You are on page 1of 38

Praksis 9

| Sayfa: 17 - 54

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi


Demet Dinler

Giri Trkiyede yaanan siyasi, ekonomik ve toplumsal problemleri Osmanldan miras aldmz gl devlet geleneine atfetmek ska bavurulan bir yol. Buna gre Osmanldan bugne baskc devlet her konuda tepeden reformlar gerekletirmeye alm, toplumu Batllatrmaya uram, toplumsal alanda mutlak hkimiyetini kurmutur. Buna karlk toplum bu baskc devlet gelenei karsnda Avrupada olduu ekliyle toplum olamam; kendi taleplerini ifade edememi; kendisi de devlet geleneini srdren, yeniden reten bir topluluktan ibaret kalmtr. Gerekten de gndelik yaam pratiklerimiz, konumalarmz, televizyon haberleri ve gazete sayfalar bunu dorulayacak pek ok rnekle doludur: TSAD ekonominin iyi ilememesinden dolay devleti ya da siyaseti sorumlu tutar1, deprem gibi bir felketin ardndan sivil toplum kurulular ciz den devlete alternatif olarak gsterilir. Bylece demokratik hak ve zgrlklerin nnde bir engel tekil eden devlete kar kmak en nemli muhalefet ekseni haline getirilir. Bylesine bir bak asnn hem politik hem de teorik alanda geni kesimlerce paylalmas kukusuz birdenbire olmu bir ey deildir. Bu dnme biimini Trkiye tarihi almalarna damgasn vuran ve devlet/toplum ikiliini merkeze alan bir yaklamn hegemoniklemesi mmkn klmtr. Alternatif dnme biimlerinin nn tkayan bu yaklam aslnda merulatrd iktidar ilikilerinin daha fazla glenmesini salad lde gndelik yaama szmtr. Bu yaz sz konusu yaklam ele alp, beslendii kaynaklar, kuramsal n-

1 Son dnemde tm ekonomiyi olumsuz etkileyen mali piyasalardaki dalgalanmann temel nedeni siyasi belirsizliktir cmlesi TSADn siyasetin ekonomi zerindeki olumsuz etkisini sk sk vurgulad ifadelerden sadece birisidir. Bkz. TSAD (2002).

18

Demet Dinler

2 Bu yazarlar ele aldmz yaklam farkl alanlarda kullanan sosyal bilimciler. Metin Heper brokrasi ve devletin yaps zerine younlarken, Ziya ni 1980lerde Trkiye ekonomisinde devletin roln inceliyor. Aye Bura devletiadam ilikilerini, alar Keyder ise devlet-snf ilikilerini analizini yaparken tarttm yaklam kullanyor. Ancak bu yazarlarn almalar bu konularla da snrl deil. Ben burada sadece yazya konu olan tezlerin en arpc bir biimde kendini gsterdii kitap ve makaleleri ele aldm (Bunlarn isimleri kaynakada yer alyor.) Btn bu yazarlarn fikirlerinin ayrntl bir incelenmesi ise kukusuz bu yaznn kapsam dnda kalyor.

cllerini, temel argmanlarn ve politik sonularn tartmay hedefliyor. Elbette sadece akademide deil, toplumsal yaamn her alannda kendini gsteren bu anlayn krlmas yalnzca teorik dzeyde yaplabilecek bir ey deil. Zira Bryan Turnern (1984) oryantalizm balamnda belirttii gibi, bilgi zerine yaplan mcadele iktidar mcadelesinden bamsz dnlemez. Ama hegemonikleen bir yaklamn eletirisi, bylesi bir mcadelenin terimlerinin daha doru konulmasna yardmc olabilir. Ele alacamz yaklamn yntemsel bir btnl olduunu sylemek g. Tersine hem beslendii kaynaklar asndan hem de ele alacam yazarlar asndan bir eitlilikten szetmek daha doru. Ancak yaznn temel kaygs Trkiye analizlerinde tarihsel dnemler farkllasa da benzer problemlerin kendini tekrarladn gstermek olduu iin, belli ayrlk noktalarn soyutlayarak genel bir eilimi ortaya karmaya almak anlaml gzkyor. Dier bir deyile Metin Heper, erif Mardin, Aye Bura, Ziya ni, Ahmet nsel, alar Keyder gibi geni bir yelpazedeki yazarlar bu genel eilim erevesinde beraber dnmenin yntemsel adan olanakll yaznn k noktasn oluturuyor.2 Bu olana kullanmann pratik bir gerei de var: Eer yukarda rneklendirdiim devlet/toplum ikiliinin kullanl biiminin alternatif dnme biimlerinin nn tkadn dnlyorsa, genelletirilmi bir eilime kar kmak szkonusu ikiliin egemenliini krmay kolaylatracaktr. Yazda ncelikle Trkiye tarihini Bat tipi bir modelden ayrdetmek ve onun kendine hasln, zglln gstermek iin analitik bir ara olarak kullanlan gl devlet geleneinden ne anlald zetlenmeye allacak. Devlet gelenei kavram tek bir yntemsel pozisyonun ayrdedici nitelii olmasa da yaplacak yntemsel tartma asndan anahtar bir ilev grmektedir. Bu anlamda hangi yntemsel temellerin devlet gelenei kavramna toplumsal deime asndan aklayc bir rol atfettii temel odak noktamz olacak. Daha sonra Osmanl devletine ve Trkiyeye gei srecine dair gelitirilen argmanlar Webercilik, Modernleme Okulu ve Devlet-merkezcilik gibi yaklamlarn etkileriyle beraber tartlacak. Yaznn amac ayrntl tarihsel analizlerin zerinde durmak olmad iin, devlet/burjuvazi, devlet/iktisadi alan, devlet/toplum, merkez/evre gibi bir dizi ikilik temel sorun alanlar olarak ele alnacak. En sonunda, gnmzde de sz konusu yaklamn srekliliini vurgulamak iin kritik bir neme sahip olan 1980lerde devlet/toplum ilikisi zerinde du-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

19

rulacak. Tm bu eletirilerde alternatif bir bak asnn gereklilii savunulsa da btnlkl bir alternatif sunmak yaznn kapsam dnda kalyor. Bu nedenle eletiriler daha doru sorular sorabilmek iin baz ipular yakalamakla kendini snrlandracak. Toplumsal gerekliin btnlkl kavranamamasnn nasl so hareket iin yanl politik sonulara yol at ise yaznn sonu blmn oluturacak.

1. Osmanl Mirasn Aklayan Bir Kavram Olarak Patrimonyal Devletin Kullanlmas Gl devlet geleneini anlamada patrimonyal devlet kavram kilit bir rol oynamaktadr. Patrimonyal devlet hem Osmanl devletini tanmlama arac olarak, hem de Cumhuriyet dnemindeki devletin Osmanl devletiyle olan srekliliini gsterme arac olarak kullanlr. Patrimonyal devlet kavram, Max Weberin gelitirdii ideal tiplerden biridir. deal tip Weber asndan gereklii anlamamz kolaylatracak bir soyutlamadr. Gerekliin karakteristik bir yannn vurgulanmas yoluyla elde edilen analitik aralar olan ideal-tipler (Weber, 1949:90) birebir gereklii yanstmazlar. Ancak ampirik alann bilgisine ulamak iin, setiimiz olgunun ina ettiimiz ideal-tiplere ne kadar uyup uymadna bakmak bir zorunluluktur.3 Sosyal bilimlerin temel amac kltrel olarak anlaml ve biricik olan olgular bularak onlarn nasl olup da meydana geldiini aratrmak olmaldr.4 Patrimonyalizm de bu balamda dnlmesi gereken bir kavramdr. Webere dayanarak Osmanlnn patrimonyal bir devlet olduunu ileri sren Halil nalcka gre Patrimonyalizm, hkmdarn askeri ve ynetsel rgtlenmeyi kendi kiisel arac haline getirmesidir (nalck, 199?: 49).5 Ynetsel dzeyde patrimonyal devlet hkmdarn mutlak hkimiyetine dayanr; devlet kademeleri ise hkmdarn kiisel tercihi dorultusunda datlr. Hibir kademe ya da nvan, padiahn berat denilen mhr olmakszn verilemez (nalck, :53). Bu da devlet memurlarn hkmdara baml klar; nk onun hkm kendi pozisyonlarnn devamn salayan tek eydir. Patrimonyal devlet analizine katlan bir dier yazar olan Ahmet nselin de deyiiyle Osmanl devlet adamlarnn Osmanl hanedann yzyllar boyunca safd brakamamalar, byle bir giriimde bulunduklar takdirde kendileri de safd kalacaklarndan, yani kendi meruiyet zeminleri de ortadan kalkaca iindir (nsel, 1996: 82). Fatih Sultan Mehmetin iktidar belli kademelere gelme yol-

3 Bir yandan pozitivizme kar karak gerekliin insann onu alglay biiminden bamsz dnlemeyeceine inanan, te yandan ise gereklii kiilerin znel fikirlerinden ibaret olarak grmeyen Weber, ideal tipler araclyla, iinden getiimiz ampirik gerekliin kltrel biricikliinin analizini yapmay hedeflemektedir (Weber, 1949: 72). 4 Weberin temel problemi Batda kapitalizmin ortaya knn biricikliinin koullarn ve zelliklerini aratrmaktr. Ancak tam da bu yaklam, kendisini takip edenlerin Douyu da Batda olmayanlar zerinden okumalarnn nn amtr. 5 Gerekte Weber patrimonyalizm kavramn genel anlamyla bir krallk hanedannn dorudan uzants olarak rgtlenmi tm devletler iin kullanyordu. Douda bu patrimonyalizm-sultanizm Batda ise patrimonyalizm-feodalizm biimini alyordu (bkz. Mardin, 1998: 60). Ancak siyaset bilimciler Osmanly ayrdedici bir zellik olarak patrimonyal terimini kullanmlardr.

20

Demet Dinler

6 Bu noktada nalck stanbulun bir iktisadi faaliyet merkezi olarak ykselmesini, srecin dz bir ekilde gitmediini gstermek iin kullanr; ancak bu tip aykrlklar srecin ynn deitirmemitir. Daha sonra da belirteceim gibi bu yaklam kendini deilleyen her olguya bir istisna ya da sapma olarak bakmaktadr.

larnn daha formel kurallarla belirlendii bir ynetsel dzen kursa da, memurlarn grevlerinde kalmas otoriteye mutlak bir ball gerektirdii iin, Batdaki kiisel iliki ve karlar kesinlikle dlayan bir brokrasiye dnm gerekleememitir (nalck, 199?:56). Hkmdara balln en nemli meziyet sayld bir kurumda mesleki eitim alm olma ve uzmanlama Batdakinin aksine memur olmann n koulu deildir. leride Osmanldan Trkiyeye gei dneminde baat rol oynayanlar, kendilerini devletin karlaryla zdeletirerek zerk ve gl bir grup haline gelen brokratlar olacaktr. Deiimi ynlendirecek olanlarn, yine Batdaki gibi toplumsal gruplar deil, bu brokratlar grubu olduu sylenecektir. Mlkiyet ilikileri asndan patrimonyalizm, mlkiyetin mutlak olarak hkmdarn elinde toplanmasna ve devletin toplumsal ve ekonomik ilikilerin belirleyicisi olmasna denk der. Bu anlamda Osmanl son derece byk bir mlk sahibi, geliriyse toplad vergiler olarak dnlr (nsel, 1996: 62). nce tmar sahipleri, sonra mltezimler toplanan verginin bltrlmesinde devletin kk birer ortandan ibarettirler. Argman daha ileriye gtrp bu gruplarn devlet mlknn paras olduunu ileri srenler olsa da (nsel, 1996: 64), genel kan devletin dier toplumsal gruplar zerinde belirleyici olduu ynndedir. Bu tespite aykr debilecek durumlarda bile -19.yzylda glenen ayanlarla devlet arasndaki atmalar gibi- devlet kontrol eline almay bilmitir (Mardin, 1995: 292). Ticaretle uraan kentlerde de devlet retimin miktarn belirlemi, Batdaki gibi retimin merkantilist yollarla sermaye birikimi gerekletirmesine izin vermemitir. Devlet yneticileri tccarlara kaytsz kalm ve Batdaki gibi tccarlara zel olanaklar sunmamlardr (Mardin, 1995: 287; 1969: 261)6. Osmanl toplumsal yaps kk kyllk, devlet memuru konumundaki tmar sahipleri ve devlet yneticileri arasnda kurulmu, patrimonyal karlarn yeniden retimine ynelik l bir yap olarak tarif edilir. Toplum ekonomik deil, btnyle bir siyasal entite olarak alglanr. Siyasal elitleri merkeze alan toplum stat gruplarndan ve topluluklardan oluur. retken snflarn (kyller) yaratt deer ise -aynen kentlerdeki retim gibi- srekli tketen bir patrimonyal devletin ihtiyalarna yneliktir. Bu gruplar devlete bamldrlar ve devleti desteklemek durumundadrlar (nalck 199?: 55; Sunar, 1974; Mardin, 1969: 269). Toprak sahipleri ise Batdaki gibi zerklik kazanamam ve gerek bir aristokrat snf haline gelememilerdir.

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

21

Patrimonyalizm analizine skca bal olan bir kavram ifti de merkez-evredir. Burada temel argman devlet ve toplum arasnda Batdaki gibi uzlamaya dayal yasal olarak zorunlu bir szlemenin hibir zaman gereklemedii ynndedir (Mardin, 1995: 291; Heper, 1985; Sunar, 1974: 10). Batda danma, ittifak ve koordinasyon gibi kavramlar zerinden aklanabilecek devlet/toplum ilikisi, Osmanlda merkezin evre zerindeki mutlak kontrol ve denetimi eklinde dzenlenmitir (Sunar ve Sayar, 1986:109). Osmanlda ne zerk kentler (nsel, 1996: 73) ne de ara yaplar (estate, yerel meclisler) mevcuttur. Osmanlda yerel ve etnik topluluklarn kendi ilerinde greli bir zerklikleri oluu (Sunar, 1974: 5), zmni bir szlemenin (tacit contract) bu topluluklar araclyla gereklemesi (Mardin, 1988), ya da slami kentlerin kendi ilerinde oluturduklar belli kurallarla iliyor oluu bu durumu deitirmez; nk bunlarn hibiri Bat tipi bir szlemenin paras deildirler. Batda kral, feodal lordlar ve dier yerel glerin oulluu iinde ekillenen (Sunar ve Sayar 1986: 110) bir ynetim yapsnn ve bunun dourduu sivil toplum yerine Osmanlda toplumun devlete tbi olma durumu sz konusudur. Tm toplumsal ve moral kodlar bu tbiyet ilikisi ekillendirir ve Batnnkinden tamamyla farkl bir deerler sistemi ortaya kar: Bireysel zgrlkleri tanmayan, ekonomik karlarn ve ticaretin kt sayld bir deerler sistemi.7 Devlet/toplum ilikisinin bu ekilde ele aln hem olgusal hem de yntemsel dzeyde bir dizi probleme yol aar. Bundan sonraki ksmda bu problemleri ele almaya alacam. Bu problemlerden birincisi Osmanl ve Batnn karlatrlma biiminde yatmaktadr. Patrimonyalizm ve Bat feodalizmi arasndaki farkllklar tamamen ampirik alandan karlan bilgilere dayandrlr. rnein Batda serf, vassal, feodal lorda ballk gibi kavramlarn birebir karl Osmanlda bulunmad iin Osmanlnn feodal olmad sonucuna varlmtr. Oysa feodalizmi kendi topraklarn ileten, geim kaynaklaryla dorudan ilikisi olan ve topraktaki retimlerinden ortaya kan deere belli toplumsal gruplarn el koyduu bir kyller toplumu olarak tanmlarsak, endstri ncesi tm toplumlar bu tanma uymaktadrlar (Faroqhi, 1999: 18).8 Burada feodalizmi tanmlayan, arta el konu biiminin kendisidir. Tmarla fief arasnda bir fark yoktur; nk retim tarz ve toplumsal yap arta el koyan kiilerin kim olduu zerinden deil (devlet, tmarl sipahi, kral, vassal), smr

7 rnein Batda bireye verilen nem insan kapasitesine duyulan inantan kaynaklanrken, Douda birey Tanr tarafnda yaratld iin deerlidir (Mardin, 1995: 286). 8 Benzer bir yaklam Trkiyede yetkin bir ekilde savunan dnr Behice Borandr. Boran, Osmanl toplumunun Asya tipi mi yoksa feodal retim tarzna sahip olduu tartmasnda Osmanlnn feodal olduunu savunmutur. Analizinde merkezi feodal gibi tartmal kavramlar olsa da pek ok adan reticidir: Serfin topraktan yararlanma hakknn olduunu, mlkiyetin haklar hiyerarisine gre blndn syleyen Boran bu tanmn hem Osmanly hem de Bat Avrupay tanmladn sylemekte (Boran, 1962den aktaran Oyan, 1998: 139) genel bir feodalizm tanmnn ise her ampirik gereklie ayr bir aklama getirmesine kar kmaktadr: Gereklere dayanmayan, gereklerle beslenmeyen kavramlar bo kalplar haline gelirler; ama genel kavramlarla sistemletirilmemi gerekler de bir olgular yn olmaktan teye geemezler (Boran, 1970).

