir tasvir ya da sadece benim yarattm bir vizyon olabilir?" Dreamer, "Retina zerine den grntler dnya deildir, dnyann masaldr," diye ksaca yantlad. "Dnya, sadece sana anlatlandr."
59

Stefano E. D'Anna

Bu szlerini dinlerken uradm aknlk, ardndan fslt halinde gelen, "evrende var olan eylerin tmnn asl yaratcs sensin! Ne var ki, sen bunu unuttun," szlerini duyduumda yerini ok daha byk bir aknla brakt. "Unuttuum nedir?" diye sordum. Sesimdeki kar k havas aramzda olumakta olan mesafeyi iaret ediyordu. "Sen her eyin nedenisin ve her ey sensin. Bir gn iyiletiinde, dnyann kaynann sen olduunu bileceksin. O, var olabilmek iin sana gereksinim duyuyor... Onu yaratann, kefedenin sen olduunu unuttun ve kendi yarattn eyin glgesi oldun." Ses tonu bende tomurcuklanmaya yz tutan her farkl gr kknden skp att ve beni bir okul ocuu gibi yeniden hizaya soktu. "Dnya zneldir, kiiseldir!... Varlmzn aynadaki yansmasdr... Grnt ve gereklik ayn eydir, zdetir; yalnzca 'zaman faktr' onlar birbirinden ayrr." imden evet demek geliyordu. Grn benimsemek istiyordum. Ne var ki, iimde bir ey buna kar kyordu. Mantm bocalyor, ama teslim olmuyordu. Nasl olur da ayn nesnenin, manzarann, olayn veya kiinin karsnda, onlar hakknda farkl grlere sahip olunabilirdi ki? Ezberime yerlemi olan grleri desteklercesine, "Fakat nesnel bir gereklik elbette var!" diye ileri srdm. "Ne de olsa sonuta hibir ey kendi olduundan baka bir ey olamaz..." Hl 'kendi' inanlarm savunmaya alyordum; ama ne denli kk salm olursa olsunlar, ayakta kalamayacaklarn biliyordum. Dreamer'n vizyonu karsnda yklmaya mahkmdular. Her zaman olduu gibi bu kez de, yine ngrlemeyecek kadar artc bir ey, O'nunla birlikteyken apak kavranr hale gelecek, zamann ve nasl olacan bilmememe ramen, kanlmaz olarak gerekleecekti. Ve bu deiim her ne kadar beni korkutuyor olsa da, onu zlemle bekliyordum. Sonunda bu gerekletiinde, daha net, daha snrsz ve ok daha stn bir dnya vizyonuna yer aabilmek iin, varlm kuatan duvarlarn her trl lein dna telendiini hissediyordum. Hl kafamn kark olduunu grnce, dnyann genel geer betimlemesine bir can alc darbe daha indirerek, "Biz ancak ne olduumuzu grebiliriz!" diye ekledi. Ardndan, kendisine zg nktedanln bir para alayclkla birletirerek, "Bir azizle de karlasa, hrszn gz daima onun cebinde olacaktr," dedi.
60

Tanrlar Okulu

Bu nktesi benim iin ok aydnlatc olmutu. Aklm bir sre daha bu komik ve retici gre takl kaldnda, Dreamer irdeledii konuya oktan dnm, ne denli nemsiz olursa olsun konudan bylesine sapm olmamn kendisini engellediini -bulumamzn amacnn ok dna ktmz- sylemek istercesine, biraz da hain bir bakla bakyordu bana.. "Sradan bir hayatn derinlere kk salm vizyonundan uzaklamak, ancak Okul ile karlamakla mmkn olacaktr... Aldatmac tasvirlerinin arkasndaki dnyay bir gn 'grebilmek' de ancak 'Okul almas' ile mmkn olacaktr. Uyum iindeki bir gre, bir btnleme haline, bir gn ancak 'kendi zerinde alan kii" eriebilecektir. Ve dnyay yine uyum ve btnlk iindeki bu gr iyiletirecektir."

3 Altst etmeyi renmek iin bir Okul

Dreamer bana, stn nitelikli kiilere zel eitim veren okullarn, her ada ve her toplumda daima var olduunu aklad. Bu okullar farkl kld sanlan felsefi ve kltrel ayrlklarnn tesinde, bu 'okullar' aslnda tek bir Okul'du. Bunlar tekdze bir sesle anlatrken, dnceleri tm alarn ve kltrlerin stnden gemekteydi. Bu okulu 'Olu Okulu' olarak adlandrd...Dleyenlerin ekillendirildii, vizyon sahibi, aydnlk topyaclarn her zaman niyetlerini arndrm olduklar evrensel bir atlye.. Dreamer, ayrca bunun bir "Dnm Okulu" olduunu syleyerek ona yeni bir tanm daha getirdi ve sonra sustu. aydan ykselen nefis kokulu buuyu derin derin iine ektikten sonra, ksk bir sesle, "Henz bakalarna egemen olmadan nce, kendilerine egemen olmay renecekleri... Tanrlar Okulu..." Dven bir savann att naraya dnen sesi, tylerimin diken diken olmasna neden oldu. "Bir altst etme okulu, " dedi. "Fikirlerin, inanlarn ve en nemlisi, lmn kanlmaz olduu dncesinin altst edilecei yer. lm geree, uyuma, gzellie kar direntir. lm, gerein iinden geemeyen her eyi ykp dker. Eer vcudumuzun her bir hcresinde biz gereksek, o halde asla lmeyeceiz. "

61

Stefano E. D'Anna

nsanl, aralarnda sonsuzluk kadar uzaklk bulunan iki ayr tre ayran Homeros'un zamanndan da nceki klasik a dnce geleneini anmsadm: Kahramanlar, dleyen bir insan soyunun mek ampiyonlar, yani olanaksz olan gerekletiren bireyler ile niyeti ve d' olmayan silik ve tannmayan bir ounluk. Antika dncesine hkim olan Sonsuzluk Yasas'nn rehberliinde yaam srenler byk bir bireysel maceradan geerken, anlamsz ve sradan bir yaama boyun een dierleri ise rastlantsallk ve kader yasas ile izilmi bir akbetin pei sra ilerliyorlard. ok eski alardan bize ulam en nemli efsanelerde 'Okul'la karlam kiilerin baar yklerinin anlatld fikri beni olduka etkiledi. Gezgin ozanlar tarafndan dilden dile aktarlarak gnmze tanm olan bu destanlarda onlarn baarlar, onlarn canavarlarla ve dev yaratklarla mcadeleleri, aslnda kiinin kendi yaamnn ve Olu'unun en karanlk, en gizli kvrmlarnn iine yapt yolculuun, yani 'isel yolculuunun', en kayda deer evrelerinin anlatld yklerdir. Dreamer'n bana anlattna gre, yaamn en sakl alanlarnda, yani olumsuz duygularn kprd ve ykc fikirlerin sululuk duygusuyla aldad unutturucu Lethe rmanda, bu canavarlarn, bayaln, lmn ve her bir yenilgimizin kaynan buluruz. "En nemlisi, tenimizin altna yerlemi olan dman ele geirmemizdir. Kazy bitirir bitirmez onu yine orada bulacaksn, hatta daha gz boyayan, bu kez daha gl, daha dik bal bir halde olacaktr. Antagonist seninle byyor! Binlerce deil, tek bir dman vardr, tpk tek bir zaferin olmas gibi... bu zafer elbette kendine kar olandr. 'Dn yolculuu' kiinin kendi gemiini iyiletirmesi iin ok byk bir frsattr," dedi ve baklarn meydanda, ikiz kiliselerde, asillerin saraylarnda ve antik dikilitan evresindeki heykellerde gezdirdi; onun etrafnda toplanan insan kalabaln seyretti. En aklda kalc zdeyilerden birini kurgulayarak, "Dnya gemitir," dedi. "Her kimle ve her neyle karlarsan karla, o hep gemitir. imdi gznn nnde bile olsa, grdn ve dokunduun her ne varsa durumlarn elle tutulur, gzle grlr halidir. Past is dust. Gemi tozdur. imdi u anda grdn ve dokunduun dnya, sen olan her eyin maddeye dnm halidir. Dncelerinin daha nceden onaylamad hibir ey yaamnda karna kamaz. Dnya tozdur. fle gitsin." Dreamer kalkmak istermiesine sandalyesini bir para oynatt.
62

Tanrlar Okulu

Bu hareketiyle yeni dncelerine ayak uydurma abalarm birdenbire kesmi oldu. Mideme oturmu bir yumru vard. O yerinde duramayan, durduu yerde alayan taze arab eski inanlarmn tulumuna boaltmak istiyordum. Bu engin okyanusu, O'nun her bir darbesiyle krlp parampara olan mantk snrlarmn iinde tutmay istiyordum. Dreamer'n retisinin varlmn srekli daha derinlerine ileyerek eski dengelerimin daha tehlikeli, ldrc hale geldiinin kantlarn grmezlikten gelerek, bo, anlk zihin yormalarmn iinde yitip gidiyordum. Bu arada Dreamer ayaa kalkmt. Yapt bir iaretle, bana sessizce, kendisini izlemem iin davet etti. Canm, szlerinin havay titrettii o huzur dolu yerden ayrlmak istemiyordu. Bilginin iinde sakl tutulduu eski bir tapna, tatan kutsal bir mezar terk ediyor gibiydim. Bu bulumamzn her ayrnts hcrelerime kazl olarak kalacakt: kafenin yiyeceklerle donatlm masalar, garsonlarn hareketleri ve hatta frndan taze km, pirin tanecikli kremal pastalar. Birlikte meydan getik ve O'nun bir kiliseden ieri giren admlarn izledim. Ana salonu batan sona getik, sunakla yan holn arasndan geerek, kk bir apele girdik. Gzlerim, lo kta karlkl duran iki byk yalboya tabloyu zorlukla seebilmiti. eri yle bir baktm, bulunduumuz yerden kilise tamamen bo grnyordu. Dreamer, kmetreye bozuk para atmam syledi. Gl bir k demeti, yalboya tablolarnn stne dt. Tablolara, apelin tam orta yerinden, her iki tabloya eit uzaklktan bakmam syledi. Dediini yaptm ve bu iki bayapt dikkatle inceledim. Soldaki, Aziz Pietro'nun ba aa armha geriliini, dieri ise Aziz Paolo'nun am yollarna dt zaman gsteriyordu. "Bu tablolar rastlant sonucu birbiriyle kar karya durmuyorlar," dedi. "Birbirlerine, tek bir mesajla, ayrlmaz bir biimde balanyorlar." Dreamer sustu ve bir sre ikimiz de sessiz kaldk. Bu suskunluu, bu simgesel sr zerinde dnmeye ve onu zmeye almaya aba gstermem iin bir davet olarak youmladm. Epeyce bir zaman gemesine ramen tm abalarm sonusuz kalmt ki, Dreamer beni kmazdan kurtararak, bu iki tablonun, 'altst etme' dncesini yanstan en gl ikonografk resimler olduklarn aklad. "Bu iki aheser, byk sorumluluk Okulu'nun engin dncesini, soluk aldn gstermektedir," dedi. "Ancak byle bir Okul binlerce yllk nyarglar ve inanlarla mcadele edebilir, eskia insanna zg zihinsel ekim dizilerini alaa edebilir, onun kavgac yann tamamen iyiletirebilir ve iinde tad straplarndan onu sonsuza dek zgrletirebilir."
63

Stefano E. D'Anna

Vision and reality are one and the same thing. Grnt ve gereklik tektir ve birbirine zdetir. "Dnya senin yansmandr. nanlarn altst et, o zaman dnya bir glge gibi senin peinden gelecektir. Gereklik yeni bir grntnn biimini alacaktr." Ikmetre sresini doldurdu, klar snd ve tablolar knna sokulan iki kl gibi karanla gmld. Mum kokulu lo kta, Dreamer'n anlatt bin yl akn zamandr sessiz kalm Okul'un olaanst yksn dinledim. Szleri yerini uzun sren bir sessizlie brakt ve ardndan gizemli bir havada, artk Okul'un sesini dinleme zamannn geldiini syledi. Azm ak kalmt. Yzyllar sonra, stlendii grevi aklamak zere ortaya km, bin yldr nefes alan bir okulun varln dnnce yldrm arpma dnmtm. te o srada Dreamer bana efsanevi bir savakeiten ve kaybolmu ok deerli bir elyazmasndan sz etti. "Gerei kitaplarda bulacana inanan sen ve senin gibiler iin bu eski Okul'un izlerini aratrmak yararl olacaktr," dedi. Sonra sesi buyurgan bir havaya brnd. "Bu elyazmasn bul!" dedi. Ses tonunun sertlii ve kesin emreder vurgusu bir tarafa, bana vermekte olduu grevin nemini iliklerimde hissettim. Bundan dolay O'na minnettardm. Yemin kadar ciddi, kocaman bir 'evet' derken gsm kabaryordu. Kendimi btnyle bu aratrmaya verecektim. Bu grevi her dnmde, yabancs olmadm ve son derece dhiyane bulduum bir dnyaya beni yolculua karacak olma cokusu da iimde o denli byyordu. Dre mer benim yine eski yollara girdiimi ve bir akademisyenin kalb iine dtm grerek: "Bir gn dardan alnacak hibir eyin olmadn anlayacaksn; bildiklerine ekleyebilecein hibir ey olmadn, retilerin ve deneyimlerin senin anlama dzeyine herhangi bir ey katmayacan greceksin. Gerek bilgi sadece 'hatrlanabilir'. Bir kiinin bilgisi kendisinden ne daha byk olabilir, ne de daha kk. Kii yalnzca ne olduunu 'bilir'. Her eyden nemlisi, bilmek var olmak demektir. Var olduka, 'bilirsin!'" Bunlarn ardndan, Dreamer bana zaman dndaki bir hafzadan; sonsuz bilgiyi ieren, durumlardan ve dzeylerden olumu bir 'dikey hafza'dan
64

Tanrlar Okulu

bahsedecekti. Bu, her insann sahibi olduu bir demirbatr, her birimiz ona sahibiz, ama kaybettik, ona eriecek anahtarlar yine zde sakl. Demenin eski mozaikleri uzad ve aramzdaki mesafe almaya balad; nce azar azar, derken tamamen gzden kaybolana dek srd. Syledii son szlerine kulak verirken, O'nu yitirdiim duygusuyla iime bir ate dmt. "Bilgi, imann devretmesi mmkn olmayan, vazgeilmez maldr. En az insan kadar eskidir. Ekleyecek hibir ey yoktur, ama bilebilmek iin elenecek ok, ok fazla ey vardr." ok uzun zamandr beklediim bu szleri kana kana itim; onlar biliyordum. Tenimdeki belli belirsiz bir rperti, aslnda her eyin iimde, zmde sakl olduu duygusuna elik etti. Ben mkemmel ve evrensel bir sistemdim. Tek tek ve btn olan her eyle aramda bir btnleme, alg ve ilgi hissettim. Yklmaz olmann, Dreamer'n mkemmelliinin sarholuunu yayordum. Bu btnl etkileyecek ya da bozacak hibir ey yoktu. "O elyazmasn bul!" diye yine skca tembihledi. Yz hatlar yok olmaya balamt bile. "Onu bulduunda yeniden greceiz!"

4 Lupelius

Hemen daha o gn, Dreamer'n szn ettii eski okulu ve elyazmasn aratrmaya baladm. Benden bulmam istedii kitap, bir kei-flozof olan Lupelius tarafndan 9. yzylda yazlm, 'School for Gods' , 'Tanrlar Okulu' adn tayan elyazmasyd. Karanlk alarda zgr bir ruh olan Lupelius, o dnemde eitimli kiilerin sma, kltrlerin ve geleneklerin kava, her trl sava ve ekime altnda inleyen rlanda'da domutu. Lupelius'un yaantsna dair ok az ey bilinmekte olup, bu bilgilerin de kesinlii konusunda pheler vardr. Benim de ulaabildiim belgeler saylyd ve bunlardan bazlar gvenilir bile deildi. Lupelius, ergenlik andan itibaren, babas tarafndan sava sanatlar konusunda eitilmesi iin en iyi hocalarla ve onlarn disiplini altnda almt. Henz bir delikanlyken manastr yaamn kabul etti ve o dnemde her Hristiyan toplumdan her mnzevinin gittii Bet Huzaye'de (bugnk Kuzistan dalarnda) inzivaya ekildi. Dini ve manevi eitimine ilikin olarak, daha sonra oraya yakn aban Rabbur manastrna girdiini, buradaki
65

Stefano E. D'Anna

olaanst ktphanesine kapanarak yutarcasna Kutsal Yaztlar, Yunan Tanrlarn ve Origen'den Aperaea'l Yuhanna'ya, ldeki rahiplere dek her an byk mistik retilerini renmeye altn biliyoruz. Sonraki haftalarda akademisyenlerden oluan ortaa felsefesi konusunda bilgi ve deneyim sahibi kiilerle yaptm uzun sohbetler sonucunda Lupelius'un tek eseri olan orijinal elyazmalarna dair tm izlerin yzyllar nce silinip gittiine bir kez daha emin oldum. Byk niversitelerin ktphanelerini aratrmaya gittim, felsefe okullaryla balantlar kurdum, akademisyen ve aratrmaclarla bulutum, aratrmalarmn apn Avrupa'ya kadar genilettim ama sonu deimedi. Sonunda, bir baka izin peinden irlanda'nn Dublin kentindeki Wrighter's Mzesi'nde, ona dair bilinen tek bir kopyann bulunduunu rendim. Ne var ki bu kopya da kum saatinin tanecikleri altnda, ok uzun bir zaman nce kaybolmutu. Karlatm engeller ve zorluklar karsnda, sanlann aksine kararllm ve aratrmalarma olan inancm daha da byd. Bu kayp retinin izinde her ipucu, her yeni karlama varlm daha da dzene sokuyordu. Yaammda nereye ait olduunu bilmediim krk dkk paralar, tpk bir yapbozun etrafa salm mozaik talar gibi, bir resmin ana hatlarn izliyormuasma, yaammdaki yerlerine ulayor, varlm yeniden bir btn haline getiriyordu. Bu elyazmasn bulmak ve Dreamer'a geri dnmek, artk tek uram olmuta. Aslnda O'nu yeniden grebilmemin baka da bir yolu yoktu. Bana ykledii aratrma sorumluluunu srdrme enerjim de her seferinde bu dnceyle tazeleniyordu. Her geen gn para para toplayarak biriktirdiim bilgi ynndan ve binbir zahmetle bir araya getirdiim Lupelius felsefesini oluturan paracklardan, yce bir Okul'un dncesi ve onun zgn nitelii, tpk lmsz bir ehrin salam surlar gibi ykselmekteydi. Binlerce yl ncesine dayanan bu retinin krntlar, o an toplumsal ve ahlaki deerlerini paralayan med cezirle lk gibi ykselen ayn bir kez daha filizlendiriyordu. Dnyann bir hizmetkr olan Lupelius karakteri, ksa srede etkilemiti beni. Aratrmalarmn bandan beri, bu bilinmeyen filozofa kar giderek byyen bir hayranlk duyuyordum.

66

Tanrlar Okulu

Ona ve onun grevine yaklatka, bu dnrn tek bana insanlarn ve olaylarn iinden lde ykselen bir kule gibi ne denli sivrildiini daha iyi gryordum. Okul'u, cehalet ve bo inanlar denizinin orta yerindeki kayalk gibi dimdik ayakta duruyordu. Dncesi, sularn ve felaketlerin ilmek ilmek dokunduu bir tarihin iinden geen altn bir ip gibiydi. Yaantsna dair pek fazla bilgiye ulaamamtm; sadece bir dnem Fransa'da Kral Dazlak Charles'n maiyetinde yaadn biliyordum. Lupelius kesinlikle esiz bir karakter, sadece kendisiyle kyaslanabilecek bir filozof, bir eylem adamyd. Belli bal alkanlklar ya da detleri yoktu. Sylentiye gre, gnlerce uyumadan durabilirdi. Aslnda onun uyuduunu gren de yoktu. rencilerine, "Uyku, sizi hem aklca hem de bedence gszletirir," der ve rlandallara zg akaclyla eklerdi, "Uyku yalnzca kt bir alkanlktr." Onu dierlerinden ayran en tuhaf huyu ise Avrupa ehirlerinin en tehlikeli ve her anlamda izbe ve bakmsz pazar alanlarn amaszca dolamakt. Buralarda, grne gre en olumsuz koullarda, rencileri dnmenin ve hissetmenin farkl biimlerini kefetmeye, zihinsel kalplarn krmaya davet ederken, dnyann onlarda var olan sradan tasvirlerini altst ederdi. Onun bu gz alc lgn dncesi sayesinde, dolandrclarn, katillerin, kurnazlarn karanlk dnyas, pusu stne pusu kurduklar pazaryeri, bir anda mkemmel bir okula dnrd. rencilerinin kk salm inanlarn kknden kazmak ve ruhsal dnyalarndaki duygu batakln kurutmak iin dhiyane yntemler uygulard. Onun okulu, srad kiiler, yenilmez savalar yetitirirdi. Lupelius, srekli bulduu fantastik eitim yntemlerini ve saflatrma tekniklerini kullanrd. Kendisini bir kle, serseri, politikac, banker, zengin bir tccar giysisi altna saklar, rollerinin stratejisini kendi kullanm amacna gre belirlerdi. Lupelius, bir kraln tac veya bir keiin cppesini giyer, rencilerine de aynlarn giydirir ve bunun esiri olmadan, sadece bir oyun olduunu unutmadan, 'bu rol' nasl oynayacaklarn, tm inceliklerini kefederek, en ince ayrntsna kadar renmelerini salard. Onlar, ekya ve sulularn kol gezdii korkun tccarlarla bir arada olacaklar arya gtrr; insanln en zavall kesimlerine girmeye yreklendirir ve neredeyse hi dn olasl bulunmayan ok tehlikeli servenlere atlmaya zorlard.

67

Stefano E. D'Anna

Lupelyanlar nedenlerini bile bilmedikleri, tuhaf atmalara, ihtilallere ve uzak lkelerdeki manasz savalara birer paral asker gibi gnll katlrlard. Onlar sava meydanlarna ne zayf ya da mazlumu korumak iin, ne soyut ilkeleri ya da ideolojileri savunmak iin, ne de dmanlarnn dmanlarm yenmek ya da onlann cn almak iin girerlerdi; onlar kendilerinin efendisi, yazglarnn belirleyicisi olmak iin savarlard.
"Gerek savalar bakalarnn stnde hkimiyet kurmak ya da onlar kontrolleri altna almak iin savamazlar. Ve onlar asla bir zafer kazanmak, smrge ya da ganimet salamak uruna da savamazlar, onlar kendileri iin gerekten nemli olan tek bir eyi, kendi isel zgrlklerini kazanmak uruna savarlar."

Lupelius'un retisi iradenin gelitirilmesine dayal bir yklmazlk eitimiydi. Amac, btn kstlamalardan kurtulup zgrlemekti.
Free forever from all human conditions and natural limitations.

Lupelyanlar nsann tm koullarndan ve doal kstlamalarndan ebediyen zgr olmasna dayanan 'kendi kendinin efendisi olma' sanatn uyguluyorlard. En yce zafer 'kiinin kendisini yenmesi' idi; hibir d olayn ya da koulun kendi iinde yaralar amasna ya da Olu'unu karalamasna izin vermemekti. Lupelius rencilerini, en zor koullarda bile sessizliklerini ve dinginliklerini korumak zere eitmiti. Kendi ilerinde ne denli btn olduklarm grmeleri iin, onlar zen ve onlara ynelik bu saldrnn nedenini bulmaya zorlard. Yollarnn kesitii salgn ve bulac hastalklara yenik dm ehirlerden ve deniz ar blgelerden bile hep sa salim karlard. Lupelius,
"Drstlk ve saflk bir savay yklmaz klar ve bylece en byk ktlkler bile ona ilemez olur," derdi.

Stoaclar tarafndan savunulan duyumsamazlk (apatheia) ve mistik Lupelyanlarn destekledii, bireyin tutkular ve dsal dncelere kar kaytszl arasndaki fark irdeleyen sorunun stne gitmeye altm. Lupelius'a gre kaytszlk, btnln yeniden kazanm ile, insann unuttuu doal bir hal olan Olu'un birlii ile tanmlanmaktayd.

68

Tanrlar Okul

Dsal ve dnyevi maddelerin safrasndan kurtulan z'n yaratt boluktan, kendi dmzda bireylerin varolduu yanlsamasna kaplmadan, doal bir hareketle sonsuzlua, lmszle ve snrszla doru durmakszn ilerleyen bir Olu durumu doar.
"Yaantmzda ksaca 'dnya' olarak nitelediimiz, yaammz ilgilendiren tm olaylar ve durumlar kendi yansttmz grntlerdir. Bunun bilincindeysek,'sadece yaam, refah, zafer ve gzellik yanstabiliriz. Eer her an uyank ve dikkatliysek, zgrl yani engelleri olmayan, snrsz, yalln, hastaln ve lmn yer almad bir dnyay yanstabiliriz."

Lupelius'un okulu beni bylemiti. renmek iin dersimi tutkuyla alyor ve seviyordum. Sanki oradaydm ve ayn havay soluyor gibiydim. Gzlerim ak, onu dlyordum. Dlemeyi bilen tm bu insanlar: kadnlar, erkekler, sava-renciler, tinsel bir savan yalnz kahramanlar benim gzmde esiz bir cesaretin ve kararlln yenilmez rnekleri, srad kiileriydi. Onlann dn vermez bir ekilde kendilerini ele geirme abalan srasnda gsterdikleri olaanst lgnlklarn ve cokulu araylarn hayranlkla inceledim. Aratrmam hi ara vermeden srdrrken, Kutsal Roma mparatorluu'nun yava yava katmanlarna ayrld, Byk Kari sonrasndaki o kark dnemde paral askerlik yapan pek ok kahramann, Lupelius'un kimliklerini gizlemi rencileri olduunu gsteren salam kantlar buldum. Bu sava-keiler, kendilerini asla gstermeyen, yenik savalar grkemli zaferlere dntrebilen, esiz kahramanlk destanlarnn efsanevi nderleri oldular. Aratrmalarm bir noktada kilitlendi. Binbir glkle topladm o ok az bilgiye, haftalarca tek bir bilgi ekleyemedim. Ve sonunda, bu efsanevi elyazmasn bir gn bulabileceime olan inancm ve bylece Dreamer'a geri dnebilme umudumu da yitirmi bulunuyordum. Bir gn, bu kayp retinin izleri stnde yaptm ksa bir gezinti srasnda, aratrmamda bana yardm dokunabilecek, Domenikan tarikatndan engin bilgiye sahip bir rahibin varln rendim. Ayrca bu kii, Kilisenin ortaa tarihine ilikin olaanst bir eserin de yazaryd.

69

Stefano E. D'Anna 5 Peder S. ile buluma

Uzun sren aratrmalarm sonunda bana Hristiyan retisinin yaayan rahiplerinden biri olarak nerilen bu kiiyle randevuma birka dakika erken gitmitim. Peder S. eski bir Karmelit manastrnda yayordu. Ciddi ve koruyucu ufak tefek rahibelerden oluan bir topluluk, bilimsel almalarla ve dnmekle geen yallnda onun bakmn stlenmiti. ki rahibe beni kk bir ilkyardm odasna gtrd ve orada onu ayakta bekledim. Yar ak duran pencereden, byleyici avlunun bir kesini grebiliyordum. Stunlu giriin milimetrik geometrisi ile huzur dolu sessizliin arasnda uzanan imenli yolun sonundaki eski giri kapsndan manastra girerken baka bir zaman dilimine alan zel bir kapdan geiyormuum duygusuna kapldm. Aklma hemen Napoli'nin uzak bir kesindeki, Collegio Bianchi'nin avlusu geldi. Sundurmalar arasndaki kouturmalarn, barlarn ve kovalamacalarn sesleri havada nlyordu; yemekhaneden yaylan kokuyu alabiliyordum ve zihnimde ocukluumun Barnabite'ler arasnda geen o gnlerinden binlerce an canlanmt. eri giri iznim tam vaktinde geldi. O byleyici adadan ve beni grmeye gelmi birka okul arkadamdan glkle ayrlmtm. Glen yzleri soldu ve hafzann gizemli ormannda, nronlarn arasndaki yerlerine geri dndler. Bana yolu gsteren mikroskobik llerdeki muhafz-rahibelerden biri, Peder S. Hristiyan ortaa hakkndaki muazzam eserinin yeni bir cildini tamamlamakta," dedi. Ses tonundaki sert ifade, ziyaret ettiim kiinin zamann ve sabrn zenle kullanmam konusunda bir uyar niteliindeydi, bunu abucak anlamtm. Etrafm evreleyen kitaptan duvarlar ile iyice daralm olan sarmal biimdeki merdivenlerden yukar ktm. Yukar karken, basamaklar trmanmaktan ok ne olduunu bilmediim dik ve mecazi bir yapda ykseliyormuum hissine kapldm. Bu simgesel sahnedeki her ayrnt, sanki beni uyarmak iin oradaym gibi duruyordu. Birazdan Hristiyanlk dnyasnn en nemli dnrlerinden biriyle karlaacaktm. Bu dnce beni, bir tr korku dalgasnn iine srkledi; daha ok pimanlk yznden ya da beklenmedik bir anda insan sarveren bir melankolinin yaratt az da olsa strapla karm, daha ok saygdan kaynaklanan bir korkunun rpertisiyle kaplad.
70

T a n r l a r Okul

Ne de olsa bu, kendim iin her zaman ok istediim, aratrma ve incelemeye adanm bir yaantyd. Kitaplara ve retmenlere olan kr krne inancm, iimde birdenbire dolup tamt.
Dreamer'n ciddi ve durumumu tanmlayan szleri tam da gereken zamanda zihnimi dolduruverdi: "Bildiklerine ekleyebilecein hibir ey yok. Gerek bilgi sonradan edinilemez, o yalnzca 'hatrlanabilir'."

Hastalm biliyordum, renmitim: Dnyaya baml olmaya ve zellikle de kitaplardaki bilgiyi putlatrmaya yatknlk. te bir kez daha dardakini tanrlatryordum. Henz o adam tanmamtm, ama imdiden onu patronum olarak ilan edivermitim, nk benim iin, bir put bile olsa, kendimi onun karsnda bulmu olmam yeterliydi. Peder S.'yi, bu kez de entelektelliin kapanna skm ve hatta d'lemeyi unutmu bir insanln ncs olarak gzmde canlandrmtm. Ilristiyanlm, unutmu olduu kendi tepe noktasna, kitaplarla var olan, okuyan, yazan, ad geen insanlar ve gururunu koymu bir rnei. Dreamer, "Dnyann btn kitaplar, varln tek bir atomunda sakldr," demiti. "Kitaplar sendeki bilgiye hibir ey ekleyemezler; sen onlardan hayata ulaamazsn. Bilgi senin varlndan gelir. Varolduka, bilirsin!" Gl bir ses, kitaplar arasnda alm bir yarktan yanklanrcasna, "Buyurun," demiti; tonlamas, yksek perdeden ilahi okur gibiydi. Oysa beni rahat etmem iin davet eden ses yle yaknmdan gelmiti ki, bu da bana birazdan gireceim odann mtevaz boyutlarda olduunun mesajn veriyordu. Son birka basama karken, bir savann, gcn kestirebildii olas bir tehlike karsndaki hali gibi, ben de, bir yumruk gibi, Olu'umu toparlamak suretiyle duruuma ekidzen vermekteydim. Ama Dreamer'n syledii szler bir kez daha araya girdi:
"Herkes insan zeksnda bir aamay doldurur ve daha stteki aamalarn nndeki bekidir... Olduun gibi kalrsan, her karlama senin iin bir frsat, bir adm daha ileriye gidebilmek iin ayan basabilecein bir basamak olacaktr. Unutursan, kendini yaamnn korkun karmaasnn iine seni gerisingeri frlatacak senin dndaki sanal bir oyunun kapanna skm bulursun."

Peder S. oluun bir kapsyd. Burada aslnda karlaacam kii, bana kesinlikle-varoluun merdivenlerinde hak ettiim yeri verecek olan bir Minos'tu, bir gzlemci-bekiydi.
71

Stefano E. D ' A n n a

Alalp ykselen dalgalarla masay kaplayan kitap ynlarnn arasndan yal bir adamn usturaya vurulmu, dazlak, koca kafas kt. Uzunca bir sre beni dikkatle szd. Kara gzleri gerek olamayacak kadar gen grnyordu; onlarn kendisinin olmadn, dn alnp bu yal yze yerletirildiklerini dndm. Sanki olaanst bir nedenden dolay, bedenin geri kalan tmyle biyolojik yazgnn ellerine braklmken, bu gzler, nasl olmusa, yalanma srecinden kamann bir yolunu bulmu gibiydiler. Bunu fark ettiimi anlamt. Yavaa gzkapaklarn indirdi. Bir kaplumbaann kabuuna ekilmesi gibi onlarn stn rtmt. Gzlerini yeniden atnda, bu kez yal bir adamn baklar vard. Konuunu trensel bir tarzda karlayan bu adamn yznde yakaladm, retmene zg ciddi ifade de yine aknlm pekitiren bir baka elikiydi. Bu karmak duygular, arka planda, aramzdaki mesafeyi anmsatrcasna grmemiz boyunca havada asl kald. Ses tonu, giyimi ve hareket tarz, karlkl etkileimimizin kurallarn belirliyordu. Belli ki, Peder S. bir araya geliimizin amacn ve grmenin ieriini evreleyen snrlar saptamak istiyordu. Elini sktm. Aldm enerji baklarnda yakaladm enerjiden farkl deildi. Peder S. beni incelemekteydi. Glmsemesinin arkasna gizlese de, beni snflandrmak zere, derinlerime sald bir sondayla hakkmda bilgi topluyor ve beni deerlendiriyordu. Konuu, akademik bir canavardan ok gen bir i adamna benziyordu. Bu, byk bir olaslkla Peder S.'nin pek sk rastlamad bir insan tryd. "Sizin hakknzda sadece ahlaki felsefe ile ilgilendiinizi ve bir Amerikan niversitesinden..., New York'tan geldiinizi biliyorum... tabii yanlmyorsam," dedi. Bunlar sylerken, doas ve profesyonel tutumundan uzaklap, 'sadece' szcn azarlar gibi sylemiti. Birka gn nce Fordham niversitesi'nden gnderilen bir mektubun kopyasn uzatrken, "Ben ' Ynetimindeki Ahlaki Deerler' konusuyla ilgileniyorum," diye nazike szlerini dzelttim. Bu belge, benim i ynetimi brannda bir renci, bir aratrma grevlisi olduumu doruluyordu. Zaten bu bulumay da referanslarm sayesinde salayabilmitim. Bu rolde ok rahat davrandm hissediyordum. Sustum. Kendisine hakkmda daha fazla bilgi vermeden, onu bu hafif rahatsz edici durumda, merak ve konuya yabanc kalma arasnda, iimi pek kolaylatrmadan brakmay yelemitim.
"77

Tanrlar Okul

Mektubu okurken yznde giderek artan bir ilgi ifadesi yakalamtm. Bu ifade Lupelius stne aratrmalarm hakkndaki aklamalarm ve bu buluma sayesinde sz konusu aratrmalarm ileriye gtrebileceime dair mitlerimi rendiinde aka irkildiini gsterene dek srd. in asln rendiinde, gstermekte olduu duygusal tepkiyi byk bir zenle kontrol altnda tuttu ve yalnzca bu konuyu, bilinen tm bilim evrelerinin dnda kalan, bylesi 'srad bir dnce okulunu semi olmamn kendisinde yaratt aknl gstermekle yetindi. Kendisine Dreamer'dan hi sz etmeden, Lupelius'a olan zel ilgimi, i ynetimine ada bakta ve yeni nesil liderlerin eitilmesinde onun dncesinin nemli bir etkisi olabilecei gerekesine baladm. Bu yaptm aratrmalar hakknda yksek beklentilerim olduunu belirttim ve i dnyasnda, eski dnce okullarna ait felsefi ilkelerin ve eski deerler sistemine dayal eitim yntemlerinin kullanlmas gerektiinden sz ettim. Beni zellikle ilgilendiren hususun, Lupelius'un retileriyle onun yklmazlk ve yenilmezlik stne aratrmalar olduunu, nk bu niteliklerin askeri alanlardakinden daha sert ve tehlikeli olduunu ve amzn ekonomik meselelerinin zmlerinde bugn hl nemli olabileceini belirttim. Lupelius'un okulunun lmszlk stne gerekletirdii aratrma ve deneyler pekl gnmzn iletmelerine de uyarlanabilirdi. Ekonomi akademisyenleri, dnya apnda endie verici bir olay karsnda, uzun zamandan beri aresizdi. "irketler uzun mrl olamyorlar. Tm dnyada irketler, yalnzca bir elin parmaklar kadar zaman ayakta geiriyorlar," diye anlattm. "En byk uluslararas irketler, hatta finansman ve ekonomi sektrnn devleri bile, krk yldan sonra ayakta kalabilmek iin byk bir ura veriyorlar." Dreamer'n rettiklerini kendi grlerimmi gibi kullanarak, uzun yllar ayakta kalacak bir irketin yllara meydan okumu bir kurucudan doabilecei gibi, lmsz bir irketin de ancak lmsz bir kiinin dlerinden doabilecei inancm savundum. Dreamer, bir keresinde sevgi/korku kutuplamas stne konuurken, sevgi szcnn gerek anlamm, Latince karl olan a-mors, yani 'lmn olmamas veya lmszlk' etimolojisinde bulabileceimizi aklamt. Aslna bakarsanz, lmsz ehir Roma'nm ad da 'amor' szcnn tersten yazlm biimiydi ve bu bir rastlant deildi. Roma'ya, kurucusunun ona verdii adn iine mhrlenerek 'lmsz' yazgs
73

Stefano E. D ' A n n a

kaznmt. ok yakn gemite, srekli etkin olarak geen tam 2800. yln kutlayan Roma'y belirtme nedenim, uzun mrl bir kuruluun, kurucusunu ve onun lmsz bir varlk olma niteliini gz nnde tutmadan aklanamayacana bir rnek olmas iindi (Roma'nn kurucusu Romulus, Tanr Quirinus olarak tanrlatrlp tapnlmtr). Peder S.'ye uzun zaman nce kurulmu baka srad irketlerden, bin yllk Windsor ve dnyann en byk uluslararas kurumu olan Katolik Kilisesi'nin kendisi gibi rnekler verdim. Yine Dreamer'n rettiklerini kullanarak, zengin bir ekonominin daima lmsz bir dncenin ifadesi olduunu belirttim.
Vision and reality are one. Vizyon ve gerek birdir.

Sonsuzluun bir krnts, bir lkenin grn amaya ve ekonomisinin sntlann geniletmeye yetecektir. lmszlk kavram, bireylerin, kurulularn ve tm lkelerin fnansal kaderini ykseltmeye yeterlidir. Aratrmalarmn ilerlemekte olduu yn buydu. Bu bulularn ok yakn zamanda, i dnyasnn grn deitireceini, btn niversitelerin ekonomi fakltelerinde eitim ve bilimsel aratrmalarda devrim yapacan iddia ettim. Peder S.'ye lmszlk kavramyla ilgili ekonomik teorilerden ve Lupelius'un felsefesinin az da olsa bildiim ksmndan sz ettiim lde, ilgisi de artyordu. Global ekonomi arka planda, lkelerin ve irketlerin dev boyutlardaki askeri birlikler gibi ekonominin yeni snrlarn kendi yararlarna nasl oluturacaklarn belirlemek iin her gn kar karya geldikleri geni bir sava meydan gibi durur. Sadece tek galip kar bu mcadelelerden. Dierleri, yenik denler, stn gelenin sava arabasnn arkasna zincirlenerek klelie srklenirler. Onlar yaayabilmek uruna, kendilerini yeni efendilerinin yntemlerine ve diline uydurmak zorunda kalacaklar. Ona hizmet edecekler. Peder S.'nin, devam etmemi istediini gsteren bir iaretinden cesaret alarak, gizemli kei filozof hakknda bildiim her eyi ona aktardm. Lupelius ve olaand retisinin zerimdeki byleyici ekim gcn ondan saklamadm. abucak aratrmamn tkand noktaya geldim. Ayrca, 'Tanrlar Okulu' isimli elyazmasn bulma abalarmdan ve her iki nshann gizemli bir ekilde kayplara kartndan sz ettim.
74

T a n r l a r Okul

Grne gre, Lupelius'un almalaryla birlikte, onun lmsz kiiler Okulunun btn izlerini silip yok etmek iin, ortada kastl bir giriimin olduuna dair endielerimi tle getirdim.

6 Lupelius'un retisi

Peder S., enesini gsne dayayarak, beni byk bir dikkatle dinledi. Ban kaldrdnda gzlerinin ii parlyordu. Tantmz o ilk anda beni ok etkileyen olaanst gen gzlerini yeniden grdm. Ve bu kez onlar gizlemeden, gzlerimin iine doru bakmay Srdrd. stelik yz, tan beni dercesine beklentisini yanstan farkl bir ifadeye brnmt. Ben de oyundan geri durmadm ve bu son hamlesine odaklandm. Bilmecenin zm, gecenin karanln yrtan bir yldrm gibi birdenbire ve gz kamatrc bir biimde gelmiti. Bam alabildiine hzla dnyor, kulaklarm uulduyodu. Bu adam kendisini yal bir kii grnmnde gizliyordu. Elbette yall bir maske olarak kullanyordu, stratejik bir maske. Peder S. gerekte yal olmayan bir adamd. Yreim hzla arpmaya balamt. Peder S.... bir Lupelyand. Bundan kesinlikle emindim. Bu fark ediim karsnda duygularm saklayamyordum. Aramzda kurmaya alt bu su ortaklnn bana verdii gizli hazzn tadn duyumsadm. Bin yl uzunluundaki ince bir halat, amalarnn gerektirdii ekilde yaamasn bilen ve kendini gizleme sanatnda ustalam o sava nesle bizi balyordu. Bir bukalemun gibi kendisini gizleme yetenei, Hristiyanln kalbinde sakl, kendi dinsel retisinin katmanlar arasnda yaamasna olanak salyordu. Zaman iinde bir tnel ald ve beni Okul kapsnn nne gtrmek zere, bin yl akn srelik bir zaman ksack bir ann iine skvedi. imdi karmda oturan, belki de onun son neferiydi. Bir soru, damarlarmla birlikte atmakta olan akaklarma darbeler indirdi. Acaba Peder S., Deamer' tanyor muydu? Ona 'd' ile olan bulumam ve yaadm olaanst serveni anlatmaya can atyordum. Peder S., heyecanl dncelerimi keserek ve bataki ketum halini bir kenara brakarak, "Lupelius, kendi irademizle vazgeip braktmz ve yeniden ele geilmemiz gereken bir hakkn, doduu andan itibaren her insann hakk olan fiziksel lmszln peygamberidir," diye aklad.

75

Stefano E. D'Anna

Ardndan, sanki grnmeyen bir kitaptan alrcasna, ezberinden sylemek yerine gzlerini kapatp szckleri okudu: "Beden, ruhun ete brnm halidir. Ruh ne kadar lmszse, beden de o kadar lmszdr." Okul'u anmsamaktan ve yllardr kendisinin de duymadn sandm kendi szlerini yeniden iitmekten duyduu sevinci apak ortadayd. Bana dnceleri nedeniyle Lupelius'un Hristiyanlktan aforoz edildiini ve yaklmaktan bir mucize sonucu kurtulduunu anlatt. Onlar iin en byk tehlike, Lupelius'un bir bireyin gerekletirebileceklerinin olaanst boyutlarda olduuna ve yaamn lm karsnda son zaferi kazanacana olan kesin inancyd. Esas olarak, cemaatin toplu olarak ibadetine dayal Hristiyan Kilisesi ve dier btn dini kurumsal dzenler iin, tek tek her bireyi kendi krlganln ve lml yazgsn deitirmek zere ayaklanmaya aran 'Varolu devrimi' kavramndan daha tehlikeli bir dnce daha olamazd. Bu dnce, eytanlar, ejderhalar ve iteki hilkat garibelerine kar, insanlarn 'phe', 'korku' ve 'ac' olarak adlandrdklar ve Lupelius'a gre de her ktln ve her felaketin asl nedeni olan canavarlara ve devlere kar verdikleri mcadeleyi anlatyordu. Dzen kart bylesi ykc dnceler yznden, insanlarn ona saldrmas ve eziyet etmesi pek artc deildi. Nitekim Lupelius ve eserinin btn izleri yok olmutu. Fakat imdiki grme gre bu, amansz bir dmanln sonucundan ok, Lupelius'un kendi planlad bir strateji gerei gereklemiti. Onun okuluna kabul edilmek, etin snavlardan gemek; Lupelius'un yannda yaamak ise, uzun sre byk zorluklar gslemeye raz olmak anlamna geliyordu. Lupelius, rencilerinin en byk tehlikelerin arasndan sa salim geilebileceini kendilerinin de grmesini salayarak, fiziksel lmszlk ve yklmazlk stne dorudan bir deneyim geirmelerini istiyordu. Nitekim onun kutsamasn alarak yola koyulan btn rencilerinin, en kk bir izik bile almadan dndklerine tank oluyordu. Bylesi gerekst durumun neye mal olduunu sordum. Peder S. gzlerini yar kapal tutarak, "Kiinin kalkan, kendi safldr; hayata ve ustasna olan sevgisidir," diye ezbere okudu. Verecei yant zerine dnmekten te, sanki bir eyi yeniden hatrlyormu gibi grnd. "Lupelius'a gre saflk, insann sahip olmas gereken en nemli zellik ve insanln en yce hedefi olan fiziksel lmszle onu gtren yoldur." Szlerini kesip ara verdiinde zaman gemek bilmedi.

76

Tanrlar Okul

Peder S.'nin Lupelius'dan sz ederken imdiki zaman kipi kullanmas dikkatimi ekmiti; sanki bir adandan ya da hi lmemi birinden sftz eder gibiydi. Konumasnn devamnda beni tutup, kendilerini ulalmas imknsz snrlarn, yani dnyann bilinen betimlenmesinin Herakles Stunlarnn'' tesine atmak iin her eyi yapmaya hazr bu insanlarn olaanst dnyasna gtrd. Peder S., "Lupelius'un okulunda, lmn kanlmaz ve yenilmez olduu dncesinden akl zgrletirmek iin her tr aba verilmekteydi," dedi. "Yaptklar her ey saflatrma stratejisinin parasyd; sradan bir insann akl sr ermez lme arzusunu alt etmek zere psikolojisini ok farkl ekillere sokarak, onun ikinci doas haline getirmek ve yaam iin bunun kanlmaz bir ekle dnmesi olarak tasarlanmt."
lmn yenilmez olduu inanc, insanlar iin zararldr. Ne kadar uzun yaayacanz, iinde bulunduunuz zihinsel durum ve yaama isteinizle belirlenir.

Peder S., yararlanmam iin Lupelius'un dncesini zetleyerek, "Ne kadar uzun yaayacanz kendi aklnzca belirlenir. Bu demektir ki, eer lrsen, sorumlusu yalnzca sensin!" dedi. Ufak tefek bir rahibe, kusursuz bir ay servisiyle sessizce odadan ieri girdi. Fincanlar ve demlii masaya yerletirdikten sonra, buhar ykselen ay fincanlara koyarken bana gizlice, akn bir bak att ve bu hareketinden, Peder S.'nin biriyle bu kadar uzun bir sre geirmesinin ok nadir yaanan bir durum olduunu anladm. Rahibenin ay servisi yapt sre boyunca, Peder S. hi konumad. Rahibe odadan ktktan sonra, kald yerden konumasn srdrd ve Lupelyanlann, lmn kanlmazln ironiyle bile olsa sorgulamann, onu alt etme gcn nasl zayflatacan bildiklerini aklad. Peder S. bir yazt biemiyle ve yksek sesle, "Herkesin lmszlk hakk olduunu savunmas ve insann en korkun ve en haksz nyargsnn lm olduunu ortaya koyma almas nedeniyle, Lupelius fiziksel lmszln en nemli mistii olarak anlacaktr," dedi. Daha sonra, Lupelius'un bu dncesinin, balangta ortaya fiziksel ve bedensel bir din halinde kan Hristiyanlkla balantl olduunu, Lupelius'un, bedenin yok edilemezlii mesajn veren, ruhsal materyalizmin ve bu dncenin bir byk stad olduunu savundu.
Herakles Stunlar, Herakles'in Cebelitark Boaz'm geerken diktii boazn iki yakasndaki kayalklardr; dnyann bilinen en u snrdr, (.n.)

77

Stefano E. D'Anna

Peder S. konuyu balarcasna, "Yalan sylemek, gizlenmek, ikyet etmek ve kendi sorumluluklarndan kamaya yeltenmek, hataya ve blnmeye dm kiilerin, varolu nedenini unutan insanlarn tadklar yara izleridir," dedi. "nsanlk, doutan kendinin olan haktan bir kez vazgeince ve btnln unutunca, sefaletine bir son verebilmek iin, bir are olarak lm icat etti. nsan zor bir i olan, kendisini, kendi eksikliklerini yenmeye almak yerine, lmeyi yeliyor. Oysa lm bir zm deildir. nsan, daima brakt yerden yeniden balar." Lupelius, paralanm insanlara sadelie, btnle ve yitirdii iradeye geri dn yolunu gstermek zere bir sorumluluk okulu olan Tanrlar Okulu'nu kurmutu.

7 "Asklepios'a bir horoz ada"

Lupelius'un kayp eserinden toparlayabildiim paralarda ve Peder S.'nin aktard deyilerin arkasnda, Dreamer'n soluunu ve sesini gitgide daha net bir ekilde fark eder, iitir olmutum. Lupelius'unkilerden daha yksek ve eskiydiler. Kendisine minnettardm. Peder S., yanndan hi ayrmadn sandm ve elinde saygyla tuttuu kk bir kitaptan imdi bana baz cmleler okumaktayd. Sesi heyecanla titriyordu. Lupelius'un baz daha skandal inanlar, yani mantkl bir akln veya kurumsal bir inancn kesinlikle kabul edemeyecei gerekler, alan fikir tomurcuklaryla gn na ktka, Peder S.'nin cokulu ses tonu giderek daha iddetleniyordu. Bir yandan ona kulak verip, bir yandan sylediklerini yazyordum. Onun szlerindeki dayanlmaz farklln srtmesini, kabul grm evrensel ve kkl inanlarla arpc elikisini grebiliyordum. "Yallk, hastalk ve lm, insan onuruna hakarettir; bunlar dnyann yanlsatc betimlenmesinin, stnde ykseldii bin yllk stunlardr. Ktlk iyilie hizmet eder. Her zaman!... Her ey bizi iyiletirmek iin gelir. Aslnda fiziksel lm bile bir iyiletirmedir. Son frsat!" Bu onay ifadesi, Lupelius'un benimsemesi pek de kolay olmayan bu aykr sav, gizli bir dzenei harekete geirdi. Baldran zehri iine girip yaamna son vermek zereyken, Sokrates'in azndan kan son szleri zihnimde yankland. Anlamlan gzleri kr eden parlak bir imek gibi belleimde akt ve gz ap kapayana kadar snp gitti, ama bu kadar bile

T a n r l a r Okul

beni uyandrmaya yetmiti. Sokrates'in son dilei, tam iki bin be yz yldr, anlamna akl sr erdirilemeyen bir gizem olarak duruyordu: En yakn rencileri yan banda beklerken, Sokrates baldran zehrini yutmutu, zehrin fel edici etkisi ayaklarndan balayp kalbine doru hzla yaylmaktayd. Artk sona yaklayordu. te o anda azndan u szler dkld: "Asklepios'a -bir horoz borcumuz var, bu ada yerine getirin, unutmayn!" Sokrates, lmnn kanlmaz olduu, yaamnn parmaklarnn arasndan kayarak gittii o anda, neden arkada Kriton'dan iyiletirme tanrsna sunulmak zere bir horoz adayarak, onu kesmesini istemiti? te bu szler tam iki bin be yz yldr, nesiller boyu akademisyenler, bilginler, limler iin bir bilmece olarak kalmtr. Lupelius'un felsefi nermeleri, geilmez bir perdeyi yrtp at ve bu sayede mesajn anlam imdi, zamann dipsiz karanlnn iinden tm grkemiyle bir gne gibi ykseldi. Bir kazazedenin mesajn korumak ve yerine ulatrmak zere bir ieye koymas gibi, Sokrates de anlayn bize ulatrmak zere onu zaman okyanusuna brakmt. Szlerinin derinliklerinde mhrlenip gizlenen, aralksz srdrd aratrmasnn semeresi durmaktayd: lm bile bir iyileme, son areydi! Ancak baka bir kar yol kalmaynca gelen son are! Sokrates, daha nce asla kamad bir isel btnlk derecesine, kendi lm srecinin srad koullarnn etkisiyle, en byk gizem olan; insanolunun neden lmesi gerektii ve bir gn buna artk gerek kalmayaca dncesiyle, erebilecei bir btnlk yksekliine ulamt. Sokrates'in son szlerinin ardnda, bir daha asla bylesine ar bir saflatrma gsterisinden gemeye gereksinim duymayacak, iyilemi ve btnlemi bir insanlk geleceinin d ykselmekteydi.
Dreamer bir gn bana, "Bizi iyiletirmek ve kucaklamak iin tm giriimler boa ktnda, varoluun dnp girecei en son snak lmdr," diyecekti. "Sokrates, anlamak iin lm kullanmtr! O fevkalade anda, lmn, iyiletirme yolunda atlan bir admdan, btnlk merdivenindeki uzun bir basamaktan baka bir ey olmadnn farkna varmt. Bu onun son ve en byk retiidir."

Sokrates, iki farkl grn arasnda skp kalm insanln bir rneidir. O bir aratrmac, bir kifti. lmn stesinden gelememiti, ama en azndan lm anlamak iin yine lm kullanmt. Sokrates bize yolu gstermiti.
79

Stefano E. D'Anna 8 Kiinin zde kendisini ldrmesi yasaktr

Peder S., "Olu'un btnl, ebediyen yaamay seen bir insanln sadece balangcdr. Benzer, benzerini eker. lm lm eker ve yaama sarlm kiilere dokunamaz," dedi. z varlna skca sarnm olan Lupelyanlar, en tehlikeli servenlerden bile hi yara almadan dndler. Sanki lmle balantl her ey onlarn nnde tamamen etkisiz hale geliyormuasma, sava srasnda hibir silah onlara zarar veremezdi. Lupelius'un sava keileri, kimsenin fikirlerini deitirmeye kalkmadan veya herhangi bir felsefenin rtkanln yapmadan, varoluun daha yksek bir dzeyine nasl ykseleceklerini biliyorlard ve bu sayede evrelerindeki olaylar ve insanlar da ykseliyordu. Onlar daha balamadan sava kazanyorlard. Kazanmak demek, kiinin kendisini yenmesi, phelerin, korkularn ve bilgisizliin stesinden gelmesi demekti. D zafer yalnzca iteki zaferin bir kantyd. Dolaysyla onlar, kendi oluuna zen gsterip, kusursuzluklarn besleyerek ve kendilerini ktle kapatarak olanaksz meydan savalarn kazanm, efsanevi baarlar elde etmilerdi. Peder S., "lmn birinci nedeni, kendimizi Tanr'dan ayr tutmamz, ilahi olan kendi dmza tamamzdr," derken, bir ekmeceden birka kt kartp stne bir eyler yazmaya koyuldu. Sonra devam etti, "Lupelius der ki, hastalandnzda, ac ektiinizde ve yoksulluk iine dtnzde Tanr'dan nefret edebilirsiniz, ama sizi temin ederim ki, hastalnzn, aclarnzn ve yoksulluunuzun nedeni Tanr'dan kopmu olmanzdr. nsanlar bunu unuttu ve bu gezegeni bir lm dnyasna dntrd. lm yaama nedenleri yaptlar. lme adanmam tek bir dnceleri, tek bir etkinlikleri yok. Onun mottosu 'Sev ve hizmet et'. nsanla hizmet edebilmek iin, kii ilk nce kendisini ve kendi yaamn sevmeli." Szlerinin burasnda Peder S. sesini alaltt. Birazdan onun okuldan alnm olan tm retilerin en byk srrna ve gereklerin en gereine dair sr perdesini aralayacan tahmin ettim. "Lupelius rencilerine derdi ki," dedi ve hemen ardndan gemek bilmeyen ksa bir sre suskun kald. Ustasnn szlerini aktarrken dudaklar titriyordu, "Sizler unutmu olan Tanrlarsnz... belleini yitirmi Tanrlarsnz."
80

Tanrlar Okul

"Yzlerce asrlk kurumlam dinsel gruplar bile unuttu bu," dedi ve aklna, setii keiliinin bir zamanlar esin kayna olan sava ruhu gelince, yal adamn gzleri dolu dolu oldu. "Unutkanlk her insann iindeki savay zayflatyor... Biz Domenikanlar, bir zamanlar vejetaryendik ve gnde bir n yerdik; bedeni ve ruhu tek bir varlk olarak beslerdik... Mesih sa'nn bildirisi ve Amac bizce ok akt: yaamn, fiziksel lm karsndaki zaferi."
Kiinin lmn stesinden gelebilmesini ancak kendi zerinde srekli almas salayacaktr.

Sesinden, eski eitim sistemine ve Okulun unutulmu grkemli ansna duyduu zlem aka belli oluyordu. Buna hayran kalmtm, mutlu olmutum. Peder S. gibi, dnyann merkezinde hl kendilerini savalarn en kutsalna, 'lm ldrmeye' adam hal savalar sakladna inanamyordum. Peder S., "Okullar, kiliseler, niversiteler, dinsel retiler ve devlet kurumlan sorumluluk tayan bireyler yetitirmeyi brakal uzun yllar oluyor. Bugn artk hepsi yalnzca kirletilmi akllar ve bedenler retiyorlar," dedi. nndeki kd kargack burgack bir el yazsyla doldurmay tamamlad. Ardndan birka kez katladktan sonra, herhangi bir ey sylemeden bana uzatt. Bu davran bana, yzyllardr hi sekteye uramadan elden ele geirilmi korunmasna zen gsterilen bir tann, simgesel olarak devir teslimi gibi geldi. Bylece insanln, iinde bulunduu zindandan ka iin bir yol aramakla geirdii yzyllk abalarna ilikin bir sorumluluun bana teslim edilmesiydi. Kk alma odasnn kap aralnda birbirimizle vedalarken, bana glmseyerek gz krpt; bu hareketiyle beni, sladaki mahallemin afacanlar arasnda bulduum, iimi sevinle dolduran ve bozulamayacak bir su ortaklna bulatrd. Kendisine, Lupelius'un aratrmasn zetleyen ve lmn nasl alt edileceinin gizli fomln gsteren en nemli buyruundan bana sz etmesini rica ettim. Peder S. hi duraksamadan, "Kiinin iinde kendisini ldrmesi yasaktr!" dedi. "Fiziksel olarak bizi ldren, her gn kuyumuzu kazan, iimizdeki binlerce ruhsal lmdr. lmn yenilmez olduuna inanmak da bizi ldrr. Onun kanlmaz olduu inanc ise gerek bir katildir."

81

Stefano E. D'Anna 9 Tanrlar Okulu

Yayladaki dik yamalar, neredeyse grkemli yanardalarn zirvelerine dek trmanmtm. Kuru, ak bir havada ve gz alabildiine geni bir alanda, aasz bir manzarann bozkr bitki rts zerinde gzlerimi dolatrdm. Erivan'a vardmda, kei Mashtots'un heykelini arkamda brakarak, plak bir tepenin stn kaplayan, gri bazaltla yaplm bir eit korunak ynnde yryerek, meydan boydan boya getim. Ermenistan'n kalbindeydim. Buraya tamamen Peder S.'nin ynlendirmelerine uyarak gelmitim ve imdi, eski ktphaneye ev sahiplii yapan bu gsterisiz, sade yapya yaklamaktaydm. Bu eski ktphane, yzyllardr yok olmann snrnda yaam bir halkn belleini oluturan binlerce kitab bnyesinde sergiliyor ve saklyordu. Beinci yzyldan beri eserleri kopyalayan ve tercme edenlerin ermilik dzeyinde sayg grd bu yerde Klasik dneme, Hristiyanla ayn ekilde paganizme ait binlerce klasik eser orijinal haliyle korunmu ya da kopyalanmt. Bugn dnyann kaybolduuna inand birok deerli kitap ve aheser, burada orijinal metinlerinden asllarna uygun olarak titizlikle klasik Ermenice'ye tercme edilmi ve saklanm bulunuyordu. te bu nedenle Erivan, Lupelius'un elyazmasn veya en azndan bir kopyasn bulmak iin benim son umudumdu. Ktphane sorumlularna birok soru sorarak ve ktphanenin btn blmlerini en ince ayrntlarna dek aratrarak, gnler geirdim. Duvarlar kitaplarla ve tozlu kt tomarlaryla dolu usuz bucaksz koridorlarda, sanki bir yeralt ehrinin duvarlar arasndaki bir arkeolog gibi ilerlemekteydim. ki gen ktphaneci, aratrmam boyunca bana yardm ettiler. Ktphane mdr onlar bana yardm etmeleri iin grevlendirmiti. Bu kiilerin aslnda birer yardmc m, yoksa birer koruma grevlisi mi olduklarn pek kestiremiyordum. Yardmclarmla birlikte duvarlar ktlarla kaplanm labirentlerin iine szldm ve zaman iinde sararm belge tomarlaryla parmenleri incelemek iin yzyllar sonra onlar ilk defa gn na karyordum. Olabileceini dndm bir raf grdmde, ben ciltleri ve tomarlar belirtiyordum, yanmdaki iki gen de onlar yerinden indirerek ve rulo tomarlarn aarak incelemem iin bana hazr hale getiriyorlard. Bu deerli belgelere asla plak elleriyle dokunmadlar, neredeyse kutsal bir trene yarar nahif tavrlar iinde, ilemelerle ssl deerli kumalarla tutuyorlard.

Tanrlar Okul

Bir gn Eski Elyazmalar Kurumu'nun katalogunu incelerken, isimsiz, 7722 kayt numarasyla orijinal tarihine gre saklanm bir cilt dikkatimi ekti. 1204 ylnda, bir kral kurtarmaya yetecek kadar arlnca altn karlnda Seluklulardan alnm ve Karadeniz'e bakan sarp ve karl dalarda kurulmu bir manastrda koruma altna alnp saklanmt. 17. yy. sonlarnda, Moskova'da. Slavca bir kopyasn bastran Paisij Velichovskii'nin sahibi olduu tinsel ve mistik metinler koleksiyonuna dahil olmutu. Bandan birok olay getikten ve deerini bilmeyen kiilerin elinde yok olmaktan mucizevi bir biimde bir kez daha kurtarldktan sonra, 1915'te Erivan'a geri getirilmiti. elik bir kasadan kartlrken, yazarn el yazlaryla dolu parmen rulolar grdmde kalbim yerinden frlayacakm gibi arpyordu. Bunun Lupelius'un eseri olduunu hemen anlamtm. Bundan emin olmak iin sadece birka satr okumam yetmiti. eriini hevesle incelerken sevincimi saklayamyordum. Lupelius'un dilinin, Latince ve halk arasnda kullanlan ingilizcenin bir karm, ok arpc bir yaratclk sergileyen bir tr Avrupa Esperanto'su olduunu grdm. Bu szler, bin yl akn bir srenin ardndan zaman silerek, sava keiler nesline ilham veren deerli enerjiyi mutlak biimde iletecek bir gce sahiptiler. Erivan'da kaldm srede Galler'den gelmi akademisyen aratrmac bir iftle arkada oldum. Adam tarihi, kars Latince uzmanyd. Kaldmz hann kk lobisinde, o akam onlara buluumdan sz ettim. Gecenin byk bir ksmn bu konu hakknda yaptmz heyecanl konumalarla geirdik. Bana yle ok yardmlar oldu ki, sanki gkten ilahi bir ltufla gelmilerdi. Bylesine harikulade bir 'rastlant'y ancak Dreamer dzenleyebilirdi. Bu aratrmaclarn gznde en inanlmaz olan ey, bu eseri ortaya kar srecim ya da yaadm dier eylerden ok, eserin orijinal baln bildiim gereiydi. Bu balk yzyllardr kayp olan ve hi kimsenin bilmedii bir eserin ad idi. Onlarn yardmyla hemen baz blmlerin yazl kopyalarn karmaya ve evirilerini yapmaya koyuldum. Elyazmasnn stnde haftalarca birlikte altk. Okuduka, Lupelius'un felsefesine daha ok yaklayor, bu kayp reti iin duyduum tutkunun iimde giderek bydn hissediyordum. Bir paragrafn aklanmas, bir iaretin yorumlanmas, lmszlk srrnn yorulmaz aratrmaclar olan bu insanlarn, kadnlarn ve erkeklerin, okulunun kutsal eiinden gememi salyordu.
83

Stefano E. D'Anna

'Tanrlar Okulu'nun bir e kopyasnn kartlmas iin uzman kopyaclarla anlatm. Sonu gerekten muhteemdi: Sayfalar bitkisel parmenden ve Lupelius'un orijinal eserinin en ince ayrntsna kadar ei olan, deri ciltli bir kitap. Bu kopyay yanmdan asla ayrmadm. Kitabm, Byk skender'in bir zamanlar lyada'ya yapt gibi, ben de her gece yastk yaparak yanamn altnda saklyordum. Bu, benim Dreamer'a hazrladm bir armaand ve onu kendisine vermek iin sabrszlanyordum. Biliyordum ki, gnden gne ilkelerini anlama yolunda attm her kk adm beni O'na daha da yaklatryordu. Olanakszln hemen kysndaki bu aratrmann sonucunda elde ettiim olaanst baar karsnda ska kontrol edemediim bir cokuya kaplyordum, yle ki bazen iyice ykselen bu cokuyla mest olma durumuna geiyordum. 'Mucizevi' bir ekilde, Peder S.'yi tanm ve 'Tanrlar Okulu' el yazmasnn orijinaline ulam, eviri almalarm snrsz bir zveriyle srdren aratrmac iftle karlamtm. Ve yaknda yine Dreamer'la karlaacamdan da en ufak bir phem yoktu. imdilik, elyazmasnn iine gmlmekten, her gn Kral Sleyman'n madenlerine inip, kutlu galerilerinde boydan boya geerek, durmakszn kazarak, kazarak, 'kymetli cevheri' kartmaktan baka, gzm hibir eyi grmyordu.
In order to choose life we have to choose the thought that death is not invincible. And so, we have to fnd the principles of aliveness, longevity and eternity in our being. Yaam seebilmek iin lmn yenilmez olmad fikrini sememiz gerekir. Ve bu yolla kendi varoluumuzda, canlln, uzun mrl olmann ve sonsuzluun ilkelerini bulmak zorundayz.

Lupelius'un elyazmasndan rendiim bu ve benzeri kurallar, bir gn benim tm gelecek eylemlerimin mihenk talar ve uluslararas i dnyasndaki saysz giriimin dayand temel ilkeler olacakt.
Bir giriim, ancak kurucusunun gr ve ilkeleri kadar canl, zengin ve uzun mrl olabilir.

Lupelius'a gre, insanlar arasndaki asl eitsizlik ve her grnr farklln kaynakland kk, onlarn farkl isel sorumluluk dzeylerine ait olmalardr. Dncelerinin farkl nitelikleri, insanlar varolu merdiveni boyunca dikey olarak farkl dzlemlere yerletirmektedir.

Tanrlar Okul

Hibir savan ya da devrimin ortadan kaldramayaca isel bir hiyerari bulunmaktadr, nk insanlar arasndaki gerek farklln zenginlikle, inanla veya rkla bir bants yoktur. Bu isel hiyerari, olu durumundaki bir farkllktr, psikolojik, dikey, evrimsel ve aamal bir farkllk. Bundan dolay, bu aamalar arasndaki bir ykseli, ancak dnme ve duyumsama biiminin kkten deiimi ile gerekletirilebilir. Gerek bir gelime, z varlkta bir deiim olduunu gsterir. Gerek bir gelime, yeni bir dn biiminin benimsenmesiyle, eskimi, lmcl zihniyetin braklmas sonucunda, varoluun birliine doru bir evrimleme veya byme demektir. Yalnzca olutaki bir deiim, insan zgrlkte, aydnlanmada ve mutlulukta daha yksek dzeylere tayabilir.

10 Mea Culpa*

Lupelius'a gre yeryz, lmn elinde oyuncak olmu insanlarn mahkmlar gibi yaadklar bir kozmik hapishane, dnya boyutunda bir zindandr. Bu grten son ve kesin bir yenilgi olutuu sonucunu karmak yerine, akl almaz lgnlyla ok cesur bir plan tasarlar. Lupelius, insan iin onu snrlarnn tesine geirecek olas bir serven dler: insann kanlmaz grnen lmcl yazgsndan ve dnya yasalarndan kurtulmasn salayacak bir serven. nsann kendi elleriyle rd duvardan snrlarn, yine insann ykmaya gc vardr. Doaya kafa tutabilir ve Herakles Stunlar gibi, kendisine en u nokta olarak kabul ettii ve tesine gemeyi hayal bile edemedii snrlar yerle bir edebilir. Lupelius, etrafna birka cesur adam toplar ve ayrntl bir kurtulu plan hazrlar.
Hep ayn olaylarla karlayorsun, nk sende hibir ey deimiyor Like attracts like. Benzer benzeri eker. Cenneti yaayan cennete, cehennemi yaayan cehenneme doru yol alr.

Lupelius'un felsefesine gre, bizim varolu durumlarmz uygun olaylar kendisine eker ve bu olaylar, bizim iinde bulunduumuz ayn durumlar yeniden yaamamza neden olur.
* Mea culpa. mea culpa, mea maxima culpa (Lat.): Benim hatalarm yznden, benim hatalarm yznden, benim hatalarm yznden, (.n.)

85

Stefano E. D'Anna

Sadece irade gc bu ksr dngy, hi sonu gelmeden kendi kendine oynanan bu oyunu durdurabilir ve ayn irade gc sayesinde insan z varln saran hipnotik emberi krabilir.
Thought is creative. Thought creates. Dnce yaratcdr. Dnce yaratr.

Olaylar dncelerimizin, z varlk durumlarmzn, elle tutulur, gzle grnr halidir. Bu sebeple, olaylar ve durumlar ayn eydir. Durumlar, her kiinin Olu'nda retilirken, olaylar da insann yaamnda, zaman iinde, bana gelen ve sanki insann iradesinden bamsz olarak ortaya kyormu gibi grnen olgulardr. Tek gerek ise onlar yaratann biz olduumuzdur, olmas iin srekli yakaran ve farknda olmadan olaylar hayata geiren biz... ster olumlu, ister olumsuz olsun, insann dnceleri daima yaratcdr ve mutlaka ortaya kacak uygun bir zaman bulur. Dncelerimiz, elimizle yazdmz hatta yolladmz bile unuttuumuz, davetiyeler gibi dncelere karlk gelen olaylar kendine eker. Koullar, bulumalar, olaylar, sorunlar ve aksilikler, srtmeler ve baarszlklar, yani st rtl bir biimde kendilerini ardmz tm istenmeyen konuklarmz, artk onlar aklmza bile getirmediimiz bir zamanda kapmz alarlar. Onlarn beklenilmeden ve birdenbire olduunu sanmamzn asl nedeni, bizim kendi durumlarmza dikkat etmememizdir.
Bekleni'meyen, her zaman uzun bir hazrlk dnemi gereksinir.

ster bilinli, ister bilinsiz olsun, kiinin bana dardan gelen hibir olay onun rzas olmadan gereklemez. Hibir ey insann dncelerinin iinden gemeden oluamaz. te bu yzden, dnce en byk gtr. Olgular, olaylar ve deneyimler olarak nitelediimiz ve yaamda gereklemesi muhtemel olan her ey, tm bunlarla ayn frekanstaki durumlarla bulumaya uygun adm yryen Olu durumlarmzdr. Durumlar, gereklemek iin doru zaman bekleyen olaylardr. Duygularmzn kalitesi, dncelerimizin genilii, iinde bulunduumuz andaki ruh halimiz, hayatmzda neyin grnr olacana, nelerin gerekleeceine ve kendi yaammzda bamza gelecek olaylarn doasna karar vermektedir.
86

Tanrlar Okul Thinking is Destiny. The higher our thoughts, the greater our life. Dncelerimiz kaderimizdir. Dncelerimizin kalitesi ykseldike yaam kalitemiz de ykselir.

Lupelius'un felsefi dncesinin ana unsuru, olaylarla durumlarn bir tek gerekliin iki yz olduunun ortaya konmasdr. Bu saptama, kiinin kendi durumlarn bilmesi ve kendi kendisinin efendisi olmas yoluyla, kaderini istedii gibi ynelmesine izin vererek iimizdeki ve dmzdaki dnyay birbirinden ayran duvar ortadan kaldrr.
Varolu bizim bir icadmzdr ve bu yzden sadece bize baldr.

Lupelius'un rehberliinde, Hristiyanln mea culpa szlerinde gizlenen 'yapmann somutluunu', onun ba dndrc gcn ilk kez kefediyordum. Bin yllk insan zeksnn ksack zeti sanki bir mcevher kutusunda gibi bu iki szckte saklanmt. Mea culpa, mea culpa, mea maxifla culpa. Bunun kiisel sorumluluk fikrinin en gl ve en zl ifadesi olduunu ancak imdi anlayabiliyordum. Benim suum. Mea culpa. Gezegenlerin hiyerarisinden atomlarn hareketlerine dek, tm evrene gem vurabilecek bu forml, snrsz bir enerjinin srrn iermekteydi. Olu durumlarn deitirmek yoluyla, bana gelmesini beklediin olaylar deitirebilirsin. te insan da kendi stnde alarak, dnme ve hissetme biimlerini deitirerek, varlnn zamana bal yatay izgisinde deiimler yaratabilir. Yeryzndeki varlmz bizim yce Okulumuzdur. nsanln gznde bir hapishane gibi grnen, bir Yaam Okulu.
Gr amz altst etmeyi renmemiz gerekmektedir. nsanlarn genellikle zorluk veya felaket olarak grdkleri, beddua ettikleri, her ne pahasna olursa olsun kandklar her ey aslnda lm psikolojilerini yaam psikolojisine dntrmelerini salayacak ok deerli malzemelerdir. Life through this world is a School for Gods. Confusion, doubts, caos, crisis, anger, dispair and pain are ali excellent conditions for growth. Dnyadaki yaam, bir Tanrlar Okulu'dur. Karklk, phe, kargaa, kriz, kzgnlk, umutsuzluk ve ac, tm bymek iin yararlanlmas gereken mkemmel frsatlardr.

87

Stefano E. D'Anna 11 Durumlar ve olaylar I

Bir insann Olu'u, durumlar ve yaamndaki olaylardan meydana gelir. Bu sebeple hayatmz, birbirine paralel iki hat zerinde ilerler; birincisi 'olaylar', hayatlarmz boyunca zaman ve mekann tama band zerinde bize doru akan ve birbiri ardna oluan artlar, dieri ise hislerimizi, ruh halimizi ve duygularmz tetikleyen i dnyamzda, ounlukla bilinsiz bir ekilde ykselen 'durumlardr'. Bir insann kiisel tarihesi, yatay dzlemde olaylardan ve dikey dzlemde durumlardan olumutur. Buna ramen insanlar gzlerini kendi yaamlarna diker, srarla onu anlamaya alr ve yaam sadece dardan gelen olaylarn belirlediine inanp, yle de anlatrlar. Gerekte ise, yaamda oluan olaylarn tr ve dolaysyla yaamn kalitesi, dncelerin niteliine ve yaradl durumlarna baldr. Dolays ile yaam olaylardan olutuu kadar, hatta ok daha fazlasyla, ruhsal durumlardan olumutur. rnein, bir konferansa ya da tiyatroya gittiimizde oturacamz yeri seenin biz olduuna inanrz, ya da bu sabah giyeceimiz elbisenin kendi seimimiz olduuna yemin edebiliriz. Aslnda oturacak yeri veya giysimizi 'biz' deil, olu durumumuz semitir. Lupelius, herkesin elbise dolabnda sevmedii ve hi giymedii bir elbise, bir gmlek ya da herhangi bir giysinin mutlaka olduunu gzlemitir. Ne var ki, hi kimse bu kullanlmay bekleyen giysiyi giymedii halde kaldrp atmay gze alamadn syler nk bilir ki, zamann kestiremedii bL gelecekte o kyafeti giymesini gerektirecek uygun bir ruh hali, farkl bir Olu dzeyi iinde olacaktr. Bunu bilen kendisi deil, Olu'udur. Kendimizi ne zaman yle 'hissedersek', o kyafeti o zaman 'seeriz'. zgr irade sorgulamasnn ve kaderin, rastlantsallkla m yoksa gereklilikle mi akland konusundaki asrlk muammann znde durumlar ve olaylar, isel koullar ve dsal olaylar arasndaki iliki, bir insann psikolojisi ve bana gelen olaylar arasndaki o esrarengiz ba bulunmaktadr. Bu bilmecenin etrafnda, insanlar asrlar boyunca bugn bilinmeyen mthi bir bilim hakkndaki bilgileri biraraya getirdiler. Eski Yunanllara gre, kiinin isel durumlar ile dnda olanlar arasnda bir neden-sonu ilikisi vard. Gemite kalan bu uygarlk, bir insann kaderinin, insann i dnyasnn, Olu'unun yanstt bir grnt olduuna iten inanyordu.

Tanrlar Okul

Aralarnda en byk neme sahip olan bu inann stne bir bilim ve bir sanatn temellerini attlar. Homeros ncesi ada bilge, yalnzca engin deneyimleri veya bilgi zenginlii olan biri deildi, ayn zamanda bilinmeyeni aklayan ve gelecei de bilen kiiydi. Yunanllara gre, karanla bir k tutarak bilinmeyeni sylemek, gerek bilgi ve ayn zamanda da bir sanatt. Gelecei grmek ve ondan bilgiler vermek baka toplumlarda da yceltilmiti, ama hi kimse, bu inann yaamn en nemli esi olduuna onlar kadar inanmamt. Bylece btn Helen topraklarnda, bilgeliin, yani insanlarn yazgsn bilen ve syleyen en byk g olarak benimsedikleri, Dionysos'a deil, Apollon'a kutsal tapnaklar adyorlard ve bunlarn says her geen gn gibi bymekteydi. Yunanllarn bu byk yetenei olan gelecei bilme sanat, en yce ifadesine Delphi'de kavuur. te bu nedenle Yunanistan' tanmlayan bir ksaltma gibi, Delphi tanrs Apollon, bu uygarln birletirici bir simgesidir. Delphi'ye, genellikle uzun bir yolculuk ve birok badireden sonra, gelecei stne Tanr'ya soru sormaya gelen bir hac yolcusu, tapman nne geldiinde, giriteki alnla kazlm u szlerle karlard: "Kendini bil." Geleceini bilmek istiyor musun? O halde kendini bil! der gibiydi. nce bir alayla insan etkileyen bu aykr dnceyle Yunanllar, insanln en eski bulmacasn zm, srlarn srrn, zgr iradenin olup olmadna dair bin yllk meseleye zm getirmilerdi. O dnemde, dnyann tm felsefelerini temellerinden sarsan bir ikilemle: nceden belirlenmi ve kanlmaz bir gelecek bildiren lml kaderini mi, yoksa korno faber, yani insann kendi kaderinin mimar olduu inancn m izlemeli sorusu arasnda kararsz kalmlard. Yunanllar, Delphi'nin bu zl szn, tm sanatlarn en kutsal ve bilimlerin en ycesi olan kehanet iin yaplan tapman n cephesine kazyarak, i ve d dnyann yani durumlarla olaylarn arasndaki gizli ilikiye dikkat ekmilerdi. Bu keiflerini, bize ulatrmak zere, ieye konmu bir mesaj gibi zaman okyanusuna brakmlard. Kendisini, varln kendi dncelerini, nyarglarn ve duygularn bilen kii, geleceini de bilmektedir, nk dndmz her ey yaadmz dnyayla balantldr; ruh durumumuz kendi kaderimizdir.
Thinkig is Destiny. Dnmek kaderdir. 89

Stefano E. D'Anna

Apollon, dnyann simgesi, insann iselliinin aynasdr. Dnya bizi yanstr. Klasik gelenein aktard Kr Peygamber Homeros efsanesi, son bilge Sokrates'le kapanan o bilgeler andan gelen bir baka mesajdr. Antik an iki byk kutsal kitab olan lyada ve Odysseia'nn yazarna yaktrlan krlk, Yunanllarn psikolojik dnyaya, kendilerini ve kendi isel durumlarn bilmeye gsterdikleri zeni simgeler. Kiinin kendi iine bakmas, dnyay tanmasnn anahtardr, bu durum ayn zamanda onu olaylar anlamaya ve ngrye gtren yoldur. Beklenmedik birok olayla evrelenmi farkl yaamlar sren kimi insann, inanlmaz abalar gstermesinin ve ellerindeki snrl olanaklarla yaadklar olumsuzluklar atklarn, ayrca ok byk tehlikelerle burun buruna geldikleri halde onlarn zel bir korunma altnda olduklarn gzleyen Yunanllar, bylesi kiilerin, zel bir doaya, parlak bir Olu'a sahip olduklarn ve bu niteliklerinin neredeyse ilahi olduu sonucuna varmlardr. te bu sebeple iki tr insandan sz ederler: Kahramanlar yani yan tanr insanlar ve sradan insanlar. Homeros'un anda, yalnzca kahramanlar ya da yar tanrlar, olaanst baarlar sayesinde kendi yazglarn kendileri yazma hakkn ele geirebiliyorlard. Herhangi bir ilahi yargya bal olmayan esiz ve zgn yaantlarnda, rastlantlarn ve beklenmedik olaylarn yeri yoktu. Onlarn dnda kalan dier sradan insanlar ise srekli tekrarlanan bir yaantya mahkmdular. Onlar, olaslk yasalarnn geerli olduu, uzun ya da ksa fark etmez, tm yaamlar boyunca yaptklar her eyi bir bolua yneltmi, hibir iz brakmamay kader olarak semi kiilerdi. Lupelius'a gre, bu iki insan tr ve dolaysyla insanlar arasndaki farkllk, onlarn varolu merdiveninin farkl basamaklarnda bulunmalarndan kaynaklanr.
nsanlar, yllarca ya da sadece birka dakikalna bir araya geldikleri her anda, mutlaka bir piramit olutururlar. Parlaklklar, ktleleri, yrngeleri ve gnee olan uzaklklar gibi bir hesaplamaya gre sralanan gezegenler gibi, insanlar da kendilerini ilerindeki matematiksel bir hesaba gre, grnmez bir merdivenin basamaklarna yerletirirler.

Bizler bunu belki de farknda olmadan yaparz, ama dier yandan yazgmz, yaam kalitemiz ve bamza gelen olaylar da bu hiyerariye sayg gstermek durumunda kalrlar.

90

Tanrlar Okul

Her eyin nasl bir varolutan kp yayldn, btn toplumun ve bireylerin yazglarnn, varln da yanstlm grntsnden baka bir ey olmadn anlayan klasik Yunanllar, dinden politikaya, bilimden felsefeye ve sanattan savaa kadar ellerindeki her arac ruhu ykseltmek uruna kullanmlardr. Atina gibi bir ehrin harikulade mimarisi ve meydanlarnda sergilenen Phthia'mn aheserleri gibi sanat eserleri, ruhu ykseltmek amacyla gzellik, gurur ve uyum mesajlar tayan birer ara olmutur. Olu sayesinde yapmann srrn, yalnzca Yunan iirinin etimolojisinde bulabiliriz. zleyicilerinde bir rahatlama salad ve arlklarndan arndrarak ruhlarm hafiflettii iin, Yunan tiyatrosunun uygarlklarnda iyiletirici ve temizleyici bir ilevi vard. Yunanllara gre trajedinin son hedefi tutkular arndrmak, oluu ykseltmekti.

12 Durumlar ve olaylar II

Durumlar ve olaylar hakknda rendiim herey ve edindiim bu bilginin anlam zerine derinlemesine dndm birok zamanda, mrmzn eyreini okul ve niversitede geirirken tm yaammzn, Olu hakknda ve isel durumlarmzn hayatmzda artlar ve olaylar belirlemedeki gc hakknda hibir ey bilmeden geip gitmesinin ne kadar anlamsz olduunu dnyordum. Grdmz ilk eitim bizlere, neyin i, neyin d kaynakl olduunu ayrt etmemiz bilgisini salamayaca gibi dncelerimizi ynetmemiz ve hislerimizin farkna varmamz iin de bizi donatmaz. Sradan kltr, herhangi bir kasti amac olmadan, hisleri, duygular ve dnceleri 'gerek' ten uzaklatrm, onlar ayr olaylar diye dnp efsanelerin, hayallerin ve masallarn geici ve idrak edilemeyen kresine indirgemitir. Klasik uygarln yolunu takip ederek, -her anlamda tarihten daha faydal ve gvenilir olan- efsanelerini ortaya kararak ve Lupelius'un elyazmasm inceleyerek heyecan verici bir keifte bulundum; gerekte, olaylar ve durumlar arasnda ncesi - sonras ya da sebep - sonu ilikisi deil, aslnda sadece mutlak bir benzerlik vard. imizdeki durumlar ve dmzda gerekleen olaylar, ayn gerekliin farkl varolu dzeylerine yerlemi iki yz ya da dikey bir ubuun iki ucundan baka bir ey deildi.
91

Stefano E. D'Anna

Durumlar ve olaylarn zde olduunu grmemizi engelleyen ey, onlarn birbirlerinden bir tr seyreltici ilevi gren zaman faktryle ayrlm olmalaryd. sel durumlarmzla, buna karlk bizim dmzda oluan olaylar arasnda belli bir zaman gemektedir ve Olu'umuzdaki durumlar zaman boluunda dmzdaki olaylara dnerek karmza kmaktadrlar. Ne var ki bir sis perdesi gibi araya giren zaman, bu gerei anlamamz engellemektedir. Dnceler, duygular, heyecanlar gibi btn ruhsal durumlarmz, her an yolladmz davetiyeler gibidir ve biz unutsak bile onlar, davetiyelerin yantlar gibi karlk gelen olaylar bize ekmekten asla geri durmazlar. Daha ak bir ifadeyle, olaylar zaten ve her koulda mevcuttur. Bamza gelmeleri yalnzca bir zaman meselesidir. Gereklemesi ksa veya uzun sre alabilir, orada veya burada olabilir, ama ne olursa olsun daima bize ularlar..
A man 's emotional states are in reality events seekingan opportunity to happen and become visible. Kiinin duygusal durumlar, aslnda grnr hale gemek ve kiinin bana gelmek iin frsat kollayan olaylardr.

Zaman, olaylar durumlardan ayrr ve onlarn kimliini gizler. Bizi artarak, tam unuttuumuz, daha dorusu onlar retmi olduumuzu anmsamadmz bir anda, kara bir ekrann ardnda pusuya yatm olaylar grnr hale getirmek zere fii prize takar.
Nothing hap pens suddenly. The unexpected always requires a lengthy preparation. Hibir ey birdenbire olmaz. Beklenilmeyen, her zaman uzun bir hazrlk dnemi gereksinir.

Bir kiinin, varlndan ve psikolojisinden bilinli veya bilinsiz olarak gemeden karlaabilecei hibir ey, bana gelebilecek hibir olay yoktur. Dnya heyecanlarmzla, tutkularmzla ve dncelerimizle yakndan alakaldr. Bunlar i dnyamz ile d dnyamz arasndaki aktarm salayan bir hareket kaydr. Duygularmzla dncelerimizi, ayrca belirli bir anda hissettiklerimizle yaadklarmz denetleyebilirsek, yani duygularmza hkim olursak, yaammzn kontroln ele geirmi, kaderimize yn vermi oluruz. te Romallarn talih ve homo faber anlaynn kayna buradadr.

Tanrlar Okul

Onlarn bu anlay, Yunanllarn ve Orta Dou'nun Talih'i, olaylar geliigzel datp kendi aklna estii gibi ynlendiren gz bal bir tanra olarak betimledikleri gryle eliir. Genellikle, d olaylarn davranlarmz koullandrd ve ruh halimi/.i belirledii ortak bir inantr. Bir ey olur, birisiyle karlarz veya bir haber alrz ve hissettiimiz huzursuzluk, kayg, aknlk gibi psikolojik davurumlarmzn, bu olaylarn etkisiyle ya da sonucunda olutuuna inanrz. Fotorafn bulunuundan nce, gzden ok daha hzl hareket ettii iin, drtnala koan bir atn ayak hareketlerinin doru srasn belirlemek olanakszd. Ayn ekilde dnceler, heyecanlar, alglamalar ve duygular da elektronik bir imek gibi akarak, nronlarmzn gizemli ormanndan neredeyse k hzyla getii iin, duygularn d olaylarla zaman dzlemindeki balantlarnn doru sralamasn yapmak olanakszdr. Ksacas, bamza bir olay geldiinde iine dtmz psikolojik durumun bir olayn sonucunda ortaya ktn diinrz.Bylece, aslnda tam tersi olduu halde, Olu durumumuzu dmzda gerekleen olaylar ile hakl kartrz. Oysa gerekte, hayatmz boyunca, dmzda gerekleen olaylar belirleyen ve nceden ilan eden bizim Olu durumumuzdur.. Olumsuz duygularmz, zaman iinde ikyeti olduumuz aksilikler haline gelirler. ster iyi olsun, ister kt, belli bir olayn bamza gelebilmesi iin ncelikle iimizde onun gerekleecei koullar yaratmamz gerekir. nsann en byk yanlgs, d koullar deitirebileceine ve dnyay dzeltebileceine inanmaktr. Halbuki ancak kendimizi deitirebilir, tutumlarmz farkllatrabilir, tepkilerimizi dzeltebilir ve hissettiimiz olumsuz duygulan ifade etmemeye alabiliriz.
The universe is perfect the way it is. The only one who must change is you! Evren olduu haliyle mkemmeldir. Deimesi gereken yalnzca sensin!

Bir kiinin enerjisiyle iyi niyetinin, hayatn geliigzel ve kanlmaz grnen olaylar karsnda hi neminin olmayacana inanmzdr. Bizi bir sel gibi iine alan bu olaylar, fazla belirsiz, ngrlemeyecek kadar kark ve denetleyemeyeceirniz kadar gldrler. Lupelius, bize olaylarla durumlarn arkasnda daima kendimizin olduunu 'grmeyi' retmektedir.
93

Stefano E. D ' A n n a

Herhangi bir zmn ortaya kmas iin, ncelikle kendimizi deitirmemiz gerekmektedir.
Varoluunda en kiik bir ykselii bilinli olarak gerekletirecek kii, dalar yerinden oynatabilir ve kendisini d dnyaya bir dev grntsnde yanstabilir.

Durumlarmza, dncelerimizin kalitesine, hissetme biimimize mdahale ederek ve olumsuz duygularmz ntrletirerek, dierlerini de gelitirerek, yalnzca tutumlarmz, yani d dnyadan gelmekte olan ve aslnda sadece bizim verdiimiz tepkiler olan olaylarla ilikilerimizi dzeltmekle kalmayp, gnden gne bamza gelmekte olan olaylarn doasn da deitirmi oluruz. Yapmamz gereken ilk i gzlemlemedir; dncelerimizle ruhumuzu kaplayan durumlarmzn gzlenmesi... Tm dncelerimizi, duygularmz, davranlarmz, tepkilerimizi ve olaylar ne ekilde 'karladmz' iine alacak kapsaml bir almayla kendimizi incelersek, sradan insann dnd ve hissettii olumsuzluklarn neler olduunu ortaya karabiliriz.
Kii kendisi iin ak ve seik olarak sadece salk, zenginlik ve esenlik diler. Kendisini gzleyebilseydi ve yreini duyabilseydi, aslnda hi durmakszn bir olumsuzluk ezgisi sylediini, yani endielerden, salksz imgelerden ve bana gelebilecek, belki de hi gelmeyecek korkun olaylar beklemekten ibaret bir felaket duasyla yakardn iitebilecekti.

Peki, ama Olu'un isel durumlar, ruh halimiz, duygularmz ve dnme eklimize gre nasl hareket etmeliyiz ? Bir da yerinden oynatabilecek enerji, kiiyi kt ruh halinden ya da olumsuz duygularndan karmak yle dursun, bir dnceyi bile deitirmeye yetmez. Dnceyi yeniden ynlendirmek iin gerekli olan g ya da bir duygu zerindeki hakimiyet Olu'un daha yksek seviyelerinde oluturulabilir. Bu zel enerjiyi toplayabilmek iin sistemimiz ierisindeki tm atlaklar ortadan kaldrmak gerekir; ounlukla olumsuz duygularn ifadesinden ve kaybettiimiz hatal isel tavrlarmzdan meydana gelen binlerce kk yark. Eer d dnyamzda bir olay meydana geldiyse ve o olay yaratan Olu durumumuz ile olan badatramazsak, deerli bir frsat karrz demektir. Dikkatle bakacak olursak, yaammzda birok olayn ayn ekilde srekli tekrarlandn grrz, eer bu olaylara karlk gelen Olu'un zel

Tanrlar Okul

durumlarm gzlersek, olaylarn doasn daha iyi anlama ansmz olur.


rnein, u 'ge kalmak' denen olay. 'Ge kalmak' durumu bende kayg yaratyor. Zek, dmzda gelien bu olayn, o anda yaratlmam olan hangi i duruma karlk geldiini bilmektir. Varlmn bir ksm beni bu olaylara balamaktadr. Onlar yaantmdan silebilmek iin yapabileceim tek ey, olutaki bir hastalk, bir kusurdan baka bir ey olmayan endie, korku ve kayg olarak nitelediim bu olumsuz i koulu dzeltmektir. Onu yaratan psikolojik durumlar iimde devam ettii srece, bu trdeki endie verici olaylar da yaantmda yle ya da byle tekrarlanacaktr. Aslnda bu olaylar, bize bir iyileme srecinin baladn gsteren belirtilerdir, tabii eer biz onlarn kaynaklanma nedenlerini kendi i durumlarmzla ilikilendirme gcne sahipsek. Onlar grmek, psikolojik durumlara dikkat etmek, oku kendi zerimize evirerek, sreci tersyz ederek, olaydan duruma doru bir trmana gemek anlamna gelir. te yksek bir anlama dzeyine eriim olanan ve kendi yaamn deitirmek iin gerek bir frsat bulacan yer burasdr. Kendimizi mazur grmek ve hakl karmak, suu dmzdaki bir olaya yklemek, nedenin kendi eksikliklerimizde, durumlarmzda, dnme, hissetme ve tepki verme eklimizde olduunu kabul etmemek, bizim anlamadmz gsterir; anlamamak ise, herhangi bir duumda o olayn bamza tekrar tekrar geleceinin belirtisidir. Koullar deiecek, olaylar her seferinde farkl bir maske takarak bamza gelecek ve biz, her seferinde suu dmzda gelien olaylara yklemeyi srdreceiz; bu tavrmzla da o olaylardan sonsuza kadar kurtulma ansn karm olacaz.
Her eyde kendinizi sulayn, banza her ne gelirse gelsin kendinizi sorumlu tutun. The power of this attitude is compressed in two eternal words:, Mea culpa'dr. Su benim...

lkelerin de Olu durumlarna uygun gelen olaylar kendilerine ektiklerini dnmekteyim. rnek olarak ABD'deki rklk durumunu ele alrsak, farkl rk, inan ve kltrdeki kiilere kar bir nefret olduunu kabul etmek ve bunu sona erdirmek zere gereken koullarn dzenlenmesi yzlerce deilse de onlarca yl ald. Malcolm X, M.L. King, J.F. Kennedy gibi gen yalarda ldrlenler, ehit edilen liderler sreyi ksaltarak, bir milletin, bir uygarln psikolojik durumlarn, dnme ve hissetme biimlerini batan sona deitirmek suretiyle, lkelerine yeni olaylar ve frsatlar ekerler. Olu'umuzdaki durumlar yaammzda bize kazanmann ya da kaybetmenin kaplarn
95

Stefano E. D'Anna

aabilir, yoksul ya da varlkl olmamz salayabilir, hastalanmamza ya da salmza kavumamza neden olabilir. z varlmz kendimize alma konusu yapmak, kendimizi hibir yargya kaplmadan, olduumuz halimizle incelemek, bu durumlarmz tanmamza yardmc olacak aralardr. Bizi daha zeki ve daha bilinli klacak ey, sadece kendimizi mercek altna yatrarak gzlemlemektir.
Self-observation is self-correction. Kendini gzlemlemek kendini dzeltmektir. 13 "e Tanr katn!"

Lupelius'un elyazmasn okumak coku ateimi krklemiti. Yzyllar aarak gelmi o sayfalar derinlemesine incelerken Tanrlar Okulu'nun sralar arasnda yryordum. Onun zamanla snrl olmayan sesini kendimden geercesine dinliyordum. Anlama snrlarmn tesine uzanan yolculuum her gn ayr bir macerayd ve aratrmalarmn dl ise bi lmszlk dncesinin hazineleriydi.
nsann dardan almas gereken hibir ey yoktur; ne yiyecek, ne bilgi, ne de mutluluk. Kendisi dmla herhangi bir eye baml olmamak, onun doutan gelen hakkdr. nsan akl, iradesi ve kendi yla iinden beslenebilir.

Lupelius'a gre, bu dnce fiziksel lmszln temeli, btn dinlerin ve btn felsefelerin mihenk ta idi. nsann henz yazmay bile bilmedii, drt bin yl nce, bir ocuun dudaklarndan dklrcesine, hafzann derinliklerinden dnyadaki en eski szler insann dudaklarndan yaama aktarld: Benden baka Tanrn olmayacak!* Birdenbire, gemiin karanlklarna tutulan bir k gibi, bir yandan titrerken, bir yandan da iimde farkl bir anlaya brnd. Sonra byk bir yangn gibi alevleri iimi sard. "Baka Tanrn olmayacak..." Bu szler, insann yaratc olduundan habersiz, d dnyay tanrsall yapt, onu kendi efendisi seerek kendi kendisinin patronu yapt anlamna geliyordu. Binlerce yllk bu uyar, emirlerin ilkini ve en byn bildiriyordu: Hibir eye baml olma!.., Btn bunlar yaratann sen olduunu anmsa!...

* Tevrat'tan; Tanrnn Musa'ya verdii On Emir'in birincisi, (.n.)

T a n r l a r Okul

Kendi dmzdaki bir dnyaya inanmak ona baml olmak demektir, kendi yansmann yasalar iinde kapana kslmak demektir. Arka arkaya gelen dncelerim, yeni bir ey kefeden ocuklarn heyecan dolu sesleri gibi, st ste oturarak beynimde btnletiler. " Kendi Tanrn sev. Kendi dnda baka Tanrn olmayacak'".. Tm ve her eyin tek mimar, yaratcs, efendisi ve patronu sensin. Btn bunlar sen yanstyorsun; bunlarn hepsi 'sensin'. Bylesine gerek ve somut bir tanrnn nefesini hi bu denli yaknmda hissetmemitim. Bu noktada aklm adeta durdu ve dnemez oldum. Erivan'da bir araya getirdiim akademisyenler ve aratrmaclar grubundan her gn bana ulaan tercmelerden, bir gn Lupelius'la onun sava keilerinden biri olan Amanzio arasnda geen bir diyalog kt. Diyalogun satr aralarndan, rencisinin Lupelius'a sorularn ynelttii andaki kadar canl ve kpr kpr olan mesajlar kyordu. Ayaklarm sanki bana deil de bir uurumun kenarnda asl kalm birine aitti. Zaman bir tnel gibi darald ve ben Okul'un heybetli duvarlarnn stnden mancnkla ieriye frlatldm. Lupelius:
"...D dnyaya gerek bir eymi gibi inanrsan, sonunda kendini ona teslim etmi olursun ve her ne yapyorsan iinde kaybolursun. Sadece onun dndan gelen herhangi bir ey skntlarnn, snrlarnn ve yoksulluunun gerek kaynan hatrlamana yardm eder. Bu nedenle, bakalaryla olan tm srtmeleri, durumlar ve olaylar kendi dnda tut ve bir krnt zerresini yeni bir cevhere, yeni bir enerjiye ve yeni bir yaama dntrebilecein bir yerde kendinle kal... ...Siz yaam ve d dnyay Tanrnz yaptnz. Oysa yaam gerek deil, sizin kaynaa dnmeniz ve neyin gerek olduunu bulmanz iin 'd'e hizmet eden bir aratr. Dmzda 'd' tarafndan ynetilmeyen hibir ey yoktur."

Amanzio: "Peki yleyse iinde bulunduumuz ato ve yz yllk bu odalar nedir?"


Lupelius: "Seninyarattklarndan biri; imdi, tam u anda!"

Amanzio: "Ya annemle babam?"


Lupelius: "Onlar da senin yarattn kiiler; senin dnda senden nce olan hibir ey yoktur! Yaam anne babamzdan gelmiyor, ancak ne doumu ne lm olan, ne balangc ne sonu olan bir ekilde grkemli, sonsuz ve gerek olarak duruyor.." 97

S t e f a n o E. D ' A n n a Amanzio: "Ama... yleyse... insan... Tam m?" Lupelius: "Hayr!... ok daha fazlas!... Kendisine hizmet eden bir Tanrs var." Amanzio: "Bu da ne demek?" Lupelius: "Dilediin her eyi O'ndan isteyebilecein anlamna gelir... ve Tanr, her istediini yerine getirecektir; snrszca... Tanr iyi bir hizmetkrdr, ama iyi bir efendi deildir... Tanr hizmet etmeyi sever, sevmeyi sever... Tanr tm teslimiyetiyle senin hizmetindedir... Tanr vardr; nk 'sen' varsn. Sen var olmasaydn, O'nun var olmasnn bir nedeni olmayacakt. Tanr, senin devinmekte olan iradendir." Amanzio: "Anlamyorum." Lupelius: "nsan akl anlayamaz... yalnzca yalan syleyebilir. Akl yalan syler. Yalan sylemeyen akl kendini yok eder ve varln btnlne yer aar. It's Here that everything happens.... It's Here that everything is touched... It's Here that everyting is moved... Here... where Truth, Innocence, Beauty and Power dwell in... Here... in this infnite, everlasting indestructible Body. Her ey burada olur... her eye Burada dokunulur... her ey Burada hareket eder... gereklik, masumiyet, gzellik ve g... Burada... bu kusursuz, lmsz, yok edilemez bedende yaam srmektedir.

14 Uyank kalma sanat Elyazmasnda, The battlefeld is the Body. Beden sava alandr, diye okudum. Lupelius'un bu tm zamanlarn zeti niteliindeki szleri, en byk hal sef ;rinde ykselen bir sava nidas gibi bedenimde yankland. Beden sava alanmzdr. Zafer btnlktr. Bir insann yaamnn amac, hedefi, btnl, zndeki birliktir. Lupelius'a gre bu eser, insann binlerce yllk aratrmalarnn zetidir, varoluunun gerek nedenini ve yazd tarihin ieriini aklamaktadr. Lupelius'a gre varlan bu durum fiziksel bir baar olduu kansndadr. Beden varoluun en grnr ksmdr. Olu btnl ise, hcrelerde gerekleen bir zaferdir. Her bir organn, kaslarn, dokularn ve hcrelerinle tm bedenin en son atom paracna dek dlerinin yla ykanncaya kadar, dlerini genilet. Dlerin harekete getiinde her ey mmkn olacaktr. 98

Tanrlar Okul Dlerin, yeryz cennetindeki kralln ilan etmen iin btn glere, ilkelere ve kurallara sahiptir. 'Kendini yenmek' kadar kutsal bir sava yoktur; kendi snrlarn amak kadar byk bir zafer yoktur. Btnlk, varoluun bir iyiletirme srecidir. Bin yllk inanlar ykmay, olumsuz duygularn ve ykc dncelerin dnmn; kendi ustalna ulamay; yiyecekler, uyku ve nefes alma stne hkimiyet kurmay gerektirir.

'Tanrlar Okulu'ndan bu ve dier paralar zerinde altmda, bin yl nce rlanda'da bir Okul olan onun muhteem laboratuvarnda, Lupelius'un evresinde yapt deneylerin doasnda yatan nedenleri bulup kardm. Onun sava-rencileri, orada kendilerini uykuya ve yemek yemeye egemen olmak zere eitir, yklmazla ve lme yenilmezlie hazrlanmalar aamasnda, bugn temel saydmz bu gereksinimlerini gnden gne azaltrlard. Lupelius'a gre uyku, solunum iin kt bir ikamedir; bedenin bizi yetersiz ve uygun olmayan solunumdan kurtarmak iin, sadece birka saatliine de olsa ayarlad bir nlemdir. Lupelius'un dncesinin daha da derinlerine indike, hibir eyin nefes almz kadar bize yakn, ama bir o kadar da bilinmez ve gizemli olmadn fark ettim. Biz bir hava okyanusunun dibinde yaayan yaratklarz. Bu unsurla tamamen kaplanmamza ve bedenimizin her santimetrekaresi bu hafif okyanusun basnc altnda olmasna ramen, cierlerimize hl yetersiz miktarda oksijen ekmekteyiz. Lupelius srad bir ey kefetmiti; her insan gerekte gereksinimi olan miktarn ancak onda birini soluyordu. Lupelius, elyazmasnda 'underbreathing' yani yetersiz soluma olarak isimlendirdii, insann hayatta kalmakta zorland bu solunum durmasna yakn durumunu dikkatle betimliyor ve irdeliyordu. Lupelius'a gre, bu garip olgunun bir sonucu olarak organizmamzdaki baz yaamsal ksmlar oksijen eksiklii ekiyor ve yetersiz besleniyordu. Lupelius, organik deiim ve katabolizma srelerinde solunumun nemini vurgulayan, insanln tehlikeli boyutta kirlendii sonucuna son yzyllardaki bululardan ok daha nce varmt. Kiinin her gn, saatler boyu, kendisini dolu dolu, derin ve eksiksiz bir biimde solumaya vermesi gerektiine inanyordu. ngrd ey, bir gn her okulun, topluluun ve sosyal kuruluun, organizmalarmzn ihtiya duyduu miktarda oksijeni soluma egzersizleri konusunda bize nefes almay retecek bir eitimi verecek olmasyd.
99

Stefano E. D'Anna

Bin yl sonra, zntyle, bu ngrnn hl gereklemekten ok uzakta olduunu ve oksijeni sanki evrende en az bulunan, elde edilmesi en pahal maddeler arasndaym veya zerinde ok ar vergiler olan bir gazm gibi insanlarn 'yetersiz soluma' durumlarn srdrmekte olduklarn gryordum. Lupelius'a gre, derin soluma kendiliinden deil, ancak bilerek yaplabilir. nsan kaderinin doru solumasna bir deil iki kat kordonla bal olduunu ondan rendim.
Bir insann nefesi geniledike kendi gereklii de zenginleir. Amacn kiisel yazgn deitirmekse, nefesin stnde al, solunuma yeterince zaman ayr.

Lupelius retisinin ke talarndan biri olarak, kiinin kendi kaderi zerinde dorudan kendisinin yazmas ve byk kiisel bir servenin kahraman olmas iin, insann derin ve bilinli olarak solumas, yiyecek ve cinsellikte azla yetinmesi ve uykuda daha az zaman geirmesi gerekmektedir. Kii, tm abasn bu dorultuda vermelidir. Elyazmasnda bulduum bir mektupta, Lupelius bildiimiz iten tarzyla, bir rencisine bu konuda baz tler vermekteydi.
nsanlar nasl lmeyi umuyorsa, uykuya da yle dalmaktadr; bir anda. Sana gelince, sen gnnn ne denli uzun srdne, savann ne denli zorlu getiine veya saatin ka olduuna bakmakszn, 'ayk olarak uykuya daldndan emin ol. Enerjilerini ynetmesini bilmeyenler iin gnn sonunda tkenmi olarak uykuya dalmak, canl olmaktan ok l olmaktr. Yine de birka dakika bile uyumak gerekiyorsa, ayk olarak uykuya gemeye al. Bu, cehennemin derinliklerine dmemene yardm edecektir.

Bu szlerin -o sralar da ska yaptm gibi- TV karsnda veya bir kitap okurken hemen uykuya dalma alkanlm yznden, dolayl bir uyar biiminde bana yneltildiini dndm. Lupelius'un szlerinin gc ve ikna kabiliyeti ylesine yksekti ki, onlar okurken derhal 'ayk olarak uykuya dalmay' bir alkanlk olarak kendime uyarlamaya, yaammn ifresi ve ilkesi yapmaya karar verdim. Lupelius'a gre, insamn uykuya dal ekli yaantsnn niteliini gsteren bir sistem, bir turnusol kd gibidir. Uyku bastrp gzlerimizi artk ak tutamadmzda, Lupelius, irademizi kullanarak ayaa kalkmamz ve uykuyu yenmek iin elimizden gelen her eyi yapmamz tlemektedir. Lupelius, bir kl ekmemizi, ykanmamz veya dans etmemizi nerir; bu amaca ynelik olarak yardmc olabilecek birok oyun ve hile bulmutur.
100

T a n r l a r Okul

Lupelius' un grne gre, 'Uyumak lmektir!' Ei bulunmaz kara mizah yetenei ve binlerce kla girmesine olanak veren akac doasyla, insanlarn her gece, sahneden kesin ayrllarnn kostml provasn yaptklarn iddia etmekteydi. nsanlar iin 'kt bir alkanlk' olan uykuyu brakmamakta srar ediyorlar ve bylece gezegenimizin yar nfusu, sahneledikleri korkun' temsilin farknda bile olmadan, birbirlerine iyi geceler dileyip uykuya ekiliyorlar. Yenilmez savalar Okulu'nun bakan, olanaksz dlemeye cesaret eden kei-flozof, uyank durma sanat stne srad baz nerilerde bulunarak mektubunu bitirmi.
"Uykunun lmn bir temsil edilii olduunu kavradnda, ona artk asla eskisi gibi yaklaamazsn. nlemlerin ve aralarn ne olursa olsun, kesinlikle hi kimsenin, hatta kadnnn bile seni uyurken grmesine asla izin veremezsin. Uyank durma sanatnda kendini yetitir! Bir savann, kendisini bir bakasnn uyurken grmesine izin vermesinin, ayn zamanda ona zayfln gstermekle edeer olduunu bilir; uyku, dnyaya bize saldrmas ve bizi yenip ldrmesi iin izin vermektir."

15 Kt alkanlklar

Lupelius, aslnda insanda akln alglayamayaca bir gizemin varln kefetmiti; insann hcrelerini kirleten duygusal bir batakln, bir tr 'psikolojik kpn' barnd bir kara delik. Kii, oru tutma ve solunum gibi teknikleri kullanarak, yeni bir vizyon, yeni fikirler ve koyaca olaanst abalan sonucunda evresindeki gereklii deitirebilir; kendisini eksik, eliik ve lml bir varlktan, btnlemi, uyumlu ve lmsz bir bireye evirebilir. Azla yetinmeye doru yaptmz her diyet ve her aba, yllardr birikmi duygusal kabuklarmz soyarak bizi hafifletecei iin, sradanlmzn cehennemlerinden kamza bir hazrlk olacaktr. Lupelius'a gre, yalnzca arnm bir retmenin rehberliinde Okul'dan bir kii bylesine bir iyiletirme srecine gs gererek bu giriimin engellerini ve zorluklarn aabilir. Her insann iinde, arnmak zere ilerlerken, bu yolda karsna kan ve kendisine elik eden iaretleri genel bir anlamama durumu vardr. Sradan bir kii, bunlar bir iyileme belirtisi olarak yorumlamak yerine, tersten okuyarak ciddi bir hastalk olarak grr.
101

Stefao E. D ' A n n a Kimse bunun gerektirdii strapl abayla yzlemek istemez. Lupelius'a gre, bu yzden ite tam da ie yaramaya balayaca srada her tr perhizden vazgeilir. Lupelius, uzun yolculuklar srasnda, youn almalar ve yorulmak bilmez aratrmalaryla sakl din okullar hakknda bilgi toplad; byk dini ve mistik geleneklerden gelen srad insanlarla tant. Her ada ve btn uygarlklarda ottum*, yani hibir ey yapmama sanat, yksek sorumluluk dzeylerini ele geirmeye ynelmi kiiyi bu byk maceraya skca balayan bir altn kordon gibi, her retinin ve insann iselliindeki araylarnn temel dayana idi. El yazmasnn belirledii yol haritas izlendiinde, bir ruhbann perhizinin, bir mnzevinin yalnzlnn, bir keiin azla yetinmesinin, hep bir tek Okul'un farkl ifadeleri, ayn dncenin, sava retilerin ve savann uyanna bal bin yllk bir aratrmann farkl yzleri olduu ortaya kyordu. in bu ynn daha yakndan incelediimde, Byk skender'in yanndaki iki tarihiden biri olan Arrianus, Anabasis Alexandrou* adl eserinde skender'in beslenme alkanln ve enerjisinin srrn bir cmleyle ifade ettiini fark ettim: "... azla yetinmek zere eitilmiti: kahvalt olarak afak skmeden bir yry ve akamlar hafif bir yemek." Cesaret ve gcn esiz rnekleri saylan Makedon savalarnn, dillere destan olan azla yetinmeleri de byleydi. Onlar plak toprak zerinde uyurlard; en etin mcadelelerde enerjilerinin son damlasna kadar tkettiklerinde bile sadece bir avu zeytin yerlerdi. Yine de asla yorgun dmezler ve dman ordular iin en tehlikeli ve en korkutucu kbus olmay srdrrlerdi. Lupelius'a gre, bir gram yiyecein bile bilinli olarak tketilmesi ve bir dakikalk da olsa uykudan kanmak ylesine gl bir etkiye sahipti ki, kiinin btn inan sistemini yerinden oynatabilir ve yanl kurulmu dengelerini altst edebilirdi. Onun Okul'u, hastaln, yalln ve lmn olmamasnn, insann doutan gelen bir hakk ve doal bir durumu olduunu savunuyordu.

* Olium: d gereklerden kendini ayrp eylemsizlik halinde ieynelme. (.n.) " Anabasis Alexandrou: Byk skender'in Seferleri, (.n.)

102

Tanrlar Okulu A deseaseless, ageless, deathless man. Hastalanmayan, yalanmayan ve lmeyen bir insan. Yzyllardr btn uygarlklarda grlen zdenetimi ele geirme araynda, Lupelius'un 'duygusal atk' diye niteledii eyin gn na karlmasna ynelik retilerle uygulamalarn daima kullanlmas gerekiyordu. Bu zorunlu ilem, i yaralarn aa karlmasn ve Olu'un katmanlar arasndan sarkan btn glgelerin temizlenmesini amalyordu. Bir gn elyazmas zerinde alrken, Lupelius'un bulduu inanlmaz bir srr rendim. Bir dnce devriminin bildirisini sunuyor ve sanki kendi adalarna deil de gelecein bir bilim konseyine sesleniyordu: "... nsanln gemiinden miras kalan metafizik bir uykudan uyanmasnn artk zaman gelmitir. nan sisteminin stndeki binlerce yllk tozu silkelemesinin zamandr." Bu belge u kararl szlerle son bulmaktayd: "Yiyecek, uyku, seks, hastalk, yallk ve lm, 'zihinsel kt alkanlklardr.' Kii bunlardan kurtulmaldr." Ayrca elyazmasnn birok yerinde, bunlardan "bo inan" ve "yanlsama" olarak da bahsediyordu. Lupelius, "The battlefeld is the body... Sava alan senin bedenindir," diye iddia ediyordu. "Reddedilen her yiyecek, uykudan kurtarlan her an, senin iin lme kar bir zafer saylacaktr. Fiziksel lm ahlakd, doaya aykr ve yararszdr." Lupelius yiyecek, uyku, seks ve almada azla yetinmemenin enerji ve canllk kaybndaki en nemli neden olduuna inanyordu; bylece insan iin imknsz olan fiziksel lm artk ayn insan tarafndan kanlmaz bir dununa dnm oldu. Lupelius, tarihteki tm uygarlklar boyunca ve dinsel geleneklere bal ok az saydaki insann hipnotik uykusundan uyanarak, bir retiyi izlemeye altm sylemitir; onlarn zengin ve uzun mrl olmann kayna olarak dnce sistemlerinin merkezine fiziksel lmszlk fikrini yerletirdiklerini de eklemitir. Dreamer bir gn bana, yeni bir insanln ve zellikle de yeni liderlerin psikolojisinde, fiziksel lmszlk fikrinin bir temel e olacan syleyecekti. nsan bu Herakles Stunlarnn tesine gemezse, eninde sonunda snrna dayanacak ve gerisingeri dnecektir. lmn alt edilmesi fikri psikolojimizi belirleyen her snrlamay skp atacak ve sorumluluumuzu ykseltecektir; bu durum hayati nem tayan zengin ve

103

Stefao E. D ' A n n a uzun mrl bir yaam giriiminin gereklemesi iin zorunlu bir nkouldur. Dreamer'a gre, btn okullarn her snfnda ve her dzeyinde, niversitelerde ve akademilerde, fiziksel lmszlk felsefesi retilmelidir. Ebedi yaam fikri, yoksullua, su ilemeye ve lme kar en gl panzehirdir. Erivan'dan ve Eski Elyazmalar Enstits'nden ayrldm, sahip olduum en kymetli eyi, 'Tanrlar Okulu'nun bir kopyasn Dreamer iin yanma alarak New York'a dndm. Tuttuum ynla not arasndan, zellikle iki szck, yinelenen bir zdeyi ve belki de Lupeliyanlarn bu zl sz, btn yolculuum boyunca zihnimi megul etti: Daha az l. Bu szckler, Okul'un felsefesinin zl bir forml ve ksaltlm haliydi. Die less and live forever. Daha az l ve ebediyen yaa. Bu szcklerin sade grnrlnn arkasnda gizli, devasa bulu stne dndm. nsan kendi iinde gn boyunca birok kez lmektedir. Ykc durumlar ve dncelerle olumsuz duygular varlmzn iinde hi durmakszn bizi ldren zehiri ar ar salarak zihnimizi kartrr ve srekli yinelenirler. Belki ebediyen yaamak iin nereden balayacamz bilmiyoruz, ama Lupelius'un bin yllk zdeyiini izleyerek kesinlikle 'daha az lebiliriz'. Lupelyanlarm arksn ok kez syledim: Eat less and Dream more. Sleep less and Breathe more. Die less and Live forever. Daha az ye, daha ok dle. Daha az uyu, daha ok nefes al Daha az l ve ebediyen yaa.

16 "Sen bunun altndan kalkamayacaksn!" Sanki bir yeralt yolculuundan km gibiydim. Oday ve en uzak duvarnda asl duran byk yalboya tabloyu anmsamakta gecikmedim. Bu kez Dreamer'm dnyasnda sabahn bir saat daha ilerlemi zamanyd ve bu gn nda ortaln aydnl villann bu ksmnn mimarisini kolaylkla seebilmeme imkn veriyordu.

104

Tanrlar Okulu Baklarm yukar evirdim ve duvarn tulalarla etkileyici bir kemer oluturduu noktaya gelene dek tavam kenar izgisinden aaya doru gzlerimle takip ettim. te tam o noktada bir bakasnn varln sezinledim. rkildim. Kemerin iki ucunda kmldamadan, muhafzlar gibi duran, iki plak varlk bana bakyordu: bir erkek ve bir kadn. Ben ne olduklarn anlayana dek srtmdan aa bir rperti kaplad. Bunlar gerek boyutta, birbirlerine dnk iki heykeldi. ylesine gzeldiler ki, onlarn Helenistik dneme ait kopyalar olduklarn dndm. Kalkk, dzgn ve bir zrh kadar gl sava enesi, bana bir gurur mesaj aktaryordu. Bir askeri emir almasna dikletirdiim bedenimi, ne doru edim gdsel olarak, hi duraksamadan, Dreamer'n odasna kan parlak volkanik tatan dik merdivenin yanndan geerek, kar yndeki allmam biimli, kristal caml, demir kapya yneldim. Bir tablo, boydan boya kapnn yanndaki duvar kaplyordu. Durup inceledim. Bunun Narcissos efsanesinin gz kamatrc bir yorumu olduunu grdm: Narcissos, sulara gmlmeden hemen nce, suda kendi yansmasn seyrediyordu. Byk bir sanat galerisinde XVII. yzyl aheserleri arasnda yerini alabilecek bu tabloyu hayranlkla uzun uzadya seyrettim. Ardndan kristal caml kapy dikkatle iterek atm ve birdenbire, bir peri masalm andran odann eiinde bylenip, ylece kalakaldm. Gzlerimi grntden ayrmakszn eildim, ayakkablarm zdm ve ilk geldiimde yaptm gibi, onlar kartarak odann eiinde braktm. Yalnayak, temkinli bir ekilde seramik yer demesinin geni karolar zerinde yryerek, admlarm byk ve kapal bir botanik bahesine benzeyen bir yere doru evirdim. ou tropik olan bitkilerin zengin eitlilii ve duvarlar oluturan kemerli camlar, botanik bahesine dair izlenimi glendiriyordu. Darda bahenin koyu yeili villay kuatm, bir tekneyi evreleyen bitki denizi gibi, ahap doramalara dek dayanmaktayd. Burada grdm her ayrntnn gz alc zarafeti, sanat eserleri, deerli tablolar ve beyaz mermerden yaplm modern heykeller bu srad meknn gerekte ne olduunu anlamam engellerlercesine beni bylemilerdi. Sabahn ilk klar iki geni at penceresinden ieri szlyordu. aty tayan iki devasa kirie baktm ve onlar kaldrp oraya yerletirebilen Titan gzmn nnde canlandrmaya altm. Meknn her bir kesini dikkatle inceledim, ama Dreamer'dan herhangi bir ize rastlamadm. Onu yaklak bir yldr grmyordum. lerlediimde, geni holn ortasnda, yerde ayna gibi yansyan sudan bir yzeyi grdm. 105

Stefao E . D ' A n n a Bir yzme havuzundan ok, pimi seramik zeminde alm mavi renkli su dolu kk bir ukuru andryordu. Suyun yzeyi hafif bir rpertiyle tatl tatl salnmaktayd. Yzeyinde O'nun dalgalanan grntsn grene dek baklarm suyun evresinde gezdirdim. Yavaa baklarm kaldrdm. Dreamer gm bir flt dudaklarna yerletiriyordu. Zarife eildi ve parldayan fltle birlikte yzn a doru evirerek kaldrd. Notalar, bir kolyede birbiri ardnca dizilmi inciler gibi bir anda havay dolduruverdi. Mziin de tpk, o villa gibi, o salon gibi, o an gibi bir dnemi veya zaman yoktu. Kmldamadan dinledim. ocukluumun neesini, denizin kokusunu ve onun unutulmu mutluluunu yeniden yaadm. Kayalar stndeki lgnca yarlarmz, henz yakalanm istiridye ve yengelerin tad, delice bir cesaretle byk kayadan denize atlamadan nce kalbimin atmas, Ischia'daki evin serin glgeleri, marketten kan ter iinde dnen Carmela'nn pckleri... Bir nota, dierlerinden daha uzun sreyle havada asl kald, mzikten kendini kurtararak titreip tek bana tnlayan bir kabarca dnmeden nce havann moleklleriyle biraz oynat ve ona can veren nefesle rpnd. Sonra birdenbire sustu. Sonu gelmeyen bir an boyunca flt alt dudakta kald, ardndan onu nazike yastn stne brakan eli dikkatle izledi. Anmsadmdan daha gen ve ince grnyordu. Gzlerini dikip beni uzun uzun szd. O'na yeniden gelebilmek iin gsterdiim abalardan, elyazmasn arayarak geirdiim zamandan, sonunda grevimi baaryla tamamlayarak beni Okulun dncesine daha da yaklatran elyazmasna ulatmdan ve onun stnde yaptm tutkulu almalarmdan elbette haberdard. raklk dnemimi balatan frtnal bulumamzdan ve Marake'te beni gemiime gtren maceral yolculuktan sonra, hi olmazsa bu defa, beni vmese bile, yreklendirici birka sz syleyeceini umuyordum. O'na doru birka adm attm. Dreamer hibir ey sylemeden bana bakmay srdrd. Balangtaki huzursuzluk hissim imdi bir acya dnmt. O'nun baklar altnda dikkatim yn deitiriyordu. lk kez kendi iime bakyordum. Grdklerim kabul edilir gibi deildi: sululuk duygusu, dmlenmi hisler ve kapkaranlk dncelerden olumu bir bulut, bilincimde kark bir duygu yuma gibi kendini gstermekteydi. Baklar hibir zaman grmek ve yzlemek istemeyeceim bir psikolojik amuru bulandrrcasna iimi oyuyordu. Duyduum ac, dayanma snrma gelmeden hemen nce kesildi. Ne var ki tutuunu gevetmedi. Sonras ok daha strap vericiydi.

106

T a n r l a r Okulu ncelemesini tamamladnda, sanki kesin yargya varmasna, son kararn bildirdi: "Sen bunun altndan kalkamayacaksnl" Kararn ardndan gelen sessizlik botanik bahesinin her kesini hzla kaplad. Melankoli, hayal krkl, keder ve fke birbirine kararak hep birlikte tek bir souk ac iinde eridi. Btn enerjimin boaldn hissettim. O anda sadece rahat braklmak ve olduum yere ylp kalmaktan baka bir ey istemiyordum. Bir sank gibi nefesimi tutmu, kararn sonucunu bekliyordum. Zaman gemek bilmiyor, zalimce uzuyordu. Nihayet, deneyin milyonuncu kez baarsz olduunu grp yine baarszla urayacan bilmesine ramen, yine de hayal krklna yenik dmeyen azimli bir aratrmac edasyla, "Kimse baaramaz. Baaramayan insandr!" dedi. Benimle, sanki yok olmaya yz tutmu bir trn, yenik dm bir rkn temsilcisine seslenir gibi konuuyordu. "Seni olduun gibi kalmaya zorlayan pek ok yasa var. Hatta seni grevlendirdiim aratrmay bile kendini beenmilik ve ben merkezcilikle besleyen bir olguya dntrdn." O'na kar derin bir kzgnlk duyuyordum; bu, insann hakszla uradnda hissettii trden kendine acmayla kark bir nefret duygusuydu. Amerika Birleik Devletleri'nde ve Avrupa'da, aylar sren seyahatler ve aratrmalar sonrasnda Lupelius'un aratrmaclar, akademisyenler ve arkeologlarca yok olmu saylan elyazmasn bulduktan ve aclarla dolu gemiimle cesurca yzlememden sonra O'nun tarafndan bu ekilde davranlmay hak etmiyordum. Dreamer'n szlerine bir ekilde karlk vermek istiyordum, ama onurumu ayakta tutacak kaslarm hl ok gszd. Ayrca iimde onun hakl olduunu da biliyordum. Ruh halimi yapmack bir uysalln ardna gizlemeye altm. Btn syleyebildiim, "Deiemiyorum," oldu. Buna ramen sesim, aresizliimin kinine; kendime tutunup kalma ve bamllk eilimime ihanet etti. Dreamer, e harfini sonu gelmez biimde uzatarak korkun bir sesle "Keeeees!" diye bard. Saniyeler, giderek yaklaan bir ikencenin geri saym kadar korkuntu. Kanl bir meydan savann tam ortasnda, silahlarn ve sava borularnn grlts arasnda, onun kkreyen bir nara gibi ykselen bu olaanst barmas iimde bir boluk gibi, derin bir sessizlik yaratt. Varlmda oluan bir irkilmeyle kendime gelerek, onu can kulayla dinlemeye baladm.

