You are on page 1of 105

www.mediakurdi.

com
TOTEM ve TABU I SIGMUND FREUD eviren: Niyazi Berkes BLM I LKELLERN "ENSEST'' KORKUSU lkel insan, geirmi olduu geliim evreleriyle tanyoruz; yani biz ilkeli bize brakm olduu cansz antlar ve aralarla, sanatyla, dinsel ve masals, efsanevi ve dsel ykleriyle, yaam zerine dncelerine ilikin bize ya dorudan doruya ya da dolayl yoldan gelen bilgilerle ve sonu olarak bizim bugnk detlerimizde arta kalm bir durumda yaayan dnce biimleriyle tanrz. stelik bir anlamda o hl bizim adamzdr, yle kimseler vardr ki, biz onlar hl kendimizden ok ilkel insana daha yakn sayarz ve onlarda eski insann dorudan doruya asllarn ve temsilcilerini seebiliriz. Vahi ve yar vahi dediimiz insanlar hakknda bylece bir yargda bulunabiliriz. Onlarn ruh yaamnn bizim iin zel bir nemi vardr; nk onlarn ruh yaamnda kendi geliimimizin iyi korunmu ilk evresini buluyoruz. Bu varsaym doruysa, etnografyann bize rettii "ilkel insan psikolojisi'' ile psikanaliz aratrmalarnn bize rettii "nevrozlularn psikolojisi'' arasnda yaplacak bir karlatrma birok benzer noktay ortaya karacak ve az ok bildiimiz konular aydnlatacaktr. Gerek i, gerekse d nedenlerden tr bu karlatrma iin etnografyaclar tarafndan en geri ve en ilkel olarak gsterilecek boylar alyorum: Bugne kadar en arkaik ve baka yerlerde bulunmayan zellikleri hayvanlar dergisinde bile saklam olan en yeni anakarann, yani Avustralya'nn yerlilerini seiyorum. Avustralya yerlileri en yakn komular olan Melanezyallar, Polinezyallar ve Malayallarla ne bedence, ne de dilce iliiklik gstermeyen ayr bir budun saylyor. Bunlar ev ya da kalc kulbeler yapmasn bilmez, tarm bilmezler, kpekten baka evcil hayvanlar da yoktur. Hatta mlek yapmasn bile bilmezler. Salt avladklar hayvan etleriyle ve topra kazarak kardklar kklerle yaarlar. Krallar ya da bakanlar yoktur. Tm topluluklar ilgili sorunlar yallar meclisinde kararlatrlr. Bunlar arasnda yksek varlklara tapmak biiminde bir din olduu sylenemez. Suyun ktlndan dolay en kat yaam koullaryla savamak zorunda olan Avustralya'nn i blgelerindeki boylar, ky blgelerinde yaayanlardan daha ilkel grnyor. Elbette bu zavall plak yamyamlarn, cinsel yaamlarnda bizim kendi dncelerimiz bakmndan ahlakl olmalarn ya da cinsel drtlerini byk lde snrlamalarn bekleyemeyiz. Bununla birlikte yakn akraba arasnda cinsel ilikide bulunmak yani "ensest''(*) yapmaktan kanmak konusunda

bunlarn en titiz zeni ve en byk iddeti gstermeyi grev saydklarn da reniyoruz. Gerekte bu insanlarn btn toplumsal rgtlenmesi bu amaca hizmet ediyor gibi ya da onun elde edilmesiyle ilgili bir duruma getirilmi gibi grnyor. Avustralyallar arasnda totemizm sistemi btn dinsel ve toplumsal kurumlarn yerini almaktadr. Avustralya boylar kk kk birtakm klanlara ayrlmtr. Bunlarn her biri kendi toteminin adn alr. yleyse totem nedir? Kural olarak yenebilen, zararsz ya da tehlikeli ve korkun bir hayvan, ender olarak da bir bitki ya da (yamur, su gibi) bir doa varldr. Totemin btn klanla zel bir ilikisi vardr. Totem her eyden nce klann atasdr. kincisi, klann koruyucu ruhu ya da gzetenidir, klan halkna g zamanlarda yol gsterir, ocuklarn daima tanr ve korur. Bunun iin, totemdalar totemlerini ldrmemek ya da ona zarar vermemek, onun etini yememek ya da ondan herhangi bir biimde yararlanmamak konusunda kutsal bir bor altndadr. Bu yasan herhangi bir biimde inenmesi otomatik olarak cezalandrlr. Bir totemin zellii yalnzca tek bir hayvann ya da bir varln iinde deil, trn btn yelerinde gizlidir. Zaman zaman lenler yaplr ve burada totemdalar birtakm trenli danslarla totemlerinin hareketlerini ve zelliklerini temsil eder ya da onlara yknr. Toteme bal olma durumu, ya anne tarafndan ya da baba tarafndan elde edilir. Totemin anne tarafndan geme durumunun, baba tarafndan gemesinden nce ve daha eski olmas olasdr. Bir toteme ballk, Avustralyalnn btn dier toplumsal grevlerinin temelini oluturur. Bir yandan boy balarnn, dier yandan da kan akrabalklarnn stnde bir eydir. (1) Totem bir topraa ya da yere bal deildir. Ayn totemin yeleri birbirinden ayr olarak ve dier totemlere bal kimselerle dosta yaarlar. (2) imdi psikanalizin ilgisini eken totemizm sisteminin zelliklerini ele alalm. Totemin bulunduu hemen her yerde ayn zamanda u yasa da vardr: Ayn toteme bal olanlar birbirleriyle cinsel ilikide bulunamaz, birbirleriyle evlenemezler. Bu, totemle birlikte ekzogami denen kuraln da bulunduunu gsteriyor. Bu iddetli yasak ok dikkate deer bir eydir. Bunun, totemin ieriinden ve zelliklerinden rendiimiz eylerle mantksal bir ilgisi yoktur. Yani onun totemizm sistemine nasl girdiini anlayamayz. Onun iin baz bilginlerin balangta ekzogaminin gerek kken, gerekse anlam ynnden totemizmle hibir ilgisi olmadn, fakat evlenmeyle ilgili snrlamalarn bunu zorunlu klmas zerine sonradan ona eklendiini kabul etmelerine amamak gerekir. Ne olursa olsun, totemizmle ekzogami arasnda bir ilgi vardr ve bu da ok gldr. Bu yasan anlamn tartarak anlamaya alalm. (a) Bu yasan inenmesi, dier totem yasaklarnda (rnein totem olan hayvann ldrlmesinde) olduu gibi otomatik olarak cezalandrlmakla braklmyor, btn toplumu tehdit eden bir tehlikeden ya da herkesin zerine gelecek olan bir gnahtan kurtulmak sorunuymuasna btn boy tarafndan

iddetle bunun c alnyor. Frazer'in kitabndan alnacak birka tmce (3) bu gibi gnahlarn bizim bugnk llerimize gre olduka ahlakd olan bu vahiler tarafndan nasl karlandn gstermeye yeter. Frazer yle der: "Avustralya'da yasak olan bir klana bal biriyle cinsel ilikinin cezas daima lmdr. Kadn ister ayn yerli topluluktan olsun, ister baka bir boydan karlm olsun, nemi yoktur; onu kars olarak kullanan sulu ve kadn klan arkadalar tarafndan ldrlebilir. Baz olaylarda belirli bir zaman iin ele gemekten kurtulursa su unutulabilir. Yeni Gney Gal'de Ta-ta-thi boyunda grlen ender olaylarda erkek ldrlr, fakat kadn yalnzca ldresiye dvlr ya da mzraklanr ya da her ikisi birden yaplr. Kadn bsbtn ldrmemenin nedeni, onlara gre, kadnn zorlanm olma olasldr. Hatta gelip geici aklarda bile klan yasaklar en korkun eyler olarak dnlr ve lmle cezalandrlr.'' (Howitt) (b) ocuk dourmayla sonulanmayan sevimeler iin de ayn iddetli cezann verilmesi asndan, bu yasaklarn uygulamayla ilgili nedenlerle konmu olmasn kabul etmeye olanak yoktur. (c) Totem kaltm yoluyla getii ve evlenmekle deimedii iin, rnein anne tarafndan gemesi durumunda yasan sonular kolaylkla anlalabir. rnein erkek klana Kanguruyla balysa ve Emu toteminden bir kadnla evlenirse, kz ve olan btn ocuklar Emu olur. Totem yasasna gre, kendisi gibi Emu olan annesi ve kz kardeiyle yasak olan cinsel ilikide bulunmas byle bir evlenmeyle doan bir oul iin olanakszdr. (4) (d) Fakat ekzogamiyle bal olan totemin daha baka sonular da olduunu anlamak iin biraz dikkat yeter. Yani bu durumda ama, anne ya da kz kardelerle cinsel ilikinin yasak edilmesinden fazla bir eydir. Bu, ayn zamanda erkein kendi topluluuna bal kadnlarla ve dolaysyla kendisiyle kan akrabal bulunmayan birok kadnla da cinsel ilikide bulunmasn, bu kadnlarn hepsini kan akrabalarym gibi saymakla olanakszlatrr. Uygar uluslarda buna benzer eyleri ok aan bu korkun yasan psikolojik nedenleri ilk bakta ak deildir. Bizim anlayabildiimiz, bu yasakta totem olan hayvann ata olduuna gerekten inanlddr. Ayn totemden gelmi olan herkes kan akrabasdr, yani bir ailedendir ve bu ailede en uzak akrabalk dereceleri bile cinsel ilikiye kesin bir engel olarak tannmtr. Bylece bu ilkeller gerek kan akrabal yerine totem akrabaln koyarak bizim iyice anlayamadmz bir zellikle kark olan "ensest'' isteine kar derin bir korku ya da duyarllk gsteriyorlar. Fakat bu iki tr akrabalk arasndaki kartl fazla bytmeyelim ve totem yasaklarnn gerek "ensest''i zel bir durum olarak ierdiini aklmzda tutalm. Bir toteme bal olan bir topluluun nasl olup da kk aile yerine getii bir bilmecedir. Bunun zm totemin kendisinin aklamasna baldr. Cinsel ilikinin evlilik snrlarn aan bir zgrlk erevesinde oluu kan akrabalnn ayn zamanda "ensest''i ne kadar nne geilemez bir duruma getireceini dnrsek, "ensest'' yasann aile balarnn yerine klan balarn

geirdiini varsayabiliriz. yleyse, Avustralyallarn detlerinin, baz toplumsal durumlarda ve bayramlarda bir erkein, yasal ei olmas bakmndan bir kadn zerinde sahip olduu kaytsz artsz kocalk hakknn inenebileceini kabul ettiini kaydetmek gerekir. Gerek bu boylarn, gerekse dier birok totemli budunun dili, kukusuz bununla ilgili bir zellik gsterir. Akrabal gstermek iin kullandklar kavramlar iki birey arasndaki akrabal deil, bireyle topluluun arasndaki ilikiyi gz nnde tutmaktadr. Bunlar L. H. Morgan'n anlatna gre "snflandrmac'' (classificatory) akrabalk sistemiyle ilgilidir. Yani bir adam yalnzca kendisini dnyaya getiren adama "baba'' demez; boyun kurallarna gre, annesiyle evlenebilecek ve bunun iin kendisine baba olabilecek btn erkeklere de baba der. Bunun gibi, yalnzca kendisini douran kadna "anne'' demez; boy yasalarna gre kendi anas olabilecek btn kadnlara da anne der. Yalnzca z anne ve babann ocuklar olanlara "karde'' ya da "kz karde'' demekle kalmaz, anne ve baba topluluundaki herkesin ocuklarna da karde der, vb. Onun iin iki Avustralyalnn birbirine verdii akrabalk isimleri, bizim dilimizdeki det zere, zorunlu olarak aralarndaki bir kan akrabaln gstermez. Maddi ilikiden ok toplumsal ilikileri anlatr. Bu snflandrmac sistemin anahtarn belki de kk ocukluk alarnda bulabiliriz. Bu alarda ocuklar anne ve babalarnn kadn ve erkek ahbaplarna da "amca'' ya da "teyze'' demeye altrlr. Ayn eyi "frres en Apollon'' ya da "soeurs en Christ'' denildii zaman eretilemeli bir anlamda sylenmi olarak da gryoruz. Bize bu kadar garip grnen bu dil alkanlnn aklanmas, rahip L. Fison'un "topluluk evlilii'' dedii eyin, yani birden fazla erkein birden fazla kadn zerinde kocalk haklarna sahip olduu evlilik biiminin bir art ve izi olarak bakarsak basitlemi olur. Bu tr evlilikten doan ocuklar ayn anneden domadklar halde birbirlerine karde ve topluluun btn erkeklerine de baba gzyle bakar. Birok yazar, rnein Edward Westermarck, History of Human Marriage adl yaptnda (2. basm: 1902) topluluk evliliinin varlndan karlan sonulara itiraz ediyorsa da, Avustralya hakknda en yetkili kimseler snflandrmac akrabalk deyilerinin topluluk evlilii zamanndan kalma olduunda birleiyorlar. Spencer ve Gillen'e gre (5), topluluk evliliinin bir biimi bugn Urabunna ve Dieri boylar arasnda vardr. Onun iin topluluk evlilii bu budunlar arasnda bireysel evlilikten ncedir ve dil ve detler zerinde belirgin izler brakmadan ortadan kalkmamtr. Fakat bireysel evlilik yerine topluluk evliliini koyarsak, o zaman bu budunlar arasnda grdmz "ensest'' korkusunun neden bu kadar sert olduunu anlayabiliriz. Totem ekzogamisi, yani klana bal olan bireyler arasndaki cinsel birlemenin yasak edilmesi, topluluk "ensest''inin nne gemek iin en iyi are olarak grnyor ve bylece totem ekzogamisi, asl nedenin duraan ve uzun bir art olmu oluyor. Avustralya vahileri arasndaki evlenme yasaklarnn nedenlerini anladmz sanmakla birlikte gerek durumlarda ok artc olan ve ilk bakta anlalmayan birok

karkl daha renmek zorundayz. nk Avustralya'da totem yasandan baka yasak gstermeyen pek az boy vardr. ou, evlilik snflar ya da fratri denen iki paraya ayrlacak biimde kurulmutur. Bu evlenme kmelerinin her biri dardan evlenir, yani ekzogamdr ve totem topluluklarnn ounu ierir. Genellikle bu evlenme kmelerinin her biri de yine iki ikincil snfa ya da ikincil fratriye ayrlmtr ve btn boy byle drt snfa ayrlm oluyor demektir. Bu biimde ikincil snflar, fratrilerle totem kmeleri arasnda kalmaktadr. yleyse Avustralya boylarnn kuruluunun tipik ve ou kez kark olan emasn u biimde gsterebiliriz: a ve b fratrileri c, d ve e, f ikincil fratrilerine ve bunlar da on iki totem topluluuna ayrlr. Her topluluk ekzogamdr. (6) c ikincil snf e ile e ve d ikincil snf f ile ekzogram bir birlik oluturur. Bu dzenin baars ya da eilimi ortadadr: Evlenilecek kimselerin seiminin ya da cinsellik zgrlnn alann snrlamaya yarar. Eer yalnzca bu on iki totem topluluu olsayd, her toplulukta ayn sayda insan olduunu tasarlayarak bir topluluun her yesi seecekleri boyun kadnlarnn 11/ 12'sini alabilecekti. ki fratrinin olmas bu sayy 6/ 12' ye, yani 1/ 2' ye indiriyor. a toteminin bir erkei ancak 1. topluluktan 6. toplulua kadarki topluluklardan bir kadnla evlenebilecekti. ki ikincil snfn araya girmesiyle seme 3/ 12' ye, yani 1/ 4' e iniyor. a toteminden bir erkein ancak 4., 5. ve 6. totemlerden bir kadnla evlenebilmesi gerekiyor. Evlenme snflarnn (bunlardan baz boylarda sekiz kadar bulunmutur) tarihsel ilikileri tmyle aydnlanm deildir. Biz yalnzca bu dzenlemelerin totem ekzogamisi gibi ayn amac ve hatta daha fazlasn elde etmeye altn gryoruz. Fakat totem ekzogamisi nasl olduunu kimsenin bilmedii bir biimde oluan kutsal bir yasa, yani teden beri sregelen bir det olduu halde, evlenme snflar ikincil dalmlar ve bu dalmlarla ilgili birok kouluyla deta belirli bir ama gzetilerek yaplm gibi, hatta belki de totemin etkisinin snmekte olduu bir srada "ensest''i yasak etme grevini yapmak iin bilinli ve bile bile yaplm bir eymi gibi gzkyor. Totem sistemi, bildiimiz gibi, boyun dier btn toplumsal grevlerinin ve ahlaksal snrlamalarnn temeli olduu halde, fratrilerin nemi genellikle evlenilecek kimsenin seiminin dzenlenmesi kesinletirildii zaman sona eriyor. Evlenme sisteminin snflara ayrlmas yntemi, daha sonraki geliiminde doal ve topluluk-ii "ensest''i yasaklamakla snrl kalmam, erkek ve kz kardeler arasnda daima varolagelen yasaklamay karde ocuklarna dek genileten ve karde ocuklar iin de manevi akrabalk dereceleri icat etmi olan Katolik Kilisesi'nin yapt gibi, daha uzak ama ayn toplulua bal akrabalar arasnda da evlenmeyi yasak etmitir. (7) Evlenme snflarnn kkenini ve anlamn belirlemek iin yaplan ok aprak ve sonusuz tartmaya dalmann ya da bu snflarn totemizmle ilikisini incelemeye girimenin bize bir yarar yoktur. Bizim amacmz iin, gerek Avustralyallarn, gerekse dier ilkellerin "ensest''e engel olmak iin byk bir aba harcadklarn gstermek yeterlidir. (8) lkellerin "insan gnaha iten nefsin

batan karmalar"na belki de bizden daha fazla maruz kaldklar ve bu yzden kendilerini ondan daha dikkatli korumalar gerektii iin "ensest''e kar bizden daha duyarl davranmak zorunda kaldklarn syleyebiliriz. Fakat bu insanlarn "ensest'' korkusu, her eyden nce bir toplulua bal bireyler arasnda cinsel ilikiye engel olmak iin kurulmu gibi gzken bu kurumlar oluturmakla kalmamaktadr. Bu ilikilerin dnda, bireyin bizdeki anlamyla yakn olan akrabalarna kar nasl davranacan belirleyen birtakm "detler'' daha vardr. Bu detlerin de hemen hemen dinsel kurallar kadar iddetli etkileri vardr. Kimsenin onlardan kuku duymaya asla hakk yoktur. Bu detlere "saknma ya da kanma'' detleri diyebiliriz. Bunlar Avustralya'nn totemli budunlarnn dnda baka budunlarda da vardr. Fakat biz burada da okura ok saydaki gereten ancak bir iki rnek vermekle yetineceiz. Melanezya'da, oullarn kendi anneleri ve kz kardeleriyle ilikilerini belirlemede bu gibi snrlayc yasaklarn byk bir rol vardr. rnein Yeni Hebrid Adalarndan Lepers Adas'nda olan ocuk annesinin evini belirli bir yata brakr ve kendi yanda bulunan dier olanlarla birlikte ayr bir kulbede yaar, orada uyur ve yer. Yemek istemek iin annesinin evine urayabilir; fakat kz kardei evdeyse yemek yemeden uzaklap gitmek zorundadr. Eer darda kz kardeine raslarsa kzn kamas, yzn evirmesi ya da kendini bir yere saklamas gerekir. Olan kum zerinde kz kardeinin ayak izlerini tanrsa, bu izlerin arkasndan gidemez, kz da erkek kardeinin izinden gidemez. Olan kz kardeinin adn azna bile alamaz, hatta onun adnn bir parasn oluturan herhangi bir szc bile kullanmaktan saknr. Yeniyetmelik treniyle balayan bu saknma, btn bir yaam boyunca iddetle gzetilir. Anneyle oul arasndaki saknma yala birlikte artar ve genellikle anne tarafndan daha da zorunludur. Anne oluna yiyecek getirdii zaman onu oluna kendi eliyle veremez, yalnzca olunun nne koyar. Birbirleriyle ana-oul gibi konumaz, resmi konuurlar. Erkek ve kz karde karlatklar zaman kz alla kaar ve olan ban ona evirmeden geer gider. (9) Yeni Britanya'da Gazella Yarmadas'nda bir kz evlendii andan balayarak erkek kardeiyle konuamaz, onun adn azna alamaz, adn ancak bir simgeyle anlatr. (10) Yeni Mecklenburg'ta karde ocuklar da kz ve erkek kardelerin bal olduu ayn kurallara baldr. Onlar da birbirlerine yaklaamaz, birbirlerinin elini skamaz, birbirlerine armaanlar veremez, birbirlerine ancak be on adm uzaktan seslenebilirler. Bir kz kardele cinsel ilikide bulunma suunun cezas aslmak yoluyla lmdr. (11) Bu ka g kurallar zellikle Fiji Adalarnda iddetlidir ve burada yalnzca kan bakmndan kz kardeleri kapsamakla kalmaz, ayn zamanda topluluk bakmndan kz karde olarak grlenleri de iine alr. Bu vahilerin, andmz yasak akrabalardan olan kimselerle birtakm kutsal orjiler yaparak cinsel ilikide bulunmalar alacak bir olay olarak gzkmekle birlikte, buna amaktansa bu

cinsel kama detleriyle taban tabana kart gzken bu olay, sz konusu cinsel yasa aklamak iin kullanabiliriz. (12) Sumatra'daki Battalar arasnda bu kama kurallar btn yakn akrabalar kapsar. rnein bir Battalnn bir toplantda kendi kz kardeiyle birlikte bulunmas olanakszdr. Bir erkek karde bakalarnn da hazr bulunduu bir yerde bile kz kardeiyle birlikte bulunmaktan bir hayli rahatszlk duyar. kisinden birisi eve gelirse, dieri evden kmay yeler. Bunun gibi, bir baba evde kzyla, bir anne de oluyla birlikte yalnz kalmaz. Bu detleri bize anlatan Felemenkli misyoner, onlar zlerek hakl grmek zorunda olduunu da belirtiyor. Bu insanlar ba baa kalan bir kadnla bir erkein kesinlikle ar bir yaknla gireceklerini kuku duymakszn kabul ettiklerinden ve aralarnda kan ba bulunan kimselerin cinsel ilikide bulunmasndan her tr ktln doacan dndklerinden dolay bu gibi yasaklarla nefsin bu ayartmalarndan kurtulmann mmkn olacana inanyorlar. (13) Afrika'da Delagoa Krfezi'nde Barongolar arasnda baldza, yani karnn kz kardeine kar ok iddetli bir saknganlkla davranlr. Bir kimse kendisi iin ok tehlikeli olan bu akrabaya rasgeldiinde, ondan dikkatle kaar. Onunla ayn kaptan yemek yemeye cesaret edemez, onunla ancak utanarak konuur, kulbesine giremez ve onu ancak titrek bir sesle selamlar. (14) ngiliz Dou Afrikas'nda Akamba ya da Wakamba Adas'nda herkesin daha sk karlaabilecei bir kama kural geerlidir. Bu kurala gre, bir kz yeniyetmelik ve evlenme alarnda, babasndan kamak zorundadr. Babasna yolda rasgelirse kendisini hemen bir yere saklar. Babasnn yanna oturmaya asla yeltenmez. Evleninceye kadar bu biimde davranr. Fakat evlendikten sonra babasyla toplumsal ilikileri tmyle zgrleir. (15) Uygar uluslar iin de ok ilgi ekici olan ve birok yerde bulunan, ok iddetli bir saknma konusu daha vardr ki, o da damatla kaynana arasndaki toplumsal ilikilere snrlar koyan saknmadr. Avustralya'da bu ok geneldir; fakat Melanezyallar, Polinezyallar ve Afrika zencileri arasnda da, totemizm ve topluluk evliliinin izlerinin bulunduu yerlerde de grlr. Bu budunlarn bazlar arasnda bir kadnn kaynatasyla olan zararsz toplumsal ilikilerine kar buna benzer yasaklar vardr; fakat bunlar tekiler kadar srekli ve nemli deildir. Tek tek baz olaylarda kaynanayla kaynatann her ikisinden de kald grlr. Biz burada etnografik zmlemeyle deil, kaynanayla damat arasndaki kanmann temeli ve ieriiyle ilgili olduumuz iin bir iki rnek vermekle yetineceiz. Banks Adalarnda bu yasaklar ok iddetli ve acmaszca uygulanr. Damatla kaynana birbirlerine yaklaamaz. Anszn yolda karlasalar kadn bir yana ekilerek durur, damad geinceye kadar arkasn dner ya da damat bu biimde davranr. Vanna Lava'da (Port Patterson) bir adam nnde kaynanas olduu halde kyda dolaamaz, ancak dalgalar kadnn ayak izlerini ykayp bozduktan sonra damat oradan geebilir. Yalnzca birbirlerine belirli bir

uzaklktan seslenebilirler. Hi kukusuz, her ikisi de birbirinin adn azna bile alamaz. (16) Solomon Adalarnda bir adam evlendii andan balayarak kaynanasn ne grebilir, ne de onunla konuabilir. Kaynanasyla karlarsa kim olduunu bilmiyormu gibi davranmas ve kendini saklamak iin olabildii kadar hzla kadndan uzaklamas gereklidir. (17) Zulu Kafirler arasndaki detlere gre, bir adam kaynanasndan utanmak ve onunla birlikte bulunmaktan saknmak iin her eyi yapmak zorundadr. Kaynanasnn bulunduu kulbeye giremez, karlatklar takdirde ikisinden birinin ekilmesi gerekir ya da kadn bir alln arkasna saklanmak zorundadr, bu srada erkek de kalkann kaldrarak yzn saklar. Birbirlerinden kamazlarsa ve kadnn kendini rtecek hibir eyi bulunmazsa, det yerini bulsun diye kadn bana bir demet ot atar. Ya bir nc kii araclyla ya da rnein aralarnda doal bir engel varsa uzaktan yksek sesle konuabilirler. Her ikisi de birbirinin adn azna alamaz. (18) Nil kaynaklar evresinde yaayan bir zenci boyu olan Basogalarda bir adam kaynanasyla ancak evin baka bir odasnda ve ona grnmeden konuabilir. stelik bu insanlar ev hayvanlar arasnda bile "ensest''i cezalandracak kadar bu iten nefret eder. (19) Btn gzlemciler, yakn akraba arasndaki kamalarn anlamn ve amacn "ensest''e kar koruyucu ara olarak yorumladklar halde, kaynanayla ilikiyle ilgili olan kaytlar ayr biimlerde yorumluyorlar. Bu ilkellerin, bir erkein annesi yerinde yal bir kadna kar istek duyacandan bu kadar korkmalar anlalr ey deildir. (20) Ayn itiraz, baz evlilik snf sistemlerinde var olan ve damatla kaynanann evlenmesini kuramsal olarak mmkn gren baz kurald durumlara ve byle bir olasla kar gvence verilmesi gerekliliine dikkati eken Fison'un grne kar da ileri srlebilir. Sir John Lubbock The Origin of Civilisation adl yaptnda kaynanayla damat arasndaki bu ilikiyi daha eski olan "karmayla evlenme'' detine kadar gtryor. "Kadnn gerekten karld zamanlarda kzn anne ve babasnn fkesi belki de ok ciddi idi. Oysa bu evlilik biiminin yalnzca simgelerinin kald zamanlarda anne ve babasnn bu fkesi de simgesellemi ve bu det, kkeni unutulduktan sonra da srmtr" diyor. Fakat Crawley, bu aklamann olgularn gzlemlenmesiyle varlan sonulara uymadn kolayca gstermitir. E.B. Tylor'e gre, kaynanann damada kar byle davranmasnn nedeni, damada karsnn ailesi arasndaki yerinin henz geici olduunu anlatmaktan baka bir ey deildir, yani adamcaza ilk ocuu dnyaya gelinceye kadar yabanc gibi davranlr. Fakat ilk ocuk doduu halde kamann yine srdne baklrsa, Tylor'n bu aklamas glklerle karlayor, kaynanayla damat arasndaki ilikinin ieriini kesin olarak aklayamyor ve bylece cinsel etmeni savsaklyor. Bu ilikilerle ilgili kama kurallarnda anlatlan tiksinmedeki kutsal eyi hesaba katmyor. (21)

Bu yasan nedeni kendisinden sorulan Zululu bir kadn, verdii yantta byk bir duygu incelii gsteriyor: "Onun, kendi karsn bytm olan memeleri grmesi doru deildir.'' (22) Uygar uluslar arasnda da damatla kaynana arasndaki ilikinin aile kurumunun en przl taraflarndan biri olduu bilinen bir gerektir. Geri Avrupa ve Amerika beyazlarnn toplumsal yaamnda kaynanayla damat arasndaki kama detleri artk kalmamtr; fakat kalsayd ve bireyler tarafndan yine ayr ayr bunu yapma zorunluluu ortaya kmasayd, birok uyumazln ve belann nne belki de geilmi olurdu. Birok Avrupal, ilkellerin birbirine bu kadar yakn akraba olan iki kimse arasnda herhangi bir yaknlamann nne gemek iin koyduklar bu kanma detlerinde herhalde yksek bir hikmet grrd. Hi kukusuz, kaynanayla damadn psikolojik durumlarnda, aralarndaki ekememezlii artran ve bir arada yaamay gletiren bir ey vardr. Kaynanayla damat arasndaki ilikilerin uygar uluslar arasnda alay konusu olmas, bana yle geliyor ki, ikisi arasndaki ilikilerin birbirine olduka kart birtakm duygularn etkisi altnda olduunu kantlyor. Demek istediim, bu iliki gerekte iftdeerlidir, yani sempatiyle nefret gibi birbirine kart duygulardan olumutur. Bu duygularn bazlarnn aklamas kolaydr: Kaynana kzndan ayrlmak istememekte, kzn eline teslim ettii yabanc adama gvenmemekte, kendi evinde zerinde hep egemen olmaya alt kzna kar bu egemen konumunu korumak istemektedir. Erkee gelince, kendisini bir yabancnn istemine brakmamaya karar vermitir, karsna olan sevgisine kendisinden nce sahip olanlara kar kskanlk duymakta ve gen karsnn deeri hakkndaki abartl kuruntusunu bozmak istememektedir. Oysa bu kuruntuyu en ok bozan, birok ortak niteliiyle kzn anmsatan, ama gzellik gibi, karsn o denli sevdiren tazelik ve genlik gibi eylerin bysnden yoksun bulunan kaynanasdr. Bireyler zerinde yaplan psikanaliz incelemelerinin bize gizli duygular zerine rettii bilgiler, yukarda saydmz nedenlerden baka nedenler daha eklememizi mmkn klar. Kadnlarn psiko-cinsel gereksinimlerinin aile yaamnda ve evlenmede doyurulmam olduu yerlerde, kar koca ilikisinin eksik bir biimde son bulmas ve kadnn cinsel heyecanlarn yaaynn tekdzelemesi sonucunda, srekli bir doyumsuzluk durumunun ortaya kma tehlikesi vardr. Yalanmakta olan anne, ocuklarnn yaamn yaama yoluyla kendini onlarla bir sayma, onlarn heyecanlarn kendi heyecan yapma yoluyla kendini bu tehlikeye kar korur. Ana baba ocuklaryla gen kalr, derler. Gerekte ana babann en deerli ruhsal kazanc da budur. Ksr kadn, evlilik yaamnda katland yoksunluklara karlk avuntularn ve dnlerin en iyisinden yoksun kalmaktadr. Kzyla bu duygu katlmn anne o kadar ileri gtrebilir ki, kznn sevdii adama bile k oluverir. Bu ak baz durumlarda, bu tr duygusal eilimlere evrilmi olan iddetli ruhsal diren yznden iddetli nevroz biimlerine yol aar. Btn olaylarda byle bir lgnca sevdaya kar, kaynanann ruhunda yaayan kart glerin atmas da katlr. ou kez

damada gsterilmesi yasak olan sevgi duygularnn rtbas edilmesine neden olan etken, kaynanann damadna duyduu akn bu hain ve sadiste ieriidir. Kocann kaynanayla ilikisi de, baka kaynaklardan gelmekle birlikte buna benzer duygularla karktr. Kendisine nesne seerken hep annesinin ya da belki de kz kardeinin imgesi egemen olur; fakat "ensest'' yasa yznden ocukluk yaamnn bu iki sevgili kiiliine kar olan bu yelemesi yn deitirir, o zaman onlarn imgesini yabanc nesnelerde bulmay baarr. O zaman kaynanasnn, kendi annesinin ve kz kardeinin annesinin yerini tutmakta olduunu grr ve iinde direnmekte olduu eski seiine doru bir eilim uyanmaya balar. Oysa "ensest'' korkusu bu ak nesnesinin "gemii"nin anmsanmamasn buyurur. Annesinin imgesi bilin dnda deimemi olarak kald halde, bilin dnda teden beri deimeden sren bir kaynana imgesinin bulunmamas bu yadsmay kolaylatrmaktadr. Bu dirence katlan ve kaynanaya kar gsterilen rahatszlk ve kskanlk karl bir duygu, gerekte kaynanann da damatta bir "ensest'' hevesi uyandrdndan bizi phelendiriyor. Nitekim eilimlerini daha kzna yanstmadan gelecekteki kaynanasna k olan kimseler vardr. lkeller arasnda kaynanayla damat arasndaki kamay gerektiren etmenin, bu "ensest'' etmeni olduunu kabul etmemek iin bir neden gremiyorum. yleyse, bu ilkel insanlarn bu kadar dikkatle uyduklar bu kama detlerinin aklamalar arasnda ilk olarak Fison tarafndan ileri srlen bak asn yelememiz gerekir; nk Fison btn bu kurallarda, olas bir "ensest'' giriimine kar bir korunma aresi olmaktan baka bir ey gremiyor. Ayn ey, gerek kan, gerekse evlenme yoluyla akraba olanlar arasnda geerli olan kamalar iin de dorudur. Yalnzca bir fark vardr ki, o da birincisinde "ensest'' dorudan doruyadr, bylelikle de kamadaki ama bilinlidir; kaynanayla damat ilikisine ilikin kamadaysa "ensest'' bilinli olmayan ara evrelerin getirdii dsel bir hevesten baka bir ey deildir. Buraya kadar psikanaliz ynteminin uygulanmasyla toplumsal psikolojinin yeni bir k altnda grlebileceini kantlamamza pek fazla frsat dmedi; nk ilkellerin "ensest'' yapmaktan korktuklar oktan beri bilinen bir eydi ve daha fazla yoruma gereksinimi yoktur. "Ensest'' korkusunun daha iyi anlalabilmesi iin bizim ekleyebileceimiz ey, onun esas itibaryla bir ocukluk nitelii olduunu ve nevrozlularn ruhsal yaamna kesin olarak benzediini gstermektir. Psikanaliz bize ocuun ilk nesne seiinin "ensest'' eilimini gsterdiini, bu eilimin anne ve kz karde gibi yasak olan nesnelere evrildiini retmitir. Yine psikanaliz, bize ergin bireylerin kendilerini bu trden eilimlerden nasl kurtardklarn da gstermektedir. Bununla birlikte ocuklua zg psiko-cinsel eilimlerden kurtulamamtr ya da bu eilimlere dnmektedir (ki buna gerileme ya da "regression'' diyoruz). Bu yolla libidonun "ensest'' isteine saplanmas onun bilinli olmayan ruhsal yaamnda ayn rol oynamay srdrmekte ya da yeniden oynamaya balamaktadr. "Ensest'' isteklerinin anne ya da babaya kar kkrtt bu duygular nevrozun merkez

dmdr diyecek kadar ileri gidiyoruz. "Ensest''in nevrozlarda oynad rol hakkndaki bu dnce elbette ergin ve normal kimselerin genel gvensizliiyle karlaacaktr. Bu "ensest'' konusunun ne dereceye kadar airlerin ilgi merkezini oluturduunu ve saysz tr ve biim deitirme altnda nasl iir gereci olduunu gsteren Otto Rank'n aratrmalar da ayn biimde kar klarla karlanacaktr. Bu direncin, her eyden nce, bugnn tmyle bastrlm eski "ensest'' isteklerine kar insanlarn duyduu derin nefretin rn olduuna inanmak zorundayz. Buna dayanarak, sonralar bilinli olmamaya mahkm olan "ensest'' isteklerinin tehlikesini sezen ilkellerin bu isteklere kar en iddetli savunma yollaryla kendilerini koruduklarn gstermek nemlidir. BLM II TABU VE KARIT DUYGULAR

1 Tabu szc Polinezyaca bir szcktr, tam evirisi gtr; nk karlad anlam bugn bizde kalmamtr. Eski Romallar zamannda byle bir szck vard: sacer szc Polinezyallarn tabusuna karlkt. Yunanllarn goV szc, branlerin kodaush szc, Polinezyallarn ve Afrika'daki (Madagaskar), Kuzey ve Orta Asya'daki birok budunun benzer szcklerle tabu deyimiyle karladklar anlamda bir szck olsa gerektir. Bizim iin tabunun birbirine kart iki anlam vardr: bir yandan kutsal (sacr), kutsallatrlm (consacr) anlamlarna; dier yandan da tehlikeli, korkun, yasak, kirli anlamlarna gelir. Tabunun kart Polinezya'da noa szcyle sylenir ve sradan, yanalabilir, tutulabilir bir ey anlamlarna gelir. Bu biimde tabu szcnde saknmllk kavram gibi bir anlam da gizlidir; kendini temel olarak yasaklarda gsterir. Bizdeki "kutsal korku'' tamlamas ou durumda tabu anlamn karlar. Tabu snrlamalar din ya da ahlk yasaklarndan farkldr. Bunlar bir tanrnn egemenliine bal olmaktan ok kendinden yasaktrlar, yasak olmalarn kendileri gerektirir. Bunlarn ahlk yasaklarndan ayrl: Tabu yasaklar doruluklar iin akla uygun hibir neden gsteremezler, kkenleri de belli deildir. Bizce anlalamaz olmakla birlikte onun egemenlii altnda olanlar iin bu yasaklar bir zorunluluk, bir gerek olarak kabul edilir. Wundt (1) tabuya insanln yazlmam en eski yasas der. Tabunun tanrlardan daha eski olduu ve bu eskiliin dinden nceki bir dneme kadar gittii herkes tarafndan kabul edilmitir.

