TÜRKÇE – DİLBİLGİSİ

KELİME BİLGİSİ
KELİME (SÖZCÜK) KELİMEDE ANLAM A. ANLAM BAKIMINDAN KELİMELER 1. GERÇEK ANLAM (TEMEL ANLAM) 2. YAN ANLAM 3. MECAZ ANLAM 4. DEYİM ANLAM Deyimlerin özellikleri: 5. TERİM ANLAM 6. ARGO ANLAM 7. SOYUT ANLAM 8. SOMUT ANLAM 9. GENEL ve ÖZEL ANLAM KELİME (SÖZCÜK) Cümlenin anlamlı en küçük birimlerine ya da tek başına anlamı olmadığı hâlde cümle içinde anlam kazanan anlatım birimlerine kelime denir. Kelime, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasıdır. Kelimelerin belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesiyle anlaşma sağlanır. KELİMEDE ANLAM Kelimeler de dil gibi canlı varlıklardır. Sahip oldukları anlamların dışında zamanla yeni anlamlar kazanabildikleri gibi bir anlamda birkaç kelime de kullanılabilir. Bu özellikler hem kelimenin kendisine ait olabilir, hem de diğer kelimelerle olan anlam ilişkisini gösterebilir. Burada kelimelerin anlam özelliklerinin yanı sıra kelimeler arasındaki anlam ilişkileri de karşımıza çıkmaktadır. Kelimeler tek başlarına anlamlı olabildikleri gibi cümlede veya söz içinde kullanılışlarına göre yeni anlamlar da kazanabilirler, aralarında anlamdaşlık sesteşlik gibi ilişkiler de barındırabilirler. Anlam bakımından kelimeler ve kelimeler arasındaki anlam ilişkileri şunlardır: A. ANLAM BAKIMINDAN KELİMELER Kelimelerin taşıdıkları anlamları maddeler hâlinde sıralayalım. 1. GERÇEK ANLAM (TEMEL ANLAM) Kelimelerin taşıdıkları ilk ve genel anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Kelimenin gerçek anlamı, herkesçe bilinen yaygın anlamıdır. Buna "temel anlam" da denir. Meselâ, “ağız” dendiğinde akla ilk gelen, organ adıdır. “göz” kelimesi de öyle. Soğuktan su boruları patlamış. Ayağında eski bir spor ayakkabı var. Biraz sonra toprak bir yola girdik. Kanadı kırık bir martı gördüm. Soğuk sudan boğazı şişmişti. Yataktan kalkarken başımı duvara çarptım. Dün gece erken yattım.

1

Sıcak çorbayı içince rahatladım. Dolaptan temiz elbiselerini çıkardı. Ahmet’in burnu iyi koku alır. Ağzında yaralar oluşmuştu. Elini hırsla masaya vurdu. İri hantal gövdesini zorlukla sürüklüyor gibiydi. Gölün kıyılarını yapraksız, bodur ağaçlar kuşatmıştı. 2. YAN ANLAM Temel anlamıyla bağlantılı olarak zamanla ortaya çıkan değişik anlamlara yan anlam denir. Sözcüğün gerçek anlamının dışında, ancak gerçek anlamıyla az çok yakınlık taşıyan yeni anlamlar kazanması yan anlamı oluşturur. Bir sözcüğün yan anlam kazanmasında genellikle yakıştırma ve benzerlik ilgisi etkili olmaktadır. Meselâ “göz” dendiğinde akla ilk gelen, kelimenin temel anlamı olan organ adıdır. Ama “iğnenin gözü”, “çantanın gözü”, masanın gözü” tamlamalarındaki anlamlar benzetme yoluyla kazandırılmış yeni anlamlardır. Bunlara da yan anlam denir. Meselâ, “düşmek” kelimesi “Meyveler tek tek yere düştü” cümlesinde temel anlamda; “Çocuğun pantolonu düşüyordu”, “Bu yılın ilk karı düştü” ve “Kavakların gölgesi yola düştü” cümlelerinde yan anlamdadır. Beşiktaş sırtlarına ağaç dikiyorlar. (arka taraf) Gülün tomurcukları sabahleyin patlamış. Uçağın kanadı havada parçalanmış. Başı kırık bir çiviyi sökmeye uğraşıyor. Bu dalda başarılı olabileceğimi sanıyorum. Köprünün ayağına bomba koymuşlar. Şişeyi boğazına kadar doldurdu. Kapının kolunu kırınca babamdan azar işittim. Benim yetiştirdiğim öğrenciler daha başarılı. Yokuşun başına kadar koştuk. Somutlaşma ve soyutlaşma: Dilimizde kelimeler sadece bir anlamda kullanılamaz. Yani bir kelime birden fazla yerde ve çok farklı anlamlarda kullanılabilir. Onun için somutlaşma ve soyutlaşma, dilimizdeki kelimeler için her zaman mümkündür. Somut anlamıyla “geçilen yer” demek olan “yol” kelimesi “yöntem, metot” anlamına gelerek soyutlaşmıştır. Yakıştırmaca: Kendi adı olmayan ya da adı olduğu hâlde bilinmeyen varlıklar çeşitli özellikleri nedeniyle uygun olan kelimelerle adlandırılır. Buna yakıştırmaca denir. Uçağın kanadı, masanın gözü, ayakkabının burnu vb 3. MECAZ ANLAM Bir sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir. Başka bir deyişle bir kelimenin, gerçek anlamı dışında, başka bir kelimenin yerine kullanılması sonucu ortaya çıkan anlamdır. Bu kullanımda anlatımı renklendirmek ve kuvvetlendirmek esastır. Mecaz anlamda iki kelime bir yönüyle benzerlik ilgisi kurularak birbirine benzetilmiştir.

Bu konuyu bir daha açmayacağım. İşsizlik sorunu hükümeti terletecek. Derdim çoktur, hangisine yanayım. Doktora boş gözlerle bakıyordu. Bu şarkıya bayılıyorum.

2

Tatlı sözlerle babasının gönlünü aldı. Yakında savaş patlayacak. Hepimiz onun hafif biri olduğunu biliyorduk. İnce işlere aklım pek ermiyor. Kitapları taşırken kolum koptu. İlk damlalardan sonra yağmur birden coştu. Bu söze gençlerden biri ince bir karşılık verdi. Onun pişkinliğine bir anlam veremedik. Cesaretinin kırılmasına sen sebep oldun. Mecaz anlamlar, benzetme ve ilgi yollarıyla yapılır. Benzetme yoluyla yapılanlardan biri istiaredir. İstiare açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılır. Edebiyat dersinde söz sanatları arasında incelenir. Eğretileme ve deyim aktarması da denir. “Kurban olam, kurban olam Beşikte yatan kuzuya” (açık istiare)

“Tekerlekler yollara bir şeyle anlatıyor.” (kapalı istiare) İlgi yoluyla yapılanlara ad aktarması denir. Ad aktarmasında benzetme amacı olmaz. İç-dış, parçabütün, neden-sonuç, sanatçı-yapıt, yer-insan, yer-olay gibi ilgiler vardır. Aşağıdaki cümleler ad aktarmasına örnektir. (ad aktarması ayrıca mecaz-ı mürsel adıyla söz sanatlarında da işlenir.) Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilâl Saçını kestir demedim mi? Bereket yağıyor; çiftçinin yüzü gülecek. Ayağını çıkarmadan girebilirsin. Bu olaylara Ankara sessiz kalıyor. Orhan Veli’yi okur musun? 4. DEYİM ANLAM Deyim, en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar. Bu sözlerle gönlümü almış mı oldun? Kendi düşüncelerinde ayak diriyordu. Korktuğu başına gelmiş, arabası bozulmuştu. Her gördüğüne dudak büküyordu. Senin yaptığın pire için yorgan yakmak. İki genç adam boğaz boğaza geldi. Olur olmaz konularla baş ağrıtmayı seversin. Bu şekilde anlatırsanız aklı yatar. Sonunda korktuğumuza uğradık, çocuk kayboldu. Matematiği aklım almıyor. Çocuk ağzı açık beni dinliyordu. Öğrenciler, beni can kulağı ile dinliyordu. Hiçbir işte dikiş tutturamamıştı. Bizimkinin iyice çenesi düştü. Göze girmek için her şeyi yapıyor. İşin ağırlığın gözümüzü korkutmuştu. Bu soruya kafa yormanı istemiştim. Çocuk eli uzun biri, cüzdanımı almış. Burası çok ayak altı, şurada duralım. Deyimlerin özellikleri: a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez, herhangi biri atılamaz, yerlerine başka kelimeler konulamaz.

3

Meselâ "yüzün ak olsun" yerine "yüzün beyaz olsun" denilemez, "ocağına incir ağacı dikmek" yerine "ocağına çam ağacı dikmek" denilemez, "ayıkla pirincin taşını" yerine "ayıkla bulgurun taşını" denilemez, "dilinin altındaki baklayı çıkar" yerine "dilinin altındaki şekeri çıkar" denilemez, "tüyleri diken diken ol-" yerine "kılları diken diken ol-" denemez. Ama istisnalar yok değildir: “baş başa vermek” ve “kafa kafaya vermek” gibi. Araya başka kelimeler girebilir: “Başını derde sokmak” Başını son günlerde hep derde soktu. b) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Az sözle çok şey anlatırlar: “Çam sakızı çoban armağanı”, “dili çözül-”, “dilinde tüy bit-”, “dilini yut-” c) Deyimler en az iki sözcükten oluşurlar. Bu özellik deyimi mecazdan ayırır. 1. Ya kelime öbeği ve mastar şeklinde olurlar: ağzı açık, kulağı delik, eli uzun, kaşla göz arasında, bulanık suda balık avla-, dikiş tutturama-, can kulağı ile dinle-, köprüleri at-, pire için yorgan yak-, pişmiş aşa su kat-, kafayı ye-, aklı alma-, akıntıya kürek çek-, ağzı kulaklarına var-, bel bağla-, çenesi düş-, göze gir-, dara düş-, 2. Ya da cümle şeklinde olurlar ki bunların bir kısmı gerçek olaylara yada öykücüklere dayanır. Yorgan gitti, kavga bitti. Dostlar alışverişte görsün, Çoğu gitti azı kaldı, Allah bana ben de sana, Atı alan Üsküdar'ı geçti, Tut kelin perçeminden, Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı, Kızım sana söylüyorum, gelinim sen alın. Ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var?, Ne şiş yansın ne kebap, Fol yok yumurta yok .. d) Deyimler özel anlamlı sözlerdir. Deyimler genel yargı bildirmezler. Deyimler bir kavramı belirtmek için bulunmuş sözlerdir. Öğütte bulunmazlar. Atasözleri ise genel anlamlı sözlerdir. Ders vermek, öğütte bulunmak için ortaya konulmuşlardır. Deyimle atasözünü ayıran en önemli nitelik budur. Meselâ: "İşleyen demir ışıldar" atasözüdür. Çalışmanın önemini anlatmaktadır. Bu yargı dünyanın her yerindeki insan için geçerlidir. e) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır. Çantada keklik, ağzı açık, kulağı delik, abayı yakmak, devede kulak, hapı yutmak, fol yok yumurta yok, hem nalına hem mıhına, ne şiş yansın ne kebap, ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var? Bazı deyimler ise anlamlarından çıkmamışlardır: Çoğu gitti azı kaldı, ismi var cismi yok, adet yerini bulsun, Allah bana ben de sana, yükte hafif pahada ağır, özrü kabahatinden büyük, dosta düşmana karşı, iyi gün dostu, canı sağ olsun .. f) Deyimler cümlenin öğesi olabilir, cümlede başka görevler de alabilir:

4

Terimlerin. (sıfat tamlaması. yan anlamı. Ayağı olmayan göllerde tuz oranı yüksek olur. Argonun varlık sebebi kolay ve çekici anlatımı yakalama isteğidir. TERİM ANLAM Bir bilim. genellikle gerçek anlamıyla kullanılan sözlerdir. sıfat) g) Kafiyeli deyimler de vardır: Ele verir talkımı. Şekil ev anlamda ölçüsüzlük ve mübalâğa esastır. Terimler. ARGO ANLAM Sadece belli bir topluluk ya da meslek tarafından kullanılan özel sözcüklerden oluşan dile argo denir. ama halk ağzında kullanılıp da sonradan terim özelliği kazanmış kelimeler vardır. “yüklem. toy zokayı yutmak: aldatılıp zarara sokulmak yutmak: iyice eksiksiz olarak öğrenmek arakçı: hırsız bal kabağı: aptal. daire. (Özne. “Canına yandığımın dünyası” gibi. boşalma. Boğaz’ı geçip Karadeniz’e ulaştık.Üzüntüsünden ağzını bıçak açmıyordu. isim tamlaması) O. 6. özne.. mecaz anlamı. Terimler halkın söz varlığında yer almaz. sanat ya da meslek dalıyla ilgili bir kavramı karşılayan kelimelere terim denir. Terimlerin anlamları dar ve sınırlıdır.. rahatlama argoda sınırsızdır. beyinsiz torpil. dil içinde bir dil gibidir. muson. dil bilgisi terimleri. dik kafalı biridir. anlayışsız. “üçgen. Örnek: "Ekvator" kelimesi tek bir anlama gelir ve tek bir nesneyi karşılar. abdestini vermek: azarlamak aklına tükürmek: birinin düşüncesini beğenmemek röntgenci: kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek piliç gibi: güzel ve sevimli kız mektep çocuğu: acemi. (Yüklem) Damarıma basmadan konuşamaz mısın? (Zarf tümleci) Aslan payı ona düştü. Dışa dönüklük. asılmak. Bağımsız ve sorumsuz yaşayışın dilidir de denebilir. zarf”. Külhanbeylerinin anlaşma vasıtası da denebilir. kendi yutar salkımı 5. Örnek: kök. 5 . kelimeleri de geometri terimleridir. Her şeye küfür kelimeleri kullanmadan küfredilir. sersem anlamlarıyla kullanılır. fakat bu kelime psikolojide belli bir zeka seviyesine sahip anlamında kullanıldığında terimdir. Ağacın kökleri çok derinde. mısra. Üçgenin iç açıları toplamı 180’dir. çap”. moruk. çakmak (sınıfta kalmak). deyim anlamı yoktur. Argo. Örnek: "Budala" kelimesi halkın söz varlığında aptal. Küfürle karıştırılmamalıdır. kök.

Ağaç.” “Adam yıldızlara basa basa yürüyordu. koşmak.7. birden çok türü kapsayan kelimelerdir. ev. düşünce. SOYUT ANLAM Beş duyu organından biriyle algılanamayan. korku. sevgi.. su. taş. mavi. GENEL ve ÖZEL ANLAM Genel anlamlı kelimeler birden fazla kelimeyi bünyesinde bulunduran. “Yazınızda kuru bir anlatım görüyorum. maddesi olmayan. maddesi olan kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere somut kelimeler denir. SOMUT ANLAM Beş duyu organında biriyle algılanabilen. VarlıkÒcanlıÒinsanÒAhmet MetinÒparagrafÒcümleÒkelimeÒheceÒharf KELİME GRUPLARI Kelime Gruplarının Görevleri ve Özellikleri 1. Hayal. Soyut anlamlı kelimeler mecazlı kullanılarak somuta aktarılabilir. Özel anlamlı kelimeler ise daha dar bir anlamı. bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de soyut anlam denir. masa. Anlam özelleştikçe kesinlik de artar. kesin ve net olarak anlatır.. yürümek. güzellik. soğuk. yol... 8. rüya. Belirtisiz İsim Tamlaması Takısız isim tamlaması Zincirleme isim tamlaması Karma tamlama 6 . bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de somut anlam denir. İSİM TAMLAMALARI Tanımı Özellikleri a.” 9. menfaat. varlıkları inançla ve his ile bilinen kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere soyut kelimeler denir. Belirtili İsim Tamlaması b.

tek kelime gibi (isim. “Çocuk çiçeği arkadaşına uzattı. durumu. / elindeki kır çiçeklerini / çok sevdiği arkadaşına / uzattı. Türkçenin söz diziminin bazı kurallarına bağlıdır. İsim isim isim fiil Dallarda uzanan hışırtılar. kör olmak. hareketi ancak birden fazla kelimeyle karşılayacaksak kelime gruplarını kullanırız. kavramları en verimli şekilde dile getirmede kullanılan kolaylıklardır. ikileme 7 . kavramlar. varlıkların nitelik ve niceliklerini de bildirerek ifade edebiliriz. Meselâ. durumlar. / ormanın kızıl İsim zarf isim derinliklerinde / kayboluyordu. bir varlığı. ]Cümle ve diğer kelime grupları içinde. ] Kelime gruplarının en küçüğü iki kelimeden oluşur. yani bir varlığı. kavramı. Ama bir kelime bunlardan birini karşılamaya yetmiyorsa. fotoğraf makinesi” kavramlarını da tek kelime ile karşılamak mümkün değildir. belirterek. Ama “ipek böceği” kelime grubunun karşıladığı varlığı tek kelime ile karşılayamayız. “ipek” ve “böcek” kelimeleri tek başlarına birer varlığı karşılarlar. niteleyerek karşılar. Kelimelerin. kavram. Meselâ. Kelime ile kelime grubu arasındaki fark. niteliği. Türkçe söz diziminin en belirgin özelliği. Bu diziliş. nitelikler. hareketi karşılamak üzere. nitelik. Yani kelime grubunun birden fazla kelimeden oluşması. kavramı. / ağaçtan ağaca sürüklenerek. ya da varlık ve hareketleri karşılayarak kelime gruplarını meydana getirirler.KELİME GRUPLARI Yan yana dizilen kelimeler. durum ve hareketleri. Küçük çocuk. fiil elindeki / kır çiçeklerini isim çok sevdiği / arkadaşına sıfat Dallarda uzanan / hışırtılar. ya yargı bildirerek cümleyi. nitelik. hareketler birer kelimeyle de karşılanır. sıfat.” şeklinde. sıfat ağaçtan ağaca / sürüklenerek. kelime grubunun belli kurallar dahilinde bir araya gelen kelimelerden oluşuyor olmasıdır. “Küçük çocuk. kavram. Bunun gibi “telefon etmek.” cümlesini. pekiştirerek. zarf ve fiil) görev yapar. niteliği. ana unsurun genellikle sonda bulunmasıdır. Kelime Gruplarının Görevleri ve Özellikleri ]Tek kelime ile karşılanmayan varlık. durumu. anlamlarını genişleterek. Varlıklar. belirli kurallar içinde yan yana gelerek oluşturdukları kelime topluluklarına kelime grubu denir. elindeki kır çiçeklerini çok sevdiği arkadaşına uzattı. ]Varlık. durum ve hareketleri karşılar. Kelime grupları.

İSİM TAMLAMALARI 8 . Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak. Gelebilmek Adam gibi ana unsur: gelmek ana unsur: adam ]Kelime gruplarında unsurların sırası. Küçük odadaki mumun soluk ışığı bütün kâinat Türkçedeki kelime grupları şunlardır: 1. Yemyeşil ovalar Kuş sesleri ana unsur: ovalar ana unsur: sesler Fiile dayalı gruplarda hareketin oluş sırası gösterilir. Hâlâ dilimdedir tuzu engin denizlerin. konuşma ve şiir dilinde değişebilir. kendi varlığında hüküm süren bir aheng-i bütün kâinat-a nakleder.ormanın / kızıl derinliklerinde isim ]Ana unsur grubun sonundadır. Küçük oda soluk ışık mumun soluk ışığı Küçük odadaki mumun soluk ışığı ]Kelime gruplarının vurgusu grubun yapısına göre değişir. sonra koklama Birleşik fiille edat grubunda ana unsur başta bulunur. birbirini tamamlayan başka kelime grupları da bulunur. Gönlümü. Gülü koparıp koklayınca önce koparma. Çalışkan insan. Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur. ]Kelime gruplarının diğer kelimelerle ve kelime gruplarıyla ilişkisi. Mehtabı sürükledik sularda. Bu çekim ekleri sadece grubun son kelimesine değil. grubun sonundaki çekim ekleriyle sağlanır. Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl. araya gruba dahil olmayan kelimeler girebilir. o gruba aittir. Kandilli yüzerken uykularda. ]İkiden fazla kelimeden oluşan gruplarda içe içe geçmiş. Maraşlı’nın yaktı kara haberi.

ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. Ama vurgu tamlayandadır. Öncesindeki kelimeler çıkarıldığında altı çizili olanların anlamları eksilmiş oldu. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar. “deniz kenarı” diyerek “kenar”ın “deniz”e ait olduğunu belirtmiş oluruz. Gurur duyardım. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı. 9 . tamlananın anlamını bütünler. buna karşılık beni mıncıklamalarına. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı. Pencereden uzanır. Pamukçuklar) Yukarıdaki parçada en az iki kelimeden oluşan ve koyu harflerle yazılmış olan kelime gruplarının ilk kelimelerinin yazılmadığını düşünelim: Annem doktordu. (Murathan Mungan. Koca bahçe. kolaylıklardan fazlaca yararlanır. Kavakları silkeleyen rüzgâr arkadaşım olurdu. Kelime anlamı olarak değil de cümleye kattığı anlam bakımından eksilme oldu. Orada krallık yaşar. çoğu günler beni de yanında götürürdü. 1[1] Ad takımı da denir. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. oyalanır. resim dururdu. asıl unsur sonda bulunur” kuralına göre açıklanabilir. Annem doktordu. Tamlayan. neyin kenarı olduğu anlaşılmamaktadır. “Türkçede yardımcı unsur başta. çoğu günler beni de yanında götürürdü. Tanımı Aralarında anlamca ilgili bulunan ya da sonradan ilgi kurulan. Masada. kullandığımız kelimelerin (asıl unsur olan kelimelerin) tam olarak anlaşılması ve tanınması için onlardan önce bazı kelimeler getirerek anlamlarını tamamlarız. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. oyalanır. resim dururdu. dilimizde. tamlanan sonda (şiirde yer değiştirebilir). Çünkü tamlayan sonradan eklenerek tamlananın anlamını bütünlemektedir. Bu durumda “deniz” vurgulu söylenir. buna karşılık beni mıncıklamalarına. birinin diğerini iyelik yönünden bütünlediği iki isimden oluşan kelime gruplarına isim tamlaması1[1] denir. güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. içte. Annemi makamında daha çok severdim sanki. Ne doktoru? Ne ağaçları? Ne ocağı? Neyin ya da nerenin krallığı? Neyin ya da nelerin kolaylıkları? Ne arkadaşı? Ne ya da kimin masası? Neyin içinde? Neyin ya da kimin resmi? Kimin? İşte. Özellikleri İsim tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan. önümde mülkümmüş gibi uzanır bense onu tasasız gözlerle izlerdim. haşarılıklarımın. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Pencereden uzanır. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Tamlayan başta gelir. Penceresinden ağaçlar görünen bir ocakta çalışır Orada krallık yaşar kolaylıklardan fazlaca yararlanır rüzgâr arkadaşım olurdu. Annemi makamında daha çok severdim sanki. Gurur duyardım. önümde mülkümmüş gibi uzanır bense onu tasasız gözlerle izlerdim. ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. Masada. Koca bahçe. Asıl unsur tamlanandır. Bu. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Annemin masasında. “kenar” dendiğinde ne kenarı. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. ikincisine de tamlanan denir.Annem belediye doktoruydu. içte. Penceresinden ağaçlar görünen bir ocakta çalışır.

zarf olarak kullanılırlar. Bu çiçekleri pencerenin önüne götür. ]İsim tamlamaları cümlede isim gibi kullanılır.. isimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini. isimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar. Tamlayan eki. 3[3] . yüklem: İsim. Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir. daha doğrusu iyelik ekleri: -(s/y)İ Tamlayan. beyaz çiçekleri Bu pembe ve beyaz çiçekler erik ağaçlarına ait. hayvan sevgi-s-i Zil. ]İsim tamlamasına özgü iki tane ek vardır: Tamlayan eki ya da ilgi hâl eki: -(n)İn Tamlanan eki.. Yalancı-n-ın mumu. ismin aldığı görevleri yüklenebilirler: Cümle ve kelime grupları içinde isim. kumaş için kullanılır Tahta fırça-s-ı bu fırça. masa-n. isme getirilen ekleri alabilir. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir. kitab-ı. İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir. masa-s-ı örneğinde olduğu gibi -s. masa-nız masa-ları su-y3[3]-um. ne-y-i/ne-s-i.kaynaştırma harfi olarak da gösterilebilir. -si şeklinde eke de dahil “su” ve “ne” kelimelerine iyelik eki getirildiğinde araya “s” değil “y” kaynaştırma harfi girer. kitab-ımız. Erik ağaçlarının pembe. kitab-ım. Beni üzen unutulmak değil dostlarımın vefasızlığıdır.. Bu bahçede raksın bütün hızı..: 2[2] Grubun lideri. sıfat. su-y-un. yalancıya ait Köprü üst-ü bu üst (kısım). Gözlüğ-ün camı.. ait oldukları kişileri belirten eklerdir. İyelik ekleri. ek alsa da almasa da ilgi hâlindedir. Tamlayan zamir ise ilgi hâl ekini alır.. d. İsim. ne-y-in. su-y-u. hem masaya ait. kitab-ın. tahta temizlemek içindir Sabrın acı meyvesi bu acı meyve sabra ait. isimse alır veya almaz. su-y-unuz. masa-mız. işin baş-ı. ne-y-iniz. köprüye ait Masa örtü-s-ü bu örtü. arkadaşları adına bir konuşma yaptı. lütfen. Tamlanan ise daima iyelik eki alır. masa-s2[2]-ı. sabrın eseri.lı tüml. kitab-ınız. Kitab-ın yaprağı yırtılmış. ne-leri İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir: Kapının kol-u.. kitap-ları masa-m. özne: İsim. su-ları ne-y-im. su-y-umuz.. 10 edilebilir. şal ve gül. insanlara ait Yalancı-n-ın mum-u bu mum. Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı. ne-y-imiz. hem de masa üzerine sermek için kullanılır Kumaş boya-s-ı bu boya.İnsanlar-ın vefasızlığ-ı vefasızlık.

Belirtili İsim Tamlaması Tamlayanı ilgi eki. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Not: Günümüzde bu tür tamlamalar. Tamlayan tamlananın kime ya da neye ait olduğunu kesin olarak bildirir. Vapurun düdüğü Vapur düdüğü İyelik ekleri takısız isim tamlaması ve bazı istisnalar hariç bütün isim tamlamalarında tamlananda bulunur. 11 . Ortalık bir anda “isteriz” nidalarıyla inledi. Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına. neyin kapısı. penceresi Göğün. Evin / kapısı. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmektedir. Ortalık bir anda “isteriz”lerle inledi. Aşkın / şeref diyarı Hısım akrabanın / sözleri Gurbet duygusunun / hem kaynağı hem de sembolü Göğün ve denizin / gözleri ve ruhu alabildiğine çeken mavilikleri ]Birden fazla tamlayan ve tamlanan bulunabilir. Ama “sınıf kapısı” tamlamasında nerenin. “Ben başaramam”ı bir tarafa bırak. ]Belirtili isim tamlamasında vurgu her iki unsurda da eşittir. tamlayanın ilgi eki alıp almamasına göre isim tamlamaları ikiye ayrılır: a. ]Tamlayan. ama belirtisiz isim tamlamasında tamlayan vurguludur. fırtınaları. Tamlayanda veya tamlananda belirsizlik yoktur. tamlanansız kullanılmaktadır ki bu. ovanın / rengi Savaşın. nesne: Sıfat Sıfat Zarf Bu müzik sesi baş ağrılarımı bir anda dindirdi. Fatih’in geçtiği kapı El yayması eserler Bütün aile pazar günleri bir araya gelirdi. Baka kalırım giden geminin ardından. Yani belirli bir şey yine belirli bir şeye aittir. Herkes birbirine “şimdi ne yapacağız”ı soruyordu. Sen bu avizenin altında. Yani aynı tamlanan başka isimlerle de tamlanabilir. Ama bir kısmında tamlayan eki (ilgi eki) bulunmaz. bürünmüş kanına. İşte.İsim. kızıl ve korkunç facianın / nasıl olduğu Yirmi senenin / yazları. kışları. yanlış bir tutumdur. Ama bu aitlik geçicidir. “Sınıfın kapısı” dediğimizde nerenin kapısı. tamlanan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir. güneşleri ]Tamlayan cümle hâlinde de olabilir: “Ben başaramam” sözünü bir tarafa bırak. tamlananı da iyelik eki almış isim tamlamasıdır.

Parçaların / hızla kayarak etrafa yayıldığı(nı) Tyn. tamlayanla tamlanan şiir ve konuşma dillerinde yer değiştirebilir: Cevabı yok geçmişime yönelttiğim sorularımın. ]Tamlanan sıfat-fiil veya sıfat-fiil grubu da olabilir. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: İlgi eki almış olan bütün kelimeler ve kelime grupları tamlayan. Bazılarına göre -aradaki sözler sıfat-fiil olduğu için. Tnn. ]Tamlayan ya da tamlanan söylenmemiş olabilir. iyelik eki almış bütün kelimeler ve kelime grupları da tamlanandır.Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Serinliğini hissettin mi rüzgârın? Su mudur sadece derdi milletin? Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur.4[4] Çocuğun minik elleri Şehrin günlerdir akmayan suları İhtiyarın bir kış gecesi ölümü Üsküdar’ın dost ışıkları Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Tnn. Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin Dante gibi ortasındayız ömrün. Asabî bir ağırlığın / göğsümden yükseldiği (an) Tyn. Kendimi kaptırarak tekerleğin sesine Uzanmışım. Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı ]Belirtili isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına kelime(ler) girebilir. Bunların bir kısmı karma tamlama olarak bilinir: oğlumun yıllar önce alınan kazağı. İstanbul'u dinliyorum.karma tamlamadır. Bingöl çobanlarının / koyun otlatırken çaldıkları Tyn. 12 4[4] . Arkadaşımın bitmek bilmeyen aile sorunları beni üzüyor. Aradaki açıklayıcı kelimeler tamlananın sıfatıdır. Kimse duymaz çilesini tütmeyen ocakların. Bıraktım ardını yıllarca koştuğum hevesin. Tnn. Çılgın fırtınaların / döve döve yosunlattığı (kayalar) Tyn. Tabi bu isim tamlamaları ya isim olarak kullanılacaklardır ya da bir simin sıfatı olarak. Aslında bunlar sadece belirtili isim tamlamasıdır. Tnn. Serinliğini hissettin mi rüzgârın? ]Belirtili isim tamlamasında. Tahsilin ticarette yeri yok. kalmışım yaylının şiltesine.

Yani bir genelleme söz konusudur. Ama tamlanan ile tamlayan arasındaki ilişki daimidir. neyin kapısı.Genellikle tamlayanı zamir olan tamlamaların tamlayanı düşer. çevik ve ahlâklı olanı. “Sınıfın kapısı” dediğimizde nerenin kapısı. Belirtisiz İsim Tamlaması Tamlayanın ek almadığı.. Yürüyüşünde de bir asalet vardı.. oğul” gibi kelimeler ve iyelik ekleri düşebilir: Emine’nin oğlu Duran→Emine’nin Duran. 13 . Bu yüzden iki isimden de zincirleme tamlama oluşabilir: Konuşması herkesi rahatsız edersi.. Kapı herhangi bir kapıdır. karı. Masanın ikinci çekmecesinin kulpunun koptuğunu biliyorum. bilinen tek şey bu kapının genel anlamda sınıfla ilgili olduğudur. Bu ev bir zamanlar bizim(evimiz)di. yani tamlananın kime ya da neye ait olduğu tam olarak bilinmediği için belirtisiz denmiştir. bu kapının hangi sınıfa ait olduğunu bilemiyoruz. Asımoğulları’nın Ali(si) Bizim evimiz→bizim ev ]“-den” eki tamlayan ekinin yerini tutabilir: öğrencilerin bazıları→öğrencilerden bazıları onların biri→onlardan biri ]Tamlayan ekinin ikiden fazla tekrarı anlatım bozukluğuna yol açar. Herhangi bir kapı var elimizde. Tamlayan ek (ilgi eki) almadığı için. Tamlanan tekrardan kaçınmak için söylenmeyebilir. sınıf da herhangi bir sınıf. Pencerenin kenarının tamirinin yapılması gerekli. Benim kalemimin ucu: Karşılıklı konuşmalarda tamlayan da tamlanan da düşebilir: ─Şu gelen kimin kızı? ─Hüseyin’in (kızı) ─Bu bey Ali’nin nesi? ─(Ali’nin) Amcası. Ama “sınıf kapısı” tamlamasında nerenin. Kalemimin ucu bitti. ]Senli benli konuşmalarda “koca. sporcunun zekî. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmektedir. hangi kapı olduğu kesin olarak bilinmemektedir. tamlananın da belirtili isim tamlamasında olduğu gibi iyelik eki aldığı isim tamlamasıdır. b. ]Bazen tamlayan bir şeyin değil de bir niteliğin kime ait olduğunu bildiriyor olabilir: öğrencinin çalışkanı..

dil balığı. Tamlananın zamanını bildirir: yaz yağmuru.. yer elması.. ağaç mantarı. Tamlananın neye benzediğini belirtir: dil peyniri. Sokak çocuğu.. kaza kurbanı.. daire başkanı.. Ortalık bir anda “isteriz” nidalarıyla inledi. yetiştiği.. şekil bakımından belirtisiz oldukları hâlde... kömür sobası. su yılanı. “Ben başaramam” sözünü bir tarafa bırak.. Kiralıktır levhası Birleşme aşkın mezarıdır iftirası 14 . okul müdürü. Türk Dili. sabah kahvaltısı. Topkapı Garajı. ]Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan ile tamlanan arasına kelime girmez. Tamlananın neden yapıldığını belirtir: kök boyası. Bağdat hurması. hayal iklimleri. parmak üzümü. Ankara Kalesi... dağ keçisi. ev kadını. ahududu şerbeti. kime ya da neye özgü olduğunu bildirir: misafir odası... ]Belirtisiz isim tamlaması şeklinde özel yer adları vardır: Konya Ovası. Konya eski milletvekili. ]Belirtisiz isim tamlamasında tamlayanın çeşitli görevleri vardır: Tamlananın türünü. coğrafya kitabı. Aşağıdaki gibi kurulan tamlamalar yanlıştır. Tamlananın yapıldığı aracı bildirir: telefon görüşmesi. kadın çorabı.. Tuz Gölü” Birinci unsuru cümle olan tamlamalar da anlam bakımından belirtili sayılırlar. ait olduğu yeri belirtir: Bursa şeftalisi.. otobüs bileti. Tamlananın çıktığı...... deprem yıkıntısı. Millî Eğitim eski Bakanı.. fizik öğretmeni. masa örtüsü. anlam bakımından belirtili isim tamlaması özelliği taşır. Amasya elması. Tamlananın nedenini belirtir: sel felâketi...Çoban çeşmesi. temizlik işçisi. çöp kebabı. Boğaziçi Köprüsü.. peynir tatlısı. Çanakkale Köprüsü. biber dolması. “İstanbul şehri. çiçek saksısı. gül kurusu. Taksim Meydanı.. Tamlananın mesleğini ve görevini belirtir: kayıt memuru. ]Tamlayan ile tamlanan yer değiştirmez. pirinç pilâvı.. Birinci unsuru özel isim olan tamlamalar. ev terliği. İzmir üzümü.

Çiçek Otel(] Oteli). ]Kimi belirtisiz isim tamlamaları bitişik yazılır: hanımeli. yavruağzı. kestane kebap(] kebabı). Aksi hâlde isim tamlamalarının. tamlanansız kullanılmaktadır ki bu. Öyleyse takısız isim tamlamalarında da nitelik ön plânda olduğu için bunlar da sıfat tamlaması sayılmalı. kendi iyelik ekini değil. ana tamlamanın iyelik ekini taşır. karılar koğuşu. Yani belirtili ve belirtisiz isim tamlamaları yeterli iki çeşittir. belirtisiz ve zincirleme isim tamlamaları arasında bu ilgi oldukça kuvvetlidir. ]Bazılarında da tamlayan çoğul eki alabilir: öğretmenler odası.: Şiş kebap(] kebabı). erkekler hamamı. Kapı kolu Telefon görüşmesi Yaz yağmuru Çöp kebabı Misafir odası kapının kolu olur telefonun görüşmesi olmaz yazın yağmuru olabilir çöpün kebabı olmaz misafirin odası olmaz ]Belirtisiz bir isim tamlaması. aslanağzı. Çünkü sorular teoriyle değil pratikle ilgilidir. “Ben başaramam”ı bir tarafa bırak. Ortalık bir anda “isteriz”lerle inledi.. Çamaşır makinesi Şiir dünyası benim çamaşır makinem onun şiir dünyası ]Bazı belirtisiz isim tamlamaları. 6[6] Bu konu tartışmalı bir konudur. sıfat tamlamalarında nitelik ve nicelik.ilgisi yoktur. Herkes birbirine “şimdi ne yapacağız”ı soruyordu. kelimelerin türüne ve ek durumuna göre olmak üzere üç başlık altında yeniden çeşitlere ayrılması gerekir. Hâlbuki belirtili. zincirleme ve karma tamlamalar da kelime sayılarına ve kelime türlerine bakılarak belirlenmiş çeşitlerdir. kadınlar hamamı. Ama bunun ÖSYM için şimdilik önemi yok. yüzbaşı. yani eksiz oluşuna. kelime sayısına. Ama isim tamlaması için tamlananın belirlenmiş olup olmaması yeterli bir tasnif ölçütüdür. Gönül Sokak(] Sokağı). Çünkü isim tamlamalarında aitlik ve tür önemlidir. Takısız isim tamlamasının belirtili veya belirtisiz isim tamlamasıyla da -uzaktan da olsa. tamlayanın ilgi eki alıp almamasına göre belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayırmıştık.. İsim tamlamalarını.Not: Günümüzde bu tür tamlamalar. Tek fark iki isimden oluşmasıdır. Bu durum Türkçeye aykırıdır. Bunların dışında üç isim tamlaması çeşidinden daha bahsedilebilir: Takısız isim tamlaması Zincirleme isim tamlaması Karma tamlama5[5] Takısız isim tamlaması6[6] 5[5] Bunlardan takısız isim tamlaması. yanlış bir tutumdur.. ilgi ve iyelik eklerini almamasına.... iyelik eki olmadan kullanılır. 15 . belirtili isim tamlamasında tamlanan olarak görev yaptığında. Zaten yapı ve anlam bakımından sıfat tamlamasından pek farkı yoktur. Bu tamlama çeşidinin sıfat tamlaması olduğu da söylenmektedir. ]Bazı belirtisiz isim tamlamaları belirtili yapılabilirken bazıları yapılamaz.

tamlanan ya da her ikisi birden sıfat tamlamasıdır: Issız sokakların hüznü Buraların eski hâli Gerçekten de “ipek gömlek” ile “ipek saçlar” tamlamaları arsında anlam bakımından oldukça büyük bir fark vardır. Zincirleme denmesinin sebebi de. Not: Tamlayan tamlananın neye benzediğini belirtiyorsa sıfat tamlamasıdır. kurt adam.. Badem göz. ölü deniz. bazen tamlananın. Bu durumda ikisi de sıfat tamlaması olarak kabul edilirdi. Yani ikiden fazla isimden oluşmasıdır. tamlayan. taş duvar. önceden oluşturulmuş olan bir isim tamlamasına yeni bir unsur (tamlayan ya da tamlanan) daha ekleniyor olması veya iki isim tamlamasının birleştirilmesidir: [çocuk + (sırt + çanta)] = çocuğun sırt çantası [(su + ses) + nağme] = su sesinin nağmesi [(şehir + hava) + kirlilik] = şehrin havasının kirliliği [(hava + tahmin) + rapor] = hava tahmin raporu [dünya + (kadınlar + gün)] = Dünya kadınlar günü [(çelik + tencere) + marka] = çelik tencere markası [(çocuk + edebiyat) + dizi] = çocuk edebiyatı dizisi [(Ali + kardeşi) + (günlük + harçlık)] = Ali’nin kardeşinin günlük harçlığı8[8] Karma tamlama9[9] Özelliği şudur: Bir isim tamlamasının tamlayanının.Tamlananın da tamlayanın da ek almadığı isim tamlamalarıdır. tahta köprü. cam kavanoz. altın bilezik. Bu durum bu kelime grubunun belirtili veya belirtisiz bir isim tamlaması olma özelliğini değiştirmez. tamlananın neden yapıldığını (aslını. bazen de her ikisinin birden herhangi bir isim tamlaması olmasıdır. aslan çocuk.. Bu tür isim tamlamalarının tek özelliği. diğeri neye benzediğini bildiriyor. ham maddesini) belirtmektir: Çelik kasa. “ipek saçlar” da “ipek gibi saçlar” olarak söylenebilirdi.. Başka bir deyişle. 8[8] Aslında bu 8 tamlamanın her biri ya belirtili ya da belirtisiz isim tamlamasıdır. 10[10] Bu tamlamalarda sıfat kullanılması bunların belirtili ya da belirtisiz olma özelliğini değiştirmez 16 7[7] . 9[9] Zincirleme isim tamlaması gibi. altın başaklar.. kâğıt mendil. bakır tepsi. Biri neden yapıldığını bildirirken. hatta ondan daha tutarsızdır. sırma saç. tamlananının veya her ikisinin birden bir sıfat tarafından nitelenmesi ya da belirtilmesi10[10]. bazen tamlayanın. Takısız isim tamlamasında tamlayanın görevi. naylon torba. Ama “ipek gömlek” tamlaması “ipekten gömlek” olarak. ! ipek gömlek: takısız isim tamlaması7[7] ipek saçlar: sıfat tamlaması altın yüzük: takısız isim tamlaması altın kalp: sıfat tamlaması ölü deniz: sıfat tamlaması ölü hayvan: sıfat tamlaması Zincirleme isim tamlaması Başlı başına bir isim tamlaması çeşidi değildir.

İKİLEMELER 6. Fakat bazı durumlarda anlamdaş kelimeler birbirinin yerini tutamaz: “kara bahtlı” kelime grubunda “kara” kelimesinin yerine “siyah” kelimesini kullanamazsınız.. ANLAM DARALMASI 11. KELİMELER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ 1. cevap-yanıt. EŞ SESLİ KELİMELER 5. medeniyet-uygarlık. 17 . yöntem-metot. fiil-eylem.Yorgun köylülerin nasırlı elleri B. ANLAM KÖTÜLENMESİ 13. imkân-olanak. GÜZEL ADLANDIRMA B. ANLAM GENİŞLEMESİ 10. ANLAM İYİLEŞMESİ 12. sınav-imtihan. EŞ ANLAMLI KELİMELER Yazılış ve okunuş bakımından farklı fakat anlamca aynı olan kelimelerdir. ZIT ANLAMLI KELİMELER 4. DOLAYLAMA 9. Bunlar çoğunlukla Türkçe kelimelerdir. KELİMELER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ 1. kimi zaman-ara sıra-zaman zaman-arada bir-bazen 2. kıymet-değer. mesele-sorun. EŞ ANLAMLI KELİMELER 2. Bu tür kelimeler birbirlerinin yerini tutabilir. Çünkü iki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş veya yakın anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir. zelzele-deprem. ATASÖZLERİ 8. Türkçe kelimeler arasında da eş anlamlılık olabilir: deprem-yer sarsıntısı-zelzele. YAKIN ANLAMLI KELİMELER 3. anlamdaş gibi göründüğü hâlde birbirinin yerini tamamen tutamayan. misafir-konuk. sene-yıl.. YAKIN ANLAMLI KELİMELER Yazılışı ve okunuşu farklı olan. kelime-sözcük. YANSIMALAR 7. Anlamdaş kelimelerin birisi genelde yabancı kökenlidir. yani aralarında anlam ayrıntısı bulunan kelimelerdir. acele-ivedi. vasıtaaraç. yoksul-fakir.

ancak ikisi de gerçek (temel) anlamda oldukları zaman zıt anlamlı olurlar. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı satılmaz. Ben her sorunla başa çıkarım. “sevinmek” karşıtı sevinmemek değil “üzülmek”tir.) 3. dördüncü cümlede "gücenip görüşmez olmak" anlamı vardır. ek almış ve almamış kelimeler arasında da eş seslilik söz konusudur. 2. ikinci cümlede bir "esneklik. Şiirde cinas olarak kullanılır ve cinaslı kafiye yapılır. İki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş. uzun-kısa. Hafif olmayan anlamındaki “ağır” kelimesinin ağır olmayan anlamındaki “hafif”le zıt anlamlı olabilmesi için ikisinin de gerçek (temel) anlamda kullanılması gerekir. yazma işi Ek almış kelimelerle. candan) Yaptığı işi önemsemiyordu. 18 . Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler. gelmek-gitmek. eş-dost. üçüncü cümlede "üzülmek" anlamı. Kelimeler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişir. çiçek. “doğru” kelimesinin zıt anlamlısı bir cümlede “eğri” olurken. Kardeşim sana küsmüş. yakın anlamlı veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir. EŞ SESLİ KELİMELER Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan kelimelerdir. beyaz Yazma: 1. Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur. var-yok.göndermek-yollamak. kırsal alan. Kardeşim sana gücenmiş. 2. 3. söylemek-demek-konuşmak. siyah ile beyaz. 4. bakmak-seyretmek. yazmaktan olumsuz emir. (baş etmek) Bu kadar yürekten çağırma beni. Kardeşim sana darılmış. (yürekten. Bu ekler görevce farklı ekler de olabilir: Siyah anlamındaki “kara” ile “kar-a” (-a: yönelme hâl eki) gibi “Oyuncakları olmuş çocukların kurşunlar” “Zalimler her saat taze fidanları kurşunlar” Neden kondun a bülbül kapımdaki asmaya Ben yarimden vazgeçmem götürseler asmaya “hala” ve “hâlâ”. kırmaktan emir. Kardeşim sana kırılmış. hısım-akraba. Birinci cümlede bir "kesinlik ve aşırılık" anlamı. çevirmek-döndürmek. baş örtüsü. hatta hoşgörü" anlamı. Siyah-beyaz. 2. Eylemlerde de durum aynıdır. 3. aşağı-yukarı. “kar” ve “kâr”. (candan) Davranışları hiçbir zaman içtenlikli değildi. bezmek-bıkmak-usanmak. Okunuşları ve anlamları farklıdır. diğerinde “yanlış” olabilir. ZIT ANLAMLI KELİMELER Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelerdir. Gül: 1. Meselâ. dilemek-istemek. ileri-geri. gülmekten emir Kır: 1. “adet” ve “âdet” kelimeleri eş sesli değildir. (özen göstermiyordu.

d) Aynı Kelimenin Tekrarı: duya duya. miyav. hışır hışır.5. eşanlamlılarıyla dahi değiştirilemez. abur cubur . ÄYansımalardan isim ve fiil türetilebilir. ev bark. meleşmek. ZBöyle gelmiş. ZGeniş gününde dar gezen.. çok söyleme yüzsüz olur. e) Yansımaların Tekrarı: çat pat. fıkır fıkır. İKİLEMELER Anlamı pekiştirip güçlendirmek ve çekici kılmak için aynı kelimenin. eş dost b) Aynı Anlamlı: kılık kıyafet.. er geç . ]Öğüt verme amacı taşır.. ileri geri. hav.. Yapı Yönüyle İkilemeler: a) Yakın Anlamlı: doğru dürüst. mee. insan dışındaki canlılara ve eşyaya ait seslerin taklit edilmesi sonucu ortaya çıkan kelime veya kelime gruplarıdır. hırr... İkilemelerin arasına hiçbir noktalama işareti konulamaz. ZDost kazan dost. tak. ses seda. çoluk çocuk. ZAç koyma hırsız olur. çok değme arsız olur. delik deşik. yavaş yavaş . düşman anadan da doğar.. c) Karşıt Anlamlı: Aşağı yukarı. “miyavlamak. ZHerkes kaşık yapar ama sapını yapamaz. çatırdamak. çat. ]Kısa ve özlü sözlerdir. kıs kıs. ]Kalıplaşmış sözlerdir. f) Sadece Biri Anlamlı: eğri buğrü.. yiğit ölür şan kalır... ZDamlaya damlaya göl olur. yakın anlamlı kelimelerin veya zıt anlamlı kelimelerin tekrarıyla oluşan kelime grubudur. söyleyeni belli olmayan düz konuşma içinde kullanılan sözlerdir. az çok. böyle gider ZÇocuğa iş buyuran. köşe bucak. eski püskü g) Yarı Anlamlı: eciş bücüş. şırıltı” 7. tık. ATASÖZLERİ ]Atalarımızdan günümüze kadar ulaşan. ıvır zıvır. 6. fısıl fısıl .. ZAt ölür meydan kalır. ]Genel bir yargı bildirir. belirli bir yargı içeren. mışıl mışıl. ağır ağır. ufak tefek. ZEden bulur. 19 . şıkır şıkır.. şıkırtı. ardınca kendi gider. pat.. bazen âdet ve gelenekleri ifade ederler ]Çoğu mecazlıdır. YANSIMALAR Tabiata. Az sözle çok anlam ifade ederler ]Tecrübelere ve gözlemlere dayanırlar. insana. doya doya .. me. dar gününde geniş gezer.. ZGöz görmeyince gönül katlanır. ]Anonimdir ve edebî tür özelliği gösterir.

“ki” Bağlacının. “-ki” İlgi Zamirinin ve “-ki” Yapım Ekinin Yazımı a. Büyük ve Küçük Harflerin Kullanımı 2. “derya kuzuları”: balık. ]Yabanî hayvan adı olan “börü”nün atılıp yerine “kurt” kelimesinin kullanılması gibi. “-ki” İlgi Zamiri 20 . ZVakitsiz açılan gül çabuk solar. ZÜzerine laf düşmedikçe konuşma. “de” Bağlacı b. “yavru vatan”: Kıbrıs. 11. “ile” Edatının (Hem edat. 12. ANLAM DARALMASI ] “oğul” kelimesinin önceleri kız ve erkek çocukları için kullanılırken şimdi artık sadece erkek çocukları için kullanılması gibi. hem bağlaç)Yazımı 5. GÜZEL ADLANDIRMA ] “verem” kelimesinin dildeki korkunçluğunu azaltmak için “ince hastalık” ile karşılanması gibi. ZMart kapıdan baktırır. Muhammet. “Türkiye’nin kalbi”: Anakara 9. “ki” Bağlacı b. Kısaltmaların Yazımı 3. ANLAM GENİŞLEMESİ (yan anlam) 10. “-de” Hâl Eki 7. İML KURALLARI 1. Ek-Fiilin Yazımı 4. “büyük kurtarıcı”: Atatürk. “mi” Soru Ekinin Yazımı 6. “de” Bağlacının ve “-dE” Hâl Ekinin Yazımı a. 8.ZHer şey incelikten insan kabalıktan kırılır. ANLAM İYİLEŞMESİ ] “kötü” anlamındaki yavuz kelimesinin artık “yiğit” anlamında kullanılması gibi. 13. “insanlığın iftihar kaynağı”: Hz. DOLAYLAMA Bir kelimeyle anlatılabilecek bir durumu birden fazla kelimeyle anlatmaya denir. kazma kürek yaktırır. ANLAM KÖTÜLENMESİ ] “canlı” anlamındaki canavar kelimesinin artık yırtıcı yaratık anlamında kullanılması gibi.

c. Büyük ve küçük harflerin kullanımı ile ilgili kurallar şunlardır: ] Her cümlenin ilk kelimesi büyük harfle başlar. Diğer Türklere Ait İsimlerin Yazımı İMLÂ KURALLARI Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek. Lâtin alfabesini kullanan milletlere ait özel isimlerin yazılışı c. geleneğe. Yabancı Kelimelerde Büyük “i”nin Yazımı 16. içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!” “Ömür. Hem Ayrı Hem Bitişik Yazılabilen Ekler 18. vazifeye atılmak için. Bu kurallardan birçoğu aslında anlama ve telâffuza bağlıdır. Alıntı Kelimelerin Yazımının Dilimize Uyarlanması-Uyarlanmaması 22. ömrünü. Büyük harfle başlamayan bir kelime dizisi. İkilemelerin Yazımı 10. Arapça ve Farsça özel adların yazımı b. Yabancı Özel Adların Yazımı a. şu içinde bulunduğun bugün say. öncesi yazılmamış ya da silinmiş bir cümle zannedilebilir. “Bir gün. “-ki” Yapım Eki 8. Rusça adların yazımı e. İnceltme görevi b. gafilcesine kavgalarla. okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak. Ünlü Uyumlarına Aykırı Olan Eklerin Yazımı 19. Yunanca adların yazımı d. Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi 21. istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen. Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler b. Birleşik Kelimelerin Yazımı a. bir de küçük şekli vardır.” (Mevlâna) 21 . Sen aklını başına al da. İki Şekilde Yazılabilen Kelimeler 15. Ancak belirli yerlerde büyük harf kullanılmalıdır. Pekiştirmeli Kelimelerin Yazımı 13. Yazıda yaygın olarak küçük harf kullanılır. gürültülerle. Ses Değişikliği Görülen Bazı Kelimelerin Yazımı 17. mantığa. Uzatma görevi 14. Büyük ve Küçük Harflerin Kullanımı Alfabemizde (Lâtin alfabesi) her harfin bir büyük. herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ kuralları denir. yarınlara bağlanan ümitlerle geçip gitmekte. Sayıların Yazımı 11. çoğunluğa vb. akla. Büyük harfle küçük harf arasında okunuş olarak fark olmasa da yazılış olarak büyük farklar vardır. didinmelerle tükenip durmadadır.ne uyduğu takdirde -zaten yazıldığı gibi okunan ve okunduğu gibi yazılan bir dil olanTürkçenin imlâsı kolayca halledilecektir. Alıntı Kelimelerde Kesme İşaretinin Kullanılması-Kullanılmaması 20. Anlam ve telâffuz. Çince ve Japonca adların yazılışı 23. Tarihlerin Yazımı 12. Düzeltme İşaretinin Kullanımı a. yanlış okumayı önlemek. 1. Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler 9.

buluş. Türk cumhuriyetini.. doğumumuzdan ölümümüze kadar bütün hayatımızı. Beni bir ölünün üstünden çıkardılar.„ Noktayla. „İki noktadan sonra cümle gelmiyorsa.” demektedir. çakmak. manasız bir halita olur ve sonunda biz eskimiş bulunuruz. hepsi birbirine karışır.. örnekler sıralanıyorsa bunlar büyük harfle başlamaz: Bazı mastarlar kalıcı nesne adı olmuşlardır: yemek. pahalılık yüzünden lüks gibi görülmektedir. Türk istiklâlini. Birçok oturuş şekillerinin kabarttığı diz kapaklarımızı düşün! Her duygunun hususi bir biçim verdiği omuzlarımızı düşün! Kambur vaziyetlerinde nasıl arkaya toplandığımızı. „Cümle içerisinde başkasından aktarılan ve tırnak içinde verilen cümleler de büyük harfle başlar: Atatürk gençliğe seslenirken ilk önce “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen. bunun düğümünü ele geçirebilen göz onu çözdükçe. dolma. fotoğraf gibi hobiler. Türk milleti yok olmasın diye atalarımı gönderdi ve beni gönderdi.. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün.. düşün. yani iç cümlede ise sonraki kelime büyük harfle başlamaz: "Durun!" diye bağırdı annem. Türkçülüğün Esasları) „Bu işaretler asıl cümlenin içinde.. yoksa elbisesiz kalmış bir ıstırabın vücudu mu? (Necip Fazıl.. Fakat o göz kimde vardır? Kimsede. cinayetlerin. tiyatro. kavurma. bir diğer çizgi veya intiba ile silinir. „Tırnak içinde verilen söz tam bir cümle değilse veya cümlenin baş kısmı verilmemişse büyük harfle başlamaz. ─Ah... ah. düşün! Başlangıçta hiçbir şey ifade etmeyen elbiseler atılacağı güne kadar vücudun her hareketini saniyesi saniyesine kaydeden korkunç bir hâfızadır. „Örneklerle başlayan cümleler de büyük harfle başlar: Bilgisayar. Nabi’nin “. Eskiriz. Ben sana kendi hikâyemi ne diye anlatayım? Sen de onu bilirsin.. bu korkunç hafıza küpü içinde. ki her şeyi görür ve anlarız. bütün çizgiler ve intibalarımızı hep birbirinin içinde saklarız. coşkunlukların. (Ziya Gökalp.. Öbürü tıpkı benim gibi. bütün mafsal yerlerinde nasıl halkalaştığımızı düşün! Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? Bunların içinde sefaletlerin.. Biz. mazinin. soru ve ünlem işaretleriyle biten cümlelerden sonra gelen cümleler büyük harfle başlar. üç noktayla. ihtirasların. öğretmene hayranlıkla baktı. Burada satın alacak adam bekliyorum. ilelebet. seni görüyor ve anlıyoruz.. fakat insanlardan evvel eskidiğimiz için onlardan daha ince ve hassas olan biz. Ben hakan olunca gündüz oturmadım. dondurma. kahkahaların alnımıza çizdiği hep hususî bir çizgi vardır. sinema. melek mi?" diye düşünerek. Bu böyle bir halitadır ki. her intiba. gece uyumadım.. zamanın atomları içinde sıkıştırır ve bu korkunç. bizim üstümüzdeki her çizgi. Yalnız bizde.. "Bu peri midir.. var içinde” redifli gazeli açıklanacak. O elbise ki terzinin elinden vücudun basit hendesesine göre yapılmış mânasız bir kalıp hâlinde çıkar ve sonra bir vücuda yapışıp onun bütün hareketleriyle yaşamaya başlayınca ne hâle gelir. Bu kez çocuk. Bize artık hikâyeni anlatma!. internet. 22 . Eski Elbiselerin Hafızası) Orhun Kitabesi’nde Türk hakanı şöyle diyor: Türk Tanrısı. birbirinin üstünden akan küçük yılanlar hâlinde nasıl kaynaştığını görür. Ne lüzum var? Biz onu biliyoruz. Düşün... bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! Biz ki her şeyi görür ve anlarız. Düşün. bugün bir ölünün üstünden çıkmadıysa yarın ikinci gün veya üçüncü gün çıkacak. İnsanlar sanırlar ki. muhafaza ve müdafaa etmektir. iki noktayla. biz insanlardan evvel eskidiğimiz hâlde kaç insan eskitiyoruz? Bizim ıstırabımızı düşün! Biz vücutsuz kalan bir elbise miyiz.. açlıkların.

Mehmet. unvanlar ve meslek adları. Muhibbî (Kanuni). Barkın. Victor Hugo. Halil Cibran. Nazım Hikmet Ran. Hamdi Bey.. Mehmet Akif Ersoy.. Aslan Yürekli Richard..başarıya ulaşırsın. kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri... Binbaşı Ömer.. seni temin ederim. Uğur. Cihan yıkılsa. Anadolu bozkırlarında İstanbul'dan çıkıp. Kirpi (Refik Halit). Ankaralı Âşık Ömer. Doktor Behçet Uz. Ancak akrabalık kelimeleri başta gelirse büyük harfle başlar. Prof. Halide Salih (Halide Edip). Bu işi 2000 sununa kadar bitireceklerini –inanılacak gibi değil. İrfan Kudret (Cahit Sıtkı). Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği bilemeyeceği. Bu adam.daha da artar. Küçük harfle başlatılmış bir mısraın ilk kelimesi veya kelimeleri silinmiş veya yazılmamış zannedilebilir. Aka Gündüz (Hüseyin Avni.. Yasemin. Bakî. Mehmet Ali Sel (Orhan Veli). ] Şiirde her mısra (birkaç mısra bir cümle oluştursa da) büyük harfle başlar. açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz. Deli Petro. ] Bütün özel isimler (özel ismi oluşturan her kelime ve onları niteleyen. Fatih Sultam Mehmet. Bay Ali Çiçekçi. Kâmuran İnan. Bu konuda kararlı olduktan sonra –geç karar vermiş olsan da. Tarhan (Ömer Seyfettin). bu cephe sarsılmaz.. Zeynep Hanım. Diyarbekir'e doğru. Doktor Kenan. Mustafa Efendi. tarihî kişilerin adlarından önce gelen unvan ve lâkaplar büyük harfle başlar: Ali. Mehmet Kaplan. Mustafa Kemal Atatürk. Avcı Mehmet. Eniz Avni). takma adlar. Nedim. Mareşal Fevzi Çakmak. Bir de baharlar bilirim. tekerleri Yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğuyla içen Cesur otobüs pencerelerinden Bilinçsiz bas kaymasıyla görülen Evrensen kadınların iki büklüm çapa yaptıkları tarla kenarlarında Çıplak ayakları yumuşak topraklara batmış ırgat çocuklarının Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen. Mütercim Asım.. Çıkmamız gereken uygar milletler seviyesini –ki bu seviyeye hâlâ çok uzağız. 1998 yılında ortaokulu bitirdim.yetiştireceklermiş. Kalıcı konutları bu yıl sonuna kadar –geçen seneki lâf. Yavuz Bülent Bakiler. Deli İbrahim.. Meral. Dr. Sayın Kenan Evren. Genç Osman. Günümüz şiir kitaplarında bu kurala çoğunlukla uyulmamaktadır: . Deli Ozan (Faruk Nafiz). Başımın ağrısı yazları –sıcaklardan olmalı. Yavuz Sultan Selim. Mimar Sinan.söylüyorlar... ara cümleler. Büyük harfle başlamazsa cins ismi zannedilebilirler: „ Kişi adları ve soyadları. Server Bedi (Peyami Safa).Mustafa Kemal hedef olarak göstermişti bize. „Akrabalık adları bildiren kelimeler büyük harfle başlamaz. sahtekârın biridir. Demirtaş (Ziya Gökalp). Yüzbaşı Cengiz Topel. Nişancı Mehmet Paşa. 23 .. „Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime büyük harfle başlamaz. Meltem. emin ol. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Fuzulî. tanıtan unvanlar) büyük harfle başlar.„İki kısa çizgi veya iki virgül arasında verilen ara sözler..

Çeçen. kuruluş vb. Atakule. „Din ve mitoloji kavramlarını karşılayan özel adlar büyük harfle başlar. Türkler. Kibele. bulvar. Baba Gündüz. kuruluş.. Altınpark.. Şaziyem Pasajı.. 24 . Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Sayın Vali.. Arap. Sayın Başkan. Atatürk Bulvarı.. Tibetçe. kale. köprü. Semt... üniversite isimleri: Türkiye Büyük Millet Meclisi. Hıristiyan. bölüm vb. Kazak. Tatar. „ Devlet. İran.. Kırgızca. Tacik. sırat köprüsü.. Şiilik. Tatarca.. Kuğulu Park. unvan bildiren kelimeler büyük harfle başlar: Sayın Bakan..Fahriye abla. üniversite. Şafiî. Hıristiyanlık.. han. Ege Üniversitesi. Numan amca. Yunan. cehennem. Mamak. park isimleri (bunlarda geçen tüm kelimeler) büyük harfle başlar: Sivas.. İslâm. ifade eden kelimelerden herhangi biriyle belli ve özel bir kurum.. Alman. kavim. kurul. Oğuzca.. „Resmî yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen makam mevki. Katolik. çarşı. uçmak. Yenişehir.. Kuyumcular Çarşısı. Türkiye Cumhuriyeti. sokak. Fransızca. Zeus. İngiliz.. Mamak Anadolu Lisesi. Budist. Afganistan. Güvenpark. Özbekçe. Macarca.. Malikîlik.. Eski Yunan tanrıları.. kendi elemanları aleyhine çalışmaya başladı. Dikimevi. Fince. Amerika Birleşik Devletleri. müessese. Çankaya Köşkü. „ Kurum.. Gönül Sokak. Cebrail. boy. cadde. pasaj. Farsça. Türk Dil Kurumu. anıt vb yapı adlarına ait bütün kelimeler büyük harfle başlar: Topkapı Sarayı.. Bazı dinî kavramlar küçük harfle başlar. „ Millet. „ İl. makam. Hanefî. Müslümanlık. Türk Ocağı.. Galata Köprüsü. Dayı Kemal. fakülte. cennet.. Millî Kütüphane.. Musevîlik. Özbek.. Şirinevler. Hanefîlik. Ruslar. Ayşe teyze.. köşk. „Kurum.. bakanlık.. Ankara Kalesi.. Ankara.. İvedik Caddesi. Alevî. Son yıllarda Bakanlık... Budizm. İlçe. İstanbul. kastedildiği zaman bu kelime büyük harfle başlatılabilir: Bu yıl Meclis yine boş. din. tamu. Sayın Profesör. Tanrı kelimesi özel isim olarak kullanılmıyorsa küçük harfle başlar: Allah.. Nene Hatun. Bakanlar Kurulu. merkez. Emek İnşaat. Yeşilay Derneği. Kars Valiliği. faydasız ve sadece milletvekillerinin işine gelecek şeylerle uğraşacak gibi. ülke ve bölge isimleri: Türkiye. „Saray. Müslüman. oymak. mahalle. Tanrı. Mamak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü. „ Dil ve lehçe isimleri: Türkçe. Musevî. mezhep isimleri ve bunlara mensup olanlara verilen isimler: Türk. Oğuz.

Gülek Geçidi. İstanbul Boğazı. Ankara şehri. kanun. Afrika.. Everest Tepesi. Haymana Ovası. Avrupa. Marmara denizi. Yani iki kelime birden kastedilen varlığa aittir. diğer anlamlarında (gerçek.. Halley. Nokta (dergisi). Van Gölü. Fırat nehri. geçit isimleri: Akdeniz. Yeşilırmak. tüzük.Batı Almanya. Uludağ. Jüpiter. Fırat. Bunun sebebi bu kelimelere eklenen ikinci kelimelerle yeni bir özel isim oluşturulmuş olmamasıdır. ikinci kelime eklenince oluşan ismin o ile ait ama yeni ve özel bir varlığı karşıladığı görülür. Virgül. ! “Çanakkale Boğazı. Hazar Denizi. Çukurova. Ağrı Dağı” gibi her iki harfi de büyük yazılan özel isimlere dikkat edilirse. Mars.. Büyük Okyanus. Zaman (gazetesi). güneş ve ay kelimeleri terim olarak (astronomi ve coğrafya terimi) kullanılıyorsa özel isim olduğu için büyük. genelge isimleri büyük harfle başlar. Küçükayı.. Beyşehir Gölü.. Nil. 25 . akar su. Ağrı Dağı. Doğu Anadolu Bölgesi. „ Dağ. Venüs. eş. Türk Dili (dergisi). eser. Ege. Amerika. Konya Ovası. Borçlar Hukuku. mecaz. Süveyş Kanalı . yayla isimleri: Elmadağ... Ankara zaten bir şehir adı. yan. Altay dağları.Panama Geçidi. yönetmelik. Erciyes dağı gibi örneklerde birinci kelime büyük. ikinci kelime de küçük harfle başlamaktadır. boğaz. Nil nehri. Batı Trakya. Ay’ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı. Kıbrıs’ın kuzeyine tatile gittik. Hürriyet zaten bir gazete adı. Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık.) kullanılıyorsa cins ismi olduğu için küçük harfle başlar: Merih. Türkiye’nin birçok yerinde insanlar Güneş tutulmasını seyretti. Erciyes dağı. sonra gelirse küçük yazılır. Halı Dokuyan Kızlar (tablosu). Güney Yemen. Atlas Okyanusu Van Gölü. Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir. (ayın kendisine değil. Arktika. Asya. Semerkant. Kuzey Kıbrıs’a tatile gittik. göl. Erciyes kelimesi ile de ifade edilir. Ancak dünya.. deyim vb. Sakarya. mecmua. Doğu Anadolu’nun coğrafyası. „ Kıta isimleri: Avrasya. Düşünen Adam (heykeli). tepe. Erciyes (dağı)... yönerge. Nil zaten bir nehir adı.. Avustralya.. Hâlbuki Hürriyet gazetesi. Medenî Kanun. Antarktika. Meselâ Çanakkale Boğazı sadece Çanakkale kelimesiyle ifade edilemez. Yazın Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir. Erciyes zaten bir dağ adıdır. Not: Yön bildiren kelimeler bir bölge veya ülke adından önce gelirse büyük. „ Deniz. Karadeniz. okyanus. Kızılırmak. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. Anadolu’nun doğusundaki dağlar. Yaprak Dökümü. Bunlara dahil olmayan kelimeler küçük harfle başlar: Tercüman (gazetesi). İç Anadolu (Bölgesi).. gazete.. birinci kelimenin zaten il olarak mevcut olduğu. Konya Ovası. Manş Denizi. Aktüel (dergisi). Doğu Avrupa. ova. Türk Ansiklopedisi. görünüşüne) „ Kitap. Marmara. Seyhan. „ Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar.

Sevgili kardeşim Hakan... ] Kitap. Vezne. ya da. Minnoş. dergi isimleriyle konu başlıklarındaki “ile. belirli bir tarih belirttiğinde büyük. Giriş. Başlıkların sadece baş harfleri büyük yazılmışsa.. kat... panel vb toplantıları bildiren özel adlar büyük harfle başlar: Manas Bilgi Şöleni. ve. ] Gazete ve dergiler konu başlıklarında sadece ilk kelimeyi büyük harfle başlatırlar: Kamyon eve girdi. ki” bağlaçlarıyla soru ekinin küçük yazılması gerekir: BAŞARMAK ve KAZANMAK. ya da. Bu durumda aralardaki “ile.„ Hayvanlara takılan özel isimler: Düldül.) ] Mektuplarda ve resmî yazılarda hitapların ilk kelimeleri büyük harfle başlar: Aziz kardeşim. sınıf. ]Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar. 15 Kasım 1999 Pazartesi günü konferans yapılacak... Doktor Otobüs durağı.. ] Kitap. Maraş dondurması. blok. Uluslar Arası Türk Dili Kurultayı. Yumoş. Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe. (Başka bir bilgi: Yazı başlıkları tamamen büyük harfle yazılmışsa.bütünüyle büyük harfle yazılabilir. ki” bağlaçlarıyla soru ekinin küçük yazılması gerekir: Başarmak ve Kazanmak. Yazı rakamla başlamışsa ondan sonraki kelime küçük harfle başlar. Karga ile Tilki. İngiliz anahtarı.. Antep fıstığı. gazete. de. dergi isimleri ve konu başlıkları -dikkat çekmek için.. Sarıkız. Yazı birkaç kelimeden oluşuyorsa ilk kelime büyük harfle başlar. Hindistan cevizi. Karabaş.. Müdüriyet. I. KARGA ile TİLKİ. gazete. 26 . III. IV. ] Yazı başlıkları.. Çıkış. Brüksel lâhanası. bağlaçlar küçük harfle başlar. Türk Dili ve Edebiyatı. Şehirler arsı telefon. Yüzyılda Türk Edebiyatının Seyri. Büyük seçim yarın. 19. ]Kurultay. Canın anneciğim. Müdür. Fino. sempozyum.. konu adları büyük harfle başlar: İmlâ Kuralları. Bu yıl temmuz sıcaklarında kavrulduk. TÜRK DİLİ ve EDEBİYATI. bağlaçlar da tamamen büyük harfle yazılır. de.. ] Ay ve gün adları.... ve... Dil Bilgisinin Bölümleri. Ben de Yazdım. bunun dışında küçük harfle başlar: Bu yıl 2 Eylül’de döneceğiz. Van kedisi.. „Yer ve millet adlarıyla kurulan birleşik kelimelerdeki özel adlar büyük harfle başlar. Başkan. Tekir. Bu sokakta salı günleri pazar kurulur.

Mah. TIR. BOTAŞ’a. acemaşiran. AŞTİ. Alm. kuruluş.. İLESAM. dönem ve tarihî olay adları büyük harfle başlar: Cilâlı Taş Devri. TÖMER’den. jul. BDT. HABITAT. km. BAĞ-KUR. dm. C. Darvinci.. ASELSAN. AT. KD. AÜ DTCF. Panislâmizm. GB. ASKİ.. TDK. Türkçecilik.. TTK.. TBMM’nin. kitap haftası. AÜ. Harfler arasına nokta koymaya gerek yoktur. Ancak genel nitelik arz edenler küçük harfle başlar: Cumhuriyet Bayramı. bayatî. hicazkâr. ] Çağ. ] Özel isimlerden türetilen isim. sağlık haftası. FIFA. age.. BM. ark. l. ASELSAN. DSİ. AA. TEDAŞ’ta ]Nokta kullanılan kısaltmalar da vardır..]Millî ve dinî bayramlarla bayram niteliği kazanmış günler büyük harfle başlar. g. AÜ.. Kurban Bayramı.. üniversite adlarının kısaltmalarında bütün harfler büyüktür. Bu özel isimler türetilen kelimenin içinde kalıyorsa büyük harfle başlamaz: Türkleşmek. veya Nu. Panturanizm. AKM. Asb. film haftası. varsağı.. AB. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. „ Kurum. B. Ramazan Bayramı. SEKA’nın. MEB. TRT. Pantürkizm.. Hz. „Özel isim kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa küçük harfle başlar. bağ. GAP. Fr. DAÜ.. Ar. dil kurultayı.. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı.. G.. müessese. K. KBB. amper. Bn. anat. Öğretmenler Günü. AÜ. terim veya özel adın içerdiği harflerden biri veya birkaçı ile daha kısa olarak ifade edilmesi ve sembolleştirilmesidir. MKE. KB. B.. sıfat ve fiiller büyük harfle başlar ve ekleri de kesme işareti ile ayrılmaz. ATO. Ekler son harfin okunuşuna göre belirlenir. Anneler Günü. SEKA. TL. Av. BOTAŞ. İETT. Avrupalı. aids. TÖMER. bk. Yapılan kısaltmaların benimsenmesi. allahlık.. hicaz. İTÜ’nden değil İTÜ’den ]Bazı kısaltmalar da kelime gibi oluşturulmuştur. Ar. Sivaslı. EKG. ABD. İTÜ. AOÇ. öl.. APS. (edebiyat). türkü. acemi. sn (saniye).. bir kelime. (bay). Asist. acembuselik. tiyatro günü. makam.. ed. (bakınız). İlk Çağ... Bşk. kelimenin uzun şeklinin okunuşuna göre değil: MEB’e.. Müzik terimleri için de bu geçerlidir: acem. Bunlardan sonra getirilen ekler kesmeyle ayrılmaz: 27 . nihavent.. B (batı). D. DGM. Ankaralı. Türkolog. BBC.. 2. No. Apt.. TEDAŞ Bunlara getirilen ekler de düz okunuşa göre belirlenir: ASELSAN’da. AP. Kısaltmaların Yazımı Kısaltma... İLESAM’ın. Tıp Bayramı. yaygınlaşması ve herkes tarafından anlaşılması gerekir. m. BCG. Gör. gr. TBMM. DTCD’ne değil DTCF’ye. (bayan). (cilt). yy. İslâmlaşmak. Millî Mücadele. GD (son sekizi yön adı) Bu kısaltmalardan sonra gelen çekim ekleri kesme ile ayrılır.. Alb. BOTAŞ. AIDS. Nevruz Bayramı. Atğm. AGİK.. donkişotluk. zool.