22

Demet Dinler

9 Ancak Osmanlnn feodal olmadn ispatlamaya alan ATTler bu ilikinin niteliinden ok serf ve vassal gibi Bat Avrupa feodalizminin unsurlarnn Osmanlda bulunmamasn dikkate alm; Batdan farkl olarak da devletin belirleyici rolnn altn izmilerdir (ATTlerin eletirisi iin bkz. Oyan, 1998).

ilikisinin nitelii zerinden (art-deeri retenler ve el koyanlar) tanmlanr.9 Bu, elbette Osmanlyla Bat Avrupa lkelerinin ayn toplumlar olduu anlamna gelmez. Kald ki Bat Avrupa lkelerinin de kendi ilerinde pek ok farkll vardr. Benim vurgulamak istediim, ortak bir kavramsal ereve kurma gerekliliinin herhangi bir toplumun tarihsel koullarndan kaynaklanan elikileri ve zgl siyasal sreleri anlama abasn dlamaddr. Nitekim Osmanly incelerken devletin kendisi arta el koyma mcadelesinin bir alan olarak dnlrse, farkl gruplarn farkl tarihsel koullarda g kazanmas ya da gcnn krlmas aklk kazanr. Bu mcadelenin farkl biimler almas Osmanldaki devletin yapsn ve tarihsel olarak ald rolleri de koullandrr. Tam da bu noktayla balantl olarak ele aldmz yaklamn bir baka problemi kendini ele verir. Osmanly duraan bir toplumsal yapdan ve her eyi ynlendiren kadir-i mutlak bir devletten ibaret grdmz zaman 600 yllk tarihi de tek bir izgi halinde dnmeye balarz. Oysa yukarda da belirttiimiz gibi farkl tarihsel dnemlerde farkl toplumsal elikiler ve buna bal olarak farkl devlet politikalar oluur. Temelde baklmas gereken retenler ve smrenler arasndaki ilikiler, smrenlerin kendi iindeki kaynaklarn kontrol zerinde verdikleri mcadele ve tm bunlarn denk dt karmak siyasi ve toplumsal yaplanmalardr. Bunun yerine hibir ara snf olmakszn temel elikiyi, baka hi bir ara snf gzetmeksizin ynetici snf olarak devlet ile reaya arasnda koymak aslnda Osmanl almalarnda ska yaplan bir hatadr (Haldon, 1993: 159). Fakat merkez/evre ikilemi her tr toplumsal atmay (kyl ayaklanmalar, ayanlarn direnii vs.) bir sapma olarak gstermeyi tercih eder. Osmanlnn dz bir tarihsel izgide ele alnmas kadar, homojen bir btn olarak da grlmesi ok sorunludur. Farkl blgelerin farkl toplumsal ve siyasi zellikler arzetmesinin yan sra yerel olann merkeze mutlak bamll varsaym da gereki deildir. Tark engl, Suraiya Faroqhi ve Zubaidann almalarndan hareketle yerelin merkez karsnda belli bir zerklie sahip olduunu ifade eder. Ancak bu, yerel ve merkez arasndaki ilikiyi zerklik ya da bamllk terimleri zerinden tanmlamak anlamna gelmemeli. engl bu noktada yerel yneticilerin basite merkezin memurlar olmadn, merkezi yneticilerle zaman zaman mcadeleye ya da pazarla girien g odaklar olduklarn belirtir (engl, 2001: 62). ncelediimiz yaklamn yntemsel adan kukusuz en so-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

23

runlu yanlar Osmanly Batya referansla bir yoklar tarihi yazarcasna incelemesi ve Weberci bir ideal-tip olan patrimonyalizm kavramna aklayc bir g atfetmesidir. Yoklar tarihinin en belirgin esi sivil toplumdan doan bir toplumsal szlemenin olmaydr. Bu noktada aslnda toplumsal szlemenin Bat siyasal dncesinde devlet/toplum ilikisini aklamak ve hatta yeniden kurmak iin gelitirilmi zihinsel bir kurgu olduu unutulur; kavram sanki maddi bir gereklie tekabl edermiesine kullanlr. Batda kapitalizmi nceleyen ve devleti snrlandran toplumsal gler sayesinde gerekleen bir uzlama sonucunda sivil toplumun olutuu dncesi ise tamamyla bir yanlsamadr. Sivil toplum/devlet ayrm kapitalist ilikilere zgdr ve kapitalizmin yaratt bir ayrmdr (Wood, 1995: 254). Bu ayrm, kapitalist ilikilerin yeniden retimi iin zorunlu bir ayrmdr; nk smr ilikileri ancak bireylerin devletten bamsz zgr olduu bir sivil toplumun ve genel kar yanstt varsaylan bir devletin kabul edilmesi sayesinde gerekleebilir (Sayer, 1988). Patrimonyalizm kavramnn aklayc gc de ok sorunludur. Hatrlanaca zere patrimonyalizmi bu yaklam asndan ayrt edici klan iktidarn ve mlkiyetin hkmdarn elinde olmas ve her trl kapitalist birikimi engellemesiydi. Buna karn Batdaki devlet, izledii merkantilist politikalarla mlkiyeti koruyucu ve burjuvaziyi gelitirici zellikleriyle tanmlanyordu. Ancak Ellen Meiksins Woodun belirttii gibi analizler aslnda hi de Batnn gerekliini yanstmayan bir burjuva modeli temel alnarak yaplmaktadr. En fazla referans verilen ngiltere ya da Fransa bile kendilerine biilen modele pek de uymamaktadr (Wood, 1991: 2-3). Oysa kapitalizm bir kere ngilterenin zgl koullarnda ortaya ktktan sonra asla ayn ekliyle varolmam; girdii her toplumsal formasyonda orann farkllklarn homojenletirip kendisi de yeni biimler almtr. rnein Fransada devlet kapitalizmle eklemlenme srecinin en banda bir tr sermaye birikim aracna dnmtr. Devlet memuriyetinin para karl satlmas sreci hem soylu hem de soylu olmayanlara devlet kaplarn am; yeni ykselmeye balayan (ama hi de idealize edildii gibi devrimci zellikleri olmayan ya da giriimci ruh tamayan) burjuvazi de zenginleme yolunu devletin artan finans ihtiyacn karlamak iin girdii borlanmann getirdii faiz gelirlerinde bulmutur (Mooers, 1997: 58-61). Colin Mooers, Fransz burjuvazisinin uzun sre devletin temelini sarsmaya hi de niyeti olmadn syler. Devrim bu mlk sahibi brokratik ve as-

24

Demet Dinler

keri rgtn gcn tamamyle kramamtr (Wood, 1991: 38). yleyse arsa speklasyonu, faiz gelirleri, ticari yatrmlar devlet alann birebir sermaye birikiminin paras yapan etkinliklerdir. Bu etkinliklerse zellikle kapitalizmle eklemlenmeye balayan Osmanl iin hi de yabanc olmasa gerektir. Osmanl devletinin durumu, srekli kendi karn maksimize etmeye alan irrasyonel bir aygt olmasyla deil, gittike da alan ve nceden de ticari faaliyetleri devam eden bir lkenin sermaye birikim koullaryla aklanabilir. Osmanlda Batdakinin aksine giriimcileri destekleyen merkantilist politikalarn bulunmamas, hatta Batdaki gibi bir burjuvazi olmamas sav da yine Batda idealletirilmi bylesi bir snfn varln varsayar. Oysa ki,
Orta snfn yokluu sorunsal, onyedinci ve onsekizinci yzyllarda ngilteredeki kapitalizmin gelime koullarnn ondokuzuncu ve yirminci yzyllarda dnyann geri kalan blmnde de aynen ve mkemmel biimde yeniden retilebileceini varsaymak biimindeki tipik iselci hataya dmektedir. phesiz ki Almanya ve talya bamsz ve ilerici bir orta snfn nimetlerini yaamad. Kapitalist gelimenin bir koulu olarak giriimcilie ilikin btn tartma, ya yanl ya da totolojikti (Barandan aktaran Turner, 1984: 79).

Devlet/burjuvazi ilikisini ele al eklinin hatalarn bir sonraki blmde daha yakndan inceleyeceiz. Burada nemli olan aslnda patrimonyalizmin kendisinin, daha nce de vurguladmz gibi, devlet kapitalizme gei evresinde mlkiyet ilikilerinin bir paras olduu srece ayrdedici bir kavram olarak kullanlamayacadr. Yntemsel sorunlar biraz da tarihsel referans eksikliiyle ilgilidir. Osmanl Batyla karlatrlrken tarihsel dnemler ya yeterince berrak bir ekilde ortaya konamamakta; ya da dnemlemeye hi bavurulmamaktadr. Buna gre Osmanl devleti patrimonyal bir devlet olma zelliini srdrmtr uzun yzyllar. Bat Avrupada ise feodalizm vardr ve bu yle bir toplumsal yapdr ki onun barndan toplumsal szlemeler ve bu szlemenin kolaylatrd bir kapitalizm kmtr. Gei dneminde ortaya kan mutlakiyeti devlet ise yine kapitalizmin geliimini merkantilizmle desteklemitir. Sanki her ey Batda kapitalizmin geliimi iin hazrlanmtr. Osmanl devleti ise hem Batnn feodal dnemiyle, hem mutlakiyeti devlet dnemiyle, hem de ileride deineceimiz gibi kapitalist dnemiyle karlatrlmaktadr. Her defasnda farkl biimler alsa da patrimonyalizm yklamamtr. Bu tarihsel kayma ve hem Osmanlnn hem de Bat Av-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

25

rupann dnemletirilmesinin yaratt sorunlar devlet geleneinin nasl olup da bir tarafta toplumsal gelimeyi engelleyici olduunu gstermek adna gzard edilmektedir.10 Oysa yukarda da szettiimiz gibi her lkenin kapitalizmle farkl eklemleni biimlerine bakmak daha anlaml gzkmektedir. Eklemleniin kendisi her lkede benzerlikleri ve farkllklar beraberinde getirecektir. stelik nceki geleneksel yaplar da yenileriyle birarada olmaya devam edecektir. Bu adan Osmanlda patrimonyal diye nitelenen bir davran tipini Fransz mutlakyeti devletinde grmek, ya da Fransada burjuvazi/devlet ilikilerinin bir benzerine Osmanlnn 19. yzylnda rastlamak anlam kazanabilir. Belli dnemlerde bir toplumsal yap dierine gre daha duraan ya da daha hzl geliebilir. Temel soru bu kavramlarn toplumsal yaplar asndan oradaki dinamikleri aklayc veya birbirinden ayrc nitelikte olup olmaddr.11 Osmanl toplumunu tarif etmek iin kullanlan merkez/evre metaforunun ise toplumsal gerilimlerin ve elikilerin anlalmasn engelleyici bir ilevi vardr. Devletin kk kyl mlkiyetini yaygnlatrmaya almas merkezin evre zerindeki gcn pekitirmesi olarak okunur; ama byle bir ihtiyacn hangi toplumsal olaylardan kaynakland sorulmaz. Bunun yerine incelediimiz yaklam devletin herhangi bir giriiminin arkasnda yatan temel itici gc, devletin kendi kendinin devamn salama arzusu ve rasyonalitesi olarak grr; toplumdaki herhangi bir tepkinin kaynan da merkezin basksna balar. Taraflar byle konumlandnda da Osmanldan balayarak btn bir Trkiye tarihi bazen merkezin evreye, bazen de evrenin merkeze kar olan stnl olarak okunacaktr. Osmanl devletinin ele alnyla ilgili saydm bu problemler 1990lara kadar gelen bir srete Trkiye tarihine getirilen aklamalarda srekli kendini gsterecektir. yle ki Trkiyeye dair gelitirilen yorumlar ve analizler Osmanldaki gelimeleri kendine tarihsel temel bulmak amacyla okuyor gibidir.

10 Huri slamolu-nan (1987) Dou ve Bat toplumlarnn idealtipletirilmi toplumsal yaplar olarak grlmesinin yaratt sorunlara deinirken, tarih-d ve zc bir ierie sahip olan Dou Despotizmi kavramnn aklayc gcn sorgular. 11 Burada ar genelletirmecilikle zgclk arasndaki gerilime dikkat etmek gerekir. Bu gerilimi amak iin gerekli olan farkllklara duyarl olan btnletirici bir erevedir (bkz. Cammack, 1985: 14). Farkllklar ise o lkede tarihsel olarak biimlenen toplumsal ilikiler ve maddi pratikler zerinden konulacaktr.

2. Tanzimattan Cumhuriyete Gerekleen Dnmn Batc Brokratlarn ve Modernletirici Elitlerin Tarihi Olarak Yazlmas Gerekten de eer Osmanlda hkimiyet patrimonyal devlet ve onun ynetici snfna aitse ve bu hkimiyet toplumu bastrarak Batdaki gibi bir devrimin olmasna izin veremeyecek nitelikteyse, Osmanlnn ykmyla sonulanan toplumsal dnm

26

Demet Dinler

12 Heper Tanzimat dnemi Batlama hareketini brokratlar nclnde, lml ve akn (moderate and transcendental) bir devlete gei olarak nitelendirirken, gei kavramnn sreci doallatran ve lineer bir tarihin paras olduunu ima eden ideolojik ykn de rneklemektedir. slamolu-nan (1987), modernleme yaklamnn slam toplumlarnda burjuvazi ve siyasal bir rgtlenme olmad iin ancak tepeden bir devrimin gerektiini iddia etmesinin, tepeden gerekleecek reformlar merulatrmaya yaradn syler. 13 Organik dnme srasyla srasyla feodal toplumun zl, ticaretin art, burjuvazinin douu ve modern devletin oluumu sreleri denk dmektedir (Sugar, 1964: 147). 14 Trimberger gelecek blmlerde ele alacamz devlet-merkezci yaklamn temsilcilerindendir.

nasl anlaml klacaz? Bu soruya ncelikle Modernleme Okulunun bak asndan yant verilmeye allmtr. Modernleme Okulu Bat-d toplumlarn Batl lkelerin modelini uyguladklar takdirde modern siyasi yaplara kavuabileceklerini ileri srer. Aykut Kansu modernleme yaklamn eletirirken, bu yaklam iin kritik olann toplu olarak modernletirici sekinler olarak tanmlanan karizmatik bir liderlik ve brokrasinin geleneksel bir toplumu dntrerek gelitirmesinde oynad rol olduunu belirtir (Kansu, 1995). Trkiye bu dnm, Atatrkn karizmatik nderliinde ve emrinde sekin brokrasi ile parti aygtnn denetiminde, bir devrim geirmeden yani toplumdaki g ve mlkiyet ilikilerinde bir el deitirme olay yaanmadan- gerekletirmitir (Kansu, 1995: 12-13).12 Bu dnm Modernleme Okulunun temsilcilerinden Peter Sugara gre, Batdaki gibi organik deil, sonradan itici bir gle gereklemitir (Sugar, 1964: 147-148).13 Bu toplumlarda dardan gelen basklar sonucu kendi lkelerini de gl (Batl) lkelerin seviyesine getirme yoluna gitmi; bunun sonucunda da modern bir brokrasinin nclnde, ekonomik yapdan nce siyasi yapnn deimesi salanmtr. Ardndan devlet gdmnde, orta snfn domasna yol aacak bir planl kalknma hayata gemitir (Sugar, 1964: 148-149). Modernleme Okulunun temsilcisi olmayan, hatta bu okulu lineer tarih anlaylarndan ve farkl lkelerin deiik gelime dinamiklerini gzard etmelerinden dolay eletiren baz yazarlar da tepeden devrim tezini savunarak modernletirici sekinler modeline yakn bir yaklam retmilerdir. rnein Ellen Kay Trimberger14, Gen Osmanllar-Jn Trkler-Kemalistler arasnda bir sreklilik ilikisi kurarak btn bu asker-sivil brokratlarn Bat emperyalizmine seici ve savunmac bir Batllamayla karlk verdiklerini sylemektedir (Trimberger, 1978: 70-71). Yazara gre 19. yzylda Osmanly iyice tehdit eden d basklara kar bir nlem olarak gerekleen brokrasinin modernletirilmesi, Batl deerlere gre yetimi ve bu deerlere sahip kan bir grup brokratn siyasallamasn salam; bunlar da lkenin iinde yaad sorunlarn zmn varolan g ilikilerine dokunmakszn devleti yeniden yaplandrmada grmlerdir. Brokratlarn kendileri yerel eraf ya da tccar ailelerden gelseler de kendileri bir hareket olarak toplumsal tabandan yoksundurlar (Trimberger, 1978: 83).