107

Stefao E . D ' A n n a Dreamer sesindeki ayn acmasz tonu srdrerek artc biimde alak bir sesle, "Sesini yitirene dek saatlerce aladn zamanlar anmsyor musun?" diye sordu. Uzak gemiime ait kesitlerden grntler, bir illzyonistin elinde maharetle karan iskambil kartlar gibi birbiri ardnca, st ste binmi ve karmakark halde abucak zihnimden geti. Tm bu kesitler birbirine benziyordu; k hep aynyd, Napoli'deki ocukluumun byl atmosferini, eski evi, Carmela'nn odasn ve kapaklar aynal gardrobu tanmtm. Sanrm alt yalarnda bir olan, yerde oturmu feryat figan, durmakszn alyordu... o ocuk bendim. "Hl oradasn, henz hibir ey deimedi. ocukluk kaprislerin hi deimedi, imdi srekli olarak ikyet etme ve kendine acma eilimiyle ayn ekilde devam etmekte." Sustu ve zaman hi gemeyecek gibi geldi. Dreamer sonunda, "Kimse deimiyor... deimek olanakszdr," dedi. "Yedi yanda bir ocuk, bir mez gibi oktan kederli yetikinler ordusuna katlmtr. Dnyann tepetaklak bir betimlemesiyle tm inanlarn, nyarglarn, bo inanlarn ve fikirlerini, 'Mutsuz insanlar' kulbne ebediyen girmesine hak kazandracak kadar, kk bir Spartal gibi daha o yata edinmitir. Bir insann dncesi, duygular ve bedeni i ie gemi emerkezli evrenlerdir, hepsi birbiriyle balantldr. Kiinin bilerek ses tonunu veya tnsn deitirmesi, srtm bir milim dikletirmesi veya aka grnen nemsiz alkanln dzeltmesi btn yaamn deitirmesi demektir. Bu, neredeyse olanakszdr." Uzun bir sre kl krk yararcasna, sert baklarla yzm inceledi ve ben de bu incelemeye sessizce katlandm. Ruhumdaki en ufak bir kprtnn bile O'nun gznden kamayacan ve bu karlamada hile yapmann imkn olmadn biliyordum. Bu benim iin ya hep ya hi demekti. Bir yanda bir gn kendimi fethetmem, 'd'e balanmam, yaammn muhteem bir kiisel maceraya dnme olasl, te yanda aresizce bolua dercesine kendimi ebediyen yitirme olasl, hepsi ayn yerde, bir aradayd. Yaamm bir pamuk ipliine balanm, asl olarak dipsiz bir karanln aznda ylece sallanyordu. Tek bir szck, ses tonundaki bir deiim veya bir para uzayan sessizlik onu uurumdan aaya, ortak bir yazgnn iine drmeye yeterdi. Antrenmanl birinin bedenindeki esneklik ve eviklikle, Dreamer da aniden, eildii yerden doruldu; havuzun ak mavi sular bir kelebein yansmasn andran bu hareketi yakalamakta gecikmedi, yzeyi titremeyle 108

Tanrlar Okulu salland. Ar admlarn bana doru evirdi. Nefesimi tutmu, bitmek bilmeyen o birka saniyenin gemesini bekledim. Ardndan bu kez cana yakn bir sesle, "Ancak beni hatrlarsan, altndan kalkabilirsin!" dedi.

17 "nanlarn altst et!" Bu arada yastklar bedeninin evresine zenle yerletirdi ve rahat bir pozisyon alarak oturdu. Yapt ii gerektii gibi yapmaktan saknmayan biri gibi grnyor ve oktan sonulandna inand uzun srecek bir ie bile ilk admn mutlaka enerjisini tazeleyerek atyordu. Sk skya tembihlercesine, "inanlarn altst et!" dedi. Beni, karlatmzdan beri durduum yerde ayakta brakmt, oturmaya buyur etmek aklnn kesinden bile gemedi. Bu davranm beni nemsemediine yorduum iin gcenmi ve krlmtm. O sralar, Dreamer gibi bir varln her ann stratejik olarak yaayabileceine inanmamn imkn yoktu. Eer bilinli olarak O'nun amacna bir ekilde hizmet etmiyorsa, bilerek tek bir gzn bile krpmyordu. O'nun sular titreyen havuzunun hemen yanndaki ilk seramik yer karosunun snrlar iine hapsedilmi bir halde duruyor, ierlememe takl aklmla, onu dinlemeyi srdryordum. Dreamer bana, "nsann gemii, bugn ve gelecei... kendi yolunda yrrken bandan geen olaylar, koullar ve deneyimler, kendi inanlarnn yanstt glgelerdir; onun varoluu ve kaderi, kendi yarglarnn ve dknlklerinin elle tutulur, gzle grnr hale gelmesidir," dedi. '"Visibilia ex invisibilibus.' Algladn, grdn ve dokunduun her ey, bir grnmeyenden kaynaklanr. Bir insann yaam, 'dlerinin' glgesidir, ilkelerinin ve inand her eyin gzler nne serilmesidir. Herkes kararllkla inand eyin, noktasna virglne kadar gerekletiini grmtr. nsan daima yaratr. Karsna kan engeller ise insann kendi snrlarnn, elien fikirlerinin ve zayflnn maddeye dnmesidir. Kimisi vardr yoksullua inanr, kimisi hastala tapar, kimisi srekli olarak ktla ve kstlamaya inanr ve kimisi de her eyini sululuk duygusuna balar... nsanolu varlnn en karanlk durumlarnda bile daima yaratr."

109

Stefao E. D ' A n n a Dreamer'a gre, kimsenin inanc bir bakasnn inancndan daha stn deildir. Herkes, ynetecek ve yatrm yapacak... inan pastasnda kendi payna sahiptir; inan herkese eit olarak pay edilmitir. "nsanlar arasnda ayrm yaratan... onlarn farkl kaderlere ait olmalarn salayan ey...bilinli veya bilinsiz, her birinin inanlarnn yn, niyetlendii hedeflerinin farkl niteliidir." Beni altst eden bu szlerin etkisi azmsanr gibi deildi. Her zaman inancn deerli bir ey olduunu ve insanlar arasndaki asl farkn onlarn sahip olduklar deiik inan biimlerinden kaynaklandn dnmtm. Benim dnya anlaym dayandrdm ideolojik stunlar, phesiz gc bakmndan dierlerinden farkl saydm, Muhammed'in, skender'in, Sokrates ve Lao Tzu'nun, Churchill ve Napolyon'un inanlaryd. Szlerimi desteklemesi iin kutsal yazlardan ve onlarn otoritesinden g alarak, "Madem herkes, stelik de eit derecede inan sahibi," dedim, "o halde 'bir hardal tanesi kadar imannz olsa...' szleri ne anlama geliyor?" Bunun ardndan yapt konuma varlma ebediyen kaznd. Bu durum, syledii aklda kalc szler kadar, her birinin ardnda varln hissettiren otoritesi yzndendi. Dreamer, bana ncil'deki o blmn bir yorumunu vermiyor, onu yaratyordu. Bu binlerce yllk mesajn dsel z ve onun her bir atomuna sktrlm bilgisi, o anda aa kyordu. Dinlemekte olduum szler ise yepyeni ve capcanlydlar. Ve onlar, dnya tarihinde daha nce asla sylenmemiti. "insanolu imannn ynn bir milim dahi oynatacak kapasiteye sahip olabilseydi; inanlarnn gcn lm yerine yaama ynlendirebilseydi, yaad dnyadaki tm dalan yerinden oynatabilirdi." Geceyi yrtan bir imekle, karanln yerini bir anda aydnla brakmas gibi, zihnimden inanca dair bir atom paracnn youn enerjisi geti. Anladm ki, cehenneme dair en kk bir inancn bile yok edilmesiyle, her insann kr krne inand en kkl inanlarndan biri olan lm kavram yzde yz yklacakt. Byle bir giriimin stnlnn farkna vardm. Bunun sadece dncesi bile, dnyann ve gklerin arln srtnda tayan Titann gereksindii kuvvete denkti. Kendime ilk kez neye inandm sordum ve Dreamer'la karlaana dek neye deer verdiimi. Bunu dnrken sesi geldi ve dncelerim gemiimin karanlk derinliklerine doru kayarken bana yol gsterdi. 110

Tanrlar Okulu ok iyi biliyor olmama ramen, onun iin ak bir kitaptan farksz olduumun bir kez daha onaylanmas, utandrcyd. "imdiye dek, biitn insanlar gibi senin de yaamnn amac, varlnn hedefi, kendini iinde ldrmek oldu. Hastalk, Yallk, lm, insanolunun binlerce yldr tapnd tanrlardr. te insanlar yaamdan, sonsuz dlerinden byle hznl bir biimde vazgetiler." 'Bir hardal tanesi kadar inancn olsayd..' demek, yaam grmzdeki en ufak bir ykselme, en kk bir dnm, lml kaderimizin ynn deitirebilirdi anlamna geliyordu. D, var olan en gerek eydir. Kendi snrlarn 'grmek', onlar epeevre sarmak, bu snrlar kendi iinde boarak onlardan kurtulmak demektir! nsann yaamn olumsuz duygular ynetmektedir. inde tad skntlar, bana gelen tm felaketlerin ve mutsuzluklarn sebebidir. Dreamer ayaa kalkt. Bulunduu yerden bana doru dnerek, dikkatli admlarla byk havuzun yanndan geti, olaanst gzellikteki botanik bahesinin tam kar kesine doru gitti. Srt dnk olarak konumasna ramen, sesini kulamn dibindeymi gibi gr ve net iitiyordum. O konuurken hibir szn karmadan not defterime yazdm. "Sadece zaman meselesi... Zaman gelince hepimiz hedefi tutturacaz... Hepimiz sonunda kazanacaz... Hepimiz inandmz eye dneceiz. Hepimiz neyi bozmadan koruduysak onu elde edeceiz; sen kendi sefilliini, hatalarn ve lm, ben ise mkemmellii, sonsuzluu ve lmszl..."

18 Narcissos sendromu Dreamer, "Senin en sarslmaz inancn, en zararl inann, kendin dnda bir dnyann varlna, baml olduun bir eye veya birisine, sana bir eyler veren veya senden alan, seni seen veya sulayan bir eye veya birisine inanmaldr," dedi. "Bir sava, bir anlna bile olsa kendisine dardan gelecek bir yardma inanacak olsa, o anda kendine olan yklmaz inancn yitiriverir," 111

Stefao E. D ' A n n a diye devam etti. Ardndan sustu ve gzlerini kapad. Bu arada ben O'nun son sylediklerini defterime yazdm. Suskunluk uzad. Kendimi anideri deersiz, ortada kalm gibi hissettim ve yaadm utanc, baz notlarm aklmdan yeni batan tekrarlayarak yenmeye altm. Sonunda Dreamer sessizlii bozdu ve gzleri kapal ekilde, benim notlarmdan bir blm okudu: There is nothing out there... There is no help coming from anywhere at all... Darda hibir ey yok... Hibir yerden gelecek bir yardm yok. Sert bir sesle, "nsann en kt hastal bamllktr," dedi. birdenbire dikkat kesildim. Yanlgya imkn vermeyen bu ifadenin nemini ve bunu yerletirmem gereken yeni inan sistemimin merkezini bedenimde hissettim. "Bakalarna ve bakalarnn mevcudiyetine ve yarglarna baml olmaktan daha kts yoktur. Tm bunlardan kendini kurtarabilmek uzun bir hazrlk gerektirir...." Hemen sonra, bu ve buna benzer dier durumlardaki tutumlarm gzlediimde, farkna varacam zere, Dreamer dorudan beni ele aldnda veya benden kiisel olarak bahsederken bende ayaklanan ok etin bir direnle karlayordu; oysa genel olarak tm insanlardan bahsederken, ben kolayca kabul ediyor ve hatta hemen ikna oluyordum. Dreamer szcklerin stne bastrarak, "Senin gibiler, yaadklarn yalnzca bakalarnn arasndayken hissederler; sizler kalabalk yerleri tercih edersiniz, devlette veya byk irketlerde; yani kalabaln gven veren varlm nerede hissederseniz. Orada i bulursunuz. Bakalarnn arasnda olmak, kendinizden ve yalnzln dayanlmaz ykndefl kamak artyla, baml olmann btn trenlerini yerine getirirsiniz ve sinemalar, tiyatrolar, hastaneler, stadyumlar, mahkeme salonlar, kiliseler bi onun tapnaklarnda toplanrsnz," dedi. Kendimi savunurcasna insana yakmayacak bir harekette bulundum. Sanki bu szleri can alc bir eyi tehdit etmi veya dzenlenmesi uzun zaman alm bir plan bozmu gibi, boazm skan bir fke Olu'umu karartt. Ona sylemek istediim fke dolu itirazlarm, savrulmay bekleyen havan mermileri gibi zihnimde sraya dizmitim. Bu rezil yna Kaldrmak zere zihinsel bakm iime evirdim, ama sessiz saldr sadece fkeye dair ac dolu bir ifadenin izgileri olarak yzme yerleti. Dreamer diren duvarlarmn gcn snyordu. Onlarda nasl bir gedik aacan ok iyi biliyordu. 112

T a n r l a r Okulu Glmsemesinde, sanki bana vuruverecekmi gibi zalimce bir hava vard. Alak sesle, "Senin gibi biri, hastalandnda, dikkatleri stne ekmek ve dnyaya smsk tutunmak iin, cerrahlar, yani hl ilkellikten kamam bilimin amallar tarafndan paralara ayrlmaya hemen hazrdr," dedi. Mideme ani bir yumruk yemi gibi sersemlemitim. Dreamer ayn ringde hem rakibim hem de bir hakem edasyla geri sayar gibi, birka saniye gemesini bekledi. Tavrn ve ses tonunu beklemediim bir anda btnyle deitirerek, "Tabloyu anmsyor musun?" diye sordu. Azndan kan her sz beni akna evirmeye yetiyordu. imdiye dek hi kimsede grmediim, birdenbire ve ustalkla yaplan bylesine ani deiimlere asla alamayacaktm. Yepyeni bir kiilie brnmesi ve bir saniye sonrasna bir saniye ncekinin tek bir atomunu bile tamadan geebilme yetenei beni hayrete dlyordu. Birden, szn ettiinin, u an iinde bulunduumuz camdan baheye girmeden nce hayranlkla seyrettiim tablo olduunu anladm. Boulmadan hemen nce, sudaki yansmasna hayranlkla bakan Narcissos'un grnts zihnimde yeniden canland. Dreamer, "Bu. kendi grntsne kaplp kalm insann simgesel bir yksdr," derken, O'nun ani konu ve tutum deiimine hl uyarlamay baaramadm yz kaslarmn olaanst abas karsnda ok elendiini saklamaya gerek bile duymamt. "Narcissos'un masal, dnyann bir kurban olan insan metaforudur." Ardndan konumasn srdrerek, genel inann aksine, bana Narcissos'un kendisine deil, onun salt bir yansma olduunu fark etmedii sudaki grntye k olduunu aklad. Kendisi dnda bir varlk grdne inanarak ona sevdaland ve suya dp ackl bir ekilde ld. Dreamer szlerini, "Once you realize that the world is the projection of yourself, you are free of it. Dnyann kendi yansman olduunun farkna vardnda, olursun," diye kesin bir yargyla tamamlad. ondan zgr

ok armtm. Uygarln en nemli efsanelerinden birinin binlerce yldr yanl anlalmas nasl mmkn olabilirdi? Bylesine basit bir aklama nasl gzden karlabilirdi? Dreamer'n yannda, Sokrates'la son bulan bu devler ann ve teselli mahiyetindeki felsefenin insana rahatlama sunan bulunuunun sesini duydum.

113

Stefao E. D ' A n n a Bu bilginin yanklar bizlere ulamak iin zaman okyanusunu ap gelmesine ramen, bizler insann gerek durumunu ortaya koyan ezeli masallarn yanl anlamay srdryorduk. Efsanesi aslnda, dnyann sradan vizyonuna sahip olmann aptallna ve tehlikelerine kar bir lk olmasna ramen, biz Narcissos'u srarla kendini beenmiliin temel bir rnei olarak kabul ediyoruz. Dreamer'n birok kez bana anlatmaya alt ey imdi aklma ok daha derinlemesine giriyordu. Narcissos'un yks, altst etme okulunun bir bildiriiydi; tpk Aziz Pietro'nun armha geriliini ve Aziz Paolo'nun dmesini tablolarn yapmas iin Caravaggio'ya ilham veren bildiri gibi. "Kendimizin dndaki bir eye k olup kendi varlmza olan inanc unutmak, baml olan bir dnyann karmaas iinde kendimizi yitirmek, kiisel gerekliimizin tek yaratcsnn kendimiz olduunu unutmak demektir." Szlerini vurgularcasma, "Bizim dmzda baka bir dnya yoktur, her karlatmz, her grdmz ve her dokunduumuz ey aslnda sadece bizi yanstmaktadr. nsann ya ant sndaki dier kiiler, olaylar ve durumlar, onun koullarn aa karr." dedi. Dnyay sulamak; ondan yaknmak, kendini hakl gstermek ve saklanmak, dm bir insanln gstergeleridir; 'gerek' bir iradenin yokluu, baml olmann kesin belirtileridir. Beni hazrlksz yakalayarak, "Narcissos da Adem gibi elmay yedi!" dedi. nce drt bin yllk yaratl yksne yanap, hemen ardndan ani bir srayla klasik Yunan dneminin en eski efsanelerinden birine atlayarak, uzak dnyalar arasndaki zaman ve mekn uurumlarn byle tek bir admla getiinde, beni.n O'na ayak uydurmam gleiyordu. "O da, Adem gibi, bir d dnyann var olduuna inanmt." Kltrel adan ok farkl olmalarna ramen, her iki gelenekte de mesaj aynyd: bir d dnyaya inanmak demek, onun kurban olmak ve onun tarafndan yutulmak anlamna geliyordu. Dreamer, "Dnyay her an sen yaratyorsun!" diye szlerini srdrd. "Narcissos 'un kendi yansmasn grd su birikintisi d dnyadr. Onun gerek olduuna inanmak, onu ne pahasna olursa olsun benimsemek, kiinin kendi glgesine baml olmas anlamna gelir. Bylece kendi ellerinle yarattn ey seni nefessiz brakt srece, sen yaratanken yaratlan, dleyenken dlenen ve efendiyken kle haline geleceksin." 114

Tanrlar Okulu Dreamer'n, bu efsaneleri kefetmemi salad mesajlarn, hem kutsal kitabn alar ncesinden gelen yklerinde, hem de Frankenstein, Alice Harikalar Diyarnda, Blade Runner gibi yeni yklerde bulunduunu anmsadm. "Adem ve Havva 'nn cennetten kovulmas her anda olur. Dnyevi yaam bizi ele geirdiinde, biz de onu yaratann biz olduumuzu unuttuumuz her anda, srekli cennetten kovuluyoruz. Yaratlan ancak bu aamada kar saldrya geer ve isyan eder. Bu ilk gnahtr, sebeple sonucun yer deitirdii, balanmaz lmcl gnah. nsan btn ve gerek bir varlktr... bu, onun kendisine egemen olduundandr; olaylarn grnr dinamizmi ve konumlarn eitlilii yerine, insan dnyann kendisinin aynas olduunu bilir. ster iyi, ister kt olsun, gzel veya irkin, doru veya yanl, kiinin karlatklarnn hibiri, gereklik deil, kendi yansmasdr." Dreamer bunlar sylediinde, ses tonundan bulumamzn sonuna geldiimizi anlamtm. Benden ayrlmak zereydi. "Herkes kendinde neyi ekerse daima ve yalnzca onu bier. Tohum da, harman da sensin. te bu nedenle tarihteki btn devrimler hep baarszla uramtr. Onlar dnyay dtan deitirmeye kalktlar, su birikintisindeki grntnn gerek olduunu sandlar." Do not rely anymore on the world for help. Go beyond it! Only those who have gone beyond the world can improve the world. Bundan byle yardm almak iin dnyaya bel balama. Sen onun tesine ge! Dnyay gelitirenler, ancak dnyann tesine geenlerdir. Szlerinin burasnda bir sre duraklad. Sonra bana bir kez daha, "tesine ge!" diye buyurdu ve yine sessizlie brnd. Amak iin dnyann tesine ge! Bunun anlam ne olabilirdi acaba? "nsan yzyllardr, kendi yanstt filmdeki grntleri deitirebileceine inanarak ekran trnaklaryla kazd. " Saysz insan neslinin tarihin ynn neden deitiremediinin yant bana bir gm tepside sunulmutu. Ac bir alay ieren bu bak as, ikencelerin, kavgalarn ve kahramanlklarn sonsuz yksn tek bir yargyla zetliyordu: devasa, yararsz bir samalk. 115

Stefao E. D ' A n n a Hi beklemediim bir nezaketle bana, "Sen, bu delilikten vazge! Savalar, devrimleri, ekonomik, politik ve sosy'al reformlar unut. Her olann ardndaki gerek nedenle ilgilen. Dlenenle deil, iindeki dleyenle ilgilen. En byk devrim, tm giriimlerin en by, hatta tek ve en anlaml olan, kendini deitirmektir," dedi.

19 nsan saklanamaz Dreamer beni uyararak, "Dnyaya baml kalanlar, varoluun en alt dzeylerinde kseye tutulur kalrlar," dedi. "Tm yaantn boyunca, hep baml olmann kkleri olan korku ve umut arasnda asl kalarak, kendin dndaki gvencelerin ve gelip geici mutluluklarn peinde kotun. " Konumas srasnda Dreamer, genellikle bendeki engelleri devirip daha derinlerime girmek istedii zamanlarda yapt gibi, bana gzlerini dikerek yle sert bir ifadeyle bakmaya balad ki, ne gzlerimi krpabildim, ne nefes alabildim. "Btn baml olanlar gibi senin yaantn da ok korkun. Seninki de bir kle yaam... Sradanl ve eksiklii her gn yeni batan yaayarak, hayatn iine tapsettiin ofisini bir an olsun terk etmeyi dnmeden geirdiin uzun 'ilelik yllar." apraz ate altnda kalm bir sava muhabiri gibi sylediklerini yazyordum. Kkl inanlarmn stne bu ifadesinin etkisini glendirmek iin Dreamer yine, "Sana bunu tekrarlamaktan asla vazgemeyeceim. Senin dnda olan hibir ey yok...dardan gelecek hi bir yardm yok., senin, adna 'dnya' dediin yer, bir grntden ibaret... Gerek dediin ey ise dlerinin ya da kabuslarnn przsz bir aynaya yansmas, maddeye dnmesidir... " diye tekrarlad. Bu vizyon, Dreamer'n btn retilerinin temelini oluturacak ve gelecekte benim anlama snrlarm genileyip, szlerinin ykc etkisine dayanma gcm artnca, birok vesileyle bana bu szlerinin anlamn daha da derinlemesine aacakt. O ana dek btn rendiklerimin tepetaklak edilmi olmas nedeniyle bunlar ilk kez duyduumda nasl beynimden vurulmua dndm ok iyi anmsyorum.

116

Tanrlar Okulu "Realize that the world is in you and not vice versa! Dnya senin iinde, aksini dnme! Dnyada olan ya da ona ait olan hibir ey yoktur. Bu dnya seni ne kurtarabilir, ne de sana yardm edebilir." Ardndan, konumas t vermeye dnt; bunlar yalnz bana deil, btn insanlara bir ar niteliindeydi. Sesi, takdir etmeyi bilmeyen, hatta doru kullanacandan bile endie duyduu birine ok byk bir serveti emanet eden birinin sesi gibi hzn yklyd. "zgrln peinden ko, bu sefil insan kalabalndan uzakla!... Hissetmeyi yeni biimiyle hayata geir. indeki sonsuzluu ele geir, bylece galaksiler kum taneleri haline gelecektir... Vizyonunu genilettiinde dnyann kldn greceksin... Vizyon ve gereklik bir ve zdetir. Btnl ara. Bakalarna almaz grnen sradalar senin gznde kk tmsek ynlarndan farksz olacaktr." Bu szlerinden sonraki suskunluunu, aklmdan geenleri O'na iletmem iin bir davet olarak yorumladm ve bazlarn dncesizce sralamaya kalktm. Yaantmzdaki her trl olay ve koulun bizden kaynakland grn kabul etmemin zorluundan sz ettim. Konumamda her trl tartmac vurgulamadan kanmak zere btn nlemlerimi aldm ve bir yabancyla genel bir durum deerlendirmesi yaparken taknmaya altmz, stn olan tarafa yakr, bilgece bir ses tonuyla konutum. Dreamer'n szlerini benimkilerden ayran sorumluluk basamaklarndaki uurumlarla llecek kadar uzak olan mesafeyi gremeyecek kadar kr olduumu fark ettim. Szlerimi, "ster souk algnlna yakalanm olsun, ister bir uak kazasna kurban gitsin, bir insann bana gelen olaylarn, onun psikolojisinin ve olu durumlarnn maddelemesi sonucuna balamak bana gre olanaksz," diye baladm. Dreamer'n vizyonu beni hem hayran brakm, hem de korkutmutu. Dncelerimin izinden gittiimde, uygarlmzn, bugne dek dnyay blen iki kart gre kadar uzanan kklerine iniyordum. Klasik Yunan dnemi, ltuflarm kr krne balayan bir Talih Tanras olan Fortuna'ya inanyordu. Fortuna gzleri bantl olarak tasvir ediliyordu.

117

Stefao E . D ' A n n a Buna karu, Antik Roma ise homo faber 'e inanyordu. Roma'nn gzleri ok bozuk olan tanras Fortuna ise insanlarn bireysel erdemlerine sayg gstermekteydi. Aklmca, Dreamer'm Roma'daki dnya grn taraf tuttuuna inanmtm. Daha bir yargy kurgulamaya bile zaman bulamadan, bundan nceki baz korkun anlarda da olduu gibi, sesi damarlarmdaki kan donduran bir kkremeyle ykseldi. "...Sen burada kendin gibi birka i arkadanla toplant salonunda muhabbet etmek iin mi bulunduunu sanyorsun?" Tam bu srada szn vurgulamak istercesine iaret parmayla orta parman bititirip sa kulana hafif hafif vurdu ve "Beni dikkatle dinle..." dedi. "Dnya senin olu durumlarn yanstr demek, Luisa'nn kanserden lmedii anlamna gelir. Onun lm, senin iinde tadn dramn, lmcl kederinin sahnelenen temsilidir... Btn dier olaylar gibi bu olay da, yalnzca senin Olu durumlarn gsteren bir iarettir... Durmakszn kendini sulayarak ve kendinden yaknarak bu gerei gizlemeye alsan da, aslnda senin hzn dolu ezgin, bir adak treni gibi varoluunun tm skntlarn ve zorluklarn birer birer davet etti." Ani bir sessizlik oldu. imde, beni karanlk bir engele doru bastran tuhaf bir sknt vard. imde hareketsiz ve sert bir kayaya benzeyen bir yer giderek beni iine ekecek kadar geni dipsiz, karanlk bir kuyuya dnt. Yreim 360 derecelik gs kafesinde delicesine arpyor ve cierlerimde bir damla hava kalmamasna nefes darl ekiyordum. Sonsuz bir dn mide bulandran sersemletici etkisini, umutsuzluk ve utan dolu yardm isteyen sessiz bir ln, tek bir noktada toplanm gibi hayatmn btn aclarnn, varlmn en u liflerinde yanklandm hissettim. Ancak o tekrar konumaya baladnda yeniden soluk alabildim ve soluyabileceim tm havay yutarcasna cierlerime ektim. "nsan saklanamaz!" Dreamer sanki gizli bir retiyi aktarr gibi bu kez fsltyla konuuyordu. Hi itiraz gstermeden ve t karmadan, tpk bir ocuk gibi dinliyordum O'nu. "En kk hareketimiz, her grmz, her dncemiz ve yzmzn ald her ekil ve her ifademiz sonsuzlukta kaydedilir." 118

T a n r l a r Okulu Bana bir film karesi gibi, her an yaama biimimizin oluta meydana getirdii ini veya k hareketleriyle bizi, bamza gelecek olaylarla nasl ayn dalga boyuna getirdiini anlatt. "A man cannot hide! insan saklanamaz\ Burada, benim yanmda, varlnn nnde tek bana duruyorsun. Burada ortak olmak ve sendikalamak yok. Bu odaya girdiin andan itibaren gemiinden hibir eyi yannda getiremezsin, zaten bir yalan olan adn ve stlendii roln kapnn dnda brakrsn. Burada tutunabilecein engeller yok... Burada senin karnda duran senden baka kimse yok..." Aka titrediimi grd; ateim km gibi dilerim birbirine vuruyordu. "Korkmay brak ve saklanmaktan vazge! Sende, anlamsz olduu iin lmesi gereken bir para var. Bu lm, senin iin byk bir frsattr... Bunu ancak sen yapabilirsin..." Fiziksel bir acyla, Dreamer'n, yllardr iimde birikerek artk bir kaya gibi sertlemi olan bilgisizlik ve psikolojik plk katmanlarmn arasndan birer birer getiini hissettim. Sz verir gibi tatl bir fsltyla konutu. "Hi durmakszn alr ve kendini ypratmak iin harcadn yllarn kadar zaman bu ie adarsan, bir gn zamann keceini ve iinde alacak bir tnelin seni en gerek ve en doru parana, herkesin bir gn yeniden birlemesi gereken parasna, kendi dne ynelteceini greceksin." Dreamer'n bunlar syledikten hemen sonra baklarn benden ekmesiyle, ben de yeniden nefes almaya baladm. Su stndeki yansmas gibi bedeninin dalgalandn grdm. Anlalan beni terk etmeye hazrlanyordu. Millerce mesafeyi tek bir nefesle komu biri gibi aniden dayanlmaz bir yorgunluk hissettim. Bacaklarm beni tamaz oldu. Gnn domakta olan klarnn uzayan glgeleri arasnda imdi daha belirgin bir hale gelen halnn zerinde diz ktm ve bir l gibi olduum yere yldm.

119

Tanrlar Okulu

Blm III

Beden
1 "Dnya sensin" Dreamer'la son bulumamzn zerinden birka ay gemiti. Botanik bahesinin etkileyici atmosferinde, havuz banda iittiim szleri hl zihnimi tedirgin ediyordu. Hele korkun bir sesle "Kes!!!" diye bar sk sk kulaklarmda nlyor ve yanksnn iimde yaratt boluk hissini unutamyordum. Uzunca bir sre baka bir ey dnemedim. Tuttuum notlar her frsatta yeni batan okuyordum ve her okuyuumda szlerinin kimyas tm canll ve kuvvetiyle iimde o ilk duyduum andaki etkiyi bana yeniden yaatyordu. Dier yandan, New York yaam da beni her geen gn biraz daha hzl bir ekilde iine ekmekteydi. Hayatm, ACO'daki ilerim, ocuklarm ve Jennifer'la kurduumuz aile hayatnn gnlk dzeni, tpk bir nehrin kendi yatanda akmas gibi, eski biimini almt. Dreamer'la birlikte olduum zamanlarda depoladm o kymetli cevher uup gitmi, ruhsal durumlarm, dncelerim, davranlarm hatta kullandm szckler bile onunla karlamadan nceki haline geri dnmt. Bir akam iyerinden birka arkadamla yorucu i gnn New York usul sonlandrmak zere Madison Soka'ndaki bir bara gitmi, bir kadeh bir ey iiyordum. Aramzdan birinin doum gnn kutluyorduk. Bir anda birileri dnyann ses ayaryla oynam gibi, tm bar ve mterileri sessizlie gmlverdi. Zaman yavalad. Gzlerim dostlarmn alkolden imi yzlerine takldnda, onlarn sessiz kahkahalarnn ardna gizledikleri kederli ifadelerini tm plaklyla 'grdm'. Elimde olmadan, alayc bir yaklamla, bylesi kederli bir toplanty 'happy hour' diye adlandrmann ne byk bir tuhaflk olduunu belki de ilk kez fark ediyordum. Soma, ani bir acyla bir eyleri eksik braktm, hayati nem tayan bir eyi ihmal ettiim hissi yreime bir bak gibi sapland. 121

Stefao E . D ' A n n a Gnn bu saatinde byle bir yerde bulunuyor olmamn anlamszl, yerini Dreamer' yeniden grebilmek iin duyduum derin zleme braktnda, tm varlmn bu arzuyla kaplanm olduunu hissettim. Sessiz, umutsuz bir lkla ona seslendim. imdiye dek hi kimse, cannn kurtarlmas iin bylesine derinden ve anlaml bir S.O.S. gndermemitir. Birka gn sonra asistanm Valery, her sabah olduu gibi bir elinde bir fincan scak beyaz ikolata, dier elinde ise gizemli bir zarfla odama girdi. Kocasnn ihanet delilini eline geirmi bir kadn edasyla, nce zarf at, sonra iinden kard uak biletini gzme sokmak istercesine bir sre elinde sallad, soma onu kzgn bir ifadeyle nme brakt. Sitem dolu bir sesle, "Demek, Barselona'ya gidiyorsun, yle mi?" dedi. "Bana haber bile vermeden...Teekkr ederim." Sekreterimin bu szleri, sesinin tns sylerken taknd tavrla btnletiinde grdm ey, tm yaantm berbat eden binlerce tavizin bedenlemesi gibiydi. O'nunla buluuncaya kadar birok salondan getim. Srt bana dnkt, ta minenin kllenmeye yz tutan ateini canlandrmakla meguld. minenin metal paravannn zerinde, titizlikle ilenmi, byk bir arma gze arpyordu. ok byk bir tablo, siyahtan griye uzanan tonlarda resmedilmi miskin admlarla yryen bir ii grubunu gsteriyordu. Ortega'nn fra darbelerini tanr gibi oldum. Yalazlarn aydnlatt Dreamer'n profilinden baka bir ey gremiyordum. Yzndeki yansmann, yalazlarn aydnlndan deil, kendi esmer teninin ndan mineye yayld izlenimine kaplmtm. stnde ince ipekten bir ropdambr vard. Doutan soylu ve varlkl olma ayrcalnn grkemli bir yaam srmek durumunda brakt bir aristokrat, bir asilzade gibi duruyordu. Ruhumun iinde alan kk bir kapdan geerek ilk karlatmz ana geri dndm. O zaman da srt bana dnkt. Bu benzerlik beni huzursuz etmeye yetti. O zamanki szleri hl tenimi yakyordu; bunu hissedebiliyordum. Ayrca pek de ho olmayan benzer bir karlamay bir kez daha yaayacak olmann kaygs gitgide iimde byyordu. Dreamer'n suskunluu uzadka uzad, stelik oradaki varlm fark ettiine dair her hangi bir iaret de vermiyordu. Birok oda ve salondan oluan bu grkemli maliknedeki etkileyici Mas Anglada ktphanesini inceliyor, giderek artan bir skntyla vakit geirmeye alyordum. Bulunduumuz salonun duvarlar, yerden tavana dek, marnlamayacak kadar ok saydaki kitapla hncahn doluydu. Odann yer demesi zerinde, boydan boya srl kk seramik paralar bir puzzle gibi bir araya 122

T a n r l a r Okulu toplanm, canl renkleriyle bir Chagal tablosu oluturmaktayd. Adlarn seebilmek iin baklarm gz hizamdaki kitaplara younlatrdm srada, O yzn bana dnm ve gr sesiyle ortamn duraan havasn bozarak, "Benden uzak kaldnda kendini alaltyor, lm planna geri dnyorsun," dedi. elik kadar keskin baklarnn bir kl darbesi gibi bedenimi bir batan bir baa delip getiini hissettim. "Beni unuttuunda, kendi kendini tekrarlamann kr kuyularna dyorsun. Yaantnda olanlar bir ksrdng gibi yeniden yayorsun ve stelik sadece bunlar deil, ayn ekilde endielerini deyeni batan tekrarlyorsun." Bu sylemin verdii dayanlmaz ac ve tehditkr ses tonunun tesinde, szleri insana tazelik veren lmszlk esansn ve snrsz zgrln huzur veren parfmn yayyordu. Arada geen zaman sanki donup kalm da, imdi, O'nun dnyle yeniden akmaya balam gibi, Dreamer, aylar ncesinde brakt yerden sze balad. Ben de bloknotumu karp her szn kda dkmeye baladm. "Notling is externall... Dnda olan hibir ey yok! Buna ramen sen hl gveni bakalarnn gzlerinde, mutluluunu ve gerekli zmleri yine seninle ayn hastal eken bir dnyada aryorsun. Diinya senin tenindir. Dnya sensin! Sen her zaman ve sadece kendinle karlayorsun." 'Ya dierleri?" dedim. "Dierleri 'senin dndaki' sendir!... Onlar senin zamana dalm paralarndr. Btnden ayrlm Oluun yansmalardr..." Dreamer bu konudaki szlerini bitirirken, "Bu, tm gnahlarn stndeki en byk gnahtr," dedi. Bu bulumamz sresince de, yazgmzn baml olduu irademiz dnda var olan, zellikle dmzdakine yani bir d dnyaya inanmamz salayan lml bedenlerimiz stne sayfalar dolusu not tuttum.

2 Psikolojik cceler Dnyann tarifine ilikin olarak, Dreamer, gerei alglamak konusunda bize verilen 'ilk eitimde' bize dnyann, karar veren, uygulayan ve kendi iradesini dayatan dmzdaki bir varlk gibi alglama eklinin retildiini aklad. te insann, gereklik karsnda kendisini srekli tehlikede ve bir kurban gibi hissetmesinin nedeni de budur dedi...

123

Stefao E. D ' A n n a "te insanlar, kk psikolojik cceler haline byle geldiler... hatta bcekten bile kk. Kuyruklarn bacaklarnn arasna kstrarak dnya zerinde dolayor, bir tr sululuk duygusu besliyor ve korkuyorlar. nsan bir kez bu alalma dzeyine indiinde, ihanet etmekten, sulamaktan, yaknmaktan, kendine acmaktan ve yalan sylemekten, zellikle de, yaad sorunun nemsiz, takld ayrntlarn deersiz, arada bir karlat sorunlarn ufak tefek ya da anlk terslikler olmasnn dnda yaantsnn aslnda mkemmel olduuna inanarak kendine yalan sylemekten baka bir ey yapamaz hale gelmitir. Btnyle krlemesi sonucunda, yaantsnda houna gitmeyen bir durumun ve tamamen nemsiz grnen bir ayrntnn arkasnda tm insanla bulam ayn hastaln bulunduunu grmek dahi istemez. Yaamnn tek bir atomunu deitirmek iin her eyi deitirmesi gerekir. Dnce biimini, kararlarn ve genel geer dnya grlerini ba aa etmesi gerekir!" Dreamer konumasn, sa'nn bedeninde alan be yarann, aslnda yatay konumdaki insan, varlnn en alt ksmlarna mhlayan be duyunun sembol olduunu aklayarak bitirdi. "Dnyay yaratann sen olduunu ve dndakilerin seni deil, senin onlar memnun ettiini anladnda... grdn, iittiin ve dokunduun her eyin senin yarattn eylerin sonucu olduunu anmsadnda, korkularn da son bulacak... Dnya inediin bir sakz parasdr, dilerinin biimini alr," dedi. Bu benzetmesi ok houma gitmiti., sylemek istediini ylesine allmam ve sade bir biimde aklyordu ki, Dreamer'n unutulmaz zdeyilerinin arasna hi vakit kaybetmeden bunlar da yazverdim. "Unutma ki, dnya ve dier insanlar, bizim gerekte ne olduumuzun en yaln, en samimi ve en drst ifadesidir. Dnya byledir, nk sen bylesin. The world is such becauseyou are such." Bir iaretiyle byk perde kenara topland ve camdan bir duvar aa kt. telerdeki tepelere, asma balarnn youn yeiline ve topran zerinde yeni srldn gsteren yol yol alm koyu renkli izlere baktm. Mas Anglada arazisi sanki sonsuzlua uzanyordu. Sesi bir vaadin tatl tnsn tayordu. "...Beni anmsa! 'D' anmsa!" dedi. 124

T a n r l a r Okulu "ite o zaman has talihiz, kusursuz bir dnyayla buluman an meselesidir... yeryz cenneti bir Olu durumunun halinin, 'portatif bir cennetin' yansyan grntsdr... Onun saf halini koruyabilmek, tm atomlarn, bir arada tutabilmek iin, srekli tetikte olmak, daima 'mdahale etmek' gerekir..." Elimin altndaki defter sayfalar tka basa dolmaktayd ve ben O'nu izlemekte zorlanyordum. nemini vurgulamak iin 'mdahale etmek' fiilini birok kez daire iine aldm ve ilk frsatta da kendisine, bu ifadesiyle neyi kastettiini sordum. Dreamer sorumu, szlerine hayati nem tayan bir srr aklar gibi zel bir derinlik katarak, "Bunun anlam, bir kiinin kendi karanlklarna nasl gireceini bilmesi ve oralara k tutmas demektir," diye yantlad. Uzunca bir sre suskun kald ve O'nun bu duraksamas, bana derin anlamlar tayan bir eyler sylemek zere olduunu, ama szlerinin benim anlama eiime taklmasndan endie ettii iin kararszlk yayor gibi gelmiti. Nefesimi tuttum ve bana gvenmesini iten mit ederek bekledim. Elleriyle nce etrafmzdaki yalazlarla aydnlanm mineyi, kitaplarla sanat eserlerini, ardndan parkn canl yeilini ve devasa malikneyle evrelenmi, neredeyse bir gl kadar byk olan havuzu gstererek, "Eer cennetime tek bir cehennem parasnn bile girmesine izin verecek olursam btiin bunlar ortadan kaybolabilir," dedi. "Bir giin bir cennet edinmek ve elinde tutmak istersen, ona bayalklar, dikkatsizlikler ve kendi i lmlerinin karsnda nasl siper alacan renmen gerekir. Bir k iisi kendi ltsn, kendi mutlu ve tam olan dnyasn yanstr ve hibir eyin onu glgelemesine izin vermez..." te bundan soma, Dreamer'n 'tetikte olmak' szyle tam olarak demek istedii eyin ierdii anlama iimde yetecek kadar byk bir yer amaya baladm. "...Tek bir cehennem parasnn bile girmesine izin verirsem..." Bu szler iime, ta en derinlerime dek iledi. Kemiklerime ulatnda bilincimde bir alma oldu. Beynimde sanki bir imek akmasna, drst ve hatasz bir nder olmann ne anlama geldiini ve varlklarn en kk bir glgeden saknmak isteyenlerin iinin nasl da zor olduunu anladm. O'nun ar ciddiyetinin altnda yatan nedeni, bendeki bir surat asmann, bir sert tepkinin, en kk bir olumsuzluk iaretinin bile beni neden onun en sert azarlarna manz braktn o anda anladm. Dreamer, dncelerin ve duygularn, kendilerini uzaktan bile belli eden renklerden ve kokulardan oluan fiziksel bir doas olduunu syledi. 125

Stefao E. D ' A n n a Dreamer'n dnyasna, ka kez phelerimin kokumuluunu ve korkularmn keskin kokusunu getirdiimi dnnce, sa diplerime kadar yandm hissettim. Bizim durumumuzdaki tam olamam, eksik kalm insanlar dndm ve ruhsal atklarmzn, bir gaz kaanda olduu gibi, dncelerimizden ve olumsuz duygularmzdan yaylan o pis kokuyu birilerinin hissedebileceini aklmzdan bile geirmeksizin, etrafa yaydklar kokularn bizi ele verdiini, dier yandan da bizi ciddi bir tehlikeye, ok yaknmzdaki bir felakete kar uyardn dndm. "Dnya, senin isel durumlarnn mkemmel gstergesidir. Dnya byledir, nk sen bylesin; yani dnya byle olduundan sen byle deilsin.

3 Bir strap ezgisi Artk Mas Anglada'da deildik; havuz, park ve yre manzarasnn krsal gzellii gzmzn nnden silinip gitmiti. Tanmadm bir kentin sokaklarnda Dreamer'la birlikte yryordum. Limandan gelen youn deniz kokusu, nehir sularnn gizledii grnmeyen yollar gibi dar sokaklar drt koldan kaplyordu. ehrin, denizle i ie olan bu kesiminde adm adm ilerlerken, Dreamer'n buralar ok iyi bildii hissine kapldm ve suyla kapl bu yerde ses yanklanmalar ve k yansmalar arasnda yol aldka, iimi hafiflik duygusu kaplyordu. Kk ekmeli bir vagon bizi oflaya poflaya tepeye kard. Yukanda bizi, kayalk tepeler ile deniz arasnda uzanan manzara seyretmek iin yaplm harika bir teras karlad. Buras, insanln ocukluk dnemi iin ok deerli olan masallarn ve efsanelerin beik gibi amniyos svsnda salland' dnyann antik bir kesiydi. Dreamer ciddi bir havada, "Dardan bakldnda, insan kendisi iin sadece salk, zenginlik ve esenlik diler," dedi. nsann zne seslenircesine ar ar konuarak, "Oysa kendisini gzlemleyebilseydi...kendi yreini ve iindeki strap ezgisini duyabilseydi, bana belki gelecek, belki de hi gelmeyecek korkun olaylarn beklentisiyle yazd felaket senaryolarnn repliklerini bir dua gibi hi durmadan tekrarlayan sesini de iitebilecekti..." diye devam etti.

126

T a n r l a r Okulu Biraz ileride, gz kamatran bu deniz ve gkyz manzarasnn orta yerinde, gznde siyah gne gzl, stnde siyah tirt bulunan bir adam duruyordu. Gbei dikkat ekecek kadar iriydi ve kollar, daha ok bedeninin st ksm imanlam insanlardaki gibi ie dnkt. Bir yandan manzaray seyretmeye devam ediyor, bir eliyle koca bir cips poeti tutuyor, dierini ise hi ara vermedii ritmik bir hareketle her daldrnda hatr saylr bir miktar erezi -avuladktan sonra, azna gtyor ve neredeyse hi inemeden yutuyordu. enesinin ufak bir hareketiyle onu gstererek, "Grdn gibi bu adam kendisini ldryor... " dedi. "Eski zamanlardaki bir beyefendi veya farkl tarzda biri olsayd, bu i iin kesinlikle bir silah seerdi. Ve biz de imdi onn silahn ciddiyetle akana dayamasna tank olur, ardndan da onun bu olaanst manzaraya son bir bak atarken dnyaya elveda dediini iitirdik." Hi tanmad birisi hakknda bylesine bir saptamada bulunmas beni ok rahatsz etmiti. Ben O'nun szlerinde beni altst eden eyin ne olduunu anlamaya alrken, Dreamer konumasn srdrd. "nsann kendini ldrmesi iin, silah ile yiyecek arasndaki tek fark, seilen yntemin abukluudur!" Bu szler bir bakasnn azndan ksayd kesinlikle yersiz bir nkte, kt tat brakan, maksadn am bir sylem sayardm. Oysa Dreamer aka yapacak biri deildi. Ne var ki szlerinin beni bu denli altst etmesini, iime huzursuzluk vermesini kendime aklayamyordum. Sanrm bu aknlkla gerginlik arasnda gidip gelen ruh halim ve o strap duygusu, Dreamer'n hor gren aalamas yznden olabilirdi. Huzursuzluumun asl nedenini tahmin etmekten ok uzaktm. imdeki skntdan uzaklamak ve iimde kontrol edilemez bir biimde byyen bu aklayamadm dmanca tutumu durdurmak veya en azndan saklayabilmek iin aklma gelen tek yol, esprili bir yorumla ona karlk vermek oldu. "Her iki seenekte de polisten mdahale etmesini ve adamn elinden silahn alp cann kurtarmasn istememiz gerekir," derken dudaklarmdaki glmseme oktan donmutu. O anda susabilirdim, ama artk ok yaydan kmt ve szlerimi ayn alaycl ifadeyle srdrerek, "u anki duruma gre, polise adamn bir paket patates ereziyle canna kymakta olduunu ihbar etmeliyiz," dedim. 127

Stefao E. D ' A n n a Zaten sert olan yz, birden elik gibi sertleti ve daha da zalim bir ifadeye brnd, benim de damarlanmdaki kan dondurdu. "Sen de intihar etmek istiyorsun," dedi ve alak sesle fsldad. "O adam sensin!" Nakavt olmu bir boksr gibi dtm yerde, toparlanmam iin bana biraz zaman verdi. Derken kesin olarak yenildiimi ilan ederek, saymay brakt. "Sradan bir kiinin yaants tek ynldr... O sadece snra giden yolu bilir... Onun tek inand ve sadk olduu ey lmdr... insann tek zgrl, kendisini ne ekilde ldreceini semektir. Kendini ldrebilmek iin, sen korkularn ve ykc dncelerini kullanmay setin. nsan vcudu ok dayankldr. Bedenlerimizi yok etmek iin kendimize izin verdik. Hastalk, k ve lm gibi yalanmay yaratan dnce ve duygular bedenlerimize yklyoruz. Whatever happens in your body, happens to the world. The world is as you are, and you are this birthless, deathless body. Bedenlerimize ne yaparsak, dnyann bana da ayn ey gelir. Dnya sen ne isen odur ve sen de bu doumu, lm olmayan bedensin." Btn syleyebildiim, "Ne yaplabilir?" oldu. Bu soruyu aslnda intihar etmekte olan tm insanlk iin sormak ve yle demek istemitim: "Ne yapmalyz?" Elbette bunu yapabilmek iin enerjiye gereksinimim vard, ama bende olann tm varlmdaki bilinmez bir atlaktan boalp gitmiti. Zorlukla ayakta durmay srdryordum. Dreamer, "Onlar durdurmay ve lm yanstmalarn engellemeyi denememiz, onlarn gznde bizi bir kurtarc veya bir yardmsever gibi gstermeyecektir, tam tersine, bu giriimimiz canlarna kymalarn sonuta biraz erteleyecek, ama onlar bizim amansz dmanlarmz haline getirecektir," dedi. Alnn krt arak kalarn yukar kaldrd ve sanki birazdan syleyeceklerinin sorumluluunu tamaya yeterli olup olmadm anlamaya alr gibi beni dikkatle inceledi ve fsltyla: "nsann 'ilk eitiminden' miras olarak ald varlnn karanlk bir taraf vardr ki bu bir ykm kcaklamasdr, insan nce kendisine, sonra dierlerine zarar veren isel bir drtdr." Dreamer, eski alardaki insann, en belirgin zellii "nce kendisini baltalamak ve lme sadakat" olan psikolojisini aklad. Bu psikoloji, sradan insann neredeyse ikinci bir doas gibi, intihar etmek iin dayanlmaz bir drt olarak ortaya kyordu. nsan, etrafndaki her eyin sanats, yaratcs ve mutlak efendisi olduunu unuttuu zaman, dnyann hznl yznn bir kurban olup kyordu. 128

T a n r l a r Okulu nsan, bundan sonra hem sululuk duygusunun, hem de giderek byyen baarszlnn ve ykc dncelerinin kurban olduunun algsyla ykl bir dilencinin yaantsn yaamaya koyuluyor. "Kendinizi gzlemleyin ! Kendinizi titizlikle irdeleyin! Varlnzn en karanlk kelerine kadar girin! Her trl phe ve korkunuzu, daha yreinizde filizlenmeye balad o ilk anda kendi ellerinizle boun. Gerekirse kendinize kar zor kullann. Kendinize mutluluk, huzur ve netlik ykleyin. Dnzdaki dnyann koullar sizi mutsuz edemez, ama sizin mutsuzluunuz dnyadaki tiim sefaletlerin kaynan yaratr. Yoksulluk akln bir hastaldr!"

4 Beden yalan syleyemez Dreamer, birdenbire yeniden konumaya balayp, "Kendine bir bak!" dedi. "Otuzlu yalarnn henz ok bandasn ama vcudun imdiden bir yal adamn vcuduna benziyor." O anda kann yzme hcum ettiini, sanki manzara izlemeye gelmi bu insan kalabalnn nnde beni rlplak tehir etmiesine utantan yerin dibine girdiimi hissettim. Hi acmadan szlerini srdrd. "Beden, oluu sergiler. O hep ocuksu bir nee ve zevkle uyum halinde titremelidir... ama sen unuttun... Beden asla yalan syleyemez!" Sesinde herhangi bir sulama deil, yalnzca bir felaketi bildiren kiinin souk havas vard. Tek bir darbeyle tenime batan inenin acsn hissettim; sulamaya, krlmaya izin vermeyen, youn ve salt bir ac. Kendimi toparladm ve srtm dorultmaya altm ve ite tam o anda kambur yaamaya ne denli altnm ve bedenimi sevmeyip ona bakmadm iin ne denli sulu olduumun farkna vardm. Bu noktada, doal mizacm gerei her zamanki kendime acma alkanlma srklenmek zereydim ki, Dreamer buna izin vermedi. Aslnda bana sunduu ok byk bir frsatt. Bunu karmamam gerekirdi, ama henz hazr deildim. Deiimi bilinsizce reddediin bir yansmas olarak dorudan savunmaya getim. Bedenime iyi bakmaktan beni alkoyan btn geerli nedenleri abucak bir araya getirdim: im, bitmek bilmeyen seyahatlerim, ehir hayat, ailemin gereksinimleri, Luisa'nn hastal, ki bununla da bitmiyordu, ok kk 129

Stefano E. D'Anna yalardan beri ektiim bbrek talan da ayn derecede nemli nedenlerim arasndayd. Sesi, hazrladm savunmam kesti ve gerekelerimi birer birer havaya savurdu. Ben de onlarla birlikte iinde bulunduum yerden dar savruldum ve kendimi Dreamer'n gzlerinden grdm. Oradaki grntm, sadece kendini savunmann derdine dm, kendini aklayacak iyi gerekeler arayan, sorumluluunu reddederek deimemekte direnen kk bir adamn baya grntsnden baka bir ey deildi. Ne denli ac verirse versin, bu grntnn gzmn nnde kalmasn isterdim, nk bu gzlem kendimden karak yine kendimi gzlemlemenin saflatrc etkisini, btnln iyiletirici berrakln deneyimlemem anlamna geliyordu. Ne yazk ki grnt ok abuk kayboldu. "Bedenin, solgun yzn, imi gzlerin ve lapac formun senin yaamaktan vazgetiini gsteriyor. Senin fiziksel lmnle karlamay hzlandrdn bilinsiz planndan herkes haberdar, sen hari!... nsann bedenini byle bir duruma drmesi iin, nce kendisine olan saygsn yitirmesi gerekir. Tpk avlanlmas ve yakalanmas iin ardnda kan izi brakan yaral bir hayvan gibidir. Varoluun yasalar balta girmemi ormanlarn dnda da farkl deildir. Varlk, beden ve dnya tektir ve ayndr!" Bu son cmleyle allak bullak olmutum. Olu ile bedenin ayn ey olduunu, en azndan bir olaslk olarak mantmla kavrayabiliyorken, beden ile dnyann bir neden-sonu ilikisi iinde bulunduu dncesi benim kabul etme snrlarm oktan ayordu. Dreamer, "Grdn ve dokunduun ne varsa, hepsi katlam ktr, algladn her ey ise organlarnn yanstt grntden baka bir ey deildir," diye vurgulad. "Organlarn sadece senin dnyaya en yakn ksmlarn deildir, onlar dnyann gerek kurucular, yapclar ve yaratclardr," dedi. Ardndan, bazen yapt gibi, gzleri yumuk bir halde, ezberinden baz satrlar okudu, ben de onlar harfi harfine not ettim: The Body is the real Dreamer. The Body dreams and its cells and its organs dream. The Body is the real maker of your personal world. Beden gerek Dleyendir. Beden dler ve onun hcreleri ve organlar da onunla dlerler. Beden senin kiisel dnyann gerek yapcsdr. 130

Tanrlar Okulu Dreamer bana, insann gzleriyle kendisi olarak grd eyin onun bedeni olduunu syledi ve daha yksek bir frekansta titretii iin gremedii eyin de olu olarak adlandrldn aklad. Sanki iinde bulunduum durumu deerlendirircesine beni yeniden dikkatle incelemeye balad. "Aslnda beden varolutur...oluun gze grnr halidir," dedi. Sesi yeniden sertleti. "Dmzdaki bir tanrsalla iman etmek, bedenimizin tesinde bir varlk olduu dncesi, dnyadaki en yaygn bo inantr ve insanln en byk katillerinden biridir. Birok dini gelenekte, insann dndaki tanr, bir ruhsal rehbere, bir ruha, insann iindeki grnmez bir varla olan inancn yerini tutar. Dreamer'a gre bu inan ekli de bir katildir. yle ya da byle, bedenlerimizi reddetmeye, yaam kalitemizi drmeye ve bedenlerimizi ldrmek iin srekli ve farkl giriimlerde bulunmaya ynlendirildik. te, insann lmn penesine dmesi ve bayalna kaplmas byle oldu." Dncelerim, O'ndan renmekte olduum bu devrimci kavramlarn etrafnda frl frl dnyordu. "Beden yalan syleyemez," diye tekrarlarken, dikkatimi hemen toplamam salayan sert bir ses tonuyla beni dinlemeye davet etti. "Beden, Olu'un en samimi, en drst ksmdr. Bedenimiz bizi ele verir. inde bulunduumuz durumda, bizim bir btn olmadmz ve atmaclmz sergilemektedir." Sessizce boazm temizledim ve hafife ksrdm. Dreamer ar admlarla aramzdaki mesafeyi birka milim kadar ksaltt; gzlerinden vahi bir varln yrtcln ve onun masum acmaszln okuyabiliyordum. Hava karard. Kendimi amansz bir dmanla kar karya kalmm gibi hissettim. Kontrol edemediim byk bir skntya doru yuvarlanyordum. Korkun bir sesle, "ksrmek... senin kendince bana hayr demen... yani kar koyma ve ayak direme biimindir," dedi. "Ben, senin yalanmana, hastalanmana ve lmene ayak direyen tek engelinim. Ben, seni gemiindeki mklpesentliine... kendini ayn dngde yineleyiine... rastlantsallna geri dnmene bir engelim. Ben yannda olduum srece kendini alaltamayacaksn. te bu yzden beni en kt dmann olarak gryorsun. Alalmaya ve straba giden eski yolunda hipnotize olm bir halde yrmek, trmanmaktan... akntya kar yzmekten... ve yoksullua, yallkla hastaln zulmne, lmn bayalna ba kaldrmaktan ok daha kolaydr..." Benim iin szlerine ksa bir ara verdi ve ben, bir deniz kazazedesinin karaya ilk knda yutarcasna ald soluk gibi, bu sessizlie 131

S t e f a n o E. D ' A n n a skca tutundum. Bu szler, beni koyu bir karamsarln iine drm, bedenimdeki tm enerjiyi son damlasna kadar boaltmt. imdiye dek kimse benimle byle konumamt ve ben kendimi asla byle hissetmemitim. Kimdi bu varlk? Tenimi bir bisturi gibi deen, bylesine inat ve keskin sevgisi nasl bir eydi? Dreamer, "Benim yanmda yalanmayacaksn, hastalanmayacaksn ve lmeyeceksin," derken, duyduum bu ebedi szler karsnda donup kalmtm. Bedeninin titreimlerini daha st bir seviyeye nasl karacan renirsen, onun tehdit eden zararl grntsnden lmcl dnyay yok edeceksin. Sava alan bedenin kendisidir. "Ne var ki, lm kendisine rehber edinen sizlere, k ve yaam, dehet veren eyler olarak grnmektedir. Zaten sizinle Benim aramda var olan hodri meydan mcadele de bu yzdendir..." Bu olaanst mesajn, 'sizler' diyerek dnyadaki tm insanlar iine alacak ekilde kapsamn geniletti. Bu hi tanmadm ehrin szcklere samayacak gzellikteki manzarasna kubak uzanan bu terasta, Dreamer'n huzurunda ayakta dinleyen artk ben deildim, bunlar btn insanlk duyuyordu.

5 "Azla yetin!" Dreamer sakin, donuk bir ifadeyle, "Aramzdaki bu mcadele ancak sen ebediyen deitiinde son bulacaktr," dedi. "Sana sert, acmasz biri gibi grmyorsam; sen de buna karlk ac duyuyorsan ve beni gzlerini kan brm bir canavar olarak gryorsan, bu senin anlama zorluunun ve deiime olan direncinin bir yansmasdr... Benim yanmda, eer istersen, kendi kaderinle birlikte, binlerce insann kanlmaz yazgsn da deitirebilirsin " Yumruunu ar ar skan bir el gibi, yeni bir kararllk, bir kesinlik, varolua ilerlemesi iin yolunu ayordu; o ana kadar korkun bir biimde sregeldii gibi, artk dnyaya ve dier insanlara baml olmak istemiyordum. Unutkanln ve rastlantsalln tyler rpertici ipleri ile oynatlan biyokimyasal bir kukla ve bir glge olmak istemiyordum. Dreamer'n akla karay seerek bana yerletirmeye alt bu ilkeleri, asla yolundan saptrmadan, olduu gibi hayatma geirmek iin elimden gelen her eyi yapacama dair kendi kendime yemin ettim. 132

T a n r l a r Okulu "Hala zamann varken kendi kendine gerekletirdiin felaket tellalln ile savamak iin tm gcn kullan. Tm hayatn boyunca yenilgi ve bamllk iin programlandn. Bu gr yk ve hayatn boyunca karlam olduun bozulmu yetikinler ve tm kara talih ustalar tarafndan sana aktarlan dnya tarifinden kurtar kendini!. Hastala ve yalla inanmaktan vazge... Yalan sylemeyi brak!... Btn bunlara ba kaldr ve srtnda tadn arlklar at gitsin... Srtn dorult, boynunu ve ban dik tut. Gereksiz kilolarndan, yalardan ve yalanlardan kurtul." Benimle iman biriymiim gibi konuuyordu. Beni inciten szlerinin yreimi yaktn hissettim, katlanlmas zor bir hakszlk karsnda duyulan kr bir hnla dolmutum. Aslnda, kilom seksen bein biraz zerindeydi ve bana gre, benim boyumdaki biri iin hi de ar deildi. Deamer'la benim aramda oluan bu kk saylabilecek ayrlk, aklayamadm fiziksel bir acya dnt. nsanlar arasnda sadece doal ve kabul edilebilir olmakla beraber, tarafsz bir aydn olmann ve gl bir karakterin belirtisi de saylan farkl gr ve dnce biimleri, Dreamer'la birlikteyken balanamaz oluyordu, hatta yasad gibi geliyordu. imdiye kadar, O'na gzle grlemeyecek kadar incecik liflerle nasl bal olduumun ayrdna oktan varmtm. Yldzlar aras mesafeleri kat ederek bir araya gelen varlklarmzn, birbiriyle yava yava nasl sarmalandn grdm. Grnmeyenden doan mitolojik bir varlk ortaya kt ve zihnimin iinde bir batan bir baa doludizgin koan, yar insan yar at vcutlu bir kentaur biimini ald. Bu varlk, gelecekten capcanl bir belirti gibi, insann tm gemi nesillerinin ufuk izgisine doru bir srama yapt ve ben bu yeni varl, yar insan-yar d olan yeni trn zgn rneini tanmtm. Nedenini bilmiyorum, ama bu grm acilen zihnimden uzaklatrmak ihtiyac duydum. imde, onu gizlice almm ya da bir insan grmemesi gerekirken Aktaion'un grd eyi ben istemeden gzetlemiim gibi bir tr mahcubiyet, tarifsiz bir sululuk duygusu uyanmt. Sust yakalanmaktan korktum. Ancak Dreamer da sanki imgelemem iin beni serbest brakm grnyordu. Sonrasndaki suskunluk sresi, dncelerimi yeniden toparlamama, en azndan eski dorularmn krk paracklarn nceki haline getirmem iin bana zaman verdi.

133

Stefano E. D'Anna Azndan kan her sz yazdmdan, beni uzun bir bakla inceleyerek erfin olduktan sonra, tenimde hanerlenmi gibi hissetmeme yol aan o cmleyi syledi: "Yiyecek lmdr." Ve tpk daha nce olduu gibi, yine iittiim bu szler karsnda buz kestiim srada, O konumasn srdrd. "Bedenin, yiyeceklerin sana antaj yaptnn gstergesi.. Erken yalanman, senin azla yetinmekten uzak olduunu, akln kullanmadn ve sevgi yoksunluunu ortaya koyuyor." Bu szleri sylerken, bir yandan da baklar beni delip geiyordu. Benim aknlktan dehete kaplan, gln derecede ackl grntm karsnda aniden kahkahalarla glmeye balad. Alayc bir ifadeyle, "nsanolu, lme sadk olduu kadar yiyecee de sadakatle baldr," dedi. Ardndan beni ikna olmaya zorlarcasna, "Bu bo inanlar terk et!" dedi. nsanlarn, brakn lm, yiyeceklerden bo inan diye bahsettiini daha nce hi duymamtm. Lupelius'un elyazmasmda bununla ilgili insanlarn kendi kendisinin cahili olmas, olumsuz duygulan ve yiyeceklerin lme yol aan belli bal unsurlar arasmda olduunu okumutum, ama bunu okumakla Dreamer gibi birisinden duymak ayn ey deildi. O'nu sadece dinlemek bile insanln daima inanm olduu her eye meydan okuma ve en sarslmaz inanlara bir saldr idi. Sanki derin bir uuruma dverecekmiim gibi gzlerim karard. Dahil olduumu dndm ne kadar insan topluluu varsa, her birinin kapsn aacak anahtarlar yitirmekteydim. Srden dlanm, doal ortamnn dna frlatlm bir varln avutulmaz mitsizliine kapldm. Dreamer ise hl, beni iine drd kank halimle elenir gibiydi. phesiz ki, bunu iyi bir iaret ve ne olursa olsun, yararsz 'normal'liimden ok daha verimli ve gelimi bir durum olarak sayyordu. Bir sre sonra yz ifadesi daha ciddileti. Szlerini tekrarlayarak, "Gnde bir kez ye ve azla yetinen biri ol," dedi. Bu istei ylesine anlamsz, hatta doann dzenine yle ters grnyordu ki, kt bir cinin veya bizzat eytann karsnda olup olmadmdan phelenmeye baladm. Babam Giuseppe, sava yllarnda uzun sre gnde yalnzca bir kez yemek yediini bana birok kez anlatmt, ama o gnlerden hep farkl bir dnem olarak sz ederdi. ounun kkenleri gemi kltrlere dayanan farkl geleneklerde, bir ritel, bir tr inzivaya ekilme veya dinsel bir uygulama iinde oru tutma dnemleri olduunu duymutum, biliyordum. ada i ortamnn gereklerine ve ritmine kaplm alan bir kiinin, byle bir disiplini uygulayabileceini asla dnmemi, aklmdan 134

Tanrlar Okulu bile geirmemitim. Ayrca ne niin? slara inancnda sk ve titiz bir uygulama ile tutulan Ramazan orucu bile, yalnzca bir ay tutuluyordu. Benden bunu istemesinin, insafszlk, hakszlk olduunu, ayrca bunun zalimce ve hatta bir kiinin sal asndan tehlikeli olduuna inanyordum. Bu istei, bende hemen ve kesinkes bir kar kma duygusu uyandrmt. "Bir gn buna hazr.olduunda, tek bir n yemein bile ar olduunu anlayacaksn. nsann i organlar yemekleri sindirip atmak iin yaratlmad..." Duygular krlm sesimi glkle denetleyerek, "Peki niin yaratld?" diye sordum. Dreamer, ho bir iddiac tutumla, "nsann organlar... btn organlar... dlemek zere olutu! Bu onlarn doal ilevidir. Beden besinlerden arndnda, yz daha zarifleir, zihin ak, hazr ve hzldr. Hcreler bile minnettar kalrlar, kendilerini yenilerler; bir iyileme sreci, bir yeniden dou, yani ncelikle bedende sonra olaylar dnyasnda kendini gsteren varoluun yenilenmesi ite byle balar," dedi. Yiyecekten daha yce bir besinin srrn bilen eski yenilmezlik okullaryla ilgili yklerini azm ak dinledim. ok eskiden beri, hatta skender'in fetihlerinden bile yzyllar nce, Makedon savalar yeme alkanlklarn en aza indiren ve bununla yetinmeyi bilenler arasndayd. Onlar, ayn zamanda cesaretleriyle en ok korku salan ve esiz yetenekleriyle de nl savalard. Adamlaryla birlikte ayn zorluklardan, hatta en etin mcadelelerden gemi olan skender'in kendisi de ok az yemek yerdi, gnde tek bir nle yetinirdi. Onun yenilmezlii bir efsaneydi; sava meydannda yanndakiler bedenlerine saplanan oklarla yere yklrken, kendisi ok yamurunun iinden geerken hi yara almadan kard. "Bunun srr, organlar yiyecekten arndnda, kendi gerek ve doal ilevlerine, dlemeye yeniden dnmeleridir. Dleme gcyle, gnlk yaamnda bir insan neyi isterse, onu maddeye dntrr." Konumasnn banda varlmn her bir lifini karartp tehdit eden glge giderek dalmaya balad. Sonunda biraz anlayabildiimin farkna varnca, "Dikkat et!" dedi. "Yiyecekten saknmak, oru tutmak demek deildir. Benim szn ettiim ey, yerine baka bir eyi koymaktr..."

135

S t e f a n o E. D ' A n n a 6 Alk olmayan bir dnya "Yaam kayna olarak d dnyaya inanmaktan vazgetiinde, artk olur olmaz yiyecekleri yiyemez, kaba saba eylerle beslenemezsin. Yksek sorumluluunun bilincine varm bir insanlk, hem varoluun niteliklerini ykseltmek yoluyla, hem de yeni bir dnce, hissetme, nefes alma ve hareket etme biimiyle, alternatif bir besin kaynan kefedecektir. Gerek besinimiz olan bu yiyecein menei bizdendir ve sadece tanmlanm dnya yerine kendi irademiz hayatlarmz ynetmeye baladnda yeniden eriilebilir olacaktr." Birdenbire, hatta aklamasn henz anlamadan nce, iimdeki karlkl konuma susuverdi, geriye yalnzca ocuka bir kaprisin uzants gibi bir mzldanma kald, ardndan o da kesildi. Klasik efsaneler ve eski Yunanllarn, Tanrlarn sofrasnn lmllerin yiyecekleriyle deil, cmert bir bollukla, nektar ve ambrosia ile donatldna olan inanlar hakkndaki bilgiyi yeniden hatrladm. Ayrca zgrle doru esaretten kaan Yahudi halknn 'cennetten gnderilen yiyecekle' beslendiklerini anmsadm. Gzmn nne, olmayacak bir eyi getirdim: Yiyecek bulunmayan bir uygarlk. Alk olmayan bir dnya. O anda, yaantmzda yiyecee ayrlan zamann ve yerin ne muazzam byklkte olduunu ve ne ok sayda kaynak tkettiini fark ettim. Yemeden yaayamayacamza inandmzdan, alk hayaletinin bizi kovaladndan kesinlikle emindik. Farknda olmasak da yaantlarmz yiyecek stne kurarak, bu konuyu dnya apnda bir saplantya ve skc bir etkinlie dntrmtk. Binlerce imann azimle besin maddelerini ekmesini, bimesini, retmesini, yetitirmesini, sonra onlar piirmesini, datmasn, tketmesini, tmesini, dk yoluyla atmasn dnnce bunaldm. Bakkallarn, lokantalarn, spermarketlerin olmad ehirlerin neye benzeyeceini dndm; gzmn nne yiyecekler ortadan kalktktan somaki gn getirdim; pe atlm erzak, bo buzdolaplar, plak masalar, artk olmayan i yemekleri, babalarn sofrada bakede oturmad ve yemek zamanlarna gre ynetilen ailelerin olmad...
Ambrosia: Tanrlarn yiyecei. Yunan mitolojisine gre, tanrlar ambrosia yiyerek ve nektar ierek yaarlard. lmszlklerini de bu yiyecekle iecee borluydular. Eski Yunanllara gre, Tanrlar insanlarn yedii ve itiiyle beslenecek olsalard asla lmsz olamazlard, (.n.)

136

T a n r l a r Okulu Peki, dnyada bu eksik nedeniyle alan zaman ve yer kavanozu neyle doldurulabilirdi? Dreamer, "Vizyonunu altst et, bak an deitir" dedi. "Gzelliklere, sanata, mzie, elenceye, gerei aramaya ve kendini bilmeye ne kadar ok kaynak ayrlabileceini bir dn. Yiyecekten arnm bir toplum, hastalktan, yallktan ve lmden kurtulmu bir toplum olacaktr. Kesimevlerinin ve iftliklerin olmad bir dnyada su rgtleri ve yoksulluk olmayacak, fakir mahalleler, savalar ve ekimeler yaanmayacaktr. Hatta sosyal hizmet alanlar bile olmayacaktr. Yiyecekten arnm bir dnya, ideolojik blnmelerin, bo inanlarn ve dinlerin bulunmad bir dnya olacaktr. Alk eken ocuklar veya bakm evleri olmayacaktr. Mahkemesz, hastanesiz, mezarlksz bir dnya olurdu phesiz... Kaynaklarn, insanln en byk dn gerekletirmeye ayrld bir dnya... nsanlk, kendi korkularnn geree dnmesi olan lm ve felaket dzenini yenmeyi baardnda, insanlar doutan haklar olan ele geirip, varolularnn stiin amac olan fiziksel lmszle eriebilirler." Artk gzlerimi kayrabiliyordum. Dreamer'a baktm. imden onun vizyonuyla benimkini karlatrrken, sanki tm gcmle bir eyi itip uzaklatrmaya alyormuum gibi, bedenimin gergin ve bamn eik durduunu fark ettim. Dreamer, "Yiyecee inanmay brakm, yani yemek ihtiyacndan kurtulmu bir toplum, nesilden nesle aktarlan alk saplants ve onun insan dehete dren tm uzantlarn arkasnda braknca, ok daha amansz bir dmanla yz yze gelir; yememenin skcl," dedi. Bugnk koullarnda insanlk, yeme alkanlnn zararl olduunu anlasa ve yemekten vazgemeye ikna edilse bile, yiyeceklerin ortadan kalkmasyla yaamnda aa kacak sonsuz zaman gslemek zorunda kalacaktr. Btn retiler ve diinya zevklerinden elini eteini ekenlerin gelenekleri bakmndan yiyeceklerle ilgili olan geleneklerine yz evirmekte neden her zaman ok zorlandklarn ve bunu neredeyse imknsz saydklar gereinin kapsn aacak tek anahtar olduunu dndm. Hatta yle ki, tarihler boyunca yiyecee dienebilenler sadece azizler ve inzivaya ekilen keiler olabilmi ki, bu durum onlar iin de genel olarak ksmi ve geici bir zaferden teye gidememi. Bu dncemi Dreamer'a syledim.

137

S t e f a n o E. D ' A n n a "Bu uzun bir hazrlk ve yeni bir eitim gerektirir," dedi. "Hl lm saplantsyla korkan ve lmn kanlmaz olduundan emin olan igdsel -zoolojik- bir insanlk, yiyecee baml kalmaktan baka bir ey yapamaz ve bu imanlatan, lmcl besinlerle dardan beslenmeden yaayamaz. ten beslenme, farkl bir dnce ve nefes alma ynteminin doal bir sonucudur ve olumsuz duygularla ynetilen atmac kiiden, btnle uyum iinde olan dikey kiiye gei demektir." "Bu durumun ekonomiye yansmas nasl olacaktr? Etkinliklerimizin bu denli byk bir ksmn yitirmeyi nasl dengeleyeceiz?" diye sordum. Sanki bir kehanette bulunur gibi, "Senin ekonomi olarak adlandrdn ey, aslnda en zengin lkelerde bile bir hayatta kalma mcadelesinden baka bir ey deildir. Ne var ki, artk kabul edilemeyecek bedeller karlnda ayakta tutulmaktadr. Bir toplum, dncenin yaratc gcn ve onun besleme kapasitesini kavrayabilsin diye her bir bireyi iin olduu kadar, tm insanlk iin de daha iyi rnler ve hizmetler retecektir," dedi. "Yklerinden kurtularak, hafiflemi, daha esnek ve dleyen bir toplum, kendisini her bireyinin eitimine ve onun her bir hcresinin mkemmellemesine adayacaktr." Zihnimde, geldii kayna ve amacn unutmu bir insanln yeniden eitilmesine kendilerini adam kadn ve erkeklerden oluan bir ordu hayal ettim. Dreamer, "Bylesi kkten bir deiim kalabalk kitlelerle yaplamaz," dedi. "nsanl eitmek iin her bir bireyin ve her bir hcrenin iinde yeni bir vizyon almas gerekir. Kendi yazgsna bakaldrabilmesi ve iimize ilemi, dardan alnacak bir eyle beslenebileceimize ve bizi iyiletirebilecek eyin de yine dardan salanacana olan inanlarmz gibi, iimizde yer eden her bir ktl kknden tutup karmak zere mcadeleye girimek gerekir." Bu bo inanlar, anlamlarn en ok ila ve gda endstrilerinde bulmaktayd. 0} unu unutunca, insan eytani bir retim dngsnn son halkas haline gelmekteydi. Tyler rperten bir masalda veya bir korku filminde olduu gibi, bylesine ar bir bynn etkisi altnda kalm insanlar da, yaantlarnn yarsn yiyerek, dier yarsn da ila tedavilerinin kontrol altnda geirmek zorundadr. nsanln en nemli grevi, dleme sanatm renerek ve bundan yararlanarak kendisini amaktr. Bu nedenle de beslenme gereksinimi ve gereklilii, mutlak minimuma indirilmek zorundadr. 138

T a n r l a r Okulu "Bu iten da uzanan bir sretir. Bu denli nemli bir anlalmazl ancak yeni bir eitim anlalr klabilir." Dreamer'n vizyonuna gre, yiyecein ortadan azar azar kalkmasyla birlikte hastalklar, yallk ve lm de yok olacakt. Hibir yerde duyamayacam bu davurumlarn defterime kaydederken temkinlice duraksadm grnce, beni yreklendirerek, "Bunu duyurmaktan korkma!" dedi. "Bu gei aama aama olacaktr, stelik zengin lkelerde oktan balad bile. nsanlk giderek daha az yiyecek!... nsanolu bir gn, plankton dolu bir denizde yzdn ve gereksinim duyduu anda zahmetsizce ve mcadeleye girmeden, sonsuz kayna kendisinde bulunan besinle donatlm olduunu kefedene dek, bu gereksinim de azalarak srecektir." "nsann yemeden yaamas mmkn m?" "Ben yemek yemeden yaamaktan deil, yiyecein yerine baka bir eyi koymaktan sz ediyorum. insann bu konudaki gr farkl bir ekil kazandnda ve yepyeni bir sayfa aarcasna imdiye kadar inandklarn alt st etmeyi baardnda, daha gelimi bir insanlk, eski allm yiyecei daha zekice bir gda ile deitirecektir..Kendisine uyutularak dayatlan bu gereksinimi bir kez ortadan kalktnda, insan, dier yapt ilerde olduu gibi, yemek ya da yememek konusunda da seim yapacaktr." Dreamer'n bu szleri, insana zg zevk ve straplar konusunda deneyim kazanmak zere, kendilerini alaltmak pahasna, bir hayvan klnda Olympos Da'ndan canllar dnyasna inen Homeros'un tanrlarn anmsatt. Luisella'ya k olduum gnlerde ve onun genliinin ba dndrc parfm varlmn her zerresine iledii zamanlarda, tm gn hi yeme ihtiyac duymadan geirebiliyordum. Annem Carmela'nn, benim en sevdiim yemekleri, hatta bayldm lokma tatlsn ve dier hamur ilerini nme koyduunda benim taba geri evirdiim andaki akn baklarn Dreamer'a anlattm. "Bu, lmcl yiyeceklerin, daha narin ve isel beslenme ile ikame edilmesidir," dedi. "Bu durum,artk insana ezberletilen dnya kurallarna gre deil; kendi iradeleri, kendileri ve 'd' tarafndan ynetilen tm insanlar iin mmkn olacaktr... " "Ya anoreksi hastalar?" 139

S t e f a n o E. D ' A n n a "Onlar itah kayb yaayanlar hasta deillerdir, onlar daha yksek seviyedeki daha gelimi bir insanln ncleridirler. Onlar lm datan sektre bakaldranlardr." "Peki, itah kayb yznden len insanlar var, onlara ne diyeceksin?" "Hibir insan itah kaybndan lmez. Bu insanlar, sadece ilkel ilalarn ve onlarn yeni insanln ncleri olduunu kabul edemeyen ve buna henz hazr olmayan yakn evrelerinin birer kurbandrlar." Dreamer daha nce birok kez yapt gibi, bana bu genlerin sorunlarn anlatt, onlarn yardm arma iaretlerinden ve yetikinlerce kirletilmi, artk hibir geerlilii kalmam insanla yeni bir yn, yeni bir k yolu sunabilmek iin, sonusuz kalan umutsuz abalarndan sz etti. "Sen, 'kt alkanlklarndan' vazge artk. Azla yetinen biri ol! Ama unutma, buna hazr olana dek, sakn oru tutmaya veya gece uyank kalmaya alma. Yemeini ne zaman bir lokma ile snrlayacan, ne zaman bir dakika az uyuyacan sana ben syleyeceim. Bunun stnde yllarca, yllarca almamz gerekir." Aslnda, Dreamer'la birlikte olduum sre boyunca ne benim oru tutmam ve bir eyden vazgemem gerekti, ne de O herhangi bir zorlua katlanmam konusunda beni uyard. Aksine, O'nu hep bolluk ve zenginlikle i ie grdm ben. Benim azla yetinmem, yava yava ilerleyen bir sre ve O'nun huzurunda olmann doal bir sonucu oldu. Felsefesine bu denli yakn olmakla birlikte, yiyecein Dreamer'n gznde yalnzca bir simge gibi, insann dnyaya baml olduunu gsteren en belirgin iareti olduunu anlamam iin uzun bir zamann gemesi ve benim de ok aba gstermem gerekmiti. "insan zehirleyen yiyecek deil, ona baml olmas, yani onun kendisi iin zorunlu olduuna inanmasdr. Azizler ve dnya nimetlerinden elini eteini eken keiler bile azla yetinme retisinin esas amacn kardlar; azla yetinmek, yiyecei ortadan kaldrmak deil, ona olan gereksinimi, bamllk halini yok etmektir." Sonuta kiinin kendi iinden beslenmesi de aslnda bir tr bamllkt. "ine ve kendi kendine baml olmak, baml olmak deildir!" dedi. "Bu, kendine egemen olmaktr!" Dreamer'a gre, lmn kanlmazl fikrini sorgulamayan kiiler, kendi kendilerini baltalama iini, eitli kiisel geliim etkinlikleri, diyetler, orular ve her trl yksek performans gerektiren spor programlarnn arkasna gizlerler. 140

T a n r l a r Okulu Yiyecek ve uykuyla ilintili dinsel ve ruhsal retilerin sis perdesinin arkasnda, insan genellikle kendine zarar verme ve kendini ortadan kaldrma arzularn gizler. "Bilim tapnaklarnn, yardmsever kurulularn, ila laboratuvarlarnn, gda sanayisinin, dinsel yardm nitelerinin, gzellik enstitlerinin, keilik ve kat kurallara bal din okullarnn bilinsizce lme hizmet ettiklerini grecelisin; onlar da bu lm dzenini beslerler, ve bu dzendeki ekonomik felaket ile de beslenirler.. Onlarn salk ve refah, mutluluk ve uzun yaam mesajlarnn altnda, bilinsiz olarak lme kaytsz artsz bir ballk, ok gl bir hizmet anlay yatmaktadr." Endieyle, "nsanla itenlikle adanm kurumlarn bulunmas mmkn deil mi? Her tr bamllk biimine kar bir bakaldrya nderlik edebilecek hi kimse yok mu?" diye sordum. Yaad ortamdan alnarak birdenbire souk, bilinmeyen ve ssz bir dnyaya terk edilmi bir insandan farkszdm. "Eski devirlerde grdmz o kurtarclar, azizler, kahramanlar bunu yapamazlar myd?" Dreamer sorumu, "Kahramanlar, azizler, kurulular, tm bu kiiler insanla hizmet etmektedir, aslnda onlar, kendi kendini yok eden bugnk insanla hizmet etmektedir," diye yantlad. "Daha gelimi bir toplumda, yoksulluun ve hastaln srekli var olmasna yarayan arptlm zgecilikleri ve rm hayrseverlikleri yznden bunlarn hepsi yasad saylacaktr. Dnyay iyiletirmek, kendini iyiletirmektir. Dnyay senin dnya grn yaratr. Bu sana son derece karmak, sama, hatta tmyle mantksz gelebilir, ama dnya tam da senin dlediin gibidir. Onu sen hasta ediyorsun. Onu harap eden tm atmalarn, felaketlerin, aln ve ilenen sularn tek sorumlusu sadece sensin. Sen znle yeniden bir btn olduunda, dnya ebediyen iyileecektir!"

7 Dnyay dleyen bedendir Dreamer bu andan itibaren, retecei ilkelerle uygulamalar ve etkinliklerle teknikleri ok dikkatle yazmam istedi. Hepsi ok deiik ve kark grnyordu, ama birlikte ele alndklarnda tam bir reti, bir sistem oluturuyorlard. Bilinmeyen bir ktann ufuk izgisi gibi, esiz ve 141

S t e f a n o E. D ' A n n a byleyici bir evrenin doumunun d hatlaryla belirdiini grdm. 'Tanrlar Okulu'nu' anlamamda nemli rol oynayan, paha biilmez kitaplarn bulunduu esiz Mas Anglada ktphanesinde sk almalar ve incelemeler yaparak birka gn geirdim. Elyazmasnda karma kan izimlerle formllerin anlamlarn Dreamer'a sordum. Lupelius beden ve ruhu birbirinden ayrlmaz tek bir gereklik sayyordu; bir mikroptan Tanr'ya kadar uzanan ok eitlilikte, 'bedeni' dnyada algladmz her eyin yaratcs olarak kabul ediyordu. Yeri gelmiken, kullandm 'ruh' veya kimi zaman da 'z' gibi terimlerin bana ait olduunu, anlatlanlar okuyucuya daha anlalr aktarabilmek iin bunlar kullandm belirtmeliyim. Dreamer bu kelimelerin hi birini kullanmad. Lupelius'un yiyecek ve beden stne teorilerini rendike daha da aryordum ve onun nermelerinin getirdii en u sonularnn karsnda areyi geri adm atmakta buluyordum. Baz sava keilerin, mantkszlk krntlarna benzeyen en zorlu cmleleri aklma taklmakla da kalmad, beynimi oyarcasna beni srekli rahatsz etti. Bunlar Dreamer'la konumak istedim. nc akam, Dreamer beni muhteem maliknesinin arap mahzenlerinde dolamaya davet edince, ben de aklmdakileri ona sorma ansn yakalam oldum. araplarn lke, kalite ve retim ylna gre yerletirme dzenine hayran olmamak elde deildi; tek kelimeyle muhteemdi. Bu kadar geni ve eksiksiz bir arap koleksiyonunun var olabilecei hi aklma gelmezdi. minenin banda, en deerli araplarndan birinin tadna bakarken, almalarmn nasl gittiini ve kayda deer bir ey bulup bulmadm sordu. Ona Lupelius'un beden stne teorilerinin en etin ve kabul edilmesi en zor noktalarndan, dahas, beni zellikle rahats z eden, Lupelius'un, rencilerinden biriyle beden ve organlarnn dnyay yaratma kapasitesi stne yaptklar syleiden bahsettim. Daha bu szler azmdan kar kmaz, birazdan syleyeceklerini dinlemeye bile henz hazr olmadm fark ettim. O anda oradan kap gitmeyi ne ok isterdim! Ama artk ok ge olduunu ve kaamayacam anladmda tutumaya baladm, sanki ok ciddi bir tehlike iindeymiim gibi yreim hzla arpyor, demir bir mengene akaklarmdan sararak beynimi skyordu. Dreamer'n byk bir otoriteyle bana gsterdii harikulade vizyonu ne kabul edebiliyor, ne de reddedebiliyordum; sonuta btn bu anlattklar dikkatimden kayordu. 142

T a n r l a r Okulu Dncelerim dipsiz bir karanln kysnda sendelemekteydi. Dreamer, "D ve gereklik arasnda ne bir mesafe, ne de ayrm vardr. Ayn ekilde, var olmak ve sahip olmak, ya da inanmak ve grmek arasnda da hibir mesafe yoktur," dedi. "Bir kii her ne dlerse, artk o gerek olmutur. Sadece, grnr hale gelmesi biraz zaman alr... Dream + Time = Reality D + Zaman = Gereklik D, zamann iinde kendini belli eder, nk snrl anlama kapasitemiz nedeniyle onu grebilmek iin zamana ihtiya duyarz. Zaman, insan iin sihirli bir boya gibidir, aksi halde insan gznde grnmez olan eyleri bir anda grnr klar. Grdn ve dokunduun her eyin, var olabilmesi iin, arkasnda d vardr... mkemmel ya da korkun bir dnyann her haliyle gerek olabilmesi iin nceden hayal edilmi olmas gerekir. D, var olan en gerek eydir. Her gerekliin ardnda, bir d ve her dn ardnda da beden vardr. Hcrelerimiz, organlarmz... dlerler!" diyerek szlerini bitirdi. Hayal krklm ve bakalarn sulama huyumu aa vurarak, "Eer bedenin dlemesi ve dnyay yaratmas mmknse, neden tek bir atomu bile istediim ynde deitiremiyorum?" diye sordum. Baklar, byk kollu gm amdanlardaki kk alevlerin iinden Mas Anglada'nn yzlerce yllk eski duvarlarnn ok tesine uzand ve orada asl kald. enesini sol avucuna dayayp uzun sre dalgn dalgn bakt. Sonra, "Herkese gre nesnel, duraan ve ayn olan bir dnya yoktur... Dnya, senin onu dlediin gibidir... Olumsuz ve ykc grnen eyler de senin hayalindeki bir atmann sana geri yansmasdr," dedi. "Peki, ters giden eyler nasl deiecek?" "Dlerini deitir! Dlerini deitirmezsen, bir ksrdng gibi ayn. olaylarn srekli yinelendii, bir lokomotif gibi zerinden defalarca getiin demiryolunun dna kman da imknszlar. Dlemek iin izlediin sana zarar veren yolu terk etmek zorundasn. Yepyeni bir d dle... dlemek iin, her eyi isteme gcnn kumanda ettii, ak gcnn yaratt, kesin ve kararllk gcnn stn geldii yeni bir yolu renmek zorundasn. 143

S t e f a n o E. D ' A n n a Kendine daha ak yrekli ve drst ol ve dnyay deitirme konusundaki sahte isteinin arkasnda zaten onu nasl planladysan yle olduunu sana ebedi klacak gizemli bir resmin olduunu greceksin. The world is such because you are such. Dnya byle nk sen bylesin."

8 te sava olmazsa dta da sava olmaz "Dnya, 'd un grnr, hissedilir halidir. Dncelerin, senin kiisel gerekliini yaratr. " Dreamer bir yandan benimle konuuyor, dier yandan evinin spor salonundaki karmak makinelerin birinden bir dierine geerek, bir dizi egzersiz yapyordu. Buras Mas Anglada'nn uzants olan usuz bucaksz araziye hkim olan antik bir kulenin en tepesiydi. Tavandan yere kadar uzanan camdan duvarlarn ardndan, bizi epeevre saran uzak tepelerin yzlerce yllk yeillikleri ve asmalar imdi tam burada aramza katlp, bu odann iinde sessiz ve gl duran arlklarn, kondisyon aletlerinin metalik bir yansmas olan eliin egemenliine kafa tutuyordu. Tavandan ieriyi aydnlatan geni bir pencere, k ve bulut kmelerini bir talyan freski gibi erevelemekteydi. "O halde herkes dlyor ve herkes bir dnya yaratyor." "Kesinlikle! Herkes kendi dnyasn.." "Peki, dnyann kirlilik sorunu? Ya saldrlar, atmalar, cinayetler?" "Onlar da senin znel gerekliine aittir. Dnya, senin olduun kadar salkl veya senin olduun kadar hastadr! Onu ancak kendi organlarn engelleyip krelterek sen kirletebilirsin. Hatta bedenlerini kirletenler de yaratr!... O, olaylar ve koullar kendi fiziksel durumunun, ama ilk nce kendi varolu durumlarnn ve dncelerinin yansmas olan bir dnyay hayal eder. Thoughts are always creative at any level. Thinking belongs to your way of dreaming and is the basic factor in shaping your destiny ". Dnceler her dzeyde daima yaratcdr. Dnme senin dleme yolunun bir parasdr ve kaderini biimlendirmede en nemli etkendir." Bylesine byk bir sorumluktan endie duyarak, "Ya savalar ve yoksulluk?" diye sordum. 144

T a n r l a r Okulu "Istrap, yoksulluk ve dnyadaki tm atmalar; ikenceler ve katliamlar, hepsi dlendi. Varln ciddi bir biimde kirleten ve kendi gcnden habersiz bir insanlk, gz kara bir ekilde bunlar iten ie arzulad." "Biz konuurken, dnya genelinde yzlerce fabrika, atmalar beslemek ve hatta insanl yok etmek zere silah retiyor ve depoluyor. Bylesine ykc bir gten kendimizi nasl koruyabiliriz?" "Kendini her trl hipnotizma, bamllk ve batl inantan uzaklatr. Kimsenin bilgisine, hayal gcne ya da kehanetine srtn dayama. Bil ki, darda seni yok edebilecek bir g yok. Darda, senin onayn olmadan hibir ey gerekleemez. Olaylar ve koullar dnyas tamamen sana baldr..btnln salar, birliine eriirsen, o zaman dnya gvende olacaktr. yleyse, dnya iin deil, sadece kendin iin endielen. Senin iinde sava olmazsa, dnda da olmaz. Kural budur.' Dreamer, titizlikle katlanm temiz havlu ynndan bir tane alp yzn kuruladktan sonra, onu deerli bir al gibi omuzlarna att ve zarif bir hareketle ularn gsnde balad. "Bir insan, kendi bedenine egemen olmay renirken, evrene de egemen olabilir," dedi. Bu srada ban kaldrd ve gzlerini krpmadan uzun sre dikkatle bana bakt. Dncelerim giderek artan bir hzla, zihnimi btnyle terk edene dek, birer birer kayboldu. Bana bakmay srdryordu, "Kaliforniya'y anmsyor musun? Hani San Fransisco 'lu o arkadan? " diye sordu. Baka bir ey sylemesine gerek yoktu. Kimden sz ettiini kesinlikle biliyordum: Corado. Bu ismin hi duraksamadan aklma bu kadar abuk gelmesine armtm. San Fransisco'da yaadm sralar ok iyi dost olmutuk. ok iyi bir mzisyendi ve henz ok genken, bir oryantal dansze lgnca k olup evlenmiti. Dreamer birazdan bana herkesin kendi dnyasnn kifi ve yaantsnda bana gelen her olayn mutlak yaratcs olduunu syleyecekti ama bu arkadamla balantl olabilecek hibir eyi anmsamyordum. Sonra, uzak bir olay evreleyen hatlar giderek belirginleti ve tuhaf bir yk o yllarn anlar arasndan zihnimde kendine yer at. Corrado, Amerikal zencilere kar daima bir hayranlk duymutu. 145

Stefano E. D ' A n n a Onlarn aralarnda konuurken kullandklar jargonu, tarzlarn, umursamaz hallerini ve hatta yrylerini taklit ederdi. Onlarn kltrne baylrd ve dier mzik trleri iinde onlannkini en stn sayard. Sk sk onlarn takld meknlara, hatta kiliselerine giderdi. Sokakta bir zenciyle karlaacak olsa, onlara duyduu yaknl, bir gz krpma, bir selam veya tatl bir szle belli etmeden gemezdi. Karsn da bu garip takntsnn ardndan srkledi ve zamanla zenci arkada gruplar oldu; hatta akamlar birlikte ailece restoranlara, San Fransisco'nun zenci barlarna gittikleri zenci iftler de oldu. Bir akam, San Francisco'da, karsyla birlikte evlerine dnerlerken, bir grup zenci tarafndan, stelik hibir neden yokken saldrya uradlar ve fena ekilde dvldler. yle kt hrpalanmlard ki gnlerce hastanede kalarak tedavi grmeleri gerekti. Corrado'nun, bu kt olay bana anlatrken, hrsndan aladn anmsyorum. Dreamer, dikkatle bana bakyordu ve belli ki yzmde herhangi bir anlama belirtisi olup olmadn aryordu; saniyeler birbirini kovalad ancak zihnimde Corrado'ya dair zel bir k yanmad. Onun genel olarak, mzisyenlerin ve sanatlarn dk bir sorumluluk dzeyine sahip olduklarn dndn biliyordum. Dreamer'a gre bohem dnya zayf ve sorumsuzdu. Birok nl, hatta insanlarn dhi sayd sanatlar bile, aslnda kendi sanatlarnn bamls, bir bireyin kendi gereinin yaratcs, grd, dokunduu her eyi yaratan yce bir sanat olduunu kefetmekten korkan insanlard. Birok sanat varoluunun nedenini bilmez ve sayesinde yaam bulduu "d"n, sadece ok uzak bir olabilecek bambaka eylere kendisini adar. Sanat, kendilerini tanmak ve bayalklarnn stesinden gelmek iin geilecek bir kpr gibi kullanmak yerine ona bir ilahm gibi sarlarak, yaantlarn felakete srkleyen bamllk durumlarn iinden klmaz bir hale getirirler. zgrln daha yksek mertebesine ulam ve admlarm Olu birliine evirmi bir kii, artk bir sanat olamaz. Dnyann yaratcs ve sanatsnn sen olduunu anladn zaman ne resim yapabilirsin ne de bir para besteleyebilirsin. Dreamer'a gre yaamn kendi anlam, her trl bamllk ve klelikten zgrlemektir. Roller, tm roller, almas ve terk edilmesi gereken hapishanelerdir. Ancak, bu dnceler, yine de beni bir yere gtrmyordu.

146

Tanrlar Okulu Corrado bir mzisyendi; yaamn srdrmek iin elbette mziine bamlyd. Dreamer'n bana byle bir any hatrlatma nedenini bir trl anlayamyordum. Dreamer, benim daha fazla kafa yormamn bir zaman kayb olduu kansna varm olmal .ki, sze girdi. "Bu kaza hayatn ta kendisidir, Olu 'unda dokunmak istemediin yere dokunman, grmek istemediin eyi grmeni salamak iin yaamn hem iddet, hem de efkatle stmze geldiini gsteriyor. Bu olay, dostunun kendi yalann, st rtl rkln, uzun zamandr iinde tad iddeti grmesini ve sonunda da onu zgr brakmas gerektiini anlatt!" Dreamer, ayn hastaln farkl ynlerini gsteren ikiyzllk ve kendini kandrmak konusunda Corrado'nun yaantsndan baz nemli kesitler seti. Aceleyle verdii evlilik kararn bile, o kadn iin duyduu gerek sevgiden ok, Birleik Devletler'de kalabilmek ve bir Amerikan vatanda olmak isteiyle vermiti. Durdu. Ardndan, biraz daha egzersiz yapmak iin makinelerden birindeki arlklar deitirdi, bilgisayarl sistemde baka bir programa geti. Hayret etmitim. O'na arkadamdan hi bahsetmediimden emindim. Bunca yldr ne grdm ne de haber aldm bir arkadamn yaantsyla ilgili bunca eyi nasl bilebilirdi, merak ediyordum. Bu srada Dreamer egzersiz yapmay brakt. "te!" dedi kimonosunun kuan bir sava hazrl yapar gibi gurur ve zarafetle balamaya alrken, "Varoluun her bir kat arasnda sakl duran 'ey', egoizmi rten ve gizleyen yalan, nyarg, kibir ve rk nefret, dnyann tm ktlklerinin de gerek nedenidir." Ses tonu, sanki yaamn kysna kadar takip ettii bir virs sonunda bulduunu aklayan bir bilim adamnnki gibiydi. "Istrap, yoksulluk ve tm felaketler hep dtendi, gz kara bir biimde istendi ve bilinsizce yanstld. Bunlar insann kendi karanlklarnda barnmakta olan ve ancak, bir pantografla bytldnde elle tutulur gzle grnr hale gelebilen glgeler ve canavarlardr." Szlerini, "nsanlar bugn dersi anlasalar, daha samimi ve daha zgr olacaklar, zamanla yalanlarnn farkna varacak ve bir gn onu iyiletirecekler," diye tamamlad.

147

S t e f a n o E. D ' A n n a nsanolunun srekli syledii strap ezgisini, Dreamer'n bana dinlettii ve" iimde ayrt etmemi salad felaket duasn anmsadm. Sonunda, O'nun kendisi zerinde almaya, kiinin durumlarnn farknda olmasna ve onlar stne insafszca dikkat kesilmesine, 'z gzlemlemeye', zellikle bir k huzmesini tutar gibi, Olu'taki canavarlara saklanacaklar hibir karanlk yer brakmamasna dair verdii hayati nemi anlayp, zl deyilerini anmsamtm: Self-observation is self-correction - z gzlemleme z dzeltmedir. Vision and reality are one - Vizyon ve gereklik birdir. Thinking is destiny - Dn yazgdr. The world is such becauseyou are such - Dnya byle nk sen bylesin. Ve en artc olanlardan biri: Dnya bir sakz parasdr; dilerinin biimini alr. Btn bunlar birbirlerine balayan altn ipliin ayrmna vardm; hepsi ayn mesajn farkl sylemleriydi. Dreamer'n tm retilerini iinde barndran ve ayn zamanda insan akimin gitmeye ekindii en u noktada duran bir mesajd. Bir k parlarcasma, saniyenin binde birinde, her eye kadir Tanr'nn bir bi'.dirisi gibi, gl ve gz kamatrc bir gerek aklma dverdi: Dnya, insann varlnn bir aynasdr! Bir lazer demeti benim dnya tarifimin katmanlarnn kelti tabakalarn yararak geti. Her molekln her eye, nasl mkemmel biimde balantl olduunu 'grdm'. Ayrca bu 'her ey' kiisel ve znel bir eydi. "Dnyann deiimini engelleyen tek kii sensin. Kendini deitir, o zaman dnyann da gzlerinin nnde deitiini greceksin! lm iermeyen, berrak ve zgr her atom parac, dnyann biimlenmesinde yerini alacak ve onu her trlii ktlkten arndracaktr." Kendini bilmenin ve Olu'u ykseltmek iin durmakszn almann nemini, herhangi bir ahlaksal veya metafziksel sslemeye girmeden bilimsel olarak kavradm. "Bir kii hangi yolculuu benimserse benimsesin, ister tarihi, ister efsanevi olsun; ne ekilde zgrleme mcadelesine girerse girsin, ister gerek olsun, ister imgesel; hepsi tek bir hedefe ynelir: kendini bilmek! Kendini bilmek, seni hem kendinin, hem de dnyann efendisi yapacaktr."

148

Tanrlar Okulu 9 Dnce kaderdir "insanlar uzun yllar boyunca kendilerini strap ve yoksullua adadklar kadar kararl bir ekilde, gzellik ve uyum iinde olmaya adasalard ve dncenin yaratc gcnden haberdar olabilselerdi, gemii ve kaderlerini dntrebilirlerdi. Dnya bir yeryz cenneti olurdu." Bu szlerin ardnda bir yrek gibi arpan sonsuzluu hissettim. Vizyon ve gereklik, durumlar ve olaylar, olmak ve sahip olmak denkleminden zaman karldnda, ztlklarn birbirinden ayrlmayan doasn, aka grlen her bir anlamazln ardna sakland btnlk halini gsteriyordu. 'Eer insann dnceleri kendi evrenini, onun kendi gerekliini yaratyorsa, onlar nasl deitirebilir?' "Daha iyi bir hale getirebilirsin ya da dncelerinin niteliini kontrol edebilirsin, tabii varolu kaliteni ykseltmeyi biliyorsan. Bunu yapabilmek iin zel bir Okul'da eitim alman, okulun retisini ve bilgilerini kendi zerinde uygulaman gerekiyor. nsan, muazzam abalar gstererek kendi iindeki iddetin stesinden gelmedii srece, u anki durumunda 'yapamaz'. nsan, tm evrensel ktlklerin ve bireysel sefaletin kendi ykc isel durumlarnn ve olumsuz tutumlarnn sonucundan baka bir ey olmadn anlamad srece 'yapamaz'. Dnya senin aynan. Dardan gelen herhangi bir ey senin nefesinle soluk alyor, her ey senin canl olduun kadar canl. There is nothing in the universe that is notyou. Evrende sen olmayan hibir ey yoktur. Thinking is destiny. Dnmek kaderdir. Bu szcklerin vahi ve artc sesleri, iimde herhangi bir zafer marndan daha yksek ve yzlerce devrim arksndan daha gl bir haykr eklinde yankland. Hibir siyasi, ekonomik ya da sosyal deiim, hatta hibir devrim ya da sava, nme konan bu yeni insanlama eiinin incecik izgisini amak kadar byk grnmemiti. Bir trn, evrimsel geliimindeki bir kurtulu abasna, yani hl igdsel-zoolojik kalm ilkel bir trden atma, phe, korku, yallk, hastalk ve son olarak lmden kurtulmu gerek bir insanoluna doru gei abasna kendi gzlerimle tanklk ediyordum. "Hani herkesin iyi bildii, 'Uyuyan Gzel' diye anlan bir masal var," dedi. Bu ani konu deiikliiyle armtm ve ardndan gelen suskunlukta dikkatim mideme vuran ani bir spazmla ykseldi. 149

Stefano E. D'Anna Sonra fslt halinde szlerini srdrd. "Onun asl ad 'Uyuyan Ormandaki Gzel' dir." lerde bir gn bana, z bu nemsiz detayda sakl bir grev verecekti. Uyuyan Orman; bize anlatld ekliyle dnyadr; yoksulluk ve atmadan krlan, hipnozla uyutulmu bir dnya. Gzel ise; iradenin ve ben'in yeniden uyan, yani 'd' . Ksa bir zaman sonra kuracam Okul, yeni bir genliin, eski deerler dizisini altst etmesine olanak verecek ve yeni bir gereklik grne erimesine izin verecekti. Dreamer, o akamst bana, "Yardm konusunda bakalarna yapabilecein tek ey, senin o uykudan uyanmandr," dedi. Ses tonu grlmemi derecede sakin, szleri gnee braklan hurmalar gibi yumuakt. Onlarn azda kalan tahtams tadn tm varlmda hissettim. Dreamer'la bu birlikteliim, ummadm kadar uzun srmse de sona ermek zereydi. Byk kollu amdanlardan birindeki son mum alevi de snmek zereydi. Mas Anglada'nn bu grkemli salonu, zarif mobilyalar, sanat eserleri ve l l parlayan gmlerinin st glgeden bir rtyle ar ar rtlmekteydi. Dreamer'la birlikte olduum gnler boyunca, sanki kusursuz bir dnya ile insanolu arasndaki zayf da olsa tek balantnn ben olduunu hissetmitim. u anda O'nu sessizce izliyordum. Uzun sredir hareketsiz duruyordu. Gzleri yar ak yar kapal, bedeni yukar doru uzanm, ylece duruyordu. Konumaya baladnda, bir ngr nitelii tayan szckleri iime iledi, "insanolu, yava yava deri deitirmekte... Bir gn, glgeler arasnda eelenmeyi brakacak; yiyecee, ilaca, sekse, uykuya ve almaya itibar etmekten vazgeecektir. Her trl yoksulluun, felaketin ve atmann bittiini gsteren varln btnlne ulancaya dek, insan bilincinde azla yetinmenin deeri artacaktr. Bu, zaman ister nk insanlk zamandr. imdilik kendi zerinde al, kendini gzlemle ve tan! Bylece bir gn sen de dnyadaki en byk gsteride 'kendi btnlnde' yerini alacaksn!" Dreamer'dan ayrldktan soma beni Barselona'da tutacak hibir ey kalmamt. O akam ilk uakla New York'a dndm. O'nunla birlikte geirdiim olaanst gnlerde duyduum her eyi, dn yolculuum boyunca gzden geirdim. Bedenim imdiye dek hi hissetmedii bir duyguyla titriyordu: btnlk, dzen ve kutlama hali. Tm evren benim nefesimle soluk alyordu. Her ey btne balyd ve hibir ey bir dierinden ayr deildi.

150

Tanrlar Okulu

Blm IV

Antagonist Yasas

1 Kou "Beden yalan syleyemez... Bedenin imdiden yal bir adamn bedenine benziyor..." Dreamer'n bu szleri, kulaklarmda onlar ilk duyduum andaki acyla nlyordu. "Benim yanmda, yaamdan elini eteini ekmi insanlarn yeri yoktur." Bu acmasz szler, savunmalarmn kaln kabuunda kocaman bir delik am, oradan da canl hcrelerimin iine iliyordu. Patlarcasna yaylan bir gcn, inanlarm, tutumlarm yerinden oynatarak, her eyi silerek temizlediini ve beni deitirdiini hissediyordum. Hele Dreamer'n karlamamzn sonuna doru yapt aklamalar; sanki her birinin ucunda birer mahmuz varmasna tenime batyordu. "Organlar dlemeye yarar, Beden dnyay yaratr, Bedenini kirletenler bile yaratr ama kirlenmi bir dnya yaratr. Dnya da senin kadar hastadr, her ey birbiriyle balantldr, hibir ey bir dierinden ayr deildir." Dreamer, bir insann kaderinin ve sahip olduu her eyin, beden salna skca bal olduunu retti. leride bir gn bu aklamalarn altnda, ekonomi ve i idaresi alanlarnda yapacam bir aratrmann sonucunda, bir kiinin fmansal kaderinin bile kendi fiziksel mkemmelliine, bedeninin salna bal olduunu ortaya karacaktm. Milletler ve tm medeniyetler gibi byk yatrmlar, irketler, fnans sermayeleri ve sanayi imparatorluklar da kendi liderleriyle veya kurulmasna nclk eden fikir babalaryla birlikte ya geliir byrler, ya da hastalanr lrler. "Bir organizasyon piramidi, nderinin nefesine baldr. nderin grn ve kiisel yazgs, altn bir iplikle, kendi kuruluuyla adamlarnn grnlerine ve yazglarna balanr. Onun gerek bedeni, eski krallarda olduu gibi ekonomisiyle bire bir rtr. Kral lkedir ve lke kraldr. " 151

S t e f a n o E. D ' A n n a Bundan byle, bu denli dorudan ve kritik bir mesaj gz ard edemezdim. O zaman ben de kendi fiziksel rmemle savaarak Dreamer'n gsterdii yolda ilerlemeye karar verdim. Mas Anglada'daki karlamamzda O'ndan aldm temel bilgileri izleyerek, beslenme dzeninden nefes almaya, seksten uykuya kadar, bedenimi 360 derecelik bir ayla, stnde cesaretle almaya niyetlendim. Elimdeki seenekleri gzden geirdikten soma, yaam biimime byk darbeler indirecek bir form tutma programn uygulamaya koyuldum; fakat karma kan zorluklar dayanlmazd. Alkanlklarm deitireceim, fiziksel aba sarfedeceim ya da herhangi bir zveride bulunacam fikri bile iimdeki farkl derece ve nitelikteki isel direnlerimi nefret noktasna kadar ykseltmeye yetmiti. Gerekli grlen kat yaam tarzn dnmek, duygusal durumlarmn tpk krlanglar gibi birbiriyle ekimesine, birbirlerini kovalamasna neden oluyordu. Tepkilerim zerindeki dikkatim, skntlarmn i haritasnn sanki radar ekrannda yerleri belirlenmicesine su yzne kmasna sebep oldu; dalar dn vermediklerimi, sarp yamalar phelerimi, dipsiz uurumlar korkularm, ller ise anlayszlm ve yalnzlm gsteriyordu. Kendimi salt bu ekilde inceleyerek ve gzlemleyerek, iimde deiim fikrine en ok direnen ve ac veren ynm tespit edebildim. Ve tam olarak oraya, o dm hissettiim yere irademin klcn sapladm. O gnden itibaren, kendimle aramda yllar srecek bir mcadele, amansz bir meydan okuyu, kutsal bir sava balad. O yl, New York'un meteoroloji tarihindeki en sert klardan biri yaand. ehrin zeri kaln kardan bir battaniye ile rtlm, esen kutup rzgrlarnn allak bullak ettii metropol, sihirli bir denek dokunmuasna, gkdelenlerinin, Titan soyundan ocuklar iin buzdan kaydraklara brnd buzul bir lkeyi andryordu. Sabahlar erkenden, henz apar topar kendimi sokaa atacak cesareti bulmadan nce, panjurlarn kancasn hafife aralar, hava durumu kefi yapardm. Ben ansllardan biriydim. 16. kattan, East River'a ve ehre tepeden bakarak hava koullarn hemen renebiliyordum. Halbuki New Yorklularn byk ounluunun, dar bir gz atp ne giyeceklerine karar vermek istediklerinde, televizyonu amaktan ve onu elektronik bir pencere gibi kullanmaktan baka seenekleri yoktu.

152

Tanrlar Okulu Manhattan, siluetindeki karla kapl kuleleriyle sivri ular grnen beyaz gotik bir evren gibi haftalarca bu kristal fanusun iinde hapis kald. Bu grnt karsnda kararlarm uygulamakta zorlanyordum. Her sabah, galip kacam amansz bir savaa uyanyordum. alar saatin sesiyle birlikte, bu dondurucu kutup koullarnda dar kma fikri, deimenin nasl olacan bilmeyen rm, tembel bedenimle aramda destans bir kavga balatyordu. Yllarca kt muamele grm ve her trl zenden mahrum braklmas sonucunda hevesini yitiren bedenim, rmesini durdurmak, hi deilse azaltmak ynndeki her giriimime itiraz ediyordu. Benim dar kma tehdidime karlk, o da gerek durumunu ortaya seriyordu. Bu uramn, tpk Baron Mnchhausen'in bataklkta batmamak iin kendisini umutsuzca perukasndan tutup havaya kaldrmas gibi anlamsz olduunu, ancak bugn geriye dnp baktmda grebiliyorum. Sadece Dreamer'n sesi ve onun szlerini anmsyor olmam bu niyetimi destekliyor ve beni yreklendiriyordu. "Yeniden btnlemeye doru bir milim olsun ilerleyebilmek iin, dnya vizyonumuzu tersyz etmemiz gerekir. Bu insan d bir aba gerektirecektir. Ama bundan daha byk bir mutluluk yoktur. Varoluunun sonsuzluunda fethedecein bu bir milim, olaylar dnyasndaki okyanuslar yutar." Kendime koyduum, adann evresini bir tam tur komak zere yaptm sabah programm, sonra ykanp giyinmem ve okula gitmeden nce Giorgia ve Luca ile kahvaltda bir sre laflamam iin bana yeterli zaman brakacak ekilde idi; ama yataktan kmamam ve ocuklarla ilgilenme iini Giuseppona'ya brakmam konusunda bir ey aklm eliyordu. Birok kez kendime, her sabah beni koudan caydrmaya alan bu sesin nereden geldiini sordum. Derinden bir ses "Byle bir havada, yataktan kmadn iin seni kim sulayabilir ki?" diyordu. "Sen gerekenden fazlasn yapmadn m zaten? Bir gn komasan ne fark eder?" Bu byle srp gidiyordu. Baka durumlarda, rnein ok ge yattysam veya sabah erken saatteki bir uaa yetimem gerekiyorsa, bunlar bu abadan kanmam iin gnn bahanesi oluyordu. Sonu olarak her ayrnt, kararllmn atlaklar arasna szmaya ve kendim iin belirlediim sk program yanda kesmem iin iyi bir mazeret olmaya alyordu. Kayna her ne olursa olsun bu i ses beni ileden karyordu. Beni baltalamak zere srekli pusuda bekleyen bu varl susturmak isterdim ancak ne var ki, o, suyun stndeki bir buzdann yalnzca grnen ksmyd. 153

S t e f a n o E. D ' A n n a Kou programm sayesinde, iimdeki direnle bouup alkanlklarma kafa tuttuumda, varlmn en bilinmeyen ve en karanlk ksmlar ortaya kmaya balad. "Remember... Nothing is external... You are the only obstacle to your evolution!"' "Hatrla... Dta olan hibir ey yok... Kendi evriminin nndeki tek engel sensin!" Dreamer bu szleri defalarca sylemiti, "kaynan senden almayan hibir zorluk ya da snrlanma yoktur." Ama bu szleri 'anlamam', bedenimin can damar yapabilmem yllar alacakt. Binlerce kez srnmek, yere dmek ve yeniden dorulmak zorundaydm... Bu yrymde karma kan her zorluu kutsamay renene dek ve antagonistin yalnzca iimde olduunu anlayana kadar, nce lmek soma yeniden domak zorundaydm. nsan, kendi fani kaderini ve yaamnda bana gelen berbat olaylar hakl gstermek iin, nne kan tm engellerin ve tm ktlklerin kendi dndaki olaylardan kaynaklandna inanr. Dnyann, kendisinin bir yansmas olduunu aklna bile getirmediinden ve aynadaki yansmay deitirmek iin kiinin nce kendisini deitirmesi gerektii gereini anlamazdan gelerek olaylar, d koullar ve dier insanlar sular, ikyet eder ve kendini hakl karr. There is no help coming from anywhere at all. You have to make your own individual revolution which is purely based upon you. Hibir yerden herhangi bir ekilde sana gelecek bir yardm yok. Sadece sana dayanan bireysel devrimini gerekletirmelisin. Bir gn, Dreamer'n retilerini bir yntem biiminde derlemek, bir doktrin veya yeni bir felsefe sistemi olarak betimlemek olana olsayd, mekanik davranlara elmeler diye belirttiklerine, bal bana zel bir blm ayrmak gerekirdi. Dreamer'a gre, mekanik davranlara elme takmak, bizim kendimizi srekli tekrarlaylarmzn, kendimizi kandrmalarmzn nne bir tuzak kurmamz, gnlk rutin alkanlklarmz iinde, talam eski zihinsel sistemlerimizin ardna gizlediimiz demirden savunmalar atlatmak iin bir artmaca yapmamz demektir. Zaman geip ben raklkta ilerledike, sabah kousunun yalnzca egzersiz yapmak veya g harcamak gibi basit bir ey olmadn, aslnda duyumsamazlk ve srekli yinelenii ieren, kendiliinden yryen bir dzeni altst etmeye ynelik bir 'alm atma' veya bir sava hilesi olduunu 154

Tanrlar Okulu anlayacaktm. Komak, dncelerimin kapkara seller gibi akmasn sadece birka saniyeliine de olsa durdurmama yardmc oldu. Komak, insanlarn asl gerek diye niteledii, dnyann zavall ve kederli tarifiyle arparak onu paralad. Komak, bu hapishane dzeninde bir tnel kazd. Bir nefes zgrlk, harcanan bu fiziksel g araclyla zaman hapishanesine girdi ve kleliimin prangalarn gevetti. Dnya, hibir boluk brakmama kararllyla her ukuru dolduran bir okyanus gibi, amansz dman ve gezegenin doal yasasna balanamaz bir itaatsizlik gibi bu kk boluu kapatmak amacyla ayaklanarak, zerime tabur tabur olaylar ordusu sald. Bana, yalnzca Dreamer'n ans ve onun ne yaptn bilen, varl alacak boyutta bir enerji salayarak destek oldu. O zamanlar bana, irade deilse bile, ciddi bir inat yardmc oldu. Bu fiziksel gc harcamamn mutlak gerekliliine kendimi inandrdm ve herhangi mantkl bir aklama getirmeden, kouya her sabah ilk yaplacak i olarak ve yaamm sanki buna balymasna ncelik verdim. Kiinin kendisine ncelikler belirleme yeteneinin ve uygun sray unutmadan hedefine sk skya sarlmasnn nemini belirtmek iin Dreamer, "First thing frst, nemde ilk olan, ncelikte ilk olur," demiti. imdi artk gnlk iler srasnda zellikle ekilip alnan sabah saatlerinin, benim iin bir g kazanma zaman, dnyay deitirmek zere kaldrmama yarayacak bir dayanak noktas olduunu biliyorum. "Gzn ykseklere diken ve o yoldaki ilerleyie kendisini kusursuzca adayan bir insan, dalar yerinden oynatabilir, grnte iinden klmaz durumlara zm bulabilir ve kt olaylar kendi lehine dndrebilir."

2 Ana caddenin bekileri O zamanlar imdi yeniden anmsadmda, bamda berem, boynumda atkm ve st ste giyinmekten Michelin lastik adamna benzeyen grntmle, Roosevelt adasnda, oturduum binann ana giriindeki gvenlik odasnn nnden geiimi gryorum. Monitrlerinin nnde balarn nlerine emelerine ramen yansyan donuk mavi kla aydnlanan yzlerinde saklamaya altklar glmsemeleri, benim aptalca sabah koularmn onlar tarafndan kabul grmediinin alayc belirtisiydi. Onlarn bu tavrlarnn dnyann bana verdii ilk tepkisi olduunu ve benim o zamanki i direncimle, gnlsz adanmlmn 155

S t e f a n o E. D ' A n n a yansmasndan baka bir ey olmadn ancak imdi grebiliyorum. Dreamer'n rettikleri arasnda zellikle bir tanesi inanlarm kuatma altna alp dorularmn savunma glerini tokmak darbeleriyle paralayp datt. The world is such because you are such. Dnya byle, nk sen bylesin. Dnya, isel durumlarmzn aslna en sadk grntsdr. O bekiler bendim, beni yanstyorlard! Onlarn alayc glmsemelerinin altnda, Jennifer'n kukuculuunun, arkadalarmn ifadelerinin ve sabah egzersizimden haberi olan herkesin tepkilerinin ardnda, benim zayflm vard. Bu tavrlarn hepsinin arkasnda, bir yanda benim kararllktan yoksun olmam aka grnrken, te yanda 'dierlerinin', sanki dnyay yanstan aynada kendi yzm farkl mimiklerle farkl yzlere dntryormuum gibi bana hemen geri dnen phelerim ve yalanlarm bulunuyordu. Bunu hep anmsa! Senin dnda olan hibir ey yok... Grdn ve dokunduun dnya, yalnzca bir sonutur. Senin nefesini paylayor... Sen yaadka canl ve sen ldnde l... Dreamer'n retileri olmasayd, onlarn hl gvenlik bekileri, ekmek paras kazanmaya alan zavall eytanlar olduklarn dnmeyi srdrecektim. Binadan karken, hergn binaya dnerken onlarla selamlar, aklmn ucundan onlarn, brakn beki olmay, insan bile olmadklarn geirmeden, her gn ironileriyle phecilikleri stne kafa yorardm. Onlar dnyann veri toplama terminalleri, a, sese en duyarl alglama aygtlarydlar. A man cannot hide! Bir insan saklanamaz! Dnya bilir! Dnya, seni aa karr! Bu fikirler iime iledi ve yllar getike beni deitirdi. Kendini herhangi bir anda gelitirebilir veya alaltabilirsin. Bu sana baldr. Dncelerinin, tutumlarnn, szcklerinin ve grnlerinin her biri, hatta yzndeki belli belirsiz bir kaslma bile tm dnyaya, senin sorumluluk dzeyinin hangi ykseklik derecesinde bulunduunu ve ne kadar zgiir olduunu anlatr. Bu, hem seni mucizev biimde bulunduun yere yerletirir, hem de kaderim, ekonomini, yaam tiyatrosundaki roln belirler. 156

Tanrlar Okulu Hakkmdaki her eyi bilen bir evren hayal ettim; saysz sensrden oluan ve gerek zamanda, gerek varlmn en kk bir devinimiyle, gerekse dncelerimin ve durumlarmn kalitesiyle gncellenen bir aygt. Bu ipularna dikkat etseydik, eski bir temenni kehaneti gibi, kim olduumuzu, neyi bilmemize izin verildii, neleri yapp neleri yapamayacamz, nelere sahip olabileceimizi ve neleri brakmamz gerektiini bilebilirdik. Gnden gne, sabah koularyla ve kendimle randevumu asla atlamadan, niyetimi hatrlayp pekitirerek, hayatm boyunca biriken tm atklardan kendimi arndryor, hafifliyordum. Varlmn ritimleri evrene yeni mesajlar yolluyordu. Onun vuru ritmi, bir baka adamn daha zgrl iin kamaya yeltendiinin haberini yayyordu. Onun sradan yaamn dehetinden aptalca kama giriimi yola koyulmu bulunuyordu.