.S.ler. vs. is. (fizik). Kocatepe Mah. (ve benzeri).e. ed.. Güniz Sok..(bakınız). Alm. İng.. Serkan imiş Serkan’mış. mg’ı „Sert sessizle biten kısaltmalara ünlüyle başlayan ek getirildiğinde okunuşta sondaki sert ünsüz yumuşamaz: AGİK’in (agiğin değil agikin). P. g. sf. (ve saire). ed. 1.lar.leri. Gen. çev. Ayrı yazıldığı zaman ünlü uyumlarına uyup uymadığına bakılmaz. cm. km’ye. (cilt). Sessiz harfle biten kelimeye bitiştiriliyorsa.K.ı.. s. km. Ek-fiil (imek fiili) eklendiği kelimeye bitişik de yazılabilir ondan ayrı da.. C. hz. (kimya) Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır. (edebiyat). a. (sayfa)..K. m. sf. (sıfat). cm’yi. TÜBİTAK’a (tübitağa değil tübitaka) Ancak “birlik” kelimesiyle kurulan kısaltmalarda yumuşama görülür: ÇUKOBİRLİK’e (çukobirliğe) 3. vs.K. mm’de. Alb. koşar iken koşarken 28 . kim. fiz.yı. M. çocuk ise çocuksa.da. Dr. mg. hz. is. Av. T.den. g’dan. (isim).. kg.. l. Alm. ekler nokta kullanılmadığı için kesmeyle ayrılır: m’ye.da.. l’de. Doç... (hazırlayan). İng. Bitişik yazılan ek-fiil “büyük ve küçük ünlü uyumu” kurallarına uyar..ye „ Özel isim olmayan kelimelerin kısaltması küçük harfle başlar. başındaki “i” düşer: rahatsız idim rahatsızdım.. fiz.Ö. kg’dan. İst. „ Özel isim veya unvan olan bir kelime birkaç harfle kısaltılıyorsa yalnız ilk harf büyük yazılır. M. Ek-Fiilin Yazımı Ek-fiil isimlerin yüklem olmasını sağlayan ektir.K... vb. Ama genellikle bitiştirilir. Fe. mm. (çeviren). Prof. ekler kesmeyle ayrılmaz: vb. Ca. (Almanca).C. bkz. Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır.da „Elementlerin ve ölçülerin kısaltmalarında nokta kullanılmaz: C.. çev. ekler kesmeyle ayrılmaz: İst. Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır.le. kim.

annem ile babam annemle babam Ünlüyle biten kelimelere bitiştirildiğinde. Merhametli imişler merhametliymişler Merhametliler imiş merhametlilermiş b. konu ile konuyla. büyük ünlü uyumuna göre “la” veya “le” şeklinde kullanılır. 5. dava ile davayla. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. hem bağlaç)Yazımı Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Ayrı yazıldığında ünlü uyum kuralları aranmaz: arabası ile arabasıyla. Nöbetçi iken nöbetçiyken. deve ile deveyle... ondan ayrı da. Fiillere getirildiğinde onların birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlayan ek-fiil bitişik de ayrı da yazılabilir: çalışmış i-di-k çalışmıştık okuyor i-se okuyorsa okuyor i-miş-ler/okuyorlar imiş okuyorlarmış 4. başındaki “i” düşer ve yerine “y” kaynaştırma harfi gelir:11[1] Bir güzelin hayranı i-di-m hayranıydım. hayranı idik hayranıydık Zeki idi zekiydi Ali imiş Ali’ymiş. Sesli harfle biten kelimeye bitiştiriliyorsa. “mi” Soru Ekinin Yazımı Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir.. „ “-mi”. Bitişik yazılan “ile” kelimesi “büyük ve küçük ünlü uyumu” kurallarına uyar.. cam ile camla. arkadaşı ile arkadaşıyla.Suçlanan ben imişim benmişim Biz imişiz bizmişiz Meğer sen ne çalışkan imişsin çalışkanmışsın Çalışkan imişsiniz çalışkanmışsınız Adam yirmi yıldır evine hasret imiş hasretmiş 2. kendinden önceki kelimden her zaman ayrı (bir kelime gibi) yazılır: Gelecek miydin? (fiile) Sen misin? (isme) 11 29 . “ile” Edatının (Hem edat.. Hasta ise hastaysa. baştaki “i” ünlüsü düşer ve yerine “y” kaynaştırma harfi gelir: Bora ile Bora’yla. dolayısı ile dolayısıyla. sopa ile sopayla. sadece baştaki “i” ünlüsü düşer. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir. Murat ile Murat’la.. Ünsüzle biten kelimelere bitiştirildiğinde.

“-de” Hâl Eki İsim çekim eklerindendir. ta” şeklinde yazılmaz. dikkat edilmesi gereken noktalar da verilmiştir.. Sen burada mısın? Bizi duyuyor musunuz? İzmir mi yoksa İstanbul mu daha güzel? Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda? „ Eklendiği kelimenin son sesine. Aşağıda. Kelimenin son hecesine kalınlık-incelik bakımından uyar. “-de” hâl ekinin “-de”. “-da”. özgün mü?. Yer ve zaman bildirir. Bunun sebebi ekin bitişik yazılıyor olmasıdır. fiillerden sonra da.. Güzel mi güzel bir evi var. da” şeklinde yazılır. -ta şekilleri yoktur. Büyüyecek de bana bakacak. “te. Çalış da çalış. yani –te. “-te”. “da” biçimleri varken. “-ta” biçimleri vardır. Yapım eki olarak da kullanılabilir: 12 13 30 . onlar mı?. Alacak ya da13[3] almayacak. “ya” ile birlikte kullanıldığında da ayrı yazılır: “ya da” İsimlerden sonra da kullanılabilir.Geldi mi?. Çalışıp da kazanacaksın. dolayısıyla büyük ve küçük sesli uyumu kurallarına uyar: Salı mı?Sen mi? O mu? Ölü mü? „ Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır.. Gölgende ban da bana da yer ver. okuyor mu?. “de” bağlacının yalnız “de”. Ateşten kızaran bir gül arar da Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi. “de” Bağlacı Her zaman kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı ve “de. b. a. “de” Bağlacının ve “-de” Hâl Ekinin Yazımı12[2] “de” bağlacı ve “de” eki birbirinden kolayca ayırt edilebilir. bitiştirilmez. Bu soruyu Ali de mi bildi? Sorsan da söylemem. Ama ünsüz uyumuna bağlı değildir. İsmin bulunma hâlini yapan hâl ekidir. Seni çağıran bu çocuk muydu? „ Soru anlamı vermediği zamanlarda da ayrı yazılır.. Yağmur yağdı mı dışarı çıkmak isterim. Sesli uyumlarına uyar. 6.

Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. Saat yedide mi gelecekmiş? Her şey yerli yerinde. Suyu bir yudumda içti. Siz ayakta kaldınız. Çamaşırları elde yıkıyormuş. Yılda yirmi gün izni var. Yüzde yetmiş başarı vardı. Ayda yılda bir uğrar oldu. Elde avuçta ne varsa bitti. Parmak kalınlığında yaprakları var. Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu? 7. “ki” Bağlacının, “-ki” İlgi Zamirinin ve “-ki” Yapım Ekinin Yazımı Aşağıda bu bağlacın ve iki ekin birbirinden ayırt edilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar da verilmiştir. a. “ki” Bağlacı Sadece “ki” biçimi vardır. Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır. Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır. “ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir: Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeliYağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın. Atatürk diyor ki: ... Bir şey biliyor ki konuşuyor. Ben ki hep sizin için çalıştım. Sınavı kazanabilir miyim ki... Baktım ki gitmiş. Ancak bu bağlaç birkaç örnekte kalıplaşarak bitişik yazılmaktadır. belki, çünkü (ünlü uyumuna girmiş), hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki. b. “-ki” İlgi Zamiri Ek hâlindeki tek zamirdir. Eklendiği kelimeye -ki sadece isim tamlamasında tamlayana eklenir- bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece –ki şekli vardır: senin kalemin seninki, Ali’nin eli Ali’ninki, onun düşüncesi onunki... c. “-ki” Yapım Eki İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir. Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken “-dE” hâl ekiyle birlikte kullanılır. Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır: bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü film, bugünkü aklım... masadaki kitaplar, duvardaki saat, evdeki hesap...

31

8. Birleşik Kelimelerin Yazımı a. Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler b. Ayrı Yazılan Birleşik Kelimeler 9. İkilemelerin Yazımı İkilemeler genellikle ayrı yazılır. Araya hiçbir noktalama işareti de konmaz. Anlata anlata, ev bark, çoluk çocuk, ufak tefek, Eş dost yüzümüze gülmez mi? O adam hatır gönül dinlemez. Bu zamanda ev bark edinmek zor. Delikanlıda boy pos yerinde. Marangoz eğri büğrü tahtaları rendeledi. Bu adamın neyin nesi olduğunu bilen yok. O kadar üzülme, beterin beteri var. Yıllar yılı dost bildiğin insanlar hani? Boşu boşuna herkesi telâşlandırdın. Meydandaki kalabalığı görünce coştu da coştu. Bitişik yazılan ikilemeler de vardır: cırcır (böceği), cızbız, civciv, çıtçıt, dırdır, fırfır, fısfıs, hımhım, hoşbeş, şıpşıp (terlik), yüzgöz (olmak)... darmadağınık, darmaduman, karmakarışık. 10. Sayıların Yazımı Sayılar rakamla yazılabildikleri gibi harfle de yazılabilir. ]Küçük sayılar, yüz ile bin sayıları ve daha çok edebî karakter taşıyan metinlerde geçen sayılar harfle gösterilir. İki hafta sonra, haftanın beşinci günü, üç ayda bir, dört kardeş, üçüncü sınıf, yüz yıllık tarih, bin yıldan beri... Yaş otuz beş, yolun yarısı eder. ]Buna karşılık saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılar ile büyük sayılarda rakam kullanılır. Öğleden sonra saat 17.30’da, 1.500.000 lira, 25 kilometre, 150 kg, 15 metre kumaş, 60.000.000.000 insan... Saat ve dakikaların metin içinde harfle yazılması da mümkündür. Saat dokuzda, dokuzu beş geçe, yediye çeyrek kala, sekizi on dakika üç saniye geçe, meselâ saat onda... ]Sayılar daha çok Arap rakamlarıyla gösterilir: 25, 150, 15.000...

32

Romen rakamları, yüzyıllarda, hükümdar adlarında, kitap ve dergi ciltlerinde ve kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların numaralandırılmasında kullanılır. Bu tür örneklerde Arap rakamlarının (harflerinin değil) kullanılması da mümkündür. Hükümdar adlarında kullanılan rakamlar hükümdarın adından önce gelir. XX. yüzyıl, III. Selim, XIV. Louis, V. Karl, I. Cilt... ]Rakamlardan sonra getirilen ekler kesme işareti (‘) ile ayrılır: Saat 10.30’da, 1972’de, 2000’den, 12’nci... ]Sıra sayıları harfle de gösterilebilir, rakamla da: beşinci, yirmi ikinci... Rakamlardan sonra, sıra belirtmek üzere nokta da kullanılabilir, “-ncİ” eki de: 16., 20., XXI., 16’ncı, 121’inci, 110’uncu... ]Üleştirme sayıları harfle gösterilir: ikişer, yedişer, dokuzar, üçer üçer, onar onar, ellişer bin lira, yüz yirmi yedişer milyon... ]Beş ve beşten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır. Gruplar arasına nokta da konabilir: 22 605, 111 548 600, 22.605, 111.548.600 ]Sayılarda kesirler virgülle ayrılır: 15,2 5,26

]Harflerle yazılan birden fazla sayının her biri ayrı yazılır. Yüz yirmi beş milyon, on altı, yedi yüz iki, Ancak para ile ilgili işlem ve belgelerde (senet, çek vb.) harflerle yazılan sayıların tamamı, aralarına sonradan başka harfler konmasın diye birbirine bitişik yazılır: onbirmilyonyediyüzaltmışikibindokuzyüzkırkaltı 11. Tarihlerin Yazımı a. Tarihler zaman birimi olarak en kısadan en uzuna doğru sıralanır: gg.aa.yyyy: 30 Haziran 1998 30.06.1998 30/06/1998 b. Gün, ay, yıl rakamlarının arasına nokta ya da eğik çizgi konur: 11.12.1999=11/12/1999 c. Tarihlerde aylar harfle de rakamla da yazılabilir. Ayların adı harfle yazılırsa gün, ay ve yıl arasına işaret konmaz:

33

2 Eylül 2000=02.09.2000 12. Pekiştirmeli Kelimelerin Yazımı Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre 13. Düzeltme İşaretinin Kullanımı Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece “g, k, l” ünsüzleri için; uzatma görevi de “a, i ve u” ünsüzleri için söz konusudur. a. İnceltme görevi „Bazı yabancı kelimelerde -Türkçede kalın ünlülerle birlikte kullanılmayan- ince ünsüzler (g, k, l) vardır. Bu ünsüzlerin ince olduğunu, yani ince okunmaları gerektiğini kendilerinden hemen sonra gelen kalın ünlülerin (a, u) üzerine düzeltme işreti koyarak anlarız. Bu ünsüzlerin ince okunmasının gereği asıllarının öyle oluşu; amacı da yanlış anlam çıkarılmasını engellemektir: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh, yadigâr, rüzgâr, yegâne bekâr, dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, kâr, kâtip, mekân mahkûm, mezkûr, sükûn, sükût, ahlâk, evlât, felâket, hâlâ, hilâl, ilâç, ilân, ilâve, iflâs, ihtilâl, istiklâl, kelâm, lâkin, lâle, lâzım14[4], mahlâs, selâm, sülâle, telâş, villâ, vilâyet billûr, üslûp, velût Batı dillerinden alınan kelimelerde de durum böyledir. plâj, plân, plâk, klâsik, lâhana, lâik (a kısa okunur) , lâmba, Lâtin, melânkoli, reklâm... Ses yansımalı kelimeler için de aynı kural geçerlidir. lâklâk, lâpa lâpa, lâp lâp, lâkırdı, lâppadak... Eğer bu kelimelerden bazılarında düzeltme işareti kullanılmazsa aynı harflerle yazılan başka kelimelerle karıştırılabilir ve yanlış anlamalara yol açılabilir ki bu kelimelerin anlamları çok farklıdır: Hâlâ il hala Kâr ile kar b. Uzatma görevi Türkçede uzun ünlü yoktur. Arapça ve farsçadan alınan ve uzun ünlü barındıran kelimelerde uzun ünlünün üstüne gerektiğinde düzeltme işareti konur. Düzeltme işaretinin üç türlü uzatma görevi vardır: Birincisi: Düzeltme işaretinin bu görevi uzun ünlüleri göstererek yine aynı harflerle yazılan kelimelerin birbirinden ayırt edilmelerini sağlamaktır. Eğer bu kelimelerde düzeltme işareti kullanılmazsa aynı harflerle yazılan başka kelimelerle karıştırılabilir ve yanlış anlamalara yol açılabilir ki bu kelimelerin
14

34

. gümüşî. mâni.. millîlik. ümmî. hayâ. çengi. âlem.. ebedî. vasatî. cevabî. ciddîleşmek. ailevî.anlamları çok farklıdır. altunî. âli. resmîlik. yabanî. tiryaki. öldüren anlamındaki “katil” kelimesindeki uzun a. nâkil. dâr. vâkıf. Eğer bu kelimelerdeki nispet “i”lerinin üzerine düzeltme işareti konmazsa belirtme hâl ekiyle veya iyelik ekiyle karıştırılabilir: (Türk) askeri. askerî. mahallîleşme. kaide... evren : danışma kurulu : şimdi yar adet : sayı : uçurum alem : bayrak şura : şu yer hala : babanın kız kardesi Bu kelimelerin tümü (sadece uzun ünlü ile yazılanları veriyorum): “âciz. şarkî. âyan. varsağı. bayatî. yâd. ulvî. kelimeleri için de geçerlidir. düzeltme işareti kullanıldığında “k”nin ince (ke) telâffuz edilebileceği endişesidir. an’anevî. hâlâ. zihnî. dâhi. kalbî. rahîm. âkit. adî. tarihî. Bunun sebebi. askerî elbise tarihi bilirim.. hâl. tarihî eserler zihni geliştirir zihnî meseleler Üçüncüsü: Aynı harflerle yazılan. İkincisi: Arapça kelimeleri sıfat yapan ve yine Arapça bir ek olan nispet “i”sini belirtme hâl ekinden ve iyelik ekinden ayırt etmek için bu “i”nin üzerine konur. âdet. âmâ. Necmi.. vâris. Ruhi. âşık. bu ön ekin “ile” anlamı veren Arapça “bi” ön ekinden ayırt edilmesi sağlanır: bîçare. Farsça olan ve yokluk anlamı veren “bî” ön ekinde kullanılır. sâdır. âlâ.. Lütfü. âdem. sâri. mahallî. fizikî. Söyleyişte kısa olan nispet “i”lerine düzeltme işareti konmaz. hakikî. bedenî. şâhıs. Zaten bu kelimelerin hepsinin aynı harflerle. Bu kelimelerde ikinci heceler de uzun okunur. kadir. Nispet “i”si alan kelimelere ek getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır. yâr” Not: ”katil” (öldürme) ve “katil” (öldüren) kelimeleri aynı şekilde yazıldıkları ve birbirine karıştırılma ihtimali olduğu hâlde. bizatihi. ilmî. Çünkü bunlardaki “i”ler çekim ekiyle karıştırılmaz. dâhil. çini. bilumum. sun’î. garbî. Hüsnü. zenci. bihakkın. edebî. alışkanlık : sevgili : dünya. (Türk) tarihi. bîtaraf. tâbi. ruhî. nâr. Bu harfin üzerinde kullanılmasının gereği aslının öyle oluşu. sûra. telâffuzdan ve cümlenin anlamından çıkarılabilir. bîvefa. Aynı endişe gasıp. âlim. amacı da yanlış anlam çıkarılmasını engellemektir: Abbasî. hâşâ. ırkî. nâzım. hâdis. fakat hem farklı dillerden olan hem de işlevleri ve okunuşları farklı olan “bi”leri ayırt etmek için kullanılır. 35 . hâk. hâsıl. hâkim. dünyevî. Bazı Türkçe kelimelerde de nispet “i”si bulunabilir. vâsi. fâni. düzeltme işareti olmadan kullanılır. örfî. irsî. (onun) zihni askeri gördüm. Bu kelimelerin hangi anlamda kullanıldığı. Türkü.. âmin. kırmızı gibi kelimelerde nispet “i”si ünlü uyumlarına uymuştur. nebatî. anî. bâtın. kail.. kurşunî. adlî. Kutsi. hem kısa hem de uzun ünlülerle yazılan şekilleri vardır: Âdet Yâr Âlem Şûra Hâlâ : gelenek.

Indiana.. sabır sabretmek. Döğmek dövmek. ağıza. gel-me-yor gelmiyor. yaşayacak ( yaşıyacak). beniz. Ses Değişikliği Görülen Bazı Kelimelerin Yazımı „Ünlü daralması görülen Türkçe kelimeler: söyle-yor söylüyor... de-e-lim diyelim. şurada şurda.. burada burda. babadan oğula örneklerindeki gibi ekte geniş ünlü varsa hece düşmesi olmayabilir. atlamayalım (─atlamıyalım). atlayarak (atlıyarak). başlayan ( başlıyan). keşif keşfetmek.devril-. uyu uyku.. söğmek sövmek. koyun (bağır. İki Şekilde Yazılabilen Kelimeler Bazı kelimelerin söylenişinde “ğ”nin “v”ye dönüştüğü görülür.. oyunu. 15. buruna.14. benzi. anla-yor anlıyor.. 36 . yaşa-yor yaşıyor.. emir emretmek. burun burnu.. fikir fikri... koku-la-mak koklamak. koyunu vb.. Ibsen. oğmak ovmak. kork-ma-yor korkmuyor. oğul oğlu. Birden çok heceli olan kelimelerde de sadece söyleyişte daralma vardır. ileri-le-mek ilerlemek. gelmeyen (─gelmiyen). 16. öğme övmek. alın alnı. öğün övün. kavuş-ak kavşak. Bunları iki şekilde yazılması ve okunması doğrudur. ye-ince yiyince. Türkçe metinlerde de bu isimler bu şekilde yazılır.. devir. nerede nerde. ömür ömrüm. gönülden gönüle. gizleyeli (─gizliyeli). Yabancı Kelimelerde Büyük “i”nin Yazımı Lâtin harflerini kullanan yabancı milletlerin yazı sistemlerinde büyük “i harfi noktasız yazılır. cürüm cürmü. „Ünlü düşmesi olan kelimeler: ağız ağzı. ye-ecek yiyecek.. Söyleyişte ğ→v değişimi görülen bu kelimeleri “v”li yazmak daha uygundur.. de-yor diyor de-e diye de-en diyen. döş) koynuna. hüküm hükmü.. göğermek gövermek. kayıp kaybolmak. gönül gönlüm. Ancak bu isimler sözlüklerde “i” sırasında yer alır. ye-en yiyen. hece düşmesi olmayan kelimelerdir.

zannı redd ret reddetmek. Bunlarda “k” sesi daima kalın okunur. menba memba. rast. puan. fuaye. çift. reddi şıkk şık şıkkı. anbar ambar.hece düşmesi olmaz: Gönül’e.. konservatuar konservatuvar.. „ Ünsüz düşmesi görülen kelimeler: Türkçede ikiz ünsüz bulunmaz. hissi zann zan zannetmek .. afv af. zann zan.... inkılâp. yemekhane. pastahane. canbaz cambaz. affı hiss his hissetmek.. İstanbul. suare.. dershane. kuaför. faiz. „ Ünsüz türemesi görülen kelimeler: aff af affetmek. redd ret. faide fayda. muayenehane. eczahane.. Hastahane. zemm zem zemmetmek. binbaşı. hiss his. hall hal halli. tenbel tembel. Bu kelimelere benzeyip de ünsüz türemesi görülmeyen kelimeler: Duayen. onbaşı gibi kelimelerde söyleyişte m’ye doğru bir kayma olmasına rağmen yazda yine “n” olarak korunur.. zaif zayıf. tualet tuvalet. Fransızca’dan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesindeki r. dolanbaç dolambaç. düzenbaz. „ i→ı dönüşümü görülen bazı Arapça kelimeler... Zeytinburnu. serbest. Alıntı kelimelerden ft. çenber çember. 37 . halletmek. yazıda da konuşmada da korunur. fiat fiyat. penbe pembe. lâboratuar lâboratuvar. st ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında t sesi söyleyişte düşme eğilimi gösterse de yazıda korunur. Saklanbaç saklambaç.. Bu yüzden Arapçadan dilimize geçmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunduran kelimeler yalın durumunda kullanıldığında ünsüzlerden biri düşer. postahane.. lâik. anber amber. hal hal. Safranbolu. repertuar repertuvar. dökümhane. sonbahar. şıkk şık. „ n→m değişimi görülen kelimeler: Türkçe veya yabancı kelimelerde b’den önce gelen n sesi m’ye dönüşebilmektedir. yatakhane.Özel isimlerde –hâliyle. fail. yazıhane. Farsça “hane” kelimesiyle yapılan birleşik kelimelerde “ha” hecesi korunmalıdır.. sünbül sümbül.. zemm zem.. Ömür’ü. çeharşenbe çarşamba. bin bir. Hakk hak. tual tuval. sarphane. pencşenbe perşembe. fuar. inkıyat..

Ünlü Uyumlarına Aykırı Olan Eklerin Yazımı „-yor (şimdiki zaman eki): Sadece –yor şeklinde yazılır. Alır iken alırken. meçhul.. geliyor. müspet. Makbul. minnettar. methiye.. her kelimeden sonra “iken” ya da “–ken” olarak yazılır. Abdurrahman. ispat. hiçbir zaman ünlü uyumlarına uymaz. 38 . „ “abd” kelimesiyle kurulmuş olan ve “u”lu veya “ü”lü kullanılan Arapça isimler: Abdullah. tatbik. tasdik. nispet.. Abdülhamit. gelenler ile gelenlerle. „ c→ç değişmesi görülen ve görülmeyen Arapça kelimeler: eçhel.. Bazı Arapça kelimeler: metfun.. gizliyor. Ali ile Ali’yle. -se. Abdülaziz. „ “din” kelimesiyle kurulmuş Arapça isimler: Seyfettin.. Necmettin. okumalı ise okumalıysa.. tespih. Bazı Arapça kelimelerde “d” korunmuştur: takdim... „ d→t değişmesi görülen yabancı kelimeler Farsça “-dar” soneki bulunduran kelimelerde d. ikbal. istiyor. okulda iken okuldayken. Abdülkadir.. naspetmek... Hayrettin.. teşbih. 18.. silâhtar. tekdir.. ise” kelimeleri kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. -le.. “p”ye dönüşür.„ b→p değişmesine uğratılan Arapça kelimeler: “s”den sonra gelen “b”.. çanta ile çantayla olacak ise olacaksa. Bitişik yazılırken araya kaynaştırma harfi de girebilir. mescit.. tespit... kispet. taraftar. ile. Hem Ayrı Hem Bitişik Yazılabilen Ekler Ek-fiilin çekimleri olan “iken. Ama bu eklerden sadece “–ken”. Ama bunların bitişik yazılış şekilleri de vardır: -ken. ünlü uyumlarına aykırıdır... içtihat.. biliyor. tescil. içtimaî. “s”den sonra gelmeyen “b”ler ise olduğu gibi kalır. teşci. Abdüsselâm. Abdülkerim. emektar. takdir (taktir farklı anlamdadır). t’ye dönüşür. methal. 17. takdis. tetkik..

. mes’ut. sun’î. Türkçede de bu özelliği anlaşılacak şekilde telâffuz edildiği için kesme işreti barındırırlar: “an’ane. vak’a. sabahleyin.. onunki.... menetmek. kur’a. mevzuyu. bid’at. akşamki. membayı. heyet. mes’ul. mâni mânii veya mânisi.. camie. „-ki (Aitlik eki. 39 aykırıdır.. Sonunda gırtlak ünsüzü bulunan kelimeler iyelik ekini –ı. mevzuu. öbürkü” kelimeleri hariç –ki eki ünlü uyumlarına aykırıdır. kıt’a.. -i biçiminde alırlar.. mısraı. Bunlardan cami ve mâni kelimeleri camisi ve mânisi şeklinde de olabilir.. cür’et.” Alıntı olup da kesmesiz kullanılan bu yapıda kelimeler de vardır. ekşimtırak. akşamleyin „-(İ)mtırak (sıfattan sıfat yapan ek): yeşilimtırak16[6]. cür’etkâr. Bu kelimelere yönelme hâl eki getirildiğinde araya y sesi girebilir de girmeyebilir de.. mevzuya.. -ki şeklinde yazılır ve okunur. 19.. kat kat’ı. baklagiller. koşarken. tab tab’ı. mısrayı. dayımgil.) Cem cem’i. camiyi. bayiyi. camiye. membaya. sanayi sanayii.. defa. cüz’î. şer’î. „-gil (aile bildirir):17[7] halamgil.15[5] „-leyin (isimden zarf yapan ek): Ünlü uyumlarına aykırıdır.. mısraa. cüz cüz’ü. men men’i. neşe. Memba membaı.. “mavi” kelimesine getirilen –(i)mtırak eki en azından kelimenin son hecesine uymadığı için kurala Artık bu ek yerine çoğul eki kullanılmaktadır. ilgi zamiri ve sıfat yapan ek): “bugünkü. alırken.„-ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. bayie. neşet. Bu kesme işaretinin görevi noktalama işaretleri konusundaki kesme işaretinden farklıdır. bakarken. mavimtırak. kat’iyen. Aşağıdaki kelimelere iyelik ekinin getirilmesi. Her iki kullanış da doğrudur: bayiye. membaı. yukarıdaki. aslında kelimenin sonunda bulunup da dilimizde eriyen gırtlak ünsüzünü ortaya çıkarır ve kesme işaretini gerektirir. ülküdaş. an’anevî. Bunlar yalın hâlde kullanıldıklarında sonlarında tek ünlü vardır. kat’î. Kur’an.. bayii.. mevzua. camii. mısra mısraı. mısraya. defetmek. (Bu kelimelerdeki ekler iyelik ekidir. mesele. Bayi bayii. sür’at. mel’un. meş’ale. Sadece –ken şeklinde yazılır. sanat. nev nev’i.. kat’iyet. 17[7] 18[8] . iz’an. mes’uliyet. dünkü. cami camii veya camisi. „-Taş (isimden isim yapan ek): meslektaş. membaa. Alıntı Kelimelerde Kesme İşaretinin Kullanılması-Kullanılmaması18[8] Bazı Arapça kelimeler gırtlak ünsüzü taşıdıkları.. 15[5] 16[6] Bu ek Anadolu’nun kimi yerlerinde –kan şeklinde telâffuz edilerek kurala uydurulmuştur.

...... Gırtlak ünsüzü için kesme kullanılan kelimelerde kesmeli heceler satır sonuna getirilmez.................. yer kalmadığı için yarım kalan kelimelerin bölünmüş olduğunu.................... olacak “de” ve “ki” bağlacı ile “mi” soru ekinden önceki kelime satır sonunda kalıyor da bu ek ve bağlaçlar alt satıra iniyorlarsa araya (satır sonuna) kısa çizgi konmaz: 40 ...................................................................... Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi Satır sonunda.................................... tesir............................. yani devamının altta olduğunu göstermek için satır sonunda kısa çizgi kullanılır: ........... ilkokuldayken ..............1996’ da ...............meş’aleyi olacak .....................Karaosmanoğlu’nun... Özel isimlerde ve rakamlarda kesme işareti satır sonuna geliyorsa ve kesme işaretinden sonraki kısmın alt satıra geçmesi gerekiyorsa bu durumda kısa çizgi kullanılmaz: .... resen......... Kelimeler satır sonunda ve başında bir tek harf kalacak şekilde bölünmez.... mana..............................meş’aleyi değil ....... Geçen yıl Ankara’ daki akrabalarımıza ...................... tecil..................... dava.................. Birleşik kelimeler de tek kelime gibi telâffuz edilerek heceleme buna göre yapılır...................uçurtmamızın .............. tamim........ titreye titreye ağlıyor... mamur........ telif..................................................................... memleketlisi..........nihaî................................................................. O zaman gördü ki....... tediye............................................................... memur................................... kur’dan değil ...........................................................................................................................kur’adan... küçük çocuk..... Sessizce.... Doğruları şöyle olacaktır: .....................................................................................arabayla .......................................................... .................................................................. 20........... ........................................................................camii ........ Aşağıdaki gibi kullanımlar yanlıştır: ................................................................................camii ............................................... minimini yavru ağlıyor......arabayla .....................................uçurtmamızın .Bazı Arapça kelimelerde kısa ünlüden sonra gelen gırtlak ünsüzü dilimizde kaybedilerek ondan önceki ünlü uzun okunur............................................... başöğretmen Atatürk ........ tehir...........................................nihaî..................

.... pratik. kral.... istatistik. proje.. Bunlar da bu yeni şekilleriyle kullanılırlar: iskarpin.. keşf keşif.. teyp. azl azil.. nutk nutuk. film....... fikr fikir. telgraf.. „İki ünsüzle biten bazı Arapça ve Farsça kelimelerin son iki ünsüzü arasına ünlü girer: emr emir... elektrik........ zehr zehir.. plân............. sonradan konan ünlü. merdiven. şehr şehir. kredi.. bahs bahis.. apartman. banka... stüdyo. çamaşır. fosseptik........ geçen yıl mı kazanmış? Özgün imlâsıyla yazılan yabancı kelimeler satır sonunda kendi dillerinin kurallarına göre bölünür. sandalye.... gram.. stil. natürmort. program.... önünde kitap da yoktu .... kulüp............ slayt.... iskele..... slogan.. gramer... tren. risk..... „İki ünsüzle başlayan ve iki ünsüzle biten batı kökenli kelimeler olduğu gibi yazılır. şahs şahıs.... nakl nakil......... prova......... hükm hüküm... lüks.............. problem......... Alıntı Kelimelerin Yazımının Dilimize Uyarlanması-Uyarlanmaması „Dilimize mal olmuş yabancı kelimeler Türkçede söylendiği gibi yazılır. funya.. kent.... kitap. iskele....... gangster. modern..... firkateyn..... 41 . blender... Dilimize mal olan ya da olmayan bazı kelimeler söylendiği gibi yazılmamaktadır: beysbol......... „Bazı yabancı kelimelerde kelime başında veya iki ünsüz arasında ünlü türemiştir. istasyon..... iskelet.. sigorta..... entelektüel... ilm ilim... kritik.... orkestra... duvar........... mönü... pencere. master.... spor.. kamu... gördüm ki söylüyorum .... yazılışta da okunuşta da düşer... psikoloji.. trafik... aks. biyografi... çikolata... kulüp........ Bu kelimelere ünlüyle başlayan bir ek veya yardımcı fiil eklendiğinde......... 21.... grup..... sabr sabır.... Emir emretmek Keşif keşfi Azil azli Nakil nakledilmek Hüküm hükmü Bahis bahsimiz Fikir fikrin Nutuk nutku Sabır sabretmek Şahıs şahsı Şehir şehrim İlim ilminiz Zehir zehri Zikir zikreylemek „İçinde iki veya daha fazla ünsüzün yan yana bulunduğu yabancı kelimeler olduğu gibi yazılır: alafranga. form..... kampus.

arkeolog. paragraf. Münih. realizm. „Batı kökenli kelimelerin içindeki ve sonundaki “g” sesi korunur: lig. topoğraf” kelimelerinde “g”ler “ğ”ye dönmüştür.. Platon. Gogol. Viyana. Muhammed. Bağdat. Panturanizm. namütenahi. check-up. Paris. centrum. ilelebet. romantizm. Yunanca adların yazımı Yunanca isimler. (OV) 22. Mesele falan değildi öyle.. fütürizm vb. lâkayt. Londra. fotoğraf. ürolog. Arapça ve Farsça özel adların yazımı „Türkler tarafından kullanılan kişi adları Türkçedeki söylenişine göre yazılır: Ahmet. telekonferans. Venedik.. biyografi. Şarlken. Halep. İskenderiye. Marsilya. reorganizasyon. Bunların dışındaki yabancı özel adlar özgün imlâlarıyla yazılır. Ömer. spaghetti. Kartezyenizm. otobiyografi. alelâcele. Fuat... program. Fas. Bu kelimelerdeki özel karakterler ve işaretler de mümkün olduğunca (baskı sırasında bulunabiliyorsa) korunur: Napolyon. Şam. Byron. Bedrettin. bilimsel çalışmalarda da kullanılabilir: Ahmed. Bazıları dilimiz söyleyişine uyarlanarak kullanılmaktadır: Herodot. Beethoven. namüsait. Sokrates. 42 . Necmettin. Fuad. Rıza. Ancak “coğrafya. katalog. lâdinî.. namevsut. dadaizm. Puşkin. Mehmet.„Ön ek. sanat ve uzmanlık dallarında kullanılan terimler de özgün imlâları ile yazılır. „Yabancı dillerden alıntı yapılan deyim ve sözler özgün imlâları ile yazılır. center. Hollânda. „Ödünçlemeler (dilimize mal olmamış kelimeler) özgün imlâları ile yazılır: by-pass. psikolog. Atina.. Rio de Janerio. demagog. Selânik.. Cidde. Bedreddin... org.. morg. Lâtin alfabesini kullanan milletlere ait özel isimlerin yazılışı Yabancı özel adlardan türemiş akım adlarıyla dilimizde eskiden beri Türkçe biçimiyle kullanılan kişi ve yer adları Türkçe söyleyişe göre yazılır.. jeolog. monografi. Yabancı Özel Adların Yazımı a.. Türkolog. „Arapça ve Farsça yer adları Türkçe söyleyişe göre yazılır: Cezayir. naçar. monolog. Tolstoy. bankamatik. bîvefa. fuel-oil. Eflâtun. Pantürkizm.. telekart. pizza. Saadettin Aynı isimlerin Araplar ve Farslar tarafından kullanıldığı belirtilecekse yumuşak ünsüzler korunur. Dekartçılık. Panislâmizm. Molière. sürrealizm. Necmeddin. Aristoteles. dogma. pipeline. Herodotos. Nice. Mekke. Mısır. Pisagor. realizm. diyalog. Öklid d. Filistin. Sokrat. son ek veya edat bulunduran yabancı kelimelerle iki kelimeden oluşan yabancı kelimeler: alelhusus. Papandreu. Saadeddin. „Bilim. Roma. Cenevre. realist. Marksist. To be or not to be kendisi için. romantizm. namağlûp. Petersburg Ancak “Moskva” kelimesi dilimizde “Moskova” olarak kullanılmaktadır.. bilvesile. Şiraz b. Alain. Suudi Arabistan. magma. Aristo. Medine. Brüksel. Rusça adların yazımı Rusça isimler. bîçare. Bu imlâ. c.. İsfahan. bilâistisna. New York. Yunan harflerinin Lâtin alfabesindeki karşılıkları kullanılarak yazılır: Homeros. Rus harflerinin Lâtin alfabesindeki karşılıkları kullanılarak yazılır: Çaykovski. Shakespeare.

Şanghay. NOKTA ( .Rusçadan alınan bazı kelimelerin yazımı: Enisei Yenisey Dostoevskiy Dostoyevski Çexov Çehov e.. ÜÇ NOKTA ( . ünlüler bakımından Türkiye Türkçesine. NOKTA ( . yanlış okumayı önlemek. Saparmurad Niyazov. NOKTALAMA İŞARETLERİ 1. Diğer Türklere Ait İsimlerin Yazımı Türk devlet ve topluluklarına ait isimler.. Türkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır.. okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak. ) 3.. Bakû. Sun Yat-sen. Tokyo. ) 2. Çince ve Japonca adların yazılışı Çince ve Japonca adlar. VİRGÜL ( . Kişi isimlerinde tire kullanılır19[9]: Pekin. ) 19[9] 20 “Konfüçyüs”te tire kullanmamaktayız.. cümlenin yapısını ve duraklama yerlerini belirlemek.. 43 . Osaka.. Taşkent... Özbekistan. Lin Yu-tang.. Gasım Gasımzade. SORU İŞARETİ ( ? ) 7. Semerkant. Nebi Hazri.. ) 4. İKİ NOKTA ( : ) 5. Yazıdaki trafik işaretleri olarak da tanımlayabileceğimiz noktalama işaretleri şunlardır: 1. 23. Lâtin alfabesinde bulunmayan harfler kullanılmaz: Baxtiyar Bahtiyar. ünsüzler bakımından ilgili Türk toplumundaki kullanıma göre yazılır: Azerbaycan. Öteden beri tanınan şahısların isimleri Türkçedeki yaygın imlâları ile yazılır: Cengiz Aytmatov. ) 6.. Baykoñur Baykonur. İslâm Kerimov. NOKTALI VİRGÜL ( . sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek için kullanılan işaretlere noktalana işaretleri20[1] denir. ÜNLEM İŞARETİ ( ! ) NOKTALAMA İŞARETLERİ Yazıda karışıklıkların önüne geçmek. Hiroşima.

Ar. Hasan. m.5=20 21 22 44 . yüzyıl „Üçlü gruplara ayrılan sayılar arasına konur21[2]: 12. TDK. bir şeyler soran olsa da susuyordu. Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri. Cumhuriyet’in 75. i.„Hüküm. İng.30. Fr. Doç. Fe „Sayılardan sonra sıra belirtmek için “–ncİ” ekinin yerine kullanılır: 50. tamamlanmış cümlelerin sonuna konur: Türk’üm. yılın 365. köşeye büzüldü. GB. Refik Halit Karay) „Bazı kısaltmaların sonuna konur: Prof. daima susuyordu...000.. GD (sekizi de yön).1972. Okul açıldı. XV.. 325.02. Mehmet. Alm.584. 29.12. “Artık ana dili büsbütün işitilmez olmuştu. II..2022[3] „Bir yazının maddelerini gösteren rakam ve harflerden sonra konur: I. 00.. ii.. Portakal bahçelerine dalmış. A.58. B. g. C.355. Sok. yargı bildiren. Ankara 1960.” (Eskici. vb.1923 Ay adları harfle yazılırsa nokta kullanılmaz: 29 Ekim 1923 „Saat bildiren sayılarda saat ile dakika arasına konur: 08. 14. cm. günü IV. Dr. D.40. Cad. G. Nokta kullanılmayan kısaltmalar: TBMM.. l. yanakları pençe pençe. s.. K.. „Matematikte çarpı işareti yerine konur: 4. al al olarak susuyordu. KD.. 119. Far. 1. göğsünde bir katılık. gırtlağında lokmasını yutamamış gibi bir sert düğüm. ay ve yıl rakamlarının arasına konur. II.1996.254 „Tarihlerde gün. 23. KB. kg.X. yıl kutlamaları. „Bibliyografyada her künyenin sonuna konur: Agâh Sırrı Levent. B.. 2. b.. a. İst. 05. yılı.

peki pekâlâ. Bu.2. kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkçeleşiyor. defterini. annesi. Bu cümlede ihtiyar kelimesinden sonra virgül olmasaydı bekçinin ihtiyar olduğu ve başka birinin bu ihtiyar bekçiye soru sorduğu anlaşılacaktı. solgun ağaçlar. ─Yoo. Göllerde bu den bir kamış olsam. yerinden kalktı. haydi. hayhay. soğuk bir kış günü ayrıldığı ve uzun zaman haberini dahi alamadığı köyünü artık unutmuştu. bir noktainazardan istifade ederiz. yoo. (nesneler arasına) Ali. sarı güller Dillenmiş ağızlarda tutuk dilli gönüller (FNÇ) „Aralarında biçimce ve anlamca ilgi bulunan (sıralı) cümlelerin arasına konur: Umduk. evlere. „Cümlede özel olarak vurgulanması gereken öğelerden sonra konur: Binaenaleyh. dayısı ve halası onu sürekli şımartıyorlardı. (AH) „Kendisinden sonraki cümleye bağlı olan “hayır. „Hitaplardan sonra kullanılır: 23 24 25 45 . eş görevdeki kelime ve kelime grupları arasına konur: Uzun boylu. (özneler arasına) Eve gelirken insanlara. ) „Cümlede birbiri ardınca sıralanan. arabalara. VİRGÜL ( . Tozlu ve soluk kırmızı perdelerden yakıcı bir güneş taşıyor. güvercinlerime dokunmayın. kendinden sonra gelen kelimenin sıfatı şeklinde anlaşılacaksa bu kelimelerden sonra virgül konur. olur. düşündük. çantasını ve hırkasını alıp gitti. bekledik. evet. dedi. genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır. yine akşam. „Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına konur25[6]: Akşam. Selâmi! Kivi getirin!24[5] (hitap kelimeleri arasına) Babası. (sıfatlar arasına) Kalemini. ağaçlara onları bir daha göremeyecekmiş gibi bakıyordu. yine akşam. bekçiye müdür beyin içeride olup olmadığını sordu. tek gözlü. atlara. (dolaylı tümleçler arasına) Sessiz dereler. elbette” gibi kelimelerden sonra konur: Evet. mahcup bir şekilde oradan ayrıldı. tamam. „Cümlede isim olarak kullanılan adlaşmış sıfatlar. gözlüklü ve23[4] sevimli bir çocuktu. Cemal Bey çantasını kapattı. yok. baş üstüne. İhtiyar. öyle. (Atatürk) „Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için (özne ile yüklen arasına başka öğeler girmişse) özneden sonra kullanılır: Çocuk. bütün odayı dolduruyordu. Veli. sarışın. Yani bir kelimenin kendinden sonraki kelimeyle ilgisi olmadığını göstermek için kullanılır. yalnız ve ancak. biz her vasıtadan.

basım evi vb. Bu söz. (bununla birlikte) 26 46 . 3. yiğit ölür şan kalır.4 2. 7 Şubat „Sayıların yazımında ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. başvurulan makamın adından sonra konur: Türk Tarih Kurumu Başkanlığına. gözlüklü olanı.5 125. emin ol. veya. „ Yazıların sonuna düşülen notlarda yer adıyla tarih arasına konur: Kuşadası. ama duraklama kısa olduğu için noktalı virgül konmuş. bu sorular yarına kadar çözülmeli! Efendiler. „Arasözlerin ve ara cümlelerin (içe içe birleşik cümlelerde iç cümlenin) başında ve sonunda kullanılır: Cihan yıkılsa. gittik. bekleyenler var. mücadele. müsademe demektir. ) „Aralarında şekil ve anlamca ilişki bulunan. cümle alıntı bir sözle başlıyorsa bu alıntı cümlesinden sonra virgül konur: Hepinizi çok iyi tanıyorum. ama güzel. „Yazışmalarda. İstanbul 1938 „Cümle içinde “ve.Muhterem Hocam. eğitimi en yüksek seviyeye çıkaracağız. Doğup. Ben. Remzi Kitap Evi. başka noktalama işaretleri de kullanılmaz. dedi. Tuna Kıyıları. „Başkalarının sözlerinden yapılan veya yazanın kendine ait başka sözlerinden yaptığı alıntılar26[7] tırnak içine alınmamışsa iki virgül arasında verilir. hayat demek. (Bu cümlelerin arasına nokta konabilirdi. dediysem de o dinlemedi. saat beş gibi.255 „Bibliyografik künyelerde yazar adı. Arka sıradakilerden biri.. memleketini. Dün Ali amcalara. demişlerdi. eski komşumuza. Onlar da. Arkadaşlar. birbirine bağlaçsız bağlanan ve aralarındaki duraklama kısa olan cümlelerin arasına konur: At ölür. ister inanın ister inanmayın.. Onu dün akşama doğru.) Gitmemiz gerekiyor. maddelerin arasına konur. yahut” bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz. ama anlayışlı. doğrudur. bir soru sordu. NOKTALI VİRGÜL ( . Basım yeri ile tarihi arasına virgül konmaz: Falih Rıfkı Atay. meydan kalır. Nokta kullanılmaz: 22. buna ihtiyacım yok. çok özlemişti. çok genç değil. büyüdüğü yerleri. eser adı. bilirsiniz ki. bu cephe sarsılmaz. Kızılay’da gördüm. (çünkü) Okumuş bir kadın değil.

Kelimeler genel olarak ikiye ayrılır: İsimler ve fiiller. ister inanma. ama. „İçerisinde birden fazla virgül kullanılmış cümlelerde öznenin kendinden hemen sonra gelen öğelere karışmamasını sağlamak için kullanılır: Faruk. deniz. lâhana. ne var ki.. karpuz. bundan dolayı. „Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için bu sıralı cümleler konur. İKİ NOKTA ( : ) „Açıklama yapılacak yerlerde kullanılır: bestesiz:bestesi olmayan. dalga fısıltıları getiren tatlı bir nisan rüzgârı giriyordu. pırasa. Erkek çocuklarına Doğan. çikolata. aynen dediğim gibi oldu. Sevinçten. Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerinden Hayrullah. ıspanak. güzel bir kız. kız çocuklarına ise İnci. bisküvi. Yavuz ve Kâzım bir grup.. ama iş işten geçmişti. İnsan yalanı bilmeyerek okur. siyah maroken kaplı bir kitap okuyor. çiçek.. 4. (Bahar ve Kelebekler.Karşısında. Kenan. Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazmayan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü. Sabahtan beri bekliyorum. sonuç olarak. kraker. bağırmak. farkı bölümleri ve örnekleri birbirinden ayırmada kullanılır: Murat. „Virgüllerle ayrılmış tür veya takımları. Çok söylüyorum. lâkin sahte bir şiir iyi okunamaz..in kullanılır: kavun. bununla birlikte” gibi bağlaçlardan önce konur: Halis bir şiir fena okunabilir. ancak. yoksa. Ahmet. ne gelen var ne giden. gelmesen de. Bir aralık evden savuşmak da aklına geldi. yalan olduğunu bildikten sonra gene okumak ister mi? Sıralı cümleler arasına giren bu bağlaçlardan önce nokta. çok yorgundu. faydasız buldu. Çiçek. Hulusi ve Mustafa ile yaşıt sayılır. artık gelsen de olur. fakat. „Bir cümleden sonra alıntı bir cümle geliyorsa veya bir söz naklediliyorsa iki nokta kullanılır: Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?” 47 . İş işten geçti. bir şezlonga uzanmış esmer. „Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak iç. ama. Aslan. virgül ya da noktalı virgül koyup koymamak yazara göre değişebilen bir üslûp meselesidir. bununla birlikte. Tuğrul. fakat söz dinlemiyor. lâkin. Gönül adlarını verirler. çünkü. heyecandan içim içime sığmıyor. ağlamak istiyorum. sıfat: İsimlerden önce gelerek onların nitelik ve niceliklerini bildiren kelimeler. Bu işin en sağlam yolu şudur: Bildiğinden şaşmamak. „Cümle içerisindeki açıklamalardan önce kullanılır: Akşama dek hiç durmaksızın çalışmıştı. Metin ve Mehmet de bir grup olsunlar. (YKB) Olanları anladım. İster inan. kelek. ve) „İki cümleyi birbirine bağlayan “ama. binaenaleyh. yalnız. ne yazık ki. Ömer Seyfettin) (bu esnada. kahkahalar atmak. kır kokuları. pencereden.

. ka:til. nakletmek. „Bitmemiş veya bitirilmemiş cümlelerin sonun konur. Mehmet Emin Yurdakul. i:cat. nohut. Güneşli fırtınalar. törenizi kim bozabilir sizin? Göğe erer başımız başınla senin! Koro: „Kütüphanecilikte yazar ve eser adı arasına konur: Yahya Kemal Beyatlı: Kendi Gök Kubbemiz „Ses biliminde uzun okunması gereken ünlüden sonra kullanılır: a:ile. 5. çoğalmak. ceva:hir. pancar. Bu amaçla cümle sonunda kullanılabileceği gibi cümle içinde de kullanılabilir: Fiillerin bazıları isimlerden türemiştir: başlamak. Ziya Gökalp. suya ve rüzgâra İki nokta kullanılmış cümleler bazen aynı kelimeler kullanılarak ama iki nokta kullanılmadan da kurulabilir: Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?” →Çocuk merakla.... bana ne getirdin. di:nen. suçlamak. „Matematikte bölme işareti yerine kullanılır: 45:3=15 İki noktadan sonra bağımsız bir cümle geliyorsa bu cümle büyük harfle başlar... İnsan üç şeye benzer: ağaca... çıplak ağaçlar sarı. incelmek.. Halide Edip Adıvar.. ÜÇ NOKTA ( . mercimek. ) „Art arda örneklerin sıralandığı cümlelerde benzer örneklerin sürdürülebileceğini ifade etmek için cümle sonunda kullanılır.. başarının sırrını tek kelimeyle açıklar: Azim „Kendisinden sonra örnek verilecek cümlelerin sonuna konur.. Bazılarında okuyucunun cümleyi zihninde tamamlaması beklenir: Gök sarı.O. renk renk çiçekler. gidedurmak. 48 .. Ali Canip Yöntem. art arda örnekler sıralanıyorsa ilk örnek küçük harfle başlar: Tam kapıdan çıkmak üzereyken sordu: Akşam erken gelecek misin? İnceleyeceğiniz kelimeler şunlar: gelmek. toprak sarı. diye sordu vb. Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bazıları şunlardır: Ömer Seyfettin.. Bilge Kağan: Türklerim işitin! Üstten gök çökmedikçe alttan yer delinmedikçe ülkenizi. ve başka insanlarla birlikte yeni bir hayata hazırlanıyordu. „Karşılıklı konuşmalarda kimin konuşacağı belirtildikten sonra iki nokta konur: ─Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda? Ziraatçi sayar: ─Yulaf.

.. Hele eşek zorla aranıyorsa. „Söylenmek.. Ali usta? ─Benim. ─Hangi Ali? ─. adam. Toplantıya gelenler arasında .. kırmızı feraceler. eksik bırakılan cevaplarda kullanılır: ─Yabancı yok! ─Kimsin! ─Ali....... Ömer Seyfettin) Bu görevdeki üç nokta yay ayraç içerisinde de konabilir...... Haberi .. be’ (Diyet) „Karşılıklı konuşmalarda yeterli olmayan. belirtilmek istenmeyen ve kaba sayılan. var mıydı? Kılavuzu karga olanın burnu b..... el sallayan çocuklar.. Ah hele kırmızı feraceler..... . ─Ne arıyorsun bu vakit buralarda? ─Hiç. B.’dan dinledim... her şey bir su katmanının altında yok oluverdi birden. Ayrılıyor yolumuz! Onu bir defacık görebilmek için nelere katlanmazdım ki.. Trenin birdenbire salıverdiği yoğun bir buhar. Trenin pencerelerinde gülümseyen kadınlar. söylenmesi ahlâken çirkin görülen kelimelerin yerine konur: Olaya ..... seyir yerlerinde kadınlar tıpkı birer gelincik çiçeği gibi parlarlardı..Annelerinin esvaplarını kızlar giyer. ─Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa? ─!.. Üstelik Subaşınınsa. Keskin bir tren düdüğü... yine her yeri dağıtmış.. Belliydi yağacağı.....” (Bahar ve Kelebekler. 7 Nisan (burada yer adı gizlenmiş) „Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu.Sana uğurlar olsun.... Sonra genzi yakan o bildik kömür kokusu. Koca Ali.. Yerden topladığı ... Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar: ─ Koca Ali.. aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için kullanılır: “. Kaç gündür neydi o soğuklar öyle! El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar..ları onun arkasından fırlattı. „Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur: Gölgeler yaklaştılar... büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı. ─Sen misin. Sırmalı çedik pabuçlar.. SORU İŞARETİ ( ? ) „Soru anlamı taşıyan cümle ve kelimelerden sonra kullanılır: 49 .tan çıkmaz. (Diyet) 6.. Kar. yılın ilk karı. Bey’in oğlunun da adı karışmış. Baharın yeşil çimenleri üzerinde.

acı. hitap ve uyarı bildiren cümlelerden ve kelimelerden sonra gelir: Komşular! Babacığım! Hemşehrilerim! Tanrım! Yazık sana! Aşkolsun! Hey baksana! 50 . şimdi hatırlamıyorum. ( ?-1120) „Soru eki soru anlamı katmıyorsa..5 (?) saatte gitmiş. Bu cümlelerin soru anlamı vurgu ve tonlama ile belirtilir: Yaşınız? Sen alacaktın? Gördün? „Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda yay ayraç içinde kullanılır: Ankara’dan Konya’ya 1. zaman anlamı katıyorsa soru işareti de kullanılmaz? Akşam oldu mu sıla özlemi depreşir gurbetçilerde. (soru kelimesi nesneye dahil) Bu olayı bize ne zaman anlatmıştı. nefret vb ani coşkunluklar) bulunan ve seslenme. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240?-1320).. (soru kelimesi nesneye dahil) „Bazı cümleler de soru kelimesi barındırmadığı hâlde soru cümlesidir. Hele bir de karların eriyip sularının akması yok mu. heyecan. Bunlar soru işareti ile biter. ÜNLEM İŞARETİ ( ! ) „İçinde ünlem ifadesi (haykırış. 7. üzüntü. eşyalarımızı nasıl buldunuz? Nerede ? Kim? Nasıl? Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? „Cevabı zaten içinde olan soru cümlelerinde de soru işareti kullanılır: Haksız mıyım? Liderler içinde Atatürk gibisi var mı? Yoksa bu sözümde yalan var mı? „İçinde soru kelimeleri veya soru eki bulunan ama anlamca soru cümlesi olmayan cümlelerde soru işareti kullanılmaz: Kaça aldım. sevinç. hayret.Hangi elbiseyi beğendiniz? Benimle alış verişe kim gelecek? Soruları cevapladınız mı? Nasıl bir kitap aramıştınız? Evimizi. korku.. 1496 (?) yılında doğan Fuzuli. „Bilinmeyen yer. (soru kelimesi nesneye dahil) Yapar mı yapmaz mı bilmem. (Doğum yeri: ?). hatırlamıyorum. kıvanç. ürperti.. tarih vb.

ne yaptım! Eh! Fena değil. elim! Gitme ha! Hah. Ay.Ey Türk gençliği! Hey! Biraz bakar mısın? Hişt! Buraya gel! Şşt! Sus bakayım! Ee. yeter artık! Aa! Bu da ne? Ah. şimdi oldu! Hay Allah! Vah zavallı! Vay sersem! Aman dikkat! İmdat! Boğuluyorum! Simitçi! Çok ilginç! Ne kadar güzel! Çabuk eve git! Ne olur yardım et! Çık dışarı! Güm! Miyav! 51 .

Mamak Caddesi’nde. bak. ünlem ifadesinden hemen sonra kullanılabileceği gibi cümlenin sonunda da kullanılabilir: Eyvah. yanlış okumayı önlemek. Mustafa Kemal’e. kinaye anlamları katar: İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş. asker! Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Gençliğinde 100 metreyi 10 saniyede koşarmış (!). NOKTALAMA İŞARETLERİ KESME İŞARETİ ( ’ ) TIRNAK İŞARETİ ( “ ” ) TEK TIRNAK İŞARETİ ( ‘ ’ ) YAY AYRAÇ ( ( ) ) KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] ) KISA ÇİZGİ ( . bu topraklar için toprağa duşmuş.Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. cümlenin yapısını ve duraklama yerlerini belirlemek. Adam. Türkiye’de. Ankara’yı. Kar. ne güneşler batıyor! Ey.. yolcu! Bilmeden gelip bastığın Bu toprak bir devrin battığı yerdir. KESME İŞARETİ ( ’ )28[2] „Özel isimlere eklenen çekim eklerini ayırmak için kullanılır. ileri! Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! Ne mutlu Türküm diyene! Dur.. Kaç gündür neydi o soğuklar öyle! Bir hilâl uğruna ya Rab. Belliydi yağacağı. yılın ilk karı. akıllı (!) olduğunu söylüyor. Zamanla nasıl değişiyor insan! Gökyüzünün başka rengi de varmış! Ünlem işareti. Bazı alıntı kelimelerde de kesme işareti kullanılır ki bu. küçümseme.) UZUN ÇİZGİ ( ─ ) EĞİK ÇİZGİ ( / ) DENDEN İŞARETİ ( " ) NOKTALAMA İŞARETLERİ Yazıda karışıklıkların önüne geçmek. Yazıdaki trafik işaretleri olarak da tanımlayabileceğimiz noktalama işaretleri şunlardır: 8. okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak. hafife alma.. noktalama ile değil imlâ ile ilgilidir. inanmama. sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek için kullanılan işaretlere noktalana işaretleri27[1] denir. geç kaldım! Eyvah! Geç kaldım! „Parantez içinde kullanılan ünlem işareti alay etme. Enflasyonun nasıl düşeceğini bilmeyen ekonomi bilginlerimiz (!) var.. Kızılırmak’ı. İmlâ 52 . 27[1] 28[2] Bu işaretler Türkçede ilk defa Tanzimat Devri edebiyatçılarından Şinasi tarafından kullanılmıştır.

Mehmetler. Bu özel isimler. ]Yabancı isimlere getirilen yapım ve çekim ekleri okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır: Shakespeare’in. Sıra sayılarında hem nokta hem kesme kullanılmaz: 1972’de....... Küçük harflerle yapılan kısaltmalarda kelimenin okunuşu esas alınır: kg’dan... ]Yabancı isimler hariç diğer özel isimlere yapım ve çokluk ekleri getirilerek yapılan kelimeler büyük harfle başlar ve ekleri de kesme işareti ile ayrılmaz.. mad. Panturanizm. İstanbulsuz...yi. mm’den Ancak büyük harfle yapılıp da okunuşu esas alınan kısaltmalar da vardır ki bunlar bir kelime gibi telâffuz edilebilmektedirler: ASELSAN’a..Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine.. Efendinin. İng. Ankaralı. Türkçü. Kurumundan .... „Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen ekler okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır: DSİ’ye. Türkleşmek.. 53 ...... 1881’de.... .. Rektörlüğüne... Ayhan Beyden.. Ahmet’in (Ahmetin) ]Özel ismin yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve eki de kesme işaretiyle ayrılmaz. Sonunda nokta bulunan kısaltmalardan sonra kesme işareti kullanılmaz. .. türetilen kelimenin içinde kalıyorsa büyük harfle başlamaz: Panislâmizm.... Dekanlığına..... -ci yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz: Ankaralı. Türkçecilik. Ahmetler. Sinop’a (Sinoba)... Zonguldak’ı (Zonguldağı).. Honolulu’lu ]Kişi adlarına sonradan eklenen unvanlara eklenen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz. Atatürkçü. Alm.... .. Yakup Kadriler.. Avrupalı..... BOTAŞ’ın.... ama söyleyişte yumuşama olur...dan „Sayılardan sonra gelen ekler de kesme işaretiyle ayrılır. Türkçülüğün. Mamak Anadolu Lisesi Müdürlüğüne. Paşayı.. Türkolog. . Bu eklerden sonra gelen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz.. Nu... Sivaslı. ÖSS’de.. Moliere’e.. Ek kelimenin okunuşuna göre belirlenir: vb.... 2000’den. Darvinci..... Zeynep Hanıma. Türklük... Pantürkizm. NATO’dan.si.. Avrupalılaşmak...... „Özel isimlere eklenen –lı... İslâmlaşmak.. UNESCO’ya.dan. Başkanlığına.. cm’yi. Ankaralıdan.... 12’nci.. .. Mustafa Kemallerden.. -siz. TBMM’nin...... TCDD’ye.leri....... Ereğliler.. ]Sert sessizle biten özel isimlere ünlüyle başlayan ek getirildiğinde ismin son sesi korunur..

Uyur gibi sessiz duran deniz.. Ne’nin belirtisiz nesne olarak kullanımına örnek verin. üç dişi kalan buruşuk ağzını açtı. -daş’la türemiş kelimeler. Karacaoğlan → Karac’oğlan (Şiir dışında Karacaoğlan’dır. (Ömer Seyfettin. acaba uyuyabilir miyim?” diye düşündü.). hem de uyudu. “Yetişin!” diye bağırdı. "Okuyorum büyükanneciğim. yatıp da uyuyamamaktan korktu. („Aldığı ekle bir başka kelime ile karıştırılabilecek olan kelime köklerinden sonra kullanılır: Tava’nın rengi neden böyle olmuş? Bilgi’nin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak gerekir. Şinasi. Kahve rengindeki yemenisinin altında daha beyaz görünen saçlarına dokundu. parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu...” cümlesiyle yüklemin türü bakımından benzerlik gösterir? „Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır: “Küçük salonun fes renginde. Asıl cümle de daha bitmediği için küçük harfle devam eder: Yaşlı kadın.” “Birden.. yeni neslin son Türk kadınlarının o asla tatmin edilemeyecek olan ebedî kederiyle bulutlanan siyah gözlerini kitabından ayırmayarak. katılaşmış elini başına götürdü. muhteşem. harf ve kelimelerden sonra kullanılır: A’dan Z’ye. Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nin Ancak cins isimlerinden sonra yay ayraç geliyorsa yay ayraçtan sonraki ek kesmeyle ayrılmaz: İmek fiili (ek fiil)nin 9. noktayla biter. ne etsin → n’etsin. Bir mumya uzvu kadar sararmış... Bir an düşündü.” (Ömer Seyfettin." dedi. Karşı sahilde mor.. Saide) Genç. korular. 54 . Alıntı cümle(ler). Bahar ve Kelebekler) Aşağıdaki cümlelerin hangisi “İlkbahar en güzel mevsimdir. Saf mavi bir sema. “Yatsam.. beşer... Bazı kelimelerde b’nın m’ya dönüştüğü görülür. ne eylesin → n’eylesin. esmer kız. düştü mü ola → düştü m’ola. yüz yirmişer. hiç değiştirilmeden yapılan aktarmalar29[3] tırnak içinde gösterilir. „Özellikle belirtilmek istenen ek. yüz ellişer milyon. ama korktuğu başına gelmedi. kalın. „İki kelime sonradan birleştirildiğinde ve (özellikle şiirde vezin gereği) bu kelimelerden ikincisinin ilk ünlüsü düşürüldüğünde düşen ünlünün yerine kullanılır: ne oldu → n’oldu. fark olunmaz sisler altında dağlar.. beyaz yalılar. Esnedi.Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla gösterilir: Onar.) „Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığı zaman kesme işareti yay ayraçtan sonra konur: Yunus Emre (1240?-1320)’nin. Çiçekli ağaçlar. Alıntı cümleye ait olan noktalama işaretleri tırnağın içinde kalır.. Halil Bey'e biraz rahatlık vermiş gibiydi. TIRNAK İŞARETİ ( “ ” ) „Başka birinin yazısından veya sözünden. (Memduh Şevket Esendal.. büyük harfle başlar. ağır perdeli penceresinden dışarı.. Sabaha kadar yattı. Bahar ve Kelebekler) 29[3] Aynen alınmayan sözler tırnak içinde gösterilmez.

Türk edebiyatının üç kolu da (halk edebiyatı. Türkçede bazı ekler (-yor. Edebiyat öğretmeni. ayraç kapatıldıklarn sonra yazılır: Yunus Emre (1240?-1320)’nin “yani” ile yapılan açıklamalar yay ayraç içine alınmaz. Birçoğu edebiyat kavramını yeni öğreniyordu. sonradan eklenmiş olan açıklayıcı kelimeleri ve söz gruplarını göstermek için kullanılır: O tarihte (1980) henüz sen yoktun. “Han Duvarları”nda. -ken.” diye seslendi. -leyin. yeni Türk edebiyatı) büyük farklılıklar gösterir. „Tek tırnak bir de dil yazılarında örnek olarak verilen kelimelerin anlamlarını göstermek için kullanılır: Göktürk Anıtları’nda geçen bodun ‘millet. Uzaklık ifade etmek için ta kullanılır. “Kardeşini parka götür. Faruk Nafiz. ‘Yarın sizin sınıfla maç yapalım. Anadolu coğrafyasını ve insanını en güzel şekilde anlatmıştır. “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı? dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okudu. „Kitap isimleri ve yazı başlıkları yazıda tırnak içinde gösterilir. YAY AYRAÇ ( ( ) ) „Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgisi olmayan. Baban niçin geciktiğinizi sorarsa ‘Annem göndermedi’ dersin. divan edebiyatı. 10. tüketi ‘tamamen’ gibi kelimeler artık kullanılmamaktadır. Bazen tırnak işareti kullanmak yerine bu kelimeler koyu harflerle veya altı çizilerek de yazılabilir. 55 . çünkü tırnak işareti aynı zamanda kesme işaretinin görevini de üstlenir: Tanpınar’ın tek denemesi. TEK TIRNAK İŞARETİ ( ‘ ’ ) „Doğrudan yapılan ve tırnak işareti ( “ ” ) içinde gösterilen sözlerin içinde başka bir alıntı söz daha varsa bu da tek tırnak işareti ( ‘ ’ ) içinde verilir: Hasan: “Yolda Yücel’i gördüm. Bunlar cümle değillerse küçük harfle başlarlar: Birçoğu “edebiyat” kavramını yeni öğreniyordu. Bunlardan sonra kesme işareti kullanılmaz. Sanatçının bu eseri hatıra (Anı demek daha doğru olur.’ dedi” Annesi kıza. Uzaklık ifade etmek için “ta” kullanılır. 11.„Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen kelimelerden ve sözler tırnak içine alınır. yazının ve sözün aslında olmayıp. -mtırak.) türünün en iyi örneklerindendir. Kitabınızdaki “İmlâ Kuralları” konusuna bir göz atın. Hakkında açıklama yapılan söze ait ek. kavim’.”Beş Şehir”dir. -ki) büyük ünlü uyumu kuralına aykırıdır. sab ‘söz’.

Babasından. Gençliğinde 100 metreyi 10 saniyede koşarmış (!). hafife alma. hem yaslı dinliyordu. Baharın yeşil çimenleri üzerinde. hem de.. nefes almadan. (Refik Halit Kara. 56 . billûr sesiyle biteviye konuşuyordu.) Annelerinin esvaplarını kızlar giyer.. ara sıra "Ha! Ya? Öyle mi?" gibi dinlediğini bildiren sözlerle onu söyletiyordu. akıllı (!) olduğunu söylüyor. gevrek. artık erişemeyeceği yurdunun bir deresini. kinaye anlamları katmak için Ünlem işaretiyle birlikte kullanılır: İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş. altı aydan beri susan Hasan..Oğlunun katili ecnebi tebaasıymış. yani okumasında büyük emeği geçen insandan daha ne isteyebilirdi ki? „Sözün söylendiği anda olup biteni.. küçümseme. yanakları sevincinden pembe pembe. „Alıntıların yapıldığı eser ve yazar adı yay ayraç içinde verilir: Asıl konuşan Hasan'dı. KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] ) „Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dışta köşeli. „Yabancı kelimelerin okunuşları parantez içinde verilir: Rousseau (Ruso) Fransız edebiyatında romantizmin önemli temsilcilerinden biridir. Durmadan. dinlenmeden. İngiltere'de Lord Byron (Lord Bayron). içte yay ayraç kullanılır: Kütüphanemize Türk edebiyatı tarihi kitapları [En başta Resimli Türk Edebiyatı Tarihi (Nihat Sami Banarlı)] alınmalı.. inanmama.. „Bibliyografik künyelere ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır: Yekta Bahir [Ömer Seyfettin]. 12. „Söze alay etme.) Şimdi ne olacak? Kaymakam ─ (hiddetle) Ne olacak baba. Özellikle tiyatro eserlerinde çokça kullanılır: İhtiyar ─ (Yerinden doğrulur. Aklına ne gelirse söylüyordu.. bir rüzgârını.... geçmiş günleri. 1496 (?) yılında doğan Fuzuli. Enflasyonun nasıl düşeceğini bilmeyen ekonomi bilginlerimiz (!) var. Genç Kalemler. Ah hele kırmızı feraceler. Shelley (Şelli) ve Shakespeare (Şekspir) romantizmin kaynağı sayılırlar.)” (Bahar ve Kelebekler. konuşanın hareketlerini ve durumunu belirtmek için kullanılır. Yeni Lisan. Eskici) „Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu.. kırmızı feraceler. aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için üç noktayla birlikte kullanılabilir “(.. (.. Sırmalı çedik pabuçlar. Adam. kaybettiği yerleri düşünerek benliği sarsıla sarsıla dinliyordu. seyir yerlerinde kadınlar tıpkı birer gelincik çiçeği gibi parlarlardı. büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı. dudakları titreyerek taze. Ömer Seyfettin) „Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda soru işaretiyle birlikte yay ayraç kullanılır: Ankara’dan Konya’ya 1.. Eskici hem çalışıyor.. bir türküsünü dinliyormuş gibi hem zevkli..5 (?) saatte gitmiş.

......................................................................nihaî...................... Aşağıdaki gibi kullanımlar yanlıştır: .................1996’ da ...............................uçurtmamızın ........................................................................camii ............................... Özel isimlerde ve rakamlarda kesme işareti satır sonuna geliyorsa ve kesme işaretinden sonraki kısmın alt satıra geçmesi gerekiyorsa bu durumda kısa çizgi kullanılmaz: .........................................................................................................................................................................) „ Satır sonunda....................................................... geçen yıl mı kazanmış? 57 ......................... olacak “de” ve “ki” bağlacı ile “mi” soru ekinden önceki kelime satır sonunda kalıyor da bu ek ve bağlaçlar alt satıra iniyorlarsa araya (satır sonuna) kısa çizgi konmaz: ................................................................................................................................. Doğruları şöyle olacaktır: ......... ilkokuldayken ......................................................................................... Kelimeler satır sonunda ve başında bir tek harf kalacak şekilde bölünmez.........................................................................meş’aleyi değil .............................................................meş’aleyi olacak .............................................................................................. yani devamının altta olduğunu göstermek için satır sonunda kullanılır.......................................................................nihaî.....uçurtmamızın .........arabayla .. metinde bulunmadığı hâlde araştırmacı tarafından tamamlanan kısımlar köşeli ayraç içinde verilir: Babam kağan öldüğünde küçük kardeşim Küş-tegin ye[di yaşındakaldı......................................................................................... Birleşik kelimeler de tek kelime gibi telâffuz edilerek heceleme buna göre yapılır..................] 13.............................................................................................. kur’adan değil ................. gördüm ki söylüyorum .................................................................... Geçen yıl Ankara’ daki akrabalarımıza .......................... başöğretmen Atatürk ............................................... titreye titreye ağlıyor.. minimini yavru ağlıyor....................................................................................................................................... önünde kitap da yoktu ......................................................„Bilimsel çalışmalarda..arabayla ... yer kalmadığı için yarım kalan kelimelerin bölünmüş olduğunu................. ...............................................: O zaman gördü ki....................................................... Bu görevde kullanılınca birleştirme çizgisi denir................................. memleketlisi...................................................................... KISA ÇİZGİ ( ................................................................kur’adan..................... küçük çocuk.. Gırtlak ünsüzü için kesme kullanılan kelimelerde kesmeli heceler satır sonuna getirilmez............. Sessizce.......................................................................................................................................................................................................... .............camii .........Karaosmanoğlu’nun.................................................................................