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

27

alar Keyder (1987) de benzer bir yaklamla brokrasiyi kendi snf konumu deimeksizin imparatorluu yukardan dntrme amac gden bir grup olarak tanmlar.15 Keydere gre (1987: 63) kapitalizmle eklemlenme sreci brokrasi asndan normatif dzene sadakat ve yeni dnyann salad karlar arasnda bir ikileme neden olmutur. Bu ikilem karsnda brokratlarn ald tutum, yeni artlara uyarken kendi statsn korumay amalayan bir dnm hedeflemek olmutur (Keyder, 1987: 53).16 Bu yazarlara gre Jn Trkler toprak sahipleri ve yerel erafla, toplumsal kkenleri gerei daha sk balara sahip olsalar da, bu kesimlerle siyasi dzeyde kurduklar iliki salt toplumsal bir tabana duyduklar ihtiyatan kaynaklanmaktadr (Trimberger, 1978). Brokratlar imparatorluun kapitalist sistemle btnleme tarzn deitirecek politikalar formle etmede kendilerine yardmc olacak doal mttefiklerden yoksundurlar. Jn Trklerin ne toplumsal yap analizi, ne de emperyalizmin mekanizmalarnn incelenmesi konusunda bir fikirleri vardr. Bu ylesine toplumsal tabandan yoksun bir harekettir ki,
Sekin brokratlar snfnn kavramsal dnyas ellerinde Yunan ve Osmanl bayraklaryla Fransz iverenlere kar greve giden Rum Ortodoks iileri nereye oturtacan bilemiyordu. Aslnda devlet merkezli bir imparatorluun ynetici snfnn perspektifi, burjuva zgrlkleri nosyonunu szle savunsa da bir btn olarak zmseyememiti (Keyder, 1987: 53).

Aslnda bu kritik alnt ileriki sayfalarda anlatacamz burjuvazi/devlet ilikisinin kuruluundaki sorunlu yanlar gstermektedir. Keyderin varsaym ideal bir burjuva zgrlkleri olduu ve 19. yzyldaki sekin brokratlarn bu beklentiyi karlayamad eklindedir. Zaten ele aldmz yaklamn en nemli sorunlarndan biri Osmanlda olduu gibi Trkiye tarihinde de ideal olan veri alp tarihsel analizi buna referansla yapmasdr. Jn Trklerin iveren-ii ilikisini bir yere oturtamaynn ne kadar tarihsel gerekleri yanstt da ok tartmaldr. ttihatlar iktidarda olduklar dnemde sadece zorunluluktan m retici glerin geliimine ynelik iktisat politikalar uygulamlardr? Listin Almanya iin nerdii tarzda bir ekonomiyle daha liberal bir ekonomi arasnda yaplan tartmalar bu sekin brokratlarn Batl kitaplarda okuyup ezberledikleri szlerden mi ibarettir? Yoksa kapitalizmin gelime aamasnda olan baka lkelerde de grebileceimiz tarzda, Trkiyenin yzyl bandaki snf iliki-

15 alar Keyderin Trkiye tarihi zerine yapt analizler olduka eklektiktir. Dnya Ekonomisi inde Trkiye (1982)de Osmanldan Trkiyeye gelen periferileme srecini kesintisiz bir izgi olarak ele alan Keyder 1930lardaki dnya buhran olmasayd devleti politikalarn da hayata geemeyeceini ileri srer. Bu kitapta Marksist ekonomi politik kuramlarn ve Dnya Sistemi yaklamn kullanr. Yaznn kapsam gerei esas zerinde durulacak olan Devlet ve Snflarda ise brokrasiyi ayr bir snf olarak grr; ttihatlar ve Kemalistleri toplumsal tabandan yoksun, tepeden hareketler olarak nitelendirir ve elikileri brokrasi/burjuvazi ya da devlet/toplum ilikisi zerinden kurgular. Bu da devlet merkezli yaklama daha yakndr. 16 Burada Korkut Boratavn Keydere ynelttii eletiriyi hatrlatmakta yarar var: Boratavn aktard ekliyle Keydere gre 18. yzyln iinde bir noktada birdenbire brokrasi iinde reformist, modern bir hizip kverdi ve nispeten daha laik grlere sahip olan..bu brokrasi...artk elde eden bir snf olarak devlet memurlarnn ayrcalklarn devam ettirme ihtimalini gerekletirebilecek bir kapitalist btnleme modelinden yana manevra yapmtr (Keyderden

28

Demet Dinler

aktaran Boratav, 1990: 64). Boratav burada Keyderin Osmanl devlet snfndan ada brokrasiye geite toplumsal bir snf yaplanmasnn olmayn sadece bu varsaymla doruladn, onun dnda baka hi bir aklama yapmadn belirtir. Gerekten de kendi karna uygun olan kollayan bir brokratlar grubuna tarihsel bir dnm asndan aklayc bir g atfetmek ne kadar olasdr? stelik Kansunun da belirtii gibi bu noktada maddi bir hatayla yle olmadklar halde ttihatlara brokratlardan ibaret bir grup muamelesi yaplmakta (Kansu, 1995: 32); lkenin farkl blgelerindeki yerel rgtlenmeleri de gzard edilmektedir 17 ttihat ve Terakki dneminde iktisat politikas zerine yaplan zengin tartmalar iin bkz. Toprak (1982) Gndz knn ktisat Kongresi srasnda yaplan tartmalar belgeledii kitab da Cumhuriyet dnemi iin benzer nitelikte bir kaynaktr bkz. (kn, 1997). Burada zellikle kongre srasnda kan gazetelerde iktisat politikasnn nasl olmas gerektiine dair neriler; kongrede sanayici ve tccar kesimlerinin talepleri olduka reticidir. Bu belgeler dnemin brokratlar ve modernletirici elitler tarihi dnda neredeyse her ekilde yazlabileceini gsteriyor.

leri ierisinde iktidara talip olanlarn farkl seenekleri ya da atan projeleri midir?17 Nedense Keyder iktisadi dzeyde yapt derinlemesine analizi snfsal ilikilerde tekrar etmekten kanr; nk kendisinin kavramsal erevesi ileride yeniden greceimiz gibi Batc brokratlar toplumdan ya da burjuvaziden ayrks bir g olarak konumlandrd lde, Trkiyenin geleceine dair yaplan iktidar mcadelesini ve buna ynelik arpan projeleri nereye koyacan bilememektedir. Aslnda Keyder snf kategorisini szle kullansa ve analizine katsa da tarihsel materyalist bir snf analizi yapmamaktadr. Zira snf ilikilerinin ve g ilikilerinin dolaymnda tanmlanmas gereken bir devlet ve iktidar kavramsallatrmas yerine, toplumsal glerden ayrks, brokratlarn yapt bir tepeden devrim modeli tercih edilmitir. yle ki yazara gre Kemalistlerin iktidarndan sonra kayp burjuvazi nin peine dlecektir. Ele aldmz yaklama gre Kemalistlerin kitle mobilizasyonuna dayanmayan tepeden devrimini olanakl klan etmenler, brokratlarn toplumsal snflardan zerk oluu, d glerin (emperyalist tehdit) varl ve toplumda devlet elitlerinin varln sorgulayacak gl bir toprak sahibi snfn bulunmaydr (Trimberger, 1978; Keyder, 1998: 32). Esas devrim bu yapsal koullarn tam tersinin grld lkelerde meydana gelmitir. Halbuki nceki blmde de gstermeye altm gibi Bat bile kendi iinde farkllamken ideal bir burjuva devrimi modeli diye bir eyden szetmek ne kadar olanakldr?18 rnein aristokratlarn gcn kran ve Ancien Regimei ykan Fransz Devrimi kk mlk yasallatrm ve kylln hem ekonomik hem de siyasal gcn arttrarak ondokuzuncu yzylda kapitalist gelimeyi geciktirici bir rol stlenmitir (Turner, 1984: 117). Ya da Almanyann tarihsel koullar feodal junker snfnn denetledii bir devlet aygt araclyla olmutur.19 Burjuva devrimine ilk rnek olarak gsterilen ngilteredeyse endstri kapitalisti gelimeden nce tarm kapitalistleri gelitii iin toprak sahibi aristokrasiyle kent burjuvazisi arasnda ak bir mcadele yaanmamtr. Trkiyenin kapitalizmle eklemleni sreci her yerde olduu gibi ciddi bir toplumsal dnm gerektirmitir. Kendi isel ve tarihsel koullar ve snfsal yaps dnmn niteliine ve ynne etki edebilir; ama dnmn olmamasndan szetmek mmkn deildir. David Blackbourn ve Geoff Eley (1989) Almanya rneinde burjuva devriminin baarszl tezi-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

29

nin nasl burjuvalarn kendi bilinleriyle ve liberal bir ideolojiyle yapmalar gereken bir burjuva devrimi modeline dayandrldn anlatrken; Colin Leys (1996: 176) Afrika rneinde sosyal bilimcilerin kapitalizmin geliimini sadece formel ve grnr alandaki ekonominin yeterince gelimemi olmasna bakarak deerlendirdiklerini, ancak yava ama ok nemli bir kapitalist dnmn krsal alandaki ilikileri zdn gremediklerini belirtirken benzer problemlere iaret ederler. zetle btnlkl bir Dou ve Bat zerinden yaplan karlatrmalar geerliliini yitirir; nk,
Tarihsel kkenleri benzer olduu halde, sivil toplum/devlet ilikisi bakmndan birbirinden farkllaan Bat toplumlarnn varl kadar, tarihsel kkenleri farkl olan baz Bat ve Dou lkelerinin benzer bir sreten gemeleri de bu ayrmn devlet/toplum ilikilerinin aklanmasndaki yararlln snrlandrr (Savran, 1986: 32).

Tepeden devrim tezini bu dnem zerine yazan pek ok yazar paylamaktadr (zbudun ve Kazancgil, 1981: 5; Sunar ve Sayar, 1986: 112). Trkiye Cumhuriyetinin kuruluunu modernletirici elitlerin tarihi olarak gren bu yazarlara gre brokratlar kendilerine hedef olarak Batllamay koydularsa da temel gdleri devleti kurtarma ideolojisi olmutur. Baz yazarlar bu argman Kou Beyden Kemalistlere uzanan bir izgide Batc brokratlarn ayn kayg zerinden hareket ettiklerini, aralarndaki farkllklarn sadece Devleti nasl kurtarmal? sorusuna verdikleri yantta yattn ne srerler. Buna gre Kemalizmi ayrtran ey, bu soruya en son ve en baarl cevab vermi olmasdr (Kazancgil, 1981: 38). Kemalistler nceki dnemin modernletirici brokratlarnn mirassdrlar ve devletin hkimiyetini temel alan, toplumsal ve ekonomik elitlerden ziyade ncelii devlet elitlerine veren patrimonyal gelenei srdrmekte kararldrlar (Kazancgil, 1981: 38). erif Mardine gre kendi projelerini topluma dayatan modernletirici elitler, Osmanldaki merkez-evre gerilimini yeniden retmilerdir. Ancak Osmanldan farkl olarak kutuplama bu sefer Batlama yanls bir grup devlet elitinin askeri idari aygt modernleme abasna kar baka kar gruplarnn (ulema gibi) bu harekete kar kitleyi mobilize etme abas arasnda gereklemitir (Mardin, 1973). Kitlelerin modernleme projesinden zne olarak dlanmalar aslnda rejimin tercihidir; nk kendi istikrar rgtl bir katlma deil, pasifize bir kitleye baldr (Sunar ve Sayar, 1986: 114). Yine bu noktada Kemalistlerin

18 Devrimlerin nedenleri ve olu sreleri zerine bir inceleme yapmak ok daha kapsaml bir almann konusu olabilir. Benim amacm sadece gl devlet gelenei tezine temel olan baz argmanlarn nasl ideal bir burjuva devrimi modelini kendilerine referans noktas aldna ve bunun da problemli olduuna dikkat ekmek. 19 David Blackbourn ve Geoff Eley Peculiarities of German History (Alman Tarihinin zgllkleri) adl kitaplarndaki Almanya analizleriyle, bu yazda ele aldmz yntemsel sorunlarn hi de Trkiyeye zg olmadn gsterirler. Yazarlara gre hkim Alman tarihi yazmnda burjuva devriminin ngilteredeki gibi gereklemedii, burjuvazinin aristokrasiyle mcadele etmedii, burjuvazinin istedii eyleri ancak devlet araclyla elde edebildii sylenmektedir (Blackbourn ve Eley, 1989: 7).

30

Demet Dinler

20 Vergilendirmeyi farkl snflar ve snfii atmalarn gzlendii iktisat politikas tartmalarnn bir paras olarak gren bir yaklamn ipular ve bunun olgusal verileri iin bkz. (Kuru, 1993; LXXXIV). Kuru bir yandan zel sektr ve hkmet arasndaki ve zel sektrn kendi iindeki elikileri anlamann ; te yandan da ticari ve speklatif kazanlardan, gelir dalmn etkileyen konulardan doan elikilere bakmann nemini gsterir. Meclis tutanaklarndaki tartmalardan, hangi gruptan (Sermaye-alanlar, tarm-sanayi, tarmii snflar..vs.) ne kadar vergi alnacana dair oluan farkl grleri ve bu grlerin temellendirili tarzn grmek mmkn. 21 Aslnda bu, eletirilen her yazarn szkonusu politikalar bilmedii anlamna gelmiyor (ki alar Keyder rneinde olduu gibi kapitalizmin geliimine dair bilgiler edinmek de mmkn bu yazarlardan). Ancak nasl bakld olgulardan karlacak sonular da etkiledii iin rnein merkeziletirme politikalar ok rahat bir ekilde devletin kendi gcn pekitirmesi olarak grlebiliyor. Peki ama hangi devletin? Merkeziletirme ulus-devletin kurulmasn, daha nce zerk yaayan gruplarn tabi klnmasn salad; kapitalist bir birikimin koullarn oluturduu lde yeni bir devletin ve buna denk den

baskc politikalarnn ardndaki temel itki modernletirici elitin kendi gcn pekitirme abas olarak gsterilir. zetle btn bu hikayenin anlatclar kendi ilerinde farkllklar tasa da hepsi de az birlii etmiesine tarihin belli bir dneminde d etkenlere bal olarak balayan bir hareketin tamamyla devlet iinde devlete kar devlet tarafndan eklinde gelitiine inanmamz beklemektedir. Sorun sadece bu yaklamn tepeden gelme bir dnm savunarak toplumsal dinamikleri gzard etmesi deildir. Dier bir deyile burada devlet alannda gerekletii sylenen bir deiime kar tabandan gelen bir deiim savunmaya allmyor. Bizatihi devleti bu deiim iin mcadele edilen alan olarak tanmlamak gereklilii vurgulanyor. rnein vergilendirme konusunu ele alalm. Ulus-devletin kurulma srecindeki vergilendirme politikalarn pekala iktidarn Osmanldan devrald merkezi glendirme arzusuyla aklayabiliriz. Ancak bu neden Osmanlda zerk braklan gruplardan (rnein Krtlerden) vergi alndn aklamyor. Osmanly bir kenara brakp sadece Cumhuriyet dnemini dndmzdeyse yine vergilendirmeyi devletin kendi gelirlerin arttrmas ya da iktidarn salamlatrmas olarak grebiliriz. Ama bu da rnein neden nceden vergi alnmayan baz gruplardan artk vergi alndn, baz vergilerin kaldrlp yerine yenilerinin getirildiini aklamyor. Bu, vergilendirmenin devlet ve toplum, merkez ve evre arasnda bir iliki olarak ele alnmasnn aklayc gcnn snrlnn gstermektedir.20 Bunun yerine vergilendirmeyi gerekten kavramak iin ulus-devletin kurulmas ve kapitalizmin gelimesinin Osmanldan daha farkl bir olgu olduunu ve yeni tbiyet ilikilerinin kurulmasnn gerekliliini dnmek gerekir. Bu kurulu srecinin kendi bana bir elit grubunun deil de farkl toplumsal gruplar iine alan siyasi projelerin rn olduunu; bu nedenle de atan farkl snflara ynelik politikalar gelitirildiini (ttihatlarla Kemalistlerin ya da meclis iinde farkl gruplarn farkl vergilendirme politikalar nermeleri ya da uygulamalar gibi) grmek gerekir. Devlet politikalarn bu atan snf ve siyasi projelerin hayata geirildii alanlar olarak grmek bu resmi oluturmay salad iin nemlidir, kendinde bir rasyonalite tad iin deil. 21

3. Trkiyeyi Karakterize Eden Bir Nitelik Olarak Gl Devlet Gelenei Cumhuriyet tarihine dair almalarda genel olarak devletmerkezcilik diye adlandrlabilecek bir yaklamn izlerini bulu-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

