You are on page 1of 222

AHMET YAAR OCAK OSMANLI TOPLUMUNDA ZINDIKLAR VE MLHDLER YAHUT DARENN DIINA IKANLAR (15.-17.

YZYILLAR) "Hep sormuumdur: Sokrates'i mahkemeye verenler acaba hangi delillere dayandlar da, Atinallar, devletin iyilii iin onun lmesi gerektiine inandlar? Ona yneltilen sulama yle bir eydi: Sokrates devletin inand tanrlara inanmamakla ve baka birtakm tanrlar getirmekle, ayrca, genlerin ahlakn bozmakla suludur." Ksenofon, Sokrates'ten Anlar, I. Kitap NSZ ok geni topraklar zerinde alt yzyl gibi uzun bir mr srm Osmanl mparatorluu'nun tarihinde, onu meydana getiren, eitli etnik ve dini kkenlere, kltrlere mensup insanlarn oluturduu dev bir toplumsal yapy, zaman iindeki deiimini, bu deiimin etkenlerini, bunlarn yaratt birtakm dnce dalgalanmalarn ve toplumsal hareketleri grntleriyle izlemek, anlayabilmek, lzumlu olduu kadar da ok zor bir i olarak aratrclarn karsna kyor. Yaklak bir yzyldr byk bir emek ve gayret sarf ederek srp gitmekte olan dnya Osmanl tarihi aratrcl, bu byk imparatorluun toplumsal yapsnn tarihsel geliimini anlama konusunda yllardan beri nemli birtakm sonular ortaya koymu bulunuyor. Buna ramen, bu geni alann daha aratrlacak pek ok problemi olduuna, aratrclar ve bilim adamlarn daha yllarca megul edeceine phe yoktur. te bu aratrmada da, Osmanl toplumunun muhtelif kesimlerinin merkezi iktidarla ilikilerinden doan baz problemlerden olduka zor biri, toplumsal tarih perspektifinden ele alnmaya allyor. Bu zor problem, 15. yzyldan 17. yzyla uzanan yz yllk bir zaman iinde, Osmanl siyasi ve toplumsal dzenine, bu dzenin arkasndaki resmi ideolojiye kar, sz edilen genel deiim erevesinde toplumun baz kesimlerince grntlenen, bazen ferdi, bazen kitlesel klar eklinde deiik mahiyette bir dizi olay ve harekettir. Dnemin terminolojisiyle, "zendeka ve ilhad" yahut "zndklk ve mlhidlik," bugnk Trkeyle "sapknlk ve dinsizlik" hareketleri, bu hareketlerin genellikle idamla cezalandrlm zndk ve mlhid denilen ncleri veya yneticileri, devletin en- gl zamanlarn temsil eden 15., 16. ve ksmen 17. yzyllarda resmi ideolojiye ve dzene kar kan kimse ve evreler, yahut baka bir deyile, "dairenin dna kanlar" olarak uzun zamandan beri dikkatimizi eken fevkalade cazip bir konuydu. Sz konusu olay ve hareketlerin yz yl gibi uzun bir dneme yaylm bulunmas, toplumun baka kesimlerine kar deil, bizzat Osmanl siyasal iktidarna kar meydana gelmesi, sz konusu dnem ierisinde birbirinden olduka farkl sosyal evrelerce sergilenmi bulunmas, Osmanl merkezi iktidarnn ideolojisine kar baka birtakm ideolojik unsurlara referans vermesi, kanaatimizce Osmanl toplumsal yapsnda merkeze kar ciddi bir muhalefet olgusuyla kar karya bulunduumuzu gsteriyor. Bugne kadar daha ok Osmanl mparatorluu'nun siyasal ve sosyoekonomik yapsnn, tekilat ve kurumlarnn tahliline younlaan Osmanl tarihi aratrcl, gndeme getirdii pek ok problem arasnda, Osmanl-Safevi mcadelesi dnemine rastlayanlar hari,1 Osmanl toplumsal muhalefet hareketlerinin tarihine henz yeterli lde eilmi grnmyor. Oysa bu hareketlerin gerek toplumsal ve siyasal, gerekse dnce boyutunun incelenip toplu bir tarihinin meydana getirilmeye allmas, herhalde Osmanl sosyal tarihinin aydnlanabilmesi iin aratrclarn nne hi de kmsenmeyecek veriler koyabilecektir.

Bu kitapta, 15. yzyldan 17. yzyla kadar uzanmakla beraber, esas olarak 16. yzylda younlaan ve dini bir sylemle ortaya kan bir dizi bireysel ve toplumsal hareket ele alnmaya allmtr. Bu hareketlerin, ideolojilerini dini birer sylemle ortaya atm olmalar ve Osmanl merkezi iktidarnn da bu hareketleri kendi dini sylemi erevesinde deerlendirmesi, onlar dikkate layk bir konuma getirmektedir. Bu yzden bu hareketlerin, toplum asndan ayr, Osmanl siyasal iktidar asndan ayr anlam ve deerlendirmeleri olduunu grmek, hi de artc olmuyor. Toplum asndan bakldnda bu hareketlerin genelde imparatorluk bakentinde ve ksmen de tara kasabalarnda ortaya kan hareketler olduu, dolaysyla szn ettiimiz deiimin ilk grntlerinin nce ehirli kesimine yansdnn bir gstergesi olarak yorumlanmas gerektii sonucuna varlabilir. Bu sebeple bizce, farkl kesimlerde, farkl ifade biimleriyle, ayr ayr ortaya km grnmelerine ramen, ayn dnemde vuku bulan ve ilk bakta farkl ideolojiler kullanyor gibi duran bu hareketlerin, temelde, sz konusu deiimin yaratt bir bunalmn grntleri olarak da dnlmeleri mmkndr. Osmanl merkezi ynetimi asndan bakldnda ok farkl bir manzarayla karlayoruz. Merkezi ynetimin, bu olduka geni tabanl muhalefet hareketlerini ve kulland dini sylemleri, belirgin bir toplumsal deiimin ve bunun yaratt birtakm rahatszlklarn sonucu olarak deil, kendi otoritesine ve bu otoritenin dayand inan ve ideolojiye bir "kar k" olarak alglad grlyor. Bu sebeple bu hareketler, Osmanl merkezi ynetimince, slam tarihinde ilk defa 8. yzyldan balayarak, Emeviler'in son, Abbasiler'in ilk dnemlerinde benzer hareketlere kar teekkl eden dini-siyasi gelenek erevesinde deerlendirilmi ve o zamanlar kullanlan iki teolojik deyimle ifadelendirmitir: Zendeka ve ilhad (heresie ve atheisme). Grld gibi meselenin 1) toplumsal, 2) siyasal ve 3) dinsel (veya teolojik) olmak zere temel boyutu olduu ve bunlarn birlikte deerlendirilmesi gerei ortaya kyor. Bu itibarla, Osmanl klasik dneminin tarihinde zendeka ve ilhad yahut zndklk ve mlhidlik konusunu sadece siyasal veya toplumsal boyutuyla, veya srf bir teoloji problemi olarak mtalaa ettiimiz takdirde, pek ok soruyu cevapsz brakmak kanlmaz olacaktr. Nitekim bu muhalefetin niteliiyle ilgili bir dizi nemli soru sralanmaktadr: Mesela, bu muhalefet hangi sebeplerden kaynaklanyordu? Mahiyeti neydi? Hangi sosyal tabanlarda ekilleniyor, baka bir deyile, toplumun hangi kesimlerinde yank buluyordu? Kimler tarafndan temsil ediliyorlard, yahut bu kesimlerin ve onlar yneten liderlerin zellikleri ve kullandklar ideolojiler nelerdi? Merkezi iktidarn onlara kar tutumu nasl ortaya kyordu? Bu tutum ne tr bir ideolojik temele dayanyordu; nasl biimleniyordu; bu ideolojilerin kaynaklar, zellikleri nelerdi ve ifade edili biimleri nasld gibi sorular, hemen akla gelenlerden bazlardr. Bu sorulara gereken cevaplarn bu almada tam anlamyla verilebildiini hibir zaman iddia edemeyiz. Her eyden nce, kaynaklarla ilgili baz problemlerimiz var. Kaynaklarn nemli bir ksm, Osmanl merkezi ynetiminin muhtelif organlarnca meydana getirilmi olanlardan ibarettir. Bu itibarla merkezin ideolojisine muhalefet problemi zerinde detayl analizler iin fazla elverili olmadklarn hemen belirtmeliyiz. Nitekim vekayinamelerdeki kaytlar ounlukla yetersiz ve mulak olduu gibi, bu meselede birinci snf kaynak durumunda olan mhimme defterleri, er'iye sicilleri vb ariv kaynaklar da ne yazk ki bize ok fazla veri salamyor. stanbul er'iye Sicilleri Arivi'nde yaptmz aratrmalarda, ulema ve sfyyeye mensup ve resmen imparatorluk bakentinde yarglanarak idama mahkm edilmi olup, bu almann kapsamna giren ahsiyetlerin -esasnda mevcut bulunmas gereken- sicil zabtlarndan imdilik ancak ikisine rastlanabilmitir. Bunlardan biri,

daha nce merhum Mustafa Akda tarafndan bulunmu olan Olan eyh smail-i Mk'nin, dieriyse tarafmzdan bulunan eyh Muhyiddn-i Karamn'nin sicillidir. Dierlerine (btn aramalarmza ramen gzmzden kam olabilecekleri ihtimalini de dnerek) tesadf edemediimizi syleyelim. zellikle eyh Bedreddn, Molla Ltf ve Molla Kbz'n sicil kaytlarna bir gn ulaabilmek herhalde bizim iin ho bir srpriz, Osmanl din ve dnce tarihi iin de nemli bir kazan olacaktr. Muhalefet evrelerinde meydana getirilmi kaynaklara gelince, bu konuda, maalesef sadece bu evrelerin en nde gelenlerinden Bayrmiyye Melmleri tarafndan kaleme alnm snrl sayda kitap veya risaleden sz edebiliyoruz. Bunlar ise, takdir olunaca gibi, hem kendilerini aka ifade etmedikleri, hem de belli bir psikoloji iinde yazlm bulunduklarndan, zaman zaman yanl, zaman zaman da st kapal, mulak ve ihtiyatl ifadeler kullanmaktadrlar. Kolayca tahmin olunabilecei zere, bu eksiklikler konuyu yeterince tahlil edebilme bakmndan nmze nemli engeller karmaktadr. Bu itibarla, burada bizim yapabildiimiz ancak mevcut veriler erevesinde hi olmazsa meseleyi bir lde stnde durulmas gereken taraflaryla ortaya koyabilmek ve kendi yorumlarmz sunmaya almak olmutur. Osmanl merkezi ynetiminin, ulema ve sfiyyeden oluan entelektel muhalefet evrelerine kar tavrn belirlerken kulland zndklk ve mlhidlik sulamas hem siyasal, hem de teolojik boyutuyla bu alma erevesinde nemli bir problem olarak karmza kyor. Bu yzden, kitabn giri ksmnda problemin Ortaa slam dnyasndaki durumuna sentetik bir genel bak denemek kanlmaz olmutur. Bu genel bak, Osmanl dnemindeki zendeka ve ilhad hareketlerinin bir anlamda tarihi arka plan olarak da deerlendirilebilir. Nitekim bu ksm incelendii zaman, Osmanl dnemiyle pek ok bakmdan paralellikler bulunduu ve baz fikirlerin kklerinin bu klasik dneme kadar uzand okuyucularn dikkatinden kamayacaktr. Bu itibarla giri ksm belki normalden biraz daha uzun tutulmak zorunda kalnmtr. Ayrca, sz konusu muhalefetin, yerlemi Osmanl dzenine olduu kadar, hi phesiz daha temelde bu dzenin arkasndaki ideolojiye kar bir tepki nitelii tamas gereinden yola klarak, bu ideolojiden ne anlalmas gerektii, mahiyeti, yaps ve zellikleri zerinde de durulmaya allmtr. nk kanaatimizce problemi anlamak, geni lde bu meselenin iyi alglanmasna bal grnyor. Bundan baka, Osmanl entelektel tepki evrelerinde savunulan fikirlerin, dikkati ekecek kadar 15. yzylda eyh Bedreddn'in fikirlerinden etkiler tamakta olduunun grlmesi, bu etkilerin 17. yzylda bile canlln korumas, eyh Bedreddn'e ayr bir blm tahsisini gerekli klmtr. Dier blmler ise srayla, ulema ile sf kesimi arasndaki hareketlere ayrlm, sonu blmnde de sz konusu hareketlerin tarihi, sosyolojik ve teolojik adan bir tahlil denemesine giriilmitir. Ekler ksmnda ise, konuyla ilgili tipik tarihsel metinlerin Trke evirileri, eviriyazlar ve orijinal metinleri verilmek suretiyle, okuyucuyu bu tipik belgelerle bizzat kar karya getirmenin yararl olaca dnlmtr. Bu noktada, bugne kadar yaplan konuyla dorudan veya dolayl ilgili aratrmalardan da bahsetmenin yararl olacan dnyoruz. Aslnda, bilindii kadaryla, meseleyi yukarda tasvire altmz boyutlarda bir btn olarak ele alan her hangi bir bilimsel aratrmann yaymlanm olduunu syleyemeyeceiz. Bilindii gibi Abdlbaki Glpnarl ilk defa Melmilik ve Melmiler (stanbul 1931) adn tayan mehur kitabnda Bayram Melm evrelerini ele almtr. Bu byk limin bu genlik eserinin, bizi byle bir aratrmaya girime konusunda nemli lde tevik edici ve yardmc olduunu burada ifade etmek, ona kar bir minnet borcunun denmesi olacaktr. Akda da, Trkiye'nin ktisad ve tima Tarihi (2. cilt,

stanbul 1959) isimli eserinde, yine Bayrmiyye Melmleri'ne ve bu arada smail-i Mk'ye temas etmitir. Akda, Molla Kbz meselesine de yer vermi ve kanaatimizce, Osmanl siyasal iktidarna kar teekkl eden baz muhalefet evrelerinin niteliine dair isabetli tahliller de yapmtr. Bu arada Prof. Hseyin Gazi Yurdaydn'n da, Sina Akin'in editrlnde yaymlanan Trkiye Tarihi isimli be ciltlik serinin 2. cildi iin kaleme ald "Osmanl Dnce Tarihi" blmnde yer alan monografilerine de zellikle iaret etmeliyiz. Ayrca, smail Safa stn'n henz yaymlanmam doktora tezinden de bahsetmemiz gerekiyor. Bu tez, esas olarak, 16. yzyla ait Osmanl devlet merkezinde ortaya kan Safevi propagandasn, Molla Kbz, Olan eyh smail-i Mk ve eyh Muhyiddn-i Karamn'yi ve dier heretik hareketlerle ilgili olan bn Kemal ve Ebussuud Efendi'lerin yaymladklar risale ve fetvalarn, Osmanl Devleti'nin meruiyetini teolojik temel zerinde savunan metinler olarak, teolojik perspektife dayal bir tahlil denemesi niteliindedir. Reat ngren tarafndan yaymlanan "eriatn kestii parmak: Kanun Sultan Sleyman devrinde dam edilen tarikat eyhleri" baln tayan yeni bir makaleyi de burada zikretmek icap ediyor. smail-i Mk, Hamza Bl ve eyh Muhyiddn-i Karamn'nin mnhasran ele alnd bu makale, meseleye sorgulayc bir yaklam getiriyor. Bu arada, Prof. smail E. Ernsal'n, Bayrm Melmleri ile ilgili birinci elden ok mhim bir kayna tantan "Abdurrahman el-Askeri's Mir't'1-Ik: A Nevv Source for the Melm Movement in the Ottoman Empire during the 15th and 16th Centuries" isimli makalesini zellikle zikretmeliyiz. Bu mhim makale, Melm hareketinin mahiyetini daha iyi kavrama ve bugne kadar yanl bilinen baz hususlar tashih bakmndan bize epeyce yardmc oldu. Melm hareketini en son ele alan bir makale, "The Hamzeviye: A Deviant Movement in Bosnia" adyla Hamid Algar tarafndan yaymland. Hareketin tarihini 17. yzyl sonuna kadar getiren bu makalenin gerekten deerli bir aratrma olduunu burada kaydetmeliyiz. Bu konuda yaymlanm iki amatr eserden de sz etmemiz gerekiyor. Bunlardan ilki, 1986 senesinde Rza Zelyut, dieri ise 1996 ylnda Ali Yldrm tarafndan yaymland. Bu amatr aratrmalarn, Osmanl merkezi ynetiminin yaps ve ideolojisi hakknda yer yer olduka doru grler de ihtiva etmelerine ramen, (bir iki istisna ile) birinci elden kaynaklara dayanmamalar bir yana, genelde maalesef yazarlarnn pein hkmllkle ve ideolojik yaklamlarla hareket etmeleri yznden veriler zerinde iyi dnmemeleri ve deerlendirememeleri, hatta Osmanl kartln bir saplant haline dntrmeleri sonucu, baarl olmadklarn sylemeliyiz. Dolaysyla bu kitaplarn, sz konusu problemi modern sosyal tarih yntemine gre objektif olarak ele alp aklamaya almak yerine, "Snniliin fanatik bir inan sistemi olarak Osmanl Devleti eliyle nasl bir bask arac haline dntn" ve "hr dnceyi sindirmek zere nasl kullanldn" ispata ynelik, pein hkml almalar olduunu kaydetmeliyiz. Ele aldmz konu erevesinde eyh Bedreddn meselesi byk bir nem kazanyor. Niyetimiz burada balangcndan bugne eyh Bedreddn zerine yaplan almalarn bir bilanosunu sunmak olmamakla beraber, bu konuda gelien ana izgiyi izleyebilmek iin belli ballarna ksaca temas etmekte yarar vardr. eyh Bedreddn Trk tarihilerinden nce Batl tarihilerin dikkatini ekmitir. Nitekim Franz Babinger'in Fuad Kprl tarafndan eletiriye urayan hacimli makalesi, eyh Bedreddn'e dair en eski mstakil alma olarak kabul edilebilir. Fuat Kprl'nn bu konuyla fazla ilgilenmemesi dikkat ekiyor. F. Babinger'den sonra, sra eski Darlfnun lahiyat Fakltesi mderrisi ve Diyanet leri Bakan M. erefeddin'in (Yaltkaya) 1924'te yaymlanan aratrmasna geliyor. Yaltkaya'nn eseri, bu konuda

Trkiye'deki ilk bilimsel almadr. Daha sonra onu 1957'de Bezmi Nusret Kaygusuz takip etmitir. zellikle 1960'l ve 70'li, hatta ksmen 80'li yllarn eyh Bedreddn yllar olduunu syleyebiliriz. Nitekim 1966'da Abdlbaki Glpnarl ve mnhasran sol kesime mensup amatr aratrclar, eserlerini hep bu dnemde yaymlamlardr. Meseleye bir tarihiden ok, hukuku gzyle yaklaan Necdet Kurdakul ise 1977'de yaymlad eserinde, en teferruatl kaynak eletiri ve karlatrmasn, ayrca, modern aratrmalarn da eletirisini yapmak suretiyle eyh Bedreddn konusunda ilgin bir aratrma gerekletirmitir. Akademik seviyede gnmz marksist tarihilerinden Ernst VVerner'in eyh Bedreddn zerine mnhasran eildii grlr. Onun Osmanl Devleti'nin kurulu dnemini ele alan kitabndaki ksm ve bu konuya hasredilmi makaleleri ilgin grler ihtiva ediyor. Bu arada gen Rus bilim adam Konstantin Zukov'un yazsn da zikretmemiz gerekiyor. Fakat btn bunlarn arasnda, bu konuda bugne kadar gerekletirilmi en kapsaml aratrma, hi phe yok ki Nedim Filipovi'in Srpa eseridir. Byk bir emek rn olan bu eserin Srpa ve stelik sistemsiz oluu, ne yazk ki bizim bu alma erevesinde ondan yararlanmamz imknsz klmtr. Burada eyh Bedreddn zerine yaplm iki doktora tezinden de bahsetmek icap ediyor. Bunlardan daha eski olan, Varidat zerinde ksa bir alma niteliinde olup Bilal Dindar'a aittir. Michel Balivet'ninki ise, Filipovi'in eserinden sonra bugne kadar yaplm en kapsaml eyh Bedreddn almasdr. Geni ve zengin bir malzemeye dayal olan bu eser, zellikle eyh Bedreddn'le ilgili pek ok konuyu tartmakta, baz noktalar akla kavuturmakta, baz yeni konular da gndeme getirmektedir. Son olarak eyh Bedreddn meselesini tamamiyle hukuk asndan analiz eden deiik ve ilgin bir aratrmadan sz edebiliriz. Yaar ahin Anl'n ikinci elden aratrmalara dayanan bu almasnn birinci ksm bu konuya ayrlm olup yaklam ve yorumlar itibariyle dikkat ekiyor. Eldeki bu kitaba gelince, deyim yerindeyse bu, ilk olarak 1983'lerde baladmz bir aratrma program erevesinde, daha nce tarafmzdan eitli yurt ii ve d bilimsel yayn organlarnda yaymlanm yazlarn, geni bir erevede ve daha zengin kaynaklara dayanarak kitaplatrlm biimidir denilebilir. Bu meseleye dair bir monografi kaleme almann, Osmanl sosyal tarihi asndan faydal ve ilgi ekici olabilecei dncesi, ilk olarak 1983 ylnda bizi bir seri aratrmaya sevk etmiti. Nitekim meseleyi bir Osmanl sosyal tarihi problemi olarak ortaya koymaya alan bir bildiri, 1985 ylnda stanbul'da toplanan V. Milletleraras Trkoloji Kongresi'nin Tarih Seksiyonu'nda, tarafmzdan aratrclarn dikkatine sunulmu ve baz mtalaalar ileri srlmt. Daha sonra, Paul Ricaut'nun The Present State of the Ottoman Empire adl tannm eserinin (burada "Ekler" ksmnda tarafmzdan yaplm evirisi verilen) bir blmnn tahlili niteliini tayan bir yazda konu tekrar vurgulanm, bunu takiben 1990 ylndaki XI. Trk Tarih Kongresi'ne sunulan bir bildiriyle ayn problem, bir baka adan tekrar gndeme getirilmiti. Sonraki tarihlerde bu mesele, daha geni bir malzemeye dayanmak suretiyle, ayrca iki yazmza daha konu tekil ettii gibi, 16. yzylda yaam Bayram Melmleri'nden smail-i Mk ve Glen eyhlerinden eyh Muhyiddn-i Karamn'ye dair iki makale ile biraz daha yakndan, bu defa monografik temelde yine tarafmzdan ele alnmt. Szlerimize son vermeden nce, unu da sylemek gereini duyuyoruz: Eldeki bu kitabn, Carlo Ginzburg'un II Fromaggio e i Vermi: II Cosmo di un Mugnaio del 500 isimli eseri (Peynir ve Kurtlar: Bir 16. Yzyl Deirmencisinin Evreni, ev. Ayen Gr, stanbul 1996, Metis Yaynlar) trnden bir alma olduu pek sylenemez. Ginzburg'un kitab, ok zengin engizisyon kaytlarndan yararlanlarak kaleme

alnm, 16. yzyln talya'snda yaam ve okuduu kitaplar arasnda bulunan 1543 ylnda baslm talyanca bir Kur'an tercmesinin de etkisiyle Katolisizm'in temel "credo"suna kar nemli itirazlar ve grlerle ortaya kt iin engizisyonca cezalandrlm olup baz fikirleri bize eyh Bedreddn'i hatrlatan Domenigo Scandella'nn (Menocchio) trajedisini baarl bir biimde anlatan gerekten fevkalade ilgin bir almadr. Ama bu kitabn dayand zengin malzemenin benzerlerini, ne yazk ki bu gibi konularda Trkiye arivlerinde bulmak mmkn deildir. Nitekim her iki kitab okuyacak olanlar, bunu hemen fark edeceklerdir. Aratrmalarmz srasnda bize gerekli btn kolaylklar salamaktan geri kalmayan Babakanlk Osmanl Arivi ve stanbul er'iyye Sicilleri Arivi'nin deerli ynetici ve grevlilerine, Sleymaniye, Millet, Bayezit ve stanbul niversitesi Ktphaneleri'nin sayg deer mdr ve memurlarna, Trkiye Diyanet Vakf slam Aratrmalar Merkezi Ktphane ve Dokmantasyon Mdrl'ne gerekten sonsuz teekkr borluyuz. Onlarn yardmseverlikleri bu kitabn malzemesinin sratle toplanmasnda en byk paya sahiptir. Ayrca, yapt maddi katkyla bu aratrmann tamamlanmasna yardmc olan Trk-Amerikan lmi Aratrmalar Dernei'ne (ARIT) teekkr etmek, bizim iin bir zevk olacaktr. Konuyla ilgili birtakm noktalar zaman zaman kendisiyle tarttmz, Bayrmiyye Melmlii'ne ait daha nce hi bilinmeyen, yukarda sz geen ok deerli bir kayna, kendisi zerinde alt ve yayna hazrlamakta olduu halde istifademize sunma cmertliini esirgemeyen deerli dostumuz ve meslektamz smail E. Ernsal'a, sk sk fikirlerimizi sabr, tahamml ve ince bir nezaketle dinleyerek grlerini bildiren, tevikleriyle bize g alayan, mensubu bulunduumuz Hacettepe niversitesi Tarih Blm'ndeki ok kymetli mesai arkadalarmza da iten teekkrlerimizi iletmeyi, denmesi zevkli bir bor olarak gryoruz. Bu almann, Osmanl sosyal tarihiliine mtevaz bir katk olarak kabul edilmesi ve ileride yaplacak daha mkemmel ve doyurucu aratrmalarn gn yz grmesine vesile olmas en byk arzumuzdur. Eer bu gerekleirse, bundan byk bir mutluluk duyacaz. Ahmet Yaar Ocak Ankara, 11 Aralk 1997 GR TARHSEL ARKA PLAN: ORTAA SLAM DNYASINDA ZINDIKLAR VE MLHDLER (8.-11. YZYILLAR) I. Meseleye Ksa Bir Bak Hicaz denilen Orta Arabistan'da, 7. yzylda tek tanrl bir din olarak doan slam'n, ok ksa saylabilecek bir srede yeni inantan g alan sistemli bir fetih hareketiyle eski dnyann nemli antik medeniyet merkezlerini birer birer hkimiyet alanna katarak yaylm olmas, phesiz ki tarihin en nemli ve arpc olaylarndan biridir. Bu fetihleri organize eden ve slam' kendi iinden km bir din sfatyla sahiplenerek onlarn ideolojisi haline getiren hkim Arap unsuru, daha Peygamber zamannda temelleri atlm olan kendi devletini, ok gemeden, topraklarn zapt ettii bu eski medeniyetlerin zerinde hkim bir imparatorluk haline getirdi. Tarihte Emevi ve Abbasi devletleri adyla birbirini takip eden iki siyasal yap eklinde ortaya kan bu imparatorluk, sosyal taban olarak esas itibariyle hkim snf oluturan Arap unsuruna dayanmakla bera"ber, her bakmdan eitlilikler sergileyen dev bir heterojen toplumsal yapy barndryordu.

yle grnyor ki, problem bu imparatorluun, byle bir yap zerinde hkimiyetini srdrebilmek iin, btn benzerleri gibi gl bir merkezi ynetim kurma ve bunu, egemenlii altndaki her kesim zerinde srdrebilme abasndan kaynaklanyordu. nk bu aba, ok gemeden "siyasallam bir slam ortodoksisi" yaratarak kendi gcn ve varln hkim klabilmenin arac haline dnmekte gecikmedi. Aslen Arap olmayan, sonradan Mslmanlam kitleler iindeki baz evreler, buna kar yine slam kimliini kullanarak yava yava kendi savunma mekanizmalarn oluturmaya baladlar. Bylece farkl kalp ve biimlere brnen bireysel entelektel veya toplumsal tepki hareketleri ortaya kt. Yalnz Emevi dnemine deil, Abbasi dnemine de yaylan bu tepki hareketleri, genellikle tepkici kesimlerin eski inan ve kltrlerine referans veren baz yeni slami anlay ve yorumlar da yaratp ideoloji olarak kullandlar; slam tarih yazclnda buna, daha ok, merkezi ynetimlerin bak asyla yaplan deerlendirmenin ifadesi olarak zndklk ve mlhidlik, yahut kendine mahsus terimiyle, zendeka, ve ilhad (sapknlk ve dinsizlik) denilmektedir. te ortaa slam dnyasndaki zendeka ve ilhad hareketleri, yani resmi slam dairesinin dna k gsteren fikri ve toplumsal hareketler, daha slam'n 2. (miladn 8.) yzylndan itibaren belirmiti. Bu hareketler deiik etkileriyle sosyal, dini ve siyasi baz biimlere brndkleri iin hem klasik mslman melliflerini ok yakndan ilgilendirmi, hem de Bat doubilimciliini (arkiyat) cezbetmitir. slam dnyasnn "hereziograflar diyebileceimiz milel ve nihai (dinler ve mezhepler tarihi) yazarlar ile kelmclar bu konuya teolojik adan yaklarken, eitli devirlerdeki tarihiler de olayn tarihsel boyutlarn tespit ederek bize ok zengin, ok deerli muhtelif metin koleksiyonlar brakmlardr. Gerek klasik slam hereziograflarnca yazlan mstakil kitaplarn, gerekse bu metinlerin muhtevalar ve saylar dikkate alnd zaman, ok arpc bir vaka ortaya kmaktadr: Kendi mantna gre, daha nce gelmi ve "bozulmu" (mu-harref) olan iki semavi dini, Musevilii ve Hristiyanl, "tamamlamak ve tashih etmek" zere gnderilmi bulunan slam dininin teolojik polemik edebiyat, bu dinlere kar mcadeleyi deil, kendi iindeki blnmelere kar verdii muazzam "teolojik sava" yanstmaktadr. Dolaysyla bu blnmeleri, gerekte fethedilenlerin fethedenlere kar bir kltrel direnii, eski dinlerini, mistik ve felsefi kltrlerini slami klflar ve kavramlar araclyla srdrme, baka bir deyile, kendi inan, fikir ve kltr kklerini, girdikleri yeni dinin kalplar iinde saklama mcadelesinden baka bir ey olmad eklinde yorumlamak, kanaatimizce tarihsel bir olgunun ifadesi olacaktr. slami teolojik polemik edebiyatnn, teki dinler ve kltrlerden ok, bir bakma onlarn bu klk deitirmi biimleriyle, baka bir deyile, klk deitirerek d surlardan ieri girip bu suretle d dman olmaktan km, ama bu defa da i kalenin dnda kalmakla "i dman" kimliini kazanm biimleriyle daha fazla uramas, belki de onlarn slam'n Allah, Peygamber ve hiret inanc gibi temel kavramlarna kar giritikleri bu "ieriden harekt"n nn kesmek iindir. Kelmclar (mtekellimler), milel ve nihai'iler, hzla genileyen, buna paralel olarak da hzla heterojen bir yap kazanan slam toplumunun iinden kmlar, siyasi otorite ve ulema tarafndan zendeka ve ilhad terimleriyle nitelenen bu aykr inanlara, temsilcilerine ve sebep olduklar dini-sosyal hareketlere kar, yzyllar boyunca gerekten de ok youn, amansz bir mcadele vermilerdir. te bu amansz mcadeleyi yanstan zengin polemik edebiyat sayesinde, yaklak drt be yzyllk epeyce uzun bir zaman dilimi ierisinde, zendeka ve ilhad hareketlerini izleyerek bir bakma slam toplumlarndaki sosyal-dini dalgalanmalar tehis etme ve sebeplerini anlayabilme imknna sahibiz.

Bu hareketlerin, Emeviler gibi slam toplum yapsndaki Arap aristokrasisini temsil eden bir hanedann hakimiyetindeki merkeziyeti saltanatn ellerine teslim olduu bir ada ve gayri Arap unsurlar arasnda domas, Abbasi iktidar dneminde ise daha da kuvvetlenerek ok deiik grnmler altnda belirmesi bir hayli dikkat ekicidir ve slam toplumunun tarihsel analizi bakmndan ok nemlidir. Bu hareketlerin meydana getirdii fikir rnlerinin, genelde slam dnce ve sosyal tarihi bakmndan deeri bizce tartlmayacak kadar ortadadr. Bu deer, hem- zendeka ve ilhad hareketlerinin tarihi, hem de bu hareketlerle mcadele eden Snniliin tarihi bakmndan geerlidir. nk Snnilik kendi tarihsel oluum ve geliim sreci iinde, geni lde bu hareketlerin ve dier teolojik mekteplerin hasl ettii tesirlerle ekillenmitir. in bu taraf bir yana, uzun yzyllarn tesinden, asl konumuz olan Osmanl dnemindeki zendeka ve ilhad hareketlerini ve temsilcilerini etkilemi olmas itibariyle de, bizim iin bu fikir rnlerinin nemi tartlmazdr. Bu hareketlerin Osmanl dneminde en gl temsilcisi, hi phesiz ki eyh Bedreddn'dir. 15. yzylda eyh Bedreddn'den 17. yzylda L-r Mehmed Efendi'ye kadar uzanan izgi incelendii zaman aradaki balar grmemek imknszdr. Bu itibarla, ortaa slam dnyasndaki zendeka ve ilhad hareketlerini dikkate almadan, bunlarn mantn kavramadan, Osmanl dnemindeki hareketlerin sebeplerini, yaplarn, ideolojilerini anlayabilmek mmkn deildir. Bu yzden Emevi ve Abbasi dnemi hareketlerinin tahlili, Osmanl dnemindeki hareketleri doru anlayabilmek iin iyi bir temel oluturacaktr. Ortaa slam dnyasndaki zendeka ve ilhad hareketleri, yukarda da temas edildii gibi, ok renkli ynleriyle Bat doubilimciliinin daha ilk zamanlarndan beri alakasn ekmi, bu konudaki aratrmalar olduka erken tarihlerde (1880'li yllardan itibaren, bir yzyldan fazladr) balamtr. Baz bilim adamlar yaymladklar muhtelif aratrmalar iinde yeri geldike bu meseleye temas ettikleri gibi, bazlar da meselenin deiik ynlerini aratran mstakil makaleler kaleme almlardr. Yaklak 1920'lerden itibaren Arap ve ranl tarihilerin ve bilim adamlarnn da bu meseleye el attklar ve dikkate deer aratrmalar yaymladklar grlr. Zendeka ve ilhad hareketlerini inceleyen bu aratrmalar, zaman zaman araya giren faslalara ramen, gnmze kadar hemen hi kesilme-mitir denebilir. Aada zikredilecek olanlardan baka, Clement Huart', zellikle Louis Massignon'u burada anmalyz. Bilhassa bu ikincisinin, btn Mslman mistiklerin ideal modeli Hallc- Mansr (. 922) zerine 1914'te yaymlad drt ciltlik mehur monografisinin ilk cildinde bu meseleye ok faydal, toplu bir sentetik bak yapt grlr. Bunlardan sonra Michelangelo Guidi'nin bir kitabn, H. H. Schaeder'in bir makalesini, ve bilhassa bu meseleyi gerekten ok iyi ve derinlemesine aratrm olan Georges Vajda'nn, Abbasi dnemi zendeka hareketlerine tahsis ettii, artk klasiklemi ok deerli bir incelemesini, Bat'da yaplan nemli aratrmalara rnek verebiliriz. Bu vesileyle burada, Vajda'nn sz konusu incelemesinin, ilgili aratrmalar arasnda mstesna bir yeri olduunu belirtelim. Ayrca, dorudan doruya zendeka problemiyle ilgili olmasa da, erken devir zendeka hareketlerinin -esas olarak Maniheizm'le ok sk ilgisi bulunmas itibariyle- ideolojik yaplarn anlamak bakmndan, yine Vajda'nn ok nemli, bir baka stdne makalesine de mutlaka iaret etmemiz gerekir. Bunlara 1950'lerden sonra yine Bat'da yaymlanan baz aratrmalar arasnda, Bernard Levvis'in slam'da sapknlk (heresy) konusunu ele alan genel bir makalesi ile, Francesco Gabrieli'nin gerekten nemli bir yazsn ve nihayet Maria Isabel Fierro Bello'nun Endls'teki zendeka ve ilhad hareketlerine ayrlm olduka yeni bir incelemesini1 1 ekleyebiliriz.

slam dnyasnda yaplan aratrmalara gelince, bunlar arasnda ilklerden olarak 1880'li yllarda el-Merk mecmuasnda iki Hristiyan Arap arkiyat tarafndan yaymlanan seri makaleleri gsterebiliriz. Daha sonra mesela ranl bilim adam Abdlhseyn b. Kb'un toplu bir bak niteliindeki aratrmas dikkati ekiyor. Arap aratrmac Muhammed Halife et-Tnisi'nin dizi makalesi ise yalnzca Abbasi halifesi el-Mehdi dnemindeki zendeka hareketini inceliyor. ranl aratrc Trec Tbn'n olduka yeni olan makalesi, yine Abbasi dnemi zendeka hareketlerine dikkate deer toplu bir bak yapyor. Bu makalenin de, bize gre Vaj-da'nnkinden sonra bu alanda yaymlanan aratrmalar arasnda nemli bir yer igal ettiini belirtmek gerekir. Bunlarn dnda, tek tek zendeka hareketlerinde nemli rol oynam ahsiyetlere dair yazlm daha bakalar da saylabilir ki, yeri geldike sz edilecektir. Bu arada, lhan Kutluer'in bugne kadar gerek kaynaklarda, gerekse modern aratrmalarda bn'rRvendi'ye dair ileri srlen kanaat ve hkmleri sorgulayan ve yeni bir yaklam teklif eden makalesini burada zikretmeliyiz. Grld gibi bunlarn hemen hepsi makale tarznda incelemelerdir ve (Endls' konu alan ikisi hari) byk ounlukla Emevi ve Abbasi dneminde Ortadou'da ortaya kan zendeka hareketleri zerinde dururlar. Esas olarak slam dnce tarihine tahsis edilmi olmakla birlikte, bu hareketlere de belli lde yer veren mesela Ahmed Emin'in Duh'l-Islm ve A. S. en-Ner'n Nef'et'l- Fikri'l-Felsef fi'lslm' gibi genel eserleri bir yana ayrrsak, slam dnce tarihindeki zendeka ve ilhad hareketlerinin son zamanlarda mslman bilim adamlar tarafndan monog-rafik dzeyde tekrar ele alndn ve genelde baarl aratrmalar yaymlandn gryoruz. Bunlar arasnda monografi dikkati ekiyor: lki Atf kr Eb Avz, ikincisi Hseyn Atvn, ncs ve en derli toplu, doyurucu olan, Melhem Chokr tarafndan kaleme alnmtr. Birincisi ve ikincisi, bir lde kompilasyon niteliini tamakla beraber, yine de yer yer nemli tespitler ihtiva etmekte ve faydal bilgiler vermektedirler. Bu kitaplarda, erken devirlerden balayarak zendeka ve ilhad hareketleri dnem dnem ele alnm, ancak bunlarn tahlil ve yorumuna girimek yerine, daha ok kaynaklardan yaplan sk ve uzun alntlar eliinde konu ilenmitir. Melhem Chokr'n kitab ise, esasnda bir doktora tezidir; hemen hemen mevcut btn malzemeyi kullanarak meseleye hem problematik adan bakm, hem de bu hareketlerin siyasal, toplumsal ve kltrel temellerini modern bir tarihilik yntemiyle ortaya koymutur. Emevi ve Abbasi dneminin zendeka ve ilhad hareketleri hakknda en derli toplu, kaynaklar bakmndan en zengin ve zaman itibariyle en yeni aratrma, Melhem Chokr'n gerekten baarl bu almasdr. II. Terminoloji ve Kavramlar: Zendeka - Zndk, lhad - Mlhid Ortaa slam dnyasndaki zendeka ve ilhad hareketlerini incelemeye gemeden nce, konunun daha iyi anlalmasna yardmc olmak bakmndan, zendeka,, zndk, ilhad ve mlhid terimlerinin tarihesine ve anlamlarna ksaca bir gz atmak faydal olacaktr. lk bakta inanszl artran ve hi phe yok ki gemite de slam dnyasnda bu amala kullanlm bulunan "zendeka ve ilhad" terimleri, grld gibi, biri zndk (Arapada zindik veya zendik) kknden gelen zendeka, teki ilhad kknden ibaret iki ayr kelimeden olumaktadr. Osmanl dnemine ait ve-kayiname ve ariv belgelerinde bu ekliyle olduka sk rastlanan bu terim, ileride ilgili blmlerde genie grlecei zere, Osmanl literatrnde genelde kabaca ya Ehl-i Snnet denilen ortodoks Mslmanla aykrl yahut inanszl ifade iin kullanlmaktayd.18 Ama gerekte terime yklenen anlamlarla ilgili uzun bir tarihsel srecin son safhasn oluturan bu genel anlam, esasta yanltc ve sadece grnrde olan bir anlamdr; kesinlikle meselenin tarihsel arka plann vermez. lhad terimi ise gerekte asl olan birincisinin anlamn aklamak ve kuvvetlendirmek iin

kullan-lagelmitir. Ayn kaynaklarda, devletin resmi inanc olan Snnilie aykrl veya mutlak anlamda inanszl paylaanlar iin de "zndk ve ml-hid" teriminin kullanld grlr. Bu terimlerin gnmzdeki, hatta Osmanl dnemindeki genel anlamndan hareket ederek Osmanl toplumundaki zndklar ve mlhidleri yahut zendeka ve ilhad hareketlerini tahlile ve anlamaya almak, kanaatimizce bir hayli yanltcdr. nk, yukarda da iaret olunduu zere, bu genel anlam, sz konusu hareketlerin sadece teolojik adan mtalaas gibi eksik bir yaklam davet eder ve meselenin sosyal ve tarihsel arka plannn gzden kamasna yol aar. Zindik (zendik) ve zendeka kelimelerine, slami kaynaklarda ilk defa, yaklak Emevi dneminin son yllarndan itibaren rastland gzlenmektedir. Kelimenin Arapa olmad, daha o zamanlar Mslman Arap yazarlarnn dikkatini ekmi, hangi dilden, ne zaman Arapaya getiine, ne anlamlara geldiine dair birka yzyl boyunca birtakm aratrmalar yaplm ve grler ileri srlmtr. 10. yzylda nl tarihi el-Mes'di'den (. 932) 13. yzylda bn'l-Esir'e (. 1234) kadar, hatta daha sonraki baz tarihi ve mellifler bu konuda yazmlardr.19 Bu derece ilgi uyandrmasnn altnda, hi phesiz ki, slam dnyasnda bu terimin ifade ettii anlamla yakndan ilgili siyasi, sosyal, dini ve felsefi hareketlerin Emeviler'in son zamanlarndan itibaren belirginlemeye balamas ve siyasal otorite iin bir problem haline gelmesi gerei yatyordu. El-Mes'di bata olmak zere, es-Selibi (. 1038), es-Sem'ni (. 1166-67), bn Bedrn (. 1211) ve bn'1-Esir gibi Arap mellifleri, zindik veya zendik kelimesinin Farsa kkenli olduunu ve Ssni dneminde dalist bir inan sistemi (Senevyye) gelitiren ve yayan Zerdt ve Mani ile ilgili olduunu belirtirler. Onlara gre bu kelimenin ilk kullanl, Mani'nin, Zerdt'n nl kitab AvestcCy^ (Arapa imla ile, el-Elbist, el-Elbestah veya el-Avist) yazd yorumlar ihtiva eden kitabnn adyla ilgilidir. Mani, minyatrlerle de ssledii bu kitabna Zend (=Yorum) adn vermiti. Bu sebeple Zend-Avesta (Avesta'nn Yorumu) adyla da anlan bu kitap, Avesta'nn d anlamndan tamamen ayr bir i anlamn, yani bir eit tevili ieriyordu.20 Araplar "Zend'e inanan" anlamndaki zendi kelimesini alp kendi telaffuzlarna uydurarak zendik, zindik (oulu ze-ndka veya zendk) ve zendeka kelimelerini tretmilerdir.21 Klasik Arap melliflerinin bu aklamalarndan baka, Osmanl dneminde de bn Kemal, ileride geni olarak bahsedilecei zere, Molla Kbz olay dolaysyla, srf bu zindik kelimesi zerinde duran bir risale kaleme almtr. bn Kemal bu risalesinde elKams'l-Mubit (Firuzabadi) ve es-Sbh (el-Cevheri) gibi klasik Arapa szlkleri ve Fahreddin-i Rzi, Seyyid erif-i Crcni, Sdeddn-i Teftzni vb byk hret sahibi ulemann fikirlerini tenkiti bir ekilde ele alarak zindik kelimesinin anlamlarn aklamtr. Ona gre sonu olarak zindik, (bugnk modern anlamnda olduu gibi) aslnda "Allah'a ve herhangi bir dine inanmamakla beraber bunu gizleyen kii" demektir.22 Zamanmzda ise, genellikle bu gibi meselelerle de uraan Ignaz Goldziher, Louis Massignon ve R. C. Zaehner gibi eski kuak Batl bilim adamlar da klasik Arap melliflerinin grlerini paylamaktadrlar.23 Ancak bazen J. Darmesteter gibi bu eski grlere kar kanlar da olmutur. Darmesteter, eski Arap melliflerinin, zend ve zende kelimeleri arasndaki imla benzerlii dolaysyla tamamen yanldklarn, nk erken Farsada zend''m "yorum", zende'tn. ise "sihir, sapk inan, kt mezhep" anlamna geldiini, stelik, zende kelimesinin, Avesta'nm tefsiri Zend\\\ yazlndan ok nceleri kullanldn belirtir. Ona gre Araplar, zend'i deil, "sihirbaz, kt inanl, kt mezhepli" anlamna erken Farsada kullanlan zendik

kelimesini Arapalatrarak zendik, zindik yapmlardr.24 Ondan hemen sonra Sebastian Ritterfal de ayn gr paylamtr.25 ran'da 8. ve 9. yzyllardaki dini hareketler (toplumsal ihtilalci zedeka hareketleri) zerine vaktiyle ok deerli bir aratrma yaymlam olan Gulam Hseyin Sadki de, nce Maniheistlerin, peinden de Mazde-klerin zendik diye anldklarn vurgular.26 Maiheizm'in nde gelen uzmanlarndan H. C. Peuch ise, zindik teriminin ortaa Mslmanlannca gerek anlamda Mani dinine mensup olanlar iin kullanldn, bunun orta Farsadaki zendik kelimesinden geldiini, zendik'in Ssni dneminde "Zend'i uygulayan", yani Avesta'y heterodoks bir tarzda yorumlayan, hatta, ister Maniheist, ister baka inantan olsun, ksaca sapkn (heretique) demek olduunu bildirir.27 Gerekten de MS 260 dolaylarnda, o zamanlar resmen Mazdekzm'i benimsemi olan Ssni mparatorluu'nun merkezi ynetimi, ran'n dalist inancn o zamana kadar duyulmadk yorumlarla tepetaklak etmi olan Maniheistleri sapkn ilan etmi ve zendik terimiyle adlandrarak lkenin her tarafnda zendik avna kmt. Aslnda bu aklamalar, Darmesteter'in yaklamnn daha doru olduu izlenimini uyandryor. A. kr Eb Avz ise, klasik Arap melliflerinin ve konuyla ilgili arkiyatlarn grlerini inceledikten sonra, klasik Arap melliflerinin fikirlerini kabule yatkn grnyor.28 Bahis konusu klasik melliflere baklrsa, aslnda zendik ve zendekct terimlerinin slam ortaandan ok daha evvel, yani slam'dan nce Cahi-liyye devri Araplar' arasnda bilindii anlalyor. Nitekim bunlara dayanarak Massignon ve Eb Avz, zendik kelimesinin, slam'dan nce Kuzey Arabistan'daki ran-Arap kltrnn bir arada yaad Hire blgesindeki Araplar vastasyla Arapaya getiini ve dolaysyla Araplar arasnda tanndm belirtiyorlar. Eb Avz, buradaki Araplarn, ok eski devirlerden beri ran kltrn, edebiyatn ve zellikle dini cereyanlarn tandklarn, Mazdekler ve Maniheistler gibi bu cereyanlara mensup bulunanlar, zendik adyla andklarn vurgular.29 19. yzyln tannm Fransz arkiyats F. Grenard, meseleye tamamen baka bir biimde yaklayor; Grenard'a gre, klasik mslman melliflerin kulland zendik terimi, aslnda hangi dine mensup olursa olsun btn putperestleri niteliyor, ancak bu mellifler yaadklar sahaya en yakn putperestler olarak Maniheistleri tandklarndan, sonraki yazarlarn zendik terimini mnhasran bunlar iin kulland sanlyor. Grenard bu tezini desteklemek iin Mes'di gibi baz mslman melliflerin, ada in kaynaklarndan Budist olduklar kesin olarak bilinen Dokuz Ouz-lar'a da zendik dediklerini delil olarak gsteriyor, sonuta zendik terimi-JO nin tpk bugn olduu gibi eskiden de genel anlamda "inansz" demek olduu kanaatine varyor.30 Halbuki Grenard'n Dokuz Ouzlar dedii Trk zmrelerinin Uygurlar'dan bakas olmad, onlarn da o sralar Maniheizm'e mensup bulunduklar, iyi bilinen tarihsel bir olgudur. Zaehner de, zindik'in, klasik slami literatrde Beynini ve el-Gazzli gibi limler tarafndan, dehri denilmekte olup Allah'a inanmayan ve hibir dine mensup bulunmad halde tabiatn yaratlmam, ezeli ve ebedi olduuna kail bulunan kiiler iin kullanldna dikkat ekiyor.31 Eb Avz da yine, el-Gazzli'ye ve zendeka hareketinin ayn zamanda bir ilhad hareketi olduunu da vurgulamak suretiyle iki terimi e anlaml olarak kullanan Ebu'l-'Al el-Ma'arri'ye ve daha bakalarna dayanarak ayn tespiti yapmaktadr.32 Dikkat edilirse, zindik terimine bu tr geni anlamlarn ancak 10. ve 11. yzyl gibi daha sonraki devirlerde yklendii grlr. Nitekim slam dnyasnda artk bu tarihlerden sonra kaleme alman milel ve nihai (here-ziografi) kitaplarnn ounun da, zendeka terimini balklarnda kullanlmaya balamalarnn sebebi, terimin artk yalnz eski ran dinlerini deil, slam'da ortaya kan Ehl-i Snnet d btn dini ve

felsefi inanlar ve doktrinleri iine alr hale gelmesidir. Eb Muhammed Hiam b. Hakem'in (. 815) Kitb'r-Redd 'alc'z-Zendka's ve Kitb'r-Redd 'al Ashbi'lsneyn'i, Yahya b. Halid el-Bermek'nin ktibi Ebu'r-Rebi' Muhammed b. Ebi'l-Leys'in Kitb'r-Redd Cala'z-Zendka's, Ahmed b. Muhammed b. Hanbel'in (. 855) Kitb'r-Redd Cala'z-Zendka ve'l-Cehniyye'si, el-Gazzli'nin nl Faysalu't-Tefrika beyne'l-slm ve'z-Zen-deka's,33 Eb Muhammed Osman b. Abdillah el-Irki'nin elFraku'l-Mfterika beyne Ehli'z-Zeygi ve'z-Zendeka's34 ve bn Hacer el-Heyte-mi'nin (1566) es-Sav'iku'l-Mubrika fi'r-Reddi cal Ehli'l-Bida'i ve'z-Zendeka's,35 bunlarn banda saylabilir. Gerekten Arapa szlklere bakldnda zindik kelimesine ounlukla bu belirtilen anlamnn yklendii mahede edilir ki, hi phesiz terimin kamuoyunda ok sonralar genel kabul grm anlamnn yansmasndan baka bir ey deildir. Bunlara iyi bir rnek olarak yalnzca, klasik Arapa szlklerin en tannmlarndan, el-Kamusu'l-Muhifi ve T-cu'l-Ars'u gstermek yeterlidir.36 Bu aklamalardan, slam ortaanda Mslman Arap melliflerinin kulladklar zendik ve zendeka terimlerinin uzun gemiinin ilk devirlerinde, slam toplumu iinde ortaya kan, mnhasran ran kkenli dini akmlar ve yandalarn isimlendirmek iin kullanld sonucuna varlabilir. Bu demektir ki, zindik veya zendik, slami edebiyatta esas olarak ilk kullanl itibariyle, slam cilas altnda Marcion'cu (Mrika), Mazdek'i (Mazdek), Bardesan'c (Deysn) ve zellikle Mani'ci (Manev, Manihe-ist) inanlar saklayan -genellikle de ran kkenli- kiilere deniyordu. Zendeka da bu tr kiilerin temsil ettii inan ve fikirlerin adyd.37 Bu durum, zindik teriminin hi olmazsa balangta ran dinleri veya en azndan Maniheizm ile ilgisini gsterir kanaatindeyiz. Zaten, zindik teriminin slami literatrde ilk defa hangi hadiseler ve kiiler dolaysyla kullanldna bakldnda, bu kiilerin ve hadiselerin eski Zerdt, Ma-niheist ve Mazdek evrelerle alakal olduu hemen grlr. Daha nce de sylendii gibi, zindik teriminin slami dnemde yazl literatrdeki ilk kullanl, Emeviler'in son zamanlarna rastlamaktadr. Bu terime resmen ilk muhatap olanlar, Emevi halifelerinden II. Hiam (724-743) ile II. Mervan (744-750) devirleri arasnda yaam bulunan bir grup ahsiyettir. Bunlarn bir ksm, bn Mkellis, Eb Ali Said, Ebu'lHasan ed-Dmaki gibi Arap, bir ksm da Bzrc Mihr ve Nasr b. Hrmz gibi Fars kkenliler olup, II. Hiam zamannda Zd Hrmz adndaki bir ranlnn Ma-niheist fikirlerin etkisinde kurduu sylenen yeni bir slami mezhebin mensuplar olarak zndklk (zendeka) suundan idama mahkm edilmilerdi. Bir baka nl zndk da, bizzat halife II. Mervan'n mrebbisi Ca'd b. Dirhem'di. Muhtemelen yine Fars kkenli olan bu zat, kaynaklarn rivayetine gre Kur'an'n yaratldn iddia ediyordu; bu yzden de boynu vurularak idam olunmutu.38 Burada unutulmamas gereken hususun, slam tarihindeki ilk zendeka hareketlerinin, slami grnm altnda J2 eski ran dini inanlarn, zellikle de Maniheist eilimleri muhafaza eden Fars kkenli evreleri simgeliyor olduuna bir kere daha dikkat ekelim. Bir kyaslama yapmak ve bu noktay daha belirgin hale getirmek iin, S. Runciman, H.-C. Peuch ve Seyyid Hasan Takizde gibi nde gelen Maniheizm uzmanlarnn, ortaalarda Hristiyan dnyasnda da benzer bir durumun mevcudiyetinden bahsettiklerini belirtelim. Runciman ve Peuch, manichaei teriminin -tpk slam dnyasndaki zendik gibi- Hristiyan toplumu iindeki her trl sapkn veya heterodoks akma mensup kiileri nitelediini vurgularlar.39 Burada da, aslnda hi ilgisi olmasa bile, her trl dini sapknln yine Mani'yi hatrlatan (stelik bizzat onun adyla yaplm) bir kelime ile ifadelendirilmi olmas dikkat ekicidir. Takizde ise hem Hristiyan, hem de Mslman dnyann heretik evrelerinde Maniheizm'in dini inan ve felsefi alandaki etkilerini bir almasnda vukufla dile getirmitir.40

Gerek Runciman ve Peuch'n, gerekse Takizde'nin aratrmalar, ortaa Hristiyan ve Mslman dnyasnda, gl heretik ve heterodoks akmlarn geni apta Maniheizm'in damgasn tadn ortaya koymaktadr. Ilhad ve ondan tretilen mlhid terimine gelince, zindik'm aksine Arapa kkenli olduunda hi phe bulunmayan ilhad, "doru yoldan kma, yanl yola sapma" anlamnda, Kur'an- Kerim'de birka yerde gemektedir.41 Bu szlk anlamyla dorudan balantl olarak, yaklak 9. yzyl gibi olduka erken bir devirde slam hukukular ve ilahiyatlar (kelmclar) tarafndan "dinsizlik, Allahszlk" anlamnda kullanlmaya balanm ve bu anlamyla terim olarak literatre gemitir. Terim, zendeka. ve ilhad, yahut zndk ve mlbid eklinde, Osmanl mparatorluu zamannda da birlikte kullanlmtr.42 lhad teriminin ancak 9. yzyldan sonra ilahiyat polemikleriyle ilgili literatrde yer almaya ve zendeka teriminin yannda grlmeye balad dikkat ekiyor. Bu nokta, bu konuyla uraanlar arasnda yalnz, tannm talyan arkiyat Francesco Gabrieli'nin dikkatini ekmi grnyor. Gabrieli, aslnda zendeka hareketlerinin geliim izgisinde farkl bir aamay simgeleyen ilhad'm, basit sapknlklardan farkl olarak, bn'r-R-vendi (9.-10. yzyl) ile gndeme girdiini kaydeder. Ona gre, daha nceki zndklar, gizli Maniheist inanlar tamak, yahut her anlamyla sapknl temsil etmekle beraber, esas olarak ulhiyet (divinite) kavram, yani Allah'n mevcudiyeti zerinde tartmamlardr. Bu kavram reddederek ilk tartmaya aan ve bu hususta dncelerini felsefi bir temele oturtan, bn'r-Rvendi'dir. Dolaysyla gerek anlamyla ilhad, zendekann bir sonraki, zellikle ulhiyet kavramn tartmaya ynelmi bir aamasdr denilebilir.43 Btn bu deiik aklamalar bir arada gz nne alndnda, hepsinin bir doruluk pay tad sylenebilir ki, buradan u sonucu karabiliriz: Zndk ve mlhid terimi, ortaa slam dnyasnda, zaman ve mekn ierisinde giderek genileyen ve bu arada da birtakm nanslar kazanan geni bir anlam muhtevasna kavumutur. nceleri yalnzca Maniheistle-ri ifade ederken, zamann ve meknn deimesine paralel olarak, Maniheistler dahil, Zerdtleri ve Mazdekleri niteleyen bir kavram olmu, giderek, bir yandan grnrde bir Mslmanlk cilas altnda asl dinlerini muhafaza edenleri, her trden sapkn inanlara sahip olanlar, Allah'a inanmayanlar, iinde yaadklar Mslman toplumun mensubu olmalar yznden mecburen inanszlklarn gizleyenleri, hatta ileride grlecei gibi, bunlardan hibirine mensup olmadklar halde, srf sefih bir hayat yaayanlar da kapsayan bir terim olmutur. Ksacas zndk ve mlhid, Bernard Lewis'in ifadesiyle, Snnilik d her trl pheli inanc, materyalizmi, ateizmi, agnostisizmi ve eninde sonunda, devlet ve toplum dzeni iin tehlikeli olduuna inanlan her trl fikri ve dini eilimi belirleyen bir terim olmutur.44 Dikkat edilirse, bu saylanlarn hepsini ortak bir paydada, "Snnilik d olma" noktasnda toplamak mmkndr. Nitekim bu fikirden hareketle, Snni kelmclar i-iler'i de, hangi trne mensup olurlarsa olsunlar, genellikle bu terimle nitelemekten kanmamlardr.45 Buna mukabil, Zeydler gibi mutedil i-iler'in de, iiliin ar kollarna mensup olanlar ayn ekilde zndk diye nitelediklerini gryoruz.46 Ama Arapada genel olarak ak inanszl ifade eden kfir, mrik terimlerinin yannda zindik ve mlhid, mnhasran gizli inanszl gstermek iin kullanlm grnyor. Bu aklamalardan sonra u sonuca varabiliriz: Zendeka ve ilhad (ve tabiatyla zndk ve mlhid) terimi, Emeviler'den balayarak tarih boyunca slam dnyasnda ok deiken bir anlamlar dizisini ifade etmektedir. Ama btn bunlarn kt bir tek kap vardr: Zendeka ve ilhad, ne tr olursa olsun, Snni slam'a muhalif btn inan ve hareketler demektir. Byle bir bak asndan yola klarak, slam dnyasnda daha

ilk devirlerinden itibaren tasavvuf hareketi ve mensuplar, yani mutasavvflar ve sfiler, ulema tarafndan zndk ve mlhid olarak damgalanm ve resmi oto-ritelerce bu sutan yarglanp (Kur'an- Kerim'de bu yolda bir yet olmamasna ramen) genellikle lme mahkm edilmilerdir. Yalnz burada u hususu bir kere daha zellikle vurgulamak gerekiyor: Meseleye sosyal tarih asndan bakld zaman, daha nce de belirtildii gibi, bu konuda szlklerin veya muhtelif ilahiyat kaynaklarnn yaptklar aklamalarla yetinmenin bizi baz yanllara sevk edeceini ve meselenin sosyal boyutlarn kavramaktan alkoyacan grmemek mmkn deildir. Nitekim Emeviler'den Osmanllar'a gelinceye kadar zendeka ve ilhad sulamasna maruz kalm kiilerin durumlar yakndan incelendiinde, bu husus aka beliriyor. Karlatmz baz durumlar, her zndk ve mlhid sulamasna maruz kalann slam inanc asndan bu terimin iine sokulmasnn doru olmadn, buna ramen baz siyasi veya baka mlahazalarla mahkm edildiklerini gsteriyor. Onlara kar yneltilen bu sulamalarn gerekte ok basit bir mahiyeti (mesela yalnzca dini emirlere uymayan sefihane bir hayat srmek) olabilecei gibi, daha ciddi baka sebeplerden kaynaklanm (toplumsal yahut siyasal bir protesto) bulunabilecei de grlyor. Fakat u da bir gerektir ki, eninde sonunda bu insanlar zndk ve mlhid sulamasna muhatap olmular ve bu sutan yarglanarak lme mahkm edilmilerdir. III. Tarihe: slam Dnyasnda lk Zendeka ve lhad Hareketlerine Toplu bir Bak A) Toplumsal Taban, Sebepler ve Tezahrler slam tarihine topyekn bakld zaman bir nokta hemen dikkati eker: slam, ortaya kndan fazla bir zaman gemeden anavatanndan dar cesur adm atm, baka hibir dinde rastlanmayan bir ideoloji (cihad ve gaza) kullanarak fetih yntemiyle ksa zamanda ok geni topraklara sahip olmu ve bu topraklar yzyllar boyu hkimiyeti altnda tutarak mthi bir i baarmtr. Ama bu fetihler, slam'n tarihinde de her bakmdan kkl deiimleri ve dnmleri balatacak en byk etkenlerden biri, belki en belli bals olmutur. Drt Halife devrinden (632-661) balayarak deiik istikametlerde gerekleen bu fetihlerin sonunda, elde edilen topraklarda yaayan pek ok Arap olmayan millet u veya bu sebeplerle Mslmanl kabul ederek slam toplumuna katld. Bu milletler, slam'n siyasi stnl ve getirdii inan sisteminin hkimiyetinden artk kolayca kurtulamayacaklarn, tartmasz boyun emekten baka bir yol olmadn ok abuk anladlar. Fatih ve ynetici olmak gibi iki nemli avantajla hkim mevkie ykselen Araplar'n, mevli (tekili mevl =Arap Mslmanlarn velayeti, himayesi altnda yaayan gayri Arap Mslman) adn verdii bu milletler, slam' kabul ettiler. ok deiik etnik, kltrel ve dini kkene mensup bu insanlar, slam'a (kendi ilerinden kt iin) z mallarym gibi bakan Arap toplumuna eklemlenmi, farkl nitelik ve nicelikte yeni bir toplumsal taban oluturuyorlard. Mevli'nin slam toplumuna katl, slam'n bundan sonraki tarihini geni apta etkileyecek, yn verecek, siyasi, idari, toplumsal, kurumsal, hukuki, kltrel ve dini, ksacas her alanda gl deiimler meydana getirecek en nemli demografik ve kltrel faktr oldu. Mevli, Emevi halifesi Abdlmelik b. Mervan devrinde ehirlerden geldikleri yerlere geri gnderilmelerine ramen, ok gemeden,emsr denilen ordugh ehirlerde yeniden younlamaya ve nfus itibariyle de hzl bir art gstermeye baladlar. Bernard Le\vis'in belirttiine gre, bir mddet sonra Araplar' sayca atlar. Bu durum, ehirlerde Arap fatihler ve yneticiler iin tehlikeli bir ehirli nfus meydana getirdi.47

Mevli'nin bir ksm slam' samimiyetle kabul etmiti. Onun getirdii eitliki ve adaleti ilkelere gerekten inandklar iin, ynetici Araplar'dan bunlara uymalarn istediler. nk slam'a gre onlar nazari olarak Arap Mslmanlarla ayn haklara sahiptiler, buna yrekten inanyorlard. Bunun iin de siyasi otoritelerin eitlie uymasn, bunun hukuki sonularnn uygulanmasn, yani kendilerine Araplar'la eit muamele edilmesini istiyorlard. Buna uyulmad zaman tepkilerini gstermekten ekinmediler. Ama bir ksm, Mslmanl kabul etmelerine ramen, ok uzun bir gemii simgeleyen eski inan ve kltrlerinden kolayca vazgemediler. Mirass olduklar eski dinlerin ve kltrlerin muhtevalarm, yeni dini anlay ve yorumlaylarnda referans olarak kullandlar. Bilhassa eski Zerdti ran'da Ssni toplumunun snflara ayrlm, eitliki olmayan ve adaletsiz yapsna sosyal bir tepki olarak doan Mazdekizm ve Maniheizm gibi dinler bu yorumlayta ana referans kaynaklarn oluturdu. Bu kaynaklar, aada grlecei gibi, Emevi hilafeti zamannda slam tarihinin, ubiyye denen byk ve uzun sreli toplumsal tepki hareketinin ideolojisinin olumasna en byk ve en nemli katky saladlar. Emevi iktidar daha i bana geer gemez, Hz. Muhammed'in, yzlerce yldr kan birlii (asabe) temeline dayal olarak yaamaya alm Arap toplumundan, inan birlii (slam kardelii, el-uhuvvetu'l-islmiy-ye) esasna dayal yeni bir toplum yaratarak gerekletirdii, insanlk tarihinin bu byk devrimini tersyz etmitir. Emevi iktidar bunu, vaktiyle slam ncesi Mekke'sinde ynetimi elinde bulunduran ticaret aristokrasisi yerine, Arap fatihlerinden oluan bir aristokrasi vcuda getirmek suretiyle baarabildi. Bu aristokrasinin yaratcs, bilindii gibi ilk Emevi halifesi veya hkmdar Muaviye bin Ebi Sfyan'dr. Mevli denilen gayri Arap Mslmanlar, ite bu Arap fatihler aristokrasisinin fethettii eski ehirlerinde yaamaya devam ediyor veya onlarn yeni kurduklar Kfe, Basra, Fustat gibi ordugh ehirlerin etrafna toplanyorlard. Bu suretle buralarda her trl faaliyetin kaynan oluturacak demografik bir potansiyel meydana getiriyorlard.48 Geimlerini, grevleriyalnzca savamak olan bu fatih snfn eitli ihtiyalarm karlayarak, onlara belirli hizmetler gtrerek temin ediyorlard. lk brokratlar ve ktipler Mevli olduu gibi, ticari faaliyetler de denebilir ki onlarn inhisarn-dayd. Saylar giderek artan, dolaysyla geni tabanl sosyal bir g oluturan bu insanlar, zamanla Arapa konumay ve yazmay da rendiler. Emevi iktidar evrelerinin ve ballarnn, Arap kkeninden gelmeyen, ama Mslmanl kabul etmi olan bu insanlara kar, slam'n eitlik ilkelerini uygulayacak yerde ikinci snf insan muamelesi gsterdikleri, hatta kendilerinden cizye alnmaya devam edildii ok iyi bilinir. Ssni dneminde dihkanlarn elinde ezilen ranl kyller, Mslman olup Emevi iktidarnn hkimiyetinde yaamaya baladktan sonra da yine dihkanlar-dan kurtulamadlar, nk Emevi iktidar, iktisadi ve siyasi menfaat endieleriyle dihkanlarn yannda yer almay tercih etti. Dihkanlar Emevi iktidarna dedikleri vergileri halkn srtndan kardlar. te, slam tarihinde ubiyye denilen byk siyasal, toplumsal ve kltrel tepki hareketi bu gibi sebepler yznden ba gstermiti. slam tarihi uzmanlarnca olduka iyi analiz edilen ubiyye hareketinin gitgide olgunlaarak, zellikle son zamanlarnda Emevi hkimiyetinin sonunu getirecek dzeye ulat iyice grnr hale gelmiti. Aslnda Emevi hkmdarlarnn kendileri de bu gerein ok iyi farkndaydlar. te, zendeka ve ilhad hareketleri hi phe yok ki ubiyye hareketiyle ok yakndan ilgiliydi ve bu hareketlerin toplumsal tabann da, belirtilen sebeplerle Mevli tabakas oluturuyordu.49 Bu hareketlerin Emeviler'in son zamanlarna rastlam olmasnn sebebi de budur.50 Yine bunun iindir ki, ilk zendeka hareketleri, bir yandan entelektel evrelerde teolo-jik, felsefi ve edebi grnmler kazanrken, te yandan

da toplumsal hareketler olarak belirdi. Bu hareketler zellikle Mevli arasndaki eski Ma-ni'ci, Bardesan'c ve Marcion'cu evrelerden kaynaklanyordu.51 Bu bakmdan her ikisinin de, ilk nce eski ran kltrnn hkim olduu evrelerde olgunlap su yzne kmas bir tesadf deildir, nk hem eski ve byk bir kltrn iinden geliyor olmalar, hem de nfus bakmndan teki zmrelerden daha kalabalk bir kitleyi temsil etmeleri itibariyle Fars kkenlilerin Mevli tabakas iinde en nemli pay igal ettiklerini sylemek gerekir. Onlarn fikir referanslar, ister istemez eski kltrlerinin ve dinlerinin rnyd. Onlar ihtiya halinde tabii bir ynelile ran kltr eserlerine bavuruyorlar, dolaysyla dnce biimleri antik Ssni klt-rnce ve dinlerice oluturuluyordu. Bundan kanmak mmkn deildi. Nitekim Hamilton Gibb'in ok yerinde ifadesiyle, "Amalar slam mpa-ratorluu'nu yok etmek deil, fakat slam kltrn antik Ssni kltrnn deer hkmlerine gre yeniden biimlendirmekti. Zira bu onlarn gznde en yksek deerleri temsil ediyordu."52 te, zendeka hareketleri, esasen, zellikleri itibariyle zaten sosyal tepki nitelii tayan Mazdekizm ve Maniheizm gibi dinlere mensup olduklar halde grnrde Mslmanlam bu Fars kkenli Mevli kesiminin yeni dine ve onun temsilcilerine kar dolayl yoldan yrttkleri gizli ve srekli bir mcadele olarak, yahut, Mevli tabakas iindeki eski inanlarna bal kesim ile hkim Arap ynetici snf arasndaki, inan grnml, ama temelde sosyal olan kavga olarak alglanabilir. Baka bir deyile, zendeka hareketleri, sanki slam topraklarnn ve Arap hkimiyetinin tam ortasnda bir kltrel var olma savadr. Belki bu sebepledir ki, bu olaylarn bir ksm nce kitlesel hareketler eklinde belirdi. Bu kitlesel hareketler ya slami bir grnm altnda eski inanlara dayal yeni teolojik yaplanmalar, veya yine bunlara dayal dorudan toplumsal bakaldrlar halinde ortaya kt. Bunlara paralel olarak da entelektel zendeka hareketleri, yksek tabakaya mensup evrelerde eitli nitelikte (teolojik, felsefi, hatta edebi) akmlar eklinde grld. Giderek slami inan ve hayat tarzn dlayan felsefi boyutlu inanszlk biimlerini de iine ald zamanlar oldu. Hatta, yukarda da ksaca iaret olunduu zere, hibir teolojik ve felsefi temelden kaynaklanmayan, yalnzca sefihane bir hayat tarzn srdrme abasnn yol at basit inanszlklara kadar geniledi. te, bu farkl nitelikler sebebiyle, zendeka ve ilhad hareketlerinin tarihesini incelerken, bataki siyasal otoritenin veya hanedann adna ve kronolojik sraya gre, yahut bu hareketlerin liderlerinin hayat hikyelerinin kronolojik sralanmasndan oluan bir tarih yaklam yerine, biz burada, meseleyi daha iyi kavramaya yardmc olmak bakmndan bu hareketlerin sosyal tabanlarn ve meslek gruplarn vurgulayan bir yaklam denemek istiyoruz. B) Kitlesel Zendeka Hareketleri Balktaki ifadeden maksat, genellikle Fars kkenli olup belirli bir ahsiyet tarafndan balatlp gelitirilmekle beraber, arkasna bir zmreyi veya evreyi alarak Emevi ve Abbasi hilafet merkezine ve dzenine kar aktif muhalefeti simgeleyen hareketlerdir. Bu hareketlerin Fars kkenli olmas, bir bakma, slami literatrde zendeka teriminin balangta neden eski ran dinleriyle (zellikle de Maniheizm ile) alakal grldn aklar. Bu tr hareketlerin bir ksm siyasal iktidarn bizzat kendisini deil ,ama temsil ettii ideolojiyi protesto nitelii, bir ksm da dorudan siyasi dzeni hedef alan ihtilalci nitelik tamaktadr. Bu toplumsal hareketlerin hem Emevi, hem Abbasi dneminde eski ran gelenek ve inanlarnn hl gl bir ekilde korunabildii Irak ve Horasan gibi blgelerde gelime imknn bulabilmesi, hi de artc deildir. Burada dikkat edilip gzden karlmamas gereken husus, Horasan'n daha ziyade ihtilalci hareketlerin, Irak'n ise entelektel dnce akmlarnn beii olmasdr. Nitekim H. A. R. Gibb de, daha

tahsilli yksek snflarda grlen pheci serbest dnce eilimlerinin kkenini, hakl olarak, slam hkimiyetine ramen eski Pers-Arami kltrn hl geni lde muhafaza eden Irak'a balar.53 1. Mezhepi Kitlesel Zendeka Bu hareketlerin en iyi bilineni, Emevi halifesi Velid b. Abdlmelik (705-715) zamannda balayp Abbasi halifesi Me'mun (813-833) devrine kadar sren ve tamamiyle Mani'nin retisine dayanan harekettir. Bu hareketin ana merkezi, eski Ssni mparatorluu'nun bakenti Ktesifon (Medyin) idi. Burada yerlemi hareket mensuplarndan Zd Hrmz (veya Zdhrmzd), Mani'nin halifesi olduu iddiasyla ortaya km, cemaate yeni bir biim vermeye almt. Mevcut bilgilere baklrsa, eski bir Maniheist aileden gelen Zd Hrmz'n esasnda slami bir grn altnda Maniheizm'i yeniden ihya etmek amacyla faaliyete giritii anlalyor. Kendisinin yksek brokrasi evrelerinde zengin destekileri vard, ki nl Emevi valisi Haccac b. Yusuf un ktiplerinden biri de bunlar arasndayd.54 Zd Hrmz'n lmnden sonra hareketin bana geen Mikls, yeni yorumlaryla hareketi ikiye bld. Abbasi halifesi el-Mansr zamannda (754-775) Eb Hill edDeyhri adl biri, bu ayrla mdahale ederek ortadan kaldrmaya alt. Ayn devirde Bzrcmihr adl bir bakas yeni fikirlerle ortaya kp hareketi Miklsler ve Mihrler olmak zere tekrar ikiye bld. Halife Me'mun ve El-Mu'tasm zamanna (833-842) kadar sren bu i mcadeleler, yine ran asll Yezdanbaht ile daha ileri bir merhaleye ulat. Yezdanbaht yakalanp bizzat Halife Me'mun tarafndan slam'a davet olunmusa da, b'n-Nedim'e gre, becerikli bir konumac olan Yezdanbaht bu daveti nezaketle geri evirmi, bunun zerine hapsedilmiti.55 Bu harekete, ad geenlerden baka, Eb Yahya, bn Mkellis, _2fl Eb Ali Said, Eb Said Rec, Nasr b. Hrmz es-Semerkandi ve Ebu'l-Hasan ed-Dmaki gibi daha pek ok kiinin katld biliniyor.56 Grne baklrsa, Zd Hrmz'n balatt bu zendeka hareketi, slam teolojisine Maniheist bir karakter kazandrma abasn temsil etmektedir. Bu sebeple buna teolojik bir hareket denebilir. Hatta hareketin, aralarnda Semerkand ve Dmak [am] gibi, birbirinden epeyce uzakta iki nemli merkezin de yer ald byk ehirlerde taraftar bularak bir eit mezhep niteliine brnd dahi dnlebilir. in ilgin yan, bu hareketin daha balangtan itibaren, nce Emevi hilafet merkezi Dmak'ta, sonra da Badat'taki Abbasi hilafet saraynda bulunan nemli kiiler, zellikle ktipler tarafndan gizlice desteklenmi olmasdr. Nitekim srayla hareketin bana geenler de bu brokrat evrelerle yaknlk kurmaktan ekinmemilerdir.57 2. htilalci Kitlesel Zendeka (syanlar) Bu trden zendeka hareketlerine Emeviler'in son birka ylndan itibaren rastlanr. Bunlarn hemen tamamna yaknnn, Abbasi hilafetinin ilk yz ylna yayld dikkati eker. Eb Mslim-i Horasni'nin Abbasi ihtilalini balatt yllardan biraz nce ilk ihtilal hareketi ba gstermitir. Bu hareket, Abbasiler adna hareket eden Eb Mslim'inkinden tamamiyle bamsz, Bihferd adl eski bir Zerdtnin kendi adna giritii bir ihtilal hareketidir. Aslen Niapur'lu olan Bihferid, bir ara in'e de gidip yedi yl kaldktan sonra memleketine dnm, deiik yerleri dolaarak Zev-zen'de Zerdt adna bir hareket balatmtr. Bihferid peygamber hviyetiyle propaganda yapyor, kendine gizlice vahiy geldiini iddia ediyordu. zellikle kylleri inandrm, rivayete gre cennet vaat ederek kalabalk bir taraftar kitlesi toplamay baarmt. Hatta slam kaynaklar, kendisinin Zerdtliin dini pratiklerinden faydalanarak bir de Zemzeme adnda "kutsal" kitap yazdn ileri srerler.58 ranl Eb Mslim-i Horasni'nin Abbasi hanedan hesabna giritii ve Ssni kltrnn oca Horasan'da balatt byk, ihtilal hareketiyle, 750 ylnda Emevi

Imparatorluu'nu devirmede oynad mhim rol ok iyi bilinir. Buna ramen Abbasiler'i, yerlerini salamlatrr salamlatr-maz, kendilerine hilafeti adeta hediye eden bu byk yardmclarn siyasi endielerle ilk frsatta ortadan kaldrdklar grlr. Eb Mslim'in 755'te katli, gen Abbasi hilafetine pahalya patlayacaktr. nk Eb Mslim'in idam, aada grlecei zere, deiik aralklarla yaklak yz yldan fazla bir mddet srecek bir dizi ihtilal hareketinin dmesine basmtr. Aslnda bu ihtilalci hareketlerin kendilerinden ok, bunlarn nasl bir zemin zerinde olutuu, hangi toplum kesimlerinden kaynakland meselesi belki daha nemli olmaldr. Kaynaklarda, uzmanlarn bu konuda sosyolojik baz tahliller gelitirmelerine yarayacak bilgiler pek yok. Bununla beraber, bu hareketlerin hemen tamamna yakn bir ksmnn, ran kkenli ve slam' henz yakn bir gemite kabul eden, bu sebeple de ok tabii olarak slam ncesi inanlarn hl kuvvetle korumakta olan eski Mazdek, Zerdt ve Maniheist evrelerden kaynakland grlr. Milel ve nihai edebiyat kaynaklarnn deiik isimler altnda ve farkl kesimlerden bahsediyormu gibi verdikleri bilgiler bunu gsteriyor.59 Eb Mslim'in lmnden sonraki ihtilal hareketlerinin ilki, 755-756'te Niapur'da ortaya kan Sindbad isyanyd. Hareket geni lde eski Mazdeklerin desteini kazand. Hareketin ba Sindbad da eski bir Mazdek olup bir gvercin klna girerek ge kan Eb Mslim'in ruhunun, intikam iin tekrar gelecei inancn yayyordu.60 syan bastrld, Sindbad idam edildi.61 Aa yukar ayn yllarda bir baka Eb Mslim taraftar, bu defa M-vernehir'de eskiden Zerdt olan halk yanna alarak ayakland. Aslen ranl olmasna ramen, daha ok buradaki Trkler arasnda faaliyet ve propagandada bulunduu iin Trk shak diye tannan bu zat da, Eb Mslim'in Zerdt tarafndan yollanan ilahi bir ahsiyet olduunu, lmediini, ayn ekilde bir gn geri geleceini sylyordu.62 75 8'de yine Eb Mslim yandalar arasnda yepyeni bir hareket ortaya kt. Bu hareketin mensuplar, bizzat Halife Mansur'u ilah olarak takdis ettiklerini ileri srerek ortaya atldlar. Bu durum karsnda aalayan halife, bunun kendi iktidarna kar bir siyasi komplo olduu dncesiyle hareketi bastrmaya alt. Hareket, birka yz kiinin tutuklanmas ve elebalarn idamyla sonuland. Klasik vekayinamelerde Rvendyye diye anlan bu hareket, esas olarak yine eski Zerdt, Maiheist ve Mazdek evrelerden kaynaklanyordu.63 Bir sre sonra, 766'da Horasan'da yine bir eski Zerdt olan std- Sis, kendini peygamber ilan ederek ayakland. Yukardakilerle aa yukar benzer inanlar yayan bu zat, tam iki yl hilafet ordularna kar kendini savundu, fakat sonuta lmden kurtulamad.64 770 (veya 773, yahut 777) ylnda, yine Eb Mslim adna ncekilerden daha geni kapsaml ve uzun sreli yeni bir ihtilal hareketi patlad. Halife el-Mehdi zamanna rastlayan bu hareketi, rivayete gre, irkinliini saklamak veya taraftarlarnda esrarengizlik izlenimi uyandrmak amacyla yzn altn bir maske ile rtt iin elMukanna' diye bilinen Hakim isminde bir ranl ynetiyordu. ddiasna gre, Allah srasyla btn byk peygamberlerin vcudunda grnm, onlardan Eb Mslim'e, ondan da kendisine gemiti. Klasik Arap vekayinameleri ve milel ve nihai kitaplar, bu ekilde bir ulhiyyet (tanrlk) iddiasyla ortaya atlan el-Mu-kanna'n, tamamiyle Mazdek fikirleri yayarak slam'n yasaklad her eyi kendi yandalarna helal kldn, ibadetleri kaldrdn ileri srerler. Tam anlamyla eitliki bir doktrin ortaya atm olmas, Buhara, Semer-kand ve havalisinden, Halalar gibi bir bsm Trk boylar da dahil, pek ok halk etrafna toplamasna yardmc olmutu. Halife el-Mehdi 783'e kadar bu zatla mcadele etmek zorunda kalm, sonunda onu snd kalesinde kstrmt. Ancak sonunun geldiini gren el-Mukanna', kale iinde bakr

eritilmek zere kullanlan bir firna gizlice atlayarak intihar etmi, kimse izini bulamamt. Taraftarlar onun ge ekildiine inandlar.65 Beyaz elbise giydikleri iin kaynaklarda el-Mbeyyza (Beyazllar) veya bizzat hareketin liderinin lakabyla elMukannaiyye diye anlan hareket, el-Mukanna'n lmnden sonra da yllarca devam etmi ve milel ve nihai kitaplarnda da bu isimlerle yer almtr.66 El-Mukanna'nkine benzer bu tr ihtilalci zendek hareketlerinin en uzun srelisi ve en nls, 816 ylnda Halife Me'mun devrinde Azerbaycan'da patlak veren, elMu'tasm zamannda 838 ylna kadar tam yirmi iki sene sren mehur Bbek elHrremi'nin isyandr.67 Hemen hemen btn belli bal klasik vekayinamelerde Bbek'in ihtilal hareketi hakknda teki hareketlerden ok daha fazla bilgi verilmi olmas sayesinde, Bbek'in kiilii ve hareketin mahiyeti konusunda biraz daha salam fikir edinebilmek mmkn olmaktadr. Yine Eb Mslim adna giriilen bu ihtilalin ideolojisi, onun lmedii, Allah'n en son vahyinin Hz. Muhammed'den sonra ona geldii ve bunun Kyamet'e kadar srecei iddiasndan ibaretti. Bbek, Eb Mslim adna hareket ettiini savunuyor ve etrafna yalnz ranllar' deil Trk-ler'i de topluyordu. Taraftarlar el-Mukanna'nkinin aksine krmz elbiseler giydiklerinden, hareket el-Muhammire (Krmzllar) diye anlmaktayd. Hi phesiz slam'n emir ve yasaklarnn dikkate alnmay, benzer her harekette olduu gibi, toplananlarn saysnn artmasna vesile oluyordu. Nitekim Abbasi iktidar defalarca Bbek'in zerine kuvvet sevk etmesine ramen yaklak yirmi iki yl bojnca ona hibir ey yapamad. Bbek ancak hileyle yakalanp Samarr'ya getirilebildi ve korkun bir ikenceyle 841 ylnda ldrld.68 Abdlkahir el-Badadi, Bbek'in taraftarlarnn grnte mescitlerinin bulunduunu, buralarda namaz kldklarn, ocuklarna Kur'an- Kerim rettiklerini, oru tuttuklarn, ama gerekte bunlar gsteri iin yaptklarn ileri srer.69Bu hareketlerin sonuncusu olarak, Bbek hareketiyle ayn dnemde vukua gelen, Mazyar b. Karin adl bir ranlnn 840'ta Taberistan'da balatt ihtilali zikretmek gerekir. Bbek'le ayn inanlara sahip olduu iin vekayinamelerin ve milel ve nihai kitaplarnn Muhammire hareketi iinde mtalaa ettikleri bu isyan da ayn evrelerden kaynaklanyordu. Halife el-Mu'tasm'n kuvvetleri yaklak bir yl kadar da bu hareketin peinde kotu. Sonunda yakalanan Mazyar, lnceye kadar dvld. Cesedi B-bek'inkinin yanna asld.70 Bu hareketlerin toplu bir deerlendirmesi yapld zaman,71 baz nemli gstergelerin ortaya kt mahede olunur. Bir defa, bu hareketler, hemen tamamiyle, grnte Mslmanl kabul etmi eski Zerdt, Maniheist ve Mazdek evrelerde mayalanmakta, bu yzden de geni lde etkilerini tadklar bu inanlar slam'la badatrma abas iinde grnmektedirler. Yaydklar ileri srlen, en azndan slam kaynaklarnn kendilerine izafe ettikleri doktrinler bunu aka gsteriyor. Bir baka nokta, hemen hemen btn ihtilal hareketlerinin ideolojilerinin Eb Mslim'in ahsiyeti etrafnda olutuu, arlk noktasn onun karizmatik yar ilahi ahsiyetinin tekil ettiidir. Onun lmedii ve gnn birinde intikamn almak zere geri dnecei, propagandann ana motifidir. Eski Mezopotamya mitolojik inanlaryla byk bir benzerlii bulunan bu mehdici (mesiyanik) telakki ile,72 daha sonra Ortadou'da, Anadolu sahas da dahil, benzeri pek ok dini-sosyal harekette deimez bir e olarak daima karlaldn unutmamak icap eder. Ayrca, ihtilalci zende-ka hareketleri birer dini ideolojiyle ortaya kmalarna ramen, hilafet merkezinin otoritesini ortadan kaldrmaya yneliktirler. Demek ki, esas olarak iktidar ele geirmek gibi bir siyasal amala yola kmlardr. C) Entelektel Zendeka