30 „Bazı terimlerle kuruluş adlarında kullanılır: isim-fiil. zarf-fiil. Sizinle ilgili her şeyi –gördüğüm ve bildiğim her şeyi.çoktan uykuya dalmışlardı. sevindir-. Bilimsel yazılarda. „ Rakamlar arasında kullanılarak ila anlamı verir: 3-4 kişi 19-20 yaşlarında 1-7 Aralık 2000 tarihleri arasında „Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır: 458-54=404 „Adreslerde semt ile şehir ismi arasına konur: Demirlibahçe-ANKARA „ Dil bilgisinde fiil kök ve gövdelerini ifade etmede.. bî-çâre.ilerde büyük adam olacak.. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. -i. vatan-perver. Aşk-ı Memnu. Fen-Edebiyat Fakültesi. -de. g.. Lûgati’t-türk. bülbül-i şeydâ.. „ Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihleri arasına konur: İkinci dünya savaşı (1939-1945) tam altı yıl sürmüştür. 58 .. âteş-perest. yaz-.30-10.Özgün imlâsıyla yazılan yabancı kelimeler satır sonunda kendi dillerinin kurallarına göre bölünür. yol-cu-luk. Sivas-Ankara arası trenle yüz yıldır 12 saatte gidiliyor.. -ki. Arapça ve Farsça tamlamalarda ve bazı ibarelerde kullanılır: Servet-i Fünun. 2000-2001 öğretim yılı. Bu çocuk –sizi temin ederim ki. by-pass. gönder-.. hokka-bâz. 09. Divanı. yaz-dı-k. nâ-mağûb. check-up. Türkçe-Fransızca sözlük Ural-Altay dil grubu Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması Soy-dil-din üçgeni... ekleri tek başına göstermede ve kelimeleri hecelemede kullanılır: oku-. „ Cümle içindeki arasöz ve ara cümlelerin başına ve sonuna konur: Bütün bebekler –Zeynep hariç.mutlaka yazacağım. bilâ-ücret. ge-le-bi-li-rim „Bazı yabancı kelimelerde kullanılır: Sainte-Beuve. „ Birbiriyle ilgi kurulan iki isim arasında kullanılır: Türk-Yunan ilişkileri. kelimeleri eklerine ayırmada..

a. 16. -madan / -meden. 15..14. Büyük nine sordu: ─Okuduğun ne. yan yana yazılan mısraları ayırmak için kullanılır: Yüzükoyun yatma diyor annem / Yatar mıyım hiç. konuşanın adından sonra da konabilir: Büyük nine ─ Okuduğun ne. ─Neden bahsediyor? ─Hiç. İşteş fiil " " 59 . Edilgen c. Şinasi Halil Bey'e baktı ve: ─Bu mektup sana. -dı / -di / -du / -dü / -tı / -ti / -tu / -tü „Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 125/5=25 „Bilgisayar ve internet dilinde eğik çizgi olarak //.. Nu: 21/6 Kurtuluş/ANKARA „Dil bilgisinde eklerin ünlü ve ünsüz uyumlarına göre aldıkları farklı şekillerini göstermek için kullanılır: -a / -e. Büyük nine tekrar daldı. Büyük nine tekrar daldı. Oyunlarda uzun çizgi. UZUN ÇİZGİ ( ─ ) Karşılıklı konuşmalarda konuşmanın ve konuşmacının değiştiğini belirtmek için cümlelerin başında (satır başında) kullanılır. EĞİK ÇİZGİ ( / ) „Şiirlerden alıntı yapıldığında. -an / -en. kimden? ─Evden olacak! ─Evden? Ne münasebet? Şinasi Bey mektubu aldı. Konuşma çizgisi de denir. kızım? Kız ─ Bir roman. Konuşmalar tırnak içinde verildiği zaman konuşma çizgisi kullanılmaz. ─Bana mı. / ve \ işaretleri kullanılmaktadır. Etken b. DENDEN İŞARETİ ( " ) Bir yazıdaki maddelerin sırlanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır. dedi. / İster miyim / Yüzümün / Koyun olduğunu? (FHD) „Adreslerde apartman ve daire numaralarıyla semt ve şehir isimleri arasına konur: Altay Sokağı. Büyük nine ─ Neden bahsediyor? Kız ─ Hiç. kızım? ─Bir roman. Saide'nin yazısı ile şu satırları okudu: .

Bu kelimelerin yanında dilek. yeter artık! Eh! Fena değil. Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir: 1. Hah. emir.d. Anne! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet! Duygu Ünlemleri Ee. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ünlem değeri kazandırılabilir. elim! Hay Allah! Aman dikkat! Ah. Seslenme veya duygu anlatırlar. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır. Dönüşlü " ÜNLEMLER 1. ASIL ÜNLEMLER Seslenme Ünlemleri Duygu Ünlemleri 2. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER ÜNLEMLER Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme Ünlemleri Ey Türk Gençliği! Bre melûn! Ne yaptın? Şşt! Sus bakayım! Hey! Biraz bakar mısın? Hişt! Buraya gel! Bunların yanında adlar ve özel adlar da seslenme ünlemi olarak kullanılabilir. ne yaptım! itme ha! Vah zavallı! Eyvah! Geç kaldım! 2. Komşular! Ne kadar güzel! Babacığım! Çabuk eve git! Simitçi! Çok ilginç! Ne olur yardım et! Çık dışarı! Yansıma kelimelerin hemen hemen tümü ünlem olarak kullanılabilir. Şır! Çat! Güm! Hav! Miyav! Tıs! 60 . şimdi oldu! Vay sersem! İmdat! Boğuluyorum! Aa! Bu da ne? Ay. ASIL ÜNLEMLER Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler. bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir. cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir.

ha hâlbuki hatta hele hem hem de hem. Kİ...ister(se) kâh. EŞDEĞERLİK BAĞLAÇLARI C. GEREKÇE BAĞLAÇLARI F. ÖBEKLEŞMİŞ BAĞLAÇLAR BAĞLAÇLAR Tanım Tek başına anlamı olmayan..... BASİT BAĞLAÇLAR 2.. SIRALAMA BAĞLAÇLARI B.ne (de) nitekim oysa oysaki öyle ki 61 .. İSE” BAĞLAÇLARI YAPI BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR 1.....ya (da) yahut yalnız yeter ki yine yoksa zira ha..de demek ki fakat gene gerek.... KARŞITLIK BAĞLAÇLARI E...gerek(se öyleyse üstelik ve veya veyahut ya da ya.... ÖZETLEME BAĞLAÇLARI G.. TÜREMİŞ BAĞLAÇLAR 3.. BİRLEŞİK BAĞLAÇLAR 4.kâh kısacası ki lâkin madem(ki) nasıl ki ne var ki ne yazık ki ne. PEKİŞTİRME BAĞLAÇLARI H... açıkçası ama ancak bile çünkü dahi de de....... KARŞILAŞTIRMA BAĞLAÇLARI D.BAĞLAÇLAR Tanım Özellikleri BAĞLAÇ ÇEŞİTLERİ A..hem (de) ile ise ister.... anlamca birbiriyle ilgili cümleleri veya cümlede görevdeş sözcük ve söz öbeklerini bağlamaya yarayan kelimelere bağlaç denir..... “DE.

sözleri ve öğeleri birbirine bağlar. nesneleri Bana baktı ve güldü. “ile” cümleleri birbirine bağlamaz.. cümleleri Aylarca ve yıllarca sustu. (bağlaç) Evde rahat çalışamadı. Bitişik yazılanlar bağlaç değil. fakat onu bulamadım. (zarf) Ben de seninle geleceğim. (çekim eki) Sözde Ermeni soy kırımı (yapım eki) Sen ki hep çalışmamı isterdin. (edat) Sözlüden yine zayıf almış. “ile”nin kullanım alanı daha dardır. Çağdaş şiirde söze etki ve çekicilik katmak için kullanılmaktadır. Masaya yaklaşıp kitabı aldı. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. “ve” bağlacı yerine & işaretini kullanmak son derece yozlaştırıcıdır. SIRALAMA BAĞLAÇLARI “ve” Cümleleri. nesneleri Şiir ve roman okuma alışkanlığı edinin.Özellikleri • Edatlardan farkı.. ama daralabilir. (çekim eki) Evdeki hesap (yapım eki) BAĞLAÇ ÇEŞİTLERİ A. Duygu ve düşünce bir olmalıdır. “ile. zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. sadece aynı görevdeki kelimeleri bağlar. benzer kelimeleri Binlerce yerli ve yabancı turist geldi. Edebiyatımızda en çok eser verilen türler şiir ile romandır 62 . sıfatları “ve” bağlacı yerine virgül veya “-İp”. Not: “ve” bağlacından önce noktalama işareti kullanılmaz. yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti. ama doğru değildir. Eve gittim.. • Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar. (bağlaç) Seninki de lâf işte. -lE” “ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. • Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz. Yaşlı dedesi ile ninesini özlemişti. (bağlaç) Konuşmak üzere ayağa kalktı. “-ErEk” zarf-fiil ekleri de kullanılabilir: Masaya yaklaştı ve kitabı aldı. Masaya yaklaşarak kitabı aldı. cümleleri Anlatılanları dinliyor ve çocuğa hak veriyordu. Masaya yaklaştı. anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri. ektir. özneleri Köyünü.. kitabı aldı. Duygu ile düşünce bir olmalıdır. bu bağlaçla cümle başlamaz.

Ali’yle sinemaya gitti. ]Cümleleri -yapı bakımından olumlu oldukları hâlde. Sen olmasan yahut (veyahut) seni görmesem dayanamam. nesneleri Ne İzmir’e gitmiş ve Bursa’ya..... Yüklem olumlu durumdadır. Mehmet heyecanla yerinden kalktı. ya bu diyardan gideceksin30[1] “hem. Ne şiş yansın ne kebap.. EŞDEĞERLİK BAĞLAÇLARI “ya da. Ne doğan güne hükmüm geçer. veya. Mehmet. dolaylı tümleçleri ]Cümleleri de birbirine bağlar: Üç yıldır ne bir telefon açtı.. ne de dünürü küstürür. ne de bir mektup yazdı. yahut. Ya bu deveyi güdeceksin.. kelime gruplarını ve öğeleri birbirine bağlar.. B. Bisiklet veya motosiklet alacağım. Bunlar birbirinin zıttı olabilir Biri yapılmadığında diğerinin yapılması gerekebilir. Hem kitap okuyor hem de müzik dinliyor. ben veya başkası. “ne... veyahut” Aynı değerde olup da birinin tercih edilmesi gereken iki seçenek arasında kullanılırlar. özneleri Gönül ne kahve ister ne kahvehane.hem (de)” Her ikisi de geçerli olan iki durumu anlatır. 30 (bağlaç) (edat) (edat) Aynı anda 63 . Ya gel ya gelme. Sen.ne (de)” ]Aynı görevdeki kelimeleri. Ne kızı verir.ya” İki seçenek sunulduğunda kullanılır.. Ne halden anlayan bulunur. KARŞILAŞTIRMA BAĞLAÇLARI “ya. Hem çalışmıyor hem (de) yakınıyorsun. Biriniz gideceksiniz: Sen ya da kardeşin. Bunlar zıt da olabilir. Onu ne gördüm ne de tanıdım. eşdeğer da.. Ne aradı ne (de) sordu.Not: Edat olarak kullanılan ve zarf yapan “ile”den farklıdır.. Mehmet ile Ali sinemaya gittiler.. Ya beni de götür ya sen de gitme. C.olumsuz yapar.

ikisi de çalışkan ve zekîdirler. fakat. fakat dinç bir adam bağırdı... aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi.Ne kendi rahatsız oldu ne de halkı huzursuz etti. İzmir’e de Aydın’a da uğrayacağız.. kâh kalkıyor.. ama bazen yanlış anlaşılıyorum. Yerinde ve zamanında konuşmaya dikkat ediyorum... Tatil boyunca dinlenmiş de gezmiş de. . fakat.de. lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. Ne çay ne kahve içmedi. kır saçlı. ] “ne yazık ki” bağlacı çok kötü ve acı sonları bildirir. Ali olsun. Not: Bir cümle bu bağlaçlardan biriyle başlayabilir.. “de. ne acı günler yaşadık” örneğinde “ne zor” ve “ne acı” sözleri ayrı ayrı da (biri olmadan) kullanılabileceği için buradaki “ne”ler bağlaç oluşturmaz. ancak yetişemedi. ama doyurucu. ne fark eder? D. KARŞITLIK BAĞLAÇLARI “ama. dolaylı tümleçleri Fizikten de anlamam kimyadan da. olsun. güzel çalıştınız. Hızlı yürüdü. Yemek az. ne var ki. gerek. ne var ki. Öğretmeni de arkadaşları da onu çok merak ettiler. ] “ama. Not: “Ne zor.ha” Öğeleri ya da cümleleri birbirine bağlarlar.. ] “ne var ki” bağlacı çaresizlik ifade eder. Kâh yıkılıyor. ancak. Bunları götür. 64 . ne yazık ki kendisi onlardan vefa görmedi... Bu durumda bu bağlaçlar iki bağımsız cümleyi birbirine bağlamış olur. ] Zıt anlamlı iki sıfatla birlikte kullanılarak onların arasında bir durum ifade eder. ha. yalnız. ne var ki.→ “Ne çay içti ne kahve” olmalıydı... “yalnız. Ne var ki sanatçıyı bu yüzden eleştirmek doğru olmaz. ancak. İnsanlara hep vefa gösterdi. özneleri bağlamış. Gerek sen gerek(se) o. ancak.. ama yılmıyor... kâh. halkı da huzursuz etmedi) Yüklem olumsuz çekimlenirse anlatım bozukluğu meydana gelir. Annesini de babasına da özlemişti. yalnız diğerlerini getirmeyi unutma.. ne yazık ki” bağlaçları.. yalnız.. Dışarıdaki hava ne soğuk ne sıcak.gerek. cümleyi birbirine bağlar. lâkin.. Hava nemliydi.. lâkin. Ahmet olsun. Altmış yaşında.. fakat yağmur yağmıyordu.olsun. Çok tembeldi. Bu işe başlıyorum. Ha Ali ha Veli. Gerek baba gerek anne tarafından bir akrabalıkları yok... ne yazık ki” “ama. yüklemleri bağlamış. ama başarılı oldu.. ancak bugün bitiremem. ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır. fakat.. nesneleri bağlamış. Yaptığı işe ne kolay ne de zor denebilir.kâh. (kendisi rahatsız olmadı.

çünkü babam çağırmıştı. şu sebeple” anlamlarına gelir. ] “ama. Her zaman birinciydi. aykırılık bulunan iki cümleyi “tersine olarak. Neden bildirir. ne var ki dünya. haber verseydin. ancak”. lâkin. ] Yine sadece “ama”. nasıl ki bu akşam ağırdan alıyor. oysaki. dikkat çekmek için kullanılır. neden. “nasıl ki” Acele etmez. Onu özledim. GEREKÇE BAĞLAÇLARI “çünkü” “Şundan dolayı. Allah'a sığın şahs-ı halîmin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir “yoksa” Ver diyorum. ağırdan alır. uyarma bildirir Arkadaşının kalbini kırdı. (anlatım bozuk) E. hâlbuki” Aralarında zıtlık. oysa gideli çok olmadı. ama yolda fazla soru sormayacaksın. -dİğİ hâlde” anlamlarıyla birbirine bağlar. insanları kendisine benzetmişti. “madem(ki)” Madem gelecektin. fakat. Hiç olmazsa iki kaset alsaydık. şart. Eve gittim. oysa çok çalışırdı. “değil mi ki” 65 . Otobüse yetişemedik. Güzel. Gelemeyeceğini söyledi. Bak kızarım ama! Böyle söylersen darılırım ama! “hiç olmazsa” ve “hiç değilse” Çarşıdan elimiz boş döndük.En yüce duyguların tohumları ekildi. çünkü evden geç çıkmıştık. ama çok güzel eserler bırakmış atalarımız. hâlbuki vakti vardı. “zira” “çünkü” anlamında kullanılır. yoksa yersin dayağı. yalnız. Bizimle gelmene izin veririz. ] Sadece “ama” bağlacı pekiştirme anlamı katar. “oysa. Not: Bu bağlaçlar anlam bakımından zıt olmayan cümleler arasında kullanılırsa anlatım bozukluğuna yol açar. cümle sonunda. ama çok pişman oldu.

yani. PEKİŞTİRME BAĞLAÇLARI “bile. Tembel adam. demek ki.. Hatta parasını dahi ödemişti. Çölde suyun bir damlası dahi değerlidir. demiş. Bunu sen de başarabilirsin. Demiş ama yerinden bile kalkmamış. H. Kİ.. Gördüm.F. kazmayla. o hâlde. de. Demek ki ülkemiz bunlardan dolayı gelişmiyor. te. açıkçası. anlaşılıyor ki” . Açıkçası bu işi istemiyorum. Bağırsan da duymaz. Çalışıyor. ta şeklinde yazılmaz. üstelik... hem de sabahtan akşama kadar. “ya” ile birlikte kullanıldığında da ayrı yazılır: “ya da” Kelimenin son hecesine kalınlık-incelik bakımından uyar. demiş. da şeklinde yazılır. G. burada pikniğe gitmek için erzak hazırlama şartı var. olur. hem de. dahi. . bitiştirilmez. Bağırsan bile duymaz. Tembel adam. aynı görevdeki kelimeleri ve sözleri birbirine bağlar ve değişik anlamlar katar: Sorsan da söylemem asla Erzakını hazırla da pikniğe gidelim. üstelik” Belle. bile ] Cümleleri. hatta. Kısacası kendimizi toparlamalıyız. üstelik. Bunu sen bile başarabilirsin. . dahi. Öyleyse gidelim arkadaşlar. Cümleleri bağlamış. bile dahi.. İSE” BAĞLAÇLARI “de” ] Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı ve de. Çölde suyun bir damlası bile değerlidir. bundan başka” Bu bağlaçlardan bazıları bazı durumlarda birbirlerinin yerine kullanılabilirler. üstelik gülmüyor da. 66 . hatta” bağlaçlarıyla özdeştir. / Hatta parasını ödemişti dahi. olur. ] “bile” yerine “de” veya “dahi” de kullanılabilir. hatta konuştum da. ] Genellikle “dahi.. ] “hatta. öyleyse. özetle. Hatta parasını bile ödemişti. ] “bile” kullanılan bir cümle daha önce kullanılmış bir cümlenin ya devamıdır ya da devamı gibi görünür. bile. / Hatta parasını ödemişti bile. “DE. ayrıca. Demiş ama yerinden dahi kalkmamış.. hatta elleriyle kazıdılar. Bu soruyu Ali de bildi Artık gönlümü alsa da önemi yok. hem de. . ayrıca. Konuşmuyor. ÖZETLEME BAĞLAÇLARI “kısacası..

67 . cümleleri bağlamış ] Edattan ve zarftan sonra gelerek anlamı pekiştirebilir: O kadar da soğuk değil. Ben ki hep sizin için çalıştım. Atatürk diyor ki: . Bugün öyle yorgunum ki... Dün bizi bekletti de gelmedi. (açıklama) ]Özneyle veya tümleçlerle ilgili açıklama yapılacağı zaman kullanılır. Sınavı kazanabilir miyim ki. neden böyle düşünüyorsunuz? O yerden -ki herkes kaçar.. Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır. Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır. Ancak ne yazık ki böyle olmadı. Zıt anlamlı cümleler arasına girmiş. Bazen “ki” ile başlayan bu açıklama iki kısa çizgi arasında verilir. Çalışayım da gör neler yapacağımı. alay şart yakınma övünme için. rica. cümleleri ve öğeleri birbirine bağlayabilir: Hızlı hızlı koştu da yetişemedi.. ] Tekrarlanan kelimelerin arasına girerek anlamı güçlendirir: Ev de ev olsa bari Çalış da çalış. (kuşku) Bu adama güvenilmez ki! (yakınma) Acaba çocuğa kızarlar mı ki? (endişe) ]Tekrar edilen kelimeler arasında kullanılır.. Bir şey biliyor ki konuşuyor. Adam belâ ki ne belâ. Baktım ki gitmiş... ] ”ki” kullanılan bazı cümlelerin “ki”den sonraki kısmı söylenmez. istek. Çalışıp da kazanacaksın. (sebep-sonuç) (şaşkınlık) ]Birisinden alıntı yapılacağı zaman kullanılır.Biraz müsaade etsen de işime baksam Büyüyecek de bana bakacak. Böyle davranmanız hiç de iyi olmadı. küçümseme abartma ] “ama” bağlacının yerine kullanılabilir. yalvarma Küçümseme. Koşsan da yetişemezsin. “ki” Sadece “ki” biçimi vardır..sen de kaç. ]Anlam bakımından birbiriyle ilgili cümleleri birbirine bağlar. Düzenli çalıştı da başarılı oldu. Türkçe değil. (pekiştirme) Siz ki beni tanırsınız. neden-sonuç değişmezlik Bütün yıl okumamış da şimdi kitap kurdu oluverdi. ]Abartma anlamı katar...

. sac/saç. 4. TÜREMİŞ BAĞLAÇLAR Yapım eki almış zarflardır. (ek-fiilin şartı) YAPI BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR 1. hem de.. anlam ayırt edici özelliğe de sahiptir: ad/at.. boğaz boşluğu ve soluk borusu) uyumlu çalışmasıyla. 3. ne var ki. hâlbuki. dahi/dâhi HARF ve HARF SİSTEMİ (ALFABE) 68 .. Çocuk başarılıysa sınıfını geçer. ÖBEKLEŞMİŞ BAĞLAÇLAR Birden fazla kelimeden oluşur ve ayrı yazılırlar. çünkü (burada ünlü uyumuna girmiş). eğer. konuşma organlarının (ağız.. ÜNLÜLER SES BİLGİSİ SES ve DİL SESİ Genel anlamda kulağın duyabildiği titreşimlere ses denir. hala/hâlâ. (bağlaç) Adam konuşuyor. (bağlaç) Ek-fiilin şart çekimiyle karıştırılabilir. BASİT BAĞLAÇLAR Ek almamış (kök hâlindeki) zarflardır. çocuksa hep susuyordu. sanki. 2. ya da. anlamlı kelimeler oluşturacak biçimde meydana gelir. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşime dil sesi denir. BİRLEŞİK BAĞLAÇLAR Birden fazla kelimeden oluşurlar ve bitişik yazılırlar. meğerki. üstelik. ve.. yoksa. Ses. Sesler. kısaca. hâlbuki.] Bu bağlaç birkaç örnekte kalıplaşarak bitişik yazılmaktadır. karşıtlığı güçlendirir. mademki. Belki. dilin en küçük birimidir. burun. fakat. hac/haç. de. evim ise çok uzakta. “ise” Karşılaştırma ilgisi kurar.. ile. Dil sesleri. Yağmur yağıyor. yalnız. oysaki. Kelimelerin söylenip yazılması ses değerlerine bağlıdır.. od/ot.

hiçbir engelle karşılaşmadan çıkan seslerdir. Türk alfabesi. 01. 8 tanesi de ünlüleri karşılar. 69 .Dildeki sesleri gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlere harf denir. Buna göre dilimiz. Sonra yazının icat edilmesiyle sesler yazıda harflerle temsil edilmeye başladı. harf ise göze hitap eder.31[1] I. Lâtin alfabesindeki “q”. Türk alfabesi. “i”. “x” ve “w” harfleri alınmamış.1928 gün ve 1353 sayılı kanunla tespit ve kabul edilmiştir. Tek başlarına ve uzun ünlü gibi (iki ünlü değerinde) telâffuz edilirler. Arap. bu alfabeye “ğ”. Önce ses vardı. Türkçede 8 tane ünlü vardır: a e ı i o ö u ü A. Dudaklar düz durumdayken çıkan ünlüler düz. Dudakların durumuna göre Ağzın açıklığına göre Kalınlar Düzler Genişler Darlar a ı Yuvarlaklar Genişler Darlar o u 31[1] “ün” ses demektir. o dilin ses dağarcığını oluşturur. ince ünlüler. ÜNLÜLERİN ÖZELLİKLERİ Ünlüler şu şekilde sınıflandırılır: Çıkış yerine ve dilin durumuna göre: kalın ve ince ünlüler Ağzın açıklığına göre: geniş ve dar ünlüler Dudakların durumuna göre: düz ve yuvarlak ünlüler Kalın ünlüler. Yani harf.11. Türk alfabesinde 29 harf bulunmaktadır. Ses kulağa. Alt çenenin açık ve ağız boşluğunun geniş durumunda çıkan ünlüler geniş. büzülüp yuvarlaklaşmış durumdayken çıkan ünlüler de yuvarlak ünlüdür. dilin geriye çekilmesiyle. SES-HARF İLİŞKİSİ Harf ile ses terimlerini birbirinden ayırmak gerekir. Bu sınıflandırmaya göre her ünlünün üç özelliği vardır. “ş” sesleri eklenmiştir. Türkçenin ses dağarcığını da 29 ses oluşturur. dilin ileri doğru itilmesiyle oluşur. Bir dildeki harflerin belirli bir sıraya dizilmiş bütününe alfabe denir. ÜNLÜLER Ağzın açık durumunda (yani ses yolu açıkken). Bunların 21 tanesi ünsüzleri. okunduğu gibi yazılan bir dildir. SESLERİN SINIFLANDIRILMASI Bir dilde bulunan sesler. her ses için ayrı bir harf ve her harf için ayrı bir ses ilkesine göre düzenlenmiştir. Alfabede bulunan harflerin dilin her sesini temsil edebilmesi önemlidir. alt çene az açık ve ağız boşluğu darken çıkan ünlüler de dar ünlüdür. sesin yazıdaki karşılığıdır. yazıldığı gibi okunan. Bu sesler. ünlülere sesli de denir. “ünlüler” ve “ünsüzler” olmak üzere ikiye ayrılır. Nitekim Türk dili sırayla Göktürk. Bir dilin sesleri farklı alfabelerle de yazıya aktarılabilir. Uygur. Bu kanuna göre. Lâtin ve Kiril alfabeleriyle yazılmıştır. Lâtin harfleri esas alınarak.

ÜNLÜLERLE İLGİLİ SES UYUMLARI Ünlülerin düzlük-yuvarlaklık. kanun→kanunen.. geniş. Bazen bu kelimelere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde uzunluk tekrar ortaya çıkar. beyaz. „Kökeni Türkçe olan kelimelerde uzun ünlü yoktur. beraber. buut (boyut). ince yuvarlak. hiç.Dilin durumuna göre İnceler e i ö ü Buna göre hangi ünlünün hangi özelliğe sahip olduğuna tek tek bakalım: a e ı i düz. Arapça ve Farsçadan dilimize giren kelimelerde vardır. Uzun ünlü. aile.. şecaat. kalın düz. ince Ünlülerin bu özellikleri ünlü uyumlarında ve bazı ses olaylarında karşımıza çıkacaktır. kaide... geniş. dar. fiil.. kalın düz. maarif. âdet. geniş. 2.: adalet.. âlem. gibi ünlü bulundurmayan kelime (kısaltmalar hariç) yoktur. i:man) Ancak Türkçede uzun ünlü bulunmadığı için birçok yabancı kelimedeki uzun ünlüler Türkçede kısa telâffuz edilir. numune. 70 . yâr.. ince düz. Siirt... kalınlık-incelik ve darlık-genişlik özellikleri iki ses uyumunda karşımıza çıkar: 1. hayat→hayatı. şair. dair. dar. haya:tı. kalın yuvarlak. İki ünlünün yan yana olduğu kelimeler kesinlikle Türkçe değildir: Saat. esas→esası. şûra. Büyük ünlü uyumu Küçük ünlü uyumu. kalın yuvarlak. kanu:nen) Bazı örneklerde uzunluk ek getirildiğinde de ortaya çıkmaz. hâlâ.. rahat. şube. numu:ne. dar. beyaz→beyazı. iman (şa:ir. geniş. Eski yazıdan çeviri yapılan bilimsel metinlerde uzun ünlüler özel işaretlerle gösterilebilir. Ünlülerin kullanımıyla ilgili bazı kurallar: „Türkçede iki ünlü yan yana bulunmaz. dar. (esa:sı. ince o ö u ü yuvarlak. Uzun ünlüler belli durumlar dışında gösterilmez. Gösterilmeyenlere örn. badem. „Türkçe kelimelerde birinci heceden sonraki hecelerde o ve ö ünlüleri bulunmaz. miat. şive. ū „Türkçede İngilizce by. mail.: Gösterilenlere örn. B. kanaat. can→canım. ā.

okuyalım.. ö. ince. Bu kurala göre Türkçe bir kelimenin ünlülerinin tamamı ya kalın ya da ince olmalıdır. i. kardeşçe. kabulüm. ünlüsü kalın olan son heceden sonra ince ünlü gelir. ınanmak→inanmak. o. u e→ e... ö. dünyanın. o.. veriyordu. ü u→ a. sevilmek. Değişikliğe uğramış Türkçe kelimeler: şışman→şişman. i o→ a.. oku→okusun. aşağı. ı. alma→elma... i.. göstermelik.semantik. ü o→ a. ü Küçük ünlü uyumunu hesaba katarsak hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a. yürü→yürüdüm. hakikati. insan. o. kelebekler. Yabancı kelimeler: kalem. karındaş→kardaş→kardeş. u ö→ e. dakı→dahi. u ü→ e. Ancak bazı yabancı kelimelerde. „Kelime kökleri bu kurala uyduğu gibi. BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU Kalınlık-incelik uyumu da denir. asayiş. Ancak bu kurala uymayan ekler vardır: 71 . suret→surat. emlâkçilik.. elmalık... u ö→ e. kangı→hangi. ü u→ a. i ı→ a. okuduk. u ü→ e.. ı. ı. kalib→kalıp. Bunun sebebi. kelime sonundaki ünsüzün ince oluşudur. kalın... Bazı yabancı kelimeler bu kurala uydurulmuştur.Şimdi bu kuralları inceleyelim: 1.. cihan. ö. ö. merhametli. kelimelere (Türkçe ve yabancı) getirilen ekler de kökün ünlüsüne göre belirlenerek çekimli ve türemiş bütün kelimeler bu kurala uydurulur.. okuyucu. afiyet. yürüme. i. ı i→ e. brillante→pırlanta. yürüyen.. ü ı→ a. „Büyük ünlü uyumu kuralına uymayan (Türkçe ve yabancı) kelimelere getirilen ekler kelimenin son hecesine uyar: annemiz.. uçurtma. ı e→ e. oyun. meteoroloji. helâkimiz. yürüsün. sorular. ı. merhamet. Büyük ünlü uyumunda (küçük ünlü uyumunu hesaba katmazsak) hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a. sadakatten. denizden. satılık. u i→ e.. ü „Kalın ve ince ünlülerin bir arada olduğu kelimeler ya değişikliğe uğramış Türkçe kelimelerdir ya da yabancı kelimelerdir. i. saatte. o. kanı→hani. divar→duvar. yürümek. alkolü. ana→anne.

“mavi” kelimesine getirilen –(i)mtırak eki en azından kelimenin son hecesine uymadığı için kurala Türkçede o ve ö ünlüleri birinci heceden sonraki hecelerde asla bulunmaz. yukarıdaki. oğul.. seninki. çocuk. e. ı.. ö. incelik. e. uğraşmak. 34[4] .-yor (şimdiki zaman eki) : geliyor. Bu özellik. akşamleyin -(İ)mtırak (sıfattan sıfat yapan ek): yeşilimtırak33[3]. serilmek. dayımgil. olumlu. ı e→ e.32[2] -leyin (isimden zarf yapan ek): sabahleyin. e. ü ü→ a. „Büyük ünlü uyumunu hesaba katmazsak küçük ünlü uyumu kuralına göre hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a. u. „Küçük ünlü uyumunun büyük ünlü uyumundan bir farkı vardır: Büyük ünlü uyumunda kelimedeki bütün ünlülerin kalınlık ve incelik bakımlarından uyuşmaları gerekli iken. kelime. önemli. e. yuvarlak ünlüden sonra düz-geniş ünlü geldiği zaman karşımıza çıkmaktadır: ufaklık. ı. üzüm. -Taş (isimden isim yapan ek) : meslektaş. eniştemgil.. u. akşamki. 72 aykırıdır. üzerinde.. i o→ a.. bu yüzden bazı kelimelerde uyuma girmediklerini söyleyebiliriz: öğleyin. e. ü Büyük ünlü uyumunu hesaba katarsak küçük ünlü uyumu kuralına göre hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği şu şekilde gösterilebilir: a→ a. baklagiller. Ancak.. KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU Düzlük-yuvarlaklık uyumu da denir. mavimtırak. olası. i Bu kurala uymayan yabancı kelimeler: 32[2] 33[3] o→ a.. yuvarlak ünlü (o. gelirken. biliyor. e) olmalıdır: arkadaş. ırak. ı. Öyleyse bu eklerin ünlülerinin her zaman aynı özellikte (kalın veya ince) olduğunu. öküz. ölümlü. arkadaş. -ken (zarf-fiil eki) : alırken. ü ö→ a. gizliyor. orak. i) ile başlıyorsa sonraki ünlüler düz. küçük ünlü uyumunda her ünlü kendinden önceki ünlüye uymak zorundadır.. üçüz. önem.. i ı→ a. Bu kurala göre bir kelime düz ünlü (a. sarımtırak. üzer. bu eklerle yapılan bütün kelimeler büyük ünlü uyumuna aykırıdır denemez. uğrak. ü u→ a. 2. sıcaklık.. bakarken. ı. istiyor. ü u→ a.. -ki (ilgi zamiri ve sıfat yapan ek): onunki. uğur. ı. i ı→ a. “kolaylık” örneğinde olduğu gibi “ı” ünlüsü kendinden önceki “a” ünlüsüne uyarken “a”dan önceki “o” ünlüsüne uymayabilir. u ö→ e.. ülküdaş. oğlan. okul. oğlak. u. merdiven. üçer okul.. uygun. e.. i e→ a.. ekşimtırak. Meselâ. -gil (aile bildirir) : halamgil. ü Bu ek Anadolu’nun kimi yerlerinde –kan şeklinde telâffuz edilerek kurala uydurulmuştur. e. u. ıslık. süzgün. iyi kova. uzaklık. ı i→ e.. ü)34[4] ya da düz geniş (a. e. i i→ a. karanlık. uygar. e.. koşarken. ılık. ü) ile başlıyorsa sonraki ünlüler ya dar yuvarlak (u. kuru. u. gözlem.. bozulmuş. u ü→ e. ululuk.

anaerkil. alabilirsin.. televizyon. hanımeli. çıkageldi.. küçükbaş (hayvan). tavukgöğsü. yüzgöz (olmak). oyunbozan.. konu ile→konuyla. sanatsever. müzik. otobüs.. dilberdudağı. camgöz. düşmeyegör. akımtoplar. yeşilbaş (ördek).. keçiboynuzu. müzikçi. mümkin→mümkün.. bitişik yazıldıkları zaman ünlü uyumlarına girerler: alır ise→alırsa. siroz. düşeyazdım. Karagöz. yurtsever. rötar. kafakol. serbest. Bu kurala uymayan Türkçe kelimeler: Avuç. karpız.. „Ayrıca bu kurallar en az iki heceli kelimelerde aranmalıdır. varyemez „Yabancı kelimeler bu kurallara uyabilir de uymayabilir de. Ama bu kurallar uyan kelimelerin tümü Türkçedir de diyemeyiz. yağmır. ordubozan. basınçölçer. kuşkonmaz..35[5] -yor ve -ki ekleri de çoğu zaman bu kurala uymaz: geliyor. Tek heceli kelimelerle bitişik kelimelerde aranmaz. mönü.. karagöz (balığı). Ancak “de” bağlacı ve soru eki kendinden önceki kelimeye uyarlar: “mi” soru eki: geleyim mi. önayak (olmak). pisboğaz. baştankara (kuş). tiyatro. Yani bu kurallara uymayan kelimeler çoğunlukla Türkçe değildir. birbirleriyle uyumlu olup olmadıklarına bakılmaz. fakat. babayiğit. cingöz. Belki de bu kelimelerin asılları böyledir. karpuz. ölmeyegör.. tepegöz. horoz. Bitişik kelimeyi oluşturan kelimeler ayrı ayrı incelenebilir. büyükbaş. kavuşmak. tek başlarına Bu kelimeler Anadolu ağızlarında “kavın. okudun mu “de” bağlacı: sen de. barışsever. ataerkil. yağmurluk. bakıver. alabildiğine (kalıplaşmış). Ek-fiilin çekimi olan “ise” kelimesiyle “ile” edatı (hem edat hem bağlaç). vatansever karıncaezmez.. 73 35[5] . Sonuç „Bu uyumlar Türkçenin ayırt edici özellikleridir. külyutmaz. daktilo. kavurmak. aldı da. kabuk. merasim. günaydın. bilgisayar. hoşbeş. müminlik.. kabık” şeklinde telâffuz edilerek kurala uydurulmuşlardır.alkol. düztaban. yağmur. Ancak bazı alıntı kelimeler bu kurala uydurulmuştur: müdir→müdür. kavun. O hâlde bu kurallar sadece Türkçe kelimelerde aranmalıdır. yelkovan. onunki.. müşkil→müşkül. çamır. aslanpençesi.. savurmak. kamyon.. çöpçatan. tavuk.. kalem. gidedurun. delil. yolkesen. o da.. kelimenin son ünlüsüne uyar: Kavunu. çamur. tıknefes. avurt. amperölçer. Küçük ünlü uyumuna aykırı kelimelere (Türkçe ve yabancı) getirilen ekler. akordeon. paragöz. „Kelimelerin bu kurallara uyup uymadıklarına bakılırken kelimeler değerlendirilir. radyo.. özledim de. günebakan.

mönü: BÜU var. Bu yüzden bu ünlü uyum kuralları ayrı ayrı ele alınmalıdır. nazik: BÜU yok.„Türkçe kelimeler bu kuralların her ikisine birden uyarlar (değişikliğe uğramış olanlar hariç). bir kelime bu kuralların her ikisine de uymak zorunda değildir. KÜU yok mezar. Ama Türkçe olsun olmasın. KÜU var „Büyük ve küçük ünlü uyumlarının ikisini de kapsayacak şekilde verilen aşağıdaki tabloda hangi ünlüden sonra hangisinin gelebileceği verilmiştir: 74 . kavun. birine uyup diğerine aykırı düşebilir.

Bazı durumlarda geniş ünlüler de düşebilir: nerede→nerde. son iki ünsüz arasında telâffuzu kolaylaştırmak için bir ünlü türetilir. e... gönül→gönlüm. emir→emretmek. oyunu. Özel isimlerde hâliyle hece düşmesi olmaz: Gönül’e. şurada→şurda. ÜNLÜ DÜŞMESİ İki heceli olup birinci hecesinde geniş (a. i.a→ a. ı e→ e. uyu→uyku. ağıza.. i ı→ ı. a i→ i. burun→burnu. Buna orta hece düşmesi de denir: ağız→ağzı. ü) bulunduran bazı Türkçe ve yabancı kelimelere ünlü ile başlayan veya tek ünlüden oluşan bir ek getirildiğinde kelimenin vurgusuz hâle gelen ikinci hecesindeki dar ünlünün düşmesine hece düşmesi denir. e u→ u... fikir→fikri. ÜNLÜ TÜREMESİ Ünlü türemesinin görüldüğü yerler: „Sonunda. ö). Bu kelimelere ünlüyle başlayan ekler veya bitişik yazılacak şekilde yardımcı fiiller getirildiğinde türemiş olan ünlüler tekrar düşer. 2. e o→ u. buruna. oğul→oğlu. e C. cürüm→cürmü. keşif→keşfetmek.. koyun(bağır. a ö→ ü. koyunu vb. koku-la-mak→koklamak.. sırayla bir sürekli veya süreksiz ünsüzle bir sürekli ünsüz bulunan Arapça ve Farsça kelimelerde. hüküm→hükmü. ÜNLÜLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI 1.. ömür→ömrüm. a ü→ ü. gönülden gönüle. ileri-le-mek→ilerlemek. 75 . Her ikisi de ayrı ayrı ama birbirinden kaynaklanan ses olayıdır: ünlü türemesi. sabır→sabretmek. Bazı Arapça kelimelere (isim) yardımcı fiil getirildiğinde de hece düşmesi görülür:36[6] kayıp→kaybolmak. beniz. ünlü düşmesi. devir-→devril-. hece düşmesi olmayan kelimelerdir. alın→alnı. burada→burda. u. kavuş-ak→kavşak.. Ömür’ü. emir ← azil ← hüküm ← fikir ← sabır ← şehir ← 36[6] emr azl hükm fikr sabr şehr keşif nakil bahis nutuk şahıs ilim ← ← ← ← ← ← keşf nakl bahs nutk şahs ilm Bunlar birleşik fiiller konusunda da anlatılmıştır..→benzi. babadan oğula örneklerindeki gibi ekte geniş ünlü varsa hece düşmesi olmayabilir. döş)→koynuna. o. ikinci hecesinde dar ünlü (ı.

deyip örneklerindeki e. yaşayacak (→yaşıyacak). bir→bir-i-cik. e) daralarak ı. 76 . u. Türkçede 21 tane ünsüz vardır: b c ç d f g ğ h j k l m n p r s ş t v y z Bunlardan g. ıraf. atlayarak (→atlıyarak). ÜNSÜZLER Çıkış sırasında bir engele (ses yolunun kapanması veya açılması) takılan ve bu engel sayesinde şekil alan seslerdir. başlayan (→başlıyan).zehir ← zehr zikir ← zikr „–cik küçültme ekinden önce: dar→dar-a-cık.. gelmeyen (→gelmiyen). Not: ne-ye→niye kelimesinde de daralma vardır. Bütün ünsüzler “e” ünlüsünün yardımıyla telâffuz edilmelidir. Bunun sebebi “y”nin daraltıcı etkisidir: söyle-yor→söylüyor anla-yor→anlıyor yaşa-yor→yaşıyor “de-” ve “ye-” fiil köklerine gelecek zaman. l ve t seslerinin ince ve kalın olmak üzere ikişer şekilleri vardır. i. bu sesler (a. Tek başlarına telâffuz edilemezler (özellikle süreksiz olanlar). de-yor→diyor de-e→diye de-en→diyen de-e-lim→diyelim ye-en→yiyen ye-ince→yiyince ye-ecek→yiyecek Not: deyince. istek kipi. 3. ıradıyo. atlamayalım (→atlamıyalım). kork-ma-yor→korkmuyor. ü olur. ÜNLÜ DARALMASI Son sesi a veya e olan fiil kök ve gövdelerine. yazıda korunur. II.... şimdiki zaman eki getirildiğinde kelime sonundaki sesli daralır.. ama birer harfle karşılanırlar. „Çok heceli kelimelerde sadece söyleyişte daralma vardır. kendilerinden sonra gelen “e” ünlüsü yardımıyla dile getirilirler: b→be c→ce k→ke h→he k ve h ünsüzleri “ka” ve “ha” şeklinde telâffuz edilirler ki bu yanlıştır. genç→genc-e-cik „Bazı yabancı kelimelerin başında: ilimon.gel-me-yor→gelmiyor. „Daralma olumsuzluk ekinin ünlüsü için de geçerlidir. az→az-ı-cık.. Iramazan. k. İrecep. sıfat-fiil ve zarf-fiil eki getirildiğinde veya başka bir ek getirilip de araya –y– kaynaştırma harfi girdiğinde. gizleyeli (→gizliyeli).

l. r. m. capon. s. h. f. m. Hatta “l” ve “r” ile başlayan bazı yabancı kelimeler halk ağzında ünlü türetme yoluyla yerlileştirilmiş. ç. klan.. katı / hakikati. Ancak “bre” ünlemi hariç. ğ. v. l. Yumuşak ünsüzler. 2. y h C. ğ. k. g. Ses yolunun durumuna göre: Ünsüzlerin oluşumu sırasında ses yolu ya kapalıdır ya da dardır. f.. d. Sert ünsüzler. c-ç. fren. ÖZELLİKLERİ Ünsüzler birkaç başlık altında sınıflandırılırlar. 4. p. c. Türkçede kelime başında iki ünsüz yan yana bulunmaz. ses uyumlarında ve olaylarında karşımıza çıkacaktır: A. h. n. ş. 3. kral gibi kelimeler Türkçe değildir. j. g. l. ş. n. Bu ünsüzlerle başlayan kelimeler ya Türkçe değildir. gani / ordugâh kolum / alkolü. tren. grup. ğ. r. trafik. j. kurulumuz / kabulüm. j. plân. ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamsına göre sert (tonsuz) ve yumuşak (tonlu) ünlüler olmak üzere ikiye ayrılır: 1. Sürekli ünsüzler: Ses yolunun daralma durumunda oluşan ünsüzlerdir: f. ses telleri titreşmeden oluşurlar: ç. ya da Türkçe ise değişime uğramıştır. ş. yatta / saatte. ses tellerinin titreşmesiyle oluşurlar: b. surattan / sadakatten. y. d. m. t 2. Buna göre ünsüzler ikiye ayrılı: 1. Çıkak bakımından ünsüzler dörde ayrılır: 1. z 2.. d. A. s.. “j” ile başlayan kelimeler de “c” ile telâffuz edilmiştir: ilimon. Çıkaklarına göre: Bir ünsüzün boğumlanma noktasına o ünsüzün çıkağı denir. y. 77 . z g. ç. z Sert ünsüzlerden bazılarının yumuşak karşılıları vardır ki bunlarla ilgili ses olayları daha sonra görülecektir: b-p. ıraf. candarma. v c. 2. Ses tellerinin durumuna göre: Türkçede ünsüzler. Bu sınıflandırmada verilen özellikler ve daha sonra bahsedilecek kurallar. Iramazan. v.. t Ünsüzlerle ilgili bazı kurallar: 1. ıradıyo. g-k B. k.. c. otlakçı / emlâkçilik. k. n. Dudak ünsüzleri Diş ünsüzleri Damak ünsüzleri Gırtlak ünsüzleri b. Türkçede “m(o)ğ(o)l c(a)f(e)r v(e) j(i)p ş(e)hn(a)z” ünsüzleriyle kelime başlamaz.organ / yegâne. p. p. r. d-t. s. Süreksiz ünsüzler: Ses yolunun kapalı durumunda oluşan ünsüzlerdir: b. İrecep. cartiyer. t.

3. sh” gibi birden fazla harfle karşılanan ünsüzler vardır. k. Aşağıda verilen kelimelerde yan yana gelmeyecek ünsüzler yan yana verilmiştir. l ve t” seslerinin ince ve kalın olmak üzere ikişer şekilleri vardır. hem de ses olayı (ünsüz sertleşmesi) olarak değerlendirilir. 78 .. Kelimede yan yana gelen ünsüzlerin sertlik-yumuşaklık bakımından uygun olmalarına ünsüz uyumu (benzeşmesi) denir. Burada c ve d sesleri anlam ayırt edici görev yüklenmişlerdir..ğ/k) ünsüzlerden hangisinin kullanılacağı. d/t. yad gibi bazı kelimeler hariç yabancı kelimelerin son ünsüzleri de bu kurala uyularak sertleştirilmiştir. d. c. telâffuza bağlı olarak belirlenir. Sert ünsüzlerin bazılarının yumuşak (karşılık)ları (benzerleri) vardır. eksik.. Bu durum kelime kökünde/gövdesinde de köke getirilen eklerde de böyledir: kalemler. sürgün. c. ama getirilen ekler köke uydurulur: Kökte: aptal.. Ancak anlam farkını belirtmek için “at / ad. kabulüm. şad. Türkçede “b. Yani ünsüz uyumu Türkçe kelimelerde zaten var olduğu gibi yabancı kelimeler de bu uyuma sokulmaktadır. saatte. Bu gibi kelimeler ünlüyle başlayan ek aldıklarında sertleşen ünsüzler tekrar yumuşar. Türkçede her ünsüz tek harfle gösterilir... Hac. müspet. ÜNSÜZ UYUMU (BENZEŞMESİ) Ünsüzlerin sertlik ve yumuşaklık özellikleri burada karşımıza çıkmaktadır. okulda. t. g ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde ekin bu ilk ünsüzü yumuşak olarak kalır: kardeş. yumuşak ve sert hâli bulunan (b/p. ilce / ilçe” gibi kelimeler bu ünsüzlerle bitebilir. c/ç. Ama sert ünsüzlerle yumuşak ünsüzler yan yana gelirken. kitap→kitap. d. 4. c.. dalga. Bu uyum. emlâkçilik.hakikati. d. helâkimiz. sadakatten.. sebeb→sebep. Yumuşak ünsüzlerin yan yana gelmesinde bu bakımdan bir problem yoktur. kelime kökünde ya vardır ya yoktur. Yabancı dillerden alınan kelimeler de telâffuza aykırı ise değiştirilir. kuralcı. Ünsüz uyumunda sadece bu ünsüzlere bağlı olarak kurallar ortaya konacaktır. k ünsüzlerinin yumuşak hâlleri b. Bu. kitap→kitabı. ot / od. saç / sac. “g. kispet. nispet.. beşde. ispat. abdal Ekte: 1. naspetmek. g” ünsüzleriyle kelime bitmez. yaygı. tespit. cild→cilt. ama birer harfle karşılanırlar. uygun. p. renk→rengi.. Apdullah. g (ğ) ünsüzleridir. bu şekilde telâffuz edilemezler. sch. iğde. ç. apdal. sebep→sebebi. ordu. ÜNSÜZLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI ve UYUMLARI 1. defterde.. Ünsüz uyumu olarak: Yumuşak ünsüzle biten kelimelere b. tespih gövde. Dilimizde bazı ünsüzler yan yana getirilemez. Bazı yabancı dillerde “ch. alkolü. adlar. Doğrularını bulalım: kitapdan. 5. kuzgun. g.. B. etüt→etüdü. hem ünsüz uyumu. bilgin.

g ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde ekin bu ilk ünsüzü sertleşerek p. kuru yemiş-çi.. ancak çoğu kez ses olayı diye anılır. ş. k” seslerinden biri ile biten Türkçe veya yabancı kelimelere ünlü ile başlayan ekler (yapım veya çekim eki) getirilince. t. Hatta “g”nin “ğ”ye dönüştüğü de görülür: ağaç→ağaca. kat-kı. yayıldık-ça. senet→senedin dolap→dolabın. k ünsüzlerinden birine dönüşür: meslektaş. Kısaltmaların uzun şekli dikkate alınmaz: Karabük’ten. biç-ki. BOTAŞ’tan (Boru Hatları ile Petrol Taşıma Şirketi). ocakta. yat-tı. Bir kısmı da ses olayıdır. ÜNSÜZ SERTLEŞMESİ Türkçe veya yabancı bir kelimenin sonunda f. kelime sonundaki sert ünsüz yumuşar ve “b. t. coş-ku. c. ç. sayılara/rakamlara ve kısaltmalara getirilen ekler için de geçerlidir. çiçekten kitapçı. d. 121’den . dörtgen... heves-ten. k ünsüzleri bulunuyor ve bu kelimelere. Yukarıda anlatılan ünsüz benzeşmelerinin bir kısmı zaten var olan uyumluluklardır. kelime sonundaki sert ünsüzün etkisiyle sertleşir. almak→almağa37[7]. coş-kun. BCG’de (aşı) Not: Üçgen. yurt-taş. s. silâh-çı. çocuk→çocuğu. ekin başındaki yumuşak ünsüz. g. Demek ki ünsüz sertleşmesi kökte veya gövdede var olan bir ünsüz uyumu değil. c. 79 .. bitkin İkinci durum özel isimlere. İstanbul’da. dişçi. yani y’li şekli tercih edilmelidir. açtı. b. Ünsüzlerle ilgili ses olayları şunlardır: a. 12’lik. sonradan meydana gelen bir ses olayıdır. ekmek→ekmeği. ciltçi.2.. d. Öyleyse bu yumuşama tamamen sert ünsüzden sonra gelen ünlüyle ilgilidir. h. ağaç-tan. biç-ti.. Aşağıdaki eklerin hepsi aslında yumuşak ünlüyle başlayan eklerdir. borç→borcum. dolap-ta.. renk→rengi. g) başlayan ek getiriliyorsa. kurt→kurdun. Sayılarda/rakamlarda ve kısaltmalarda okunuş esas alınır. Kelimeler arasında ünsüz uyumu aranmaz. kepenk→kepengi 37[7] kalp→kalbi. ama kelime sonunda iki ünsüz bulunduğunda da yumuşama görülmektedir. Hem ünsüz uyumu hem de ses olayı olarak: Sert ünsüzle biten kelimelere b. Bu daha çok sert ünsüzün iki ünlü arasında kalmasının sonucudur. ç. Bu ses olayları temelde ünsüz uyumudur. Mastarın bu şekilde değil de “almaya” şeklinde. çift-çi. beşgen. dikgen. ğ”ye dönüşür. kitap→kitabım tüfek→tüfeği. lâf-çı. t. Saat 23:00’te. ÜNSÜZ YUMUŞAMASI “p. kitap-çı. denk→dengim. baktım. sert şekli de olan yumuşak bir ünsüzle (b.. p. d. 1934’ten beri. diyalog→diyaloğu. kanat-tı. aşçı. çokgen kelimelerinde bu kurala uyulmaz. c. 15’te. ç. Bunlara sadece ünsüz uyumu diyeceğiz. “Hiç de öyle değil” yerine “hiç te öyle değil” yazılamaz...

halletmek. tek heceli kelimelerde bazen görülse de genellikle yoktur: ip-e. hissi zann→zan→zannetmek . sanatı. alt-ında. affı 2. Buna ünsüz türemesi denir.. tualet→tuvalet. kökte aynı ünsüz yan yana bulunmaz. lig-in. birik-en. çok→çoğ-u. zemm→zem→zemmetmek. tok-a. millet. yurt→yurd-u. ok-u. şıkk) ve Türkçede tek ünsüzle kullanılan kelimelere ünlüyle başlayan ek veya yardımcı fiil getirildiğinde asıllarındaki ikinci sessiz ortaya çıkar. puan. gibi Arapça asılları çift ünsüz barındıran (afv. sepet gibi bazı yabancı kelimelerde yumuşama olmaz: ahlâkım. ak-ı. millete. hiss. reddi şıkk→şık→şıkkı. fuaye. hakikatin. bunlar sonradan kurallara bağlanmıştır. faiz. sonra ek aldıklarında veya birleşik kelimelerde kullanıldıklarında ünsüz türemesine uğramaktadırlar. Öyleyse bu iki ses olayından sadece biri bu kelimeler için geçerli olmalıydı. hukuk. zann. ahlâk. at-a.. hall→hal→halli. fuar. kap→kab-ı.. merakımı. redd. Sonuç Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki ünsüz sertleşmesi de yumuşaması da doğrudan doğruya Türkçenin telâffuzuyla ilgilidir. zaif→zayıf. devletin. “Türkçede iki ünlü yan yana bulunmaz” kuralına uymayan bazı Arapça kelimelerde: fiat→fiyat. ÜNSÜZ TÜREMESİ Ünsüz türemesinin görüldüğü yerler: 1. cep→ceb-i.. Ahmet’i (okunuşu: ahmedi).. 80 38[8] . hall. 3. Eğer bir ünsüz yumuşatıldığında veya sertleştirildiğinde kulağa hoş geliyorsa olacak..38[8] hiss→his→hissetmek. şık. Ama af. hal. orgum. kuaför. anketin. Yumuşama. fail.Sanat. evrak. et-e. duayen.zannı redd→ret→reddetmek.. aç-ı. konservatuar→konservatuvar. hoş gelmiyorsa olmayacak demektir.. Türkçe kelimelerde. tazyiki. repertuar→repertuvar. 2. telâffuzdan anlaşılır: Gemlik’e (okunuşu: gemliğe). cumhuriyet.. zan. ÜNSÜZ DÜŞMESİ Ünsüz düşmesinin görüldüğü yerler: Bu kelimeler önce tek başlarına kullanılırken ünsüz düşmesine uğratılmakta. devlet. sürati. ret. afv→af→affetmek. suç-u. Bu kelimelere benzeyip de ünsüz türemesi görülmeyen kelimeler: dua. tual→tuval. taç→tac-ı.. lâboratuar→lâboratuvar.. faide→fayda. Sert ünsüzle biten özel isimlerde meydana gelen yumuşama yazıda gösterilmez. his. suare.. acık-an... lâik. hukukun.

hiss→his. öğmek→övmek.. pastahane. rast. menba→memba. dershane. redd→ret. Bu yüzden Arapçadan dilimize geçmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunduran kelimeler yalın durumunda kullanıldığında ünsüzlerden biri düşer... saklanbaç→saklambaç. yazıda da konuşmada da 81 . postahane. Türkçede ikiz ünsüz bulunmaz. Safranbolu. serbest. yazıhane. çift. İstanbul. düzenbaz. dolanbaç→dolambaç. canbaz→cambaz. kapak→kapakçık. çeharşenbe→çarşamba.. karın→karıncık. C. penbe→pembe. “p”ye dönüşür.. Buna gerileyici ses benzeşmesi denir. afv→af. Alıntı kelimelerden ft. şıkk→şık.. Not: Bu ekin somut isim türettiği durumlarda kelime sonundaki k düşmez: kulak→kulakçık. st ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında t sesi söyleyişte düşme eğilimi gösterse de yazıda korunur. sünbül→sümbül. ğ→v DEĞİŞMESİ Bazı kelimelerin söylenişinde “ğ”nin “v”ye dönüştüğü görülür. küçük→küçücük. k sesi ile biten kelimelerde –cik eki getirildiğinde kelime sonundaki k’lerin düştüğü görülür: ufak→ufacık. öğün→övün. b→m DEĞİŞMESİ Bir dudak ünsüzü olan “b” sesinin. korunur. anbar→ambar. göğermek→gövermek.... yatakhane.. Hastahane. “s”den sonra gelen “b”. 3. büyük→büyücek. Söyleyişte ğ→v değişimi görülen bu kelimeleri “v”li yazmak daha uygundur. „Farsça “hane” kelimesiyle yapılan birleşik kelimelerde “ha” hecesi korunmalıdır. Daha çok yabancı kelimelerde (özellikle Farsça) görülür. onbaşı gibi kelimelerde söyleyişte m’ye doğru bir kayma olmasına rağmen yazda yine “n” olarak korunur. bin bir. dökümhane. sonbahar. hakk→hak.. muayenehane.. zemm→zem. Bunları iki şekilde yazılması ve okunması doğrudur.1. çenber→çember. tenbel→tembel.. hall→hal. söğmek→sövmek. 2. eczahane. anber→amber. alçak→alçacık. b→p DEĞİŞMESİ b→p değişmesine uğratılan Arapça kelimeler. binbaşı. „Fransızca’dan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesindeki r. sarphane. minik→minicik. döğmek→dövmek. zann→zan. 2. pencşenbe→perşembe. oğmak→ovmak.. ÜNSÜZ DEĞİŞMELERİ 1. yemekhane. kendinden önceki hecedeki “n” sesini “m”ye dönüştürmesidir. Zeytinburnu.

.. tekdir. Korkma. methiye. mescit. meçhul. teşbih.. III. tespit. müspet.. Hayrettin. d→t DEĞİŞMESİ d→t değişmesi görülen yabancı kelimeler. Bu durum konuşma dilinde kendiliğinden olurken şiir dilinde özellikle -bazen vezin gereği.. hür / yaşarım. t’ye dönüşür. içtimaî. ÜNLÜ-ÜNSÜZ UYUMU (BENZEŞMESİ) Yegâne..nispet. Farsça “-dar” son eki bulunduran kelimelerde d. takdis. 1. ispat. Kendi gök kub / bemiz altın / da bu bayram / saati. tescil. IV.. naspetmek. YARDIMCI ÜNLÜ ve ÜNSÜZLER KAYNAŞTIRMA HARFLERİ 82 . kispet. Aşağıdaki cümlede ulama yoktur: Ben.... tetkik. minnettar. teşci... ÜNLÜ ÜNSÜZ UYUMLARI ve ETKİLEŞİMLERİ 1. sönmez / bu şafaklar / da yüzen al / sancak. tasdik. Sönmeden yur / dumun üstün / de tüten en / son ocak. ikbal. 4.. dergâh vb. Ben ezelden / beridir hür / yaşadım. metfun. makbul. tatbik. Bazı Arapça kelimeler: miktar. bütün mem / leketi Ulama yapılacak kelimeler arasında hiçbir noktalama işareti olmamalıdır. takdir (taktir farklı anlamdadır).yapılır. methal. 5. emektar. c→ç DEĞİŞMESİ c→ç değişmesi görülen ve görülmeyen Arapça kelimeler: eçhel.. Seyfettin. onu aradığımı söylemedim ki. taraftar. Bazı Arapça kelimelerde “d” korunmuştur: takdim. tespih. önceki kelimenin son ünsüzü. ULAMA Ünsüzle biten kelimelerden sonra ünlü ile başlayan kelimeler gelirse.. 2. sonraki kelimenin ilk ünlüsüne bağlanarak okunabilir.. silâhtar. “s”den sonra gelmeyen “b”ler ise olduğu gibi kalır. içtihat. Buna ulama denir. Dokuz asrın / da bütün hal / kı.

s ve ş ünsüzleri de kaynaştırma harfi olarak kabul edilir: s ünsüzü üçüncü tekil şahıs iyelik ekinde kullanılır: baba-s-ı.. Ayrılma (Uzaklaşma. Asıl kaynaştırma harflerimiz. Bitişik Yazılan Birleşik İsimler b. Soyut İsim C. Birleşik İsim a. yedi-ş-er. ş ünsüzü ise sadece üleştirme sayı sıfatlarında kullanılır: altı-ş-ar. gelme-y-e39[9]. bitme-s-i. Çıkma) Hâli 6. iki-ş-er. “y” ve “n”dir. Ünlü ile biten bir kelimeye yine ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde iki ünlünün arasına girerek telâffuzu kolaylaştıran ünsüzlere kaynaştırma harfi denir. Yalın Hâl (Nominatif) 2. defteri-n-e. Varlıkların Sayılarına Göre İsimler 1. Ali-y-e. Yapılarına Göre İsimler 1. masa-y-a. Bulunma Hâli 5. liste-y-i. Eşitlik Hâli 39[9] Mastarlara yönelme hâl eki getirildiğinde mek’li değil me’li şekline getirilmelidir... Cins İsmi Başlıca Cins İsimleri B. su-y-u-n-un su-y-u. para-s-ı. Belirtme (Yükleme) Hâli 3. Yönelme Hâli 4.. Özel İsim Başlıca Özel İsimler 2. Tekil isim 2. 83 .. Basit İsim 2. Ayrı Yazılan Birleşik İsimler İsimlerde Küçültme İsmin Hâlleri 1. Somut İsim 2. İSİMLER KELİME KELİME ÇEŞİTLERİ Tanım İSİMLER Tanım A.Türkçede iki ünlü yan yana bulunmaz. kardeşi-n-i. Varlıklara Verilişlerine Göre 1.. Maddelerine Göre İsimler 1. Topluluk İsmi D. yolcu-nun. Türemiş isim 3. Çoğul isim 3.

1958'de. kimisi de cümleden çıkarılınca anlamını kaybedecek. İlgi Hâli (Tamlayan Hâli) KELİME Cümlenin anlamlı en küçük birimlerine ya da bazen tek başına anlamı olmadığı hâlde (edatlar) cümle içinde anlam kazanan anlatım birimlerine kelime (sözcük) denir. sıfat. Hollywood'un efsane filmlerinden söz ederken yapıldığı gibi "daha gelmedi" denirdi iyimserlikle. cümle içinde bulundukları yere göre görev yüklenirler ve cümledeki görevlerine göre kelime çeşitleri (sözcük türleri) adını alırlar. Ama "yok" denmez. Her kelimenin tek başına bir tür adı varsa da onların asıl kullanım yerleri cümleler olduğu için cümle içerisinde kazandıkları görevler önemlidir. gelip geçenlere. hayat çoğu zaman bir sıkıntıdır. Kelime çeşitleri konusunda kelimelerin önce tek başlarına. ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar. Tanım Kelimelerin anlam ilgilerine. zarf. tek başlarına anlam ifade etmezler. Kimisi tek başına da anlam ifade edebilmekte. KELİME ÇEŞİTLERİ “Seyredilecek bir şey ve dinlenilecek bir hikâye yoksa. Vasıta Hâli 8. İsim soylu olan edatlar. varlık ve kavramları karşılarken.”(Orhan Pamuk. ünlem” İsim kökleri. zamir. Çocukluğumda bu sıkıntıya karşı ya radyo dinlenirdi ya da pencereden dışarıya. sonra ve daha önemlisi cümlede üstlendikleri görevleri üzerinde durulacaktır. kimisi de bir varlığı veya kavramı karşılayan bir kelimenin yerini tutmakta. Türkiye'de daha televizyon yoktu. aldıkları çekim eklerine ve cümledeki görevlerine göre ayrıldıkları sınıflara kelime türleri (çeşitleri) denir. Kimisi bir varlığı veya kavramı karşılamakta. kimisi bir iş. karşı apartman dairelerinin içine bakılırdı. belirli bir düzen içerisinde bir araya getirilmesi sonucu insanlar arasında anlaşmayı sağlayan. hareket. Kök açısından iki çeşit olan kelimeler. oluş. Pencereden Bakmak) Yukarıdaki parçada birbirinden anlam ve görev bakımından oldukça farklı kelimeler vardır: Kimisi yalın hâlde. kılışları. Türkçede kelimeler. kimisi yapım ya da çekim eki almış. Kimisi bir başka kelimenin nitelik ve niceliklerini. cümle içerisinde anlam ve görev kazanır. edat. Bunlardan isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. kılış.7. fiil kökleri. Kelime. kimisi de bütün bunların nasıllığını bildirmekte. Kimi kelimeler tek başlarına herhangi bir görev ifade etmeyebilirler: 40 84 . sokağa. O zamanlar. durumları ve oluşları karşılar. dilin anlamlı en küçük parçasıdır. bağlaç. tıpkı İstanbul sinemalarında gösterilmesi üç beş yıl alan. Bundan dolayı edatlara yardımcı kelimeler de denir. Kök yönüyle Türkçede iki çeşit kelime vardır40[1]: İsim ve fiil. İsimler. durum. cümlede üstlendikleri göreve göre alt başlıklara (türlere) ayrılırlar: “isim.

gibi. Başlıca Özel İsimler 1. Varlıklara Verilişlerine Göre İsimler ait oldukları varlığın veya kavramın eşi benzeri olup olmamasına göre ikiye ayrılır: Varlık veya kavram özelse (eşsiz. tam bir benzeri bulunmayan varlıkları karşılayan kelimelere denir. tanımaya. sonra alabildikleri görevleri ayrı ayrı belirtmek gerekecektir.. Anadolu. hatta fiilleri de karşılayan. Büyük harfle başlamazsa cins ismi zannedilebilirler. Ulu Cami. zarf. Kayseri. gidiş. Bu varlıklar zaten özel oldukları için adlarına da “özel” denir. yani bir şeyin kendisine aittir. Mehmet. bazı kelimeler. ünlem. kavram oluşmaz. dahi. Yasemin. O hâlde bütün kelimeleri önce bir tasnife tabi tutmak. Türk Dil Kurumu. A. Bazıları tek başlarına kullanıldıklarında bir türe dahil oldukları gibi cümle içerisinde veya başka kelimelerle oluşturdukları kelime gruplarında daha farklı bir türe dahil olabilirler: Yani. cins ise (aynısından birden fazla) onun ismi de cins ismidir. Bütün özel isimler (özel ismi oluşturan her kelime ve onları niteleyen. Meral.. bile. İnsan isimleri: Ali. kavramları. Görüldüğü gibi ya bazı kelimelerin tek başlarına bir anlam ve görevi yoktur ya da farklı anlam ve görevlerde kullanılabilmektedir. Acıpayam. onları anmaya. benzersiz) onun ismi de özel isim. isim. deniz. isim. Meltem. Küçük Ağa. Hasan. Cins isimlerdeki gibi nesne ile kelime arasında tam bir ilişki yoktur. 1. Türkçe. Hatice. İsimler çeşitli yönlerden sınıflara ayrılır. ancak.. Bunların türünü tespit etmek için bu türlerin tanımlarını ve özelliklerini örneklerden hareketle kısaca bilmek gerekir. Kelimelerin bu şekilde değişik görevlerde kullanılmasına adlarda görev değişimi de denebilir. İyi bir tarz: İyi görünüyorsun: İyiyi kötüden ayırmak lâzım: İyi! Yaz öyleyse: sıfat. Akdeniz. Özel isimler. kadar. Hasan.için. ama bütün “Mehmet”ler tek tek özel oldukları için adları da özeldir. Sultan Selim. zamir. tanıtan unvanlar) büyük harfle başlar. Alanya. varlıklara sonradan takılmış hususî adlardır... etiket isimlerdir. İSİMLER Tanım Canlı cansız bütün varlıkları. Özel isimlerin sahipleri tanınmazsa zihinde bir varlık.. Özel İsim Kâinatta tek olan. zarf türlerinin birkaçına birden örnek teşkil edebilir. Yavuz. sıfat. su. de. birbirinden ayırmaya yarayan kelimelere isim (ad) denir: ağaç. Özel isim adından da anlaşılacağı gibi özeldir. “Mehmet” kelimesi milyonlarca insana ait olabilir. dönüş vb... 85 . Uğur. Barkın. isim.

Manş Denizi. Ağrı Dağı. (ayın kendisine değil. Fatih Sultam Mehmet. sokak isimleri: Sivas. akar su. Atlas Okyanusu Van Gölü.. Nedim. Yavuz Bülent Bakiler. Kars Valiliği. mecaz. Yeşilırmak. Doktor Kenan. Deniz. tepe. 10.. Uludağ. Amerika. gazete. Türk Ansiklopedisi. Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık. Marmara. Fırat nehri. Çeçen.. Kızılırmak. Çukurova.. Müslüman. Güney Yemen. Türkler. Türkiye’nin birçok yerinde insanlar Güneş tutulmasını seyretti. Alevî. Hazar Denizi. ova. 3. 5... Fince. Doğu Avrupa.. Yazın Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir.. Musevî. Şirinevler. Nil. Kıta isimleri: Avrasya. Ege.. göl. 4. bulvar. Hıristiyan. Türk Dil Kurumu.) kullanılıyorsa cins ismi olduğu için küçük harfle başlar: Ay’ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı. 11. 9. Yunan. İslâm. müessese. Dünya. din. Seyhan. Mehmet Akif. 7. Hanefî.. Antarktika. makam... Ankara zaten bir şehir adı. Gönül Sokak.. Ankara şehri.. Mimar Sinan. Millet. Farsça. Ülke ve bölge isimleri: Türkiye. Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir. Ruslar. Semerkant. Hıristiyanlık. Jüpiter. Mamak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü. Zaman (gazetesi). Atatürk Bulvarı. Virgül. Nil zaten bir nehir adı. İlçe. Süveyş Kanalı . eş. birinci kelimenin zaten il olarak mevcut olduğu. Ankaralı Âşık Ömer.. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. Hanefîlik.. Tibetçe. görünüşüne) 12.. Konya Ovası. Yenişehir.Binbaşı Ömer. Kitap. Semt.. kavim. Fırat. Şafiî. mahalle. Ankara. Venüs. Mustafa Kemal. Sakarya. Ege Üniversitesi. mecmua. yayla isimleri: Elmadağ.. Van Gölü.. güneş ve ay kelimeleri terim olarak (astronomi ve coğrafya terimi) kullanılıyorsa özel isim olduğu için büyük. 8. Macarca. Avustralya. Kâmuran İnan. Hürriyet zaten bir gazete adı. Yaprak Dökümü. Dikimevi. Nil nehri. üniversite isimleri: Mamak Anadolu Lisesi. Everest Tepesi.. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Erciyes (dağı). Afrika. deyim vb. mezhep isimleri: Türk. Afganistan. İngiliz. Bunun sebebi bu kelimelere eklenen ikinci kelimelerle yeni bir özel isim oluşturulmuş olmamasıdır.. kuruluş.. Hâlbuki Hürriyet gazetesi. okyanus. Karadeniz. Batı Almanya. Nazım Hikmet.. geçit isimleri: Akdeniz. Musevîlik. Gezegen ve yıldız adları: Merih. Erciyes zaten bir dağ adıdır. Nokta (dergisi). İslâmiyet. Kurum. ikinci kelime de küçük harfle başlamaktadır. Mars. Mütercim Asım. Doğu Anadolu Bölgesi. ikinci kelime eklenince oluşan ismin o ile ait ama yeni ve özel bir varlığı karşıladığı görülür. Ağrı Dağı” gibi her iki harfi de büyük yazılan özel isimlere dikkat edilirse.. Mamak.. 2. İl. Türk Dili (dergisi). Arktika.. 86 . Asya... 6.Panama Geçidi. diğer anlamlarında (gerçek. cadde. Büyük Okyanus.. Beyşehir Gölü. İvedik Caddesi. Aktüel (dergisi). Dil isimleri: Türkçe. Avrupa. İç Anadolu (Bölgesi). Dağ. Küçükayı. ! “Konya Ovası. Yeşilay Derneği. Batı Trakya. Fransızca. İstanbul Boğazı. boğaz. Erciyes dağı gibi örneklerde birinci kelime büyük. İstanbul. eser isimleri: Tercüman (gazetesi). yan.