3 Duvarlar Adann evresinde bir tur komak iin yaptm ilk giriimlerim kahramanca bir abay gerektirdi. Ve sonrasnda da gnlk koularma biraz altmda, kounun zellikle belirli anlarndaki yorgunluumun stesinden gelebilmek, zerinde kendimi srekli gelitirmem gereken bir unsur oldu. Gerekli grlen zorlanma ve gayretin, umduum gibi dorusal bir geliim ierisinde art gstermek yerine, dalgalar halinde geriye ve ileriye doru bir sarka gibi salndn fark ettim. Her kouda, neredeyse hi aba gstermeden ok rahat kotuum zamanlar, dayanlmaz ac ektiim zamanlarla srekli yer deitiriyordu. Bu kritik safhalarda nme ekilmi 'duvarlar' bariyerler gibi geliyordu; zerlerinden atlamak iin olaanst g gerekiyordu. Dreamer'n yanndaki raklk eitimimin temel blmlerinden birinde, kiinin tepkilerini eken veya tetikleyen her eye, heyecanlarna, duygularna, dncelerine, durumlarna ve zihinsel erevelerine dikkat ederek ayrntl bir z gzlemlemenin nasl yaplacan renmitim. Kendimi zellikle, enerjisiz kaldm o anlarda gzlemleyerek fark ettim ki, kritik, anlarn ncesinde her zaman psikolojik bir duvarn yaps eklinde, Oluumu karartan bir glge bulunuyordu. Bu zamanlar, ktmserlikle kukulanmann denetimi ele ald ve iimdeki Antagonist'in, bu abadan vazgemem iin yeni gerekeler sralayan sesinin kendini duyurduu zamanlard. 157

Stefano E. D ' A n n a

Sabah koulan sayesinde, nasl dilerimi skp biraz daha dayanacam rendim; bu zor zamanlarda, yeniden rahat bir duruma geebilmek iin nasl biraz daha ileri gitmem gerektiini fark ettim. Aklmn, komaktan vazgemek veya pes etmek ynndeki ayartmalarnn stesinden geldiim anda, hemen yepyeni enerji depolan devreye giriyordu. Almaz grndkleri her seferinde o duvarlar ykp devirmeseydim ve kendimi yenmeseydim, ne yeni enerji depolarna eriebilirdim, ne de var olduklarndan haberim olurdu. Bu duvarlar ortaya karan ileyi dzeni zerinde altka, komak benim iin dnyay aklamaya yarayan deerli bir araca, kavramsal bir modele dnyordu. Kounun srekli salnm halindeki bu seyrinde, her fiziksel gerekliin temel unsurunu, dinamik ilkesini fark ettim. Atom ekirdeinden evrenin snrlarna dek her ey, bedenimde kefetmekte olduum bu dalgal harekete uygun olarak hareket ediyor ve yaylyordu. Hatta yaam bile, ba ve sonu olmayan dalga hareketlerine benziyordu. Bazen nme 'duvarlar' diken kou ve onlarn stesinden gelmeyi gerektiren olaanst bir aba, yalnzca koarken deil, yaamda da yinelenen olaylar dizisini anlamam salad. Onlar yere ykmak, yenilgiye uratp yoluma devam etmek iin ne ok kez onlara inatla dayanmam gerekecekti. Ne var ki, bir ey, daima, brakp pes etmem iin beni ikna etmeye alyordu. Hep d etkenlerin sonucunda olutuuna inandm yenilginin, aslnda iten da bir sre olduu, yani iten gelen bir buyrua boyun een bir ileyi dzeni, bir kendini baltalama etkinlii olduu ortaya kmt. Bir glge doar, olua yaylr ve uygun frsat yakaladnda karlamalar, koullar ve ters giden olaylar biiminde kendini gsterir. Bu ileyi dzeninin farkndal ve kendimdeki, her yenilginin balangc olan bu karanln zmde belirmesini saptayan duyarllk, bana sadece koumdan deil, varlmdan da karp atan altn frsat verdi. Genellikle tek bama kouyordum. Tepemde uan martlar yol arkadalarm oluyor veya East River'i ieriye doru yol alan bir feribot, bir sre yanmda benimle birlikte gittikten soma, hep ayn yerde ddk ttrerek beni selamlayarak geip gidiyordu. Koarken genellikle d kurardm; er ya da ge dier servencilerle, yani benim gibi vasat bir hayattan uzaklamaya karar veren dier gz pek insanlarla karlaacama inanmak houma giderdi. 158

Tanrlar Okulu Bir keresinde, be erkek ve iki kadn bir grup oluturduk. Azimle komaya baladk. Sabah gkyz akt ve Manhattann silueti gkyzne meydan okuyordu. Yan yana btn adann evresinde kotuk. Onlar daha nce hi grmemitim, ama onlarla aramda hemen bir ba kurulduunu hissetmitim. Uyumlu bir grup olduklar her hallerinden belliydi. lerinde, ipekli gibi parlak kumatan bir eofman giymi, ayaklarnda siyahl grili kou ayakkablar olan bir erkek, balangta ar admlarla bize tempo verdi. Derken birdenbire hzland. Giderek hzlanan tempoyu srdrmekte zorlandka birer birer gruptan koptuk. Hantallam, yorgun bedenlerimiz dayanma snrn gsteriyordu. Biraz sonra onu gzden tmyle kaybettik. Bu karlatrma, hepimizin ne kadar almas gerektiini, acyla da olsa aka ortaya koydu. Karmza kan ilk oyun parknn banklarna nefes nefese ylana kadar komay srdrdk. Adada yaayan ok az saydaki ocuun imdi etrafnda ilgiyle oynad bir itfaiye arac bizden biraz teye park edilmi halde duruyordu. Gemi kahramanlklarn bir simgesi olan bu aracn kaderi, grnd kadaryla tm bir uygarln zayflamasnn ve gerilemesinin utan veren bir ant olmakt. imden, kendimi dzene sokmak ve bedenimi bugnk haline getirdiim koullara bir son vermek iin gereken abay elimden geldiince artrmaya sz verdim. Kimse konumuyordu; buna gerek de yoktu. Harcadmz eforla arnm sessizlikte soluk gnei hamursuz bir ekmek gibi paylatk ve doalama arkadalmzn keyfini srdk. Birka saniye arayla, birileri ayaa kalkp bayla veda ederek sradan bir New York'lu gibi gnlk ilerine balamadan nce scak bir du almak zere parktan ayrld. Hl ok erkendi ve ben yar ak gz kapaklarnm arasndan bir szlp bir kaybolan gne nlaryla bir sre oyun oynadm ve bir yandan da Manhattan ile Queens arasnda srekli sefer yapan kk krmz yolcu vapurlarnn grntsn yakalyordum..

4 Antagonist Yasas "Anlagonistten korkma! Onun korkun maskesinin altnda bizim en byk yandamz ve en sadk hizmetkrmz bulunur." Bu szleri duyunca irkildim. Bir sre gzlerim kapal, inanmamakla umutlanmak arasnda gidip geldim. 'Bu olanaksz!' diye dndm; buna inanamazdm. Ancak bu sesi nerede olsam tanrdm.. .bu O'nun sesiydi... 159

S t e f a n o E. D ' A n n a ve bunlar O'nun szleriydi... Yzm sesin geldii yne doru evirdim ve gzlerimi atm. Dreamer yanmda oturuyordu. Korkun bir rperti, srtmdan boald, tenimin altndan sa diplerime kadar dald ve hafif ama kalc bir titreme halinde buraya reklendi. Dikkatimi ekmi olan o ipekli eofman ve o siyahl grili kou ayakkablaryla gelecekten gelen birini andryordu. Birlikte adann evresini neredeyse tam tur kotuum adamn Dreamer olabilecei aklmn ucuna gelmezdi! Sanrm gruptaki dier erkek ve kadnlar da onun rencileriydi. aknlm getikten soma, O'na aldm kararlardan sz ettim; son zamanlarda bedenime nasl dikkat ettiimi anlattm... yiyecek, uyku ve nefes alma stne almalarmda elde ettiim sonular akladm. Yaptm sabah koularndan, 'duvarlar' kefetmemden ve bana srekli brakmam, pes etmemi ve hedefimden vazgememi syleyen iimdeki o gizemli sesten bahsettim. Dreamer, raklk dneminin en zor snavlarndan birinin konusunu ortaya karacak olan bir konumay balatarak, "Duyduun ses, iinde tadn Antagonisttir," dedi. Bunlar sylerken bir yandan da glmsyordu. Bu glmsemesi O'nu olduundan ok daha gen gsteriyordu. Yznde nadiren rastladm bu sevecen ifade, beni tevik etmek yerine bende tam tersi bir etki yapt. Endielendim. nmde amam gereken kritik bir geit vard. Srtm dikletirdim ve derin bir nefes aldm: Bu engel her ne olursa olsun onu alt etmek iin gcm son damlasna dek kullanacaktm. Dreamer, tarihimizin simgelemi belli bal olaylarn, insann ve toplumlarn bana yzyllarca dert olmu felaketleri ele ald. Nedenlerini inceleyerek ve kkenlerine inerek, fizikteki srtnmenin psikolojideki edeeri olan bir gezegenin gcn ayrntl olarak aklad. Hareket halindeki bir cismin karlat gibi, bir kiinin yaamnda hissettii her drt, ayn gte ama zt ynde etki gsteren bir kuvvetle karlanr. Dreamer, bu vesileyle 'Antagonist Yasas' diye niteledii, bir nermeler sistemiyle bir ilkeler yapsn ortaya koyuyordu. "Her ey, en basitten en karmaa, bir insandan btn bir uygarla kadar, gelime yolundaki her organizma, 'grnte' zt bir gle, kuvvet ve kapasite bakmndan, kendi projesine edeer bir dman gcyle karlar." Zaman iinde., aratrma ilerledike, btn o fikirler, yzyllarn tarihini zebilen, doumundan beri insanl skntya sokan sonsuz zorluk ve felaket silsilelerini yorumlayabilen gerek bir 'genel anlamazlk teorisi'nin ana hatlarn ortaya karacakt. | 160

Tanrlar Okulu nsann koullarna yukardan baktmda, yaamn strabn 360 derecelik bir adan gzlemlediimde, sanki dipsiz bir karanln kysndaymm gibi nefesim kesildi. Mucizevi bir ekilde ellerimin arasnda bir not defteri buldum. Kurtuluum iin elime geen son bir ans gibi, ona sk skya sarldm bu ak havada ve byk bir zenle bu esiz dersin her bir detayn not ettim. Oyun parknda oturduumuz bank, iinde zaman kavram bulunmayan saf bir hava kabarc ile sarlmt ve sanki tm Roosevelt Adas, dnce hzyla uup gitmeye hazr bir uzay gemisine dnmt. Manhattan ve onun youn i yaam artk ok uzaklardayd. Dreamer bana herkesin bir 'Dreamer' olduunu aklad. Bir dleyen olarak iyi ve kt olan zorlu deneyimlerinin, kendi kiisel gereinin ve kaderinin yaratcs olur. Zaman iinde herkes her dnn, her dncesinin ve iinden geirdii her eyin gerekletiini grecektir. "Dnya bir sonutur... senin 'd 'lerinin olduu kadar kbusu .,n da bir yansmasdr. Cennet de olabilir, cehennem de. Nerede ve nasl yaamak istediine sen karar vereceksin."

5 Dmann sev Aklamalarn srdrerek, "Antagonistin maskesinin ardnda, yani onun dman grntsnn arkasnda, bizim en iyi yandamzn yz sakldr," dedi ve ekledi, "insann inandnn aksine, hi kimsenin karsna kendisinden daha byk, daha stn bir g kmaz. Antagonist asla bizden daha gl deildir!" Eit olmayan karlamalar konusunda en ok bilinen ve simgesel bir nem tayan yky anmsadm ve "O halde, Davut ve Golyat yksne ne demeli?" diye sordum. Aklmda hemen, binlerce yldr, batan aa silahl dev Filistin karsnda, cebinde yalnzca bir sapan olan oban gencin mcadelesini betimleyen filmin yzlerce karesi canland. Dreamer ynla grntnn arasna girip beni dzelterek, "Bir sapan... ve kral olma 'd'l" dedi. "Her mcadele, grnenin tesinde daima adildir! Hi kimse, asla ne kendisinden daha byk ne de onun anlama ve onunla uyum salama kapasitesinden daha stn bir dmanla karlaabilir. Davut ve Golyat'n kar karya geldikleri yk de, grnteki kuvvet eitsizliinin tesinde, evrensel dello yasalarna uygundur." 161

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer'n vurgusu, matematiksel bir ilemi sonulandrr gibiydi. "Antagonistin, merhametsizliinin altnda gizlenen tek ve yegne ama, senin zaferindir. Antagonist, senin 'd'n gerekletirmene yarayacak btn yntem ve aralara sahiptir... O, sana baarya giden en kestirme yolu gsterir." Bu szler ne denli aykr grnrse grnsn, inanyorum ki, aslnda Davut'un dn ne baka bir mttefik, ne de baka bir strateji bundan daha hzl bir ekilde talandrmaya gtrrd. Dreamer, bu ilk anlama belirtilerimi bann hafif bir hareketiyle yreklendirerek, sessizce onaylad. Soma, "Yeryznde hi kimse seni dmanndan daha ok sevemez," dedi. Syleyecek sz bulamadm. akaklarmn alev alev yanarak zonkladn hissettim. Hristiyanln 'dmann sev' dncesinden yola kan insan zeksnn ulat ayn stn seviyeye, yzyllar soma, Dreamer'n ok daha sade ve devrimci bildirisiyle ulalyordu: Dmann seni sever! nsan, bundan byle dmann sevmek iin kar koymamalyd (bu artk -olanaksz deilse bile- iki bin yldr alma ve intikam peinde kotuktan sonra insanlk iin uygulanabilir olmaktan oktan kmt). Yeni insanlk iin, seni sevenin senin dmann, Antagonist'in olduunu anlamak yeterli olacakt. Dreamer'n verdii mesaj, zerinde ne kadar ok dnrsem, bana o denli byk grnyordu. zellikle Hristiyan retisinin mihenk ta olan, binlerce yllk 'dmann sev' bildirisi, kendi katln aa karmt. Kimi dinler gibi, yzyllar getike kiliseler arasndaki blnmelerle zayflayan Hristiyan inanc da gerein deimez olmadn ve sabit kalamayacam unutmutu. Dnn gerei alamazsa, ryp bugnn yalan olur. Oturduumuz banktan kalkarak, kaderine terk edilmi itfaiye aracma srtmz verdik ve nehir boyunca uzanan sokaktan kuzeye doru yrdk. Dreamer'n yannda hem yryor, hem de O, muhteem teorisinin son paralarm yerlerine yerletirirken O'nu can kulayla dinliyordum. "Dmzdaki dman balamak, binlerce yllk bir kibrin ve bir anlama yetersizliinin bildirgesidir. Tek dmann senin iindedir. Darda, ne sana zarar verebilecek, ne de balaman gerekecek bir dman vardr. Antagonist senin en deerli yandandr. Kendini gelitirmen, mkemmelletirmen ve btnletirmen iin bir ara; Oluun yksek blgelerine erimek iin yegne anahtardr." Artk btnyle bir harabeye dnen, gotik stilindeki Good Shepherd apelinin yanndan getik. Istraplar iindeki sa'nn tatan bir heykeli harabenin orta yerinde sessizce ykselmekteydi. 162

Tanrlar Okulu Dreamer, "Bu binlerce yllk 'okul' da baaramad," diye vurgulad. Onun sesinde, zamana ait olmayan bir dramn yaad sondan dolay duyduu kederin belli belirsiz izleri kyordu. "O da hedefi tutturamad." Antagonist Antagonist, dman, itici zel bir gtr. Sorumluluk derecemiz ne denli yksekse, Antagonistin saldrs da o denli acmasz olacaktr. Antagonist bizi ler, ne olduumuzu gsterir, bizi tamamlar... zgrlk derecemiz ne denli yksekse, onun hareketi de o denli sinsicedir. Antagonistten korkma! Zalimlik maskesinin altnda, en byk yandan, en sadk uan sakldr. Antagonistin tek ve yegne amac senin zaferindir... Antagonist her arac, her stratejiyi kullanr, esas hedefi, senin btnlndr. Dnyada kimse seni Antagonistten ok sevemez nk sen onun var olma nedenisin. Antagonistten korkma! Mkemmelliin onun acmaszlyla, lmszln de onun grnen lmszlyle byyecektir. Anlama gcn, onun manevi gcyle Senin manevi gcn onun anlama gcyle geliecektir nk Antagonist, sensin!

6 inde glmsemeyi ren Bu aklamann bykln merak ettim. Byle bir gerek, insanlarn bildii bir ey olsayd, bir devrim yapar, dnce ve hissetme biimlerimizi ebediyen deitirirdi. leride bir gn, bu grn gcn ekonomi blmndeki rencilerime: Antagonistin saldrs ne denli acmasz, aalamas ne denli ar olursa, bizim ilerleme frsatmz da o denli byk olur, diyecektim. 163

S t e f a n o E. D ' A n n a "Sana yaplan saldr ve aalamalar tm acmaszlyla srerken, iinde glmsemeyi ren. Darda savaman gereken Antagonist, iinde hemen balanmaldr! Balama yalnzca iinde gerekleebilir. Dnda ise en amansz sava kusursuz biimde yapmak zorundasn... ama ona inanmadan!" Sonunda bir yark alyordu., binlerce yllk aklanamam elikinin zerine bir para k dmt: Eer onu seversen o artk senin dmann deildir, yok eer o, senin dmannsa, onu nasl sevebilirsin? 'Dmann sev', ancak btne ulam bir kiinin anlayp uygulayabilecei stn bir fikirdir. Sadece kendisini atmalardan ve blnmelerden syrp kurtarm bir kii, Antagonisti olmadan kendi yolunu bulabilecektir. Oysaki dualite mantyla hareket eden, hl kartlk araclyla anlayp dnebilen kiiler iin deiim, ancak acmasz maskesiyle kendini gsteren Antagonist sayesinde olacaktr. Zorluklarla kar karya gelen bir liderin tutumu bu olmaldr," derken, kavram rneklercesine, sanki uzun sredir bekledii ve istedii bir eyi sonunda bulmu biri gibi ellerini keyifle ovuturdu. "Bir lider bilir ki, dman ne denli korkun grnrse grnsn, kavga daima adildir ve zorluklar sadece birer yanlsamadan ibarettir. Antagonistin maskesinin altnda ve grnrdeki zalimliinin gerisinde, sorumluluun daima en yksek dzeylerine erime frsat vardr." Dreamer, sanki tm gezegen onu dinliyormuasna, tm insanla seslenir gibi, "imdiye dek hi kimse oyunun ne olduunu bylesine net olarak aklamad!" dedi. Szlerini, "insanlarn ou, bu anlay ve bir Okul olmadan, bedelini demeyi reddettiinden bu geidin eiinde kalakalrlar," diye srdrd. Arzularmzn gcn, isteklerimizi, hazrlmz ve kararllmz snayan fiziksel ve psikolojik dmanlara benzeyen engellerle karlar, daima bizi yolumuzdan caydrmaya alan i sesimizi duyarz. "mknsz olan, her zaman dier bir imkan kapsn aar..." Dreamer'n grne derinlemesine girdike, zel bir eitimden getiim duygusuna kapldm. Dreamer beni, yaamda bize kar kyor grnen her eyi ve bize yaplan her saldry, ileri gidebilmek iin bir itme kuvvetine evirmemi salayan bir sava sanatnda eitiyordu. Engeller ve dmanlar, imdi yeni bir k altnda, eskisinden farkl grnyorlard. 164

Tanrlar Okulu "ster bir insan, ister bir olay biiminde grnsn, Antagonist, sendeki her boluu, her eksiklii, her zayfl veya her korkuyu sana gsterdii gibi, senin hazrllcsz yakalandn her durumu, gnahlarn, hatalarn, eksiklerini ve kendine koyduun snrlar da hi dn vermeden yzne vurmak gibi ho olmayan bir grevi stlenmitir." Dreamer muzip bir ifadeyle, "Antagonist bize tm bu deerli hizmetleri sunarken biz de kin ve fke ile ona karlk veririz," diye vurgulad. Collegio Bianchi'de karlatm ocukluk yllarmn pek ok Antagonistlerinin oluturduu bir kalabalk iinden zihnimde Peder Nuzzo'ya dair bir yer ald. Ona yaptmz btn ktlkler iin hissettiim hafif pimanlkla iim szlad. Acmaszlnn ve sert saldrlarnn arkasnda ancak imdi Dreamer'la birlikteyken, 'oyunun' denetimini elinde tutan birinin sevgisini glmsemesini 'grebiliyordum'. Dreamer bir zdeyi gibi, "En nefret ettiimiz retmenlerimiz, bize en ok emek verenlerdir," dedi. O'nun bu sz dncelerimi datm, gereksiz duygularn zihnime tad hayaletleri ve glgeleri anlarmdaki yerlerine geri yollamt. Dreamer'n szlerinden bir sistemin, bireysel ve sosyal btn insan davranlarna uygulanabilir, tekrarlanan kozmik bir modelin olutuunu fark ediyordum; bu, her dzeyde gzlenebilir trden evrensel bir yasa gibiydi. Beni en ok sarsan, Dreamer'n Antagonist Yasas'ndan kama olaslna deinmesi olmutu. Bu noktada, hibir ekilde kar koyma gereinin olmad, yani Antagonist'in acmasz ve deerli yardmlarm kullanmadan, istediimiz her hedefi seerek ona ulamann mmkn olduu bir dnyay zihnimde hayal edemediimi belirttim. Antagonist'in sonunda giremeyecei bir yaam yeryz cennetine dntrme olaslndan bylenerek, "Nasl?" diye sordum. Dreamer, soruna kesin zm getiren birinin sert tonlamasyla, "Yerekimi yasas olmadan bu dnya stnde nasl yaanabilir gibi bir soruyu sormakla edeerdedir," diye yantlad. Ardndan, gizli tutulacak bir srr aktarrcasna alak bir sesle, "nsan hangi etkiler altnda yaamak istediini seebilir ve daha yksekteki bir eyin gcne teslim olabilir, ama ac iinde yaar ve bunun bir sonucu olarak Dleme Sanat stne hibir ey bilmez! Ac eker, nk dlemez." dedi. Esrarengiz bir ekilde szlerini srdrerek,

165

S t e f a n o E. D ' A n n a "nsan, dleme sanat sayesinde, strap ekmeye ve lme son verebilir. Bir tek kendisini iinde ldrmeye son veren kii, Antagonistin szcklere smaz gizemlerine sahip olma 'hakkn' elinde tutar." dedi. Roosevelt Adas ve martlarn gkyzn trmalayan hareketleriyle ilgileniyormuasna, szlerine uzun sre ara verdi. Sonra, "u an iin, Antagonisti en yakn yandan olarak grmeyi ren ve sana kar daha gl, daha sert olmasn umut et. Sorumluluk dzeyimiz ykseldike, Antagonistin saldrlar daha acmasz olacaktr. Bu olguya bu gzle bakmaya al. Zamanla bu bak as senin yaamn altst edecek ve hep dilediin dnyay yaratacaktr," dedi. Dreamer benim, yaantmdan saldr ve tehdidi nasl yok edeceim sorusuna bir yant beklediimi anlamt. "Aslnda Antagonist, deitirmek istediin eylerle grmek, dokunmak ve hissetmek istemediin eyleri sana iaret eden bir sinyaldir..." Sylediklerinden hibir ey anlamam grndm iin bu konuyu u anda kaldramayacama karar verdi. imdilik Antagonist Yasas'n, evrensel ve kanlmaz bir yasa olarak almam syledi. Szlerini bitirircesine, "nsan, kart kutuplarn ynettii, her eyin atmalar ve ztlama oyunuyla yaratld kartlklar dnyasnda egemen olan bu ysadan kaamaz," dedi. Kendimi, yazgmzn nasl deimez olduunu ve bir kiinin kurtuluunun tm insanla nasl yaylabileceini dnrken buldum. Dncelerimin arasnda korkun bir sesle grleyerek, "Dnyann ihtiyac olan tek ey senden kurtulmakken, btn bir insanln kurtuluunun seninle ne ilgisi var! imdilik, strabna ve ektiin eziyete katlan!" diye buyurdu. "Ve orada dur. Kama. Kendini gzle ve strabnn kklerini aa kart. Ancak sana dayatlan dnya tarifini aklndan silerek zgrletiin zaman dnyay zgrletirebilirsin. Tm dnya bir dnme ve yapma tarzdr, onun gvenilmez ve tehlikeli koullar senin iindeki Evet ve Hayr blnmesinin tpatp bir yansmasdr. imdi ve burada kavramn devaml olarak yaayan sen, sadece sen bu dnyay kartlklardan kurtarabilirsin. Sadece sen, iindeki ihtilaf terk edip ayrlk, iddet v( savalar zgr klabilirsin," dedi ve karlamamzn bu ksmna son noktay koydu.

166

Tanrlar Okulu Bu konuya geri dnmesi iin birka ayn gemesini bekleyecektim; Londra'da unutamayacam baz kiilerle birlikte bir akam yemeinde bana, proaktif olmann srrn aklayacakt. O'nu yryerek dinlediim bu hareketli dersimizin sonunda, kendimi parkta, kalktmz bankn hemen yannda buldum. O otururken ben de aramzda yeterli bir mesafe brakarak yanna ilitim. Gne bir bulutun arkasndan aniden kt ve dorudan gelen bir k demetiyle gzlerimi biraz kstm. ok ho bir duyguydu ve ann keyfini karmak iin bir sre yle kalmay srdrdm. Dreamer'n huzur veren szleri, sanki uzak bir dnyadan gelir gibiydi. "iman, kendi gerekliinin yaratcs olduunu unutup yaamndaki Antagonistin hareketini kanlmaz ve yakn kld." "Vizyonunu altiist et! zgr ol!" dedi. Sesi babacan bir tonda, ama bir emrin sert ve buyurgan gcndeydi. Bir an iin titredim ve iine dtm uyuukluk tm duyularm ele geirdi. Syledii u szleri duyacak zamanm olmutu: "Dleyen, yaratan ve seven insana dntr kendini! Sadece kendisini yenmeyi kafasna koyan kii Antagonistle karlar. Dte dmanlk olmaz, bu acsz ve serbest bir dtr."

7 St. James'teki suit antam kaln hal demeye brakarak etrafma bakndm. Sitin lks, ar brokar demeliklerin ve mobilyalarn etrafa yayd zenginlik beni huzursuz etmiti. Byle lks bir otele gememi isterken Dreamer'n aklndan geenleri merak ettim. Onunla iken hibir ey tesadfen olmuyordu, zaten hibir ey nceden planlanamazd. Dreamer iin kk bir hareket bile stratejiyi oluturan bir parayd. raklk yllarm boyunca, O'nunla en uzak lkelerde ve dnyann belli bal bakentlerinde bulutum. ler karlamamz, ok deerli bir deneyim ve yaamm srad bir servene dntren bir ykseliin aydnlk basamaklar olmutu. Bu kez Dreamer'n mesajn, Londra'ya varr varmaz yerletiim kk oteldeyken almtm. Veronica's'ta buluacaktk. O akam bulumak iin bir saat kararlatrmann yannda, Dreamer benden Eaton Palace'tan ayrlp Mayfair'deki St. James'te bir site gememi istemiti. 167

S t e f a n o E. D ' A n n a Ve ite imdi de kendimi, buluma saatine dek beni onunla karlamaktan ayran, gemek bilmeyen dakikalar ldrmek iin tembel tembel otururken bulmutum. iekler, grkemli bir meyve taba, ampanya, iki ayr banyo, tarihi bir yaz masasyla bir alma odas, gsterili bir kanepe. Bunlarn bana kaa patlayaca dncesi midemin bulanmasna, yreimin daralmasna, zetle kendimi kt hissetmeme yol ayordu. Dreamer'n aklnda her ne varsa ve benden her ne yapmam istiyorsa ki buna Londra'daki en lks otellerden birine gemem de dahildi, hi kukusuz hepsi bir stratejik plann parasyd. Bununla beraber, bu mide bulantsnn stesinden gelemiyordum. Lks bir otelden benim adma dzenlenmi bir faturayla karlanca, ynetimden Mr. Lyford'un yznn alaca ekli gzmn nne getirmemeye altm. Bunu kendi cebimden demem gerekecekti. ACO'nun benim kiisel masraflarm karlamas sz konusu deildi. Saint James'te geireceim birka gecenin sonunda zaten New York'taki aylk kazancmn tamamn bitirmi olacaktm. Bu dnce, psikolojik bir acdan fiziksel bir acya dnt. O sralarda koullarn ve olaylarn yaamm her ynyle eline geirdii kkl inanc yznden, huzursuzluumun ve mutsuzluumun suunu d dnyadaki her eye ve herkese yklyordum. Dreamer daha sonra bana, "Bir kral dairesi yerine, Londra 'nn en fakir blgesinden bir otele gemeni isteyecek olsaydm, bana ayn ekilde ierler, ayn fkeyi duyardn," diyecekti. "Karlatn eyin daryla bir balants olmad gibi olaylar veya koullarla da bir ilgisi yoktur. Seni hi yalnz brakmayan, iinde tadn bir ey var ve bu ey her trl zorluun ve cehenneme benzeyen hayatnn asl nedenidir." Bu sabahki dncelerimin, zihnimde idam edilmi mahkmlar gibi sallandn grnce utandm. Bastramadm bir mide bulants beni btnyle ele geirerek tm hcrelerime yaylmt. Toparlanp yeniden nefes alabilmek iin oturmak zorunda kalmtm. Fiyat listesini bulmak iin her yere bakmtm ama yoktu. Sonunda dayanamayp telefonu kaldrm, sitin fiyatn sormutum. Belki hl iptal etme ansm olabilirdi. Dtm bu durumdan ve aresizlikten syrlmak iin her eyi syleyebilirdim. lm deindeki bir insann gemi yaam gznn nnden nasl geerse, benim de zihnimden krlgan bir yaamn rasgele kareleri gemekteydi. Birka saniyeliine fel olmuum gibi ylece kalakaldm. Sonra ahizeyi yavaa yerine braktm. Yepyeni parlak bir k, beni tuttuu gibi endie bataklndan ekip kard.

168

Tanrlar Okulu O anda hatrladm: Bir zamanlar bana fsldad ve satr aras sayabileceim srad bir cmleyi ne mutlu ki alglam ve not defterime kaydetmitim. Yaam stili bilintir. Elinde ovucunda olan her eyi, hatta olmayanlar bile kendine yatr! Daima! Bylece yaamnn her anlamda zenginletiini ve genilediini greceksin. Sen kendine yatrm yaparsan, yaam ela sana yatrm yapar. Don 't worry about money. Worry about yourself, about your integrity. When money is needed, it will be right there. Trust yourself, trust your dream and you will have all the money necessary to match a beautiful life. The masterpiece of your very dreaming is you. Para iin endielenme. Sen kendin iin, kendi btnln iin endie duy. Para ihtiya duyulduu anda sana gelecektir. Sen kendine gven, dlerine inan, ite o zaman gzel bir hayat iin gereken tm paraya sahip olacaksn. En iten dlerinin bayapt sensin. D dnya, senin iindeki yaratcln sadece solmu bir glgesi, esizliinin silik bir belirtisidir."

8 Horoz tmeden nce Vcut kimyamn deitiini hissediyordum. Hcresinin kaps beklenmedik bir ekilde alan bir mahkmun heyecann duymutum. Beni korkutmann, cesaretimi krmann ve iki bklm etmenin ne denli kolay olduunu dndm. Varlmn ap bu kadard ite ve yaammdaki her trl zorluun asl nedeni de bu idi. Buna ramen, Dreamer'la balantda olmak, baklarm O'nun olduu yne evirmek, hatta O'nu dnmek bile beni deitirmeye ve benim iin zm ortaya karmaya yetiyordu. nceki dier birok karlamamzda O'nun engin eitim sistemiyle oluturduu gibi, St. James'teki bu sit de, Dreamer'n genellikle 'Yapmann Bilimi' diye niteledii Dleme Sanatnn ilkelerini alarak rendiim Okul'un bir snf haline geldi. Ne olduu hakknda en ufak bir fikrim olmasa da Dreamer beni srad bir greve hazrlyordu. Emindim ki, bir gn bana verecei grev tmyle bir 'devrim' gerektirecekti; imdiki halimle parmamn ucuyla bile dokunamayacam ar sorumluluk olacakt.

169

S t e f a n o E. D ' A n n a Minnettarlmn ykseldiini ve ayn zamanda niteliinin younlatn hissediyordum. Gzlerimi hafife kapadm ve bu ortamn her ayrntsn, zenginliini, gzelliini ve lksn doyasya iime ektim. Hibir eyin dmzda olmadn anladm. Dreamer'n yanndayken, kesinlikle bilinmeyen birok detay netlik kazanyordu. St. James'teki sitte olaanst bir ey oldu. Sadece birka dakikalna da olsa, korkak, pheci, yenik bir adam ve bir kurban olmay brakm, bu oteli tasarlayan bir mimar, bir sanat haline dnmtm. Dleyenle dlenen, zgr adamla baml adam arasnda gidip geldiim sonsuz mesafeyi yaayarak kavradm. Dnya, Oluun bir yansmasdr. te kaynak buydu! ncil aradm. Yatan baucundaki komodinin ekmecelerinden birinde buldum. Geliigzel bir sayfa atm ve karma sa'nn Petrus'a kez "Beni seviyor musun?" diye sorduu blm kt, okudum. Petrus, nce arp sonra biraz utanarak yantlar. "Evet, seni seviyorum!" "Hayr!" diye yantlamalyd oysa, "henz deil!" Eer daha drst ve daha iten olsayd; eer kendini derinlemesine bilseydi, "Seni sevmeye alyorum!" derdi. kez tekrarlad bu soruyla, sa ona aslnda unu soruyordu: Kendini tanyor musun? Kim olduunu biliyor musun? Kendini her eyden fazla seviyor musun? Kendini iinde ldrmeye son verdin mi? sa'nn Petrus'tan beklentisi, ona rettiklerini Olu'un en derin ksmlarna aktarmas, vizyonunu altst etmesi, dnme biimini deitirmesi ve katln yumuatmas idi. Belki de sa onun bu katln bildiinden ona Petrus (Ta) ismini vermiti. Petrus, deimeyi reddeden, yalan syleyebileceine, saklanabileceine inanan insan temsil ediyordu. O insan bendim. Okuyordum ve alyordum. Petrus'a ihanetinden kanmas ve bir gn sa'y kez inkr etmek durumunda kalmamas iin ans verilmiti. hanet duygusu herkeste olduu kadar onun iinde de mevcuttu ve kmas iin sadece uygun ortamn olumasn bekliyordu. Zavall Petrus! Keke sadece kendini gzlemleyebilseydi o zaman, bu istein dardan deil, iinden, kendi varlndan kaynaklandn anlayacakt: "Petrus, sen kendini seviyor musun? indeki lme ve blnmeye dur diyebildin mi?" Bylece o kendi yalann, korkusunu ve phelerini kefedecek ve evimizde burun buruna geldiimiz bir hrsza yapacamz gibi onlar iinden skp atacakt.

170

Tanrlar Okulu Kendini sevmek bir irade iidir, kendini tanmak demektir. inde kendini sevmek, yaam durmakszn her an, her saniye yeniden, btnyle kutsamak demektir. Dreamer'n bu szlerini anmsadm ve anladm ki, Petrus sa'nn ondan istedii kendini gzlemlemeyi, tanmay ve sevmeyi kabul etmi olsayd, lml yazgsn deitirebilmeyi baaracakt. nanlarn ba aa edebilmi olsayd, gn.geldiinde cellatlarndan istedii gibi ba aa armha gerilmesine gerek kalmayacakt. O, sadece sa'nn retisinin altst edici doasn anlamann ge ama zgn bir simgesi olarak sundu kendini. Kitaptaki bu blmde aktarlan Hristiyanln ilkel dnemindeki byk Okul'dan yaylan bu mesajdan uzaklaarak, yeniden Dreamer'n byk retisine dnyordum. Olu, olaylar dnyasnda karlatmz her eyin kaynadr. Look at yourself inside and you will know your destiny! Kendi iine baktnda kaderim greceksin! Bu 'evet', Petras'un grmek istemedii ve yaamna son verilmesine neden olan yaland. Bir eyleri deitirmek istiyorsak, bunu ancak varoluumuzu ykselterek yapabiliriz. Tpk bir kuruluun, bir lkenin veya tm bir uygarln olduu gibi, bir kiinin kaderi ve ekonomisi de kendi varolu durumlarnn, kendi grlerinin bir yansmasdr. Bak as genileyen bir kiinin, kendi gerei de o denli zenginleir. Bylesine kapsaml bir yasay, hibir ekonomi okulunda renemezdim. Tm bunlar benim iin, gerek ekonomi, yneticilik, yksek finans ve eitim konularndaki en nemli dersler oldu. Bugn, varolua dayal, insanln en eski zihinsel paradigmalarn deitirebilecek, vizyonunu altst edebilecek ve onu dnyadaki yoksulluun, sua itmenin asl nedeni olan atmalardan, pheden, korkudan ve acdan ebediyen kurtarp zgrletirecek gteki psikolojik devrimin, bu retideki yeni eitimin mihenk talar olduunu artk biliyorum. 9 Dreamer ile akam yemeinde Veronica's'a ok erken gitmemek iin sabrszlm denetlemek zorunda kaldm. Salon kalabalkt. Dreamer, zengin yiyeceklerle donatlm bir masada oturmu, evresi lokantann sahibi ve heyecanla alan garsonlar ordusuyla kuatlmt. Dreamer'n siparilerini ve ayrntl nerilerini saygyla dinlemek zere, bir ku srs gibi, birlikte duraklyor, sonra yine hep birlikte ilerinin ba dndrc dansna dnyorlard. 171

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer'n zerinde, modann hibir dnemini artrmayan siyah takm elbise vard ve uzun salarn ensesinde toplamt. Yakalar saten kapl ceketinin iindeki, yakas ve kol azlar siyah kadife bantlarla evrili gmlei gz alyordu. Yalnz olmadn grnce ardm. Masada O'nunla birlikte drt erkek ve kadn vard. Daha sonra yakndan tanyacam bu kiiler, srasyla Zrih'teki nde gelen bir reklam ajansnn patronu olan Bruno W. ve ei; Frankfurt'tan, uluslararas bir vakfn Bakan olan Klaus E.; bir Britanya niversitesinin retim dekan olan, kyafetinin oryantal havas ve etkileyici atletik fiziiyle gruptaki en farkl, ama bir aydn rolnn fiziinden hayret edilecek kadar uzak grnen Ben F.; Londra ve New York'ta iki insan kaynaklan irketinin kurucusu ve sahibi olan bir kadn; ekici ve kararl havas baklarndan okunan bir insan kaynaklar uzman olan Linda ve son olarak da sessiz, nazik, ekingen grnl ve hemen kanmn snd rlandal ift Peter C. ve kars Susan'd. Peter katolik olmasna ramen, kars Susan bir protestan vaizin kzyd ve her ikisi de Regent's Park'ta tarihi bir kolejde yrtlen bir projede alyorlard. Ve ortamn ilgi oda olan kii elbette Dreamer'd. O'na herkes bir tanklk havasnda ama hrmetle hitap ediyordu. Bu kiilerin varl, uzun zamandr hissetmediim, hatta artk iimde kalmadn dndm baz duygularn canlanmasna neden oldu. Bir eit davetsiz misafir olarak aldm bu duruma gcenmi olmamn yannda, zengin grnleri ve onlar saran parltl baar haleleri, iimde ayn zamanda imrenme ve kskanlk duygularn da uyandrmt. Etrafm saran aydnlk iimdeki karanla ilemiyordu. Elbette, Dreamer'n baka 'rencileri' de olduunu hep dnmtm ve birka kez onlarla karlamam stne d kurmutum; ama onlarla byle, nceden haberim olmadan karlamak beni hazrlksz yakalanmt. Tepkim ve hissettiim duygular nedeniyle utan duydum. Dreamer'la aramda sonsuzluk kadar uzak iki admlk mesafe beni bambaka biri yapmt. Dikkatimin ynn dmdan iime evirmek eklinde tamamen deitirdim. Buna ramen, bunlar gzlediim anda o duygular da solarak yok oldular. Bu keiften artakalan, sadece bylenmiesine bir hayranlkt; benim gibi Okul dncesiyle buluan baka insanlar tanmann ne denli deerli bir frsat olduunu grdm. Sanki sanal bir olay yayordum ve kendimi teatral bir boluun iine dm gibi hissediyordum; buras oyuncularla seyircilerin arasndaki belirsiz izginin srekli deitii ve ihlal edildii bir yerdi. 172

Tanrlar Okulu Absrdln tiyatrosunda perde ar hareketlerle aldka, ortaya bilinmeyen bir gerein ana hatlar kyordu. Bizler, btnn gremeyeceimiz, bilinmeyen bir senaryonun canl sayfalar, bir tablonun fra darbeleriydik. imdi ise, kaderimizi renmek zere 'sanat-yazaryaratcnn' huzurunda bekleiyorduk. O gece orada bulunan her bir davetliyi byk bir dikkatle gzlemleyerek onlar tanmaya altm. Bu insanlarn her biri, kendi alanlarnda isim yapm, adeta birer otoriteydiler. Bruno W. orta yal bir adamd; tavrlar ve konumasndaki sadeliine ramen kararl ve yapc olduu aka grlyordu. Grnne holuk katan kr sakal ona rahat bir kii havas vermekle birlikte, karakterinin dier yn olan sade, hatta bir para ocuksu adam yanstyordu. Kars Rebecca ince yaplyd, hatta krlverecekmi kadar narin grnyordu, ama uluslararas alanda baarl bir i kadnnn sahip olmas gereken enerjinin tmn bnyesinde tayordu. Yln nemli bir ksmn, byk bir aile iftliinin ve bir arap retim iletmesinin bulunduu Toskana'da geiriyordu. lk bakta zarif, kozmopolit tavrlar ve parlak kiilii ile dikkat eken Klaus E. soylu bir maceraperesti andryordu. Havai tavrlar ve neeli konumalarna ramen, knndaki bir kl gibi, iinde gl ykselme hrsna hizmet eden keskin bir zeky gizliyordu. Peter C., gzel konumas ve ilgin fikirleriyle adeta canl bir Andre Chenier olduunu gsterdi. Gen kars Susan, hayran hayran onun aznn iine bakyordu. Hepimiz en yaln halimizle Dreamer'n nndeydik. O bizim yeteneklerimizle snrlarmz ve i ekonomisindeki mkemmel konumlarmz biliyordu. Esiz ve mkemmel projeyi tek bilen O idi ve O'nun zihnindeki byk mozaii oluturan her birimizin nasl bir dzen ve hassasiyetle birbirimize balanacamz da bir tek O biliyordu. Benim geliimle kimsenin ilgilenmedii kansna kaplmtm. yle ki, herhangi bir merasim veya tantrlma bile olmamt. Onlara sessizce katldm ve masada benim iin ayrlan yere oturur oturmaz, tm dikkatimi Dreamer'n anlattklarna ynelttim. Ben gelmeden nce balad konumasnn u blmn yakaladm: "Gerek insan hibir felsefeye, ideolojiye veya dine bal deildir. Gerek dleyenin hibir etiketi yoktur. Herhangi bir eye ait olamaz, bir eye dahil olamaz. O, Antagonistin sadece snrlarmz aabilmemiz iin geldiini bilir. 173

Stefano E. D ' A n n a Ortaya kan ak seik her engeli, kar duran her zorluu kutsamasnn nedeni de budur. Bir gn bahede yrrken bir dikene basacak olursanz, teekkr etmeyi sakn unutmayn."

10 Drst olmayan ynetici Bu nkte ve Antagoniste yaplan bu atf, bir ykye ve anlam pek de ak olmayan g bir meseleye, drst olmayan yneticinin yks hakknda yorumda bulunmak iin bir ara oldu. Dreamer, binlerce yllk bilinmezliiyle birlikte, onu olduu gibi gzlerimizin nne seriverdi. Zengin bir adam, ilerinin bana koyduu yneticinin, gnn birinde servetini arur ettiini ortaya karr. Onu karsna alr, btn gerekleri yzne vurduktan sonra, yneticilik grevine son verir. Ynetici kendi kendine, 'Ne yapacam ben?' diye umutsuzluk iinde sorar. 'Toprak kazmaya gcm yetmez, dilenmekten utanrm.' Sonunda, patronunun alacakllar kapya dayanr ve o da hepsini tek tek yanna ararak bor senetlerindeki rakamlar azaltmak yoluyla yeniden dzenler. Yz varil zeytinya elli, yz deste tahl seksen olur ve bu ekilde devam eder. Bunu yaparken, iten atldnda bakalarnn hogrsn kazanacan, onlarn gznde iyi bir insan olarak takdir greceini hesaplar. Onun bu drst olmayan davrann renen ustasnn ilk tepkisi ise onu 'vmek' olur... Dreamer, "Ustann bu davran, yzyllar boyunca en bilgili akademisyenleri dahi hayrete drd; nesillerce saysz bilgeyi, teolou, o dnemin yorumcularn zorlad," dedi ve sustu. imizden bazlar aka meydan okuyan szlerine baz aklama getirmeye yeltendiyse de grleri bu kez de dierlerince rtld. Bu bilmecede anlalmayan bir taraf vard. Sonunda hepimiz pes ederek yzmz Dreamer'a evirdik. Hepimiz biliyorduk, O'nun parmaklar arasnda Gordian dm bile zorlanmadan yavaa zlrd. Bu bilmeceye ylesine kusursuz bir aklama getirdi ki, sadece bize doruyu gstermekle kalmad, ayn zamanda binlerce yllk karanla da k tuttu. Dreamer, ustann grnrdeki bu anlalmas zor tepkisinin, tpk insanolunun evrimsel bir eikten atlamasnn insan rk asndan kozmik 174

Tanrlar Okulu bir olay olmas gibi, ciddi ve nemli olduunu aklad. nsan psikolojisi asndan bu durum, sadece dik durma becerisi ya da atalarnn izini kaybetmesi ile kyaslanabilecek ok nemli bir kuantum srayyd. Bu meselde ustann verdii karlk, 'sapiens sapiens' trnn, insan sonras insann doumuna iaret etmektedir. Bu yant, insan soyunu, hala ilkel, hayvani koullara bal olan bir psikolojiden ka ynlendiren toplu bir gn temsilidir. "nsan proaktif olmay, an ' ynetmeyi, yolculuu iin her saldry bir avantaja, her aalamay bir itme kuvvetine dntrmeyi kefeder. Bu hazinenin yer haritasn da ulalamaz derinlikteki kk bir yknn iine gmer." "Saldry yreinizin derinliklerinde hissedin!" Haykrrcasna yksek bir sesle ortaya savrulan bu beklenmedik buyurgan ses, beni yerimden sratmaya yetti ve daha da dikkat kesildim. "Orada, sava meydannda; zaferin kararlatrld yer oras. in srr ise daha savamadan nce sava yenmektir." Not defterimi kardm ve her szn yazdm: "Drst olmayan yneticinin vlmesi, her bir i yarasnn iyiletii, zde kendini balam, savamak zorunda kalmadan kazanan bir insanln feryaddr...nk artk Antagonistin yararl fakat korkun mdahalesine ihtiyac kalmamtr." Dreamer, yaam sahnesinde spot klarnn altnda, sergiledii grkemli performansnn sonuna ulam, olgun bir insann, kendisine dostluk ve sevgi verenlere teekkr etmek yerine, ona engel olan, ac ektiren ve saldran herkese resmi olarak teekkr etmesi gerektiini syledi. Dreamer szlerinin burasnda konumasn keserek, yapt bir iaretle masaya ilk yemek servisinin yaplmasna izin verdi. Anlalmas zor meseli yorumlamaya ara vererek, zerleri alm tabaklarla gelmeye balayan yemek servisini sade, ama otoriter bir tutum iinde izledi. Dreamer'n baz gastronomi ve yemek tarihi konularndaki zl aklamalarndan sonra, birbiri ardna, ngiliz mutfana ait daha nce hi duymadm, bilmediim yemekler nmze gelmeye balad; tarihi 1600'lere uzanan hardal bazl zel yemeklerden, daha modern tariflere dayal, ama hepsi Birinci Dnya Sava ncesi dnemin yemekleriydi. Dreamer, her zamanki gibi yemeklerin hibirine dokunmad. nne konan tabaklar neredeyse hi dokunulmadan mutfaa geri gidiyordu. ok kibar bir sofra arkada, kaliteli yemeklerle araplar hakknda ok bilgili, cmert ve ilgili bir ev sahibi olmasna ramen, 175

Stefano E. D ' A n n a Dreamer azla yetinmenin somutlam bir rneiydi. Sofra adabnda gereken her ayrnty titizlikle uyguluyordu; farkl servis tabaklarn alyor ve geiriyor, kendi tabana koyuyor, sofraya gelen servisleri ikram ediyor ve yemekler hakknda yorumlarda bulunuyordu, ama neredeyse hi yemiyordu. Arada bir atal alsa bile yutmuyordu. Grne gre Dreamer ayrntyla, sofra dzeninin tm zelliklerine titizlikle uyarak besleniyordu. Bir garsonun hareketi, bir taban sslemesi ve sunuluu, yemein rengi, kokusu, restorann dekorasyonu ve ortamdaki her ey Dreamer iin duygularn, alglarn ve cokularn zengin bir planktonuna, yalnzca onun bildii bir beslenmeye dnrken, bizim organlarmzn henz kabul grp zmseyebildii bir ey deildi.

11 Kurban daima suludur "Grne gre, bu gezegen zerindeki herey 'kartlk yasas' ile dengede tutuluyor: hereyin, onun vastasyla varolduu ve onunla denkletii bir kart var. Bir bireyin hayatnn, tpk bir ulusun ya da btn bir uygarlnki gibi, sk skya kartlk yasas ile ynetildii 'grnyor'." Konuma, bu konu etrafnda sanki sihirli bir denek demiesine canlanmt. Dreamer gruptaki herkesi, o anda, kendi antagonistini kim ya da ne olarak tanmladn aklamaya davet etmiti. Herkesi can kulayla dinledi. Ben ise, O'nun cmlesine neden 'aka grld gibi' diye balayp, 'gibi grlmektedir' diye bitirdiini merak ediyordum. Bu arada O yeniden konumaya balamt. Dncelerimi bir kenara brakarak dinlemeye koyuldum. New York'ta zerine ok az deindii proaktif olmann srr, artk sonunda ortaya kyordu. Dreamer, "Her insan, istei ile bunun gereklemesi arasnda kar kan bir gcn varln hisseder. Bir tr evrensel srtnme kuvveti," dedi ve ardndan, tarihe ve insanln mcadele etmek zorunda kald tm zorluklar ele alndnda, insann gelimesine ivme kazandran asl gcn kendisine kar koyan Antagonist gten kaynaklanabileceini syledi. "Yaamnzda bir ey yapmak isterseniz, insanlarn 'Antagonist' olarak tanmlad zt bir kuvvetle karlamak zorundasnz." Szlerine sanki havada doru szckleri ararcasna ara verdi ve sonra, "Ne var ki, Antagoniste ilikin sadece ok az kiinin bildii baz srlar vardr," dedi. O'nun bu gizemli girii oradaki herkesin dikkatini stnde toplad ve bizi dinlemeye hazrlad. 176

Tanrlar Okulu "Antagonist bizi ler dedi. Bizim AIM'imizi, yani amacmz, 'd 'mzn bykln ler. AIM, I AM' in farkl diziliidir." AIM=I AM AMA=BEN "Hi kimsenin, kendinden byk bir amac olamaz," dedi ve ekledi, "Sradan bir insan kk bir apartman dairesine sahip olmay dlerken, bir bakas sahilde bir villa dleyebilir, ama Versailles Saray 'n ancak bir kral dleyebilir." Dreamer'n, bir kiinin olmak istedii ile olduu arasnda kurduu bu denklem karsnda kendimden geercesine bylenmitim. Btn bunlar, bir kiinin isteklerinin snr olmadn syleyen genel geer inanla, saduyudan ayrlmad srece istedii her eyi, elinin altndaki kaynaklarnn ve saduyusunun yeterliliine bakmakszn hedefleyebilecei ortak inancna ters dtn dndm. Buna gre, kstlamalar olmadan herkes en byk dleri besleyebilir veya en yksek emellere demir atabilirdi. Dreamer, bu genel inann, temelinden nasl rk olduunu bize gstermek zere yle syledi: "Kiinin yaamdan ne isteyebileceinin maksimum snrn varolu kapasitesinin genilii belirler; bu, onun tm isteklerinin tepe noktasdr. Ayn zamanda bu onun btn sahip olabileceklerinin ve alabileceklerinin de snrdr." Bu muhteem bir keifti. O'nun retisinin imdiye dek her yana dalm paralar artk bir araya geliyordu. Aldm grkemli bilgileri aka gremediimden, anlamaya younlatm. Zihnimi yoran bu dncelerden syrldmda, uzun sre ayn yere takl kaldm anladm. Geen srenin farkna varmadan, konumalarn ok gerisinde kalmtm. Dierlerine katlmak iin acele ettim. ocukluumda da hep byle yapardm; okulun duvarlarnda asl duran ii doldurulmu hayvan figrlerine ya da zevksiz tablolara bakarak hayallere dalmaktan, zamannda sraya giremezdim, sonra da arkadalarma yetiebilmek iin kolejdeki btn koridorlar komak zorunda kalrdm. Dreamer, "Antagonist, dnce ve duygu boyutlarmzn en hassas lsdr," dedikten sonra kendi sonularmz kartmamz iin bizlere birka saniye verdi. Sonra szlerine devam ederek, "kuvvet asndan bizden asla stn olmamasnn nedeni de budur. 177

S t e f a n o E. D ' A n n a Zalim, tehdit edici veya yenilmez grnse bile, Antagonistle kar karya gelmek her zaman adil bir savatr ve bu oyunda her iki tarafn da gleri birbirine eittir," diye ekledi. Bu szlerinden sonra bizleri rpertecek biimde, bir savata fsltyla konuurcasna sesini ylesine alaltt ki, hepimiz sanki tek bir kiiymiiz gibi etrafna toplandk. "Grnte, insan yalnzca kendi dndaki engeller, dmanlar ve zorluklarla yz yze geliyor. Antagonist, aslnda iimizdeki bir glgenin, yani bizim tanmadmz ve tanmay istemediimiz karanlk bir tarafmzn maddelemi halidir. Bir saldr, bir zorluk veya bir sorun olarak nmze ktnda arp kalrz. Oysa gerekte, onu, uzun uzadya ve farknda olmadan kendi iimizde, biz yetitirmiizdir. Bizim dikkatsizliimiz yznden kck bir belirti, iz, iaret, ktlemek iin gereinden fazla zaman bulmu ve bizim onu tanmada yetersiz kalarak bir ey yapamam olmamz, onun byk bir tehlike halini almasna neden olmutur. te srf bu nedenle, daha bilinli bir insanlk, kurban durumuna dmeyi ve kendi kendine acmay varlndan btnyle sildikten sonra, mahkeme salonlarna byk harflerle, 'Kurban daima suludur!' yazacaktr. " Bruno W. samimi bir ifadeyle, "Peki, milyonlarca insann lmyle sonulanan Yahudi soykrm iin ne diyebiliriz, bunu nasl aklarz?" diye sordu. "Bu bilgilerin nda, Yahudi katliamndaki bir kurbana kendi cellad olarak nasl baklabileceini alglayamyorum. Almanlar gibi arlklar ve Ari rk yaratmak adna sapkn teorileri olan bir millet nasl milyonlarca masum insann sorumlusu olabilir?" Tam bu srada lokantann sakisi yaklaarak masann etrafnda dolanp herkesin kadehine deerli, zel bir arap koydu. Dreamer sustu ve yeniden konumaya balamak iin adamn iini tamamlamasn bekledi. Bu arada aniden, sanki sesli dnrcesine ve yksek sesle, Klaus E., "Dorusu, tarihin yzyllarca uzun bir dnemine baktmzda, Yahudi olmak hibir zaman kolay olmamtr. sa'dan 600 yl nce Kral Nabukadnessar, Kuds'teki Yahudi Tapman ta ta stnde brakmadan ykp, tm Yahudileri Babil ehrine srgn etmiti. Sonra Msrllar, arkasndan Romallar. Adlar Fhrer, Sezar, Pharoah veya Satrap, her ne olursa olsun, hibir dnemde Yahudi Antagonistleri eksik olmad," dedi. Dreamer, bir bilek hareketiyle kadehini dndrd, kadehin i eperinde arabn szlne dikkatlice bakt, aramasn koklad, ardndan bir bakyla sakiyi uzaklatrd ve yeniden konumaya balad. 178

Tanrlar Okulu "Kart olan, bir krk paradr. Btnden kopmu ve ayrlm bir krnt. Grnen Antagonist, bir hanmefendinin yitirdii bir bozuk para gibidir ya da obann, nerede unutup yitirdiini bilmedii bir koyuna benzer. Btnln yeniden bulamayanlar, varlndan kopan o atom parasn getirip yerine koyamayanlar, kendilerinin dnda o parayla karlamak zorundadr ama ok daha byk olarak... byk bir snrlayc, ok byk bir engel ve daha byk bir sknt formunda." Bu szlerle Linda'nm yz parlad, heyecanla, "Evet," dedi, "ocuk yuvalar, okullar, hastaneleri ayryd. Kasaplar, bakkallar, lokantalar, tatilleri, gelenekleri ve detleri dierlerinden hep ayryd. Denilebilir ki, Yahudi dini, felsefesi, yaam tarz ve o insanlarn alma ekli, arlkl olarak hep ayrlk bir dnya grne dayanyordu. Bir tarafta Yahudiler te yanda dierleri vard." Peter sze girerek, "Kuds tapnanda, Yahudilerle Yahudi olmayanlar birbirinden aynan bir duvar bulunmaktayd; bu duvar geen bir pagan lmle cezalandrlrd," dedi. Sonra sanki kendi kendine konuur gibi alak bir sesle; "Getto doduunda, dikenli tel oktan Yahudi psikolojisinin iine rlmt sadece, korkun bir gereklie dnmek iin doru artlar bekleniyordu..." Bruno, sanki hi beklenmeyen bir ey kefetmenin heyecanyla ve Linda'yla Peter'in de szlerini desteklercesine, "imdiye dek hi dnmemitim, ama branice 'kutsal' szc etimolojik olarak 'ayr' anlamna geliyor. Yahudiler kendi din anlaylarna gre dnyay ikiye bldler: kutsal olanlar, yani kendi inanlarndakiler ile dierleri, yani dinsiz ve murdar olanlar," dedikten sonra, bir darbe almasna sandalyesine yld. "yleyse?" dedi, kafas karmt, devam edemedi. Dreamer, "yleyse," diyerek bu anlama belirtisini yakalayp Bruno'nun sylemeye cesaret edemedii eyi dile getirdi. "Bizim btnlemekteki eksikliimiz, d dnyada canavarlar yaratmaktadr. Blnmlmz ise karlatmz iddeti yaratr. Antagonist biziz. Kendini bakalarndan ayrlm hissetmek, iimizdeki su ileme eilimini besleyen btnden kopmu bir Olu 'un sonucudur. Bir gn olaylar dnyasnda iddet, saldr, atma ve eziyet biiminde ortaya kacaktr." Hayretten donakalmtk. Nefeslerimiz kesilmi, aklmz gemekte olduumuz karanlk uurumun vahametiyle dnemez olmutu.

179

S t e f a n o E. D ' A n n a "Shoah* ne tarihsel bir rastlant, ne de belli bir rejimin sonucunda, bir milletin ya da daha kts bir adamn, zorba bir yneticinin etkisiyle olumutu, " dedi. "Kendini iinde henz balayamam bir toplumun kendi vizyonunu hayata geirmesiyle birlikte ayrlk, atmac dncenin bir yansmas olarak ortaya toplama kamplar, srgnler, katliamlar ve vahet kmtr. Tek dman kendi iimizdedir!... Darda, nefret edilecek ya da balanacak bir dman veya bize zarar verebilecek herhangi bir ktlk yoktur." Rebeeca, "imdi hatrladm," dedi. "Yeremya'nn Atlarnda, Babil'e srgne gnderilen Yahudilerin ackl ezgisi, ac bir aknlk bildiren 'eckah' yani 'neden'!' szyle balar." Dreamer, "Beklenilmeyen daima uzun bir hazrlk dnemi gerektirir. Varoluumuzda ve isel durumlarmzdaki bu hazrlk uzun bir kuluka dnemi gibidir," dedi. "Dolaysyla, iinizdeki Antagonisi tanyn. Onu kendinizle uyumlu bir hale getirin. Btnlemenizi salayn. Kendini btnde tutmak, 'iinde kendini balamak' demektir. Her bir parann btne katlmas, 'kaybolan evladn geri dn' gibidir. Bylece, yaam sana hep 'evet' diyecektir. Size bakalarnn 'ne anslsn' diyecekleri, srekli bir bereket kaynanz olacaktr," dedi. O akam Dreamer, evriminin belli bir noktasnda, insanln onu iki rka, yani birbirinden tamamen farkl iki psikolojik tre blen bir yol ayrmna ulatn anlatt. Baml olan, ikyet eden, kendine acyan ve d koullar sulayan insanlar vardr. Dreamer bunlar 'tepki gstermekten yana olanlar' diye nitelendirdi. Bunlar iki kutuplu bilince sahip olan, hayata tersliklerin, aksiliklerin penceresinden bakan insanlardr. Dndaki dnyaya senden daha gerek bir eymi gibi inanrsan, yaptn her ite baarsz olur, yok olur gidersin. Bir de; etkin, yaratc ve arzular ynnde ataca her admnda, kendi psikolojisinden kaynaklanan zt kuvvetleri yenerek zafer kazanmas gerektiini bilen baka bir insan tr vardr. Bu kiiler, dmzda, bize inat bir dnyann veya bize kar koyan d bir dmann var olmadn bilirler. Dreamer bunlar 'proaktif kiiler' olarak tanmlar. Onlar, kutuplamann arkasndaki birlii ve dman grntlerinin arkasndaki uyumu grrler.

* Shoah: Yahudi Katliam (.n)

180

Tanrlar Okulu "Bu proaktf kiilerin, oluun en karanlk yerlerine girmeye, glgelerin, hayaletlerin ve korkularn karsna dikilip yzlemeye cesaretleri vardr, nk btn bunlarn bir gn dmanlar olarak karlarna kmadan nce alt edilmeleri gerektiini bilirler. Dardan gelen her trl eyin dntrlmesi gerekir. Olaylar, durumlar, ilikileri ve beklenmedik durumlar iindeki deersiz fazlalklarn ve atklarn yeni bir hammaddeye, yeni bir enerjiye ve yeni bir yaama dnebilecei ayn yerde toplamalsn." Dreamer, kiinin kendi zerindeki bylesi zaferlerin, 'yaratc zaferler' olduunu syledi ve ekledi: "Bunlar, kendi dlerini somutlatrmak iin tek yoldur. phigeneia'nn kurban olarak sunuluu, Odysseus'un yolculuu, shak 'n kurban olarak sunuluu, Arcuna 'nn sava, sa 'nn ayartlmak iin denenmesi, amalarn gereklemesinin nndeki tek gerek engeli, yani ilerindeki Antagonisti yenebilecek kiilerin ulatklar yaratc zaferlerin srrn aklamaktadr." Soma, sanki hi kurtuluu olmayan bir durumu aklayan zgn ses tonuyla, "nsann asl hastal, hep 'yuvadan uzakta'., 'kendisinin dnda' olmasdr. O, d dnyay tapnlacak bir ilaha, korkuyla sayaca ve baml olaca bir puta evirdi; onun iin bir i dnya yoktur." Do not ever expect anything from anybody. Hi kimseden hibir ey bekleme. Yemein sonunda, ayrlmadan hemen nce, Dreamer bizde kabul edilemeyecek yalanma ve rme belirtilerini vurgulad; grdklerinin Olu Okulu bnyesindeki kiiler iin asla kabul edilemeyecek bir durum olduunu aklayp, bireysel 'almalarn' yava, ilerlemelerin yetersiz olduunu syledi. Dreamer sert ve aklda kalc szlerle orada bulunan herkesin olaanst projeler yrtp, kendi dnyalannda en yksek zirvelere erimeleri iin daha sadece birka yl nce verdii enerji ve gcn artk onlarn kibirlerini ve gururlarn besledii iin duyduu memnuniyetsizlii dile getirdi. Dreamer'a gre, O'nun yannda olmalarnn gerek nedeni olan, yeni insanln liderleri ve ncleri olmak zere ettikleri yemini unutmu olan bizler, eski tip liderlerin birer kt kopyalan gibi, yok olan bir trn cansz kalplarna dnmekteydik.

181

S t e f a n o E. D ' A n n a nce ayakta, sonra darda, Veronica's'n giri kapsnn nnde, okul ocuklar gibi etrafnda halka olup bizi azarlamasn dinledik. Bunlar da ktyd ama asl darbe bunun sonrasnda geldi. "Size n, para ve g kazandrdm. Dlediiniz her ey gerek oldu. imdi nnzde yeni bir serven, yeni bir uu var. Yeni bir d, yeni bir dnyay dlemenin zaman geldi. Sahip olduunuza inandnz her eyi brakn, yerinizi bir bakasna brakn. Kendinizi tmyle Projenin gereklemesine verin." Burada Dreamer'n yapt konumay aktarmayacam, nk bugn ancak ok az kii bunu anlayp kabullenebilir, ama syledii szlerin hepsi bende kaytl ve onlar en deerli hazinem olarak zenle ve dikkatle saklyorum. "Yalanan maskenizin altnda kendi yalannz gizliyorsunuz!" diye grledi. "lerinizi, ynetecek kiilere devredin! Bu rollerinizden vazgein! Bunu kendi kararllnzla yapn, yoksa yaam onu size zorla yaptracaktr." Burada kadn erkek herkesin gzlerindeki aknl ve panii grebiliyordum; o srada zengin gencin yksn anmsadm. O gece Dreamer' dinleyip her eyi brakmaya karar veren ve zamanla her biriyle tek tek derin ve samimi dostluklar kuracam bu kiiler hakknda size ileride daha ok bilgi aktaracam. Dreamer'n o geceki son szleri korkudan ekli deimi endieli yzlerimize bir tokat gibi inmiti. "Bundan byle mdahale etmeyeceim," dedi. "'Gerek' zgrlk kimseye verilemez.. nsan bunu tm gcyle iten istemeli ve bedeli her ne olursa olsun onu hak etmek iin aba gsterip kendisi kazanmaldr.. Bunu ancak o zaman elinde tutabilir! Benim dnyamda, korkunuzun ve kaytszlnzn tek bir zerresine bile yer yoktur. Daha fazlasna 'sahip olmak' ve daha fazla 'olmak' iin, sahip olduumuz ve bizi biz yapan her eyden vazgemek gerekir." Bundan sonra ok ciddi ve zl bir uyaryla szlerini noktalad: "Benim szlerimden anlamadklarnz, yaam size kendi yasalar ve iyiletirme yntemleriyle aklayacaktr. Bu durumda size 'sizin' anladnz zgrl, strap ekme, yklma, hastalanma, yalanma ve lme zgrlnz geri vereceim..." Ben bu szleri varlm karartan bir kehanet olarak algladm. Yllar sonra yaammn en zor koullarnda tenimi dalarcasna yazlacak o szleri ilk orada iitmitim. 182

Tanrlar Okulu Dreamer'la ba baa kalabilmek iin, dierlerinin gitmesini bekledim. Bu sert szlerinin anlamn ve her eyden ok da bu szlerin neden beni bu denli derinden etkilediini O'na sormak istiyordum. Aslnda iten ie dorudan benimle yakndan alakal bir eye tank olduumu, bir gn 'd' ile 'dlenen' ve gerek yaam ile dn yanstt glgelere ballk arasnda bir seim yapmak durumunda kalacam biliyordum. Oradaki insanlarn yerinde ben olsaydm, ne yapardm diye kendi kendime sordum. O akam biraz da benimle ilgilenmesini istiyordum. Dreamer'a sadece, New York'a geri dnmeden nce O'nu bir kez daha grp gremeyeceimi sormakla yetindim. Ertesi gn akamst iin bana bir randevu verdi. Savoy'da buluacaktk. Soma, sanki geerken de bir grelim der gibi, Les Miserables - Sefiller gsterisine iki bilet almam istedi. Bu istei beni artmt, ama herhangi bir ey sylemedim. Sabah bununla ilgileneceime sz verdim.

12 Biletler En olaanst bulumalarmzdan biri olacana inandm bu randevuya tam zamannda gittim. Savoy'un Thames lobisi o saatte ok kalabalkt. Dreamer oradayd; elindeki duman tten ay fincanndan bir yudum almak zereydi. nndeki kk masa deiik pasta ve keklerle silme doluydu. Keklerin, pastalarn ve gm servis takmlarnn yer ald masa kusursuz grnts ile tam da onun holand biimdeydi. Grne gre daha hibir eye dokunmamt. Her zamanki gibi kendisini saygyla selamladm ve yanndaki bo yere sessizce oturdum. yi bir tavr ve glen bir yz ifadesi taknmaya altmsa da, iimde yenilmiliin beni yakan ateini hissediyordum. Burann gsterili atmosferi ve pek de net duyamadm piyanodan ykselen mzikle sakinlemeye altm, ama dierlerinden ok daha can skc, yinelenen bir dnce sinirlerimi bozmaya, beni taciz etmeye devam ediyordu. Yol boyunca zihnimi megul eden yzlerce gereke, imdi bir tufan gibi esmekte, grlemekteydi. aresizlikten bunalmtm. Dreamer'n 'hayr' yantn kabul etmeyen biri olduunu ok iyi biliyordum ve bunu O'na nasl syleyeceimi bilemememin kararszl, iimde dayanlmaz bir gerginlie dnmt. Souk ve sakin sesi dncelerimin arasna girerek beni kendime getirdi.

183

S t e f a n o E. D ' A n n a Dorudan, "O biletleri bulamadn!" dedi. Sesindeki hain tonlama en korktuum eyin bama geldiini gsteriyordu; Dreamer bana verdii grevi hayati bir mesele olarak gryordu. Yaadm korku ve aalanmlk hissi iimde fkeye dnrken yzmde ise, nne geemediim kstaha bir ifade belirmiti. Yapamayacam bildii halde bana bu grevi neden vermiti? O biletleri bulabilmek iin her eyimi ortaya koymutum. Btn gnm o imknsz iki koltuun peinde oradan oraya koturup durmutum. Sefiller, West End'in* yakn tarihindeki en baarl gsteriydi. Dreamer'a aratrmamn sabah erkenden ne ekilde baladn ve hibir eyden habersiz biimde St. James'teki resepsiyon grevlisine, bu akamki oyun iin iki yer ayrtmak istediimi sylediimde, bana nasl bir kahkahayla gldn anlattm. Adam glerek, "nasl yani, bilmiyor musunuz?" diye yantlamt. "O gsteri iin ay ncesinde bile yer bulabilir misiniz, bilmiyorum..." te o andan itibaren, saatler getike araym daha da sknt verici bir hale gelmiti. Dreamer'a da itiraf ettiim gibi, aklmdan birok kez, bana bilerek olanaksz bir grev verdii dncesi gemiti. Dreamer konumuyordu; enesi hafife gsne dayal, ylece duruyordu. Sanrm zihni bama gelenleri dinlemekle fazlasyla meguld, bu duruu bende, baarsz abalanma ilikin tm yky dinlemek istedii inancn uyandrd. Bilet sat gielerini ve bilet makinelerini yok yere taramtm. Gielerden makinelerin sliplerine dek her ey, otel grevlisinin sylediklerim doruluyordu: tiyatronun biletleri aylar ncesinden tkenmiti. Anlald kadaryla o biletleri bulmak, Londra snrlar iinde olabilecek en zor eydi. artc bir biimde, bulamazsam yitireceim eyin, bu grevimin grnrdeki baarszln ok tesinde olacan bilen bir i ses gibi, bana onlar bulmam iin altna bakmadk ta brakmayana dek abalarm srdrmem gerektiini sylyordu. Savoy'daki ay saati ve beraberinde Dreamer'a sunacam korkutucu raporu aklama zaman yaklamaktayd ve ben Londra' daki sz geen baz arkadalarm bile aramtm. Bir yardm olur inancyla Lady Ellis'e, Westminster'daki bir oylama srasnda verilen kahve molasnda yaptm ziyareti de Dreamer'a, anlattm: bu yol da bir ie yaramamt. Her an kzgnln zerime boaltmasn, ya da daha kts alaylarna hedef olmay bekleyerek, zaman doldurmak amacyla bu servenin baka sahnelerini sralyordum ki,

* West End: Londra'nn tiyatrolaryla nlii, zengin bat blgesi, (..)

184

Tanrlar Okulu Dreamer bataki cmlesini tekrarlayarak szlerimi kesti. "O biletleri 'sen' bulamadn!" dedi. Ayn ses tonuyla sylemiti, ama bu kez sanki anlama zrl birisine sylercesine 'Sen bulamadn' szcn biraz kkrtc bir havada vurgulamt. Yzn bir para yzme yaklatrd. "Onlar bulabilmek iin kendi yazgnn raylarndan km olman gerekirdi. Onlar bulmak seni ebediyen deitirecekti!" dedi. Dndklerimin aksine, benden o biletleri bulmam istedii anda, grevimin oktan yaplm olduunu aklad. Dreamer'n bu sz beni sersemletmiti. Karlatm glklerin nesnel olmadna beni kim ikna edebilirdi? Onlar bulmak uruna denediim tm yollan benden daha iyi kim bilebilirdi? imdi burada, Savoy'da bir masada oturup konumak kolayd. Bu grevi stlenen bir bakasnn benden daha iyi yapp yapamayacan grmek isterdim! "Sen hl dnyann betimlenmesiyle uyutulmu durumdasn. Sana gre gereklik dnyadr!" dedi. Sesindeki belli belirsiz huzursuzluk ifadesi, etkisini kuvvetlendiriyordu. "Oteldeki grevli sana bunun iin ay gerekeceini syledii anda sen zaten yenilgiyi kabul etmitin. O andan itibaren sen biletleri aramadn." kna edebilmek iin szn kesmeye yeltendim ve Dreamer'n sert bir hareketi, daha azm bile aamadan, kanmn donmasna yetti. "O dakikadan itibaren sen biletleri deil, dnyann sana dayatt imknszlk tarifini desteklemek iin, her eyin gerekten yle olduu ve baarmann imknsz olduu inancn glendirmek iin mmkn olan yollar aradn. Teslimiyetin, her giriiminden nce oraya varyordu ve seni beklediine inandn 'hayrlar, sen daha kapy almadan orada hazr bekliyorlard. Sanki baarszlk kehanetini dorulamak ve kendi kendine bulamayacana dair verdiin sz onurlandrmak iin boyun edin." "Hangi sz?" diye kekeledim. Korkun varsaymlarm arasndan alan bir delikten kck bir n szldn grdm; bir alakgnlllk ve bylece bir anlama parlts, bana mazeretlerimin uzun yksnn anlamszln hissettirdi. Dreamer, "Baarmak iin her yolu denediin inancyla, karma yenik gelmeye dair kendine verdiin sz," dedi. Asla unutmayacam o szleri sylemeden nce bir para suskun kald. "O adama inanmak. Dnyann sesine kr krne inancnn bir parasdr. Onun ifadesini kabul ettiin andan itibaren, artk baarmak iin deil, yenilgini hakl gstermek iin altn. te senin yaam ykn... yenilginin kehaneti." 185

S t e f a n o E. D ' A n n a lmek zere olan birinin hayatndan kesitlerin film kareleri gibi, benim de o gn olanlar bir bir gzmn nnden geti. Grdm sadece olaylarn zamana gre sralan deil, ayn zamanda biletleri ararken yaadm ruh halim, dncelerim ve hissettiim her ey. Yine yapabileceklerime dair gvensizliimi, yetersiz kalma duygumu, altnda ezilmekten duyduum korkuyu; o biletleri benden bile bile gizlediklerini dndm kiiler iin srekli dnyay sulamam, anlalmaz derecede dmanca davranlarmla daha birok eyi ve son olarak da sululuk duygumu grdm. Btn gnmn iine ileyen ve hl Olu'umun etrafnda kendi keyiflerince dolaan bu ho olmayan, ie yaramaz duygular ynn fark ettim. Dreamer'n szleri, beni her zamanki eilimimle yz yze getirmekteydi. Bu grev, en derinlerde yatan bendeki sradan yaralar gstermi ve ben ne denli miskin olduumu fark ettike, aa kan snrl olduum gerei bana daha da ac verir olmutu. Dreamer'n ustal, dnyann belini bkm ve bunlar grebilmem, stesinden gelebilmem iin tm evreni ie katmt. Kardm frsatn ne kadar nemli ve esiz olduunu kavradmda, baaramam olmann acs iimde daha da byyordu. Gereklik ve yanlsatc yansma arasndaki halat ekme yarmasnda, Dreamer'n gr ve bana dayatma yoluyla retilen dnya anlay arasndaki ekimeyi, bir kez daha var olmayan yanlsama kazanmt. Dnya hl gerekti ve insan iine eken hipnotik gc ok yksekti.. Dreamer'n varl ise hl ok silikti. "Senin yaadn tam bir yenilgi saylmaz, buna, bir yenilginin sonucu, iinde krlan direncin atrdayan sesi, oluunun bir durumu demek daha yerinde olur. There are no failures in life but only effects. Yaamda yenilgi diye bir ey yoktur, sadece sonularn getirdii etkiler vardr." Yeni tutumumu yanstan bir ses tonuyla Dreamer, "O biletleri bulmak iin gemiini tmyle deitirmi olman gerekirdi!" dedi. Ar bir abart olarak grnen ey, imdi en ak gerek olarak ortaya kmt, insanln yegne temsilcisi benmiim gibi, acmasz bir nezaketle, "Eer 'd 'e sadk kalabilmi olsaydn, yazgm deitirirdin," dedi. Ardndan bir solukta ekledi: "Uyuyan ormandaki gzel, senin iindeki dleyendir, bilen dleyen..." 186

Tanrlar Okulu Bu varl dnyadaki her eyden fazla sevdiimi hissettim ve imdi O'nunla birlikteyken bulduum bu berrakl seviyordum. O'nu kaybetmemek iin diimle trnamla O'na smsk tutunacaktm. Btnlk ve zmler dnyas bana, "Hadi durma... her ey zaten yapld!" derken, blnmlk, atma ve karmaa dnyas' bu imkansz!' demiti. Ve ben, evrenin en alak, en perian parasna inanarak ve kendimi onunla zdeletirerek, dnyann yzeysel betimlemesine boyun emitim. D, var olan en gerek eydir. Ama ben bunu srekli unutuyordum. "Kendini rmekten saknmak iin iinde yetersizlik bilincini, atmalarn, kendine acman ve seni baml, korkak, pheci ve mutsuz klan hipnoz uykunu kesinlikle yenmen gerekir." "nsanlarn, dnya tarifine olan sarslmaz inanlar, onlarn zayflklarnn kaynadr; yaamlarndaki olaylarn ve yaam oyununda her birine datlan rollerin son aklamasdr. Hastalk da bize dnyann anlatt bir yalandr! Hastalanrz, nk bize hastalk tanmlaryla anlatlmtr ki bylece biz onun gerekliini bile sorgulamadan, taklidi ile yalanrz ve lrz." Dreamer'n ykselen sesi ve her zamanki konuma tarznn szcklerini nlatmas, artk szlerin yalnzca bana deil, grnmeyen byk bir dinleyici kitlesine de yneltildiini aka gsteriyordu. "Sradan insan dlemez, o sadece kendisine dayatlan hikyeye kr krne itaat eder. Esizliini, yaratc doasn oktan unutmutur nk kendisine erime imkan yoktur.. O kendisini tanmaz!.. Whateveryou dream, happens. lf you begin to know yourself you will understand why the world is as it is. Now you know why the world is as it is..! Because you dream it so! Dlediin her ey gerekleir. Kendini tanmaya balarsan, dnyann neden bu halde olduunu anlayacaksn...Sen artk dnyann neden bu halde olduunu biliyorsun! nk sen onu byle dledin!" Defterimde bo sayfa kalmad iin, bu szlerini Savoy'un yemek mnsnn zerine yazdm ve dakikalarca listenin zerindeki her boluktan yararlanarak onu tamamyla doldurdum. ef garsonun dikkatini ekmek iin bir iaret yaptn grdmde ben hl yazyordum. Ayaa kalkt, baka bir sz sylemeden, "Gidelim," dedi.

187

Stefano E. D ' A n n a 13 Dreamer ile tiyatroda Dar kar kmaz hzl admlarla yrmeye baladk. Bir taksiye bineceimizi dndm, ama Dreamer admlarn daha da hzlandrnca, ben de O'nu izledim. O'nu ilk kez acele ederken gryordum. Kendimi olduka antrenmanl saymama ramen O'na yetiebilmek iin birok kez hzm artrmam gerekti, ama O her seferinde aray amay baaryordu. East River'da oturduum adann etrafn her sabah kouyordum. Oakland gibi baz ok zorlu maratonlara ve bisikletle 24 saat hi durmadan yol kat ettiim Central Park'ta, Pepsi Kupas gibi baka ciddi yarlara da katlmtm. Yine de hi aba harcama belirtisi gstermeyen Dreamer'a yetimekte zorlanyordum. yi de nereye gidiyorduk? Dreamer'a byle acele ettirecek kadar nemli kii kimdi? Bizi kim bekliyordu? Bunlar ona sormak istedim, ama cesaret edemedim; zaten konuacak nefesim de kalmamt. Birdenbire Dreamer, koarak bir delikanlnn evikliiyle hemen nmzde kalkan ift katl eski bir otobse atlad. Ben de kotum, ama kolunu uzatp beni ieri ekip almasayd, asla yetiemeyecektim. Gzlerine baktmda hl elini tutuyordum. nmde alan bir zaman tneli beni aniden Napoli'deki ocukluuma gtrverdi. Benim afacanlar etesini, Mergellina'daki cesaret snavlarn, raylar stndeki kou yarlarn ve tramvayn amortisrl tampon kntlarnn zerine atlaylarmz yeniden grdm. Bu kk savalar etesine katlabilmek ve onlann heyecan dolu tehlikeli yaamlarn paylaabilmek iin, 10 yanda btn bu eyleri kusursuz bir biimde yapabilmek gerekiyordu. Ne var ki, o gn bir eyler ters gitmiti. Soluk kesen bir hzla koarken, vagonun kenarndaki byk knty kavram, tam stne atlayacam srada tat beklenmedik bir ekilde hzlanmaya balamt. Yakaladm demir parasn brakmak istemediim gibi, stne de atlayamyordum. Bacaklarm kesilmeye balarken iimde byyen aresizlii hissetmitim. Vagonun penceresinden uzanan ince, ama gl bir kol beni bileimden kavramt, yukar atladmda kurtulmutum. O gencin sakince glmseyen gzleri ayn gzlerdi onlar. Dreamer'n gzleriydi. Kim bilir ka kez, ka durumda Dreamer'la karlamtm? Yaantma acaba ka kez mdahale etmiti? Bu kez aknlm gizleyemedim, nefesimi yeniden toplarken yz ifadem O'na ok komik grnm olmalyd ki bu ilgin gezinin en azndan bir ksmn aklamak zorunda hissetti.

188

Tanrlar Okulu Yznde imdiye dek hi grmediim bir glmsemeyle, "Tiyatroya gidiyoruz," dedi. "Fe bu akamki oyunun ban karmak istemem," diye ekledi. Samuel Beckett, Brecht veya ehov'dan bir oyunu kastettiini sandm. Bu saatte O'nun iki kiilik yer bulma umudunu karlayabilecek oyunlar ancak bunlard. Aklama, ktan bir kl gibi gelmiti. Evet, baka bir ey olmazd. imdi emin olmutum. Uzaktan tiyatro binasn grnce, artk hi phem kalmamt. Tam isabet! Kabul etmeliydim. Dreamer biletler cebindeyken, bana Londra'nn altn stne getirtmiti. Ona ne dndm olduu gibi sylediimde, O kahkahalarla glmekten kendini alamad. Otobsn kapsna yaklap inmeye hazrlanrken, "Bilet filan yok!" dedi. Keyfim kamt. Bana inanmam olmas mmkn myd? Neden bu gsteri iin salonun en dibindeki son koltuun biletini bile bulmann olanaksz olduunu O'na anlatamam olabilir miydim? Demire tutunup, onunla birlikte inmeye hazrlanrken, "Mmkn deil," dedim. "Bilet bulmann, stelik de akamn bu saatinde tek bir yer bulmann hibir ihtimali yok," dedim. Dreamer bkknlk duyduunu ifade eden bir iaretle beni susturdu. Otoriter ses tonuna geri dnerek, "Endielenmek, phelenmek ve strap ekmek, d yoksulu, sevgiyi bilmeyen insanlarn iidir ki, bu durumlar, mantk ve bo inanlar dnyas tarafndan hipnotize edilen kiilerin gnlk takip ettii rutin ileridir.," dedi. "Endielenmek, phelenmek, korkmak ve strap ekmek dalm bir psikolojinin belirtileridir., ayn zamanda, olutaki bir atrdamann gstergesi ve olaylar dnyasnda bir sre nceden balayan felaketlerin, baarszlklarn ve yenilgilerin ilk habercileridir." Bu szleri iittiimde, utancmdan kpkrmz olup yerin dibine getim. Yaam oyununda karamsar ve heves karan bu roln iinde tutsak kalmtm ve uzun zamandr beni tiksindirmesine ramen hl bir trl 'mantkl' ve akll adam kalbndan kmay baaramamtm. Otobsten indi, ben de O'nun pei sra indim. Fuayenin parlak klarn birka adm nmde grebiliyordum; burada gelmi gemi btn o byk gsterilerin byl atmosferini soluyabilirdiniz. 1832'deki Paris ayaklanmasnn destans sahnesinin nnde, halkn ellerinde devrim bayraklar dalgalanrken, n planda ele avuca smaz sokak ocuu Gavroche'un efsanesini artran ve eski psk giysiler iindeki ufak tefek, korkusuz bir kadn kahramann bulunduu gsteri afilerinin nnde imdiden byk bir kalabalk toplanmt. 189

Stefano E. D ' A n n a Gsteri balamak zereydi. Umudu kalmayan kalabaln zgn yzlerle dalmasna bakarken, birdenbire sanki varlmdan kapkara bir gkta gemi gibi hissettiim, tpk tahminlerinin gerekletiini gren ve bu geici zaferinden sapka haz duyan felaket kahinleri gibi, benimki de ayn trden aalk bir sevin, tuhaf bir hazd. Bundan baka, kahramann mahkm edildiini gren fakir halktan bir topluluun veya serserilerin yaad bayaln huzur veren gvenini de hissettim. O anda, yzyllardr dnyada ilenmi btn korkun sularn sorumlusunun varlmn karanlk kesi olduundan emin oldum; savalarn, katliamlarn, ykmlarn ve dayanlmaz eziyetlerin kaynakland yer, Oluumun karanlk bir kvrmnda barnan o glgeydi. Tiksinti ve nefret duygulanyla dolup, nefesim tutulmu olarak, bilincimde alan bu derin yarktan Varoluumun gerek dokusunu gzlemledim. Bu arada Dreamer' gzden kaybetmitim. Onu yeniden buldum ve bir daha yanndan ayrlmadm. Giriin nnde kalabalk dalp geriye ikimizden baka bir de ksa boylu, dzgn vcutlu bir kadnla, uzun boylu, iri yapl bir erkek kalncaya dek birka dakika bekledik. Sonrasnda, dostlarn bekleyen Amerikal bir anne-oul olduunu reneceimiz bu kiilerin giysileri ok kt ve aristokrat grnmleri dikkatimden kamamt. Gen adam, papyonu ve k smokininin kendisine verdii rahatszl asaletiyle saklamaya alrken, ehirlerden ok, krlarn usuz bucaksz zgrlne alkn olduu apak grlyordu. Elinde birka tane bilet vard.

14 Sefiller Kalabalk tamamen dalm, tiyatronun giriinde bu iftin ve bizim dmzda hi kimse kalmamt. Baklarmz bir noktada kesiiverdi. Gzlerinden imek hzyla geen bir sayg sunuunu, Dreamer'n nnde saygyla eilerek O'nu selamladklarn fark ettim; bu ruhsal selamlama tpk bir kadnla bir erkein karlatklarnda grnmeyen bir hiyerariyi gzlerinden tanmalarna benziyordu. Dnyann Dreamer' 'tanyor' olduuna her tanklk ediimde, tpk varln ortaya koyan bir bitkinin bitkisel zeksyla, kklerine zen gsteren ve onu besleyen sahibinin varln hissederek ona kranlarn sunmas gibi, ben de O'na gsterilen saygnn ve nceliin iaretlerini yeniden dndm. 190

Tanrlar Okulu Bu durum bana, bir seferinde New York'ta Dreamer'la birlikte bir asansre biniimizi anmsatt. Asansr hareketi boyunca birok katta durmu ve ii iyice kalabalklamt. Biz dar karken Dreamer, bu kadn ve erkekler arasndaki esas ayrmn, yani farkl olu seviyelerine ait olmalannn, katlar arasnda akp giden o sonsuzluk kesiti boyunca yaadklar fazla ya da az seviyedeki utangaln davranlarnda gzlenebileceine dikkatimi ekti. Sadece birka saniyeliine de olsa ve hibiri bilinli olarak yapmad halde, her bir kiinin zemin kattan, binann son katna kadar hiyerari basamaklarndaki kendi konumlarna gre, asansr iinde de ayn hiyerarik dzene gre uygun yeri setiklerini ve isel sorumluluklarna gre grnmez bir piramit oluturduklarn aklamt. Nerede karlarlarsa karlasnlar, bir ka saniyeliine ya da yllar boyu olsun, insanlar, tpk klar, yrngeleri, ktleleri ve kendi gnelerine olan uzaklklar dorultusunda belirlenen gezegensel hiyerariler gibi, isel, matematiksel bir dzene riayet ederek kendilerini grnmez bir piramidin farkl seviyeleri zerine yerletirirler. Oluun dereceleri ve seviyeleri vardr. Bu evrensel bir yasadr. Amerikal iftle birka kelime konutuk. Bize, bu dakikaya kadar arkadalarnn ortalkta grnmemesinin tuhaflndan sz ettiler. Sohbet srerken, kadnn yz ifadesinin giderek daha sakin, huzurlu ve neredeyse keyifli bir hal alarak deimeye baladn gzledim. Gsteri balamak zereydi ve onlar daha fazla bekleyemezlerdi. Kadn, programlarnn deimesinden pek de rahatsz olmadn gsteren bir glmsemeyle yzn Dreamer'a evirdi. Bize, gsteriyi onlarla birlikte izlemeyi teklif etti. Ellerindeki biletleri daha ABD'den hareket etmeden nce ayrtmlard ve onlar salonun en iyi koltuklaryd. Tm srarma ramen, biletlerin parasn kararl bir nezaketle geri evirdi. Bylece onlarn davetlisi olarak ieri girecektik. Dreamer'n etrafn saran o mucizevi haleye hibir zaman alamayacaktm. pheciliimden dolay birka szle zr dilemek iin O'na dndmde o bana bakmadan, koluna giren bu hanmla hararetli bir sohbete dalm olarak kapdan ieri giriyordu. Biletlerin burada bizi bekliyor olmas nasl mmkn olabilirdi? Bu Amerikal ifti, arkadalarnn gsteriye gelememesi ve hatta onlarn Avrupa seyahatlerini, tm bu olanlar Dreamer'n yaratt dncesi insann akln kartryordu, stelik tm bunlar o anda, orada, gzlerimin nnde yaratvermiti. Ustal, benim dnya grm bir daha deimemek zere ebediyen tepetaklak ediyordu. 191

S t e f a n o E. D ' A n n a Iklar azalrken, n sradaki yerlerimize sakin bir ekilde yerletik ve o srada Dreamer eilerek kulama, "nanmak ile grmek bir ve ayn eydir. Zaman iinde, inandn ve dlediin her eyin gerekletiini greceksin," diye fsldad. Tiyatronun lo nda, bana fsldanan bu szler, eski bir koronun bysn uyandrd. Ruhumun ykseldiini ve zgrln zm sunuundaki safl, iyilemeyi duyumsadm; bu iyileme, yreklerde ykselen eski bir trajedinin kefaretini adalet yasalaryla demenin simyasyd. "nanmak iin, btn ve kusursuz olman gerekir. Varoluundaki en ufak bir atrdama, en ufak bir phenin glgesi, seni inanmak iin grmenin cehennem tuzana dm lmn kucandaki, yenik dm ve kendi telif haklarndan vazgemi milyarlarca kiinin arasna geri dndrecektir... " Dreamer beni olduka uzun bir zamandr eitiyordu, bununla beraber, kendi yarattmz bir dnyaya ellerimle dokunmak bile beni hl ayn dipsiz karanln kysnda sallandrmaya yetiyordu. Herkes bir yaratcdr. Dnya bir para sakz gibidir. Her dlediin gerekleir... insanln, dnyay tepetaklak grd iin strap ektiini anladm. nanmak ve grmek bir ve zdetir, ama insanlar bunlar birbirlerinden zaman faktrnn etkisiyle ayrlm, blnm farkl eyler gibi alglarlar ve inanmak iin grene dek beklerler. Beklenti srasnda oluan yanlsatc boluu, var olan strap duyma ve ac ekme duygularyla doldurmak insanlk iin tek are olmutur. Bir kiide grmek ve inanmak bir araya geldiinde, o kii yaamndan her trl ac ve strab yok etmekle kalmaz, ayn zamanda bunlar kendi evreninden de tamamen karr. Gsteri balamak zereydi, sahne perdesi kalkarken, "Grmek iin inanmak, yaratcnn, dleyenin yasasdr, ynetenin yasasdr, kraln vazgeilmez yasasdr," dedi. "nanmak dleme sanatna aittir ve dleyenin en derin/erindeki niteliidir. nanmann (cre-do) kkeninde, yaratclk( cre-ed, cre-ation) vardr. 'D', var olan en gerek eydir."

192

Tanrlar Okulu Sesini fslt haline gelene dek alaltt. Szlerini ok zor anlyordum, ama samimiyetinin yanlmaz ciddiyetini hissettim. 'Sefiller' oyununa deinerek. "Dikkat et! Bu hikye on sekizinci yzyl duygusallnn tesinde, Antagonistle ilgili ok nemli bir ders ieriyor. Bu, tm insanl ilgilendiren, ibret alnacak evrensel bir ykdr. Bu gsteri 'kendisini iinde nasl balayacan' bilmeyen bir insann yksdr, tpk senin gibi!" dedi. Sefiller, amansz bir dmanlk yksnn mzikal bir uyarlamasyd; son derece kat ahlak kurallar olan fanatik bir polis memuru olan JaVert, ekmek ald iin, nce 20 yla ardndan mebbet hapse arptrlan kaak krek mahkmu Jean Valjean yakalayp, onu adil olmayan bir adaletle yarglamak zere yllarca peinden koar. ykde Jean Valjean, cmertliin, aalanm bir insann iyi yrekliliinin, gaddarlaan bir toplumun ve yasalarndaki merhametsizliin bir simgesi haline gelir. Sahnedeki sadece k oyunuyla ortaya kan arka plandaki grntler, tm bir halkn, hem anl, hem de ackl destans olaylarn resmetmektedir: Parisli ayak takmnn yaam, 1832 ayaklanmas, Waterloo Sava. Babam Giuseppe'nin bana anlatmaktan holand bu yky ocukluumdan beri iyi bilirdim. Anlatrken, Jean Valjeann, lme terk ederek amansz takipisi fanatik Javert.'ten kurtulmak yerine, manta smayan bir ekilde onun hayatn kurtard blme her geldiinde babamn nasl duygulandn bugn gibi anmsarm. Onun bu cmertlii polisin dnya betimlemesini ylesine ykar ki, bir zamanlar onu ayakta tutan iyilik ve ktlk anlaynn tepetaklak olmas yznden, artk kendi deerleriyle yaayamaz hale gelen Javert sonunda intihan seer. "Javert/Valjean, isimleri bile ses olarak kulaa yakn geliyor... Onlar ayn kiidir," dedikten soma Dreamer unlar aklad: "Sonunda kendisini iinde balamtr. Javert'in yaamn kurtardktan sonra, dmann kendi iindeki dmanla uyumlu bir hale getirdikten sonra, artk daha zeki ve daha gl bir dmanla yzlemeye hazrdr. Yenilen yani, ne olduu anlalan eski dmann, artk varln srdrmesi iin bir neden kalmamtr. O yok olur, intihar eder. Aslnda o hi var olmamtr. O yalnzca bir glgenin, varoluundaki bir eksikliin bedenlemi halidir..." Dreamer'n, bir zaman biriminde yeri olmayan bu retisi yine kuvvetle yanklanp, varlmn her zerresinde titreime yol at. 193

S t e f a n o E. D ' A n n a "Tek dman senin iindedir! Darda ne sulanacak ya da balanacak bir dman, ne de bize zarar verebilecek bir ktlk vardr. Antagonistten korkma! 0 senin en byk mttefikindir. Baarya giden en kestirme yolu sana o gsterir. Onun tek ve yegne amac senin zafere ulamandr." Iklar yandnda Dreamer ortada yoktu.. Akamn geri kalan ksmn Amerikal yeni arkadalarmla birlikte geirdim ama aklmda sadece Dreamer ve onun olaanst retisi vard. Zamann karanlk balangcndan, insanolunun bilincinden ilk dnce parltsnn getii o ilk andan beri aratrmaclar ve Olu okullar, isel geliime dnk okullar hep vard. Pythagoras'n Okulu, Platon'un Akademisi, Aristoteles'in, Plutarkhos'un, ilk Hristiyanlm okulu ve ruhun bir demir gibi tavnda dvld antikadaki tm byk okullar, varolma nedenlerini, retilerini ve grevlerinin srekliliini Dreamer'da yeniden buldular.

194

Tanrlar Okulu

Blm V

Elveda New York


1 Manhattan sokaklarnda ACO'nun genel merkezi, dokuz katl ok k bir binadayd, Park Avenue'deki gkdelenlerin arasnda ykselen, alminyum ve mermerden bir mcevher gibiydi. Sallanan bir feribot stnde East River' getiimiz tramvayla, drt dakikada Roosevelt Island'dan 60. caddeye varyordum. Ardndan, Manhattan'n tam kalbinin att yerden geen birka blok yol yryordum. Kat ettiim bu yol boyunca, kendimi muazzam bir kalabaln iinde buluyordum. Buras, kaldrmlarnda binlerce cam gzl binann ykseldii ve nehir gibi kvrlarak uzanan sokaklarnda adeta srklendiim bir rmak gibiydi. Dreamer'la son grmemizin zerinden haftalar gemiti, ama O'nun szleri, yaayan deerli bir varlk gibi, bilinmeyen bir kuvvetle beni hl etkilemekteydi. Szlerinin bir dikkat ve uyanklk kimyasaln szmeye yarayan salg bezlerine, dokulara, organlara dntn hissediyordum. Her ey giderek daha da netleiyordu. O ana kadar bana aralarnda bir fark yokmu gibi grnen, bu karmakark insan kitlesi, artk renk, enerji ve say bakmndan eitlenmiti. Etrafmdaki insanlar Dreamer'n gzleriyle incelediimde, her birimizin Olu merdiveninde durduu basama ve bu dnyadaki rolmz meydana getiren en kk ayrntlar bile fark eder olmutum. Her ey birbiriyle balantldr, ayr hibir ey yoktur. Bir yandan yryor, bir yandan da sanki tek bir devasa varlkmz gibi kalabaln da benimle ayn anda nefes alp verdiini hissediyordum. Onlarn korkularn hissediyor, ruh hallerini soluyabiliyordum. Dncelerini okuyabiliyordum. Btn bunlarn, insanlarn giysilerinde, hareketlerinde, tavrlarnda, yrylerinde ve her sabah telala gittikleri, kendilerini bekleyen iyerlerinde aka hissedildiini fark ediyordum. 195

Stefano E. D'Anna nsanlarn grleri ve istekleri, yaamn olaanst bir biimde onlara ykledii rollerin boyutuyla snrlyd. Our level of Being creates our life, not viceversa. Olu seviyemiz yaammz yaratr, tersi olamaz. nceden ait olduumun asla farkna varamadm bu karmakark insan kitlesinin arasndan imdi kendime yol aarken, Dreamer'n szlerini gsmde bir kalkan ya da bir muska gibi tayordum. Her birinin hcrelerinden ykselen strap ezgisini duyuyordum ve ayrca ilk kez, kendini tanmayan bu insanln hi kesilmeyen isel diyaloglarn dinliyordum. Yanmdan geerlerken kederli yalnzlklarn hissettim ve milyonlarca bcein kanat rpna benzeyen fsltlarn iittim. Dreamer'la karlamadan nce, bu insanlarn arasnda olmaktan holanyor, bu ehri seviyor ve burada allm btn yaam kurallarn yerine getiriyordum. Kalabalk sokak sergilerinin arasna dalyor ve en gzde gsteriler iin bilet kuyruklarna giriyordum. Tanmadm binlerce insanla yan yana olmak, bir metropolde, daha milyonlarcasyla birlikte yaamak ve byk bir kuruluta almak bana daima bir gven, bir aidiyet duygusu vermiti. imdi yepyeni bir aydnlk her uzlamay yok ediyordu. Bir cce aynasna bakar gibi bu insanlara bakyor, onlarn yansmalarndan kendimi 'gryordum'. Aynadan yansyan ekilsiz figrler gibi rollerinin iine hapis olmu bu insanlarn benzer yanlarn artk iyice tanr olmutum; onlar gldkleri zaman bile hi kaybolmayan kalc, kederli izgilerin, yzlerinde trajikomik maskelere dnt grntleriyle, derin uykularnda acnas fantezileri ve anlamsz istekleriyle hareket ettirilen makinelerden farkszdlar. Dreamer'dan, dier kiilerin bizim yansttmz grntler olduunu rendim. Tm o kadnlar ve erkekler bendim. Etrafm sonsuz sayda aynayla evrilmiti! Bu aynalar, sonsuzlua yansyan binlerce paraya blnm beni daima kederli bir ifadeyle yanstyordu. Yrrken, insanlarn admlarnn gerisinde byk bir salyangozun arkasnda brakt smkl iz gibi, uuan dnce bulutlarn ve duygu salnn sudaki izlerini gryordum. Yanmdan geip giderken grdm, endie ve bencillik balonunun iinde skp kalm, dalgn insanlardan biri de bendim. 196

Tanrlar Okulu Gkdelenlerin arasndaki caddeleri ve sokaklar kaplayan ve o sokaklarda bilinsizce akan insan selinin, lml kaderine doru alayarak ilerledii Styks* rmandaki bir damlaydm ben. Benim onlardan tek bir farkm vard: ben Dreamer'la karlamtm. Artk bir devrimin yaplmas gerektiini biliyordum. Dreamer'n yardmlaryla bu ynde ilk admlarm atyordum. Grdm binlerce yzden hibiri gkyzne dnk deildi. zgr bir yze, dikkat dolu bir baka ya da bu harikulade evrenin bir paras olarak bu dnyada yaad iin ve bu ansndan dolay bir zerre minnet duyacak trdeki bir insana rastlamak iin belli ki daha ok bekleyecektim. Hatta bana bu grntleri yanstan ayna, yaam belirtisine kant olarak, bir azdan karak yzeyini buulandracak bir soluk bulmay umut ediyordu, ama bouna... Bazen aklma gemiimden gz alc sahneler gelirdi; Giuseppona'nn bacaklarna sk skya sarlm, dnyann rengrenk kocaman sirkini bylenmi gzlerle seyreden iimdeki ocuu yeniden bulurdum. Ardndan evremde bu oyunda bana elik edecek arkadalar arardm. Ne yazk ki Manhattan'da, ancak Hirodes'in krallndaki kadar ocuk vard. Karl bir gnn sabah saatlerinde, yzndeki parltyla kalabalk iinden hemen fark edilen, Avrupal grnml, dzgn ve iyi giyimli, gen bir zenci adam dikkatimi ekti. -Yzn evreleyen kvrck salarna den kar taneleri Central Park' evreleyen karl itler gibiydi. Karlkl geerken birbirimize bakarak hafife glmsemitik. Onun da beni 'bildii', 'tand' izlenimine kaplmtm. abucak geen bir duyguydu, fakat bir anlk da olsa bu usuz bucaksz ehirde yalnz olmadm, bu kan ekilmi insanln, uyuuk bedenlerin, l hcreleri arasnda hl nabz atan canl hcrelerin de bulunduu umutlarm yeertmiti. Dreamer, her gn masa banda alanlarn durumuna dair gzlerimin nndeki perdeyi aralad ve bunun, eski kleliin modern bir uyarlamas olduunu sylediinden beri ie giden bu insan ordusu, bana amaszca hareket eden bir bcek srs gibi grnmeye balamt. Onlarn her sabah gkdelenlerin katlarnda bir araya geldiklerini, hava kesecikleri kadar kk milyonlarca hcreye yerleip, oralar vzltlaryla doldurduklarn duyar,

* Styks rma: ller lkesinde akan bir rmak-tanr. Karanlkta grl grl akan ana rmak-tanr Okeanos'un bir kolu ve kz. Olympos'taki Tanrlar Styks stne yemin ederler ve bu yeminden dnerlerse ok ar cezalar alrlard, (.n.)

197

S t e f a n o E. D ' A n n a grr olmutum. Dncelerinin karanlk yk, duygularnn ar erbetiyle i organlarndaki yaamlarn bala dntryorlard. Ben de kendi kk hcremi doldurmaya giderken, benim gibi hayatlarnn byk ksmn belli bir maa karlnda kurulularda harcamak zere dnyada yerini alm insanlar dnrdm. Kendi kendime tm bu abalarn ne anlama geldiini ve hipnoz altndaki rollerinin iine tutsak olmu bunca insann skntsn, kaygsn nereye ynelttiini sorardm, onlarda kendi skntlarm, kendi mutsuzluklarm grrdm. ncecik mantk zarnn hemen altnda sakl duran kavgac zeky ve nce kendimizi, ardndan dierlerini hi durmadan yok etmeye ynlendiren ykc dnceyi, lm drtsn grrdm. Yzyllardr biriken duygusal katmanlarn altnda, gerek canl gerek l olsun, endieler, pheler, gvensizlikler ve snrsz korkulardan oluan isel kirlili fark ettim. Sonradan bana 'Dreamer olmasayd ben de yanl yolda ilerleyen bu insan neslinin bir paras olmay srdrrdm' dedirtecek bir korkunun penesine dtm. Bir keresinde O'na insanlar tanmlamakta ska kulland 'sradan' insan ya da 'yatay' insan terimiyle neyi kastettiini sordum. "Bunlar, toplumun en alt katmanndan en tepesindekilere kadar her dzeyde okuyan, reten, alan, ocuk douran ve onlar byten, yollar, gkdelenler tasarlayp ina eden, kitap yazan, kilise kuran, zel irketlerde ve kamuda alan yetikinlerdir.." O'nun asla aklmdan kmayacak yant buydu.. Beni merakta brakmak iin bir sre sessiz kald, sonra devam etti; "Ve hepsi hipnoz halinde.. Bir unutkanlk ve mutsuzluk balonunun iine ebediyen kapatlm olduklarndan, uykularnda el yordamyla hareket ediyorlar." Bu szleri her anmsaymda ve kapma dayanm beni yutmay bekleyen kaderimi her hissediimde, kap kurtulabilmek iin duyduum olaanst arzuyla bu zindanlarn demir parmaklklarn testereyle kestiimi hayal ederdim. Dreamer, "Bu oyunu bir kez 'grdkten' sonra artk onun bir paras olamazsn" diye aklad ve ben, dnyann sradan vizyonunu tersine evirmek iin gereken alma, ne denli strapl olursa olsun, yaammn deitiini ve benim iin herhangi bir geri dnn artk kesinlikle mmkn olamayacan hissettim. Kiinin kendi kaderini elinde tuttuunu artk biliyordum. Sonunda yaamm denetim altna alp ynetebileceimi hissediyordum. Beni yaamn her dneminde acmasz katlyla bylemi olan kurumsal i dnyas ile yllardr uruna altm kariyer, baar, aile ve para gibi her ey artk farkl bir anlam kazanmaya balamt. 198

Tanrlar Okulu Hatta her zaman ok sevdiim ve hayran olduum New York ehri bile, artk gzme bir sirk kadar grltl ve anlamsz, yoksullukla derbederliin o keskin kokusuna sahip, mukavvadan kurulu toz toprak iinde bir evren gibi grnyordu. Dreamer'a gre, bceklerden galaksilere kadar tm fiziksel evren, yani grnr dnya, gremediklerimizle dokunamadklarmz da dahil olmak zere dmzdaki her ey mikrokozmos, buna karn Olu dnyas ise makrokozmostu. "Mikrokozmosta her ey yavatr. Uyulmas gereken snrlar, engeller ve ncelikler vardr. Zamann egemen olduu, insanlarn tek sra halinde yol ald, birbirlerinden stiin gelmelerinin imkansz olduu bir yerdir. Kendini zne ada. Sadece kendi iinde, gzlerin kapalyken,, ykselebilir ve dleyebilirsin..Sradan yaam dzleminden kendini yukar kaldr, teye ge... Gerek eylem ' yapmamaktan' gelir. Cehaletten bir milim kaybedecek olursan, i ve fnans kurulularnn piramitleri ve tapnaklar ile, onlarn kle ordular ve papazlaryla birlikte temelinden sallandklarn hissedeceksin." O dnyann kysnda kendimi dengede tutarak, gzlerim falta gibi alm, olacaklar ve benim onlar iindeki durumumu hayret iinde izliyordum. 'Grmemi' salayan bu fevkalade ve korkun tarafszlk halini srdrebilmek iin o grntye smsk tutunmu olmay isterdim. Bu ans her an elimden karmaktan ve bir kez daha dnyann mekanik ileyii tarafndan yutularak, girdabnn iine ekilmekten korktum. O tarafszlk halini ok ksa bir sreliine dahi koruyabilseydim, tmseinin hipnotik tesirinden iki gn uzaklatrlm bir akkarnca gibi o dnyaya bir daha geri dnmeyecek kadar yabanclaacama emindim. "Olaylarn doasn deitirebilmek iin vizyonumuzu deitirmemiz gerekir. Bir gn madde dnyas, dirilen irademizin yansyan grnts ve Dleme Sanatnn kusursuz gereklemesi ile bizim bayaptmz olacak." Dreamer'n retilerinin zihnimde srekli yinelenii, gzlemleme stne yaptm almalar, tuttuum notlar, yiyecek, uyku ve nefes alma zerinde yaptm gnlk denemeler, sabah koular ile dier beden egzersizleri ve rendiim sessizlik, iine hapis olduum kozay atlatmaktaydlar. Alan bu atlaktan ieri artk yeni bir hayatn szlyordu. 199

Stefano E. D ' A n n a 2 D'n aralar Jennifer gnlerce hibir eyi fark etmemi gibi davrand. Beni sabah kousuna uyandran saatin alarm aldnda o yatakta bir sre daha saa sola dnerek yatmay srdrd. Ona gre bu sadece, eski tembelliimin ve miskin yaantmn beni bir kere daha ele geirmesini beklediim bir durumdu. Onunla konumay denedim. Dreamer'den hi sz etmeksizin, ona, iimden patlarcasna ykselen yeniliki hareketleri, ilk, yani insana ok zor gelen ilk admlarm attm o grnmez dnyay anlatmaya altm.. .Hibiri ie yaramad. Tempomu hzlandrdm. Ben hzlandka, zaman da daralyordu. O saatte ne kadar ok eyi yapabildiime aryordum ve daha ne ok ey yapabileceimi grdke inanamyordum. Ne denli hzlanrsam, daha fazlasn yapabildiimi ve yaammn tek ilgi oda olan bu aratrmam ok daha derinletirmek iin enerjimin de o denli ykseldiini hissediyordum. Kouda hzlanmakla ve hatta sradan hareketlerimde bile abuklamakla, zamandan daha fazla kazanmaya balamtm. Sabahn o saatiyle birlikte, bylece kendi almalarma ayracam sre de olaanst ekilde uzad. Sonunda not defterimin sayfalar arasndan setiim Dreamer'n baz dncelerini yeniden hatrlamak, hem kendime ayrdm sabah saatlerinin son dakikalarn dolduruyor, hem de beni ona ve retisine balayarak, nmdeki yeni gne bir yn veriyordu. Dreamer' a gre, 'anda' yaamak bir insann yaamndaki en deerli eydir. 'Burada ve imdi ' ilkesini, daimi alkanlklarmda srekli uygulayacam bir disiplin olarak benimseyebilmek iin uratm. Step out of the time dimension as much as possible in your everyday life. Self observation is the cure... The moment you realize thatyou are not present, you ar e present. Gnlk yaantnda, elinden geldiince, zaman boyutunun dna k. Bunun aresi z gzlemlemedir... Var olmadn fark ettiin anda var olursun. Her sabah, gnn her dakikasnn hakkn vermeye alyor ve bu zgn dikkati en azndan gnn bir ksmnda srdrmeye gayret ediyordum. Bunun aklmdan kp gitmesi ve yerini zihnime en binlerce dnceye brakmas iin ne yazk ki kendimi gnlk rutin ilere kaptrmam yetiyordu.

200

Tanrlar Okulu Nehir kysndaki setlerin sel sularna dayanamamas gibi, uyank ve tetikte olma halim gevedike, endie, kayg ve olumsuz tasavvurlar saldrya geerek beni bir cce boyutuna indirgiyorlard. Bazen, sanki bir kabustan uyanm gibi kendimi delik deik bir kalbur olarak buluyordum. Varlmda alan binlerce yara yaamm darmadan ediyordu. "nsan, kendini gzlemleme sayesinde, varlnn en karanlk kelerine ular. Gerek bir dnm ancak o zaman balar ve kii varoluunun asl anlamn ancak o zaman bulur." z gzlem ve kou sayesinde, beden, duygular ve dnceler arasnda bir balant olduunu kefettim. Oluunun fiziksel hareketlilii daha yksek bir hzla hareket ediyorsa, insann iinde endieye, olumsuz dncelere yer vermesi olanakszd. En dk seviyedeki ruh halleri, varln sadece, en yava hareket ettii ksmlarna tutunabilirdi. Dnme eklimiz ve duygularmzn kalitesi srasyla, varlmzn grnen blm olan bedenimiz zerinde kanlmaz bir etki yapar. Bir dnceyi hafifletmek veya bir duyguyu deitirmek iin gsterilen bilinli bir aba, mevcut durumu deitirebilir, hatta bedenin d grnn bile k hzyla etkileyebilir. Dnce, duygu ve beden, emerkezli ve birleik dnyalar ieren bir evreni olutururlar ve her olay, bu dnyalarn her birinde tmyle farkl zamanlarda ve hzlarda kendi etkisini retir. Mdahale etmeye fiziksel bedende deil de Oluun daha hzl ve daha hassas ksanlarndan balam olsaydm, anlay ve deiim asndan bunun ne kadar karmak bir i olacan daha iyi anlardm. Eer bedeninin titreimini ykseltirsen, tm dnya skntnn, blnmln,, savan kaybolduu ve sadece uyumun, gzelliin ve gerein var olduu bir frekansa ykselecektir. Snrlar iinden sil. Kendinin, her eyin ve tamamnn gerek sebebi olduunun farkna var. Evreni iindeki hayat n ve gcnle deitir. Komak ayrca dikkatimi nefes alma daha fazla vermemi salad. Nefes almak, hem bize en yakn, hem de beden iin en hayati ilev olmasna ramen, genellikle bunu bilinli olarak yapmyoruz. Nefes, dncelerimizin ritmini izler, duygularmzn younluuna ve fiziksel gcmze gre kendisini uyarlar, varlmzn her bir lifini en hayati merkezlerimize balayarak yaantmzdaki her eyleme elik eder. 201

S t e f a n o E. D ' A n n a Biz ise hayatmz s ve yzeysel bir ekilde nefes alarak geiriyoruz ve ne nefes aldmz iin krediyoruz, ne de aldmz ilk nefesten bu yana biriken borcumuzu kabulleniyoruz. Dreamer, "Bir gn, dnme ve nefes sayesinde, dnyay 'd un aralaryla nasl deitireceini, sorumluluk dzeyini nasl ykselteceini bileceksin," dedi. Bir keresinde de Dreamer, rendiklerimin ba dndrc gcyle bir yel deirmenine dnen zihnimde oradan oraya savrulan dncelerimin arasna szlerek bana, "Dnya kendisini, senin sorumluluk dzeyine gre biimlendirir," demiti ve bu kefin bys beni havalara uurmutu. "Bir kiinin nefesinin derinlii, bulunduu sorumluluk derecesine karlk gelir ve yapabilecekleriyle, sahip olabilecekleri hereyi belirler... Yon can possess only whatyou are responsible for. Ancak sorumlusu olduun kadarna sahip olabilirsin. " Dreamer'n szleriyle, olmak ile sahip olmak arasndaki dengenin, dnyay yneten temel bir ilkeyi oluturduu gerei ortaya kyordu. Bu ylesine nemli bir keifti ki, evrensel gsterisine her ahit olduumda soluum tutuluyordu. Zenginlik ve sorumluluk veya fnansal g ve Olu arasnda kurulan denklik, kiiye verilebileceklerin, yani emanet edilebileceklerin snrn ayrca onun ne kadarna sahip olabileceini, ne kadarn kavrayabileceini ve elinde ne tutabileceini gsteriyordu. Bir gn, ben de bu ilkelerin kurululara, lkelere ve uygarlklara nasl uygulandn gstererek rencilerime aktaracaktm. Hayvanlar dnyasnda bile, bir tr 'sahip olma etimolojisi' vardr; burada paralayc eneler ve ldrc peneler en iyi sinir sistemine sahip hayvanlara verilmiken, saldrganln kontrol edebilme skalasnda daha alt seviyelerde yer alanlara ok daha gsz donanmlar verilmitir. Doa, dmannn tylerini onu ldrene dek yolan bir kumruya, hibir zaman bir dev bilinci bakmndan avc hayvanlarn en drst olarak tannan bir aslann salam penelerini veya gcn balamayacaktr. Hibir hayvan, insanolu hatta bir kurulu genel anlamda kontrol kapasitesinin ve sorumluluunun tesinde saldr gcne ve silahlara sahip olamaz. 202

Tanrlar Oku'iu 3 Yalan Her geen gn hzm ve dayankllm artt, ve bylece Varlmn hafiflii belli bir noktaya ulat. Artk bu abalarma ayr bir sevgi duyuyordum, yle ki bana kattklarndan dolay onu iimde kutsar olmutum. Mmkn olan her durumda hayatma uygulamaya altm Dreamer'n derslerini pek ok zaman yanl anlaym ya da onlar uygulama giriimlerim baarsz olsa da, bana gsterdii baka alanlarda almay srdryordum. zgvenimi ve cesaretimi glendireceine inanarak bir sre baz sert sporlarla da ilgilendim. Dreamer bu konuda bir gn bana unlar syleyecekti: "Gerekleri, ne darda, ne de bakalarnn gzlerinde ara. Kendi kendine cesaret taslama. Gerek cesaret, kiinin kendi yalan zerinde kazand bir zaferdir. Bu tr sporlardan ve bu aptalca giriimlerden vazge, onlar korkularn seven ve onlara baml olan kiiler iindir. Bu sporlar yalnzca bu korkulan glendirmeye hizmet eder... Senin gibi yalanc birisi u anda, aslsz bir insanln trajik sembol saylan bir solunum cihaz ile nefes alyor." Aniden, geirdii kazadan bir ka ay nce tantm talyan aratrmac A.F. aklma geldi. Dreamer'n, onun kendi yalan ile, iindekilerle yzlemek yerine, anlamsz meydan okuyular karlamak zere ortaya atlm olmasndan tr leceini sylediini hatrladm. Yaamm geniletmek istiyorsan, ar uralara girimen gerekmez. Ciddiyetin ve samimiyetin gcyle dnme biimini, fikirlerini ve vizyonunu genilet ki, kazanamayacan bir sava kalmasn." Bunca insann tehlikeli spora ilgi duyuyor olmasnn ve canlln tehlikeli koullarda hissetmek istemesinin veya en tehlikeli servenlere kalkmasnn asl nedeni zamandan, sorunlardan ve dnyann yknden kap zgrleebilmek istemesidir. Bir anlk dalgnln yaam ve lm arasndaki fark anlamna geldii zaman, artk o an deneyimlemekten baka olas yapacak bir ey yoktur. Oysa bu tamamen yapay bir kouldur, bir tr bamllk durumu yaratr. Seni bir hipnozun etkisinden kurtarrken, bir dierine girmeni salar. Bir gn, korkularna galip gelmek iin okyanuslara meydan okumaya veya gz kara pilotluk denemelerinde bulunmaya ihtiya duymayacaksn. 203

Stefao E. D ' A n n a Yalan ortadan kalktnda, basite ve kolaylkla 'imdi'de olmann gcne' brneceksin. nk 'burada ve imdide' yaamak, insann yegane doal, cesur ve lmsz olan halidir. nsan sadece imdi'de lmsz olabilir, ve imdi sonsuzdur! Hatrla! Herey burada, bu sonu gelmeyen esnada, bu ebedi beden iinde meydana geliyor. imdi, olduun herey, manta aykr bir biimde her zaman olmu olduklarn ve her zaman olacaklarn yaratr. Tm dikkatini imdi'ye odakla, senin iin hibir ey asla imkansz olmayacaktr. imdi, evrenin tohumudur. Tm olaslklar imdi'nin iinde sakldr. Dreamer'a gre, tm sorunlarmzn asl nedeni, gemi anlara veya gelecekle ilgili fantezilere taklp kalmaktr. abalarmn meyvelerini ksa srede toplamaya baladm. Daha berrak bir zihin, daha keskin ve uyank bir ruh, o zamana dek grnmez kalm dnyalarn kaplarn aralyor... basit fakat yeniliki keiflere yollar ayordu. Bir gn ok iman kiilerin artan saysna ve bu olgunun yalnzca New York'U veya Amerika'da deil, Bat dnyasnn byk bir ksmnda her geen gn artan saysna bakarak, Dreamer'dan buna bir aklama getirmesini istedim. "Yalan bir ok maskenin arkasnda gizlidir, obezite bu maskelerden biridir," dedi. "Genellikle iman kiilerde rastlanan korkun zevkin ve gsterili cmertliklerinin ardnda yaamdan vazgemeleri ve intihar etme eilimleri yatar." Vcutlarda yaanan korkun deiimler, kt bir psikolojik beslenmenin arlam semptomlar, en somut yansmasdr. Deersiz yiyeceklerin alakak yenmesi, besleyici olmayan ya da ykl miktarda kalorili yiyecekler tketmek, yalnzca hastalkl bir Oluun sonucudur. Dreamer'e Amerika'daki obez insan saysnn nfusun yarsn at bilgisini aktardmda; "Btn bir ulusun yetkisi dahilindeki zayflamann belirtisidir. Yiyecek bamls bir uygarlk, kendisini yok etme azmindedir. Hatta ekonomisi bile, Oluunun bir glgesi gibi bu bamll ve iradesindeki kararmay gsterecektir. Yakn bir gelecekte zayflayp daha donanml yrtclar tarafndan, daha btnlemi medeniyetler tarafndan yutulacaktr." 204

Tanrlar Oku'iu "Your physical destiny is intimately relaled to your mental, emotioral, financial destinies. Fiziksel kaderiniz, zihinsel, duygusal ve fnansal kaderinizle yakndan ilikilidir," diye ekledi. Canllmla beraber, yanmdaki insanlara yaknlatm duygusunu ve bir k yolu bulunmayan bir yaamn iinde tutsak dtn grdm bakalar iin de bir eyler yapabileceimi hissetmekteydim. Bu daha nce hi hissetmediim bir duyguydu ve srekli bir hznn iine dm olduunu grdm btn insanlara kar bir tr efkatti. Bir keresinde Dreamer bana, ate yamurunun altna yrdm hissini veren szleriyle, "Duygularnn esiri olmaktan vazge" diye barmt. "Arkasna gizlenmen ve varln srdrmen iin kendine acma duygun bir ara gibi insanln yaad durumlardan yararlanyor. Kibrin seni, dzeldiine ve senin de artk bakalarna yardm etmeye hazr olduuna inandryor...Dnyaya yardm iin yapabilecein tek ey kabusundan uyanmak. Dnyann senin yardmna ihtiyac olduu dncesinden vazge. Dnyann aciz bir kurban olduu inancn brak. Dnyann senden ayr bir gereklik olduu dncesinden vazge." Bu szlerin anlamn ancak uzun bir sre sonra anlayacak ve gzlerimi, ncelii bakalarna veren, yaamlarn bakalarnn sululuk duygularyla srdren kurulularn vaat ettikleri her trl yardmn arkasndaki yanlla aacaktm. Dreamer, "Bunlar sadece kendilerini idame ettirmek iin var olan kurululardr," diye ksa kesti. "Ama daha kendilerini ayakta tutmay bile zar zor becerdikleri halde, sonrasnda tketip arur edecekleri paralarn geri almak ve kaynaklar verdikleri gibi toplamak stne uzmanlamlardr. Hangi biimde olursa olsun, hayrseverlik giriimlerinin, gnll ve misyoner destek yardmlarnn, salk hizmeti, ila ve yiyecek yardmlarnn stndeki sis perdesini kaldrdnda, hepsinin altndan ayn eyin ktn grrsn: insana kar ilenen en vahi crm ve onun youn etkinlikleri..." "Merhamet ve dindarlk taslamakla zamann bouna harcama. Kimse bakas iin bir ey yapamaz. Frsat yakalamak onlara baldr. Yaamda olan her ey, bir nedenle ve bir amala gereklemektedir ve tek amac sana hizmet etmektir. Kendi iselliinde yalan yenemeyenler, ilerindeki srekli kendini baltalama eyleminin bilincinde olmayanlar, bakalar iin hibir ey yapamazlar." 205

Stefao E. D ' A n n a "nsan yalan syledii iin lr" ..szlerini bitirirken, tamamen insann bir dram olan yalan konusunu zetlercesine, byle bir zdeyi eklemiti. nsan lr nk yalan syler.. .ve her eyden nce de kendisine.