Bu kategoriye dahil edilebilecek hareketlerin byk ounluu, Halife el-Mansur ve el-Mehdi zamannda balayp el-Hdi, Harun er-Reid, el-Me'mun ve el-Mu'tasm zamanna (yaklak 760'lardan 900'lere) kadar yz elli yllk bir dnem iinde younlaan olaylardan meydana gelir. Daha sonra ise, bu kadar youn olmamakla birlikte, daha ok felsefi nitelikli hareketler (ilhad hareketleri) arlk kazanacaktr. Entelektel zendeka hareketleri, birincilerin aksine, tarada oluan ve siyasi otoriteye ynelik byk kitlesel hareketler olmayp, daha ok, hilafet merkezinde veya byk ehirlerde oturan tahsilli ve yksek tabakann muhtelif kesimlerine mensup belirli kii ve evrelerden kaynaklanan hareketlerdir. u veya bu sebeple mevcut ideolojiyi paylamayan veya dinden tamamiyle bamsz serbest bir dnce tarz benimseyen kii ve evreleri bu grubun iinde dnmek gerekir. stelik ou, aada grlecei zere, ulhiyyet kavramn reddetmeyen, fakat baka konularda eski inanlarndan kaynaklanan farkl fikirler ileri sren kiilerin meydana getirdikleri hareketlerdir. Dolaysyla bunlar gerek anlamda bir ilhad hareketi olarak deerlendirmek yanl olur. Bu hareketlerin iinde bulunan kiilerin kkeni byk ounlukla gayri Arap'tr (Mevli); kimi air ve edip, kimi yksek brokrat, kimi kelma veya ulemadan, kimi de dnce adamdr. Aada grlecei gibi, bazen bu niteliklerin birkan birden tayanlar vardr. Bu kiilerin ou birbirini yakndan tanr, birbirleriyle temas halindedirler. Baka bir deyile, bulunduklar ehirlerin entelektel tabakasn oluturan baz gruplarn yesidirler.73 Muhtelif sosyoekonomik ve sosyokltrel evrelerden gelen ve deiik mesleklere mensup bu entelektellerin, Mevli kkenli kiiler olarak Abbasi iktidarna kar tavrlarnn, onun temsil ettii slam anlayna da kar da olduunu burada gzden karmamak icap ediyor. Erken Abbasi dneminin melliflerinden Ebu'l-Mehsin'in verdii bir liste, bu entelektellerin kendi aralarnda tekilatlanm, hatta bir de cemiyet kurmu olduklarn gsteriyor. Kompozisyon itibariyle ok ilgin bir tabloyu yanstmas ve bu entelektel zendeka hareketinin mahiyetini anlamamza yardmc olmas bakmndan, Basra'da bulunan bu "inanszlar" cemiyetinin yelerini ve kimliklerini gsteren listeyi Vajda'dan naklen kaydediyoruz:74 Halil b. Ahmed Kelma Snni Seyyid Muhammed en-Nmeyri air Rfiz Salih b. Abdu'l-Kudds Kelma, air Dalist Sfyan b. Mci > Sufri Bear b. Burd air > Hammad Acred air Yahudi bn Nezir Kelma Hristiyan mer > Mazdek Bu kiiler belirli zamanlarda toplanyor, kendi aralarnda fikirlerini tartyor ve air meslektalarnn slam' eletiren iirlerini dinliyorlard. Cemiyetin yeleri ok eitli etnik ve dini kkeni, meslei ve eilimi temsil etmesi bakmndan da dikkatle incelemeye deerdir. Herhalde baka ehirlerde de buna benzer baz gizli "zndk" cemiyetlerinin bulunduu tahmin edilebilir. te bu listenin de gsterdii gibi, entelektel zendeka hareketlerini, bu hareketleri temsil edenlerin meslek gruplarnn veya entelektel ura alanlarnn niteliine gre incelemek doru olacaktr. nk byle bir tasnif bize bu gruplarn toplumun hangi sosyoekonomik ve sosyokltrel kesiminden geldiklerini, fikirlerinin ne gibi etkiler altnda ve hangi evrelerde olutuunu daha iyi tanma frsatn sunacaktr. Ancak burada unu da unutmamak gerekir: Bu ahsiyetlerden herhangi birinin bu gruplarn herhangi birinde ele alnm olmas, onun teki gruplarla ortak yan veya balants olmad anlamn tamaz. Mesela aada grlecei gibi, bn'1-Mukaffa' ve

Hammad Acred gibi, edebi zendeka grubunda ele alnanlarn bir ksm, meslek itibariyle brokrasiden gelmekle beraber, o grubun iinde mtalaa edilmemilerdir, nk hretlerini brokrat olarak deil, air veya edip olarak yapmlardr. te yandan, edebi zendeka grubu iinde mtalaa edilenlerin bir ksm, felsefeye eilimlidir ve iirlerinde bu tr konular da ilemilerdir. Mesela Ebu'1-Al el-Ma'arri byledir. Salih b. Abdu'l-Kudds aslnda air de olduu halde Kelm zendeka grubuna dahil edilmitir, nk asl eilimi teolojidir. Bu erevede bir tasnife gidildiinde ise balca u zendeka gruplarn tehis ve tespit etmek mmkndr: 1. Brokratik zendeka (devlet adamlar, yksek memurlar ve yaknlar arasndaki hareketler), 2. Edebi zendeka (air ve edipler arasndaki hareketler), 3. Kelmi (teolojik) ve fkhi zendeka (mtekellimler [teologlar]) ve fakihler [hukukular] arasndaki hareketler), 4. Felsefi zendeka (filozoflar, dnrler arasndaki hareketler), 5. Tasavvufi zendeka (mutasavvflar ve sfler arasndaki hareketler). Son iki grup, zendekann daha ileri bir safhas olduuna yukarda temas edilen ulhiyyet kavram etrafndaki tartmalara arlk veren ilhad hareketleri niteliini tar. 1. Brokratik Zendeka Yakndan incelendiinde, bu hareketlerin bir ksmn Maniheizm veya baka bir dinden gelen inanlarla irtibatlandrmak mmkndr; bir ksmn ise, hibir felsefi temeli olmayan basit bir inanszlk, slami buyruklar dikkate almamak, sefahate dknlk (libertinage) gibi sradan olaylar olmalar sebebiyle gerek anlamda zendeka diye adlandrmak pek doru saylmamaldr. Bununla beraber bunlar da zamann siyasal iktidarlar tarafndan zendeka olarak deerlendirilmitir. kinci tr olaylarn Emevi devrinin son zamanlarnda ska grldn, hatta bata baz Emevi halifelerinin kendileri olmak zere saraydaki veya saraya yakn baz evrelerin bu konumda olduunu syleyebiliriz. Kaynaklar bu dnemin tannm zndklar arasnda Emevi halifesi II. Velid b. II. Yezid'i (743-744) zikrederler. Eb'l-Ferec sfahni'nin (. 967) Kitab'l-EgAni isimli nl eserinde, Velid'in daha kk yata m-rebbisi Abd's-Samed tarafndan "zndkla" altrld, ikiye dkn olup veliaht iken Kabe'ye bile iki gtrd, sefahat lemlerini halife olduktan sonra da terk etmedii, dini emirleri hafife ald ve bunun herkese bilindii ileri srlr.75 Hatta Eb Said el-Himyeri'nin (. 1178) naklettii bir pasajda yer alan manzum paralar, grne gre ayn zamanda kuvvetli bir air olan halife Velid'in, Kur'an- Kerim'e nazmen meydan okuduunu gsteriyor.76 Yine Kitab'l-EfjnPdeki bir pasaj, halife Velid'in Maniheist inanlar tadn ihsas ediyor.77 bn'l-Esir'in naklettii bir anekdot ise halife hakknda tamamen deiik eyler sylyor; Syti de Zehebi'den naklen, her ne kadar iki lemlerine dkn ve livataya (homoseksellik) eilimli olsa da, halife Velid'in zndk olmadn belirtiyor.78 bn'l-Esir'e gre Abbasi Halifesi el-Mehdi'nin huzurunda geen bir konumada, halife Velid'in zndklndan bahsedilmi, fakat halifeyi yakndan tanyanlardan biri, onun namaz konusunda ok titiz ve itinal olduunu duyduunu bildirerek itiraz etmi, bylece Halife el-Mehdi, Velid hakkndaki dncesini deitirmitir.79 Emevi dnemine ait byle en st derecede bir baka rnek de, son Emevi halifesi II. Mervan'n (744) ve olunun mrebbisi Ca'd b. Dir-hem'dir. Halife Hiam b. Abdlmelik zamannda "Kur'an- Kerim'in mahluk (yaratlm) olduu" fikrini ileri sren Ca'd, halife tarafndan derhal yakalattrlp idam edilmek zere Irak valisi Abdullah Halid el-Ku-seri'ye gnderilmitir. Vali halifeden habersiz olarak bu idam tehir etmi,

ama duruma vakf olan Hiam iin peini brakmayp Ca'd b. Dir-28 hem'in idamn salamtr. Bu olay kaydeden bn'n-Nedim ve ondan naklen bn'1-Esir, Ca'd b. Dirhem'in Halife Mervan' da kendi fikirlerine ektiine, bu sebeple onun Mervan elCa'di diye anldna iaret ederek, hem Halife Mervan'n, hem de Ca'd b. Dirhem'in zndk olduklarn belirtirler.80 Kaynaklar, Abbasiler'in ilk yzyllarnda da pek ok yksek brokratn ya bizzat kendilerinin veya ktiplerinin zendeka mensubu olduklarn kaydederler. Aslnda gerek nemli fikir ve bilim hareketlerinin youn olduu Badat'taki hilafet saraynda, gerekse taradaki nemli kltr merkezlerinde brokrasinin st kademelerinde grev yapanlarn pek ounun Fars kkenli olup uzun zamandan beri bu grevleri aile iinde srdrdkleri gz nne alnrsa, zendekann brokraside bu kadar yaygn olmas hide artc deildir. Bu eilimin, Emevi halifesi Abdimelik b. Mervan dneminden itibaren yava yava brokraside yer alan Arap asll yksek brokratlar ve aileleri arasnda da yayld grlyor. Et-Taberi, el-Mes'di, Cahiyri, bn Hallikn vb kaynaklar dikkatle taram olan Abdulhseyin b. Kb ve G. Vajda, bu konuda arpc rnekler sunarlar. Mesela 783'te Halife el-Mehdi zamannda Davud b. Ruh, smail b. Sleyman, Muhammed b. Ebi Eyyub ve Muhammed b. Tayfur adndaki brokratlar zendeka ithamyla tutuklanmlar, fakat cezay gerektirecek bir durum olmadnn anlalmas zerine serbest braklmlard. Bunlardan Davud b. Ruh bir vezir oluydu. Bir baka vezirin, Eb Ubeydillah'n olu ve Halife el-Mehdi'nin ktibi Muhammed de byle bir duruma dm, rivayete gre suunu kabul ederek idam olunmutu.81 Bir yl sonra, vaktiyle Halife el-Mansur'un ktipliini yapm Yezid b. Feyz zendeka suuyla tutuklanp hapsedilmise de kamay baarmt. 787'de Halife el-Hdi zamannda vezir Yaktin'in olu Ali ve vezirin ktibi Yezdan b. Bzn da ayn sutan hapse atlmlar, idamdan kurtulamamlard.82 Bunlardan baka, sa b. Musa'nn ktibi Yunus b. Ebi Firve de zndklk suuyla itham edilmi ve cezalandrlmt.83 ok daha arpc olan, Halife el-Mehdi zamannda srdrlen zndk av sonunda bizzat Abbasi hanedannn baz yelerinin de sk sk zendeka sulamasyla halifenin karsna kartlm olmalardr. Mesela Davud b. Ali'nin bir oluyla Yakub b. el-Fadl diye birini et-Taberi kaydediyor. Birincisi hapiste lm, ikincisiyse El-Hdi zamannda hcresinde gizlice bodurulmutur.84 Maniheist inanlarla ilgili birka rnein dnda, yneltilen sulamalarn "Kur'an- Kerim'i iyi okuyamamak", "ibadette ihmalkr davranmak", "iki imek" vb bugn iin ok basit gelen iddialardan ibaret olmas, ister istemez meselenin altnda halifeye kar herhangi bir hareketten korkulmas gibi siyasi mlahazalarn bulunduu fikrini uyandryor ve dnemin nitelii hakknda bir fikir veriyor. Kaynaklarda bu tr rneklerin okluu epeyce dikkati ekiyor. Harun er-Reid'in uzun zaman vezirliini yapm ran kkenli nl Bermekler slalesinin de, bizzat halife tarafndan hazrlanm byle bir komploya kurban gittiini hatrlatalm. Binbir Gece Masallar'na kadar yansm buolay85 son derece ilgintir. Kazandklar g sayesinde iktidar fiilen ellerinde tutarak halifeyi neredeyse ikinci plana itecek kadar byk bir nfuz sahibi olan emektar Bermekler, sonunda onun hmndan kurtulamamlar, zendeka itham gibi kar konulmas ve kurtulunmas imknsz bir silaha yenik derek 803'te topluca bertaraf edilmilerdi. Yahya b. Halid b. Bermek hapiste lm, olu Cafer idam edilmi, kardei el-Fazl ise sefalet iinde hayatn tamamlamt. bn'n-Nedim, ailenin iinde bir tek Yahya'nn kardei Muhammed'in zndk olmadn kaydeder.86 Bu dramatik olayda, Emevi slalesine mensup el-Fazl b. Rebi'in rol olduu, Bermekler'e kin besleyen bu adamn sahte bir mektupla onlarn smail-ler ile gizli temaslar bulunduuna halifeyi ikna ettii sylenir.87

Zendeka ithamna bu sahte mektubun mesnet oluturduu, Harun er-Reid'in de muhtemelen (belki iin esasna vakf olmasna ramen) bu itham kulland veya oyunu bizzat kendisinin sahneye koyduu tahmin edilebilir. 2. Edebi Zendeka Abbasiler'in ilk dnemlerinde Badat, Basra, Dmak ve benzeri byk ehirlerde yaayan edip ve airler arasnda olduka geni bir zendeka hareketinin varl ok dikkat ekicidir. Bu edip ve airlerin de nemli bir ksm esasen eitli brokratik mevkileri igal eden kimseler olmakla beraber, daha nce de belirtildii zere, asl hretlerini brokrat olarak deil, edip ve air olarak yaptklar ve zendeka ithamna eserleri ve iirleri sebebiyle maruz kaldklar iin, onlar bu balk altnda incelemek daha doru olacaktr.88 Birok edip ve airin zendeka ithamna maruz kalmas, birka istisnann dnda, sefahat iinde yaamalarnn o devre gre ok tabii bir sonucuydu.89 araba, iki meclislerine, kadna, yiyip imeye, ksaca dnyevizevklere dzdkleri methiyeler, zellikle bu vesileyle Emevi dnemindeki zevk ve elence hayatna duyduklar zlem, onlar dolayl olarak sanki Abbasi iktidarna karym gibi tehlikeli bir siyasi konuma dryordu. Bununla beraber, Bear b. Burd gibi, dalist bir teolojiye dayanarak slam'a eletiriler ynelten rasyonalist edipler de vard. Eski bir Zerdt veya Maniheist aileden gelen ve ksaca bn'l-Mukaffa' diye tannan Abdullah b. el-Mukaffa', Halife el-Mansur'un amcas sa b. Ali'nin yannda ktip olarak brokrasi mesleine intisap etmi, ama asl hretini bir edip olarak youn telifat ve pehlevi dilinden yapt evirileriyle kazanmtr. Hayat Basra, Kfe ve Badat gibi byk ehirlerdeki entelektel evrelerde gemi, bu sayede Bear b. Burd, Hammad Acred ve Muti b. yas gibi tpk kendi gibi sonradan zendeka ile itham edilmi ve yarglanm nl edip ve airlerle yakn temas kurmutur. Sonunda, halife el-Mansur zamannda, 762'de, zendeka suundan mahkm edilerek amansz hasm Sfyan b. Muaviye b. Yezid b. Mhelleb'in eline teslim edilmi, rivayete gre ar ikence altnda hayatna son verilmitir.90 ok veld bir mellif olan bn'l-Mukaffa', slam dnyasndaki asl nn Hind hayvan masallar koleksiyonu olan Panpatntra ve Tant-rakhyyka''nn, Ssni hkmdar Enirevan zamannda meydana getirilmi Pehlevice nshasndan Arapaya evirdii mehur Kelile ve Dimne ile yapmtr.91 Ayrca, orijinalleri kaybolmakla beraber paralar baka eserlerde aktarld iin bize intikal edebilen baz kitaplarndan baka92 nshalar hl muhtelif ktphanelerde bulunan eserleri de vardr.93 Bunlarnou, kendisini ok iyi tanyan ada bn'n-Nedim'in bildirdiine gre, Maniheist ve Mazdekistlerce yaplan ok baarl evirilerdir, nk bn'lMukaffa' her iki dili de ok iyi bilir.94 Bu eviriler, Enirevan gibi baz Ssni hkmdarlarnn hayatn, eski ran inan ve kltrlerini, Maniheist ve Mazdeist kozmogoni ve kozmolojiyi, siyaset anlaylarn, Ssni det ve geleneklerini sistemli bir biimde yanstan eserlerdir.95 Bu eserler, otuz alt yanda hayatna son verilen gen biri iin epeyce bir yekn oluturur. Bu durum bu gen ve enerjik edibin, mensubu bulunmakla iftihar ettii gl eski kltr, yeni intisap ettii Mslman kimlii iinde hi saknca grmeden srdrme abasnn tipik bir rnei olmas itibariyle, benzerlerinin ruh haletini anlamada bize yardmc olabilir. bn'l-Mukaffa'n eserlerinden yola karak onun zndk olduuna dair kesin bir kanaate ulamak, daha dorusu onu Mslman kabul etmemek bir hayli zor grnyor. Nitekim Eb Avz, bn'l-Mukaffa'n evirdii kitaplarn fikriyatn paylat gibi bir sonuca ulamann kesinlikle doru olmayacan, dolaysyla onu samimi bir Mslman olmamakla sulamann anlamsz olduunu dnr.96 bn'l-MukafFa'n gerek anlamda bir zndk olduunu ispat etmek iin Salih b. Abdi'l-Kudds, Abdullah

b. Ubeydillah, Abdullah b. Davud gibi meslektalaryla birlikte Kur'an- Kerim'e nazire yazmaya giritiklerine dair bir olay nakledilmise de97 bugne kadar bunun doruluu ispatlanamamtr. Ayrca, iinde Kur'an- Kerim'e ve Hz. Muhammed'e eletiri yneltip meydan okuduu ileri srlen bir eserinden sz edilmitir. Asl bugne kadar ortaya kmayan bu eserden paralarn, Zeydiye imamlarndan Tercmnddin Kasm b. brahim el-Hasani (. 860) tarafndan esere yazlan Kitb'r-Redd 'ale'z-Zindik'l-La'in bni'l-Mukaffa' isimli bir reddiyenin iinde bulunduu sylenir.98 Gabrieli bu paralarn otantik olup olmadn tarttktan sonra, pek de gvenilir olmadklar, dolaysyla bn'l-Mukaffa'ya aidiyetinin pheli olduu sonucuna varmakta, eseri yaymlayan M. Gu-idi'nin de onun bir zndk olduu dncesini paylamadn sylemektedir. O, bu veld edibin eserlerinin Ssni kltrn gerekten gl bir ekilde yanstt, zellikle Kelile ve Dimne'nin eski Hind ve ran siyasi kltrn aktard kanaatini tamakta, bn'l-Mukaffa'n bu kltr slam toplumuna kazandrmakla da byk bir hizmet grdn vurgulamaktadr.99 D. Sourdel ise, zellikle Belzri ve Cahiyri'den naklen verdii metinlerin analizine dayanarak, bn'l-Mukaffa'n zndk olabileceini, ancak hayatn bu yzden deil, ihtiyatszlnn ve bir intikamn kurban olmas yznden kaybettii sonucuna varr.100 Dolaysyla, gerek F. Gabrieli'nin, gerekse Eb Avz'n ulatklar sonucu da dikkate alarak diyebiliriz ki, zendeka ithamyla birok insann lme yollanmasnda gerek anlamda bir inanszlktan ok, zamann iktidarnn siyasi mlahazalarnn rol oynadn dnmek gerekiyor. Edebi zendeka hareketleri erevesinde kendisinden bahsedilmesi gereken bir dier nemli ahsiyet de, bn'l-Mukaffa'n yakn dostlarndan air Bear b. Burd'dur. Baba tarafndan Fars, ana tarafndan Arap kkenli olup hayat boyunca Farsi olmakla vnen Bear b. Burd, P. K. Hitti'nin ifadesiyle, Badat ve Basra'da kklemi "eski iir tarznn geleneksel kalplarna kar kan bir asi"ydi.101 Doutan kr olmasna ramen iirdeki mthi kabiliyeti ve getirdii yeni slup, onu dier meslektalar arasnda sivriltmiti.102 Emevi devrinin sonlarnda yetimi, en olgun rnlerini Abbasiler'in ilk yzylnda vermiti. Tarihi bn Kesir, onun yetmi yllk mrnde iirin her trn byk bir baaryla sylediini, zamannda hibir airin onun seviyesine ulaamadn belirtir.103 iirlerinin bir ksm, bn Kuteybe'nin KitabyiVi ile, Eb'lFerec sfahni'nin Kitab'l-Efjnisi vastasyla bize ulamtr.104 778 (veya 783) tarihinde halife el-Mehdi'nin emriyle ldrlen Bear b. Burd'un zndkl da, baz iirlerindeki ilk bakta zendeka olarak yorumlanabilecek ak noktalara ramen, yine de sonuta bn'l-Mukaf-fa'nki gibi pheli grnmektedir. Nitekim inanlar konusunda kaynaklarda ok deiik fikirlerin ileri srld dikkati eker. Hz. Ali'ye dair iirlerindeki baz sert kanaatlerinden dolay, Kmiliyye koluna mensup bir Rafz olduu iddia olunduu gibi,105 Mani dinine mensupluundan, yalnzca gznn grdne inanan bir mlhid olduuna kadar pek ok sulamaya rastlanmaktadr. Mesela Chiz onun tenash (metempsycose) inancn kabul ettiini bildirir.106 Bunlara karlk Eb'l-Ferec sfahni ise, kendisini doutan kr yaratt iin Bear b. Burd'un her vesile ile Allah'a krettiini kaydeder.107 Yine ayn yazar, lmnden sonra evinde yaplan aratrmada, besmele ile balayan ve iinde Hz. Muhammed'e sayg dolu ifadeler bulunan yazl bir tomarn bulunduunu, bunu gren halife el-Mehdi'nin pimanlktan aladn bildiriyor.108 Bear b. Burd'u ok iyi incelemi bulunan G. Vajda, kaynaklarda hakknda ileri srlen bu elikili grleri eletirmektedir.109 Gerekten de btn bu mtalaalar bir yana, iirlerine bakldnda, son tahlilde dnyevi zevklere bu kadar dkn bir adamn ileri derecede bir zhd hayat tleyen Maniheizm'e mensup olmasn pheyle karlamak gerekir. Ama o gerek anlamda bir rasyonalist olarak

deerlendirilebilir. ldkten sonra dirilmeye, dolaysyla ahiret hayatna inanmyor grnmektedir. Hz. Adem'e secde etmedii iin eytan' hakl grmekte, be vakit namaza pek iltifat etmemektedir. Fakat dier yandan, kendisini kr yaratt iin de Allah'a krde bulunmaktadr. En azndan bu bile onun ateist olmadn gsterir. lmnden sonra evinde bulunan, yukarda bahsi geen tomar da bunu teyit etmektedir. Ancak, ateli bir ubiyeci olduuna hi phe yoktur. Kendisine kar taknlan kat tavrlarda, iirlerindeki tekel-lfsz syleyi kadar, biraz da insanlara tepeden bakan, onlar aptal yerine koyan bir tavrn ve onlardan kan pay olduu tahmin edilebilir. yle anlalyor ki Bear b. Burd, hakknda sylenenler ve iirleri dolaysyla zendeka ithamna hedef olmu, bu yzden de halife el-Mehdi tarafndan tevkif ettirilmi ve kamlanarak hayatna son verilmitir.110 Bear b. Burd gibi zendeka ile itham olunmu nl airlerden biri de, kendisinin amansz rakibi olup ksaca Hammad Acred diye tannan Arap asll Kfeli Eb Amr Hammad b. Yahya Acred'dir. Dier meslektalar gibi brokrasinin iinden gelen Hammad'n, bir ara Musul'da Yahya b. Muhammed'in, daha sonra Bahreyn'de Ukbe b. Selem'in ktiplii grevlerinde bulunmu olduu grlr.111 Harun er-Reid tarafndan olu el-Emin'in mrebbilii iin grevlendirilmek istenmise de, zndk olduuna dair rivayetler yznden bundan vazgeildii ileri srlr. Gerekten Hammad'n, bn'l-Mukaffa' ve adalar, meslektalar olan teki iki Hammad, Hammad er-Rviye112 ve Hammad ez-Zbrkan ile olan dostluu, Maniheist olduu izlenimini vermekteyse de, G. Vajda'ya gre onun gibi dnyevi zevkler peinde olan bir adam fiilen Maniheist olamaz, olsa olsa bir sempatizan saylabilir.113 Aslna baklrsa, Hammad Acred'in zendeka ile ithamnda bunlardan daha ok fevkalade baarl ve etkileyici olduu sylenen iirlerinde sezilen dine kar serbest tavr, ibadeti nemsememesi ve belki daha nemlisi, Kur'an- Kerim'in baz yetlerini slup bakmndan eletirmesi rol oynamtr. yle grnyor ki, bir benzerini yazmak suretiyle Kur'an- Kerim eletirisi, Abbasi dneminin serbest dnceli edebi muhitlerinde ve zellikle airler arasnda bir hayli ilgi ekiyordu. Yukarda da iaret olunduu zere, bn'l-Mukaffa'n ad etrafnda da byle bir rivayet dolamaktadr. Grld gibi, onun en yakn dostu Hammad'n da byle bir ie ad karyor. Hatta ayn evreden bir kelmc olan Abdullah b. Ebi'l-'Avc ve Ynus b. Ebi Ferve'nin de Kur'an- Kerim'e nazire yazmaya uratklar grlyor.114 Nitekim, nl filozof bn'r-Rvendi'nin de byle bir aba iine girdiini nakleden rivayetlerle ileride karlaacaz. O devirdeki btn bu "Kur'an- Kerim'e nazire yazma" abalarnn, hi phesiz onun "Allah kelm" deil, bizzat Hz. Muhammed'in eseri olduunu gstermek zere, serbest dnceli evrelerde slam' eletirmeye ynelik en kestirme, ama en tehlikeli yol olarak benimsendiini ortaya koymaktadr. Kaynaklarmz daha pek ok airin tpk Bear b. Burd ve Hammad Acred gibi zendeka ithamyla tutuklandn, bunlardan bazlarnn affedilip bazlarnn hapse veya lme mahkm edildiini bildiriyorlar. Bu kadar ok insann kendilerini bekleyen akbete ramen inatla tavrlarn srdrmesi ilgintir. Bu ise bize, gerekten Abbasi rejimine kar zellikle edebi evrelerde yaygn bir protesto hareketinin olduunu gsteriyor. Hemen hemen hepsi de bn'l-Mukaffa'n yakn evresine mensup bulunan Yahya b. Ziyad el-Hrisi, Bermekiler'in yakn dostu Aban b. Abdi'l-Humeyd er-Rakkasi (. 816), yakn arkada Muti b. yas el-Leysi, Ebu'l-Athiyye,115 Eb Nvas ve el-Ahtal gibi nl airlerin bu hareketin iindebulunmas, bu bakmdan ok ilgintir. Bunlara bir de, aada kelmclar arasnda sz edilecek olan Salih b. Abdi'l-Kudds' eklemeliyiz. Edebi zendeka ile ilgili olarak burada asl Ebu'1-Al el-Ma'arri (. 1057/1058) zerinde durmak gerekir. Asl ad Ahmed b. Abdullah b. Sleyman et-Tenhi olan

Ebu'1-Al, 973'te Halep yaknlarndaki Ma'ar-ratu'n-Nu'man'da domutu, afi mezhebine mensup bir ulema ailesinden geliyordu.116 Tribu Badad (Hatib-i Badadi), Kitab'l-Munta-zam (bn'l-Cevzi), Mu'cemu'l-deb (Yakut el-Hamevi), Tarih'l-s-lm (Zehebi) ve el-Bidaye (bn Kesir) gibi kaynaklara baklrsa, drt yandayken gzleri kr olan Ebu'l-Al'nn harika bir hafzaya ve kavraya, ince bir zekya sahip olduu anlalyor. Pek ok yer dolaarak ve yalnzca dinlemek suretiyle mkemmel bir tahsil yapma imknn bulduktan sonra bir sre Badat'ta kalmtr. Daha sonra memleketine giderek bir daha ayrlmamak zere yerleen filozof ruhlu airin, her tabakadan ziyaretisi olmu, hayatn burada tamamlamtr.117 Ayn kaynaklar, onun kimseye minnet etmeden yaadn kaydederler.Daha ziyade felsefi ve hikemi bir nitelik arz eden iirleriyle tannm Ebu'l-Al'nn, Lzumu M l Yelzem (yahut el-Lzmiyvat), Saktu'z-Zend, Zecru'nNbih, el-Fsl ve'l-Gyt fi temcidi'llah gibi pek ok eseri vardr.118 Bu eserlerindeki ak ve serbest fikirlilii, hakimane slubu sebebiyle zamannn ulemas tarafndan zendeka ile sulanm, fakat delillerin yetersizlii sebebiyle olsa gerek, hibir cezai meyyide ile karlamamtr. Bu, ulema tarafndan ona yneltilen sulamalarn ikna edici olmadn gsterir. Onun gerek bir zndk olup olmad hakknda klasik kaynaklardaki-ler dahil, bugne kadar deiik fikirler ileri srlmse de,119 ounluun bu ithamlar paylamad sylenebilir. Bu konuda yeni bir incelemenin yazar Sahbn Halifet, meseleye yalnzca dini adan baktklar iin klasik kaynaklarn hkmlerine itibar edilmemesi gerektiini, ancak, baz modern aratrclarn da bu dar bak asndan kurtulamadklar iin ayn hataya dtklerini hakl olarak belirtir.120 Gerekten de mesele yakndan incelendii ve zellikle iirlerine tarafsz bir gzle bakldnda, bu ithamlarda, Ebu'l-Al'nn gerekten "zndka" fikirler tamasndan ok, hasmlarnn kskanlklardan kaynaklanan tavrlarn hkim olduu gzlenir.121 Nitekim kendisini ziyarete gelen eitli ahsiyet arasnda zamann baz smailye mezhebi reislerinin de bulunmas, bu ithamlara iyi bir vesile yaratm grnyor.122 3. Kelm (Teolojik) ve Fkhi Zendeka slam dnyasnda zendeka hareketlerinin bir yandan belirtilen istikamette gelime gsterirken, te yandan ilhad boyutuna ulamas ve aada grlecei gibi, felsefi zendekada klasik hviyetini kazanmas, zellikle kelmi zendeka hareketi iinde gelien fikirlerle balamtr denebilir. Ke-lmi zendeka 8. yzyln sonlarnda, esasen bir air de olan Salih b. Ab-di'1-Kudds ve zellikle Abd'l-Kerim b. Ebi'1-Avc ile ortaya kar. bn'n-Nedim, Salih'i kelma dair eserleri olan zndk mtekellimler-den sayar.123 I. Goldziher Salih'e, ilhadn nclerinden olduu dncesiyle olsa gerek, zel bir nem atfetmi, onu ok iyi incelemitir.124 Salih hakknda bilgi veren kaynaklarn en nde gelenlerinden sayabileceimiz Abdullah b. el-Mu'tezz'in (. 908) Tabaktu'uar's, kendisinin karakteri hakknda ilgin bilgiler verir. Burada, inanlar gayet ak ve herkese malum olduu halde, namaz klmay kesinlikle ihmal etmedii, niin inanmad halde byle hareket ettii sorulduu zaman, kendisini emniyete almak ve insanlarn hmn zerine ekmek istemedii cevabn verdii naklolunur.125 iirlerindeki ak ifadeler ve muhtemelen bn'n-Nedim'i szn ettii kitab sebebiyle halife el-Mehdi ve Harun er-Re-id zamannda tutuklanmtr. Fakat cerbezeli konumas, ikna kabiliyeti, bilgisinin derinlii ve yaratt sempati sayesinde ikisinden de yakasn kurtarm ve tevbe ederek fikirlerinden vazgetiini sylemek suretiyle lmden dnmeyi baarmtr.126 Bear b. Burd, Salih b. Abdi'l-Kudds gibi ileri gelen kiilerden oluan Basra'daki entelektel evrenin Vsl b. A't gibi nde gelen Mutezile kelmclar kesiminden biri

de, kaynaklarn sz birliiyle zndk olduunda ittifak ettikleri, nemli bir aileden gelen Abd'l-Kerin b. Ebi'l-Av-c'yd.127 Genleri sapkla tevik edip kendi mezhebine ektii gerekesiyle Basra'dan kovulan Abd'l-Kerim, Kfe'ye gitmi, fakat orada vali Eb Ca'fer Muhammed b. Sleyman tarafndan tutuklanarak hapse atlmt. Ailesi halife el-Mansur'a efaati gnderip affn salamsa da, vali elini abuk tutmu ve halifenin af emri kendisine ulamadan mahkmun boynunu vurdurmutur (772).128 yle grnyor ki, Abd'l-Kerim mesleinin balangcnda mam Cafer es-Sadk ve Hasan el-Basri'nin rencisi olmu, onlarla sk sk ulhi-yyet zerine tartma frsat bulmu ve hep aksi fikirleri savunmutur.129 Abd'l-Kahir el-Badad ve el-sferyin gibi kaynaklar, onun inanlar hakknda ak bilgiler verirler. Bu mellifler, Abd'lKerim'in zndkln, 1) Mslman grnmesine ramen gizlice Mani dinine mensubiyetini srdrmesi; 2) tenashe inanmas; 3) imamet konusunda Rfzler'in iddialarm benimsemesi; 4) Kaderiye'ye mensup olmas eklinde balca drt gerekeye dayandrrlar.130 Ayrca el-Beyrni ve el-Badad gibi inanlr ve gvenilir kaynaklara baklrsa, yakalandktan sonraki sorgulamas srasnda ldrleceini anlayan Abd'l-Kerim, o zamana kadar btn yaptklarn ak ak anlatm, bu arada o gne kadar tam drt bin civarnda hadis uydurduunu, bunlarla Mslmanlara haram olan eyleri hell, hell olan eyleri haram gibi kabul ettirmeye muvaffak olduunu da iftiharla itiraf etmiti.131 Erken Abbasi dneminin zendeka hareketlerinin gerek anlamda ilhad, yani ulhiyet kavramn aktan aa reddedi ekline dnmn ok ak bir biimde simgeleyen ve kendinden sonraki ilhad hareketlerinin ncs saylabilecek olan bir baka kelma, hatta bir anlamda da feylesof, Eb sa Muhammed b. Harun elVarrak'tr (. 861). Eb sa, ayn zamanda, kendi gibi zendeka ve ilhad sulamasna muhatap olmu bulunan bir baka nl feylesofun, bn'r-Rvendi'nin (. 903) de hocasdr.132 Rivayetlere baklrsa, Mutezile mezhebine mensup olduu halde, ateizmi savunan fikirleri ve Maniheizm'e besledii sempati sebebiyle mezhepten ihra edilmitir.133 Ancak bu sonuncu ithamn gerei ne lde yanstt phelidir. Bundan baka imamet konusunda iiler'in tezine de yaknlk duyduu iin bir ara iilik ile sulanmtr.134 H. Laoust, yaad devirde ilahi vahyin amansz dman saylmasna bakarak onu ayn zamanda serbest dnceli bir ateist sfatyla slam felsefesinin nclerinden kabul eder.135 8. ve 9. yzyllarda ortaa slam dnyasnn Abbasi mparatorlu-u'nun hkim olduu dou kesiminde bu olaylar cereyan ederken, bat kesiminde neler oluyordu? Zendeka hareketlerine burada da rastlanyor muydu? almalarn slam dnyasndaki bid'at problemi zerinde younlatrm Maria Isabel Fierro Bello'nun ve ilhiyat Mehmet zdemir'in makaleleri, 9. yzyldan itibaren Endls topraklarnda da baz zendeka olaylarnn vuku bulduunu aklyor.136 Fierro Bello'nun makalesi, 9. yzylda Endls Emevi hkmdar II. Abdrrahman zamannda (822-852) balayan bu hareketlerin, 11. yzyln sonlarna, II. Hakem devrine (961-976) kadar belirli aralklarla srdn, ancak bu hareketlerin Abbasi topraklarndakinden farkl alanlarda ve ekillerde gelitiini gsteriyor. lk zendeka olay II. Abdrrahman zamannda 844-848 yllarna rastlamaktadr. Sulayanlar Mliki fakihi, sulanan ise Abd'1-Al b. Vehb adnda yine bir Mliki fakihidir. lm cezasyla yarglanmak istenmise de, hkmdar tarafndan faaliyetten alkonularak cezalandrlm, fakat h-40 kmdarn lmnden sonra, yeni hkmdar I. Muhammed grevini ona iade etmitir.137 864-876 yllar arasndaki ikinci olayn kahraman ise Baki b. Mehled adndaki bir fakih ve muhaddis olup bid'atlkla sulanmtr. Bu zat, fakihler arasndaki ashab- re'y - ashab- hadis kavgasnda r'ey

ynn kuvvetle ne kararak Mliki fkhyla ters dt iin zendeka it-hamyla, stelik lm talebiyle yarglanmak istenmi, zor kurtulmutur.138 895'te Emir Abdullah'n olu Mutarrif e yneltilen sulamann ise daha ziyade siyasi bir kombinezon olduu anlalyor. Mutarrif bu kombineszonun kurban olmu ve lmden kurtulamamtr. 931'deki bir baka zendeka olay, bn Meserre adndaki limin Mu'tezlilik'le sulanmasdr. Bundan otuz yl kadar sonra, 961'de, Muhammed b. Yebk adl bir baka fakih, bn Meserre'nin doktrinini yaymak suundan yine zendeka ithamna maruz kalmtr. 1064'te ise o zamana kadarkilerden tamamen ayr nitelikte bir zendeka olayyla karlayoruz. II. Hakem zamannda, grne gre Ebu'1-Hayr adnda bir Fatm disi, Endls'e iilii sokup yaymakla sulanm ve yarglanarak idam edilmitir.139 Ebu'l-Hayr'n elde bulunan mahkeme zabtlar, kendisi aleyhinde ahitlik eden bir dzineden fazla ahsn ifadelerini ihtiva eder ve pek ok bakmdan ilgintir. Doruluk dereceleri tartlabilecek olan bu ifadelerde, onun yalnz iilii yaymakla deil, slam'n btn emir ve yasaklarn hie saymakla, ksacas zendeka ve ilhad ile suland grlr.140 Endls'teki zendeka olaylarna u toplu bak bile bize, her eyden nce bunlarn Emevi ve Abbasi imparatorluklarndaki ubiyye hareketi gibi siyasi-sosyal bir harekete bal, eski ran dinlerine referans veren birer akm olmadklarn gsteriyor. Bir kere zendeka ile sulananlarn hemen hepsi de ulema evrelerine, zellikle de fukaha kesimine mensuptur ve gizli din tamalar sz konusu deildir. stelik Endls Emevileri'nin resmi mezhebi olan Mliki fkhnn dndaki baz nkh yorumlarn benimsemeleri yznden byle bir ithamla kar karya kalmalar, buradaki mezhep taassubunun boyutlarn gstermek bakmndan dndrcdr. Bu sebeple Endls topraklarndaki zendeka olaylarm, Abbasiler'deki zendeka hareketleriyle ayn trden mtalaa etmek doru grnmyor. Yine de itham edilenler zendeka suuyla yarglanm ve lme mahkm edilmilerdir. 4. Felsefi Zendeka (yahut lhad) Hareketleri Aslnda bir kelmc olmakla beraber, bir anlamda feylesof da saylabilecek olan Eb sa el-Varrk'la beraber balayan slam dncesindeki felsefi zendeka, daha doru bir terimle ilhad hareketlerinin asl temsilcileri, bn'r-Rvendi (el-Varrk'n rencisidir), Eb Bekir Zekeriyy er-Rzi ve Eb Hayyn et-Tevhidi'dir. Bu konumuz asndan zel bir nem tar, zira etkileri gerek 10. yzyldan sonra slam dnyasndaki, gerekse Osmanl dnemindeki zendeka ve ilhad hareketlerinde grlr. Etkileri yle gl olmutur ki, Ebu'l-Ferec Abdurrahman bn'l-Cevzi (. 1200) bu n "slam tarihinin en korkun zndklar" olarak nitelendirir.14! 10. yzyln ikinci eyrei ile 11. yzyln ilk eyrei iinde yaam olup epeyce uzun bir mr sren Eb Hayyn et-Tevhd'nin (. 1023) hayat hakknda fazla bilgi mevcut deildir.142 Zamanna gre iyi bir tahsil grd, Arap dilini kullanmada byk bir maharet gsterdii, bu sebeple Rey ve Badat gibi byk siyaset ve kltr merkezlerinde yksek brokrat olarak grevde bulunduu biliniyor. Esasnda bir felsefeci olarak nemli saylmas gereken Eb Hayyn et-Tevhd'nin, ayn zamanda tasavvufa da intisap ettii, hatta daima dervi kyafetiyle dolat malum olmakla beraber, bu alanda nemli bir isim saylamaz. Bazlar bize kadar ulaan mhim eserleri mevcuttur.143 Yukarda belirtildii gibi, bn'l-Cevzi'nin Eb Hayyn etTevhd'yi "en tehlikeli zndk"tan biri olarak gstermesine, bu kanaatinin ez-Zehebi ve es-Syti tarafndan da paylalmasna ramen,144 Tceddin es-Sbki onun eserlerinde bu konuda herhangi bir ize rastlamadn beyan ederek itirazda bulunur.145 bn'r-Rvendi'ye gelince, tam ad Ebu'l-Hseyin Ahmed b. Yahya er-Ravendi olan slam dnce tarihinin bu ok ilgin ahsiyeti, 10. yzyln ilk eyrei civarnda (820

veya 830) Merverruz'da domu olup Fars (veya hasmlarna gre Yahudi) kkenli bir aileden gelmektedir. Genliinin nemli bir ksmn Badat'ta geirmi, Mu'tezle mezhebine girmi, fakat fazla aklc ve materyalist fikirlerinden dolay zendeka ile sulanarak tardedilmitir. Mezhep mensuplar ii hkmete kadar duyurunca, muhtemelen eziyete maruz kalacan anlayan bn'r-Rvendi, Badat'tan kamak zorunda kalm, byk bir ihtimalle Kfe'de 910 civarnda lmtr.146 bn'r-Rvendi'nin fikir ve inan hayatnn Mu'tezlilik'ten iilie, i-ilik'ten ateizme (ilhad) aama aama uzanan deiim izgisini, onun, asl metinleri bugn elimizde bulunmayan, ama (reddedilmek zere) ada muarzlarnn kitaplarna aktarlm paralar halinde bize gelen eserlerinden, ad geen arkiyatlarn almalar sayesinde rahatlkla takip edebiliyoruz.147 Hocas Eb sa el-Varrk'n geni lde etkisi altnda kald genellikle kabul ediliyor.148 Mu'tezle mezhebinden ihra edilmesini asla hazmedemeyen bn'r-Rvendi'nin, bu mezhebe kar amansz bir mcadele at grlyor. Fadihatu'l-Mu'tezile adl kitab, bu mcadelesinin bir sonucu olmaldr. Feylesof bu eserini Chiz'in FaziletHMu'tezile'smc kar kaleme almtr. Burada pek de drst olmayan bir slupla Mu'tezle'nin Ulhiyet (Tanr fikri), nbvvet ve rislet (peygamberlik) anlayna saldrr; baz Mu'tezle reislerini iddetle eletirir. Nitekim onun bu saldrlar hem samimi birer Mslman olan el-Hayyat ve Eb Ali el-Cbb gibi ileri gelen Mu'tezle, hem de en-Nevbaht ve el-E'ar gibi ii ve Snni kelmc-lar tarafndan ayn iddette karlk grmtr. E'ar onu el-Lin (Lnetli) sfatyla anar.149bn'r-Rvendi'nin asl fikirleri, Kitab'z-Znrrd''de ortaya kar.150 Burada feylesof, Brahma rahiplerinin azndan slam'n Allah fikrini, peygamberlik kavramn ve btn peygamberleri iddetle eletirir. Buna ramen o bir "yaratc" inancn reddetmez; dolaysyla bir deisttir; ama vahyi de kabul etmez. Ona gre akl vahiyden her zaman stndr. Peygamberlerin mucizeleri basit sihirbazlklardan baka bir ey deildir. badetler tamamiyle lzumsuz ve faydaszdr. Bunlardan baka bn'r-Rvendi'nin muarzlarn ve hasmlarn asl sinirlendiren, "Kur'an- Kerim'in vahiy rn olmad, taklit edilemezliinin ve fesahatinin bir efsaneden ibaret bulunuu bir yana, gerekte hi de iyi yazlmad ve batan sona elikilerle dolu olduu" eklindeki iddialaryd. O, Kur'an- Kerim'den daha gzel bir kitabn mkemmelen yazlabileceini sylyordu. te btn bunlar onun bir zndk, hatta bir kfir olarak grlmesine yeterli sebepleri tekil etmi olmaldr.151 O zamana kadar zendeka ile itham edilenlere ynelik sulamalarn hi birinde (Kur'an- Kerim'in slubunun taklit edilebilecei iddiasnn dnda) bu kadar ileri gtrlm fikirlere rastlanmad iin, genellikle uzmanlar bn'r-Rvendi'nin slam ilhad (ateizm) tarihinde bir dnm noktas tekil ettiini sylemekte ortak bir kanaate varmlardr.152 Buna karlk . Kut-44 luer, hasmlarnn, bn'r-Rvendi'nin fikirlerini cerhetmek zere eserlerinden kitaplarna aktardklar paralardan yola klarak ina edilen metinlere dayanan grlerin yanl olduu kansndadr. Kutluer, vaktiyle bu metinleri nakledenlerin, slami inanlara getirilen ve bn'rRvendi tarafndan yalnzca nakledilen eletirilerle ilgili ksmlar seip eserlerine aldklarn, bn'r-Rvendi'nin bunlara verdii cevaplan ise almadklarn belirterek aslnda filozofun bir mlhid ve dehri olmad grn ileri srer.1^ bn'r-Rvendi'den sonra, F. Gabrieli'nin tabiriyle "ilhad izgisinin en az onun kadar radikal temsilcilerinden bir baka byk zndk yahut mlhid" ile,154 Ebubekir Muhammed b. Zekeriyya er-Rz ile karlayoruz. bn'n-Nedim, slam dnce tarihinin bu son derece dikkate deer simasndan bahsederken "zamannn bir tanesi ve asrnn yegnesi" ifadesini kulland gibi, zellikle tp bata olmak zere, eskilerin btn ilimlerini byk bir beceri ile kendinde topladn vurgular;155 ayrca kitap ve

risale halindeki eserlerinin uzunca bir listesini de verir.156 Tannm aratrc A. Bedevi, er-Rz'nin hayatn ve fikirlerini ok iyi incelemitir.157 865'te slam tarihinde kendi gibi mehur daha birok lim ve dnr yetitiren Rey ehrinde doan er-Rzi'nin temiz ve drst bir hayat srd, fakir fukara ile yakndan ilgilendii, hayatn rencilerine vakfettii ve srekli okumak yznden mrnn sonlarna doru gzlerinin grmez olduu naklediliyor.158 slam dnce tarihinin belki de bu en ilgin simasnn eserleri, tpk bn'r-Rvendi'ninki gibi bize ancak bakalarnn kitaplarnda eitli vesilelerle yaplan uzun alntlar eklinde ulam olduundan, dnce ve inanlarn da ancak bu erevede bilebiliyoruz.159 Bunlardan anlaldna gre, er-Rz kinatn bir yaratcs olduunu kabul etmekte, Allah'a inanmaktadr. O halde, tpk bn'r-Rvendi gibi o da gerekte bir deisttir. Ancak bu, slam'n telkin ettii biimde bir Allah inanc deildir. Onun inand ikinci gerek ise akldr. Er-Rz akl her eyin stnde tutuyor. Ona gre akl varken ne peygamberlerin, ne de onlarn Allah'tan aldklarn iddia ettikleri vahyin rn, olan kutsal kitaplarn gerei vardr. Zaten peygamberler ve kutsal kitaplar eliki iindedirler.160 Nitekim er-Rz btn kutsal kitaplar eletirir ve kendinden ncekiler gibi, Kur'an- Kerim'in icazn kabul etmeyerek daha iyi bir kitap yazmann mmkn olduunu, tp, geometri, astronomi ve felsefe kitaplarnn Kur'an'dan daha faydal olduklarn iddia eder. Grld gibi, her ne kadar slam hereziograf (milel ve nihai) kaynaklarnda zndk olarak tavsif edilse de, er-Rz'nin, bn'r-Ravendi gibi, Emeviler'in son ve Abbasiler'in ilk yzyllarndaki gibi, Zerdtilik, Maz-deizm veya Maniheizm kkenli dalist inan sistemleriyle ilgisi bulunmad anlalyor.161 Bir mlhid olarak tavsif edilmesine ramen, gerek anlamda ve kelimenin tam kapsamyla bir ateist olmad da grlyor. Buna ramen onu bir zndktan ok, vahyi, peygamberleri ve kutsal kitaplar, ksaca dinleri reddetmesi sebebiyle belki dinsiz olarak vasflandrmak daha doru bir yaklam olsa gerektir. 5. Tasavvuf! Zendeka Yaklak Hicri 3. (Miladi 9.) yzylda slam dnyasnda (ok tabii olarak nce bugn Ortadou denen topraklarda) ortaya kan ve bizce yine Mev-li kesiminin siyasi iktidar evrelerine ve egemen snflarn kontrolndeki toplumsal dzene kar "mistik bir protesto hareketi" olarak balatt tasavvuf cereyan, daha ilk temsilcileriyle birlikte ulemadan ve siyasi otorite evrelerinden zndklk ve mlhidlik damgasn yedi. Sebebi ksaca ve basit olarak, gelitirdikleri tasavvuf nazariyeleri ve uyguladklar mistik pratiklerdi. nemli birer siyaset, kltr ve ticaret merkezi olan Kfe, Basra, Badat gibi ehirlerde yaayan, genellikle orta tabakadan esnaf kesimine mensup bu mutasavvflarn ounluu, Bayezid-i Bistmi (. yaklak 875), Cneyd-i Badad (. 910), Hallc- Mansr (. 922) gibi birka nesil nce ihtida etmi gayri Arap, hatta genellikle Fars kkenli ailelerden geliyorlard. Bunlar Hicri 1. yzyln zahitleri gibi olmayp gerek anlamda tasavvuf nazariyeleri gelitiren sflerdi. Bu nazariyeler, esas itibariyle eski mistik kltrlerin, zellikle de Irak mntkasnda yzlerce yllk bir gemie sahip Hind-ran mistik kltrnn ve ksmen Msr ve Suriye'deki Hellenistik kltrn geni etkisi altnda gelitirilmiti.162 Mnhasran ve uurlu olarak, kastl bir hareketin deil, bu mutasavvflarn geldikleri evrelere kltrel bamllklarnn icab olarak kendiliinden olumutu. Mesela dedesi bir Zerdt olan Bayezid-i Bistm'nin163 fena fillh nazariyesinin, Budist mistik nazariyesindeki Nirvana ile ilgisi hl-k tartlan bir konudur. Bunun gibi ihbeddn-i Shreverdi-i Maktl'n (. 1196) irak nazariyesinin de, eski Zerdtlik'teki ve Maniheizm'deki Ik (Nr) kavramyla ilgisi tartlagelmitir.164

Sz edilen mutasavvflarn gelitirdikleri bu doktrinler, bu sebeple, Kur'an- Kerim'in nasslarna sk skya bal Ortodoks ulema tarafndan (yine ok tabii bir eilimle) irk?e. yorulup zendeka olarak kabul ediliyor, danmanlklarn yaptklar siyasi otoriteler tarafndan da, bazen lme kadar varan ar cezai meyyidelere mesnet yaplyordu. Mesela 10. yzyln ikinci yarsnda, Ebu'l-Hseyin el-Malati (.987) gibi, gerekte prensip olarak tasavvufa pek de kar olmayan bir afi kads dahi, birok sfyi ve zahidi zendeka ile sulayabiliyordu.165 Biz burada, aralarnda Muhyiddn bn'l-Arab (. 1241) gibi ok nl olanlarnn da bulunduu onlarcas arasndan yalnzca, tasavvuf tarihinin ok iyi bilinen ve zendeka suundan idam edilen iki simasn ksaca ele almak istiyoruz. Bu rneklerden ilki ve belki en trajik olan, Hallc- Mansr adyla hemen btn slam dnyasnda en sradan halk arasnda bile tannan el-H-seyn b. Mansr elHallc'dr.166 El-Hallc'n, yine Fars kkenli nl mutasavvf Cneyd-i Badad'nin mridi olduu ve ondan epeyce etkilendii bilinmektedir. Ayn ekilde zendeka ile sulanan bu nl eyh, rencisi kadar zapt edilmez bir cokuya sahip bulunmadndan, onun gibi tehlikeli szler sylememeye dikkat gstermi, ama rencisini her zaman savunmutur. Bu ihtiyatkrl dolaysyla, zndklk thmeti altnda tutulmasna ramen, cezaya muhatap olmamtr.167 bn'n-Nedim'in e I-Fi hr isf'mdc, el-Hallc'n zendeka ile sulanmasna ve ldrlmesine yol aan meselelere dair dikkat eken bilgiler vardr. nl mutasavvfa ok yakn bir dnemde yaam, meseleyi iyice aratrm olduu anlalan ve rivayetler henz tazeyken eserini yazan bn'n-Nedim, el-Hallc'n eski bir ranl aileye mensup bulunduunu yazyor. El-Hallc' ok iyi tanyan iki kiinin yazd kitaplardan aktard bu bilgilere gre, onun sihirbazlk bildii, btn gizli ilimlere, ayrca kimyaya ilgi gsterdii, taraftarlarna kendisini "Allah" olarak tantt, dolaysyla Allah'n insan bedenine getiine inand iddia ediliyor.168 Grne gre tasavvufi fikirleri ve bilhassa nl sz "Ene'1-Hakk"169 yznden olduu kadar, en azndan bn'n-Nedim'in anlatt yukardaki hususlar dolaysyla da dikkati ekiyordu. Sonunda yakalanp (L. Massignon'un btn teferruatyla anlatt, pek ok bakmdan ilgin) ibret verici bir mahkeme sonunda lme mahkm edildi. Ne var ki, bu sradan bir lm cezas deildi. Bu ceza, diri diri, kollar ve bacaklar aprazlama olarak kesilmek suretiyle infaz edilmi, cesedi uzun bir sre tehir olunduktan sonra yaklarak klleri Dicle rmana dklmt.170 El-Hallc'n dram, yaad devirden gnmze kadar slam dnyasnda canlln srekli korumu, hakknda ok farkl fikir ve grler ileri srlmtr. Bu fikirler onun bir "arlatan", yahut bir "Karmat misyoneri" olduundan "byk bir veli" olduuna kadar varr.171 Klasik kelmc-larn ou el-Hallc' kfirlikle sularken, bir ksm buna katlmaz. Fakih-lerin bazlar katlinin isabetli olduunu sylerken, bazlar bir fikir beyan etmekten kanrlar. Ama iin ilgin yan, baz sfiler de onu ar bulurlar.172 Ayn durum, aada kendisinden sz edilecek olan Muhyiddn bn'lArabi iin de geerlidir. Bu arada klasik mezhepler tarihi (herezi-ografi) kaynaklar, elHallc' "Ene'1-Hakk" sz yznden genellikle Hulliye'den (Allah'n insan bedenine getiine inananlar), dolaysyla sapkn inanllardan (heretik) sayarlar.173 El-Hallc gibi zendeka sulamasna muhatap olup hayatna son verilen bir dier byk ahsiyet de, bir baka Fars kkenli mutasavvf (ayn zamanda feylesof) ihbeddn-i Shreverdi-i Maktl'dr. 1234 ylnda vefat eden dier byk mutasavvf ihbeddn es-Shreverdi'den ayrdedilmek iin "Maktul" unvanyla anlan bu Shreverdi, nce fkh tahsil etmek ni-yetindeyken, baz hocalar araclyla felsefeye ve sfilie merak sararak tam bir gezici dervi gibi lke lke dolamaya balad. Bu

arada Anadolu'ya da gelerek Seluklu sultan II. Klarslan'n yannda bir sre kald. Sonunda, o srada Selhaddin Eyybi'nin olu el-Melik'z-Zhir'in hkimiyetinde bulunan Halep'e geerek orada yerleti. 1191'de burada, bizzat melikin emriyle (muhtemelen Selhaddin Eyybi'nin verdii talimat zerine) zndklk ve mlhidlik ile sulanarak ulemadan mteekkil bir heyet karsna karld. bn Ebi Useybia'nn (. 1270) bildirdiine gre, sultann huzurunda cereyan eden mnazarada onunla ba edemeyen ve kk den ulemann kinine kurban giden Shreverdi, kimya ile megul olmas sebebiyle byclkle de sulanarak otuz ya gibi hayatnn henz ok erken bir anda idam olundu.174 Shreverdi ile yakndan ilgilenen bn Teymiyye el-Harrni (. 1328), onun bana gelen bu felakette kendini peygamber ilan etmesinin rol bulunduu kanaatindedir; bu gen sfi feylesofun ayrca Yunan ve ran felsefesiyle uratn, Btni fikirlere sahip bulunduunu ve sisteminde Nr kavramna ar yer vermek suretiyle Zerdtlie ok yaklatn ileri srer.175 Gerekten de Shreverdi rkye denilen teozofk sisteminde, geni lde Hellenistik felsefeden ve iinden geldii kltr evresi dolaysyla da Zerdt ve Maniheist inanlardan etkilenmiti.176 Massignon onun,hocalar vastasyla deil, sk temasta bulunduu Hallcye zmresi mensuplar araclyla el-Hallc'dan da ok etkiler ald grndedir.177 Mutasavvflar iinde el-Hallc'dan sonra en ar zndklk ve mlhidlik sulamalarna hedef tekil eden ahsiyet, hi phesiz btn devirlerin en byk mutasavvf Muhyiddn bn'l-Arab'dir (. 1241). bn'1-Ara-bi'ye yneltilen zendeka ve ilhad ithamlar yalnz yaad dnemle snrl kalmad; ondan ok sonralar da eitli vesilelerle zaman zaman gndeme getirildi.178 Mutasavvflar ve sflie yakn evrelerde e-eyh^-Ekber (en byk eyh) unvanyla anlan bu byk mutasavvfn, tasavvufa hasm evrelerde, kat ulema ve fukaha arasnda ef-eyh'lEkfer (en kfir eyh) diye anld ok iyi bilinir. Byle iddetli tepki ekmesinin sebebi, hi phe yok ki, mthi bilgi birikimi, zeks ve sentezci dehas sayesinde (aslnda slam'n tevhid ruhuyla eliir gibi duran) Vahdet-i Vcd tasavvurunu son derece sistemli bir teozofik veya metafizik doktrin haline getirerek tasavvuf tarihinde yapt byk devrim olmutur.179 bn'l-Arabi'nin, anlayabilmek iin yksek seviyede tasavvuf kltrne ihtiya gsterecek bir karmakla sahip olan bu doktrininin muhtelif evrelerde iyi anlalamayarak kaba bir panteizmle yorumlanmas ve bunun sonucu toplumda doan kargaalar yznden bu ar ithamlara maruz kaldna p-50 he yoktur. Ama Suriye'ye hkim bulunan Eyybi siyasi otoriteleri, ih-beddn-i Shreverdi'den esirgedikleri himayelerini ona bol bol vermiler ve bu byk mutasavvfn hayatn olaan bir ekilde tamamlamasna imkn tanmlardr.180 IV. Zendeka ve lhad Hareketleri Karsnda Siyasal Otorite Emeviler'in son dnemiyle Abbasiler'in zellikle ilk iki yzylnda ok dikkat ekici bir biimde ortaya kan, deiik evrelerde deiik ehrelerle, deiik niteliklerle grnen zendeka ve ilhad hareketlerine topluca bakldnda, ortak bir nokta gze arpar: Bilhassa Abbasi dneminde hangi evrede, hangi kategoriden olursa olsun btn bu hareketlere devlet tarafndan en kk bir msamaha gsterilmeyip derhal mdahale olunmu, baz insanlar yarg nne karlp lme mahkm edilmilerdir. Bunun anlam herhalde u olmaldr: Zendeka, en azndan Abbasiler devrinde, stelik daha ilk yzyldan itibaren, devlet tarafndan yalnzca bu isnada muhatap olanlar ilgilendiren, onlarn ahsyla snrl kalan sade bir inan ve dnce farkll olarak alglanmamakta, eninde sonunda devletin otoritesine ve btnlne bir saldr olarak deerlendirilmektedir. Bu itibarla Abbasiler'in ilk zaman, hilafet merkezinin zendeka hareketlerine kar sistemli mcadele yrtt bir dnemi temsil ediyor.

Yukarda anlatlanlara baklrsa, bu mcadelenin, Halife el-Mansur zamannda balayp zellikle el-Mehdi zamannda (775-785) kuvvetlendii, el-Hdi (785-786) ve Harun er-Reid (786-809) ile devam ettii anlalyor. Fakat kaynaklarda grebildiimiz kadaryla, 755'lerden itibaren ortaya kan toplumsal ihtilalci hareketler hari tutulursa, entelektel zendeka hareketlerine kar devletin en iddetli mcadele dneminin 770-790 yllar arasna tesadf ettiini syleyebiliriz. Bunun bir rastlant olmad, Abbasiler'in iktidarnn ilk eyrek yzyl gibi, eski dnemin kalntlarn ve arzalarn silme konusunda gsterilen kat politikalarn yaratt toplumsal sarsntlarn ve siyasi bunalmlarn youn olduu bir zaman dilimiyle akt, biraz dikkat edilirse grlebilir. Hatrlanaca zere, Emeviler'in son dnemlerinde grlen Zd Hrmz hareketi, merkezi ynetimin dikkatini zendeka zerine ekmi, ilk defa o zaman, devlet zendeka hareketlerinin kendisi iin ne kadar tehlikeli olduunu fark etmiti. ok gemeden, zendeka devlete kar ilenen en byk su olarak deerlendirildi. Verilen cezalarn arl kanaatimizce buradan kaynaklanyor. Burada gzden karlmamas gereken asl nokta udur: Yaygn inan sistemi (Snni slam) dnda, birtakm eski inanlara referans veren slami yorumlar olarak grnen zendeka, giderek ok tabii bir ekilde, mevcut dzenin inan ve toplumsal btnln bozabilecek, bu yolla da merkezi iktidarn gcn ve otoritesini sarsabilecek siyasal bir tavra, bir siyasal muhalefet biimine dnmekteydi. Bunun byle alglandn gsteren ok tipik bir belge, Emeviler devrinde yaam K-fe'li bir muhaddisin azndan bn Batta vastasyla kaydedilmitir. bn Batta'nn nakline gre Mansur b. el-Mu'temir (. 750) adndaki bu mu-haddis yle diyordu: Allah dem'i eriatla gnderdi. Zendeka kncaya kadar insanlar onun eriatna uydular. O zaman Adem'in eriat kayboldu. Sonra Allah Nuh'un eriatm yollad. nsanlar yeni bir zendeka onu ortadan kaldrncaya kadar onunla amel ettiler. Sonra Allah brahim'in eriatn yollad [Bylece Hz. sa'ya kadar saylr]. Sonra yeni bir zendeka kt. Bunun zerine Allah nihayet yeni bir eriatla Muhammed'i yollad. Bunun da zendeka ile kaybolmasndan korkuyoruz.181 L. Massignon zendekann siyasal iktidara ynelik bir tehlike olarak alglann, Kutsal Ruh'un hulul ile aklyor. Ona gre Kutsal Ruh, her hareketin liderine hulul etmekte, bu ise siyasal iktidarn bana, yani halifeye kar bir eit peygamber hviyetinde, gizli bir rakip anlamna gelmekteydi.182 Ancak burada L. Massignon'un, muhtemelen el-Hallc rneinin tahlilinden yola karak gelitirdii bu hipotezin, byk apta kitlesel zendeka hareketleri ve yneticileri iin geerli olduunu unutmamaldr; nitekim Eb Mslim'in katlinden sonra Mvernnehir ve Horasan'da karlan ihtilaller ve bunlarn yneticilerinin durumlar L. Massig-non'u teyit ediyor. Yukarda da grld zere, bu yneticilerin hemen hepsi bu tr ilahi nitelikli karizmatik ahsiyetlerdi. ster bireysel, ister kitlesel olsun, siyasal iktidarn zendekay kendi varlna kasteden bir tehlike olarak alglamas, onda bir korkunun domasna yol amaktayd. Bu, gerekten ok byk bir korkumdu. Yukarda zendeka ve ilhad teriminin tarihesinden bahsedilen ksmda isimlerini andmz, zendeka akmlarna kar yazlan seri halindeki reddiyeler, bir bakma slam inancnn bozulmadan korunmasna ynelikse, bir bakma da bu korkunun, dolaysyla slam devletinin yklmas endiesinin birer rn saylabilir. nk bu ykmn engellenmesi inancn btnln salamaktan geiyordu. Burada arpc olan, bu btnlk mcadelesinin teki iki kitapl dine, Musevilik ve Hristiyanla kar deil, dalist ran dinlerine dayal slam yorumlarna kar verilmi olmasdr. te Emevi ve Abbasi dneminde devletin

zendeka ile mcadelesini ve bu mcadelenin iddet derecesini bu erevede anlamak ve deerlendirmek gerekir. El-Mansur'un hilafeti srasnda bn'l-Mukaffa'n idamyla balayan mcadele dneminde el-Mehdi zamannn ayr bir yeri vardr. Klasik ve-kayinamelere bakldnda, el-Mehdi'nin bu mcadeleyi hem polisiye, hem de fikri alanda paralel bir ekilde yrtt anlalyor. Syti, ilk defa el-Mehdi'nin emriyle, zendeka ve ilhad hareketlerine kar youn bir telif faaliyetinin baladn kaydeder.183 Yukarda iaret olunan reddiye edebiyatnn en azndan bir ksm, bu tr emirlerin rn olmaldr. El-Mehdi dneminin asl dikkate deer yn, zendeka hareketlerine kar amansz bir polisiye mcadelenin yrtlm olmas ve bunun ku-rumlatrlmasdr. Klasik Arap kaynaklarnda, el-Mehdi'nin bizzat yrtt bu mcadelenin tafsilatna dair ok ilgin kaytlar vardr. Mesela et-Taberi, el-sfahni ve bn Kesir'in verdii bilgilerden, elMehdi'nin baz ehirlerde srf bu zendeka sulularn takip etmek ve cezalandrmakla ykml birer daire kurdurduu, bunlarn bana sahib'z-zendka denilen birer grevli tayin ettirip her trl yetki ile donatt grlyor.184 Et-Ta-beri'ye gre elMehdi, 163 (785-786) ylnda muhtesib (yahut sahib'z-ze-ndka) Abd'l-Cebbar' Halep yresindeki zndklara (zendka) kar geni bir harekt yrtmekle grevlendirmi, yakalanan epeyce kalabalk bir grubu toptan ldrterek ele geen kitaplarn baklarla paralatmak suretiyle imha ettirmitir.185 H. 167'de (783-784) yine geni apl bir harektla, bu defa sahib'z-zendka mer el-Kelevzi, pek ok zndk yakalayp ldrtmtr. Mesela bu arada eski Halife el-Mansur'un daha nce bahsi geen ktiplerinden Yezid b. el-Feyz'i de yakalayp hapse atmlarsa da o kap kurtulmay becermitir.186 Basra'daki sahib'z-zendka Ham-deveyh'in ise ok geni bir harekt gerekletirdii anlalyor. Hatrlanaca zere, nl air Bear b. Burd'u kamlatarak ldrten de odur.187 El-Mehdi'nin zndklara kar bu amansz tavr o kadar vazgeilmez bir tutkuydu ki, kaynaklarn ifadesine gre, olu Musa'ya (el-Hdi) da onlarla mcadeleden vazgememesini hararetle vasiyet etmiti. Gerekten de el-Hdi szne sadk kalm ve babasnn politikasn ayn iddette srdrmtr.188 El-Hdi mesela H. 169'da (785-786) da geni apl bir zendeka harektn yrtm, pek ok zndk tutuklayp idam ettirmitir.189 Zendkaya kar mcadele, el-Mehdi dnemindeki kadar iddetli olmasa da, Harun er-Reid zamannda da srd. Hatta yeni halife daha tahta kt ilk gn bu mcadeleyi balatt. Tahta k dolaysyla ilan ettii genel aftan zellikle hapisteki zndklar yararlandrmad.190 Kendisine uzun yllar hizmet eden Bermekler'i ise zendeka isnadyla nasl ortadan kaldrdna daha nce temas olunmutu.191 El-Me'mun (813-833) zendeka ile mcadelede kurumlamay daha ileri gtrd. Onun, felsefi eilimleri sebebiyle Mutezile mezhebini devlet mezhebi olarak ilan ettikten sonra, buna muhalefet edenleri sindirmek ve cezalandrmak iin (Batl tarihilerin bir eit engizisyon olarak deerlendirdikleri) mehur Mihne'yi kurduu ok iyi bilinir.192 Hatta Ahmed b. HanbePin de burada, srf Mtezle'ye kar Snnilii savunduu iin maruz brakld ikenceler de malumdur. te el-Me'mun bu Mihne kurumunu ayn zamanda zendeka hareketlerine kar da altrmt. Nitekim P. K. Hitti bunu zendekaya kar ilk tekilatl, sistematik tahkikat ve ceza kurumu olarak deerlendirir.193 Yakalanan zndklar kalabalk gruplar halinde Mihne'yc sevk ediliyor, burada sorgulanp yarglandktan sonra itham vaki grlmezse salveriliyor, aksi halde derecesine gre hapis veya idam cezasna arptrlyorlard.194 El-Me'mun'dan sonra el-Mu'tasm (833-842), el-Mu'tazd (892-902) ve el-Mustazhr (1094-1118) devirlerinde de, eskisi kadar iddetli olmamakla beraber, zendeka ve ilhad hareketlerine kar hilafet merkezinin hassasiyetinin zaman zaman devam

ettiini kaynaklardan takip etmek mmkndr. Ama problemin tarihinde gerek ilgili simalar, gerekse devletin taknd tavr itibariyle en ilgin ve dikkate deer devre, buraya kadar ele alnmaya allan dnem olmutur. V. Zendeka ve lhad Hareketleri Karsnda Ulema (Fakihler ve Kelmclar) Hilafet merkezinin zndklk ve mlhidlik karsnda srdrd bu iddetli mcadelenin, esas itibariyle toplum inanlarnn bozulmasn n-leyip mevcut dzeni korumak, bylece hilafetin otoritesini hkim klmak gibi ift tarafl bir hedefe ynelik olduuna yukarda deinilmiti. Bu hedefin dnemin fakihleri (fukaha) ve kelmclar (mttkellimn) tarafndan da paylald grlyor. Fakihler ve kelmclar bu olaylar karsnda, devletin polisiye mcadelesine paralel olarak youn bir faaliyete giritiler ve bu hareketlerin ne gibi hukuki meyyidelerle karlanmas gerektii konusunda sk almalar yaptlar. Fakihlerin, hangi inan ve davranlarn zendeka ve ilhad saylaca, amalarnn ne olduu, bunlarn hangi ortam ve artlarda ve hangi niyetlerle akland, bunlara nayak olan kiilerin bireysel, hukuki ve toplumsal konumlan gibi eitli meseleler zerinde kendi dnemlerinin artlarna gre birtakm sonulara vardklarn, bunlarn da uygulanmas gerekli, vazgeilmez hkmlere dntrldn gryoruz. Bunlar gerekten de siyasal iktidarlar tarafndan tatbik mevkiine konulmak suretiyle yerleti ve ileriki yzyllarda da benzer durumlarda uygulanmak zere, fkh kaynaklarnda yer buldu. Fakihlerin bu konudaki itihat ve hkmleri, geni lde Peygamber ve Drt Halife devrindeki irtidadve nifak (mnafklk) olaylarnda uygulanan meyyideler temel alnarak gelitiriliyordu. Burada, Ehl-i Snnet'in bilinen drt byk mezhebinin teekkl srelerinin, zendeka ve ilhad hareketlerinin henz youn olduu yllara rastladn dikkate almak gerekir. Bu itibarla, bu dnemde zndk ve mlhidler hakknda fkh kaynaklarnda yer alan hkmler, ileride problemin hukuki adan tahlilini yaparken de grlecei zere, ok tabii olarak bu hareketlerin devam ettii bir dnemin yaratt endie ve tedirginlii yanstyor, mezheplere gre birbirinden farkl yaklam ve bak alar sergiliyorlard. Kelmclarn yaklam ise, fakihlere gre daha baka noktalarda, zellikle slami inan noktasnda arlk kazanyor. Ayrca, zndklk ve mlhidlik hareketleri karsnda duyarllk gsterenlerin yalnz Ehl-i Snnet kelmclar deil, en az onlar kadar, bir ara Halife el-Me'mun devrinde Abbasi devletinin resmi mezhebi konumuna ykselen Mutezile kelmclar-nn olduu da gzden kamyor. Bizzat bu mezhebin kumcusu saylan Vsl b. At, zndklara kar iddetli bir mcadeleye girimiti. Hem Elfu Mes'elc fi'r-Reddi Cak'l-Mneviyye gibi eserleriyle, hem de szl mnakaalaryla bu mcadeleyi srdryordu. slam inanlarnn savunmasn yapyor, entelektel tabakalarda zendeka hareketinin yaylmasn engellemek iin byk gayret gsteriyordu.195 Yandatan da onu takip ediyorlard. Bir bakma meseleyi er'i emir ve tekliflerden kurtulmaya ynelik bir hareket olarak da alglayan el-Chiz ve el-Hayyat gibi nde gelen Mutezile kelmclarnn, zndk ve mlhidlerin tek amacnn ibha (slm'n yasaklad her eyi meru ve mubah addetme) olduunu dnmeleri sebebiyle, bu konuda birtakm reddiyeler yazdklarn biliyoruz. Bir rnek olarak, Muhammed b. Osman el-Hayyat'n bn'rRvendi'ye yazd Kitcb'l-Intisar fi'r-Keddi 'al Ibni'r-Rvendi el-Mlhid isimli eserini hatrlayalm. Fakat zendekaya kar bu youn mcadelelerine ramen bizzat Mutezile mensuplarnn dahi, Ehl-i Snnet mensuplar nezdinde zndklk sulamasndan kendilerini kurtaramadklar, mam Mlik b. Enes tarafndan ok kat bir biimde zendeka ile sulandklar ve bu yzden kaytsz artsz ldrlmeleri gerektiinin savunulduu da unutulmamaldr.196

Ehl-i Snnet kelmclar ise, daha nce de temas olunduu gibi, 9. yzyldan itibaren bazen devletin talimat zerine, bazen kendi endielerinin evkiyle, zndklara reddiyeler kaleme almaya balamlar ve bu ii daha sonraki yzyllarda da srdrmlerdir. nl lim el-Gazzli, mehur Faysal't-Tefrika Beyne'l-slm ve'zZendeka isimli eserinde, iman ve kfr kavramlar zerinde durmu, bunlarn snrlarn kendine gre akli ve nakli delillerle belirlemeye almtr. zellikle "Yaratc" (Halik) kavramn kabul etmemenin ve hiret lemini aklen ve hissen inkr etmenin zndklk, dolaysyla kfr olduunu vurgulayarak, ada bn'r-Ravendi gibilerin fikir ve iddialarn rtmeye almtr.197 Hatrlanaca zere, onlarn bir ksm, hiretin varlnn aklen mmkn olamayacan, bir ksm da, mmkn olsa bile bunun ancak ruh leminde vuku bulabileceini savunmaktaydlar. El-Gazzli gibi pek ok ulema, benzeri eserler kaleme aldklar gibi, daha sonraki yzyllarda da ayn gelenek devam etti. nl lim Abdur-rahman b. el-Cevzi (. 1200) de bu gelenei srdrenlerdendi. Telbsu blis adndaki mehur eserinde kendi zamanna kadar yaam nl zndklar iddetle eletiriyordu.198 Kanuni Sultan Sleyman'la ayn ylda vefat eden nl lim Ahmed b. Hacer el-Heytemi, zndklara kar yazd, daha nce de zikredilen eserinin adn es-Saviku'l-Muhrikct (Yakc Yldrmlar) koymutu.199 13. yzyln sonlan ve 14. yzyln balar, zellikle Muhyiddn bn'l-Arabi'nin tesiriyle Vahdet-i Vcd kavramnn tasavvuf evrelerinde yaygnlap ok deiik yorumlarnn giderek birtakm taknlklara sebebiyet vermesi dolaysyla, kelmclar ve fakihler tarafndan bu evrelerin iddetli bir zendeka ve ilhad sulamasna maruz brakld bir dnemi oluturur. Vahdet-i Vcd'ular cephesine kar en ar saldrlar yapanlarn banda, Harran'l nl lim bn Teymiyye (. 1328) gelir.200 bn Teymiyye, nce, Karmatler'e benzettii bn'l-Arabi'ye ve onun nemli takipilerinden Afifeddin et-Tilemsni'ye yklenerek onlar ttiha-diyye'&e.n (Allah'n insanla birlemi olduuna inananlar) sayar. Dolaysyla onun nazarnda her ikisi de "mlhid ve zndk"tr.201 bn Teymiyye'ye gre Vahdet-i Vcd'ular ya mnafk, ya zndktrlar. nk bunlar dtan Mslman olduklarn syleyip ilerinde byk bir kfr gizli tutan zndklarn en nde gelenlerindendirler." "Bunlara intisap eden, bunlar savunup vp ycelten, kitaplarna deer veren, yardmda bulunan ve onlar mazur grmeye alan herkesin cezalandrlmas gerekir."202 Bu arada tasavvuf evreleri bir yandan fakihlerin ve kelmclarn bu tr iddetli ithamlarna hedef olurken, bir yandan da bu' eletirilerin tahribatndan kurtulmak iin kendilerine Ehl-i Snnet erevesinde olabildiince bir yer bulmaya alyorlard. Bu yzden baz byk mutasavvflar, zndk ve mlhid damgasn yememek iin, olduka erken devirlerden itibaren eriat izgisini titizlikle takip etmeye gayret sarf etmilerdir. Buna ramen fakihlerin ve kelmclarn sulamalar hep devam etmi, daha sonraki yzyllarda bile mutasavvflar kendilerine yneltilen bu tr zendeka ve ilhad sulamalarndan kolay kolay kurtulamamlardr. Nitekim 13. yzyln Badat'l mehur mutasavvf ihbeddn Eb Hafs mer es-Shreverdi (. 1234) bu konuya titizlikle yaklayor, Avrifu'l-Ma'rifadmdsk nl eserinde, eriat izgisinden ayrlarak tasavvufa nefsaniyet kartranlarn, ibha yoluna sapanlarn, zendeka ve ilhad batana saplanm olduklarn yazyordu.203 15. yzylda bir baka byk sfi, Abdurrahman- Cami (. 1495) ise Melmet kalkannn arkasna snarak ibha yoluna sapan sflerin, zenadkadan olduklarm sylyordu.204 Bunlarn Osmanl mparatorluu'ndaki uzantlarn aada greceiz. VI. Tahlil A) Sosyolojik Adan Zendeka ve lhad