Minnoş.. bir... İş. zekâ. düşünce. ağaç. su. Kavramlar: düşünce. Cins İsmi Aynı cinsten olan varlıkların ortak isimleridir. 11. öğretmen. 2. susuzluktan kurumuş. temenni. Giyecek isimleri: ceket. kitap. kartal. gazoz. Zaman isimleri: ay.. dayı.. 2.. 13. konuşan bir varlıktır. sıra. o türden tek varlığı anlattığı gibi. Akrabalık isimleri: ana. ayak. 7. meslek.. dergi. Karabaş. Renk isimleri: sarı... ceviz.. iplik.. yıl. (bütün insanlar) Çiçek.. kıpkırmızı. hayal. eşya isimleri: kaşık. Hayvan ve bitki isimleri: kedi. dakika.. tanıttığı varlığı veya kavramı çağrıştırır. kim. biçimce çoğullanmadığı hâlde o türün tümünü ya da bir bölümünü de anlatabilir: İnsan. kardeş. Araç. hala. 12. Kelimeleri: ne. 3. meşrubat.... Sayı isimleri: on. Vücudun bölümleri ve organ isimleri: baş. düşünen. yemek. yol. Bazı cins isimlerin özel isim olarak kullanıldığı görülür: tırmık: bir ziraat aleti. Yiyecek isimleri elma... gömlek. Yumoş. el. kocaman. hangi. avukat. hedef.. ayakkabı. taraf. 14. (herhangi bir çiçek) Başlıca Cins İsimleri 1. Dilin temel kavramları cins (tür) isimleridir.. Pamuk. ekmek. Soru. mor.. teyze.. İçecek isimleri: su.. taş. makas. Hayvanlara takılan özel isimler: Tekir. 4. iğne. memur. Cins isimlerinde kelime ile ifade edilen anlam arasında sıkı bir ilişki vardır: İsim. 5. ırmak. Cins isimleri herkes tarafından tanınır ve bilinir.. Nitelik isimleri: büyük.. 10.. 8. yaprak. profesyonel. biber. kiraz. işçi.. ceza.. baba.. meslek sahibi simleri: öğretmenlik. kol. beş yüz. sıla.. çocuk. Tırmık: bir kedinin özel adı ozan: şair 87 .. Tür adı olan her kelime. 6. eldiven.. saat.13. fındık. ev. 9. bardak. özlem. futbolcu. dairesel.

Not: Tür adı olan her kelime.Ozan: erkek ismi hürriyet: bağımsızlık Hürriyet: gazete adı Dünya. rüzgâr. cismi olan. aşk. (herhangi bir çiçek) 2.. sevinç. yan. görünüşüne) B. İnsan.. defter. şüphe. 1. kelebekler.. Yani somut varlıkları karşılayan isimlere somut isimler denir. ses. 2. ben.. güneş ve ay kelimeleri terim olarak (astronomi ve coğrafya terimi) kullanılıyorsa özel isim. dünyalar. sarı. sezgiye. 41 88 . madde hâlinde bulunmayan ve zihnimizle kavradığımız veya var olduğuna (akla. karşıladıkları varlıkların beş duyu organından herhangi biriyle algılanıp algılanamamasına göre ikiye ayrılırlar. Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir. (ayın kendisine değil. (bütün insanlar) Çiçek. diğer anlamlarında (gerçek.. Varlıkların Sayılarına Göre İsimler 1. o türden tek varlığı anlattığı gibi.. fikirler. herkes tarafından görülen. şeytan. evler. korku. düşünen. böcekler.. Maddelerine Göre İsimler İsimler. toprak. Biz. anlamında birden çok varlığı barındıran. çocuk.) kullanılıyorsa cins ismi olur: Ay’ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı. mecaz. Türkiye’nin birçok yerinde insanlar Güneş tutulmasını seyretti. inanca bağlı olarak) inandığımız varlıkların isimleridir. çokluk eki almış isimlerdir. C. konuşan bir varlıktır. keder. yapıca tekil olan (topluluk isimleri hariç) kelimelerdir. deyim vb. kavrayabildiğimiz varlık ve kavramların isimleridir. kendi. su. Bu isimler. tezat. Tekil isim Tek varlığı belirten ve karşılayan. duman. hissedilen. Allah. ağaç. biçimce çoğullanmadığı hâlde o türün tümünü ya da bir bölümünü de anlatabilir. Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık. televizyon. eş. onlar. Bu durumda da tekil sayılırlar. Soyut İsim Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan. Somut İsim Beş duyudan herhangi biriyle algılayabildiğimiz. Yazın Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir. koku. varlığı kişiden kişiye değişmeyen varlıkları karşılarlar. kuşlar. susuzluktan kurumuş. kalem. ruh. ruha. merkezler. melek. arılar. bilinen. Çoğul isim Yapısında. Cins isimlerinin çoğulu yapılır. cesaret.. siz41[2]. mavi.

ordu. dağ(dan). Türemiş ve birleşik kelimeler yaparken bunlara yapım ekleri getirilir. .. Yunanlar. aynı türe dahil birden çok varlığı anlatan isimlerdir. 1. Bu topraklarda ne Çaldıran’lar. ancak anlam bakımından çoğul olan. bir(de). çiçek(ler). Konyalılar.) Aliler bize gelecekler. yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır Yarın Ahmetlere gideceğiz. asker ve saç kelimeleri tekil oldukları hâlde anlamca çokluk bildirmektedirler.. çokluğu bildiren kelimelere denir. 3. Yapılarına Göre İsimler İsimler kaç kelimeden oluştuklarına ve yapım eki alıp almadıklarına göre de sınıflandırılırlar. kök hâlindeki isimlere denir. Teklerden oluşan topluluğu.Not: Şekil yönüyle çoğul olmadığı. Hüseyin’lerin hepsi buraya gelsin. Seçmen. -gil ekinin yerine kullanılır. Abartma anlamı katar: Çalışmak için ta Almanya’lara gitti. Ordular. Not: Topluluk isimleri de çokluk eki alabilir. topluluk isimleri değildir. Bunlar. Türkler. İzmir’e. Topluluk İsmi Yapıca tekil. 2. kesme işaretiyle ayırarak yazılır: Bu millet nice Fatih'ler. millet. Not: Bazı durumlarda özel isimlere de çoğul eki getirilir: 1. Basit isimlerimizin çoğu tek hecelidir. Aile anlamı katar. sınırları bekliyor. Benzerleri anlamı katar. ama bütün basit isimler tek heceli zannedilmemeli. D. ne Ridaniye’ler yaşandı. ormanlar. Bu durumda aynı topluluktan birden fazla olduğu ifade edilmiş olur. Aynı ismi taşıyanları belirtir: Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın. yaprak(lar).. 89 . Adanalılar. İnsan. 3. kuş(u). Basit İsim Herhangi bir yapım eki almamış.. Topluluk. Genç yaşta saçı dökülmüş. çokluk eki almadığı hâlde anlamca çoğul olan kelimeler vardır. 5.. 4. soy kavramı bildirir: Osmanlılar. Bu cümlelerde seçmen. Kemal'ler yetiştirecektir. Asker. kelebek. orman. tercihini yarın ortaya koyacak. okul. sınıf. kağıt(ta). (burada özel isme getirilmemiş. Çekim eki almış hâlde kullanılabilirler.. sürü. gölge. amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. sürüler.

. arıcılık. Alım. delice. işletme. Çatalca. etçil. yiyecek. milliyetçi.. tanıdıklar. güzellik. çaycı.. İsimden türeyenler: kömürlük.. Ankaralı. beşer. bağlama (:saz). 2. Osmanlı. ekmek. karaca. görgü. sabahleyin. ancamgil. hanımlık.. rehberlik.. Yazı.. Kapının kapanış-ı çok ses çıkarıyor.. ilmek. şakacı. eczacılık. sıkı. sevme. duacı. gelincik. altışar. duru.. okuma. keski. bilgelik.. atkı... 90 . seçim. evli. Aligil. çok bilmiş. geceleyin. üçer. Asma (yaprağı). üçüncü.. meslektaş. biçim. kızılcık. kiracı.. demircilik. kavurma. kuşam. ölüm. vatandaş.. sanatçı.. Çıkış ne taraftaydı? Okur yazar. danışma. iç-mek. patır-tı Fiilden türeyenler: gel-mek. uyum.. batıyı karıştırdık. tutku. kitaplık. batı. veterinerlik. Meselâ “kelebek kelimesini kelebek şeklinde ikiye ayırıp “kel” diye anlamlı bir kelime bulabiliriz gibi bir düşünce yanlıştır. otçul. bölüm. cızır-tı. nişanlı.. inanma.. şekil ve anlam olarak yeni isimlere denir.. kardeşlik. biliş. çakmak. şıkır-tı. çalış-mak. Sende hiç anlayış yok mu?. kentli. Yansımalardan türeyenler: çıtır-tı. tuzluk. vergi. kavram. seziş.. koşu. veriş. karıncık. hasta olma. Müslümanlık. takım. oku-mak. bayramlık. Adam oturuş-undan bellidir. satım. yazma. iyilik. sözcü. yedişer. korku. duygu. ye-mek. öğretmenlik. ölü. Bu görüşü benimsemedim. halkçı.. Doğuyu. Arapça. şakır-tı. birinci. insanlık. tartı. gelir gider. kemancı... Yenice. Karahanlı. Türemiş isim İsim veya fiil kök ve gövdeleriyle yansıma kelimelere bir yapım ekinin getirilmesiyle oluşturulmuş. baskı. algı. yapı. alış. gıcır-tı. yolcu. Korkunun ecele faydası yok. köylü. yazar kasa..Basit isimler. bölme (işlemi). övgü. gündüzleyin. Çünkü parça ile bütün arasında her zaman -az ya da çok-bir anlam ilgisi bulunmalıdır. Türkçe. Almanca. kulakçık.. çeki. anlayış. gömleklik. tiyatrocu. evcil. insancıl. sayı. çekim. danışma (memuru). kokarca. küçüklük. Farsça. inşaatçı. çözüm. örtü.. bölü. atım. Yaşargil. yurttaş. bilgi. giyecek. çocukluk. ölümcül. Ilıca.. Selçuklu. doğu. kulaklık. örgü. kışlık. daha küçük ve anlamlı parçalara ayrılamazlar. Türklük. içki. artı. nakletme. gecelik.. kulluk. kaymak. dondurma (külâhı). kılavuzluk.. Geçmiş. gezi. yakacak. biçki. Çamlıca. Sözlü.. giyim.. yumuşakça.. anlamdaş. Sevgi. sergi. sürü. saygı. bencil.... homur-tu. Gülün açılış-ını seyret. akşamlık. yıkım. içecek(lerimiz). yemek. verim. alacak(lı). elmacık. sonuncu. güler yüz.. gençlik.. Bir buluş yapmış ki sorma Alış verişe çıkacağız. gönüldaş. üretim.. doktorluk. akşamleyin. erkeklik. yatırım. Konyalı. uyku. başlık. Türkçü. dörder.. Taşlıca. bilir kişi. keser. başlama.

yerelması.. albeni.. ateşkes. Başbakan. ? Üçüncüsü: İkinci kelime anlamını kaybeder: Karatavuk. çörotu.. sıkboğaz.. peki. dönek... birden fazla kelimenin bir araya gelip yeni bir varlığı veya kavramı karşılayacak şekilde kalıplaşarak oluşturdukları. giderayak. usanç. Birleşik isimlerin bir kısmı ayrı. yayınbalığı. öğren(i)ci. karabiber. akçakavak. İkincisi: Kelimelerden sadece birincisi anlam kaybına uğrar: Adamotu. alaşağı. başyazar. söylenti. karartı. ürkek. külbastı. Hanımeli. korkak. c.. yatak.. dedikodu.. kurucu. hünkârbeğendi. konak. katırtırnağı. Birleşik ismi oluşturan kelimeler arasına herhangi bir ek veya kelime giremez. cankurtaran. Okuyucu sayısı günden güne artıyor.. gecekondu. Yurdun batı tarafı soğuyacak. Birleşik İsim Birleşik isimler.. alıntı. anlam ve şekil bakımından yeni isimlerdir. bağırtı. çalçene. incehastalık.. alageyik.. kahvaltı. girerse bu kelime grubu birleşik isim olmaktan çıkar. mirasyedi.... pazartesi.. durak. bilirkişi. bıçak. 42 91 . rasgele..Ölü balıklar suyun yüzündeydi. bir kısmı da bitişik yazılır42[3]. dilen(i)ci. toplantı.. b. albastı. gidici. kuşpalazı. kızartı. demirbaş. belirtili isim tamlaması veya başka bir kelime grubu olur. yaşantı. Bu isimler anlam bakımından tam bir kalıplaşmaya uğradıkları için tek bir kelime olarak kabul edilir ve bu şekilde kullanılırlar. akciğer.. akıntı.. sarsıntı 3.. karafatma. suçiçeği. sevinç. Eskiden iyi yüzücü imiş. inanç. örtbas. Akçaağaç.. Kelime sınıfı kayması yoluyla kaptıkaçtı. denizaltı... elverişli. kapkaççı.. Türkçede üç yolla birleşik isim yapılır: Anlam kayması yoluyla Ses kaynaşması yoluyla Kelime sınıfı kayması yoluyla a. Anlam kayması yoluyla Birincisi: Birleşik ismi oluşturan kelimelerin tamamı (genellikle iki kelimeden oluşurlar) anlam kaybına uğrar. Ses kaynaşması yoluyla cumartesi.. devetabanı. aslanağzı. yüzücü. hacıyatmaz.. Bu sebeple birleşik isimler ayrı yazılanlar ve bitişik yazılanlar olmak üzere ikiye ayrılır. başhekim. vatansever.

Topkapı(sı). kaptıkaçtı. Kelimelerden biri veya her ikisi birden anlam değişikliğine veya kaybına uğradıkları için bitişik yazılırlar: Sivrihisar. hanımeli. oldubitti. Fiilimsi + isim: bilirkişi. aslanağzı. dedikodu. vurdumduymaz... Yapılışlarına Göre Birleşik İsimler İsim + isim: İsim tamlaması içgüdü. imambayıldı. aynı kelimelerden oluşup da birleşik isim olmayan bir kelime grubu (meselâ bir isim tamlaması). mirasyedi. şakşak. Ulukışla. Bitişik Yazılan Birleşik İsimler Aralarına ek giremeyecek kadar kalıplaşmış olanlarda kelimelerden en az biri anlam değişikliğine uğradığı için bunlar bitişik yazılır. anayasa... Çekimli fiil /Fiilimsi + çekimli fiil / fiilimsi: dedikodu.. başsavcı.. dalgakıran.. Kırşehir. Karagöz. Çanakkale. bir eki aynı şekilde almazlar.. uyurgezer. Çatalçeşme. kuşkonmaz. keditırnağı. kediboğan. cumartesi. hanımeli. cumartesi. Yansımalarla: çıtçıt. İsim + çekimli fiil / fiilimsi: hünkârbeğendi.. bitki adı isim tamlaması deniz altı-n-ı 92 . Pamukkale. Ayrı Yazılan Birleşik İsimler TDK kılavuzundan birleşik isim.. Birleşik isimle diğer kelime gruplarını bu şekilde de birbirinden ayırabiliriz.. Sıfat + isim: Sıfat tamlaması Acıpayam. cankurtaran. hanımeli-y-i hanım eli-n-i denizaltı-y-ı b. yazarkasa. tahtakurusu. Altıparmak. gecekondu. tozkoparan. sütlaç. Sivrihisar... tanksavar..Birleşik kelimelerin ayrı veya bitişik yazılmalarında birleşik kelimeyi oluşturan kelimelerin uğradıkları anlam kaybı ve ses olayları göz önünde tutulur. aslanağzı. a. Ulucami. ]Birleşik isimler oluşturulurken ses değişmeleri meydana gelebilir: Cuma +erte = cumartesi Pazar + erte = pazartesi Sütlü+ aş = sütlaç Top + kapı = Topkapı(sı) ]Birleşik isim olarak kullanılan bir kelime grubuyla. pazartesi. patpat.

somut. -Ceğİz” ekleri tutar. -İmsİ. zavallılık ve küçümseme anlamları da katabilir: Serçecik daldan dala atlıyor.. türemiş isim : cins ismi... bir ismin küçüklüğü genel olarak. badem bademcik “-Cİk” ekinin “k” ile biten isimlere getirilerek somut isim türettiği durumlarda kelime sonundaki k düşmez: kulak kulakçık. kapak kapakçık. ufak el. tekil. Bebeciğimi çok özledim. somut. birleşik : cins ismi. tekil. topluluk ismi. somut : tekil isim. tekil. tekil. çoğul. 93 . Adamcağız korka korka ayağa kalkar. somut. somut. “-cE. birleşik isim. basit isim : özel isim. küçük insan insancık zavallı kelimeler zavallı kelimecikler “-Cİk” eki sıfata da getirilebilir: genç adam gencecik yaşta “k” sesi ile biten sıfatlara cik eki getirildiğinde sıfatın sonundaki “k” düşer: küçük küçücük ufak ufacık alçak alçacık minik minicik “-Cİk” eki somut isimler de türetir: karın karıncık. cins ismi : soyut. tekil. ufak” gibi sıfatlarla ifade edilir: Küçük köy. somut. Bu ekler isimlere küçültme anlamı katar. topluluk ismi : basit. mini. somut. çoğul isim. Bazen bu sıfatların yerini “Cİk.. türemiş isim : cins ismi. basit isim : cins ismi. birleşik isim : cins ismi.Buraya kadar yapılan tasnife göre her kelimenin birden fazla özelliği vardır: Varlıklara verilişine göre Maddelerine göre Varlıkların sayılarına göre Yapılarına göre el düşünce kitaplıklar ayakkabı ordu Ankara Çanakkale İsimlerde Küçültme Bir varlığın. diyordu. mini kasa. -İmtrak” ekleri de küçültme anlamı katar: küçük küçükçe (acıma) (acıma) (sevgi) (zavallılık) (küçümseme) : özel isim. türemiş. basit isim : özel isim. başına getirilen “küçük. Küçük tepe tepecik küçük çocuk çocukcağız Not: Bu ekler her zaman küçültme anlamı katmayabilir. acıma ve sevgi. soyut.

Bunlar iyi bilinirse cümledeki belirtili nesne ile isim tamlamasındaki tamlanan birbirine karıştırılmaz. okul. çalışkan(dır). 2.. Çocukları buradan kim alacak? Babası çocuğu çağırdı. tanksavar. fiillere. ev. 1. ev-i gördüm. –i: iyelik eki: (onun) kalem-i 94 .. Çocuk ağlıyordu. Belirtme durumundaki isim. Çoğul. iyelik ve bildirme eki almış olabilir. diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklere isim hâl ekleri denir. susuz. fiildeki işten. Birleşik isimler de hâl eki almamışlarsa yalındırlar: dershane. Tabi belirtili nesne bir soru kelimesi ise bu soru sorulmaz. Yalın Hâl (Nominatif) Eki yoktur.. kapı-y-ı açtım. Şimdi soruları cevaplayın.. bilgili. Biraz sonra çay içelim. Bu. Yalın hâldeki isimler cümlede özne. bilirkişi. Bu eki alan isimler cümlede belirtili nesne görevinde bulunur. gecekondu. İsimlerin bu ekleri alarak yüklendikleri görevlere ismin hâlleri denir. gül-ü koparmayın. Akşam size geleceğiz. yol. defter(ler). okul-u boyadılar. İsmin. Edebiyatın en mükemmel ürünü şiirdir. çocuk. kalemlik. eylemden doğrudan etkilenme ve onunla ilgili olma hâlidir.büyük büyükçe iri irice yeşil yeşilimsi sarı sarımtırak İsmin Hâlleri İsimleri isimlere. edatlara bağlayan. yani belirtili nesne yükleme sorulan “neyi. hareketten... Yapım ekleri de ismin yalın durumunu değiştirmez. İsimlerin hiçbir hâl eki almamış hâlleridir. Bu durumda da yalın hâlde sayılırlar.. yüklem (ek-fiil yardımıyla). baba(sı). kimi” sorularının cevabıdır. Belirtme (Yükleme) Hâli “-İ” ekiyle yapılır.. meslektaş. cümlenin anlamından da çıkarılabilir. zarf tümleci ve belirtisiz nesne olarak kullanılabilirler. Burada kimi bekliyorsunuz? Uyarı: Türkçede iki tane –i eki vardır: iyelik eki ve belirtme hâl eki. fikir.

dönme. aitlik.. yükleme sorulan “neye. İsimleri edatlara bağlar: Akşama kadar okulda ders çalıştık. giden gidene. (demeye) 4. İkilemeler kurarak durum bildirir: Otobüse nefes nefese yetiştiler. Dolaylı tümleç. yaklaşma. Bugün okula gitti. ismin belirttiği kavrama yöneliş. amaç ilgisi kurar: Bunu size aldık. İşleri yoluna koymak Başına buyruk. (senin için) Annesini görmeye gitti. ulaşma söz konusudur. nesneyi ya da kavramı gösterir. Yönelme hâlinde. Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu. (sizin için) Sana bir iyilik düşünüyorlar. Çok cana yakın bir çocuktu. Benim itirazım yapılan haksızlığa. Bulunma Hâli 95 . Sabaha karşı varırız. Deyim kurar: Ağzına geleni söyler. -en” sıfat-fiil ekleriyle birleşerek abartma anlamı veren ikilemeler kurar: Soran sorana...–i: belirtme hâl eki: kalem-i (kim aldı?) 3. Bizi karşılamak için kapıya geldi. İki ahbap kafa kafaya vermiş. Şekilce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini kaybetmiş söz gruplarına gelir: Geçmiş olsuna gitti. ev-e dön. Sinema-y-a git. İçin. (haksızlığadır: yüklem) “-E” yönelme ekinin bunun dışında başka görevleri de vardır: Fiyat. zarf tümleci yapar: Bu iş sabaha biter. araç ile anlamı katar: Kitabı bin liraya aldı. “-an. (karşılığında) Bu iş kaç paraya olur? Zaman bildirir. Yüklemin yöneldiği yeri... Yönelme hâlindeki kelimeler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir. geçen geçene. Başa gelen çekilir. kime. Yönelme Hâli “-E” ekiyle yapılır. Haftaya size gelelim. nereye” sorularının cevabıdır..

karşılaştırma bildirir: 96 . Yapım eki görevi görür: Gözde sanatçılarımızdandı. Ayrılma (Uzaklaşma. (yüklem) “-dE” bulunma ekinin bunun dışında başka görevleri de vardır: Zaman ve sayı bildiren kelimelere eklenerek ölçü. Eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Parmak kalınlığında yaprakları var. yükleme sorulan “nerede. İsmin ayrılma hâli.) Suyu bir yudumda içti. (dolaylı tümleç) Okullar bu yıl da eylülde açılacak.. Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. yükleme sorulan “nereden. ev-de oturma. yurt-ta kaldı... devlet-te bulunuyor. Gönüldendir şikâyet. ev-den ayrıldı. devlet-ten istedi. miktar bildirir: Yılda yirmi gün izni var. nede. Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu? Sözde Ermeni soykırımı. (edat tümleci) Durum bildirir: Yağmur hafiften yağıyor. “çıkma. Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar. (zarf tüml. Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci) Her şey yerli yerinde. Ali. Zarf tüml. okul-da öğren. Elde avuçta ne varsa bitti. Ben onu yakından tanırım. İkilemeler kurar: Ayda yılda bir uğrar oldu.) Siz ayakta kaldınız.“-dE” ekiyle yapılır. Birçok seneler geçti dönen yok seferinden. Çamaşırları elde yıkıyormuş.. kimde” sorularının cevabıdır. uzaklaşma” bildirir. (yüklem) Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci) Yalnızlıktan sıkıldım. neden” sorularının cevabıdır. (zarf tüml. nesneyi ya da soyut kavramı bildirir. Dolaylı tümleç olduğunda. Yüzde yetmiş başarı vardı. Üstünlük. Zarf tüml. kimden. Haftada bir geliyor. yurt-tan geliyor. 5. cümlede dolaylı tümleç. evden yeni çıktı. Eylemin yapıldığı yeri. zarf tümleci veya yüklem olabilir. Bulunma hâlindeki bir isim.. “-den” ekinin bunun dışındaki görevleri: Edat tümleci ve yüklem de yapar.. Çıkma) Hâli “-den” ekiyle yapılır. okul-dan çıktı. yani dolaylı tümleç. ayrılma.

İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci oluşturur: Akşamdan beri seni arıyoruz. Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz.Kıldan ince baldan tatlı Erzurum’dan soğuk şehir yok. Zaman anlamlı kelimelere gelerek zaman anlamı katar: Bu işi dünden halletmeliydik. 6. Yorgunluktan uyuyuverdi. Canından can vermek istiyordu. Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı. Elazığ'dan gizlice ayrıldık. bütünden ayrılmayı ifade eder: Verilen pastadan bir dilim yedi. 97 . Bütünün parçasını. İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılır: Geçen gün öğrencilerden biri yanıma geldi. hangi maddeden yapıldıklarını bildirir: Üstüne yünden bir kazak almıştı. Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Sıradan insanlarla düşüp kalkma diyordu. Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin. Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor. Bu hâldeki kelimeler cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır. Bundan iyisi bulunmaz. O gün sizi saatlerce bekledik. Rus’tan dost olmaz. Toptan satış Uzaktan akraba En içten duygular İkilemeler kurar: Zavallı çocuk günden güne eriyor.. Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz? Sebep bildirir: Soğuktan tir tir titriyordu. Düşüncelerini açıkça dile getirdi. Bugün milletçe sevinçliyiz. Anlatılanları sessizce dinledi.. Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti. Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız. Bu okulda yıllarca çalıştım dedi. Varlıkların neden. Baştan başa bizim bu topraklar. Dünden bugüne ne değişti ki. Bu kararı sınıfça aldık. Ayı derisinden post. Eşitlik Hâli “-ce” ekiyle yapılır. Onun davranışları çok zaman delicedir.

İğneyle kuyu kazıyorsun. sert-çe. Ayağına gelen topa hızla vurdu. Bakımında. abartma anlamı katar: Evinde yüzlerce kitabı var. 16. Çokluk. edat gibi kullanılır: Sence bu yaptığın doğru mu? Bence bu doğru. sıfat ve zarf türetir. yönüyle anlamı katar: O sizden kiloca biraz daha düşük. benzerlik anlamları katar: Çocukça davranışları vardı. Babasını sevinçle karşıladı. Vasıta Hâli “ile” edatı kullanılarak yapılır. Kitabın yaprağı yırtılmış. Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı. Baki’yle Fuzuli.. 8. (edat tüml. okul-ca. Akılca birbirinizden farkınız yok. Arabasıyla evimize kadar getirdi.) İşi kolaylıkla başardı. “-den” ekleriyle yapılır ya da yalın hâldedir. Öğrencileriyle geziye gitmişti. İlgi Hâli (Tamlayan Hâli) “-(n)İn”. yurt-ça. Bir isimin başka bir isme tamlayan olduğu biçimdir. Gibi.Ekin bundan başka görevleri: Bu ek isim. Küçültme. 7. Zilin sesiyle yarışma bitti. İnsanca hareket etmeliyiz. Fatih. Ceket düğmesi Öğrencilerden biri 98 . Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı. “i” düşürülerek kullanılır. Göre anlamı katar. yy. edat tümleci ve yüklem olarak kullanılır. şairleridir. büyükçe bir taşı alıp denize atıverdi. Bu hâldeki kelimeler cümlede zarf tümleci. ben-ce. sınırlandırma anlamı katar: Oralarda yaşlıca bir adam dolaşıyordu.. Ekin diğer görevleri: “ve” bağlacı görevinde kullanılır: Annemle kardeşim buraya geldiler. Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. O artık bizimledir.

Ben evden buraya geldim. durumu. İhtiyaca göre başka öğelerle desteklenir. Öğretmenim. Biz sizinde gelmeyeceğiz. ]Cümlede yargı bildiren unsur yüklemdir. yüklemi ve birbirini anlam bakımından bütünleyen birden fazla kelime ya da kelime grubundan da. 99 .“-(n)İn” ekinin diğer görevleri İsimleri. “Şehir magandaları!” diye bağırasın geldi mi hiç? Özellikleri ]Her cümle bir yüklem ve varsa ona bağlı diğer öğelerden oluşur. Ben evden buraya koşarak geldim. Yüklem Tanımı Özellikleri Yeri Türü Sayısı Yüklemdeki Kelime Sayısı Yüklemsiz Cümleler (Eksiltili Cümle) CÜMLE Tanımı Bir duyguyu. düşünceyi. zamirleri ve sıfat-fiilleri edatlara bağlar: Gözlerin için ölürüm. haberi. çalan cep telefonun uzun süre açmayanlara. Geldim. CÜMLE Tanımı Özellikleri CÜMLENİN ÖĞELERİ Öğe 1. Ben geldim. Cümle yüklem üzerine kurulur. Gelmediğin için payını aldılar. olayı vb. ek-fiille çekimlenmiş bir tek isimden (yüklem) veya zamana ve şahsa göre çekimlenmiş bir tek fiilden (yüklem) de oluşabilir. ifade etmek için kurulan ve kendi içinde anlam ve yargı bütünlüğü olan sözcüğe veya söz dizisine cümle denir. isteği. ]Bir cümle anlam ve yargı bildiren. En güzel ve mutlu yıllar sizlerin olsun. Ben evden buraya kadar koşarak geldim. Ben buraya geldim. otobüste. Ben seni görmek için evden buraya kadar koşarak geldim. dedi. Bugün hava ne kadar güzel! Senin de benim gibi. Öğretiyorum. Yani en küçük cümle tek kelimeden oluşabilir. Bunu senin için yaptım dedi. İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar: Birincilik ödülü Atilla'nın oldu.

Sonra tümleçler gelir ki bunlar zarf tümleci. Sadece yüklemden oluşan cümlelerde bile öznenin varlığı. yüklemin taşıdığı şahıs ekinden anlaşılır. 100 . yer yapılacak bakımından iş İkinci derecede önemli öğe öznedir. edat tümleci ve nesnedir. yayaların rahatça yürüme imkânı kalmadı artık. Bugün / alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım. bugün / çıkacağım. Beğendi-k “-k” eki “biz”i karşılıyor. onu tamamlar. Karşılıklı konuşmalarda tek kelimeden oluşan cevap cümleleri önceki kelimelerle tamamlanmaya bırakılmıştır ─İnsanın elini yakmaz mı? ─Yakmaz. yüklem ]Bazı cümlelerde bazı öğeler hiç bulunmaz. d. Anlamlı ve doğru cümleler kurmaya yarayan bölümleridir.lı tüml. Zarf tüml. Ben / de / bir varisin olmakla / bugün / mağrurum. alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım. Birinci derecede önem taşıyan öğe yüklemdir. alış veriş yapmak için / çıkacağım. kaldırımlara park eden otolar yüzünden. dolaylı tümleç. Bugün zaman bakımından alış veriş yapmak için amaç bakımından çarşıya çıkacağım. Hiçbir zaman Zarf tüml. ─Biliyorum. İsim cümlelerinde tümleçler pek sık görülmez. ]Her öğe görev ve anlam yönünden bir tek öğeye eşlik eder. çarşıya / çıkacağım. Bugün / alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım. kader Özne bizi nesne senden ayırmasın. ]Öğelerin tamamı kelime veya kelime grubu hâlinde olabilir. ]Anlam bozulmayacak şekilde birbirlerinden ayrılabilirler.Sokaklarda. Tarlanın sınırına gelince dinlenmek üzere oturduk. ─Sen çok güzel Türkçe biliyorsun. çarşıya / çıkacağım. çıkacağım. Yüklemi geçişsiz fiilden oluşan cümleler nesne almazlar. Edat tüml. CÜMLENİN ÖĞELERİ Öğe Cümleyi oluşturan bölümlerin her birine öğe denir. caddelerde. Bu öğe de yüklemdir.

Asıl yargının bulunduğu cümleler gibi.” Cümle vurgusu yüklem üzerindedir. Önce yüklem. bir de bağlaç bunların koçanları özne olurdu. Yüklem genellikle en sondadır. gerektiğinde özellikle belirtilmek istenen öğe üzerine çekilebilir. ünlülerin listesini b. Öğelerden oluşan bir cümle başka bir cümlenin öğesi de olabilir. Genellikle vurgulanmak istenen unsur yüklemin önündedir. kelime Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında dolaylı tüml. sonra özne ve sonra tümleçler aranır. (amaç) Öğeler bulunurken. Giden geminin arkasından / bakakaldı. yüklem O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne dolaylı t. anlatıma göre değişebilir. Ben Ankara’ya yerleştim. yüklem Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında. hasta belirtisiz nesne sevk ederler. yük Az sonra zarf t. ya da o öğe yükleme yaklaştırılır. Ankara’ya en geç ben yerleştim. Vurgu. defin ruhsatnamesi belirtisiz nesne verirler. 101 . Öğeler bulunurken tamlamalar ve diğer kelime grupları bölünmez. zarf tüml. Hasretini ben duyarım. fazla iş özne olmaz. yapar. uydurur. “Bu şehrin çilesini ben çekerim yıllardır.siz n. Bir dakika / araba / yerinde / durakları. Ben Ankara’ya yerleştim. yük bir de bağ tanıdığım artistlerin. Diğer öğelerin yerleri anlama. Bağlaçlar öğe sayılmamalıdır.Yağız atlar / kişnedi.li n. yüklem Masasında dolaylı tüml. meşin kırbaç / şakladı. resimler belirtisiz n. Sorular yükleme sorulup alınan cevaplar yüklemle birlikte tekrar edilmelidir. ona bağlı olan yan cümleler de öğelerden oluşur. yüklem otomobil modelleri belirtisiz n. çıkarırdım. yüklem ya bağlaç ölüler için edat tüml. ya bağlaç hastahaneye dolaylı tüml. Bugün alış veriş yapmak için Kelime kelime grubu çarşıya kelime çıkacağım. çizer yük ya da bağ ilerde keşfetmeyi umduğum makineler b. Vatan için ölenler yüreğimizde yaşarlar.

cümle değil cümle değil Yüklem.annem öz gelir.. t. tek kelimeden de oluşabilir bir kelime grubundan da.. Yüklem Tanımı İş.li n. İnsanlar birbirlerinin hakkına riayet etmeliler... koparır. Özellikleri ]Cümlenin temel öğesidir.. yük defin ruhsatnamesinde yukarıya dol...li n... hareket. Cümle yargı bildiren bir söz.. Diğer unsurlar. dol. t. hep zarf t..?. Öğretmenim.. temiz bir sayfa b.. Cümle oluşturmaya yeterli olan tek öğe yüklemdir. kılış.. yük koçandan . yüklem Benim gözümde anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi bu. Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da .. Geliyorum... Yeri 102 . kendi kaşesi ve imzası özne olurdu. doldurur... ölenin adını b. oluş.. Yüklem.... Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da insanların birbirlerini sevip saymamalarıdır... yüklem de yargıyı üstlenen öğe olduğuna göre yüklemsiz bir cümle olamaz. (Murathan Mungan. da bağl. yük gelenin işini b.. yazar.li n... durum bildiren. yük ön yüzünü b.. özne Ölümü belirtili nesne başka adreslere dolaylı tümleç gönderirdi. yük en altta dol. topumun geçmişine olan saygısını gösterir.. cümleyi bir yargıya bağlayan çekimli öğedir.. Pamukçuklar) yüklem Şimdi bu cümle öğelerini tek tek inceleyelim: 1. Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle getirdi.. T. Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle .. Yaşlılara saygı. yüklemin anlamını desteklemek üzere cümlede bulunur..?..... haber veren.li n. görür..

Bütün öğeler sıralanır. Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir / bu. meşin kırbaç şakladı. türemiş ya da birleşik olabilir. hareket.” “Yol onun. sonra bunlarla hazırlanan haber veya yargı yükleme yüklenir. Sakla samanı. Yeniden doğmuş gibiyim. Bir dakika araba yerinde durakladı. “Uzar gider bir sessizlik içinde Bir uçtan bir uza Türkistan toprakları. yardımcı öğeler daha önce geldiği için Türkçe söz dizimine göre yüklem cümlenin en sonundadır. nesne bulunabilir. Şiirde. Gökyüzünün başka rengi de varmış. 103 . zamir. Gökyüzünün başka rengi de varmış. Tabiattaki en iç açıcı renk yeşildir. yani iş. Bu ek-fiiller bazen düşebilir. oluş. Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir / bu. Bir söz dizisi içindeki yüklem sayısı cümle sayısını gösterir.Türkçede asıl öğe en sonda bulunduğu.” Birden kapandı birbiri ardınca perdeler. Bu. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir. meşin kırbaç şakladı. Fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur. Yağız atlar kişnedi. Çok hızlısın. Bu fiil. “Yağız atlar kişnedi. oluş. basit. varlık onun. Ben bir Türküm. isim soylu herhangi bir kelime (sıfat. ama yüklem tektir. Yarın buraya gelecekler. zarf. Bir ipte iki cambaz oynamaz. Sayısı Bir cümlede birden fazla özne. İçimde en güzel duygular saklı. Türü Fiil cümlesinin. Gerisi hep angarya. edat) olabilir. hareket. durum bildiren cümlelerin yüklemi çekimli bir fiildir. dinim cinsim uludur. Ek-fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur.” Yüklemdeki Kelime Sayısı Yüklem tek kelimeden oluşabileceği gibi bir kelime grubu da olabilir. gelir zamanı. durum bildirmeyen cümlelerin yüklemi de ek-fiille çekimlenmiş bir isimdir. yani iş. zarf tümleci. kılış. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir. Hiçbir zaman Onlar İsim cümlesinin. Dönülmez akşamın ufkundayız. kılış. Güzel yüzü. dolaylı tümleç. geniş bir gülümseyişle / ışıl ışıldı. atasözlerinde ve günlük konuşma dilinde yüklem cümlenin sonunda değil de herhangi bir yerinde olabilir.

Belki altı ay. ANLAM YÖNÜNDEN CÜMLELER İşin. Dinleyici ya da okuyucu cümlenin söylenmemiş kısmını ya kendisi tamamlar ya da zaten bilinmektedir. çok verev maldan. Soru Cümlesi6 4. hareketin olup olmadığını veya sözü edilenin var olup olmadığını bildiren cümlelere haber cümlesi. durumun varlığı yokluğu. Bunlar da olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayrılır. Burada işin yapılıp yapılmadığı. Az veren candan. Dalgalandığın yerde ne korku ne keder. Emir Cümlesi 5.. Olumlu Cümle 2. İstek Cümlesi Sonuç CÜMLE ÇEŞİTLERİ C. Buralarda hiç yol yoktur. bulmamak asla seni. CÜMLE ÇEŞİTLERİ ANLAM YÖNÜNDEN CÜMLELER 1. Şart Cümlesi 7.Yüklemsiz Cümleler (Eksiltili Cümle) Yüklemi söylenmeyen cümlelere eksiltili (kesik) cümle denir. şartı bildiren cümlelere de dilek cümlesi denir. “Seni istikbal için önce gelmek cihana. Olumsuz Cümle 3. kılışın yüklemde nasıl anlatıldığına göre cümleler çeşitlere ayrılır. Ve başkasından almak sonra geliş müjdeni. Ünlem Cümlesi 6. Aramak her tarafta.. Yüklemin söylenmemiş olması cümlenin anlamında eksiklik meydana getirmez. oluşun... bir isteği.(Han Duvarları) Bazı kesik cümleler önceki cümlenin yardımıyla tamamlanır. Bilmiyorum aradan ne kadar zaman geçti. Olumlu Cümle 104 . ─Nerede çalışıyordun? ─Türk Dil Kurumunda. Bir nefes dinlenmeden yıllarca koşmak sana. (çalışıyorum) ─Kardeşin kaçıncı sınıfta okuyor? ─İkinci sınıfta. Cümlede anlatılan işin. Hatta keçi yolu bile. emri. 1. oluşun. tasarıyı. Belki bir yıl. dileği. hareketin. bildirildiği ya da sorulduğu önemlidir. durumun. işin istenildiği ya da emredildiği. Kıratın yanında duran ya huyundan ya suyundan.

var olduğunu. Zaten babadan yetim kalan küçük Hasan. var olmadığını. Filistin'in ücra bir kasabasına gönderiliyordu.ne” bağlacıyla. üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi ferahladılar: ─Çocukcağız Arabistan'da rahat eder. Hasan vapurda eğlendi. İstiyordu. Çocuklarının okumasını istemiyor değildi. olumlu çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumsuz cümle yapabilir: Senin ne kadar zorluğa katlandığını bilmez miyim? Bilirim. Beş yaşında idi. yapılmayacağını veya olmadığını. Bursa bu mevsimde soğuk değildir.. üstleri yazılı cankurtaran simitlerine..ne” bağlacıyla ve “-sİz” olumsuzluk ekiyle kurulur. Fiil cümleleri. Bu binanın yerinde şeftali bahçesi vardı. “ne. hayırlı bir iş yaptıklarına herkesi inandırmış olanların uydurma neşesiyle.. Buraları daha önce hiç görmemiştim. Bir cümle aynı anlamı verecek şekilde hem olumlu hem de olumsuz kullanılabilir: Uygarlığın başlıca özelliği bilime dayanması ve bilimle beslenmek zorunda olmasıdır. Cezaya çarptırılanlar suçsuz değildiler. gırıl gırıl işleyen vinçlere. olumsuz çekimlenmiş bir fiille birlikte anlamca olumlu cümle. isim cümleleri de “yok. peltek. oluşun yapılmadığını. Suçluydular. şirin konuşmalarıyla da güverte yolcularını epeyce eğlendirmişti. O küçücük çocuğa bu ağır işler yaptırılır mı? Yaptırılmaz. Mazisi yıkık milletin atisi olur mu? Olmaz İnsanları kendine inandırmak kolay mı? Kolay değil Bu kadar eşyayı almaya para mı yeter? Yetmez. fakat gönülleri isli. Anlattıklarına inanmaz olur muyum? İnanırım.Fiil cümlesinde işin.. evlerine döndüler.. Yarın daha erken gelmelisin. Diğer cümle türleri de şunlardır ki bu cümleler ya olumlu ya da olumsuz olacaklardır. Sen çağırırsında o gelmez mi? Gelir. Ankara bugün hem elektriksiz hem susuz.. Sokakta ne araba ne de insan var. Soru eki. vardiya değiştirilirken çalınan kampanaya bakarak çok eğlendi. Uygarlığın bilime dayanmaması ve bilimle beslenmemesi düşünülemez. oluşun yapıldığını veya olduğunu. Yarın daha erken gelmemelisin. Olumsuz Cümle Fiil cümlesinde işin. Ateşle oyun olmaz. Bazı cümleler yapı bakımından olumsuz olduğu hâlde anlamca olumlu olabilir. bahsedilen şekilde olmadığını bildiren cümlelerdir. yolcuyu geçirmeye gelenler. Bursa bu mevsimde soğuktur. olumsuzluk ekiyle ve “ne. Beni sevindiren onun iyi haberlerini almaktan başka bir şey değildi. anası da ölünce uzak akrabaları ve konu komşunun yardımıyla halasının yanına. Yeşilden daha güzel renk olur mu? Olmaz. isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunduğunu. 2. → 105 . dediler. isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunmadığını.. bahsedilen şekilde olduğunu bildiren cümlelerdir. Yangından korkmayan yoktur. Bu binanın yerinde şeftali bahçesi yoktu. kurutulacak çamaşırlar gibi iplere asılı sandallara. Vapur rıhtımdan kalkıp ta Marmara'ya doğru uzaklaşmaya başlayınca. değil” kelimeleriyle.

Senin ne kadar zorluğa katlandığını bilmez miyim? Bilirim. “mi” soru ekiyle: Soru eki sadece yüklemin değil. Yeşilden daha güzel renk olur mu? Olmaz. Burayı nasıl buldunuz? Zarf tüml. Daha sonra nereye gidecekler? Dolaylı tüml.3. rica Sessiz olabilir miyiz? uyarı Bu su da içilir mi? beğenmeme Bütün bunları ben mi söylemişim? İnkâr. Anlattıklarına inanmaz olur muyum? İnanırım. Mazisi yıkık milletin atisi olur mu? Olmaz İnsanları kendine inandırmak kolay mı? Kolay değil Bu kadar eşyayı almaya para mı yeter? Yetmez. soru zarfları. soru edatları. soru zamirleri. soru eki ve tonlama yoluyla sağlanır. Son sözünüz bu mu anneciğim? Alt mı üst mü? Hiç mi anlatacak bir şeyin yok? Tarlamı bana zorla mı sattıracaksınız? Sular mı yandı. neden tunca benziyor mermer? Acaba yanlış mı aklımda kaldı? Soru eki değişik anlamlar katabilir: Beni biraz dinler misiniz? İstek. Soru sıfatlarıyla: Nasıl kitaplardan hoşlanırsın? Kaç gün sonra geleceksin? Eve giderken hangi otobüse bineceğiz? Kaçıncı sınıfta okuyor? Ne gün geleceğini söyledi mi? Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz? Kaçta kaç hisse istersin? Ne gün geleceksin? Ne iş yapıyordunuz? Soru zarflarıyla Neden coşkun suların sesi gittikçe dindi? 106 . şüpheleri gidermek ve düşünceleri onaylatmak için kurulan cümlelere soru cümlesi denir. Sen çağırırsında o gelmez mi? Gelir. Elimdekinin ne olduğunu kim söyleyecek? Özne Babası çocuğa ne getirmiş? nesne Yarın kimi göreceksiniz? nesne Ankara’ya ne zaman yerleştiniz? Zarf tüml. kabullenmeme Soru eki her zaman cevap almaya yönelik değildir. Soru Cümlesi İçinde soru anlamı bulunan. O küçücük çocuğa bu ağır işler yaptırılır mı? Yaptırılmaz. bir konuda bilgi edinmek. Bazen cevap sorunun içinde de olabilir. Cümlelerde soru anlamı soru sıfatları. diğer öğelerin ve unsurların da sorusunu hazırlar. Cümlenin öğelerini bulmaya yönelik tüm soru kelimeleriyle soru cümleleri yapılabilir.

o roman ne diyor? Genç kız büyük gözlerini kaldırdı. Oraya otur ve yerinden kalkma. dedi... Bu raporu akşama kadar yetiştir. sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak temin etme 43[1] Evden mi? “niçin” ile karıştırılmasın. Emir Cümlesi Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş veya anlamca emir özelliği taşıyan cümlelerdir. ─Onlar kimmiş? ─Biz. istek anlamları ve başka anlamlar da taşır. (Ömer Seyfettin. Fiilin yapılmasını emir biçiminde bildirir. Burayı hemen boşaltalım! Bazen dilek.. ─Evden? Ne münasebet! 4. saadetten mahrum kadınlar demek.. Kitabı dizlerine indirdi. Nazik bir şive ile: ─Büyükanneciğim. Türk kadınları. Bu yazıyı arşive götüreceksin! Yarın herkes burada olmalı. Lâkin büyük nine merak ediyordu. 107 . Bahar Ve Kelebekler) Tonlama yoluyla ─Bu mektup sana. mutlaka anlamak istiyordu: ─Adı ne? ─Desenchanté. ─Ne demek? ─Sevinçten. ─Bana mı? Kimden? ─Evden olacak.Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? Bu sonbahar sabahının donuk ince rengini nasıl anlatabilirim? Daha ne kadar bekleyeceğiz? Soru zamirleriyle: Yanında ne getirdin? Bunları sana kim anlattı? Hangisi sizinle geldi? Soruların kaçı cevaplandı? Buraya nereden geldiniz? Nereden gelip nereye gidiyoruz? Burada kimi bekliyorsun? Bu masa neden43[1] yapılmış? (─tahtadan) Kimin yanında bozuk para var? Bu da neyin nesi? Bizim neyimiz eksik? Nereden buldun bunu? Kim attı bu resimleri? Çocuklarını alıp buraya gelsen de neyle geçineceğiz biz ikimiz? Ne var ne yok dünyada? ─Söyle yavrum. Korkma. Fransızca bir roman işte. On dakika sonra hazır ol! Gürültü etme! Emir kipiyle çekimlenmediği hâlde anlamca emir ifade eden cümleler de vardır.

çehreni ey nazlı hilal! istek Kahraman ırkıma bir gül. Yapma! Öyle yorgunum ki!. dua. heyecan ve sitem ifade eden cümlelere ünlem cümlesi denir. istek Her şey gönlünüzce olsun dilek. hayret. korku.. Şart cümlelerinin yüklemleri şart kipine göre çekimlenmiştir ve yardımcı cümle oluşturmuştur. Şikâyet. başaracaksınız. haykırmalarla ve ses tonuyla kurulur. coşkunluk. ne yaptım! Hah. bazı sıfatlarla. yeter artık! Ah. “ki” bağlacıyla. korkutma Bizi arayan Selim olmasın? Olabilirlik Şu adamın yaptıklarına bak. 5. Yani bir cümleyi şart çekimiyle bir yardımcı cümle yapabiliriz. 108 . Allah’ım bizi affet! yakarma Peki. seslenme.Çatma. şaşma. şimdi oldu! Eyvah! Geç kaldım! İmdat! Boğuluyorum! Çok ilginç! Ne kadar güzel! Çabuk eve git! Ne olur yardım et! Çık dışarı! Ünlem ifade eden sözler her zaman cümle hâlinde değildir: Ey Türk Gençliği! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet! Ay.... Ünlem Cümlesi Sevgi.. öyle olsun.. ünlemlerle. elim! Hay Allah! Vah zavallı! Vay sersem! Aman dikkat! Komşular! Babacığım! Simitçi! 6. Uyarma Gayret edin. Razı olma Zannetme ki bunları unuturum. kurban olayım. Şart Cümlesi İçinde şart ve koşul anlamı bulunan cümlelere şart cümlesi denir. İşte şimdi yandık!. Ünlem cümleleri. Ne güzel tesadüf! Hişt! Buraya gel! Şşt! Sus bakayım! Ee. emir kipiyle. Teşvik Hele bir kere sözümü dinlemesin.

arzuyu. tek.. olumlu. Ankara’ya gidersen Kızılay’dan bana kaset al. Önümüzdeki iki ayı bir geçirebilsek. Yarın geri vermek üzere alabilirsin. Büyüklerin yanında oturacaksın. soru Fakat o göz kimde vardır? →Olumlu. Beni arayan Dursun ise gelmediğimi söyleyin. →Eksiltili cümle Yalnız bizde. soru Kimsede.. keşke” kelimeleri de kullanılabilir. Cümlelerde şart anlamı bazı kelime ve eklerle de yapılabilir: Kursa devam etti mi kazanır. İstek cümlesi istek ve dilek-şart kipleriyle yapılır.. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. bu durumda yardımcı cümle ve şart cümlesi olmaz: Kar yağsa da kartopu oynasak. →Emir. Seni gördükçe onu hatırlıyorum. →Ünlem.. Her yere gitmeye razıyım. isteği bildiren cümlelere istek cümlesi denir. Bir kere bütün cümleler ya olumludur ya olumsuz. emir. ─Ah. bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! →Ünlem..Eve geldiyse bizi beklesin. Dirilip kalksa da yapılanları bir görse. 7. soru ANLAM ve ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE I. n’olaydı.. Onu bir bulsam. “ise”. Çıkıp biraz dolaşalım. İstek Cümlesi Gerçekleşmesi mümkün olan veya olmayan dileği. ama konuşmadan. istek Biz ki her şeyi görür ve anlarız. N’olaydı bugünleri görmeyeydim. Sonuç Her cümle bu yedi cümle türünden en az birine dahildir. tek onu bulayım. Keşke deprem olmasaydı. →Eksiltili cümle Bize artık hikâyeni anlatma!. Bari doğru cevap verseydi. bu kiplerle birlikte “bari.. CÜMLEDE ANLAM 1) CÜMLEDE EŞ ve YAKIN ANLAM 2) NEDEN-SONUÇ CÜMLELERİ: 3) AMAÇ-SONUÇ CÜMLELERİ (AMAÇ ANLAMI TAŞIYAN CÜMLELER) 4) KARŞIT ANLAMLI CÜMLELER 5) ŞARTLI CÜMLELER (BİR KOŞULA BAĞLI CÜMLELER) 109 . olumsuz Ne lüzum var? →Anlamca olumsuz. →Olumlu Düşün. bazen istek anlamı katar. olumlu Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? →Olumlu. Bari insanlarımız dürüst olsaydı.

ama analar güçlüdür. Örnek “Sanat. OLASILIK CÜMLELERİ 8) EKSİK CÜMLEYİ TAMAMLAMA II. kalıcı yapıtlar. Örnek “Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. bir görüşün emrinde olmamasına bağlıdır. YORUMLAMA CÜMLELERİ: c. Bir anlamda cümlenin ana fikrini tespit etmek. vardır. birkaç değişik ya da yeni kelimeyle söyleyebilmek cümledeki anlamı bulmak demektir. Örnek “Yazdıklarımda hep gerçeğe bağlı kalırım. Bu konu için ata sözü ve deyimler de kullanılabilir. Bunlar birbirinden çok farklı konulardır.” Tolstoy Bu sözün iki yönü vardır: 1. Yani bir cümleyi aynı anlama gelecek şekilde biraz daha farklı olarak.6) KARŞILAŞTIRMA CÜMLELERİ 7) TAHMİN. YAKINMA BİLDİREN CÜMLELER d. ŞAŞIRMA BİLDİREN CÜMLELER 3) DOĞRUDAN ANLATIM: 4) DOLAYLI ANLATIM: 5) ÜSLÛP CÜMLELERİ 6) KİNAYELİ ANLATIM: 7) TANIM CÜMLELERİ: ANLAM ve ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE I. Dolayısıyla bu cümlenin en uygun karşılığı şöyle olabilir: Sanatın yüceltilmesi.. İHTİMAL. CÜMLEDE ANLAM Cümle anlamı ile anlamlarına göre cümleler karıştırılmamalıdır. Anlamlarına göre cümleler konusunda olumlu. ünlem cümleleri vb. Cümle anlamında verilen bir cümlenin anlamca özdeşi. VARSAYIM CÜMLELERİ b. Örnek Kadınlar zayıftır. Örnek “Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız. olumsuz cümleler. Kişinin insanlığı değiştirmek istemesi Ama kendini değiştirmemesi 110 .” cümlesinin anlamca yerini tutabilecek uygun bir cümle: Konuyu ayrıntılara inmeden işlemişsiniz. Cümle anlamı. karşıtı veya yerine konulabilecek cümle sorulur. düşünce ve bilgilerimizi göz ardı etmeliyiz. başını bağlatmadığı sürece baş üstünde taşınacaktır. verilen bir cümlenin anlamını bulup ifade edebilmekle ilgilidir. soru. her şeyi olduğu gibi yansıtanlardır. 2..” cümlesinin konusu sanatın özgür olması gerektiğidir. = Analık kadına güç verir. Verilen bir cümleyle ilgili soruyu cevaplamadan önce o cümlenin anlamını iyi kavramak gerekir. ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.” cümlesine anlam bakımından en yakın cümle: Beğenilen. çünkü ancak bu nitelikte bir yapıt yüzyıllar boyunca değerini koruyabilir. ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE 1) NESNEL ANLATIM 2) ÖZNEL ANLATIM a. Ancak bu arada kişisel duygu.

Maddi imkansızlık yüzünden okuyamamış.korku.sevinç. -diğinden. Cümle hangi sözcüklerle ve nasıl kurulursa kurulsun.ihtimal. yorumlama. Bu tür sorularda eylemin hangi nedenle meydana geldiği bizim için önemlidir. verilen cümledeki düşünceyi aramalıyız. deneyim ve coşkunun ürünüdür. "Şiire yaşlı bir şair gibi başlamak. bu konularla ilgili soruları cevaplandırırken öncelikle bu kavramların ne oldukları bilinmelidir: beğenme.karşıtlık. İnsanlığı beğenmeyenler önce kendilerini değiştirmelidirler. 2) NEDEN-SONUÇ CÜMLELERİ: Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur. karşılaştırma.olabilirlik. çünkü hastaydım. 111 . duygulara yer verme. biz. -den. "Eskiden çok vakti yoktu. insanlığı beğenmemektedirler ki kendilerini değil de insanlığı değiştirmeyi düşünüyorlar. değerlendirme. Yorgun olduğu için işi erken bıraktı. vb Cümle anlamı konusunda şu hususlar gözden uzak tutulmamalı. uyarma. İnsanlar kendilerini değiştirmeyi düşünmeden insanlığı değiştirmeye kalkışmaktadırlar. eşitlik. ayrıca cümlede kullanılan edat ve bağlaçlara da dikkat etmek gerekir. Birinci bölüm neden (sebep). aynı düşünceyi değişik kelimelerle ve söz dizimiyle anlatan cümlelerdir. şimdi vakti bol. şaşırma. onun için uzun yazılar yazardı. kararsızlık. genç bir şair gibi onu sürdürmek gerekir. olasılık.yakınma. koşula bağlılık. (?) "Kimi genç şairler. belki kendilerini değiştirdiklerinden insanlık da değişmiş olacaktır. duyguları karıştırmama." -Kısa ve özlü yazmak için uzun zamana ihtiyaç vardır. şiirin kendileriyle başladığını." cümlesinin eş anlamlısı. nesnellik. Seni ziyaret edemedim.nedenini belirtme.takdir etme.O hâlde bu sözü daha farklı şekillerde dile getirebiliriz: İnsanlığı değiştirmek isteyenler önce kendilerini değiştirmelidirler." -Şiir.öznellik. Daha çok "için. ikinci bölüm ise sonuç bildirir. öneri. çaresizlik. Kazanamama korkusuyla gece gündüz çalışıyor. tanımlama. ile" gibi edatlarla sağlanır.Şairlerin genci de yaşlısı da şiirde güzelliğin ve başarının ölçüsünü kendi şiiriyle sınırlar. gözlem. Bunun için o cümledeki anahtar sözcükleri doğru tespit etmek. -Konuyu ayrıntılara girmeden işlemişsiniz. "Konuyu oldukça genel yönleriyle ele almışsınız. Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım. tahmin. kimi yaşlı şairler ise şiirin kendileriyle bittiğini sanırlar.zorunluluk 1) CÜMLEDE EŞ ve YAKIN ANLAM Aynı konuyu. daha kısa ve güzel yazılar yazıyor." . Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı. telâş. Yağmurun yağmasıyla herkes içeri kaçıştı. varsayım. Bu cümleden hareketle ve bu cümleyi destekleyen başka cümleler de kurabiliriz: İnsanlar demek ki kendilerini beğenmekte.

“mİ”. İki saat sonra dönmek üzere gidebilirsin. 112 . Bu sıkıntılara sınavı kazanalım diye katlanıyoruz. Yardım edersen işimi çabuk bitiririm. Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu. Buna göre birinci bölüm (yan yargı) koşul. Kar yağmasa da otobüsle gitsek. sonra üzüntüsünden büyükanne öldü. Kardeşi iyileşsin diye Allah'a dua ediyor. Yani karşılaştırmanın hangi yönden yapıldığı ortaya konur. Müdür. Onu gördükçe seni hatırlıyorum. Sizin için izin alırım. Ne demek istediğimi. “ama”. sımsıcak. bu kitabı okursan anlarsın. Bu tür cümlelerde de "için. üstünlük gibi değişik durumlar ifade edilir. ama erken döneceksiniz. Karşılaştırmada benzerlik. düze inince miskinleşiyor. Bazı cümlelerde aslında istek anlamı vardır. patlatırım. 4) KARŞIT ANLAMLI CÜMLELER Anlam bakımından birbirinin zıddı olan sözcüklerin kullanıldığı cümlelerdir. Adamcağız utancından büzüldükçe büzüldü. ikinci bölüm ise o koşula bağlı olarak ortaya çıkan sonuçtur (temel yargı). 3) AMAÇ-SONUÇ CÜMLELERİ (AMAÇ ANLAMI TAŞIYAN CÜMLELER) Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiği vurgulanır. Bazen yukarıda belirtilen ekler olmadan da cümlenin kendisinden bu anlam çıkarılabilir: Konuşma. Yoksulluktan kurtulmak için şehre göç etmiş. Türkçede koşul anlamı asıl olarak “-sE” şart ekiyle sağlanır. İstediğin arabayı alırım.Büyükbaba öldü. Saha çamur olduğu için maç ertelenmiş. “-dİkçE”. Öfkesini yenmek için dışarı çıktı. Yabancı dil öğrenmek için kursa gidiyor. diye. “üzere”. nesne. Dışarısı günlük güneşlik. kişi arasında yapılan kıyaslamaya karşılaştırma denir. eser. Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı Şiddetli soğuklardan elleri ince ince yarılmıştı. farklılık. ama yine de ikinci yargının gerçekleşmesi birinciye bağlıdır: İzin verse de görüşlerimizi açıklasak. üzere" gibi edatlardan yararlanılır. Lodos eserse hava temizlenir. 6) KARŞILAŞTIRMA CÜMLELERİ İki kavram. Bu tür cümlelerde konu genellikle aynı. yaşlı adama ters ters baktı. yeter ki sınavı kazan. halbuki burada paltolarımız bile bizi ısıtmaya yetmiyor. Babanı gördü mü olanları anlatır. Bu durumda benzetme ve karşılaştırma edatları kullanılır. “ise”. “yeter ki” ile de koşul anlamı sağlanır. Adamın yüzündeki yumuşak ifade bizimle konuşurken birdenbire sertleşmişti. Okula gideceksin ama otobüsle. Derin boğazlara girdiğinde coşup köpüren ırmaklar. 5) ŞARTLI CÜMLELER (BİR KOŞULA BAĞLI CÜMLELER) Bazı cümlelerde temel yargının gerçekleşmesi bir şarta bağlanır. fakat konuya bakış açısı farklıdır.

Bu konuda senden daha bilgilisi yok. (tahmin) Yurt dışına gidince bizleri unutmuştur. sanki. (tahmin. büyük ihtimalle) Ek-fiilin geniş zamanında kullanılan “-dir” eki fiillerden sonra kullanıldığında cümleye ihtimal.sanıyorum. sanırım o gitmiştir. Kendi içinde tamamlanması gereken cümlelerde anlam bütünlüğü ve teknik yapı önemlidir.(çalışmaya gücüm yeter) 8) EKSİK CÜMLEYİ TAMAMLAMA Cümle bir yargı birimidir. ihtimal) Sınav iki basamak hâlinde uygulanacaktır. (88-ÖYS) ! “-e-bil-” yeterlilik bildiren yardımcı fiil olarak olasılık değil gücü yeterlik bildirir: Öyle deme. Bu çalışmayla daha iyi bir puan alabilirdin. ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE 1) NESNEL ANLATIM Nesnel: Objektif. ama bunları şiirleri ve oyunları kadar beğenmedi. (büyük ihtimalle odur) Adnan Bey’in yanındaki kardeşi olacak. bir olayı kestirmek. olasılık. Kesinlik taşımayan. sanırım. 7) TAHMİN. Kim bilir belki yarın. Öğretmen. belki yarından da yakın. (bir ihtimal. Bu anlamda kendi içinde bir çelişki taşımamalıdır. Zannederim bu konuyla ilgileniyorsunuz. tehlikesi olan bir durumu veya olayı ifade ederler. Yarın sizi ziyarete gelebiliriz. tahmin veya kesinlik. gibi” vb sözcüklerle ve “-ebil-” ekiyle de cümlelere olasılık anlamı katılabilir. gerçekleşme şansı. Bu akşam geç kalabilirim. şiddetli geçebilir. cümleyi söyleyenin kendince ulaştığı bir sonuçtur. belki) Dün beni arayan Hakan olmalı. Bu tür cümleler. Tahmin cümlelerinde olayların akışından hareketle sonuç görülmeye çalışılır. galiba. (kesinlik) Bu eklerin dışında. ama daha anlaşılmaz imgelerle yazılmaktadır. Sanıyorum o konu anlatılmadı. zannederim. Televizyon da sinema kadar etkilidir. bazı verilere dayanarak gelecekteki bir şeyi. 113 . Öykülerini de okudu. onun olabilme ihtimalini göz önünde bulundurmaktır. kuvvetlendirme anlamları katar. Dinlemek de konuşmak kadar önemlidir. Geç kaldık. Yeni şiirler eski şiirlere göre daha anlaşılır bir dille. Sağlığım geçen haftaya göre daha iyi. ihtimali. Bizin eller yeşillenmiştir. ben de ağır işlerde çalışabilirim. II. “belki. Sınavlarda bu konuyla ilgili sorular ya cümlenin kendi içinde tamamlanması ya da bir cümlenin en uygun başka bir cümleyle sürdürülmesi istenmektedir. olasılık ve tahmin. (aramış olmalı. öznel yargılardır. (galiba) Dün evde değildim. OLASILIK CÜMLELERİ İhtimal. sınıfın en çok konuşanını öne oturttu. Fikret beni aramıştır.Adnan yaşça Ahmet’ten büyük(tür). Bu kış. İHTİMAL.

kanıtlanabilir ve yorumlara meydan vermeyen bir anlatım vardır. Oyundaki olaylar. Hikâyeciliğimizdeki en başarılı dönem o yıllardı. bu romanından sonra peş peşe altı oyun yazdı. duygulara bağlı.. İstanbul Türkiye’nin en büyük şehridir. tut ki. tartışmalı. farz edelim (ki). gururuna yedirebilecek misin? Tut ki karnım acıktı. VARSAYIM CÜMLELERİ Kimi cümleler gerçekte olmadığı hâlde varmış gibi kabul edilen durumları anlatabilir. göreli. Bu. herkese göre aynı olan. ölçülebilir. üç bin kişilik bir kasabada. sübjektif. öznel. Oyundaki dekorlar.. İstanbul Türkiye’nin en güzel şehridir. ! 114 . a. göreceli olmayan. Romanın sonunda kahramanların hiçbiri umduğunu bulamıyor. yorumlama. Diyelim ki bu olay gerçek değildir. ne yapacaksın? Böyle olduğunu kabul edelim. Yazar. kişilerin duygularına dayanmayan anlatım nesnel anlatımdır. beğeniler ve kişisel görüşler anlatılır. duygular. yüzyılın en başarılı şairidir.Gerçekliği kanıtlanabilir. 2) ÖZNEL ANLATIM Öznel: İzafî. kabul edelim (ki)” gibi sözcüklerle sağlanır. Farz edelim okulu bıraktın. Nesnel anlatım sorularında her zaman “aşağıdakilerin hangisinde nesnellik vardır?” gibi soru kökleri olmayabilir.. Diyelim ki cüzdanını kaybettin. yakınma. Oyundaki olaylar bir çiftlikte geçiyor. doğruluğu ve yanlışlığı kişilere göre değişebilen. En güzel kış meyvesi portakaldır. Karadeniz insanı çok inatçıdır. Varsayım anlamı “diyelim (ki). Öznel cümleleri varsayım ve olasılık. bir tekdüzelik görülüyor. Nesnel anlatımda "bence" ve "bana göre"ye yer yoktur: Yahya Kemal 20. Bu tür cümlelere varsayım cümleleri denir. ölçülemeyen. Romanda anlatılanlar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçiyor. Yahya Kemal. yorumlar. En güzel yıllarımı o köyde geçirdim. bilimsel. Bu tür cümlelerde izlenimler. Nesnel anlatımda ölçülebilir. üçü erkektir. kanıtlanamayan. eleştiri ya da beğeni içeren cümleler gibi gruplara ayırmak mümkündür. göreceli. 20. yüzyılda yaşamış bir edebiyatçıdır. Öznel ifadeler. Kitaptaki ilk öykünün konusu köy yaşamıdır. Öyküdeki kişilerin dördü kadın. sanatçının en son çıkan şiir kitabıdır. seyirciyi o günün ortamına götürerek oyunun etkisini büyük ölçüde artırıyor. Şehirde yaşamak köyde yaşamaktan daha zordur. tutalım (ki). Öykülerinde bir kuruluk. bilimsel olmayan yargılardır. yorumlanabilir. bir çiftlikte geçiyor. Kimi zaman da “aşağıdakilerden hangisi söyleyenin kişisel düşüncelerini içermemektedir?” veya “yukarıdaki cümlelerin hangilerinde düşünce eksiksiz ve belirli bir kesinlikle anlatılmıştır?” gibi sorular nesnelliğe aittir.

Keşke o gün evden çıkmasaydık. kelime seçimindeki ve cümle kuruluşundaki kendine özgülük.. b. Eğer “Dileyelim ki bu iş anlatıldığı gibi olmasın. Öğretmen. sanki herkes bana cephe almış. "keşke. Kimse beni dinlemiyor. tamamlanmamış ya da cevap beklenen cümleler. hiç değilse. YAKINMA BİLDİREN CÜMLELER Bu tür cümleler insanı pişman edecek şekilde sonuçlanmış olaylardan şikayeti dile getirir. sanki bana gücenmiş. anlatılan nesneyi. duyuş ve anlatış özelliğidir.(93-ÖYS) Sanki suçlu benmişim gibi surat asıyorsun. görüş." dedi. YORUMLAMA CÜMLELERİ: Bu tür cümlelerde gizli veya hayali şeylerden anlam çıkarma söz konusudur. 5) ÜSLÛP CÜMLELERİ Üslûp. ŞAŞIRMA BİLDİREN CÜMLELER Şaşırma anlamı soru ekiyle de sağlanabilir: Biraz sonra bir batağın içine dalmayayım mı? Bizim Ali orada da karşımıza çıkmasın mı? 3) DOĞRUDAN ANLATIM: Başkalarına ait sözleri söylendiği gibi aktarmaktır. Başbakan: "Kıbrıs. sanatçının yazım tekniği (yöntem." dedi. metot). Sanat eserinde konu. Öğretmen:" Bu test sorularını evde çözeceksiniz. Bu kadar fırsat verdik değerlendirmedi ki! d. c. Yazar. tarz. üslûp da bunun nasıl anlatıldığını ifade eder. akşam eve erken gelmem gerektiğini söyledi. Ali. Kısacası. Ali: "Bu kitabı iki kez okudum. 4) DOLAYLI ANLATIM: Başkalarına ait sözleri değiştirerek." dedi. hiç olmazsa" gibi sözcüklerle ve "ki" bağlacıyla kurulan cümlelerdir. bu varsayım cümlesi olmaz. bana bu kitabı iki kez okuduğunu söyledi.Dikkat edilirse bu cümleler devamı olan cümlelerdir. sanatçının dili ve anlatım özellikleri onun üslûbunu meydana getirir. Dersten sonra etüt yapacağız. İkide bir karşıma çıkıyor. Yüz kere söylesen de anlamaz ki! Hiç değilse bir kez geç kalma. Beni düşünmüyorsun bari kendini düşün. Hiç olmazsa son sınavdan iyi not alsaydın. bari. 115 .. sanki beni izliyor. Annem. Ali'ye: "Arkadaşına söyle. yarın ödevini mutlaka getirsin!" dedi. bizim toprağımızdır.” gibi bir cümle kurulursa. roman kahramanının gerçek hayatta da yaşadığını söyledi. sadece içerik olarak aktarmaktır. dediler. Son günlerde hiç konuşmuyor.