4 Elveda New York Bir gn duun altnda kendimi ark sylerken buldum ki bu benim lsz bir davranmd. Dreamer, kendi i hapishanemizde bizi gzetleyen gardiyanlarn varlndan sz ettii srada, bana bu kiilerin, aslnda bize en yakn ve en kymetli kiiler olup, ayn zamanda da en dikkatli ve en acmasz gardiyanlarmz olduklarn sylemiti. Dncesizce aa vurduum neeli halimin kaygszca davurumu, kendi zgrlk giriimimin haftalardr yolunda ilerlediini fark etmesi iin Jennifer'a ihtiyac olan delili sunmutu. O bunu, yeni beslenme alkanlklarma, esas kiloma kavumu olmama, kas yapmdaki ve cildimdeki dzelmeye ek olarak, kyafetlerim ve genel grnmle de badatrarak bu noktada kar eyleme geti. Beni yine eski snrlarmn iine sokmak iin her yolu denedi, ancak kamla epeyce yol almtm bile.. nmde beni bekleyen baka kafesler, baka sinsi tuzaklarn olaca kesindi. Ama bunlar olmayaca kesindi. Haftalardan beri neredeyse hi tartmamtk. Bir zamanlar ilikimizde, karlkl sulamalar, kzmalar ve surat asmalar, ancak hemen sonra, birbirimizi ne kadar sevdiimizi yeniden kefetmiiz gibi davranmalar, ortak yaantmzla ilikimizin anlamszln dolduran, yalan ve skclk cehenneminde saplanp kalm olan bizim gibilerin birbirine tutunma yollarna benzer eitli manevralar yaanrd. Ama Luisa'nn lmnden sonra Jennifer'la yeniden aile kurma giriimim, byyememiliin kaygan zemininde ayakta durabilmek iin karlkl olarak srekli bir abay gerektiriyordu. Artk bu sahte denge de sonsuza dek bozulmutu. Artk hibir eyi yrtemiyorduk. Onun Saint Moritz sigarasnn mentoll duman ve dudaklarndaki parlak ruju, benim dlediim ve biimlenmeye balayan dnyama kesinlikle ait deildi. Bylece, Kolomb Gn'nde tm eyalarn kutulara koydu, (aslnda doruyu sylemek gerekirse Amerikan usul ayrlklar gereince evimizde ne var ne yoksa yamalanmt), Washington Kprs'nn te yanndaki New Jersey'de oturan anne babasnn evine tand. Onu bir daha hi grmeyecektim. Sonunda bu sayfay kapatyordum. 206

Tanrlar Oku'iu Giuseppona ocuklarla birlikte bo bir eve dndnde tek bir ey iin endielendi. Mutfaktaki giz bir keden kendi eski kahve makinesini bulup karttnda, elini krederek gsne koymu ve derin bir oh ekmiti. Bir gsteri biimindeki minnettarlkla kahve makinesini pmt. Bu, kaybetmek istemeyecei tek eydi ve onu bilgece gzlerden uzak bir yere saklamt. ini kahveyle doldurarak ocan zerine koydu. Ardndan da eski bir patron edasyla, "Zaten o sana gre deildi!" dedi. Delikanllmdaki tm aklarmda, ilikilerimin bitiinden sonraki son szleri olan bu unutulmaz szcklerinin seimi ve sylenilerindeki ses tonu, onlar komik bir mezar yaztna dntrrken ailemi de kahkahadan krp geirerek yine bir araya getirdi. Bu ann hafiflii ve kokusu, kahvenin aromasyla kart. Bundan daha uygun bir balangc ve daha byk bir kutlamay, ne isteyebilir ne de dnebilirdim. Jennifer'dan ayrlmak benim iin ayn anda gerekleen bir lm ve bir yeniden dou oldu. Bu, varlmdan bir korku zerresinin atlmasnn sonucuydu. O kadn sevdiime inanyordum, ama aslnda sevdiim, artk altm ve bana ac vermeyen strabm ile korkumdu. Tek bama asla bunun stesinden gelemezdim. Kimse bunu tek bana baaramaz. Zorbaca benim hayatm da denetim altnda tutmu olanlar gibi, eski dnme biimlerini, khne fikirleri, nyarglar, bo inanlar ve uzlamalar terk edebilmek iin bir Okula, bir ynteme, bir ka planna ihtiya vardr. Bunun iin insann kendi hapishanesinin farkna varm, dnyann insan uyutarak dayatma yoluyla anlatt yksnden ve boucu yasalarndan kaabilmeyi baarm bir kiiyle karlamas gerekiyor. Dreamer'a kranlarm sunarken, herkesin O'nunla karlamasn diliyorum. Bunlar size, Dreamer'n hem var olduunu, hem de imdiye dek karlatm en gerek varlk olduunu sylemek iin yazyorum. O'nun dnyas, zamann olmad kusursuzluun bizimkinden daha canl, daha somut ve daha ak olduu ulalabilir bir dnyadr. O dnyaya giden yol talarla doludur, ama asla geilmez deildir, gereklie, gzellie ve mutlulua doru giden bir geit, nice ipek yollarna uzanan daha kestirme ve hatta daha zengin bir yol. Aslnda herkesin eriebilecei, grnmeyen ama gl bir ey mkemmelliin dili dzeneini harekete geirmiti. Oluundaki en ufak bir deiim, olaylar dnyasnda dalar yerinden oynatr.

207

Stefao E. D ' A n n a Teknenin rgatnn demiri vira etmek iin zorlanp inlediini ve demirin, denizin balk tabanndaki uzun esaretinden kurtulmak iin titreyerek silkindiini hissettim. Bu yolculuun dier kysnda kk bir adalar takm deil, kefedilmemi, koskoca bir psikolojik kta vard. Nefesim, lunaparktaki hzla ykselen elence trenine binmi bir ocuunki gibi, korku ve nee arasnda skp kalmt. Dreamer'a yine bir kran mesaj yolladm ve yakn bir zamanda O'nu yeniden grmeyi yrekten diledim. O gn Giuseppona, ocuklar ve ben, en acil ihtiyalarmz satn aldktan sonra, birbirimize uzun zamandr hi olmadmz kadar yakn ve mutlu bir ekilde akam yemeine Mama Leone's'e gittik. Jennifer'n gitmesiyle New York da bizden uzaklamaya balamt. Birok belirti, yaantmdaki deiikliklerin yeni yeni baladn ve ok daha fazlasnn benimle karlamak zere yolda olduunu sylyordu. "Bir ie baml kalmak uruna bir yandan rme ve aresizlik sinyallerini yollarken, te yandan yllarca bir strap ezgisi syleyerek zgrlnden vazgemek zorunda kaldn. Kendini koruduunu sanyordun, ama unutkanln ve snrlarn salamlatrdn. imdi yzn zgrle dndrmenin zaman geldi. imdi Oluunu temizlemek, sadeletirmek ve hafiflemekle geirecein bir srece giriyorsun. Hi durmadan dans et, dans et, dans et... Varln kutla, kendini iinde sev! Kendini gzle!. Dikkatini Oluuna ver! Yaantndan geriye sadece gerek olanlarn kaldn ve yanlsama olan her eyin ortadan ebediyen kalktn greceksin." Dreamer btn bunlar Dleme Sanat olarak niteliyordu. O'nun retisini uygulamak iin elimden gelen her abay gsteriyordum. Fiziksel olarak mkemmel bir formdaydm. Yiyecekte azla yetinmelerim, uykuyla mcadelem, nefes alma egzersizlerim ve hepsinden te, tetikte duruum ve z gzlemlemelerim bana olaanst sonular getirdi. Yeni bir anlama dzeyine erimem iin Dreamer' dnmem yetiyordu. Eer ofisten vaktinde kmsam, Eastchester koyunda yelkenle almak zere City Island'a giden trene atlyordum. Okyanusun sesini ve Flying Dutchmanin yelkenlerini dolduran rzgrn nefesini dinlediimde kendimi Dreamer'a daha yakn hissediyordum. z gzlemleme, Olu durumlarma drst bir bak, daha yksek bir saygnlk dzeyini hissetmek ve olanaklarma yeniden gvenmek, yaantmda sadece birka hafta ncesinde imknsz dediim deiimleri retmeye balad. ACO Personel Mdr Mr. Keenan bir sabah, damdan der gibi ofisime geldi. Karmdaki koltua oturdu, azn amadan, eli akanda, gzlerini 208

Tanrlar Oku'iu dikip bana uzun sre bakt. Sanki ciddi bir bahse girmi de imdi iddiann ne kadar geerli olduunu anlamaya alan biri gibi sinsice yzme bakyordu. B baklarn sonunda, yznde sorgular gibi bir glmseme belirmesi benim lehime olacakt. Ortadou'da ticari bir datm a vard. Bu, iki ya da yl sreyle sk bir alma gerektirecek bir operasyondu. Operasyonun merkez ofisi, D Ticaret Mdrl'ne bal olarak talya'nn kuzeybatsndaki kk bir kasabada yer alacakt. Mr. Keenan, ilk olarak oraya kk salmam gerektirecek bir durum olmad konusunda beni uyard. ronik bir khin tavryla, "Evde ocuklarla geirecein zamandan ok daha fazlasn, uakta ve otellerde geireceksin," dedi. Son olarak, hemen birka gn iinde gitmem gerektiini bildirdi. Herhangi bir yorumda bulunmama veya onayladma dair herhangi bir iaret vermemi beklemeden, imzalamam iin nme baz belgeler koydu. "Bu ii bitirdiinde seni yine buradaki takmda, bu inat keilerin arasnda greceim," dedi. O dnemde, Dreamer'n retisiyle balantda kalabilmek iin, bulabildiim tm felsefe kitaplarn, klasik ve modern dncenin birok bayaptn yeniden okumaya balamtm. Bir zamanlar bunlar ok sevmi olmama ramen imdi bana korkun derecede skc geliyorlard. ou zaman onlar birka sayfa okuduktan sonra brakyordum. Tm aratrmalarma ramen, gerek ahlaki doktrinler gerek dinsel inanlar arasndan hibir felsefe O'nun somutluundan ve zeksndan bir kvlcm retememiti. Herhangi bir dnce geleneinde veya ahlaki bir kuramda, O'nun yannda yaadklarmn en uzak bir yanksn bile bulamamtm. Dreamer'la beraber hep var olan, o her eyi kymetli cevhere dntren simyasnn kysndan geecek tek bir ize ya da O'nun dncelerinin tek bir glgesine ulaabilmek iin tm yaantm boyunca biriktirdiim kitaplara, anladm ki bou bouna bakmtm. Nice yllarm anlamszca yitip gitmiti! Bir zamanlar taparcasna sevdiim eserler, okurlaryla ayn gvensizliklerin ve korkularn iinde dolanan kiiler tarafndan kaleme alnm olup, samaln ve s dncenin bayaptlar olarak gzmden dmlerdi. Hibir sayfada O'nun szlerinde hissettiim etkinin ve gcn en uzak bir ifadesine rastlamamtm. Bilgi, sen var olduun andan beri sana aittir ve daima senin iindedir. Tpk mutluluk, refah, irade, Oluun birlii ya da ister Tanr olsun isterse para, aradn her ey gibi bilgi de sana dardan gelemez. Kimse sana onu veremez, o sadece ' anmsanabilir.' 209

Stefao E. D ' A n n a Dreamer'n bu szleri, aklma, bir hazineyi duyan ve varn younu satp onun gml olduu araziyi satn alan adamn yksne getirdi. Bu, gerek deeri olan 'anmsayan' ve bunun karsnda tm acs, strab, snrlar ve bilgisizliiyle bu dnyann ona retilen kurallarn takas eden kiilerin yksdr. O ne paslanan, ne ryen, ne alnabilen, ne de bakasna verilebilen bir zenginliktir, ama o yalnzca gmlerek unutulabilir.

5 Sevgi baml deildir Talponia'da, robot teknolojisinin dev ccesi olan ACO'nun genel ssne iki adm mesafedeki kk bir tepenin koynuna gizlenmi bir apartman dairesini kiraladm. O zamana dek, ya tek bama, ya da kk bir takmla birlikte ama her zaman yurtdnda almtm. Kendimi ilk kez, fabrikalarla laboratuvarlardan oluan binlerce iinin alt devasa bir sanayi blgesinde buluyordum. irketin ana binas bir hayvann canl bedeniydi. ine girdiim anda nefes aln ve nabzn hissedebiliyordum. Bu varlk da benim onun bnyesine yerletiimi hissetmi, her geen gn biraz daha altm, ona uyum saladm gzlyordu. Metabolizmasnn uzun srelerinden geip, devasa organlarndan szlerek damarlarndaki dier binlerce hcreyle birlikte akar olmutum. Ortadou lkelerine yaptm youn seyahatlerim ve oralarda uzun sre kalmama neden olan bu yeni iim, tpk Mr. Keenan'n bana en banda syledii gibi beni evimden ve ocuklarmdan uzak tutuyordu. Bir seyahatten dierine koturduum sre iinde, kuruluun katmanlar arasnda yer alan her bir grevlinin alma dzenine katlabilmek ve onlara uyum salayabilmek iin birok giriimde bulundum. Onlarn alkanlklarn renmeye, kullandklar dili. renmeye, simgelerini yorumlamaya ve kendimi her koula adapte etmeye uratmsa da tm bu giriimlerimin beni baaryla talandrdn syleyemezdim. Dreamer'dan aldm tm retiler ve beyaz yakal alanlarn durumuna dair bana kazandrd vizyonlar, talya'da kaldm sreyi kesintiye uratan youn seyahat program nedeniyle, zamann ounu irket ortamndan uzakta geirmemi ve bcek srsne benzeyen bu toplu yaam biimini bir bcek bilimcisi gibi belirli bir mesafeden gzlememi salyordu. Gzlemlerim sonucunda, ilk olarak Dreamer'dan duyduum ve o gne kadar tm bilimsel aratrmalarn gznden katn sandm, insan 210

Tanrlar Oku'iu gcne dayal kurululardaki bir 'psikolojik kirlenmenin' kanlmaz olduunu anladm. stelik herhangi bir yazl metinde daha nce buna dair en kk bir ize bile rastlamamtm. Bu kirlilik, korku, kskanlk, ekememezlik gibi istenmeyen duygularn, dar grlerin ve bo konumalarn kaynad kazanlardan ykselen duman, kurulularn havasn zehirleyerek milyonlarca insann beden ve akl salna inanlmaz derecede zararlar veriyor, hastalklara yol ayordu. Bu fenomeni yllar sonra, yine ACO bnyesinde derinlemesine inceleyecektim. Bu arada, 'psikolojik kirlenme' ile ilgili yaptm saptamalar, New York'ta Dreamer'la balayan, irketler ve memurlarna ilikin dncelerimi derinletirmeme yarad. "Bir ite almak, sosyal bir tabakayla ya da herhangi bir szlemeyle snrl olmayp, insann Olu merdiveninin alt basamaklarndaki duruuna baldr." Bu, ondan aldm en artc retilerinin ilkiydi. "Sorumluluk dzeyi alt seviyelerde olduu iin kii bakalarna bamldr. Bir bakasnn emrinde alyor olmak sadece iteki klelik halinin darya yansmasdr." Bir ite almann, kleliin modern bir uyarlamas olduunu gstermesi, dnya yaamna dair inanlarm temelinden, stelik ebediyen sarsmt. Kelimeleri bilincimde adeta fiziksel olan bir yer bulmular ve oraya, metabolize olmas zor fakat ayn zamanda dar atlmas imkansz bir madde gibi yerleip kalmlard. "Sevgi baml olmaz... Sevmek ve zgr olmak ayn eydir. Bir gn, yapt deil sanat olduunu; dlenen deil, dleyen olduunu; yaratlan deil yaratan olduunu ve her eyin senin hizmetine verildiini anlayacaksn. le o zaman bir daha asla baml olmayacaksn!... Dnya, sen byle olduun iin byledir, dnya byle olduu iin sen byle deilsin." lk genlik yllarmdan balayarak iinde olmay dlediim irketler ve i dnyas, birdenbire gzme usuz bucaksz bir toplama kamp gibi, yeryzn batan sona kaplayan bir hapishane gibi grnmeye balad. nsan iin yegne anlam olan ey: bir trp, iyi "bir ka plandr, bunlar onun iin tek ve gerek zenginliktir. Elbette yeni evreme uyum salamamda bu dncelerimin bana pek bir yardm olmad. Zaten o sralarda, beni yutmaya hazr, gz dnm dipsiz bir karanln zihnimde beliriveren grnts, gelecek korkulannn biimini almaya balamt bile. Hibir ey iin karar verecek durumda deildim, ne var ki sabah koularm giderek azaltm, Dreamer'n notlarn okumay da brakmtm. 211

Stefao E. D ' A n n a 6 Hem dleyip hem baml olamazsn Personel blmnden gnderilen dikdrtgen eklindeki kk kart parasn sabah giri, akam k saatleri dnda gn iinde ana binadan ayrlmam gerektiinde, ksacas binaya her giri kmda makineye basmam istediklerini rendiimde, ben iimde uzanan kaygan zeminde dur durak bilmeden kayyordum. Personel blmnn istedii yeni uygulama, oktandr btn beyaz yakallar iin kullanlyor olmasna ramen, mesai saatlerinin ounu benim gibi, genellikle yurtdnda alarak geirenleri ve o zamana dek mesai saatleri iinde daha esnek olanlar, hatta ynetici konumundakileri de kapsyordu. alan konumundaki bu rolmde, ne yazk ki son bamszlk grntsn de elimden alan bu kurala birok kez uymaya altm. Birok kez, giri holndeki otomatik sayacn nnde, alanlarn oluturduu uzun kuyruklardan birine girerek bekledim. Herkesin, bu ilemi sanki ok doal bir eymi gibi uyguladn gzledim. Sralar geldiinde ellerindeki kartlarn makineye basmak iin adm adm ilerlemeyi srdrrken, sigara iiyor, glyor ve kendi aralarnda akalayorlard. Birok kez bu kiilerle birlikte kuyrukta bekledim. Makinenin nne her geliimde, birdenbire, bastramadm bir utan duygusuna kaplyordum. Sonra, kart basmadan koarak oradan ayrlyordum. Dreamer'n szlerini iimde ok daha canl ve gl bir ekilde hissederken bu szleri beni yeniden etkisi altna ald ve z saygnlk dzeyimi yeniden glendirdi. Ben, birka dakikalna bile olsa, zgr ve mutlu bir yaam arzularken, baaryla dolu bir z varln grntleri sanki gelecein bir ans gibi, yeniden, capcanl olarak geri dnmt. Bamsz ve zgr ol! Bir asi ol! Bir asi kimseye baml deildir. O kendi esizliine sayg duyar. Onun tek varolma nedeni, 'd unii gerekletirmektir. Yaamn ve tm enerjisini bu amacna adar. Hem dleyip hem de baml olamazsn, Ama hem dleyip hem de hizmet edebilirsin. Hizmet etmek baml olmak deildir... Hizmet etmek, hem kendi yaamn, hem de bakalarnnkini ynetmektir... Bu seven kiinin iidir. Yalnzca sevenler hizmet edebilirler. Sevmeyenler ise sadece baml olabilirler! 212

Tanrlar Oku'iu Ne var ki, bu durumum ksa sryordu! Olumsuz hayallerim baskn kyordu. siz kalacam bir gelecein beni saran korku dolu dnceleriyle, mikroskobik bir varla dnerek hemen geri adm atmama neden oluyordu. Korku, bin trl maskeye brnd ve gelecee dair endielerim, saduyunun, aileme ve ocuklarma olan sorumluluklarmn ardna gizlendi, bylece bir ka gn sonra, dier herkes gibi olmaktan baka hibir isteim olmadan, kendimi yeniden alma saatlerini kontrol eden makinenin nnde bulacakta. Oysa hapishanemden kaabilmek iin neler vermezdim, bu kalabaln bir ferdi olmamak, onlarla gr alveriinde bulunmamak, onlarn endielerini ve hatta straplarn kabullenmemek ve unutmak iin neler vermezdim. Bir sabah, ACO'nun en yksek katlarndan birinden binann boluuna doru bakarken, ana giri holne inen beyaz mermerden dner merdiven boyunca uzanan alanlarn yemekhaneye gitmek iin kart basmak zere sralarn beklediklerini grdm. Birdenbire, zihnimi kaplayan uuk bir dnce nefesimi kesiverdi. Bu insanlarn her birinin Dreamer'la karlam olduundan kesinlikle emindim. Herkes, ksack bir sreyle de olsa, yaamnn belirli bir noktasnda Dreamer'n dnyasna erimiti. Bu frsat herkese sunulmutu. Bu kalabal oluturan her bir hcre yaamnda Okul'a rastlam ve onu reddetmiti. Bu dipsiz karanlk iinde onlarn, bir cesedi saran kurtuklar gibi kaynadklarn grdm. Onlarn sradan tek tip yaamlarnda benim, Dreamer'dan uzaktaki kendi yaammn farkna vardm. Benzerlik sradanlktr.

Aaya inip onlar sorgulamak, her birini tutup sarsmak, onlara 'dlerine' ne olduunu, Dreamer'a ne olduunu sormak iin iimde kar konulmaz bir drt hissettim. Benim deli olduumu dnrlerdi.. Bu insanlar unutmulard, onlar boyun eip baml olmay, strap ekmeyi, yalanmay ve lmeyi semilerdi. Ve ben de koar admlarla ayn dipsiz karanla gidiyordum. Hem dleyip hem baml olamazsn! Dreamer'n bu szleri kulaklarmda bir kurtulu ezgisi gibi nlad. Bu bilgiden kan kvlcm hl bana ulaabiliyordu.

213

Stefao E. D ' A n n a 7 kinci el bir gelecek Zihnimin bu aklk anlar giderek azald. Beni Dreamer'a balayan ltl kordonlar giderek gevemi, hatta ou kopmutu ve arkamdan atl kovalarcasna, sradan dnyam en kk ayrntsna dein yeni batan oluturmaya koyuldum. Muazzam bir buzul faynn dibindeki birka gln arasna snm kk bir kydeki bir avu ev arasndan, satlk eski bir mstakil ev buldum ve Amerika'daki birikimlerimle onu satn aldm. Talponia'dan ayrlabileceim ve ocuklarla birlikte oraya tanacam zamana dek, evi elden geirmeye, rahata yaanabilir hale getirmeye koyuldum. Ksa bir sre sonra, New York'taki son haftalarmda tantm, einden boanm gen bir kadn olan Gretchen ile be yandaki olu Tony de bizimle birlikte orada yaamaya geldi. Yeniden huzur bulmutum. Luisella ve Jennifer'la olan ykmn ardndan nc kez yeniden bir aile kuruyordum. Oysa farkna varmadan, eski hapishanelerin gizli karanlklarna kendimi yeniden kapatyordum. Gretchen, Jennifer'dan tamamen farkl, New York'lu kendini beenmi, mark prenses gibiydi. Bir kayak ampiyonuydu ve Bat' da koloniler kuran kadnlarn gcn ve ruhunu tayordu. Srekli spor yapyordu ve kaslar elik gibiydi. Jennifer ne denli yapmack, kibirli ve kozmopolitse, Gretchen da o denli doal, sade ve taralyd. Buna ramen, birka hafta sonra bu iliki de tpk ncekiler gibi ayn kulvarda yzmeye balad. Grnte iimi, eimi ve yaadm ktay deitirmitim ancak yaamm kendi dokusunun bellei iine kaydedilen o kalplam ekline geri dnmt. Olu dzeyimiz yaammz yaratr. Gnden gne, bir parann stne dierini koyarak, bilinmeyen bir sonsuzlukta balanm, her zamanki sradan yaamm, hep ayn hareketleri yapmaya mahkm mekanik bir varlk gibi yeniden kuruyordum. Eski alkanlklar, dnceler ve duygular gemite bama gelmi ayn koullar ve ayn olaylar ok titiz bir hassasiyetle yeniden oluturuyorlard. Yeni bir yaam maskesi altnda, gln bir makyajn kamuflajna sman, geleceim gibi grnen gemiim daima ayn acmaszlyla yeniden gelip beni buluyordu. 214

Tanrlar Oku'iu A man cannot hide. nsan saklanamaz! Her dnce, her duyguya da hareket, varoluunun kaytlarnda kalc bir bilgi gibidir; herkes kendisinin gardiyan ve celladdr, ondan kamak imknszdr. Kiinin kaderini belirleyen de budur. Bir insan yaamnn dsal koullarn deitirerek, kendini kurtulmu olduuna ikna edebilir, ancak artlarn grnrdeki farkllklarnn tesinde, o, her zaman, -sahip olduu sorumluluk, btnlk ve sevgi derecesine gre, Glu merdiveninin ayn basama zerine yerletirilecektir. Bunlar, Dreamer'la ilk karlamamzn unutulmaz szleriydi. O zamandan beri bunlar defalarca, kim bilir ka kez okumutum; ama bu kehanetin uyars, eski olaylarn yeniden bama gelmesini veya bir baka ifadeyle, yaantmda ayn hatalarla aclarn tekrarlanmasn engellememiti. Buna bal olarak, Dreamer'la yaptm ve raklk dnemimin mihenk talarndan biri saydm bir konumay anmsadm. O konumada bana; "nsann en byk yanlgs, bir geleceinin olduuna inanmasdr," demiti. "Oysa sradan bir insann aslnda bir gelecei yoktur. Grnenlerin tesinde, o daima ve sadece gemiiyle karlar. Olaylar, karlamalar ve durumlar onun yaamnda daima ayn ekilde tekrar ederler, sadece grnmleri bir ncekinden belli belirsiz farkldr." O'nun aklamalarn iittiimde hissettiim endieleri gizlemek iin inanmayan biri gibi ben de "Bu insanlar kullanlm bir hayat yayorlar demeye benziyor, sanki ikinci el bir yaam," demitim. Dreamer, "Yine de herkes yaamnda bana gelenlerin, yalnzca onun iin zel olarak yaratlm, daha nce hi olmam, yepyeni olaylar olduunu varsayarak kendini kandrr," diye aklamalarn srdrmt. "O halde, insann gereklik diye niteledii ey..." demi ve sorumu tamamlayamadan dncemin bir samalk olduu duygusuna kaplmtm. Dreamer cevap vermeden bana bakt ve sanki, tm muhtemel sonulanl en ktsne, hepsinin en akl almazna, en kabul edilmezine varm olduum gereini onaylarcasna yavaa ban sallad. O'nun beni ynlendirdii bu dorultuda ekinerek bir adm daha attm. Garip bir ekilde, szlerini yanl anladm ve onun bir ekilde beni durdurarak konumamz yine mantklln gvenli snrlarna ekeceini umut ediyordum. "Gereklik dediimiz...yani grdmz ve dokunduumuz... aslnda bir tr...sanal gereklik midir?" dedim, onun beni srekli bayla onaylamasndan g alarak ar ar konuuyordum. Bekledim. Dreamer, gsterdiim direncin krlabilecei zayf noktay arar gibi zenli szcklerini bir sre dnerek seti. 215

Stefao E. D ' A n n a Oluan derin sessizlii bozan, yine serte verdii yant oldu. "nsann kendi etrafnda grd ey.. .kendisinin dndaki gerek, gemitir," dedi. "Senin 'imdi' olarak nitelediin ey, aslnda sadece nceden kaydedilmi bir yayndr." Bu szleri duyduktan sonra artk dnya asla eskisi gibi olmayacakt. Olaand bir biimde, bu szlerin yalnz benim iin deil, tm insanlk iin dnyay ebediyen deitirdiine kesinlikle emindim. Byk bir doallkla, "Elinle tuttuun, gznle grdn ve tam u anda olduuna dair yemin edebilecein olaylar, gemi bir zamanda kaydedildi. Olu dnyasnda, varolu hallerinde, baka bir boyutta gereklemeleri iin senin onayn almak zorundalar., " dedi. Olaylarn nasl nceden meydana geldiini aklad. "Yaamdaki olaylar, zaman iinde grnr hale gelen kiinin kendi Olu hallerinin katlamasdr. Sen onlarn iindeyken, olaylar olduu srada, onlarn, hemen gzlerinin nnde gerekletiklerine inanr, yepyeni ve ilk kez bana gelen eyler olduklar yanlgsna dersin. Oysa ki onlar, sadece ok kk farkllklarla kendini tekrarlayan gemiinin yansmalardr." Dreamer'n bu szlerinden sonra, Sradan bir insann yaamndaki olaylar, maskeli karakterlerden ve en zalim akalar yapmaya meyilli dzenbazlardan oluan mecazi bir tren alay gibi aklmdan geirdim. nkr edilemez biimde birbirlerine benzeyen bu soytarlarn, srekli birbirlerinin arkasndan koarak kendilerini tekrarladklarn ve bu arada takma burunlaryla sakallarnn altnda kahkahalarn bastrmaya alrken, krlemi insann onlar tanyamamasyla elendiklerini grdm. Dreamer, beni hayalimden ekip kartarak, "nsann gelecek olarak niteledii, aslnda gemiinin arkadan grntsdr," dedi. "Kendi yaamnn sorumluluunu almann tek yolu 'burada ve imdi 'de olmaktr... Bir insan, ancak hi ve sonsuz zaman arasnda asl duran an yneterek 'eylemde bulunabilir', gerek bir yazgy hak ederek onu biimlendirir ve yksek dzeydeki olaylar yaratabilir." leride, bunu kendi bama uygulayp, bu vizyonun ne denli doru olabileceini, tekrarlanan bir yazgnn yani yanl bir yaamn hipnoz iindeki dngsne gerisingeri dmesinin ve unutmasnn ne denli kolay olduunu grece etim.

216

Tanrlar Oku'iu O sralarda Dreamer'n mesajna nasl kulak vermem gerektiini ve bugn bana artk son derece doal, basit ve olmazsa olmaz gelen vizyonuna kendimi nasl aabileceimi bilseydim, bir ok dertten kendimi saknabilir ve yaadm bir ok seneyi kurtarabilirdim.. Unuttum, 'd inkr ettim ve aylarca onu bir daha dnmedim. Eski hapishanenin kaplar beni ieri almak iin yeniden ald. Gretchen ve ocuklarmzla yaantmn gnleri nceden izilmi ayn kulvarda ilerliyordu. im nedeniyle Ortadou'ya yaptm seyahatlerle aile sorumluluklarm arasnda kendimi yitirmeye ve sonsuza dek unutmaya doru ynlendirmi gibiydim.

8 eyh ile akam yemeinde Kuveyt ehrindeki Le Meridien otelinin resepsiyonunda, eyh Yusuf tarafndan adma, gnderilmi bir davetiye buldum. O akam, Behbehani Saray'ndaki yemekte bulunmam istiyordu. Bir saatten az bir sre iinde bir araba beni almaya gelecekti. Uzun bir yolculuktan sonra buraya henz varmtm ve tm seremonisiyle bir Arap akam yemeine katlma nerisi, yaplabilecekler arasnda hi de cazip bir alternatif deildi. Fakat reddetmem kesinlikle mmkn deildi. Behbehani ailesi Kuveyt'in en gl airetlerinden ve ayn zamanda da en salam fnans gruplarndan da biriydi. Dier tm Ortadou lkelerinde olduu gibi Kuveyt'te de iler, byk ailelerin gdmndeydi. lkenin fnans gcnn dalm haritas Emir'in, kkleri Ortaa zamanlarna dek uzanan ve o zamandan beri kazanlan, hanedan soyundan gelen haklarn yanstan soyacann bir kopyasyd. Daha nceki aylarda bu aileden birok kiiyle baz temaslarm olmasna ve grubun irketlerinden biriyle i yapmaya balamama ramen, henz eyh Yusuf la tanmamtm. Kendisinin Kuveyt dndaki lkelerde, zellikle ABD'deki irketlerle nemli ortaklklar ve karmak kar ilikileri iinde, uluslararas belli bal rnleri retme ve satma konusunda temsilcilikleri stne kurulu dev bir fnans imparatorluunu ynettiini biliyordum. Tamamen beyaz Carrara mermeriyle ina edilmi, geleneksel kltr yanstan kare mimarisi ile Behbehani Saray'na, geni avlusunun zemin katndaki resepsiyon salonlarndan geilerek giriliyordu ve st katlarnda da aile yelerine ayrlm daireler bulunuyordu. 217

Stefao E. D ' A n n a Kaftan giymi sessiz bir uak eliinde yemek salonuna doru ilerledim. Ortadou tarznda donatlm, grkemli uzun yemek masasnn etrafnda, geleneksel beyaz giysiler giymi, gnein tenlerini iyice karartt, kollan abartl mcevherlerle ssl, farkl renklerde ok saydaki Mslman iadam ve uluslararas isim yapm kurulularn temsilcileri olan baz Batl yneticilerle karlatm. Yemek, elbetteki yalnzca erkeklere veriliyordu ve sofrada atal bak yoktu. Arap mutfa, her ne olursa olsun bak kullanmn gerektirmiyordu; et ve balk bir lokmada alnabilecek kadar kk paralara ayrlarak servis ediliyordu. Balang olarak meyvelerle sebzeler, peynir eitleri, beyaz soslu bakliyat ve tepeleme pilavla dolu ar tepsilerde, kzartlm kuzu eti sunuluyordu. eyhin byk olu bize kendi elleriyle servis yapt. Bu en yksek saygnlktaki misafirlere gsterilen ok zel ve onurlandrc bir ikram ekliydi. Birdenbire konuma canland ve masann orta yerinde oturan parlak bir kiilik gsteren eyh Yusuf, hibir ayrnty gznden karmadan ok zenli bir ev sahiplii gsterdi. Yemek boyunca ay ve meyve sular iildi. Kuveyt, Ortadou lkeleri arasnda, Kur'an geleneine uygun olarak her trl alkoll ikinin kesinlikle yasak olduu bir lkedir, en azndan resmi olarak. Yemeimiz, ana malzemesi ceviz ve bal olan Libya tatllar ve Bedevi detlerine gre mangal ateinde hazrlanarak kk fincanlarda sunulan kahvelerle tamamland. Pirin cezvelerde piirilip fincanlara byk bir ustalkla dklen koyu renkli youn kahvenin grnts ve tortulu tad byleyiciydi. Masadaki kiilerin her biri, artk doyduunu gsteren geleneksel bir bilek hareketiyle fincann ileri geri sallayana dek srekli kahve servisi yapld ve fincanlardan buular ykselmeye devam etti. Sol yannda oturmam zellikle isteyen eyh Behbehani bana Kuveyt'te yeni kuraca bir ticari giriim projesini aklad. Benden Kuveyt'e tanmam ve bu projenin bana gememi istiyordu. Bana sermayeden bir pay ve ynetici orta stats verecekti. Ryam gerek oluyordu: Uluslararas bir kurulu yaratmak, insanlar bir araya getirmek, kaynaklan seip toplamak ve bylesi etin bir ortamda iletmenin karlaaca zorluklarla boy lmek. Sonu olarak, i dnyasnn okyanuslarnda bana ait olan kendi gemimle sefere kacaktm ki, bu benim en ok istediim eydi ya da en azndan hep bunu istediime inanmtm. Karar vermek iin iki hafta sre istedim ve oradan ayrldm. Ancak daha Le Meridien'e gelmeden, oktan kayglanmaya balamtm bile.

218

T a n r l a r Oku'iu Her ne kadar kendimi olumlu cevap vermeye zorladysam da, bu teklif beni ne sevindirmi, ne de tatmin etmiti. Dn yolumda bunun stnde ok fazla dndm, ama bunu ne kadar dnrsem, Kuveyt'e tanma fikrine kar iimdeki diren de ayn oranda katlanarak byyordu. Bataki ksa sreli cokumun ardndan, teklif benim olumsuz hayallerimin ve korkularmn kurban olmutu. Frsat tohumu, ayn meseldeki gibi, dikenli topraa derek yaban otlarnn arasnda boulmu ve o akam yemeinin sonunda mangaldaki alevlerin sndrlmesi gibi yok olmutu. nanlmaz derinlikteki mucizevi bir su kuyusunun evresinde kusursuz bir ember oluturan yeil vahalarn ara ara kesintiye uratt ve bir filin sonsuzluk kadar uzun srtn andran binlerce kilometrelik gri renkteki ve yer yer derin izgilerin glgelendirdii beyaz kum l, beni talya'ya gtren uan dev gvdesinin altnda uzayp gidiyordu. Bama gelenin ne olduundan emindim; bu Dreamer'a verdiim bir szn ve ilk karlamamzdan sonra srdrmeye altm uygulamalarn bir sonucuydu. Yamur altnda dans edercesine, daha zgr, daha zengin ve daha ok sorumluluk gerektiren bir yaam iin duyduum delicesine bir istek, bana bu frsat vermiti. Peki, imdi ne olacakt? Varlmzn ykselmek zere yapaca en kk bir atlmla, olaylar dnyasnda dalan yerinden oynatabileceine ve Olu dzeyimiz yaammz yaratr ilkesine her zamankinden daha fazla ikna olduum halde, radikal bir deiimin bu denli abuk olabileceini asla dnemezdim. Chia'da satn aldm ev daha yeni allanp boyanm, bahedeki imler henz kmaya ve evresine dikilen tarhlar ancak bymeye balamt. New York'tan sonraki ilk zamanlarda pek ok kez dayanlmaz ve fazla sakin bulduum ky hayat, birdenbire yeniden nem kazanmt. Gln evresinde ocuklarla yaptmz yryler, kylar buzla kapl nehir boyunca Gretchen'la karda kouya klarmz ve hatta tek bir irketin bulunduu insan bezdiren kasaba havas, birka ay iinde farkna bile varmadan kklerini iime salarak bende bir tutkuya dnvermiti. Ta stne ta, bir alkanlk zerine dierini yerletirerek kpr zerinde baka bir ev ina etmitim, d'n 'yolculua' devam ederek beni tm bunlarn tesine tamasndan nce, adece ksa sreli bir dinlenmeye olanak salad salam bir ev. Kuveyt ehrini biliyordum. im nedeniyle oraya birok kez gitmitim, ama bunlar hep ksa sreli gezilerdi. ehir hakkndaki izlenimlerim, genellikle dardaki koullardan izole edilmi klimal ortamda, insan yaamna uygun olmayan bir gezegenin yanndan geen bir uzay aracndan bakar gibi 219

Stefano E. D ' A n n a limuzinin penceresinden, modern otellerin giri salonlar, tozlu yollar ve kalabalk arlardan ibaretti. Dar kmaya kalktm birka seferinde, yakc binlerce silis paracnn ate toplar gibi l rzgrlarnn yerinden kaldrp getirdii binlerce inenin ayn anda yzme battn hissetmitim. l, Kuveyt ehrini kalc bir ablukaya alm, tepesinde kumdan dev bir kl gibi, sahip olduu birka kilometrelik uygarl inatla savunan bir aday her an yutmaya hazr bir deniz gibi ona tepeden bakyordu. Zengin kulelerin, lgn bir hzla akan ticaretin ve modern yaplarn arkasndaki Kuveyt, bir ehir devlet gibi deil, insanla l arasnda aralksz srdrlen amansz bir mcadele gibi grnyordu. Kuveyt'in tarihi, eskimi geleneklerinin ve Kur'an'a dayal bir adalet anlaynn altnda, modern a ile ortaa arasnda bir top gibi srekli bir ileri, bir geri zplayp durmaktadr. nmde alan tuhaf ve tozlu bir dnyayd. Buras, Cadillac'lar ve develerin, adrlar ve gkdelenlerin, dinin bir deer gibi sunduu yoksulluklarn ve fnans gcnn, mucizevi bir dengeyle yan yana var olma yolunu bulduklar bir pazar yeri kadar grltl bir dnyayd.

9 Hastala ka ACO'daki iimden ayrlma dncesi bendeki en kayg verici ve en can skc endieleri aa kard. Tam olarak gven duymadm yeni iimin uruna eskisinden istifa etmek ve evimi brakarak bu lkeye tanmak beni srekli tedirgin ediyor, kendimi aresiz hissetmeme neden oluyordu. Grnen gereklere ramen kendimi kandrmay srdrerek, kararmda srar ediyordum. Apak grnen zorluklara sinirlendiimde, samimi olduuma inanyordum ve nme kan binlerce engeli suladmda, onlar alamayacak dalar haline getirene dek bytyordum. Dreamer'n bana gsterdii, z gzlemleme, durumlarma dikkat etme ve Varoluumu saflatrma almasnn henz banda bile deildim, ama anladm bir gerek vard, stelik sadece bu mesele srasnda deil en bandan beri yaantm ynetenin korku olduunu biliyordum. Bugn, olumlu ve olumsuz olanlar zerinde kafa yorup onlar ifade edebildiini zannederek kendini kandran, gnden gne kendine yalan sylemeye devam ederek, gerekte korkularnn oktan onun iin ald kararlan kendisinin vereceine inanan o adama merhametle bakyorum. Dreamer'n bir ok kez beni sulam olduu eyi kabul etmeyi reddettim: 220

Tanrlar Oku'iu "Kendini gelitirecein yolda nnde duran tek ve gerek olan en byk dman sensin, baarszlnn arkasndaki tek nedensin sen. Sana, senin dnda, nesnel sayabilecein, iradenden bamsz grnen kart koullar tamamen senin yarattn eyler olduunu anlayncaya kadar ok aba gstermelisin ve yllarca srecek z gzlemleme yapmalsn. Karna kan engeller, daima senin Oluunun en karanlk ksmlarndan ykselen bir strap ezgisinin geree dnmesidir." Aslnda ben, gnn birinde kaderi ve dndaki olaylar sulayabilme olasln elimde tutarak, sonularna katlanma sorumluluunu stlenmeden, bana reddetme olana verecek bir mazeretin aray iindeydim. Reddetmemi hakl klacak ocuklar, onlarn eitim durumlar ve o lkedeki riskler gibi tm temel nedenlere smsk sarlyordum. Ayrca Gretchen'n da kesinlikle kar kacan hesaplyordum. imde, bu deiime kar, kendi eski yollarmdan sapmaya kar kararl bir 'hayr' vard. Heryerde, her eyde, dnp dnyay sulayabileceim mazereti salayacak, kanlmaz engeller aramaya koyuldum. Sonunda aradm buldum. Gemite, henz Dreamer'la karlamadan nce, sa bbreimde oluan ta yznden ok ekmitim. Kim, tam bir tbbi check-up yaptrmadan, ailesini de yanna alarak Kuveyt' e tanmak gibi nemli bir karar hi dnmeden verebilirdi ki? Bunun zellikle ocuklara kar sorumlu bir davran olduuna inanyordum. Dreamer'la karlamama ve O'nun kader yolumu deitirmek zere yapm olduu onca eye karn, yine gemiimin baka bir korkun kanalna dmek zereydim. Acil bir bbrek rntgeni ektirmek zere bir randevu aldm. Bu ilk admd. imdeki bir ey, hastalanmaya karar vermiti bir kere. Kiinin ne yart ne de savat, yalnzca yaknd, yani kendimizi baladmz ve dnyay bizi teselli etmeye ardmz yer olan yaamn karanlktaki kucana sndm. O sralarda kendi yaam filmimin tasarlaycs, yapmcs, ynetmeni, baoyuncusu ve zellikle de dnyann ekranna yanstmak zere olduum o grntlerin yaratcs olduumu kefetmi olsaydm, yaayacam sarsnt ile yreim bir daha arpmaz olurdu. Dreamer'n bir gn bana syleyecei gibi "cehalet, her gn temkinli bir biimde yava yava ve biz hazr olduumuzda elimizi brakan bir annedir." Bu korkun senaryoyu durduracak bir ey olmasayd, yaammn bir sonraki sahnesinde bir doktor, rntgen filmini kl panoda inceledikten sonra, endieli bir ifadeyle bana yine 'sa' bbreimde parmaklarn hafif dokunuuna benzer kk glgeler grdn syleyecekti. Benim nce betim benzim atacak, 221

Stefano E. D'Anna bembeyaz kesilerek eve dnecektim ve kendimi mitsizliin ellerine brakacaktm; sonraki yllarda kaderime veryansn edecek, o frsat yakalamama engel olduu iin bozulan salm sulayacaktm. Ertesi sabah hayatmn ekranna yanstmak zere btn senaryo hazrd. En kts, bunu yapmak iin kurguladm senaryonun kesinlikle farknda bile deildim. Soracak olsalar, samimiyetimi son nefesime kadar savunur, benim iin deeri olan her ey stne yemin eder, en ok istediim eyin tbbi kontrolden gemek olduunu, mkemmel salm dorulayan iyi bir sonu alarak, yeni bir servene yelken amak istediimi sylerdim. ok kr, altn bir kordon beni hl Dreamer'a bal tutuyordu. O akam, Dreamer' yeniden grebilmeyi her eyden ok istedim. Onun yardm olmadan artk daha fazla dayanamayacaktm. Son karlamamzdan bu yana sanki sonsuzluk' kadar uzun bir zaman gemiti. Baka bir yol bulamadm iin, O'na bir mektup yazmaya karar verdim. Verdiim sz tekrarlayarak 'Yolculuumu' kaldm yerden srdrmek istediime kendimi adayarak... ...Bu gnlerde aklma gelen bir szck, srekli tekrarlanp, srarla kendini bilincime sunuyor. Son karlamamzda bana sylediklerine kadar geri dnyor. Bu szck;' Onur.' Ve bu, hayatmn en ac veren ksm, her koulda ve her olayda en ok zlemini ektiim ksm. Ona ok ihtiyacm var. Onu retmem, onu hissetmem ve Onu her yere yaymam gerekiyor. Bir bedeli olduunu biliyorum. demeye hazrm. Size sadece soruyorum, hl zamanm ve gcm var m diye. Bana yardm edin! Ka kez "Benim yanmda, benim dnyamda iyi yaar, refahn ve saln zevkini yaarsn... " diye beni davet ettin. Ama ben de davetinin deerini anlamayan dier misafirlerden biriydim. ihanet etmeye ve aalamaya hazr insanlarn eseri olan, yalann hkm srd bir dnyada, gryorum ki bizi koruyan tek kii Sensin! Tpk Yaam Aacnn nnde her yana dnen alevli klc elinde Keruv gibi, tek beki sensin... Ben, 'yolculua' yeniden balamay ve yeni bir atlmla grevimin bana dnmeyi istiyorum. Yalvarrm bana yardm et. Aylardr 'yuvadan uzak' yayorum. Darmadan olan yaammn tm paralarn bir araya toplamam gerektiini hissediyorum..." 222

T a n r l a r Oku'iu Sanki yazmyor, 'iimi okuyarak' gnah karyordum. Bu samimi abalarm beni deitirdi. oktan yerine ulatrlm olan bu mektup henz tamamlanmamt bile. Doruca kendime ulamt, iimdeki dik bal, serseri kalabaln arasnda, bu byk servene atlmaya 'evet' diyen o parama, bendeki en iyi yere, varlmn karanlnda hl inatla var olmay srdren, iimde sayca az kalm o birka iyilik, gzellik ve doruluk zerreciine ynelmiti. Mektubu sonlandrmak zereydim ki, iimde aniden beliriveren esrarengiz bir mutlulukla gzyalarna bouldum.

10 rmcek ve Av Kendimi O'nun nnde buluverdim. O'nu yeniden grmeyi ok istemitim, oysa imdi tm hissettiim sonsuz bir utan ve dayanlmaz bir sululuk duygusuydu. Utan ve sululuk, beni yerekimi kuvvetinin altmzdan ok daha byk olduu, ar bir dnyada tutuyordu. Buras benim i dnyamd ve bunlar, farknda olmasam da, yaammn her gnnde bana hkmeden yasalard. Bunun arln ve dehetini yalnzca burada, Dreamer'n huzurunda hissettim ve imdi nefesimi tutmu, gzlerimi odann yer demelerine dikmi bekliyordum. "Her hareketin, her dncen ve her szn, vazgeme eilimini aka belli ediyor.. ten ie baarsz olmay, hastalanmay ve 'dmanca' bir dnyaya kar savamaktan vazgemeyi umul ediyorsun. Milyonlarca insan gibi sen de, mcadeleyi kendinin dnda gibi grdn.. te bu nedenle, yenilgiyi kabullenerek yalanp lmeyi mid ediyorsun... Bunu zaten birok kez yaptn nceden.. imdi bunu terk etme zaman... stelik ebediyen...!" dedi ve gerein buruk tadnn hcrelerime kadar ilemesine izin verircesine sustu. Srtmdan aa souk bir ter boald. "Cahilliinin karanlnda kalm senin gibi bir adam, felaketlerini hazrlar, kendisine tuzaklar kurar, hapishanesinin demir parmaklklarn salamlatrr, tm aclarn, talihsizliklerini, bana gelen kt olaylar ve hastalklarn byk bir beceri ite en kk detayna kadar zenle sarp sarmalayarak bu hizmetlerini sanatsal bir mertebeye karmay amalar dedi, sanki nne frlatt eldivenleri ile rakibini amansz bir delloya davet eden bir sava gibi kmt sesi... 223

Stefao E. D ' A n n a "Tpk hayvanlar aleminin derinliklerinde an ren akl almaz bir bcein yapt gibi bilinsiz ve karanlk bir sanat." " nsan, orada trajik bir biimde hem rmcek, hem de onun avdr." Szleri iime penelendi ve ben, sanki uzun bir uykunun ardndan buz gibi suyun iine frlatlmcasna titrerken, glkle nefes alabildim. Dreamer bana, nasl sa bbreimde bir tan olumasna izin verip onu dilediim formda hayatma sokabildiysem, eer isteseydim, ayn kolaylkla, uyum ve baary da elde etmi olacam aklyordu. Anlamak iin bavurduum her giriim, pheciliimin kayasna arparak paralandndan, hayatmn yegane yaratcsnn kendim olduu dncesini kabul etmem imkanszd. Dreamer'a gre karlatmz her engel, henz anlamak iin kifayetsiz olduumuzun somut bir gstergesiydi. nsan, anlad ile snrldr. Bir kiinin gelimilik lt onun anlama dzeyidir ki bu onun hak ettii dnyay yaratr. Anlamak, snrlarn iine almaktr, insann vizyonunun genilemesi, dkntlerle ve kelti tabakalarnn ortadan kaldrlmasdr. Bu bir irade iidir. Bu ne dardan gelebilir, ne de zorla yaptrlabilir. Bir insann cenneti aramas gerekmez. Onu hak etmek iin herhangi bir ey yapmas gerekmez. renmesi gereken tek disiplin, cehennemini, yani anlayszln yok etmektir. Geen bu srede Dreamer beni yeterince hazrlamasayd ve ben phelerle itaatsizlikleri de iine alan o uzun raklk dnemini geirmi olmasaydm, byle bir aklamann sorumluluunu stlenemezdim. Bununla un ufak olurdum. 'Resmi' bilim bu felaketlerin nce insann iinde olutuunu, sonra kendilerini darda gsterdiklerini ve tek yaratcsnn da insann kendisi olduu bulgusunu aklasayd, neler olurdu diye dndm. ster iyi olsun ister kt, dncelerimizin yaratma gcnn ne denli byk, bedenin ve kiisel dnyamzn bu ite ne denli itaatkr olduunu kefetmek, uygarlk iin Kopernik'in yapt keiften daha byk bir ok yaratrd. Eer o astronomik bulu, insan kendisinin merkezinde bulunduuna inand ve bir yanlsama olan dnyasnn tesine, evrenin snrlarna savurabildiyse, benzer ekilde Dreamer'n vizyonu da, insann srekli karlat yenilgileri iin asl sulunun kendi yaamndan baka bir ey olmadn, baka birini ya da baka bir eyleri sulayaca bir d dnyann var olduu inancyla birlikte kkleri en derinlere inen nyargsn yerle bir eder, insann kaderini kknden deitirebilirdi. 224

T a n r l a r Oku'iu Dreamer'n felsefesinin en zl ifadesi ve onun grnn doruk noktas olan "The world is such because yo are such" - "Dnya, sen byle olduun iin byledir", varoluun ynn altst edecek ok gl bir gr iermektedir: "Her trl iyiletirmede olduu gibi, bundan byle artk yn dtan ie doru deil, aksine iten da dorudur." Hristiyanl Mea cdpa ilkesi, Roma'nn homo faber'a inanmas, Greklerin 'kendini bil' d ve stnde imparatorluklarla binlerce yllk uygarlklarn yaratld byk sorumluluk okullarnn sesleri, tm grkemleriyle bir arada yanklanyordu. Daha nce bu vizyon bana birok kez sylendii halde, binlerce yllk yerlerinden kazlarak karlan ve sonsuza dek eskisi gibi olmayacan anladm akl ile mantn ktn hissettiim an, yer ayaklarmn altndan kayd ve binlerce kilometrelik yksekten bolua braklm gibi oldum. Neden sonra, Dreamer'la bu bulumamzn, maliknesinin hi bilmediim bir blmnde gerekletiini fark ettim. Ne beyaz yer demeli odada, ne de zarif heykelleri ve orta havuzu olan, devasa kirili seradaydk; buras Coloniel stilinde deli, tavan ok kaliteli ahapla kapl, geni bir at katyd. Dreamer, odann duvarn boydan boya kaplayan, oyma iiliinin ustalkla yanstld, st beyaz minderli, bambu aacndan yaplm byk bir divann ortasnda oturuyordu. Siyah beyaz bir tablo Steinbeck'in dnyasn artryordu. Yine sustu. Birazdan syleyeceklerini kaldrp kaldramayacam tartar gibiydi. Gergin hava, iinde bulunduum durumun ne denli kritik olduunu fsldar gibiydi. Yine, bir admla tesine geeceim ya da geri admla her eyi yitireceim yaamn kavaklarndan birindeydim. Dipsiz, karanlk bir uurumun tam kysndaydm ve aaya dmek, Dreamer' bir daha asla grememek anlamna gelirdi. O konumaya baladnda, ben de gcm toplamak iin derin bir nefes aldm. "Her gei, kiinin kendisini atn gsterir! Yaamn yksek dzeylerini saran, tpk senin korkularn gibi korkun grnml ve hayal rn canavarlar, binlerce yllk dmanlar vardr." Szleri, beni damarlarmda akan bir lav gibi yakp tketiyordu. "Onlarla bir gn karlaman gerekecek." Bedenim btnyle fel olmu gibiydi, parmam bile oynatamyordum. Uzun sre ylece kalakaldm. Hareket etmemi kstlayan bilinmeyen bir kuvvetin basncn bedenimin her santimetrekaresinde hissediyordum. Sonunda, birdenbire grnmez bir komut almasna bedenim yumuayverdi. 225

Stefao E. D ' A n n a lk yaptm hareket, u aresizlik klfnn iinden dikkatle syrlp karak, onu bir giysi gibi frlatp atmak oldu. Artk boynumu oynatabiliyordum. Yavaa bam kaldrdm. Etrafma rahata bakmaktan hl kanyordum, ama etrafn aydnlk olduunu ve ortamn her ayrntsn rahatlkla grebildiimi fark ettim. Ik kaynann gne olmadndan emindim. Yeni doan gn henz ieriye giremeden, darda douya bakan pencerelerde asl bekliyordu. Odadaki bu aydnlk, bilmediim bir nedenle, garip bir ekilde bana balyd. Zihnimden n derecesini alaltp ykseltebileceim grnmez bir dmeyi evirerek, n iddetini ayarlayabiliyordum; bunu defalarca denedim. Bir dnce beni yaman bir gerein gcyle btnyle etkisi altna aldnda, ben hl bu tuhaf hnerimle denemeler yapyordum. Evren bana balyd! Dnya, bu oda gibi, apaydnlk olabilir, ama onu klandrmay beceremezsen! alacakaranlkta da kalabilirdi. Bu keifle nefesim kesildi. Dreamer'n szlerinin gcn, ancak ok sonralar, bunun stnde sknetle dndmde hissettim: The world is such because you are such - Dnya byle nk sen bylesin. Mkemmellik ve her tr bollukla evrelenen insan, dnyaya bir kurbaann gzleriyle bakan ve grdklerinden yakman mutsuz bir varlktan baka bir ey deildi...

11 Yaamn sobesi Gzlerim, onun tatllkla bakan ciddi gzleriyle bulutu, onlardan acmayla kark bir endie glgesinin getiini grdm sandm. Bu, beni sylediklerinden ok daha fazla dehete drd. Kendimi, hasta bir arkadann gzlerinde durumunun ne denli ciddi olduunu okuyan biri gibi hissettim. Beklemediim bir anda, " ocukken saklamba oynardn.." dediini iittim. Yaantmn film kareleri hemen geriye sarlverdi. Svdan bir altna benzeyen gne, yolunun stndeki fesleen sakssyla sardunya dolu bir baka saksnn arasnda, azlan ak, kmldamadan akn akn duran kertenkeleleri arkasnda brakarak eski taraann kabuk kabuk kalkm verniklerini cilalyordu. imizden biri ebe olur, sska kolunu duvara dayayp gzlerini stne bastrr ve sayar, dierleri koarak saklanacak bir yer arard.

226

Tanrlar Oku'iu Hepimizin hatrlad gibi, sobe, saklandklar yerlerde bulunarak yakalananlara, onlar korkutup yerlerinden kartrken ebenin att lkt. Dreamer, "te yaam da byle yapar: Sobe!" derken anlarmn arama girip, ocukluumdan aklmda kalan o l mkemmel bir ekilde taklit etti. Bu grntlere tutunup biraz daha srdrmek ve o prl prl afacanlarn yzlerine birer isim vermek isterdim, ama ocukluumun byl gzel kokusuyla birlikte oktan kaybolmulard. "Yaam, iinde bulunduun durumu gsteren en korkun maskesini takp, sen her neredeysen oradan seni kartmaya gelir. Korktuun ey nedir? Yoksullamak m? Terk edilmek mi? Saln, evini veya iini yitirmek mi? te yaamnn seni korkutmak iin taknaca maske de o olacaktr. Bir kii her neden korkuyorsa, yolda nne kacak olaylarda, o korkusu birebir gerekleerek kendini gsterecektir.. Geilmemi snavlar gibi, er ya da ge onlar yeniden gslemek zorunda kalacaktr." Dreamer'n doruyu sylediini anlamak iin zihnimden kendi deneyimlerimi geirmeme gerek yoktu. Buna ramen, bu dncelere kar ktm. nsanl devaml bir tehdidin basks altnda, srekli korku ve istikrarszlk durumunda tutan kresel bir dzen bana biraz abartl gelmiti. "Sradan bir insan, sevimsiz glgeleri ve ocukluk travmalarn, kendi sululuk duygularnn yaratt hayaletleri defedecek gc ancak tehdit altndayken bulabilir. Gerek bir insann, bunlara gereksinimi yoktur; nk srekli bir kararllk durumunda 'yaar." Dreamer bu aklamalar srasnda, 'doruluk durumu' ifadesinin nemini vurgulamak iin onu zel bir tonlamayla syledi. Aklm karmt. Dinlediklerim bana sanki kresel bir adaletsizliin kuramlatmlmas gibi gelmiti. nsanlk iki tre ayrlr: biri mutlu ve tasasz, sarslmaz bir doruluk duygusuyla kutsanm olarak ve rahat yaayandr dieri ise; -ok daha geni bir alan kaplayan- korkuyu bekleyen tr..felaketlerin ve problemlerin srekli beklentisinde titreyen, korkularnn kurbandr. Bunu kendisine sylediimde beklenmedik bir anlay gsterdi. Dreamer'n dnyasnda bir soru sormak bile dikkatli ve ihtiyatl olmay gerektiriyordu. Onun huzurundayken ne dndme, ne hissettiime ve hatta en ufak bir hareketimde bile ne yaptma dikkat edip tetikte duruyordum; konuma eklimi ve baklarm, nasl olduklarn, neyi yansttklarn dnerek, her an kontrolde tutuyordum ve hep farkndaydm. Bu durum onunla birlikte olduum her an' Okul'un 'disiplinine' eviriyordu.

227

Stefao E. D ' A n n a Buna karn, Dreamer'dan uzakta olduumda, dikkatim binlerce yne ekiliyor ve bununla birlikte tm varlm da dalyordu. "Sradan insan bile kendini gvende hisseder; onun dorular korkulardr, pheleri ise gerekleridir. Onlar sever ve dnyada hibir ey iin onlardan ayrlmaz. ocukluundan beri, o hayali korkularla beslendi, olumsuz imgelemelerinin ve tepetaklak yaratclnn meyvelerim yedi. Bu yzden glgeleri gerek skntlarla takas ederek, kendisini srekli tehdit altnda hisseder ve yle yaar." Dreamer, bana bu durumun getirdii strabn yava yava azalarak sonunda artk hissedilmez olduunu, varolula tamamen btnleip yok olduunu aklad. Istrap ve gvensizlik, ou insan iin onlardan vazgemenin olanaksz bir adm olaca noktaya ulancaya kadar gven veren trabzanlar gibi insanlarn yaamlarnn doal bileenleri haline gelir. "Rahat ol! Darda hi dman yok... Aslnda, her zaman sensin kendini tehdit eden.. nsanlar asla rahat olamyor. Hatta kii zengin olsa ve grnrde korkacak hibir eyi olmasa bile, srekli bir kararszlk halinde phe duyarak, belirsizlik, strap ve korku iinde yayor... Bu en iyi bildii i ve tm yaamn yneten etkinliktir." "O halde, bunun aresi yok..." Dreamer, "Rahat olman salayacak hibir yntem yoktur. Ne elik kaplar, ne kasalar, ne yeralt snaklar, ne de alnacak baka bir nlem vardr," dedi ve sonra unlar okudu: Ancak gerek bir dleyen rahat olabilir. D gvenliktir. phe, korku ve strap yanlsamadr ve bunlar sradan bir insann tek gereidir. Gzlerimi yumdum, kendimi Dreamer'n bu ninni gibi tekerlemesiyle beikte sallanmaya braktm... evresi, korkan ve endielenen yetikinlerle dolu olmasna ramen, ancak bir bebein hissedebilecei gvende olma ve yklmazlk duygusunu tattm... ok daha gerilere, ta ana rahminin iindeki bir cenin haline dnnceye kadar gerilere gitmeyi denedim. Ardndan, tek bir izii olmayan btnlkle, en ufak bir ayrl olmayan safl 'anmsadm' ve mutlak dorunun engin bir okyanusu olan amniyon svs iinde yzdm. Dreamer'n sesi son msralar okudu: 228

T a n r l a r Oku'iu "...Gvende olmak iin gnahsz olman gerekir... aypsz..." Birdenbire, insann ancak iindeki dmanlarnn saldrsna urayabilecei gerei zihnimde bir k yakt. Yalan syleyenlerin, olmadklar bir eyi taslayanlarn ve bakalarn kandranlarn; gnahkr, kalas kark ve pheci olanlarn..., korkanlara k yollan yoktu. Bunlar, hrszlara kapy aan' kiiyle ayn korkular yayorlard... Kendimi kaybolmu hissediyordum... ve kendimle birlikte tm insanln da kaybolduunu, srekli gvensizlie mahkm edildiini hissediyordum. Kim bunun iinden kabilirdi ki? zmsz bir huzursuzluk durumu o evrenin iini boaltt ve onun kumlu orakl, hemen iinde yzdm bu mutlak doruluk svsnn yerini ald. Oluun ok daha zorlu ve ok daha uzak mesafedeki koullarna doru kaydm. Dreamer araya girdi ve "Sadece, her eye karlk ortaya kendisini srebilen bir kii, tm varlyla deimeye alan ve bunu 'isteyen' biri baarabilir," diyerek beni derken havada yakalad. "Sradan insanlarn gznde; gz kara, risk alan ve sorumsuz biri olarak grnse dahi, btnlk ve salam inan klavuzluunda ilerleyen bu kiiye 'kurtulu bilinci' her zaman elik eder. Aslnda hibir eyi riske atmadn bir tek o bilir. hayatndaki en korkutucu giriimlerde bu dorulua sahip olan kiiye hibir ey saldramaz ve onu baarsz yapamaz. Dokunduu her ey geliir, byr ve oalr. Her koulda, hatta en umutsuz olanlarda bile her zaman bir zm bulur. Olaylarla koullar onu hep hakl karr, nk zm kendisidir." Beiin sallanmas devam etti. Feel safe permanently Be safe and feel immortal right now Ebediyen rahat ol Hemen imdi gvende ol ve kendini lmsz hisset! Ardndan, bir srr aklayan birinin ses tonuyla, "Sradan insan, kendini srekli tehdit altnda hissetse ve daima birisinden veya bir eyden korksa bile , aslnda darda ona zarar verebilecek ne bir durum, ne de herhangi bir kimse vardr. Dnya, kendi 'dlerimizin' hayata geirilmesidir...ya da kbuslarmzn. Dnya bir cennet de olabilir, cehennem de. Hangisini seip nerede yaayacan sana bal!" 229

Stefao E. D ' A n n a Dreamer, szlerini yanmdan ayrmadm not defterime yazabilmem iin biraz ara verdikten sonra szlerini tamamlad: "Be free from fear!...Fearlessness is the door to certainty and integrity and yet no amount of effort can make you fearless. Fearlessness comes by itself when you realise that there is nothing to be afraid of." "Korkularndan kendini kurtar!... Korkusuzluk, mutlak doruya ve btnle geilen kapdr, ama gsterecein hibir aba seni korkusuz klamayacaktr. Korkusuzluk, sen korkacak hibir ey olmadn fark ettiinde, kendiliinden gelecektir." Dreamer'n darda bir tehlike olmad aklamas, beni dipsiz bir uurumun kysna getirdi. Korkusuz yaama beklentisi ve Olu'un srekli farknda ve tetikte olmasn gerektiren bir duruma katlanr olmas, cehennemin en kk bir tohumunu bile ince eleyip sk dokumaya ynelik dikkati, endieli halimizden daha byk bir tehdit olduunu hissettim. Korkmak, phe duymak ve yaamda olaylar yznden kendimizi tehlikede hissetmek bizim tek dorumuzdu ve sonuta insann kabul edilen doal durumunun zyd. nsann yeni bir tre dntn grme beklentisi bu noktada bana gre insandan ok bir uzayl varl andran, benim insan alglaymdan ve benden milyonlarca k yl uzaklnda ise, korkularndan arnm bir insanlk beklentisi de o denli mide bulandrcyd. lmszlk fikrinin, lmn mutlak doruluundan daha kabul edilemez oluu gibi gvensizliimizin tehdit edilmesi de korkunun kendisinden daha dehet vericiydi. Korkmak ve ac ekmek hakkn, hem kendisi, hem de gelecek nesiller adna savunabilmek iin kimsenin cann bile vermekten kanmayacana kesinlikle emindim. "Her gln, korkunun, phenin, belirsizliin ardnda ykc bir dnce gizlidir ve bu ykc dncenin ardnda da hepsinin en byk nedeni olan lmn kanlmaz olduu dncesi vardr. Bu, insanln gerek katilidir... nsann felaketlerinin, kendi yaratt uygarlklarndaki savalarn ve ilenen sularn esas kaynadr. nsanda mevcut olan bu lm tohumunun farkna varlmas, varoluundaki fiziksel lm ebediyen silecektir. Snrlar tutan trabzanlar gibi lm de sradan insan sonsuzluun aknlndan korumaktadr."

230

Tanrlar Oku'iu Dreamer bana, insann iinde tad lm duygusunun kaynann doum an gibi grnmesine ramen esas balangcn ok daha ncelere dayandn aklad. nsanolunun dnyaya geldii andaki ilk duyumu, ezilmek ve yenilmekten ibaretti. Dnecek olursak, szde uygar olan toplumlarda yaam, Dreamer'n 'cehenneme en gerek ve en uygun merhaba' diye niteledii en vahi trenlerden biriyle balamaktadr. Aclar ekerek dorulmu, ameliyathanenin kr edici klar altnda, doktorlarn heyecanl sesleri ve annenin feryatlaryla karlanm, poposuna bir aplak yedikten sonra buz gibi elikten bir yzeye konulmu olan bu yeni doan, bylece, ilk olarak korkuyla tanr ve ilk izlenimini gerek annesi sayarak, strabn peinden gider. Dreamer, "te o andan itibaren artk hibir ey korkunun acms tatlms tadndan daha bildik gelmez," dedi. Sradan bir insann tm yaam, suda yaayan bir canldan hava soluyan bir Varla dnt o dehet verici gei srasnda cierlerini dolduran sv atei hissettii bu ilk ann denetimi altnda geer grlmektedir.

12 ie Zaman tam bir sessizlik iinde geti. Byk bir gayretle tuttuum notlarmn iine gmlp bu sreyi doldurmaya altm. Bu konuda daha fazlasn renmek iin kar konulmaz bir arzu duyuyordum. imizde tadmz korkunun, endienin srr neydi? Benimki gibi milyonlarca yaam neden zellikle mutsuzdu? Dreamer, benim sorularm havada yakalamasna sessizliinden kt. Ama syledikleri tamamen beklemediim szlerdi. Yksek sesle ve sulayc bir ses tonuyla, sanki benim arkamda daha uzaktaki birini bilgilendirirmiesine yksek sesle, "New York'ta, daima elinde bir ie suyla yaad," dedi. Duyduum utan korkuntu. Bunlar syledii srada, sanki grlmeyen bir tann dikkatini bana ynlendirircesine, srarla bana dorulttuu iki iaret parman garip bir hareketle yukardan aa indirdi. Byle bir karlkl konuma srasnda aramza sanal bir gzlemci koyarak beni dorudan darda tutma biimi, bende zc bir aknlk yaratt. Tm bir yaantm boyunca, katman katman tabaka halinde olumu, sahte korunmalar, uzlamalar ve maskeler birdenbire l deri tabakalar gibi, arka arkaya dklmeye balad.

231

S t e f a n o E. D'Atna Yz kaslarmn kontroln yitirmitim ve yzmn hzl ekimde, istemd tuhaf hareketleriyle binlerce ifadeye girdiini hissediyordum. Makine, iletim programyla birlikte adeta ldrmt. te Dreamer'n mantarn kartp at o zgrlk sresince, btn o yllarn anlar tm dier duygulardan baskn kt ve grntler birer birer gzmn nnden gemeye balad. Anlar derhal harekete geerek, sanki bir bakasnn yaantsndan manzaralar sunar gibi bir izlenimle ie koyuldular. Doktorlar, bbreimde ta olumasn engelleyebilmem iin bol bol su imemi nermilerdi. Bylece, elimin altnda daima bir su iesi bulundurmak zamanla benim iin bir alkanlk haline geldi. ie, artk onsuz yapamadm bir tr protez veya destek gibiydi. Sabah koulan ve rettiklerini uygulamak gibi Dreamer'la karlatktan sonra yaamma kattklarnn yannda, hayatmdan o sayede kardklarm da vard: pek ok psikolojik atkla beraber su iesinin yok olmas da bunlardan biriydi. "Senin hastaln bbrek talan deildi, baml olmakt. Bbrek talar, hastaln asl oluma nedenine ulamak, iyilemenin yolunu bulmak iin sadece bir belirti, bir iaretti." O iaretleri dinlemediimiz ve gerek sebebine dnmeyi braktmz zaman, hastalk daha iddetlenir ve sinyaller daha bezdirici daha ac verir hale gelir demi ve bana, ok deil, az su imemi nermiti, bylece bbrek ars uzak bir an olacakt. Zihnimdeki ekranda grntlerin yeniden aktn grnce, onun yaantmdaki bu kesiti neden bylesine irdelediini merak ettim. imdeki gizli bir mekanizma birdenbire harekete geti, Olu durumlarmdan birinin sonsuzluunda dikey olarak o anlarn dzlemine, zamann d bir hafzann iine frlatldm.. O yllarn skntl anlarna girdim. O kleliin kaybolmasn, beni su iesinden ayrlmaz hale getiren korkunun zulmunden kurtuluumu 'hatrladm', bana ne bir mutluluk, ne de bir huzur vermiti. Aksine! Zihnimde o gemiin bir zerresine bile dokunduumda, bu yeni zgrln benim iin sanki sevilen birinin kayb veya geri getirilmesi imknsz bir maddi zararn insana yaatt ayn buruk tad hissettim. Artk, tanan en zor eyin, yani iyiletirilmeden geriye kalan boluun ne olduunu ok iyi hatrlamtm. Geici olsa da, hastalanma korkusunun ve kaygsnn kaybolmasn, hayati bir korumann yklmas ya da bildik eski trabzanlar brakmak gibi hissettim.

232

Tanrlar Okulu 13 Gerek yoksullar Dreamer'n sesi beni olduum yere geri getirdi ve dikkatimi yeniden not tutma grevime evirdi. "Hazr olmayan bir kiiden bir sorunu veya hastal ekip almak, onun alarm sistemini kapatmaya ya da ondaki ilahi bir hz adaptrn ortadan kaldrmaya benzer. Kii hazr deilse, bunun getirecei sonular asla tahmin edilemez. Kii kendisini ncekinden ok daha kt koullarda da bulabilir." "Bu nedenle, kimseye dardan yardm edilemez. Bir hastalk veya bir endie ondan uzaklatrldnda, insanolu onlarn yerine, i dzenini dengede tutan kusursuz bir makine misali hi zaman kaybetmeden, Oluuna karlk gelen koullar oluturarak, yerine baka bir hastalk veya yeni bir endie koyar." Dreamer, insan kitlesini yalandan ilgilendiren bu davrann ne olduunu anlamam iin bana sr perdesini aralamaktayd. Dnyann her yerinde yaygnl tartmasz olan bir psikolojik mekanizma bandan beri gzmzn nnde olmasna ramen, kimse onun ileyiini hl net olarak kavrayamamaktadr. nsanlar aclarn, korkularn ve kararszlklarn terk etmekte zorlanyorlar. Onlarn yegne zenginlii budur. En kymetli eymi gibi sarldklar bu mal varlklar, onlarn ileri adm atmalarna engel olmaktadr. Dreamer'n aklamasna gre bunun sebebi, insanln bunlar kendileri iin koruyucu kalkanlar olarak grmesiydi. "...neyin varsa sat, parasn yoksullara ver, bylece cennette bir mkafatn olacak; sonra gel, beni izle. Bu szleri iitince gen adamn yz asld, znt iinde oradan uzaklat, nk ok mal vard." Nihayet, zengin gencin yks diye bilinen bu meselin konusunda, bir suyolunu aarcasna, onu yaratan akln parltsn grdm ve yzyllardr alkoyulan hazine o olaanst szlerde kendisini gz kamatran gzelliiyle gsterdi. Veronica's'ta olanlarn aklamas yeniden canlanarak, beni aniden yldrm gibi arpt. Dreamer'n o akam yemeinde bir araya gelen kadn ve erkeklerden istedii, zenginliklerini deil, yoksulluklarn brakmalaryd. Aslnda onlara Oluun daha yksek seviyesine nasl eriebileceklerini gsteriyordu. Yerinize bir bakasn atayn, demiti.

233

S t e f a n o E. D ' A t n a Zengin genle konumann can alc yeri urasdr: "...neyin varsa sat, parasn yoksullara ver." Bu yoksullar, kutsal kitapta bildirilen yoksullard. Sahip olduklarnz, sizin yerinizde olmak isteyenlere verin. O zaman, sahip olduunuz hereyin, yaamnzda en ok bal olduunuz eylerin, sizi bekleyen olacaklara kyasla sefalet tuzaklarndan baka bir ey olmadn anlayacaksnz. Dreamer'n bana rneklerle derinlemesine aklad farkl bir dzene gre, bizim evrenimizde gelimeyen her ey rr. Bizim kendi yaamlarmzda bile, her an iin gidilebilecek yalnzca iki yn vardr; ya yukar, ya da aa. Dreamer bunu, 'Evrim Yasas' olarak adlandrrken, evrensel boyutta, bireyler iin olduu kadar, kurulular, uluslar ve tm medeniyetler iin de geerli bir durum olduunu aklad. Yukar doru bir atlm olmadan, daha fazlas olmay arzulayan zel enerjinin bulunmad yaam kendi zerinde yere doru kamburlar ve rmeye yz tutar. Kendi tarihinde, st bir dzene ykselmek iin enerji bulamad belirli dnemlerde, olduu yerde dne dne, en sonunda yzn artk k noktasnn tam aksi ynne evirmek durumunda kalana kadar adm adm gerileyen kilisenin, bandan geenlerin bu olguyla simgesel olarak bu denli badayor olmas stne dndm. Bylece, kendini putlatrarak zn inkar etti. eliki iinde, 'Hristiyan' olduuna inanmaya ve kendini bu ekilde adlandrmaya devam ederken, tapnan, batl inanl ve hatta kendi icad olan Engizisyon mahkemelerinin uygulamalar ve hal seferleri sonucu sabkal bir kurum haline geldi. sa'nn retilerinde, Cennet Krall'nn dnda, ine deliinin bu tarafnda kalmaya mahkum edilen zenginler, ok eski zamanlarn paral zenginleri deil, fakat, olumsuz duygulardan, ballklardan ve sululuk duygularndan oluan ykntlar ile ar yklenmi, hem yayor hem de lm olmann ar korkusuyla dibe gmlen insanlard. Yzyllar boyunca, milyonlarca insan yoksullua yneltip, kurban zihniyetine zendiren bu mesajn anlamnn bylesine ters evrilmi olmasnn feci sonucunu imdi net bir ekilde grebiliyordum. Kilise'nin, yoksulluu; merhamet gstererek, dorulayarak ve hatta kimi zaman verek gklere karmas bile farknda olmadan srekli kld bu tutumun kklerinden sklerek, insann bilincinden dolays ile de toplumun bilincinden atlmasn zorlatrd kansndaym.

234

T a n r l a r Okulu

14 Korku rm sevgidir Dreamer, "Korku, bandan beri yaam damarlarnda dolaan bir uyuturucudur. Bu, bir eyden korkmak deildir. Bu sadece korkudur, o kadar" dedi. "imdiye kadar da ona altn. nsann olaylar dnyasnda karlat durumlar onan hem kamaya alt, hem de iinde grmekten kand eyleri ortaya koymas bakmndan faydaldr. Okul'u olmayan kiiler iin ktlk ve rastlant, felaketten farkszdr. Oysa bunlar bir Okul'a sahip olanlar iin yitirilen btnl, yeniden ele geirmeye ve anlamaya yarayan alma aralardr. Ayn zamanda da, insann gerek durumunu gsteren belirtiler, alarm sinyalleridir." "insann dndnn aksine, nce korkunun kendisi gelir, sonra korkulacak eyi seeriz." Sradan bir insann yaamnn ilk balarnda, pheler, korku ve keder onun snrn belirler: yar snak yar hapishane olan, sanki byk bir yer alt snandaym gibi kendisini gvende hissettii bu snrl alannda hipnotik bir uykuda ve hayali bir boluktadr. "Korkuyu terk etmek, btnle, Olu birliine doru atlan ilk admdr," diye szlerini tamamlad, "nk korkunun zerine ne bir ey kurabilir, ne de akl ekleyebilirsin. Korkusuzluk bir savann ilk kuraldr. Korku, seni iine baml, klar ve gemite yaptn gibi hastala snmaya zorlar." O srada Dreamer'n, "Korkuyu frsata dntr!..." diyen sert sesi bana bir t vermek zere havada nlad. "nsann sadece iki duygusu vardr...korku ve sevgi. Bunlar kendi iinde birbirine zt eyler deildir... Sadece oluun farkl dzeylerindeki ayn gerekliktir. Korku rm sevgi, sevgi ycelmi korkudur." Bu son cmlelerini yazabilmem iin bana biraz sre tand ve kelimesi kelimesine yazdmdan emin oluncaya kadar bekledi. "Korku, iindeki lmdr. Kahraman, korkusuz ya da isel lm olmayan bir adamdr. Kahraman szc; hero, eros, amore, a-mors 'dan gelir ve hepsi lmszlk demektir. inde lm olmayan bir kii, darda onunla karlaamaz.

235

S t e f a n o E. D'Atna Kahramanlk, meydan savanda deil, yalnzlk iinde, kendine kar kazanlan, insanlk merdivenindeki bir dzeydir. Sava yalnzca kahramann grnmez bir ekilde ele geirdii eyi grnr klmaya yarar. Savata onun yenilmezlii, yklmazl, Oluunda oktan gereklemi olan bir eyin yeniden kantland bir deneme, lm zerindeki zaferini gsteren turnusol kadndaki, gerek bir engel snavdr. " Dreamer, konumasnn arama uzun bir suskunluk girmesine izin verdi. Bu sreyi, notlarm tamamlamak ve yeniden gzden geirmek iin kullandm. Bir araya getirilen malzemenin deerini ve Dreamer'n, ileyen en gizli dzenlere, psikolojinin en karanlk blgelerine ve bizi korkak, yalanc ve lml yapan her eye gz kamatracak kadar parlak bir k tutan aklamalarndaki grkemi hissettim. Yeniden konumaya baladnda, Kuveyt meselesiyle benim ii brakma ve tanma korkularm gndeme getirdi. "Kuveyt'e gitmek senin iin nemli. Dardan bakldnda, yeni bir i frsatnn balangc olarak grnrken, znde, ok uzun bir sredir iinde debelendiin Olu'unun, snrl ve soluksuz haline kar elde edecein zaferin ilk adm anlamna geliyor. Titreyen bir sesle, " Bir 'giriimci' zaten 'd' e doru yol alan kiidir," dedi, sesi ok yumuakt. "Bahiste itibarn ortaya koymaktan ekinmeyen ve kalplarla nceden kurulmu dengeleri krp, ok daha elverili olanlar yaratarak gereklii deitirme gcne sahip bir isyancdr... Birka adam bir araya getirmek, onlarn sorumluluunu stlenmek, onlar evkle yreklendirmek, kendi dn onlara bulatrmak giriimciliin belirleyici nitelikleri olarak adlandrlabilir. Aslnda bunlar, insann sorumluluk merdiveninde en st basamaklara erimesini salayacak Olu meziyetleridir." Bir hznn iimde hzla, kontrolszce bydn hissettim. dnyam kararp, varlm bir glge gibi kapladnda ani bir bbrek sancs krizine tutuluyordum. Fiziksel ar ile psikolojik arnn tam orta noktasndaki bu hisse benzer, baka bir his daha yoktur. gdsel olarak elimi sa bbreimin zerine koydum. Dreamer'a, tamamen kurtulduumu dndm hastalmn nksetmesinden korktuumu belirtmek ve yaptracam tbbi kontrolden bahsetmek isterdim. Aniden, "Kes u yalancl!" dedi. "Sen yalanclarn, kendine yalan syleyenlerin en ktssn: ikiyzlsn... 236

T a n r l a r Okulu Hastalk diye bir ey yoktur. Beden asla hastalanmaz. Sadece oluta neyin eksik olduunu gsteren sinyaller gnderip belirtiler retebilir. Hastalklar yoktur, yalnzca iyilemeler vardr..." Ar ar konuarak, szcklerini ok net sylemeye balad ve, "Tm iyileme, korkudan kurtulmaktr. Asl nedenden bir kez kurtulduunda belirtiler de yok olacaktr," dedi. Allak bullak olmutum. Saln olduu kadar hastaln da sadece bana bal olduunu ve bedenimde oluan talan retenin bamllklarm ve korkularm olduunu sylemesi ile i ie gemi, giderek byyen, sonunda da beni iine alarak yutuveren dnce emberinin iinde kayboldum. Beni kendime acmann iine ypratc bir dal yapmaktan son anda kurtaran ses tonuyla, "imdiye kadar bir parazitin hayatn yaadn. Senin hastalnn tans: sorumsuzluk. Bbreklerinden hastalanan kiinin korkulan vardr ve bu nedenle bamldr. Bbrek hastal iletiim sorunlarnn olduu anlamna gelir; nce kendinle, sonra bakalaryla," dedi. O sralar Dreamer'n bu szleri bana anlalmas zor gelmi ve beni phe iinde brakmt. imizdeki gkyznde yldzlarn ve galaksilerin parlayp dndklerini, gne sistemini oluturan gezegenlerin, dorudan bedenin organlaryla balantl olduunu ve bunlarn ok eski kltrlerde zaten bilindiini ancak aylarca sonra renecektim. Eski alardaki insanlar, karacieri Jpiter'le, yrei Mars'la, dala Satrn'le ve akcierleri Vens'le badatrmlardr. te bu son badatrmada, nefes aln duyguyla ve amors, yani lmn olmamas anlamna gelen 'sevgi' ile balantsnn doruluunu kefetmitim. Nefes ve nefesin ilikili olduu organlar aracl ile duygularmz kontrol altna alabilir ve korkuyla savaabiliriz. Dreamer'n bana henz syledii eyin dorulamasna klasik kainat inanlarnda da rastlarz: Bbrekler Merkr'le balantldr; tanrlarn kanatl elisi, dolays ile iletiimle ilgisi bulunmaktayd. Fakat bu keif ok sonra gelecekti. imdilik yaptm ise, phecilik taslamak ve unu sormak oldu: "Peki ama, o zaman neden iletiim benim iin ok basit oldu, her zaman bu iin en youn olduu alanlarda almama sebep olan neydi ?" Dreamer, szlerimi uzatmama izin vermeden, "Elbette yle yaptn!" dedi, "nk bbreklerinden hasta olanlar iletiimi gerektiren ileri kendilerine ekerler ve bu tr ilerde bu yetenek eksikliini, balant, anlama ve paylama yokluum dengeleyecek bir aram gibi alrlar," dedi.

237

Stefano E. D'Atna Sonrasnda, ok nem tayan bir ey syleyen birinin ses tonuyla, "Korkularn, sana cret deyen bu irketi, senin bamlln yanstan dev bir put yapt... 'D'n' dna aktardn... kendini bir kle durumuna indirgeyerek, bir maala sahte gvenceler karlnda dlerini takas ettin. Zaten baml kiiler, imdiden boyunlarna kadar mezarlarna girmilerdir." "Gerek u ki, sen de milyonlarca insan gibi kendini yok etmeye karar verdin," dedi ve bu son saldrs ile szlerini sonlandrd. Bu szleri iittiimde, iimde fke dolu bir isyan, nefrete yakn bir gcenme duygusu kabard, yle ki bu ani ykselen nefret ve iddet duygusu yznden nce kendim korktum. Szleri deneyimsiz bir sinire dokunmu, karanlkta, yaamma gz kapal yol gsteren en gizli ve en savunmasz tarafm meydana kartmt. Sonra, iimde ykselen bu nefret ve isyan duygusu bir hayalet gibi birdenbire yok oldu. Onlar ekildikten sonra ise geriye kalan ve ok daha derin olan minnettarlk ve teslimiyet duygularn buldum. imde her eyden daha gerek ve samimi olan bir ey, Dreamer'la karlaan herkesin iyiletirme bulacan biliyordu. Beklenmedik bir efkat, babacan bir tavrla, "Kuveyt'e git," dedi. "i kabul et ve bir giriimcinin yaamn yaa... Daha tatl bir havay solumaya bala. Bu, seni daha st sorumluluk dzeylerine erimekten alkoyan engelleri yerle bir etmene yardm edecektir... Bymenin nndeki engelleri kaldr; tm kiisel, sosyal ve ekonomik sorunlarn zlp kaybolacaktr. Korku ve bamllk ayn eydir. Bamlsn nk korkuyorsun ve korkuyorsun nk bamlsn. Bu snra saldrmak ve korkuyu alt ederek onu Oluunda skp atmak... onunla savamaktan daha kutsal bir sava yoktur." Burada durdu; bana sanki bu sefer iin daha fazla bilgi verip vermemeyi gzden geirirmi gibi geldi. Grnts bulanklamaya baladnda, "Kuveyt'te, Projenin ok deerli hcreleri olan insanlar tanyacaksn," dedi. 15 zm yukardan gelir Ertesi gn rntgen muayenesini iptal ettirip, Yusuf Behbehani'nin teklifini kabul ettim. ACO Personel Bakan Dr. L., birka formalite cmleden oluan istifa mektubumu alnca arm ve beni grmek istemiti. Onunla nceden eitli vesilelerle karlamtm. 238

T a n r l a r Okulu Edindiim bilgilerin nda sert ve alml bir amir olduunu sanyordum. Ancak bu kez toplant farklyd. Tm gemii ve gelecei ksa bir an'n iine sktrlarak, o gn adamn tm yaam meydana seriliverdi. Kars, ocuklar ve yaamla ilikisini grdm. Dr. L, tam yatay kariyeri simgeleyen, grnte baarl bir kiiydi ama onun yaam da ayn korkularn, bamllklarn ve mutsuzluklarn ynettii aslnda benim yaantma benzer bir yaamd. Kararm verdiim anda, grnts apak ve bir bisturi kadar keskin hale geldi. Bir zamanlar amirim olan bu kiide, kendi gvensizliimin yansmalarn, alan pozisyonundaki durumunun yetersizliini, dnyann insana dayatt tm boucu ifadelerini 'grdm.' 'Bunu grmek' ve zgrl hissetmek, ayn histi. zgrdm nk 'onu grebiliyordum' ve 'onu grebiliyordum' nk zgrdm. Bu adamda kendimi fark etmek ve onun her tavryla szndeki yansmay irdelemek, ayam kaldrp bir basamaa koyup bir dier basamaa kmaya benziyordu. Bundan byle asla amirim olamazd. Kendimi bir milim ykseltmem, bu adamn tm varoluunu bir anda 'anlayabilmem' iin yetmiti: almalar, kariyeri ve ilikileri. Onun zel ve profesyonel yaam, grnrdeki baarlar ile baarszlklar olmak zere, bildiine ve sahip olduuna inand her ey onu aniden snrlandrmt. Ve ben zgrdm. Hayatmn her noktasndan geen eski prangalardan kurtulduumu hissettim. Sonra, insanlarn kendilerini yoksullua adamalar, kendilerine ac veren her eyi genel olarak yceltmeleri, yalana olan dknlkleri ve lmn kanlmazlna olan sarslmaz inanla bana putperestlik kadar anlamsz geldi. Dr. L. ile grmem, iimdeki eskiyle yeninin bir dellosu halini ald. Sadece bir anlk bir duraksamam olsa dengemi kaybederdim ve gerisingeri bamllk tuzann iine ekilirdim. Oysa ortaadaki dvler gibi, galibiyetim grnmeyen dnyada kaydedildi ve ben amansz bir mcadeleden henz galip km biri gibi, hiddetli ve asabi bir mutlulukla doldum. Ofisinin kapsnn nnde ayrldmz srada, benim bu deiikliimden dolay Dr. L.'nin bile gzlerinde bir memnuniyet ifadesini yakaladm syleyebilirim. Grmemiz onun da bir nefeslik zgrlk solumasn, rolnn hapishanesinden ok ksa bir sre iin de olsa kmasn salamt. Anladm ki bir tek hcre bile kendisini iyiletirip yeni grnnn oluumunu duyurduu zaman tm insanlk ta onunla beraber sevin duyuyor. Geen tm bu yllar boyunca ACO Grubu'nun, sadece bir ii ve bir 239

S t e f a n o E. D'Atna gelir kaynan deil, bir korunmay ve bir bamllk koulunu somut olarak temsil ettiinin farkna vardm. Artk temiz bir sayfa ama zamanyd. Birka gn iinde evi kapattm, ocuklar Giuseppona ile birlikte anneannelerinin yanna gnderdim. Artk, kara altnnn stnde yzen, imdiden i dnyasnn bir n cephesi ve yeryznn fnans merkezlerinden biri olan Kuveyt' e tanmaya hazrdm. Bu koullarda bile Giuseppona'y benim tarafmda buldum. Gzleri heyecanla parlyordu. Bir kez daha hazrd. Hatta bu deiiklii ve Ortadou'da yllarca yaama olasln memnuniyetle karlayp bir ocuk gibi heyecanland. Beni kucaklarken, "Elini abuk tut, olum!" dedi. Bu srada araba yerletirilmi, Giorgia ve Luca da beni geirmek zere binmiler, hazr bekliyorlard. "Bize gzel bir ev bul... l grmek iin sabrszlanyorum... Zihnimde onu, Licola'dan biraz daha byk bir kumsal olarak canlandryorum. Ayrca bir Arap prensiyle tanmaya can atyorum..." Giuseppona'nn keyfi kolay kolay bozulmayaca gibi, bulacyd da. Sayesinde ocuklarla vedalamak hzn yerine neeli bir havaya brnd iin ona minnettardm. En ksa zamanda yeniden birlikte olma sz beni glendirerek bu nemli deiiklii daha da bir kararllkla gslememi salad. Dreamer srekli olarak bana d var olan en gerek eydir ve dleme sanat zmler dnyasna ulama imkan salayan bir Olu hareketidir diye hatrlatyordu. "Olaylar dnyasnda, kartlklar dnyasnda zmle karlaman kesinlikle imknszdr. zm, sorunla ayn dzlemde deildir. zm yukardan gelir, ama senin istediin zamanda deil! zmler dnyasna girebilmeyi bilmek gerekir. Oluta ykseldiinde, sana bulank grnen her ey netlik kazanr, geit vermez dalar gibi grnen sorunlar ise kolay tmseklere dnr..." Bu szler, gzmzn nnde olmasna ramen her trl inceleme dnda kalmay srdren bir olgunun, hayati nem tayan bir sorunun stnde zihnimi yormama neden oldu: Dnyann tarihi boyunca sorunlar asla zlmedi! Olsa olsa, zaman veya corafya bakmndan yer deitirdi, gelecee ertelendi veya baka bir lkeye tand. Dolaysyla, insanlk tarihindeki deiiklikler ve oradaki devasa problemlere bulunan zmler, hep grnrde kald. Bugn bile bu sorunlar binlerce yl ncesiyle tpatp ayn. nsanlk, dn plak elleri ve akmak talaryla zemedii sorunlar, 240

T a n r l a r Okulu bugn en gelimi teknolojileriyle de zemedi. "Yine de kesinlikle bir ok gelimeler gsterdik ve bugn ok daha iyi durumdayz..." "nsanln en derinlere kk salm ve en zararl alkanlklar iinde, bunun iyiletirilmesi konusunda srekli konumak ve buna inanmak vardr. Gnlk konuma dili 'evrim', 'geliim', 'ilerleme' gibi bir sr szckle dolu olmasna ramen, her ey yine olduu gibi kalr. Gelimek imkanszdr" derken Dreamer'n sesinde sert bir ton hkimdi. "Gelierek ilerleyebileceine inanmak gemiteki insanln bo inanlarndan biridir. Bu, banaz ve kr bir inantr. " Binlerce yldr hibir ey olmad. Yoksulluktan sululua, kartlklara ve savalara kadar yeryzndeki problemler, Ta Devri'nde ne ise Dijital a'da da hep ayn kald. "'Gelimek', her eyin olduu gibi kalmasn isteyenlerin, eskimi, canlln yitirmi bir dnme biiminin bamls olanlarn parolasdr." Dnyann dardan dzeltilebileceine inanmak, ktln kkleriyle mcadele etmeye gc olmayan insanln kr krne inandr. Dncede devrim yapmak gerekir. Bir altst etme. Gerei deitirmek iin 'd' deitirmek gereklidir. Bunu ancak birey yapabilir. Zaman dner, bylece insan ve onun yaratt tm medeniyetler, gelecee doru ilerledikleri yanlsamas iinde dnerek ve her dngde git gide bozularak, daima gemie, baladklar noktaya geri giderler. Dolaysyla, medeniyetler tarihinde olduu gibi, bir insann yaamnda zm asla zaman iinde deil, 'dikey zamanda', yani bilinen zamann dndaki zamandadr, dncenin niteliindeki bir ykselme de ancak byle bir anda gerekleebilir. nsanlk, ancak hi ile sonsuz zaman arasnda asl duran an ' yneterek kaderini biimlendirebilir ve olaylar stn bir dzende yaratabilir. Yaantmn imdiye kadar Dreamer'n rehberliinde geen her aamasnda olduu gibi, sanki bir yapbozun her bir parasnn kendi yerini bulmas gibi, o andan itibaren, her ey doru oranlamada ve zamanlamada olmas gerektii gibi yerini ald. Kararm verir vermez, kapldm ve uzun zamandr duraan kaldm koullar zme kavutu. First thing first ! - nemde ilk olan, ncelikte ilk olur! En nemli ey olan 'd' yani geliimini, dier her eyin nne yerletirince ve beni anmsaynca bir tr ayrt etme duygusu ykselir... bylece neleri yapp neleri yapmayacan kesinlikle bilirsin. 241

S t e f a n o E. D'Atna Kendini gzlemlemeye, kendini tanmaya balaynca, doru olan her ey gereklemeye balar ve te yandan, 'dn' bir paras olmayan yararsz, bo ve ykc olan her ey de zlp yok olmaya balar." Bu szlerin doruluuyla her an kar karya geliyor ve bu gereklii neredeyse elimle tutabiliyordum. Gemiin paras olan her ne varsa, ben daha pimanlk duymadan ve bunlar durdurmaya almadan, hibir aba gstermeme gerek kalmadan kendi kendine ufalanp yok oluyordu. Nuh'un yapt gibi, ben de yanmda ancak yeni dnyamn 'tohumlarn' gtrebiliyordum. Dardan baknca, uzak bir lkedeki bir giriimcilik serveni uruna bir iin gvencesini, bir aile dengesini ve evimi terk ediyordum. Dreamer'la geirdiim yllar, uyguladm z gzlemleme almalarm ve O'nun varl sayesinde braktklarmn aslnda hl beni 'gvenli' bir iin, korunmann ve d dnyadan gelecek yardmlarn kesinliine inanmaya iten yalanlarla bamllklar olduklarn grebiliyordum. Gretchen, dnyann bu tarifinin tam anlamyla bedenlemi haliydi; yaamn o ekilde dnlmesini, hissedilmesini ve anlalmasn beslemeye, srekli klmaya her durumda hazr bir temsilci, sadk bir bekiydi. Zaman geldiinde, tahmin ettiim gibi, Ortadou'nun kumlan iin Alplerin karn brakmak istemedi. Bu kadn ve onun temsil ettikleri, benim ardmdan gelemezdi. Jennifer'la bama gelenlerin yine tpatp ayns tekrarlanyordu. Dreamer'a evet dediim her sefer, bir yalanlar, mecburi uzlamalar ve ikiyzllkler dnyas yok oluyordu. Dreamer'a gre dorularm, bana hl grnmeyen ok deerli bir eyle deitirilmesi gereken sprntlerdi. Grnrde ortaya birdenbire kan bylesi kkten deiiklikler, yllardr gsterilen abalarn getirdii bir milim anlayn sadece kk bir ksmnn sonucuydu. Buna ramen, daha teye geip Dreamer'n szlerinin derinlerime dek ileyebilmesi iin daha ok yllarn gemesi ve hatta daha ok hata yapmam gerekecekti. Dreamer'n retilerine yol amak iin, Gretchen'm da dier tm ikiyzllkler ve hayaletlerle birlikte, yaammdan kmas gerekiyordu. O da New York'a dnd, mektuplar giderek seyreldi ve bir daha birbirimizi hi grmedik. Taptm putlar, kesin inandm eyler, tmyle yklmaktaydlar. Benim iin ncelik olan her ey tepetaklak oldu. Kariyer, aile, para, tm deer yarglarm yeni biimlere brnmekteydiler. Yaantma srad bir ey giriyordu, nazik, iten ve gerek bir ey, sade bir ekilde kendisi iin yer ayordu.

242

T a n r l a r Okulu

Blm VI

Kuveyt ehrinde
1 "Ekonomi budur!" Srtm koltua yaslayarak geriye doru kaykldm ve bacaklarm uzun maun masann altnda ileriye doru uzattm. Aylardr hep olduu gibi, bugn de youn kouturmayla geen bir i gnyd. leri enlikli bir kargaayla yrtyorduk ve ofisler, Avrupa'dan henz gelen yeni donanm malzemeleri ve mobilya kolileri ile kaplyd. irketin merkezini tadm El Abadi Ticaret Merkezi kiz Kuleleri, akamn bu saatinde olduka sessizdi. Klimalarn monoton uultusu, kocaman mekanik bir kedinin mrltlar gibi huzur vericiydi. Karanlktaki i ie gemi evre yollarnn ortasnda ykselen Kuveyt ehri bir avu elmas gibiydi. lkenin tek otoyolu, kuzeybat ynnde kilometrelerce tedeki petrol kuyularna doru l l uzanyordu. Kuyulardaki devasa petrol tulumbalar durmadan nefes alan, milyonlarca yllk tuz okyanuslarndan km dev ejderhalarn balarna benziyordu. Akam olmutu, ancak o gn, tm kaytlar aan dardaki scaklk hala dayanlmazd. Emir, scakln 40 derecenin zerine kmas halinde i ile ilgili tm aktivitelerin durdurulmasna ynelik bir kararname yrrle koymutu. O gnden sonra hibir resmi termometrenin 40'n zerinde bir scaklk kaydetmemesi zerine bu insani meseleye ve i duraksamasndan kaynaklanacak maliyet sorununa getirilen bu akllca zm dnerek glmsedim. Kuveyt'te kurduum irket, ofislerle teknik destek birimlerinin El Abadi Kuleleri'ndeki ticaret kompleksine tanmasyla tam olarak faaliyete gemiti ve Behbehani Holding bnyesindeki ok sayda i alanlarnn en krllarndan biri olmaya doru ilerliyordu. Bu i iin, Avrupa'nn her kesinden ve ABD'den stn nitelikleri olan yneticileri ve teknik personeli setim. Yeni sahalarn kazanlmasnn ortama getirdii heyecanla her geen gn gelien i kapasitesini karlamak zere yeni personeller 243

S t e f a n o E. D'Atna bnyemize katlmaktayd. Her biriyle ayr ayr imzaladm ie alma szlemeleri, Ortadou'da en az yl sreyle oturmalarn zorunlu klyordu. Onlar bulmak ve semek kolay olmamt, zellikle onlar Kuveyt ehrine gelmeye ikna etmek ok daha zor olmutu. Dnyann eitli yerlerinden gelen bu kk gmenler ordusunun, oturma izinlerinden ev eyalarnn tanmasna, ailelerinin ortama ayak uydurmasndan, ocuklarnn eitimine kadar birok sorunlar ve bitmez tkenmez ihtiyalar vard. Kuruluun dzgn yrmesi ve sorumluluunu stlendiim bu insanlarn rahat iin, gereken her eyin dzenlenmesi ve planlanmas ile gece gndz urayordum. Artk sorumluluk benimdi ve iyi bir patron gibi, bir zamanlar onlarn pozisyonundayken kendim iin istediim her eyi beklentilerimi ve gereksinimlerimi dnerek, onlar iin yapmak istiyordum. Ancak ne var ki, tm uralarma ramen onlar tatmin etmeyi hibir zaman baaramadm. Bir araya getirdiim farkl dillerden, milletlerden ve meslek gruplarndan gelen insanlarla, eitlilikten mutlu, ok biimli bir yapya sahip kk bir Babil Kulesi oluturmutum; bu ok renkli kltr mozaii kusursuz bir geliim sreci plann izleyerek her geen gn bymeye devam ediyordu. Kuruluun bnyesini oluturan her bir para ve her alan bu sk dokunmu kuman atksn oluturan yatay ilmek dizisi boyunca kendi yerlerini ularak doal bir biimde birbirleriyle kaynamlard ve ben ok gemeden, oluturduum bu ekibin kendi uzantm olduu hissine vardm. Bu insanlara hizmet etmen, onlarn rahat, huzuru iin alman demek 'dn' ilkelerini srekli hatrladn anlamna gelir. Sendeki deiim onlar daha canl, daha sorumlu ve daha zgr klacaktr. zm liderin btnldr. Ekonomi budur! imdi, dncelerimle ba baa kalm, O'nun szlerini tekrar gzden geiriyordum. Havaya ocukluumun ho kokular yaylmt adeta ve ben kendimi hafif ve neeli hissediyordum. Benim iin alan kadn-erkek herkesi bir bir zihnime ararak inceledim. Zihnimde, benim iin alan tm kadn ve erkekleri grebiliyordum. Dreamer'n ebedi szlerini dinlerken, yzleri tekrar gzlerimin nnde belirdi; ."Bir liderin grevi, alanlarn kollamak, sevmek ve onlara hizmet etmektir. Bir kuruluun hzla geliip ilerleyebilmesi iin en uzak hcresinin dahi gzetilmesi gerekir." 244

T a n r l a r Okulu 2 'D' unutmak Yeni yaamm youn olarak dolduran bu kurulu aamasnda, Dreamer'n tlerini unuttum, oyunun esiz gzelliini yitirmeye baladm. Giderek daha da uzayan srelerle O'nun retilerinin temiz havasn solumadan aratrmam zihnimden tamamen uzaklatrarak, neredeyse hi nefes alamaz halde yaadm. O sralar sorumluluumun kanlmaz saydm sonulan ve gstergeleri olarak karma kan endieler ve skntlar beni ylesine tutsak ettiler ki, her eyin sadece benim kararlarmdan, stratejik tercihlerimden kaynaklandna inanyordum. Dreamer, "Her ey oktan yapld..." diyen szleriyle, felaket getirecek bu yolda ilk admlarm atmadan, nceden olacaklar konusunda beni defalarca uyarmaya almt. "Evet, her ey oktan yapld. Senin tek yapman gereken yalnzca ektiin mahsul yani sonular toplamak..." Ama bu szler bolua dyorlard, daha doru bir ifadeyle, kibrimin tabyalar nnde parampara oldular. Ynettiim ilerin baarsnn her geen gn bydnden emin olmam, benim zaten sahip olduum yetenek ve becerilerimin doal sonucuydu. Aka belli olan tuzaklar ve kurulmu pusularyla, i yaamndaki binlerce durum ile insann baarl olup kendini kantlama mcadelesi, beni daha gergin, endieli ve hznl yapyordu. Riccardo's'ta bir akam yemeine gidiimiz srasnda sahil yolunda yrdmz anmsyorum. Yanmzda dnyann en akl almaz trafii akyordu, geit alayndaki develer gibi sslenmi kamyonetlerin ve eski Mercedes'lerin yanndan Bentley ve Ferrari'ler gemekteydi. Onlarn grltsnden, Dreamer'n sylediklerini glkle duyuyordum. Birdenbire tm sesler kesildi. Grnmez bir komut almasna, arabalar ya kaldrma ktlar, ya da yolun ortasna park ettiler. Arabasndan inen herkes eline ald seccadesini kbleye doru serdi ve yzlerce ofr, bir sihirli denek demiesine, namaz klarak ibadet eden kalabalk bir cemaate dnt. Yldzlarla dolu bir gkkubbe altndaki bu deniz kys, devasa bir cami haline geldi. Bu sessizlikte Dreamer'n sesi, bana anlatamayacam bir iddetle ulat. "Bu insanlar da seninle ayn yolu yrmekteler. Senin istediin amaca ulamak iin onlar gnde be kez diz kyorlar. Ama bekledikleri cennet asla gelmeyecek. Cennet sadece bir Olu durumudur... O yzden, teki dnya olarak tanmlanan yer, snrsz olan bu dnyadr. Kitlelerin yapt toplu ibadet trenleri sadece bir yanlsamadr..." 245

S t e f a n o E. D'Atna Ayn akam, daha ge bir saatte yakaladm ilk frsatta, bana bu konuyu biraz daha anlatmasn istedim. Dreamer'n sylediklerine gre, dinler, ideolojiler ve bilim nce, zerinden gememiz, fakat sonrasnda onlar aarak geride brakmamz gereken kprler gibiydi. Grevleri tamamlandnda, kendimizi onlardan zgr klmamz gerekirken, kendimizi balama iine yle ok kaptrdk ki, sonunda dinler, sorgulanmadan kabul edilen ideolojilere, hurafelere, hapishanelere ve lmcl tuzaklara dntler. nsanln bu saldrgan ve atmac haline mdahale edilmediinde, kendi kendini mahveden insan iin mahkemeler, polisler ve hapishanelerle birlikte din, sua eilimi nlemeye ya da en azndan onu belli bir snrda tutmaya yarayan toplumsal bir denetim aracdr. "Amacn hatrla," dedi. "Eer kendi kaderini bir byk servene dntrmeyi gerekten istiyorsan, 'dn' ilkelerini anmsa... insanln, kendini olumsuz duygularla, ykc dncelere kaptrmas bana gelen felaketlerin asl nedenidir. Tetikte ol! Sana ac verebilecek bir atom tanesinin bile iine girmesine izin verme. Her ne yol izleyeceksen izle ve lmcl yaralarn an'da kapat!" Dreamer'n varlna ve tlerine ramen, kendimi kanlmaz olarak mutsuz bir hayaln eski yollarnda ilerlerken buluyordum. Dreamer'n, o akamki bulumamz yine bir tehditle kapattn anmsyorum. "Kendi devrimini balat!" diye emretti, "yoksa bir gn, senin dndaki bir tanrsall memnun etmek zere, kendini bu kalabalkla beraber diz kerken bulacaksn." Sonra, kocaman bir yrtc hayvann hrlamasna benzeyen bir sesle fsldayarak, "Dei! Aksi halde yerine, senden daha hazr olan bir bakasn koymam gerekecek," dedi. irketin bymesi ve faaliyetlerin genilemesiyle birlikte iimdeki bask da gnden gne artyordu. Geceleri yrek arpntlaryla uyanyordum ve uzun sre uyuyamyordum. Tanrsal bir ltufla arada bir, hapishanenin parmaklklarndan ieri szlen gne gibi, Dreamer aklma geliyordu da, rahat bir nefes alabiliyordum. Birka dakikalna da olsa unutkanln duvarlarnda kk bir delik alyordu. ok ksa bir sre iin 'd'le yeniden balant kurabiliyordum. Olutaki bu yeri, endie, belirsizlik ya da zntnn olmad, zamann dndaki bu aday bir daha terk etmek istemiyordum. Fakat bu durum gz ap kapayncaya kadar ksa sryordu. Ksa sreliine benden uzaklaan korkular, pheler ncekinden daha glenmi bir halde geri geliyorlard. Boulduumu hissediyordum. 246

Tanrlar Okulu O zaman bir mide bulants bedenimi eline geiriyor ve beraberinde zihnim yine bir ordu dolusu karanlk dncenin esiri oluyordu. O akam, sessizlik ve yalnzlk aklmdan geenleri biraz yattrnca not defterimden 'rasgele' bir sayfa atm. Tm canll ve enerjisiyle nme Dreamer'n u szleri kt: "Her insan, yaamas gereken gerekliin tek ve yegne yaratcsdr. Dnya, kendi yaammzn hayaletlerini zerine yansttmz dev bir ekrandr... Bizden baka, kaderimizi etkileyebilecek, bilinen veya bilinmeyen, doal veya doast hibir kuvvet yoktur... ster iyi, ister kt olsun, yaammzdaki her bir olay, ortaya kmadan nce mutlaka bizim onaymz almaktadr. Sakn bu dnyann senin dnda varolduuna inanma. Darda bir yerlerden geldiine inandn her eyin balangc, senin iindedir, baka hibir yerde deil. Darda olan biten her eyin isel bir sebebi olduunun farkna varman, ktlk, keder ve lmn dnya zerinden tamamen yok olmasn salayacaktr." Gzlerimi kaldrdm ve kemerli mermerden Fas stili pencerenin ereveledii karanla bylenmi gzlerle baktm. imdiki yaammn gemi yaammdan ne kadar farkl olduunu hissettim. Bu an, bunca rendiim ve bama gelen her ey iin, varlm derin bir kran duygusuyla kucakladm bir and. Dnyann yksek bir noktasndan den tek bir damla, yaamn tm felaketlerini bomaya yeterliydi. Bulunduum ortam ve oradaki her ayrnty yeni bir k altnda gzlemledim. Toplant odasnn zengin, gsterili ve oryantal zarafetini inceledim. Yar ak duran kapnn aralndan, deerli hallarn zerine geliigzel braklm kutulara baktm. Yarndan sonra adamlarm malzeme ve mobilya kutularm aarak monte edeceklerdi. Zihnimden onlarn glmseyen yzlerini geirdim. te tam o anda, odada yalnz olmadma dair tarif edemeyeceim bir duygu iimi kaplad. Koltuumu yavaa bana elik eden bu varla doru evirirken, kalp atlarm hzlanmt.

3 Endielenmek hayvan igdsdr Benden birka adm tede, 'O', Dreamer buradayd; hibir dnemi artrmayan zgn giysisi iinde ok kt. Hafife dier yana dnerek, bacak bacak stne atm oturuyordu, yznde huzur iindeki birinin ifadesi vard. zenle ciltlenmi kk bir kitab okumaya dalmt. Ne bana bakt, ne de beni fark ettiini gsterir bir iaret yapt. 247

S t e f a n o E. D'Atna Peki ama, ne kadar zamandr buradayd? Ben henz aknlm zerimden atmaya frsat bulamamken, O her zaman yapt gibi, sz hi dolatrmadan, konuya yine oktan girmiti. Gzlerini kitabndan ayrmadan, "Dnyann betimlenmesiyle zdeleen senin gibi insanlar endielenir, nk varlklarnn esiz gzelliini unutmulardr," dedi. Ardndan gelen sessizlik, sanki syledikleri hakknda kendi kendine dnyormu gibi geti. Sonra, bunun dncesinden bile duyduu tiksintiyi saklamaya gerek grmeden, "Endielenmek hayvanlara zg bir igddr!" dedi. O'nu aylardr grmyordum. Kendimi umulmadk bir ekilde yine O'nun huzurunda, neredeyse byle dokunabilecek bir mesafede bulunca yreimi birbiriyle elien duygular kaplad. lk aknlm zerimden attktan sonra, ln ortasnda palmiyelerin glgelendirdii bir tepeyi fark eden biri gibi cokulu bir sevinle iim iime smaz oldu. Fakat ksa bir sre sonra, bu sevincim pek de ho olmayan duygularn seline kaplarak benden abucak uzaklat. Uzun zamandr bastrlm bir pimanln pis kokusuyla birlikte iimden darya dalga dalga yayldn hissettim. Ben aylardr gcm aan bir grevi gslemeye alrken, O beni yalnz brakmt. Kim bilir ka kez, O'nu dinleyip buralara geldiime piman olmutum. Kim bilir ka kez, ne ileri gitme gcm, ne de geri dnme imknm kald iin bir kapana skmasna umutsuzlua dmtm. Bir maan snrl, zavall gvencesiyle kleliin karanlk kucana yeniden snmay istemitim. Dreamer'dan nceki yaantmn bilinsiz acsn, kr strabn bile bu yrek tketen iin basamaklarn trmanmaya tercih ederdim. Tm bastrma abalarma ramen, neredeyse ak bir meydan okuma havasnda saldrgan bir tepki vermekten kendime engel olamadm. Yz kaslarm gerilerek ifademin denetimini tmyle fkenin eline teslim ederken, "Eer endielenmek hayvan igds ise, peki ne yapmamz bekliyorsun? Endielenmezsek, kafa yormazsak, sonra kim yapar bunlar?" diye diklendim. Dreamer tepki vermedi. Sol elinde ak tuttuu kk kitabn dalgn dalgn okumay srdrerek, hibir ey sylemedi. Daha bu szckler azmdan kt anda zaman kaydm baa sarmak, o szckleri bulup hemen silmek istedim. Ama artk ok geti. Szcklerin kabal ve ses tonumdaki kstaha gurur bana geri dnd ve sanki koca bir kayann arl altnda ezildim. Yine de, en azndan 'ben' demekten kanmtm, bunu fark ettim. Garip gelebilir ama bu bile bana biraz soluk aldrd. 248

T a n r l a r Okulu Sessizlik daha derinden ve daha ac vererek bymeye devam etti. Bu arada O'nun kitabn okumasn izleyerek hi kmldamadan bekledim. Okumay braktnda, sanki hemen yaknmda, bilinmeyen bir tehlikeyle kar karya kalmm gibi endieye kapldm. Baparma ile orta parman okuduu sayfalarn arasnda bir ayra gibi tutarak, kitab yavaa kapatt. Gzlerini kaldrd ve iddetle stme dikti, katlanamaz durumdaydm. Bir anlna,' ikimizi ayran dipsiz karanl ve varlklarmzn arasndaki uzakln ancak k yllaryla llebilecei bir mesafede olduunu alglamamla birlikte bam dnd. "Sen hl almaya ve seim yapmaya inanan bir dnyaya aitsin, planlarn ve programlarn yapld bir dnya, ve varoluun nefes aldn grmezden gelen bir dnya." Beni sert bir baba tavryla sulad. Sonra nasl olduunu anlamadm bir nezaketle; "Bir insann yapabilecei tek plan, kendisini gelitirmek, kendi 'd 'n beslemektir. Gerisi kendiliinden gelecektir. Tek bir korku zerresinin bile terk edilmesi dalar yerinden oynatabilir ve olaylar dnyasnn ekranna seni bir devin grntsyle yanstabilir," dedi. Tir tir titreyerek, "Gelecek iin endielenmekten nasl kanlabilir ki?" diye sordum. Dreamer'n yapaca mdahalenin ac vermesinden korkuyordum. Sonra yakaladm bir hogr parltsndan cesaret alarak, "Planlar olmadan, programlar yapmadan nasl yaayabiliriz?" dedim. Sesimin tonunda, ilk kar geliimin kabaln bir ekilde dzeltme abas vard. Dreamer, "Planlama, bir tr eytan karma ayinidir, gereklikten katr," diye yantlad. "nsan gelecek korkusunu, birtakm trensel hareketlerle planlar ve programlar yaparak, beklentilerinin aldatc gvenliinde hafifletir. Varln aka, kontrol edilmez ve beklenmedik oluu ile karlam senin gibi insanlar, her zaman kurallara ve formllere sndlar, aklclklarnn bozuk gsteren mercei altnda evreni eip bkerek yerine daha gven verici bir dnya betimlemesi yerletirip aldatldlar.. Fakat bunlarn hibiri, kendi phe iindeki durumlarn ve tehlike duygularm dindirmeye yetmedi." Szlerini bu ekilde bitirirken, sanki zc bir bilanonun kesin dkmn inceler gibiydi. "Fakat, olacaklar talimin etmek iin ne yapabiliriz; plan yapmadan kendimizi nasl koruyabiliriz?" 249

S t e f a n o E. D'Atna "Planlar yapmak, bir kuyu kazarak iine okyanusun enginliini sdrabileceine inanmaya benzer. Sana korunuyor olduun hissini veren bu zayflk kalkan, bu yanlsatc zrh, kendinle gereklik arasna yerletirdiin bu zayf zihinsel zar yrtlverir ve insan kendisini birdenbire usuz bucaksz, engin bir okyanusun karsnda, yaamn ona anlatld gibi deil, gerekte olduu halinin iinde buluverir." irketlerin, byk kurulularn ok uzun zamandan beri smsk sarldklar teoriler, iletme stratejileri, modellemeler, ynetim becerileri ve bilgi alar; benim talya, ABD veya Byk Britanya'daki ekonomi ve iletme eitimim boyunca rendiim tm teori ve teknoloji ynlar imdi zerime tatan putlar gibi bir bir yklyordu. Bir anda, hi olmazsa yaamm zerine oturttuum gvencenin son bir krntsn ve Kuveyt'teki kendi irketimi ynetebileceim yanlsamasn yitirmemek iin ezik bir gayretle, "Fakat yine de, karar verebilmek iin bir yneticinin hl hem kendi, hem de takm arkadalarnn almalarn planlamas ve ortaya hedefler koymas gerekmez mi?" diye sordum. Dreamer yine saldrgan bir tavrla grleyerek, "Bir rol maskesinin arkasna saklanma!" dedi. "Sakn bir daha, 'bir ynetici' deme, 'Ben' ne yapabilirim diye sor. Buradaki bu kk 'ben'i bilerek kullan ve bunun sorumluluunu stlen! Evren seni dinliyor. Her zaman!... Ve sen herhangi bir soru ynelttiinde bile o seni lmeyi srdrr." Sanki bir Barnabite sopasyla avucumun iine vurulmu gibi, hem pimanln, hem de kk dmenin utancyla, iimdeki eski bir yarann yeniden aldn ve yandn hissettim. Bir anda yeniden, Napoli'nin iine beyaz bir inci gibi yerletirilmi eski okulumun duvarlar arasndaydm ve yine o ocuk bilincine balandm. yilemeyi hissettim. Bu grntler ortadan kalktnda kendimi yine Dreamer'n karsnda buldum; ama zgr ve masum olarak. Artk sonunda O'nu dinleyebilirdim. "Gerek bir lider de bakalarnn yapt gibi planlar ve programlar yapar, ama onlara inanmaz. Onun planlamas, grnmez bir tiyatronun senaryosundaki karakterlere ve onlarn rollerine ayak uydurmaya benzer bir eilimdedir. Her an onun iin yeni bir yaratma hareketidir... Her an yemdir," diyerek szlerini srdrd,

250

T a n r l a r Okulu "Bu andan ne bir an ncesi oldu, ne bir an sonras olacak! Btn grdklerin ve grmediin her ey, ite tam bu anda yaratld.. Her ey, senin Oluunun sonsuz alannda, snrsz mutlak gcnde, bu ebedi anda, imdi gerekleir." Bir yandan, gkten iaret ve baparmaklar arasnda tuttuu bir ipi aa ekercesine, havada dnyaya dik inen bir izgi izdi. "An, 'd'n hkim olduu alandr... Sradan bir insann yapt planlama, zaman ve boluk iindedir. Er ya da ge yolundan sapar ve baarszla urar." Onun varl karsnda gitgide daha fazla bylenerek, teslimiyet gsteren birinin yumuak ballyla, "Fakat 'dlemek' de bir eit planlama deil midir?" diye sordum. " 'D', iinde zamann olmad, sonsuzlukta, dikey olan zamandaki bir planlamadr. Ben an 'da varm. Bu an, benim zaman iinde karlaacam ve bir araya geleceim her eyi kapsar...krntlarm, krk paralarm. Bundan dolay, dleyen kii ne plan yapar, ne de endielenir. O, 'd u tm zgrlyle ve tiim gzellikleriyle kendisini dile getirmesi iin serbest brakr. Sonularn, doal olarak kendisinin kusursuzluk ve btnlk seviyesine gre ortaya kacan bilir. indeki derinliklerinde snrsz bir birleik olanaklar alan vardr, ite buras, senin 'd 'nn olutuu yerdir. Burada, yaamnda baary ve zenginlii yaratmak iin her kim ve her ne gerekiyorsa karna kar. Burada hayatnn amac, senin iir ok net hale gelir." Ardndan szlerini matematiksel bir sunum havasnda srdrerek, "Her irkette ve her organizasyon piramidinde, sorumluluk dzeyi dtke, daha fazla planlama yapmaya gerek duyulur. Daha nemsiz rolleri oynayanlara doru inildike, her dakikay planlamak, daha kesin hedefleri belirlemek ve icra etmek' daha gerekli bir hal alr. Orada, karar alma srecindeki tm riteller titizlikle takip edilir ancak bu kadn ve erkekler tarafndan gerekletirilen hi bir ey yoktur." Bu szler havada nlamay srdrrken, bulunduumuz toplant odasnn klar kararverdi ve dev bir ekran yava yava odann arka duvarn batan sona kaplad. Duvarlarla tavann ortadan kaybolduunu sandm. Oturduum koltuk, sanki, imdi hareket eden bir zeminin ya da grnmeyen, acayip bir aracn zerindeymi gibi yer deitirdiinde, keskin sarsntlar hissettim.

251

S t e f a n o E. D ' A t n a 4 Ka sadece pek az saydaki insan iindir Ekranda, grntler akmaya balad. Kurulularn koridorlarnda bilinsizce ilerleyen, 'ak alanlara' doluan ya da, bcek yuvalan gibi kp biimindeki odalara hapsolmu insan ynlar grdm. Dreamer, "Bunlar glgelerdir," dedi. "Bu insanl deitirmek ve, baka bir grne doru tamak iin imdiye dek hibir ey yaplmad." "Yalnzca 'Bireysel Devrim', hipnoz uykularna dalm milyonlarca kadn ve erkein dnme ve hissetme biimlerini altst edecektir." 'Bireysel Devrim'. 0 an'da bana hibir ey ifade etmeyen bu iki szck, bundan byle yaammda mutlak bir nem tayacakt. stelik Dreamer, yllardr beni hazrlamakta olduu bu Projeyi bunlar araclyla bana defalarca duyurmutu. Ne var ki, o zamanlar benim bunlarn ne denli byk olduklarn anlamam iin henz ok erkendi. Dreamer'la birlikte kurulularn en alttaki halkalarn ziyaret ettim ve Onunla beraber mahkmlann topland o can skc ve durgun dnyalarn iine girdim. Nefesimi tutarak bu grntlerin geiini izledim. lgn neon klaryla aydnlatlm devasa bir akvaryumun yeil renkli svsnda yzer gibi grnen insanlar seyrettim. Ben de oralarda yllarca yaamtm, oysa imdi daha yeni fark ettim; orada olmann ne denli ac verdiini, her gn kendilerinin kirlettii havay soluyarak yaamaya mahkm olan o insanlarn koullarnn ne denli zor olduunu yeni anladm. Bu hastalkl evreni ieren cam birdenbire bir aynaya dnt ve zerinde derman kalmam, sa sakal aarm, beli bklm iki kiinin yansmalarn grdm. Gne altnda kavrulmu topraa benzeyen krm ciltleri dikkatimi ekti. Yzlerindeki derin ve kesik izgiler, bir bak yarasnn izlerine benziyordu. Bunlarn grnlerindeki bir ey, bana kayg verecek kadar tandk geldi. Bu endie hissinin nedenini anlamak iin tm dikkatimi vererek onlar tanmaya altm. Bu sr perdesini araladm anda bir dehete kapldm. Bu yal insanlar bizdik... ben ve Dreamer. Dehet iinde O'na dndm. Kusursuz bir kontrol iindeydi ve hain yz her zamankinden daha gen grnyordu. Cesaret verici glmsemesiyle neelendiysem de, varlm sessiz bir umutsuzluun iinde hapis kald.

252

T a n r l a r Okulu Sayamayacam kadar ok saydaki gencin bir kuyrukta beklediklerini grdm. Onlarn gzlerinde hl birer k parlts seilebiliyordu. Gzlerindeki prltnn hala fark edildii sonsuz sayda gencin srada beklediklerini grdm. Onlar teker teker ayklayan ya da ie koan fkeli bir denetleyicinin nnde etten bir erit gibi akp geiyorlard. Sarmal kuyruklu Mins'u andran bir iveren, her bir adayna iinde bolca keder bulunan bir rol gsteriyor, irketlerin cehennemi andran blmlerinde onlar iin birer 'kalc bir i' veriyordu. Genlerin benizlerinin ve baklarnn henz solmam olduunu yreim burkularak izliyordum. Hepsinin mutsuzlua mahkm edilmi olduklarn biliyordum. Dreamer, "Seilmek, insann saygnlk dzeyinin altnda kalr. nsan alaca ii 'dler', onu kendi niyetine ve beenisine gre seer," dedi. Hicranda grdm gen insanlarn kaderleri yznden hznlendiimi fark etti. Daha azm amaya frsat bulamadan, sormak istediim soruyu havada yakalayp, "Kitlelerin gelimesi olanakszdr! Ne bir devrim, ne bir ideoloji bunu baarabilir. Ka, pek az saydaki birey iindir. Sadece insann kendisi bu ka gerekletirebilir." dedi. Yz ifadem straba brnerek ylece kalakald. Kendimi bir grubun temsilcisi olarak, bir yargcn huzurunda, onun aleyhte verdii temyiz edilemez hkmn dinler gibi hissettim. Alglayamadm yzme vururcasna, "Grmekte olduun, insanln kendisi deil, bu grdn kalabalk senin dnda deil!" dedi. Sanrm Dreamer, benim bakalarn dnme ve bakalar iin bir eyler yapabileceim varsaymnn maskesini drerek beni kendi yalanmla yzletiriyordu. Kendimi rezil etmitim. Ama Dreamer'n bana verdii dersin tamamlanmasna henz ok vard. O viday bir kez daha sktrdnda, beni snamakta olduu snavn acs daha derinlere inmekteydi. "Baktn bu biiyk kalabalk; senin ryen halindir, hevesleri krlm, yarma kaygsyla strap iindeki bu adamlar, senin Varlnn dalm paralar, iindeki aresizliin aynadaki yansmasdr." Dreamer, benim araclmla tapmaktaki iki yzl adam iddetle kamlyordu ve ben biimsizlemi bir paramn, dnyann gzlerinin nne rlplak serildiini hissediyordum... Duyduum rezillik daha drst bir duyguya dnl. imde kar konulmaz bir utan duygusu tenimin altnda ykselen lav tabakas gibi, tepeden trnaa, tm bedenimi yakt.