Klasik dnem slam dnyasnda zendeka ve ilhad hareketlerinin buraya kadar denediimiz u ksa tarihesi bize u gerei gsteriyor: ster toplumsal, ister entelektel nitelikte olsun, btn bu hareketleri esas itibariyle, Emevi hilafeti zamannda ba gsteren koyu Araplk siyasetinin Mevli tabakas zerinde younlatrd siyasal, toplumsal ve ekonomik basklar sonucu domu, Abbasi dnemindeki toplumsal krizlerle beslenmi, siyasal ve kltrel bir protesto olarak deerlendirmek gerekiyor. Bu protestonun ideolojisi siyasal iktidarn temsil ettii slam yorumuna karlk, ok tabii olarak onu gerekletirenlerin eski kltr ve inanlarna referans vermektedir. Nitekim, hemen hepsi de, bir anlamda Arap kavmiyetiliine mukabil olarak ortaya kan kar-kavmiyetilik diyebileceimiz ubiyye hareketinin iinden gelimitir. Aralarnda Arap veya baka kkenliler de bulunmakla beraber, incelenen "zndk" ve "mlhid"lerin hemen hemen nemli bir ksmnn esas itibariyle Emeviler'in son dneminde yetimi ve Abbasi devrine de intikal etmi Fars kkenli ahsiyetler olduu gzden uzak tutulmamaldr. Bu tarihe bir gerei daha gsteriyor: Bihferid'den Bbek el-Hurremi'ye kadar btn ihtilalci toplumsal zendeka hareketleri, Hristiyanlk, Musevilik veya Sbilik gibi dini evrelerden Mslmanla gemi olan Mevli arasnda deil de, zellikle Mazdekizm ve Maniheizm'den (ksmen de Zerdtlik'ten) geen Mevli arasnda kmtr. Yaklak 9. yzyla gelinceye kadar bu ilk tabaka zndklarnn byk bir ounluunun Fars kkenli veya yle olmasa bile en azndan ran kltr evrelerine mensup olduklar grlyor. Bu demektir ki, zendeka hareketlerinin toplumsal ve ideolojik taban geni lde ran kltrne mensup evreler tarafndan oluturulmutur. Bu hareketleri temsil eden ahsiyetlerin nemli bir ksm, ya birka kuak ncesinden Mslman olmu Farsi ailelerden gelen, yahut bizzat kendileri ran dinlerinden slamiyet'e gemi kiilerdi. Nitekim zndk, zendeka. terimleri de bu gerein gstergesidir. Byle olunca, zendekann ounlukla, Mevli tabakas iindeki Fars kkenliler tarafndan balatlmasnn bir tesadf eseri olmad anlalyor. Mazdekizm ve Maniheizm'in, antik ran'da, soy asaletine ve servete dayal, Zerdtlie mensup bir imtiyazllar zmresinin basks altnda yaayan Ssni toplumunda tepkisel sosyal hareketler niteliiyle ortaya ktklar gz nne alnrsa, bu tepkisel karakteri zlerinde tadklar kolay sezilir. te yalnzca bu iki dine mensup evrelerden gelme Fars kkenli Mev-li'nin, Mslman olmalarna ramen bunun nimetlerinden kendilerini yararlandrmak istemeyen Emevi ve Abbasi ynetimine bu eski inanlarna referans vererek kar koymalarnn tek deilse bile en nde gelen sebebi, bu tepkisellik olmaldr. yle grnyor ki, yzeysel olarak Mslman-lam bu zmreler, Ssniler dneminde yaadklar iktisadi ve sosyal basklarn Emeviler ve Abbasiler zamannda da devam etmesi yznden, yeni dine girmi olmann durumlarn deitirmediini fark edince, tepkilerini zendeka denilen hareketle ortaya koydular. Baka bir deyile, Mazdekizm ve Maniheizm, antik ran'da Zerdtlie kar oynad roln bir benzerini Emevi ve Abbasi iktidar dneminde slam'a kar bir kere daha oynamtr. zet olarak, nasl antik Zerdti ran'da eitliin yok olduu, siyasi otorite ve bunun salad ekonomik refahn avantajlarnn soylular, zerdt rahipleri ve sava snfnn eline getii bir toplumsal ortamda Mazdekizm ile Maniheizm birer tepki hareketi olarak tarih sahnesine kmlarsa, Emevi ve Abbasi toplumunda da bu fonksiyonlarn zendeka ve ilhad hareketleri olarak icra etmilerdir denebilir. B) deolojik Adan Zendeka ve lhad Yukarda da iaret edildii gibi, ilk dnem zendeka hareketlerinin ideolojileri, kendilerini yaratan sosyal tabanlaryla balantl bir ekilde, Irak ve ran topraklarnda

yzlerce yldan beri yerlemi, mnhasran Mazdekizm ve Maniheizm, ksmen de Zerdtlik gibi eski ikici (senevi, dalist) ran dinlerinin bnyesinde yaayan inan ve anlaylardan beslenmitir.205 Bu yzdendir ki zndklar, Kur'a- Kerim'in tlim ve telkin ettii tevhid esasna dayanan Allah ve Peygamber kavramlarn inkr etmemekle beraber, zihinsel ablonlarna tam olarak oturtamadklar bu kavramlar, eski dalist inanlar ve kltrel gelenekleri dorultusunda anlamlandrp eletiriyorlar, ahiret inancn ise, pek tabii olarak, bu saylan dinlerin eskatolo-jik mitolojisi nda yorumluyorlard. Baka bir ifadeyle, 8.-9. yzyllarda Emevi ve Abbasi mparatorluu'ndaki Dmak, Halep, Kfe, Basra, Badat gibi ehirlerde yaayan bu ilk tabaka zndklar, gerek anlamda ateist bir ideolojiyi hibir zaman temsil etmediler. Ancak burada, ayn dnemde Endls Emevi hilafetindeki zendeka hareketlerinin byle bir yaps olmadn, buradakilerin daha ziyade resmi mezhep olan Mliki-lk'ten baka bir mezhebe geme eklinde tezahr ettiini unutmamalyz. Emevi ve Abbasi dnemlerinin ilk tabaka zndklar, bn'l-Mukaffa'n veya daha bakalarnn yapt gibi, ideolojilerini eski Mazdekist ve Mani-heist eserleri Arapaya evirmek suretiyle beslediler. Bu geni kapsaml eviri edebiyatnn, slam'n esaslarn ve baz kavramlarn bu eski dinlerin kavramlaryla yorumlama konusunda zndklara ok geni imknlar sunduu grlyor. zellikle ahiret, kyamet, kyamet alametleri gibi kavramlarn yorumlanmasnda, bu dinlerin mitolojilerinden ok geni lde yararlanld, ki kalntlar gnmze kadar uzanmaktadr. Dolaysyla, bu eviri edebiyatnn zendeka hareketlerinin ideolojik kaynan beslemek bakmndan oynad tarihsel rolnn kesinlikle ok byk olduu sylenebilir. Yaklak 9. yzyldan itibaren zendeka hareketlerinin gerek etnik kken, gerekse mahiyet itibariyle yava yava (ad her ne kadar yine zendeka olsa da) ilhad hareketlerine dnmesi, nemli bir dnm noktasn tespit etmektedir. Bu tarihlerden itibaren artk zendeka hareketinin toplumsal taban ve ideolojik mahiyeti, birbirine paralel olarak ran'n ve kltrnn inhisarndan km ve hem etnik, hem de ideolojik yap itibariyle heterojen bir karakter almaya balamtr. Zndk ve zendeka terimlerinin artk ilhad ve mlhid terimleriyle birlikte kullanlmaya balamas, kanaatimizce bu sosyolojik deiimin bir sonucu olsa gerektir. Bu defa Kur'an- Kerim'in tlim ve telkin ettii Allah ve Peygamber kavramlarnn, ahiret inancnn toptan reddi ekline dnen, yani ilhad biimini alan entelektel zendeka hareketlerinin, artk ran'n dalist din-JO lerinden ok, eski Hind, Yunan ve Hellenistik dnem felsefelerine referans veren ideolojiler kullanmaya baladklar grlr. Eb sa el-Varrk ile balayp bn'r-Rvendi, Eb Hayyn et-Tevhidi ve Eb Bekir Zeke-riyy er-Rz ile srp giden ilhad hareketleri, byle felsefi nitelikli bir ideolojiyi temsil ediyorlard. Artk 12.-13. yzylda ok daha belirgin hale gelen tasavvuf evrelerindeki zendeka ve ilhad eilimleri, muhakkak ki neoplatonist bir erevede oluan ve panteizm ile arasndaki snr "bak srt" kadar ince ve keskin olan ar Vahdet-i Vcd'u bir ideolojiden kaynaklanyordu. te Osmanl dneminde ele alacamz zendeka ve ilhad hareketleri daha ok, bu son iki ideolojiye istinat eden tarihsel bir arka plana sahiptir. C) Siyasal Adan Zendeka ve lhad Zendeka ve ilhad hareketlerini anti-Arap bir siyasal ve ideolojik tepki olarak deerlendirdikten sonra u soruyu sorabilir miyiz? Acaba bu tepkinin siyasal bir amac, mesela Emevi ve Abbasi iktidarlarn ya kendi izgilerine gelmeye zorlama yahut onlar devirip yerlerine kendi iktidarlarn getirme gibi bir hedefleri var myd? Bir defa entelektel zendeka ve ilhad hareketlerinin dorudan byle bir amac hedeflediklerini syleyebilmek zor grnmektedir. nk ele aldmz rneklerin hibiri (belki brokratik zendeka kategorisinde gr-

dmz Bermekler olay bir dereceye kadar istisna edilirse) byle bir izlenim yaratmyor. Buna karlk toplumsal ihtilalci zendeka hareketlerinin doradan doruya byle siyasal bir amaca ynelik olduklarn sylemek mmkndr. Bu siyasal ama, muhtemelen hilafet ynetimini bu hareketleri gerekletiren zmrelerin siyasal ve sosyoekonomik durumlarn iyiletirmeye zorlamaktan iktidar bilfiil ele geirmeye kadar deiik biimler alm olabilir. zellikle el-Mukanna' ve Bbek el-Hurremi isyanlar gibi uzun sreli ve ok kalabalk kitleleri arkasna alm ihtilal hareketleri iin bu herhalde daha ok geerlidir. Entelektel zendeka hareketlerinde ise iki durum ortaya kyor: b-n'1-Mukaffa', Bear b. Burd, Ebu'l-'Al el-Ma'arri, Bermekler ve nihayet Afin rneklerinin temsil ettii birinci durumda, byk bir ihtimalle gerek bir zedekadan ok, ortadan kaldrlmak istenen rakip veya rakiplerin harcanmasn salayan siyasal bir enstrmann sz konusu olduu sylenebilir. zellikle Bermekler olay bunun tipik bir rnei olarak gsterilebilir. leride grlecei zere, II. Bayezid zamannda zendeka ve ilhad suuyla idam edilen nl lim Molla Ltfi, bu mesleki rekabet ve kskanla kurban verilen kiilerden biridir. kinci durumda, yani gerekten zendekann sz konusu olduu entelektel hareketlerde ise zndklar ve etraflarnda oluan zendeka hareketleri, dorudan siyasi iktidar hedef almadklar halde, srf onun tarafndan kabul edilen ve korunan resmi ideolojiye ve dzene kar kld iin, dolayl olarak merkezi iktidara kart bir konuma yerlemekte, byle olunca da onun varlna, otoritesine ve meruiyetine bir tehdit oluturmakta- ' dr. Nitekim bu ekilde algland iindir ki, siyasi otorite tarafndan iddetle stne gidilmekte ve iddetle mahkm edilerek ortadan kaldrlmaya allmaktadr. D) Hukuki (Fkhi) Adan Zendeka ve lhad Eer sergilemeye altmz tarihe btnyle gz nne alnrsa, slam hukukunun (fkh), zendeka ve ilhad, yahut zndk ve mlhid konusundaki tavr ve bu tavra bal olarak gelitirdii hkmleri, ok tabii olarak slam'n daha balangcnda deil, zendeka ve ilhad hareketlerinin gelimesine paralel bir ekilde ortaya km ve peyderpey olumutur. Ama hi phe yok ki, bu hkmlerin referanslar, Peygamber devrinde grlen irtidad (dinden dnme) ve nifak (mnafklk, gizli kfr) olaylar karsnda Kur'an- Kerim'in yetleri ile bizzat Peygamber'in hadisleri ve bir de bunlarn Drt Halife devrindeki yorum ve tatbikatlardr.206 Bunlara ek olarak, sonraki yzyllarda slam dnyasnda bu tr olaylar hakknda verilen hukuki hkmlere temel oluturan drt Snni mezhep imamnn (Eb Hanife, Malik, afii ve bn Hanbel) itihatlarn dnmek gerekir. zellikle zendeka olaylarnn balayp srmekte olduu dnemler iinde yaam bulunan bu drt Snni mezhep imamnn bu konudaki itihatlar, yalnz inan ve toplumu deil, dnemin siyasal otoritesini de hesaba katan ve hi phesiz, zendeka hareketleri devam etmekteyken sca scana verilmi hkmlerdi. Bu hkmler zendekann, mnafk, dcbri, mlhid, mrted, kfir gibi kavramlarla karlatrlp nanslarnn tespitinden sonra, son tahlilde nifak ve irtidad (yahut ridde) ile ayn paralelde deerlendirilmesi sonucunu dourmutur.207 slam'n ana kayna Kur'an- Kerim'de irtidad ve nifak kavramlarndan dorudan doruya veya dolayl olarak sz edilmitir. Mesela dorudan veya dolayl irtidaddan bahseden yetlerde, mrtedlere, baka bir deyile slam'dan baka bir inanca dnenlere, lm cezas dahil, dnyevi herhangi bir ceza verilmesinin sz konusu olmad, stelik vazgeip tev-be edenlerin hibir cezaya arptrlamayacann vurguland dikkati eker.208 Nifak yahut mnafklktan bahseden yetlerde ise, uhrevi cezalar sz konusu olmakla beraber, yalnzca iki yette ldrlmeleri emredil-

mektedir.209 Burada ilgin olan, Mslmanl kabul ettikten sonra geri dnenlerin deil de, aslnda hi inanmadklar halde, Mslmanlar arasndaki karlar sebebiyle veya ekinme ve korkular yznden inanm grnenlerin, slam'n bu ilk devrinde gerek Mslmanlara verdikleri zararlardan dolay ldrlmelerinin istenmesidir. Biraz dikkatle bakldnda, bu lm emrinin, mnafklarn Peygamber devrinde slam'n henz yeni yayld sralardaki siyasi tutumlaryla, yani Mslmanlara kar kfirlerle gizlice anlap birlikte hazrladklar tuzaklar, evirdikleri manevralar ve aleyhteki faaliyetleriyle ilgili olduu, inanszlklaryla ilgili olmad, yetlerin geliinden anlalyor.210 Peygamber'in hadislerine gelince, bunlarda mrtedler hakknda ldrlme emirlerinin yer ald grlyor. Mesela en salam hadis kaynaklarnn banda geldii kabul edilen Sahh'l-Buhrt''de bu konuda birka hadis nakledilmektedir.211 Ancak bu hadislerde sz konusu edilen mr-tedlerin durumlar tamamen farkldr ve ldrlme emrini, tpk mnafklarda olduu gibi, inan temelinde deil, siyasi erevede deerlendirmek gerekir. Bu hadisleri, slam'n yeni ortaya kt ve slam toplumunun henz teekkl etmekte bulunduu erken bir devirde, mrtedlerin bu toplumun sayca ve nitelike bymesine engel tekil ettikleri dncesi erevesinde deerlendirmek gerekir. Klasik fkh kaynaklarnda zendeka genellikle "btn'1-kfr ve izh-r'1-imn," yani "inanszln gizlemek, inanc varm gibi grnmek" eklinde, ok ksa fakat ok ak bir ifadeyle tanmlanmtr. Grld gibi slam hukuku zendeka ve ilhadn tarihsel ve kltrel' kkleri ve geliimi konusuyla ilgilenmemi, meseleyi yalnzca inan temelinde ele alarak bunu toplumsal ve siyasi dzenle ilikilendirmi ve hkm ona gre vermitir. Bu durumda, her biri klasik dnem slam dnyasnn spanya'dan Uzakdou'ya kadar uzanan deiik yerlerinde uygulanan drt Ehl-i Snnet mezhebinin grlerinin, bunlara temel tekil eden hareket noktalarnn, kullandklar delillerin (yet ve hadisler) yorumlam tarzlarnn, bu geni corafya ierisinde siyasal, kltrel ve toplumsal zellik ve artlara gre ok tabii olarak farkllat grlr. Dolaysyla slam dnyasnda zendeka olaylar karsnda, hangi mezhep nerede yaygnsa orada o mezhebin hkmnn uygulandn grmek elbette ok tabiidir. Nitekim, (baz istisnalar ile) mesela Endls'te mam Mlik'in, Msr'da ve devrine gre ksmen ran'da mam afii'nin, Arabistan'da mam Ahmed b. Hanbel'in, Irak'ta mam Mlik'in, Anadolu'da ise mam- Azam Eb Hanife'nin itihatlar uygulanyordu. Son tahlilde nifak ve irtidad olayna indirgendii iin, zendekann lmle cezalandrlaca konusunda temelde hepsi de hemfikirdir. Ancak bazlar bunu arta balarken, bazlar bu cezay artsz ngrmektedir.212 Kronolojik sraya gre gidilirse, Eb Hanife'nin -dier pek ok konuda olduu gibizndklara verilecek ceza konusunda da esnek davrand grlr. Eb Hanife'den birbirinden farkl iki rivayetin intikal ettii anlalyor. Birinci rivayete gre Eb Hanife zndklarn kaytsz artsz lmle cezalandrlmalarndan yana grnmektedir.213 Fakat bu muhtemelen daha nceki bir itihattr. nk Eb Hanife esas olarak, lmle cezalandrlmadan evvel, fikrinden vazgemesi ve tevbe etmesi iin zndka zaman ve frsat tannmasndan, tevbe ettii takdirde lm cezasnn kaldrlmasndan yanadr. Aksi halde ancak reddi mmkn olmayan kesin deliller ortaya karld takdirde lm cezasnn verilmesi gerektiini savunur.214 Fakat Hanefilik iinde, Eb Hanife'nin talebesi Eb Yusuf gibi, birinci gr savunanlar da vardr. Eb Yusuf, zndkn tevbe teklif edilmeksizin ldrlmesini nermekte, ama ldrlmeden evvel kendisi kendi isteiyle tevbe ederse, tevbesinin kabul edilmesi gerektiini bildirmektedir.215 bn bidin, Hanefi mezhebindeki bu tevbe meselesi hakknda biraz

daha tafsilat veriyor. Ona gre, zndkn tevbe edebilmesi ve fikirlerinden vazgeebilmesi iin zaman tannmak zere hapse konulmas gerekir. Burada her trl rahatnn temin edilmesi, sopa atmak, uykusuz veva a susuz brakmak gibi ikence yntemleriyle tehdit edilmeksizin serbeste dnmesi salanmaldr. Bu artlarda tevbe ederse serbest braklr; etmezse ancak o zaman lmle cezalandrlmaldr.216 Yaad dnemin siyasal, sosyal karmaalarla, inan bunalmlaryla gemesi yznden olsa gerek, Snnilii paralamaya ynelik faaliyetlere kar ok iddetli tepki gsteren Mlik b. Enes ise kesin tavrn zndkn kaytsz artsz ldrlmesinden yana koyar ve her nasl olursa olsun tevbesinin kabul edilmeyeceini, bunun, onun lmn engelleyemeyeceini savunur.217 nk ona gre zndkn tevbesi, hi phesiz lm korkusu altnda cereyan etmi olup hayatta kalmak amacna yneliktir; dolaysyla gerekte zendekadan vazgei deildir. Ama mrtedin tevbesi kabul edilir.218 fi de Eb Hanife gibi dnmekte, zndkn tevbesinin kabul edilmesi tezini savunmaktadr. Fakat el-Gazzli gibi bu mezhebe mensup ileri gelen baz ulema aksi gr savunur.219 Ahmed b. Hanbel'e gelince, o, Mlik b. Enes'in grn paylayor. Ona gre zndkn tevbesi hibir zaman geerli olamaz, nk lm korkusu altnda yaplm bir tevbedir.220 Bu mezhebin sonraki kuak ileri gelenlerinden bn Teymiyye ise zndkn tevbesinin geersiz olduunu aynen kabul eder. Ancak ldrlmesi iin zndklnn kesin olarak ispatlanmas gerektiini, aksi halde salverilmesinin art olduunu ileri srer.221 iiliin Zeydiyye kolu da, tevbe ettii takdirde zndkn ldrl-memesinden yanadr.222 Zendeka ve ilhad suunun lmle cezalandrlmas yolundaki bu iti-hadlara ramen, yine Ehl-i Snnet ierisinden baz byk fakihlerin, her ne ekilde olursa olsun, devlete kar huru etmedike,- zndka lm cezasnn verilemeyecei dncesinde olduklarn da biliyoruz. Mehur fa-kih emseddn es-Serahsi (. 1090) bunlardan biridir. Serahsi, Hz. Ali devrindeki bir hadiseye dayanarak bu hkme varmaktadr.223 E) Yarg ve nfaz Sreci Burada, zendeka ithamyla yakalanp yarglanarak hkm giyen ahsiyetler hakknda siyasi otoritenin uygulad yarg ve infaz srecinden de bahsetmek yararl olacaktr.224 Bu srecin yeniden inas iin, yukardan beri anlatlmaya allan, deiik alanlarda zendeka sulamasna maruz kalm ve hkm giymi kiilere dair kaynaklarda mevcut olan kaytlardan yararlanlabilir. Bunlara bakldnda, srecin birbirini takip eden u safhalardan olutuu grlr: 1. hbar: Olay bizzat hilafet merkezinde (Emeviler devrinde Dmak, Abbasiler devrinde Badat) meydana gelmise, ihbar dorudan halifeye, Dmak, Halep, Basra, Kfe gibi byk ehirlerden birinde vuku bulmusa, en yksek idari mir olan valiye yaplmaktadr. Halife veya vali bu ihbar deerlendirerek meselenin tahkik ve takibi iin gvenlik kuvvetlerinin ban grevlendirir. 2. Aratrma ve tutuklama: hbara konu olan "zndk" veya "zndklar", gvenlik kuvvetleri tarafndan soruturulup aratrlmaya balanmakta, yakalandklar takdirde, derhal tutuklanarak yarglanmak zere hapse atlmaktadrlar. Eer olay tarada meydana gelmi ve ihbar edilen ok nemli kii veya kiilerse, dorudan hilafet merkezine yollanrlar. El-Mehdi dneminde ve sonrasnda bu iin ok ciddi ve sk tutulduunu ve hemen her byk ehirde sahib'z-zendka, denilen bir zel memurun olduunu biliyoruz. O bu ii maiyetindeki bir ekiple yapyordu.

3. Mahkemenin teekkl: Tutuklular, uygun bir zamanda valinin veya halifenin emriyle mahkemeye sevk edilmektedir. Ancak bu mahkeme, sradan, herhangi bir mahkeme deil, zel olarak bu ie bakmakla grevlendirilmi, geici, fevkalade bir mahkemedir. Dolaysyla teekkl tarz da dier mahkemelerden farkldr. Eer olay tara ehirlerinden birindeyse, yahut yarglama ok mhim ahsiyet veya ahsiyetlerle ilgili deilse, bakanln (duruma gre) ya bizzat halifenin tayin ettii vezir, yahut orann emiri, valisi veya kads yapmaktadr. Olay ok nemliyse, mahkeme hilafet saraynda ve bizzat halifenin bakanlnda toplanmaktadr. Mahkeme yeleri (yine olayn nemine gre saylar artmak kaydyla) 1) kadlardan, 2) bilirkii (bir anlamda jri) grevini yapacak olan ulema veya fukahadan, ve 3) ktiplerden olumaktadr. Tabii olayn ahitleri de bu fevkalade mahkemede sanklarn karsnda hazr bulundurulmaktadr. 4. Muhakeme: Muhakeme, kad, (veya yerine ve duruma gre) emir, vali, vezir veya halifenin zndk veya zndklarn yzne kar (vicahen), kendileri aleyhinde yaplan ihbarlar ve iddialar bildirmesiyle balyor, arkasndan sorgulamaya geiliyordu. Daha sonra sanklarn savunmalar dinleniyor, gerektike srayla ahitlerin ifadelerine bavuruluyordu.225 Elimizdeki rneklerden, Halife el-Mehdi'nin bu sorgulamalar bizzat yaptn, hatta zndklarla fiilen teolojik tartmalara girdiini biliyoruz.226 Hallc- Mansr rneinde olduu gibi, sorgulama safhasnn bazen gnlerce devam ettii de grlebiliyordu. 5. Hkm: Tarihe ksmnda gzden geirilen zendeka ve ilhad hareketleri hatrlanacak olursa, bunlarn deiik biimlerde hkme baland herhalde dikkati ekmitir. Genellikle sorgulamalar sonunda ahitlerin ifadeleri, sanklarn savunmas ve delillerin deerlendirilmesi, ulemann ve fakihlerin araclyla yaplyordu.227 Bunun sonunda eer isnat edilen zndklk ve mlhidlik suunun ilendiine kanaat getiriliyorsa o zaman, orada hangi mezhebin gr hkim ise, suluya veya sululara o dorultudaki hkm uygulanyordu. Eer olay yeri Mliki veya Hanbeli mezhebine mensupsa dorudan doruya lm cezasna arptrlyor, Hanefi veya afii mezhebinin uyguland bir yer sz konusuysa ve eer zendeka ve ilhad isnad kesin olarak tahakkuk etmise, yani sank veya sanklar sulu bulunmusa, nce fikir ve kanaatlerinden vazgeip tevbe etmeleri iin kendilerine bir sre tannyordu.228 Eer bu sre sonunda tevbe etmeyi kabul etmezlerse, o zaman suun durumuna gre ya hapis, ya sopa veya kam, yahut idam cezasna arptrlyorlard. te bu hkm safhas, zellikle Snni mezheplerin teekkl srecinin henz tamamlanmad ilk zamanlarda, muhtemelen siyasal otoritenin talebi dorultusunda veya duruma gre kadlarn kendi yaklamlarna gre cereyan ederken, bu srecin tamamlanmasndan itibaren (muhtemelen 9.yzyldan sonra), duruma bal olarak drt mezhepten birinin itihadna gre cereyan ediyordu. Tabii siyasi otoritenin eilimi hi phe yok ki her zaman iin dikkate alnmas gereken ok nemli bir faktrd. 6. nfaz: Bu safhann ok ilgin biimlerde cereyan ettii zamanlar, meknlar, infaza konu olan ahslar vardr. nfaz konusunda fkh kaynaklarndaki ifadelerle, gerekte uygulanan yntemler arasnda bazen elikiler, farkllklar olduu grlr. Bu konu, byk apta siyasi otoritenin lm cezas uygulanacak "zndk" veya "mlhid"lere kar tavryla balantl grnyor. Cezalar bazen basit olarak hapis veya dayaktr (mesela Harun er-Re-id'in tahta getii srada birok zndkn hapiste bulunduunu hatrlayalm). lm cezalarnda ise fkh kurallarna gre ikence uygulanmadan klla bann uurulmas gerekirken, korkun ikencelere manz braklarak ldrlenleri gryoruz. Mesela 10. yzylda Bbek el-Hurremi'nin, Afin'in ve el-Hallc'm idam edili biimleri tyler rperticidir. Bbek el-Hurremi'nin, Halife el-Mu'tasm'n emriyle, devlete isyan

suundan Sa-marra ehrinde diri diri elleri dirseklerinden ve bacaklar dizlerinden kesilmek suretiyle korkun bir ekilde ldrld, ayn olaya ad karan Afin'in de ayn biimde idam edildii kaynaklarda anlatlr.229 El-Hallc'n idam sahnesi ise btn tafsilatyla tasvir olunur.230 13. yzylda Anadolu Seluklular zamannda isyan eden Baba lyas- Horasn'nin halifelerinden Aynu'd-Devle Dede, diri diri derisi yzlerek idam edilmitir.231 Ayn tr bir idam, 15. yzyl balarnda Halep'te yine zendeka ve ilhad suundan lme mahkm edilen mehur Hurfi airi Nesimi'ye uygulanmtr.232 Tarihe bakld zaman, bu tr idam geleneinin Arap toplumlarnda deil, Ssni ran'nda Zerdtlie kar kan Mazdekist ve (Mani'nin bizzat kendisi bata olmak zere) Maniheistler'e uyguland grlyor.233 Bu itibarla Abbasi iktidarnn slam hukukunda mevcut olmayan bu idam tarznn, varisi olduu Ssni geleneiyle balantl olduunu sylemek gerekir. Osmanl tarihinde ise byle idam usullerinin uygulandna dair herhangi bir rnek bilmiyoruz. leride grlecei gibi, Osmanllar'da zndk ve mlhidlerin yalnzca klla boyunlar vuruluyordu. F) Sonu Yukarda sunulmaya allan genel tariheye baklacak olursa, slam ortaanda zndklk ve mlhidlik hareketlerinin u anlamlar ifade ettiini syleyebiliriz: 1. Hareketleri Meydana Getirenler Asndan (Toplumsal Boyut): a) Bu hareketler, esas itibariyle sonradan mslman olmu, bununla beraber, eski kltr ve inanlarnn stnlne inanan Mevli iindeki birtakm deiik kesimlerden meydana gelen bir sosyal taban zerinde gelimitir. b) Bu hareketler yaplar itibariyle balca drt kategori olutururlar: 1. Bir ksm, iinden geldikleri ve slam'a stn olduuna inandklar eski inan ve kltrlerini slam iinde bilinli olarak srdrmek istemiler veya slam' bu tr etkilerin kendiliinden ve doal sonucu olarak farkl yorumlamlar, bu durum mezhepler halinde yeni oluumlara dnm, dolaysyla slam iinde "paralel slam"lar yaratmlardr. 2. Bir ikinci kategori, deiik zamanlardaki siyasal ve sosyoekonomik bunalmlarn evkiyle, siyasal yahut toplumsal ve ekonomik baz taleplerini gerekletirmek zere merkezi otoriteye kar silahl ayaklanmalar eklinde ortaya kan mehdici (mesiyanik) ihtilal hareketlerinden olumaktadr. 3. Bir nc (burada bizim megul olduumuz ana) kategori ise, esas itibariyle yine, iinden geldikleri ve slam'a stn olduuna inandklar eski inan ve kltrlerine referans vererek slam'n temel baz inan ve dsturlarna bazen gizliden gizliye, bazen dorudan ve ak eletiriler ynelten entelektel dnce hareketlerinden meydana gelmektedir. Bu kategorideki zndklk ve mlhidlik hareketleri, a. Allah inanc (tevhid esas), b. Kinatn sonradan yaratld ve yine yok olaca (Kyamet), c. ldkten sonra dirilme (Har), yeni ve ebedi bir hayatn (ahiret) mevcudiyeti, d. Kur'an- Kerim'in Allah kelm olduu, dolaysyla mkemmellii ve taklit edilemezlii, e. Peygamberlik kurumu ve fonksiyonu (Nbvvet ve Risalet), f. badet kurumu gibi be noktada toplanabilecek olan slam'n ana inan ve kavramlarn eletirmeye, rtmeye ve reddetmeye ynelik bir entelektel akm, zetle bir "slam' eletirme hareketi" olarak zetlenebilir. 4. Son olarak ise daha ok, u veya bu gibi sebeplerle slam'a lakayt veya sefih bir hayat tarz srenlerin, yukarda iaret edilen trde bir dnsel ve felsefi boyuttan

yoksun olan ve slam inan ve ahlakna aykr hareket tarzlar, yaantlar {libertinage) olarak grnyor. 2. Merkezi Ynetim Asndan (Siyasal Boyut): slam ortaandaki bu hareketlerin bir ikinci boyutu da, yukarda grld ekilde, dorudan doruya Emevi ve Abbasi iktidarna ynelik hareketler olmalar itibariyle, birinci derecede siyasal nitelikleridir. Emevi ve Abbasi merkezi iktidarlar bu hareketleri, hkimiyet haklarn, meruiyet temellerini, kurduklar dzeni, ksaca kendi siyasal varlklarn tehdit eder nitelikte grdkleri, dier bir deyile, kendilerine ynelik bir tehlike olarak algladklar iin, onlar meru dzenin dnda, gayri meru bir zemine kaym, baka bir ifadeyle, "dairenin dna km" grdklerinden, bunu vurgulayan bir sylem olarak zendeka ve ilhad kavramn kullanmlardr. 3. Ulema Asndan (Dini yahut Teolojik Boyut) Zendeka ve ilhad hareketlerinin en az yukardakiler kadar nemli bir nc boyutu, inanla ilgili grnyor. Zendeka ve ilhad hareketlerinin son tahlilde slam ncesi din ve kltrlere, inanlara referans verdikleri gz nne alnrsa, bu hareketlerin, slami bilgiyi reten bir konumda bulunan ulema tarafndan, ideolojik muhteva ve inan itibariyle eninde sonunda slam'a, inanlarna ve o inanlarn kurduu dzene bir "saldr", bir slam' "tahrip ve tahrif kampanyas eklinde alglanmas ok doaldr. zellikle entelektel ve mezhebi zendeka ve ilhad hareketlerinin nemli bir ksmnn byle olduu da tarihsel bir gerektir. Nitekim bu konudaki telif hareketleri ulemann bu alglaynn gstergesi olarak ortadadr. zellikle 11. yzyldan sonra, ulemann bir de siyasal iktidara eklemlenmek suretiyle resmi ideolojiyi ve siyasal dzeni savunma misyonunu yklendii, slam' savunma amacnn tesinde meseleye aynca bu adan yaklatn da unutmamak gerekiyor. leriki blmlerde ele almaya allacak olan Osmanl ehirli toplumunun ulema ve sfyye gibi iki deiik kesiminde ortaya km olan zendeka ve ilhad hareketleri, yeri geldike grlecei gibi, ite btn bu kategorilerin iine girebilecek yapdaki hareketler olup, kanaatimizce bu klasik slami dnem zendeka ve ilhad hareketleriyle pek ok bakmdan sk skya balantldr. BRNC BLM OSMANLI RESM DEOLOJS VEYA "DARENN " I. BR MPARATORLUUN YNETM ZHNYET VE DNYA GR: OSMANLI RESM DEOLOJS Osmanl mparatorluu'nda zendeka ve ilhad hareketlerinin Osmanl resmi ideolojisi ve dzeniyle ilgisi nedir? Bu hareketler gerekten resmi ideolojiye ve ona dayal dzene kar meydana gelen hareketler midir? Eer gerekten Osmanl toplumu iinde bir ksm evreler tarafndan resmi ideolojiye ve dzene kar bir muhalefet veya kar k sz konusuysa, bu hangi sebeplerden kaynaklanmaktadr? Bu gibi sorularn cevabm verebilmek iin bir "Osmanl resmi ideolojisi" olup olmadn ksaca tartmak, eer byle bir eyden bahsedilebilirse, mahiyetini anlamaya almak gerekecektir. Ancak bu tartmaya gemeden nce, ideoloji ve resmi ideoloji kavramlarn (en azndan bizi ilgilendiren konu erevesinde) akla kavuturmamz gerekiyor. Bilindii gibi ideoloji, Bat'da tarihilerden evvel sosyologlarca kullanlm bir terimdir. deolojinin eitli tarifleri yaplm, bir ksm sosyologlar ideoloji ile zihniyet arasnda bir fark bulunmadn sylerken, dier bir ksm bir ayrm olduunu ileri srmlerdir.1 Her eyden nce, sosyologlarn da vurguladklar gibi ideoloji, tam anlamyla tarifi zor bir kavramdr, nk soyut bir nitelik tar. Byle olunca, ok tabii olarak resmi ideolojinin de g kavranabilir, zor belirlenebilir bir kavram olduunu sylemek bile fazladr. Sebebi, soyut bir nitelik arzetmesi, dolaysyla maddi alana

yansyabilmi boyutlarnn pek fazla ortada bulunmamas olduu kadar, resmi ideolojiyi dorudan ve aka anlalr bir ekilde ifadelendirecek maddi verilerin yetersizlii olabilir. Buna ramen resmi ideolojiler her zaman olmutur ve olacaktr. Burada ideoloji hakknda sosyolojik tahlil ve tartmalarn iine girmeden "resmi ideoloji" teriminden basite ne anladmz belirtelim. "Resmi ideoloji" teriminden kastmz, ksaca, "bir devletin kendisine, zerinde egemen olduu topraa ve bu toprak zerinde yaayan tebaasna, ilikide bulunduu dier lkelere bak ve onlar alglay tarz, dnya gr, zihniyet yaps, o devletin ykselttii deerler sisteminin btn"dr. O halde bu erevede bir "Osmanl resmi ideolojisi"nin varlndan sz edilebilir mi? Edilebilirse bundan ne anlalmaldr? Bu ideolojinin zellikleri nelerdir? Bunlar, kolay olmamakla beraber bir dereceye kadar cevaplandrlabilir sorulardr. Kanaatimizce Osmanl Devleti'nin de resmi bir ideolojisi olmutur. Eer "bir devletin dnyaya bakn ve dnyay alglayn ekillendiren, i ve d siyasetini ynlendiren, idari ve kurumsal yapsn, tekilatn ve zellikle toplumsal ve kltrel dokusunu biimlendiren temel bir dnya gr, bir zihniyeti" varsa, onun bir resmi ideoloji jisi var demektir. Ayrca bu ideoloji, btn bir ynetici kesim tarafndan belli sebeplerle paylalyor, halka mal edilmeye allyor, titizlikle korunuyor, yneticiler baka ideolojilere yaama imkn tanmyor ve btn gcyle onlar ortadan kaldrmaya yneliyorsa, resmi bir nitelik kazanmtr. te, bu anlamda Osmanl mparatorluu'nun da resmi bir ideolojisinin olduunu kabul etmek gerekir, nk btn bu zellikler onda toplanmtr. Ksacas, Osmanl resmi ideolojisi, Osmanl Devleti'nin dnya gr, zihniyet yaps, inand deerler sistemi ve bu sistemle olan balants erevesinde, kendisine, ynettii tebaasna, baka devletlerle ilikilerine bak ve bu ilikileri deerlendiri tarz olarak anlalabilir. Baka bir ifadeyle Osmanl resmi ideolojisi, Osmanl Devleti'nde, bata bizzat padiah olmak zere, yneticiler kesiminden oluan egemen snfn, yani merkezi iktidar bilfiil temsil eden ve kullanan hkim tabakann bu iktidar desteinde btn imparatorluk sathnda geerli klmaya alt dnya gr, yahut zihniyettir denebilir.2 Burada kanlmaz olarak yine bir dizi soruyla kar karya kalrz. Her eyden nce Osmanl resmi ideolojisi dediimiz "ey", acaba Osmanl toplumu, baka bir deyile ynetilenler tarafndan hibir ynyle paylalmayan, hibir ekilde kabul grmeyen, dorudan doruya egemen ynetici tabakann kendisi iin oluturduu ve topluma zorla dayatt bir ideoloji midir? Yoksa belli lde paylalan, toplum tarafndan da bsbtn dlanmayan yanlan var mdr? Eer toplum tarafndan da paylalyorsa, kar kovularn, direnilerin sebebi nedir? Bu ideoloji, Osmanl Devleti'nin kuruluunda bir defada var olmu ve ayn biimde her zaman srm mdr? Yoksa, devletin imparatorluk konumuna ykseliine paralel olarak bir oluum sreci mi takip etmitir? Her zaman btn karakteristikleriyle ortada mdr, yoksa yalnzca belli durumlarda m belirginlemitir? Btn bu sorularn cevaplar, mteakip blmlerde ele alacamz olaylar incelenirken kendiliinden belirecektir. Ancak burada bir noktaya dikkat ekmekte yarar vardr ve bu gzden uzak tutulmamaldr: Gnmz tarihisinin Osmanl resmi ideolojisini ifadelendirmeye yarayan kavramlara ve muhtevalarna yeterince nfuz edip edemeyecei tartlabilir. Bugnn tarihisi ok daha deiik bir ortamn, dnya gr epeyce deimi bir kltrn insan olarak bu kavramlara ne lde nfuz edebilir, bunlar Osmanl devrinde anlald ekliyle alglamaa ne lde yatkndr? te, bu ok nemli bir meseledir. Bu meseleyi zebilmek, Osmanl resmi ideolojisini iyi anlayabilmek iin ok nemli bir noktann gzden karlmamas gerekir: Osmanl resmi ideolojisinin esasn "inan" oluturur. Osmanl mparatorluu alt yzyllk uzun

tarihinin hemen hemen her alan ve safhasnn sergiledii gibi, bir "inan devleti"dir. Bu yzden Osmanl mparatorluu'nda devlet de en az din (slam) kadar inan konusudur, dolaysyla kutsaldr. Bu, kanaatimizce, Osmanl mparatorluu'nda devletle dinin (Abbasiler dahil, tarihte hibir slam devletinde olmad kadar) birbiri iine gemesinden, baka bir ifadeyle "devletle dinin zdelemesinden ileri gelmektedir. ematik olarak ifade etmek gerekirse unu sylemek mmkndr: Osmanl Devleti'nde devlet ve din yan yana iki ayr daire deildir; din dairesi devlet dairesinin btnyle iindedir, iki daire abr. Yani bu zdelikte devlet, dini iine alan, kuatan byk dairedir. Baka bir ifadeyle, Osmanl resmi ideolojisi demek, devlet ve dinin, yahut siyaset ve slam'n ayrmaz bir biimde birbiri iine girdii bir zihniyet demektir. te, Osmanl Devleti'nin ideolojsi de temelini bu zdelikte bulur. O halde bu zdelii, Osmanl Devleti'nde "her ey devlet iindir; din de devlet iindir" eklinde formle etmek mmkndr. Bu demektir ki, Osmanl resmi ideolojisini kavrayabilmek, bir bakma, bu ideolojiyi oluturan dindevlet zdeliinin bu iki unsurunun tahlili ve tarihi kklerinin tehisiyle geni lde balantldr. II. OSMANLI RESM DEOLOJSNN TARH KKLER A. Siyasal Kkler Osmanl resmi ideolojisinin temelindeki bu zdeliin ilk unsuru olan devlet kavramnn Osmanl'da kazand biim ve muhteva, hi phe yok ki geni lde onun vrisi olduu eski siyasi geleneklerle sk skya balantldr, baka bir deyile onlarn zaman iinde oluan bir sentezidir. Osmanl mparatorluu'nun, mesela eski Roma gibi, Bat dnyasnda teekkl etmi imparatorluklardan pek ok bakmdan, zellikle de hkimiyet kavram, siyasal telakkileri, devlet yaps ve kurumlar, toplum yaps ve kurumlar ve bunlarn yapsal karakteristikleri itibariyle nemli lde ayrld grlr. Bunlar uzun zamandan beri tarihilerin dikkatini ekmi ve onlar bu farkllklarn sebeplerini aramaya yneltmitir. Farkllklar Osmanl devlet zihniyetini oluturan siyasi geleneklerle aklanmaya allm, bugne kadar bu gelenekler balca u kke indirilmitir: 1) Eski Trk siyasal gelenei, 2) Klasik slami siyasal gelenek, 3) Bizans siyasal gelenei. Bu sralama gerekte bu geleneklerin Osmanl resmi ideolojisinin olu-74 umundaki etki derecelerinden ziyade, tarihsel sre ierisinde beliri srasna gre yaplmtr. Fakat bu sralama, Trkler'in deitirdii corafi meknlara paralel olarak temasta bulunduklar kltr dairelerinin srasn da temsil eder. Gerekten de Osmanl Devleti'ni kuran temel unsur olan Trkler, tarih iinde kendi anayurtlar olan Orta Asya'dan, slam' kabulle birlikte Ortadou'ya, eski antik imparatorluklarn mirasn tayan slam topraklarna intikal etmiler, nihayet Anadolu'yu ele geirerek Bizans'la temasa geip sonunda ona vris olmulardr. Btn bu tarihi macera boyunca bir bir ele geirilen bu topraklarda eskiden mevcut devlet yahut siyaset gelenek ve telakkilerine vris olmak da ok tabiiydi. Ayrca pratik bakmdan da artt, zira ele geirilen yerlerde yaayan insanlar, altklar ynetim ve hkimiyet tarzndan koparmadan yeni ynetimin hkimiyetine sokabilmek ve altrabilmek, onlarn gznde merulatrmak gerekiyordu. Osmanllar dahil, tarihteki btn Trk devletleri genellikle bunu yapmlardr. Bu siyasi gelenekler ve hkimiyet anlaylar iinde en eskisi, hi phesiz ki Trkler'in kendi anlay ve gelenekleriydi. 1. Eski Trk Siyasal Gelenei Eski Trk siyasal geleneinden kast, muhakkak ki Trkler'in slam' kabul etmezden nceki tarihlerinin en eski devirlerinden intikal eden dev-

let ve hkimiyet geleneidir. Ancak bu gelenek hi phesiz byk apta Trkler'in kendi z tecrbelerini iine ald kadar, Hind, in ve ran bata olmak zere, evre siyasal kltrlerinin etkilerini de kapsar. Orhun kitabeleri, dier baz tarihi kaytlar, bilhassa ifahi destanlar, bu siyasal gelenei bize tayan belgelerdir. Bugne kadar bu malzeme zerinde yaplan almalarn tahlilinden karlan sonulardan hareketle, eski Trk siyasal geleneinin karakteristiklerini u ana noktada toplayabiliriz: a. Eski Trk siyasal geleneinde hkimiyet ve iktidar semavi (ilahi) kkenlidir. b. Bu hkimiyet evrensel (cihanmul) bir hedefe yneliktir. c. Tre denen, tarihin iinden szlerek gelmekte olan eski geleneklerden oluan bir rfe dayaldr. Hkimiyetin semavi yahut ilahi kaynakl oluu anlay, slam ncesi Trk inanlarnda eski ve kkl bir yere sahip olan gk kltyle ok yakndan ilgilidir. Ouz Kaan Destan'nda bu husus aka ortaya kar. Ouz'un douu da gkle ilgilidir ve harikuladelikler iinde cereyan eder. Bizans elisi Priskos, Hunlar'n, Attila'mn ilahi bir kkenden geldiine inandklarn bildirir. Gktrk hkmdar Bilge Kaan da, Orhun kitabelerine gre "Tanr gibi gkte domu", "Tanr istedii iin tahta oturmu" ve "Tanr g verdii iin gl" olmutur. Bir baka Gktrk kaan bara Han ise "Tanr tarafndan gnderilmi"tir. Tuna Bulgarlar'na ait bir kitabe, Bulgar hannn da "Tanr tarafndan gnderildii"ni kaydeder. Bir Uygur hkmdarnn Gazneli Mahmud'a yollad mektupta ise hkmdar kendisinin "gklerin sahibi tarafndan hkimiyete getirildii"ni belirtir.3 Bu ve benzeri tarihi kaytlara dayal rnekler gsteriyor ki, kaann ilahi kkenli oluu yalnzca belli bir zaman veya mekn iinde, belli bir Trk boyuna veya devletine mahsus bir zellik arzetmiyor. Yalnz bu rneklerde dikkat edilmesi gereken nokta, Trk kaanlarnn veya hanlarnn, eski Roma'da olduu gibi bizzat kendi ahslarnn deil, temsil ettikleri hkimiyetin ilahi kkenli, dolaysyla kutsal oluudur. Bu, onlar tarafndan temsil edilen devletin de kutsal saylmasnn bir sebebidir.4 Bu anlay hemen aynyla eski in hkimiyet anlaynda da mevcuttu.te, eski Trkler'deki bu tipik hkimiyet anlay, aada grlecei zere, Osmanl hkimiyet ve hkmdarlk anlaynda da ok belirgin bir biimde, ama tabii ki Zttullah f'l-lem (Allah'n yeryzndeki glgesi) yahut el-meyyed min indillh (Allah tarafndan glendirilmi) eklinde, slami terminoloji ile formlletirilmi kalplar halinde karmza kacaktr. Bu ilahi hkimiyet anlaynn pek tabii sonucu "cihan hkimiyeti" anlaydr. Trk devletlerinin tarihte nemli izler brakm olanlarnn hemen hepsinde bu iddiaya rastlanr; Osmanl Devleti'nde "kzl elma" olarak sembolletirilmitir. Mesela yine Ouz Kaan Destan'na gre, Tan-r'nn cihan hkimiyetini Ouz Kaan'a verdii haberi, adeta eyh Ede-bali'nin proto-tipi diyebileceimiz, Ouz Kaan'n danman Irkl Ata tarafndan kendisine mjdelenir. Daha sonraki Ouz hkmdarlarna bu mjdeyi veren ise, slami Trk geleneinin Korkut Ata's olacaktr. Bizans elisi Jordaes de, Atilla'nn, Tanr'nn dnya hkimiyetini kendine verdiine samimi bir ekilde inandn bizzat onun azndan duyduunu nakleder.5 Bu gl inancn yzyllar sonra Fatih Sultan Mehmed'in azndan "Dnyada tek iman, tek sultan" eklinde telaffuz edildiine ahit olacaz. Eski Trk siyasal geleneinde Trk kaannn en az yukardakiler kadar gl ve nemli olan tre koyma yetkisine gelince, bu da yine hkimiyetin ilahi kkenli oluu anlayyla sk skya balantldr. nk bu yetki ancak ilahi destee sahip byk hkmdarlara, yani kaan (hakan, han) unvann tayanlara verilmitir. Bu unvan tamayan hkmdarlar tre koyamazlar. Eski Trk siyasal geleneinin bu ok nemli

unsuru, Osmanl mparatorluu'nda zellikle Fatih Sultan Mehmed ile belirginleen rfi hukukun temellerinden birini tekil edecektir. Aada Osmanl resmi ideolojisinin muhteva analizi yaplrken daha geni olarak grlecei gibi, slam ncesi Trk siyasal geleneinin sz edilen her unsuruna da Osmanl resmi ideolojisi vris olmutur. Kanaatimizce bu ideolojinin slami unsurlarna bile baskn olan devleti karakterinin kkn de burada aramak gerekir. 2. Klasik slami Siyasal Gelenek Bu ifadedeki "slami" teriminin, slam'n bizzat din olarak teorik yanyla ve Peygamber ile Drt Halife (Hulef-i Ridn) zamannn siyasal uygulamalaryla bir ilgisi yoktur. Buradaki slami teriminden, daha ok slam tarihinin klasik devresini iine alan Emevi ve Abbasi dnemlerinde, bu devletlerin hkimiyet alanlarnda eskiden beri mevcut siyasal geleneklerin zmsenmesi suretiyle oluan slam siyaset teorisini ve ona paralel gelien gelenei anlamak gerekir. Bu slami siyaset geleneinin iindeyse, eski Dou Roma, Ssn, hatta eski Hind siyasal anlaylarnn etkileri mevcuttur. Tabii ki bu sentezin harc slam olmakla birlikte bu, Peygamber zamannda teekkl eden slami siyaset alglayndan hayli farkllam bir anlayt. te, bu klasik slami siyasal gelenein,6 slam hakimiyetindeki geni corafyada meydana km, farkl zaman ve meknlarda yazlm Kelle ve Dimne (eski Hind Pancatantra'snm slami versiyonu), Kabsnme, Si-ysetnme, Kutadgu Bilig gibi, Hind, ran, Trk ve el-Ahkmu's-Sult-niyye gibi Arap kkenli zengin bir klasik literatr vardr. Bu literatr, eski Trk siyasal geleneinin karakteristii olan cmertlik ve tre kavramlarnn yerine, daha ok Hind-ran siyasal geleneinin karakteristii olan akl, hikmet ve bilgi unsurlarna dayanmakla dikkati eker.7 Bu klasik slami siyasal gelenein temel felsefesi, Osmanl siyasal dnce literatrnde sk sk "daire-i adliye" terimiyle ifade edilen ve slam adalet kavramyla rten eski Hind kkenli siyaset kavramnda temellenir. Daire-i adliye terimini, "cihann adaletle duraca, bunu devletin salayaca, devletin ise bir hkmdara (melik) ihtiya gsterecei, hkmdarn ordu olmadan i gremeyecei, orduyu ise ancak servetin (mal) toplayabilecei, serveti reayann salayaca, reayann da ancak adil hkmdar sayesinde refaha erecei" eklinde zetlemek mmkndr. Osmanllar klasik slami siyasal gelenee geni lde Anadolu Seluklular ve lhanllar araclyla vris oldular. Ynettikleri tebaaya, merkezi iktidara artsz boyun eip vergilerini dedikleri srece hogrl ve efkatli yaklamlar, olduka adil vergi sistemleri, bu erevede deerlendirilmelidir. 3. Bizans Siyasal Gelenei Dorudan doruya olmak kaydyla Osmanllar'n Bizans siyasal geleneiyle temaslar herhalde daha kk bir uc beyliiyken balamt. Ancak bu gelenein Osmanl resmi ideolojisindeki gzle grlr etkileri hi phesiz Fatih Sultan Mehmed'in stanbul'u almasndan sonra ortaya kar. Aslnda Bizans kurumlarnn Osmanl kurumlar zerine etkisi tezi, eskiden beri Batl tarihiler tarafndan biraz mbalaayla ileri srlm, Osmanl mparatorluu'nun bilhassa ynetim kurumlar, neredeyse btnyle Bizans'a balanmak istenmitir. M. Fuad Kprl'nn almalaryla bu tez ar (ve ksmen hakl) bir biimde eletirilmitir.8 Ancak bugn daha ileri bir seviyede yaplan modern aratrmalar Kprl'nn eletirilerinin tamamiyle geerli olmadn gstermektedir. Bugn iin genellikle kabul gren yaklam, kurumsal alanda Bizans etkilerinin eskiden iddia edildii boyutlarda olmamakla beraber, belli lde mevcut bulunduu, mesela timar rejiminin yaplanmasnda, saray tekilat konusunda, belki bundan da nemlisi, iktidar ve hkimiyet anlaynda, ulemann merkeze bal dini bir brokrasi modeline gre tekilata tabi tutularak onlar kanalyla dinin btnyle merkezi

ynetimin kontrolne alnmasnda Bizans'n etkisi olduudur. Belki daha da nemlisi, Fatih Sultan Mehmed'in ahsnda tipik rneini bulan ve Kanuni Sultan Sleyman'la zirvesine ulaan klasik "Osmanl padiah" tipinin olumasnda,9 Bizans'n imperium (blnemez mutlak otorite) anlaynn roln dikkate almamak mmkn deildir. B. Osmanl Resmi deolojisinin Dini Kkleri Osmanl resmi ideolojisinin yukarda ksaca aklanmaya allan siyasal gelenekten temellendii nasl tarihi bir gerekse, dini kklerinin de slam'da olduu bir baka tarihi gerektir. Daha nce de belirttiimiz gibi, Osmanl mparatorluu, en az Emevi ve Abbasi imparatorluklar kadar bir slam devletidir. Bu itibarla Osmanl resmi ideolojisinde slam'n roln kavrayabilmek, onun merkezi ynetim iin ne ifade ettiini, bir baka deyile, devletin bir siyaset arac olarak slam' nasl anlayp yorumladn iyi belirleyebilmeye baldr. te, kanaatimizce bu yorum, Osmanl Dev-leti'nde, daha nceki Mslman devletlerde pek rastlanmayacak derecede kendine mahsus gl bir siyasal mahiyet kazanmtr ki, buna biz ksaca "Osmanl slam" diyebiliriz. Bilindii zere Trkler, yaklak 9. yzyldan itibaren slam' kabule baladlar. Karahanllar ile birlikte ilk Mslman Trk devletini tarih sahnesine karan Trkler'in byk bir ounluu iin zamanla slam adeta "milli din" haline geldi. Ayrca giderek hemen hemen btn Trk devletlerinde de resmi din oldu. Pek ok bakmdan Osmanllar'n kkeninde bulduumuz Byk Seluklular ise, 11. yzyln ikinci eyreinde belli tarihi artlar sonucu Mvernnehir (Transoxiane) blgesinde, Snni s-, lam' benimsediler. Bu, ou Trkler'in tarihinde olduu kadar, Snni slam'n tarihinde de pek ok bakmdan, zellikle de siyasal adan byk bir olay, bir dnm noktas oldu. nk bu tarihten itibaren Trk siyasal himayesinde yaamaya balayan Ortadou slam dnyasnda, Snni slam, bir daha elinden brakmayaca ok gl bir siyasi destek kazand; teki mezhepler arasnda siyasallaarak ne kan tek g haline geldi. Bu tarihi srecin nasl balad ve gelitii meselesi ok nemlidir. nk yalnz Osmanl mparatorluu'nda deil, genellikle btn Trk devletlerinde merkezi ynetimlerin ve halk kesimlerinin slami yorum ve inanlar, siyasi iktidarlarn politikalar, byk ounlukla bu artlarn rndr. Ancak sz konusu bu tarihsel sre henz yeterince tahlil edilmi deildir. slam, Orta Asya Trk topluluklarna ran sf mektepleri araclyla, bunlar arasnda da en ok, Ahmed-i Yesev gibi Horasan Melmetiyye Mektebi'ne mensup Fars ve Trk kkenli sfiler vastasyla ulat.10 Kara-hanllar'n slam' kabul edilerini anlatan mehur Tezkire-i Satuk Bura, Han isimli anonim eserde anlatlan menkabe, bu sfi rengin tarihi bir belgesi saylabilir.11 Byk ounluu gebe bir hayat sren ve daha nceki yzyllarda uzun sre amanizm, Budizm ve Maniheizm gibi mistik karakterli dini kltrlerden gelmi bulunan bu Trk topluluklar, Mvernnehir'in gelimi kltr merkezlerinde yayorlard. Uzunca bir zamandan beri yerleik hayatn nimetlerinden faydalanan soydalar gibi, kitabi slam' kaynaklarndan renme ve anlama imknlar hemen hemen hi yoktu. Bu yzden slam'n onlarn arasnda tutunup yaylabilmesi, ancak eskiden alkn olduklar mistik yollarla ve eski mitolojik inanlaryla kark bir biimde, olduka basit bir anlayla mmkn olabildi. te bu anlay erevesinde slam' onlara gtrenlerin banda, Ahmed-i Yesev geliyordu. Onun ve halifelerinin Orta Asya'daki muhtelif gebe Trk topluluklarna byle basitletirilmi ve eski inanlarla yorumlanm bu slam anlayn tantp yerletirmedeki rolleri, tarihsel bakmdan byk bir nem arzeder.12 nk Karahanhlar'dan Osmanllar'a kadar muhtelif Trk topluluklar ve devletleri arasnda

yaygnlaan slam, bir yandan yerleik kltr merkezlerinde, Snnilik veya Ehl-i Snnet ve Cemaat denilen, medreselerde retilen kitabi esaslara uygun bir tarzda, iyi ilenmi sistematik bir hukuk ve bir teolojinin klavuzluunda geliirken, gebe zmreler iindeki medresesiz popler Mslmanln, gl bir mistik ruh ve yapyla balayp gelimesi bu sayede olmutur. Trk halklarnn kendi sosyoekonomik yaplarnn ve toplumsal hayat tarzlarnn biimlendirdii (adna "Trk Mslmanl" da diyebileceimiz) heterodoks karakterli bu _o popler Mslmanln 10. ve daha sonraki yzyllardaki bu balang dneminde, 15. yzyln sonlarndan itibaren Anadolu sahasndaki bir ksm konar-ger Trk zmrelerini geni lde etkileyen Safevi propagandasnn getirdii Hz. Ali klt, Oniki mam klt, vb ii motiflerle henz bir ilgisi yoktur. Ne var ki bu popler slam, ran sfliinin szgecinden geerek belli lde bir esneklik kazanm, eski inanlarla kart iin geni lde kitabi yapsndan syrlp mitolojik bir karakter kazanmak suretiyle heterodoks bir mahiyet almtr. Bu yapsyla da daha 13. yzyl balarndan ve bilhassa ilk eyreinden itibaren muhtelif glerle Anadolu'ya intikal etmitir. te, 14. yzyl balarnda Anadolu'nun kuzey-batsndaki Bizans ucunda, byk ounluu itibariyle konar-gerlerden oluan bir toplumsal yapya dayanan bir "uc beylii" olarak tarihte yerini almaya balayan Osmanl Devleti, bu iki paralel (ortodoks-heterodoks) slam yorumunun vrisiydi. Hatta, halkn belli bir kesimi, daha ziyade heterodoks slam' yaamaktayd. Bu vakann en belirgin gstergesi, Akpaazade, Oru Be ve Neri tarihleri gibi, erken Osmanl kaynaklarnda beyliin kurulu dneminin, Rum Abdallar yahut Abdln- Rm tabir edilen, Ahmed-i Yesev sflik geleneinin temsilcileri olan dervilerin menkabeleriyle i ie tasvir olunmasdr. Bata Osman Gazi olmak zere, Orhan Gazi ve I. Murad gibi Osmanl beylerinin etraf, eyh Edebali, Geyikli Baba, Kumral Abdal (Kumral Baba), Abdal Musa, Abdal Murad, Abdal Mehmed ve Postnp Baba gibi eyh ve dervilerle evriliydi.13 Fuad Kprl'nn bundan yllar nce ortaya koyduu ve bugnk aratrmalarn kuvvetle destekledii zere, bunlar, 1240 ylndaki Baba syan denilen byk toplumsal patlamay gerekletiren kadronun nc kuaktan temsilcileriydiler. Bylece, Anadolu Seluklu Devleti'ne bakaldrarak onun zayflamasna, dolaysyla Mool hkimiyeti altna girmesine dolayl olarak vesile yaratan bir kuan torunlar, temsil ettikleri slam anlayyla bir baka devletin kuruluuna katkda bulunuyorlard. Osmanl beylii arazisinde toplanm bulunan Trkmen boylarnn bu insanlara yzyllarn iinden gelen, iyice geleneksellemi kuvvetli bir bala bal bulunduklar unutulmamaldr. Rivayetlere baklacak olursa aralarnda okuma yazma dahi bilmeyenlerin bulunduu Osman Gazi, Turgut Alp gibi ilk Osmanl yneticilerinin, bu Trkmenler'le ayn toplumsal tabana mensup bulunmalar dolaysyla ayn popler slam anlayn paylamalar ok tabiiydi. Ksmen siyasi bir amala olsa bile, ksmen de bu sebepledir ki Rum Abdallar'na ok msait davrandlar ve dervileriyle beraber ikamet etsinler diye onlar iin zaviyeler atlar, vakflar tesis ettiler. Bylece, hem ahsen yaknlk duyduklar ve sayg besledikleri bu ahsiyetlere minnettarlklarn gstermi, hem de onlar araclyla, ynettikleri Trkmen boylar zerindeki egemenliklerini merulatrm oluyorlard. Her halkrda, devlet henz bir airet beylii olduu ve ynetenlerle ynetilenler ayn toplumsal tabanda yer aldklar iin, kurulu dneminde ynetenlerle ynetilenler arasnda, henz nemli bir slami anlay ve yo-rumlay fark yoktur. Byle bir ortamda slam henz, aralar iyi oluturulmu, kurumlar yerine oturmu, ideolojik muhtevas iyi kurulmu bir siyaset arac haline gelmemitir. Bu, kurulu dneminde ynetim evreleri ile ynetilenlerin ayn platformda yer almalar demek

olduundan, aralarnda herhangi bir kartln, ztlamann bulunmad anlamna gelir. Ne var ki, durum byle kalmayacaktr. Konar-ger bir toplumsal yapya dayal bu kk airet beyliinin14 gerek iyi hesaplanm, dzenlenmi baarl bir fetih politikasyla, gerekse ilhak yoluyla topraklarn durmadan geniletmesi, demografik adan bymesi, onu bulunduu jeopolitik konumda ister istemez yerleik bir devlete dnmeye zorlamaktayd. Bu ise hem ihtiyalarn oaltp farkllatrd, hem de sistemli ve salam bir kurumlama zorunluluunu beraberinde getirdi. Zira yeni fetihlerle topraklarn genilemesi, toplumsal yapnn buna paralel olarak karmaklamas sonucunu dourmu, bu ise idari yapnn da giderek kompleksleme ve tabiatyla merkeziyeti bir karaktere brnmesine yol amt. te bylece imparatorlua doru gidi srecinin iindeki gen Osmanl Devleti'nin ihtiyalar, ancak iyi organize edilmi, salamca kurumlam bir brokrasi tarafndan karlanabilecei iin, bunu gerekletirebilecek tek kurum olan medreseye dayanmas kanlmazd. Bu kurumlamada ideolojik motivasyon konumundaki slam ise, ok tabii olarak, buna gc yetecek bir tarihsel tecrbesi bulunan Snni (yahut kitabi) slam-d. Oysa Trkmen boylarnn ounluunun mensup olduu, ifahi ve popler mistik bir nitelie sahip heterodoks slam, kendini gelitirip kurumlama imknn hibir zaman bulamam ve bulamayacak olan bir slam tarzyd. Bununla beraber, ksmen krsal kesim ve zellikle konar-ger evreler, sz edilen bu geleneksel mistik halk slam'n smsk korumaya devam ettiler. Bylece yneten ve ynetilen kesimi ortak bir tabanda birletiren bu geleneksel halk slam, daha Orhan Gazi ve zellikle I. Murad, I. Bayezid zamanndan balayarak, ynetici snf bata olmak zere yerini, nemli lde medresenin gdmndeki kitabi slam'a brakmak zorundayd ve yle oldu. III. OSMANLI RESM DEOLOJSNN TEMEL UNSUR VE KAVRAMLARI A. Siyasal Nitelikli Olanlar 1. Devlet (Devleti Aliyye, Devleti Ebed-mddet) Osmanl resmi ideolojisinin devlet-din, yahut saltanat-slam zdeliinde temellendiine yukarda temas edilmi, bu zdeliin sonucu olarak devletin ve onun temsilcisi olan saltanat kurumunun da kutsallk kazandna iaret olunmutu. Dinin devletle zde hale gelmesi, yani bir anlamda slam'n devletin siyaset etme arac olarak da ayr bir kurumsal yapya kavuturulmas, aslnda Abbasi hilafeti zamannda gereklemi ve 11. yzyln ortalarnda el-Mverd'nin (. 1055) nl "Din ve devlet ayrlmaz ikizlerdir,"15 12. yzylda ise el-Gazzl'nin (. 1111) "Din ve saltanat ikizdir" ifadeleriyle formlleerek teorik temeline oturmutu.16 Osmanllar bu zdelii 14. yzylda eski Trk siyasi anlaylaryla birletirerek devraldlar. Ancak bu zdelik, Fatih Sultan Mehmed'in 15. yzyln ikinci yarsndan, yani Osmanl mparatorluu'nu tam bir merkeziyeti yapya kavuturmasndan sonra, "din devlet, mlk millet" formlyle resmi ideolojideki gerek yerini buldu. Buradaki mlk teriminin, devletin sahip olduu toprak ve servet anlamna gelmeyip, hkmranlk, otorite, hkimiyetin tasarruf yetkisi ve gc demek olduunu unutmamak gerekir. Bu zdelik, Osmanl Devleti'ne hem yneticiler, hem halk nazarnda, bir kk zaten slam ncesi dneme kadar uzanan bir kutsallk veriyordu. Bu kutsallk, 16. yzyl balarnda kaleme alnan klasik Osmanl vekayina-melerindeki nl "rya menkabesi" ile temsil edilmekteydi. Daha nce Tabakt- Czcn, Repdu'd-Dn Ouznmesi ve Dstrnme-i Enver gibi kaynaklarda da baz deiik versiyonlarna rastlanan bu menkabenin esas, gerekte Eski Ahid'de (Tevrat) bulunmaktadr.17 Baz kaynaklarda Osman Gazi'ye, bazlarnda babas Erturul Gazi'ye atfedilmekte olup, devletin, "gbekten karak dallar cihana yaylan bir ulu aa"la temsil edildii

bu rya menkabesi,18 Osmanl Devleti'nin ilahi kkenine, dolaysyla kutsallna inanc simgelemesi itibariyle, kkleri antik Ortadou hkimiyet anlayna dayanan olduka yaygn bir motif olmas bakmndan nemlidir. Osmanl resmi ideolojisi, devletin kutsalln bundan baka baz dnyevi gerekelere de dayandrr. 16. yzyln nl tarihi eyhlislam bn Kemal'in ifadesiyle bu gerekeler, "servetinin ve askerinin ok olmas, adil vergi almas, tebaasn adil kanunlarla ynetmesi," ve hepsinden nemlisi, "slam'n hkmn yrtmesi" eklinde sralanyordu.19 te, Osmanl resmi ideolojisinde bu faziletlerle donanm, stelik ilahi iradeyle kurulmu "yce Osmanl Devleti"nin (Devlet-i Aliyye), yine bu ilahi iradeyle dnyann sonuna kadar ayakta kalaca varsaylmtr. Devlet-i ebedmd-det kavram buradan domutur. 2. Nizam lem Devlet-i ebed-mddet kavram, Osmanl resmi ideolojisinde devletin yerini ok iyi vurgulayan ve ayn zamanda btn icraatna meruiyet kayna oluturan bir baka kavram dourmutur. Bu, Osmanl resmi ideolojisinin dier tipik bir kavram olan nizam- Alem dncesidir. Devletin bekas ancak bu sayede mmkn olabilir. Bu yzden Osmanl Devleti'nin temel fonksiyonu, nizam- lemi, yani hkimiyet snrlar iindeki tebaasnn btn kesimlerinin adalet erevesinde ynetilerek birbiriyle uyum iinde yaamasn salamaktr.20 Bu, her eyin stndedir. Bu itibarla nizam- lemin bozulmasna veya sarslmasna sebebiyet vermek en byk sutur; buna asla msamaha gsterilmez. te, bu yzden Osmanl Devleti nizm- lem'in bozulduu veya bozulmak zere olduu durumlarda derhal mdahale eder. Hangi ahs veya evrelerden gelirse gelsin, hangi maksatlarla olursa olsun, merkezi otoriteye rakip olacak, onu sarsacak, dolaysyla mevcut dzeni bozabilecek her trl eilimi ve eylemi iddetle 84 bastrmaya ynelir ve onu ortadan kaldrncaya kadar urar. te, ileriki blmlerde sz konusu edilmekte olan ahs ve evrelerin zendeka ve il-had ithamyla yarglanarak ortadan kaldrlmalarnn srr da burada yatmaktadr. Bu itham, Osmanl merkezi iktidarnn adeta kendini koruma, emniyete alma silahdr. Bu noktada, benzeri btn imparatorluklarda olduu gibi, Osmanl Devleti'nin amansz tavr btn hviyetiyle belirir. Fatih Kanunnamesi'ndeki nl "karde katli" meselesini de ite bu nizam- lem esprisiyle balantl olarak, bu erevede yorumlamak gerekir.21 Bu madde, Osmanl resmi ideolojisinde devletin Takipsizliini, kahredici stnln, gerektii takdirde devlet ve toplum dzeninin bozulmamas iin hanedan yelerini dahi gzden karacak derecede olanca acmaszlyla ortaya koyar. Bu sebeple resmi ideolojinin terminolojisinde Osmanl Devleti'nin ad Devlet-i Aliyye veya Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'dir (her zaman, her eyden yce ve yle kalacak olan Osmanl Devleti). Devletin bu stnl, kii haklar alannda da olanca arlyla kendini gsterir. Osmanl Devleti yalnz hkimiyet snrlar iindeki topran deil, onun stnde yaayan herkesin ve (baz istisnai durumlar hari) her eyin en yukardaki sahibidir. zel mlkiyet hakk da bunlar arasndadr. Devletin tand belli snrlarn tesinde insanlarn mlk ve servet sahibi olmalar pek sz konusu deildir. stelik bu msaade snrlar iindeki mlkiyetin de fazla bir garantisi yoktur. nk msadere denen "el koyma" sistemiyle devlet, doru yollardan kazanlmam olduuna inand veya gereinden fazla bulduu menkul ve gayrimenkul btn servetlere, kimin olursa olsun, el koyabilir. Bu sistem bilindii zere Tanzimat'a kadar uygulanagelmitir. 3. Saltanat- Seniyye (Siyasal iktidar), Sultan (Padiah) Osmanl resmi ideolojisinde padiah, ahsnda devlet-din zdeliini temsil eden en yksek iktidar merciidir. Devletin ba olmas itibariyle siyasal otoritenin, eyhlislamlk araclyla da kurumlam dinin, buna ilaveten halife-sultan sfatyla

slam'n ve mminlerin hamisi olarak en st makam igal eder. Btn bu dini vasflar temsil etmesine ramen yine de o, en yksek rfi yetkilerle donanm biri olarak daha ok dnyevi otoriteyi artrr.22 Halil nalck'n deyimiyle, "Osmanl padiah, devlet iinde mutlak rfi hkimiyet salahiyeti ile, Fatih Mehmed'in ahsnda domu ve btn kudret ve salahiyetlerini Selim I ile Sleyman I zamannda kazanmtr."23 Osmanl padiahnn bu konumu, birdenbire deil, kurulutan 16. yzyln ilk eyreine kadar uzayan, imparatorluun olgunlamasna paralel tedrici bir geliim sreci sonunda olumutur. II. Mehmed'e kadar Osmanl padiah, Osman Gazi'nin basit ve mtevaz airet beyi kimliinden balayarak I. Bayezid ile ilk sultan tipini ortaya koymu, I. Mehmed ve II. Murad ile biraz daha gelierek nihayet II. Mehmed'in ahsnda klasik Osmanl sultan yahut Osmanl padiah imajna kavumutur. II. Mehmed Osmanl padiah olarak, Ouz Kaan soyundan gelmi olmakla eski Trk kaann (Han), Mslman bir hkmdar olarak klasik slam geleneinin sultann ve nihayet stanbul'un fatihi sfatyla da Bizans geleneklerine gre Dou Roma'nn imparatorunu kendi ahsnda birletiriyordu. O halde Osmanl padiahlk yahut sultanlk stats, hi olmazsa klasik dnem iin her nn bileimi saylabilir. Osmanl padiahlarnn, Ouz Kaan neslinden geldiine inanlan Ka-y boyuna mensubiyetleri iddias, ilk defa 15. yzylda II. Murad zamannda Yazczade Ali tarafndan Tarih-i l-i Seluk adl eserde yazya geirilmi, daha sonra teki tarihilerce de benimsenmitir.24 Gnmz tarihilerine gre, bununla, eski Trk tresi uyarnca ve Tanr tarafndan han veya hakan seilmi bulunan Osmanl padiahnn ve hanedannn Anadolu'daki btn Trk zmreleri zerinde meru hkimiyet hakkna sahip olduu vurgulanmak isteniyordu. Nitekim Osmanl padiahlar yaynladklar fermanlarda, bastrdklar sikkelerde ve yaptrdklar mimari eserlere koydurduklar kitabelerde ou zaman "han" ve "hakan" unvanlarm, "sultan" unvanyla birlikte Sultan'l-Berreyn ve Hakan'l-Bahreyn (ki karann -Anadolu ve Rumeli- sultan, iki denizin -Akdeniz ve Karadeniz-hakan) eklinde kullanmlardr. "Sultan" unvanna gelince, yukarda belirtildii gibi, Osmanl sultanlarn klasik slami siyasal gelenee balayan ve bu gelenek iinde merulatran bir unvan olarak zellikle de Mslman hkmdarlara yollanan name-i hmayunlarda tercihan kullanld gibi, sikkeler ve kitabeler stnde de ska grlr. 11. yzylda Byk Seluklular'dan beri byk Trk hkmdarlar tarafndan tercih edilen bu unvann, aynen Seluklu hkmdarlarnn kulland es-Sultanu'l-A'zam ekliyle, Osmanl padiah iin ilk defa kullanld yerlerden biri, elebi I. Mehmed devrine ait bir 86 minber kitabesidir.25 "mperator" unvannn ise, Osmanl padiahlarnn kendilerinden ziyade Rum tarihiler ve Batllar tarafndan birka Osmanl padiah iin kullanld grlyor. Mesela II. Mehmed iin adalar Cecaumenos, Georgios Trapezintios, Amirutzes ve Kritobulos gibi Rum yazarlar bu unvan eserlerinde zikretmilerdir. Ad geen yazarlar, bu sultann, Kons-tantinopolis'i almakla gelenee gre "Romallar'n imparatoru" olmaya hak kazandn belirtmektedirler.26 1481'deki vefat dolaysyla Avrupa'da baslan bronz bir madalyonda II. Mehmed, Bizantii Imperatoris (Bizans mparatoru) ve Othomanum Turcarum imperator (Osmanl Trkleri'nin mparatoru) unvanlaryla anlmaktadr. Ayn unvann I. Selim ve I. Sleyman iin baslan madalyonlarda da yer ald grlr.27 Osmanl resmi ideolojisinde padiahn iktidar ve hkimiyetinin slami temelde merulatnldnn bir gstergesi olmak bakmndan byk bir nemi bulunan "sultan" unvannn, bn Sina, el-Gazzl ve Nasru'd-Dn-i Ts gibi ileri gelen slam ulemas ve dnrleri tarafndan Hz. Muhammed'e atfedilen hadislerle slami bir

temele oturtulmak istendiini biliyoruz. Bylece sultana kaytsz artsz boyun emenin dini bakmdan da farz olduu telkin ve kabul ettirilmek istenmitir. "Sultan, Allah'n her mazlumun snd yeryzndeki glgesidir" veya "Kim sultann nderliini inkr ederse zndktr" yahut "Habeli bir kle dahi olsa sultana itaat ediniz" vb eklindeki bu mevzu (uydurma) hadisler, gerekte slam dnyasnda daha 9. ve 10. yzyllardan itibaren, siyasal otorite buhranlarn ve bunlarn yol aaca toplumsal kargaalar nlemek amacyla, saltanat kurumuna nasl bir dini (slami) stat kazandrlmaya alldn gstermeleri itibariyle nemli birer tarihsel belgedirler. Bunlar yalnz slam dnyasndaki siyasal hkimiyet evreleri tarafndan deil, kamuoyunca da byk bir kabule mazhard. te, zellikle 15. yzyldan balayarak, Tarih-i EbuH-Feth yazar Tursun Be (. 1490 sonras) gibi Osmanl mellifleri, klasik slami siyasal gelenekte bylece yerini oktan alm bulunan saltanat-slam zdeliinden yararlanarak Osmanl sultanna kazandrlmak istenen meruiyetin teorik erevesini oluturmaya almlardr. Bu ereve, "toplum dzeninin (ni-zam- lem) korunabilmesi iin mutlak bir otoriteye ihtiya olduu, bunun ise Allah'n yeryzndeki glgesi olan ve O'nun iradesini temsil eden sultan olmas sebebiyle, kendisine boyun emenin ilahi bir emir telakki edilmesi gerektii" eklinde zetlenebilir.28 Bylece Fatih Sultan Mehmed'den itibaren Osmanl sultanlar, ok daha belirgin bir ekilde, kendilerim biri rfi, dieri dini olmak zere iki temel zerinde merulatrm oluyordu. Bu meruiyet ise kaynaklarda, "Ouz Kaan soyundan gelme" (rfi temel) ve "gbekten kan aa" ryasnn temsil ettii "ilahi iradeye mazhar olma" (dini temel) iddialar eklinde sembolik ifadesine kavuuyordu. Osmanl resmi ideolojisinde saltanatn slami temeli, malum gelimeler sonucu 16. yzyln ilk eyreinde hilafetin Osmanllar'a intikaliyle yeni bir dayanak daha kazand. Bu meselede asl dikkat edilmesi gereken nokta, hilafetin Osmanllar'a resmen intikal edip etmedii29 yahut Osmanl padiahlarnn bizzat halife unvann kullanp kullanmadklar deil, Osmal-lar'n kendi gzlerindeki ve o dnem slam dnyas kamuoyu nndeki fiili durumdur ki, o da udur: Yavuz Sultan Selim ile birlikte Osmanl padiahlar artk kendilerini Hdim'l-Harameyni'-erifeyn unvanyla anmaya balayp Memlk sultanlarnn slam alemindeki saygn yerlerinin, bu arada da hilafet makamnn vrisi ve slam'n da hamisi olarak grmler ve bylece de grlmlerdir.30 Tarihsel bakmdan nemli olan budur. Hilafetin Osmanllar'a intikal ettii yllarda bu durumun meru olup olmad yolunda baz evrelerdeki tartmalarn fiilen Osmanllar' ilgilendiren herhangi bir taraf yoktur. nk el-Mverd'nin teorik erevesini izdii klasik hilafet anlay onlardan ok nce, daha Abbasi mparatorluu zamannda pratik deerini yitirmi ve anakronik bir duruma dm, stelik Abbasi mparatorluu'nu 1258'de Moollar tarafndan yklmasyla bir daha geri gelmemek zere tarihe karmtr. Zaten Emevi-ler'le birlikte oktan saltanatla zdelemi bulunan hilafetin, Abbasi-ler'den sonra artk slam' savunan en gl hkmdar kimse, onun hakk olduu yolunda bir Mslman kamuoyu bile teekkl etmee balamt. Bu sebepledir ki, 14. yzyln balarnda tarih sahnesine ktklar andan itibaren slam dnyasnn bat ucunda cihad ve gaza bayran tayan Os-manllar'n, Memlk Devleti'ni ortadan kaldrmakla tabiatyla hilafet makamna da vris olduklar, bunun iin ayrca, zaten kendilerine intikal et-88 mi bir makam iin herhangi bir hak talebinde bulunmaya gerek grmedikleri bir gerektir. Osmanl padiahlar stelik Memlkler gibi sultann yannda ve himayesinde halife unvanyla bir baka temsili ahsiyet bulundurma lzumunu da duymamlar, bu makam kendi stlerine alarak meseleyi bitirmilerdir. Nitekim Kanuni Sultan Sleyman'n veziriazam Lt-fi Paa'nn (. 1564) bu meseleye dair