Ayrıca kepengi olmayan bazı vitrinli mağazaların camekânlarındaki eşya. Kafiye. Takımımız bu haftaki maçında muhteşem bir oyunla 4-0 mağlup oldu. O saatte Sahaflar Çarşısı tarafındaki büyük kapıdan içeri bir göz atmak korkunçtur. bütün gün üzerine serpilen elektrik ziyasından ayrı düşünce. Bu ilk öykülerinde sıfatlardan. hayatı yüceltme ve daha anlamlı kılma çabasıdır. Çarşı.Aşağıdaki cümleler bir sanatçının üslûbuyla ilgili cümlelerdir: Yazarın sade dili. Dilimizin söz dizim özelliğine göre asıl öğe sonda. yardımcı öğeler de başta bulunur. parlak kelimelerle anlatımı bizi esere yaklaştırıyor. Çocuk o kadar çalışkandı ki her dönem en az beş zayıf getirirdi. 116 . Kurallı (Düz) Cümle 2. Kurallı (Düz) Cümle Yüklemi sonda bulunan cümledir. Bu. Yüklem sonda bulunur. Ama meselâ şiirde yüklem cümlenin herhangi bir yerinde olabilir. Diğer öğelerin yeri önem sırasına göre değişebilir. korkularından büzülürler ve camdan. 6) KİNAYELİ ANLATIM: Cümlede ifade edilen düşüncenin. her akşam üzeri çarşı bekçilerinin verdiği bir işarettir ki. 7) TANIM CÜMLELERİ: Bir varlığın veya kavramın ayırt edici özelliklerini belirli bir kesinlikle ifade etmektir. söz sanatlarından kaçınan yalın dili ve ayrıntıları gözlemlemedeki ustalığıyla dikkati çekti. Kapalıçarşı'da birkaç istikametten düdük sesleri gelmeye başladı. tersini kasteden anlatım biçimidir. Romancı. çarşının tenhalaşmış yolunu görmemek için gözlerini yumarlar. Sanat. mısra sonlarındaki ses benzerliğidir. CÜMLE ÇEŞİTLERİ ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER 1. Devrik Cümle Sonuç CÜMLE ÇEŞİTLERİ ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER Türkçe cümle yapısında öğe dizilişi şöyledir: Özne + tümleçler + yüklem. Gelgit. karanlık ve nerede bittiği belirsiz bir dehliz halinde uzar. Yüklemin cümle sonunda olup olmamasına göre cümleler ikiye ayrılır: 1. roman kişilerinin karakterlerini çizerken onların diliyle konuşmak zorundadır. genellikle alaycı biçimde. kimi kapanmış. kimi kapatılmaya uğraşılan iki sıra dükkanın çizdiği. kapanma saatinin geldiğini ve dükkanını kapamaya geç kalanların acele etmesini ilân eder. ayın çekim kuvvetinin tesiriyle denizin karaya yaklaşması ve karadan uzaklaşmasıdır.

bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! →Ünlem. Gel buraya! Git başımdan! Sonuç Her cümle bu yedi cümle türünden en az birine dahildir. Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta. ]Ünlem cümleleri de devrik olabilir.. →Eksiltili cümle Bize artık hikâyeni anlatma!. →Emir. →Eksiltili cümle Yalnız bizde. gelir zamanı. Sular sarardı. →Ünlem.. Sakla samanı. Devrik Cümle Yüklemi sonda değil.. Basit Cümle 2. Ağır. ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. muttasıl kanar güller.. herhangi bir yerinde bulunan cümlelerdir. kanar. Şiirde ve günlük konuşmalarda çok kullanılır... olumlu Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? →Olumlu. Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak... olumlu. soru Kimsede. soru YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER 1. Yüzün perde perde solmakta. Besle kargayı.. Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller. Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta. Çok insan anlayamaz eski musikimizden Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden. Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak. oysun gözünü.. ─Ah.. ]Atasözleri de kafiye amaçlı devrik yapılabilir: Gülme komşuna. istek Biz ki her şeyi görür ve anlarız. Bir kere bütün cümleler ya olumludur ya olumsuz. emir.2. soru Fakat o göz kimde vardır? →Olumlu. olumsuz Ne lüzum var? →Anlamca olumsuz. İç İçe Birleşik Cümle 117 ... Görmüyor musun sana doğru geldiğini? Bendim dün gece evinizin önünden geçen.. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. gelir başına. Girişik Birleşik Cümle b. Birleşik Cümle a. →Olumlu Düşün. Eğilmiş arza. Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.

Zayıf kolları kirli tunç rengindeydi. bağlı ve sıralı olmak üzere dörde ayrılır. Sıralı Cümleler 4. tek fiil. 1. bir öğenin parçası da olabilir. Şartlı Birleşik Cümle 3. Girişik birleşik cümleler. Basit Cümle İçerisinde tek yargı. Yarın akşam maç yapacaklar. Sıcak yaz aylarını geçirmek için deniz kenarlarına. Havaların ısınması / tatil düşkünlerini sevindirdi. Cümleler yapı bakımından çeşitlere ayrılırken içlerindeki kelime sayısı değil yüklem. Rüzgâr. Temel cümleyle yan cümlenin bir araya geliş şekillerine göre birleşik cümleler çeşitlere ayrılır: a. Yani yapısında birden fazla cümle bulunduran cümlelerdir. dolayısıyla isim veya fiil cinsinden tek yüklem bulunan cümledir. şimdi birer birer kışlıklarına dönüyorlar. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar Sonuç YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER Cümleler. Başka bir deyişle birden fazla cümle bir araya gelip bir cümleymiş gibi görünebilir. “ki”li Bağlı Cümleler 2. Cümlede bir ya da birden fazla yargı vardır. kırlara tepelere kaçanlar. Yapı bakımından cümleler. sıfat-fiil ve zarf-fiil bulunan cümleler de basit cümledir. Tekrar başını kaldırdı. Girişik Birleşik Cümle Bu tür cümlelerde yan cümlecik temel cümleciğin herhangi bir öğesi olabildiği gibi. Birleşik Cümle Bir temel cümle ile onun anlamını tamamlayan en az bir yan cümlecikten meydana cümlelerdir. Bağlı Cümle 1. Tamamladığı ya da onu tamamlayan bir cümlecik yoktur. fiilimsilerle ve çekimli fiillerle kurulur. yani bağımsız bir cümledir. denizin yüzünü pürüzlendirerek küçük savaşlar yaratıyordu. Başka bir cümleye bağlanmaz. bu kelimeler ve kelime grupları yargı bildirmezler. Saatine baktı ve otobüsü kaçırdığını anladı. Tek yargı Sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı. Bu cümleler birbirlerine bazı bağlaçlar yardımıyla bağlanabildiği gibi anlam bakımından da bağlanabilirler. Özne 118 . Gökle denizin birleştiği dumandan çizgiye baktı. Bir ceylan gibi ürktü. 2. birleşik. Bazı dil bilimcilere göre içerisinde yüklemin dışında isim-fiil. bildirdikleri yargı sayısına ve öğelerin yüklemle olan ilişkisine göre çeşitlere ayrılırlar. fiil veya yargı sayısı dikkate alınır. iki karayağız atın çektiği bir fayton peyda oldu. basit.c. İki yargı Bu tür cümlelerde bazı öğeler ortak olduğu gibi öğelerin tamamı farklı da olabilir. İlgi Cümlesi d. Birden köşe başından.

Yardımcı cümle nesne olarak kullanılabilir. Gönül Anadolu’da Yunus Emre’nin “Taştın yine deli gönül / Sular gibi çağlar mısın” gibi mısralarıyla şahlanır. şart. Babasını karşısında görünce / çok sevindi. Yardımcı cümle de temel cümle gibi bağımsız bir cümle yapısındadır.. sebep ve benzetme yönlerinden tamamlar. / vaktimiz olsaydı. “Seni göremedim diye bu bahar İçimde bin türlü duygunun isyanı var.. Şartlı Birleşik Cümle Bir temel cümle ve onun şartı olan bir cümleden oluşan birleşik cümlelerdir. kaymaklım” nidası titreyerek dağılıyordu. görün-. Evlerin ne zaman biteceğini / bilmiyoruz. düşü-“ fiillerinin çekimli şekli olabilir. Yarın / bir tanıdığa / gideceğiz. Adam. Edat tüml. Şart cümlesi tek başına yargı bildirmez.” / demez mi? Şark için “Ölümün sırrına sahiptir. Ellerim takılırken / rüzgarların saçına Asıldı arabamız bir dağın yamacına. / “Kartınız geçerli değil. Çanakkale’yi de gezerdik. Bir temel cümleyle. İç İçe Birleşik Cümle Sözde özne Nesne Dolaylı tüml. / böyle bir şey yapmaz. Cihanın yurdu hep çiğnense. Dün gece.gör-. çiğnenmez senin yurdun. Asıl yargı sonda bulunur. b. Muhsin. zannet-. Cümle dışı unsurlar konusunda anlatıldı.” atasözünün hükmünün kalmadığına inanıyorum. 119 . Oradaki son gecemiz olan dün gece. / ki öğrencilerimizdendir. Yardımcı cümle edat grubu olabilir. / çok eğlendik.” diye düşündü. / ki oradaki son gecemizdi. bil.. Havalar soğuduğundan / artık dışarı çıkmıyor. Artık “Ev alma komşu al. herhangi bir sebeple onun içinde kullanılan bir yardımcı cümleden oluşan cümlelerdir. İlgi Cümlesi Temel cümlenin herhangi bir öğesi olan veya bir öğenin açıklayıcısı olan yan cümleciğin.” Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan “Savaşı önce kendime karşı kazanmalıyım. san-.Çadırları çalanlar / bulunamadı. Bu cümlelerde ki atılarak yan cümleciğin hangi öğeye bağlı olduğu görülür. d. Yardımcı cümle ana cümle içinde bir isim tamlamasının tamlayanı olarak bulunabilir. Öğrencilerimizden olan Muhsin. Yardımcı cümlenin yüklemi “de. Zarf tüml. farzet-. c. ana cümleyi zaman. Hava güzel olursa / yarın pikniğe gideriz. Alıntı hâlindedir. bağlı bulunduğu veya açıkladığı öğeye “ki” bağlacıyla bağlanması sonucu ortaya çıkan cümleye ilgi cümlesi denir. Iraklardan bir dondurmacının “Vişnelim var.. Onun zarfı olarak kullanılır.” derler.

sürekli yalvarıyordu. (YBB) 3. kazma kürek yaktırır. Sıralı Cümleler Bağımsız cümlelerin. sen de sil. Mart kapıdan baktırır. İstek bildiren şart eki bağımsız cümle kurar. “ki”li Bağlı Cümleler Farsça “ki” bağlacıyla birbirine bağlanan bağımsız cümlelerden oluşur. / rüzgar serinliyordu. Mallarımızı önce çaldılar. / biz de derse geç kaldık. Yardımcı cümle ana cümleyi genellikle nesne ve zarf göreviyle tamamlar. Özne ortak. Merdivenleri kardeşin yıkasın. 4..” “Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu. aralarındaki anlam ilgisinden dolayı virgülle veya noktalı virgülle birbiri ardına sıralanmasıyla oluşan cümleler topluluğudur. / toprak sarı. asırlarca da böyle dürüp gidecekti. Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar.” “Gök sarı.“Havaya bakarsam hava alırım Toprağa bakarsam dua alırım Topraktan ayrılsam nerde kalırım Benim sadık yarim kara topraktır. asırlardan beri böyle olagelmişti. / meşin kırbaç şakladı.” Sarı çiçeğin saçları yolunmuş. Ne yapsa faydasız. sonra geri bize sattılar.. En az iki cümleden oluşur. İkiye ayrılır: 1. / Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar. İnatçı adama dil döküyor. kana bulanmıştı... Sıralı cümlelerin bütün öğeleri ayrı olabildiği gibi bazıları ortak da olabilir: Otobüs her zamanki gibi yine geç geldi. Ancak istek ifadesinde de yargının kuvvetli olmadığı sezilmektedir. Özne ve nesne ortak. Nesne ortak. / çıplak ağaçlar sarı. Bağlaçlar cümle öğesi değildir. vursan kapıma Atılsan boynuma kollarını açarak Otursan dizlerime yaramaz bakışlarla Konuşsan yine öyle yarım yamalak. Bağlı Cümle Aralarındaki ilgiden dolayı birbirlerine bir bağlaçla bağlanan cümlelerdir. Bu. “Yağız atlar kişnedi. / Bir dakika araba yerinde durakladı. Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları. 120 .” Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Özne ve dolaylı tüml. / Gökler bulutlanıyor. Bir gün çıkıp gelsen. Bazı kalıplaşmış şart cümleleri özne veya nesne de olabilir.

Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi. “Ne doğan güne hükmim geçer Ne hâlden anlayan bulunur. "Yatsam. fakat. (Büyük olduğun için kanın tevhidi kurtarıyor.” Bu ev güzel. yatıp da uyuyamamaktan korktu. acaba uyuyabilir miyim?" diye düşündü. Darıldı diye o kadar korktum ki. alnı küçük ve dar. Bu sıralanış.. mazini dirilten sanatın sana tarihini her lâhza hayal ettirmesini isterdi. Sonuç 121 . Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.. Ayakkabılarını ayağına geçirdi ve kendini sokağa attı. / fakat / dudakları çilek gibi küçük. ana cümlenin sonda kullanıldığı cümleler de vardır.. Güzel değilse bile çirkin hiç değil. her şeyi yerinde bir ev.. ya da. Türkçe cümle yapısına aykırıdır. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi.. da.. Bağlı cümlelerin bir kısmında yüklemin kipi ve şahsı aynı. Okumayı bilmiyor veya numara yapıyor. ama o henüz ortalıkta yoktu. bir kısmında farklıdır. yardımcı cümle sonra bulunur. Sabaha kadar yattı. meğer. dinleyenin muhayyilesine bırakılır. Dün resim yapmadı / da / maça gitti. (İki iri kanadın havada çarpışmasından çıkan boğuk bir gürültü işittiğinde kırk elli adım uzaklaşmıştı. okuyanın.” (Gönlüm. Unsurların biri veya birkaçı ortak olan bağlı cümleler de vardır.) Bu tür cümlelerde “ki” bazen düşebilir. / fakat / saçları altından bir duman gibi yumuşak ve seyyal.ne. Cümle.. Düşler mi ki şu burcu burcu kokan havada Renk mi ki üzerimde akaduran bu nehir? 2. ne. fakat okuyabileceğinizi sanmıyorum.” edatlarıyla birbirine bağlanan bağımsız cümleler topluluğudur. veya. Onun bu sözlerinin samimî olduğuna hiç şüphe etmediler / ve / bir çocuk ruhu kadar temiz ruhundan gelen nutuklarını sessizce dinlediler. hâlbuki. dişleri biraz eğri. / ama / Şinasi Bey'in istediği ev değil. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar “ve. Hava bulutlu ve durduğumuz tepe rüzgârlı idi.) Kırk elli adım uzaklaşmıştı ki iki iri kanadın havada çarpışmasından çıkan boğuk bir gürültü işitti. lâkin. (anlatamam) Not: ”ki” edatının şüphe kattığı cümleler bağlı cümle değildir.. / fakat / gözleri derin ve güzel.) Yardımcı cümlenin başta. “Gönlüm isterdi ki mazini dirilten sanat Sana tarihini her lâhza hayal ettirsin. hem de uyudu. / ama / korktuğu başına gelmedi. Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde.Ana cümle başta. Çocukluk günlerini hatırladı ve gözlerinde iki damla yaş belirdi. Ben saatinde gelmiştim. Burada da yardımcı cümle zarf görevindedir. İstediğiniz evrakları getireceğim. Burnu biraz basıkça. toplu ve yuvarlak.. temiz. ama. Ya okumayı bilmiyor ya numara yapıyor..

Bunu ben onun bir iğne izi kadar ince iki gölge ile. Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum / ki / rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım ve hep bunları tefsir etmek isterdim. belirsizce çatılan kaşlarından anlamıştım. bağlı ve sıralı cümleleri oluşturan cümleler de ayrı ayrı basit. ciddî. bağlı. Ana cümleyi oluşturan cümlelerin her biri: basit: rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım hep bunları tefsir etmek isterdim. parmaklarımın arasında ezilip büzülen kitabımın karşısında okumaktan gözlerimin feri kaçmış. sıralı cümlelerden ancak birine dahil olabilir. bana. Çeşidi: “ki”li bağlı cümle Yardımcı cümle: basit: Gündüzleri onların sesleriyle o kadar dolmuş olurdum Ana cümle: bağlı: rüyamda yahut uykumun içinde hâlâ bunları duyardım / ve / hep bunları tefsir etmek isterdim. Türkçede (başka dillerde de) fiil cümlesi isim cümlesinden daha çok kullanılır. CÜMLE ÇEŞİTLERİ YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER 1. Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana Medeniyet öyle kuvvetli bir ışıktır ki ona bigâne olanları yakar. karşıma oturdu. Örnekler Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu. hatta bu keşfimde o kadar ileri gittim ki. Bu fiil şahıs ve kip eki alarak çekimlenir. artık bu sefer katî bir tarzda. İzdivaç meselesi. sıralı veya bağlı olabilir. kalın bir ses perdesiyle 122 . düşünmekten alnımı kırışmış gördü. mahveder. En ziyade düşman olduğu bu cansız arkadaşıma kinli bir nazar attıktan sonra bir iskemle çekti. Belli ki mühim bir şey. Beni yine. Hakikaten de hiç yanılmamıştım. aile üzüntülerinden birini bana açmak istiyordu.Bir cümle. yorgun gözlerimin önünden hiç ayrılmayan. Birleşik. çok düşünülen ve az söylenen endişelerden. birleşik. Annem dün sessizce odama girdi.. İsim Cümlesi Sonuç CÜMLE ÇEŞİTLERİ YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER Bir cümlenin yüklemi ya çekimli bir fiil ya da ek-fiille çekimlenmiş bir isi olabilir. "Kızım!" diye resmî. izdivaç meselesini açacağına bile hükmettim. Buna göre yüklemin türü bakımından cümleler ikiye ayrılır: 1. yüksekten. bir gün bile elimden düşmeyen.. Fiil Cümlesi Yüklemi çekimli bir fiil olan cümlelerdir. bol bir nefes aldı. ufak bir uyku kestireyim diye kompartımanda uzandım. yapı bakımından basit. birleşik. Fiil Cümlesi 2.

Sinem. söyledi. üç beş damla su Bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu Mehmet Emin Yurdakul. Ek-fiil. ek hâlindeki fiildir. vefalı arkadaşları. Yâr yatağın düşman almaz. giderim. giderim. İsim Cümlesi Yüklemi isim soylu bir kelime olup. Türk halkı bağımsızlığını. işte Tanrı kucağı. Genellikle bitişik yazılır. yorgun argın. İsim cümlelerinde zarf ve bulunma ekli yer tamlayıcıları da kullanılır. 1. dağdan dağa atlarken güzel. toprak sarı. Cenge Giderken Ben bir Türk'üm. Geyik. İnsan. Ata yurdun. ek-fiilin zamanlarından biri ile çekimlenmiş olan cümlelerdir. Şu üç kipe göre çekimlendiğinde yüklem olur.. özne ve yüklemden meydana gelir. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. İsim cümleleri genellikle iki unsurdan. sebepleri. Uzun bir yolculuktan sonra İncesu’daydık. dinim. özüm ateş ile doludur. Geniş zaman İsim soylu kelimelere kişi ekleri getirilerek yapılır. Evim. Bu sabah hava berrak. Bu topraklar ecdadımın ocağı. İsim cümlelerinde nesneyle yaklaşma ve uzaklaşma ekli yer tamlayıcıcı az kullanılır. Türk evladı evde durmaz giderim. duracağım sözümde. delilleri. 123 . çıplak ağaçlar sarı. heyecansız ve soğukkanlı. Anadolu’da dağların ve köylerin sonsuz bir biteviyeliği var. Bahar geleli kargalar sınırsız bir neşe içinde. Vatanımdan başka şey yok gözümde. Tanrım şahit. “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. Üçüncü kişilere “-dİr” eki getirilir. evlât bozmaz. Arkada zincirlenen yüksek Toros dağları. mukayeseleri kendine mahsus muntazam bir mantık zincirine bağlayarak. son hükmünü de verdi: -Sen ilkbahara kadar.. köyüm hep bu yerin bucağı. Bir handa. İşte vatan. Milletimin sevgileri özümde. tatlı bir uykudaydık. Gök sarı. Ama şimdi sevgili öğrencileri. bir çok defalar dinlediğim fikirleri. ırmak. söyledi.başladı. İnsan olan vatanının kuludur. Safa. cinsim uludur. mutlaka evleneceksin! (P. sakin. isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan. üç beş damla kan. İçinde kaybolup gittiğini sandığı bu kalabalık şehirde bir tek tanıdığı bile yoktu. dostları var. Ulu Önder’e ve onunla birlikte savaşanlara borçludur. Gençliğimiz) 2.

“sevinçli idim. Dikkat Ben iyi bir okurum. kavramların ve varlıkların öğrenilen geçmişteki durumunun başkasından duyulduğunu anlatır. yorgun değiliz. →Emir.. küçük imişsin. emir. Eğer konuşmada ve yazmada açıklık. gereksiz kelimelere yer verilmemeli. soru Fakat o göz kimde vardır? →Olumlu. Bir kere bütün cümleler ya olumludur ya olumsuz. anlatılmak istenenin dışında bir anlam çıkarılmasına mahal verilmemelidir. Merhametli biriydi. sevinçli değildiniz. yalın ve anlaşılır biçimde dile getirilmelidir. →Eksiltili cümle Yalnız bizde. 3. açık. sevinçli değildiler (değillerdi)” Bir güzelin hayranıydım. sevinçli değildin. ─Ah. olumlu. küçük değilmiş. Meğer sen ne çalışkan-mış-sın. -di’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinen geçmiş zaman çekimi. Üstümüze doğan bir güneşsin sen.. olumlu Vücudun sonsuz hareketleri içinde bize düşmeyen pay hangisidir? →Olumlu. küçük imişsiniz.“insanım. istek Biz ki her şeyi görür ve anlarız. Hep iyi kitaplar okurum. küçük değilmişiiz küçük değilmişsiniz küçük değilmişler (değillermiş)” Suçlanan ben-miş-im. sevinçli idiler” “sevinçli değildim. Dün daha heyecanlıydın. yorgun değilsiniz. yalınlık ve anlaşılırlık 124 . insansınız. insan(dır)lar” “yorgun değilim. kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit olunduğunu gösterir. sevinçli değildik. bir elbiseyle bir vücut arasındaki esrarlı rabıtayı düşün. 2. küçük imişler” “küçük değilmişim. olumsuz Ne lüzum var? →Anlamca olumsuz. küçük imiş. sevinçli idi. insan(dır). Adam yirmi yıldır evine hasret-miş. sevinçli idiniz. yorgun değiller” Ben bir küçük kelebeğim. →Olumlu Düşün. Benim okurum anlayışlıdır. insansın. sevinçli idik. soru Kimsede. →Ünlem. sevinçli değildi.. Her taraf bugün bir başka güzel(dir). “küçük imişim. insanız. sevinçli idin. bilsen biz senin ıstırabını ne iyi anlıyoruz! →Ünlem. İyi bir cümlede kelimeler yerli yerinde kullanılmalı. Söylenmek istenen her şey. Ek-fiilin geniş zamanı Şahıs eki İlgi eki ve iyelik eki ← ben imişim ← çalışkan imişsin ← hasret imiş ←hayranı i-di-m ←heyecanlı i-di-n ←biri i-di Sonuç Her cümle bu yedi cümle türünden en az birine dahildir. yorgun değil.. soru ANLATIM BOZUKLUKLARI Dilin en önemli görevi onu kullanan insanlar arasındaki anlaşmayı sağlamaktır... -miş’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinmeyen (öğrenilen) geçmiş zaman çekimi. küçük değilmişsin. yorgun değilsin. küçük imişiz. →Eksiltili cümle Bize artık hikâyeni anlatma!.

. Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir? Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması: Kesinlikle yarın gelebilirler. ülkedeki heyecan gittikçe artıyor. Takımın. “. Yeni kaydolan öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir.. Şimdi en çok karşılaştığımız anlatım bozukluklarını başlıklar hâlinde ve örneklerle görelim: 1Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması. Son dakika içerisinde attığı golle takımının galip gelmesine yol açtı.dermişim”. Küçük kızın saçları hayli büyümüş. Konuyla ilgili olarak Feyza Hepçilingirler’in Türkçe “Off” ve Dedim: “Ah” adlı kitaplarını tavsiye ederim. Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü. 125 . Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur. Günlük konuşmalarımızda hâliyle anlatım bozuklukları yapılacaktır. Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar. konuşarak derdinizi anlatınız.yok böyle bir şey”. Yarın İzmir’e gidecek.. sağlıklı. Ama yazılı anlatımda bu bozukluklar asla affedilemez. Olayların gerçek yüzü araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak. boyu en kısa oyuncusu bendim. bu ifade sayesinde kalıcılaşır. “.. Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması: Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi. Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.yoksa ortada bir anlatım bozukluğu var demektir. Neşeli. Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz. Elindeki bıçağı vücuduna batırmış. Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır. Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor. Bunlar toplumdaki yerimize ve aldığımız eğitime bakılarak hoş görülür ya da görülmez. Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı. Eklerin yanlış kullanımı Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması. Ben çok varlıklı. Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca karşılıklı mektuplaştılar. Bu. Yanına gidiniz. Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması: Şirketteki mevcut ikilik günden güne büyüyor. “Kolum iptal oldu” vb. Kültür. Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği Tümleç yanlışları Düşünme ve mantık hataları Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması Tamlama yanlışları Kelimelerin yanlış yerde kullanılması Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması: Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız. zengin biri değilim.. Türkiye’ye özel bir durumdur. Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça. Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz.falan”. buna zorunlu. Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması. hâlâ başlamadı. Çünkü yazı dili kültür dilidir. Eğer bu ifadede de bozukluklara yer verilirse insanlar arasında hem anlaşma eksikliği ortaya çıkar hem de farklı anlaşma yolları bulunur: “. şen bir görünüşü vardı. Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.. Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi.

ama bir sonuç almış değiliz. anlamak bile imkânsız. Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim. Tümleç yanlışları: Kayaya yaklaşıyor muyuz. Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum. yüzünü görmek istemiyordu. Bu çocuklar. Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz. bu ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum. Çok az veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var. Çorbaya biraz acı. destek olmalıyız. Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı. Bölgeyi iyi tanımasına rağmen her yeri gezdi. Gerekli yerlere başvuruda bulunmuş. Bazı yiyecekler sağlı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir.Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı. yoksa uzaklaşıyor muyuz? Öğrencileri. o da bana kardeşim derdi. gerekli eğitimi alamayan çocuklardır. Hangisinin başarılı. Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar. Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi. hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz. Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş. Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun? Büyüklere gereken saygıyı göstermeli. Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu. Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması. bu gözle bakmak gerekir. Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış. Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır. Ekşiyi az. Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi. kendi fikrinden ısrar ediyordu. fakir bir ülkenin. Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak. teşvik etmeli. Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması: Ben ona ağabey. Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum. nasıl başa çıktı? Düşünme ve mantık hataları: Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz. İkinci cümlenin öznesi eksik. yüreklendirmeli. bütün imkânları sağlamıştı. Tamlama yanlışları: Verilen cümledeki özne ve zarf tümlecini bulun. Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir. incitmemeliyiz. Boyu kısa. Herkes ondan nefret ediyor. Olanları böyle değerlendirmek. Duvarları kirletmek. biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi. Yanılmıyorsam. 126 . Bu yazıyı değil okumak. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış. acıyı ise hiç sevmezdi. Eklerin yanlış kullanımı: Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir. bedeni de pek biçimli değildi. Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır. savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen. Kitap için kendisine verilen paranın eksik ve yeterli olmadığını söyledi. Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı.yazı yazmak kesinlikle yasaktır. Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok. İkinci cümlenin öznesi eksik. Yarın mutlaka bir gazete almayı unutmayın.

henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi. Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı. hakkında bilgi ve haber verilen öğedir. Özne Tanımı Özellikleri Durumu Türü Çeşitleri Sayısı Öznesiz Cümleler Özne-yüklem Uyumu a. Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik. Elimdeki defter yere düştü. Özne. Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi.Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak. Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz. Olumluluk-olumsuzluk Uyumu b. Göçmen kuşlar yine yolculuğa başladı. ─Kim? / Kim başladı? / Başlayan kim? ─Göçmen kuşlar Kitaplar raflara rastgele dizilmişti. İzinsiz inşaata girilmez. Kelimelerin yanlış yerde kullanılması: Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi. Yani yapanı veya olanı karşılayan unsurdur. oluşu. Pasta ve meyve suyu ikram edilecek. Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk: Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı. durumu. Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli. İdare. kılışı yerine getiren. Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir. Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı. Çocuklar bahçede oyun oynuyorlar. yükleme sorulan “ne?. Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi. Tekillik-çoğulluk Uyumu Özne Tanımı Yüklemde bildirilen işi. kim?” sorularının cevabıdır. hareketi. ─Ne? / Ne dizilmişti? / Dizilen ne? ─Kitaplar 127 . Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı.

zamirler. bezgin değildi. yüklemi isim olan cümlelerde pasif (edilgen). fiilimsiler. olan Muayene odasının kapısı açılır. Güneş. Herhangi bir hâl eki alırlarsa özne değil. çocukların kendisine neden yer vermediğini bir türlü anlayamıyordu. Okumak bir erdemdir. Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar. Özne. O.. Kapı tokmağı hızlı hızlı vuruluyordu. Her saz. her ot. Bazı cümlelerde özneden hemen sonra öznenin açıklayıcısı gelir. Tarih. hepsi. Özne. doğru şeyler okunduğu müddetçe. Çeşitleri Sözde ve gerçek özne Sayısı Bir cümlede birden fazla özne bulunabilir.. dolaylı tümleç. cemiyetin süreklilik şuurudur. gerçek ya da sözde özne olabilir: Yağız atlar kişnedi. Durumu Özne. olan. yapan Genç kız. Türklerin bu yalçın kayalar üzerine ne zaman konduğu bilinmez. Kim bu işleri bir saatte bitirebilir? Köprü altında balık tutanlar. her kanat çırpınışı. Ankara halkı kaldırımlarda yürüyememekten rahatsız değil galiba. fiil olan cümlelerde aktif (olan veya yapan)tir. deniz iç içe kaynaşır. Depremzedeler hâlâ vaat edilenlerin gerçekleştirilmesini bekliyorlar. yer. yapılan Cevdet Bey. isim ve sıfat tamlamaları. olan Türü İsimler. Bazı cümlelerde birkaç özne sıralandıktan sonra. Özne. nesne. tümü yeniden “hepsi” zamiriyle ifade edilir. meşin kırbaç şakladı Bir dakika araba yerinde durakladı. Özne. bahçeyi suluyordu. Etrafa hoş ve olgun bir koku. Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar.Özellikleri Özne olan kelime(ler) cümlede hiçbir hâl eki almadan kullanılırlar. gök. Ama çoğul ekini ve iyelik eklerini alabilir. adlaşmış sıfatlar. sanat eserleri. Öznesiz Cümleler 128 . Hava durgundu. İhtiyar. zarf tümleci olurlar. bütün kenarlar ve renkler gibi gümüş bit parıltı içinde erir. Dakikalar ilerledikçe yangın daha da şiddetleniyordu. gelenekler. yeni kesilmiş geçkince bir karpuz kokusu yayıldı. her geçen gün biraz daha iyileşiyordu. benim can dostumdur. soru kelimeleri.

Sözde ya da gerçek öznesi olmayan cümlelerin yüklemleri.. Yarın pikniğe gidilecek. öznede olumsuzluk anlamı varsa yüklem olumsuzdur. Ne baş ağrısı yapar. “ne. b. Otlar kurudu. Geniş merdivenlerden yukarı kata çıktı. edilgen ve geçişsiz fiillerdendir. hiçbiri. Burada kalınacak. Bu söze gülünür. Ali’yle Yusuf yarın Ankara’ya gelecekler. Bu sıcakta uyunmaz. Gizli özne bir özne çeşidi değildir. anlamdan çıkarılabileceği ve tekrardan dolayı anlatımda bozukluk yaratabileceği için söylenmeyebilir. rüzgârın içinde dört nala uzaklaştı. Bitki ve hayvan isimleri bazen çoğul yükleme bağlanır. Gizli özne yüklemin taşıdığı şahıs ekinden anlaşılır.Özne. Gözlerim yaşardı.ne” olumsuzluk bağlacı kullanılan cümlenin yüklemi olumludur. Çocuk annesini çağırdı. hayvan. Olumluluk-olumsuzluk Uyumu Özne olumlu ise yüklem de olumlu. Hiçbiri anlatılanlara inanmadı. Tekillik-çoğulluk Uyumu Özne tekilse yüklem de tekil. Hiç kimse bu paraya bu işi yapmaz. Sen: gizli özne Karanlığın. Bu erikler çok tatlıdır. a. Hepsi burada toplanacak. Öznenin olumlu olduğu hâllerde yüklem bazen olumsuz da olabilir. Bitki. özne çoğulsa yüklem de çoğul olur. topluluk isimleri özne olduğunda yüklem genellikle tekil olur. Yağmur yağdığı için öğrencilerin tamamı gelmedi. Aradan uzun yıllar geçti. Yüklemin taşıdığı şahıs ekinin gösterdiği zamir öznedir. Özne “kimse. Köylüler birer birer pazar yerine geliyorlar. isim-fiiller.. Yarın herkes dersten önce kütüphanede toplansın. Özne söylenmediği zaman gizli özne dadını alır. 129 . vücudun organları. Üç günden beri kimse uğramadı buraya. soyut kavramlar. Özne-yüklem Uyumu Özne ile yüklem olumluluk-olumsuzluk ve tekillik-çoğulluk yönlerinden uyum göstermelidir. zaman isimleri. Ne ölenlere ne de kalanlara yer bulunabildi. hiç kimse” kelimelerinden oluşuyorsa yüklem olumsuz olur. Dışarı çıkıp bir şişe süt almalı. Dün beni aramışsın. cansız varlık. yağmurun. ne de bünyeye zarar verir. Akşam yemeğine herkes katılmadı..

bu eşyaları taşıyacaksınız.. YÜKLEM Tanımı İş. Siz ve onlar. ve 3. Ahmet’le ben yarın gideceğiz. Memurlar hak aradı. Küçük bey henüz uğramamışlar. siz ve onlar. 2.. İki çocuk içeri girdi. 130 . okulumuzu ziyaret edecekler. beraberce içeri girdik.”. hareket. Sıfatlar çekim eki almaz. Özellikleri ]Cümlenin temel öğesidir. o çocuk ve sen burada hazır bulunacağız. Ordu yola çıktı. oluş. Sen ve o. Dışarıdan bağrışmalar duyuluyordu.” şahıs zamirleri oluşturuyorsa yüklem birinci çoğul şahıs eki alır. yüklem de yargıyı üstlenen öğe olduğuna göre yüklemsiz bir cümle olamaz. Cumhurbaşkanı. Öğrenciler birer ikişer gelmeye başladılar. Sayın Vali. Ben.Fikirler baskıyla benimsetilmez. Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da insanların birbirlerini sevip saymamalarıdır. Cümle yargı bildiren bir söz. Özneyi tekil veya çoğul “1. Çocuklar erken uyur.” . Öznesi tekil veya çoğul 2. ve 3. Bu işi sen ve ben yapmalıyız. “1. Birçok insan böyle davranışlara tepki gösterir. ve 2. kılış. birbirimize daima destek olmalıyız. Öznesi sayı sıfatlarıyla veya “birkaç. birçok” gibi belgisiz sıfatlarla kurulmuş bir sıfat tamlaması tekil yükleme bağlanır. Askerler eğitim alanında toplandı. Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle getirdi. Öğrenciler teneffüse çıkmış. Özne insan cinsinden ve çoğul ise yüklem tekil de olabilir çoğu da. Biz. Ben ve o. çoğul şahsa göre çekimlenir. Öznenin üçüncü tekil şahıs olduğu bazı durumlarda saygı ya da alay anlamı katmak için yüklem çoğul yapılır. haber veren. bu işi yapmalısınız. durum bildiren. madalyaları elleriyle taktılar. şahıslar olan cümlenin yüklemi 2. Martılar bağrışıyorlar. “1. cümleyi bir yargıya bağlayan çekimli öğedir. ve 3.

.... Ben bir Türküm. Gökyüzünün başka rengi de varmış. Yağız atlar kişnedi. ] Cümle oluşturmaya yeterli olan tek öğe yüklemdir. zarf... Geliyorum.. Tabiattaki en iç açıcı renk yeşildir. hareket.. kılış. türemiş ya da birleşik olabilir. gelir zamanı. “Uzar gider bir sessizlik içinde Bir uçtan bir uza Türkistan toprakları. Gökyüzünün başka rengi de varmış. cümle değil ]Yüklem. Yarın buraya gelecekler.. yüklemin anlamını desteklemek üzere cümlede bulunur. Fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur.. Bu.. yani iş.... İçimde en güzel duygular saklı. durum bildiren cümlelerin yüklemi çekimli bir fiildir. zamir. Ek-fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur. ]Şiirde.. sonra bunlarla hazırlanan haber veya yargı yükleme yüklenir. Bütün öğeler sıralanır. Bir ipte iki cambaz oynamaz. Bu fiil. kılış. cümle değil Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da . isim soylu herhangi bir kelime (sıfat... hareket. yani iş.. oluş.?.. tek kelimeden de oluşabilir bir kelime grubundan da... Çık hızlısın. durum bildirmeyen cümlelerin yüklemi de ekfiille çekimlenmiş bir isimdir. Yeniden doğmuş gibiyim. dinim cinsim uludur....Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle ... ]Diğer unsurlar. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir.. Türü ]Fiil cümlesinin.... Yaşlılara saygı. atasözlerinde ve günlük konuşma dilinde yüklem cümlenin sonunda değil de herhangi bir yerinde olabilir. Öğretmenim.?. yardımcı öğeler daha önce geldiği için Türkçe söz dizimine göre yüklem cümlenin en sonundadır. Sakla samanı. basit.... Hiçbir zaman Onlar ]İsim cümlesinin. 131 . Bu ek-fiiller bazen düşebilir.. topumun geçmişine olan saygısını gösterir.. oluş.. edat) olabilir. İnsanlar birbirlerinin hakkına riayet etmeliler.” Birden kapandı birbiri ardınca perdeler.. Yeri ]Türkçede asıl öğe en sonda bulunduğu. meşin kırbaç şakladı...

” “Yol onun. meşin kırbaç şakladı. varlık onun. Bir dakika araba yerinde durakladı. Kıratın yanında duran ya huyundan ya suyundan. Belki altı ay. Aramak her tarafta. “Yağız atlar kişnedi. “Seni istikbal için önce gelmek cihana. dolaylı tümleç. Bir söz dizisi içindeki yüklem sayısı cümle sayısını gösterir. Zarf Tümleci 132 . TÜMLEÇ A .. Yüklemsiz Cümleler (Eksiltili Cümle) ]Yüklemi söylenmeyen cümlelere eksiltili (kesik) cümle denir. (çalışıyorum) ─Kardeşin kaçıncı sınıfta okuyor? ─İkinci sınıfta. nesne bulunabilir. Dinleyici ya da okuyucu cümlenin söylenmemiş kısmını ya kendisi tamamlar ya da zaten bilinmektedir. Gerisi hep angarya.. Az veren candan. Ve başkasından almak sonra geliş müjdeni. Hatta keçi yolu bile. zarf tümleci. (Han Duvarları) Bazı kesik cümleler önceki cümlenin yardımıyla tamamlanır. ama yüklem tektir. Buralarda hiç yol yoktur. Yüklemin söylenmemiş olması cümlenin anlamında eksiklik meydana getirmez. Dönülmez akşamın ufkundayız.Sayısı Bir cümlede birden fazla özne. Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir / bu. Dalgalandığın yerde ne korku ne keder. bulmamak asla seni. Bir nefes dinlenmeden yıllarca koşmak sana. geniş bir gülümseyişle / ışıl ışıldı. Bilmiyorum aradan ne kadar zaman geçti. Dolaylı Tümleç B .. Belki bir yıl.” Yüklemdeki Kelime Sayısı Yüklem tek kelimeden oluşabileceği gibi bir kelime grubu da olabilir. Güzel yüzü.. ─Nerede çalışıyordun? ─Türk Dil Kurumunda. çok verev maldan. Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir / bu.

Aradığınız kitapları sahafta bulursunuz. belki renkleri biraz soluk kır çiçekleri vardı. Sisli havalarda dikkatli olunmalı. sabah güneşinin henüz dağılmadığı hafif sislerle örtülü ufka dikkatle baktı. Bunları babana sormalısın. Zar ftüml. neden?” sorularının cevabıdır. kimde?. Başımız üstünden yorgun bulutlar geçer.Tanımı Türü Sayısı Dolaylı Tümleç Tanımı “-e. Bulunma ekli yer tamlayıcıları ise her cümlede bulunabilir. ]Dolaylı tümleç. kırların en tenha ve göze görünmez noktalarında başlı başına tam bir güzellikle açılmış. Türü ]İsim cinsinden bütün kelimeler ve kelime grupları dolaylı tümleç olabilir. Buğdayı çiftçiden hep ucuza alırlar. Konak. Nice tarihî eserler sular altında bırakılıyor. -de. Baş ucumdaki lâmbayı yakıp saate baktım. Ayağını toprağa basmaktan ürküyordu. ]Yer soran soru kelimelerdi de dolaylı tümleçtir? Bu elbiseyi nereden aldınız? Benim kalemim kimde kalmış? Kime? Nerede? Neden? 44[1] Bu ekleri alan bütün kelimeler dolaylı tümleç değildir: Gürültüden uyuyamadı Zarf tüml. kimden?. dolayısıyla yüklemin anlamını. 133 . neye?. kime?. Büyük bir boşlukta bozuldu büyü. Tebeşir kireçten yapılır. Yer tamlayıcısı da denir. Zarf Onlar sonradan geldiler. yükleme sorulan “nereye?. Zaman zarfı Sudan bahanelerle beni avutma. Misafiri ayakta karşıladı. -den” eklerini alarak44[1] cümlenin. Biz yazları köye gideriz. Hızla içeri girdi zarf tüml. çıkma (uzaklaşma). yükselen otların kenarlarında. bulunma ve yönelme (yaklaşma) bakımlarından ilgili olduğu yer” yönünden tamamlayan öğedir. ®Yaklaşma ve uzaklaşma ekli yer tamlayıcıları isim cümlelerinde çok az bulunur. Sıfat Birden yanında Türkçe bir lâkırtı işitti. Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu. çamurlu ve bozuk bir yolun sağında kurulmuştu. Kuleye çıkınca. “fiilin. Hâlbuki bu sergilerin getireceği sanat ve güzellik terbiyesine bilhassa biz muhtacız. nerede?. Her tarafta. sahil lüksümüz yok bizim. nede?. nereden?. Zarf tüml.

T B’sizN Y yer ifade ediliyor. Z. Ahmet eve gelmedi. bulunma.T.T. ayrılma bildiren kelimeler Dolaylı tümleçtir. yönelme durumunu ifade etmeye yararlar. (nereye gelmedi?Eve. Kelimeyi belirtir. Gökalp ve arkadaşları. (nerede çalışıyor?Evde.) Bugün okuldan geç çıktık. Kalemim…………………kaldı.T Y (nereden çıktık?okuldan. nere?.) Dikkat: 1. olacak şekilde çekimleyerek boşlukları doldurunuz. Bu şiiri…………………armağan ediyorum. derelerden.nerde?. ayrılma durumunu. nereye?. Dolaylı tümleçler pratik olarak bakıldığında ismin –e. Her tarafta. köprülerden. tepelerden. Z. nerden? vb.Sayısı Bir cümlede birden fazla aynı veya farklı cinsten yer tamlayıcısı bulunabilir. Ev Ev-i Ev-e Ev-de Ev-den (Yalın hali) (Belirtme durumu) (Yönelme durumu) (Bulunma durumu) (Ayrılma durumu) Bu üç durumu belirten cümle öğesi Dolaylı Tümleç olan kelimelerden oluşur. yönelme ifadesi vardır. Yürüyerek ………………geliyordum. okuldan ayrıldığımız ifadesi var. Kural : Cümlede yönelme. bulunma durumunu.) Özne D. Selda’nın bulunduğu Özne D.-de.T Y Selda evde ders çalışıyor. hem edebî eserlerinde.T D.-den halinde olan kelimelerdir. -den hal ekini almışlardır. Yükleme sorulan sorular da ismin –e. belki renkleri biraz soluk kır çiçekleri vardı.nerede?. Ormanlardan. Kedi dama çıktı. hem de Türkçeyi sadeleştirmek için ortaya koydukları prensiplerde halka yöneldiler.nereden?. 2. -de. kırların en tenha ve göze görünmez noktalarında başlı başına tam bir güzellikle açılmış. • Parantez içindeki kelimeleri uygun ve D. yükselen otların kenarlarında. ®Bazı yer tamlayıcıları kendinden önceki yer tamlayıcısının açıklayıcısıdır. DOLAYLI TÜMLEÇ Hatırlatma : Türkçe’de ismin durumunu bildiren ekler kelimenin sonuna eklenirler. ……………tuz koydun mu? (yemek) 134 . uçurumlardan şimşek gibi geçti.

Musa…………………geç çıkmıştı.……………….……………… halinde bulunurlar. (okula) Ahmet. 135 45[1] . sebep. sıfatlar vb zarf tümleci olarak görev alabilirler. (Sürahi) ……………hiç akıl yok mu? (sen) ……………ayrılıyorum. İsimler. Zarf bir kelime türüdür. durum. ………………. ifadesi verirler ve ………………. d) N.T. (Mehmet) ……………su kalmamış. zarf tümleci ise görev adıdır. Akşama doğru eve varırız. c) Z. Zarf ile zarf tümleci aynı şey değildir. Toprak derin derin ürperdi. miktar. (Ankara) “Bu güzel çiçekleri nereden aldın?” sorusuna alınan cevap cümlenin ………………öğesidir.……………gücenmiş.T. zarflar.Kardeşim………………gitti. Dolaylı tümleç olan kelime ya da kelime grupları ……………………. Yükleme sorulan ……………. ………………….……………. Tanımı tamamlayınız. yön. Ben resim çekmeyi de çok seviyorum. “Bu güzel çiçekleri nereden aldın?” sorusuna verilecek cevap cümlenin hangi ögesidir? a) Özne b) D. Ahmet…………………gelmedi.T. sorularına cevap verirler. Bu şiir yağmur yağarken yazdım. tarz. şart. Örnek . vasıta. e) Yüklem Sorulardan hangisi dolaylı tümleç olur? ABCDEZehra ne zaman geliyor? Az önce gelen kim? Ankara’da kimi gördünüz? Ne alırdınız? Bu kitabı kimden almıştım Zarf Tümleci Tanımı Türü Sayısı Zarf Tümleci45[1] Tanımı Yüklemin anlamını zaman. Akşama kadar çalıştık. Metin…………………kalmış. ®Edat tümleci (edatlı tümleç) olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir. birliktelik yönlerinden tamamlayan kelimeler ve kelime gruplarıdır.

Onu görmek için beklemiştik. ölü çıktı geçende. İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar. On beş yaşına dek evinden uzun süreli ayrılmadı. neden?. Yön. hiç de iyileşecek gibi görünmüyordu. O zaman yükselerek arşa değer belki başım. İki arkadaş gece boyunca uzun uzun konuştular. üç beş ameliyata dayanırsa. eşitlik ve bazı hâl ekleriyle. akşamki trenle gideriz. Dört saatlik yolu. Sırtınızdan para kazanmaya çalışırlar. neyle?. zaman. uzun tarihinin şaşırtıcı birleşimleriyle doludur. ®Tek kelimelik bazı zarflar ek aldıklarında zarf olmaktan çıkar. bir kez uğradınız mı depreme. niye?”soruları sorulur. sebep Düşüncelerinizi bir kompozisyonla açılayın. Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. aşağı→aşağıya Edatlarla kurulanlar (edat tümleçleri ya da edatlı tümleçler) “ile” Ankara’ya uçakla giderler. Arabanın gürültüsüyle irkildi.Aşağı inmişti. zarf tümleci oluşturmazlar. Hastayı ambulânsla getirmediler. vasıta Yağmur yağdığı için sular kesilmiş. İsim İçeri→içeriye. Biz . taksiyle getirdiler. sevinçli bir hâlde) Nasıl? Nereye? Ne zaman? Nasıl? Neyle? Kiminle? Neden? Niçin? 136 . Kurduğun devlet asırlarca muzaffer yürüdü. Bizi boş vaatlerle kandırdılar. fiiller de zarf-fiil ekleriyle zarf görevi yapar. Zaten yarı aç yarı tok ve bitkin bir hâlde olduğundan ayakta fazla duramadı. Tenha sokakta kaldım oruçsuz ve neşesiz. Öfkeyle kalkan zararla oturur. köpeklerden korktuğum için tarlaların arasından geçerek yürüyüverdim. miktar ve şart bildiren bütün kelimeler ve kelime grupları zarf tümleci olarak kullanılabilir. Cephaneleri bitince süngülerini taktılar ve düşmana doğru yürüdüler. Sağa sola bakmadan içeri girdi. Kulak verdin mi yürekten kavala saza. araç Bazı öğrenciler anneleriyle gelmişlerdi. Anlatılanları korkuyla dinledik. sebep. ne zaman?. Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. Yavru kedi. Çocuk korkudan konuşmuyordu. iki saatte. Raşit’i son gördüğümde Hüseyin’le geziyordu. ne kadar?. Bu hastahanede aylarca kalırsa. dışarı→dışarıya. öfkeli ve zararlı) (nasıl. tarz. Ayağa kalktı ve kardeşiyle beraber dışarı çıktı. (vasıta) (araç) (beraberlik) (neden) (nasıl. Ankara. Ankara’ya yaklaştıkça heyecanım artardı. vasıta. vasıta. Yarın benimle gelir misin? zarf Yarını bekleyemem. kurtarmaya çalışırız. niçin?. birliktelik ]Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl?. Türü İsimler eksiz veya yön. Hana sağ indi. Sevinçle boynuma sarıldı. nereye?” ve “kiminle?.

bir tek) 137 . “yalnız” Cebinde yalnız yol parası vardı. edat) (sadece. için) (için. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. yönelik) (yönelik) “diye” Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. Sıkıldığımdan dışarı çıktım. sebebi) Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir. Okuldan beri hiç susmadı. “beri” Dün akşamdan beri görülmedi. “için” Çalışmak için başvurdu.“-e kadar” Dershaneye kadar gidelim. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. (hakkında. rağmen “ Çok uğraşmama karşın başaramadım. (karşılaştırma) Bana göre ayakkabınız var mı? (uygunluk) “karşı” Edebiyata karşı ilgim vardı. (bakılırsa. (aitlik) “üzere. ötürü” Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. kadar) Allah dağına göre kış verir. Akşama kadar çalıştık. başvurunun amacı. Hasan’a göre daha uzundu. Bana doğru bakıyor. “dolayı. (neden. (karşılaştırma) Kemal. (amacıyla. On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar. ölçüsünde. üzre” Sorunu halletmek üzere gidiyorum. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. “-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır. Denize karşı bir balkonu var. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz. Kar. sabahtan beri yağıyor. (bakarak. (sınavı kazanmanın şartı) Sıkıldığı için dışarı çıktı. (neden) “doğru” Ormana doğru yürüdük. (sadece. Beni yalnız sen anlarsın. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. (amaç. amaç) “-e göre” Başbakana göre enflâsyon düşük. “karşın. uygunluk. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş.

Okullar………………açılacak.“ancak” Seni ancak ebediyyetler eder istiab (sadece) Onu ancak para ilgilendirir. EK BİLGİ ZARF TÜMLECİ : Kural: Yüklemi tamamlayan öğedir. (en fazla.T. Yüklemin durumunu. ( Ne zaman baktım?) Z. miktar zarfı da yüklemden önce kullanılır. Y yükleme sorulan soruya yanıt veriyor) Özne ( nasıl öğrenci? Çalışkan öğrenci kelimesini tanımlıyor SIFATTIR. nasıl. (belki. Kızılay’a indiğim zaman.T. ne kadar soruları bir isme soruluyorsa alınan cevaplar Sıfattır. sıfat Z. ( nasıl okumalısın?) Özne N.T. (Zaman zarfı) ………………çıkmayınız. “Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış Eski Şîrâz’ı hayal ettiren ahengiyle. bir tek) Bu işten ancak Hasan Usta anlar.T. Çalışkan öğrenci başaralı olur.T D. odaya girdik. ne şekilde.T. (nasıl baktı?) D. Y Dikkat : Zarfı bulmak için yükleme. sorular sorulur. ( nasıl olur?başarılı yüklemi tanımlıyor.T. Z. ( Ne zaman söyleyemem?) Z. (miktar zarfı) ………………konuşmuyorsun? (soru zarfı) 138 . anlamsız anlamsız baktı. Y Sen bu kitabı mutlaka okumalısın.T. Yüzüme . ne zaman …vb. (sadece) Bu kömür ancak üç ay yeter. nasıl ve nice olduğunu belirtir. Y Dün sana bir tepeden baktım aziz İstanbul.” (YKB) Çocukları ilk gördüğünde çok sevinmişti.T Z. ne şekilde. ne kadar.T.) Uygun Sıfatları Yerleştiriniz. ihtimal) Sayısı Bir cümlede aynı veya farkı türden birkaç tane zarf tümleci bulunabilir. kalabalığa takılmamak için insanlar arasından hızla ilerlerim. Zaman zarfı genellikle diğer zarf çeşitlerinin önünde. olsa olsa) Sabah çıktılarsa akşama ancak gelirler.(yer-yön zarfı) Gülü……………seviyormuş. (odaya nasıl girdik?) Z. Eğer nasıl. niteler durumdaysa zarftır. (sadece. Y Sessizce. Alınan cevap yüklemi belirtir. N. Y Şimdi cevapları söyleyemem. Karıştırılmaması gerekir.

Türk halkı bağımsızlığını. Cümlelerin Hangisinde “Sen” Sözcüğü Asıl Vurgulanmak İstenen Sözcüktür? ABCDESen ödevini yapmalısın. Az da olsa isim cümleleri de nesne alabilir. Ödevini sen yapmalısın. Sorunları konuşarak halledelim. Sen yarın akşam gelirsin. Zarfı bulabilmek için yükleme. Burada son fırtına son dalı kırıyordu. (durum zarfı) Aşağıdakilerden Hangisinde Zarf Tümleci Yoktur? ABCDEEmrahlar bu geziye katılacaklar. 139 .………………. kimi?” sorularının cevabıdır.………………. Ulu Önder’e ve onunla birlikte savaşanlara borçludur. neyi?.…………………uzaklaştılar. sorularını sorarız. Yükleme sorulan “ne?.……………. Düz tümleç de denir. Sabahtan beri yoldayız. NOT: Yükleme en yakın öğe asıl vurgulanmak istenen öğedir. ……………. aldığımız cevap o cümlenin………………dır. Sabah erken uyanacağız. Ödevini yapmalısın sen. Aşağıdaki tanımı tamamlayınız. eski Boğaziçi hatıralarını sayıklar. Nesne Tanımı Türü Çeşitleri Sayısı Nesne Tanımı Yüklemde bildirilen ve öznenin yaptığı işten doğrudan etkilenen öğe nesnedir. ……………. Yarın akşam gelirsin sen.……………. Bütün bu yalılar. Sorular pek zora benziyor. Dolayısıyla sadece fiil cümlelerinden yüklemi geçişli fiil olanlar nesne alır. Yüklemi……………öğe zarftır.

Babam gazetesini okuyor. Gaz lâmbası ışığında Ömer Seyfettin okurduk. zamirler. İyilik eden iyilik bulur. “Küçük bir çırak tutmalıyız. Yaprakların döküldüğü hicranlı günleri. yalın hâlde olanlara da belirtisiz nesne denir. oraya buraya şaşkın koşuşan kadınları buğulu buğulu gördü. tamlamalar. acıdım kendi hâlime. Bir kitabı her hafta okurum. “Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur. Her hafta bir kitabı okurum. dahi. kelime grupları ve iç cümleler nesne olabilir. “Gurbette duyduğum sonu gelmez hüzünleri. Atalarımız. Ancak bu nesneler belirtili veya belirtisiz olma bakımından aynı özelliği taşımalıdır. Nesnenin yeri de önemlidir.Türü ]İsimler. Bir çocuk bana bunu anlattı. Her gün gazete okuyorum. Bugün bana ne getirdin? Siz bunlardan hangisini istersiniz? Çocuk sevinçle. Vurgulanan: herhangi bir çocuk Vurgulanan: bu Belirli kitaplardan birini Belirli bir tek kitabı öğrendiği tarifleri kendi ]Belirtisiz nesne daima yüklemden hemen önce gelir. Yüklemle belirtisiz nesne arasına “de. Bazı nesneler belirtme hâl eki almadıkları hâlde anlamca belirtili nesnedir. adlaşmış sıfatlar. bile” edatlarından başka bir kelime giremez. annem de yemek kitabından hükümdarlığında uyguluyordu. açık hava. kısaca özne olabilen bütün kelimeler. Her hafta bir kitap okurum. birincinin açıklayıcısıdır.” demişler. titreyen çocukları. Kullanıldığı yere göre cümleye değişik anlamlar katar. soru kelimeleri. Gazeteyi her gün okuyorum. Belirtme hâl eki alanlara belirtili. Andım birer birer. Sayısı Bir cümlede birden fazla nesne bulunabilir. 140 . ]Belirtisiz nesnenin kullanılması ile belirtili nesneninki arasında belirgin anlam farkı vardır. Uçurtmalar biraz gök. rüzgâr ister. ®Bazı cümlelerde ikinci nesne. Çeşitleri Belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayrılır. Gezi sırasında sincap bile gördük.” (YKB) Dağılmış eşyaları. Belirtili nesnenin cümle içinde belirli bir yeri yoktur. Sabahları odadan odaya gezinerek düşünmeyi severim. Ayıkla pirincin taşını.” derdi. Bu günlerde herkes böyle şeyler anlatıyordu. Bunu bana bir çocuk anlatı. fiilimsiler. “Bitirdim!” dedi.

Surların önünde, kemerlerinden hâlâ o ilk girişten bir akis saklayan kapılara bakarak, Türk tarihinin en güzel ve en büyük iklimlerinden biri olan o “Mayıs günü”nü, bize bu şehri ve onun emsalsiz güzelliklerini hediye eden günü beraberce yaşardık. (AHT)

ÇEKİM EKLERİ
EKLER EK I. ÇEKİM EKLERİ A. İSİM ÇEKİM EKLERİ 1. HÂL (DURUM) EKLERİ 2. İYELİK EKLERİ 3. İLGİ ZAMİRİ: -ki 4. –lEr ÇOĞUL EKİ 5. “mİ” SORU EKİ 6. EK-FİİL 7. TAMLAMA EKLERİ B. FİİL ÇEKİM EKLERİ 1. ZAMAN ve ŞEKİL EKLERİ a. HABER KİP EKLERİ b. DİLEK KİP EKLERİ 2. ŞAHIS EKLERİ 3. OLUMSUZLUK EKİ: -mE 4. SORU EKİ: mİ 5. EK-FİİL II. YAPIM EKLERİ 1. İSİM YAPAN YAPIM EKLERİ a. İsimden isim yapan ekler b. Fiilden isim yapan ekler 2. FİİL YAPAN YAPIM EKLERİ a. İsimden fiil yapan ekler b. Fiilden fiil yapan ekler III. YARDIMCI ÜNLÜLER ve YARDIMCI ÜNSÜZLER

EKLER Türkçe eklemeli (sondan eklemeli) bir dildir. Türkçe’de değişmez kökler, onlardan türetilen gövdeler ve kök ve gövdelere eklenen yapım ve çekim ekleri vardır. ¶Dilimizi kullanışlı hâle getiren; aynı kelimelerle farklı anlamlar ifade edilmesini, kelime haznesinin genişlemesini sağlayan, eklerdir. EK ¶Kelimelerle cümleler kurmak, onlara cümle içinde görev yüklemek ve kelimelerden yeni kelimeler türetmek amacıyla onlara eklenen seslere/hecelere ek denir. Kelimelere cümlede görev yüklenirken ve onlardan yeni kelimeler türetilirken öncelik yapım eklerinindir. Yapım eklerinin üzerine çekim ekleri gelir. Ama bir iki ek haricinde çekim ekinin üzerine yapım eki getirilemez. Ekler kendilerinden önceki kelimelere bitişik yazılır. Yalnız, “mİ” soru eki her zaman ayrı yazılır; “ek-fiil”in kendisi, yani “i-(mek)” de ayrı ya da bitişik yazılabilir. Zaten ek-fiil bitişik yazıldığında düşer, sadece zaman eki kalır:

141

mi: Gelmedi mi? i(mek): Gelecek idi, gelecekti Ekler yapım ve çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Yapım ekleri anlam; çekim ekleri de görev belirler. I. ÇEKİM EKLERİ ¶Kelimelerin çekimlenerek değişik yerlerde ve görevlerde kullanılmasını sağlayan eklere çekim eki denir. Çekim ekleri, kelimelerin diğer kelimelerle bağ kurmasını, kelimelerin cümlede görev almasını, hâlini, sayısını, zamanını, şahsını belirtir. Kısaca çekim ekleri kelimelerin cümle içerisinde kullanılmasını sağlar. Kök veya gövde hâlindeki kelimeler ancak çekim eklerini alarak diğer kelimelere bağlanır, zaman ve şahıs anlamı kazanır. “Kardeş kitap yer sor.” Bu kelime dizisi bu hâliyle ancak bir kelime yığınıdır. Bir maksat, duygu, fikir, haber, bilgi ifade etmez. Ancak “bu kelimelerle ne söylenmek istenebilir”, sorusundan hareketle bir şeyler uydurulabilir ki bu yolla bu kelimelerin ne için söylendiği kesin olarak bilinemez. Öyleyse bu kelime yığınını anlaşılır hâle getirmek için çekim eklerine ihtiyaç vardır. Çeşitli çekim ekleriyle bu kelimelerden anlamlı cümleler çıkarabiliriz: “Kardeşine kitabın yerini sor.” “Kardeşimden kitapların yerini soracağım.” “Kardeşin kitabının yerini sordu.” Çekim ekleri eklendiği kelimenin anlamını değiştirmez. Çekim ekleri yeni kelimeler türetmeye yarayan ekler değildir; yani bu ekler kelimenin anlam ve türlerini değiştirmeyen eklerdir. Yukarıdaki örnekte değişik çekimlere rağmen kelimelerin anlamlarının değişmediği görülür. Çekim ekleri getirildikleri kelimenin türüne göre ikiye ayrılır: İsim çekim ekleri ve Fiil çekim ekleri A. İSİM ÇEKİM EKLERİ ¶İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onları diğer isimlere, edatlara, fiillere bağlayan; cümle içindeki görevlerini belirleyen, ait oldukları kişileri belirten ve isimlerin çeşitli durumlarını bildiren eklerdir. İsim çekim ekleri şunlardır: Hâl ekleri: -i, -e, -de, -den, -in, -ce, -le İyelik ekleri: -m, -n, -i, -si, -miz, -niz, -leri Çoğul eki: -ler Soru eki: mi Ek-fiil: -dir, -idi, -imiş Tamlama ekleri: -in, 1. HÂL (DURUM) EKLERİ ¶İsimleri isimlere, fiillere, edatlara bağlayan, diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklerdir.

142

İsmin hâllerinin başında yalın hâl (nominatif) gelir, ama bu hâlin eki olmadığı için sıralamaya dahil etmedik; isimler konusunda işlenmiştir. a. -İ46[1] Belirtme/Yükleme Hâl Eki Fiildeki işten, hareketten, eylemden etkilenen varlığı belirtir. Yani bu eki alan isimler cümlede belirtili nesne görevinde bulunur. ev-i gördüm, kapı-y-ı açtım, okul-u boyadılar, gül-ü koparmayın... İsmi fiile bağlar. Çocukları buradan kim alacak? Babası çocuğu çağırdı. Şimdi soruları cevaplayın. Burada kimi bekliyorsunuz? Türkçede iki tane –i eki vardır: –i: iyelik eki: (onun) kalem-i –i: belirtme hâl eki: kalem-i (kim aldı?) b. -E Yönelme Hâl Eki İsimleri fiillere, bazen de edatlara bağlar. Yönelme hâlinde, ismin belirttiği kavrama yöneliş, dönme söz konusudur. okul-a git, ev-e dön... Eklendiği kelimelere farklı anlamlar katar ve değişik anlam ilişkileri kurar. Yönelme, yaklaşma, ulaşma bildirir. Bu eki alan kelimeler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir: Bugün okula gitti. Benim itirazım yapılan haksızlığa. (haksızlığadır: yüklem) Fiyat, araç ile anlamı katar: Kitabı bin liraya aldı. (karşılığında) Bu iş kaç paraya olur? Zaman bildirir, zarf tümleci yapar: Bu iş sabaha biter. Haftaya size gelelim. Yer bildirir: Bizi karşılamak için kapıya geldi. İsimleri edatlara bağlar: Akşama kadar okulda ders çalıştık. Sabaha karşı varırız. Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu. Deyim kurar: Ağzına geleni söyler. İşleri yoluna koymak Başına buyruk. Başa gelen çekilir. Çok cana yakın bir çocuktu. İçin, aitlik, amaç ilgisi kurar:
46

143

Bunu size aldık. (sizin için) Sana bir iyilik düşünüyorlar. (senin için) Annesini görmeye gitti. İkilemeler kurarak durum bildirir: Otobüse nefes nefese yetiştiler. İki ahbap kafa kafaya vermiş... “-an, -en” sıfat-fiil ekleriyle birleşerek abartma anlamı veren ikilemeler kurar: Soran sorana, geçen geçene, giden gidene... Şekilce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini kaybetmiş söz gruplarına gelir: Geçmiş olsuna gitti. (demeye) c. -DE Bulunma Hâl Eki İsimleri fillere bağlar. ev-de oturma, okul-da öğren, yurt-ta kaldı, devlet-te bulunuyor... Cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem yapar: Eski İstanbul'da ne güzel günler yaşanmış. (dolaylı tümleç) Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci) Her şey yerli yerinde. (yüklem) Zaman bildirir: Okullar bu yıl da eylülde açılacak. (zarf tüml.) Fiili durum yönüyle niteler: Suyu bir yudumda içti. (zarf tüml.) Siz ayakta kaldınız. Çamaşırları elde yıkıyormuş. Zaman ve sayı bildiren kelimelere eklenerek ölçü, miktar bildirir: Yılda yirmi gün izni var. Haftada bir geliyor. Yüzde yetmiş başarı vardı. İkilemeler kurar: Ayda yılda bir uğrar oldu. Elde avuçta ne varsa bitti. Eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Parmak kalınlığında yaprakları var. Yapım eki görevi görür: Gözde sanatçılarımızdandı. Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"ını okudun mu? Sözde Ermeni soykırımı... d. -den Ayrılma/Uzaklaşma Hâl Eki İsimleri fillere bağlar. okul-dan çıktı, ev-den ayrıldı, yurt-tan geliyor, devlet-ten istedi... Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar; yer, ayrılma, uzaklaşma bildirir: Ali, evden yeni çıktı. Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.

144

Dünden bugüne ne değişti ki. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır. Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti. ben-ce. Gönüldendir şikâyet.. Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor. Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz? Sebep bildirir: Soğuktan tir tir titriyordu. Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız. Ben onu yakından tanırım. İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılır: Geçen gün öğrencilerden biri yanıma geldi. karşılaştırma bildirir: Kıldan ince baldan tatlı Erzurum’dan soğuk şehir yok. okul-ca. Yorgunluktan uyuyuverdi. Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz. hangi maddeden yapıldıklarını bildirir: Üstüne yünden bir kazak almıştı. Varlıkların neden. Zaman anlamlı kelimelere gelerek zaman anlamı katar: Bu işi dünden halletmeliydik.. yurt-ça. (edat tümleci) Durum bildirir: Yağmur hafiften yağıyor. Türkçe'nin işlek eklerinden biridir. Toptan satış Uzaktan akraba En içten duygular İkilemeler kurar: Zavallı çocuk günden güne eriyor. Bütünün parçasını. 145 . Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin. İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci oluşturur: Akşamdan beri seni arıyoruz.. (yüklem) Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci) Yalnızlıktan sıkıldım. Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği kelimeyi sıfat yapar: Sıradan insanlarla düşüp kalkma diyordu.. sıfat ve zarf türetir.Edat tümleci ve yüklem de yapar. e. Üstünlük. Tür olarak da isim. Rus’tan dost olmaz. sert-çe. Canından can vermek istiyordu. bütünden ayrılmayı ifade eder: Verilen pastadan bir dilim yedi. Ayı derisinden post. Baştan başa bizim bu topraklar. Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı. Bundan iyisi bulunmaz. -ce Eşitlik Hâl Eki İsimlere ve isim soylu kelimelere eklenerek çeşitli anlamlar katar.

İnsanca hareket etmeliyiz. (edat tüml. -ıe Vasıta Hâl Eki “ile” edatı kaynaklıdır. Yüklem yapar Onun davranışları çok zaman delicedir. Göre anlamı katar. yönüyle anlamı katar: O sizden kiloca biraz daha düşük. boyu anlamı katar: Bu okulda yıllarca çalıştım dedi. O gün sizi saatlerce bekledik. süresince. Birliktelik.Gibi. Edat tümleci yapar: Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. f. abartma anlamı katar: Evinde yüzlerce kitabı var. Fatih. Düşüncelerini açıkça dile getirdi. Küçültme. Elazığ'dan gizlice ayrıldık. Bugün milletçe sevinçliyiz. büyükçe bir taşı alıp denize atıverdi. Akılca birbirinizden farkınız yok. -le şeklindedir: kalem→kalemle. Bakımında. Birliktelik anlamı katar: Öğrencileriyle geziye gitmişti. İsim ve isim soylu kelimelere eklenerek değişik anlamlar katar.) Durum bildirir. sınırlandırma anlamı katar: Oralarda yaşlıca bir adam dolaşıyordu. Ünlüyle biten kelimelere eklenirken araya y kaynaştırma harfi girer: masa→masa-y-la. Zaman bildiren isimlere gelerek eşitlik. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci. edat gibi kullanılır: Sence bu yaptığın doğru mu? Bence bu doğru. benzerlik anlamları katar: Çocukça davranışları vardı. zarf tümleci yapar: Anlatılanları sessizce dinledi. Yüklem yapar: O artık bizimledir. Ünsüzle biten kelimelere eklendiğinde –la. Durum bildirir. edat tümleci ve yüklem olarak kullanılır. “i” düşürülerek kullanılır. Babasını sevinçle karşıladı. Çokluk. zarf tümleci yapar: İşi kolaylıkla başardı. beraberlik anlamı katar: Bu kararı sınıfça aldık. 146 . Ayağına gelen topa hızla vurdu.

şal ve gül. İsimleri isimlere bağlar: Benim elim kanadı Kitabın yaprağı yırtılmış. Gözlüğün camı. yy. su-y-umuz. Bu bahçede raksın bütün hızı. İYELİK EKLERİ İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini. ne-y-i/ne-s-i. Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı. İsimleri. zamirleri ve sıfat-fiilleri edatlara bağlar: Bunu senin için yaptım dedi.. Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir. Sebep ve zaman bildirir: Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı.. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir. İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar: Birincilik ödülü Atilla'nın oldu. Baki’yle Fuzuli. su-ları ne-y-im. ne-leri İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir: Zil. şairleridir. hayvan sevgi-s-i 47 48 147 . masa-s47[2]-ı. kitap-ları masa-m. kitab-ın. “ve” bağlacı görevinde kullanılır: Annemle kardeşim buraya geldiler. kitab-ınız. su-y-unuz. kitab-ı. 16. kitab-ım. su-y-u. İğneyle kuyu kazıyorsun. alet bildirir: Arabasıyla evimize kadar getirdi. ne-y-imiz. işin baş-ı. masa-nız masa-ları su-y48[3]-um. Not: “-dEn” eki tamlayan ekinin yerini tutabilir: öğrencilerin bazıları→öğrencilerden bazıları onların biri→onlardan biri 2.. İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir. masa-mız. masa-n. Yalancının mumu. g. ne-y-in. En güzel ve mutlu yıllar sizlerin olsun. Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı. Bu ek birinci tekil ve çoğul şahıs için “–İm” şeklindedir: ben-im. su-y-un. ait oldukları kişileri belirten eklerdir.. –(n)İn İlgi Hâl Eki (tamlayan eki) İsimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar. Kapının kol-u. biz-im. kitab-ımız.. Zilin sesiyle yarışma bitti... ne-y-iniz..Araç.

. Baktım ki gitmiş. Türkçe değil.. Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır: bu yılki sınav. Kardeş-i-n-i arıyormuş. -ler ekiyle –i iyelik eki birlikte kullanılarak zaman bakımından genelleme yapılır: akşamları. evdeki hesap.. Sınavı kazanabilir miyim ki. böylesi. başkası. ötesi. dünkü film.. 3. Eklendiği kelimeye -ki sadece isim tamlamasında tamlayana eklenir. İLGİ ZAMİRİ: -ki İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında tamlananın yerini tutabilir: benim kalemim→benimki onun eli→onunki Türkçede üç tane “ki” vardır: “ki”... Bazen isimlerle ve sıfatlarla birlikte sevgi ve abartma ifade eder: Camın İstanbul. bugünkü aklım. b. gündüzleri.. Ben ki hep sizin için çalıştım. duvardaki saat. Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken. Sıfatlardan sonra gelerek zamir yapar: doğrusu.. şurası.. onun düşüncesi→onunki.. “-ki” Yapım Eki İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir.. Atatürk diyor ki: . Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır. sadece –ki şekli vardır: senin kalemin→seninki. sabahları. c. “ki” Bağlacı Sadece “ki” biçimi vardır. “ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir: Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeliYağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın. yer bildiren sıfatlar türetirken “-dE” hâl ekiyle birlikte kullanılır. “-ki” İlgi Zamiri Ek hâlindeki tek zamirdir... 148 . “-ki”.. “-ki” a. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz. masadaki kitaplar. Ali’nin eli→Ali’ninki. yarınki maç. Güzelim çiçekler kurumuş İyelik eklerinden sonra hâl ekleri gelebilir: Baba-m-a soracağım..İyelik ekleri bazen yer bildiren zamirlerden (işaret zamirleri) sonra gelerek belirtme görevlerinde bulunur: burası. Bir şey biliyor ki konuşuyor..