31

yoruz. Bu yaklamn Modernleme Okuluna ynelttii eletirilerden biri bu okulun kulland yapsalc-ilevselcilik ynteminin Bat-d lkeleri ekonomik geri kalmlklar ve geleneksel deerlerinin devam zerinden tanmlamalarna yneliktir (Skocpol, 1985: 5-6). Burada zerk bir rgt yapsna sahip bir aktr olarak devlete hi bir aklayc g atfedilmemesi devlet-merkeci yaklamn saptad en temel sorunlardan biridir (Skocpol, 1985: 6).22 Bu eletiriye temel olan ilk referans J.P. Nettln 1969 tarihli Bir Kavramsal Deiken Olarak Devlet makalesi olmutur. Nettla gre devlet bir dizi ilevi ve yaplanmas olan, toplumdan bamsz bir varla sahip bir kolektivitedir. Devlet ayn zamanda sosyo-kltrel bir olgudur; nk devleti oluturan bireylerin devlet hakknda genellemi bir fikri ve algs vardr (Nettldan aktaran Almond, 1988: 856). Burada devlet karmza ontolojik bir varlk olarak, kendisine has bir takm niteliksel zelliklere sahip bir kurumlar btn olarak kar. Devletin belirleyici rol nem kazand iin de lkeleraras karlatrmalar devletlilik (stateness) dzeyinin ykseklii ya da dkl zerinden yaplr (Nettldan aktaran zman ve Coar, 2001: 85). rnein merkezi ynetim aygt daha gl olan toplumlarda devletlilik dzeyinin daha yksek olmas beklenir. Devletin kendine zg bir mant olmas, toplumsal karlardan zerk olmas ve kendi bana bir takm amalar edinmesi gibi zellikler Weberin klasik modern devlet tanmyla birarada dnlr (Skocpol, 1985; Evans, 1985). Bu tanmda devlet teritoryal bir alanda, zor kullanma ve yarglama gcne sahip bir rgtlenmedir (Waterbury, 1989). Weberin kapitalist bir toplumdaki modern devleti tarif etmek iin kulland bu ifade devletmerkezcilerin kendi projelerini, Weberci ruhu yeniden canlandrmak ya da Weberci elerle bakalarnn sentezini yapmak eklinde tanmlamaya kadar gtrmtr. Oysa temel amac ilk blmde de belirttiimiz gibi Batda kapitalizmin ve modern devletin kkenlerini ve doasn anlamak olan Weberin izledii devlet-merkezci yaklamda olduu gibi pozitivizm deildir. Weber, ampirik gerekliin bilgisine ulamak ister; ancak bunu yaparken yntemsel-bireyci bir k noktas vardr. Bireyin gereklii nasl anlamlandrd nemlidir. Bu adan devlet-merkezci yaklama epistemolojik dzeyde, yani bilgiye nasl ulalaca konusunda Weberci demenin anlaml olmad sylenebilir. Devlet-merkezcilik iin kritik olan devlet-merkezci yaklamn devleti toplumsal ve iktisadi kkenleri ya da meruiyet temelleri-

yeni g ilikilerinin de pekimesini salyor. Buradan bakldnda da modern devlet ncekilere gre ok daha merkezi. Ama bu merkeziletirme beraberinde evreye yaylma ve nfuz etme gcn de beraberinde getirmezse baarl olabilmesi daha zor (bkz. Mann, 1985). Nfuz edii salamaya aday siyasi iktidar/projenin ne kadar ve nasl baarl olaca ise bu yeni g ilikilerinde konumlanan toplumsal gruplar aras mcadeleler tarafndan belirleniyor. Merkez ve evre gerilimi zerinden deil. 22 Devlet-merkezciliin yapsalc-ilevselcilik, liberal-oulculuk ve Marksizme ynelttii eletirilerin tarihsel balam hem nc Dnya lkelerinde, hem de Batl lkelerde gzlemledikleri dnmlerdi. Devlet-merkezcilie gre bu yntemlerin ortak noktas devleti toplumsal ya da ekonomik faktrlere (kar gruplar, ekonomik birikim sreleri ya da elitler) indirgedikleri lde devletin zerk ve bamsz bir deiken olduunu gzden karm olmalaryd. nc Dnya lkelerinde devletlerin ok farkl plan ve stratejiler benimsemi olmalar ve toplumlarn da buna doru ynlendirmeleri, Avrupada ise Keynesilik politikalaryla devletin kilit bir rol oynamas bunun gstergesiydi (Skocpol, 1985: 6).

32

Demet Dinler

23 Yaklamn Trkiye tarihini alanlar asndan birebir uygulandn sylemek pek de mmkn deil. Farkl dnemlerde farkl referanslarla etkilenildiini sylemek daha doru olacaktr. rnein Metin Heper, State and Public Bureaucracies (1987) adl farkl lke rneklerini karlatrd kitabnn giriinde Skocpol ve dierlerinin katklarn vmekte; ancak hibir ekilde Skocpolun ok nemsedii snf kategorisine zmleyici bir ara olarak analizinde yer vermemektedir. Gerekte Skocpol vd. (1985) devlet-merkezci analizin; devlet, toplum ve uluslararas balamn etkileime girdii bir noktadan yaplmas gerektiini sylemektedir. Aye Bura (1996) ve Ziya ni (1998) bu bak asnda daha yakn durmaktadrlar. 24 Yazda Trkiye d literatre sadece konuyu ilgilendirdii lde deinilecek; ayrntl bir tartma yaplmayacak. Zira devlet-merkezcilik, rasyonel seim kuramndan yeni kurumsalcla pek ok yaklamla melez bak alar da ortaya karm bir gelenek olan kurumsalc gelenein iinde bir yaklamdr. Daha ayrntl bir analiz iin bkz. Remmer (1997). te yandan nc Dnya lkelerinde devletin rol zerine yaplan almalarda baz farkllklara ramen genel bir izgi saptamak da mmkndr (bkz. Barkey, 1991). Yaklamn kendi ev-

nin ncesinde ve tesinde toplumu etkileyecek gc olan rgtsel bir yap olarak tanmlamasdr (zman ve Coar, 2001: 84). Pozitivist bir yntemi benimseyen devlet-merkezci yaklam, karlatrmal tarihsel analiz yapmak iin tek tek lkeleri inceler ve buradan tmevarm yoluyla nedensel dzenlilikler bulmaya alr. rnein Fransada ideolojik ayrmalarn daha keskin olduuna dair bir gzlem yaplr. Bunun nedenine bakldnda ise siyasi parti oluumlarndan nce gl ve merkezi bir idari yapsnn varlnn devlet kademelerinin patronaj ilikileri araclyla oy toplamak iin kullanlmasn zorlatrd grlr (Skocpol, 1985). Bunun yerine ideolojik propaganda araclyla partiler kendi aralarnda yarmtr. Eer baka lkeler de bu durumu doruluyorsa merkezi idari yapnn sonradan glendii bir lkede bu sonucun tam tersi beklenebilir. Burada devletin idari ve kurumsal yaps, toplumdaki dier unsurlarn (siyasi partiler gibi) hareket edi erevesini izen bamsz bir deikendir. Zaten devlet bir btn olarak toplumu ekillendirme yetisine sahiptir. Ancak devletin tek bana bir aktr olarak ele alnmasnn doru ama yetersiz olduunu dnen devlet-merkezci yaklam temel analiz biriminin devlet, toplumsal yap ve uluslararas balam arasndaki etkileim olduunu ileri srmektedir.23 Devlet-merkezcilik kendi iinde deiik ve birbiriyle atan tartmalar ieren bir gelenek olsa da Trkiye tarihine dair yaplan almalar asndan belirleyici olan zellikleri daha snrldr. 24 Bunlar pozitivizmin hkim yntem olarak kullanlmas, devletin (ve onu oluturan kurumlarn) toplumdan ayrks bir varlk olarak ele alnarak belli karlara sahip, hedefler koyabilen bir aktr olarak grlmesi ve karlatrmal analizlerde devletin belirli zelliklerinin ayrdedici bir aklayan olarak grlmesi eklinde gruplayabiliriz. Bu ekilde ele alndnda yazda bundan sonra deineceimiz yazarlar ayn izgi iinde deerlendirilebilir. Heper, karlatrmal devlet analizini devletlilik dereceleri, siyasal tarih ve gelenekler zerinden yaparken tip devlet biimi ayrtrlr. Bunlar merkezi feodalizmin ortaya kard ngiltere, merkezi olmayan bir feodalizmin sonucu doan Fransa ve patrimonyalizmin devam olan Trkiye rnekleridir (Heper, 1987). ngilterede devlet aamal olarak yerel dzeydeki gruplar aras bir uzlamann sonucu, ulusal bir szlemenin paras olarak domutur. Fransadaysa merkezi krallk ve soylular arasnda bitmek bilmeyen mcadeleler uzlamay nleyici bir etmen

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

33

olmu ve devletin glenmesini salamtr. Patrimonyalizmin zelliklerini ve tarihsel kkenlerini nceki blmlerden biliyoruz; ancak burada arpc olan Heperin yerel glerin brokratik merkez karsndaki zayfln belirtirken yapt yorumdur. Bu gler siyasi ve ekonomik anlamda nfuz sahibi olamadklar iin ya devlet grevlilerine rvet vermek ya da kylleri daha fazla bastrmak zorunda kalmlardr. Kyllerin daha fazla smrlmesi ya da rvet vermek, sanki Avrupada bu tarz pratikler hi yokmuasna Osmanldan balayarak Trkiye tarihinin ayrdedici bir zellii olarak sunulmaktadr. Gl devlet gelenei terimi Metin Heperin nl kitabnn (1985) baldr. Aye Bura, Ahmet nsel, Ziya ni gibi pek ok yazar da fark alanlarda yrttkleri almalardaki devlet anlayn Hepere referansla bu gl devlet geleneinden almlardr. Bylesi bir gelenein basks ayn zamanda zayf bir sivil toplumun varlna karlk gelmektedir. Ancak devletin sahip olduu -ya da ona atfedilen- zellikler gl kavramyla snrl deildir.25 Kendi karn maksimize ettii ve giriimcilerin tm krlarn emdii lde rantiyeci ya da yrtc hayvan (predatory), toplumun btnn bastrd ve zellikle de bireysel zgrlklerin ve iktisadi faaliyetin nnde engel tekil ettii lde de patrimonyal olarak nitelendirilmektedir. Bundan sonraki blmlerde gl devlet gelenei tezinin farkl alanlarda nasl kullanldn gstermeye alacam.

3-1. Devlet/Burjuvazi: Trk Burjuvazisinin Devlet Babann Uslu ocuu Olarak Tanmlanmas Gl devlet geleneinin savunucularnn Trkiyede burjuvazinin tarihsel oluum srecine dair ilk saptamas onun Batdaki gibi ekirdekten yetime deil, sonradan devlet eliyle ortaya km olmasdr. Trk iadamlar Batda olduu gibi yenilie ak, risk alabilen giriimciler olmamlardr (Sunar, 1974: 112). Kt zerinde Bat tipi bir hukuk sisteminden yararlansa da maddi olarak yalnzca devletin retim etkinlikleri ierisinde varolabilen zel bir iktisadi aktr tipidir Cumhuriyet dnemi iadam (nsel, 1996). Bu adan Cumhuriyetin ilk yllarnda ticaret burjuvazisi de, i evrelerine yakn aferist26 brokratlar olarak nitelendirilen kesimler de devlet giriimlerini desteklerler; zira

rimi iinde zellikle 1990larda ortaya kan ve belli zayflklar amaya ynelik (her ne kadar bir ok yntemsel sorunu gideremeseler de) gelitirilen eletirilerse genelde karlatrmal siyaset literatrnde sz sahibi olmayan ve somut tarihsel analiz almas eksik olan Marksistler asndan nelere dikkat edilmesi gerektiine dair nemli ipular verecek niteliktedir. Bkz. Migdal vd. (1994). Devlet-merkezcilik literatrde devleti-kurumsalclk (statistinstitutionalism) diye de adlandrlr; ancak ben burada hem Trkiye literatrn etkileyi biiminden, hem de Migdal vd. (1994)nin Skocpol vd. (1985)yi devlei fazla merkezi ve ayr bir konum vermesini eletirmesinden dolay bu terimi tercih ettim. Bu kurumsalc gelenei kendi iinde ayrtrabilmemiz de salyor. Devlet-merkezciliin bir eletirisi iin bkz. Cammack (1990). 25 Solda da bu tartmann karl Mehmet Ali Aybar tarafndan ceberrut devlet kavram zerinden yapmtr. Bu tartmay yaznn kapsam dnda braktm. 26 takipilii anlamnda. 1920lerde Bankasnn kuruluundan sonra devletin sunduu ayrcalk ve imknlardan yararlanarak kendi karlarn koruyan, kolay yoldan kazan salamak isteyen, yolsuzluklara karan brokrat ya da siyasetilere verilen isim.

34

Demet Dinler

27 Bylesi bir yaklam sadece Trkiyeye deil, 3. Dnya lkelerinin ouna uyarlanan bir yaklamdr. 3. Dnyadaki sanayicilerin risk alabilen kr gden giriimciler mi yoksa kendini emniyet altna almak isteyen iadamlar m olduu ok tartmaldr. Devlet sermaye birikimini kendisi yaratp aktif bir iktisadi zne olarak ilev grecektir (Evans ve Rueschemeyer, 1985). Afrika lkelerini patrimonyal kapitalizm olarak niteleyen Callaghy ise bu lkelerde devletin g kazanmak ve zenginleebilmek iin en kolay ara haline geldiinden szeder (Callaghy, 1988). Mc Gaffey ise Zairede bamszlk sonras hkim snf siyasi bir aristokrasi olarak tanmlayp devlet bakan Mobutuya olan bamlln ykselebilmek iin en nemli kriter olarak sayldn belirtir. Zaire burjuvazisi iktisadi bir burjuvazi deildir; nk sahip olduu deerler, g ve iktisadi temeller tamamyla devletle olan ilikisinden kaynaklanmaktadr (Mc Gaffey, 1988). Boone ise Afrikada siyasilemi birikim diye adlandrd srecin ynetici snfn burjuvalamasn saladn belirtir (Boone, 1994).

devleti evreleyen alan, olas tek zenginlik kaynadr (nsel, 1996: 140). ngiltere ve Fransa gibi Batl lkelerdeki burjuva snfndan kaynaklanan toplumsal dinamik Trkiyede yoktur. 27 Burjuvazinin devlete olan bamll somut olarak hangi mekanizmalar araclyla olur? Patronaj ilikileri, tekel krlar ve kontroln belli gruplarn elinde toplanmas devletin burjuvaziye salad ve eine az rastlanr olanaklardr (Sunar, 1974: 112). Bu yle bir bamllk ilikisidir ki burjuvazi elde ettii olanaklara kar devlete kendi zgrln satmtr.
Burjuvazi sivil toplum kurma hakkndan vazgeerek karlnda para kazanma ayrcaln ald. Burjuvazinin taleplerini ne srmesine izin verecek siyasi koullar olduunda bile iktidar karlarna almamay tercih ettiler. Bu acz, Osmanl tccarlarnn saray karsndaki boynu bkk durumunu hatrlatr (Keyder, 1987).

Bir kez daha Osmanlnn burjuvaziyi hor gren, iktisadi gelimeyi engelleyen devlet gelenei karmza karlmtr. Aslnda bu, Osmanldan Cumhuriyete asla gerek anlamda burjuva snf haline gelemeyen, tepeden bir devrimle doruk noktasna erien Batllama hareketinin toplumsal itici gc olamayan, iktidar kendisine ihtiya duyduu vakit bile bu frsat kendi gcn arttrmak iin kullanmaktan aciz, bir kar grubu olarak kendini kabul ettirmek yerine kiisel ilikiler zerinden brokrasiyle arasn iyi tutmaya alan bir giriimci snfn yksdr. Bu ackl yknn kahramanlar giriimci ruha sahip olamadklarndan Batdaki gibi byk atlmlar gerekletiremezler; o ruhu yakaladklar ender zamanlardaysa devlet baba yaramazlk yapan ocuklarna haddini bildirir. Toplum da burjuvaziyi bastran bir devlet geleneini, giriimcilere prim vermeyerek destekler. Mardin iktidarn burjuvaziyle girdii yegne ilikiyi u ekilde aklar:
Kapitalist giriimcilerin oluturduu buzdann tepesi, Trkiyenin nde gelen sanayici ve iadamlarnn birka, sistem iinde boy gsterme olanana kavuturulmulardr; nk bunlar tpk geleneksel sistemdeki faizciler kadar kolay bir biimde denetim altnda tutulabilmektedirler (Mardin, 1992: 235).