Tabu sorununu psikanaliz ynnden incelemeden nce, sorunu yansz olarak ortaya koymak iin antropoloji bilgini Northcote Thomas'n Encyclopedia Britannica'ya yazd "Taboo'' makalesinden bir para alacam: (2) zel anlamnda tabu, (a) kiilerin ya da eylerin kutsal (ya da kirli) ieriini, (b) bu ierikten kan yasan trn ve (c) bu yasan inenmesinden kan kutsall (ya da kirlilii) anlatr. Polinezya'da tabunun kart "noa'' szcdr ve bunun "genel'' ve "ortak'' anlamna gelen yakn biimleridir... "Daha geni anlamda, tabunun trl biimlerini ayrabiliriz: 1. Doal ya da dorudan doruya olan, bir kiide ya da bir eyde ikin olan, gizemli "anlam'' (erk)'in sonucu olan tabu; 2. Birinden bakasna geebilen, dolaysyla olan ve yine "anlam''n rn ama (a) ya edinilen ya da (b) bir rahip, bakan ya da baka biri tarafndan konmu olan tabu; 3. Bir kadnn kocasna zg oluunda olduu gibi, her iki etkinin de bulunduu ara tabu. "Tabu terimi farkl bir biimde ayn zamanda minseklerle ilgili yasaklara da uygulanr; fakat bu anlamda kullanmamak daha iyidir. Tabu deyiinin iine yaptrm tanr ya da cin olan trleri, yani byyle ilgili yasaklardan farkl olan dinsel yasaklar da alarak geni anlamda kullanmak gerektii savlanabilirse de, bu dinsel yasaklarda ne otomatik bir edim, ne de bulama olay olmamas nedeniyle buna en iyisi, dinsel yasaklar demelidir. "Tabunun amalar eitlidir: 1. dorudan doruya tabular (a) nemli kiilerin, bakanlarn, rahiplerin ve benzerleriyle eyann ktlkten korunmasn; (b) zayflarn, yani kadnlarn, ocuklarn ve genellikle sradan halkn, bakan ve rahiplerin erkinin anlamndan, yani byl etkisinden korunmasn; (c) belli besinleri yeme, vb. yoluyla, cesetlerle birlikte bulunup konuma yoluyla ya da dokunmayla oluacak tehlikelere kar korunmay; (d) yaamn balca edimlerini, doumlar, erdirmeyi (initiation), evlenmeyi ve cinsel etkinlikleri korumay; (e) insanlar tanrlarn ve cinlerin fkesinden ya da gcnden (3) korumasn: (f) domam ocuklarn ve ana babalarna bal kk ocuklarn belli edimlerin sonularndan ve zellikle baz besinlerden kt varsaylan zglklerin gemesinden korunmasn salar. 2. Bir bireyin maln, tarlalarn, aralarn, vb. hrszlardan korumak iin konmu olan tabular da vardr.'' Makalenin dier blmleri yle zetlenebilir: nceleri tabunun inenmesinin cezas belki de iten kendiliinden gelen birtakm yarglara braklmt. Tabunun tanr ve eytan kavramlaryla birlikte bulunduu yerlerde byk Tanr'nn erkinden otomatik bir biimde ceza beklenir. Dier durumlarda, olaslkla daha ileri bir evrede, davranyla bakalarna zarar veren sulunun cezasn toplum kendi eline alyor. Bylece, insanln ilk ceza sistemleri de tabuyla ilgilidir. "Tabunun inenmesi sulunun kendisini de tabu yapar.'' Yazar bundan sonra, bir tabunun inenmesinden kan baz tehlikelerin, ceza edimleri ve temizlenme treniyle de oluturulmas olasl olduunu sylyor. Tabunun kayna, insanlarda ve hortlaklarda bulunan ve cansz eyaya da geebilen garip bir gte grlyor. Makalenin bu paras yledir: "Tabu saylan kimseler ve eyler elektriklenmi eyaya benzetilebilir. Bu gibi insanlar

ya da eya yle korkun g kaynaklardr ki, elektrikleri dokunmayla geebilir ve bu elektriin boalmasna neden olan canl dayankl deilse zerinde ykc etki yapar. Bu tabunun inenmesinin ortaya karaca sonular, bir yandan tabu olan kimsede ya da eyde sakl olan byl etkinin gcne, dier yandan da tabuyu ineyenin manasnn gcne baldr. rnein krallarn ve bakanlarn byk gc vardr, uyruklarnn onlarla dorudan doruya konumas lm demektir. Oysa halktan daha byk manas olan bir bakan ya da bu boydan biri kral ya da bakana zarar grmeden yaklaabilir. Bu bakanlardan daha aa olanlar da onlara tehlikesizce yaklaabilir. Demek ki dolayl olan tabularn g derecesi, bu tabularn ilgili olduu kimsenin manasna baldr; eer bu kimse bir bakan ya da bir rahip ise onun tabusu halkn aa tabakasndan gelen tabulardan daha gl olur.'' Madem ki tabu bir eyden baka bir eye geebilir, yleyse birtakm kefaret trenleriyle tabuyu kaldrmann bir yolunun olmas gerekir. Frazer, bir srekli tabulardan, bir de geici tabulardan sz eder. Srekli tabular rahipleri, bakanlar, lleri ve bunlarla ilgili her eyi kapsar. Geici tabularsa, rnein kadnn ayba durumu ve lohusal gibi, savann seferden nceki ya da seferden sonraki durumu gibi, zellikle av ya da srgn av ve benzeri iler gibi belli durumlarda olur. Bundan baka tpk kilise aforozlar gibi bazen byk bir alann tabu olduu duyurulur ve bu yerin tabuluu yllarca srer. Okurlarmn btn bu rneklerden kard sonu zerine bir yargya varmam doruysa, btn bunlar grdkten sonra tabunun ne olduunu ve tabu hakknda neleri zihinlerimize yerletirmek gerektiini renmekten okurlarmn henz ok uzak bulunduklarn syleyeceim.. Bu bir yandan, verdiim bilgilerin eksikliinden ve tabuyla bo inanlar, cin inanc ve din arasndaki ilginin ne olduu sorununda geen btn tartmalar bir yana brakmamdan ileri geliyor. Dier yandan, tabu hakknda bilinen her eyi ayrntlaryla anlatmann zihinleri kartracandan korkuyorum. Onun iin okura, sorunun gerekten aydnlanm olmaktan uzak olduuna gvence verebilirim. Bununla birlikte bizi asl ilgilendiren ey, bu ilkel insanlarn kendilerini bir sr kayt ve baskya baml klmalardr. Ak ve akla uygun hibir nedeni yokken u ya da bu yasak saylmakta ve niin yasak sayld sorusu onlarn aklna bile gelmemektedir; nk kendilerini bu balarla gayet doal olarak bal grmektedirler; bunlara kar herhangi bir saldrnn iddetle ve otomatik olarak cezalandrlacana inanmaktadrlar. Bu yasaklar istemeden ineyenlerin bile gerekten otomatik olarak cezalandrldn gsteren gvenilir gzlemler de vardr. rnein yasak olan bir hayvann etini yiyen susuz bir kii derin bir acya kaplarak leceine inanm ve gerekten lmtr. Bu yasaklar en ok insanlara zevk veren eylerle ilgilidir. rnein istediini yapmak, kaytsz artsz iftlemek gibi istekleri ilgilendirir. Baz durumlarda bu yasaklar oru ve perhiz gibi pek kark biimlerde, baz durumlardaysa sama gibi grnen birtakm davran ve trenler biiminde grnrler ve ierikleri bakmndan anlamlar anlalr gibi deildir. Btn bu yasaklarn kuramsal bir

temeli var: Bu yasaklar baz kimselerde ve baz eyada, adeta bulac hastalklarda olduu gibi dokunmayla geebilen bir g olduuna inanld iin tehlikelidir. Bu tehlikeliliin derecesi de deiir. Baz kimselerde ya da eyada bu tehlikelilik ok yksektir. Tehlikeliliin derecesi o kimsenin ya da eyin tad g ykyle orantldr. Tabu yasan ineyen bir kimsenin, sanki bu tehlikeli g ykn emmi gibi, tabu olan eyin ieriine girdiine inanlyor. Bu g kral, rahip, yeni domu ocuk gibi az ya da ok nemli bir durumu olan kimselerde; ayba, yeniyetmelik, lohusalk gibi kurald baz bedensel durumlarda; hastalk, lm gibi uursuz durumlarda; dokunma ya da etkileme yoluyla bu durumlarla ilgili olan eylerde sakldr. Bununla birlikte "tabu'' dendii zaman bundan, bu gizemli kendine zgln taycs ya da kayna olan btn kimseler, yerler, eyler ya da geici durumlar anlalr. Bu kendine zglkten doan yasak da tabudur. Sonu olarak szck anlamyla, tabu dendii zaman bir de olaanst kutsal, ayn zamanda da tehlikeli, kirli ve gizemli olan her ey anlalr. Gerek bu szck ve gerek onun karl olan sistem, bizce gerekten anlalamayan bir ruhsal yaamn bir parasn anlatr. Gerekten de ilkel toplumsal evrim evresinde bulunan budunlara zg cin ve eytan inanlarn incelemeye girimeden tabuyu anlamann olanaksz olduunu grrz. Acaba tabunun giziyle neden ilgileniyoruz? Kanmca her psikolojik sorun yalnzca kendisi iin deil, ayn zamanda baka nedenlerden dolay da incelenmeye deerdir. Polinezya ilkellerinin tabularnn, balangta sandmz kadar bize yabanc olmadn syleyebiliriz. Bizim boyun ediimiz ve ok eski alardan gelen ahlak kurallarnn ilkellerin bir tabusuyla herhalde esasl bir ilgisi olacaktr. lkellerin tabusunu aydnlatmakla, bizim "koulsuz buyruk''umuzun karanlk kaynaklar da aydnlanm olacaktr. te bundan tr, W. Wundt gibi bir aratrmacnn tabu konusundaki yorumunu, zellikle "tabu inancnn ta kklerine kadar gitmeye'' sz vermesi bakmndan herhalde derin bir ilgiyle dinlemek isteriz.(4) Wundt'a gre, tabu dncesinde "baz eylerden korkmay anlatan detler ve bu detlere karlk olan tapnma dnceleri ya da davranlar vardr.''(5) Baka bir yerde der ki: "Szcn genel anlamna gre, tabu deyiiyle detlerin, grenein ya da yasalarn koyduu yasaklar, bir eye dokunmamay, bir eyi kullanmak amacyla almamay ya da baz szckleri aza almamay anlyoruz...'' Yasak tabular bulunmayan hibir budun ya da hibir uygarlk aamas grlemez. Wundt bundan sonra tabunun ieriini anlamak iin uygarlk olarak daha yksek olan Polinezyallar deil, daha ilkel olan Avustralya yerlilerini incelemenin daha yararl olduunu gsterir. Avustralya'daki tabu yasaklarn hayvanlarla, insanlarla ve eyayla ilgili tabular olmak zere e ayrr. Baz hayvanlar ldrmeyi ve yemeyi yasak eden hayvan tabusu totemciliin ekirdeini oluturmaktadr.(6) Konusu insan olan ikinci tr tabularn ierii z olarak bakadr. Bu gibi tabular, yalnzca tabulu olan kimselerde ve allann dndaki durumlarda olur; rnein erdirme treninde delikanllar, ayba dnemlerinde ve

lohusalklarnda kadnlar, yeni domu ocuklar, ller tabudurlar. Bir kimsenin giysisi, aralar, silahlar ve bunlar gibi hep kulland mallar bakalar iin her zaman tabudur. Avustralya'da bir delikanlnn erdirme treninde ald yeni ad, kendisinin zel mlknn bir paras olur; bu ad tabudur ve gizli tutulmas gerekir. Aalara, bitkilere, evlere, semtlere konan nc tr tabulara gelince, herhangi bir nedenden tr korku uyandran ya da gizemli olan her eyin tabu olmas kuralna gre konurlar. Wundt, Polinezyallarn ve Malaya takmadalar halknn daha zengin ekininde tabunun derin deiikliklere uramadn kabul ediyor. Bu budunlarn toplumsal bakmdan daha ok farkllatn, bunlardan krallarn, bakanlarn ve rahiplerin ok etkili tabusu olmasndan ve bu gibi kimselerin kendilerinin ok gl tabu kurallarna bal olmalarndan anlarz. Fakat tabunun gerek kaynaklar, ayrcalkl snflarn karlarnda olmaktan ok uzak ve ok daha derinlerdedir: "Tabular, en ilkel ve ayn zamanda en srekli igdlerin kaynaklarnda, yani eytanlarn etkisine kar duyulan korkulardadr.''(7) "Aslnda tabulu eylerde sakl olduuna inanlan eytansal gce kar duyulan korkularn nesnelletirilmesinden baka bir ey olmayan tabu bu gcn kzdrlmasn yasaklar ve bilerek ya da bilmeyerek tabu inendii zaman eytann fkesinin yattrlmasn ister.'' yleyse tabu yava yava eytan inancndan ayrlarak kendi bana bir gce dnmektedir. detlerin, geleneklerin ve sonuta yasalarn zorlad bir ey olmaktadr. "Fakat yere ve zamana gre deien tabu yasaklarnn arkasnda gizli olan buyruun kkensel anlam: eytanlarn fkesinden sakn buyruuydu.'' Demek ki Wundt, tabunun ilkel budunlarn eytansal gce inanmalarnn bir anlatm ve geliimi olduunu, tabunun daha sonra bundan ayrlarak bir tr ruh uyuukluuyla bir gce dntn, bizim det ve geleneklerimizin kknn de burada olduunu gstermektedir. Bu anlatmn ilk parasna ne kadar kar klrsa klsn, ben Wundt'un bu grn kandrc grmyorum. Birok okurumun da byle dndn seziyorum. Wundt'un aklamas, tabu dncesinin ve bu dncenin en derin kklerinin kaynaklarna kadar gitmekten ok uzaktr. nk ne korkuyu, ne de eytan psikolojide daha teye gtrlemez olgular olarak kabul etmeye olanak yoktur. Eer gerek eytan diye bir varlk olsayd byle olabilirdi: Fakat tanrlar gibi, bunlarn da insanln ruhsal glerinin bir rnnden baka bir ey olmadn bilmekteyiz. Wundt, tabunun anlam zerine de pek aydnlk olmayan nemli dnceler ileri srer. Ona gre kutsalla kirlinin ayrlmas, tabunun ilkel evrelerinde grlmemektedir. Bunun iin bu kavramlar, o zaman ancak daha sonralar aldklar anlamdan tmyle yoksundular. Tabulu olan hayvan, insan ya da semt eytanldr. Yani kutsal deildir ve dolaysyla, sonraki anlamda, henz kirli de deildir. Burada tabu deyimi, daha sonralar hem kutsalla, hem de kirliyle ilgili olan bir nitelii, yani dokunma korkusunu gstermesi ynnden, dokunulamaz ey

anlamna gelen, fakat henz farkllamam bir anlam tayan eytanllk dncesine uygundur. Fakat bu nemli ayrc niteliin her zaman ortak olarak gz nnde tutulmas, daha sonraki koullar altnda birbirinden ayrlan ve en sonunda birbirinin kart saylan iki alan arasnda kkende bir birliktelik bulunduunu bize gsterir. Eyada gizli eytansal bir gcn, bir eyaya dokunanlar ya da onu kullanmaya kalkanlar arptna inanan ilk tabu inanlar, ilk evrede tmyle nesnelletirilmi bir korku biimindeydi. Bu korku, bu ilk evrede henz korku ve nefret biiminde ikiye ayrlmamt; bu ancak daha ileri bir evrede oldu. Acaba bu ayrlma nasl oldu? Wundt'a gre bu, tabu yasaklarnn eytanlarn alanndan tanrsallk alanna gemesiyle olmutur. Kutsal ve kirli karsav, ikinci evre geldii zaman henz daha ortadan kalkmam ama yava yava nemi gzden dm olan bir mitoloji evresinin ardndan yeni bir mitoloji evresinin gelmesiyle ortaya kmtr. Bir evreyi, daha yksek ikinci bir evre yenerek geriye att zaman, birinci evrenin ikincinin yannda yine aa bir durumda yaamas, sayg konusu olan elerinin nefret konusuna dnmesi mitolojide genel bir yasadr.(8) 2 Tabu sorununa, ruhsal yaamn bilin d ksmyla uraan psikanaliz ynnden baktmz zaman, tabu olaylarnn bize hi yabanc olmadn hemen anlarz. Tpk ilkellerin kendi boy ya da toplumlarna zg olan tabulara baemeleri gibi, kendi kendine birtakm kat tabu yasaklar yaratan kimseler olduunu psikanalizciler pekl bilirler. Eer bunlara psikanalizde "zorlanma nevrozlular'' demeye (*) almam olsaydk, bu insanlara "tabu hastas'' demek ok yerinde olurdu. Psikanaliz aratrmalar bize bu "zorlanma'' hastalnn klinik etiyolojisini ve psikolojik mekanizmasnn nasl olduunu retmitir. Bu bilgimizi toplumsal psikolojide bu duruma karlk olan grnlere uygulamaktan kendimizi alamyoruz. Bu giriimde bulunurken bir eyden saknmak gerekir. Tabuyla zorlanma hastal arasndaki benzerlik, ikisinin de gerek ieriiyle ilgili olmaktan ok yalnzca her ikisinin de grnleriyle ilgili olduu iin, tmyle dtan bir benzerlik olabilir. Doa birbirinden ok farkl olan biyolojik durumlarda birbirinin ayn olan biimleri kullanmay sever. rnein mercan dizilerinde, bitkilerde ve hatta baz billurlarda ya da baz kimyasal keltilerin oluumunda olduu gibi. Yalnzca otomatik birtakm koullara dayanarak i ilikilerle ilgili sonular karmak kukusuz ok eksik ve yararszdr. Bunun iin, bu gibi yanllara dme olasln hesaba katarak, ancak ekince notunu unutmamak kouluyla, tasarladmz karlatrmay yapabiliriz. Nevrozlulardaki zorlanma yasaklaryla tabular arasndaki ilk ve gze arpar benzerlik, bu yasaklarn kaynaklarnn da tpk tabularda olduu gibi nedensiz ve anlalmaz grnmesidir. Gnn birinde ortaya kan bu yasaklarn etkisiyle birey yenilmez bir korku altnda, onlarn basksn duymak zorunda kalr, bireyin

zerine dardan gelen bir ceza tehdidi olmas art deildir; nk yasan inenmesi durumunda arkasndan kesinlikle dayanlamaz bir ykm geleceine hasta iinden (vicdanndan) gelen bir kanyla inanmaktadr. Bu zorlanma hastalar her zaman, bu yasaklardan birinin inenmesi durumunda, yaknlarndan birinin bundan kesinlikle zarar greceini bize anmsatrlar. Bu zararn ne olabilecei belli deildir. leride kefaret ve kar koyma edimlerini tartrken de, bu yasaklarn kendilerinin tartmasnda olduu gibi, yine bu yetersiz bilgiyi elde edeceiz. Tabuda olduu gibi, nevrozlulardaki yasaklarn ekirdei de dokunma edimidir, "dokunma korkusu'' (dlire de toucher) deyii buradan gelir. Yalnzca bir cisme dorudan doruya dokunmak yasak olmakla kalmaz, ayn zamanda rnein "biriyle iliki kurmak", "biriyle ya da bir eyle ilikide bulunmak'' gibi ancak dolayl yoldan dokunma anlamn veren edimleri de kapsar. Yasak olan eyi anmsatan ve bylece o eyle zihinsel de olsa bir iliki kuran her ey, dorudan doruya bedenle dokunma kadar yasak oluyor. Bylesi bir kapsam genilemesini tabuda da aynen grmtk. Baz yasaklar, gttkleri amalarndan kolayca anlayabiliriz; fakat baz kurallar anlalr gibi deildir, sama ve anlamsz gibi grnrler. Bu gibi kurallara "teaml'' grenek, formalite diyoruz. Tabu detlerinin de ayn eitlilii gsterdiini gryoruz. Zorlama yasaklarnn byk bir yer deitirme yetenei vardr; bir eyden dier bir eye yaylmak iin her nedenden yararlanrlar ve o eyi de (hastalarmdan birinin yerinde bir deyimiyle) "ekilmez'' bir duruma getirirler. yle ki hasta en sonunda her eye ambargo koyar. Nevrozlular, bu "ekilmez'' kimse ya da eyler sanki tehlikeli bir bulac hastala yakalanm ve dedii yerlere bunu geirecekmi gibi davranr. Tabu yasaklarn gzden geirirken aynen bu yer deitirme ve geme niteliklerine raslamtk. Bundan baka tabu olan bir eye dokunmakla, ona dokunann da tabu olduunu ve kimsenin onunla ilikiye girmediini grmtk. Bu geme ya da daha iyi bir deyimle yer deitirme konusunda, biri Maorilerin yaamndan, dieri bir zorlama nevrozu eken bir kadnn yaamndan, iki rnek alarak bunlar burada karlatracam: "Maorilerin bakan atee asla kendi azyla fleyemez; nk o kutsaldr, kutsalln fledii atee ve atein stndeki kabn iindeki ete geirir, buradan da o yemei yiyen kimsenin iine geer ve bylece yemei yiyen kimse bakann soluuyla alanarak kesinlikle lr.''(9) Hastam, kocasnn satn alarak eve getirdii bir mutfak takmnn, evi kendisine ekilmez bir duruma getirecei korkusuyla, kaldrlmasn istiyordu. nk bu eyin Hirschen sokandaki bir maazadan alndn renmiti. Bu Hirschen szc, vaktiyle genliinde bekrken tand ve imdi uzak bir kentte bulunan ve kendisi iin artk "olanaksz'', yani tabu olan bir dostunun ad olduu iin, Viyana'da satn alnan bu ey, imdi kadnn iliki kurmak istemedii dostu kadar tabu olmutur.

Zorlanma yasaklar da tabu yasaklar gibi yaamda en olaanst zveriler ve saknmalar oluturur; fakat bunlarn bazlar, baz edimlerde bulunma yoluyla kaldrlabilir ve bu edimler de zorlayc bir nitelik kazanarak zorunlu olur. Bu edimler tvbe, balanmay dileme, kendini hakl karma, temizlenme trnden edimlerdir. Bu zorlayc edimlerin en yaygn olan suyla ykanmadr (ykama obsessionu). Tabu yasaklarnn bir blm de bu biimde kaldrlabilir, yani bu tabularn inenmesi byle bir trenle onarlabilir ve bu ite suyla gusl (boy abdesti) en ok yelenen yntemdir. imdi tabu detleriyle zorlanma nevrozlarnn belirtileri arasnda en ak karlkl noktalar zetleyelim: (1) Bu yasaklarn nedensizlii, (2) Bunlarn iten gelme bir gereksinimle zorlanmalar, (3) Kolayca yer deitirmeleri ve yasak olan eyden bulama tehlikesi tamalar, (4) Yasak olan eyden kan trenlerin ve buyruklarn nedenlii bakmndan her ikisinin benzerliini grmekteyiz. Bununla birlikte psikanaliz bize zorlanma nevrozunun gerek ruhsal mekanizmasn, gerekse klinik tarihini retmi bulunuyor. te tipik bir dokunma korkusu olaynn tarihi: lk ocukluk andan bu yana olay konusu olan kii, kendi bedenine dokunmakla byk bir haz duyuyordu, bu hazzn nesnesi kestirilebileceinden fazla duyarllamt. Fakat bu ok haz verici dokunma edimi, dardan gelen bir yasak buyruuyla atr..(10) Bu yasak buyruu kabul edilir; nk iten gelen birtakm zorlu glerin (11) yardmn gryordu; bu dtan gelen yasak, dokunma biiminde kendini gstermek isteyen igdden daha zorlu olduunu kantlar. Byle olmakla birlikte ocuun ilk ruhsal yuurumu yznden bu yasak teki igdy ortadan kaldramamtr. Baarabildii tek ey, bu igdy (yani dokunma hazzn) bastrmak ve onu bilinaltna tkmak oldu. Hem yasak, hem igd birlikte kaldlar. Birincisi kald; nk yalnzca bastrlm ama yok edilmemiti. kincisi de kald; nk eer kalmam olsayd, igd bilince frlayacak ve darya kacakt. Bylece zmlenmemi bir durum, ruhsal bir saplanma oluur. Bundan sonra yasak ve igd arasndaki srekli savatan kan birok sonucun kayna bu savatr. Bu biimde duraanlaan ruhsal kuruluun balca ayrt edici nitelii, bu bireyin nesneye, daha dorusu bu nesneyle ilgili edime kar ald ve (12) ift deerli diyeceimiz tavrda grlr. Birey bu edimi (yani dokunma edimini) hep srdrmek ister, onda en yksek zevki tadar; fakat onu srdremez, hatta ondan nefret eder. Bu iki ak arasndaki kartlk kolay kolay zmlenemez; nk nasl diyeyim- bunlarn ruh yaamnda yerleri karamayacak denli ayrlmtr. Yasak tmyle bilin blmnde yerlemitir, oysa hl yaamakta olan dokunma zevki bilinaltnda kalmtr, kiinin ondan haberi yoktur. Eer bu psikolojik etmen olmasayd, ift duygular ne bu kadar uzun sre yaayabilir ne de bundan sonraki patlak vermelere yol aard. Olayn klinik tarihinde, ilk ocukluk anda yasan belirleyici bir etmen olarak grnne nem verdik; fakat nevrozun daha sonraki ilerleyiinde bu rol, bu yata gzken itme oynuyor. Unutma (amnesie) ile ilgili olan bu itme olgusu

yznden bilinli duruma gelen yasan nedenleri bilinemez. Onu zihni olarak skp atmak iin yaplan btn giriimler, hcum noktas yakalanamad iin, baarszla mahkmdur. Yasak kendi gcn, zorlaycln bilinmeyen kartyla, yani gizli ve snmemi kalan zevkle, baka bir deyimle, bilinli bir sezgisi olmayan i gereksinimle olan birlikteliine borludur. Yasan istein yerine geebilme ve yeniden yaratma gc, bilinli olan zevkle uyutuunu ve bilinaltnn psikolojik etmenlerinden ok da kolaylk gremediini anlatr. gdnn verdii haz, karlat engellerden kurtulmak iin srekli yer deitirir. Yasak edilenin yerine konmu eyler ve edimler biiminde kendine vekiller arar. Ayn nedenden tr yasak da onun peinden dolar, yasaklanm igdnn yeni hedeflerine de yaylr. Geri itilmi libido her yeni admnda yeni bir iddetle, yasan kar koymasyla karlar. Bu iki kart gcn karlkl olarak birbirini itmesi, boalma ve var olan gerginlii gevetme gereksinimini dourur. te zorlayc edimlerin nedenlerini burada bulmaktayz. Nevrozlarda, bir yandan pimanlk belirtisi, temizlenme ura ve buna benzer davranlarda saylabilecek edimler; te yandan da igdye yasak edilen edimin yerine geecek edimler olan uzlatrc edimler aka grlmektedir. Bu zorlayc edimlerin igdye srekli yardm etmesi ve yasak edilen ilk edime gittike yaklamas, nevroz hastalklarnn bir yasasdr. imdi tabunun i yzn, hastalarmzn zorlayc yasaklaryla aynym gibi ele alarak inceleyelim. nceleyeceimiz birok tabu yasann ilk biiminden uzaklam, yer deitirmi ve bozulmu olduunu aka bilmemiz gerekir; bu nedenle en eski ve en nemli tabu yasaklarn ancak biraz aydnlatmakla yetinmek zorunda kalacaz. Yine, ilkellerle nevrozlular arasnda tam karlkll ve birbirine noktas noktasna benzerlii olanaksz klacak kadar nemli farklar olduunu anmsamalyz. Her eyden nce ilkeller arasndaki yasaklarn gerek kaynan, yani tabunun gerek douunu aratrmann yararsz olduunu sylemeliyiz. Bizim varsaymmza gre, bu kaynak onlarca "bilin d'' olduu iin tabular bize bu kayna bildiremez. Fakat nevrozlardaki yasa model olarak alp tabunun tarihini u biimde kurabiliriz: Tabular tarihlerinin bir evresinde ilkellere dardan zorlanm ok eski yasaklardr, yani daha nceki bir kuan daha sonraki bir kuaa zorlad kurallardr. Bunlar, iddetle istenen edimlere kar konmu yasaklardr. Belki ataerkil ve toplumsal yetkenin koyduu gelenein bir sonucu olarak bu yasaklar kuaktan kuaa geerek srm ama sonraki kuaklara kalt olarak kalm ruhsal bir kendine zglk durumunda "biimlenmitir.'' Bu gibi "doutan dnceler'' var m yok mu, bunlar kendiliklerinden mi yoksa eitim yoluyla birleerek mi tabunun duraan bir duruma geliini etkilemilerdir; bunu burada belirlemenin olana yoktur. Bununla birlikte tabunun sreklilii bize bir ey retmektedir: Yerine getirilmesi yasaklanm olan ilk istek, bu tabulara karn bu budunlar arasnda yaamay srdrmektedir. yleyse bu insanlar tabu yasaklarna kar ift deerli (ambivalent) bir tavr almaktadr: Bilindlarnda bu kurallar dinlememekten

baka bir ey istememekte ama ayn zamanda bunu yapmaktan da korkmaktadrlar. Korkmaktadrlar; nk onu dinlememek istedikleri halde, korku hazdan daha gl gelmektedir. Fakat tpk nevrozda olduu gibi bu istek, bireylere kurallara aykr olarak kalmaktadr. En eski ve en nemli tabu yasaklar totemciliin iki yasasdr, yani totem olan hayvan ldrmemek, kadn cinsinden olan totemdalarla cinsel ilikiden saknmak. yleyse bunlarn, insanln en eski ve en gl istekleri olduu grlmektedir. Totemciliin anlam ve kayna bizce gizli olarak kaldka bunu anlayamayz ve bu rneklerle varsaymmzn doruluunu deneyemeyiz. Fakat bu tabularda kullanlan anlatm ve bu tabularn bir arada olumalar durumu, bireyler zerinde yaplan psikanaliz aratrmalarnn sonularn bilenlere, ocuktaki istek yaamnn merkez noktas ve nevrozlarn ekirdei dediimiz eyi anmsatacaktr.(13) Yukarda sylediimiz biimde snflandrlmaya allan dier btn tabu trlerini bir tmcede zetlersek, hepsi birletirilmi olur: Tabunun temeli bilin dnda gl bir eilimin istedii yasak bir edimdir. Nedenini bilmemekle birlikte yasak olan edimi gerekletiren ve bylece tabuya kar gelen kimselerin de tabu olduunu bilmekteyiz. Fakat tabunun yalnzca yasak olan edimi gerekletiren kiiye kar deil de, kurald durumlarda bulunan kimselere, bu kurald durumlara ve kiisel olmayan eyaya kar da uygulanmasyla bunu nasl birletirmeli? Btn bu deiik koullar, daima ayn kalan tehlikelilik nitelii nedir? Bu, insann ift deerli isteklerini uyandran, yasa bozmaya kar insan itahlandran bir nedenden baka bir ey olamaz. Tabuyu ineyen kimsenin kendisi de tabu olmaktadr; nk bakalarn da bunu yapmaya itahlandrmak gibi tehlikeli bir kendine zgl vardr. Herkesi kendisine imrendirmektedir; herkese yasak olan eyi o niye yapsn? Onun iin o gerekten bulacdr. Her rnek, bakalarn da yknmeye srkleyecei iin onu yapann kendisinden saknmak gerekir. Fakat bir kimse bir tabuyu inemeden de geici ya da srekli olarak tabu olabilir. Bunun basit nedeni, bu gibi kimselerde bakalarna yasaklanm olan istekleri uyandracak ve onlarda ift deerli duygularn atmasna yol aacak bir kendine zglk olmasdr. Kurald konumlarn ve durumlarn ounda bu kendine zglk vardr ve bunlar tehlikeli bir etki gc tarlar. Kral ya da bakan, evresindekileri kendisine imrendirir, belki herkes de kral olmak ister. ller, yeni domu ocuklar, kadnlar kendilerini savunamayacak bir durumda olduklar iin cinsel olgunlua erimi bireylerin, yeni bir zevkin batan karmasyla itahlandklar bir srada bunlar kendi zerlerine kkrtmalar olasl vardr. Onun iin bu gibi kimseler bu gibi durumlarda tabu olmaktadr. Onlarn uyandrabilecei isteklere kimsenin kaplmamas gerekir. imdi trl kiilerin manalarndaki glerin niin birbirini ortadan kaldrarak etkisiz bir duruma getirdiini de anlam oluyoruz. Kraln tabusu, uyruklar iin ok gldr; nk aralarnda ok byk toplumsal farklar vardr. Fakat

rnein bir bakan, kral ile uyruklar arasnda zararsz bir arac olabilir. Tabu dilinden normal psikoloji diline evrildiinde, bunun anlam udur: Kral ile ilikiye girme halkta gl bir imrenme duygusu yarataca ve bundan ekinmesi gerektii halde, konumuna o kadar imrenilmeyen ve elde ettii konuma herkesin pekl eriebilecei yksek bir grevliyle ilikiye girmek mmkndr. Bakan krala kar bir kskanlk duymakla birlikte elde ettii etkiyi gz nnde tutmakla bu kskanl hafifletebilir. yleyse byl gteki isteklere yol aan kk farklar, son derece byk farklardan daha az tehlikelidir. Baz tabu yasaklarnn inenmesinin, herkese ktlk getirecei korkusuyla cezalandrlmas ya da toplumun btn bireyleri tarafndan kefareti denmesi gereken toplumsal bir tehlike saylmasnn nedeni de bylece aydnlanm oluyor. Eer bilinlenmemi isteklerin yerine gerek itepileri getirirsek, gerekten byle bir tehlike vardr. Bu tehlike, ok gemeden btn toplumun sonunda dalmasna neden olacak olan yknmeye yol amas olasldr. Eer bir yasak inendii zaman bu cezasz braklrsa, herkesin bu ktl ileyene yknmek isteyecei ortadadr. Bir tabu yasann gizli anlamnn nevroz olaylarnda olduu kadar zel nitelikte olmas olanaksz olmakla birlikte, dokunmann "dlire de toucher'' dokunma korkusunda oynad role benzer bir rol tabu yasaklarnda da grrsek amamalyz. Dokunmak, bir edinme ediminin bir kiiyi ya da eyi kullanmaya kalkmann balangcdr. Tabuda sakl bulunan bulama gcn, insan batan karma, yknmeye srkleme zgl olarak yorumladk Bu yorum, tabunun bulaclnn her eyden nce eyaya da gemesiyle kendini gstermesi ve eyann da tabulu olmas durumuna uymuyor gibi gzkmektedir. Tabuda grlen bulaclk, nevrozlarda grdmz gibi bilinlenmemi itepilerin arm kanallaryla baka eyler zerine kaydrlmas eiliminin bir anlatmdr. Bylece gryoruz ki manann tehlikeli byl gc iki gerek yetiye, yani yasaklanm istekleri anmsama yeteneiyle yasa bu istekler uruna ineme gibi daha nemli olan bir eilime denk dmektedir. Fakat ilkelin ruhsal yaamnda yasaklanm bir edimin ansnn uyanyla birlikte her zaman bu edimi gerekletirme eiliminin de uyandn kabul edersek, o zaman bu iki g tek g olarak yeniden birleiyor demektir. Bu dne gre, anlarla istekler yeniden birbirine kavumaktadr. Bir yasaa kar gelen bir kimsenin bu davran, bakalarn da ayn ii ilemeye gtrrse, tpk tabunun bir kiiden bir eye ve bu eyden baka bir eye geii gibi yasaa boyunemezliin de bulama yoluyla getiini kabul etmek gerekir. Eer bir tabunun inenmesi, elde bulunan bir eyden ya da bir zgrlkten vazgemek demek olan kefaret ya da tvbe yoluyla dzeltilebilirse, bir tabu kuralna boyun emenin de gerekten istenilen bir eyden vazgemek demek olduunu gstermi oluruz. Bir zverinin savsaklann, baka yerde baka bir eyden zveride bulunma gidermektedir. Bundan karacamz sonu, tabu

trenleri ynnden tvbenin, temizlenme treninden daha eski olduu yolundadr. imdi tabunun nevrozlularda grlen zorlayc yasaklarla karlatrlmasndan neler rendiimizi zetleyelim. Tabu (bir yetke tarafndan) dardan ykletilen ve insann en zorlu isteklerine kar evrilmi olan ok ilkel bir yasaktr. Onu inemek istei bilin dnda bir yerletirme yaar; tabuya boyun een kimseler tabunun yasaklad eye kar ift deerli duygular duyarlar. Tabuda grlen byl g, insan batan karma zglne dnebilir; bulac bir hastalk gibidir; nk ortadaki rnek daima bulacdr ve nk yasaklanan istek bilin dnda baka bir eyin zerine kaydrlabilir. Bir tabunun inenmesinin kefaret yoluyla temizlenmesi, tabuya boyunemenin temelinde bir vazgeme bulunduunu gsterir. 3 imdi tabuyu zorlanma nevrozuyla karlatrmaktan ne elde ettiimizi ve bu karlatrmaya dayandrlan yorumun deerini aratralm. Baka bir yolun veremeyecei yarar vermedike ve tabuyu bize anlatacak baka aralardan daha iyi anlatmadka, hi kuku yoktur ki, yaptmz yorumun hibir deeri olamaz. Geri buraya kadar sylediklerimizle bu yorumun yararn gstermi olduumuzu savlayabiliriz; fakat bunu tabu yasaklarnn ve detlerinin daha incelikleriyle aklamasn uygulama yoluyla glendirmeye almalyz. imdi bambaka bir yntem kullanabiliriz. Aratrmamz, nevrozlardan alarak tabuya uyguladmz varsaymlarn ya da vardmz sonularn ne dereceye kadar tabu olaylarnda dorudan doruya kantlanabileceini belirtecek biime sokabiliriz. Fakat nce aradmz eyin ne olduunu belirtmeliyiz. Tabunun balangc hakkndaki varsaym, yani tabunun vaktiyle dardan ykletilmi ilkel bir yasaktan kt varsaym kukusuz kantlanamaz. Onun iin nevrozlarda grdmz tabunun psikolojik koullarn daha ok aydnlatmaya alacaz. Nevrozlardaki bu psikolojik etmenleri nasl reniyoruz? Bunu, belirtilerin ve zellikle zorlayc edimlerin, savunma tepkilerinin ve peini brakmayan buyruklarn psikanaliz ynnden incelenmesiyle reniyoruz. Bu mekanizmalar ift deerli itepilerden ya da eilimlerden gelmi olduklarn kantlayacak her nitelii gstermektedir; bunlarda ya istekle kartn ayn zamanda gryoruz ya da atan eilimlerden birinin tekini yenerek stn geldiini grrz. yleyse tabu kurallarnda da bu ift deerliliin, yani kart eilimlerin egemen olduunu gsterebilirsek ya da tabu mekanizmalarnda nevroz belirtilerinde olduu gibi her iki eilime birden yol veren baz mekanizmalar bulacak olursak, o zaman tabuyla zorlama nevrozlar arasndaki psikolojik karlatrmada en nemli olan noktay yakalam oluruz. Tabu yasaklarnn balca ikisinin, totemcilikle ilgili olmasndan tr incelememize giremeyeceine az nce deinmitik. Tabu kurallarnn dier bir ksm da sonradan kma olduu iin bizim iimize yaramazlar. nk ilkeller arasnda tabu, bizim toplumumuzda yasa koyucularn koyduu yasalara benzer. Ve rnein, bakanlarn ve rahiplerin kendi mallarn ya da ayrcalklarn

gvenceye almak iin koyduklar tabularda olduu gibi, toplumsal eilimleri kabul ettirmeye yararlar. Yine bununla birlikte geriye, inceleyebileceimiz birok yasa kalyor. Bunlar arasnda (a) dmanlara, (b) bakanlara ve (c) llere uygulanan tabular ele alacam. Aratrmamzn gereleri J.G. Frazer'in byk yapt olan The Golden Bough ("Altn Dal") adl kitaptan alnmtr (14). (A) Dmanlara kar Vahi ve yar vahi budunlarn dmanlarna kar acmaszca ve sonsuz derecede kyclk yaptklarn sandmz iin, bunlar arasnda bir adamn ldrlmesinin bile tabu detleriyle ilgili birtakm kurallara bal olduunu renmek bizi artr. Bu kurallar kolayca drt bee ayrabiliriz: (1) ldrlen dmanla uzlamay, (2) yasaklar, (3) ldrdkten sonra ldrenin balanmay dileme ve temizlenme etkinliklerini ve (4) baz ayinler yaplmasn buyuran kurallar. Bu tabu detlerinin hangileri bu budunlar arasnda yaygndr, hangileri deildir? Bu budunlar zerine bilgilerimizin eksiklii yznden bunu kesin olarak bilememekteyiz: Fakat bizim bu olaylara olan ilgimiz bakmndan dnrsek, bu sorun bizim iin o kadar nemli bir sorun deildir. Kald ki biz tek zelliklerle deil, olduka yaylm olan detlerle ilgiliyiz. Timor Adas'nda savalar dmanlarn yenip bunlarn koparlm kafalaryla geri dndkleri zaman, birtakm uzlama trenleri yaplr; bu det, byle bir seferin nderi olan adam stelik birtakm ar yasaklara bal klmas bakmndan zellikle nemlidir. "Yenenler utku kazanm olarak geri dndkleri zaman dmanlarn ruhunu bartrmak iin kurbanlar verilir; bu yaplmazsa savatan dnenlerin yanna yaklaanlara kesinlikle bir zarar gelir. Bu ayinde dans edilir, ark sylenir, bu arklarda ldrlen dman iin yas tutulur ve ondan af dilenir: "Kzma; nk senin ban burada bizimle birliktedir; oysa biz daha anssz olsaydk, imdi bizim bamz senin kynde sergilenecekti. Bu kurban seni yattrmak iin veriyoruz. Niin bize dman oldun? Dost kalsaydk daha iyi olmaz myd? O zaman senin kann akmaz, ban kesilmezdi" denir. (15) Buna benzer detler Keleb Adas'nda Palular arasnda grlr; Gallalar kendi kylerine dnmeden nce l dmanlarnn ruhu iin kurban verir. (16) Dier baz budunlar da ldrdkleri eski dmanlarndan dostlar, gzetenler ve koruyucular kazanmann yolunu bulmutur. Bu da kesilmi balara kar efkatli davranmaktan ibarettir. Borneo'nun birok ilkel boyu bunu yapmaktadr. Sarawak'ta Dayaklar seferden dnte yurtlarna getirdikleri balara aylarca en byk sayg ve efkati gsterir, onlara dillerinin en sevimli adlaryla seslenirler. Yemeklerinin en iyi paralarn, en sevilen yemeklerini, sigaralarn onlarn azna koyarlar. Eski dostlarndan yz evirerek sevgisini yeni dostlarna vermeleri iin l dmanlara srekli yalvarlr; nk onlar artk kendilerinden olmutur. Bize korkun bile gelse, buna kastl bir alay kartn sanmak byk bir yanl olur. (17) Kuzey Amerika'nn birok vahi boyunun arasnda yaayanlar, bunlarn dmanlarn ldrdkten ve derilerini yzdkten sonra tuttuklar yasa ap

kalmtr. Bir Choctaw bir dman ldrnce bir ay yasa girer, bir ay kendini belli bal birtakm yasaklar altna koyar. Dakota yerlileri de bunun gibi yas tutarlar J. O. Dorsay adl bir yetkeye gre, Osaga kzlderilileri kendi lleri iin yas tuttuktan sonra, dmanlar iin de sanki dostlarym gibi yas tutar. (18) Dmanlara uygulanan dier tabu detlerine gemeden nce, yerinde bir itiraza kar durumumuzu belirtmeliyiz. Bu uzlatrma kurallarnda nedenlerin ok yaln olduunu ve ift deerli duygularla hibir ilgisi olmadn bize gstermek iin gerek Frazer gerekse dier yetkeler ne srlebilir. Bazlar diyebilirler ki: bu budunlar ldrdkleri kimselerin ruhuna inandklar iin bunun etkisi altnda korkuyorlar. Bu korku klasik ilkada da vard; byk ngiliz dram yazar onu Macbeth'in ve nc Richard'n "hallucination"laryla sahneye getirmitir. Gerek btn uzlatrma detleri, gerekse daha sonra ele alacamz birok yasak ve balanma dilei byle bir inantan mantksal olarak karlabilir; stelik drdnc bee giren ayinler de byle bir yorum iin kant olarak gsterilebilir. nk bunlar ancak ve ancak ldrenlerin peinden ayrlmayan llerin ruhlarn srp karmakla aklayabiliyoruz. (19) Bundan baka, vahilerin kendileri de ldrdkleri dmanlarn ruhundan korktuklarn aka bildiriyor ve bu tabu detlerinin kkn de kendileri bu korkuda buluyorlar. Bu kar k kukusuz yerindedir, eer doru olsayd baka bir aklama bulmak iin uramaktan sevinerek vazgeerdik. Bu kar kn incelenmesini sonraya brakyoruz; imdilik onu, tabu konusunda daha nce yaptmz incelemeden edindiimiz yorumla karlatryoruz. Btn bu tabu kurallarndan vardmz sonu, dmanlara kar alnan tavrlarda yalnzca dmanca itepilerin deil, baka itepilerin de anlatlmakta olduudur. Bunlarda dmana kar pimanln, saygnn ve ldrmenin dourduu vicdan azabnn tepkilerini grmekteyiz. Demek ki, inenmesi kesinlikle cezayla karlanan "ldrmeyeceksin!" buyruu insanlara Tanr elinden yasa gelmeden nce bile bu ilkeller arasnda varm. imdi tabu kurallarnn geri kalanlarna dnelim. Dman ldrenlere ykletilen yasaklar ok eitli ve ok ciddidir. Timor Adas'nda (yukarda sylenen uzlatrma detleriyle karlatrnz) seferin nderi kendi evine dnemez. Kendisine zel bir kulbe yaplr. Burada eit eit temizlenme kurallarna uyarak iki ay kalr. Bu iki ay iinde karsnn yzn gremez, kendi kendine yiyemez, yemeini azna bakas koyar. (20) Baz Dayak boylar arasnda, baarl gemi bir seferden dnen savalar gnlerce karantina altnda kalmak ve belirli yiyeceklerden kanmak zorundadr. Bunlar demire dokunamaz, karlarndan ayr kalmalar gerekir. Yeni Gine yaknlarndaki Logea Adas'nda bir dman ldren ya da bunda eli olanlar kendilerini bir hafta evlerine kapatr; karlaryla ve dostlaryla ilikiden saknr, yiyeceklerine elleriyle dokunmazlar. Kendileri iin zel kaplarda ayr pien sebze yemeklerinden baka bir ey yemezler. Bu sonuncu nlemin nedeni olarak bunlarn ldrdkleri dmann kann koklamazlarsa hastalanp leceklerini ileri srerler. Yeni Gine'de Taoripi ya da Motumotu boylar arasnda insan