5. Konyalılar.) Aliler bize gelecekler. O gün dünyalar benim olmuştu. Bir zamanlar ne kadar şendik. Yunanlar. Kelimeler arasında ilgi kurmaz: dağlar. Aynı ismi taşıyanları belirtir: Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın. Kemal'ler yetiştirecektir. 4. (burada özel isme getirilmemiş.. Abartma anlamı katar.. Çocuklar (çoğul eki) annelerini (iyelik eki) bekliyorlar (şahıs eki).. bazen “bir” kelimesiyle birlikte bu anlamı verir: Ateşler içinde kıvranıyordu. görmelisiniz. Bir kumaşlar almış. fikirler. –ler ÇOĞUL EKİ Cins isimlerine gelerek onların çoğul şekillerini yapar. dertler. Bir bahçeler var. “Yaş” kelimesine getirilerek yaşça yaklaşıklık bildirir: O zaman henüz sekiz yaşlarında idi. Sabahları geç kalkarım. sizler Saygı veya alay anlamı katar: Dostumuz nedense bizi çağırmamışlar. Valizler dolusu kitapları ne zaman almıştı. Çoğul zamirlere getirilerek tekrar çoğul yapar: Bizler. yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır Yarın Ahmetlere gideceğiz. Müdür Bey döndüler mi? Her anlamı katar: Akşamları erken yemek yeriz. İyelik üçüncü çoğul eki ve şahıs eki ile karıştırılmamalıdır. idealler. 3.. Benzerleri anlamı katar. öğrenciler. Abartma anlamı katar: Çalışmak için ta Almanya’lara gitti. İzmir’e. Bu topraklarda ne Çaldıran’lar. Bunların dışında: İkilemeler yapar: Yıllar yılı bekledik. Adanalılar. 2. Topluluk kavramı bildirir: Türkler. ne Ridaniye’ler yaşandı. -gil ekinin yerine kullanılır. Hüseyin’lerin hepsi buraya gelsin. Aile anlamı katar. sözle anlatılmaz. Özel isimlere getirildiğinde: 1. amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. 149 .4. kesme işaretiyle ayırarak yazılır: Bu millet nice Fatih'ler.

“mi” SORU EKİ Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir: Gelecek miydin? (fiile) Sen misin? (isme) Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. 150 . insansın. -di’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinen geçmiş zaman çekimi. Üçüncü kişilere “-dİr” eki getirilir. Dört kipe göre çekimi vardır: Geniş zaman -di’li geçmiş zaman -miş’li geçmiş zaman Şart kipi 1. Her taraf bugün bir başka güzel(dir). insan(dır)lar” Ben bir küçük kelebeğim. EK-FİİL İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan. Yani mi soru ekinden önce gelen kelime vurgulanan kelimedir: Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır: Pekiştirme görevinde: Güzel mi güzel bir yer burası. insan(dır). ek hâlindeki fiildir. (kesinlik) 2. Seni çağıran bu çocuk muydu? Vurguyu kendinden önceki kelimeye aktarır. “insanım. Ulaş şimdi tatil yapıyordur. Genellikle bitişik yazılır. insansınız. (olasılık) Bu durumda işe gitmeyecektir.5. Bu ek fiillere getirildiğinde kesinlik veya olasılık anlamı katar. “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. insanız. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit olunduğunu gösterir. Üstümüze doğan bir güneşsin sen. Büyük ve küçük sesli uyumu kurallarına uyar: Salı mı? Sen mi? O mu? Ölü mü? Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır. 6. Geniş zaman İsim soylu kelimelere kişi ekleri getirilerek yapılır.

isek. imişsiniz. tamlanan eki (-i: uc-u) de iyelik eklerinde anlatıldığından burada tekrarına lüzum görülmedi. imişsin. FİİL ÇEKİM EKLERİ Dilimizde fiiller çekimli hâlde kullanılır. “imişim. Öğrenciydi Uyuyordu Öğrenciymiş Uyuyormuş Öğrenciyse Uyuyorsa Ek-fiilin geniş zamanı Şahıs eki İlgi eki ve iyelik eki ek-fiil çekimi birleşik çekim ek-fiil birleşik zaman ek-fiil birleşik zaman ←ucuz ise ←giderler ise (karşılaştırma) ←hayranı i-di-m ←heyecanlı i-di-n ←biri i-di Not: Ek-fiilin olumsuzu ek-fiilden önce “değil” kelimesi getirilerek yapılır: birinci değilim. Dikkat Ben iyi bir okurum. değildim. imiş. Bazen karşılaştırma anlamı da katar. imişiz. kavramların ve varlıkların öğrenilen geçmişteki durumunun başkasından duyulduğunu anlatır. Merhametli biriydi. Benim okurum anlayışlıdır. ← ben imişim Meğer sen ne çalışkan-mış-sın. -miş’li geçmiş zaman Ek-fiilin bilinmeyen (öğrenilen) geçmiş zaman çekimi. Hep iyi kitaplar okurum. TAMLAMA EKLERİ Bu eklerden tamlayan eki (ilgi eki: -in: kalem-in).“idim. giderlerse oldukça fazla. isim hâl eklerinde. ← çalışkan imişsin Adam yirmi yıldır evine hasret-miş. idi. “isem. ise. 3. Dün daha heyecanlıydın. değilmişim. iseniz. idiniz. değilsem 7. idiler” Bir güzelin hayranıydım. ← hasret imiş 4. Şart Eklendiği isimlerle yancümlecik kurar ve temel cümlenin şartını bildirir. idin. idik. B. 151 . Maaşlar düşük. iseler” Elbise ucuzsa hemen alalım. isen. İkinci tekil şahıs emir çekimi hariç bütün fiiller çekim eki alarak kullanılır. imişler” Suçlanan ben-miş-im.

. oluşun.. Diğer görevleri: İkilemeler kurar: Oldu bittiye getirdiler. kaptıkaçtı. durumun49[4] bağlı bulunduğu zamana fiilin zamanı denir. ZAMAN ve ŞEKİL EKLERİ a. yürüdü. anlatılmasını/hikâye edilmesini/haber verilmesini sağlar: Geldim.. okumadın. Öğrenilen Geçmiş Zaman Eki: -mİş 49 50 51 152 . (yapım eki görevinde) Bir gün Hoca pazara çıkar. fiil kök veya gövdelerine eklenerek. 2. geçmiş (zaman). sıfat ve isim olarak kullanılan kelimeler türetir51[6]: Mirasyedi (adam). imambayıldı. Haber kiplerinde de fiilin zamanı bildirilir. okur yazar. Bilinen Geçmiş Zaman Eki: -Dİ Fiil kök veya gövdesine gelerek görülen/şahit olunan ve bilinen geçmişe ait bir işin vb. Yalnız aşağıda ele alınacak olan zaman ekleri bazen kendi zamanlarını belirtmeyebilirler.. ağladılar.¶Fiil çekim ekleri. Zaman bildirme işlevini yitirip yapım eki olarak kullanılabilir. kılışın. Dilimizdeki fiil çekim eklerini şu şekilde sınıflandırabiliriz: Zaman ve şekil ekleri (haber ve dilek kipleri) Şahıs ekleri Soru eki Ek-fiil Şimdi bunları tek tek inceleyelim. koştuk. söylediniz. (anlam kayması) Bu altı zamanı ifade eden ekler şunlardır: 1. HABER KİP EKLERİ Dilimizde üç temel zaman vardır: Geçmiş zaman Şimdiki zaman Gelecek zaman Ama bütün zamanları içeren tasnif şudur: Geçmiş zaman (Bilinen geçmiş zaman ve öğrenilen geçmiş zaman) Şimdiki zaman Gelecek zaman ve bunların hepsini kapsayan Geniş zaman Fiilde anlatılan işin.. şıpsevdi. yapılış şeklini ve şahsını belirtirler. külbastı. çekim eki olmaktan çıkabilirler veya anlam kayması sonucu başka bir zamanı belirtebilirler50[5]: hünkârbeğendi.. gecekondu.. gelecek (zaman).. 1. fiillerin zamanını. hareketin. (çıkmış).

Her duvar.. konuşmuşsun. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol.Fiil kök veya gövdesine gelerek görülmeyen/şahit olunmayan ve bilinmeyen geçmişe ait.. Ağlarım.. hissederim. yani her zaman tekrarlandığının bildirilmesini sağlar: Seni ancak ebediyyetler eder istiab. Dünya dönüyor. Öğrenciler teneffüse çıkıyor. ağlatamam. Sonradan fark etme anlamı katar. Zaman anlamını kaybedip yapım eki olarak da kullanılır. başkasından duyulan bir işin vb. sıfat-fiiller türetir.. Anlam kayması sonucu –yor eki yerine de kullanılmakta: Nasıl bir şey aramıştınız? Zaman anlamını yitirip yapım eki (sıfat-fiil eki) olarak kullanılabilir. 3. Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Şimdiki Zaman Eki: -yor Fiil kök veya gövdesine gelerek hâlen yapılmakta olan bir işin vb. 5. şimdiki ve gelecek zamanların tümüne ait olduğunun. Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. anlatılmasını/nakledilmesini sağlar: Uyumuşum. Geniş Zaman Eki: -°r Fiil kök veya gövdesine gelerek söz konusu olan işin vb. verilmiş sadaka geçmiş (zaman). anlatılmasını/bildirilmesini sağlar: Zil çalıyor. 4. sevmemiş. Diğer görevleri: Farz etme anlamı katar: “Çay içen var mı?”. yemek güzel olmuş. Teşekkür ederim. insanlık gelişiyor. bu sıfatfiiller isimleşebilir: Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Buralar yaşanılacak yerler değil. ermiş (adam). ağlar 52 153 . bildirilmesini sağlar: Oraya gideceğim ve onu göreceğim. geçmiş. Ben de “evet. Gelecek Zaman Eki: -EcEk: Fiil kök veya gövdesine gelerek daha sonra yapılacak olan bir işin vb.. diyorlar. Geleceğini garantiye almalısın. her kovukta şimdi niye Bir büyük göz niyaz eder. durmuşuz.” diyormuşum. Ömrüm böyle esrarlı geçecek ses vermeden. sıfat-filler yapar.. bu sıfat-filler sıfat olarak kullanıldıkları gibi isimleşebilirler de52[7]: Başlamış iş. Alacaklı gibi duruyorsun. başkasından duyma söz konusu olmaz: Dün çok yorulmuşum. ben bir çay tiryakisiyim. almışlar. zaman geçiyor. bilememişsiniz. Soğuk içecekler satılır mı burada? Yakacakları yazdan hazırlamalı. söyleyemem Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. ama Türkiye.

yanardöner. Dilek-şart kipi eki: -sE Fiil kök veya gövdesine gelerek söz konusu olan işin dileğe ve şarta bağlı olduğunun bildirilmesini sağlar: Ağlarsa anam ağlar İsterse. oluşu. b. sana ben söyleyeyim Sonra bir yer bulup oturdum. Hadi bir sigara içeyim dedim Bunu böyle bilesiniz. Nereye dikilmek istersen Söyle seni oraya dikeyim! 53 154 . Olursa bir şikâyet ölümden olsun. DİLEK KİP EKLERİ Dilek kipleri. Seninki çekilir dert değil... uçaksavar. İstek kip eki: -e Fiil kök veya gövdesine gelerek istek anlamı katar. Uyurgezer. benzerleri. Dilek kipleri dörde ayrılır: Dilek-şart kipi İstek kipi Gereklilik kipi Emir kipi Bu kiplere ait ekler şunlardır: 1. Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. veririz. Okur yazar oranı sürekli artıyor. kılışı. Geniş zamanın olumsuz çekiminde bu ekin kullanımı biraz izah gerektirir. nasıl geçersen geç! 2. bu sıfat-fiiller de isimleşebilir: Benzer soruları daha önce cevaplamıştım. Bana sor sevgili kaari53[8]."Bitsin artık bu gizli şüphe!" diye? Bu ek zaman anlamını yitirip yapım eki olarak da kullanılarak sıfat-fiiller yapar. iş. Bazı şahıslarda olumsuzluk ekinden sonra geniş zaman eki gelmezken bazılarında da “z” olarak kullanılır: Gel-i-r-im→gel-me-m ek yok Gel-i-r-sin→gel-me-z-sin z Gel-i-r→gel-me-z z Gel-i-r-iz→gel-me-y-iz ek yok Gel-i-r-siniz→gel-me-z-siniz z Gel-i-r-ler→gel-me-z-ler z Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol. tasarı ve dilekle ilgili olarak bildiren kiplerdir. Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına Bu son fasıldır ey ömrüm. durumu ve hareketi zamana bağlı olmadan.

Şeytan diyor ki sarmalı. alsa. kor dudaklı. Bütün fillere gelebilir: Gel-me-di. kömür gözlü. bil-me-meli.. -sİnlEr Fiil kök veya gövdesine gelerek ikinci ve onların aracılığıyla da üçüncü şahıslara emir verilmesini sağlar. fiili şahsa bağlayan. dinle-me! 54 155 . Emir kipi eki: -sİn. alsa-lar Emir çekimi de ayrı eklerle yapılır: git-sin. gelecek. aldı. –di’li geçmiş zamanla dilek-şart kipinde kullanılan kişi ekleri: -m. Ya şevk içinde harap ol. -nİz. -n. aldı-nız. Kiplere göre şahıs ekleri değişiklik gösterir. bilir-iz. söyle-me!. ŞAHIS EKLERİ ¶Şahıs ekleri. alacak-sınız. olmuş-lar. oluşa ve duruma sahip olanı bildiren eklerdir. işin olmadığını bildirir. Şahıs eklerinin tekil ve çoğul şekilleri vardır. Birinci şahısların emir çekimi olmadığı gibi ikinci tekil şahsın da çekimi olduğu hâlde eki yoktur: Ağla ağla Sakarya! Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et! Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et! Bu yazıyı acele yazsınlar! Alın. geniş ve -miş’li geçmiş zamanlarla gereklilik ve dilek kiplerinde kullanılan kişi ekleri: -İm. bilir-sin. alsa-nız. sürmeli. bilmeliy-iz.. ol-mu-yor. Gereklilik eki: -mElİ54[9] Fiil kök veya gövdesine gelerek işin olması gerektiği anlamını katar: Gül tenli. bilir-ler geliyor-um. bilir-siniz. bilir. hareketi yapanı. aldı-lar alsa-m. git-sinler 3. ---. fiil kök veya gövdesinin ünlüyle veya ünsüzle bitişine göre iki çeşit şahıs eki vardır: 1. -İz. kılışı. -k. alsa-n. Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim 4. ---. Şimdiki. aldı-n.. -lEr aldı-m. fiildeki işi. -lEr bilir-im. bunları da okuyun! 2. -İn(İz).3. gid-in(iz). al-ma-dı. ya aşk içinde gönül! Ya lâle açmalıdır göğsümüzde yahut gül. gide-sin 2. alsa-k. yüz kere öpmeli. ver-mi-yor. -sİnİz. -sİn. aldı-k. Fiilin yapılmadığını. OLUMSUZLUK EKİ: -me Fiil kök veya gövdelerine gelerek olumsuz çekimlerini yapar.

Şaşırma. ünlem ifade eder: Bir de onu karşımda görmeyeyim mi! Aniden babasına rastlamasın mı! Tehdit. SORU EKİ: mi Soru eki isimlerden ve fiillerden sonra kullanılabilir. rivayeti. rivayeti. Yollar kapandı mı gelemez. şartı. şartı. Genellikle bitişik yazılır. -miş’li geçmiş zamanın hikâyesi. gereklilik kipinin hikâyesi. istek kipinin hikâyesi. oku-mu-yor. geniş zamanın hikâyesi. Şart. şartı. Derslerine çalıştı mı kazanır. 4. rivayeti ve şartı ek-fiil alabilir. Zaman anlamı katar: Hava bulutlandı mı yola çıkın. rivayeti. sev-mi-yor. şartı. koşul bildirir: Buraya geldi mi tepesi atıyor. Bunlar filler konusunda ayrıntısıyla işlenecektir. Fiile kesinlik anlamı katar: Bakarsın buraya uğrar mı uğrar. ünlü uyumlarına girer. şimdiki zamanın hikâyesi. Sizin işinizi yaptı mı yaptı. EK-FİİL Fiillerin birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlar: “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. dilek-şart kipinin hikâyesi. Aldık mı? Geldi mi? Okudun mu? Gördün mü? Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır: Seçenek sunar: Alır mı almaz mı bilemem..55[10] 55 156 . 5. şartı.. YAPIM EKLERİ ¶Yapım ekleri. rivayeti. dedi. çalışmış i-di-k→çalışmıştık okuyor i-se→okuyorsa okuyor i-miş-ler/okuyorlar imiş→okuyorlarmış -di’li geçmiş zamanın hikâyesi. Buraya geldi mi size de uğrar. mevcut kelimelerden (isim ve fiil köklerinden) farklı ve yeni anlamlı kelimeler türetmeye yarayan eklerdir. rivayeti. beklenmezlik bildirir. hayret. korkutma bildirir: Sopayı elime aldım mı görürsün. rivayeti. gelecek zamanın hikâyesi. Eklendiği kelimeden ayrı yazılır.Bazı durumlarda ekin ünlüsü daralır: Gel-mi-yor.

. baş-ar-. gömleklik. veterinerlik59[14]. kardeşlik. Soyut isimler yapar: gençlik.. göz-lük-çü-lük. Müslümanlık.. akşamlık. -miş. arıcılık.bil-dir-i göz-lük-çü. ölçü tahsis anlamı taşıyan isimler yapar: bayramlık. güzellik. tuzluk.Nesneleri karşılayan isimlerle hareketleri karşılayan fillerin kökleri farklıdır56[11]: Gel-(-mek. çöplük. ömürlük. Sınırlama.-dim. göz-le-meliyim. Yapım ekleri isim ve fiil köklerine gelerek yeni isimler ve filler türetirler. göz-cü-lük. Türklük. eczacılık. Türkçemizde sıkça kullanılan yapım ekleri şunlardır: a. zeytinlik. göz-lük... insanlık. erkeklik. sev-gi göz. küçüklük. kulaklık.. bilgelik. baş-la-.. İsimden isim yapan ekler -lik Yer isimleri yapar: kömürlük. ¶ Bu bakımdan türemiş kelimelerin kökleriyle mutlaka bir anlam ilişkileri olmalıdır: baş.. çocukluk. -lar. kılavuzluk. hediyelik.. Meslek isimleri yapar: öğretmenlik. göz-lük-ten. ağaçlık. göz-cü. sev-dir. aylık. Sıfatlara58[13] gelerek durum bildiren isimler yapar: iyilik. haftalık. sev-inç. sev-in. sev-il-. odunluk. ¶ Çekim ekleri yapım eklerinden sonra gelir57[12]: bil-gi-ler. Topluluk isimleri yapar: gençlik. Alet ve araç isimleri yapar: başlık.. -dan) Birbirine yakın olan nesne ve hareketlere ait kelimeler aynı kökten türeyen kelimelerdir.. 56 57 58 59 İsimden isim yapan ekler ve Fiilden isim yapan ekler İsimden fiil yapan ekler ve Fiilden fiil yapan 157 .. kitaplık. hanımlık.. Bu türemiş kelimelerden de tekrar yeni kelimeler türetilebilir: bil-gi-li. önlük. demircilik. Bu bakımdan yapım eklerini iki başlık altında inceleyebiliriz: İsim yapan yapım ekleri: Fiil yapan yapım ekleri: ekler 1. gecelik. doktorluk... bu ekler kökten hemen sonra gelirler. İSİM YAPAN YAPIM EKLERİ İsim veya fiil kök ve gövdelerinden yeni isimler türeten eklerdir.. gözlük. kışlık.. bil-dir-di.. insanlık. Türklük. baş-ar-ı sev-..) Baba(-m. kulluk. göz-lük-çü-lük.. ayırma.. rehberlik..

kentli. -cİ60[15] İsim.. kırmızılı.. turşuluklar.. sıfat. Kişinin nereli olduğunu bildirir: Ankaralı. kışlık odun. elbiselikler.. Taşlıca.. kiralıktan. görgülü. çaycı.. Konyalı.. akıllı uslu. Yer isimleri yapar: Çatalca. tarafsız (davranmalı). Ama –li ekini almış her kelimenin –siz ile olumsuzu yapılmaz: akıllı X akılsız doğru bilgili X bilgisiz doğru nişanlı X nişansız yanlış köylü X köysüzyanlış mavili X mavisiz yanlış İsim. sıfat ve zarf türetir: Korkusuz (çocuk).. yersiz yurtsuz (kaldım).. halkçı. turşuluk biber. ikileme kurar: Mavili. akılsız.. Özel isimlere getirildiğinde kesme işaretiyle ayrılmaz. Selçuklu. sarılı kırmızılı. Renk bildirir. şakacı insan. eşsiz. kültürlü.. Ilıca.. kokarca. Çamlıca.. İsimle sıfat arasında tür farkı olduğu için bu yönde soru sorulabilir: kışlıklar.. kiralık daireden. Karahanlı.. sözcü. Almanca. saygılı.Bu ekle türetilen ekler sıfat olarak da kullanılabilirler. milliyetçi. inşaatçı. -ce Dil isimleri yapar: Türkçe. evli. tatsız.. allı yeşilli. elbiselik kumaş... acılı. tozlu. Atatürkçü (geçinmek) -li Soyut ve somut isimler ve sıfat türetir. tecrübeli. Farsça. gönüllü (kişiler). yeşilli. kiracı. Diğerleri: Gönüllüler. Türkçü. kimsesiz.... duacı. kemancı. karaca. satılıklar... güçsüzler. Yenice. akıllı. günlük masraf. -siz -li ekinin olumsuzunu yapar. nişanlı.. köylü. susuz (topraklar). zarf türetir: sanatçı. kadınlı erkekli. -ki61[16] 60 61 158 . Kişinin sahip olduğu özelliği bildirir: Bilgili. Durum (medenî hâl) bildirir: Sözlü.. yolcu. yumuşakça. tiyatrocu. Bir şeyin içinde daha çok ne bulunduğunu bildirir: Tuzlu. Soy. Arapça... ölümsüz. gazeteci çocuk. günlüğüm.. Hayvan ve bitki isimleri yapar: delice. İrili ufaklı. devlet bildirir: Osmanlı.. akılcı (davranmak). şekerli. satılık arsalar. şakacı.

danışma62[17].. Bir buluş yapmış ki sorma Alış verişe çıkacağız. bunlar isim-fiil değil. danışma (memuru). seziş. gel-mek. Ama –mek kullanılan her yerde –me kullanılamaz.... yazma (eser).. Bu ek de bütün fiil kök ve gövdelerine gelerek. gıcır-tı. sevme.. bugünkü (maç). onlardan fiil ismi türetir (isim-fiil yapar): başlama.. Bu ek niteleme sıfatı da türetir: Karma (liste).. Sende hiç anlayış yok mu?. Yaşargil. ölümcül. -nci: birinci. ekmek. veriş. Fillerin isimlerini türetir.. karıncık. patır-tı Diğer ekler: -e: göze (kaynak). anlayış. dörder.. çakmak. hasta olma. evcil. altışar. yedişer.. Mastar ekleri: -mek Bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. bu kelimelere de isim-fiil (mastar) denir. insancıl. ancamgil. kulakçık. yuvadaki (yavrular). ye-mek. Bu ek de –mek gibi kalıcı nesne isimleri yapar: Asma (yaprağı).. Bu sıfatlar isimleşebilir.. bugünkünü. sınıftakiler. sınıftaki (öğrenciler). sabahleyin. yurttaş. elmacık. -Daş: vatandaş. Kalıcı nesne isimleri yapabilir: Gülün açılış-ını seyret. Bu yüzden bu eklere isim-fiil (mastar) eki.. bencil. akşamleyin. otçul. yazma.. -me -mek eki gibidir.. şakır-tı. işletme... kaymak. biliş. -Er: üçer. şıkır-tı. -leyin: geceleyin. Çıkış ne taraftaydı? Sıfat-fiil ekleri: Sıfat-fiil ekleri de mastar ekleri gibi fiilden isim ve sıfat yapan işlek eklerdir: -en: 62 159 . bağlama (:saz).. asma (köprü)... Yer bildiren kelimelerde –de hâl ekiyle birlikte kullanılır: Aşağıdaki (sorular). üçüncü. yapma (çiçek).. -cil: etçil.. Kalıcı nesne isimleri: Bu görüşü benimsemedim.. beşer. kızılcık. iç-mek.. okuma. anlamdaş. saçma (bir fikir). geceki (soğuk).. akşamki (fırtına). çalış-mak.. -İş Bu da mastar ekidir. -ti Yansımalardan isim türetir: çıtır-tı. Diğerleri gibi bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilir. b.. homur-tu. Adam oturuş-undan bellidir. -gil: Aligil. ilmek. bölme (işlemi).. inanma. kavurma.. Kapının kapanış-ı çok ses çıkarıyor. meslektaş. –ki ve –kü şekillerinde kullanılır. aşağıdakiler.Zaman ve yer bildiren kelimelerden sıfat yapar. sonuncu. oku-mak.. Bu ek kalıplaşarak kalıcı nesne isimleri de türetebilir. -cik: gelincik.. nakletme. cızır-tı. Fiilden isim yapan ekler Fiil kök ve gövdelerinden isim türetirler. gündüzleyin. dondurma (külâhı). asma (kat). süzme (yoğurt). yarınkinden. alış. doğrudan isimdirler: yemek. raftaki (eşyalar). gönüldaş.

kırgın. satım... eşya. pişkin. yatırım. Sıfat.. yemiş.. yıkım. olmaz iş. çok bilmiş.. koşu. artı. duru. sevin-diğ-imiz. kırılası eller Öpülesi. içecek(lerimiz). -miş İsim ve sıfat yapar: Geçmiş. Ne geçmez zamanmış! -°r İsim ve sıfat yapar: Okur yazar. örtü. yakacak. övgü. İsim ve sıfat yapar: Gülen. bakan. gelen. bozan. biçki. çözüm. -gi Fiilin bildirdiği hareketle ilgili çeşitli nesneleri karşılayan isimler yapar: Sevgi. dinleyici. dolmuş. kazanan. -En sıfat-fiil eki gibi failin niteliğini bildirir. Sıfat. isim ve zarf yapar: Kalıcı. bezgin. giden. Alım... -gin Anlama büyüme ve aşırılık katar. -ici63[18] Çokluk.. kuşam. Okuyucu sayısı günden güne artıyor. bilir kişi. bakılası.. -esi Sıfat ve isim yapar: Ölesi-m gelir. olgun. (bir) yudum (su) . verim. -i İsim ve sıfat türetir: Yazı.. tutkun. keser. O işle ilgili.. -dik İsim ve sıfat yapar: Tanıdıklar. yiyecek. -mez Olumsuzluk bildirir. çeki. geberesi. o işten doğan varlık. Diğer ekler: -im Eklendiği fiille ilgili hâl. kavram. gelir gider. uyku... yapı. vurgun. bakıcı. olanı bildirir. yazan. alıcı. salgın. doğu. okumuş çocuk.. soygun yapılmadı. yapılan nesneyi veya işi karşılar. tanıdık kişiler. Keskin sirke. durum. Yılmaz. görücü. güler yüz. dilen(i)ci. saygı. uyum. çalışan. küskün. bölü. sürü. çıkmaz. giyecek. tartı. isim ve zarf türetir: Dalgın. üretim. gelecek(ten haber ver-). devamlılık bildirir. olmadık iş. çekim... baygın. ölü. yüzücü. Ölü balıklar suyun yüzündeydi. olgun davrandı. yer isimleri yapar. keski. gidici. vergi.. algı. giyim. ergin. bilinmez yerler. korku. Eskiden iyi yüzücü imiş. seçim. seçkin. gelecek zaman. örgü. ölüm. geçici.. olacak iş mi?. akacak kan.. sayı. yetişkin. bilgi. kurucu. soygun. durgun. Korkunun ecele faydası yok. baskın.. gezi. ölesi.. bölüm. yazar kasa. edeni bildirir. tutku.. görgü. biçim. batı. Yok olası adam. sergi. gezen. azgın. öğren(i)ci. aşırılık. atım. baskı. korkmaz. iş ifade eder. yaramaz çocuk. Yurdun batı tarafı soğuyacak. duygu.. kızgın.. 63 160 . bilici. bilgin. –°r’nin olumsuzunu yapar. ama her zaman değil: Çıkmaz sokak...Fiili yapanı. takım.. beklenmedik bir anda.. -ecek İsim ve sıfat yapar: alacak(lı). satıcı. yırtıcı. vurucu. yapanı. içecek su. batıyı karıştırdık. Doğuyu. atkı. sıkı. içki.

. durak.. -ntI: alıntı. tün-e-. kış-la-. taş-la-.. üretken. hava soğuk. düz-el-. -l Bazı sıfatlardan oluş filleri yapar: Kısa-l-. usanç. -tİ: kızartı.. boş-al-. boş-a-. hafif-le-. çürük diş. söylenti.. sarsıntı -e: dize. yatak.. -k Fiilde bildirilen harekete uğramış olan veya o hareketten ortaya çıkmış nesneleri karşılayan isimler yapar. in-le-. karışla-. Birçok isimden fiil yapabilir: Baş-la-. isime veya fiile getirilişine göre ikiyte ayrılır: İsimden fil yapan ekler Fiilden isin yapan ekler a.. İsimden fiil yapan ekler Bu ekler isim kök ve gövdelerinden fiil gövdeleri türetirler: İsim-len-dirAd-lan-dır İki-leDurgun-laş- En çok kullanılan isimden fiil yapan ekler şunlardır: -le Çok kullanışlı bir ektir. gece-le-. -e Fazla işlek değildir: Yaş-a-. akıntı. -el Genellikle sıfatlardan fiil yapar: Çoğ-al-. korkak. Fiil yapan yapım ekleri Bu ekler isim ve fiil kök ve gövdelerinden fiil gövdeleri türetirler: göz→göz-le(mek) bilgi-→bilgi-len(mek)-dir(mek) sev-→sev-dir(mek) bildir-→bildir-il(mek) Fiil yapan ekler.. dönek. -Ek: konak.. yaşantı. kan-a-. ter-le-.. atılgan. -°r Daha çok renk isimlerinden sonra gelir: 161 . ürkek. oy(u)n-a-. doğru-l-... karışık işler. av-la-. bunlar sıfat ve zarf olarak da kullanılır: Açık kapı. sivri-l-... bölük toplandı. kurşun-la-. süre 2. az-al-. dar-al-.. sevinç. perçin-le-. bıçak. -ç: inanç.. Pek yırtıcı görünüyor/davranıyor. karartı. su-la. suç-la.. -ken İsim ve sıfat yapar: Çalışkan.. Satıcı kadınlar dolaşıyorlar. duru-l-. alıngan. ince-l-. çın-la-. yuvar-la-. bağırtı. dik-el-. toplantı.Bunlar üzücü hareketler. açık konuşur.

-mse Fazla işlek değildir: Az-ı-msa-. edilgen ve dönüşlü fiiller yapar: Başla-n-. genellikle ünsüzle biten fiillere gelir: Çık-a-r-.. uç-u-ş-.. dert-len-. it-i-ş-. garip-se-. sil-i-n-. ağ(k)-ar-.. silk-ele-. mor-ar-.. kötü-leş-... -dir Çatı ekidir. fısıl-da-. kop-a-r-.. tart-ı-ş-. hoş-lan-. ay(ı)r-ı-l-. koş-tur-. 64 162 . Genellikle ünlüyle biten fiillere gelir: Yürü-t-.. at-ı-ş-. çiz-dir-.. uç-u-r-.Kara-r-. as-tır-. sağlam-laş-. kızar-t-. -len Bir şeye sonradan sahip olma anlamı katar: Ev-len-. selâmla-ş-. dur-ala-. taşı-n-. acı-t-. katı-laş-. -ş Çatı ekidir. “-t” ile aynı görevdedir. Fiilden fiil yapan ekler Fiil kök ve gövdelerine getirilerek fiil gövdesi türeten eklerdir: -t Çatı ekidir. boz-ar-. işteş fiil yapar: Döv-ü-ş-. sor-dur-. bil-i-n-. taş-laş-. -n Çatı ekidir. ben-i-mse-.. bat-ı-r-.. önem-se-. geçişli fiillerin de geçişlilik derecesini artırır (ettirgen yapar): Yaz-dır-.. -de Yansımalara getirilir: Çıtır-da-... sök-tür-. geçişsiz fiilleri geçişli (oldurgan) yapar. gör-ü-ş-.. -leş64[19] Bazı isimlere getirilir: Sert-leş-... ak-ı-t-.. -se Fazla işlek değildir: su-sa-.. -l Çatı ekidir.. küçü-mse-.. geçişsiz fiilleri geçişli (oldurgan) yapar. gid-i-l-. oldurganlık ve ettirgenlik görevi vardır. geçişli fiillerin de geçişliliğini artırır (ettirgen yapar).. düş-ü-r-. kaç-ı-r-.. sür-ü-n-. ağla-t-. yıka-n-. yaş-ar-. -ElE Devamlılık. tara-n-. öz-ü-mse-. horul-da-. mühim-se-. tep-ele-. yaz-ı-l. ara-t-. anlatılan işin art arda yapıldığını bildirir: Kov-ala-. oku-t-. can-lan-. şırıl-da-. anla-t-. çiz-i-l-. us-lan-.. iç-i-r-. bekle-ş-. iyi-leş-. iç-len-. it-ele-.. al-ı-n-. kötü-mse-. b. edilgen ve dönüşlü fiil yapar: At-ı-l-. -°r Çatı ekidir. gürül-de-. soy-u-l-. sar(ı)-ar-.. aç-tır-.

ZAMAN ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler 3. GÖREV VE ANLAM BAKIMINDAN ZARFLAR 1. YAPI BAKIMINDAN ZARFLAR 1. YÖN ZARFLARI Tanımı Özellikleri Örnekler 4. Yaklaşıklık Zarfları f. SORU ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler 6. GÖSTERME ZARFI B. MİKTAR ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler 5. zaman. dereceleyen sözcüklere zarf denir. onları belirten. Yineleme Zarfları d. Kesinlik Zarfları c. Olasılık Zarfları e. o-n-a. durum. fiilimsilerin. 163 . sıfatların ya da kendi türünden olan kelimelerin anlamlarını türlü yönlerden (yer-yön. BİRLEŞİK ZARFLAR 4. DURUM ZARFLARI Tanımı Özellikleri ve Örnekler a. Üleştirme Zarfları g. Sınırlama Zarflar 2. o-n-dan. YARDIMCI ÜNSÜZLER Zamir “n”si Bazı şahıs zamirleri isim hâl eklerini aldığı zaman araya giren ünlüye zamir “n”si denir. soru) etkileyen. ÖBEKLEŞMİŞ ZARFLAR ZARFLAR Tanımı Fiillerin. Niteleme Zarfları b. BASİT ZARFLAR 2. YARDIMCI ÜNLÜLER ve YARDIMCI ÜNSÜZLER A. miktar. o-n-u ZARFLAR Tanımı Özellikleri Örnekler A.III. TÜREMİŞ ZARFLAR 3. YARDIMCI ÜNLÜLER B. ZARFLARDA PEKİŞTİRME C.

gizlice. ]-CE eşitlik eki ve -lE vasıta hâl eki almış kelimeler durum zarfı olarak kullanılabilir: “ kardeşçe. DURUM ZARFLARI Tanımı Hâl ve tavır ifade eden zarflardır.. yavaşça. fiilden önce) (sıfattan önce) (sıfattan önce) (adlaşmış sıfattan önce) (adlaşmış sıfattan önce) (fiilimsiden önce) A. Bu zarflar da kendi içinde sınıflandırılabilir: a. çoğul ekleri vb. Düşüncelerini ne güzel dile getirebiliyorsun! Çocukça hareket ediyorsun. Niteleme Zarfları Fiile “nasıl” sorusu sorularak bu zarflar bulunabilir. fiilden önce) (zarftan önce. İki eski dost akşama kadar sohbet etti. (fiilden önce) (fiilden önce) (fiilden önce) (zarftan önce. (niteleme) 164 .Özellikleri ]Tek başlarına iken sıfatlar gibi isimden başka bir şey değildir. Eğri oturalım. Buraya yarın gelecekler. Mevsimlerin en güzeli ilkbahardır. ]Niteleme sıfatlarının çoğu niteleme zarfı olarak kullanılabilir. böyle gider. Ama isim olarak kullanılabilenler bu görevde iken bu ekleri alabilirler. Dün hava daha soğuktu. ]Çekimsiz kelimelerdir. Zarf oldukları ancak cümlede belli olur. hızlıca. Söyleyeceksen böyle söyle.) almazlar. Sıfat isimden önce gelerek onu niteler veya belirtir. Ama zarf isimden önce gelmez. En güzel sen konuştun. Özellikleri ve Örnekler Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu. doğru konuşalım. kahkahayla.. Böyle gelmiş. İsim çekim eki (hâl. iyelik. kimi zaman da zarfların durumunu gösterir. Örnekler Bugün çok yürüdüm. Çok hararetli tartışmalar oldu. hafifçe. Yarın da bayağı çok yürüyeceğiz.” “hızla. GÖREV VE ANLAM BAKIMINDAN ZARFLAR 1. sessizce... ]Zarfların birçoğu sıfat ya da isim olarak da kullanılabildiği için sıfatların ve zarfların tanımı ve özellikleri iyi bilinerek bu fark ortaya konmalıdır.” Küçük kız güzelce süslendi. Dargın durarak bir şey kazanamazsın. En doğru kararı vermeliyiz. ] Cümlede genellikle zarf tümleci olarak kullanılır.

. ola ki.” “dik dik. hiç mi hiç. Yineleme Zarfları İkide bir karşıma çıkıyor. Bu akşam yine arayacağım.. e. g.. Yiğitseniz teker teker gelin. Bu kötü alışkanlıklardan artık uzak durmalısın 2. Yaklaşıklık Zarfları “aşağı yukarı. Üleştirme Zarfları Uçaklar ikişer ikişer geçiyordu üstümüzden Askerler teker teker nöbet yerlerine dağıldılar. Seni asla unutmayacağım...” “şakır şakır. İyiliklerinizin karşılığını mutlaka göreceksiniz. (niteleme) ]Bağ-fiiller (zarf-fiil). Sınırlama Zarfları Dün ancak iki saat çalışabildim. kuşkusuz. tatlı tatlı. deyimler. O. canından bezmişçesine. Kâğıtları paket paket gönderdi. tık tık.. f. şöyle böyle. d. hemen hemen” İşim hemen hemen bitti. niteleme) ]İsimler de niteleme zarfı olarak kullanılabilir: Gül kokuyordu teni. b.. elbette. ne olursa olsun.Babasını sevinçle karşıladı. şırıl şırıl. ikilemeler de niteleme zarfı olarak kullanılırlar: “gülerek. Kesinlik Zarfları “elbet. bu dünyada delikanlı yaşadı. c. ağlayarak.” Ola ki arayacağı tutar.” “gözü arkada kalarak. boylu boyunca. (niteleme) (niteleme) (üleştirme. ZAMAN ZARFLARI (yaklaşıklık) 165 .” Elbet bir gün buluşacağız. mutlaka.” Adam çekine çekine içeri girdi. sanıyorum. belki. Hayvanları ve bitkileri hiç incitmem.. Sanıyorum aramaz.. oturmadan. asla. hiç kuşkusuz. yansımalar.. Olasılık Zarfları “bakarsın. gelip. Konuyu bir daha anlatayım. küt küt.

“ne kadar süre” sorusuna cevap verir. -dE. biz gelmeden.. önceden. on dakika. Okulu gelecek sene bitireceğim.” Az önce gitmişti.. sabah. ] “-E. ilkin. anlatırken.. ] “-İn” eki de zaman isimlerine gelerek zaman zarfı yapar: yazın. artık. evvelâ. akşam. ikindileri. Azıklarınızı geceden hazırlamıştım. ]Başlıcaları şunlardır: “dün. gündüz. hemen. demin. önceleri. kışın. sabahları. Yarın geleceklermiş. İsim çekim ekleri alırlarsa zarf olmaktan çıkarlar. önceki gün. akşama geliriz sanırım. yine.. buraya gelmeden. geç. henüz. iki saatte. ] “-leyin” eki sınırlı sayıda zaman zarfı yapar: sabahleyin.. yaşarken . akşamleyin. geceleri. ]Edat barındıran ve fiilin başlangıç ve bitiş zamanını bildiren zarflar edat tümleci olarak da değerlendirilebilir. Ayda bir uğrar buralara. sabahleyin. akşamleyin. yarın. 166 . daima. Artık buralara gelmeyeceğim. Kar akşama kadar yağabilir. ]Çekimsizdirler. Özellikleri ve Örnekler ]Fiile (veya zarfı olduğu başka kelimelere) sorulan “ne zaman”.“her ” anlamı katacak şekilde zaman zarfı yapar: sabahları. Toplantı iki saat sürdü. ]Zaman zarfları. cuma günü. Kâmil dün akşam telefon etti. haftaya. gece. ayda bir. uzun zaman. güpegündüz.. Bayramlarda bütün aile bir araya toplanır. uzun süre. sonra.. hâlâ. -dEn” ekleri ve bu eklerle birlikte bazı edatlar zaman zarfı yapar: Yola çıktık. az önce. Sabahtan beri burada bekliyoruz. iki saat. iki günde.Tanımı Fiillerin anlamını zaman yönünden tamamlayan zarflardır. iki gün. hep. Akşama kadar geri döner misin? Günlerden beri yağmur yağıyordu. zarf olarak kullanılan çeşitli zaman isimleridir. henüz. Henüz işimiz bitmedi.. şimdi. İnsanların vefasızlığını geç anladım. gene. güzün. akşamları. Sonra uğrarsınız. daha. bugün. ] “-lErİ” eki zaman isimlerine gelerek -iyelik anlamı taşımaksızın. gündüz gözüne.

biraz. Cennet kadar güzeldi vatanımız. “ileri.” ]Bu zarflar eksiz kullanılır. benzerlik) (eşitlik.. Aynı kelimeler sıfat olarak da kullanılabilir. ]Kendilerinden önceki ya da sonraki kelimeyle birlikte söze eşitlik. denli. Ahmet içeriye girdi. içeri girer misiniz? Sesi duyar duymaz aşağı indim. artıran. ayrılma hâl ekleri getirilirse dolaylı tümleç olur. sıfatların ya da başka zarfların anlamlarını ölçü yönünden tamamlayan. aşırılık. Dışarı çıkmak için uğraşıyordu. Bu kadar çok çalışmak niye. Beri gel. üstünlük. (sıfat) Doğru söz. fiilimsilerin. yukarı.. (sıfat) Örnekler Arkadaşlar. Arabayı biraz daha ileri park et. Bizi karşısında görünce şaşırdı. pek. Düşmana doğru ilerlediler. Yaşadıklarını anlatırken gözleri yaşardır. (isim. MİKTAR ZARFLARI Tanımı Fiillerin.. 4. bulunma. fazla. “en. içeri. dışarı. daha. gibi. karşılaştırma anlamları katar. geri. Benim kadar çalışırsan başarılı olursun. Yönelme. (isim..]Zaman anlamı taşıyan zarf-fiiller ve zarf-fiil grupları da zaman zarfı olarak kullanılır: Buraya gelmeden haber verin. çok. özne) İleri ülkeler daha demokratiktir. geri hatlar. aşağı.” Özellikleri ve Örnekler ]Fiile veya sıfata sorulan “ne kadar?” sorusunun cevabıdır. barışalım. doğru. dolaylı tümleç) İlerisi çok güzel. YÖN ZARFLARI Tanımı Yalın hâlde kullanılarak fiilin yönünü (failin yöneldiği yeri) belirten zarflardır: Özellikleri ]Çoğu “–Erİ” ekiyle yapılmıştır. (eşitlik) (eşitlik. en üstünlük. benzerlik) (eşitlik) 167 . Hâliyle isim olarak kullanılmış olur. Bu yoldan geri dönülmez. beri. kadar. O da babası gibi yürüyor. azaltan zarflardır. İstanbul’a geleli iki yıl oldu. aşağı yol. 3. yukarı kat. az.

Eskisi gibi değil. henüz anlamında) Yineleme zarfı (“başka” anlamında) (üstünlük. Bursa’da aşağı yukarı bir ay kaldık. pek çok. en üstünlük anlamı verir: En yakın arkadaşı benim. Bugünlerde çok az uyuyor. Fazla okuyor. Daha güzel bir araba aldı. fazlaca: aşırılık) (eşitlik. çok. Dergiyi çıkarmak için epey çalıştık. daha ne istiyorsunuz? (zaman zarfı. SORU ZARFLARI Tanımı Eylemin anlamını soru yoluyla belirten zarflardır. “bir” kelimesiyle birlikte yineleme ] “çokça. “ne zaman. aza yakın) (eşitlik. fazlaca. Ankara’ya geleli şöyle böyle 9 yıl oldu. gayet. niçin. (eşitlik. 5. epey” kelimeleri aşırılık anlamı katar. Buralara bir daha gelebilir miyiz? Hepsini aldınız. üstünlük anlamları katar. sıfattan önce) Not: “daha” kelimesi zaman ve “başka” anlamı da katabilir. (en üstünlük. fazla. ne denli” ]Soru cümlesi yapar: Akşam eve kaçta gelirsin? O nasıl konuşuyor öyle? 168 . ne. Adem pek akıllı bir çocuktur. ] “eksik. ne diye. Özellikleri ve Örnekler ]Diğer zarf çeşitlerinin çoğunun soru şekli vardır. daha doğrusu diğer zarfları ve cümledeki zarf tümlecini bulmaya yarayan soru kelimeleridir. Düne göre azıcık iyileşmiş. nasıl. şöyle böyle” ikilemeleri “yaklaşık” anlamı katar. çok az. nice. gözleri bozulacak.Beş dakika kadar dinlenelim. Parayı iki milyon eksik vermiş. Gayet çalışkan bir insandı. ne kadar. sık” kelimeleri işin ne kadar sıklıkla yapıldığını belirtir: Bugünlerde sık görüşüyoruz. aza yakın) ] “en” kelimesi aşırılık. ] “aşağı yukarı. zarftan önce) (üstünlük. zarftan önce) ] “daha” kelimesi karşılaştırma. ne biçim. Ayakkabısı azıcık dar geliyormuş. zarfı olur: Songül daha telefon etmedi. sıfattan önce) En çok çalışan canlı karıncadır. O senden daha çabuk bitirdi. (en üstünlük. yaklaşıklık) (biraz: eşitlik. seyrek uğruyor. seyrek. Yemeği biraz fazlaca yemişim.

ilkin. niçin.” 3. GÖSTERME ZARFI Bunu her dil bilgisi kitabı ayrı bir zarf olarak almaz. sabahleyin. ZARFLARDA PEKİŞTİRME Genellikle pekiştirme sıfatlarıyla ve ikilemelerle yapılır. ilk önce. “işte” kelimesiyle yapılır. Evrakları paramparça mı getirecektin? C. sabah.” 4. türemiş. dışarı. Yüzü soğuktan mosmor olmuştu. yiğitçesine. ÖBEKLEŞMİŞ ZARFLAR 65[1] “akşam” kelimesi aslında Türkçe “ak” ve Farsça “şam” kelimelerinden oluşmuştur. akşam65[1]. BASİT ZARFLAR Kök hâlinde olan. koşarak. Ne iyi insanlar bunlar. önce. şimdilerde. nasıl. BİRLEŞİK ZARFLAR Birden fazla kelimenin bir araya gelip kaynaşarak oluşturdukları zarflardır: “bugün. şöyle. 1. az.” 2. aptalca. sık. Bak işte dinliyorum. dostça. soğuk. erken.. kışın. ek almamış zarflardır: “yarın. okumadan.. İşte şimdi geliyorum. biraz. aylarca. pek. 169 . hiç. Güpegündüz nereye gidiyorsun? Soğuktan tortop yatıyor. Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. Pekiştirmeli isimler de vardır ve onlar da zarf olarak kullanılır. 6. mosmor.Siz ne biçim konuşuyorsunuz? Daha ne kadar bekleyeceğiz? Niçin bunları bana veriyorsun? Bu saate ne gezip duruyorsunuz? İşleri ne zaman bitireceksiniz? ]İçinde soru zarfı bulunan bütün cümleler soru cümlesi değildir: Eve kaçta geleceğimi şimdiden söyleyemem. iyi. birdenbire. böyle. fazla. kaçta. içeri. Ne güzel söyledi. birleşik ve öbekleşmiş olmak üzere dörde ayrılır.. B. ileri. Yağmurda sırılsıklam ıslandılar.. YAPI BAKIMINDAN ZARFLAR Yapı bakımından zarflar basit. geç... henüz.. dün.. sınıfça. sanıyorum. gece. gelince. TÜREMİŞ ZARFLAR Yapım ekiyle veya yapım eki gibi kullanılmış bazı çekim ekleriyle yapılmış zarflardır: “sabırlı. çok.

On beş yaşına dek evinden uzun süreli ayrılmadı. Çocuk korkudan konuşmuyordu. taksiyle getirdiler. ne zaman?. akşamki trenle gideriz. nereye?” ve “kiminle?. 170 66[1] Nasıl? Nereye? Ne zaman? Nasıl? Neyle? Kiminle? Neden? Niçin? . neyle?. aşağı yukarı. Kulak verdin mi yürekten kavala saza. şöyle böyle. vasıta. er geç. kırk yılda bir. birliktelik ]Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl?. zarf-fiil grubu) bir araya gelerek oluşturdukları zarflardır: “hemen hemen. yön. fiiller de zarf-fiil ekleriyle zarf görevi yapar. Bu hastahanede aylarca kalırsa. sebep. ölü çıktı geçende. araç Bazı öğrenciler anneleriyle gelmişlerdi. durum. ®Edat tümleci (edatlı tümleç) olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir. gece gündüz. doğru dürüst. Zarf bir kelime türüdür. Anlatılanları korkuyla dinledik. üç aşağı beş yukarı. Toprak derin derin ürperdi. Aşağı inmişti. edat grubu. arada sırada. niçin?. -e dek. az çok.Birden fazla kelimenin farklı yollarla (ikileme. miktar. Raşit’i son gördüğümde Hüseyin’le geziyordu. ne kadar?. geldiği zaman. Ankara. sebep Düşüncelerinizi bir kompozisyonla açılayın. Hastayı ambulânsla getirmediler. vasıta. -den sonra. vasıta Yağmur yağdığı için sular kesilmiş. İsimler.” Zarf Tümleci Tanımı Türü Sayısı Zarf Tümleci66[1] Tanımı Yüklemin anlamını zaman. Kurduğun devlet asırlarca muzaffer yürüdü.. Türü İsimler eksiz veya yön. Onu görmek için beklemiştik. Zarf ile zarf tümleci aynı şey değildir. yana doğru. Biz . eşitlik ve bazı hâl ekleriyle. kurtarmaya çalışırız. Ben resim çekmeyi de çok seviyorum. Akşama doğru eve varırız. birliktelik yönlerinden tamamlayan kelimeler ve kelime gruplarıdır. Akşama kadar çalıştık. bazı bazı.. ikide bir. Sağa sola bakmadan içeri girdi. üç beş ameliyata dayanırsa. uzun tarihinin şaşırtıcı birleşimleriyle doludur. hemen şimdi. İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar. okuma sırasında. şart. zarf tümleci ise görev adıdır. sıfatlar vb zarf tümleci olarak görev alabilirler. Bu şiir yağmur yağarken yazdım. niye?”soruları sorulur. neden?. tarz. İki arkadaş gece boyunca uzun uzun konuştular. öğleden sonra. Ayağa kalktı ve kardeşiyle beraber dışarı çıktı. Hana sağ indi. zarflar.

(amaç. (aitlik) “üzere. dışarı→dışarıya. Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. uygunluk. hiç de iyileşecek gibi görünmüyordu. (sınavı kazanmanın şartı) Sıkıldığı için dışarı çıktı. On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. “için” Çalışmak için başvurdu. (karşılaştırma) Kemal. köpeklerden korktuğum için tarlaların arasından geçerek yürüyüverdim. öfkeli ve zararlı) (nasıl. kadar) Allah dağına göre kış verir. Tenha sokakta kaldım oruçsuz ve neşesiz.Zaten yarı aç yarı tok ve bitkin bir hâlde olduğundan ayakta fazla duramadı. amaç) (vasıta) (araç) (beraberlik) (neden) (nasıl. İsim İçeri→içeriye. (bakarak. Öfkeyle kalkan zararla oturur. (neden. için) (için. üzre” Sorunu halletmek üzere gidiyorum. zaman. miktar ve şart bildiren bütün kelimeler ve kelime grupları zarf tümleci olarak kullanılabilir. Ankara’ya yaklaştıkça heyecanım artardı. O zaman yükselerek arşa değer belki başım. sebebi) Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir. sevinçli bir hâlde) “-e göre” Başbakana göre enflâsyon düşük. Dört saatlik yolu. Arabanın gürültüsüyle irkildi. Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. Bizi boş vaatlerle kandırdılar. Sırtınızdan para kazanmaya çalışırlar. iki saatte. Yarın benimle gelir misin? zarf Yarını bekleyemem. Cephaneleri bitince süngülerini taktılar ve düşmana doğru yürüdüler. Hasan’a göre daha uzundu. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş. vasıta. başvurunun amacı. Yavru kedi. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. tarz. Yön. Sevinçle boynuma sarıldı. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. ölçüsünde. sebep. zarf tümleci oluşturmazlar. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz. bir kez uğradınız mı depreme. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. Akşama kadar çalıştık. ®Tek kelimelik bazı zarflar ek aldıklarında zarf olmaktan çıkar. (karşılaştırma) Bana göre ayakkabınız var mı? (uygunluk) “karşı” 171 . aşağı→aşağıya ®Edatlarla kurulanlar (edat tümleçleri ya da edatlı tümleçler) “ile” Ankara’ya uçakla giderler. (amacıyla. (bakılırsa. “-E kadar” Dershaneye kadar gidelim.

“-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır. miktar zarfı da yüklemden önce kullanılır. Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar. kalabalığa takılmamak için insanlar arasından hızla ilerlerim. (en fazla. Kızılay’a indiğim zaman. “Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış Eski Şîrâz’ı hayal ettiren ahengiyle. olsa olsa) Sabah çıktılarsa akşama ancak gelirler.” (YKB) Çocukları ilk gördüğünde çok sevinmişti. sabahtan beri yağıyor. “dolayı. Denize karşı bir balkonu var. ötürü” Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. “yalnız” Cebinde yalnız yol parası vardı. “beri” Dün akşamdan beri görülmedi. Beni yalnız sen anlarsın. Sıkıldığımdan dışarı çıktım. ihtimal) Sayısı Bir cümlede aynı veya farkı türden birkaç tane zarf tümleci bulunabilir. Bana doğru bakıyor. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. Zaman zarfı genellikle diğer zarf çeşitlerinin önünde. (hakkında.Edebiyata karşı ilgim vardı. Kar. yönelik) (yönelik) “diye” Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. Okuldan beri hiç susmadı. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. EDATLAR Tanımı Özellikleri ve Örnekler Başlıca Edatlar 172 . (sadece) Bu kömür ancak üç ay yeter. edat) (sadece. rağmen “ Çok uğraşmama karşın başaramadım. (neden) “doğru” Ormana doğru yürüdük. bir tek) “ancak” Seni ancak ebediyyetler eder istiab (sadece) Onu ancak para ilgilendirir. bir tek) Bu işten ancak Hasan Usta anlar. (sadece. (belki. (sadece. “karşın.

ile. isim Beri taraf oldukça dikenli. kadar. ad Her söylenene karşı çıkıyor. daralma veya bozulma olur. ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar.EDATLAR Tanımı Tek başlarına anlamları olmayan. zarf Biz bu dünyada hep yalnızız. “için. Bağlaçtan ve zarflardan farkı. Bazı dil bilgisi kitapları bağlaçları. Bu durumda edat olmaktan 173 . gibi. Başka kelimelerle birleşerek sıfat ya da zarf görevli öbekler oluştururlar. başka kelimelerle öbekleşerek değişik ve yeni anlam ilgileri kuran. sıfat Meyveler güzel. Ders çalışmak için odasına çekildi. bağlaç ]Bazı edatlar sadece hâl ekleri ile birlikte kullanılırlar. sanki. isim Parkta oturan yalnız adam onun babasıydı. fakat onu bulamadım. (edat) ]Edatlar cümleden çıkarılınca cümlenin anlamında bir eksiklik. →edat çıkarılınca→ Güneş başı göklere erdi. -Eekarşı. yalnız. -den beri. Bazıları da üzerlerine ek alabilirler: -e kadar. -e doğru” ]Kelimeler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurduğu için edatlara yardımcı kelimeler de denir. üzere. Dağ gibi adam yok oldu gitti. çıkar: Karşı köyde akrabaları vardı.. sıfat. yeni bir anlam ilgisi koruyor olmasıdır. Sözlüden yine zayıf almış. Edatlar ise tek başlarına anlam ifade etmezler. birleşik fiilde isim Bana doğruyu söyle. sıfat Biraz beri gel. (zarf) Eve gittim. sıfat Derenin karşısına geçtik. zarf Beride bir adam duruyor. bağlaç olarak kullanılabilir. Güneş gibi başı göklere erdi. ancak. edatları ve ünlemleri bir araya getirerek edatlar başlığı altında şu şekilde sınıflandırır: Bağlama edatları bağlaçlar Sonçekim edatları edatlar Ünlem edatları ünlemler Özellikleri ve Örnekler ]Türkçede isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. Kurt gibi acıkmıştım. Sen de benin kadar çalışsan. yalnız biraz renksiz. zarf. birlikte kullanıldıkları kelimelere cümlede anlam ve görev kazandıran kelimelere edat denir. (amaç) (benzerlik) ]Edatlar önceki kelimeyle sonraki kelime arsında anlam ilgisi kurar. -den beri bu kadarını. -e doğru. -e kadar. senin gibisi (sıfat öbeği) (zarf öbeği) ]Tek başlarına iken isim. ]Tek başlarına kullanamazlar. göre. (bağlaç) Konuşmak üzere ayağa kalktı. zarf Bir ömür boyu yalnız yaşadı.. isim Doğru söze ne denir? sıfat Lütfen doğru oturun.

Öfkeyle kalkan zararla oturur. alet. zaman anlamı katmış) ] İsim veya zarf gibi kullanıldığında cümle öğeleri oluşturur. benzetme) Uyandığı gibi yataktan fırladı. neden. benzetme) Kurşunlar. Bir kola ile simit aldım. öfkeli ve zararlı) Sevinçle boynuma sarıldı. kiminle” sorularına cevap verir. (araç) Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. (sıfat. yüklem olmuş) ]Edat grupları (edat ve edattan önceki kelimenin oluşturduğu kelime grubu) cümlede çoğunlukla zarf veya edat tümleci olur. Sabaha kadar ders çalıştık. ] Birlikte kullanıldığı kelime ile birlikte sıfat. zaman. (nasıl. yağmur gibi yağıyordu. Onun gibisi nerede bulunur? (isim. Bu paranın ne kadarı sizin? (iyelik eki almış. (nasıl. (araç) Yar ile sohbet ne güzel. (zarf. sevinçli bir hâlde. yüklem) (isim. (zarf tümleci) (edat tümleci) Başlıca Edatlar “ile” ] “Araç. ek-fiil alarak yüklem olabilir. Adamın demir gibi bileği vardı. Bu durumda ek alabilir. (zarf. birliktelik” ilgisi kurar. zarf ve isim olabilir. Benzetme. isim gibi kullanılmış. (neden) Baharla birlikte leylekler de geldi. Eve doğru yürüdüm.]Cümlede veya isim tamlamasında isim görevi alabilir. Sözünüzü balla kesiyorum. (birliktelik) Not: “ile” kelimesi “ve” gibi kullanılırsa bağlaç olur. (araç) Bizi boş vaatlerle kandırdılar. (zaman) ] “-le” şeklinde bitişik de yazılabilir. (kola ve simit) Soyut bir kelimeyle öbekleşirse edat değil “durum zarfı” olur. nesne olmuş) Her şey bıraktığım gibiydi. eşitlik anlamları katar. (beraberlik) Arabanın gürültüsüyle irkildi. Çocuk ile→çocukla Araba ile→arabayla ] “ne ile. O anda utançtan ölecek gibiydi. durum zarfı) “gibi” Benzetme edatlarındandır. Yalın hâldeki kelimelerle birlikte kullanılır. (ek-fiilin “di”li geçmiş zaman çekimi ile isim gibi kullanılmış. Ankara’ya uçakla giderler. anında. özne) 174 .

ne kazandığını sanıyorsun? Gelseydi ne olurdu sanki? ne olacağını sanıyordu ki? Sanki bu da mı güzel? Öyle mi sanıyorsun? Kısa öyküde daha başarılı sanki öyle gibi. eşitlik. Not: “sanki” edatıyla “gibi” edatı bir arada kullanılırsa anlatım bozukluğu ortaya çıkar: Sanki beni dövecek gibiydi. edat tümleci de: Dershaneye kadar gidelim. (isim) (zarf) (zarf) (sıfat) (benim gibi) (kadın gibi) ] Ad tamlamasında ad (tamlanan) olarak da kullanılabilir. (eşitlik. aşağı yukarı) Yüz kadar asker evin önünden geçti. Ne kadar güçlü bir adam. Kadınsı bir gülüşü vardır onun. Evin deniz kadar havuzu var. “san” ve “ki”nin birleşiminden oluşmuştur. (benzerlik) Mektubu okuyunca köyünü görmüş kadar sevindi. sözüm ona. İçmiş kadar olduk. (edat tümleci) Akşama kadar çalıştık. Biz bu kadarına da alışığız. uyarı. yaklaşıklık. aşağı yukarı) ] Birlikte kullanıldığı kelimeyle isim. Sanki gece olmuş.” ya da “Sanki beni dövecekti.]Bu edatın yerini bazı ekler alabilir: Şöyle garip bencileyin. (yanlış) “Beni dövecek gibiydi. sözde. ] “Karşılaştırma.. zannetmek” anlamları vardır. ad tamlamasında tamlanan) ] “kadar” kelimesi zarf tümleci de yapar. (ölçü. inanmama. Bu edatı bulunduran cümlelerde “sanmak. -E kadar” Benzetme edatlarındandır. öyle zannediliyor Sanki bütün kabahat benim. (gibi) Bir ton kadar kömür almış (ölçü. benzerlik. zarf tümleci) 175 . öyle zannediliyor Aldın da ne kazandın sanki? uyarı. “benzetme. ölçü” anlamları katar. “sanki” Benzetme edatıdır.. ölçüsünde) Gül kadar güzelsin. “kadar” şeklinde kullanıldığında üzerine ek alabilir. Vefasızlığın bu kadarını da görmemiştim. Biz de onlar kadar başarılıyız. (isim.” “kadar. benzerlik. inanmama” anlamları katar. sıfat ya da zarf oluşturur. Yalın hâldeki veya –E yönelme eki almış kelimelerle kullanılır. öyle zannedersin Biri kapıyı çalıyor sanki. gibi. Gibi. (değin anlamında. sözde.

(isim. (karşılaştırma) Bana göre ayakkabınız var mı? (uygunluk) ] “-cE” eki bu edatın yerini tutabilir. (sınavı kazanmanın şartı) Sıkıldığı için dışarı çıktı. ] “Görelik. ] Bu edatla kurulan söz öbekleri. zamanda yakınlık. maksadıyla” anlamlarını ifade eder. bakımından ve karşılaştırma” anlamları katar. On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. yüzünden. “diye” edatları bazı durumlarda bu edatın yerini tutabilir: Bu ayakkabıyı babam için aldım → babama aldım. uygunluk. özgülük. koşul. Kendi üzerine de ek alabilir. gibilik” anlamları katar. ] Bu edatın üzerine ek gelebilir: Tam da yola çıkmak üzereydik. görelik. özne) ] “-E” yönelme hâl eki ve “üzere”. güneş batmak üzere. Uyumak için odasına çekildi→uyumak üzere Senin için iyi bir gündü→sana göre Ne için söyledin sanki?→ne diye “üzere. başvurunun amacı. kadar) Allah dağına göre kış verir. (karşılaştırma) Kemal. Konuştuğumuz üzere yarın buluşacağım. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. (bakılırsa. “Hakkında. Sorunu halletmek üzere gidiyorum. Yalın hâldeki ya da iyelik eki almış kelimelerle birlikte kullanılır. (amaç. İsim olarak kullanıldığında üzerine ek alabilir. yüklem) Vatan için ölenler yüreğimizde yaşarlar. Acele edin. (aitlik) Tüm bu hazırlıklar bizim içindi. “-E göre” Yönelme hâl ekiyle birlikte kullanılır. sebebi) Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir. (neden. yönünden. (amacıyla. “-E göre”. Çalışmak için başvurdu.“için” “Amaç. (amaç. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz. Hasan’a göre daha uzundu. için) (şartıyla. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. üzre” ] “Amaç. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş. neden. karşılık” bildirir. nedeniyle. koşul) (için. ölçüsünde. amaç) (zamanda yakınlık) (gibilik) 176 . uygunluk. Kitabı yarın vermek üzere alabilirsin. cümlede genellikle edat tümleci olarak kullanılır. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. Başbakana göre enflâsyon düşük. yani bu eki almış kelimelerden sonra gelir. (bakarak.

yönelme. yönelik) (yönelik) ] Zaman bildiren kelimelere eklenip “doğru. ] “-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır. ilgili olma” anlamları katar. “dolayı. hakkında. Karşı köyde akrabaları vardı. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. Doğru söze ne denir? Lütfen doğru oturun. Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. Bana doğruyu söyle. “diye” Amaç ve neden ilgileri kurar. Akşama doğru geldiler. (zarf öbeği) Not: “karşı” kelimesi isim ve sıfat olarak kullanılabilir. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. Bu durumlarda edat değildir. Yağmur sabaha karşı yeniden başlamıştı. Derenin karşısına geçtik. Her söylenene karşı çıkıyor. Sıkıldığımdan dışarı çıktım. (doğru) Sabaha karşı uyuyabildim. (hakkında. Denize karşı bir balkonu var. ötürü” ] Ayrılma hâl ekiyle birlikte neden ilgisi kurar. Bana doğru bakıyor. ] Zamanda yakınlık bildirerek zarf öbeği de oluşturur.Bence bu iş burada biter. (neden) “doğru” ] Yönelme eki ile birlikte kullanılarak yön bildirir. sularında” anlamları katar ve zarf öbeği oluşturur. “karşı” (bana göre) ] “-E” yönelme hâl ekiyle kullanılarak “için. (zarf öbeği) ] Ad. birleşik fiil yapabilir. sıfat ve zarf da olabilir. Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. Ormana doğru yürüdük. isim sıfat zarf (sıfat) (ad) (birleşik fiil) 177 . Edebiyata karşı ilgim vardı.

Kar. sıfat. bağlaç) Cebinde yalnız yol parası vardı. Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar. Okuldan beri hiç susmadı. zarf ve bağlaç olarak kullanılabilen bu kelime “sadece. Çok uğraşmama karşın başaramadım. “beri” ] “-dEn” ayrılma hâl ekiyle birlikte eylemin başlangıç yerini ve zamanını belirler. rağmen “ Yönelme ekiyle birlikte karşıtlık ilgisi kurar. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. bir tek) (sadece) (en fazla. olsa olsa” anlamları katar. zarf) Biz bu dünyada hep yalnızız. bir tek” anlamına gelmek şartıyla edat olarak da kullanılabilir. “ancak” “yalnız. (ama. Beri taraf oldukça dikenli. Beni yalnız sen anlarsın. ] “beri” kelimesi ad. Bu haberi duymuş değiliz. ihtimal) (sadece. Bir ömür boyu yalnız yaşadı. (tek başına. Olumsuz eylem cümlelerini olumlu. (tek başına. (tek. bir tek) 178 . yalnız biraz renksiz. zarf da olabilir. Seni ancak ebediyyetler eder istiab Onu ancak para ilgilendirir. Dün akşamdan beri görülmedi. “değil” İsim cümlelerinin yüklemini olumsuzlaştırır. sabahtan beri yağıyor. Beride bir adam duruyor. sıfat. Sabah çıktılarsa akşama ancak gelirler. sadece. sınırlandırma. Bu işten ancak Hasan Usta anlar. Biraz beri gel. isim) Parkta oturan yalnız adam onun babasıydı. özgülük. edat) (sadece. “yalnız” İsim. olsa olsa) (belki. duymuşuz duymamışız (sadece) (sadece. Yolumu kesen bu değildi. olumluları da olumsuz yapar: Bu haberi duymamış değiliz. Bu yönüyle diğer kelime türlerinden ayırt edilebilir.“karşın. Bu kömür ancak üç ay yeter. sıfat) Meyveler güzel. Bu durumda edat değildir.

Öbekleşmiş Zamirler 4. Çalıştın mı her şeyi başarırsın. Basit Zamirler 2. Belgisiz zamirler 5. iyelik. Tekil ve çoğul şekilleri vardır. 5. Dolayısıyla cümlede isim gibi kullanılabilirler. çoğul ekleri) –genellikle– alabilirler. 9. Sıcak mı sıcak bir havaydı. İlgi zamiri 7. Ek Hâlindeki Zamirler ZAMİRLER İsmin yerini geçici olarak tutabilen. isim soylu kelimelerle bazı eklere zamir denir. isim gibi kullanılabilen. 4. soru zaman pekiştirme koşul ZAMİRLER Zamirlerin Özellikleri Zamir Çeşitleri 1.“mi” Soru edatıdır. Birleşik Zamirler 3. Dönüşlülük zamiri 3. Cümlede tek başlarına görev üstlenebilirler. Şahıs Zamirleri 2. İsimlerin yerini geçici olarak tutarlar. 3. İsim çekim eklerini (hâl. 7. Ahmet’ten öğrendim → ondan öğrendim Kitabı gördün mü? → bunu gördün mü? Öğrenciler dışarı çıktı→ hepsi/herkes dışarı çıktı. 179 . Birçok sıfat. Farklı anlam ilgileri kurar. Soru zamirleri Tanımı Özellikleri ve Örnekler 6. İsim soyludur. Babanız İstanbul’dan döndü mü? Onu gördüm mü sinirleniyorum. 2. Onları öğrenmek için de kullanılırlar. 8. İşaret zamirleri 4. Bir ya da birden fazla ismin yerini tutarlar. Ek alabilir. zamir olarak da kullanılabilir. İyelik zamiri YAPI BAKIMINDAN ZAMİRLER 1. 6. Anlamdan çok görev yönü ağır basar. Zamirlerin Özellikleri 1.

Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır. senin. siz. senin defterin.. 6. sen. okulumuz. 3. (Başkasının değil. iyelik eklerini almazlar. 2. Bu durumda şahıs zamirleri tamlamalarda ancak tamlayan olarak kullanılabilirler. senin. Şahıs Zamirleri Şahıs isimlerinin yerine kullanılan zamirlerdir: “ben67[1]. onların bahçeleri. 5. bizler. isimlerin yerini tutma şekillerine ve yerini tuttukları isimlere göre çeşitlere ayrılırlar: 1..) Onun eşyalarını bize getir.” ]Tamlayan eki (ilgi hâl eki)ni alabilirler. onlar68[2].. sizin sınıfınız. o. biz. bizim okulumuz. Bu tamlamalarda sonradan tamlayan düşebilir. Tabi bu durumda yüklem de çoğul 67 68 180 . çantası. Siz bu olayı görmediniz mi? ]Böbürlenmek amacıyla “ben” yerine “biz” kullanılabilir: Böylelerinin hakkından gelmesini biliriz biz. Bu tür tamlamalarda tamlayan vurgulanmak istenirse düşürülmez: Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. Çünkü tamlanandaki iyelik ekleri zaten şahıs anlamı taşımaktadır: Benim kalemim. bizlerin kaygısı. sizler. 4.) Biz bugün senin misafiriniz. ]“ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki aldıklarında ses değişikliği meydana gelir: Ben Sen olmalıdır.) Tamlayan atıldığında yanlış anlaşılma olacaksa atılmaz: Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. 7. kalemim. (Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır. onun çantası.. Eşyalarını bize getir Senin doğum tarihini bilen yok mu? Doğum tarihini bilen yok mu Onun yarışmada birinci olduğuna sevindim. 2. bahçelerine bak. (Başkasının değil. sınıfınız.Zamir Çeşitleri Zamirler. Dönüşlülük zamiri bana sana ] “sen” yerine saygı ve incelik olsun diye “siz” de kullanılır. sizlerin iyiliği. Şahıs zamirleri Dönüşlülük zamiri İşaret zamirleri Belgisiz zamirler Soru zamirleri İlgi zamiri İyelik zamiri 1. defterini al.

kocasını süzdükten sonra: -Siz kendiniz de inanmıyorsunuz ya! dedi. bir kitap okuyordu. O kendisi okusun. ]Tamlama hâlinde ve tek başına yapılan bir işi anlatmak için kullanılabilir: “Yüzlerce defa kendi kendime sorduğum bu suale içimizdeki yanık..Şahısları pekiştirerek bildiren ve fiildeki işin. Dolayısıyla isim tamlamalarında ancak tamlayan olabilirler. Evi siz.” “Tabiatın pek nafile yere bana verdiği bu gençlik hazinesinin kendi kendine tükenip gittiğine sızladım. onların evi. Bu durumda belirtili isim tamlaması sayılır: Kendi elim Kendi arkadaşın Kendi babası Kendi evimiz Kendi okulunuz Kendi fikirleri ]Özneyle (isim veya zamir) birlikte. bunun rengi. Şahıs zamiri olarak da bilinir: Dönüşlülük zamiri “kendi”dir. buranın havası. inanılır şeyler mi? (Memduh Şevket Esendal. Saide) Ben kendim de yaparım. Vali Bey. kendiniz görmelisiniz.” 3. ]Fiilin özneye dönüşünü bildirir: Çocuk kendisi yıkanmış. burada. ]Bu zamir diğer zamirlerden farklı olarak bütün iyelik eklerini alabilir. diğer isim hâl eklerini alabilirler. Başlıca işaret zamirleri şunlardır: 181 .. Başını kaldırdı. pekiştirme görevinde (bizzat anlamında) kullanılır: “Saide Hanım.. kendisi emir vermiş.. bundaki. hicranlı sesten ayni cevabı alıyordum. ]İyelik eki almazlar. ötekinin bahçesi. onlarla.. -Ama. Kendi-m-de Kendi-n-den Kendi-si-n-i Kendi-miz-in Kendi-niz-le Kendi-leri-n-ce ] İyelik eki almadan tamlayan olabilir. İşaret zamirleri İsimlerin yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir. İyelik eklerini üzerine hâl ekleri getirilebilir. özne tarafından bizzat yapıldığını ya da yapana dönüşünü bildiren zamirdir.... şundan. ötekiler.

o. Öylelerinden her zaman kaçarım. o. Belgisiz zamirler 182 . O benim elmam. böylesi. şu. Burası da fena değil. Aşağıdaki kelimeler de hem işaret zamiri hem de sıfat olarak kullanılabilir. Bura bana pek yabancı gelmedi. O elma benim.” Bunu kim yaptı? Şunda ne var? Benim kitabım o değil. ─Tekilleri ve çoğulları var mı? ─Sıfatların çoğulları yoktur. Onlar kime kaldı? Ötekini bana ver. Şöylesi de doğru olmaz ki. bura. şu. Öteki kitabı ver. öylesi” kelimeleri çeşitli görevlerde kullanılır: bu: şu: o: işaret zamiri işaret sıfatı işaret zamiri işaret sıfatı şahıs zamiri işaret zamiri işaret sıfatı Bunu biliyor musun? Bu bilgiyi nereden aldın? Şunu görmüştüm. şunlar. Şunlar da sizin olsun. insanı rahatsız eder. Böylesi davranışlar. Şöylesi bir tarzla yapmak. Öylesinden her zaman kaçarım. Bunlar size ait. 4. şura. yoksa ismi niteliyor ya da belirtiyorlar mı? ─Zamirler ismin yerini tutar. Şurası yakın sayılır. beriki. öteki.. insanı rahatsız eder. Beriki sende kalsın. öylesi. bunlar. orası. Beriki sende kalsın. Şura nasıl? Ora daha iyi. zamirler alır.“bu. Öteki Beriki Böylesi Şöylesi Öylesi Ötekini bana ver. Beriki kaset sende kalsın Böylesi. Böylesi. Şu eşyaları taşıyalım. böylesi. ! “bu. O bu akşam geç gelecek.. burası. Öylesi insanlardan. onlar. sıfatlar isimle birlikte kullanılır. Şöylesi de doğru olmaz ki. şöylesi. öteki. ─Hâl eklerini alıyorlar mı? ─Sıfatlar hâl ekleri almaz. şurası. zamirlerinse vardır. beriki. ora. Bu kelimelerin sıfat mı zamir mi olduklarını anlamak için şu soruları sorarız: ─İsmin yerini mi tutuyorlar. şöylesi. Orası çok uzak.

hepsi. ]Bazı ikilemelerde ikinci ve anlamsız olan kelime zamirdir. her biri. şahıs iyelik ekleri) getirilerek yapılır. Elindekilerin tümünü yere bırak. 5. hangisi. Biri yer biri bakar. hiç kimse.. nere. “ne. Falanın filânın ne dediği önemli değil. bazı-sı. Bunların çoğu. birkaçı. Sıfatla ilgisi olmayanlar da vardır. belgisiz sıfatlara çekim eki (3. pek çoğ-u. Çalışanların pek azı hak ettiğini alır.. ]Belgisiz zamirler isim tamlamasında hem tamlayan hem de tamlanan olabilir: Öğrencilerin pek çoğu Pek çoğunun velisi Adamın kimsesi yoktu Kimsenin işine karışmam.Birden fazla simin yerini tutan ya da hangi ismin yerini tuttuğu açıkça belli olmayan zamirlerdir. bazısı. Zaten belgisiz zamirler ek almış oldukları hâlde sıfat olarak kullanılamazlar. Bir kısmını görmekle karar verilmez. herkes. Buraya hepsinin gelmesi gerekiyordu. Kimse senin gibi olamaz zaten. Herkes böyle düşünmez. kaçı” 183 . kim. Kalem malem alacağım. kimi. Bazısı da hep mağdurdur.. Hepsini tekrar çağırdılar. Başkasının yerine konuşamam. hepsi. birisi. bütünü. öteberi. Bazıları bu sabah gelmeyi düşündüler. İnsanların pek çoğu bu konuda bilinçsizdir. bazı-ları. çoğu. birazı.. Bütününü görmeden bir şey diyemem. Soru zamirleri Tanımı Soru yoluyla isimlerin yerini tutan zamirlerdir. bir-i. kıyamet ondan kopar. bir kısm-ı. Çarşıdan ne kadar öteberi aldın? Birkaçı dün de gelmişti.” Belgisiz sıfattan yapılanlar: “birkaç-ı. başkası. Tamamından sen sorumlusun. kimse. hiçbir-i. başka-sı. her bir-i. Her biri ayrı özellikler taşır. Hiçbiri bunu uygun görmez. tüm-ü. kimisi. Kendisine bir şey söyleyecektim. ]Belgisiz zamirlerin de sıfatlardan ayırt edilme yolu bütün zamirlerde (özellikle işaret zamirlerinde) olduğu gibidir. pek az-ı.” “filân” kelimesi de olduğu gibi hem sıfat hem zamir olarak kullanılır. Para mara istemem. birçoğu. Kimi de gelmeyi hiç düşünmedi. “biri. şey. Cümledeki soru anlamı soru zamirleriyle de sağlanır. tamamı.

Cemal’in defteri seninkinden daha düzenli. sadece –ki şekli vardır: benim kalemim benimki onun eli onunki Orhan’ın puanına nazaran Hakan’ınki daha yüksek. Türkçe değil. sadece –ki şekli vardır: 184 . Hangisi sizinle geldi? Soruların kaçı cevaplandı? ]Soru zamirleri hâl eklerini alabilir. Ek hâlindeki tek zamirdir. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz. Kimin yanında bozuk para var? Bu da neyin nesi? Bizim neyimiz eksik? 6. “-ki” İlgi Zamiri Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. Buraya nereden geldiniz? Nereden gelip nereye gidiyoruz? Burada kimi bekliyorsun? Bu masa neden yapılmış? (─tahtadan) ]Soru zamirleri isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da olabilir. “ki” ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir: Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeliYağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın. İlgi zamiri Belirtili isim tamlamasında tamlananın yerine kullanılır. b. Özellikleri ve Örnekler ]Soru zamirleri cümleye soru anlamı katar.Yanında ne getirdin? Bunları sana kim anlattı. Hangisini istediğini anlamadım. Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz. ]“hangi ve kaç” sıfatları iyelik eki alarak zamir olular. ama bazı durumlarda soru cümlesi yapmaz. Kimin geldiğini bilemem. ! Türkçede üç tane “ki” vardır: a. Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır. Bir şey biliyor ki konuşuyor. Tamlayan eklerinin üzerine gelir. “-ki” Eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar. “ki” Bağlacı Sadece “ki” biçimi vardır. Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.

herhangi biri. su-y-umuz. o. su-y-unuz. c. hangisi. ŞAHIS ZAMİRLERİ : Kişilerin adları yerine kullanılan zamirlerdir. bazısı. birtakımı. dünkü film. şu. o. 7. masa-nız masa-ları su-y-um.. ne-leri YAPI BAKIMINDAN ZAMİRLER Yapı bakımından zamirler dörde ayrılır: 1. TEKİL ÇOĞUL 185 . kitab-ınız. Hiçbiri. Benimki. Ali’nin eli→Ali’ninki. Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken. şunlar. kitab-ın. 3. Birleşik Zamirler Birden fazla kelimeden oluşan zamirlerdir. su-y-un.. bu. bugünkü aklım. birisi.senin kalemin→seninki. 4. onun düşüncesi→onunki. kitab-ı. evdeki hesap. onlar. “-ki” Yapım Eki İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir. ne-y-in. ne-y-i/ne-s-i.. 2.. onlar. masa-mız. İsim tamlamasında tamlayan kullanılmadığı takdirde tamlanandaki bu eklere iyelik zamirleri denir... sen. öbürü. Sadece –ki ve az da olsa –kü şekilleri vardır: bu yılki sınav.. falan filân. çoğu. İyelik zamiri İyelik ekinin ta kendisidir. şundan bundan.. kitap-ları masa-m. kitab-ım. masa-n. biz. Öteki beriki. duvardaki saat. bunlar. su-ları ne-y-im. kaçı.. Ek Hâlindeki Zamirler İlgi ve iyelik zamirleri ek hâlindedir. Öbekleşmiş Zamirler Birden fazla kelimenin değişik yollarla öbekleşerek oluşturdukları zamirlerdir. ne-y-imiz. Basit Zamirler Kök hâlindeki zamirlerdir: Ben. yer bildiren sıfatlar türetirken “-de” hâl ekiyle birlikte kullanılır. kitab-ımız. yarınki maç... masa-s-ı. su-y-u. kalemimiz ZAMİRLER (ADILLAR) ZAMİR : Varlık adlarının yerini tutarak onları hatırlatan kelime veya eklere zamir denir. masadaki kitaplar. hepsi. siz. ne-y-iniz. Her dil bilgisi kitabı bunu zamir olarak almaz. ne kadarı..

Bu kitap güzeldir:sıfat Bu güzeldir:zamir O okul yeni açıldı:sıfat O.. -i . böylesi ...... adam .Yalnız 3. birçoğu gibi . başkaları ..onların okul denemez. hiçbiri. Bazıları hep benim dediğim doğru derler.. her şey . 186 . birçoğu . -e . Falanla konuş .. isimden önce gelir.. adam gibi .yeni açıldı:zamir İşaret sıfatlarıyla varlık işaret edilir. Birinci cümledeki “o” çocuğun adının yerini tuttuğu için şahıs zamiri.. tümü . çoğu . -den ) Bize. birisi . kimisi ...Bu sözcükler aynı zamanda işaret sıfatıdır.Benim kalemim → benim kalem.. başkası için . kimi . birtakımı .Belgisiz zamirlerin en çok kullanılanları şunlardır: Bazısı . beni...hepimiz . insan . Öyle bir konuşuyorlardı ki kimse kimseyi dinlemiyordu. filândan uzak dur diyordu. falan . adam için . öteki . hepsi için . Benim kitabım. Tamlayan +Tamlama Eki +Tamlanan =Belirtili İsim Tamlaması Belgisiz adıllar ad durumu eklerini alırlar : Kimseden kimseye hayır yok.Söz söyleyen Söz söylenen Kendisinden söz edilen Ben Sen O Biz Siz Onlar Şahıs zamirleri hâl eklerini alırlar. herkes için . biri . kendi işi. Tam.. senin okulun.tekil ve çoğul şahıs zamirleriyle yapılan tamlamalarda tamlanan eki kaldırılamaz. kimse(nin) yüzüne bakamadan söylendi. Şahıs zamirleri isim tamlamalarında tamlayan olurlar. sıfatlıktan çıkar ve zamir olur. beriki . herkes gibi . herhangi biri . bütünü ..İşaret sıfatıyla yapılan tamlamada isim düşünce.... sana. Belgisiz adılların kimi kez ilgeçlerle kullanıldığı da olur :Biri gibi . pek çoğu .. birazı . ÖRNEKLER : Güvenilir köydü ama kimler yoktu ki aralarında. Kimsenin ahı kimsede kalmaz.. başkası .İkinci cümledeki “o” ise kuş isminin yerini işaret ederek tuttuğundan işaret zamiridir. birkaçı. Yaşlı köylü . BELGİSİZ ZAMİRLER : Yerlerini tuttukları varlıkları yarı belli... ötede veya uzakta oldukları belirtilmiş olur. ötekisi . İsmin –e halinde şahıs zamirleri farklı biçimlere girerler:Bana. kendi işimiz. Kuş belli ki onun elinden yem yemeğe alışmış. kimse .. diğeri .. Kendi kelimesi isim tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır. kendi evimizdeki herşey gibi benimsemek lâzımdır. herkes . İŞARET ZAMİRLERİ : Varlıkları işaret ederek onların adı yerine kullanılan zamirlere denir.. İşaret zamirleri hâl eklerini alırlar ve isim tamlamalarında tamlayan olurlar. gagasını uzatıyor.sazdan yapılmıştı. şöylesi . benden..İşaret zamirlerinde ise varlıkların söz söyleyene göre yakın.o.Onun kalem. Her şeyin yokluğu yokluktur. öbürü .onlar. Belgisiz adıllar iyelik eklerini alırlar : Annem benim her şeyimdir . kimi . ona Şahıs zamirleriyle yapılan tamlamalarda bazen tamlanan sonundaki ekler söylenmez.şunlar. şöyle böyle bildiren zamirlere denir. onun defteri. Adamın hiç dostu yokmuş.-de . Kendi sözcüğü de şahıs zamiri sayılır: Yurdun her köşesini kendi evimiz. Belgisiz adıllar hem tamlayan hem de tamlanan olurlar.. şey .. Tamlayan + Tamlama Eki + Tamlanan = Zincir.İşaret zamirleri bu.hiçbirisi . başkası kadar .Fakat daha çok tamlanan olurlar ve bir ad gibi kullanılırlar : Köyün evleri(nin) hepsi kamıştan. kimler .. topu . filân . bende. İs.bunlar. bana. hepsi .şu. öylesi . İnsanın adı çıkacağına canı çıksın...(yalın . her biri . Kendi işim..Çocuk bundan istifade ederek onu tutmak istiyor.

kimin için . neye . kaçta .kökü ZARFLAR ( BELİRTEÇLER ): Fiillerin . nesi . kaçtan .ad. kaça . hangisi için .Ad.ne . hangisine .En çok kullanılan soru adılları şunlardır : Kim .neden .başka sözcüklerle ilişkiye sokularak yön. u > okuduğunu Bel.sıfatların ve başka zarfların anlamlarını kuvvetlendiren veya sınırlandıran sözcüklerdir. kime .t.tek. EK BİÇİMİNDEKİ ZAMİRLER : İyelik Zamirleri : Sonuna eklendikleri isimlerin kime.eki n Zam. duk – u– Ey. hangisi gibi .eki TAMLAYAN HALİNDE Orhan’ın Benim Bunun Evin İLGİ ZAMİRİ Orhan’ınki Benimki Bununki Evinki Dalışını < dal Ey. kaçıncıdan . Bu sözcüklerin yanıtı yine bir adıl ya da addır.Hem tamlayan hem de tamlanan olurlar. neyin . kaçıncıya .kaçıncı şahsa ait olduğunu gösteren eklere iyelik zamiri denir.başka zarfların önüne gelerek onların anlamını etkilerler.aynı haldeki zamirlerin sonunda bulunan ve onlarla ilgili bir ismin yerini tutan –ki ekine ilgi zamiri denir.Tümcelerde zarf tümleci olarak görev alırlar.dur.İyelik ve ad durumu eklerini alabilirler. neyi . kimin kadar . 187 . kimin gibi .n’si a Yön. hangileri . kimi . hangisi kadar .Zarflar .SORU ZAMİRLERİ : Soru sorarak adların yerine geçen eklerdir.Çekim eki almazlar.. kimde . hangisinde . nerede . kimden .. kimin . Tek başlarına iken birer isim olan zarflar. (Benim) ev-im (Bizim) ev-imiz (Benim) silgi-m (Bizim)silgi-miz (Senin) ev-in (Sizin) ev-iniz (Senin) silgi-n (Sizin) silgi-niz (Onun) ev-i (Onların) ev-leri (Onun) silgi-si (Onların) silgi-leri İlgi Zamiri : Tamlayan halindeki isimlerle. kime göre .hâl. neye göre .. ne kadar . hangisi .neye.n’si ı 3. sıfatların. YALIN Özel İsim : Orhan Şahıs zamiri : Ben İşaret zamiri : Bu İsim : Ev Zamir “n”si : Bir iyelik eki ile bir ad durumu eki arasında bulunan “n” ekine zamir “n” si denir. Oku – Ey. kim gibi .Çoğul eklerini alabilirler. hangisine göre . 3.. kaçıncısı . kaçıncı .Ad nZam. ış Ey.azlık-çokluk bildirirler.Soru yoluyla varlık ve adların yerini tutarlar.iy. kim için . hangisinden . Eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. Bütün adıllar gibi ad soylu sözcüklerin bütün özelliklerini taşırlar.ad dur.Kökü.iy. hanginiz .kaçı .zaman. Çiçekleri kim kopardı ? Burada ne arıyorsun ? Kimdi bu ? Neydi bu ? Soru sıfatları soru zamiri olurlar : Hangi ev ? Hangisini istersin ? sıfat zamir Ne kadar elma istersiniz ? Ne kadar istersiniz ? sıfat zamir Soru adılları da öteki adıllar gibi ilgeçlerle kullanılır : ne gibi .fiillerin.

akşam .eylemlikler (isim fiiller ) olmak üzere üç çeşidi bulunur. daha . Yarın görüşelim. hani . sonra . sıfatlar bölümünde verilmişti . Gerçek Özne Zarf Tümleci Zarf Tümleci Belirtili Nesne Yüklem Okula geldiğinde zil çalmıştı. artık . Cahilce davranma. hemen .. -ış .zarf olarak kullanılan çeşitli zaman isimleridir. bol . sabahleyin .Filmi pek beğendim. kışın . Kardeşçe geçinelim.bu sebeple bu zarflerın sayıları sınırsızdır. -meksizin / -dıkça.uzak. -tikçe .öte.artırırlar veya azaltırlar. Durmaksızın yürüdüm. Bu iş onu çok sevindirdi.dışarı.-tukça . azlık-çokluk ifade eden zarflardır. akşamleyin . yazın . eve gelip hemen ödevlerini yapmaya başladı. düğünde /-tığında . Ayşe. ne biçim . -e / -ınca .Yan cümle kurarlar.aşağı. Sıfatların Özellikleri B.yan. ne kadar . Oraları yazın gezdik. erken . tiğinde .. NOT : Eylemsilerin (Fiilimsilerin ) üçüncü bölüğü olan sıfat fiiller . FEVKALÂDE : Değişik ölçülerde miktar bildirirler.. Onunla seyrek görüşüyoruz.karşı. -erek / -a . ünce / -madan . -ıp ..yukarı. -dükçe / -tıkça . ÇOK . daima . 5.İleri. 3.nicelik. Para üstünü eksik almışım. Okuyup yazmak onun en büyük dileğiydi.yakın.. hesapsız gibi sözcükler de azlık-çokluk zarfı olarak kullanılır. nasıl . fazlasıyla .durum ve tavır ifade eden isimler hâl zarfı olarak kullanılabilirler. Durmaksızın konuşuyordu.-uş . SIFATLAR A. -üp / -arak .içeri. -me / -iş .Hâlâ gelmedi. yine . DAHA :Üstünlük ve karşılaştırma ifade eder. Güzel konuştun.Derece de bildirirler. Oyun şimdi başlıyor.Ulaçlar (zarf fiiller . -dukça . meden / -maksızın . GAYET .Birleşik cümlenin yan cümlesinin oluşturulmasında görev alırlar.duğunda .Ad çekim eklerini alırlar. Türkiye Türkçesinde ulaç eylem kök ve gövdelerine /–p . bir zarfın anlamını pekiştirirler. -üş /ekleri getirilerek yapılır. eylemden türediği halde aldığı eylemsi ekleriyle adlaşan ve bir miktar eylem hissi vermekle birlikte eylemin bütün özelliklerini göstermeyen sözcüklerdir. gene . -unca .. FAZLA .)Soru Zarfları :Eylemin anlamını soru yoluyla etkileyen sözcüklerdir.Nasıllık . AZ . Bu ev daha güzelmiş. -eli /-ken / -dığında . 2. -mek / -ma . Nasıl gitti anlamadım ? Ne biçim çalışıyorsun ? Bunu nasıl çalıştırdın ? Zarf Fiiller ( Ulaçlar-Bağ Fiiller ) : Eylemsilerin bir bölüğüdür.. Belirtme Sıfatları 188 . hâlâ .)Yön Zarfları : Bu zarflar eylemin yönünü gösterirler.)Azlık-Çokluk Zarfları : Miktar ve derece bildiren . sabah .geri. -tükçe/-alı .Cümlede zarf tümleci görevinde bulunurlar. -up .Ancak eylemin yönünü gösteren bu zarflar aynı zamanda yer de ifade ederler.alt.beri.ZARFLARIN ÇEŞİTLERİ: 1. diğinde . Zarf-fiiler birleşik cümle kurarlar.Sayıları fazla değildir. -ince . nihayet . sık . henüz .Başlıcalarını örneklerle gösterebiliriz. geç . 4.dikçe .Soru zarfları şunlardır : ne . bağ fiiller ). Eylemlikler : Türkiye Türkçesinde eylem kök veya gövdelerine /-mak .)Hâl Zarfları :Hâl ve tavır ifade eden zarflardır. Şundan biraz alır mısınız ? Ayrıca seyrek . Dün geldim. tüğünde / ekleri getirilerek yapılır . . eksik . -ip . Sıfat Çeşitleri 1.Olumsuzları yapılabilir.Bir eylemin. konuşması çok güzeldi.bir sıfatın. Bonncukları ipe sık dizeceksin. hep . Öğretmen notlarımızı bol vermiş. öğleyin . Yan Cümle Temel Cümle Yapısına Göre : (Eylemsiyle kurulan) Birleşik Cümle Ayşe .)Zaman Zarfları : Zaman ifade eden bu sözcükler. Gülüşü . PEK .Eylem çekime girmezler.ortaçlar (sıfat fiiller ). Niteleme Sıfatları 2. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. çokça . tuğunda . er . EN : En üstünlük ifade eder.eve gelip hemen ödevlerini yapmaya başladı.Başlıcaları şunlardır : dün . yarın . şimdi . BİRAZ .Eylemsiler.

Topluluk Sayı Sıfatları c. Kesir Sayı Sıfatları iv. Kurallı birleşik sıfatlar 4. Masası ve koltuğu vardı annemin. Sağlık ocağı Çocuk nasıl bir sağlık ocağı? kaç çocuk? nasıl bir çocuk? 189 . Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır. Sıfatlarda Anlam Daraltma 3. Annemin masasında. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar. oyalanır. Pencereden uzanır. Basit Sıfatlar 2. Kelime anlamı olarak değil de cümleye kattığı anlam bakımından eksilme oldu.a. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Asıl Sayı Sıfatları ii. Soru Sıfatları Tanımı Özellikleri Örnekler C. haşarılıklarımın. buna karşılık beni mıncıklamalarına. Pencereden uzanır. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. Kaynaşmış birleşik sıfatlar b. Koca bahçe. buna karşılık beni mıncıklamalarına. bense onu tasasız gözlerle izlerdim. makaslar almalarına ses çıkarmazdım. Sıfatlarda Anlam 1. (Murathan Mungan. çoğu günler beni de yanında götürürdü. pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Yapı Bakımından Sıfatlar 1. Pekiştirilmiş Sıfatlar 5. bense onu gözlerle izlerdim. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Öncesindeki kelimeler çıkarıldığında kalanların anlamları eksilmiş oldu. Bahçe. oyalanır. Annemi makamında daha çok severdim sanki. Annemin masasında. Annemi makamında daha çok severdim sanki. Sıfatlarda Anlam Kuvvetlendirme 2. Sağlık ocağında çalışır. Üleştirme Sayı Sıfatları v. Türemiş Sıfatlar 3. Sıfatlarda Karşılaştırma D. Gurur duyardım. çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. İşaret Sıfatları b. önümde mülkümmüş gibi uzanır. Birleşik Sıfatlar a. Gurur duyardım. çoğu günler beni de yanında götürürdü. haşarılıklarımın. Orada çocuk olmanın krallığını yaşar. ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. ya da sevgim boyut kazanırdı. güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. son kelimelerin kaldığını düşünelim: Annem belediye doktoruydu. Pamukçuklar) Yukarıdaki parçada en az iki kelimeden oluşan ve koyu harflerle yazılmış olan kelime gruplarının ilk kelimelerinin yazılmadığını. Belgisiz Sıfatlar d. Sıra Sayı Sıfatları iii. Kelime Grubu Hâlindeki Sıfatlar SIFATLAR Annem belediye doktoruydu. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. Sayı Sıfatları i. önümde mülkümmüş gibi uzanır.

Tek başlarına kullanıldıkları zaman isim değerindedirler.Makaslar Pamukçukları Rüzgâr Bahçe gözlerle çerçeveler Masası ve koltuğu Boyut nasıl makaslar? hangi pamukçuklar? nasıl bir rüzgâr? nasıl bir bahçe? nasıl gözler? nasıl çerçeveler? nasıl masa ve koltuk? kaç boyut. bağrının sarsıntılarıyla yerlerinden oynayarak. yani hâl eklerini. hangi ev. memleketlisi. temiz vagon pencereleri. bir isimden önce gelerek onu niteledikleri ya da belirttikleri zaman. minimini yavru. biçim. renk. küçük çocuk. sarsıla çarpışa dökülürse öyle. isimler) tam olarak anlaşılması ve tanınması için onlardan önce bazı kelimeler getirerek anlamlarını nitelik ve nicelik yönünden tamamlarız. Sıfatların Özellikleri 1. Sıfatlar isimlerden önce gelerek onları sayı. bu iki kelimenin (sıfat ve isim) oluşturdukları kelime grubuna da sıfat tamlaması denir ki bütün sıfat çeşitleriyle sıfat tamlaması oluşturulabilir. durum. küçük çocuk. yani sıfat olarak kullanıldıkları zaman alamazlar: Bir basamak yukarı çık.. Çünkü ancak bir isimden önce geldikleri zaman sıfat oldukları anlaşılabilir: yeşil elbise (sıfat) İhtiyar kadın (sıfat) Büyük park (sıfat) yeşili severim (isim) İhtiyarlara iyi davranmalıyız (isim) parkların en büyüğü (isim) 3. Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir / sağlık ocağı Tek / çocuk yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Koca / bahçe Tasasız / gözler Güzel / çerçeveler Kocaman / bir / masası ve koltuğu Başka / bir / boyut İşte. temiz vagon pencerelerindeki yağmur damlaları nasıl acele acele. renk. güneşli mavi gök 2.. isimlerden önce gelerek onların anlamlarını sayı. iki elma. A. minimini yavru ağlıyor. bu sorular. pırıl pırıl akıyor. vuruşarak içlerinde güneşli mavi gök. işaret ve soru yönlerinden tamamlar. küçük çocuk. biçim. titreye titreye ağlıyor. hangi boyut. ne boyutu? Bu kelimelerin (asıl unsur olan kelimeler.” o zaman. üçüncü sınıf. işaret ve soru yönlerinden tamamlayan. onları niteler veya belirtir: “O zaman gördü ki. Yanaklarından gözyaşları birbiri arkasına. Kolay iş. durum. hareket. onları niteleyen ve belirten kelimelere sıfat denir. Tek başlarına kullanıldıklarında isim değerinde oldukları için alabildikleri isim çekim eklerini. yer. iyelik eklerini ve çoğul ekini. yer. hareket. Sessizce. sıfat Birler basamağı isim Yürüyen merdiven Yürüyenler ve koşanlar isim sıfat 190 ...

kötü gün. onların özelliklerini soran sıfatların tümüne belirtme sıfatları denir. (herhangi) bir adam. Soru sıfatları 1. Belgisiz sıfatlar d. erkek adam. Sıfatın varlığından bahsedildiği her yerde mutlaka sıfat tamlaması vardır. özne) 5. susuz yaz. Nitelene sıfatları isimlere sorulan “nasıl” sorusunun cevabıdır: Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Koca / bahçe Tasasız / gözler Güzel / çerçeveler Kocaman / bir masası ve koltuğu Mavi deniz. bayan memur.. Sıfat Çeşitleri Sıfatlar görev ve anlam yönünden. kaçıncı adam. yassı burun. hareketini. durumunu. Birkaç sıfat.İşaret sıfatları b. sonra daha alt başlıklara ayrılırlar: 1. kısacası kalıcı özelliklerini gösteren sıfatlardır. arka arkaya sıralanarak bir ismi niteleyebilir veya belirtebilir: Karanlık. çatal çivi. Virgül konursa ilk kelime tek başına kalmış olur.. sivri tepe. şuradaki adam. Niteleme Sıfatları ]İsimlerin şeklini. 2. temiz giysi. rengini. B. adama gülümseyerek baktı. korkutucu ve nemli bir evdi. yerlerini işaret eden. Sayı sıfatları Asıl sayı sıfatları Sıra sayı sıfatları Kesir sayı sıfatları Üleştirme sıfatları c. 2. güzel insan. bir (tane) adam.. (genç: sıfat) Genç. yuvarlak masa. çalışkan öğrenci. Genç adama gülümseyerek baktı. Belirtme sıfatları alt başlıklara ayrılır: 191 . hangi adam?. dolayısıyla isimleşir. o adam. düz yol. özelliklerini belli belirsiz olarak bildiren.. o sıfatla (soru sıfatı da olsa) bir tamlama oluşturulmuştur.4. (genç: isim. büyük. Niteleme Sıfatları Belirtme sıfatları a. Belirtme sıfatları varlıkların geçici özelliklerini bildirirler: Bu adam. yani kendilerinden sonra gelen isme kattıkları anlam yönünden önce ikiye. Belirtme Sıfatları İsimleri sayı yönünden tamlayan. 6. tatlı su. yakın arkadaş. Bir sıfatla onun nitelediği ya da belirttiği bir isim arasına noktalama işareti (özellikle virgül) konmaz.

Yedi Cüceler. Sayı Sıfatları İsimlerin sayılarını. birinci gün. 3 kg şeker.. Düşünülen artış yüzde otuzlarda. 100 ton kömür. kesmişler. Kırk Haramîler. ortanca çocuk. üç aylar. çeyrek (dörtte bir) ekmek.. ii. b. beriki... sıralarını. o. Sayı sıfatlarının çeşitleri şunlardır: i. Yüz yıl öncesine geri döndük. Asıl Sayı Sıfatları İsimlerin sayılarını kesin olarak belirten sıfatlardır: Her gün iki saat ders çalışır. ]Tamlayan çoğul yapılıp tamlananla yeri değiştirilebilir: Yüzde otuz artış düşünülüyor. ”Beşevler. iki buçuk lira. parçalarını kesin olarak belirten sıfatlardır. sonuncu kişi. 11’inci bölük.” Bu soruyu kim cevaplayacak? Kitabı şu genç almıştı. yıl. bir saat de kitap okurum.. derecelerini belirten sıfatlardır. bölümlerini. sonuncu... O eşyaları nereye götürüyorsun? Öteki sorulara geçiniz. ]Bu tamlamalarda tamlanan çoğul yapılabilir. üçüncü kişiler. ] “ilk” kelimesi birinci anlamındadır: İlk (birinci) caddeden sağa dönün.a. ikinci gelişimiz. İşaret Sıfatları İsimleri işaret ederek belirten ve yerlerini bildiren sıfatlardır. şu. şöyle. Bir ağaç bile bırakmamışlar.. ikinci katlar. Beriki masaları da taşıdık.. 77. ]Başında asıl sayı sıfatlarından biri bulunan bir isme çoğul eki getirilmez. Kardeşlerin üçte bir payları var.. Sıra Sayı Sıfatları İsimlerin sıralarını. on milyonlar (banknotlarımız)”gibi örnekler bu kurala uymaz. Türkiye nüfusunun yetmiş milyon olduğu söyleniyor. Yüzde bir ihtimal.. iii. ] “son. 2 m kumaş. “bu. böyle. yarıyıl.. ortanca” kelimeleri de sıra sayı sıfatıdır: son fırsat. 192 . ]Sayı sıfatlarıyla niteleme sıfatları art arda kullanılırsa sayı sıfatı önce gelir: iki değerli arkadaş. Altmışevler. beş milyonlar. öteki.. Kesir Sayı Sıfatları İsimlerin. üç kırık cam. “-ncİ” eki ya da nokta kullanılır. bütünün kaçta kaçı olduğunu gösteren sıfatlardır. Beş milyon ton patates 10 cm ip.. yarım ekmek.

Topluluk Sayı Sıfatları Bir defada doğan birden fazla kardeşler için kullanılır. nice. yaklaşık. birtakım insanlar. ne gibi. çoğul da. bazılarının tamlananları çoğul olmak zorundadır. “bir. kaçar. tüm insanlar. Birçok seneler69[1] geçti. Tamlanan çoğul olabilir.. ikişer elma.. bölüştürüldüğünü gösteren sıfatlardır. nasıl. çok. ne türlü. bazı. beşiz çocuklar.. Soru Sıfatları70[2] Tanımı Soru sıfatları. birkaç kişi. ellişer milyon. “bir” kelimesi “tek” kelimesinin karşılığı ise asıl sayı sıfatıdır. biraz.. üçüz bebek. kaçıncı. hangi. başka / bir / boyut.. bir yaz günü. kimi insanlar. belli belirsiz bildiren sıfatlardır. az.. tüm. “-(ş)er” ekiyle yapılır. birkaç. Onu bir akşam vakti gördüm. kaç. bütün varlıklar. Bütün insan bütün insanlar Birkaç kişi birkaç kişiler Çoğu insan çoğu bitkiler Not: Asıl sayı sıfatı olan “bir” ile belgisiz sıfat olan “bir” karıştırılabilir. Belgisiz Sıfatlar İsimlerin sayılarını ve miktarlarını kesin olarak değil.iv. birtakım. her. v. cevapları da herhangi bir sıfat olan kelimelerdir. isimlerin nitelik ve niceliklerini soru yoluyla öğrenmeyi amaçlayan. bazılarınınki de yerine göre tekil de olabilir. bazı sıfatlar herhangi bir zaman her soru. ne biçim. Bunlardan bazılarının belirttiği isimler çoğul eki alamaz. birçok. bütün. Üçer kişi. dönen yok seferinden. yedişer kişi. Üleştirme Sayı Sıfatları İsimlerin bölümlere ayrıldığını. kimi. birer gün arayla. aşağı yukarı.” asıl sayı sıfatı belgisiz sıfat 69 70 193 . Değilse belgisiz sıfattır: Bir çiçekle yaz olmaz bir tane çiçek. c. Herhangi bir akşam vakti d. herhangi bir. Bunlardaki “z” sesi çokluk bildirir. “ne. hiçbir.

C. p. s” ünsüzlerinden biri eklenir. Ne bakıyorsun? Ne almak istiyorsun? Ne gün geleceksin? Ne iş yapıyordunuz? Bugün ne çalıştık ama.. sonra hepsi birden “vatan” kelimesini nitelemiş. p. r. zarf ve zamir olarak kullanılabilir. Ünlüyle başlayan sıfatlarda ilk ünlüye “m.Özellikleri ]Soru sıfatları cümleyi soru cümlesi yapar. s” ünsüzlerinden biri eklenip.. Sıfatlarda Anlam Kuvvetlendirme ]Zarflarla ve edatlarla anlam kuvvetlendirilebilir: çalışkan arı gibi çalışkan arı gibi çalışkan çocuk güzel Cennet kadar güzel Cennet kadar güzel vatan verimli çek verimli çok verimli topraklar Burada “cennet kadar” kelime grubu “güzel” sıfatını. yapayalnız. çırılçıplak.. r. Kaçıncı sınıfta okuyor? Ne gün geleceğini söyledi mi? Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz? Kaçta kaç hisse istersin? Not: “ne” kelimesi sıfat.. oluşan hecenin o sıfatın başına getirilmesiyle oluşur. Nasıl kitaplardan hoşlanırsın? ]Soru sıfatlarıyla da sıfat tamlaması oluşturulur. ]Pekiştirme sıfatları ile de anlam kuvvetlendirilebilir: Bir sıfatın ilk iki sesine “m. Tekrar edilen kelimeler arasına “mİ” soru eki de konabilir: Zarf Zamir Sıfat sıfat zarf 194 . Bazı durumlarda da yapmaz: Bu nasıl bir dünya. Sarı sayfalar sapsarı sayfalar Kırmızı kıpkırmızı elbise Mor mosmor bir yüz Yeşil yemyeşil tabiat Temiz tertemiz toplum Uzun upuzun araba Bu kurala uymayan pekiştirme sıfatları da vardır: Sapasağlam. çepeçevre. hikâyesi zor. Sıfatlarda Anlam 1. Kaç gün sonra geleceksin? Eve giderken hangi otobüse bineceğiz? Örnekler Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. ]Tekrar yoluyla da anlam kuvvetlendirilebilir.

son yolculuk.. işsiz adamlar. sevimli mi sevimli bir yüz. genişçe bir oda.. yüce yüce yaylalar.. pek” kelimeleri getirilir. Kara gün. tatlı tatlı diller. 2.. Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Kocaman / bir masası ve koltuğu çalışkan öğrenci. bazı eklerden yararlanarak kısma. boylu poslu bir adam.. dost ülke. -(İ)mtırak” ekleri kullanılır: Geniş bir oda daha az genişi genişçe bir oda Uzun bir çocuk daha az uzunu uzunca bir çocuk Büyük ev daha az büyüğü Büyükçe / büyücek bir ev Küçük çocuk daha az küçüğü küçükçe / bir çocuk Tatlı elma daha az tatlısı tatlımsı bir elma Ekşi erik daha az ekşisi ekşimsi / ekşimtırak erik “-Cİk” eki küçüklük. 195 . Türemiş Sıfatlar İsim ya da fiil köklerine ve gövdelerine getirilen isim yapım ekleriyle oluşturulmuş sıfatlardır. tatlı mı tatlı diller. 2. Sıfatlarda Anlam Daraltma ]Sıfatların anlamlarında. türemiş ve birleşik olmak üzere üçe ayrılır: 1.. ekşimsi / ekşimtırak erik. ölü balık. Sıfatlarda Karşılaştırma Aynı özelliklere sahip olan varlıkları karşılaştırarak o özelliğe hangisinin daha çok sahip olduğunu göstermek için sıfatın başına “en. Aydınlı Hasan.. sıcak mı sıcak bir hava.. Bunun için “-Cİk. Kiralık ev. -cEk. kırmızı gül. yuvarlak masa. yıllık izin. tuzlu su. az buz para değil. iri taş. Basit Sıfatlar Herhangi bir yapım eki almamış ve başka bir kelimeyle birleşmemiş sıfatlardır.doğru dürüst bir iş.. küçültme yapılabilir. iyi insan. En kuvvetli millet Daha dürüst insanlar Pek çalışkan işçi D. bol yemek. -(İ)msİ. düz çizgi.. sütçü kadın. daraltma. Mini mini eller. Yapı Bakımından Sıfatlar Sıfatlar da isimler gibi yapı bakımından basit. büyücek bir ev. azlık anlamı taşıyan sıfatlara getirilir ve aşırılık anlamı katar: Kısa kol İnce ip Az ekmek Minik yavru Küçük kız Ufak el Yumuşak eller daha da kısası daha da incesi daha da azı daha da miniği daha da küçüğü daha da ufağı daha da yumuşağı kısacık kol incecik ip azıcık ekmek Minicik yavru Küçücük kız Ufacık el Yumuşacık eller 3. yarınki maç. incecik ip. -ÇE. daha. kısacık kol. susuz yaz.

tatsız tuzsuz işlerimiz. pisboğaz çocuk.3. aslan yürekli çocuk. Külyutmaz öğretmen. boşboğaz insanlar.. rengi soluk kumaş. Sarı sayfalar sapsarı sayfalar Kırmızı kıpkırmızı elbise 196 . irili ufaklı eşyalar. Kurallı birleşik sıfatlar Çeşitli yollarla oluşurlar: Sıfat tamlaması + “-lİ” yapım eki büyük yapraklı ağaçlar. mirasyedi gençler. 4. üç kuruşluk iş.. Canciğer dost. biraz zaman.. herhangi bir öğretmen. Sıfat tamlaması + “lIk” eki yarım günlük mesai. Birleşik Sıfatlar Yapısında birden fazla kelime barındıran sıfatlardır. birkaç adam. Birleşik sıfatlar ikiye ayrılır: a.... çenesi düşük insan. yapayalnız.. aralarına ek ya da kelime girmeyecek şekilde birleşerek oluşturdukları sıfatlardır. kısa boylu asker. b.... kahverengi elbise. kırık camlı ev. Pekiştirilmiş Sıfatlar Sapasağlam. demir kapılı bahçe. çenesi düşük adam. birtakım elbiseler... İsim + “-DEn” ayrılma hâl eki + isim-fiil: kulaktan dolma bilgiler. dost bakışlı insanlar. İsim + iyelik eki + sıfat salonu büyük (bir) ev. İsim + ek + fiilimsi + isim işini bilir memur Deyim + isim cana yakın arkadaşlar. çırılçıplak. Kaynaşmış birleşik sıfatlar Anlamca kaynaşmış sıfatlardır.. Takısız isim tamlaması + “-lİ” yapım eki taş duvarlı ev.. mirasyedi gençler. boğazına düşkün adam. çepeçevre. eşsesli kelimeler.. saçı uzun bebek..... cana yakın çocuk. büyük kapılı bina.. İkileme + isim evsiz barksız insanlarımız. vatansever sanatçı. Birden fazla kelimenin sözlük anlamlarından az ya da çok uzaklaşarak. birtakım sorunlar.

. Öncesindeki kelimeler çıkarıldığında isimlerin anlamları eksilmiş oldu. yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar. Kelime anlamı olarak değil de cümleye kattığı anlam bakımından eksilme oldu. haşarılıklarımın. Pencereden uzanır. ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı.. (Murathan Mungan. buna karşılık beni mıncıklamalarına. oyalanır. Gurur duyardım. afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır. pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Annemin masasında. Annemi makamında daha çok severdim sanki. bense onu gözlerle izlerdim. Annemi makamında daha çok severdim sanki.. güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu.. Masası ve koltuğu vardı annemin. Gurur duyardım. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Pamukçuklar) Yukarıdaki parçada en az iki kelimeden oluşan ve koyu harflerle yazılmış olan kelime gruplarının ilk kelimelerinin yazılmadığını. oyalanır. Pencereden uzanır.. çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. Annemin masasında.... çoğu günler beni de yanında götürürdü.. son kelimelerin (isimlerin veya isim tamlamalarının) düşünelim: Annem belediye doktoruydu. çoğu günler beni de yanında götürürdü.. önümde mülkümmüş gibi uzanır. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Bahçe. Orada çocuk olmanın krallığını yaşar. Rüzgâr oyun arkadaşım olurdu.. haşarılıklarımın.. makaslar almalarına ses çıkarmazdım. SIFAT TAMLAMASI Tanımı Özellikleri SIFAT TAMLAMASI Annem belediye doktoruydu. Sağlık ocağında çalışır. önümde mülkümmüş gibi uzanır. Koca bahçe. ne boyutu? 197 .. buna karşılık beni mıncıklamalarına.. Kelime Grubu Hâlindeki Sıfatlar ..Mor mosmor bir yüz Yeşil yemyeşil tabiat Temiz tertemiz toplum Uzun upuzun araba 5. uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. ya da sevgim boyut kazanırdı. Sağlık ocağı Çocuk Makaslar Pamukçukları Rüzgâr Bahçe gözlerle çerçeveler Masası ve koltuğu Boyut nasıl bir sağlık ocağı? nasıl bir çocuk? nasıl makaslar? hangi pamukçuklar? nasıl bir rüzgâr? nasıl bir bahçe? nasıl gözler? nasıl çerçeveler? nasıl masa ve koltuk? hangi boyut. bense onu tasasız gözlerle izlerdim..

tasasız / gözler. ]Bütün sıfatlarla sıfat tamlaması yapılabilir: Niteleme Sıfatlarıyla Kocaman / bir masası ve koltuğu Koca / bahçe. Yüz yıl öncesine geri döndük. biçim. Tamlayan. yuvarlak masa. çalışkan öğrenci. asıl unsur sonda bulunur” kuralına göre açıklanabilir. yani sıfat yardımcı unsurdur. anlam her zaman ön plânda tutulmalıdır. tatlı su. Grubun vurgusu tamlayandadır. tamlanan sonda.. Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir / sağlık ocağı Tek / çocuk yanaklarımı pembeleştiren / makaslar uçuşan / pamukçuklar Kavakları silkeleyen / rüzgâr Koca / bahçe Tasasız / gözler Güzel / çerçeveler Kocaman / bir / masası ve koltuğu Başka / bir / boyut ]Sıfatla isim eksiz birleşir.İsim tamlamasında olduğu gibi sıfat tamlamasında da isimlerin (asıl unsur) tam olarak anlaşılması ve tanınması için onlardan önce bazı kelimeler getirerek anlamlarını nitelik ve nicelik yönünden tamamlarız. başhekim. Yani tamlama eki yoktur. İşaret sıfatlarıyla Bu soruyu kim cevaplayacak? Kitabı şu genç almıştı. tamlananın anlamını bütünler. Asıl sayı sıfatlarıyla Her gün iki saat ders çalışır. tamlanan. karabiber. ikincisine de tamlanan denir. başbakan. sayı ve yer bakımından nitelediği veya belirttiği kelime gruplarına sıfat tamlaması denir.. Kırık kalp. Beriki masaları da taşıdık. Tamlayan başta gelir. kesmişler. bir saat de kitap okurum. Türkiye nüfusunun yetmiş milyon olduğu söyleniyor. güzel / çerçeveler Mavi deniz.. O eşyaları nereye götürüyorsun? Öteki sorulara geçiniz. Bir ağaç bile bırakmamışlar. yani isim de asıl unsurdur.. İsim tamlamasında olduğu gibi sıfat tamlamasında da tamlananla tamlayanın nereden ayrılacağı iyice kavranmalı. Beş milyon ton patates 198 . Tamlayan. hareket. yakın arkadaş. renk. akciğer. Bu “Türkçede yardımcı unsur başta. serin serviler. Akdeniz. Tanımı Bir veya daha fazla sıfatın bir (veya daha fazla) ismi sayı. Özellikleri ]Sıfat tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan. durum.

dolayısıyla isimleşir... Soru sıfatlarıyla Nasıl kitaplardan hoşlanırsın? Kaç gün sonra geleceksin? Eve giderken hangi otobüse bineceğiz? Kaçıncı sınıfta okuyor? Ne gün geleceğini söyledi mi? Kaçar kişilik gruplar hâlinde gideceğiz? Kaçta kaç hisse istersin? Sıfat-fiillerle veya sıfat-fiil gruplarıyla Penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı yanaklarımı pembeleştiren / makaslar Kavakları silkeleyen / rüzgâr uçuşan / pamukçuklar mavileşen / manzara eserken yelken açmadığım / rüzgâr daha deniz görmemiş / bir çoban çocuğu gecenin bitmeğe yüz tuttuğu / an ]Sıfat ve zarfların anlamlarını. birtakım insanlar. Yavaş. özne) ]Birkaç sıfat. bir yaz günü.. (genç: isim.71[1] en tatlı... Sıra sayı sıfatlarıyla 77. 2 m kumaş. Belgisiz sıfatlarla kimi insanlar. 11’inci bölük. daha gösterişli. yıl. ikinci gelişimiz. Türkçede Söz Dizimi. birinci gün. 100 ton kömür. yarım ekmek.Sayıyla değil de diğer birimlerle ölçülen nesneler için 10 cm ip. birer gün arayla. arka arkaya sıralanarak bir ismi niteleyebilir veya belirtebilir: Karanlık.. (genç: sıfat) Genç. büyük. virgül konursa ilk kelime tek başına kalmış olur.21 199 . çeyrek (dörtte bir) ekmek.. birkaç kişi.. Genç adama gülümseyerek baktı. adama gülümseyerek baktı. Kesir sayı sıfatlarıyla Yüzde bir ihtimal. 3 kg şeker. tüm insanlar. Meselâ. miktar ve derece bakımından tamamlayan zarfların meydana getirdiği kelime grupları da birer sıfat tamlamasıdır. çok güzel. ellişer milyon. pek doğru. bütün varlıklar. Üleştirme sayı sıfatlarıyla İkişer elma. tatlı bir kadın sesi 71[1] Leylâ Karahan. korkutucu ve nemli bir evdi. her soru. yedişer kişi. ]Sıfat tamlamasında sıfatla isim arasına noktalama işareti konmaz. s. vakur.

.. Sabah ezanı okunurken başlayan yağmur. Üçler basamağı. birdenbire sağanak hâlini aldı. Gelecek Zaman C.. Durum Fiilleri 3.. ayakkabılar ]Tamlanan. 1453’ten sonra. İş ve Kılış Fiilleri 2. yaylalar. Tembeller başarılı olamaz. tepeler. o bölgenin coğrafî yapısını oluşturur. Hasta adamı hastahaneye yetiştiremediler ] Hastayı yetiştiremediler. Ek-fiil. ] Ağlayanlar bir gün güler. Çekimi ve Görevleri A. Sıfat tamlaması da başka bir sıfat tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olabilir: Seher musikisi Engin seher musikisi Bir engin seher musikisi Şu / gözlüklü adam Mum rengi / çehreler Yumuşak ve korkak / adımlar Bacalara takılan / şu beyaz bulutlar Ay ışığındaki / büyülü şeffaflık ve nur Koklamadan attığım / gül demeti ]Cümlede isim. Gençler ağaç dikiyor. Bu durumda bu sıfatlara adlaşmış sıfatlar denir: Ağlayan insanlar bir gün güler. ]Sıfat tamlamalarında eğer tamlanan zaten tamlayanın anlamında varsa düşürülür.. Bilinen Geçmiş Zaman b.]Aynı şekilde bir sıfat birden fazla isme ait olabilir: Yüksek dağlar. FİİLLER Tanım Fiillerin Cümle İçindeki Görevi Çekimli Fiilin Yapısındaki Unsurlar 1. Geçmiş Zaman a.. FİİLDE HAREKET 1. aratır ] Gelen gideni aratır. FİİLDE KİŞİ D. pençesinde sıkarak yükseldi. sıfat ve zarf olarak görev yaparlar. HABER (BİLDİRME) KİPLERİ 200 . FİİLDE ZAMAN 1. Pahalı elbiseler. Şimdiki Zaman 2. Öğrenilen Geçmiş Zaman 3. Bilinir ki o sıfat o isimden başkasına ait değildir. Oluş Fiilleri B. Gelen . Şahıs Ekleri 3. FİİLDE KİP I. Bu yumuşak ve pembe tenli avı. BASİT ZAMANLI ÇEKİMLER 1. tamlayan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir. giden . Kök ve Gövde 2.

DİLEK KİPLERİ a. Geçişli Fiil b. Emir Kipi II. Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller Deyimlerin özellikleri FİİLİMSİLER 1. EK-FİİL ve BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER EK-FİİL BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER 1. Rivayet birleşik zamanı 3. FİİL KİPLERİNDE ANLAM KAYMASI F. Gelecek Zaman e.a. SIFAT-FİİLLER (ORTAÇLAR) 3. Basit Fiiller 2. Öğrenilen (miş’li) Geçmiş Zaman c. ZARF-FİİLLER (ULAÇLAR) a. Dilek-Şart Kipi d. Şart birleşik zamanı E. Bilinen (di’li) Geçmiş Zaman Kipi b. Başlama Ulaçları e. Zaman Ulaçları d. Etken Fiil b. Bitirme Ulaçları FİİLLER 201 .Bağlama Ulacı b. Ettirgen Fiil YARDIMCI FİİLLER YAPI BAKIMINDAN FİİLLER 1. Durum Ulaçları c. Kurallı Birleşik Fiiller ] Fiil + yardımcı fiil Yeterlik Fiili Tezlik Fiili Sürerlik Fiili Yaklaşma Fiili ] Fiilimsi + Fiil ] Fiilimsi + yardımcı fiil ] Fiil + yardımcı fiil ] Fiil + yardımcı fiil ] İsim + yardımcı fiil b. Gereklilik Kipi b. Şimdiki Zaman d. Geniş Zaman 2. Dönüşlü Fiil d. Öznelerine Göre Fiil Çatıları a. İSİM-FİİLLER 2. Geçişsiz Fiil c. Nedenlik Ulaçları f. FİİLDE ÇATI 1. Nesnelerine Göre Fiil Çatıları a. Türemiş Fiiller 3. Hikâye birleşik zamanı 2. İstek Kipi c. Oldurgan Fiil d. Birleşik Fiiller a. İşteş Fiil 2. Edilgen Fiil c.

. Bu ekler atıldığında geriye sadece fiil kalır. ama birleşik çekimlerde zaman ekleriyle şahıs ekleri arasına birleşik zaman eki getirilir. O zamanlar. arkamı döndüğüm büyük salon. hayat çoğu zaman bir sıkıntıdır. oluşları. "Bu gidişle bu kar iyice tutacak. "Yine o kâğıt helvacı geldi Nişantaşı'nın köşesine!" derdim ben de öteki pencereden tramvay caddesine bakarken. gelip geçenlere. bu ekler çıkarılarak çekimlenirler. sehpalar. dinle. eski sandıklar. Mastar fiil kök veya gövdesinin “-mEk. Fiiller dilin temel kelimeleridir. Babam. Pencereden Bakmak) Tanım Yukarıdaki parçada altı çizili kelimeler. Pazarları amcamlar. babaannemin katına çıkar. Çocukluğumda bu sıkıntıya karşı ya radyo dinlenirdi ya da pencereden dışarıya. Bu fiiller artık zamana ve şahsa göre çekimlenmeye hazırdır. biliriz. Biz şimdilik basit zamanlı çekimleri göreceğiz. Fiiller mastarları ile isimlendirilirler. orada annemler. amcamların kalabalığı içinde olmaktan öylesine mutlu olurdum ki gözümün önünde. karşı apartman dairelerinin içine bakılırdı.. babaannem pencereden bakarken yaptıkları gibi. ama bana bizim katlardan daha da karanlıkmış gibi gelirdi. çıkar. üzeri çerçeveli fotoğraflarla dolu kuyruklu bir koca piyano ve diğer eşyalarla tıkış tıkış doldurulmuş havasız odalar sürekli toz koktuğu için öyle gelirdi bana. sokağa. sabahtan beri atıştıran kara pencereden bakarken. okumuş. tutacak. yengemler. başlandı. öğle yemeklerini hep birlikte yerdik. 1958'de Türkiye'de daha televizyon yoktu. hazırlanmakta olan uzun yemek sofrasının üzerindeki kristal avizenin soluk lambaları canlanırdı. -mE. Pencereden bakmak öylesine temel bir alışkanlıktı ki. durumları zamana ve kişiye bağlı olarak anlatmada kullanılan kelimelere fiil denir. halamlar ve biz aşağı katlardaki dairelerden yukarıya. yapmakta olduğunu ya da yapacağını göstermektedir.. hangi şahsın ne zaman ne yaptığını. yazıyor. amcam. kısaca fiillerin zamana ve şahsa göre yargı bildirecek hâle getirilmesine de fiil çekimi denir. konuşalım. tıpkı İstanbul sinemalarında gösterilmesi üç-beş yıl alan Hollywood'un efsane filmlerinden söz ederken yapıldığı gibi "daha gelmedi" denirdi iyimserlikle. Pencereden bakıp yemeğin sofraya konmasını beklerken." derdi meselâ halam. -İş” ekleri getirilerek yapılan fiil adları. şahıs ve zaman kavramı taşımazlar. Hiç açılmayan balkon kapılarının kenarlarından korkutucu gölgelerle sarkan tüller ve perdeler yüzünden belki. televizyon Türkiye'ye geldiğinde ona pencereden dışarı bakar gibi bakılmaya başlandı. Fiillerin sonuna “mE. (Orhan Pamuk. lenduha masalar. düşünmez.Seyredilecek bir şey ve dinlenilecek bir hikâye yoksa. Babaannemin salonu bütün öteki katlar gibi yarı karanlık olurdu. Fiil kök ve gövdelerinin. sormalısın. Geldim. televizyon seyrederken de birbirlerinin yüzüne hiç bakmadan konuşup kavga ederler. Fiil kipleri bittikten sonra birleşik zamanlı çekimleri de öğreneceğiz. varlıkların yaptıkları veya etkilendikleri işleri. -mEk. İşte bu şekilde. hareketleri. İş” eklerini almış hâlidir. Belki de sedef kakmalı paravanalar. Ama "yok" denmez.. Fiile çekimleri ikiye ayrılır: Basit (yalın) zamanlı çekimler ve birleşik zamanlı çekimler Basit çekimlerde sadece zaman ve şahıs ekleri vardır. Fakat bu adlar. Sevme sevdik 202 . tıpkı pencereden dışarı bakarken yaptıkları gibi gördüklerini birbirlerine anlatırlardı. Her fiilin bir adı vardır. denirdi. kılışları.

İş ve Kılış Fiilleri Öznenin iradesiyle. Şimdiki Zaman 203 . B. susmak.. öznenin nesneyi etkilediğini ve o nesnenin de etkilendiğini gösteren fiillerdir. yani bir durumdan başka bir duruma geçildiğini veya geçilmekte olduğunu bildirirler. ölmek. Çekimi ve Görevleri Filleri ve fiilden türemiş kelimeleri anlam ve yapı bakımından inceleyelim: A. yapıldığını. Dilimizde üç temel zaman vardır: 1. Birçoğu. açmak. anlatmak. Uyumak. Daha çok “kendiliğinden olma” söz konusudur. Zaman. Durum Fiilleri Öznenin süreklilik gösteren bir durumunu anlatan fiillerdir. FİİLDE HAREKET Fiilde hareket. silmek. öznenin iradesi dışında gerçekleşir. Gerçekleşmelerinde öznenin doğrudan etkisi yoktur.. büyümek. Bu fiiller geçişlidir. yazmak. Kök ve Gövde 2. 2. durumun. Geçişsizdirler. bir nesne üzerinde gerçekleşen. uyanmak. bayatlamak. uzamak. Zaten bu bakımdan iş ve kılış bildirirler. fiilin temel anlamını ifade eder. yeşermek. işin gerçekleştiği ya da gerçekleşeceği zamanı da belirtirler.. bilmek. görmek. Ek-fiil. yatmak. yani çoğunlukla nesne almazlar. uzanmak. Şahıs Ekleri 3.. yani nesne alarak kullanılırlar. Solmak. oluşun. Fiiller taşıdıkları temel anlamlara göre türlere ayrılırlar: Fiilin temel anlamı harekettir.Kalkış Hoşgörmek kalktı hoşgörelim Fiillerin Cümle İçindeki Görevi Çekimli Fiilin Yapısındaki Unsurlar 1. FİİLDE ZAMAN Fiiller bir yargıyı iletirken hareketin.. kılışın. Bu fiillerin bitmeleri için başka herhangi bir fiilin başlaması gerekir. Oluş Fiilleri Bunlar da bir nitelik değişikliği. Hareketin anlam yönünden üç yönü vardır. 3.. yapılmakta olduğunu veya yapılacağını vb. oturmak. 1. Durum fiillerinde özne durağan hâldedir. bu yüzden fiil çekiminde. Taşımak. haber veren soyut kavramdır. Bunlar genellikle geçişsizdir.

b. içinde bulunulan zamanda gerçekleştiğini ya da gerçekleştirildiğini anlatır. içinde bulunulan zamandan önce gerçekleştiğini bildirir. Fiillerde üç “kişi” vardır: Birinci kişi(ler) anlatan. haber veren. Gelecek Zaman Fiilin. Yani önce fiillin zaman veya tasarı ifade eden bir çekimi yapılır. içinde yaşanılan zamandan sonra gerçekleşeceğini. Böylece “zaman” sayısı beşe yükselmiş olur. 2. 3.. Bu ekler. Türkçenin sondan eklemeli bir dil oluşunun göstergesidir. a. C. fiilin her zaman yapıldığını bildirdiği için yukarıdaki bütün zamanları kapsar. fiillere. Bu “zaman”lara basit ya da ana zaman denir. sonra onun hangi şahsa bağlı olduğunun belirtilmesi için şahıs ekleri getirilir. Kişileri. çekimlenmiş. Bu ana zamanların dışında bir de geniş zaman vardır ki bu. Bilinen ve öğrenilen olmak üzere ikiye ayrılır. Öğrenilen Geçmiş Zaman Öznenin görmediği. İkinci kişi(ler) dinleyen. zaman ve dilek kip eklerinden sonra gelir. FİİLDE KİŞİ Fiildeki hareketi gerçekleştiren ya da o hareketin içinde bulunan varlığa fiildeki kişi denir. ancak başkasından duyarak anlattığı fiilleri bildirir. Geçmiş Zaman Fiilin. şimdilik tasarı hâlinde olduğunu bildirir. konuşan. Fiilin. Bu. Bu eklerin üzerine tekrar bazı haber veya dilek kip ekleri getirilerek birleşik zamanlar oluşturulur. yaşamadığı. başka bir ifadeyle yukarıdaki zamanların tümü geniş zamanı oluşturur. emir alan(lar) Üçüncü kişi(ler) kendisinden bahsedilenler(ler) Aşağıdaki tabloda kişi eklerinin fiillere ne şekilde ekleneceği gösterilmiştir: Öğrenilen geçmiş Bilinen zaman.. söyleyen.İçinde bulunulan zamandır. Bilinen Geçmiş Zaman Öznenin bizzat gördüğü veya yaşadığı fiilleri bildirir. soran(lar). Bu “zaman”ları çekimli fiillerde zaman (haber kipi) ekleri temsil eder. isteyen. yani şahsa ve zamana bağlı olarak bir yargı bildiren fiillerin sonundaki ekler temsil eder. geçmiş şimdiki zaman ve zaman ve şart kipi gereklilik İstek kipi Emir Kipi için kipi için için için 204 .

1. tekil kişi 2. tekil kişi 3. tekil kişi 1. çoğul kişi 2. çoğul kişi 3. çoğul kişi

-m -n --k -niz -ler

-im -sin --iz -siniz -ler

-im -sin --lim -siniz -ler

---sin --in(iz) -sinler

Yukarıdaki tabloya dikkat edilecek olursa bazı şahıs eklerinin birkaç şekilde kullanılabildiği görülecektir. Bunlar fiil çekim örneklerinde daha anlaşılır bir şekilde incelenecektir. Not: Bu şahıs ekleri tek tek öğrenilmez. Çekimli filler eklerine ayrılırken kendiliğinden ortaya çıkarlar. D. FİİLDE KİP Fiiller, zaman ve anlam özelliklerine göre türlü ekler alarak değişik biçimlerde kullanılırlar. Bu kullanılış biçimlerinin her birine kip denir. Kip, fiillerin zaman, şahıs, tekillik ve çoğulluk bildiren şekilleridir. Bunların yanında olumsuzluk ve soru biçimleri de vardır, ama bu ikisi zaten var olan kiplerin olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz soru şeklinde kullanımlarıdır, o kadar. Fiiller kip yönünden ikiye ayrılır: Haber (bildirme) kipleri ve istek kipleri I. BASİT ZAMANLI ÇEKİMLER Fiillerin basit zamanlı çekimleri sadece bir tek kip eki içerir. Yapılışı şöyledir: fiil + kip eki + şahıs eki (gel-di-k vb.) Kipler, kip ekleri ve çekim örnekleri aşağıda verilmiştir: 1. HABER (BİLDİRME) KİPLERİ Zaman kavramı taşıyan kiplerdir, yani zaman ekleriyle yapılırlar. Taşıdıkları bu zaman eklerine göre beşe ayrılır: a. Bilinen (di’li) Geçmiş Zaman Kipi Fiile (kök veya gövde) “–di” eki getirilerek yapılır. Bu ek bilinen geçmiş zaman ifade eder. ]Uzak ya da yakın geçmişte yapılan ve tamamlanan işleri kesinliğe bağlayarak anlatır. Araştırmalarını geçen yıl kitaplaştırarak yayımladı. Saat kaçta ve nerede buluşacağımızı şimdi hatırladım. Konular ayrıntılarıyla görüşüldü ]Kişi, kişiler ya da tarih tarafından bilinen olaylar anlatılır. 1908’de ikinci Meşrutiyet ilân edildi. Türklere Anadolu’nun kapılarını Alparslan açtı. Çekimi:

205

Olumlu: Gel-di-m, Gel-di-n, Gel-di, Gel-di-k, Gel-di-niz, Gel-di-ler Olumsuz: Gel-me-di-m, Gel-me-di-n, Gel-me-di, Gel-me-di-k, Gel-me-di-niz, Gel-me-di-ler Olumlu soru: Gel-di-m mi?, Gel-di-n mi?, Gel-di mi?, Gel-di-k mi?, Gel-di-niz mi?, Gel-di-ler mi? Olumsuz soru: Gel-me-di-m mi?, Gel-me-di-n mi?, Gel-me-di mi?, Gel-me-di-k mi?, Gel-me-di-niz mi?, Gel-me-di-ler mi? b. Öğrenilen (miş’li) Geçmiş Zaman Fiile “-mİş” eki getirilerek yapılır. ]Bu ek ve bu çekim, yapılan işin görülmediğini, duyulduğunu, öğrenildiğini ifade eder. Depremzedelere gönderilen yardımları engellemişler. Atalarımız bizlere güvenmiş de bu vatanı emanet etmişler. Annemin anlattığına göre ben bir yaşında yürümeye başlamışım. ]Farkında olunmayan ya da sonradan fark edilen fiilleri anlatır: Okula giderken otobüste uyumuşum. Bir de baktım ki okul durağını geçmişiz. ]Bir işle, oluşla ilgili kişisel görüş bildirir: Yemek güzel olmuş; ellerin dert görmesin. ]Masallarda kullanılır: Bir varmış, bir yokmuş. Az gitmiş uz gitmiş. Çekimi: Olumlu Gel-miş-im Gel-miş-sin Gel-miş Gel-miş-iz Gel-miş-siniz Gel-miş-ler Olumsuz Gel-me-miş-im Gel-me-miş-sin Gel-me-miş Gel-me-miş-iz Gel-me-miş-siniz Gel-me-miş-ler Olumlu soru Gel-miş miyim? Gel-miş misin?

206

Gel-miş mi? Gel-miş miyiz? Gel-miş misiniz? Gel-miş-ler mi? Olumsuz soru Gel-me-miş miyim? Gel-me-miş misin? Gel-me-miş mi? Gel-me-miş miyiz? Gel-me-miş misiniz? Gel-me-miş-ler mi? c. Şimdiki Zaman Fiile “-(İ)-yor” eki getirilerek yapılır. Ünsüzle biten fiile “İ” yardımcı ünlüsüyle birlikte; ünlüyle bitenlere tek başına getirilir: Oku-yor gel-i-yor

]Belirtilen işin, oluşun vb. içinde bulunulan zamanda yapılmakta olduğunu ifade eder. Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. ]Bu çekimden sonra “-dir” bildirme eki kullanılırsa olasılık anlamı katılmış olur: O şimdi mışıl mışıl uyuyordur. ]Bu ekin yerini “-mek-te” ekleri alabilir: Gördüğün gibi dinleniyoruz dinlenmekteyiz. Çekimi: Olumlu Gel-i-yor-um Gel-i-yor-sun Gel-i-yor Gel-i-yor-uz Gel-i-yor-sunuz Gel-i-yor-lar Olumsuz Gel-mi-yor-um Gel-mi-yor-sun Gel-mi-yor Gel-mi-yor-uz Gel-mi-yor-sunuz Gel-mi-yor-lar d. Gelecek Zaman Fiile “-EcEk” eki getirilerek yapılır. Olumlu soru Gel-i-yor muyum? Gel-i-yor musun? Gel-i-yor mu? Gel-i-yor muyuz? Gel-i-yor musunuz? Gel-i-yor-lar mı? Olumsuz soru Gel-mi-yor muyum? Gel-mi-yor musun? Gel-mi-yor mu? Gel-mi-yor muyuz? Gel-mi-yor musunuz? Gel-mi-yor-lar mı?

207

]İşin gelecekte yapılacağını bildirir. Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Sisler utanacak, eğilecek Ağzının ucundan öpeceğim Saçına kalbimi takacağım Avcunda bir şiir büyüyecek Nerede olduğumu bileceğim (Atilla İlhan; Rüzgâr Gülü) ]“-dir” bildirme ekiyle birlikte kullanıldığında kesinlik anlamı katar. Yarınki maç saat 14:00’te yapılacaktır. Çekimi: Gel-eceğ-im Gel-ecek-sin Gel-ecek Gel-eceğ-iz Gel-ecek-siniz Gel-ecek-ler Gel-me-y-eceğ-im Gel-me-y-ecek-sin Gel-me-y-ecek Gel-me-y-eceğ-iz Gel-me-y-ecek-siniz Gel-me-y-ecek-ler Gel-ecek miyim? Gel-ecek misin? Gel-ecek mi? Gel-ecek miyiz? Gel-ecek misiniz? Gel-ecek-ler mi? Gel-me-y-ecek miyim? Gel-me-y-ecek misin? Gel-me-y-ecek mi? Gel-me-y-ecek miyiz? Gel-me-y-ecek misiniz? Gel-me-y-ecek-ler mi?

e. Geniş Zaman Fiil kök veya gövdesine “-°r” eki getirilerek söz konusu olan işin vb. geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanların tümüne ait olduğunun, yani her zaman tekrarlandığı bildirir. Seni ancak ebediyyetler eder istiab. Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Geniş zamanın olumsuz çekiminde bu ekin kullanımı biraz izah gerektirir. Bazı şahıslarda olumsuzluk ekinden sonra geniş zaman eki gelmezken bazılarında da “z” olarak kullanılır: Gel-i-r-im Gel-i-r-sin Gel-i-r Gel-i-r-iz Gel-i-r-siniz Gel-i-r-ler gel-me-m gel-me-z-sin gel-me-z gel-me-y-iz gel-me-z-siniz gel-me-z-ler ek yok z z ek yok z z

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

208

Gereklilik Kipi Fiile “-mElİ eki getirilerek yapılır. Gel-meli mi-y-im? Gel-meli misin? Gel-meli. Bütün bunların üstüne Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli Adın kurtuluştur ama söylememeliyim Can kuşum umudum canım sevgilim. İstek Kipi Fiile “-E” eki getirilerek yapılır.Çekimi: Gel-i-r-im Gel-i-r-sin Gel-i-r Gel-i-r-iz Gel-i-r-siniz Gel-i-r-ler Gel-me-m Gel-me-z-sin Gel-me-z Gel-me-y-iz Gel-me-z-siniz Gel-me-z-ler Gel-i-r miyim? Gel-i-r misin? Gel-i-r mi? Gel-i-r miyiz? Gel-i-r misiniz? Gel-i-r-ler mi? Gel-me-z miyim? Gel-me-z misin? Gel-me-z mi? Gel-me-z miyiz? Gel-me-z misiniz? Gel-me-z-ler mi? 2.mi? Gel-meli mi-y-iz ? Gel-meli mi-siniz? Gel-meli-ler mi? Gel-me-meli mi-y-im? Gel-me-meli misin? Gel-me-meli. Dilek kipleri dörde ayrılır: a. icap eder” anlamlarını verir. fiillere dilek anlamı katan kiplerdir.mi? Gel-me-meli mi-y-iz ? Gel-me-meli mi-siniz? Gel-me-meli-ler mi? 209 . Belirtilen işin yapılması gerektiğini bildirir. DİLEK KİPLERİ Dilek kipleri. gerek. Çekimi Gel-meli-y-im Gel-meli-sin Gel-meli Gel-meli-y-iz Gel-meli-siniz Gel-meli-ler Gel-me-meli-y-im Gel-me-meli-sin Gel-me-meli Gel-me-meli-y-iz Gel-me-meli-siniz Gel-me-meli-ler b. “lâzım. Fiilin yapılmasının istendiğini bildirir. Ama hepsinde de pek belirgin olmayan bir gelecek zaman anlamı vardır. Fiilin zamanını bildirmezler.

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem. Bu durumda bu eki alan fiil yüklemdir. Fiilin yapılması dileğini bildirir. Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına. bürünmüş kanına. Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına. Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan. Çekimi Gel-e-y-im Gel-e-sin Gel-e Gel-e-lim Gel-e-siniz Gel-e-ler Gel-me-y-e-y-im Gel-me-y-e-sin Gel-me-y-e Gel-me-y-e-lim Gel-me-y-e-siniz Gel-me-y-e-ler c.Bende yok sabr ü sükûn sende vefadan zerre İki yoktan ne çıkar fikr idelim bir kerre Güneş ufuktan şimdi doğar Yürüyelim arkadaşlar Nereye dikilmek istersen Söyle seni oraya dikeyim! Hep senünçündür benim dünyâ cefasın çektiğim Yoksa ömrüm varı sensiz neyleyim dünyâyı ben (Ünlüyle biten fillerin 1. Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. Dilek-Şart Kipi Fiile “-sE” eki getirilerek yapılır. rida namiyle. Kurşunlara gelesin. Sen bu avizenin altında. Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle. tekil şahıs çekiminde heceden tasarruf edilebilmektedir: Gelmeyeyim gelmeyim Okumayayım okumayım Neyleyeyim neyleyim (Beddua amaçlı da kullanılabilir. taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına. Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem. Gel-e-y-im mi? --Gel-e-lim mi? --Gel-me-e-y-e-yim mi? --Gel-me-e-ye-lim mi? --- 210 . Sonra gök kubbeyi alsam da. "Bu.