Oysa hangi lkede burjuvazinin kendinden menkul bir giriimci ruhu ve devlet alannn tamamyla dnda bir gc olmutur? Ya da hangi lkede burjuvazi birdenbire toplumun en saygn grubu oluvermitir? Eletirdiimiz yaklamn en yetkin temsilcilerinden biri olan ve Trk giriimcisini dierleriyle karlatrrken ekirdekten yetime olmayan terimini de kullanan Aye Bura, kendi yaklamyla eliecek nitelikte bir tarihsel gerei

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

35

gsterir: Batda da feodalizmden kapitalizme geildii dnemde tccar toplumsal bir saygnla sahip olamam ve varl kt karlanmtr (Bura, 1996: 29 ve 30. dipnot). Bu adan Trkiyede de tccarlarn veya bir btn olarak giriimci snfn ba keye oturmas birdenbire olacak bir ey deildir.28 Bu, tarihsel bir sreci ve mcadeleyi gerektirir. Burjuvazinin ekirdekten yetime olmak yerine devlete baml olmasnn Trkiye iin ayrdedici bir kriter olarak kullanlmas da yntemsel bir sorundur. Devlete baml olmak ancak burjuvazi ve devlet arasndaki iliki dsal olarak kavrandnda anlamldr; dier bir deyile burjuvaziyi ve devleti iki ayr aktr olarak kurguladmzda nselin vurgulad anlamda bir bamllk/bamszlk ilikisinden szedilebilir. Ancak devlet oluum srecinin kendisi toplumsal retim ilikilerinin ayrlmaz bir parasysa devlet alan da bu ilikiler zerinden gelien snflararas mcadelelerin bir alandr.29 Bu adan burjuvazinin sermaye birikim koullarnn devletin iinde gelimesi Trkiyeye zg deildir. Ancak devletin ald biim ve mdahale tarzlar deiebilir. Bununla balantl olarak siyasilemi birikim ve iktisadi olmayan burjuvazi kavramlar da ancak iktisat ve siyaset iki ayr alan olarak ele alndnda mmkndr. Bu durumda iktisadi olan birikim tarzna ve burjuvaziye, siyasi olan ise devlete atfedilir. Ayrmn aslnda kapitalist ilikilerin tarihsel ortaya kyla ilgili bir ayrm olduu unutulur. Tpk patrimonyalizm blmnde szettiimiz gibi devlete baml olmayan, iktisadi faaliyet iin siyasete ihtiya duymayan ideal bir burjuva tipi aranr, ama bulunamaz. Yine Thomas Callaghyyi izlersek, bu tip bir burjuvazinin nasl referans noktas olarak alndn ve bunun sakncalarn grrz. Callaghye gre (1988) Fransada ykselen burjuvazi tm enerjisini arsa speklasyonunda ve devlet kademelerinden yer kapma savanda boa harcamtr. lk bakta burjuvazinin Fransada gerekten de daha rantiyeci bir zihniyette olduu dorudur. Ama bunu arzi bir durum olarak gstermek beraberinde bir takm sorular da getirir. Birincisi arsa speklasyonunun neden illa da burjuvazinin geliimini bloke edecek bir faaliyet olarak grlmesi gerektiine dairdir. Bu tarz speklasyonlar ya da Fransz giriimcilerinin bir baka byk gelir kayna olan devlete verdikleri borlanmadan elde ettikleri faizleri neden kapitalizmin yeni gelimeye balad, farkl sermaye birikimi olana olmad-burjuvaziyi de bylesi frsatlar aramaya itecek bir rekabetin henz mevcut olmad-bir dnemde kendi konumunu

36

Demet Dinler

glendirebilecek (hele de karsnda ngilterede olmayan tarzda bir soylu snf olduu dnldnde) aralar olarak grmeyelim? kincisi rantiyecilik ve faiz kazanc, kapitalizmin farkl tarihsel dnemlerinde n plana kan, bazen geriye den ama her zaman varolan faaliyetlerdir. Bunlar arzi durumlar olarak gsterirsek eer, 1980leri tartrken greceimiz gibi burjuvazinin devlet karsnda ok daha gl adledildii neoliberal dnemde bu faiz kazanlarnn ok youn olmasn nasl aklayacaz? nc olarak Callaghynin yaklam u elikili duruma yol aar: ngiltere ve Fransa devrimci burjuvazileriyle tanmlanrlar; sonra da rnein Fransz burjuvazisinin de o kadar devrimci olamad ortaya kar (devlet yznden). Ayrca Callaghy nce Gerschenkronu izleyerek devletin stlendii aktif roln ngiltereden sonra kapitalizmle eklemlenen btn lkeler iin geerli olduunu syler; daha sonraysa devletin iktisadi faaliyetin snrlarn izmesini Batl lkelerden dierlerini ayrdeden bir zellikmi gibi gsterir. Bu elikiler argmanm destekleyici nitelikte olsa da aslnda temeldeki yntemsel eletirimizi tam anlamyla dorular nitelikte deildirler; nk devletin rolnn her lke iin geerli olduu kabul edildii zamanlarda bile (Aye Burann ngilteredeki neoliberal politikalarn uygulanmas iin sylemin aksine gl bir devlet gerektii konusunda Andrew Gamblen tezini onayladn hatrlarsak), devleti alglay tarz deimez. zgclk problemini ortadan kaldrsak ve Trkiyede devlete ayrcalkl bir konum atfetmesek de yine devlet burjuvaziyi bastran bir role sahiptir. Burjuvaziyi bastrmad, gelitirmedii durumlar da vardr; ama bastran/gelitiren devlet ayn yntemsel hatann parasdrlar. zetle temel sorun farkllklar gstermekte deil; farkllklar burjuvazinin zayfl ya da bamll zerinden koymakta yatmaktadr. Yakn dnem kurumsalc yaklamn temsilcilerinden Robert Vitalis Msrda burjuvazinin geliimi zerine yapt almada tam da bylesi bir sorunu giderecek nitelikte, ac sorular sorar. Vitalis, Elizabeth Perrye referansla tarihilerin ve sosyologlarn srekli Neden yle deil? eklinde yneltilen bir dizi soruyu (neden ii snf bu lkede gsz? neden burjuvazi yeterince devrimci deil? gibi) yanl formle ettiklerini ileri srer (Vitalis, 1994: 174). Gerekten de olmas gerekenin arand bir tarihsel alma, burjuva gruplarnn devletle girdii ilikiyi siyasilemi bir birikim modeli olarak tanmlayabilir. Bu tarz sorular so-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

37

ranlar nc Dnya lkelerindeki burjuvazinin zayf ve paral bir yaps olduunu ileri srerler. Oysa blnm snf yaplar btn kapitalist snflarn tanmlayc bir zelliidir (Vitalis, 1994: 175). Yine Vitalis devlet kaynaklarnn burjuva gruplar iin merkezi bir atma alan olmasnn ve kapitalist bir ekonominin gelimesinin temel bir paras olmasnn sadece Msra deil pek ok baka lke iin de geerli olduunu belirtir (1994: 197). Dier btn pazar ekonomilerinde olduu gibi Msrda da devletin datt krediler, tevikler, lisanslar iin bir rekabet yaanmtr. Bu adan geleneksel ya da normal olann dnda bir durum sz konusu deildir (Vitalis, 1994: 176). Buna ramen Trk burjuvazisi sadece Cumhuriyetin ilk dnemlerinde deil, sonraki yllarda da ekonomik cesaretten yoksun, tasarruf yapmaktan kanan ve uzun dnemli yatrmlar konusunda isteksizlik gsteren bir aktr olarak tarif edilir. Devletin kendisi de Osmanldan kalma bir alkanlkla kar grubu rgtlenmelerini ho karlamaz. 1950de gerekleen DP iktidarn burjuvazi bata olmak zere toplumsal gruplarn brokrasiye olan tepkisinin bir rn olarak gren bu anlaya gre DP iktidar da burjuvazinin tam bir zaferi anlamna gelmemektedir.
ktisadi konumunu askeri zafer sonrasnda edinmi, gdml kapitalizmin artlarnda olgunlam, snf olma statsne prekapitalist glerle mcadeleye girmeksizin devlet vesayeti sayesinde erimi, gayrimslm burjuvaziden devrald konumlara yerlemi ve tarihi boyunca hi mcadele alanna kmam Trk burjuvazisinin kinci Dnya Savandan sonra da brokrasiye ba kaldr pazar zgrlkleri iindir; yoksa burjuva demokrasinin gerektirdii bir siyasal zgrlkler araynda deillerdir (Keyder, 1987: 162).

28 ktisat Kongresi srasnda giriimcilere kar olumsuz tutum alnmasn eletiren gazete yazlar iin bkz. kn (1997). 29 Snf mcadelesinin alan ile devlet arasndaki iliki iin bkz. Poulantzas (1977) ve Jessop (1985: 129).

Bu gr destekleyecek bir biimde Heper (1985) de burjuvazinin kendi zel karlarn aarak genel kar temsil edecek bir pozisyona gelemediini ifade eder. Aslnda DP dnemi burjuvaziyi tatmin edecek denli liberal politikalar uygulamamtr. rnein 1950lerde stanbul Ticaret Odas, hkmeti iadamlarna hrsz muamelesi yapmamas konusunda uyarmtr. te yandan Trk burjuvazisi Batda olduu gibi ekonomik cesarete ve tasarruflarn uzun dnemli yatrma dntrme isteine sahip bir burjuvazi deildir (Heper, 1985). Burjuvazinin brokrasi karsnda boynu bkk bir konumda tarif edilmesinin siyasal sonular da ilgintir. Devlet babann zayf burjuvazi zerinde kurduu hkimiyet siyasi ve ekonomik yaamdaki sorunlarn kaynan bir aktr olarak devletmi gibi

38

Demet Dinler

30 Bu noktada Andersonn eletirisi iin bkz. Hirst (1977).

gsterir. Burjuvazi gerek burjuvazi olamad iin liberal zgrlklerimiz olamamtr; devletin srekli mdahalesi yznden ekonomimiz dzelememitir. in ilginci, bylesi bir bak asnn kendine referans olarak setii ngiltere, benzer bir bak asyla yaklaan Perry Andersona gre devrimci burjuvazinin olmad bir lkedir. Andersona gre solun siyasi adan geri kalml ve ii snfnn durumu tam da burjuvazinin tarihsel olarak snf bilincine sahip olmama zelliinden gelmektedir (Hirst, 1977: 471).30 Cumhuriyetin ilk yllarnda devlete baml olarak domu olan burjuvazinin sonraki yllarda da bu niteliini yitirmedii argman tm bir Trkiye tarihinin seyrini aklayan bir etken olmutur. Devletin burjuvaziye kar taknd tutumlara baklm, bunun ardndaki neden olarak da gl devlet gelenei gsterilmitir. Bu da olduka karmak bir toplumsal ilikiler dokusunun stnn devlet gelenei mitiyle rtlmesine neden olmutur. Bu nedenle bu karmak ilikiler dokusuna ulaabilmek iin yeni sorularn sorulmas zorunludur. Burjuvazinin kendi iindeki fraksiyonlar nelerdir? Hangi tarihsel koullarda bunlar bir btn olarak hareket ederek belirli siyasal projelerin etrafnda birleebilmektedirler? Kapitalizmle yeni eklemlenen bir lkede burjuva snfnn oluum sreleri nasl ekillenir? Snflarn niceliksel olarak az ya da ok olular ya da belirginlik kazanmalar kapitalist ilikilerin kendini varetmesiyle birebir ayn eyler midir? Snf dediimiz de zaten tek bana bir aktrden ziyade bu oluan ilikilerin kendisi deil midir? (Wood, 2001). Bu sorularn her biri, eletirilen yaklamn aksine bir snf mcadelesinin paras olarak burjuvazinin varln ve burjuva ilikilerin kurulu srelerini varsayar; devlet/burjuvazi ilikisinin analizi de bu mcadelenin ve srelerin analizinden balamaldr.

3- 2. Merkez/evre Geriliminin Sreklilii Argman Osmanl iin kullanlan merkez/evre metaforu, Trkiye iin de geerli bir kavramsal ara olarak kullanlmaktadr (Mardin, 1973; nsel, 1996). Baz yazarlar Kemalistlerin merkez/evre arasndaki uurumu kapatmaya altn, toplumsal-ekonomik elitlerle brokratlar arasndaki bir ba kurmaya altklarn sylese de (Kazancgil, 1981) genel kan, merkezin evre zerindeki hkimiyetini srdrd ynndedir. Bu noktadan tarihe bakldnda tm bir Trkiye tarihi tekrarlardan ibaretmi gibi grlr: Devletin/merkezin topluma uy-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

39

gulad basklar, toplumun/evrenin buna tepki duymas ve devletin bu tepkiyi bastrmas. Bu dngye denk den tarihsel olaylar ise, CHP dneminde brokratlarn kendi glerini pekitirmek iin ald baskc nlemler, CHPye bakaldrarak burjuvazi ve kyl oylaryla DPnin iktidara gelii ve askeri darbenin yeniden idareyi ele aldr. 1950nin evresel glerin yllardr biriken tepkisinin rn olarak grlmesi ve DPnin o gne kadar susturulmu evrenin merkezden ald intikamn bir sesi olmas CHP ve DP zerine yaplm ou almann ortaklat bir noktadr. Ancak CHP/DP kartln brokrasi/burjuvazi elikisi zerinden aklayanlar olduu gibi devlet elitleri/sivil elitler elikisi zerinden aklamay tercih edenler de vardr. rnein Keyder DPnin oluumundaki evresel glerin toplumsal kkenlerine yer verirken, Heper DPnin iktidarn sivil elitlerin devlet elitlerine kar stnl olarak grr. Hepere gre sivil elitlere evresel gler destek vermi olsa da yine de siyasi bir hareket olarak DP Batl partilerdeki gibi toplumsal tabandan yoksundur; nk toplumsal snflarla parti arasnda yatay ilikiler kurulamamtr (Heper, 1992: 159). Zaten Trkiyede elikiler ilevsel-ekonomik deil de kltrel eksenlidir. Siyasi krizlerin temelinde yatan temel neden elitleraras elikidir. Bu adan krizler blm ilikilerinden ya da herhangi bir snfn siyasi parti programna kar duyduu honutsuzluktan kaynaklanmaz (Heper, 1992: 160). nsele gre de snflar da merulatrmaya ilikin kurallar bir siyasal hareket tabannda deil, sunulan maddi yararlar dorultusunda kabullenir (nsel, 1996). Darbeler bu anlaya gre, patrimonyal Osmanl geleneine uygun olarak kendini toplumdaki tek meruluk kayna olarak grmek isteyen askeri brokratlarn tepkisi olarak aklanr (nsel, 1996). Ordunun snfsal dengelerin yeniden kurulmasnda, siyasi ve ekonomik yeniden yaplanma dnemlerinde stlendii kritik rol yerine patrimonyal gelenein bir paras olarak grlmesi her darbe iin geerlidir. Buna gre 1960, 1971 ve 1980 darbeleri ayn itici gle yaplmtr.31 Ayrca 1960l yllardan balayarak artan grevler, direniler, en genel anlamyla ii snf mcadelesi de bu tabloya smamaktadr. 1970li yllar boyunca demokratik olarak seilmi iktidarlar brokratik merkezden daha iyi bir ilev grememi; parti sistemi paral, etkisiz ve paralize edici bir hal almtr (Sunar ve Sayar, 1986). 1980 darbesinin nn aan da bu durum olmutur.

31 Burada nemli bir farklla dikkat ekmekte yarar var. nsel ordunun rolne son derece olumsuz bir anlam yklerken Heper ordunun, artan siyasal elit/devlet eliti elikisine ve bunun getirdii istikrarszla kar , demokrasiyi yeniden restore etmek iin mdahale ettiini savunur (Heper, 1992).

40

Demet Dinler

1970lerin parti-merkezli siyasi grnm, toplumda yumuatc bir etki yapamayan ara formlarn mevcut olmamas bu dnemde milliyetilik gibi ideolojilerin ortaya kmasna neden olmutur. Bu durumda burjuva kltrnn yeerememesinin de etkisi byktr (Keyder, 1987). Bu tabloda siyasi iktidarlarn projelerine de, tarihsel olarak ekillenen snflara da yer yoktur; o nedenle de rnein burjuvazinin neden bir dnem DPyi neden sonraki dnemde CHPyi destekledii sorusu cevaplanamamaktadr. alar Keyderin analizi farkl sermaye birikim modelleri erevesinde rnein sanayi burjuvazisinin ithal ikameci bir modeli tercih ettiini gsterse de neden bu modelin DP tarafndan deil de CHP tarafndan hayata geirildii sorusunu darda brakmaktadr. Zira bir yandan iktisadi analiz yaparken dier yandan elikileri brokrasi/burjuvazi arasnda koyarak btnsel olarak snf ilikileriyle siyasi projeler arasndaki ba kurmamaktadr. Metin Heperin analizinde ise zaten temel eliki devlet elitleri ve siyasal elitler arasnda gsterildii iin siyasi partiler toplumsal tabandan yoksundurlar. Hepere gre, devlet sekinleri demokrasiyi rasyonel demokrasi olarak alglarken siyasal sekinler buna Milli rade teziyle kar karlar (Heper, 1998den aktaran zman ve Coar, 2001: 8889). Burada Milli rade kapitalist iftileri ve burjuvaziyi temel alan ama bunlarn karlarna kk kyllk gibi snflar da eklemlemeye alan bir hegemonya projesinin nceki iktidar karsnda halk btnletirmek iin kulland bir sylem olarak grlmez. Basite siyasal elitlerin ya da onlarn temsil ettii/temsil eder grnd kar gruplarnn merkeze kar oy kanalyla g oda oluturmak iin kulland bir sylemdir.

3- 3. Devlet/Toplum kiliinin Temel eliki Olarak Belirlenmesi Yine bu bak asna gre Trkiyede devlet birey yararna gcn arka planda tutan bir devlet deildir. Yasalara gre eit bireylerin varl, devletin arzulad organik bir toplum idealini dlamaz. Devlet meruiyetini, yerine getirmesi gereken ykmllklerden deil de sadece kendine referansla tanmlar. Siyasal haklarsa toplumsal olarak kazanlm haklar deil, devletin bahettii konumlardr. (nsel, 1996). Bu yle bir devlettir ki grev ve sendika hakk vermekten, toplu szleme yapmaktan kanabilmek iin kol emeiyle alanlar da memur statsne koymutur. Bu ekilde kendi iktidarn her tarafa yayabilecektir (nsel,

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

41

1996: 236). Toplumsal alanda hibir meruiyet kayna aramayan devlet, bir toplumsal mhendislik mantyla kitleleri hareket ettirici bir programa sahip olmamtr. Bylelikle gl devlet/zayf sivil toplum ikilii Trkiye tarihi boyunca temel eliki ekseni olarak belirlenir (Heper, 1991; Sunar, 1974).

3- 4. Devlet/ktisadi Alan likisinin Kavran Biimi Devletin Trkiye ekonomisindeki rolnn fazla mdahaleci olduu argman da burjuvazinin zayfl ve devlet gelenei argmanlaryla yakndan ilikilidir. Devlet ne Kemalist dnemde ne de DP dneminde rasyonel ekonomi politikalar izleyememitir. Devletin kalknma planlar sanayi ve tarm bir btn olarak dzenleyememi; sadece ksa vadeli hedefler konulmutur. Devlet, inanlar gerei deil, zorunlu olduu iin giriimcidir (nsel, 1996: 185). nsel bu noktada Trkiyeyi Meksika ve ranla karlatran yazarlara gnderme yapmaktadr. ran ve Meksikada devlet inanlar gerei giriimci iken Trkiyede niye yle olmad sorusunun patrimonyal gelenein giriimcilii engelleyen doas dnda hibir cevab yoktur. Ama ironik olan, liberal gr her eyin pr bir iktisadi mant olmalymasna ele ald iin eletiren nselin yaklamnn aslnda Trkiyede olan durumu irrasyonel olarak gsterdii lde kendisinin de benzer bir noktadan hareket etmesidir. yle ki devlet gerekte burjuva snfnn isteklerine gre hareket etmesi gereken, rasyonel iktisadi planlar uygulayan bir aktrm gibi argmann kurmaktadr. Trkiyeyi ayrdedici klan, sanki baka lkelerde ideal bir biimde iledii iddia edilen bu liberal piyasa mantnn mevcut olmamasdr. S.N. Eisenstadttan dn ald geleneksel kodun dnm kavramyla benzer bir yorum yapan. Mardine gre, Osmanlda piyasay kendi hizmetisi olarak kullanan siyasi iktidarn mant Cumhuriyet dnemi sanayilemesindeki mantn aynsdr (Mardin, 1992). DP dnemini liberal devletilik olarak tanmlayan nsel, Et ve Balk Kurumu (EBK) ve Devlet Malzeme Ofisi (DMO) gibi kurumlarn liberalizmle hi bir ilgisi olmadn syler (1996: 193). Bu tarz devlet kurulularnn belli bir siyasi stratejiyi yanstt dorudur. Ama bu, nselin dnd gibi devletin kendi bana her yere olduu gibi iktisadi alana da hkim olma stratejisi midir, yoksa belli bir siyasi proje etrafnda birleen karlar dorultusunda oluan bir strateji mi? Temel soru budur. ktisa-

42

Demet Dinler

32 KTleri devlet/toplum ve devlet/ekonomi ilikisini dzenlemenin aralar olarak dndmzde bunlar atan snflar arasndaki mcadelenin alan olarak kavramak da mmkn. Farkl projeler farkl dnemlerde bu aralar kullanyorlar. Yalman (2002: 16) 1960l yllar balamnda planlamann kendisini bir teknik sre ya da devlet rasyonalitesi olarak deil de farkl snflarn rzas iin ilevsel olan bir hegemonya aygt olarak kavramann nemine iaret ediyor.

di olann siyasi olandan ayrtrlamayacan savunan nsel, siyasal olann zglln devlet rasyonalitesine atfettii lde bu iki alan arasndaki ilikiyi iyice sorunlu hale getirir. DPyi CHPden farkl klan tek olgunun DP dnemindeki sylem (zel sektr gelitirme) ve uygulama (daha fazla KT kurulmas) arasndaki uurum olduunu belirten nsel, kamu giriimlerinin gittike artmasn iktidarn kendini her yerde hissettirme arzusuyla aklar. Bu giriimlerin farkl dnemlerde farkl toplumsal kar ya da projelere hizmet ettiini (sanayilemenin gelimesi, tarmsal kapitalizmin gelimesi); ayn dnemde farkl toplumsal karlarn ihtiyalarn ayn anda gzetme ilevi grdn (bir yandan sanayi krlarnn dmemesine olanak tanrken dier yandan sbvansiyonlarla ve destekleme almlaryla kyl gelirinin korunmas) kavrayamaz.32 Bura (1996) da benzer ekilde DPnin politikalarn Trk liberalizminin paradoksu olarak tanmlar. Bunun nedeni DP dneminde iktidarn harcamalar ksmak yerine srekli enflasyonist politikalar izlemeyi tercih etmesidir. Bu yaklamdaki birinci sorun enflasyonist politikalarn pek ok liberal lkede Keynesiliin doal sonucu olmasdr. kincisi ve daha nemlisi bu enflasyonist politikalar devletin tercihi deil; DPnin hegemonya projesine eklemlenen kk kyllk gibi tarm burjuvazisi gibi snflara aktarlm kaynaklarn sonucudur. Ayn zamanda nceki dnemin projesine kar kendini konumlandran ve bu kar konumlann kalknma vurgusuyla yapan bir iktidarn syleminin maddi temelini oluturur. yleyse bu durumu Trkiyedeki hkmetlerin kendi irrasyonel ve poplist kayglar olarak okumak m yoksa devletin, hem farkl sermaye gruplar arasndaki elikiler, hem de snflararas elikilerle baa kma zorunluluu zerinden mi dnmek daha anlamldr? Burada kritik nokta, gelecek blmde gstermeye alacam zere devletin bu elikileri darndan dzenleyen bir aygt deil, bizatihi bu elikilerin bir paras olduudur. Bu nedenledir ki elikiler sreklidir ve krize aktr.

4. 1980ler: Krlma Noktas ve Patrimonyal Devletin Sreklilii Arasndaki Gerilimde Gl Devlet Gelenei Tezinin Sorunlar 1980lere gelindiinde ele aldmz yaklam asndan elikili bir durum sz konusudur. Trkiye tarihinin farkl dnemleri arasnda, uluslararas sermayenin ve devletin yeniden yaplanmasna denk dt ve krize zm olarak neoliberal politikalarn yaama geirildii dnem olduu iin 1980ler ok ciddi bir

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

43

dnm ifade eder. Bu adan yaanan deiimleri aklama abas ile niyet edilen dnmn gerekleememesini devlete zg baz geleneksel niteliklerin srekliliine balama abas arasnda sregiden bir gerilim bu dnemde devlet merkezli yaklam kullanarak yazlan almalara rengini verir. Farkl dzeylerde kendini aa vuran bu gerilimleri noktada toplayabiliriz. Bunlardan birincisi gl devlet geleneine ilk defa bu kadar iddetli bir ekilde kar kan gruplarla bu gelenei srdrmeye alanlar arasndaki olarak belirlenmitir. Bu sadece kiiler arasndaki bir atmadan ibaret deildir; kendisi ayr bir varlk kazanm olan devletin kendisi deiimin nndeki en byk engeldir. Bu dnem zerine yazdklarnda Metin Heper, Fransaya gre daha gl bir devlet gelenei olan Trkiyede kamusal yaam ve siyasi taleplerin toplumun kendisinden deil de devletle toplumun kesitii alanlardan kaynaklandn belirtir (Heper, 1991). 33 Kalc devlet rasyonalitesinin somut tezahrleri ncelikle iktisadi alanda kendini gsterir. 1980lerde ihracat ynelimli stratejiyle devletin rol deise de rantiyeci bir devleti besleyen geni kamu sektrnn varl deimemitir (ni, 1998a). Neoliberal reformlarla devlet mdahelesi azaltlsa da siyasi rasyonalite pazar rasyonalitesinin nne gemeyi baarmtr. Patrimonyal devletin srekliliinin gstergesi uzun dnemli bir gelimeyi salayacak iktisadi politikalarn siyaset tarafndan nnn kesilmesidir. te yandan siyasi partilerin de zihniyeti ok fazla deimemitir. ANAPn bte d fonlar ve yerel bteleri belli gruplara aktarmas oy kaygsyla ilintilidir. Seimlerde KT fiyatlar drlm, cretler ise arttrlmtr (ni, 1998b). Dikkat edilirse bu noktada da iki analiz dzeyinin birbiriyle i ie ve birbirinin yerine geebilecek ekilde kullanld grlecektir. ncelikle karlarn koruyan ve yenilikten kaan bir rantiyeci devlet sz konusudur. te yandan siyasetiler de oy kaygsyla (ki bu aslnda Heperin 1970lerde kulland siyasi elit/devlet eliti arasndaki gerilimde siyasi elitleri sulad noktadr) yeniliklerin yaplmasnn nn tkamaktadrlar. Gerek eliki nerededir? Devlet gelenei ve neoliberal politikalar arasnda m? Siyasetiler ve neoliberal politikalar arasnda m? Her ikisi de mi? Grnen o ki baz yerlerde biri, baz yerlerde dieri, bazen de ikisi (devlet ve siyasetilerin tavr ayn kefeye konularak) kastedilmektedir. Brokraside yaplan reformlar, neoliberal politikalarn uygulan, bunlarn hepsi birer abadr (ve bu abann aktrleri ok net olmasa da iktisadi politikalar sz konusu olduunda burjuva-

33 Burada Heper ilgin bir biimde gl devlet formlasyonuna yneltilebilecek nemli bir eletiriye iaret eder. Gl nitelii, Batdaki devlete gre belirlendii lde bir baka referans noktas alndnda yine benzer bir nedenlerden baka bir devlete de atfedilebilir. rnein Trkiye Batdaki devletlere gre daha gl grlebilir; Batnn kendi iindeki lkelerden rnein Fransa da ngiltereye gre daha gl nitelendirilebilirdi. O takdirde gl, daha gl, en gl gibi tanmlamalara gitmek gerekebilir ki bu da zaten sorunlu bir kavram olan gl nn iini boaltacaktr. te Heper bu tehlikeye dmekte, Trkiyeyi aka daha gl kategorisine sokmakta ve kavram karmaasna bir yenisini eklemektedir.

44

Demet Dinler

34 Bu durum devletmerkezci literatrde Gneydou Asya lkeleriyle bir kartlk ilikisi iinde ifade edilir. rnein Gney Korede devlet ihracat performansna gre tevik verirken ve bu yzden nceki blmlerde belirttiim gibi kalknmac devlet olarak nitelendirilirken bkz. Evans (1992; 1999), Leftwich (1995), Trkiye gibi baz lkelerde ise siyasi ilikilerin, poplizmin ve yolsuzluklarn daha belirleyici olduu sylenmektedir bkz. (ni, 1998). G. Kore rneinden hareketle yolsuzluklarn devletin kendisinden kaynakland argmannn bir eletirisi iin bkz. Hart-Landsberg ve Burkett (1998)

zi, siyaset sz konusu olduunda toplumun btndr) ama devlet gelenei ve siyasetiler bu reformlar engellemektedir. Peki neoliberal politikalarn uygulaycs siyasetiler deil midir? Uygulamada yaanan problemler sadece oy kaygsndan m kaynaklanmaktadr? Eer devlet gelenei bu kadar glyse o zaman brokrasideki artan liberal brokratlar nereden tremitir? Bu sorulara cevap bulmak devlet-merkezci yaklam zerinden pek de mmkn gzkmemektedir. Uygun cevaplar iin sorularn farkl sorulmas gerektiini ileride savunmaya alacam. kinci gerilim ekseni devlet ve burjuvazi (ki burada genelde burjuvazi yerine kar gruplar kavram tercih edilmektedir) arasndaki ilikinin niteliine dairdir. Buna gre 1980lerdeki tm deiim iaretlerine ramen Devlet Babann artk rtn ispatlam ve hatta evden kam ocuklarna uygulad bask deimemitir. Osmanldan beri devlete baml olan ve gcn devletten alan zel sektrn durumunun 1980lerde de devam ettii ileri srlmektedir. Bu srekliliin rnekleri olarak kar temsilinin siyasi partilerle kurulan yakn ilikilere smsk bal olmas (Ergder, 1991); TSADn devletle olan ilikisini yksek kademeli brokratlar araclyla kurmas (Kalaycolu, 1991); verilen ihracat teviklerinin siyasi tercihlerin sonucu ekillenmesi (lkin, 1991) verilmektedir. zaln da istedii kadar ncekilerden farkl gzksn, zellikle TSADla gr alveriinde bulunmaktan ziyade sanayicileri bilgilendirmeyi tercih ettii sylenmektedir.34 Oysa Vitalisin argman izlenirse, iktisadi faaliyetin siyasi ilikilerin dnda olamayna armann kendisinin byk bir yanlg olduu farkedilebilir. Gerekte bu tevikler, neoliberalizmin ngrd sermaye birikimini salayabilecek (rnein dnya ekonomisiyle eklemlenebilecek nitelikte) sermaye gruplarna aktarlm; bu da sonuta neoliberal reformlarn toplumsal bir taban oluturmasn salamtr.35 Keyder gre (1998) de devletin keyfiliinin kendisine getirdii maliyeti ok fazla bulan bir burjuvazidir bu dneme rengini veren. O boynu bkk burjuvazinin neden birdenbire 80lerde devlete bakaldrabildii sorusu problem deildir, nk zaten gl devlet/zayf burjuvazi ikileminin tarihsel sreklilii dnda bu yaklamn hi bir tarih referans, dolaysyla da tarihsel dinamik nosyonu yoktur. Keydere gre (1998: 41) 1980lerdeki mcadele otoriter, modernletirmeci ataerkil bir devlet ile modernist bir siyasal liberalizm ve yurttalk kavram arasnda gereklemektedir. Dolaysyla genel dzeydeki iktisadi politikalarda gzlenen-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

45

deiim abas ve buna kar gelitirilen diren arasndaki- gerilim devlet/burjuvazi ilikisinde de sz konusudur. Bu sefer devlet gelenei ve zgrleme arayndaki burjuvazi arasndaki gerilim temel eliki olarak gsterilir. Sarkacn ne tarafa doru kayd konusunda farkllklar olsa da gerilimin taraflar konusunda devletmerkezci yaklam asndan tam bir uzlama vardr. nc gerilim ekseni ise yine devlet ve toplum arasnda konulmaktadr. Merkezilemi devlet geleneine kar zayf sivil toplumun yapt mcadele bu dnemde ne kmaktadr (ni, 1998c). Merkez ve evre gerilimi ya da devlet eliti/siyasal elit gerilimi asndan da bir yenilik sz konusudur. Devlet elitleri (ki bu 1980lerde daha ziyade askeri brokrasidir) artk zellikle ekonomik konularda stnl siyasal elitlere brakmlardr. Bu da brokrasinin snrl bir rol oynad liberal modele Trkiyenin yaknlatn gstermektedir (Heper, 1987). Bu model nceki dnemlerde siyasete kar husumet besledii iddia edilen brokrasinin durumunda bir deiime iaret etmekle beraber bu deiimin ardnda yatan nedenlere dair hibir aklama getirilmemektedir. te yandan devletin toplum zerinde mutlak egemenlik kurmasnn deimediini, bunun da Osmanl patrimonyalizminin baz zeliklerinin devam niteliinde olduunu dnen nsele gre (2001: 58, 57) Ortada meruiyetini toplumdan deil, kendinden alan bir devlet, devlet karsnda meruiyeti olmayan clz bir toplum ve gayrimeru, ama o lde de gl bir alt toplum olmas derinleen bunalmn gstergesidir. 1980lerde devletin, gcn birden fazla grup (Milli Gvenlik, Kurulu, Emniyet Gleri, zel Tim, siyasi parti temsilcileri) arasnda blnd bir neo-feodal yapya dntn ne sren nsel, temel gerilimi bu baskc devlet aygtyla toplum arasnda koymutur.