ldren bir savann karsna yanamamas ve yemeine parmaklaryla dokunmamas gerekir. Ona baka bir kiinin zel olarak yaplan yemekleri yedirmesi gerekir. Yeni ay douncaya kadar bu byle srer. Burada, utku kazanan savalar hakknda Frazer'in dedii btn tabu olaylarn saymaktan ekinirim, yalnzca tabunun zelliini gze arptran ya da tabu yasaklarn temizlenme ve ayinle bal olarak gsteren olaylar ele alyorum. Alman Yeni Ginesi'nde Monumbolar arasnda dvte dman ldren adam "kirli" olur ve bu deyim, det gren ya da lohusa olan kadna da verilen adn ayndr. Bu adamn uzunca zaman erkeklerin toplanma odasndan kmasna izin verilmez. Bu sre iinde kyn erkekleri onun evresinde toplanr, arklar ve danslarla utkusunu kutlarlar. Bu adam hibir eye, hatta karsna ve ocuklarna bile dokunamaz, eer dokunursa vcutlarnda yaralar ve banlar kar. Bu adam ancak ykanma, vb. trenlerle temizlenebilir. Kuzey Amerika'da Natchezler arasnda ilk kelleyi kesip getiren delikanl savalar, alt ay birtakm eylerden vazgemek zorundadr. Karlaryla birlikte yatmalarna ya da yemek yemelerine izin verilmez; besin olarak ancak balk ve msr yiyebilirler. Bir Choctaw bir dman ldrp kellesini kestii zaman bir ay srecek bir yasa balar; bu srada san taramas yasaktr. Ba kand zaman eliyle kayamaz, ban kamak iin ancak kk bir denek kullanabilir. Pimal bir kzlderili bir Apache kzlderilisini ldrd zaman enikonu bir temizlenme ve balanmay dileme trenine uymak zorundadr. On alt gnlk bir oru dneminde yemee ya da tuza dokunmas, atee bakmas, konumas yasaktr. Ormanda tek bana yaar, orada kendisini yalnzca bir yal kadn bekler, kendisine biraz yiyecek verir. ou kez en yakn derede ykanr ve yas belirtisi olarak banda bir balk paras tar. On nc gn genel bir ayin yaplr ve bu ayinde hem kendisi, hem silahlar temizlenir. Pima kzlderilileri insan ldrme tabusunu dmanlarndan daha ciddiye aldklar iin balanmay dileme ve temizlenme iini seferin sonuna brakmazlar, bu yzden ahlk bakmndan drstlkleri (ya da isterseniz sofuluklar yznden diyelim), savataki kahramanlklar ok zarar grr. Son derece cesur olmalarna karn bunlar, Apachelara kar yaplan savalarda beyazlarn iine yaramaz badaklar olduklarn gstermilerdir. Dman ldrdkten sonra yaplan bu balanmay dileme ve temizlenme trenlerinin ayrntlar ve trleri daha titiz bir aratrma bakmndan dikkate deerdir; fakat bunlar burada daha fazla saymay gereksiz gryorum. nk bize yeni bir gr vermezler. unu da ekleyeyim ki, profesyonel cellatlarn zamanmza kadar gelen bir ynteme gre geici ya da srekli olarak toplumdan yaltlmalarnda bu detin izlerini buluruz. Ortaa toplumundaki malikane sahiplerinin (feodal beylerin) durumu, ilkellerin tabusu zerine bize gzel fikir verebilir. (21) Bu uzlatrma, saknma, balanmay dileme ve temizlenme kurallar hakknda yazarlarn yapt aklamalar iki ilkeyi, yani lnn tabusunun, kendisiyle

ilikiye giren her eyi iine almas ilkesiyle ldrlm adamn ruhundan korkma ilkesini birletiriyor. Bu iki ilke bu treni ne oranda birlikte aklayabiliyor, eit deerli mi, yoksa biri birinci derecede, dieri ikinci derecede mi saylyor? Bunlar hibir yerde gsterilmemitir, belirlenmesi de kolay bir i deildir. Bunlara kar, btn bu detleri ilkellerin dmanlarna kar gsterdikleri ift deerli duygudan karma yoluyla biz aklamamzn bir birlie ulatn belirtmek isteriz. (B) Hkmdar Tabusu lkellerin bakanlarna, krallarna ve rahiplerine kar olan davranlar birbirine kart olmaktan ok, birbirini tamamlayan iki ilke tarafndan ynetilir. Hem onlar korurlar, hem de onlardan korunurlar. (22) Bu hedeflerin ikisi de saysz tabu kuralyla elde edilir. Bakanlardan niin korunmak gerektiini biliyoruz; bakanlar tehlikeli ve gizemli sihir gcne sahiptir. Bu g, elektrik yk gibi dokunmayla geer ve buna benzer bir ykle korunmayan bir kimsenin lmne ya da yok olmasna neden olur. yleyse bu tehlikeyi kutsallkla (ister dorudan doruya, ister dolayl yoldan olsun) ilikilendirmekten saknmak gerekir. Saknlmad zaman hi olmazsa bunun korkun sonularn kaldrmak iin bir ayin yaplmaldr. rnein Dou Afrika'da Nubalar, rahip-kraln evine girenin leceine inanr; fakat girerken sol omuzlarn soyarak kraln elini oraya dedirirlerse bu tehlikeden kurtulduklarna inanrlar. Burada kraln dokunmasnn, kralla ilikiden doan tehlikelere kar iyiletirici ve koruyucu bir araca dnmesi gibi dikkate deer bir olay gryoruz. Fakat bu olaslk, krala dokunma tehlikesinden farkl olarak, kraln bir yerine bilerek dokunmann iyiletirici gc sorunu, yani krala kar edilgenlikle etkenlik arasndaki kartlk sorunudur. Hkmdara dokunmann iyiletirici gcne rnek bulmak iin vahiler arasna kadar gitmeye gerek yok. Olduka yakn zamanlara dein ngiliz krallar bu gle sraca hastalarn iyiletirirdi ve bundan dolay bu gce "King's Evil'' ( kraln ktl) denirdi. Gerek Kralie Elisabeth gerekse ondan sonra gelenler bu hkmdarlk ayrcaln brakmamlardr. Sylendiine gre, Birinci Charles 1633'te bir defada yz hastay iyiletirmiti. Byk ngiliz devriminden sonra olu kinci Charles zamannda kraln sraca iyiletirmesi en yksek derecesine kmt. Sylendiine gre, bu kral hkmdarlnda yz bin sracalya dokunmutur. Bu yntemle iyiletirilmek isteyenler o kadar okmu ki, bir keresinde alt yedi hasta, iyileeyim derken, kalabalk arasnda ezilerek lm. Stuartlarn dmesinden sonra ngiliz tahtna geen pheci Orange soyundan nc William bu byy yapmak istemedi; bir defa hastalara dokunmaya raz edildii zaman dokunurken u szleri sylemi: "Tanr size iyilik ve akl versin.'' (23) Aadaki olay, bilmeyerek bile olsa, krala ya da onunla ilgili bir eye dokunmann dourduu korkun etkiyi gsterir. Yeni Zelanda'da yksek konumlu ve ok kutsal saylan bir kral, naslsa, yemeinin artklarn bir yolun kysnda brakm. Yoldan geen gen ve salkl bir kle bu artklar grerek

yemee balam; fakat daha bitirmeye vakit kalmadan korkun bir tayf kendisine bakann yemeini yemekte olduunu bildirmi. Adamcaz gl ve cesur bir sava olduu halde, bunu iitir iitmez yere ylm ve korkun rpntlar iinde kvranmaya balam ve ertesi gn gnein batmasna doru bu yzden lm (24). Maorili bir kadn bir meyvay yedikten sonra onun tabulu bir yerden geldiini renmi. Bu davranyla bakann ruhunu rahatsz etmi olduundan arplacan dnerek alamaya balam. Bu olay leden sonra olmutu. Ertesi gn saat on ikide kadn lmt (25). Maori bakannn akma bir keresinde birok insann yaamna mal olmutu. Bakan akma yitirmi, onu bulanlar da ubuklarn yakmak iin kullanmlard. Fakat akman kimin olduunu renince hepsi de korkudan lm (26). Bakan ve rahip gibi tehlikeli kiileri, bakalaryla iliki kurmasn nleyecek duvarlarla evirerek ayrma gereksiniminin duyulmas alacak bir ey deildir. Aslnda tabu kurallarndan kan bu engellerin, bugn saray treni biiminde hl yaamakta olduunu gryoruz. Fakat bakanlara kar konan bu tabunun byk bir ksmnn kkeni, onlardan korunma gereksinimine dayandrlamaz. Ayrcalkl kimselere kar alnan baka bir tavr da, bu kimseleri kar karya bulunduklar tehlikelere kar koruma gereksinimidir.Bu durumda, tabunun olumasnda ve dolaysyla saray etiketinin kkeninde bunun da ayr bir pay vardr. Kral herhangi olas bir tehlikeden koruma zorunluluu, krallarn uyruklarnn mutluluk ve ykmlar ynnden sahip olduu byk nemden doar. Daha zel bir deyimle, hkmdar dnyann gidiini dzenleyen bir kiidir; yalnzca topran meyvalarn byten yamur ya da gne iin deil, kylarna gemileri getiren rzgrdan ya da ayaklarnn bast topraktan tr bile ulusu ona kran doludur (27). Bu ilkel krallar, tanrlar kadar byk bir gc ve mutluluk verme yeteneini tar; kukusuz, uygarln daha sonraki evrelerinde ancak en kle ruhlu uluslar, hkmdarlarna bunlara benzer nitelikler verme derecesinde ikiyzllk gstermitir. Bu kadar yetkin bir gce sahip olan kiilerin, kendilerini tehdit eden tehlikelerden korunmak iin bu kadar ok zene gereksinimi olmas apak bir kartlk gibi grnr; fakat ilkellerin krallara kar davranlarnda ortaya kan tek kartlk yalnzca bu deildir. Bu insanlar krallarn kendi ellerinde olan gleri iyi kullanp kullanmadklarn denetlemeyi zorunlu sayar; onlarn iyi niyetlerinden ve vicdanlarndan asla emin deildirler. Krallar iin olan bu tabu kurallarnn kaynanda bir gvensizlik vardr. Frazer yle der (28) "lk krallklar, halkn yalnzca hkmdar iin yaadn kabul eden bir ynetim biimi deildi. Aksine, onlarda hkmdar yalnzca uyruklar iindir; onun yaam, ancak doann gidiini halkn karlarna uygun olarak ynettike, konumunun gerektirdii grevleri yaptka deerlidir. Bunu yapmaktan aciz oldu mu, ona kar o zamana kadar gstermekte olduklar zen, ballk, dinsel sayg kesilir, nefret ve aalamaya dnr, kral utan verici bir biimde yerinden kovulur; cann kurtararak kaabilirse kretsin. Bir gn tanr

diye tapnlan adam, ertesi gn bir sulu gibi ldrlebilir. Fakat halkn bu deien tavrnda bir kapris ya da tutarszlk yoktur. Aksine, davranlar tmyle tutarldr. Eer krallar onlarn tanrs ise, onlarn koruyucusu da olmaldr. Oysa onlar korumazsa, yerini bunu yapacak birine brakmas gerekir. Fakat onlarn gereksinimlerini karlad srece ona kar gsterdikleri zenin sonu yoktur. Bu trden bir kral, birok yasa ve trenle rl tren etiketlerinden kurulu bir itin iinde yaar. Bunun amac ona grkem salamak anlamna deil, doann uyumunu bozma yoluyla kendisini, halkn ve btn dnyay genel bir knt iine drebilecek bir davrannn nne geme anlamna gelir. Bu tren onun rahatln artrmaktan ok, her davrannn nne bir olta koyarak onun devinimlerini kstlar ve hatta korunmas halkn amac olan yaamn kendisine bir yk ve ac kayna durumuna getirir." Tabu treniyle kutsal bir bakan zincir altna almann ve alkoymann en gz kamatran rneklerine, ilk yzyllarda olduu gibi, Japon Mikadosu'nun gnlk yaamndaki detlerde varlmtr. ki yzyl nceyle ilgili bir betimleme (29) bunu yle anlatyor: "Mikado ayaklaryla yere basmay grkem ve kutsallna zarar verecek bir ey sayar; bu yzden bir yere gitmek istedii zaman, oraya ancak adamlarn omuzunda tanabilir. Kutsal bedenini ak havaya gstermesinden ac duyarlar, gne onun ba zerinde parlayacak kadar deerli saylmaz. Bedeninin btn paralarna o kadar kutsallk yklenmitir ki, san, sakaln ve trnaklarn bile kesemez. Bununla birlikte ok pis olmamas iin de, geceleyin uyurken onu temizleyebilirler; nk byle zamanda bedeninden alnan eylerin ondan alnm olduunu ve byle bir hrszln onun grkem ve kutsalln bozmayacan sylerler. Eski zamanlarda, her sabah banda imparatorluk tac bulunduu halde tahtnn zerine oturmas gerekirdi; fakat taht zerinde ellerini, ayaklarn, ban ya da gzlerini ve bedeninin hibir parasn kmldatmakszn put gibi oturmak zorundayd; nk bu biimde imparatorluu iinde dirlik ve bar salayabileceine inanlr. Tanr gstermesin, eer bir yana dnse ya da imparatorluunun herhangi bir ksmna biraz olsun baksa sava, alk, yangn ya da ok uursuz bir eyin lkeyi harap etmek zere olduunu anlarlard.'' Barbar krallarn bal olduklar tabularn bazlar, katillerin bal tutulduu kaytlar anmsatr. Dou Amerika'da Aa Gine'de Padron Burnu'nda Shak Point'te Kukulu ad verilen rahip-kral bir ormanda yalnz bana yaar. Kadna dokunmas ya da evinde oturmas yasaktr, hatta sandalyesinden kalkamaz bile; bu sandalyenin stnde, oturur durumda uyumak zorundadr. Eer yatacak olursa rzgr kesilir, gemiler denizde hareket edemez. Onun grevi frtnalar buyruu altna almak ve genellikle havann tam ve salkl olmasn salamaktr (30). Bastian yle der: "Bir kral ne kadar gl olursa o kadar ok tabuya boyunemelidir. Tahtnn aday da ocukluundan balayarak ayn tabularla baldr; daha byrken bile onun evresinde tabular birikmeye balar ve tahta kmasyla birlikte bu tabularn altnda adeta boulur".

Hkmdarla rahibin konumlarna yapk olan bu tabular hakkndaki rnekleri oaltmaya ne yerimiz, ne amacmz uygundur. Yalnzca, devinme ve yemek yeme zgrl zerine konan snrlamalarn bunlar arasnda balca rol oynadn ekleyelim. Fakat uygar uluslardan ve ok daha yksek bir ekin dzeyinden alnan tabu trenine ilgili iki rnek, bu ayrcalkl kiilerle ortakln eski detleri ne dereceye kadar korumaya altn bize gsterir. Roma'da Juppiter'in byk rahibi Flaman Diabis alacak kadar ok tabu kuralna balyd. Ata binemez; bakamaz; silahl bir adama bakamaz; krlmam bir yzk takamaz; giysilerinde bir dm yapamaz; buday ununa ya da hamura dokunamaz; keinin, kpein, i etin, bakla ve sarman adn anamaz; salarn ancak zgr bir adam , o da yalnzca bronz bir bakla kesebilir, sa ve trnak paralar tekin bir aacn altna gmlr; lye dokunamaz, dar ancak ba ak kabilirdi ve bunun gibi daha birok yasak altndayd. Kars Flaminica'nn da ayr yasaklar vard: Baz merdivenlerde basamaktan yukar kamaz ve baz bayramlarda salarn tarayamazd; ayakkablarnn derisi doal bir lmle len hayvan derisinden olamaz, ancak ldrlm ya da kurban edilmi hayvann derisinden olabilirdi; gk grltsn iittii zaman bir kefaret kurban kesinceye kadar kirli olurdu (31). rlanda'nn eski krallar bir sr garip kurallar altndayd, bunlara boyunemenin yurda mutluluk getirdii, ememenin ise ktln her trlsne neden olduu sanlrd. Bu tabulara ilikin bilgiler, en eski yazmalar 1390 ile 1418 arasnda bulunan Book of Knights adl bir kitaptadr. Bu yasaklar ok ayrntldr ve ayr yer ve zamanlarda baz etkinlikleri ierir. rnein kral haftann belirli bir gnnde baz kentlerde duramaz, u ya da bu saatte unun ya da bunun stnden geemez, belirli bir ovada tam dokuz gn adr kuramaz, vb. (32). Birok vahi budun arasnda rahip-krallarn zerine konan tabu kurallarnn iddeti zellikle bizim grmze gre ok nemli olan tarihsel sonular yaratmtr. Rahip-kral olma onuru bu yzden istenilmeyen bir ey olmutur; bu yere geme sras kendisinde olan birok kimse bundan kamak iin her trl yola bavururdu. rnein Kombodscha'da ate ve su kralnn yerine geecek olan bu oruna getirmek iin zorlamak gerekirdi. Pasifik Okyanusu'nda bir mercan adas olan Niue ve Savage Adas'nda krallk ortadan kalkmt; nk bu sorumluluk gerektiren ve tehlikeli grevi stne almaya istekli kimse kmamt. Bat Afrika'nn baz yerlerinde kraln lmnden sonra yerine geecek adam kararlatrmak iin bir kurultay toplanr. zerinde karar klnan adam derhal yakalanr, balanr ve taht kabul edeceini ilan edinceye kadar feti evine kapatlr. Bazen tasarlanan ardl bu onurdan kamann yolunu ve aresini bulur; hatta bir bakann zorla tahta oturtulma tehlikesine kar kendini savunmak iin geceli gndzl silahl dolat aktarlmaktadr (33). Sierra Leone zencileri arasnda krallk onurunu kabule kar o kadar byk bir diren vardr ki birok boy, krallarn yabanclar arasndan semek zorunda kalr. Frazer bu durumlarn nedenini, tarihin gelimesinde ilk rahip-kralln bir ruhani, bir de cismani gce ayrlmasnda bulur. Kutsallklarnn yk altnda

ezilen krallar, gleri gerek eya zerinde etkili olamayacak duruma geldiinden, bu ii aa ama krallk grkeminin onurlarndan vazgemeye istekli kiilere brakmaktadrlar. te cismani hkmdarlk bu biimde ortaya kmakta, artk uygulamada bir nemi kalmayan ruhani hkmdarlk ise eski tabu krallara kalmaktadr. Bu varsaymn ne dereceye kadar salam olduunu eski Japonya'nn tarihi bize pek iyi gstermektedir. lkel insanlarla hkmdarlar arasndaki ilikilere ilikin olarak aktardmz bu bilgilerden psikanalitik anlaya ilerlememizin zor olmayacan umabiliriz. Bu ilikiler son derece karktr ve kartlklarla doludur. Hkmdarlara byk ayrcalklar verilmekte, fakat baka alanlarda onlarn karsna bu ayrcalklar hie indirecek tabu yasaklar kmaktadr. Bu insanlar ayrcalkl kiilerdir, tabularn dnda her istediklerini yapabilirler. Fakat bu zgrle karlk herkese zarar olmayan baka tabularn basks altndadrlar. Bylece burada ilk kartlk, hatta tutarszlkla karlayoruz: Bir yanda snrsz bir zgrlk, dier yanda snrsz bir bask ayn insana uygulanmaktadr. Kendilerine ok yksek byl gler verilmekte, onun iin onlarla ya da onlarla ilgili eylerle ilikiden korkulmaktadr; oysa dier yandan bu ilikilerden en yararl sonular beklenmektedir. Bu da ikinci ve ak bir tutarszlk olarak grnmektedir; ancak bunun yalnzca bir grn olduunu anlam bulunmaktayz. Kraln kendisinin iyi niyetle kurduu iliki koruyucu ve ifa vericidir; ancak sradan bir adam krala ya da onunla ilgili eyaya dokunduu zaman bu iliki tehlikeli olmaktadr, bunun da nedeni, bu dokunmann saldrganlk eilimlerini anmsatmas olasldr. Bunun kadar kolay zlmeyen dier bir tutarszlk, hkmdarda doast byk bir g varsayld halde, bu gc yetmezmi gibi kendisini tehdit eden tehlikelere kar onu korumaya almalardr. Kralla uyruklar arasndaki ilikide karlalan dier bir glk, hkmdarn bu byk gcn, kendi kendini korumak iin kullanacandan emin olmadklar gibi uyruklarnn karlarn koruma yolunda kullanacana da gvenememelerinden kmaktadr. Onun iin hkmdara gvenilmemekte, onun gz hapsine ve denetim altna alnmas gerekmektedir. Kraln yaamnn bal olduu tabu etiketi hem kraln zerinde bir vesayet kurmaya, hem onu tehlikelerden korumaya, hem de onun uyruklarna getirecei tehlikeden uyruklarn korumaya yarar. lkel insanlarn hkmdarlaryla olan bu karlkl ve kartlk ieren ilikisi bizce yle aklanabilir: Hkmdarlara kar bulunulan davranta, gerek bo inanlar, gerekse baka nedenlerle birbirinden farkl eilimler kendini gstermekte ve bunlarn her biri dierinden bamsz olarak en ar biimine kadar gitmektedir. Bunun sonucunda, sorun yalnzca bir din sorunu ya da yalnzca bir "ballk'' sorunu olarak kald srece ortaya yle tutarszlklar kmaktadr ki bunlar iine sindirmekte ilkel insan uygar insandan hi de daha ileri gitmi olmamaktadr. Bu aklama buraya kadar gzel; fakat psikanalitik teknik sorunun daha derinlerine girmemizi ve birbirinden ayr eilimlerin ierii hakknda bir ey eklememizi mmkn klyor. Anlan rnekleri, nevroz belirtileri varsayar ve

psikanalize uygularsak, tabu treninin dibinde bulduumuz korkulu zntlerin iddeti derhal gzmze arpacaktr. Bu kadar ar bir efkat, nevrozlarda ve zellikle karlatrma iin ele aldmz zorlanma nevrozlarnda ok yaygn olarak grlr. Bu efkatin kaynan imdi tmyle anlamaktayz. Egemen olan sevgi duygularnn yannda, ona kart ama bilin d olan bir nefret duygusu da vardr. Yani bu, tipik bir ift deerli duygunun oluturduu bir eydir. Bu nefret duygusu, efkat duygusunun stn gelmesiyle bastrlmakta ve znt biiminde anlatlmaktadr; byle olmasayd, kart duygu bilin d bir durumda baskda tutmaktan ibaret olan grevini yapamayacandan, zorlayc bir grn kazanmaktadr. Her psikanalist son derece acl ve tutkulu olan bu efkat duygusunun (rnein anneyle ocuk arasnda ya da birbirini seven evli iftler arasnda olduu gibi) en umulmaz durumlarda bile hep abartl bir zntye dntn bilir. Ayrcalkl kiilerle olan ilikilerde de, duygularn bu kart iftelii gr sayesinde, halkn onlara verdii btn konumlara, btn tanrlatrmalara karn bilin dnda youn bir nefret eilimini yaamakta olduu grlr, yani kart duygululuk durumu ayn derecede burada da geerlidir. Kral baskda tutan tabularn kayna olan gvensizlik duygusu, ayn bilinsiz nefretin dier bir grnmdr. Gerekten de bu atmann yaratt sonular farkl uluslarda o kadar eitlidir ki, bu nefretin varln bize kolayca bulduracak rnekleri bol bol elde edebiliyoruz. Frazer'den (34), Sierra Leone'nin vahi Timmolarnn, setikleri kral ta giyme gnnn gecesi dvme hakkna sahip olduunu reniyoruz. Ve bu anayasal haklarn o kadar eksiksiz biimde yerine getirmektedirler ki, zavall hkmdar ou kez tahta getikten sonra uzun sre yaayamamaktadr. Bu yzden lkenin ileri gelenleri, kin besledikleri kimselerin seilmesini bir yasa haline getirmitir. Byle olduu halde, bu kadar ak durumlarda bile, kin duygusu aa vurulmaz, sanki bir trenmi gibi gsterilir. lkel insanlarn hkmdarlarna kar aldklar tavrda grdmz baka bir zellik, ruh hastalklarnda her zaman grlen ve "itisafi mni" adn verdiimiz rahatszla dnen baka bir mekanizmada grlmektedir. Bu rahatszla yakalananlar hep belirli bir kiinin nemini son derecede bytrler. Hasta, bana gelen her ykmn sorumluluunu kolayca ona yklemek iin, o kiinin gcn eriilmeyecek derecelere ykseltir. Gerekte vahilerin de hkmdarlarna yamura, gnee, rzgrlara egemen olma gcn ykledikten sonra, iyi bir av ya da olgun bir rn bekledikleri halde doann kendilerini aldattn grnce hkmdar tahtndan indirerek ya da ldrerek hnlarn aldklar zaman yaptklar, bundan farkl bir ey deildir. Paronayallarn "itisafi mni"lerinde kurduklar kiinin prototipinin, ocuk-baba ilikisinde bulunduu grlmtr. Oulun imgesinde babada hep byle kesin bir g olduu varsaylr. Babaya kar beslenen gvensizlik, yine ona kar gsterilen yksek bir saygyla sk skya baldr. Paranoyak da kendisine kar kyclk yaptna inand kimsenin yaptklarn sylerken, onu babasnn dzeyine ykseltir, onu bana gelen btn ansszlklarn nedeni olabilecek bir konuma getirir. Bu yolla

ilkelle nevrozlu arasndaki bu ikinci benzerlik bize ilkelin hkmdarna kar tavrnn, ocuun babasna kar tavrna ne kadar benzediini gstermektedir. Fakat tabu yasaklarn nevroz belirtileriyle karlatrmaya dayanan kurammzn en gl kantlarn, hkmdarlk kurumunda ok byk nemini gstermi olduumuz tabu trenlerinin kendisinde buluruz. Tabu trenlerinin yaratt sonularn aslnda gtt sonular olduunu kabul edersek, bu trenlerin her zaman ifte anlam olduunu ve kkeninde "ift deerli" eilimler bulunduunu grrz. Bu trenler yalnzca krallar bakalarndan ayrmakla ve onlar sradan lmllerin zerine ykseltmekle kalmaz, ayn zamanda onlarn yaamn bir ikenceye, dayanlamaz bir yke dntrr, onlar uyruklarnnkinden ok daha kt olan bir tutsaklk iine srkler. yleyse bu, nevrozlarda grdmz durumun tam karldr. Nevrozlarda bilin dna itilen itepiyle onu iten itepinin ikisi de karlkl olarak birlikte doyurulur. Nevrozdaki zorlanmal davran, yasak olan edime kar szde bir korunma edimidir, oysa gerekte o yasaklanm olan edimin kendisinin bir yinelenmesidir. "Szde" szc bilinli ruh yaamna, "gerekte" deyii ise bilin d yaama denk der. Bylece krallarn tabu trenleri de, grnrde onlara gsterilen en yksek saygnn ve onu koruma yollarnn bir anlatmdr; fakat gerekte onu ykseltmelerinin cezas, uyruklarn ondan ald tr. Cervantes'in Sancho Panza'y bir adaya vali yaparak orada bandan geirdii olaylara baklrsa, saray terifatnn bu biimde yorumlanmasnn doru yorum biimi olduunu Cervantes'in anlad grlr. Bugnk krallarn ve hkmdarlarn iinden geenleri syletmek elimizde olsayd, belki onlar da bunu onaylard. Hkmdarlara kar alnan duygusal tavrn niin byle gl bilin d bir kin pay tad sorunu, bu kitabn alann aan, ok ilgi ekici bir sorundur. imdiye dein ocuun baba kompleksine iaret etmitik; buna, kralln ilk tarihinin incelenmesinin, bize bu sorun hakknda kesin bir yant verebileceini de ekleyelim. Frazer olduka dikkate deer bir kuram ileri srer: "lk krallar yabanclard, bunlar ksa bir hkmdarlktan sonra, tanrln temsilcisi olarak grkemli lenlerde kurban edilmeye mahkmdu." Fakat Frazer'in kendisi olaylarn tmyle kandrc bulmamaktadr (35). Kralln bu ilkel tarihinin yanksn Hristiyanln mitoslarnda bulabiliriz. (C) ller Tabusu llerin yaayanlar zerinde egemen olduklarna inanldn biliyoruz. Fakat llerin ayn zamanda dman sayldn sylersek buna aarsnz.. Birok ilkel insan arasnda ller tabusunun (daha nce yaptmz gibi bulaclk benzetmemizi korursak) zel bir iddet gsterdiini syleyebiliriz. Bunu lye dokunmann dourduu sonularda, bir de l iin yas tutanlara kar davranta grrz. Maoriler arasnda bir cesede dokunmu ya da gmlmesine katlm olan bir kimse olaanst kirli olur ve btn arkadalaryla hemen hemen her trl ilikisi kesilir; deta ona kar boykot yaplr. Bir eve girecek olursa, insanlara ya da eyaya yanaacak olursa, kendi kirliliini bakalarna bulatrm olur. Hatta kendi yemeine ok kirli olan

eliyle dokunamaz. Yemei yere konur, onu ellerini arkasna alarak dudaklaryla ve dileriyle yemekten baka aresi yoktur. Bazen yemeini baka biri yedirir ve bu anssz adama dokunmamak iin kollar darya doru gerilmi durumda ona yardm eder; ve bu yardmcya da hemen hemen ayn bask ve yasaklar uygulanr. Hemen hemen her toplumda dlanm, saygnl olmayan, kimsesiz ve ancak halkn sadakasyla yoksul yaamlarn srdrebilen kimseler bulunur. te ancak bu gibi kimseler lme son grevini yapm olanlara bir kol uzunluunda yaklamaya yetkilidir. Bu yaltlma dnemi geer gemez ve cesede dokunarak kirlenen bu kii yeniden arkadalar arasna karr karmaz, tehlikeli dnem srasnda kulland btn kaplar atlr. lnn cesedine dokunmayla ilgili tabular Polinezya'da, Melanezya'da ve Afrika'nn bir ksmnda ayndr; en deimez yan yiyeceklere dokunma yasa ve bakas tarafndan yedirilme zorunluluudur. Polinezya'da ya da belki de yalnzca Hawai'de (36) rahip-krallarn da kutsal grevlerini yaparken ayn yasaklara uymak zorunda olmas dikkate deer bir eydir. Tonga Adas'ndaki l tabusunda, yasan sresi ve iddeti bireyin dokunduu lnn tabusunda gizli olan gce gre deiir. lm bir bakann cesedine dokunmu olan bir kimse on ay boyunca kirli saylr; fakat bu adamn kendisi bakansa lnn dzeyine gre ancak , drt ya da be ay boyunca kirli saylr; eer ceset tanrlatrlm bir st bakann cesediyse en byk bakanlar bile on ay tabu olurlar. Bu ilkeller o kadar kaba sofudurlar ki, bu tabu kurallarn bozan bir adam iddetle hastalanp lr ve bir gzlemcinin dncesine gre hibir zaman bunun aksine inanmak istemezler (37). lnn cesediyle maddi anlamda deilse bile dolayl olarak bir ilikisi olduuna inanlan dul kadn ya da erkek gibi yasl akrabalarn durumu da temel olarak yukarda anlattklarmz gibidir; fakat bunlara bizim amzdan ok daha byk bir ilgi gsterilmeye deer. imdiye dein anlattmz kurallarda yalnzca tabunun iddetinin ve yaylma gcnn tipik anlatmn grmekteyiz; imdi vereceimiz rneklerdeyse, tabunun hem grnteki rgelerini, hem de temel ve gerek rgelerini grebileceiz. ngiliz Kolombiyas'nda Shuswap'da dul kalan kadn ve erkekler yas dnemleri srasnda yaltlm olarak kalmak zorundadr; balarna ya da vcutlarna ellerini dokunduramazlar, onlarn kulland eyay kimse kullanamaz. Avclar, iinde byle bir yaslnn bulunduu bir kulbeye yaklamaz; nk bu, kendisine uursuzluk getirir; eer yasllardan birinin glgesi onun zerine derse, kesinlikle hasta olur. Yasllar dikenli allar stnde uyur. Yataklar da dikenli allarla evrilidir. Bunun nedeni lnn ruhunun ieriye girmesine engel olmaktr. Kuzey Amerika boylarnda dul kadnn, kocas ldkten sonra lnn ruhunun yaklamasna engel olmak iin kuru otlardan yaplm bir tr pantolon giymek zorunda olma deti de anlamldr. Bu rneklerde, benzetme anlamndaki dokunmann da tpk cesede dokunma gibi sayld aka grlmektedir; nk lnn ruhu akrabasndan ayrlmamakta, yas dnemi boyunca onlarn "evresinde dolamaktan" vazgememektedir.

Filipin Adalarndan biri olan Palawan Adas'nda yaayan Agutainolar arasnda, dul kalan kadn, kocas ldkten sonra, ilk yedi ya da sekiz gn kulbesinden dar kamaz; ancak kimseyle karlamas olasl olmayan bir zamanda, yani geceleyin dar kabilir. Eer onu birisi grrse, gren adam derhal lm tehlikesi altnda kalr. Onun iin bakalarnn kendisine yanamasna engel olmak iin her admnda elindeki bir denekle allara vurarak yrr. Dier bir gzlem de, bize dullarn tehlikeliliini gstermektedir. ngiliz Yeni Ginesi'ndeki Mekeo evresinde dul bir erkek btn yurttalk haklarndan yoksun kalr ve bir sre deta srgn gibi yaar. Topra ekemez. Halk iine kamaz, kye giremez, sokaklarda dolaamaz. Adeta vahi bir hayvan gibi, yksek otlar ve allklar arasna kaar. zellikle de yaklamakta olan bir kadn grrse, koyu allar arasnda saklanmak zorundadr. Bu olay, dul kadn ya da erkekteki tehlikenin, batan karma tehlikesinden doan bir ey olduunu gstermeye yarar. Karsn yitirmi olan bir adam, karsnn yerine baka bir kadn koyma isteinden korunmak zorundadr; dul kadn da istee kar koymaldr. Kocasz kald iin baka bir erkee kar istek duyabilir. Oysa yerine geirme yoluyla isteklerin doyurulmas, yas tutmada gzetilen eree uymaz ve lnn ruhunun fkelenmesine yol aar. (38) lkel insanlar arasnda yas tabusu detlerinin en artc ve ayn zamanda en retici olan bir dieri, lmn adn anma yasadr. Bu yasak ok yaygndr ve nemli sonular olan birok klk deitirmeye uramtr. Tabu detlerini bize en iyi durumuyla korunmu olarak gsteren Avustralyallardan ve Polinezyallardan baka, bu yasa ayn zamanda Sibirya Samoyetleri, Gney Hindistan Todalar, Tataristan Moollar ve Sahra Tuaregleri, Japonya Ainolar, Orta Afrika Akamba ve Nandileri, Filipin Tinguaneleri Nikobar ve Madagaskar Adalar ve Borneo gibi birbirinden ok ayr ve uzak olan yerlerin halklarnda grmekteyiz. (39) Bu budunlarn bazlar arasnda bu yasak ve yasan dourduu sonular yalnzca yas dnemi srasnda geerlidir, oysa dierlerinde srekli olarak kalr; fakat hepsinde de lmden sonra geen zamann oalmasyla azalr. lmn adndan saknmaya, kural olarak son derece iddetle uyulur. rnein Gney Amerika yerlileri arasnda, lmn adn, yaayanlarn huzurunda anmak en korkun tecavz saylr ve cezas kendini asmaktan daha hafif deildir. (40) lk bakta bir adn sylenmesinin niin bu kadar yasak olduunu kestirmek kolay deildir; fakat onun birlikte getirdii tehlikeler bundan saknmay gerektirecek birok ilgin ve nemli nlem yaratmtr. Bunun iin Afrika'da Masailer lnn adn, lr lmez deitirerek bu tehlikeden kurtulmann hilesini bulmutur; o zaman lnn yeni ad hi korkmakszn sylenebilir ve bundan sonra yasaklar eski adn zerinde kalr. Ruhun bu yeni ad bilemeyeceine ve onu bulamayacana inanlr. Adelaide ve Encounter Krfezi'ndeki Avustralya yerlileri o kadar tutarl bir biimde dikkatlidir ki, bir lm olmas durumunda ayn ad ya da ona benzer bir ad tayan hemen herkes

adn deitirir. Bazan, Viktoria ve Kuzey Amerika'daki birok boyda grld gibi, bu yolda daha da ileri gidilerek lnn btn akrabalar, adlar lnn adna ses bakmndan benzemese bile, kendi adlarn deitirir. Paraguay'da Guaycurular arasnda bu gibi lm durumlarnda bakan, boyun btn yelerine yeni adlar takar ve onlar da sanki eskiden beri bu adlarla anlrlarm gibi davranrlar (41). Hatta eer lnn ad bir hayvann ya da eyann adna benziyorsa, az nce anlan baz boylar bu hayvanlara ya da eyaya yeni adlar takmak zorunda kalr, bylece bunlarn adn sylerken lnn adn anm olmann nne geerler. Bu yzden misyonerlere birok glk karan ve kullanlan dilin hi durmadan deimesi gibi bir sonuca varlmaktadr, zellikle bir ad zerine konan yasan srekli olduu yerlerde bu daha da oktur. Misyoner Dobrizhofer'in Paraguay'da Abiponlar arasnda geirdii yedi yl iinde Gney Amerika'nn Jaguar kaplannn ad kez deimi ve kertenkele, diken ve hayvan boazlamann adlarnn bana da ayn ey gelmitir (42). lm biriyle ilgili olan bir ad anma korkusu, lm adamla bir ilgisi olan her eyin adnn anlmasna dein etkisini gstermektedir. Bu detin daha nemli bir sonucu da, bu boylarn geleneklerinin ya da tarihsel anlarnn olmamasna yol amas ve bu yolla onlarn gemiteki tarihlerini incelemeyi bir hayli gletirmesidir. Bu ilkel insanlarn bir ksmnda ayn zamanda, uzun bir yas dneminden sonra llerin adn yeniden canlandrmak iin birtakm dn detleri vardr; bu adlar lnn dirilmii saylan ocuklara verilmektedir. lkellerin kendi adlarna, kiinin temel bir paras ve nemli bir mal gibi baktn ve eyann btn anlamn szcklere yklediini dnrsek, bu ad tabusunun gariplii azalr. Baka bir yaptmda gsterdiim gibi, bizim ocuklarmz da ayn eyi yapmaktalar ve bunun iin de szck benzerliklerinin bir anlam olmayacan anlayamyorlar, iki ey ayn ad tad takdirde bu iki ey arasnda tam bir karlkllk olmas gerektiinde diretiyorlar. Hatta uygar erginlerin birok durumda ald tavr incelersek, onlarn bile zel adlara bir deer vermekle ve adlarnn kendi kiilikleriyle bir olduunu sanmakla ayn eyi yaptn grrz. Bilin d yaamda birok kez adlarn nemini gsteren psikanalitik deneyimler de bunu pekitirmektedir. (43) Zorlanma nevrozlular da adlara kar tpk ilkeller gibi davranr. Baz adlarn sylenmesine ya da iitilmesine kar (dier nevrozlularn yapt gibi) ayn duyarllk kompleksini gsterir ve kendi adlarna kar alnan tavrdan birok ve ounlukla ciddi yasaklamalar karrlar. Bu tabu hastalarndan tandm bir kadn, kendi adnn baka birisinin eline gemesiyle kendi kiiliinin alnacandan korktuu iin adn yazmaktan saknyordu. Dleminin heveslerinden kendini korumak iin gerekli grd bu lgnca ballk, ona kiiliinden hibir ey kaptrmamasn buyuruyordu. nceleri ad, kiiliinin bir parasyd, sonra el yazsn kiiliinin bir paras sayarak sonunda yaz yazmay bile brakmt.