Sana gelmez bu ufuklar. Beyaz bulutların ardından Gelse altın ışıklı bir yaz. Bu durumda bu eki alan fiil yan cümlenin yüklemidir. Ey Maraşlı Şeyhoğlu. Renklerle çözülse geceler. AÇSAM RÜZGARA Orhan Veli Ne hoş. Bir fiilin gerçekleşmesi koşulunu bildirir. Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.. Ne hoş deniz deniz dolaşmak Düşünceler gibi başıboş. büyük ve beyaz. ne hoş. Dolaşsam ben de deniz deniz Ve bir sabah vakti.. İller.Tüllenen mağribi. Versem kendimi bütün bütün Bir yelkenli olup engine. Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur Ne zaman seni düşünsem Bir ceylan su içmeye iner Çayırları büyürken görürüm (İlhan Berk) Sen ki. ey Tanrım. kıtalar aşmak. Açsam rüzgâra yelkenimi. Kansam bir an güzelliğine Kuşlar gibi serseri ömrün. Bilmese tadını kederin Bu her âlemden uzak ada. a'sara gömülsen taşacaksın. Doldursa içimi orada Baygın kokusu iğdelerin.. Heyhat. kimsesiz Bir limanda bulsam kendimi. seni almaz bu cihat.. ey güzel Tanrım. Mercan adalarda bir liman.. göller. Bir limanda... evliyalar adağı Bahtına lânet olsun aşmadıysan bu dağı Çekimi: Gel-se-m Gel-se-n Gel-se Gel-se-k Gel-se-niz Gel-se-ler Gel-me-se-m Gel-me-se-n Gel-me-se Gel-me-se-k Gel-me-se-niz 211 . Ne hoş. Nar bahçelerinde geçse gün.. ne hoş Mavilerde sefer etmek! Bir sahilden çözülüp gitmek Düşünceler gibi başıboş.. Konsa rüya dolu köşkümün Çiçekli dalına serçeler. Her gün aheste mavnaların Görsem açıktan geçişini Ve her akşam dizilişini Ufukta mermer adaların. akşamları sarsam yarana.

Gel-me-se-ler Gel-se-m mi? Gel-se-n mi? Gel-se mi? Gel-se-k mi? Gel-se-niz mi? Gel-se-ler mi? Gel-me-se-m mi? Gel-me-se-n mi? Gel-me-se mi? Gel-me-se-k mi? Gel-me-se-niz mi? Gel-me-se-ler mi? 212 .

Fiilin yapılmasını emir biçiminde bildirir.. Allah’ım bizi affet! Peki. 1. çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül. sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Çatma. şahısların çekimi yoktur. Oraya otur ve yerinden kalkma. Çekimi -Gel Gel-sin -Gel-in(iz) Gel-sin-ler -Gel-me Gel-me-sin -Gel-me-y-(in)iz Gel-me-sin-ler --Gel-sin mi? --Gel-sin-ler mi? --Gel-me-sin mi? --Gel-me-sin-ler mi? . istek anlamları da taşır. Emir Kipi Eki yoktur. öyle olsun. Korkma. Bu raporu akşama kadar yetiştir.d. Her şey gönlünüzce olsun. Bazen dilek. kurban olayım..

şartı: biliyor idik biliyorduk biliyor imişiz biliyormuşuz biliyor isek biliyorsak gelecek zamanın hikâyesi.Buraya kadar fiillerin basit zamanlı (tek kipe göre) çekimlerini yaptık fiillerin bir de birleşik zamanlı çekimleri vardır ki bundan önce birleşik zamanlı çekimleri yapmaya yarayan ek-fiili öğrenmek yerinde olacaktır. rivayeti. “imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. şartı: alacak idik alacaktık alacak imiş alacakmış alacak isen alacaksan geniş zamanın hikâyesi. “di”li geçmiş zamanın hikâyesi. rivayeti. II. Ek-fiilin geniş zamanı Şahıs eki 214 . şart birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlar. rivayeti. rivayeti: bula idi bulaydı ala imiş alaymış gereklilik kipinin hikâyesi. şartı: sever idi severdi sever imişler severmişler sever iseler severlerse dilek-şart kipinin hikâyesi. rivayeti ve şartı: yazmalı idik yazmalıydık çizmeli imişiz çizmeliymişiz sürmeli iseler sürmeliyseler veya sürmelilerse Dikkat Ben iyi bir okurum. şartı: gelmiş idi gelmişti gelmiş imiş gelmişmiş gelmiş ise gelmişse şimdiki zamanın hikâyesi. EK-FİİL ve BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER EK-FİİL İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını ve basit zamanlı fiil çekimlerinin birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlayan fiildir. rivayeti. Burada birleşik zamanlı çekim yapma görevinden bahsedeceğiz. şartı: geldi idim geldiydim geldi isek geldiysek -miş’li geçmiş zamanın hikâyesi. Hep iyi kitaplar okurum. rivayet. rivayeti: gitse idim gitseydim gitse imiş gitseymiş istek kipinin hikâyesi. Genellikle bitişik yazılır. Fiillerin hikâye.

“imiş” ek-fiili de genellikle bitişik yazıldığı için “i” düşer ve “-mİş” hâlini alır. 2. imiş. fiil + kip eki + şahıs eki (gel-di-k vb.) olur Üçüncü çoğul şahıslarda genellikle fiil + kip eki + şahıs eki + birleşik zaman eki (gel-i-yor-lar-dı vb. gel-meli-y-miş-sin. gel-i-yor-muş-sun. Rivayet birleşik zamanı Emir ve bilinen geçmiş zaman çekimleri hariç diğer basit zamanlı çekimlerin rivayet birleşik zamanlı çekimleri vardır. “idi. gel-ecek-miş-sin. 215 . gel-miş-ti-m.------Bu birleşik çekim.) olur Üç birleşik zaman vardır: Hikâye birleşik zamanı Rivayet birleşik zamanı Şart birleşik zamanı “-Dİ” ekiyle yapılır “-mİş” ekiyle yapılır “-sE” ekiyle yapılır ←idi ←imiş ←ise Aslında bu ekler ek-fiilin üç zamana göre çekimlenmesinden başka bir şey değildir. gel-i-yor-du-m. gel-se-y-di-m. Hikâye birleşik zamanı Emir çekimi hariç bütün basit zamanlı çekimlerin hikâye birleşik zamanlı çekimleri vardır. gel-e-y-miş-sin.Benim okurum anlayışlıdır. --------Bu birleşik çekim.). gel-ecek-ti-m. ----. çekimlerine de birleşik zamanlı çekimler denir. basit zamanlı çekimleri yaparken kullandığımız bilinen ve öğrenilen geçmiş zamanla şarta ait eklerin “imek” fiiline eklenmesiyle oluşmuştur. birleşik zamanlı çekimlerde fiil + kip eki + birleşik zaman eki + şahıs eki (gel-miş-ti-niz vb. basit zamanla belirtilen işin bilinen geçmiş zamana ait olduğunu gösterir. Bu fiillerde kesinlik yoktur. ise”. gel-se-y-miş-sin. gel-e-y-di-m. gel-di-y-di-m. “idi” ek-fiili de genellikle bitişik yazıldığı için “i” düşer ve “-dİ” hâlini alır. Birleşik zamanlı çekimlerde sonradan eklenen haber veya dilek ki ekleri asıl zamanı kendi üzerlerine alırlar. Öğrenciydi Uyuyordu Öğrenciymiş Uyuyormuş Öğrenciyse Uyuyorsa BİRLEŞİK ZAMANLI ÇEKİMLER İlgi eki ve iyelik eki ek-fiil çekimi birleşik çekim ek-fiil birleşik zaman ek-fiil birleşik zaman Fiillerin basit zamanlı çekimleri sadece bir tek kip eki içerir. İşte çekimi iki kip ekiyle yapılmış olan bu fiillere birleşik zamanlı fiiller. Tek kip ekiyle çekimlenmiş fiillerin sonuna “idi” ek-fiili getirilerek yapılır. Daha sonra “i” düşer. basit zamanla belirtilen işin öğrenilen geçmiş zamana ait olduğunu gösterir. gel-miş-miş-sin. Bu birleşik zamanları oluşturan eklerin hangi asıl (basit) zamanlı çekimlere gelebileceği aşağıda gösterilmiştir: 1. gel-i-r-miş-sin. Tek kip ekiyle çekimlenmiş fiillerin sonuna “imiş” ek-fiili getirilerek yapılır. gel-i-r-di-m. Hâlbuki dilimizde iki kip eki üst üste gelebilir. gel-meli-y-di-m. Yapılışı şöyledir: Basit zamanlı çekimlerde.

(olmalı) ]Bilinen geçmiş yerine istek Dışarı çıkınca bir de ne göreyim! Onu karşımda görmeyeyim mi! 216 . basit zamanla belirtilen işin bilinen şarta bağlı olduğunu gösterir. (biliyorum) Başkan Bey. (inmiş) ]Şimdiki zaman yerine geniş zaman Ben onun ne istediğini bilirim. gel-i-yor-sa. (uğrar) ]Emir yerine gelecek zaman: Bu kitabı bir haftada okuyacaksın! (oku) ]Gereklilik yerine gelecek zaman: Sıkıntın çalışmandan olacak. gel-meli-y-se. ----. FİİL KİPLERİNDE ANLAM KAYMASI Fiil çekimlerinde bir zaman ekinin başka bir zaman eki yerine kullanılmasına. Anlam kaymasında hangi kipin hangisinin yerine kullanıldığı bazen anlaşılmayabilir. evrakı isterler. Sevinecek ]Emir yerine geniş zaman: Sabah erkenden kalkar. (gideceğim) ]Geniş zaman yerine şimdiki zaman: Her zaman buraya uğruyor. Tek kip ekiyle çekimlenmiş fiillerin sonuna “ise” ek-fiili getirilerek yapılır. (koştum) ]Gelecek zaman yerine şimdiki zaman: Birkaç gün sonra Ankara’ya gidiyorum. (kalk. hazırla) ]Bilinen geçmiş zaman yerine şimdiki zaman: Duyar duymaz olay yerine koşuyorum. (davrandı/başardı) ]Öğrenilen geçmiş zaman yerine geniş zaman Hoca bir gün pazara iner. E. yani fiilin bir zamana göre çekimlenip de başka bir zamanı kastetmesine fiilde anlam kayması denir. gel-di-y-se. gel-miş-se. (istiyor) ]Gelecek zaman yerine geniş zaman Babam bu habere çok sevinir.. “ise” ek-fiili de genellikle bitişik yazıldığı için “i” düşer ve “-sE” hâlini alır. gel-ecek-se. gel-i-r-se. Bunu da önceki ve sonraki cümlelere bakarak anlamalıyız. ---.3.. Anlam kayması şu kipler arasında olur: ]Bilinen geçmiş zaman yerine geniş zaman: Başarmak için azimli davranır ve sonunda başarır. Şart birleşik zamanı Emir. çantanı hazırlarsın. dilek-şart ve istek çekimleri hariç diğer basit zamanlı çekimlerin şart birleşik zamanlı çekimleri vardır. Fiili bir başka fiilin koşulu yapar. -----Bu birleşik çekim.

ne aramıştınız?(arıyorsunuz) F. ]İşi başkalarıyla birlikte ya da karşılıklı yapabilir. On dakika içinde bu eşyalar taşınmalı. Fiil çatılarının oluşmasında hem fiilin anlamı hem de aldığı yapım eki önemlidir. kimin kırdığı belli değil Okuyan belli değil Gel! Taşınsın! Fiile “-ol. FİİLDE ÇATI Fiillerin özne ve nesneye bağlı olarak kazandığı anlama ve girdiği biçime çatı denir. hareketi. kurtulabilirsen. Çatılarına göre fiiller şunlardır: 1. 217 . çocuktan kendisini karşı tarafa geçirmesini istedi. sadece fiil cümlelerinde aranan bir özelliktir. Bu fiiller geçişli de olabilir geçişsiz de. b. İşin içinden çık çıkabilirsen. Özne gerçek öznedir. işten nesnenin ve öznenin nasıl etkilendiğine göre çatılar ayrılırlar. Ev satıldı. ]İstek yerine emir Her şey gönlünce olsun Allah yardımcınız olsun. Etken Fiil Etken fiilin belirttiği işi. ]Şimdiki zaman yerine miş’li geçmiş zamanın hikâyesi: Buyurun. durumu ve kılışı yapan öznenin kendisidir. belirtilen işin nasıl yapıldığına. ]Başkasının yaptığı işten etkilenebilir. Dilimizde tüm fiiller kök hâlinde iken etkendir. (gösterin) ]Emir yerine gereklilik Yarın daha erken gelmelisin. Öznenin fiille şu ilişkileri olabilir: ]Özene fiilde anlatılan işi kendisi yapabilir. İsim cümlelerinde hâliyle olmaz. özne ve nesne alıp almamalarına. gücü yetmeme yerine emir Bu adamdan kurtul. Cam kırıldı Bir bildiri okundu.]Emir yerine istek: İşimize gereken ciddiyeti gösterelim. ]İşi kendisi yapıp yine ondan kendisi etkilenebilir. Öznelerine Göre Fiil Çatıları Bu başlık altındaki fiillerde özne ve fiil arasındaki ilişki göz önüne alınır. Edilgen Fiil Gerçek öznesi söylenmeyen (ve bilinmeyen) fiillerdir. Fiiller. -on” ekleri getirilerek yapılır. oluşu. ]Yetersizlik. a. Yaşlı nine. Çatı. Çocuk da öğrenciliğin verdiği bir bilinçle seve seve ona yardım etti.

Tabiat olayları ile ilgili dönüşlü fiillerde “yapma” anlamı yerine “kendi kendine olma” anlamı vardır. Sıcaklardan dolayı gölün suyu çekildi. Hırsızlar polis tarafından yakalanamadı. Yarın pikniğe gidilecek. Yani fiili yan da ondan etkilenen de öznedir. Bu fiiller nesne alamazlar. Dönüşlü Fiil Öznenin işi yaparken aynı zamanda o işten etkilendiğini gösteren fiillerdir. Havalar ısınınca buzlar çözüldü. Öğleye doğru hava açıldı. Bu tür fiillerin öznesi sözde öznedir. geçişsizdirler. Sabaha kadar kurşun sıkıldı. Trafik polisini görünce adam tutuştu. ama asıl özne söylenmemiştir. c. Karlar tepelere doğru çekildi. İşteş Fiil dönüşlü edilgen 218 . Birazdan sakinleşir. Kızlar süslendi. d. Nesne yoktur. Burada kalınacak. Bazı cümlelerde işi yapan “tarafından” sözüyle ya da “-cE” ekiyle belirtilebilir. -on” ekleri getirilerek yapılır. Özne gerçek öznedir. Yüklemde bildirilen işten etkilenen varlık cümlede özne gibi kullanılır. bu fiillerden etkilenen varlıklardır. Bu kararlar milletçe verilmedi.Kapı ve araba açma ve yıkama fiillerini yapan değil. Bu söze gülünür. delikanlılar güzelce giyindi. Not: Edilgen fiille dönüşlü fiil karıştırılabilir: Özgür konferansta oldukça sıkıldı. Fiile “-ol. Sözde ya da gerçek öznesi olmayan edilgen ve geçişsiz fiiller de vardır: Bu sıcakta uyunmaz. Adam hep kendisiyle övünüyor. Bazı fiillerin edilgen şekilleriyle dönüşlü şekilleri farklı ekle yapılır: Sevmek Dövmek Giymek Görmek sevinmek dövünmek giyinmek görünmek sevilmek dövülmek giyilmek görülmek İsme getirilen “–len” ekiyle fiile getirilen “-İş” ve “-leş” eki de dönüşlülük anlamı katabilir: O gün pek içlendim.Kapı açıldı Araba yıkandı.

Evinden uzakta kalmaya alıştı. Bazı filler “ş” sesini yapılarında barındırır ve işteşlik ifade ederler. konuşmak. güreşmek.. Toka-laş. sertleşmek. bayram-laş.Fiilde bildirilen işin birden fazla kişi tarafından yapıldığını. gün geçtikçe kötüleşiyor. birlikte birlikte birlikte karşılıklı karşılıklı Arada bir yazışırız. sakinleşmek. neyi?.. alıyorlarsa hangi özellikleri taşıdığı göz önünde tutulur. Bu fiillere “ne?. görüşmek. Bunlara anlamca işteş fiiller de Yarışmak. Durum.. 219 . kimi?” soruları sorulduğunda belirtili ya da belirtisiz nesne bulunur. İş.. Çoğu nesne alamaz. Bunlarda işteşlik anlamı zayıftır.. Daracık bir yere sıkıştı. Hasta.. Güneşte fazla kaldığından iyice esmerleşti. Kazandıkları parayı paylaştılar. biraz daha iyileşti. güzelleşmek. Not: Yapısında “ş” sesi bulunduran bütün fiiller işteş değildir. Dostluğumuz günden güne gelişiyordu. Buharlaşmak. Sonunda öfkesi yatıştı. Kuşlar uçuştu Çocuklar gülüştü. Kucak-la-ş-. Öğrenciler kaçıştı. savaşmak. Bazı fiiller “-lE-ş” şeklinde iki ek alarak. kılış fiilleri geçişlidir. 2. “-oş” ekiyle yapılır. Ya “birlikte” ya da “karşılıklı” anlamı katar. bazıları da “-lEş” şeklinde tek ekle işteş yapılırlar. Rengi giderek koyulaşıyor. Geçişli Fiil Belirtili ya da belirtisiz nesne alabilen fiillerdir. uçuşmak. Titizlikle elindeki yazıları inceliyordu. Bunlara dönüşlü de denebilir. Bazı işteş fiiller bir surumdan başka bir duruma geçmeyi ifade ederler. barışmak. Dövüşmek. ağırlaşmak. ama bazı işteş fiiller nesne alabilirler. a. Fırtınadan sonra deniz yatıştı. gülüşmek. Nesnelerine Göre Fiil Çatıları Fiillerin nesne alıp almadıkları. üleşmek. işi beraber ya da karşılıklı yaptıklarını bildiren fiillerdir. Son gelişinde Ankara’yı da dolaşmıştı. Boyunda büyük işlere girişti.. Onunla Ankara’da tanıştık. selâm-la-ş-.. denebilir. Otobüs kalkmak üzereyken yetişti.

Yatmak Ötmek Uyumak Gezmek Kaçmak d. Geçişlilik dereceleri artırılmıştır. Geçişsiz Fiil Nesne alamayan fiillerdir. bilmek. gelmek. buyurmak” ]Tek başlarına da kullanılabilirler Elbise üzerime oldu. “etmek. o da yoruldu. b. Gazete aldı Elbiseyi yıkadı İçmek Durdurmak Uçmak aldırdı yıkattı içirmek durdurtmak uçurmak aldırttı yıkattırdı içirtmek uçurtmak uçurtturmak yatırmak öttürmek uyutmak gezdirmek. Dikkatli bakmayınca fark edemezsiniz. eylemek. kartallar uçtu. Öznesine göre: etken. Kar yağdı. ama daha çok isim soylu kelimelerle ve asıl fiillerle birlikte birleşik fiil oluşturan fiillere yardımcı fiil denir. Ettirgen Fiil Geçişli olduğu hâlde “-dİr. ben uyudum. Bu elbise elli milyon eder. Oldurgan fiiller ettirgen hâle getirilebilir. Öznesine göre: etken. neyi?. 220 . olmak. kaçırmak Sonuç: Bütün fiiller çatı bakımından öznesine ve nesnesine göre ayrı ayrı iki özelliğe sahiptir: Çocuk koşarak yolun diğer tarafına geçti. tren durdu.. geçmek. c. kimi?” sorularının cevabı yoktur.. durmak. Yükleme nesneyi bulmak için sorulan “ne?. -t. sürmek. kılmak. -r” eklerinden biri getirilerek fiil geçişli yapılırsa buna ettirgen fiil denir. -t. nesnesine göre: geçişsiz Alış veriş listesini evde unuttum. çalmak. Fiili bir başkasına yaptırma söz konusudur. -r” ekleriyle tekrar geçişli yapılan fillerdir. Not: Bazı fiiller hem geçişli hem geçişsiz olarak kullanılabilirler: Gezmek.Cümlede nesne kullanılmamış olsa da bu fiiller geçişlidir. Oluş ve durum fiilleri geçişsizdir. dolaşmak. nesnesine göre: geçişli YARDIMCI FİİLLER Tek başlarına da fiil olarak kullanılabilen. Oldurgan Fiil Geçişsiz bir fiile “-dİr. yazmak. dışarıda kaldı.

bilmek. sabrettim. Yaz!. “yeterlik. mutlu kıldı. yapım ekleriyle türetilmiş fiillerdir. Ama en az biri fiil olmalıdır. Ben-imse-.. gelmek” yardımcı fiillerinden oluşur.-e. ağrı-. Gel-. pat-la-. sev-in-. yaz-. mutlu kılmak. yani kök hâlindeki fillerdir. iyi olmak.. yardım etmek. gelebilir. 2. av-la-. vermek. gelebilmek. bütün fiiller için geçerlidir: Gel! denir: Ağrı. Her iki durumda da çekim ekleri en sona getirilir. Not: Tire işareti kullanılmaz da nokta veya ünlem kullanılırsa emir çekimi olur. eski. kov-ala-. sev-. kaybolmak. uç-ur-. düş-ü-r-. kayboldu. tezlik. çat-la-. Yardımcı fiillerle yapılan fiillere birleşik fiil denir. bir kısmı bitişik yazılır. Yapılışına göre birleşik fiiller ikiye ayrılır: a. Çok heceliler de vardır.. Bu. Fiil kökünden sonra bir tire işareti getirilerek ifade edilir. düşeyazmak. Basit Fiiller Yapım eki allamış. kavuş-. fısılda-. Birleşik Fiiller Birden fazla kelimeden oluşan fiillerdir. me-le-. baş-la-t. iyi olsun. Kurallı Birleşik Fiiller Yapılış şekilleri şunlardır: ]Fiil + yardımcı fiil Herhangi bir fiille “yazmak. oku-.. gidedur. Yeterlik Fiili Oku.. eski-. ak-ı-t-. bir tek kelimeden oluşan. hav-la-. Birleşik fiili oluşturan kelimeler biri veya her ikisi fiil olabilir. boya.. boya-. şırıl-da-.-u.-i. tat-. bunların bir kısmı ayrı. Çoğunlukla tek hecelidir. mor-ar. arz etmek.. düşeyazdım.]İsimlerle ve asıl fiillerle birleşirler: sabretmek. arz et.-ı. YAPI BAKIMINDAN FİİLLER Fiiller de isim soylu kelimeler gibi yapı bakımından üçe ayrılır: 1. açık-la. sürerlik ve yaklaşma” olmak üzere dört anlam ifade eder İki fiil arasına “-a... yat-ı-ş-.-ü” zarf-fiil eklerinden biri girer. ince-l-. tat. hoş eylemek.. kıvır-. gür-le-. Bu yardımcı fiilleri kendi anlamlarını tamamen yitirir. durmak. yardım ediyor. söylenegelmek..-ö. Dilimizde hem isim hem de fiil kökü olarak kullanılan kelimeler vardır ki bunlara sesteş kökler 221 . gidedurmak. çevir-. söylenegelmiştir. hoş eyledi.. 3.-o. Türemiş Fiiller İsim veya fiil kökleriyle yansımalardan. Bunlara fiil gövdesi (tabanı) denir.

Anlam: Bana bir çay alıver. açmadı açma tezlik önemsememe Tezlik. Fiil + “-E” + gel-. Yeterlik Olasılık Yanınıza gelebilir miyim? İzin verir misiniz? Yeterlik İstek isteme. Anlam: Çocuk oturduğu yerde uyuyakalmış Bakakalırım giden her geminin ardından Sen vitrinlere bakadur. Yeterlik Bu imkân ve şerait. gelişigüzel yapma Apansızın doğ-ma-y-a-bil-i-r ol-ma-y-a-bil-i-r 222 . Anlam: Ahmet bu işi başarabilir. Başarmaya gücü yeter. Birden karşısına çıkıverdi. ben birazdan gelirim Eskiden beri böyle anlatılagelmiş.Fiil + “-e” + bil. çabukluk Apansızın Önemsememe. Etmesi olası. Bu birleşik fiil tekrar birleşik fiil yapılabilir. Fiil + “-E” + dur.şeklinde yapılır.şeklinde yapılır.ve Fiil + “-İ” + gel.şeklinde yapılır. rica etme Herkes kendi işiyle ilgilenebilir. çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Buna izi var yeterlik izin verme Olumsuzu şöyledir: Gücü yetmezlik anlamı katıyorsa: Başar-a-bil-i-r Aç-a-bil-i-r-im Oku-y-a-bil-i-r-im Gel-e-bil-i-r-iz başar-a-ma-z aç-a-ma-m oku-y-a-ma-m gel-e-me-y-iz Gücü yetmezlik ihtimali içeriyorsa: Yaz-a-bil-i-r-im Oku-y-a-bil-i-r-ler yaz-a-ma-y-a-bil-i-r-im oku-y-a-ma-y-a-bil-i-r-ler İsteğe bağlı oluşta ihtimalin yüzde elli olduğu belirtiliyorsa: Doğ-a-bil-i-r Ol-a-bil-i-r Tezlik Fiili Fiil + “-İ” + ver. Onu bir kenara atıvermişler Beklemediğimiz bir anda çıkageldi Olumsuzu: Kapıyı açıvermedi Kapıyı açmayıver Sürerlik Fiili Fiil + “-E” + kal-.

Biz dünyadan gider olduk. yol kapalı olduğu için gecikmiş. Artık ektiklerimizi biçer olduk. Göresin gelmedi mi? Beklenmezlik Fiili Yapılışı Fiil + “-EcEğİ” + (iyelik eki) + tuttu Anlamı Filin beklenmedik bir anda gerçekleştiği belirtilir. Olumsuzu az da olsa yapılır: Uyuyakalmamış. “Çeşmimden akan hun ile sagar dolayazdı Mecliste geçen gece yine kan olayazdı” (Baki) ]Fiilimsi + Fiil İsteklenme fiili Yapılışı Fiil + “-Esİ” + (iyelik eki) + geldi Anlamı Bir fiilin yapılmasına duyulan isteği belirtir. 223 . ]Fiilimsi + yardımcı fiil Yapılışları “Geniş zaman. En çok annemi göreceğim geldi.. Onu adete boğarcasına kucaklayasım geldi. Sürerlik anlamını başka çekimler de verebilir: Geçen arabalara bakıp durdu.Çocuk oturduğu yerde uyuyakalabilir Beni burada alıkoyamazsınız. Yaklaşma Fiili Fiil + “-E” + yazAnlam: Merdivenden inerken düşeyazdı. Olumsuzu Hiç de göresim gelmedi. Uslu uslu otururken birden ağlayacağı tuttu. şimdiki zaman”lardan biriyle yapılmış bir fiilimsi (veya çekimlenmiş bir fiil) + “olmak. bulunmak” fiillerinden biri Anlamları Ülke huzura kavuşunca turistler tekrar gelir oldular. Bir şeyler söyleyecek oldu. gelecek zaman. Az kalsın düşüyordu / Az daha düşüyordu / Az kaldı ki düşüyordu / Düşmesine az kaldı. İçtikçe içesi gelir insanın. öğrenilen geçmiş zaman. Olduğumuz yerde dönüp duruyoruz..

. Ocaklar yakılmaz oldu. Bir kerre karar kıldık bu hayalde.Bir ara sigarayı bırakacak oldu. bitirme. müsaade buyurmak. Duymazlıktan gelmek İşitmezliğe vurmak ]İsim + yardımcı fiil Yapılışı Türkçe veya yabancı bir isim + yardımcı fiil (olmak72[1]. alt etmek. bulunmak. yapmak. Kar. davranma (yeltenme). ]Vurgu isim unsuru üzerindedir. karar kılmak. mutlu kılmak. mutlu olmak. ]Fiil + yardımcı fiil Başlama. Çocuğa bağırmış bulundum. başlamak) ]Bu tür birleşik fiillerde isim ve fiil bir araya geldiklerinde. geceden beri devam ediyordu. kılmak. bulunmak” fiillerinden biri Anlamları Ben o vakitte kitap okuyor olurum. eylemek. emir buyurmak. tek başlarına kullanıldıkları zamanki anlamlarından daha farklı ve ortaklaşa bir anlam ifade ederler. Biz dünyadan gider olduk. Mesut ve bahtiyar ol oğlum. ]Fiil + yardımcı fiil Yapılışı Fiil + olumsuzluk + yapım eki + çekim eki + fiil Anlamı Bu birleşik fiillerde de sondaki fiil asıl anlamını kaybetmiştir. hasta olmak. . sanma (olasılık) fiilleri Yapılışları Çekimlenmiş bir fiil + “olmak. memnun olduk. Kelimelerden hiç birinde birleşmeden dolayı bir ses olayı meydana gelmezse bu birleşik kelimeler ayrı yazılır: dans etmek. Paşanın sesini duymaz oldum. Sert adımlarla kapının önünde gezinmeye başladı. şükürler olsun. etmek. ]İsim veya fiil unsuru da kendi içinde kelime grubu olabilir. Böylece bunu da bitirmiş olduk. Birleşme sırasında 1. terk etmek. Epeyce bir uğraşıdan sonra dergiyi çıkarmış olduk. Bir an söyleyecek oldum. fark etmek.. 72 224 . Bu olay başka şekilde geçiyor olmalı. arz etmek. kerem kılmak.

herhangi biri atılamaz. Göze girmek için her şeyi yapıyor. bahsetmek. şurada duralım. Bu soruya kafa yormanı istemiştim.. değer biçmek.. İşin ağırlığın gözümüzü korkutmuştu. Sonunda korktuğumuza uğradık. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez. Çocuk ağzı açık beni dinliyordu. ]Gerçek anlamının dışında bir isim + gerçek anlamında bir fiil gözünü korkutmak. Bu şekilde anlatırsanız aklı yatar.. İki genç adam boğaz boğaza geldi. zannetmek.. emretmek.. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar. zemmedilmek.. elvermek. sabretmek. en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. varsaymak. keşfetmek. feleğin çemberinden geçmek. abayı yakmak. çocuk kayboldu. Burası çok ayak altı. vazgeçmek. beni can kulağı ile dinliyordu. cüzdanımı almış. baş kaldırmak. Deyim. hapsolmak. öğüt vermek. Deyimlerin özellikleri a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Çocuk eli uzun biri. deliye dönmek.. başvurmak. Öğrenciler.. öngörmek. Korktuğu başına gelmiş. Şu yollarla yapılır: ]Gerçek anlamında bir isim + gerçek anlamının dışında bir fiil kendini kaybetmek. Bizimkinin iyice çenesi düştü. yerlerine başka kelimeler konulamaz. Olur olmaz konularla baş ağrıtmayı seversin. kural koymak. kalp kırmak. göze girmek. ]Tümü gerçek anlamının dışında tası tarağı toplamak. kan ağlamak. Birleşme sırasında ses düşmesi veya ses türemesi meydana geliyorsa bu birleşik kelimeler bitişik yazılır: kahretmek. hoşuna gitmek. 225 . Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller Birleşik fiili oluşturan kelimelerden birinin veya tümünün anlam kaybetmesi ve kelimelerin anlamca kaynaşarak tamamen yeni ve farklı bir anlam kazanmaları sonucu oluşan birleşik fiillerdir. halletmek. b. Matematiği aklım almıyor.Suç ortaklığını kabul etmiş oluyorsun. hissetmek. şehit düşmek. Senin yaptığın pire için yorgan yakmak.. arabası bozulmuştu. kafa tutmak. naklolmak. bileğine güvenmek. ayağına gelmek. affetmek. Bu birleşik fiillerin bir kısmını deyimleşmiş olduğu için burada deyimlerden bahsetmek yerinde olacaktır. deniz tutmak.. Bu sözlerle gönlümü almış mı oldun? Kendi düşüncelerinde ayak diriyordu. Hiçbir işte dikiş tutturamamıştı. para yemek. hasta düşmek. Her gördüğüne dudak büküyordu. 2.. azletmek..

göze gir-. Atı alan Üsküdar'ı geçti. Az sözle çok şey anlatırlar: “dili çözül-”. aklı alma-. türetmede kullanılan eklere mastar eki denir. ne şiş yansın ne kebap.. Fiilimsiler üçe ayrılır: İsim-fiiller. Dostlar alışverişte görsün. Fiillere (basit. dara düş-. Sıfat-fiiller ve Zarf-fiiller 1.. köprüleri at-. isim sıfat ve zarf (tümleci) olarak kullanılırlar. Ama istisnalar yok değildir: “baş başa vermek” ve “kafa kafaya vermek” gibi. Tut kelin perçeminden. Bunlar artık fiil olarak kullanılma özelliğini kaybettikleri için fiil çekim eklerini (olumsuzluk eki hariç) alamazlar. ağzı kulaklarına var-. "tüyleri diken diken ol-" yerine "kılları diken diken ol-" denemez. pişmiş aşa su kat-. vur beline kazmayı Kızım sana söylüyorum. Yorgan gitti. 2. gelinim sen alın. İSİM-FİİLLER Fiillerin adıdır. türemiş. canı sağ olsun . "ocağına incir ağacı dikmek" yerine "ocağına çam ağacı dikmek" denilemez. kavga bitti. isim çekim eklerini alabilirler.. Bazı deyimler ise kendi anlamlarından çıkmamışlardır: Çoğu gitti azı kaldı. Türetilen bu kelimelere mastar. abayı yakmak. adet yerini bulsun. “dilinde tüy bit-”. yancümlecik kurarlar.Meselâ "yüzün ak olsun" yerine "yüzün beyaz olsun" denilemez. FİİLİMSİLER Fiil kök veya gövdelerinden yapım ekleriyle türetilerek isim. sıfat ve zarf olarak kullanılan kelimelerdir. Ya da cümle şeklinde olurlar ki bunların bir kısmı gerçek olaylara yada öykücüklere dayanır. -İş” ekleriyle yapılır. Çoğu gitti azı kaldı. Araya başka kelimeler girebilir: “Başını derde sokmak” Başını son günlerde hep derde soktu. “dilini yut-” 1. "ayıkla pirincin taşını" yerine "ayıkla bulgurun taşını" denilemez. Dam üstünde saksağan. hapı yutmak. bel bağla-. "dilinin altındaki baklayı çıkar" yerine "dilinin altındaki şekeri çıkar" denilemez. Ne şiş yansın ne kebap c) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır. pire için yorgan yak-. akıntıya kürek çek-. birleşik) getirilen “-mE. b) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. 226 . dikiş tutturama-. kafayı ye-. Ya kelime öbeği ve mastar şeklinde olurlar: bulanık suda balık avla-. can kulağı ile dinle-. -mEk. çenesi düş-.

öpülesi el.. yüzme. olmuş iş. okumak. Eğer “-mE” ile yapılan isim-fiillerde bu ek vurgusuz. -EcEk. direniş. -Esİ. -mİş” ekleriyle türetilirler Sıfat görevinde kullanılırlar. SIFAT-FİİLLER (ORTAÇLAR) Fiil kök veya gövdelerinden yapım ekleriyle yapılmış sıfatlardır. bundan önceki hece vurgulu okunursa yanlış anlaşılma olur: Olumsuz emir çekimi zannedilir. yazma. yemek. kızartma. gösteriş. eleştirmek. Nesne ve kavramların geçmişte ortaya çıkan niteliklerini bildirirler.. Olumsuzları mastar ekinden önce olumsuzluk eki getirilerek yapılır. asma köprü. geliş. 227 . ekmek.. yazmak. Dondurma. konuşmak. kovalama. koşar adım. seslenme. derlemek. Aldıkları eke göre çeşitlere ayrılırlar: Geçmiş zaman ortaçları “-dİk ve -mİş” ekleriyle yapılır.. özne Dolaylı tüml. Nesne Özne Dolaylı tüml. sesleniş. -or. kavurma. kurtuluş. yazmama... çıkış.. Bakış. İsimlerin tüm özelliklerini gösterir. Çakmak. yer. “-mE” ekiyle türeyen mastarlardan bazıları sıfat olarak kullanılabilir.... dönülmez yol... danışma. iş veya kavram adı olabilirler. Bakma. Niteleme sıfatı sayılırlar.. tükeniş. araştırmak. 2. Sinirli olduğu gelişinden anlaşılıyor. Okumamak.. tanıdık yüz. yarım bırakma.. “-En. gelecek zaman.. Danışma Kaynaşma fiilimsi fiilimsi danışmaolumsuz emir kaynaşma olumsuz emir Dikkat: “-me” eki olumsuzluk ekiyle karıştırılmasın. Alış veriş.. Kimi isim-fiiller kalıcı nesne. -mEz. tamamlama. cümlede isim gibi kullanılır. yapma çiçek. Bu kelimeler tek başlarına (eksiz) kullanıldıklarında mastar eki vurguludur. Kitap okumayı çok seviyorum... Okumak. Tanı-→tanıdık (adam) kırıl-→kırılası (eller). Bu durumda artık isim-fiil olarak kullanılmazlar.... Daha sonra isimleşebilirler. gelen araba. -dİk.Bakmak.. Gelenler kimdi? Tanıdıklarımıza rastlayamadık. gidiş.. Bunlar olumsuzluk eki de alamazlar. Süzme bal. serzeniş. İsimleştikleri zaman cümlede isim gibi kullanılırlar. sesleniş. Okumak en faydalı eylemdir.. danışma.. seslenmeyiş.

. -EcEk. -mİş” ekleri fiil çekim eki olarak da kullanılmaktadır. Geniş zaman ortaçları “-En. Daha yapılacak çok iş var. (çekimli fiil) (ortaç) (şimdi gelen) (her zaman akan) (kaçmış olan) 228 . 3. Diktiğimiz fidanlar meyve vermeye başlamış. Zaten fiil çekim eki olan bu ekler zamana bağlı olarak sonradan sıfat yapmışlardır. Çeşitleri şunlardır. Akan kanı durdurmalı önce Kaçan mahkûmları yakalamışlar. ZARF-FİİLLER (ULAÇLAR) Fiillerden türetilen ve zarf tümleci olarak kullanılan kelime veya kelimelerdir. Okuduğum son kitap Okuyacağım ilk kitap Yapacağımız işler Yapılacakları belirledim Geleceği varsa göreceği de var. Bugüne kadar görülmemiş bir haksızlık var ortada. Dikkat: Bu eklerden “-mEz. -mez.Koca şehirde bir tek tanıdık yok. Pişmiş aşa su katmak. -dİk. “-İp” ekinin getirildiği fiille onun bağlanmış olduğu fiilin öznesi ve zamanı aynıdır. Belirtme Ortaçları “-dik ve –ecek” eklerinden sonra iyelik eki getirilerek yapılır. vakit çok geç Koşar adım eve gitti. a. Bu konu uzun süre tartışılacak Uzun süre tartışılacak bir konu bulduk. -or. Kırılası eller hep zalimin yanında.Bağlama Ulacı “-İp” ekiyle türetilir. -or” ekleriyle türetilirler Dönülmez akşamın ufkundayız. Gelen adayların kaydını yapıyorlar.. İsim görevinde kullanılmazlar. Bu ek genellikle “ve” bağlacının yerini tutar. Aramadık yer bırakmadık. Hep bilinen şeylerden bahsetti durdu. Memleketin o kadar çok görülesi güzellikleri var ki. Sıfat yaptıkları durumda artık çekim eki değildirler. Nesne ve kavramların gelecekte ortaya çıkacak olan niteliklerini bildirirler. İşe erken başlayan erken verim alır. Çözülemeyecek bir sorun yoktur. Ulaçlar yapım ekleriyle türetilir. Gelecek zaman ortaçları “-Esİ ve -EcEk ” ekleriyle yapılır.

f. -e. Sizden ayrılacağı için üzülüyor. Dinlene dinlene gittiler.. Hiç dinlenmeksizin yedi saat yürüdüm. Gece karanlık sokaklarda düşe kalka ilerlediler. -dİkçE. Öldüresiye dövdüler. Nedenlik Ulaçları “-dİğİ. Gün ağarırken düştük tarla yollarına. Buraya geleli çocuğa bir hâller oldu.. Sen gelene kadar biz burada bekleyeceğiz. b. Bu ulaçlar fiilin zamanını bildirir. Seni tanıyalı hayatım değişti. Fiilin nasıllığını bildirir. -cesine” ekleriyle yapılır. İlk okuduğumda iyi anlayamamıştım. -EcEğİ” ekleriyle türetilir ve “-dEn dolayı. 229 . -mEdEn. -or. -meden.← Telefon ettim ve hâlini hatırını sordum Bu ulacın tekrarlanması fiilin sıkça yapıldığını gösterir: Gidip gidip komşuları rahatsız ediyor. Gürültüye aldırmadan işiyle meşgul oluyordu. Zaman Ulaçları “-İncE. Bakıp bakıp gülüyor. Çok yalnızlık çektiğinden (dolayı) buralarda kalmak istemiyor. d. -e. Yollar açılıncaya kadar bekledik. için. Her şeyi bilircesine konuşuyordu. Başlama Ulaçları “-Elİ” ekiyle türetilir ve sonraki fiilin başlangıcını bildirir. Canım sıkıldıkça şiir okurum. Bitirme Ulaçları “-EnE. -EsİyE” ekleriyle türetilir ve “değin. -ken. Olayı adeta yeniden yaşıyormuşçasına anlattı. Kar yağınca herkes sokaklara döküldü. -İncEyE. e. Gülünce gözlerinin içi gülüyor. Gelir gelmez seni sordu. -dEn ötürü” edatlarıyla birlikte kullanılır. Uyumadan önce de yarım saat kitap okunabilir. Sınıfa gülerek girdi. -meksizin. Sonraki fiilin bitimini gösterir.. c. Durum Ulaçları “-erek. Uyurken hep sayıklar. dek ve kadar” edatlarıyla birlikte kullanılır.Telefon edip hâlini hatırını sordum. -mEz” ekleriyle yapılır. -dİğİndE.

Yülem Suda. Halk sanatına.. kuşta senin sedanı duyup / zarf Seni / beyaz çiçekli dallar içinde / sanmak Nesne dolaylı tüml. TEKRAR GRUBU (İKİLEME) 5. Onu biraz sonra çekeceği acıya Nesne dolaylı tüml. ÜNLEM GRUBU 10. Bulunma Grubu e. Yaklaşma Grubu d. Vurgu isim-fiilden önceki unsurdadır.. ZARF-FİİL GRUBU 4. BİRLEŞİK İSİM 3.. halk hayatına / daima / açık olma. Grubun ana unsuru isim-fiildir ve sonda bulunur. Ondan önce gelen kelimeler de cümlede olduğu gibi özne. İSİM-FİİL GRUBU Bir isim-fiil (mastar) ile ondan önce gelen ve ona bağlı olan kelimelerin veya kelime gruplarının oluşturduğu yeni gruba isim-fiil grubu denir. hazırlamak. Dt y. Dolaylı tümleçler zarf yüklem Uzun bir ayrılıktan sonra / sılaya / dönüş. Etrafına / bir keklik gibi ürke ürke / bakış(ından anladım.. Mastar. grupta yüklem görevi yapar.. İsnat Grubu b. Uzaklaşma Grubu f. rüzgârda. halk ağzına. Vasıta Grubu 12. nesne. BAĞLAMA GRUBU 7. Yükleme Grubu c. SAYI GRUBU 11. AİTLİK GRUBU 8. SIFAT-FİİL GRUBU 3. tümleç olurlar. EDAT GRUBU 6. 230 . Yükl.. UNVAN GRUBU 9. Zarf tüml.1.) Dt zt y. İSİM-FİİL GRUBU 2. KISALTMA GRUPLARI a.

Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. nesne. cümlede olduğu gibi. özne. nesne. çöpçatan. zarf tümleci ve dolaylı tümleç olarak adlandırılırlar. 4. Bu yüzden sıfat-fiillerle ve sıfat-fiil gruplarıyla birleşik cümleler yapılır. zarf ve yer tamlayıcısı olarak kullanılır. Vurgu. özne. Mısralarında nağme hissedilmeyen / bir manzume Sıfat isim Bu eseri tamamlamak için ne kadar çabaladığını / hiç kimse bilmiyordu. Eski İstanbul'un güzel semtlerini yaratan / Türklük Sıfat isim Eski İstanbul'un güzel semtlerini / yaratan Nesne yüklem Bütün hayalleri yıkılmış / insanlar Sıfat isim Bütün hayalleri / yıkılmış Özne yüklem Her içine girdiği odaya bir şefkat serinliği getiren / bu kız Sıfat isim Her içine girdiği odaya / bir şefkat serinliği / getiren Dolaylı tüml. Sıfat-fiil grubu. cankurtaran. kelime grubu içinde sıfat ve isim. Türk istiklâlini. Nesne yüklem ]Bu grup.]Bu grup. cümle ve kelime grubu içinde isim olarak kullanılır. Etrafına bir keklik gibi ürke ürke bakışından anladım. böyle bir âlemde uyanmak. Sıfat isim ]Birleşik isim olarak kullanılan sıfat-fiiller vardır: Vatansever. isim.. Bir faciadır. Grubun ana unsuru sıfat-fiildir ve sonda bulunur. 231 . Birinci vazifen. ]Sıfat-fiilden önce gelen kelimeler. sıfat-fiilden önceki unsurdadır. Cümleler öğelerine ayrılırken sıfat-fiil ve ondan önce gelen ve ona bağlı olan kelimeler ayrılmaz. grupta yüklem görevindedir. Sıfat-fiil. nesne Sabrından saray yapan / sultanları bilirim. SIFAT-FİİL GRUBU Bir sıfat-fiil ve bu sıfat-fiile bağlı unsur veya unsurlardan kurulan kelime gruplarına sıfat-fiil grubu denir. cümlede..

. ZARF-FİİL GRUBU Bir zarf-fiil ve bu zarf-fiile bağlı unsur veya unsurlardan kurulan kelime gruplarına zarf-fiil grubu denir. -mez”. 232 . ]Zarf-fiilden önce gelen kelimeler. Edat tüml. grupta yüklem görevindedir. Kanatlarını açan kocaman bir kartal gibi / kollarını / açarak. “-di. Dolaylı tüml. Çamlıca’nın bu asıl çevresine girer girmez. (OV) ]“-r. zarf tümleci ve dolaylı tümleç olarak adlandırılırlar. Bahar geleli / kargalar sınırsız bir neşe içinde. Bunlar da birer zarf-fiil grubudur. Bu yüzden zarf-fiillerle ve zarf-fiil gruplarıyla birleşik cümleler yapılır. Nesne dlı tüml. cümlede zarf görevi yaparlar.. ]Bu grup.. Özne yüklem Bu yaman dağların hayalini / hatırımdan / silince. ]Hâl ekleriyle çekime girmiş bazı sıfat-fiiller. Yükl. Zarf-fiil. Son gülün karşısında / son bülbül / ah ederken.. Sudur. kelime grubu ve cümle içinde zarf olarak kullanılır. Bir pırıltı gördü mü / gözle hemen dalıyor. özne. en iyisi pencere Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa Dört duvarı göreceğine. Vurgu.5. Ben bu gurbet ele düştüm düşeli Her gün biraz daha süzülmekteyim. cümlede olduğu gibi.. artık eniştemizin köşkünün tılsımlı duygularını tatmaya koyulurduk. akar / kendi bildiğince. zarf-fiilden önceki unsurdadır. Müzik başladığında / bütün salon bir sessizliğe gömüldü. -eli” ile kurulan gruplar da birer zarf-fiil grubudur. Nesne yükl. Pembe hayaller / kura kura Nesne yükl. nesne. Grubun ana unsuru zarf-fiildir ve sonda bulunur. Pencere. “-di mi”. Cümleler öğelerine ayrılırken zarf-fiil ve ondan önce gelen ve ona bağlı olan kelimeler ayrılmazlar..

sabah sabah. İyi kötü bir şeyler yaptı. ]Grubu oluşturan kelimeler çekim eki alabilir.. ölüm kalım. Grupta her unsur kendi vurgusunu taşır. senli benli. yağmurdan. ezildi büzüldü. yavaş yavaş. gide gele. delidolu. oh oh. süreklilik ve beraberlik anlamları katar. TEKRAR GRUBU (İKİLEME) Bir nesneyi veya hareketi karşılamak için eş görevli iki kelimenin meydana getirdiği kelime grubudur. ]Zarf-fiil grubu yüklem olarak da kullanılabilir. ]Çoğunda kelimelerin yeri değiştirilemez. zıp zıp. dayalı döşeli. bitmez tükenmez. Eğri büğrü büğrü eğri 233 . çanta manta. Yaza yaza usandı.. b. Yakın veya eş anlamlı kelimeler Doğru dürüst. dosta düşmana. yavaş yavaş. Yokuşu çıkar çıkmaz. işinde gücünde.. ılık ılık. Mini mini çocuklar Diyar diyar dolaştım. varını yoğunu.. 6. evi barkı. şırıl şırıl... ]Tekrarlar anlamı kuvvetlendirir.Dargınlığını unutup / onunla barışmak istiyor. fısıl fısıl.. Eğri büğrü. Aynı kelimenin tekrarı Mışıl mışıl.. koşa koşa. Baka baka. nesneye ve harekete çokluk. Âlemde gündüz gönlümüze işkencedir Bence bayram ufukta gün bitincedir.. Vah vah. kelimeler arasına virgül konmaz. / kurumuş başak tarlalarıyla karşılaştık. kılık kıyafet.. irili ufaklı. olmaz olmaz. öbek öbek. halı malı. eğri büğrü. Zıt anlamlı kelimeler Bata çıka. demet demet. er geç. çoluk çocuk... evini barkını. koca koca. güle oynaya. sağa sola. dereden tepeden. c. Yapılış şekillerine göre çeşitleri a. rüzgârdan sora sora / Bir yol bulup / giderdim anılara. Okul mokul. Kardan.

için. çalışmasına rağmen. Yaşadığım gibi.. böcek böcek. EDAT GRUBU Bir isim unsuru ile bir çekim edatından oluşan kelime grubudur. petek petek. Gül gül. bir demet çiçek ile.. çilek çilek. kadar. zambak zambaksınız. 7. Kahve mahve yapmam sana ben.. Takınsan kanat manat Kuş muş olsam seğirtsem Maviliğin çeşmesi gürül gürül Ardından bir ses kopar. Dallarda tomurcuk tomurcuk.” edatları ile yapılır. Boşlukta kuş kuş.. Kovuklarda arı arı.]Tekrar grupları. ]Birleşme ismin ve edatın türüne göre ekli veya eksiz olur. hisarın üstünden uçarken acı acı bağırıyordu. Havuzda su şırıl şırıldır. gibi. Sevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birer. İnsan gibi. edat sonda bulunur. sıfat ve zarf olarak kullanılır. diye.. göre. “ile. Artık durul. karşı. rağmen. çiçek çiçek. ]İsim unsuru başta. (Arif Nihat) Gök mavi mavi gülümsüyordu.. Yeşil yeşil dallar arasından. cümlede ve kelime gruplarında isim. 234 . Dişi aslan bu mini miniyi kendi yavruları arasında görünce. Yorgun argın dönüyorum her akşam eve. Kuytularda menekşe menekşe. onu da doğurduğunu sandı. çocuklar için. Sürü sürü kargalar. Yaşamak için Sen-in gibi Deniz-e doğru Bun-dan dolayı bu kadar-ı-n-ı senin gibi-s-i ]isim unsuru kelime grubu olabilir. doğru. dolayı. Çamurlara bata çıka yürüdü.

öne doğru eğildi. uykusuzluğuna rağmen Bir avuç buğday. (benzerlik) Kurşunlar.Hür maviliğin bittiği son hadde kadar Bozulup dağılmak üzere İlk uçuştan sonra yuvaya dönmeyi başaran yavru serçeler gibi ]Birden fazla isim unsuru bulunabilir. (isim. bir karış toprak için ]Edat grubu cümlede ve kelime grubu içinde sıfat. gönülleri toplamak içindir. Bizim perişanlığımız. Derenin sağ tarafındaki sırtta on beş yirmi kadar çadır vardı. benzetme) Uyandığı gibi yataktan fırladı. yüklem) (isim. etrafımızda bir zafer borusu gibi çınlıyor. yüklem) Vatan için ölenler yüreğimizde yaşarlar. özne) Kurt gibi acıkmıştım. (amaç) Sıkıldığı için dışarı çıktı. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’na doğru ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürüdüm. Bu paranın ne kadarı sizin? olmuş) Her şey bıraktığım gibiydi. bir tutam ot. (aitlik) Tüm bu hazırlıklar bizim içindi. yüklem olmuş) Keskin bir ışık. dışarıya çıkmanın sebebi) Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük) Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık) Senin için sorun yok tabi. nesne ]Cümlede çoğunlukla zarf veya edat tümleci olur. Vücudum. özne) (iyelik eki almış. (zarf tümleci) (edat tümleci) ]Grubun vurgusu isim üzerindedir. yağmur gibi yağıyordu. Onun gibisi nerede bulunur? (isim. Yorgunluğuna. (görelik) Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda) Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. Ders çalışmak için odasına çekildi. (ek-fiilin “di”li geçmiş zaman çekimi ile isim gibi kullanılmış. zaman anlamı katmış) 235 . Sabaha kadar ders çalıştık. O anda utançtan ölecek gibiydi. (zarf. (uğur. amaç. anında. isim gibi kullanılmış. büyük bir korku ile. zarf ve isim olarak kullanılır. (neden. (zarf. Eve doğru yürüdüm. ]Edat grupları cümleye çeşitli anlamlar katar.

(zarf öbeği) Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. Okuldan beri hiç susmadı. aşağı yukarı) Ne kadar güçlü bir adam. 236 . (amaç) Acele edin. ölçüsünde. (bakarak.Konuşmak üzere ayağa kalktı. (neden) Ormana doğru yürüdük. Bizi boş vaatlerle kandırdılar. güneş batmak üzere. ad tamlamasında tamlanan) Dershaneye kadar gidelim. (zarf) Evin deniz kadar havuzu var. BAĞLAMA GRUBU Bağlama edatları (bağlaç) ile birbirine bağlanmış iki veya daha fazla isim unsurundan meydana gelmiş kelime gruplarıdır. (gibi) Bir ton kadar kömür almış (ölçü. (isim. (eşitlik.. Çok uğraşmama karşın başaramadım. Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu. (karşılaştırma) Edebiyata karşı ilgim vardı. (benzerlik) Mektubu okuyunca köyünü görmüş kadar sevindi. sabahtan beri yağıyor. (araç) Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. (bakılırsa. Akşama doğru geldiler. (neden) Biz de onlar kadar başarılıyız. (hakkında. Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor. uygunluk. (beraberlik) Arabanın gürültüsüyle irkildi. (yönelik) Yağmur sabaha karşı yeniden başlamıştı. (gibilik) Tam da yola çıkmak üzereydik. Kar. yönünden) Siz bana göre daha gençsiniz.. (sıfat) Vefasızlığın bu kadarını da görmemiştim. benzerlik. (zamanda yakınlık) Konuştuğumuz üzere yarın buluşacağım. (doğru) Sabaha karşı uyuyabildim. 8. (açısından) Ayağını yorganına göre uzat. ölçüsünde) Gül kadar güzelsin. yönelik) Denize karşı bir balkonu var. (edat tümleci) Başbakana göre enflâsyon düşük. (amaç) Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. (uygunluk) Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş. (zarf öbeği) Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor. kadar) Allah dağına göre kış verir.

.ha.gerek(se). Kemal Ağa. ]Şahıs ismi başta. ne. ne de bir çift lâf eden oldu. isim unsurlarının arsında bulunur.. ama..dE. sıfat ve zarf olarak kullanılır. kâh... veya..ya (da). çalışkan fakat şanssız. lâkin..... ya bunu.. şunu. güzel ama vefasız. hem de....” ]Bağlama grubunda her unsur kendi vurgusunu taşır..ister(se). ne mendil ne de bir kol. hem babam. (Beş Şehir) 9. ]Bu grupta sim unsuru. ilâ. İçeri girmek ve annesinin niçin kovulduğunu sormak istedi.. Ahmet amca. ]Bağlama grupları cümlede ve kelime grubunda isim. Hasan Paşa.kâh.... Kırmızı ve Siyah. fakat. veyahut. ]İçinde ikiden fazla isim bulunan bağlama gruplarında “ve” bağlacı son iki ismin arasında yer alır.. Hicranla ağaran bu saçlar değil. unvan ve akrabalık ismi sonda bulunur.. ya da onu. ya. hem annem...... sinirli ve inatçı Dağ. Mehlika Sultan. sevgisiz kalan kalp ihtiyarlarmış Ne gülen.. hem... ile. Gelenekler... Bilge Kağan. 10. bir unvan veya akrabalık isminden meydana gelen kelime gruplarıdır. arkasından başkaları geldiği için ve kendilerine ihtiyaç kalmadığı için giderler.. babalarla oğulları. dE.. gerek. Osman Gazi.. Bayındır Han....... hem de kardeşim zengin mi fakir mi. olmak ya da olmamak. para değil mutluluk.. ha. hem. ya da. ister. İsimler grubun kuruluşuna eşit olarak katılırlar.ne (de)....... 237 .. deniz ve ova. yahut.. değil.. olmak veya olmamak. ]İki unsur eksiz birleşir. UNVAN GRUBU Bir şahıs ismiyle.. ne yer ne yâr. ancak... AİTLİK GRUBU .. Ali Bey.“ve.hem (de).. Ayaşlı ve Kiracıları. eli de ayağı da. Şinasi Efendi. kelime grubu olabilir.. ya.. üç ilâ beş. ]Bağlama edatı (bağlaç)..... ne el sallayan... anlamak ve uygulamak Ufak tefek.. Nigâr Hanım... Okumak..... ne sevinç ne üzüntü.

Kâzım Karabekir Paşa. Onbaşı Mehmet. bre yalan dünya!. Mehmet Âkif Bey. Öğretmen Salih” gibi tamlamalar unvan grubu değil birleşik isimdir. “Ey sevgi dalımda ilk açan tomurcuk. kim demiş suya vurulmaz perçin? İlâhî bir kudretin. Şair Eşref. cümlede ve kelime gruplarında isim olarak kullanılır. ebedî bir feyzin var. toprağa can verev el! ]Cümle kuruluşuna katılmayan bu grup hitaplarda kullanılır. Doktor Ömer. Şah İsmail. ey Türk! Ey tatlı ve ulvî gece.” (Orhan Veli) 12. Kanımın akışını yenileştiren damar. Ey Türk gençliği Ünlem başta. a canım!.]Şahıs ismi birleşik isim olabilir. SAYI GRUBU Basamak sistemine göre sıralanmış sayı isimleri topluluğudur. Perviz Efendi cevap vermedi. Mareşal Fevzi Çakmak. 238 . Hey Sakarya. ]Grubun vurgusu birinci unsur üzerindedir. isim unsuru sonda bulunur. bir kelime grubu olabilir.. Vurgu ünlem üzerindedir. Prens Sebahattin. Profesöz Muharrem Ergin. 11. ÜNLEM GRUBU Bir ünlemle bir isim unsurundan oluşan kelime gruplarıdır.. Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları! Ey garip çizgilerle dolu han duvarları Ey Türk istikbalinin evlâdı! A benim keleş oğlum! Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü! Ey âlemi donatan ışık. yıllarca devam et. Halide Nusret Hanımefendi. Gül rengi ışıkları sevda dolu akşamlar. İçime yeni bir fecir gibi dolan çocuk. be kardeşim!. ]Bu grup. ]Birinci unsuru unvan veya akrabalık ismi olan “Sultan Süleyman. Bay Mustafa. hey çocuklar! İsim unsuru. Zafer yolunda unutamayacağım yüzlerden biri. Hatice Nine’nin yüzüdür.

Sayılar sondan başa doğru büyür. Küçük sayı sonda bulunur. ]Genellikle ara sayılar sayı grubudur. Bir, beş, on, yüz, bin, milyon İki yüz, beş bin, otuz milyon On bir, doksan iki, yüz elli dört isim sıfat tamlaması sayı grubu

]Sayı grupları en az iki kelimeden oluşur. İkiden fazla kelime bulunduran sayı gruplarında her unsur kendi içinde bir kelime veya kelime grubudur. Yedi / yüz Yedi yüz / elli Yedi yüz / elli iki sıfat tamlaması sayı grubu sayı grubu

Yedi yüz elli iki / bin sıfat tamlaması Yedi yüz elli iki bin / altı sayı grubu Yedi yüz elli iki bin / altı yüz sayı grubu Yedi yüz elli iki bin / altı yüz / on dört sayı grubu ]Sayı grubunun sıfat tamlamasından farkı: 1. Sayı grubunda en küçük sayın sonda bulunur: on / altı, elli iki bin / dört yüz / kırk iki 2. Sıfat tamlamasında ilk sayı ismi sondaki sayı isminin adedini gösterir: Elli / bin, beş / yüz, beş yüz / milyon ]Sayı grupları cümlede isim ve sıfat olarak kullanılır. Yaptığı sarayların adedi kırk iki idi. Kalede yüz elli asker kalmıştı. ]Bütün sayı isimleri birbirinden ayrı yazılır. Ancak senet vb. evraklarda araya rakam sığdırılmasın diye bitişik yazılabilir. ]Grubun vurgusu küçük sayı ismindedir.

13. KISALTMA GRUPLARI Bu gruplar genellikle isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil gruplarının kısalması ve kalıplaşması sonucu oluşmuşlardır Bu grupların ortak özelliği, iki isim unsurundan meydana gelmeleri ve vurgunun ikinci unsurda olmasıdır. a. İsnat Grubu Sıfat-fiil ve zarf-fiil grubundan kısalmıştır

239

Karnı tok olan adam Başı açık olarak

karnı tok adam başı açık

İsim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Birleşik sıfatlar arasında da anlatıldı. gözü tok (insan), eli açık (arkadaş), sohbeti tatlı (insanlar), cebi dolu (adam)... iki düğmesi kopuk (palto)... Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını Görüyor varlığının bir yere toplandığını Kaç gözü yaşlıyı teselli etti. Şu çenesi düşüğe sen aldırma Gurbet akşamlarının bağrı yanık yolcusuyum. Bekir önce anlamadı, ağzı açık bir süre baktı. b. Yükleme Grubu Sıfat-fiil ve isim-fiil grubundan kısalmıştır Yüzü aşkın olan Kitabı tetkik etmek yüzü aşkın kitabı tetkik

Birinci unsur belirtme hâl eki alır. İnsanı takdir, memuru teftiş, küçük çocukları af, evi iyice tamir.. Bu grup, cümlede ve kelime gruplarında isim ve sıfat olarak kullanılır. Yüzü aşkın insan meydanda toplanmıştı. Kitabı tetkik için görevliden izin istedi. c. Yaklaşma Grubu Yaklaşma eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur yaklaşma eki alır. Birleşik sıfatlarda anlatıldı. ]Fiilimsilerden kısalmıştır evine bağlı olan fikrine müracaat etmek başına buyruk olarak evine bağlı fikrine müracaat başına buyruk

Tatile düşkün (insanlar), cana yakın (arkadaş), geçmişe bağlı (bir yazar), sözüne sadık (dost), içe dönük (tehdit), dile kolay(işler)... Güzel sanatlara meraklı (kız), geleneklere çok bağlı (adam)... ]Bu grup, cümlede ve kelime gruplarında isim, sıfat ve sarf olarak kullanılır.

240

Mehlika Sultan’a âşık yedi genç Gece şehrin kapısından çıktı. Yanında yirmiye yakın muhabir vardı. Adam, sırıklara bağlı fasulyelerin küçük, ürkek çiçeklerini gördü. Saatlerdir kapıya dönük oturuyordu. Yemeği gece yarısına yakın yediler. d. Bulunma Grubu Bulunma eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur bulunma eki alır. Haftada bir, dörtte üç, solda sıfır, yükte hafif, beş günde bir, ]Cümlede ve kelime gruplarında isim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Arada bir o meşhur kahkahasını atardı. Ekmeğin dörtte birini yanındakine uzattı. İşinde usta insanlarla bir arada çalışıyor. e. Uzaklaşma Grubu Uzaklaşma eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur uzaklaşma eki alır. İçten pazarlıklı (adam), kendisinden emin (adımlarla), benden gizli (iş), gözden ırak (bir köşe), yandan çarklı (kahve), estetik endişeden uzak (eserler)... ]Cümlede ve kelime grupları içinde isim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu. Bir öğle paydosunda herkesten geç çıktı sınıftan. Uzun bir yolculuktan sonra köye varmıştık. Sakin ve kendinden emin çalışıyor. Ondan daha idealistine rastlamadım. Evde çekirgeden bol ne var! f. Vasıta Grubu Vasıta eki almış bir ismin başka bir isimle oluşturduğu kelime grubudur. Birinci unsur vasıta eki alır. Seninle dost (insanlar), bayrakla süslü (sınıflar), sırmayla işli (cepken)... Bu grup da sıfat-fiil veya zarf-fiil grubundan kısaltılmıştır. Seninle dost olan (insanlar) bayrakla süslü olan (sınıflar) sırmayla işli olan (cepken) Seninle dost (insanlar), bayrakla süslü (sınıflar), sırmayla işli (cepken)

241

parayla yüklü olarak

parayla yüklü

]Cümlede ve kelime grupları içinde isim, sıfat ve zarf olarak kullanılır. Garip çizgilerle dolu han duvarları Annesiyle dargın gitti. Bu kısaltma gruplarının dışında bazı kısaltma grupları daha vardır ki bunlar da çeşitli cümlelerden ve kelime gruplarından kısaltılmıştır. Derinden derine ırmaklar ağlar Uzaktan uzağa çoban çeşmesi Kokusuyla baş başa kaldı çiçekler Bir nefes olmuşum Fatih’in ordusunda Yürüyorum omuz omuza sipahilerle Aynalar baştan başa tenha Başka bir çerçevedir gitgide dünya artık. El ele tutuşarak yola koyuldular. 14. BİRLEŞİK İSİM Burada bahsedilecek olan birleşik isimler sadece özel kişi isimleridir. Bir kişinin özel adı olmak üzere bir araya gelen kelimeler topluluğudur. Muharrem Ergin, Yavuz Sultan Selim, Ali Şir Nevai, Yahya Kemal Beyatlı, Arif Hikmet Par, Ahmet Turan Alkan, Ömer Seyfettin, Ahmet Haşim, İkinci Kılıç Arslan, Kaşgarlı Mahmut, Yıldırım Beyazıt... Unvan sıfatları, insanların sosyal seviyelerini, makamlarını, mevkilerini, rütbelerini, statülerini bildirmek için isimlerden önce kullanılan sıfatlardır. Unvan sıfatları isimden önce gelirse unvan grubu veya sıfat tamlaması değil birleşik isim oluşur. Sultan Süleyman, Şah İsmail, Doktor Ömer, Profesöz Muharrem Ergin, Bay Mustafa, Prens Sebahattin, Mareşal Fevzi Çakmak, Şair Eşref, Onbaşı Mehmet, Öğretmen Salih... Birinci unsuru sıfat, ikinci unsuru özel isim olan kelime grupları zamanla sıfat tamlaması olmaktan çıkmış, birleşik isme dönüşmüşlerdir. Sıfat tamlamasında başta bulunan vurgu da bu birleşik isimlerde ikinci unsura kaymıştır. Ulubatlı Hasan, Deli Dumrul, İkinci Selim...

242

Türkçenin Çuvaşça ve Yakutça gibi iki uzak lehçesi vardır. Gramer ve kelime farklılığı göstermez. bazı kelimelerin anlam değişikliğine uğramasıyla (yavuz: kötü]yiğit). Lâtince vb. değişik şekilde söylenir. Dilin Önemi Dil. kök bakımından bilinmeyen bir tarihte birleştikleri ortak dil: Ana Türkçe. Ana dili İnsanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği. Türkmen vb.DİL BİLGİSİ Dil Nedir? Ana dil Ana dili Lehçe Şive: Ağız Dilin Önemi Dilin Özellikleri Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi Dil Nedir? Bir sesli işaretler sistemi olan dil. sadece iletişim kurmakla kalmaz. Türkçenin Anadolu. ses ve şekil farklılıkları gösteren. sosyal bir kurumdur. ama lehçe kadar anlaşılmaz olmayan kollarına şive denir. Kazak. Dilin Özellikleri 1. Kırgız. Lehçe Bir ana dilin tarihî. siyasî. bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı oluşturan dil. şekil ve kelime hazinesi bakımından önemli farklılıklarla birbirinden ayrılan ve bu ayrılma zamanları yazılı metinlerle takip edilemeyen kollarıdır. Ana Altayca. zamanla ses yapısı. şiveleri vardır ki bunlara bazı dil bilimciler yakın lehçeler de derler. Karadeniz ağzı vb. başka dillerden kelimeler alınmasıyla 243 . aynı toplulukta yaşayan veya aynı milletten olan insanların anlaşabilmelerini sağlayan en gelişmiş iletişim aracıdır. dilimizdeki bazı kelimelerin zamanla yok olmasıyla (budun). Dilin kaynağı çok eskilere dayanır ve dilin kendinden doğma kuralları vardır. Ana Moğolca. toplumun ortaklaşa meydana getirdiği ve kullandığı canlı bir varlık. Dil. Ana dil Bugün ses yapısı. Rumeli ağzı. Ağız Bir ana dilin herhangi bir lehçesi ve ya şivesi içinde var olan ve sadece ses (telâffuz) farklılıklarına dayanan söyleyiş şekli. Azeri. şekil ve anlam bakımından birbirinden az ya da çok farklılaşmış bulunan dil veya lehçelerin. yazı dili aynıdır. milletin değişik boyları tarafından kullanılır. Şive Ana dilden yazılı metinlerle takip edilebilen zamanlarda ayrılmış olan. sosyal ve kültürel sebeplerle değişik bölgelerde. aynı zamanda bu iletişim sonucu doğan kültür unsurlarının da nesilden nesle aktarılmasını sağlar. Şiveler. Ancak bazı sesler. Dil canlı bir varlıktır: Bunu. Özbek.

ba. hece. Anlam Bilgisi (semantik): Kelimelerin tarihî süreç içerisinde geçirdikleri anlam değişmelerini ve türlü anlam özelliklerini inceler. yan. yüklem. sınıflandırılması. terim. ünlü-ünsüz ilişkileri. Örnek: basit. Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi Dil.(misafir). Örnek: devrik cümle. 5. güzel adlandırma vb. kesik cümle. ses olayları vb. Dil Bilgisinin Bölümleri Ses. Bir insanın düşünce dünyasını konuşmasından anlayabiliriz. Örnek: a. kurallı cümle. dilin özellikleriyle konuşmada ve yazmada uyulması gereken kuralları belirleyen bilim dalına dil bilgisi denir. Örnek: geliyorum < kele yorır men. Öyle ki. Kelime bilgisi (morfoloji): Şekil bilgisi de denir. Dil sayesinde toplumu derinden etkileyen acı olaylar kalıcılaştırılır. kelimelerin şekil ve anlam bakımından gösterdikleri değişmeleri inceleyen koludur. dilindeki kelimeler ve anlamları üzerinde anlaşmıştır. Cümle bilgisi (sentaks): Cümleleri. birleşik kelimeler. a-ra-ba. cümle öğelerini ve cümle türlerini ele alır. sonradan ne gibi değişmelere uğradığını. Dil biliminin. 2. zıt anlamlı kelimeler. artık Türkçenin lehçeleri arasındaki ortaklıklar fark edilemeyecek kadar azalmış. konular ses bilgisinin konularıdır. Dil sosyal bir kurumdur: Sosyaldir. seslerin oluşması. 3. çünkü milletin veya halkın ortak varlığıdır. cümle gibi birimlerden oluşan dilde bu unsurları inceleyen. ev < eb. basit cümle. düşüncenin göstergesidir. 244 . Sanat (özellikle edebiyat) eserleri dille oluşturulur ve milletin estetik anlayışını ortaya kor. kelime grubu. Ses bilgisi (fonetik): Sesler. Dil. mecaz anlamlı kelimeler. sıfatlar. anlam daralması. eş anlamlı. 3. sosyal yapıdaki değişmeleri yansıtır. zamirler. ses değişmeleri. inceler. türemiş. Milletin özellikleri dil kullanılarak yeni nesillere öğretilir. cümle kuruluşunu. heceler. söz dizimini. yegâne vb. isimler. nesne vb. Dil. 2. O halk. Kurumdur. kaşık>kaşığı.. ulusal birliği kuran en önemli ögedir. Dil. adlaşmış sıfatlar vb. argo anlam. Dil kendi canlılığı ve sosyal oluşu ile milleti de canlı ve bir arada tutar. yani başlangıçta nasıl olduğunu. Örnek: gerçek. deyim. kelime yapılarını. ünlü ve ünsüz uyumları. biz de konuşmalarımızı düşünce dünyamızın el verdiği ölçüde ayarlayabiliriz. Köken bilgisi (etimoloji): Kelimelerin kökenini. 4. sonradan türetme yoluyla yeni kelimeler oluşturulmasıyla (bilgisayar) açıklayabiliriz. anlam genişlemesi. edatlar. kelimeleri. Dil bilgisinin bölümleri: 1. anlam ve görev yönünden kelime türlerini. bir kelimenin Türkçe mi yoksa başka dilden mi olduğunu vb.. Türkçenin kolları anlaşılmaz derecede büyük değişikliklere uğramıştır. eş sesli. özne. milletin kültürünü ve tarihini gelecek nesillere aktararak tarih bilinci oluşturur. kelime. mecaz-ı mürsel. çünkü temel kuralları vardır.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful