You are on page 1of 111

T.C.

EGE N VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TS Kurumlar Sosyolojisi Anabilim Dal

KRESELLEME ve E T M 1980 Sonras Neoliberal Eitim Politikalarnn Trk Eitim Sistemine Etkisi YKSEK L SANS TEZ

Tezcan AM

DANIMANI: Yrd. Do. Dr. Aylin NAZLI

ZM R-2006

Ege niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Mdrlne sunduum Kreselleme ve Eitim (1980 Sonras Neoliberal Politikalarn Trk Eitim Sistemine Etkisi) adl yksek lisans tezinin tarafmdan bilimsel, ahlak ve normlara uygun bir ekilde hazrlandn, tezimde yararlandm kaynaklar bibliyografyada ve dipnotlarda gsterdiimi onurumla dorularm.

Tezcan AM

NSZ Son eyrek yzyla damgasn vuran neoliberal kreselleme sreci; tm toplumsal alan kapitalist ekonominin mantna gre yeniden tanmlamaktadr. Tm dnyayla birlikte Trkiye de bu sreten nasibini almaktadr. Ekonominin liberalizasyonuyla balayan dnm, devletin yeniden yaplandrlmas ile daha da hz kazanmtr. Bu ynelim kamu hizmeti anlayn sorunsallatrrken ayn zamanda eitimin tanmnda ve yapsnda da nemli dnmlere yol amaktadr. Sz konusu dnm ise tm toplumsal kesimlerin kazanm olan eitim hakknn yitirilmesi anlamna gelmektedir. almann balca konusunu da 1980 sonras Trkiyede hayata geen neoliberal politikalarn, eitim sistemi ve politikalar zerindeki etkileri oluturmaktadr. alma boyunca ilgisini, desteini esirgemeyen ve derin hogrsyle hep yanmda olan sevgili danmanm Yrd.Do.Dr. Aylin Nazlya teekkrlerimi sunarm. eitli ekillerde desteklerini grdm ve yazdklaryla ufkumu genileten, burada adlarn sayamadm tm bilim emekilerine de teekkr bor bilirim. almann her aamasnda zor anlarm benimle paylaan eim Sezene teekkr ederim. Ayrca alma boyunca benim zmirdeki elim, ayam olan biricik dostum Eda ahine teekkr borluyum. Verdikleri destekleri nedeniyle tm alma arkadalarma teekkr ederim. Son olarak, bu yama kadar renci kalmama katlanan sevgili anneme bana gsterdii anlay ve efkat iin teekkr eder ve bu uzun srete yitirdiim babam ve aabeyimi saygyla anarm.

NDEK LER ........................................................................................................... G R .......................................................................................................................... I. BLM: ARATIRMANIN KAPSAMI VE ALANI ......................................... 1. ARATIRMANIN PROBLEM ........................................................................... 2. ARATIRMANIN AMACI .................................................................................. 3. TEMEL SAYILTILAR..........................................................................................

4 6 8 8 9 9

4. ARATIRMANIN SINIRLILIKLARI ................................................................. 10 5. ARATIRMANIN YNTEM .............................................................................. 10 II. BLM: NEOL BERAL KRESELLEME ................................................... 11 1. NEOL BERAL KRESELLEME SREC N N TAR HSEL ARKA PLANI... 11 1.1. Kapitalizmin Ortaya k .................................................................... 11 1.2. Sanayi Devrimi ve Liberal Kapitalist Sistemin Ykselii ..................... 13 1.3. Yapsal Krizler ve Yeniden Yaplanma .................................................. 15 1.4. 1929 Krizi ve Keynesyen Paradigma ......................................................... 17 1.5. 1970 Krizi ve Neoliberalizm ...................................................................... 21 2. NEOL BERAL KRESELLEME .......................................................................... 25 3. NEOL BERAL KRESELLEMEN N HEGEMONYA PROJES : YEN SA ... 29 4. NEOL BERAL KRESELLEME ve DEVLET N ROLNDE DE M ......... 33 4.1.Yeni Kamu letmecilii .............................................................................. 35 4.2.Ynetiim ..................................................................................................... 37 III. BLM: NEOL BERAL KRESELLEME SREC NDEK TRK YE...... 45 1.YAPISAL UYARLAMA POL T KALARI ve DNM....................................... 2.1980 SONRASI TRK YE ............................................................................................ 45 48

3. TRK YEDE DEVLET N YEN DEN YAPILANDIRILMASI ............................... 51

3.1.Ynetiim........................................................................................................... 54 3.2. Ynetiimci Modele Gei Sreci: Kamu Reformu .................................... 57 IV. BLM NEOL BERAL KRESELLEMEN N TRK E T M S STEM NE ETK S .......................................................................................................... 63 1. NEOL BERAL E T M POL T KALARI .................................................................. 63 2. NEOL BERAL E T M POL T KALARININ TRK YEDEK GRNM . 74 2.1. Neoliberal Politikalar ve Ulusal Eitim Sistemi ............................................. 81 2.2. Ulusal Eitim Sisteminde Yeni Model: Ynetiim ........................................ 83 2.3. Eitimde Ynetiimi Kurumsallatrma Adm: KYTK ................................ 87 2.4. Neoliberal Politikalar ve niversiteler ............................................................ 91 SONU.................................................................................................................................... 99 KAYNAKA.......................................................................................................................... 102 ZGEM ZET ABSTRACT

GR

Kapitalizmin 1970lerde yaad yapsal krizin sonucu olarak ortaya kan kreselleme, yirminci yzyln son eyreinden itibaren iktisadi/siyasi/kltrel yap ve srelere damgasn vuran bir dnm ifade etmektedir. Krizden k iin nerilen neoliberal politikalar kreselleme ideolojisinin taycln yaparken, sz konusu politikalarn szcln yapan uluslararas kurulular ve ok uluslu irketler de, lkelerin devlet yaplarn (konum, ama ve ilev ynnden) dnme zorlamaktadr. Devlete kar piyasa, kamuya kar bireyin yceltilmesi ve ekonomi dzleminde neoliberalizmin arlk kazanmasnn yannda, devlet yaplanmasnda sosyal devlet anlaynn terk edilip dzenleyici-etkin-ynetiimci devlet modeline geilmesi ynndeki politikalarn dillendirilmesi de, deime syleminin erevesini oluturmaktadr. Kreselleme sylemlerinin sadece iktisadi ilikiler temelinde deil; tm toplumsal ve kamusal alanlar ekonomik alana indirgeyerek yeniden dzenleme ve tanmlama abas, neoliberalizm ile yeni muhafazakar anlayn birleimi olarak nitelendirilen yeni sa proje zerinden yrmektedir. 1980 sonras Trkiyesinde i ve d dinamiklerin etkisiyle hakimiyet kuran yeni sa proje, kamu ynetimi ve ilevlerini yeniden tanmlamakta; devletin sunduu bir hizmet olarak eitim de zelletirme, piyasalatrma ve sermayeletirme gibi srelere maruz kalmaktadr. Trkiyede eitimin yeniden yaplandrlmas kamu ynetiminde; kamu

iletmecilii paradigmas ile ynetiim paradigmasnn temel argmanlarnn etkisinde gerekletirilmektedir. 1980lerden bugne kamu hizmetlerinin bedelsiz olmaktan karlmas, kullanan ya da yararlanan der ilkesiyle, devlet-vatanda ilikilerinin retici-tketici (mteri) konumunda dntrlmesi adm adm gerekletirilirken; eitimin yeniden yaplandrlmas srecinin son aamasn da ynetiimci devlet anlayn n plana karan Kamu Ynetimi Temel Kanunu Tasla oluturmaktadr.

Bu almada, neoliberal kreselleme srecinde devletin konumu ve ilevleri ile yeniden yaplandrma srelerinden hareket edilerek srecin eitim asndan ne anlama geldii irdelenecektir. Bu dorultuda I. Blm, almann problemi, amac, sayltlar, snrllklar ve yntemi hakknda bilgi vermektedir. II. Blmde ise, ilk olarak kreselleme srecinin tarihsel arka plan ele alnacak ve sreci ortaya karan gelimeler ile sre iersinde ortaya kan kavramlar/sylemler incelenecektir. Bu blmn sonunda ise srecin devlet asndan ne anlama geldii; devletin konumu ve ilevlerinde ortaya kard dnmler ele alnacaktr. III. Blmde ise kreselleme srecine uyum erevesinde 1980 ve sonrasnda Trkiyenin devlet yapsnda ortaya kan deiimler, uygulamaya giren dzenlemeler ve yol at/aaca sonular irdelenecektir. Son blmde ise neoliberal politikalar zelinde olmak zere kreselleme srecinin Trkiyedeki eitim sistemine olan etkilerine deinilecektir.

I. BLM: ARATIRMANIN KAPSAMI VE ALANI

1. ARATIRMANIN PROBLEM

Aratrmann konusunu; Kreselleme ve Eitim ilikisi balamnda, 1980 sonras Trkiyede hayata geen neoliberal politikalarn, eitim sistemi ve politikalar zerindeki etkileri oluturmaktadr. Kapitalizmin 1970lerde yaad yapsal krizin sonucu olarak ortaya kan kreselleme, yirminci yzyln son eyreinden itibaren iktisadi/siyasi/kltrel yap ve srelere damgasn vuran bir dnm ifade etmektedir. Sz konusu krizin zm olarak sunulan neoliberalizm ise kreselleme srecinin ideolojisini oluturmaktadr. Bu srete neoliberalizm, iktisadi adan olduu gibi, siyasal hedef ve toplumsal rgtlenme tarz ( nsel, 2004) olarak da tm dnyaya yaylm ve kresellemitir (lman, 2001). te yandan sadece iktisadi ilikiler temelinde deil; sivil toplum ve devlet gibi daha geni bir dzlemde de dzenlemeler yapmay hedefleyen neoliberal kreselleme iin; bu noktada bir tr hegemonya projesi olan yeni sa gndeme gelmektedir Yeni sa hegemonik proje siyasal ve kamusal alan da kapitalist ekonominin mantna gre yeniden tanmlamaya ynelmi ve bu anlamda, bir dizi toplumsal ilikiyi ekonominin belirleyiciliine sokma abas iinde olmutur. Toplumsal ilikilerin ekonomik ilikiler asndan yeniden tanmlanmas ve devletin kamu hizmetlerinden byk lde ekilmesi ve daha da nemlisi bir dizi alan ekonomik alana ekmesi, yaamn bir ok alannda olduu gibi eitim zerinde de etkili olmutur (Ercan, 1997; 49-50; Gney, 2003: 8). 1980 sonras Trkiyede i ve d dinamiklerin etkisiyle hakimiyet kuran yeni sa proje, neoliberal kresellemeyi temel hedef olarak almaktadr. Bu dorultuda ilerleyen Trkiye, kamu ynetimi ve ilevlerini yeniden tanmlamakta; devletin sunduu bir hizmet olarak eitim de zelletirme, piyasalatrma ve sermayeletirme gibi srelere maruz kalmaktadr.

Bu noktada yukarda belirtilen aklamalar erevesinde aratrmann temel problemi u ekilde formle edilebilir: Neoliberal kreselleme srecinde devletin yeniden tanmlanmas/yaplandrlmas; bir kamu hizmeti olarak eitimin de yeniden tanmlanmasn/yaplanmasn gerektirmektedir. Sz konusu yaplanmann baat unsurlar olan zelletirme, piyasalatrma ve sermayeletirme gibi sreler ise tm toplumsal kesimlerin kazanm olan eitim hakknn yitirilmesi anlamna gelmektedir.

2. ARATIRMANIN AMACI

almann balca amac, neoliberal kreselleme srecinde yer alan zelletirme, minimal devlet, yeni kamu iletmecilii, ynetiim vb. sylemlerin; siyasal ve kamusal alan kapitalist ekonominin mantna gre nasl yeniden tanmladn ve bata eitim olmak zere kamu hizmeti anlaynn (Trkiye rnei zerinden) nasl dnme uradn gstermeye almaktr.

3. TEMEL SAYILTILAR

almann temelini oluturan saytllar, u ekilde sralamak mmkndr: 1. Kreselleme, kapitalizmin gelimesi, yaylmas ve derinlemesi anlamn tamaktadr. Dier bir deile kreselleme dorudan kapitalizmle balantldr. 2. Neoliberalizm ve yeni sa proje, devletin sosyal niteliinin tasfiyesini amalamaktadr. 3. Neoliberal eitim politikalar, eitimi bir hak olmaktan karmakta, alnp satlabilen bir meta haline dnmektedir 4. Eitimde reform srecinde yeni kamu iletmecilii ve ynetiim uygulamalar eitimi tmyle piyasa malna dntrme/sermayeletirme srecinin birer paralardr.

4. ARATIRMANIN SINIRLILIKLARI

Aratrma, literatr verilerini derlemekte ve literatrde yer alan tartmalar zmlemekle snrldr. Bu erevede aratrmada yer alan konular ve ulalan sonular literatr taramasnda ulalan verilerle snrl kalmtr.

5. ARATIRMANIN YNTEM

Aratrma literatr taramasna dayal kuramsal-analitik bir almadr. Sz konusu varsaymlar literatr verileri ekseninde test edilmektedir. Varsaymlar arasndaki ilikiler zmlenmi ve gerektiinde sentezlere ulalarak bir nedensellik modeli kurulmaya allmtr. Neoliberal kreselleme srecinin ve sylemlerinin (iletmecilik, ynetiim vb.) nasl ilerlik kazand noktasnda alma, betimleyici bir yaklam sergiledii gibi; sreci eletirel teorik bir perspektifle deerlendirmektedir. Analitik yaklam erevesinde ise, sz konusu sre ile etki ettii unsurlar arasnda bir nedensellik modeli kurgulanmaya allmtr. Bu erevede kreselleme, neoliberalizm, yeni sa ve ynetiim almann bamsz deikenlerini oluturmaktadr. Ele alnan konularn ncelikle tanmlanmas yolu izlenmi, daha sonra ise konunun toplumsal/siyasal alanla olan ilikisi ve etkileri deerlendirilmitir. Bu balamda sz konusu almann baml deikenleri ise; devlet, kamu hizmeti ve eitim olmaktadr.

10

II. BLM: NEOL BERAL KRESELLEME

1. NEOL BERAL KRESELLEME SREC N N TAR HSEL ARKA PLANI

1.1. Kapitalizmin Ortaya k

XV. yzyl ile XVIII. yzyl arasnda Bat Avrupada kendini gsteren yeni toplumsal dzen olarak tanmlanan kapitalizm, yaamn her alannda; ekonomide, politikada, dncede, bilim ve teknolojide yeni oluumlar kapsayan bir dnm ifade etmektedir. Hi kukusuz kapitalizmi belirleyen temel e meta retiminin giderek yaygnlamas ve evrensel hale gelmesidir. Meta retiminin belirleyici zellii, mal ve hizmetlerin esas olarak pazarda satlmak amacyla retilmesidir. retilen mal ve hizmetlerin giderek daha byk blmnn pazara girip deiime konu olmas ise kanlmaz olarak i blmnn gelimesini gndeme getirmektedir. Dier bir deyile kapitalizm, ekonomik olarak hem retim yapsnn hem de i blmnn geliimine bal olarak toplumsal yapnn srekli deiimini ifade eden dinamik bir oluum srecidir (aylan, 1995: 18-19). Bununla birlikte kapitalizm terimi bir ekonomik sistemin ad olmasnn yannda, kimi zaman bir kuram, bir dzeni ifade ederken, kimi zaman da bir ideolojiyi ifade etmektedir. Kapitalizmin XV. yzyldan itibaren etkin hale gelmesiyle birlikte kurumsal olarak yaplanma ihtiyac ve XVI. ve XVII. Yzyl Avrupasndaki siyasi ve ekonomik btnlemesi, mutlak monarilerin kurulmas ile salanmtr. Ulus-devletlerin ilk tezahr olarak da tanmlanan mutlak monariler, gerektiinde zor kullanarak da olsa burjuvazinin ihtiyalarna karlayacak nitelikte bir merkezi kontrol salamay baarmtr. Burjuva ideolojisinin XVI. ve XVII. yzylda mutlak monariler ile grnr hale gelmesini salayan ve en temelde ortaya kan i karklklarn son bulmasn hedefleyen -zellikle talyada Machiavelli, ngilterede Hobbes ve Fransada Bodinin ortaya koyduu- fikirler; mutlak monarinin hangi gereksinimleri karlayacann ve burjuvazinin daha sonraki dnemler iinde ihtiya duyaca alt yapnn ekillenmesini salamlardr. Bu dorultuda yasalarla salanan dzen, ekonomik olarak merkantilist

11

politikalarla desteklenmi, ve sz konusu burjuva ideologlarnca da yeni dzenin alt yaps da teorik olarak kurulmutur (enel, 1982; 362-419; aylan, 1995: 18-26; Yrk, 2004: 17-19). Kapitalizmin gereksinim duyduu pazarn genilemesi ve kurumsal

yaplanmasnn grnr hale gelmesi asndan mutlak monariler, ok nemli ilevler stlenmitir. Bu ilevlerden birincisi olan yasa ve dzen salama ilevi ile mutlak monariler; bir bar ortam yaratarak pazar mekanizmasnn geliimini, meta retiminin yaygnlamasn/kolaylamasn ve bylece sermaye birikiminin gvence altna alnmasn salamtr. kinci olarak, etkin bir kamu finansman sistemi ile; dnya pazarnda yarabilmenin arac olan, dzenli ordularn kurulmas ve buna ek olarak, yasalar uygulayp yorumlayacak bir yarg sistemi iin gereken kaynak salama ilevini yerine getirmitir. Ve son olarak da, ekonomi politikas olarak uygulanan merkantilizm ile; XVIII. yzyla kadar srecek olan ticari kapitalizme uygun sermaye birikiminin gerekletirilebilmesini salamtr. Merkantilizme gre bir lkenin zenginliinin o lkenin sahip olduu deerli madenlerin miktar ile llyor olmas ve dnyada sabit bir oranda bulunan bu madenlere sahip olma zorunluluu, devletleri birbirleri ile kesin bir yara srklemitir. Bu noktada devlet de birikim srecindeki aktif rol ile bir lkenin dieri zerinde ticari fazla salamasna hizmet etmitir (aylan, 1995: 21-23; Yrk, 2004: 19-20). Merkantilist dnem ayn zamanda smrnn bilincine varld dnemdir ve smr lke d zenginliklere el konulmas eklindedir. Ayrca Merkantilist dnem, sermayenin her trl yoldan biriktii, byk krlara ulama abasyla toplumun ekonomik ve sosyal yapsnn deitii ve bunun yannda teknolojik ilerleme sayesinde sanayi kapitalizminin koullarnn hazrlanp olgunlat bir dnemdir (Selik, 1988: 129).

12

1.2. Sanayi Devrimi ve Liberal Kapitalist Sistemin Ykselii

Sanayi devrimi, retim ve ekonomi alanndaki devasa deiimi ifade etmektedir. zellikle de sermaye birikimi, byk pazarlarn oluumu, geni hammadde kaynaklarna ulalmas ve makinenin bulunuu sanayileme srecini hzlandran nemli etkenlerdendir. Bunun yannda mali alanda yaanan gelimeler, kredi kullanma ve bankaclk faaliyetlerinde olaanst bir hacim art salamtr. Bylece, kapitalist sistemin dinamik zellii olan sermaye birikmeye balam ve bilimsel bulularn sanayiye dntrlmesi iin gereken finansman salanmtr. Sanayi devrimiyle sermayenin ticaretten sanayiye kaymas kapitalist snf, engellenemez bir gce ulatrmtr. Genel olarak Sanayi Devrimi, el tezgah ve zanaat retiminin yerine makinelerle donatlm fabrika retiminin gemesi ve organik enerjinin yerini geni lde buhar gcnn almasdr. Bu yeni srete retim, yeni yntemlerle ve yn olarak yaplm ve makine, retim srecinde giderek insann yerini almtr. Makinelemeyle birlikte retim iinde iblm ve uzmanlama genilemi; yeni teknik ve iblm bir yandan kiisel verimi dier yandan da toplam retimi byk lde ykseltmitir. Bu sre, ticari kapitalizmin iktisadi dncesi merkantilizme tepki olarak ve sanayi kapitalizmin szcln yapan iktisadi retinin yani liberal kapitalist sistemin douunu ve gelimesini salamtr (Talas, 1980: 64). Sanayi devrimiyle birlikte ortaya kan kapitalist retim tarz, retimde farkllamaya neden olmutur. Fabrikalarn kurulmasyla beraber, geleneksel retim kalplar terk edilerek retim makinede yaplmaya balamtr. Sz konusu olan artk byk miktarlarda kitlesel fabrika retimidir. Bu sebepten tr kapitalizmin temel gereksinmesi; tesis ve makineleri altracak nitelikli emek olmutur. Bu yeni retim yaps, iblm ve uzmanlamann gelimesini gerektirmektedir ki ite bu erevede eitim, gereksinim duyulan emei yaratacak yegane unsur olarak ortaya kmaktadr. Kapitalizmin geldii bu yeni aamada yeni tr bilgi ve becerilere sahip igc gereksinmesi nedeniyle eitim, devletin belirlenimine giren en nemli d ekonomilerden birisi olmutur (aylan, 1995: 36). Bu noktada gerek anlamda eitimin

13

bal bana bir kurum durumuna gelmesi, bir rgt ve ynetim sreci iersinde var olmas hi kukusuz sanayi devriminin rndr. Kapitalizmin bu yeni aamada eitim gereksinmesi; yukarda bahsettiimiz ekonomik nedenler/amalar yannda toplumsal adan da ortaya kmtr. nk bu dnm srecinde yepyeni bir toplumsal yap kurulmutur ve bu yeni yapnn tm toplumsal kesimler tarafndan anlalmas/benimsenmesi gerekmitir. Sz konusu yapnn yaygnlamas; tm kural ve kurumlaryla yerlemesi iin bir aktarc kurum olarak eitim; giderek n plana kmtr. Bu ilev zellikle kapitalist toplumsal ilikiler ve yaam tarz olarak modernizmin varl ile zel bir anlam kazanm, eitim kurumsallat lde okullar vatandalk ve dolaysyla yeni kapitalist topluma zg bireyin retildii alanlara dnmtr (Ercan, 1999: 252). te yandan, sanayi devrimiyle birlikte ticari kapitalizmle gelien sermaye, iktidar aracsz kullanma gereini duymaya balam; yeni ekonomik glerin daha rahat almasn salayacak yeni dzenlemeler, siyasal ve ekonomik projelerin hazrlanmas kanlmaz olmutur. Bu erevede devlet yeni bir takm ilevlerle tanmlanmaya balanm ve yeni bir ideoloji ykselie gemitir: Liberalizm. Hem ekonomik hem siyasal hem de felsefi bir kuram olarak liberalizmin ekonomi kuramna yansmas ise klasik iktisat olmutur. Klasik iktisadn en temel sav; pazarn ileyii kendi haline brakldnda grnmez bir el tarafndan kendi kendine dengeye gelecei ve bu kendiliindeliin sonucunca uyumlu bir btnln ortaya kaca eklindedir. Bu nedenle devletin bu mekanizmaya hibir biimde mdahalede bulunmamas gerekmektedir (Braudel, 2001: 371-373; aylan, 1995: 27; Yrk, 2004: 20-21). te yandan devletin mdahalesini olumsuzlayan liberalizm, bu dnemde sermaye asndan bir kar unsuru olmayan alanlar, eitimde olduu gibi, toplumsal gereksinme ortam asndan ele alarak devlet mdahalesini ngrmektedir (aylan, 1995: 37). Devlet mdahalesinin olmamas gerekliliini anlatan, klasik iktisadn temel argman Laisser faire, laisser passer (braknz yapsnlar braknz gesinler) ise siyasi dzenlemelerin yeni sorunsallarna iaret etmektedir. Ekonomik ve sosyal alanda tam bir zgrlk iinde gelien liberal kapitalist sistem temelde badamas g

14

sorunlar da beraberinde getirmitir. Sanayi Devrimiyle birlikte lkelerde birikmi olan sermaye, hem kiilere hem de uluslara byk gler salam ve yaam standardn nemli derecede ykseltmitir. Sanayileme, kapitalist lkelerle teki lkeler arasnda byk farkllklara neden olmu ve bu farkllklar eski smrgelerin daha byk lde iktisadi smrye hedef olmalarn; sanayileecek kadar ilk sermaye birikimine sahip olmayan lkelerin de yar-smrgelemelerini dourmutur (avdar, 2003: 57). Bununla birlikte Sanayi devrimi, retim tekniklerine getirdii yeniliklerin yan sra, ekonomik alanda dnemsel ar retim krizleri gibi birok sorunu da ardndan srklemitir. Bu yeni dnyada bir taraftan liberal kapitalist sistem snrsz zgrlkler iinde geliirken, dier yandan milyonlarca insan en temel ihtiyalarn bile karlayamaz ve retim bu insanlara ulaamaz duruma gelmitir. Sistemin mantna uygun olarak tam bir serbestlik iinde oluan gelir dzeyleri buna olanak vermemi ve yine sistem iinde, fazla ve tketilemeyen retim krizi, yaygn ve yapsal isizlie de neden olmutur. Buna bozuk alma koullar, dk cretler ve giderek byyen snf ayrlklar ve atmalar, yaratlan servet ve zenginliin adil yaylamamas ve gelir adaletsizliinin yaygnlamas gibi nemli sorunlarn eklenmesi liberal kapitalist sistemin temel felsefesi Laisser faire yi sarsmtr.

1.3. Yapsal Krizler ve Yeniden Yaplanma

Sermaye birikimine dayal kapitalizmin ileyii, bu birikimin daralmas ya da duraksamas durumunda konjonktrel veya yapsal krizler biiminde kendini gstererek, bir takm dnmleri zorunlu klmakta; ekonomik ve toplumsal yaplarn (zellikle de devletin) sermaye birikiminin devamn salamak zere yeniden dzenlenmesini gerektirmektedir. Bu erevede devlet tarafndan uygulamaya konulan ekonomi politikalar, kriz koullarnn hafifletilmesini salamaya dnk nlemleri iermektedir. Fakat ayn zamanda kapitalist retim ilikileri iinde devlet, birikimin devamn salarken bir taraftan da sisteme meruiyet kazandrma ilevine de sahiptir. Bu

15

erevede kapitalizmin 1929 ve 1970lerdeki dnya leindeki krizleri de yapsal bir kriz nitelii tamasndan dolay devletin yeniden yaplanmasn gerektirmitir. Gouverneur (1997)a gre kapitalizmin ileyiinde krizler iki temel biimde ortaya kmaktadr. Bunlardan ilki, devrevi olarak srp giden konjonktrel krizler; dieri ise kapitalizmin kendini yeniden biimlendirmesini salayan yapsal krizlerdir. Konjenktrel krizler, bir konjonktr devresindeki arzn talepten fazla olduu, geici ar retim durumu olarak tanmlanabilir. Bu sreci ise, retimin azalmas ile durgunluk safhas izlemekte ve sonuta toplam arzla toplam talep arasnda yeniden denge kurulmas salanmaktadr. Konjenktrel kriz evresinde, yeniden dengenin oluumunu salayan bir takm gelimeler yaanabildii gibi, artan rekabet ortamnda ayakta kalamayann elimine edilmesi ve pazarn olanaklarndan daha gl olann daha fazla yararlanmasna da imkan salanabilmektedir. Yapsal krizler ise, birikimin normal oluumunu engelleyen temel sorunlarn mevcut olduu durumdur. Yapsal krizlerde, sistem iinde kkl deiimler belirmekte ve bu deiim, iktisat teorilerinde olduu gibi, ideolojik sylemde ve devlet gibi kurumlarn ilevlerindeki farkllamalarda da kendisini ortaya koymaktadr. Ksaca kriz, yol gzergahnda bir kaza deildir. Tam tersine, zel giriime ve reticiler aras rekabete dayal bir toplumda ve her eyden nce periyodik olarak bir kar orann eski haline getirmenin bir aracdr (Gouverneur, 1997: 243; Yrk, 2004: 28). te yandan Ercana gre kapitalizm iine girdii krizlerden kabilmek iin kendine yeni sermaye alanlar bulmakta ve bu yeni sermaye alanlarn kapitalizme uyarlayarak yeniden uyarlamakta ve kendini yeniden yaratmaktadr. rnein ileride ele alacamz 1970lerdeki yapsal krizden kabilmek iin kapitalizm; bir nceki dnemin katlklarn esnekletirmi ve sermayenin hareket alann geniletmitir. Eitim de yeni bir sermaye alan olarak kapitalist sisteme bu ekilde dahil edilmitir (Ercan, 1996).

16

1.4. 1929 Krizi ve Keynesyen Paradigma

Yirminci yzyln balamasyla dnya kapitalizmi uzun srecek derin bir iktisadi ve siyasal kriz iine girmitir. Sanayi devriminin giderek yaygnlk kazanmas, btn dnyann sanayi kapitalizmine almas, sanayileen lkelerde toplumsal gerilimlerin ve atmann ykselmesi ve kapitalist merkezler arasnda giderek artan bir rekabetin gndeme gelmesi bu dnemin temel zellikleri olarak sralanabilir (aylan: 1995: 4546). 1929 krizi retimin dmesi ve isizliin artmas gibi ekonomik sorunlara yol am ve bununla birlikte ok byk toplumsal ve siyasal alkantlara neden olmutur. Krizin siyasi nedenleri arasnda; eitli devrim giriimleri, retici gleri tahrip eden ve sosyal alkantlara sebep olan dnya savalar ve bat dnyasnda ortaya kan faist rejimler gsterilebilir. Krizin ekonomik nedeni, yeni bir retim sistemi olarak yn retim sistemi ya da Fordizmin ortaya kmasdr (Kazgan, 1995: 27). Fordist retim sistemi, standart mallarn retimine ynelik zel bir teknik ve i blmn kapsayan bir retim konfigrasyonu olarak tanmlanabilir. Yar kalifiye ve uzman ii kullanan bu retim sisteminin temelini, -montaj bantlar gibi- zel mekanik sistemler ve makineler kullanarak yaplan kitlesel retim oluturmaktadr (Jessoptan aktaran lman, 2001). Krizin bir dier ekonomik nedeni ise altn standartlarna dayal uluslararas finans sisteminin kmesi ve bylelikle bir sistem olarak kapitalizme olan gvenin sarslmas olduu sylenebilir (aylan, 1995: 55-56). Krizi derinlemesindeki en nemli etmen ise, zellikle Almanya ve ABDnin alternatif iktisadi gler olarak ortaya k ve ngilterenin nclnde oluturulan uluslararas iktisadi dzenin sorgulanr hale gelmesidir. Bunun doal sonucu olarak daha geni piyasalara duyulan ihtiya, uluslararas dzeyde bir ibirlii yerine bloklamalara yol aarak savalar ortaya karm ve savalar da piyasalar yeniden istikrarsz klmtr (Kazgan, 1995: 25-28). Bu balamda, kapitalizme uluslararas iktisadi ilikiler asndan reglasyon salayacak yaplanmalara olan ihtiya son safhasna ulamtr (Yrk, 2004: 30).

17

Klasik liberalizmin snrl sorumlu devlet anlay ve serbest piyasa reeteleri sz konusu krizi amaya yeterli olmamtr. Krizin zlmesi ancak devlete yeni ilevler kazandrlmas ve yeni bir yaplanma ile salanmtr. Bu dorultuda, gerek bu dnm salayacak politikalar gerekse geerli iktisat kuramna alternatif olacak bir teoriyi Keynes retmitir. Keynesin kuramsal k noktas; pazar mekanizmasnn tam istihdam gerekletiremeyecei grdr. Keynes, retimin toplumda etkin talebi belirlediini ve istihdam dzeyinin de etkin talebe bal olarak oluacan belirtmektedir. Sonuta etkin talebin yksek olabilmesi iin tketim ve yatrm miktarnn yksek olmas gerekmektedir. Bu sorunu zmek iinde devletin etkin talep ynetimi anlay iinde ekonomiye mdahale etmesi gerekmektedir. Devletin talep ynetimi dolayl tevikler salama, dorudan doruya devlet harcamalar ile talebi ykseltme, faiz hadleri ile oynayarak zel firmalarn daha yksek yatrm yapmalarn tevik etme, gerekirse kamu eli ile ucuz kredi verme ve dorudan devlet eli ile mdahale biimlerini iermektedir (aylan, 1995: 60-63). Keynesin teorisi, sreklilik arz eden durgunluk ve isizlik sorununa bir cevap niteliinde olduu gibi, devlete ykledii ekonomiye talep artrc politikalar retmesi grevi ile, Fordizme ihtiya duyduu pazar koullarnn yaratlmasn olanakl klmaktadr. Sonuta liberalizmin snrl sorumlu devlet anlay yerini merkez lkelerde refah devleti (sosyal devlet) uygulamalarna, evre lkelerinde ise ulusal kalknmac politikalara brakmtr (Aydn, 1999: 2-5). Refah devleti anlay, kinci Dnya Savandan sonra merkez lkeleri yneten iktidarlara yeni bir meruiyet zemini oluturacak biimde, burjuvazi, proletarya ve devlet arasnda varlan bir mutabakatn sonucu olarak gelimitir. Teorik almlarn nemli lde Keynesyen zmlemelerden alan, uygulamada ise bu zmlemelerin yan sra Marksizmden de ksmen etkilenen bu anlay, liberal paradigmay reddeden bir zemin zerinde ykselmektedir. Bu zemini, retilen mal ve hizmetlerin bllmesi srecine siyasi otoritenin (devlet) mdahale etmesi olarak tanmlamak mmkndr. Nitekim, bir taraftan savatan hemen sonra balayan yeniden imar srecinde yaplan harcamalarn ve dneme damgasn vuran silahlanma yarnn, dier taraftan da refah devleti anlaynn gerekli kld uygulamalarn talep seviyesinde meydana getirdii art sayesinde,

18

kapitalizmin kar karya bulunduu yapsal kriz alm, byme ve buna bal olarak kar hadlerinin ykselmesi salanmtr (aylan, 1995: 60-68; Snmez, 1998:145). Gelimi lkelerde refah devleti, azgelimi lkelerde ulusal kalknmaclk biiminde nitelendirilen sosyal devlet, ekonomik ve toplumsal yaama kamusal aralarla dorudan ve dolayl olarak mdahale etme yetkisiyle donatlm devlettir. Bu yetki, satlar srasnda fiyatlarn denetiminden, kamu iktisadi teebbsleri araclyla dorudan retimde yer almaya ve fiyatlarn oluumunda belirleyicilie dek uzanmaktadr. Sosyal devlet yaplanmasnda eitim, salk, sosyal gvenlik, barnma, istihdam gibi alanlar nfusun her kesimine ak, herkese eit biimde ulalabilir olanaklar halinde devlete gvence altna alnan hak alanlar olarak grlmtr. Sonu olarak sosyal devlet, kapitalist toplumlarda nfusun byk ounluunu oluturan emeki kitleler iin vazgeilmez bir tarihsel kazanm olmutur. Bununla birlikte sosyal devlet, yalnzca emeki kitleleri dorudan ilgilendiren ilev ve aktarmlarla toplumun bu kesimine deil, ayn zamanda riskleri toplumsallatrma ve snf olarak sermaye kesiminin karlarn gerekletirme hedefiyle de dorudan sermaye kesimine de ak bir kategori olmutur (Gler, 2004). Merkezin sanayilemi lkelerinde, dneme egemen olan Keynesyen

paradigmadan alnan teorik destek ile gndeme getirilen ve ana amacnn makroekonomik istikrar salamak olduu belirtilen devlet mdahalesi, kamu harcamalar geniletilerek gerekletirilmitir. Kamu harcamalarnn geniletilmesini gerekli klan bir dier gelime ise, komnist rejimi dnyann dier blgelerine tamay ngren politikann oluturduu tehdittir. Sovyetler Birlii tarafndan izlenmekte olan bu politikann, kamu harcamalar geniletilerek refah devleti anlay egemen klnd takdirde etkinliini kaybedecei dnlmektedir (Kazgan, 1995: 42). Keynesyen refah devleti uygulamalaryla devlet; elindeki para ve maliye politikas aralar ile ekonomide kaynak kullanmnda etkinlii salamak, ekonomide i ve d dengeyi salamak ve gelir dalmndaki eitsizlikleri gidermek gibi grevler stlenmilerdir. II. Dnya Sava ertesinde yeni kurulan ulus-devletler de bu dnemde, ekonomi politikalarnda d basklardan uzak kendi ekonomilerini dzeltmeyi amalayan

19

ie dnk ithal ikameci sanayileme yoluna gitmilerdir. thal ikameci sanayileme politikasyla bu devletler, zel sektrn gelimesi iin n ayak olmak; yerli sanayiyi gmrk duvarlaryla d rekabetten korumak ve zel sektrn geliimi salamak gibi ilevler stlenmilerdir (aylan, 1995: 60-65). te yandan II. Dnya Sava sonras srete uluslararas dzeyde sistemin kendini yeniden kurmasn hedefleyen yeni kurumlarn oluturulmas sz konusudur. 1944te Bretton Woodsta alnan kararlarla, bugnk neoliberal kreselleme srecinin ba aktr kurumlar olan IMF (Uluslararas Para Fonu), DB (Dnya Bankas) ve DT (Dnya Ticaret rgt)nn temelleri atlmtr. IMFnin kurulu amac, uluslararas ticaretin yaylmasna ve dengeli bymesine yardmc olmak, sabit dviz kurunu denetlemek ve uluslararas ticaret yaplrken dviz deiimini kolaylatrarak dnya ticaretini tevik etmekti. Dnya Bankas ise sava sonras harap olan ekonomileri, yeniden ina etmek iin kurulmutu. Ayrca yelerden toplanan aidat ve uluslararas sermaye piyasalarndan borlarla finanse edilen banka, ticari bankalardan daha dk kredilerle faiz salamay hedeflemekteydi. 1994te DTne dnecek olan GATT (Gmrk Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlamas)nn amac ise, uluslararas ticareti ynetecek bir kurallar dizgesi belirleyerek, ulusal ticaret snrlamalarn azaltmakt (Ellwood, 2002: 27-33; Yrk, 2004: 34). Sonu olarak 1970li yllarda ba gsteren krize kadar yaanan dnemde, retim ve ticaret dnya genelinde nemli oranlarda artmtr. zellikle de retim cephesinde, teknolojik gelime ve igc verimliliindeki art, igc arz fazlalndan kaynaklanan cretlerin dk olmasna ynelik basklar ve bunun yan sra devlet harcamalarnda (yatrm ve askeri harcamalar) meydana gelen art; Keynesyen politikalar sonucunda uzun sreli bymenin kaynaklarn oluturmutur. Keynesyen refah devletinin ykseli dnemi olarak da adlandrlan bu dnemi biroklar tarafndan altn a olarak nitelendirmektedir. 1970lere gelindiinde, refah devleti uygulamalarnn dnya ekonomisinde yaratt bymenin sekteye urad grlmektedir. Birok bilim adamna gre sz konusu durmann nedeni; 1960-1970 dneminde uluslararas finansal piyasalarda

20

yaanan olaylar, OPEC tarafndan petrol fiyatlarnn 1973de yaklak -drt kat dolaynda ykseltilmesi, kamu finansman maliyetlerindeki art ve dnya genelinde artan igc maliyetleridir. Dnemin hegemonik gc ABD ekonomisinin gcnn azalmas ve az gelimi lkelerin kalknma sorunlarnn bu sistem iinde zlmesinde yaanan sorunlar; Bretton Woods sistemi iinde paralarn istikrarsz bir seyir izlemesine ve ABD dolarnn dalgalanmaya braklmasna, bu karar ise dier lkelerin de sabit para sistemini terk etmesine yol amtr. Bretton Woods sisteminin iki aya oluturan altn dviz standard ve sabit kurun terk edilmesi ile sz konusu sistem kmtr. Bretton Woods sisteminin k ayn zamanda ulus devletlerin btnleik sistemde ba aktr olduu Keynesyen refah devleti olgusunun da sonunu ifade etmektedir. Fakat bu gelimeler, sistemin yrmesinde nemli grevler stlenmi olan IMF ve Dnya Bankasnn lkeler sistemi zerindeki etkinliini ortadan kaldrmam, tam tersine bu kurumlarn etkinlii ilerleyen yllarda daha da artmtr (Dadelen, 2004: 12-13).

1.5. 1970 Krizi ve Neoliberalizm

1970lerdeki yeni ve evrensel kriz, daha nceki krizlerden farkl olarak retimde ve tketimde youn ve uzun sreli bir durgunluk ile kendini gstermitir. Keynesyen politikalarn ciddi bir eletirisine yol aan, durgunlukla birlikte grlen enflasyonu tanmlayan ve ilk kez bu dnemde belirginleen stagflasyon, krizin en zgn niteliini oluturmaktadr (aylan, 1995: 78-80; Aydn, 1999: 19-20; Yrk, 2004: 43). 1970lerdeki gelimeler kreselleme srecinin ortaya kmas asndan nemli gelimelere sahne olmutur. Bu dnemde ie dnk sanayileme stratejileri uygulayan lkelerin artan finansman gereksinimini karlamak amacyla petrol ihracats lkelerin ellerindeki petro-dolarlar [petrol ihracats lkelerde petrol ihrac yoluyla oluan byk dolar rezervleri veya fonlar (Kazgan, 1995)] sanayilemi lkelerdeki finans kurulular yoluyla azgelimi lkelere ynlendirilmeye baland. Bunun sonucunda, ksa srede nemli bir art gsteren uluslararas zel finansal akmlar, bir yandan azgelimi lkelerde uygulanmakta olan ie dnk sanayileme modelinin bir sre daha srmesine olanak tanrken, dier yandan zel finansal piyasalarn nemini artrarak imdiki kresel

21

dalgann nc bir unsuru olmutur. Srecin sonunda ortaya kan uluslararas bor kriziyle birlikte bu modelin sona ermesi ve uluslararas kurulular gdmnde neoliberal politikalarn azgelimi lkelerin ok byk bir ksmn iine alacak bir biimde yaygnlamas sz konusudur. Bu ise; bugn kreselleme olarak nitelendirilen srecin fiilen balamas anlamna gelmitir. Ard arda gelen petrol krizleri srasnda petrol ihracatlaryla ithalatlar arasnda gzlenen kar atmalarnn katksyla azgelimi lkelerin birlikte tek bir vcut olarak hareket etme abalarnn sekteye uramas ve sonunda bu birlikteliin k ve kalknmacla olan ilginin azal; kreselleme srecinin yaygnlamasyla ayn yllara rastlamtr (Kazgan, 1995; Keyder, 1996, enses, 2006). Krize gelinen srete, gelimi lkelerdeki toplam talep azalmaya balam, lke pazarlar ulusal snrlara ulam ve refah devleti uygulamalar nedeniyle artan cretler, irket karlarn drmtr. Gelimi lkelerin kendi ilerinde yaadklar fazla retim eksik talep krizine dnya petrol fiyatlarndaki artlar da eklenince krizin boyutlar daha da derinlemitir. Tm bu gelimeler ise Keynesyen politikalarn ciddi bir ekilde eletirilmesine yol amtr. Bylece krizle e zamanl olarak merkez lkelerde klasik liberalizmi savunan okullar ve kiiler (Friedrick von Hayek nderliindeki NeoAvusturya Okulu, Milton Friedman nderliindeki Chicago ktisat Okulu vb. gibi) nem kazanmtr. Keynesyen ekonominin baarszl zerine krizden k iin yeni politikalar reten sz konusu iktisatlar ve okullar tm dnyada neoliberalizmin etkili olmasn salamlardr (Aktan, 1994:s.27). Neoliberalizmin ideolojik kklerini klasik liberalizmde (klasik iktisat) bulmak mmkndr. Adam Smith, Bentham, Burke, Humboldth, John Stuart Mill gibi klasik iktisatlarn ne srd zere, doal uyuma ve btnlemeye sahip olan meta retim ve deiim sistemine dardan, hi bir ekilde mdahale yaplmamaldr. Bu erevede devletin grevi; piyasa mekanizmasnn ileyiini gvence altna almak, geliiminin nndeki engelleri kaldrmak bunun dnda asla piyasaya dokunmamaktr. Grnmez el ve Laisse-faire (braknz yapsnlar) anlay bu erevede liberalizmin en temel argman olmutur. Ancak mdahaleci olmayan devlet dncesi kapitalizmin 1929deki yapsal krizi ve ertesinde refah devleti anlay ile

22

birlikte bir mddet kesintiye uramtr. Refah devletinin krizine kout olarak gelien neoliberalizm; kapitalizmin son yapsal kriziyle birlikte uygulama alan bulmutur (Dadelen, 2004: 8-10) Neoliberalizm, klasik liberalizmin temel savunularn aynen benimsemektedir. Bu anlamda klasik liberalizmin bir yeniden ne srl olarak deerlendirilebilir. Ancak neoliberalizmin yenilii, liberalizmin sosyal devletle tanm bir dnyann koullarnda retilmi olmasndan kaynaklanmaktadr. Neoliberalizm bu erevede, toplumu snrsz bireysel zenginlemenin ykc etkilerinden korumak iin 19. yzyln ortalarndan itibaren kapitalizme empoze edilen btn kolektif yaplar, sermaye karll nnde engel oluturduu gerekesiyle ykmay ve de serbest piyasa mekanizmas iine yerletirmeyi amalamtr (Ikl, 2001: 482). Neoliberalizmin tam anlamyla kuramsallatrlmas, 1950-1960l yllarda kendini iyice gstermeye balayan Parasalc Okul ( ng. Monetarism) dier adyla Chicago Okulundan Milton Friedman, Avusturya ktisat Okulundan politik iktisat Friedrich Hayek ve bu akademisyenlerin rencilerinin nclnde gerekletirilmitir. 1929 krizi sonras dnemin hakim yaklam olan Keynesyen politikalar eletiren Friedman ve Hayekin grleri 1970li yllarn banda yaanan ekonomik kriz sonras araylar neticesinde ilgi grmeye ve uygulanmaya balamtr (Aktan, 2004: 165-200). Friedman ve Hayeke gre, devletin ynetsel, siyasi, ticari, finansal aygtlar zerindeki mdahaleler sosyal refah azaltmaktadr; bu bakmdan da devletin faaliyetleri ve kontrol olanaklar sadece ulusal dzlemde deil; uluslararas dzlemde de snrlandrlmaldr. zgrlmz korumas iin kurduumuz devlet, zgrl yok edici bir Frankesteina dnmemelidir diyen Friedman, Keynesci politikalarn yer verdii devlet kontrollerine ve mdahalelerine ciddi eletiriler getirmektedir. Serbest piyasa sisteminin yegane hakimiyetini savunan neoliberal kuramclara gre devlet; vatandalarnn i ve d gvenliini, adalet ve dzenin srekliliini salamal; zel anlamalara uyulmasn, rekabeti piyasalarn glendirilmesini ve para sisteminin kontroln amalamaldr. Bu erevenin dndaki btn siyasal, ynetsel, finansal ve

23

ticari faaliyetler ayn zamanda, liberalizasyon politikalar ile devletin kontrol ve mdahale alanndan karlmaldr (Friedman, 1988: 65-70; Dadelen, 2004: 10). Bununla birlikte Hayek, von Mises gibi neoliberal dnrler, Marksizm ve sosyal demokrasiyle aralarndaki fark kkl bir kopu olarak sunarken klasik liberalizmle neoliberalizm arasnda bir kopu deil, sreklilik olduunu savunmaya zen gstermilerdir. Oysa sosyal haklarla tanm bir dnyada liberal retiyi ok basitletirilmi bir kar paradigmasna indirgerken, akl, tercihleri ve eylemiyle bir btn iinde iktisadi bireyi mutlaklatrarak geleneksel (klasik) liberalizmden uzaklamlardr. Bulunduklar toplumun en muhafazakar kesimlerinin istemlerini yanstan neoliberal kuramclar, salt kendi karlar peinde koan insan faaliyetlerinin tek bana adalet ve ahlak normlarna uygun yantlar retebileceini, karn yegane ve yeterli iktisadi etkinlik kstas olduunu savunarak para gcne dayal toplumsal hiyerarinin meruluunu teyit ederlerken, liberalizmin klasiklerinin zmlemelerini ok dar bir perspektiften yorumlamlardr. Bu erevede nsele gre 20. yzyln son eyreine damgasn vuran neoliberal akm, iktisat ideolojisinin en dogmatik ve en saldrgan mezhebini oluturmaktadr ( nsel, 2004: 10-11). Neoliberal ideoloji, iktisadi insan ve iktisadi toplum idealinin, tarih ve toplumdan btnyle arndrlp sadece iktisadi gelime dinamikleri asndan deil, siyasal hedef ve toplumsal rgtlenme tarz asndan da hakim mevzileri hzla igal etmektedir. Tketim toplumunun gelimesi ve hizmet sektrne dayal bir ekonomik canlln glenmesinin de desteiyle neoliberalizm, tm dnyada bireyin zerkliini mutlaklatran bir bireycilik devrimine kaynaklk etmektedir. Siyasann birey ve sivil toplum lehine lavedilmesine dayanan bu bireycilik devrimi, son kertede kamu olgusunun, ortaklk duygusunun anlamn kaybetmesinden beslenmektedir ( nsel, 2004). Bylece klasik liberalizmin iki temel amac olarak sunulan ekonomik ve siyasal zgrlk, birlikte gereklemek yle dursun giderek birbirinden kopmaktadr. Serbest piyasa kurallaryla ba baa braklan kitleler, devletin salad transferlerin nemli lde azaltlmas ve hatta tmyle ortadan kaldrlmas sonucunda yoksullamakta; te yandan, yeterli siyasal katlm ve liberalleme salanamad iinse, karar srelerinden giderek uzaklamaktadrlar (enses, 2003: 321-333).

24

1970lerin krizini bir verimlilik krizi olarak tanmlayan neoliberalizm kuramclar (yeni sa projenin savunucular); bu krize enflasyon, ii sendikalar, refah harcamalarnn art, devlet tekelleri, piyasa oyuncularnn hareket serbestliinin kstl olmas, geleneksel, toplumsal ve ahlaki deerlerin rmeye balamas gibi sebeplerin yol atn ileri srmlerdir. Buna gre, krizin temeli refah devleti uygulamalardr ve zm ise denk bte oluturmak iin kamu harcamalarnn kslmasdr. Bu sebepten tr zellikle Hayek ve Friedman krizden k iin devletin ekonomi ve toplum zerindeki etkisinin azaltlmasn savunmulardr. Bununla birlikte ulusal piyasalarn uluslararas piyasalarla eklemlenmesini salamak amacyla dereglasyon (yasal ve kurumsal liberalizasyon) politikalarnn hayat geirilmesini nermilerdir (Topal, 2002: 66). Sonuta, 1970li yllarn bandan itibaren karlarn dmesi eilimini hzlandrarak ortaya karan tam istihdam ve sosyal gvenlii salamaya ynelik Keynesyen ekonomi politikalar terk edilmeye balanm, bunlarn yerini 19.yzyl klasik liberalizmin yeni bir versiyonu olan ve finans piyasalarnda snrlama ve devlet kontrolnn kaldrlmas gibi uygulamalarla kar orannn tekrar ykseltilmesini hedefleyen neoliberal ekonomi politikalar almtr. Eitim asndan bu politikalarn en nemli sonucu, eitim hizmetinin piyasa koullar iine ekilip eitim arznn zel sektr tarafndan sunulmas ve piyasa koullarnda sunulan eitim hizmetinin bedelinin de bu artlar altnda belirlenmesi olmutur. Bunun sonucunda toplumda frsat eitlii yaratmak iin eit artlarda sunulmas gereken eitim hizmetinden gelir seviyesi dk olan kesimlerin yararlanamamas durumu ortaya kmtr.

2. NEOL BERAL KRESELLEME

Kreselleme yirminci yzyln son eyreinden itibaren iktisadi/siyasi/kltrel yap ve srelere damgasn vuran dnm ifade etmektedir. Sz konusu dnm temelde kapitalizmin gelimesi, yaylmas ve derinlemesi anlamndadr (Koray, 2006).

25

aylana gre yeni dnya dzeni olarak nitelendirilebilecek bu sre, dnya ekonomisini tek bir btn olmaya ynelten iktisadi bir sretir. Sermaye hareketleri, retim ve hizmet faaliyetleri, ticari ve teknolojik gelimeler, uluslararas bir nitelik kazanmaktadr. Kreselleme, kapitalizmin 300 yllk tarihi iinde gelinen son aamay ve kar hadlerinin daralmasyla yaanan refah devleti krizinden kn bir yolu olan verimlilik artnn ve pazarn bytlmesi araylarn temsil etmektedir (aylan, 1996: 21-22). Bu erevede kreselleme, asl olarak kapitalizmin 1970lerle birlikte yaad yapsal krizin sonucu olarak anlalmaktadr. Yeldana gre, Dnya kapitalizminin 1970lerden itibaren iinde bulunduu yapsal krizin kreselleme srecine yn veren dinamikleri drt ana balk altnda toplayabiliriz: (1) kapitalizmin altn a boyunca sren yksek birikim temposunun yaratt ar retime dayal kriz; (2) sz konusu dnemin sermaye/emek elikisine damgasn vuran Fordist endstriyel ilikilerin besledii kar skmas; (3) uluslararas kapitalist rekabetin younlamas; ve (4) finansal sistemin liberalizasyonu sonucu ykselen finansal sermaye ve speklatif birikim tercihlerinin sanayi yatrmlarnn nne gemesidir (Yeldan, 2002). Yeni teknolojik devrimlerle beslenen bu srete ba aktrler, Dnya Bankas, IMF, DT gibi uluslararas kurulular ile ok uluslu irketlerdir. Sz konusu srete kapitalizmin son yapsal krizinin zm olarak retilen neoliberal politikalar; az gelimi/gelimekte olan lkelere, istikrar ve yapsal uyum programlar olarak yansmtr. te yandan bu lkelerin kreselleme srecine uyumu ise; sz edilen uluslararas kurululara yelik erevesinde olurken, bu sre ayn zamanda yeni dnya dzeninin ekillenmesini salayc bir role sahip olmaktadr (enses, 2006; Yrk, 2004). 1970li yllarn sonunda itibaren IMF ve Dnya Bankasnn katklaryla neoliberal ekonomi politikalar azgelimi lkelerin byk bir ksmna hzla yaylmtr. Bu politikalar; mal ve faktr piyasalarnda fiyat mdahalelerinin kaldrlmas, d ticaretin ve finans piyasalarnn liberalizasyonu, K Tlerin zelletirilmesi, eitim ve salk bata olmak zere tm kamu hizmetlerinin zelletirilmesinin yaygnlamas ve

26

igc piyasalarnn esnekletirilmesi gibi amalar n planda tutarak bu lkeleri da ak serbest piyasa ekonomisi dorultusunda dntrme yolunda etkili olmutur (enses, 2006). Kreselleme srecinin ideolojik dayana neoliberalizmdir. Neoliberalizm gelimi lkelerde, 1970lerde sermaye birikimi srecinde yaanan krizi amak iin retilen ekonomik, sosyal, siyasal ve ynetimsel boyutlar olan kapsaml zmlerin dayand ideoloji olarak tanmlanabilmektedir. Bu ideoloji nce gelimi lkelerde ve kresellemeyle birlikte azgelimi lkelerde, sadece iktisadi gelime dinamikleri asndan deil, siyasal hedef ve toplumsal rgtlenme tarz olarak da hakim mevzileri hzla igal etmitir. Bu anlamda neoliberal kreselleme, kapitalist sermaye birikimi dinamiinin neredeyse 500 yllk gemii olan btn dnyay kaplayan yaylmaclnn hem hz kazanmas, hem de teknolojik, siyasal, sosyal ve kltrel olarak derinlemesi anlamn tamaktadr ( nsel, 2004). Kresellemeye hakim olan neoliberal sylemin; serbest ticaret, rekabet ortam, deregulasyon, zelletirme vb. kavramlar erevesinde yaplanan ekonomik; bir dieri de demokrasi erevesinde yaplanan siyasal, olmak zere iki boyutu bulunmaktadr. Bu anlaya gre ekonomik liberalizm demokrasinin tesisi ve salamlatrlmasn, dier bir deile; siyasal liberalizmi beraberinde getirmektedir. lmann da belirttii zere neoliberal sylemin ekonomik ve politik boyutlar birbirleriyle balantl; ancak iki ayr alanm gibi tanmlamas ve bu ayrm yaparak kendisini iki boyutlu gstermesi neoliberal ideolojinin gerek yapsn gizlemektedir. Neoliberal ideoloji, her ideoloji gibi bir btndr ve belli bir amac vardr. Bu ama, ulusar sermaye snfnn ve onun taycs durumunda olan uluslararas kurulularnn hayat grnn yaygnlamas ve menfaatlerinin gereklemesidir. Neoliberal ideolojinin, demokrasi sylemiyle, kendisini iki boyutlu gstermesinin temel nedeni; bu ideolojinin toplumun genel menfaatlerini yansttna dair bir kan yaratmak ve bylece ideolojiyi tm topluma mal edilerek gerek sahiplerini gizlemektedir. Bu ereveden bakldnda neoliberalizm, Bourdieunun tanmyla, kresel kapitalizmin gereklerine gre toplumlar yeniden yaplandrmaya ve sosyal ilikileri buna gre dzenlenmeye alan bir projedir (Bourdieuden aktaran lman, 2001). Bu projenin -rakipsiz-

27

hegemonyas kresellemeyi kapitalizmin dier i evrelerinden farkl klmaktadr. Sonu olarak neoliberalizm kresel boyutta bir hegemonya kurmutur, bir baka deyile neo-liberalizm kreselletirmi tir (lman, 2001). Neoliberalizmin hegemonyasn; dnya finans pazarlarnn denetimi (dier bir deile kresel ekonominin denetimi), medya ve iletiim tekelleri, teknolojik tekel, gezegenin doal kaynaklarnn tekelci kullanm ve kitlesel yok etme silahlar zerinde tekeller sayesinde salamaktadr. Bu be tekel bir btn olarak alndnda, neoliberal ideolojinin nasl bu denli gl bir hegemonya kurabildii anlalmaktadr (Amin, 1999: s.16-18; lman, 2006). Bununla birlikte neoliberal syleme gre piyasa mekanizmas prensibiyle kontrol dnda -ve olumlu ynde- gelitii iddia edilen kresel ekonomi, gerekte sk bir denetim mekanizmasna sahiptir. Sz konusu bu mekanizma, ABD liderliindeki G7ler -imdilerde G8- (Gelimi 7 lke ABD, Japonya, Almanya, ngiltere, Fransa, talya, Kanada ve son katlan ye olarak Rusya) tarafndan IMF, Dnya Bankas ve Dnya Ticaret rgt vastasyla yrtlmektedir. Temel ama ise; kresel piyasa disiplinini ve neoliberal ekonomik politikalarn dnyann drt bir yanna yaylmasn salamaktr Dnya Bankas, IMF ve Dnya Ticaret rgtnn oluturduu ayakl denetim mekanizmas ulusal ekonomilerin bu lkelerin istedii ynde yaplanmasn salamaktadr. Dnya Bankasnn temel ilevi ulusal ekonomilerin kresel ekonomiye entegrasyonunu salamaktr ve bu amala ihracata ynelik bymeyi tek alternatifmi gibi gstermeye almaktadr. Ayrca ok-uluslu irketler araclyla sermayenin gelimekte ve az gelimi lkelere sokulmasn destekleyen bir aktr grevini stlenmitir. IMF ise, d borcu olan lkeleri, Yapsal Uyum Programlar ile ulusal ekonomilerini uluslararas serbest ticarete ve finans aktivitelerine amaya, kamu harcamalarn ve dolaysyla kamu hizmetleri ksmaya, ii-iveren ilikilerini piyasa mekanizmasna brakmak amacyla devleti hakemlik konumundan ekmeye ve devleti ekonomik alandan tamamen silmek iin zelletirme yapmaya zorlamaktadr. Dnya Ticaret rgt de ulusal ticaret politikalarn, yaptrmlar sayesinde denetim altna

28

almak ve uluslararas bankalarla ok-uluslu irketler lehine snrlar tesi ticareti dzenlemektedir. Sz konusu ilevleri yerine getiren bu kurum kresel ekonomiyi, kontrol altnda tutarak G7nin istekleri dorultusunda ekillendirmektedir (Kazgan, 1995; enses, 2004; lman: 2006). te yandan neoliberal kreselleme srecinin hz kazanmasnda etkili bir rol oynayan neoliberal politikalarn olumsuz sonular ortaya kmaya baladnda ise, yoksullukla mcadele ve iyi ynetiim amalar n plana karlm; soruna zm, uygulanan politikalardaki aksaklklar yerine, azgelimi lkelerin bu politikalar uygulamadaki kusur ve yetersizlikleriyle ilikilendirilmi ve sonuta neoliberalizmin derinleerek kk salmas amacndan vazgeilmemitir (enses, 2006).

3. NEOL BERAL KRESELLEMEN N HEGEMONYA PROJES : YEN SA

Neoliberal kresel hegemonyann ana lokomotifini, G7 lkelerinin ortaya koyduu Washington Uzlamas olarak adlandrlan iktisat ve politika paketi oluturmaktadr. Washington Uzlamas; 1) bte denklii ve vergi yknn azalmas; 2) faiz hadlerinin btnyle serbest braklmasna dayanan mali liberalizasyon; 3) sermaye hareketlerinin nndeki tm engellerin kaldrlmas; 4) btn gmrk duvarlarnn kaldrlmasyla oluacak eksiksiz d ticaret liberalizasyonu; 5) eksiksiz bir zelletirme; 6) rekabeti engelleyen tm nlemlerin kaldrlmas ve 7) mlkiyet haklarnn eksiksiz tesis edilmesi gibi politikalar iermitir ( nsel, 2004: 21-22). Yldzoluna gre Washington Konsensusu, birbirini tamamlayan iki paradan olumutur. Bunlardan birincisi, krizi amaya ve ortaya kmas muhtemel olas krizleri nlemeye dnk olarak piyasalarn kendi haline braklmas yaklamdr. Bu yaklama gre devlet piyasasnn ileyiinin genel erevesini oluturmal; kamu iletmeleri ve ekonomiye mdahale aralarndan, gelirler ve fiyatlar politikasndan ve tam istihdam gibi hedeflerden vazgemeli, dier bir deile; sosyal devlet anlay tasfiye edilmelidir. Devlet, bu noktada enflasyonu engellemeli ve bte denkliini salamaya dnk politikalar uygulamakla yetinmelidir. kincisi ise, yksek gelirli kesimin zerindeki

29

vergi yknn azaltlmas dncesinden hareketle; yksek gelirli kesimin vergiler yoluyla yoksullar ve isizleri sbvanse etmesinin ekonomik olarak gereksiz olduu dncesidir (Yldzolu: 1999: 63). Bu erevede birikim stratejileri, ncelikle retim ilikileri alannda egemen snf lehine dzenlemeleri ngrmektedir. Ancak neoliberal kreselleme; sadece iktisadi ilikiler temelinde deil; sivil toplum ve devlet gibi daha geni bir dzlemde de dzenlemeler yapmay hedeflemektedir ki bu noktada bir tr hegemonya projesi olan yeni sa gndeme gelmektedir. Yeni sa ideolojinin temelini ise, piyasann ncelii ve minimal devlet dncesi ile gelenein, dinin, ailenin ve milli kimliin nemi ve bu kurumlarn yaplandrlmas iin gl bir devlet fikri oluturmaktadr (Jossepten aktaran Topal, 2002:65). Yeni sa kavram, iktisadi, sosyal ve siyasal alanlara dnk btnsel deerlendirme yapabilmek ve liberalizmle muhafazakarln eklemlenmesini ele alabilmek asndan nemli bir kavram olmaktadr. Bu erevede ele alndnda kavram, yeni muhafazakarlk kavram ile yakn anlaml olarak kullanlmaktadr. Muhafazakarlk, kapitalist modernleme sreci ile zlen siyasal ve sosyo-kltrel yaplarn ya da bu yaplara zglenen anlam ve deerlerin korunmas ve bunlarn srekliliinin salanmas adna gsterilen tepkilere dayal bir tavr al ya da dn olarak tanmlanabilir. Modernleme bir seferberlik bir sre olmayp bir sreler toplam olduu lde muhafazakarlk da srekli yenilenen paradoksal bir reaksiyonerlik biimidir (Bora: 1997). Yeni Muhafazakarlk, muhafazakarlk gibi reaksiyonerdir ve muhafazakar dncenin kadim deerleriyle yeni liberal politikalar eitli alardan eklemleyen yeni bir yaklamdr. Yeni muhafazakarln reaksiyonerlii, burjuva deer sisteminde gerekletii dnlen otorite zlne ve sosyal devlet uygulamalarna ynelik olduu gibi ayn zamanda liberal aklcln siyasi savunusuna endekslidir (Dubiel, 1998: 13-15). Bununla birlikte neoliberalizmin minimal devlet, pazar ekonomisi, liberalizasyon, ekonomik verimlilik, bireysel zgrlk gibi talepleriyle; yeni muhafazakarln otorite ve geleneklere dayal kanun ve dzen anlaynn i ie getii gzlenmektedir (zkazan, 1997:31).

30

Yeni sa yaklamn sorunsallatrd en temel alanlar devlet, devletin konumu ve ilevleri ile kamu hizmeti anlay olmutur. Bu erevede yaplan eletiriler: ekonomiye siyasal amalarla mdahale edilmesinin, retilen mallarn kalitesini/verimliliini olumsuz ynde etkilemesi; rekabet ortamnn salanamamas ve dolaysyla rekabetin salayaca dk fiyat, kaliteli rn ve verimsiz alan firmalarn pazar dna karlamamas gibi avantajlarn gereklememesi; ve son olarak da, kamu harcamalarnn fazlal noktalarnda toplanmaktadr. Sonu olarak sosyal devlet sorunun kendisi ve ktlklerin kayna olarak gsterilmektedir. zkazana gre yeni sa; planlama, mdahale, kontrol ve rgtllk gibi unsurlar iinde barndran sosyal devleti, bireyin giriim zgrlnn, kendiliindenliin ve oulculuun bastrld bir totaliter dzen olarak alglanan sosyalizm ile birletirerek mahkum etmektedir (zkazan, 1997:31). Yeni sa yaklama gre 1970lerde balayan krizin en bata gelen sorumlusu devlettir; daha dorusu sosyal devlet anlaydr. Bununla birlikte sz konusu kriz; bir ynetilemezlik krizi olduu gibi ayn zamanda bir verimlilik krizidir. Ynetilemezlik krizi; siyasi kamuoyunun enflasyonist ekilde imi reformist beklentileri ile devlet aygtnn mali yetersizlikleri arasndaki gerilimin ortaya kard bir durumdur. Verimlilik krizi ise iki ynldr. Bunlardan birincisi; devletin(sosyal devlet) sosyal ve ekonomik nitelikli faaliyetlerin iinde yer almas ve kaynak israfna neden olmasdr. kincisi ise sendikal hareketin gc; dier bir deile rgtl emektir (Dubiel:1998; Ikl, 2001). Glere gre ise yeni san sosyal devlet anlayna dair yapt eletirileri u birka noktada zetlemek mmkndr: Birincisi devletin ekonomik yaama dorudan (retici olarak) ya da dolayl (piyasalar dzenleyici olarak) mdahalesi kamu tekellerine yol amakta, bireysel giriim zgrln snrlandrmakta ve zel giriimler iin haksz rekabet yaratmaktadr. kincisi, kamu, nitelii gerei verimsiz ve pahal almakta ve kaynak israfna yol amaktadr. Buna gre yeni sa temel politika aralar olarak piyasann koulsuz egemenlii, minimal, gece bekisi, regle edici, katalizr gibi adlarla tanmlanan asli fonksiyonlarna ekilmi bir devlet tanmlamakta ve bunun yntemini; zelletirme ve dereglasyon (merkezi gcn yerel birimlere datm) olarak

31

belirlemektedir. ncs, kamusal hizmetlerini tketen tarafn vatanda deil; mteri olduu kabul edilmesi gerektiidir. Bu erevede tm hizmetler fiyatlandrlmal ve sadece hizmeti satn alma gcnden yoksun yurttalar kupon vb. yntemlerle desteklenmeli, dier bir deile kamu ynetimi iletmeci bir tarzda dzenlenmelidir. Bir dier eletirisi ise; kamunun sosyal harcamalarnn haksz gelir transferine yol at iddiasdr. Grld zere yeni san bu savlar, zgrlklerin kstlaycs, hatta yer yer yok edicisi olarak nitelendirilen devlete kar; var olan rekabet, uyum ve toplumsal refah kendiliinden dzenleyecek z glere sahip olduu varsaylan serbest piyasann erdemleri zerinde ykselmektedir (Gler, 1996: 51). te yandan yeni sa ekonomiyi, kendinden menkul bir ileyie sahip, tmyle zgn-teknik bir olgu olarak deerlendirmekte ve bylece siyaset-ekonomi ayrm zerinde durmaktadr. Topala gre byle bir bak as; siyasal olann toplumsal, onun da en nihayetinde ekonomik olduunu yadsmakta ve siyaset-ekonomi, devlet-toplum gibi kartlklar yaratp ekonomik alann ve toplumun, siyaset ve devlet karsnda glendirilmesi gereken alanlar olarak tanmland bir demokrasi yaklam ne kartmaktadr. Buradan hareketle yaanan ekonomik krizlerin yalnzca siyasal alann/devletin yaratt krizler olduu iddia edilmekte ve bylece ekonomik ve siyasal liberalizm birbirinden ayrtrlp birincisi ikincinin n koulu olarak tanmlanmaktadr (Topal: 2002). Bylelikle yeni sa yaklam sivil toplumu devlet karsnda ncelemekte ve yceltmektedir. Devletin ar bymesi ve ynetenlerin g ve yetkilerinin snrsz olmas sonucunda devletin kendisinden beklenilenleri yerine getirmede baarsz olaca tezine dayanan Kamu Tercihi Teorisi ile Liberalizmin birleimine dayanan yeni sa ideoloji; zgrln gvencesinin piyasa ekonomisi olduu inancna dayanmakta, zgrlk dncesini yceltmekte ancak tpk 19.yzyl liberalizmi gibi eitlik sorununu atlamaktadr (Gler, 2000). Sonuta yeni saa gre ncelikle yaplmas gereken devletin reformdan geirilmesi gerektiidir. Bunun ilk adm, devletin piyasaya/ekonomiye her trl mdahalesinin engellenmesi; baka bir deile; devletin minimalize edilmesidir. Dier bir adm da kamu hizmeti faaliyetleri asndan devletin kamu iletmecilii anlay etrafnda yaplandrlmas ve iletilmesi oluturmaktadr. Yani devletin kamu hizmeti

32

faaliyetlerinde kamu yarar ilkesini; etkinlik, verimlik, maliyet vb. ekonomik ilkelerle ikame etmesidir. Bunun yolu da zelletirme, yerelletirme, serbestletirme, piyasalatrma gibi srelerden gemektedir. Bu erevede neoliberal kresellemenin hegemonya projesi olan yeni san ayn zamanda sosyal devletin tasfiye projesi olduu sylenebilir.

4. NEOL BERAL KRESELLEME ve DEVLET N ROLNDE DE M

1980lerle birlikte yeni sa hegemonya; neoliberal politikalarn temsilcisi uluslararas kurulular ve ok uluslu irketler araclyla devletin konumu, amalar ve ilevlerinde nemli dnmlere yol amtr. Bu dnm sonucunda devletler, nceki dnemin sanayileme arlkl byme amacndan uzaklam ve bu ama iin gerekli mdahale aralarn terk edip klmlerdir. Kreselleme srecine uyum hedefiyle sz konusu devletler sermayenin istekleri dorultusunda ve kresellemeye destek verecek ekilde yeniden yaplandrlmaktadr (Subaat: 2004). Gelimi lkelerin refah devleti ve gelimekte olan lkelerin ulusal kalknmac devleti artk, kresel kapitalist ekonominin gereklerini, ulusal toplum ve ekonomi zerine empoze eden bir g haline dntrmektedirler. Devlet bir yandan, kresel sermayeden pay alma ve kresel sermayeyi cezbetme abasnn arac haline gelirken, dier yandan; nispeten farkllam ve zerk saylabilecek bir ulusal ekonomiyi yneten ara olmak yerine, kendi egemenliinin hatta bilgisinin dnda balayan ve biten mal, hizmet ve sermaye akmlarnn ynetimini yapmak durumunda kalmaktadr (Harristen aktaran Erdodu, 2005:54-55). Hkmetler giderek mal, hizmet ve sermayenin serbeste dolaaca kresel pazarn oluumunun nndeki ulusal engelleri kaldrmak ve dk vergiler, etkin altyap, eitimli ama uysal bir igcnn var olduu yerel bir ekonomik evre gelitirmekten sorumlu hale gelmektedirler. Kresel sermayeyi ekme eilimi, gelimi lkelere kresel pazarn basks ile kabul ettirilirken, gelimekte olan lkelere pazarn yan sra IMF ve Dnya Bankas gibi uluslararas kurulular vastasyla empoze

33

edilmektedir. Bu sebepten tr ithal ikamesi politikalarn, sanayileme stratejilerini, kamusal ekonomiyi ve planlamay terk etmeye zorlanan gelimekte olan lkeler, kresel sermaye akmlarnn ak alan haline gelmektedir. Bu erevede mali politikadan salk reformuna kadar her ey finansal piyasalarn onayndan gemek zorunda kalmaktadr (Sweezyden akt. Erdodu: 2005, 54-56). Bu srete devlet; giderek sosyal niteliini kaybetmekte, bununla birlikte kresel kapitalizmin kurumsal temsilcisi olan uluslararas kurulularn uygulamay zorunlu kldklar politikalar karsnda da egemenlik ve yetki btnln de yitirmeye balamaktadr. Ulusal ynetim ve siyaset, demokratik ulusal devletten, uluslararas kurululara getii lde, ynetiim ad altndaki uygulamalarla daha da zayflatlmaktadr (Erdodu: 2005, 56-57). Kresellemenin aslnda uzun dnem unsurlar tayan bir sre olmasna karn neoliberal kreselleme dneminde biimlenen gndem, nceki dnemin kalknma amalarn (sanayileme, yapsal deiim, isizlik, gelir dalm gibi) gzeten yaklam yerine, makroekonomik istikrar ve liberalizasyon srecinin ksa dnemde ortaya kard sorunlara brakmaktadr. Devletin kltlmesinin ve gndemin ksa dnemli sorunlar zerinde odaklanmasnn azgelimi lkeler asndan olumsuz yn, sosyal politika alannda yeni yeni yeermeye balayan refah devleti/sosyal devlet anlaynn giderek zayflamas ve sanayilemenin gndemden dmesi olmutur (enses, 2006). Sonuta; gelimi kapitalist lkelerde Keynesci ekonomik politikalar ve refah devleti anlayna, azgelimi lkelerde ise ulusal kalknmac devlet politikalarna ve bunlar uygulayan kurumlara kar bir cephe alm; neoliberalizm ve yeni sa ideoloji, kresel apta yeni bir siyasal ve ideolojik hegemonyann kuruluuna ynelmitir. Rekabetin younlat oranda, kresel sermaye de, devlet zerinden kendi konumlarn glendirecek yeni dzenlemeler talep etmektedir. Kapitalist ilikilerin dnya leinde giderek daha fazla belirleyici hale gelmesiyle birlikte, devlet de bu deiime uygun bir yeniden yaplanma srecine girmitir. Bu yeniden yaplanma srecinde ekonomik ilikiler, siyasal ve ideolojik ilikilerle desteklenmekte ve bu durumda devletin rol de dnme uramaktadr. Kresel kapitalizmin yaad krize yant olarak ne srd zelletirme, dereglasyon, liberalizasyon ve piyasalatrma gibi srelere hz verilmesiyle birlikte kamu ynetimi yaplar ve rgtlenmeleri de deimektedir.

34

zellikle de kamu ynetimlerinin, lkelerin kreselleme srecine uyum erevesinde fonksiyonel bir ara olarak grlmesiyle beraber kamu alannn dnm hz kazanmtr (Gler, 1996). Hizmetlerin hemen hemen tamamnn piyasalatrlmas ve zelletirilmesi, devletin dzenleyici rolnn n plana karlmas; kamu hizmetlerinin ve dolaysyla kamu ynetiminin yeniden yaplanmasnda temel unsur olarak ortaya kmaktadr. Reform rtmecesi ile sunulan bu yeniden yaplanma, tm kamu hizmetlerinin finansman, retimini ve sunumunu ticariletiren ve zelletiren nitelii ile kresel sermayenin karlarna uygun dmektedir (Erdodu, 2005: 58-59). Yeniden yaplandrma srecindeki dnmler de, yeni yasal dzenlemeler ve yeni kurumsal yaplanmalar araclyla yrtlmektedir. Devlet reformu olarak adlandrlan bu sre; kamu iletmecilii, devletin minimize edilmesi, sivil toplumun yeniden kefi, yerinden ynetim ve ynetiim gibi anlaylar erevesinde sadece kuramsal deil, ayn zamanda uygulama dzeyinde de n plana kmaktadr.

4.1. Yeni Kamu letmecilii

Neoliberal kreselleme srecinde devletin reformunun balca unsurunu; kamu ynetimi anlayndan Yeni yeni kamu kamu iletmecilii zel anlayna sektrdeki gei sreci oluturmaktadr. (managerialism) iletmecilii, iletmeciliin

kamu sektrne tanmas ile kamu sektrne piyasa ve rekabet

ortamnn getirilmesi vurgularna dayandrlmaktadr (Larbi: 1999; s.15-16). Uluslararas dzlemde kamu iletmecilii yaklamnn yaygnlatrlmasnda, OECD, IMF, DT ve Dnya Bankas gibi uluslararas finans kurulularnn rol byktr. Bu kurulularn dorudan ynlendirmesine girmi olan gelimekte olan lkelerde yeni kamu iletmecilii anlay, ekonomik yeniden yaplanma srecinin bir paras olarak IMF ve Dnya Bankasnn artllklar arasnda ve kredi ile desteklenen yeniden yaplanma sreleri iinde yer almtr (Larbi, 1999). Bu kurululara gre liberalizasyon, dereglasyon, zelletirme, brokrasiden kanma, bte

35

reformu, performans lmleri, iletme-tr ynetim, ynetimde saydamlk, rekabet, etkinlik ve etkililik gibi unsurlar yeni kamu iletmecilii anlaynn kavramsal ve kuramsal erevesinin oluturulmas ve meruiyet kazandrlmasnda nemli rol oynamaktadrlar. Yeni kamu iletmecilii, kamu kesiminin zel sektr ilkeleri altnda ynetilmesi anlamna geldii gibi esas olarak kamunun kltlmesini ve zelletirilmesini ngrmektedir. Burada ngrlen altyap hizmetlerini, sosyal hizmetleri ve kamunun asli grevi saylan hizmetleri de ieren geni kapsaml bir zelletirme olmaktadr. Dier bir deile; ngrlen sosyal devletin ekonomik alandaki ynetim ve hizmet sunumu grevlerinin terk edilmesi gerekliliidir. Yeni kamu iletmecilii, sadece kamu ynetimine iletmecilii ve piyasa usullerini getirmesi ile deil, minimalist devlet ve minimalist kamu hizmeti anlay ile birlikte yeni san, devleti rgtleme modeli olmaktadr (Erdodu, 2005: 55-58). Genel olarak yeni kamu iletmecilii yaklamnn temel bileenleri; siyasete nispeten ynetime yaplan vurgu, Bakanlk tipi rgtlenmeden Kurul tipi rgtlenmeye gei, srelere odakl bir ynetim anlayndan sonulara odaklanan bir ynetim anlayna gei, kamu hizmetlerinin esnek sunumu, vatanda kavramnn yerini bireysel tketicinin(mterinin)almas ve kamu harcamalarnda bte disiplinin salamas olarak sralanabilir. Sonu olarak yeni kamu iletmecilii, devlet rgtlerinin kendilerine yklenen misyonlar nasl baaracaklarna ilikin bir yaklam nerisi getirirken, esas itibariyle, analiz birimi olarak yrtme ilevine odaklanmaktadr (stner, 2000: 1531). Neoliberalizmin uygulamaya getii 1980lerden bugne kamu hizmetlerinin bedelsiz olmaktan karlmas, kullanan ya da yararlanan der ilkesinin uygulanmas, devlet-vatanda ilikilerinin retici-tketici(mteri) konumunda dntrlmesi gerektii hem sylemde hem de reform uygulamalarnda yerini korumaktadr. Yeni kamu iletmecilii yaklam erevesinde, zel sektr ile benzer zm yollar gelitirmek zere rgtsel yaplanma, toplam kalite ynetimi, mteri odakl ynetim gibi stratejiler hayata gemektedir. Kamu sektrn bir tr iletmeye dntrmeye

36

ynelik bu uygulamalar, genel olarak devlet-piyasa; devlet-brokrasi; devlet-vatanda ilikilerinde keskin bir dnm ortaya karmaktadr. Bu gelimelerin ortaya kard sonu ise, dorudan devletin ierden piyasalatrlmas, devletin bir piyasa aktr olarak piyasa mekanizmalarnn ve zel sektrn uygun ileyiine elverili zemini hazrlayacak ekilde rolnn yeniden tanmlanmasdr (Gzelsar, 2004: 94). Yeni kamu iletmeciliinin, kamu ynetimine stnl kresel ekonomi ve piyasada yer bulan etkinlik, etkililik, kalite ve verimlilik gibi gerekelerine balanmtr. Bu erevede yeni kamu iletmecilii anlay; yeni sa hegemonik proje dorultusunda siyasal ve kamusal alan kapitalist ekonominin mantna gre yeniden tanmlamaya ynelmi ve bir dizi toplumsal ilikiyi ekonominin belirleyiciliine sokma abas iindedir. Toplumsal ilikilerin ekonomik ilikiler asndan yeniden tanmlanmas ve devletin kamu hizmetlerinden byk lde ekilmesi ve daha da nemlisi bir dizi alan ekonomik alana ekmesi, yaamn bir ok alannda etkili olmaktadr (Ercan, 1997: 49-50).

4.2. Ynetiim

Krizden k reetesi olarak nerilen neoliberal politikalar ve taycs olduu yeni sa hegemonya 80li yllar boyunca tm dnyay etkisine almtr. 90lara gelindiinde ise bu politikalarn ykc etkileri (ekonomik krizler, isizlik, yoksulluk gibi) de ortaya kmaya balamtr. Bu noktada yeni sa hegemonya, sz konusu sorunlarn nedenini reform programlarnn zmnn kriz gerektii sonras gibi uygulanamamasna programlaryla balamaktadr. Sorunlarn uyum

salanacandan hareketle neoliberalizm, balangtaki argmanlarn tekrar gzden geirmi ve ideolojik sylemlerini devlet zerine ina etmeye balamtr. Bylelikle, 1980lerin minimal devlet, optimal devlet sylemleri yerini piyasa-dostu devlet, giriimci devlet, etkin devlet ve ynetiim sylemlerine brakmtr (Gzelsar, 2004: 98-100).

37

1990l yllarda ortaya kan sorunlar karsnda neoliberalizm, minimal devlet tezinin dnemini tamamlad dile getirirken devletin rol konusunda ne yapmas gerektii ile deil, nasl almas gerektii ile ilgilenmeye balamtr. Bu erevede sorunlarn kayna yanl ynetime dayandrlrken kamu ynetiminin giriimcilik ekseninde yeniden dzenlenmesini savunulmu ve kamu sektrnn ieriden piyasalatrlmas en temel unsur haline gelmitir. Bylece ortaya kan devlet modeli; zel sektrn ynetim anlaynn kamu sektrne uyarlanmas ve brokraside giriimcilik ruhunun gelitirilmesiyle nitelendirilen giriimci bir devlet modelidir. Krek ekmekten ok, dmen tutmak (Osborne ve Gaebler, 1993: 19-20) tanmlamas altnda siyaset/ynetim ayrmndan hareket eden giriimci devlet modelinin gerekleebilmesi belli ilkelere balanmtr: 1- Devlet denetim mekanizmasn brokrasiden topluma doru kaydrarak vatandalara yetki devredebilmeli ve kamunun faaliyetlerinin deerlendirilmesinde verimlilik, temel lt olmaldr. 2- Giriimci edecektir. 3- Brokrasinin ihtiyalar yerine mterinin ihtiyalar n plana karlarak, hiyerariden katlma ynelerek merkeziyetilikten kanlacaktr. 4- Giriimcilik hizmet ncelii yerine yetki nceliini ve katlmc bir ynetim anlayn gelitirecek; brokratik mekanizmalarn yerine piyasa mekanizmalarn benimseyerek, kazan salamaya odaklanacaktr. 5- Giriimci devletler sadece kamu hizmetlerinin salanmasna deil, ayrca sorunlarn zm iin bir araya gelen kamu-zel ve sivil toplum kurulular arasnda ortaklk ve kolaylatrclk ekseninde katalizrlk roln stlenecektir (Osborne ve Gaeblerden aktaran Gzelsar, 2004: 101-103). devlet rgtlenmesi kamu kurumlar arasnda rekabeti

ykseltecektir. Kural ve dzenlemelere gre deil, misyonlara gre hareket

38

Sonu olarak giriimci devlet modeli; rekabet, piyasalar, mteriler, verimlilik gibi kavramlarn devlet rgtlenmesine tanmasn ve devletin bir piyasa aktr gibi zel sektrle rekabete girmesini ngrmektedir. Bu erevede, giriimci devlete yaplan vurgu ile yeni kamu iletmecilii anlay en st noktasna tanmaktadr. Dolaysyla, giriimci devlet modelinde bir yandan yeni kamu iletmeciliinin temel nermelerine sahip klrken, dier yandan da devletin her dzeyi iin geerli olacak (ulusal, yerel, blgesel ve uluslararas) ve devlet-toplum ilikisini yeniden dzenleyecek yeni bir model olarak ynetiim modeli, nerilmektedir (Keraudren ve Mierlodan aktaran Gzelsar, 2004: 101-105). Neoliberal programlarn tkanma sinyallerini vermeye balad 1990l yllarda programa meruiyet salayan yaklamlar da eletiri konusu olmaya balamtr. Siyasal, toplumsal ve ekonomik kurumlar arasndaki ilikiler btnnn ihmal edildii ve devlet-piyasa kartl syleminin ynetiim modeli erevesinde devlet-piyasasivil toplum ortaklk ilikileri eklinde dntrlmesi gerektii; dier bir deile kamu ynetiim modeli ile devlet iletmesinin etkinlik ve etkililik llerinde iletilmesinden daha fazlasn gerektirdii vurgulanmtr. Bylece kamu iletmecilii ile devlet iinde balatlan piyasalatrma giriimlerinin, rekabet, etkinlik ve etkililik gibi ekonomik ltlere gre tanmlanan toplumsal ilikiler alanna doru geniletilmesi gerektii savunulmutur (Klicksbergden aktaran Gzelsar, 2004: 103-105). 1990larda itibaren ynetim kavramndan tretilen ve bu kavramn kart olarak kullanm poplerleen ynetiim, yeni bir ynetme sreci ya da toplumun yeni bir ynetim tarz ile ynetilmesi anlamnda kullanlmaktadr. Ayrca ynetiim, kamu-zel, devlet-devlet d, ulusal-uluslararas aktrler tarafndan gerekletirilen bir ilev olarak tanmlanmakta ve bunlar arasndaki yeni etkileimsel ilikilerin geliimini kavramsallatrmada kullanlmaktadr. Bunun anlam, ynetimin sadece devlet tarafndan yrtlen bir sre olmad, bu srece zel sektr ve sivil toplumun dahil edilmesi gerektiidir. Siyasal iradeye devletin yan sra zel sektr ve sivil toplum kurulularnn katlmn neren ynetiim, bunun gereklemesi iin yeni bir ynetim tarznn gerekliliini ortaya koymaktadr. Ynetiim modelinin 1970ler ve 1980lerdeki neoliberal devletin rol ile karlatrldnda, her iki dnemde de devletin ekonomiye

39

dorudan mdahalesine kar kld, fakat devletin ekonominin ileyiinde gerekli kurallar ve dzenlemeleri glendirdii vurgusunun geerli olduu gzlemlenmektedir. Ancak, ynetiimde bu ileve ek olarak devlete gerektiinde bu kurallar/dzenlemeleri deitirebilme ve yenilerini yapabilme kapasitesi eklenmektedir (Peker, 1996: 33). te yandan ynetiim, kresellemenin geri dndrlemezlii ve bu srete ulus-devletin ynetme kapasitesini yitirdii savna dayal olarak kresel kapitalizm gerekliine uygun yeni bir iktidar tarz ve devlet anlayn gelitirmeyi amalamaktadr (Bayramolu, 2002; Gler, 2003). Bir taraftan devletin deien rol ve biimini anlatan ynetiim kavram, dier taraftan da bu deiimi salayacak mekanizmalar ve yeni kurallar btnne gnderme yapmaktadr. Bu noktada devlet aygtnn ileyi biimi, siyaset ve siyasa ayrmna dayanmakta; karar alma mekanizmalar, kamu politikasyla ilgili her ey, bir tr mhendislik ii olarak kabul edilmektedir. Bu erevede zelletirme, ademi merkezileme, kamu hizmetlerinin piyasalatrlmas, kamu ynetiminin irket gibi ynetilmesi, dzenleme, denetim gibi deiimler de siyasa alanlar olarak deerlendirilmektedir. Ademi merkezileme, zelletirme, piyasalatrma politikalar, tam anlamyla devlet yapsnda tasfiye edilenleri ve tasfiye srecini betimlerken, dzenleyici politikalar ise; ynetiimin yeni kurallarn ve kurulmakta olan anlatmaktadr Bu erevede ynetiim kavram, grld gibi, tarz, biim ya da sreci ayr ayr ifade edebildii gibi bazen de bunlarn tmn birden ierebilmektedir (Bayramolu, 2004: 10-11). Aygle gre, uygulamada neoliberalizmin ekonomik verimsizlik sorununu zme arayndaki bir model olarak ynetiim, bir sylem olarak toplumsal meruiyetin kurulmasn, bir ok konunun siyasal boyutunu gizleyerek salamaktadr. Bu erevede ynetiim, neoliberalizmin ortaya kard toplumsal sorunlar, firma tipi ynetim tekniklerinin kamu sektrne tanmasnn yaratt yeni sorunlar, yeni kamu iletmecilii uygulamalarnn kresellemesi ve kamunun hesap verebilirliini yitirmesi gibi gelimelerin siyasal ieriklerini ve ideolojik arka plann gizleyen bir sylem olarak son derece nemli bir ilevi stlenmitir (Aygl: 1998, Gzelsar, 2004: 105-106).

40

Bayramoluna gre siyasal srece, devleti temsilen brokrasinin yan sra sermayeyi temsilen zel sektr ve sivil toplum rgtlerinin katlmn neren ynetiim, asl olarak piyasa aktrlerinin siyasal sreci dorudan belirleyebilecei yeni bir ynetim tarzn ve iktidar yaplanmasn amalayan bir modeldir. Bir baka deile; devlet dndaki aktrlerle birlikte devleti ynetme anlamnda ynetiim, devletin piyasalatrlmasdr; yani, devletin toplumla veya dier aktrlerle piyasa mant ile ilikilenmesidir (Bayramolu, 2002). Bu noktada ynetiim modelinin en nemli unsuru, ekonomi ve siyaset arasndaki ilikide siyaseti ekonomiye/piyasaya indirgemesinde; dier bir ifade ile politik toplumun (devletin) sivil toplum (piyasa) tarafndan smrgeletirilmesinde ortaya kmaktadr (Bayramolu, 2004: 313). Glere gre ynetiimi besleyen en nemli kuramsal kaynak; Yeni Kurumcu ktisattr. Yeni kurumcu iktisat devlet-piyasa ortakl sylemi zerinden devlete ait yap ve srelerin piyasalatrlmasna, bunlarn piyasa kurumlarnn ynetimine devredilmesine, dolaysyla toplumsal yaamn piyasa adna yeniden rgtlenmesine kavramsal destek salamaktadr (Gler, 2003: 99). zellikle de piyasalarn serbest olmadklar, devletle olduu kadar eitli toplumsal kurumlarla da snrlandklar gereine vurgu yapan Yeni Kurumcu ktisata gre ynetiim, kanunlar ve bunlar yapan devleti ieren kurumsal dzenlemeler toplam olarak tanmlanmaktadr. Bu btnlk hem i ilemlerin, hem de ekonomik bir sistemin snrlar tesindeki d ilemlerin dzenleyicisidir. Baka bir deyile, yeni kurumcu iktisadn savunucular piyasann dzenlenmesinde devlet kurumlarnn rolne vurgu yaparlar (Gler, 2003: 99100; Rhodesdan aktaran Gzelsar, 2004: 107-108). Neoliberal kreselleme srecinin yeni siyasal-ynetsel dzeninin kurucu kavram olarak nerilen ynetiim; IMF, Dnya Bankas, Dnya Ticaret rgt (DT) vb. uluslar aras kurulularn resmi sylemleri arasnda yer almaktadr. Ancak, ynetiimin bir sylem olarak ykselmesinde ve siyasal-ynetsel bir projeye dnerek kresel dzeyde meruluk kazanmasnda bu kurulular arasnda en nemli rol Dnya Bankas oynamaktadr. Dnya Bankasnn kavrama gsterdii ilgi kalknma sorunuyla kurduu nedensellik ilikisi erevesinde anlam kazanmtr. Bu noktada nem kazanan yeni kamu iletmeciliinin temel nermelerini revize ederek yineleyen yi ynetiim

41

kavram olmutur. te yandan kamu iletmecilii anlayndan farkl olarak, sivil toplumun gelitirilmesi ve yetki devrinin salanmas kouluyla, hesap verebilirlik, meruiyetin salanmas, ynetimde saydamlk ve katlm gibi kavramlar da iyi ynetiimin kurucu kavramlar arasnda yer almaktadr. Dnya Bankasna gre az gelimi/gelimekte olan lkelerin iinde bulunduu kalknma krizinin en nemli nedeni de ynetiim krizidir ve kalknma da ancak sz konusu kavramlarla desteklenmi iyi ynetiimle mmkn olabilecektir (Bayramolu, 2004: 12-13). Glerin zerinde durduu gibi Dnya Bankasnn ynetiim tanm, esas olarak zel sektrn nclnde byme iin uygun koullar hazrlayacak, hesap veren, saydam bir kamu ynetimi tarif etmekte ve ynetiim "salkl kalknma ynetimi ile e anlaml" grlmektedir. Bu erevede Dnya Bankasna gre ynetiim yaplanmasnda u ilkeler yer almaktadr: - Kamu grevlilerinin eylemlerinden sorumlu olmas anlamnda hesap verebilirlik, - Giriimciler iin ak, ngrlebilen ve yansz bir kurallar btn oluturmaya dnk olarak bamsz bir yarg sisteminin var olmas anlamnda kalknmann yasal erevesi, - zel sektr iin nemli grlen ekonomik koullarn, hkmet tasarmlarnn, bte ve piyasalarn gvenilir ve ulalabilir olmas anlamnda bilgilendirme, - Ak ynetim ve hesap verebilirliin geniletilmesi ve yolsuzluklarn nlenmesi, politika oluturma srecinde kamu ve zel sektr arasnda danma srecinin desteklenmesini ngrme anlamnda saydamlk - Ve de son olarak siyasal sorumluluk tamayan piyasa glerinin siyaset yapma srecine dahil olmalar ve mdahalede bulunmalar anlamnda katlmclk ilkesi. Sz konusu ilkeler erevesinde ynetiimin ngrd kamu ynetimi/devlet tanm "zel sektr nclnde byme iin uygun evreyi yaratabilecek profesyonel, hesapveren bir brokrasi ile donatlm daha kk devlet olmaktadr (Gler, 2003). Bylece ynetiimci devlet bir yandan piyasa glerine alarak ieriden piyasalarken, bir

42

yandan da bu devletin piyasa glerinin faaliyetlerini uygun koullarda yerine getirebilmeleri iin gerekli hukuki ve yasal gvenceyi oluturacaktr. Neoliberalizmin minimal devlet dncesini 1990larn ortalarna kadar destekleyen Dnya Bankas, bundan sonra ilgin bir ekilde buna kar karak yerine ynetiim, piyasa dostu devlet, etkin devlet gibi sylemler sunmaktadr. Aslnda Dnya Bankas bu sylemleri ile neoliberalizmin tasfiyesine deil yeniden yaplandrlmas giriimlerine katksn srdrmektedir. Dnya Bankas bata olmak zere uluslararas kurulular, devletin karar mekanizmalarnda baskn olduu dnemin artk geride kald iddiasn gndeme tayarak ellerindeki en nemli aralardan biri haline gelen ynetiimi, tm reform programlarnn genel erevesini ve ieriini belirlemek iin kullanmlardr (Bu nokta, Trkiye bahsinde ele alacamz eitim reformu asndan da byk nem arz etmektedir.). uras aktr ki, gl devletlerin ve ok uluslu byk irketlerin karlar dorultusunda gdlenen uluslararas kurulular kresel bir ynetim arayndadr. Bu aray ise, hi kukusuz kapitalizmin kresel lekteki yaylmac dinamikleri ile biimlenmektedir (Bayramolu, 2004: 313314). Bu adan az gelimi/gelimekte olan lkelerin neoliberal kreselleme srecine uyumlu hale getirilmesinde iyi ynetiim modeli reform programlarnn zorunlu ve ayrlmaz bir paras olmutur. Bu anlamda iyi ynetiim kavram, piyasay kurala balayarak dzenleyen, dsal ekonomiler yaratarak ilem maliyetlerini azaltan ve reform abalarn destekleyerek sivil toplumun gelimesi iin elverili koullar salayan piyasa dostu devlet anlayna da gnderme yapmaktadr (Peker, 1996: 42). Bu noktada piyasa dostu devlet kavram ise, ekonomik kalknma srecinde devletlerin belli ilevleri yklenmesi ve ekonomik faaliyete ivme kazandracak ortamn zel sektr lehine devlet eliyle yaratlmas gerektii anlamna gelmektedir. Ynetiim, devlet ve toplum arasndaki ilikiyi eitleraras ve karlkl baml bir iliki olarak grerek, yeni-san 1980lerin balarndaki negatif devlet anlayndan farkllamaktadr. Yneten ve ynetilen kartl biimindeki devlettoplum kartln reddeden ynetiim modeli; bunun yerine, eit statde, karlkl

43

bamllk ieren bir birlikte ynetimi n plana karmaktadr. Bu erevede devlet aygtnn ynetilmesi, sadece hkmetle snrl bir konu olarak grlmemekte; hkmetin yan sra hkmet d aktrlerin de eit statde katlmna imkan vermektedir. Bu yaklam ise ynetiime merkezsiz toplum modeli ya da hkmet olmadan ynetme modeli gibi tanmlamalar yaplmasna neden olmaktadr (Bayramolu, 2004: 10-11). te yandan ynetiim devlet-sermaye-sivil toplum ortakl sylemi zerine ina edilirken; aslnda, toplumun karar verme yetkisinin kamusaldan karlarak, zel alana indirgenmesinin arac olmaktadr. Bylesine bir oluumda toplumsal talepler farkl snflarn kamusal alanda rgtlenme mcadelelerinden kopartlarak, sivil toplum rgtlenmeleri olarak tanmlanan g oluumlarnn iradesine braklmaktadr ki; bu grn temel dayana, siyasetin toplumun ynetimini etkinsizletirdiinden hareketle yerini sivil topluma brakmas gerektii dncesidir (Gler, 2003). zetle; neoliberal kreselleme srecinde devletin yeniden yaplandrlmas konusunda ortaya kan, yeni kamu iletmecilii ile ynetiim paradigmalar arasndaki temel farkllama devlet-piyasa kartl yerine devlet-piyasa ortakl syleminde ortaya kmaktadr. Devlet-piyasa kartl temelinde neoliberal ideolojinin piyasann stnln ilan ettii dnemde ykselen kamu iletmeciliine karlk; ynetiim, bu kartln ortaklk ekseninde yeniden tanmland bir dnemde ortaya kmtr ve yeni bir siyasal yaplanma ve buna uygun yeni bir ynetim tarz, bu sylem zerine ina edilmektedir.

44

III. BLM NEOL BERAL KRESELLEME SREC NDEK TRK YE

1. YAPISAL UYARLAMA ve DNM

Yapsal uyum programlar, resmen 1980li yllardan itibaren uygulanan, daha fazla piyasa glerine dayanma ve devletin ekonomi ynetimindeki rolnn azalmas olarak tanmlanan geni kapsaml istikrar politikalardr. Sz konusu politikalar, 1970li yllarda kapitalizmin iine girdii yapsal kriz karsnda evre ekonomilerinin istikrarszla dmelerini engellemeyi amalayan bir politikalar demeti olarak ortaya kmtr (Timur, 1996: 14). Bununla birlikte bu politikalarn ierii ve kapsam ulusal ekonomileri istikrara kavuturma amacnn dnda daha ok serbest piyasa dzenine dayal neoliberal bir kresel ekonomi yaratma amac tad sylenebilir. Bu balamda devlet teorisinden demokratik haklara, salktan eitime, konuttan, igc piyasasna, zelletirmeden d ticarete ve daha birok konuda dzenlemelere gitmeyi ngren yapsal uyum programlar sadece ekonominin deil; ayn zamanda siyasi karar alma mekanizmalar ve faaliyetlerinin de yeniden yaplandrlmasn ngrmektedir. Yeni sa olarak adlandrlan ve kaynaklarn neoliberalizmden alan yeniden yaplanma kavram bu anlamda sadece dnm srecini ifade eden bir kavram deil, ayn zamanda siyasal bir yaklam, kapitalizme zg bir ideoloji olarak deerlendirilmelidir. Nitekim, bata IMF ve Dnya Bankas olmak zere, eitli uluslararas kurulular, adeta zorunlu bir erevede sistemlerin yeniden yaplanmasna dnya apnda geerlik kazandrmann aralar konumundadr. Soyak (2003)a gre ise yapsal uyum programlar, uluslararas finansal kurulular tarafndan, finansal yardm verilecek lkelere dayatlan serbest piyasa ynelimli ekonomi politikalar setidir. 1980lerin banda ngilterede Thatcher, ABDde Reagan tarafndan neoliberal iktisat politikas anlayyla da desteklenen yapsal uyum programlarnn temel aralar; ticaret ve yatrma ynelik dzenlemelerle, yabanc yatrm iin uygun bir ortamn yaratlmasn hedeflemekte ve yaygn ama olarak da, yurtii piyasalar zerine odaklanan ulusal kalknma modellerinin yerine, da dnk kalknma

45

modellerini gndeme getirmektedir. Genel anlamda tipik bir yapsal uyum programnda borlu lkeye dayatlan ekonomik koullar u ekilde zetlenebilmektedir: * lkenin mevcut ekonomik yapsn sratle ihracat hale getirecek bir yeniden yaplanma, * Faiz oranlarnn ykseltilmesi, * Fiyat kontrollerinin ve destekleme almlarnn kaldrlmas, * Eitim, salk ve gda ile ilgili kamu programlarnn kesilmesi, * Hkmet hizmetlerinde azaltlma yoluna gidilmesi, * thalat ve ihracat kstlamalarnn kaldrlmas, * Mal ve hizmetlerin fiyatlarnn deregule edilmesi, * Krl kamu kurulularnn zelletirilmesi, * Devalasyon. (Soyak, 2003: 177-179; 2004). zellikle gelimekte olan lkeler asndan neoliberal kreselleme srecine uyum, IMF ve Dnya Bankas kaynakl yapsal uyarlama politikalarnn yaama geirilmesi ile e tutulmaktadr. Bu srete artan istikrarszlk ortamlarnda darboaza den lkeler, IMF ve Dnya Bankas tarafndan hazrlanan yapsal uyarlama programlarn yrrle koymaya zorlanmaktadr. Yapsal uyarlama sreci; mal ve hizmet piyasalarnn liberalizasyonu, para ve sermaye piyasalarnn liberalizasyonu, yasalarn serbestleen piyasalara gre yeniden dzenlenmesi ve devletin yeniden yaplandrlmas olarak zetlenebilecek drt parametre zerinden ilerlik kazanmaktadr (Miniba, 2003: 17). Yapsal uyarlama srecinin genel anlamda ba aktr Dnya Bankasdr. Ancak IMF, Avrupa Birlii, OECD, Dnya Ticaret rgt ve Birlemi Milletler gibi kurulularn da bu srete nemli rolleri vardr. Dnya Bankas Yapsal Uyum Kredileri ve proje kredileri araclyla yapsal uyarlamay ynetmekte; IMF tek tek lkelerle

46

anlamalar zerinden yryen Niyet Mektuplar ve bunlarn zerine ina edilen Standby dzenlemeleri ile srete etkili olmaktadr. OECD, lkeler hakknda hazrlad raporlarla ve danma grleriyle yapsal uyarlamaya destek olmakta; te yandan Avrupa Birlii, Trkiye in Katlm Ortakl Belgesi ve ilerleme raporlar araclyla srece dorudan mdahale etmektedir. Birlemi Milletler ise ok tarafl anlamalar ya da tek tek lkelerle yaplan anlamalarla srete yer almaktadr. Mal liberalizasyonu salayan GATT, hizmet liberalizasyonu salayan GATS, fikri ve sinai mlkiyet haklarn korumaya alan TRIPS ve yabanc yatrmclarn haklarn koruyan TRIM olarak tanmlanan drt ok tarafl anlama ile Dnya Ticaret rgt, sreci dorudan doruya ynlendirmektedir (Gler, 2003b: 71). Sonu olarak yapsal uyarlama srecinde sz konusu kurulu ve bloklar srecin uyarlayclar olurken uyarlanan da devletler olmulardr (Aksoy, 2003: 546). Bununla birlikte Ercann da belirttii zere sz konusu yapsal uyarlama srecini sadece IMF, Dnya Bankas gibi uluslararas kurulularn ve ok lkeli irketlerin etkileriyle aklamak yeterli deildir. Trkiyeden rnek verilmek gerekirse, bu srete TS AD, T SK, TOBB, KV gibi kurulular da dorudan etkili olmular; aratrmalar yapp raporlarla srece mdahale etmilerdir ve yapsal uyarlamann en nemli i aktrleri olmulardr (Ercan, 2003: 28). te yandan kapitalizmin kendisini yeniden retebilmesini salamak amacyla gelitirilen politikalar bei olarak yapsal uyarlama sreci; demokratikleme, kreselleme, dereglasyon, reglasyon, yerelleme (desantralizasyon) ve liberalizasyon gibi fenomenlerin ncl roller stlendii sretir. Liberalizasyon ise sz edilen yapsal uyarlama srecinin, dier bir ifadeyle kapitalist dinamiklerin znesi olduu gdl deiimin geni kapsaml bir paras, hatta mayas olduu ifade edilebilmektedir. Uyum srecinde liberalizasyonun ileyii, birbirini takip edecek ekilde, ticari liberalizasyon, finansal liberalizasyon ve son olarak 1990larda gndeme gelen siyasal ve ynetsel liberalizasyon politikalar ile gerekletirilmektedir (Dadelen, 2004: 3-4).

47

Liberalizasyon, azgelimi/gelimekte olan lkelerde "dnya ile btnleme" ve "ihracata ynelik sanayileme" gibi hedefler erevesinde gndeme gelmitir. Ulusal kalknma iktisad erevesinde ie dnk ithal ikameci politikalar temelinde yaayan bu lkeler, Dnya Bankas ve IMF gibi kurulular araclyla 1980lerden itibaren kkl yn deitirmeler ile kar karya kaldlar. Trkiye'deki srecin balangcnda da 1979 IMF Standby Anlamas ve bunun ardndan gelen 24 Ocak Kararlar vardr. Kresel kapitalizme uyum srecini balatan bu kararlarn uygulanmas, ancak 12 Eyll rejimi ile mmkn olabilmitir (Gler, 2000). Genel anlamda liberalizasyon ve onun her bir tr neoliberal kreselleme ideolojisi ile iliki ierisindedir ve liberalizasyon olgusu nesnel bir gereklik olmaktan ziyade, kreselleme dalgasnn dinamikleri ile retilen znel ve iradi bir ideolojik sylemdir. 1970 sonrasnda yaanan yeni kreselleme dalgasnn ekonomik boyutu, sermayenin karlln tek baar gstergesi olarak grmekte ve ekonomik karn realizasyonu nndeki her trl toplumsal, idari ya da kltrel kstlamay irrasyonel (akl d) olarak nitelendirmektedir. Kreselleme ideolojisinin ardnda yatan mantk kurgusu bakmndan, sermayenin karll etkin kaynak dalmnn salanmasnn dolaysyla ekonomik refahn arttrlmasnn yegane kouldur. Bu koulun salanmas ise ancak ve ancak liberalizasyon politikalar temelinde ykselen serbest pazar ekonomisi ile mmkndr (Yeldan, 2001: 24). 2. 1980 SONRASI TRK YE Trkiyedeki kapitalizmin serveni, Osmanlnn son dnemindeki politikalar ve cumhuriyetin ilk yllar ile 1946-1953 yllar arasndaki liberal politikalar bir yana braklrsa, ithal ikameci bir gelime izgisi ile 1970lerin sonuna kadar devam etmitir. Daha ok i pazara ynelik sermaye birikimi olarak deerlendirilen bu sre, te yandan lkenin retim alanlarnn teknoloji ve temel girdiler bakmndan da baml olmasna ve retimin, birim maliyetler ve kalite bakmndan gelimi lke emsallerinden geri kalmasna ve d pazarlara ynelme imkann snrlamasna yol amtr. retimin temel girdilerini ithal etme zorunluluu byk demeler dengesi sorunlarn gndeme getirmi ve borlanma ile kapatlmaya allan bu ak, lke ekonomisinin da

48

bamlln arttrmtr Kroniklemi d aklarn d kaynaklarla bir lde kapatlabildii ithal ikameci dnem, 1974 ylna gelindiinde petrol krizi ile birlikte sona ermitir. Krizle birlikte, da ak byme modeli n plana kmtr ki bunu gndeme getiren olgu ise kapitalizmin yeni yapsal krizidir (Boratav, 2003). Etkin talep (toplumun tketim ve yatrm toplam) ynetimiyle fiyat istikrarn, bymeyi ve tam istihdam salayacana ve bylelikle toplumsal refah yakalamann (aylan, 1995: 60-67) mmkn olduuna ilikin Keynesyen politikalara olan inan, 70lere gelindiinde stagflasyon olgusunun ortaya kmasyla erozyona uramaya balamtr. Stagflasyon; 1970lerin bandan itibaren byme ve verimlilik oranlarnn dmeye balamasyla birlikte ortaya kan isizlik ve enflasyonun bir arada olduu yeni bir olgudur (Boratav, 2003). Kapitalizmin yeni yapsal krizinin temel msebbibi stagflasyon karsnda sanayilemi lkeler kendilerini koruyucu nlemler alrken, Trkiye gibi teknoloji ve temel girdiler bakmndan da baml olan lkeler, i pazara ynelik retim yaps ile artan i talebi ve emek maliyetlerini daha da aa ekerek nlem almaya almlardr. Petrol okunun ardndan Bat bankalarnda biriken petro-dolarlarn evre lkelere kredi olarak akmas, merkez lkeler asndan dnya ticaretindeki duraksamay ama ans yaratrken, evre lkeler iin borlanmann iinden klmaz hale gelmesine neden olmutur. 1980lere gelindiinde ise Trkiye, kroniklemi makro-ekonomik sorunlarla boumak zorunda kalmtr (Boratav, 2003; Miniba, 2003). Kapitalizmin her yapsal krizi ayn zamanda bir yeniden yaplanma sreci olduu gibi, her yeniden yaplanma, gemi dneme kar ideolojik bir kar saldry da iermektedir. 1980lerde kamuoyunun gndemine yerleen devletilie kar serbest piyasa, planlamaya kar zelletirme gibi sylemler de gemie kar saldr balamnda deerlendirilebilir. Bu sylemler balamndaki Trkiye portresi; ihracat gelitirmeye dayal kalknma stratejisine gei, huzur ve gven ortamnn salanmas, bozuk gelir dalmnn dzeltilmesi ve yeni tip bir bireyciliin ortaya k gibi unsurlar tarafndan izilmektedir (Tnaydan aktaran Kaya, 2002: 2-5). Sz konusu portrenin unsurlar ise yeni sa projenin Trkiyede kurmak istedii hegemonyaya gnderme yapmaktadr. Bu noktada 1980 sonras hayata geirilen projenin temel

49

basamaklarn, darda kresel sermaye ile btnleme abas iindeki ulusal sermayenin talepleri dorultusunda yaplan dzenlemeler ile, ierde bu btnlemenin nndeki siyasal ve toplumsal engelleri kaldrmaya ynelik politikalar oluturmaktadr (Kaya, 2002: 2-5; Gney, 2003: 7). Soyaka gre 1980 sonrasndaki Trkiye bir yol ayrmndadr. ABD ve ngilteredeki neoliberal rzgarlar, sosyal devlet anlaynn feshini ilan ederken, 24 Ocak 1980 istikrar tedbirleriyle birlikte 12 Eyll askeri darbesinden de g alan Trkiye, ksa sreli istikrarnn salanmasnn tesinde, uzun dnemli birikim rejimi deitirme amacyla hareket etmektedir. Her ne kadar IMF ile olan ilikiler nedeniyle 1980 ncesinde de IMF destekli istikrar programlar hayata gese de, 1980 program, ierii ve etkileri asndan daha da farkllamakta; IMF ve Dnya Bankas politikalar, Trkiyenin toplumsal ve ekonomik kararlarnda giderek daha da belirleyici hale gelmektedir (Soyak, 2003: 177-178). 1980ler ayn zamanda Trkiye ve dnya iin yeni sa dalgann hakim olmaya balad bir milattr. neoliberal politikalarn ngilterede Thatcherizm, ABDde Reaganizm, Trkiyede ynlendirdii kesintisiz 24 Ocak Kararlarnn temelini, pazar zalizm olarak nitelenmeye balayan yeni sa dalga ile onun taycln stlenen ekonomisinin kurallarnn uygulanmasnn gerektii dncesi

oluturmaktadr. 24 Ocak Kararlar, daha kt hale dmemek iin raz olunmas gereken kader olarak tasarlanm ve bir otoritenin baka bir yola izin vermemesi anlamnda bir teklik biiminde ortaya konmutur (Tekeli, 1984: 8). Bu kararlar dorultusunda ithal ikamesi politikalarnn terk edilmesi ve sanayilemenin yerine finans, iletiim ve turizm bata olmak zere hizmet sektrne ncelik verilmesi gerektii savunulmu ve bu dorultuda Batyla Trkiyenin ekonomik sylemleri ilk kez bu kadar birbirine yaklamtr (Gven, 1998: 241-242). Bakayaya gre 24 Ocak Kararlar; devletin ekonomideki arlnn azaltlmas istei ve sermaye yanls tutumuyla da sosyal devlet anlayna tam anlamyla bir kar duru nitelii tamtr (Bakaya, 1986: 300).

50

24 Ocak Kararlarnn ieriini; (1) dar anlamda istikrar program nlemleri, (2) lke iindeki temel birikim modeli olan ithal ikamesini bir yana brakarak ihracata daha fazla ynelmeyi, ekonomiyi kapitalist dnya pazarna amay amalayan nlemler ve (3) devletin ekonomi iindeki sermaye birikimi srecindeki yerini ve ilevlerini eitli sermaye kesimlerinin karlar dorultusunda yeniden tanmlamaya dnk politikalar; kurumsal ve yasal deiiklikler oluturmutur (Pamuk, 2003). Daha ncede belirtildii zere Trkiyenin kapitalistleme sreci, korumacdevletilikle, liberalizm arasnda gidip gelen uygulamalarla ekillenmi ancak; 1980lerle birlikte (ki esas olarak 24 Ocak Kararlaryla) Trkiye liberalizmden yana kesin tavrn koymutur. IMF gzetimindeki 24 Ocak Reform Paketi, Dnya Bankasnn yapsal uyum programyla birleerek askeri ynetim ve zal tarafndan itina ile uygulanm; bylece krizle birlikte aa kan sorunlarn almas ynnde dnmlerin gerekletirilmesine hz verilmitir (Boratav, 2003; Yrk, 2004). 24 Ocak Kararlar ve ngrd reform sreci, devletin ekonomik ve toplumsal ilevlerden uzak durmasyla ekonominin piyasa dinamiklerine braklmasnn hem ekonomi hem de siyaset iin yararl olaca dncesini temel almtr. Bu erevede, devletin ekonomik faaliyetlerden ekilmesi ve piyasa ekonomisi zerindeki mdahalelerin azaltlmas zelletirme ile gerekletirilmi; eitimden sala, sosyal gvenlik hizmetlerinden altyap hizmetlerine kadar hemen hemen tm kamusal hizmetlerin artlar elverdiince hzla zelletirilmeye balanmtr (Aktan, 1996: 21).

3. TRK YEDE DEVLET N YEN DEN YAPILANDIRILMASI

24 Ocak Reform Paketiyle birlikte Trkiyede ne kan konularn biri de devletin (kamu ynetimi) yeniden yaplandrlmas (yapsal uyarlama) gerekliliidir. Devletin yeniden yaplandrlmas srecinde yapsal uyarlama yntemi, 1980li yllarda biimlenen neoliberal kresel dzen temelinde, serbest piyasaya endekslenmi bir demokratikleme ngren yeni sa ideoloji erevesinde ortaya kmtr. Dnya bankas ve IMF gibi uluslararas kurulular araclyla ynetilmekte olan yapsal

51

uyarlama sreci; 1990l yllarn sonuna kadar hayata geen birinci kuak reformlar ile 1990larn sonlarndan bugne kadar hayata geen/gemesi dnlen ikinci kuak reformlardan olumaktadr. Birinci kuak reformlar mali istikrar salamak adna ekonomik ve mali uyarlamay (ticari ve finansal liberalizasyon); ikinci kuak reformlar ise daha ok yapsal ve kurumsal uyarlamay (ynetsel ve idari alanda liberalizasyon) hedeflemektedir. Bu noktada ikinci kuak reformlarn ana hedefinin, devletin (kamu ynetimi) yeniden tanmlanmas oluturduunu ve ayn zamanda devletin de bizzat iinde yer ald bir sre olduunu belirtmemiz gerekmektedir (Gler, 1996: 43). Trkiyenin neoliberal kreselleme srecine katlmn amalayan yapsal uyarlama politikalarnn ilk dalgas, yani ticari ve finansal liberalizasyon; 24 Ocak Reform Paketiyle birlikte adm adm hayata gemitir. Bu srete da ak ekonomi modelinin uygulanmaya balanmasyla birlikte devleti-korumac politikalar terk edilmi ve zelletirmeler araclyla devletin ekonomideki yeri kltlmeye allmtr. Yeni modelin nihai amac Trkiye ekonomisinin kapitalist dnya ekonomisine uyarlanmas ve eklemlenmesi, bu balamda ekonominin da almasdr. Bu dorultuda d ticaretin liberalizasyonu, d an kabul edilebilir bir dzeye ekilmesi, lkenin kredi deerliliinin salanmas, piyasa mekanizmalarnn altrlmas ve devletin ekonomideki arlnn azaltlmas ngrlmtr. Szn ettiimiz bu uygulamalar hayata getike, ilk dalga olarak tanmladmz ticari ve finansal liberalizasyon sreci byk lde tamamlanm; ancak lke ekonomisini byk bir kle kar karya brakan durumlarla karlalmtr: (1) ncelikle Sanayi, tarm ve hizmet alanlarnn tmnde i gren K Tler zelletirilmitir, (2) Mali sistemin liberalizasyonu bankerlik sistemiyle balayarak, Trk parasnn kymetini koruma salanmtr. (3) Tarm reformuyla lke retemeyen ak bir pazara dntrlmtr. sisteminin kaldrlmas aamasndan geerek, kamu bankaclnn tasfiye edilmesi ve yabanc bankacln serbestletirilmesi

52

(4) Uluslararas tahkim sistemi getirilerek, liberalizasyona engel temel unsur saylan ulusal yarg etkisiz klnmtr, (5) Trkiye topraklar zerinde yerli - yabanc irket ayrm ortadan kaldrlm, zel sektrde ortam yabanc sermaye iin elverili' klnmtr, her krlan kamu tekelinin yeri, yabanc irketlerin egemenliindeki zel tekellerin yaylma alan olarak almtr (Gler, 2003a). Sonu olarak ilk byk dalga, devletin ekonomik ve mali alandaki varlyla ynetimi byk lde ortadan kaldrlmtr. Glere gre Trkiyede Dnya Bankas nclnde yryen devletin yeniden yaplandrlmas sreci, ilk nce kamu sektrndeki K T'lerin tasfiyesiyle balamtr. ncelikle kamu sektr sosyo-ekonomik kalknmada nclk pozisyonundan alnm ve yeni modelde yeri, zel sektre verilerek, kamu yeniden tanmlanmtr. K Tlerin tasfiyesi ile kamu sektrnn daralmas, kamu ynetiminin kendisinde de kapsaml bir daralmann balamasna neden olmutur. K T'lerin tasfiye edilmesi ve giderek bakanlklarn altnn boaltlmas [ki Gler in deyimiyle lkedeki idari rgtlenmenin balca dayanaklar K T'lerdi] ve tasfiye edilmesiyle kamu ynetiminin ana bnyesinde ilevlerin yeniden tanmlanmas zorunluluu domutur (Gler, 2000). Dadelenin de belirttii zere devletin yeniden tanmlanmas balamnda yukarda szn ettiimiz siyasal ve ynetsel liberalizasyon olgusu; ynetiim, yerelleme, dereglasyon, esnek brokrasi, szlemeli istihdam, zelletirme gibi ok eitli kavram ve unsurlarla i ie yryen kkl bir deiimi ifade etmektedir. Her birinin farkl anlam alanlar bulunsa da, bu kavramlar ynetimdeki deime srecinde karmak bir makinenin paralar gibi i gren birok unsur ierisinde balcalardr. (Dadelen, 2004: 27). Ercan (2003)a gre siyasal ve ynetsel liberalizasyonun grnm olan ikinci kuak yapsal reformlar; (1) yeni kurumlar yaratmak ve var olanlar gzden geirmek, (2) zel sektrn rekabet edebilirliini arttrmak, (3) eitim, salk ve dier kamu hizmetlerinin finansmann, retimini ve arzn gzden geirmek, (4) yeni uluslararas

53

ekonomik sistemle btnlemek gibi stratejiler iermektedir (Naimden aktaran Ercan, 2003: 25). Glerin siyasal ve ynetsel zl olarak nitelendirdii sz konusu sre; (1) niter yaplanma yerine yerelci - federal yap, (2) Sosyal devlet yaps yerine dzenleyici denetleyici yap, (3) Yerli - yabanc ayrm olmakszn btn irketlere ak ynetiimci karar yaps, (4) Kamu personeli sistemi ile kamu hukukunun ortadan kaldrlp zel hukuka dayal brokratik yap zerine ina edilmesini ngrmektedir (Gler: 2003). Trkiyede zellikle 1990larn sonundan itibaren ivme kazanan kinci Kuak Reformlar, ynetsel-kurumsal reformlar n plana kartm ve kamusal olann tasfiyesine girimitir. Halen devam eden bu srete ynetiim kavram nem kazanm ve Trkiyede kapsaml yasal dzenlemelerle birlikte yeni bir kamu reformu sreci hz kazanmtr.

3.1. Ynetiim

Ynetiim kavram, ncelikle, minimal devlet ve zel giriimciliin gzetilmesi yaklamlarn iermekte; yani, devletin klmesi ve kamu giriimciliinin ve hizmetlerinin zellemesi srecinde ortaya kan yeni kamu ve ekonomi ynetimi anlaynn ad olmaktadr (Rhodesdan aktaran enalp vd, 2003). Bu erevede ynetiim devletin, meruiyetini koruyabilmek iin, iktidar tekelinden vazgemesi ve siyasal iktidar sivil toplum kurulularyla paylamas gerektiini salk vermektedir. Bununla birlikte ynetiim; merkezilemeden ademi-merkezilemeye, kaynak datmn salayan devletten dzenleyici devlete, kamu hizmetlerinin ynetiminden piyasa ilkeleri dorultusunda bir kamu idaresi anlayna, geleneksel kamu ynetimi anlayndan kamu iletmeciliine ve devletin nclnden zel sektr ve kamunun ibirliine dek uzanan bir dizi dnm iermektedir. Ynetiim modelinin devletin yeniden yaplandrlmas erevesinde Trkiyeyle bulumas, 1999 ylna rastlar. Siyasal ve ynetsel yapda nemli sonular douracak

54

olan bu tarih, Trkiyedeki dnmn milad saylabilmektedir Daha nce de belirtildii zere 24 Ocak Kararlar ile balayan liberalizasyon srecinin en temel stratejisi, kalknmac sosyal devletin tasfiye giriimiydi. Ancak 1999 ylna gelindiinde ise, 1980 ylndan itibaren uygulamada yer alan neoliberal politikalar makas deitirerek farkl bir aamaya gelmitir. Bu tarihten sonra temel strateji, tasfiyecilik ten yeniden yaplanmaya dnm ve tasfiyecilik yeniden yaplanma srecinin bir tamamlaycs olarak varln devam ettirebilmitir. Yeniden yaplanma stratejisi, Trkiyede ynetiim modelinin yerletirilmesi yoluyla uygulamaya konmutur (Bayramolu, 2004: 220-222). Trkiyenin ynetiim modeline gre devletin yeniden yaplandrlmas, IMF ile 1999 ylnda imzalanan stikrar Program erevesinde balamtr. Sz konusu istikrar programnda tarm, sosyal gvenlik, kamu mali ynetimi ve vergi politikas/idaresi gibi drt alanda yapsal reform ngrlmtr. IMF programna, bu srete Ekonomik Reform Kredisi ve sektrel kredilerle destek salayan Dnya Bankas, ynetiim modelinin inasnda nemli bir ortak olarak yerini almtr (Bayramolu, 2004: 226228). Ynetiim modeli, Trk devlet sisteminin orta vadede kavuturulaca yap olarak hedef biiminde dile getirilmesi Trkiyede -dorudan modelin ad gemedenilk olarak Kemal Dervi Program olarak da bilinen 57. Hkmetin Mays 2001 tarihli Gl Ekonomiye Gei Program iinde, "21. yzylda gl ve saygn bir devlet olabilmek iin retken ve gl bir zel sektrn, salk bir piyasa ekonomisi iin de sosyal destek ve yasal denetleme grevini yapan bir devletin nemi ok iyi anlalmtr. Gl ekonomiyi, gven iinde alan bir zel sektr, etkin bir devlet ve geni bir toplumsal dayanma yaratacaktr." eklinde yer almtr. Aslnda "Gl Ekonomiye Gei Program"nn hedefinin Trkiyede ynetiim tipi devlet sisteminin tesis edilmesi olduu yukardaki pasajdan anlalacaktr. Ancak ynetiim kavramnn hem dorudan adyla hem de ierdii br unsurlarn birbiri ardna topluca sunulduu ilk resmi belge ise, 3 Kasm 2002 genel

55

seimlerinde iktidara gelen AKP Hkmetinin Acil Eylem Plan olmutur. Sz konusu eylem plannda neoliberal programn yneticisi olan kresel rgtlere atfen "ilk aylk sre iinde Kamu Ynetiminde Toplam Kalite ve Ynetiim lkelerinin Hayata Geirilmesi ereve Yasas karlacaktr" denmektedir (Gler, 2003). Aklanan Acil Eylem Programnn, AKPnin ynetiimci karakterini ve AKP iktidarnn geride kalan iki yllk Kemal Dervi ynetiminden bayra devralm olduunu gstermektedir. enalpa gre AKPnin ilk etapta bakanlklarn saysn azaltmay ve babakanl bir koordinasyon birimi haline getirmeyi planlayan acil eylemler, piyasalarn iyi ilemesinin gvencesi olan bir sekretarya konumuna indirgenmesi ve merkezi ynetimin zayflatlmasna hizmet etmekten baka bir ilevi yoktur (enalp vd., 2003). Trkiyedeki sz konusu kamu ynetiim modeli; brokrasi, zel sektr ve sivil toplum kurulularnn oluturduu ayakl bir yap ngrmektedir. ktidar gcnn te birini devleti temsil eden taraf olarak brokrasi; dier te birlik ksmn dorudan sermaye tarafndan ynlendirilen zel sektr irketleri; son ksm da irket gibi ticari kar ba olmayan eitli toplumsal rgtlenmeler olarak nitelendirilen sivil toplum kurulular doldurmaktadr. Yapsal uyarlama srecinde nce brokraside ikili bir yap ortaya km ardndan da geleneksel brokrasi adm adm tasfiye edilmeye balanmtr. Bakanlklarn yetkileri st kurullar araclyla ok lkeli sermayenin ve onlarn eklentisi niteliindeki yerli sermaye kesimlerinin eline gemektedir. Dolaysyla devletin sermaye ynl karakteri n plana kmtr. Bu durum birinci te birlik iktidar bileenini sermaye belirlenimli klmaktadr. Sivil toplum kurulular iinde serbest meslek uzmanlk odalar, iveren konfederasyonunun yan sra ii konfederasyonlar, iveren derneklerinin yan sra ile gzelletirme dernekleri vb. yer almaktadr (Gler, 2000:5). Formlde iveren/sermaye zel sektr adyla yerini alm, ama ii kesimi sivil toplum kurulular iersine hapsedilmitir. Bununla birlikte sivil toplum kurulular, sermayeye kapal balk olmad gibi; sermayenin dernekleri, meslek birlikleri, retici birlikleri, kooperatifleri ile ii kesiminin sendikalar da bu balkta birlikte yer almaktadrlar. Katlmclk formlnde katlma hakk sermaye kesimine ortaktan biri ve nc ortan unsurlarndan biri olarak katlamal biimde tannmaktadr (Gler,

56

2003: 114). Bu erevede sivil toplum kurulular, aslnda sermaye kesimlerinin arlkta olduu bir tanmlamaya iaret etmektedir. Hi kukusuz sz konusu ynetiim modeli ayn zamanda gerek halk kitlelerinin katlmn de iine almaktan uzaktr ve bu ynyle ynetiim; asl olarak "toplum" adna sermayeye tannm bir hak ve ayrcalk olmaktadr.