5. Devleti Nasl Kavramal? Aslnda karlatmz problemlerin byk bir ksm devletin nasl kavrandyla ilgilidir. Devletin toplumdan ayr rasyonel bir aktr olarak, kendinde bir zne ele alnnn getirdii sorunlar vardr. Devlet-merkezci yaklam 1980lerdeki dnm kabul etmekle (ve hatta tehlikeli bir biimde bunun nedenlerinin doyurucu bir analizini yapmadan dnm veri almakla) beraber sz konusu dnmde devletin neyi engellediine bakmaya almaktadr. Kurumsal dnmleri (brokrasideki gibi) kabul ederken bir yandan da devletin hkimiyetinin krlamadn anlatr. Byle bir bak as, kurumsal dnmlerin niteliini ve

46

Demet Dinler

35 Neoliberal reformlarn toplumsal destekisi olacak bir tabannn olumasnn gereklilii ve bunun aralarnn Rusyadaki kapitalist dnm zerinden yaplan bir analizi iin bkz. Bedirhanolu (2002).

ardndaki dinamikleri aklamakta yetersizdir.35 Gzlemlenebilir kurumsal deiimlere baklmtr. Bunlar baarl olduu lde toplumun/burjuvazinin vs. devlete kar zaferini simgelemekte; baarszla urad lde ise devlet geleneinin kendini devam ettirmesine balanmaktadr. Bu kurumsal dnmler toplumun hangi kesimlerinin ne gibi ihtiyalaryla rtmektedir? Ya da rnein kamu sektrnn artan byy hangi snfsal ilikilerin yeniden dzenlenmesine denk dmektedir? cretlerin ykselmesi ve azaltlmas siyasi poplizmle aklanabilir eyler midir? Eer devlet ve burjuvazi ya da siyaset/ekonomi, siyasetiler/giriimciler arasndaki ikilem devleti zihniyetle yenilikilik arasndaysa, liberal olarak nitelendirilse de, TSAD gerek bir kar grubu olarak tanmad sylenen zal, neden liberal gr temsil ettii sylenen Eczacbann verdii bir konferans fkeyle terkederken gazetecilere gen Eczacbann, ayn babas Nejat Eczacba gibi, modas gemi devleti fikirlerden kurtulup liberal ekonominin ilkelerini benimseyemediini sylemitir? (Cumhuriyet, 28 ubat 1992den aktaran Bura, 1996: 339). Eer olgusal alandan bu yaklamn yapt karsamalar yine olgulara dayanarak rtmek mmknse ve sorduumuz sorulara cevap veremiyorsak, farkl bir kavramsallatrma iin ipularn nerede yakalayacaz? ncelikle devlet bir mcadele alan olarak alglanrsa 1980lerdeki dnmn snflararas mcadelelerden bamsz olarak kavranamayaca bir gerektir. Devletin sosyal grevlerinin azalmas ii snf mcadelelerine kar burjuvazinin krlarn yeniden korumaya ynelik olarak alglanabilir. Ancak devletin kendisi tek bir snf ya da snf fraksiyonunun arac olarak grlemeyeceinden dolay da kyllk ve ii snfnn artan tepkisine (ya da bu tepki somut olarak tezahr etmedii zamanlarda da potansiyel bir tehdit oluu) kar sbvansiyonlarn ya da reel cretlerin belli dnemlerde yksek tutulmas siyasi bir poplizmden ok toplumsal atmalarn azaltlmas iin zorunlu bir ihtiyatr da. Ancak bunun ne zaman yaanaca ucu ak bir sorudur. Devleti bir mcadele alan olarak kavramak onun tek bir snfn arac/nesnesi de olmad anlamna gelir. Gerekten de rnein bir tarmsal politikann belirlenmesinde farkl snf ve aktrlerin (kk reticiler, daha byk lekte retim yapp ii altranlar, tarmsal rn tketen alan snflar, IMF, TSAD, tarm sektrne girmek isteyen yerli ve yabanc sermaye gruplar ve bunlarla organik ba iindeki IMF, TSAD gibi r-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

47

gtler) atmalar ve mcadele dereceleri belirleyicidir. Devlet bu atmalarn alandr (hem merkezde hem de yerelde); hkmetler de bu gerilimin kskacnda politikalarn ynlendirip deitirirler. Ancak bu mcadele alan btn oyuncularn eit bir ekilde oyuna katld bir saha deildir. Devlet alan bu aktrler arasndaki eitsiz iktidar ilikilerinin de yeniden retildii bir alandr. Bu nokta tam da dier bir nermeye, devletin snf ilikilerinin bir paras, toplumsal ilikilerin bir biimi olduu nermesine gtrr. Sayere gre devletin sivil toplumdan ayrmasnn kapitalist iktidar ilikilerinin yeniden retilmesi iin gerekli bir ayrma olduunu daha nce belirtmitik. Burada eklenmesi gereken bu ayrmann devletin zerk ve ayrks bir entite (varlk) olarak grlmesi anlamna gelmediidir. Tersine kapitalist ilikilerin ald bir biim olarak devletin burjuva karakteri (burada burjuva szc, burjuva snfn oluturan kiilerin arac olan bir devleti nitelendirmiyor, burjuva ilikilerin paras olan bir devlet kastediliyor) onun ayrlmaz bir parasdr (Sayer, 1988). Woodun da belirttii gibi sermaye birikiminin devamn, burjuva ilikilerin hkimiyetinin devamn salamak ve bunun nndeki engelleri ortadan kaldrmak her kapitalist devlette grebileceimiz zelliklerdir. Ancak bu noktada devlet toplumsal elikileri yukardan dzenleyen ayr bir kurum olarak da alglanmamaldr. Tersine devlet bizatihi bu toplumsal elikilerin bir momentidir (Bonefeld, 1993). yleyse devletin snf karakteri ile mcadele alan olma zelliini nasl birarada dnebiliriz? Clarkea gre (1991) snf mcadelesinin sonucu olumsal deildir, maddi birtakm kstllklara baldr. Ama bu maddi kstllklarn kendisi mcadeleye dsal deildir. cret szlemesi kapitalist tarafndan kabul ettirildii lde bir gereklik, ii snf kar ktka ise bir illzyondan ibarettir (Clarke, 1991: 45). Ancak bu, devletin kendinde bylesi bir alan olduu-yani orada bekleyen, nceden verili bir alan- anlamna gelmez. Tersine bu alann kendisi snf mcadelesi tarafndan yaratlr. Ancak devlet alannn da bir snrll vardr. Eer devlet yabanclatrlm ve fetiletirilmi kapitalist ilikilerin ald bir biimse, kapitalizmin dier tm formlarna olduu gibi devlet formuna da kar mcadele vermek gerekir. Yani Clarken deyiiyle hem devletin iinde hem de devlete kar bir mcadele biimi (Clarke, 1991: 60-61). Devleti en genel dzeyde toplumsal retim ilikilerinin ald bir biim olarak tanmlamak, gzlemlenir alanda hkmetin, b-

48

Demet Dinler

36 Neoliberal politikalarn, neoliberal sylemin aksine gl devlet eliyle yapldn Thatcher ngilteresi balamnda anlatan bir alma iin bkz. Gamble (1979). 37 Liberal-bireyci yaklam iin devlet sadece birey zgrlklerini deil, piyasann iyi ilemesini de tehdit etmektedir. Devletmerkezci yaklamsa kendinde bir piyasa fikrine kardr. Piyasa ancak kurumlarla birarada varolabilir Neoliberalizmin devlet-merkezci bir noktada eletirisi iin bkz. ni (1998). te yandan devleti ele al tarzndaki yntemsel farkllklara kar baz benzerlikler de bulmak mmkndr. Yrtc hayvan (predatory) devlet kavramn devlet-merkezciler kalknmac devletin karsna koymaktadrlar (Evans, 1992). Predatory state burada kendi karlarn maksimize eden ve toplumun kaynaklarn smren bir grubun ynetimidir (Evans, 1992: 149). Neoklasik ekonomi politik yaklamnda ise predatory state devletin doas gerei sahip olduu bir zelliktir, devletmerkezcilerin syledii gibi tarihsel olarak farkllaabilen bir zellik deil. Burada politik olana ekonomi lehine srekli bir negatif anlam yklenmektedir (Grindle, 1991). Yalman (2002) devleti-kurumsalc ve liberal bireyci yaklamlarn devlet/toplum ve devlet/piyasa ilikisini dsal olarak kavradklar lde ortak bir yntemsel sorunu yeniden rettiklerini belirtir.

rokratlarn yaptklarna bakmann tek bana (gerekli ama) yeterli olmad da grlebilir. rnein kurumsal deiimler balamnda brokrasinin roln ele alalm. Gnmzde IMFyle ayn masaya oturan brokratlar gerekli yapsal reformlar yapamad iin srekli siyasileri eletirmekte ve sermayeyle ayn talepleri savunmaktadrlar. yleyse sylemler zerinden ve devlet/burjuvazi, brokrasi/burjuvazi vs. gibi ikilemler zerinden baktmzda ok da fazla bir yere varmamz mmkn gzkmemektedir. zal-Eczacba rnei bu yzden nemlidir. zal neoliberal projenin temsilcisidir ve bir nceki dnemin devleti sylemini ykmak istemesi onun iin bir zorunluluktur. Ama te yandan devletin neoliberal projenin uygulanmas iin gerekli uygulamalarn hayata geirilme yeri olduu dnldnde bu devlet ortadan kalkmayacaktr.36 zaln ykmaya alt daha ok belirli bir devlet biimi ve onun denk dt snf ilikileridir.

6. Gl Devlet Gelenei Tezinin Politik Sonular Gl devlet gelenei kavramn devlet-merkezci perspektif iinde kullananlar asndan ironik bir durumla kar karya kalmaktayz. Devlet-merkezci yaklam neoklasik ve neoliberal yaklamlarn eletirisiyle gelise de zellikle 1980lerin tarihsel balamnda neoliberal sylemle ve dolaysyla liberal-bireyci bir bak asyla gl devlet geleneinin eletirisi zerinden normatif dzeyde benzer bir pozisyon almtr.37 Zaten tam da bu yzden yaznn banda sylediimiz eletirinin yaplmasna ihtiya vardr. Bu ihtiya kendini bu tarz btn politik proje ve eilimlerden ayrtrmas gereken sol iin kendini dayatmaktadr. Devlet/toplum ya da devlet/ekonomi kartlnn her analiz birimi iin yeniden retilmesinin politik sonularndan birincisi, iktisadi alanda devletin poplist politikalarna son vererek rasyonel ekonomi politikalar izlemesinin nerilmesidir (ni, 1998). Evans (1992) neoliberal dnemde de devletin kalknmac bir perspektifi olabileceini ileri srer. kinci olarak siyasal alanda otoriter devlet geleneine kar kmak (Keder, 1998) ve devlete kar toplumun zerk alanlarda rgtlenmesi (nsel, 2001: 286) nerilir Peki temel elikiyi devlet ve toplum arasnda koymann sol asndan politik dzeyde ne gibi sakncalar var? Sungur Savrann sol liberalizme ynelttii eletiri burada da geerlidir.
Snflar arasnda bir toplumsal iliki biiminde kavranamad iin devlet (tanmland ender durumlarda da) bir cihaz olarak ele alnr. By-

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

49

lece, bamsz, snflarst, btn snflar ve toplumsal kategorileri ayn biimde ezen bir hayalet haline gelir. Nihayet, devletle snflar arasndaki ilikiler teorik alann dnda kalnca, toplumla devlet arasndaki isel bant kaybolur. Devletin toplumla ilikisi dsal bir nitelik kazanr: bir eliki olmaktan kar, basit bir kartlk ilikisine (antinomy) dnr. Oysa siyasal iktidar sivil toplumdaki uzlamaz elikinin bir ifadesidir. (Savran, 1986: 24-35, vurgular benim).

Wood benzer ekilde bask alan olarak devlet/zgrlkler alan olarak sivil toplum ikiliinin doru olmadn, basknn sivil toplumun kurucu bir esi olduunu ifade eder (1995: 255). Ancak devlet bir bask alan olarak toplumun karsna konulduu zaman olas muhalefet de toplumun bir btn olarak kendisinden beklenir. Fakat yukarda da belirttiim gibi toplum kendisinin snfsal elikilerin ve basknn her eidini tayan g ilikilerinin alanyken devlet de bir toplumsal mcadele alandr. Bunu farkl alanlarda rneklendirmek mmkndr. rnein uzun soluklu toplumsal mcadelelerin sonucunda elde edilmi haklara bakalm. Bunlardan sosyal gvenlik hakk bir kez kazanldnda devletin vatandalarna vermek zorunda olduu bir hak haline gelir. Bu durumda neoliberal dnemde burjuvazi sosyal gvenlik hakkn geri almak istedii zaman devletin bu hakk korumasn istemek gereklidir; nk zgrlk mcadelesi kimi zaman devlette kazanlm olan mevzilerin kullanlmas yoluyla yrtlr (Savran, 1986: 26) ve alan snflar iin devlet bir dizi olumsuzluu temsil etmekle birlikte siyasal kazanmlarn da alan olacaktr (Oyan ve engl, 1999: 711). Bu haklar talep etmek ayn zamanda kendi krlar ya da pozisyonu tehlikeye girecek burjuvaziye kar da gelmek demektir. Ancak nceki blmde de belirttiim gibi burada devlet eit oyuncularn oynad bir saha deilse, o halde devletten beklenen taleplerin snrlar da olacaktr. Daha da tesi devletin snfsal karakterini aa koymak gerekecektir. rnein zelletirme tartmalarnda kamulatrmay savunmak devleti bir perspektiften deil sermayenin krna kar emein hakkn savunmak perspektifinden yaplmaldr.38 Oyan ve engl (1999: 710) zelletirme stratejisinin baarl olmasnda devlet/toplum kartl zerinden yaplan analizin katks olduunu belirtmektedirler. Gerekten de devlet iletmeleri srekli olarak devletin kendinden menkul zellikleri nedeniyle verimsiz olarak gsterilmeye allmlardr. Yolsuzluk, bte ve kamu sektrnn bor yk zerine yaplan tartmalar, devletin snfsal niteliinin stnn rtld ve politik mcadelede burjuva snfnn ve kapitalist ilikilerin hedef

38 nceki blmde de belirttiim gibi burada kendini devlet alanna sktran bir siyasetten szetmiyorum. Elbette ki sol hareketin hedefi hem kapitalist ilikilerin hem de kapitalist devletin ortadan kalkmasdr. Ancak gncel olarak siyaset yapmak, snfsal elikileri aa karmak ve emeki snflarn somut karlar iin mcadele etmek iin bu alan nemlidir. Tpk iktidar perspektifinin ve ynetime gelindiinde ne gibi politikalar uygulanacann nemli olduu gibi.

50

Demet Dinler

39 Bu yazda bu yaklam 1990larn banda sivil toplum tartmalar zerinden yeniden reten sol-liberal yazarlara ayrca deinmedim. Devlet/sivil toplum ikiliinin kuramsal temellerinin ve yntemsel amazlarnn analizi iin bkz. Ozan (2000) ve Oyan ve engl (1999). 40 Toplumsal ilikilerin btnsel ve tarihsel bir analizinin yaplmasnn siyasi adan da toplumsal ilikilerin btnsel bir dnmn gerekletirmeye ynelmek gereklilii sav iin bkz. Ozan (2001).

olarak gsterilmedii tartmalara iyi rneklerdir. Devlet patrimonyal/neo-feodal/rantiyeci vs. niteliiyle kendi karn maksimize etmeye alan brokrat ve siyasetilerin alan olarak gsterilmitir. Elbette ki pek ok devlet ve siyaset adam bu tarz yolsuzluklara karmaktadr. Ancak yolsuzluklar dorudan sermaye gruplarn da ieren, hatta onlarn sermaye birikim, gerekletirmesini (hayali ihracatlar araclyla rnein) salayan bir sretir. Benzer bir biimde devletin srekli ya kendisi iin harcamalarda bulunduu ya da poplist kayglar iin belli kesimlere kaynak aktard argmanna kar btenin bir toplumsal blm arac olduu noktasndan hareketle, bte iinde harcamalarn hangi snflar lehine kaynak aktarld deifre edilmelidir. Gerekten de kamu sektrnn klmek yerine bymesi ve btenin deien kompozisyonu yine snfsal ilikilerin yeniden dzenleniiyle ilgili bir olgudur. Kamu sektrndeki altyap yatrmlarnn sermaye iin ilevsel olmas; genelde devletin kendi irrasyonel politikalarnn sonucu olarak gsterilen bte aklarnn, faiz harcamalarnn, i borlanma mekanizmas araclyla sermayeye kaynak transferi arac olarak ilemesi, bunun gstergesidir (Yeldan ve Kse, 1997). Belki bu yazda ele aldmz ve Trkiye tarihini toplumsal mcadeleri hie sayarak yazan yazarlarn bir ksmnn sol asndan hi bir tahayylleri zaten yoktur; ama 1980lerde ve 1990larda sol iinde yaplan baz tartmalarn kendine temel ald argmanlar bu yaklamn iinden kmtr.39 stelik yaklamn Ahmet nsel gibi temsilcileri kendilerini yeni bir sol tahayyl n kurucusu olarak grebilmektedirler. Bu nedenle solun doru kar klar yapabilmesi iin mcadelesine temel olan terimleri doru semesi ve snfsal elikilerin ve smrnn stn rten devlet/toplum kartln reddetmesi arttr. Gnmzdeki toplumsal muhalefet eylemlerinde somut olarak burjuvazi ve onun kar rgtleri yerine hedef olarak daha ok iktidar partilerinin, siyasetilerin, yolsuzluklarn hedef olarak gsterildiine tank oluyoruz. Devletin de bir paras olduu burjuva ilikilerin (kapitalist devlet, yabanclam alma koullar, zel mlkiyet, alma kavramnn kendisinin insani olmayan ynleri...vs.) bir btn olarak dnm ise daha fazla gzard ediliyor 40 te bu nedenle Osmanldan bugne getirilen gl devlet gelenei bu ilikilerin yendiden retimini kolaylatrd lde sadece teorik dzeyde de deil politik olarak da terkedilmesi gereken bir kavramdr.

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

51

Sonu Bu yazda Trkiyeyi analiz ederken bir aklama arac olarak kullanlan gl devlet gelenei kavram sorgulanmaya alld. Toplumsal gereklii kavraymzla politik projelerimiz arasnda sk bir ba olduu dncesiyle, devlet/toplum ilikisini dsal bir iliki olarak grmenin hem yntemsel hem de politik sorunlarna deinildi. Alternatif bir ereve bu yaznn konusu olmasa da, devletin kapitalist toplumsal ilikilerin bir biimi olarak, bir mcadele alan olarak ve snf karakteriyle beraber dnlmesinin bylesi bir alternatif iin ipular verebilecei nerildi. Bu ipularn gelitirerek, yntemsel sorunlar zerine daha fazla kafa yorarak, devlet/snf, ekonomi/politika ilikilerinin farkl dnem ve alanlardaki analizini tarihsel adan temellendirilmi ve kuramsal bilgiye dayanan (Cammack, 1985: 15) somut rnek incelemeleri ile yapabilmek, bunu yaparken de bu yazda eletirilen hkim bak asn krabilmek ok daha uzun soluklu, kolektif ve disiplinleraras bir abay gerektiriyor.n

52

Demet Dinler

Kaynaka
Almond, G. (1988) The Return to the State, American Political Science Review, 82 (3). Barkey, K. (1991) Comparative Perspectives on the State, Annual Review of Sociology, 17, 523-549. Bedirhanolu, P. (2002) Rusyada Kapitalist Dnm Sreci, Yolsuzluk ve Neoliberalizm, Toplum ve Bilim, 92. Blackbourn, D. ve G. Eley (1984) Peculiarities of German History, Oxford: Oxford University. Bonefeld, W. (1993) The Recomposition of the British State during the 1980s, England: Dartmouth. Boone, C. (1994) States and Ruling Classes in Africa, Migdal, J. (der.), State Power and Social Forces: Domination and Transformation in the Third World iinde, Cambridge: Cambridge University. Boran, B. (1970) Trkiye ve Sosyalizm Sorunlar, stanbul: Tekin. Boratav, K. (1990) Trkiyede Devlet, Snflar ve Brokrasi: alar Keyderin Dndrdkleri, Marksizm ve Gelecek, 3. Bura, A. (1996) Devlet ve adamlar, stanbul: letiim. Burkett, P. ve M. Hart-Landsberg (1998) East Asia and the Crisis of Development Theory, Journal of Contamporary Asia, 28 (4). Callaghy, T. (1988) State and the Development of Capitalism in Africa: Theoretical, Historical and Comparative Reflections, Chazan, N. (der.), The Precarious Balance: The State and Society in Africa iinde, Boulder and Londra: Westview. Cammack, (1985) The Political Economy of Contemporary Military Regimes in Latin America: From Bureaucratic Authoritarianism to Restructuring, OBrien, P ve P. Cammack, (der.) iinde, Generals in Retreat, Manchester: Manchester University Cammack, P. (1990) Statism, New Institutionalism and Marxism, Socialist Register. Cammack, P. (1992) The New Institutionalism: Predatory Rule, Institutional Persistence and Macro Social Change, Economy and Society, 21/4. Clarke, S. (1991) The State Debate, New York: St Martins. Eisenstadt, S. N. (1981) The Kemalist Revolution in Comparative Perspective, Kazancgil, A. ve E.

zbudun (der.), Atatrk: Founder of a Modern State iinde, Londra: C. Hurst. Ergder, . (1991) Agriculture: The Forgotten Sector, Heper, M. (der.), Strong State and Economic Interest Groups, The Post-1980 Turkish Experience, Berlin New York: Walter de Gruyter. Evans, P. ve D. Rueschemeyer(1985) Effective State Intervention, Evans, P., Rueschemeyer, D. ve T. Skocpol (der.), Bringing the State Back In, Cambridge: Cambridge University. Evans, P. (1992) State as Problem and Solution: Predation, Embedded Autonomy and Structural Change, Haggard, S. ve R. Kaufman (der.), The Politics of Adjustment, International Constraints, Dstributive Conflicts and the State iinde, Princeton University. Evans, P. (1999) Transferable Lessons? Re-examining the Institutional Prerequisties of East Asian Economic Policies, Akyz, Y. (der.), East Asian Development iinde, New Perspectives. Faroqhi, S. (2001) Osmanl Tarihi Nasl ncelenir?, stanbul: Tarih Vakf. Gamble, A. (1979) Free Economy and the Strong State: The Rise of the Social Market Economy, Miliband, R. (der.), Socialist Register Grindle, M. S. (1991) The New Political Economy, Positive Economics and Negative Politics, Meier, G. (der.), Politics and Policy Making in Developing Countries: Perspectives on New Political Economy iinde, San Fransisco: ICS. Haldon, J. (1993) The State and Tributory Mode of Production, Londra: Verso. Heper, M. (1985) The State Tradition in Turkey, Walkington: Eothen. Heper, M. (1987) State and Public Bureaucracies: A Comparative and Historical Perspective, New York: Greenwood. Heper, M. (1991) The State and Interest Groups with Special Reference to Turkey, Heper, M. (der.), Strong State and Economic Interest Groups, The Post-1980 Turkish Experience iinde, Berlin New York: Walter de Gruyter. Heper, M. (1992) The Strong State as a Problem for the Consolidation of Democracy: Turkey and Germany Compared, Comparative Political Studies, 25(2), 169-194. Hirst, P. (1975) The Uniqueness of theWest, Economy and Society, 4 (4).

Trkiyede Gl Devlet Gelenei Tezinin Eletirisi

53

lkin, S. (1991) Exporters: Favoured Dependency, Heper, M. (der.), Strong State and Economic Interest Groups, The Post-1980 Turkish Experience iinde, Berlin New York: Walter de Gruyter. nalck, H. (199?) Comments on Sultanism: Max Webers Typification of Ottoman Polity, Princeton Papers on Near Eastern Studies. nsel, A. (1996) Dzen ve Kalknma Kskacnda Trkiye, stanbul: Ayrnt. nsel, A. (2001) Trkiye Toplumunun Bunalm, stanbul: Birikim. slamolu-nan, H. (1987) Introduction: Oriental Despotism in World-system Perspective, slamolu-nan, H. (der.), The Ottoman Empire and the World Economy, Cambridge: Cambridge University. Jessop B. (1985) Nicos Poulantzas, Marxist Theory and Political Strategy, Londra: Mc Millan. Kalaycolu, E. (1991) Commercial Groups: Love-Hate Relationship with the State, Heper, M.(der.), Strong State and Economic Interest Groups, The Post-1980 Turkish Experience iinde, Berlin New York: Walter de Gruyter. Kansu, A. (1995) 1908 Devrimi , stanbul: letiim. Kazancgil, A. (1981) The Ottoman-Turkish State and Kemalism, zbudun, E ve A. Kazancgil (der.), Atatrk, Founder of a Modern State iinde, Londra: C. Hurst. Kuru, B. (1993) Belgelerle Trkiye ktisat Politikas, Cilt 2, Ankara: Ankara niversitesi Siyasal Bilgiler Fakltesi. Keyder, (1982) Dnya Ekonomisi inde Trkiye (1923-1929), Ankara: Yurt. Keyder, . (1987) Trkiyede Devlet ve Snflar, Ankara: Yurt. Keyder, . (1998) 1990larda Trkiyede Modernlemenin Dorultusu, Kasaba, R ve Bozdoan, S. (der.) Trkiyede Modernleme ve Ulusal Kimlik iinde, ev. N. Elhseyni, stanbul: Tarih Vakf. Leftwich, A. (1995) Bringing Politics Back in: Towards a Model of the Developmental State, The Journal of Development Studies, 31 (3). Leys, C. (1996) African Capitalists and Development, The Rise and Fall of Development Theory iinde, Indiana University. Mac Gaffey, J. (1988) Economic Disengagement

and Class Formation in Zaire, Chazan, N ve Rothchild, D. (der.), The Precarious Balance: The State and Society in Africa iinde, Boulder and Londra: Westview Press. Mann, M. (1985) The Autonomous Power of the State: Its Origins, Mechanisms and Results, European Journal of Sociology, 25: 185-213. Mardin, . (1969) Power, Civil Society and Culture in the Ottoman Empire, Comparative Studies in Society and History, 11. Mardin, . (1973) Center-Periphery Relations: A Key to Turkish Politics?, Daedalus, 102: 169-189. Mardin, . (1988) Freedom in an Ottoman Perspective, Heper, M ve Evin, A. (der.), State, Democracy and Military in Turkey in the 1980s iinde, Berlin and New York: Walter de Grueyter. Mardin, . (1992) Trkiye: Bir Ekonomik Kodun Dnm, Trkne, M ve T. nder, T.(der.), Trk Modernlemesi: Makaleler 4 iinde, stanbul: letiim. Mardin, . (1995) Civil Society and Islam, Hall, J. (der.), Civil Society: Theory, History, Comparison iinde, Cambridge: Polity. Mardin, . (1998) Modern Trk Sosyal Bilimleri zerine Baz Dnceler, Bozdoan, S ve R. Kasaba (der.), Trkiyede Modernleme ve Ulusal Kimlik iinde, stanbul: Tarih Vakf, 54-70. Migdal, J. S. vd., (1994) State Power and Social Forces; Domination and Transformation in the Third World, Cambridge: Cambridge University. Mooers, C. (1994) The Making of Bourgeois Europe, Londra: Verso. Oyan, O. (1998) Feodalizm ve Osmanl Tartmalar, Ankara: maj. Ozan, E. D. (2000) Towards a Non-Dualistic Understanding of State-Civil Society Relations,. Deriving Insights from Realist-Relational Perspective, Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi, ODT Sosyal Bilimler Enstits. Ozan, E. D. (2001) Sosyal Bilimlerde Gerekilikisel Yaklamn Anahatlar, Praksis, 3. kn, G. (1997) zmir ktisat Kongresi 1923- zmir Haberler-Belgeler-Yorumlar Btn Eserleri: 4, Ankara: SPK ni, Z. (1998) State and Market: The Political Economy of Turkey in Comparative Perspective iinde, stanbul: Boazii University.

54

Demet Dinler

ni, Z. (1998a) Redemocratization and Economic Liberalization in Turkey: The Limits of State Autonomy, State and Market: The Political Economy of Turkey in Comparative Perspective iinde, stanbul: Boazii University, 239-259. ni, Z. (1998b) The Political Economy of Turkey in the 1980s: the Anatomy of Unorthodox Liberalism, State and Market: The Political Economy of Turkey in Comparative Perspective iinde, stanbul: Boazii University, 183-196. ni, Z. (1998c) The State and Economic Development in Contemporary Turkey: Etatism to Neoliberalism and Beyond, State and Market: The Political Economy of Turkey in Comparative Perspective iinde, stanbul: Boazii University, 455-476. zbudun E. ve A. Kazancgil (1981) Introduction, Kazancgil, A ve E. zbudun (der.), Atatrk: Founder of a Modern State iinde, Londra: C. Hurst. zman, A ve S. Coar (2001) Siyasal Tahayylde Devletin Belirleyicilii: Metin Heper almalar zerine Bir nceleme, Dou Bat, 16: 21-97 Poulantzas, N. (1977) Kapitalist Devlet: Miliband ve Laclauya Cevap, R. Miliband, Poulantzas,N ve E. Laclau, Kapitalist Devlet Sorunu iinde, ev. Y. Berkman, stanbul: Birikim. Remmer, K. (1997) Theoretical Decay and Theoretical Development, the Resurgence of Institutionalist Analysis, World Politics, 50: 34-61. Savran, S. (1986) Sol Liberalizm, 11. Tez, 2. Sayer, D. (1988) The Critique of Politics and Political Economy, Sociological Review, 33 (2). Skocpol, T. (1985) Bringing the State Back In: Analysis and Strategies in Current Research, Evans, P., D. Rueschemeyer ve T. Skocpol (der.), Bringing the State Back In, Cambridge: Cambridge University. Sunar, ve S. Sayar (1986) Democracy in Turkey: Problems and Prospects, ODonnell, G., P. Schmitter, L. Whitehead (der.), An Introduction to Southern European Transition from Authoritarian Rule: Italy, Greece, Portugal, Spain and Turkey, Baltimore ve Londra: The John Hopkins University. Sunar, . (1974) State and Society in the Politics of Turkeys Development, Ankara: Ankara University of Political Science.

Sugar, P. (1964) Turkey, Ward, R.E. ve D. A. Rustow (der.), Political Modernization in Japan and Turkey, Princeton: Princeton University. engl, T. (2001) Trkiyede Kentsel Geliimin zledii Yol zerine: Bir Dnemleme Giriimi, Kentsel eliki ve Siyaset, Kapitalist Kentleme Sreleri zerine Yazlar, stanbul: Demokrasi Kitapl. engl, H. T: ve O. Oyan (1999) Sivil ToplumDevlet likisi zerine Dnceler, Trk- Yll, 2, Ankara: Trk-. Toprak, Z. (1982) Trkiyede Milli ktisat, Ankara: Yurt. Trimberger, E. K. (1978) Revolution from Above: Military Boreaucrats and Development in Japan, Turkey, Egypt and Peru, New Brunswick, N.J: Transaction Books. TSAD (2002) Konjonktr, 32: 1, www.tsiad.org.tr. Turner, B.S. (1984) Marx ve Oryantalizmin Sonu, ev. H.. Keskinok, Ankara: Kaynak Vitalis, R. (1994) Business Conflict, Collaboration and Privilege in Interwar Egypt, Migdal, J., V. Shue ve A. Kohli (der.), State Power and Social Forces: Domination and Transformation in the Third World, Cambridge: Cambridge University. Weber, M. (1949) Objectivity in Social Sciences, Shils, E.A. ve H. A. Finch (der.), The Methodology of Social Sciences, Free Press of Glencoe. Wood, E. M. (1991) England, Capitalism and the Bourgeois Paradigm Pristine Culture of Capitalism iinde, Londra: Verso. Wood, E.M. (1995) Civil Society and the Politics of Identity, Democracy against Capitalism: Renewing Historical Materialism iinde, Cambridge: Cambridge University. Wood, E. M. (2001) liki ve Sre Olarak Snf, ev. A. Aytekin, Praksis, 1, 92-119. Yalman, G: (2002) Tarihsel Bir Perspektiften Trkiyede Devlet ve Burjuvazi, Rlativist Bir Paradigma m Hegemonya Stratejisi mi?, Praksis, 5. Yeldan, E. ve A. H. Kse (1997) Da Alma Srecinde Trkiye Ekonomisinin Dinamikleri, Toplum ve Bilim, 77.