Bu yolla ilkellerin, lm bir adamn adn onun kiiliinin bir paras saymas ve onun da lm kimsenin baml olduu tabuya tutulmas bize artk garip grnmez. lm bir adam adyla armak, ayn zamanda onunla iliki durumunda olmak da demektir; yleyse daha genel bir anlatmyla, lyle ilikinin niin bu kadar iddetli bir tabuyla karlat sorusuna geliyoruz. En yakn neden, zellikle lmden hemen sonra cesette grlen deiiklikler gz nnde tutulursa, lnn verdii doal korku olabilir Fakat ceset korkusu, tabu kurallarnn btn ayrntlarn aklamamaktadr; yas bize lnn adn anmann geride kalanlara kar niin iddetli bir tecavz sayldn asla aklayamaz. Aksine, yas tutmak, lm kimseyle zihnen uramay, onun ansn saklamay ve onu olabildiince uzun sre anmsamay gerektirir. Tabu detlerinin zelliklerinin nedeni yastan baka bir ey, aka baka bir amaca yarayan bir ey olsa gerek. Adlar zerindeki tabu, imdiye kadar bilmediimiz bu gizli nedeni ortaya karmaktadr; eer detler bunun zerine bize bir ey sylemiyorsa, onu yas tutan ilkellerin kendi anlatmlarnda bulabileceiz. nk ilkeller lm kimsenin ruhunun geri gelmesinden korktuklarn gizleyememekte, bundan kendilerini koruyacak, onu uzaklatracak birok tren yapmaktadrlar. (44) Onun adnn anlmas lnn derhal gelmesiyle sonulanacak bir ykm saylmaktadr. (45) Bunun iin son derece doal olarak l bir kimseyi ktlk etmeye kkrtmaktan ve uyandrmaktan ekinmektedirler. lnn ruhu kendilerini tanmasn diye adlarn baka biime sokmakta (46), ya onun adn ya da kendi adlarn deitirmekte, acmasz bir yabanc lnn adn akrabalarnn huzurunda and zaman bu davran lnn ruhunu armak demek olduundan, son derecede kzmaktadrlar. Wundt'un anlatmna gre, onun "imdi bir eytan olan ruhu"ndan korktuklar sonucuna varmaktan kendimizi alamyoruz (47). Bununla, grlyor ki, tabunun ieriini eytan korkusunda gren Wundt'un anlayna yaklayoruz. Bu kurama gre, lmden sonra bir ailenin sevgili bir bireyi derhal bir eytan olmaktadr. Yaayan akrabalar bu eytandan ktlkten baka bir ey bekleyemez, onun iin ruhun kt isteklerine kar her areye bavurarak kendilerini korumak zorunda kalmaktadrlar. Bu gr ilk anda inanmak istemeyeceimiz kadar gariptir. Bununla birlikte btn uzmanlar bu grte birlemektedir. Kanmca tabuya pek az nem vermi olan Westermarck (48) yle der: "Btn olgular beni llerin dost olmaktan ok genellikle dman sayld sonucuna gtryor. Prof. Jevons ve Mr. Grant Allen'in ilkellerin inanlarnda llerin kendi ocuklarna ve kalandalarna iyilik ettiini, buna kar ktlklerinin daha ok yabanclara evrilmi olduunu savlamalar yanltr." R. Kleinpaul, yazd ok esinleyici kitapta, yaayanla l arasndaki ilikiyi gstermek iin uygar uluslar arasndaki ruh inancnn artklarn kullanmaktadr. (49) Yine ona gre, bu iliki, insan kanna susayan lnn, canllar kendine

ekmek istemesi kansnda kendini gstermektedir. lmn gerek biiminin simgesi olan iskelet, lmn kendisinin lm bir adamdan baka bir ey olmadn gsterir. Canllar, llerle kendi aralarna bir su paras koymadka kendilerini llerin izlemesinden korunuyor saymazlar. te llerin adalara gmlmesini yelemenin ya da onlar bir rman te yakasna gtrmenin nedeni budur: "Burada" ve "tede" anlatmlar da bu biimde ortaya kmtr. Daha sonraki deimelerle lnn ktlk yapma dncesinde de deiiklikler olmu, ktcl bir ruh biiminde katilin peinden ayrlmayan ldrlmlerde ve dnya zevklerini tatmadan len gelinlerde olduu gibi, garip bir kin duyma hakk llere verilmitir. Kleinpaul'e gre, balangta ller hortlak (vampire) idiler; bunlar canllara kar kt niyetler tar, onlara ktlk etmeye ve onlar ldrmeye alrlard. Kt ruh kavramn ilk hazrlayan ceset olmutur. En ok sevdiimiz insanlarn ldkten sonra eytan olduu varsaym, bizi aka bir soru sormaya yneltmektedir. Sevilen lye kar byle bir duygu deiikliine ilkelleri srkleyen neydi? Onlardan niin eytan karyorlard? Westermarck'a gre, bu sorunun yant kolaydr (50): "lmn insann dalabilecei suskunluklarn en kts olmas ynnden, llerin bu sonlarndan dolay doyumsuz kaldna inanlr. lkellerin inanna gre lm, ister zorla, ister byyle olsun, ancak ldrlme yoluyla gerekleir ve bunu ruhun incinmesi ve kin gtmesi iin yeterli bir neden sayarlar. ok doal olarak l canllar kskanr ve eski akrabalaryla birlikte olmak ister; bu durumda, ruhun onlarla birlemek iin onlar hastalklarla ldrmeye alacan anlayabiliriz..." "...Ruhlara yklenen ktln dier bir aklamas da, llerden korkma igdsdr ve bu da lmden korkmann bir sonucudur." Bizim psikanaliz hastalklar zerine incelemelerimiz, Westermarck'nkini de iine alan daha geni bir aklama verebilir. Bir kadn kocasn ya da bir kz annesini yitirdii zaman, genellikle sa kalann birtakm azap verici kukulara sapland grlr, bunlara "saplant biiminde kendini sulu bulma" adn veriyoruz; bu, sevdii kimsenin lmne acaba dikkatsizlik ya da savsaklama yznden kendisinin mi neden olduu yolundaki dncedir. Bu dnceye saplanan kimse, len kimseye ne kadar iyi baktn istedii kadar anmsasn, ona kar bir gnah ilediini istedii kadar yadssn, yine de azap duymaktan kurtulamaz; bu durum, yasn patolojik anlatmdr ve zamanla azalr. Bu gibi olaylarn psikanalizle incelenmesi bize bu saplantlarn gizli kaynaklarn retir. Bu saplant biiminde kendini sulu bulmalarn, belirli bir anlamda hakl olduklar ve bylece ret ya da kar kma dinlemedikleri belirlenmitir. Bu, yasl kiinin lm olaynda sulu oluundan ya da gerekten zensizliinden dolay sulu oluundan ileri gelmemektedir; onda hl yaayan baka bir eyin varlndan ileri gelmektedir. Bu ey onun kendisinin de bilmedii bir istek, lenin lnden gerekte pek de zgn olmayan ve hatta elinden gelse bu lme bizzat neden olacak olan bir istektir. imdi kendi kendini beenmeme durumunun yaratt ey, sevilen kiinin lm zerine, onun lmn isteyen bu gizli ve bilinsiz istee kar verilen bir tepkidir. Sevilen

kiinin arkasnda yaayan ve bilin dnda varln srdren bu tr gizli bir kin, belirli bir kimseye kar beslenen btn duygusal ballk durumlarnn hemen hepsinde vardr ve klasik bir durumu, yani insan duygularnda bulunan ikiliin ilk tipini temsil eder. Duygulardaki bu ift deerlilik hemen herkeste az ok vardr; normal durumlarda bu, anlattmz takanakl biimde kendini beenmeme durumlarna yol aacak kadar gl deildir. Fakat duruma uygun koullar bulundu mu, en ok sevdiimiz insanlara kar hi beklenmedik yerlerde kendini gsterir. ou kez tabu sorunlaryla karlatrdmz zorlanma nevrozlar gibi zgn duygu ifteliini yksek derecede gstermeleri bakmndan zellikle ayrt edilir. imdi, lenlerin ruhunun eytan olduuna niin inanld ve birtakm tabu kurallaryla bu ruhlarn yapabilecei ktlklerden niin korunma zorunluluu duyulduunu anlayacak duruma geliyoruz. Psikanalizin zorlanma nevrozlarna tutulmu olanlarda grd duygu ifteliinin, bu ilkel budunlarn duygu yaamnda da bulunduunu kabul edince, tpk nevrozlunun yakasn brakmayan sululuk duygusunun gerisinde bilin dnda yaayan dmanlk duygusuna kar uyanan tepkiye benzer bir tepkinin, sevilen kimsenin ac verici lmnden sonra ilkelin ruhunda da bir zorunluluk durumuna geldiini kolayca anlarz. Fakat sevilen kimsenin lmesiyle bilin dnda ac duyularak doyurulan bu dmanlk duygusu, ilkellerde farkl bir sonu dourmaktadr. Bu duyguya kar savunma, dmanlk nesnesinin zerine, yani lnn zerine kaydrma (dplacement) yoluyla yaplr. Gerek normal, gerekse hastalkl ruhsal yaamda ok sk grlen bu savunma yoluna "stne atma" (projection) adn veriyoruz. Yaayan, sevgili lsne kar dmanca bir duygu tadn yadsr; fakat lnn ruhu onlar unutmaz ve yas dnemi bitince onlar aklamaya alr. stne atma yoluyla baarl savunmaya karn, bu duygusal tepkide kendi kendini cezalandrma ve pimanlk duyma nitelii vardr ve bu, korku biiminde, nefsi birok eyden yoksun brakma biiminde, dman eytana kar korunma nlemleri ad altnda kendini birtakm yasaklara bal klma biiminde gsteriyor. Bylece yine tabunun duygularn ift deerliliinden km olduunu gryoruz. lnn tabu olmas da, bilinli keder duygusuyla lm karsnda kurallara aykr duruma gelen doyum duygusu arasndaki atmadan domaktadr. Eer ruhlarn fkesinin kayna buysa, yaayanlar iinde en yaknlarnn ve en sevdiklerinin ondan en ok korkmas gerektii de aktr. Nevroz belirtilerinde olduu gibi, tabu kurallar da kart duygular gsterir. Bu kurallarn yasak edici nitelii yas anlatr; dier yandan yine bu kurallar, gizlemek istedikleri eyi, yani imdi kendini savunma biimine brnm olan lye kar dmanlk duygusunu aklar. Tabu kurallarnn birtakm batan karma olgularndan korkma biiminde anlalmas gerektiini grmtk. l bir kii savunmaszdr; kendisine kar beslenen dmanca istekleri doyurmak iin bir kkrtma nedeni olabilir; elbette bu batan karmaya birtakm yasaklarla kar koymak gerekir.

Fakat Westermarck, vahiler arasnda ldrlm olanlarla doal bir lmle lm olanlar arasnda bir fark gzetildiini kabul etmemekte hakldr ve daha sonra gstereceimiz gibi (51), dnn bilin d biiminde doal lm bile bir ldrme saylr; kiinin kt isteklerle ldrldne inanlr. Anne, baba, erkek ve kz kardeler gibi en sevilen yaknlarn lmne ilgili dlerin kkeni ve anlamyla ilgilenenler, ocuk olsun, ilkel olsun d grenler lye kar ayn tavr aldklar iin, ift deerli duygunun egemen olduunu grecektir. (52) Biraz nce tabunun ieriini eytanlardan korkmayla aklayan Wundt'un grn tartmtk. Bununla birlikte l tabusunu, ldkten sonra eytana dnen lnn ruhundan duyulan korkuyla aklayan gr kabul etmitik. Bu bir tutarszlk gibi grnmektedir; fakat bunu aklamak g deildir. Geri eytan dncesini kabul ettik ama bunun, psikolojinin daha ileri elere dayandramayaca bir son olmadn da bilmekteyiz. Biz eytanlar, yaayann lye kar besledii dmanca duygularn baka yere evrilmii olarak gstermitik. lme kar beslenen ifte duygu, yani efkat ve dmanlk duygular, sevilen kimsenin lm karsnda kendini yas ve doyum biiminde anlatmaya alr, bu kart duygular arasnda doal bir atma ba gsterir; bunlarn bir tanesi, yani dmanlk duygusu, tmyle ya da byk lde bilin d olduu iin, bu atma (rnein sevdiimiz bir kimsenin bizi incittii zaman onu balamamzda olduu gibi) dmanlk ya da efkat biiminde bilinli bir ayrmayla sonulanmaz. Bu i genellikle, psikanalizde stne atma ad verilen zel bir ruhsal mekanizma araclyla baarlr. Bilgisiz olduumuz ve bilmek de istemediimiz bu bilinmeyen dmanlk, i dnyamzdan d dnyaya evrilir ve bylece kendi benliimizden sklp karlr, bakasnn stne atlr. lm olandan kurtulduumuz iin sevinmeyiz, tersine onun iin yas tutarz; fakat o zaman, gariptir, o da bizim kederimizden zevk alan ve bizim lmemizi isteyen bir cadya dnr. O zaman yaayanlar kendilerini bu kt dmandan korumak ister; bylece ilerinden gelen baskdan kurtulurlar. Fakat ancak bu basknn yerine dtan gelen bir basky koymakla bunu yapmay baarrlar. ly kt bir dman dntren bu stne atma durumunun gerek bir destei olmad sylenemez. nk yaayanlarla len arasndaki gerek nefretler unutulmamtr ve bunlar anmsandka l hakl olarak beenilmeyebilir. Bu nefretler, birbirine kar yaplan sert davranlara egemen olma istei, hakszlk gibi, ksaca, insanlar arasndaki en yumuak ilikilerin bile iinde bulunan duygulardr. Fakat durum, yalnzca bu etmenin tek bana cadlarn kkenini stne atmayla aklamay mmkn klacak kadar basit olamaz. Kukusuz lnn sular, yaayanlarn ksmen dmanln uyandrmaktadr; fakat bu dmanl uyandrmam olsalar, byle bir sonu oluturmayacaklardr ve o zaman lm olay lye kar hakl olarak evrilmi olan sularn ansnn uyanmasna neden olmayacaktr. Bilin d dmanl, srekli ve gerekten kkrtc neden olarak kabul etmek zorundayz. En yaknlara ve en sevgililere kar olan bu dmanca eilim onlar yaad srece

gizli kalr, yani ya dorudan doruya ya da bir yerine koyma araclyla kendini bilinte ele vermekten ekinir. Bununla birlikte hem sevilen, hem de kin duyulan kii ld zaman, bu artk daha fazla mmkn olmaz ve atma iyice iddetlenir. Artan efkatten doan yas, bir yandan uyuyan dmanla, dier yandan da bu dmanln tam bir doyum duygusunu dourmamasna daha fazla dayanamaz. Bylece bilin d, stne atma araclyla atlr ve eytanlar tarafndan cezalandrlma korkusunun bir anlatm olan ayin oluur. Yas dneminin sonucuyla atma da korkutucu yann yitirir, bylece l tabusu giderek ortadan kalkar ve sonunda unutulup gider. 4 l tabusunun olumasnn dayand temeli bylece aklarken bu vesileyle genellikle tabunun anlalmasnda nemi olan bir iki noktay daha ekleyeyim. l tabusunda bilin d dmanln eytann zerine evrilmesi, ilkellerin ruhsal yaamnn yapsnda ok byk bir etkisi olan birok ruhsal durumun yalnzca tek bir rneidir. Yukarda aktarlan olayda baka yere evirme mekanizmas, duygularn atmas sorununu zmeye yaramaktadr; nevrozlulua gtren birok durumda da ayn amaca yarar; fakat baka yere evirme salt savunma amacyla yaplmaz, atmann olmad yerlerde de olur. duyularn darya evrilmesi, rnein duygusal alglarmz da etkileyen ilkel bir mekanizmadr ve bunun, normal olan d dnyamza biim vermede ok byk bir pay vardr. Henz yeterli derecede belirlenmemi olan koullar altnda dnsel ve duygusal durumlarmzn i alglar bile, duygusal alglar gibi darya doru evrilir ve bunlar i dnyada kalmalar gerekirken, d dnyamza bir biim vermeye yarar. Kken bakmndan bu belki de, dikkat ilevinin balangta i dnyaya deil de d dnyadan gelen uyarlara evrilmi olmas ve "endopsiik" durumlardan yalnzca haz ve znt almasyla ilgilidir. Szck temsillerinin duyularda braktklarnn i durumlarla arm yapmas araclyla soyut bir dnce dilinin gelimesiyledir ki dikkat yava yava alglayabilir bir duruma gelmitir. Bu evreye gelmeden nce ilkel, i alglarn darya doru evirerek d dnya grn oluturmutur. Biz imdi glenmi bilinli algmzla bu gr yine psikoloji diline evirmeye alyoruz. Bireyin kt itepilerinin cadlar zerine evrilmesi, ilkellerin dnya grnn ancak bir parasdr; bu dnya grn ileride "animism" bal altnda greceiz. O zaman byle bir dnya gr kurmann psikolojik ieriini belirleyeceiz ve bu dnya grnn zmlemesinde bulacamz dayanak noktalar bizi yine nevrozlarla karlatracaktr. imdilik yalnzca dlerin ieriine ilikin "ikincil ayrntlar"n btn bu dnya grlerinin bir prototipi olduunu sylemek isteriz. (53) Yine dnya gr kurma evresinden balayarak bilincin egemen olduu her edimin iki kayna, yani sistematik kaynakla gerek ama bilin d kaynann bulunduunu unutmayalm. (54) Wundt (55) "efsanelerin her yerde eytanlara ykledii etki arasnda daima kt etkiler stn gelir, yle ki budunlarn dinlerine gre, kt eytanlar iyi eytanlardan daha eskidir" der.

eytan kavramnn, llerle diriler arasndaki ok nemli ilikiden domu olmas olasdr. nsanlarn evriminin daha sonraki dnemlerinde bu ilikide gizli olan ift deerlilik birbirine kart iki ruhsal oluumun, yani eytan korkusuyla hortlak korkusu ve atalara sayg duygusunun bir kkten kmasna yol amakla kendisini gstermitir (56). eytan inanc zerinde yasn etkisini en iyi gsteren olay, eytanlarn her zaman yaknlarda lm olan kimselerin ruhlar olarak kabul edilmesidir. Yasn belirgin rol, yaayanlarn lden anlarn ve umutlarn kesmeye yaramasdr. Bu i yapld m keder ve onunla birlikte pimanlk ve kendini sulu bulma durumu da azalr ve bu yolla eytan korkusu da hafifler. Fakat nce eytan diye korkulan yine bu ruhlarla, daha sonra dost olunur; bunlar ata saylr, tehlike zamanlarnda yardmlarna bavurulur. Gemi yzyllar iinde yaayanlarla llerin ilikisini incelersek, duygulardaki ift deerliliin son derece azaldn aka grrz. Biz bugn lye kar olan bilin d dmanl, byk bir ruhsal aba harcamadan kolaylkla kavrayabiliyoruz. nceleri doyurulmu kin ve acl efkat birbiriyle atrken, imdi bir yara izi gibi gzken ve demortuis nil nisi bene diyen sofuluu gryoruz. Psikanalizin eski ift deerli duygudan baka bir ey olmadn bize gstermi olduu kendini sulu bulma durumlaryla sevilenin lmne, imdi yalnzca nevrozlular yas tutuyor. Bu deimenin nasl olduunu, aile ilikilerindeki deimelerin ift deerli duygularn azalnda ne dereceye kadar pay olduunu burada tartmann gerei yoktur. Fakat bu rnek bize unu kabul ettirebilir: lkellerin ruhsal itepilerinde bugnk uygar insanlar arasnda grlenden fazla bir ift deerlilik vardr. Bu ift deerliliin azalmasyla ift deerli duygular arasndaki atmann uzlamnn bir belirtisi olan tabu da yava yava ortadan kalkar. atmay ve onun sonucu olan tabuyu yinelemeye srklenen nevrozlularn, arkaik bir bnye biiminde atavistik bir art tadn ve bunun uygar yaamn zorunluluklaryla baskya uramasnn, onlara, korkun bir ruhsal enerji harcamasna mal olduunu syleyebiliriz. Burada, Wundt'un tabu szcnn ifte anlam, yani kutsal ve kirli anlam hakknda verdii kuku uyandran bilgileri anmsayabiliriz. (Yukarya baknz). Tabu deyiminin, kkeninde kutsal ve kirli anlamlarna deil, eytanl bir ey, dokunulamaz bir ey anlamlarna geldii sanlmakta ve bu yolla bu sonuncu anlamn her iki kutbuna zg olan karakteristie nem verilmekte ve bu srekli ortak nitelii, daha sonralar birbirinden ayrlm olan kutsalla kirli arasnda balangta bir karlkllk olduunu gsterdii sanlmaktayd. Buna kar, bizim incelememiz tabu szcnde sz konusu olan iftanlamn balangtan beri var olduunu kolayca gsteriyor ve hem belirli bir ift deerli duygu, hem de bu temele dayanarak ortaya km olan eyleri anlatyordu. Tabunun kendisi de ift deerli bir szcktr ve unu da ekleyebiliriz ki, zaten bu szcn yerlemi anlam ayrntl bir incelemenin sonunda vardmz sonucu, yani tabu yasann ift deerli duygunun rn olarak aklanabileceini bize kendiliinden tahmin ettirebilirdi. En eski dillerin incelenmesi, bize, bir zamanlar kendi kartlarn iine alan byle szcklerin

bulunduunu ve bunlarn, tabu szcndeki anlamda olmamakla birlikte belirli bir anlamda ift deerli olduunu gsterir (57). ki kart anlam tayan bu ilkel szcn urad hafif ses deiimleri, balangta bir szcn iinde birleen iki kart anlam iin sonralar ayr bir dil anlatm oluturulmasna yol amtr. Tabu szcnn sonu baka trl olmutur: Tad ift anlamn neminin azalmasyla kendisi de kaybolmu ya da daha dorusu ona benzer szckler szlkten silinmitir. leride baka bir nedenle bu kavramn yok olmasnn arkasnda olaslkla belirgin bir tarihsel deiimin gizli olduunu, szcn balangta belirli insan ilikileriyle birlikte kullanldn, bu ayrt edici niteliinin byk bir ift deerli duygu olduunu ve bundan dier benzer ilikilere de yayldn gsterebileceimi umuyorum. Eer yanlmyorsak, tabunun anlalmas bize vicdann i yzn ve kkenini de aydnlatacak gibidir. Kavramlarmz zorlamakszn, bir tabu vicdannn ve tabunun inenmesinden sonra ortaya kan bir gnah duygusunun olduunu syleyebiliriz. Tabu vicdan, vicdan olaylarnn belki de rasgeldiimiz en eski biimidir. "Vicdan'' nedir? Szck anlamna gre, en emin olarak bildiimiz eye iaret eder; baz dillerde anlam "bilin''ten kolayca ayrlamamaktadr. Vicdan, iimizde bulunan belirli isteklere kar gelen eylerin ierdeki duyuluudur; fakat asl sorun, bunun baka bir eye bal olmamas, yani kendi kendinden emin olmasdr. Bu, gnahkr bir vicdanda kendini daha aka gsterir, gnahkr vicdann, belirli istek ve itepilerimizin bazlarn gerekletiren edimlere iimizde ilendiini duyarz. Bunu daha fazla aklamaya gerek yoktur. Her vicdanl adam kendi iinde bu ilencin hakl olduunu duyumsar ve davranndan dolay pimanlk duyar. Ancak bu ayn nitelik ilkellerin tabuya kar ald tavrda da grlr. Tabu, vicdann bir buyruudur. Onun inenmesi, kayna gizli olmakla birlikte kendisi belli olan korkun bir gnah duygusunun domasna neden olur (58). yleyse vicdann da duygularn ift deerlilii temeline dayanarak yine ift deerli olan baz insan ilikilerinden domu olmas olasdr. Belki de hem tabu, hem de zorlanma nevrozunda olduu gibi oluur, yani iki kart duygunun biri bilin d olur, tekinin zoru altnda itilir. Nevrozlarn zmlemesinden rendiimiz birok ey bunu dorulamaktadr. Birincisi, zorlanma nevrozlarnda acl bir vicdanlln belirgin nitelikte olduunu grrz. Bu vicdanllk bilin dnda kirli olan batan karmalara kar verilen tepkinin bir belirtisidir; nevrozlular, hastalklar arttka gnahkr vicdanlln en son derecesine gelirler. Bunun iin, hatta unu bile savlayabiliriz ki, eer gnahkr vicdann kkenini zorlanma nevrozlularnda bulamazsak onu baka bir yerde kefetmekten umudumuzu kesmeliyiz. Bireysel nevroz olaylarnda bu kkeni kesin olarak bulmu oluyoruz. Budunlar arasnda da sorunun buna benzer zmn bulduumuza inanyoruz. kincisi, gnah duygusunun iinde znt (i sknts) gibi eyler bulunduunu sememek olanakszdr; bu znty hi ekinmeksizin "vicdan korkusu''

deyiiyle anlatabiliriz. Fakat korku bize bilin d kaynaklar olduunu gsterir. Nevrozlularn psikolojisi bize gsterir ki istek duygular itildii zaman, libido znt biimini alr. Yine gnah duygusunda ayn zamanda bilinmeyen ve bilin d olan bir eyin, yani geri itme nedeninin de bulunduunu anmsamak gerekir. Gnah duygusundaki skntnn i yz bu bilinmeyen eye baldr. Madem ki tabu kendini her eyden nce yasaklarda gsteriyor, o takdirde nevrozlara kadar giderek benzetme yoluyla kantlamaya gerek kalmakszn onun kesin birtakm isteklere dayandn pekl aka grebiliriz. nk kimsenin yapmak istemedii eyleri yasaklamaya gerek yoktur ve hi kukusuz aka yasak edilen eyler kesinlikle bir istein hedefi olan eylerdir. Akla yakn gelen bu gr ilkellere uygularsak, u sonucu karrz: lkelleri drten en zorlu duygular arasnda krallarn ve rahiplerini ldrmek, "ensest'' yapmak, llerine kt davranmak, vb. istekler vard. Yine ayn gr, kendi vicdanmzn sesini iittiimiz durumlara uygularsak, aka elikilerin en byne dm oluruz. nk o zaman bu buyruklarn hibirini, rnein "ldrmeyeceksin'' buyruunu inemeye kar en kk bir istek bile duymadmz, byle bir dnceye kar iimize irenmeden baka bir ey gelmediini kesin olarak savlarz. Fakat vicdanmzn kendi hakkndaki bu tankln kabul edersek, o zaman ister tabu biiminde, ister ahlk kural biiminde olsun, btn yasaklarn hibir anlam kalmaz, o zaman vicdann varlnn hikmeti aklanmam olur; vicdan, tabu ve nevroz arasndaki ba ortadan kalkar. Soruna psikanaliz asndan bakmadka, sonu yine bugnk anlaymza dnmekten ibaret kalr. Oysa psikanalizin vard u sonular gz nnde tutarsak sorun aydnlanr: Normal insanlarn ryalarnn zmlenmesi, bakalarn ldrmeye kar iimizde duyduumuz drtmelerin sandmzdan daha zorlu ve daha sk olduunu ve bilincimize kmadklar zaman bile ruhsal etkiler yaptklarn gstermitir. Baz nevrozlularn yakasna yapan kurallarn, iddetlenen ldrme itepisinin karsna dikilen bir sigortadan ve kendini cezalandrma aracndan baka bir ey olmadn da renince, her yasan bir istei gizlediini savlayan varsaymmzn doruluunu bir kez daha grebiliriz. O zaman bu ldrme isteinin gerekten var olduunu ve gerek tabu gerekse ahlk yasaklarnn psikolojik bakmdan hi de bo eyler olmadn kabul edebiliriz, tersine bunlar ldrme itepisine kar aldmz iki cepheli tavrla aklanabilir ve varlklarnn hikmeti budur. Temellilii zerinde sk sk durulan bu ift deerli tavrn i yz, yani olumlu istein bilinlenmi olmas, bunun daha baka sonulara bal olduunu gstermek ve baka sorunlar aklama olanan vermektedir. Bilin dndaki psiik sreler, bilinlenmi psiik yaammzda bizce bilinen srelerin tmyle ayn deildir, bunlar bilin yaammzdaki srelerin yoksun olduu baz nemli zgrlklerden yararlanr. bilin d bir itepinin kendine gsterdii yerde domu olmas art deildir, bsbtn baka bir yerde de patlak verebilir; kkensel olarak baka kiilere ve baka ilikilerle ilgili olmakla birllikte yer

deitirme mekanizmas araclyla bize kendini gsterdii noktaya gelmi olabilir. Bilin dnda olup bitenler yok edilemediklerinden ve dzeltilemediklerinden dolay itepiler ilgili olduklar dnemlerden daha sonraki dnem ve koullarda ortaya kabilir ve o zaman baka koullar altnda gayet doal olarak bize yabanc ve yersiz gibi gzkrler. Btn bunlar grnten baka bir ey deildir; fakat derinlerine gidecek olursak, uygarln geliimini anlamakta bunlarn ne kadar nemli olduunu grrz. Bu tartmalar sona erdirirken, daha sonraki aratrmalarmz iin yararl olacak bir gzlemi unutmak istemiyoruz. Tabuyla ahlk yasaklar arasnda temelde benzerlik olduunda ayak diresek bile, aralarnda psikolojik bir fark olduuna kuku yoktur. Yasan artk tabu biiminde grnmemesinin biricik nedeni, temel ift deer koullarnn deimesinde aranmaldr. Tabu olaylarnn psikanaliz ynnden aklamasnda bize buraya kadar yol gsteren ey, bu tabularn zorlanma nevrozuyla olan ak benzerliiydi; fakat tabu nevroz olmayp toplumsal bir rn olduuna gre, nevrozla tabu gibi bir ekin rn arasndaki temel farkn ne olduunu gstermek greviyle karlayoruz. Burada da balang noktas olarak yine tek bir olay ele alacam. lkel budunlar, bir tabunun inenmesinden gelecek cezadan, genellikle ar bir hastalktan ya da lmden korkarlar. Bu ceza, yalnzca tabuyu ineme gnahn ilemi olan korkutur. Oysa bu durum, zorlanma nevrozunda bakadr. Hasta kendisine yasaklanm olan bir eyi yapmak istedii zaman bundan kendine gelecek bir cezadan korkmaz, bakasnn bana gelecek bir cezadan korkar, bu kii genellikle belli deildir; fakat analiz araclyla, bu kimsenin kendine ok yakn olan, ok sevdii bir kii olduu kolayca anlalr. Onun iin nevrozlu zgeciymi gibi davrand halde, ilkel adam bencil gibi gzkmektedir. Ancak bir tabuyu ineyen hemen ve otomatik olarak yaptnn cezasn grmezse, o zaman ilkeller arasnda toplumsal bir duygu uyanr, hepsinde bu tehlikenin tehdidi altnda olduklar duygusu doar ve savsaklanan bu cezay derhal kendileri verirler. Bu dayanma mekanizmasn aklamak bizim iin kolaydr. Bu, olayn bulac bir masal olmasndan, yknme hevesinden, yani tabunun bulama yeteneinden doan bir korku sorunudur. Eer bir kimse itilen bir istei doyuma ulatrmay baarrsa, ayn istek bakalarnda da kendini gsterebilir; bundan dolay bu hevesi bastrmak iin, bu imrenilen kimsenin cretinin meyvesinden yoksun edilmesi gerekir. ou kez suu ileyenler, verilen cezayla sutan temizlendiklerini ve bylece yasallatklarn gereke gstererek iledikleri gnah yeniden ileme frsatn elde eder. Gerekten de insanlarn ceza yasalarnn temel ilkelerinden biri budur; bu yasalar gerek sulunun, gerekse onu cezalandrmakla toplumun cn alanlarn ayn yasak itepilerin etkisi altnda olduunu kabul eder. Psikanaliz burada, hepimizin zavall gnahkrlar olduumuzu savlayan sofularn dncesini pekitirmektedir. yleyse, kendisi iin korkmayan, sevdiklerinin adna her eyden znt duyan nevrozlunun bu beklenmeyen soyluluunu nasl

aklamal? Psikanaliz incelemeleri, bu soyluluun temel olmadn gsteriyor. Kkende, yani hastaln balangcnda, birey cezadan kendisi iin korkmu, her zaman kendi yaam zerine titremi; lm korkusu ancak sonralar sevilen kii zerine kaydrlmtr. Bunun oluu az ok kark olmakla birlikte bugn tmyle aklanmtr. Her yasan temelinde daima sevilen kiiye kar kt bir itepi, yani lm istei vardr. Bu istei bir yasak ieri iter ve kaydrma yoluyla sevilen kimselerin yerine dman kimseyi koyan belirli bir edimle yasak birleerek bu edimin gerekletirilmesini lm korkusuyla tehdit eder. Fakat sonu daha da ileri gider ve sevilen kiinin lmn istemek yerine bu defa onun lecei korkusu geer. yleyse nevrozlunun efkatli zgecilii, bu duygunun temelinde ve ona kart olan kaba bencilliin yerine ar basar. Cinsel nesne olarak alnmayan kimselere kar sayg biimindeki duygulara toplumsal duygular adn verirsek, bu toplumsal etmenlerin ortadan kalkmasn nevrozun sonralar ar "compensation'' ile kln deitiren temel nitelii sayabiliriz. Bu toplumsal itepilerin kkeni ve insann dier temel itepileriyle ilikisi konusunda sz uzatmakszn, baka bir rnekle nevrozun dier bir temel devinimsizliini gsterelim. Tabunun kendini gsterdii biim, nevrozlunun dokunma korkusuna ("dlire de toucher"sine) bir hayli benzer. Bu nevroz temel olarak cinsel ilikiyle ilgilidir ve psikanaliz, nevrozdaki yolundan evrilip kaydrlm olan gcn kkeninin cinsel olduunu pekl gstermitir. Tabudaki yasak dokunmalar, kukusuz yalnzca cinsel anlamda deil, daha ok daha yaygn olan saldrma, elde etme ve kendinin olduunu savlama itepilerinden domadr. Bakana ya da onunla ilikide bulunan bir eye dokunmak yasaksa, bunun amac baka durumlarda bakann kukulu bir gzle grlnde kendini gsteren ve hatta bakanla geiriliinde ona gsterilen kt davranlarda grlen itepinin nne bir duvar ekmektir (yukarya bakn). Bu yolla itepinin cinsel elerinin toplumsal e karsnda stn gelmesi nevrozun karakteristik niteliini oluturur. Fakat toplumsal itepilerin kendileri de benci ve erotik elerin birlemesinden doar. Tabuyla zorlanma nevrozu arasndaki bu son karlatrmadan, nevrozun eitli biimleriyle ekin oluumlar arasndaki ilikileri ve nevroz psikolojisinin incelenmesinin, ekinin geliimini anlatmadaki nemini kestirebiliriz. Nevrozlar bir yandan sanat, din ve felsefe gibi byk ekin rnleriyle sk ve derin bir iliki gsterir, dier yandan da bu toplumsal rnlerin bozuk biimleri gibi grnr. Adeta, histeri bir sanat yaptnn karikatr, zorlanma nevrozu bir dinin karikatr, paranoya manisi bir felsefe sisteminin karikatrdr. Son zmlemede bu arpkln kkeni, nevrozlarn toplumsal rnler olmasnda bulunur. Toplumda kollektif almayla oluan eyi nevrozlar zel aralarla yapmaya alr. Nevrozlarn temelini oluturan eilimleri aratrmakla kkeni cinsel olan glerin bunlarda belirleyici bir rol olduunu, bunlara denk den ekin rnlerindeyse toplumsal itepilere ve benci elerle erotik elerin birlemesinden kan eilimlere dayandn renmekteyiz. Cinsel gereksinimin, kendi kendini koruma davrannn yapt gibi insanlar

birletirmeye yetecek gte olmad grlmektedir: Cinsel doyum, her eyden nce bireysel, zel bir itir. Genetik bakmdan, nevrozun toplumsal ierii onun zgn bir eiliminden ileri gelir ve bu da, gerekliin doyumsuzluklarndan dlem dnyasnn zevklerine snma isteidir. Nevrozlularn kat gereklik dnyasna insanlarn oluturduu toplum ve kurduu ilikiler egemendir; bu gereklikten yzn eviren nevrozlu, ayn zamanda kendini insan toplumundan da dar ekiyor demektir.

BLM III ANMZM, SHR VE DNCELERN SALT ERK Psikanaliz grn manevi bilimlere uygulamaya alan incelemelerin her iki alana da eit davranamamas kanlmaz bir eksikliktir. Onun iin bu incelemeler uzmanlar yreklendirme, aratrmalarn yaparken kendilerine yararlanacaklar dnceler esinleme grevine zg kalmaktadr. Bu eksiklik, animizm denen koca alan incelemeye alan byle bir denemede zellikle kendini iddetle duyumsatr.(1) Animizm, dar anlamnda, ruhla ilgili kavramlar kuram, geni anlamndaysa, genellikle tinsel varlklar kuramdr. Animatizm, yani dardan cansz grnen doann ruhlandrlmas (canlandrlmas), iine animalizmi ve manizmi de alan daha geni bir blmdr. nceleri belirli bir felsefe sistemi iin kullanlan animizm terimine bugnk anlamn veren E. B. Tylor olmutur.(2) Gerek gemite, gerekse zamanmzda yaayan ilkellerin doa ve dnya zerine ok dikkate deer grleri kavranmaya allrken bu terimler kullanlmaya balanmtr. Bu ilkel insanlara gre dnya insanlara iyilik ya da ktlk yapan birok ruhsal varlkla doludur. lkeller doa olaylarnn nedenlerini bu cinlere ya da eytanlara yklemektedir. Bundan baka yalnzca hayvanlarn ve bitkilerin deil, cansz eylerin de bu ruhlarla canlandrldna inanmaktadrlar. Bu ilkel "doa felsefesi''nin nc ve belki de en nemli bir blm bize o kadar garip gzkmez; nk bugn biz ruhlarn varlnn snrlarn ok daraltm olduumuz halde ve doa olaylarn kiisel olmayan maddi glerle akladmz halde bile, bu felsefeden tmyle kurtulmu saylamayz. O da udur: lkeller, insanlar iin de dier eylerde grdkleri "ruhlulua'' inanyorlar. Onlara gre, insanlarda da bulunduklar yerden ayrlarak baka varlklara geebilen ruhlar vardr; bu ruhlar birtakm grnmez etkinliklerde bulunurlar ve bir dereceye kadar bulunduklar "bedenler''den bamszdrlar. Balangta ruhlar tpk bireyler gibi dnlrd; fakat uzun bir evrimle maddi

karakterlerini yitirdiler ve daha yksek bir anlamda ruhlandrma gr olutu.(3) Birok yazar, bu ruh grnn animizm sisteminin ilk ekirdei, cinlerinse ancak bedenden kurtulmu ruhlar olduunu, insan ruhuna benzetme yoluyla hayvanlarda, bitkilerde ve eyada da ruh olduu dncesinin doduunu sanmaktadr. Acaba ilkel insanlar, bu animizm sisteminin dayand ruh ve beden ikilii grne nasl varmt? Sanldna gre bu gr, uyku (d) ve uykuya benzeyen lm olaylarna bakarak insanlar bu kadar yakndan etkileyen bu durumlar aklama abasnn sonucu olarak ortaya kmtr. Herhalde lm bu grn ortaya knn balang noktas olsa gerektir. lkel insan iin yaamn sreklilii yani lmezlik apak bir eydi. lm kavram daha sonra ortaya kan ve ancak ister istemez kabul edilen bir kavramd; nk lm dncesi bizim iin bile ii bo ve gereklii anlalamaz bir kavramdr. Animizm kavramlarnn ortaya kmasnda dlerde grlen imgeler, glge, yansma gibi gzlem ve deneyimlerin oynad sanlan rol zerinde de tartmalar olmu, fakat bunlar hibir sonuca varmamtr. Kendisini dndren olaylar karsnda ilkel insann kafasnda bu ruh kavramnn domasnda ve sonra bu kavram d dnyadaki eyaya kaydrmasnda doal olmayan gizemli bir sr grmemeliyiz. Animizm kavramlarnn birok ulus arasnda ve birok devlette birbirine benzediini gren Wundt (4), bu kavramlarn "efsane kurucu bilincin zorunlu ruhsal rnleri olduunu ve ilkellerdeki animizmin, grebildiimiz kadaryla insanlarn doa halinin ruhlandrlm bir anlatm saylabileceini'' syler.(5) Hume, Dinlerin Doal Tarihi adl yaptnda cansz doann canllatrlmasn hakl grr ve yle der: "Btn insanlkta her eyi kendisi gibi grme ve yakndan tand ve bildii nitelikleri her eye kaydrma eilimi vardr'' (6). Animizm bir dnce sistemidir, tek bir olay aklamakla kalmaz, btn dnyay bir noktadan bir sreklilik (continuit) olarak kavrayan bir aklama verir. Yazarlar, zamann gemesiyle bu trden dn sisteminin, dnya sisteminin ortaya ktn kabul etmektedir: animistik (mitolojik) dn, dinsel dn ve bilimsel dn sistemleri. Bunlardan ilk sistem olan animizm, belki de en tutarl ve en kapsaml olan ve dnyann i yzn btnl iinde aklayan tek sistemdir. nsanln bu ilk dnya sistemi bugn bir psikoloji kuramdr. ster bo inanlarda olduu gibi eski alardan kalma bir kalnt biiminde, ister dilimizin, inanlarmzn, felsefemizin temelinde olduu gibi yaayan bir biimde olsun, bu grn bugnk yaammzda hl ne kadar yeri olduunu gstermek konumuzun dnda kalr.

Birbiri ard sra gelen bu dnya gr evresini gz nnde tutarak diyoruz ki, animizmin kendisi henz bir din deildir, ancak daha sonra dini douracak olan ilk koullar tamaktayd. Efsanelerin (mitoslarn) animizmin temelleri zerine kurulmu olduu aktr; fakat bunlarn animizmle olan ilgisinin ayrnts baz temel noktalarda henz aydnlatlm deildir. Bizim psikanaliz incelemelerimiz ie baka bir noktadan balayacaktr. nsanln, en eski dnya grn srf "speklatif'' bir bilgi hrsyla yarattn sanmamalyz. Doaya egemen olmak gibi uygulamayla ilgili gereksinimlerin herhalde bu ite bir pay olmutur. Onun iin animizm sistemiyle birlikte baka bir eyin daha yrdn, yani insanlar, hayvanlar, eya ve ayn zamanda cinler zerinde egemen olma yntemlerinin de ilerlediini grrsek bunda alacak bir ey yoktur. S. Reinach (7) "byyle sihir'' adn verdiimiz bu yntemlere animizmin stratejisi adn vermek istemektedir; fakat ben Mauss ve Hubert ile birlikte, bunlar teknie benzeteceim (8). Acaba by ve sihir kavramlar birbirinden ayrlabilir mi? Ancak kendi yetkimize dayanarak, dil alkanlklarmzn keyfiliklerinden kendimizi kurtarmay gze alrsak bunu yapabiliriz. O zaman bynn temel olarak, belirli koullar altnda insanlara nasl davranlyorsa, ruhlara da yle davranma yoluyla, yani onlar honut etme, uzlatrma, bizi kayrmalarn salama, gzlerini yldrma, glerini ellerinden alma, kendi istenci altna sokma yoluyla etkileme sanat olduunu grrz. Btn bunlar yaayan insanlarn zerinde etkisi olduu grlen yntemlerin ayn olan yntemlerle yaplmaktadr. Oysa sihir baka bir eydir; o temel olarak ruhlarla uramaz, bildiimiz psikolojik yntemleri kullanmaz, zel aralar kullanr. Sihrin daha eski ve daha nemli bir animizm teknii olduunu kolaylkla kestirebiliriz; nk cinlere kar davran biimleri arasnda sihir trnden olanlar da grlmtr (9). Bundan baka sihrin doann canllatrlmad yerlerde kullanld grlmektedir. Sihir ok eitli amalara yarar. Doa olaylarn insann istencine baml klar, insan dmanlardan ve tehlikelerden korur, insanlara dmanlarna zarar verme gc kazandrr. Fakat sihir etkinliinin dayand ilkeler o kadar ortadadr ki btn yazarlar ayn eyi grmtr. rnein E. B. Tylor'un dncesine gre sihri en ksa bir biimde onun u szleriyle anlatabiliriz: "Zihinde kurulan bir ilikiyi gerekte olan bir iliki sanmak.'' Bu zellii iki tr sihri ele alarak aklayalm. Dmana zarar vermek iin kullanlan en yaygn sihir yntemi bir dmann herhangi bir maddeden bir figrn yapmaktan ibarettir. Tpk benzemek art deildir, hatta herhangi bir ey onun figr saylabilir.

Bundan sonra bu imgeye ne yaplrsa, nefret edilen aslnn bana geleceine inanlr. rnein figr herhangi bir yerinden incitilirse, dmann vcudunda ona karlk olan yer hastalanacaktr. Ayn sihir teknii, ktlk yapmak iin kullanld gibi iyi amalar iin de kullanlabilir; rnein kt eytanlara kar tanrlara yardm etmek iin de kullanlabilir. Frazer (10) yle der: "Eski Msr'da Gne-Tanr Ra her gece karanlk batdaki yerine batt zaman, ba eytan Apepi'nin nderlii altnda btn eytanlar ona saldrr. Ra, btn gece onlarla dvr ve hatta bazen karanln gleri mavi Msr gklerinde onun n karartmak ve zayflatmak iin bulutlar gnderir. Gne Tanr'ya bu her gnk savanda yardm etmek iin Thebes'deki tapnanda her gn yin yaplr. Dman Apepi, mumdan yaplm korkun ehreli bir timsah suretinde ya da kangall bir ylan biimiyle simgelenir ve zerine eytann ad yeil mrekkeple yazlr. zerine yeil mrekkeple Apepi'nin dier bir resmi izilen bir papirs bir koruyucuya sarlarak resim siyah sala balanr, zerine tkrlr, ta bir bakla zerine vurularak yaralanr ve yere atlr. O zaman rahip onun zerine sol ayayla yeniden basar ve sonunda onu belirli bir aatan ya da ottan yaplm bir atete yakar. Apepi'nin kendisi bylece kesin olarak yok edildikten sonra balca eytanlarnn, onlarn babalarnn, annelerinin ve ocuklarnn mumdan figrleri yaplr ve ayn biimde yaklr. Bu ayine belirli efsunlarn okunmas da katlr ve bu ayin yalnzca sabahleyin, leyin ve akam zeri deil, frtna koptuu ve iddetli yamur yad ya da siyah bulutlar gnein parlak klarn kapatmak zere g kaplad zamanlarda da yaplr. Karanlk bulut ve yamurun eytanlar, figrlerine kar yaplan ktlkleri kendilerine kar yaplm gibi duyumsarlar; hi olmazsa bir zaman iin geip giderler ve iyiliki Gne-Tanr yengi kazanarak yeniden parlar'' (11). Buna benzer amalarla yaplan daha bir sr sihir ilemi vardr; fakat ilkel budunlar arasnda hep byk bir rol oynayan ve evrimin daha yksek evrelerinde grlen efsanelerde ve kltlerde ksmen kalan iki sihir biimi zerinde duracam, bunlar sihirle yamur yadrma ve meyve verdirme sanatdr. Yamur sihrinde, yamura yknerek ve hatta yamuru yadran bulutlara ve frtnalara yknerek yamur yadrlr. Bu det, "yamur oyunu oynamak'' gibi bir eydir. rnein Japonya'nn Ainolar, byk bir kalburdan su dkerek yamur yadrrlar, baka yerlerde byk bir kaba tpk bir gemi gibi yelken ve krek takarlar, ondan sonra bu kab kyn ve bahelerin evresinde srklerler. Topran verimlilii iin yaplan sihir ise, topran stnde insanlar arasnda cinsel ilikide bulunmaktan ibarettir. Birok rnekten bir tanesini analm: Java'nn baz yerlerinde, pirinlerin ieklenme zamannda, pirinlerin iyi rn vermesi iin rnek olsun diye kyller geceleyin tarlalara karak iftleirlerdi (12). Ayn zamanda yasak olan "ensest''in yaplmasnn, topra zararl otlarla dolduracandan ve rn verdiremeyeceinden de korkulur (13).

Baz olumsuz kurallar, yani sihirle ilgili saknma nlemleri vardr ve bunlar da, bir tr sihir biimine sokulabilir. rnein Dayak kylerinde kyllerin bazlar yabandomuzu avna ktklar zaman, kyde kalanlarn av sresince elleriyle yaa ya da suya dokunmalar yasaktr, dokunurlarsa bu hareketleri avclarn parmaklarnn yumuamasna ve avn ellerinin arasndan syrlp kamasna neden olur (14). Gilyakl bir avc ormanda av peinde koarken, ocuklarnn aa ya da kum zerine resim izmesi yasaktr. nk sk ormanlardaki patikalar bu resimlerdeki izgiler kadar karabilir ve bylece avcnn avnn yolunu armasna neden olabilir (15). Gerek bu rneklerde gerekse bunlar gibi olan daha birok rnekte uzakln hesaba katlmamas, telepatinin doal bir ey gibi kabul edilmesi, sihrin zelliklerini kavramamz kolaylatrr. Btn bu rneklerde etkili g olarak kabul edilen eyin ne olduunu aka grebiliriz: bu g, gerekletirilen edimle beklenen olay arasndaki benzerliktir. Bunun iin Frazer bu trl sihre yknmeyle yaplan ya da homoeopathic sihir diyor. Yamur yamasn isterseniz, yamur gibi grnen ya da yamuru anmsatan bir ey yapmanz yeterlidir. Daha sonraki evrim aamasnda yamurun sihirle yadrlmas yerine, evliyalardan yamur yadrmalarn rica etmek iin tapnaklara gidilerek dua edildiini grrz. Sonunda bu din teknii de terk edilmi, bunun yerine yamurun yamasnda havay etkileyen glerin neler olduu anlalmaya allmtr. Sihrin dier bir trnde ise benzerlik ilkesi yoktur, bunlarda baka bir ilke vardr, bu ilkeyi u rnekler anlatabilir. Bir dmana ktlk etmek iin baka bir yntem daha kullanlabilir. Onun stnden herhangi bir ey, rnein bir sa, trnak paras ve hatta giysinin bir paras elde edilir ve bunlara dmanca bir ey yaplr. Adeta o adamn kendisine yaplm gibi, bunlarn etkisi olduuna ve ona ilgili olan eyann bana gelenlerin onun da bana geleceine inanlr. rnein ilkel adamn dncesine gre, ad, bir adamn kiiliinin bir parasdr; onun iin bu adamn ya da bir ruhun ad bilinirse, o ad tayann zerine de etki etme gc kazanlm olur. te tabuyu irdelerken deinmi olduumuz (16) adlarn kullanlmasndaki dikkate deer saknma ve snrlamalar bu aklar. Bu rneklerde benzerlik yerine parann btn yerine konmas ilkesi gemektedir. lkel insanlarn yamyamlnn ok daha yksek kaynaklar ve anlam da bu biimde ortaya kmaktadr. nk bir kimsenin vcudunun paralarn yemekle ve onu kendimizin bir paras yapmakla o adamn zelliklerine de sahip olmu oluruz. te baz durumlarda yemek yeme konusunda birtakm saknmalara ve

yasaklara dikkat etmenin kayna buradadr. rnein gebe bir kadnn baz hayvanlarn etini yemekten saknmas gerekir; nk onlarn, rnein korkaklk gibi istenmeyen zelliklerinin beslemekte olduu ocua gemesi olasl vardr. Sihrin etkilemesi iin iki ey arasnda kesinlikle bir dokunu ya da hi olmazsa en nemli noktada dokunu koulu yoktur. rnein bir yarann iyileip iyilemeyecei, bu yaraya neden olan silaha baldr; yarann geleceiyle silahn kendisi arasnda bir ba olduunu sanan byle bir gr hi deimeden binlerce yl boyunca izlemek olasdr. Bir Melanezyal kendisini yaralayan yay eline geirirse, yarann iltihaplanmasnn nne gemek iin onu souk bir yerde dikkatle saklar. Fakat eer yay dmann elinde kalrsa, yarann ate gibi acmas ve iyice iltihaplanmas iin yay kesinlikle bir ate kenarna konur. Pliny Doal Tarih'inde (XXXVIII) u neride bulunur: Bir kimse birinin cann acttna piman olursa, bu ktl yapan elinin stne tkrsn, incitilmi kiinin acs derhal diner. Francis Bacon Doal Tarih'inde, pek revata olan yle bir inantan sz ediyor: Yaralayan silahn stne merhem koymak yarann iyilemesine neden olur. Hatta bugn bile ngiliz kylleri bu dete uyar ve orakla bir yerlerini kestikleri zaman, yarann cerahatlenmemesi iin o andan itibaren arac temiz tutmaya bakarlar. 1902 yl Haziran'nda yerel bir ngiliz haftalk gazetesinin bildirdiine gre, Norwichli Matilde Henry adnda bir kadnn ayann tabanna kazayla demir ivi batm. Kadn yaraya hi aldr etmeksizin ve hatta orabn bile karmakszn tek tedavi nlemi olmak zere kzna bu iviyi derhal yalamasn emreder; fakat yarann mikrop kapmas yznden kadn birka gn iinde tetanostan lr (17). kinci tr sihir yntemleri zerine buraya kadar aldmz rnekler, bize Frazer'in bulakan sihirle yknmeyle yaplan sihir ayrmn gsterir. Bu rneklerde etkili olarak kabul edilen g benzerlik deil, bir yerde birlikte bulunu, bitiiklik ve hatta dsel bir bitiiklik ya da bu bitiikliin anmsanmasdr. Fakat benzerlik ve bitiiklik, zihinde dncelerin birbirini armas olaynn iki temel ilkesi olduu iin btn bu sama sihir kurallarn bu olayla aklayabileceimiz sonucu ortaya kyor. Yukarda Tylor'un sihiri nitelendirmek iin syledii "zihinde kurulan bir ilikiyi gerekte olan bir iliki sanmak'' sznn ne kadar doru olduunu imdi grebiliriz. Bunu aa yukar ayn terimlerle anlatan Frazer'in u szleri iin de syleyebiliriz: "nsanlar kendi kafalarndaki dnce dzeninin doann dzeni olduunu sanm ve bu yzden kendi dncelerini denetleyebilmelerinin ya da denetler gibi grnmelerinin kendilerine eyay da denetleme erkini verdiini sanmlardr'' (18).

Sihirin ne olduunu aydnlatan bu aklama biimini baz yazarlarn inandrc bulmayarak reddetmeleri bize ilk bakta garip gelir (19). Fakat daha yakndan incelersek, sihrin dncelerin armyla aklanmasnn, bize yalnzca sihrin getii yollar akladn, onun asl niteliini anlatmadn, yani doa yasalar yerine psikolojik yasalarn konmasna yol aan yanlmay bize aklamadn grrz. Burada aka gryoruz ki, dinamik bir etmenin bulunmas gerekir; fakat bu etmenin ne olduunu ararken Frazer'in kuramn eletirenler de yanlmaktadr; oysa biz sihrin dnceler armyla aklanmasn daha ok inceleyerek ve daha ok derinletirerek inandrc bir aklama yolunu kolayca bulabiliriz. nce yknmeyle yaplan sihrin daha basit ve daha nemli olan biimini ele alalm. Frazer'e gre, bulakan sihir kural olarak yknmeyle yaplan sihrin varlna bal olduu halde, yknmeyle yaplan sihir kendi kendine yaplabilir (20). Bir kimseyi sihir yapmaya ynlendiren nedenler ortadadr. Bu nedenler, insanlarn istekleridir. Yalnzca ilkel adamn, kendi isteklerinin gcne kar byk bir gveni olduunu kabul etmemiz gerekir. lkelin sihir aralaryla elde ettii eyler, salt bu eyleri istemesinden tr yaplmas gereken eylerdir. Bu yolla balangta, sihirde yalnzca ilkelin isteinin byk rol vardr. Dier bir yazmzda, buna benzer ruhsal koullar iinde bulunan ama henz daha devinimsel etkinlikte bulunmayan ocuun durumunu zmlerken, ocuun nce kendi isteklerini birtakm "hallucination''larla gerekten doyurduunu, yani bu "hallucination''larda duyu organlarnn merkezinden gelen komutlarla kendine doyurucu bir durum yarattn ileri srmtk (21). Ergin ilkel ise baka bir yol bilmektedir. Isteklerine devinimsel bir zorlamay da, yani istenci de katmaktadr, daha sonralar isteklerin doyumu uruna dnyann yzn deitirecek olan bu isten, ilkel insanda isteklerin doyumunun simgesi olmaktadr ve bu doyum hareketi "hallucination''larla elde edilebilmektedir.Doyurulmu istein bu biimdeki simgeletirilmesini ocuklarn oyunlaryla karlatrabiliriz; ocuklarda oyun salt kendine doyum salama tekniinin yerine geer. Eer oyun ve yknmeyle canlandrma ocuu ve ilkeli doyuruyorsa, bunu ne bizim anladmz anlamda bir alakgnlllk belirtisi ne de gszlklerini anlamaktan ileri gelen bir boyun ei rn saymalyz; bu, salt isteklere ya da istee dayanan istence ve istein tuttuu yola pek fazla deer verilmesinin doal bir sonucudur. Fakat zamanla sihir ediminin nedenlerinin nemi kalkarak onun yerine sihrin aralar, yani sihir ediminin kendisi nem kazanr. Belki de doru olan, ilkel insann, kendi ruhsal edimlerine haddinden fazla deer verdiini sihirde kulland aralarla aka grnceye kadar bu davrannn farkna varmamasdr. Hatta belki de istenen eye benzedii iin sihir ediminin kendisinin, isteklerin doyurulmasna insan srkledii sanlmaktadr. Animist dn evresinde olaylarn gerek durumu

henz daha nesnel bir biimde gsterilememektedir; fakat daha sonraki bir evrede bu yntemler yine kullanladursa bile, kukuculuk adn verdiimiz ruh olay istekleri iten bir g halinde kendini gsterdii zaman bu mmkn olmaktadr. Bu evrede insanlar inan olmadka ruhlara yalvarmann para etmediini, duaya inanmaynca da duann hibir sihir etkisi olmadn anlamlardr (22). yleyse bitiiklikle arma dayanan bulakan sihrin mmkn olmas bize, istein ve istencin ruhsal olarak deer kazanmasnn, istencin egemenlii altna giren btn ruhsal edimleri kendi kapsamna aldn gstermektedir. Diyebiliriz ki, btn ruhsal yollarn hepsine de ar deer verilmektedir, yani dnyaya kar alnan tavrda gereklikle dnce ilikisi bakmndan dnceye deer verilmektedir. Eyay temsil eden dncelerin nnde eya glgede kalmaktadr; dncelerde olan biten her eyin eyada da olduu sanlmakta, dnceler arasndaki ilikilerin eya arasnda da olduu varsaylmaktadr. Dnme uzaklk tanmad, yer ve zaman bakmndan birbirinden ok ayr olan eyleri tek bir bilin edimiyle birletirdii iin sihir dnyas da telepati araclyla yer ve uzaklk tanmamaktadr, gemiteki bir arm imdi olan bir arm saymaktadr. Animistik evrede i dnyann glgesi, bildiimize inandmz dier dnyann, d dnyann stne der. una da iaret edelim ki armn iki ilkesi, yani benzerlik ve bitiiklik ilkeleri, dnp dolap yine dokunu ilkesinde birleir. Bitiiklikle arm dorudan doruya anlamnda dokunutan ibarettir, benzerlikle arm da, szcn mecazi anlamnda dokunu demektir. Tabunun zmlemesinde bulduumuz dokunu kavram da bu kategoriye girer (23). zet olarak, diyebiliriz ki sihire egemen olan ilke ve animistik dnme ynteminin teknii "dncelerin kesin erki"dir. 3 "Dncelerin kesin erki" terimini obsession nevrozundan dertliyken psikanaliz tedavisiyle iyileerek yeteneklerini ve saduyusunu gsteren ok zeki bir kiiden aldm (24). Bu kii, kendisini ve kendi hastalna yakalanm olanlarn yakasn brakmayan birtakm garip ve zc duygular anlatmak iin byle bir terim bulmutu. rnein aklna birisi geldii zaman, sanki bu adam karsna arm gibi gerekten kar karya geldiklerini sanyordu. oktan beri grmedii bir tandnn sal anszn kendisine sorulursa, o tandnn hemen lm olduunu iiteceine, hatta lnn telepati araclyla

dikkatini kendisine ekmi olduuna bile inanyordu; tanmad birine kar bilerek bilmeyerek azndan bir kfr karsa o adamn ok gemeden leceine ve bu lmden kendisinin sorumlu olacana inanrd. Bu gibi durumlarn ounu tedavi sresince kendisi aklayabiliyor, kuruntularnn nasl doduunu, bu bo inanlarn artmasnda kendinin de hayli pay olduunu syleyebiliyordu (25). te btn "obsession'' nevrozlular bu biimde hurafecidirler ve ou kez btn akl yrtmelerine karn byle oluyorlar. Dncelerin salt erkinin darl en aydn biimde "obsession''lu nevrozda grlr. Bu hastalkta bu ilkel dnce ynteminin sonular ou kez bilinte bulunur ya da bunlara bilinte raslanr. Fakat bunda bu nevrozlarn ayrt edici niteliini ararken sakngan davranmalyz; nk psikanaliz aratrmalar ayn mekanizmann dier nevrozlarda da olduunu gstermektedir. Her nevrozda belirti oluumunun temeli, olaylar deil, dnmenin kendisidir. Nevrozlular yle zel bir dnya iinde yaarlar ki, o dnyada, baka yerde de sylediim gibi, yalnzca "nevrozlunun piyasa lleri'' geer. stne dlen ya da iddetle sylenen eyler, d gereklie ister uygun olsun, ister olmasn, nevrozluyu etkileyen eylerdir. Histerikler, histeri nbetlerinde ve belirtilerinde yalnzca imgelemlerinde geen olaylar yineler ve saptarlar, son zmlemede bunlarn hepsi, olan olaylara dayanr. Ya da bu gibi olaylarn rn olarak olumu olsalar bile histerik, yalnzca imgelemindeki olaylarla urar. Nevrozlunun gnahkr vicdann, gerekte yaplm yanllara indirgemekle anlayamayz. Bir "obsession'' nevrozlusu insanlara kar ocukluundan beri ekingen ve kibar davrand halde iinde adeta bir caniye yakr bir gnah duygusunun basks vardr. Byle olduu halde, bu gnah duygusunun yine bir nedeni vardr ve bu da yaknlarna kar ancak bilinsiz olarak kendini sk sk gsteren iddetli lm istekleridr. Bu gnah duygusunun nedenleri bilerek bulunulan davranlar deil, bilinsiz dncelerdir. Bylece dncelerin salt erki, dier bir deyile, gereklie karlk ruhsal srelerin gereinden ok deer kazanmas nevrozlunun zntl yaamnda ve zntl yaamyla ilgili eylerde snrsz bir etki yapar. Onu psikanaliz tedavisi altna aldmz ve bilind dncelerini bilinli hale getirdiimiz zaman grrz ki, hasta, dncelerin zgrlne inanmaktan kanr ve kt isteklerini syler sylemez bunlar olacakm korkusuyla isteklerin aa vurmaktan hep korkar. Fakat bu durumuyla yaamnda etkin bir rol oynayan yersiz inanmalaryla, d dnyay salt kendi dnceleriyle deitirebileceini sanan ilkele ne kadar benzediini aa vurur. Bu nevrozlularn, balca "obsessive'' davranlar gerekte tmyle sihirsel bir niteliktedir. Sihir deillerse bile bir tr sihirsel nlem niteliindedirler ve

amalar nevrozun baladna iaret olarak daima grdmz bir korkuya, ktlk etmeye kar kendini korumaktr. Bu gibi noktalara derinlemesine girince bu beklenilen ktln iinde daima bir lm olduunu grdm. Schopenhauer'e gre, her felsefenin banda lm sorunu gelir; animismin zellikleri olan ruh anlaynn ve eytanlara inanmann ortaya knda da, hep lmn insan zerindeki etkisinin rol oynadn biliyoruz. Bu ilk "obsession'' ve korunma davranlarnn benzerlik ilkesine mi, yoksa dokunu ilkesine gre mi ortaya ktn belirlemek gtr; nk nevrozlarda bunlar daima nemsiz bir olay ya da kendiliinden hibir anlam olmayan bir edim zerine kaydrlarak biimini deitirmi grnrler (26). Zorlanma nevrozunun koruyucu tlsmlarnn sihir bylerinde bir karl vardr. Fakat "obsession''larn deimesini, bu gibi davranlarn cinsel yaamla hibir ilgisi olmayan kt isteklere kar bir tr tlsm biiminde balayarak sonunda yasaklanm cinsel etkinliklerin yerine getiklerine ve asllarna tp tpna ykndklerini gstererek anlatabiliriz. Eer insann dnya anlaynn yukarda sylenen evrimini kabul edersek, yani animistik evreden sonra dinsel evre ve ondan sonra bilimsel evre geldiini kabul edersek, "dncelerin salt erki"nin gelimesini btn bu evrelerde izlemekte glk ekmeyiz. Animistik evrede insan, salt erkin kaynann kendisi; dinsel evredeyse tanrlar olduuna inanr; fakat onu yine ciddi olarak brakmaz; nk isteklerinin karlar, tanrlarn davranlarn denetleme hakkn kendine brakr. Yaama kar bilimsel tavrdaysa artk insann salt erkine yer kalmamtr; insan kkln kabul etmitir ve bir boyuneme duygusu iinde btn dier doal zorunluluklar gibi lme de boyun emitir. Byle olmakla birlikte gerekliin yasalaryla karan insan kafasnn erkine beslediimiz gven hl dncelerin salt erkine olan bu ilkel inancn bir paras olarak iimizde yaamaktadr. Bireydeki libido itepilerinin olgun biiminde geriye doru, yani ocukluktaki ilk balanglarna doru gittiimiz zaman ilk defa Drei Abhandlungen zur Sexualtheorie (1905) adl yaptmzda gsterdiimiz nemli bir ayrm buluruz. Cinsel itepilerin grnmlerini balangtan itibaren seebiliriz; fakat bunlar balangta herhangi bir d nesneye evirilmi deildir. Her birey cinsel itepiler tayan bir insan olmas nedeniyle, zevk almaya urar ve bunun doyumunu kendi vcudunda bulur. Bu evreye otoerotizm evresi demi ve nesne semesi evresinden ayrmtk.

ncelememizi daha da ilerlettike bu iki evre arasna bir nc evre koymay, daha dorusu ilk otoerotizm evresini ikiye ayrmay kolaylk salayc ve zorunlu bulmutuk. ncelemeler yapldka nemi artan bu ortanca evrede nceden ayr olan cinsel itepiler birleir ve hatta kendilerine bir nesne de bulurlar; fakat bu nesne bireyin dnda ve ona yabanc deildir, bu dnemde olumu olan onun kendi egosudur. Bu yeni evreye narsizm demitik. Bu terimle adlandrlmasnn nedeni de, bu evrenin, sonralar gzlemlenme olasl olan patolojik biimidir. Birey sanki kendine km gibi davranr; zmlemelerimiz bakmndan ego itepileri ve libidonun istekleri henz daha birbirinden ayrlm deildir. Daha nce birbirinden ayrlm olan cinsel itepilerin bir btn halinde birletii ve egonun nesne olarak alnd bu narsist evre henz kat bir biimde ayrt edilemese de, narsistliin bundan sonra asla kaybolmadn syleyebiliriz. nsan belirli bir dereceye kadar, hatta libidosu iin darda nesneler bulduu zaman bile narsist kalr ve libidosunu ynelttii bu nesneler, egosuyla birlikte kalan ve egosunun iine ekilebilen libidonun grnmlerini simgeler. Olduka dikkate deer psikolojik bir olay olan ve normal bir psikoz prototipi olan k olma durumu, kendi kendine k olma evresinin kart olarak, bu libido grnmlerinin en yksek evresine denk der. Ar deerlendirme biiminde grdmz ve ilkellerle nevrozlular arasnda bulduumuz bu "ruhsal edimlerin yksek deerlendirilmesi'' durumunun, narsizmle ilikisini imdiden pekl gsterebiliriz ve narsizmin temel bir paras olarak yorumlayabiliriz. lkel insanlar arasnda dnmenin henz yksek derecede nesnelendirilmi bir durumda olduunu syleyebiliriz, bunun nedeni de dncelerin salt erkine olan inan ya da dnyaya egemen olma erkine kar olan ve henz daha sarslmam gven, insann dnyadaki gerek konumunu kendisine aydnlatacak doal olaylar anlayamamasdr. Nevrozlularda bir yandan bu ilkel zihniyetin nemli bir blm bir etmen olarak kalr; dier yandan da onlardaki cinsel tutukluklar dnce srelerinin yeniden nesnelemesine yol aar. Libidonun dnsel bakalamnda, ister ilk ilkel biiminde, ister geriye dnm biiminde olsun, her iki durumda da psiik sonular birdir, yani dnsel narsizm ve dncelerin salt erkidir (27). lkellerin narsizminin bir kant olarak ele alrsak, insanlarn dnyay anlaylarnn eitli gelime evrelerini bireylerin libido gelime evreleriyle karlatrmaya giriebiliriz. O zaman animistik evrenin, gerek zaman gerekse ierik asndan, narsizme denk dtn grrz; dinsel evre, baba ve anneye baemenin anlatt nesne bulma evresine denk der; bilimsel evreyse, zevk

ilkesiyle ilikisini keserek ve kendini gereklie uyumlulatrarak nesnesini d dnyada arayan bireyin olgunluk durumuna tmyle denk der (28). Dncelerin salt erki kendi uygarlmzda yalnzca bir alanda, sanat alannda kalmtr. nsanlar bugn yalnzca sanat alannda isteklerine uyarak, bu isteklerin doyumuna benzer bir ey yaratyor ve bu oyun, sanatsal imgeler sayesinde gerekmi gibi sonular ortaya karyor. Sanatn sihrinden hakl olarak sz ediyoruz ve sanaty sihirbazla hakl olarak karlatryoruz. Fakat bu karlatrma, savlandndan belki de ok daha nemlidir. Hi kukusuz, sanat sanat iindir biiminde balamam olan sanat, kkensel olarak bugn byk bir blmyle artk varolmayan eilimlerin iine yaramt. Bunlar arasnda eitli sihirsel amalarn bulunduunu varsayabiliriz (29). yleyse, insanln kurmay baard ilk dnya gr olan animizm psikolojik bir anlayt. Onu kurmak iin herhangi bir bilime gerek yoktu; nk bilim, dnyay bilmediimizi ve onu bilmemiz iin gerekli olan aralar aramamz gerektiini anladktan sonra ortaya kar. Oysa animizm ilkel insana doal ve ak geliyordu; dnyay oluturan eylerin tmyle insan gibi davrandn, kendi zel deneyimiyle anlyordu. yleyse ilkel insann kendi ruhunun kuruluundaki ilikileri (30) d dnyaya aktarm olmas kolayca aklanabilir. Buna kar imdi animizmin eyann i yz zerine bize rettiklerini yeniden insan ruhuna dndrebiliriz. Animizmin teknii olan sihir, ak ve yanlmaz bir biimde psiik yaamn yasalarn eyann gereklii zerine zorlama eilimini gsterir, bu durum ruhlarn henz daha bir rol oynamadklar ve henz sihir iinin nesneleri olarak alnabilecekleri koullar altnda olur. yleyse sihirin kabul ettii ilkelerin kkeni animizmin ekirdei olan cinler grnn kkeninden daha eskidir. Psikanaliz gr burada R.R. Marett'in bir gryle birlemektedir; bu gre gre animizmden nce gelen bir pre-animizm evresi vardr ve bunun i yzn bize en iyi animatizm (her eyi canlandrma gr) anlatr. Uygulamada preanimizm zerine fazla bilgimiz yoktur; nk henz cinler kavramna sahip olmayan hibir budun bulunmamtr (31). Sihir, dncelerin btn salt erkini henz korurken, animizm bu salt erkin bir parasn cinlere vermi ve bu yolla bir din oluturmaya yneltilmitir. yleyse ilkel insan bu ilk vazgeme davranna srkleyen acaba neydi? Bunun nedeni, varsaymlarnn yanlln derinden anlamak olamazd; nk yine sihir tekniini korumay srdryordu. Baka yerde gsterildii gibi, cinler ve eytanlar ilkel insann cokulu itepilerinin darya evrilmesinden baka bir ey deildir (32). Libidosunun saplantlarn, kendi imgeleminin yaratt "tanr nlar"nn kbetinde becerikli

paranoyak Schreber gibi (33), lkel insan etki ykledii eyay kiiselletirmi, dnyay bunlarla doldurmu ve kendi iindeki ruhsal olular kendi dnda yeniden bulmutur. Daha nce baka bir nedenle yaptmz iin (34), psiik sreleri d dnyaya atma eiliminin kkeni sorununu tartmayacaz. Bununla birlikte bu d dnyaya atma eiliminin ruhsal bir hafiflik verdii zaman daha gl olduunu syleyebiliriz. tepiler salt erki elde etmek iin birbirleriyle attklar zaman byle bir durumu kesinlikle bekleyebiliriz; nk bu itepilerin hepsi birden byle bir erk sahibi olamaz. Paranoyadaki hastaln geliimi psiik yaamda gzken bu gibi atmalar ortadan kaldrmak iin bu stne atma (projection) mekanizmasn kullanr. Bununla birlikte, bir karsavn iki paras arasndaki byle bir atmann rnei, sevilen bir kimsenin lm karsnda yas tutma sorununda incelediimiz iftdeerli duygu duyma durumudur. Byle bir durum darya evirme mekanizmasn altrmaya en uygun olan durumdur. Burada da yine, cinler arasnda ilk nce kt cinlerin doduunu kabul ederek ruh kavramlarnn kkenini lmn yaayanlar zerinde brakt izlenimlerde bulan yazarlarla birleiyoruz. Ayrldmz nokta, lm olaynn yaayanlar zerine yapt dnsel etkiye birinci derecede nem vermeyiimizdedir, biz onun yerine lm olay karsnda yaayan kimselerin iine dtkleri duygu atmasn incelemeye bizi srkleyen gcn zerinde duruyoruz. yleyse, insanlarn ilk kuramsal baars olan ruh dncesi de, insanlarn ilk boyun edikleri ahlk kurallaryla, yani tabu kurallaryla ayn kaynaktan kmtr. Fakat bunun byle oluu, nceden, onlarn zaman bakmndan da ayn olduu yargsna varmamz gerektirmez. Eer ilkel insanda dnmeyi ilk uyandran olay gerekten de lmle karlamas ve bunun karsnda kendi erkinin bir parasn ruhlara brakmas, devinim ve isten zgrlnn bir blmndan vazgemesi olmusa, bu ilk ekin rnleri, insanlarn narsizminin karsna dikilen anagch'nn ilk kez tannmas demektir. lkel adam lm yadsr grnrken, imdi lmn stn erkine boyun emektedir. Varsaymmz biraz daha ileri gtrmeye cesaret edersek, stne atma mekanizmasyla ortaya kan ruhlarn ve cinlerin yaratlnda psikolojik paymzn hangi blmnn yansdn aratrabiliriz. uras aktr ki tmyle nesnel olmayan daha sonraki ruh anlayndan henz daha ok uzak olmakla birlikte, ilkellerin ruh anlaynda ona benzer bir yan vardr ve bu bakmdan insanlar ve eyay bir ikilik olarak grr; bu biimde grlen nitelikler ve deimeler bu ikiliin iki esi arasnda blnr. Herbert Spencer'in deyiiyle (35) bu kken ikilii bizim ruhu bedenden ayrmzda grlen ikiciliin ayndr ve bunun hl dilde yaayan grnlerini, rnein baylan ya da sabuklayan kimseler iin kullanlan "kendinden geti" gibi deyimlerde buluruz (36).

Tpk ilkel insann yapt gibi biz de d gereklie yle bir durumu kaydryoruz ki, bunda hem belirli bir eyin duyu ve bilincimize baedii, hem de o eyin gizli olarak bulunduu ve yeniden baeebilecei bir durum yan yana bulunmaktadr. Dier bir deyile alg ve bellek yan yana bulunur. Daha genel olarak sylersek, bilinli ruhsal srelerin yannda bilind ruhsal sreler bulunmaktadr (37). Kukusuz ne ilkel ruh anlaynda, ne de bugnk ruh anlaynda (bugnk bilimin ruhsal yaamda bilinliyle bilinsizi birbirinden ayrt edii gibi) ruhun dier ksmlardan bak kesimi ayrt edildiini beklememeliyiz. Tersine, animizmde anlalan ruh, her iki blmn da zelliklerini kendinde birletirmektedir. Ruhun uuculuu ve hareketlilii, bedenden ayrlma erki, geici ya da srekli olarak baka bir bedene girme yetenei bize yanlmaz bir biimde bilincin i yzn anmsatan zelliklerdir. Fakat somut grnlerinin arkasna gizlenmesi bize bilindn anmsatr; bugn artk biz onun deimezliini ve yok edilemezliini bilince deil, bilind srelere balyoruz ve bunlara yaamn gerek ierikleri olarak bakyoruz. Animizmin bir dn sistemi, ilk ve tam bir evren gr olduunu sylemitik. imdi bu sistemin psikanalizce yorumundan baz sonular karmak istiyoruz. Gnlk deneyimimiz bize bu "sistem"in balca zelliklerini gsterebilir. Geceleyin d grrz, gndzn dmz yorumlatrz. D, ierii gerei bize kark ve tutarsz grnebilir; fakat dier yandan da deneyimimizden edindiimiz izlenimlerin srasna yknebilir; bir olaydan dier bir olay karabilir, bir olayn iindekilerin bir parasn bir dierine geirebilir. D bunda az ok baarl olur; fakat dn yapsnda bir yerde kesinlikle bir samalk ya da bir boluk olmamasna olanak yoktur. D yoruma bal tutarsak grrz ki, ieriinin bu kaypak ve kark dzeninin d anlaymzda byk bir pay yoktur. Dn ana blm, hi kukusuz anlaml ve tutarl bir dzene sahip olan dteki dncelerdir. Fakat bunlarn dzeni, dn hatrmzda kalan ieriinden tmyle farkldr. Bizim anmsadmz biimde, d dnceleri arasndaki tutarllk bozulmu ya da tmyle ortadan kaybolmutur ya da yerine d ieriinin eleri arasnda yeni bir sralama yaplmtr. D elerinin younlatrlmasndan baka, bu elerin asl srasndan az ok bamsz olan yeni bir sralama yaplr. Ksacas, dteki dnce gerelerinden dn oluturduu yapt bir tr ikinci bir ilenmeye bal klnr ve bunun da amac, dn yapsnn oluturduu tutarszl ve anlamszl ortadan kaldrp yerine yeni bir anlam koymaktr. Bylece ortaya kan bu yeni anlam artk dteki dncelerin anlam deildir. Dn bu biimde ikinci bir dzenlemeye bal klnmas, sistemlerin i yzn ve savlarn bize gzelce gstermektedir. nsanlarda bulunan zihinsel bir ilev, alglarmz ve dncelerimizi birletirmemizi, onlara bir tutarllk ve bir anlam

vermemizi ister, bunlar arasndaki kk balar birtakm koullarn etkisi altnda bulamaynca yanl ilikiler kurmaktan bile ekinmez. Bu gibi sistem kurmalar yalnzca dlerde deil fobilerde, takntl dncelerde ve kuruntularda da (delusion) grrz. Kuruntularda (paranoyada) sistem kurma en ustaca biimini alr ve btn belirtilere egemen bir duruma gelir; fakat dier btn nevropsikoz biimlerinde de savsaklanabilecek gibi deildir. Btn bu durumlarn hepsinde, sistem bakmndan anlamlandrlmak kouluyla ruhsal gerelerin yeni bir dzenlemeye sokulduunu gsterebiliriz; bu i bazen ok iddetli olur. yleyse bir sistem kurulduunu bize gsteren en iyi iaret, iki ayr nedenin ortaya karlmasdr; bu nedenlerden biri sistemin temellerinden gelir ve bu yzden kuruntu (delusion) nedenleridir. tekiyse gizli ama gizli olmakla birlikte gerek ve asl kaynaktr. Bir nevroz rnei bunu pek gzel betimler. Tabu konusundaki blmde obsessionlarnn Maoriler arasndaki tabu kurallarna benzediini grdmz bir yanl anmtm (38). Bu kadnn nevrozu, kocasna kar evrilmiti ve kocasnn lmne kar yaayan bilind istee kar kendini savunma biiminde gzkyordu. Fakat kadnn grnteki sistematik fobisi, genellikle lmn sznn edilmesine karyd; bunda kocas tmyle ortadan kalkmt, bilinli kuruntu nesnesi deildi. Bu kadn bir gn kocasnn, krleen usturalarn biletmek iin bir dkkna verilmesini buyurduunu syler, garip bir rahatszln ynlendirmesiyle kadn kendisi dkkna gider, dnnde bu usturalardan salt kendi iyilii iin vazgemesini kocasndan rica eder; nk usturalarn gnderildii dkknn yannda tabut ve cenaze gereleri satan bir dkkn bulunduunu grmtr. Kadnn savna gre, kocas srekli olarak usturalarla lm dncesi arasnda karsna kasten bir iliki karyordu. yleyse sistemde korkunun nedeni bu olay gibi gzkmektedir, hastann, oradaki dkkn grmemi olsayd bile eve yine bu ustura yasayla dneceinden emin olabiliriz; dkkna giderken yolda bir cenaze arabasna, yasl bir adama ya da elenk tayan bir kimseye rasgelmesi yeterliydi.Etmenlerin oluturduu a kendine hep bir av yakalamaya hazrdr, bu av ana ekip ekmemesi basit bir itir. Kadnn baka durumlarda da bu gibi raslantlara gz yumacan ve eve dnd zaman herhalde "gzel bir gezinti" yaptn syleyeceini kesinlikle syleyebiliriz. Ustura korkusunun asl nedeninin, kocasnn bu keskinlemi usturalarla grtlan kesmesi gibi kadnn aklna gelen zevkle kark bir dnceye kar gsterdii direni olduunu kolayca kestirebiliriz. Yine bu biimde, belirti bir kez bilind bir istei temsil etmeyi ve bu istee kar savunma dzeni oluturmay baard m, "abasite" ya da alan korkusu (agoraphobie) biiminde devinimsel bir yasaklama kkleir ve dal budak salar. Hastann yaayan btn bilind fantezileri ve anlar bir kez ald m, artk bu kanaldan belirti biiminde kendilerini gstermeye alrlar ve devinim

bozukluklar alannda yeni bir dzenle sralanrlar. yleyse, rnein bir agorafobinin belirtilerinn yapsn ve ayrntlarn bu hastaln kendi savlaryla anlatmaya kalkmak bouna ve gerekten sama bir ey olur. nk bu savlarn btn mantkll ve gsterdii ilikilerin btn kesinlii yalnzca grnten ibarettir. Dlerdeki faade'n oluumunda olduu gibi, belirtilerin yapsnda da byk bir tutarszlk ve keyfilik olduunu daha dikkatli bir gzlem bize gsterir. Byle bir fobi sisteminin ayrntlarnn asl nedenleri, yrme yasayla hibir ilgisi olmayan gizli etmenlerden gelir; ite bunun iindir ki bu gibi fobilerin saysz biimi vardr ve ayr ayr kimselerde birbirine o kadar kart biimlerde grnrler. imdi animizm sisteminin izlerinden geriye doru gitmeye alrsak dier psikolojik sistemlerden edindiimiz bu grten unu karabiliriz: lkel insanlar arasnda da, bir kuraln ya da detin biricik ve asl nedeninin "bo inan" olmasna olanak yoktur, onun iin gizli rgeler aramak zorundayz. Animizm sisteminin egemenlii altnda her kuraln ve her davrann bugn bizim "hurafevi" dediimiz bir dnce sistemiyle dorulatrlmas kesinlikle zorunludur. Fakat "znt", "d" ve "eytan" gibi "bo inan" da, psikanaliz aratrmalaryla psikolojinin yklan ilkelerinden biridir. Biz bunlarn gerisinde neler olduunu kavrayabilirsek, ilkellerin psiik yaamnn ve ekinsel durumunun imdiye kadar yanl anlalm olduunu grrz. tepilerin boulmasn, varlan ekin dzeyinin bir ls olarak ele alrsak, animizm sisteminin de bo inanlardan geldii iin haksz yere deerlendirilemeyen bir ilerleme ve evrim olduunu kabul etmemiz gerekir. lkellerin, sefere ktklar zaman yolda temizlenme kurallarna uyduklarn ve pislemediklerini grdmz zaman (39), bunu yle aklamaya alyoruz: Eer dmanlar kiinin bir paras olan bu pislikleri ele geirirse, sihir araclyla kendilerine bir ktlk yapabilirler. Onun iin pisliklerini karmazlar. Orularn da buna benzer bo inanlarla aklayabiliriz. Oysa itepinin bastrlmas bununla aklanmaz, vahi savann karlk olarak baka bir eyi elde etmek iin bu kurallara baediini kabul edersek, sorunu daha iyi anlarz; nk baka durumlarda kendisine yasak edilen dmanlk ve ktlk etme itepilerini imdi istedii gibi doyurma frsatn elde edecektir. Ayn ey cinsel snrlamalarla ilgili birok olayda da geerlidir (40). Bu yasaklarn nedenlerinin sihirle bir ilgisi olduu kabul edilse bile, az nce sylediimiz gibi istekleri doyurarak g kazanmak istei yine temeldir ve yasa hakl gstermek iin sihirin gtt nedenlerin sala ilikin bir neden olduunu da savsaklamamak gerekir. lkel boyun yeleri balk, vb. avlamaya, savamaya ya da ie yarar bitkiler toplamaya gittii zaman, evde kalan kadnlar bir sr yasaklarn basks altna girerken vahilerin kendilerine gre bu avn ya da savan baarsn uzaktan duygusal olarak etkiler. Fakat uzaktan etkileyen bu enin av dnmek, geride braklanlar zlemek gibi eylerden baka bir ey

olmadn anlamak iin ve bu kla brnm duygularn altnda erkeklerin geride kalan karlarnn ne yaptklarndan tmyle emin olduklar zaman daha iyi alabileceklerini gsteren ok yerinde bir psikolojik seziin gizlendiini kestirmek iin ok byk bir zekaya gerek yoktur. Bazen ayn dnce sihir dnceleri, vb. karmakszn da anlatlr ve kadnn kocasn aldatmasnn uzaktaki kocasnn iini alt st ettii aka sylenir. lkellerin kadnlarnn ayba zamanlarnda bal olduklar saysz tabu kuralnn nedenleri bir boinan olan kan korkusudur ve gerek nedeninin de bu olmas olasdr. Fakat bu kan korkusunun yannda, daima sihirsel nedenlerle rtlen estetik ve sala ilikin amalarn da olmas olasln savsaklamak yanl olur. Yaptmz bu aklamalarn karsnda, bizi bugnk vahilere psikolojik bir incelik yklemek gibi sama bir i yapmakla sulayanlar olacan sylersek herhalde yanlm olmayz. Fakat biz erginlerin hi de iyice anlayamadmz, zenginliine ve duygu inceliine pek az nem verdiimiz ocuun psiik yaamnda yaptmz yanl animizm evresinde bulunan budunlarn psikolojisinde de yaptmz sanyorum. imdiye kadar aklanmam olan bir iki tabu kuraln daha anmak isterim; nk bunlar da psikanalizin yorumlar altna girebilir. Birok ilkel budun arasnda baz durumlarda evde keskin silahlarn ve kesici aletlerin bulundurulmas yasaktr (41). Frazer, ban keskin yan yukarya dnk olarak bir yere braklmamasn, nk tanrnn ve meleklerin bundan zarar greceini buyuran bir Alman boinancn anar. Bu tabuda, keskin silahn bilind kt itepilerce kullanlmasn mmkn klan baz "belirti niteliindeki edimler"e (42) kar bir uyarnn sakl olduunu grmemek mmkn m?

BLM IV TOTEMZMN OCUKLUKTAK YNELENMELER

Ruhsal etkinliklerin ve oluumlarn ok derin belirlenimciliini ilk kez ortaya karan psikanalizin din gibi karmak bir olguyu tek bir kaynaktan karmaya kalkacandan okurlarmz korkmamaldr. Eer psikanaliz bu kurumun kaynaklarndan yalnzca birini ister istemez aratryorsa, bu tek kaynan her eyi aklamaya yeteceini asla savlamad gibi dinin etmenleri arasnda ona birinci dereceyi de vermez. Ancak eitli aratrma alanlarndan alnacak sonularn bileimi, bize dinin douunda imdi tartacamz mekanizmann grece nemini belirleyebilir; ancak byle bir grev, psikanalizcinin hem aralarnn, hem de amalarnn dnda kalr. 1 Bu kitabn birinci blm bize totemizm kavramn tantmt. Totemizmin Avustralya, Amerika ve Afrika'nn baz ilkel insanlar arasnda dinin yerini alan ve toplumsal rgtlenmenin temelini oluturan bir sistem olduunu renmitik. Biliyoruz ki 1869'da skoyal Mac Lennan eski ve hatt yeni birok toplumda birok det ve gelenein totemizm dneminin art olduunu ortaya atarak o zamana kadar ancak merak konusu saylan totemizm olaylarna herkesin ilgisini ekmiti. O zamandan beri bilim, totemizmin bu nemli konumunu anlamtr. Bu sorun zerine en son sz olarak Wundt'un Elemente der Vlkerpsyhologie (1912) adl yaptndan (1) bir para alyorum: "Btn bu olaylar bir araya getirince, totemizm ekininin daha sonraki evrim aamalarndan nce gelen ilk aama olduunu ve ilkellik aamasyla tanrlar ve kahramanlar dnemi arasnda, gei evresi olduunu duraksamadan kabul edebiliriz." Bu blm anlamak iin totemizmin ne olduunu daha derinden kavramak gerekir. Daha sonra anlalacak baz nedenlerden tr burada 1900 ylnda Code du totemisme adl bir yazsnda totem dininin on iki maddelik bir tr kateizminin ana hatlarn izen S. Reinach'n taslan alyorum: (2) 1- Belirli baz hayvanlar ldrlmeyecek ya da yenmeyecek, bu hayvan trlerinden birer hayvan alnarak onlara baklacaktr. 2- Bunlardan kazayla len olursa onun iin yas tutulur ve oyman bir bireyine kar gsterilen sayg hayvana da gsterilerek gmlr. 3- Yeme yasa bazen hayvann yalnzca belirli bir parasyla snrl olur. 4- ldrlmeyen bir hayvan bir zorunluluk nedeniyle ldrmek gerekirse, hayvandan af dilenir ve eitli hile ve oyunlarla tabunun ineniini hafifletme yoluyla hayvan ldrmeye giriilir.

5- Eer hayvan ritlerle kurban edilmise ona trenle yas tutulur. 6- Dinsel trenler gibi belirli trenlerde baz hayvanlarn derileri giyilir. Totemizmin hl varolduu yerlerde bunlar totem olan hayvanlardr. 7- Oymaklar ve bireyler totem olan hayvanlarn adlarn alr. 8- Birok oymak, hayvanlarn resimlerini arma olarak kullanr ve silahlarn bunlarla ssler; hayvan resimlerini vcutlarna izer ya da dvme yapar. 9- Totem korkulan ve tehlikeli hayvanlardan biriyse, adn tayan oyman yelerine acyaca kabul edilir. 10- Totem olan hayvan oymak yelerini korur ve onlara yol gsterir. 11- Totem olan hayvan kendisine inananlara gelecei bildirir ve onlara nderlik grevi yapar. 12- Bir totem oymann yeleri ou kez totem hayvana ortak bir kken bayla bal olduklarna inanr. Reinach'n bir zamanlar bir totem sistemi olduunu gsteren btn iaretleri ve ipularn da kullanm olduunu anmsarsak, totem dininin bu kateizminin deerini daha iyi kavrayabiliriz. Bu yazarn sorunu ele alndaki zellikler, totemizmin temel niteliklerini bir dereceye kadar savsaklamasnda kendini gsterir. leride bu yazarn, totemizmin kateizminin belli bal iki kuralndan birini ikinci derecede gsterdiini greceiz, dierini ise bsbtn gzden karmaktadr. Totemizmin zyapsal nitelikleri zerine daha geni bilgi edinmek iin bu konuya drt ciltlik bir yapt ayrarak bu konudaki btn gzlemleri toplayan ve bu gzlemlerden kan sorunlar btn ayrntlaryla inceleyen baka bir yazara bavurmamz gerekir. Psikanalizin aratrmalar bizi bu yazarn vard sonulardan baka sonulara gtrmekle birlikte, bize verdii zevk ve bilgiden dolay Totemizm and Exogamy (3)'nin yazar J.G. Frazer'e ok ey borluyuz (4). Frazer ilk yaptnda (5) yle der: "Bir totem vahilerin sayg gsterdii bir maddi eya beidir; ilkel kendisiyle bu topluluun iinde bulunan eya arasnda sk ve zel bir iliki olduuna inanr.

Totemle birey arasndaki bu balln iki yana da karlkl yarar vardr; totem insan korur, insan da eer bu totem hayvansa ldrmeme, bitkiyse kesmeme ya da toplamama yoluyla eitli biimlerde ona sayg gsterir. Totem, fetiten farkl olarak tek bir ey deil, her zaman bir eya beidir, bunlar genellikle bir hayvan ya da bitki tr, ara sra da cansz doa eyas ve pek az da yapma eyadr." En az totem tr ayrlabilir: 1- Btn boyun ortak totemi olan ve kuaktan kuaa geen boy totemi, 2- Boyun btn erkek ya da kadnlaryla ilgili olan cinsellik totemi, 3- Bireyle ilgili olan ve ocuklarna gemeyen bireysel totem. Son iki tr totem, boy totemine oranla daha az nem tar. Eer yanlmyorsak bunlar sonradan ortaya kmlardr ve tabunun ierii ynnden nemsizdirler. Boy totemi (klan totemi), adlarn bu totemden alan, kendilerini ortak bir atadan gelme ve birbirlerinin kan akrabas sayan ve gerek totem inanlarnda, gerekse birbirleriyle ilikilerinde ortak borlarla sk skya bal olan erkek ve kadnlardan kurulu bir topluluun sayg konusudur. Totemizm, toplumsal olduu kadar dinsel bir sistemdir. Dinsel cephesinde bir kimseyle totemi arasnda karlkl sayg ilikisinden, toplumsal cephesinde de boy yelerinin birbirlerine ve dier oymaklara kar borluluk ilikilerinden ibarettir. Totemizmin daha sonraki tarihinde bu iki cephe birbirinden ayrlmaya doru bir eilim gsterir; toplumsal sistem genellikle dinsel sistemin izlerini yaatr ve buna karlk totemizm zerine kurulu toplumsal sistemin kaybolduu lkelerin dininde totemizmin arta kalanlar yaar. Totemizmin kkeni konusundaki bilgisizliimiz karsnda, bu iki cephenin balangta nasl birbirine kark bir durumda olduunu kesin olarak sylemek olanakszdr. Fakat genel grnm asndan balangta totemizmin bu iki cephesinin birbirinden ayrt edilebilmesi olasdr. Dier bir deyile geriye doru gittike, bir boyun bir bireyinin totemiyle kendisini birtrden saymakta olduunu ve totemle olan ilikileriyle boy arkadalaryla olan ilikileri arasnda bir ayrlk grmediini daha aydnlk olarak gryoruz. Dinsel bir sistem olma asndan totemizmi betimlerken Frazer, bir boyun yelerinin, totemlerinin adn aldn ve ayn zamanda kural olarak bu totemden geldiklerine inandklarn srarla gstermektedir. Bu kan yznden ilkeller totem olan hayvan avlamaz, ldrmez ya da yemezler ve totem eer hayvan deilse onu hibir biimde kullanmazlar. Totem tabular, totemin ldrlmesi ya da kesilmesi yasandan

ibaret deildir; bazen toteme dokunmak ya da hatta bakmak bile yasaktr; birok yerde totem kendi adyla anlmaz bile. Totemi koruyan tabularn dikine bir davran, vahim bir hastalkla ya da lmle otomatik olarak cezalandrlr (6). Boy tarafndan bazen totem hayvanlarndan rnekler yetitirilir. Ve tutsak olarak korunur (7); l bulunan bir totem hayvan iin yas tutulur ve oymak yesi gibi gmlr. Bir totem hayvann ldrlmesi gerekirse, bu, ancak balanma istei ayinleri ve tvbe trenleriyle yaplr. Boy, toteminden korunma ve sabr bekler. Totem tehlikeli bir hayvansa (rnein yrtc ve vahi ya da zehirli bir hayvansa) bir zarar vermeyeceine inanlr ve bu inancn doru kmad zamanlarda saldryla karlaan kii boydan atlr. Frazer'e gre, antlar kkensel olarak "ordalie'' (*) idiler, bir kimsenin soyu bu yntemle totemler tarafndan belirlenirdi. Totem hastalk durumlarnda yardm eder ve boya uyarlarda bulunur. Totem olan hayvann bir ev yaknnda grnmesi ou kez bir lm haberi saylr, totem kendisinin olan almaya gelmitir" denir (8). Bir boyun yeleri totemle ilikisini birok anlaml yolla glendirmeye alrlar: Totem-hayvann derisini giyip ona dtan benzemeye alarak ona yknrler, totemin resmini vcutlarna dvdrrler, vb. Doum, erkeklie erdirme (initation) ya da cenaze alay gibi trenlerde totemle bu zdeleme (identification) ii birok davran ve szle yaplr. Boyun btn yeleri totemlerine benzeyen klklara girerek ve onlar gibi devinimler yaparak dans eder, bunlar da birok sihir ve din ereine hizmet eder. Sonunda totem hayvann yinlerle ldrlmesi trenlerine sra gelir (9). Totemizmin toplumsal cephesi her eyden nce yasaklarda grlen iddetle ve snrlamalarn genilik ve bolluuyla kendini gsterir. Bir totem boyunun yeleri karde ve kz kardelerdir, birbirlerine yardm etmek ve birbirlerini korumak zorundadrlar; klann bir yesi bir yabanc tarafndan ldrlrse, ldrenin boyunun tm yeleri bu cinayetin hesabn vermek zorundadr ve lenin boyu tam bir dayanmayla aktlan kann temizlenmesini ister. Totem balar bizim bugnk aile balar zerine dncelerimizden daha gldr; ilkeller aile balaryla bal deildiler; nk totem kural olarak anadan kaltm olarak geer, balangta baba kaltmnn hemen hemen hi nemi yoktu. Totemdaln dourduu tabu snrlamas, birbiriyle evlenen ya da birbirleriyle her ne biimde olursa olsun cinsel ilikide bulunan ayn boyun yelerine kar konan yasaktan ibarettir. nl ve bilmeceli ekzogaminin totemizmle olan ilikisi budur. Kitabmzn ilk blmn buna ayrmtk, onun iin burada yalnzca ekzogaminin ilkel insanlarn iddetli ensest korkularndan doduunu ve topluluk evliliklerinde enseste kar bir gvenlik nlemi biiminde

anlalabileceini, nceleri daha gen kuan ensestten ekinmesini saladn ve ancak daha sonraki geliimde eski kuaa kar da bir engel olduunu gstermek yeterlidir (10). Bu konu zerine en nde gelen yaptlardan olan Frazer'in yaptnn totemizm konusundaki bu betimlemesine ben imdi en son zetlerin birinden birka para katacam. W. Wundt, 1912'de kan Elemente der Vlkerpsychologie'sinde yle der: (11) "Totem hayvan, ata hayvan saylr. yleyse totem hem bir topluluk ad, hem de bir soy addr ve soy ad olmak asndan bu adn ayn zamanda mitolojik bir anlam da vardr. Fakat kavramn btn bu anlamlar kesinlikle snrlanm deildir, baz durumlarda bazlar arka plana atlr, o zaman totemler boy blmlerinin yalnzca adlandrlmasndan ibaret olurlar, dier baz durumlardaysa soyu gsteren bir kavram olurlar; yani totemin toplumsal anlam n safta kalr... Totem kavram boyun dzenlenmesini ve rgtlenmesini belirler. Bu kurallar ve boy yelerinin inan ve duygularnda bunlarn yerlemesi, kkensel olarak, totem-hayvann herhalde bir bein ad deil, kendisine denk den kolun atas saylmas olgusunun nedenidir. Bunun da nedeni, bu hayvan atalarn bir ekin nesnesi olmasdr. Bu hayvan ekini, zel trenden ve lenlerden baka totem olan hayvana kar taknlan tavrda da kendini gsterir: Yalnzca tek bir hayvan deil, ayn zamanda ayn trn btn temsilcileri de belirli bir dereceye kadar kutsal hayvanlardr; totem yelerinin totem hayvann etini yemesi yasaktr ya da ancak baz durumlarda yenmesine izin verilir. Bu durum, burada grlen anlaml bir kartlkla, yani baz durumlarda totem olan hayvann etinin trenle yenmesi olgusuyla uyumludur..." "... Fakat bu totemik boy rgtnn en nemli toplumsal cephesi topluluklarn, birbirleriyle olan ilikilerinde, belirli davran kurallarna bal olmas durumudur. Bunlarn en nemlisi, evlilik ilikileri konusundaki kurallardr. Bu oymak blmleri bu yolla kendini nce totemik dnemde, yani ekzogamide gsteren nemli bir olayla ilgilidir." Daha sonraki gelimelere ya da gerilemeye denk dme olasl olan her eyi eleyerek ilk totemizmin zyapsal niteliklerini bulmak istersek, u temel olaylar buluruz: Totemler balangta yalnzca hayvandlar ve tek boylarn atalar saylmlardr. Totem yalnzca anne yoluyla geerdi; totemi ldrmek (ya da yemek, ki bu ilkellere gre ayn ey demekti) yasakt; bir totemin yelerinin birbiriyle cinsel ilikide bulunmalar yasakt (12).

Reinach'n izdii Code du totmisme'de ikinci tabu, yani totem hayvandan geldiine inanma gr anld halde, birinci tabu, yani ekzogaminin anlmamas bize garip grnyor. Bununla birlikte Reinach bu alanda kendisine ok borlu olduumuz bir yazardr; onun betimlemesini, imdi dikkatimizi ynelteceimiz yazarlar arasndaki gr ayrlklarna bizi hazrlamas iin semitim. 2 Totemizmin, kesinlikle her ekinin bir evresi olduuna ne kadar inanrsak, onu anlama ve i yznn bilmecesini zme zorunluluu da o kadar artar. Evet, totemizm zerine her ey bilmece niteliindedir; kesin sorun, totemin kkeni, ekzogaminin (ya da onun temsil ettii ensest tabularnn) kaynaklaryla ikisi arasndaki, yani totem rgtyle ensest yasa arasndaki iliki sorunudur. Sorunu hem tarihsel, hem de psikolojik ynden kavrayabiliriz; bu bize, bu garip kurumun ne gibi koullar altnda gelitiini ve insann hangi ruhsal gereksinimlerini anlattn gsterecektir. Bu sorunlara ne kadar farkl baklarak yant verildiine ve uzman aratrmaclarn dncelerinin birbirinden ne kadar ayrldna okur kukusuz aacaktr. Totemizm zerine ileri srlebilecek hemen hemen her dnce kukuludur: Hatta Frazer'in 1887'de yaymlanan bir makalesinden yukarda aldmz anlatm bile, yazarn keyfi bir tercihini anlatyor diye eletirmek olasdr ve o gre bu konu zerindeki dncelerini srekli deitirmi olan Frazer'in kendisi bile kar kacaktr (13). Aktr ki totemizmle ekzogaminin i yzleri, her iki kurumun kkenine daha yakndan deinebilseydik, ok daha kolayca kavranabilirdi. Fakat sorunun durumu zerine yargya varrken, Andrew Lang'n u uyarsn da unutmamalyz: lkel budunlar bile bu zgn biimleri ve aslndaki koullar anmsamamaktadr ve bu yzden gzlem yapamaynca tmyle varsaymlara bal kalmak zorundayz (14). Psikoloji bakmndan yaplan aklamalar arasnda bazlar daha balangtan yanl grnmektedir. Bunlar ok aklcdr ve aklamak istedikleri eyin duygusal zyapsn gz nne almazlar. Bazlar da gzlemlerin kantlayamad varsaymlara dayanr; bazlarysa pekl baka bir yoruma baml klnabilecek olaylara bavurur. Bu eitli irdelemelerin reddedilmesi genellikle pek g deildir; genellikle yazarlar kendi yaptlarna yaptklarndan ok birbirlerine kar yaptklar eletirilerde daha gldr. Ele alnan noktalarn biroundan kan sonu bir non liquet'den ibarettir. Onun iin burada brakmak zorunda olduumuz yeni yaynlarn ounun, totem sorunlarnn toptan

zlmesi olanan reddeden yaptlar olmas alacak bir ey deildir. (rnein bkz.: B. Goldenweiser: Journal of American Folklore, XXIII, 1910. Bu, Britannica Year Book'da incelenmitir, 1913) Bu birbirine kart varsaymlar gsterirken tarih srasna bakmadm. (a) Totemizmin Kkeni Totemizmin kkeni sorunu u biimde de anlatlabilir: lkel insanlar, kendileri ve boylar iin hayvan, bitki ve cansz eya adlarn nasl semilerdir? (15) Totemizm ve ekzogaminin varln kefeden skoyal MacLennan (16), totemizmin kkeni konusundaki grlerini yaymlamaktan ekinmitir. Andrew Lang'n bildirdiine gre (17), MacLennan bir ara totemizmi dvme detine dek indirgeme eilimindeydi. Ben totemizmin nereden kt konusunda ileri srlen grleri bee ayracam: (a) Nominalist, (b) sosyolojik, (g) psikolojik grler. (a) Nominalist Grler Bu grlerle ilgili bilgileri okuyunca bu bal niin kullandm anlalacaktr. Peru nkalarndan gelme bir kii olan ve on yedinci yzylda kendi budununun tarihini yazan Gracilaso de la Vega totem olaylarn, boylarn birbirlerini adlarla ayrmalar gereksiniminden doduu biiminde yorumlar (18). Ayn dnce yzyllarca sonra A.K. Keane'nin Ethnology adl yaptnda da grlmektedir, burada totemlerin heraldik imlerden doduu ve bireylerin, ailelerin ve oymaklarn bu imlerle kendilerini bakalarndan ayrmak istedikleri sylenir (19). Max Mller Contributions to the Science of Mythology adl yaptnda ayn irdelemeyi yapar. (20). Ona gre bir totem: 1. Boyun bir imi, 2. Bir boyun ad, 3. Boyun atasnn ad, 4. Boyun sayg gsterdii eyin addr. Daha sonra J. Pikler 1899'da bekler ve bireyler iin, yazda srekli olarak korunabilecek adlara gereksinim duyulduundan sz eder. Demek ki totemizm dinsel bir gereksinimden deil, insanlarn sradan ve gnlk gereksinimlerinden domutur. Totemizmin temeli olan adlarn verilmesi ilkel yaz tekniinin bir sonucudur. Totem kolayca gsterilebilen bir yaz simgesi niteliini tar. Fakat vahiler nceleri bir hayvan adn tarken, akrabalk dncesini bu hayvandan karmlardr (21).

Herbert Spencer de (22) totemizmin oluumunda ad vermenin kesin rol olduu dncesindedir. Ona gre baz bireylere, hayvanlarn adlarna gre nitelikler verilmitir ve bylece sonraki kuaklarna kadar kalan onur adlar ve lakaplar almlardr. lkel dillerin kesin olmay ve kavranlmasnn gl yznden, sonra gelen kuaklar bu adlar bu hayvanlarn kendilerinden gelmi olduunun bir kant sanmlardr. Bylece totemizm, atalara kar gsterilen amaz bir saygnn sonucudur. Eski ad Sir John Lubbock'la tannm olan Lord Avebury de bu yanl anlamaya nem vermemekle birlikte, totemizmin kkeni zerine ayn dncededir. Hayvanlara kar gsterilen saygy aklamak istersek, insan adlarnn ou kez hayvanlardan alndn unutmamalyz. Ay ya da aslan diye arlan bir adamn ocuklar ve torunlar doal olarak bu ad ata ad olarak alrlar. Bu yolla hayvann kendisi bir sayg ve en sonunda da bir tapnm konusu olmaktadr. Fison, totem adnn bireylerin adndan ktn savlayanlara kar reddedilemez bir itiraz ileri srer (23). Avustralya'da totemin bir bireyin imi deil, hep bir insan topluluun imi olduunu gsterir: Fakat bunun tersi olsayd, yani totem kkensel olarak bir bireyin ad olsayd, soyun anne yoluyla gemesi yznden asla o adamn ocuklarna gemezdi. Buraya kadar gsterilen grler aka yanltr. Bunlar, hayvan adlarnn ilkel oymaklara nasl verildiini aklayabilir ama totemik sistemi oluturan ad vermeye gsterilen nemi asla aklayamazlar. Bu topluluun en dikkate deer gr, Andrew Lang tarafndan Social Origins (1903) ve The Secret of the Totem adl kitaplarnda ileri srlmtr. Lang, bu grte adlandrmay sorunun merkezi olarak ele alr; fakat ilgin iki psikolojik etmeni de araya sokar. Bundan dolay totemizm sorununun son zmne yardm etmi olduunu savlayabilir. Andrew Lang'a gre, boylarn hayvan adlarn almalar sorunu nemli deildir. lkellerin, gnn birinde aldklar adlarn nereden geldiini bilmeden aldklarnn farkna varm olmalar olasdr. Bu adlarn kkeni unutulmutur. O zaman adlarnn zerinde dnp tanma yoluyla daha fazla bilgi almaya almlar ve adlarnn nemine kar olan inanlar ve bundan da adn nemli olduu inanc ve totem dncesi domutur. Bugnk ilkeller iin olduu gibi insanlar iin de ve hatta ocuklarmz iin de (24) ad, bizim sandmz gibi anlamsz ve keyfi olarak konmu bir ey deil, nemli ve temel bir eydir. Bir adamn ad onun kiiliinin balca elerinden birisidir ve belki de onun ruhunun bir parasdr. Hayvanlarn adlarnn ayn olan adlar tamalar durumu, ilkel insanlarda herhalde kiilerle zel hayvan trleri

arasnda gizli ve nemli bir ba olduu kansn dourmutur. Bu ba kan bandan baka ne olabilirdi? Fakat adlarn benzerlii bir kez byle bir kanya yol anca, ekzogami de iinde olmak zere kan tabusuyla ilgili btn totemik yasaklarn nedeninin bu olmas gerekir... "Ekzogami de iinde olmak zere, btn totemik kurallarn ve davranlarn kkeninin nedeni ancak u ey olabilir: Kkeni bilinmeyen bir bek hayvan ad; insan ya da hayvan olsun ayn ad tayanlar arasnda akn bir ballk ve kan bo inanlar inan.'' (The Secret of the Totem, s. 126.) Demek oluyor ki Lang'n aklamas iki dnemi kapsamaktadr. Lang, totemik sistemi psikolojik zorunlulukla totem adlarndan karmakta ve adlandrmann kkeninin unutulmu olduunu kabul etmektedir. Kuramnn dier blm bu adlarn kkenini aydnlatmaya alr. Bunun tmyle farkl bir damga tadn greceiz. Lang'in kuramnn bu dier blm "nominalist'' adn verdiim grlerden pek farkl deildir. Ona gre, ayrt etme gereksinimi, boylar ad almaya ynlendirmitir ve bu yolla her boy kendisine dier boy tarafndan verilen ad benimsemitir. te bu "dardan adlanma'' Lang'n kuramnn zelliidir. Bu yolla kabul edilen adlarn hayvanlardan alnm olmasnda alacak bir ey yoktur ve hi kukusuz ilkel insanlar bunlar aalama ya da alay olarak dnmyorlard. Bundan baka Lang, tarihin daha sonraki dnemlerinden rnekler alarak dardan verilen baz adlarn nceleri alayc anlamlar olduu halde, bu lakaplarn zamanla verildii kimseler tarafndan kabul edildiini ve istenerek tandn gstermitir. (Guise'ler, Whig'ler, Tor'ler gibi.) Lang'in grnn bu blmn, bu adlarn zamann gemesiyle unutulmu olmas varsaym az nce andm birinci blmyle birletiriyor.

(b) Sosyolojik Grler Totemik sistemin artklarnn izlerini daha sonraki dnemlerin detlerinde ve kltlerinde bulmay baaran S. Reinach, daha balangtan totem hayvann soyundan gelme etmenine ok az deer vermekle birlikte, totemizmin "une hypertrophie de l'instinct social''den baka bir ey olmadn vurgular (25). Ayn yorum E. Durkheim'n 1912'de kan Din Yaamnn lkel Biimleri adl yaptnda grlr. Durkheim'a gre, totem bu budunlarn toplumsal dininin bir simgesinden baka bir ey deildir. Totem gerek sayg hedefi olan toplumu gsterir.

Dier yazarlar, totemik kurumlarn ortaya knda toplumsal zorlamalarn roln daha gl nedenlerle gstermeye almtr. rnein A.C. Haddon her ilkel boyun kkensel olarak zel bir bitki ya da hayvan tryle yaadn ve belki de bu maddeyle ticaret yaptn ve onu dier boylarla deitirdiini kabul etmektedir. Bu durumda bir boyun, dier boylar bu kadar nemli bir rol oynam olan hayvann adyla tanmas gerekiyordu. Ayn zamanda oyman hayvana kar bir tr alkanlk kazanm olmas, ona kar zel bir ilgi duymasn gerektiriyordu ve bu da insann en ilkel ve zorunlu gereksinimi olan alk gibi ruhsal bir kaynaa dayanmaktayd (26). Totem zerine ileri srlen grlerin en aklcs olan bu gre yaplacak itirazlar bu biimde bir besin salanmas sorununun ilkel insanlar arasnda asla grlmedii ve belki de hi bulunmaddr. Vahiler ilkellikleri orannda hem et, hem ot yiyicidirler. Bundan baka, byle bir zel beslenme biiminin toteme kar tmyle dinsel bir tavr nasl ortaya kard ve bu besinlerden kesinlikle neden saknlmas gerektii anlalamaz. Frazer'in, totemizmin kkeni zerine ileri srd grn birincisi psikolojiktir. Onu baka yerde anlatacaz. Frazer'in burada tartacamz ikinci gr, Orta Avustralyal iki aratrmacnn nemli bir yaptnn (27) etkisi altnda ortaya kmtr. Gillen ve Spencer, Arunta denen boylar beinin birok garip kurumunu, detini ve dncesini betimlemitir, Frazer de onlarn irdelemesine dayanarak bu zelliklerin en ilkel evrenin zyapsal nitelikleri olarak ele alnmasn ve bunlarn totemizmin ilk ve asl anlamn aklayabileceini kabul eder. Aruntalarn bir paras olan Arunta boyundaki bu zellikler unlardr: 1- Bu boy birtakm totem oymaklarna ayrlr; fakat totemler kaltsal deildir, bireyler tarafndan belirlenir (ileride greceimiz gibi). 2- Totem oymaklar ekzogam deildir, evlenme kurallar hayli gelimi olan ve totemlerle ilgisi bulunmayan evlenme snflar blmlerinin sonucudur. 3- Totem oymann ilevi sihir yoluyla yenebilen totem hayvann reten bir ayin yapmaktan ibarettir. (Bu ayine Intiiuma denir). 4- Aruntalarn gebelik ve yeniden dou zerine garip bir grleri vardr. Onlara gre kendi totemlerinden bir lnn ruhu yeniden domak iin baz yerlerde pusuda bekler ve buralardan geen kadnlarn vcuduna girer. ocuk doduu zaman anne, ocuunu hangi ruhtan gebe kalarak dourduunu bildirir.

te bu, ocuun totemini belirler. Bundan baka, onlara gre gerek lnn, gerekse yeniden doann ruhlar uringa denen ve bu yerlerde bulunan garip birtakm ta paralarna baldr. Frazer'i totemizmin en eski biiminin Aruntalarn kurumlarnda bulunmu olduuna inanmaya iki etmen yneltmitir. Birincisi, Aruntalarn atalarnn hep kendi totem hayvanlarnda yaadn ve kendi totemlerinden baka kadnla evlenmediini savlayan baz efsanelerin varldr. kincisi, gebelik grlerinde cinsel ilikiye ak bir biimde nem vermeyileridir. Gebeliin cinsel ilikinin sonucu olduunu ktn henz bilmeyen insanlar bugn yaayan en geri ve en ilkel rk olarak dnlebilir. Frazer, totemizmi aklamak iin ntiiuma ayinine bavurunca, totemik sistemi tmyle baka bir bakmdan grmtr, yani bu sistemin insann en doal gereksinimlerini salayan pratik bir rgt olduunu grmtr (Burada Haddon'un yukarda geen dnceleriyle karlayoruz (28).) Sistem "ortak sihir"in bir parasndan baka bir ey deildi. lkel insanlar, sihirsel bir ele geirme ve tketme kooperatifi diyebileceimiz bir ey kurmulard. Her totem oyma, belirli bir tr besin maddesinin temizliini salamay stne almt. Zararl hayvan, yamur, rzgr ya da bunlara benzer eyler gibi yenmeyen totemlerdeyse totem oymann grevi, bu doa olaylarna egemen olmak, onlar zararsz duruma getirmekti. Her oyman abas, btn dier oymaklarn iyilii iindi. Klan kendi totemini yiyemedii iin ya da yalnzca ok kk bir blmn yiyebildii iin, bu deerli rn dierleri iin hazrlyordu ve karlk olarak da onlarn totem konusundaki toplumsal grevlerine kar gsterdikleri zenden yararlanyordu. ntiiuma treninin bu biimde yorumlanmasyla Frazer, totemi yemeye kar konan yasan, bu ilikinin ok daha nemli dier bir ynnn, yani bakalarnn gereksinimi iin yenebilen totemi olabildii kadar ele geirme ynnn, gzlemcilerin gznden kamasna yol amtr. Frazer, her totem oymann balangta hibir koula bal olmakszn yalnzca kendi totemiyle geindiini syleyen Arunta geleneini kabul eder. Bu yolla, bunu izleyen evreyi anlamak glemektedir, bu evrede vahilerin niin totemin yenmesini kendilerine yasaklarken bakalarna izin verdikleri anlalmamaktadr. O zaman Frazer, bu yasan asla bir tr dinsel sayg sonucu olmadn, hayvanlarn kendi trlerini yemediini grerek ortaya ktn, yleyse bu noktada da totem gibi davranlmazsa hayvan zerinde egemen olma erkini elde edemeyeceklerini anladklarndan bu yasan ortaya ktn kabul ediyor ya da hi olmazsa kendisine kar ilgi duyulan hayvan ldrmeme isteinden domakla aklayabiliyordu. Frazer bu aklamann glklerini

saklamamaktadr (29). Aruntalarn efsanelerindeki totem iinde evlenme detinin nasl ekzogamiye dntn gstermeye de cesaret edemiyor. Frazer'in intiiuma zerine kurulmu olan grnn doruluu ya da yanll Arunta kurumlarnn en ilkel kurumlar olup olmadna baldr. Durkheim (30) ve Lang'in (31) ileri srd itirazlar karsnda bunu kabul etmek olanaksz grnmektedir. Aksine, Aruntalar Avustralya oymaklarnn en olgunlar olarak grnyor ve totemizmin balang dnemlerinden ok dalma dnemlerini gsteriyorlar. Frazer'i byle bir dnceye srkleyen ve bugnn kurumlarna kart olarak Aruntalarn efsanelerinde, totemin yenebildiinin ve onunla evlenilebileceinin anlatlmas altn an efsaneleri gibi gemie yneltilen istek fantezileri olarak kolayca aklanabilir (g) Psikolojik Grler Frazer'in, Spencer ve Gillen'in gzlemleriyle tanmadan nce ileri srd ilk psikolojik gr, ruhun baka bir eye gemesi inanc zerine kurulmutu (32). Bu inana gre, totem kendisini korkutan tehlikelerden kamak iin ruhun snd gvenilir bir snakt. lkel insan ruhunu toteme yerletirdikten sonra kendisinin yararlanamayacana inanyor ve doal olarak kendi ruhunu tayan eye ktlk yapmamaya dikkat ediyordu. Fakat kendi ruhunun, sz konusu trn hangi bireyinde tandn bilmedii iin, trn hibir bireyini tketmemeye dikkat ediyordu. Frazer'in kendisi de sonralar, totemizmin bu inantan karlmas grnden vazgemitir. Spencer ile Gillen'in gzlemlerini aktardktan sonra, az nce sylediimiz gr ortaya koymu, fakat o zaman totemizmin kkeni olarak grd rgenin ok "aklc'' olduunu ve bunun iin de ilkel denemeyecek kadar karmak olan bir toplumsal rgt kabul etmi olduunu grmtr (33). O zaman sihir kooperatifleri ona totemizmin tohumu olmaktan ok meyvesi olarak grnmeye balamtr. Bu biimlerin ardnda totemizmi ilkel inanma durumunda oluturan daha basit nedenler aramtr. Ve sonunda bu ilk etmeni Aruntalarn dikkate deer grnde bulmutur. Biraz nce sylediimiz gibi, Aruntalar gebelikle cinsel davran arasnda bir ba grmyorlard. Bir kadn kendisini anne olarak duyumsuyorsa, bunun anlam yeniden domay bekleyen evredeki en yakn ruhlardan birisinin vcuduna girmi ve bir ocuk olarak domu olmas demekti. Bu ocuun totemi de o belirli yerdeki ruhlarn toteminin aynsyd. Fakat bir adm daha ilerlemek istersek ve kadnlarn, kkensel olarak bir hayvann, bir bitkinin ya da

bir tan ya da gebe olduunu duyumsamaya balad anda imgeleminde yer alan baka bir eyin gerekten vcuduna girdiine ve insan biiminde vcudundan doduuna inandn kabul edersek, o zaman bir insann totemiyle aynl, gerekten annenin inan zerine kurulabilecek ve dier btn totem yasaklar (ekzogami dnda) kolayca bu inantan karlabilecekti. nsanlar o belirli hayvan ya da bitkiyi yemekten ekineceklerdi; nk bu kendi kendilerini yemek anlamna gelecekti. Fakat bazen totemlerinin bir blmn trenlerle yemek zorunda kalmaktadrlar; nk bununla totemizmin temel bir blm olan totemle kendilerini bir sanmalarn glendirmi olmaktadrlar. W.H.R. Rivers'in Bank Adalar halk zerindeki gzlemleri, byle bir gebelik kuramn, yani kendilerini totemleriyle dorudan doruya bir sandklarn kantlar gibidir (34). Bu durumda, totemizmin son kaynaklar ilkellerin, insan ve hayvanlarda iftlemeyle dourmann mekanizmasn, zellikle de erkek tohumunun roln bilmemeleridir. Tohumun alanmasyla ocuun domas ya da ocuun ilk devinimlerinin duyumsanmas arasndaki uzun ara da bu bilgisizlii kolaylatrmtr. yleyse totemizm erkek kafasnn deil, kadn kafasnn bir yaratsdr. Kkleri de gebe kadnn aermelerindedir. Kadn, kendisini anne olarak duyumsad, yaamnn bu gizemli annda dikkatini eken her eyi rahmindeki ocukla kolayca zdeletirebiliyordu. Kadnn bu denli doal ve bu denli evrensel grnen bu aermeleri, totemizmin kkeni olarak grnmektedir (35). Frazer'in bu nc kuramna yaplacak balca itiraz, onun ikinci grne, yani sosyolojik grne kar yaplacak itirazn aynsdr. Aruntalar totemizmin balanglarndan ok daha ileride grnmektedir. Babal yadsmalar, aka bilgisizliklerine dayanmamaktadr, tersine birok durumda soyun baba yolu saylmas deti de vardr. Babal, ruhlarn onurlandrmaya alan bir tr dne kurban etmi grnmektedirler (36). Bunlar bir ruh araclyla gebe kalma efsanesini genel bir gebelik grne gtryorlarsa da, biz bu nedenden tr onlar, iftlemeyle gebelik durumu konusunda, Hristiyanlk efsanelerinin ortaya kmas srasnda yaam olan eski uluslardan daha da bilgisiz sayamayz. Totemizmin kkeni zerine dier bir psikolojik gr, Hollandal yazar G.A. Wilcken tarafndan ileri srlmtr. Bu gr, totemizmle ruh g arasnda bir ballk bulur. "Yaygn inanca gre, lnn ruhunun getii hayvan bir kan akrabas, bir ata olur ve bu onur nedeniyle sayg grr." Fakat ruhlarn hayvanlara gemesi inanc totemizmi dourmam, totemizmden kmtr (37).

Totemizm zerine dier bir gr, nl Amerikan etnologlar Franz Boas, Hill Tout ve dierlerince ileri srlmtr. Bu gr, totemli Amerika Kzlderili oymaklar zerinde yaplan gzlemlere dayanr; buna gre, totem kkensel olarak bir atann dnde alarak soyuna brakt koruyucu ruhudur. Totemizmi tek bir bireyin kaltmyla karmann glkleri bilinir; bundan baka Avustralya gzlemleri, totemin gzeten ruha dayandrlmasn dorulayacak nitelikte deildir (38). Psikolojik grlerin sonuncusu olan Wundt'un gr, iki olay kesin grmektedir: Birincisi, en eski ve bir hayli kabul gren, totemin hayvan olmas; ikincisi, ilk totem hayvanlarn ruhu olan hayvanlardan olmas (39). Ku, ylan, kertenkele, fare gibi hayvanlarn, son derece hareketli olmalar, havada umalar gibi aknlk ve korku uyandran birok nitelikleri yznden bedenlerinden ayrlabilen ruhlar olduu kabul edilmitir. Totem olan hayvan, insan ruhunun hayvansal bakalamlarnn bir ocuudur. Bylece, Wundt'a gre, totemizm ruh inanc ya da animizmle dorudan doruya baldr. (b) ve (c) Ekzogaminin kkeni ve totemizmle ilikisi Totemizm grlerini olduka geni olarak ele aldm; bununla birlikte srekli konuyu toparlama zorunluluundan tr, onu yeterli derecede aydnlatamadm sanyorum. Okurun karn dnerek, kacak dier sorunlar da zetleme cesaretini gsteriyorum. Totemli budunlarn ekzogamisi konusundaki tartmalarn, kullanlan gerelerin ierii yznden zellikle karmak, inat ve hatta kark olduu sylenebilir. Bereket versin ki bu yaptn amac, yol gsterici noktalara iaret etmekle ve konunun daha geni olarak incelenmesi iin sk sk alntlar yaptm uzmanlar gstermekle yetinmeme uygundur. Bir yazarn ekzogami sorunlarna kar ald tavr, totem grlerinden birine kar ald durumdan hi kukusuz bamsz deildir. Totemizmin bu aklamalarndan bazlarnn ekzogamiyle hibir ball yoktur, bunlar iki kurumu birbirinden ayrmaktadr. Demek ki birbirine kart iki gr buluyoruz; birisi, ekzogaminin totemik sistemin temel bir paras olduunu kabul ettii halde, dieri byle bir ballktan kuku duymakta ve en eski ekinlerdeki bu iki niteliin raslant sonucu bir arada bulunduuna inanmaktadr. Son yaptlarnda Frazer iddetle bu ikinci grten yanadr. Frazer, "totemizm ve ekzogami kurumlarnn birok boyda raslantsal olarak attn ve kaynatn grmekle birlikte kken ve ierik asndan ayr

olduklarn hep aklnda tutmasn okurdan rica ederim" demektedir. (Totemism and Exogamy, I, nsz, XII) Frazer, teki grn birok glk ve yanlmaya yol aacandan ekinmektedir. Byle olduu halde, birok yazar ekzogamiyi totemizmin zorunlu bir sonucu olarak grmenin yolunu bulmutur. Durkheim (40) yazlarnda, toteme yklenen tabunun, ayn oymaktan bir kadn cinsel alanda kullanmaya kar nasl birtakm yasaklar koymu olmas gerektiini gstermektedir. Totem, insanla ayn kana sahiptir ve bu nedenden tr kan ba (bekaretin bozulmas ve ayba araclyla) ayn totemden bir kadnla cinsel birlemeyi yasaklamaktadr (41). Burada Durkheimle ayn kanda olan Andrew Lang, ayn boydan olan kadnn tabu olmas iin kan tabusunun koul olmadna inanmaya kadar varmaktadr (42), rnein totem olan aacn glgesinde oturmay yasaklayan yaygn totem tabusu yeterliydi. Andrew Lang ekzogaminin bir kkeni daha olduuna inanmakta (aaya bakn) ve bu iki aklamann birbiriyle ne dereceye kadar ilgili olduunu kukulu brakmaktadr. Totemizmle ekzogami arasndaki zaman ilikilerine gelince, yazarlarn ou totemizmin, daha eski bir kurum olduu ve ekzogaminin daha sonra geldii dncesinde birlemektedir (43). Ekzogamiyi totemizmden bamsz olarak aklamaya alan grler arasnda, yazarlarn ensest sorununa kar ald eitli tavrlar gstermek asndan, yalnzca birka tanesini anmaya gerek vardr. MacLannan (44), ekzogaminin, kadna zorla sahip olmann daha eski biimlerine iaret eden birtakm detlerin artklarndan km olduunu kestirmektedir. Ona gre, eski zamanlarda kadnlar yabanc boylardan salama yoluyla evlenmek det olduundan, ayn boydan bir kadnla evlenme yava yava "det olmad iin uygun" olmamaya balamtr. Bylece MacLennan, ekzogami detinin kaynan bu boylar arasnda kadn ktlnda aramtr, bu da birok kz ocuunun doarken ldrlmesi detinden geliyordu. Biz burada, gerekteki olaylarn MacLannan'n varsaymlaryla uyuup uyumadn aratrmakla ilgilenmemekteyiz. Ensest sorununun burada tmyle savsaklanmasndan baka, bu varsaym u sava da yant vermemektedir: Boyun erkekleri niin kendi kanlarndan olan bu az saydaki kadnlarla evlenmiyor? (45) Aksine, dier yazarlar, ekzogaminin ensestin nne geen bir kurum saylmas gerektiini kukusuz hakl olarak kabul etmektedir (46).

Avustralya'daki evlenme kurallarnn gittike karmaklamasn incelersek, Morgan, Frazer, Howitt ve Baldwin Spencer'n sandklar gibi (47), bu kurumlarn Frazer'in deyiiyle bilinli bir plan damgasn tadn ve edim olarak yapmakta olduklar ilevi yerine getirmek amacyla oluturulduunu kolay kolay kabul edemeyiz. "Bu kadar karmak ve bu kadar kurall bir sistemi btn ayrntlaryla aklamak, baka hibir biimde olas grnmyor." (48) uras dikkate deer ki, evlilik snflarnn kurulmasnn ortaya kard ilk yasaklar, gen kuan cinsel zgrln, yani erkek kardelerle kz kardeler arasnda ve oullarla anneler arasndaki ensest ilikisini etkiledii halde, babayla kz arasndaki ensest yalnzca daha kkten nlemlerle kaldrlmtr. Bununla birlikte ekzogaminin cinsel yasaklarn amalara dayandrmak, bu kurumlar yaratm olan rgenin anlalmasna hibir ey katmaz. Son zmlemede, ekzogaminin kk olarak tannmas gereken ensest korkusu nereden kmaktadr?. Aka grlyor ki, kan akrabalaryla cinsel birlemeye kar igdsel bir nefrete bavurmak, yani ensestten korkmay ensest korkusuna yklemek yeterli deildir; nk toplumsal deneyim, bu igdye karn, ensestin bizim toplumumuzda bile ender bir olay olmadn ve tarih deneyimimiz de birtakm ayrcalkl kimselerin tabu olan kimselerle evlenmesinin det olduu yerler bulunduunu bize gstermektedir. Westermack (49) ensest korkusunu yle aklar: "ocukluktan beri birlikte yaayan kiiler arasnda cinsel ilikiye kar bir nefret vardr ve bu gibi kiiler kural olarak kan akrabas olmalar ynnden, bu duygu birbirine bu denli yakn kimseler arasnda cinsel ilikiyi yasak eden det ve yasalarda doal bir anlatm bulmaktadr." Bu nefretin igdsel ieriini Havelock Ellis Studies in the Psychology of Sex adl yaptnda tartma konusu yapmakla birlikte, o da ayn aklamay temelleri asndan kabul etmektedir: ocukluktan beri birlikte yaayan erkek ve kz kardelerde, olan ve kzlarda birleme igdsnn doal olarak grnmemesi, bu koullar altnda iftleme igdsn uyandracak koullarn bulunmamas yznden ortaya kan, tmyle olumsuz bir olaydr... nk ocukluktan beri birlikte byyen kimseler arasndaki alkanlklar grme, iitme ve dokunma gibi maddi ekimleri kkletirir ve cinsel istei uyandrmak iin koul olan erotik uyarlar uyandrma gcn ortadan kaldrarak dingin bir sevgi kanalna evirir." ocukluklarn bir arada geiren kimseler arasnda cinsel ilikiye kar doutan gelen bu nefreti, Westermarck'n biyolojik bakmdan ieriden remenin tr iin zararl oluunun psikolojik bir anlatm olarak dnmesi, bana ok dikkate deer geliyor. Byle bir biyolojik igdnn psikolojik grnmnn, reme

bakmndan zararl olan kan akrabalar arasnda evlenmeyi etkilemekle kalmayp bu bakmdan zararsz olan ayn at altnda yaayan kimseler arasndaki evlenmeyi de etkilemesi kabul olunamaz. Burada, Frazer'in Westermarck'a kar ileri srd yetkin eletirileri anmaktan kendimi alamyorum. Frazer, cinsel duyarlln bugn ayn at altnda yaayan kimseler arasnda cinsel ilikiye asla engel olmad halde, bu isteksizliin bir sonucu olduu savlanan, ensest korkusunun bugn bu kadar etkili olmasn anlayamadn sylemektedir. Fakat Frazer'in eletirileri daha da ileriye gider, tabu konusundaki blmmzde ileri srdm savlara temel bir biimde uyduu iin bunlar olduu gibi buraya geiriyorum. "Kkl bir insansal igdnn yasa yoluyla glendirilmesine neden gerek olsun? nsana yemeyi ve imeyi buyuran ya da ellerini atee koymasn yasaklayan bir yasa yoktur. nsanlar bu igdlerine kar yaplacak iddet hareketleriyle ve hukuki cezalarla deil, doal cezalardan korktuklar iin igdsel olarak yer, ier ve ellerini atee sokmaktan saknrlar; yasa, insanlarn ancak igdlerinin kkrtt eyleri yapmalarn yasaklar; doann kendisinin yasaklad ve cezalandrd eyi yasann da yasaklamas ve cezalandrmas sama bir eydir. yleyse hemen kabul edebiliriz ki, yasann yasaklad cinayetler, birok kimsenin doal bir eilim duyduu cinayetlerdir. Eer byle bir eilim olmasayd, byle cinayetler olmaz ve bu cinayetler de ilenmemi olsayd, onlar yasaklamaya gerek kalmazd. yleyse, enseste kar gsterilen doal nefretin yasa tarafndan yasakland iin domu olduunu kabul etmek yerine, ondan yana alan doal bir igd olduunu kabul etmek gerekir; yasa bunu yasaklyorsa, uygarlam insanlar bu doal igdlerin doyumunun toplumun genel karlarna zararl olduunu anlad iin yasaklyor" (50). Frazer'in bu deerli savna ben unu katarak diyeceim ki, psikanaliz denemeleri ensest ilikilerine kar doutan bir tiksinme olduunu kabul etme olanan ortadan kaldrmtr. Tersine, bu denemeler genlerin ilk cinsel itepilerinin daima ensest yapmaya eilimli olduunu ve bu edinilmi itepilerin, daha sonraki nevrozlarn nedeni olarak kabul edebileceimiz bir rol oynadn gstermitir. yleyse ensest korkusunu, doutan gelen bir itepi olarak aklamaktan vazgemek gerekir. Ensestin kkeni zerine birok yanda olan dier bir gr iin de, yani ilkel budunlarn iten remenin gsterdii tehlikeyi grerek bilinli olarak ensest yasan koyduunu kabul eden gr iin de ayn eyi syleyebiliriz. Ensest korkusunu bylece aklamak isteyenlere kar birok itiraz ileri srlmtr (51). nsanlar, iten remenin soyun nitelikleri zerine yapt etkiyi ancak hayvanlardan renebilirdi, oysa ensest yasann evcil hayvanlarn retiminden nce bulunmas yle dursun, ieriden remenin zararl sonular bugn bile btn kukulardan bamsz olarak kantlanmamtr ve

insanlarda byle bir sonu dourduu da ancak glkle gsterilebilir. Bundan baka bugnk ilkeller konusundaki bilgilerimiz, bu insanlarn en eski atalarnn, gelecek kuaklarn zarar grmesinin nne gemeyi dndn sanmamz salayacak gibi deildir. Bugn bizim ekinimizde bile kolay kolay yerlemeyen salk ve rk sal dncelerinin, yarn dnmeden yaayan ve bugne gre insanln ocukluk dneminde bulunan insanlar arasnda dnldn sanmak, adamakll gln bir ey olur (52). Ve sonu olarak unu da belirtelim ki, rk zayflatma etmeni olma asndan ieriden remeye kar uygulamasal salk dnceleriyle konan bir yasak, bizim toplumumuzun enseste kar duyduu derin tiksintiyi aklayamaz. Bu ensest korkusu, dier bir yerde de gsterdiim gibi (53), uygar insanlardan ok bugn yaayan ilkel insanlar arasnda ok etkili ve gldr. Ensest korkusunun kkenini aratrrken burada da sosyolojik, biyolojik ve psikolojik aklamalar arasnda bir seme yapmamz beklenebilirdi ve biz psikolojik rgeleri belki de biyolojik glerin grnmleri olarak ele alabilirdik. Buna karn yine en sonunda insan Frazer'in dncelerinden vazgeerken, onun sylediklerine, yani ensest korkusunun kkenini ve hatta onu nasl tahmin edeceimizi bile bilmediimiz szne katlmaktan kendini alamyor. Buraya kadar ileri srlen bilmecenin zlme yollarndan hibiri bize inandrc gelmemektedir (54). Burada, imdiye kadar sylenen grlerden tmyle ayr bir ierikte olan ve ensestin kkenini aklamaya alan dier bir gr daha anmalym. Buna tarihsel aklama diyebiliriz. Bu aklama giriimi, Charles Darwin'in insanln ilk toplumsal durumu konusundaki bir varsaymndan ortaya kmaktadr. Darwin, daha yksek maymunlarn alkanlklarna bakarak insanlarn da, kkensel olarak kk srler halinde yaad ve bu srlerin iinde en eski ve en gl erkein kskanl, cinsel promiskuite'yi * yasaklad sonucuna varmt. "Rakipleriyle dvmek iin zel silahlarla donanm olan btn erkek "drt ayakllar''n kskanl zerine bildiklerimizden, doa durumundayken promiskuite biiminde birlemenin kesinlikle olaslk d olduunu karabiliriz... Buna dayanarak ok gerilere gidersek ve bugnk biimiyle insann toplumsal alkanlklarna bakarak yargya varrsak, insanlarn balangta, her biri tek ya da glyse birok kars olan ve bu kadnlar bakalarna kar kskanlkla savunan kk topluluklar halinde yaam olmalar olasdr. Ya da toplumsal bir hayvan deildiyseler bile, goril gibi, birok diiyle birlikte yayorlard; nk btn yerliler, oy birliiyle yalnzca bir ergin goril erkein topluluk iinde grldn sylemektedir; gen erkek byd zaman bir stnlk kavgas balar; en gl olan bakalarn ldrerek ya da srerek kendisi topluluun bana geer. (Dr. Savage'in Boston Journal of Natural History, cilt

V, 1845-7.) Daha gen erkekler bu yolla srlerek babo dolarlar. Her biri en sonunda bir e bulmay baarnca, kendi ailesinin snrlar iinde remeyi daha sk bir biimde yasaklar.'' (55) Darwin'in betimledii bir ilkel srde grlen bu koullarn gerekte gen erkeklerin dardan evlenmesi kuralna yol atn ilk anlayan Atkinson (56) olmutur. Bu srgnlerin her biri, bakann kskanl yznden ieriden iftlemenin yasak olduu baka bir topluluk bulabiliyordu ve zamanla bu koullarn, bugn yasa olarak bilinen "srnn yeleriyle cinsel birleme olamaz'' kuraln ortaya karmas olasdr. Andrew Lang (57) ekzogaminin bu aklamasna yanda olduunu ilan etmitir. Fakat yine ayn kitapta ekzogamiyi totem yasalarnn bir sonucu olarak aklayan Durkheim'in grn de savunur. Bu iki aklama biimini uyuturmak ok gtr; birincisinde, ekzogami totemizmden nce gelmektedir; ikincisinde ise totemizm onun bir sonucudur (58).

3 Bu karanl psikanaliz incelemeleri aydnlatyor. ocuun hayvanlarla olan ilikisinin ilkel adamn ilikisiyle birok ortak yan vardr. Ergin uygar adama kendisiyle btn dier hayvanlar arasnda bak kesmiesine bir ayrm yaptran gururun ocukta henz daha hibir izi grlmez. ocuk hi ekinmeksizin hayvanlar kendisiyle eit sayar; hayvanla kendisi arasnda, hi kukusuz daha gizemli olan erginden ok daha sk bir iliki grr ve bunu kendi gereksiniminin ynlendirdii bir zgrlk iinde yapar. ocukla hayvan arasndaki bu eksiksiz anlamada sk sk birtakm garip karmalar grlr. ocuk birdenbire bir hayvan trnden korkmaya ve bu trn bir bireyini grmeye ya da dokunmaya kar kendini korumaya balar. Bu yan psikonevrozlu hastalklar arasnda en sk geenlerden biri olan ve belki de byle bir hastaln en eski biimi olan hayvan fobisinin hastalkl grnm ortaya kar. Bu fobi genellikle ocuun o zamana kadar en canl ilgisini gsterdii hayvanlara kardr ve tek bir hayvanla hibir ilgisi yoktur. Kentlerde fobinin nesnesi olarak seilen hayvanlar snrldr. Bunlar at, kpek, kedi, pek ender olarak ku ve dikkati eken biimde genellikle tahtakurusu ve kelebek gibi ok kk hayvanlardr. Bazen ocuun resimli kitaplardan ve masallardan rendii hayvanlar, bu fobilerle kendini gsteren anlamsz ve ar znt nesneleri olur; allmn dnda byle bir zntnn ortaya k biimini renmek ender olarak mmkndr. Aadaki olay, Dr. Karl Abraham'a

borluyum: Bir ocuk eek arsndan korkmakta ve bu korkusunu da eek arsnn renginin ve naklarnn, kendisine korkun yklerden iittii kaplanlar anmsatmasyla aklamaktadr. ocuklarn hayvan fobileri henz daha dikkatli bir zmlemeli aratrmann konusu olmamtr, oysa byle bir incelemeye konu olmaya deerler. Bu savsaklamann nedenleri, bu kadar kk yataki ocuklar zmlemenin g olmas olasldr. Onun iin bu gibi hastalklarn genel anlamnn bilindii sylenemez, ben kendim de bunun anlamnn btn olaylarda ayn olacan sanmyorum. Fakat daha byk hayvanlara yorulan benzer birtakm fobilerin zmlenebilecei kantlanm ve bu yolla srlar aratrmacya almtr. Btn olaylarda incelenen ocuklar olan olduu zaman, korkunun dibinde baba korkusunun olduu ve yalnzca bunun hayvan zerine kaydrld grlmtr. Psikanalizde deneyimi olan herkes hi kukusuz bu gibi olaylar grm ve ayn izlenimi edinmitir. Fakat ben bu konu zerinde ancak geni kapsaml birka rapora iaret edebileceim. Bunun nedeni, bu gibi olaylar zerindeki yaynlarn azldr; fakat bundan genel savmzn yalnzca dank gzlemlere dayanaca sonucu karlmamaldr. rnein ocuklarn nevrozlarn byk bir anlayla inceleyen bir yazar, Odesal M. Wulff'u anacam. Wulff, bir hastaln yksn anlatrken, dokuz yanda bir olan ocuun drt yandayken kpek fobisine tutulduunu syler. "ocuk sokakta koan bir kpek grr grmez alamaya ve 'cici kpek bana dokunma; uslu duracam' diye barmaya balyordu. " 'Uslu durmak'la, 'Bir daha keman almayacam' (Yani mastrbasyon * yapmayacam) demek istiyordu.'' (59). Bundan sonra ayn yazar durumu yle zetler: "ocuun kpek fobisi gerekte kpek zerine kaydrlm baba korkusudur; nk 'kpek, uslu duracam', yani 'mastrbasyon yapmayacam' anlatm gerekte kendisine mastrbasyonu yasaklam olan babasna iaret ediyordu.'' Yazar bundan sonra, benim deneyimimle tmyle birleen ve ayn zamanda bu gibi deneyimlerin bolluuna tanklk eden baz eyler ekler: "Bu gibi (at, kpek kedi, tavuk, vb. evcil hayvan) fobiler, kanmca, ocukluktaki pavor nocturnus kadar sklkla grlr ve genellikle zmlemede kendilerini ana babadan birine kar olan korkunun hayvanlar zerine kaydrlmasyla gsterirler. ok yaylm olan fare fobisinin de ayn mekanizmay tadn savlamaya hazrlanm deilim.'' Jahrburch fr psychoanalytische und psychopathologische Forschungen'in ilk cildinde babas tarafndan tedavim altna verilmi olan "Be yanda bir olan ocuun fobisinin zmlemesi''ni bildirmitim (59). Bu bir at korkusuydu ve bunun sonucunda da ocuk sokakta yrmek istemiyordu. Hatta atn odasna kadar gireceini ve kendisini sracan

sylyordu. Bu gsteriyor ki, ocuk atn dmesi (lmesi) iin iinde duyduu istein bir cezas olarak onun kendisini sracandan korkuyordu. Kendisine gven vererek baba korkusundan ocuu kurtardktan sonra, ocuun kendi iinde babann yokluunun (ayrlmas ya da lmesi) oluturduu isteklerle atmakta olduu grlmt. Yalnzca, yeni almaya balayan cinsel isteklerinin karanlk ynlendirmelerle annesine kar duyduu sevgide babasn kendisine rakip duyumsamakta olduunu aka gstermiti. yleyse bu ocukta, erkek ocuklarn ana babaya kar ald "Oidipus karma'' adn verdiimiz ve ierisinde genellikle nevrozlarn merkezi karman bulduumuz tavrn bir rnei vard. "Kk Hans''n zmlemesiyle totemizm iin ok deerli bir olay, yani bu gibi koullar altnda ocuun duygularnn bir blmn babadan bir hayvana kaydrdn renmekteyiz. zmleme, byle bir kaydrmann, ierik bakmndan hem anlaml, hem de raslantsal olan arm yollarn bize gstermitir. Ayn zamanda bu kaydrmann rgelerini tahmin etmeyi de mmkn klmtr. Anne iin babayla yarmadan doan nefret, ocuun psiik yaamndan yasaksz gemezdi; balangtan beri babas iin duyduu efkat ve hayranln ardna dmek zorundayd, yle ki ocukta babasna kar ifte ya da ift deerli bir duygu vard. Bu ift duygu atmasndan kendini, dmanca duygularn babasnn yerine gelebilecek birisinin zerine kaydrmakla kurtaryordu. Bununla birlikte kaydrma ii sevgi duygularyla dmanlk duygular arasnda bir denklik oluturarak atmay hafifletemiyordu. Aksine, atma duygular, kaydrlm olduu ve ift duygularn evrildii nesne zerinde sryordu. Hi kukusuz, kk Hans atlardan yalnzca korkmuyor, ayn zamanda onlara kar sayg ve ilgi de duyuyordu. Korkusu azalnca Hans kendini korktuu hayvanla zdeletirdi; bir at gibi srad, o zaman babasn sran kendisi oluyordu (60). Fobinin zlnn dier bir evresinde ana babasn dier byk hayvanlarla zdeletirmekten ekinmedi (61). ocuklarn bu hayvan fobilerinde, totemizmin baz niteliklerinin olumsuz bir biimde anlatldn seziyoruz. ocukta olumlu totemizm olay demek gereken gzel bir bireysel gzlemi S. Ferenczi'ye borluyuz (62). Ferenczi'nin anlatt kk Arpad'da totemik ilgiler Oidipus karmayla dorudan doruya ilgili olarak uyanmamakta, narsistik bir temelle, yani hadm edilme korkusuyla balamaktadr. Fakat kk Hans'n gemiine dikkatle baklacak olursa, orada da, babann reme organlar byk olduu iin ocuun ona hayranlk ve korku duyduu, ocuun kendi r#########eme organlarn tehdit etmesinden korkulduunu gsteren birok kant olduu grlr. Hadm edilme karmanda olduu kadar Oidipus

karmanda da, baba, ocuun cinsel ilgilerine kar korkulan bir karc roln oynamaktadr. Hadm edilme ve onun yerine geen krlk, ocuun korktuu cezadr (63). Kk Arpad iki buuk yanda, bir yazlkta, tavuk kmesinde iemeye alrken, bir tavuk ocuun reme organn srm ya da gagalam. Bir yl sonra yine ayn yere geldikleri zaman ocuk tavuk oluyor, yalnzca kmesle ve kmeste olup bitenlerle ilgileniyordu, insan gibi konumaktan vazgeerek gdaklamaya ve tmeye balamt. Gzlem dnemi srasnda, be yandayken, yeniden konumaya balamt; fakat btn szlerinin konusu pililer, tavuklar, horozlard. Tavuklardan baka hibir oyuncakla oynamyor, iinde tavuklarla ilgili bir ey olmayan hibir ark sylemiyordu. Totem hayvanna kar ald tavr tmyle ift bir duyguydu, yani tavua kar ar bir nefret ve sevgi gsteriyordu. Tavuk kesme oyunu oynamaya baylrd. "Tavuk kesildii zaman, onun iin eksiksiz bir len olurdu.Hayvann lsnn evresinde saatlerce dans eder ve bu srada iddetli bir coma durumu gsterirdi" (64). Fakat ondan sonra, kesilen hayvan per, elleriyle okar, kt kulland oyuncak tavuklarn temizler ve okard. Bu garip davranlarn anlamn Arpad'n kendisi aydnlatt. Zaman zaman isteklerini totemik anlatm yntemi yerine gnlk yaamn anlatm yntemiyle dile getiriyordu. Bir gn yle bir ey syledi: "Babam horozdur; ben km, ben pilicim. Bydm zaman tavuk olacam. Daha ok byynce horoz olacam." Bir gn anszn (tavuk kzartmasna benzeterek) "Anne kzartmas" yemek istediini syledi. reme organyla oynamas yznden kendisini hadm etmeyle tehdit ettikleri kadar kendisi de bakalarn aktan aa hadm etmeyle tehdit ediyordu. Ferenczi'ye gre tavuk kmesinde olan bitenlere kar ocuun gsterdii ilginin kkeni kuku duyulamayacak kadar ortadadr: "Tavukla horoz arasndaki srekli cinsel etkinlik, yumurtlama ve civcivlerin kmas, bu ilginin kkenidir." (65). Bu olaylar, ocuun insanlar arasndaki ilikilere kar duyduu cinsel merak doyurmuyordu. Komu bir kadna syledii u szlerde grld gibi nesne isteyi biiminde tavuun yaam kendisine rnek oluyordu: "Seninle, kz kardeimle, kuzenimle ve ayla evleneceim; hayr, ann yerine annemle evleneceim." Bu gzlemler konusundaki dncemizi daha sonra tamamlayabileceiz; imdilik yalnzca totemizmin iki niteliine benzeyen iki nitelie iaret edeceiz, o da totem hayvanla tam bir zdeleme (66) ve hayvana kar ift deerli bir duygu beslenmesidir. Bu gzlemler karsnda totemizmin erkek formlnde totem olan hayvan yerine babay koymakta pekl haklyz.

Bunu yapmakla yepyeni ve gzpek bir adm atm da oluyoruz. nk bunu bizzat ilkellerin kendileri sylemekteler; totemik sistemin bugn geerli olduu yerlerde, toteme ata ve ilk baba denmektedir. Biz yalnzca bu budunlarn kulland ve etnologlar artan ve o yzden bu noktay savsaklamaya ynelten bu anlatm olduu gibi alyoruz: Oysa psikanaliz bu noktaya gzmz amakta ve totemizmi aklamaya alrken, onunla totemizm arasndaki ba gstermemizi anmsatmaktadr (67). Bu yer deitirmenin ilk sonucu olduka dikkate deer. Totem olan hayvan eer babaysa, o zaman totemizmin balca iki buyruu, yani onun ekirdeini oluturan iki tabu kural (totem hayvan ldrmeme ve ayn toteme bal kadn cinsel amalar iin kullanmama kurallar) ierik asndan, babasn ldren ve annesiyle evlenen Oidipus'un iki cinayetinin; ve ocukta yeterli derecede itilmemesi ya da yeniden uyanmas yznden btn nevrozlarn ekirdei olan iki ilkel istein aynsdr. Eer bu benzerlik raslantnn aldatc bir oyunu deilse, tarihten nceki zamanlardaki totemizmin kkeni aydnlatlabilecektir. Dier bir deyile, kk Hans'n hayvan fobisi ve kk Arpad'n tavuk saptm nasl Oidipus karman oluturan koullar altnda gereklemise, totemik sistemin de byk bir olaslkla bu koullar altnda olutuu gsterilebilecektir. Bu olanan nasl ortaya ktn gstermek iin totemik sistemin ya da totemik dinin imdiye kadar tartma konusu yapmadmz bir zelliini inceleyeceiz. 4 1894'te len ve fiziki, filolog, Kutsal Kitap uzman ve bir arkeolog, keskin ve zgr dnceli olduu kadar ok ynl bir bilgin olan W. Robertson Smith, The Religion of the Semites (68) adl yaptnda, totem leni denen garip bir trenin balangtan beri totemik sistemin tamamlayc bir paras olduu varsaymn ortaya atmt. Bu varsaymn kant olarak da, elinde o zaman .S. 500 ylndan kalma tek bir belge vard; bununla birlikte eski Samiler arasndaki kurbann i yz zerine yapt zmlemede varsaymna byk bir olaslk derecesi verebilmitir. Kurbanda tanrsal bir kii dncesi olduu iin, burada yksek bir dinsel tapnm evresinden en aa evreye, yani totemizme geri gitme sorunuyla karlayoruz demektir. Robertson Smith'in bu yetkin yaptndan (69) bizim iin byk bir nemi olan kurban ayininin kken ve anlam konusundaki satrlar alacam; yalnzca ok ayrntya giren blmleri ve daha sonraki geliimlerle ilgili olan yerlerini atlayacam. Byle bir parada yaptn zgn sav gcn, akcln okura duyurmak olanakszdr. Robertson Smith, sunakta kurban verilmesi detinin eski dinlerin ayinlerinde temel bir blm olduunu gstermektedir.

Kurban btn dinlerde ayn rol oynamakta ve kkeninin, sonular her yerde ayn olan ok genel nedenlere dayandrlmas gerekmektedir. Fakat kurbann (kutsal edim catezogh ierourgia sacrificium) kkenindeki anlam sonraki zamanlarda anlalan anlamndan bakayd: Kurban, tanry bartrma ya da kazanma amacyla tanrya bir tr armaan sunma anlamna geliyordu. Szcn din dnda anlalan anlam, kendini yadsmak demek olan ikincil anlamndan sonralar kmtr. Kurban balangta "tanryla kendisine tapanlar arasnda toplumsal bir arkadalk ii"nden baka bir ey deildi. Kurban olarak tanrya yenecek ve iilecek eyler getiriliyordu; insanlar tanrlarna kendilerini yaatan et, tahl, meyva, arap ve ya gibi besinleri sunuyorlard. Ancak kurban eti zerine birtakm kurallar ve kuraldlar vard. Tanr, bitki trnden olan kurbanlar yalnzca kendisine brakld halde, hayvan trnden olan kurbanlar kendisine tapanlarla paylayordu. Herhalde hayvan kurbanlar daha eskiydi ve bir zamanlar kurbann tek biimi byleydi. Bitki trnden kurban vermek, ilk meyvalarn sunulmasndan kmtr; topran ve yurdun efendisine bir tr vergi vermek gibi bir eydi. Oysa hayvan kurbanlar tarmdan daha nce balamtr. Dilde kalan izler, tanrya sunulan kurbann onun gerekten besini sayldn kesin olarak gstermektedir. Zamanla tanr maddi olmayan bir varlk olarak grldke, bu gr saldrgan bir nitelik kazand ve tanrya yalnzca etin su blmnn sunulmasyla yetinilmeye baland. Daha sonralar kurban etini dumanlar iinde sunaktan ykselten atein kullanlmasyla tanrlar iin daha uygun bir besin olarak insan besinlerinin sunulmas balamtr. ki kurban, kkensel olarak, kurban edilen hayvanlarn kanyd; sonralar bunun yerine arap konmutur. lkel insan araba, bugn hl airlerimizin de dedii gibi, "zmn kan" gzyle bakard. yleyse atein ve tarmn bulunmasndan nce, kurbann en eski biiminde, kurban etini ve kann tanrlarla inananlar birlikte yiyorlard. nemli olan, her iki tarafn da etten paylarn almalaryd. zetle, kurban genel bir ayin, btn klann bir treniydi. Temelde btn din bir kamu sorunuydu; dinsel grev, toplumsal borlarn bir parasyd. Kurban ve len btn budunlarda hep birlikte bulunurdu; her kurbann bir bayram vard, hibir bayram kurbansz kutlanmazd. Kurban leni, herkesin seve seve kendi karlarnn stne ykseldii, toplumun ve toplumla birlikte tanrnn ykseltildii bir vesileydi.

Genel kurban leninin ahlksal gc, hep birlikte yeme ve ime kurallar zerine kuruluydu. Bakalaryla birlikte yeme ve ime, ayn zamanda topluluun ve karlkl ballklarn tanndnn bir iareti ve dorulanmasyd; kurban yeme inananlarn arasndaki ilikileri glendirerek btn inananlarn bir tanrya erdiini dorudan doruya gstermeye yaryordu. Bugn l Araplar arasnda yaamakta olan baz detler, bir arada yemek yemenin oluturduu balayc gcn dinsel bir etmen olmadn, ama bu yemekten sonra oluan karlkl borlarn yeme ediminin sonucu olduunu kantlar. Bir Bedeviyle birlikte bir lokma yiyen ya da stnden bir yudum ien bir kimsenin artk ondan bir dman olarak korkmasna gerek yoktur, onun koruma ve yardmna her zaman gvenebilir. Birlikte yenen yemek bedende kald kabul olunmakla birlikte, bu sonsuza kadar sremez. te bunlarn anladklar birlik ba dncesi bu kadar gerekidir; glenmesi ve srmesi iin yinelenmesi gerekir. Fakat ortaklaa yeme ve imeye yklenen bu balayc g nereden kyor? En ilkel toplumlarda tek koulsuz ve srekli olan ba, akrabalk badr. Bir topluluun bireyleri her zaman birbirinin yannda ve birbirine baldr. Akrabalar, yaamlar ortak bir yaamn ayr ayr paras saylabilecek derecede birbirlerine maddi olarak bal saylan bir insan beidir. Bu akrabalardan bir birey ldrlrse, oyman kan akmtr demezler, kanmz akmtr derler. Oymak ilikisini anlatan brani sz udur: "Sen benim bel kemiim ve etimsin". yleyse akrabalk ortak bir zde birleme anlamna gelir. Akrabalk yalnzca bizi douran ve style besleyen annemizin znn bir paras olmamzdan ileri gelmez, sonralar yenen ve vcudu yeniletiren besin araclyla da akraba olunur ve bu akrabalk glendirilir: Bir kimse dier bir kimsenin tanrsyla birlikte yemek yerse, onun da kendisinin znden olduu sylenir; onun iin yabanc saylan bir kimseyle birlikte asla yemek yenmez. yleyse kurban yemei, ancak bir soptan (kin) olanlarla birlikte yemek yenebilir kural uyarnca, kkensel olarak bir akraba leniydi. Bizim toplumumuzda yemek, aile yelerini birbirine balar; oysa kurban yemeinin aileyle bir ilgisi yoktur. Sopdalk (kinship) aileden daha eskidir; bildiimiz en eski aileler hep ayr ayr akrabalk beklerine bal olan kimseleri ierir. Erkekler yabanc oymaktan kadnlarla evlenmi ve ocuklar annenin oymana gemitir; erkekle ailenin dier bireyleri arasnda hibir akrabalk yoktur. Byle bir ailede ortak hibir yemek yoktu. Bugn bile ayr ve yalnz yerler ve totemizmin yemek konusundaki dinsel yasaklar ou kez onlar karlar ve ocuklaryla birlikte yemek yemekten alkoyar. imdi yine kurban hayvana dnelim. Sopdalarn hayvan kurban olmakszn toplanmadn grdk; fakat byle bir ayin vesilesi dnda hibir hayvann kesilmemesi de anlamldr. nsanlar hi dnmeksizin meyve yer, evcil

hayvanlarn stn ierler; fakat dinsel yasaklar bir bireyin evcil bir hayvan yemek iin kesmesini kesinlikle nler. Robertson Smith, hi kukusuz, her kurbann kkensel olarak bir oymak kurban olduunu syler, bir kurban hayvann ldrmek kkensel olarak bireye yasak olan ve ancak btn sopdalar sorumluluu zerlerine aldklar zaman yasal olan edimlerle ilgiliydi. lkel insanlarn bu nitelie sahip yalnzca bir tr davranlar vardr ve onlar da sopun ortak kannn kutsallna dokunan edimlerdir. Hibir bireyin alamad ve ancak oyman btn bireylerinin rzas ve katlmyla kurban edilecek bir yaam, sopun bir bireyinin yaamyla ayn dzeydeydi. Kurban yemeinde bulunan her konuun, kurban hayvannn kanna katlmas, sopda su ileyen bir bireyin ancak btn sop tarafndan ldrlebilecei kuralnn iki ayr anlatmdr. Dier bir deyile, kurban hayvan sopun bir organ gibidir; kurban kesen topluluk, topluluun tanrs, kurban edilen hayvan hepsi bir kandandr ve ayn oyman yesidir. Robertson Smith, birok kanta dayanarak kurban hayvann eski totemhayvanla bir grmektedir. Daha sonraki bir evrede iki tr kurban ortaya kmtr, biri genellikle yenebilen evcil hayvanlarn kurban, dieri temiz olmad iin yasak olan hayvanlarn allmn dndaki kurban. Daha ok incelenince, bu kirli hayvanlarn kutsal hayvanlar olduu ve tanrlara kurban edildii, kkensel olarak tanrlarla yeniletirildii ve kurban kesmekle inananlarn tanr ve hayvanla olan kan balarn belirttii grlr. Fakat allm kurbanlarla "mistik'' kurbanlar arasndaki bu fark daha eski zamanlarda yoktu. Balangta btn hayvanlar kutsald, etleri yasakt ve ancak ender durumlarda yenebilirdi, o da btn sopun katlm olmak kouluyla. Bir hayvann kesilmesi sopun kannn akmasna neden olur ve bunun iin ayn alkanlk ve gvenceyle yaplmas gerekirdi. Evcil hayvanlarn evcilletirilmesi ve sr cinsinden hayvanlarn retilmesi, ilk zamanlarn saf ve iddetli totemizmine her yanda son vermi olur (70). Fakat "pastoral din''de hl evcil hayvanlara yklenen kutsallk, bize onun totemik i yzn gsterecek kadar aktr. Hatta klasik zamanlarn sonlarnda bile birok yerde kurbandan sonra kurban sahibinin sanki kendisinden alnacakm gibi kama zorunluluu vard. Eski Yunanistan'da bir zamanlar kz ldrmenin gerekten cinayet saylmas yaygnd. Atina'nn Bouphonia leninde, kurbandan sonra, lene katlan herkesin arld resmi bir mahkeme kurulurdu. Muhakemede en sonunda cinayetin suunun baa balanmasna karar verilir ve bunun zerine de bak denize atlrd. Hayvan sopda sayld iin onu ldrmekten korkulmasna karn, zaman zaman resmi trenlerle hayvan ldrmek, etini ve kann oymak yeleri arasnda paylamak zorunlu olmutur. Byle davranmay gerektiren buyruk, kurbann i yznn en derin anlamn aa vurmaktadr. Gryoruz ki, daha

sonraki zamanlarda birlikte yemek yeme, vcutlara giren ayn ze katlma, yeler arasnda kutsal bir ba kurmaktadr: En eski zamanlarda bu yalnzca kutsal bir kurbann zne katlma anlamna geliyordu. Kurbanla ldrmenin kutsal gizinin nedeni, yeleri birbirine ve tanrlarna balayan ban ancak bu lmle kurulabilecei dncesidir (71). Bu ba, kurban leniyle etine ve kanna katlan btn yeleri birletiren kurbanlk hayvann yaamndan baka bir ey deildir. Bu dnce, daha sonraki dnemlerde bile herkesi birbirine balayan kan balarnn temeliydi. Bir zde birleme biimindeki kan akrabal gibi gereki bir dnce, bu akrabal niin zaman zaman kurban yeme gibi fiziki ilemlerle tazelemek gerektiini bize anlatr. Robertson Smith'in bu dncelerindeki temel noktalar zetlemek iin burada duralm. zel mlkiyet dncesi ortaya kt zaman kurban, tanrya verilmi bir armaan, insann mlkiyetinden tanrnn mlkiyetine bir gei saylyordu. Fakat bu yorum, kurban ayininin btn zelliklerini aklayamaz. En eski zamanlarda kurban hayvannn kendisi kutsald, yaamna dokunulamazd. Btn oymak bireylerinin birbirleriyle ve tanryla zdeliklerini hayvann etini yemek yoluyla salamak iin, onun yaam, ancak tanr huzurunda btn oymak halknn hazr bulunduu ve gnaha katld bir yerde alnabilirdi. Kurban bir dinsel edim, kurban hayvannn kendisi de sopun yelerinden biriydi. Gerekte bu hayvan eski totem hayvan, yani ilkel tanrnn kendisidir, onun ldrlmesi ve yenmesiyle oyman bireyleri olduklar gibi kalyor ve tanryla benzerliklerini salyorlard. Robertson Smith kurbann i yz zerine yapt bu zmlemeden antropomorfik tanrlarn tapld evreden nce totemin belirli zamanlarda ldrlmesinin ve yenmesinin, totem dininin nemli bir blm olduu sonucunu karr. Byle bir totem leninde yaplan trenleri, ona gre daha sonraki zamanlarla ilgili olan bir kurban bayram betimlemesinden reniyoruz. Saint Nilus .S. IV. yzylda Sina l'nde yaayan Bedevilerin bir kurban detini bize betimler. Kurban olan deve balanm ve talardan kurulu kaba bir sunak zerine konmutur; oyman nderi katlanlar bir ilahiye davet ederek sunan evresinde kez dndrr, hayvana vurulan ilk darbeyle fkran kan ier. Ondan sonra btn topluluk hayvann zerine ullanr, henz daha titreyen cesedi kllaryla paralayarak i i o kadar aceleyle yerler ki, bu kurbann, uruna kestikleri sabah yldznn douundan gnein nlar arasnda kayboluuna kadar geen ksa sre iinde btn kan, eti, derisi, kemikleri ve barsaklar smrlr. Birok kanta gre ok eski bir gemii olan bu barbarca ayin ender bir det deil, sonraki zamanlarda birok deiiklie urayan totem kurbannn ilk genel biimiydi.

Birok yazar, bu totem leni dncesine nem vermemektedir. nk totemizm evresinde bunu dorudan doruya gzlemleme yoluyla aratrmann olana yoktur. Robertson Smith gsterdii baka rneklerde, Azteklerin kurban lenini anmsatan insan kurban etmelerinde, Amerika'da Ouataouaklarn ayn boyun ayn kurbannda dinsel bir tren olma anlamnn ak olduunu syler. Frazer, son kan byk yaptnn iki blmnde de bu ve buna benzer olaylar uzun uzadya anlatr (72). Kaliforniya'da yrtc bir tr byk ahine tapan bir Kzlderili oyma, bu hayvan her yl bir defa dzenledii ayinlerle ldrr, ondan sonra ku iin yas tutulur, derisi ve tyleri saklanr. Yeni Meksika'daki Zuni yerlileri de kutsal kurumlar iin ayn eyi yaparlar. Orta Avustralya oymaklarnn ntiiuma ayinlerinde Robertson Smith'in varsaymlarna tmyle uygun bir nitelik grlyordu. Yenmesi yasak olan toteminin artmas iin sihir yapan her boy, baka boylar bu toteme dokunmadan nce bir tren yaparak onun bir blmn yemek zorundayd. Frazer'e gre, dier durumlarda yasak olan totemin kutsal trenle yenmesinin en iyi rnei Bat Afrika'da Binilerin gmme treninde grlr (73). Baka durumlarda yasak olan totem hayvann dinsel trenle ldrlmesi ve ortaklaa yenmesinin totem dininin nemli bir nitelii olmas sorununda biz Robertson Smith'i izleyeceiz (74). 5 imdi bu totem yemei evresini ele alarak onu ncelikle dnlmesi olana bulunmayan baz olas niteleklerle ssleyelim. imdi elimizde, totemini haince bir ayinle ldren, onun i olarak kann, etini ve kemiklerini yiyen oymak var. Ayn zamanda da oyman yeleri toteme yknerek giyimlerini deitirmekte ve sanki onunla ortak ayin yerlerini belirtmek ister gibi onun btn ses ve davranlarna yknmektedir. Bundan baka btn bireylere yasak olan ve ancak herkesin katlmyla doru saylabilen ve bu ldrme ve len trenine herkesin katlmak zorunda olduu bir iin yapld da bilinli olarak bilinmektedir. Bu i yapldktan sonra ldrlen hayvan iin alanmakta ve yas tutulmaktadr. lm yas zorunludur; nk olas bir ceza korkusu bunu gerektirmektedir ve balca hedefi, Robertson Smith'in buna benzer bir vesilede iaret ettii gibi, herkesi kendini ldrme sorumluluundan temize karmaktr (75).

Fakat bu yastan sonra, btn itepileren zincirlerinin krlmas ve istenildii gibi doyurulmasna izin verilmesi anlamna gelen byk bir len neesi gelir. Burada bayramn i yzn kolayca anlayabiliriz. Bayram, bir yasan resmi olarak inenmesine izin verir ya da bunu zorunlu klar. Bayramlara zg ar davranlar herkes bir bayram durumuna girsin gibi bir buyrukla yapmaz, bayramn i yznn kendisinde arlk vardr; bayram durumu, dier durumlarda yasak olan eylerden kurtulmayla ortaya kar. Fakat totem hayvann lmyle tutulan yasn, bu bayram havasnn ortaya kmasyla ne ilgisi var? Eer insanlar, dier durumlarda kendilerine yasak olan totemi ldrmekle mutlu oluyorlarsa, neden onun iin yas tutuyorlar? Oyman yelerinin totemi yeme yoluyla kutsallatn ve bunu yapmakla ayn zamanda totemle ve birbirleriyle olan zdeliklerini de glendirdiklerini grmtk. Totemin znde bulunan kutsal yaam kendi nefislerine geirmeleri bu bayram durumunu ve onun btn sonularn aklayabilir. Psikanaliz bize, totem hayvann gerekte babann yerine konmu bir ey olduunu gstermitir, bu bize karlatmz tutarszl, yani totemin ldrlmesinin sradan durumlarda yasak olmasn ve ldrld zaman da bayram edilmesini, dier yandan da hayvan ldrld zaman yas tutulmasn aklar. Bugn hl ocuklarmzda bulunan ve ou kez erginlerin yaamnda da sren baba karmann bir nitelii olan ift duygu, bylece babann yerine geen totem hayvana dein geniletilmektedir. Ancak eer psikanalizin totemi bu yorumlama biimini, totem leniyle ve Darwin'in betimledii ilk insan toplumlaryla karlatrrsak daha iyi anlarz ve bize imgesi bile grnse, imdiye kadar birbirinden ayrlan birok olay arasnda beklenmeyen bir birlik kurma gibi bir yarar olan bir varsaym elde etmi oluruz. Darwin'in gsterdii ilk sr, kukusuz, totemizmin balamasna uygun deildir. Bu srde btn kadnlar kendine saklayan, byyen oullar srden kovan gl, kskan bir baba vard. Toplumun bu ilk durumu hibir yerde grlmemitir. Bugn henz baz oymaklarda egemen olan en ilkel rgt, eit haklara sahip, totem sisteminin kurallarna bal bireylerden kurulu ve anaerkillie, yani anne tarafndan akrabala dayanan insan topluluklardr. Bu, tekinden kabilir mi ve kmsa bu nasl olabilir? Buna, savmz totemin kutlandrlmas olayna dayayarak yant verebiliriz: Bir gn (76) srden kovulmu olan kardeler birleir, babalarn ldrerek yer ve bylece babann srsne bir son verirler. Her birinin tek bana yapmasna olanak olmayan bir ii el birliiyle yapmaya cesaret eder ve baarabilirler.

Ekindeki bir derecelik bir ilerlemenin, rnein yeni bir silahn icadnn onlara bu stnlk duygusunu vermesi olasdr. Kukusuz bu yamyam vahiler kurbanlarn yemitir. Bu gl ilk baba, btn kardelerin kskand ve korktuu bir rnekti, imdi onu yeme yoluyla onunla zdelemi olmakta ve her biri onun gcnden bir para kazanmaktadr. nsanln belki de ilk bayram olan totem leni, bu cinayetin birok eyi, toplumsal rgtlenmeyi, ahlk kurallarn ve dini balatan bu unutulmaz olayn yinelenmesi ve anlmas olmutur (77). Bu sonular kabul edebilmek iin varsaymmzdan tmyle ayr olarak yalnzca birleen kardeler beinin, ocuklarda ve nevrozlularda grdmz baba karmandaki ift duygunun ierii olan kart duygularn etkisi altnda bulunduunu kabul etmemiz gerekir. Oullar cinsellik ve erk isteklerinin yolunda olanca gcyle karlarna kan babadan nefret ediyor ama ayn zamanda onu seviyorlar ve ona hayranlk duyuyorlard. Onu ortadan kaldrmakla nefretlerini doyurduktan ve onunla zdeleme isteklerini gerekletirdikten sonra itilen efkat itepileri bu kez grnmeye balar (78). Bu bir pimanlk biiminde olmu ve genel olarak duyulan pimanlkla birleen bir gnah duygusu ortaya kmtr. O zaman l, yaayanlardan daha gl olmaya balamtr. Bugn bile insanlarn sonunda bunu grrz. Babann salnda yasaklad eyleri (psikanalizin bize ok iyi gsterdii ve "arkadan gelen baeme'' adn verdiimiz ruh durumuyla) imdi kendileri yasaklamaktadr. ledikleri cinayeti babann yerine konan totemi ldrmenin yasak olduunu ilan etmekle onarmakta ve kadnlarnn herkese serbest olduunu reddetme yoluyla cinayetin yararndan vazgemektedirler. Bylece totemizmin temel iki tabusu oulun gnah duygusundan ortaya kmaktadr, ite bu nedenden tr bunlar Oidipus karmann itilmi iki isteine denk dmektedir. Bu tabulara baemeyenler, ilkel toplumun tek derdi olan iki suu ilemi olur (79). Ahlkn balangcn oluturan totemizmin iki tabusu psikolojik bakmdan denk deerde deildir. Bunlarn biri, yani totem hayvann ldrlmemesi tmyle etkili, acl rgelere dayanr; baba ortadan kaldrlmtr, gerekte hibir ey onun yerini tutamayacaktr. Oysa dierinin, yani ensest yasann, bundan baka, uygulamada gl bir temeli vardr. nk cinsel gereksinimler onlar birletiren bir ey deil, birbirine dren bir eydir. Geri kardeler babay yenmek iin glerini birletirmise de, kadnlar karsnda birbirlerinin rakibiydiler. Hepsi de babalar gibi kadnlar kendi tekellerine almak istiyordu, birbirleriyle dvrken oluan yeni rgt yok olabilirdi. nk artk babann roln baaryla oynayacak ve hepsinden daha gl olan biri yoktu. yleyse, birlikte yaamak istiyorlarsa (belki de birok deneyimden sonra grlen buydu), kardeler iin ensest yasan koymaktan baka are yoktu. O zaman hepsinin

istedii ve hatta uruna nce babalarn ortadan kaldrdklar kadndan vazgeiyorlar, bylece srgnlkleri srasnda byk bir olaslkla alm olduklar homoseksel duygulara ve etkinliklere dayanan bu rgt kurtarm oluyorlard. Bachofen'n kefettii ana hakk kurumunun tohumunun bu durum olmas olasdr, daha sonralar babaerkil aile rgt buna bir son vermitir. te yandan totemizmin bir din giriimi olarak dnlmesi sav, totem hayvann yaamn koruyan teki tabuyla ilgilidir. Oullarn duygular babann yerine hayvanda doal ve uygun bir vekil bulmutur; fakat ona kar gsterdikleri yreksiz davran, pimanlk gsterme gereksiniminden daha glyd. Gnahlarnn yakc duygusunu dindirmek ve babayla bir tr uzlama salayabilmek iin, belki de babann bu vekilini kullanmak istemilerdir. Totemik sistem babayla bir tr uyuma biimi olmutur; baba, ocuk fantezisinin kendisinden bekledii her eyi, koruma, zen ve sabr gstermeyi sz verir, buna karlk da yaamna sayg gstermek, yani gerek babay ortadan kaldran davran toteme kar yinelememek iin sz verilir. Totemizmde bunu yasallatran bir aba vardr. "Eer baba bize totem gibi davranrsa, biz de asla onu ldrmeye kalkmayz.'' Bylece totemizm, durumu tatlya balamaya ve insana kkenini borlu olduu olay unutturmaya yardm etmitir. Bu noktada her dinin zyapsn belirleyen baz zellikler ortaya kmtr. Totem dini, oullarn duyduu gnah duygusundan, bu duyguyu dindirmek ve incinmi babay, yeniden baemeyle bartrma giriiminden domutur. Btn daha sonraki dinlerin de ayn sorunu zmlemeye abalamann bir sonucu olduunu gsteren belirtiler vardr, yalnz bu abalamaya sahne olan ekinin dzeyine ve ald yola gre ayr ayr biimlere brnmlerdir, yoksa hepsi de ekinin balangc olan ve bundan sonra da insanln yakasn bir daha brakmayan ayn byk olaya karlk olarak olumutur. Bundan baka yine bu evrede totemizmde ortaya kan ve dinde ballkla korunan bir zellik daha vardr. Kart duygulardaki gerginlik belki de hibir arala rtbas edilemeyecek kadar bykt ya da psikolojik koullar bu kart duygular her ne biimde olursa olsun zmlemeye hi uygun deildi. Baba karmana bal olan ift deerliliin totemizmde ve btn dinlerde de srdn kolayca grebiliriz. Totemizm dininde yalnzca pimanlk grnmleri ve uyuma giriimleri deil, babaya kar kazanlan utkunun kutlanmas da vardr. Bundan elde edilen doyum duygusu totem lenindeki anma trenini ortaya karr. Bu trende "sonradan gelen baeme''nin koyduu yasaklar kaldrlr, totem hayvan kurban etmekle baba ldrmn yinelemeyi bir greve dntrr, bu ldrmn salad yararlar, yani baba erkinin ele geirilmesi, yaamn deien etkileri altnda ortadan kalkmaya her yz tutuunda bu grev yinelenir. Oulun babaya kar koymas olayna, ou kez en dikkate

deer giyimlerde ve bambaka biimler altnda daha sonraki dinlerin oluumunda raslarsak amamalyz. Buraya kadar dinde ve ahlkta (bunlar totemizmde birbirinden pek o kadar ayrlmamt) babaya kar duyulan sevgi duygularnn pimanlk biimine dnmesinin sonularn gstermisek de, baba ldrmne neden olan asl eilimlerin stnlnn srdn unutmamalyz. Bu byk deimenin dayand toplumsal duygular ve kardelik duygular, bundan sonra gelen dnemlerde toplumun gelimesi zerine en byk etkiyi yapmtr. Ortak kann kutsallatrlmas ve oymak yaamnda dayanmann nemi bunun anlatmdr. Kardeler, herkesin yaamn gvenceye almakla babalarna yaptklarnn bakalarna da yaplmayacan gstermektedir; babann sonunun yinelenmesine engel olmaktadrlar. Dinsel dncelerle ortaya kan totemi ldrme yasana imdi toplumun bir de karde ldrmeyi yasaklamas eklenmektedir. Ancak ldrme yasann boy yelerini snrlandrmaktan kmas ve yalnzca "ldrmeyeceksin'' biimini almas, ok daha sonradr. Balangta karde oyma, baba srsnn yerini almakta ve kan ba da bu konuda gvence vermektedir. Toplum, artk ortak cinayette su ortakl zerine, din, gnah ve arkadan gelen pimanlk duygusu zerine kurulmu olmaktadr, ahlksa ksmen toplumun zorunluluklar ve ksmen de bu gnah duygusunun buyurduu af dileme zerine kurulmaktadr. Bylece psikanaliz, totemik sistem konusundaki daha yeni dncelerin aksine ve daha eski dncelere uygun olarak gerek totemizmle ekzogami arasnda sk bir balant olduunu, gerekse bunlarn kkenlerinin ayn zamana denk dtn kabul etmeyi gerektirmektedir. 6 Dinlerin totemizmden balayarak bugnk durumlarna kadar geirdii gelime evrelerini tartmaya kalkmaktan beni alkoyan birok gl nedenin etkisi altndaym. Yalnzca, belirgin bir biimde kendini gsteren iki ipucunu izleyeceim: totem kurbanyla baba-oul ilikisi (80). Robertson Smith, eski totem leninin kurbann zgn biimi olduunu bize gstermitir. kisinin de anlam ayndr: Yani birlikte yemek yemekle kutsallamaktr. Kurbanda, ancak btnn katlmyla dindirilebilecek olan gnah duygusu da srer. Buna ek olarak, huzurunda kurbann kesildii varsaylan boy tanrs da vardr ve o da, boyun bir bireyi gibi yemee katlr ve bu yeme edimiyle boy kendisini onunla zdeletirir.

Acaba tanr kkensel olarak kendisine yabanc olan byle bir duruma nasl gelmitir? Bunun yant u olabilir: Bu srada -ne zaman olduunu kimse bilmez- tanr dncesi ortaya km, btn yaama egemen olmu, olduu gibi kalmak isteyen her ey gibi totem leni de kendini yeni sisteme uydurmak zorunda kalmtr. Bununla birlikte bireyler zerindeki psikanaliz incelemeleri, bize zellikle tanr kavram rneinin hep baba olduunu, tanryla kiisel ilikimizin vcudumuzun babasna olan ilikisine baml olduunu, onunla birlikte dalgalanp deitiini retmektedir. Tanr aslnda ykseltilmi bir babadan baka bir ey olmamtr. Totemizmde olduu gibi burada da psikanaliz, tpk ilkellerin totemlerine ata dedikleri gibi tanrya baba diyen dindara inanmay tlemektedir. Tanrnn psikanaliz tarafndan aydnlatlmayan btn dier kken ve anlamlar ne olursa olsun, eer psikanalizin dikkate alnmaya deer bir deeri varsa, babann tanr kavramndaki paynn ok nemli olmas gerekir. Fakat baba ilkel kurbanda iki defa temsil edilmi oluyor demektir, birincisinde tanr olarak, ikincisinde de kurbanlk totem hayvan olarak temsil edilmi olmas gerekir, psikanalizin verdii snrl hal suretlerini kabul edersek, bunun mmkn olup olmadn ve anlamnn ne olabileceini aratrmamz gerekir. Tanrnn kutsal hayvanla (totem ve kurban edilen hayvanla) birok ilikisi olduunu biliyoruz: 1. Genellikle bir hayvan, hatta bazen birok hayvan her tanr iin kutsaldr. 2. Baz kurbanlarda, zellikle kutsal kurbanlarda, "gizemli'' kurbanlardan tanr araclyla kutsallatrlan hayvann kendisi tanrya kurban edilir (81). 3. Tanrya ou kez bir hayvan biiminde sayg gsterilir ya da dier bir bakmdan, hayvanlar totemizm dneminden ok sonra da tanr gibi sayg grmlerdir. 4. Mitlerde tanr sk sk bir hayvan biimine, ou kez kendisine kutsal olan hayvann biimine sokulur; bylece tanrnn kendisinin hayvan olduu ve dinin daha sonraki evresinde hayvandan geldii varsaym apak olur. Fakat totemin kendisini, babann yerine geirmeden baka bir ey olmadn da dnrsek, birok tartmadan kendimizi kurtarrz. yleyse totemin, babann yerine ilk geen biim olmas, babann kendi insan biimini yeniden kazand daha sonraki bir dnemde, tanrnn babann dier bir biimi olmas gerekir. Btn dinsel evrimin kknden byle yeni bir rnn, yani babaya zlemin ortaya kmas, zamanla babayla ve belki de hayvanla ilikide oluan bir deiikliin sonucunda mmkn olmu olabilir.

Hayvandan ruhsal bir soumann balamasn, ayn zamanda hayvanlarn evcilletirilmesiyle totemizmin bozulmaya balamasn bir yana braksak bile, bu deiiklikleri yine de kolayca ortaya karabiliriz (82). Babann yenilmesiyle ortaya kan durumda, zaman getikte son derece oalan bir baba zlemiyaratmas gereken bir etmen vard. nk babay ldrmek iin glerini birletirmi olan oullarn her biri, baba gibi olma isteinin basks altndayd, bu isteklerini babann yerine koyduklar eyin paralarn totem leninde birletirmelerinde gstermilerdir. Karde oymann her bir bireye yapt bask sonucunda, bu istek doyurulmam olarak kalmtr. Hi kimsenin babann tam erkini elde etmesine (hepsinin arad ey bu olduu halde) izin verilmemi ve hi kimse de bunu baaramamtr. Bylece oullar cinayete ynelten, babaya kar duyulan bu ac duygunun zaman getike dinmi ve baba zleminin oalm olmas mmkndr; ierii oullar babaya baml klma istei kadar gl olan, yenilgiye uram babann yasaklarndan kurtulu demek olan bir ideal domas mmkndr. Boyun bireyleri arasndaki eski demokratik eitlik, ekindeki deiikliklerin ie karmas yznden artk srdrlemezdi; bunun sonucu olarak da eski baba idealini, stn bir bireye sayg gstererek onu tanr aamasna ykseltme yoluyla, yeniden canlandrma eilimi uyanmtr. Bir adamn tanr olmas, tanrnn lmesi gibi, bize bugn irkin grnen bir dnce klasik Antikite'nin dncelerine bile uymayan bir dnce deildi (83). Fakat boyun kendi atas sayd ldrlm babann tanrlatrlmas, totemle daha nce yaplan szlemeden daha nemli bir af dileme abasyd. Belki de her yerde baba tanrlardan nce gelen byk ana tanrlarn bu evrimdeki yerini gstermem olanaksz. Fakat baba-oullar ilikisindeki deiikliin yalnzca dine zg kalmad kesin gibidir, babann sessizliinden etkilenen insan yaamnn dier cephesine, yani toplumsal rgte dein doal olarak geniletilmitir. Baba-tanr kurumuyla babasz toplum yava yava ata erkil bir duruma gelmitir. Aile, daha nceki ilk srnn yeniden kurulmas ve ayn zamanda babalarn eski haklarnn byk bir blmnn kendilerine geri verilmesi demekti. Bu durumda, yine aile bakan babalar vard; fakat karde oymann elde ettii toplumsal baarlardan vazgeilmemiti ve yeni aile bakanlaryla hibir snr tanmayan eski baba arasndaki asl fark, dinsel gereksinimin, yani babaya kar duyulan doyurulmam zlemin snmemesini salayacak kadar bykt. yleyse boyun tanrsndan nce baba, kurban sahnesinde gerekte iki kez, yani bir keresinde tanr olarak, ikinci keresinde de kurbanlk totem hayvan olarak grnyor demektir. Fakat bu durumu anlamaya alrken, bunu stnkr bir

benzetme deyip geivermek isteyen, bu olutaki tarihsel evreleri unutan yorumlara kar uyank davranmalyz. Babann iki biimde grn, sahnenin birbiri ardna gelen iki anlamna denk der. Gerek babaya kar duyulan ift duygular, gerekse oullarn sevgi duygularnn dmanlk duygularn yenmesi, burada esnek bir anlatm bulmaktadr. Bunda babann yenilgiye uratlmas, drlmesi oullarn en byk utkusunu gsteren gere olmaktadr. Kurbann hemen her tarafta kazand anlam, yaplan kt davrann ansnn yaamas durumunun kendisinde, yaplan aalamaya karlk babann doyumunu salayacak bir ey bulmasdr. Daha sonraki evrelerde hayvan kutsalln yitirir, kurbanla totemin kutlamas arasndaki iliki ortadan kalkar; kurban ayini yalnzca tanrya bir armaan sunumu, tanr uruna bir zveriyi simgelemeye dnr. Bu dnemde tanrya insann stnde o kadar yksek bir yer verilmitir ki, ancak arac rol oynayan bir rahibin araya girmesiyle kendisiyle ilikiye girilebilir. Bu srada toplumsal dzen de ataerkil sistemi devlete dntren tanr krallar ortaya karr. Tahtndan indirilen ve yeniden yerine geen babann cnn ok haince olduunu syleyebiliriz; nk bu alma, son derece gl bir yetke biiminde kendini gstermitir. Yola getirilen oullar bu yeni ilikiyi, eski gnah duygularndan kurtulmak iin kullanmlardr. O zaman oluan kurban artk onlarn ii deildir. Bu kurban ancak tanr istemekte ve buyurmaktayd. Tanrnn kendisi iin kutsal olan, ama gerekte kendisinden baka bir ey olmayan hayvan ldrmesine ilikin efsane ite bu evreyle ilgilidir. Bu olay, toplumu ve gnah duygusunu balatan byk yanln olas en byk yadsnmasdr. Bu kurban treninde ikinci bir amaz anlam daha vardr. Daha nce babann yerine konan tanrnn, imdi daha yksek bir tanr kavramna yer vermesine raz oluu anlatr. Sahnenin grnndeki alegorik yorum, tanrnn hayvana kar utku kazanm olarak simgelendiini sylemekle, pskianalizin yorumuna ancak kaba bir biimde denk dmektedir. (84). Fakat ataerkil yetkenin yeniden doduu bu dnemde baba karmayla ilgili olan dmanca itepilerin tmyle yok edildiine inanmak yanl olur. Tam tersine, baba yerine iki yeni biimin, yani tanrlarn ve krallarn ilk egemenlik evreleri, bize dinin zyapsal zellii olan ift tavrn en gl anlatmn aka gstermektedir. Frazer byk yapt olan The Golden Bough'da, Latin boylarnn ilk krallarnn, tanr rol oynayan ve bu rolnde zel bayramlarda trenle kurban edilen yabanclar olduu sansn ileri srmektedir. Bir tanrnn yllk kurban edilii (kendi kendini kurban bundan farkldr) Sami dinlerin nemli bir nitelii olarak

grnmektedir. Dnyann eitli insan yaayan yerlerinde yaplan insan kurban treni, bu insanlarn yaamlarna tanrnn temsilcileri sfatyla son verdiklerini kesin olarak gstermektedir. Bu kurban detinin izlerini daha sonraki zamanlarda, canl kii yerine cansz bir eyin (manken) taklidinin konmasnda buluruz. Ne yazk ki hayvan kurbann incelediim kadar salkl bir incelemeye giriemeyeceim, teheoanthropik tanr kurban, kurbann en eski biimlerini kesin olarak aydnlatr. Fakat kesin kanmza gre, kurban ediminin nesnesi hep ayn ey olmutur, bu ey de bir tanr olarak sayg gsterilen eyin, yani babann kendisidir. Hayvan kurbannn insan kurbanyla ilikisi sorunu imdi kolaylkla zlebilir. lk hayvan kurban zaten insan kurbannn, yani babann ldrlmesinin yerine geirilmiti ve babann yerine geirilen ey yeniden insansal biimini alnca, yerine geirilen hayvan da insan kurban biimine geti. Bylece ilk byk kurban ediminin ans, btn unutma abalarna karn yok edilemez olduunu gstermektedir. nsanlar bu kurban ediminin nedenlerinden mmkn olduu kadar kendilerini kurtarmaya abaladklar anda o yine eski biimini deitirmeksizin bu kez tanr kurban olarak ortaya kmaktadr. Bu yeniden grn birtakm yeniden yorumlamalarla mmkn klan dinsel dnn geirdii evrim aamalarn burada tmyle gsterecek deilim. Kurban insanln ilk tarihinin bu byk olayna geri gtrme dncesinden hi kukusuz ok uzak olan Robertson Smith, eski Samilerin tanrnn lmn kutladklar len trenlerinin "efsanevi bir trajedinin ansnn anlmas'' olduunu, bu trenle birlikte yaplan alamalarn zelliklerinin kendiliinden sevimli olmayp zorlayc bir nitelik gsterdiini, bunun tanrsal bir fkeden korku olduunu bize syler (85). Bu yorumun doruluunu kabul edebilecek durumdayz, kurban bayramn kutlayanlarn duygularnda szn ettiimiz durumun dorudan doruya anlatmn grrz. imdi, dinlerin daha sonraki geliiminde bu iki temel etmenin, yani oulun gnah duygusuyla bakaldrma duygusunun asla kaybolmadn bir gerek olarak kabul edebiliriz. Dinin ortaya koyduu sorunun zmne doru yaplan her giriim, birbirine kart iki ruhsal gcn uzlatrlmas giriimleri, ekin deimelerinin, tarihsel olaylarn ve ruhsal i deimelerin belki de hep birden etkisi altnda, yava yava ortadan kalkar. Oulun, kendini baba-tanrnn yerine koyma abas gittike daha belirgin olarak gzkmektedir. Tarmn ortaya kmasyla ataerkil ailede oulun nemi artar. O zaman oul, ana-topra altst ederek ilemekte simgesel anlatmn bulan ensesti libidosuna yeni bir anlatm verme cesaretini gsterir. Attis, Adonis,

Tammuz, vb. tanr biimleri ortaya kar; bunlar bereket tanrlar olduu kadar ana-tanrlarn yaknlk gstermesinden yararlanarak babaya bakaldran ve anneleriyle ensest yapan gen tanrlard. Fakat bu simgelerle dindirilmeyen gnah duygusu, efsanelerde ana-tanrlarn bu gen klarna ksa mr verme, onlar hadm etme cezasyla ya da hayvan biiminde grnen baba-tanrnn fkesiyle cezalandrma biiminde kendini anlatr. Adonis'i, Afrodit'in kutsal hayvan olan erkek domuz ldrr; Kibele'nin k olan Attis, hadm edildii iin lr (86). Bu tanrlarn lm karsnda tutulan yas, yeniden dirildikleri zaman gsterilen sevin, tanrl sonsuz olan baka bir oul kltne de gemitir: Hristiyanlk eski dnyada ortaya kt zaman, Mitra dininin rekabetiyle karlamt ve uzun zaman hangisinin tanrsnn utku kazanaca kesin olarak belli olmamtr. Gen ran tanrs Mitra'nn parlak ehresi gzden kamtr. Mitra'nn kzleri ldrdn gsteren tasarmlardan, Mitra'nn, babay yalnz bana kurban ederek kardeleri olaya karma glklerinden kurtaran olu simgeledii sonucunu karabiliriz. Bu gnah duygusunu dindirmenin baka bir yolu daha vard, bunu da sa yapmtr. Yani sa kendi yaamn kurban etmi ve bu yolla kardelerini ilk gnahtan kurtarmtr. lk gnah grnn kkeni Orpheus inanlarndadr; bu gr dinsel oyunlarda yaam ve sonralar eski Yunan felsefe okullarna gemitir (87). Bu gre gre, insanlar gen Dionisos Zagreus'u ldrerek vcudunu paralayan Titanlardan gelmitir ve bu cinayetin arl onlarn stne yklenmitir. Anaximander'den kalan bir yaz, dnyann birliini bu ilk cinayetin bozduunu, ondan kan her eyin bu cinayetin cezasn ekeceini syler (88). Nilus'un betimledii totem kurbann (Antikite'nin dier birok efsanesinde, rnein Orpheus'un kendisinin lmnde olduu gibi) aka anmsatmakla birlikte, burada gen bir tanrnn ldrlmesi gibi bir farkllkla karlayoruz. Hristiyan efsanelerinde insann ilk gnah hi kukusuz tanr-babaya kar bakaldrmasyd, eer sa kendi yaamn kurban etmekle insanl bu ilk gnahn yknden kurtarmsa, bu gnahn aslnda bir ldrme olduu sonucu karlabilir. nsanda ok derin kkleri olan ayn biimde karlk verme yasasna gre, bir ldrme ancak baka bir cann kurban edilmesiyle denebilir; kendi kendini kurban etmek, bir kan gnahna iaret eder (89). Eer bir kimsenin

cann kurban etmesi, tanryla, yani babayla bir uzlamay salyorsa, o takdirde, tvbe edilmesi gereken cinayet ancak babann ldrlmesi olabilir. Bylece Hristiyanlk kuralnda insanlk en ak biimde ilk zamanlarda ilenen gnahn kabul ediyor; nk imdi oulun kurban olarak lmnde en eksiksiz temizleniini bulmutur. Bu kuralda, babayla uzlama ok daha baarl; nk bu kurbanla birlikte, insanln babaya kar bakaldrmasna neden olan kadnda da tmyle vazgeme vardr. Fakat o zaman da kart duygularn psikolojik zorunluluu kendi hakkn istiyor, babaya mmkn olan en byk tvbeyi ettiren edimin kendisinde ayn zamanda oul da babann aleyhine besledii isteklerin hedefini elde etmi oluyor. Kendisi de babasnn yannda ya da babasnn yerine bir tanr oluyor. Oulun dini babann dinini izliyor. Bu yerini almann bir gstergesi olarak eski totem leni yeniden komnyon biiminde canlanyor, kardeler birlii artk babann deil, oulun etini ve kann yiyorlar; bunu yapmakla kardeler oulla kendilerini zdeletiriyor ve onunla kendilerini kutsallatryorlar. Bylece eitli dnemlerde totem leniyle hayvan kurbannn, theoanthropik insan kurbannn ve Hristiyan encharistinin ayn eyler olduklarn gryoruz ve btn bu ayinlerde insanlara o kadar bask yapan ve fakat ayn zamanda o kadar da gururlandran cinayetin sonularn seebiliyoruz. Bununla birlikte, Hristiyan komnyonu temelinde babann yeniden bir kez daha ortadan kaldrl, gnahnn temizlenmesi gereken cinayetin bir yinelenmesidir. "Hi kuku duyulamaz ki Hristiyan komnyonu Hristiyanlktan ok daha eski olan sacrament'i kendi iinde eritmitir" diyen Frazer'in bu sznde ne kadar hakl olduunu gryoruz. (90) 7 lk babann kardeler birlii tarafndan ortadan kaldrl gibi bir olayn insanlk tarihinde silinmez izler brakm olmasnn, kendini hi olmazsa anmsanacak birok yerine geirme biimiyle sk sk gstermesi gerekir. (91) Bu izleri, bulunmas pek g olmayan mitolojide gstermek hevesinden saknyorum, yalnzca S.Reinach'n Orpheus'un lm zerine yapt esinleyici incelemedeki bir kayd izleyerek baka bir alana geiyorum (92). Derin ayrlklarna karn Robertson Smith'in kefettii totem lenine Grek sanat tarihinde gze arpacak kadar yakn bir durum vardr. Bu, en eski Grek trajedisinin durumudur: Ayn ad tayan, ayn giysileri giymi kimselerden kurulu bir topluluk bir tek figrn evresini sarar ve onun szlerine ve davranlarna baml olur; bu, koroyla kahramann aslnda tek olan temsilcisini simgeler. Daha sonra gelierek oyundaki karclar temsil etmek iin, ikinci ve nc bir aktr daha ortaya km, fakat gerek kahramann zyaps, gerekse bu kahramann koroyla ilikisi deimemitir. Trajedinin kahraman ac ekiyordu; bu hl bugn trajedinin ana ieriidir. Bu kahraman kendi stne,

aklamas her zaman kolay olmayan "trajik bir gnah" alyordu. Gnah hemen her zaman tanrsal ya da insansal bir yetkeye kar bakaldrmaktan ibaretti, koro kahramana sempatiyle katlyor, onu tehdit etmeye ya da uyarmaya alyor ve en sonunda onun yapmaya kalkt edimin hak ettii cezaya gelince kahramann sonu iin yas tutuyordu. Fakat trajedinin kahraman niin ac ekiyordu, onun "trajik gnah"nn anlam neydi? Tartmay ksa bir yantla keseceiz. Kahraman ac ekiyordu; nk o ilk babayd, o ilk trajedinin kahramanyd, (bu trajedinin oyunda yinelenmesi belirli bir evrime denk der), trajik gnahsa koroyu gnahtan kurtarmak iin kendi stne ald gnaht. Sahnede grdmz grnm, tarihsel sahnenin istenerek bozulmu bir biimiydi, hatta incelmi bir ikiyzlln sonucu olduunu bile syleyebiliriz. Gerekte ilk durumunda, kahramann aclarna neden olanlar koro yelerinin kendileriydi; oysa onlar burada kahramana kar olan sempatilerini ve yazklanmalarn gstererek dvnmektedirler, kahramansa gnahnn acsn kendisi eker. Kahramann stne atlan cinayet, yani byk bir yetkeye kar saldr ve bakaldrma, gemite koro yelerine, yani kardeler birliine bask yapan saldr ve bakaldrmann kendisiydi. Bu yolla trajik kahraman, kendi istencine karn, koronun kurtarcs durumuna getirilmektedir. Grek trajedisinin oynannda kutsal kei Dionisos'un aclarn, onun yannda bulunan ve kendilerini onunla zdeletiren dier keilerin yaslarn anmsarsak, hemen hemen snm olan dramn orta zamanlarda niin sa tutkusunda yeniden canlandn kolayca anlarz. Buraya kadar ok ksa bir biimde yaptmz bu incelemeyi bitirirken, din, ahlk, toplum ve sanatn balanglarnn Oidipus karmanda birletikleri sonucunun ktn sylemek isterdim. Bu dnce, psikanalizin vard sonulara, yani bugnk bilgimizin bize bildirebildiine gre, btn nevrozlarn ekirdeinin Oidipus karma olduu sonucuna tmyle uygundur. Budunlar psikolojisinin bu sorunlarnn da, rnein babayla olan iliki gibi, tek bir kiiletirilmi rnekle zmlenmesine ok ayorum. Belki de bunda baka bir psikolojik sorun vardr. Cokularn ifteliliini gerek anlamnda ok kez gsterme frsatn bulmutuk, yani nemli ekinsel oluumlarn kknde ayn nesneye kar ak ve kinin birlikteliinden sz etmitik. Bu ifteliliin kkeni zerine hibir ey bilmiyoruz. Onu yalnzca coku yaammzn temel olaylarndan biri olarak kabul edebiliriz. Fakat bana, dier bir olanan da stnde dnlmeye deer gibi grnyor:

Kkensel olarak coku yaammza yabanc olan bu duygu iftliini insanlk baba karmandan (93) kazanmtr. Bireylerin zerinde yaplan bugnk psikanaliz incelemeleri bunun en gl anlatmn gsterir (94). Szlerime son vermeden nce btn bu rneklerden elde ettiimiz sonularn birbirine uymas ve hepsinin tek bir nokta evresinde bulumas, varsaymlarmzn kesin olmayna ve sonularmzn karlat glklere kar bizi krletirmemelidir. Okurlarn da herhalde farkna varm olduu bu glklerin ikisini gstereceim. Birincisi, her eyi toplulua ilikin ruh varsaym zerine kurduumuz, toplulua ilikin bu ruhtaki psiik srelerin bireyin ruhunda olduu gibi gerekletiini kabul etmekte olduumuz herhalde kimsenin gznden kamamtr. stelik bir olayn gnah duygusunu binlerce yl arta kalm olarak, bu olaydan hi haberi olmayan kuaklarda bile izler braktn da kabul etmekteyiz. Babalarnn kt davranlaryla karlaan oullarn arasnda kabilecek zc olaylar, babay ortadan kaldrma yoluyla bu davrantan kurtulan oullarn kuana kadar uzatmaktayz. Bunlar gerekten ar itirazlar gibi duruyor ve buna benzer varsaymlardan saknacak baka bir aklama yelenebilir gibi grnyor. Fakat daha fazla dnrsek, bizim kendimizin, byle bir cretin btn sorumluluunu tamak zorunda olmadmz grrz. Toplulua ilikin bir ruhu kabul etmeden ya da bireylerin ortadan kalkmasnn sonucu olarak ruhsal edimlerin kesintilerini dikkate almamamz mmkn klan bir sreklilii insanln coku yaamnda kabul etmeden, toplumsal psikoloji asla mmkn olamaz. Eer bir kuan ruhsal sreleri ondan sonra gelen kuakta srmeseydi, eer her kuak yaama kar tavrn yeniden dzenleseydi, bu alanda hibir ilerleme ve hibir gelime olamazd. O zaman iki yeni soruyla karlayoruz: Kuaklarn birbiri ardnca geliinde bu ruhsal sreklilie ne dereceye kadar nem verilebilir ve bir kuak kendi ruhsal durumlarn gelecek kuaa geirmek iin ne gibi yntem ve aralar kullanr? Bu sorunlarn yeterli derecede aklandn, bir kuaktan dier kuaa dorudan doruya gemenin ve gelenein bunu aklayabildiini savlamyorum. Toplumsal psikoloji genellikle sonraki kuaklarn ruhsal yaamndaki zorunlu srekliliin nasl ortaya kt sorunuyla pek az ilgilidir. Etkili olabilmesi iin herhalde yine bireysel yaamda baz nedenlerin varl iin zorunlu olan ruhsal eilimlerin kaltmla gemesi olayyla bu aklama ksmen yaplyor gibidir. airin "atalarndan sana kalana kendin sahip olmaya al" sznn anlam bu olsa gerektir. Eer arkalarnda iz olarak hi bir ey brakmayacak kadar tutuklu kalm ruhsal itepilerin var olduunu kabul etseydik, sorun daha da gleecekti. Fakat bu yoktur. En byk tutukluk bile biim deitirmi

vekillere ve bunlardan doan tepkilere yer verir. Fakat bu noktada, hibir kuan en nemli ruhsal srelerini kendinden sonra gelen kuaktan asla gizleyemediini kabul edebiliriz. nk psikanaliz bize, herkesin bilind ruhsal etkinliklerinde bakalarnn tepkilerini yorumlamamasn mmkn klan bir araca sahip olduunu, yani dier kiinin kendi duygularn anlatrken grnrde gsterdii bozulmalar dorultan bir arac olduunu retmitir. Sonraki kuaklarn, kkensel olarak baba ilikisinin kalt olan btn detleri, trenleri ve yasalar bilind anlama yntemiyle kalt olarak almay baarm olmas olasdr. zmlemeli dn ynteminin bizzat kendisinin ortaya ataca dier bir itiraz daha vardr. Ahlkn ilk kurallarn ve ilkel toplumun ahlksal snrlamalarn, ileyenlerine bir cinayet duygusu vermi olan bir olaya kar tepkiler olarak yorumlamtk. Olay gerekletirenler bu olaydan etkilenmi, bir daha yinelenmemesine ve yinelenmesinin bir kazan salamayacana karar vermitir. Bu yaratc gnah duygusu bizim aramzda snmemitir. Onun toplumsal nitelikte olmayan sonularn, kendileri iin birtakm yeni ahlk kurallar yaratan, yaptklar yanl davranlardan tvbe niteliinde ya da yapmalar olas yanl davranlardan saknma niteliinde birtakm yeni kanma kurallar yaratan nevrozlular da buluyoruz (95). Fakat bu gibi tepkilere neden olan olaylar iin nevrozlar incelediimizde, d krklna urarz. nk olaylar bulmuyoruz, yalnzca ktlk isteyen ama o ktl ilemekten alkonan birtakm itepiler ve duygular buluyoruz. Nevrozlunun gnah duygusunun temeli gerek olaylar deil, yalnzca birtakm ruhsal gerekliklerdir. Ruhsal bir gereklii gncel bir gerekliin stne koymak, normal adamn gerekliklere verdii tepkileri ayn ciddilikle dncelere de vermek, nevrozlulara zg bir eydir. lkel adam iin de durum ayn olamaz myd? lkellerin narsisizmlerinin ksmi bir grnm olarak ruhsal durumlarna olaanst deer verdiini savlayabiliriz (96). Buna gre, babaya kar sradan dmanlk itepileri ve babay ldrmek ve yemek gibi fantezili bir istek, totemizmle tabuyu yaratan ahlksal tepkiyi ortaya karmaya yeterliydi. yleyse, pek hakl olarak gururunu duyduumuz ekinsel varlmzn balanglarn, btn duygularmz yaralayan korkun bir cinayete geri gtrme zorunluluundan kendimizi kurtaryoruz. Bu sayede bu balangla imdiki zaman birletiren nedensel ballk kopmam olur, nk ruhsal gereklik btn bu sonularn nedeni olarak dnlecek kadar nem kazanm olur. Baba srsnden karde oymana kadar toplumun

biiminde gerekten bir deiikliin olduu kabul edilebilir. Bu gl bir savdr; fakat kesin deildir. Bu deiiklik daha hafif bile olsayd, yine de ahlkn olumasna neden olabilirdi. lk babann basks duyumsandka, ona kar duyulan dmanca duygular yaayacak, baka bir frsat gelinceye kadar bu duygulardan pimanlk duyulmayacakt. kinci itiraz, yani tabularn, kurban kurallarnn hep babaya kar beslenen kart duygulardan karlmasna kesin olarak inanlmasna ve bunun gerek olarak kabul edilmesine yneltilecek itiraz ise pek yerinde deildir. Zorlanma nevrozlularnn trenleri ve yasaklamalar de bize bu nitelii gsterdii halde, bunlar yalnzca ruhsal bir gereklie, edime deil niyete dayanrlar. Yalnzca maddi deerlerle dolu olan kendi gerek dnyamzn yalnzca dncede kalan ve isteklanan eylere kar duyduu kmsemeyi, ancak i zenginliklerle dolu olan ilkelin ve nevrozlunun dnyasna sokmaktan saknmalyz. Burada gerekte pek kolay olmayan bir kararla karlamaktayz. Fakat nce, bakalarna temel grnen farkn, bizim dncemizde konunun en nemli blmne deinmediini kabul etmekle ie balamalyz. Eer istekler ve itepiler ilkel adam iin tam bir olay deerine sahipse, bize den ey, byle bir dnceyi kendi llerimize gre dzeltmek deil, onu anlamaya almaktr. Fakat o zaman da bu itiraza yol aan nevroz prototipini daha yakndan incelemeliyiz. Bugn fazla ahlklln basks altnda bulunan obsession nevrozlularnn kendilerini yalnzca heveslerin ruhsal gerekliine kar savunduklar, kendilerini yalnzca duyumsadklar itepiler iin cezalandrdklar doru deildir. in iinde tarihsel bir gereklik paras da vardr; bu kiilerin ocukluklarnda yalnzca kt itepileri vard ve ocukluk gleri elverili olduu oranda bunlar ba edime yerletirmilerdir. Bu ar iyi insanlarn hepsinin ocukluunda bir ktlk dnemi, sonraki gereinden fazla ahlklln ncesi olan bir ters evre vard. yleyse, eer nevrozlularda, yapsndan hi kuku duyulmayan ruhsal gerekliin kkensel olarak asl gereklikle bir olduunu, btn kantlara gre ilkellerin gerekte yapmay istedikleri her eyi yaptklarn kabul edersek, ilkel insanlarla nevrozlular arasndaki benzerlik ok daha temelli olarak gsterilmi olur. Fakat ilkel insanlar konusundaki yargmz, nevrozlularla olan benzerliin fazla etkisi altnda kalmamal. Aradaki ayrlklar da hesaba katlmaldr. Hi kukusuz dnmeyle yapma arasndaki keskin ayrm, ne vahilerde ne de nevrozlularda vardr. Fakat nevrozlu her eyin stnde edimlerini yasaklam kimsedir; dnme onda edimin tam bir vekilidir. lkel insansa yasaklamalar altnda deildir, dnce onda dorudan doruya eyleme geer; eylem ona gre daha ok deta dncenin bir vekilidir ve bundan dolay verdiimiz yargnn salt

kesinliine kefil olmamakla birlikte, tarttmz konuda pekl unu kabul edebileceimizi sanmaktaym: "Balangta eylem vard."