253

S t e f a n o E. D ' A t n a ine dtm bu durumdan beni silkeleyip karmak iin, "Sen ancak kendin iin bireyler yapabilirsin!" dedi. "Onlar sensin!... Senin kendi deiimin, tm insanln baka bir biime dnmesine neden olacaktr. ektikleri bu strabn sona ermesini ve insanolunun deimesini istiyorsan, kendini iyiletir!" Bu sorumluluun ortaya byle, bu ekilde konulmasnn okuyla sarsldm. elik bir kap tm ka yollarmla birlikte arkamda sk skya kapanmaktayd. Ne ben kimseyi sulayabilirdim, ne de kimse beni avutabilirdi. Bir mengene tm gcyle midemi skyordu. Snacak bir liman arayyla, not defterimin sayfalan arasna gizlendim. Burnumu notlarmn iine gmerek, bir yandan kafamdaki dnce kemekeini toparlyor, te yandan Dreamer'n bana sylemekte olduu szlere tm dikkatimle odaklanmaya alyordum. Dreamer'a gre, insanlk iin tek k yolu, ilerleyebilmek iin tek ans, her eyiyle btn olan bir insan oluturmakt. "Kitleler iin tek kurtulu budur," Szlerini, insann, eksik bir psikoloji ile, hala deiimde olan bir Varlk olduunu iddia ederek srdrd. Trlerin evrimi btnle giden bir yolculuktur; hibir zorlamann etki etmeyecei bu yolculuk, sadece bir birleme sreci iinde iten da doru gerekletirilmelidir. te tm eski sistemlerin kme nedeni de budur. Savalar ve devrimler bu yolculuu baaramad. Zihnim karmakank halde bir yandan notlar alyor, dier yandan Dreamer'n ifadelerinin altn defalarca iziyordum. "insann bundan sonraki evrimsel geii, tarih kapsamndaki bir gelecekte deil, bir 'zamandan bamsz bir zamanda' yani dikey bir gelecekte gerekleecektir," dedi. nsann iinde yer ald irketlerin evrimsel anlamn ve bu ortamlarda grnen tm gereksiz aclarn sebeplerini, bir perdenin aniden almas gibi bir anda kavrayverdim. nsann kendini ama zlemi ve varoluuna bir anlam kazandrabilmesi amacyla srdrd bin yllk aray, geleneksel dini ve politik zeminlerden, ekonomik giriimlerin, fabrikalarn, sanayilerin, laboratuvarlarn ve iyerlerinin zeminine doru kayyordu. Bu kurulularn bnyelerinde, uzaya frlatlan uzay gemilerine benzer biimde, insann btnle doru g gerekleiyordu. Artk kiliselerin ve dini kurulularn yerini derin hrslarn ve geliim srelerinin birer yap haline dnt irketler, organizasyonlar ve i dnyasnn kutsal tapnaklarnn sonsuzlua uzanan zinciri almaktayd. Dreamer, "Gelecein irketleri, birer Olu Okullar olacaktr," derken, gklerde ebediyen yazl kalacak bir kehanette bulundu. Ardndan, her zaman aklmda mhrl kalacak u szlerini dile getirdi: 254

T a n r l a r Okulu " ortam, yeryznn dini olacaktr; dinlerin dini olacaktr. u anda kiliseler, camiler veya aramlarda olan insanlardan ok daha fazla sayda insan, i ortamnda, en yksek sorumluluk dzeylerine ulamay hedefleyen olaanst bir aba iindeler. zgrle giden yolda insann nne kan engelleri ve zorluklar, ileriye sevk eden bir kuvvete dntrmesi, i ortamnda her zaman yaanan bir durumdur. Kaderlerini deitirmek vizyonlarn altst etmek zere imkansz deneme giriiminde bulunan, uluslararas kurulularn gkdelenlerinde ve onlarn fnans tapnaklarnda alan insanlar, sinagoglarda ve manastrlarda toplananlardan ok daha fazladr." Bu vizyonun enginlii karsnda bacaklarm titredi, sadece duymak bile benim henz sahip olmadm bir sorumluluk dzeyini gerektiriyordu. Bu tasarmn dokusundaki tm ekonomik sistemin en salam mihenk; talarn yerle bir edecek ve eski 'aklc kapitalizmin' sonunu ilan edecek olan devrim, onlarca yl ncesinden sezilebiliyordu. Dreamer'n mesaj Okul'un baars iin gizli bilgi kapsyordu: Bir gn, gerek byk, gerek kk aptaki tm irketler birer d ve sorumluluk okullar haline gelecek. Tepe noktalarnda ise ekonomik baarlarnn ve irketlerinin uzun mrllnn, her bir alannn geliimi ile bir olduunun bilincinde olan hem filozof hem pragmatik vizyon sahibi kiiler olacak. Bunu dier niversitelerden ok nce renmek yenilmez bir rekabet avantaj salyordu. Elbette o srada btn bunlar bilemezdim. Bu sanki Dreamer'n, benden bir otomobil sanayi kurmam isterken, beraberinde de bana gelecein motor tasarm projesini en ince ayrntsna kadar vermesine benziyordu. O'nun mesajnda, European School of Economics, ESE'nin evrensel felsefesinin, Okulun daha ileriye tayaca almann esizliini stlendii vizyon sahibi kiilerin ve eylem filozoflarnn hazrlanmasnn yce misyonu da bulunuyordu. "Dlemek, sadece yaamsal bir grevin olan grnrdeki d dnyann elinde mekanik bir kukla olmana son vererek, i dnyann gelitirilmesidir. The object of the School is freedom: freedom from conflicts, suffering, division and death. Okulun amac zgrlktr: uyumazlktan, straptan, blnmeden ve lmden zgrlemek...

255

S t e f a n o E. D'Atna 'D' kendinle yaam arasna koyduun eydir. Sradan bir insan, yaamn sebep, kendisinin sonu olduunu dnr. Bu baarszla uram dnya grnn tepetaklak edilmesini, yalnzca Olu iin almay hedefleyen bir altst etme Okulunun uygulamal almas salayabilir. Gerek bir Okulun ii, bir kaz almas gibidir. Bir zamanlar sahip olduumuz, bizi mutlu eden ve lmsz klan iradenin tekrar aranp bulunmas aamasnda, biriken artklarn, katmanlarn ve kirliliin kaznarak temizlenmesi iin yaplan bir almadr. Okul ve rade zdetir. Okul, dmzdaki radedir. rade, iimizdeki Okuldur. 'Gerek rade' ortaya ktktan sonra, artk Okula gereksinim kalmayacaktr, irade ortaya karldnda, bizler kendi kendimizin efendisi olacaz. Kendi kendimizin efendisi olmak, evrenin efendisi olmak demektir. Hepsinin ve her eyin altnda, sahip olmay hak ettiimiz, 'kymetli bir ey' bulunur. Bu 'zel ey' ile temas halinde olmamz bizi btnn ve her eyin sahibi olmaya gtrecektir."

5 nanmadan program yapmak Burada tekrar ykselmeye baladk. O'nunla birlikte, i dnyasnn en zengin ve en parlak sektrlerine giden yolda trmandk. Dreamer bana, en byk uluslararas kurulularn, dnyann en byk fnans ve sanayi devlerinin arkasnda ve kazanlan her baarnn altnda, daima tek bir bireyin ve onun dnn olduunu gsterdi. Karar alma piramitlerinin zirvelerine doru trmandka, yukarda, kuruluun azami hza ulat o tepe noktasnda, eylemi meydana getiren hareketsizlii ve o dahiyane fikri oluturan grnmezliini anlatt. Kurucu, vizyonu olan kii; zeki lgn; topik eylemci; o, yalnzca o, bu dnyann var olmasna izin vermiti ve tpk bir kralie termit gibi onu hl besliyordu. "Onun tek ii kendi btnln korumaktr," diye aklad. "Onu zel klan ey uyanklk kabiliyeti; 'd' kirletecek tek bir opak zerrenin, kararlln zedeleyecek bir uzlama glgesinin veya herhangi bir phenin ieri girmesine izin vermeyen, her an tetikte bekleyen bir ruhtur. " Programlar ve planlar, bir liderin ruhsal hznn yannda son derece yava ilerleyen kat aralardr. Karar verme gereklilii olan bu noktada altnc his olan sezgi ve yedinci his olan 'd' bulunur, gerekte ise ortada karar verilecek bir durum yoktur. 256

Tanrlar Okulu "Gerek bir lider programlar yapar, ama onlara inanmaz. Bu programlar, en byk amac ona rehberlik eder ve o sadece kendi noksanszlna inanr. Kendisi dnda bir amac yoktur, nk ama kendisidir... kendi zgrl!" Bir lider, bu btnlk dzeyine ulatnda, gidecei yn tayin eden onun vizyonu, nndeki yolu aan onun admlar olacaktr. Bir yn belirlemesine gerek yoktur; nk yn kendisidir; olaylar dnyasnda biimlenen ve alp grnen dn mucididir. Dreamer, nemlerini vurgulamak iin szcklerin stne basa basa, "Commit yourself to integrity, Kendini btnlne ada," dedi. "indeki adanmlk bir yatrmdr. Her eyin olmasn salayan, ite senin bu adanm lndr! Btn frsatlarla, gerekli kaynaklar kendisine eken liderin drstldr, bozuImazldr. Kendi kendine verdii en yce sz, oyunu gerektii gibi sonuna dek srdrmektir. D dnyadaki almalarnn her bir baars, sadece kendi btnlnn bir yansmasdr." Giriimci irketlerin, olaanst bir servet yaratmak, ekonomik imparatorluklar kurmak gibi, olanakszlk snrlarnda gerekletirdikleri eyler, yalnzca liderin Oluunun bir uzants olup, i zgrlk derecesi ile sorumluluk dzeyinin dorulandn gsteren bir belgedir. Kii kendi btnlnn adanmlna sadk kalrsa, onun doal bir rn olan baar da kanlmazdr. "Gerek bir lider, gerek iin sadece ite olduunu bilir! Kendi sznden dnmeyen bekisi yine kendisidir. Bozulmadan korunmas gereken de budur," dedi ve sustu. Finans imparatorluklarnn ve snrsz servetlerin grntleri birka saniye daha pe pee ekrana yansd ve ardndan kayboldular; toplant salonunun her kesini derin bir sessizlik kaplad. O, bu aklamalarn bendeki etkisini ciddi gzlerle inceden inceye yzmden okumaya alyordu. Kelimenin tam anlamyla allak bullak olduumu hissediyordum. dkknmda fiyatlarn ve rnlerin hepsi havaya frlatlmt, imdi ise yeniden dzenleniyordu. Yeni ncelikler, doru rnlere doru fiyatlar koyuyor, yeni bir dzen onlara raflarda yeni yerler veriyor ve eski inanlarla tozlu ilkeleri depoya atyordu. 257

S t e f a n o E. D ' A t n a Gzlerimi kapattm ve tm kalbimle bu ilemin bir an nce sonulanmasn istedim. Yeniden konumaya baladnda, konu bu kez hareketsizlik zerineydi. Bir liderin elinin altndaki en byk g, 'yapmamak' araclyla yapmak, eylemde bulunmadan i grmektir. Dreamer bunu 'zahmetsiz bir eylem' olarak tanmlad: iirsel, dsel bir durum. "Bir lider iin tek banalk ve hareketsizlik, onun g bataryalardr; insann iinde artk gml olan radesinden gelen deerli mesajlar sezdii ve kendisine ektii bir durumdur. Ciddi ol; samimi ol; bylece bunu kuvvetlice ve net olarak hissedeceksin... ve bileceksin." Bu szler zerine, hayalimdeki grntler dar frlayarak, baml insanlarn sonsuz saydaki kalabaln gzlerimin nne getirdi. Bir bcek yuvasndaki gibi srekli gidip gelen binlerce insana kubak baktm. Grntler canl ve gerekti. Zihnimi onlara odakladm. Bir sessiz filmin komik sahnelerindeki gibi huzursuz davranlar ve hzlandrlm jestlerle hareket eden acnacak varlklar grdm. Dreamer o anda grdm hayallere mdahale ederek, onlar ynlendirdi. Kurulularn bnyelerinde geirdiim bunca yldan sonra ancak imdi, O'nun yanndayken farkna varyordum: Onlar ne kadar hareket edip, ne kadar endieli ve megul grnrlerse, aslnda o denli nemsiz pozisyonlar dolduruyor, en dk sorumluluk ve cezalandrlma dzeylerinde bulunuyorlard. Dreamer, '"Hareketsiz bolukta tm evrenin arkn ve onunla beraber emberinde, teker ubuunda ve gbeinde yer alan tm insanlar eviriyorum."' diyerek ciddiyetle ezberinden okudu. "Merkezin ortasndaki o boluk 'arkn' gerek yaratcsdr... ve ark oluturan varlklarn hiyerarik piramidi o grnmezliin iinde sakldr." Szlerini tamamladktan sonra sustu. Yaantm allak bullak eden bu varlk da kimdi? Karmakark dncelerimin iimde yeniden bir uyum iine girdiini hissettim. Duygular ve Oluumun dalm paralar bir araya topland. Bir enerji seli, tm setleri ykncaya kadar kabard ve taarak tm pheleri, endieleri ve l olan her eyi bir dknt halinde srkleyerek gtrd. Dreamer'n yannda, ekonomi ve i yaam, iirsel bir btnln iinden geerek evrensel bir sanata dnt.

258

Tanrlar Okulu Bu bilgelik durumunu, bu ann berrakln ve aydnln, herkesi ve her eyi kucaklayabildiim duygusunu sonsuza dek korumak istedim. te bundan sonra, bana stratejik olarak nasl yaayacam gsterdi ve rol yapma sanatndan sz etti. "Bir lider, btn rolleri mkemmel ekilde nasl oynayacan bilmelidir. Vurdumduymazlk, cahillik ve hatta rol gerektirirse olumsuzluu bile oynayabilir ama role inanmak zorunda deildir!" Dreamer bu uyarsn yaparken kulland ses tonuyla, bu nerisinin bir lm kalm meselesi niteliinde olduunu vurgulamt. "fkelenebilir ve iddete bavurabilir, yzne bir saldrganlk maskesi takabilir, ama iinde en kk bir etkilenme hissetmemelidir." Bu olumsuzluk sahnesini, 'doru olumsuz tavr' diye adlandrd. Dreamer ayrca, rol yapma yoluyla bir liderin program yapabileceini ve plan hazrlayabileceini ve bunlarla ok uzak bir gelecee k tutarm gibi grnebileceini de szlerine ekledi. "Ama hibirine inanmadan!" diyen szlerini ayn kesin tavrla yineledi. zgr ve gerek bir insan, her dakikann bir strateji gerektirdiini ve her an'n, kusursuzca oynanacak bir senaryoyu empoze eden kendi yasas olduunu bilir. Rol yaptnn bilincindeki bu kii, kendini zdeletirmeden rollerinden kendini ayr tutmas, karlat olaylara ve koullara uyacak hangi maskeyi takacana karar vermesi gibi, doabilecek farkl rollerin ve hareket biimlerinin iinden en uygun olann seme zgrlne sahip olur. "Sadece gerek insan rol yapabilir! Rolyle zdeleen, korkularnca artlandrlm, dnyann ona rettikleriyle gaflet uykusuna dalm sradan bir insan rol oynama sanatn ve rol oynamann gcn unutmutur; onun tek bildii sadece yalandr." Konumasnn kritik noktalarnda birok kez bu ykc dncelerden kendimi korumaya altm. Bir liderin rol oynayabilme yetenei bana daha ok yalanclk, hatta frsatlk gibi grnyordu. Dreamer kkrercesine, "Bilinli olarak rol yapmak yalanclk demek deildir. Rol yapmak, stratejik yaamak demektir!" dedi. Dreamer her dnceme serbeste giriyordu. Bu aklk karsndaki teslimiyetim, glgelerin daha toparlanmalarna bile frsat vermeden datverdi.

259

S t e f a n o E. D'Atna "Stratejik yaamak, koullarn gerektirdii ekilde bilerek ve kusursuzca eylemde bulunan bir savaya gre bir itir. Darda roln gereksinimine yant verirken, iinde bu maskenin arkasna gizlenen gce ve sorumlulua sahip kar. Sadece stratejik yaayanlar bunun stesinden gelebilir!" Bir hap bamlsna panzehirini henz vermi bir doktor gibi yzm dikkatle inceleyerek, szleri bende sonularn gsterene dek bekledi. Konumasna yeniden baladnda, ses tonu bir uyar ile baz hayati bilgilerin duyurulmas arasnda ciddi bir havadayd: "Endielendiinde, planlar yaptnda, olumsuz dndnde ve seni buraya getiren eyi unuttuunda, kendini bir bcein boyutlarna indirgiyorsun ve dnya da senin srtn yere getiriyor. Evrende milyonlarca fotoraf karesi senin bu yenilgini kaydeder ve sen, daha fazlasna sahip olmak bir yana, sahip olduuna inandn her ne varsa tmn birden kaybedersin." Dreamer, beni yeniden dnyevi ilerime geri gndermeden nce son tlerini vermekteydi. Sesi bir fslt haline gelene dek alald. Birazdan yaantmda ina edeceim her eyin dayana olacak ve her servetin ana kaynan oluturacak bir eyi sylemek zereydi. "'D', var olan en gerek eydir!... 'D' zamann olmad gerekliktir... Sadece dleyen kii refah yaratabilir." Dreamer'e gre, 'd' artlm bir dnyadr, grdn ve dokunduun her eyin gerek nedenidir. "'D' ancak dleyen bir insann bilebilecei bir dikey planlamadr. Eer imdi hayalinde deilse, 'sonras' yoktur. Her an iimizde alan ve kapanan bir dkkndr, her an kazanr ya da kaybederiz; her saniye bir baar, ya da baarszlktr. Her ey imdide gerekleir, bu sonsuz anda.."

6 Ajanda/Gnlk Dreamer bana isimler, saatler ve telefon kaytlaryla dopdolu bir sayfay gstererek, "Hi bo yer brakmamacasna tka basa randevularla dolu, seninki gibi bir ajanda, bir intihar bildirgesidir," dedi. "Bu, kiinin kendi lmn onaylamas demektir. Bir insan ne kadar lyse, gnn o kadar ok i ile doldurur." Mideme bir yumruk yemi gibiydim. imdiye kadar ok iyi bildiim o sanc, Dreamer'n inan sistemime gerekletirecei yeni bir saldrnn hareketlendiinin gstergesiydi. 260

Tanrlar Okulu Dorudan sarf edilen gl kelimelerin hzndan kamaya altm. Nefret duygular ve fkeli dnceler, Dreamer'a kar birleerek iimde dizginlenemeyen bir ykelie gemilerdi. Srf hareketli ve youn bir yaam srdm iin l adam kategorisine yerletirilmi olmaya isyan ediyordum. Gcenmi bir ifadeyle; "Fakat 'modern toplum' koullarnda, sorumluluklar, randevular ve grmeler olmadan yaamak mmkn deildir," dedim. Bunlar sylerken, 'modern toplum' ifadesini, dnyalarmz arasndaki ayrm vurgularcasna biraz da kinayeyle sylemitim. Dreamer'n ne srd tm bu grlerin hibir pratik anlam olamayacandan emindim. "Brak oyun srsn, komedi aa ksn. Brak iinde yardm edenler, profesyoneller rollerinin gereini yerine getirsinler. irket, bir senaryoyu takip eden karakterlerle ve maskelerin yer ald simgesel bir tiyatro gsterisidir. Ona inanma! Orada ynn kaybetme! Bunun bir oyun olduunu unutma!" dedi. Dreamer'n, yzlerce alanyla birlikte uluslararas bir irketi ynetmenin ne demek olduunu ve hissedarlarn nefesini her gn ensende hissetmenin ne anlama geldiini anladndan pek de emin deildim. Hiddetle, "Yani ben anlamyorum, yle mi?" dedim. "Hem bir ajandann l ya da diri olmakla ne ilgisi olabilir?" Bu szleri azmdan ok zor karabildim. Bir gzya dm boazma oturmutu. Dreamer -grne gre, saldrganlmn altnda saklanan yardm isteyen gizli lma aldr etmeden- "Aldn her randevu, ayarladn her grme, sadece senin 'yayor olduun' yanlsamasn pekitirmene ve anlamsz inanlarn desteklemene hizmet eder. En bata da u planlama yapabilmeye olan inancn," dedi. "Planlamak ve o plana inanmak, lmektir. Ancak lm eyler planlanabilir... Gerek plan, bu an'dadr; 'burada ve imdide'... Bir liderin emrinde, onun gelecekteki etkinliklerini en ince ayrntsna kadar planlayp, programlayacak bir grevli ordusu olacaktr; ama onun kararlar, daima ann meyvesi olacaktr. O ana kadar, kendisi bunu ne bilir, ne de bir eylemde bulunur, taaki an sonsuzluunu gsterene kadar... Ancak o zaman bilmesi gerekeni bilecek. An' kendi btnl iinde yaamay rendiinde, her ey senin emrinde olacaktr. Plan yapmaya ve programlara inanmaya son verdiinde, onlar hi zahmetsizce, doallkla kendiliinden oluuverecektir. " Baklar elik gibi sert bir grnm ald.

261

S t e f a n o E. D'Anra Israrla bana bakmay srdrrken, dier yandan da ban bir saa, bir sola dndrerek farkl alardan profillerimi karlatrr gibiydi. Huzursuzlandm. Kanl emellerini gizlemeye alan yrtc bir hayvann hareketleri gibi onun bu davrannda dillendirilmeyen bir tehlikenin nefesini ensemde hissediyordum. Alak bir sesle, "Ajanda, senin gibi kiiler iin unutmaya yarar," dedi. Huzursuzluum abucak bir korkuya dnt. Ne pahasna olursa olsun bu durumdan kurtulmann bir yolunu bulmam gerekiyordu. Geri gereken rahatla sahip olsaydm, sadece bu tuhaf, hatta utanmasam komik diyeceim vizyonun aklamasn isteyebilirdim ama. Nasl olur da bir ajanda unutmamza yarard ki? Kendimi, eperinde hibir delik aamadm ruhsal bir kozann iinde hapis olmu gibi hissediyordum. Dreamer'la bu grmem, iimdeki boyun emek istemeyen paramla, O'nun szlerini hasretle imeye susam param arasndaki amansz bir delloyu ortaya karyordu. Zorlukla nefesimi toparlayp, "Neyi unutmak?" diye sordum. Dreamer, bana doru yavaa birka milim yaklat ve fsltyla, "Kendini unutmak!" dedi. Endiem, takn bir sel gibi varlm kaplayan anlamsz bir korkuya dnt. leride, Dreamer'n, sarslmaz dorularmn zrhn delerek, ieklere polen tayan bir ar gibi, kymetli maddesinden birazn brakabildii byle anlarda, geliimimin temel evrelerini fark edebilecektim. Bu da demek oluyordu ki, ben artk 'd'e yaklayordum. "Dnya, dlediimiz her eyin zamanda olumasdr. Bir randevu hep seninledir... ya da daha dorusu, senin aka farknda olmadn bir paranla beraberdir. Kiiler ve olaylar, Oluta oktan yazlm bir senaryoya gre bir belirir bir kaybolurlar. Plan yapp ona inandnda 'gerek dnyadan' uzaklarsn. Randevularnn ve grmelerinin, senin ayarladn ekilde gerekletiklerine ne kadar ok inanrsan, iindeki lm kavramn da o kadar ok pekitirirsin. Bylece randevularnda da, senin gibi plan program yapan, kendi gszlklerinin farkna asla varmadan, setikleri ve karar verdikleri yanlgs iindeki dier l kiilerle grrsn. " Dreamer burada susunca ykm ilemini bitirdiini sandm. Biraz nefes almaya deli gibi ihtiyacm vard. Ama Dreamer bir ii asla yarda brakmazd. Zamann ok hassas biimde ayarlayp, ardndan bu srad dersin en can alc szlerini dile getirdi:

262

Tanrlar Okulu "Bir gn senin ajandan da zgr insann, daima kendi iinde bir zme sahip olduunu, hatta kendisinin zm olduunu bildii iin gerek rol yapan bir insann ajandasna benzeyecek. Grmelerle rolleri oynayacak ve dnyay mmkn olan en iyi ekilde serbeste olacaklara brakacaksn. Dnya herhangi bir aba veya kstlama olmakszn senin aheserin olacak. Ancak o zaman senin ajandan da gerek bir liderin ajandas gibi olacak... ve sadece bo sayfalardan oluacaktr."

7 "Alo, ben kimim?" Gn doludizgin balamt. Samia'daki evin terasnda sabahn erken saatlerine ramen birok farkl telefon grmesi yapmtm. Dreamer yan bamda duruyordu ve ben gelen sorunlarn ieriklerine gre sesimi ykselterek tepkiler veriyor, heyecanla, kimi zaman da fkeye kaplarak saa sola emirler yadryordum, O ise beni sessizce izliyordu. Sabahn ilk saatlerinden itibaren iin nemli bir ksmn daha ie gitmeden yoluna koymaya almak ve her eyi defalarca tekrarlamann kanlmaz olduu bir beceriksizler ordusunu ynetmek gibi nankr bir grev uruna didinip dururken, arada bir dnp Dreamer'a bakyordum; bayla da olsa bana verecei bir iaretle beni desteklediini ya da hakl bulduunu gsteren bir bakn yakalamaya alyordum. Nasl bu kadar kaln kafal olabiliyorlard? Son derece basit ve net olan bir talimat yanl anlamay nasl baaryorlard? Ben uzun bir telefon grmesinin son diyaloglarn tamamlamak zereyken, Dreamer beni aknla drerek, "Telefonda konutuun zaman 'Alo, kimsiniz?' diye deil, 'Alo, ben kimim?' diye sormalsn" dedi. Ne demek istediini tam olarak anladm syleyemezdim. Bu szleri de tpk, yaptm her eyi olduu gibi brakarak O'na kulak kesilmemi gerektiren, zellikle retilerine nemli bir yenisini ekleyecei zamanlarda yapt gibi, ok yumuaka sylemiti. Annda hazr ola getim. Tek bak ile, Dreamer'n oktan acmasz bir yrtcya dntn anlamtm. Bir yandan damarlarma yksek dozda adrenalin pompalandn hissederken, te yandan omurgamdan aa inen souk bir rperti bedenimi kaplyordu. Toparlayabildiim tm sknetimle, az nceki szlerini tekrarlamasn istedim; ama sesim byyen bir baskyla oktan atlamt.

263

S t e f a n o E. D'Anra Korkun bir sesle, "Dierleri SENSN!" diye bard. Kendi manevi dnyamda, sulamalarn ve kendine acmalarn beni tepetaklak yuvarlad kendi cehenneminde, Dreamer artk evimde, masada benimle beraber oturan, sessiz ve nazik bir misafir deil, usuz bucaksz, karanlk bir okyanusta, frtnann iinde kalp felaketin kysna gelmi bir geminin, bararak emirler veren, etrafna dehet saan kaptanyd. Korkuyla olduum yerde sradm, elimde tuttuum ahize yaramaz, kaygan bir varlk gibi bir elimden frlayarak, daha masaya dmeden, dier elime gemiti. Grntm o kadar komik olmalyd ki, Dreamer bile glmekten kendini alamad. Ayrca, yeri geldiinde savurduu tehditlerinden daha ok, beni akna eviren bir baka ey de, O'nun en sert maskesinin ve grnteki kontrolsz fkesinin altnda, her zaman ayn sakinlikteki durgun bir okyanus olmasyd ve baklarnn sertlii aslnda sfenksi andran bir dinginlie sahipti. ok ksa da olsa, o halde kaldktan sonra yz yine gz dnm yrtc bir hayvann ifadesine brnd. "Dierleri sensin!" diye tekrarlad. Sesi yine yatmt, ama bana huzur vermeye yetmedi. "Dnya, sen byle olduun iin byle; bunun tersi olmaz. Sakn kama. Grnen, grnmeyeni tanmana yardm eder. Dierleri, kendinde grmekten kandn eyleri ortaya kararak grmeni salarlar. Bendeki btn bu eyleri yanstan nedir? te saygn bir insann kendisine soraca soru bu lur!" Dreamer, masann zerinden belli belirsiz yine bana doru eilerek szlerini srdrd. "Konumalarn dinliyorum. Kararszsn ve gereksiz ayrntlara dalyorsun. Karklk senin iinde, dierlerinde deil. Dnya, senin ne olduunu, nerede olduunu saptamak iin kendisini pheci, kaotik ve sorumsuz olarak gsteriyor. Yantladn her telefonda, kardaki kim olursa olsun, sana hi aksatmadan, 'Rahatsz ediyor muyum?' diye soruyor." Dreamer dikkatimi buna ektikten sonra durumun aynen byle olduunu fark ettim ve aynen byleydi. yi de bu ayrntnn ne gibi bir nemi olabilirdi ki, hl anlayamamtm. 'Rahatsz ediyor muyum?' sadece koullar rahatlatc bir soruydu. Bu soruyu her zaman ilgisizce dinler, sradan bir sayg szc veya zellikle bir astn stne olan mahremiyetine gsterdii bir incelik ifadesi olarak sayardm.

264

Tanrlar Okulu "Rahatsz ediyor muyum?' diyorlar, nk hazrlksz olduum hissediyorlar. Dnya, dier insanlar, seni yanstrlar. Onlar, tembel ve kendi kendine konuan bir adamn grntsn yanstan aynalardr. 'Rahatsz ediyor muyum?' senin sorumsuzluundur! 'Rahatsz ediyor muyum?'; net deilsin demek! 'Rahatsz ediyor muyum?' dnyann seni sulama biimidir." Zrrr! Yine telefon ald. Ahizeyi kaldrp mekanik biimde, 'Kimsiniz?' dedim. Daha allagelmi bu szleri tamamlamama frsat kalmadan, Dreamer'n ncekinden de korkun olan sesi havada nlad. '"Alo, ben kimim?' demelisin. 'Kimsiniz?' deil." fkelenmi, baryordu. '"Ben kimim?' Hattn dier ucunda daima kendilerini bulacaklarn anlayan kiiler, byle sorarlar!" Dreamer' dinliyordum ve ayn zamanda da henz balayan telefon grmesini her ey yolundaym gibi srdrmeye alyordum. Dreamer, telefonla konumama aldrmakszn, hattaki kiinin kim olduuna ve onun Dreamer'n szlerini iitebileceine hi aldrmadan, '"Alo, ben kimim?' demek, kendi karmakark halinle karlatn hatrladn anlamna gelir," dedi. Dreamer' dinlerken, hattaki kiiye de tek heceli yantlar vererek, grmeyi olabildiince ksa tutmaya ve bir an nce kapatmaya alyordum. "Dnya ynetilmeyi ister! Arayan kim olursa olsun, dahil olma ihtiya nidadr.., akla ihtiyac vardr. Ama senden ald birka iaretten sonra, senin gittiin bir ynnn olmadn kefeder.. " "Sen yaralsn, yle dolusun ki, neredeyse tama noktasndasn. lerlemene izin ver, hafifliin etkili olmasna ve algnn dier blgelerine girmesine izin ver!" -Dreamer, normal ses tonuna dnerek hi beklemediim bir sevecenlikle beni ynlendirdi- "Uyank ve tetikte olan bir kii, kararllk ve sahte gvenlik kabuunun altnda, hep ayn yarann, ayn kederin gizlendiini bilir ve ayrca, yara iyileinceye ve izi kapanncaya kadar mdahale etmekten ve tedavi etmekten baka hibir yol olmadn da bilir. Kap uzaklamaya alsa, bir mnzevi gibi bir maaraya ekilse, ya da bir kei gibi bir manastra kapansa ve her trl telefondan ya da dnyayla olan balantlarndan uzaklasa bile o yara, koruduunu sand kabuk, oun hazrlksz olduunu yzne vurmak iin, ac verir biimde geri gelecektir. Fakat sen, tm sradan insanlar gibi, artk o acy hissetmiyorsun ya da hibir ey yokmu gibi davranyorsun." 265

S t e f a n o E. D'Anra Sesinde aresi olmayan bir baarszln yanks, kozmik bir yenilginin acs vard. Telefon yeniden ald. Bu noktada artk ne yapacam bilemiyordum. Ne Dreamer'a ters dmek istiyor, ne de onun oyununun havasna girmiim gibi, telefonu onun syledii ekilde yantlayacak kadar kendimi zgr hissediyordum. Telefon almaya devam etti. Dreamer, bann bir iaretiyle beni yreklendirdi ve bu jestine ek olarak, "Bunun nasl bir kutsama olduunu bir dn bakalm! Dnya bize kim olduumuzu ve eksikliklerimizi sylemek iin telefon ediyor, tpk bir Delphi khinine elinle dokunacak kadar yakn olmak ve her istediinde ona danmak gibi bir ey," dedi. Sonra yar ciddi, yar yapmack olarak, "Telefona yant veren herkes kar tarafa kim olduunu sorar gibidir oysa bunu zaten bilir. Sen de kardakinir kim olduunu biliyorsun... nk seni arayan yine sensin," dedi. Bir ey piminden kurtuldu, bir skklk zld; kayan bir omurun yerine oturmasna benzeyen bir iyileme duygusu hissettim. Telefon almay srdryordu, ama yazmakla meguldm ki bu, telefona cevap vermekten daha nemliydi. in iin yanyordum. inde bir insann kaderini deitirme ve yaamn dntrme srrna sahip olan o szcklerini kendi szcklerim gibi sylemek iin atlmak zereydim. Dreamer beni yine uyararak, "Dnya senin Oluunun saf bir yansmasdr..." dedi. "Bunu unutma! Dnya kim olduunu sylemek, kendin hakknda bilmekten hep kandn eyi bilmeni salamak iin sana telefon ediyor! Hattn teki ucunda kimin olmas gerektiine karar verecek olan sensin, yalnzca sen. imdilik, hattn dier ucunda senin krlganln yanstan bir insan var. Yardm isteyen, iyiletirilmeyi bekleyen sensin. " Dreamer'n sylediklerini, her eyi, byle olacandan kesinlikle emin olarak dinledim ve yazdm. Bana gre her ey kusursuz bir berrakla kavumutu. Dreamer'n retilerinin dank paralar harika bir kompozisyonla yerlerine oturmaktayd. O anda ulatm kavrama gcyle, gerek duyduum anda her eyi bir btn olarak bulmay istiyordum ve ihtiyacm olduu zaman bunu hayata geirebileceim ekilde uygulamak iin szlerini her ayrntsyla kaydediyordum. Dreamer, iimde oluan almadan yararlanarak bastrp, "Yaayan insan yaam davet eder. Kendine acman baarszl cesaretlendirir. Like attracts like. Benzer benzerini eker. Anlay ise anlay..

266

Tanrlar Okulu Hattn dier ucundaki kiiyi deitirmek istiyor musun? Onlarn szcklerini, seslerinin tonunu, zmlerini ve tadklar haberleri deitirmeyi ister misin?... Kendini deitir! zm sen ol ve dnya da ebediyen deisin," dedi. Nefes alabilmem iin bana birka saniye verdi. Konumasnn bu son blmn de tamamen yazabilmem iin bekledi ve sonra devam etti. "Yantlarken, 'Alo, ben kimim?' demek, yaamnda bana gelen her eyin tek sorumlusunun yalnzca kendisi olduunu bilen ve hatrlayan insana ait bir davrantr. Bir telefon ars, imdiye dek grmekten, dokunmaktan ve gslemekten kandn eyi anlamana izin verir." Tam bu srada telefon yeniden ald. Ahizeyi kaldrmadan nce, Dreamer'n nerisine kulak verebilmek iin birka saniye bekledim. "Netlik... Dnyaya sadece netlik ver, o zaman hattn br ucunda iyi haber olacaktr." "Alo, Ben kimim?" dedim. Bu tuhaf sorumun kar taraftaki kiinin stnde yarataca etkiyi dnerek glmsedim. O andan itibaren, ahizeyi kaldrmak artk uadan bir konumay gerekletirmek iin deil, tpk eski haclarn Delphi'ye yapt gibi peygamberlere zg ve macera dolu bir keif yolculuunu balatacak, tapnan tabanndaki yarklardan yavaa ykselen buhar kadar gizemli ve Pythia* ile grmek gibi batan karc bir macera olacakt... Telefon tekrar ald. Dreamer, bayla ahizeyi kaldrmama izin verirken, "inde ziim ol. zgr ol! Darda ne zm bekleyen bir sorun ne kendini koruman gereken kt bir ey, ne de mcadele etmen gereken bir dman var. Dnyaya bir yant verebilmen iin sen kendin zm olmalsn. Oluun parlak iinde samimiyete, sadelie ve hafiflie ula. Eer yukardan 'oyun'a bakabilirsen, hattn dier ucunda dnyann sana tm kranlarn ve sadakatini sunduunu kefedeceksin. Sonra bir gn bir insann gerek iinin, hatta tek iinin dnyay onarmak olduunu bulacaksn. Dnyadaki her deliliin, her atmann ve her ilenen suun tek kaynann sen, yalnzca sen olduunu anlayacaksn; ve yine sen, eer kendini iinde nasl iyiletireceini, koruyacan, kurtaracan ve nasl seveceini bilirsen, dnyay da senin, tek senin iyiletirebileceini, koruyabileceini, kurtarabileceini ve sevebileceini fark edeceksin," dedi.

Phtia: Delphi tapna'nda haclarn sorulan yantlayan khin rahibe, (.n.)

267

Stefano E. D'Anra Telefon hl alyordu. Ahizeyi kaldrp, 'Alo, ben kimim?' diye yantladm. Dreamer'a kar bir kran duygusunun tm hcrelerime yayldn hissettiimde, iimde birdenbire ykselen, ama uygunsuz kaabilecek dayanlmaz O'nu kucaklama isteine ok zor kar koyabildim.

8 Mekaniklie taklan elmeler Mezzinin sesi, inananlar gnde be kez ibadet etmeye davet ediyordu. Ezan, antik ehirlerde ehrin evresini saran surlar gibi, grlmeyen bir d duvarn snrn belirliyordu. Varl kurtarmann bir devlet meselesi sayld Suudi Arabistan'daki arlarda devriye gezen din polisleri burada yoktu. Ayrca burada, namaz vaktinde ibadet dnda yaplan her trl iin braklarak camiye gidilmesini salamak iin dkknlarn kepenklerine vurulan coplarn sesleri de duyulmazd. Bununla birlikte, yine burada da, ince minarelerden ykselen ezan sesi, her trl etkinlii bak gibi keserek halk, namazlarn klmak zere yzlerini Mekke ynne dnmeye davet ediyordu. Mslmanlarn kendi isel ynlenilerini dzenleyebilmeleri iin kutsal ehrin bulunduu yn gsteren kbleyi kolayca bulabilmeleri, nem asndan Kutupyldz'nn gkyzndeki seyriyle edeerdeydi. Her i yerinde, her otel odasnda ve her kamu alannda kbleyi milimetrik hassasiyetle gsteren bir ok bulunurdu. Tm slam dnyasnda, gnde be kez bu yne doru serilen seccadeler, namaz klan milyonlarca Mslman bir araya getirirdi. badet saatinin gelmesiyle birlikte tm dier iler nem sralamasnda ikinci sraya dverirdi. Bu srada trafikte olanlar, arabalarn yol kenarna ekerek yanlarnda hazr bulundurduklar seccadelerini olduklar yere yayarak namaza dururlard. Avrupa'dan bir dn yolculuum srasnda, Cidde zerinden aktarma yapacak bir Suudi uanda son dakikada yer bulmutum. Bunun dorudan Mekke'ye giden bir Hac seferi olduunu kefettiimde i iten gemiti: Uaktaki tek 'kfir' yolcu bendim. Yolculuun ortalarnda, tm yolcular kalkta stlerinde olan giysilerini kartp, Mslman haclara zg beyaz kumatan kisvelerine sarndklarnda, benim onlarn arasndaki pozisyonum olduka rahatsz edici bir hal almt. Ardndan yerlerine gemeleri iin yaplan tm anonslara ve personelin insanst gayretlerine ramen, Tristar'n orta geidini igal edip srayla namaz klmlard. 268

Tanrlar Okulu Kendi kendime, hangi yne gittiimizi acaba nasl bilebildiklerini dnmtm. Gzmn nne gizemli kular geldi; doast igdlere sahip olan bu kularn kar koyamadklar bir gle Kbe'nin merkezindeki kk siyah gnelerinin ekim alanna doru kanat rptklarn hayal ettim. Bir toplant srasnda ya da bir pazarln tam orta yerinde bulunduumuz mekna dolan ezan sesiyle, Mslman iadamlarnn szlerini havada asl brakrcasna ibadete kotuklarna defalarca tank olmutum. Gzlemlerime gre, bu birka dakikalk mola onlarn glerini tazelemeye yaryordu, ama bunun nasl olduunu bilmiyordum. Bu dini uygulamann en derinlerdeki mantm, ritelin ardndaki gizli bilgelii aratrmaya almtm; ne var ki, kimse bana bu konudaki banazln ya da hurafelerin tesine geecek bir bak asyla aklama yapamamt. Dreamer'la grmelerimizin birinde O'na sormak iin bir frsat yakaladm. Syledikleri, benim gibi hazrlk dnemindeki biri iin gerekten ok nemliydi. Olduu gibi defterime kaydettim. "...Bin yldan bu yana sregelen bilgelie dayal gelenekler, insanolunun nne geilmez bir biimde eilim gsterdii kemiklemeye ve tekrarlamac yaklama kar durabilecek her trl 'hileyi' icat ederek, nesilden nesle aktard. Mekke ynne dnerek gnde be kez klnan namazlar, Islami takvimde dokuzuncu ay olan Ramazan'da Islami 'oru tutma' gelenei ve tm dini geleneklerdeki mevcut ritiiellerin hepsi, bu 'nekaniklie taklan elmeler' olarak tanmlanabilir. Bunlarn ilevleri, rutinin kesintiye uratlmas yoluyla, insanlar en kkl alkanlklarnn kulvarn deitirerek, artk uyku haline geen gizli bir akl beslemektir." Dreamer aklamasna devam ederek bana bunlarn, artk asl k noktasnn unutulduu dini inanlar, bo riteller veya bazen hurafelere dayal uygulamalar biiminde varln srdren, bedensel, zihinsel ve ruhsal arnmann temel ilkeleri olduunu anlatt. Yaammzn ne denli mekanie ve gereksiz tekrara dayal olduunu kefetmek iin, davranlarmza bir para dikkat etmemiz yeterli olacaktr. Her sabah, birbirinin ayn olan titiz bir gayretle, bir dizi hareketle yeni bir gne balyoruz: yatamzdan karken yere ayn ayakla basyoruz; tra olmaya hep ayn taraftan balyoruz; dilerimizi ayn saydaki hareketle, ayn ynde ve hep ayn yz ifadesiyle fralyoruz. Fark edemediimiz ayn alkanlklarmza balyz, hep ayn olan jestler, mimikler, szckler ve seslenilerle gndelik dncelerimizi ifade 269

S t e f a n o E. D'Anra ediyoruz. Hatta duygulannz bile, ruhumuzun artlandrlm refleksleri gibi nceden tahmin edilebilir. Sradan bir insann iradesi gmldr. Onun davran, yapay anlamlarn yansmasdr ve psikolojiden ok robotuluk veya etioloji benzeri bir bilimin kapsamnda daha verimli biimde incelenebilir. "Kii yapaca minimum dzeydeki bir z gzlemleme sonucunda kendisi iin karar almak, bir tercihte bulunmak, kendi iradesini zgrce ifade etmek zere ikna olduunda, bakalarn taklit etmek yoluyla aslnda kendi nyarglar ve benzer konumlar ile alkanlklar tarafndan kazlarak oluturulmu eski zihinsel kulvarlarnda ve mekanik srelerine bal olarak ynlendirildiinin farkna hemen varacaktr." Afallamtm. Ayrca Dreamer'n, dncelerini insanlarn iinde yaad en acmasz gerekleri, kimseyi gcendirmeden bylesine baarl bir biimde aklamakta kulland kendine zg stili karsnda bylenmitim...Onun bu otoritesinin ve bilgeliinin nereden geldiini kendime sormadan edemiyordum. Yznn ve szlerinin ciddiyetinin arkasnda, nhuna kk salm yanlsamalar, inanlar ve grleri sistemli bir biimde ve de zalimce altst ediini bir ty kadar hafif klan sonsuz bir efkat, grnmeyen ve srekli var olan bir glmseme vard. mekanik alkanlklarmza taklan elmeler' konusunda daha fazla bilgi edinmek istiyordum, ama anladm kadaryla Dreamer bu konuya son noktay koymutu bile. Israrlarm sonucunda azndan birka szck daha alabildim ve notlarma zenle ekledim ve bu szler Dreamer'n felsefi kuraln ereve iine almama yardmc oldular. "Tekrara dayal bir hareketi, mekanik bir tepkiyi dzeltmek veya bir alkanl krmak ynnde ok kk bile olsa bilerek yaplan her aba, 'nekaniklie taklan bir elmedir'." Dreamer bu konudaki szlerini, yaplan bu 'uygulamal almann' kiinin rastlantsallk yasasndan kamasna, kazalarn olaca ve hatta kendisini felaketlerle, doal afetlerin iinde bulaca olaslklar bile etkisiz hale getirmesine yardm edeceini syleyerek bitirdi. O gnden sonra, bunlar kendime olabildiince sk hatrlatmaya altm. Kendimdeki her trl katlam otomatik davran, pasl ve gcrdayan mekanik tepkiyi, taknty, alkanl, her eit rutini gzlemeye ve krmaya baladm. Bunun ne denli g bir i olduunu ve yaammzda mekanik davranlarla, gereksiz tekrarlarn zulmnden artakalann ne denli kk olduunu ancak bunu deneyen bir kii anlayabilir. Tm zahmete deer. 270

Tanrlar Okulu Tetikte bir ruhun dikkatinin gelitirilmesi, kendi geerliliini, rutin bir alkanln veya davrann bilerek dzeltilmesinin telerine tamaktadr. imizdeki bu polis ve hrsz oyununda, alkanlklarmza tuzak kurabilme becerimiz, iimizdeki hkmszlemi tm eski tepkilerin acmasz avcs olabilmemiz; bir Olu almas olan hareketlerimize gsterdiimiz itina ve tepkilerimize olan farkndalmz, yaamlarmzda dncelerimizin ve duygularmzn kalitesi zerinde ei benzeri olmayan bir yansmadr.

9 Kendimizi yenmek Dreamer'la karlamalarmz giderek azald ve yaadm olaylar, iinde bulunduum koullar giderek daha boucu bir hal ald. Uyumsuzluk ve honutsuzluk duygusu beni tepeden trnaa saryordu. Dnya kocaman olmutu ve bamn stnde beni tehdit edercesine ykseliyordu. Onun daha da genileyen 'hipnotik gc' ve zerimdeki basks arlarken, her geen gn Kuveyt'teki irketin nemi byyordu. Dreamer birok kez aresizliin bir uurum gibi nmde uzanan kysndan beni kurtarmaya geldiinde, "Olumlu bir ruh halinde kalmaya bak, aptallk ederek kendini fazla ciddiye alma," diyordu. "Kendinle dalga gemeyi dene. Bu, her trl takntya ve kendini zdeletirmeye kar gl bir panzehirdir." Dreamer'n szlnde, insann dnyayla 'kendini zdeletirmesi', zgrlmzn azald bir duruma dtmz, bizim varlk olarak ufalandmz gsterir. "Sen sonu haline geliyorsun, dnya da sebep. Sen kldke, dnya byyor ve seni yutuyor." Dreamer'n bu szleri gzlerimin nne, kendi gzyalar iinde boulma tehlikesiyle burun buruna gelen Alice'in grntsn getirdi. Dreamer, zdeletirmeye kar ve insanlarn 'gereklik' olarak niteledii olaylarn bir hipnoz damlasyla beni uyutmasndan kendimi kurtarabilmem iin bana btnyle bir dizi hile ve strateji retti. Bunlardan biri, belirli bir noktada, zellikle de pek uygun olmayan, en youn ve kritik zamanlan aka seerek, yaptm ii her ne olursa olsun yanda kesmekti. Bunu, bir odann kesinde hareketsiz durup zamann, Oluumun her santimetrekaresine uygulad basksyla bouarak denedim. O dakikalarda bedenimde, dnyann beni yeniden avucunun iine alarak, endielerle kayglarn girdabndan ktm ayn yere koymaya alan zulmun hissettim; bu zulm, bana antaj yaparak bu ksack kopma anndan 271

S t e f a n o E. D'Anra ve yaammn mekanik olarak nceden dzenlenmi olaylarn aralksz srecinde yarattm kk bir boluk yznden, zarara urayacama dair dnceler gnderdi. Dreamer'n bu nerisini uygulamaya koyunca, olaylarn iinden syrlmay, bamszlamay ve kendimi iinde bulduum koullarn stne karma konusundaki becerilerimin dikkate deer biimde arttn grdm. Hayat ve i, zerimdeki arlklarn ve ciddiyetliklerini kaybettiler. Ardndan, onlarn beni uyutan hipnotik etkisinden kurtulunca oyunun gcn yeniden anlar oldum. Baka durumlarda, dier taktiklerinin yan sra, kendimi korurken kullanmak iin, aynaya bakarak deiik yz ifadeleri taknmay setim. Kendi komik yz ifadelerime bakarken, oyun iinde bana den rol unutmamak iin kendimi zorladm. Bu, yaklamakta olan, lmne bir karlamann yolda olduunu sylyordu. O isteyerek gstermi olduum abalar bir tnel aarak beni ilkalarn nemli okullaryla temasa geirdi. Tpk zamann ayarlad, akordundan zlen sesler gibi o okullarn retileri vcdumun her bir hcresinde bir ahenk iinde titretiler. Bu zamanlar berrakln ve akln nadide ltlar olarak byk bir ltufla anmsyorum. O srete, Dreamer szck daarcma yeni ve unutamayacam 'kendiniyenmek' terimini katmt. Bunu zellikle ilk kulland zaman ok iyi hatrlyorum. Le Meridien'in at katndaki kral dairesinde, terasbahedeki geni yzme havuzunun banda oturuyorduk. stnde beyaz ketenden bir giysiyle, timsah derisinden makosen ayakkablar vard ve koyu caml bir gne gzl takyordu. Her kk ayrnt ve hareketi O'nu Arap dnyasn derinden bilen, kibar bir Batl adam gibi tarif ediyordu. Pencereden, B?sra Krfezi'nin koyu mavi sularna, Water Towers'n kubbeleri gibi sfr noktasna kadar kademeli olarak alalan Kuveyt ehrindeki tozlu binalara, evredeki teraslara ve ince minarelere bakarak konutuk. Bir giriimci olarak karlatm zorluklarla, srekli yolumun stnde kan engeller hakknda kendisine bilgi veriyordum. O'na, bir kiinin liderlik anahtarlarna nasl sahip olabileceini sordum. Korkusuzlua, yklmazla, zafere ve ana gtren sihirli forml bilmek istedim. Dreamer, "Bir lider her eyden nce bir Olu yneticisidir," dedi. "O, kendisindeki olumsuzluklar nasl tanyacan ve onlar nasl embere alp kstlayacan bilir. Tm savalar kazanmak iin nce 'kendisini yenmesi' gerektiini bilir. 272

Tanrlar Okulu 'Kiinin kendisini yenmesi', olumsuz duygularmzn bizi ynetmesine ve boyunduruk altna almasna kesinlikle izin vermemek demektir. Dncelerimizin ykcln alt etmek ve kendimizi baltalamaya gz yummamaktr. Tm snrlarmz amak, Varlmz kaplayan glgelerin, phelerin ve korkularn koyduu her engeli devirmek demektir." '"Kiinin kendisini yenmesi',btnle doru gidilen yolda, iradeyi gml olduu yerden kartmak, met cezirlere kar yzmek demektir. Yaamda yaplacak baka bir ey yok! nsann yaamnda maruz kald snavlar, iindeki sorumluluklar ve yolculuunda nne kan tm zorluklar, iinde tad o grltl kalabal yattrmasn ve kendisini ruhunun sadeliine ve Olu birliine doru tayacak frsatlar temsil ederler." Bir sre baka bir ey sylemeden, bunlar defterime geirirken yzmn ald akn ifadeye glmsedi. Ardndan, masann zerinden bana doru hafife uzand. Daha nce de yine onunla birlikteyken birok kez olduu gibi kalbim yerinden oynamt. Birazdan, O'nun felsefesinden, benim anlama dzeyimi hzlandrmaya muktedir hayati nem tayan paralarndan birinin daia aktarlacan sezmitim. Ona hazr olduumu gstermek, ama biraz da bana yava yava yaklamasnn iimde yaratt gerilimi boaltmak zere kk not defterimi ak ekilde dizlerimin zerine brakarak, srtm dikletirdim. Dreamer fsltyla, "Kiinin kendisini yenmesi', iine szmaya alan en kk bir olumsuzluk ifadesine bile geit vermemek, iindeki hibir alalmaya veya hzn krntsna, ne kadar nemsiz olursa olsun, engel olmaktr," dedi. Bekledi. Yzndeki belli belirsiz bir glmsemeyle, dikkatle bu aklamadaki tepkimi gzlyordu. Ardndan sesini deitirerek bu satrlar okudu: Zaman sana saldrdnda sen zaman yut Istrap sana saldrdnda sen strab yut phe sana saldrdnda sen pheyi yut Korku sana saldrdnda sen korkuyu yut. Dreaner'n bir kavram akladnda veya bir grnty anmsattnda tekrarladnn ve onlardan sk sk yeniden sz ettiinin farkna vardm. Ak ve seik olarak O'nun kulland bu tekrarlarn, o zamana dek inandm gibi sadece bir eitim yntemi olmadn, paralellik stne 273

S t e f a n o E. D'Anra kurulan ritmik bir iir biimi gibi, kavramn ya da grntnn farkl alardan yeniden sunulduu grne kapldm. Benim dorudan deneyimlediim bu sre, onun kendi isel jeolojimdeki psikolojik engelleri devirmesine ve sert yaplanmalar ykarak gemesine izin verdi. Dreamer yeniden konumaya baladnda, aklmdan geirdiim bu dnceleri bir sreliine de olsa braktm. "Kendini yenmek', dnyaya baml olmamak, yaratc olmak, kendinin, kendi Olu durumlarnn efendisi olmak ve dolaysyla da dnyann efendisi olmak demektir." Bamsz kalabilme yeteneinin, herkesin doutan elde ettii, tamamen doal bir hak olduunu ekledi. Bana dikkatle bakarak, sessizlie brnd. Baklarnn altnda karanlktan kp zaman rmanda akan bir sal konvoyu misali hatralar geldi aklma. ocukluk andan ktm bir olay takl kalana kadar, grntler birbiri ardnca her seferinde daha da canl bir ekilde artarak oald. Kendimi bir kez daha, Carmela'nn odasnda, yine her zamanki huysuzluklarndan birini sergileyen bir ocuk olarak grdm. Anlayl yetikin kiilerin arasnda, gzyalarna kaplarak barp aryordum. Giuseppona bile beni yattramyordu. Delirmi gibiydim, ama ocuktum ve bir yandan da gz ucuyla onlar izliyordum. Baka bir eyle ilgilendikleri srada, kimsenin beni grmediinden emin olduumda, geni gardrobun kapandaki boy aynasnda kendi grntme bakyor ve bu gsteriyi oynama zgrlyle mutlu, art niyetle gizlice glyordum. ocukluumun, unuttuum bu karesine bir kez daha kavumutum. O zamanki gizli zevkin tadn yeniden yaadm: kabiliyetimi fark etmemi ve bamsz kalabilme yeteneimden hi phelenmemi kr ebeveynlerim ve yetikinler olmadan, istediim zaman o duruma girip kabilme gc. O konumdayken, hi vicdan azab duymadan, onlar kontrol edip bask altnda tutabileceimi hissettim. Dreamer mdahale ederek o noktada dncelerime girdi ve bana, "Ne var ki, bir gn ocuk oynamay brakr. Bir zamanlar sadece istedii zamanlarda takt bu maske, artk onun yaamn zalimce yneten kalc yz olmutur ve o ocuk, artk tam anlamyla kaprisli, alngan ve zayf; btn dnyay kendisine patron sayarak bir uyuturucu ya da bir i bamls gibi bir eye veya birine baml kalmadan yaayamayan krlgan bir yetikine dnmtr." dedi. 274

Tanrlar Okulu Tatllkla, ama elik gibi sert bir bakla bakarak szlerini tamamlad: "zgrlk, senin bunca zamandr taktn btn bu maskelerine mal olacaktr."

10 'D', var olan en gerek eydir Ortadou'da ve Kuveyt'te geirdiim yllarda, Dreamer'n mucizesine kar bir tr alkanlk oluturmutum. Huzur, salk, baar ve her sktm anda onun mucizevi ve bitmez tkenmez bilgeliinden yararlanmam salayan frsatlar iin balarda duyduum kran duygusu yava yava, onun otoritesiyle alaka bir rekabete giren iimdeki bastrlm isyan duygusuyla yer deitirdi. Dnyann bende at binlerce yaradan bir sznt gibi enerji kaybediyordum ve enerjinin yannda zgvenim, yaama isteim ve sevincim de giderek azalyordu. Hatta Dreamer'la birlikte yaantma giren mucize duygusu bile, az ak kalm deerli bir parfm gibi buharlap gidiyordu. Tm dnyam bulanklamaya balamt. Birlikte altm kiiler de, benim yitirmekte olduum canlln bir davurumu gibi, bir zamanlar ilerine duyduklar enerjiyi ve cokularn katmadan bana geri yanstyorlard. Benim etrafm kuatan problemleri srekli zmek zorunda kalmam anlamna gelen patronluk rol sonum olacakt. He who does not rule himself cannot rule others Kendisini ynetemeyen kii, bakalarn hi ynetemez. Artk iyiden iyiye seyrekleen bulumalarmzda da eskisi gibi yine Dreamer'n szlerini yazyor ve onlarn stnde uzun sre dnyordum; ama iimdeki derin uurum uzun zamandr 'd'le, gereklik olarak inandm eyi birbirinden ayryordu. nsanln en eski dram olan Cennet'ten kovuluunun, yalnzca zamann balangcnda tek bir kereliine gereklemediini ve birdenbire olmadn artk iyi biliyordum. The unexpected always requires a long preparation Beklenilmeyen, hep uzun bir hazrlk dnemine gereksinim duyar.

275

S t e f a n o E. D'Anra dem'in samala varan anlalmaz yks, gzlerimin nnde canlanarak yeniden gerekleiyordu. Bilinli bir varlk, korku ve strap karlnda cennetinden vazgemiti. Bu nasl mmkn olabilirdi? Yaamla lm kim takas ederdi? Ne var ki insan bunu yapt ve yapmaya da devam ediyor. Bunu tenimde hissederek yayordum. Elmay srmak, sebebin dta olduuna, bizi elinde tutan ve bizi denetleyen bir iradenin dmzdaki dnyada bulunduuna inanmaktr. Absrdln tiyatrosu perdelerini ayor ve bu dram her lm annda, 'burada ve imdi'yi her erteleyiimizde yeniden sahneliyordu. Gnah ilemek szc Greke, etimolojik olarak 'sapmak' anlamna geliyordu, benim gnahkr olmam da kendi yaps iinde, en yksek grevimden sapmak, uzaklamak oldu. Unutkanlk, itaatsizlik ve blnme zerreleri katlanarak oald ve cennete girerek kirletti. Her defasnda azar azar, Dreamer'n felsefesini geeklemesi olanaksz bir dnyaya, kurgu dnyasna srgne gnderiyordum. Onun vizyonu ve szleri, beni ilk gnk gibi bylyor ve ben tm bunlarn gcn bir soluk gibi iimde hissediyor olmama ramen, inancm bana bunlarn hl salt teoriden teye gidemediklerini sylyordu. Pratikte durum tamamen farklyd; yzlerce insann baland, hatta kendi ailemin de geimini salamam iin ynetilmeyi bekleyen bir irketin zerime aldm sorumluluu, her gn gslediim binlerce zorluktan sadece biriydi, Etrafm benimle ayn heyecan paylaan alanlarla evriliyken ve Kuveyt ehrinin en sekin blgesi Samia'da yaamak iin gzel bir villa, emrimde hizmetiler, ofrler varken, ben iki yl nce Dreamer'n beni ekip kard cehennemi ve o andan sonra bana sunduu harikalar unuttum. Sonunda, Dreamer'n ilkelerinin ve dncelerinin aslnda yaantm kastl olarak kartrmak ve gereksiz yere bana zorluk karmak zere hazrlandn dnmeye baladm. Dreamer bana, " 'D', var olan en gerek eydir," diye retmiti. "Kendini elikten bir halatla d 'e bala ve hi kimsenin, hibir eyin seni ondan ayrmasna izin verme. 'D 'ten yoksun bir adam, evrende kaybolmu bir krntdan farkszdr." Ancak aylardan beri, O'nun dnyas ile benim gnlk dnyam arasndaki blnmeyi beslemekle meguldm. Dreamer sayesinde elde ettiim o bir milimlik btnl, yaantmda dalar yerinden oynatan o belli belirsiz hareketi artk yitirmekteydim. Affedilemeyen yegane gnah, btn yanllarn en yanl, dnyann bizi yarattna inanmaktr. Dnyay tanrmz yaptmzda, stelik de kederli ve cahil bir tanr gibi kabul ettiimiz her an, bu gnah yreimizde yeniden 276

Tanrlar Okulu iliyoruz. Yaratl kitabndan, Frankenstein yksne, Alice'nin masalndan, Blade Runner'a kadar, insan kendisine srekli olarak, kendi yaratt eyin kurban haline gelen yaratcnn lmsz yksn anlatr. Bizim ne srdmz gre gre, dnya baskn kar, biz onun gerek olduuna inanrz ve onu her eyin stnde tutarak onu putlatrrz. Bir keresinde bana, "Sen dnyay grdnde, o oktan yaratlmtr," diyerek, dnyaya 'yaratld' denmesinin nedeninin bu olduunu aklamt. O sonradan gelir. O sonutur! nce gelen ise sebeptir. Ancak pek az kii dnyann ne bir yn, ne de kendi iradesi olduunu anlayabilir. "rade yalnzca bireye aittir... dnyay ynetir. radenin olmamas halinde, dnya otomatik olarak kontrol ele alr.." Bu, insana sknt veren bir haberdi! Dnyann, bir ktlenin bir iradesi olamayacan anlamak, birisinin uu srasnda uan pilotu olmadnn ve birka dakika iinde tm kontrolleri renip ua kullanmas gerekliinin farkna varmasna benziyordu. Kaygl halimi fark ederek, "Bundan dolay endielenmen tamamen yersiz, bu durum sadece senin dnyaya olan bamlln srekli klar," dedi. nanmay ok arzu ediyor olmama ramen, onun felsefesiyle uyumadm her zamankinden ok daha fazla hissederek, "Dnyaya baml olmak tam anlamyla ne demektir?" diye sordum. "Bu, 'unuttuun' zaman, senin klecein ve dnyann senin bana patron kesilecei demektir," diye sorumu ilgisizce yantlad. "radesiz insanlar, psikolojik cceler haline dnerek kendi evreninde kuyruklar bacaklarnn arasnda skm, sululuk duygularnn arl altnda belleri bklm ve kendi yarattklar hayaletlerden lmne korkarak dolarlar. Bu duruma indirgenen insann, artk sulamak, ikyet etmek ve bahaneler bulup kendisine acmaktan baka yapabilecei hibir ey yoktur," diye ekledi. Ve bu, dnya zerindeki insan olma koulu olarak devam eder, hafza reinesi eriyip minnettarlk kanatlar yitirildiinde, karus gibi, benim de tepe taklak iine dmekte olduum bir kouldu bu. Pirandello'nun Enrico IV (Henry IV) karakteri gibi, kendimi sadece oynamam gereken bir roln iine hapis olmu buldum. "Bir iadam olmak veya bir giriimcinin ok kapsaml roln oynamak, zgr bir adam olmak demek deildir. Kiinin kendisini o rolle zdeletirmesi, sadece hapishanesini deitirdiini gsterir. Sen sadece yeni bir hcreye girdin. zgrlk, kendim dnyayla zdeletirmekten kurtarmak, tm yaantn yneten strap ezgisini sonsuza dek susturmak demektir." 277

S t e f a n o E. D'Anra imde ten crcr bceklerine oktan tahta bir tokmak frlatm, 'O'nun bama dert aan sesini ortadan kaldrmaya karar vermitim. Aylar getike Dreamer'la olan grmelerimiz giderek seyreklemi ve sonunda neredeyse tamamen kesilmiti. O sralarda, her geen gn kendi gcme artk daha uzun sreler boyunca nem verir oluyordum. Ben kan ter iinde zm peinde koarken, farkna bile varmadan zamanla asl zmlerin srekli bir ksr dngnn iindeki sorunlara dntn fark edemez olmutum. Dreamer'n enerjisiyle doldurulan gne bataryalarm artk zayflyordu. Grnrde her ey eskisi gibi yryordu, fakat yaantma Dreamer'la birlikte giren o enerji, o hayati sv Varlmdaki yzlerce yaradan, yerine konmas mmkn olmayan deerli bir yaam pnar gibi fkrarak akp gidiyordu. Artk antrenman da yapmaz olmutum. Bedenimi ihmal ediyordum. Yorgunluumu, yzmde oluan krklklarla dier yalanma belirtilerini ve bedenimin ktlemesini, alma koullarmn arlna ve yeterince uyuyamyor olmama balayarak kendimi ho gryordum. Oysa ben, 'd' terk etmemle beraber, Dreamer'la birlikte yrdm yoldan geri dnyordum. ortaklarna gvenmek, sadakat ve hatta bazen birlikte altn kiilere ve yaptklar ilere hayranlk duymak, hatta kiisel yeteneklerimden kaynaklandn saydm eyler, Dreamer'la olan ilikimin yansmasndan baka bir ey deilmi. Bu tr ilikiler giderek zayflad ve baz durumlarda tamamen yok oldu. Bu deiimden dolay bakalarn suluyordum. Bana gre herkes agzl, nankr ve frsatyd. Bu srede sorunlar ve anlamazlklar her zamankinden daha tehlikeli boyutlara ulat ve baarszlklar daha sk yaanr oldu. Yine de bu olaylarn ounda, en azndan balarnla, iler tatllkla, hatta ok zevkli biimde yryordu. Hayatmdan neredeyse tamamen km olan Dreamer'la karlamalarmn ve haberlemelerimin giderek seyrelmesini, balarda byk bir umursamazlk ve rahatlkla karladmn farkna vardm. Giyim tarzm ciddiyetten uzakt ve alkanlklarma dair bir zayflk sz konusuydu. Sosyal dernek toplantlarn, Bykelilik resepsiyonlarn ve villalardaki zel davetleri kabul ediyordum. Kentin en ok rabet gren restoranlarnn ve gece kulplerinin mdavimi olup kmtm. Dreamer bana her zaman mtevaz davranmam nermiti; fazla ortalarda grnme, sadece, titizlikle seecein ve sana zel frsatlar sunacak baz resmi davetlere stratejik olarak hazrlanarak katl demiti. 278

Tanrlar Okulu Dreamer'n bana verdii disipline gre, nemli i toplantlarnn arifesinde yemeime, sporuma ve okumaya gayret ederek kendim zerinde yapacam almay younlatrmam gerekiyordu. Bir dikkat ve farkndalk durumunu pekitirmek, dnyaya ak en kk bir sznt atla brakmamaya ve hibir eyin, aylar boyunca 'uygulamal alma' yaparak sahip olduum bu zenginliin, bu deerli servetin mahvolmasna izin vermemeye ynelikti. Kendimi bunlarn oundan zgrletirdiimde; ar egzersizlerle, katlanlamaz basklardan oluan ve tahamml edilemez biimde sert olan, bar srecindeki rutinlie ara vermek iin, sava haberini neeyle karlayan bir Spartal'nn hafifliini hissettim. Bu sralarda Kuveyt semalarnda bir sava tehlikesi, kara yamur bulutlan gibi toplanmaktayd. rak snrnda her gn yeni bir atma kyor, politika ve uluslararas i dnyas bu kk eyhliin gelecei hakknda belirsizlik ve huzursuzluk belirtileri gsteriyordu. Baz uluslararas tedarikiler anlamalarndaki nlemlerini artrdlar ve hatta birlikte almak zere neri gtrdmz baz Batl yneticiler, nceden bir kabul szlemesi imzalam olmalarna ramen, son dakikada fikir deitirip buraya transfer olmaktan vazgetiler. Bu belirtileri en aza indirgeyerek, her trl i balantsn irketin geleceini dnerek yapmaya altm. Bu konudaki abalarm younlatrdm ve DBDO International'n yerel temsilciliini aldm yeni bir rn grubunu, byk bir reklam kampanyas balatarak piyasaya srmeye karar verdim. irketin, Avrupa kltryle yetimi gen bir Libyal olan genel mdr, sz konusu proje iin ok uygun olduunu dnd yeni bir ngiliz yneticiyi atamaya sz verdi. Dnce ve grlerini paylamak zere bu yeni ynetici aday birka gn iinde El Abadi Kuleleri'ndeki ofisimde benimle grmeye gelecekti. Heleonore ile bu ekilde tanmtm. O gn reklam kampanyasyla ilgili olarak bana ne anlattn anmsamyorum, ama o glmsemesi, canll ve Endlsl atalarndan gelme gzellii bende unutulmaz bir etki yaratmt. Dreamer'n szlerini hatrladm ve Kuveyt'te tanacam syledii deerli hcrelerden birinin Heleonore olmasn mit ettim. Tm dileklerimi tek bir cmle iinde toplayp, kalbimden tm gcmle diledim: 'Tamm, bu o kii olsun.'

279

Stefano E. D'Anra 11 Heleonore O gnden sonra onu hemen her gn grr oldum. Hyatt Club'da beraber yzmelerimiz ve yaptmz tenis malar, Water Towers'n dev kubbesinde bir buluma ve oradan krfezin klarn birlikte hayranlkla seyrettiimiz Versailles'daki akam yemei, hzl flrt dnemimizden baz kesitlerdi. Heleonore ksa zamanda benim en byk destekim, dostum ve ocuklarmn srda oldu. Byk bir tatllk ve yumuaklkla girdii yaantmzn her geen gn yeni bir kesini doldurdu. Herhalde hibir igal bu kadar dirensiz karlanmamtr. Hibir ey sylemedii halde, Giuseppona'nn onaylamadn biliyordum. Onun bu tavnn Dreamer'den uzaklamama, ona olan itaatsizliime balamayp, bir kskanlk biimi olduunu dnmtm. Kendi rolne yneltilmi bir tehdit olarak algladn ve tavrnn geici bir tepki olduu yargsna varmtm. Gerek ise, Giuseppona'nn benim bir felaketler denizine girmekte olduumu seziyor olmasyd. O, Roma'dan ok daha eski bir yer olan Neapolis'in beiinde, Cuma'da domutu ve DNA'smda o uygarln kehanet ruhunu ve gizemli lisann tayordu. Bandan beri, bilgi ile kirlenmemi, zihinsel birikimlerden ve zihinsel tasarlardan zgr bir anlaya, z varln berraklna, itenliinin kuvvetine ve 'bilmeden bilen' birisinin yalnlna sahipti. Ayn eyi bir kez daha deniyordum. Luisa'nn lmnden beri, yeniden mutlu ve gerek bir aile kurabileceime inanmaktan hi vazgememitim. Jennifer ve Gretchen ile olan nceki ilikilerimi bitiren, bildik talihsiz olaylarn hl d koullardan kaynaklandna kesinlikle emindim. Denildii gibi, akta talihim yaver gitmemiti. Hepsi bu! Er ya da ge, doru kadnla karlaacaktm ve o zaman her ey mkemmel olacakt. Ben olduum gibi kalrsam ancak, deimeme gerek kalmadan, gemite yaanm olaylardan ve koullardan farkl durumlarn doacana inanarak, mutluluk zerine yazlm bir kaderin bana ulaabileceine, kendimi kandryordum. The extemal world is the materialization of your psychology... It 's you who have given consent to each of your problems, to each diffculty in your life... One day, whenyou 've come to know yourself you will understand why the world is as it is. 280

Tanrlar Okulu D dnya senin psikolojinin maddelemi halidir. Yaamnda nne kan her soruna, her zorlua nceden onay veren sensin. Bir gn kendim tanmaya baladnda, dnyann neden bu halde olduunu anlayacaksn. Heleonore'nin hayatma girmesiyle Dreamer'n sesi benden iyiden iyiye uzaklat. Jamil sabahlar kumlu bahemizdeki aalardan taze hurmalar topluyor, hazrlad taze beyaz peynir ve kk siyah zeytinlerin yannda, youn nane ve maydanoz aromas ieren tabule ile birlikte her sabah kahvalt sofrasnda bize sunuyordu. Gnlerimiz cokulu, ama aka ifade edilemeyen hafif bir strap dalgasyla glgelenen, aslnda mutsuz gnlerdi. Bu duygu, okulu asma keyfinin, Carmela'nn beslenme antama koyduu sandvileri eve dnmeden nce mideme indirme zorunluluuyla glgelenmesine benziyordu. Bana gre dnya, bizim birlikteliimize bu ekilde kar kyordu. Oysa gerekte, yaral bilincimde yasad durumumu dnyaya ilan ediimi ve grnmez bir kural ihlal ederek kar geliimi balayamayan bendim. Dreamer beni bir kral olmaya hazrlyordu, oysa ben yeniden sradanl semitim. Yalnzca onun dncelerini, szlerini unutarak, onlar yaammdan uzaklatrnca, beni bamlln gettolarna, gemiimin cehennemlerine geri gtrecek bir kadnla karlaabilirdim. lk aylarda Dreamer'n retilerinin pek de eksikliini duyduumu syleyemem. Kendi inan btnlm bu boluu fazlasyla doldurmutu. Bununla birlikte, bir kehanet gibi ok yaknda olacak bir felaketin, batl inan gibi tuhaf bir nseziye benzeyen karanlk bir huzursuzluun iimde bydn hissediyordum. Artk ok gerilerde braktm dndm, sululuk duygular ile hayali olumsuzluk grntlerinin yaratt duygusal dkntler, yaamm yeniden eline geiriyordu. Bencilliklerimiz dnda hibir eyi umursamadan mutluluumuzu kurabileceimiz dncesi, o akam, ben ve Heleonore'un artk Kuveyt vatanda olamayacamz bu slami gn altndaki hilalin bat gibi yok oldu. Sadece Dreamer'a gre deil, artk Kuveyt yasalarna gre de yasad kiilerdik. Yaamn her ynnde Kur'an' mutlak yasas olarak benimseyen bu lkede aldmz riskler gz ard edilemezdi. Buras, kamu yaamnda olduu kadar zel yaamda da ok kat ahlak kurallar olan bir lkeydi. Bu lkeyle, iimle ve Yusuf Behbehani'yle olan balarm gnden gne zayflarken, Alplerin eteinde... 281

Stefano E. D'Anra Gllerle evrili, Piemonte'deki ev ve talya'daki yaam, srekli ve kar konulmaz bir zlemle bizi geri aryordu. Kuveyt'te sahip olduumuz her eyi ve tm koullarmz siyaha boyayan, buna karn, talya'da bizi beklediine inandmz her eyin ekiciliini abartan bir cokunun etkisi altna girmitik. Heleonore, gidip Chia'daki evde yaamak fikriyle kendinden gemiti. Onunla birlikte, evi nasl daha kullanl bir hale getireceimizi, onarmlar nasl tamamlayacamz ve aile dzenini planlyorduk. talya'ya dnnce her eyin harika olacan hayal ediyordum. ocuklar 'normale' dneceklerdi. talya'ya yaptm son yolculuklarmdan birinde ceketimin cebinde saklayp getirdiim dii cocker Soshila bile o zaman gerek bir kpek gibi yaayabilecekti.

12 Evlat edinme Kadnlara kar hogr beslemeyen bir lke olan Kuveyt'te, Mslmanlar, murdar hayvanlar saydklar kpekleri kendilerinden uzak tutmaktaydlar ve aslna bakarsanz, burada hemen hemen hi kpek grlmezdi. Dii cocker'mz Soshila'nn hizmetilerden birine hafife dokunmasyla, onun zaman geirmeden abdest almaya ve daha kim bilir ne gibi temizlik trenlerini yerine getirmek zere tela etmesini grmek bile olayn ciddiyetini anlamak iin yeterliydi. Kk kpek yavrusunun burnunu ceketimin cebinden hafife dar uzatmasna izin verdiimde Giorgia'yla Luca'nn sevinlerini grmenin keyfi her eye deerdi. Bu olayda Dreamer bana zellikle ok sert davrand. ocuklara, o kltrde nefret edilen bir hayvan hediye olarak verme kararmn, bilinsizce yaplm olmas kadar, iinde bir ben merkezciliin de gizlendiini aklad. Dreamer bu konuda bana, "Akl banda bir kii, bulunduu kltr ortamnda, onu aralarna kabul eden kiilerin gelenek, rf, det ya da dini inanlarna mutlak suretle sayg gsterir. z anlay ve zeks seimlerine rehberlik eder. Kendi ahlak ilkeleri, bulunduu zamann ve corafyann dnda, yasalara ve ahlak kurallarna uymas asndan aba gstermesine gerek kalmadan kiinin kendisini hep evinde hissetmesini salar," dedi. Bu konumasn, zellikle son ksmn, anlamca bana kapal olmasna ramen olduu gibi yazmtm: 282

Tanrlar Okulu "O kpei lkeye solmak, sendeki gizli bir kibrin ve oluu ykselten basamaklar dzenleyen dier insanlardan seni ayran bir blnmenin gstergesidir. Bunu kendinde fark ettiin zaman, iyiletirebilir olacaksn. imdilik, bunun ne demek olduunu tam olarak kavrayana kadar bir 'skandal yaratmaktan' uzak durmaya al." Dorusunu sylemeliyim ki, o srada bana ok da acmasz gelen bu dersin anlamn kavrayacam uygun zaman gelene dek bir sre daha beklemem gerekecekti. Bir gn elime aldm ncil'den rasgele atm sayfada, sa'nn, Sezar'dan toplad harac, bir 'skandal yaratmaktan kanmak' iin Petras'a demesini buyurduu meseli okudum. Bunu deyebilmesi iin gereken madeni paray, yeni tuttuu balklardan birinin aznda bulacakt. Varlmn bir sayfasnda zaten sakl duran bu aklamann sanki zerini rten perde birdenbire kaldrlmasna aydnla kavumutu. Bu kefi yaptmda, sadece kk cocker yavrusunu ilgilendiren blm deil, ayn psikolojik dzene bal olan uzak olaylar da netlik kazand. Her eyin merkezinde olmak isteme ve 'skandal yaratma' arzusu, kibir ve ben merkezcilik kadar ak seik bir ekilde grnr oldu. Bunlar, birok kiinin, ar sporlara ve tehlikeli servenlere olan tutkularndan, insaniyet veya hayrseverlik gayretleri gibi gsterilen bir baka rka ait ya da farkl ten rengindeki ocuklar evlat edinmelerine kadar, kiilerin en aykr ve en akl ermez davranlarnn arkasndaki gizli drtlerin ve tutumlarn derin aklamasyd. Baz insanlarn okyanuslara bir kanoyla alabilmesinin, katedraller yaptrmasnn veya bir dini mezhep kurmasnn asl nedeni de ayn kibir ve ben merkezciliktir. Bir 'skandal yaratmann' tam aksi kutbunun, uygunsuz dedikodular, dmanlklar ve yersiz antipatiler yaratmaktan saknan, sessiz kalmay yeleyen kiilerin gsterdikleri davran olduunu anladm. Bu sessizliin iindeki kii, dier binlercesinin parmaklarnn ucuyla bile dokunmayacaklar sorumluluklar, gsteriten uzak bir tavrla gzlerini krpmadan alacak kiilerdir. Arkadam olan bir ifti anmsadm, adam ocuk doktoru, kadn da bir niversitede retim grevlisiydi. Bu ift, hayrseverlikleri nedeniyle, Ekvatorlu bir bebei evlat edinmek istediler. Amalarna ulaabilmek iin, o lkeye defalarca uzun yolculuklar yapmak zorunda kaldlar, birok zorluun stesinden geldiler, araclara demeler yaptlar. Ama sonunda annenin saln da yitirdiler.

283

S t e f a n o E. D'Anra Bu anm Dreamer'a anlattmda, "Kendi lkelerinden bir ocuk alsalard, bu uralarnn hibirine gerek kalmayacakt. " "Ancak beyaz bir ocuk kimsenin dikkatini ekmeyecekti ve herkes ocuun onlarn gerek oullar olduuna inanacakt. Bu, kimseye gstermeden oru tutmaya veya dua etmeye benzerdi; aksine, kimsenin bir eyi bilmesine asla gerek kalmadan onu bytebilirlerdi" dedi. Oysa, farkl tende bir ocuk 'skandal yaratacakt'. evrelerinde kutuplama, blnme ve kin duygularnn olumasn salayacakt. Onlar, grnte dta kalan, ama aslnda ilerindeki, bu ocuu evlat edinerek acsnn dinmesini bekledikleri, kendilerinden, bir ekilde gizlemeye altklar veya bilincinde olmadklar rklk ve sululuk duygularyla, bastrlm iddetlerinin hayaletleriyle kavga etmeye zorlayacakt. Dreamer'a, arkadam olan bu iftle yllar sonra tekrar karlatm, onlar dnyaya fena halde ksm ve ar derecede yalanm olarak grdm anlattm. Geri kafal bir evrenin ve hogrsz insanlar yznden ocuklarnn ve de kendilerinin, her gn ufak tefek de olsa binlerce skntya ve kaba davrana katlanmak zorunda kaldklarn anlatmlard. Bu tepkiler o kadar yaygnd ki, benzer sorunlar olan ebeveynlerle birlikte, haklarn korumak ve bu 'sevgi iine' ilham veren ilkeleri onaylamak iin 'savaan' bir dernek kurmalar gerekmiti. Nihayet, bu iftin bir sre sonra eskisinden daha krgn ve mutsuz olarak ayr yaamaya ve sonunda da boanmaya karar verdiklerinden sz ettim. "Arkadalarnn kararlatrd evlat edinme ii, inanmak istedikleri gibi bir sevgi ii deil, ilikilerindeki boluu doldurmak iin bir giriimdi. Hibir ey dardan kaynaklanmaz. Hibir ey, bir bebei evlat edinmek bile onlarn iindeki lm, korkuyu, yalnzl ve acy yok edemez." Dreamer'e, bu iftin neden bunca saldrya uradn, onlarn ve benzer durumlardaki dier iftlerin davranlarnn neden bu kadar ok antipati ve dlanma ile karlk bulduunu sordum. "Dnyann saldrlar bir kutsamadr. Onlar daima bizi iyiletirmek zere gelirler. Dnya, sende olmadna inandn bu eksiklii ve hastal duyurmak iin dtan mdahale etmek zorunda kalr. " Dreamer'n anlattna gre, kendilerine kar biraz daha samimi olabilselerdi, aslnda onlarn, bebei deil, bebein onlar ailesi olarak edindiini anlarlard, gerek insaniyetlii bebek yapmt. 284

Tanrlar Okulu O kk yavru, onlarn huzursuzluklaryla mcadele etmeye, yalnzlklarn yok etmeye, onlarn korkularn, sululuk duygularn ve ksrlklarnn ezikliini iyiletirmeye geldi. Dreamer'e gre bu iftler tm bunlarn farkna varabilselerdi, o bebei evlat edinmelerine gerek kalmayacakt ve bunca atma ve hogrszl kendilerine ekmeyeceklerdi. Dreamer szlerini, "Dnya bilir!" diyerek tamamlad. Dreamer' dinlediimde, bu ifti ok iyi tandm iin, onlarn 'farkl' bir bebei evlat edinirken, akllarna hibir zaman getiremeyecekleri, kendilerine bile asla itiraf edemeyecekleri motivasyonlarla ynlendirilmi olduklarn imdi daha iyi 'gryordum'. Gsterdikleri bylesine olaanst ycelikteki gnll bir davran karsnda dier insanlarn gzlerindeki hayranl grmekten baka, onlar daha fazla ne memnun edebilirdi ki? Bunlar yazarken, bylesine insani bir eylemin arkasna saklanan kendi yalanmz, bencillik ve kibrimizi kefedebilmenin uzun srecek bir z gzlemleme almasn gerektirdiini biliyorum. Bu ifadenin ne denli ar olduunun farkndaym ve bunun tm sorumluluunu stleniyorum. nsanln bir hcresi olarak kendimde, bizi rten ve lm kadar yaam korkusunun da penesine dren olgunun, ilk bakta ihmal edilebilir ve nemsiz grnen cehaletimiz olduunu kefettim. Dnyann ekranna yanstlan ve tm bu dehet, zulm ve iddet olarak ortaya kan ey, iimizde su ileme eilimi tadmzn bilinsizlii, Oluumuzda grmezden geldiimiz bu glgedir. Yaklaan savan belirtileri giderek younlanca, Kuveyt'ten ayrlmak iin bahaneler yaratmam gerekmedi, en azndan biz yle olduuna inandk. Bir kez talya'ya dnmeye karar verince, her gn bunu hakl karacak yeni bir neden aryor ve buluyorduk. Uzun sredir zerinde dnlen karar, sanki birka saat iinde alnverdi. eyh Yusuf Behbehani, ne ard, ne de fazla honutsuzluk gsterdi. irketteki aktif varlklarm nakde evirdim ve gr birliine vararak bayardmcm ynetimin bana atadk. Dreamer'n benim iin yaratt bu pozisyona beklenmedik bir biimde kendisinin atandn duyan Roger'n memnuniyetle parldayan gzlerinde, benim mahkmiyet hkmm okuyabiliyordum. Ne var ki geri dnebilmek iin artk ok geti ve ben bu aydnln zayf ltsn boarak sndrmeyi tercih ettim.

285

S t e f a n o E. D'Anra Heleonore da DBDO International'daki iinden istifa etti. Tm aile, yanmza dii cocker Soshila'y da alarak Kuveyt ehrinden ayrldk. Sanki bir basn kabinine girer gibi, nce Kbrs'ta ksa bir mola verdik, sonra birka gn Atina'da geirdik ve nihayet talya'ya vardk.

286

Tanrlar Okulu

Blm VII

talya'ya geri dn
1 Anlamadaki zel madde Karabasan sandm bir dnce beni uykumdan uyandrd. Gzlerimi defalarca ovuturdum, fakat kbus kaybolmad. inde uyandm bu plak oda moloz ynyla doluydu. Tavandan sarkan bir ampuln nda, duvarlardaki aklklarda plak talar ve hl svalanmay bekleyen tulalar grnyordu. Gemek bilmeyen upuzun birka saniye boyunca, bu evin Samia'daki muhteem villamzn yerini aldna inanamadm. Baklarm duvar diplerine takl kald ve alyla tutturulmu plastik borulardan kan renkli kablo demetleri dikkatimi ekti. Heleonore yanmda uyuyordu. Onun varl, karnma saplanan bir sancyla birlikte grdm her eyin gerek olduuna inanmam salad. Bu Chia'daki evdi, bizim en ok dlediimiz evdi buras. Olaylar silsilesini geriye doru gzden geirdiimde ve beni yeniden gemiin peneleri arasna alan bu eyin kkenine indiimde, Dreamer'a itiraf edebilme cesaretini bulduum o gne dek yllarca gizli tuttuum ve kendimi bu nedenle affedemediim, zellikle, bir dncenin etrafnda dolanp duruyorum. Dreamer, Kuveyt'e gitmemden nce bana tavsiyede bulunmutu; "Temiz bir ara ver kendine! Btn balar sonsuza kadar kes at! Eski dnyann tek zerresini bile yannda gtrme. " O bunlar sylerken, ben iimde lm hissediyordum. ACO Corporation'dan ayrlacam srada, tam iimle olan balanma son noktay koyan belgeyi hazrlarken, bir talepte bulunmu ve gizli tuttuum bu maddeyi kabul etmelerini salamtm. Bu zel anlama maddesi gereince, eer iki yl iinde irkete dnmeye karar verirsem, eski iime yeniden dnebilecektim.

287

S t e f a n o E. D'Anra Beni yeniden gemie gtrecek kaplar ak brakarak, bana bu tuza zenle kuran, istem d iradeyi ve bu anlama metnini yazdrarak kurnazca korunma arzusu stne ne ok kafa yordum. skitli kabile reisleri, Avrupa ve Asya steplerinin o gizemli yerlileri, buzda uyuyan o ateli insanlar, gneye doru bir ge koyulmalar m yoksa baty fethetmek iin bir sava balatmalar m gerektiine dair uzun sre ate etrafnda dncelere dalarlarm. Gnlerce, hatta aylarca srebilen bu srecin sonunda, bir kez karar aldklarnda bir daha asla bundan geri dnmezlermi. Ailelerini ve sahip olduklar eyleri at arabalarna ykler yklemez, arkalarnda braktklar her eyi yakarlarm; kprleri, evleri, ekinleri ve yanlarnda gtremedikleri her eyi. Oysa benim yeniye doru yola karken takndm tavr bundan ne kadar farkl olmutu! Bunu kendisine itiraf ettiimde Dreamer'n yorumu, "Seni korku ynlendiriyor," oldu. "Sen hayat, kalabalklara uyarak, yllarca baml kalarak harcadn., esizliine ve 'dne', sayg gsterme cesaretini bulmadan." Szlerine devam ederek, "Odysseus, verdii szden dnmemek, 'd 'nii unutmamak iin kendisini gemisinin ana direine balatr. Diree baland halatlar aslnda onu verdii sze, diiiine, kendi ilkelerine balar. Bu bir 'Okul bnyesindeki kiinin', biitn kahramanlar gibi kendini bilen kusursuz bir kiinin davran biimidir!" dedi. Yumuak bir sesle; "taat etmekten korkma. Okul'un ilkeleriyle ayn saflara ge, " dedi. "Okula itaat etmek, baml olmak demek deildir, kendi iindeki en saf, en gerek olan izlemektir. Bir gn daha yce bir drstlk ve samimiyet dzeyine yaklatnda, aslnda arada hibir ayrlk olmadnn farkna varacaksn. Aka dnda olduunu sandn Okul, iindeki Okulla btnleecektir: Bunun ad iradedir." ACO'daki i ve Chia'daki ev, yakmaya cesaret edemediim kprlerin ve hala ezgilerinin arsndan kurtulamadm sirenlerin sadece ikisiydi. Onlarn ars benim iin kesinlikle ldrc olacakt. Benim dnyamla Dreamer'nki arasndaki mesafe, almas olanaksz bir hale gelene dek ald.

288

Tanrlar Okulu 2 Keyifsiz bir uyan Buraya geldiimizden beri, evin yaban otlan brm bahesi ile d duvarlarndan birinde kurulan geometrik bakmndan arpk duran iskelenin grnts bizim iin keyifsiz bir uyan oldu. Byk bir kuruluun ve uluslararas bir takmn ba olarak Kuveyt'te geirdiim dnem, ayrlmamzn zerinden henz birka hafta gemesine ramen, bana yllar kadar uzak geliyordu. Artk Heleonore bile, byk bir gvenle pei sra geldii adam tanmakta zorlanyordu. Dreamer, grlerimi cesurca ve zekice bir vizyona getirerek, bedenimle ruhumu iyiletirmi ve bana refaha uzanan yolu gstererek bendeki, mitsiz dnya anlayn altst etmiti. O'nunla zgrl tatmtm: Bu, straptan, pheden ve korkudan kurtulmakt. O'nun yannda, yaamm btnyle deitirebilecek, nne geilmez yazgm parampara edecek bir enerjiye kavumutum. Bense O'na borcumu, bana emanet ettii hereyi terk ederek demitim. Heleonore ile olan ilikimi O'ndan gizlemitim. Szleri, ok uzaklardan hl yanklanyor olsa da, beni O'na balayan altn kordon artk kopmu gibi grnyordu. Vision and reality are one and the same thing. Vizyonla gereklik bir ve zdetir. Ancak imdi, Heleonore'un bende gerekten neyi sevmi olduunu anlyordum... O, Dreamer'n felsefesini, O'nun kuvvetini, Rostand'n zavall Cyrano karakterine benzer ekilde hala bir papaan gibi tekrarladm ve sanki benimmi gibi sarf ettiim o szleri seviyordu. Kendimi beenmiliim ve aldklarma kran duymazlm yznden, nce O'ndan uzak dmtm, imdi de byk bir gvenle ardmdan gelen bu kadn kaybetmek zereydim. 'D'e verilen grkemli sz unutulunca, yaamm da yamal yzn gsterir olmutu. Oluuma aralar koyarak kendimi yavalatmtm. Gemiimin tm hayaletleri beni Dreamer'la karlamadan nce, New York'taki hayatmn ilk yllarndaki koullarna geri gtrmek zere toplanmlard. Fiziksel olarak bile, bir zamanlar olduum adamn zelliklerine ve davranlarna tekrar brnmtm. Psikolojik bir kn sonulan, giderek yaylan bedenimden ve yzmden okunur durumdayd. Dreamer'n yaratt kararl, zarif, yannda alanlarn sevdii ve kendine gvenen irket patronu, 289

S t e f a n o E. D'Anra dinamik adam grnts ne yazk ki her geen gn biraz daha kendi glgesine dnmekteydi. Evin iinde oradan oraya endieyle dolanyordum. Zamanmn ounu ev iin hesaplar yaparak, iilerle minenin ya da yer karolarnn nasl yerletirilmesi gerektiini tartarak, bir snr ihtilaf nedeniyle komumla dalaarak veya bir yamur borusu giderinin balantsyla uraarak geiriyordum. Komularmla iyi ilikiler kurmaya almtm, hatta bu amala onlara Kuveyt'ten getirdiim baz elektrikli ev aletleri hediye ettim ve onlar evime davet ettim. Fakat tm bu gayretlerim onlarn dmanlklarn yattrmaya yetmedi. Heleonore ve ben, bir neozoik kvrmda gizlenmi o kk lkede sulu saylyorduk. imdi, daha buraya varr varmaz, sanki buradakiler de suumuzu duymutu ve kimsenin bizi ho karlamamas iin genel bir emir karlm gibi tm dnyadan dlanmtk. Tm lke, hipnotik bir itaatin amazl ve abukluuyla yaammz zorlatrmak zere bu emre uymutu. Giorgia'yla Luca'nn okula kabul edilmelerinden, evdeki onarmlar yapabilmek iin alnmas gereken belediye izinlerine kadar her ey inanlmaz engellerle karlayordu. ikyet ettim, homurdandm, brokrasiyi, olaylar, kiileri, koullar suladm ve deiimin sadece grnte olduunu anlamamtm. O kapy ardmda ak brakarak, baarszlma karar vermi ve yenilgimi oktan planlamtm. "nsann en byk dman yine kendisidir! Bir insann sradanlk hapishanesini terk etmesinin, kendi snrlarna kar ayaklanarak saldrmasnn, dnya tarifini altst etmesinin ne denli zor olduunun en belirgin rnei sensin. Hissettiin u ac, strap ekmek iin duyduun o sarslmaz ballk da bunun en ak kantdr. Yaamn, sanki kklerinden rmesine solmu ve hissizlemi grnyor, ama gerek u ki, sen zaten asla bu yoksulluktan, bu acdan ve bu hapis hayatndan baka hibir eyi dlemedin." Giuseppona, kendisiyle zdeleen, dnyann neresine gidersek gidelim, yaadmz her evi bir ezgi gibi dolduran neesini ve konukanln burada yitirmiti. Artk onun komik fkralarn, doalama oynad, mrldanmalardan, arklar eliinde yapt dansl gsterilerine kadar uzanan ve sonunda bir destan havasna brnen teatral piyeslerini ve ailenin yaad gncel veya gemi tm olaylara verdii iirsel grlerini iitmez olmutum. 290

Tanrlar Okulu Dnyaya geldiim anda beri, bir enejinin ve bir sava cesaretinin sembol olan bu kadn, beni ve ocuklarm barna basp bakm, bu cesur Kzlderili kabile reisi artk yalanm ve beli bklmeye balamt. Ona en tuhaf, en aykr giysilerini semekte yardmc olan, sergiledii komik koketlik hali ve dramatik kibri snp gitmiti. Geceleri kk odasndan gelen strap dolu ksrklerini duyabiliyordum. Onun her ksr yreimi paralyor ve bir-felaketin nsezisi kanm donduruyordu. Sonunda asla olmaz dediim imknsz kendi gzlerimle grdm: Hasta yatanda yatan ve banda da bir doktor bulunan Giuseppona. Buna asla inanamazdm. O, kendi mottosu 'Doktorlardan uzak dur', ile, hayatta inenmesi imkansz olan sert bir kural koymutu. O aylarda, geceleri klarn snmesiyle birlikte, iimde hznle Luisella'nn hastalk dneminin anlar canlanarak ruhum kararyordu. Giorgia ve Luca bile canllklarn yitirdiler. Bu biare atmosferden olabildiince uzak kalabilmeleri amacyla ders saatleri sonrasnda onlar ge saatlere kadar okulda kalmalarn gerektirecek, ett derslerine yazdrdm.

3 Cehalet her zaman elini tutacak kadar yakndr Bu olaydan bir sre nce Dreamer beni u szlerle uyard: "Sen gmlm iradeni yeniden kefedip tam olan bir zgrle ve kendi btnlne kavuana kadar, gemiin seni eski eylere geri gtrmek iin daima pusuda bekleyecektir. Cehalet her zaman elini tutacak kadar sana yakndr. Tetikte durmay keser ve 'd ' unutursan, seni bir anda eline geirecektir. O zaman, usanmakszn ardndan ne kadar komu olursan ol, elde ettiin her baar ve anlay ta seninle birlikte ryecektir. Ne kadar i yaptnn nemi yoktur. Kendi Olu btnlne erimediin srece, sen kendi cehaletinin dipsiz karanl zerinde hep asl kalacaksn. Olu btnl, kiinin kendi efendisi olmas demektir ve bu, kiinin hilikle sonsuzluk arasnda gerili ipte yryen bir cambaz haline gelecei an 'a dek srecek bir 'Okul almasnn' sonucunda olur. " Onun bu iddialarna ok abartl bir tepki gstermitim. Bu meseleye dair dncelerimi, 'acmasz adaletsizlii' asndan dile getirdiimi anmsyorum; hatta evrensel eitlik ilkelerine bile deinmitim. 291

Stefano E. D'Anra Aslnda sadece yllar ncesinden kendimi savunuyordum. taatsizliimi daha ortaya kmadan hakl karmaya alyordum. imi kaplayan tedirginlik hissi, setii szcklerin bende yaratt huzursuzluk ve onlar daha da etkili klan tonlamas ve vurgusu, aslnda bama gelecek felaketin habercileriydi. Benim dm zaten gzmn nnde, kaydedilmi ve her detay hazr bir ekilde, grnmeyenin karnnda duruyordu tpk tohumunda gizli duran bir bitki gibi. Dreamer hibir kanta gerek duymadan tartmay kesti, "Adaletsizlik diye bir ey yoktur!" dedi. Bu konuda yaplacak herhangi bir aklamann yararsz olduunu biliyordu. Hazr deildim. Bir insann yaantsnda adaletsiz sayd eyden daha adil ve yararl bir ey olamayaca fikrini benimsemek benim iin henz ok erkendi. ok yaknda adaletsizlik konusunda etin bir snavdan geecektim, ve ancak o zorlu, dramatik koullar altnda bunun ne demek olduunu anlar hale gelecektim. Kendimce 'abartl bir eitim' saydm bu uyarlardan ok uzun yllar soma, ne yazk ki sadece unutmak yznden pek ok ve de gereksiz acy yaamak zorunda kaldm imdi bir rperti gibi tenimde hissediyordum. talya'ya zamansz dnm, uzaklatm sandm hayatn Erebos 'una beni gerisingeri frlatmt. radenin olmad yerde phe, korku, snrlar ve dnyann bize dayatt tasviri her zaman stn gelecektir. u anda uursuz bir paralel yaam gibi yanmda akmay srdren gemiin bulank sularnda debeleniyordum. Kuveyt'ten, Dreamer'n onaym almadan ayrldm iin, beni 'd'e balayan ltl halatlar son derece incelmiti ve iinden ktm hayatn cehennem dnglerine tekrar dmeye balamtm.

4 Gemie dn Varlm su alyordu, batmak zereydim. Kuveyt'teki irkette sahibi olduum hisselerden kazandm para hzla suyunu ektiinden, ksa bir sre soma kendime yeni bir i aramam gerekti. Ortadou ezgileri tayan bir peri masalnda olduu gibi sihir kaybolunca, Dreamer'n tanmam salad dnya da parmaklarmn arasndan kayan kum tanecikleri gibi yok olup gitmekteydi.

Erebos: Yunan mitolojisinde toprak altnda, karanlk yer, llerin evi. (.n.)

292

Tanrlar Okulu Gmlerle denmi ltl masalarla verilen davetler, Water Towers'n gz alc silueti, koyu mavi denizin koynuna dolan l manzaras, Samia'daki ev, dnyann drt bir yanna yaplan seyahatler, yatrmc giriimler, pek ok adayn iinden irket iin setiim kiiler, hepsi ama hepsi kozmik bir rzgar tarafndan silip sprlmt. Onlar bir daha hi grmedim. Sanki baka bir paralel dnyaya aitlermi gibi benim dnyamdan onlara uzanan ne bir geit ne de balant olana vard." Dreamer'la birlikte mucizevi bir biimde iinden getiim, bir ine deliinden byk olmayan o aklk artk ebediyen kapanmt. Proje beni terk etmiti. Esav gibi ben de kralln ilk oul olma hakkn bir tabak dolusu sefil mercimekle takas etmitim. Benim eski iime geri dnebilmemi garanti eden anlamadaki zel maddeye sk skya tutunarak, iki sene ile snrl olan sre dolmadan hemen nce, ACO Corporation'da almaya geri dnmek zere onlarla balantya getim. kili grmelerimin pei sra ofisleri gezip, tandklarm ve eski i arkadalarm ziyaret ettim. Ayn cehennemin girdabnda yeniden yok olmaya gidiyordum. ACO Corporation'da her ey, benim Kuveyt'e gidiimden nce olduu ekliyle duruyordu. irket hayaletleri, benim braktm ayn yerde, yine ayn konumalar, dnceleri ve tavrlar srdrerek mikroskobik alma masalarnn arkasnda, koridorlarda veya otomatik kahve makinesinin banda taklyorlard. Beni yanlarndan geerken grdklerinde, ya grmezlikten geliyorlard ya da bir ibirliki bak ile selamlyorlard. Kar karya geldiimizde ise yzlerine yaylan, hznl bir glmsemeden baka bir ey deildi. Gzlerini dorudan doruya zerime dikmek yerine, yeniden ieri decek olmamdan dolay gizleyemedikleri memnuniyet dolu baklaryla, geilmez itlerin, grnmez demir kafeslerin arkasndan beni gzetliyorlard. Bir astm hastasna bir para oksijen vermek gibi ben de eski iime dnmekle onlara suni bir yaamn soluunu getiriyordum. Onlara kendilerini bundan baka ne daha iyi hissettirebilirdi ki? Onlarn en kkl inanlarnn bir salamasydm ben; onlar iin hayatn kendilerine ait olan halkalarndan kurtulmann imknsz ve de ok tehlikeli olduunun en canl ve son kant gibiydim. Onlarn hakkmdaki hislerinin istem d ve karm olduunu sanyorum. Ktlk, alayclk, baarszlkla sonulanan kam kmsemeyle kark sevinli halleri duygusal kire karmt. Firar ederken enselenen kaak mahkm hali, olabilecek en ufak bir kama isteini onlardan alp gtryordu. 293

Stefano E. D'Anra aresiz kaldmz ve nleyemeyeceimiz bir eyle karlatmzda teslimiyetin insana sevimli gelmesi gibi, benim dnm de onlara bir ferahlama getirmi, bunun yannda ba edemeyecekleri bu durumu kabullenmelerini salamt. Kamdan beri, bir eenin demir parmaklklarda kard trpleme sesi kesilince, 'hapishane' dzeni ve onun huzurlu sessizlii geri dnm oldu. irkette alanlar benim ie geri dnmemi, bir tr kaytszlkla karlaynca, benim iin katlanlmaz olan strap da biraz hafiflemi oldu. Bu dnyaya yeniden ayak basmam, sadece birka gnlk resmi ilemlerden sonra tamamlanacakt ve artk geri dnmem sz konusu bile olmayacakt. Henz bu sre tamamlanmamken, O'nun ndan artakalan son parltlarla Dreamer' bulabilmek iin her yolu denedim. Londra'ya gittim, O'nu St. James'te ve Savoy'da aradm. Roosevelt adasndaki banka ve Marake'teki Cafe de la France'a gittim. O'nunla birlikte olduum her yeri adm adm aradm, beni onun yannda grm tm sokaklar yrdm. Hepsi bounayd. Dreamer beni terk etmiti. Bir yandan nefesim kesilmiti, te yandan bu kaybn acs ile Dreamer'n hi var olmadn ya da sadece benim bir hayal rnm olduunu bile dndm.

5 Psikolojik kirlenme e dn talebim, ACO Corporation ynetiminde aknlkla karland ve hi ihtiyatan olmamasna ramen anlamadaki hkme uyma zorunluluu ile kabul edildi. st dzeydeki yneticiler beni nereye koyacaklarn bilmedikleri gibi, bana verebilecekleri grev konusunda da zorlanyorlard. Ben idari bir grev istiyordum, ama onlar ancak Uluslararas Pazarlama Blmnde bir yer ayarlayabildiler. Bana ne bir makam verilmi, ne de sorumluluklarm bildirilmiti. Altnda eleman, stnde amiri olmayan bir pozisyonun boluunda asl kalmtm. Sekreter de yoktu. Bana verilen tek ofis mobilyas, bir alma masas ile bir telefondu; o da hi almyordu. lk aylar boyunca farkndalk durumunu koruyarak, en kk bir ikyette ve bir sulamada bulunmamak iin elimden gelen her abay gsterdim; ancak yine de, haset, kskanlk, fke veya hsran gibi gizlenmi olan zehirli duygular iimde her geen gn daha da artyordu. 294

Tanrlar Okulu ACO, bif olumsuz dnceler ve duygular fabrikas idi. Bir aksilik veya bir personel hatas, tm eski atklarn pisliini yzeye karmaya yetiyordu. Her eye ramen, Dreamer'n yaptklar tmyle yararsz da deildi. Bir dikkat filtresi, varoluun bu durumlarn gzlememi, etraflarn sarp, kendilerini gstermelerini denetleyebilmemi salyordu. Bana hayat veren tek ey, not defterimden tekrar okuduum Dreamer'n szleriydi. Kendimi herkesten izole etmem, O'nun izlerini yeniden bulmama ve retilerinin canlln yaatmama yardmc oldu. Disobeying the prineiples of the dream means self-sabotage, and killing oneself inside. The external life does nothing other than reflect that inner suicide. D n ilkelerine itaatsizlik etmek, kendini baltalamak ve kendini iinde ldrmek demektir. Dmzdaki yaam, bize iimizdeki intihar yanstmaktan baka bir ey yapmamaktadr. ACO'daki bu atmosferi hcrelerime tamamak iin, nefesimi tutarak yayordum, kendimi belli bir mesafede tutmay uzun sre baardm; ama bu, su dnyasnda solungalarm olmadan yaamak gibi, pek de umut verici bir giriim deildi. Yanmda Dreamer olmadan bu duruma daha fazla dayanamayacam biliyordum. Bu aylar boyunca, beni drt yandan kuatan bu olumsuzluk rmanda boulmamak iin, srdrdm yorucu z gzlemleme ve farkndalk abalarm anmsyorum. Her gn, ruhsal atklarla dier zehirli maddelerin bir araya topland bu amurlu suyun nasl ykseldiini gzlyordum. Bina katlarndan ve koridorlarndan tap dar fkryor, darya szmadan nce fabrikalarla ofis binalarnn ky kenarlarnda toplanyor, krlara doru ilerlerken kasabaya kadar yol zerindeki parklarla, bahelere dalarak yaylyor, derken sokaklarda sel olup akyor ve nihayet evlere ve insanlarn yaamlarna szyordu. Bu kendimi izole etme dnemi boyunca, Dreamer'n 'psikolojik kirlenme' olarak tanmlad kurululardaki bu sorunu kendime minimum dzeyde bulatrarak, yakndan irdelememe olanak salad. ACO'ya geri dnm, byle bir gzlemin yaplabilecei en uygun ve tam donanml laboratuvarlarndan birinin aylarca benim hizmetimde olmas demekti. Endielerin, dncelerin, phe ve korkularn ifadesi, genel olarak her eit duygusal kargaann oluturulup davurumu ile ilgili olaylar zerine yaptm alma ve ilk analizlerim o zamanlara dayanr. 295

S t e f a n o E. D'Anra Hem bilim adam hem de denek konumundayken kefettim ki, ykc dnceler ve olumsuz duygular sadece beni kirletmekle kalmyor, ortaya ktklar andan itibaren, grnmeyen ve bizim tp ilmimize yabanc olan; evreyi, insanlar ve iliki iinde bulunduu her eyi kirletebilen bir maddeyi de etrafa yayyorlard. Onlarn bu bulac niteliklerinin kefi, insandan insana ok hzl bir ekilde yaylmalar ve zaman zaman bir salgnn karakteristik zelliklerini gsteriyor olmalar merakm arttrmt. Bu, yzlerce ve binlerce insann nasl ayn dnce ve hayallerle, ayn olumsuz duygularla kirlendiini, artlanm psikolojik refleksler gibi, nasl mekanik, toplu ve ounlukla iddetli tepkilere srklendiini aklyordu. Dreamer'a gre mutluluk, sevgi, nee, kran, esenlik ve genel olarak Olu'un daha stn durumlar, imdiki haliyle insanln hissedemeyecei duygulard. "Olumlu duygular retilebilmek iin uzun bir hazrlk evresi ve kendi stmzde dikkatli bir alma gerekmektedir. Varoluun bu stn durumlarn engelleyen bilgisizlii, bayal ve olumsuzluu yanstan her eyi ortadan kaldrmak iin 'z gzlemlemeyle' geecek uzun yllar ister." Muhtemelen, her zaman buna inanmtm, imdi, ne olursa olsun bu kadar nemli bir kefi gzard edemezdim: nsanlarn oluturduu tm kurum ve kurulular son derece acnacak halde ve tam bir keder sanayisidir. Fabrikalar ve iyerleri, ondan da nce, okullar ve niversiteler, bou bouna ekilecek olan strab retip, beslemek zere tasarlanm ve dzenlenmitir. Gruplar ve kiiler arasndaki blnmelerle, yararszlk ve honutsuzluk ieren duygularla, byk aclar ve youn arzular hissedilen durumlar, endie, belirsizlik ve fke yaratan tm bu koullar iin yksek miktarda enerji, boa harcanmaktadr. Sonuta, fabrikalarda bir yandan hammadelerin bir takm ilemlerden geirilerek daha deerli ve daha zenginletirilmi hale getirilirken, dier yandan ortaya mitleri krlan ve daha da fakirleen kadnlarn ve erkeklerin kt elikili gereini dorulayabilirdim. eriden bu gzlemi yapnca, kendi kendime, organizasyonlarda neden her bilimsel ve giriimsel abann tesinde, orada alan herkes iin srekli bir anlamazlk koulu, zahmetli, gerilim dolu bir atma ortam yaratan ve onu besleyen, adeta inatla varln koruyan ters bir mekanizmann var olduunu sorgulamaya baladm. Ne gariptir ki, aslnda bu ters mekanizma onlarn gerek raison d'etre - varolma sebebi idi... onlarn esrarengiz hedefleri ve gerek retimleri idi. 296

Tanrlar Okulu 6 Balinann karnnda Yerimde oturmu, alma masamn stne zellikle karmakark braktm dokmanlarn iine gmlp alrm gibi yaparak btn bunlar dndm srada, bnyesine beni kabul eden ACO'da, 'grmek' iin yararlandm son yaam prltsn benden skp almaya uraan ve srekli beni kendilerine benzetmeye ve onlara ait olmaya zorlayan bir asimilasyon abas hissediyordum. Bu durum bir tr yerekimi kuvvetine veya ruhsal bir yaltma benzeyen, gc ve kanlmazl dnda pek de bilinmeyen salam bir yasann ngrd gibi tank veya gzlemci olmann pek de nem tamad, anormallie uzun sre gz yumulamayacann gstergesiydi. Kendimi korumak iin zorladm dikkat ve her an tetikte olma durumu beni bir yabancya, bambaka yasalarn hkm srd bir evrenden gelmi birine dntryordu. ok yaknda antikorlar bana kar harekete geeceklerdi. Beni bulacaklar ve tpk vcudun yabanc bir maddeye gsterdii tepki gibi ya ilerine kabul edecekler ya da dar atacaklard. Beni izleyici olarak konumlandran bu znt dolu dnyaya benim de dahil olmam salamak iin kk bir dikkatsizlik, bir surat asma veya alak sesle bir yaknma, en ufak bir ekememezlik, bir kskanlk veya bir dmanlk gstermem yeterdi. Elbette ki tm bunlar igdsel bir zeka denetlemekteydi. ok byk ve canl bir organizmann iinde olduumu hissetim; tpk balinann karnndaki Yunus gibi ya da mahkmlarn beyinlerini okuyup, kama plan yapan birini nceden bilecek kadar gelimi, byk bir hapishane gibi... Bir gn, koridorda, yemek saatinde azlarndan salyalar akan a kurtlar gibi kalabalk halinde kantin binasna doru giden insanlar gzlemledim. Tpk biz insanlara ok benzeyen kadim ve kr bcekler gibi acmaszca megul insan-termitlerin doldurduu yuvalar andran hipnoz etkisindeki bir kuruluun tehdit eden hayali gibiydi. te o anda, heyecan verici bir ekilde, ACO'nun, bizi iinde kontrol altnda tutan, ciddi ekilde rgtlenmi, yaayan diil bir organizma olduunu kefettim. Bizler; yneticiler, memurlar ve iiler, hepimiz ne kendi iradeleri, ne de kiisel kaderleri olan, yalnzca eitli organlar, salg bezleri veya onun damarlarnda akan organik alyuvarlardan ibarettik. Olumsuz duygularn esrarengiz etkisi tarafndan ynetilen o dnyaya saplanm insanlar grmek beni dehete dlmt. abalarm daha da arttrdm.

297

Stefano E. D'Anra O organizma beni bulup yutmamas iin olas her trl hileye sndm. Dreamer'n cmlelerini sayfalar dolusu yazdm, ve sonra ara vermeden, hepsini bir solukta tekrar tekrar okuyarak, onlarla arama psikolojik bariyerler kurdum. Tm gcm tketme noktasna geldiimde, kendimi ocukluumda rendiim dualar okurken buldum. Onlar, defalarca mrldadm. Bu yaptmn kaplar kapal tuttuunu hissetim; en azndan geici bir sre de olsa, o zehirli dncelerin iimden akn nledi. Savunmalarmn her bir devriliini hissettiim en zor anlarda, Dreamer'n retisine sk sk tutunuyordum: Varlmn krk dkk paralarn tekrar bir araya getirmek iin bana seneler nce retmi olduu odaklanma tekniini hatrlayp; bir sre gzm bir noktaya dikerek duruyordum. Grnd kadaryla ACO'da hi kimse henz benim kama giriimlerimi ya da konsantrasyon durumumu ve tarafsz halimi korumaya almak iin mantk d da olsa srekli icat ettiim taktikleri fark etmemiti. O an'a dek, direnmeyi becermitim, bana den grevi umduumdan bile daha iyi oynamtm ama hayallerim yoktu. Dier tm bamllarn dnda kalma giriimimde alarm almadan nce ok az zamanm kaldn biliyordum; belki de sadece birka gnm vard. Benim 'yasad' durumum ortaya kacak ve ben de, kralienin etkisinden uzakta, ok fazla zaman geiren o termitin kaderine mahkm olacaktm. Dreamer'n yardm olmadan bu iin stesinden gelme ansm yoktu.

7 Kaza O sabah yoldan gelen ac fren sesini iittiimde, Chia'daki evin onarmn denetlemekle meguldm. Kapmda bekleyen kapkara bir felaketin nsezisi, phtlaan bir olay gibi havay dondurdu. Sesin geldii yne doru baheyi boydan boya kotum, kapdan karak yola frladm. Bu ksack zaman diliminde bile endiem inanlmaz derecede byd; nce korkuya, ardndan snrsz bir dehete dnt. Luca, Kuveyt'teyken bisiklete binmeyi ok zlemiti. talya'ya dner dnmez, hediye olarak benden bir bisiklet istemiti, ondan hi ayrlamyor, kyn darack sokaklarn kk bir roket gibi andryordu. imdi onu gryordum. Yolun te yannda, atlm bir beden.. O idi ! Geceyi bir hastane odasnda, olumun banda geirdim. 298

Tanrlar Okulu Endie, korku, strap, fiziksel olarak dayanlmaz bir hal ald, ta ki her ey nce son noktasna kp, sonra yok olana dek. Dreamer' dndm ve iimde bir eyler zld. 'O'nunla aylardr karlamadm gibi, O'na tekrar nasl ulaacam da bilemiyordum. Yine de son bir giriimde daha bulunmaya karar verdim. Yllar nce yaptm gibi,_ 0 ' n a bir mektup yazdm; bendeki yanln yazl kant olacak bir mektup. Yaamn o ana dek ynetmi ikiyzllkten, sulanmaktan ve her eyden ebediyen vazgeen bir adamn son hamlesi olacak bir mektup. Sulanacak baka kimse yoktu. Bama gelen tm felaketlerin tek sebebinin yalnzca ben olduumu nihayet anladm. Dnya, bizim onaymz olmadan san bir telini bile oynatamaz. Dnya, senin onu dlediin gibidir. O akam, Heleonore hastanede benim yerime kalmaya geldiinde, ben dncelerimle bu dakikalardaki duygularm bir dzene koymaya balam, onlar Dreamer'a ithaf edilmi bir mektup haline getirmitim. Nasl sonulanaca hakknda herhangi bir ngrde bulunamadm bu abam, gnler boyunca beni megul etti. Bitirmek zere olduumu dndm her seferinde, mektubu batan sona tekrar okuduumda, ne kadar yetersiz olduunu ve istediim sonuca henz yaklaamadn gryordum. Dardan baknca mektubu ben yazyormuum gibi grnse de, aslnda mektup bana ilham veriyordu. inde, suretimin yansmasn grebiliyordum biraz samimiyetle baktmda ise, oraya buraya dalm bir cmleden aa kan sahte egonun utan verici ifadeleri olan kibir, yalan ve minnet duymazl 'grdm'. yle olunca, yazdklarmdan vazgetim ve en batan tekrar yazmaya koyuldum. Daha biraz ncesine dek doru gelen cmleler, mektubu okumaya balaynca, bu kez yetersiz, kstah ya da anlamsz ifadelere dnyordu. Hatta yazdklarm birka dakika sonra yeniden yle bir gzden geirdiimde bile sk sk bir bakasnn, bir yabancnn szlerini okuduum izlenimine kaplyordum, stesinden bir trl gelemediim anlay eksikliimle ya baz szckleri deitiriyor, ya da baz cmlelerle kavramlar tmyle karyordum ama her seferinde direncime meydan okuyarak batan yazyordum. imde hi susmayan bir ses, bana srekli olarak bu abay durdurmam sylyor, beni eletiriyor ve hatta benimle eleniyordu. En sonunda da bana, 299

S t e f a n o E. D'Anra 'Bu mektubu nereye gndereceini bile bilmiyorsun!' dedi. Bu baltalamalar iyi ve yararl bir ey yaptm gsteren bir sinyal olarak saydm. Kendime, yani o an'a dek ben olduuma inandm eye gvenmemeyi renmitim. te o zaman, Varlmn karanlk ve tembel bir ksmnn tm yaamm ynlendirdiini anlamaya baladm. Sonunda su yzne kyordu. Gece gndz sarf ettiim hsran dolu abalardan sonra yazdm, belki bininci versiyonunu okudum ve ne taraftan bakarsam bakym mektubun beni olduumdan farkl bir ekilde yanstamayacan anlayarak hayal krklna uradm. Eskimi olan, yeniyi yazamyordu! Eski samalklarla gemiin bir ok irkinliklerini bu mektubun dnda tutabilmemin yolu yoktu. Bu korkun biimsizliimi arkasna gizleyebileceim bir dnce, bir yaz tr, bir kurgu, ya da uygun bir szck seimi de yoktu. Srekli Luca ile dolu olan dncelerim, kazann derdi ve yorgunluk beni mahvetmiti. Yllar sonra, ikimizin ayn bedende olduu o tylerimi rperten duyguyu tekrar hissettim. k olmayan bir belirsizlikte sonsuza dek hapsedildiim dncesiyle dehete kapldm. Bundan byle bu yabancyla birlikte yaamamak ve beni tutsak eden o phtlam pheleri, korkular, dnlerle ikiyzll arkamda brakmak iin her eyimi verirdim. O'nunla balantya geebilmek amacyla bu son aresiz giriimimin de baarszlkla sonulanmas ile Dreamer'n beni kurtarmaya gelmeyecei ve kendimi daha fazla kontrol edemediim derin bir depresyona att bir gerekti. Mektubun masann stnde dank durumda yaylm son halinin sayfalarn abucak topladm ve sayfalar avucumda buruturarak top haline getirip hrsla frlattm. Aczine yenik dm bir zavallnn umutsuzluuyla kendimi duvara arptm ve ellerim kan revan iinde kalana dek duvar yumrukladm. Sonra gcm tkendiinde, alayarak yavaa dizlerimin stne ktm. te o anda, yani artk geriye hibir savunmann, ya da korumann kalmad, aresizliimin o doruk noktasnda, en kymetli varlmn urad bu kazann kesinlikle benim itaatsizliimin bir bedeli olduunu anlamtm. Luca'nn kurtulmas iin haykrarak yakardm. Onun yerine kendimi sundum. Kederim o kadar derindi ki, hibir ey hissedemiyordum. Tekrar kd ve kalemimi elime aldm ve bu defa tereddtszce yazdm.

300

Tanrlar Okulu 8 Mektup. Tepetaklak olmu bir Kral Midas Dreamer'a, Bu mektup 'ben'im. Bu bo sayfa, bendeki boluun yansmasdr. Uzun zamandan beri,. kendimde grdklerim, gteki alalmay ve gemie dn gsteren tm iaretler artk midemi bulandryor. imde derin kazlar yapyorum, ama deerli olacak hibir ey bulamyorum, bir deere sahip olmamann farkndal bile yok. Bir mutsuzluk, bir gvensizlik, bir korku hali, beni Siz'e ve kendi yaamma yabanclatryor. Bu durumdan kurtulmak iin uygulamaya altm her taktiin etkisi sadece bir an sryor. radem hl ok derinlerde gml! Kendimi gzlemleme almalarm ise beni daha da byk hayal krklklarna uratyor. Baklarm evirdiim her yerde ayn yapmacklktaki naho yzleri gryorum. Dnyann ve dier insanlarn aynas, hi bu kadar net ve berrak olmamt. Baz ksmlar bir 'byte' gibi, bana acmaszln her ayrntsn gsteriyor. Daha karanlkta, daha youn ve daha uzakta olan dierlerinin ise grntlerim bana gndermeleri daha uzun zaman alyordu. Ama btn dnya biliyor. Kendimi savunuyorum, korumaya alyorum... Cesur olmaya alyorum, fakat artk tkendim. Srtm duvara dayand. Varlmn snrlar beni bouyor. Bana ne ok frsatlar verdiinizi biliyorum oysa ben krntlarla uratm. Neler olabilirdi, neler yaplabilirdi dncesi., beni kahrediyor.. "Dnyay dzeltmek demek kendini iyiletirmek demektir," Bu szleriniz hl iime iliyor. Kendi baarszlmdan ok, 301

S t e f a n o E. D ' A n n a Sizin plannza engel olduum iin utan duyuyorum. Haddimi bilmemem, kstahlm, bilgili olduumu zannetmem hedeften sapmama sebep oldu. Sizin dnzdeki pek ok insann ve geidi amay bekleyen binlerce kadnlarn ve erkeklerin geliimini riske attm. Btnle giden 'yolculuklarn' tehlikeye soktum. Bu artlar altnda, imdi bile, bu frsatn hl byk olduunu biliyorum. Ve biliyorum ki, her eye yeniden balanabilir ve daha ok yol alnabilir, beni korkutan, bunun bedeli... Gerek u ki, bana yllarca Siz'e yakn olma frsat, fikirlerinize ve szlerinize dorudan ulama imkan verdiiniz halde, onlar gerekten benim bir param olmadlar.. Onlar katlara yazyorum, defalarca aklmdan geiriyorum, ama yaammda uygulamyorum. Bugn de kim olduumu, stelik hi olmad kadar, bilmiyorum. Sizin de sylediiniz gibi: hibir zaman bilmedim! Gemite uzun bir dnem, birok defalar kendimi aldatmay ve kendimi koruma endiesi ile bencilliimi ve korkumu birbirine kartrmay baarmtm. Yeteneim olduuna inanyordum. imdi ise, evremdeki her eyin bir yalan olduunu biliyorum; Yaamma hala hkmeden bir yalan. Kral Midas'n tepetaklak olmu haliyim ben. Baktm, dokunduum her ey deersizleiyor. Benim iin yaptnz her ey iin, Yaamm yol ald o korkun raylarndan karttnz iin, bana yeni bir kader sunduunuz iin; bana haysiyete giden yolu gsterdiiniz iin, kendi snrlarm yznden sadece birka yudum iebilmi olsam bile bana zgrlk okyanusunu sunduunuz iin, Siz'e minnet duyduumu belirtmek istiyorum. Korkudan, pheden ve kederden arnml yaamam... Ve lmn bilinen yklmazlnn tesinde, sonsuzluun bir parltsn, onun tarifi imkansz ltsn grmemi saladnz iin Siz'e kranlarm sunuyorum.

302

Tanrlar Okulu 9 "Dans et, Tanr akna, d a a a n s ! " Odaya, parmaklarmn ucuna basarak girdim. O'nu, yatakta, gsterili karyola bana huzurla yaslanm, kitap okurken buldum. Uzun salarnn kl rengi, kusursuz biimde tlenip kolalanm yastk yzlerinin beyazl stnde hemen gze arpyordu. Bir Rnesans dnemi prensine benziyordu. Tuhaf biimde, durumumun farkna varmamasn umut ederek nefesimi tuttum. Skntlydm, ama yine de dnyada buradan baka hibir yerde olmay istemezdim. Srad bir eyler olmutu ve bir deiiklik beni ona getirmiti bir kez daha. Minnet duymak ona alan kapnn anahtaryd. Bamn iinde bu dnceler dnp dururken, beni ona balayan kordonun ne kadar ince olduunu fark ettim. Sz uzatmadan, kesin bir ifadeyle, "Sana kestirme bir yolu sunmaya geldim," diyerek konumaya balad. "Korkularn, phelerin ve aksi dncelerin seni ynettii srece, senin dnda bir bakasna ya da herhangi bir eye baml olman gerekecek. Kendini bundan kurtaramadka, bir eye olan bamll baka bir eye olan bamllkla deitirip duracaksn.. Ama buna ne zgrlk denir, ne de gelime." Dikkatle beni inceledi ve karanlk bir glge yzn kaplad. "Her ey senin yalann ortaya koyuyor. Sen sahte bir kiisin. kiyzllk ynetiyor senin yaamn. Ve imdi, olunun ba ucunda, yaamn neden sana 'eziyet ettiini' bilmek istiyorsun." Szlerinin burasnda sustu ve ayaa kalkt. Hi beklemediim bir anda ve bir biimde sz olum Luca'ya getirmesi beni sarsmt. Birden hayatmdaki bu zor dnemin btn acsn hissettim. Bu arada, gittike artan bir endieyle O'nu izliyordum. Dreamer tehditkar baklar ile bir yere sapmadan, bana doru geliyordu. Sonra ne doru uzanp aramzdaki psikolojik mesafeyi ksaltmak adna, yzn belli belirsiz yzme yaklatrd. Havadaki her molekl sanki, hayati bir konumay sezmi gibi titreiyordu. Rakibinin savunmasnda ak arayan bir boksr gibi, ban hzla bir yandan dier yana birka kez hareket ettirdiini grdm. Yz, birazdan yumruk atacak birinin kararl ifadesine brnd. Korkudan nefesim kesildi, hava almam gerekiyordu. Sessizlik daha da derinleirken bir sonsuzluk geti. Sonra, acmasz bir dmann tehdidi kadar vahi bir sesle, "Dnya, onu dlediin gibidir," dedi. ! Zorlukla yutkundum. Kap gitmek isterdim, ne var ki hibir kasm oynatamyordum. "Dn deitir, o zaman dnya da deiecektir." 303

Stefano E. D ' A n n a Beni O'nun mecbur etmi olduu, evrenin bu ar ve youn kesinden ekip karabileceini umarak, O'na anladm gstermek zere bam hafife salladm. te tam o anda, O'ndan insann aklna gelebilecek en inanlmaz buyruu aldm. yle beklenmedik ve zamansz grnyordu ki, nce ciddi olduuna inanamadm. Sonunda gl bir haykr haline gelene dek her seferinde sesini daha da ykselterek bana defalarca, "Dans et! Dans et!... Dans et!!!" buyurdu. aknlktan kaslp kaldm ve kmldayamadm grnce bard: "Dans et! Dans et! Tanr akna... DANS ET!!!" pheye yer vermeyen korkun bir netlikle ve kelimenin tam anlamyla, hemen o anda dansa balamam syledii aka anlalr hale gelinceye kadar, barmay srdrd. Yllarn utancndan ve sonsuz bir nefretten domu olan korku ve aknlk aniden bastnlamaz bir isyana dnt. Dreamer'n bu bariz anlamsz istei ile her zamanki ikiyzllm, imdi babalk hissiyle, olum iin duyduum acy O'na gsterebilmem iin kolay bir frsat yakalamt. imde beni ikiye ayran bu mcadelede eski kazand, bylece phtlam haldeki sahte beni aa vurdum. "Dans etmek mi? diye sorarken, tam olarak anladmdan emin olmak istermi gibi davranyor, fakat ayn zamanda bu soruya, bir kez olsun tamamen hakl olduuna inanan ve tm dnyay arkasna alm bir insann hiddetini yklyordum." Meydan okurcasna, "Olum yaam mcadelesi verirken, ben dans m etmeliyim?" diye sordum. Bir kaplan hzyla ne doru atldn grecek kadar, ancak zamanm olmutu. Yz bir zalimin ifadesini tayan bir maskeyle rtld. "Yaamn kaybetme tehlikesi iinde olan olun deil, sensin!" dedi. "stelik sadece imdi deil, ebediyen.."

10 "Yalnzca tehdit edildiin zaman canl ve iten oluyorsun!" Gzleri yerinden frlam ve alnnda fkeden imi, azgn sel sular gibi seiren damarlar ve havada titreyen yumruuyla zerime atlarak beni sarst. Kollarm kaldrarak kendimi korumaya altm, ama hareketi tamamlayamadm, yzm korunmasz kalmt. Korkudan donup kalmtm ve tm bu zaman iinde, benden sadece birka santim tede, hi krpmadan benimkilere dikilmi o korkutucu gzlerden baklarm alamyordum. O'nun kor gibi parldayan gzlerim grdmde hareketsiz ve aresizdim.

304

Tanrlar Okulu Ancak o zaman, korkuyla rpererek sakl bir zulmn parltsnn gzlerinden getiini fark ettim ve nihayet bunu bir gaddarlk olarak yorumlayabildiimde, dehete kaplacak zamanm bile kalmamt. Sanki bir kum torbasn dvercesine, yumruklarn saa sola savurarak yzme vuracakm gibi iki kez hamlede bulundu. Sonra tepkimi anlamak iin gzlerimi yoklad. Dehete kaplmtm. inde yabanc ve belki de tehlikeli bir cismi arar gibi, gzbebeklerime bakarak, "Kprdatma o gzleri!" diye, kkrercesine bard. Bu, insanlar arasnda daha nce hi grmediim bir hareketti. "Onlar kprdatmaaa!" Verdii komuta riayet etmekte zorlandm grdke, son kelimeyi korkun biimde uzatarak, birka defa daha tehdit etti. Orada, ylece, bana sonsuzluk kadar uzun gelen bir sre boyunca, gz gze, tpk yrtc bir hayvan ve av gibi kar karya kalakaldk. Barmalarndan daha beter bir hrlamayla, "Bu ucubelii sonsuza dek brakmalsn!" dedi. Kimle ve iimdeki neyle konutuunu bilemedim. Baylmama ramak kala, yzn, yerinde bir yavalkla yzmden geri ekti, ama tehditkr gzlerini gzlerimden ayrmad. Yeniden konumaya baladnda sesi normale dnmt ve bu nedenle etkisi hafiflemek yerine hatta daha ykc bir hal almt. Duygusuz bir ifadeyle, "Ben snr tanmam!" dedi. " Seni ya sonsuza dek iyiletirmek, ya da kaybetmek iin buradaym!" Beklenmedik bir ekilde yznde k saan bir glmsemeyle, zor bir snavdan baaryla gemi ya da imkansz bir bahsi kazanm bir gibiydi. O'nda insani, daha dorusu o ana kadar insani olabileceini dndm hibir ey yoktu. Tartacak bir g bulamadan, perian bir halde geriye doru sendeledim. Soluunu ensemde hissettiim korku ve huzursuzluk ile tm bedenim rperdi. fkeyle haykrn, bu, adeta insan d yersiz tebessmne, bin kez yelerdim. Normal zamanlardaki ses tonuyla, "Milyonlarca insan gibi sen de, yalnzca tehdit edildiinde canlanyor ve iten oluyorsun. Senden daha acmasz biriyle veya bir eyle karlatnda sadece, insan grntsne brnyorsun... Bir an iin sana ayna oldum ve sen yansyan grntn karsnda irkildin, tpk hayatn boyunca yaptn gibi.. Kendi zorbalndan korktun ve dehete kapldn, nk kendini tanmadn." dedi. Yz tekrar durulmu ve birden sakinlemiti. 305

S t e f a n o E. D ' A n n a "Senin gibi insanlar, lnceye kadar bar gnlllerinin saflarna katlr, yeryzndeki tm Kurtulu Ordularnn her kademesindeki rtbeleri doldururlar ve gerekte kendilerinin zorba ve atmalarla, dmanlklarn bilinsiz propagandaclar olduklarndan habersiz, insani hareketlerin liderleri, iddet kartlnn savunucular haline gelirler. nsanolu, kendi bozulmuluu ile yalannn en somut yansmas olarak hayrsever kurulular, insaniyetlilik kurumlar ve gnll yardm hareketleri olutururlar.... Fedakarlk ve yardmseverlik, insanlarn kendi zorbalklarn gizlemeleri adna bavurduklar yollar olup, ounlukla da kendi ayrmclklarnn ve tekiler ile aralarnda oluturduklar mesafenin eklini alrlar. Yardmseverlik, cmertlik ve sevgi, 'sana nasl davranlmasn istiyorsan bakalarna da o ekilde davran' anlaynn tamamen yanl yorumlanmasnda, hayrseverliin nihai ve en ar yozlamasnda, dilenen bir varln iinde somutlaarak klr ve bayalar." Dreamer'n szleri artk sadece bana ynelik deildi. Dierleriyle balan kopmu ve hatta insan olmann ne demek olduunu bilen bir akldan dahi yoksun, rm bir insanlk da - her zaman olduu gibi- O'nun bu ar svglerinin hedefi olmutu. Dinleyici kitlesinin genilemi olmas, zerimde hissetmi olduum basky hafifletmi ve nefes almam salamt. lmcl bir kazadan en ufak bir yara bile almadan mucizevi olarak kurtulmu birinin mutluluu ile kark bir aknlk ve rahatlk hissediyordum. Hi bilmediim bir zgrlk hissi sezilemez bir ekilde, gittike daha da glenerek tm ruhumu kaplad. Bu bir doumdu; ve benim ilk soluk almd. Parlayan bir alev, daha henz yenilenmi olan, cierlerime girdi ve her bir kesine yayld. Ne var ki , bu soluklanma o kadar uzun srmedi. Dreamer acmaszca bana dilerini geirdi ve heyecandan titreyen avn aznda tutan bir canavar gibi durup bir an bekledi. "Ktlk, zorba olmak deil, zorba olduunu bilmemektir. iddet gstermek, atmac bir zihniyetin yansmas ve kiinin kendi iindeki intiharn sonucudur." Yeniden konumaya baladnda, sylevi, bir vaazn ciddiyetini tayordu. Modern insann, insafsz bir samimiyetle, katlanlamayacak kadar ak ve kabaca sarf edilen szlerle derinden etkilemesinin ne kadar nadir olduunu dndm. Bunlar kim dile getirebilirdi ki?

306

Tanrlar Okulu "ilk i, kendini salam temeller stne ina etmendir! nsanlarn yaamnda gzlemleyebildiin tm felaketleri ve zorluklar, kiinin kendini bilmezlii davet eder...kurbandr, saldrgann kendisine ekecek koullar bilinsizce hazrlayan... Uzun zamandr, Varlnn karanlklarndaki cellatm yakalayacak korkun alarn, byk bir titizlikle rmektedir."

11 yileme iten gelir Konuma tutarl bir ereveye girerek Luca'nn kazas stne hzla odaklanmaya balad. Dreamer'n yannda, yaamn neden bana bylesine derin bir nefret gsterdiini anlamak iin, rastlantsallk olgusunun kkenlerini kefediyordum. Zihnimde kendimi Dreamer'la birlikte gizemli bir nehirin yata boyunca onun ta uzaklardaki kaynana doru ktm hayal ettim. Bu aratrmann, dnp dolap yine bende biteceini biliyordum. O daha sze balamadan, ben acy hissettim bile.. "Bu kaza, ocuu deil, senin dnyan ilgilendiriyor... senin ilediin gnahlarnn bir sonucu," dedikten sonra, Olu birlii ve btnle gittii yolda iten sz veren bir insann, yolundan klarnn, kusurlarnn ve 'gnahlarnn' bedelini tek tek deyeceini iddia etti. Burada konumasna ara verdi ve uzun bir sre dikkatle beni inceledi. "yi bir gemi, iyi bir sermayeye sahip olmak gibidir. Senin gemiin ise ncil'in bir felaketidir," dedi, buruk bir ifadeyle, "bir gemi dolusu bortan farksz. Hepsini deyene kadar, saysz strablara ve karlaacan en zalim antagonistlere katlanmak zorundasn.." "Bunun bilincinde olduun zaman, ektiin tm straplar iin minnet hissedeceksin, her acy ve grnrdeki her hakszl kutsayacaksn.. .Bir gn bunlarn seni yceltmek ve gelitirmek iin geldiklerini; geliimin iin ne denli gerekli olduklarn bileceksin." Diffculties and sufferings are tests on your path to integrity. When a man realizes this, life itself becomes his teacher. Every crisis, fail and difficulty is perfect, irreplaceable. Zorluklar ve aclar, senin btn olma yolunda geirecein snavlardr. Bunun farkna vardnda, yaamn kendisi insann retmeni olacaktr. Her kriz, her d ve her zorluk hem kusursuz, hem de esizdir. 307

S t e f a n o E. D ' A n n a Yaammdaki btn olaylarn tm sorumluluunu stlenmem gerektii aklamasn kabullenmekte zorlandm grdnde, sert bir uyanda bulundu. "Eer szlerim seni deitirmezse, bil ki yaam deitirecektir. Benim szlerimle anlamadklarm, hayatta yaptn hatalarla anlayacaksn." Bana bu iki 'seenek' arasndaki tek farkn, 'insann kendi hatalaryla renmesinin' ok daha yava ve ok daha ac dolu geecek zor bir yol olduunu syledi. "Benim szlerimden sonra, yaam kendi kurallar ve iyiletirme aralaryla gelecektir" diye noktalad. Dreamer bana u anda ki insanl; hipnotik bir rya iinde mhrlenmi ve sadece insafsz antagonistlerin tehditleri altnda daimi olarak yaayabilen bir insanlk olarak aklad. Dreamer' dinlerken, daha nce de O'nunla bulunduum bir ok ortamda olduu gibi, gzlerimin nnde bir hayal belirdi: Yerkre, anlamamakta srar edenleri ve itaat etmeyenleri, tatan dev arklanyla durmakszn presleyen bir ya fabrikas gibiydi. Dnyann bana bela olmu, bitmek bilmeyen dizi halindeki uursuzluklar grdm ve onlarn pres altndaki paralara ayrlm ve ezilmi kemiklerini hissettim; soykrmn gerekliliini, sonu gelmeyen deheti, savalar, dnyaya ezelden beri eziyet etmi olan felaketleri ve insan d trajedileri 'grdm' ve bin yllk hikayemizin bu dolambal seyrini, kr bir betimlemenin zerindeki tabakann tesinde, tpk tuval zerindeki bir yarktan izler gibi, o kara talihin; alalm bir insanln, iyilemek iin baka aresi olmayan bireylerin, uluslarn ve tm medeniyetlerin ac ilac olduunu grene kadar takip ettim. Dreamer araya girdi ve beni dzelterek, "Yaam, senin sandn gibi bir dnm makinesi deil, bir gereklik makinesidir." dedi. "Olaylarla koullar bizi iyiletirmek iin gelmezler; onlar kim olduumuzu bize gstermeye yarayan semptomplardr." True healing can only happen from inside. Gerek iyileme ancak ierden gelir. "Hibir politika, din ya da ideoloji, toplumu dardan dntremez. Sadece bireysel bir devrim, ruhsal bir yeni dou, her bir insanda, her bir hcredeki Olu'un iyilemesi; bizi daha refah iinde, daha akllca, daha gerek ve daha mutlu bir uygarla doru ynlendirebilir."

308

Tanrlar Okulu 12 Adaletsizlie vg 'Adaletsizlie vg' bal altndaki notlarm kaydettiim srada, daha Dreamer'n tezini dinlerken yaadm durumlarn aynsn yayordum. Bir yandan O'ndan geri kalmamak iin kdn zerinde elimi kaldrmadan not tutuyor, dier yandan da. szlerinin kobal tokmak darbeleri altnda gizlenen kavramlarmn ve zihinsel kalplarmn paralandklarn hissediyordum. Bir elim yazarken, dier elimle de bir uurumun kenarndan dar uzayan kkler gibi eski dncelerime ve iyi bildiim inanlarma sk skya tutunuyordum. zerinde sallandm bu uurumun varln hl srdrebiliyor olmasn ise son mazeretlerimin bugne dek uzamasna balyordum. Dreamer, "insanlar iin bylesine basit bir gerein kantn kabul etmek ve yenilir yutulur olmayan bu durumu sindirmek daha uzun yllar mmkn olmayacak," dedi ve sustu. Sze bu ekilde girii ve akabindeki sessizliini, birazdan syleyeceklerine kendimi hazrlamam iin bana tand zaman anlamna geldiini artk biliyordum. Oysa bu durum, sadece endiemin artmasna neden oluyordu. Kendi iimde bir para sakinlik salamaya altm. Birka saniye iinde umutsuzca kendimi toparlamaya, darmadank olan bir dizi dncelerimi bir araya getirmeye uratm; ancak bu batan sama kurduum kavram desteklenmiyor ve bu birleme her giriimimde kyordu. Sonunda hazrlksz olduum gereini kabullenerek, tm dikkatimi O'na ynelttim. "Kurban daima suludur!" dedi. Dreamer'n bu manta aykr iddiasn daha nce Veronica's'taki akam yemeinde de duymutum, ama onu daha nceden duymak, bu tanmn katlanlamaz anlamszlnn okunu ve insanda yaratt bomba etkisini haftletmeye bir yarar olmad. Yeniden, "Adaletsizlikten daha adil bir adalet olamaz!" "Adaletsizlik adaletin en yksek modelidir, en objektif!" dedi. "Sradan insann hakszlk olarak niteledii durum, onun eksiksizlik halini ve kavrama seviyesini daha yksek bir dzeye erimesini salayan bir yaam kaynadr. Hakszlk, 'merhametin' da vurumudur." Bunun byle olduuna inanamyordum. Zihnimde, art arda, hzla geen bir dizi grnt patlad: Luca duvarn dibinde iki bklm yatyordu, ambulansn gelii, hastaneye gidiimiz, doktorlarn ocuum hakkndaki endieleri.. .ve iimdeki bastramadm isyan duygusunu hissettim. Dreamer dncelerimi okudu. 309

S t e f a n o E. D ' A n n a "Olunun kazas bir rastlant deil... 'Tesadf diye bir ey yoktur ...Bu kaza tam ve gerek bir irade olaydr... Bilinsiz bir iradenin tutumudur.... Ho olmayan olaylar ve felaketler bizi iyiletirmek ve tamamlamak iin bamza gelirler... Hakszlk insanlara, kendi yaamlarn gelitirmeleri ve bir gn zgr olma 'dn' her birinin iinde uyandrmak iin bir frsat formunda gelir. Hakszlk, kiinin kendini tanmasna ve kendisini gerek btnle gtren yoldur. Hibir adalet, adaletsizliin kendisinden daha adil olamaz." Dreamer konuuyordu. Ben ise yanaklarmdan szlen gzyalarna ramen bir yandan yazyor, dier yandan bam sallamay srdryordum. Sesi yumuakt. Sabrl bir anlayla, "Bunu sana bilimsel olarak aklamaya hazrm," dedi. "Herkeste, en bozulmu insanda bile, iyiletiinde lklar atan; irade d bir irade...bilinsiz bir bilin, merhametsiz bir gzellik... yzeysel bir birlik vardr. Ktlk daima iyiliin hizmetindedir. Kt diye bir ey yoktur! Grnrde olumsuz olan her trl aksilik veya yatay dzlemdeki insann hakszlk dedii, aslnda gerekte, bir ltuftur... en haksz olaylar hareketler ve koullar Oluu daha yksek btnle, birlik ve zgrlk seviyelerine ykseltmek iin ortaya karlar." Ayrca, bir hastaln semptomlar bile, vcudun Olutaki bozulmay kavray kaybn ele veren vcudun paha biilmez iaretleri olduunu aklad. Ne var ki insanlar bunlar daha fazla, nasl yorumlamalar gerektiini bilmiyorlar ve sebeple sonucu kartryorlar. te bylece, tm tbbi kurumlarda yapld gibi, belirtileri bastrmak zere dorudan uygulanan her trl mdahale, gerek hastal gz ard ederek durumu daha da ktletiriyor. Bylece semptomla birlikte gerek ve tam bir iyilemenin gerekletirilmesi imkann da ortadan kaldrm oluyor... "Bizim dmzda herhangi bir ktlk yoktur, sadece iyilemenin grnr iaretleri ile iimizde bulunan gerek kurtuluun aydnlk gstergeleri vardr." "En ar hastalklar da dahil mi?" "Grnrde tedavisi olmayan hastalklar bile yalnzca iyilemeye giden yolu gsteren semptomlar veya iaretlerden ibarettir. Her kn arkasnda yatan hatay gsterir, kendini sabote etmeleri ve fiziksel lmn asl nedeni olan insann iinde binlerce kere tekrarlanan i lmleri ortaya karrlar. Ve onlar tehis etmek iin, gerek nedene doru btn yolu geri gitmek gerekir!..." 310

Tanrlar Okulu "Bilim bir gn aslnda bu kadar ok sayda hastaln olmadm kefedecektir. Grnrdeki okluklarnn ve semptomlarnn karmaklnn tesinde, sadece tek bir hastalk vardr: Dnce." Dnce ldrc bir tohumdur. "O halde tm hastalklarn sebebi... bizim psikolojik durumumuz mudur?" "Hayr! Bizim psikolojimiz bile gerek nedene, btn nedenlerin asl nedenine, ktln arkasndaki en ktye, insan lmn kanlmaz olduu fikrine gtren bir semptomdur. Bu bo inann ortadan kaldrlmas ve bu kendi bana meydana gelen, 'kendini gerekletiren kehanetin' irdelenmesi, psikolojiyi dzeltecek, psikoloji de btn hastalklar iyi edecektir. "insan, lmn snr yapt ama asl gerekte, bu bile sadece bir iaret, bir iyileme belirtisidir... ve, manta aykr biimde, lmszlmzn en ak kantdr. lm, her eyin stnde olan mutlak gcmzn, insann bedenini yok etmek gibi bir imknsz gerekletiren kapasitesinin en belirgin ve en somut iaretidir. nsanlar arasndaki her eitsizliin, her adaletsizliin ve varolmayan zgrln kkeninde, her birinin kaynan oluturan gerek farkllk vardr: i sorumluluk dzeyi. Olu, kavray, sorumluluk ve kader bir ve ayn eydir." Dreamer, yeniden vurgulayarak, "nsan, anlad kadardr." dedi. "nsanlar farkl anlama dzeylerine sahiptirler. Aralarndaki gerek eitsizlik de budur!" nsanlar birbirlerine benzer grnmekle birlikte, btn olma yolunda aralarndaki mesafe sonsuzluk gibidir. Evrimin farkl evrelerindeki zoolojik trlerde olduu gibi, onlarn da olular aralarnda genellikle llemeyecek boyutta uzaklk bulunan farkl geliim dnemlerine aittirler. "O halde," dedim, kararszlk iindeki bir duraksamayla, "insann yapt o en kutsal bildirileri, zgrlk ve adalet adna gerekletirdii tm devrimleri, savalar ve mcadeleleri iin ne demeli?" Dreamer, dncelerimdeki karkl bir dzene koyarak, szcklerinin stne bastrarak, "Hepsi bounayd ve her eyi olduklar gibi braktlar!" dedi. "Savalar, devrimleri ve insanlara eitlik, adalet ve bar getirme konusundaki tm giriimleri baarszla urad, nk onlarn mcadelesi darda savalacak bir ktlk, yok edilecek d engeller olduu inancna dayanyorlard. 311

Stefano E. D ' A n n a Refah, ayrcalk, sosyal farkllklar sadece sonutur ve ok daha derin bir farklln yansmasdr. Her ey Oluta, nefes almzda ve hislerimizde meydana gelir. Olu dzeyimiz yaammz yaratr.. nsanlk bir gereksinim gibi ktlk olmadan yapamaz! nsanolu kendini aclarnn penceresinden duyumsar. Kendisini yaayan bir varlk olarak hissedebilmesi iin straba, antagoniste, zamana ihtiya duyar. Bu koullar devam ettii srece insann straplar ve hakszlk sayd her ey dnyann tek enerji destei olmay srdrecek ve insanlarn Olu durumlarn daha yksek seviyelere tayacak tek g kayna olarak kalacaktr."

13 Dnya dncelerimizle yaratlr "Olun lmedi, nk hala onu Bana balayan bir ip bulunmakta." Giderek byyen kk bir alevin, karanl yararak kendisine yer amas gibi, Dreamer'n sonu niteliindeki bu aklamas da, ocuumun sal ile ilgili dncelerimi kaplayan sisin iine ileyerek, onu bir anda datt. Gzlerimin nne serilen bu eye katlanmak mmkn deildi. Dreamer'n alayc bir tonlamayla yzme bir tokat gibi inen sert sesi beni kendime getirmeseydi, orackta dp baylabilirdim. "imdi, olunun ba ucunda kendi kendine soruyorsun, neden... Neden bu kaza onun bana geldi diye soruyorsun... Hayatnn neden bu kadar felaketlerle dolu olduunu bilmek istiyorsun..." Baklarndan kamak iin gzlerimi baka yne evirdim; minedeki yanan ktklere baktm ve yeleinin altn renkli dokumasnda alevlerin yansmalarn seyre daldm. "Yaantnn kk bir kesitini, varlnn bir milimini ele al. Orada ykc dncelerinin, kirlenmi duygularnn bir haritasn bulacaksn. Bugne kadar yaantndaki tm olaylar phe ve korku ile belirlendi. Cehennemi yaayanlar, kendilerine cehennemden baka bir ey yaratamazlar! indeki pheler korkuya dnyor ve korkularn da bbreklerindeki talarn formunu alyor... ya da olaylar dnyasndaki felaketleri ve kazalarn komplosunu dzenliyor.

312

Tanrlar Okulu The world is such because you are such. Dnya byle, nk sen bylesin. Dnya, senin bulularndan biridir. Bu kaza, senin dikkat ve sevgi eksikliini grmeni salamak ve sana doru yolu gstermek zere dnyann bir giriimidir. Oysa sen kendini dinlememekte kararlsn!" Demek ki dnce yaratyor... en ykc, en hastalkl dnce bile yaratma gcne sahip. "Korku, Tanry dmza tamtr!" dedi ve insan saygnln, iradesini, yaratma hakkn yeniden benimseyecek olduunda, tm dinlerin ortadan kalkacan bildirdi. "Bir zamanlar insanolu dinler olmadan yayordu - diye bildirdi insanlar inanlarnn zayflamas sonucu bozularak zlerindeki tanrsall darya aktardklarnda dinler ortaya kt." Bu sorumluluun dayanlmaz arln hissettim. Tm allm yorumlardan ok farkl olan bir vizyonun, insani koullarn ve onu ebediletiren dzenin bu acmasz tasviri karsnda aklm durmutu. Benimle birlikte tm insanlk, orada, o sulu kafesine balanm, kamza hibir surette olanak tanmayan, nedenselliin genel, demirden kuraln ifa eden o hkmle yarglanyordu. Artk ikyet etmek, sulamak, hakl karmak ve yalan sylemek, geliimin henz balangcnda olan ve bilinlerinin karanlnda el yordamyla ilerlemeye alan zoolojik varlklarn gemiten gelen lklarn andryordu. Dreamer'n vizyonunun tam merkezinde, olaylarla durumlarn arasnda var olduuna inandmz ilikinin altst edilmesi durumuydu. Dreamer'n sesi ve Lupelius'un 'Tanrlar Okulu' retisi, dnyann en genel tarifini ba aa ederek ykan tek bir kavramda birleiyorlard. nsanolunun en kkl inanlarndan biri, d dnyay sebep olarak grmeleri. Bu, onun hayali evreninin destek ald; durumlarn olaylarn bir sonucu olduuna dair bo bir inantr. Gerein retina zerine den ters evrilmi ve yatay grnts gibi, insan kendi ruh halleri, duygulan ve d olaylar arasndaki ilikiyi de bu ekilde tersten alglar. En erken yalarmzda aldmz ilk reti bizi; korkunun korkun bir eyle karlamamzn sonucu, ve acnn da ac veren bir eye verdiimiz tepki sonucunda olutuuna inandrd.

313

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer, verdii rnekler araclyla bana 'ikinci bir eitimin' gerekliliini, insanlk tarihinde, Tartaros'tan*, zoolojinin dipsiz uurumlarndan kurtulmay salayacak bir kan devasa boyutlarn stlenen ruhsal bir devrimi aklad. nsan son derece krdr. Derinlii alglayamaz. Bizim doal grme sistemimiz, iki boyutun tesini grme kapasitesinden yoksundur. Retinann zerine yatay ve ba aa grntler der, ancak ar ilerleyen bir geliim sreci geiren insan; grntnn altn stne evirmeyi, ona derinlik vermeyi, grnty nc bir boyuta tayarak, grsel bilgiyi zenle ilemeyi ve btnletirmeyi rendi. nsan, yine ayn ekilde, ruh haline dikey bir doru izip, nc bir boyut ekleyerek dnyann kavramn 180 ters evirmeyi de renmelidir. Bu ona, yaamndaki tm koullarn ve olaylarn doasn ve kalitesini belirleyenin ve onlara nclk edenin Olu durumlar olduunu 'grmesini' salayacaktr. Dreamer szlerini noktalamadan nce, "Durumlar ve Olaylar bir ve zdetir," diyerek, kendi vizyonunun en nemli unsurunu bu formlde toplad. "Durumlar ve olaylar kesinlikle birdir!...Aralarnda geen zaman, insanda kendi Olu durumlar ile yaamnda bana gelenler arasnda bir balantnn olmad yanlsamasn yaratr." Dreamer bu noktada sustu ve bekledi. Szlerine devam etmeden nce bir onayn her an havada belirmesini bekler gibi durdu. Ardndan, "nsan zaman perdesini bir kaldrabilse ya da zaman sktrabilse, durumlarn oktan olaylar olduklarn fark edecektir. nsann duygusal durumlar, aslnda gerekleme frsat bekleyen olaylardr." Ayaklarmn altnda ne zamandr sallanan yerkre O'nun bu szleriyle, bir deprem oluyormuasna aniden yarlarak ald ve dipsiz bir uurum, 'eski' yi 'yeni' den sonsuza kadar; yani o an kadar inanm olduum her eyi, Dreamer'n bana yava yava rettii tm yeni fikirlerden ve ilkelerden ayrarak, kiisel evrenimi batan aa ikiye blm oldu, ve ben imdi o uurumun kysnda yalnzdm. Eski sistem ve onun bin yldr sregelen tkenmi fikirleri, paralanarak un ufak olmaktayd. nsann stne yaamn kurduu dorular ve onun bandan beri mutsuz olmasna yol aan nedenler, onu dnyadan yaknmaya ve sulamaya ynelten her eyin btnyle gerek d olduunu
* Tartaros: Homeros'la Hesiodos'a gre dnyann en derin yeri Tartaros'tur. Yer, gkten ne kadar aadaysa, Tartaros da, yerin altndaki ller lkesi Hades'ten o kadar aadadr, (.n.)

314

Tanrlar Okulu gsteriyordu. nsan, kontrol edilemeyen olaylarn insafna kalm korunmasz biri olduuna inanmaya iten kadercilik ile bana gelen her felaketin sebeplerini her defasnda kendisinin dnda aramasn isteyen kendi kendine acma ve kurban olma olgular, zamann tozlandrd putlar gibi bir bir yklmaktaydlar. nsann kendi Olu durumlar ile yaamnda bana gelen olaylar arasnda var olan sebep-sonu ilikisini alglamasn engelleyen trajik bir zorluk vardr.

14 Gemi tozdur Dreamer, temyiz edilemez bir hkm ilan edercesine," Dnmek kaderdir... nsanlk olumsuzca dnr ve hisseder!" dedi. "Bu olgu, insann Tarih diye niteledii ve nesilden nesle srarla aktard bitmez tkenmez felaketler dizisini aklamak iin yeterlidir. Ayrca yine bu dnce, uygarlmzn bin yldr, hi kesintisiz, neden bylesine korkun bir kaderi yaamaya mahkm edildiini de izah etmektedir." Eskiye ait grlerin baz krk dkk paralarm kurtarmaya alarak, "Peki, ya tarihimizi hatrlamyorsak, o zaman nasl renebiliriz ?" diye itiraz ettim. Gzyalarn akmak zereydi, titreyen sesim, btn inanlarmn yenildiini ak ve seik olarak ilan ediyordu. Dreamer konumuyordu. imde kontrolszce bydn hissettiim panik duygusunu mantkl bir yaklamla gizleyebilmek iin, "Gemiteki hatalarmz gelecekte tekrarlamaktan nasl kanacaz?" dedim. Dreamer benim aptallklarm tek bir hareketiyle sprerek, , "Past is dust, Gemi tozdur!" dedi ve zarif bir ifadeyle ekledi, "nsanlk tarihi, sulu bir bak asnn anlatm, ona dair en aalk ksmlarnn geree dnmesidir. Dnyann btn okullarnda olduu gibi, bu bitmek tkenmek bilmeyen sular dizisini hatrlamak da bizi kirletmekten baka bir ie yaramayacaktr..." Dreamer, gemii bu ekilde hatrlamann, insann en alak yanlarnn hayatta kalmak ve gemii tekrarlayarak nmze sahte bir gelecek koyabilmek iin bin yldr sregelen bir giriim olduunu belirtti. nsanln yazgsn ve tarihini batan sona deitirecek ve dntrebilecek olan ey ne onun deneyimi ne'de onun gemi hatalarnn anmsanmasdr. Bunu, kendi dnm aracl ile, sadece kiinin kendisi yapabilir. 315

S t e f a n o E. D ' A n n a ocuklara, ders karmalar iin, istek yerine, tesadf ve su dolu korku hikayeleri anlatmann ne denli sama olduunu anladm. Savalar ve devrimler, istilalar ve ikenceler, imparatorluklarn ykselileri ve kleri... hepsi, tpk kozmik bir sprgenin gcnden kurtulmu pislikler gibi duruyordu. Bu sululuk gemiini silmemiz gerekiyor ve onunla birlikte eski alardaki insanlar efsaneletirerek, tarihin kk-byk btn adamlarn, bizlere iyilik etmi kahramanlar olarak aktarlan btn 'sulular' tamamen zihnimizden karmamz gerekiyor. Dreamer'n mesajnn sadece dardan sert grn, aksi bir kaderin kanlmazln ngrrm gibi geliyordu. Aslnda yaralarmza sokulan bu bak, ktan bir neterdi. Dreamer'n, cehennem misali korkun bir dnyann karanlklarna, mezar altna, gnderen acmasz zmlemelerinin arkasnda, kiinin kendisini sululuktan, straptan, cehaletten, lmden nasl kurtaraca aa kyordu. Szleri, bizi yeniden masum, gnahsz, gl halimize ve btnlmze geri getirmek iin rehberlik eden ltl bir yol haritas iziyordu. te nihayet kestirme bir yol... bir geit... Bundan sonraki szleri beni yattrd. Onlarn iinde bir zm nerisi saklyd. We should not remember the past, we should remember the above. Gemite olanlar deil, ileride olanlar anmsamalyz! Dikey hafza 'nn gelitirilmesi gerekiyor, tarihin dzlemine dikey inen bir zihin. nsann varln ykseltmek gerekiyor... Dnya yaratlmamtr... dnya dnlmtr... Bu otoritenin gcnn bedenimin tm dokusuna yayldn hissettim; ayn g, bin yldr tarihin en karanlk evrelerinde, cankurtaran botlar ya da can yelekleri gnderir gibi insanlarn nne yasalar, masallar, meseller ve paraboller koymutu. yilemesi olanaksz iitme zorluumuzun trajedisini, bizi uyuturan uykumuzun derinliini anladm. Demek meleklerin, grltc bir bando takm gibi, daima ellerinde borazanlar ve davullarla resmedilmesi de bu yzdendi. "Sana bir zamanlar demitim: 'Oluunda rettiklerine dikkat etseydin, farknda olsaydn ve tetikte dursaydn, karnn lmesi gerekmeyecekti.' Bum sana bylesine zalimce gstermesi iin dnyay zorlamayacaktn. yilemek iin zaman setin, oysa zaman strabn ta kendisidir... Sen orada deilsin ve orada olmaman senin dikkat eksikliin sayesinde programlanan tm felaketlere yer ayor." 316

Tanrlar Okulu Bu vizyonun bykl ve evrensellii, yaamnda bana gelen her olayn sorumluluunu insana vererek, onu bir sahtekrn kaderine balayan iplerle hareket ettirilen bir biyokimyasal kukla veya robot durumundan kurtarmaktadr. Dreamer'n bana verdii bu annaan iin minnet duydum. Gz kamatran yeni bir gerek, eski dncelerimin yerini alyordu: "Nothing is external, Dta olan hibir ey yoktur." Her ey sana baldr. Bir insann dardan alabilecei hibir ey yoktur; ne baar, ne para, ne de salk. Tedavi edilen insanln daima biimlendirildii yer, kahramanlarla yar tanrlarn yetitikleri eski sorumluluk okullarnda olduu gibi bu bin yllk ayn sesti. "Dnyamz tm olaylaryla birlikte, bizim dncelerimizle yaratlr." En ykc dnceler bile yaratma gcn tarlar; bizler olumsuzluun da yaratclaryz. Kendi yarattmz dnyaya tepki vermek yerine, olaylarn hl scak izlerini srmeyi, bunlar reten durumlarmza geri dnmeyi ve sonra da onlar etkisizletirerek ortadan kaldrmay bilmeliyiz.

15 rade ve olaslk Dreamer, "Farkndalk ktr," diye konumaya devam etti. "imizde olup biteni bilmek bize annda mdahale etme olana salar ki, bu bizim rastlantdan arnm yeni bir dnyay yanstabilmemiz iin tek gerek zamandr." Bu farkndalm olduu, bu n girdii yerde tesadfn var olmas iin hibir neden kalmaz. Kazalarn ve hastalklarn yaammza girerek gerekleebilmelei iin bizim onaymz almalar gerekmektedir; gerekleebilmelei iin bu k azalmaldr. Dreamer, son derece inandrc ve kesin bir biimde rastlantsalln aslnda var olmadnn kantlarn bir kez daha nme koyuyordu. Dnlmeyen, beklenmeyen, daima uzun bir hazrlk dnemine gereksinim duyar. A man cannot hide, nsan saklanamaz. Onun yaamndaki her ey Yasa ve Dzen gereince ayarlanr," dedi. "Ya kazalar iin ne denebilir?" "Onlar insann, bugn iinde bulunduu durum iin vardr!" 317

S t e f a n o E. D ' A n n a "nsann dnt bu rm yaratk hali iin. Niyetini gmerek, kendi karikatr haline dnen bu varlk iin..." diye yantlad ve ardndan szlerine devam ederek, ama sahibi olmayan bir insanlk iin yaamdaki olaylarn ve koullarn dardan, dnyann kendisine dayatlan banal tarifine gre ayarlandn syledi. Dreamer'n szleri sayesinde, zorluklarn ve problemlerin altnda ezilen felaketlerle dolu bir hayatn tesadfen deil, iimizde olup biten her eyin dikkat ve farkndalk eksikliinden ortaya ktn anladm. Bu durum, tpk gzleri bal araba kullanmaya benziyordu. nsan iinde bulunduu bu haliyle, cadde ve kavaklar derin uykuda geen bir uyurgezerden farkszd. Sradan insanlk iin hayatta kalmann, her gn iin bir mucize olduunu grdm. Bedenim tepeden trnaa korkuyla rperdi. Bizimkiler gibi rehberiradeden tmyle yoksun, varlklarnn en karanlk kelerini el yordamyla gemeye alan yaamlarn, ne denli risk altnda olduunu ve bu gerek karsnda yreimin szlamasn ve algladm deheti u anda nasl ifade edebileceimi bilmiyorum. Sonra evrensel bir yaztn arbal szleri havada dalgaland ve onlar zenle topladm. You are completely in charge of your life. You are completely responsible of your destiny. You must recognize that pain, sickness and poverty are not accidents but the products of your inner conflicts. t is you, and you only, who makes them up. Yaamn btnyle senin ykmllndedir. Kaderinden btnyle sen sorumlusun. Bu strabn, hastaln ve yoksulluun, tesadf deil, senin i atmalarnn rn olduunu anlamalsn. Onlar tek bana oluturan da, hayatna tayan da yine sensin." Dreamer'e gre, rasgele bir kabul, daima bir iyileme belirtisidir ve her zaman gnlszce denen bir karlktr. Amacn olmad durumda, dnya stn gelir ve ite o zaman rastlantlara ve tesadflere yem oluruz. radenin ynettii Olu durumlar, karlalacamz olaylar belirlerler. Bedelin peinen denmesi, iyilemi bir insanln seimidir. Ertelenmi, gnlszce denen bedel ise, sahip olduu tek para birimi olan rastlant, keder ve zaman kullanan dkn bir insanln seimidir. Bu zihinsel kavrayn bozulmas srekli olarak ve her koulda, bir dizi n deme yapma giriimlerini ve yntemlerini meydana getirdi. Buradaki ortak payda aslnda kiinin kendisini cezalandrmasdr. 318

T a n r l a r Okulu Bugnden gelecekteki afetleri kendisinden uzaklatrma abas, kiinin onlar kaderinden silme arzusu, tarih boyunca tm uygarlklarda kurban kesme ve kendi kendine bilerek eziyetler ektirmesi araclyla, kefaretini nceden deyip gnahtan kurtulma eylemlerine elik etti. Yaplan fedakarlklar dnmeye baladm; pimanlk duyanlarn tvbeleri, ehitlere adanan kutsal yaplar ve kiliseleri... kendilerini krbalayanlar ve ula sarmanlar dndm. Yine bu yeni bilgeliin nda, kabile ayinlerine ve eskiden binlerce yl boyunca, grnen ya da grnmeyen tanrlara sunulmak zere insanlarn ve hayvanlarn kurban edilmelerini yeniden dndm. Trensel ayinler ile uygulanan yntem seimlerinin arasndaki apak grlen farkllklarn arkasnda unutulmu bir bilgelii ne denli azmsadm fark ettim. Ve yine ortada grnen bu olgularn arkasnda, zgn bilgeliin uzaktan yanklann, bamza gelen her eyin asl nedeninin iimizde olduu bilincinin krntlarn alglamak hl mmknd. Dreamer'n anlattna gre, bunlar kendisini, iinde balamann baka bir yolunu bilmeyen bir insanln, alglad biimiyle belli belirsiz hatrladklaryd. Dreamer'a gre n deme, kiinin kendi deiimidir. Dolaysyla bu, bir insandaki dikkat etme, kendini bilme, olumsuz duygular dntrme, ierdeki fazlalklardan kurtulma gibi en stn ilevlerin senteziydi. Bu bilgi, insanln dk seviyelerinde rmektedir ve nceden deme, kiinin iindeki almadan, kendini cezalandrmaya dnyordu. ocukken izlediim dini geitleri, Meryem'in veya bir baka azizin heykelini tayanlarn, onun arl altnda kan ter iinde kalmalarn anmsadm. Onlar fal ta gibi alm ocuk gzlerimle izlerdim. Yeni bir ehir merkezine girerlerken, tayc kalaslarn ezici arlndan kendilerini bir para da olsa koruyabilmek iin yaral omuzlarndaki kuma paralarn dzeltirlerdi. Dar sokaklarda ve evre semtlerde, yollarn iki tarafndan sktran, diz kerek ha kartan insan kalabaln iterek kendilerine yol aar ve yle ilerlerlerdi. Tayclarn harcadklar abadan morarm suratlarm, azizlerin ge evrilmi yzlerini ve yaldzla parlatlp enselerine tutturulmu pirinten sallanan haleleriyle azizlerin gzlerini yeniden gryorum. Heyecanl kalabalktan beni korumak iin Giuseppona, zerimde heybetle dikilirdi. Bir keresinde bana, "Onlar cennete gidiyorlar" demiti. Bu korkun suratl iyilik timsali kiilerin yaadklar yere hibir zaman gitmek istemeyeceime dair kendi kendime ant imitim. 319

S t e f a n o E. D ' A n n a Meer bilmeden izlemekte olduum ey, nceden deme yapmann canl bir alegorisiymi. leride bir gn, Dreamer bana, kiinin kendi dikkat eksiklii yznden planlanm; olaylar dnyasnda bizimle karlamak iin oktan yola koyulmu felaketler ve musibetleri defetmek iin strap ekerek bu acy gelecekteki eziyetleri nlemek adna yaplan bir n deme giriimi olduunu aklayacakt. Bo inanlarn arl altnda beli bklen zavall insanlk, demesini sadece strap ve rastlant ile fiilen yapabilir.. Dreamer, szlerini yineleyerek, "Kaytszlk ve ilgisizlik her zaman bir deme ve bir iyileme iaretidir, ama gnlszce olan bir iyileme..," dedi. Hemen ardndan, birok kez, bunun bir deme olmakla birlikte, iyinin hizmetindeki bir ktlk olduunu, ama asla bir cezalandrma olmadn vurgulad. Kendi vizyonunun hibir ekilde, 'ksasa ksas'tan karmaya,hatta urad felaketler iin kendisine bir neden bulmak isteyen insann buluu saylan Dante'ye zg ksas yasasna varana dek sonsuz saydaki kurallar listesine dahil olmasn istemedi. Tam bu srada grlerini doru yazdmdan emin olmak iin notlarm inceledi. Dreamer'a gre, iradenin ite ilemedii zaman dtaki dnyann sorumluluk almasna izin verilir. Niyeti her seimimizde uygulamak, gnlsz demeyi ve tesadfi olular ortadan kaldracaktr. Niyet sayesinde kadere yn verebiliriz. Dreamer szlerini, "Rastlantsallk bir tr rm, unutulmu, gmlm niyettir," diye srdrd. "Aykr bir dnce olarak rastlant, gerek niyetin yerini alan 'gnlsz bir niyettir. " Kutsal kitaplarn 'salam iradeli' insanlardan bahsettiini anmsadm ve Dreamer bana bu ifadeyi tayan insanlarn unutulmu, gmlm iradeyi geri kazanmak iin tal yollarda yryerek kaynaa geri dnm kiiler olduunu onaylad. Bu 'salam' irade demekti. "nsanolu niyetin yerine rastlanty koydu. Bunun farkna varanlar, yitirilen btnl geri kazanabilmek iin bir Okul arayna girdiler," dedi ve bu dncenin, her gerek okulun varoluu iin asl neden olduunu; Oluun birliine, insann btnlne dn olmas gerektiini belirtti. "Yalnzca ok az kii zel bir Okulun gerekliliini fark eder ve bunlarn iinden de ok az onunla karlaabilecek niteliklere sahip olur." Bir an, benim de bu birka kiiden biri olduumu, bu mutlu aznla dahil olduum dncesi geti aklmdan, fakat en ufak bir para bile tadna varamadan Dreamer'n sesi, iimi didik didik ederek, dncelerime szmasna izin verdiim hrsz bulmaya alyordu. 320

T a n r l a r Okulu "Hayr. Sen o birka kiiden deilsin!" dedi. Hayal krkl ile kmseme dolu azarlama arasndaki sesinin tonu olduka ciddiydi. "Seni seen benim!" Dreamer bir yandan bunlar sylyor, dier yandan da, miferinin siperliini indirerek arpmaya hazrlanan bir sava gibi, en sert ifadelerinden birine brnyordu. Donup kalmtm. Bu dncemden dolay binlerce kez piman olmutum. Sylemek zere olduu szleri kesmek isterdim, ama artk ok geti. Hi affetmeden, "Seni setim, nk bunu herkesin yapabileceini gsterecek bir rnek olman istedim!" dedi. "insanlk, kendini yenileyebilir, yeniden oluabilir ve doabilir, gmlm iradeyi geri kazanabilir. Kitlesel bir devrime gerek yoktur. nsanln gerek dnm, kendi btnlne ve kendi birliine ulaan tek bir bireyin dnmyle gerekleir. Bir insan, hl ancak mecbur kaldnda, tesadfen nceden deme yapan insanlar grubunun iinde olduunu anlamas adna, olunun bana gelen kazaya benzer talihsizliklerle kuatlmtr. ektiin acy nasl ynlendireceini bilmiyorsan, ocukken ska grdn o batl inanl kalabaln, sadece hayallerinde kurduu bir yaam kontrol eden dardaki bir tanry memnun ederek, olaylarn ynn deitirmeye alan insanln paras olarak kalacaksn. Bir insan konvoyunda olmasan bile, spor fanatizmiyle bir stadyumda avaz kt kadar baran bir kalabaln paras olacaksn." Ska rastlanan dier bir deme ynteminin roller araclyla gerekletiine deindi. Hi hatasz bir yasa, mucizevi bir ekilde herkesi doru yere yerletirmektedir. Hastaneler, mahkemeler, hapishaneler gibi nankr ilerde alarak dier insanlara yardm ettiklerini, yaptklar o iin kendi seimleri olduunu, bu rol ele geilmek iin bir yar kazandklarn dnen insanlar vardr; ve bu insanlar bir ekilde seilmi kiiler olduklarna ve bundan dolay da bedelini dediklerine inanrlar, oysa onlar o bedeli hl demektedirler. Dreamer, bir yandan espri yaparak, te yandan da ironi biimindeki ciddiyetini koruyarak, "Bu roller, taksitli demeyi gerektirir," dedi. "Bir kiinin rol, onun kefaretidir ve bir gn de tabutu olacaktr. Yeni bir insanlk, gnlsz demenin, gnlsz arnmann yerine n demeyi koyacaktr. Hastalktan nce iyileme, sorundan nce zm gelecektir.

321

Stefano E. D'Anna Kendini her koul ve her durumda var gcnle sev. Olaylar bamza gidiata gre, gereken sonulara uygun biimde gelierek ve irademiz tarafndan dzenlenerek gelir." Defterimde sayfalar dolusu tuttuum notlarm tamamlayabilmem iin bana birka saniyelik bir zaman verdi, sonra, kendisini dinleyen tm Kahramanlara bir ar yaparcasna, "Sonsuzluktan bir paray, sizler gibi, kurulularn pespaye ofislerinde alan kiilere gtrmemiz gerekir," dedi. Bu zel grevin bana verilmesini bekledim, ama bununla ilgili bir ey sylemedi. Birdenbire benim imdiki durumuma, yine ACO'daki iimde alyor olmama deinerek, "Braktn yerden bir kez daha balamalsn. Sana syleyebileceim baka bir ey yok!" dedi. "Daha nce ap geemediin eyin, stnden gemelisin, bunu denemelisin!" Dreamer'n beni yine gemiye kabul ettii ve 'yolculuun' devam edecei haberi bende bir enerji patlamas yaratt. Uzun sre soluksuz kalan birinin taze havay derin bir nefesle cierlerine ektiinde yaad sarholuu yaadm. Dreamer'la bu karlamamzn ardndan olum Luca iyiye doru gitmeye balad ve ksa sren bir yatak istirahatndan sonra tamamen iyileti. Chia'nn stn rten gkyz kara bulutlarn datt, g saran hava aydnland ve ald. Sonraki gnlerde gelecek adm bana gsterecek iaretleri dikkatle izlemeye koyuldum. Her ne deiiklik olursa olsun bir daha asla Dreamer'n bana gsterdii yoldan kmayacama ve bu kararm asla unutmayacama dair kendi kendime sz verdim. Yeni iin, btn ailemle birlikte uzak bir lkeye tanmamz gerektireceini dnmtm. Oysa talya'daki iin merkezi sadece birka kilometre teye tanmasna karn, iin faaliyet alan dnyann br ucunda bulunacakt. Larga Caddesinde bulunan bir insan kaynaklan irketinden adma gelen 'beklenmedik' bir mektup beni yeni bir pozisyon iin yaplacak elemeye davet ediyordu. Dreamer'la karlamamdan yalnzca hafta sonra, kendimi uluslararas dev bir kuruluun d ticaret blmndeki uzak dou pazarlar departmannn banda buldum. Bu kez tm kprlerimi yktm, beni gemiime balayacak her yolu ve her geidi yaktm.

322

Tanrlar Okulu

Blm VIII

Dreamer'la anghay'da
1 Mkemmellik kendisini asla tekrarlamaz Dreamer'la birlikte Bund zerindeki Plaza Concert'tan, Huangpu'yu bir aa bir yukar yarp geen teknelerin youn trafiini seyrediyorduk. Bu usuz bucaksz nehir, tam bu noktada, anghay'n iki ruhunun arasndan akar: biri; antsal mimarisiyle Avrupa smrgeci dnemini, dieri ise Pudong'un yeni mahallelerindeki ftrist gkdelenlerle canlanm yzn yanstr. Buradan bakldnda, mimari grntsyle gelecein byk bir metropol olarak dlenen gkdelenlerin ykseldii bu ehir, gz alabildiine uzanan dev bir antiye grnmndeydi. Kuveyt'ten dnmden Uzakdou'daki yeni grevime baladm dneme kadar geen sre iinde Dreamer ile hi karlamamtm. Bu aylarda, uzun raklk dnemim boyunca tutmu olduum tm notlar defalarca okumu ve yaamn farkl koullarnda ondan rendiim ilkelere sarslmaz bir kararllkla tutunmaya almtm. O'nunla bulumaktan ok korkuyor olmama ramen, bu an delicesine arzulamtm. Birbirleriyle ok yakndan balantl, henz zmlenmemi iki mesele, henz kapanmam yaralar gibi ak duruyorlard: Kuveyt'i terk etme eklim ve Heleonore ile olan ilikim. Bunlar daha fazla bertaraf edemeyeceim etrefilli konulard. leden sonramz ok youn geti ve Dreamer, bana, o ana kadar olan belki de en olaanst retilerini aktard. Yannda O'nu dinlerken, asrlk Yu Yuan bahelerinden getim. Sonra eski ar blgesindeki Budist tapnann evresinde, dar sokaklarn rmcek ana benzeyen labirentinde O'nunla beraber yrdm. O'nun yanmdaki varl ile, bu muazzam ehrin youn kalabalnn ortasnda, tpk yllar nce Giuseppona'nn eline yaparak, Napoli'nin dokusunu, iltihapl yaralarn brakt izler gibi izen, yollar artacak derecede kark sokaklarndan geerken duyduum ayn aknlk ve korunma hissine kapldm. 323

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer, anghay' ve in'i sanki uzun sre orada yaam gibi iyi biliyor grnyordu. Bana, burann tarihini ve dnce yapsn, gnlk yaamn tm ayrntlarn inceleyerek ve en sradan olaylar, zerinde yorumlarda bulunarak anlatyordu. inin bandaki bir zanaatkr, yoldan geen birinin giyimi ya da darack dkknlarn iini kaplayan pazarlklar, Konfys bilgeliinin beii olan bu uygarln kkenine inmemi salayan derin tnelleri oluturmaktayd. Dreamer bu bilgelii yaratm olan zeknn otoritesiyle bana bir milyardan fazla insan tutkal gibi bir arada tutan bu toplumsal btnln srrn ve onun kapsamndaki alt erdemin oluturduu bilgelii anlatt. Sanat olan gen bir kz, kendini iine kaptrm, mikroskobik cam vazolar dekore etmekle meguld. Vazolar i taraflarndan byk bir sabr ve akllara durgunluk veren bir yetenekle boyuyordu. Tezghnn banda durduk ve Dreamer, bir sre hi yorum yapmadan onu izledi. Sonra kzn ellerinden ektii baklarn yavaa bana evirdi. Zaman genleti, an sonsuzluk oldu ve ben kendimi daha nce kimsenin yapmad ekilde iime ileyen o gzlerin iinde kaybettim. Ruhumu kaplayan bu esiz bakta, Carmela'nn efkati, Giuseppe'nin sertlii, bir dostun sevgisi ve bir ustann saygnl bir araya toplanmt. Cam boyayan sanat kz O'ydu. Bu 'uygulamal almay' gstererek, herkesin zde gerekletirmesi gereken dnm srecini ve dnyada kendisi adna baka hi kimsenin asla yapamayaca, kendi yaamnn sanats olmay aklyordu. Aramzda herhangi bir perde, bir maske olmadan ya da rol yapmadan, gz ap kapayncaya kadar geen ksack bir zaman diliminde yaratcsyla gz gze gelen bir varlktm ben. O anda, bu varln onulmaz yceliini tattm, Zaman gibi snrlarn, engellerin, kstlamalarn olmad bir yerde O'nun nefes aln dinledim ve zgrlnden bir damla itim. Dncelerimin yerini bir ba dnmesi ald. Bu dakikadan sonra kendime gelir gelmez grdm filmin ilk karesinde, halka ak bir alann kesine kurulmu bir masada oturuyordum. Buras eski tarz bir ayhaneyi andryordu. Bu ahap yap, pencereden grebildiim kadaryla, kk bir gln ortasnda ykselen kazklarn zerinde duruyordu. Dncelerim Dreamer'a kayd. O'nu grebilmek iin baklarm etrafmda gezdirdim. Hemen yan bamda otururken buldum O'nu. Rahat bir nefes aldktan sonra, evreye gz attm ve bu mekna sadece inlilerin geldiini fark ettim. 324

Tanrlar Okulu Mterilerinin grnleri, giysileri, i meknn dekorasyonu ile buras, sanki dnyann en byk limanlarndan biri olmaya doru henz ykselmeye balam anghay'n kk balk ky olduu koloni dnemine ait bir kartpostal gibiydi. Dreamer'n zayf sesi, bana nce ok uzaktaym gibi gelirken, mterilerin uultuya dnen gevezeliklerinin arasndan bulduu bir yol sayesinde, giderek bana daha anlalr gelmeye balad. ilk szcklerinden alglayabildiim kadaryla, O hl balangtaki bir konumasn srdryordu. "...Bu nedenle, insanolunun sorunlarnn her biri...refah iindeki toplumlarn su oranlarndan, yeryznn btn blgelerine yaylm yoksullua kadar, sadece zihinsel bir hastaln belirtisidir." Dreamer'n bu kesin gr beni iine dtm karmaann dna ekti. Bu szleri, ileride bir gn O'nun dnce sisteminin ke talarndan biri sayacam bir bildirisinin yalnzca giri szleriydi. Srtm neredeyse kimsenin fark edemeyecei kadar belli belirsiz bir biimde dorulttum ve O'nu ok daha byk bir dikkatle dinlemeye koyuldum. Sonraki aklamalarndan, zamann en bandan beri insann bana gelen tm felaketlerin aslnda onun eksikliklerinin hayatna bir dizi olay olarak gelmesinden ve paralanm ruhunun yansyan grntlerinden baka bir ey olmadn anladm. Psikolojisindeki bu krlma, insanln ok uzak gemiindeki ocukluk dnemine dek uzanmaktayd. Zihnim ac duyacak kadar ak vc bilincim yerindeyken bana: "The world is such because you are such. - Dnya, sen byle olduun iin byledir, "dedi. "Kendi dmzda olduuna inandmz gereklik, dnya; psikolojimizin ve Oluumuzun fiziksel bir yanksdr." leri srd bu katksz iddia akllara durgunluk veriyordu. Bu arada, geleneksel giysileri iindeki iki gen garson kz, ay servisi iin soframz kurmak zere takmlar ellerinde yanmza geldiler. Bir ayin havasnda yaplan bu treni izlemek zere susmas, Dreamer'n ok nem verdii kansna kaplmama neden oldu. yle ki, gemek bilmeyen dakikalar boyunca bu titiz riteli ynetmeye ve onun her admyla zenle ilgilenmeye koyuldu. Gerilmitim. Bir an nce konumasn kald yerden srdrmesi iin sabrszlanyordum. Tam da insanln binlerce yllk sorunlarnn hatta belki de benim mutsuzluumun temel nedeni olan sr hakknda bir aklama yapmak zereydi. 325

S t e f a n o E. D ' A n n a Bylesine gereksiz bir ay servisi iin bu kadar nemli bir konumay kesebilmesi beni serseme evirmi, bana hayal krkl yaatmt. Bu dncelerimi elbette dillendirmedim, ama iimden beslemeyi srdrdm. Ben o zamanlar hl dncelerin grlemez olduklarn ve insann onlar gizleyebileceini sanyordum. "ok kk ya da ok deersiz olan hibir ey yoktur!" dedi. Bu kararl ifadesi adeta bir azarlama havasndayd. Ayrca benimle konutuu halde hl srmekte olan merasimin ayrntlaryla ilgilendiinden, yzme bakmyordu. antasn kartrrken sust yakalanmm gibi kulaklarma kadar kzardm. "Her hareketinin kusursuz olduundan emin ol!" dedi. "Kusursuzluk, tek bir gereksiz eylemde bile bulunmamak demektir." Sonra, bir yandan liste halinde uzayan ay mnsnden tadna bakacamz deiik aylar seerken, "Bir ey iyi yapldnda, sonsuza dek yaplmtr! Tm evren bundan haberdardr ve yaptn eyi tekrar etmene gerek yoktur. Sadece kusurlu olan tekrarlanr. Kusursuzluk asla kendini tekrarlamaz nk srekli olarak kendini aar. Olgunlam bir koza, bir kelebee, daha stn bir dzenin varlna dnmek iin grnrde lerek, olgun halini sona erdirmelidir." dedi. Ardndan, farkndalklar, kendi i dzenekleri ve makinesindeki en kk dilileri dzenlemesi sayesinde, bir insann tm dnyay dzeltebileceini ve onun tarihesini deitirebileceini anlatarak devam etti. "Evrenin geliimi bireyin geliimine, onun dnmne baldr. 'Bireysel' ve 'evrensel' olan tek ve zdetir," dedi. "Bu bilgi, uygarln ve sanatn her dalnn kaynanda bulunur... Herkesin eitiminin temel esi olmak zere geri dnmesi gerekir." Szlerine ayrca, insanln yaratt tiyatronun, dinsel danslarn ve tm ayinlerin bir kavramdan kaynaklandn belirtti. Her ey birbirine baldr. Dikeydeki, baka bir deyile irade dnyasndaki en kk bir hareket, olaylar dnyasndaki en etkili deiimleri yaratr. Ezberden okurcasna, "Evren beynimizin iindedir... insann arzulad biimde gelien, zdeki bir tohumdur," dedi. "ite bu yzden, eer bir kii, bilerek en kk ilere bile zen gsterirse ya da yapt en basit eyleri bile kusursuz olarak yerine getirirse..." "...ay hazrlamak gibi mi?" diye sordum. Bu sorumu dile getirirken, az nceki dile getirmediim sevimsiz dncelerimi affettirebilmek arzusuyla, 326

T a n r l a r Okulu olabildiince kibar olmaya altm. Dreamer, "...ya da sadece kusursuz olarak nasl sunulacan renmek gibi," diyerek yar aka yar ciddi olarak ayn oyunu kendi asndan ele alarak benim dncelerimi tamamlad. O bunlar sylerken, iki garson kzn birbirlerine bakarak glmsedikleri gzmden kamad. Ortada benim dmda herkesin bildii bir oyunun, Dreamer'a sayg dolu bir boyun eiin olduu kansna kapldm. Onlarn da 'Okul bnyesindeki kiiler' olduklar dncesi, beynimde bir imek gibi akarak beni soluksuz brakt. "nsan bu davrannn kusursuzluuyla, ebediyen kendi kiisel evrenini dzenleyebilir, doumdan lme dek her eyin bir program iinde yrd rastlantsal bir yaamn izgisinden kabilir ve kaderini deitirebilir. Dnya, oluun bir rezonans ve yanstt grntdr..." Defterime, sihirli altn tozlar! gibi bu retinin her szcn titizlikle not ettim ve konuya aklk getiren zel durumlar tanmladm.

2 nsan akl silahla kuanmtr Bu arada masamz gsterili bir biimde donatlmt. zenle ilenmi kar beyaz keten rtler incecik in porselenlerine kusursuz bir fon olutururken, zeri deiik tatllar ve reklerle dolu tepsiler de geldi. Ritelin bu aamas da tamamlanp, verdii siparilerin kusursuz bir biimde masada yerini aldn grnce, Dreamer yarda brakt konumasna yeniden dnd. enesiyle etrafmzda bulunanlara dikkatimi ektikten sonra bana, "nsann gerek dedii ve senin burada grdn, dokunduun her ey, psikolojisinin maddeye dnm halidir. nsann dnceleri maddeleerek 'dnyay' oluturur. Gerekler dncelerdir." dedi. Sesi derinleti. Ksk tonu, birazdan yapaca ac dolu aklamalarn nceden aa vurur gibiydi. "nsanolunu penesine alan en ar hastalk, onun kiisel ve toplumsal tm sorunlarnn nedeni, iinde yaad blnmlk ve atmac psikolojisidir. Bu szlerle birlikte, insanolunun oluturduu ve sonrasnda bin yllar boyunca kendisine aktard efsanelerin ifadesini takman bir kaleydoskop dolusu grnt iime ald. Bu kurgusal zemin karsnda, akl tanrasnn o muhteem doum sahnesi dier hepsinden daha fazla gze arpyordu: 327

Stefano E. D ' A n n a Jpiter'in duvarlar yklm kafatasndan silahlar iinde parldayarak ileri atlan, bir Tanr ba arsnn ya da kabusunun kz olan Athena. Benimle birlikte dncelerimin girdabna girerek, bu grnty kavrayan Dreamer, "Bu bir uyar efsanesidir, insan akl silahlanmtr!" dedi Bundan sonra gelen suskunluk soluumu kesti. "Bu, bir uygarln imdiye dek kendi hastalna koyamad belki de en kesin tehisti." Onun bu kefinden heyecana kaplp, "yleyse Antik Yunan... sonunun ne olacan biliyordu!" diye haykrdm. Dreamer'n yant gelmekte gecikti. Onun bu szleriyle yaadm huzursuz sevin dalgas en tepe noktasna ulat ayn hzla aa endie olarak indi. Bu aklamasndaki derinliin gitgide daha ok ayrmna vardka, zerimdeki arlnn da ayn oranda arttn hissediyordum. Sonunda gelip snra dayanmak ve bu gzellie, bu keifteki aydnlanmaya sahip kamayp, onu iimde tutmakta zorlandm fark etmek bana ac veriyordu. "Hayr! Yunanllar, bilge adamlarn ya da kahinlerini dinlemeyi bilmiyorlard. nsann, iindeki kendi ktlnn, kendi kabahatinin farkna varmas, oktan bir iyilemedir." Dreamer'n verdii yant not ettiim srada, Jpiter'in zihinsel doum sahnesini gzlerimin nne getirmeye alrken, aknlkla, Athena efsanesinin, herhangi bir tasvirinin bulunmadnn farkna vardm; sanat tarihinin hibir alannda, o son derece sembolik doumun tek bir izine rastlamamtm. Dreamer, "nsan kendi aptalln grmeyi istemez ve kendi dncelerinin ne denli ykc olduunu kabul etmez," diye aklad. "insanlk bu konuda yzyllardan beri uyarlmaktadr ve alnyazsnn zerine bir glge gibi den bu kehaneti hisseder. Onu kabul edemedii, onunla ne yapacan hatta ondan kendisini nasl saknacan bilmediinden, onu nnden kaldrarak yok saymaya alt. Bir insann karanlkta kalan yznn anlalmas demek, durumun zmlenmesi, iyiletirilmesi ve gerek kurtuluu demektir." Dreamer, daha iyi anlamam iin bana, eer insan topluluu yaad felaketlerin nedenini bilebilseydi, iine dt klelik durumundan da kabilirdi diye aklad. Oysa byle bir ey mmkn deildir. nk bu tr farkndala kitlesel olarak deil, ancak birey olarak eriilebilir. 328

T a n r l a r Okulu Kitle, ne kendini bilmeyi ne de byle bir aba iine girmeyi ister. Yeni ve bilinmedik her eyden ekinir. nsanln yaad bu klelik durumu ve beraberindeki binlerce felaket, insan huzursuz ve kr eden o bilinmeyenin korkusundan kaynaklanr. Politik nderler, yeni olana duyulan fobiyi insanln her dneminde beslediler ve glendirdiler. Kalabalklar dleyemez. Bir uygarlk, ancak kendisini yaratan 'd' ve aydnlanm insanlarn dinlemeyi unuttuunda, ke geer. 'D'n ve bilgelerin mesajlarnn dinlenmedii bu dnemler, kltrn ve uygarln knn habercisidir; zaten, yzyllar boyunca dleyen bireylerin, dnceleriyle yn veren airlerin eserlerini yok edebilecek kolektif bir delilik dnemiyle burun buruna gelinmitir. Dreamer, "Kitle bir hayalettir; her eyden etkilenen bir mekanizmadr, inanc yoktur, tam bir iradeye sahip olduu sylenemez... yaratma gc de yoktur.. Tek bildii, her eyi yerle bir etmektir. Bu, kalabalklarn asl roldr. Yalnzca btnlk ve irade sahibi olan kiiler dleyebilir ve imknsz gerek haline getirebilirler," dedi. Dreamer'n btn bu syledikleri, irketlere ve modem kurululara da uygulanabilirdi. Oysa bu tr organizasyonlarn hi de uzun mrl olmadklarn gzlemledim; onlarn sorunu mali, teknoloji ya da pazar pay gibi nedenlerden deil, tamamen sorumluluk ve btnlk duygularndan yoksun, sevmeyi bilmeyen insanlar olmalar yzndendi. Dreamer'n bir iaretiyle, tarihi gemii neredeyse in kadar eski olan koku ve tat alma yasalar uyarnca, sipari ettii saysz eitte hazrlanm aylar bir bir gelmeye balad. Porselen demliklerden ykselen deiik aramalarn buusunu keyifle iine ektikten soma kk fincanlarmz ayla doldurdu. Yaptmz uzun yryn ve heyecanna vardm- yeniliki dncelerin ardndan ben de bu k sofray onurlandrmak zere; pastaclk sanatnn sergilendii sekin rneklerinin tadna baktm. Dreamer, her tatlnn k efsanesini anlatarak beni byledi ve ayn zamanda da Ming medeniyetine uzanan geleneksel tariflerin hazrlan yntemlerinden sz etti. O her zaman olduu gibi ok nazik bir ev sahibiydi ve yine her zaman olduu gibi yiyeceklere hi dokunmad. "nsan, okyanuslar gemeyi, nice yksek tepelerin zirvesine trmanmay ya da tehlikeli iler yaparak yaamn riske atmay gze alabilecei gibi, tapnaklara, aramlara, derghlara kapanmay da kendisine yol olarak seebilir..." 329

S t e f a n o E. D ' A n n a "Kendini ibadetle rahatlatabilecei gibi, ayn huzuru sekste de bulabilir... ya tvbe eder, ya zamparalk yapar. Baka bir deyile, bir keiin kulbesine karlk i hayatnn zorluklarn seebilir. Tm giriimleri kendisini iinde birletirmek, kendi btnlnn sonsuz aray iindir." Hatta psikanalizden komnizme kadar tm laik dinler de, aslnda ayn arayn yirminci yzyl uyarlamalardr. Tm bunlar insanolunun yapt saysz giriimlerinden kaynaklanan denemeler olarak saylabilir. yle ki, tm uygarlklarda tank olunan gnah kartma benzeri riteller de insann btnln, doduu andan itibaren hakk olan ve genlerine aktarld biimiyle 'yitirilmi cennet' olarak anmsad gerekliini, yani bu ayrcalkl gven durumunu yeniden kazanmak iin gsterdii abalardr. Dreamer, "nsanlk tarihi bir dn yolculuudur... Kayp Oul meseli bunun ei bulunmaz bir mecazi anlatmdr." dedi. "Ne var ki, btn dinler varolu sebeplerini unuttular. ryerek, olmalar gereken durumun tam tersi hale dnm, lm ve onun kanlmaz olduu fikrini yayma ve pekitirme aralar olmulardr. Onlar ayrlklar ve atmalar iyiletirmek yerine, prensip savalar gibi her trl, bo inan, hogrszl ektiler, beslediler, byttler ve karlnda da ayrmcl ve savalar bitiler..." Dreamer, psikolojisi blnm insanlarn ellerinde kalan Hristiyanln, her defasnda biraz biraz olmak zere, hatta adn bile deitirmeden, kendisini engizisyona dntrdn anmsatt. Ve bugn hl, ncil'deki aykr dncelerin, insanln eskimi zihinsel kafeslerini un ufak edebilecek gteki kobal tokmak darbeleri ne yazk ki boa gitmi ve yklerindeki nazik g, ekonomik yasalarndaki bilgelik, ocuklar iin birer din dersi malzemesine indirgendi. Kutsal kitaplarn retilmesi, kendilerini eiten bilinsiz eitmenlere braklmtr ve ne yazk ki, ncil'in insanl uyandrmak zere geldii hipnotik uykuyu srekli ve kalc klanlar da yine bu hocalar olmulardr. imdiye dek tuttuum notlar defterimde birok sayfay doldurmutu, ancak Dreamer'n bana "ocuklarda lmszlk dncesinin, fiziksel lmszln yeertilmesi arttr," demesi zerine, O'nun grnndeki sakin olan duruunun ve ses tonunun arkasnda, dnyay yerinden oynatacak bir bakaldrya davet eden ln, kahramanca grleyiini ve gcn hissettim. Bir meale yzyllarn karanln yrtarken, bir sancan, bo inanlara, hayaletlere ve putperestlie kar srdrlen binlerce meydan savann kzlca kyametinin zerinde dalgalandn grdm. 330

Tanrlar Okulu Dreamer, bireyin nceden haberini veren tavryla "Bu gr, lm konusunu irdeleyerek her tr ideoloji ve dini akmla mcadeleye gireceini bilenlerin ngrs erevesinde, her kategori ve seviyeden btn okullara ve niversitelere ulatrlmaldr." szleriyle konumasn tamamlad.

3 Yalan syleyen hayvan O anda gzmn nndeki perde kalkm, her ey gn gibi ortaya kmt. retisinin her paras, bir yapbozun yerine yerleen paralar gibi, kendi kesini buluyor ve gzlerime nefes kesen bir dncenin mantkl bir grsel esi olarak yansyordu. Binlerce yllk felaketin, acmaszln ve uursuzluun yks nihayet bir aklama buluyordu. Binlerce atmann samal, snrsz zenginliklerle dolup taan bir evrende bu denli yoksul kalabaln elikili ve trajik kaderi, kk parman oynatacak kadar basit bir abayla kurtarlabilecek milyonlarca ocuun lme terk ediliinin vahameti, zamann, her corafyann, her inancn ve ahlaki deerin tesinde nihayet gerek bir nedene baland. Bu konumdaki insan bir akl hastasdr! Dolaysyla, bu hasta insann ait olduu toplumlar ve kurumlar da, paralanm ruhlarn, atmac mantn gzle grlr hale gelen lme inannn aynadaki yansmasdr. Kendime bu zihinsel hasarn nasl ve ne zaman olutuunu sordum. Bunu renebilmek iin neler vermezdim! Sanrm bu, tarihin belki de en arpc ve kesinlikle en yararl buluu olurdu. Hayal gcm kanatland. Binlerce yln izini srmeye dnerek, insan iinde bulunduu koullara indirgeyen olayn ne olduunu anlamak iin, tpk Orlando'nun kayp saduyusunu aramak zere ay yzeyinde yaplan bir tr yolculuk gibi, bilimsel bir aratrma yaptm hayal ettim. Dreamer, sesindeki ince alayclnn tnsyla araya girerek, "MuseviHristiyan gelenei, bu ba aa lmcl d 'Cennetten Kovulma' diye nitelendirerek, bunu en byk gnah saylan 'ilk gnah' olarak vurgular ve adna balanmaz gnah der," dedi. Dreamer'a sorulacak yzlerce sorum vard. O'nun engin bilgisinden yararlanmak, yorumlayana ya da taliminde bulunana deil, bilene ait olan O'nun bambaka otoritesinden yudum yudum imek harikayd. 331

Stefano E. D ' A n n a Elmann srl, ylann, incir yaprann simgeleri her zaman ilgimi ekmiti. Tm bu simgelerin zerinde, drt bin yldr ayakta duran, ama bu denli anlamsz bir olaydan bu kadar byk bir trajedi yaratm, otoriter bir gelenein nnde bir tr aydn olarak huzursuzluk hissetmiimdir. Peki sonra bu neden lmcl bir gnah olarak nitelendirildi? Dreamer bana, "Elmann srl anlamsz bir olay deildir," diye aklad. "Kendisini 'yaratc' olandan 'yaratlan' olmaya indirgeyen ve z doasn terk eden insann Oluandaki dn kararl bir metaforudur. Elmay dilemek demek, dmzda var olan, bizi iine alan ve bizi yneten bir dnya olduuna inanmak, bir bakasnn hayaletini kalc klmak demektir. nsann bamllk halinin ve tm trajik tarihinin balangcdr," diye aklad. Dreamer, Adem'in ilk szlerini, alalm bir varln utan lekesi ve kendi kendini ele verii olarak sonsuza dek yanklanacak olan o kelimeleri hatrlatt. "Saklandm...korkmutum...ben deil... bana verdiin kadn yapt..." Kendimi evrensel bir felaketin, aresi olmayan bir trajedinin tek tan olarak hissediyordum. Bozuluumuzun dram, o anda, orada sahneleniyordu. Dreamer'n mkemmel bir ekilde 'yalan syleyen hayvan' olarak tanmlad varln dnya sahnesindeki gsterisini seyreden ilk kiiydim. Dreamer, "Adem 'in bu szleri bamlln douunu iaretliyor ve bu, sradan, yalanc ve sorumsuz insanln ilk bildirgesi, 'senin' izini srebilecein en eski bildirgeydi," dedi. Dreamer'n, yeri gelmiken ustaca kulland 'sen', nmde, Yaradl'tan daha ba dndrc olan eski zaman geleneklerinin grntlerini ortaya seriyordu. Hakknda asla hibir ey bilemeyeceim ve bundan byle sadece Dreamer'n lmsz muhafz olduu eriilemeyecek veya kayp bilgi hazinelerini hayal ettim. Bir kez daha, zamann ve uygarlklarn tesine geebilen, kayp okullarn srrn bilen, gml mcevherler gibi bo yere parlayan bu varln gizemiyle kar karyaydm. Srekli yeni keiflerin basks altnda, bir yandan Dreamer'n szleri iimde patlayarak ruhumda depremler yaratrken, dier yandan titreyen ellerimle lgnca not almay srdryordum. Benzimin fazlasyla solduunu grnce, Dreamer biraz soluklanmam iin araya girdi, yar aka yar ciddi, i durumlarma atfta 332

T a n r l a r Okulu bulunarak bana ho bir ekilde takld. "dem 'in ilk szlerinde, cennetten kovulmu perian haldeki bir adamn, d dnya ile zdelemeye ve bamlla rnek tekil eden, alan zihniyetinin kkeni sakldr." Dreamer'a gre, insann dncesiyle nefesinin bir sentezi olan konuma dili, Adem'in szlerinde bir ruhsal paralanmann, Olutaki bir atrtnn varln ortaya koyuyordu. Eer 'Tanr'yla bir olma' halindeyse, nasl olur da kendisinin O'ndan daha stn olabileceine inanabildi ve bunu arzu edebildi? Ylann ayartmasndan nce, hatta Havva'dan da nce, dem'in oktan blnm olduu apak ortadadr. "Yalan sylemek, saklanmak, bakasn sulamak, kendini hakl karmak, kendine acmak o zamandan beri her zaman, cennetten kovulan bir adam, z btnln yitirip kendisini inkr eden bir varl gsteren belirtilerin szl, hatta ondan da nce psikolojik bir ifadesi olmutur ve bundan byle de olmaya devam edecektir." dem elmay srmakla, yaam lmle, zgrl bamllkla ve btnl blnmeyle dei toku etti. Kiinin doduu andan itibaren en doal hakk olan lmszlk, paralanm, bilinsiz ve lml bir sonsuzlukla yer deitirir. lmszlk, cinsel birleme ve dourarak remeye dayal bir zoolojik devamlla indirgendi. Dreamer konuurken, ender yaanan bir duygu hissettim; bu, tenimde, bir anlayn kefine elik eden bir titreme oldu. Dreamer, "Adem'in iledii gnah lmcldr, nk bu bir 'zaman iine dtr', hipnotik hale gelen insann, lebilecei 'inanna' d..." dedi. Katlanlamayacak bir srr aa vuran birisinin gsterecei zen ve ihtiyatl tavryla "Ama insan lemez, ancak kendisini ldrebilir!" dedi. Eski tarz mizahi bir yaklamla zaten youn biimde dramatik olan bu bildirinin arkasna bir de "lm daima bir intihardr!" diye ekledi. "Artk insann eve dnmesinin, uykusundan uyanmasnn ve zbez hakk olan... yitirdii lmszln geri almasnn zamandr." Bu vizyondaki bilginin beni dntrdn, kimyasnn organlarmdan geerek hcrelerime, molekllerime, atomlarma ilediini hissettim. Dreamer, ktlerin en ktsn, insann blnmesinin ve 'gnah'nn soyundaki balangcn anlatrken beni iyiletiriyordu. Ei benzeri grlmemi bir minnet duygusu tm ruhumu kaplad.

333

S t e f a n o E. D.'Anna 4 "zgr bir insan ol!" Dncelerim, o akam Dreamer'dan iittiim tm bu olaand eyleri iine katarak dev bir hortum gibi, bamn stnde dnp durdu. Bo bir abayla onlara bir dzen vermeye, gem vurmaya hatta onlardan birinin zerine binmeye altm. Kesintisiz bir ak halinde, birbiri ardnca ortaya kyorlard. Benden koparak, artk bana ait olmadan, sanki bir aatan dklen yapraklar gibi dyorlar, Dreamer'n nefesinin yaratt hortumun iine pe pee giriyor, hep birlikte dnyorlard. Bulunduumuz ayhane sonradan kalabalklam, yz farkl sohbetin kanat rplar havada ho bir titreim yaratmaya balamt. Kulama fsldayan sesini iittiimde aniden irkildim. "Yeryznn dini, blnmedir! nsanolunun her eyin zerinde hrmet ettii ilahi varlk her zaman ayn olmutr: korku!" Bu szlerin gc, ortamdaki seslerin kalabalk uultusundan kendisine bir yol aarak bana ulat. Bu sessizlikte, bu bolukta, dncelerimin her biri susuverdi ve bir bisturi keskinliindeki szleri, bedenimi yararak ok derinlere indi. "Bamllk korkudur! Sen bile korkunu kendine put yaptn. te bu yzden bamlsn ve hayatn arkasna gizlendiin memuriyetinle kazanyorsun." Er ya da ge szn buraya geleceini biliyordum ve bunun hi de keyifli bir sohbet olmayaca dncesine kendimi oktan hazrlamtm. Ne var ki, Dreamer'n konumasnn banda kulland ses tonu ile setii szckleri, bana bu sohbetin beklediimden daha da frtnal geeceine dair bir gizli uyanda bulunmutu. Defterimi karttm ve Dreamer'n sertlii dayanma snrm zorlad zamanlarda yaptm gibi, bam sayfalarn arasna gmerek, kendimi yazma iine kaptrm gibi yaptm. stne basa basa, "Ben seni zgrletirmek iin geldim!" dedi. "Yaamna girdim, nk gemite bir gn zgr olmay dledin..." Dreamer'n sesi, varlmn her kvrmnda korkularmn saklanabilecei her kesini didik didik ederek korku avna kan bir titreime dnt. Sonra, "Ama sen," dedi, "yllar sonra yine ayn klelik koullarna dnyorsun!" Bunu byle dorudan doruya sylemesi ile iimdeki bir yarann yeniden aldn hissettim. Ayrca, szlerindeki hayal krkl ykl ifadesi de hi hak etmediim bir hakszla, insafszla uramasna canm skt ve beni gcendirdi. 334

T a n r l a r Okulu Sandalyesini hafife geriye kaydrarak, "inde bulunduun koulu terk etmek, bu roller hapishanesinden kmak iin vizyonunu altst etmelisin," dedi. areti anladm. Ayrlma zamanmz yaknd. Yzm ister istemez allak bullak bir ifadeye brnm olmalyd. Dreamer, daha iyi kavramam salayacak szleri semek istercesine birka saniye durakladktan sonra, "zgr demek, dnyadan zgiirlemi demektir. " dedi. Kararl bir ekilde, "Bu durumda nereden balamak gerekir?" diye sordum. "Bu, ok uzun yllar alacak zorlu bir uratr... hemen imdi balasan bile buna mrn yetmeyebilir." Bu szlerle nmde dayana olmayan duvarlar grdm, zihnimde yldzlar kadar uzak mesafeleri, alarn gerisinde kalm hedefleri hayal ettim. Cesaretsizliimin bir girdap gibi beni iine alarak yuttuunu hissettim. Dreamer, ruh halime aldrmaz grnerek konumasn srdrd. "zgr demek, korkulardan, phelerden, endielerden ve olumsuz duygulardan zgr olmak anlamna gelir... nyarglardan, sabit fikirlerden, dnyann sefil bir yznn anlatld tasvirinden zgrlemektir... Btn snrlar kaldrmaktr... Senin gibi insanlara, kutsal bir lanetin sonucunda yeniden verilen bir ceza gibi, bir ite almaktan ve yalandan kurtulmaktr. Dnyay senin dndaki en byk gereklik sayan anlayn gerei, onun klesi oldun, o da senin efendin. Aynadaki yansmann hipnotize ettii sen, imdi de gveni bakalarnn gzlerinde aryorsun. " Bu szler, Dreamer'n alkantl sularnda, ilkel, tamamlanmam bir varln solungalanyla yzme giriimimin samaln gzler nne seriyordu. Her cmlesi benim gemiime ve yalanclma kar lmne bir saldryd. Dreamer'n imdi olduu gibi var gcyle zerime geldii her defasnda, ben de gayet iyi biliyordum ki, yaantm geliiyor, iinden bir sr pislik temizlenerek doruluk, aklk ve kararllk gibi durumlara yer alyordu. Yine de her darbesine son olmasn dileyerek dayanyordum. Bitsin artk!... Hi olmazsa biraz soluklanmama izin verse... Tanrm ltfen! Bu szler, yalnzca dinlerken bile, her zaman sahip olmadm bir dayankll gerektiriyordu. Sorumluluk dzeyimin kontrol suyun zerinde dalgalanr gibi bir ykselip bir alalan seyrindeyken, ben onu idare etme becerisini bile gsterecek durumda deildim.. O szler canlyd, nefes alyordu! Ve dayandklar snrlarma kar konulmaz bir biimde yklendiklerini hissediyordum; ve nihayet nyarglarm, yersiz inanlarm ve modas gemi fikirlerimle birlikte her eyi yerle bir edip getiler. 335

S t e f a n o E. D.'Anna Varlmn her lifi titreim halindeydi. "Rollerden, korkudan kurtulmak... Dnya ile zde olmaktan kurtulmak..." Bu szler, sanki yaammn eik eksenindeki metal kreler gibi gsmn zerinde zplyordu. Birdenbire, iimde frl frl dnmekte olan k, ses, grnt cmb halinde infilak ettiler. Bam alevler iindeydi. Dreamer'dan, gelecee ait insann kaderiyle ilgili dayanamayacam ve dahil olamayacam kadar gl ve olaanst bir mesaj almak zereydim. Her trl gereksiniminden kurtulmu, doasnn (ya da benim o gne dek doas olduuna inandm, ama aslnda cehennemi olan eyin) dna karlm bir insanlk fikri, bana delilik gibi geliyordu. Bunu sakince bir kenara brakabilir, hatta tamamen hayatmdan karabilirdim, ama artk ok geti. Dreamer'n vizyonu, iimde kk salm dnceleri ve l dokuyu oktan kazmaya balamt bile. Onu ne zmseyebiliyor, ne de iimden skp atabiliyordum. nsanln bir hcresi, lmsz bedendeki bir atomu gibi, ben de Dreamer'n, 'nden, kahramanlarla yan tanrlarn, arkalarndan dierlerinin', yrmesi gereken ve herkesin, binlerce yl srecek olsa bile, tamamlamas gereken yolu gstermekte olduunu biliyordum. O bana bunlardan sz ederken, ben de insanln bu inanlmaz knn oktan baladn biliyordum. Baz bireylerin ilk adm hatta lmn alt edilmezliini tartma konusu yapmakla, lmn bir kader olduunu kabul etmemekle, en cesur adm oktan atm olduunu biliyordum. Bireysel Devrim kapy alyordu... Hi durmadan, ellerime kramp girinceye kadar, sayfalar dolusu not tuttum. Defterimin son sayfasnn sonuna geldim ve telal bir ekilde ayevinin ikram listesinin arka yzne yazmay srdrdm. Sylediklerinin mantkl ya da kabul edilebilir eyler olmasna hatta anlayp anlamadma bile artk aldrmyordum. nemli olan yazmakt, her eyi kaydetmekti. Bildiim tek ey, bir szc, bir vurguyu bile deitirmemem gerektiiydi... Bir gn yeni batan okuyacak ve anlayacaktm; ya da belki, Dreamer'n smszca vermekte olduu ancak benim hazrlksz yakalanmam nedeniyle almaya hazr olmadm bu bilgileri ben de yeni nesil aratrmaclara aktarabilirdim. Dreamer sandalyesini nazike geriye ekerek ayaa kalkt ve ka doru yneldi. ayevinden bir para zlerek ayrldm. Bu ksack zamanda etrafmdaki her eye balandm hissediyordum. yle ki, iimden yeni bir adm atmamakla birlikte burada kalabilir, hatta kklerimi satabilirdim. 336

T a n r l a r Okulu Bu saptamay zerime bir glge gibi ken garip melankoliyi gzlerken, oktan ahap kprye varm olan Dreamer'a yetimek iin, admlarm hzlandrdm srada yapmtm. Hemen yaknmda bekleyen birok taksi vard. Baka bir eyi istememe frsat kalmadan, kendimi beni otele gtrmek zere gelen eski bir limuzinin iinde oturmu buldum. Arabann kapsn kapatp penceresinden dar baktmda, O'nu grdm ve bunun O'nu son grm olmasndan korktum. Fakat Dreamer beni yattrd; ertesi gn yine orada ve ayn saatte buluacamz syledi. Taksi anghay sokaklarn kat ederek bu muazzam ehrin st geitlerini aarken, O'nun szleri hl zihnimi megul ediyordu. Otele vardmda karmak dncelerimi bir dzene koymaya alyordum. nan saydm her ey o gn altst olmutu. Dreamer'la olan karlamann ertesinde ulatm o mthi sonula, yenik dm bir ehrin surlar gibi, benim eski zihinsel yapmdan geriye ta stnde ta kalmyordu.

5 Bda'nn babas Randevuya saatler ncesinden geldim. Beyaz yeim tandan Buda'nm muhafaza edildii Yufo Si Tapa'na, birka Batl turist ile din adamndan baka giren kan olmamt. Dreamer'n bugnk buluma iin belirledii yer burasyd. Ben de eski arnn sokaklarnda gezinerek zaman ldrdm. Geni kapnn nnden geerken, her an ortaya kaca umuduyla kalabalk iinde O'nun yzn aradm. O'nu fark ettiimde henz benden olduka uzaktayd. Yannda ortalamadan daha uzun boylu ve ciddi grnml ii yal kiiyle birlikte bana doru yryordu. lerinden biri, ince altn ereveli gzlkl ve seyrek sal olan, ban eerek iki eliyle Dreamer'a bir paket sundu. Sonra her birinin nnde eildiini ve O'nu saygyla selamlayarak yanndan ayrldklarn grdm. Yalnz kaldnda yanna gittim. Aramzdaki tek biim olan hzl bir bakmayla selamlatk. Sur duvarlarna paralel uzanan sokak boyunca yrdk. Admlarn tapman giriine doru evirdiinde ve merdivenleri kmaya baladnda, O'nun dinler hakkndaki tm szlerinden sonra ok ardm; ama pei sra yryerek, O'nunla birlikte ieri girdim. Bir grup kei, kedeki bir masada yemek yiyordu. Allm olduu zere, i avlunun ortasndaki dev mangalda tts ubuklarn yakarak, tanrnn heybetli heykelinin nnde 337

S t e f a n o E. D.'Anna toplandk. ok az ziyareti vard ve ksa bir sre sonra da yalnz kaldk. Tapnan giri kapsnda yaam olduum tereddde karlk, "Long but never belong! iste, ama asla isteklerinin bamls olma!" diye buyurdu ve bu unutulmaz zdeyile, bana en eksiksiz ve en derin yant vermi oldu. "Btn insanlarn mezheplerine ve dinlerine hrmet et, fakat hi birine ait olma!" Henz bu szleri zerinde dndm srada, alak sesle bana "Benim yanmda vizyonunu deitirebileceksin... ve bununla birlikte kaderini de deitireceksin," dediini iittim. Tanrnn sslemelerinin iinde derinleen binlerce mum alevi hep birlikte klarn titretirerek bu sz onayladlar. Dreamer'm yannda, Okul her an mevcuttu. antamdan defterimi kalemimi karp not tutmaya koyuldum. Kulama fsltyla, "Yalanmak, hastalanmak ve lmek, dnyann betimlenmi halinin blmleridir." dedi. "Bunlar imdiye dek hi kimsenin bakaldramad, doal ve kanlmaz olaylar olarak kabul edildi. Bu, inan ve beklentiler sisteminin evrensel hale gelen sonucudur." Kararl bir ifadeyle, "Gereklemesini beklediimiz ne varsa gerekleir!" dedi. "Yalanmak, hastalanmak ve lmek, zihinsel olan kt alkanlklardr." Bu szler, kt hamurundan yaplm ilahlarla evrili, insann btn bo inanlaryla nyarglarn simgeleyen bu putun nnde sylendi ve kesin bir yarg iermeyen karlklaryla varlmn duvarlarn zorladlar. Lupelius gibi, Dreamer iin de hastalanmak, yalanmak ve lmek, insann kendisini kurtarmas gereken, yalnzca 'kt alkanlklar' idi. Yazmaya koyuldum ve bir (sre hi ara vermeden yazdm. Yazma iini bitirmemi bekledi ve szlerini, insana bu kara byy krmak, yzyllardr iine dald hipotik uykudan kmak iin yegne frsat, ancak bir 'Okul almasnn' salayacan belirterek srdrd. Yeni bir eitimin (O'nun deyiiyle 'ikinci eitimin') gelii, insann srekli tekrarlanmann lml dolambacn terk edebilmeye olanak salayacaktr. lmenin artk gzden decei zamann yaklamakta olduunu syledi; insanolu, yaknda inanlarn deitirmeye, lm ve onun kanlmaz olduu fikrine kar bakaldrmaya balayacaktr. Bu savlarn zihnimde rahata evirip evirebilmem iin bana yine biraz zaman tandktan sonra, bann bir iaretiyle buradan ayrlma zamannn geldiini bildirdi. 338

T a n r l a r Okulu Buda'ya arkamz dnerek ka yneldik. Tam kapya gelmek zereyken, sanki bir sr verecekmi gibi kulama doru hafife eildi. Fsltyla konumas ve O'nun bu hareketi yine beni ocukluuma ait bir sahneye tad, bir pazar gnnn kokusunu ve tadn hissettim; su ortaklarmz Elio ve Rosaria ile mum ve tts kokan S. Antonio Abate Kilisesi'ni, oradaki ocuka zevzekliklerimizi, kkrdamalarmz durmakszn besleyen o -saygsz ve bastrlamayar neemizi hatrlatt. Deame ruhumu aan tm anahtarlar elinde tutuyordu. Gizlilie byk bir duyarllk gsteren tutumuyla, "Buda 'nn yksnde, gerekten aydnlanan tek kii O 'nun babasdr," dedi. Tapman dna ktmzda bana o kraln yksn anlatmasn istedim. Bylece babasnn, olu Buda'y, onu alaltacak her trl mesajdan ve snrlandracak kavramdan korumak istediini rendim. Kiisel bir aba olarak, gen prensin daimi olarak nee, gzellik ve zenginlikle kuatlmasn salamt. Saraynda olunun hizmetinde alanlar ile hizmetilerini srekli olarak deitiriyordu. Gen Buda'mn vizyonuna hastalk, yallk ve lmn girmesini engellemek iin kendisi de sayla sakalm boyuyor, yzne makyaj yapyordu. Dreamer'n aklamas yleydi. "Bu, bugn bile hl en eitici, ama asla bilinmeyen yklerden biridir. Buda'nn babas, dnyann betimlenmesinin ne denli nemli olduunu biliyor ve inancn gcn tanyordu." lmszler iin bir Oku! ve lmszlk iin bir eitim hayal edebiliyordu. Gen Buda, orada ebediyen yaamak zere eitildi. Dreamer, hastaln ve yalln yasakland bir dnya dleyen ve kendisini olunu korumaya adayan bu kraln, aslnda insanln bilgelerinden ve tm insanlk tarihindeki en cesur aratrmaclardan biri olarak tannmas gerektiini syleyerek yky bilirdi. "Gelenein onu bir kral, bir soylu, gerek bir insan yapmas rastlant deildir. Onun efsanesi Olimpos'un en byk kahramanlar arasnda, Prometheus 'un yannda yer almay hak eder."

339

Stefano E. D.'Anna 6 Baml olduun ey gerek deildir Gnbatmyd. Bund'un nehir kysndan, anghay'n bir k okyanusuna dnmesini seyrediyorduk. Dreamer, tapnakta yle bir deinip brakt en ac veren konulardan birini ayordu... Bu kez tamamlayacan biliyordum. Derin bir nefes alarak yapaca mdahalenin acsna kendimi hazrladm. nsann znde tad tamamlanmam psikoloji, blnme, atma ve btnln eksiklii, O'nun, anghay'da dinlediim retilerinin temel paralarn oluturuyordu. nsan zihinsel olarak hastadr ve dnya onun bu rahatszlnn en canl yansmasdr. lk gnah yks, onun ocukluunda oluan bir psikolojik blnmeyi anlatr. Dreamer, beni imdi de bamlln kklerini bulmaya gtryordu. nceki szlerine nokta koymak istercesine, "Yalnzca btn olmay baaran kii zgr olabilir," dedi. O'nu dinliyordum, ama yzne bakmaya cesaret edemiyordum. Gzlerimle, nehrin geniliini ortaya seren, onu grnr klan klarn titreen yansmalarna dalmm gibi yapyordum. "inde blnm insann baml olmaktan baka bir aresi yoktur!" Bu szleri, yllarca nceki ilk bulumamz srasnda O'ndan duyduum harikulade szleriyle kaynayarak tnleti. "Baml olmann en kesin davurumu bir ite alyor Imaktr. Bu durum bir i akdinden kaynaklanan sonu olmad gibi bir osyal snfa ait olmakla da olumaz. Baml olmak, irade eksikliidir, insann kork halini ve Oluun cehennem misali dnglerine olan aidiyeti gzler nne serer." Dreamer'a gre, her ey zamann bir eya gibi deerlendirilmesiyle, yani insanlarn rettii fikirlerin, eyalarn ya da hizmetlerin deil, onlarn zamanlarnn satn alnmasyla balad. Kendi zamanlarn sabit bir cret karlnda, 'saatte veya ayda u kadara' satmaya hazr milyonlarca 'baml' alan, ii veya memurdan oluan bylesine dev gibi bir orduyu oluturmann, tm uygarlk tarihinde imdiye dek ei benzeri grlmemi bir olay olduunu vurgulad. Dreamer'n bu sylemini, Klasik Yunan ve Roma'daki fiziksel ya da zihinsel her trl alma biimine kar beslenen honutsuzluk, hatta nefret ile badatrdm. Homeros anda, ifti Thetes'in kendi elleriyle yapt ileri satarak geimini salamas, insani artlarn en kts olarak kabul gryordu. Kiisel zgrlklerine ar derecede bal olan Yunanllara gre, gnlk 340

Tanrlar Okulu yaam srdrmek iin biline baml olmak, katlanlmaz bir klelikten baka bir ey deildi. Aristoteles, yaamak iin cret karl almak zorunda olanlara vatandalk hakk bile verilmemesi gerektiini savunurdu. Ruhun ykselmesini ve rahat etmesini engelleyen gndelik cret karl alanlarn ya da zanaatkrlann, yani yaamlarn maal bir ite alarak srdrenlerin erdem saylan politika yapmalar mmkn olmad gibi, uygun da deildi. imde, hatta nce zihnimde beliren psikolojik engelle, kar konulmaz bir hncn ykseldiini hissettim. Bu vizyonun, belki bir dereceye kadar drdnc yzyln Yunan toplumu iin tutarl olabileceini, ancak nc bin yln herhangi bir toplumunda bunun mmkn olamayacam dndm. Bu mantn krnts, duyduum hnc kkrtarak, yaknda gelmesini beklediim ve Dreamer'm szlerinden de onay aldm bir saldrya kar bilenmeme yardmc oldu. Kendimi daha fazla tutamadm, adeta patlarcasna, "Herkes pekl almadan da yaard, eer bir aristokratn keyifli ayrcalklarna sahip olabilseydi," dedim. Dreamer, vizyonumu bir eldiven gibi tersyz etti. Sert bir ifadeyle, "Bu, insann iinde ulat bir zgrlk dzeyidir," dedi. "Bu, korkuyu yenerek insann tanrlar snfna girmesini salayan, yaamn srdrmek iin almak zorunda olanlarn yapmadn yapan, seven, dleyen insann zaferidir. "nsan kendisini sadece yksek bir Olu seviyesini, bir skunet halini elde etmeye adamaldr ve dlemekten asla vazgememelidir; sonrasnda herey kendisine verilecektir." dedi. "Sadece gzellik, gerek ve salkl olma zerine eitilmi bir insanlk, sadece dleyen, sezgilerini kullanan ve derin dnen bir insanlk, bir i yapmamann gcne, altn deerindeki tembelliin sorumluluuna katlanabilir." Dreamer, kozmik bir yenilginin kesin ve zc etkilerini gzlercesine, ifadesindeki burukluu ses tonuna yanstarak, "Eski zihinli insanlk almaya devam etmek ister... almay brakrsa, ne yapacan bilemez. Baml olmay ister, korkunun himayesinde yaamaya oktan karar vermitir. pheyi doal miras ve efendisi olarak semitir," diye aklad. "Srekli alarak, endielenerek, derdine dert ekleyerek, intihar etmekte... zamann bir klesi haline gelmektedir..."

341

S t e f a n o E. D.'Anna 7 Vizyon ve gereklik birdir "Vision and reality ar e one. Vizyon ve gereklik birdir. Dnya senin vizyonundur. Kendini deitir, o zaman dnya da sonsuza dek deiecektir! Senin dnyaya yapabilecein en byk yardm budur." Teslimiyet iinde, "Ben deisem bile, dnyann yaad btn bu korku, mutsuzluk ve strap ne olacak? Savalar kim durduracak?" diye sordum. Dreamer, sabr tam bir halde, "Dnya sensin!" diye bard. "Dnya savayor, nk sen sava halindesin." "Bir dleyen, ancak kendisine, kendi kusursuzluuna inanr ve arzulad dnyay yanstr. inde yaad gereklik, kendi seyyar cennetinin eksiksiz bir temsilidir. " "Fakat gereklik..." "Gereklik sakz gibidir: dilerinin biimini alr..." "Peki, tm bu grdklerim ve dokunduklarm..." "Grdn ve dokuduun dnya nesnel deildir ve hibir zaman da olmayacak. O seni yanstyor. Baarl olmay, zarif, muhteem ve byk olmay ren. Hakszlk ve fkeyi nasl doru biimde kullanacan ren. Koullarn gerektirdii komik, alayc, gcendiren, dleyen ve elenceli, arbal ve samimi, sakin ve mesafeli rolleri nasl oynayacan ren. Bir zgrlk ampiyonu ol. Tm ilerini siyasi, dini, toplumsal, ideolojik ve duygusal her tr baskdan ve zorbalktan kurtararak, abalarn insanl iyiletirmek ynnde kullan... bir yeryz cennetinin gzlerinin nnde senin iin kurulduunu greceksin." Bu konumamz ne zaman aklma gelse ya da onu tekrardan okusam, Abbott'un Flatland (Dz lke) romannda , dz geometrik bir ekil ile bir kre, yass bir yaratk ile boyutlu bir varlk arasnda geen karlamann geometrik hikayesini hatrlarm. Dreamer'n, katlan ve seviyeleri ieren, mevcut insan says kadar oklukta evrenlerin ve kiisel gerekliklerin varln ne sren sylevi, iki boyutlu algya sahip bir Dz lke sakininin yass vizyonu iine sdrlamazd.

342

T a n r l a r Okulu 8 cretli alanlar Dreamer'a gre, rollerden syrlml ancak oluun en st sorumluluk dzeylerine ulaan kiiler tayabilirlerdi. "Bir gn bunlar atnda, o rolleri nasl kusursuz oynayacan rendiinde, zgr olacaksn. Bunu ele geirmek birka dakikan alabilecei gibi, btn bir mr de srebilir. Bu tamamen sana bal!" Ayrca sradan bir insann byle bir zgrln sorumluluunu tayamayacan da ekledi. "Ancak, sonsuzluun ufak bir prltsnn bir an iin gzne ilitii insan bunu baarabilir - szleriyle bitirdi - Btnlemi bir insan seviyesinin altndaki yaam, seni deimez bir roln iine hapseder." Dreamer'a gre, yaammzda oynadmz roller, sahip olduumuz sorumluluk dzeyinin ls ve gstergesidir. Sanayi devriminin gn doumunda, 'sapiens' -akll insan- tr kendini evrimin kavanda buldu. Dnya zerindeki ofislerde ve fabrikalarda, fiziksel, psikolojik ve davransal deiimler yle bir seviyeye ulamt ki, yeni bir tr ortaya kt. Dreamer bu yeni tr, "cretli alan tr" olarak tanmlad. Yar aka yar ciddi bir ifadeyle, "Bu trn en belirgin zellii, baml olmann dayanlmaz acsn soukkanl bir ekilde kabullenebilme kapasitesidir," dedi. Ayrca, bu trn zamanla oalarak insanln en baskn grubu, yeryznn en yaygn tr haline geldiim anlatt. Benzer deiimlerin, evcilletirilen hayvanlarda da grldn belirtti. Dncelere dalm olmann verdii yavalkla sralamaya balad: Kaslarn gevemesi, yalanma, mide blgesinin sarkmas, ba, kol ve bacak eperlerinin daralmas, cildin solmas, erken yalanma, prsme... Bir yandan zellikler listesini sralyor, dier yandan da benim bedenimdeki belirtileri, 'cretliler tr'nde grlenlerle karlatrarak onaylyormu gibi, giderek artan bir hayret ifadesiyle beni batan aaya dikkatle szyordu. Byk bir ciddiyetle, beni teorisinin canl bir gstergesi olarak kullanp kullanamayacan sorana kadar bu pandomime devam etti. Yzmdeki gcenmi ve utanm ifadeye bakarken, Dreamer daha fazla kendisini tutamayp kahkahalarla glmeye balad. Bana takldn ancak o zaman anladm. 343

S t e f a n o E. D ' A n n a Kalba dklm kazk gibi duruyordum. Yz kaslarm bir cesedinki kadar gergin ve kaskat olduundan, O'nun ok ender tank olduum kahkaha nbetlerinden birinde O'na elik edemedim. Dreamer, yaantmdaki bu kesit ile ilgili olarak, ileride bir gn, "Kendisini gzlemleyen, kendisiyle dalga geen kii zgrdr" diyecekti. "Eer akln karksa, iindeki karmaay gzlemle, bylece ondan kurtulursun! Kendini gzlemleme, kendini dzeltmedir." O gn bana ayrca, sradan bir insann asl inancnn, kendi kendisini d dnyayla zdeletirmek olduunu syledi. nsanolu kendini gzlemleme kapasitesine sahip olmadndan, u anda iinde bulunduu koullarda yaamay hak ediyordu. "Cehennemini gzlemleyebilseydin, cehennem yok olurdu, annda iyileirdin ve iyiletiinin haberi btn evrene duyurulurdu." imdi geriye dnp o tepkime baktmda, o zamanlar olduum adamn krlganln ve btn olma yolunda adm atmaya henz balam kiilerin dzeyine erimek iin bile, nmde ok uzun bir yolum olduunu imdi grebiliyorum. Yeni Ahit'teki hastalar, kr, topal, sar ve czaml kiiler, psikolojik zrl bir insanln canl rnekleriydi, ama onlar en azndan eksikliklerinin farkna vararak kendilerini snrn tesine, iyiletirme blgesine girmeye hazrlard. Onlar ruhlarnda btn olmay isteyen bir avu insand. Bu duruma henz ulaamadm, hl Nikodim'in trnden biri olduumu kabullenmek, grntler dnyasna skp kalm, kurululara, tozlu tapnaklara ve yararsz ritellere bal, byk kiisel serveni uruna modas gemi dorularndan vazgeemeyen bir insanln yesi olmak bana ac veriyordu. Kesin olan u ki, ben iman ile donatlm, Dreamer'n ifadesiyle 'dleme' ve irade ile donanm insanoullarndan deildim. Dreamer, uzun yllar boyunca benim dnya vizyonuma, inanlarma ve yaammda olmasn istediim her eye kar bir tehdit oluturdu. yilemenin bu gnahkrln kkenine inmek anlamna geldiini ancak imdi anlyorum. Bu engelin, insann tm sefilliklerinin ve bamza gelen tm felaketlerin asl nedeni Olu'ta sakldr. "Her olayn ba ve sonu sensin. Onu kaynanda ara. Aksilikler ve aclar iindeki dnyay sen yarattn, bunu ancak sen deitirebilirsin. yileme ierden dar bir sretir, senin iinde balar, darya doru ilerler. yileme ancak sen onu istersen gerekleir."
1Ad

T a n r l a r Okulu Dreamer, szlerinin sonunda, Yeni Ahit mucizelerinin aslnda birer 'belgeleme' niteliinde olduklarna iaret etti. yileme iimizde nceden meydana gelmi olmasayd, O bile iimizde olmayan bir iyiletirmeyi gerekletiremezdi. 'Seni iyiletiren de senin 'irade'nd'

9 "Sadece sevdiin eyi yap!" "Bir ite almak, eksik bir psikolojinin yansmasdr. Bir insann bu dnyada ald rol, ondaki eksikliin en ak belirtisi ve her derdinin nedenine onu gtrecek en basit yntemdir. Sen ne isen, ancak onu yapabilirsin. Bunu iyice anladnda ve o tm varlna ilediinde, nasl mdahale edeceini de bileceksin." Kiinin kendisini deitirmesi demek, kendi dnme ve hissetme biimine her an mdahale etmesi, yaamna k tutmas anlamna gelir. Sen kendini bildike, rollerinin derecesi de ykselir, nem kazanr. teki sorumluluun ne denli ykselirse, darda o denli az baml olursun. Bu, kiinin doasnda bulunan strab skp atmasn ve yorucu abalarn d'e dntrmesini salar. Bir ite almak, binlerce yldr bir lanetin yansmas, bir dn souucu oldu. Kii kendi zerinde alma ve z gzlemleme yaparak, yanstt dnya ile arasndaki mesafeleri ksaltr, bylece kendi Olu durumlardaki eksikliklerini ve dolaysyla kiisel gerekliini iyiletirir. Dreamer, btn zamanlar boyunca tm kltrlerde almann, bask ve kstlama ile eanlaml olarak kullanlmasnn ncesinde, sarf edilen abay ifade etmi olduuna dikkatimi ekti. Eski medeniyetlerin kulland dillerde, erkein almas ve kadnn dourganlnda vcut bulmu olan Kutsal Kitabn ac ile ilgili tabirleri birbirlerine kararak ortak kkenlerini aa vururlar. Franszca travail ( doum sancs ekmek, almak) ve Anglosakson labour (doum sancs, igc) kelimelerinin tretilmesinde bu anlay sonsuza dek ilerine kaznm ve mhrlenmitir. Bu durum spanyolca ve Yunan vizyonunun dorudan miraslar ve grnmez destekileri olan ok eski diller iin de geerlidir. Dreamer zorlayc bir ses tonuyla, "almay 'd'e dntrmek gerek!" diye seslendi. Szleri, muzaffer ordular ayn sancak altnda toplanmaya aran ve ruhlar coturmaya yetecek bir sava l gibi nlad. 345

S t e f a n o E. D.'Anna "ten istediin eyi gerekletirmek iin, btn gcn, zamann, enerjini ve sahip olduun her eyi harca!" Dreamer'n bu d, yeryz boyutunda bir dinleyici kitlesine, benim gibi sihirli uuu, 'd' unutmu milyonlarca insana ynelikti. "Dleme Sanat, kiinin kendisini znde sevmesidir. Yitirdii btnlne yeniden kavumak, iradesini yeniden kefetmek yllar srecek z gzlemleme ve farkndahk gerektirir." Genlerin, gerekten ne istediklerini bulmalarnn ok daha kolay olduunu belirtti. Genlerde irade, yani 'd' henz tam olarak gmlm deildir. "Gerek bir okul, dlemeyi engelleyen her eyi ortadan kaldrr. Gerek bir okul, genlere yanl ve yararsz kavramlar dayatmak yerine, onlar baml insanlarn gettosuna kapatan korkularndan, bo inanlarndan ve hipnotik uykulardan kurtarr." Babam da kendince, benim eitimimi, varlm besleyebilecek bir okula emanet etmek istemiti, ancak aratrd dini kurumlar arasndan Barnabitler o zamanlar oktan dnyann betimlemesinin tuzana dmler, sorumluluk sahibi, karar verebilen soylu insanlar yetitirmeyi brakmlard. Onlar dahi unutmutu. "Yapt ii seven insanlar, baml deildirler. ini seven kiinin satacak zaman yoktur. Yalnzca yapt ii sevmeyen kiiler cret karlnda bir ite alabilirler. Severek alan kiiye paha biilemez. cretle alanlarn en byk yanlglarndan biri, verdiklerinin karlnda bir bedel alacaklarn sanmalardr. Oysa bir gelir saylan bu maa, cret ya da denek, aslnda bamllk durumunun oluturduu hasarlarn ancak ksmi ve ok mtevaz bir tazminatdr." Bizi inanmaya ve dnmeye altmz hereyden birok k yl uzakla frlattklarnn bilinciyle, defterimde bu kelimelerin altn defalarca izdim. Bir yara iyileirken hissedilen 'faydal' sznn yannda, insanlarn yaratclk ve sevgi olmadan uradklar, daha dorusu psikolojik olarak kirletilmi ortamlarda alarak kendilerine bulatrdklar bu fiziksel ve ahlaki rmenin farkna vardm. Dreamer'n vizyonunun etrafl tasarm, bamllklarndan kurtarlm, kendisini yalnzca sevdii eylere adam daha yksek sorumluluk sahibi, daha zgr ve ;ok daha mutlu bir insanln geliini ngryordu. Bu durumun kanlmaz olarak daha gelimi bir ekonomiyle, harcanan abalarn srekli ve kalc olarak azalmasyla, geleneksel eitimin dyle gerekleeceini nceden bildirdi. 346

T a n r l a r Okulu Ekonomi alma zerine deil, mutluluk zerine kuruludur. Mutluluk ekonomidir. Oysa eski zihniyetteki insanln okullar bunun tam tersi bir gr zerine kuruludur. Onlar, almay ac ekmek, mahkm olmak olarak alglayan tm uygarln zihinsel tutumunu, bir zamanlar kle kullanmakla imdi de baml olmann dayanlmaz strabn kabullenebilecek ezik insanlardan oluan bir orduyu eitme gereksinimi duyan bir toplumun kollardr. "Spartallar yedi yana geldiklerinde baml olmaya son vererek bir cesaret okuluna yerletirilir ve orada birer kahraman, gz kamatran yenilmez savalar olarak yetitirilirlerdi. Oysa bugn ayn yataki ocuklar kederli yetikinler ordusunun saflarna katlyorlar. ocuklardaki bu deiim gzle grlebilir. Oyun oynamann keyfi, yeni yeni duyumsanan heyecanlar, uyum salayabilme ve cesaret gsterme, gnden gne kskanlk, haset, kin, nefret, endie gibi insanln yakndan tand duygularla; ikyet etmek, ene almak, saklanmak, yalan sylemek gibi anlamsz alkanlklarn edinilmesiyle ve bunlarn yannda, kendi isel klerinin birer maskesi olan buruturduklar suratlarla yer deitirirler. Bir ocuun zgrlne zarar vermek, onun dlerine rpt kanatlarn krmak, bugn iine dt durumu gremeyecek kadar kr ve bedelini toplumsal binlerce sorunla ve sonunu felaketler ekonomisiyle deyen gnmz insannn ahlaksz tutumundan baka bir ey deildir... " Uzun bir suskunluk oldu. Dev Huangpu akam karanlna gmlmt ve sadece, o saatte hala yon olan nehir trafiinin ileri geri uuan klar nehrin varln fark etmemize olanak salyordu. Bund'un nehir kysndaki bir sokak lambasnn altnda, bu unutulmaz dersin notlarn, onu sonlandran kelimeleri de ekleyerek tamamladm. "Trenin hareket ederken kard sesi zamanla farketmeyiimiz gibi bamllmzn acs da bizim iin, varlmzn bir paras, hayatmzn doal bir deimeyeni ve anlamszca rahatlatc bir mevcudiyeti haline gelir. Bundan vazgemeye almak, bir yetikin iin olanaksz bir giriimdir."

347

Stefano E. D.'Anna 10 Korkun ve harikulade yn Bu srada, Bund'un bu ksm, uzun sokak lambalar, ahap ve ferforjeden banklar ve rengrenk kozmopolit bir kalabaln telal grnyle, bir anda baka bir zamana, k bir bulvarn tatl aylak havasna brnverdi. Peace Otel'e kadar yryerek gittik. Otelin restoran gzmzn nne, boylu boyunca uzanan nehri ve Oriental Pearl TV kulesinin muhteem manzarasn seriyordu. Yirminci yzyln ilk yllarna zg mimarisi ve ortam ile zemin kattaki caz orkestrasndan ykselen notalar, bir zaman makinesi gibi bizi yz yl geriye gtrd. Her ey kusursuz olmasna ramen suskun ve dnceliydim. Dreamer'n o akamki sert szleri sadece bir balangt. Karlamamzn en zorlu ksmnn henz yaklamakta olduunu biliyordum. Bizi onur konuu olarak karlayan otelin iletmecisi, kusursuz iki garsonun banda hazr bekledii masamza kadar bize elik etti. Bagarson'un Dreamer' iyi tand hissine kapldm. Davranlar, gecenin ak, otel ve restorann gidiat hakknda verdii bilgiler ve otelin giriinde yakaladm baz iaretler, bana Dreamer'n burada sayg duyulan bir konuktan ok daha ileri olduunu dndrd. Gergindim. yle ki, konumalarnn srp, bagarsonun yanmzda kalmasn, O'nunla tek bama kalacam ann olabildiince ertelenmesini istiyordum. Konuyu atnda, Dreamer'n syledikleri de, ifadesi de son derece ciddiydi. "nsan yaamnn her yn, ald her karar ve yapt her seim, iindeki sorumluluk dzeyine karlk gelir. Bulunduu dzey, dnyadaki roln ve hak ettii kaderi ona verendir. Kuveyt'te, senin daha yksek bir varolu dzeyine kabilmen iin gereken koullar yaratlmt, ancak bu frsat, hl phelerinin ve korkularnn esiri olan senin gibi bir adama lmcl bir tehlike olarak grnd. Grnrde bunu geri evirdin. Daha basit bir yolu, daha huzurlu bir yaam setiim inanyorsun, oysa gerek olan, sana sunduum frsat almaya henz hazr olmamand!" dedi. Baklar daha da ciddileti. "Senin sorumluluk dzeyin o zenginlii kapsayamaz. zgrlk senin gibi insanlarn gzn korkutur. Bamlln dnyas, seni milyonuncu kez yutup gemiinin felaketlerini yine tekrarlaman iin, yaamn karanlk katlarna frlatt." 348

T a n r l a r Okulu "Madem vazgeeceimi biliyordunuz, neden..." diyebildim. Sorumu tamamlayamarmtm.jBir.gzya dm boazma oturdu. "Sana hibir eyin 'bahedilmeyeceini' anlatmann tek yolu bu idi! Bir insan aldklarnn bedelini demelidir. deme insann Oluunda gerekleir. Bir insan ancak vizyonu dahilinde olanlara, sorumlu olduu kadarna sahip olabilir. Bunlarn arkasndan gelen ders, raklk dnemimin en nemli kilometre talarndan biri oldu. Bir kez daha, "Nothing is extemal. Darda olan hibir ey yoktur," dedi. Sesi kat ve ciddi geliyordu. "Hazr olmayan bir kiinin sahip olduklar onun varolu dzeyinin stndeyse, bir olay ya da dndaki koul o gn iin lehine gelise bile, bir gn mutlaka eski yoksulluuna geri dner." Bir lke veya tm bir uygarlk iin olduu kadar, bir insann zenginlii, refah ve yaam kalitesi de, doal kaynaklarn, retim aralarnn bulunabilirliine ya da bolluuna deil, Varlnn enginliine baldr. Bir kiinin dnme, hissetme ve davranma ekli, beklentilerinin ykseklii ve dncelerinin derinlii, neye inand ve neyi dledii kaderini belirler. "Bc a kingjirst then kingdom will come! "nce kral ol, krallk ardndan gelecektir!" dedi ve ben bu yasay her bir hcreme kaydettim. "Olu'un soyluluu, bir kralln douundan nce gelir." "Kuveyt, sorumluluk dzeyini lmek, insann iinde tad korkunun olaylar dnyasnda nasl bir cehennem yarattn ilk elden tecrbe etmeni salamak iin bir snavd. Seni bir ie, bir kadna ya da bir uyuturucuya baml klan korkudur. Bir maan seni koruyabileceine, sana gven saladna inandran da ayn korkudur. Kendini tanmayanlar, durumlarna hkim olamayanlar, ne kendileri ne de bakalar iin bir ey yapabilirler. nsan ancak kendisini seebilir! Ak olman, yine sorumluluktan kamann bir yoludur. Sevdiine inandn kadn bile, sadece bamlla olan eiliminin bir yansmasdr." imdiye dek Dreamer'n fikirlerine kar duyduum dolaysz ve kesintisiz tiksintinin, onlarn bendeki zihinsel yaplar altst etmekteki ve modas gemi dncelerle ykc programlar skp atmaktaki etkilerinin en kesin gstergesi olduunu renmem gerekirdi. Buna ramen ben, her seferinde kar kyor, O'un yannda hissettiim bu dayanlmaz baskya ve Varlmn her santimetrekaresini ezen gce isyan ediyordum. 349

Stefano E. D.'Anna Dreamer daima haklyd. O'nun peinden giderken ya da szlerini her anmsadmda baarmamak, yanlmak, kendime zarar vermek, yoldan kmak olanakszd. Konuan Austos Bceinin bilgeliinin, tahta paras olarak kalmaya karar vermi Pinokyo iin ne kadar katlanlmaz olduunu hayal etmek bile imknszdr. O akam szleri daha ykc bir hal ald, arlklarn ve youn enerjilerini kaldrabilmem iin fazla devrimsel nitelikteydiler, daha da ykcyd, arlklar ve muazzam enerjileri dayanlamayacak kadar yenilikiydi. st dzey grleri kabul etmek ve anlayabilmek, hazr olmayan ve anlamak istemeyenler iin daima ac vericidir. Hatta onlar sadece dinlemek iin bile, psikolojinin gelimesi, dncelerde hzlanma, kkl inanlar ve alkanlklarda deiim gerekir. Onlan kabul etmek ve benimsemek iin kendimi her defasnda tamamen hazrlksz buluyordum ve her seferinde nme serilen Dreamer'n felsefesi, sadece her zaman inanm olduum eylere ters dmekle kalmayp, onlarla her karlamamda tarihin ve dinin kutsad gerek doal yasalar tmden ve aka ineyen bir kfr gibi geliyordu. Dreamer'n fikirleri, nmde dnyann vizyonunu altst edecek bir girdap yaratarak, bundan byle eski zihinli insanlkla hibir ortak yn olmayan yeni bir tre giden maceral geidi gsterdi. drak etmenin nihayet Oluumda bir delik amay baard kran duyduum anlarda Dreamer'n iaret ettii yolun, tpk akntya kar yzen somon balnn nehirde izledii yol gibi korkutucu ve hayret verici, yorucu ve keyifli, tuhaf ve gerekli bir yol olduunu kavradm. Dreamer'n elikili lisannn arkasnda, bir Esodo* gibi gz kamatran, Spatakus'un yiit giriimleri kadar dsel ve destans psikolojik bir devrim, bireyin devrimi olarak ykseliyordu.

11 Ak olmak Dreamer yeniden konumaya baladnda Heleonore ile olan ilikime ve bir aile kurmak iin gerekletirdiim saysz giriime deindi. Setii ilk szckler ve tonlamas, sylemek zere olduu eyleri dinlemenin pek de ho olmayacann yan sra, onlar kabullenemeyeceim konusundaki endielerimi hakl karacaa benziyordu.

* Esodo: Hz. Musa'nn ynetimindeki Yahudi halknn vaat edilen topraklara doru Msr'dan k, (.n.)

350

T a n r l a r Okulu Dreamer'n felsefesini kabullenmek, onun dncelerine yer amak hibir zaman kolay olmamt, ama imdi en skntl konuya deinmiken inatlk kalelerimin glendiini, en eski kalkanlarmn daha da affetmez bir biimde ykseldiini hissediyordum. Benden Heleonore'dan ayrlmam istemesinden korkuyordum. raklm ok kritik bir noktaya gelmiti. Sonraki szleri, endielerimin karanlk ormannda, av borusunun, bir yaban hayvannn ininin derinliklerinde yanklanan sesi gibi, olduklarndan daha da vahi ve saldrgan geldi. "Korku ve senin baml olma eilimin, bu kadnla yaadklarn gibi, her ne ile karlarsan ona penelerini geirmene neden oluyor. Ayrca ona k olduunu sanarak kendine de yalan sylyorsun." Dreamer uzun uzadya konutu. Bir eyler elik bir zrh delmi, tavrm deitirmiti. Bu deiimle birlikte, balangtaki sert ifadesini korumasna ramen, O'nun konumasnn tonlamas da belli belirsiz bir biimde yumuad. nsanlarn ak olmak olarak adlandrdklar Olu'taki bozulmann gerek anlamna iaret ederken ve onu saklayan lmcl tuzan rtsn kaldrrken, iime ileyen bir ekilde: 'Aslnda her ak olduunda...dyorsun.' dedi. Hzla gzn krpt ve uyarrcasna "Ve her dn ardnda da bir eksiklik bulunur," dedi. Dreamer'da, her trden hayranln arkasnda yatan bu tehlike iaretinin ve d sinyalinin, en farkl kltrlerde bile izlenebilir olduunu rendim. Aka dmek, 'to fail in love' ya da 'tomber amoureux' gibi her dilin zelliklerini tayan bu ifadeler milyonlarca kadn ve erkek tarafndan, kardklar alam l duyulmadan kullanlmaktadr. Bu deyimler burnumuzun dibinde, artk kimsenin dikkatini ekmeyen bir tehlike bayran sallamaktadr. Dreamer, bu irdelemesini daha da derinletirerek, birine ya da bir eye k olmann bir uyar deil, sevme haline dair oktan gereklemi bir d ya da alal olduunu belirtti. Yine, "Darda olan hibir ey yoktur," dedi. "Dnya ve dierleri, senin zaman iinde datlm hallerindir." Birini sevmek, kendinden bir paray sevmektir... klmek... paralanmak demektir." Dreamer'a gre, insann kendisi dnda birini sevmesi, koskoca bir okyanusu bir bardaa sdrmaya benzer ya da denizdeki btn suyun bir avu kumla rtlmeye allmas gibidir.

351

S t e f a n o E. D.'Anna "Amore* (a-mors), lmn yokluu demektir. Skvmek, kiinin kendisini znde sevmesi,.kendisine. verebilecei her trl zarar ortadan kaldrmas anlamna gelir." Ardndan, bunun ancak kiinin isteyerek, yapmasyla olabileceini syledi. Dreamer'a gre, 'kiinin kendisini znde sevmesi' ancak tam ve gerek bir iradenin eylemi olabilir. "Sadece btnlk sevebilir," dedi kesin bir ekilde. " Ve ancak tm grkemiyle varoluun btn olan hali, sevgiyi iine alabilir." Tamamen hazrlksz olduumu hissettiim bir beklenti kaygsyla, "Btnle erien bir kiinin bir ei, ocuklar, bir meslei, bir sosyal hayat, ilikileri ve dostlar olamaz m?" diye sordum. "Elbette olabilir," diye yantlad. "Ancak unutma ki, senin dnda olan her ey, sadece senin iinde yaadn ve varlnn yceliini anlatan bir sahne gsterisi, ruhundan grsel bir kesittir. Bir bakas, bakalar ve dnya... yalnzca senin yansttn grntlerdir... bir bardak su... bir av kum." Dreamer'a gre, mmkn olan tek sevgi, kiinin kendisini sevmesiydi. Kendini sevmek, en yce sanattr. nsann kendisi dnda bir bakasn sevmesi, ifadesinin doruunu cinsellikte bulan bir putperestliktir. Dreamer, "Bir erkek, yaamna bir yn vermesi gereken yzlerce anda olduu gibi, kendine bir e seerken de srekli cinselliinin etkisi altndadr," diye dncesini aklad. Yapt bu giriteki ses tonunun yumuakl, konumasndaki bu scakla younluk katt ve dikkatimi strap duyacak kadar keskinletirdi. "nsanolu, cinsellii yaamnn merkezine yerletirerek, onun sadece, unutulmu bir cokunun, Olu'un birliinin ok uzaktan anlk grnm olduunu kefedemedi." Dreamer konumasn srdrerek, yiyecek ve uyku gibi seksin de dikkatli bir ynetimi, insanlarn unuttuu bir ynetme yeteneini gerektirdiini syledi. Bir reti dal, Varln olgunlua ulamas iin insanolunun emrindeki bir teknik olarak hizmet etmesi gereken cinsellik anlay arptld. Oluun dier alanlarna eriebilenler, cinsellii, btn olmann hizmetindeki bir itici g olarak kullanrlar.

* Amore: Sevgi, ak (.n.)

352

T a n r l a r Okulu Dreamer, bu zihniyetin unutulduunu belirterek szlerine devam etti. Cinsellik ilevi, bizi daha da doyumsuz, daha da eksik, herkesin doutan hakk olan ve feragat ettii oluun btnlk durumundan daha da uzaklatran gelip geici bir aktiviteye dnerek sonunda deerini yitirdi. imdiye kadar seks konusuna, bir an bile, Dreamer'n nme serdii ve beni soluksuz brakan bu bak asyla asla bakmamtm. Grntler zihnimde birbiriyle, sanki film eridinin hzl gsterimle oynatlmas gibi abucak yer deitirmeye balad. nsanlar yatak odalarnda hi ara vermeden, kan ter iinde iftleirken grdm. Bir zoolojik trn seksel davranlarn inceleyen bir hayvan davranlar uzmannn tarafsz bakyla insann bu evrensel takntsn, kur yapma ritellerini ve reme tekniklerini gzledim. Bir anda, olutaki birliin ltl mesajlarn almak iin organlarmz yaratan ve onlara iimizde ilevsellie zorlayan bozulmay ve iine dtmz bu alalmay bu kez kesin olarak kavradm. Dreamer'n vizyonuna gre seks, yitirdiimiz btnln araynda izlerini bulmamza ve bize bu zorlu yolda adm atmamza izin veren nemli bir badr. Paralanm bir insanlk partneriyle olan ilikisini bamlla, cinsellii ise kaytszl ve daha ileri bamllklar iin bahaneye dntrerek onun esas ilevini arptt. Kendimi baka dnyadan gelen bir varlk gibi yalnz hissediyordum, nk irade ve akl tarafndan ynlendirilmedii iin baarszla mahkm olan bu nefes kesici btnlk ve birlik araynn vizyonuna katlanmas kabul gren tek tank bendim. Bu aray, iinde kendisini sevmeden nce, darda bakasn sevmeye alan bir varln imknsz giriimi yznden, sonsuza dek her denemesinde sonusuz kalacakt. Her seferinde haprklar kadar anlamsz ve her seferinde bir baka kk lmle birlikte yeni hayal krklklaryla sonulanan bu cinsel birlemelerin, gz ap kapayncaya kadar hzla tututuklarn ve bir anda sona erdiklerini grdm. Kaderi her seferinde ihanete ve baarszla uramak olan insann mutluluk beklentisi, btn olma abas srekli tekrarlanan bir dngyd. Zihnimin ekrannda buzulla kapl lkelerin grnts belirdi. Ren geyiklerinin, onlar lgna eviren, darda bou bouna arandklar misk kokusunun ardnda lme kotuklarn grdm. Kaderin kt bir oyunu yznden, onlar sarho eden bu kokuyu aslnda kendi ter bezlerinin rettiini, onun kendi bedenlerinin kokusu olduunu asla bilmeyeceklerdi. Dreamer, bu noktada dncelerime girdi ve grntlerin 353

S t e f a n o E. D.'Anna akn durdururken, "nsan zgrl, mutluluu ve sevgiyi dnda arar," dedi. "Ama kayp oulun yolculuu darda deil, ierideki bir servendir, varoluun birliine doru kt dn yolculuudur." "Bir erkek, btnln yeniden ele geirmek iin srekli bu giriimde bulunur: yitirdii cenneti, olu btnln yeniden kazanmak iin, kendisinin bir paras olan ve bir kaburgasndan yaratlan kadnla birleir." Ardndan deitirilemez, kesin bir hkm okuyan birinin ses tonuyla, "Oluun aritmetiinde iki yarm bir btn etmez! Bu, noksanln karesi olur!" dedi. "Gerek bir dleyen, kendisini btnlkte ifade eder. Eksik bir dnyada yeri yoktur."

12 "Ben senim!" "Fakat tm olan biten benim yarattm, yansttm bir durum ise, o zaman, Sen... Sen kimsin?" Beklenmedik bir biimde, duyduum anda, zihnime damgalanacak szleri syleyiverdi. "Ben, senim! Ben senin iinde var oluyorum, "dedi. Dnya ayaklarmn altndan kayverdi. Artk hibir ey eskisi gibi deildi ve bir daha da asla eskisi gibi olmayacakt. Dreamer bocaladmn farkna varnca bana yaklat, "Beni dnda gryorsun, nk senin iindeyim. Bceklerden galaksilere dek, grdn ve dokunduun her ey senin iindedir, yoksa ne onlar grebilir, ne de onlara dokunabilirdin," dedi. Bam dnd. Yreimin her atyla akaklarmn zonkladn hissediyordum. Tuhaf bir eyler oluyordu... imde bir ey byyor, benden yolunu buluyor ve sanki gebelik dnemi sratle hzlandrlm bir canl gibi kendini ierden darya karmaya zorluyordu. "Her ey birbirine baldr. Hibir ey ayr deildir. Eer kendinde yalnzca bir tek atomu, en ufak bir dnceyi, alkanl, tutumu, hatta sesinin perdesini dntrebilseydin, bu dnm tm varlnda infilak edecek ve evrenin sonsuza dek deiecekti. Fakat varln bu atomunu dntrmek, olaylar dnyasnda dalar yerinden oynatmaya ya da okyanuslar yutmaya benzer." 354

Tanrlar Okulu Sesinde, insann mutsuzluunun nedenine ve iinde bulunduu koullarn asl kkenine dokunan bu konumanm verdii straptan kaynaklanan bir hzn vard. Kendimizde bir atomu deitirmek bile bir da yerinden oynatacak gc gerektiriyorsa, insanln kendisini dntrmesi iin gerekecek yllarn dipsiz uurumu nnde aklm durdu. Bu mesafeyi biraz da insan aklnn erebilecei bir boyuta ekebilmek iin, en azndan kendi gemiimde sert virajlarn ve alkantlarn eksik olmad eklinde bir itirazda bulundum. O'nunla karlatmdan beri mutlaka birden fazla atomum deimiti. Nitekim son birka ylda, birok kez iimi, eimi ve yaadm lkeyi deitirmitim, gerek Kuveyt'e gitmeden nce, gerekse kendimi anghay'da bulana kadar, birok kez iimi ve ailemi bir ktadan dierine tamtm. Dreamer, "Bunlar yalnzca grnteki deiikliklerdir," diye yantlad. "Sradan bir insann yaamnda gerekte deien hibir ey yoktur. Onun gemii, gelecei olur. Yaamndaki her ey kendisindeki eksiklikleri ortaya serer." Sesi yine kararl ve sert bir ifadeye dnd. "Tekrarlamann rahat ve lmcl kulvarn terk etmeye kendisini zorlayacak her deiiklikten korkar. Bu deiim yanlsamasnn tesinde, senin yaamnda da her ey tekrarlanr; her ey her zaman birbirinin aynsdr. Aldn roller, oturduun evler ve edindiin arkadalar gibi, bir aile kurma giriimin ve setiin kadnlar da hep deimezliinin birer yansmas ve dolaysyla her eyden te, yaamn iine kapattn varlnn kstl gstergesidirler. Seninkine paralel ve sadece dn ulaabilecei dnyalar vardr. Eer u an seni memnun eden hibir ey yoksa, bunun sebebi varlnn durumudur. Varln olduu gibi kald srece istediin hibir eye sahip olamayacaksn. Yeni bir anlaya, yeni bir anlama, yeni bir hayata sahip olmak ve bylelikle daha stn bir dzenin olaylarn kendine ekmek istiyorsan kendini deitirmelisin.. Kendini deitirmek ilk nce 'kendinden kurtulmaktr.' 'Daha stn bir seviyede' doabilmen iin, 'daha aa bir seviyede' lmen gerek." Bocalyordum. Dreamer zorda olduumu grd ve bekledi. Szleri, dayanlmaz bir acyla bedenimi delip geen oklar gibi oluumun bilinmeyen blgelerine szan k demetleriydi. htiyatszca hatrladm gemiim imdi beni bouyordu. Luisa'nn lm ve btn ilikilerimin mutsuzluu, tm bir yaam boyunca sren kavgalar, anlayszlklar ve ihanetler, kendi burukluklaryla ykl olarak yine birer birer su yzne kyorlard. 355

S t e f a n o E. D.'Anna Her iki ucundan yaklm bir mum gibi hzla yanan, yirmi yan en fevri ve en bilinsiz haliydi Luisa. Jennifer'n ise kibirliliimin, sahiplenme arzumun ve yaam korkumun bir kimlie brnmesi olduunu imdi anlyordum. Gretchen, benim saldrganlmn, her szmn, her davranmn ve bakmn arkasnda duran, gizli ihanetimi yanstan bir grntyd ve bu ok doruydu. Bu kadnlarn hepsi benim iimde bulunduum durumlarn birer yansmasyd. Dreamer bir sre sonra beni bu dnceden de ekip ald. Ses tonu olaand efkatliydi. "Bu kadnlar, znde asla kefetmek istemediin eyleri sana gstermeye geldiler." Son akmn, benim aka son dmn arkasnda, neyin gizlendiini kefedeceimi dnnce iim acd.

13 Evren Bir' e doru demektir Birka dakika konumadk. Masamzdan grlen nehrin srad manzarasnn keyfini kardk. Oriental Pearl TV Kulesinin elik silueti, karanlk gecenin ve uzaktaki Pudong'un puslu klarnn fonunda bir kuyruklu yldz gibi panldyordu. Bu arada Peace Hotel'in restoran kalabalklamt. Restorann demode atmosferi, mterilerinin giyimlerinde de gze arpyordu, stelik ou, yzyln bandaki ekilmi bir fotoraftan frlam iftler gibiydi. Dreamer, imdi bu karlamamzn en nemli konularndan biri olan, son konuyu ayordu. Garsonlarn tabaklar toplamas iin bir sre sessizce bekledi. Dreamer'n taba sofraya getirildii haliyle duruyordu. Nefesimi kesen szlerini not almakla megul olduumdan, ben de yiyeceklere pek dokunamamtm. Dreamer szlerine balarken, "Bu proje, 'universe' kelimesinin iine ebedi harflerle kaznmtr" diyerek szlerine balad ve alar boyunca saysz insan neslinin 'universe' kelimesini; kendi etimolojisinde, knnda duran grnmez bir kl gibi gizlendiini ve adn ald anlayn olaanst gcnn farkna varmadan nasl kullandn aklad. Universe: uni-verso, yani 'versus unum' Latince 'Bir'e doru' anlamndayd. Geen zamanlar boyunca, varoluun anlam, dnyann seyrettii yn, olaylar ve insanlar bizlere gsterilmi, anlatlm, herey gzlerimizin nnde meydana gelmiti. 356

T a n r l a r Okulu Yldzlar kadar eski, milyonlarca gnein sktrlm enerjisi kadar gl ve gerek kadar basit olan bu kozmik mesaj ok uzun zamanlan am, ancak yine de ok az insan onu anlayabilmiti. Btnln bu tek gl mesaj, her dnemden medeniyetin dini ve fikri geleneklerini znden etkilemiti, yle ki onlar, Olu'un birliine ynelmi bu bastrlamaz itici gle domu ve hala onunla titreiyorlard. Dreamer'n yorumunda, kltrel, rksal ve corafi her tr farkllklarn tesinde, yer ve zamana aldrmakszn fikir, felsefe ve vizyonlarn altndan bir iple ilmek ilmek ilendii uluslar ve insanlar balayan dokuyu grdm. "'Monos' szcnden gelen 'monk' (kei), 'Bir olana' doru tek bana ilerleyen, kendi btnln arayan kiidir," dedi. Yznde ou zaman pei sra gelecek hicvin belirtisi olan bir tebessmn glgesi belirirken szlerine devam etti. "O ina edilmekte olan bir varlktr. Hatta hcresinin dna, 'almalar Srmektedir' levhas bile aslabilir." "Setii cppesi ile retisi, onun bir 'birey' olma niyetine hizmet eder..." Birey HndividuaV szcnn de, indivisibile yani blnmeyenden trediini ve insann bir olmaya doru giden ynn gsterdiini aklad. Bu ok ender bir durumdur. Ancak ok az saydaki kii, kendi zerinde almalar yaparak bu duruma eriir ve gerek bir birey olur. Benim iin szndeki yergi, anlamamak ve aleyhimde yapt bu karlatrmaya zlmemek iin fazla aikard. Kendilerini btn olma yoluna adam, yorulmak bilmeden alan aratnnaclar vard ve her zaman da olmutu. Peki ben neredeydim? Zamann her dneminde, sradan koullarn dna kabilmek iin insanst aba harcayan, bu yolda aratrma yapan bir avu aydn lgnn oluturduu cesurlar ordusunda kendi yzm grmek iin bo yere arandm durdum. Yaammn tekdzeliini terk etmek, bireysel bir kaderi, o muhteem kiisel serveni hak etmek iin ben ne yapmtm? Kendimi abucak bir vicdan snavndan geirdim ve derhal hayatmn zerine bir matem rts serdim. O vakit, neredeyse iki bin yl boyunca farkedilmeden aktarlm olan, iki yaln masaln ardna gizlenmi mthi sr tm parlaklyla zihnimde bir imek gibi akt, basit ykler klna ginni olan bu lmsz mecazi anlatmlar, bu olaanst gl iki hikaye; kayp bir koyunun peinden giderken dier doksan dokuz koyununu feda eden obann yks ile kaybettii bir gm lira iin kalan dokuz lirasndan olan, buluncaya kadar bkmadan usanmadan onu ke bucak arayan kadnn yksdr. Bu ilk renilen hikayeler kendilerini, btnlk mesajnn binyllk koruyucular olarak gsteriyorlard. 357

S t e f a n o E. D.'Anna lerinde hala, 'projenin' bellei ile insann, evrensel ulalmaz halindeki Olu'un birliine doru hi bitmeyen ekimi bulunur. Byk var noktas, vurulmas gereken hedef ve bu gezegendeki varlmz bunun asl sebebidir. Dreamer, otoriter bir havada konuyu zetleyerek, "Cehennemin en ufak bir tohumu bile cennete giremez," dedi. "Dikey bir insan iin, btnlnden tek bir zerreyi yitirmek bile, her eyi yitirmek demektir. Yeniden tam olaca zamana kadar huzur bulamaz." Hemen ardndan, "'aziz' szc Hristiyanln dogmatik felsefesinin tesindeki, derin anlamyla 'salkl, iyilemi kii' demektir," dedi. "Aslnda aziz, varoluun birliini, tam olmay kendisine ama olarak belirlemi, btn olmu, tam kiidir; btnlnden en kk bir sapmann kendisini sradanln cehennemine savuracan bildii iin, kendi olu durumlarnn ve duygularnn farknda olandr... " Anmsayabildiim tm kutsal ikonografi eserleri zihnimden geti ve ocukken azizlerin ktan birer haleyle talandrlan balarn seyrettiimde yaadm aknl yeniden hissettim. Onlar mum kokulu odalarn lgn nda, yaam belirtisi olmayan kiliselerde, mzelerin ve sanat galerilerinin steril ortamlarnda ve dahas, gemiin hzn verici, eskimi insanlar olarak anlarma kazmtm. Ancak imdi, ektii straplar ve yenilgilerini azizlere yanstan toplumsal dncenin ve anlamszca 'kendi dnda' oluan ir cizelere inanan bir kalabaln tm cehaletini ve samaln g rebiliyordum. 'Kendi dndalk' gerek bir deliliktir, insanln iyilemesi gereken 1 stalklarn en ktsdr. Aslnda, azizler, sadece 'kendilerine inanmaya' cret eden kadnlar ve erkeklerdi; onlar, kendi eksikliklerinin farkna varm, yitirilen bir btnle doru geri dn yolculuklarn tamamlam sradan insanlardr.

14 Kral lke, lke kraldr Dreamer, anlarla dolu dncelerimin melankolik olmasna frsat vermeden, beklenmedik bir ekilde araya girerek "Ekonomi budur!" dedi. Balarnda haleler ve hurma dallan olmayan muzaffer kadn ve erkeklerden oluan bir ordunun grnts, zaman olmayan bir destann gerisinde bir sreliine havada asl kald. Son grnt de yeni gelen szcklerin meltem esintisinde kaybolup gitti.
1
(O

T a n r l a r Okulu "Bireyler ve onlarn eylem halindeki iradeleri olmadan, bir kazan ya da ilerlemeden, i ya da refahtan sz edilemez. Onlar toplumun yksek ilkeleri olan en deerli insanlardr. Onlar olmadan, byk siyasi imparatorluklar ve iktisadi servetler dalr, yok olurlar." Dreamer'n szlerinde birdenbire, ekonomi rencilerine ylardr azap ektiren, tm dnyadaki niversitelerin, iletme okullarnn aratrma merkezlerinin aresizce zmeye altklar bir bilmecenin zmn bulmutum. Dnyadaki ticari kurulular erken lyorlard. Varlklar giderek daha sallantl bir hal alyor ve ortalama mrleri bir gne dene dek azalyordu. Ekonomi ve fmans devleri bile uzun mrl olmuyorlard. Bunu grmek iin sadece yirmi yl nce dnyann en byk 500 irketi listesinde yer ald halde artk ad okunmayan irketlerin yarsn anmsamak yeterliydi. Oysa imdi bu irketlerin, tamamlanmam liderlerin birer yansmas olduklarn biliyordum. Onlarn erken yok olularnn tek ve gerek nedeni, bnyelerindeki btnle ermi kadn ve erkeklerin eksikliiydi. Bu insanlarn tek bir tanesi bile, bilgi, insan ve malvarlklarndan oluan ok byk kaltsal servetlerin kaybedilmesini ya da medeniyetlerin tmyle dalmasn engellemek iin yeterliydi. Scipione ya da sonra gelen Sezar olmasayd, Roma bugn nerede olurdu diye dndm; ya da Assisi'li Francesco apnda bir ynetici olmadan, dnyann en byk okuluslu kuruluunun, Katolik Kilisesi'nin bana neler gelirdi? Akl banda, btnlemi insanlar...onlar kim yetitiriyordu? Neredeydiler? Beni bu dncelerimin esaretinden kurtaran Dreamer'n sesini yeniden duydum. "Kral lkedir ve lke de kral," szn zel bir tonlamayla sylerken, aklm yeniden 'd' ile birletirmiti. "Bir organizasyon piramidi, liderinin nefesine baldr. Altndan bir kordon, onun grntsn ve kendi yazgsn, organizasyonun ve adamlarnn kaderine balar. Eski hkmdarlarda olduu gibi onun bedensel durumu, kendi ekonomisiyle uyum iindedir." Bu durumu klasik in gelenekleriyle ilikilendiren Dreamer bana, fevkalade zor zamanlar olan, mparatorluun bir ktlk veya dman igali ile kar karya kald durumlarda, Cennetin Olu sfatn tayan in mparatorunun, k kaplarn amak iin Sarayn i odalarna ekildiini anlatrken, ben onun her bir kelimesine sk skya tutunuyordum. 359

S t e f a n o E. D.'Anna Yzn gneye evirmi, dingin ve insanst erdemleriyle Cennetin Talimatna gre tm mparatorlukla uyum iinde olduundan emin olan mparator, karlat skntlarn kendi btnlndeki bir d aa vurduunu ve mcadelenin ilk nce ierde kazanlacan biliyordu.

Setler yklp, sel sular yaklatnda, barbar kavimler ve saldrlar dnyann her bir kesinden yamaya baladnda, lider'e bahedilen 'seyyar cennet' kaybedilmi demektir ve sadece onun btnlnn geri kazanlmas bu felaketi tersine evirebilir

Byle bir sorumluluk seviyesine sahip bir insan iin, kendi btnl ve imparatorluun btnl arasnda bir ayrm yoktur. Onun iin asl zafer, kendini yenmek ve Olu'un birliini yeniden tamamlamakt. Ancak o zaman kendi kusursuzluk seviyesinin lsn ve etkisini simgeleyen zm; i anlamazlklar, kt iklim koullar veya ktlk yznden dman ordusunun kmesi ya da mttefik bir ordunun gelii gibi ekillerde kendini aka ortaya koyacakt. Dreamer'n yannda, i yaamnn en eski geleneklerinden modern tarihe kadar, tm uygarlklar tarihi boyunca her daim uygulanm olan kavrayn canlln ve kalp atlarn hissettim. Yzyllardr in mparatorluu'ndan Robert Maxwell'e, Walt Disney'den Kral Arthur'un lkesine dek ayn ve deimez bir yasa yanklanmaktadr: "Kral hastalandnda lke de hastalanr. nk kral lkedir ve lke de kral." XIV. Louis'in nkte dolu sz bile imdi bana, yeni bir anlayn n iinden beliriyordu. "L'Etat c'est moi - Devlet Ben'im", yzyllar boyu inandmz ekliyle bir zorbann nidas veya snrlar olmayan bir hkmdarn bild'risi gibi deil, kendi kiisel yazgsyla, milyonlarca insann, btn bir imparatorluun yazgsnn kusursuzca birbirine bal olduuna inanan bir insann farkndaldr.

360

T a n r l a r Okulu "Bir lider, bir iadam, sorumluluk sahibi bir insan finansal kaderinin, giriimlerinin baarsnn ve uzun mrllnn, ve hatta beden salnn, sahip olduu btnlk seviyesi ile doru orantl olduunu bilir. Blnm bir dnyadan, birleik bir dnyaya gemenin sadece tek bir yolu vardr! Vazgememiz gereken yalnzca tek birey var... Birden sustu ve bu ksack duraksama bana sonsuzluk kadar uzun geldi. "Ac ekmek." Hemen atldm, "Bu ok zor olmasa gerek, bunu kim kabul etmez ki?" dedim. Dreamer, "Buna ramen, sradan bir insan iin bu ciddi ekilde olanakszdr," dedi. "Senin durumunu ele alalm. Elbette strap ekmekten vazgemek isterdin, ama bu olgu, beraberinde mcadelelerden, atmalardan ve blnmelerden oluan bir dnyadan da vazgemeyi getirecektir; bu senin olan dnyadr, bildiin tek dnya. Ancak kendini bilen kii, kendi dnda bir eyin olmadn, evrende tek bana olduunu, iinde bulunduu durumlarn ve bana gelen her eyin tek sorumlusunun kendisi olduunu bilir." Dreamer, ge birka milim daha yaklamak istercesine srtn dorulttu ve yavaa boynunu yukar dou uzatt. Sonra, "Mucizevi bir eyi ekip alabilmek, herhangi bir eyi elle tutulur hale getirebilmek iin kii, kendisini Olu 'ta ykseltmeli, doutan hakk olan bu birlik, btnlk durumunu, her birimizin en gerek, en somut yanmz olan 'd ' hayata geirmelidir..." Dreamer gzlerini kapatt, defterime titizlikle yazdm u szleri ezberinden okudu. "Dii, var olan en gerek eydir... Atomlardan en uzak galaksilere kadar, grdklerimiz, grmediklerimiz, dokunduklarmz, dokunamadklarmz her biri dlerimizin yansmasndan baka birey deildir." 15 Gereklik, d + zamandr "Gelecek iin amacmz 'bir olmaktr'. Hedef, Olu'un birliidir. Bu birleme iimizde gerekletiinde, biz btnlk durumuna ulatmzda, ancak o zaman 'd un bize ulamas' iin gereken artlar oluur. Gereklik = 'D'+ Zaman Dream + Time = Reality 361

S t e f a n o E. D.'Anna Bu zdeyii notlanma, D + T = R harfleriyle bir denklem biiminde kaydettim. leride bir gn ESE'deki rencilerime, vizyonun ufkunu ve bu formln iine sktrlm olaanst eneinin srrn aktararak aklayacaktm. Her ey dten kaynaklanr. Grdmz, dokunduumuz her ey, grnmeyenden doar. Zaman, onlar grnr klar. Bu fikir, Dreamer'n retisinin z, doruk noktas ve gelecekteki niversitemin kklerini besleyecek, onun elik gibi salam, tutarl, evrensel felsefesinin dayand temeli olacak zdeyiini niversitenin giriine kazyacaktr: Visibilia ex visibilibus Dream... dream... never stop dreaming... Dream!...fly !.. neverstop... Reality will follow. Dle., dle... asla dlemeyi brakma... Dle!.. U!... Sakn brakma.. Gerek ardndan gelecektir." Dreamer bu dyle, anghay'da benimle birlikte geirdii ikinci gn noktalyordu. Restoranda yalnz kalmtk, sadece Dreamer ve ben. Fuayedeki caz orkestras bile mzik yapmay kesmiti. Penceremizden, Oriental Pearl TV Kulesi, uzay yutmaya hazr, kalk rampasmdaki l l bir roket gibi grnyordu. Dle... Hi ara vermeden dle... Gerek ardndan gelecektir! "Neden d olan insanlarn says dnya tarihinde bu kadar az?" Dreamer sorumu, "Kiinin 'd'e ulamas' iin, Oluun btnlne ulam olmas gerekir," diye yantlad. Bu ifadenin tm vcudumun iine ilediini anmsyorum. "Yalnzca btn, blnmez bir birey bilinli olarak dleyebilir ve 'd 'n var olan en gerek ey olduunun farkna varabilir. " Dleyenlerin sekin kulbne hibir ekilde kabul edilmeyecek olanlarn farkna vardmda "Peki ya dlemeyenler ne olacak?" diye sordum. "Btn insanlar dlerler, hepsi kendi dnyalarn yaratacak gce sahiptir, ancak ok az insan bunun bilincindedir ...ve d'n ne denli gl olduunu, etraflarndaki hereye deer kattn ya da dnyann kabusunu beslediini bilir. Yalnzca ok az insan, iradeleri ve kendi kusursuzluklar sayesinde mkemmel bir dnya dleyebilir ve onu somut klabilirler. Bu, savalarn, kahramanlarn ve seven kiilerin asl durumudur. " 362

T a n r l a r Okulu Dreamer'n vizyonundaki 'd', hem var olan en gerek ey, hem de somutluun temel koulu olarak, gereklik merdiveninin en tepesinde bulunur. Zihnimin her taraftan sk bir kuatma altma alndn hissediyordum. Yzlerce soru birbirleri ardna ylm ve yant alabilmek iin bask yapyorlard. Henz azm bile aamadan, Dreamer eliyle bir iaret yaparak beni durdurdu. "radeyi dnyada bulamazsn," dedi kararl bir ifadeyle ve ekledi, "rade sadece senin iindedir... ama gmldr. Om gmld yerden karman gerekir!" Baka bir ey sylemeden notlarm tamamlamam ve son syledikleri zerinde dnebilmem iin birka dakika ara verdi. Sonrasnda, kusursuzluu, kiinin hi dn vermeden, yumuamadan ve 'gnah ilemeden' d' dorultusunda ilerleme kabiliyeti olarak tanmlad. "D'nii srekli mevcut klan bir insan yolundan saptrlamaz. Yaamndaki her ey kusursuz bir biimde onun byk serveni zerine odaklanr." Bu dutumun olduka yaygn olduunu gzledim. O'nu stratejik olarak kkrtarak, bylesine heyecanl bir konuda daha fazla konumasn istiyordum. "Herkesin bunun iin abalad kesin," diye kar ktm. "Herkes olmasa bile en azndan byk ounluk, yaamlarn gelitirmek zere planlar yapar, programlar hazrlar ve bu kiilerin ou da belirli bir hedefe ulamay kendine i edinir." Dreamer, planlamakla dlemek arasndaki fark aka anlatt. Bir 'd' besleyen kiilerin pheleri yoktur, onlar kararszlk hissetmez, korku duymazlar. Zihinlerini 'd'e her evirilerinde, cokularnn tazelendiini hisseder ve zgrlk haline geerler. 'D' iradeyle balantl olduu iin, bu da 'gerek' iradedir. te yandan, plan yapanlar, bir hedefe ulamaya karar verenler, onu her dndklerinde endielenip, korkulanna ve phelerine yem olurlar. Gl ve acmasz ksa deyilerinden birini daha kurgulayarak, "Korku ve phe, dn kanseridir," dedi. Ara verdiinde, bu zamandan faydalanarak, defterimde imdiden sayfalarca yer tutan notlarm dzenledim. Bir sre bunlarla urarken dalm olmalym ki, yeniden konumaya balayan Dreamer'n sesiyle irkildim.

363

S t e f a n o E. D ' A n n a
/

"nsanlar, azim diye niteleyebileceiniz bir ekilde, dayankllkla ve enerjiyle alr, planlar ve biriktirirler. Ne var ki, bu korkudan baka bir ey deildir. Adrenalin ak, elektrik ykl frtnalar gibi, hcrelerinin karanlk evreninde oradan oraya ok gibi frlar. Bu insanlar, ok megul grnmelerine, herkes tarafndan birer idealist, kararl iadamlar saylmalarna karn, sadece lme sadktrlar, isimleri de lmn kadrosunda kaytldr." Yazdklarm bo sayfalar yutuyordu ve ben, O'nun szlerinin, mevcudiyetinin meydana getirdii hakikatin kymetini hissediyordum. Havay zenginletirdiini hi ylmadan gezegenin en cra kelerine, her insann Olu'undaki en sakl kvrmlara ulayor, onun yaralarn hafifletiyor, glgelerini uzaklatryorlard. Altst olmutum. Manasz bir duygu, bir tr alama hissi, varlmn duvarlarna yavaa yklenip tm liflerimin titremesine neden oldu. Bam notlarmdan kaldrdmda, yznn bana hafife yaklatn grdm. Dreamer, "Bir ama uruna al. Kendini; dleyen, arzulayan ve isteyen insanln hizmetine ada!" dedi. Takip eden szlerini unutmam ya da onlardan kanmam asla mmkn olmayacakt. "Strive constantly t o perfect yourself. Try always to increase your understanding. Pay in advance for your existence. Help others in their efforts if there is a sincere request. Hi ara vermeden kendini mkemmelletirmek iin abala. Srekli ufkunu geniletmeye al. Varlnn bedeli iin n deme yap. Eer isteklerinde samimilerse, abalarnda bakalarna yardmc ol. Bu uygulamay iinde yapmas gereken kii sensin. Bundan byle, bunu senin yerine ben yapamam. Ben imknsz denedim. Sana bir ans vermek, iinde bulunduun koullardan kabilmeni salamak iin seni oktan kendisine mahkm etmi kaderinin aksi ynnde yrdm. Yalnzca seven kii zgr olabilir ve yalnzca zgiir kii sevebilir. zgrlk ve sevgi ayn gerekliin iki yzdr." Baml olmak, ak olmak ve son olarak da varln birlii zerine Peace Hotel'de balayan unutulmaz dersler, burada Bund'un nehir kysnda, byk bir devrim l gibi iimde yanklanan bu szler beni kendi sonlarna kavuuyorlard.

364

T a n r l a r Okulu Kararl bir tatllkla bana, "Sen de bir gn Dreamer olmay iste," diye nerdi. "O ulalabilecek tm hedeflerin en bydr. Kendi evreninin kifi, yaratcs olmay iste. Sonrasnda dnya, yapmasn buyuracan her eye boyun eecek ve arzuladklarnn tmn sana verecektir." Bu szlerde gzlerimi kapadm. Bana sanki anghay'n zerindeki gkyznden kuyruklu yldzlarn en sevileni ve en parla gemi gibi geldi. Bu dilein yerine geleceinden emindim; onu kalpten istemek yeterliydi! Ya imdi ya da hibir zaman diye dndm. kinci bir ansm asla olmayacakt. Fakat kendimi felce uram gibi hissediyordum. Dreamer, ve O'nunla birlikte tm dnya, sanki niyetimin zayf zinciriyle askya alnm, bekler grnyordu. Bundan nce her eyin bana bal olduuna ve hatta Dreamer'n da benim iin var olduuna bu denli emin olmamtm. Yllar sren uygulamal almalar, uzun raklk dnemim ve kendi bama gsterdiim tm zel abalarm, beni buraya, bu kritik kavaa getirmiti. Artk nihayet, bunca zamandr beni hazrlad byk giriim ya balayacak ya da olas dnyalarn alacakaranlk kuanda yok olup gidecekti. Uua geme zamanyd. Artk kesinlikle dn olmayan bu tepenin zerinden ayaklarmn altnda uzanan uuruma bakyordum. Dreamer'n baklarn ve gizli kaygsn zerimde hissediyordum. Sonra kesinlikle, onun imdiye dek beni bu dnyada gerekten seven tek varlk olduunu anladm. Gzyalarn nlenemez biimde ykseldi ve onlar yuvalarnda tutmaya alrken gzlerim iti. Ardndan dnya pusland ve yazmay brakmam gerekti.

16 'D' tarafndan dokunulmak Tantmdan beri Dreamer, vizyonumu geniletmem, tutumlarm ve bunlarla birlikte kaderimi deitirmem iin beni srekli olarak zorlamt. Davranlarla olaylar birbirinden ayrlamaz. Davran olaydr. Dreamer, her frsat stratejik biimde kullanarak, varoluumun en yksek noktasma geiimi hzlandrmak iin, olaylar, karlamalar ve uygun koullar yaratmt. Uluslararas bir giriimci ve Kuveyt'teki bir irketin lideri rolne kendimi kaptrmken Dreamer, gcn ve balangcn O'na vermi olduum szden alan evrimsel bir tasary devam ettiriyordu. 365

S t e f a n o E. D.'Anna imdi bu uurumun kenarnda, umaktan vazgeip geri ekilmem iin, her ey bir bahaneye dnmt; Heleonore, ocuklar, bir hastalk, ev. Ama artk ne bunu gizleyebilir, ne de kendimi kandrabilirdim. Kuveyt'te anlamann ve sorumluluun st dzeylerine gemekten birok kez kanmtm! Kendime ihanet etmitim. Heleonore yalnzca bir bahaneydi. Dreamer yine dncelerimin iine szarak, beni anlayan biri olarak, "Next step is always unknowr and invisible. Bir sonraki adm her zaman bilinmeyen ve grnmeyendir.. st seviyelere gei, her zaman iin bilinmeyene doru bir sramadr. Bunu yapmak iin, bugne kadar olduun her eyde 'lmek' gerekir. Oluta yolun sadece bir milimetresini kat etmek bile sadece ok az kiinin icra edebilecei lmcl bir sray, kozmik bir takladr, iki insan arasndaki gerek ayrm 'd 'terinin geniliidir. Sadece kendini dnen, daha da kts fark etmedii sahte bir kiilii dnen, kendini tanmad iin her daim kendi kurtuluu adna endielenen bir kii d'n etkisi alanna giremez." dedi. Yalnzca bir yl sonra, Makedonya'ya Olympos Da'na yapacam bir yolculuk srasnda, Eski Yunanlarn bu durumdaki, bencil kiiler iin 'idiotes' terimini trettiklerini kefedecektim. Yunanlar iin aptaln anlam, yaratcnn, liderin, bakalar iin abalayann kart demekti. "Aka grlen bir menfaat araynn, kr salama amacnn arkasnda, bir giriimci kendisinin bile anlayamayaca kadar ok daha derinlerde, bir projenin hizmetindedir; o zaten bakalar iin urar ve onlarn geliimlerinin kendi baars olacan bilir. Onunki adanm bir yaamdr. Seenei yoktur. Bir yelkenlinin yal kaptan gibi, gemisiyle ya geri dneceini, ya da onunla birlikte batacan bilir." Dreamer'n yannda, bizi yalnzca 'd'n zgr klabileceini, iimizdeki her bir snr ykabileceini kefediyordum. Yalnzca 'd', yoksulluu zenginlie, zorluklan bilgelie ve korkuyu sevgiye dntrebilir. Ve biz sadece 'd' sayesinde yitirdiimiz cennetin eiinden geebiliriz. "Cennet, teki ya da baka bir dnya deildir. Cennet, snrszca bu dnyadadr. D'n dokunuuna erimek demek, o muhteem kiisel servenin bahzdilmesi, kiinin kendi esizlii ile yz yze gelmesi demektir."

366

Tanrlar Okulu "Ktlk ve korku zerine kurulmu bir dnyann betimlemesine sadk olan o insanlar 'd'n dokunuuna eriemezler...nk d zgrlktr ve onlar ocukluklarndan beri, felaket tellallar, bamllk rahipleri ve dindarlar tarafndan bytldler. Her biri, mahkumiyet iinde eitildi. Milyonlarca insann, yaamak iin bakalarna baml olmasnn nedeni budur. . Onlar her zaman ayrt edebilirsiniz, nk minnettarlktan yoksun, sevmekten aciz insanlar olarak hemen gze arparlar. Vermek, iten vermektir. Vermek iin, sahip olmak ve sahip olmak iin, olmak gerekir." Beni daa iyi incelemek iin durduunda, konumasna devam etmekteydi ve dudaklar belki de projeden biraz daha sz etmek zere aralanmaktayd. Baklarnn ruhumun derinliklerine kadar ilediini hissettim. Yznn beni bekleyen grev iin yetersiz olduumu anlatan bir ifadeye brnmesi, kendimi bir aristokrat kulbnn kabul kapsnda bekleyen bir serseri gibi hissetmeme yol amt. Souk ve sert bir ifadeyle, "Aramzdaki farkn ne olduunu biliyor nusun? " diye sordu. Yllardr O'na duyduum ekingenlikten sonra, bylesine samimi bir sorunun aknlyla nutkum tutuldu. imdi de itenlikle kendi gizemli doasna deinecekti. Gerekten de kimdi bu Dreamer? Benden hibir yamt gelmeyeceinden iyice emin olana kadar bekledi. "Aramzdaki fark, benim atomlarm lmszln sarholuuyla dans ederken, sen lml olan her eye ekiliyor, onlar tarafndan ynetiliyorsun. Ben lm yendim, sen ise hereyini lmn kanlmaz olduuna yatrdn." Bocalyordum. Dreamer yardmma gelmeseydi ben kendi bama bunun iinden kamazdm. te o zaman, tm szlerinin iinden en unutulmaz o iki szc tekrarladn iittim. "Ben senim!" dedi. Bu ifadenin ekicilii yle glyd ki, varlklarmz arasndaki o yldzlara zg mesafeleri yutuvermiti. te yine kendimi O'na hi olmadm kadar yakn hissediyordum. En azndan szlerinin ilk etkisini atlatm gibi grndmde bana, "Ben 'sen'dim, sen de Ben olacaksn," dedi. "Bizi birbirimizden yzyllar kadar uzun bir zaman ve bilinlerimizin arasndaki uurumlar ayrmaktadr. Hzlan! Seni Kuveyt'e gndererek sana bir damla verdim ve sen onu bir okyanus sandn. imdi, sana bir okyanus vermek istiyorum, ama sen geri ekiliyorsun." 367

S t e f a n o E. D.'Anna Gzlerimi kapattmda, dayanlmaz bir hzn beni ittiini hissettim ve bunu baaramamaktan korktum. O konumasna devam ederken, Varlmn bir kesine saklanm, frtnann dinmesini bekliyordum. Acmaszca beni oraya kadar takip edip saklandm yerden ekip kard. Sesinin tonu aniden deiti ve iimde ylesine byk bir kuvvetle patlad ki, tarifsiz bir dehete dtm. "Son kez kararn ver!!!" diye grledi. Sesinde bu kez, dn vermeyen bir kararllk ve lmcl bir savan ortasnda bararak emirler savuran bir komutann yrtc kahramanl vard. "Geliimin iin gece gndz al ve asla verdiin sz unutma." "Unuttuum sz nedir?" "Deime sz!" dedi. "Yalnzca kendine deil, bu yolda seninle birlikte yrmek isteyen btn, dier gz kamatran dsel varlklara verdiin sz." "Nasl deiebilirim?". "Yeni bir 'dii' kur. Yeni bir dnya dle! The world is as you dream it. Dnya, senin onu dlediin gibidir. Dnya senin istediin gibidir! Sen onun zorba, sahte ve lml olmasn istedin. Dlerin deitiinde, dnya farkl olacaktr! Srekli olarak gemie duyduun pimanlk seni eskiye geri gtryor.Bundan vazge! Artk kendini 'tam zamanl' bir almayla Projeye adama vakti geldi." Tm samimiyetimle ve ciddiyetimle asla vazgemeyeceime ve hibir eyin geliimimin nne gemesine izin vermeyeceime sz verdim. Dreamer gzlerimin iine bakarak beni uzun sre inceledi ve ben de bu snava boyun edim. Sert baklarnda grdm efkat prltsyla rahat bir nefes alncaya kadar sonu endiesinin iimde bydn hissettim. "Bu 'almay' yapmak iin 'sz vermenin' bir anlam yok," dedi. "Sradan bir kiinin verdii sz zaten yalandr. Davranm deitir, hemen, imdi! Doru hareket budur. Yaamndaki olgular, koullar ve olaylar zamanla deiirler. iinden ayrl ve Londra 'ya tar. Orada seninle almaya hazr kadn ve erkeklerle karlaacaksn, yle ki bu insanlar, muazzam bir devrimin, kendisini bekleyen mcadelelere gs germe kapasitesine sahip olmayan bir insanln, dn ve hissedi biimlerini temelinden deitirecek olan bireysel, psikolojik ve evrensel bir devrimin stunlar olacaklar. " 368

Tanrlar Okulu

Blm IX

Oyun
1 n a n m a k grmektir Dreamer'n zerimdeki etkisi, hayatmda srpriz sonularn dourmaya balamt. Hi tereddt etmeden, birka gn iinde Chia'daki evi sattm, ACO Corporation'daki iimden istifa ettim ve ailemi Londra'da, Hampstead'in yeillikleri iindeki Georgian stili harikulade bir villaya tadm. Seven Oaks daha nce tannm bir iadamnn malikanesiymi. Mimarisi, eyalar, mobilyalar, tablolar ve antika heykelleri, giriimci aristokrasinin zl ve gl sembolleriydi. stelik Seven Oaks esiz bir simya laboratuvar idi. Byle bir ev, iimde bir tr netlik, cesur bir duru, byk iler 'yapmak' ve baarmak iin bir kuvvet uyandrarak, beni sadece gelitirip deitirebilirdi. O maliknede Dreamer'n rehberliinde, yalan bir daha tekrarlamamak zere hayatmdan son kez karp atmak iin tm gcm ortaya koyacaktm. Orada, endielerin ve phelerin oluturduu strap ezgisine son vermeyi renecek ve kendimde Dreamer'n 'Dleme Sanat' diye niteledii salam retiyi pekitirecektim; bu, kiinin kendine inanma sanatdr; terslikleri dengeleme, tersliklerle kart fikirleri ve durumlar daha stn bir dzenin olaylarna dntrme sanatdr. Dreamer'la birlikteyken kendimi gvende ve gl hissediyordum. O benim yanmadayken en kkl deiiklikler, o gnlerde bama gelenler gibi, grnrde en riskli olanlar bile hayatma kolayca girip, yumuak bir biimde yaammn dzenini deitirdiler. Bilinmeze yaptm bu sray, sanld gibi yaamm altst etmek yerine, kuvvetli bir el onun dalm paralarn bir araya getirerek skca birbirine balad. Heleonoe ve ocuklar, btn bu deiimleri sorunsuzca gslediler. 369

Stefano E. D.'Anna Kendilerini korunmu hissediyorlard. Kararllm onlara gven veriyordu. Yine de, o kararlar bana aldran kuvvet ve inanca hala tam anlamyla sahip deildim zgvenim, Dreamer'n yanndayken duraksama ve phe nedir bilmezken, O'nun retilerinden bir milim sapacak olsam annda sarslyordu. Dreamer'n dnyas iinde gerekleen herey, olaylar, hakikati ve koullar yneten, ve dnyay toprak amuru gibi itaatkar, uysal ve ekillenebilir klan Varln oluma dnemi, benim iin hala anlalmazd. Aylar geti. Dreamer'dan uzak kalnca, d paralanmaya, gemi ise bir kez daha gc eline geirmeye balad. Dreamer'n ilkeleri iimde soumaya balaynca, dardaki hava da youn bir sise brnd ve buz kesti. Giderek arlaan ve yavalayan evrenimde, en kk bir hareket bile son derece zor ve strapl bir hal ald. Yaammn her safhas, gsterdii belirtilerle, daimi geri dm, gemie ynelmi phe ve pimanlklarm gzler nne seriyordu. Daha nce Kuveyt'ten dnmde olduu gibi, ben geri ekildike, iimde daha ok plan ve program yapma istei douyordu. Bu standard koruyarak yaamay srdrecek olduumuzda, yaptm hesaplar beni sahip olduumuz tm birikimin ksa srede suyunu ekecei sonucuna gtrdler. Onun yanmdaki yaamn hz srdrlemez durumdayd.Onu izlemekte zorlanyordum. Dreamer'a gre hi snrmz yoktu ve hibir ey ok pahal deildi. Her ey elimizin altnda durmaktadr. Snrlar sadece iimizdedir. Bu yaam bana ok riskli grnd. Parasz kalma korkusu, bir Londra bankasnda yeni bir hesap amama neden oldu. Chia'daki evin satndan elime geen parann byk bir ksmn bu hesaba yatrarak, 'zorunluluk hali' dnda bu paraya dokunmayacama kendime sz verdim. Dreamer'a bundan hi sz etmedim. lerin ktye gitmesi halinde hesaptaki bu paraya gvenebileceimden emin olmak bile, endielerimin ykselip yaamm ele geiren skntl zamanlarda beni rahatlatyordu. Bu banka hesab, z inancn ve cesaretin yerine geerek psikolojik bir protez halini alrken, bu kararm da tpk yllar nce ACO Corporation ile olan kontratma geri dn maddesini ekletmem gibi, benim iin sorumluluk sahibiymi gibi grnmenin bir yoluydu. Bu yineleni, gemii tekrarlamann ldrc sapana dmemin amaz belirtisiydi. 370

T a n r l a r Okulu Yaklaan dmn belirtilerini aka hissetmeye baladmda, gemiin geri dn imkan olmadan beni tekrar yutmasna izin vermeden, Dreamer'a her eyi itiraf ettim ve bu hesab kapattm. "Herkes bireye inanr...inanmak zor deildir...ancak iradeyi yeniden uyandrmak, niyetini belirlemek ve onu yolundan sapmadan izlemek sadece ok az kiiye nasip olur... Dorusu, kendini inanmaya zorlamak, ylesine inanmaktan daha stndr.:." Konumasnn sonunda Dreamer, en hayranlk duyulan, ayn zamanda da en sakl yanltmacalarndan birini ortaya att. "Bu, 'inanmadan inanmaktr', sadece 'Rol Yapma Sanat'n bilen, Olu'un birliine ulam bir insann eriebilecei bir Olu hali ve yaratma eylemidir." "Her ada, dikkate deer niteliklere sahip insanlar, imkansz gibi grnen giriimlerini gerekletirmek iin gerekli olan sermayeye olularn her trl pheden arndrdktan sonra sahip oldular. Gerek sermaye ziimzdedir ve elde ettiimiz kaynaklar, artlar ne olursa olsun canl klmasn bildiimiz i refahmzn maddesel yansmalardr." "Sakn kendini 'd'n ilkelerinden ayrma. Onlar daima canl tut. inde, canllklarn kaybetmelerine izin verme, bylece hereyin senin menfaatin dorultusunda gelitiini greceksin; varoluun en s ve baya paras olan tarih bile senin haklln ispat edecektir. " Fikirleri bana derinden ilham veriyordu, ama onlar uygulamak o kadar da kolay deildi! uygulamaya gelince Dreamer'n felsefesi, ok az saydaki kiiye ayrlm bir yolun tm geilmezliini nme seriyordu. Ayn ekilde, O'nun vizyonunun tanmlad da sralar boyunca btn bir insan yn, ok byk bir jeolojik blnme gibi iki paraya ayrlyordu; birincisi; herkesten ve hereyden etkilenen, lider olduklarna inandklarnda dahi bakalarn takip edip onlara baml olan, zayf ve tamamlanmam insanlardan, ikincisi ise; sarslmaz bir inan ve kararllkla kutsanm, o ok az saydaki btnlne erimi varlktan, bir avu dikey insandan olumaktayd. Dreamer'a gre, bir lkenin ya da tm bir ulusun mr, onu ynetenler tarafndan srdrlyor grnse de, aslnda kaderleri, btn olmay baarm birka kii tarafndan belirleniyordu. Byle kiiler olmasayd, yeryznn ok byk bir ksmnn, hatta var olan tm uygarlklarn yazglar oktan kesinlemi olurdu.

371

S t e f a n o E. D ' A n n a Dnyann byk kurulularnn, insani ve siyasi organizasyonlarnn, byk i ve fnans imparatorluklarnn saygn yneticilerinin, byk sanayicilerin, zengin i adamlarnn ve liderlerin, dardan her eyi yapar grnen tm bu insanlarn arka plannda, grnmeden yneten, 'hibir ey yapmama' yoluyla, her eyi hareketsiz, sade, samimi bir ekilde idare eden alak gnll kiiler bulunmaktadr. "Kendine inanan bir kii, grnrde, bilinmeyene doru bir adm att anda, sadece o anda, hi hata pay olmakszn, sanki kendi gz kamatran lgnlnn hakll ispat ediliyormcasna ayaklar altnda beliren zemini grr. Grmek iin nce inanmalsn, tersi hibir zaman mmkn deildir." Ancak bu zel insanlarn grubuna dahil olabilmek iin gereken nitelikler, o dnemde benim iin hl eriilmez bir ykseklikteydi. Artan bir karamsarlk ve pheyle srekli sil batan hesaplar yapyordum ve her defasnda Chia'daki evin satndan elime geen parann bizi ancak birka ay daha idare edebilecei sonucuna ulayordum. Gelecekte ne yapacam konusunda hibir fikrim yoktu. Ne bir planm, ne de bir iim vard. Eski yaantm beni terk etmiti, yenisi ise yzn daha yeni gstermeye balamt.

2 Deitir u hayatn!!! Bu yeni servenin ilk zamanlarnda yaanan bir olay, zellikle ok nemli ve belirleyiciydi. Henz tanmak zere Londra'da bir ev aradm gnlerde, eitli ev seeneklerini O'na danmak iin frsat yakalamtm. Endieli bir haldeyken, maddi olanaklarmn yetersiz kalaca ve gelecekte beni nelerin beklediini bilememekten kaynaklanan korkuyla, olduka mtevaz olan evler bile bana ok pahal geliyordu. O grmemizde, Marylebone Caddesi'yle Regent's Park'n arasndaki kk bir sokakta, iyi deli, byk olmamasna ramen bana uygun grnen bir apartman dairesini seme fikrimi hararetle savunmutum. Hi unutmayacam o tepkisi, en deerli retileri arasnda yerini almtr. Szleri bana, hzla pskrtlen souk su gibi isabet etmiti. "Sadece kendini, snrlarn ve sradanln seebilirsin" diyerek, nerime tepki vermiti. Aalayc ses tonuyla devam etti: "Yllar geiyor, fakat yaam biimin deimiyor." 372

Tanrlar Okulu

The world is such because you are such. Dnya, sen byle olduun iin byle. Dreamer'n vizyonuna eri ve zavall bir varlk olduuna inanmaktan vazge. Bir kiinin yaamn yneten artlar ne olursa olsun, beklentilerine kusursuz bir biimde karlk verirler." Savunmaya getiimi anmsyorum. Seimlerimin, O'nun beni iine soktuu artlar destekleyecek trden olduunu savundum. Sz konusu bu zel durum iin, karar alrken ve taahht altna girerken gelecekteki olas zorluklar da gz nnde bulundurmann akllca olaca kansndaydm. Eer uygun kaynaklar dikkate almay becerebilseydim, seimlerim ok daha farkl olurdu... "Her eyin kazanlmas gerekir. Senin yoluna kardm zorluklar gizli ltuflardr. Aslnda onlar, btnlk ve anlaya doru gtren aama noktalardr." Benimle alay ettiini sanyordum. Dreamer'la birlikte altm bunca yldan sonra, beni oke edecek her dnceye katlanm olduuma, herhangi bir fikrin ya da sradan bir inancn yklmasn kabullenmeye hazr olduuma, engeller ve hayal krklklarna ramen direnmeyi bildiime inanyordum. Belli ki yanlmm. "Artk vurdumduymazln ile kaybedecek daha fazla zamann kalmad. A bunlar, grnrdeki her baary, her zaferi a. Eski tekdze yaantn, eski inanlarn bir an bile dnmeden terk et. Kendini a. Ktlk, henz almam dnk iyiliktir." Yz kaslarm gerilmiti ve artk ne tarz bir ifade taknmam gerektiini kestiremiyordum. Mazeretlere, sulamalara veya pimanlklara yer vermeyen bu vizyona kar tm nefretimle haykrmak ve isyan etmek istiyordum... fke ve acizlik boazm skan bir yumruya dnt. Elimden gelen tek ey, anlalmaz bir ses karmak oldu. Kendimi toparlamaya altm, anlaml bir eyler sylemek iin dncelerimi dzene koymak istedim, ama... "Deitir u hayatn!!!" diye var gcyle bana bard. Dreamer'n akaklarndaki ve boynundaki damarlarn deveran eden kanla itiklerini grdm ve korktum. Havada nlayan haykr, sar edici bir sonsuzluk boyunca aramzda asl kald. Bir an iin, sava borusunu fleyen bir savann grnts nmde belirdi ve geti. 373

S t e f a n o E. D ' A n n a Bu grnty kaydetmeye zamanm olmad, nk o srada Dreamer oktan grleyerek beni azarlamaya balamt. "Hl gemiini yanstyorsun. inde tadn ktlk ve kederden vazgemediin srece Chi'daki evi satm olman hi birey ifade etmez. Gemi yaantn ve onun her zamanki sefilliklerini yannda tamamak iin dikkatli ol, unutma... Past is dust. Gemi tozdur. Sakn kendini dnyaya sunmaya kalkma. Her yerde yeterince ktlk var. Daha imdiden ok fazla yoksulluk belirtileri gsteriyorsun...Benim varlm srdr, Benim szlerimi hayata geir...Bana eri...Banaaa." Daha da dayanlmaz olan bu yeni haykryla birlikte iimdeki korku yanarda patlad. Lavlarnn varlm ke bucak sardn ve iimdeki sonsuz mesafeleri yutarcasna yok ettiini hissettim. Hl anlamszca srar eden bu ln altnda btn i bariyerlerim, Joshua'nm borusundan kan ilahi sesin basnc altndaki Jericho kentinin duvarlar gibi yklmaya balad. Kendimi, hi olmadm kadar salkl ve 'birlemi' hissettim. Bu kyamet balad gibi aniden dinmi ve Dreamer hibir ey olmam gibi normal haline dnmt. Bir suskunluk oldu ve bir an iin, tm bunlarn sona erdii hayaline kapldm. ki iaret parman sakince aznn kenarlarna dik ekilde yerletiriini izlerken, kendimi glkle, yeniden toparlamaya alyordum. Yapt bu hareketi tamamlamas, sanki bir filmin ar ekimde gsterimi gibi sonsuz bir zaman ald. Mehul bir savann ritelinden bir kesiti andran bu hareketini, bata tedirginlik ve kaygyla, sonra artan bir endieyle ve nihayetinde giderek byyen bir korkuyla izledim. Halindeki tuhaflk ve hareketi tamamlayndaki ar yavalk aklamas imkansz bir gzdan bu el hareketine yklemiti. Zor nefes alyordum ve duygularm tamamen karmt. En sonunda, aslnda bir megafonu canlandrmaya altn anladmda, retilerinin zn, insann etine ileyen o kkremelerine kar kendimi hazrladm. Fakat bu kez barmad. Yzn bana birka milim daha yaklatrd ve fsltyla; "Londra 'da aradn o ev senin iin deil, Dreamer iin! Bunu unutma! Eer oraya kendini gtrrsen, karna kacak olan da senin dnyan kadar kt ve aciz olacaktr. Endielerini bir kenara brak ve bana yakla. Engellerin olmadn, tek engelinin snrlamalara olan sarslmaz inancnla sen olduunu kefedeceksin."

374

Tanrlar Okulu O gnden soma emlak komisyoncular bana tamamen farkl bir dzeyde zmler nermeye baladlar. Dreamer, her zaman olduu gibi, hakl kmt. Ben tutumumu dzeltince, dnya da bir glge gibi peimden geliyordu. Artk kendime deil, Dreamer'a ev bakyordum. Seven Oaks' bulduum zaman, hemen tanmtm. te, bundan byle 'almalarm' srdreceim ev burasyd. Heleonore birka gn iinde eyalarmzn talya'dan tanmasn ayarlad ve ocuklarla beraber buraya yerletik. O gnlerde, akim alabilecei her eyin tesinde, bu maliknenin beni uurumdan aa yuvarlamak iin tezghlandn bilmiyordum; fakat bunun zamanm hzlandrmak iin Dreamer'n bir stratejisi olduu kesindi, yine de bu mizansenin nasl gerekletiine aklm ermiyordu. O'nun yardm olmasayd, byle bir gei yapmay aklmn ucundan bile geirmezdim. Seven Oaks, bir bariyerin yklmasn, yoksulluun ve cehaletin yllar boyunca katmanlaarak oluturduu isel bir jeolojiyi yok eden bir arac temsil ediyordu. Fakir, snrl ve mutsuz bir hayatla zdelemi olduum kabusunu savunan kaleleri ykmak iin kurulmu bir dinamit saldryd.

3 deme "Para gerek deildir. Gerek olan, kiinin vizyonu, dnceleridir. Kaynaklar ve para, yalnzca bunlarn doal birer sonucudur. D'n izinden gider ve kiinin d nispetinde grev stlenirler." Sevimli bir alayclkla, "Probleminin paraszlktan kaynaklandna gerekten inanyorsan, bankaya git ve kredi iste!" dedi. Ani bir fkeyle, "Keke!" diye yalandan sylendim. Yeralt dnyasnn bal muhafz Cerberus'a benzeyen zebani bir bankacyla, geri demesi olanaksz bir krediyi alma konusunda grme dncesi bile midemi smsk dmlemeye yetmiti. Beni tm bu zorluklara soktuu iin, iten ie Dreamer' suluyordum. Endielerim saldrganla dnt ve kendimi tutamayp patladm: "Ya sonra?", "Neye dayanarak verecekler bana bu krediyi?" "Dnya bilir! Banka bilir!" dedi. "Banka da dnya gibi, senin dnda deil. Sana sadece hali hazrda 'sahip olduklarn' verebilir." Teatral bir tavrla ban hzla saa sola evirdi ve yalnz olduumuzdan ve birazdan benimle paylaaca srr kimsenin iitmeyeceinden emin olduktan sonra, alak sesle, 375

S t e f a n o E. D ' A n n a "Evrende sana bahedilebilecek hibir ey yoktur. Kii ancak bedelini dedii kadarn alr," dedi. Bu pantomimi beni artmt; yz kaslarma uygun formu vermeye zaman bulamadan, Dreamer her zamanki ciddi tavrna dnverdi. "'deme', zamann iinde olabilecei gibi, zamandan bamsz da gerekleebilir!" dedi. Ardndan gelen uzun suskunluk szlerinin iindeki anlam byterek, birazdan syleyeceklerinin iddetine kar hazrlkl olmam iin beni uyard. "Eer insanlar arasnda bir farkllk varsa bu, demeyi yapma ekillerinden kaynaklanr. Kendine inanan insan, tm sahip olduklarnn bedelini oktan demitir. Onun asl ii, yegne meguliyeti, kendi btnln korumak, ona zarar verecek hibir eye ve hi kimseye izin vermemektir. O, refah yaratann kendi blnmezlii olduunu bilir. Maddi durumuna ilikin kaderinin kendi btnlk dzeyine bal olduunu bilir. iinde tadn strap ezgisini yenmek iin gsterecein her aba, sana maddi g olarak dnecektir. Kalabalklarn aksi ynnde her adm atnda, olaylar dnyasnda zenginlikler yaratacaksn. Hibir eyin kayna senin dnda deildir. Kendini gzlemlemen, bir pheyi, bir acy, olumsuz bir duyguyu kendi snrlar iinde etkisiz klman, karlnda sana gelecek para demektir. Olaylar dnyas, grnmeyende, kimin n deme yaptn, kimin nceden hesaplarn kapattn annda tespit edemeyecek kadar yavatr. Alacaklarn kayda geirmesi zaman alr, ama muhasebesinde yanlma pay yoktur." Burada sustu ve bana dikkatle bakt. Gzlerinde birazdan yapaca aklamann ciddiyetini okudum ve verecei strab hissettim. Buruk bir biimde, "Baml olmay seven milyonlarca insan gibi sen de, zamann para birimiyle, acyla, geri demeyi setin!" dedi. "Alacaklar \e borlar, bir ve ayndr, yalnzca zaman faktryle birbirinden ayrlrlar. Bunu gelecek bilir! Kredi alarak borlanmak, demenin zaten gerekletiini gsteren parlak bir iarettir. Kredi tutarnn onaylanmas, onu demi olduun anlamna gelir."

376

Tanrlar Okulu aknlktan dilim tutulmutu. Dreamer, imdiye kadar hibir ekonomistin gremedii bir srr aklyordu, bunu grmek bir yana, devlet adamlarnn, ileri grl i adamlarnn sahip olduu cesareti, yaratcl ve kararllk duygusunu ieren nemli bir kural; sk sk bir ok insann gelecei iin hayati nem tayan, sradan insanlarn gznde ise umursamaz ya da aptalca grnen seim ve kararlarn sahibi olan giriimcilerin, endstri ve politika liderlerinin parlak lgnlklarn kapsayan bir teoriyi formle edememilerdi. tiraz ederek, "O halde, neden balarnda cesur insanlar bulunan byk sanayi ve fnans devleri bir bir kyorlar?" diye sordum. Dreamer hzlanmaya balamt ve ben onu takip etmekte zorlanyordum. " dnyasnda olduu gibi, yaamda da kaybetmenin yalnzca tek bir yolu vardr: Kendine inanmay brakmak!" D'n alanna, insan canlandran, ona ilham veren, ekonomide ve toplumda gl birlikler oluturan evrensel fikirlerin blgesine ilk admlarm, Napoli'deki Ekonomi Enstitsnde ok deerli retmenim Palomba ve Profesr Amoroso'nun izdii yol dorultusunda atmtm. Ama imdi, Dreamer'dan rendiklerimin altnda o retiler solgunlayordu. "Piyasalarn gidiatn, borsada ilem gren irketleri, siyasi iklimi, yasal ereveyi ve uluslararas ilikileri, dnya apndaki olgular ve olaylar insan nasl kontrol edebilir?" "Olu 'u yksek sorumluluk seviyelerine kartarak, yapmann ve sahip olmann dourduu yeni fikirleri ve daha byk imkanlar kendine ekebilmek iin, inanma ve yaratma sanat anlamna gelen bir 'Dleme Sanat' mevcuttur. Ekonomi, siyaset, hatta tarih bile Olu yasalarna itaat ederler. Snrlama ve sonlama iinde eitilmi bir akl bunu anlayamaz. Sen sadece Olula kyaslandnda etrafndaki evrenin bir kum tanesi kadar kk olduunu bilmelisin. Ne kadar oksan, o kadar fazlasna sahip olursun. Kendisine inanan bir insan, imkansz grnenler de dahil, her trl giriimini karlayacak kaynaklar kazanmtr. Bir kiinin ekonomik durumu kendi btnlk dzeyiyle kusursuz bir biimde tutarllk gsterir. Ne denli oksan, o denli fazlasna sahip olursun, sahip olmann baka yolu yoktur." Verdii cevap zerine dnmem iin bir an iin duraksad. Ne kadar oksan, o kadar fazlasna sahip olursun. Ne kadar oksan, o kadar fazlasna... 377

Stefano E. D ' A n n a Kendi kendime defalarca tekrarlamama ramen, bu basit, ayn zamanda da gl kavram zihnim almyordu. Onu iime sindirip, param haline getiremiyordum. Sonunda, aklma gelen bir dnce bunlarn iinden kendine bir yol at. Nitelik nicelii yaratr. te byk sr! Yksek nitelikli bir ekonomi, gelecein insanlna yn verecek, onun btn sorunlarna zm getirip evrensel iyilemeyi gerekletirecekti. nsann dncelerinin nitelii, onun ekonomisini, grnrdeki refah ve baarsn oluturur. Sadece yksek nitelikli bir ekonomi kalc, gerek ve sahibinin elinden kmayacak bir zenginlik retebilir. Bu muhteem bir eydi. Dreamer'm felsefesi, ekonomide yepyeni bir modelin mjdesini veriyordu. Bylece, Dreamer bana i dnyasnda ve ekonomi okullarnda kesinlikle bilinmeyen gizemli bir retinin formln sunmaktayd. Karmakark dncelerimin iine szarak, "Ekonomi asla ekonomistler tarafndan ynetilmeyecek," dedi. "Yakn bir gelecekte, ticari en kk teebbsten, ok uluslu devlere kadar her kurulu, bir ideolojik irket, bir Olu Okulu olacaktr. irketlerin baars, mr ve kaderi, kendi felsefelerine bal olacaktr. Her organizasyonun zirvesinde, Olu'a szarak, onu kknden besleyecek eylem filozoflar, yaratc hayalperestler, airler ve vizyon sahibi kiiler bulunacaktr. Vizyondaki milimetrik bir genileme, kavraytaki en kk bir ykselme, ekonomi ve fnans dnyasnda dalar yerinden oynatacaktr."

4 Yay da, ok da, hedef tahtas da biziz Seven Oaks'ta oturmaya baladmdan beri, yeniden sabah koularna balamtm. Parliament Hill'in dar yollarnda, imenlik bayrlarnda ve gllerin evresinde koabilmek iin sadece evimin nnden caddenin karsna gemem ve Hampstead Heath'e ulamam yeterliydi. O sabah, byyerek zeri ne gelen ve kkleriyle Varlm ele geirmeye yeltenen phelerden ve endielerden kurtulma arzusuyla, var gcmle, deli gibi komutum. Dreamer' aylardan beri grmyordum. imden ayrlm, Chia'daki evimi satm ve Londra'ya tanmtm, ama geen btn bu sre boyunca ondan herhangi bir mesaj almamtm. Bir rolm ve i balantlarm olmadan, toplantlar ve planlamalar yapmadan, yaamma nasl bir anlam katacam bilmiyordum. 378

Tanrlar Okulu

O zamana kadar, srekli deien grnmleri iinde bakalaryla olan ilikilerimin ve d dnyann, benim iin ne denli nemli olduklarnn hi bir zaman bu kadar net farkna varmamtm. stelik o sralarda, sorumlu olma dncesiyle zdeletirdiim endieler ve pheler, bakalaryla olan ilikilerin doal, kanlmaz sonucu olarak grdm ztlk ve srtmelerin yokluu gerek bir vazgemenin etkilerini gsteren bir uyuturucuya dnmt. nsanlarn biitiin bildii ac ekmektir. Varolularna bir anlam katar. O zaman yaadklarna inanrlar. Bu szler zerinde ok dnmtm. Aylarca, dorudan kendimde insann iinde bulunduu koullarn manta ne denli aykr olduunu gzlemitim. nsan huzur, nee durumlarnda ve her trl straptan arnmken, kendisini bir hi olarak hissediyordu. Bir keresinde, Dreamer, u haliyle insanln sevin durumunu hi yaayamayacandan sz ederken, onlar iin 'tek bir mutluluk an bile katlanlmaz olur' demiti. "Nee, sakinlik, huzur, minnet, sevgi bugnk haliyle insanln hissedemeyecei Olu durumlardr. Bunlar sradan bir insann yaantsna bir ekilde girebilselerdi, onun kendi cehenneminde yeni bir cehennem gibi grneceklerdi. Mutluluk, yalnzca Dleme Sanatn bilenlere aittir. Istrap yokluunun retecei mutluluk enerjisine, sadece seven, dleyen kii katlanabilir." Koumun son ksmnda, olanca hzmla Courtney Bulvar'na girdim. Her zaman yaptm gibi, son metrelerde tempomu artrdm. Birazdan alacam scak duun hayali, beni gayrete getiriyor, bacaklarma taze bir g katyordu. Birden O'nun varln hissettim ki bu kolay anlalr bir histi. O buradayd. Dreamer gelmiti! Terden srlsklam olmu eofmanma ve amur iindeki ayakkablarma yle bir gz attm. Evin arkasna doru bir dn yaparak, baheye alan arka kapdan girmeye karar verdim. Oradan yatak odasna geer, ykanr, stm bam deitirir ve O'nun karsna elim yzm dzgn bir ekilde kardm. En azndan kendi kendime sylediklerim bunlard. Oysa gerek bundan farklyd, zellikle bunca zamandr grmemi olduumdan, Dreamer'la karlama fikri bende ok elikili duygulan uyandryordu. O'nu grmek, sesini duymak, hatta szlerini anmsamak bile, Olu'um iin bal bana bir ivmeydi ve hevesle 'almaya' koyulmam salayan bir zaman sktrcsyd. 379

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer'n yokluunda paralanm olan bedenimin etrafa salm paralarn yeniden yaplandrmak iin sarf ettiim umulmadk abay hem seviyor hem de nefret ediyordum. Kaytszlk sonucu kimliimizi kaybederek kalabalk bir kitle ve topluluk oluumuzu farketmem iin beni zorlayan, her zaman ac bir hayat deneyimi olmutu. Beni olduum yere ivileyen o aikar sesi iittiimde, henz odama kan merdivenlerin ilk basamana admm bile atacak zamanm olmamt. Bu karlamamza, yksek sesle ve ani bir girile balayarak, "Hl gemiini zlyorsun!" dedi. Dreamer, bu birka szckle hem gerek ruh halimi, hem de son aylardaki btn kayglarm zetliyordu. Kendimi sust yakalanm gibi hissettim. Evet! Aylardr gemiimi zlyordum! G halindeki Musevilerin zgrlklerini takas etmeye hazr olmalar gibi, ben de yine o anlamsz yaantnn, o yalnzln eski kafesindeki gvenlii aryordum. Dnyann sahte putuna tapnmaya gereksinim duyuyordum. Alkn olduum amazlarma geri dnmeye gereksinim duyuyordum. Keke, baml ve sorumsuz olmann iyi bildiim kucana yeniden snabilmemin bir imkn olsayd, o an hi durmazdm. Kendimi kck ve gerekd hissettiren, sahip olmaya hazr olmadm bu atafatl Londra maliknesine, Chia'daki o kk villay binlerce kez yelerdim. Zihnimin berrak anlarnda Dreamer'n beni, asla aamayacam snrlar amaya zorladn, asla denemeyeceim koullarn iine srklediini anlyordum. O'nun yanndayken tpk altnda gvenlik a olmadan ipte yryen bir cambaz gibi srekli uurumun kenarnda yryordum. Aada ise yaamm akyordu ayn Styks rma gibi; rahatszlk ve bayalkla kapl, suyu le kokan bir bataklk. lk karlamamzdan beri Dreamer, bu l geerken karma kacak tehlikelere, buradaki grnmez yrtc hayvanlarn kuracaklar pusulara kar beni hep uyarmt. Londra'ya hareket ediimden nceki son gecede bana sylediklerini anmsyorum: "AIM... I AM, AMA... BENM... Bizim amacmz yine kendimizdir. Yay da, ok da, hedef tahtas da biziz. Daima kendi dmzda grnen ama (AIM), aslnda bir anagram, yani ben (I AM) szcnn dier profilidir. Bu bizi, zamann skt, aramzdaki her trl mesafenin eridii ana geri gtrr. En yce sanat, sadece anda gerekleebilecek olan kendi deiimimizdir. "

380

Tanrlar Okulu "Ne kadar hummal bir alma iinde megul grnrse grnsn, sradan bir kiinin yaam, onun yalnzca anlamsz ve srekli bir tekrarlanmaya olan dknldr. Yaammzn amac, bizden birer aheser yaratmaktr. Bu kanlmaz olarak herkesin, imdi ya da sonra, ister bir mrde, ister yznc mrnde, eninde sonunda yapmak zorunda kalaca bir yolculuktur. Dnyada bundan baka ne bir ama, ne de daha heyecan verici bir ey vardr. " Yavaa ayakkablarm karttm, olduum yere braktm. Yaln ayak, Deamer'n sesinin geldii yne doru yrdm ve oturma odasnn kapsndan sessizce ieriyi gzetledim.

5 "Seni zgrletirmeye geldim!'' Kou sonras kap pervazna yaslarma ihtiyacyla sergilediim yorgunluum ve zorlukla nefes alm Dreamer' rahatsz etti. "Dik dur ve hibir yere yaslanma!" diye seslendi. "Kesinlikle kimsenin seni yorgun, ya da bitkin grmesine izin verme!" Aklama yapmak iin azm amaya frsat vermeyen, buyurgan tavryla yapt el hareketi beni susturdu. "Kouya kabahat bulma. Eer btn bir maratonu komu olsaydn bile yorgun ve ac iinde grnmeye hi hakkn olmazd. Kendine her zaman, daha da fazla koabileceini syle..." Bu szler, yorgunlukla ilgili yalanmla dncelerimi tek vuruta yok eden bir krba darbesi gibi stme savruldu. Kap pervazndan uzaklap dik durduumu grnce konumaya balad. "Hl gemiine zlem duyuyorsun," diye tekrarlad ve sesindeki hor gren o ima beni acmaszca yaralad. "zlemek, seni gemiinin yasalarna geri gtrecei gibi, bunca yldr yaptn btn 'almalarn' da boa karacaktr. Btnle giden yolda gemii zlemenin hibir trlsne yer yoktur. 'Yolculua' bir kez baladn m, artk geri dn yoktur!" Sesinin tonu birden deiiverdi. Ebeveynlerin bir ocukla konuurken taknd abartl sabr gsterisine benzeyen ifadesiyle, "Sen etiket arayndasn," dedi. "Trabzanlar olmadan neye tutunacan bilmiyorsun. Bu sallantl durum, senin bandan beri yaadn korkudan daha fazla korkutuyor seni."

381

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer, oturma odasnda yanan minenin bandaki koltuklarn birinden konuuyordu. Ceketindeki yaka inesinin gm tokas minenin ateiyle parlyordu. Varlmn katmanlar arasna szlerek yaylan k, gzlerimi yepyeni bir anlaya aarak beni akna evirdi. Tm sradan insanlar gibi, ben de strab yaammdan daha ok seviyordum. Dreamer bu durumu bana, insann gerek korkusunun, bilmedii bir kapdan geecek olmasndan deil, aslnda kendisine tandk gelen ac ve strap ekmeyi kaybedecek olmasndan kaynaklandn syleyerek aklayacakt. Bu fobi, iradenin, gerekten sahip olduklarmzn aa kmasn engelleyen, ayn zamanda da bizi hiliin karanlk sularna brakan almas olanaksz bir engel oluturur. Fiziksel doum sonrasnda gbek kordonunun kesilmesiyle birlikte bebek, iki yeni ebeveyne teslim edilir: phe ve strap. Sadece Okulla buluma yepyeni bir doumu ve bu korkun ban kknden kesilmesini salayacaktr. Bu da gerek ebeveynlerimize geri dntr: d ve irade. pheyle korkunun yokluu, ancak btn olmu bir insann katlanabilecei bir cokunluk, bir zgrlk durumudur. "te sana bunu sunuyorum. zgrln bedeli ok yksektir, ama bu ykseklik onu elde edilemez klmaz. Hl gemiin glgelerinde kendine takacak bir maske aranyorsun," dedi. Sesinde zayf ve savunmasz bir varla duyulan trde bir efkat vard. Ayn ses tonuyla, "Rollerinin zlemini ekiyorsun..." dedi. "Bir insana, gemii ya da hayatndaki deneyimleri yn veremez. Past is dust. Gemi tozdur. nsann btnle giden yolda yeni duyulara; sezgiye ve yedinci duyuya, 'd 'e kendisini teslim etmesi gerekir. Roller zindanlardr... Parmaklklar grnmezdir ama elikten daha serttir." Bekleyile geen btn bu aylarn fkesini patlarcasna da vurarak, "Szlerine kulak verdim. imi braktm, evimi sattm, daha ne yapmam gerekiyor?" dedim. Bunca zamandr nereden bakarsam bakaym bir anlam veremediim bu yeni macerann iinde elim kolum bal kaldm iin, iimdeki sulama, yaknma ve kzgnlklarn su yzne ktn hissediyordum. Bir an iin duygularm gz ard ederek tuhaf bir yumuaklkla, "Anlamadan yapldktan sonra, iini brakmann ya da lkeni terk etmenin sana bir yarar olamaz, her ikisi de seni zgr klmayacaktr..." diye yantlad. 382

Tanrlar Okulu Dreamer'n bir kez daha tam zamannda beni kurtarmaya gelmi olduunu ancak yllar soma anlayacaktm. "Rollerinin hapsinden kurtulabilmesi iin, bir insann, hayatndaki olay ve koullarnn verimsiz tekrarndan dolay hayal krklna uram olmas gerekir." Uzun bir sessizlik oldu. Ayakta duruyordum. Oturma odasnn giriinde O'nu dinliyordum. Duyduum, rahatszlktan baka bir ey deildi. Uzun koudan sonra hl terli ve kirliydim. Ykanmak ve temiz bir eyler giymek istiyordum. Tam zamanyd, ayrlmak iin kendisinden izin istedim. Deamer dncelere dalmt. Bann belli belirsiz bir hareketiyle, nerimin onaylandn varsayarak yanndan ayrldm. Bir du ve temiz bir gmlek tavrm deitirdi. Dndmde kedi admlaryla yaklap, Dreamer'a kar hrmetkar bir uzaklkta kalarak minenin bandaki dier koltua oturdum. Gelirken yanma defterimi de almtm. Derin bir soluk aldm ve artk balamaya hazrdm. Bunun youn bir ders olacan seziyordum. Konumay srdrmek iin Dreamer'n setii ses tonu bu kez farklyd. "Kimse kpr zerine ev ina etmez. Kpr, bir yerleim yeri deildir, "dedi. "Roller de, tpk kprler gibi zerinden geerek seni daha teye tamak, almak iin vardr, insanlar kprler zerinde ok fazla zaman harcyor, onlar geip teye gitmek yerine, kapana kslm bir vaziyette zerlerinde kalyorlar. Btn olmaya giden yolda, her dakikann yeni olmas ve her ann bir ncekini amak iin kpr grevi grmesi, yani insann kendisini amasna hizmet etmesi gerekir. Alnan her nefes, Olu 'u zgrln kefedilmemi alanlarna ykseltmeye adanm bir minnettarlk hareketi olmaldr." "nsan rollerden arnm bir dnyada nasl yaayabilir?" diye sordum. "Roller, oyun srasnda kastl olarak taklmas gereken maskelerdir. Bir rol 'oynamak', ona inanmamak demektir." Gsterdii ynde atlacak ilk admlarn, bunlarn ileyi biimlerini derinlemesine anlamak olduunu bana aklad. Dreamer'n vizyonuna gre roller, gerektirdikleri sorumluluk dzeylerine ve glk derecelerine gre hiyerarik bir dzende sralanyorlard. Bir konuda ok kesin konutu: Bir kii Oluunda, hiyerarik piramitte kendi altnda kalanlarn tamamn iermiyorsa, rolnde bir st seviyeye kmas imknszdr. Roller stne yapt aklamalardan sonra, gzmn nne, in kutular gibi, birbiri iine yerletirilen deiik boyutlardaki kaplarn grnts geldi. 383

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer, "Bir rolden zgrlemek, ancak onu mkemmel biimde oynamay rendiin zaman mmkn olur," dedi ve szlerine aklk getirmek iin, bir orkestra efinin ayr ayr her mzik enstrmannn karaca sesleri bilmesi gerektii rneini verdi. "Bir rol itenlikle ve kusursuzca oynadmzda, sadece bizi zgrletirmekle kalmaz, ayrca dnyay da bayalk ve iddetten zgr klar," dedi. "Rolnle kendini zdeletirdiinde, ona inandnda, yalnzca dnyann bir klesi olmakla kalmaz, sanki hayatndaki tek gerek, yegane kesinlik oymu gibi ona smsk balanrsn. Roln ne olursa olsun, ona inanmak, kendine yalan sylemektir. " Ayrntl bir hesap yapmaya gerek duymadan, byle bir dzeye ulamak iin, deil bir zamana, on mre sacak deneyimlerin bile yetmeyeceinden kesinlikle emindim. Dreamer, "ok haklsn, " diyerek beni dorulad. "te, herkesin kabul ettii yolda ilerleyen bir insann rollerinden asla kurtulamamasnn ve bunun iin istek duymamasnn nedeni de budur!" "Neden hi kimse kendisini rollerinden zgrletirmek istemiyor?" diye sordum. "Bir ynetici, bir koca, bir baba olarak davranmann getirdii grev ve sorumluluklarndan kurtulmak kimin houna gitmez ki?" Sonunda da, bu rolleri terk etmekten, sadece bir sorumluluk hissinin bizi alkoyduu inancn dile getirdim. Dreamer, sert bir ifadeyle, "Tam tersi," diyerek tezimi rtt, "Sradan bir insan iin rolleri terk etmek, sanki usuz bucaksz bir denizde can yeleini karmasn istemek gibi, yaamaktan vazgemesini istemeye benzer, insanlar, rollerine, daha dorusu, kendileriyle btnlemi olan zdraplarna kendi nefeslerine olduundan ok daha fazla baldrlar" Uzun bir suskunluk oldu ve ben sessizce bekledim. "Roller, kalkanlardr. nsanlar, megul olduklar gerekesiyle onlarn ardna saklanrlar ancak gerekte, kendi sorumsuzluklarn savunmaktadrlar." Kesin bir kantla hakl kmak zere olan biri gibi, "Kendi durumunu ele al!" dedi. Dorudan onun hedef alanna giriyordum. Bu sz, beni hi artmamakla birlikte acm da hafifletmedi. Dreamer'n yannda geen onca yldan sonra imdi bir iaret gibi mideme saplanan sancnn beni iten ie uyarmasyla biliyordum ki, konumas imdi genel kapsamndan kacak ve benim stmde younlaacakt.

384

Tanrlar Okulu 6 Rolleri oynamak Istrapla burumu yz ifademi yakaladnda, "te deitirmen gereken bu... u anki duygularn!" dedi. "Kendine bir bak! Bunun hl benim ve benim sylediim szler yznden olduuna inanmay srdryorsun. Oysa bu strap senin iinde, sular l bir bataklk gibi duraan olarak hep vard! Bu, hala iyilememi bir yarann belirtisi ve tm dertlerinin sebebidir. Acn iine al... onu anla... Sev onu... Ondan kama!" Hl anlamaya ve son aklamalar karsnda kendimi toparlamaya alyordum. Dreamer ise onu oktan balangtaki konumasna balam, brakt yerden devam ediyordu. "Rolnle zdeletiinden, Oyunu mutlun," dedi. "Ne bir rol var, ne de bir gsteri. Bir fare kapannn kurulu yay gibi bir olay, bir koul ya da bir karlama mekanik tepkilerini aniden harekete geirmene sebep oluyor. Zihinsel grntleriniz, dnceleriniz, heyecanlarnz ve duygularnz, mekanik olarak nceden saptanan modellere uyarlanyor, duruma gre yznz ayn ifadeye uygun kaslarla kaslyor, ayn szler dudaklarnzdan dklveriyor, ta ki yeni koullar ve yeni karlamalar sizi bir baka kafese frlatana kadar bu tutsaklk haliniz srp gidiyor..." Rol bize ancak dardan, dnya tarafndan yklendiinde bu durumun gerekletiini aklad. Bununla beraber, bir rol rol olduunun bilincine vararak oynadmzda, onun klesi olmayz, tam tersine ondan zgrleir, bu yolla dnyay da zgrletiririz. "Bir rol, ona inanmadan oynanmaldr. Bunu ancak, kendilerinin efendisi olan ve belli bir bilince ulam kiiler yapabilirler: Bu dzen, disiplin ve ok fazla z gzlemleme gerektiren bir sonutur." Bunu yaammzn bir paras haline getirebilmemiz iin; jestler, davranlar, tutumlar ve yz hareketleriyle, szl ifadelerin tm yelpazesinden oluan her role zg dilleri renmemiz gerektiinin altn izdi. Bir role sahip olmak, tm bir dnce blounun, bir kiinin dnmek ve hissetmek iin kulland inanlar paketinin tamamnn kabul edildiini varsayar. Bir rol oynamay renmek ok karmak bir itir. nsan, genellikle tm yaamn, sadece tek bir rol oynamay renerek, onu ap tesine gemesini salayacak irade ve sorumluluun yeterli derecede olgunlamasna frsat kalmadan geirir. Herkesin, sradan yaamnn gerektirdii lde snrl saydaki, be, bilemedin en fazla alt rol renerek oynadn syledi.
385

S t e f a n o E. D ' A n n a nsan kendini ortama uydurmak ve d koullardaki deiikliklere ayak uydurmak iin amasz bir robot gibi, bir rolden dierine geer durur. nandnn aksine, bunda bir karar verme zgrl yoktur. "zgrlk, rol nasl olursa olsun, asla tutsa olmadan, onu 'kastl' oynamaktr," dedi. "Sradan bir insanda neredeyse hi olmayan bu yetenek, ya ilerledike giderek azalr ve sonunda tamamen yok olur. Bunun sonucunda, alk olduklar durumdan sadece ok az farkl bir durumla karlatklarnda, zaten birka rolden fazlasn tanmayan insan artk yzne takaca doru maskeyi seemez olur." te kendimizi srekli yabanclam, huzursuz ve tehlikede hissetmemizin nedeni buydu, imdi daha iyi anlyordum. Repertuarmzda bulunmadndan hangi maskeyi takacamz bilemediimizde, Pavlov'un bir emberle bir elips arasnda amazda kalp ldran kpei gibi, biz de snrlarmz aa vururuz. Bu durumda, zihinsel, fiziksel ve duygusal tm yeteneklerimiz kendi adna i yapmaya balarlar; dncelerimiz, duygularmz ve eylemlerimiz bir dizi istem d hareketle bir araya gelerek bizi biyolojik bir kuklaya dntrrler. Kendimizi rlplak hissederiz ve bundan feci bir utan duyarz. Kap gitmeyi isteriz. te bunlar, tenimizle maskemiz arasndaki incecik aklktan z gzlemleme yapmamza olanak salayan zmz, en gerek yanmz tandmz ksack anlardr. "Kstl rol repertuarna sahip olduunu anlayan ve bu ilikilerin kendi etkinlikleri zerine koyabilecei tahakkmn farknda olan kii, bylece btn olmaya doru ilk admlarn oktan atm olur." Fakat beiinde olumsuzluk ezgisinin ninnisiyle hipnotik uykuya zorlanan sradan insan, ne denli korkun olsa da kendine yalan sylemeyi srdrerek ona baml kalacak, kamak iin gereken enerjiyi asla kendinde bulamayacaktr. "Roller, tam bir farkndalk ile sergilendiinde, bu keyifli bir oyun olur. Onunla zdelemek, oyun olduunu unutmak ise lmcldr." Dreamer ayaa kalkt, pencereye gitti. Seven Oaks'n bahesine, kusursuz imine, gnn son klar altndaki muhteem bitkilere bakarak birka dakika suskun kald. Yeniden konumaya baladnda, bu kez sesi allmam derecede yumuakt. "Roller, bir merdivenin basamaklardr. Hibirinde oyalanma. Hepsini kullan. Onlar zerine basmak iin ve tesine gemek iin kullan!"

386

Tanrlar Okulu Dreamer'a gre her rol, belirli bir dnme biiminin elle tutulur hale gemesidir. Bir rol terk edip bir sonrakine gei, kiinin Oluunda kendi ykseliinin oktan gerekletiini, arkasnda brakt her basamak da kiinin iyilemeye bir adm daha yaklatn gsterir. "Varlnn deerlerini ykseltmeyi ren, o zaman her rol, stnden karp attn eski elbiselerin gibi abucak ve kolayca terk edebileceksin. Buna, bir rol 'kullanmak' ve kesin bir biimde kendini ondan zgrletirmek denir." Bu son ifadesi beni olduka etkilemiti. Dreamer aknlm grd ve bir rol 'kullanmak', onun ardnda yatan Olu'a ve sorumlulua sahip kmak ve artk ihtiya kalmadnda, ondan ebediyen kurtulmak demektir." diye biraz daha aklad. "Bylece sen de dnyay, sana iinde tadn cehennemleri gstermek gibi nankr bir grevden, sendeki tm eksiklikleri, her strab ve her lm sana yanstmak gibi ekilmez bir uratan kurtarm olacaksn."

7 Dn yolu "Dmzda olan her ey grdmz ve dokunduumuz dnya, insanlar, karlatmz olaylar ve koullar, Olu'un aa kmas, dnce biimimizin dorulanmasdr. inde skp kaldmz roller, bize henz iyiletiremediimiz yaralar gsterir." Konumasna uzun bir ara verdi. Bu an anlamak ve enejisine sahip kmak yerine, notlarm yeniden okuyor ve dzeltiyor gibi yaparak defterimin sayfalan arasna sndm. Dreamer'n beni sktrd bu keler ok ac vericiydi. Yeniden kamaya altm. Biraz daha zaman vermesi iin sessizce bir dilekte bulundum.. .biraz daha zaman.. Dreamer'n dikkati biraz dalm grnyordu ve O'nun yannda birka dakika gerek yaamdan yudumlam olan ben, dnyadaki glgelerin arasndaki bir glge gibi, nihayet rahatlam olarak odadaki cansz eyalarn arasndaki yerimi almak zere geri dndm. "Olaylar, kaynaklandklar durumlar gstermeye yararlar. Onlarn simgesel dilini yalnzca bir Varolu Okulu bilebilir ve labirentler, ller, i cehennemlerin iinden geerek, en iteki durumlara, her olayn gerek kaynana uzanan yolun izini srebilir."

387

Stefano E. D ' A n n a Henz inen akamn glgesi, Seven Oaks' kuatyor ve evin byk pencerelerinden szlerek bulunduumuz oturma odasn ele geirmeye alyordu. Korlarnn zerine titizlikle yeni odunlar yerletirdii minenin atei Dreamer'n yznde parlyordu. Mkemmel bir and. Bu alacakaranlkta not tutmak artk ok zordu. Bam koltuun arkasna yasladm ve daha iyi konsantre olabilmek iin gzlerimi yumdum. Dreamer sert bir edayla, "Bu pozisyondan k! Dorul! " dedi. "Neredeyse gzmn nnde uyuyakalacaksn... " Beklemediim bir anda bama sopayla vurulduunu hissettim. Acndrma, sulama, gcenme gibi bir dnce ve duygu yuma, tek bir duyguyu, her eyden ok, en yakc ve katlanlmaz olann oluturana dek iddetle pskrd ve varlma kart; bu duygu, hakszlk idi. te o anda, bir bcek gibi ani bir sramayla, kendimi Dreamer'n yerinde buldum. Kendimi izledim. lmn ln gzleyen yaam grdm. Bu korkutucu parlaklk sonsuzluk kadar uzun birka saniyede oldu ve ardndan kendimi yine bir tetikte bekleme halinde buldum, srtm dimdik ve gzlerim fal ta gibi almt. Hafif titreimlerle bedenimde yanklanan bir duygu etkisini birka dakika daha srdrdkten sonra kayboldu. Savunma kalkanm bir daha asla drmeyeceime sz verdim. Bu yaadm olaylar sizlere O'nun retisinin ve enerjisinin zme dnt Olu blgelerine beni gtrmek iin Dreamer'n bavurduu stratejiler hakknda fikir sahibi olmanz iin anlatyorum. Oluumun bu blgelerine ulatm zaman, taze ve kuvvetli bir arabn basnc altnda zorlanan ve dayanmayacakm gibi grnen mee aacndan fmn tahtalarn deitirmek ve salamlatrmak iin sadece birka dakikam kaldn biliyordum.

8 "Hazr deilsin!" Szlerinin basksyla iimdeki direncin ahlandn ve damarlarmdaki kann aktn hissediyordum. "ok uzun zamandr iradenden vazgetin, yaamn kendi ellerinle dnyaya teslim ettin. D dnya senin tek gerekliin oldu ve varlnn btnlne zalimce egemen olan tatan bir put gibi... onu ilahlatrdn." "Aslnda, dnya yalnzca bir yansmadr. Duygularn, dncelerin ve tutumlarn senin dndaki olaylar dnyasnda biimlenirler ve senin her dileine yant verirler."

388

Tanrlar Okulu "Pek ok yldr, dnyann gerek olduuna ve iradesinin bulunduuna inandn. Onu yaamnn sahibi ve efendisi setin. Bunca yldr, kendi yansttn bir glgeye g verdin." te en korktuum an gelmiti. Yaamn bugne dek yol ald eski raylar terk etmenin, eskileri lme brakmann zaman idi. Tersyz olmu bir evrenin ayaklarmn altnda dnt sonsuz uurumu hissediyordum. "Things do not change and cannot change... Only you can change. Hi birey deimez, deiemez... Sadece sen deiebilirsin. " Burada kesildi. Verdii ara, iimde uzadka uzad. Bir endienin, sonra bir korku hissinin genileyen halkalar Varlmn eperine deene dek yayld. O'nun szlerinin, zellikle de bu suskunluunun ardnda ortada korkmam gerektirecek hibir neden yokmu gibi gzkse de, sezgilerim bana grnmeyen bir eylerin hazrlandn sylyordu. Sakin olmaya altmsa da baaramadm. Nihayet, zor bir karara varmasna Dreamer bir adm daha ilerlememe izin verecek 'almann' bundan somaki aamasn bildirdi. te o dakikadan itibaren benim iin yepyeni bir serven balyordu... Bu, yaammdaki her ann bir i sorumluluu gibi yaanaca bir servendi. zerinde titizlikle dnlm bir karar aklayan bir ifade ve ses tonuyla Dreamer, " Varlnn paralanm olduunu fark edebilmen iin yllar sren uzun bir hazrlk dnemi gerekti...her insann yaamn zorbaca yneten hipnotik uykunun ayrmna varman salamak yllar ald. Yaamna bir dzen getirdim... kendini, sradanln cehenneminden kurtulmak iin yol gsterecek bir eitim sisteminin ilkelerini biraraya getirmeye adaman iin seni ykmllklerden ve programlardan kurtardm." Dreamer, uzun sre dncelere dalp kald. Sonra kararl bir sesle konutu. "Tanman gereken birok insan var..." "Kim onlar? Neredeler? Neden onlarla tanmam gerekiyor?" diye sordum, endie iindeydim. Dreamer, ummadm bir nezaketle, "Belirli bir nedeni yok," diye yantlad. "Karlama oyununu ilgin, esiz ve etkili klan da budur. O insanlarn her birinde, kendinden bir para bulmann dnda baka hibir amacn olmadan yzlerce karlama ve tanma yaayacaksn. Eer beni ve verdiin sz anmsayacak olursan, her karlama bilinmeyen, henz zlmemi bir paranla kendini kyaslayabilecein bir frsat haline dnecek." 389

S t e f a n o E. D ' A n n a "Yzlerce karlama m? yi de bu yllar alr!" diye haykrdm. "Bunun ne kadar zaman alaca tamamen sana bal... 'Karlama oyunu' sen anlayncaya kadar devam edecek ve direndiin lde zor geecektir. 'Karlamalar oyununu' oynayarak, dnyann senin yarattn eylerden biri ve dier kiilerin de sen olduunu, senin yansmalarn olduunu anlayacaksn. Bu sonuca ulamak yllarn alacak olsa da, en azndan dnyann seni ykseltecek veya yere serecek gc olduuna, bakalarnn seni seveceine ya da tam tersine seninle savaacana... kendin dnda yaamn kontrol eden ve yneten dmanca bir iradenin varlna olan eski inanlarn zayflatacaksn... The world is exist because you are exist, The world is alive because you are alive. Dnya var, nk sen varsn, Dnya yayor, nk sen yayorsun. diyerek yksek sesle konumasn srdrd, "Dnya senin glgendir. nsan, kendi iinde hissettii bilgiyi dnyada bulmak ister... ve bylece hayatn, hayaletler arasnda, yaam aramakla harcar... Kendi dndaki bir gereklie inanr... Zamann glgeleri kazmakla harcar!...Ancak bu boa harcanan kaz almalar ve kendini onlarla zdeletirme hevesin yznden, onlar sana daha da gerek grnmeye balar ve d dnya bir saplant halini alr... taptn, tvbe ettiin ve varlndan korktuun bir put olur... nk sen gerek amacn unuttun ve kendi yaratclnn dorularndan vazgetin..." Sonra stne basa basa, "Unutma, dierleri de sensin... 'senin dndaki dier senler'... Onlar, senin kendi iinde grmeyi, hissetmeyi ve dokunmay istemediin yansmalarndan baka bir ey deildir," dedi. "yleyse... ben ve Siz'e en yakn olanlar, Siz'e ne ifade ediyoruz?" diye sordum. Bu szleri telaffuz ettiim andan itibaren kalbim daha hzl arpmaya balad ve duyup kabul edebileceimin de tesine gemeye kalktm anladm. Syleyeceklerine dayanp dayanmayacam deerlendirmek istercesine, baklarn zerime dikti ve gemek bilmeyen saniyeler boyunca beni tepeden trnaa szd. 390

Tanrlar Okulu Sonra u szlerini anmsadm: Darda olan hibir ey yoktur... Birdenbire ve bu szlerin gcyle, tek yaayan, tek yaratcs, tek efendisi ve mutlak tek hkiminin ben olduum bir evrenin sszlna yuvarlandm. Buz kestim. Mmkn olsa geriye dnp sorumu hi sormam olmak iin her eyimi verirdim. Bu kritik ann basks altnda varlmn duvarlar sarsld. Dreamer, "Hepiniz Bensiniz, -dedi-...Benim paralarmsnz..,grnrde srgnde olanlar..."

9 Kestirme yol Umutsuz bir durumdaydm. Dreamer bana imkansz bir grev hazrlamt, yle ki henz balamadan tm enerjimin boaldn hissettim. t verircesine, "... 'Tanma oyunu', zaman sktrmana izin verecektir... ve sen, bu oyunda, sradan bir insann on mr boyunca reneceinden daha fazlasn reneceksin kendin hakknda," demesine ramen, pek ok bilinmeyenle karlama olasl ve bu amala aylar, yllar boyu uraacak olmak bana yine de anlamsz gelmeye devam ediyordu. Bunun baka bir yolunun olmamas mmkn myd? "Dnya, senin iin fazlasyla gerek. Yalnzca 'oyun' seni bu talam, kat dayatmadan kurtaracaktr ve dnyann daha esnek, daha akkan bir vizyonuna eriebilmene izin verecektir. Dnya bir 'duygu'dur," dedikten soma, bu szndeki deerli gerein hcrelerime yaylmas iin bekledi. "Karlamalar, sorumluluk dzeyini lmene yardmc olacaklar ve sana kendini tmyle tanmay retecekler. Karlaacan herkes senin kendinde bilmediin bir yann, sende olan ama senin bilmediin bir yaray ya da gizli bir hastal fark etmeni salayacak ve onu iyiletirebilmek iin sana bir frsat sunacaktr." Endielerimi saklamaya gerek grmeden, sorularmla O'na yklendim. "Onlar nasl seeceim? Ne konuacam onlarla?" Tm kalbimle bu grevden synlabilmeyi diliyordum. Dreamer, "Onlarla konuacan eyin hibir nemi yok," diyerek ksa kesti. "Bu soruyu soruyorsun nk hala onlarn senin dnda varolduklarna inanyorsun. Aslnda, dierleri olaylar dnyasnda somutlaan Olu durumlarndan paralardr... Dierleri sadece zamandr." 391

S t e f a n o E. D ' A n n a "Peki ama, bakalar iin kendi yaamndan vazgeen kiiler? Dierlerine yardm edenler, onlar iyiletirmeye alanlar kimler? Ve kimdir bu misyonerler?" "Misyoner bile kendisiyle, kendi pheleri, korkular ve blnmlyle tanr.. Kendi batl inanlarn alt edebilmek iin, dier batl inanllar arasna karr. Kendi yaralarn iyiletirmek ve kaynaa ulamak, asl sebebe dnmek iin strap ekenlerin dnyasna girer. Kendisi bilincinde olmadan bunu tamamen bakalar iin yaptna inanyor olsa da, gerekte bakalar bunu onun iin yapar ve yardm ettiine inand kiiler aslnda ona yardm ederler. Grevini yerine getirmesini iinde gerekli klan kendi durumunu anlad zaman iyilemi olacak ve misyoner olmasna artk gerek kalmayacaktr. Yerine bir bakasn getirecek ve kendisi teye geecektir." Altst oldum. Dreamer'n yant iimi dma karmt. Dreamer'n bu konuyu brakp, bataki soruma yant vermekte olduunu fark ettiimde, hl kendimi toparlamaya alyordum. "Kiminle tanacan konusuna gelince... imdilik btn bilmen gereken, o kiileri benim belirleyip sana gstereceimdir. Senin iin nemli olan 'grmeyi' renmektir. Eer 'grrsen', o kadnn ya da adamn gemiine sahip olacaksn ve bir anda yllarn deneyimleri, abalar, fedakarlklar, baarlar ve dleri ile birlikte bu senelerin faydasn kendine katm olacaksn. Onlar 'grmek' demek, kendi iindeki yaralarn kapanmas veya organlarnn iyilemesi olarak kendinin farkna varmak demek. 'Grmek' kendini znde balamak demektir. O zaman her karlaman, zerine admn atp seni ileriye tayacak bir basamak olur." Sylediklerine kar giderek byyen ilgim Dreamer'n gznden kamamt. Bu karlama hikyesi, bilinmeyen ve gizemli bir sava sanatnn grntsn almaya balyordu. Dnya; ktalar ve ehirleri ile sonsuz ve deiken insan hareketlerini yumuak bir kil hamurundan defalarca ekil alan grntler gibi; sanki iinde srekli ve grnmez milyonlarca dellonun yapld ok byk bir sava alan gibi grnyordu. Bunlarn neticeleri ise kimin ba ekip ynlendirecei kimin onlar izleyeceini belirliyordu. "ster birka dakikalna, ister yllar boyu srecek bir devamllkta, ister bir lde, ister bir i yerinde, ksacas her nerede ve ne ekilde karlarlarsa karlasnlar, bu iki kii kanlmaz bir biimde bir piramit 392

Tanrlar Okulu olutururlarken, grnmez bir merdivenin farkl basamaklarna yerleerek parlaklklar, yrngeleri, ktleleri ve gneten uzaklklarna gre belirlenen gezegen hiyerarisine, matematiksel ve isel bir dzene riayet ederler." Krlan direncimle yeni bir tavr iine girdim ve hi durmadan satrlar dolusu not tuttum. Konumann devamnda yaam, rollerin zorluk derecelerine gre gelien ve doruk noktasna gelindiinde her roln ald bir roller sistemini boydan boya geen bir iz olarak karma kt. "nsanlk, bugnk durumunda kendini iyiletirmeye almyor. Bunu istemiyor. Bilinmeyen glerin etkisi altnda mekanik olarak gelimeye zorlanyor. Onun geliiminin destekileri ac ve strap ekmektir. ou insan geliimini, bir kariyerin grntden teye gitmeyen gvenlii ile, bir zenginliin ya da bir sanatsal baarnn bo umuduyla dei toku etmi gibi grnse de, aslnda en sradan insan bile istem d, fark edilmez, mekanik bir iyiletirme srecinden kaamaz. Yaamn hi eksiksiz olarak karsna kard kurulularn bnyesinde yaplan iler, rollerin getirdii skntlar, dmanlk, ekilen straplar ve sorunlar bir btn olarak, insan yola getirmek ve daha yksek zgrlk seviyelerine doru tamak iin gerekli disiplini olutururlar..." Dreamer, bu szlerinin sonunda, "Bu ar ileyen bir sistemdir, yle ki, Oluun dikey btnlnde sadece bir milim yol almak iin bir mr yetmeyebilir," dedi. te yandan, Dreamer'n son olarak szn ettii 'oyun', insan rolleri piramidini trmanmak ve onlar k hzyla amak iin en ksa yoldu. Sonunda, benim iin yararl olabilecek en nemli bilgileri zetleyerek konumasn noktalad. "Hl kendin olduuna inandn eyin iine skp kalm durumdasn. Bu karlamalarda, aslnda gerek seni deil, olmadn seni yani, kendin olduuna inandn adam greceksin. Kendi zerinde almann ve z gzlemleme yapmann bir k olduunu syleyebilirim sana. Ik geldiinde glgeler kaybolur, sende gerek ve doru olan ne varsa geriye o kalr; olmadn veya kendin olduuna inandn her ey ise ortadan yok olur." Bu karlamamzn da sonuna yaklamtk. Peder Nuzzo'nun beni tahtaya kaldrd ve sramdan kalkarken, snfn ortak sorumsuzluu ile samimi ibirlikiinin yan sra, kendimden baka kimseye gvenemediim o zamanlardaki gibi kalbimin sktn hissettim.

393

S t e f a n o E. D ' A n n a Yeni servenim balamak zereydi. Karlaacam insanlar, ele alnacak grler hakknda daha fazlasn bilmek istiyordum, ama... " 'Oyun' iinde planlanacak bir ey yoktur. imdiye dek hi yaamadn hayatlarn dillerini ve bilerek oynacan rollerini annda kefedeceksin. Karlamay 'tatminkr klmak' iin kullanacan stratejiyi, szckleri ve bilmen gereken her eyi 'an' sana syleyecektir." Dreamer bana, kendi ortamlarnda tam anlamyla gerek birer usta olan zel kadnlar ve erkekleri anlatt. Bu kiiler, son derece uzmanlam, mkemmel ileyen makineler gibi dnyadaki rollerinde mutlak kusursuzlua ulam kiilerdi... Bam defterden hi kaldrmadan, sayfalarca not almtm. Bunlar soma yeniden okumak, imdi O'nun yannda hissettiim tm kararll ve gc yeniden bulmam salayacakt. Her karlamann ardnda, bir ilikinin grnteki yzeyselliinin tesinde, ok zel bir eyin olduu gerei giderek netlik kazanyordu: farkl insan tiplerinden oluan bir kalabalkla yaadm her karlama, Dreamer'n 'btnlk' diye nitelendirdii bir iyilemeye giden patikann yolunu belirliyordu. The others reveal you, measure you and perfectly reflect your level of responsibility. Dier kiiler seni ele verir, ler ve senin sorumluluk dzeyini kusursuz biimde yanstrlar. Dtan grne gre, insanlar kararlar almak ve i balantlarn yrtmek zere karlarlar, ama onlar grnenin tesinde, ilikilerin temelinde yatan gerein bilincinde deillerdir. Karlamalar birer bahanedir. Asl iliki bir baka dzeyde gerekleir. ki kii karlatnda, yzeyde grnenin tesinde risk ok daha byktr. Dreamer, tehlikeli bir giriimin arifesindeki birine, ok dikkatli olmasn tleyen ses tonuyla, "Karlatn her kii bir kapdr. Bu kiiler senin geiini engelleyebilecekleri gibi, ilerlemen iin bir basamaa da dnebilirler. Her karlama seni lerek, insanln sorumluluk merdiveninde senin yerini belirler," dedi. Remember! The others are you!... In the 'game' you will meet no one but yourself .. Unutma! Dierleri sensin!... 'Oyun 'da karna kacak kii senden bakas olmayacaktr. 1C\A

Tanrlar Okulu "O anda senin hangi yznn karnda durduunu ve karlamann amacn anlaman gerekecek, ayrca, hangi maskeyi takacan, ister erkek ister kadn olsun senden neyi yorumlaman istediini, hangi roln gerektiini birka saniye iinde bileceksin. Bu oyun'da ikiniz arasndaki fark, sen nasl oynayacan bilirken, onun bilmeden oynamasdr. Aranzda sonsuzluk kadar bir mesafe, lmszlk kadar bir fark vardr. yle ki, yatay dnyada eriebilmenin yllar, hatta tm nesiller boyu alaca pozisyonlar fethederek, insanlk rollerinin sraland piramidi senin, ba dndrc bir hzda dikey olarak kman salayacak bir farkllktan sz ediyoruz." Bu noktada Dreamer, iimizdeki en gerek olana bizi abucak yaklatran ve zaman sktran bir dikey yoldan, bir 'kestirme yol' olan, 'd'ten sz etti.

10 Zaman sktrmak Dreamer'n retisinden anladm kadaryla, srekli meydan okumann hkim olduu ve hibir duraksamaya izin vermeyen bir dnya sz konusuydu. ki kii herhangi bir iaret ya da cihaz olmadan, birbirleriyle lde rlplak karlayorlar. Kanlmaz olarak ilerinden biri ba ekerek gidilecek yn belirliyor, dieri de onu takip ediyordu. Bunu, yabani bir blgede karlaan iki hayvann, birbirlerine kendi rklarn, glerini, blgelerini ve stnlk derecelerini zoolojik bir dil kullanarak zel sinyallerle anlatmasna benzetebiliriz. Her bir tepki, her bir davran, en basitinden bir tik, duygusal bir davurum, bir bak, bir sz, yz ifadesindeki en kk bir deiim, kiinin geliim merdiveninde bulunduu konumu aklamaya yeter. Bu alg dzeyi evrende kaydedilerek, yaamda bamza gelecek olaylar, neyi bileceimizi, neyi yapacamz, neye sahip olacamz ve nihayet finansal kaderimizi belirler. Dreamer, imdi biraz daha tandk bir ses tonuyla, "ki kii karlatnda, kanlmaz olarak biri kapsayan, dieri kapsanandr," dedi. "Bir kiiyi 'kapsamak' ne demek?" diye sordum. "Bu, onun tm dnyasndan, rollerinden, hayatndan ve ona bal olan tm hayatlardan sorumlu olmas demektir. Onun her zorluunun zmn, her talebinin yantn bilmesi demektir. 395

S t e f a n o E. D ' A n n a Eer baaramazsan, yine sradan yollardan, zaman ve deneyimden gemen gerekecektir. 0 karlamada, anlama ve btn olma ynnde Oluunu daha yksek blgelerine ulatracak frsattan nasl yararlanacan bilemediin iin, ayn frsatn yeniden karna kmas ok uzun yllar alacaktr. Her koulda bu snav mutlaka yeniden tekrarlaman gerekecektir, tabii yeni bir frsat yakalayacak kadar ansn varsa..." Vizyonumun fiziksel olarak genilediini hissettim. Dreamer yaamm deitiren bu retiye dair bir baka balant noktasn gsterirken, O'nu daha dikkatle dinlemeye hazrlandm. Beni uyard, "Bu zor ve tehlikeli bir oyundur," dedi. "Bir bak, bir sz, en kk bir hareket ya da dnce sana ihanet edebilir ve seni lmcl bir tuzaa drebilir! Okul bnyesinde olmayan kiinin eli kolu tamamen baldr. Bu kii, 'karlama oyunu'na katlabilir, ancak bu oyunun kurallarn bilemez, ald riskin hibir ekilde bilincinde olmad gibi, bunun bir oyun olduunu bile bilmez. Bu oyunu 'grenler' oyunu ynlendirirler, grmeyenlerse onun kurban olurlar." "Bu snavdan getiimi nasl bilebileceim? Ayrca, byle bir karlamann sonucu ne olacaktr?" diye, sanki imdiden ufuk izgisinde O'nun ortadan kayboluunu gryormuum gibi yksek sesle sordum. "Bir insann yaamndaki olaylar en esiz biimde bir araya gelirler ve onun anlama ve kusursuzluk dzeyini yanstrlar. Eer bir bakasn 'kapsyorsan' yanl yapmazsn, sadece varlnn baka bir kesine ifa ve k gtrdn iin olaanst bir sevin yaarsn. Bir insanda bu gerekletiinde, bunu tm evren bilir. " "zel olarak ya da tan olmadan gerekleen bir karlamay dierleri nasl bilecekler?" diye sordum. "nsanlarla nesneler tek bir ba dokusunun paralardr. Dnya boyutundaki bir sinir sistemi, insanln tm hcrelerini birbirlerine balar. Bir odann iinde tek bana duran bir insan, tm evrene kendi durumunu, sorumluluk dzeyini ve niyetini duyurabilir. Ne hile yapmaya ne de yorumda bulunmaya imkn vardr."

396

Tanrlar Okulu 11 Dierleri seni ele verir Dreamer, ertesi hafta Hamstead'deki eski bir pub olan Spaniards Inn'de yeniden grme sz vererek ayrld. Bu arada geen gnleri ve saatleri, 'oyun' haliknda anlattklarn dnerek geirdim. Bana en ok saldran dnce, ne kadar zaman sreceini bilemediim ve var olmadklar sonucunu kefedeceim yzlerce kiiyle karlamak gibi olduka tuhaf bir greve atanm olmamd. Karlatmzda, yznde beni bir bak gibi yaralayan acma ifadesiyle Dreamer yanlm serte dzeltecek ve bana, "Dierlerinin var olmadklarn sylemedim!" diyecekti. Soma, stne basa basa, "Dierleri senin dnda var olmazlar dedim! Bunu net olarak kavradn zaman, onlarn ne ie yaradklarn da anlayacaksn " eklinde aklama yapacakt. 'Baz benzerlikleri' yznden, Dreamer'n bana esiz bir frsat sunduunu ve 'karlama oyununun' yeri doldurulamayacak bir geliim arac olarak kendini gstereceini biliyordum. Buna ramen, kendimi bir trl kurtaramadm bir phe ve endie ordusu tarafndan kuatlmtm. Bunca karlamay organize etmenin zorluunun ve gerektirdii abann tesinde, beni ok rahatsz eden bir durum vard: 'Karlamalar oyunu' tm zamanm alacaksa, ngiltere'ye ya da dnyann herhangi bir yerine yapacam yolculuklar ve eer gerekirse uzun sreli konaklamalarn masraflarn nasl karlayacaktm? Buna ilave olarak, dorusu ok endie verici bulduum bir baka husus da, bu karlamalarn, aslnda gerek birer dello olduklar fikri idi. Bir seferinde bana, "Yaamnn tehlikede olmad hibir an yoktur," demiti. Bu szlerini her hatrlaymda bu inan kuvvetleniyordu ve tanmadm kiilerle stelik nedensizce, kar karya gelmek fikrinin basksyla iimdeki rekabet kaygs da giderek byyordu. Bu 'oyun'da, sanki bir filigrandan bakarcasna onu bulanklatrp rengini koyultan bir acmaszlk grnts yakalamtm. Sonu olarak, bu oyundan kabilecek sonlar hayal ettim: ya esaret, dayankllk ve saygnlk mesaj gndererek bir somaki aamaya terfi edecektim, ya da rakibim beni varlmn ykntlarna mahkum edecek ve ben, yenilmi bir savadan arta kalanlar geride, yaamn sava alannda brakacaktm. 397

S t e f a n o E. D ' A n n a Balangta, Dreamer'a bununla ilgili bir ey sylemeye cesaret edemedim. Bu duygunun, verilen grev iin yetersiz olma korkusundan m yoksa, insani bir bak asyla, karlamada kimin yenileceini bilememekten mi kaynaklandn hala kestiremiyordum. Bunlar, eski bir hana doru yrrken bana elik eden dncelerdi. erinin atmosferi, burann Shelley, Keats ve Byron gibi nl sanatlarn ve airlerin urak yeri olduu dnemden beri fazla deimemi olmalyd. Erken gelmitim. Dreamer henz ortalarda grnmyordu. Etrafa bir gz gezdirerek, O'nun stratejik olarak hangi yeri seeceini bulmaya altm. Nihayet, en sakin kedeki bir masada karar kldm. Duvarda, efsanevi bir haydutun yakalannda gsterilen kahramanln ansna nian olarak verilmi ok eski ayakl bir silah aslyd. Hala, rekabet ve yenilgi kuruntularmn iine saplanp kalmtm. Dreamer beni hazrlksz yakalad ve daha bir ey bile yapmaya frsatm olmadan, tpk farknda olmadklar bir anda amirleri tarafndan yakalanan alanlar gibi utan iine hapsolduumu hissettim. Dreamer'n grnmesi bile, doru tutumu 'anmsamama' yetiyordu. O masaya yaklamadan, ben daha saygn bir havaya brnmeye ve Varlmn dank paralarn toparlamaya altm. Ancak henz kapnn giriinde, bana bayla yapt nazik bir iaretle kendisini izlememi syledi. Bizim iin semi olduum masadan kalktm ve O'nun peinden birinci kata ktm. Buradaki kalabalk salon, mterilerin grlts, bira kokusu ve havasnn arlyla beni rahatsz etmiti. Bana gre zemin kattaki masa, aklmdaki zel grme iin ok daha uygundu, ama Dreamer, salonun tam ortasnda, sohbetlerin en youn uultuya dnt masaya ynelerek otarmam iin beni davet etti. Beni grd andaki durumumun gznden kamadn, sras gelmiken vurgulayarak, kibar ancak neredeyse alayc bir tonla beni uyard. Bu lml yaklamndan, tedbiri elden brakmayarak yararlanmay dndm. Dreamer'n ruh halinin ok abuk deitiini biliyordum, zellikle fkesinin ne korkun boyutlara ulaabileceini imdiye dek birok kez yaayarak renmitim. Bir szck, bir vurgu ya da olaand en kk bir hareket, onun fke samasna yetiyordu. O'na, 'oyunla' ilgili zihnimi megul eden ve kendi ruhsal durumumu zetleyen bir soru sormak istiyordum. Oyunda kaybedenlere ne oluyor? Dreamer'a fiziksel olarak yakn duruum sayesinde her ey kendiliinden netlik kazand. Aslnda sormak istediim eyin, kaybedenlere ne olduu deil, ilk karlamalarda yenilirsem bama nelerin gelecei olduunu fark ettim. 398

Tanrlar Okulu O benden nce davrand, "Yanl bir dnceye kaplma," dedi. "Bunu sana daha nce syledim... Bu 'oyunda' ne yenen, ne de yenilen vardr." Bu szler, sanki grltler birdenbire kesilmi ve birahanede ikimizden baka kimse kalmam gibi, bana ok anlalr ve net biimde ulamt. Sesi bana, bu kalabaln arasndan ya da uultu bulutunun stnden deil, iimden ulamt. Bu dncelerin kkenlerine, kaynaklandklar inanlara ve nyarglara doru gerisingeri bir yol aarcasna, "Senin vizyonun, hl bir i blnmenin, yalnzca ztlklar ve dmanlklar araclyla yneten bir dnya retisinin sonucudur. Aslnda, dello her zaman ve sadece senin iinde gerekleir. Birinin dieri ile olan ilikisi, yalnzca bir karlamada gerekten olanlarn en yzeysel ve grnr olan yzdr. Her ne kadar dierinin senin yllarn alan hazrlk dnemin boyunca biriktirdiklerini elinden alacandan korkuyor olsan da bil ki, o kii aslnda senin iindedir ve olacaklarn tmne karar verecek olan sensindir," dedi. Temel kavramlardan birini ele alarak konumasn srdrd. Bir kiiyi 'kapsamak', sadece onu kendi sorumluluklarnn iine katmak demek deildir, onu grevlendirmektir. "Daha yksek, sorumluluk dzeyindeki birisiyle karlamak, farknda olmasak da bizim iin her zaman bir hzlanmadr," dedi. . "Seni 'kapsayan' bir kiiyle karlamak bana gelecek en gzel eydir. Bir adm atp tesine geenler, dierini kendi kaderine terk etmezler., Aksine, o kiiden sorumlu olurlar. Onlar kendi geliimlerinin ayn zamanda dierinin de geliimi olduunu bilirler. Bir insann ykselmesi, sadece bir hcrenin iyilemesi bile, tm insanln ilerlemesini hzlandrr. Baarnn snr yoktur ve senin bunu fark etmen iin dierlerinin sana ne kadar ok frsat ve alma konusu sunabileceini bir dn. nk gerek zafer, tam u anda yreimizdeki uyumsuzluklar uyumlu hale getirerek, kendimizi yenmektir. nsanlar byle bir anlaya ve farkndala sahip olmadan, birbirleriyle bir uyku halindeyken yani endieler iinde boulmu, korkular ve pheleriyle karanla gmlm, gnlk kouturmalar arasnda kendini yitirmi bir halde karlarlar ve bu karlamalarnda anlamsz, dnyevi bo hedefleri ve karlar peinde koarlar." Mizahi bir yaklamla, her ne kadar kendilerini i yapmaya, ileri tartmaya ya da grnrde nemli olan kararlar almaya adam olsalar da, gelimi bir insann bak asndan onlarn, incik-boncuk zerine takasla ve pazarlk etmekle megul, uygarlarnam bireylerden biraz daha iyi durumda oian vatlklar olduunu vurgulad. 399

Stefano E. D ' A n n a Yine sert ve ciddi bir ifadeye brnerek, "Onlar asl hedefi unuttular," dedi. Onlar 'oyunun' farknda deiller. Artk rollerini oynamak yerine, roln ta kendisi olmulardr!" Bir bakyla sylediklerini anlayacamdan emin olduktan soma, "Mkemmellik yolunda ilerleyen sorumlu bir insann dnyasnda sadece kendini; dnyayla olan vasatln, yalann ve zdeliini yenmek iin yer vardr," yorumunda bulundu.

12 Kastl yaplan rol oyunu. Rol yapma sanat "Her ortam iin taklacak doru bir maske vardr," dedi Dreamer. "Bu 'karlamalar oyunu' iinde gelitirmen gereken temel yetenek, klk deitirme sanatdr." Kulland ses tonu ve yz ifadesi, retisinin nemli bir blmn ele almak zere olduunu gsteriyordu. Hem 'Tanrlar Okulu'nun eski elyazmasndan, hem de dncesi ve yaam stne yaptm aratrmalardan Lupelius'un efsanevi klk deitirme ustaln renmitim. O'nun Okulunda klk deitirme sanat bir sava iin hazrlanmann ayrlmaz bir parasyd. Lupelius'a gre roller psikolojik kostmlerdi. Bu giysileri hem kendisi giyiyor hem de rencilerine giydirerek onlara, bunun bir oyun olduunu asla unutmadan veya oyun tarafndan tuzaa drlmeden, rollere nasl brneceklerini, o rolleri en ince ayrntlarna ve srlarna kadar nasl inceleyip reneceklerini anlatyordu.. Dreamer'n kat yaklam, bu unsurun, 'oyun'a hazrlanma srecimdeki nemini abucak alglamam salad. '"The Art of Acting', 'Rol Yapma Sanat' bir savann stratejik olarak yaama becerisidir, " dedi. "Bu beceri, onlarn gereken yerde daima 'her an hazrda' olmasna ve her koulda en doru tutumu taknmalarna izin veren bir yetenektir." Dreamer'n szlerinde Lupelius'un retisini farketmitim. Sesleri birbiriyle harmanlanrken, grntleri zihnimde birbiri zerine yerleerek bir btn oluyordu. "Stratejik olarak yaamay ve amacn dorultusunda rol yapmay ren, bylece her durumda hangi grnty sergileyeceini daima bileceksin. Sadece rol yapanlar, tm dnya tarihinde daha nce olmu ve henz olacak her karlamay esiz ve farkl klan binlerce zellikleri harekete geirebilir" Bir ara verdikten soma tekrar baladnda, sesi daha otoriter ve kuvvetli yanklanyordu: 400

Tanrlar Okulu "Rol yapmay ren," dedi. Yalnzca rol yapanlar, kendilerinin ve dierlerinin yaamlarn ynetebilir, baarl ve zgr olurlar." Bu kurallara kar iimden igdsel bir muhalefet ykseldi. u ana kadar bana retilmi olan her ey, olaylara bambaka bir adan bakmam zorluyordu. Kii, 'kendisi olabilirse', bakas gibi grnmek ve rol yapmak zorunda kalmazsa zgr olabilirdi ki bunu O'na da syledim. Bu dncelerimin sonunda iimde hala, rol yaparak ve maskelere brnerek dierleriyle grmenin, ilikileri yrtmek iin samimiyetsiz ve yanl bir yntem olduu inancn barndryordum. Birok insan itirazlarm yerinde bulurdu. Sradan insanlar bunlar, hayatnda inenmez ahlaki ilkelere ve drstlk kurallarna sahip ve bunlar daha st seviyedeki bir kiinin nnde bile cesurca savunmasn bilen birinin tavr olarak grp uygun bulabilirdi. Ne var ki, szlerim Dreame'n dnyasnda sanki ieriye hrsz girmi gibi tm alarm sistemlerini harekete geirdi. Ancak, Dreaner'n dnyasnda bu szlerim, eve giren hrsz gibi tm alarm sistemlerini harekete geirdi. Dreamer, szlerimi tamamlamama frsat vermeden, ani bir fke patlamasyla beni azarlayarak, "Sessiz ol!" diye bard. Bilgi tavrm taklit ederek, "Kendisi olmak... kendisi olmak..." diye tekrarlad. "Senin gibi hayat yalanla, rollerin tutsaklnda gemi biri, kendisi olmann nerede baladn bile bilemez." Sesindeki tiksintiyi ve belirgin bir kmsemeyi alglamtm. Dreamer szlerimi yantlamyordu, kibrimi, iimdeki blnmeyi yanstyordu. Bu tartmalarn ardnda ve grebileceimden ok daha derinlerde direncim deimeye balamt. Dreamer, hibir ey olmam gibi normal ses tonunda konumasna devam etseydi, sanrm hemen ve tamamen piman olurdum. O'nun bir ruh halinden dierine abucak girip kmasn, sesini, slubunu, el kol hareketlerini, mimiklerini ve tepkilerini deitirme becerisini bir kez daha fark ettim. Bu geileri, ardnda bir kalnt ya da iz brakmadan yapabiliyordu. "Stratejik olarak yaamak, frsatlk demek deildir ve yalan sylemek anlamna da gelmez. Bu bir savann kendi grnn, dnyann almaya hazr olduu ve koullarn gerektirdii ekilde uyarlayarak davranlarna aktarma becerisidir. Yalnzca stratejik olarak yaayanlar ayakta kalabilirler. Rol yapmak zgrlktr." Bir rol 'mkemmel' oynamak, yaamda o roln stesinden gelmek, 'kavramak', sorumluluun daha yksek seviyelerine ulamak demektir. 401

S t e f a n o E. D ' A n n a lk zamanlardaki tiyatro, oyunculann-rencilerin rol yapmay ve rollerinin tesine gemeyi rendikleri, bu rollerin esiri olmadan bir karakterden dierine geme becerisini kazandklar bir Olu, bir zgrlk okuluydu. Bu sebeple, rol yapmak; kiinin Oluunu kendi ykc dncelerinden ve olumsuz duygularndan kurtarmay renmesi demektir. Bylece tiyatronun esas olarak oyuncular etkisi altna alan temizleyici, anndrc etkinlii, koroya, halka, ehre ve tm ulusa yaylarak, onlar birbirlerine balayp, zgrlk ve refah ortamn yaratmann koulu olan birliktelii salyordu. Bu ilevi tiyatroya, tm kltrlerde her zaman sahip olduu barol vermi, bugn hala insan bylemesine ve sihrine anlam katmasna sebep olmutur. Klasik a, Yunanistan'da Olu'un merkeziyetini kefetti; ekonomik zenginliin, toplumsal uyumun, kurulularn olgunlamasnn ve uzun mrl olmasnn srrnn, herkesin Oluunda gelimesinde, ehirdeki her hcrenin zenginlemesinde bulunduunu biliyordu. Bu vizyon, zamandan bamsz, manevi bir medeniyeti, Olu medeniyetini ortaya kard. Sanat, gzellik, mzik, spor ve gerei aray, ehrin zerinde ykseldii stunlar ve onun yaamnn yce dzenleyicileri oldular. Hibir corafyaya ve zamana bal olmayan gizemli bir varlk olarak Dreamer, kendi dorudan tanklnn yetkisiyle, en eski uygarlklarda, rnein Roma veya Yunan'da, yeni bir ehir kurulaca zaman, daha surlarn geecei yerler bile belirlenmeden nce iki kamu binasnn kurulaca yerlerin seildiini belirtti: duygular arndracak tiyatro binas ve bedenleri arndracak hamamlar. Bunlar arnmann iki hayati organ, toplumun bbrekleriydiler. Canl bir varlkta olduu gibi, bu iki sosyal yapya da en zorunlu temel ilevlerden biri olan, ehrin lenflerini szp arndrmak, onun her hcresini temizleyip zenginletirmek grevi verilmiti. "Tiyatro, yalnzca fiziksel bir mekn deil, bir Olu hali, insann en yce becerilerinin uyum iinde sergilendii, dnce ve nefesin bir birleimi olan szn, hareketle birletii psikolojik bir alandr." Bir zaman makinasnda gibiydim, yok olmu dnyalarn, gml medeniyetlerin aray iinde seyahat ediyordum ve O'nun huzurundayken, onlarn kalp atlarn, nefeslerini hala hissedebiliyordum.

402

Tanrlar Okulu 13 'Karlamalar oyunu' Bylece Dreamer ile birlikte raklk dnemimin en zorlu dnemlerine girmitim. Sava bir baba gibi, bana bir zrh, bir kalkan ve yanmda tayacam silahlan verdi ve bunlar emanet ederken u nasihatte bulundu: "Her dtnde ve her an, farknda ol, tetikte ol!" "Uyank ol, her saniyeyi ve her dn dikkatle izle. Kendini gzlemle. Her bir hcreni, verdiin szn bilinciyle doldur. D' unutmu olanlar iin dnyay yneten gerek, gizemli ve grnmeyen g, evrende kaybolmu kck bir paradan ibarettir." Bu 'oyun' iki yl boyunca tm zamanm ald. Bu srede, Dreamer'n, sadece kendisinin bildii stratejik seimlere gre belirledii ya da yoluma kard insanlarla karlamaktan baka bir ey yapmadm. Bugn artk, bu karlamalarn her birinin ok hassas bir seimin rn ve ileri grl, bilinli ve aydnlk bir tasarnn paras olduklarn biliyorum. Her karlamay, hayran kaldm eitimsel bir ilerleme takip ediyordu. Bu karlamalar, Varlmn en gizli yaralarn kefedip, onlar iyiletirmeme yardm etmelerinin yan sra, olaylar dnyasnda, zerine yeni niversitenin kurulup geliecei vazgeilmez nkoullar oluturdular. Seven Oaks, unutulmaz karlamalarn odak noktas, dnya aydnlarnn; kltr, sanat, i ve politika yaamnn doruklarndaki kadn ve erkeklerin biraraya geldii buluma yeri haline geldi. Seven Oaks, bu muhteem giriimi gerekletirmede nemli rol oynayacak herkesi aran bir zafer arksyd. Aylar boyunca gzme yksek miktardaki pahal fazlalklar ve gereksiz detaylar olarak grnen evin sahip olduu bu gzellik ve stil, yeri doldurulamaz kiilikleri btn gemiine ekleyip mhrleyen bu esiz sahne, tm bir tasarmn ilkeleri halini alyordu. Seven Oaks, niversitenin yeni kampsnn douunun ve geliiminin deimez bileenleri olarak, ona elik eden ve onun retilerinin peinden giden giriimci zindelii, yaam tarz, sorumluluk ve liderlik gibi bileenler iin bir pusula grevi stlenmiti. Seven Oaks, bir ev, bir dost, aina olduum tm mutluluklarn ss, hazine sand ve ok kymetli bekisi oldu. Heleonore'a olan tutkunluumla birlikte ocuklarmn da byd yer oldu. 'Karlamalar oyunu' raklk eitimimin genel gidiat asndan nemli bir yer kaplyordu ve bu iki yl boyunca, O'nun disiplin ve katlk anlaynn tahamml edebileceimden ok daha iddetli olduu zamanlarda hissettiim huzursuzluk hi de allmadk deildi. 403

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer bir sulama ustasyd. Oluumun labirentinden strap ezgisini skp karmak iin sulama ve knama yntemlerini kullanyordu. O at yakan keder beni srekli sarsyor, iten yok ediyordu. Gznden hibir ey kamyordu ve en kk bir dalgnlk, ihmalkrlk, Projeden bir milimlik bir sapma, korkun fkesinin patlamasna yetiyordu. Varlmn en gizli kvrmlarndan yaralarna nasl ulaacan biliyor ve onlar kzgn demirlerle dalyordu. Kaderinin eski kulvarlarndan kmak isteyen herkesin, Dreamer'la karlamasn ve bylesine dikkatli ve acmasz bir rehbere sahip olmalarn dilerim. O'nun yannda atlan her adm, lmszln nefesini tayordu. imdi O'nun hakknda yazdka, her hareketinin zellikle ve olaanst bir biimde benim iin tasarlandn, benim araclmla da kleliinin farkna varm her insana ithaf edildiini fark ediyorum. Onun yannda, btn varolu, deimek ve hayatlarn kendi aheserlerine dntrmek isteyenlere alan bir 'Olu Okulu', bir 'Tanrlar Okulu' olarak gzler nne seriyordu. stelik ilk aylarda bu 'karlamalar oyununu', kararllm snamak iin ortaya konmu bir samalk olarak grmtm. Dreamer'n aklamalarndan nce, 'pratik' bir ama olmadan asla 'bakalaryla' karlalabileceini ve bir araya gelinebileceini hayal bile edemezdim. "Bir seferinde bana karlaacan insanlar nasl seeceimi sormutun," dedi. nceden bir yant vermeyi hi dnmedii soflarmdan birine dnyordu. "Onlarn en temel zellikleri kusursuz ve acmasz olmalardr. Bir gn, hi bir karlamann senin dnda gerekleemeyeceini bileceksin. Karlaacan kadn ve erkekler, mozaik talar gibi senin paralarn ortaya koyacaklar, sen de onlarla bir araya gelmek zorundasn. Her biri senin olas yaamlarn temsil ediyor." "insanl engin bir okyanus olarak dnrsen, her bir kii senin psikolojik durumunu yanstan damlalardr. Unutma: Dierleri sadece aynadr. Sulayacak veya knayacak hi kimse yoktur. nsan daima ve sadece kendisiyle karlar!" O'nun tavsiyelerine uyarak ve Seven Oaks' bir s olarak kullanarak durmakszn seyahat ettim. eitli vesilelerle ngiltere'den ve sk sk da Avrupa'dan ayrlmam gerekmi, kendimi gzlemleme, kendimi okuma ve tanma gibi zel, tuhaf ve muhteem bir ama uruna en muhtelif durumlarn iinde her sosyal konumdan, yatan, zeka seviyesinden, soyaacndan Ve i kapasitesinden oluan farkl insanlarn arasnda bulmutum kendimi. 404

Tanrlar Okulu Bylelikle, ok geni bir insan yelpazesinden nnden getim; aktrler, ynetmenler, sanayiciler, danmanlar, insanl iyiletirenler, Kilise'nin Papazlar; politikaclar, giriimciler, filozoflar, profesrler, doktorlar, nemli avukatlar, bankaclar, Nobel dl sahipleri, berdular; baarlarnn zirvesinde olanlar, itibarn kaybetmi insanlar; fnans gurular, yoksullam giriimciler; evlerinde ya da ofislerinde, sokak ortasnda veya yatlarnda, lks otellerde veya mtevaz konuk evlerinde, alrken ya da tatilde... Her biriyle ayr bir tutum, ifade, davran, giyim ve 'titizlik' gerektiren yzlerce buluma yaadm; her biri mmkn olan her eit aynann nnde, birbirinden ok farkl koullarda bana kendimi gzlemleme frsat verdi; vizyonumun geit vermeyen snrlarna, katlktan krlganla dnen zihinsel kafeslerime meydan okudu; her biri gizli bir hastal, iimdeki en zayf noktay bulmakla kalmad, ya bozuk olan dzeltip tedavi etti ya da ruhumdaki en kk yaray dalad. Dreamer'n zellikle ok nemli bir bulumann ncesinde en kk ayrntlara verdii nemi anmsyorum. O'nun uyar ve istekleri, bir film ekimi ncesinde setteki ynetmenin ya da bir kader mann ncesinde saha kenarndaki antrenrn syleyeceklerinden hi de farkl deildi. Giyimim, deineceim konular ve hatta kullanacam anahtar szcklerin syleni biimleri gibi her ey onun dikkatinin szgecinden geiyordu. "Kendine dikkat et; hereyin tamamen farknda ol! Yaamnn her bir kesini didik didik et - dedi Dreamer - ine gz at! Benliinin iine giren ve ondan ayrlan hereyin farknda olan. Oluumuz Yaammz yaratr...Olu, dnyay yaratr....Gerek dikkate sahip bir insan, en ufak bir hareketiyle evreni dzelteceini bilir."

14 Yeni paradigma Bir zamanlar, uzun ve sabrla geen uralar sonucunda, moda ve lks rnler endstrisi alannda lider konumda olan okuluslu bir irketin kurucusu ile grme ayarlamtm. Bu toplant iin yaratmak zorunda kaldm bahane, onun mal varlklar arasndan bir gayrimenkulun satn alnmasyd. Haftalar nce Londra'da balayan pazarlk, artk son aamasna gelmi ve yz yze grmemiz kanlmaz olmutu. Bu Fransz giriimcinin ismi, Dreamer'n benden irtibat kurmam ve grmemi istedii i dnyasnn 'usta'larnn yer ald uzun listenin iinde yer almaktayd. 405

S t e f a n o E. D ' A n n a 0 sralar, parayla olan kt ilikime cesurca meydan okuduum bir dnemdi. Dreamer'a gre pazarlk etmeyi, korkmadan ve boyun emeden bu 'en sk' iadamndan renmem gerekliydi. Giyim sanayinde dnyann en mehur markalarndan biri olan bu kiinin Paris'teki sancta sanctorum'da gerekleecek bulumamz iin yola kacam gnn ncesinde syleyeceklerim hakknda en kk bir dncemin bile olmamas yznden canm hayli skknd. Kayglarmla beraber, beni byle stresli durumlara soktuu iin 'sulu' saydm Dreamer'a kar hissettiim bir eit kzgnlk da artyordu. Gizliden gizliye beni bu yolculuktan mazur greceini ve oktan Rue de la Paix'de ayarlanm olan bu grmeyi iptal edebileceimi mit ederek O'ndan bir buluma talep ettim. Kontrol edemediim, saldrgan bir soruyla patlamamdan henz birka dakika nce biraraya gelmitik. Bir bina ya da bir irket zerine pazarlk etmekteki ama ne olabilir ki? huzursuzluumu kusur bulunamayacak bir saduyu ardna gizlemeye alarak aniden konumaya balamtm - Eer satn alacak paran yoksa, lks bir otomobili veya zel bir ua elde etme konusunda detaylar konumann ne anlam olabilir? diye sorduumda, belirli bir noktada artk boalm, skntm eletirilemez bir saduyunun ardna gizlemeye almtm. Dreamer takndm tavr grmezden gelerek, grlerimi alkn olmadm bir nezaketle beni yantlad. "Eer nasl kusursuz oynayacan bilirsen.." Dreamer, umulmadk bir nezaketle az nce sergilediim saldrgan tavr grmezden gelerek cevap verdi - "sorularn ynelttiinde seni inandrc bulursa, o zaman para zaten cebinde demektir." Anlamamtm. Bana gre 'ciddi biimde rol yapmak' tamamen farkl bir anlama geliyordu. Paris'teki o mlk satn alacak param gerekten olsayd, kesinlikle endielenmez, ne syleyip nasl davranacam ok iyi bilirdim. Dreamer, szlerimi keserek beni azarlad, "ok yanl dnyorsun," dedi. "Aldn ilk eitim, seni yeterli paran ve gerekli aralarn olursa, dilediin her eyi yapabileceine ve bylece kendini gvenli, zengin, mutlu ve saygn hissedeceine inanmaya altrm."
Sancta Sanctorum (Lat.), Holy of the Holies (ng.): En kutsal yer. Yahudi dininde, ancak Ba khinin ve onun da ylda yalnzca bir kez girebildii, tapnakta Tanr'nn oturduu yer. Dinsel anlamnn dnda, genellikle nemli kiilerin, gzlerden rak, rahatsz edilmeden altklar zel ofislerini belirtmek iin kullanlyor, (.n.)

406

Tanrlar Okulu "Sahip olmak - Yapmak - Olmak sana hkim olan bir deerler dizilimi; rm bir insanln efsanevi deerlerinin tam bir zeti ve bana gelen tm felaketlerin ve dertlerin kaynadr." Bunlar syledikten sonra, ban kaldrd ve bana dik dik bakt. Sonra baklarn ayrmadan sa iaret ve orta parmaklarn birletirip sa kulana birka kez hafife vurdu. Dreamer, anlamaktaki zorluum konusunda beni uyararak, dikkatimi tam olarak kendisine yneltmemi istiyordu, szlerime kulak ver diyordu. Beni rahatsz eden bu tuhaf hareketin normal grntsnn altnda kalp atlarm hzlandran ve galeyana dmemek iin bana derin nefes aldran trajik bir jestin emir ve otoritesini, teatral bir sihrin ipucunu hissettim. "Bu, milyonlarca insann ortak zihniyetidir" dedi "Bunu tersine evirmen gerekiyor! Yeni insanln deerler dizilimi; Olmak-Yapmak-Sahip olmaktr. Ne denli oksan, o denli ok yaparsn ve o denli ok eye sahip olursun. Sahip olmak ve olmak, varoluun farkl dzlemlerinde bulunan ayn eylerdir." Olmann zaten sahip olmak olduunu, olmann sahip olmay ynettiini ve onun gerek nedeni olduunu kefetmek, yaantmda o ana dek inandm tm dnceleri ebediyen havaya frlatan bir patlamaya yol at. Bu olay, dnce biimimin urad, kaderimi deitirmeye yetecek gteki byk oklardan biriydi. Dreamer'n szlerinin ierii giderek youn ve derinlemesine irdeleyen bir hal ald. Defterimi karttm ve orada, caddenin ortasnda not tutmaya baladm. Bir yandan dkt szleri bir araya getirerek elimi satrlarn zerinde hzla kaydryor, dier yandan da yazmaya zaman bulamadklarm zihnimde tekrarlayarak ezberlemeye alyordum. Bu deerli retiyi bir daha bulamayacam iin tek bir atomunu bile karmaktan korkuyordum. Bataki konumasna geri dnerek, Paris'te yapacam toplantnn, nl bir mcevher dkknn ya da k bir giyim maazasn ziyaret etmekle ayn ey olacan syledi. nemli olan stmzde denediimiz giysileri veya bize gsterilen en pahal mcevherleri satn almamz deil, o maazann 'olu' u yani gzle grnmeyen z tarafndan, 'tannmaktr'. nemli olan yaammz saran dnyann bize 'evet' diyor olmasyd. "Elbette bileinde o pahal saatle dar kmayacaksn ve o apka gardrobundaki dier giysilerinin arasna girmeyecektir, ama onlara sahip olmak zere kendi yeteneklerine altrma yaptrm olacaksn. 407

S t e f a n o E. D ' A n n a "Yaam stili bir bilintir. Varln altr. Yaamn daha zengin blgelerine girmek iin gsterecein her aba, sendeki yokluk bilincini ykmana yardm edecektir. Kendini bollua altr, vizyonunu ykselt ve imknsz dle, tm zenginliklerin gerek kayna ve onlar korumann n koulu olan bir 'refah bilinci'yarat." Dreamer bu vesileyle "Para isel bir konudur." dedi "zde yaratlr. Dle, srekli olarak uyum ve baary hayalinde canlandr, bylelikle onu elde edeceksin. Para bunun yalnzca doal sonucu olacaktr. 0 zaman zahmetsizce gelir. 0 zaman asla onu yitirmekten korkmayacaksn. Para kendiliinden, doal olarak, senin i zenginliinden gelmelidir. te o zaman onun oaldn, msr patla gibi cebinde trdadn hissedeceksin." Bu kez karlamam gereken kii, bir iadam olmasnn tesinde bir stil ustas olduundan Dreamer, zellikle giyimimin bu duruma ve ortama uygun olmas gerektiini vurgulad. Via del Condotti boyunca yrdmz srada Dreamer; "zevk, bilintir," dedi. Son derece nemli sayd bu karlama iin uyarlarn ve nerilerini can kulayla dinledim. Bir takm elbise semem gerekiyordu ve dnyann en prestijli modaclarnn vitrinlerinin nnden geerken Dreamer, bu maazalar, kurulular ve onlarn kurucularn, yaama sanatnn bu gezegen zerindeki somut rnekleri haline getiren gzellii, zerafeti, tarz ve ince detay gzlemlememi istedi. Dreamer, "Bir maazaya girmenin amac, bir ey satn almak gibi grnse de bu yalnzca bir bahanedir," dedi. "Oysa asl satn aldn ey bilintir." En k butiklere girdik, birlikte ok saygn emlak komisyoncularn, en sekin mcevhercileri ziyaret ettik. Bize evleri, giysi koleksiyonlarn, mcevherlerin en pahal paralarn gsterdiler ve Dreamer her defasnda benden onlan dnyann en iyisi yapan abalarn tespit etmemi istedi. Hepsinde ortak zellik, dikkatti. En kk ayrntya, demelerinden, alanlarnn kalitesine, gler yzne, ltl grnlerine, ilerine olan sevgilerine dek, her eye dikkat ediyor olmalaryd. "Bu sokakta younlatn grdn ey, belli seviyedeki bir insan farkndalnn maddelemi halidir - dedi ve szlerini bir para nasihat ile bitirdi - ok kk de olsa, ne zaman bir ey alrsan, bu seviyedeki ilgi, dikkat ve sevginin aasnda sunulan bireyi kabul etmemelisin." 408

Tanrlar Okulu Daha fazla bir ey beklemediime dair O'nu temin ettim ve yle bir gzellik ve zenginlikle evrelenmi maazalarda hizmet edilmenin herkesin houna gideceini ekledim. te o zaman O'nun en unutulmaz tlerinden birini daha aldm. Dreamer, kesin bir ifadeyle, "Like attracts like... Her ey kendine benzeyeni eker. nsan daima kendisiyle karlar ve kendisini eker. Her ey kusursuz .bir biimde kiinin bilin dzeyine karlk gelir," dedi. "Ya para?" diye sordum. "Kiinin sahip olabileceine ve sahip olamayacana karar veren para deil mi? Dreamer, "Farkndalk paradr!" dedi. "Sahip olacaklarna karar veren sadece, 'Olu 'tur'. Bir insan sadece dledii kadar, zihninde canlandrd ve tasavvur ettii kadar paraya sahip olabilir. Olu zerinde altnda, onun her kesini sadeletirdiin, zenginletirdiin ve ycelttiin zaman, karlnda sana bolluk, zenginlik ve gzellik gelecektir. Buna 'refah bilinci' denir. Para, tm bunlar alabilmeni salamak zere, senin ykseliinin basit bir sonucu olarak, ans gibi, kendiliinden gelecektir." Dreamer, "Nesnelerin bir ruhu vardr," diye konumasn srdrd. "Szde onlar seen bizmiiz gibi grnse de, gerekte nesneler kendilerine kimin sahip olacan seerler. Onlar kime gideceklerine ve kimi terk edeceklerini bilirler. Ancak sorumlu olduun kadarna sahip olabilirsin. Ktln akln kartrmasna izin verme. Btn dikkatini 'd 'e ver, her insann doutan hakk olan,btnlk, gzellik, mutluluk, bilgi, sevgi ve gerek gibi elinden alnamayacak deerlere ver. Gzellii, kl ve zevki kendi znde tasarla!" Bu arada alveri turumuz devam ediyordu ve ben olduka gevemitim. Paris'teki toplant beni artk endielendirmiyordu. Byk lunaparktaki kk bir ocuktum. O her nereye girerse girsin, nnde dnyann saygyla eildiine dikkat etmitim. Bir memnuniyet havas her tarafa yaylyordu. Dreamer'n ortam bolluk ve bereketle zenginletiren havas herkese hissediliyordu. O'nun yannda dnya enlik iindeydi ve sahip olduunun en iyisini sunuyordu. "Kendisinin efendisi olanlar dnyay ynetirler. Dnya onlar tanr ve onlara hizmet etmekten mutlu olur." Bir grup sat asistan onun isteklerini yerine getirmek iin etrafa dalrken Dreamer kulama eildi, "Aslnda dkkn sahipleri grnmeyene bekilik ederler," dedi. 409

Stefano E. D ' A n n a "When you have overcome your limits inner obstacles...when you've eliminated doubt and fear, the entire world will learn of your passage towards that zone of existence. The world knows everything abaut you!" "Kendi snrlarn ve iindeki engelleri atn zaman, seni ondan ayran phe ve korkuyu ortadan kaldrdn zaman, tm dnya senin varoluun o alanna geiini renecektir. Dnya senin hakkndaki her eyi bilir!" nsanlar, yanmzdan rmak gibi akyordu; Gkyznn uzun, ince bir parasndan, asilzadelere ait binalarn saaklaryla teraslarn yeillikleri arama skm, lazer n kadar dar gn tm dierleri arasndan bizi semiti. Dreamer, onu karlamak zere kafasn kaldrrken, ben de onu takip ettim. Birka sonsuz saniye boyunca, kanatlan kvrlm, zeri altn ineyle ilenmi bir kelebek gibi O'nunla birlikte, gzlerim yan kapal, orada ylece bekledim.

15 Tekrar gsterim Ksa sre iinde, 'karlamalar oyununun' en ilgin blmnn daha yeni baladn kefettim. Aklayaym: Kii, gerekleen bir karlama sonucunda ortaya kan sonsuz saydaki malzeme zerinde almak durumundayd. Dreamer, bunlarn arasndan grnt beklerini, konuma kesitlerini titizlikle seiyordu, sonra da, acmasz bir samimiyetin altnda, bana sanki yaantmdan klipler gibi her bir filmin karesini tek tek gsteriyordu. O olayla ilgili tm duygu, dnce ve tutumlar, en ince ayrntsna kadar her bir kare sonunda, Dreamer'n byteci altna yatrlyordu. Yzmdeki farkl bir ifade, sesimdeki krklk, kalp atlarmdaki hzlanma, ruhumdaki bir irkilme, bedenimdeki bir hareket, mekanik bir tepki, tekrarlanan bir ifade, szlerimde, tavrlarmda ve duygularmdaki gizli bir yorgunluk; kendi dnyam sergileyiim, nasl oturduum, kyafetimdeki bir detay... Hibir ey gznden kamyordu. Aradan aylar, yllar gemi olsa bile, eer O'nun kusursuz eitim felsefesi gerekli gryorsa, en eski karlamalardan bir kesiti bulup ortaya karabilirdi. Daha sonra onu bir mikroskop altnda byterek en nemsiz grnen bir detayn ardna gizlenmi tehlikeyi, bazen de bir felaketi grmemi salard. O'nun yannda, bir hareketin ya da bir szn grnrdeki normallii ve sknetinin ardnda asl duran lm 410

Tanrlar Okulu kapann ve bunlarn beni yakalayp tutsak etmeye hazr, zalim dzeneklerini kefediyordum. Bu srad alma sancsz gemedi; iin asl, ou zaman dayanlmayacak derecede ac veriyordu fakat ayn zamanda da kaderimi, tekrarlanmalarn ve dikkatsizliklerin dngsnden ekip kartarak onu ebediyen deitirme gcne sahipti. Bu almalar srasnda, direnilerimin ve iimde kk salan nyarglarmn yllardr birikmi ruhsal atklarla birlikte su yzne ktn sylemeliyim. Gemiimden herhangi bir krpnty, bir hayaleti her yakaladmda, yok olmalarndan korkarak korumaya alyordum. imdeki baz eyler ise aa kmak istemiyor, saklanyordu. Ayrca grmeyi tercih etmediim daha birok rezillik vard. Dreamer her seferinde, Olu'umdaki bir glgeyi dar karp ebediyen ortadan kaldrncaya kadar aylarca takip edebilen amansz bir avcya dnyordu Bir seferinde, kendimi Rue de Rivoli'deki Otel Maurice'de bulmutum. Beni bekleyen iadam ile bulumak zere ana salonu getiim srada, aramza giren gen, ekici bir bayan bir an iin dikkatimi ekti. Yalnzca bir an iin. Bamn hareketi, sadece bir saniyeliine kadnn vcudunu okayan baklarm, sonradan bu sahneyi midem bulanana dek pek ok adan yzlerce kez bana izlettiren Dreamer'n gzlerinden kamamt. Dreamer, o grntleri yznc kez karma kard srada beni kastederek, "Bu adam bu ii baaramaz. Daha balamadan kaybetti...o hareketiyle kendini oktan riske att..." dedi. "Mesele gzel bir kadna beeni gstermenin doru veya yanl olmas deil," diyerek gzlemlerini hibir zaman ahlaki yargya, etik deerlere dayandrmayan veya gemiteki belirli bir zamana, mekna tekrar tekrar tamayan Dreamer szlerini srdrd, "bann o hareketi, baklarn o takl, kararllktan yoksun olduunun gstergeleridir." "Bunlar bir rmenin belirtileridir. Bu hareket, tm yaantnn bir zetidir ve yzyllar boyunca biriken duygusal karmaalarn ve bilinsizliin katmanlar arasndan geerek kendi kkenine kadar iner." Dreamer, gururumu incitmekten, beni utandrmaktan ya da hayal krklna uratmaktan hi ekinmiyordu. Bir trtln zarafetiyle egomun zerinden geti, ama zamanla onun bu acmaszlnn deerini bilmeyi rendim. Dreamer'n yalnzca bir akl hocas, paha biilmez bir rehber deil, ayn zamanda sradanln kat cellad olduunu da kefettim. O, btn olmay temsil ediyordu. 411

S t e f a n o E. D ' A n n a "Dikkatini vuracan hedeften ayrmamay ren... Farknda ve kusursuz ol, yolundan sapma... Bir noktann zerine asla sapmayan baklaryla veya zihinleriyle kenetlenebilen kiiler, her eyin stesinden gelebilirler! Onlarn her zaman vuracaklar bir hedefleri vardr. Hedefini karma. Sapmak, tek ve gerek kusurdur." O olayda, Dreamer'n allmam heyecan beni artmt. Tpk uzun aratrmalardan ve saysz deneylerden sonra, nihayet olumlu sonucu elde eden bir bilim adamna benziyordu. Bana ellerinin arasnda grnr ve gzlemlenebilir halde srnerek ilerleyen bir virsn olduunu syledi... her yenilgimizin gerek nedeni olan iimizdeki atlaklardan biri idi. 'Dmanlarmdan' birini, iimde tadm sabotajclardan, katillerden birini dorudan grebiliyordum. Fsltyla sylediklerini duydum: "Bunun bir abart olduuna inanabilirsin, ama bir kii yalnzca tek bir hareketiyle kendi yaamn ve kendi yazgsn ortaya koyar. Bu adam kendisine gvenilemeyeceini ifade ediyor!" Sanki bir bakas hakknda, dnmm srasnda zerimden karp atarak geride braktm deri hakknda konuuyormu gibiydi. "Varolu, bu trdeki insanlara gvenmez... bu kiiler, hibir zaman daha fazlasna sahip olamayacaklar gibi, sahip olduklarna inandklarn da kaybedecek olan insanlardr.." Szleri bu noktada havada asl kald ve ben, O'nun grntsnn artk dmda deil, iimde olduu hissine kapldm. O'nun gzlerinden, kendime bakan bendim. Ben ayn anda, hem gzleyen, hem de gzlenendim, hem bilim adam, hem de kobaydm. Dncelerim karmakarkt. Nasl olduunu bilmiyorum, ama kesinlikle emin olduum bir ey vard; buluacam kii ile aramda aniden beliriveren o kadn, oradan tesadfen gememiti, Dreamer'n tasarlad bir sahnenin paras olmutu. Dreamer'n ynetmenliini yapt bir tr filmin sanal gerekliinde etrafmda dnp dolaan bu dnce, dehet iinde bacaklarm titretti. Yaam olarak adlandrdm ey, gerekte tam bir renme ortamyd: 360 derecelik gr alanna hakim bir Okul.

412

Tanrlar Okulu 16 Dnyadan beklemek Dreamer tarafndan, aylar boyunca byk maa hazrlanan bir boksr gibi, bana en sinsi yumruklan indirenlerin, zayf ynlerimin farkna varmama yardm edenlerin ve o zamana dek yaantm nelerin ynettiini kefetmemi salayan yansmalarmn arayna gnderildim. Her karlamam, her cmlesini, her ayrntsn irdeleyerek dikkatimi toplamama, z gzlemleme yapmay gelitirmeme ve kendimi tanmama yardm etti. 'Oyun'un kurallarn benimsedike, dierlerini kendimden ayr bir gereklik olarak grmeyi braktm; onlar Olu'un birliine ykselen dikey bir yolun, gzle grnmeyen bir merdivenin zerindeki, esiz ve aydnlk basamaklar olarak alglamaya baladm.. Bir karlamadan dierine getike, Dreamer'n bana daha nceden aklad, ama o gnlerde hl sradan vizyonumla kabul edebileceimin ok tesinde bulunan inanlmaz bir olgunun doruluunu kavradm. "Aratr, bildiini, syleyen bir kiiyi aratr" dedi, "kimsenin bir ey bilmediini kefedeceksin!" Sayg duyulan insanlarn, alklanan liderlerin, itibarl makamlar ve unvanlar olan zeki, ciddi grnl beyefendilerin, nereye gittikleri konusunda hibir fikirleri olmadn kefetmek beni ok artmt. Bu kiiler, Brueghel'in tablosunda lmszletirdii kr adam gibi, bir de dierlerine rehberlik ediyorlard. Baz durumlarda, onlarn mutlu, bilinli veya zgr olduklarna inanp yanlgya dtm ve ego hastas, rollerinin mahkmu bu kiilerden bazlarnn imrenilecek bir yaamlar olduuna inanarak aldandm. Gerei unuttuumda, grntler dnyas beni yoldan karyor, ele geiriyordu. Bylece, bu kiilerin gleri, servetleri ve kapasitelerinin bysne kaplyordum. te o zaman, dnyann ezbere bildiim betimlenmesi ste kyor ve ben tm varlmla ona tutulup kalyordum. Bir keresinde, cesaretim krlm, tm enerjim tkenmi ve yenilmilik duygusuyla yklm bir durumda, uzun bir yolculuktan dndm. O karlamann snrlarm zorladn anmsyorum; dikkatsizliimi ve kolayca yoldan kabilir olduumu gsterdii gibi, kendimi aalanm, incinmi, krlm hissetmem iin de ne kadar az eyin yeterli olduunu kantlamt.

413

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer, kendimi byle hissetmi olmamn, dierleriyle hl bir beklenti iinde karlamam yznden olduunu aklad; zihnimin bir kesinde hl birisinin bana yardm edebilecei, beni seebilecei yanlsamasn besliyordum. Sk sk hl, zellikle bu 'alma'nn balarnda, birisine tutunmaya alyor ve kendimde yokluunu ektiim gveni karlatm dier kiilerde aryordum. Dreamer 'a gre, bu, benim incinebilirliimin ve O'nun bana hala gvenemiyor olmasnn en ak gstergesiydi. Zaman zaman "Bunlar yenilgi deil," diyerek beni yreklendiriyordu. "Bunlar yalnzca hl yaplacak ne ok ey olduunun gstergeleridir. Oyun; senin, nefret edilecek ve yardm istenilecek hi kimse olmadnn, dnyaya baml olann sen deil, ancak senden aklk ve talimat bekleyenin dnya olduunun farkna varabilmene ynelik karlamalardr. Gereklik dn yaratt bir eserdir... Dreamer'n beklenti hakkndaki uyarlarn dikkatlice kaydettim ve aylarca onlarn zerinde altm. Bunun ortaya kt anlar, ald biimleri ve benim gzlemimden kamak iin dzenledii binlerce hileyi gzledim ve inceledim. Dreamer bana hi bkmadan usanmadan, "Kendini iinde zgr tut ve koru, i zgrln muhafaza et. "diye tledi. "Tepkisel olmaktan vazge! Dnyaya tepki vermek, onun kurban olmak demektir. Dnyadan 'beklentisi' olanlar oktan kaybettiler. En byk sr, dnyann seni gelitirmek zere hizmetinde olduunu bilmektir ve ister olaylar ister koullar olsun, her eyin senin yolculuun iin yiyecek, besin ve ... olduunun farkna varmaktr. "Olaylar ve insanlar sana engel oluyor, seni ileri gitmekten alkoyuyormu gibi grnebilirler. Oysa gren' kiiler bilirler ki dnya; kendi varlklarnn icraatn kusursuz bir biimde sergileyene kadar, sorumluluk kaslarnn onlar daha btn ve zgr klana dek, srekli olarak antrenman yapt, deneyim sahibi olduu bir jimnastik salonudur. Er veya ge herkes, kendini dengelemesi ve tamamlamas iin gerekli olan hereyle yzlemek zorunda kalacaktr. Herkes, er veya ge, bir gn mutlaka kendini dengelemesine ve tamamlamasna hizmet edecek her eyle karlamak zorundadr. Daha hzl ol! - Dreamer srarla beni kkrtyordu - baka bulumalarn peinden ko, sznt yapan yerleri doldurmak, yanl anlamalar ortadan kaldrmak ve gemile hesaplarn kapatmak iin her frsat yarat." 414

Tanrlar Okulu 17 "Bu kitap ebedidir!" Dreamer, sert tavryla "Yaz!" diye emretti. "Eer yazarsan, btn bir mrn boa gememi olacak" "Dinle!... Ve yaz!..." - dncelerimin arasna dalp yzeye km olan duygusal kirlilii bir rpda silip atarak buyruunu tekrarlad - Tm zamanlara hitap edecek bir kitap yaz... Yalnzca hazr olanlarn, iyileme haline doru zaten yola km olanlarn ve atma iindeki lmcl bir dnyann eski tanmn oktan sorgulam olanlarn okuyabilecei bir kitap. Benimle birlikteyken yaadn hereyi gereine sadk kalarak anlatacan cesur bir kitap yaz. D'n var olan en gerek ey olduunu tm dnyann anlamasn salayacak bir kitap. nsanolunun en derinlerine kk salm inanlarn temellerinden sarsacak, tm yzeysellikleri ve sahtelikleri ortadan kaldracak bir kitap olsun. Her insann varlnda gml bulunan evrensel yasalara k tutacak bir kitap yaz!" Not defterimi yeniden kardm ve grmeme zar zor yeten n altnda, Seven Oaks'a yapt ziyareti noktalayan szlerini kendimden gemi bir halde yazmaya koyuldum. Bu kitap, kurulularn ve halk ynlarnn iindeki en ateli antagonistlerle karlaacaktr. Buna ramen, ayn zamanda inanmalsn ki, insanln, bayalk ve allagelmi cehenneminden kamaya hazr olan kesimine de ulaacaktr.

415

Tanrlar Okulu

Blm X

Okul
1 Dikey vizyon Dreamer, "Btnyle, dnm bir insan tr sahneye kmak zeredir," dedi... gzlerindeki parlaklk yaam tm doluluu ile yanstyordu. Alkn olmadm bir coku hissettim. O'na ulaabilmek iin, nce Buenos Aires'te, soma Bogota'da mola verdiim ok uzun bir yolculuk yapmtm. Beni oradan alan kk bir uak, 2300 metre ykseklikteki bir platonun ortasnda bulunan kk bir kasabaya gtrmt. Bulutuumuz Casa del Pensamiento, alabildiine koyu yeilliklerle kapl yksek tepelerle evrili, gzlerden uzak, bambudan yaplm mstakil bir yapyd. Baka hibir yer, younluk belirten szckleri bylesine hakkyla bnyesinde tayamazd. Kayp uygarlklarn gizemli varlklar dinlemedeydiler ve havas hala efsaneleri ile titremekteydi: Eldorado destan; gerillalarn, kokain, zmrtlerin hikyeleri ve Kayp ehrin esrar. Dreamer'n sesi, beni bu etnografya fantezilerimden ekip kard. "Yeni insan kendisini sarp sarmalayan kundak kyafetlerini karp att ve eski insanl binlerce yldr hapseden zihinsel kozasna nfus etti." Bu szleri, zerinde yllardr alt ve yalnzca kendisinin inand bir varsaymn dorulanna tank olan bir bilim adamnn kans ile sylemiti. nsanda, korkudan ve atmadan arnm psikolojik bir sisteminin douu; yeni gelimekte olan bu trn ayrt edici unsuru ve geliim zellii kozmik dzeyde ve gezegende grlen nadir bir durumdu. Bu grlmemi nitelik, bu dnm noktas hali, Homo Sapiens 'ler iinde gerek bir tr retiyordu. nsan tr, geliim yolunun yn deitirecei bir noktaya yaklamt. ok farkl iki insan tr aka beliriyor ve birbirlerinden tamamen ayr gelimeye balyordu. nsanlar, kim bilir ne kadar sre daha birbirlerini 'insan' olarak adlandrmaya devam edeceklerdi, ama bu keiften sonra artk birlikte yaayan, fakat kaderleri ayr izilmi, farkl trler olacaklard.

417

S t e f a n o E. D ' A n n a Dreamer, ufuk izgisindeki bir noktaya dnerek, ezberinden okurcasna: "Yatay bir gereklik vizyonuna skm kalm eski insanlk, sadece ztlklar oyunu araclyla grebilir...kutuplamalar, hasmlklar ve ekimeler araclyla alglar ve hisseder" dedi. Sanki benimle konumaktan ok, sadece kendisinin farknda olduu bir riteli yerine getirdii izlenimine kaplmtm. Baklarn takip ettim; gzleri bana gre, dierlerinden daha belirgin bir vadiye, uzaktaki dalarn keskin biimde ykseldii bir noktaya dikilmi gibi geldi. Oralarda domu, Maya'lardan ve Aztek'lerden daha eski baz uygarlklardan gelen gz kamatrc bir bilgelik hl Dreamer'n siyah gzlerini parlatyordu. En simgesel, belki de kendi felsefesinin en zl ifadesi olan deyilerinden birini tekrarlad: "Vision and reality are one and the same thing. Vizyon ve gereklik bir ve zdetir." "Yatay insann atmac bir dnya vizyonu vardr ve bu onun tm felaketlerinin nedenidir. Onun uygarlk tarihi, paralanm bir psikolojinin bire bir yansmasdr... bir savalar ve ykmlar tarihidir. En vnd etkinlii olan bilimi bile, sanki ilkel insann ellerinde birbirine srtlen iki akmak tandan kan kvlcm gibi, yalnzca atan, iyi ve kt, doru ve yanl, gzel ve irkin gibi iki kavram arasndaki srtmenin rnnden baka bir ey deildir..." Dreamer, sradan insann hl grsel eskiye ait bir aparat kullandn aklad. Eski trn insanlar, dnyay sadece hayal meyal alglayan kurbaalar gibi, ancak ztlklar araclyla, yani zt unsurlar birbirleriyle karlatrarak anlayabilir. Onlarn mant atmacdr, dnya vizyonlar hl bir ztlklar oyununun temel sonucudur. Dreamer, "Yeni insan belirleyen zellii, ztlklarn yanltc doasn fark etmi olmasdr," dedi. "Eski insann kartlk saydklar, aslnda bir sopann iki ucu gibi ayn gerekliin iki yzdr. yi ve kt, doru ve yanl, gzel ve irkin, varoluun birbirlerine kart biimleri deil, gerekliin basamaklar ve deiik dzeyleridir. Grnr dmanlklarn arkasnda onlar birletirebilecek ve daha yksek bir dzene tayabilecek uyumlatrc bir kuvvet bulunur."

418

T a n r l a r Okulu Dreamer'n bana aklad insan merkezli bu olgu, bu devrimci nitelik, baz kiilerde 'dnyann dikey vizyonu' olarak adlandrlan yeni ve altst edici bir bilincin grnyd. Bu ba dndrc bir fikirdi. Muiscas'n rzgrlarnn cilalad bambu trabzana tutundum ve Dreamer'n bu inanlmaz anlatmn yreime kazdm. "Gereklik, bu ilk rneklere -bu yeni insanln ampiyonlarna- artk tek ynl deil, artc bir biimde kutuplarla-kartlklarla tanmlanm ve eitli dzeylerden olumu biimde grnr. Evren, onlarn yeni bilinlerine kendisini artk kartlklarla dilimlenmilik yerine, eitli gereklik katmanlar halinde gsterir. Bir ey sadece 'yanl' veya 'doru' deil, ayn zamanda ' yanl ve doru; 'ne yanl, ne doru'; 'ne yanl deil, ne de doru deil 'dir." Ne demek istediini anlamam iin ok uzun bir sre gerekmi olsa da, ben eksiksiz bir ekilde yazmaya altm. Szlerini anlamama yardmc olmak iin, en klasik kartlklardan biri olan iyi ile ktnn rneini verdi. Allmn, yatay dnya grnn aksine, bizim dmzda olan, ne nesnel ve srekli ne de 'iyi' ya da 'kt' hibir ey yoktur "Bugnn kts, dnn almam olan iyisidir," dedi. Bu arada, ben sylediklerini yazarken, hepsini doru ve eksiksiz kaydettiimden emin olmak istedii zamanlarda yapt gibi yine beni denetledi. Biraz daha bekledikten soma devam etti, "Bir insann, yaamnda kt diye gsterdii ey, onun dnn iyisine olan dknldr. Dnn kusursuzluu yeni bir kusursuzlua doru olan bir atlama tahtasndan baka bir ey deildir." Baz yaam boyu inanlarmn krntlarna sarlarak : "Fakat en azndan bir antitezin kesin olduunu...iki gerek ztlk olan yaam ve lmn birbirlerine kart gereklikler olduunu kabul etmek gerekir " diye srar ettim. Dreamer, "Bu yatay insann grdr," diye dorulad. Ardndan, sanki bir srr paylarcasna bana yaklap, sesini alaltarak; "Gerekte, lm yoktur. Bizler ebediyen yaamak iin yaratldk1." dedi. "Bir insann mutlak gcnn en kesin kant, olanaksz olan gerekletirme gcdr: lmn... Beden yok edilemez. Yalnzca iradenin yokluu, isteksiz bir niyet, bilinsiz bir kudret onu yok edebilir. lm, lmszln arkadan grndr!" Dinledim ve rktm. Dipsiz bir uurumun kenarnda asl kalm olarak, kendimi lmne ve yeniden douuna atlamak zere olan korkak bir yaratk gibi hissettim. 419

Stefano E. D ' A n n a Bundan byle yaammn her ann ynlendirecek ve igal edecek olan szlerini sylemeye hazrlanyordu. "Yeni insanln hcrelerini, tek tek eitmemiz gerekiyor. Uyum her insanda vuku bulmaldr. Politikada olduu gibi ekonomide de yeni bir liderler nesli...karar verici bir asiller birlii... 'dleme sanatn', inanma ve yaratma sanatnda eitim alm kadnlar ver erkekler hazrlamak gerekiyor."

2 Pragmatik dleyenler iin bir okul Dreamer kesin bir ifadeyle, "Dleyebilen insan madenlerine ihtiyacmz var," dedi. Midemdeki kaslmadan, bu szlerin karlamamza daha fazla ivme kazandracan anladm. Ses tonu, bana deil de tek bir emriyle harekete hazr, grnmez bir orduya yneltilen kar gelinmez bir komutu andryordu. Dreamer, zaman gelen byk olaylara elik eden coku halinde olan heyecann bana geirirken, "Yeni okullara ihtiyacmz var," dedi. "zm retebilme becerisine sahip bireylerin, vizyon sahibi aydnlk insanlarn ve pragmatik dleyenlerin yetitirilmesi iin okullara ihtiyacmz var. Onun bu szleri incilin eliki yaratan gcyle beni etkisi altna ald. Yeni niversitenin ina edildii yllardan itibaren gelecekte, bu misyonu herkese duyurmak iin konferanslarda ve tm resmi dokmanlarda bu szleri daima hatrlayacak ve hatrlatacaktm. Daha ilk iittiim anda, onun gizemli gcnden kesinlikle emindim..."Pragmatik dleyenler"...bu ifade, Dreamer'n bir araya toplamam istedii bu binlerce genten, kendi snrsz dlerine k zel rencilerden oluan gz kamatrc ordunun en zl ve en gl tanmyd. "Pragmatik Dleyenler." Uzun bir zaman boyunca bu iki szce takldm, zihnimde birbirleriyle karlatrdm ve onlarn grnrdeki ztlklarnn ardnda yatan su ortaklklarnn kaamak grnmn izlemenin keyfini yaadm. O vakit, onlarn paradoksal aklclklarnn verdii o belli belirsiz rahatszlk sona erdi ve zamansz bir btnlkte kaynam oldular. Dreamer, "...Onlar yeni bir kaa nderlik edecekler, " diye konumasn srdrd. 420

Tanrlar Okulu "Bu, tm dnya apnda bir 'psikolojik ka' olacak ve binlerce kiinin i dmanlklar uyumlu klma becerisinin stnde, dnyann dikey vizyonunu ykseltmek iin kendi atmac zihinlerinin klesi olmay terk edecekler..." Bambu trabzana dayayarak tuttuum defterime O'nun tm szlerini yazyordum Casa del Pensamiento, grkemli And kayalklarnn eteklerinde, uzaklara, sonsuzlua doru "uzanan bitki okyanusunda kaybolmu bir tekne gibi duruyordu. "Sadece dleyebilen liderler, her trl ideolojiden ve batl inanlardan arnm kiiler, insanl banaz, zayf, abuk fkelenen sradan insan psikolojisinin kysndan alarak, onu yeni insan trne, ilkelerinin esin kayna hogr olan yeni bir olu btnlne gtrebilirler." Burada konumasn noktalad ve ben de bu sayede tuttuum notlar yeniden dzene koydum. Sayfann zerine eildiim srada, tpk ocukken Ischia Adasnda denize atladktan sonra Castello Aragonese'nin yeil bir kola dnerek beni kucaklayan sularn ve onun tehlikeli okaylarn anmsatan ayn basnc imdi de bedenimin her santimetre karesinde artarak hissediyordum. Yavaa bam kaldrdm. Dreamer bana ok yaklamt, aramzda sadece birka santim vard. ki siyah ayn yrngesine giren bir meteor gibi, ben de gzlerine esir dmtm. Aramzdaki sessizlik iyice derinleti... Dreamer bana doru giderek... biraz daha... yaklayordu. Btn dncelerim dondu. Yzyllk bir orgdan yaylan mzik yanklanrken, pek ok gotik mekann arka arkaya gzmn nnden geiini izledim. Dreamer'n yaamma anlam katacak szleri havada nlarken, engelleyemediini bir duygu seliyle boazm dm dm oldu. "Bir Olu Okulu kuracaksn - diye bildirdi - gerekletirecek d olanlar iin bir niversite...Orada bireyler, D'n var olan en gerek ey olduunu, insann, gereklik olarak adlandrd eyin kendi dnn yansmasndan baka bir ey olmadn renebilecekler." Sanki, daraacnn altndaki kapak ayaklarmn altnda aniden alm ve Varlmn snrlarn kefetmem iin bir denemeye ihtiyacm varm gibi hissettim, yle ki bu deneme, Dreamer'n szlerinde geen o grevin byklyd. Daha ie koyulmadan, bu grevin byklnn altnda eziliyordum. Henz dnce aamasnda bu kadar bile gzlerimin karamasna yetti.

421

S t e f a n o E. D ' A n n a "Bir sorumluluk Okulu oluturacaksn - diyerek devam etti - uygulamac dleyenler, eylem filozoflar iin bir Okul ki, orada mutluluun ekonomi olduunu... refahn, uyumun ve gzelliin her insann doutan hakk olduunu renecekler. Sonu olmayan bir Okl oluturacaksn...Bir Tanrlar Okulu...Bu Okul, Benim admlarma, Benim nefesime sahip olacak. D dnyadan gelen her saldr, gerekten anlamak ve deimek isteyenler iin ok deerli bir armaandr. En acmasz olan dahil, her zarar veren saldr, sadece, kendi kendine diileyip eyleme geirdiin bir iyileme sreci olarak meydana gelebilir." Dreamer sustu ve bekledi. yi bir mzisyen gibi, kendimi ifade edebilmem iin bana zaman tanyordu. Bu yalnz detimizde, performans gsterme sras artk benimdi. Zaman geiyordu ve ben hl bu davetine yant vermekten kaabileceimi umut ederek anlamszca ardan alyordum. Dreamer'n uzayan sessizlii daha da boucu bir hal ald. Tasarsnn akl almaz boyutlar karsnda hissettiim yetersizlik ve onunla aramdaki kalan uzaklk nedeniyle haykrmak istedim. Cesaretimi bir para toplamtm toplamasna da, sesim hl bir fsltdan teye kamyordu. "Bu bana bir felsefe okulu gibi grnyor," dedim. Bu szlerle bunu gerekletirmenin benim kapasitemin dnda olduunu ima etmeye almtm. Alkn olduum kmseyici tarzyla, "Yani?" dedi. efkat dolu bir alay tayan, elenceli havadayd. "Bir ekonomi okulu, bir felsefe okuludur! Bunu bilmen gerekir!"O'nun szlerinde, glmsemesinde ve sesinin tonunda, gnl birliinin bir kprts, masum bir muziplik vard. Aklmn snrlarna taklp kalm ylece bekleyen nemli bir ey vard, ama onu bir trl yakalayamyordum. Bu arada Dreamer, bana gzlerini krpmadan bakarak biraz daha yaklat. Gemi, bir zarn yrtlnda aniden anlarndan kurtuldu. Zamann ba zld; zihnimin sahnesinde gemiin sararm resimleri bir bir gemeye balad... niversite yllarma geri dndm, Napoli niversitesi'nde bana ahlaki deerlerin ve kavramlarn ekonominin en byk g kaynaklar olduunu kefetmemde ve bunlarn sona ermesiyle dnyann geni blgelerinde ortaya kan az gelimilik ve ktlk sorunlarnn esas kayna olduklarn aratrrken bana yardmc olan sevgili hocam Giuseppe Palomba'y ve onunla altm yllar grdm. Ayrca Milano'daki Cattolica'da ve London Business School'da (LBS) geen yllarm grdm, bunlar belirli bir zaman srasna gre deil, farkl yzler, duygular, kokular ve ruhsal durumlar gibi bir tr grntler patlamas olarak zihnimden geti. 422

T a n r l a r Okulu Ekonomi Fakltesi binas, Santa Lucia kylarndan denizde grnen kp eklindeki traverten kayadan, Regent's Park'taki LBS'nin imlerinin zerine tad beni. O yllardaki ar almalarm, gemiin btn okullarn, retmenlerini, arkadalarn, byk salonu, takdir belgesini tek bir noktada birletirdi. Giuseppe ve Carmela'nn duygulanmalarn, altn kaplama Tissot saati ve bana Columbia niversitesi'nin kaplarn aan Giordani Vakf bursunun sevincini grdm. Sonra bu grntler iek drbnnde, anlk belirdii hzla kayboldu; sahne deiti. Kendimi LBS'de bir ders arasndaki teneffste grdm; gencecik bir delikanlydm. Kampusun imlerine uzanm, gkyznde bulutlarn izdii fantastik grnty izlerken hayallere dalmtm. Unutulmu bir d yava yava yeniden almaya balad. u snrlar olmayan Okul, Dreamer'n szn ettii kampsleri anghay'dan Roma'ya, New York'tan Paris'e kadar tm dnyada olacak niversite... Ve orada okuyan binlerce rencinin yz... Ben bunu ok nceden dlemitim. Dreamer'n sesi beni bld. "Gzlerin akken kurduun o 'd u anmsayabiliyor musun? imdi onu gerekletirme zaman geldi! Ders vermeyi seven Ekonominin dev isimleriyle, Dleyenler Okulu yaratmann zamandr." Sonraki yllarda binlerce kez okuyacam bu szler, iime iliyor, beni ele geiriyor, scack bir sevgiyle saryordu. te beni destekleyen ve bu serven boyunca karlaacam ok zor dnemlerde bana g veren de yine bu szler olacakt. Dreamer kesin bir ifadeyle, "Bir insanda deerli ve gerek olan hibir ey gzle grlmez," dedi. "Bu ekonomide de byledir. Ekonominin eksenine dikey olan bir eksen, daha stn bir dzenin dzlemi vardr; bu, ekonomik olgularn bal olduu fikirler ve etik deerler dnyasdr." Gnmzde, ekonomik durgunluk dnemlerinde geleneksel bir biimde aa kan az gelimilik koullarnn, hl eski etik deerler sistemine gml olan bir ekonomiyle nasl balantl olduunu grmemi salad. Bunlar, gelimi ekonomilerde patolojik ve toplumsal hastalklar biiminde ortaya kan bir problemin dier yzyd. "Bundan dolay, ekonomi ve i dnyasnda grnr biimde yanstlan olgularn g kaynan fikirlerin, ideolojik ve etik deerlerin, felsefe ve dilin grnmez dnyasnda buluruz." "Sanayi piramitlerinin tesinde, fnans gkdelenlerinin dnda, btn grdklerinin ve dokunduklarnn tesinde, insanln fethettii yararl, gzel ve doru olan her eyin tesinde, her kuruluun ve her bilimsel baarnn kkeninde bir insann, tek bir kiinin d vardr." 423

S t e f a n o E. D ' A n n a "Nefesini bireye ve onun yetitirilmesine ynelt! Dikkatini verdiin her eyin merkezine onu koy! Kitle bir hayalettir. Her eyden ve her olaydan etkilenen bir dzenektir. Ne inanc, ne iradesi vardr. Bir ey yaratmay bilmez. Zaten bugne kadar yaratt bir ey de yoktur. Onun ilevi, varolu nedeni, ykmaktr. Birey ve kitle ayn gerein iki farkl yzdr, ayn motorun iki pistonu gibidir. Birey yaratr, kitle ykar. Bunlardan hangisine ait olacan sen seeceksin. Birey tek gerektir, dnyann tad tuzudur." Dreamer'a gre, tm snrlamalar yalnzca Olutadr. Yoksulluk ve sava, atmac bilincin, ktlk zihniyetinin yansmalardr. Bunlar ancak bireyden sklp atldklar zaman, yeryznden tamamen silineceklerdir. "Bireyler iin bir Okul kur, snrlar olmayan bir Okul... Btn dnyann dleyenlerini topla. Hibir ekilde rk, renk, inan ve varlk fark gzetmeksizin onlar bir araya getir. En nemli dersin kiinin kendini irdelemesi olduu ve gerekletirme ve rol yapma becerilerinin bireyin kendini znde seviyor olmasnn en somut neticesi sayld bir Okul. En nemli alma konusu olarak kiinin kendi zerinde almas ile etkin olmay ve rol yapma sanatn bilmenin en somut sonucunda kendisini iinde sevme becerisinin ilenecei bir Okul." Szleri ylesine hzla akt ki, onlar yazmakta zorlandm. Dreamer konumuyor, dikte ettiriyordu. Bunun farkna vardmda, iimde bir yara aldn hissettim. Kendimi kk dm hissediyordum. Bana bir yazman gibi davranyordu. Biraz krlmlk ve bir para aptallk, sessiz bir ikyetin mrlts olarak ben daha bir ey yapamadan, ruhumun atklan arasndan yzeye ktlar. Her eyden ok da O'na yetimek iin gstermek zorunda kaldm an abam grmezden gelmesine ierliyordum. Sannm bilerek byle davranyordu. Dreamer, korkun bir sesle, "Kes bu samalklar da yaz hadi!!!" diye bard. Dncelerimin akn ve iine yuvarlandm inili kl dncelerin arasndan bir anda syrlverdim. Neyse ki, Dreamer'n bu haykr, beni uurumun tam kenarnda yakalam... az daha Styks rmann ikyet, sulanma, kendine acma bataklna yuvarlanmak zereydim. O, "Yaz!!!" diye tekrarlad. En dehet verici barlarndan daha ok tiz bir slk gibi ykselmiti. "Bu kitap ebedidir! Bir gn, yaamnn yalnzca Benimle karlatn iin bir anlam olduunu bileceksin. Senin bu dnyaya gelmenin tek nedeni, Benim szlerimi yazmaktr."

424

Tanrlar Okulu Dreamer'n bu mdahalesi beni kurtaracak gce sahipti. Bir ada kendimi, karayelin sprd bir yaz gnndeki gkyz gibi prl prl ve kaygsz hissettim. Hep olduu gibi, Dreamer'n azarlar ifa vericiydi; onlarn iimdeki safray sktrecek, olutan her trl kirlilii silip atacak gleri vard. Bu arada yeniden normal bir sesle konumasna dnmt. "ilk eitim okullar ve niversiteleri de dlemeyi retir," dedi ve ksa bir ara verdi, sonra buruk bir ironiyle devam etti. "Ancak onlarnki ktlk yanstan bir d 'tr. rettikleri ise, bamllk, phe, korku ve snrlardr. Bilgelik sandklar maskelerinin altnda, srekli bir yenilginin strap ykl ezgisi gizlidir."

3 Dlenen d Konumas srd; ben ise bu sre boyunca yalnzca birka ksa aklama yapmasn isteyerek szlerini kesmitim. Olaanst bir yapnn ke talar olan paha biilmez fikirler, gzlerimin nnde sanki ilenmi mozaik paralar gibi, dnya boyutunda bir vizyonu oluturmaktaydlar. Olu okullarnn ezelden beri var olduklarn, ama daima gizli kaldklarn anlatt. Politik ortamlar ve tarihsel dnemler onlarn kendilerini gstermelerine hemen hemen hi izin vermedi. Anlattklar iinde zellikle, Ntre Dame'n yaplnn ve bu dnya harikasnn meydana getirili 'bahane'sinin ardnda yatan gerek misyonunun yks beni bylemiti. Mimarlar, sanatlar, heykeltralar, ustalar ve hatta inaatta alan iiler hepsi ayn olaanst Okulun rencileri idi ve onlardan sz ederken azndan kan her szc byk bir dikkatle dinliyordum. Btn olma yolundaki yolcular, kendi blnmezliklerinin aratrmacs, rencisi olan insanlarn yaptklar bu giriimi gzlerimin nnde canlandrmaya altm. Dreamer ksaca, "O inaattaki her ayrnt, her ta, Okulu anlatr ve onun yasalarm sergiler," diye aklad. Ntre Dame'n ve tm alarn aheserlerinin, sonsuzluun somutlamas olduunun farkna vardm. Onlar, lmsz Okullarn yapt 'gerek' ilerdi ve buzdann yalnzca grnen ksmyd. Bu grnt, yaknlatran bir objektifin ard arda gelen klikleri gibi ilerleyerek geniledi ve Dreamer'n bana emanet ettii bu grevin, muhteem bir projenin sadece daha balangc olduunu anladm. 425

Stefano E. D ' A n n a Dnyann geleneksel eitim sistemini temellerinden skp ykacak bir niversitenin yaratlmas, inanlmaz byklkteki olaanst bir tasarmn sadece bir krntsysa, o halde Dreamer'n 'd' ne olabilirdi, bunu hayal bile edemiyordum. Acaba ne olabilirdi? Hayal gcm snrlarna dayanp Keruv'un dnen klcna gelemeden kald. Dlyorum, yleyse varm... Eer 'O'nun retmi olduu gibiyse, d bizi lyor; eer hi kimse kendisinden daha byk bir d besleyemiyorsa, o zaman Dreamer de kimdi? Eer dnyay bir utan bir uca yakarak, onun vizyonunu altst ederek bir devrimi getirmek ve 'dikey' insann haberini duyurmak' O'nun yolculuunda sadece bir admsa, bu varlk kimdir? O'nun 'd' hangisiydi? Sorumu zetleyerek, "Nedir?" diye sordum. Dreamer, sonu gelmeyen bir sre boyunca bekledi. Kulamn dibinde fsltyla konumaya baladnda hl soluumu tutuyordum. '"Du un d' lmn yenilgiye uratlmasdr ve hatta ondan da nce onu geerli klan fikrin, lmn yenilmez olduu fikrinin fethedilmesidir. Bu szlerle, tenimde bir rperti, bir sarholuk hissettim. Bu d, binlerce yllk snrlarmn salam surlarn alaa ederek insann hayalinde bile gitmeye cesaret edemeyecei yerlere srd beni. Sadece sylenenlere bile dayanabilmek iin, Dreamer'n Okulunda geirdiim hazrlk yllarna dnmem ve tm becerilerimi sonuna dek kullanmam gerekmiti.

4 Tanabilir cennet Bu srada Dreamer duruunu korudu. Bana ylesine yaknd ki, nefes aln bile duyuyordum. Birdenbire etrafmdaki havay kokladn grdm. Bata bunu ll biimde yapyordu, ama soma giderek daha hoyrata yapmaya balad. Aka grlen bu davrann, duyarsz kalamayacam son an'a kadar srdrd: Dreamer, beni kokluyordu. Yznde, sanki bende mide bulandrc bir kokunun kaynan kefetmi gibi tiksinti ifadesini grnce, utantan kulaklarma dek kzardm. Utantan lyordum. Bu ifadesinin yerini yznde nihayet hnzrca bir glmseme aldnda, benimle dalga getiini anlayabilmitim. Bu, O'nun eitici bulularndan biriydi. Bu ruhtaki kt koku pantomimi, benim hl olumsuz duygu ve dncelerin tuzana kabul edilemeyecek bir kolaylkla nasl debildiimi gstermiti. 426

Tanrlar Okulu Cennet hakknda yaptmz konumalarn arasnda ustaca verdii bu dersinde, benim tanabilir bir cennet yerine, cehennem yaratmaktaki ve onu beslemekteki eilimimi vurgulad. Kim bilir insan daha ne kadar sre alngan, fkeli ve kavgac olarak kalacakt ve daha ne kadar sre gelecek nesillere bu krlganlyla incinebilirliinin tohumlarn ekerek onu aktaracakt. Bu dnceler beni rahatsz etmiti. Dreamer ok daha ilerlemiti. Ben nce byk bir gayretle iimdeki bu pislii kustum, onu dar attm, sonra bu k denizinde bizi ayran mesafeyi devasa krek darbeleriyle kapatarak ona yetimeyi baarabildim. "Life is as you dream it. We always meet what we dream of. Yaam dlediin gibidir. Her zaman dlediklerimizle karlarz... Dlediimiz bireyle karlamak kanlmazdr, yaam; kendilerinde tanabilir bir cennet kuran ve onu srekli besleyen kiiler iin zaten bir yeryz cennetidir." Uzun bir ara verdi, soma kararl bir tutumla bu karlamamzn en aydnlatc noktasn ele ald. "Yoksulluktan, sululuktan ve bilmez tkenmez atmalardan ac eken insanln iyilemesi, ancak hcre hcre olacaktr. Bu, her insandaki eski moda inanlarn tamamen alt st edilmesiyle ve iradenin, n insana aktarlmasyla gerekleecek simyasal bir dnmdr. Sadece kiisel bir eitim bunu baarabilir." Bylesine bir giriimin uygarlmzn, modern an en nemli fetihlerinden biri sayd kitlelerin eitimiyle gerekletirilmesinin mmkn olmadn srarla vurgulad. "Kendini her bireyin esizliini kefetmeye adam zgr insanlar Okulu, bir sorumluluk Okulu asla kitleler iin olamaz. Kitle eitimi akas bir elikidir; eer kitleler iin ise o zaman eitim deildir, eer eitim ise o zaman kitleler iin deildir." "Okulu; gerek ve samimi bir 'd ' olan herkes iin ulalabilir kl. Okula giri pasaportu kiinin btn gcyle kendi 'd 'ne inanmasdr."

5 En byk ekonomik gerek Quimbaya ve Muisca'nn altn renkli gnei, tedeki Cordilleras'n yeil ve yuvarlak tepelerinde, bir ocuun izdii bir resim gibi ykseliyordu. Dreamer'n sesi, tanrlarn bu kutlu meknnda, sakin ve arballkla akyordu. 427

S t e f a n o E. D ' A n n a Bir cenaze evindeki konumalarn ciddiyetiyle bana, "Sonsuz ilkelerin stnde ykselen bir Okul yarat," diye buyurdu. "Kitap olmayan gerek ve canl bir Okul yarat. retisinin merkezinde dleme sanat olsun ". Artk ayrlmak zereydi. Bir eyleri yitiriyormuum hissiyle hznlendim. Bu giriim bana hl ok byk, boyumu aacak kadar byk grnmeye devam ediyordu. Avutulmas imknsz, aresiz ve sessiz bir alayn ykselerek boazmda dmlendiini hissettim. Bana bu grevi vererek, en ok sevdiim eyin ne olduunu sylyordu. Bencillikle geen bir yaantdan soma gerekten ok zel bir eyi baarabileceimi gsteriyordu... Bir dleyenler Okulu... Dreamer, Odysseus'un serveninin, Dante'nin yolculuunun, Jason'un keif seferinin ve her adaki kahramanlarn zorlu giriimlerinin bir dnm okulunun at yollar olduklarn aklad. Odysseus, ilkelerini skca korumak uruna, kendisini Okulun halatyla geminin direine balad. Dante, Cehennemden Vergilius'u izleyip 'kendisini alt st ederek' kt. Bu bile, Okulun bir eylemiydi. "Kendi btnlklerini fethetmek, her insann iinde tad straptan, korkudan ve endieden kendilerini kurtarmak isteyen kararl kiileri yetitirmemiz gerek. nsanolunun tek umudu budur." Dreamer, yakn bir gelecekte, en byk irketlerden en kk iyerlerine dek btn kurulularn birer varolu, bir btnlk okuluna dneceklerini bildirdi. Oralarda insanlar, olutaki her bozulmay, her glgeyi ve her blnmeyi yok edip kendilerini srekli olarak amay renecekler. Bu irketlerin organlarnda, btn hcrelerini ayn perdede titretirerek birletiren bir akorttan zlen sesler gibi yeniden nlayacak. Dreamer, bir khin gibi, "Binlerce renci gryorum," dedi. Bu srada, yava yava yapt, geni bir kol hareketiyle bana Casa del Pensamiento evresini batan sona kaplayan yemyeil alan, usuz bucaksz ayiei tarlasn ve ortasndaki kk gl gsterdi. "Onlar, gelecein ekonomideki dev isimleri, dnya apndaki iletiimcileri olacaklar. Onlarn zenginlik yaratma gleri, sadece isel zgrlk durumunun sonucu olacaktr." Baskc pheler ordusu tarafndan oktan kuatma altna alnan tm iyi niyetlerimi ve endielerimi nasl da vurabileceimi bilemediimden, "Fakat byle bir giriim ok uzun zaman alacaktr," diye itiraz ettim. Dreamer beni umaya aryordu ve her zaman olduu gibi itirazlarmla karlayordu. "nsan artk hazr imdi!" dedi. Bu szleri, 'd'n kanat motorlarn kkretti ve deersiz itirazlarm tek hamlede alp gtrd. 428

T a n r l a r Okulu "Anlay ve sevgi insann iinde oktan yeerdi." Bundan byle, bu szleri unutmamn imkn yoktu. Bugn, bunlarn her rencimde varolduunu gryorum. Genlerin gerek bilgilerini, uan varlklar gibi gerek yaradllarn, kendi esizliklerinin gcnde ortaya koymalar iin d yzeylerini nasl kazyacaklarn gstermekten baka retilecek hibir ey olmadn biliyorum. Dardan verilen retiler sadece bir bahane, bir klftr. Bir Okulun esas grevi, eski eitim sisteminin rnleri olan ve kiide ocukluktan beri st ste ylp biriken her tr phe, korku, ikiyzllk, nyarg, kstlama ve dnleri yok etmektir. Grnd kadaryla, bu eski eitimin tek niyeti, yalnzca var olan en gerek eyi, yani 'd' bastrmaktr. Gerek bir okul, rencilerine hibir ey vermeye almaz. Olu'ta zaten sahip olduklarna yeni bir ey ekleyemeyeceini bilir. Tek yapabilecei onu aydnla tamas gerektiidir... Bu, akla engel olan her eyi ortadan kaldrma almasdr. Gerek eitim, kendi esizliini, kendi zgnln ve 'd' 'anmsamaktr'. Economy is a way of thinking. Ekonomi bir dnme biimidir. Dreamer sadece, gerekten yaayan kiilerin zenginlik yaratabileceklerini belirtti. "Maddi zenginlik, yalnzca gerek zenginliin ereti halidir, btnlk yksek anlama dzeyi ve i huzur durumunun kesin olarak salanmasdr." Ancak bu ilkeler zerine oturan bir Okul, dnyann usuz bucaksz blgelerindeki yoksulluu ortadan kaldracak ve bir zamanlar, btn bir ulusu ve muhteem medeniyetleri ktlk ve az gelimilik iine srkleyen cehalet katmanlarn Olu'tan arndrabilecek becerisine sahip ekonomistler yetitirebilir. Bana Kolombiya'nn fevkalade doal kaynaklarn anlatt, muhteem gm madenlerini ve zmrt yataklarndan, usuz bucaksz ormanlarndan ve snrsz yaylalarndan, devasa kahve ve ttn ekim alanlarndan sz etti. "Fakat btn bunlara ramen, Kolombiya dnyadaki en yoksul lkelerden biridir," dedi. "Bu lkede Olu, sahip olduklarn elinde tutamayaca dzeylere indirgenmitir. Bu durum, birden bire kendisini bulunduu sorumluluk dzeyinin ok daha stnde byk bir servete konmu buluveren bir insann durumuna benzemektedir." 429

Stefano E. D ' A n n a Ayrca Dreamer, ekonomik bakmdan gelimi lkelerin genellikle doal kaynaklara sahip olmamasna ramen, bir dnce, gr, kltr, tarih ve sanat sermayesine sahip olduklarnn farkna varmam salad. Economy is a state of being, Ekonomi bir Olu durumudur, dedikten soma bu yasann nemini hissettirmek iin bir sre suskun kald. "Bir lkenin ekonomisi, ve sahip olduu maddi gelimilik seviyesi, o toplumun dnce ve hissetme biiminin yansmasdr. Deerler sistemi ve dncelerin nitelii her zaman sebeptir, hibir zaman tersi olamaz. Dreamer, "D eksilip deerler tketildii zaman, zenginlikte de azalma olur," diye ileri srd ve soma, lkelerini de balayabilecek, onun kklerini besleyebilecek sorumluluk sahibi, kapasiteli insanlar eitmenin gerekliliini belirtti. Bir uygarln tm yaam, dorudan bu insanlarn varlna baldr. Bu kiilerin vizyonlarnn genilii, hibir kstlamaya yer vermeksizin ekonomik evrende yanstlr ve snrlarnn genilemesini salar. Byle kiilerin yokluu, ilerlemenin asla mmkn olamayaca anlamna gelir. Tutkuyla yrtlen projelerin karsna kp onlar datan balca engel, doal ya da fnansal kaynaklarn yokluu deil, bu parlak fikri benimseyebilecek, tm gleriyle ona inanabilecek ve i sorumluluklarn tayabilecek insanlarn bulunmamasdr. "Okul kendi kklerinde, imdiye dek ekonomi dnyasnda asla ifade edilmemi bir geree dayanacaktr: Visibilia ex Invisibilibus. Ekonomik zenginlik, bir kuruluun ve bir lkenin grnmeyeninin yansmasndan baka bir ey deildir. Refah ve huzur ierden gelir. Her iyilemede olduu gibi, bu sre de ierden darya doru ilerler."

6 Sahip olmak, 'olmak'tr "Sahip olmak ve Olmak tek gerektir, ne var ki varoluun farkl dzlemlerinde yer alrlar. Sahip olmak, olmaktr." Dreamer'n dncesine gre, sahip olunanlar snrsz zaman boluunda kendisini gsteren bir olu dzeyidir. Bu keif dnyann sradan alglannda snrsz bir devrime kaplarn aan ve tm uygarln yolunu deitirecek gteki dnce kalplarna uratlan oklardan biridir. 430

T a n r l a r Okulu Dreamer, olaanst bir olguya dikkatimi ekerek, insanlk tarihindeki her dnemsel geiin ncesinde daima bir kiiden balayarak kitlelere ulaan ideolojilerin bir dncenin devrimiyle altst edildiini syledi. Gnei evrenin merkezine koyan dnce anlay, evrenin merkezinden ald insan snrlarna yerletirerek, Modern an kaplarn aralayarak, Ortaa dnce sisteminin tm ke talarn yerinden oynatt. Protestanlk ise i yerinde alma anlayn kknden deitirdi, onu bir cezalandrma yntemi olmaktan kararak, insan geliiminin arac kabul eden Sanayi Devrimi'nin ve aklc kapitalizmin psikolojik koullarn oluturdu. Dreamer, "Bugn yeni bir devrimle kar karyayz: Sahip olmann ve Olmann, ayn gerekliin iki yz olduklar gr zerinde ykselen bir psikolojik devrim," dedi. "Grdmz ve dokunduumuz her ey, tm algladklarmz, 'gerek' diye nitelediimiz her ey, aslnda duyularmzn grmedii bir dnyann, yaam dzlemimizi dikey kesen fikirler ve deerler dnyasnn yansmalarndan baka bir ey deildir: varolu dnyasdr." Olmak, sahip olmann karsnda olmayp onunla st ste gelerek akr ve sebeptir. Bu olgu, doal kaynaklar asndan zengin olan lkelerin neden ayn zamanda genellikle en yoksul lkeler olduklarn ve bir insann zenginlemesi, onun oluta ykselmesine karlk gelmiyorsa, byle bir kaderi deitirmesi iin yeterli koullarn neden olmadn aklamaktadr. Aslnda, bir devre dzenleyicinin varln belirlemek mmkndr; sahip olunanlar kanlmaz olarak olma dzeyine geri gtren bir tr homeostasis, yani i denge dzenei sz konusudur. Bir olay veya bir d koul, hazr olmayan bir kiinin geici olarak lehine gelise bile, eer zenginlik kiinin varolu dzeyini ayorsa, o kii eski yoksulluuna geri gnderilir. Bu, uluslar iin de geerlidir. nc Dnya lkelerine ynelik uluslararas yardm programlarnn baarszla dmelerinden yarm yzyl akn bir sre sonra, kalknmay amalayan ekonomistlerin de anlam olmalar gereken bir gerek sz konusudur: ruhunda hazr olmayan, kendi grnmeyeninde, kendi dncelerinin (etik, estetik, dini, felsefi, bilimsel) zenginliinde ve kendi deerler sisteminde yeterli refah dzeyine eriemeyen bir lkeye dardan yardm ederek, onu kalkndrmak olanakszdr. Bu lkelerin birounda yaam koullarn ykseltmek iin, eski bilgeliklerine, kendi kkenlerinin zne dnmeleri ve sahip olduklar en eski deerler sistemini yeniden yeertmeye almalar yeterli olacaktr. 431

S t e f a n o E. D ' A n n a 'Sahip olmak, olmaktr' kavray, insann en eski n yarglarn kknden yok eder ve kavramsal modellerini tmyle deitirir. 'Yapma'ya ve Olma'ya izin veren 'sahip olma' deildir, yapmaya ve ardndan da sahip olmaya izin veren varolmaktr. Bu toplu hipnoz biimini amak, dnyann yatay bir vizyonunu geride brakarak dikey bir dnceye varmak demektir: Gerein iinde katmanlar ve Olu'ta sonsuz dzeyler vardr. Hangi dzende ya da dzensizlikte olursa olsun, insan yaamna ve onu dzenleyen sistemlere ilikin en karmak ve en yaamsal sorunlara kap aralayacak anahtar 'Sahip olmak, olmaktr' ve bu gr ayn zamanda insanlarn yazglarnn farkl olmasnn nedenini de aklar. nsanlk tarihi, hi ara vermeksizin hep daha fazlasn yapmak ve daha fazlasna sahip olmak iin srdrlen bir arayla doludur. Hayvansal bir nostaljinin yanks olan, asla durulmayan yamac igdlerle ynlendirilen, sahip olma tutkusuyla uyutulmu toplumlarda uygarln ykselmesi, daima retim, iletiim, yolculuk ve hatta yok etme becerilerinin gelitii dnemlere rastlamaktadr. Dncelerin grnmeyen boyutlar, sebepler dnyas tarihin bu yatay dzlemine dikey olarak koar. Grnrdeki her fetih, insanln yapma ve sahip olma yeteneklerindeki her ykseli, daima z varlnda gerekleen bir fethin ard sra gelmitir. Bilimsel almlar ve teknolojik ilerlemeler zaman iinde, insann sahip olduu bilinci ve ulat bilgi dzeyini izlemektedir. Bilim ve bilin birlikte, uygun admla yrrler. "Bir bireyin, bir kuruluun, bir lkenin ya da bir uygarln ele alnan bilme, yapma ve sahip olma yetisi o kii, kurulu, lke ya da uygarln ulat varolu dzeyine baldr." Dreamer szlerini sade ve gl bir zl szle balad. "Ne denli fazlaysan, o denli bilir, yapar ve sahip olursun." Bir glgenin kendisini yanstan nesnenin boyutlar ile ekline bal olmas gibi, yapmak ve sahip olmak da dorudan varln apma baldr. Dreamer, bir insan veya kuruluu gzlemleyen herkesin, onun sahip olduklarnn boyutunu alglayabileceini, ancak Olu boyum iinde olan fikirlerin, deerlerin ve 'd'n derinlik ve hacminin grnmez kalacan anlamam salad. Olmakla sahip olmak arasndaki mkemmel dengeyi insann grmesini engelleyen ey, bir sis perdesi gibi araya giren ve insan yanlgya drerek ayr eylermi gibi gsteren, zaman etkenidir. Bir insan mrn veya bir uygarln yzyllarn kapsayan zaman mucizevi bir ekilde 432

Tanrlar Okulu sktrabilmemiz mmkn olsayd, varolmakla sahip olmann mkemmel rtmesini grebilecektik. Onlar, varoluun farkl dzeylerindeki zde ve tek gerekliktir. Varolmak, maddeleerek sahip olmaya, sahip olmak da buharlaarak varolmaya geer. Olmak ile 'sahip olmak' arasndaki kimliin kefedilmesi, ayn zamanda ekonomik dnceye de derin bir biimde damgasn vurur. Eer sahip olmak, dolaysyla zenginlemek, varolua itaat ediyorsa, Olu durumlarnn temel kavramlar ve insann kendini kefetme ve kendini gzlemleme almalar, ahlaki ve inan sistemleri, ahlaki deerlerin tm ve hepsinden inemlisi 'd' ve sezgi, kabul edilir bilimsel aratrma konularna dahil olma nakkma sahip olacaklardr. "Bir insann vizyonu geniledike, ekonomisi de zenginleir. Bu olgu, bir kurulu, bir lke ve bir uygarlk iin de aynen geerlidir."

7 niversite, 'birlie doru' demektir Dreamer, niversite szcnn 'birlie doru' anlamna geldiini syledi. Bu szcn etimolojisinde, kurumlarn doasna ilikin, imdiye dek ne bir i toplantsnda, ne de bir ekonomi kitabnda rastlamadm paha biilmez bu bilgileri kefettim: "niversitenin misyonu adnda sakldr: nsann, 'btn olma' almasn ilerletmek, ruhun birliine doru yolculuunda ona yol gstermek. " Dreamer'n vizyonunda gelecein niversiteleri, yaamdan korkan ve bu sebeple bir trl grevini tamamlayamayan sorumsuz insann snaklar haline gelen sinagoglarn, manastrlarn ve derghlarn yzyllardr stlendikleri laik bir yaklam srdrmeyi stleneceklerdir. Birok niversite ortadan kalkacaktr. Geriye kalacak birka niversite, uygarlnzn karlat zorluklar yeni duyularla yani sezgi, irade ve 'd'le zebilecek kapasitedeki yeni liderleri, birer dleyen, bir laik kei, mkemmel ve yklmaz savalar olarak yetitirmekle grevli olacaklardr. Grnte aykr dncelerle 'dengelenmi' olan bir insan, yani kendisinde kurnazlkla masumiyeti, mantkla sezgiyi, maddi gle sevgiyi uyum iine sokabilen bir insan eitine projesi binlerce yl eskiye dayanr. niversite dnyay yorumlamaya, insann gerek durumunu ortaya serme)'e, mmkn olan geliiminin yolunu ona iaret etmeye yeterli olacak bir eit temel fikirler sistemini nermek zorundadr. 433

Stefano . D'Anna niversite insanln yeni trnn hcrelerini, gcn 'd' ilkelerinden alan bireyleri, dnyada evrensel politikann ve ekonominin sorumlusu olma diinii besleyip bytebilecek dleyenleri, pragmatik topyaclar ve aydnlk insanlar yetitirmelidir. Ayrm gzetmeksizin herkese dardan empoze edilen kitap vari bir bilgi zn boulmasdr, sahtedir ve yanltcdr. 'Gerek' bilgi, zaten her bireyin zndedir. Bilmek, anmsamaktr. Bilmek, 'dikey hafza'ya giden dn yolculuudur. Dreamer'a gre, bu ikinci eitim denilen yeni eitim, geleneksel olancan binlerce k yl uzaktadr. Onun grevi rencilerin bilgisine bilgi eklemek deil, onlara doutan sahip olduklar esizliklerini, zgnlklerini ve masumluklarn 'hatrlatmaktr'. Dreamer, sanki bir yemin vermemi istercesine ciddi bir ses tonuyla, "Hibir kuruma balanma," diye tte bulundu. "Hibir irketten, kamu kuruluundan ya da sosyal yardm vakfndan para alma ve ne ekilde olursa olsun sana ayrcalk gstermelerini isteme. Geleneksel niversite sistemi sadece eskimi deil, baml olduu iin son derece krlgan, hassas ve etki altnda kalmaya elverilidir. te bundan dolay, sen bir isyancnn, bir devrimcinin ruhuyla yepyeni bir yol amalsn. Mevcut egemen gler, gerek eitimi ykc bir faaliyet olarak greceklerdir. Bu nedenle, geleneki otoriteyi kabul etmemeli ve herhangi bir mevcut eitim kavranma sanlmamalsn. Kuracan niversite eitim dnyasnda yle bir devrim yaratacak ki, eski inanlar ve zihinsel kalplar ve bunlarla birlikte de eskimi okullar ve kurumlar sonsuza dek yok olacaktr. Yalnzca top yekn bir deiime hazr olanlar, bu devrimi kabul edecek olanlar ayakta kalabilecektir. Olu btnlne dikkat et! Hi kimsenin veya hibir eyin ona zarar vermesine izin verme. Onu bakir tut ve yle kal!" "Baar, btnln doal sonucudur." Tam bu srada, 'yaygn niversite' terimiyle ifade edilebilecek srad bir fikri, Okulun baarsnda ve eitim modelinin dnyann akademik ortam tarafndan kabul edilmesinde ok nemli bir paya sahip olacak dzenleyici yapy rneklerle anlatt. Gelecein savalar, dev sava gemileri kullanlarak deil, hareket kabiliyeti yksek, kk teknelerden oluan filolarla kazanlacakt. Bu kavram, rencileri kk apl niversite birimlerine kabul ederek her birine tek tek dikkat gstermeye izin vermekle kalmayp, ayn zamanda hem byk hem de kk olan bir kurumun bnyesinde ideal ve paradoksal 434

Tanrlar Okulu koullan da yaratacakt. Kendisine gvenen, kendi 'dlerine' inanan ve bunu ancak bir 'varolu okulu'nun bnyesinde gerekletirebileceini bilen az saydaki renciyi kabul edip yetitirecek olan yeni niversite, tm dnyann bakentlerindeki eitli binalara ya da kampslere dalm olarak organize edilecekti. Dreamer'n ilkelerinden esinlenen ve artk Aristotelesi olmayan, ayrca kklerini belirli bir blgeye salmayaca gibi, sabit bir ders programna, tek bir milliyete, bir dile veya bir ehre de balanmayacak, aksine her ktada birbirleriyle ayn felsefede skca btnlemi birok yksek okuldan oluacak olan bu yeni Okul, gelecein niversite modeline k tuttu ve snrlar olmayan bir yepyeni niversitenin doumunu mjdeledi. Dreamer, "Yunan ehirlerinde duvarlar, bir hatibin sesinin ulaabilecei ykseklikte ina ediliyordu ve yer verilen alan da karlkl konumay izleyecek halk iine alabilecek genilikte yaplyordu, ite ayn ekilde sen de kuracan niversite birimlerini, bnyesinde olmak isteyenlerin emellerine, 'd ' diileyebilmeye izin verecek boyutta yapmalsn, " dedi.

8 Okul'un douu Casa del Pensamiento'da Dreamer'la karlatm ve grevi stlendiim gnn zerinden bir yldan biraz fazla geti. O zamandan beri kendimi btnyle projeye verdim. niversite dodu ve ilk birimi Londra'nn merkezinde, Belgravia'da ald. Kaydolan ilk rencileri, ilk akademik yl keyifle tamamladlar. Okul, bir yandan kuruluunu srdrrken, bir yandan da her gn alacak bir biimde byyordu. Geliim sreci boyunca, zaman ve mekann sradan balarndan ve snrlamalarndan kurtulmu, onlar hie sayyor grnyordu. Akademik forml, gelecein yap talarna sahipti. Bnyesinde olaanst bir biimde, ngilizlerin enternasyonalizmi ile Amerikallarn kat pragmatizmini, talyanlarn biim ve kltr anlay ile klasik uygarln binlerce yllk kusursuzluk ve gzellik araylarn buluturdu. rencilerin daha ilk yldan itibaren girdikleri youn ve uygulamal staj yada pratik kazandrma program, onlarn dnyann en byk kurulularnda ok gen yalarda almalarna olanak salyordu. 435

S t e f a n o . D ' A n n a Okul'un felsefesiyle g kazanan renciler, Lupelius'un sava keileri gibi, bin yl nce Tanrlar Okulu'ndan geen rencilerin izinden, yklmaz ve yenilmez olduklarn kendi kendilerini hakkyla snayarak gryorlard. Okul'un Dreamer'n felsefesiyle yorulan nitelikleri, onlara uuta olan bir uzay gemisinin bedenini ve Antik alarn en saygn okullarnn eski yreini veriyordu. Bunlar, Klasik Yunan'n kahramanlaryla savalarn tavnda ekillendiren demirci ocandakiyle ayn nitelikteydi. Dreamer beni ierdii ad kavramlarla yanl bilgilerin boluunu gizlemesi her geen gn daha da zorlaan lzumsuz eylere paha biilmez bir krk gibi sarnan, eskimi, tozlanm niversite dnyasnn iinden geen bir uzay aracnn idaresine atamt. Okulun, hem ngiliz, hem uluslararas ve ondan da nce talyan akademik sahnesinde grnmesi Roma'da ilk kampusunu atktan sonra Plutakhos'un eitim stne grlerini kapsayan kitapnn kefiyle karlatrlabilir. Yok olup gitmi saylan bu eserin Latince'ye tercmesi, bir uygarln yansmas olan Yunan eitim modeliyle Ortaan dini okullarnn dogmatik gericiliini ayn mercek altnda kar karya getirmiti. Sonra, birbirlerinden yalnzca yzyllarca deil, bilin dzeyi bakmndan k yllarnca uzaklkta olan iki dnya, aynen imdi olduu gibi birbirleriyle iliki kurmutu. Kuruluundan ok ksa bir sre sonra anld adyla 'D niversitesi', Klasik Yunanistan'daki eitim ideallerinin tek mirassyd. nsann sorumluluunu yklendii ii ve ruhunu birlie gtren ve giderek artan gerilimiyle geliecei gr, Okulun kesin inancn ve eitim felsefesinin dayanan oluturuyordu. Okulun dncesi ile yeni ve eski mesajlaryla kendine ektii renciler dnyann drt bir yanndan akn ettiler. Dreamer'n tantm malzemesinde yer verilen szleri, sanki sihirli bir fltn sesinden uzak diyarlara ulayordu. Dnyann her yerinden dleyenler bu szleri dinleyip yrye getiler. Bir devrim dledim. yle bir Okul dledim ki, 'D n var olan en somut ey olduunu 'hatrlasn'. Yeni nesil liderler dledim, Etik ve Ekonominin,Eylem ve Derin dncenin, Sevgi ve fnasal gcn, altmz kartlklarna Uyum getirecek liderler dledim.

436

T a n r l a r Okulu Yeni niversite'nin o ncler dneminden beri insanlar, olaylar ve koullar alacak bir biimde birbirine balandlar. Gerekli kaynaklarn, sanki bir doumdaki en karmak organlardan en u nronlara kadar her eyin en doru ekilde ve kusursuz bir zamanlamayla ayn yaam projesine mucizevi uyumu gibi bir araya geli biimleri beni srekli hayrete drd.

9 Okul'un Misyonu O sabah, yaklamakta olan gnn ar ykmllklerinin bilinciyle gn domadan uyandm. Beni bekleyen etin grevlerin arasnda Okul'un tm eitmenleri ile yapacam genel toplant ve hepsinden te, zellikle zorlu geeceini bildiim, banka mdrleri ile olan randevularm bulunuyordu. Dreamer'n szlerinden ilham almak iin gl bir istek duyuyordum. Gney Amerika'da, o effaf, dipsiz yeil derinliklerin zerinde hayal meyal beliren dalarn, grkemli zirvelerinin huzurunda bana Okul'u kurma yetkisini verdii son karlamamzdan bu yana Dreamer' tekrar grmemitim. Rasgele bir defter setim ve kendimi raklk yllarm boyunca toparladm notlarla dolu olan bu sayfalarn iine gmdm. Okurken, O'nun yannda bulunduum zamanlarda, tenimde oluan o aikar rpertiyi hissediyordum ki aniden, hayati olan bir eyi unutmu olduumun farkna vardm ancak, engellemek iin her eyi yapabilecek olmama ramen, kendimi ok bitkin ve tkenmi hissettim.. .Onun zl szlerinden beslenmeyeli ok uzun zaman olmutu, yle ki, varolan dnya grn ters yz eden, samalklar anlaml klan o zekasndan szlen n dorultusundan sapm, dnyay alaa edip bir atom boyutuna indirgeyebilecek vizyonunun engin gcne yaklamaz olmutum. Dnya zerinde, O'nun bu tek bana mcadelesini, lm yalan adn verdii lmn yenilmez olduu n yargsna kar srdrd bu muazzam meydan okuyuu, rzgarla dalgalanan sancaklarda izleyebileceim ya da borazanlarn alarak bu sava ilan ettii herhangi baka bir yer bulamazdm. Dreamer hayatm aydnlatmt, buna ramen belki de O'nunla karlam olmann olaanst talihinin ne anlama geldiini hibir zaman tam olarak kavrayamayacaktm.

437

S t e f a n o . D ' A n n a imdi, European School of Economics'in ( ESE ) retim kadrosu ile yapacam toplantya giderken, bu ilk karlama iin Dreamer'n bir ka szn iaretlemi, yanmda gtryordum. Beni bekleyen tm bu kadn ve erkekleri ahsen tanyordum. Hepsi, en iyi akademik zgemilere sahip, saygn ngiliz ve uluslararas niversitelerde bir ok deneyim sahibi olmu mkemmel profesrlerdi. Her birini bizzat kendim semitim, ancak gstermi olduum tm abalara ramen biliyordum ki, bu toplant, onlar Okul'un zerine ina edildii ana felsefe ve ilkelere yaklatrmann ne kadar zor olduunu bir kez daha kantlayacakt. Btn bu eitmenler, ounlukla devlet bursu alarak, bildiimiz geleneksel niversitelerde okumulard. Onlar, bu gen niversite'nin vizyon odakl eitim sistemini Kabul edebilmeleri iin kalplam fikirlerini deitirmeye ynlendireceim dncesi, ya hayatlarnn temeline oturmu dini inanlarndan tamamen dnmelerini, ya da biyolojik bir eikten atlayarak baka bir trn varlklar haline gelmelerini istemekle ayn anlama geliyordu. "ESE'nin kurulu d', misyonu; gen liderler ve yeni bir insanln hcrelerinden oluan nesiller yaratmaktr. Bu misyon, iyi programlar ve iyi eitmenlerden ok daha fazlasnn varln gerektirir. Binlerce eitim kurumu zaten tm bunlar salyor" diyerek bu zorlu toplantya baladm. Toplant odasnn geni pencerelerinin tesinde uzanan Buckingham Saray'nn kraliyet bahelerinin grnts bana, ngiliz mparatorluu gibi iktidar sahibi bir oluumun bile, onu var eden prensipler unutulduunda ve ynetenleri dlemeyi braktklarnda nasl zlp dalabileceini anmsatyordu. Dreamer'n angay'daki antik ay evinde dile getirdii kelimeler imdi aka ve kuvvetle dudaklarmdan dklyordu: "ESE bir 'Olu' Okuludur. lmn yenilmez olduu hkmn ykarak rencilerimizi lmszlk inancyla beslemeliyiz. Until now all economic systems have dealt with survival, with peoples' basic needs food, shelter, clothing and reproduction. The economics of the coming decades deals not anymore with survival, but with immortality.

438

T a n r l a r Okulu u ana kadar btn ekonomik sistemler, insanlarn temel ihtiyalar dorultusunda hayatta kalabilmek adna yiyecek, barnak, giyecek ve varln srdrebilme ile ilgilendiler. Gelecek onyllarn ekonomisi, hayatta kalmay deil, lmszl ama edinecektir. "lmszlk fikrinin bir Ekonomi Okulu, zellikle de Ekonomi letme ana dallar iin neden bu kadar nemli olduunu bana aklar msnz ltfen?" Soru, gen, parlak zekal ve Uluslararas Strateji Ynetimi (International Stategic Management) konusunda ders veren bir retim yesinden gelmiti. kna edici bir cevap alabileceine dair pheli yaklam, ses tonuna apak yansyordu. Kibar, ince bir alayclkla ekledi: "Belki de Okul kapsamnda yeni Felsefe Departman'nn aln duyurmay planlyorsunuz?" "Vizyon ve gereklik bir ve ayn eydir" diye cevapladm. Dreamer'n deyileri iinde en gzde sylemim buydu ve o sabah okuduum notlar arasnda da ayn netlikte belirivermiti. Bu bayan ikna etmem gerektiine dair en ufak bir endie duymuyordum. Biliyordum ki, Okul devasa bir kulakt ve her bir hcresi, en uzakta olan dahil...hatta Grosvenor Place'n tm bu duvarlar bizi dinliyordu. Kelimelerim, okulun kklerini, misyonumuzun tam kalbini hedeflemiti: "Ekonomi, Olu 'un bir yansmasdr. Sonsuzluun en ufak bir krnts bile, muazzam, cesur fikirlerin, tasavvur edilemez zmlerin bir araya getirilmesi iin yeterlidir. Bizi snrlayan, yaratclmza zincir vuran ve her trl kstlamann kkeninde yatan gerek sebep, lmn kanlmaz olduuna olan inancmzdr. htiyacmz olan tek ey lmszlk fikrini bir yaam prensibi olarak korumak ve bu ekilde kendimizi zamann esaretinden bamsz klmaktr. Onun kurban olmaya son verebiliriz; onun daimi tehditlerine ya da varlnn doal sonular olan kayg, kuku ve yenilme korkusu ile yaamaya katlanmak zorunda deiliz. lmszlk Sevgi demektir, Sevgi: Amore, A-mors, yani lmn yokluu demektir. lmszlk, sunduu sonsuz imkanlarla snrsz bir yaam demektir. rencilerimizi besleyeceimiz en temel fikir bu olmaldr; kurulularn bnyelerinde deveran etmesi gereken en kymetli kaynak budur. yi bir ekonomist, byk bir iadam, i hayatnn hkmdarlar, bu insanlar btnyle an iinde, gemiin ve gelecein hipnotik kavramlarndan bamsz yaarlar. Medeniyetimizin, insann kendi yaratt zaman hapsinden kap kurtulmu 'zamandan bamsz liderlere'; btnlk sahibi, azimle vizyonlann genileten ve bylece varolan gereklii deitirebilecek 439

S t e f a n o . D ' A n n a insanlara; bireylerin, kurulularn, btn bir ulusun finansal kaderini deitirip, ilerletme becerisine sahip 'salkl liderlere' ihtiyac vardr. Konumam boyunca Chris H., aknln ve gittike artan gr ayrln belirtircesine kafasn sallarken, dkml salarnn beyaz bukleleri de hafife dalgalanyordu. Chris H. en itibarl eitmenlerimizden biriydi. Bu sessiz, ve phesiz tek bana kalmayacak yorumu fark etmemi gibi yaparak szlerime devam ettim: Gereklik olarak adlandrdmz ey sadece, Olu durumumuzun aynas, dlerimizin bir yansmasdr. nsan akl atmacdr, mant kart kavramlar araclyla alr, gerekeleri her an atmaya hazr bir ekilde silahlanmtr. Bu sebeple biliyoruz ki, sadece hayatta kalma odakl bir ekonomi snrlara inanr ve lmn; gezegenin nde gelen endstrisi, uluslarn servetlerini ayakta tutan, destekleyen mihenk ta haline gelmesine izin verebilir. Silah imalatndan evre kirliliine, tbbi malzeme retiminden organize sulara kadar, insanlar ve uluslar felaket, ykm ve atma ekonomisine hizmet etmektedir. nsanln tm, lmn maa bordrosunda yer almaktadr. Gerek eitim her trl hipnotizmadan, bamllktan ve batl inantan bamsz olmaldr. Gerek eitim, kiinin i atmalarndan kurtulmas anlamna gelir. Bu gr, dnyay dmanlklardan, atmalardan, iddet ve savalardan kurtararak zgrletirecektir. Kendisine iaret ettiimde, Chris H., birdenbire patlayverdi: "Siz bu dnyada yaadnza emin misiniz? Her gn gazeteleri ve medya kanallarn dolduran rk zulmler ve soykrmlar, terr saldrlar, yzlerce farkl gerilla atma blgeleri, Irak ve Afganistan'daki savalar....peki o zaman, bunlar ne demek oluyor? ESE'de btn bunlara son verecek herhangi bir ey veya bir d olmayacak bizim reneceimiz, bu samalk global ekonomiyi de deitirmeyecek.. Dreamer'a ayn sorular sorduumu, ineleyici bir mizala pheciliimi sergilediimi hatrlyordum. Chris H. kukularmn vcut bulmu haliydi; sarfettiim dnceleri kendi yaammda gerekletirmeye, onlar bir beden haline dntrmeye ve Dreamer'n grlerini gvenilir biimde aktarmaya ne kadar kifayetsiz olduumu aka ele veren dnyann aynadaki grntsyd. Dreamer, "Sen hangi savatan sz ediyorsun?" diye sormutu. "uanda kendi yansttn atmalar dnda dnyada gerekleen herhangi bir sava yok! Dnyann iinde bulunduu koullar, tam olarak senin isel durumlarna karlk geliyor. O yzden diinya iin endielenmeyi brak, kendin iin endielen. Dnyaya ancak b ekilde yardm edebilirsin." 440

T a n r l a r Okulu "Ama u anda, tm dnya genelinde, gezegeni yerle bir edip zerindeki her trl yaam formunu ortadan kaldrabilecek gce sahip silahlan retmekte olan endstriler var" diyerek cevap vermitim. Tm insanlk adna, kendimizi bylesine korkun, ykc bir gten nasl koruyabileceimizi sormak iin can atyordum ki, Dreamer haince araya girerek bu vahim grm telaffuz etmeme engel olmutu; '"Senin dndaki' hibir g seni yok edemez', derken akllardan silinmeyecek kelimeler iinde konuuyordu. 'Kendi rzan olmadan, 'senin dnda' herhangi birey gerekleemez. Tetikte ve uyank ol! hmalkarlndan ve tm belirsizliklerden kurtul. Dzeltilmesi gereken insanlk deil, senin grn. Dnyann iinde bulunduu koullar, tam olarak senin isel durumlarna karlk geliyor. Btnlne kavuur, bir birlik haline gelebilirsen, ite o zaman dnya gvende olacaktr." Kulland her kelimenin, katlanlmaz bir sorumluluun arl ile srtma yklendiini hissediyordum. Onu dinledikten sonra, tm o yaknmalarma devam etmek, bilinmeyen gleri, kontrol edilemeyen kuvvetleri sulamak ve korkudan titrer bir halde, kaderine boyun emi bir aresizliin affna snmak gittike imkanszlayordu. Unutma ! Hi kimse ya da hi bir ey senin tarafndan emredilmeyen ve ynetilmeyen bir eyi gerekletiremez. atmalar, yoksulluk, baarszlk, hastalk, lm veya dier felaketler nesnel gereklikler deillerdir. Senin dnda varolmazlar. Sadece sen onlar dlediinde gerekleirler. Senin iinde sava yoksa dnda da olmaz. Bu bir kuraldr. Kafam evirip, onu ararcasna arkamda gz gezdirdim. Yznden eksik olmayan o hayranlk dolu baklar, bana, Okul'a ve 'D'e olan sndrlemez inancyla asistanm Lucia'nn orada olacan biliyordum. Dnya bugn yklsa, yarn sabah o, bitmek tkenmek bilmeyen iinin bana gemek iin, herkesten nce burada olur, ou zaman gzle gremeyeceiniz ekingen ilgisini cmerte sunar ve sanki ben onun en deerli varlymm gibi, o tatl sert mizacyla zerime kol kanat gererdi. Dreamer hakknda konutuum tek insan Lucia'yd. Srekli O'nun hakknda sorular sorar, O'nun her bir. kelimesini sevgi ve efkatle ele alrd. Msveddelerimi kontrol eden, onlar Kitabn ilk tasla haline getirmek iin geceler boyu alan da yine Lucia'yd. Yznde beliren o belli belirsiz, yreklendirici glmsemeyi yakalamtm ve hazine niteliindeki o bir ka saniye sren su ortakl, beni toplantnn bu souk atmosferinden korumaya yetmiti. "Kaderlerimizi deitirmek olanakldr." Cevabm dorudan Chris H.'ye yneltmeden, hissettiim tm salam inancm ses tonuma ykleyerek 441

S t e f a n o . D ' A n n a devam ettim. "Varolan insan psikolojisini, onun tm inan sistemi iine kk salm, hipnotize eden dnya hikayesini deitirmek mecburiyetindeyiz. D' deitirmemiz gerekiyor. Bunu sadece birey baarabilir. Bu sebeple bir Okul'a ihtiya var. Bir Olu Okulu...varolan retim programlarn ve metotlarn altst ederek, vizyonu ycelten eitim sisteminde evrensel apta bir devrim gerekletirmeye muktedir bir Okul. Bizim inandmz ve ileri srdmz bilimsel rota budur. Deimesi gereken ilk kiilerin, eitmenlerimiz olduunu syledim. "Eski insanlk, gen nesillere, kendilerini atmac dncelerden, nyarglardan ve geerlilii kalmam fikirlerden zgr klmay retemeyecei gibi, onlar engelleyen ve kstlayan oluumlar nasl bozguna uratacaklarn ve hi bir zaman boyun emeyecek en iyi olma tutkusunu, kendilerinde nasl gelitireceklerini de retemez." Bu uzun toplanty u kelimelerle bitirdim: "Bir ulusun zenginlii, ekonomisinin gc ve ulaabilecei maddi refah seviyesi, sahip olduu deerler sisteminin stnl ve ok daha nemlisi, salam duyarllktaki bireyler, vizyon sahipleri ve uygulamac dleyenler yetitirebilirle kapasitesi ile doru orantldr. Bir ulusun mr, btn bir medeniyetin gelecei bu nitelikteki kadn ve erkeklerin varlna dayanr. Gelecein kurulularn eylem filozoflar ynetecektir. Bu insanlar dnya zerindeki giriimlere baar ve dayankllk getirecekler." Dreamer tarafndan bana bahedilmi olan bu ilhamn ihtiamyla sesimin titrediini hissediyordum. "Bizim misyonumuz bu insanlar yetitirmektir." Onlara baktm, kafalarnn karm olmasndan ok, hayret iindeydiler. Merkezinde bireyin bulunduu dnyann, ieriden darya doru olan ileyiinin kefi, Copernicus'un bundan yarm binyl ncesindeki devrim niteliindeki bildirisinin yaratm olduu oka kyasla ok daha iyi karlanmt. Dreamer'n aklamalar, sadece ekonominin kurallarn deil, bu insanlarn o ana kadar inanm olduklar hereyi yerle bir etmiti. Onlar, lmlerine kadar srekli tekrarlanacak olan hazin, Sisyphean* yazglarndan, genleri korku ve sknt iinde eitme grevlerinden ve nihayetinde hayata kar kendi inkarlarndan saptrmaya muktedir olan bu fikirlerin tehditkar dirayetini hissetmilerdi. Hepsiyle teker teker vedalarken, bazlarnn yzlerinde, bu aydnlk servene kar gittike derinleen bir balln vaadini okuyor, dierlerinde ve belki de ounluunda- ise kararszlk ve aknlk gryordum. Ancak, aklamalarm karsnda blnm retim grevlilerimin yan sra baka endielerim de vard. 442

T a n r l a r Okulu O leden sonra, Grosvenor Place'de, Lucia'nn da desteini alarak, almakta olduumuz tm bankalarn mdrleri ile grtm. dnyasnn, dnya zerindeki tm byk bakentlerinde merkezleri bulunan, snrlar olmayan akademik bir alan yaratma fikri baarl olmutu. Dreamer'n dledii Okul, en iyi ve en itibarl ekonomi okullar ile rekabet ederek bir ka yl ierisinde onlardan stn konuma gelmek ve tm milletlerden rencileri, bnyesinde toplamak gibi salam temelli amalara sahipti. Bankalar, projeyi beenmi, geliimine ahit olmu ve mmkn olduu mddete kredi salayarak desteklemeye devam etmilerdi, fakat Okul'un uluslararas alanda genilemesinin gerektirdii artan miktardaki yatrmlar, sadece Avrupa'da deil okyanus ar lkelerde de desteklemeye hazr deildiler. imdiye kadar en byk ngiliz niversiteleri bile bu lekte bir giriimi gsleyememiti. Sonunda, kredimizin drlmesi iin yaplan basklar stn geldi ve ilerinde bize en derin ball bulunan M Bank nceden salam olduu krediyi devam ettirmeyeceini aklad.

10 nanmadan inanmak Kapdan karken, Lucia bir yandan yamurluumu zerime geirmeme yardmc oluyor, bir yandan da elime birka dokman tututuruyordu. Okulun ana giriinin bulunduu merdivenlerin banda, Grosvenor Place'in youn trafiine akn eden taksilerden birini yakalayabilmek umuduyla sokak boyunca gz gezdirdim. Avukatlarmla olan randevuma ge kalyordum. Grdm ilk msait taksiyi yakalamak iin aceleyle merdivenlerden aa inerken, ehir otobslerinden biri tam nmde saa yanaarak taksiye ulamama engel oldu. Birka yolcunun inip dierlerinin binmesini bekledim, ancak otobs insan ileden kartacak derecede uzunca bir sre orada oyalanmaya devam ediyordu. Olanca sabrszlmla Knightsbridge istikametine doru yrmeye balamtm ki otobsn yan tarafn boylu boyunca kaplam olan ilan bir anda gzme iliti, daha nce fark edebilmi olmam iin hem ok byk hem de ok yakn mesafedeydi. Kocaman harflerle Tanr'nn olmad beyannda bulunuyordu. 'Byk bir olaslkla Tanr yok'. lan, titiz bir tefti kurulunun denetiminden gemi olsa, uzmanlar 'Peki hereye ramen ya Tanr varsa?' diye sormu olabilirlerdi. 443

S t e f a n o . D ' A n n a 'Olaslk' kelimesini karsanz, o zaman da kellie kar %100 zm neren bir sa losyonunun reklamna benzer bir ekilde rahatlkla abartl bulunabilir, daha kts, henz belirsiz sayda insanlar iin bu cmle basite bir lanetlenme ve cehenneme karttnz davetiye anlamna gelebilirdi. imden, eer durum byleyse, eytann kendisi bile daha iyisini baaramazd diye geirdim. Bu ani nktedanlk, kendimle olan itenliim, anlk bir hafiflemeyi, sknt ve kayglarla megul zihnimi rahatlatan ufak bir titreimi salvermiti. O 'ey', bir an iinde gerekleti. Dipsiz bir tnel, zaman ve mekan yutarcasna karanlnn iine ekerek, beni ileriye doru Tanrlar Okulu'nun kutsal duvarlar arasna frlatt. Lupelius ve rencisi Amanzio arasnda geen o'aanst syleiye ahit olacam zamana ulamtm: Amanzio: yleyse, insan Tanr mdr ? Lupelius: Hayr! O 'ndan ok daha fazlas! Kendisine hizmet eden bir Tanr 's var. Amanzio: Bu ne demek? Lupelius: Bu demektir ki, arzu ettiin hereyi O 'ndan talep edebilirsin...snrszca sana itaat edecek, her isteini yerine getirecektir. Tanr iyi bir hizmetkardr ancak iyi bir efendi deildir. O, hizmet etmeyi sever...O, sevmeyi sever... Lupelius, bu ksa ve z ifadeleriyle, Tanr'nn varlna ynelik zmsz sorgulamann stesinden gelmi, adalarnn fkesini zerine eken sapkn bir aydnl biimlendirerek, grlerinin, takip eden binlerce yl ve ok daha sonrasnda yaayacak alim ve mnzevi nesillere yanstlmasna olanak salamt. Tanr'nn tesinde bir varln mevcudiyetini aka dile getirebilme cesaretini gsteriyordu: Tanr'nn efendisi: Sensin! Bu sersemletici gr, daraacndaki bir adamn ayaklarnn altndaki zemin srldnde bolukta asl kalm, rpnan ve tekmeleyen bedeni gibi dncenin kendi lmnn iine ekildii bir girdapt. Kendimi, glkle bu akl almaz, olaanst hatralardan , ho kokulu manastrlardan ve Okul'un derin tesirli ilham pnarndan koparabildim ve geriye, ayaklarmn yere smsk tutunduu durumuma geri dndm. Dnmem gereken bir dolu baka nemli konu vard: New York'ta kurduum ESE Vakf'nn kaynaklarnn arttrlmas, Okul'un uluslararas geliimi iin ihtiyacmz olan yeni sermaye olanaklarnn aratrlmas, kullandmz teknolojik alt: yapnn iyiletirilmesi, yeni eitim 444

T a n r l a r Okulu grevlilerinin ie alnma ve yetitirilme srelerinin denetlenmesi, bankalarn uygulad basklara gs gerilmesi ve son olarak ta ayn derecede nemli olan kendi kiisel zorluklarmn zmlenmesi. Aslnda o leden sonra, evliliimin cenaze treni kutlamasn gerekletirmek zere avukatlarm beni bekliyorlard. Bir sredir neeonore ile aramz bozulmu, gittike daha uzayan dnemler boyunca birbirimizde" uzak yaamaya balamtk. Annesinin evinde kald gnlerden birindt yaptmz telefon konumasnda, artk mmkn olabilecek tek sonu olan kesin ayrlk kararma vardk. Ne var ki, hepsinden daha kts, her koul altnda taraflarn karlkl rzasyla gereklemesi beklenen bir ayrln, tamamen basit ve kolay yrtlecek bir boanmann, gittike daha saldrgan ve doyumsuz bir tavr sergileyen Heleonoe'un nceden hi farkna varmadm trden bir agzllk sergilemesiyle ok daha karmak bir hal almas oldu. yle ki, stlenmi olduu e roln oynamaktan vazgemesiyle beraber, ilikimiz zerine srlm renklerden oluan bu ince rt syrlp kalkm ve ncesinde hi phelenmeden beraber yaadm bir hilkat garibesi gn yzne kmt. Dreamer, Heleonore'a hala ak olduuma inandm zamanlarda "Ona ak olduunu iddia ederek kendine yalan syledin; ve onu Kuveyt'ten ayrlp tekrar kendi cehennemlerine geri dnmeni salayacak mazeretin olarak kullandn." demiti. Bu dnce beni yaralyordu, en azndan kendi hislerime ynelik Dreamer' n yanldn dnyordum. O zamanlar Heleonore ve ben yorulmak nedir bilmeden Okul projesi stnde beraber alyorduk ve evliliimizin salamlna dair hereyimle bahse girebilirdim. "Sizin beraberliiniz bakaldr ve yalan iinde, en bandan l olarak dodu. Bu artlar altnda sana hibir ey bahedilemez, hatta sahip olduunu dndn ne varsa kaybedeceksin. " Otobs hareket ettiinde nihayet yolu tekrar grebildim. Herhangi birine iaret etmeme gerek kalmadan taksilerden bir tanesi aniden nmde durmu, oktan kapsn aralamt. ine atlayp, srcye avukatmn adresini uzattm. Taksinin ierisinde tekrar keder bulutlarmn iine gmldm. Ancak bu sefer, zel hayatmn cehennemi andran blgelerinin, aclar, dertler ve zorluklardan oluan kafilem eliindeki geit treni, zamansal bir tutarllk sergilemeksizin, ncesi ya da sonras olmadan, bir damla zamana ilitirmi gibiydi. Aklma gelen bu dnceler, ayr durumlar ya da olaylar olarak deil, kmelemi bir btn halinde, telafisi olmayan sabit ve tek bir yenilgi halinde belirmiti. Baskn bir acizlik hissi kt zerime..

445

S t e f a n o . D ' A n n a Varlmn adeta bastrlm bir formu ve iine hapsedildii fiziksel bir tuzak olan bu taksi ile kendi yaamm arasndaki tek fark, benimkinin iinde kap kurtulabileceim bir kapnn bulunmamasyd. Kayg, yenilme korkusu ve kar konulamaz vazgeme ihtiyac...hepsini ok iyi tanyordum; tm bunlar, etraflarnda sadece felaketin mayalanm olduu eski arkadalarm gibiydiler. Geirdiim yllarn ayrlmaz yoldalar olmulard ve sadece Dreamer'n huzurunda onlar tehis edebiliyor, dntrebiliyor ve zerlerinde hakimiyet elde edebiliyordum. Yolumuzun zerindeki trafik lambalarndan bir tanesinde takldmz krmz k, sonsuzluk kadar uzunca bir sre sanki hi yeile dnmeyecekmi gibi yanmaya devam ederken pencereden darya gz gezdirdim. Bir otobsn yan tarafnda, tam gz hizasna denk gelen baka bir ateist kampanyann slogan bulunuyordu: "Kt haber Tanr'nn lm olmas, iyi haber ise ona ihtiyacnzn olmamasdr." Konu ile ilgili dncelerimi tekrar ele aldm o anda, Dreamer'n bir zamanlar sylemi olduu birey aklma geldi: "Kendilerini ateist olarak adlandran bu insanlarn Tanry ortadan kaldrma giriimleri, aslnda kendilerinin bile bilmedii, ilerindeki lm korkusunu koparp atma giriimidir. yle bir korku ki, onlara dierlerinden ok daha fazla hakim olup, ac ektiriyor. " Bylelikle Dreamer, ateistleri gl, insanln geri kalannn yapt gibi Tanr'nn yanltc dayanaklarna yaslanmay reddeden insanlar olarak gren allm nyargy tersine evirmiti, zayfl ise bu retinin ortak bir paydas ve aklamas olduunu ileri sryordu. "isel birlie eriememi sradan insanlar iin inanmak ve inanmamak ayn yalandr.. Ateist, ilk nce ilahi gc kendi dna tam, daha sonra da onun varln reddetmitir. Bu sebeple, ateizmin lmcl gnah Tanr 'ya olan inanszl, O 'nun varln reddetmesi deil, kendine olan inanszl olmutur. Bu szler Dreamer'n daha nce sylemi olduu baka bir eyi anmsatt bana, byle bir enginlii bu kadar uzun bir sre boyunca unutmu olduuma inanamyordum. Onlar nerede ya da hangi karlamamzda iitmi olduumu tam olarak gzmde canlandramasam da, iime ok derinden ilemilerdi ve imdi hafzamn yzeyinde tekrar beliriyorlard. "nanmak zor deil...herkes bireylere inanr...Ancak, kendini inanmaya zorlamak ok az sayda kiinin yapabilecei bir itir" szleriyle Dreamer, dnceyi mantk tesi doruklara hcum ettirebilecek nitelikteki kavramlar dile getiriyordu. 'nanmadan inanmak'...icat ettii bu elikili sylem, kocaman bir katedralin gl gvdesini, bir kelebein kanatlar ardna gizliyordu. 446

T a n r l a r Okulu O zaman bu mesajn yceliini zmseyebilecek durumda deildim, ama imdi onun amansz altnda, inancn, vg dolu hitabet sanat ile ne kadar bal olduunu ve her eit fanatizmin kkenine nasl tehlikeli bir biimde ilitiini grebiliyordum. "Kayna senin dnda olan her eit ilke ve inan seni yalanclar ordusuna kaydederek yalanclk retisinin bir takipisi yapacaktr." Dreamer' in vizyonunda, inanmak; inanlarn icra eden kitlelerin hayatlarn kimlik ve aidiyet peinde geirmeye alrken adeta zaman sinekliine yapm insan ynlarna ye olmaya tevik edicidir. Ateistlerin de iddia ettikleri gibi, Tanr'ya olan inanszlk bile, onlar, ar tutuculardan, hogrsz, dogmatik insanlardan, her tr mezhebe ve ideolojiye bal kiilerden oluan byk denizin dibine -mare magnum- eit olarak eken bir inan eklidir. Dreamer, kendilerini 'gerein araynda' ya da ruhani kiiler olarak tanmlayan insanlarla hibir zaman ne tanmak ne de en ufak bir iletiim iinde olmak istedi. Bir keresinde bana "gerei darda aramay brakp, esas yalan kendi ilerinde bulabilseler daha iyi durumda olabilir, daha fazla fayda salayabilirlerdi."demiti. Herhangi bir kartlk yaratmadan, inancn yatay ve miskin tekdzeliine dikey yaklaan bir boyutta 'inanmadan inanmak', yani Dreamer'n, bireyi serbest klan, hurafe ve kolay inanmlklarn esaretinden kurtaran zgrlk vizyonu bulunuyordu. There is no fault, no sin, no karma or punishment. There is no life beyond and no universal judgment, no heaven and no hell. There is only this instant, sacred, infinite, and omnipotent. Use it well! For this is your only chance. Herhangi bir su, giinah, kader ya da ceza yok. Yaadnn tesinde bir hayat, evrensel yarg, cennet ya da cehennem yok. Sadece bu an var, kutsal, sonsuz ve hereye kadir olan. Onu iyi kullan! nk o senin tek ansn. 'nanmadan inanmak', kiinin kendi niyetini belirleyip, sarslmadan sonuna kadar onun peinden gitmesidir. Bu, yalann ortadan kaldrlmasn talep eden, Olu'un yksek seviyeye ulam bir durumudur ve sadece btnlk sahibi, Art of Acting -rol yapma sanatn-bilen ve uygulayan bireylerin eriebilecei bir Olu halidir. imdi kendime soruyorum, hi byle bir zgrlk durumuna dokunabilmi miydim? 447

S t e f a n o . D ' A n n a Hi kendimi tamamen zdeletirme ihtiyac duymadan, bir kle gibi boyun eip teslim olmadan, bir retiye, fikre ya da ilkeye inanabilme, ya da bir rol icra edebilme yetisine sahip olabilmi miydim? Gerekte, ateistlerin sloganlar kendilerine olan inanlarndan ok kusursuz bir biimde dnyann anlatt hipnotik masaln iindeki inanc ilan ediyordu. Ateist olan bendim, sradanlktan ve her trl bamllktan kurtularak Dreamer'n yannda olmak isteyen, ama onun yerine snrlara inanmaya devam eden, yllardr unutmu olduu 'de' sadk kalacana sz veren o adam bendim. Bu durum, yutmak zorunda olduum ac bir yumru gibiydi. Farkl durum ve karlamalarda, bu konu zerine byk bir ilgiyle toparladm bol miktarda notlarm derleyip bir kitapk haline getirmeyi dnmtm. Ancak sonunda, okuyucunun kabullenme kapasitesini aacak aklamalarda bulunmak yerine onlar kendime saklamaya karar verdim. Ayrca, bu Kitabn ieriine ynelik olarak belirtmek isterim ki, bazen belli blmleri, gerekleri ve koullar; Dreamer'n biraz fazla ileri gittiini, byk olaslkla politik, akademik ve dini kurumlarn ya da ar tutuculuun her kesiminden ykselecek antagonizmi uyandrabileceini dndm trden aklamalarn, anlatmak konusunda tereddt ettim. Bu yzden, aslnda her koul iin devrimsel nitelikte olmalarna ramen, gnmz insanlnn anlayna szabilecek olanlar semeye altm. "Bir gn, kimsenin daha nce kalemine dememi liimsiiz sayfalar yazacaksn. Szlerimin en kabul edilmez olanlcr, cokun bir nehir gibi nne kan her engeli sprp ortadan kaldrarak kaleminden fkryor olacak. Ta ki bu szler, arayta olanlara ve nceden bilenlere ulaana dek..."

11 Yapmann srr Bu derin dnceler arasnda, benimle konuana kadar taksi ofrne bir kez olsun gz atmamtm. 'Sen talyansn deil mi?' diyerek, Cockney aksan ve yznde az nce kendisiyle girmi olduu iddiay kazanm olmann verdii tatminkar glmsemeyle balad szlerini vereceim cevab beklemeden srdrd: 'Babam talyan'd. Bana Fiorello adn veren odur.'

448

T a n r l a r Okulu Taksi ehrin trafii iinde yavaa ilerlerken, Fiorello oktan aile hikayesini anlatmaya balamt bile: okuma yazmas olmayan bykbabas nce Avusralya'ya daha sonra da ngiltere'ye g etmi, kurduu ayakkab fabrikas sayesinde ok zengin olmutu. Babas ise, beraber squash oynad arkadann, sahip olduu hereyi borsaya yatrmasna izin vermesinden birka hafta sonra be parasz kalmt. Fiorello, bu olanlardan dolay babasna iten ie besledii kinden, ok gen yata geimini salayabilmek iin ark sylemeyi brakmak zorunda kalnn yaratt ve hibir zaman silinmeyecek o hayal krklndan bahsederek benimle srrn paylayordu. Babasndan kalan tek miras olan taksi ruhsatn, bir zamanlar vazgemeye zorland d, imdi kendi olunun gerekletirebileceine dair olan umudunu, hem okulda hem de evde olaanst zeki tavrlar sergileyen ve gelecekte muhakkak ok byk iler baaracak olan birbirinin tpatp ayns ikiz torunlarn anlatyordu. Bu ocuklar, hi kukusuz, fabrikatr atalarnn bir zamanlar kurmu olduu imparatorluu yeniden hayata geireceklerdi. Fiorello hikayesine devam ederken, sesi gittike endielerimin arka plannda alalmaya balam ve kendimi ocuk halimle berber Saverio'nun pudra kokulu dkkannda, yaldz ereveli tozlu aynann yannda buluvermitim.. Kk bir ocukken, Saverio'yu iinin banda, annemin kesin talimatlar dorultusunda tra edilen ensemin sonsuz tekrarnn grnmleri arasnda izlerdim. Arkamdaki o hafif eik aynann iinde sadece kendi grnmlerimden oluan defalarca yinelenen ben, taksi ofrnn hikayesindeki nesillerin tekrar gibi, sanki zaman iindeki bir yaradan ileriye frlatlyordum. Bu ardk, babadan oula aktarlan duyarsz yaamlar ve paralara blnm lmszln aresiz sefaleti midemi bulandryordu. Bu koullar altnda var olmak istemiyordum. O anda, aralksz tekrar eden, her zaman ayn olan grnmlerin ve olaylarn, korku ve endie altnda ezilen, programlar ve hesaplamalar arasnda hrpalanan sradan insanlarn yaamlarnn olumsuz duygulara nasl yem olduunu rktc bir inandrclkta fark ediyordum. nsanlar birbiri ardna, babadan oula aktarlarak, yalanmaya, hastalanmaya ve lmeye amanszca mahkum olmulard. Hayatmn labirentini, kendi eserim olan o sinsi hapishaneyi, manta aykr olarak, hem gardiyan hem de tutuklusu olduum ve doas gerei iinden k olmayan bu zindanlar tanyordum. zmleyip sonsuza dek geride braktm sandm zorluklar ve problemler hala olduklar yerde duruyor, grnrde hibir zme ulamadan ve giderek daha ac verici bir halde yineleniyorlard. 449

S t e f a n o . D ' A n n a Ne zaman beni zorlayacak durumlarn ac veren duyumuna kaplsam ya da, beni ezmeye hazr ve benden daha byk mcadelelere ve problemlere gs germek zorunda kalsam, kendimde, kap kurtulmak iin duyduum o utan verici gl istein srekli tekrarlanna ahit oluyordum. Dreamer'n sylemi olduu bir ey, bu derin korku halime aniden parlayan bir k gibi arpt: Only those who are forced t