3.2. Ynetiimci Modele Gei Sreci: Kamu Reformu

Devletin yeniden yaplanmas erevesinde Trkiyede 1980lerden itibaren balayan yapsal uyarlama srecinin bugnk geldii noktay kamu reform sreci oluturmaktadr. Kamu reform srecinin ortaya kmasndaki balca unsur ise, kamunun ve kamu hizmetlerinin yeniden yaplandrlmasnn, neoliberal kreselleme srecinin ve bu srece bal olarak toplumsal/politik dnmlerin ve teknolojik gelimelerin zorlad bir gereksinim olduu dncesidir. Ve bu noktada yaplan tartmalarn erevesini ise devletin rol ve kamu hizmetinin yeniden tanmlanmas oluturmaktadr. Daha ncede belirtildii zere devletin roln tanmlanrken ekonomi-siyaset ayrmndan hareket eden neoliberalizm ve yeni sa ideoloji, ekonominin kendine zg ileyi yasalar olduu ve devletin bu alana mdahalesinin piyasa aksaklklarna, ve sonuta krizlere neden olaca varsaymakta ve bunun demokrasi asndan nem tad savunmaktadr. Bu noktada demokrasiyi tanmlayan temel e ekonomik zgrlk (daha doru bir deyimle, mteebbis zgrl) olmakta ve ekonominin ileyiini siyasetten arndrma sylemi de maniplatif bir hale gelmektedir. Bu erevede karar alma srecinin politik ynn, daha uzakta korunakl bir yere yerletirme sz konusu olmaktadr (Burnhamdan aktaran Ercan, 2003:14). Kamu reform srecinin odakland dier konu ise tanm gerei piyasa kurallarnn tam ya da belirli oranda eksiltilmesi (Karahanolu, 2002:49) ya da piyasa kurallarnn askya alnmasyla karakterize kamu hizmetinin yeniden tanmlanmas gerektii dncesidir. Kamu hizmeti genel olarak; devlet ya da dier kamu tzel

57

kiileri tarafndan ya da bunlarn gzetim ve denetimleri altnda, genel ve ortak gereksinmeleri karlamak, kamu yarar ya da karn salamak iin yaplan ve topluma sunulmu bulunan srekli ve dzenli etkinlikler olarak tanmlanr. Toplumsal yaamn zorunlu gereksinmelerini karlayan hizmetler, nitelikleri gerei kamu hizmeti olarak kabul edilir. Dzenlilik, sreklilik, kar amac gtmeme kamu hizmetinin nemli elerini oluturur. nk bu unsurlarn yokluu ya da aksamas toplum yaamn altst edebilir. Kamu hizmeti tanmna giren hizmetler; eitim, salk, sosyal gvenlik, ulusal ve yerel savunma, belediye hizmetleri, demiryolu hizmetleri, elektrik, su, gaz, yol, baraj, liman, kanalizasyon, haberleme, altyap vb. hizmetlerdir. Bu alanlardaki faaliyet kural olarak devlet tarafndan yerine getirilir. Ancak devlet tarafndan, zel giriimcilerin de kamu hizmeti alann bozmadan devreye sokulmas da yaygn olarak grlebilmektedir. Kamu hizmetlerinin, ierii ve niteliklerini bir kenara braklarak piyasaya terk edilmesi, zelletirilmesi (kamu alannn daraltlmas) kamu reform srecinin ncelikli hedefi durumundadr. Piyasaya terk edilmesi ngrlen alanlarn toplumun tm kesimlerini, zellikle emeki ve yoksul halk kesimlerini etkileyecek alanlar olmas (rnein eitim, salk gibi) konunun nemini daha da arttrmaktadr. nk piyasa iin nemli olan talebin yksek olmasdr. Kamu hizmetleri nitelikleri gerei, kendiliinden yksek bir talep potansiyeli tamaktadr. Yksek talep ise ister istemez, sermayenin itahn kabartan ve onlar bu alanlara ynlendiren temel faktrdr (Eitimsen, 2003). Bu noktada zellikle 1980lerde yeni kamu iletmecilii yaklamnn hayata gemesiyle esasl bir mesafe alndn syleyebiliriz. Devam eden bir sre olarak devlet-vatanda ilikilerinin retici-tketici(mteri) konumunda dntrlmesi ve kamu hizmetlerinin bedelsiz olmaktan karlmas kamu reform srecinde de yerini korumaktadr. Trkiyede 1990'lardan balayan, 2000'li yllarda kapsaml biimde beliren ve dikkatleri devlet aygtnn kendisine eviren Kamu Ynetimi Reformu, 1980 ylndan bu yana ilerleyen yapsal reformlarn ikinci dalgasn oluturmaktadr. Hem dinamikleri hem politika oluturucusu bakmndan dsal kaynakl bu reform sreci, Trkiye'de bir dizi dzenlemeyle birlikte Kamu Ynetimi Temel Kanun Tasars olarak bilinen yasa

58

metniyle iselletirilmektedir. Ekonomik ve mali liberalizasyon reformlarnn baarszl ve ikinci dalgann, yani siyasal ve ynetsel liberalizasyon admlarnn atlamam olmas, Kamu Ynetimi Temel Kanunu Tasarsnn genel gerekelerini oluturmaktadr (Gler, 2004). Kamu Ynetimi Temel Kanunu ve tamamlayc dzenlemeler yalnzca Trkiye'de farkl bir ynetim sistemi ina etmekle kalmamakta, ngrd ynetim yaps zerinden Trkiye'nin uluslararas sistemdeki yerini de yeniden tanmlama gc tamaktadr. Tasar, yalnzca bir 'i sorun' deildir; neoliberal kreselleme olarak adlandrlan srete ina edilmeye allan yeni dnya dzeninin Trkiye topraklarnda gerekletirilen kurucu paralarndan biridir. Kamu ynetimi reformunun felsefesini izen temel kavramlar teknik nitelikleriyle reglasyon - dereglasyon kavram ifti ile onun arkasndan gelen, iktidar yeniden yaplandrmay anlatan ynetiim kavramdr. Etkin kamu hizmeti, effaflk, hesap-verebilirlik, hzl ve adil yarg, katlmc ynetim ve yerellemi ynetim sz konusu yaplanmann da temel ilkelerini oluturmaktadr (Gler, 2003c). Ynetiim modeli, neoliberal politikalardan farkl olarak, devleti, birtakm yeni ilkelerle yeniden ina etmektedir. Dzenleyici reformlar ad verilen politika demetleri ile yryen ina sreci; sosyal devletin yaplarn, tpk neoliberal politikalarda olduu gibi skp atmaya devam eder. Baka bir deile, ynetiim; yeni kurumlar ina ederken, mevcudu ya ykmakta ya da geersiz klmaktadr. Ynetiim modelinin neoliberal politikalardan bir baka fark ise, yeni yaratlan kurumlarla birlikte, yeni bir kresel ynetim mekanizmasnn yerletirilmesine uygunluudur. Ayrca bu modelin IMF, DT, DB gibi uluslararas kurumlarca gzetlenmesinin nedenlerinden biri de, kresel ynetiim mekanizmasnn gelitirilmesine katk yapyor olmasdr (Bayramolu, 2004: 220-221). Sz konusu modelin Trkiyedeki kamu ynetiminin yeniden yaplandrlmasna yansmalarn u reform paketlerinden izleyebiliriz: Kamu btesi reformu ile birlikte 1965 ylndan bu yana uygulanan plan-program bte sistemi yerine analitik ya da fonksiyonel bte sistemi getirilmi ve byk lde tamamlanmtr. Kamu personel reformu son birka ylda uygulanan norm kadro uygulamalaryla fiilen bir mdahale

59

alan haline getirilen personel alann kamu yntemi reformuna kout olarak dzenlenmeyi amalamaktadr. Kamu ynetimi reformu ile merkezden ynetimin merkez rgtlenmesine (bakanlk yaps, bakanlklarn bal ve ilgili kurulular, kanunlar sistemi) ve merkezden ynetimin tara (blge, il, ile) rgtlenmelerine ilikin deiiklikler yapmay, yetki dalm ve denetim konularn yeniden dzenlemeyi hedeflemektedir. (Gler, 2003b). te yandan kamu reformu etkin, effaf, hesapverebilir, verimli kamu hizmeti anlayn savunmakta ve performans kavramn ne karmaktadr. Glere gre etkin bir kamu hizmeti; faaliyetlerini talep odakl yrten devletin, finansmann fiyatlandrmayla salad ve performansn srekli sergilemek zorunda olan szlemeli personel eliyle yrtt hizmet olacaktr. effaflk ise, kamu kurumlarnn karar alma srelerinin ilgilere ak hale getirilmesi ve alnan kararlarn hzl, ak ve yaygn biimde duyurulmasyla ilgilidir. Bu noktadaki temel ama ise zel sektr yatrm ve iletmeciliini kolaylatran ak ortam yaratmaktr. Ynetimin sorumluluuyla ilgili bir kavram olarak hesapverebilirlik (accountability) denetim olgusunu gndeme getirmekte ve asl olarak kamu kurumlarnn ve bir btn olarak devletin zel/serbest/zerk mali denetim kurulularnn denetimine tabi klnmasn anlatmaktadr (Gler, 2003b). Daha nce ynetiim paradigmas iersinde ele aldmz bu kavramlar, kendi balamlar iinde deerlendirildiinde; etkin kamu hizmetinin ancak ve ancak piyasa ilkeleri ile alan bir kamu ynetimiyle salanacan bize empoze etmektedir. Kamu Ynetimi Temel Kanun Tasarsnn konumuz asndan ne kan unsurlar iki madde zerinde toplanmaktadr: Tasarnn 5. maddesinde; "Kamu kurum ve kurulular, kanunlarla kendilerine aka grev olarak verilmeyen ve kuruluun amacyla dorudan ilgili olmayan alanlarda iletme kuramaz, mal ve hizmet retimi yapamaz, bu amala personel, bina, ara, gere ve kaynak tahsis edemez." Yerel ynetimler reformu ise yerel ynetimler dzlemini deitirmekten ziyade, ynetimi yeniden tanmlayarak dzenlemeyi hedeflemektedir

60

denmektedir. Bunun anlam kamu kurum ve kurulularnn hizmet grmelerinin piyasa sistemi lehine olmak zere yasaklamasdr. Bu erevede, kamu idaresinin hizmet grme serbestliini ortadan kaldrlmakta ve kamu eliyle grlecek hizmetlerin de kamu iinde grlmesi istenmemektedir. te yandan tasarnn kamu hizmetlerinin grdrlmesi ile ilgili 11. maddesinde; Kamu hizmetlerinin daha etkili ve verimli olarak yerine getirilebilmesi amacyla, merkezi idare ile mahalli idareler, kendilerine ait hizmetlerden yetkili organlarnn karar ile uygun grlenleri, ilgileri itibariyle niversitelere, noterlere, kamu kurumu niteliindeki meslek kurulularna, hizmet birliklerine, zel sektre ve alannda uzmanlam sivil toplum rgtlerine grdrebilir. Bu durumda idarenin sorumluluuna ilikin hkmler sakldr. " denmektedir. Bu erevede Madde 5 ile Madde 11, kamu hizmet alann piyasa iin yasaklamakta ve kamu hizmetlerinin zelletirilmesini gvence altna alarak, devleti sosyal devlet niteliinin gerekli kld tm aralardan yoksun hale getirmektedir (Gler, 2004). Bu noktada kanunun Trkiyede sosyal devletin tasfiyesinde gelinen son aamas olduu sylenebilir. te yandan neoliberal devlet reformu olarak nitelendirilebilecek bu srecin en nemli unsurlarndan birisi de yerelletirmedir. Yerellemeyi takip eden dier sre ise zelletirmedir. Bylelikle ynetiimdeki yerelleme vurgusuyla zelletirmeler grnmlemekte ve giderek kamu hizmetlerinin tasfiyesini gerekletirilmektedir. Sonuta bu ynelimle devlet; kimi zaman AB yelii, kimi zaman da kresellemenin kanlmaz gerei denilerek federal rgtlenmeye doru zorlanmaktadr. Glerin de belirttii zere ngrlen yerelleme, toplumsal kaynaklar kresel sermayeye balayacak bir "yerellik"tir ve kamu hizmetlerini her dzlemde piyasaya teslim edecek bir zelletirme srecinden ibarettir (Gler, 2003; 2003b; 2003c; 2004). Genel anlamda Kamu Ynetimi Temel Kanunu Tasarsyla beraber Trkiye, tercihini; toplumsal eitsizlikleri ortadan kaldrmak amal sosyal devlet anlay yerine, piyasa mekanizmasna dayanan bir sistemi piyasann gereklerine gre ynetme amacna bal dzenleyici devlet ilkesinden yana yapm gzkmektedir. Bu

61

erevede dzenleyici devlet, tm toplumsal ileri zel sektre devrederek, zel sektrn gvenli bir ortamda ilemesini salayacak kurum ve mekanizmalar kurmakla grevli saylmaktadr (Gler, 2004). Dzenleyici devleti yaratmann ilk art olan, sosyal devletin mal ve hizmet reten, datan, yneten tm kurum ve mekanizmalarn [K T'ler, bakanlklarn bal - ilgili kurulular - okullar, hastaneler] tasfiye etme; devletin bu tr kurumlamaya gitmesini engelleme, olanca hzyla uygulamaya gemektedir.

62

IV. NEOL BERAL KRESELLEMEN N TRK E T M S STEM NE ETK S

1. NEOL BERAL E T M POL T KALARI

Genel anlamda her retim biimi ya da toplumsal formasyon kendi gereksinimlerine uygun bir eitim sistemi oluturmutur. Gnmzdeki anlamyla eitimin bal bana bir kurum olarak ortaya kmas kapitalist toplumsal ilikiler ve yaam tarz olarak modernizmin varl ile zel bir nem kazanm ve geliim sreci iinde eitim, kapitalizmin kendini yeniden retebilmesi iin temel bir dinamik olmutur. Dier bir deile kapitalizmin geliimi ayn zamanda eitimin de genellemesini salam ve teorik planda tm toplumsal snflar iine alan bir okul sistemi ortaya kmtr. Eitim kurumsallat lde okullar vatandalk ve dolaysyla yeni kapitalist topluma zg bireyin retildii alanlara dnmtr. Kapitalizmin geliiminin erken aamalarnda, eitimin temel ilevi grece homojen bir vatandalk bilincini gelitirmek ve bu kanalla kapitalist ilikilerin zerinde ykselecei alt-yapy hazrlamak olmutur (Ercan, 2006; Bakaya 1997: 137-139) Sz konusu vatandalk eitimi zellikle II. Dnya Sava sonras dnemde daha da nem kazanmtr. Yeni kurulan ulus-devletler kurumsallamasn ancak ve ancak kendi halklarna ideolojilerini anlatarak ve benimseterek salayabileceklerdi. nk hibir devlet, vatandalarna iinde yaadklar toplumu ayakta tutacak ortak deerleri, siyasal kltr kazandrmadan dier bir deile vatandalk eitimi vermeden kendi varln srdrme ansna sahip olamayacaktr. Bu noktada eitim, resmi ideolojinin benimsetilmesi ve kiiye vatandalk bilincinin kazandrlmas asndan zorunludur (Altunya, 1999: 79-80). Fakat bu eitim anlay, kapitalizmin toplumsal bir ilikiler sistemi olarak gelimesine bal olarak deiim geirmi; devletin belirleyiciliindeki vatandalk eitimi, giderek yaygnlarken, ayn zamanda muazzam retim ve tketim makinesine dnen toplum iin, bilimsel ve teknik bilgiye duyulan ihtiya artmtr. Eitim sistemi

63

bylece vatandalk eitiminin yan sra bilimsel ve teknik bilgi donanm iin gerekli vasfl emek retecek bir ilevi stlenmitir (Ercan, 2006; Bakaya 1997: 137-139). Eitimin temel ilevi toplumsal yeniden retim srecinde bireyin

sosyalizasyonun gerekletirmek olduu gibi, zellikle de; toplumsal ilikilerin batan aa deitii dnemlerde, yeni toplumsal ilikilere uygun bireylerin yetitirilmesini salamaktr. Bu eitim anlay ayn zamanda; tarih sreci iersinde sermayenin birikim koullar iin alt-yapy oluturacak bir ilev deiimine uramtr (Ercan, 2006). Sanayi devrimiyle beraber retimde beden gcnn yerini kafa ve kol gc alm ve retimin nasl daha iyi ve fazla yaplabileceini dnmek iin bu dorultuda eitilmi emek gcne ihtiya duyulmaya balanmtr. Bu noktada okullarda da bu nitelikte eitilmi emek gcn yetitirmek en nemli ama haline gelmitir. Dier bir deile sanayi devrimi sonras gelien teknoloji ile doru orantl olarak eitimden beklentiler ve amalar da farkllamtr. te yandan kapitalizm, nitelikli i gc zerinden, bir taraftan yeni artk deer yaratlmasna ve dier yandan da kendisini yeniden retmenin olanaklarnn artmasna neden olmaktadr. Bu bakmdan sermaye, eitim hizmetinin retilmesini desteklemi ve bu destek, uzun bir tarih boyunca kapitalist sistem iersinde, eitim hizmetinin kamusal bir hizmet olarak alglanmasna da neden olmutur. Bu alglamann ieriinde, emek arz-sermaye ilikisi bulunmaktadr. Emek arz, sermaye iin dorudan bir girdidir ve emek arznda art olmas, sermayeyi iki adan ilgilendirmektedir. Birincisi, istihdam oranlarnda artn, sermaye tarafndan yaplacak reel cret demelerinin hacim ve toplamnda da art neden olmasdr. kincisi ise, bu artn, yani reel cret hadlerinin srekli bask altnda tutulmasn gerektirmesidir. Emek verimlilii bakmndan birbirine benzer, ya da edeer igcnde, saysal olarak artn ortaya kmas, doaldr ki cret hadlerini srekli bask altna alabilecek bir istihdam edilme rekabeti oluturacaktr. te bu anlamda, eitim hizmetlerinin geniletilmesi iin yaplacak btn yatrmlarn bte ykne, sermaye kendisine bitii pay orannda katlmtr. Dier bir deile, eitim hizmetlerinin esasen kamusal finansmanla desteklenmesinin biimi oluturulurken, eitime ilikin maliyet yknn sermaye zerinden byk lde

64

kaldrlmas da gerekletirilmi olmaktadr. Bu katlmn sermaye asndan dsal grnts rtk, hizmetin sunum biimi de kamusaldr. Kapitalist sistemin sosyal devlet uygulamasnda kaybedilmek istenmeyen mevziinin temelindeki iliki de byle bir balamda aklanabilir (Abacolu, 2005). Eitimin yapsnda ve tanmnda asl nemli deiiklik 1970lerden sonra meydana gelmitir. Bu dnem iin en dikkat ekici nokta; eitimin bir sektr haline gelmesi; dier bir deile dier ekonomik sektrler gibi ama ve hedeflerinin belirlenmesidir. Bu noktada kriz sonras yeni toplumsal ve ekonomik yaplanmann yaratt bilgi toplumu/ yeni ekonomi sylemi gndeme gelmektedir. Bilgi toplumu sylemi bilginin; retim srecinde yer almas, bal bana bir sektr haline gelmesi ve ekonominin itici gc konumuna gelmesine gnderme yapmakta ve toplumsal yapy tanmlamaktadr. Kapitalizmin 1970lerdeki birikim krizi karsnda teknolojik yenilenmeyi n plana karmasyla bilgi toplumu sylemi; Marxn takipisi Schumpeterin yenilik (innovation), icat (invension), giriimci (entrepreneur) gibi kavramlarn akla getirmektedir. Buna gre toplumsal geliim iin ngrlen teknolojik yenilenme; yeni teknolojileri retip uygulayacak kiilere gereksinim duymaktadr ki, gereksinim duyulan; (bir gce sahip bulunduu ve yenilikleriyle yeni alanlar aacak olan) giriimci tipidir. "Yenilik" (innovation) ise metann salanmasnda akla gelebilecek her trl deiiklii (yeni rnler, retim yntemleri, sat yntemleri, sat piyasalar) tanmlamaktadr. Sz konusu yenilikler ancak piyasada kendilerini kabul ettirmelerine ve rakip firmalar buna bal olarak yenilikler yapmaya tevik etmelerine ve bylece kapitalist ekonomiyi gelitirmelerine baldr. Eitim; bu noktada yenilikleri ortaya karp uygulayabilecek giriimci tipinin yaratlmas ve kapitalizmin kendini yeniden retebilmesinin temel dinamiini oluturmaktadr. Bununla birlikte kapitalizmin ayakta kalabilmesi iin srekli talep yaratmak durumundadr. Talep yaratmann ise retim ve tketim olmak zere iki yn bulunmaktadr. Eitim ise bu her iki durumda da etkin bir rol oynamaktadr. (Tuhrow, 2001; 100-101).

65

Bu noktada teknolojik yenilenme, sermaye birikimine yeni hayat damarlar amas asndan en nemli unsur olmaktadr. Sermayenin krllk orannn dmesi bir eilim olarak ortaya ktka, bu eilimi tersine evirmeye ynelik olarak firma baznda ortaya kan teknolojik atlm araylar ksa zamanda sektrel bir boyut kazanmakta ve teknoloji savalar kapitalist rekabetin konjonktrel yz olarak belirmektedir. Bu anlamda, sermayenin teknolojiyi yaratan aktrleri organize edebilme kabiliyeti her zaman iin hayati bir nem tamaktadr. Bilgi toplumu syleminin gndeme getirdii yeni ve ada niversite modeli de bilgiyi/niversiteleri ve en genel anlamda eitim sistemini, bugne kadar hi olmad oranda kapitalizmin gereklerine tabi klmas nedeniyle hi phesiz ki kapitalizmin bu kadim zelliinin yeni bir yansmasdr (Aka vd., 2001). Klasik iktisadn tanmlad retim faktr; sermaye, toprak ve emektir. Yeni ekonomi iin emek yerine "beeri sermaye"(bireylerin eitim yoluyla elde ettikleri bilgi ve beceriler) kavramlatrmas, emein sermaye karsnda varln yitirmesine neden olmaktadr. Dier bir deile; kreselleme srecinde emein nitelii, retilmi bir retim faktrne, yani retim iin kullanlan bir sermaye malna dnmektedir. Beeri sermayenin ilevi; irketlerin, lkelerin sahip olabilecei en nemli kaynak olarak, irketlerin ve lkelerin retkenliine ve rekabetiliine olas en dk maliyetle olas en byk katky salamak, bunun iin de irketlerin gereksinmelerine, pazarn zorlamalarna ve teknolojik gelimenin ilerleyiine uyarlanmaktr (Petrelladan aktaran Miser, 2002: 56). Bu durumda eitimden beklenilen ilev de, bireyleri gelien teknolojiye uyarlamak olacaktr. Sz konusu bilgi toplumu anlay, eitim politikas, irketlerin rekabeti olmasn veya kalmasn salamak iin, bir lkenin insan kaynanda toplanm bilgiyi artrmay, retmeyi ve eitlendirmeyi ilk ve bata gelen ama olarak grmektedir. Emein, beeri sermayeye dnmesiyle birlikte insan; kltrel, politik, sosyal yurttalk haklar nemsenmeyen; (dolaysyla etkin yurttalk, kltrel gelime, politik ve sosyal ilevler iin eitilmesine de gerek bulunmayan), asl ilevi olan irketlerin daha fazla gelimesinde ve kr elde etmesinde kesin bir katk salamak iin biimlenen/yetitirilen bir ara haline gelmektedir. Bu durum ise, kanlmaz olarak

66

mesleki eitimin ne kmasna ve eitimin sosyal, siyasal, kltrel ilevlerinin ihmal edilmesine yol amaktadr (Miser, 2002: 56-57). zetle beeri sermaye ile bilgi toplumu kavramlatrmas dorudan doruya kapitalizmin ulat aamayla yakndan ilikilidir Bu noktada bilginin retim srecine nitelikli bir girdi olarak kabul edilmesi, hem bireysel kapitalistler hem de lke ekonomileri arasnda sren acmasz rekabeti ortaya karmaktadr. Bireysel sermaye sahiplerinin mlkiyet ilikileri dorultusunda srdrdkleri rekabette, bilgi zel ve ayrcalkl bir mlkiyet biimine dnt lde, bilgi retiminin sistematik olarak gerekletirildii okullarn, zellikle de niversitelerin nemi olduka artmaktadr Bylece eitim ilevleri, daha ok piyasa srecinin gereksinimi olan nitelikli bilgi retme ynnde yeniden tanmlanmaya balamtr (Ercan, 2006). 20. yzylla birlikte Bat'da eitim alan ve niversiteler, sanayi kapitalizminin gereksinimleri ile, siyasal demokrasinin gereksinimleri arasndaki atmalar tarafndan biimlenmitir. II. Dnya Sava'ndan sonra ortaya kan ve retimin bilime dayal yapsyla gelien ilikiler setini ulusal lekte sistemletiren bilim politikalar, Keynesyen makro iktisadn ve kalknma iktisadnn tamamlayc unsuru olmutur. retim fonksiyonlarnn llmesi yoluyla genel verimlilik artnn (teknik ilerlemenin) kkeninde bilimsel ve teknik aratrma faaliyetlerinin bulunduunun anlalmas; aratrma faaliyetlerini iktisadi kalknma amacna ynlendirmek gibi bir sonucu dourmutu. Bu srete niversiteler, ulusal bilim politikas iinde devlet dolaymyla yerini almlardr (zuurlu, 2006). Ancak bu anlamdaki eitim sistemi ile niversitelerin yaps ve tanm; kapitalizmin 1970lerde girdii krizden k reetelerini oluturan neoliberal politikalar ve yeni sa hegemonik proje ile byk oranda dnmler geirmektedir. Kapitalizmin 1970'li yllarla birlikte iine girdii kriz ile birlikte balayan rekabet ortamnda ayakta kalabilmek iin teknolojik adan srekli yenilik yapma ihtiyac sanayi kapitalistlerinin aratrma gelitirme faaliyetlerine byk miktarlara varan sermaye yatrma zorunluluu aa kmtr (Ercan 1988). Ancak aratrma ve gelitirme faaliyetlerine yatrlan sermayenin deerlenmeye girebilmesinin n koulu sarf edilen

67

emein retken olmas, dier bir deile; yeni metalarn retilmesini salamasdr. Yeni meta retimini salayacak veya meta retiminde verimlilii artracak teknolojik aratrma ve gelitirme faaliyetlerinin sz konusu srete yaamsal bir hal almasyla birlikte yksek vasfl kafa emeine duyulan ihtiya da artmtr. Bu sre ise eitimin, teknolojinin gereklerine mutlak bir ekilde tabi klnmasn dourmutur. Bu noktada niversiteler ile sermaye arasndaki ilikinin nemi ortaya kmaktadr. irketlerin kendi i rgtlenmelerinde yaptklar deiikliklerle kurduklar ve niversitelerden transfer ettikleri aratrmaclarn yer ald aratrma-gelitirme blmleri bir sre sonra yetersiz kalnca, niversitelerdeki bilimsel faaliyetten azami fayday salayabilmek iin niversite ve sanayi arasnda organik ilikiler kurulmutur (Aka vd., 2001: 59-60; zuurlu, 2006). Ansaln da belirttii zere; artk niversitelerdeki bilimsel almalarda hangi sorularn peine dleceini, hangi problemlerin inceleneceini, ne tr zmlerin aranacan ve ne tip sonular karlmas gerektiini kendi karlar peindeki sermayenin gdmndeki bu organik yap belirleyecektir (Ansal 1997, Aka vd., 2001). Sonu klasik hmanist niversitenin krizidir... Artk niversitenin ana ilevi muhakeme yeteneine sahip eitimli insan yetitirmek deil, meta retim ve dolam srelerinde ilev grecek entelektel vasf yksek cretliler yetitirmektir (Mandelden aktaran Aka vd., 2001: 60). Bu srete neoliberal kresellemenin bilgi toplumu kavramn ne karmasnn temel nedeni ise; sermayenin merkezileme eilimi ve artan rekabet ortam asndan retim srecinin temel girdisinin bilgi olduunun ifade edilmesi, sermayenin uluslar aras hareketliliini kolaylatrmas ve e-ticaret gibi bir dizi yeni karllk alann mmkn klmasdr (Soysren vd., 2003: 74). Bylece sermaye aratrma-gelitirme iin byk yatrmlar yapma zorunluluu karsnda, zellikle de niversitelerin veri donanmn kullanma ynnde bir zm gndeme getirmitir. Bunu gerekletirmenin yolu da eitimin, zellikle de yksek eitimin teknokratik dzenlemelerle bir reforma tabi tutulmasdr. te yandan neoliberal politikalarn kamu harcamalarna getirdii basklarn doal sonucu olan niversitelerin fnansal kaynak sknts, niversitelerin de piyasaya ynelmesine yol amtr. Bu srete yaanan; genel olarak eitimin zelde ise niversitelerin, sadece ideolojik ve kltrel yeniden retimi deil; bizatihi iktisadi bir

68

sre olarak sermaye birikiminin de kalbi haline gelmeye balamasdr (Aka vd., 2001: 61-62; Soysren vd., 2003; 74). Neoliberalizmin ve ona paralel olarak yeni sa ideolojinin toplumsal ve kamuya ilikin alanlar yeniden tanmlayarak bu alanlar bireysel yarar ve piyasa sreleriyle ilikilendirilmesi, toplumsal ilikilerin tmn etkiledii lde eitimi de etkilemitir. Neoliberalizmin devlete kar piyasa, planlamaya kar zelletirme, kamuya kar birey gibi temel vurgularna paralel biiminde, kamu kar, kamu hizmeti, kamusal yarar gibi tanmlamalar ya tamamen terk edilmi ya da tanm ve ierikleri deitirilmitir (Daleden aktaran Gney, 2003: 8). Yeni sa hegemonik proje siyasal ve kamusal alan da kapitalist ekonominin mantna gre yeniden tanmlamaya ynelmi ve bu anlamda, bir dizi toplumsal ilikiyi piyasann belirleyiciliine sokma abas iinde olmutur. Gerekten de 1980lerden itibaren uygulanan neoliberal politikalar/yeni sac proje sermayenin kendi sosyal evrenini ina etme sreci salamlardr. Bununla birlikte 70li yllardaki kriz; o gne kadar devam eden birikim eklinin deimesine neden olmu ve ortaya kan kriz sermaye asndan karlarn dme eilimine girmesine neden olmutur. Bu dnemde azalan karlar sonucunda bir nceki dnemde devletin grev alanna giren hizmet sektrleri hzla birer karllk alan olarak piyasa ilikilerinin iine dahil edilmitir ( slamolu, 2002: 20-21; Soysren vd., 2003: 73). Ercann da belirttii zere, sermaye birikiminin srekliletirilmesi, kapitalist pazar ilikileri ann iine ekilmemi alanlarn da metalatrlmasn ve piyasa srelerine dahil edilmesini gerektirmi ve sermaye kendini genileyerek yeniden rettike, daha fazla farkl alan kendi iliki dzeneine dahil etmitir. Neoliberal kreselleme sreci, bu anlamda sermaye birikiminin ulat aamaya bal olarak piyasa ilikilerinin toplumsal ilikileri tanmlayacak lde bir egemenlik biimine dntrmtr. Bylelikle kapitalizm gnmzde ulat aamada; daha nce piyasa sreci iinde ele alnmas mmkn olmayan, ok zel alanlar parasallatrm ve bu alanlarn (ki en nemlileri, hi kukusuz birer kamusal zorunluluk olan eitim ile salktr) birer meta gibi retilmesi, alnp satlmasna neden olmutur (Ercan, 2006b). Bunun sonucu olarak bilgi ve bilginin edinimi ve aktarm faaliyeti olarak eitim de bir

69

kr unsuru haline gelmektedir. Dolaysyla, sz konusu srecin eitimdeki yansmalarn zelletirme kavramnn tesinde sermayeletirme ile tanmlamak daha doru olacaktr (Ercan, 1998: 10-13; Aka vd., 2001: 61). Neoliberalizmin piyasalar iyidir, piyasa srecine yaplan her mdahale ise ktdr temel argman; bir kamusal hizmet olarak eitime de yn vermitir. Buna gre, devletin eitime mdahalesi eitimin etkinliini azaltmaktadr. Neoliberalizmin bu varsaym da iki farkl yoldan dorulanmaya allmaktadr: Birincisi kamu harcamalarndaki (eitim harcamalar) artn retimde dlere neden olduudur. Devletin eitim harcamalarn azaltarak bu ii tamamen piyasaya brakmasnn ekonomideki genel ihtiyalar iinde uygun (optimum) olaca ileri srlr. Dolaysyla ekonominin tm alanlar gibi artk bal bana bir sektr olarak grlen eitime devlet mdahalesi ve eitimin nceden planlanmas aklc bulunmaz. kincisi, eitimin insan sermayesine yaplan bir yatrm ekli olduu ve bu ynyle de makineler, binalar ve dier insan d yatrmlardan ayrt edilemeyecei vurgulanr (Psacharopoulostan aktaran Gney, 2003: 10-11). Bu erevede eitimin temel amalarndan birinin, insann zgrleimi deil, insan varlnn (emeinin) ekonomik retkenliini artrmak olarak grlmekte ve eitime yatrlan para o birey asndan da bir yatrm olarak ele alnmaktadr. te yandan neoliberalizmin bireyci metodolojisi balamnda her trl faydann ekonomik adan tanmlanmas, beraberinde eitimin de toplumsal ieriinden yaltlmasn getirecektir. Yeni sa sylemin bireyi n plana karan ideolojik sylemine paralel olarak, kamu kar kavramnn yerini bireyler aras rekabet alnca da, gerek ulusal kar gerekse zel kar kavramlar da deiecektir. Bu erevede eitim; insani geliimin, insan zgrleiminin olmazsa olmaz koulu olmaktan karlp, piyasada alnp satlan bir meta haline getirilmekte ve insan emeini kalifiyeletirici bir araca dnmektedir (Gney, 2003: 10). Genel anlamda neoliberal politikalar eitimi; ierik olarak eitimin, anlamnn deimesi ve sermayenin eitime ilikin konularda belirleyiciliinin artmas anlamnda dorudan, eitime ayrlan kamusal kaynaklarn kslmas, "hizmetten yararlanan der" ilkesinin yaama geirilmesiyle de dolayl yoldan etkilemektedir. Friedmana gre Devlet elinde tutulacak okullardan eitim giderlerini kapsayan cretler alnmal ve

70

bylece devlet destei grmeyen okullarla eit koullarda rekabet salanmaldr. Eitimin devlete finansman aka uygunsuz bir uygulamadrHer alanda olduu gibi eitimde de rekabeti bir piyasa oluturulmas kanlmazdr. Eitimin artk zel bir mal olduu, piyasada alnp satlabilecek bir mal olduu kabul edilmelidir (Friedman, 1988, 165). Bu erevede eitim alan; yatrm asndan byk bir kar alan olarak grlmekte ve eitim dier mallardan hi bir fark olmayan bir meta olarak tanmlanmaktadr (Ercan, 2006). Neoliberalizm ayn zamanda; kamunun egemenliindeki eitimin, kaynaklarn rasyonel olmayan kullanmna neden olduunu dahas tketicilerin tercihlerine yeteri kadar cevap vermediini iddia etmektedir. Eitimin birey iin gelecee ynelik bir yatrm olduu ynndeki vurgudan hareketle de, zel eitimin getirisinin kamusal eitimden daha fazla olduu savunulmaktadr. Eitimin kamusal olarak sunulmasnn rasyonel olmad ynndeki bu vurgu, gnmzde sermayenin eitim alanna ynelmesini hzlandrmtr. zel ilkretim ve liselerden sonra vakf ad altnda zel niversitelerin kurulmas gndeme gelmesiyle birlikte sermaye, insanlarn gelecekteki statleri asndan zel nem tayan diplomalar pazarlamaya balamtr. Bu noktadaki en nemli sorun ise; insanlarn gelecekteki konumlarn ekonomik adan sahip olduu donanma balamasdr ki; bunun da var olan eitsizlikleri yeniden ve katlanarak retecei aikardr. Ayn zamanda neoliberal anlay eitime ayrlan kamu kaynaklarnn bir yandan kslmasn savunurken, dier yandan da sermayeyi destekleme adna zel niversitelerin kamusal kaynaklardan yararlanmas eitlik ve adalet ilkeleri asndan kabul edilebilir bir durum da deildir. zel niversitelere kaynak aktarma, zaten geleceini satn alabilecek belirli bir kesimin daha donanml eitim almasn salayacak ortam, dahas eitime yatrm yapan sermayeye destek verilirken, kamu okullarnn srekli olarak kaynaklardan mahrum braklmas, sregelen dnmn zne ilikin bir dizi ipucunu verir niteliktedir (Ercan, 2006b). Neoliberalizmin en nemli amac; eitimi piyasann koullarna brakmann ve sermayeye yeni yatrm alanlar amann yan sra eer eitim birey iin daha sonra kazanlacak ek kazan anlamna geliyorsa, bireyin bu kazancn maliyetine katlanmas gerekir anlaynn da emekilere kabul ettirilmesidir. Eitim, insan sermayesine

71

yaplan en nemli yatrmdr anlay sonucunda fatura, eitimi alan kiiye yklmak istenmektedir. Bylece eitimin kamusal nitelii giderek eski ve a d nitelenirken, deyen yararlanr ilkesi yerletirilmi, daha iyi eitim alabilmek iin tm toplum kesimleri harcama yapmak zorunda olduklarna ikna edilmi ve yksekretimin ise sadece belli gelir dzeyindeki yurttalarn yararlanabilecei lks bir mal olduu kavratlmtr (Eitimsen, 2003). Bireyin niteliini artrd ve bu nedenle nitelikli bir metaya dnt varsaymndan hareketle neoliberalizm; eitimin, meta retmede uzmanlam sermayeye braklmas gerektii iddia etmektedir. Bylece neoliberalizmin eitimin kamusal alana braklmasnn rasyonel olmad ynndeki vurgusu ile eitimin getirisi yksek olan bir yatrm olduu vurgusu birletiinde, eitimde zelletirme kanlmaz olmaktadr. te yandan Akaya gre Keynesyen uzlama modelinin tasfiyesine dayanan neoliberal politikalar, eitim faaliyetinin btnyle piyasaya devredilmesini mmknsz klmaktadr. nk neoliberal uygulamalar yoluyla kamusal harcamalarn kslmas ile yaam dzeyinde meydana gelen d, eitime olan talebin de dmesine neden olmaktadr. Bununla birlikte eitim hizmetinin btn olarak sermaye tarafndan sunulmas mmkn deildir; zira piyasada sunulan bu hizmeti ancak ok kk bir kesim talep edebilmektedir. Neoliberalizm bir taraftan kamusal kaynaklarn mmkn olduunca kslmasn savunmak, dier yandansa insanlarn tamamen piyasa koullarna devredilmi eitim etkinliine katlmasn beklemek gibi bir eliki iine dmektedir. Tam da bu noktada sermaye, devletin piyasada serbest rekabet koullarnda eitsizlik yaratt gerekesiyle devletin ya piyasadan tmyle ekilmesini, bunun mmkn olmad koullarda ise hi deilse kendisinin desteklenmesini talep etmektedir. Bylelikle bir yanyla eitimin bir kamu hizmeti olma nitelii tahrip edilirken; dier yandan da bir kamu hizmeti ifa edildii gerekesiyle zel okullar iin devlet destei (maliyetlerin drlmesi, arsa tahsisi, tevik kredileri, yatrm indirimleri, vergi muafiyetleri, kamu kayna aktarlmas vb. yollarla) talep edilebilmektedir (Aka vd., 2001: 63-65). Neoliberalizmin eitimi yeniden tanmlanmas; krllk, verimlilik ve bireysel fayda gibi kavramlar etrafnda ekillenmektedir. Gnmzn hakim kstaslar olan

72

performans, verimlilik ve etkinlik, dil ve bilgi iin de geerli olunca bilimsel nermelerin doruluu ya da yanllndan ziyade verimlilii, performans, ie yararll nemli hale gelmektedir. Bylece de bilim ile teknoloji yer deitirmekte ve bilim teknolojiye indirgenmekte; bilimsel etkinlik yerini tekno-bilime brakmakta; bilim, sanayinin ve tekniin ihtiyalarna cevap veren bir retim girdisine dnmektedir (Aka vd., 2001: 61). Eitimin ierik olarak piyasa mekanizmalarna balanmas ve neoliberal politikalarnn eitim alanna tanmas ve yaylmas dnya leinde gerekleirken, azgelimi ya da gelimekte olan lkelerdeki deiim, daha ok dsal mdahaleler, yani yapsal uyum programlar ile Dnya Bankas, Dnya Ticaret rgt, AB, OECD gibi uluslar aras kurulular tarafndan gerekletirilmektedir. Neoliberal politika, Dnya Ticaret rgtnn GATS adl hizmet ticaretini kresel serbest ticaret konusu haline getirmeyi amalayan anlamasyla salama alnmakta, Avrupa Birlii bu dorultuda politikalar tevik etmekte, OECD bunun nasl ynetilebileceine ilikin reeteler gelitirmekte, Dnya Bankas uygulama iin krediler amaktadr (Keskin ve Demirci, 2003). Bununla birlikte Ercann da belirttii zere Dnya Bankas ve dier uluslararas kurulular iin, sorun sadece eitimin sermayeletirilmesi deil, bir btn olarak kapitalizmin ulat aamada kamusal alanlarn sermayeletirilmesidir (Ercan, 2006b). Bu kurulular tarafndan yaplan almalarda, eitimin sermaye iin yeni yatrm alan olmas ynndeki vurgularn alt yaps oluturulmutur. Bylelikle eitim-sermaye ilikisi ynndeki tartmalar, sermayenin yeniden retim krizine kar yeni deerlenme alan olarak eitimin metalamasn hzlandrd gibi, bu kurumlarn salad finansal destek bu srecin daha da hzlanmasna neden olmutur. Sonu olarak eitimin kamusal bir hizmet olmaktan karlp zel bir ekonomik faaliyet haline getirilmesi ve fiyatlarn piyasada arz/talep yoluyla belirlenmeye balamas, eitimin sermayeletirilmesiyle birlikte; insani bir etkinlik olan eitimin, hem kendisi bir meta olmu, hem bir meta olarak emein deerini artrc bir unsur haline gelmitir. Neoliberal eitim politikalar da, bir yandan belli bir orta-st kesim iin

73

emek kalifiyesinin artrlmasna hizmet ederken, dier yandan toplumun byk kesiminin eitimsiz ve niteliksiz igc olarak piyasaya itilmesine katkda bulunmutur. Ortaya kan bu niteliksiz yedek i-gc, halihazrda alanlardan daha dk cretle almaya eilimli olduu gibi; emein fiyatnn da srekli aaya ekilmesine neden olacaktr. Bu ise kresel sermaye iin emek maliyetinin aaya ekilmesi ve dolaysyla kar orannn srekli art anlamna gelecektir. Chossudovskynin de belirttii zere retim srecinin yeni biimi; emek youn ve daha az vasf gerektiren ilerinin, gelimi lkelerden gelimekte olan lkelere tanmasna neden olmutur. Bu sre, gelimi lkelerde yapsal bir nitelik kazanm olan dk nitelikli igcnn isizliini ve dk cretlerini aklamada belirleyici bir anlam tamaktadr (Chossudovsky, 1999: 95; Gney, 2003: 10-11).

2. NEOL BERAL E T M POL T KALARIN TRK YEDEK GRNM

Trkiyede 1960l yllarda balayan planl kalknma dnemi; ekonomik amalarn tm toplumsal hedeflerin nne getii ve bu nedenle de eitim zerindeki iktisadi basknn glendii bir dnem olarak karmza kmaktadr. Kalknma planlarnn iinde veya onunla btnleen biimde yaplan eitim planlamas almalarnda, eitime ayrlan kaynaklarn etkin kullanm, yani en fazla kazanc elde edecek ekilde kullanlmas n grlmtr. 1980 ncesi dnemde kalknma paradigmas dorultusunda eitim; devletin belirleyiciliinde ve planlamasnda yer almakta idi. Ancak 1980lerle birlikte eitim, (kalknma planlar bugn de yasal zorunluluk olsa da) yapsal uyum programlar kapsam iinde ele alnmaya balanm ve bu erevede sz konusu programlar, eitim sisteminin eitli paralarna yar ayr projelerle mdahale etme biiminde yrtlmtr. Bu mdahale biimi sonularn bir btn olarak grlebilmesi ve deerlendirilebilmesini zorlatrd gibi yapsal uyum programlaryla eitim zerindeki iktisadi bask artm, sermayenin kresel karlar eitim sisteminin yeni rgtleniini ve ileyiini de etkilemitir (Ercan, 1997). 1980'lerle birlikte, DB, IMFnin yapsal uyum programlar, Trkiyede sadece ekonomik yaam deil, tm sosyal yaamn da etkileyecek bir dizi dzenlemeyi

74

hedeflemektedir. Yapsal uyum programlarnn eitim alannda yneldii hedefler: (a) Eitime ayrlan kamu kaynaklarnn azaltlmas ve eitimin zelletirme kapsamna alnmas, (b) Yksekretim kurumlarna giriin rasyonalize edilmesi, niversiteye girilerin snrlandrlmas, rencilere ynelik sbvansiyon ve yardmlarn snrlandrlmas, akademik programlarn ve personel istihdamnn rasyonalize edilmesi, harcamalarn azaltlmas, (c) Okullarla piyasa arasndaki ban glendirilmesi (mesleki teknik ortaretim ve niversite), (d)Teknolojik yenilemenin hzla eitime aktarlmas, (e)Eitim sisteminin ve ynetiminin yeniden dzenlenmesi, eklinde sralanabilir. Bununla birlikte 1995 ylnda kamu hizmetlerinin liberalizasyonunu ieren GATS (Hizmet Ticareti Genel Anlamas) anlamasnn onaylanmasyla da kamuda arl olan ve kamu hizmeti anlaynn bir sonucu olarak gerekletirilen eitim, salk, iletiim vb alanlarn, yeniden yaplanma anlay erevesinde biimlendirilmesi, bu yolla da neoliberal kresel sistemle btnlemesi hedeflenmitir. GATSn eitimin asndan belirleyicilii, bu anlamann hem zelletirme srecine belirgin bir hz kazandrmasndan hem de daha nce ulusal sermayeye alan alanlar artk uluslararas tekellere ayor olmasndan kaynaklanmakta; bu noktada eitim ulusal olmaktan te ulusar bir nitelik kazanmaktadr (Gzelsar, 2003; Keskin, 2003). te yandan Trkiyede d kredili projelerle eitimin ynlendirilmesi, hedeflenen yapsal deiimlerin gerekletirilmesi iin de bir ara olmutur. Uluslararas Para Fonu (IMF), Dnya Bankas ve Dnya Ticaret rgt (WTO) gibi kurulular, zellikle tam anlamyla piyasaya almam lkelerin kamu hizmetlerinin rekabeti bir yapya kavuturulmas amacyla uyum programlar hazrlam ve bu programlarn hayata geirilmesi iin yksek miktarlarda krediler vermitir (Eitimsen, 2003). Buradaki en arpc husus; IMF ve Dnya Bankasnn yapsal uyum programlar erevesinde ileri srdkleri artlar iinde, eitimin ticarilemesinin zel bir yer tutmasdr. Dnyada ve Trkiyede eitim politikalarnn oluturulmasnda en nemli aktr olan Dnya Bankas; azgelimi lkelerde proje kredileri temelinde yrtt almalara Kresel Eitim Reformu adn vermektedir. Bu almalarn en temel argmann Yerelleme ve Okul-Temelli letmecilik oluturmaktadr. te yandan

75

Dnya Bankasna gre eitim reformu oyunun kurallarnn deitirilmesidir. Oyunun kurallarnn deitirilmesi ise her zaman kazananlar ve kaybedenleri birlikte yaratr ki bu sebepten tr eitim reformu Dnya Bankasna gre bir tarafta kazananlarn, dier tarafta kaybedenlerin olduu bir sretir (Keskin, 2003). Dnya Bankas'nn 1995 yl dokmanlarnda eitimin srdrlebilir ekonomik bymenin ve yoksulluun, yoksul iilerin verimliliinin arttrlmas yoluyla azaltlmasnn anahtar olduu ifade edilirken te yandan, eitim hizmetinin yaygnlatrlmas iin devletin kaynaklarn daha fazla oranda eitime ayrmas rasyonel bulunmamaktadr. Devletin eitim harcamalarndaki artn, lkenin makroekonomik problemlerinin balca kayna olduunu ileri sren DB, eitimin yaygnlatrlmas konusunda, yoksullara yardma dnk programlar ve masraflarn geri alnmas mekanizmalar ile eitimde renim kredileri, zelletirme gibi uygulamalarn daha verimli olaca savunmaktadr (DBdan aktaran Ercan, 1997). Bununla birlikte Dnya Bankasnn yksekretimin bireysel getirisinin sosyal getirisinden fazla olduu ynndeki vurgusuyla, kamu harcamalarnda yksekrenime ayrlan kaynaklarn aaya ekilmesi sz konusu olmutur. Piyasann yaamn tm alanlar iin en uygun zmleri, en etkin zmleri bulaca ynndeki inan beraberinde yksek eitim iin de srarla dile getirilmitir. zellikle soruna kamusal olarak eitim hizmetinin yeterli miktarda sunulamamas ynnde baklmas ve beraberinde bireylerin tercih zgrl ynnde yaplan vurgular eitimde ticarilemenin nn amtr. Akademik zgrl niversitelerin piyasa koullarnda kendi olanak ya da kaynaklarn yaratmas olarak tanmlanmas ve kamusal kaynaklarn hzla kstlanmas ister istemez niversiteleri piyasa koullarna uyum yapmaya zorlamtr. Eitimin ticarilemesi bu anlamda Trkiye iin bir yandan IMF ve Dnya Bankasnn belirlemeleri dolaynda belirlenirken, dier yandan bu belirlemeler lke iindeki sermaye kesimi iin zel bir dizi mekanizmann da varlna neden olmutur (Ercan, 1997; 2006a). Bu balamda Trkiyede ve dnyada neoliberal eitim politikalar erevesinde en ok etkilenen kurumlar niversiteler olmutur. niversitelerin neoliberal politikalarn ve yeni sa projenin gerekleri dorultusunda yeniden yaplandrlma sreci; (TS AD,

76

TB TAK, BTYK vb. kurumlarn program ve raporlar itibariyle) 1980li yllarn balarna kadar uzanmakla birlikte asl ivmesini 1990l yllarda kazanmtr (ahin, 1997). niversiteler zelinde uygulamaya geen en nemli unsur; niversite-sanayi ibirlii program erevesinde olmutur. Trkiyede niversiteler 1960lara kadar ekonomik gelime srecinde ok nemli rol oynamamalarna karn, planl ekonomiye geilen 1960larda nemli bir konuma gelmilerdir. 1980lere gelindiinde ise birikim modelinin deimesi sonucunda ticari liberalizasyonun younlamasyla beraber artan rekabet ortamnda niversite-sanayi ibirlii nemli hale gelmeye balamtr. Bu ilikinin ana unsurunu ise aratrma-gelitirme (Ar-Ge) faaliyetleri oluturmaktadr (Soysren, 2003; Ercan 1998; 1999). Uygulamada niversite-sanayi ibirliine ynelik en nemli adm; Bilim ve Teknoloji Yksek Kurulu (BTYK) ile 1983-2003 Trk Bilim Politikas isimli belgenin gndeme gelmesiyle gereklemitir. Bunun yannda TB TAKn 1990 tarihli I. Bilim-Teknoloji uras raporu ana hatlar itibariyle niversitelerde gerekletirilen aratrmalarn .... byk lde sanayi ibirliinin ihtiyalarna yneltilmesini ve lisansst aratrma konularnn, sanayinin gndemindeki konulardan seilmesini; gdml aratrmalarn denetiminde sanayicilerin de yer almasn (zuurlu (1998), s. 59.) savunmaktadr. Yedinci Be Yllk Kalknma Plan(1996-2000) ile birlikte TB TAKn bu almalar, 1991 ylnda zel sektr ve kamu sektrnn ortaklaa kurduklar Trkiye Teknoloji Gelitirme Vakfnn (TTGV) almalar ile btnletirilmitir. Yedinci Plan erevesinde sanayinin esnek retim/esnek otomasyon teknolojilerini kazanmasnn salanmas, ulusal savunma sanayini gelitirmeye ynelik teknolojilerin birincil hedefler arasnda olmas ve kaynak tahsisinin bu ynde yaplmas, teknoloji destek ve gelitirme merkezlerinin, teknoparklarn, rekabet ncesi aratrma konsorsiyumlarnn oluturulmasyla ve kamu aratrma kurumlar ve niversitelerle zel sektr sanayi kurulularnn ortak aratrma giriimlerinin desteklenmesi planlanmtr" ( ahin, 1997: 16; Aka vd., 2001: 61-62).

77

Eitimin yeniden yaplandrlmas srecinde dier nemli kilometre talarndan birisi de, TS AD(1994)n Trkiyede ve Dnyada Yksekretim, Bilim ve Teknoloji isimli eitim raporudur. Bilgi ve bilgili insann ekonominin en nemli girdileri ... bilim, teknoloji ve iyi yetimi insan gcnn de bata gelen retim faktrleri olarak kabul edildii almann ngrd giriimci, iletmeci ve piyasac niversite (TS ADdan aktaran Aka vd., 2001) modeli niversite-sanayi ibirliinin bugn artk zaruri olduunu ve yeni niversite modelinin bu dorultuda biimlenmesi gerektiini savunmaktadr. Bu ibirliinin bir tezahr, bizatihi niversitelerin kendisinin firmalamasyla sonulanan ve mali kaynak salayan sermaye kesimlerine teknolojik aratrma ve rn gelitirme hizmeti sunan teknoparklardr. Bu teknoparklar sayesinde niversitelerdeki bilimsel gelimelerin ticari uygulamaya dnmnn salanmas sanayinin planlanmaktadr. ihtiyalar niversitelerde yrtlecek ncelikli aratrma konularnn alanlar dorultusunda belirlenen aratrma

dorultusunda tanmlanmas talebi ise sermaye ile ibirliinin bir dier boyutunu oluturmaktadr. niversitenin bu ekilde sermayenin gdmne sokulmas, zellikle toplum ve kamudan bamsz ve kendisinden hesap sorulamaz olarak takdim edilen khnemi brokratik niversite modelinin karsna toplumun ve pazarn istek ve beklentilerine duyarl olmas hasebiyle toplumsal sorumluluk sahibi olaca iddia edilen piyasac niversite modeli ile merulatrlmaya allmaktadr. Bu raporun nemi Akann da belirttii zere; sadece Trkiyedeki byk sermayenin dayatmak istedii niversite modelini ifadelendirmesinden deil, ayn zamanda raporu hazrlayan ekibin bandaki Kemal Grzn daha sonra YK bakan olmasndan dolay rapordaki modelin bir YK politikasna ve hali hazrda mecliste beklemekte olan niversite reformu yasa tasarna dnm olmasndan kaynaklanmaktadr (Aka vd, 2001: 62-63). 1980lerle birlikte ayn zamanda Trkiyede, yeni sa syleme uygun bir biimde ulusal kalknmac planlama anlayna dorudan bir saldrya geilmitir Ancak pratikte yaanan, planlama olgusunun ieriinin ve biiminin yeniden tanmlanmasyla kalknma planlarnda kamu sektrnn arl yerine zel sektr zendirici, kredi kolaylklarn ve vergi muafiyetlerini ncelie alan bir zihniyet hakim olmutur

78

(Sezenden aktaran Gney, 12-13). Bu biimiyle aslnda neoliberal kreselleme srecinde yaananlarn planl bir planszlatrma olduu sylenebilmektedir. Bu planszlatrma iinde ncelikli olan eitim, salk gibi kamunun yklendii sosyal hizmetlerin devlet elinden alnp piyasann dalgalanmasna braklmaktadr. Neoliberal politikalarn ve IMF yapsal uyum politikalarnn direktifleri dorultusunda kamu hizmeti harcamalarnda srekli kesintiye gidilmesiyle birlikte piyasa ilikileri balamnda ele alnan eitim sistemi, sonuta ok da kolay onarlamayacak yaralar almaktadr (Gney, 2003: 8). rnein Trkiyede temel eitimin olarak da zorunlu ve parasz olmasna (ki bu ayn zamanda bir anayasa maddesidir) ramen uygulamada iyi okul-kt okul ayrm, kolej snavlar, katk paylar, kaynak sknts, vb. yollarla zelletirmenin n almaktadr. zel okullar tevik kredileri, gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti ve parasal yardm gibi (ki u an iktidardaki AKP Hkmetinin Milli Eitim Bakan bunun ayrlmaz bir savunucusudur) yollarla desteklenmektedir. Orta retimde ise Sper lise, Anadolu liseleri gibi uygulamalarla devlet kendi zel okullarn olutururken, mesleki teknik okullar ve blgesel farkllklarla eitimde eitsizlik derinletirilmektedir. Bunun yannda katk paylar, vakf balar, karne-diploma-kurs cretleri yoluyla eitimin parallatrmann n almakta; oluturulan snav sistemleriyle zel dershanecilik dolayl yoldan tevik edilmektedir. Bu erevede neoliberalizmin belirleyiciliinde eitim, toplumsal yapda varolan eitsizliklerin iine ekilmekte, eitim hakknn z ve ierik olarak olumsuz etkilenmesiyle sonulanmakta ve de son olarak eitimdeki eitsizlik mekansal boyutta yeniden retilmektedir (Eitimsen, 2003). Devletin yeniden yaplandrlmas srecinde yeni kamu iletmecilii ve ynetiim gibi paradigmalarnn hayata gemesiyle kamu hizmeti kavramnn yeniden tanmlanmas sz konusudur. Bu erevede hizmetin kimin tarafndan (kamu ya da zel) yerine getirildii ayrc bir unsur olmaktan kartlm; hizmeti sunan ile hizmetten yararlananlarn ilikisi de yeni bir boyuta tanmtr. Bu boyut, hizmetten yararlananlarn yararlanan ya da kullanan olmaktan karak mteri haline gelmesidir. Bu kabuln doal sonucu, hizmetlerin karlksz olmaktan kmas, karl belirleme de ise bedel yerine kar ieren bir fiyatn l alnmas olmutur. Bylece

79

kamusal hizmetlerin yerine getirilmesinde, hizmetin hedef kitlesinin mteri olarak grld ve bu erevede kamu kurulularnn bir iletme gibi ynetilerek kullanan der ilkesinin yaama geirildii bir hizmet anlay sz konusu olmutur (Gler; 2003b; Gzelsar, 2003; Gney, 2003). Gneye gre aslnda yaplamaya allan planlamadan vazgemekten ziyade, kalknma planlarnn kresel sermaye ile btnleme erei tayan yerli sermayenin talepleri dorultusunda yeniden tanmlandr. Bu anlayn yansmas 1994 tarihli TS ADn Eitim Raporundan da kolaylkla kartlabilinir. Eitim yar-kamusal bir hizmet / mal olduuna gre bu hizmetten yararlananlar hizmetin karln demek zorundadr. ve Yksek retimin yaratt katma deerin nemli bir ksmnn, bu eitimi gren kiilere dnd artk tartma gtrmeyen konular haline gelmitir. gibi ifadeler eitimin piyasada alnp satlan bir meta (mal) olarak grlmesi gerektiine ilikin neoliberal argmann Trkiyede sermaye tarafndan ok iyi kavrandn gstermektedir. Bunun yannda alnan eitimin, eitimi gren kiilerin zihinsel ve fiziksel emeinin deerini artraca ynnde bir ideolojik sylem de gelitirilmektedir. Yedinci Be Yllk Kalknma Plannn dayand temel ilkelerden biri de kamu hizmetlerinden yararlananlarn saladklar bireysel faydann karln demeleridir (Yedinci Be Yllk Kalknma Plan 19962000, Aktaran Gney, 2003) ifadesidir ki; bu erevede sermayenin eitime dair taleplerinin, devletin kalknma plan metinine sinmi olduunu kolaylkla syleyebiliriz. Artk vatandann zihinsel ve insani geliimini n plana karan kamu hizmeti- ve dolaysyla eitim hizmeti anlay yerini, ekonominin gereklerine gre planlanp programlanm, insana salt insan olarak deil de fiziksel ve zihinsel emeinden yararlanlacak bir mal gz ile bakan bir eitim anlay ve programna brakmtr (Gney, 13-14). Sz konusu neoliberal politikalar ve yeni sa proje kapsamnda eitimin yaplandrlmas/tanmlanmas; Trkiyede baz yasa ve dzenlemeler, programlar ve raporlar araclyla hayata gemektedir. Bu noktada ulusal eitim (MEB) sistemi ile niversiteler asndan nem arz eden konular iki ayr kategori/balk halinde ele alnacaktr.

80

2.1. Neoliberal Eitim Politikalar ve Ulusal Eitim Sistemi

Ulusal eitim sisteminin neoliberal politikalar ve yeni sa proje erevesinde yaplandrlmasnda en nemli aktrler; DB ve DT gibi uluslararas kurulular ile TS AD vb. kurumlar olmaktadr. Gerek DB ve IMFin yapsal uyum programlar, gerek bu kurulularn verdikleri krediler, gerek imzalanan GATS anlamas ile verilen taahhtler, gerekse TS AD gibi kurulularn hazrladklar raporlar (ki bu raporlarn ierii, uluslararas kurulularn sylemlerinin tekrardr), Trkiyede kamu hizmeti (eitim) anlaynn deimesine yol amtr. 80lerden gnmze kadarki srete eitimin yeniden yaplandrlmas kamu ynetiminde; yeni kamu iletmecilii paradigmas ile ynetiim paradigmasnn temel argmanlarnn etkisinde gerekletirilmektedir. Eitimin yeniden yaplandrlmas srecinin son aamasn da Kamu Reformu balnda incelediimiz Kamu Ynetimi Temel Kanunu Tasla ve ynetiimci devlet anlay oluturmaktadr. Neoliberal politikalar erevesinde devlet reformu olarak adlandrlan kamu hizmeti ve kamu rgtlenmesini tasfiye plan, Trkiyede,1980'den bu yana kararl ve bilinli bir ekilde srdrlmektedir. Neoliberal kreselleme srecinde sermayenin gereksinmelerine uygun igcn yaratmak amacyla, 1980'li yllarda parac biimde yrtlen almalar ilki 1984 ve ikincisi 1988 ylnda "Snai Eitim Projesi", 1985 ylnda "Endstriyel Okullar Projesi", 1987 ylnda "Yaygn Mesleki Eitim Projesi" konularnda Dnya Bankas kredileri erevesinde yrtlmtr. Bununla birlikte 1990lar; Dnya Bankas ile 1990'da imzalanan 90 milyon dolarlk "Milli Eitimi Gelitirme Projesi Kredisi", 1998 ve 2002 yllarnda imzalanan 300'er milyon dolarlk iki "Temel Eitim Proje Kredisi" ile birlikte, ulusal eitim sistemine kapsaml mdahale dneminin balangc olmutur (Eitimsen, 2003). Sz konusu Dnya Bankas proje kredilerinin genel olarak iki temel ama tad sylenebilmektedir: Birincisi; okul binalar, eitim ara ve gereleri ve retmenlerin yetitirilmesi gibi konularda iyileme ve gelime salayarak eitimin kalitesini artrmak, daha nce 5 yl olan kesintisiz zorunlu ilkretimi 8 yla karmak ve eitimi yaygnlatrmak eklindedir. Bu amaca dnk olarak DBnn belirledii kriterler erevesinde danma hizmetleri alnmakta,

81

uluslararas ihaleye klarak ara-gere temin edilmektedir. kincisi ise eitimin ademi merkeziletirilmesini, okullarn zellikle mali adan zerkletirilmesini ve bamszlatrlmasn, dier bir deile okul iletmeciliinin yaygnlatrlmasn hedeflemektedir (Keskin, 2003). Dnya Bankas kredileri, 1995'te imzalanan GATS Anlamas ve AB tarafndan Katlm Ortakl Belgesi genel anlamda hizmetlerin liberalizasyonu hedefi dorultusunda, ulusal eitim sistemini amalar ve yaps bakmndan dntrmeyi amalamaktadr. "Ulusal" yerine "kresel" eitim amalar tesis edilmeye; eitim sistemi zelletirilmeye; eitimin rgtlenmesi hem kreselleme hem de zelletirmeye yol vermek zere yerelletirilmeye allmaktadr. izilen hedefin asl amac, eitim ynetimine yerel ynetimleri, borsa ve odalar, iveren rgtlerini vb. dahil etmek, sonuta eitimin sermayeletirilmesini gerekletirmektir (Eitimsen, 2003). Nuray E.Keskin ile Aytl G. Demircinin hazrlad Eitimde ry adl aratrma raporuna gre devlet okullarnda paral eitim uygulamalar 1980li yllarda balam, 1990dan sonra ise gerek toplanan kalemlerin eitlenmesi gerek miktarlarn artmas bakmndan yepyeni bir dneme girilmitir. Gnmzde devlet okullarnda rencilerden eitli amalarla yaklak otuz farkl balk altnda para toplanmaktadr.[Bamsz Eitimciler Sendikas(BES)nn aratrmasna(2006) gre ise 40 farkl balk olarak revize edilmitir.] Farkl adlar altnda toplanan bu paralar kapsamnda velilerin 2002-2003 eitim-retim ylnda en az 17 katrilyon liralk harcama yaptklar belirtilmektedir (Keskin ve Demirci, 2003). Sz konusu rakam milli gelirden eitim iin ayrlan kaynan nerdeyse 2.5 kat bir bykle sahiptir. Rapora gre Vakf paras, dergi paras, temizlik paras, kayt paras, katk pay gibi adlar altnda toplanan yandan bu bu paralar, tr Trkiyede eitimin rtl devlet eliyle ve devlet iinde olarak piyasalatrldn ak bir biimde gstermektedir (Keskin ve Demirci, 2003). te uygulamalar, zelletirme uygulamalar nitelendirilmektedir. Kalaycya gre rtl ya da hafif zelletirme uygulamalarnn balca rnekleri unlardr:

82

a) Devlet okullar, niversiteler ve niversite hastanelerinin temizlik ilerinin zel temizlik irketlerine yaptrlmas. b) Ders iin temel ve yardmc kitap, dergi ve dier ara ve gerelerin zel yaynevi ve dier zel irketlerden karlanmas. c) Okul ve niversitelerin kantin iletmeciliinin zel kesime devredilmesi. d) Kamu eitim kurumlar tarafndan, ounluu yasal ya da sistemli hale getirilmi eitime katk paylar, renci harlar, kayt ve karne paralar ve eitli gnll yardmlarn alnmas. e) eitli kamu binalarnn, dk kira bedelli ya da tevik ad altnda parasz olarak zel eitim kurumlarnn kullanmna sunulmas. f) Devletin, yapaca kamu eitimi iin, kamulatrma yapamamas halinde, zel mlkiyet sahibinden yksek bedelle bina kiralamas (Kalaycolu, 2002: 9). Keskine gre aslnda tm bunlar velileri, rencileri, retmenleri, idarecileri ve tm toplumu zel okula altrma yntemidir. Milli Eitim Vakf eliyle toplanan bu paralar okul iletmesi ile kamu kademeleri arasnda paylalmakta; bylece vakf sistemi ve okul koruma dernekleri zerinden eitim fiilen ticariletirilip yerelletirilmektedir. Aslnda eitim hizmetlerinin zelletirilmesi dendiinde akla ilk olarak zel okullar ve dershaneler gelmekte; ancak devlet okullarnda yaanan sre eitim hizmetlerinin fiilen zelletirildiini gstermektedir (Keskin, 2003).

2.2. Ulusal Eitim Sisteminde Yeni Model: Ynetiim

Eitimde kamu hizmeti, ncelikle "eitimde katk pay" uygulamasyla; zel sermaye kesimlerinin dorudan okul iletmeciliine girmek zere desteklenmesiyle; eitim hizmetlerinin kantin, tama, temizlik ileri, ders kitaplar salama gibi temel destek alanlarnda ticariletirilmesiyle devletin belirlenim alanndan karak piyasa sistemine almtr. Nitekim iktidardaki AKP hkmet program da, eitimin her

83

alannda zel teebbsn destekleneceini ve zel teebbsn eitimdeki paynn arttrlacan kendisine hedef olarak belirlemitir. 3 Kasm 2002 tarihli Acil Eylem Plan aklanmasnn ertesinde dnemin Milli Eitim Bakan da, hazrlamaya giritii Yksek retim Yasa Tasarsn kamuoyuna "geleneksel ynetme anlay yerine ynetiim ilkelerini benimseyen" bir yaklama uygun hareket ettiklerini aklamtr ki; hkmetin ynetiime bak bu noktada eitim politikalarn analiz etme asndan byk nem tamaktadr (Gler, 2003). Bununla birlikte ynetiimin brokrasi + zel sektr + STK formlne dayanan karar yaps, Dnya Bankas kredileriyle yrtlen 1990 "Milli Eitimi Gelitirme Projesi", 1998 ve 2002 Temel Eitim Projeleri", ile birlikte okullarda uygulamaya geirilmeye allmaktadr. Eitim sisteminde okullar irkete, rencileri ve velileri mteriye dntrmeye alan bu ynetiim forml; temel olarak son yllarda eitli dzenlemelerin uygulamaya geirilmesiyle yaygnlamaktadr. Bunlar, Eitim Blgesi ve Kurullar Ynergesi ile Toplam Kalite Ynetimi ve Mfredat Laboratuar Okullar Ynetmelii (Eitimsen, 2003; Keskin, 2003; Gler, 2003; 2003c) ile Milli Eitim Temel Kanununun 16. maddesinde deiiklik ngren 5.7.2004 tarihli Milli Eitim Temel Kanununda Deiiklik Yaplmas Hakknda Kanun Tasarsdr.

a) Eitim Blgesi ve Kurullar Ynergesi

Eitim sisteminde demokrasi ve katlmcln salanmas gerekeleri ile tanmlanan Eitim Blgesi ve Kurullar Ynergesi ile Trkiye genelinde altyapnn, ara-gerecin, personelin, sosyal tesislerin ve okullarn dier olanaklarnn ortak kullanm iin 1.516 eitim blgesi oluturulmutur. Okullarda oluturulan okul renci kurullar ile renciler, okul zmre bakanlar kurulu ile retmenler eitim blgesi danma kurulu ile de mahalle muhtarlar ve sivil toplum kurulularnn temsilcileri eitim ile ilgili kararlarda sz sahibi olmulardr. Okul ierisinde oluturulan bu kurul yaplanmas ile okul, yerel ynetim, zel sektr ve STK ibirliinin salanmas, eitimde demokrasi ve katlmclk anlaynn yaygnlamas, okul ve evre btnlemesi, ynetimde daha az merkezi daha ok

84

yerel inisiyatif ve eitimde kalitenin arttrlmas hedeflenmektedir (Eitimsen, 2003; Keskin, 2003).

b) Toplam Kalite Ynetimi ve Mfredat Laboratuar Okullar Ynetmelii

Milli Eitim Bakanlndaki Toplam Kalite Ynetimi(TKY) uygulamalar Dnya Bankas destekli Milli Eitimi Gelitirme Projesi (MGEP) kapsamnda 1990 ylnda balamtr. Sz konusu uygulamayla Toplam Kalite Ynetiminde yer alan, i mteri kavram retmen ve rencilere, d mteri kavram da velilere gndermekte yapmakta; kullanlan mteri terimiyle de TKY anlaynn nasl bir mantk ierdii ortaya kmaktadr. Okullar tamamen ticarethane ve kr getiren yerler, retmeni bir sat eleman ya da pazarlamac, renciyi hizmet alan bir mteri, veliyi de bunun finansr olarak gren bu anlay; iin mali ykn tamamyla velinin stne ykma niyeti tamaktadr. Bununla beraber eitimde toplam kalite uygulamalar okullarn birer irket gibi davranmasn salayacak davran kurallarn da yaygnlatrmaktadr (Eitimsen, 2003; Keskin, 2003). Eitim sisteminin bir btn olarak kamu hizmeti olmaktan karlarak meta haline getirilmeye allmasnn uygulamadaki dier karl; eitim sisteminin yeniden yaplanma projesi olarak grlen MGEP kapsamndaki 7 corafi blgeden seilen 208 Mfredat Laboratuar Okulu(MLO)nun kurulmasdr. MLOlar gelitirilen yeni eitim programlarnn ve yeni ynetim yaklamlarnn sistemin geneline yaygnlatrlmadan denenecei ve teknolojik gelimelerin eitime yanstlaca pilot uygulama okullar olarak dnlmtr. TKY uygulamasnn altyapsn oluturan MLOlarda Okul Geliim Modeli (OGM) olarak adlandrlan bir yntem yaama geirilmitir. Bu modelin dikkat eken basamaklar okullarda Okul Geliim Ynetim Ekibi (OGYE)nin kurulmas ile okullarda stratejik planlamaya geilmesidir. OGYEler okul toplumunu oluturan birimlerin btnn temsil edecek ekilde demokratik bir seimle kurulmakta ve bu dorultuda sanayi/ticaret odalar temsilcileri de bu ekiplere alnmaktadr ( Eitimsen, 2003; Keskin, 2003). MLOnn, tm lkeye yaygnlatrlmasnda drt farkl yntem izlenmitir:

85

a) Her okulda karar srecini yrenin sermaye temsilcilerine aan Okul Geliimi Ynetim Ekipleri (OGYE) kurumlamas. b) Eitim blgelerine ayrlarak blge ynetimlerinde karar yapsn yine sermaye temsilcilerine aan Blge Danma Kurullar kurulmas. c) retmenlerin istihdamn okul tanml olmaktan karan ve szlemeli istihdam sisteminin bir tr "zemin etd" olan norm-kadro uygulamas. d) Her okul ve her eitim blgesinde temel amalar ile grevleri piyasa ilikilerine gre tanmlamay zorunlu hale getiren toplam kalite ynetimi uygulamas (Eitimsen, 2003). Sz konusu kurullar okul idaresi, veliler ve retmenlerin yan sra, TOBB vb. iveren temsilcileri, (eer bunlar yoksa) yrenin ileri gelen zenginleri oluturmaktadr. Glere gre uygulamada okul mdrlerinin bu temsilcileri armaya istekli olduu grlmekte ve okulun acil ihtiyalar iin maddi destek almay umut etmektedirler; buna karlk sz edilen iveren temsilcileri bu beklentilerin farknda olduklarndan bu kurullara katlmaya pek istekli deildirler. Ancak bu bize zg komik durum, eitim hizmetleri dahil, ok sayda kamu hizmetinin kresel serbest ticarete almasyla beraber nmzdeki yllarda ulustesi okul iletmecilerinin kar alanlar haline gelecek ve ynetiim, tm ciddiyetiyle o zaman karmza dikilecektir (Gler, 2003c).

c) Milli Eitim Temel Kanununda Deiiklik Yaplmas Hakknda Kanun Tasars

Milli Eitim Temel Kanununun 16. maddesinde deiiklik ngren 5.7.2004 tarihli Milli Eitim Temel Kanununda Deiiklik Yaplmas Hakknda Kanun Tasarsnn yasalamas ile eitimde iyi ynetiim (amurcu, 2005: 64-70) modelinin hayata gemesi asndan ilgin bir rnek oluturmaktadr. Sz konusu yasayla, okul aile birliklerinin, okullarn eitim ve retim hizmetlerine etkinlik ve verimlilik kazandrmak, okullarn ve maddi imkanlardan yoksun rencilerin zorunlu ihtiyalarn karlamak zere; ayni ve nakdi balar kabul edebilir, maddi katk salamak amacyla sosyal ve kltrel etkinlikler ve kampanyalar

86

dzenleyebilir, okullarn bnyesinde bulunan kantin, ak alan, salon ve benzeri yerleri ilettirebilir ve veya iletebilirler. (TBMM, 2006) hkm getirilmitir. TBMMye sunulan kanun tasarsnn genel gerekesini ise; eitim teknolojisindeki hzl deiim, maliyetlerdeki art, eitimin sadece genel bte imkanlaryla yrtmenin mmkn olmamas, mevcut eitimin birey ve toplumun beklentilerini karlayamamas ve okullarn devletin salad katk dnda kaynaa ihtiya duymalar vb. oluturmaktadr. Durumu zetlemek gerekirse; sz konusu deiiklikle okul aile birlikleri, okullarda ba toplamaya yetkili klnrken ba yasalamaktadr (Yldrm, 2006). Okullarda okul aile birliklerinin karar alma srecine, okul ynetimine dahil edilmeleri ve katlmn zendirilmesi syleminin aslnda eitimin ticariletirilmesini gizleyen ynetiim ideolojisinin bir uzants olduu net bir gzkmektedir. Aslnda tm bu giriimler, hkmetin Acil Eylem Plan'nda tm felsefesi ve aralaryla benimsenmitir. Dier bir deile benimsenen, IMF ve Dnya Bankas'nn "ynetiim devleti" hedefidir. Ynetiim, kamu iktidarn ve karar mekanizmasn irketler ve sermaye tabanl Sivil Toplum Kurulular (TS AD, TOBB, KV ve dier sermaye rgtleri) ile paylama formldr. 21.yzyln devlet modelini izen ve siyasal iktidar brokrasi-zel sektr-STK ortaklnda btnyle sermayeye terk eden ynetiim forml; Okul Gelitirme Ynetimi Ekibi (OGYE), Eitim Blgesi Kurullar ve Yeni Okul Aile Birlikleri Yasas gibi uygulamalarla eitim sistemini de sermayenin emrine verme abas iindedir (Gler, 2003c; Eitimsen, 2006).

2.3. Eitimde Ynetiimi Kurumsallatrma Adm: KYTK

Trkiyede 1980den bu yana uygulanan yeni sa proje ve uluslararas kurulular araclyla ilerleyen kamusal eitim hizmetlerindeki dnmn son aamasn Kamu Ynetimi Temel Kanunu (KYTK) Tasla oluturmaktadr. Taslaa gre, kamu ynetimi asndan kanlmaz bir gereklilik olarak sunulan bu deiimi ortaya karan temel unsurlar zel sektrn rekabeti yaps ve kaydettii ilerlemeler ile sivil toplumun

87

geliimidir. Bu iki temel unsurun geliimi kreselleme ve bilgi toplumuna gei artlar ile birlikte dnldnde ynetiimci devlet modeli erevesinde zelletirme ve yerelleme desteklenmesi gereken eilimler olarak ortaya kmaktadr. Bu balamda kamu ynetiminin, hizmet sunduu evresine kar daha duyarl olmas, piyasa aktrlerinden daha ok yararlanmas ve sivil toplumla etkileim iinde olmas devletin temel grevi olarak gndeme gelmektedir (Gler, 2003b; Keskin, 2003). Sz konusu tasarda Milli Eitim ile ilgili maddeler son anda yaplan bir deiiklikle bu kapsamdan karlmtr. erii yeniden ele alnan tasar 15/07/2004 tarihinde TBMMnce kabul edilmesine ramen, 03/08/2004 tarihinde Cumhurbakan tarafndan bir kez daha grlmek zere tekrar Meclise geri gnderilmitir. Bu noktada hkmet tasary askya alm; ve para para yasalatrma yolunu semitir. Ancak GATS szlemesinde yer alan "stand still" ilkesi gerei bir hizmetin ticariletirilmesi iin taahhde bulunmusanz vazgemeniz mmkn deildir (Ylmaz, 2003). Bu noktada eitim hizmetlerinin yerellere devri, lkemizdeki kimi politik nedenlerle kapsam dna karlm olsa da deiik adlar ve yasalar altnda tekrar gndeme gelmesi kanlmazdr. Tasarlanan deiim modeli birbirine bal ayak zerinde ykselmektedir: Yerelleme-sivil toplumu glendirme-zelletirme. Piyasaya ncelik tanyan ve mmkn olduu lde piyasa aralarn kullanan bir kamu ynetimi yaratlmak istenmektedir. Taslak kamu hizmet alanlar ile ilgili olarak toplumun ihtiyalarn deil, bireylerin taleplerini ne karmaktadr. Taslakta kamu ynetimi alan btnyle piyasa deerleri zerine kurulmaktadr Taslak anayasal dzen gereince devletin grev alanna giren ve bu nedenle merkezi ynetim tarafndan yrtlen eitim hizmetini devletin grev alanndan karmakta ve merkezi ynetime yalnzca mfredat belirleme ve gelitirme iini brakmaktadr. Btn eitim kurumlar; kaynak, tanr-tanmaz mallar ve personeliyle birlikte bir yerel ynetim birimi olan il zel idarelerine devredilmektedir. Eitimde yeniden yaplanma ad altnda hayata geirilecek bu uygulamalarn genel olarak iki temel amac bulunmaktadr: Eitim birliinin ortadan kaldrlmas ve krl eitim

88

iletmecilii. Eitim sistemi asndan bu deiim srecinin yerellemeparalanmazelletirme dorultusunda ilerleyecei grnmektedir (Keskin, 2003). Taslan 7.maddesine gre, Milli eitimde eitim ve retim birliini salama, mfredat belirleme ve gelitirme grev ve hizmetleri merkezi ynetim tarafndan yrtlecektir. Taslan getirdii deiiklik ile eitim hizmeti merkezi ynetimden koparlarak yerelletirilmekte ve tek tek her ilin zel idaresi sz konusu hizmet alannda genel yetkili klnmaktadr. Taslak, retmenliin devletin eitim ile ilgili grevlerini zerine alan bir meslek olma durumuna, retmenin de bu anlamda devletin temsilcisi olarak grev yapmasna son vermektedir. Milli Eitim Bakanl tara tekilatnn personeli kadrolar ile birlikte il zel idarelerine devredilerek devletin retmeni yerel idarenin retmenine dntrlmekte ve merkezi ynetim ile tm balar koparlmaktadr. Taslakta istihdamn temeli szlemelilik zerine kurulmaktadr. Milli Eitim Bakanlnn grevleri zel idareye devredildiinde retmenler szlemeli altrlabileceklerdir. Szlemeli istihdamda ie alma ve iten karma il zel Bu durum kamusal eitim hizmetinin gelecei idarelerinin yetkisinde olacaktr.

asndan son derece nemli sorunlar yaratacaktr. Bu anlamda tasar bir taraftan hizmeti yerelletirerek bir taraftan da memurluk mesleini zerek hizmetin kamusal niteliine son vermektedir. Kamu Ynetimi Temel Kanunu Tasla genel olarak; eitim kurumlarnn devletin basks altnda olduu ve eitimde rekabet, eitlilik, farkllk ve bireylerin ihtiya duyduklar trden okullarn olumasn imkanszlatrd ynndeki eletirilere bir cevap nitelii tamaktadr. Sz konusu taslan ngrd deiim, eitim sisteminin paralanmas (paralln hakim olmas) ve devletin gzetim ve denetiminin dna karlmas; dier bir deile yerelletirme unsurlarn tamaktadr. Bu erevede taslaa gre Milli Eitim Bakanlnn yerel dzeyde tekilat kurmas, dorudan ihale ve harcama yapmas yasaklanmaktadr. Bu dorultuda her blge kendi kaynaklaryla idare etmeye alacak (Eitim Blgesi ve Kurullar Ynergesi tam anlamyla ilerlik kazanmas) ya da kendine kaynak yaratmak amacyla zgn yntemler bulacaktr. Kaynak araylar il zel idarelerini yerel glerle, vakflarla, siyasi partilerin il-ile tekilatlaryla ve eitli oluumlarla yaknlatracaktr. Bylece devletin eitimin

89

finansmanndan ekilmesi ve bu sorumluluunu yerel ynetimlere brakmas; ayn zamanda eitim sistemini gemite olduu gibi eitli glerin denetimine terk edecektir. Nitekim genel gerekede yeni ynetim anlaynn sivil toplum kurulularna geni bir alan tand ve gelimi lkelerde baz kamu hizmetlerinin bu rgtlere devredildii belirtilmekte; bylece taslan genel mantna uygun olarak eitim hizmetinin STK ats altnda yer alan eitli oluumlara devredilmesi nnde hibir engel kalmamaktadr (Gler, 2003c; Keskin, 2003). Taslan ngrd eitimde yerellemeyle birlikte ortaya kacak olan en temel problemlerden biri, blgeler arasndaki eitsizlikleri daha da arttracak olmasdr. zellikle mali gleri birbirinden byk farkllklar gsteren yerel ynetimler salayacaklar olanaklar asndan; eitim dzeyinin niteliinde farkllklar oluacaktr. Bylece toplumsal kesimlerin eitim hizmetinden daha fazla ya da daha az yararlanmasna neden olurken verili eitsizlik daha da katlanacaktr (Aksu, 2003) Bu yerelletirme amacnn yan sra taslak, asl olarak hizmetlerin

zelletirilmesine odakldr. Merkezi ynetimden yerel ynetimlere devredilmi grevlerin en ksa zamanda zel sektre aktarmn hedeflemektedir. Balca kamu grevlerini yerel ynetimlere brakan ve bunlarn grev alann merkezi ynetimin her trl mdahalesinden zenle uzak tutan taslakta, hem merkezi hem yerel ynetimler yrtmekle ykml olduklar hizmetleri zel sektre devretme bakmndan tam yetkili saylmlardr. Taslan 11.maddesinde de belirtildii zere, kamu ihtiyalarn karlamak zere yerine getirilecek hizmetlerin merkezi idareden mahalli idarelere devrinin tek bana yeterli olmad durumlarda; kamu hizmetlerinin daha etkili, verimli ve hzl yrtlebilmesi iin bazlarnn zel sektre ve sivil toplum rgtlerine grdrlmesi ngrlmektedir. Bu durumda il zel idareleri de eitim hizmetlerini dorudan kendi personeli ve rgtleri eliyle deil, zel sektre devir yoluyla grdrebileceklerdir (Keskin, 2003). zetle, 1980 sonrasnda eitimde reform, byk tartmalar beraberinde getiren zelletirme zerinde temelleniyordu. Ancak gnmzde zelletirme, ad gemeden eitimde demokratikleme, kalite, yerelleme ve ynetiim sylemleri altnda

90

uygulamaya geirilmek istenmektedir. Bu noktada ynetiim syleminin zerindeki perdenin kaldrlmas ve amalad iktidar modeliyle bu modelin eitimde ngrd yeni yapnn, etraflca deerlendirilmesi gerekmektedir.

2.4. Neoliberal Eitim Politikalar ve niversiteler

Daha ncede belirtildii zere neoliberal kreselleme srecinde niversitelerin yeniden yaplanmas zellikle sermaye kesiminin (TS AD vb. kurumlar) olduka fazla ilgisini ekmektedir. Sz konusu kurumlar ve programlar Trkiyede sermaye ve niversitenin iliki biimlerini gzler nne sermekte ve bilginin ve eitimin ieriinde de byk bir deiimi ngrmektedir. Bu deiimin ynn ise neoliberal eitim politikalar belirlemektedir. Bu erevede sz konusu politikalarn niversiteler asndan gerekletirdikleri etkileri ana unsur zerinden gzlemleyebilmekteyiz: Bunlardan birincisi paral eitimin ortaya kmas; ikincisi niversite-sanayi ibirlii programlarnn hayata gemesi ve ncs ise dier iki unsura bal olarak ortaya kan giriimci niversite modelidir. lk olarak eitimin paral olmas ynndeki nermelerin temelinde yatan ise faydalanan der mantdr. Buna gre eitim bireysel olanla toplumsal olann kesitii bir alan olarak deil; tamamen bireysel bir olgu olarak tanmlanmaktadr. Eitimin bireysel bir olgu olarak tanmlanmas ile, bireyin gelecekte kazanaca fayda deerlendirilmekte ve bu erevede kiinin salayaca bu zel faydann da bir bedeli olmas gerektii ifade edilmektedir (Ercan, 1998). Eitim insana (beeri sermaye) yaplan en mhim yatrm olarak deerlendirilmekte ve eer birisi iyi bir eitim grp bunun sonucunda ilerde maddi kazancn arttracaksa bunun maliyeti de gene o birey tarafndan denmelidir denmektedir. Buna gre eitim, kiisel getirisi nedeniyle yar kamusal bir hizmettir ki hi kukusuz byle bir bak asndan eitim elbette paral olacaktr; nk eitim de bir maldr ve piyasada tketicilere sunulmaktadr (Aka vd., 2001: 63).

91

Eitimin paral olmas ynndeki dier bir vurgu ise, finansmannn kamu kaynaklarnca yapld srece, eitsizlikler retecei vurgusudur. Dier bir deile, piyasa kaynaklarn etkin dalmnda en rasyonel mekanizmadr varsaymndan yola karak eitim hizmetinin sunumu piyasaya devredilmelidir. Bylece hizmetin sunumunda oluacak rekabet ortam eitlilii, kaliteyi ve hizmetin genel olarak arz miktarn artracaktr. Bu noktada sermaye, devletin ya piyasadan tmyle ekilmesini, bunun mmkn olmad koullarda ise hi deilse kendisinin desteklenmesini talep etmektedir. Dier bir deile kamu harcamalarnn kslmasn isteyenler zel okullarn devlete tevik edilmesini savunmaktadrlar. Bir yanyla eitimin bir kamu hizmeti olma nitelii tahrip edilirken dier yandan da bir kamu hizmeti ifa edildii gerekesiyle zel okullar iin devlet destei talep edilebilmektedir. Eitim sektrne girenler, devletten kendi maliyetlerini drmesini; arsa tahsisi, tevik kredileri, yatrm indirimleri, vergi muafiyetleri, kamu kayna aktarlmas vb. yollarla talep etmektedirler (Aka vd., 2001: 64-65). TS AD raporunda eitim faaliyetinin yrtlmesinin piyasa mekanizmalarna dahil edilmesi savunulurken zellikle yksekretimden zaten toplumun varlkl kesimlerinin istifade ettii, bu durumda da sz konusu etkinliin kamusal kaynaklarla finanse edilmesinin toplumsal bir adaletsizlik yaratt iddia edilmektedir. Buna gre alt gelir gruplar zaten niversiteye gidememektedir ve ulaamadklar bir hizmeti vergileri yoluyla finanse etmektedirler. Ancak vergi sisteminde var olan bir problemin zm olarak paral eitimin nerilmesi, bir yanl dier bir yanlla telafi etmeye almak olacaktr (Soysren vd., 2003: 74-75). Raporun bir dier iddias ise cretsiz verilen hizmetlerin kymetinin bilinmeyecei gerekesidir (TS ADdan aktaran Aka vd, 2001). Buradan da; parayla llemeyen, karl denmeyen hibir eyin deerli olamayaca gibi bir sonu kmaktadr (Aka vd., 2001: 64). Eitimin paral olmas ynndeki bir dier vurgu ise eitimin piyasa ilikileri iersinde tanmlanarak metalatrma srecinin sonucunda ortaya kmaktadr (Soysren vd. 2003). Bilgi ve bilginin retimi ve aktarm faaliyeti olarak eitim alnr satlr bir mal; karlnda bir cret denmesi gereken bir metaya dnnce, eitim ticari bir faaliyet halini almaktadr. Bilginin herhangi bir metann retimi ve tketimi

92

dngsnden farksz hale gelmesiyle; deiik alm glerine uygun trleri bilgi trleri olacaktr. Dolaysyla bu durumda niversitelerin bir yanda pahal ve nitelikli (elit niversiteler), dier yanda ise ucuz ve niteliksiz niversiteler (kitle niversiteleri) olmak zere ikiye ayrlmalar doal karlanacaktr. Kapitalist bir toplumsal formasyonda nasl sermaye gitgide daha az sayda elde toplanyorsa, elit kitlesel niversite ayrmnn ngrd de bilginin gitgide daha az sayda insann tekeline girmesidir (Ercan, 2006a; Soysren vd., 2003; Aka vd., 2001). Neoliberal politikalarn ve yeni sa projenin niversitelerin ve yksek retimin yeniden yaplandrlma srecine ikinci etkisi; kendini en iyi niversite-sanayi ibirlii mantnda ifa etmektedir. Bilgi retimi ile ekonomi arasndaki ilikinin dorudan hale gelmesiyle niversiteler, bilimsel aratrma ve projelerini bir meta olarak piyasaya sunar hale gelmilerdir. Sermaye asndan bakldnda bu ibirlii, kresel kapitalizmde sermaye birikim sreci iin gerekli ar krn kayna haline gelen teknolojik yenilenmenin ve onun bir gerei olan aratrma ve gelitirme faaliyetlerinin yksek maliyetini kamu finansmanndan faydalanan niversiteler zerinden topluma yayma anlamna gelmektedir. Bylece sanayi-niversite ibirlii program kapsamnda niversitelerdeki altyap ve insan gc sermayenin hizmetine koulacak, niversitelerdeki asistan ve renci emei tercihen bedava, olmad ok ucuza kullanlm olacak ve bunun sonucunda sermayenin belirli kesimleri nemli bir mali klfetten kurtulmu olacaktr. Zaten kt olan kaynaklar neoliberal kamu harcamalarnn kstlanmas politikalaryla iyice yetersiz hale gelen niversiteler de, aratrma faaliyetlerini yrtmek iin ihtiya duyduklar ancak devletten/kamudan alamadklar mali kaynaklar sermayeden elde etme amacyla bylesi bir ibirlii programn meru klmaya almaktadrlar (Aka vd., 2001: 60). te yandan kapitalist piyasa ekonomisinin ve son yirmi yldr piyasay mutlaklatrmak zere uygulamaya konan neoliberalizmin faydalanan der iar niversiteler tarafndan da kullanlmakta ve eer niversitelerdeki aratrma faaliyetlerinden sermaye kesimleri de faydalanyorsa onlar da bunun maliyetine katlmaldrlar denilerek bu ibirlii program meru klnmaya allmaktadr. Bununla birlikte piyasayla, firmalarla kurulan bu tarz ilikiler retilen bilginin

93

toplumsal niteliinin sorunlu hale getirmektedir (Chomskyden aktaran Aka vd., 2001). Bu erevede bilginin kamusal nitelii tahrip edilmekte, bilgi bireysel/firmasal bir mal haline gelmektedir. te yandan firmalarn bu tarz ilikiler erevesinde yaplan akademik aratrmalara mdahale etmesi ve sonular etkileyebilmesi de ayr bir sorun olarak gzkmektedir. Bununla birlikte verimlilik, performans, ie yararllk gibi kstaslarn hakim klnd bir ortamda bilim ile teknoloji yer deitirmekte ve bilim teknolojiye indirgenmektedir. Bilisel her nermenin tek lt mmkn olan en yksek etkinlii elde edebilmek olunca bilimsel etkinlik yerini tekno-bilime brakmakta; bilim, sanayinin ve tekniin ihtiyalarna cevap veren bir retim girdisine dnmektedir (Aka vd., 2001, 61). Tm bu gelimelerin doal bir sonucu olarak da niversitelerde verimliliin daha yksek olduu belirtilen blmlere kaynak aktarlrken (tp, mhendislik vb.) dk olduu belirtilen sosyal bilimler ve kltrel alanlarda alma yapan blmlere daha az kaynak ayrlmaktadr. u halde niversite-sanayi ibirlii olarak formle dilen giriim temel ve sosyal bilimleri marjinalize ederken genel olarak da bilimsel faaliyetleri kar ynelimli teknolojiye endeksli bir girdiye indirgeyecektir (zbudun ve Demirer 2003 11). te yanda niversitelerin, zgrce kendisinin belirledii dorultuda sistematik bilgi retme ve retilen bilgilerin hem rencilerle birlikte retme hem de rencilere aktarma ilevi; sanayi adna sermayenin bireysel karlarna balanmakta ve niversiteyi bir firmaya dntrmektedir (Ercan, 2006a; 2006b). Neoliberal eitim politikalarnn niversiteler zelinde etkili hale geldii nc nokta giriimci niversitedir. Giriimci niversitenin gerekesi olarak kaynak sknts gsterilmektedir. Devletin ekonomiden elini ekmesi sylemi erevesinde eitime ayrlan kaynaklar kslmakta ve niversitelere kendi kaynaklarn kendilerinin bulmas dayatlmaktadr. Bunun sonucunda da piyasada bir aktr olarak tanmlanan niversite ortaya kmakta ve niversitelerin kendi iinde gereince yaplanm irketler btnnn ulusal ve uluslararas anlamda yapacaklar faaliyetler sorunun zm olarak gsterilmektedir. Bu erevede hareket eden niversitede verilen eitim ve en genel anlamyla bilimsel faaliyetler meta durumundadr. Giriimci niversite meta

94

rettii iin retici sermaye; rettii metalar piyasada paraya dntrmek zorunda olduu iin de ticari sermaye kategorisinde deerlendirilebilir (Soysren vd., 2003: 75). te yandan niversitelerin piyasa srecine eklemlenme sreci ayn zamanda niversitelerin zerk olmas ynnde bir istei gndeme getirmitir. Kukusuz bu durum niversitenin, bilimsel bilgi retimde eletirel olma ve zgr olma adna zerklik istei olmad gibi brokratik engellere taklmadan giriimde bulunma gc ve zerklii talebidir. Bu erevede son zamanlardaki Milli Eitim Bakanl ile YK arasndaki gerilimin nedeni; sermaye ile kurulacak iliki biimlerine dair oluan gr farkllklarndan ve YKn brokratik yapsndan kaynaklanmaktadr. Tartmann znde ise niversitelerin kendi irketlerini kurmalarna olanak verecek ve sermayeye organik ballklarn arttracak dzenlemelerin hangi vizyonla yrtlecei kavgas vardr (Alpkaya vd., 1999; Eitimsen, 2003). Sanayi(sermaye)-niversite ibirliinin nemli bir tezahr, bizatihi

niversitelerin kendilerinin firmalamasyla sonulanan ve mali kaynak salayan sermaye kesimlerine teknolojik aratrma ve rn gelitirme hizmeti sunan teknoparklar ve aratrma projeleridir. Bu teknoparklar ve aratrma projeleri sayesinde, TS AD raporundaki ifadeyle niversitelerdeki bilimsel gelimelerin ticari uygulamaya dnmnn salanmas planlanmaktadr. niversitenin mal ve hizmet sunan bir iletme olarak grld bu anlay, Yksek retim Kanunu ile Baz Kanun ve Kanun Hkmnde Kararnamelerde Deiiklik Yaplmasna Dair Kanun Tasarsndaki iletme hesabn ngren maddeyle resmen tescil edilmektedir. Sz konusu iletme hesab, rencilerin katk paylarn, niversitenin kendi kaynaklarn deerlendirerek retecei hizmet ve mallardan elde edilecek gelirleri, niversiteye ait veya tahsis edilmi tanr ve tanmaz mallarn kiralanmas, idaresi, iletmesi ve satlmasndan elde edilecek gelirleri iererek niversitelerin sahip olduu her trl varl (eitim, igc, retilen bilgi, tanr ve tanmaz mallar) bir mal olarak pazarlama kapsn sonuna kadar amaktadr. Dolaysyla niversiteler darya sunduklar mal ve hizmetlerden rencilerine verdikleri eitime kadar her eyi, ayn piyasada yer alan bir irket gibi rekabet edebilme, maliyetleri drme, krn azamiletirme gibi kstaslarla ele alan kapitalist iletmelere dnmektedirler. Bu da toplumu piyasa olarak kurgulayan

95

neoliberal ideoloji ve politikalarn her trl kamusall tahrip eden anlaynn bir uzantsdr (Ercan, 2006a; Aka vd., 2001). niversite reformu olarak ortaya kan Yksek retim Kanunu ile Baz Kanun ve Kanun Hkmnde Kararnamelerde Deiiklik Yaplmasna Dair Kanun Tasars aslnda TS AD raporunun hayata geirilmesi yolundaki en nemli admdr. Sz konusu tasar eitimin yksek harlar yoluyla piyasada alnr-satlr bir mal haline getirilmesi, sermayenin ihtiyalar dorultusunda niversite-sanayi ibirliinin alenen tesis edilmesi gibi nemli yapsal deiikliklere ynelik dzenlemeler iermektedir. Sz konusu yasa tasarsnn niversiteler zerindeki olas etkilerini Ercan u ekilde ifade etmektedir: 1. Yeni dzenlenme eitimi piyasa srecinin etkilerine at lde, eitim bireylerin ekonomik donanmlar dolaynda tanmlanan bir gereklik olacaktr. Bu eitim hakknn ortadan kalkmasna yol at lde, toplumsal adalet ve eitlik ilkelerinin zedelenmesi anlamna gelecektir. Dier yandan renci katk payn demeyen ya da deme srasnda baz sorunlar aa kan rencilerin kaytlarnn silinmesi ynndeki vurgu ya da rencilerin katk pay kredisi borlarn tam anlamyla piyasa koullarnca demesi ynndeki vurgular, piyasann belirleyici olmas ynndeki genel eilimin yan sra, eitim hakknn ortadan kaldrlmasn iaret etmektedir. 2. letme hesab dolaynda rencilerin katk pay demeleri veya

demeyenlerin kredi borcu almalarna bal olarak iletme hesabnda bir vergi numaralar almalar, eitim etii dolaynda tanmlanan rencinin bir muhasebe kalemine dnmesine neden olmaktadr. 3. Her bir niversitenin kendi rencilerinin katk payn belirlemesi, niversiteler aras rekabet ve rekabete bal olarak niversitelerin elit ya da kitle niversitesi olmalarna yol aacak, bu hiyerarik konumlanma ise verili konumlarn gerek niversite gerekse niversite bileenleri asndan dengesizlikler ve belirsizliklerin artmasna neden olacaktr.

96

4. Taslak dier yandan ayn niversite iinde hem retim elemanlar arasnda hem de retim elemanlar ile idari personel arasndaki eitsizliklerin artmasna neden olacaktr. 5. Dier yandan rencilerin niversitelerde part-time almalarna ilikin dzenleme sadece rencilerin asli ilevleri olan renciliin etkin bir ekilde yerine getirilmesi yerine onlarn emeklerin kullanlmasna neden olmayacak, niversite iinde idari personelin azaltlmas ve taeronlama eilimlerinin artmas anlamna gelecektir. Yemekhaneden, ktphaneye, temizlikten basm ilerine kadar birok alandaki idari personelin maliyetleri azaltma adna azaltlmasna yol aaca gibi zellikle projelerde altrlacak renci, ya da asistanlarn bir baka anlamda nitelikli emek smrs ve btnlkl projenin getirisinden yararlanmamama gibi sonulara yol aacaktr. 6. Dier yandan kamu niversitelerinde eitim hizmetinin maliyetinin renciler iin artrlmas ayn zamanda kamu okullarn tercih eden rencilerin saysn azaltma ve dolaysyla zel sermayeye ait niversitelere ynelmelerine yol aacaktr. 7. niversitelerin akademik zgrlkleri finansal adan dorudan renci katk paylar ile niversitenin piyasadaki etkinliine balanmas ynndeki eilim, finansal kst dolaysyla piyasaya eklemlenme srecini hzlandraca gibi paral profesrlk-vari uygulamalar sermayenin niversite ii etkinliini ve bilimsel zerklii nemli lde olumsuz ynde etkileyecektir (Ercan, 2006a). Sonu olarak yeni yasa tasla sermayenin toplumsal lekteki artan belirleyiciliinin yksekretimde aa kn ifade etmektedir. Aslna baklrsa, niversitelerin yeniden yaplandrlmasnn zihni temelinde sermayenin kamusal fayday yeniden tarif etmesi yatmaktadr. Sermaye kendi karlarn mevcut kamusal anlay karsnda konumlandrarak, kendisinin kamusal faydann esas taycs olduunu iddia etmektedir. Aslnda TS AD raporunun tm zihni altyaps da brokratik yapl akademi oligarisine kar teknoloji reten ve bu retimi orannda saygnlk kazanan bir niversite trnden bir kartlk zerine oturmaktadr. Bylece toplumsal

97

sorumsuzlukla e tutulan brokratik anlayn karsna piyasa ile harmanlanm bir toplumsal fayda ve toplumsal ihtiyalar sylemi kartlmaktadr. Daha somut olarak da, TS AD, niversitenin ynetimine toplumu katmak adna, sanayici, iadam ve yneticilerin niversite idare heyetlerine alnmasn dier bir deile niversitenin ynetiim modeliyle yeniden yaplandrlmasn nermektedir. Ksacas toplum piyasaya, toplumsal aktrler sermaye aktrlerine, niversite de iletmeye dntrlmtr. Bu dnm (ki biz buna niversite ynetiimi diyebiliriz) kamusal faydann gerekletirilmesi olarak meru klnmaktadr

98

SONU

Kreselleme srecinin ideolojisini oluturan neoliberalizm, daha nce de deinildii zere, krizden k nerilerinin banda devletin kltlmesi ve ekonomiye mdahale etmekten vazgemesi gerektii yer almaktadr. inde bulunduumuz dnem itibariyle kresel kapitalizm koullarnda devletin kltlmesi; zelletirme, dereglasyon ve liberalizasyon uygulamalar ile sosyal devlet kurumlarnn giderek tasfiye edilmesiyle salanmaktadr. 1980li yllarda, neoliberal ideolojinin sunduu minimal devlet, optimal devlet sylemleri altnda gerekletirilen bu tasfiye srecinin perdelenmesi ve toplumsal alanda meruluk kazanmas noktasnda kamu iletmecilii yaklam, geleneksel brokratik yaplanmaya kar alan cephede, hantal, ilevsiz devlet rgtlenmesinin yerine irket mantnda ileyecek bir yaplanmay nererek ideolojik nermelerini bunun zerine ina etmektedir. 1990lara gelindiinde ise, beklentilerin aksine neoliberal ekonomi politikalar uygulandklar lkelerde ne ekonomik durgunluu ve finansal krizleri nleyebilmi, ne de istikrar, gelimeyi ve bymeyi gerekletirebilmitir. Dolaysyla, neoliberalizmin hem ekonomik alanda hem de toplumsal alanda meruiyet zemini sarslmtr. Bu srecin ortaya kard en nemli sylem, daha sonra yeni bir iktidar modeline dnecek olan ynetiimdir. Neoliberal tasfiyenin yerinden ettii kamusal ilevleri bakmndan btnyle geriye ekilen devlet yaplanmas, bu yeni iktidar tarz ile gerek toplumsal ilevleri ile ekonomik faaliyetleri gerekse de rgtlenme tarz ile yeniden yaplanmaktadr. Bu erevede ortaya yeni ilevlerle donatlan ve piyasalatrlan bir devlet modeli ortaya kmaktadr. Sz konusu devlet modeline gre, hizmetlerin verimliliinin ve kalitesinin arttrlp maliyetlerin drlebilmesi ve bylece hizmetten yararlananlarn tatmininin ykseltilmesi, dolaysyla kamu yararnn salanmas ancak devletin ekonomiye mdahalelerinin daraltlp piyasa mekanizmasnn geniletilmesiyle mmkndr. Bu erevede, kamu hizmetleri nitelik deitirmekte, kar amal faaliyetler olarak yeniden biimlendirilmekte ve fiyatlandrlmaktadr. Fiyatlandrma mekanizmas, kamu hizmetlerini sosyal bir hak olmaktan kartrken, vatanda kavramnn yerine

99

mteri kavramn geirmektedir. Nitekim, devletin yeniden yaplandrlarak kamu hizmeti retme kapasitesinin snrlanmas ve kamu hizmetlerinin sosyal niteliklerinin ortadan kaldrlmas sreci, esasen, vatandalara salanan sosyal haklarn kstlanmas anlamna gelmektedir. Neoliberalizm, gnmzde, btn katlm, effaflk ve demokrasi retoriine karn, sosyal haklar vatandalk haklarnn bir paras olmaktan kartarak, vatandalk haklarn snrlamakta ve demokrasiyi geriletmektedir. Neoliberalizmin bu eilimi, esasen, toplumun en geni kesimlerinin taleplerinin dlanmasna, siyasal sistemin toplumsal tabannn iyice daralmasna ve teknokrasi retorii eliinde otoriterlemesine yol aan yeni bir tekelleme dalgasndan kaynaklanmaktadr. Bu tekelleme dalgas, toplum yaam asndan byk nem tayan pek ok kamu hizmeti alannn yapsal reform ad altnda metalatrlmasna yol amakta, kamu hizmetlerinin metalatrlmas da blm ilikilerini toplumun geni kesimleri aleyhine deitirmektedir. Bununla birlikte neoliberalizmin eitimi, bireyin ekonomik donanm ve dahas sermayenin krllna indirgemesi eitimin gerek ilevlerinden uzaklamasna neden olmaktadr. Burada asl sorunlu olan yan, bireysel sermayenin yarar ile toplumsal olann yarar arasndaki ayrmdr. Bireysel sermayenin amac toplumsal olann en iyi konuma gelmesi, verili donanmn artmas deil; sadece kar olarak geri dnmesidir, Burada bireysel yarar ile toplumsal yarar arasnda muazzam bir aklk bulunmaktadr. Eitim sadece ve sadece piyasa sreci iinde elde edilen bir metaya dntnde, bu metay satn alma gc olan belirli bir kesimin kullanaca bir meta olacaktr. Dier yandan ise piyasa da retilen bir meta olarak eitimin, zorunlu olarak sadece piyasada getirisi olan snrl uzmanlk alanna skmas bilimlerin btnsel geliimi yerine, sadece piyasada daha fazla getirisi olan bilim dallarnn gelimesine yol aacaktr. zetle syleyecek olursak, sermayenin geliimi iin eitimin nemi byk olmakla birlikte bu nem toplumsal olann geliimi ile elikili bir durum arz etmekte, yani sermayenin geliimi asndan eitimin sermayeletirilmesi, birey ve toplumun geliimini birok adan olumsuz ynde etkileyecektir.

100

Uygulanan neoliberal eitim politikalaryla birlikte eitim bir hak olmaktan kmakta, alnp satlabilen bir meta haline dnmektedir. Hem gelir dalmnda meydana gelen bozulmalar hem de kamu harcamalarnn bu politikalarla birlikte azaltlmas eitim hakkna ift tarafl zarar vermektedir. Eitimin yalnzca paras olanlarn faydalanabilecei bir ayrcala dnmesine yol amaktadr. Bununla birlikte, eitimdeki bu ayrcalklar toplumda varolan eitsizliklerin artarak yeniden retilmesine yol amaktadr. Eitim, hibir ayrm gzetmeksizin tm insanlarn gelimelerini salayan en temel haktr, bu nedenle, herkesin nitelikli, kamusal eitim hakkndan yararlanabilmesi ancak kamusal hizmet anlay erevesinde gerekleebilir. Ancak Kamu Ynetim Temel Kanunu Taslana ilikin genel gerekede, kamu hizmetlerinin vatandalara devlet tarafndan verilmesinden deil, hizmetlerin bireyler tarafndan alnmasndan alabildii, sz edilmektedir. olmayann Bylelikle almaktan bir noktada 21.yzyl bir devletinde malna vatandalarn eitim grme hakk tarihe gmlmektedir. Eitim de paras olann paras vazgeebilecei piyasa dntrlmektedir. Bu noktada hepimizin kar, Keskin (2003)nin de belirttii gibi, ynetiim gibi KYTK gibi dzenlemelere kar kmak ve kamu hizmetlerini savunmaktan gemektedir. Eitim temel bir insan hakkdr ve her insan bu haktan eit bir ekilde yararlanmaldr.

101

KAYNAKA

Abacolu, N.(2005), Eitim Sorunsalnn nndeki Amaz: Kapitalizm, niversite ve Toplum, Eyll 2005, Cilt 5, Say 3. Aka, . vd. (2001), Ge Kapitalizm, Yeni Sa, Yeni niversite, Birikim, Say: 142143, ubat-Mart 2001, ss.57-70 Aksoy, A.. (2003), Yeni sa ve Devletin Deiimi, Trkiyede Kamu Ynetimi, B.Ayka, . Durgun, H. Yayman(der.), Yarg Yay, Ankara. Aksu, M.B. (2003), Kamu Ynetimi 1.Ulusal Kurultay, nn niversitesi, Malatya, 18-19 Aralk 2003. Aktan, C.C. (1994), Gerek Liberalizm Nedir?, T Yaynlar, zmir. Aktan, C.C. ( 1996 ), zaln Deiim Modeli ve Deiime Kar Direnen Glerin Tahlili, Trkiye Gnl, Say: 40, ss.16-31. Aktan, C.C. (2004), Yeni ktisat Okullar, Sekin, Ankara. Alpkaya, F.vd. (1999), Eitim Ne in? niversite Nasl? YK nereye?, topya ve ES Yay, 1999. Altunya, N. (1999), Eitim Hakk, 75 Ylda Eitim, Tarih Vakf, stanbul. Amin, S. (1999), Kreselleme anda Kapitalizm, Sarmal, stanbul. Ansal Hacer (1997), Bilim ve Emek Sreci, E.Akaln, H.Aydodu, R.Saracolu (haz.), Bilim, Bilim Politikas ve niversiteler, Balam, stanbul. Aydn, M.K. (1999), "Ulusal Kalknmaclktan Kresellemeye, Sakarya niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, ss.1-23. Aygl, C.(1998), Neoliberalizm ve Ynetiim, Toplum ve Bilim, Say:76, ss.231-256. Bakaya, F. (1986), Trkiye Ekonomisinde ki Bunalm Dnemi: Devletilikten 24 Ocak Kararlarna, Birlik, Ankara. Bakaya, F. (1997), Smrgecilik Emperyalizm Kreselleme, teki, Ankara.

102

Bayramolu, S. (2002), Kresellemenin Yeni Siyasal ktidar Modeli: Ynetiim, Praksis, 7, ss.85-117. Bayramolu, S. (2004), Ynetiim ve Demokrasi likisinde ktidar Sorunu; Ankara niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Kamu Ynetimi Ve Siyaset Bilimi Ana Bilim Dal Yaynlanmam Doktora Tezi, Ankara. Bora, T. (1997), Muhafazakarln Deiimi ve Trk Muhafazakarlnda Baz Yol zleri, Toplum ve Bilim, Say: 74, Ankara. Boratav, K. (2003), Trkiye ktisat Tarihi (1908-2002), mge, Ankara. Braudel, F. (2001), Uygarln Grameri, mge Yaynlar, stanbul. Chossudovsky, M. (1999), Yoksulluun Kresellemesi, ivi, stanbul. amurcu, K. (2005), AKP'nin Eitimle mtihan: Milli Eitimde ' yi Ynetiim' Dnemi, Birikim, Say: 192, Nisan-2005, ss. 64-70. avdar, T. (2003), ktisat Klavuzu, NK Yaynlar, stanbul. Dadelen, . (2004), Liberalizasyon, Uluslararas nsan Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say: 1, Ankara, ss. 2-66. Dubiel, H., (1998), Yeni Muhafazakarlk Nedir?, letiim, stanbul. Eitimsen, (2003), Kapitalizmin Yenilenmesi ve Eitim Politikalar (Eitimsen Teblii), Deiim Srecinde Kamu Hizmetleri ve Sendikal Politikalar Sempozyumu, KESK, 1-2 ubat 2003, Ankara. Ellwood, W. (2002), Kresellemeyi Anlama Klavuzu, Metis, stanbul. Ercan, F. (1996), Modernizm Kapitalizm ve Azgelimilik, Sarmal, stanbul. Ercan, F. (1997), Neo-liberalizm ve Yapsal Uyum Politikalarnn Eitim Hakk zerindeki Etkileri, Trk- Yll 1997, ss.47-73. Ercan, F. (1998), Eitim ve Kapitalizm Neoliberal Eitim Ekonomisinin Eletirisi, ES ve Bilim, stanbul.

103

Ercan Fuat (1999), Neo-Liberal Eitim Ekonomisi; Eletirel Bir ereve Denemesi Eitim: Ne in? niversite: Nasl YK: Nereye?, topya, Ankara. Ercan, F. (2003), Neo-liberal Orman Yasalarndan Kapitalizmin Kresel

Kurumsallama Srecine Gei, ktisat, Say: 437, stanbul. Ercan, F. (2006), Neoliberal Eitim Politikalarn Anatomisi in Alternatif Bir ereve, Eriim: http://fuatercan.wordpress.com/tag/makaleler/, (23.07.2006). Ercan, F. (2006a), Kurumsallaan Sermaye Egemenlii ve Yeni YK Yasa Tasla zerine, Eriim: http://fuatercan.wordpress.com/tag/makaleler/, (01.06.2006). Ercan, F. (2006b), Sermayenin geliimi Asndan Eitimin Piyasalamas, Bildiriler, MMO, Eriim: http://arsiv.mmo.org.tr/pdf/10333.pdf , (23.03.2006) Erdodu, S. (2005), Yeni Liberal Kreselleme Srecinde Esnek Kamu Personel Rejimi, Toplum ve Hekim, Ocak-ubat,Cilt 20, Say:1, ss.53-64. Friedman, M. (1988), Kapitalizm ve zgrlk, Altn Kitaplar, stanbul. Gouverneur, J. (1997), Kapitalist Ekonominin Temelleri, mge Yaynlar, Ankara. Gler, B.A. (1996), Yeni Sa ve Devletin Deiimi-Yapsal Uyarlama Politikalar, TODA E, Ankara. Gler, B.A. (2000), Devletin Yeniden Yaplandrlmas, Yerel Gndem, Say:9, Ankara. Gler, B.A. (2003), Ynetiim: Tm ktidar Sermayeye, Praksis, 9, ss.93-116. Gler, B.A. (2003a), kinci Dalga: Siyasal ve Ynetsel Liberalizasyon, Kamu Ynetimi Temel Kanunu, A.. SBF GETA Tartisma Metinleri, zel Say, No.59, Kasm. Gler, B.A. (2003b), Trkiyede Kamu Hizmetleri ve Yeniden Yaplandrma Politikalar, Deiim Srecinde Kamu Hizmetleri ve Sendikal Politikalar Sempozyumu: 1-2 ubat, KESK. Gler, B.A. (2003c), Devlette Reform, Mimarlk Dergisi, Mart-eki ayr bas, Ankara.

104

Gler, B.A. (2004), Kamu Ynetimi Temel Kanunu zerine, Hukuk ve AdaletEletirel Hukuk Dergisi (Nisan-Haziran 2004), Yl: 1, Say: 2. Gney, A. (2003), Ulusal Planlamadan Kresel Dzenlemeye Trkiyede Eitim Politikas, Eitim Aratrmalar, Say: 10, ss.7-14. Gven, N. (1998), Kreselleme ve Trkiye, BDS, stanbul. Gzelsar, S. (2003), Hizmetlerin Liberalizasyonu ve GATS, Kresel Piyasa Kskacndaki Eitim: Milli Eitim Bakanlnn Toplam Kalite Ynetimi Uygulamalar Sempozyumu, Eitim-Sen 2 Nolu ube, 5 Nisan 2003. Gzelsar, S. (2004), Kamu Ynetimi Disiplininde Yeni Kamu letmecilii ve Ynetiim Yaklamlar, Eds.: M. Kemal ktem ve Uur mrgnlen iinde, Kamu Ynetimi: Geliimi ve Gncel Sorunlar, maj, Ankara, ss. 85-137. Ikl, A. (2001), Yeni Dnya Dzeninde Emek-Sermaye elikisi, Cevat Geraya Armaan, Mlkiyeliler Birlii Yaynlar: 25, Ankara, ss.481-502. nsel, A. (2004), Neo-liberalizm: Hegemonyann Yeni Dili, letiim, stanbul. slamolu, H. (2002), IMF Kaynakl Kurumsal reformlar ve Ttn yasas, Birikim, Aralk 2002. Kalayc, . (2002), Eitimde zelletirme mi, zelleme mi, Eitim Aratrmalar, Austos 2002, Say: 8, Ankara. Karahanoullar, O. (2002), Kamu Hizmeti (Kavram ve Hukuksal Rejim), Turhan, Ankara. Kaya, A.R. (2002), Adn Koyalm: Tutmayan Hegemonya, Liberalizm, Devlet, Hegemonya, Der. Fuat Keyman, Everest, stanbul. Kazgan, G. (1995), Yeni Ekonomik Dzende Trkiyenin Yeri, Altn Kitaplar, stanbul. Keskin, N.E. ve Demirci A.G.(2003), Eitimde ry, K GEM zelletirme Deerlendirmeleri No: 1, Ankara.

105

Keskin, N. (2003), Eitimde Reform, Kamu Ynetimi 1.Ulusal Kurultay, nn niversitesi, 18-19 Aralk 2003, Malatya. Keyder, . (1996), Ulusal Kalknmacln flas, Metis, stanbul. Kzlelik, S. (2002), Kapitalizmin Diasporas Olarak Kreselleme, Eitim Aratrmalar, Say: 6, ss.12-34. Koray, M. (2001), Kreselleme Sreci ve Ulus-Devlet, Ekonomi, Siyaset Tartmalar, Kreselleme ve Ulus Devlet, Der. M. Koray, YT Stratejik Aratrmalar Merkezi Yayn, stanbul. Larbi, G.A. (1999), The New Public Management Approach and Crisis States, UNRISD Discussion Paper, No.112, September, Geneva: UNRISD. Miniba, T. (2003), Liberalleme Yolunda 80 Yl , ktisat, Say 440, stanbul. Miser, R. (2002), Kreselleen Dnyada Yetikin Eitimi, Ankara niversitesi Eitim Bilimleri Fakltesi Dergisi, Cilt: 35, Say: 1-2, ss.55-60. zbudun S. ve Demirer, T. (2003), niversitelere lm pc, zgr Dn, Say: 10, ubat 2003, ss. 8-13. zkazan, A. (1997), Refah Devletinden Yeni Saa Siyasal Dnmler, Mrekkep, Say:7, Ankara. zuurlu, M. (2006), niversite-Sanayi birlii Programnn Eletirisi, Eriim: ktidar Tarznda

http://www.metu.edu.tr/home/wwwoes/yaz3.html, (22.02.2006). Pamuk, . (2003), Karlatrmal Adan Trkiyede ktisadi Byme , ktisat zerine Yazlar Kresel Dzen: Birikim, Devlet ve Snflar, Korkut Boratava Armaan, s. 383-397. Peker, A.P. (1996), Dnya Bankas: Kalknmaclktan yi Ynetim Sylemine, Toplum ve Bilim, 69, s. 6-61. Selik, M. (1988), 100 Soruda ktisadi Doktrinler Tarihi, Gerek, stanbul. Soyak, Alkan (2003), Trkiyede ktisadi Planlama: DPTye htiya Var m?, Dou niversitesi Dergisi, Cilt 4, Say 2, Temmuz, s.167-182.

106

Soyak, Alkan (2004), Yapsal Uyum Programlar ve Yoksulluk likisi zerine Bir Deerlendirme, Bilim ve topya, Say.125, Kasm, s. 36-45. Soysren, . vd. (2003), Yeniden Yaplanma Srecinde niversitelerin Deien Rol ve Yksekretim Yasa Tasla, ktisat, Say: 437, ss. 73-83. Snmez, S. (1998), Dnya Ekonomisinde Dnm: Smrgecilikten

Kresellemeye, mge, Ankara. Subaat, T. (2004), Kreselleme ve Devletin Rol, 2. Blm, Kalknma ve Kreselleme, Dedeolu ve Subaat ed., Balam, stanbul. ahin, . (1997), Trkiyede Bilim ve Teknoloji Politikas 1963-1997: KurumlarBelgeler, Gebe, stanbul. aylan, G. (1995), Deiim Kreselleme ve Devletin Yeni levi, mge, Ankara. aylan, G. (1996), Globalleme zerine, Ulusal, Say 2, Ankara, ss.21-31. enalp, M. Grsan, vd. (2003) Kresel Ynetiim ve Sendikalar, Petrol- 2000-2003 Yll. (303-322) enel, A.(1982), lkel Topluluktan Uygar Topluma, A..Siyasal Bilimler Yay., Ankara. enses, F. (2003), Kresellemenin teki Yz: Yoksulluk, letiim, stanbul. enses, F. (2006), Neoliberal Kreselleme Kalknma in Bir Frsat m? Engel mi?, ERC Working Paper in Economic 04/09, August 2004, Ankara. Eriim: http://www.erc.metu.edu.tr (25.06.2006) Talas, C. (1980), Ekonomik Sistemler, S.Yay., Ankara. TBMM, (2006), Milli Eitim Temel Kanununda Deiiklik Yaplmas Hakknda Kanun, No: 5257, Kabul Tarihi: 11.11.2004, Eriim: http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5257.html, (03.04.2006). Tekeli, . ( 1984 ), Trkiye ve Dnyada Yaanan Ekonomik Bunalm, Yurt, Ankara. Tuhrow, L. (2001), Servet Yaratmak, Altn Kitaplar, stanbul. Timur T. (1996), Kreselleme ve Demokrasi Krizi, mge, Ankara.

107

Topal, A. (2002), Kreselleme Srecindeki Trkiyeyi Anlamaya Yarayan Bir Anahtar: Yeni Sa, Praksis, Say: 7, Ankara. lman, B. (2001), Uzun Srete Kreselleme: Bir Sihirli Kavram Tarihteki Yerine Koyma Denemesi, Kreselleme ve Ulus Devlet, , Der. M. Koray, YT Stratejik Aratrmalar Merkezi Yayn, stanbul. stner, Y. (2000), Kamu Ynetimi Kuram ve Kamu letmecilii Okulu, Amme daresi Dergisi, 33, (3), ss.15-31. Yeldan, E. (2001), Kreselleme Srecinde Trkiye Ekonomisi: Blm, Birikim ve Byme, letiim, stanbul. Yeldan, E. (2002), Neoliberal Kreselleme deolojisinin Kalknma Sylemi zerine Deerlendirmeler, Praksis, Say: 7, Ankara. Yldrm, D. (2006), Eitimde zelletirmenin Yeni Adm: Okullarda Ba Yasalat, Eriim: http://www.egitimsen.org.tr/index.php?yazi=269, (03.04.2006). Yldzolu, E. (1999) Kresel Kriz ve Dnm-Olanlar, Olaslklar ve Umutlar, Petrol- (1997-1999) Yll, stanbul. Ylmaz, G. (2003), Kamu Ynetimi 1.Ulusal Kurultay, nn niversitesi, Malatya, 18-19 Aralk 2003. Yrk, G. (2004), Kreselleme-Ulus Devlet Gerilimindeki Trkiye, Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi, Ege niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Genel Sosyoloji ve Metodoloji Ana Bilim Dal, zmir.

108

ZGEM 1974te zmirde dodum. Lisans eitimini Ege niversitesi Sosyoloji Blmnde tamamladm. Halen bir kamu kuruluunda almaktaym. Yksek lisans eitimimi ise, 2006 ylnda Ege niversitesi Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalnda tamamladm.

109

ZET

Kapitalizmin 1970lerde yaad yapsal krizin sonucu olarak ortaya kan kreselleme, iktisadi/siyasi/kltrel yap ve srelere damgasn vuran bir dnm ifade etmektedir. Kreselleme srecinin ideolojisini oluturan neoliberalizm ile yeni sa proje ise, sosyal devlet anlaynn terk edilmesine yol amaktadr.

Trkiyede 1980 sonrasnda uygulamaya geen neoliberalizm ve yeni sa proje, kamu ynetimi ve ilevlerini yeniden tanmlamakta; devletin sunduu bir hizmet olarak eitim de bu sreten etkilenmektedir. Bu erevede Trkiyede eitimin zelletirilmesi gnmzde ynetiim sylemiyle hayata gemektedir.

almann balca amacn, neoliberal kreselleme srecinde; eitim sisteminin Trkiyede nasl dnme uradn gsterme abas oluturmaktadr.

110

ABSTRACT

Globalisation that is the result of capitalisms structural crisis in 1970s has expressed economical/political/cultural structures and processes giving rise to an enormous transformation. Neoliberalizm composing the ideology of the globalisation and new right project have caused to leave the welfare-state conception.

Neoliberalizm and new right project applying in Turkey after 1980, have been re-defined the publics management and functions, and educational system as a public service has been affected by this process. In this result, the privatization of the education in Turkey has been put into practice with governance discourse.

The principal objective of this study is to investigate how the educational system is transformed in neoliberal globalisation in Turkey.

111