kaleme ald Hals'l-mmef Ma'rifeti'l-Eimme (mamlar -halifeleri- Tanma Konusunda mmetin pheden Kurtarlmas) adl risalede Osmanl hilafeti bu zetlenen erevede savunulmutur.31 Her ne suretle olursa olsun, 16. yzylda artk Osmanl padiahnn resmi ideolojideki yeri, halife-sultan olarak daha fazla bir kutsallk kazanm, buna karlk eriat karsndaki durumu slam dnyas genelinde daha fazla sorumluluk gerektiren, buna paralel olarak daha byk saygnlk kazandran bir konuma ykselmiti. Artk slam'n hamisi olan Osmanl padiah bu konumuyla dnyann da sna, yani kendine mahsus deyimiyle padi^ah- lem-penah olmutu; bu hviyetiyle Yavuz Selim ve Kanuni Sleyman tarafndan btn ihtiamyla canlandrld. Kanuni'nin 1547'de V. Charles'a ihsan ettii ahidnamenin banda, Osmanl padiahnn artk kendisini nasl grdn ok iyi vurgulayan u ibare yer alyordu: "Hak Tel'nn inayeti ve Yce Peygamber'imizin mcizat bere-ktyla ben ki dnya hakanlarna tac giydiren sultanu's-seltin, zllullah fi'1-lem (...) Sleyman Han bin Selim Han bin Byezid Han'm."32 Bu ibarelerde aka grld gibi, artk Osmanl padiah, slam dnyasnda nizam- lemin, Bat Hristiyan dnyasnda ise pax ottommica'nm efendisidir. Osmanl padiah artk bu kutsal kimliiyle zellikle Mslman tebaa nezdinde slam'la o kadar zde hale gelmitir ki, bu zdeleme onu halkn gznde veliyyullah mertebesine ykseltmitir. Mesela Fatih Meh-med, Yavuz Selim ve Kanuni Sleyman'n byle evliya gibi grldklerini ok iyi biliyoruz. Bu inan yzyllar sonra bugn sradan muhafazakr ve dindar halkn hafzasnda aynen yaamaya devam etmektedir. Osmanl kaynaklan bu padiahn kerametlerine delalet eden' birtakm olaylar naklederler. Ancak burada unutmadan unu da eklemeliyiz ki, Kanuni Sleyman'dan sonra Osmanl padiah bir daha asla onun temsil ettii imajla temsil edilmedi. ou zaman veziriazamlar veya padiahn arkasndaki gruplar onu glgede brakmlardr. Bir dereceye kadar II. Abdlhamid'in bu izgiye yaklatn syleyebiliriz. Btn bu anlatlanlar, Osmanl resmi ideolojisinde hakimiyet ve iktidar kavramyla ilgili olarak iki nemli karakteristii vurguluyor: 1) Hkimiyetin ve iktidarn Allah tarafndan Osmanl padiahna verilmi olduu, yani "Allah tarafndan teyit edilmi (el-myyed min indillh) kutsal iktidar" anlay, 2) Bu hkimiyet ve iktidarn padiahn mensup olduu hanedann ahsi mal olduu, yani "aile mal (patrimonial) mlk" anlay. Bu iki temelden birincisi, bir yandan daha slam ncesi Orta Asya hkimiyet anlay, dier yandan, eski Mezopotamya ve Ssni dnemi iktidar anlaylarnn -yukarda zikredilen hadislerle- slamiletirilmi biimiyle ifadelendirilmi, iki farkl kkenden gelme, ama sonunda ayn kapya kan bir iktidar anlayna dayanrken, dieri, mnhasran eski Orta Asya hkimiyet anlayndan kaynaklanyordu. Orta Asya'da Trk devletlerinde ok eski devirlerden beri, siyasi hkimiyet ve iktidarn, herhangi bir dnyevi merci (halk, tebaa, kabile meclisi vb) tarafndan deil, Gk Tanr tarafndan hakana bahsedildii, ok gl bir ekilde halk arasnda da yerlemi bir inant. Yalnz Trkler'de deil, Moollar'da da geerli olan bu kkl inan, pek ok efsanede vurguland gibi, Orhun kitabelerinde de Bilge Kaan'm azndan aka telaffuz edilmekteydi. te bu nitelii sebebiyledir ki, siyasal hkimiyet ve iktidar, yalnz hakann deil, ailesinin ortak maldr.33 Bu inancn pratikte, Gktrkler'den Osmanllar'a kadar uzanan ok gl etkileri olmutur. Btn Trk devletlerinde bir hkmdar ld zaman, eer saken lke topraklarn oullar arasnda paylatrmamsa, iddetli ve amansz bir saltanat mcadelesi balar, bu mcadele, ilerinden biri galip gelip hkimiyeti ele geirinceye

kadar kanl bir biimde srp gider. Eer hakan lmeden nce devleti kendi eliyle paylatrmsa, o zaman her biri kendine ayrlan yerde hkmranln srdrr. Ama bu durumun ok fazla srmedii, zamanla ilerinden giderek glenen birinin, br kardelerini malup ederek ellerinden topraklarn alp lkeyi ve hkimiyeti yeniden tek elde birletirdiinin rneklerine ok rastlanr. Ayn tarihsel meknda Osmanl dnemine en yakn rnek, Anadolu Seluklu hkmdar II. zzeddin Klarslan'n 1192'de vefatyla balayan dnemdir. Bu Seluklu sultan lmeden nce memleketi on bir olu arasnda paylatrm, fakat sonunda I. Gyaseddin Keyhsrev (11921196, 1205- 1211) hkimiyeti yeniden tek elde toplamt.34 Bu feodal paylatrma gelenei, merkeziyeti hkimiyet anlay sebebiyle Osmanllar'da terk edilmekle kalmam, buna iddetle kar klmtr. Bununla beraber, Osmanllar, saltanatn bir sonraki padiaha intikal etmesi konusunda eski Trk devletlerinde mevcut kuralszl aynen srdrmlerdir. Bu yzden, 16. yzyl ortalarna kadar, ou zaman padiahn lm veya yallna rastlayan gszlk dnemi, ehzadeler arasnda mthi bir saltanat kavgasnn kmasna yol am, kavgay kazanan, dierlerini bertaraf etmek zorunda kalmtr. Fatih Sultan Mehmed'in ka-nunnamesindeki "karde katli"ne cevaz veren mehur maddenin, bu yzden pek ok speklasyona konu olduu iyi bilinir. Bu saltanat mcadelesi srasnda halk, genellikle herhangi bir taraf tutmaktan ok, sonuta hep kazanana itaati tercih edegelmitir. nk yukarda sz edilen Orta Asya geleneine gre, kazanan, Tanr'nn setii, hkmranlk, iktidar bahettii hakan olarak kabul ediliyordu, nk "Tanr kimi istiyorsa, onun kazanmas" sz konusuydu. Bu, toplumsal bir siyasi tavr al veya toplumsal bir siyasi tercihtir.35 4. Reaya ve Beraya (Tebaa) Osmanl resmi ideolojisinde tebaann stats, temeli eski Hind-ran siyasi dncesine dayal (yukarda zetlenen) daire-i adliye prensibinde ifadesini bulur. Bu, bir devleti meydana getiren siyasal iktidar-ordu-mali-ye-tebaa drtls arasndaki sk ilikiyi belirten ve birinin mevcudiyetini, dierinin mevcudiyetine balayan bir siyaset teorisidir.36 Ama eninde sonunda ilk nn vcudu, muntazam bir ekilde vergi vererek dolu bir hazineyi salayacak olan mreffeh tebaann varlna bal olduu iin, Osmanl siyaset anlaynda tebaann byk bir nemi vardr. Osmanl tebaas olmak demek, Mslmanl kabul edip kendi dini, etnik ve kltrel hviyetinden vazgemek, baka bir deyile, artk Hristiyan, Musevi, Rum, Ermeni, Arap, Krt, Bonak, Arnavut vs olmamak, Srpa, Rumca, Ermenice, Krte, Arapa vs konumamak yahut kendi rf, det, gelenek ve greneklerinden vazgemek demek deildir. Aksine, btn bu zellikleri muhafaza ederek, yalnzca devlete vergi verip onun hkimiyetini kabullenmek, istenilen hizmeti eksiksiz yerine getirmek ve devlet gerekli grdnde mdahalesine boyun emek demektir. te bu, Osmanl siyaset ve ynetim anlaynn pf noktasdr. Tebaa Osmanl resmi terminolojisinde ounlukla reaya (yahut bazan tekil biimiyle raiyyet) veya reaya ve beraya (srler ve halklar) kelimeleriyle ifade edilmitir. eriat terimiyle ul'l-emr, yani otorite mercii olan padiah, ynettii tebaasna adaletle muamele etmek zorundadr. Bu muamele er'i deyimiyle emr bi'l-ma'rf nehy ani'lmnker (iyilii emredip ktlkten sakndrma) prensibi ierisinde yaplmak zorundadr. Bu sebeple Osmanl padiah, sayesinde hkmranln icra edebildii reayay vediatuah (Allah'n emaneti) telakki etmekle ykmldr. Nitekim baz resmi belgelerde bu husus u aadakine benzer ifadelerle sk sk dile getirilmitir: Reaya fukaras Hazret-i Hallk- cihan tarafndan Cenb- hilfet-meb- hsrevneme vedia olunmala anlarm vch-i mezlim ve te'addiyattan synet-leri ve emn rahat ile yerlerinde ve yurdlarnda oturub kr u kisb ve zer' u harsleri ile

mel olarak isticlb- du ve hayrlar zimmet-i mlkneme vsl ve lzm olmala... Osmanl resmi ideolojisinde padiahn ul'1-emr olarak reayaya bu bak, mslimgayrimslim herkes iin sz konusudur. Vergisini vererek devletin hkimiyetine boyun een herkes, padiah nazarnda teorik olarak ayn hakka sahiptir. Genel olarak Divan- Hmayun tarafndan yaynlanan eitli belgelerden karlabildii kadaryla Osmanl resmi ideolojisinde ideal reaya, - ul'1-emre itaatkr, - kendinde devletin dzen ve ynetimine mdahale hakk grmeyen, - devlete ve dzene kar her ne sebeple olursa olsun tavr almaktan kanan, - mensubu bulunduu toplumsal kesimden, yaad yerden izinsiz ayrlmayan, ksaca her alanda mutlak anlamda boyun een insanlardr. Osmanl Devleti bu beklentisinde kendi mant iinde tutarlyd. nk din ve mezhep esasna gre cemaatler (millet sistemi) halinde dzenlenmi Osmanl toplumsal mozaiinin ahenginin korunup srdrlebilmesi, yahut Osmanl resmi ideolojisindeki deyimiyle nizam- lemin devam, bu mutlak itaate balyd. Bunun ok tabii bir sonucu olarak da, tabakalar ve cemaatler aras yer deitirme olduka snrl ve izne balyd.yle grnyor ki, Osmanl resmi ideolojisinin reayaya bu bak tarz, reaya tarafndan da tasvip grmekteydi. Zira reayann (baz istisnalar hari) bu beklentiye genelde uygun hareket ettii grlr. Hatta Osmanl Devleti'nde halk kendi varln ve dzeninin srmesini devletin varlk ve dzeniyle kaim grm, kendi hayatn padiahn, dolaysyla devletin bir ltuf ve ihsan olarak kabul edegelmitir. B. Dini Nitelikli Olanlar 1. slam Devlet-din zdeliinin ikinci esi, din, yani slam'dr. Daha nce de anlatlmaya alld zere, bu "slam"n Osmanl Devleti'nin siyasal, hatta toplumsal gelimesine paralel ve merkeziyeti ynetim yapsna uygun bir siyasal mahiyet alm olduu vakas bizce ok nemlidir.37 "Osmanl slam" dediimiz bu slam, bir yandan devlet kavramna kutsallk bahederek merkezi otoriteye ve onu temsil eden Osmanl hanedanna meruiyet ve bir anlamda kudsiyet kazandrrken, te yandan onun siyaset etme arac olmak gibi ifte bir fonksiyon icra eder. Bu, Osmanl resmi ideolojisinde devlet-din ilikisini anlayabilmemiz bakmndan ok nemli bir hareket noktasdr. Osmanl resmi ideolojisinde slam'n bu ifte fonksiyonu icra edebilecek duruma gelmesi birdenbire olmad. Daha nce de temas edildii gibi, bu sre, devletin Bizans ucunda yer alan kk airet beyliinden imparatorlua dnme srecine paralel bir surette geliti. Dier bir deyile, slam bu ifte fonksiyonunu, balangtaki popler mistik karakterini giderek daha gl bir ekilde kendini hissetiren fkh arlkl kitabi slam'a dntrmek suretiyle 15. yzyl ortalarna kadar tedrici bir ekilde kazand. Bu, ayn zamanda Osmanl Devleti'nde slam'n siyasallama srecini de simgeler. slam'n bu hviyetiyle Osmanl resmi ideolojsindeki yerini almas, tam olarak Fatih Sultan Mehmed dnemine rastlar. Bylece Osmanl Devleti'nde ideolojik bir karaktere brnen ve Snni hviyetiyle siyasalla-an slam, tam olarak onun dneminde, eski Bizans'n bakenti Konstan-tinopolis'i hkimiyetinin merkezi ve "stanbul" yapan bjr imparatorluun resmi ideolojisinin ikinci ana stunu haline geldi. Konstantinopolis'in gen fatihinin, fetihten sonra Bizans'n bu harap bakentim idealindeki imparatorluun merkezi yapabilmek iin giritii imar program iinde yer alan medreseler, bu gen imparatorluun ideolojisini retme grevini stlendiler. Osmanl slam'nn byle bir imparatorluk ideolojisine dnmnde hi phe yok ki en temel

rol medreselere dyordu ve en bata da sultann bizzat kurdurduu Sahn- Seman (Fatih) medreseleri geliyordu. Drdnc blmde ele alacamz Molla Ltf, ite bu medresede hocalk yaparken, gnn birinde resmi ideolojinin kurbanlarndan biri olacan herhalde aklndan bile geiniliyordu. Zaten 1331 ylnda Orhan Gazi tarafndan znik'te alan ilk medreseyle birlikte Osmanl siyasal iktidarn merulatrma grevini yklenmi bulunan ulema, bu statsne Fatih Sultan Mehmed zamannda resmiyet erevesinde yerleti. Sultan, rejimin temeli olan slam'n, imparatorluk genelindeki kurumlam en st makam eyhlislaml, Bizans'taki patriklik makamnn statsne benzer bir biimde rgtleyerek kendisine balad. Bylece o, yalnz siyasal otoriteyi deil, dini otoriteyi de kendi ahsnda temsil ediyordu. Bu, fetva kurumunun ve ilmiye rgtnn ba sfatyla eyhlislam arac klarak Osmanl mparatorluu'nda en alt kademesinden en sttekine btn kurumlaryla slam'n, bizzat Osmanl siya-si-idari sisteminin iine alnmas, dolaysyla merkezi ynetimin ve padiahn emrine verilmesi demek oluyordu. Bu suretle slam'n temsilcisi olan ulema, bakent kadsndan taradaki sradan bir imama kadar, bir daha ayrlmamak zere devlet kontrolne alnyordu. Bu yaplanma, o zamana kadar slam dnyasnda grlmemi bir biimde ulemann devletin bir paras haline gelmesiyle sonuland. Artk ulemann temel grevi, eskiden olduu gibi bilgi reterek bilime katkda bulunmak deil, yalnzca, merkezi iktidarn iradesi dorultusunda geleneksel slami bilgilerin eitim ve retimiyle megul olarak devlete brokrat yetitirmek ve daha esasl olarak da, merkezinde sultann bulunduu siyasal iktidar mekanizmasnn btn fiil ve hareketlerini merulatrmakt. Bylece ulema, tam anlamyla bir tr dini brokrat kimliine sokulmu oluyordu. Osmanl ulemasnn bu konumunun, onu Emevi ve Abbasi devirlerinde siyasal otoriteden bamszln koruyabilen klasik slam ulemasndan ayran en dikkat ekici vasf olduu sylenebilir. Bu yzdendir ki Osmanl mparatorluu'nda ulema, merkezi iktidardan bamsz ne ilmi, ne de dini bir otorite mercii oluturabildi. Bu sayede Osmanl Devleti, tarihi boyunca bir yandan slam' resmi ideolojisinin itici gc yaparken, dier yandan da onu devlete bal ulema sayesinde hep siyasal otoritenin kontrolnde tutabilmi, bu suretle (mesela ran'da olduu zere) merkezi ynetimden ayr bir g oda konumuna gelmesini engelleyebilmitir. 16. yzyla kadar eyhlislamlar hep kazaskerlerin bile gerisinde kalm olup _94 Divan- Hmayun yesi dahi saylmamlardr. Ancak Zenbilli Ali Efen-di'den (. 1525) itibaren, bn Kemal (. 1534) ve Ebussuud Efendi (. 1574) gibi gl eyhlislamlar, bir dereceye kadar siyasal otorite stnde etkili olabilmilerdir. te, bu merkeziyeti brokratik kurumlama ierisinde, ona uygun bir yap kazanarak gelien Osmanl slami, zellikle 15. yzyln balarndan itibaren medreseler araclyla klasik Snniliin hemen btn teorik ve pratik zelliklerini ok tabii olarak devrald. Zamanla merkezi ynetim, topraklarna katt teki beyliklerden de, hizmet vermek zere Osmanl beyliine gelen brokratlar ve ulema araclyla klasik fkh kullanarak devletin ve toplumun siyasal, sosyal ve hukuki tekilatlanmasn gerekletirdi. Bu, Hanefilik tarafndan temsil edilen Snni slam'n, btn kurumlaryla devletin resmi dini haline gelmesi demekti. Ancak Osmanl Devleti bu resmi dini, hibir zaman, hkimiyeti altndaki toplumlarn Mslman-latrlmas eklinde anlamad ve bu yolda bir faaliyet gstermedi. Bununla beraber, 16. yzyln ilk yllarndan itibaren Safeviler'le balayan siyasal ve ideolojik mcadeleler, Osmanl resmi ideolojisinin tarihindeki en byk dnmlerden birine yol at. Militan bir ii ideoloji propagandasyla Osmanl topraklarnda taraftar kazanmaya balayan Safevi-ler'i ideolojik olarak da bertaraf

etmek isteyen Osmanl ynetimi, Snniliin imparatorluun her tarafna yaylmas iin baz baskc metotlara bavurdu. Bylece, tarihi boyunca genellikle hep siyasi otoriteye bitiik olduu iin, her siyasi karmaa ve buhran devrinde bir daralma ve katlama srecine giren Snnilik, yeni bir daralma ve katlama srecine daha girdi. Osmanl ariv kaytlar, merkezi ynetimin, imparatorluun her tarafnda sk ve amansz bir "zndk, mlhid ve rfiz" takibatnn balatldn ve bunun artk hep byle srdn gsteriyor.38 Rafzlie kar yrtlen bu mcadelenin teorik temeli, 14. yzyln mteahhirn (Gazzl'den sonraki ulema) kuana mensup nl slam limi Sdeddn-i Teftzn'nin (. 1395) kitabna mer en-Nesefi tarafndan yazlan ve eskiden beri Osmanl medreselerinde okutulmakta olan erh'l-Akid isimli kitapt.39 Snnilik d slam mezheplerine kar genellikle ok kat ve hogrsz yarglar ihtiva eden bu kitabn, Osmanl Snnilii'nin koyu bir dogmatik karakter kazanmasnda nemli lde rolnn bulunduu kanaatindeyiz. zellikle Safevi propagandasnn brakt etkileri silebilmek iin Osmanl merkezi ynetimi, gayrimslimleri Mslmanlatrmak maksadyla ideolojik bir ara olarak kullanmad, kullanmaktan zellikle kand slam', kendi iindn km "sapknlara kar kat bir ekilde yorumlanm, devletin toplum zerinde bir bask arac haline getirilmi ve toplumu kontrole ynelmi bir Snnilik ideolojisi biiminde kulland. Bu dogmatikleen Osmanl Snnilii, Osmanl iktidarnn koruyucusu hviyetiyle, btn 16., 17., ve 18. yzyllar boyunca bu yapsn sk skya srdrd. Tanzimat'tan sonra brokrasi veya asker kkenli Batc Osmanl aydnlarnn, imparatorluun gerilemesinden sorumlu tuttuklar iin hcum ederek kar ktklar slam, bir yandan hurafelere karm, zevksiz ve kaba bir ekilde grntlenen popler slam olduu kadar, dier yandan da, Osmanl merkezi iktidaryla zdeleerek siyasallam ve iyice dogmatikletirilmi bu devlet slamyd. Osmanl resmi ideolojisinde slam, bir taraftan slamlatrmada deil, siyasi hkimiyetin yaylmasnda ideolojik bir ara roln stlenirken, dier taraftan bu hviyetiyle, merkezi ynetimin bir siyaset arac olarak karmza kmaktadr. te, onun devlet kontrolndeki bu konumu, Osmanl Devleti'nin bir teokrasi olduu eklindeki isbeten yaygn kanaatin geree uymadnn en ak gstergesi olarak alglanmaldr. nk Osmanl Devleti'nde slam, yukarda belirtilmeye alld zere, devletin dnda ve devlete hkim bir konumda deil, devletin kontrolnde ve devlete bamldr. eyhlislamn, bir papa, bir patrik gibi, hibir ruhani otoritenin ve kilise benzeri bir kurumun temsilcisi olmad bir yana, ahsen padiaha bal, yalnzca dini brokrasinin en st kademesini temsil eden bir memur olmaktan teye geemediini biliyoruz.40 O halde Osmanl Devleti'nde slam, ynetimi bizzat icra edecek, (zaten olmayan) ruhani gcn bu ynetim zerinde kullanacak bir maddi araca sahip deildi. Hilafet onun bu konumunu deitirecek bir katk salamad gibi, stelik dnyevi iktidarn temsilcisi olan padiahn otoritesini daha da kutsallatrp pekitirerek daha st bir konuma ykseltmitir. nk Osmanl Devleti'nde hilafet, Memlkler'deki gibi, sultandan ayr bir kii tarafndan deil, sultann bizzat kendisi tarafndan temsil edilmitir. Devlet ve elit tabaka kesiminde slam'n bu konumunu byle belirledikten sonra, Mslman halk kesimindeki konumuna da bakmak gerekiyor. Siyasallam slam'n devlet kesiminde ulema araclyla temsil edilmesine karlk, Osmanl Devleti'nde slam, halk kesiminde tarikatlar araclyla temsil ediliyordu. Bunun iin, Osmanl merkezi ynetimi, yukarda da aklanmaya alld gibi, daha balangtan itibaren tarikatlarn bu nfuzunu tanm ve bu evrelerin temsilcileriyle srekli iyi ilikiler srdrmeye byk bir zen gstermitir. Osmanl sultanlarndan

bazlarnn u veya bu tarikatn mntesibi yahut muhibbi olmalar da bu ilikilere olduka yumuak ve devlet adna kazanl bir konum kazandrmtr. Buna ramen, ilgili blmlerde grlecei gibi, devletin slam anlayna kar Osmanl tarihi boyunca birtakm klar da yine bu tarikat evrelerince gerekletirilmi, hatta bazen merkezi ynetim bu evreleri sk bir takibat ve kontrol altna almtr. 2. Cihad ve Gaza (ly- Kelimetullh) Devletin imparatorluk haline dnmnde dier pek ok faktrle birlikte tarihi bir rol oynayan Osmanl slam'nn, temel ideoloji olarak stlendii baka rolleri de oldu. Bu rollerin en bata gelenlerinden biri, phesiz ki, Osmanl siyasal gcnn, yaylmaclnn ve hkimiyetinin ana motoru olan cihad ve gaza ideali ve bunun merkezindeki ly- Kelimetullh (Allah'n adn yceltme) kavramyd. Nitekim Osmanl Devle-ti'nin kurulu ve gelimesinde en temel etkenlerden birinin cihad ve gaza ideali olduu, Osmanl tarihiliinin genellikle kabul ettii bir olgudur. Bu yzden Osmanl mparatorluu'nun bir cihad ve gaza devleti olduunu sylemek ve onun bu kimliini 19. yzyl balarna kadar srdrdn kabul etmek yanl deildir. Bugn Colin Imber ve Rudi Paul Lindner gibi tarihiler tarafndan ksmen hakl olarak eletirilse de,41 Fuad Kprl, Paul Wittek ve Halil nalck gibi Osmanl tarihilerinin Osmanl mpa-ratorluu'nu bir gaziler devleti olarak nitelendirmelerinde belli lde bir gerek pay vardr.42 Cihad ve gaza idealinin bu devleti ortaya karan tarihsel faktrler arasnda belki tek deil, ama gl bir yeri olduu ve bunun Osmanl Devleti tarafndan bir eit tarihsel misyon olarak benimsendii, kolayca reddedilir bir olgu deildir. Daha kurulutan itibaren Osmanllar hep bu idealin evkiyle, ly- Kelimetullh peinde komulardr. phesiz bu idealin politik yaylmaclk iin bir yandan da elverili bir meruiyet arac oluturduu bir gerek olmakla birlikte, daha nceki hibir slam devletinde bu ideal Osmanllar'daki kadar belirgin bir simge haline gelmemi ve resmi belgelerde telaffuz edilmemitir. Bu sebeple Osmanl Devleti'nde siyasetin temeli, daha slam'n ilk yllarnda ortaya kan cihad ve gaza idealinin besledii fetih politikasdr. Yanllkla Fatih'e mal edilen, ama gerekte III. Mehmed'e ait olduu daha kuvvetli delillerle ileri srlen bir gazel, bu gerein bizzat bir Osmanl padiah tarafndan dile getirilmesi itibariyle dikkate deerdir.43 Gerekten de Osmanl Devleti, Ortadou slam dnyasnda gaza hareketinin en son ve en gl halkasn temsil eder. Bu bakmdan onu bu idealin 11. yzylda Anadolu sahasnda ortaya kard Danimendli Devleti'nden sonraki en gl vrisi saymak hi de yanl deildir. Her ne kadar Danimendliler'in gaza ideolojisinin destanlam biimini oluturan Danismendname\in bir benzerini44 Osmanllar'da deil de Aydnoullar Beylii'nde Dsitn- Umur Paa adyla buluyorsak da,45 bu beyliin gazalar Osmanllar'nki kadar srekli ve geni alana yaylan bir etkiye sahip olmamtr. Osmanl mparatorluu'nun bu suretle bir gazi ve mcahid slam devleti olarak tarih sahnesine knda, Abbasi devletinin ortadan kalkmasyla meydana gelen boluun, artk slam adna gaza ve cihad misyonunu ifa edecek baka devletlerce doldurulmas gerektiine olan inancn ve bu misyonun siyasi kudretin meruiyet temeli saylmaya balamasnn mhim bir rol oynad sylenebilir. Dolaysyla Osmanl Devleti bu kimliini biraz da 14. yzylda slam kamuoyunda meydana gelen bu zihniyet deiikliine borludur denebilir. Nitekim bu kimliin stanbul'un alnmasyla daha belirgin bir hale gelerek Osmanllar iin dier Mslman devletler nazarnda bir iftihar kayna oluturduu grlr. Oru Be'in tarihindeki u pasaj, bunu aka belgeler:

...zr anlar gazilerdir ve gliblerdir fi seblillh Hak yoluna durmulardr. Gaza maln cem' idb cnib-i Hakk'a harcediilerdir. Din yoluna gayretlilerdir. Dnyya mruf deillerdir. eriat yolunu gzedicilerdir. Ehl-i irkden intikam alclardr. Garbden arka slm dnin aclardr.46 Osmanl Devleti'nin byle bir hviyetle ortaya k, yalnzca Osmanl padiahlarnn dindarlklar veya etraflarndaki eyhlerin cihad ve gazaya tevikleri, yahut yalnzca ganimet ele geirmeye ynelik maddi amalara dayal tek yanl ve eksik tezlerle aklanamaz. Bu olgu, yukarda da sylendii zere, bir defa 14. yzylda slam dnyasndaki zihniyet deiikliiyle alakal olduu kadar, buna dayal olmak zere, Fuad Kprl ve Halil nalck'n tespitlerinin gsterdii ekilde, devletin kurulu dneminde uc mntaklarnn jeopolitik ve kltrel yaplaryla ok yakndan ilgiliydi. Bu yap, Anadolu'nun i blgelerinden akp gelen nfusun basks, Mool hegemonyas yznden Orta Anadolu'dan kap gelen halkn yeni bir toprakta kendine gelecek arama abas, Bizans snr savunma dzeninin bozulmas ve buralardaki dinitoplumsal memnuniyetsizlik gibi baz faktrler tarafndan oluturulmutu.47 te btn bu faktrler, Osmanl padiahlar tarafndan olduu kadar, onlarn sevk ettikleri gazalara katlan gazileri dualaryla tevik eden eyhler ve derviler tarafndan da ok iyi deerlendirildi. Bu kiilerin nekabevi hayatlarn ve yaptklar cihad ve gazalar anlatan menakbnameler, bugn elimizdedir.48 Bu eserler, fetihlerin nasl bir dini ve manevi psikoloji iinde yapldn vekayinamelerden ok daha ak bir biimde yanstmaktadrlar; kendilerini "kffar illeri"ndeki slam'n bayraktarlar olarak grmekten ne byk haz duyduklar aka grlr. slam dnyas onlar "ehl-i kfr"e kar slam' savunan uc gazileri olarak mtalaa ediyor, buna karlk Hristiyan lemi de, 14. yzylda Gregory Palamas'n yazd gibi, bu gazi ve mcahidleri "Allah'n Hristi-yanlar cezalandrmaya memur klc" eklinde alglyorlard.49 Osmanllar'n uc gazileri olarak deerlendirilmesi, Fatih Sultan Meh-med devrine kadar srm, Osmanl padiahlar Arap vekayinamelerinde emru'l-uct diye nitelendirilmilerdi. Bu suretle ly- Kelimetullah terimi, zaman iinde Osmanl gaza ideolojisinde devletin nihai maksadn simgeleyen bir forml haline geldi. Osmanl Devleti'nin daha banda yklendii bu misyon, nce Osmanl padiahlarnn isim ve unvanlarnda kendini gsterdi. Bilindii zere ilk Osmanl beyleri, Osman Gazi, Orhan Gazi, Murad Gazi eklinde hep gazi unvann tadklar gibi, yaptrdklar binalarn kitabelerinde de bunu deiik biimlerde kullanmaya zen gstermilerdir. Mesela, "ifti-hr'l-guzat ve'1-mchidn" (yahut "sultan'l-guzat ve'1mchidn"), "el-gz ibn'1-gz" veya "eref'l-guzat" bunlardan yalnzca birkadr.so Osmanl Devleti'nin bu "kutsal misyon"u, 16. yzyln ilk eyreine, yani Yavuz Sultan Selim devrine kadar, slam lemi adna yalnzca ehl-i kfr'e (Hristiyan dnyaya) kar cihad ve gaza olarak alglanmaktayd. Geri bu misyon anlay I. Dnya Sava'na kadar da devam etti. Ancak 16. yzyln balarnda Ortadou'da tarih sahnesine kan yeni bir siyasal faktr, Osmanl Devleti'nin bu "kutsal misyon"unda yeni bir dnemi balatt. ran'da ii ideolojisi zerine kurulan Safevi devletinin Osmanl topraklarnda youn bir ideolojik propagandaya balamas ve bu propagandann zellikle konar-ger kesim iinde yank bulmas, Anadolu'da ba gsteren ayaklanmalar, merkezi ynetimi byk endielere sevk etmiti. Bunun sonucu olarak, youn bir kar propaganda faaliyetine girien Osmanl merkezi ynetimi, iilii slam d saymak suretiyle Rafzlik (sapknlk) olarak ilan etti. Sonuta, ehl-i kfr'n kapsamna Rfzler'i (Ehl-i Rafz) de soktu, cihad ve gaza kavramn ii ran'a kar yaplacak mcadeleyi de iine alacak biimde geniletti. Bu zihniyet deiimi, o zamana kadar Anadolu topraklarnda sessiz sedasz oturan heterodoks kesimlere de

amil klnd. te, Osmanl resmi ideolojisinde Safevi faktry-le ortaya kan bu deiim, Trkiye tarihinde sonular bugne kadar uzanan nemli bir toplumsal ikiliin domasna sebebiyet verdi. 3. Dar'1-Harb, Diyar Kfr (Hristiyan Dnya) Osmanl Devleti'nin kendi dndaki Hristiyan dnyaya bak byk apta slam tarihi mirasnn oluturduu bir baktr. slam hukuk geleneklerine gre dnya, dar'l-slam (slam memleketi, selamet topra) ve dar'l-harb (sava lkesi) olmak zere iki ana kategoriye ayrlmtr. Osmanl resmi ideolojisinde Hristiyan lemi bu ikinci terimle ifade olunur. Burada gzden karlmamas icap eden nemli nokta, fetihlerin nihai amacnn, dar'l-harbin slam dinine deil, Osmanllar'n temsil ettii slam egemenliine dahil edilmesi olduudur. Osmanllar bu uc gazilii misyonlarna, 16. yzylda hilafetin getirdii yeni ve evrensel bir boyut eklediler. Bu, Osmanl Devleti'nin hilafet-pe-nah (hilafetin sna) olmak itibariyle kendine bitii, o zamana kadar Memlk Devleti'nin uhdesinde bulunan slam'n hamilii misyonuydu. Bu misyon, ran hari, hem btn slam dnyasnn, hem de Batllar'n Osmanl Devleti'ne yepyeni bir gzle bakmas, onu slam dnyasnn lideri olarak alglamas sebebiyle iki dnyay da ilgilendirmesi bakmndan evrenseldi. Nitekim Osmanl Devleti bunun bilincini idrak etmiti; bundan byle Bat Hristiyan lemine bu misyonun gsterdii adan bakacakt. Bat'ya kar kazanlan her zaferden sonra, bu zaferleri slam lemine mjdelemek ve bylece onlarn gznde saygnlk kazanmak maksadyla kaleme alnan fetihnamelerde, bu bak asn vurgulayan tipik ifade biimlerine bol miktarda rastlanr. Mesela 1521'deki Belgrad'n fethini takiben yazlan fetihnamede Kanuni Sultan Sleyman, "ktl-i mrikin ve ta'zb-i kfirn"i gaye edindiini bildiriyor; 1522'deki Rodos adasnn fethi iin yazlan fetihnamede slam'n hamisi olarak "feth ve reP-i sr- kfr zulm" iin savatn anlatyordu. 1526 Moha zaferini mjdeleyen fetihnamede lem-i slam'n "meyyed ve mansr ve a'dy- dn-i Seyyid'1-enm mbtezel ve makhr" olduu, 1541 ylnda Budin'in fet-hiyle Macaristan topraklarnn "cehennemiler elinden hals u zd idilp rke penc nevbet-i slm'a medd" klnd duyuruluyordu.51 4. Dar'l-slam (slam Topra, Mslman Dnya) Osmanllar'da Hristiyan dnyaya bak nasl dar'l-harb kavramna gre ekillenmise, Mslman lemine bak da dar'l-slam kavram zerine bina edilmitir. Kurulduu yllardan itibaren Osmanl Devleti'nin, bata komu Trkmen beylikleri olmak zere, slam devletlerine kar takip ettii siyaseti, "kendilerinden Osmanl topraklarna kar herhangi bir saldr vuku bulmad veya Osmanllar'a kar Hristiyanlar'la anlamadklar srece bar ilikileri erevesinde dostane yaama" eklinde zetlemek mmkndr. ly- Kelimetullh' kendilerine dstur edinmi bir gazi devleti olan Osmanllar, Mslman devlet kimliiyle slam kamuoyunda gayri meru ve haksz duruma dmemek iin, teki Mslman devletlerle geerli bir sebep olmakszn (en azndan grnrde geerli bir sebebe dayanmakszn) savamamaya son derece dikkat etmilerdir. Bu sebeple Osmanl padiahlarnn, Anadolu'daki dier beylikler, Timurlular, Akkoyunlular, Sa-feviler ve Memlkler'le savaacaklar zaman, bunu her zaman ok isteyerek yapmadklar sylenebilir;52 yapmak zorunda kaldklar zaman da daima geerli er' gerekeler bulmaya zen gstermilerdir. Bu gerekeler, 16. yzylda bn Kemal tarafndan yle sralanyordu: (Osmanllar'n) ba'z seltn-i kadmi iklimlerinden srp kardklanyla illerim ellerinden alub kanlarm kara yire kardklaryla l-i Aydn ve Mentee ve Ger-miyan ve Saruhan gibi ensl-i sfendiyar ve Teke ve Hamid ve Karaman gibi dah bunlarun emsali sual olunmaya ki anlarun ref i vcib olmu idi. Bild- slm'dan mehm-

emken ol mevdd- fesadn dePi hayyiz-i vcba vsl bulmu idi. Zr anlar ya-y b idi, gzlern aya ba idi. Ol ehbzlarn fera billah gazaya ikballerine mni olub her yandan zerlerine mndef' olurlar idi. Bunlar cihda mteveccih olub bild- kffra mteferrik olcak anlar mecma'- fesada mctemi' olurlar idi. Anede-i abede-i esnam ehl-i slm (Osmanllar) zerine ale'd-devm tahrik iderier idi. Kefere-i fecereye muavenet idb "siz ileriden geln biz beriden yryelim" dirler idi. L cerem ol cem'i kam' ve ol cemati tefrik ve temzk emr-i gazadan ehemm olmu idi. Zr gaza farz- kifye idi. Anlarun beynden defi ve rePi farz- ayn derecesin bulmu idi.53 Bu metinde ileri srlen gerekeler, 1) Esas grevleri olan gaza ile megulken, memleketlerine saldrarak Osmanllar' bu iten alkoymak, 2) Bir slam devletine (Osmanllar) kar ehl-i kfrle anlamak, eklinde zetlenebilir. te Osmanl Devleti doudaki btn Mslman komularyla, genel olarak bu gerekelere dayanarak savamtr. stanbul'un fethi, Osmanl Devleti'nin kendini slam dnyasnda st dzeye yerletirmesine frsat veren ilk nemli olay oldu. kinci adm, Memlk Devleti'ni ortadan kaldrp hilafeti uhdesine alarak att. Bu, onun slam lkeleri karsndaki konumunu daha meru bir zemine yerletiriyordu. Osmanl Devleti bu son admla kendini iki noktada slam dnyasndan sorumlu gryordu: 1) Darda Hristiyan Bat'ya kar gvenliini salamak, 2) eride iktidar ve egemenliinin dayana, meruiyet kayna olan inancn (Snnilii) tehdit edecek, tehlikeye sokacak her trl sapknln nne gemek. Osmanl Devleti'nin bu ikinci misyonu, yukarda da iaret olunduu zere, 16. yzyln banda ran'da Oiki mam iilii'ni militan yorumuna dayal bir ideoloji zerine kurulan Safevi Devleti'nin faaliyetleri zerine, eskisine gre ok daha keskin bir hviyetle ortaya kt. nk bu gen devlet, Snni Osmanl Devleti'ni kendisi iin en byk siyasal rakip olarak grm ve onu silah gcyle ortadan kaldrmann mmkn olmadn fark ettiinden, ieriden zayflatma yolunu seip Anadolu'da zaten Osmanl merkezi ynetimiyle srekli problemleri olan Trkmen zmreleri arasnda sistemli ve youn bir mezhep propagandasna girimiti.54 Bu konuda bugne kadar yaymlanan baz ciddi ve nemli aratrmalarn ortaya koyduu sonulara baklacak olursa, Osmanl-Safevi mcadelesinin, esas itibariyle siyasal bir rekabetten kaynakland, bir Snnilik-iilik mcadelesi olmad ve Safevi Devleti'nin iilii, Osmanl Devleti'nin de Snnilii bir siyasal ara olarak kulland ortaya kyor. Ama bu mcadele aslnda bir mezhep mcadelesi olmasa bile, sonu itibariyle yine de ii propaganda Osmanl topraklarna Snnilie kart baka bir slam yorumunu tam ve iki kesim arasnda (bugn dahi devam eden) inan ayrlna dayal bir mnaferetin domasna da yol amt.55 te, ister siyasi amalardan dolay, ister bu belirtilen sebep veya her ikisinin yznden olsun, Osmanl merkezi ynetimi, ii Safevi devletini slam'dan sapm, dolaysyla kfre saplanm olarak gryor, onu sapkn (heretik) anlamn ykledii Rafz terimiyle nitelendiriyordu. Bununla da yetinmiyor, daha da ileri gidip onu kfir ilan ederek gayrimslim devletlerle ayn konumda deerlendiriyordu. Ne var ki, i bu kadarla da kalmam, bu mcadelenin iddeti ieriye de yansyarak, Safevi propagandas sonucu Osmanl hkimiyetini artk tanmaz olan nemli bir yerleik ve konar-ger halk kesimi, Rafz ve Kzlba ad altnda, bundan byle Snni Osmanl iktidarnn ierdeki hasm durumuna dmt. Bylece, slam' kabul ettikleri tarihlerden bu yana Trk tarihinde ilk defa Anadolu'nun Mslman Trkler'i Snni ve Kzlba (Alevi) olmak zere, birbirine muarz iki kesime blnm oluyordu.

Osmanl-Safevi mcadelesi, Osmanl merkezi ynetiminin gznde, yalnz dahildeki halkn deil, bundan byle Mslman dnyann da Snni ve Rafz olarak ikiye blnm bir biimde alglanmasna ve d siyasetini ona gre dzenlemesine yol at. Artk Osmanl merkezi ynetimi, tpk 11. yzylda Byk Seluklu Devleti'nin yapt gibi, kendini bundan byle Rafz akmlarn ortadan kaldrlmasna ve Snniliin glendirilmesine adayacakt. IV. OSMANLI RESM DEOLOJSNN TEMEL KARAKTERSTKLER Buraya kadar ana unsurlar ve temel kavramlaryla mmkn mertebe zetleyip tartmaya altmz Osmanl resmi ideolojisi ve bunun oluturduu dzen gz nne alndnda, Osmanl Devlet dzeninin yapsal zelliklerini ve temel karakteristiklerini belli lde tespit edebilmek, bylece niin birtakm muhalefet evrelerinin olutuunu, bunlarn niin merkezi ynetime kar ktklarn anlayabilmek mmkn olabilecektir kanaatindeyiz. Fakat unu hemen belirtelim ki, bu zellikler ve karakteristiklerin yzde yz anlamnda tarihi olaylara uygun olduunu iddia edebilmekten uzaz. Daha balarda sylediimiz gibi, Osmanl resmi ideolojisinin kulland baz kavramlar, o zaman anlald gibi anlayabilme konusunda bugn ne lde isabet kaydettiimizi kendimize sormalyz. Ayrca ideoloji gibi soyut bir kavramn zaten ok kaygan bir biimde da yansyan grntlerini bizim bugn ne kadar doru alglayabildiimizi dnmemiz gerektiini, ister istemez bunlar kendi anlaymz dorultusunda yorumlama yoluna gittiimizi de hibir zaman unutmamalyz. Bununla beraber, btn bunlar, sylenebilecek olanlarn tarihsel olguya ve geree uzak olduu anlamna da gelmemelidir. Osmanl resmi ideolojisi ve buna dayal dzen daha ilk bakta iki mhim karakteristik ortaya koyar: A) Koyu bir merkeziyeti devletilik, B) dinsellik. A) Merkeziyeti Devletilik Osmanl resmi ideolojisi, grlebildii kadaryla koyu bir merkeziyeti ve devleti karakter yanstr. Hatta tarihte Emeviler'den bu yana slam devletleri iinde hibirinin Osmanllar'daki kadar merkeziyeti ve devleti bir yap arzettii sylenemez. Bunun belki en mhim gstergelerinden biri, gl slami kimliine ramen Osmanl Devleti'nin slam'a, bnyesindeki farkl etnik ve dini cemaatleri btnletirici bir rol bimemi olmasdr. Aksine, o bu btnletirici rol, "vergi vermek suretiyle kendisinin siyasal hkimiyet ve otoritesini tanma ve boyun eme" faktrne yklemitir. Osmanl Devleti kendisini, ite bu faktrn bir arada tuttuu etnik-dini cemaatler (millet sistemi) arasndaki farkllklar koruyan ve teminat altna alan bir konuma yerletirir. Buna ramen cemaatler arasndaki ilikileri dzenleyici deil, kontrol edici bir tutum taknr. Bu sebeple de kendisini yalnzca Mslman tebaann temsilcisi olarak deil, ite btn bu etnik ve dini farkllklarn stnde ve kesime noktasnda, hepsinin temsilcisi olarak grr. Mehur "Osmanl" teriminin ihtiva ettii tipik Osmanl kimliinin anlam burada belirginleir. Bu anlayn tabii bir sonucu olarak Osmanl Devleti kendisini Devlet-i slamiyye diye deil, Dev-let-i Aliyye-i Osmaniyye (veya bunun ksaltlm olan Devlet-i Aliyye) diye isimlendirmitir. Uzun yzyllar boyunca btn diplomatik belgelerde kullanlan tbir budur. te bu yzden Osmanl Devleti btn slami kimliine ramen, kurduu dzenin yryebilmesi iin merkeziyeti devlet ruhunu egemen klmtr. Onun bu karakteristik vasf, aslnda kendisinin de geleneklerinin vrisi bulunduu klasik slam devlet anlayndan deil, Trk kkeninden (belki biraz da Bizans etkisinden) gelmektedir. Bu zellii dolaysyla Osmanl resmi ideolojisinde devletin bekas her eyin stnde ve her eyden nce gelir. Bu o kadar gl bir motivasyondur ki, bizzat hanedann da stndedir. Devletin bekas ve nizam- lem iin hanedan mensuplarnn feda edilmesinden

kanlmayan bir dzende, devlete muhalif yaplanmalara, oluumlara asla msamaha edilmeyecei ok aktr. Bu oluumlar en ar biimde, lmle cezalandrlr ve ortadan kaldrlmalar iin en iddetli yntemlere bavurulur. Bu noktada Osmanl merkezi iktidar, hibir engel tanmaz. Bu koyu merkeziyeti devleti karakter, ok tabii olarak mevcut dzene de yansmtr. Nitekim Osmanl Devleti'nde ynetenler ile ynetilenler, klasik slam devletlerinin hibirinde rastlanmad kadar ak ve belirgin hatlarla birbirinden ayrlm ve kesin statlere kavuturulmutur. Bu statler, en alt kademesinden en stne varncaya kadar tipik bir askeri brokrasi (burecucrctie mitaire) tarafndan kendi sistemi iinde olduka rasyonel bir tekilatlanmaya tbi tutulmutur. B) Dinsellik Burada unu hemen belirtelim ki, Osmanl resmi ideolojisinin ikinci tipik karakteristii olan dinsellik, daha nce de iaret edildii zere, dinin apayr, siyasi iktidar ve hkimiyetten bamsz, iyi rgtlenmi bir alana sahip olduu bir dinsellik deildir. Tbir caizse bu, devleti bir dinselliktir. Osmanl resmi ideolojisinin bu karakteristiinin, en fazla belirginletii birinci alan, cihad ve gaza konusundadr. Osmanl sultanlarnn kullandklar mcahidlik ve gazilik unvanlar hem Doulu ve Batl hkmdarlara yollanan name-i hmayunlarda, fetihnamelerde, hem de yaptrdklar mimari eserlerde zellikle ve gsterile vurgulanr. kinci alan ise, resmi ideolojiye ve onun yaplandrd dzene kar oluan muhalefet evrelerine kar yneltilen ithamlardr. Bu ithamlar, koyu bir Snnilik anlaynda temellendirilir. Sulamalarda da srekli dinsel kavramlara atflar ve vurgular vardr. Bylece bu evrelerin en zayf yerlerinden vurulup Osmanl toplumsal dzeni iinde toplum dlklar veya baka bir ifadeyle "daire d"lklar zellikle ne karlr ve mahkmiyetleri gerekelendirilir. Devlet bylece hem kendini bu evrelere kar kamuoyu nazarnda meru bir konumda savunmu, hem de onlar mahkm etmi olarak amacna ular. 105 KNC BLM OSMANLI TOPLUMUNDA ZINDIK VE MLHDLERN TOPLUMSAL VE DEOLOJK TABANI 106 I. OSMANLI YKSEK ULEMA SINIFI: YAPI, BLMSEL ZHNYET, BROKRATK FONKSYONLAR VE SOSYAL STAT AISINDAN GENEL BAKI (14.-17. YZYILLAR) Ele aldmz dnem boyunca ortaya kan zendeka ve ilhad hareketlerinin bir blm, Osmanl bakentindeki ulema kesimiyle ilgilidir. Ulema iindeki bu hareketlerin bir ksm, slami inan ve esaslarn belli lde materyalist adan yorumlanmas veya gerek bir ateizm eklinde grnd gibi, bir ksm da baka dinlerle slam arasnda bir senkretizm eklinde ortaya kyor. Ulemann, Osmanl tarihinin belki en ilgin toplumsal kesimlerinden birini tekil etmesi itibariyle, bu kesimde meydana gelen her trl sosyal hareketin gerek merkezi yapy, gerekse kamuoyunu her zaman yakndan etkileyen biimler aldn hatrdan karmamak gerekir. Dnemin entelektel evrelerinin nemli bir kesimi, hi phe yok ki ulemadan olumaktadr. Uzun yzyllar byk bir imparatorluun ideolojisinin oluturulmasnda, tekilatlanmasnda ve ynetiminde, kltrnn retilmesinde en nemli rollerden birini, belki de birincisini oynam bulunan bu snfn geleneksel kklerinin, toplumsal

bnyedeki ve devlet yapsndaki yerinin ve fonksiyonlarnn, siyasi ve brokratik konumunun, iliki alarnn kav-ranmasyla, Osmanl ulemas iinde meydana gelen zndklk ve mlhidlik olaylarnn anlalmasnn ok yakndan ilgili olduuna phe yoktur. Bu sebeple bu amaca ynelik bir genel bak, Osmanl toplumunda, bizi ilgilendiren dnemde, ulema snn iindeki zendeka ve ilhad olaylarnn meydana geli sebeplerini ve mahiyetlerini aka grebilmemizi nemli lde kolaylatracaktr. Byle bir genel bak yapldnda hemen dikkati eken nokta, Osmanl mparatorluu'nda ulemann, eski Mslman devletlerdeki ulemadan temelde farkl bir konumda olduudur. Bu imparatorluun toplumsal yaps iinde ulema (ehl-i ilim), askerler (ehl-i seyf), brokratlar (ehl-i kalem) ve nihayet ehl-i ziraat ve ehl-i hiref denilen ifti, tccar ve esnafla birlikte, Osmanl toplumsal piramidinin erkn- erbaa, denilen drt ana rknnden birini meydana getirir. Bilindii gibi Osmanl resmi terminolojisinde ulema meslei silk-i ilmiye, tark-i ilmiye terimleriyle ve buna mensup olanlar ulema diye anlr. Gerekten ulemann, Osmanl toplumunun klasik yaps iinde bal bana bir snf tekil ettiini sylemek, zellikle bu tabakann genel karakteristikleri gz nne alndnda, hi de mbalaal saylmamaldr. Osmanl mparatorluu'nda ulemann bu snfsal konumunun, 15. yzyln ikinci yarsndan itibaren, Fatih Sultan Mehmed'in merkeziyeti politikasyla ok yakndan balants vardr. Daha dorusu, belirtilen dnemde ulema bu konuma oturtulmutur. Osmanl ulemas esas itibariyle slam tarihinin ortaya kard bu snfn, ii ulemann aksine, tam anlamyla devlete eklemlenmi ekliyle en son geliim aamasn temsil eder. slam tarihinde bir ulema zmresinin ortaya k, aslnda yaklak olarak Emevi devrinin (661-750) ortalarndan itibaren gzlemlenebilir. Teorik olarak slam'da bir ruhban (rahipler) snfnn olmad, Peygam-ber'den nakledilen "slam'da ruhbanlk yoktur" (L rahbniyyete fi'l-Is-lam) hadisine dayanlarak hep sylenegelmitir. Fakat pratikte bunun pek de byle olmadm grmek zor deildir. Zira dier kitapl dinlerdeki statsnn tam anlamyla bir benzeri olmasa da, yaklak 8. yzyldan itibaren slam dnyasnda, slam lkelerinin genilemesi ve slam toplumlarnn byyp eitlenip karmaklamas sonucu beliren ihtiyalar karsnda, dini emirlerin, kurallarn yorumlanmas, halka aklanmas ve baz meselelerde karar ve hkm mercii olma konusunda uzmanlam bir zmrenin teekkl er ge zorunlu hale gelecekti, nitekim yle de oldu. Bu sebeple, bu zmrenin toplumsal yap iinde yava yava belirli bir stat oluturarak bir snf haline geldiini, tarihsel bir gerein ifadesi olarak grmemiz gerekir.1 zellikle ii ran'da ulemann, Snni ulemadan ok daha nce, 9. yzyldan itibaren bu belirtilen fonksiyonlar yklenerek tam anlamyla ruhani yetkilere ve otoriteye sahip bir eit ruhban snf oluturduu sylenebilir.2 Ancak slam dnyasnda bir ruhban snf zelliini gsteren yalnz ulema deildir. Ulema bu snfn bir kesimini tekil eder; dier kesimini ise sfiler (deniler ve eyhler) oluturur ki bu, zellikle slam toplumlarnn, bu arada Osmanl sosyal tarihinin derinlemesine tahliline ihtiya gsteren apayr bir konusudur. Arapa lim kelimesinin oulu olan "ulema"nn, bilhassa Peygamber zamanndan itibaren, Kur'an- Kerim'i, hadis denilen Peygamber'in szlerini, dolaysyla slam'n prensiplerini anlayp anlatabilecek, yorumlayabilecek niteliklere sahip olan kiiler iin kullanld, mnhasran Emevi devrinin sonlaryla Abbasi devrinin ilk yzyllarndan itibaren de, ilerleyen zaman boyunca, tefsir, hadis, fkh ve kelm gibi dini bilim dallarnn gelimesine paralel olarak bu alanlarda uzmanlam, bunlarn yorumunu yapp retimiyle megul olmu olan kiileri ifade ettii muhakkaktr. Bu uzmanlamaya ynelik eitim, medreselerin bulunmad eski dnemlerde,

Peygamber devrindeki Mescid'n-Neb'de bizzat onun tarafndan icra edilen eitim geleneinin bir devam olarak ya camilerde, veya limlerin kendi evlerinde gerekletiriliyordu. Camiler slam dnyasnda bir ibadet yeri olmann ok tesinde, bir hayli erkenden hem toplum, hem siyaset, hem de eitim-retim faaliyetlerinin merkezi haline gelmiti. Buralarda bu eitim ve retimi veren ulema, maan devletten almyordu; her biri kendi geimini srdrecek (genellikle de ticaret gibi) bir geim kaynana sahipti. Her limin camilerde bir ders halkas (halekat'd-ders) vard. renciler veya merakl dinleyiciler, hangi konularda bilgi edinmek istiyorlarsa, o dersi veren limin ders halkasna katlrlard. Bu eitimin dini bilimlerde ne lde kaliteli olduu konusunda, buralarda yetienler hakknda tabakat kitaplarnda verilen bilgiler, ayrca kendi yazdklar ve gnmze kadar gelen eserler yeterli gstergelerdir. Ayrca slam dnyasnda dini bilim ve dnce alannda meydana gelmi pek ok mektebin, hatta mezhebin, bu cami eitiminden ve camide yaplan tartmalardan doduunu da biliyoruz. Gnmz camilerinin oktandr kaybettii bu fonksiyonlar, slam dnyasnn klasik dnemine ait bilim hayatnn en canl meknlarndand.3 te ulema tipi, slam toplumlar iinde bu meknlarda dodu. Ulemann eskiden beri slam toplumlarnda ok nemli bir yeri ve nfuzu olmutur. Bu nfuz bir yandan halk, dier yandan bununla balantl olarak devlet nezdinde ortaya kyor. Halk nezdindeki nfuz ve itibar, bir yanyla tabii ki ulemann slami ilimleri en iyi anlayan ve yorumlayan kiiler olarak dnlmelerinden, dier yanyla da slam'n emir ve yasaklarn, bunlarla ilgili olarak yaptklar yorumlan en iyi kendi ahslarnda uygulayan, yaayan ve yaatan kiiler olarak alglanmalarndan douyordu. Ancak bu nfuz ve itibar, onlara nemli bir sorumluluk da yklemekte, ulemay halk nazarnda sayg duyulmas, rnek alnmas, eitli konularda fikrine ve grlerine mracaat edilmesi gereken bir hakem olarak ne karmaktayd. te bu imajyla ulema, bir anlamda halk kitleleriy-le hkmet ve dier siyasi otorite mercileri arasnda kendiliinden bir arac konumuna ykseliyordu. Bylece, devlet ve hkmet nezdinde de dikkate alnmas, szlerine kulak verilmesi gereken bir konum elde ediyor ve belli bir otorite ve saygnlk kazanyordu.4 Bu da ulemnn devlet nezdindeki itibarn glendiriyordu. Devletin ulemaya gsterdii itibar, ulema vastasyla halkn kontroln ve devletin yannda tutulmasn salamak gibi pratik bir sonucu da salyordu. Snni Mslmanlkta ulemann hem devlet, hem de kamu nezdindeki bu otoritesinin kayna, ii ulemann aksine, dini ve ruhani deil, tamamiyle kendi ahsi bilimsel kapasiteleri ve yaaylaryd. Bu kapasite ve yaay ne kadar gl ve derinlikli olursa, ulemann saygnlk ve itibar da tabiatyla o oranda fazla oluyordu. Henz medreselerin, zellikle devlet eliyle alm medreselerin bulunmad bir dnemde, yani yaklak 11. yzyla kadar ulemann bu konumu, ona devlet ve siyasi iktidar evreleri nezdinde nemli lde bamsz bir stat kazandrm ve sahip olduu otorite bu evrelerde zaman zaman etkili olabilmitir. Ortaa slam kronikleri ve tabakat kitaplar, bu dnemde yetien baz byk ulemann siyasi iktidar evrelerine kar halkn menfaatlerini ve kendi fikirlerini savunmaktan ekinmediklerine, uygun bulmadklar ileri bizzat halifelerin yzne kar cesaretle eletirip kar koyduklarna dair epeyce ilgin rneklerle doludur. Bunlarn en unutulmazlarndan biri, Mutezile mezhebini resmi mezhep haline getiren Abbasi halifesi el-Me'mun'un srar ve basklarna ramen, Ahmed b. Hanbel'in hapis ve ikenceye maruz braklma pahasna yapt Ehl-i Snnet savunmasdr.

phesiz o zamanlar ulemay byle devletten bamsz bir konumda tutan, halk nazarndaki itibarlar kadar, ekonomik bamszlklar, yani geimlerinin devlet tarafndan deil, bizzat kendilerince salanm olmasyd. Ulemann bu durumda devlet nezdinde zaman zaman bir korku kayna oluturduu da grlr. Bernard Lewis, slam'n ilk devirlerinde ulemann devletle ilikisinin epeyce mesafeli olduunu, nk insanlarn ve zellikle ulemann, devleti, varl lzumlu, ancak karlmamas, yaknlk kurulmamas gereken bir ktlk olarak deerlendirdiini ifade eder. Fakat bir sre sonra bu iliki ister istemez kurulmu, ulema sk sk desteklerine bavuran hkmdarlara yardm ettikleri gibi, ou zaman da uygulanmas mmkn olmayan topik tavsiyelerde bulunmulardr. Mesela Peygamber'in ve Drt Halife'nin (henz heterojen hale gelmemi, karmaklamam snrl slam toplumunda icra ettikleri) artk oktan kutsallatrlm ve idealize edilmi uygulamalarn ideal siyaset olarak nermilerdir. ii ulema ise Peygamber'in ve Hz. Ali'nin uygulamalarn devlet idaresine rnek gstermitir.5 Aslnda ulemann gerek Emevi dneminde, gerekse Abbasi dneminin nemli bir blmnde, devletle olan ilikilerinde iki deiik tavr ortaya koyduu, bir ksmnn bu ilikilere yanarken, bir ksmnn bundan olabildiince kand grlyor. Yanaanlarn bir kesimi devlet hizmetlerini memnunlukla kabullenirken, bir kesiminin bunu isteksizlikle karladn, hatta bu yzden halife ve sultanlarn verdii ar cezalara maruz kaldklarn mahede etmek zor deildir. Kabul etmeyenlerin, halk nazarnda daha yksek bir saygnlk kazandklar, dinin hakiki bekileri olarak deerlendirildikleri sylenebilir. Nitekim Bernard Lewis, popler sempatinin devlet hizmetini kabul etmeyenlerden yana olduunu ve bunun dini edebiyata da yansdn vurgular.6 Ne var ki, 11. yzyldan itibaren, Byk Seluklular zamannda, bata 1065-1067 ylnda Badat'ta alan olmak zere devlet tarafndan kurulan nl Nizamiye medreseleriyle birlikte ulema, devlet ve siyasal iktidar merkezleri karsndaki bu bamsz konumunu nemli lde kaybetmeye balamtr. Esas olarak, hem siyasal otoriteyi, hem de toplumsal dzeni tehdit etmesi sebebiyle dnemin nemli bir problemi haline gelen B-tnlie kar Snni inanlar savunmak amacyla alan bu medreseler, ister istemez siyasal otoritenin, dolaysyla da resmi ideolojinin retim ve savunma kurumlar haline geldiler. Snni slam'n drt byk mezhebinden biri olan afilik, byk Seluklu veziri ve nl devlet adam Niz-mlmlk'le birlikte Seluklu devletinin resmi mezhebi oldu ve ne kt. Devletin kurduu medreselerin hocalar, artk devlet tarafndan atanmaya, maalarn devletten almaya baladlar. Ders programlan devlet tarafndan belirlendii gibi, okutulacak kitaplar da yine devlet tarafndan seiliyor ve bunlarn dnda kitap okutulmasna kesinlikle izin verilmiyordu.7 Bu, slam dnyasnda ulemann bundan byle devlet kontrol ve hkimiyetine girdii, baka bir ifadeyle, bilimsel dncenin siyasi otoritenin emir ve denetimi altna alnd, dolaysyla ulemann devlete eklemlendii, devletin paral bir memuru olduu yeni bir sreci balatt. Bu sre, artk slam dnyasnda bilimin ve bilimsel dncenin amatr bilimsel amalar iin deil, devlet menfaatleri, siyasi karlar yahut resmi ideolojiyi takviye iin retilmesi anlamna geliyordu; ite Osmanl ulemas, bu srecin yerletirdii byle bir gelenein vrisi oldu. lk Osmanl ulemas genellikle Anadolu dndan veya Osmanl Beylii haricindeki dier beyliklerden gelen ahsiyetlerden oluuyordu. Bu ahsiyetlerin, Osmanl Devleti'nin kuruluu srasnda, gerek mevcut topraklarda, gerekse yeni fetihlerle ele geen blgelerdeki ilk idari ve siyasi tekilatlanmann ve kurumlamann mimarlar olduunu ok iyi biliyoruz. ak-yk- Nu'mniyye't biyografileri mevcut olup zellikle

Osman ve Orhan devirlerinde yaam grnen ulema arasnda bunlar hemen dikkati ekiyor. Aralarnda Arap ve Fars kkenlilerin de bulunduu bu ulema, genellikle tahsillerini ve ihtisaslarn Mvernnehir, Irak, Suriye ve Msr gibi slam lkelerinin evrensel hret sahibi eski ve kkl medreselerinde tamamlam olup gerek eitim alannda, gerekse brokraside hizmet veriyorlard. 14. yzyln ortalarnda Anadolu'yu ziyaret eden nl Maripli seyyah bn Battuta, gezip grd ehirlerde rastlad Arap veya Fars kkenli bu ulema ve brokratlardan sz eder.8 leride zerinde duracamz Molla Kbz (Kbz- Acem) ve ok muhtemel olarak Hakim shak 16. yzylda, Nadajl Sar Abdurrahman 17. yzylda imparatorluk bakentinde almakta olan gayri Trk (hatta Nadajl Sar Abdurrahman muhtemelen gayrimslim) kkenli ulemadand. Bu kabil ulemann slam anlaynda ve yorumlarnda, ok tabii olarak kendi toplumsal ve kltrel kkenlerinin veya bu kkenlerin ynlendirdii ahsi eilimlerinin etkisi bulunuyordu. Bu etkileri biz eyh Bedreddn'de, isimlerini saydklarmzda ve Osmanl kaynaklarnn zikretmedii, ama Batl gzlemcilerin ahit olup kendi eserlerinde bahsettikleri -aada rneklerini vereceimiz- baka ulemada mahede edebiliyoruz. Grld zere bu tr yabanc kkenli ulema, yalnz kurulu devrinde deil, daha ileriki yzyllarda da stanbul'a gelmeyi srdrmlerdir. Arap lkelerinin zaptn takip eden yzyllarda, bir ksm ulemann stanbul'a geldiini veya getirtildiini biliyoruz. Mesela Msr'n fethini mteakip buradan bir ksm Arap ulemasnn geldii, bunlar arasnda bn Teymiyye mektebine mensup olanlarnn da bulunduu malum olduu gibi, IV. Mehmed devrindeki nl Kadz-deliler hareketinin liderlerinden stvn Mehmed Efendi de yine bu mektebe mensup, am'dan gelme Arap kkenli ulemadan biriydi.9 te bu deiik kken ve mereplere mensup ulemann, imparatorluk bakentinin entelektel hayatna nemli lde renk kattna phe yoktur. Bununla beraber, kurulu dneminden itibaren ve bilhassa klasik dnemde, Anadolu halkndan da pek ok kimsenin gerek znik, Bursa ve Edirne gibi eski medreselere, gerekse Sahn- Seman ve Sleymaniye medreseleri gibi imparatorluun en yksek seviyedeki medreselerine renci olduklar, buralarda tahsillerini tamamladktan sonra ihtisas yapmak zere yine yukarda zikredilen lkelere gittikleri ve bunlarn hemen tamamna yaknnn geri dnerek eitli Osmanl medreselerinde grev aldklar mahede ediliyor. Grld gibi, zellikle Osmanl bakent ulemasnn sosyal tabannn ounluu, kurulu devrinden ileriki yzyllara doru -ve bilhassa klasik dnemden itibaren- yerli tebaadan olumakta, bununla beraber, belli lde de olsa, Arap ve Fars kkenli unsurlar da iinde barndrmaktayd. te konumuzu tekil eden zendeka ve ilhad hareketlerinin de daha ok bu yabanc kkenli ulema arasnda meydana geldii dikkat ekiyor. Demek oluyor ki, esas itibariyle 14. yzyldan balayarak, ama asl 15. yzyldansitibaren ite byle bir sosyal tabann oluturduu, artk iyice belirginlemi bir Osmanl ulema snfndan sz etmek mmkndr. Ancak ilmiye silki yahut tark-i ilmiye tbir edilen bu ulema mesleinin kaps, belli yollardan geen btn Mslman reayaya teorik olarak akt. Ne var ki, gerekte bu kapdan ieri girmek o kadar da kolay bir i deildi. Bu snfa dahil olabilmek, Osmanl ynetim sektrlerinin hemen hepsinde yrrlkte olan intisap yahut bugnk deyimle patronaj sistemine tbiy-di. Bu sistem, "ilmiye silkine slk" edecek btn adaylar iin sz konusu olmakla beraber, merkezde bulunanlar iin avantajlarn daha fazla olduu bir gerekti ve bakent medreselerine kadar kat edecekleri yol tarada oturanlara nispetle daha ksayd.

lmiye silkine yahut tark-i ilmiyeye intisap edebilmek, taradaki en az itibarl medreseden merkezdeki (mesela Sahn- Seman veya Sleymaniye medreseleri) en yksek itibarl medreselere kadar bir derecelenmeye tbi olan nisbeten uzun bir tahsil srecine ihtiya gsteriyordu. Mstakbel lim aday, eer taradaysa stanbul medreselerine ulamak iin btn kademeleri srayla amak, bu esnada okunmas gereken dersleri, daha dorusu kitaplar, aadan yukarya, yani en basitinden en tafsilatlsna doru bir sra takip etmek suretiyle belli bir hocadan "okumak" zorundayd. Bu, gerekten yzne bir "okuma"yd; bu yzden icazetnamelerde geen kraat tabiri doru bir tabirdi. Alim aday, her kademeyi bitirdike, hocasnn tavsiyesiyle bir st ders veya kitap iin daha yetkili bir hocaya gitmek zorundayd. Bylece tahsilini tamamlayp icazetini aldktan sonra merkeze, yani stanbul'a gelebilme imknn elde ederse, burada devlet kesiminde nfuzlu birinin himayesine girmek, dolaysyla onun evresine intisap etmek suretiyle eitim sahasnda veya brokraside kendine bir grev edinme imknn bulabilirdi.10 Bu grevde ykselerek en st kademelere kabilmek, yine ayn sistemle mmkn oluyordu.11 Muhtemelen mevln kelimesinin ksaltlarak syleni biiminden baka bir ey olmayan munla (molla) kelimesiyle nitelendirilen Osmanl ulemasnn gerek eitim, gerekse brokrasi sektrnde sz konusu bu mevkileri birer birer kat edebilmesini salayan intisap sistemi, ulema adaylarnn brokratik hiyeraride saraya kadar uzanan geni bir ilikiler a kurabilmelerine ihtiya gsteriyordu. Bu ise tamamiyle onlarn kendilerini gsterebilmelerine, isim yapabilmelerine balyd. Genellikle merkezdeki yksek brokrasiye adm atabilmenin yolu, 15. yzyln ortalarndan sonra artk Sahn mderrisliinden geiyordu. Bu yzden Sahn mderrislii, ulemadan pek ok kimsenin hararetle arzulad bir mevkiydi.12 Bu keyfiyet, Osmanl mparatorluu'nda bilimin neden fazla geliemediini, ulemann amatr bilimsel hedefler peinde komak ve mera ile yakn ilikiler gelitirmekten olabildiince uzaklamak yerine, neden bu ilikileri kovalamay tercih ettiini iyi aklyor. mparatorluun merkeziyeti yaps, mesleinde parlayan ve baar gsteren ulemaya cazip brokratik mevkiler vermek suretiyle byle bir tercihi adeta tevik etmektedir. Bunun ise merkezdeki ulema arasnda hemen her devirde mevcudiyetini koruyan koyu bir rekabet ve kskanlk ortam yaratt grlyor. Fatih devrinin nl limlerinden Molla Lt-fi'nin, byle bir kskanlk kombinezonunun kurban olduunu syleyebiliriz. akyk-t Nu'mniyye, brokraside ykselerek nemli mevkileri ele geirebilmek uruna birbirlerinin aleyhine olmadk haset, kin, buz ve ayak oyunlar sergileyen ulemann hikayeleriyle doludur. Nitekim ulema arasndaki bu salksz rekabet ortam ve yaratt menfiliklerin ulat rahatsz edici boyutun, bizzat Veziriazam Ltfi Paa tarafndan Kanuni Sultan Sleyman'n dikkatine sunulacak kadar nem arz ettii gzleniyor.13 Bu salksz rekabetin Osmanl ulemasnn bilimsel alanda kendilerini gelitirmek yerine dikkatlerini belirtilen ayak oyunlar zerinde toplamalarnn, genel izgi itibariyle bilimsel adan inanlmaz bir kalitesizlii beraberinde getirdiine phe yoktur. Hatta baz durumlarda byk hret sahibi yksek ulemann bile bu hretlerinin, bilimsel alandaki kapasitelerinden ziyade, ifa ettikleri devlet grevlerinden ileri geldii, zaman zaman yetkili azlarca vurgulanmtr. Nitekim Veziriazam Ltfi Paa'nn, Ebussuud Efendi gibi zamann en byk ulemasndan birinin bile gerekte hretiyle mtenasip ilim sahibi bulunmadn syledii nakledilir.'4 M. Tayyib Gkbilgin, Osmanl ulema snf iinde gerek bilimsel kalite ve vazife anlay, gerekse ulema silkindeki yapsal bozulmalar bakmndan ilk zaaf emarelerinin Kanuni Sultan Sleyman zamannda ortaya kmaya baladn syler.15 akyk- Nu'mniyye'dt "... ilminde yed-i tl sahibi" diye zikredilen baz

ulemann, hayatlarnda bir tek satr bile kaleme almadklar, ilgili metinlerdeki ifadelerden kyor. te, ulemann medrese mderrisliinden elde edemedikleri maddi ve manevi prestiji brokratik mevkilerden salamalar yznden bu mevkilere ynelmelerini, Osmanl mparatorluu'nun askeri merkeziyeti yapsnn ok tabii bir sonucu olarak grmek gerekir. Bu eilim, ulemann mera ile sk ibirliine gitmesi sonucunu doruyordu. Hodgson, ulemann mera ile olan bu yaknlamasn bir anlamda (bizim "din ve devlet zdelemesi" dediimiz) bir "sentez" (din ile devletin sentezi) olarak niteler ve ulemann devlet kontrolne girmesi karlnda, eriatn da devlet hayatnn merkezine yerletiini belirtir.16 Ona gre, ulema ile mera arasndaki bu iliki, "yeni bir rejimin ani ykselii sonucu deil, gazilerin kendilerini kitaplara vermi ulemaya ve onlarn diktasna kar asli kaytszlklar ierisinde, yava bir tekml iinde gelifmiti]."17 Bu ilikinin, Hodgson'un syledii gibi, eriat devlet hayatnn merkezine yerletirdii bir gerektir. Ama zellikle unutulmamas gereken bir baka gerek udur: eriat ulema araclyla kendi bnyesi iine alan devlet, (birinci blmde aklanmaya alld zere) ona bu bnyenin zelliklerini katarak kendi dnya grne, ynetim anlayna uygun siyasal bir nitelik kazandrm, rfi hukuku pek ok alanda devreye sokarak onun baz alanlarna mdahale etmek suretiyle nemli lde kendi prag-matik amalarna elverili hale brndrmtr. Bir baka ekilde ifade edecek olursak, "din devletlemi, devlet de bir anlamda dinlemi"tir. Bu da Osmanl Devleti'ni teki slam devletlerinden ayran kendine mahsus bir baka zellik olarak deerlendirilebilir. te bu aratrma erevesinde ele almak istediimiz -ok aznlkta da olsa- bir ksm ulema ve daha yaygn olarak sfiye evrelerindeki zendeka ve ilhad hareketleri, birer cephesiyle bu vakann, yani dinin devletlemesi (devletin kurumlaryla i ie girmesi), devletin dinlemesi (din gibi kutsallk ve eletirilemezlik kazanmas), son tahlilde dini temsil eden zmrenin devletin kendi idari eleman haline dnmesi olgusunun, bir bakma, bu saylan kesimler tarafndan reddi gibi grlebilir. Hi phesiz bu sre 15. yzyln ikinci yarsnda merkeziyeti devlet anlay erevesinde doruk noktasna ulat ve ulema snf iinde bu erevenin zelliine uygun, daha nceki hibir slam devletinde grlmemi, smsk bir brokratik hiyerarik sistem yaratt. Bu sistem ise zerine den grevi eksiksiz yerine getirerek Osmanl Devleti'nin bnyesi iinde eriat ile idari uygulamalar, Tanzimat'a kadar sren kusursuz bir ahenge dntrd.18 Taradaki en kk bir medrese mderrisliinden stanbul'daki Sahn mderrisliine, Sah mderrisliinden imparatorluun en yksek ilmiye makam olan eyhlislamla kadar uzanan bu mthi brokratik ulema hiyerarisi, Osmanl mparatorluu'nda din-devlet i ieliinin, baka bir deyile, din-devlet zdeliinin Osmanlya mahsus en somut rnei saylabilir. Bu zdelik ulemay, devletin reaya stndeki otoritesinin teminat durumuna getirirken, karlnda da ona Osmanl idari yapsnn balca u drt nemli sektrnn kontroln elinde tutma imknn bahediyordu: 1) Hukuk, 2) adliye, 3) din, 4) eitim ve retim. te, Osmanl Devleti'nin bizzat rgtledii bu mthi hiyerarinin belki en nemli fonksiyonlarndan biri, milyonlarca kilometrekarelik bir alana yaylan bir imparatorluun ynetiminin ihtiya gsterdii kanunlarn retilmesini salamakt. Byk ulema fevkalade bir beceriyle bu muazzam iin stesinden geliyordu. Klasik dneme ait bugn elimizde bulunan ynla kanunun reticisi ite bu ulemayd.

Ayrca, bir yandan kazaskerler araclyla kalabalk bir kadlar zmresini, mftler araclyla muazzam bir imamlar ve mezzinler ordusunu ve olduka kalabalk bir mderrisler topluluunu bir tek eyhlislamn denetiminde ynetirken, dier yandan da vakflar araclyla, kurumlam slam' denetim altnda tutuyordu.19 Bu, o zamana kadar slam tarihinin grd -brokratik anlamda- en byk ve en gelimi tekilatt. Osmanl ulemasnn imparatorluk genelinde icra ettii bu drt fonksiyon, onu toplumsal yap ierisinde sosyal stat itibariyle nemli bir konuma yerletiren asl faktrd. Vergiden muaf olmalar, geni ve zengin vakf gelirlerini kontrolleri altnda bulundurmalar, mal ve mlklerini, hatta daha da te, mesleki statlerini dahi ocuklarna miras brakabilmeleri, onlar dier "padiah kullar" iinde -kelimenin tam anlamyla- olduka imtiyazl bir "snf haline getiriyordu.20 Bernard Levvis'in Lady Monta-igue'nn mektuplarndan iktibas ettii u pasaj, bu tehisi gerekten dorulayan ada bir belge niteliini tayor: Bunlar imparatorlukta muazzam bir saygnla sahip yegne ahsiyetler olup en hatrl gelirler onlarn ellerinde bulunur. Byk Senyr btn halknn mutlak efendisi olmasna ramen, onlarn mlklerine, yahut, kesintisiz bir ekilde evlatlarna intikal edebilen servetlerine dokunmaya asla cesaret edemez. Aslna baklrsa onlar, sarayda bir mevki veya paa unvann kabul ederek bu imtiyaz kaybediyorlar. Bununla beraber, aralarnda ok az bunu kabul edecek kadar akln karmtr. Siz, btn ilimleri yutmu ve neredeyse imparatorluun btn zenginliklerini kendilerine ilhak etmi bu adamlarn gcn rahatlkla tahayyl edebilirsiniz.21 Osmanl ulemas, imparatorluunun omurgasn tekil eden ve yukarda saylan bu drt fonksiyonu acaba nasl ve neye dayanarak icra ediyordu? te bu sorunun cevab bir yandan Osmanl bilim ve dnce hayatn ilgilendirdii kadar, bir yandan da konumuz olan zendeka ve ilhad hareketlerinin de pf noktasn oluturur. Osmanl ulemas bu fonksiyonlar, pratik hayat dorudan doruya ilgilendirdii iin zerinde en fazla durulan, dolaysyla da o zamana kadar iyice ilenebilen iki geleneksel bilim dal araclyla yerine getiriyordu: a. Fkh (Hukuk), b. Kelm (Teoloji). Osmanl ulemas, her iki bilim dalnda da, slam dnyasnn yzyllar boyunca ileyerek oluturduu teori ve pratiin birikimine vris olduklar iin epeyce temayz etmilerdi. Osmanl ulemasnn meydana getirdii Trke ve Arapa fetva koleksiyonlar, slam hukukuna pratik alanda kmsenemeyecek, nemli bir katk oluturur.22 Bu birikimi fkh dalnda Kahire, am, Halep gibi Ortadou lkelerinin klasik medreselerinden, kelmda ise daha ziyade Mvernnehir medreselerinden salyordu. Bu bilimlerden ilki, imparatorluun tekilat ve kurumlarn dzenlemekte ve ynetimde kullanlrken, dieri ideolojisini retmede en nemli arat. Bu iki geleneksel dini bilim disiplini, Osmanl medreselerindeki munlalann (molla) en gzde ilgi alanlaryd. deallerindeki yksek brokratik mevkilere ulaabilmek, ancak bu iki alandan birinde veya her ikisinde gsterecekleri maharete balyd. Bu yzden Osmanl medreselerinin temel eitim programlar, dorudan doruya insan salyla ilgili olan tp ve gnlk hayatla sk skya balantl hesap ve hendese (matematik ve geometri) ile ksmen ilm-i ncum (astronomi) bir kenara braklacak olursa, esas itibariyle fkh ve kelm ile, hi phesiz bu ikisini besleyen iki temel kaynak olan tefsir ve hadis bilimlerinden oluuyordu. Osmanl ulemasnn zikredilen bu bilimsel disiplinlerde yeni atlmlar yapma endiesi tadn, orijinal eserler telif etme ihtiyacn hissettiini -zaman zaman rastlanan tek tk istisnalar dnda- syleyebilmek pek kolay grnmyor. Onlar daha ziyade, mevcut toplumsal dzenin bozulmadan korunmas ve devlet ilerinin aksamadan

yrmesi amacna hizmet endiesini tadklar iin, kendilerinden -be yz yl nce mteahhirn (sonrakiler) denilen Gazzl'den sonraki Hanefi ve Mtrid ulemas tarafndan kaleme alnm fkh ve kelm eserlerini erh etmeyi, onlara talik ve haiye, hatt haiyelere haiye, erhlere erh yazmay tercih ediyorlard. Bu konuda yaplm bir aratrma, Osmanl ulemasnn, daha nceki yzyllarda yaam ulemadan kimlerin hangi eserlerini tercme, erh, talik veya haiye yazmak zere tercih ettiini, akyk- Nu'mniyye'y esas alarak tesbite almtr.23 Bu aratrmadan anlaldna gre, fkh alannda zellikle Ali b. Ebbekr elMerginn'nin (. 1196-1197) el-Hidye isimli eseriyle, kelmda nl lim Nesef'nin (. 1114) AkaicT'mt yine nl limlerden "Allme" lakabyla hret bulmu Sdedd-i Teftzn'nin (. 1395) erhii'l-AkicFi en gzde kaynaklar olarak byk bir itibara sahiptiler.24 Ksacas, Osmanl ulemas arasnda, bir yandan devletin brokratik ihtiyalarn yerine getirme, te yandan halkn inanlarnn bozulmamas iin gayret sarf etme gibi iki pragmatik endienin evkiyle, birincisi Ehl-i Snnet d cereyanlar bilimsel olarak rtmek ve Ehl-i Snnet'i glendirmek, ikincisi ise bu cereyanlar hukuk asndan mahkm etmek zere, Kelm ve Fkh, ne kan iki gzde bilimsel disiplin olarak yzlerce yl yerlerini korudular. Nakli ilimler tabir edilen bu dini bilimlerin ne kmasnn, daha eski dnemlerde okutulmakta ve itibar grmekte olan mantk, felsefe, riyaziye vb akli ilimleri itibardan drmekle giderek koyu bir taassup ortamnn olumasnda nemli bir paya sahip olduu genellikle kabul gren bir dncedir. 17. yzylda Ktip elebi bu taassuptan ac ac ikyet etmektedir.25 ran'da 15. yzylda Hurfler'in sk bir takibata urayarak Anadolu'ya akn etmeleri ve bu yzyln son yllarnda devreye giren ve 16. yzylda da btn hzyla devam eden Safevi propagandasnn yaratt yeni dalgalanmalar sebebiyle Ehl-i Snnet inanlarnn youn bir ekilde tahribata maruz kalmasyla balayan sapknlk (herezi) akmlarna kar devletin nclk ettii kampanya, ulemay koyu bir savunma psikolojisi iine soktu. Bata zamann nl eyhlislamlar bn Kemal (. 1535) ve arkasndan Ebussuud Efendi (. 1574) olmak zere, dnemin ulemas btn gcyle iilie ve Ehl-i Snnet d her trl mezhep ve tarikat eilimlerine kar amansz bir mcadele balatt. te bu kitaba konu tekil eden di-ni-sosyal hareketlerin, bu sz edilen ortamn bir rn olarak grlmesi gerekir. Bu hareketlerin iddetle stne giden ve onlar amanszca yarglayan Osmanl ulemas, girdii savunma psikolojisinin etkisiyle, bir daha geri dnmemek zere koyu bir taassup ortamnn hazrlaycs oldu. Bu taassup ortam, ulema iinden, eyh Bedreddn'den Lr Mehmed Efen-di'ye uzanan ve devletle zde hale gelmi Ehl-i Snnet izgisini zaman zaman zorlayan tipleri de karmtr. Zamann terminolojisiyle devlete zndklk ve mlhidlik olarak nitelendirilen bu kar klar, acaba gerekten Ehl-i Snnet inanlarnn yukarda belirtilen faktrlerin etkisiyle taassuba dntrlmesine kar bir tahammlszln, bir protestonun eseri miydi? Veya sadece bir baskya kar k m, yoksa devletin elinde tam anlamyla siyasal bir sisteme dnm olan Osmanl Snniliine alternatif olabilecek ciddi bir bilim ve dnce program olarak m gndeme geliyordu? Bu sorularn cevabn ilerleyen sayfalarda grmeye alacaz. II. OSMANLI YKSEK SUF EVRELER: TARHSEL ALTYAPI, SOSYAL TABAN, DOKTRN VE MERKEZ YNETMLE LKLER AISINDAN GENEL BAKI (14.17. YZYILLAR) Osmanl yksek sf evrelerindeki zendeka ve ilhad hareketleri, sonuta ulema kesimi iindeki hareketlere benzemekle beraber, hareket noktalar, ortaya konu biimleri ve amalar itibariyle onlardan ayrlan baz zellikler de sergilerler. Osmanl

sfiyesinin de tpk Osmanl ilmiyesi gibi, kk slam dnyasnn klasik dnemine kadar inen uzun bir tarihsel gemii vardr. Bu gemi, Osmanl sfliini tekil eden eitli tarikat zmrelerinin tarihsel temelini oluturur.Bilindii gibi slam dnyasnda sfilik, slam'n daha ilk yzyl iinde belirmeye balayan siyasi ve sosyal deiimlere pasif bir tepki olarak nce zhd (asetik) bir hayat tarz eklinde kendini gsterdi. Bir bakma bu kanlmaz bir gelimeydi. Daha Peygamber hayattayken etrafndaki sahabeden bazlarnn mistik bir hayat tarz srdkleri bir yana, Peygam-ber'in kendisinin de baz bakmlardan kuvvetli bir mistik karaktere sahip olduu sylenebilir. Sf gelenein sonradan kendi kkeninde grd veys el-Karen, Herem b. Hayyn, Hasan el-Basr benzeri ikinci kuak* ahsiyetler, gerek anlamda sfiler olmaktan ziyade, slam'n bozulmas olarak deerlendirdikleri siyasi gelime ve toplumsal deimeleri kabulle-nemeyerek bizzat yaamak suretiyle rneini verdikleri zbd ve takva hayatyla bunlar portesto eden zhidlerdi {zhhd).26 Bu protestolar o devirde tamamiyle ferdi nitelikteydi, hibir zaman toplumsal hareketlere dnmedi. Bu hareketlerin, zhidliin yine ferdi bir hayat eklinde sf-lie dnmesinden ok sonra, ancak tekilatl tasavvufun, yani tarikatla-nn ortaya kmasyla gzlenebildii, sfilik tarihinin en ak olgularndan' biridir. Bu zhdi tepki btn bir Emevi dnemi boyunca srd. Abbasi m-' paratorluu'nun alabildiince geni topraklar iinde, zellikle Hind-ran mistik kltrlerinin izlerini btn canllyla saklayan eski Mezopotamya' ve kkl bir Yahudi-Hristiyan mistik geleneinin kalntlarn tayan Msr ve Suriye'de Budist, Maniheist, Gnostik ve Neoplatonist etkilerle oluturduu sentezle27 zaman iinde gerek bir mistik yapya kavutuunu, '. 10. yzylda da sfi hayat tarzna paralel olarak yava yava baz teoriler de ekillendirerek sfilik veya tasavvuf denilen olaya dntn bugn daha iyi kavrayabiliyoruz. Tasavvuf, teorik yaps itibariyle, eriatn, tevhid tbir edilen "Allah'n ortak kabul etmez teklii"ni aka vurgulamak suretiyle "Yaratan" "yaratlan "dan ayrarak ortaya koyduu Yaratan-yaratlan ayrmn, "yarat-lan"n "Yaratan"m tecellisinden ibaret olduunu varsayarak izale etmeye alan bir mistik felsefedir diye zetlenebilir. Tasavvuf teorilerinin btn varyantlarnn, esas itibariyle, sz konusu bu ikiliin ortadan kaldrlmasnn bir arac sfatyla "insan- kmil" ve -bununla balantl olarak- "velayet" teorisinde odaklat sylenebilir.28 nsann ilahi geree ulat son noktay temsil eden insan- kmil mertebesine, ancak velayet sistemindeki btn kademelerin aslmasyla ulalabilir. Sf, ait olduu ilahi hakikatle tekrar birlemek zere bu kademeleri amaya alan kiidir. te bu erevede baz tasavvuf teorilerine dayal gerek anlamda mistik bir hayat tarz olarak sfilik, slam ncesi eski mistik kltrlerin temsilcisi olan gayri Arap kkenli Mevli tabakas arasnda, zellikle de eski Mezopotamya topraklarnda ilk slam fetihlerini mteakip kurulmu bulunan Basra ve Kfe gibi ehirlere gelip yerleen Arap kkenli yeni nfus arasnda ekillenmeye balad. Daha sonra bu ehirlere Badat gibi ok nemli bir merkezin de katlmasyla, temelini bu ehrin oluturduu bir tasavvuf anlay geliti. Irak mektebi denilen bu mektep, bir yandan Bayezid-i Bistm, Hallc- Mansr benzeri Fars kkenli byk sfi te-orisyenleri slam dnyasna kazandrrken, dier yandan Seyyid Abdlk-dir el-Cl (Gln) (. 1167) ve Seyyid Ahmed er-Rif (. 1182) gibi Arap kkenli byk tarikat kurucularn tarih sahnesine kard. Resmi slam' temsil eden fukahann, baka bir deyile ulemann buna tepkisi ilk zamanlarda ok iddetli oldu. Tasavvufu slam iinde adeta yeni bir "ayrlk din" gibi gren, bu sebeple bir eit sapknlk (herezi) olarak alglayan ulema, sfleri de zndk ve mlhid (heretik) olarak mahkm etti. Tabii bu tavr sonraki yzyllarda giderek yumuad ve tasavvuf adeta slam'n ikinci boyutu

olarak deerlendirildi, ulemadan bazlar eitli tasavvuf evrelerine intisap etmeye baladlar. slam dnyasnda sfliin ilk belirdii dnemde (9. yzyl), eski ran kltrnn oca olan Horasan blgesinde Irak mektebinin zhde dayal sfilik anlayndan tamamen farkl, btnyle ilahi ak ve cezbe motifinin hkim olduu, Melmetiyye denilen yeni bir tasavvuf anlay belirdi; Ahmed b. Hadraveyh (. 854), Eb Hafs-i Haddd (. 879), Hamdn-i Kassr (. 885), Eb Osman el-Hr (. 911), es-Slem gibi esas itibariyle esnaf tabakasndan oluan orta snfa mensup nemli baz ahsiyetler, fakat zellikle de Hamdn-i Kassr, Horasan mektebi denilen bu ikinci sfilik anlaynn ncleri oldular.29 te, 11. yzyldan itibaren Ortadou slam dnyasn iine alan geni topraklarda bu iki sfilik anlay, yava yava, zamannda nce taife (oulu tavif) denen mistik birtakm cemaatlere dnmeye ve kendi ilerinde de varyasyonlar yaratarak daha sonralar tarikat adn alan sf teekklleri ortaya karmaya balad.30 Artk Ortadou'dan yaylmak suretiyle Kuzey Afrika'dan Mvernnehir'e uzanan btn bir slam dnyas, ortaalar boyunca bu iki ana mektepten km muhtelif tarikatlarn dou ve gelimelerine sahne oldu. Bunlar, Asya'daki eski Budist ve Mani-heist mistik kltrlerle i ie geip yeni sentezler oluturdular. Bu sf teekkller, ksa zamanda zaviye, hanikah vb terimlerle adlandrlan kurumlar gelitirip slam dnyasnn her tarafna yayarak,31 buralarda, slam'n zahir (egzoterik) bilgisini reten medreselere paralel olarak btn (ezo-terik) cephesine dair bilgi ve yorumlar retmeye baladlar. Bu, o zamana kadarki slam dnce boyutunun tarihinde, medresenin douundan sonraki ikinci byk deiimi tekil eder. Zamanla gelitirilen bu muhtelif sf yorumlarn en nemlisi, 13. yzylda Endlsl byk mutasavvf Muhyiddn bn'l-Arabi'nin (. 1241) gelitirdii (tasavvuf tarihinin en byk inklb kabul edilebilecek) Vahdet-i Vcd mektebinin douu oldu.32 Bu anlay hem yksek tasavvuf evrelerine kuvvetle nfuz etti, hem de popler tasavvuf akmlarn byk lde etkisi altna ald. Baz evrelerde ok iyi ilenmi yksek ve ince bir tasavvuf felsefesi biiminde ortaya kt, baz evrelerdeyse kolayca panteist yorumlara dnmeye ve slam'n tevhid inancnn sarslmasna ok msait bir konuma gemeye yz tuttu. Bu yzden, ulema evreleri bu mektebin tasavvuf retilerine 122 her tarafta iddetle kar ktlar. Ancak yine de bu mektep tasavvufun geliim tarihinde yepyeni bir dnemin balamasna, dolaysyla yaratt deiimlerden etkilenen yeni baz tasavvufi yaplanmalara yol at ki, Osmanl sflii iindeki bir ksm evrelerde beliren panteist yorumuyla hayli etkili olan, aada ele alacamz Huruflik, bu yaplanmalarn en nemlilerinden biridir. Osmanl yksek sfye gelenei iindeki zendeka ve ilhad hareketleri, mnhasran bu etkilere maruz kalm Vahdet-i V-cd'u, daha dorusu Vahdet-i Mevcd'u (panteist) mektebe bal sfi evrelerde oluan hareketlerdir. te Osmanl sflii, esas itibariyle, zetlemeye altmz bu tarihin bir devam ve parasdr; bu tarihi Anadolu Seluklular ve Beylikler dnemi sflii araclyla tevars etmitir. Bu itibarla Osmanl sfiliinin tarihi alt yapsn byk lde Anadolu Seluklular ve Beylikler dnemindeki sfi akmlar ve tarikat hareketlerinin oluturduunu hatrlamak gerekiyor.Ayrntlar bir kenara braklacak olursa, 13. yzyl Seluklu Anadolu-su'nun, Irak ve Horasan tasavvuf mekteplerinin yksek ve popler seviyedeki yorumlarn yanstan akmlarn ve tarikatlarn bulutuu bir blge haline geldiini syleyebiliriz. Bu sf akm ve tarikatlar Anadolu'ya ran ve Arap lkeleri zerinden nfuz ettiler. Horasan Melmetiyyesi'ni temsil eden Kalenderiyye cereyan ve buna bal Vefiyye, Haydariyye ve Yese-viyye gibi popler heterodoks tarikatlar, bunlara paralel olarak, ayn kkene bal olmakla birlikte Snni izgiye olabildiince

sadk kalmaya almakta olup, daha entelektel evrelere hitap eden Kbreviyye ve Shre-verdiyye tarikatlar, ran kanalyla; Rifiyye ve Kadiriyye gibi yine iki byk Snni tarikat ise Irak zerinden Anadolu topraklarna girerek birok yanda buldu ve sk skya yerleti.33 Dikkat edilirse, Osmanl ncesinde Anadolu'da eitli evreler oluturan sfilik akmlarnn ve zmrelerinin temsilcileri olan eyh ve dervilerin hibiri yerli deildi; Trk kkenliler dahil, ok deiik etnik ve kltrel evrelere mensup bu sfleri byk bir ounluu, muhtelif sebeplerle yurtlarndan ayrlarak Anadolu'ya gelip yerlemi kimselerdi. Anadolu'daki bu muhtelif'l-menfe tasavvuf akmlarnn nemli bir ksmnn ran kaynakl olduu, klasik Osmanl dnemi de dahil olmak zere srekli olarak ran'la balantlarn srdrdkleri, Seluklu ve Osmanl dnemi sfilik tarihi konusunda yaplacak analizlerde unutulmamas gereken en mhim noktalardan biridir. Popler tasavvuf geleneinde Anadoluda yaam her sf ve velnin baland Horasan Erenleri gelenei, bu tarihsel vahann ifadesinden baka bir ey deildir. Anadolu, 13. yzyln ikinci yansdan itibaren, Vahdet-i Vcd anlaynn byk bir atlm gstererek zellikle Horasan Melmetiyye mektebine bal btn sfi teekklleri derinden etkiledii bir blgeydi. Bu anlayn derinden etkiledii sfi evrelerden biri de Mevln'nmki oldu. Mevln bu anlayn kar konulmaz etkisi altnda, ilahi ak ve cokuyu merkez alan yeni bir senteze, Mevlevlik -o zamanki adyla Celllik- denilen tasavvuf akmna hayat verdi. Olu Sultan Veled bu akm mkemmel dzenlenmi bir tarikat haline getirerek kurumlatrd. Bylece yaklak tam buuk yzyl sonra Osmanl mparatorluu'nun en gl tarikatlarndan biri olacak olan Mevlevlik domu oluyordu. Ancak bu Vahdet-i Vcd'u tarikat, 15. yzyln ortalarna kadar Osmanl topraklarnda pek kendini gsteremedi. nk Osmanl Beylii bu erken dnemde daha ziyade, Baba isyan denilen byk halk hareketiyle smsk balantl olan 14. yzyldaki Rum Abdallarnn (Abdln- Rm) temsil ettii Kalenderiyye arlkl popler sfiliin etkisi altndayd. Bunlar, 16. yzylda Balm Sultan tarafndan dzenlenerek Osmanl Imparatorluu'nun en byk popler tarikat olacak olan Bektaliin ilk temsilcileriydi. Osmanl topraklarnda Mevlevliin yerleip yaylarak gelimeye balamas, dier beyliklerdekine gre daha ge olmutur. Bu gelime, 15. yzyln ortalarna doru balam olmaldr. Nitekim II. Murad'n Edirne'de byk bir Mevlevi dergh atn biliyoruz. Ancak bu tarikatn tam anlamyla olgunlap asl mhim tarihi simalarn yetitirmeye balad dnem, 17., zellikle de 18. yzylda balar. Bu yzylllardan itibaren artk Mevlevlik, Osmanl Imparatorluu'nun en saygn yksek sf evrelerinin banda geliyordu.34 te yandan, aa yukar Mevlevlik'le ayn dnemde Seluklu topraklarnda ortaya km bulunan, yukarda szn ettiimiz Irak kaynakl iki byk Snni tarikat, Riflik ve Kadirlik, bilhassa tara kasabalarnda ok abuk yaylarak geliti. Osmanl dneminde bu iki tarikat, imparatorluun Anadolu ve Rumeli topraklarndaki en gelimi popler tarikatlar arasna girmekte gecikmedi. Popler yaplar sebebiyle hem ehirlere, hem de kasabalara ve kylere nfuz edebildiler. 14. yzylda Seyyid Ah-med Kek-i Rif (13. yy) nasl Anadolu'da Rifliin yerlemesinde 124 nemli bir paya sahiptiyse, 15. yzylda da Erefolu Rm (. 1469), Kadirliin yaygnlamasnda o lde mhim bir rol oynad.3s Nakibendlie gelince, balangta Mvernnehir'in gelimi Snni kltr evrelerinde, 14. yzylda Orta Asya'daki Mool putperestliine bir tepki olarak ortaya kan bu tarikatn,36 hem Mvernnehir'de, hem de ran'n baz blgelerinde Snniliin iyice yerlemesine byk katkda bulunduu iin, tarihi bir nemi vardr.

Nakibendlik, tarihinde yetimi nl eyhlerden Hce Ubeydullah Ahrr'n halifelerinden Molla lh-i Sim-v (. 1494) tarafndan Anadolu'ya getirilmiti. Koyu Snni bir izgiye sahip olan bu tarikat, Osmanl topraklarnda abuk yayld.37 Asl byk Osmanii Naki eyhlerinin yetimesi 15. yzyldan sonraya rastlar. Molla lh'nin vefatndan sonra yerine geen Emir Buhr (. 1516), bunlardan biridir. 17. yzylda daha da gelien Nakibendliin zellikle Mceddi-diyye ve Hlidiyye kollar, btn imparatorluk sathnda tutundu. Daha bandan beri fbh medrese evreleriyle problemsiz bir iliki gelitirmi olmas, Nakibendliin, bu kesimin muhalefetiyle karlamadan ve merkezi ynetimle atmaya girmeden, ok geni bir alana yaylmasna, bylece kkl bir gelenek oluturarak bugne kadar gelmesine zemin hazrlad. Gerek bu saylanlar, gerekse burada zikredilmeyen ikincil neme sahip dier tarikatlarn Osmanl tarihinde ne medrese evreleriyle, ne de merkezi ynetimle herhangi bir problemleri olmad. Bunun asl sebebi Snni karakterleriyle balantl olmakla beraber, dier bir sebebi de kanaatimizce tasavvuf doktrinlerinin temelde Vahdet-i Vcd'u olmaylarna veya olsalar bile bunun yumuak yorumlarna yanamalarna balanmaldr. Osmanl sflik tarihinin dikkatli bir tahlili, medreselilerle ve merkezi ynetimle kar karya gelen sfi evrelerin, Vahdet-i Vcd doktrinini ar benimsemi, daha ok panteizme kayan tarikatlar olduunu gsterir. te, genel olarak Osmanl sflii iinde ortaya kan zendeka ve ilhad hareketlerinin en gze arpc boyutlarn sergileyen bu tr tarikatlardan ikisi zellikle dikkat ekiyor. Bunlardan birincisi Bayrmlik, dieri ise Halvetlikti. Bayrmlik, 16. yzylda Melmlik ekline dnerek Osmanl tarihinde dzene ve resmi ideolojiye kar kan belki en mhim ve ne geni tabanl sosyal hareketlerinden birinin kayna olarak kabul edilebilir. 15. yzyln ilk eyrei iinde bir mderris-sfi olan Hac Bayrm- Vel'nin (. 1429) kurduu bu tarikat,38 ilk zamanlarda daha ziyade Orta Anadolu'nun ifti kyl kesimine dayanyordu. Kkeni itibariyle Safeviy-ye tarikatna balanan Bayrmlik, Hac Bayrm- Vel'nin vefatn mteakip, halifelerinden Akemseddn ve Dede mer Sikkn arasnda beliren merep farkll sebebiyle ikiye blnmt. Akemseddn'e bal olan Jcolu smsk bir Ehl-i Snnet izgisini, dolaysyla Vahdet-i Mevcd'u ol-ayan bir izgiyi takip ederek merkezi ynetimle iyi ilikiler iine girerken, ikincisi ok daha farkl bir yol takip ederek (sebebini yeri gelince aklamaya alacamz bir gelimeyle) btn tarihi boyunca, olabildiince merkezi iktidardan uzak durmu, hatta frsat bulduka ona kar kmtr. Szn edeceimiz ikinci tarikat, Halvetlik'tir. 14. yzyln sonlaryla 15. yzyl balarnda kurulmu olup ayn dnemde Osmanl topraklarna giren ran kkenli bu tarikat, Ah Yusuf Halveti (. 1408) ile nce Anadolu'da yaylmaya balam, Mevlevlik ve Bektalik gibi merkeziyeti bir yapya sahip olmad iin, ksa zamanda birok kola ayrlp Rumeli topraklar dahil olmak zere, imparatorluun her yanna ulamtr.39 15. ve 16. yzyllarda bu tarikat iinde, Dede mer Ren ve brahim-i Gle-n gibi nemli eyhler yetimiti; zellikle brahim-i Glen (. 1534) yorumlaryla ve faaliyetleriyle deiik bir sima olarak dikkati ekmi ve kendi adn alan nemli bir kolun kurucusu olmutur. zerinde duracamz bir ksm zendeka ve ilhad hadiseleri de ite bu kol iinde ortaya kmtr. Niyaz-i Msr, 17. yzylda Kadzdeliler hareketi denilen taassup akmyla karlaarak nemli sosyal hareketlere sahne olan bu tarikat iinde yetimi ok ilgin ahsiyetlerin banda gelir.40 Nihayet, Trkiye tarihinin ve Osmanl sfiye geleneinin (gnmzdeki konumu itibariyle de) belki en ilgin tarikatlarndan biri olan Bekta-lik'ten sz ederek bu

genel tabloyu tamamlamak gerekiyor. leride greceimiz mehdci (mesiyanik) dinisosyal halk hareketleri ve bunlar sahneye koyan Trkmen evrelerinin -Osmanl merkezi ynetiminin Rafzlik olarak adlandrd- heterodoks slam anlay, bilindii zere temelde ayn ortak kkten gelir. Her ikisi de, Baba isyannn peinden byk bir 126 popler sf harekete dnen Baba akmn temsil etmekte olan Rum Abdallan'mn mistik geleneiyle ok yakndan balantldr.41 Osmanl sf evreleri phesiz ki yalnzca bu saylanlardan ibaret olmayp, daha birok tarikattan bahsetmek mmkndr. Ancak burada ama genel bir Osmanl tarikatlar tablosu izmek deil, hem Trkiye tarihi iinde -bugn de varlklarm korumakta olan- nemli sosyal gruplar meydana getirmi belli bal byk sf evrelere iaret etmek, hem de asl konumuzu oluturan sfiye kaynakl zendeka ve ilhad hareketlerine taban oluturmu bulunan bu evrelerin hangileri olduunu anlayabilmektir. Bu evreler iinde Osmanl dzenine ve resmi ideolojisine kar oluan muhalefet hareketlerini anlayabilmek iin onlarn merkezi ynetim evreleriyle olan ilikilerini de ana hatlaryla kavramak byk bir nem kazanyor. Bugn Osmanl Beylii'nin daha kurulu safhasnda, Abdln- Rm denilen, Kalenderiyye akmna, dolaysyla Horasan Melmetlii'ne bal sf evrelerle sk ilikiler iinde olduu ok iyi biliniyor. lk hkmdarlar ve dier yneticiler, kendi slam anlaylaryla pek ok ortak inan tayan bu evrelere kar ilgisiz kalmadlar. O zamanlar Bizans'a kar yrtlmekte olan gazalarda, baz eyhlerin etrafna toplanm birka yz kiilik gruplardan oluan sava derviler fetihlerde ok ie yarad gibi, kendi hkimiyetlerinin halk arasnda merulatrlmasnda da onlardan bir hayli yararlanlmt. Tabii ki, ynetim evrelerinin kendilerine tand maddi ve manevi imtiyazlar muhafaza edebilmek iin sf evreler de kendi alarndan merkezi ynetimle iyi ilikiler gelitirmeye zen gsteriyorlard. Bylece, dini duygulardan kaynaklanan manevi etkenler kadar, menfaat ilikisine de dayanan bir siyaset gelitirildi. Bu siyaset, genelde Osmanl merkezi iktidarnn sf evrelerle ilikilerini belirleyen ana izgi olmakla beraber, bilhassa 15. yzyldan itibaren devlet bnyesinde vukua gelen deiimlere paralel olarak daha ziyade sf evreleri denetim altnda tutma ekline dnt. Sz konusu dnmn sonucu olarak Osmanl merkezi ynetimi, bu evrelerde grlen birtakm eilimlere duyarl hale geldi. Bu eilimlerin dnce alanndan topluma intikal ederek sosyal dalgalanmalara dnmeye balad grlr grlmez, iddetle nne geilmeye allarak sorumlulara ar cezai meyyideler uygulanmaya baland. Bilhassa 16. yzyl, bu adan, yani nemli lde Safevi propagandasnn da yaratt krizlerin evkiyle, Osmanl merkezi ynetiminin, yukarda sz edilen sf evreyi, Bayrmiyye Melmleri'ni, Halvetler'in baz kollarn ve Ka-lenderler'i srekli sk takibat ve bask altna almas itibariyle Osmanl s-filik tarihindeki en buhranl devrelerden birini oluturur. Bu perspektiften muhtelif tarikat evrelerine bakldnda, zet olarak yle bir grnt ile karlalr: Mevleviler, daha Mevln zamannda Seluklu ynetim evreleriyle i ieydiler. Mevln'nn IV. Rkneddn Kl-arslan ve Pervane Muneddn Sleyman ile olan yaknl ok iyi bilinir. Torunu Ulu Arif elebi'nin eyhlii dneminde de Mevleviler, Mentee ve Aydnoullar gibi muhtelif Anadolu beyliklerinin ynetim evreleriyle msbet ilikiler gelitirmiler, bylece onlarn topraklarnda zaviyeler aarak yerleme imknn bulmulard.42 Daha nce de belirtildii zere, Osmanl sultan II. Murad, Edirne'de yaptrd derghla bu tarikata nem verdiini gstermitir. Ancak Mevlevler'in Osmanl ynetimi nezdindeki asl saygnl 17. yzyldan itibaren olumaya balam olmaldr. Mevlevlik bu iyi

ilikileri korumak amacyla dini-sosyal alkantlardan olabildiince uzak durmaya almtr. 1416'da yaanan eyh Bedreddn olaynn, Osmanl merkezi ynetimini sfi evrelere kar son derece dikkatli ve uyank olmaya sevkeden en nemli faktr olduunu syleyebiliriz. Bu sebeple II. Murad zamannda Hac Bayrm- Vel'nin kazand n ve tarikatnn Orta Anadolu'da elde ettii stnlk, bir ara tedirginlik kayna olmutur. Nitekim 16. yzylda Bayrmiyye Melmleri Osmanl rejiminin en ok ekindii ve srekli gz altnda tuttuu sfi kesimlerinden biri haline gelmekte gecikmedi. Halve-tler, bilhassa brahim-i Glen kolu, aa yukar ayn kaderi paylat. Hac Bayrm- Vel'nin II. Murad (1421- 1451) tarafndan gz hapsine alnmak zere Edirne'ye arlmasna benzer bir ekilde, Kanuni Sultan Sleyman (1520-1566) zamannda da brahim-i Glen stanbul'a arlm ve bir sre gz hapsinde tutulmutur. Hele Kalenderiyye'nin muhtelif ubelerim tekil eden tarikatlar, II. Bayezid (1481-1512) dneminden itibaren, bazen kartklar, bazen bizzat kendilerinin kard halk hareketleri sebebiyle sk bir gzalt ve takip politikasna muhatap olmu-lardr.43 te imdi ele alacamz zndklk ve mlhidlik hereketleri de, Osmanl merkezi ynetiminin bu politikasndan yeterince nasibini alm iki sfi evrede, Bayrmiyye Melmleri ve Halvetler iinde ortaya kan hareketlerdir. Bu hareketlerin neden zellikle bu iki evrede kt sorusunun cevab ise kanaatimizce bu sfi evrelerin doktrin yaplaryla ilgilidir. Osmanl sfiliini oluturan bu deiik evrelerin tarihsel kklerini ve Osmanl mparatorluu'ndaki genel durumlarn bylece ksaca zetledikten sonra, doktrin yaplarn ve hkim tasavvuf mekteplerini gzden geirmekle, Osmanl sfiliine hkim eilimler hakknda da genel bir kanaate ulaabiliriz. Ksaca belirtmek gerekirse, ksmen Irak zhd mektebinin esaslar zerinde tamaniyle Ehl-i Snnet izgisinde gelien zhd mektebi bir kenara brakacak olursak, esas olarak Osmanl sariliinin Vah-det-i Vcd'u bir izgide gelitiini sylemek yanl deildir. Bu mektep Osmanl sfliliinde popler ve yksek seviyede olmak zere iki paralel biim gsterir. Bunlardan birincisi, daha 13. yzylda Anadolu Seluklular zamannda, Mvernnehir, Hrezm ve Horasan (zellikle bu nc mntka) zerinden Anadolu'ya Trkmen gleriyle birlikte girdi. Daha nce gerek Ahmed-i Yesev, gerekse Seyyid Ebu'1-Vef Badd'nin evrelerinde kuvvetli cezbe ynyle belirginlemesine ramen, henz Vahdet-i Vcd anlayn tanmam olan bu sfi dnce, 13. yzylda bu anlayla tanti ve kuvvetle kaynat. O kadar ki, artk 13. yzyln sonlarnda ve 14. yzyl balarnda Yunus Emre, 14. yzylda Abdal Musa, 15. yzyln balarnda onun mridi Kaygusuz Abdal bu kuvvetli cezbenin etkisi altnda ok gl bir Vahdet-i Vcd dncesini iirlerinde terennm ediyorlard. Horasan Melmetlii'nin derin etkisini de bu tasavvufi iirlerde aka grmek mmkndr. Zikredilen btn bu sufiler, melmet (kendini knama) kavramn sk sk kullanrlar. Zaman zaman nesir de bu popler Vahdet-i Vcd'u sfi doktrinin ifade kalb olmakla beraber, gelenein etkisiyle daha ok iirin tercih edildii grlr. Vahdet-i Vcd anlaynn an cezbe ile sk sk hulul (incarnation) inancna kaan ifadelerle btnletii de grlr. Kaygusuz Abdal'n mensur eserlerinde veya Dilgf, Saraynme, Vcdnme gibi manzum terennmlerinde her iki tavr da grebilmek mmkndr.44 Bu eserler, balangta hemen tamamiyle ifahi olan bu popler tasavvuf dncesi geleneinin, bir yandan yava yava bu tr rneklerini sergileyerek yazl bir gelenee dnme admlarn atmaya baladnn gstergeleridir.

Rum Abdallar denilen bu heterodoks tasavvuf evrelerinin 16. yzyln banda btn kltr ve dnce mirasna vris olan Bektalik, bu cokucu Vahdet-i Vcd dncesinin de mirassyd. Bu yzyldan itibaren sz konusu gelenek ierisinde eserlerini vermeye balayan Bekta airleri, divanlarnda, dier manzum paralarnda ve zellikle de nefes denilen kendine zg ilahilerinde cokun bir tenash ve hulul inancna dnm Vahdet-i Vcd anlayn tek hkim renk haline getirdiler. Vahdet-i Vcd, daha yerinde bir ifadeyle Vahdet-i Mevcd anlaynda byk lde yine Hurufiliin etkisini grmek bizim iin hi de artc deildir. 16. yzylda Viran, Teslim Abdal, Yemini ve daha biroklar, 17. yzylda Muhyiddin Abdal, bu hkim rengi kuvvetle temsil ettiler.45 O kadar ki, daha sonraki hemen hemen btn Bekta airleri, onlarn terennmlerini ve iledikleri temalar aynen taklit etmekten teye pek gideme-diler. 16. yzylda Pir Sultan Abdal ve dier baz Alevi sfi airleri ile mteakip yzyllardakiler de, btnyle bu popler Vahdet-i Vcd'u tasavvuf dncesi gelenei iinde deerlendirilmelidirler. Vahdet-i Vcd'u yksek dnce mektebine gelince, Osmanl tasavvuf dncesinde bu mektebi de paralel iki dzlemde ele almak gerekir: Birincisi, Ehl-i Snnet erevesine sadk bir yorumla ortaya kar. Bu yorumun en dikkate deer temsilcilerinden biri, Bayrmlik'ten gelien bir tarikat olan Celvetliin kurucusu Aziz Mahmud Hdy'dir (. 1623). H-dy, zhidane bir tasavvuf anlaynn taraftan olarak Vahdet-i Vcd'u olabildiince eriat erevesinde yorumlamaya alr. Divn- lAhiyyaf, onun bu konudaki fikirlerinin en ak ifadelerini yanstr. Bu itibarla, zamann padiah I. Ahmed'e sunduu bir arzasnda, Vahdet-i Vcd'u panteist bir bakla yorumlayan eyh Bedreddin'e ve taraftarlarna iddetle atmtr.46 Ayn tarz bir Vahdet-i Vcd anlay geleneini, nl eyh smail Hakk Bursev'nin (. 1724) srdrdn syleyebiliriz. Kendisini Muhyiddn bn'l-Arab ile bir tutan Bursev, veld bir mutasavvf olup pek ok eseri vardr.47 Bu son iki mutasavvfn Vahdet-i Vcd anlaylarnn, panteizmle en ufak bir ilgisi olmadn bir kere daha belirtelim. Vahdet-i Vcd'u doktrin, Nakibendlik ierisinde de kendine belli lde yer bulmutur. Bu doktrini Ehl-i Snnet erevesinde baaryla yorumlayan ve sonraki devirleri de belli lde etkileyen kii, hi phesiz Molla lh-i Simav (. 1491) olmutur. Osmanl mparatorluu'nda 130 Nakibendliin yaylmasndaki en byk pay sahiplerinden biri olan Molla lh, zellikle Risle-i Vcd ve Risle-i Ahadiyye isimli eserlerinde Vahdet-i Vcd hakkndaki fikirlerini ve yorumlarn ortaya koymu, ayrca eyh Bedreddn'in Varidaf ma yazd erhte de bu konudaki dncelerini belirtmitir.48 Aslnda bu konuyla ilgili olarak eitli tarikat evrelerinden daha pek ok kiiden sz edilebilir, fakat bizim burada iaret ettiklerimiz, Osmanl tasavvuf dncesinde nemli etki uyandran ahsiyetlerdir. kincisi ise, yar felsefi bir nitelik arzetmekte olup, 15. yzylda eyh Bedreddn (. 1416) ile balayan, 16. ve 17. yzylda -aada kendilerinden genie bahsedilecek olan- Bayrmiyye Melmleri ile Halvetliin bir kolu olan Glenler'de grlen materyalist, baka bir deyile, panteist eilimli Vahdet-i Mevcd yorumudur. Konumuz itibariyle bizi ilgilendiren de bu yorumdur. Nitekim aada ele alnacak rneklerin hep bu materyalist Vahdet-i Mevcd yorumunun tipik temsilcileri, daha dorusu eyh Bedreddn mektebinin sadk takipileri olduunu greceiz. eyh Bedreddn'in Osmanl Vahdet-i Vcd'u tasavvuf dncesinde hatr saylr bir yeri olduu, yalnz tasavvuf evrelerini deil, yzyllar boyunca ulema kesimini de etkilemi olmasndan anlalyor. Bu itibarla bu eilime aslnda eyh Bedreddn Mektebi demek bize doru grnyor. Gerekten de Osmanl tasavvuf doktrininde bir eyh Bedreddn Mekte-bi'nden bahsedilebilir. eyh Bedreddn'in bu tarz panteist Vahdet-i Mevcd anlaynn, 16. yzylda Bayrmiyye Melmlii ve Halvetiyye

tarikat iinde, smail-i Mak, Olanlar eyhi brahim, brahim-i Glen, eyh Muhyiddn-i Karaman ve Niyaz-i Msr gibi ahsiyetlerce ok benzer bir yorumla srdrldn grmekteyiz. Her iki evreyi de eyh Bedreddn Mektebi'nin gerek birer takipisi sayabiliriz. Sonu olarak, ister heterodoks, ister Snni erevede olsun, muhtelif kesimleriyle Osmanl sfliinin, en arsndan en lmlsna kadar Vahdet-i Vcd'u kendi teekkl ve gelime srecinin ana ekseni haline getirdii, dolaysyla Osmanl tasavvuf dncesinin genelde Vahdet-i Vcd'u bir karakter tad sylenebilir. Bu karakterin ok gelimi boyutlara ulat kesimlerden olan Bayrmiyye Melmlii ve Halvetlik tarikatlarnda, bunun pratik bir sonucu douyordu ki, o da dier tarikatlarnkinden ok daha farkl ve gelimi bir kutb anlayyd. Aada genie incelenmeye allacak olan bu kutb anlay, her trl siyasi otorite kavramn reddediyordu. Dolaysyla bu iki evrenin merkezi ynetime kar tavrlarnda esas itibariyle, imdi ele alacamz Hurf etkilerle yakndan balantl bulunan bu kutb telkkisinin en nemli faktr olduunu aadaki rneklerde ayrca aka greceiz. te yksek sfye iindeki zendeka ve ilhad hareketleri, byle bir doktrin erevesinde ekilleniyordu. III. ZENDEKA VE LHAD HAREKETLERNN DN VE DEOLOJK ZEMN: OSMANLI TOPRAKLARINDA HURUFLK Osmanl mparatorluu'nda, zellikle ehirli sfi kesimlerdeki zndklk ve mlhidlik hareketlerinin dini ve ideolojik boyutunu anlayabilmek iin, 14. yzyln ikinci yarsnda ran'da ortaya km olup, Msr dahil btn Ortadou'daki heterodoks evreleri byk lde etkisi altna alm bulunan Hurufilik hareketinin, yaklak 15. ve 16. yzyllar boyunca Anadolu ve Rumeli dahil Osmanl topraklarndaki etkilerini mutlaka gzden geirmek gerekir. nk -ileriki blmlerde grlecei gibi- bizzat eyh Bed-reddn'den balayarak gerek ulema arasnda, gerekse birtakm sfi evrelerde deiik biimlerde ortaya kan zndklk ve mlhidlik eilimlerinin inan boyutunun, Hurufiliin hem ulhiyyet (divinite) kavramyla, hem de mehdlik anlayyla sk skya balantl olduu grlecektir. 1394'te idam edilen Fazlullah- Esterbd'nin,49 geni apta eski ran dinlerinin kalntlarn, Hristiyanlk, Kabbalizm ve Neoplatonizm'e ait inan ve anlaylar slami bir cila altnda yorumlayarak merkezi Esterbd olmak zere ran'da kurduu Huruflik, bir eit senkretik mistik bir mezhep, hatta bir din olarak grlyor. Kabbalistik etkilerle harflere birtakm gizli anlamlar ykleyerek sistemini bu temele dayandrd iin, kurduu yeni mezhep veya din, Huruflik olarak adlandrlr.50 Timur m-paratorluu'nun en gl dneminde ortaya kan Fazlullah- Esterbd'nin faaliyetleri yasaklanp kendisi idam edilince, taraftarlar mthi bir takibata uradlar. Hurfler'in nemli liderlerinden Ahmed Lr'un 1427'de ahruh'a kar giritii suikast hareketinden sonra, mridlerin-den pek ou yakalanp ldrlm, cesetleri yaklmt. 1467'de ise Ka-rakoyunlu hkmdar Cihanah'a kar bizzat Fazlullah'n kznn ban ektii bir isyan hareketi iddetle bastrlm ve kendisi be yz kadar taraftaryla yakalanp idam edilerek cesetleri yaklmt.51 Btn bu hareketlerin sebep olduu gz atrmayan takibat ve katliam sonunda Hurfler'in byk ounluunun Anadolu topraklarna sndklar ok iyi biliniyor. zellikle Sivas, Eskiehir, Akahisar, Tire ve daha baz Orta ve Bat Anadolu'nun ehir ve kasabalar, ksa zamanda, hviyetlerini ok iyi gizleyen Hurf propagandaclarla doldu. Buradan Rumeli topraklarna geerek Arnavutluk'ta, Filibe, Varna vb nemli Balkan ehirlerinde faaliyetlerini srdrdler. Baz sf cemaat ve tarikatlara intisap ederek kendilerini gizlemeyi, inanlarn da yaymay baardlar.52

Hurufiliin Anadolu'da, Mr erif ve zellikle byk Azeri airi m-deddn Nesm (. 1408) tarafndan yayldn A. Glpnarl belirtiyor. Glpnarl baz Hurfi kaynaklarna dayanarak Mr erifin ve kardeinin Anadolu'ya Fazlullah- Esterbd'nin eserleri bata olmak zere pek ok Hurfi kitaplar getirdiini, Fazlullah'n nde gelen halifelerinden mded-dn Nesm'nin ise ok geni boyutlu bir propaganda yrttn, hatta bir ara Ankara'ya gelerek Hac Bayrm- Vel ile de grmeye altm syler.53 Anadolu'da pek ok yer dolaan ve uzun zaman kalan mdeddn Nesm'nin, bu arada birok halife yetitirdii muhakkaktr.54 Bu halifelerin ok sistemli ve baarl bir propaganda faaliyeti yrttkleri, Fatih Sultan Mehmed devrinde saraya kadar nfuz etmeyi baarmalarndan anlalyor. akyk- Nu'mniyye'yc baklrsa, Fazlullah- Esterbd'nin halifelerinden biri, Edirne'deyken gen sultan etkileyecek kadar baar kazanm, byk iltifatlara nail olmu, hatta baz mridleriyle saraya yerlemitir. akayk yazar, hi phesiz ran'dan gelmi olan bu zatn kim olduunu belirtmiyor. Ona gre Veziriazam Mahmud Paa durumdan son derece rahatsz olmakla beraber gen sultann gsterecei tepkiyi kestiremedii iin Hurf-ler'i saraydan kovmaya cesaret edememi, o zaman mft olan mehur ulemadan Molla Fahreddn-i Acem'nin bu konuda yardmn istemiti. yle grnyor ki veziriazam, Hurfler'in sultan bir daha ikna olmayacak kadar etkileri altna almalarndan korkuyordu. Bununla beraber, akayk yazarna gre, mft ve Mahmud Paa tasarladklar bir planla Hurfler'in liderinin gerekte hulul inancna sahip olduunu ortaya karmlar ve sultan uyarmay baarmlard.55 Sonunda Hurfler'in hakikaten hulul inancna sahip olduklar, padiahn huzurunda onlarla yaplan tartma sonunda aa km ve ikna edilen sultann emriyle Hurfler yakalanmt. Hemen arkasndan Fahreddn-i Acem Edirne'de o zaman Yeni Cami diye bilinen erefeli Cami'de halk toplayarak Hurfler'in inalarn ve yaptklarn anlatmt. Orada yaplan muhakemede Hurfler'in zndk ve mlhid olduklarna, bu yzden idam edilmelerine ve sonra cesetlerinin yaklmasna karar verilmiti. Gerekten de bu hkm uyguland.56 Bu olay, Osmanl topraklarnda Hurfler'in bundan byle 16. yzyl boyunca da srecek olan sk takibatlarnn ve lm cezasna muhatap tutulmalarnn balangc oldu. 16. yzyla ait baz mhimme kaytlar, zellikle Balkanlar'da muhtelif ehir ve kasabalarda sk sk Hurfi takibatnn yapldn, zendeka ve ilhad sabit grlen pek ok Hurfnin idam olunarak cesetlerinin yakldn gsteriyor;57 bu kaytlarda bildirilen olaylara konu olan kiilerin fiilen Hurfi olmasalar bile, onlarn inanlarndan etkilenen deiik kesimlere mensup ahslar olduu muhakkaktr. 16. yzylda bunlar arasnda zellikle Kalenderler'in ba ektii grlyor.58Bunlar arasnda, Varna merkez olmak zere Rumeli topraklarnda olduka geni bir alanda faaliyet gsteren, Fatih Sultan Mehmed dneminin tannm Kalenderi eyhi Otman Baba son derece tipik bir rnek olarak mutlaka zikredilmelidir. Otman Baha'nn velayetnmesi (VelyetnAme-i b) bu konuda mhim kaytlar ihtiva eder.59 Bu iddetli takibat ve cezalara ramen, muhtelif sf evrelere mensup olup Huruflik inanlarnn propagandasn yapan pek ok kimsenin bulunduu, bunlar arasnda zellikle Balkanlar'da faaliyet gsteren Rfi ve Usl gibi, 16. yzyln tannm baz airlerinin mevcudiyeti dikkati ekiyor.60 Bunlar, yine 16. yzylda ve mnhasran 17. yzylda yaam, Hayreti, Muht, Yemn, Muhyiddn Abdal ve Ar gibi nemli Kalenderi, Bekta ve Kzlba airleri takip eder. Pek ok Kzlba airinde, Huruflik kanalyla geen hulul inancn kuvvetle vurgulayan msralara rastlanr.61 Burada konumuz itibariyle bizi nemli lde ilgilendiren, Hurufiliin harflerle ilgili yorumlarndan ok, hulul inanc ve buna bal olarak mehdlik anlaydr. Hurufliin

temel inanc, Fazlullah'n Allah'n maz-har\ olduu, yani Allah'n Fazlullah'n bedeninde grntlendii ve kyamet gnne yakn, Mslmanlar, Hristiyanlar ve Musevileri kurtara-134 cak Mehd olduu eklinde zetlenebilir. Allann insan bedenine hulul ettiine (incarnation) dair bu ok kuvvetli inan kanalyla Huruflik Anadolu ve Rumeli'de yayl srasnda Bayram Melmleri'ni, Kalenderiler'i -bu kanalla Bektalii62 - ve baz Halvetiyye evrelerini, hatta Kzlbal ok derinden etkilemitir. Bir ksm ulema evrelerine, (mesela, Hz. sa'y Hz. Muhammed'den daha yce bir makama karmak gibi Hristiyanlk motiflerine yapt vurgu ile de) Molla Kbz ve Hakm shak benzeri ulemaya (zellikle birincisinin ran kkenli olduu da dnlrse) ok byk tesirleri olmutur. Yukarda belirtildii gibi, bu derin etki Osmanl topraklarnda ok gizli ve fakat yaygn bir biimde yzyllar boyunca srp gidecektir. Aada greceimiz ulema iindeki ve baz sf evrelerdeki zendeka ve ilhad hareketlerinde kahramanlarn itham genelde, Hurufliin bu temel inanc dorultusunda olacak ve kendilerine izafe edilen inanlar, bunun deiik varyasyonlar eklinde karmza kacaktr. Fazlullah- Esterbd'nin daha nce sz edilen eski Ortadou'nun panteist mistik sistemlerinden kaynaklanan yorumlarnn payn asla unutmamak kaydyla, biz ahsen, Huruflik'teki bu hulul inancn, nemli lde Vahdet-i Vcd'u sfliin temelindeki Hallc- Mansr geleneiyle alakal gren mtalaalarn isabetli olduu kanaatindeyiz.63 Bunun en reddedilemez delili, Mevlevlik, Kalenderlik, Bayram Melmlii ve Bektalik, hatt Kzlbalk gibi Vahdet-i Mevcd'u evrelerin meydana getirdii edebiyata hkim olan "Hallc- Mansr gelenei"64 ve onun nl "Ene'1-Hakk" formldr.65 Hi phesiz bu saylanlarn dndaki baz lml tarikatlarda da bu gelenek mevcut olmasna ramen, bunlarn hibirinde Hallc- Mansr gelenei bir "klt" haline dnmemitir. Bu byk sfinin trajik akbeti, kendinden sonraki btn sfi evreleri derinden etkilemi, bu sebeple Hallc- Mansr zellikle heterodoks sfliin adeta "peygamber"i mertebesine yerletirilerek ok gl bir mistik kltn konusu olmutur. Bu evrelerde, mesela ondan sonraki Fazlullah- Esterb-d, mdeddn Nesm, eyh Bedredd, Pir Sultan Abdal ve daha bakalar, bir anlamda Hallc- Mansr'un reenkarnasyonu olarak takdis edilmitir. Hatta kanaatimizce, Huruflik literatrnde Hz. sa'ya verilen byk nemin, belki bir bakma Hristiyanlk etkileriyle balantl olduu kadar, daha fazla, akbeti itibariyle Hallc- Mansr'a benzemesiyle alakal bulunduunu kabul etmek doru olacaktr. te aadaki blmlerde ele alnacak olan zendeka ve ilhad hareketlerinde nemli itici g durumundaki ideolojik yapy gz nne alrken, Hurufliin sz edilen bu temel inanlarnn derin etkilerini de hesaba katmak, meselenin esasn anlamak bakmndan bizim iin yol gsterici olacaktr. NC BLM OSMANLI TARHNN LK NL ZINDIK VE MLHD': EYH BEDREDDN I. ZLEMEM BR TARH PROBLEM 1402 Ankara Sava'nn ve onu takip eden Fetret Devri'nin yaratt siyasal ve toplumsal buhran ortamnda filizlenen byk bir sosyal hareketin kahraman olarak eyh Bedreddn kadar Osmanl tarihinde ilgi eken pek az kii vardr. Bu, gnmz Trkiye'sinde olduu kadar Osmanl dneminde de byleydi. Klasik Osmanl kaynaklar, bir ksm ona kar ve zaman zaman birbirinden aktarma tarznda da olsa, eyh Bedreddn meselesine hep yer ayrmlar, bir ksm Osmanl ulemas yahut sfsi ondan sz etmilerdir.1 Burada, kendi gr ve yorumlarmza gemeden evvel, Trkiye tarihinin henz zlememi bir problemi olarak "eyh Bedreddn

mesele-si"ni ortaya koymak, sonra da gnmz Trkiye tarihiliinde bu konuda sergilenen tutum ve yaklamlar ksaca gzden geirmek istiyoruz. Bilimsel olsun veya olmasn btn bu yaynlara ramen kanaatimizce eyh Bedreddn meselesi hl zlememi bir tarih problemi olarak duruyor. Gerek onun kiilii ve dnceleri, gerekse giritii "isyan" yahut "ihtilal" hareketinin gerek nitelii ve mahiyetinin bunca aratrmadan sonra hl yeterince gn na kmadn, bu saylan konularla ilgili pek ok sorunun hl cevap beklediini gz nne alrsak, bu zmszln bir sre daha devam edeceini varsaymak acaba yanl m olacaktr? eyh Bedreddn meselesi, zellikle Trkiye'de amatr tarihilik alanndaki speklasyonlar pazarnda zlmek bir yana, esrarn titizlikle korumakta direniyormuasna, her yeni yaynda giderek daha da fazla zmszle yneliyor grnmektedir. eyh Bedreddn'le ilgili yaynlar meselenin zmne katkda bulunacak yeni ufuklar amak yerine, adeta daha da iinden klmaz hale getirmekte, durmadan yeni speklasyonlar retmektedirler. Kanaatimizce eyh Bedreddn'in ve hareketinin -son birka bilimsel almaya ramen- hl zlemeyen bir tarih problemi olarak kalmasnn, dolaysyla Trkiye'de birbirine hi uymayan speklatif yorumlara ve saptrmalara maruz braklarak ideolojik atmalarn en itibarl malzemelerinden biri haline getirilmesinin iki sebebi var gibi grnyor. lki, bu ilgin ahsiyetin zamanna gre en st derecede eitim grm ve dneminin en nl bilim ve tasavvuf adamlar arasna girmi biri olarak, stelik Osmanl Devleti'nin nemli bir brokratik makamnda fiilen grev yapm bir devlet adam sfatyla, bu devlete kar karak btn Osmanl tarihinin belki de en nemli toplumsal hareketinin lideri haline geliindeki esrarl deiimle dorudan ilgilidir. Bu konumu eyh Bedred-dn'i, benzeri hi grlmemi bir ahsiyet haline getirmektedir. Belki onu bu derece ilgin ve ekici hale sokan da bu konumudur. Bir dier sebep ise, gerek kendisinden, gerekse meydana getirdii hareketten bahseden kaynaklarn durumuyla ilgili grnmektedir. Bir defa bu kaynaklarn (biri Trk, biri Arap, dieri Bizans kayna olan hari)2 hibiri onunla ada olmad gibi, ortaya koyduklar versiyonlarda da baz farkllklar bulunmaktadr. Bunlarn en eskisinden en yenisine doru gidildike, gerek eyh Bedreddn'in kendisine, gerekse harekete dair tafsilatn artmakta olduu ve baz konularda elikilerin ortaya kt grlr. Bu tafsilatn kaynaklar nelerdir? Sonraki yazarlar, kendilerinden ncekilerin gremedikleri birtakm malzemeye mi ulamlardr, yoksa biraz da hayallerini kullanarak veya nakledilmekte olan dedikodular deerlendirerek kendiliklerinden mi bu tafsilat retmektedirler? Ayrca, eyh Bedreddn'in kendi eserleri de, kaynaklarla ilgili bu problemin bir baka ynn oluturmaktadr. Varidat hari, bugn elimizde bulunan nshalar itibariyle genellikle slam hukukuna ait olup stelik bir ksm znik'teki srgn hayat srasnda yazlm veya tamamlanm eserlerinin hibirinde, ona ait olduu ileri srlen ihtilalci fikirlerin veya materyalist dncelerin en ufak bir izine rastlanamamtr. Bu husus kanaatimizce ok nemlidir. Bu eserler, birtakm konularda klasik anlaya uymamakla beraber, kesinlikle dnemin Ehl-i Snnet inanlarnn ve hukukunun haricine kan bir fikir ihtiva etmemektedirler. Bu gzlem, eskiden beri eyh Bedreddn stnde alan hemen btn bilim adamlar tarafndan teyid edilmi ve zerinde anlamaya varlm bir konudur. Bu takdirde Vridaftak panteist, hatta materyalist fikirleri nasl aklamak gerekecektir? Bu konuda bir baka problem de dorudan doruya Vridat'm kendisidir ki bunu aada genie tartmaya gayret edeceiz.

Grld gibi, gerek eyh Bedreddn'in iaret olunan kiisel konumu, gerek ondan bahseden kaynaklardaki tutarszlklar, gerekse Varidat ile dier eserleri arasndaki eliki, onun hem geni lde speklatif yorumlara, dolaysyla baz ideolojik saptrmalara elverili bir hale gelmesinde, hem de ciddi bir tarihsel probleme dnmesinde nemli rol oynam olmaldr. te eyh Bedreddn'in Trkiye tarihinde byle bir konumda olmas, onu Cumhuriyet Trkiyesi'nde "bozulmu, saptrlm tarih"in otuz yl akn bir sredir en favori konularndan biri haline getirmi bulunuyor. II. TRKYE'DE "SAPTIRILMI TARHN GZDES EYH BEDREDDN Cumhuriyet Trkiyesi'nde balangtan beri yaanan kimlik buhran ve bundan kaynaklanan ideolojik atmalar, toplumda kltr temelinde ok ak bir ikiye blnml bugne tamtr. Bu blnmlk, ok tabii olarak en ok tarihe bakta kendini gstermekte, dolaysyla tarih bu blnmln yaratt ideolojik atmann nemli bir referans arac olarak ilgin bozmalara, saptrmalara konu edilmektedir. te uzunca bir mddetten beri eyh Bedreddn'in ve onun nderliindeki toplumsal hareketin de, bu bozulmu, saptrlm yaklamlar iin ok elverili bir malzeme oluturduu gzlenmektedir. eyh Bedreddn meselesi, Trkiye akademik tarihiliinde bugne kadar, Ahmed Cevdet Paa ve Abdurrahman eref gibi nemli tarihi ve yazarlarn yaymladklar genel slam ve Osmanl tarihi eserlerinde hep devleti bak asndan ksaca ele alnm, onun yksek bir slam limi olduu vurgulanmakla beraber, son tahlilde, siyasal ihtiraslarnn arkasna dp devlete isyan eden bir si olduu hep belirtilmitir.3 Cumhuriyet dnemi akademik Trk tarihiliinde de ayn yaklamn srd rahatlkla sylenebilir. . Hakk Uzunarl ve zellikle . Hami Dnimend, hatta M. Tayyip Gkbilgin, bu konuda son dnem Osmanl tarihilerinden fazla ayrlmazlar. Bu modern tarihilerin eserlerinde eyh Bedreddn'in bilimsel ahsiyeti ve bilhassa dnceleri fazlaca irdelenmeksizin, kaynaklar sorgulanmadan, isyan olay devleti adan tasviri olarak ksaca zetlenip geilir.4 Monografik temelde ise, eyh Bedreddn'in pek fazla sayda bilimsel incelemeye konu tekil ettiini syleyemeyiz. Bilindii gibi bu konuda ilk bilimsel monografiyi yaymlayan Mehmed erefeddin'in (Yaltkaya) tannm kitabnn dnda,5 bsmen Bezmi Nusret Kaygusuz'un bir eyh Bedreddn hayran gzyle yazlm tarafl aratrmasn,6 ksmen de -tam bir monografi olmamakla beraber- gerekten objektif bir yaklam sergileyen ve kaynaklara tam anlamyla hkim olan Abdlbaki Glpmarl'nm eserini, bir de Necdet Kurdakul'un gerekten deerli kitabm saymamz gerekir.7 Sonuncusu hari bu aratrmalar, sonraki btn yaynlarn da ana kaynaklar olacaktr. eyh Bedreddn'in asl ilgi grd kesim, amatr (popler) tarihilikte olmutur. Bunun byle oluu ise, daha ok Trkiye'nin 196O'l yllarda iine girdii, yukarda sz edilen ikiye blnm kltr tabannda yeeren ideolojik ortamla ilgili grnyor. Nitekim eyh Bedreddn ve hareketi, zellikle 1960'lardan sonra ykselen entelektel ve bilhassa militan sol evrelerin hararetle stlendii Marksist toplumcu tarih yaklamnca en ok ilgi gsterilen, bu sebeple de sk ele alnan bir konu olarak ileri kt. Osmanl tarihinde birok ayaklanma olay meydana geldii halde, bunlarn hibiri imdiye kadar sol kesimde eyh Bedreddn isyan kadar ilgiye mazhar olmam, tarihi saptrma malzemesi yaplmamtr. Hatta Pir Sultan Abdal bile sol kesimin tarihsel ilgi sralamasnda zaman olarak daha sonralar ve ikinci srada yer alabilmitir. Bu ilginin bir sebebi kanaatimizce, eyh Bedreddn'in aada genie tartacamz ve sorgulayacamz "paylamc" ideolojisi ise, bir dier sebebi de,

Trk toplumu gibi ounluu itibariyle gl bir muhafazakr tarih bilincine sahip, baka bir deyile, modernlemenin nne srd problemlere zm retememekten doan bir korkuyla kendini zihinsel olarak gemiine, tarihi ne hapseden, dolaysyla gemiini kutsallatran bir toplumda sol ideolojinin yer bulabilmesinin, ancak kendine bu tarihin iinde bir kk yaratmak ve bunu kabul ettirmekle mmkn olabilecei olgusunun anlalm bulunmasdr. te 196O'l yllarda eyh Bedreddn, 1970'li yllarda da Pir Sultan Abdal ile ilgili sol kesimdeki zensiz popler tarih yaynlarnda grlen art, bu tarihsel kk yaratma abasndan kaynaklanyordu. Trkiye solunun tarihe bak erevesinde eyh Bedreddn olayn bir "tarihi bozma, tarihi saptrma" (deformation kistorique) konusu yapan ilk ahsiyet, air Nzm Hikmet olmutur. O, hapisteyken 1936'da yaymlad nl Simavne Kads Olu eyh Bedreddn Destan'nm nsznde, kendisine ilham kayna olup Trkiye'de bu konuda ilk bilimsel aratrmay yaymlayan M. erefeddin'in (Yaltkaya) meseleye bak asn beenmediini aka belirtir ve bunu deitirmek istediini ima eder.8 te eyh Bedreddn meselesinin, "bilimsel yaklam" dzleminden "ideolojik saptrma" dzlemine kaydrlmas byle balad ve giderek takipiler buldu. Nzm Hikmet'in, destannda eyh Bedreddn'in kiiliinde takdim ettii "toplumcu, idealist, paylamc, materyalist, feodal dzen kart ihtilalci halk kahraman" imaj, sonraki yllarda sol kesimin hem popler tarihiliinde,9 hem de sanat ve edebiyatnda bu tarihsel saptrma dorultusunda idealist toplumcu bir yaklamla ilenmeye ve yceltilmeye alld.10 Nitekim Necdet Kurdakul bu kesimin sanat eserlerindeki eyh Bedreddn'in tam anlamyla bir hayal olduunu vurgular.11 Sol kesimin Marksist popler tarihiliinde eyh Bedreddn anakronik bir yaklamla srekli olarak, snfsz, paylamc toplum idealinin habercisi kabul edilmekte olup 1525'te Mulhouse'da ikence ile ldrlen Alman kyl ayaklanmacs ilahiyat Thomas Mntzer'e benzetilmekte srar edildi.12 Aa yukar ayn yllarda bu eilim, sa kesimdeki birtakm kalem erbab tarafndan da aksi dorultudaki yaklamlarla karlk grd.13 Bu yaklamlarn ne srd iddia ise, eyh Bedreddn'in "Osmanl Devleti'ni ykmay ve halkn inanlarn fesada vermeyi amalayan bir Btn olduu" idi. 1990'dan itibaren de slamc kesimin ilgisini eken eyh Bedreddn, bu kesimin amatr yazar ve tarihilerinin kalemlerinde, "solun elinden kurtarlmaya", materyalist kimlikten synlmaya, ksaca bir anlamda "sol ideoloji tarafndan alnm bu tarihsel ahsiyeti geri alma"ya ynelik yaynlarn konusu yapld.14 Eski yaklamlara kar kan bu slamc yeni yaklamda ise, daha nceki aratrmaclarn gerekleri bilerek arpttklar gibi ar bir sulama eliinde, eyh Bedreddn'in sanld gibi slam'a kar olan materyalist bir dnce adam ya da isyanc bir Btn deil, aksine Snni slam'a sk skya bal ciddi bir lim ve mutasavvf olduu tezi savunuluyordu.15 Trkiye'deki bilimsel olmayan bu popler eyh Bedreddn aratrmalaryla ilgili, dikkati eken bir nokta var ki, o da -bir iki isim mstesna-bu yaklam sahiplerinin ounun air, edip, hukuku, amatr aratrmac gibi, deiik formasyonlara mensup, ideolojik yanlar ar basan yazarlar olmasdr. Bu sebeple bunlar ikinci veya nc elden metinler zerinde kendi ideolojileri dorultusundaki ok speklatif yorumlarla meseleyi iyice karmak hale getirmilerdir. eyh Bedreddn meselesinin profesyonel (akademik, bilimsel) tarihilikten ok, popler (amatr) tarihiliin itibarna mazhar oluu, yukarda vurguladmz zere, kltr atmasyla yakndan alakal olduundan byle ideolojik bir nitelik kazanm, yazarlar tabiatyla itinasz, kolayc, modern bilimsel tarih yaklamndan uzak ve speklatif bir konuma dmlerdir. Bu yazarlar kendi ideolojilerini, inanlarn, bir elbise gibi eyh Bedreddn'in stne

geirmeye alm, onu dneminin artlan iinde anlamaya alacak yerde, kendi dncelerinin bir temsilcisi gibi grp adeta bugne tamlardr. yle anlalyor ki eyh Bedreddn, eskisi kadar sk olmasa da, hl esrarn koruyan o "mazlum idealist kahraman" kiiliiyle, Osmanl dneminin hemen hibir ahsiyetinin olmad kadar ilgi oda olmaya devam edecee benzemektedir. Birbirine bu kadar zt ideolojik deformasyonlarn ve speklasyonlarn malzemesi yaplagelen eyh Bedreddn meselesinin, bu tarafl yaklamlarn yaratt karmaa ortamndan kurtulup bilimsel platforma yneldiini sylemek hl mmkn olmadna gre, bizim de halihazrda bu devasa problemin stesinden gelme iddiasn tamadmz hemen belirtelim. Ancak bizim her eyden nce burada yapmaya alacamz, btn ideolojik yaklamlarn onun kiiliinin ve ncln yapt hareketin etrafnda meydana getirdii speklatif kirlilikten olabildiince uzak bir biimde, imknlar ve kaynaklar elverdii lde objektif olguyu ortaya karmaya almak, sonra da kendi tahlil ve yorumlarmz dile getirmek olacaktr. III. PANTEST BR LM VE SF: EYH BEDREDDN Her eyden nce unu belirtelim ki, burada bizim amacmz, ne klasik anlamda "tam tekmil" bir eyh Bedreddn biyografisi yazmak, ne de nclk ettii isyan hareketinin bir tarihesini kaleme almaktr. Bu kitabn ana konusu erevesinde eyh Bedreddn bizi, hem resmi ideolojiye kar karak isyan suuyla yarglanp idam edilen bir Osmanl lim ve mutasavvf olarak, hem de ou ulema nezdinde zndk ve mlhid ilan edilen mhim bir ahsiyet sfatyla sonraki dnemlerde Osmanl ulemas ve sfiyyesi ierisindeki etkileri bakmndan ilgilendiriyor. Bu itibarla eyh Bedreddn'in konumunu, kiiliini, fikirlerini, fikirlerinin kymetini ve etkilerini olabildiince anlamaya almak icap ediyor. Kanaatimizce bunu yapabilmek de, nemli lde onun yetitii ortam, tahsil srecini, temasta bulunduu evreleri anlamakla sk skya balantldr. A) Ailesi eyh Bedreddn'in ailesinden bahsetmek, bize gre onun biyografisini tamamlayacak sradan bir paray yerine koymak deil, aksine, onun fikri ahsiyetinin, kiisel misyonunun ve ncs olduu hareketin iyi anlalmas iin gerekli olan bir itir. ok iyi bilindii gibi o, her eyden nce bir Osmanl, daha genel erevede bir slam limi, bir mutasavvf, hatta -tam olarak klasik anlamda bir feylesof denilemese bile- felsefi yan olan bir dnrdr. Ayrca, inand bir dava iin harekete geen, arkasndan deiik yapdaki kitleleri srkleyebilen ve ideolojik olarak da, muhtemelen slam'la Hristiyanln ve Yahudiliin senkretizminden oluan baz fikirler propaganda ettii ileri srlen bir "ihtilal", bir aksiyon adam olarak grnyor. te onun bu ok cepheli kiiliinin olumasnda her halde ilk mayann atld yer olarak aile ortam, orada ald terbiye nemli bir yer tutuyordu. Bizzat torunu Halil b. smail'in menkbnmesi dahil, eyh Bedred-dn'den bahseden btn Osmanl kaynaklan, babas srail'in bir Osmanl emiri, bir gazi ve ayn zamanda kad olduunu, I. Murad zamannda -muhtemelen Edirne'nin 1361'deki fethinden birka yl nce- Meri nehrinin hemen batsnda bulunan Dimetoka'nn (Didymoteichon) ele geirilmesiyle birlikte, yaknlarndaki Simavna (yahut Samavna) kalesini zaptettiini, sonra da buraya bizzat komutan ve kad tayin edildiini ittifakla yazarlar.10 Kad srail hakknda Osmanl kaynaklarnda bulunmayan daha geni bilgileri bn Arabah verir. Ona gre, srail genken fkha ok merakl olduu iin tahsil amacyla Semerkand'a gitmi ve uzun yllar orada, ilerinde nl el-Hidye kitabnn yazar el-Merginn'nin torunlarndan Semerkand kads Hce Abdlmelik'in de bulunduu en nde gelen fukahadan ders almtr. Daha sonra fkhta uzmanlam olarak memleketine dnmtr.17 Halil b. smail, Dimetoka'nn aknc

reislerinden Hac lbei tarafndan fethedildiini sylediine gre, eyhin babasnn onun maiyetindeki emirlerden biri olduu tahmin olunabilir.18 Bu erevede srail, 14. yzyln ikinci yars iindeki Balkan fetihlerine katlan bir gazi-kad olarak deerlendirilebilir.19 Eer bu rivayet doruysa, ikinci kimlii de dikkate alnnca, srail'in yalnz bir emir olmann tesinde, ayn za-144 manda fkh tahsili alm biri olduu da grlyor. Fazla olmamakla beraber bu tr rnekler Osmanl tarihinde vardr.20 Annesinin ise, babas tarafndan zaptedilen Simavna kalesinin Bizansl komutannn kz olduu, sril'in, Melek adn alarak Mslman olan bu gen kzla evlendii rivayet ediliyor. te Bedreddn Mahmud bu evlilikten 760/1359 ylnda Simavna kalesinde dnyaya gelmitir.21 Baz Osmanl kaynaklarnda eyh Bedreddn'in babas srail'in, aslnda Anadolu Seluklu hkmdar (III.) Aleddn Keykubad'n (1293-1307) neslinden geldii kaytldr;22 hemen hemen eyh Bedreddn'le ilgili dier konularda olduu gibi, bu konuda da Osmanl kaynaklarnn asl temeli, hi phesiz Halil b. smail'in menkbnmesidir. Nitekim bu husustaki tafsilat menkbnmede buluyoruz. Menkbnmeye gre srail'in babas Abdlaziz de bir gaziydi ve ah Alddn (III. Aleddn Keykubad) neslinden gelen slalesi vezirlik grevinde de bulunmutu. Abdlaziz'in ah olan amcas da, Hlgu istils srasnda Halife Mu'tasm Billah'a snm, bilgisi sayesinde onun "eyhlislam" olmu, fakat Hlgu tarafndan mehur lim bn Hcib'le birlikte ehid edilmiti.23 ok muhtemel olarak dedesinin Osmanl saltanatna kar giritii ayaklanma hareketine kamuoyunda geerli bir meruiyet temeli oluturmak amacyla uydurulmu, Halil b. smail'in iftiharla naklettii inanlmas g bu rivayet, grld gibi eyh Bedreddn'i bir ehzade yapyor. Sylendii gibi Osmanl kaynaklarnda da yer alan bu rivayetin imdilik tek k yeri, Halil b. smail'in menkbnmesi gibi grnyor. Bu yzden baka bir kaynakla teyid edilmedike bu rivayetin tarihsel olarak geerliliini ileri srmek mmkn deildir. Zaten B. Nusret Kaygusuz dnda M. erefeddin Yaltkaya'dan itibaren hemen btn modern aratrmaclarn bu kanaati paylatklar grlr.24 Bununla beraber, Halil b. smail'in bu iddiasnda doru olan bir ey var ki, o da eyh Bedreddn'in baba tarafndan zellikle fkh arlkl eitim geleneini srdren bir ailenin mensubu olmasdr. Hem dedesi Abdlaziz, hem babas srail fkhla megul olmulardr. te gen Bedreddn Mahmud'un tahsil hayatnda fkha ynelmesi ve bu konuda uzmanlamay tercih etmesinin arkasnda, herhalde bu aile geleneinin nemli rol bulunmaldr. Anne tarafna gelince, Grek kkenli mhtedi bir Hristiyan olmas itibariyle annesinin, Mslman olduktan sonra da eski kkeniyle ilgili hatralarna sadk kalp kalmad, eer kaldysa bunlarn gen Bedreddn Mahmud zerinde ne gibi bir etkisi olmu olabilecei gibi -bugn iin sadece speklasyondan teye gemeyecek- bir tartmaya ise, ileride onun fikirlerini ve doktrinini ele aldmzda temas edeceiz. Yalnz u kadarn syleyelim ki, Bedreddn Mahmud'un ailesinin Hristiyan kkenli tek yesi yalnz annesi deil, ei ve bir gelini, yani olu smail'in hem annesi hem kars, Menkb yazar Halil'in annesi olmak zere iki kii daha olacaktr. Byle bir baba ve annenin ocuu olarak eyh Bedreddn'in dnce cephesinin olduka renkli bir aile ortam iinde filizlenmeye baladna her halde muhakkak nazaryla bakmak gerekiyor.25 B) Eitimi 1. Aile evresi (Edirne) eyh Bedreddn'in dnce hayatnn takip ettii izgiyi ve bu izgideki dalgalanmalar anlama konusunda bize yardmc olacak srelerden birisi, belki en

nemlisi, muhakkak ki tahsil srecidir. Hi phesiz ki Bedreddn ilk renimine, dnemin geleneksel yaps gerei, aile iinde balam olmaldr. Nitekim ilk olarak babasndan Kur'an- Kerim okumay renmitir. Ayrca ilk slami bilgileri de babasndan aldna phe yoktur.26 Aile iindeki bu eitim acaba yalnz babayla m snrl kalmtr? Annesinin bu konudaki pay veya rol ne olmutur? Acaba Bedreddn Mahmud annesinden neler renmitir? Annesi ona Hristiyanlktan, eski inanlarndan bahsediyor, hatta kendi ana dilini, yani Grekeyi retiyor muydu? Bu ok mmkndr. ocuk Bedreddn herhalde annesi araclyla Hristiyanla dair bilgileri de muntazaman ald gibi, en azndan bu dine ve mensuplarna sempatiyle bakma alkanln annesi sayesinde kazanm olmaldr. Bu arada ondan Grekeyi de rendiini tahmin etmek zor deildir. Zaten eyh Bedreddn'in Msr dn Sakz Adas'na giderek oradaki Stylarion manastrndaki rahiplerle temas srasndaki konumalarnn tercmansz, dorudan olduu hatrlanrsa, Greke bildii rahatlkla sylenebilir. Herhalde bylece, ailesi iinde Mslmanla ve Hristiyanla ait ilk bilgilerle donanm olduu halde dardaki tahsil hayatna atlvordu. 2. Konya Bata menkbnme olmak zere kaynaklarmza baklrsa, gen Bedreddn Mahmud babasndan Kur'an- Kerim'i talim ettikten sonra, Mev-ln hid'den hafzlm tamamlam, slami ilimleri de Molla Yusuf denilen bir zattan okumutur. Onun vefatyla, henz yirmi yalarndayken, daha yksek bir tahsil yapabilmek iin, babasnn amcasnn olu Meyye-dddn (Meyyed b. Abdlm'min) ve sonradan Kadzde-i Rm diye mehur olacak olan riyaziyeci Musa ile nce Bursa'ya gitmi, burada bir sre okuduktan sonra Konya'ya geerek muhtemelen mehur Fazlullah- Hurfi'nin -menkbnmeye gre Sdeddn-i Teftazn'nin- talebesinden Mevln Feyzlullah'tan bir sene kadar astronomi (ilm-i ncm) dersi almtr.27 Eer bu zatn Fazlullh- Hurfi'nin talebesinden olduu doruysa, bu, eyh Bedreddn'in Hurfilik'le ilk muhtemel temas demek olduundan, bizim iin ok nemlidir.28 Bylece Konya'da, bu eski Seluklu kltr merkezinde eitimlerini srdrrken, hocalarnn vefat zerine iki amca ocuu tahsillerine devam etmek zere, bugn olduu gibi o zamanlar da zellikle slami bilimlerde uluslararas bir eitim merkezi olan Msr'a, Kahire ehrine gitmilerdir.29 3. Kahire Burada (torununun rivayetine gre henz otuzlarna gelmemi olan) Bedreddn Mahmud, slam dnyasnn her tarafndan tahsil yapmaya gelen pek ok genle bir arada olma imknn elde etti. Bunlarn arasnda mesela Seyyid erf-i Crc gibi, sonradan kendi gibi nl olacak olan baz isimler de vard. O sralar Bedreddn Mahmud, Seyyid erf-i Crc-n ile birlikte Mbarekh- Mantk'nin rencisi olmu ve birlikte hacca gidecek kadar birbirleriyle yaknlk kurmulard.30 Bu hac yolculuu esnasnda Mekke'de bir mddet kalp eyhlislam diye anlan Eb Zeyla gibi mehur limlerden faydalanan Bedreddn Mahmud'un hretinin de yava yava duyulmaya balad, hatta Kahire'ye dnnde zamann Memlk sultan elMelik'z-Zhir Seyfeddn Berkuk'un (1382-1399) olu Ferec'e zel hoca tayin edildii grlyor.31 Bu onun bilimsel ehliyetinin ne lde takdir edildiinin nemli bir gstergesi saylmaldr. yle anlalyor ki, Bedreddn Mahmud Kahire'ye ayak bastndan itibaren geen yllar iinde, fkh bata olmak zere, muhtelif slami bilimlerde epeyce yksek bir aama kat etmitir. te, Bedreddn'in Kahire'deki bu tahsil hayatnn tam ortasnda nemli bir olay gerekleir. Bu, onun kken itibariyle kendi gibi Anadolulu olan eyh Hseyn-i Ahlt ile karlamasdr. Kanaatimizce Bedreddn'in bundan sonraki hayatn, dncelerini, zellikle slami anlay ve yorumunu kkl bir ekilde etkileyecek ve

aklcla ynlendirecek olan bu karlama, onun btn hayatn da deitirmeye yetmi olmaldr. Bedreddn, Sultan Berkuk'un saraynda karlat ve ok etkilendii bu zata intisab ederek derslerine devama balam, giderek hoca ile rencisi arasnda bir yaknlama olmutur.32 Bedreddn ile eyh Hseyn-i Allt'nin yaknlamas bu kadarla da kalmam, kendilerine dostluk gsteren Sultan Berkuk, sarayndaki iki kz karde cariye ile evlendirmek suretiyle onlar bacanak yapmtr. Meryem'i (Maria) eyh, Czibe'yi ise Bedreddn almtr ki, Bedreddn'in smail adl olu bu einden doacaktr.33 Bedreddn, aada grlecei zere eyh Hseyn-i Ahlt vastasyla tasavvufa intisab etmekle beraber, ondan rendii yalnz bu olmam, belki daha nemlisi felsefe de renmitir. Herhalde eyhin evkiyle eski slam filozoflarn ve eserlerini de tanm olmaldr. Bir mutasavvf olmasna ramen, felsefi yan daha ar basan eyh Hseyn-i Ahlt'nin bir mutasavvftan ok "hakm" olduunu sylemek belki dorudur. Bu itibarla bu zatn Bedreddn'in hocalar iinde onu en ok etkileyeni olduunu kabul edebiliriz.34 Muhakkak ki bu etkilenmede, Bedreddn'in de felsefeye yatkn, aklc zihniyetinin rol vard. Hoca ile talebesi arasnda miza benzerliinin de kuvvetlendirdii bu yaknlk, hoca lnceye kadar srecektir. 4. Tebriz eyh Hseyn-i Ahlt, rencisinden bir ara zellikle Tebriz'e gitmesini istemi, Bedreddn de bu istee uyarak oraya gitmitir. Bu bizce stnde hassasiyetle durulmas gereken bir olaydr. Dier kaynaklarn herhangi bir aklamada bulunmadan, tafsilat vermeden sadece zikredip getikleri,35 ama kanaatimizce Bedreddn'in bilimsel ve dnce formasyonunun olumasnda byk katks bulunan bu Tebriz ikameti konusunda menkbnmede tafsilat vardr.36 Modern aratrmalarda Bedreddn'in Tebriz'deki ikameti imdiye kadar pek fazla zerinde durulmayan bir konudur. Halbuki bu ikametin, benliinde ok nemli deiimlerin balamasna yol atn tahmin etmek mmkndr. Bizce Bedreddn, Tebriz'de yalnzca bilim evreleriyle temasla yetinmemiti ve bu ehre gnderiliinin asl sebebi de bu deildi. Her ne kadar rivayete gre Tebriz'de hreti Timur'un kulana kadar gitmi ve huzurunda yaplan bir bilimsel tartmada dier ulemann halledemedii zor bir meseleyi zmede gsterdii baar zerine orada alkonulmak istenmise de kabul etmemiti.37 Byle bir olayn srf Bedreddn'in kiiliini yceltmek iin uydurulup uy-durulmad bir yana, byle bir olay olmu olsa bile, Bedreddn'in Tebriz'de kald sre iinde temaslarnn yalnzca devlet kademesi ile snrl kaldn dnmek kanaatimizce yanl olur. Bizce onun Tebriz'deki ikametinin gerek sebebi, Hurf evreleri ile temasa gemektir. Bu konuya aada daha geni olarak deinilecek olmakla beraber u kadar sylenebilir ki, Bedreddn'in eyh Hseyn-i Ahlt ile alan dnce dnyas, Hurufliin bu ana merkezinde bu evrelerle temasn salam ve geni lde etkilenmesine, tasavvuf telakkilerinin bu dorultuda gelimesine, hatta kklemesine yol am olmaldr. Zaten eyh Hseyn-i Ahlt'nin onu mesela Badat'a, D-mak'a (am) veya baka bir yere deil de zellikle Tebriz'e yollamasnn sebebi de bizce bu olmaldr. Bedreddn, nce eyhinin iradlaryla fkhn gsterdiinden tamamen farkl bir adan, felsefi, aklc bir gzle bakmay rendii slam'n inan esaslarm, yeni tanmaya balad Vahdet-i Vcd telkkisini, Tebriz'deki Hallc- Mansr geleneine bal Hurf evresinde panteist (Vahdet-i Mevcd'u) bir dorultuda iyice pekitirme imknn bulmutu. te Bedreddn dnce dnyasndaki bu yeni almla Kahire'ye eyhinin yanna dnd. Bu dnten bir sre sonra eyhi onu kendine halife yapm, lmnden sonra da eyhlik makamm Bedreddn'e vasiyet etmiti.

Bylece yalnz bir lim olarak deil, bir s ti olarak da Bedreddn'in kariyeri resmen balam oluyordu. u ksa bilgiler gsteriyor ki, eyh Bedreddn aile iinde balayan ve Edirne, Konya, Kahire, Mekke, Tebriz, sonra yine Kahire olmak zere dnemin nemli bilim ve kltr merkezlerinde srdrp noktalad uzun bir tahsil hayat iinde, zamannn geerli eitimini en st noktasna kadar alm, hem fkh, hem tasavvuf, hem de belli lde felsefe formasyonu edinmi ok cepheli bir insandr. Kanaatimizce bu tahsil sreci eyh Bedreddn'i hep ayn noktada brakmak yerine, srekli yeni eyler renen, btn hayat boyunca okuduklarn, rendiklerini sorgulayan, rasyonel bir kafa yapsna da sahip klmtr. Bu bilim, mistisizm ve felsefe eitiminin oluturduu l formasyonun sonucunda ortaya, edindii fkh ve tasavvuf formasyonuna galip gelen, daha ok aklc bir kafa yapsnn hkim olduu, felsefe taraf ar basan bir eyh Bedreddn kmtr. C) Meslek Hayat Eer Bedreddn Mahmud, Timur'un hizmetinde kalmay reddetmemi olsayd, herhalde brokratik kariyeri Tebriz'de balam olacakt. Ancak o, Hurf evrelerle temas sonucu ok gl bir ekilde etkisi altnda kald mistik duygularla eyhinin yanna dnmeyi tercih etmitir. Bir mddet sonra, 1397 Mart'nda eyh Hseyn-i Ahlt'nin vefatyla, onun vasiyeti gerei makamna geer.38 Ancak eyh Bedreddn'in bu makamda fazla kalmad grlyor. Rivayete gre kendisini kskanan dier halifelerin verdikleri rahatszla, karttklar geimsizlie ancak alt yl dayanabilmi, sonra memleketine, Anadolu'ya dnmeye karar vererek ailesiyle birlikte Kahire'yi terk etmitir.39 Bu durumda eyh Bedreddn'in Anadolu yolculuunun 1403 Eyll'ne rastlad ortaya kyor. Onun Kahire'yi terk ettii srada Osmanl topraklarnda Yldrm Bayezid'in oullan arasndaki kavga btn iddetiyle devam etmekteydi. Safhalarna aada baka bir vesileyle deineceimiz, Bursa'da noktalanan ve muhtemelen bir yl kadar srm olabileceini tahmin ettiimiz bir Bat Anadolu yolculuundan sonra (yaklak 14041405 dolaylar olabilir), Edirne'ye geerek henz hayatta olan anne ve babasn ziyaret edip bir sre onlarla kalan eyh Bedreddn'in, o srada Edirne'de hkm srmekte olan Musa elebi'yle karlat grlr. Bu karlama onun uzmanlk alanyla ilgili olarak devlet emrindeki profesyonel meslek hayatnn balangcn tekil etmitir. Balkanlar'daki hkimiyetini yerletirmeye ve buna ynelik olarak tekilatlanmaya iyice niyetli olan Musa elebi ona kazaskerlik teklif etmitir. Menkbnmesine gre, nce tereddt eden eyh, sonra bu grevi stlenir.40 Bunun yaklak 1405 veya 1406 dolaylarnda olduunu tahmin edebiliriz. Acaba bu tereddt eyh Bedreddn'in yapmay dndklerini Musa elebi'yle uzun uzun tartp onu ikna etmesi zerine mi ortadan kalkt? Kaynaklarn rivayetine baklrsa, eyh Bedreddn bir yandan yeni grevine drt elle sarlm, dier yandan da kendisine slam dnyasnda byk n salayacak olan fkh alanndaki eserlerini kaleme almaya balamtr. Musa elebi'nin yanndaki yaklak sekiz-on yl sren kazaskerlik grevi esnasnda pek ok kimseye timar verdirdiini kaynaklar kaydediyor.41 ehzade mcadelelerinin btn iddetiyle devam ettii bu kriz dneminde onun byle bir tasarrufta bulunarak baz kimselere geim kaps salamas, phesiz ki bu insanlarn kendisine minnet duymalarna ve ona balanmalarna yol amt. Nitekim o bunun meyvelerini ihtilal hareketini balatt zaman toplayacaktr. Bununla beraber eyhin kazaskerlii fazla srmemi, Musa elebi'nin 1412'de elebi Mehmed'e/yenilip boularak ldrlmesi zerine, onun hizmetinde bulunan dierleriyle birlikte tutuklanm, ancak bilimsel ahsiyetine

duyulan sayg sebebiyle ayda bin aka tahsisatla iki olu ve kzyla beraber znik'e srgne yollanmtr.42 Burada uzunca bir sre kald, istedii gibi serbest bir hayat yaad, diledikleriyle temasa getii ve Edirne'deyken balad telif almalaryla urat grlyor. Bu arada zmir yaknlarndaki Karaburun'da bulunan Brklce Mustafa ile temas kurduunu, ba halifesi olarak ona kendi adna hareket etme konusunda tam yetki verdiini ve onun hareketlerini yakndan takip ettiini baz kaynaklar ileri sryorlar.43 Bunlarn rivayetine baklrsa, Brklce Mustafa Karaburun'da eyh Bedreddn adna ayaklanarak bir isyan karmtr. te bunu duyan eyh Bedreddn'in, bu iten sorumlu tutulmak kaygusuyla derhal bir frsatn bularak znik'ten kamay baarm ve -muhtemelen 1415 balarnda- Osmanllar'n rakibi olan sfendiyaroullar Beylii'ne snmtr.44 Bu onun hayatndaki en byk dnm noktasdr. O artk resmi bir devlet grevlisi deil, devlete kar bir kiidir. Bylece eyh Bedreddn'in resmi meslek hayat sona ermi, bundan sonra yepyeni bir kiilik ve misyon ile tarih sahnesine kmtr. Artk o, yalnzca lim ve mutasavvf eyh Bedreddn deil, bir ihtilal hareketinin ba eyh Bedreddn'dir. D) lim Bedreddn eyh Bedreddn'in bir fakih, bir slam hukukusu olarak yalnz Osmanl Devleti erevesinde deil, dnemin Ortadou slam dnyasnda da nemli bir saygnla sahip olduu, ona kar veya onun yannda yer alan gerek o dnemin, gerekse daha sonraki yzyllarn hemen btn ulemas tarafndan kabul edilen ortak bir kamdr. Bu konuda kaynaklarda pek ok deiik bilgi yer alr. Onun daha Kahire'de henz renciyken bile stn bir bilimsel formasyon sahibi bulunduunu, bu yzden Memlk saraynda Sultan Berkuk'un olu (mstakbel Sultan el-Melik'n-Nsr Nsr'd-Dn) Ferec'in (1399-1412) zel hocalna tayin edildiini, Fe-rec'in sultan olduktan sonra da ona byk sayg gsterdiini biliyoruz. renciyken Bedreddn ile bir mddet Kahire'de ders arkadal yapan 152 nl lim Seyyid erf-i Crcn (. 1413), onun bilimsel kiiliini med-hediyordu.45 Daha sonra Kastamonu'da 817/1414 ylnda sfendiyaro-ullar'nn saraynda eyh Bedreddn'e rastlayp onunla konuup tartan bn Arabah, Ukdu'n-Nasha isimli eserinde kendisini vg dolu szlerle anmakta, fkhta fevkalade stn bilimsel seviyesine bizzat kendisinin tank olduunu, Hanefi fkhnn nl kaynaklarndan el-Hidye'yt bin doksan sualle itiraz edecek kadar yksek bir mertebede bulunduunu yazmaktadr.46 drs-i Bitlisi de eyh Bedreddn'in ulema ve kadlarn en nde gelenlerinden, er'i ve akli bilimlerde zamannn en stn kiilerinden biri olduunu, eserlerinin ok itibar grdn vurgular.47 Eer eyh Bedreddn'in eserleri meydanda olmasayd, btn bunlarn rivayetten te fazla bir deeri olmadna hkmedilebilirdi. Fakat bugn mhim bir ksm elimizde bulunan eserleri, hakkndaki rivayetleri dorular nitelik ve kalitededir. Bunlar arasnda, zellikle uzman olduu fkh alanndaki ilk eseri olup, kazasker olmadan nce yazd Letyifii'l-frt, kazaskerlii srasnda 816/1410'da kaleme ald, idamndan sonra bile birka yzyl boyunca Osmanl medreselerinde okutulmaya devam eden, yine fkha dair Cmi'l-Fusleyn, ayn ekilde Edirne'de kazaskerlii dneminde yazmaa balayp 818/1415'te tamamlad, Let.yifu'1--rt\n daha iyi anlalmasn salamaya ynelik et-Tesb isimli erh, ve nihayet tasavvufta Matlau Hussi'l-Kilem fi Men Fussi'l-Hikem adl eseri,48 eyh Bedreddn'in gerekten dnemin anlay erevesinde byk bir lim olduunu ortaya koymaktadr. 16. yzylda bu eserleri iyice incelemi bulunan Takprlzde ile M. erefeddn Yaltkaya, B. Nusret Kaygusuz ve Abdlbki Glpnarh eyhin ilmi kudretini yetki ile tasdik ediyorlar. zellikle fkh alannda eyh Bedreddn'in gerekten itihad

derecesinde bir otoriteye sahip bulunduu, isimleri zikredilen eserlerinde eski fbh ulemasna ynelttii baz ciddi eletirilerin ve kendine ait orijinal fikirlerin mevcut olduu, dnemindeki ve sonraki ulema tarafndan da vurgulanyor. Bylece, eyh Bedreddn'in hukuk adam olarak igal ettii yksek mevkie dair rivayetlerin yalnzca birer rivayet deil, gerein ifadesi olduu grlyor. Kendisi de bir hukuku olan Necdet Kurdakul, eyh Bedreddn'in hukuku cephesini iyi incelemi ve deerlendirmitir. eyhin bir hukuk adam olarak tarikatlkla, tasavvufla ilgisi olamayacan, hibir eserinde "eyh" unvann kullanmam olmasyla da delillendirmek gibi garip bir tutum iine girmi olmakla beraber, onun ilerici ve yeniliki bir Hanefi hukukusu olduunu, salam bir hukuk metodolojisi ve felsefesi anlayna sahip bulunduunu, eserlerinin bunu aka ortaya koyduunu kuvvetle ve srarla vurgular.49 Btn kaynaklarmz eyh Bedreddn'in gl bir lim olduu kadar, ayn zamanda veld bir mellif olduuna da ehadet ediyorlar. Yukarda saylanlar dahil, toplam yirmi sekiz kadar tefsir, fkh, Arap grameri ve tasavvuf alannda eserinin bulunduu naklediliyor. Tefsir alannda Nrtt'lKulb, Arap grameri konusunda Ukdu'l-Cevhir ve eru'l-Fth, tasavvufta Meserret'l-Kdb isimli eserlerinin henz nshalarna rastlana-mamtr. leride uzmanlar tarafndan eyh Bedreddn'in eserleri zerinde yaplacak ayrntl inceleme ve aratrmalar, herhalde onun bir bilim adam olarak deerini daha iyi ortaya koyacaktr. E) Mutasavvf Bedreddn eyh Bedreddn gibi, gerekten byk bir Osmanl lim ve sfisinin yetimesinde, dnce formasyonunun olumasnda rol oynayan hocalar ierisinde, kendi mizacna ok yakn mizac ve mistik anlay sebebiyle onu en ok etkileyen, zellikle de bu gen mollann panteist tasavvuf anlayna ynelmesinde ilk kapy aan en nemli ahsiyet, yukarda da vurguland gibi, eyh Hseyn-i Ahlt'dir. Buna ramen bata M. erefed-din Yaltkaya olmak zere, eyh Bedreddn aratrmaclarnn, 11.-13. yzyllarn slam dnyasnn en nde gelen bilim ve kltr merkezlerinden biri olan Ahlat'ta doup bym, burada yetimi, ama Kahire'de yerleip vefat etmi bir sf-feylesof olan eyh Hseyn-i Ahlt'yi yeterince dikkate almadklarn dnyoruz. Hatta M. erefeddin Yaltkaya salam bir gerekeye dayanmad halde, bu zatn eyh Bedreddn zerinde 154 fazla etkisi olmad grndedir.50 Bu olduka artcdr. yle anlalyor ki, eyh Bedreddn'in bizzat kendisi nasl yapt eylemin glgesinde kalm, bir lim ve sf feylesof olarak asl ahsiyeti yeterince tartlmam-sa, eyh Hseyn-i Ahlt de benzeri bir kibete uram, rencisi ve mridi eyh Bedreddn'in glgesinde kalmtr.51 Halil b. smail'in Menkb\ hari Osmanl kaynaklar, eyh Hseyn-i Ahlt'yi eyh Bedreddn vesilesiyle birka satrla anp geerler. Ondan asl bahseden Arap kaynaklardr. Arap kaynaklarnda, yaklak 1397'ye kadar yaam bulunan eyh Hseyn-i Ahlt'ye dair baz bilgilere rastlanmaktadr. Mesela nl lim bn Hacer elAskaln (. 1449), ondan hem Inbu'l-Gumr'undsi, hem de ed-Drer'l-Kmine'sinde bahseder. Buna, daha ge dneme ait bir tabakat (biyografi) kitab olup, nbu'lGtmr'dan baka bir kayna kulland halde onunla hemen hemen ayn bilgileri veren Abdlhay b. el-md'nin (. 1678) ok tannm eseri e-zert'z-Zeheb\ de eklemek gerekir.52 eyh Hseyn-i Ahlt'nin aa yukar ada saylabilecek bn Hacer, zamannn nllerinin hayat hikyelerine tahsis ettii bu hacimli tabakat kitaplarnn birincisinde, eyh Hseyn-i Ahlt'yi brahim b. Abdillah el-Hlt e-erf adyla anp bunun e-erif Hseyn el-Ahlat ile ayn kii olduunu sylerken,53 ikincisinde, Hseyn el-Hlt el-Lziverd adyla bahseder.54 Zikredilen e-erf unvanna baklrsa, eyh Hz. Hasan soyuna nispet edilmektedir.

bn Hacer'in iki eserindeki bilgilerden anlaldna gre, eyh Hseyn-i Ahlt bir sebeple memleketini brakp Halep'e (ed-Drer'c gre Dmak'a) gelmi, Halep Camii'nde (veya Dmak'ta) bir mddet insanlarla temastan kanarak ikamet ettikten sonra, tptaki mahareti etraftan duyulmaya balamtr. Nitekim bu hret el-Melik'zZhir Seyfeddn Berkuk'un kulana kadar ulam, hasta olu Muhammed'i tedavi ettirmek maksadyla kendisini Kahire'ye artmtr. eyh ocuun tedavisini yapmsa da baarl olamamtr. Bununla beraber Halep'e dnmemi, Kahire'ye yerleerek hayatnn geri kalann burada geirmitir.55 eyhin burada ksa zamanda n yaparak yksek devlet grevlilerine kadar pek ok kiinin ziyaret edip bilgisine bavurduu bir ahsiyet haline geldii grlyor. Hatta Sultan Berkuk kendisiyle yaknlk kurmu, ev ve maa tahsis etmek istemise de, o bunu kabul etmemitir.56 eyhin mnhasran tp ve felsefeyle, kimya ile urat anlatlyor.57 Bilhassa tasavvuftaki hreti onun ksa zamanda byk bir veli olarak benimsenmesine yol amtr. Yalnz yaad ve insanlarla baz zamanlarn dnda sk grmedii iin olsa gerek, bn Hacer, uzun zamandr Kahire'de ikamet etmesine ramen, onun gerekte nasl bir insan olduunun ve geimini neyle temin ettiinin anlalamadn, bazlarna gre, lacivert tan (lapis lazuli) zmleyerek (muhtemelen baz svlar araclyla tatan ila yaparak), bazlarna gre simyaclktan, bazlarna gre ise tabiplikle kazan saladnn dnldn kaydediyor.58 eyh Hseyn-i Ahlt Nil kenarndaki evinde vefat ettiinde (1397) seksenini gemiti. Hayattayken tpk hkmdarlar gibi debdebe iinde yaadn, kimseye minnet etmediini, lmnde geriye nemli bir miras brakt halde kimseye vasiyette bulunmadn bn Hacer kaydediyor. Rivayete gre, sultann baktibi maln tespit iin evine geldii zaman, ii arap dolu kadehler, kymetli kseler, bir sandk dolusu kymetli ta, rahiplerin kulland trden znnarlar, bir adet ncil ve en nemlisi astrolojiye ve felsefeye ait kitaplar bulmutu.59 Yine nbu'l-Gutnr'Az belirtildiine gre, eyh Hseyn-i Ahlt cuma namazlarna dahi gelmedii ve kendisini mehdi ilan ettii iin Rfzlik'le sulanmtr ki, bu bilgi eyh Bedreddn asndan bizim iin nemlidir. Grld gibi bu bilgiler eyh Hseyn-i Ahlt'nin kiiliini tam olarak aydnlatc nitelikte olmamakla beraber, bir ksm da (arap dolu kadehler ve znnarlar gibi), yalnz yaamay sevmesi sebebiyle yaratt esrarengiz imajn dourduu bir eit dmanlk hissinin etkisiyle uydurulmu olabilir. Cuma namazlarna dahi gitmedii, belki felsefe ve astrolojiyle urat iin, dncelerinin bakalar tarafndan bilinmesinden rahatsz olduu, muhtemelen zndklk ve mlhidlikle sulanp bana bir bela gelmesinden korktuu iin byle bir hayat setii tahmin edilebilir. Ama yle grnyor ki, yine de bu tr sulamalardan kurtulamamtr. Bedreddn Mahmud Kahire'ye geldiinde, mnzevi hayatna ramen eyhin ok tannm bir ahsiyet olduu bellidir. Bedreddn Mahmud'un bu nl eyhle ilikisi konusundaki ana kaynamz, torunu Halil b. smail'in eseridir. O ok vc bir dille bahsettii eyh Hseyn-i Ahlt'nin, 156 "bn Him" (Him) olduunu, yani bn Hacer gibi, Peygamber soyundan geldiini bildirmekte, Mevlevi tarikatna mensup bulunduunu, derslerinde Mesneviyi erh ettiini ve kutb- zaman olduunu sylemektedir.60 Onun kulland bu tbir, bn Hacer'in eyhin kendisinin mehdi olduuna inandna dair verdii bilgiyi teyid ediyor. Halil b. smail'e gre, Bedreddn Mahmud, Sultan Berkuk'un saraynda bu nl eyhle karlam ve ok etkilenmitir. O zamana kadar, zellikle de bir fakih olarak tasavvufa hi de scak bakmayan, dervilerin sultan tarafndan sopa ile cezalandrlmasn dahi isteyen ve onlardan holanmad iin eyhniyye Medresesi'ndeki odasna gitmeyen Bedreddn

Mahmud, bu zatn etkisiyle deiik bir ruh haline girmi, cezbeye tutulmu, btn benliiyle kendisini tasavvufa vererek onun mridi olmutur.61 Bir rivayete gre -tpk Mevln'nn ems-i Tebriz ile karlaarak cezbeye tutulduunda kitaplarn Karatay Medresesi'nin havuzuna att gibi- btn kitaplarn Nil nehrine atmtr. Tam defa eyhinin talimat uyarnca uzun sren halvetlere girmi, hatta birinde ciddi bir ekilde hastalanm ve yine eyhi tarafndan tedavi edilmitir.62 yle grnyor ki artk Bedreddn Mahmud, yalnz bir fkh limi deil, ayn zamanda bir sfdir. Bu deiim nasl gereklemitir? Tasavvufa bu kadar kar olan bir fakihin, birdenbire kendini byle bir deiimin iine brakmas nasl aklanabilir? Bu, gerekten eyh Hseyn-i Ahlt ile balayan bir deiim midir, yoksa aslnda Bedreddn'in iinde gizli gl mistik eilim bu vesileyle aa m kmtr? Baka bir ifadeyle, acaba Bedreddn'deki bu dnm gerekten eyh Hseyn-i Ahlt'nin telkinleriyle mi meydana geldi, yoksa zaten buna yaratltan eilimli olduu halde yapt fkh tahsili yznden bastrlm olan mistik karakter bu ilgin eyhin gl ahsiyetiyle su stne mi kt? Biz ahsen bu ikinci ihtimalin mmkn olabileceini dnyoruz. stelik bunun tarihte daha eski rnekleri olduu bilinmektedir. Nitekim, Arslan Baha'nn Ahmed-i Yesev, ems-i Tebri-z'nin Mevln Celleddn-i Rm, Baba Tapduk'un Yunus Emre zerindeki rol neyse, kanaatimizce eyh Hseyn-i Ahlt'nin de Bedreddn zerindeki rol ayn olmaldr. Gerekte birincilerde sakl gl mistik karakter, ikincilerin etkileriyle ortaya karlm ve ynlendirilmitir. zellikle Ahmed-i Yesev, Mevln Celleddn-i Rm'nin de tpk eyh Bedreddn gibi fkh tahsili yaptklar ve bu alanda uzmanlatklar hatrlanacak olursa, gerekten arada byk benzerlik olduu grlr. te, yle grnyor ki, eyh Hseyn-i Ahlt de Bedreddn'deki bu gizli mistik potansiyeli, cezbeyi kefetmi ve onu Bedreddn'e de kefettirmesini bilmiti. Gen lim Bedreddn onunla karlau ilk gnden beri bu ilgin mutasavvfn etkisinden kurtulamam, onun sohbetlerinin mdavimi olmutur. eyhin de dierlerinden farkl bu gen mridine ilgisi fazladr ve ona daha yakn muamele etmektedir. Bu bizce, her ikisi arasnda nemli lde bir miza ve mistik eilim benzerlii olduunu gsteriyor. Bu noktada eyh Hseyn-i Ahlt'nin mistik ahsiyeti bizim iin birinci derecede nem kazanyor. O gerekte nasl bir tasavvuf anlayna sahipti? Bu ikisini biribirine bu kadar yaklatran ortak noktalar nelerdi? Kanaatimizce bu iki ahs birletiren ortak taban, materyalizme eilimli gl bir aklcln dourduu panteist (Vahdet-i Mevcd'u) anlay olmaldr. nk eyh Bedreddn'in -aada geni olarak tartacamz-Vridat'tzki dnceleri gz nne getirilince, eyh Hseyn-i Ahlt'nin de onun gibi panteist bir mutasavvf olduu ve sfilik anlaynn daha ok felsefi bir nitelik tad herhalde tahmin olunabilir. Bizce bu panteist tasavvuf anlay, bir yerde her ikisinin mizacndaki rasyonellikle ilgili olduu gibi, mistik kken itibariyle de geni lde Hurflik'le alkaldr. Nitekim yukarda da deinildii zere, eyh Hseyn-i Ahlt'nin Bedreddn'i Tebriz'e gndermesi, onun Hurflik'le yakn ilgisi bulunduunu ve Bedreddn'i de o zamanlar Hurufliin nemli bir merkezi olan bu ehirde onlarla temasa gemesini salamak zere yolladn dndrtyor. Baz aratrmaclar bu meseleyi Btnlik'le yorumlayarak eyh H-seyn-i Ahlt'yi Btnlik'le nitelemilerdir.63 Bunlardan bazlarna gre de eyh Hseyn-i Ahlat, Bedreddn'i srf "a-i Btniyye" fikirlerini renmesi iin Tebriz'e yollam, mridinin bu grevi yerine getirerek Timur'la tanp onun tarafndan Osmanl Devleti'ni ykmaya ynelik propaganda yapmak zere Anadolu'ya gnderildiini iddia etmilerdir.64 eyh Bedreddn'in gerekten bir Btn olduu sylenebilir mi? A. Glp-narl bu iddiay hakl olarak reddeder ve eyhin bir Btn olmak yle dursun, inan olarak Ehl-i Snnet'in dahi dna kmadn, fikirlerini daima Kur'an

yetleriyle desteklediini kant olarak ileri srer.65 Bizce de onu, hele eserleri gz nnde dururken bir Btn olarak kabul etmek kesinlikle doru olmayacaktr. Vridat\aki panteist grleri bile onu Btn yapmak iin yeterli deildir. Bu bize gre tamamiyle speklatif ve dayanaksz bir iddiadr. Dier yandan M. erefeddin Yaltkaya ve A. Glpmarl, eyh Bedreddn'in Hurf olamayacan, nk Vridat'ta. Huruflie dair herhangi bir ize rastlanmadn ileri srmektedirler.66 Bu iki bilim adamnn Hu-SS rfliin izlerinden kastlar eer harflerin gizli srlaryla ilgili dnceler ise, hakldrlar. Ancak yukarda da belirttiimiz gibi, Hurufliin asl karakteristii, yalnzca harflerle ilgili srlar deil, zellikle Hallc- Mansr tarz panteist mistik dncedir. Bu bakmdan, srf harflerle ilgili tasavvurlarn yokluuna dayanarak eyh Bedreddn'de Hurf tesirlerin bulunmad kanaatine ahsen katlmyor ve onun Tebriz'e yollannn bu evrelerle temas iin olduunu dnyoruz. Bizce eyh Bedreddn'in panteist tasavvuf anlay, ayn gr paylaan hocasnn da felsefi planda benimsedii Hurflik'le aklanabilir. Nitekim B. Nusret Kaygusuz da, harflerin srlar konusunda yukardaki gre katlmakla birlikte, eyh Bedreddn'in asl Hurufiliin felsefesiyle uratn hakl olarak syler.67 Aksi halde, gerek eyh Bedreddn'in, gerekse eyh Hseyn-i Ahlt'nin panteist birer mutasavvf olularn ve Tebriz'le balantlarnn gerekesini aklamann mmkn olmadn sanyoruz. Zaten aada da grlecei gibi Varidat, eyh Bedreddn'in panteist bir mutasavvf olduunu aka gstermektedir. te, eyh Bedreddn byle bir mutasavvf olarak nce Hurufliin yaygn olduu Bat Anadolu, daha sonra Rumeli topraklarnda eyhlik misyonunu ifaya balam ve birok mrid edinmitir. Mridlerinin gnden gne oald, pek ok insann kendisini ziyarete geldii naklediliyor. Bylece o, tpk Ahmed-i Yesev ve Mevln Celleddn-i Rm gibi, fakihlik formasyonundan tasavvufa gemi ve tarikat eyhi bir mutasavvf olarak misyonunu icraya balam oluyordu. lnceye kadar bu kimliini srdrd. Bununla beraber eyh Bedreddn'in tasavvuf kiilii, A. Glp-narl'nn ok yerinde deerlendirmesiyle, hibir vakit Mevln gibi inan, ak tasavvufunu benimseyen, varl yoklukta eriten, sulukta akl yoluyla deil, ak yoluyla mertebeler kat eden bir mutasavvfn anlay deildir.68 O bu sebeple daha ok Muhyiddn bn'l-Arab'ye benzer. Zaten bu yzden Fssu'l-Hikem\ erh etmitir. Bu itibarla eyh Bedreddn'i Muhyiddn bn'l-Arab ekolne mensup, ama panteist, Vahdet-i Mev-cd'u bir mutasavvf olarak grmek icap eder. Ne var ,ki onun Muhyiddn bn'lArab, hatta Mevln Celleddn-i Rm lsnde bir mutasavvf olduu kanaatinde deiliz. Zaten aada fikirlerini tartrken de grlecei zere, eyh Bedreddn'in tasavvufi fikirlerinin orijinalliini ileri srebilmek mmkn deildir. Nitekim bir mutasavvf hviyetiyle eyh Bedreddn'in lim Bedreddn ile karlatrmasn yaptmzda, grebildiimiz ve anlayabildiimiz kadaryla "mutasavvf Bedreddn"in "lim Bedreddn" kadar orijinal olduunu syleyemeyeceiz. eyh Bedreddn'in tarikatna gelince, bu konuda hibir kaynakta ak bilgi yoktur. Halil b. smail menkbnmesinde, eyh Bedreddn'in eyh Hseyn-i Ahlt'den geriye doru gitmek suretiyle on eyh araclyla Cneyd-i Badad'ye uzanan bir tarikat silsilesi kaydederse de, bu tarikatn hangisi olduu konusunda bir aklama yapmaz.69 stelik bu silsiledeki baz isimler, dier pek ok tarikatn silsilesinde de ortaktr. Dolaysyla bu silsile, eyh Bedreddn'in mensup olduu tarikatn hangisi olduu konusunda kesin bir fikir vermiyor. Yalnz silsilede yer alan isimler arasnda Medyeniyye tarikatnn kurucusu ve Muhyiddn bn'l-Arab'nin eyhi Eb Medyen uayb el-Marib'nin (. 1193-1194) adnn bulunmas, bu tarikat hatra getiriyor. Ancak hocas eyh Hseyn-i Ahlt'nin Mevlevi olduunu menkbnme yazyor.70 Eer bu doruysa mridinin de en azndan eyhi gibi grnrde Mevlevi olduunu

farz etmek gerekir. Ne var ki, buna dair de baka hibir gsterge yoktur. Hatta Vridat'ta. Fs- \ su'l-Hikem'Atn sz ettii halde Mesneviden bir kere bile sz etmemesi bu ihtimali de hesaptan karyor. F) " htilalci" Bedreddn Daha nce vurguland zere biz burada, eyh Bedreddn'in liderliini yapt, bugne kadar birok defa anlatlm isyan hareketinin hikyesini tekrarlamak niyetinde deiliz.71 Bizim amacmz, bu problematik ahsiyetin dier ynleri yannda bu ynn de sorgulamak, mmkn olabildii kadar tartmak ve bir tahlile tabi tutmay denemektir. nk eyh Bedreddn'in yukarda ele alnmaya allan dier yanlar gibi bu yannn da, o kadar ok sz edilmesine ramen bilimsel olarak -son bir aratrma hari-72 yeterince tartld ve ciddi bir incelemeden, tahlil szgecinden geirildii pek sylenemez. eyh Bedreddn'in bu ekilde, yani siyasal iktidar ele geirmeyi ama- | layan bir toplumsal ayaklanmann dzenleyicisi, balatcs ve yneticisi, baka bir deyile "saltanat davacs" olarak "ihtilalci" bir kimlikle Osmanl kaynaklarnda tanmlanmas, daha ok bu ynyle arlk kazanmasna yol. am ve dier yanlarn glgelemitir.73 eyh Bedreddn denildii zaman, hatra daha ok lim yahut mutasav-; vf eyh Bedreddn deil, "ihtilalci" eyh Bedreddn gelmektedir. Hangi yaklamla ve ne ekilde yorumlanrsa yorumlansn, nasl deerlendirilirse, deerlendirilsin, onun bir isyan hareketine giritii, tarihsel bir vakadr.; Biz, eyh Bedreddn'in torunu Halil b. smail'in kaleme ald Menkb- eyh Bedreddn'de savunulan ve Takprlzde, Hoca Sdeddn Efendi,, Solakzde gibi onu temel alan Osmanl kaynaklarnn ileri srdkleri gibi, * eyh Bedreddn'in aslnda isyan etmedii, iftiraya urad iddiasnn ta-, t rihsel bir deeri olmadn biliyoruz. Byle olunca, onun byle bir toplumsal hareketin yneticisi olarak temsil ettii kiilii veya kimlii burada.' tartmamz da bir zorunluluk haline geliyor. Gerekte eyh Bedreddn ne yapmtr? Hangi sebeplerle byle bir isyan hareketine girimitir? Onu Osmanl sultanna ba kaldrmaya iten amac neydi? Acaba gerekten, Osmanl toplumuna egemen olan bunalm ortadan kaldrp yeni bir siyasal ve toplumsal dzen getirerek halkn rahatn salamay m, yoksa, Seluklu hanedanna mensup olduunu ileri srmek suretiyle mevcut kargaadan yararlanarak Osmanl hanedann alaa edip saltanat ele geirmeyi mi istiyordu? zellikle bu ii nasl yrtm, nasl bir ideoloji kullanmt? Bu hareket bir ksmlarnca ileri srld gibi, dnemin Avrupa'snda rastlanan trden bir "kyl ayaklanmas" m, yoksa Marksist tarihilerin iddia ettikleri ekilde, gerekten "smrye kar eitliki ve paylamc bir halk hareketi" mi veya bu ikisiyle de alakas bulunmayan, ama esasnda, boluktaki iktidar mekanizmas etrafnda oluan bir "nfuz ve kar mcadelesi" miydi? Yahut bunlardan ok daha baka bir ey miydi? Meydana getirdii hareketin Osmanl toplumsal tarihindeki yeri ve nemi neydi? Nihayet -bu alma erevesinde bizi ilgilendiren ynyle- onu bir zndk ve mlhid olarak damgalattran sebep veya sebepler nelerdi? te burada cevaplarn aratrmaya alacamz sorular esas itibariyle bunlar olacaktr. Osmanllardan beri bu ve benzeri sorulara deiik cevaplar verilmeye allmtr. Genellikle bir ikisi hari, Osmanl dnemi kaynaklar eyh Bedreddn'in ilmine, mevkiine ramen ancak bir yanlg sonucu devlete kar ayaklandn sylemek istemilerdir. Yalnz akyk- Nu^mniyye ve Mevztu'l-Ulm gibi iki mhim kitabn yazar olan Takprlzde Ah-med, Hoca Sdeddn ve Solakzde, eyh Bedreddn'in eriata sk skya bal byk bir lim olarak hibir zaman saltanat davasna kalkmad gibi, byle bir eye de niyetli olmad, ne var ki baz haset

ehlinin iftirasna kurban gittii inancndadrlar.74 Onlarn bu dncelerinde muhakkak ki Halil b. smail'in Menkb'mm byk pay vardr. eyh Bedreddn hareketini anlayabilmek iin, dnemin artlarn gz nne almann kanlmaz olduuna kimsenin phesi yoktur. nk onun nclk ettii bu hareketin, esas itibariyle Ankara Sava'nn ardndan Osmanl Devleti'nin iine dt toplumsal bunalm ortam ve yaratt otorite boluguyla ok sk irtibatl bulunduu tartlmayacak kadar ortadadr.75 Zaten aratrmaclar bu konuda bugne kadar hep gr birlii iinde olmulardr. Bu yzden, sebepleri ve grntleri ok iyi bilinen bu buhran burada bir kere daha tartmak fazladan olacaktr. Ancak u kadarn vurgulamak gerekir ki, bu hususta gzden karlmamas gereken nemli nokta, yneticisini kaybetmi ve topraklar, geici de olsa, u veya bu ekilde istilaya uram, bir lde yamalanm, ekonomik gc yara alm bir devletin ve toplumun iinde bulunduu krizden ok, o devletin yeniden toparlanmasn salamay, dolaysyla siyasal iktidar tekrar ele geirerek hkimiyeti yeniden kurmay hedefleyen birden fazla g ve kar evresinin birbiriyle olan arbedesinin yaratt kaostur. te, eyh Bedreddn, byle uzun bir arbedenin sonunda Osmanl tahtn eline geirerek siyasal otoriteyi yeniden kurmakla uraan elebi I. Mehmed'in saltanatnn ilk yllarnda, 1416'da Rumeli topraklarnda ayaklanmt. Osmanl kaynaklar, bizzat eyh Bedreddn'in ynettii Rumeli'deki ayaklanmadan evvel, Bat Anadolu'da nce Brklce Mustafa, arkasndan Torlak Kemal adlarnda eyh Bedreddn'e mensup -kim olduklar zerinde bugne kadar detayl bir ekilde durulmam- iki kiinin birbiri pei sra giritikleri isyanlardan bahseder. Bu isyanlarn eyh Bedreddn hareketiyle dorudan balantl olup olmad konusunda kaynaklarn verdii bilgiler mphemdir. Aslna baklrsa Osmanl kaynaklarnn hemen tamam, bu iki ahsiyeti eyh Bedreddn'in halifesi olarak gsterir. Bir ksm eyh Bedreddn'in onlara isyan emrini bizzat verdiini iddia ederken, bir ksm yalnzca olacaklardan haberdar olduunu ne srer. Gerekten Brklce Mustafa ve Torlak Kemal'in onunla byle bir balantlar olduu, torunu Halil b. smail'in ehadetinden anlalyor.76 Ancak Halil b. smail, dedesinin isyanla bir ilgisi bulunmadn, bu ie teebbs edenlerin dedesinin bu iki halifesi olduunu savunmaktadr. Yani, eserini eyh Bedreddn'in doduu yl kaleme alm olan, Baba isyannn lideri Baba lyas- Horasn'in torunu Elvan elebi ile tam benzer bir tavr sergiler. lgintir ki, Trkiye tarihinin bu en byk iki isyan hareketinin liderlerinin torunlar, dedelerinin hatrasn savunmak iin, birbirlerinden yaklak iki yzyl arayla birer menkbnme kaleme almlar ve ilgin bir ekilde benzer bir kaderi paylaan dedelerinin devlete kar isyanla hibir ilgilerinin bulunmad ispata uramlardr. Bu yzden birtakm hayali olaylar icat ettikleri gibi, dedelerine yaktrlan isyan suunun btn sorumluluunun da, esasnda onlar dinlemeyerek ba kaldran halifelerine ait bulunduunu ne srmlerdir^ Hadiseye ada olan Bizans tarihisi Dukas ise, meseleyi daha da problematik hale sokuyor. Dukas, "Perkliia Mustafa" dedii Brklce Mustafa'nn faaliyetlerini, propagandasn ve ayaklanmasn teferruatlca anlatt halde, artc bir biimde ne Torlak Kemal'in, ne de eyh Bedreddn'in isyanlarndan sz eder. Adeta bunlann varlndan habersizdir. Onun Brklce Mustafa isyanndan ok daha geni apl olan eyh Bedreddn ayaklanmasn ihmal etmesinin sebebi, bize gre, o sralar Cenevizlilerin hizmetinde bulunmas sebebiyle zmir'de oturduu iin eyh Bedreddn'in isyanndan haberdar olamamasdr. Dukas'a gre, Sakz Adas'ndaki rahiplerle sk bir iliki iinde olan (mridlerinin Dede Sultan diye hitap ettikleri) Perkliia Mustafa, "Hristiyanlkla Mslmanlk arasnda hibir farkn bulunmad, her

iki din mensuplarnn birbirine stnlklerinin sz konusu olmad ve aralarnda kadnlarndan baka her eyin ortaklaa kullanlaca" mealinde propaganda yapyordu. Nihayet etrafna birok Mslman ve Hristiyan halk toplayarak Stylarion'da (Karaburun) isyan etti. Bu dalk mntkann geitlerinde tutunarak zerine gelen Osmanl kuvvetlerine epeyce zayiat verdirdikten sonra ancak ele geirilebildi.78 Osmanl kaynaklarnda da, Brklce Mustafa'nn isyan anlatld halde, Dukas'n bahsettii propagandadan bahis yoktur. Onlar yalnzca, eyh Bedreddn henz znik'teyken, kethdas ve halifesi olan Brklce Mustafa'nn, etrafna alt il on bin civarnda adam toplayarak "peygamberlik iddias"yla isyan edip etraf yamaladn ve evrede epeyce bir stnlk salamay baardn yazarlar. Bu isyan Bayezid Paa ile ehzade Murad'n komutasndaki Osmanl kuvvetleri tarafndan Manisa yaknlarnda uzun ve kanl bir mcadeleden sonra bastrlm ve Brklce Mustafa yakn adamlaryla esir dm, sonra da rivayete gre bir eit armha gerilerek idam edilmitir.79 ok ksa bir sre sonra bu defa da Aydn yresinde Torlak Kemal ve emrindeki bin deni isyan ettiler. Bu isyan da ayn ekilde bastrld ve Torlak Kemal adamlaryla birlikte yakalanarak ldrld.80 Halil b. smail, dier btn Osmanl kaynaklarndan farkl olarak eyh Bedreddn'in Ayglolu isimli bir baka halifesinden daha bahsediyor. Ona gre Ayglolu da saltanat davasyla Kazova'da isyan edip bana bir sr adam topladysa da baarsz olmu, yakalanp ba kesilerek idam edilmiti.81 Bylece eyh Bedreddn'le balantl olarak isyan eden halifelerin says e kyor. Burada neden Torlak Kemal ve Ayglolu'nun Brklce Mustafa ile birlikte hareket etmedikleri veya en azndan ayr birer isyan planladlarsa, neden ayn tarihlere rastlatp Osmanl kuvvetlerini e blnmek zorunda brakmadklar sorusu akla geliyor. Acaba gerekten biribirlerinden bamsz m hareket ediyorlard? Daha nemlisi, eyh Bedreddn'in, Osmanl kaynaklarnn ileri srd gibi, bu isyanlarla hakikaten dorudan bir alakas var myd? Baka bir ifadeyle, o srada znik'te bulunan eyh Bedreddn, halifelerine isyan emrini bizzat m vermiti? Yoksa gerekten onun bu gelimelerle ilgisi yok muydu? Bir ksm kaynaklarn birinci kk benimsemelerine karlk, sz konusu isyanlarn eyh Bedreddn'den ha-164 bersiz olarak gelitiini ima edenler de bulunuyor. Nitekim Dukas'n eyh Bedreddn'den ve Torlak Kemal'den hi bahsetmeden dorudan doruya Brklce Mustafa'nn isyann anlatmas da bu ikinci kk dorular gibidir. Osmanl kaynaklar, eyh Bedreddn'in, Brklce Mustafa'nn ve Torlak Kemal'in pe pee isyanlarn duyar duymaz derhal znik'ten kap Kastamonu'ya, Osmanllar'n hasm sfendiyaroullar Beylii'ne sndn yazarlar.82 Bu kan sebebine dair hatra ihtimal geliyor: 1) eyh Bedreddn ya hakikaten onlara ayaklanma emrini bizzat kendisi verdiinden, sorumlu tutularak cezalandrlmaktan korktuu iin kamtr, 2) ya onlarn teebbslerinden gerekten haberi olmamasna ramen, kardaki-leri buna ikna edemeyip cezalandrlacan dnd iin kamtr, 3)veya elebi I. Mehmed'in merkeziyeti politikasna kar olduu iin, bu politikay ortadan kaldrmann ancak onu iktidardan alaa etmekle mmkn olacan dndnden, zamann henz kararlatrmad isyan bizzat balatmak zorunda kald iin znik'i terk edip sfendiyaro-ullar'nn yanna gitmitir. Ancak bu sonuncu ihtimal de ister istemez u soruyu akla getiriyor: eyh Bedreddn gerekten isyana niyetli miydi, yoksa, byle bir niyeti olmad halde, Brklce Mustafa, Torlak Kemal ve Ayglolu'nun isyanlar zerine, aradaki yakn iliki sebebiyle onlarla ayn muameleye maruz kalacan varsayarak baka kar yol olmadn dnd iin mi isyan etmek zorunda kald?

eyh Bedreddn'in znik'i terk edip neden baka bir yere deil de sfendiyaroullar'nn yanna, Kastamonu'ya gittiinin sebebi ve gidi tarihi de pek ak deildir. Ancak bn Arabah'n onunla burada 1414'te karlatn biliyoruz. eyh Bedreddn'in burada iki yla yakn kald tahminen karlabiliyor. O belki Osmanllar'la sfendiyaroullar'nn arasndaki husumeti bildiinden kendine bir sre oturup dnebilecek emin bir yer olarak grd iin, yahut aradaki bu husumetten yararlanp onlar da tasarlad harekete itirak ettirmek maksadyla orasn tercih etmi olabilir. Halbuki Halil b. smail'e baklacak olursa, eyh Bedreddn znik'te etTeshl isimli eserini bitirince onu elebi I. Mehmed'e takdim etmi, bu vesileyle kendisinden ailesiyle birlikte hacca gitmek ve hac dn Kahire'de eyh Hseyn-i Ahlt'nin tekkesine yerlemek zere izin istemi, ancak sultan bu istei yerine getirmemitir. te bunun zerine artk yapacak bir eyi kalmayan eyh Bedreddn, ailesini brakarak znik'i terk etmek zorunda kalmtr.83 Hatta Menkb'z. baklrsa eyh Bedreddn sfendiyaroullar'nn yanndayken bile isyan etmeyi dnmemektedir. nk ahruh'un yanna giderek orada grev yapmak istemektedir. Ona gre eyh Bedreddn, dil bir hkmdar olduuna inand ahruh'un yanna gitmek istemi, ne var ki, sfendiyar Be -Osmanlar'dan ekindii iin- bunu engelleyerek ona Krm'a yerlemesinin daha iyi olacan sylemi, bunun zerine eyh Bedreddn oraya gitmeye karar vermek zorunda kalmtr. Ancak Krm yolu kfir (Cenevizli) gemileri tarafndan kapatld iin, bindii gemi Eflak'a ynelmi ve eyh orada karaya kmaya mecbur olmutur.84 Biz, Halil b. smail'in bu hikyesinin, dedesini temize karmaya ynelik savunmasnn bir paras olduunu dnyoruz. nk bu hikyede yerine oturmayan unsurlar hemen dikkati ekiyor. Bir kere eyh Bed-reddn'in sultandan hac dn Kahire'deki eyh Hseyn-i Ahlt'nin tekkesine yerlemek zere izin istemesinin bir anlam yoktur, zira orada-kilerce istenmedii iin zaten Msr' terk ettiini syleyen bizzat menkb yazarnn kendisidir. eyh Bedreddn'in istenmediini bile bile, hele buna ramen gitse bile tutunmas mmkn olmad bir yere, stelik yerlemek zere yeniden dnmek istemesi tamamiyle anlamszdr. Yerine oturmayan ikinci unsur, sultann izin vermemesi zerine eyh Bedreddn'in birdenbire ailesini znik'te brakarak sfendiyaroullar'nn yanna gitmesidir (esasnda kamasdr). syan etmeyi planlamayan eyhin, ailesini brakarak, stelik Osmanllar'a hasm olan bir beylie snmasnn bir anlam yoktur. Ama o orada Osmanl sultanna kar sfendiyar Be'i yanna alamaynca bu defa ahruh'un yanna, yani Osmanllar'a hasm ve onlar ar bir yenilgiye uratm baka bir devletin topraklarna, Timurlu Devleti'ne gitmek istemitir. Bunda da maksat bizce aktr: eyh, ahruh'un ittifakn salamay dnm olmaldr. Eer Menkb'm verdii bu bilgi doruysa, herhalde sfendiyar Be'in eyh Bedreddn'e oraya gitmeyi yasaklamasnn sebebi, Osmanllar'la uygun olmayan bir zamanda takmay istememesinden kaynaklanmaktadr. ncs, tavsiye zerine Krm'a yerlemeye karar verip oraya giderken, tam yol stnde frenk (Cenevizli) gemilerinin yolu kesmesi zerine, eyhin bindii geminin bir tek onu Eflak sahiline brakp yoluna devam etmesidir. Bunun da hibir anlam yoktur. nk eer gerekten geminin yolu kesildiyse, Cenevizliler'in dman yalnz eyh Bedreddn olmamal, gemi btnyle Krm'a gitmekten vazgemeliydi. Oysa bir tek eyhi sahile brakp yoluna devam etmitir. Halbuki bizce byk bir ihtimalle eyh Bedreddn, Brklce Mustafa ve Torlak Kemal isyanlarnn baarszln grd iin, daha nce isyan tatbik alanna koymay planlad ve bu yzden Kahire'den ayrlr ayrlmaz Edirne'ye gitmeyip iyice dolat Bat Anadolu'nun artk uygun bir alan olmadn anlamtr. Bu yzden, muhtemelen isyan hareketini

ancak Bal-kanlar'da gerekletirebileceini dnm ve buna en uygun yer olarak grd iin Eflak'a zellikle gitmitir. Eflak seyahatinin sebebi budur. Grld gibi Menkb'm bu hikyesinin amac, yukarda vurguland zere, yazarn dedesini temize karmaktan baka bir ey deildir. Oysa bizce eyh Bedreddn, muhtemelen daha Kahire'deyken kafasnda bir toplumsal dzen projesi oluturmu, bu projenin ancak toplumsal bir ayaklanma hareketiyle gerekleebileceine kendini inandrm olmaldr. Bu varsaymmzn bugn iin elde kesin bir belgesi yoksa da -belki byle bir belge hibir zaman olmayacak- onun Kahire'den sonra Anadolu dnnde yapt seyahat bizce varsaymmz destekler niteliktedir. Bu sebeple biz Bat Anadolu'ya yaplan bu seyahatin, eyh Bedreddn'in ayaklanma projesiyle ilgili olduunu dnyoruz.85 Kahire'den yola ktktan sonra niin uzun zamandr ayr kald annesini ve babasn grmek iin dorudan onlarn yanma Edirne'ye deil de, Konya'ya urayp orada bir mddet Karamanolu'nun yannda kalm, Osmanllar'n en nemli rakibi olan bu zatla dostluk kurmu, sonra Trkmenler'in youn olarak yaadklar Germiyan ve -Brklce Mustafa ve Torlak Kemal isyanlarnn kacaAydn illerini dolam, Tire'ye uram, zmir'e gemitir? Daha da nemlisi, neden hi gerei olmad halde Sakz Adas'na geerek oradaki rahiplerle (Menkb'a. gre tam on gn) beraber olmu, onlarla teolojik tartmalara girimi ve rivayete gre sonunda kendilerini Mslman olmaya ikna etmitir?86 te, bu seyahatin amac, bizce planlad "ihtilal" iin bir eit nabz yoklamak, yapsal zelliklerini bildii veya en azndan duyduu bu blgenin insanlarna muhtemelen kendi dncesini aktarmak ve taraftarlklarn kazanmaktr. Burada, sz konusu blgenin, Hurufliin Anadolu'da en fazla yayld yer olduunu bir kere daha hatrlayalm. eyh Bedreddn'in Eflak'ta bir mddet kald grlyor. Musa ele-bi'yle yaknl bulunan Eflak beyi Mira ona bu imkn salamtr. eyh Bedreddn Eflak'e getikten sonra, ihtimaldir ki buradaki ikameti esnasnda Balkanlar'daki toplumsal rahatszl ve elebi I. Mehmed'in saltanat eline geirmesine ramen, Osmanl idaresinin akbeti ve memleketlerinde uygulayaca politika konusundaki -henz mevcudiyetini koruyan- gvensizlii bir kere daha kendi gzleriyle tespit etmi, bunun zerine, merkeziyeti politikasna kar olduu yeni Osmanl sultanna isyan etme kararn belki burada pekitirmitir. Ancak eyh Bedreddn Eflak'ta daha fazla kalmam ve Dobruca'ya, muhtemelen kendisine en uygun s olarak grd Sar Saltk tekkesine giderek oraya yerlemitir. Onun, 13. yzylda mehur Sar Saltk tarafndan kurulan ve o tarihlerden beri, 1260'larda onunla birlikte buraya gelen Baba hareketine mensup Kalenderi dervilerinin elinde bulunan bu tekkeyi seiinin sebebi herhalde kendine kolayca balayabileceini dnd bu zmrenin desteini almakt. Nitekim bunda muvaffak olmu ve artk harekt buradan hazrlamaya balamtr. Osmanl kaynaklar, eyh Bedreddn'in buradan, (muhakkak ki karmaa iindeki ve geleceklerinin ne olacan kestiremeyen kesimlere ynelik) geni bir propaganda faaliyetine giritiini yazarlar. Ayrca, bu meyanda etrafa yollad haberlerde, Brklce Mustafa'nn ve Torlak Kemal'in kendi adamlar olduunu ve kendi talimat zerine ayaklandklarnn propagandasn yaptn da kaydederler ki, bu durum bizim grmz destekler.87 Sonunda eyh Bedreddn youn bir propaganda ve hazrlk faaliyetinden sonra, bata Kalenderler'den oluan asl yandalar olduu halde, eitli kesimlerden kendine katlanlarla birlikte harekete gemi ve 1416'da, kaynaklarda Aadeizi diye gemekte olup bugn Bulgaristan'da Deliorman adyla bilinen blgede fiilen Osmanl Devleti'ne isyan etmitir.88 Halil b. smail dedesinin Aadenizi'ne geiini, o srada fetih amacyla Selanik taraflarnda bulunan elebi I. Mehmed'le grme ve

konuma maksadn tadn, ama baz gammazlarn bu hareketi Osmanl sultanna isyan olarak gsterdiklerini ne srer.89 Bu isyann gerekte amac neydi? Artk saltanat kavgalar bittiine, Osmanl iktidar sahibini bulduuna gre, eyh Bedreddn'in yeni sultana ba kaldracak cesareti nereden geliyordu? Eer Osmanl kaynaklarnn dedii gibi, gerekten saltanat davasnda idiyse, niin ehzade mcadeleleri devam ederken o kargaa ortamnda deil de, elebi I. Mehmed'in artk rakipsiz olarak tahta kndan drt yl sonra harekete gemiti? Bu mesele Osmanl dneminden bugne kadar ok deiik biimlerde yorumland. eyh Bedreddn'in byle bir isyana kalktn daha bandan kabul etmeyen Menkb, ona dayanan Mevzat'l-Ulm, akyk- Nu'm-niyye, Tc't-Tevrh ve Tarih-i Solakzde hari, btn dier Osmanl kaynaklan, eyh Bedreddn'in subalk, sancak peinde olanlarn kendisine katlmalarn isteyerek saltanat davasyla ayaklandn sylerler.90 Yalnz drs-i Bitlisi daha ileri giderek eyh Bedreddn'in, din ve mezhep balarn ortadan kaldrmak, haramlar helal saymak, arab ve mzik aletleri dinlemeyi mubah addetmek gibi, halktan bir ksm insanlarn tamah ve hrslarn, dnyevi zevklerini tahrik edecek vaaderde bulunarak memleketi isyana katlanlar arasnda paylatraca propagandasn yaptn ileri srer.91 Ne var ki, drs-i Bitlis'nin ok muhtemel olarak kendi zamannda (16. yzyl) Dobruca ve Deliorman'da yaamakta olup -aada ele alnacak- Bedreddinl veya Simvenler Tyifesi denilen eyh Bedreddn mrid-leri hakknda ortalkta dolaan rivayetlerden derleyerek ona yakrd bu ithamlarn, baka hibir kaynakta yer almad da grlyor. Daha nce belirtildii gibi, buna benzer bir eyden -o da Brklce Mustafa iin olmak kaydyla- yalnz Dukas sz eder. Byle bir propaganda isyann gerek amacn m yanstyordu, yoksa mmkn olduunca ok taraftar toplamaya ynelik bir politika myd? eyh Bedreddn hakikaten Seluk soyundan geldiini bahane edip saltanat iddiasyla m harekete gemiti,92 yoksa gerekten toplumsal dzeni deitirmeyi hedefleyen byk bir ihtilal peinde miydi?93 Kanaatimiz, eyh Bedreddn'in keyfi olarak, srf saltanat elde etmek, Osmanl iktidarna el koymak iin deil, hudut boylarndaki kkl gazi geleneinden, stelik bir de ulema ailesinden gelen yksek snfa mensup biri sfatyla, merkeziyeti bir ynetim tarzn arzu etmedii iin, merkezka gc temsil eden biri olarak, bu gc elinden brakmak istemedii eklindedir. Zaten kanaatimizce o bu yzden merkeziyetiliin deil, yerel glerin, feodallerin karlarn temsil eden Musa elebi'nin tarafm tutmu ve kazaskerliini kabul etmitir. Bu sebeple biz eyh Bedreddn'in, (stelik yerel glerden yana bir siyaset izlemesi sebebiyle de kendisine uygun grd) Musa elebi'nin Osmanl sultan olmas halinde kesinlikle isyana kalkmayacak olduunu dnyoruz. Onun kafasndaki doru siyasal dzen budur. Ayrca kanaatimizce o muhtemelen, cokun bir mistik kiiliin de sahibi olarak byle bir hareketi sradan bir isyancnn deil, ancak kendisi gibi mehdi kimliine sahip birinin uygulama alanna koyabilecei inancnda samimiydi. Onun mizacnda olan birinin bu psikolojisini anlamak iin, o sralarda Osmanl lkesinde taht kavgalarnn btn iddetiyle srd, toplumsal dzenin altnn stne geldii, insanlarn byk bir karamsarln iinde yarnlarndan mitlerini kestii bir zaman yaadn gzden karmamak gerekir. Bu, eyh Bedreddn'in psikolojisini anlamak itibariyle ok nemli bir noktadr. Btn bunlara ramen biz, eyh Bedreddn'in, hibir siyasal otoritenin hkimiyetini tanmayan, herkesin bana buyruk yaad "eitliki, paylamc" bir yeryz cenneti kurmay planlayarak isyan ettii, saltanat rejimine kar olduu ve onu ykmay planlad iin ayakland tezinin de doru olmad kanaatindeyiz. Nitekim aslnda Marksist bir tarihi olan E. Werner de byle dnmekte ve hakl olarak da,

yalnzca Brkl-ce Mustafa'nn kafasnda olan byle bir ideolojinin eyh Bedreddn'de bulunmadn sylemektedir.94 phesiz ki toplumsal bunalmn ortaya kard aksaklklar eyh Bedreddn'in dikkatini ekmi, merkeziyeti devletin bunlar gidermekteki yetersizliklerini grm ve bunlar dzeltmeyi dnm olmaldr. Onun zeksnda ve bilgisinde birisi iin bu ok mmkndr. Zaten unutulmamaldr ki o, babasnn yerine Osmanl tahtna talip olan Musa elebi'nin kazaskeriydi ve bu grevi srasnda pek ok kiiye timar verilmesini salamt. Eer Musa elebi kardeine yenilip ldrlerek saltanat ansn kaybetmeseydi ve Osmanl tahtnn hkimi olsayd, eyh Bedreddn de ylece kalacak ve saltanat rejiminin st brokrasisinde o rejimin salad avantajlar herhalde kullanacakt. Nitekim bazlarnca eyh Bedreddn'e yaktrlan ve o devir iin ok topik bir dnce olan saltanat rejimi kartl, bize anakronik bir yaktrma olarak 170 grnyor; stelik bunu kantlayacak tarihsel bir delil de yoktur. Yukardaki mtalaalar gz nne alnnca, eyh Bedreddn isyannn tipik bir mehdici (mesiyanik) hareket mahiyetini tad rahatlkla sylenebilir. Geri isyann bu nitelii konusunda kaynaklarn hepsinde tam ve kesin bir kayda rastlanmyorsa da, bu trden, farkl dinlere ve etnik kesimlere mensup insanlar bir araya getirebilen, ileri srldne gre de eitliki, itiraki yani paylamc, "haka" bir dzen, baka bir deyile bir "dnya cenneti" vaat eden bir ideoloji kullanan halk hareketlerinin -eer eyh Bedreddn de gerekten byle bir ideoloji kullandysa- genellikle mesiyanik karakterli olduunu ok iyi biliyoruz. Orta ve yeni alarda hem Dou'da, hem Bat'da hemen her zaman ve meknda gzlendii gibi, bu tr hareketlerin Trkiye tarihinde, gerek eyh Bedreddn'den nce, gerekse sonraki dnemlerde de rnekleri fazlasyla grlmektedir. Ssni dneminden balayarak Emevi ve Abbasi devirlerine gelinceye kadar ran'da ortaya kan isyanlarn nemli bir ksm, 13. yzylda Anadolu'daki Baba isyan, 16. yzyldaki ahkulu ve ah Kalender isyan ve daha bakalar, bu eit hareketlerdir. Temel karakteristikleri, eitliki ve paylamc bir ideoloji kullanmak olan bu hareketlerin liderleri, daima bir mesi (Mesih) veya mehdi hviyetiyle ortaya kmlardr. Aslnda Osmanl kaynaklannda Brklce Mustafa'nn kendini byle takdim ettii, hatta Peygamber olarak grd, bir rivayete gre tpk Baba lyas gibi, "L ilahe illallah" dedirtip "Muhammedn Reslullah" dedirtmedii eklinde kaytlar bulunmakla beraber,95 eyh Bedreddn iin bu konuda herhangi bir ey sylenmiyor. Bununla birlikte, eyh Bedreddn'in de byle bir mehdi hviyetiyle ortaya kt sylenebilir. Hatta A. Glpnarl, kesinlikle bu kanaattedir; mehdiden bahseden SayhatuH-Bm fi Havdisi'r-Rm (Anadolu Olaylarna dair Bayku l) isimli, son zamanlara kadar iyi bilinen bir risalenin yazar olup eyh Bedreddn'le yakndan tanan Abdurrahman b. Ali el-Bistm (. 1431) adl birinin, bu risalesini Bedreddn'e okuttuunu ve sz konusu mehdinin eyh Bedreddn'in kendisi olduuna onu inandrdn syler. Glpnarl'ya gre, Timur istilasnn meydana getirdii sosyal k, eyh Bedreddn'i bilin altnda Shibu'z-zuhr veya Sbibu'l-hurc olan mehdinin bizzat kendisi olduuna gerekten inandrm ile eyh onun iin isyan etmitir.96 Aslna baklrsa onun byle bir misyonu benimsemi olduu, Vridat\z, son zamanlarda Allah'n ztnn zuhur ile Sahib-zaman'n halk tevhde arp btn ktlkleri sileceine dair, Th sresindeki bir yetin aklamasyla ilgili olarak syledii szlerinden anlalabilir.97 Her ne kadar beklenen bu Sahib-zaman'n kendisi olduunu aka sylemiyorsa da, kanaatimizce kast ettii budur. Burada hatra bir soru geliyor. Acaba eyh Bedreddn'in bu mehdi kimlii, ileride Bayrmiyye Melmlii'nden bahsedilirken genie grlecei zere, siyasal fonksiyonlar da stlenen bir kutb te-lkkisiyle irtibatlandrlabilir mi? Baka bir deyile, eyh

Bedreddn Bayrmiyye Melmleri'nde ok ak bir telakki olarak gzleyebildiimiz siyasal misyon yklenmi bir kutb-mehd telkkisi ile mi harekete gemiti? Bu mmkn olabilir. Ama Vridat'ta. buna dair en ufak bir ima yok. eyh Bedreddn'in mehdilik bilinciyle hareket ettii, H. J. Kissling, Emst VVerner ve Barbara Flemming tarafndan da vaktiyle dnlmtr. Onlara gre eyh, kendine katlanlarn bu konudaki geleneksel beklentilerini tatmin etmitir.98 eyh Bedreddn'in bu kimliiyle alakal olarak, bata Halil b. smail'in menkbnmesi olmak zere, muhtemelen onu kullanan Osmanl kaynaklarnn da zikrettikleri, Seluklu hanedanna mensubiyet meselesine de burada deinmek gerekiyor. Acaba eyh Bedreddn gerekten isyana teebbs ederken byle bir iddiada bulunmu muydu? Baka bir ifadeyle isyan, saltanat makamnn Osmanl hanedan mensuplarnn deil, ondan daha eski Seluklu hanedannn bir mensubu olarak kendinin hakk olduunu savunmu muydu? Katlanlarn gznde isyan dini olarak merula-tracak mehdi kimliinin yanna, siyasal olarak da merulatracak byle bir kimlii ileri srm myd? Torunu Halil b. smail eserinde dedesinin Seluklu hanedanna mensubiyetini srarla vurguladna gre, eyh Bedreddn gerekten byle bir avantaj kullanm olmaldr. Eer kullandysa buna amamak gerekir. Ancak bunu kesin olarak bilebilmek mmkn grnmedii gibi, ilk defa Halil b. smail'in dile getirdii bu mensubiyet iddiasnn tarihsel geerliliini kantlamak da imknszdr. . Hakk Uzun-arl, siyasal iktidar talebiyle meydana kanlarn, bu hareketlerini meru gstermek iin hep eski hkmdar slalelerinden birine mensup oldukla-172 nn ileri srerek sahte ecereler uydurduklarn, dolaysyla eyh Bedreddn'in nispet edildii bu ecerenin de ayn trden olmas gerektii kanaatindedir" ki bizce de bu gre katlmak gerekir. deolojisinin muhtevasna gelince, eyh Bedreddn'e izafe edilen "Mslmanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler arasnda fark gzetmeyen, bunlarn mensup olduu dinlerin birbirlerine stnlnn sz konusu olmadn ileri sren ve eler hari, her trl mal ve servetin ortaklaa kullanmn prensip kabul eden" byle "eitliki ve paylamc" bir ideolojinin, gerekten onun tarafndan propaganda edildiini bildiren hibir tarihsel kant ortada yoktur. Buna ramen . Hami Danimend, . Hakk Konyal gibi baz tarihiler, Raif Yelkenci gibi aratrmaclar bu meseleyi sorgulamadan, eyh Bedreddn'in "iddetli bir komnist" olduuna kani olmulardr.100 Oysa bu ideoloji hikyesinin tek kayna olan Dukas, daha nce de vurguland zere, eyh Bedreddn'in adn dahi zikretmeden sadece Brklce Mustafa'nn, Sakz Adas'ndaki Turloti manastrnn Girit Adas'ndan gelme rahibine byle bir dnce aktardn bildirir. Du-kas'n, Brklce Mustafa'nn rahiplere ve Bizansl kyllere bu ideolojiyi propaganda ettiini sylemesi, kuvvetli bir ihtimalle bir gerein ifadesi olabilecei gibi, Brklce Mustafa'y halk nazarnda ktlemeye ynelik bir propagandann rn de olabilir. Ancak tartlmas gereken bu deil, eyh Bedreddn hakknda byle bir kaydn ne Dukas'ta, ne de Osmanl kaynaklarnda bulunmasna ramen bu ideolojinin gnmzdeki baz aratrclarca hibir kant gsterilmeden eyh Bedreddn'e mal ediliidir. Eer bu doruysa, yani gerekten eyh Bedreddn byle bir vaat ile isyana kalkm idiyse, normalde onun aleyhine kullanmak iin byle bir eyi karmamalar gereken Osmanl kaynaklarnn bundan bahsetmemeleri nasl aklanmaldr? Buna karlk, onun Kahire'den Anadolu'ya dndnde Sakz Adas'na giderek oradaki rahiplerle grtn, onlarla tarttn ve onlar Mslman ettiini ayn kaynaklar zikrediyor.101 Du-kas'n eyh Bedreddn'in bu ziyaretini atlamas mmkn mdr? Acaba Dukas, belki de Brklce Mustafa ile birlikte bu ziyareti ilk yapan eyhi unutup Brklce Mustafa adaya sk sk gidip geldii iin mi veya daha byk bir ihtimalle, daha nce de belirttiimiz gibi, Cenevizliler

hizmetinde alan biri olarak zmir'de oturduu, dolaysyla Brklce Mustafa isyannn kt havaliye yakn olduu iin mi yalnzca onu zikretmektedir? Bizce bu ihtimal kuvvetli grnyor. eyh Bedreddn'in de Brklce Mustafa'nnkine benzer bir propaganda yaptn gsterir tarihi bir kayt olmamasna ramen, eskialardan beri btn mesiyanik hareketlerin kulland ideolojilere benzer, orijinal bir yan olmayan bu eitliki ideoloji, belki Bedreddn tarafndan da isyan ncesi kullanlm olabilir. Nitekim byle bir ideolojinin 1240'taki Baba isyannda da Baba lyas- Horasn tarafndan propaganda edildiine dair dnemin kaynaklarnda ak kaytlar vardr.102 Ama bizim kesin olarak bildiimiz bir ey varsa, Bedreddn'in Musa elebi zamanndaki kazaskerlii srasnda kendilerine timar verilip elebi I. Mehmed tarafndan geri alnan hemen btn timar sahiplerinin, snr gazilerinin ve Osmanl fetihleri srasnda topraklarna el konulan yerel Hristiyan feodallerin eyh Bedreddn'in etrafnda toplandklardr. Bu, onun bu madur feodal kesimlere, belki paylamcl ve eitlikilii deil ama, kendine katldklar takdirde, baarya ular ulamaz eski topraklarn tekrar iade etmeyi vaat ettiini aka kantlyor. Byle olunca, eyh Bedreddn isyannn, iddia edildii gibi paylamc ve eitliki, zel mlkiyete kar bir halk hareketi, hatta isyana katlanlar arasnda Hristiyan ve Mslman kyller de bulunmasna ramen bir kyl isyan deil, son tahlilde, byk kesimiyle imtiyazlar ellerinden giden Mslman sipahilerin, snr gazilerinin ve Hristiyan feodallerin karlarna hizmet eden bir ayaklanma hareketi olduunu kabul etmek daha doru grnyor. Halil nalck ve Mustafa Ak-da, ok hakl olarak kendi de bir gazi ailesine mensup bulunan eyh Bedreddn isyannn snr boylarndaki gazilerle, timarl sipahilerle, hatta medreselilerle yakndan ilgili bulunduu tehisini koymulardr.103 Hatta bize gre bu isyana Halil nalck ve Mustafa Akda'dan sonra en isabetli tehislerden birini koymu olan M. Ali Klbay da, toprak sahibi bir gazi ailesine ve Seluklu hanedanna mensubiyet iddia eden bir soylu olarak, eyh Bedreddn'in bir kyl ayaklanmacs olmadna dikkat eker; kant olarak da, eyh Bedreddn'in, Yldrm Bayezid'in merkeziyeti politikasna kar kan Timur'un yanda ve Anadolu'daki merkezka glerin temsilcisi Musa elebi'nin kazaskeri olmasn gsterir.104 Bununla beraber biz eyh Bedreddn'in isyanyla Brklce Mustafa ve Torlak Kemal'in isyanlar arasnda sosyal tabanlar itibaryla nemli bir fark olduunu dikkate almak gerektiini dnyoruz. ki halife de formasyon itibariyle eyh Bedreddn'den farkl kiiliklere sahiptiler. kisi de Kalenderi olan bu kiilerin, eyhleri gibi yksek bir sosyal tabakadan gelmedikleri ok ak olduu gibi, eitim grm olup olmadklar hakknda da bilgi yoktur. Nitekim belli bir eitim formasyonu alm olduklar izlenimi uyanmyor. Her ikisi de eyh olan bu iki ahsn etrafna toplananlarn byk ksm Kalenderi dervileri (Torlaklar) olduklar gibi, geri kalanlar da byk bir ihtimalle Fetret dneminin rahatszlklarn sonuna kadar yaayan ve Osmanl siyasal iktidarnn gittike glenen Snni ve devleti tavrna kar kmak isteyen gebe Trkmen ve kyl kesimi olmaldr. Bu iki isyan sz konusu edildiinde, Halil nalck'n ve Mustafa Akda'n bu yndeki tehislerinin doruluu daha iyi meydana kyor.105 Osmanl kaynaklarna baklrsa, eyh Bedreddn'in Aadenizi (Deliorman) blgesinde yakalanmasndan midi kesen ehzade Murad ve Bayezid Paa kumandasndaki Osmanl kuvvetleri aresiz kalnca, Bayezid Paa, mrid olmaya gelmi kiiler hviyetiyle eyhin kuvvetleri arasna gizlice yollad casuslar vastasyla toprak sahiplerine topraklarnn iade edilecei konusunda teminat verilmesini salam, bunun zerine bu kiiler eyh Bedreddn'i terk edip Osmanl

kuvvetlerine katlmlardr.106 Ne garip tecellidir ki, isyan srasnda eyh Bedreddn'i yakalayp Osmanl kuvvetlerine teslim edenler, balangta onu destekleyen, ama kendilerine vaat edilen topraklar karlnda ihanet etmekte de bir saknca grmeyen ite bu Mslman sipahiler ve Hristiyan feodallerdir. Bylece taraftarlarnn byk bir ksmn kaybeden eyh, mridleri olan Kalenderler'le tek bana kalm, bu deniler Osmanl kuvvetlerine canla bala kar koyarak kanlarnn son damlasna kadar eyhlerine sadk kaldklarn gstermilerdir. eyh Bedreddn'in hi beklemedii bu gelime, onu byk bir hayal krklna uratm olmaldr. Bu ihanet, bir bakma isyann ok da iyi organize edilmediini, eyhin kendini gvenceye alacak tedbirler konusunda ihtiyatsz davrandn gstermektedir. Osmanl kuvvetleri tarafndan yakalanr yakalanmaz, o srada Selanik'i fethe hazrlanan ve Serez'de bulunan elebi I. Mehmed'in yanna getirilen eyh Bedreddn'in, yarglanmak zere bir eve hapsedildii biliniyor. Menkb, eyh Bedreddn'in aslnda sultan ile grmek niyetiyle hareket ettiini, ancak yanndaki baz kt niyetli mridlerin onu sultana gammazladklarn, bu yzden iin rndan ktn savunur ve eyhin yakalannda katks olan bu mridlerin isimlerini de verir.107 Sonunda eyh Bedreddn sultann huzurunda toplanan zel bir mahkemeye karlarak yarglanr. Bu mahkeme, Anadolu dndan gelme ulemadan biri ve o zamanlar Osmanl Devletinin yksek makamlarnda grev yapmakta olup nl lim Sdeddn-i Teftzn'nin rencilerinden Mevln Haydar- Herev'nin bakanlnda, ileri gelen ulema ve kadlardan oluuyordu. eyh Bedreddn burada uzun bir sorgulamaya tabi tutuldu; dncelerini aklad ve sonunda devlete isyan etmekten sulu bulunarak "kan helal, mal haram" fetvasyla idama mahkm edildi.108 Genellikle Hest Bihip, Tc't-Tevrh, Bedyiu'l-Vekyi gibi biraz daha ge dnem kaynaklarnda, mahkemede hazr bulunan ulemann, byk, kadri kymeti bilinen, itibar edilen, herkesin saygsn kazanm bir limken eyta'n aldatmalarna kaplarak isyana kalkt iin eyh Bed-reddn'e birok serzenite bulunduu, ulemann yzn yere yaptrp itibarlarna leke drd iin onu azarlad eklinde tafsilata rastlanr.109 Ayn kaynaklara gre, sonunda kendi durumu hakknda ne icap ettiine dair eyh Bedreddn'in bizzat kendisine fetva sorulmu, o da suunu kabul ederek kendi idam fetvasn kendi vermitir. Menkb ise, muhakeme safahat konusunda nemli ve kanaatimizce baz yanl bilgileri de dzeltecek baz ayrntlar gndeme getiriyor: Buna gre eyh Bedred-dn'e yneltilen sulamalarn banda, peygamberlik iddias (da'v-i nbvvet) ve baz "en szler" gelmektedir. Bu "iftiralar" yneltenler iinde baz ulema ve eyhler de vardr. Sultan, eyh Bedreddn'e niin "ul'l-emre itaat etmeyip" isyana kalktn sormu, o da kendisine Msr'a gitmek iin izin istedii halde vermediini syleyince sultan, ahruh'un yanna gitmesinden korktuunu ima etmitir. Menkb'z. baklrsa, eyh Bedreddn bunu reddetmi, sultan da mridlerinin oalmasndan korktuu iin eyhin idamn istemiti.110 Bir baka nemli ayrnt da eyh Bedreddn'in idamna fetva verenin gerekte kim olduudur. Onu yarglamak ve hakknda fetva vermekle g-176 revli olan Mevln Haydar- Herev'dir. Ancak Mevln Haydar- Herev, sorgulama esnasnda eyh Bedreddn'in verdii ifade ve bilimsel kapasitesi karsnda takdirlerini aklamaktan geri kalmam ve sultandan msaade isteyerek iki gn onunla zel grme yapmtr. Bunun sonunda eyh Bedreddn'in kesinlikle idam edilmemesi ve serbest braklmas gerektiine kani olmu, sultan ve evresini buna ikna etmek iin ok uram, ancak baaramamtr. Halil b. smail'e gre, idam konusunda srar eden ve buna dair fetvay bizzat veren, yine ran kkenli ulemadan olup, nceleri eyh Bedreddn'in yakn dostuyken sonradan ona kar olan Fah-reddn-i Acem'dir.111

Halil b. smail'in anlattklar -ki kendi de aka sylyor- gsteriyor ki, eyh Bedreddn baz aratrmaclarn ileri srdkleri gibi, dncelerinden dolay bir zndk ve mlhid olarak "er'an" deil, devlete isyan suundan "rfen" idam edilmitir.112 Nitekim bata . H. Uzunarl ve H. nalck olmak zere, gerek modern tarihiler, gerekse hukukular, eyh Bedreddn'in fikirleri sebebiyle eriata kar gelmekten deil, devlete isyana kalkmaktan rfen ve siyaseten idam edildii grnde birleirler.1 u Burada dikkat ekilmesi gereken bir husus, eyh Bedreddn'i yarglayan mahkemenin, dnemin yrrlkte olan hukuk usulne ve kurallarna gre yasal olarak teekkl ettii ve eyhin adil bir ekilde yargland,114 hatta bizzat torunu Halil b. smail'in de belirttii gibi, ok hatrl ulemadan olmas dolaysyla, elebi I. Mehmed'le tartacak kadar msamahal bir konumda bulunduu ve dncelerini, eylemini rahatlkla savunmasna izin verildiidir.115 Bu saygnn bir gstergesi de, isyan suundan idam edilmesine ramen, mallarnn msadere olunmamas, sadece malnn haram olduuna hkmedilmesidir. Zaten eer eyh Bedreddn byk ulemadan olmasayd, isyann akabinde yakalanr yakalanmaz idam edilirdi. Sultann huzurunda muhakeme edilmesinin sebebi budur.116 Menkb idam tarihini ebced hesabyla "neh meczubu H" (phesiz o Allah'n bir meczubuydu) eklinde 818, gnn de 27 evval cuma olarak veriyor.117 Bylece eyh Bedreddn, torununun rivayetine gre 30 Aralk 1415'te idam edilmi olmaktadr. Ne var ki bu tarih gerekte cuma gnne deil, pazartesiye rastlyor. Cuma ise 2 Zlkade 818, yani 2 Ocak 1416 gndr. Bu takdirde Halil b. smail'in verdii 818 tarihinin ebced hesabyla drld iin yanll sz konusu olamaz. Ancak bu 818 tarihini yazar doru bilmiyor olabilir. Bununla beraber ya 27 evval yanltr, ya da cuma gnnn yanl olmas gerekir. Eer 27 evval doruysa idam tarihi 30 Aralk 1415 olur; eer cuma gn doruysa bu takdirde de gnn tarihinin 2 Zlkade 818, yani 2 Ocak 1416 olmas icap eder. Buna karlk Osmanl kaynaklarndan Oru Be, kpaazde, Neri, drs-i Bitlis hi tarih vermezler. Takprlzde, Hoca Sdeddn, So-lakzde vb Menkb' temel alanlara gelince, onlar herhangi bir tarih zikretmedikleri gibi, onun verdii tarihi de yazmazlar. Aslnda bir Arap kayna olan Tabakt'l-Hanefiyye 820/1417 tarihini, 17. yzyl kayna Bedyiu'l-Vekyi ise 823/1420 gibi olduka ge bir tarihi anarlar. Kanaatimizce bn Arabah gibi eyh Bedreddn'le karlat tarihi ok iyi kaydeden bir mellifin ahadeti gz nne alndnda idamn 1415'in sonlarnda infaz mmkn deildir. Ayrca eyh Bedreddn'in Eflak'a getii tarih Gh. J. Constantin tarafndan ok iyi tespit edilmi olup bn Arabah'nkiy-le de uyutuundan, isyann hazrlklar ve sresi de gz nne alnrsa, idamn 1416 sonlarndan nce gereklemesi imknszdr. 1420 ise, olaylarn gelime izgisine aykr olduu iin ok ge bir tarihtir. Bu sebeple bizce idam tarihi, byk bir ihtimalle 1416 sonlar olmaldr. ok ilgin olduuna hi phe bulunmayan bu tarihi muhakemenin safahatna dair Menkb'daki bilgilerin dnda herhangi resmi bir belgeye sahip deiliz. Muhakkak ki prosedre uyularak bu muhakemede cereyan eden sorgulama esnasnda eyh Bedreddn'e sorulan sorularn ve onun verdii cevaplarn yazld veya en azndan yneltilen sulamalarn zapto-lunduu bir sicil kayd herhalde bulunuyordu. Ne var ki bugne kadar byle bir sicil kaydna rastlanmamtr. dam hkm, Serez arsnda bir dkknn nnde infaz olundu.118 Eer torununun kaydettii doum tarihi doruysa, bu talihsiz mmtaz ahsiyet idam edildiinde henz elli sekiz yanda bulunuyordu. Her eyden nce zenle vurgulamak gerekir ki, eyh Bedreddn ne kendinden nce, ne de kendinden sonraki isyan liderlerinin hibirine 178 benzemez, nderliini yapt ayaklanma da Trkiye tarihinde -ksmen Babaler isyan hari- benzeri grlmemi

bir toplumsal harekettir. Aslnda grnte birbirine ok benziyor izlenimini veren ve bu yzden bir ksm aratrmaclar yanltan bu iki hareket, aralarndaki baz benzerliklerden ok, zellikle mhim farklar vurgulamak bakmndan sadece 1240'taki Baba lyas- Horasn'nin hazrlad Babaler isyanyla karla-trlabilir. Bunu da iki noktada yapmak mmkndr: 1) Liderlerin konumlar ve kiilikleri bakmndan, 2) ki hareketin amalar ve yapsal zellikleri bakmndan. nce birinci hususu ele alalm: a) lk bakta her iki liderin de sf ve eyh olduklar grlr. Ama Baba lyas'n yksek tahsil yapmak bir yana, muhtemelen okuma yazma dahi bilmeyen bir Trkmen babas olarak popler sfi kimliine karlk, eyh Bedreddn yksek tasavvufa mensuptur. Kahire gibi byk bir ehirde ok iyi bir tasavvuf eitimi grm, tasavvufun teorik yanyla yakndan ilgilenmi, bu konuda Muhyiddn bn'lArab bata olmak zere en nemli mutasavvflarn eserlerini okumu, hatta Fssu'lHikem'c erh yazm, stelik bu alanda kendi telif eserlerini meydana getirmitir. Ayrca o dnemin en yksek tahsilini yaparak zellikle fkh alannda slam dnyas apnda bir bilim adam olmu, felsefeyle uram, yksek bir devlet yneticisi olarak brokraside hizmet yapmtr. Bizce bu zellikleri, eyh Bedreddn'i Baba lyas- Horasn'den nemli lde ayrd gibi, bir "ihtilal" lideri olarak da ok mstesna bir mevkie ykseltiyor. Trk tarihinde onun kiiliinde ikinci bir ihtilal liderine rastlamak mmkn deildir. b) Her iki isyan lideri de mesiyanik bir misyonla hareket ediyorlar ve bu misyonlarna byk bir itenlikle inanyorlard. Bu sebeple etraflarna byk kitleleri toplayabilmilerdi. Ama Baba lyas- Horasn'nin "resul-lk" davasna karlk, eyh Bedreddn'den byle ak bir iddiay hibir kaynak zikretmez. kinci hususa gelince: a) lk dikkati eken eyin, her iki isyann da byk lde sosyoekonomik bunalmlarn eseri olduudur. Nasl Babaler isyan Seluklu Anado-lu'sundaki sosyal ve ekonomik birtakm rahatszlklardan doup gelimise, eyh Bedreddn isyan da byk lde 1402 Ankara savandan sonra, Fetret Devri denen 1402-1412 arasndaki ara dnemde,'Osmanl Devletinin maruz kald siyasal, sosyal ve iktisadi buhranlarn bir rndr. b) Her iki isyan da ayn ekilde mesiyanik bir ideoloji kullanr (bir farkla ki, Baba lyas'n "Peygamberlik" davasna mukabil eyh Bedreddn "mehdilik" iddiasndadr). zellikle Baba shak'n Gney Anadolu'da yayd Hristiyanlk-MslmanlkMazdeizm karm doktrin dikkate alndnda, her iki olayn ideolojisi de, dinler aras senkretik bir nitelik gsterir. eyh Bedreddn isyannda da zellikle halifeleri Torlak Kemal ve Brklce Mustafa'nn, Mslmanlk-Hristiyanlk-Yahudilik karm bir senkretizmi, baka bir deyile heterodoks bir slam anlayn propaganda ettiklerini biliyoruz. c) Her iki isyann amac da, sylendiine gre, zlenen "eitliki anlayn hkim olduu bir toplumsal dzen" yaratmaktr. Ancak bu ama sadece bir tek yolla, siyasal iktidar ele geirmek suretiyle gerekleebileceinden her iki isyan da son tahlilde siyasal hareketlerdir. d) Her iki isyann propagandasnda ve organizasyonunda birinci derece rol oynayanlar, isyan liderlerinin halife ve mridlerinden ibaret byk bir derviler kadrosudur. Bu anlamda ikisi de birer sf hareket kabul edilebilir. e) Nasl Babaler isyan aslnda siyasi-sosyal bir hareket olmasna ramen, kendinden sonra Baba hareketi denilen byk bir dini-mistik hareket dourmusa, eyh Bedreddn isyan da ayn nitelikte bir ayaklanma olmu ve kendinden sonra

Bedreddnlik yahut Simvenlik denilen dini hareketi dourmu ve bu yolla Balkan Alevilii'ni yaratmtr. f) Bu benzerliklere ramen her iki isyan arasnda en byk fark, katlan zmrelerin sosyal tabanlarndadr. Baba isyanna katlanlar, aralarnda kyller de olmakla beraber, byk ounlukla konar-ger Trkmenler'den oluur, eyh Bedreddn isyanna katlanlarsa esas itibariyle Anadolu ve Rumeli'de Umarlar elinden alnm sipahiler ve Balkanlar'da uc mmt-kalarndaki gazi snf ile eski Hristiyan feodallerdir. Bu o kadar nemli bir farktr ki, bir yandan eyh Bedreddn isyann byyp gelimesinde rol oynarken, dier yandan baarszlkla sonulanmasna sebebiyet vermitir. nk Osmanl kuvvetleriyle yaplan son muharebede, eyh Bedreddn'in yanndaki sipahiler ve feodaller, toprak verilecei vaat edilir edilmez, liderlerini brakp Osmanl kuvvetlerinden yana gemiler, eyhin yannda kanlarnn son damlasna kadar arpanlar ise kendi mridleri olmutur. Oysa Babaler isyann baarszl byle bir ihanet deil, zrhl Frank askerlerine ve ar silahlarna kar Trkmenler'in ok zayf kaldr. Sonuta eyh Bedreddn "ihtilalci" kimliiyle kimdir? M. erefeddin bata olmak zere, ayn kaynaklar kullanan aratrmaclarn bugne kadar onun hakknda yaptklar deerlendirmeler eyh Bedreddn'i, btn trevleri hesaba katlmak kaydyla iki zt izgiye indirger: a) Her ne kadar byk bir lim olsa da eyh Bedreddn eninde sonunda eytan'a uyup devlete isyan etmi bir ayaklanmacdr. b) Mazlum halklarn ezilmesine kar karak onlar paylamc, eitliki bir siyasaltoplumsal sistem iinde yaatmay amalayan byk bir devrimcidir. Ama bunlar arasnda en ilgin deerlendirmelerden birini, zaman zaman tarihi roman slubuna kaan kitabnda B. N. Kaygusuz yapyor. Onun gznde eyh Bedreddn, zamanndan nce gelmi byk bir slam mceddidi, byk bir toplumsal inklapdr.119 Bize gre ise o, byk bir ihtimalle merkeziyeti ynetim aleyhtar bir slam limi ve mutasavvf olarak, yaanan toplumsal kargaaya son verip toplumu ve mensup olduu kesimi selamete eritirme konusunda kendini sorumlu grerek dzene kar kan bir aksiyon adamdr. Her ne olursa olsun, dnemin en yksek brokratik mevkilerinden birini elde etmi, ileri gelen byk bir bilim adamnn ve nemli bir mutasavvfn idamla sonulanan hayat, Osmanl tarihinin hakikaten en trajik sayfalarndan biri olarak kalmaya devam edecektir. Ama aslnda o, yzyllar boyunca hafzalardan silinmeyecek, hatrlandka hzn, acma ve hayranlk duygularn bir arada harekete geirecek mazlum bir kahraman olarak da insanlarn akllarnda ve gnllerinde oktan yerini almtr. G) eyh Bedreddn Hareketinin Kitlesel Taban eyh Bedreddn, Brklce Mustafa ve Torlak Kemal hangi kitlelere dayanarak harekete gemilerdir syan propagandas ve bu propagandada sunulan vaatler, propaganda olunan ideoloji kimlere hitap ediyordu, baka bir deyile, hedef kitleler hangileriydi? Hi phesiz ki bu kitlelerin temelini en bata kendi mridleri oluturuyordu. Hocas eyh Hseyn-i Ahlt'nin vefatndan sonra, onun vasiyeti uyarnca fiilen eyhlik grevini stlenen eyh Bedreddn'in mrid evresi ok dikkat ekicidir. Hocasnn tarikatnn -Menkb'm Mevlevi olduunu sylemesine ramen- hangisi olduuna dair kesin bilgiye ulaam-yorsak da, eyh Bedreddn'in Anadolu'daki ilk mridlerinin -bizce Brklce Mustafa'nn evresi dahil- Huruf inan tayan Torlaklar (Kalenderiler) olmas ok ilgintir. Muhtemelen Torlak Kemal'in eyhleri olduu bir grup Torlak, Domani yaknlarnda bir kyde eyh Bedreddn ile karlap ona mrid olmulardr.120 eyh Bedreddn Brklce Mustafa ve mridleriyle de daha nce

Aydn dolaylarnda iliki kurmu olmaldr. Bylece, adlar geen bu iki halifesi araclyla Bat Anadolu'daki Torlak-lar'n eyhi oluyordu. Bunlara Dobruca'daki Sar Saltk zaviyesindeki "Ik" denilen bir baka grup Kalenderi derviini de katt. Bylece Snni bir Osmanl limi, Snnilik'le ilgisi olmayan bir derviler grubunun ynetimini stlenmi bulunuyordu. Bu ok garip bir durumdur ve bizce bir brokrat ve lim olarak stats gerei Snnilie uygun davranan eyh Bedreddn'in, zel dnce hayatnda muhtemelen yle olmadn, en azndan her zaman tam bir Snni gibi dnp davranmadn gsterir. Ama eyh Bedreddn hareketinin taraftarlar ve ballar yalnz bunlardan ibaret deildi. Ayrca ok daha geni bir taraftarlar kitlesi bulunuyordu. Bu evrenin nasl teekkl ettiini, hangi kesimlerden olutuunu grebilmek iin, onun Kahire'den ayrldktan sonra Anadolu'daki seyahati boyunca urad yerlerin, temasa getii evrelerin iyi izlenmesi gerekir. eyh Bedreddn'in Kahire'den ayrldktan sonra dorudan ailesinin oturduu Edirne taraflarna gidecek yerde neden nce Halep'e urayp bir mddet orada kald, daha sonra niin baka yerlere de urayarak Konya-Tire dorultusunda yoluna devam ettii, Bat Anadolu'da ne arad, niin Hristiyan ahali ve rahiplerle meskn Sakz Adas'na gittii, kanaatimizce cevaplar iyi verilmesi gereken sorulardr. Bu Bat Anadolu yolculuunun amac, daha dorusu eyh Bedreddn'in kafasndaki neydi? Rahiplerle neden grmt? stelik sadece rahiplerle mi grmt? Bu grme durup dururken yalnzca Hristiyanlk-Mslmanlk zerine sradan teolojik tartmalarn yapld bir grme miydi? Bu grmenin sonunda, Girit Adas'ndan gelme barahip bata olmak zere, Sakz Adas'ndaki rahiplerin Mslman olduu rivayet ediliyor. O halde Halil b. smail'in ve ona dayanan teki Osmanl kaynaklarnn belirttikleri gibi, bu seyahat yalnzca rahipleri Mslman etme amacn m tayordu? Sakz Adas'ndaki Ortodoks olmadklarn kesin olarak syleyebileceimiz rahipler nasl bir Hristiyanlk anlayna balydlar? Yoksa eyh Bedreddn, giriecei hareketi acaba gerekten daha Kahire'deyken tasarlam ve bu seyahati o maksatla, bu blgedeki insanlarn durumlarn grebilmek, onlarla konuabilmek, onlar kendi safna kazanabilmek iin mi gerekletirmiti? Kanaatimizce bu sorularn cevabn verebilmek, eyh Bedreddn'in urad blgelerin dini-sosyal yaplarnn iyi anlalmasna bal grnyor. Byle bir analizi "Bat Anadolu" ve "Balkanlar" sahas olmak zere, buralarn Mslman, Hristiyan ve Yahudi halklar zerinde younlatrmak lazm geliyor. Aratrmaclarn bir ksm hakl olarak isyann ideoloji-siyle bu blgeler halklarnn dini yaplarn ilikilendirmiler ve bunu aklamaya almlardr. Eer eyh Bedreddn hakikaten dini birletiren yeni bir senkretik Mslmanlk yorumunu vaz'etmi idiyse, bu iki blgede hkim din anlay onun propagandasnn kolayca kabul grmesinde nemli bir rol oynam olmaldr. Biraz yakndan bakld zaman aslnda iki blge arasnda dini-sosyal bakmdan bir fark olmaktan te, yakn bir balant bulunduu gze arpyor. Gerek Ktahya, Manisa, Aydn ve zmir yreleri bata olmak zere Bat Anadolu'da Brklce Mustafa ve Torlak Kemal'in, gerekse Dobruca ve Deliorman arlkl olarak Balkan-lar'da eyh Bedreddn'in propagandalarna olumlu cevap verip bu isyanlara katlan kesimlerin Mslman olanlarnn Snni Mslmanlk, Hristiyanlarn Ortodoks Hristiyanlk, Yahudilerin ise Ortodoks Yahudilik anlayna mensup bulunmadklarn rahatlkla syleyebiliyoruz. Bu meseleye dair uzun zamandan beri Bat'da yaplan aratrmalar bugn iin bize yeterli bir fikir verecek dzeydedir.121 Mesela Michel Balivet, eyh Bedreddn hareketinin, birbiri iine gemi heterodoks Mslman, Hristiyan ve Yahudi topluluklarndan oluan dini-sosyal tabannn yapsal niteliklerini gerekten iyi gzlemlemitir.122 Onun ve dier bilim adamlarnn almalar, bizim

de eyh Bedreddn hareketinin Bat Anadolu, Marmara yresi ve Balkanlar'daki dinisosyal tabann analiz etmemize yardmc olacak ilgin veriler sunmaktadrlar. Acaba yarnlarna gvenle bakamayan, toplumsal ve ekonomik bunalmlar iinde yaayan bu dinin heterodoks yorumlarna bal kesimlerini Brklce Mustafa, Torlak Kemal ve eyh Bedreddn'in etrafnda birletiren ortak mesaj neydi? Bu liderlerin propagandalar neden bu insanlara scak gelmiti? te byle bir sorudan yola kld zaman, bu blgelerin erken ortaalardan beri (yaklak 6.-9. yzyllardan bu yana) dalist ve mesiyanik karakterli iki heterodoks Hristiyan mezhebinin, yani Pavlosuluk (Polis-yanizm) kaynakl Bogomilizm'in ve merkezlerinden biri Alaehir (Phila-delphia) olan Katharizm'in kuvvetle hkimiyeti altnda bulunduu dikkatleri ekiyor. Szn ettiimiz bugnk bilimsel aratrmalar, gerek Bat Anadolu ve Ege sahillerindeki, gerekse Balkanlar'daki Bogomilist ve Katharist popler Hristiyanln ve Yahudiliin, mesiyanik inanlara ok ak, kuvvetli heterodoks bir yap sergilediini ortaya koyrriaktadrlar. J. Meyendorf ve M. Balivet'nin almalarnn meydana kard gibi, sz edilen blgelerde Trk hkimiyetinden evvel aznlk olarak yaayan Yahudiler'in bir ksmnn, zaman iinde Hristiyanln heterodoks yorumlarn temsil eden Bogomilizm ve Katharizm gibi baz mezhepleri kabule yneldikleri, 14. yzyldan itibaren Bat Anadolu'da, 15. yzylda ise Balkanlar'da Trk hkimiyetinin yerlemesiyle birlikte, Hristiyanla gemi olan bu Yahudi kkenli mhtedilerin, artk Hristiyanln siyasal otoritesinin blgeden silinmesiyle birlikte, bu defa yeni otoritenin dini olan Mslmanl kabul ettikleri grlyor. Bir vesileyle, Osmanl sultan Orhan'n saraynda da deiik hizmetlerde istihdam edildii anlalan Mslmanla gemi Yahudi kkenli bu Hristiyanlarn, Brklce Mustafa, Torlak Kemal ve bizzat eyh Bedreddn isyanlarnn patlak verdii 14. yzyln ilk eyrei iinde isyan mntkalarnda ok sayda bulunduklar anlalyor.123 Esasnda mhtedi kkenli olduklar ileri srlen Brklce Mustafa ile Torlak Kemal'in, bizzat bu Hristiyanlktan dnme Yahudi kkenli Mslmanlardan olmalar kuvvetle muhtemeldir. Bu, onlarn evrelerinin de ayn tabandan geldiini gsterir. Bu insanlarn kabul ettikleri Mslmanln, Snni Mslmanlk olmad kesin olduuna gre, heterodoksiye mensup bir yorumunu yanstt muhakkakt. te burada Hurflik'ten sz etmenin tam zamandr. Zira Hurflik'le Hristiyanlktan dnme Yahudi kkenli bu mhtedilerin ok yakn alakas bulunduunu dnyoruz. Bizce eyh Bedreddn'in bunlara tlim ettii Mslmanlk, Hristiyanla da, Yahudilie de sempatiyle bakan Hurflik'ti. eyh Bedreddn'in Tebriz'de Hurfiler'le yakn temasn, Halep'te ikametini hatrlayalm. Halep'in Hurfiler'in Suriye'deki en nemli merkezini tekil ettii ok iyi bilinmektedir. Nitekim, eyh Bedreddn'in idamyla aa yukar ayn tarihlerde diri diri derisi yzlmek gibi korkun bir ikenceyle idam edilecek olan Hurf eyhi mehur air Nesm, Bedreddn Halep'e urad sralarda mridleriyle henz orada yaamaktayd. eyh Bedreddn'in buradaki ikameti, herhalde bu byk Hurf airiyle grmek amacn tayordu. Belki daha arpc olan, eyhin urad -o zamanlar Ceneviz hakimiyetindeki- Sakz Adas'nda da, Hurf dervilerinin varldr. 1436-1458 tarihleri arasnda Osmanl topraklarnda yaam olan Macar Georg, Sakz Adas'nda kilise ve manastrlara girip kan, ekstatik yinler yapan, vaftiz suyuyla kendilerini vaftiz eden, Hristiyanlkla Mslmanln ayn derecede mukaddes olduunu ilan eden Hurf dervilerine rastladn yazyor.124 Macar Georg'un grd bu derviler hi phesiz ki Brklce ve eyh Bedreddn dervilerinin bakiyesiydi. Dolaysyla eyh Bedreddn'in Sakz Adas'nda Mslman ettii rivayet olunan rahiplerin de -eer bu olay btn menkbn-melerde sk sk rastland zere, eyhin velayet gcn abartmak iin

uy-durulmamsa-125 muhtemelen Huruflik kanalyla Mslmanl kabul ettiklerini varsaymak bizce yanl olmayacaktr. Nitekim Dukas, Turloti manastrnn Girit Adas'ndan gelme barahibini isyan hakknda bizzat sorguya ekmi, rahibin aksi yndeki beyanlarna ramen, Brklce Mustafa'nn mridlerinden biri olduunu gzlemlemitir.126 te, kesin belgelerle ispat edecek konumda olmamamza ramen, eyh Bedreddn'in Sakz Adas'na kadar uzanan Bat Anadolu seyahatinin, hem Hurf evrelerle hem de onlara yakn duran Sakz Adas rahip-leriyle temas amacn tadn dnyoruz. Zaten bu yolculuk esnasnda Aydn, Manisa ve Ktahya yrelerinde faaliyet gsteren ve eyhin en yakn halifeleri arasna girecek olan Kalenderi dervileri Brklce Mustafa ile Torlak Kemal'in de bu evrelere mensup bulunduklarna inanyoruz. Dukas, Brklce Mustafa'nn yar plak dervilerinden, Osmanl kaynaklar ise Torlak Kemal'in adamlarndan bahsederken, bunun ipularn zaten fazlasyla veriyorlar. Ksacas eyh Bedreddn'in gerek Anadolu'da, gerekse daha sonra Rumeli'nde, bata Kalenderler olmak zere ilikide bulunduu btn evrelerin, Bogomilist ve Katharist bir Hristiyanlk anlayyla olduka kolay badaabilecek, stelik tpk bu iki mezhep gibi gl bir mehdicilik inancna oturan Hurflik'le smsk balantl olduunu, eyh Bedreddn hareketinin ideolojisinin bu eksen etrafnda olutuunu farz edebiliriz. Nitekim inanlar arasnda zel mlkiyet kavramna kar'olu ve payla-mclm ve zellikle mesiyanizmin bulunduu belirtilen sz edilen mezheplerin, eyh Bedreddn'in retisinin temelini oluturduunu ileri srenler vardr.127 Zaten Kalenderler'in de Hurf inanlaryla ok yakndan ilgili bulunduklar iyi bilinmektedir. O halde son tahlilde, Brklce Mustafa ve Torlak Kemal'in isyanlar dahil olmak zere eyh Bedreddn hareketinin geni lde mesiyanik (Yahudi mesiyanizmi, Hristiyan millenarizmi ve Mslman mehdicilii) temelde birleen, Bat Anadolu (Ege Blgesi) ve Balkanlar'da i ie gemi dinin heterodoks kesimlerine mensup bir sosyal tabana dayand belirtilebilir. Bunlarn dnda kalanlarn ise, saltanat mcadeleleri yznden fetihlerin durmasyla ganimetlerden yoksun olduklar iin g durumda kalan uc gazileri, timarlar ellerinden alnan sipahiler, Hristiyan feodaller olduunu syleyebiliriz. IV. EYH BEDREDDN'N DNCE YAPISI VE FKRLER: "ZINDIK VE MLHD" BEDREDDN VE VARDAT eyh Bedreddn gibi byk bir lim ve sfiyi Osmanl merkezi ynetimi tarafndan idama mahkm ettiren gerekenin zendeka ve ilhad sulamas olmad hem torununun ifadesinden, hem de olaylarn gelimesinden aka ortaya kt halde, neden eyh Bedreddn daha sonralar Osmanl merkezi ynetiminin ve baz ulema ve sf evrelerin nazarnda bir zndk ve mlhid olarak damgalanm ve byle kabul edilegelmitir? Oru Be'den 17. yzylda Bedyi'l-Vekyi yazar Hseyin Efendi'ye varncaya kadar hemen btn Osmanl kaynaklarnn, Brklce Mustafa ve Torlak Kemal iin mlhid ve mfsid yahut zndk ve mlhid deyimini kullandklar halde, eyh Bedreddn iin bu terimleri veya benzerlerini kullanmadklar dikkat eker. Bir tek drs-i Bitlisi, metninin daha balangcnda eyh Bedreddn'in Rumeli'de halk arasnda "zendeka ve ilhad tohumlarn attn" yazar, mridlerini de zndk ve mlhid olarak niteler; eyhin idamyla beraber bazlarnn yeniden slam'a dndklerini, birounun ise katledilerek "zendeka ve ilhad karanlnn Osmanl memleketinden giderildiini" yazar.128 Osmanl kaynaklarnn bu ahadetlerinden, eyh Bedreddn hakkndaki bu sulamann zellikle 16. yzylda belirginletii dikkati ekiyor. Bu sebepsiz deildir ve bize gre bu damgann iki sebebi vardr:

1) eyh Bedreddn'in idamndan 16. yzyla kadar, Rumeli'de eskiden isyan sahasn iine alan Dobruca ve Deliorman blgelerinde, Bedred-dn'e ballklarn giderek kuvvetlendirip kendi heterodoks slam yorumlaryla ilgili pek ok eyi onun adna srdrerek varlklarn koruyan geni bir kitle vardr. Aada kendilerinden bahsedeceimiz, Bedreddnl-ler veya Simvenler diye anlan bu kitlenin slam'la badamayacak bir hayat tarzlar ve inanlar bulunduu konusunda hkmet merkezine sk sk ihbarlar yaplmakta, zendeka ve ilhad ile itham olunan bu insanlar, bu yzden srekli gz altnda tutulmaktaydlar. Bu kitlelerin belirtilen heterodoks slam anlay ve yaaylar, eyh Bedreddn'i pr tandklar iin dolayl olarak onun da bir zndk ve mlhid olarak dnlmesine yol ayordu. 2) kinci sebep de, hi phe yok ki onun slam'n temel inan esaslar ve kavramlar hakkndaki -ksmen Varidat araclyla bize kadar gelebilen- yorumlan, anlaylar ve dnceleriydi. te, biz burada bu ikinci sebebi tekil eden Vridat' incelemeye alacaz. nce unu belirtelim ki, insanlarn bu "cirmi kk crm byk" risale hakkndaki kanaatleri, duygu ve dnceleri, hi phesiz kendi bilgi seviyeleri ve tasavvuf anlaylaryla doru orantldr. Bu sebeple pek ok kiinin anlamadan okuduu Vridat'tzn kard anlamlar dorultusunda syledikleri szlerin, yaptklar hareketlerin sorumluluunun zaman iinde eyh Bedreddn'e ykld, dolaysyla belki onun aklna bile gelmeyen yorumlar yznden zndk ve mlhid damgasn yedii de bir gerektir.129 Nitekim bu belirttiimiz sebeple, fazla sayda olmamakla beraber, gerek resmi, gerekse zel ktphanelerde baz nshalarna rastlana-bilen bu kk Arapa risalenin, daha o devirden itibaren btn bir Osmanl tarihi boyunca ulemann ve sfyyenin ilgisini ektii, mspet veya menfi baz tepkilere yol at gzleniyor. 16. yzylda Sofyal Bl Efen-di'nin, 17. yzylda nl Celvet eyhi Azz Mahmud Hdy'nin, dnemlerinin padiahlarna verdikleri layihalarda, Varidat yznden eyh Bedreddn'i "eyh Bedreddn el-maslb indallhi'l-madb" (Allah katnda gazaba uram olmas sebebiyle aslm eyh Bedreddn) olarak nitelendiriyorlard. Vridat'm bir ksm ilmiye mensuplar arasnda aforoz edilmi bir kitap olduunu, 16. yzylda Takprlzde ilgin bir anekdotla belgeledii gibi,130 bu yzylda ve daha sonraki dnemlerde, phesiz Vridat'tuY dnceleri dolaysyla eyh Bedreddn'in ve ona balananlarn zndk ve mlhid olduklarna dair fetvalar verilmekteydi. Hatta 19. yzylda dahi Vridat'm hl byk tedirginlik yarattn, insanlarn inanlarnn bozulmasna sebebiyet verecei endiesinin yaandn, bu yzden toplatlp yakldn da Ahmed Cevdet Paa'nn Ksas- Enbiw'sndan reniyoruz.131 te, bu farkl tepki ortamnda her eye ramen Vridat'm deiik evrelerin olumlu ve olumsuz anlamda ilgi oda olmaktan kurtulamad, evirisinin yapld, iindeki dnceleri tasdik veya ret makamnda, birbirinden ok farkl yaklamlarla stne baz erhler de kaleme alnd grlyor. Mesela son devir eyhlislamlarndan Musa Kzm Efendi'nin bir Varidat evirisinin bulunduunu biliyoruz. Ktip elebi Kefu'z-Zu-nn'da., Vridat'a. yaplan erhleri sralar. Ondan rendiimize gre, Vridat' olumlayan erhlerden ilki, stelik, Nakibendiyye tarikatn Anadolu'da ilk tantan ve yayan, Molla lh diye mehur eyh Abdullah- Simav'ye (. 1491) aittir. kincisi, bizzat eyhlislam Ebussuud Efendi'nin babas eyh Muhyiddn Muhammed Yavs'nindir (. 1514). Bir nc erh ise, 19. yzylda yaam olup nc Devre Melmlii'nin kurucusu olarak tannan Seyyid Muhammed Nr el-Arab (. 1888) tarafndan kaleme alnmtr. nl Halveti eyhi Niyaz-i Msr de Vridat'm ok mhim bir eser olduunu dile getirmitir.132 Vridat'm srf eletirmek, daha dorusu reddetmek maksadyla kaleme alnan malum tek erhi ise, aslnda ksmi bir erh olup

16. yzylda yaam Nureddnzde eyh Muhyiddn Mehmed (. 1573) tarafndan yazlmtr. Molla lh ve eyh Muhyiddn Yavs'nin gznde "Dinin parlak ay, ariflerin gnei" olan eyh Bedreddn, eserini insanlar "sapknlktan kurtarmak" amacyla yaz-188 dm belirten Nureddnzde'nin gznde tam bir zndk ve mlhid olarak deerlendirilmitir. Hakknda birbirine bu kadar zt deerlendirmeler yaplan, belki daha hacimli kitaplarn koparacandan daha byk, stelik daha srekli bir grlt koparan bu yirmi beotuz varaklk kk risale gerekte nedir, nasl bir eserdir, iinde nelerden bahsedilmekte, ne gibi konulara yer verilmektedir? Bilindii gibi varidat, tasavvuf terminolojisinde "ilahi ilhamlar" anlamna gelen oul bir kelime olup yalnzca eyh Bedreddn'in bu kk eserinin ismi deildir. Tasavvuf tarihinde zaman zaman bu ismi tayan, iinde baz sfiyne dnce ve grler dile getirilen eserler grlmektedir. Hatta bu ad tamamakla beraber, 13. yzylda ems-i Tebriz'ye ve Hac Bekta- Vel'ye ait bulunduu sylenen Makalt (Szler) isimli eserlerle, Mevln Celleddn-i Rm'nin Fhi M Fh\, 17. yzylda Su-nullah Gayb'nin kaleme ald, Melm eyhlerinden Olan eyh brahim'in szlerinden oluan Sohbetnme'si de bu trden saylabilir. Burada dikkat edilmesi ve zellikle unutulmamas gereken husus, bu eserlerin bizzat ait olduklar sylenen kiilerin kaleminden kma olmayp, sohbetlerinde u veya bu vesileyle sylenmi szlerinin yahut kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplarn bazan yerinde ve annda, bazan daha sonra, hatrda kald kadaryla mridleri tarafndan yazya geirilmek suretiyle meydana getirilmi bulunduklardr. Bunlar eli kalem tutan mridlerce oaltlarak yine mridlere datlr ve okunmalar salanrd. Nitekim eyh Bedreddn'in Vridat\nm yle basite bir gzden geirilmesi bile, standart bir kitabn dzeniyle ilgisiz bulunmas, sistemsizlii, konularn rastgele, bir orada bir burada ele aln, byle derleme bir risale olduunu ok ak sergiliyor.133 Bu derleme ne zaman yaplmtr? Bu konuda Vridat'm grebildiimiz nshalarnn hibirinde mstensih kayd bulunmad gibi, bir tarih kayd da mevcut deildir. Bunun dnda, kesin olmasa bile yaklak bir tarih belirlemeye yardmc olacak bilgiler de yoktur. Her ne kadar A. Gl-pnarl iinde geen bir kere 808/1405-1406, bir kere Safer 810/Tem-muz 1407 ve bir kere de evil-i Cumdelhire 810/ 2-12 Kasm 1407 tarihlerinden, en azndan bu zikredilen tarihler dolaylarnda dzenlenmi olabilecei grn ileri srerse de, bu mmkn deildir. nk bu tarihler, eyh Bedreddn'in yaadn naklettii baz mistik mahedelerinin vuku bulduu tarihleri gstermektedir. Vridat'm baz yerlerinde eyh iin kullanlan "Rahimehullh" (Allah ona rahmet etsin) ibareleri, mehul derleyicinin risaleyi eyh Bedreddn'in vefatndan sonra kaleme aldn aka gsteriyor. Bununla birlikte, Vridat'm eyh Bedreddn'in bizzat kaleminden kan bir nshasna henz rastlanmad gibi, o devirde kop-ye edilmi herhangi bir nshas da bugne kadar ele gememi olup,halen ktphanelerde mevcut nshalarn en eskisi, grlebildii kadaryla 16. yzyldan daha geriye gitmemektedir. Bu itibarla, mevcut nshalarn bile henz bir tenkitli metin neri yaplmadndan, aralarnda ciddi farklar bulunup bulunmadn, varsa bunlarn neler olduunu iyi bilmiyoruz. Kanaatimizce Vridat'm bu durumu onun gvenilirliini ciddi olarak sorgulamak gerektiini gsteriyor. Bu mesele, bizce eyh Bedreddn'in dnce dnyasn doru tanyabilmek asndan kanaatimizce byk bir nem tayor. Bu halledilmedike, bizim burada syleyeceklerimiz dahil, onun dnceleri stne syleneceklerin bilimsel deerlerinin kesinlik kazanaca grnde deiliz. Her ne kadar Vridari en iyi ve tarafsz gzle deerlendirmi birka bilim adamndan biri olarak A. Glpnarl, bizzat eyh Bedreddn eliyle kaleme alnm olmasa bile,

kitabn derlendikten ve Arapaya evrildikten sonra onun tarafndan grldne, hatta bizzat kendisi tarafndan Arapaya evrilmi olabileceine, ksaca eyhin bizzat kontrolnden getiine, dolaysyla itimada ayan bulunduuna kani olduunu belirtiyorsa da, buna getirilecek baz itirazlar bulunduunu da gz nne almak lazmdr. Bir defa merhum Glpnarl bu kanaatini, Vridat'm eyh Bedreddn hayattayken dzenlendiini varsayarak dile getirmektedir. Oysa yukarda da 190 gsterildii zere bu doru olmad gibi, asl nemlisi, lmnden ka yl sonra dzenlendiinin de belli olmamasdr. Aradan geen zaman ierisinde acaba eyh Bedreddn'in szleri ne kadar aslna uygun korunabil-mi, ne kadar bozulmaya uramtr? Eer eyh Bedreddn gerekten Vridari gzden geirmi, hatta bununla da kalmayp gerekten bizzat Arapaya evirmise, o zaman Vridat'm sistemsizliini ve iindeki elikileri nasl aklamaldr? stelik eyh Bedreddn gibi, sistem gerektiren bir bilim dal olan fkh formasyonu da alm, sistematik bir kafa yapsna sahip ve teki eserlerinde bunu gstermi olan byk bir limin, hem de gzden geirdii, yahut bizzat Arapaya evirdii bu mhim risaleyi dzenlemeden, iyi bir tasnife tbi tutmadan, en azndan bana dier kitaplarda da normal olarak bulunmas gereken bir giri ksm eklemeden, hatta elikili ksmlar akla kavuturmadan, nne getirildii gibi brakm olmas dorusu zor aklanabilir bir durumdur. O halde Vridat'm eyh Bedreddn'in kontrolnden getii varsaym bizce ok zayf bir varsaym olarak dnlmelidir. Bu itibarla, bu risalenin yalnzca, grnd ekliyle mridlerden biri tarafndan eyhin lmnden sonra hatrda kald gibi derlenerek oluturulduu dncesi arln kaybetmiyor. Bu ise bizce, tpk Hac Bekta- Vel'ye izafe edilmekte olup, yine zerinde o kadar ok speklasyon retilen Makalt gibi, Vridat'm da bugnk durumuyla, eyh Bedreddn'in dncelerinin orijinal biimlerini yanstan tam anlamyla gvenilir bir belge olarak kabul edilmesini gletirmektedir. Risalenin Osmanl dneminde, daha sonraki yzyllarda kopye edilen nshalarna bakarak o devirde hi sorgulanmadan dorudan doruya ona ait kabul edilii de bizce bu durumu deitirmez. Her durumda, bugnk haliyle Varidat, fkrimizce eyh Bedreddn'in dncelerini dorudan yanstmak bakmndan, vaktiyle hakl olarak Cemil Yener ve Bilal Dindar'n da syledikleri gibi, olduka pheli bir kaynaktr.134 En azndan biz bunu byle kabul edeceiz ve iindekileri ihtiyat kaydyla deerlendirmeye tbi tutacaz. Burada unu da belirtelim ki, eyh Bedreddn gerekte temel espri itibariyle Vridat'm yanstt imaja fiilen uygun olabilir; hatta bu ok muhtemeldir. Ama bunu kesin bir veri olarak deerlendirmenin doru olmayacan dnyoruz. te, belirtmeye altmz bu endielerle, zellikle de Varidat gibi uzun yzyllar Osmanl toplumundaki okumu kesim iinde eyh Bedreddn'in bir eseri olduuna inanlarak okunmu, nemli polemiklere yol am bir kitabn, mutlak surette tenkitli bir metnine ihtiya olduunu sylemeliyiz. Halbuki bugne kadar Varidat, zerindeinceleme yaymlayp evirisini neredenler tarafndan bile, belirtilen zellii gz nnde bulundurulmak suretiyle tarihsel bir kaynak olarak herhangi bir eletiriye tbi tutulmam, herhangi ciddi bir muhteva kritiine ve analizine konu olmam, slam'n temel inan kavramlar hakknda burada ileri srlen grlerin, slam tasavvuf ve dnce tarihinde daha nce de yazlanlarla ilgisi, benzerlikleri veya ayrlklar hususunda hibir irdeleme, tahlil ve karlatrma yaplmamtr. Bu ise onun en az metin kritiine olduu kadar, belirtilen ynde ciddi bir muhteva kritiine de ihtiyac olduunu ispat eder. Ancak bu takdirde Vridat'm tasavvufi veya felsefi deeri ciddiyetle sz konusu edilebilecektir. Biz u kadarn syleyelim ki, dikkatle bakld zaman, Vridat'tz. bulunan hemen hibir grn orijinal olmadn, Abbasi

dneminde zendeka ve ilhad ile itham olunmu bir ksm mutasavvf veya feylesoflarca da bunlarn yzlerce yl evvel dile getirildiini grdmz gibi,135 Hurflik'teki ayn kavramlarla ilgili anlaylarla karlatrldnda da aralarndaki ba yakalamak zor deildir. Vridari orijinal bir dnce eseri olarak grmek bilimsel adan bizce mbalaal bir yaklamdr. Zaten Vridari Osmanl dneminde ve gnmzde tartma konusu yaparak ne karan zellik, bir dnce eseri olarak orijinalliinden veya yksek niteliinden deil, kanaatimizce iindeki grlerin, resmi slam anlay karsndaki aykr konumundan ileri gelmektedir. Ama eyh Bedreddn'in kiilii asndan nemli olan bu deildir. Zamannn ve meknnn ilim ve lim anlay erevesinde olmak kaydyla, eyh Bedreddn'in bir slam limi olarak deer ve nemi, bize gre mutasavvf kiiliinden daha orijinal ve daha ileridedir. nk eyh Bedreddn, Fussu'l-Hikem zerine erh yazm biri sfatyla, yukarda da sylendii zere, tasavvufta Muhyiddn-i Arab mektebinin panteizme kayan bir takipisidir. Hatta bu o kadar aktr ki, Ahmed Cevdet Paa Varidat iin "Fuss\ taklid yollu yazlm bir risaledir" der.136 Bylece Ahmed Cevdet Paa da Vridat\n orijinal bir eser olmadn dolayl olarak belirtmi olmaktadr. Ama bu onun bir mutasavvf olarak nemsiz olduu anlamna kesinlikle gelmez. Vridat\n muhtevas konusuna gelince, esasnda bu eserin bir muhteva tahlili ve deerlendirilmesi, erefeddin Yaltkaya bata olmak zere, hem Bezmi Nusret Kaygusuz ve Abdlbki Glpnarl gibi, eyh Bedreddn zerinde bizzat kendi eserleri dahil, birinci elden kaynaklan kullanabilen uzmanlar tarafndan -belirttiimiz erevede olmasa bile- ksmen gerekletirilmi, hem de 1960'lar sonrasnda eyh Bedreddn'le ilgilenen, ancak sz konusu kaynaklan kullanamayan baz popler yazarlar tarafndan speklatif bir ekilde yaplm ve halen de yaplmaktadr. Birinci 192 gruptakilerin deerlendirmeleri daha ok teolojik merkezli olmakla dikkat ekerken, ikincilerinki hemen tamamiyle aslnda Mslman olmayan, ateist bir eyh Bedreddn imaj yaratmaya ynelik tahlil ve deerlendirmeler olarak gze arpyor. Ancak her iki gruba ait bu tahlil ve deerlendirmelerin, yukarda vurguland tarzda, slam dnce tarihindeki benzeri fikir ve grlerle karlatrlmak suretiyle yaplm, sistemli, itinal ve derinlikli tahliller olduu sylenemez. Esasnda bu tr bir alma, slam ilahiyat, tasavvufu, felsefesi ve tarihi konularnda kuvvetli bir formasyon isteyen g, ama o nisbette de lzumlu bir almadr. Bizse burada bu kitabn snrlarnn zorunlu kld, yalnzca bizi ilgilendirdii kadaryla ksa bir zet ve deerlendirme sunmaya alacaz. eyh Bedreddn'in burada zetlenecek olan fikirlerinin hangi konulara dair ve neler olduuna dikkat edilmesi, ileriki blmlerde Osmanl ulemas ve sfiyyesi iindeki zendeka ve ilhad hareketlerinin fikir temellerini ve aldklar rnei anlamak bakmndan okuyucuya yardmc olacaktr. *** Grld kadaryla Vridat\zki szler iki gruba ayrlr: 1) slam'n temel inanlarna dair kavramlar hakkndaki grler, dnceler ve yorumlar: Esas itibariyle en ok tepki ekmi olup ulema ve sufiyye arasnda V-ridat'm mahkm edilen ynleri bu ksmla ilgilidir. Bunlar sistemli bir ekilde sralanm olmayp uraya buraya dalm vaziyettedir. Bu grlerde slam'n temel inan esaslarnn, dnemi iin ok cesur saylabilecek bir slup ve aklkla tartld grlr. Bunlarn banda "Allah" kavram gelir. Vridat'tz bu konuda ilk dikkati eken ey, bir ikilem iinde bulunulmasdr. Baz yerlerde bu lemden ayr soyut bir "Allah" kavramna inanldn gsteren eyler anlatlr. Ayetlerden bahsedilirken, "Yce Allah buyurmutur ki" ifadesi kullanlr.137 Allah'n peygamberler gnderdii ve bu

peygamberlerin ve onlara gelen vahyin hak olduu ifade edilir.138 Baz yerlerdeyse, Allah'n bu lemin kendisinden baka bir ey olmad fikri yanstlr.139 Ezeli ve ebedi olan bu lemde, her ey O'dur, O da her eydir. Bu sebeple biri "Ben Allah'm" dese, her ey O'nun cevherinden meydana geldii iin doru sylemi olur.140 Grnrde her ne kadar lemdeki varlklar sonradan olmu gibi alglanrlarsa da, aslnda O'ndan baka bir ey olmadklarndan, kadm ve ezelidirler, yaratlmamlardr. Grnen "mutlak varlk", fiil ve tesir itibariyle yaratc ilh, o fiil ve tesirden etkilenen olarak da yaratlm olan mevcudattr.141 Bu itibarla Allah'n zuhura, yani grnmeye meyli vardr. Allah'n zuhuru ise insandadr. nk en gzel suret insanndr. Nasl insann tek tek organlar insan olmayp ancak hep birlikte insan tekil ediyorsa, bu lemdeki tek tek hibir ey de Allah deildir, ama btn Allah'tr. Bu yzden Allah'n iradesi, lemdeki varlklarn kabiliyetleri erevesinde cereyan eder. Yani Allah, ancak olabilecek olanlar diler, olmayacak olanlar dilemez. Bylece Allah'n iradesi, varlklarn istidatlaryla snrl olmaktadr.142 te, bu suretle lemin, yani kinatn ezeli ve ebedi olduunu kabul noktasndan yola klarak Kyamet denilen olayn da meydana gelmeyecei, yani kinatn yok olmayaca sylenir. Daha nce Kyamet'in zama-nyla ilgili pek ok tahmin yaplm, ama hibiri kmamtr. Bundan sonra da binlerce yl gese bile, yine byle bir ey olmayacaktr.143 Zaten esasnda Kyamet, insann lm demektir. lm olan beden topraa karp dalnca, bir daha sanld gibi bir araya gelip dirilmez. Byle olunca Hair-i ecsd denilen ey, halkn zannettii gibi gerekten cesetlerin maddeten dirilmesi deildir; Zt'n (ilahi tecellinin) zuhuru ve sfatlarn saltanatnn yklp gitmesi demektir.144 Bu meseleyle balantl olarak Vridat'ta ruh konusunda da ilgin dnceler dile getiriliyor. Buna gre ruh, bedenin yaama kabiliyetinden baka bir ey deildir. Allah'n bedeni yaratmasyla ruh da hasl olmu olur; lm olayyla bedenin yaama kabiliyetini kaybetmesi sonucu, ruh da yok olur. Ksaca ruh bedenle kaimdir, onun dnda mstakil bir varlk deildir.145 Byle olunca Cennet ve Cehennem, huriler, nehirler, kkler vs cahil halkn sand gibi deildir. ocuklar bir ie sevk etmek iin nasl onlarn houna gidecek birtakm semboller kullanlrsa, bunlar da yle temsili kavramlardr. Esasnda ise Cennet, insana srr, huzur veren hallerdir, Cehennem ise ona sknt, ac ve keder veren durumlardr. Dolaysyla ayrca bir Cennet ve Cehennem yoktur, ikisi de bu dnyadadr. nsanlar doru yoldan sapmasnlar, ktle meyletmesinler diye bu kavramlar konulmutur.146 Vridat'tz Melek, Cin, eytan hakkndaki fikirler de dikkat ekicidir.. nsan doruya, iyiye, geree sevk eden kuvvetler Melek, ktle, zara-; ra, ahlkszla, gereklerden yz evirmeye ynlendiren eyler ise ey-tan'dr.147 Cin denilen varlklara gelince, bunlar aslnda insanlarn kendi hayallerine gre tasavvur ettikleri mevhum eylerdir. Bu sebeple insanlar bunlar kendi istidatlarna gre ekillenmi olarak grebilirler veya gremezler, ama bu onlarn gerekte var olduklar anlamna gelmez.148 u ksa zetten anlald zere, (Vridat'm, eyh Bedreddn'in dier; eserleri gibi kendi kaleminden kma dzenli bir telif eser olmamas sebebiyle onun fikirlerini yzde yz kendi azndan yanstmad, dolaysyla tahrif edilmi olabilecekleri ihtimalini her zaman iin sakl tutmak kaydyla) bu grlerinin, tam anlamyla materyalist bir yaklamn rn olduunu sylemek gerekir. Eer bunlar hakikaten eyh Bedreddn'in ifade ettii biimde, bozulmadan kaydedilmilerse, bu takdirde yalnzca bunlar dikkate alndnda karmza, hakikaten slamiyet'in telkin ettii bir biimde ne Allah, ne de ahiret hayatna inanan bir eyh Bedreddn kar. te, onu ou Osmanl ulemasnn, hatta sfiyyesinin bile gznde asrlarca zndk ve mlhid

yapan bu fikirlerdir. in tuhaf yan, yzyllar boyu eyh Bedreddn denildike hatra LetAyif'l-rt ve Cmi'l-Fusleyn yazar lim eyh Bedreddn'den ok, Varidat yazar "zndk ve mlhid" eyh Bedreddn gelecektir. eyhlislam Arif Hikmet Bey ite bunun iin bulabildii Varidat nshalarn ucuz pahal demeden satn alp yakyordu.149 eyh Bedreddn yalnzca bu mudur? phesiz ki hayr. Bu materyalist kiiliin yannda, spiritalist de diyebileceimiz, koyu mistik karakterde bir ikinci kiilik daha vardr ki, o da u grntlerle kendini aa vurur: 2) Deiik zaman ve meknlarda yaand sylenen baz mistik haller, mahedeler, keif ve kerametler: Bu grupta yer alan anekdotlar bizim iin eyh Bedreddn'in mistik ahsiyetini ve zellikle psikolojik yapsn anlamak bakmndan fevkalade deerlidir. nk bunlar aklc, hatta materyalist bir feylesof izlenimini kuvvetle veren birinci kiilie ramen zaman zaman ne kan gl mistik karakterdeki bir ikinci kiilii, kuvvetli cezbe halini yaayan bir baka ahsiyeti yanstmaktadr. Vridat\aki bu mistik mahedelerden bazlarn yle sralayabiliriz: Bir kere eyh Bedreddn velayete, evliyann gsterdii keif ve keramete inanmakta, bunlar reddetmemektedir.150 Bir gn gaybdan gelen yeil elbiseli iki kii, eyh Bedreddn'e Hz. sa'nn l bedenini gsterirler. eyh Bedreddn'e gre bu olay, Hz. sa'nn bedenen l, ama ruhen diri olduunu anlatmaktadr.151 Bir baka gn, yanndaki adamlardan birini birdenbire bir bakas olarak grr, biraz sonra o adam tekrar asl kiiliiyle grnr. Bu ise ona gre, sz konusu iki kiinin ruhen ne kadar birbirine yakn olduunun gstergesidir.152 Bazen kitap okumakta iken birden hayalinde tanmad herhangi biri canlanr. O kii ertesi gn canl bir kii olarak onu ziyarete gelir.153 Bir gece, yar uyank bir haldeyken, ruhunun ocakta yanmakta olan bir odunun kard sesin aynsn kardn duyar. Kendine geldiinde hakikaten orada yanmakta olan odunun ayn sesi kardn gzler. Ona gre bu, kendi varlyla odunun ayn ilahi cevheri tamasndan ileri gelmektedir.154 Yine bir gece hafif bir uyku halindeyken, birdenbire btn kinatn Allah olduunu fark eder; coar ve "Ya Allah!" diye haykrr; dili Allah'n dili olmutur.155 Bir baka gece ise hastalanm, lmek zere olduu izlenimine kaplmken, kendini kurtarmas iin Allah'a yalvarr. te tam bu srada Allah'n kendisine "Seni bu hastalktan kurtaracam" dediini duymutur.156 Bir perembe gecesi de, sabaha doru karsnda Muhyidd-i Arabi'yi grr. Bu byk eyh kendisine eytan' bu lemden baka bir leme attn, bu lemde yalnz izinin kaldn sylemitir.157 Vridat'ta, eyh Bedreddn'in son derece gl mistik ve cezbeci yann yanstan bunlara benzer daha baka anekdotlar da vardr. Dikkat edilirse bu mahedeler, onun hep yar uykulu yar uyankken grdn syledii eylerdir. Bunlar eer rya iseler, ryalarn dncelerin birer yansmasndan baka bir ey olmadn syleyen aklc eyh Bedreddn'in bunlar birer keramet olarak nemsemesi gerekten tuhaftr. Btn bunlar deerlendiren A. Glpnarl, bizce de hakl olarak eyh Bedreddn'in inanlarnda bocalayan bir ruh hali iinde oluuyla yorumluyor. Ona gre eyh, btn aklclna ramen, kendisini mn leminden kurtaramam, o leme de inanm bir adamdr.158 te Vridat' bir problem yapan hususlardan biri, belki en nemlisi, bu iki eyh Bedreddn'i birlikte yanstmasdr. V. EYH BEDREDDN'N TAKPLER: "ZINDIK VE MLHD" BEDREDDNLLER VEYA SMAVENLER eyh Bedreddn'e inananlar, o devirden gnmze kadar uzanan bir zaman koridorunda her vakit var olagelmilerdir ve var olmaya devam etmektedirler.

Osmanl kaynaklarndan rendiimize gre, o dnemde Bedreddnl, Bedreddn Sfleri veya Simaven Tyifesi vb tbir edilen eyh Bedreddn'in mridlerinin torunlar, gnmz Bulgaristan'nda zellikle Deliorman blgesinde ve Trakya'da yaamakta olan Balkan Ale-vileri'nden bakas deildir. A. Glparl'nn da belirttii zere, eyh Bedreddn'in en ufak bir ekilde Alevilik temayl tamamasna ramen, onun gibi byk bir Snni limin mensuplarnn bugn Aleviler'den ibaret oluu ilgin bir olaydr. Zaten Safevi Devleti'nin henz ortada olmad, dolaysyla heterodoks Mslman kesimlerin bile asl Alevilik motiflerini henz tanmadklar bir devirde eyh Bedreddn'in Alevi olduunu sylemek anakronizm olurdu.159 Onuri bu durumu biraz, bugnk Emevi hasm Anadolu Alevileri'nin, aslnda, Anadolu'da Bizansllar'la yapt savalarla efsaneleen ve 740'larda Eskiehir yaknlarnda bugn kendi adyla anlan kasaba yaknnda ehit edilip oraya gmlen hlis Arap kkenli efsanelemi bir Emevi komutanndan baka biri olmayan Battal Ga-zi'yi takdis etmelerine benzer. Muhakkak ki iki zdd bir araya getiren bu balanty, eyh Bedreddn'in giritii ihtilal hareketinin, eitliki, din ve etnik ayrm gzetmedii sylenen badatrmac (senkretik) heterodoks ideolojisi salamt. eyh Bedreddn onlarn gznde artk Snni bir fkh limi deil, kendilerine bir dnya cenneti kurmay vaat eden yar tanrsal nitelikli mukaddes bir ahsiyet, bir "Mehd"ydi. Bu insanlar onun gerek ahsiyetini oktan unutmular, onu kendi inanlarnn merkezine yerletirmilerdi. Anadolu Alevilii'nin merkezinde nasl Hac Bekta- Vel oturuyorsa, -Bektaler hari- Balkan Alevilii'nin merkezinde de eyh Bedreddn oturmaktadr. Onun lmnden sonra da, zaman ierisinde evvelce ona bal olmayan dier Mslman heterodoks cemaatler, zellikle 16. yzylda Safevi propagandasnn ulamakta hi de glk ekmedii Alev zmreler de bir anlamda "eyh Bedreddn Klt" diyebileceimiz bu kltn iine dahil oldular; hatta Balkan Alevileri iinde, bugn de takdis edilen bir eyh Bedreddn klt meydana geldi. te, kendilerine Osmanl dneminde Bedreddnl, Bedreddn Sfileri veya Simaven Tyifesi denilen bu zmrelerin, eyh Bedreddn'in idamndan sonraki durumlar hakknda Ebussuud Efendi'nin fetvas, birka ariv belgesi ve biri 16., dieri 17. yzyla ait, olduka iyi bilinen iki nemli layihann dnda fazla bir tarihsel kayt yoktur. Bu kaytlar ise, ok tabii olarak, sz konusu bu zmrelerin resmi evreler, daha dorusu Osmanl merkezi ynetim evreleri tarafndan nasl grldklerini yanstmaktadr. Aada grlecei gibi, bunlarn Bedreddnller yahut Simavenler'e dair izdii tablonun Ssnler dnemi Zerdt ran'nda Mani-heistler'i, Bizans dnemi Anadolu'sundaki muhtelif heterodoks Hristiyan cemaatleri, Balkanlar'daki Bogomilciler'i, Katharlar', gnmz Anadolu'sundaki Aleviler'i, daha ksa bir ifadeyle, btn Doulu gizli heterodoks cemaatleri tasvir eden tablolarn hemen tpa tp benzeri olduunu grmek hi de artc olmuyor. Ebussuud Efendi'nin fetvalar, eyh Bedreddn'in mensuplarna kar ok sert ve kat yarglar ieriyor. Bu nl eyhlislam onlar "kfir" olarak niteliyor; hatta "Simaven Tyifesi"ni evlerinde misafir edenlerin dahi "tazr olunup kendilerinden cerime alnmas" gerekeceini belirtiyor; onlar "birbirinin avretlerini icazetleri ile tasarruf eylemek"le suluyor.160 Metinde aka Simvenler Tyifesi'nin ad gememekle beraber, Dobruca blgesinden bahsettii iin onlar hakknda olduunu tahmin ettiimiz, yine 16. yzyla ait bir mhimine kaydnda ise, bu taife iinde ne Baba diye mehur bir eyhin, birtakm kerametler gsterip Tanr ve Hz. Ali ile syletiini, yedi kat g dolatn iddia ettiini, taife mensuplarn nnde secdeye kapandrp bana bir kalabalk toplayarak ayakland bildiriliyor.161

Simvenler Tyifesi hakkndaki hayli ilgin asl aklamalar, sz edilen layihalarda geiyor. Bunlardan, Kanuni Sultan Sleyman dneminin nl eyhlerinden Sofyal Bl Efendi'ye (. 1553) ait olan, eyh Bedreddn'in torunlarndan olup "serdar- melhide ve ser-eme-i zendka" diye niteledii Halife elebi'nin faaliyetlerini anlatmaktadr.162 Ona gre, Dobruca vilayeti ve Deliorman blgesinin btn ahalisi bu elebi Halife'nin m-ridleri olup canla bala ona hizmet etmekte ve sk sk, kadn erkek, ihtiyar gen, olan kz bir araya gelerek "cem'iyet ve sohbet" yapmaktadrlar. Bu arada, yine ona gre, "Cennet arab dedikleri budur" diyerek arap imekte, "Kevser dedikleri, leb-i dilber ve eyhimizin enfs- kudsiyyesidir. Huri dedikleri ibu dnyadr. Ahiret ahvli ulema-i rsumun sand gibi deildir, bunlar birer darb- meseldir" diyerek nice sapk szler sylemektedirler. "Ene'1-Hakk" diyen eyhlerine secde etmekte, daha sonra mumlar sndrerek "sedd-i eriat ykmaktadrlar". Bunlara benzer daha baka eyleri de anlatan Sofyal Bl Efendi daha sonra, eyh Bedreddn'in torunu olan Halife elebi'nin halifelerinin, Dobruca'nn dnda da her tarafta faaliyet gsterdiklerini belirterek sultandan bunlarn yeryznden temizlenmesi iin gerekli tedbirleri almasn rica etmektedir.163 Bundan yaklak yarm yzyl kadar sonra ise, Azz Mahmud Hd-y'nin (. 1628) I. Ahmed'e sunduu layihada, nce, "eyh Bedreddn el-maslb indallhi'l-Madb" dedii eyh Bedreddn'i ve isyan zetlendikten ve onun "ilhd ve ibhat zere" olduu vurgulandktan sonra, ayn slupla sultana Simvenler anlatlmaktadr. Bu nl Celvet eyhi, Sofyal Bl Efendi'den farkl olarak, ayrca onlarn Safeviler'le ittifak halinde olduklarn, inanlarnn yaknl dolaysyla her zaman onlardan yana tavr koyduklarn, hatta sipahilerinin, umarlarn dahi kaybetmeyi gze alarak Safeviler'e kl ekmekten imtina ettiklerini, nk Rafz olduklarn syler. Ayrca padiahn dikkatini, yine Simven olduklarn syledii, Dobruca'daki Ik (Kalenderi) zaviyelerine ekerek, bunlarn da Rafz, Melhide ve Zendka olduklarn, namaz klp oru tutanlar ldrdklerini, her zaman Kzlba'n (ran ah) zuhurunu beklediklerini syler ve bunlarn ok sk tefti edilmeleri gerektiini, Ehl-i Snnet'e uymay kabul eden zaviyelerin serbest braklp dierlerinin kapatlmasn tler, zellikle de eyhlerinin tutuklanmasyla mridlerinin korkup yola geleceklerini bildirir. Bugn Dobruca, Deliorman ve Bektalememi Trakya Alevileri iin eyh Bedreddn fevkalade nemli bir takdis konusudur.164 Bu mevzuda yaplan bilimsel aratrmalar ve yerinde gzlemler, onlarn eyh Bedreddn'in ve isyann hatrasn hl byk bir sayg ve titizlikle -tabii ki tahrife uram bir biimde- koruduklarn gsteriyor.165 Onlar iin eyh Bedreddn kendilerine hayat vermi en mukaddes kiidir.166 VI. SONU YERNE Yukarda ksaca tahlilini ve deerlendirmesini yapmaya altmz eyh Bedreddn'le ilgili btn bu meseleler bir arada dnldnde, eserleri ve giritii isyan hareketiyle karmza hem bir bilim ve dnce, hem de aksiyon adam olarak eyh Bedreddn'in drt cephesi karyor: 1) Snni slam'n Hanefilik yorumuna bal olmakla beraber, daha aklc ve daha rahat dnp itihad yapabilen "lim Bedreddn" (Bu imaj, fkhla ilgili eserlerinin ve ksmen Vridat'tz yer alan, ibadetlerle ilgili fetvalarndan kyor), 2) slam'n baz temel inan esaslarn, bu arada ahiret ve ona bal kavramlar tam anlamyla aklc, hatta bir lde maddeci bir grle yorumlayan "materyalist feylesof Bedreddn" (bunu, eyh Bedreddn'in V-ridat'taki bir ksm fikir ve grleri dndryor), 3) Sk sk cezbeye giren, gayba ait bir takm durumlara vakf olduuna, hibir arac olmadan Allah'n dorudan hitabn iittiine, l hayvanlar diriltebilme gcne sahip

olduuna, ksaca kendi keif ve kerametlerine samimi olarak inanan koyu "sfi Bedreddn" (bu imaj da Varidat iziyor), 4) Ve nihayet, bu saylan Bedreddn'in hibiriyle uyumayan, zamann Mehd'si sfatyla, dzenin bozukluunu ve toplumsal rahatszlklar dzeltmekle grevli bulunduuna inanarak siyasal iktidara talip "ihtilalci Bedreddn". te, eyh Bedreddn'i henz zlemeyen bir problem yapan, byle drt cepheli bir kiilik ve kimlii temsil eden gerekten mstesna bir tarihi sima oluudur. Bununla beraber, dikkat edilirse, bu drt cepheli kiiliin temelde biri materyalist, aklc, dieri spiritalist, mistik olmak zere iki zt yn bulunduunu grmemek mmkn deildir. Bu iki ynn de aslnda balangta gizli bir eilim olarak eyh Bedreddn'de mevcut bulunmakta oluu bizce son derece kuvvetli bir ihtimaldir. Bunlardan hangisi gerek eyh Bedreddn'i yanstmaktadr? Bu ikili grnt eyh Bedreddn'in ahsnda birbirini takip eden iki ayr aamay m gsteriyor? Bu aamalardan hangisi nceki, hangisi sonraki eyh Bedreddn'i temsil etmektedir? Yoksa eyh Bedreddn bu ikili ahsiyet arasnda zaman zaman gidip gelen, baka bir ifadeyle her ikisini de bir arada barndran bir karakteri mi yanstmaktadr? Biz ahsen B. Nusret Kaygusuz ve A. Glpnarl gibi eyh Bedreddn'de bu iki zt kiiliin bir arada olduunu dnyoruz.167 Byle bir durum pekl pek ok insan iin mmkndr. stelik bn Hacer'in verdii bilgilere baklrsa, hocas eyh Hseyn-i Ahlt'nin de ayn izgide bulunduu anlalyor. Hatrlanaca zere o da kendisinin mehdi olduuna inanmaktayd. ok muhtemeldir ki eyh Bedreddn felsefeyle uraan bu zatla olan uzun ve yabn temas sresince gerek yaptklar konuma ve tartmalar yoluyla, gerekse okuduunu kuvvetle tahmin ettiimiz, b-n'r-Ravendi, Eb Hayyn et-Tevhd ve Ebbekir Zekeriyy er-Rz gibi eski slam filozoflarnn kitaplarnn evkiyle,168 iindeki materyalist eilimi gelitirmi ve tpk hocas gibi materyalizme eilimli bir mistik olmu olsun. O, dneminin nde gelen bir Hanefi fkh limi olarak bu formasyonunun ve statsnn gerektirdii bir slup ve yaklamla fkha dair eserlerini kaleme almtr. Bunu yaparken sorumluluk tayan, kazaskerlik yapm bir bilim adamnn psikolojisiyle hareket etmi, statsnn gerektirdii davran sergilemi, belki o materyalizme eilimli yann ne karmaktan kendisini alkoymakla beraber, onda ok belirgin bir biimde var olan aklc yann yazd fkh eserlerinde, ele ald konulara yanstmaktan da geri kalmamtr. Bu sebeple daha nceki fkh limlerinin hkm ve itihatlarn sorgulayarak onlara alternatif hkmler retmekten de ekinmemitir. Ama eninde sonunda o bu eserleri erevesinde Hanefilik izgisinin dna kmam Snni bir fkh limidir. Dier yandan eyh Bedreddn'deki bu aklcln ve materyalist eilimin onun slam inanlaryla ilgili telkki ve yorumlarna, alglamalarna yansyaca da muhakkakt. Onun, iindeki bu gl eilimin nne gemesi, bu yaratlta olan btn insanlar gibi mmkn deildi. Bu gl aklcl onu kanaatimizce, slam'n, Melek, Cin, eytan, Kyamet, Hair, Neir, Cennet ve Cehennem gibi, akldan ok iman gerektiren, en azndan duyularla alglanamayacak kavram ve konularn da, kendinden ok nce bu meselelerde ayn yola girmi baz eski slam filozoflarnn eserlerini okumaya yneltmi, onlar zerinde uzun uzun dndrm ve hi phe yok ki eyh Hseyn-i Ahlt ile de bunlar zerine konuturmutur. te Vridat\a.ki eyh Bedreddn, iinde artk iyice olgunlam bu eilimle Allah kavramn da zaman zaman materyalist bir yorumla, panteist bir erevede ele almtr. Hatta Vridat'n temel izgisinin Vahdet-i V-cd'u deil, panteist (Vahdet-i Mevcd'u) kavray olduu sylenebilir.169 Bu yzden, kinattaki her eyin suret olarak deil, ama cevher olarak Allah olduunu sylemitir. Ancak Vridat\z zaman zaman eyh

Bedreddn'in soyut bir Allah kavramna inandn gsteren szler de yer alr. Ama yine de o bu kavramlar yorumlarken kesinlikle bir teolog mantyla deil, bir feylesof kimliiyle grnr. Bununla beraber, bu materyalist, aklc eyh Bedreddn'in iinde, derinlerde, zaman zaman ona stn gelen bir de, kuvvetli cezbe sahibi, gl bir mistik Bedreddn de vardr. eyh Hseyn-i Ahlt'nin kefedip yzeye kard bu Bedreddn, materyalist Bedreddn'in tabiatn dnda soyut bir kavram olarak deil de, bizatihi kinatn kendisi olarak aklad Allah'n sesini iittiini dnerek vecd iinde "Ya Allah!" diye haykrp alayacak, yan uyank bir durumdayken karsnda prl prl parlayan kendi ruhunu grdn sanacak, yanan mumun ldrd pervaneyi dirilttiine inanacak kadar cokun bir mistiktir. Cezbesi baskn kt zamanlarda, materyalist yan tamamiyle ortadan kaybolmakta, her eye bu coku penceresinden bakmaktadr. Zaten eyh Bedreddn'in kendisi de bu durumun farkndadr; zaman zaman gl bir cezbe hali yaadn ve ruh halinin deitiini ok iyi bilmektedir. te, bu iki zt Bedreddn, ba-zan birinin, bazan tekinin ne kmasyla bir arada yaamaktadr. Bu nasl olabilir? Kanaatimizce bunun tek rnei eyh Bedreddn deildir. Bunun t Hallc- Mansr'a uzunan bir kk, Fazlullah- Hurfi ve mdeddn Nesm ile gelien bir gvdesi, eyh Bedreddn'den sonra da -ile-riki blmlerde ulemadan ve sfyyeden rneklerini greceimiz- serpilmi dallan vardr. Son tahlilde eyh Bedreddn ne yalnz biri, ne de yalnz tekidir; ileride ok ak ve kesin belgeler ortaya karlp yukardan beri izmeye altmz eyh Bedreddn portresini deitirmedii srece, kanaatimizce o her ikisidir ve Osmanl tarihinde kendinden sonraki bu tip insanlarn da nderidir, "ser-eme"sidir. DRDNC BLM OSMANLI YKSEK ULEMA EVRELERNDE "ZINDIK VE MLHJD" "EHL LM'LER I. OSMANLI ULEMASI ARASINDAK ZENDEKA VE LHAD HAREKETLERNN DNCE KKENLER eyh Bedreddn'den balayarak 15.-17. yzyllarda yaam baz Osmanl ulemas arasndaki zendeka ve ilhad eilimlerini, tek tr bir olay olarak mtalaa etmek doru deildir. nk bunlar kaynaklara her ne kadar genel olarak zendeka ve ilhad terimiyle gemilerse de, gerekte birbirinden farkl nitelikler gsterirler. Bu eilimler iinde gerek anlamda ve tipik olarak ateizme ynelik olanlar bulunduu gibi, temelinde byle bir mahiyet tamamakla beraber, slam'n baz esaslarn reddeden bir eylem halindeki kar klar veya ahsi dnce plannda kalm tavrlar da vardr. Hayatlar pahasna devletin resmi ideolojisine kar kan bu az saydaki insanlarn yaptklarn, nicelik itibariyle deerlendirerek sayca azlklarna bakp mhimsememek, hafife almak yanltc olur ve doru deildir. Ayrca, Osmanl Devleti'nin ideolojik olarak en mutaassp zamann yaad bir dnemde, herkesin gerek dncelerini aka dile getirmesi kolay kolay beklenemeyeceine gre, bu trl dnenlerin saylarnn daha fazla olmas da ok muhtemeldir. Kaynaklara intikal etmi, dnemin mahkemelerinde davalar grlp sonuca baland iin hem kroniklere, hem de kad sicillerine yansm bu olaylann dnda, aa kmam zendeka ve ilhad eilimlerinin bulunduunu tahmin etmek yanl olmasa gerektir. Nitekim 17. yzylda Paul Ricaut'nun gzlemleri de bunu gsteriyor.1 Burada nemli olan, saysal deer deil, ulema kesimi gibi, dnemin toplumsal yapsnda sradan olmayan bir kesim iindeki bu hareketlerin altndaki, Osmanl resmi ideolojisine kar eletiri veya tepki esprisidir. O halde bunlar nicelik itibariyle deil, nitelik itibariyle

dikkate almak daha doru olacaktr. Ayrca nemli olan bir baka husus, o dnemde devletin iinde yer alan ulema snfnda bu tr hareketlerin grlebilmi olmasdr. stelik bunlarn bir aamadan sonra gizlilikten kp aleniyete intikal ettiini, bazlarnn imparatorluk bakentinde halk arasnda ciddi bir yank bulabildiini, uzun sren toplumsal kargaalara yol aabildiim de unutmamak gerekir. Osmanl ulemas arasndaki zendeka ve ilhad hareketlerinin -zellikle Allah inancna kar k eklinde olanlarnn- fikri muhtevas gzden geirildiinde, bu hareketlerin, "Giri" blmnde sentetik bir tarihesini vermeye altmz Emevi ve Abbasi dnemi zendeka ve ilhad hareketleriyle baz bakmlardan paralellikler sergiledii gzlemlenir. Ancak Osmanl ulemasnn zendeka ve ilhad, sz edilen iki dnemdeki esasta ran'n dalist Zerdti ve Maniheist dini dncesinin slami kalplarla ifadelendirilmesinden baka bir ey olmayan zendeka hareketlerinden ok, bn'rRvendi ile 10. yzylda gerek ifadesini bulan materyalist felsefi dnce temelinde slam'n ana inanlarn redde ynelik bir hareket olarak ortaya kan klasik ilhad geleneinin devam olarak alglanabilir. Bir farkla ki, Osmanl ulemas iindeki bu ret hareketlerini, aada grlecei gibi, bn'r-Rvendi izgisinin daha iyi ilenmi, geni bir felsefi muhteva kazandrlm bir benzeri, dolaysyla orijinal saylabilecek bir dnce hareketi olarak deerlendirmek pek mmkn grnmyor. Bununla birlikte, kaynaklara yansyabildii kadaryla, bu zendeka ve ilhad eilimlerinin (iyi ilenmi bir felsefi arka plana sahip olmasalar bile) yine de belli lde bir felsefi dnce geleneinin rn olduu sonucuna varlabilir kanaatindeyiz. Abbasi devrinin nl zndk ve mlhidlerinin bugn Sleymaniye Ktphanesi bata olmak zere, stanbul'un tannm yazma ktphanelerinde bulunan eserleri, kanaatimizce Osmanl "zndk ve mlhid" ulemas ile onlar arasndaki fikri yaknln somut balant gstergeleri saylabilir. Her ne kadar onlarn bu kitaplar okuduklarm bugn iin kesin delillerle ortaya koyabilmek imknsz gibi grnyorsa da, eer bu ahslarn tutuklanmalarndan sonra el konulan mallan arasnda yer alan kitaplarnn bugn elimizde listeleri bulunsayd, bu sylediimizi ispat edebilecek verilere rastlamak muhtemelen kolay olacakt.2 Her durumda, bu kitaplar Osmanl ulemas tarafndan gizli veya ak, herhalde okunuyor, zerinde dnlyor, hatta tartlyordu. eyh Bedreddn'in Vridctt' aleyhine yrtlen kampanyaya ramen, baz ulemann onu gizli gizli okumaya devam ettiini gsteren akyk- Nu'mniyye'dt mevcut, daha nce sz edilen bir anekdot, bize bunu dndryor. Bu itibarla gerek ulemadan, gerekse sfi evrelerden zendeka ve ilhad ile sulanp idama mahkm edilenlerin ok muhtemel olarak Abbasi dneminin bu eserleriyle hem Arap lkelerindeki tahsil srelerinde, hem de stanbul'daki yaantlar esnasnda tanm olduklarna kuvvetli bir ihtimal olarak bakmak mmkndr. Nitekim bir rnek olarak eyh Bedreddn'in, Kahire'de renciyken hocas eyh Hseyn-i Ahlt kanalyla materyalist slam felsefesi rnleriyle tantn kuvvetle tahmin edebiliyoruz. Ayn durumun dier ulema ve eyhler iin de sz konusu olmas ihtimali bize kolayca reddedilir grnmyor. Bu yzden Osmanl ulemas iindeki zendeka ve ilhad eilimlerinin bir de byle tarihsel dnce kkne dayandn varsaymak yanl olmayacaktr. II. OSMANLI ULEMASI NDE "ZINDIK VE MLHD"LER A) Molla Ltf (. 1494): Sahn Mderrisliinden dam Sehpasna Giden Yolda Bir "Kskanlk Kurban" Eer -resmen zndk ve mlhid ilan edilmedii ve bu sebeple hkm giymedii iineyh Bedreddn'i saymazsak, Osmanl ilmiye gelenei iinde 15. yzylda resmen zndklk ve mlhidlik ile sulanarak idam edilen ilk ahsiyet, Molla Ltfi'dir. Ama o

eyh Bedreddn'den farkl olarak, sfi evrelerle ilikisi ve yaknl olmasna ramen onlardan herhangi birine mensup deildi. Yaad dnemde meslektalar arasnda "Deli Ltfi" diye mehur olduuna baklrsa, kalplam Osmanl ulema tipinin olduka dnda bir karakter izen Molla Ltf'den, trajik akbeti sebebiyle dneminin ve sonraki devirlerin muhtelif trden kaynaklarnda genie bahsedilmitir. ou ulema gibi kendisinin de iirleri bulunduu iin, Het Bihift (Seh Be), Meir'-u'ar (k elebi), Tezkire-i Ltifi, Tezkiret>?-ucar (Knahzde Hasan elebi), Riyz'f-ucar (Riyz), Beyn Tezkiresi, Kafzde Faizi Tezkiresi gibi uara tezkireleriyle, zellikle akyk- Ntt'mniyye'de ve Tc't-Tevrh (Hoca Sdeddn), ondan naklen Bedyiu'l-Vekyi (Hseyin Efendi) gibi vekayinamelerde epeyce malumat mevcuttur. Bunlar arasnda onun hakknda en geni bilgiyi veren, ak-yk- Nu'mniyye'dir. Bu kaynaklar Molla Ltf'nin zellikle mizacna, evresiyle ilikilerine dair birbirini teyit eden ifadeler ihtiva etmekte, onun karakterini anlamaya yarayacak nemli anekdotlar anlatmaktadrlar. Modern tarihiliin de ilgisini eken bu ilgin zattan Bat'da ilk bahseden E. J. W. Gibb dahil, erefeddin Yaltkaya'dan balayarak, F. Kprl, A. Adnan Advar, H. inasi oruh, smet Parmakszolu ve smail E. Ernsal gibi baz bilim adamlar ve aratrmaclar, nemli yaynlar yapmlardr.3 Tokat'tan stanbul'a gelerek zamann nl limlerinden okuyan ve sarn olduu iin "Sar Ltf" lakabyla tannan Molla Ltf'nin, bir ara, "zamann Eb Hanfesi" diye mehur Molla Hsrev'in de rencisi olduu rivayet edilir.4 Fakat esas olarak, Osmanl intisab sistemi uyarnca kapland Sinan Paa'nn yannda tahsilini srdren Molla Ltf'nin, kendisine minnetle baland bu hocasndan ok ey rendii anlalyor. Onun, hocasnn tavsiyesiyle, o sralarda stanbul'da bulunmakta olan mehur riyaziyeci Ali Kuu'dan ders aldn, bunlar hocas Sinan Pa-a'ya da rettiini biliyoruz.5 Babas Hzr Be'in yolunda yryerek riyaziye, mantk, felsefe ve kelm gibi akli bilimlere byk bir nem veren, J06 Fatih Sultan Mehmed'e riyaziye hocal yapt iin Hoca Paa diye de bilinen ve vezaret rtbesiyle taltif edilen Sinan Paa'nn (Sinaneddn Yusuf)6 bu kabiliyetli, zeki, mcadeleci ve ykselme ihtirasyla dolu gen rencisiyle, hoca-renci ilikisinin tesinde lene kadar srecek bir dostluk kurduklar, Molla Ltf'nin bu dostlua byk bir vefa duygusuyla bal bulunduu anlalyor.7 Kaynaklarn ortak ifadeleri, Molla Ltf'nin yetimesinde ve felsefeye eilimli bilimsel zihniyetinin olumasnda, hatta mesleki hayatnn baarya ulamasnda tamamiyle Sinan Paa'nn rol olduunu ortaya koyuyor. Bu, Osmanl brokrasisi iindeki intisab mekanizmasnn ulema snf arasndaki etki alann da gsteriyor. Molla Ltf hocas Sinan Paa'nn tavsiyesiyle, o srada ktphanesini tanzim etmekle megul ve ehliyetli bir "hfz- ktp" aramakta olan Fatih Sultan Mehmed'in sarayna girmeyi baarmt.8 Bu memuriyetin her iki taraf iin de kazanl olduu anlalyor. Sultann onun hizmetinden ok memnun kald, hatta aralarnda birbirleriyle latife yapacak kadar scak bir dostluun olutuu nakledilir.9 Buna karlk Molla Ltf'nin de bu nadide ktphanede, baka ktphanelerde bulunmayan ok deerli eserleri inceleme imkn bularak kendini gelitirme frsatn yakalad grlmektedir.10 yle sanyoruz ki bu gen, ihtirasl ve zeki molla, bu deerli ktphanede slam konusunda baz tartmalar ihtiva eden, bugn hangileri olduunu bilemediimiz, felsefe ve kelma dair nemli kitaplar okuyarak zaten yaratltan mevcut serbest dnce kapasitesini bir hayli gelitirmi, ileride hasmlar ve rakipleri tarafndan zndklk ve mlhidlikle sulanmas iin ellerine koz verecek fikirler edinmi olmaldr.

Hocas Sinan Paa'nn Fatih'in gznden derek Seferihisar'a srlmesi zerine onunla birlikte gitme vefakrln gsteren Molla Ltf, II. Bayezid'in tahta kmasyla tekrar stanbul'a gelmi, buradan Bursa'daki Yldrm Bayezid medresesi mderrisliine tayin edilmitir. Bundan sonra onu, srasyla Filibe'de ihabeddn Paa ve Edirne'de Darlhadis medreselerinde, nihayet stanbul'da Sahn mderrisliine atanm gryoruz.11 1489-1490 tarihli Fatih Klliyesi muhasebe defteri kaytlarna gre, zikredilen tarihlerde Molla Ltfi'nin ellier ake yevmiye ile nce Medrese-i Sbi'de, sonra Medrese-i Smin'de mderrislik yapt anlalyor.l2 Ancak burada fazla kalamam, yevmi altm akeyle tekrar Bursa'ya, I. Mu-rad medresesi mderrisliine yollanmtr.13 Kaynaklarda buradan tekrar stanbul'a geldiine dair herhangi bir kayda rastlanmamakla beraber, Molla Ltfi'nin yeniden Sahn mderrisliine tayin edildiini kabul etmek gerekiyor.14 Nitekim trajik hikyesi de burada balyor. Sahn mderrisliinin, Osmanl yksek ilmiyesinin hiyerarik sisteminde, nemli brokratik mevkilere gei makam ve bu makamn o devirde sekiz kiilik dar bir kontenjan olduunu bilmek,15 Molla Ltfi'nin rakiplerine kar hareket ve davranlarn, rakiplerinin kendisine kar tutumlarn ve nihayet bana gelenleri anlamak bakmndan ok nemlidir. lk stanbul kads Hzr Be'in olu Sinan Paa vastasyla, Osmanl mparatorluu ilmiye geleneine hkim, pragmatik ve aklc nitelii ar basan Fahreddn-i Rz (Fahr-i Rz) mektebine mensup olan Molla Lt-fi, Osmanl ulema snfnn tarihinde bu mektebin belirgin zellii olan felsefi ve akli eilimleri sergiler. Aada bahsedilecek olan eserleri, hem onun bu ynne, hem de keskin zeksna delalet eder. Nitekim ondan bahiste bulunan hemen btn kaynaklar kendisini "Efdl- emsil-i me-208 vl-i Rm'dan biri", "Efdl- Rm'dan cmiu'l-fnn ve'l-'ulm nazr u 'adli mnend-i 'Anka ma'dm", "Ceriyy'l-cinn seru'l-beyn mtebah-hir ve bahhs kimesne", "Env'- 'ulma sn mil ve esnf- fnnda kemliyle kmil" gibi ifadelerle anarlar,16 bilimsel kudret ve yeteneini ittifakla tasdik ederler. Bu ifadeler, Molla Ltf'nin, o dnemin "ilim ve lim" anlay erevesinde,17 yksek ulema arasnda gerekten hatr saylr bir konumda olduunu gstermektedir. Demek ki Molla Ltf, Osmanl geleneksel bilim zihniyetinin arad btn vasflar kendinde toplayabilmitir. Zaten kendisi de bu konumunun fazlasyla farkndadr. O kadar ki, Latfi'nin rivayetine gre, bir gn sohbet esnasnda Sahn medreselerini kastederek Fatih Sultan Mehmed'e "Bu sekiz medresenin msta'id ve mu'di, mstefidi ve mfidi l'aletta'yn gelp benden her fenden okusunlar" diyecek kadar ileri gitmekte saknca grmemitir.18 te bu ilgin karakteri cellat klcnn altna kadar gtrecek olan macera byle balamtr. Molla Ltf, Sahn'daki meslektalarn kmsemektedir. stelik bu konudaki hissiyatn onlarn gyabna veya yzlerine kar sylemekten de geri durmamaktadr.19 Bu mizac sebebiyle kaynaklarn "Lbl-ve ve meczb-nak ve melm-slb tekellf-meslb", "Lbl ve ride-reng" diye niteledikleri, biraz klk kyafetine olan ilgisizlii ve pejmrdelii, fakat daha ok ineleyici dili, herkesin iinde yapt kaba akalar yznden,20 "beyne'l-mevl Deli Ltf dimekle ma'rf' Molla Ltf,21 hi phesiz ki bu tavrlarn yalnz meslektalarna deil, baz devlet adamlarna kar da sergiliyor ve onlar da yldryordu.22 zellikle Sahn'daki meslektalar -ve tabii ayn zamanda rakipleri- Molla Arap, Molla zri diye mehur Ksm- Germiyn, Molla Ahaveyn lakabyla tannan Molla Muhyiddn b. Mehmed, Hatipzde Molla Muhyiddn Mehmed ve ksaca Efdalzde olarak bilinen Molla Hamdeddn gibi ulemann yazd eserler hakknda aalayc ve kmseyici ifadeleri, onlar ileden karyor ve Molla Ltf'ye di biletiyordu.23yle grnyor ki, Molla Ltfl'nin bu tacizleri sonunda olan olmu ve yukarda isimleri geenler dahil,

onun saldr oklarna hedef olan bir ksm ulema, bu korkun rakiplerini ortadan kaldrmann en kestirme ve emin yolunun, onu zamann ve zeminin herkesi korkutan -stelik ulema iinde bile dehet yaratan- en etkili silahyla vurmaya, yani zndklk ve mlhidlik ile sulamaya karar vermilerdi. Kaynaklarn ortak ifadelerinden anlald kadaryla, ulemadan kalabalk bir grup bizzat II. Bayezid'in huzuruna karak Molla Ltf'nin bir sapkn olduu, kendisinde "katli mucip akvl ve efl mahede ettikleri", bununla da kalmayp halk da sapknla tevik ettii, dolaysyla din ve devlet iin vcudunun zararl olup ortadan kaldrlmas gerektii yolunda ihbarlarda bulundular.24 Sultan Bayezid duyduklarna inanamad iin meselenin tahkik ve teftii konusunda emir verdi. k elebi'nin kaydna baklrsa, bu emri mteakip Molla Ltf'nin tutukland ve soruturma sresince on dokuz gn hapiste brakld anlalyor.25 Sonunda bata zamann eyhlislam Efdalzde Molla Hamdeddn olmak zere, Divan- Hmyun'da Hatipzde, Molla zr, Molla Arap ve Molla Ahaveyn'den ve dier yksek ulemadan oluan bir mahkeme kuruldu. Ayrca, iinde Molla Ltf'nin talebesinden bazlarnn da yer ald iki yz kadar ahit de mahkemeye celbedildi. Terceme-i akyk\zki tafsilata gre, ad geen ulema, Molla Ltf'ye, birok fazilete ve byk bir ilmi kapasiteye sahip, yksek mertebe sahibi bir lim olduu halde niin "cdde-i hidyetden huru ile tark-i dallete sapt"n sorduunda verdii cevap aynen uydu: Benim m ce min indillha [Allah katndan gelenlere] iman ve tasaddukum musaddak ve Faslu'1-hitb- Kitbullah'da mektb olan evmir ve nevh hakknda tahkikim muhakkakdr. Ess- dn-i slam trem-i Seb'-i idd gibi halelden hl ve mihr-i hsn-i i'tikadm eref-i zevalden ldir. Mezk- diyanetim zehr-i ilhd ile telhkm olmayup nebt- akde-i pkim b-i ihtiml-i irk kfrden safdr. Bu hususda benim in sylenen sz, kizb mn lf-dr. H ki bende kfr ilhd ola!26 Ne var ki Molla Ltf'nin bu savunmas, ahitlerin ifadeleriyle cerhedildi. Bunlar ahidi olduklarn syledikleri birtakm olaylar ve szleri nakl ve kendisinin ilhadna ahadet ettiler. Bu ahadetlerin ne derece gerei yanstt konusunda kaynaklara bakld zaman, hemen hepsinin de, bunlarn garaz ve haset evkiyle verilmi ifadeler olduu konusunda birletikleri grlr. zellikle Molla Ltf'den incinmi olan mlekiz-de Kemal elebi gibi baz talebenin, intikam duygusuyla garazlarnn etkisinde ifade verdiklerini k elebi aka kaydediyor.27 Terceme-i akayk da, her ne kadar baz ahitlerin ifadelerinden bahsederken, "al vec-hi't-tahkk ve'1-kan" deyimini kullanarak bunlarn bir ksmnn gerek olabileceini ima ediyorsa da, esas itibariyle bu ahadetlerin ounluunun garaz rn olduunu dorulamaktadr.28 Molla Ltf ahitlerin ileri srdkleri her iddiay reddetmeye, her frsatta salam bir mmin ve Mslman olduunu defalarca tekrarlamaya ve Takprlzde'nin ifadesiyle onlarn ahadetlerini "t-i tekzb ile cerh eylemeye" altysa da, mahkeme heyeti, ahitlerin okluunu ve verilen ifadeleri gz nne alarak bu savunmay kabule yanamad. yle grnyor ki, zerinde zellikle en fazla durulan iddia, Molla Ltf'nin bir ders esnasnda namaz iin, "kuru kyam ve inhinadr, andan fyide yokdur" eklindeki szyd. Kalabalk bir grup tekil ettikleri anlalan bir ksm talebenin bu yoldaki ahadetleri, zaten tamamna yakn Molla Ltf'ye hasm ve rakip olan mahkeme heyetine iyi bir tutamak oluturmutu. Ne var ki, bu namaz meselesinde Molla Ltf'ye izafe edilen szn, iddia edildii tarzda sylenmediine dair, (Molla Ltf konusunda en tafsilatl kaytlar ihtiva eden) akyk- Nu'mniyye'mn verdii mhim bilgi, bu meselenin, srf onu mahkm ettirmeye ynelik bir iftira olduunu aka gsteriyor.29 Bununla beraber, karar safhasnda mahkeme heyeti yelerinin, sank hakknda verecekleri hkm zerinde epeyce tarttklar

anlalyor. Kaynaklara baklacak olursa, Hatipzde ve Molla zr'nin hi tereddt etmeden sann "emr-i siyset ile" katline fetva vermelerine mukabil, Efdalzde ve Molla Ahaveyn buna yanamamlardr. Sonunda Molla Ltfi'nin klla boynu vurularak idam edilmesi yolundaki hkmn ancak Molla Ahaveyn'in de ikna edilmesiyle kesinlik kazanabildii, Efdalzde'nin tek bana kald grlyor. Bylece Molla Ltfi'nin kesinleen idam hkm II. Bayezid'e iletildii zaman sultan arm ve akyk- Nu'mniyye'yc gre ancak "env- taharriden sonra icm- ulema ile amel itmek" zorunda olduunu grerek istemeye istemeye hkm onaylamaya rza gstermitir. Sonunda, akyk- Nu'mniyye'dcki kesin tarihe gre, 25 Rebulhir 899/2 ubat 1494 (pazar) gn, At Meydam'nda (bugnk Sultanahmet), bu deerli, hrn, byk, byk olduu kadar da kendini beenmi Osmanl limi, hkm gerei klla boynu vurularak idam edilmitir.29 Kaynaklarn belirttiine gre, onun idam edildiini duyan ileri gelen tarikat eyhlerinden Muhyiddn-i Foav, buna ok zlm ve Molla Ltfi iin "lhad ve zendekadan beri ve 'ridir. Ann sha-i bha-i kalbi keder-i kdrat s-i i'tikaddan pkdir. Bu hususa ben ahadet iderin" demitir.30 Bu idam hadisesinin kamuoyunda yanksnn epeyce geni olduu anlalyor. Her ne kadar baz kt huylar olsa da, bu byk limin hazin akbeti halk tarafndan byk bir zulm ve hakszlk olarak deerlendirilmi ve onun bir zndk ve mlhid olduuna asla inanlmamtr. O kadar ki, celladn bir tek kl darbesiyle yere den bann, srekli olarak keli-me-i ahadet getirdiine dair rivayetler alp yrmtr.3! Ayrca zamann baz ileri gelenleri ve airleri, Molla Ltfi'nin idamna haksz yere, haset yznden ldrldn, bu sebeple de ehit olduunu vurgulayan veciz tarihler drmlerdir. Meseleyi ok iyi anlatmas itibariyle en gzellerinden biri udur: ftihr- fudal Ltfi-i maktul ki o Bd der cmle fezil be-heme milk ferd nki ehl-i hased or ez -taassub ktend Get trih-i vefte "ve le-kad mte ehd32 Kaynaklarda verilen bilgilerin ve zellikle de bunlar arasndaki baz detaylarn nda gzden geirildii zaman Molla Ltfi olaynn, zerinde durulmas ve tartlmas gereken baz meseleleri ve hadiseleri doru anlamamza yardm edecek ipular ihtiva ettii grlecektir. Bu sebeple Molla Ltfi olayn u ekilde tahlil etmenin yararl olduu kanaatindeyiz: a) Molla Ltfi'nin mesleki evresi: Her eyden nce meselenin Molla Ltfi'nin yakn evresinde bulunan Sahn ulemasnn durumuyla sk skya ilikili bulunduunu syleyebiliriz. Molla Ltfi'nin satamalar ve saldrlar, bu insanlar panie sevk etmekte, bilimsel yanllarnn bulunup aklanmasndan ar derecede telaa kaplmaktadrlar. Bu ise, stelik sradan bir tara medresesinde deil, dnemin en yksek medresesi olan Sahn'da mderrislik yapan ve kitap telif eden bu zatlarn, kendi bilimsel kabiliyet ve kapasitelerine gvenlerinin bulunmadn, Molla Ltfi tarafndan srekli yanllarnn karlp rezil edilecekleri korkusuyla yaadklarn gsteriyor. yle anlalyor ki, onlar byle korktuka ve korkularn aa vurup panie kapldka, Molla Ltfi daha bir zevklenmekte ve stlerine daha fazla gitmek iin adeta dolayl olarak tevik edilmektedir. Molla Ltf'nin meslektalarnn yaad bu paniin tipik bir rneini, onu yarglayan ve katline fetva veren en sivri rakiplerinden Hatipzde sergilemitir. Kaynaklarn rivayetine gre Molla Ltfi idam edilir edilmez evine gelen Hatipzde'nin, onun tarafndan "muzahrafatdr" diye tenkit edilmeye hazrlanlan eseri Hiye-i Tecrid\ kastederek "El-minnet lillhi Tel kitabm nn tetvl-i dest-i red ve nazar- 'ayn-

itirazndan hals eyledim. Zira ol kii benim kitabm tezyif itmee dorulup hatlarn yazup izmee hme gibi bel balamd" dedii naklediliyor.33 Bu hadise, Molla Ltf'nin kendi ilmine olan gvenini gsterdii kadar, Sahn'daki meslektalarnn bilimsel kapasitelerinin zayfln ok yakndan bildiini, bu yzden onlar kendine rakip tanmadm da anlatmakta, daha nemlisi, rakiplerinin bilimsel kapasitelerinin zafiyetini de gerekten ortaya koymaktadr. b) Molla, Ltf'nin karakteri ve ahlaki yaps: Yukarda muhtelif kaynaklardan verilen rneklere bakldnda, bu ilgin simann, kendi zamannda ve evresinde ei az bulunur bir lim, zeki ve nktedan bir ahsiyet olmasna ramen, haddinden fazla marur ve kendini beenmi olduu, bu sebeple de etrafndakileri fazla kmsedi-i, kmsemekle kalmayp onlar terbiye d szleri ve davranlaryla taciz ettii anlalyor. Btn kaynaklar bir yandan onu takdirle yad ederken, dier yandan bu ynne de iaret etmekten kendilerini alamyorlar. Molla Ltf'nin bu karakter yapsnn, ona kar hazrlanan komplonun en nemli sebeplerinden biri olduu belirginleiyor. Bugn elimizde Molla Ltf'nin ahlak cephesini anlamaya yarayacak mektup bulunmaktadr. Molla Ltf'nin hocas Sinan Paa'nn kardei Ahmed Paa tarafndan II. Bayezid'e yolland tahmin olunan bu ikyet mektubu, Molla Ltf'nin karakterini ciddi olarak tartmaya aacak bir nitelik arzediyor.34 Bu mektuplarda Ahmed Paa, Molla Ltf'nin baz ahlaki zaaflarndan ve yapt yolsuzluklardan bahsetmektedir. Anlald kadaryla Molla Ltf'nin o kadar vefakrlkla bal olduu hocas Sinan Paa'nn kardei olmasna ramen, mollann hmna hedef olmaktan kurtulamayan Ahmed Paa bu mektuplarnn ilkinde, "Mderris Ltf'nin gayet err ve ... mzevvir ve mekkr olduu"ndan ve onun kendisine yaptn "kfirin dahi Mslmana yapmayacandan sz ederek, Sinan Paa'nn vefatnda Molla Ltf'nin onun btn terekesine el koyduunu, bu arada kitaplarn zapt ettiini ve Sinan Paa'nn vakfiyesini sakladn, bylece ocuklarnn hakkn yediini ileri sryor. Ancak daha nemlisi, Molla Ltf Fatih Sultan Mehmed'in hfz- ktb iken, bu grevine hyanet ederek baz kitaplar alp satt, ayrca Darlhadis medresesinin baz kitaplarn da ald, meseleye vakf olan Sinan Paa'nn "gayet ihf idp ol vakt n hizmetden red itdrdii" gibi ok nemli baz ithamlarda bulunuyor ve II. Bayezid'den adalet istiyor.35 kinci mektupta ise, Sinan Paa'nn lmyle birlikte, Molla Ltf'nin yapt gayri meru ileri tefti iin Molla Kestelli'nin grevlendirildii, "b-garaz, mstakim ve hakkn" olan mollann btn yaplanlar dosdoru saraya rapor ettii halde, Molla Ltf hakknda herhangi bir ilem yaplmad, ancak kazasker tarafndan tzir cezasna arptrlp kendisine had vurulduu, bununla beraber, daha sonra eski yolsuzluklarna devam ettii... gibi, yine ayn derecede vahim baz sulamalar dile getirilmektedir.36 Ahmed Paa ile Molla Ltf arasnda geenleri bilemediimizden, bu sulamalarn ne kadar doruyu yanstt konusunda kesin bir hkm vermek zordur. Nitekim mektuplar bulup yaymlayan smail E. Ernsal da, bunlarn tarafsz belgeler olmadn vurgulayarak ayn kanaati ileri srer.37 Bununla beraber, hem anlatann ahsiyeti, hem de olaylar gz nne alndnda, ileri srlen ithamlar bsbtn uydurma telakki etmek pek kolay grnmyor. stelik, zellikle Fatih'in ktphanesinden kitap aldna dair itham, Molla Ahaveyn'in aada tahlil edilecek risalesinde de dile getirilip bylece bir baka yoldan da teyit edilmi bulunmaktadr. Bu sebeple en azndan bir ksmnn doru olabilecei ihtimalini hesaba katmak gerekir dncesindeyiz. c) Molla Ltf'nin inan yaps: Burada u soruyu sormak gerekiyor: Molla Ltf'ye isnat edilen zndklk ve mlhidlik suu aslnda onu ortadan kaldrmak isteyen meslektalarnn bir iftiras myd, yoksa

Molla o devir iin zendeka ve ilhad ile yorumlanacak baz fikir ve kanaatlerin sahibi miydi? Kaynaklara baklacak olursa, ilk bakta Molla Ltf'nin gerek anlamda zendeka ve ilhad ile herhangi bir alakasnn olmadn kabul etmek doru grnyor. Bu hususta elde baz veriler bulunmaktadr. Mesela btn kaynaklar onun ikindiye kadar medresede dersini verdikten sonra, eyh Vefa zaviyesine giderek orada da Sahh-i Buhar okuttuunu, bu esnada zaman zaman aladn kaydediyorlar.38 badetlerini dzenli bir ekilde yapt konusunda en ufak bir phe bulunmuyor. Daha nemlisi, Molla Ltf'nin yukarya aldmz savunma metni, kendisine isnat edilen suu kesinlikle reddediinin belgesidir. Ayrca, akyk- Nu'mniyye'nin verdii bilgiye gre, Molla Ltf idam edilmek zere hapisten karlp At Meydan'na gtrlrken yolun iki tarafna dizilip kendini seyreden kalabala srekli olarak Allah'n varlna inandn, slam'n tasdik lazm gelen kurallarm tasdik, inkr gerektirenleri inkr ettiini syleyip durmu, sk sk kelime-i ahadet getirerek imann etrafa tasdik ettirmee almtr.39 Molla Ltf'nin gerek muhakeme esnasnda, gerekse idama gtrlrken slam imanndan, Ehl-i Snnet mezhebinden ayrlmadn, iman btn bir Mslman olduunu srarla vurgulayan bu hareketleri, daha nce giri blmnde ele alnan rneklerin hemen hibirinde grlmedii gibi, bundan sonra incelenecek rneklerde de grlmeyecektir. Bu tavrn lm korkusuyla sergilenmi olduunu dnmek de mmkn olmakla birlikte, bu ilgin limin karakteri gz nne getirildiinde, onun panie kaplacak biri olmadn, dolaysyla bu ikrarnda samimi olduunu kabul etmek lazm gelir. Ayrca, hepsinden nemlisi, Molla Lt-f'nin bugn ktphanelerde mevcut bilinen hibir eserinde, Ehl-i Snnet inanlarna aykr, zendeka ve ilhada yorulacak herhangi bir ifadeye rastlanmamtr. Btn bunlar ve zellikle idam hkm kendine iletildiinde II. Baye-zid'in aknla dmesi ve hkm zoraki tasdik etmesi, stelik idam gerekletiinde halkn ve dier ulemann bundan byk bir znt duymas, Molla Ltfi'nin inanlarnda zendeka ve ilhada yorulacak herhangi bir hususun bulunmad izlenimini veriyor. Nitekim, dnemin ou ulemas gibi, gnmz aratrclar da ayn kanaate varmaktadrlar. erefeddin Yaltkaya, A. Adnan Advar, . Hakk Uzunarl, H. inasi oruh, smet Parmakszolu ve nihayet O. ik Gkyay, Molla Ltfi'nin bir zndk ve mlhid olmad konusunda kesin kanaat sahibidirler.40 Bununla beraber, aksi izlenimi verebilecek ipular da bulunuyor. Mesela Lmi elebi gibi, Molla Ltfi'nin ada olan mhim bir sima, onun zndklk suuyla yarglanmak zere hapse atlmas dolaysyla ebced hesabyla dt tarihte, aynen "Lutfi-i mlhid" tbirini kullanyor.41 Yukarda sz edilen, Ahmed Paa'nn II. Bayezid'e yazd birinci mektupta, Molla Ltf iin "gaddar- b-dn ve b-'tikad" ifadesi bulunmaktadr.42 En hafifi Ehl-i Snnet inanlarnn dnda olma, en ar slam' ve Allah inancn reddetme anlamnda yalnzca inan alanyla ilgili olarak kullanlan bu tabirlerin, rasgele ve ad geenin karakter zaaflar sebebiyle iledii ileri srlen sulardan dolay kullanldn sylemek zordur. Bu itibarla Ahmed Paa'nn bu ifadesini, inanszlk anlamnda kulland muhakkaktr. Ahmed Paa acaba neden Molla Ltf'yi bu ekilde tavsif ediyordu? Veya Lmi elebi ve Ahmed Paa'nn kullandklar bu terimler srf onlarn ad geene kar ahsi dmanlklarnn basit bir ifadesini mi, yoksa gerekten fiil bir durumu mu yanstyor? Dorusu, bu iki ifadeden yola karak bu sorularn cevabn kesin olarak verebilmek imknsz gibi grnyor. Bununla birlikte, bugn elimizde bize bu konuda yardmc olacak nemli bir risale bulunuyor. smet Parmakszolu'nun ve smail E. Ern-sal'n ksa tantmalar hari tutulursa,43 daha nce Molla Ltf zerinde yazan aratrmaclarn hemen hi

bahsetmedikleri bu risale, onun inanlar ve dnceleri meselesini yeniden tartmaya aacak kadar mhim grnyor. Risalenin bir dier nemi ise, eyhlislam bn Kemal'in Molla Kbz olay mnasebetiyle zndklk hakknda kaleme ald ,ayn mahiyetteki risaleyle beraber, literatrde bilinen yegne iki rnekten biri, daha dorusu ilki, hatta bir bakma bn Kemal'in risalesine rnek olmasndan gelmektedir. Molla Ltfi'nin inan cephesini aklamak maksadyla kaleme alnm bulunan bu risale, aslnda akyk- Nu'mniyye'de Molla Ahaveyn ile ilgili ksmda onun eserleri arasnda "Ahkmu'z-Zndka'ya mteallik bir risale" diye zikredilmektedir.44 Ancak akayk yazar, risalenin Molla Ltf olay ile ilgisine ne burada, ne de Molla Ltf'ye ayrd ksmda iaret etmedii iin dikkati ekmemi, bu sebeple de bugne kadar ele alnp tartlmamtr. te bu Arapa risale Molla Ltfi'nin inan cephesiyle ilgili ok nemli iddialar sergilemektedir.45 Ayrca, Osmanl tarihinde trnn bilinen ilk rnei olmas ve Molla Ltf'nin inan ynyle ilgili iddialar gndeme getirmesi bir yana, bundan sonra bahsedilecek olan zendeka ve ilhad olaylarnn da dini cephelerinin, takip edilen hukuki prosedrn ve verilen idam cezalarnn gerekelerinin anlalmasna yardmc olaca iin, burada tartmaya deer gryoruz. Molla Ahaveyn'in sz konusu bu risalesi, yaklak be buuk varaktan ibaret olup, yedi ksa fasldan olumaktadr. Birinci fasl, zndkn tarifi ve Peygamber'e hakaret, svme (sebb);46 ikinci fasl, zndklarn tevbelerinin kabul meselesi;47 nc fasl, Peygamber'in ailesi efradna ve yaknlarna (ashab) hakaret ve svme;48 drdnc fasl, Kur'an- Kerm'le alay edip hafife alma;49 beinci fasl, kt niyetle olmadan sehven ve cahillikle "zendeka ve ilhad" suu ileme;50 altnc fasl, zimmlerin "zendeka ve ilhad" suu ilemeleri;51 yedinci fasl, Allah'a hakaret ve svme;52 sekizinci fasl, zndklarn miras, ykanp cenaze namazlarnn klnp klnamayaca53 ve zndka verilecek idam cezasnn infaz biimleriyle ilgilidir.54 Bunlara ek olarak da sonda Molla Ltf'den bahseden toplam iki varaklk nemli bir pasaj bulunmaktadr. Bu saylan yedi faslda, erh'l-Meksd, e-if ve es-Seyf'l-Mesll f Sebbi'r-Resl gibi, genellikle Osmanl ulemas arasnda ok tutulmu kitaplara ve eitli mezhep imamlarnn ve eski ulemann bunlarda kaytl itihatlarna referans verilmek suretiyle zendeka ve ilhad sularnn teorik tarifleri yaplm, hukuki sonular tartlmtr. Bu itihatlar arasndaki ihtilaflara da gerektiinde dikkat ekilmi ve ilerinden "Osmanl ulemasnn eskiden beri tercih ettii fetvalar" seilerek zikredilmitir. Btn bunlar arasnda dikkati eken hususlardan biri, en bata, ad aka sylenmeden, yalnzca "ahs" kelimesiyle atfta bulunularak Peygamber'in nbvvetini itiraf ve slam'n esaslarnn gereklerini aa vurmakla beraber esas olarak "kfr"den ibaret birtakm inanlar iinde saklayan bir kiiden sz edilmesidir ki, bu Molla Ltf'den bakas olmamaldr. kinci bir husus, kanaatimizce, bu risalede fasllar halinde bahis konusu edilen zendeka ve ilhad sular rasgele seilmemitir; aka yazlmama-sna ramen, yazarn Molla Ltf'nin ilediine inand sular ima etmesidir ki, bizce ayn zamanda ahitlerin onu ne gibi iddialarla suladklarn gstererek bize k tutmakta, dolaysyla ayr bir nem arz etmektedirler. Molla Ahaveyn, nce tereddt edip sonra katld idam fetvasn, kanaatimizce bu gerekelere dayandrm olmaldr. Bu demektir ki, Molla Ltfi esas olarak Peygamberlik kurumuna ve Kur'ann ilahi bir kitap olduuna kar kmakla itham edilmi olabilir. Risalede yedinci fasln sonunda, Molla Ltf ile ilgili ksma gemeden, "tark'1-katl" bal altnda ilgin bir pasaj dikkati ekiyor. Burada, idam hkm giyen zndk ve mlhidlere bu hkmn ne ekilde uygulanaca anlatlyor. Buna gre idam, a) boynu

vurulmak, b) aslmak, c) veya karn yarlmak suretiyle yerine getirilmekte, sonra da ceset yaklmaktadr. Biz kaynaklarn ifadelerine gre Molla Ltf'nin boynu klla vurularak idam olunduunu, ancak cesedinin yaklmayp Eyp'te, sonradan Defterdar Mahmud elebi Mescidi'nin yapld yerin yaknlarnda defnedildiini biliyoruz.55 Molla Ltf'yi anlatan ksma gelince,56 buras, bizzat ad geenin muhakemesinde bulunmu ve alnan idam kararn onaylam bir zatn kaleminden km olmas itibariyle tam anlamyla nemli bir tarihsel belge niteliini tayan birinci elden kaynaktr. Burada nce Molla Ltf'nin fazilet ve maharetlerinden, tp ilmindeki derin vukufundan bahsediliyor, sonra da hadis alannda iddia sahibi bulunduu, ancak nbvveti inkr ettii belirtilerek baz en sz ve fiilleri bulunduu kaydediliyor. Sultann ktphanesine emin tayin olunduu, ancak -Ahmed Paa'nn mektubunda da sz getii zere- hyaneti grld iin azledildii, birka kere mderris tayin olunduu ve nihayet darb ve hapis cezasna arptrld halde, sonradan tekrar yksek medreselerde mderrislik yapt ksaca anlatlyor. Daha sonra eriata saldrmaya balad ve tamamiyle "filozoflarn szlerine itibar gsterdii" vurgulanyor, birok talebenin onu taklit ettii, ayrca halktan pek ok kiiyi de sapknla ynelttii bildiriliyor. Eer Molla Ahaveyn'in "filozoflarn szlerine itibar gsterdii" eklindeki bu ifadesi vaki ise, bu yukarda akladmz varsaymmz teyit eden bir delil olabilir. Molla Ltfi olay hakknda Molla Ahaveyn'in versiyonu yle zetlenebilir: Molla'nn zndkl ve mlhidlii Sultan Bayezid'in kulana gitmitir. Sultan onun ve onun gibi kimselerin hapsedilmesini emreder. Akabinde divanda ulema ve ileri gelenler, vezirler ve kazaskerler toplanrlar. O arada ahitler de getirilir; bunlar bildiklerini anlatrlar. Ama anlatlanlar oradakileri son derece artr ve hayrete drr; gzlerinden yalar gelir, elleriyle dizlerine vurup dvnmeye balarlar, yksek sesle barp arrlar, lklar, naralar atarlar. Molla Ahaveyn'e gre, ahitler ifadelerini bitirdikleri zaman, Molla Ltf'nin, bir ksm zendeka, bir ksm sebb, bir ksm irtidad, bir ksm bu ikisine birden giren, bir ksm da bunlarn hepsini kapsayan birtakm "fahi szler"i meydana kmtr. Ulema ve kazaskerler mecliste geenleri sultana naklederler. eriatn gereine gre hkm vermeye sra gelince, aralarnda ihtilaf kar ve bir mcadele balar. Sonunda Molla Ltf'nin ldrlp yer yznn onun sapknlndan temizlenmesi konusunda anlarlar. Vezirler bu karar beenirler. Daha sonra Molla Ltfi At Meydan'na gtrlm ve klla boynu vurulmutur. 220 Molla Ahaveyn'in anlattklar burada bitiyor. Bu ifadeleriyle o, olayn canl ahidi olarak yaadklarn gnmze aktarm oluyor. Bu hikye gsteriyor ki, Molla Ahaveyn idamdan sonra risalesini kaleme alrken, meslektann zndklk ve mlhidliine inanm, inanmaktan da te, cezasnn yerinde olduuna hkmetmitir. Bu risalesi vastasyla, Molla Lt-fi'ye yneltilen ithamlardan bizi haberdar etmektedir. Bu ithamlar ne dereceye kadar geree uyuyor, ne kadar iftira veya hasetliin, hasmln, rekabetin rndr, bunu bilebilmek belki hibir zaman mmkn olmayacaktr. Ama Molla Ltf'nin Mevztu'l-Ulm ve'l-Metlibu'l-lhiyye, es-SebVidd, Haiye al Hasiyeti erhi'l-Metli'(Seyyid erf-i Crc-n), Haiye 'al erhi Mifth (Seyyid erf-i Crcn), Haiye 'al erhi'l-cAkid (mer en-Nesef) gibi bugn mevcut eserleri arasnda bizim grebildiklerimizde kendine isnat olunan zendeka ve ilhad suuyla ilgili en ufak bir kayda rastlamadmz sylemeliyiz. Bu eserlerin hepsi de, vaktiyle erefeddin Yaltkaya'nin dedii gibi, Ehl-i Snnet inanlarna gre yazlmlardr.57 Burada aynen eyh Bedreddn'inkine benzer bir konumla kar karyayz. Onun da, sonradan adna derlenen Vridt'm dnda baka hibir eserinde Ehl-i Snnet d dnceleri olduuna dair herhangi bir ipucuna rastlanmadna daha nce iaret edilmiti.

Yalnz Molla Ahaveyn'in Molla Ltf hakknda anlattklarnda bir nokta var ki, ihmal edilmeyecek derecede dikkat ekiyor: Buna gre, Molla filozoflarn szlerine ok itibar etmektedir. Onun bu hususiyetinin, Fatih Sultan Mehmed'in huzurunda ulemadan Molla Arap lakabyla nl Al-eddn Aliyy-i Arabi58 ile tututuklar bir tartmada da vurgulandn gryoruz. Kendisini kmseyerek eletiren Molla Ltfi'ye kar ad geen zatn ona ynelttii en byk eletiri, "Ekser bildn felsefiyyatdr. M-himmt- dniyyeden ve 'ulm- er'iyyeden nesne bilmezsin!" eklinde olmutur.59 yle grnyor ki, Molla Ltf, ulema ve talebe arasndaki hasm ve rakiplerinin eline zendeka ve ilhad ile sulanmas iin elverili kozlar, kendileriyle yapt tartmalarda ve verdii derslerde slami grlerini eyh Bedreddn gibi akli ve felsefi yorumlara dayandrarak bizzat sunmutur. Onun felsefeye yatkn mizac sebebiyle ok tabii olarak yapt bu yorumlar, kar tarafa -tpk namaz meselesinde olduu gibi- aleyhinde mkemmel bir delil olarak kullanlm olmaldr. d) Molla Ltf'nin idamna fetva verenlerin bilimsel ahsiyet ve karakterleri: Molla Ltf'nin niin bu kadar imekleri stne ektii ve neden idamla cezalandrld meselesinin cevaplarndan biri de kanaatimizce, hem kendisinin Sahn'daki meslekta ve rakiplerinin en nde gelenlerinden biri olmasyla, hem de mahkeme heyetini oluturan ulemann ahsiyetleriyle yakndan ilgili olmaldr. Bunlarn iinde ad geen ve kaynaklarn belirttiklerine gre o srada mft (eyhlislam) olan Efdalzde diye mehur Molla Hamdeddn b. Efdaleddn'in aslnda Molla Ltf ile herhangi bir alp veremedii yoktu; zaten mevkii Molla'nn stndeydi.60 Ayrca karakter olarak drst, mesleine bal, ilim ve irfan sahibi bir ahsiyet olduu, gerek eitli tara medreselerinde, gerek stanbul'daki medreselerde ve zellikle Sahn'da mderris iken rencileriyle iyi bir diyalog kurduu ve derslerinin ok faydal getii biliniyordu. Kendisinin, erh-i Tuvali (Isfahan), Hiye-i erh-i Muhtasar (Seyyid erif-i Crcn) gibi eserleri olup, baz kitaplar yllarca medreselerde en ok okutulanlardan olmutu. Fatih Sultan Meh-med gerek salam karakteri, gerekse bilimsel nitelii sebebiyle kendisini stanbul kadlna terfi ettirmi, II. Bayezid de onu eyhlislam yapmt.61 Nitekim Efdalzde, Molla Ltf'nin zendeka ve ilhad ile sulanmasna kar km, ahitlerin sylediklerinin byle bir sulama iin yeterli olmadn ileri srmt. Bu yzden idam fetvasna katlmaya bir trl raz olmam, sonuna kadar tek bana kalmt. Molla Ahaveyn diye anlan Muhyiddn b. Mehmed ise, akyk'ta. igal ettii yere baklrsa, dierleri kadar tannm deildir. Tara medrese -lerindeki mderrisliini mteakip stanbul'a gelebilmi ve sonunda Sahn mderrisliine atanmt. Hiye-i erh-i Tecrd (Seyyid erif-i Crcn) isimli eserinden baka, yukarda sz edilen bir de risalesi olduunu biliyoruz. Molla Ahaveyn de Molla Ltf ile aras ak olan ve onunla srten rakiplerden biriydi, ama mahkemede ahitlerin anlattklar onu tat222 min etmemi ve nce idam fetvasna katlmak istememiti. Ancak Hatip-zde ve Molla zr'nin basksna dayanamam olmal ki, bu kararndan vazgeip fetvaya katlmak zorunda kalmtr. Bu yzden, risaleyi belki sonradan duyduu huzursuzluun evkiyle, biraz da kendini savunmak, daha dorusu kendini ikna etmek iin yazm olmas kuvvetle muhtemeldir. Kaynaklardaki kaytlara dikkatle bakldnda, Molla Ltf'nin asl dili rakiplerinin, daha dorusu hasmlarnn, Hatipzde diye mehur Molla Muhyiddn Mehmed ile, Molla zr mahlasyla tannan Molla Kasm- Germiyn olduu grlr. zellikle Hatipzde hakknda verilen bilgiler, kendisinin her bakmdan Molla Ltf'nin bir ikizi olduu izlenimini uyandryor.62 Tpk onun gibi Ali Kuu ve Hzr Be'den okumu,

ihtiras sayesinde abuk ilerlemi ve ksa zamanda Sahn mderrisi olmu olmas dikkat ekiyor. lmine ok gvenen, bu yzden yksek mevkileri hak ettiine inanan Hatipzde, tpk Molla Ltf gibi sivri dilli, cerbezeli ve hasmlarm son noktaya kadar sktrp stlerine gitmekten holanan, onlar sindirmekten zevk alan bir karakter sergiliyor. Hatta akyk- Nu'mniyye^c baklrsa, Fatih Sultan Mehmed'e bile kar kacak kadar ileri derecede kendini beenmi biridir.63 Bu yzden sultan kendisine kzp Sahn mderrisliinden azletmise de, Molla Gran'nin, bu gl limi harcamamas konusunda padiah ikna etmesiyle, yeniden Sahn mderrisliine, hatta padiah hocalna tayin olunmu, huzur sohbetlerine katlmas salanmtr. Molla Gran'nin ona deer vermesi, Hatipz-de'nin nemli bir bilimsel kapasiteye sahip olduunu gstermesi itibariyle dikkate deer. Ancak yapsndaki daima birinci olma tutkusu, mesela Fatih'in ok sayp sevdii nl lim Hocazde Muslihuddn Mustafa'ya adeta meydan okuyup ona stnlk taslamas,64 sultann tahammln tketmi ve onu grevinden almtr. ' II. Bayezid dneminde itibarm yeniden kazanan Hatipzde'nin, nerede duracan bilememesi yznden, kendisine itibar edip sayg gsteren padiah da bir sre sonra ileden kartt grlyor. Veziriazam brahim Paa'nn, bilimsel kudretine sayg duymasna, elinden geldiince kendisini stn tutmasna ve padiahn fkesini teskin etmeye almasna ramen, padiahtan yz bulamamasn kendisinden bilecek kadar bencilliini ileri gtren Hatipzde, sonunda onunla da ipleri koparmtr.65 te Molla Ltf, byle kendisi kadar gl ve sert bir rakiple mcadeleyi gze almt; onun yazd, Hiye-i Tecrd, erh-i Keaf, erh-i bn Hcib, erh-i Mevhf gibi eserleri kmseyip hakaretle etrafta eletirmeye kalknca olanlar olmu, Hatipzde'yi kendisine amansz bir dman yapm olmaldr. Tabii ki bu iki gl rakibin arpmasndan biri zararl kacakt; bu da, Hatipzde'nin kulland eski, ama ok gl ve etkili bir silahla, zendeka ve ilhad ithamyla vurulan Molla Ltf oldu. Molla Ltf trajedisinin bir dier nemli aktr de Molla zr, asl adyla Molla Kasm- Germiyn'ydi.66 Amasya ve Edirne gibi nemli ehirlerdeki muhtelif medreselerde mderrislik yaptktan sonra hiyerari gerei stanbul medreselerine ykselmi olan bu zat, sonunda Sah mderrisi olmay baarmt. akyk- Nu'mniyye'yc gre, Husrev rn mesnevisinin nl airi Ktahyal eyh'nin yeeni oluyordu. Zamannda baarl bir bilim adam olduunu, halli zor bilimsel meseleleri rahatlkla zp aklayacak bir kapasiteye sahip bulunduunu, derslerinin ok sevilerek dinlendiini, vaktiyle Molla zr'nin rencisi olan amcasndan naklen akayk mellifi anlatyor.67 Molla Ltfi, onunla olan tartmasn es-Seb'u'f-idd adl risalesinde nakleder.68 Molla zr de ona cevap yazmtr. Hoca Sdeddn onun iin "hads-i sib ve fkr-i skb sahibi idi" diyor ve Molla Ltf ile birbirlerine ok hcum ettiklerini yazyor.69 Grld gibi, Molla Ltf trajedisinin asl nemli aktrlerinden ikisi bunlardr; rekabet ve ekime yznden, Molla Ltf'yi idam sehpasna gtren yolda oynadklar roller byk olmutur. e) idam hkmnn Hanefi hukuk kurallarna aykrl: Yukarda zetlendii zere, Molla Ltf'nin lme mahkm edilii, aslnda slam hukukunun bu gibi konularda n grd prosedre ekil olarak uygun, ama verilen hkm ve fetva itibariyle tamamen aykr bir ekilde cereyan etmitir. ekil olarak mahkeme, klasik slami devirdeki ilgili mahkemelerde olduu gibi, zamann sultannn saraynda kurulmu, yarg grevini yrtecek olan kaddan baka, ulemann -tbir caizse bir eit jrininkatlmyla bir mahkeme heyeti oluturulmutur. Bu mahkemeye ahitler arlm, dinlenmi, sann kendini savunmasna izin verilmitir. Grnrde her ey usulne

uygundur. Ama dier yandan, mahkeme yelerinin -eyhlislam Efdalzde ve ksmen Molla Ahaveyn hari olmakla sulanan Molla Ltf'nin bir bakasn bu sfatla hicvetmesinin mant yoktur. Bizce doru versiyonu Tc't-Tevnh ve Bedyiu'lVekyi vermektedir. Yani bu kta Molla Ltf'nin deil. Molla Izr'nindir. Molla Ltf'nin en amansz hasm ve rakiplerinden olutuu hemen dikkati ekiyor. Bu sebeple bu mahkemeden onun hakknda salkl bir hkmn kamayaca daha bandan bellidir. Buna ramen buna ses karlmam, stelik verilen hkm hi bekletilmeden hemen uygulamaya konulmutur. te bu durum, mahkemenin ve verdii hkmn shhatine glge dryor. kinci olarak Hanefi mezhebine gre normalde zendeka ve ilhad ile sulanan sank, suunun ahitlerin ifadeleri ve dier delillerle pheye yer vermeyecek bir biimde ispat edilmesi halinde, tevbeye davet edilir. Eer sank bu daveti kabullenerek tevbe ederse, tevbesi kabul olunur ve idam edilmez. dam hkm, ancak sann tevbeyi red ve zendekasnda srar etmesi halinde tatbik edilebilir.70 Oysa Molla Ltf'nin muhakemesinde buna uyulmam, idam fetvas alelacele verilerek uygulamaya konulmutur. Bu ise kanaatimizce, mahkemedeki ounluun, onu ldrmeyi oktan kafalarna koyduklarn gsteriyor. Aksi halde imann defalarca aklayan, zndk ve mlhid olmadn birok kere ifade eden Molla Ltf'nin bu ikrarnn dikkate alnarak idamdan vazgeilmesi gerekirdi. Nitekim ahitlerin aleyhte ifadelerine ve kendilerinin sank hakkndaki bilgilerine ramen, mahkeme yelerinin idam konusunda tereddde ve ihtilafa dmekten kurtulamadklar da grlyor. Kanaatimizce bu tereddt, btn hasmane duygularna ramen, onlarn kendi kendilerini bir vicdan muhasebesinden geirme gereini duyduklarn gsteriyor. Nitekim eyhlislam Efdalzde idam fetvasn onaylamamtr. Bu konuda en srarl grnenlerin banda, yazd kitab Molla Ltf'nin iddetli eletirisiyle karlaan Hatipzde ile Molla zr'nin bulunduu grlyor. Olayn ilgin yan udur: Molla Ltf zendeka ve ilhad zahir olmu ve kendisi de bunu ikrar etmi biri olarak deil, btn ithamlara ramen, kendisinin mmin ve Mslman olduunu srekli vurgulayan biri olarak ortadadr. Zndk ve mlhid olduunu kendisi de bilerek yarglanan ve Hanefi mezhebine gre, tevbe teklif edildiinde bunu kabul edip -grnrde dahi olsa- zendeka ve ilhadndan vazgeen birinin dahi idam edilmesi sz konusu olamazken, bu ak fbh hkmne ramen, Molla Ltf gibi, asla bir zndk ve mlhid olmadn, tam aksine mmin ve Mslman olduunu aka ve defalarca ilan eden bir ahsiyetin idamnda srar edilmesi, gerekte Hanefi hukukuna aykr bir uygulamadr. Nitekim byle birinin katledilmemesi gerektii, aada kendisinden bahsedilecek olan Hakm shak hadisesi dolaysyla bizzat Ebussuud Efendi'nin verdii bir fetvada ifade edilmitir.71 Bu sebeple Molla Ltf'nin idam olaynda, Hanefi hukukunun deil, onu yarglayp idam fetvasn zorla kartan kiilerin ahsi karlarnn ve dmanlklarnn rol oynadn kabul etmek gerekir. Sonu olarak verilen hkm Osmanllar'da uygulanmakta olan Hanefi hukukuna btnyle aykrdr. Buraya kadar anlatlanlardan bir sonuca gitmek gerekirse, bir defa Molla Ltf'nin idamnda u faktrn belirgin bir biimde etken olduunu syleyebiliriz: 1) Birinci faktr, yukarda da sk sk vurgulanan Osmanl ilmiye mesle-indeki rekabet sistemidir. Yalnzca akyk- Nu'mniyye bile tek bana bu sistemin nasl salksz altnn son derece ilgin ve artc rneklerini grebilmek iin yeterlidir. Buradaki ulema biyografileri, bu sistemin, bilimsel ve idari liyakatten ok, padiahn gzne girebilmek, dolaysyla brokraside ykselebilmek ve nemli mevkiler elde edebilmek iin insanlarn hi dnmeksizin bir dierinin aleyhinde bulunmas eklinde altn hayret verici ve bazen son derece zc rneklerle

sergiler. te Molla Ltf olay, bu rneklerin korkun bir trajedi haline gelenlerinden yalnzca biridir. Sahn mderrislii gibi, o devir iin yksek ilmiye brokrasisine sramann yegne yolu olan bir mevkie gelebilmek, geldikten sonra elde tutmak ve zaman gelince bunu gerektii gibi kullanabilmek, orada kalabilmeye, bunun iin de yazlan eserlerle, faaliyetlerle, verilen derslerle sultann veya vezirlerin gzne girebilmeye balyd. mparatorluk apnda ilmiye silkinin tepeye giden yolu, tbir caizse, oraya yaklatka iyice daralan bir geit halini alyor, ancak o geidin alabilecei kadar kiiye yer brakyor, dierlerini dar atyordu. Sahn mderrislii bu geidin en dar yeriydi. Tepeye kmaya talip adaylar, bu darack geitten geebilmek iin birbirleriyle kyasya mcadeleyi gze almak zorundaydlar. Molla Ltfi gibi gl bir rakibi o geitten atmann tek yolu ise ancak hayatna son vermekle mmkn olabilecekti ve yle oldu. 2) Kaynaklarn buraya zellikle kendi azlarndan aktardmz ifadeleri, bir ikinci faktr gndeme getiriyor: Molla Ltf, en az iinde bulunduu sistemin yaratt salksz ve yoz rekabet ortam kadar, kendi saldrgan ve rakip tanmaz kiiliinin de kurban olmutur. Molla Ltf meslektalarnn yazdklar eserleri, yalnzca bilimsel adan eletirecek yerde, kfr ve hakaret dolu szlerle karalamay bir zevk haline getirmitir. Eer o, eletirilerini bu kadar saldrgan ve hakaret dolu bir slupla sergilememi ve meslektalarnn stne bu kadar gitmemi olsayd, kendisini ne kadar kskanrlarsa kskansnlar, onlar da herhalde ii bu kadar ileri gtrme cesaretini bulamayacaklard. Nitekim, Molla Ltfi konusunda yazan modem aratrmaclarn hemen hepsi de, meslektalarnn onun saldrlarndan, bu tr eletirilerinden, kkrtc satamalarndan, kmsemelerinden rahatsz olmalar ve zellikle ilmen stnln hazmedememeleri sebebiyle Molla Ltfi aleyhine komplo hazrladklar konusunda birlemektedirler. Ama unu da vurgulamak gerekir ki, Molla Ltf'nin saldrgan mizacn ar biimde harekete geiren de, yine szn ettiimiz salksz rekabet sistemidir. 3) Bize gre ilk ikisi kadar kesin olmamakla beraber, muhtemel grdmz bir nc faktr, Molla Ltf'nin zaman zaman, belki gerekten resmi ideolojiye ters gelebilecek ve bir zndk ve mlhid olarak alglanmasna yol aacak -ok muhtemelen eyh Bedreddn'inkilere benzer-baz felsefi dnceleri, rencileri ve meslektalaryla olan tartmalarnda bilerek veya farkna varmadan seslendirmi olmasdr. Onun gibi felsefeye ve akli karsamalara ok yatkn olan birinin byle fikirlere sahip bulunmas ok da uzak bir ihtimal gibi grnmyor. Her ne kadar baz ulema Molla Ltf'nin zendeka ve ilhada yorulabilecek szleri bulunmadna dair ifade verseler de, aleyhinde ahadet edenlerin kalabalkl, bu kadar kiinin yalanc ahitlik konusunda topyekn ikna edilerek bir araya getirilmesinin zor olmas sebebiyle, bizce bu ihtimal kuvvetlidir. Sonu olarak sylemek gerekirse, Molla Ltf'nin gerek hayattayken dier meslektalaryla olan ilikileri, gerekse bana gelen trajik akbet, yukarda Osmanl ulemasnn hiyerarik yapsn sz konusu ederken iaret olunan nitelikleri aka grmemize yardmc oluyor. Molla Ltfi olay kanaatimizce Osmanl ilmiye silkinin anatomisini yanstmas bakmndan bizce ibretle incelenmeye deerdir. Bu sistemin, iinde yer alan ulemay, zellikle Sahn medresesi mderrislii gibi yksek brokratik mevkilere bir atlama tahtas grevini yapan ok nemli bir mevkide bulunanlar, mthi bir rekabet arenasnn ortasna attna dikkat etmemiz gerekiyor.

Bu arenadaki yksek ulema, birbirine bilimsel almalar ve aratrmalar konusunda yardmc olarak destek vermek yerine, ulamak istedikleri yksek brokratik mevkilere giden yolda birbirlerini "ortadan kaldrlmas gereken hasmlar" olarak gsteren bir sistemin paras olmaktan kurtula-myorlard. yle anlalyor ki, Molla Ltfi ve rakipleri de, bu sistemin birer paras olarak hareket ediyorlard.72 B) Bakent Ulemas Arasnda "sev Mslmanlk" yahut Mslmanlar Arasnda Hz. sa Klt (Hubmeshlik) (16.-17. Yzyllar) Burada ele alacamz kiilerin durumu, Molla Ltf'ninkinden ok farkl bir konuyu gndeme getiriyor. Molla Kbz, Hakm shak ve kendilerinden ksa da olsa bahsedeceimiz dier ulemann, Osmanl bakentinde zellikle de byle yksek tabakaya mensup kesimler iinde, sev Mslmanlk diyebileceimiz, inanlarnda Hz. sa'ya olaandan fazla arlk veren deiik bir Mslmanlk anlayn temsil ettikleri gzleniyor. Osmanl kaynaklarnn suskunlukla getii -varln muhakkak ki gizli gizli srdren- bu kesimin, aslnda stanbul'da, stelik yksek tabakalar arasnda belli bir sayya ulatn tahmin etmek mmkndr. stanbul'da byle bir Mslmanlk anlaynn 17. yzylda bile olduka yaygn bulunduunu, ngiltere Kral II. Charles adna IV. Mehmed nezdinde fevkalade eli olarak gnderilmi ve bu sebeple stanbul'da epeyce kalarak saray mensuplarn, yksek brokratlar ve halk tanma imkn elde etmi bulunan Paul Ricaut'dan reniyoruz. Ricaut bu anlaya mensup olanlar, Osmanl kaynaklarnda rastlanlmayan Hubmesh (Chupmessabis) tabiriyle niteliyor. Bu kelimenin, bu inanca mensup olanlarn ince, zarif, kibar birini grdklerinde ona iltifat makamnda syledikleri "Hb meshsin!" (yi, gzel meshsin) szlerinin bir araya gelmesinden olutuu anlalyor. Yazar, bu isim altnda anlatt zmrenin iinde bizzat saraydan ve stanbul'un erafndan pek ok kiinin bulunduunu bildiriyor.73 Ona gre Enderun mektebindeki genlerin ou bu inanca mensuptu. Ricaut bunlarn drst, medeni ve cmert insanlar olduklarn, birbirlerini tanmak iin zel beyaz sarklar giydiklerini ve gizli gizli toplanarak ncil okuduklarn kaydediyor.74 Bu insanlara kar sempatisini gizlemeyen yazarn, bir Hristiyan olarak kendileriyle kolayca diyalog kurabilecei iin, onlar Mslmanlardan daha fazla tanma ansna sahip bulunduunu unutmamak gerekir. Sempatisi sebebiyle belki biraz mbalaa katm olsa da, onun Hubmeshler konusunda verdii bilgilere inanlabilir. Ricaut, Hubmeshliin Macaristan snrlarndaki Osmanl askerleri ile zellikle Bosnallar arasnda da mevcudiyetinden bahseder.75 Ancak buralardaki Hz. sa kltn, stanbul'dakinden farkl dnmek gerekir. Zira bilindii gibi, gerek Macaristan snr boylar, gerekse Bosna, ortaalarda Patharlar, Katharlar gibi baka isimlerle de anlan Bogomiller'in yaygn olduu sahalardr. Bu gibi deiik isimler altnda varlklarn srdren Bogomiller'in byk bir ksmnn 15. yzyldan itibaren kitleler halinde Mslmanl kabul ettikleri bilinmekle beraber,76 o dnemlerde eskiden Hz. sa'ya dair inanlarn geni lde koruyor olmalar ok tabiidir. Buna karlk stanbul'daki Hubmeshlik esas olarak Mslman kitle arasnda gelien, Hz. sa kltnn ar bast bir eit sev Mslmanlk olarak grnmektedir. Halbuki mhtedilerin Hz. sa ile ilgili eski inan kalntlarn muhafaza etmelerinde alacak bir durum yoktur. te kanaatimizce Molla Kbz ve Hakm shak da, Ricaut'nun kendi I zamannda yeni km bir dini akm olarak gsterdii, ama muhtemelen ' daha eskilerden, en azndan 15. yzyldan beri mevcut olan bu Hubmes-hlie mensuptular. Nitekim T. Houtsma, Molla Kbz' Hubmeshliin kurucusu olarak dnyor.77 Kaynaklardan anlald ve hemen btn aratrmaclarn da fikir birlii halinde syledikleri gibi, Hubmeshlik daha ok Mslman ulema arasnda mevcut bir dini

eilim, yahut bir "sev Mslmanlk" tarzysa, bu tarzn Hz. sa kltne arlk vermesinden baka ne gibi karakteristikleri vard? Dier hususlarda da sev eilimleri bulunmakta myd? Yoksa Hubmeshliin temel karakteristii sadece bu kltten mi ibaretti? Bu kltn imparatorluk bakentinde ortaya kmasnn sebepleri nelerdir, veya bu klt hangi yoldan gelimitir? te bu sorular Hubmeshlik konusunda bugn kesin olarak cevaplayamadmz zor somlardr. Michel Balivet bu kltn kaynann Hristiyanlk olmayp, genelde sf etkilerle ve zellikle de Hurflik'le ilgili olduu tezini savunmakta, olduka da ikna edici aklamalar yapmaktadr.78 Franz Babinger'in bir talyan kroniinden naklen 1444'te Edirne'deki bir Hurfnin idamna dair verdii haber ile Colin Imber'in bu konudaki yorumu ve Molla Kbz'n Osmanl kaynaklarnda "diyar- ark" yahut "Acem" kkenli olarak gsterilmesi bu tezi glendiriyor. Gerekten Hurfilik'te Hz. sa'nn gl bir yeri olduu bilinmektedir. Gerek Fazlullah- Esterbd'nin eserlerinde ve retisinde, gerekse onun en nde gelen halifesi mdeddn Nesm'nin Dvan\n-da bunu tespit etmek mmkndr.79 stelik, 15. yzyln ilk yarsnda Hurufiliin ran'da sk bir takibata maruz braklmasyla birlikte, Anadolu topraklanln Hurfi dervilerinin aknna urad, gelenlerin eitli tarikat evrelerine szarak buralarda gizlendikleri, propagandalarn srdrdkleri ve son derece de etkili olduklar hesaba katldnda, Balivet'ye hak vermek gerekir. Bununla beraber bu, yine de yukardaki sorularn tamamn cevaplamyor; en azndan bir ksmn cevapsz brakyor. Ksaca, imdi ele alacamz Molla Kbz'n, Hakm shak'n yahut dierlerinin, Snni slam' kendi ideolojisinin merkezine oturtmu gl bir impara-230 torluun bakentinde ve stelik sultann saraynda en yksek ulemann huzurunda neden byle bir Mslmanlk eilimini hayatlar pahasna savunduklarn, bu g ve cesaretin nereden kaynaklandn anlayabilmek, herhalde bu sorularn cevaplarna bal olmaldr. 1. Molla Kbz (. 1527): Kkenine atfta bulunan baka bir deyile Kbz- Acem, yahut -genelde kaynaklarn tabiriyle- "Kbz- Mlhid" hakknda Osmanl vekayina-melerinde epeyce bilgi bulunmakla beraber, -vekayinamelerin zelliklerinden olarak- bunlar genellikle baz kelime deiiklikleriyle bir dierinden aktarlan bilgiler halindedir. Molla Kbz'dan bahseden vekayiname-ler iinde olaya ada asl metin olarak, Koca Nianc Celalzde Mustafa'nn Tabakt'l-Memlik isimli nl eserindeki pasaj gze arpyor.80 Zaten bu pasaj, hem bu konudaki en tafsilatl bilgiyi, hem de Knh'lAhbr, Trb-i Pecev, Trh-i Hasan Bezde, Trh-i Solakzde ve Sab-if'l-Ahbr gibi, daha sonraki dier vekayinamelere kaynaklk eden metni oluturmas bakmndan dikkat ekiyor.81 Molla Kbz konusundaki dier iki ada metin ise, Divan- Hmyun'daki mahkemede onunla kar karya gelerek fikir ve grlerini bizzat tartan, hakkndaki fetvay veren, zamann nl eyhlislam emseddn Ahmed ibn Kemal'in (Kemal Paazade) bu olayla ilgili olarak kaleme ald mhim risaledir. Bunlardan birincisi, Molla Kbz tarafndan ileri srlen fikirlerin tartlp reddedildii Risale f Efdaliyyet'i Muhammed Aleyhisselm 'al Siri'l-Enbi-y'i ve'lMrseln Aleyhimsselm (Muhammed Aleyhisselm'n Dier Nebilere ve Resullere stnlne Dair Risale),82 ikincisi, es-Seyf'l-Mes-ll fi Sebbi'r-Resl (Peygamber'e Hakaret Konusunda Syrlm Kl),83 dieriyse, sonunda ksaca Molla Kbz'dan bahseden bir ksmn da yer ald, eski ulemann itihatlarndan yaplan nakiller nda zndklk konusunu tartan Risale fi-m Teteallaku b-Lafz'z-Zindk'tir (Zndk Szyle Alkal Hususlara Dair Risale).84 Bu saylanlarn dnda, Zeyl-i akyk\&i ve zellikle bu konuda Osmanl kaynaklarnda bulunmayan baz nemli detaylara yer veren d'Ohsson'un Tableau GeneraPini zikretmek gerekir.86 Tabiatyla d'Ohsson gibi, Joseph vo Hammer'den itibaren Batl Osmanl tarihileri ve modern

aratrmaclar, slam iinde Hz. sa'ya arlk veren bir inan grubunun ncs olmas sebebiyle Molla Kbz'a zel bir ilgi ve sempati duymulardr.87 Bu saylan kaynaklar, yalnzca Molla Kbz'n yapt propaganda sonucu yakalanp yarglanmas ve idamyla ilgili bilgileri verirken, bir yn da cevapsz sorunun ortaya kmasna sebep olurlar. Bu sorularn cevaplarn alabilmek pek mmkn grnmyor. Mesela bu kaynaklarn hibirinde onun kim olduu, nasl bir ortamdan geldii, tahsil sreci, ilmiye silkine intisab, ilikide bulunduu ahsiyetler vb konulan aydnla karacak veriler mevcut deildir. Molla Kbz'n kkeni konusunda Celalzde, l ve Peev'de herhangi bir ifadeye rastlanmazken, Hasan Bezde ve So-lakzde onun "Cnib-i ark"tan, Aty ise "Vilyet-i Acem"den stanbul'a geldiini yazarlar.88 Aada grlecei gibi, modern aratrmaclar daha ok Molla Kbz'n "Vilyet-i Acem"den geldiine dair ifadelere dayandklarndan, Fars kkenli, yani ranl olduunu yazmlar,89 hatta bu sebeple propagandasn yapt retide Hurfi etkilerini hakl olarak sz konusu etmilerdir.90 Gerekten, birinci blmde aklanmaya allan Osmanl topraklarndaki Hurufilik faaliyetleri ve propagandas gz nne alnd zaman, bu tehise hak vermemek mmkn deildir. Nitekim Hurfi propagandasnn yayd temel inanlardan biri de Hz. sa'nn peygamberler arasnda en yksek mevkii igal ettiiydi. Kaynaklar, Molla Kbz'n stanbul'a gelerek tahsilini burada tamamladn bildiriyorlar. Nerede, hangi grevde veya hangi mevkide bulunduu belirtilmemekle beraber, kendisinin zamanla stanbul'da ulema zmresine dahil olduu grlyor. Osmanl kaynaklar, bu grevini srdrrken, gnn birinde onun "Hz. sa'nn Hz. Muhammed'den stn olduu" iddiasyla ortaya atlarak "tab'- fyz zendeka ve ilhad tarkine cri ve itikadna fesad gelmi olup dallet yollarna slik" olduunu, "tark-i er'-i erif den inhiraf ettiini ve "mrtekib-i fsk u fcur" olmaya baladn yazarken91 d'Ohsson onlarn kaydetmedii nemli bir ayrntya yer veriyor. D'Ohsson'a gre ok iyi yetimi bir lim olan Kbz Efendi (Cabiz Efendy), hem Kur'an- Kerm'i ve onunla ilgili bilimleri, hem de ncil'i ve yorumunu ok iyi biliyordu.92 Ayrca Hristiyanlar seviyor, kendilerini evine misafir ediyor, onlarla Hristiyan akaidinin ve ahlaknn safl, temizlii konusunda sohbetler yapyordu. stelik fikirlerini yalnz halka deil, tand ulemaya da anlatyordu.93 Bu ayrnt, Molla Kbz'n durup dururken byle bir yola girmediini, uzun zamandan beri stanbul'daki yksek Hristiyan evreleriyle de yakn ilikiler iinde bulunduunu gstermektedir. Osmanl kaynaklarnn "Kbz- mlhid", "Kbz- b-dn", "Kbz- herze-kr" veya "Kbz- yve-gy" diye hakaretle andklar, iki itiini syledikleri Molla Kbz, rivayete gre fikir ve dncelerini meyhanelerde ve gittii dier yerlerde rastlad insanlara naklederek onlarn kafalarn kartryordu. Ulemadan olmas, bu sebeple ok iyi bildii ve tevil ettii yet ve hadisler eliinde sergiledii fikirleri, bir ksm Mslman halk zerinde ok etkili olmu olmal ki, bir sre sonra taraftarlar oalmaya ve aradan fazla bir zaman gemeden stanbul bu olayla alkalanmaya balad.94 O devirde Mslman bir lkede, stelik bu lkenin, slam' kendi ynetim politikasnn temeli yapm bir imparatorluun bakentinde byle bir iddia ile ortaya atlmann ne kadar tehlikeli olduu dnlrse, Molla Kbz'n yapt iin boyutu anlalr. Bu iddiann stanbul'da kard grltnn yanksn, ayn devirde Paris'in gbeinde yksek snfa mensup bir papazn, meslektalarna ve uluorta nne gelen herkese Hz. Muhammed'in Hz. sa'dan daha stn ve daha faziletli olduunu sylediinde kopacak kyametle karlatrmak, olayn vahamet boyutlarn tahayyl edebilmek iin yeterlidir. Kaynaklar, vaziyetin vahamet kesbettiini ve ehirde kargaa kmak zere olduunu sezen bir ksm ulemann, bu iin peine derek Molla Kbz' yakalayp Divan-

Hmyun'a sevk ettiklerini belirtiyorlar. Mol-la'y teslim alan Veziriazam brahim Paa, meseleyi tahkik etmek, iddialarn dinlemek ve yarglamak zere onu Rumeli Kazaskeri Fenrzde Muhyiddn elebi ile, Anadolu kazaskeri Kdir elebi'ye havale etti. Kazaskerler Molla'y sorguya ektiler. Fakat o iddialarn birbiri pei sra ortaya dkp onlar desteklemek iin Kur'an- Kerm'den yetler okuyarak yorumlamaya giriti. D'Ohsson'a gre, Kbz Efendi kendinden ok emin bir tarzda konuuyor, slam'n btn temel prensiplerini Kur'an'da-kinin ve tefsir limlerinin o zamana kadar sylediklerinin tamamen aksi dorultuda yorumluyordu. Ayn zamanda slam'n btn esaslarnn tahrif edildiini, Kur'an- Kerm'in "byk lde Kitab- Mukaddes'e dayal" olmasna ramen, Allah'n yeryzndeki btn insanla emirlerini bildiren bu kitabn esprisine aykr olduunu iddia ediyordu.95 Onun iddialarn bilimsel yolla redde muvaffak olamayan kazaskerler sinirlenmeye, barp armaya ve Molla Kbz' tehdit etmeye baladlar. Sonunda lmne hkmettiler. Bu oturumu dikkat ve sabrla takip eden Veziriazam brahim Paa, kazaskerlerin aczine, bilimsel yetersizliklerine ve hukuk asndan iledikleri hataya ok fkelendi; grevlerinin onu byle kzarak, rfle tehdit ederek deil, ilimle ve hukuka uygun bir ekilde mahkm etmek olduunu hatrlatt. Bu ilk mahkemede mahkm edilemeyen Molla Kbz da bylece tekrar hapse yolland.96 Bu vesileyle Osmanl kaynaklarnn hemen hepsi, davaya bakan kazaskerlerin, resmen igal ettikleri makamlara layk bilimsel kapasiteye sahip bulunmadklarn yazmakta ve onlar eletirmektedirler. Durumu kafes arkasndan kzgnlkla kark bir skntyla takip etmekte olup, Molla Kbz'n tezinin bilimsel olarak reddedilememesinden son derece rahatsz olan Kanuni Sultan Sleyman, "Bir mlhid dvanmza gelp Peygamberimiz iki cihan fahrine -salevtullahi aleyhi ve selmuh-tafdl-i Hazret-i sa eyleyp mddes isbtnda ekavl-i btla tenzil eyle-ye, phesi zail olmayup ve cevb virilmeyp nin hakkndan gelinme-234 di? " eklinde hissiyatn ortaya koydu.97 Veziriazam durumu bir kere daha aklad. Ancak kazaskerlerin mahkemesinden kesinlikle memnun olmayan sultan, bu defa eyhlislam bn Kemal ve o zamanlar stanbul kads bulunan Sad Efendi'nin divana davet edilerek Molla Kbz'n davasna yeniden baklmasn emretti. Bunun zerine kendilerine haber gnderilerek sultann emri iletildi. Ertesi gn Dvan- Hmyun'da mahkeme yeniden kuruldu. Bu yeni mahkeme, Veziriazam brahim Paa'nn bakanlnda, kaynaklarda ilmi ve ahlaki faziletleri vgyle kaydedilen eyhlislam bn Kemal ve onun kadar mhim bir ahsiyet olduu belirtilen stanbul kads Sad Efen-di'den teekkl ediyor ve dier baz ileri gelen ulema da hazr bulunuyordu. Kaynaklar, kazaskerlerin de balangta orada bulunmalarna ramen, bir sre sonra utanlarndan divan terk ettiklerini, ayrca bilimdeki hretini daha nceden iittii eyhlislam karsnda gren Molla Kbz'n aaladn yazarlar.98 Bu yeni mahkeme heyeti, Molla Kbz'dan iddialarn tekrarlamasn istedi. Molla, yine kendinden emin, bir gn evvel sylediklerini tekrarlad ve kendini savundu. Rivayet olunduuna gre, bn Kemal onu sonuna kadar dinlemi ve son derece yumuak bir slupla, ileri srd delilleri birer birer eletirip rtm, Molla'nn kendisine delil gsterdii yet ve hadisleri yanl anladn ispat etmiti. D'Ohsson, bn Kemal'in (Mo-uphthy) ayn ekilde Kur'an- Kerim 'e ve Kitab- Mukaddes'e dayanarak Molla'ya kar koyduunu yazyor ki, bn Kemal'in ilmi seviyesinin yalnz Osmanl kaynaklarnn ahadetiyle snrl olmadn gstermesi bakmndan ilgintir. Ksacas, iddialarnn rtlmesi zerine yenilgiyi kabullenmekten baka yapacak bir eyi olmayan Molla Kbz'a da, kaynaklarn ifadesine gre, "ban nne eerek aczini

kabul etmek" kalyordu.99 te Osmanl vekayinamelerinde yer ald kadaryla Molla'nn bn Kemal'le tartmasnn hikyesi byledir. Eer bugn elimizde bu mahkemenin kaytlar olsayd, belki biraz daha geni ve aydnlatc bilgi sahibi olmak, en azndan Molla Kbz'n hangi delilleri ileri srd konusunda tafsilat renmek mmkn olabilirdi. Fakat ne yazk ki bugn iin bundan mahrumuz. Buna karlk, eyhlislamn ona hangi delillerle karlk verdii konusunda ise, bizzat kendi kaleminden km risalesi sayesinde bilgi edinebiliyoruz. Bu risalede bn Kemal, Molla Kbz'n adn hi anmakszn ve olaya telmihte bulunmakszn, dorudan doruya Hz. Muhammed'in neden dier peygamberlere stn olduu meselesini tartr. Bu tartmasnda delil olarak bavurduu referanslar, tpk Molla Kbz gibi bizzat Kur'an- Kerm yetleri, Pey-gamber'in kendi hadisleri ve Sdeddn-i Teftazn, el-Kurtub vb eski slam ulemasnn bu konudaki szleridir. bn Kemal bunlarn dnda baz akli deliller de ileri srmekte, sonu olarak zellikle, Hz. Muhammed'in btn dier peygamberlerden sonra gelen ve daveti belirli kitlelere, topluluklara deil, btn insanla hitap eden bir peygamber hviyetini tamas sebebiyle, kendinden nceki btn peygamberlerden stn bir mevkide olduunu vurgulamaktadr. Ayrca onun getirdii eriatn, en son ve en mkemmel eriat olarak eskileri ortadan kaldrm bulunmas dolaysyla, Hz. Muhammed'in bu stnle bu adan da hak kazand konusu stnde durur.100 eyhlislamn, Molla Kbz ile yz yze tartrken de aa yukar ayn eyleri sylediini tahmin edebiliriz. Her halkrda, sultann istei yerine gelmi, bir Mslman imparatorluun bakentinde Hz. sa'nn Hz. Muhammed'den daha stn olduunu iddia eden Molla Kbz, kaynaklarn rivayetine gre bilimsel olarak yenilgiye uratlmt. Tartmann sonunda eyhlislam bn Kemal, bu iddias sebebiyle Molla Kbz'n bir zndk ve mlhid saylacana dair fetvasn verdi. Nitekim, daha nce szn ettiimiz zndklk hakkndaki risalesinin son ksmnda Molla Kbz'a ayrd pasajda da, Molla'nn tam anlamyla klasik fkh tarifi zerine zendeka suu ilediini, sapknlnn hibir pheye yer vermeyecek biimde ortaya ktn, bu konuda ne halktan utanp, ne de Hlik'ten korktuunu bildirmektedir.101 Bundan sonras, yani Molla Kbz'n akbetine ait hkm vermek, yksek yarg makamnn, stanbul kads Sad Efendi'nin iiydi. Sad Efendi er' usul gerei, Molla'ya iddiasndan vazgeip tevbe ederek Ehl-i Snnet imanna dnmesini teklif ve bunda srar ettiyse de, o kesinlikle kabule yanamad. Bunun zerine Sad Efendi, eyhlislamn verdii fetvann gerei olarak mahkmun boynunun vurulmasna hkmetti ve hkm hemen orada infaz olundu.102 Bylece Molla Kbz, akbetini bile bile, can pahasna son anna kadar iddiasndan vazgemediini gstermi oluyordu. Onun tek bana, zamann en gl hkmdarnn huzurunda, en yksek ulema karsnda lm pahasna inancna sadk kalmaktaki azim ve sebatn takdir etmemek elde deildir. Bu olay Molla Ltf hadisesiyle karlatrdmzda, zerinde durulmas gereken baz meseleler vardr. Her eyden nce Molla Kbz olaynn dierinden birok noktadan farkl olduunu sylemek gerekir. Bir defa, Molla Kbz'n Molla Ltf apnda bir lim olduunu syleyebilmek ok zordur. nk ikincisinden baz nemli eserler bugne intikal ettii halde, birincisinden bugne kalan tek satra dahi rastlanmamtr. Ayrca Molla Ltfi'den Molla Kbz'n iddiasna benzer herhangi bir iddia kmad gibi, o srarla kendisinin Ehl-i Snnet ve Cemaat mezhebinde olduunu vurgulamasna ramen usulsz bir muhakemeyle idama mahkm edilmi ve cezas infaz olunmutur. Molla Kbz ise lm pahasna iddiasndan vazgemedii, Molla Ltfi'den esirgenen srarl tevbe taleplerine iltifat etmedii halde,

muhakemesi tamamiyle Hanefi hukuk prosedrne uygun cereyan etmi, o dnemin ve ortamn mantna gre "meru" bir gerekeyle idam olunmutur. Yalnz bu olayda gzden uzak tutulmamas ve alt izilmesi gereken bir husus da udur: Molla Kbz Hristiyanla gemi bir mrted deildir. Kendisi byle bir itirafta veya beyanda bulunmad gibi, kaynaklar da ona byle bir sfat atfetmiyorlar. Zaten dikkat edilirse, mrtedlikten deil, zndklk ve mlhidlikten yarglanmtr. Yani o, . Hami Dni-mend'in de belirttii gibi, Mslman kimliini terk etmi olduu halde Hz. sa'y stn tutmam, aksine Kur'an- Kerm'den ve Hz. Muham-med'in hadislerinden deliller getirerek davasn slam dairesinde ve Mslman bir lim kimlii altnda savunmutur.103 ddiasna ve bu erevede fikirlerine gelince, dorusunu sylemek gerekirse, bunlarn teolojik bir polemik olmaktan teye ciddi bir bilimsel deeri ve zellii olduunu, slam dnce tarihinde yeni bir perspektif veya yeni bir fikir cereyan oluturacak bir kymet tadklarn ileri srmek mmkn deildir. . Hami Dnimend bu noktaya dikkat ektikten sonra, Molla Kbz'n fikirlerinde bir kymet bulunmaktan ziyade, halkn itikadn kartracak bir mahiyet arz ettiini, bu yzden, Molla'nn cezasz kalmas halinde itimai bir tehlikenin belireceini, dolaysyla idam cezasnn isabetli bulunduunu ileri srer.104 Ne var ki Molla Kbz olay, baka alardan da bize ilgin bir tablo sergilemektedir: Gerek slam ilahiyatnda, gerekse Hristiyan ilahiyatnda hi de kmsenmeyecek bir bilgi birikimine sahip bulunduu anlalan Molla Kbz karsnda Osmanl ulemasnn, stelik yksek ulemasnn, imparatorluun en parlak dnemini yaad bir devirde dahi -bizzat Osmanl kaynaklarnn kendi ahadetlerinin de gsterdii gibiiyi yetimemi bulunduklar, Hristiyan teolojisi bir yana, slam ilahiyatna dair bilgilerinin bile yeterli seviyede olmad aka belirmektedir. Oysa geni ve heterojen bir Hristiyan halklar topluluunu yneten bir imparatorluun en st dzey ulemasnn, bu halklarn inanlar konusunda da olduka yeterli bir bilgi birikimine malik bulunmalar beklenirdi. Hatta Osmanl kaynaklarnn vc ifadelerine ramen, bn Kemal'in dahi Hristiyan teolojisi konusunda ciddi bir tartmay srdrecek bir bilgi birikimine sahip bulunmad gzleniyor. Nitekim bn Kemal'in yukarda sz edilen, Molla Kbz'n iddialarna kar kaleme ald iki risalesinde yazdklar, bu gzlemi dorular niteliktedir. Onun bu risalelerde yazdklar, klasik slam kelmclanndan bir adm teye gitmemekte, onlarn slami nakli delillere dayal olarak sylediklerinin bir bakma tekrarndan teye gememektedir. Herhalde kendisinin Molla Kbz'la kar karya geldii zaman syledikleri de bu yazdklarndan farkl olmamaldr. Bu ise Osmanl kelmnn bilimsel seviye olarak klasik dneme oranla ileri aamada bulunmadn dndrecek bir kant olarak kabul edilebilir. Akbetine ramen, Molla'nn fikirlerini lm pahasna srarla ve inatla savunmas, hayat balanaca kendisine defalarca tekrarland halde iddiasndan vazgememesi ise meselenin ayr bir boyutudur. O lmden korkmam, fikirlerinin doruluuna byk bir iman iinde, akbetini tevekklle karlayacak kadar cesaret ve sebat gstermitir. Dorusu bu tavr stnde dnlmeye deer grnmektedir. Molla Kbz'n 16. yzyln ilk eyreinde Osmanl mparatorlu-u'nun bakentinde, Mslman olduu halde Hz. sa'ya ve ncil'e, daha dorusu Kitab- Mukaddes'e nem veren, onun hkmnn de Kur'an- Kerm gibi hl yrrlkte olduuna inanan tek kii olduunu dnmek yanltr. Onu takip eden, ona bal halktan ve ulemadan baz kimseler mevcut bulunduu gibi, Hakm shak benzeri daha baka kiilerin mevcudiyetine de ahit oluyoruz. 2. Hakm shak (. ?):

Bu zat hakknda imdilik btn bilinen, Ebussuud Efendi'nin fetvala-rndaki be satrla snrl kalyor. Eer bu fetva metni de olmasayd, s--tanbul'da Kanuni Sultan Sleyman devrinde Hakm shak'n ve taraftarla-: rnn yaadna dair hibir iz bulunmayacakt. Fetva metninden anlaldna gre, Hakm shak ve taraftarlar, "hli-y Yehd ve Nesr ellerinde Tevrat ve ncil inzal olund zerinedir, asla tayir olunmaz" eklinde, Molla Kbz'n tezine benzer bir tezle ortaya kmlard.105 Btn bilinen bundan ibarettir. Molla Kbz'a dair Osmanl kaynaklarndaki malumatn nisbeten bolluuna karlk, Hakm shak'n kim olduu hakknda vekayinamelerin sessiz kalmas ve birka satrlk dahi bir bilgiye rastlanmam olmas ilgintir. Ayrca Hakm shak ad bizce bal bana bir problem ortaya koyuyor. Bir defa bu zatn Molla Ltf veya Molla Kbz gibi Molla unvann deil de Hakm unvanyla tannm olmas, ilk bakta onun ulemadan olmad izlenimini brakyorsa da, bundan pek emin olmamak gerekir. Belki ulemadan olmakla beraber, felsefeyle megul olmas sebebiyle byle bir unvanla anlm olmas sz konusu edilebilir. Ayrca, shak adn tamas -Mslmanlar arasnda da ok kullanlan bir isim olmakla birlikte- ileri srd iddiaya baklrsa, mhtedi kkenli olabilecei ihtimalini hatra getirdii gibi, Molla Kbz benzeri muhtemelen Hurfi etkilerini tayan, bu sebeple Kitab- Mukaddes'i savunan bir ahsiyet olmasnn da akla yakn bulunduunu ihsas ediyor. Bununla beraber Hakm shak' ve mridlerini 16. yzylda imparatorluk bakentindeki Osmanl ulema kesimi iinde mevcut olduuna phe bulunmayan sev eilimlerin bir baka temsilcisi olarak grmek gerekiyor. 3. Dierleri: Aslnda bu sev Mslmanlk eilimlerinin Osmanl bakentindeki temsilcilerinin, yalnzca Osmanl kaynaklarnn kaydettii Molla Kbz ve Hakm shak'tan ibaret olmadn, daha eski tarihlerden beri ve onlardan sonra da stanbul'da daha baka ahslarn ve evrelerin bulunduunu, o dnemlerde bakentte yaam Batl gzlemcilerin ifadelerinden reniyoruz. Bunlarn verdikleri bilgilerin her zaman doruyu yanstmadn, hatta bazlarnn, Mslmanlarn Hz. sa hakkndaki inanlarn tanmadklarndan Hz. sa hakkndaki saygl ifadeleri pekl Hristiyanlk sem-patizanl eklinde deerlendirebileceklerini, yahut bir ksm sfi evrelerde Hz. sa'ya dair baz mistik telakkileri gizli Hristiyanlkla yorumlayabileceklerini unutmamak gerekir. Fakat bu arada baz ilgin olaylar da tespit ettiklerini kabul etmeliyiz. Franz Babinger, 15. yzyln sonlarna ait Cronaca Zancaruola isimli bir talyan kaynandan naklen, vaazlarnda hararetle Hz. sa'nn stnlne dair baz dnceler ileri sren ranl bir vaizin Edirne'de idamndan bahsetmektedir.106 Bu zatn, akyk- Nu^mniyye'dc Edirne'de idam edildiinden bahsolunan Hurfi ile ayn kii olduu kanaatindedir. Bu bizce de mmkn grnyor. Colin Imber ise, yine bir talyan kaynandan naklen bu defa da 1495'te stanbul'da tank olunan bir baka olay naklediyor. Buna gre, yirmi drt kad Hz. sa'nn talim ettii inanlarn slam inanlarndan stn olduuna dair propaganda yaptklar iin yakalanmlar ve sultann emriyle hapse atlmlardr. Bir gece hapiste kalan kadlar, ertesi gn yarglanarak on ikisinin hakkndaki ithamlar sabit grldnden lme mahkm edilmi, dier on ikisi ise kurtulmutur.107 Sz konusu yllarda Osmanl mparatorluu'nda Hurfi propagandasnn yaygnl hesaba katlrsa, bu kadlarn Hurfi olduklar kuvvetli bir ihtimal olarak grlebilir. Michel Balivet de yine baz Batl kaynaklara dayanarak, Molla Kbz olayna ok benzeyen, ondan yaklak on yl kadar sonra vuku bulduu rivayet edilen bir dizi hadiseden bahsediyor. Bunlarn birincisi yine ulemadan bir zat olup, Molla Kbz'dan

tam on yl sonra, 1537'de ortaya kmtr. Bu zat, Hz. sa'nn Hz. Muhammed'den stn olduunu, nk Hz. Muhammed'in cesedinin Mekke'de (?) gml olmasna karlk Hz. sa'nn gkte ebediyen hayatta kalacan ileri sryordu. Bu zatn ne ad, ne de kim olduu hakknda tafsilat verilmemektedir.108 kinci olay, 1539'da stanbul'dan talya'ya gnderilen bir mektuptan reniyoruz.109 Ad mehul mektup sahibi, 1539 ylnn temmuz aynda, yani Molla Kbz olayndan tam on iki yl sonra, Kanuni Sultan Sleyman'n huzurunda cereyan eden bir tartmadan bahsetmektedir. Rivayete gre ulemann huzurda bulunduu bir srada sz slam ile Hristiyanln karlatrlmasna intikal etmi, sultan onlara slam'dan sonra en iyi dinin hangisi olduunu sormutur. Aralarndan en yal olannn, hayatn hak dini slam' incelemekle geirdiini, ancak dier dinler hakknda hibir ey bilmediini sylemesi zerine sultan kzm, baka dinlerin hcumlarndan slam' koruyabilmek iin o dinleri de bilmek gerektiini ihtar etmitir. Bu defa, sultann kzgnln gidermek iin ulemadan daha gen biri sz alm ve slam'dan sonra en iyi dinin Hristiyanlk olduunu, ancak yoldan sapm Hristiyanlarn gerekte ondan hibir ey muhafaza etmediini bildirerek bizzat Hz. Muhammed'in Hz. sa'nn hem Mesih, hem de Kelimetullah ve Rhullah olduunu belirttiini ifade etmitir. Bunun zerine sultan meseleyi incelemeleri iin ulemaya bir sre tanm, srenin bitiminde yine kendilerini huzura ararak sorusunun cevabn istemitir. Bu defa ulema, btn eski otoritelerin szlerini incelediklerini ve sonuta Hz. sa'nn tebli ettii dinin yalnz Hz. Muhammed'inkinden daha iyi olduu deil, ayn zamanda en stn ve en gerek inan olduu sonucuna vardklarn, nk Hristiyanln slam'n aksine akl ve merhamet stne dayandn, ayrca Hz. Muhammed'in Mekke'de gml olmasna ramen (bilindii gibi Hz. Muhanmed Mekke'de deil, Medine'de gmldr), Hz. sa'nn yedinci kat gkte yaamaya devam ettiini bildirmilerdir. Bunun zerine sultan gizli bir toplant yaparak durumu mzakere etmi ve sonuta, byle bir haberin halk arasnda yaylmas halinde kacak kargaadan korkarak bu beyanat veren ulemann idamna karar vermi ve hepsinin orada boynunu vurdurmutur.110 16. yzyl Fransz hmanistlerinden Guillaume Postel de, 1540'ta yine stanbul'da, Sib brahim adnda kerametleriyle nl bir eyhin, Kur'an- Kerm'den yola kmak suretiyle Hz. Muhammed'i inkr ederek aka Hz. sa lehinde propaganda yaptn ve etrafna pek ok kimseyi topladn haber vermektedir. Rivayete gre Sib brahim ve baz mrid-leri yakalanp talanarak ldrlm, balar kesilmi, cesetleri paralara ayrlm, atete yakldktan sonra klleri rzgrda savrulmutur. Geri kalan taraftarlar ise zindana hapsedilmitir.111 M. Balivet'nin naklettii iki ilgin rivayet daha vardr. Bunlardan biri, o zamanlar stanbul'da bulunmu Brkselli bir Fransisken rahibine aittir. Rahibin bildirdiine gre, yine ulemadan biri 1545'te, Hz. sa'nn stnlne dair propaganda yapt iin yakalanm, birka yz mridiyle birlikte atete yaklmtr.112 Dieri ise, 17. yzyln ortalarnda yine ayn mahiyette propaganda yapt iin lme mahkm edilen Kbrsl bir kadyla ilgilidir.113 Buraya kadar nakledilen olaylardan, Balivet'nin Kanuni Sultan Sleyman dnemine ait zikrettikleri zerinde durmak gerekiyor. C. Imber'in temas ettiklerini, 15. yzyla ait olmalar bakmndan o dneme ait m-himme, sicil ve fetva kaytlarnn ok azl sebebiyle tahkik mmkn deilse de, sz konusu kaynaklarn bolluu dolaysyla, 16. yzylda, stelik Kanuni Sultan Sleyman zamannda vuku bulduklar iin Balivet'nin zikrettiklerini kontrol imknna sahibiz. Daha nce de belirtildii gibi, bu olaylar dnemin Osmanl vekayinamelerine yansmamtr. Ancak ahsen yaptmz aratrmalarda, ilgili tarihlere ait mhimine ve er'iye sicili kaytlarnda, ayrca de dnemin iki nl eyhlislam bn Kemal ile Ebussu-ud Efendi'nin fetvalarnda, tabii

olarak stanbul'da kuvvetli yanklara yol amas gereken bu olaylara dair herhangi bir kayda rastlayamam olmamz ok ilgintir. Mhimme defterlerinde bazen en nemsiz olaylar dahi yank bulur, Molla Kbz olay btn tafsilatyla vekayinamelere yansr, Hakm shak en azndan Ebussuud Efendi'nin fetvalarnda yer alrken, yukardaki olaylarda kendilerine inanan birka yz kii ile yakldklar, yahut topluca boyunlar vurulduu bildirilen "sev Mslman" ulemadan herhangi bir ize rastlanmamas dikkat ve tabiatyla phe ekiyor. Buna karlk, ne Molla Ltfi'den, ne Molla Kbz'dan, ne de Hakm shak'tan Batl mahitlerin sz etmemesi de ilgintir. Molla Kbz olayn -o da 18. yzylda- yalnzca d'Ohsson'da buluyoruz. Osmanl kaynaklarnn bunlar maksatl olarak suskunlukla geirmi olabileceklerini dnmek de pek mantkl grnmyor. Zira yukarda anlatlan nemli ahsiyetten, gerek vekayinameler, gerek dier kaynaklar, gerekse olaylara ahit olup faillerini yarglayan mahkeme yeleri arasnda bulunan ulemann yazd risaleler veya eyhlislamlarn verdii fetvalar sayesinde mkemmelen haberdarz. Bununla beraber, Balivet'nin naklettii olaylarn, 1539'da talya'ya yolland sylenen yazar mehul mektupta anlatlan olay hari, gerekten vuku bulmu olmalar ihtimal dahilinde grlebilir. Ancak mektuptaki olayn bir hayal rn olmas kuvvetle muhtemeldir. Fatih Sultan Mehmed'i Hristiyanla davet etmek zere dnemin papas tarafndan yolland sylenen bir mektuba benzeyen bu tr mektuplarn, o devirde muhtemelen birtakm dini evrelerce Hristiyanln slam'a stnln savunmak ve propaganda etmek amacyla icat edildii dnlebilir ve bu grlmemi ey deildir. Bu itibarla bu mektuba itirazlar yeltilebilir: Bir defa, Osmanl sultanlarnn huzuruna girebilecek ve burada yaplan huzur derslerine veya bilimsel tartmalara katlabilecek ulemann, mektupta anlatlan trden olabilmesi imknsza yakn derecede zordur. nk bu ulema son derece titiz birtakm kriterlere gre bizzat padiah tarafndan seilmektedir. nanlarnn salamlndan ve bilgilerinin gcnden emin olunmayan, pheli baz ahsiyetlerin, ulemadan olsalar bile bu meclislere katlmalar mmkn deildir. Ayrca, Kanuni Sultan Sleyman'n durup dururken, sanki slam'a olan inancndan pheye derek byle bir soru sormas ve orada hazr bulunan dier ulemann karsnda dier bir ksmnn her trl lm tehlikesini gze alarak ekinmeden, ak ak Hristiyan inancnn stnln ve bu dinin gerek din olduunu -o zamana kadar farkna varmadklar bir gerek gibi- syleyebilmesi kolayca kabul edilebilir, inanlabilir bir olay deildir. Bu sebeple bu rivayetlere ihtiyatla yaklamak gerektiini dnyoruz. Bu ve benzeri dier birka olayn uydurma olduu kabul edilse bile, yalnzca Molla Kbz ve Hakm shak olay, Osmanl bakentinde, stelik yksek ulema ve dier evreler arasnda bir sev Mslmanlk gerei olduunu gstermeye yeterli kabul edilebilir. Nitekim, yukarda da deinildii zere, Paul Ricaut'nun verdii bilgiler, 17. yzylda bile bu evrelerin mevcudiyetini gsteriyor. C) Osmanl lmiye Snfnda Materyalist, Ateist Eilimler Yahut Gerek lhad Hareketleri: "Msirrn" (17. Yzyl) Bu ksmda ele alnacak olan ulema kesimi, kaynaklarn, zndklktan daha ileri bir noktaya gittiklerini, gerek anlamda mlhid, yani materyalist ve ateist dnceler ortaya attklarn ileri srdkleri kiilerden oluuyor. Tpk Hubmeshler zmresinde olduu gibi, bu zmrenin de burada anlatlacak olanlardan ibaret bulunduunu dnmek aldatc olur. Burada sz konusu edilecekler, fikirlerini halk arasnda yaymak, dolaysyla lm tehlikesine ramen kendilerini aklamak cesaretini gsterenlerdir. 1. Nadajl Sar Abdurrahman Efendi (. 1602):

Osmanl kayna olarak sadece Trh-i Ntm'da, bir de d'Ohsson'un Tablcau GenercFm&t sz edilen Nadajl Sar Abdurrahman Efendi,114 Hammer'e gre, aslen Nadasdy soyuna mensup bir Macar mhtedi ailesinden gelmektedir.115 Zaten Sar lakabn tamas da, kendisinin sarn olduunu artrmas bakmndan bir anlamda bunu gsteriyor. Hakknda baka hibir bilgiye rastlanmam olmas dikkat ekiyor. Nam onun stanbul'da Behram Paa Medresesi'nde hari payesiyle mderris olduunu bildiriyor. D'Ohsson'a gre, III. Mehmed devrinin bu "ok iyi yetimi" limi, ne Mslmanla, ne de Hristiyanla inanyordu. Na-m'n ifadesiyle bir "dinsiz" olup Cennet ve Cehennem'i alaya alyor, Kyamet Gn'n reddediyor, yaknlarn ve dostlarn aka yaymaktan ekinmedii bu dncelerine inanmaya davet ediyordu.116 Fikirlerini aklamaya yardmc olmas ve kendisini yarglayan mahkemenin onun hakkndaki kanaatlerini gstermesi bakmndan, bu mahkemenin yelerinden Anadolu kazaskeri Esad Efendi'nin, mesele hakknda bilgi isteyen zamann veziriazam Trnak Hasan Paa'ya yazd mektubun metnini, bu konuda elde bulunan tek tarihsel belge niteliini tamas itibariyle buraya aynen almak yararl olacaktr:Benim sultanm, Nadajl hussi sul buyurulmu. Byle zndk grmedim. Har Ner ve Cennet ve Cehennem'i ve sevap ve 'ikb bi'1-klliyye inkr idp "(E-ve leys'ellez haleka'ssemvti ve'1-Arda bi-kdir...) nass- kermine ne dirsin?" didim, "Kadirdir ve lkin vukua gelmez" didi. "Bu krhneye (dnyaya) zeval ihtimali yokdr, dirsin, (Yevme tbeddel'1-Ardu ayra'1-Ard..., ve's-se-mvt matviyytn bi-yemnih...) nussna ne dirsin?" didim, "Te'vli ve tevcihi vardr, murd yine bu ne'ede olan ahvldir" didi. "(Yevme yekn'n-ns ke'1-feri'l-mebss...) ne dimekdir ?" didikde, "(Dalar gibi adamlar lemde perian olur) dimekdir" didi. Dah ok nuss- kaviyye ile bhe-i rediyyesin izle ve kabl-i Hakk'a imle eyledik, mecal olmad. Bu mertebe zndkdr. Kusur aklnda, egeri bhe yok! Fe-emm dire-i teklfden hri olacak kadar mecnn deildir. Zu'mince hayli idre-i bahs eyledi. Mecnn te'vl-i nussa kadir olamaz. Zndkn ise ba'de'1-ahz tevbesi makbul olmayup bi-l te'hr katli vacip olmala er'-i erf mcebince katline hkm'olnd. Hazretiniz hzr olsa(yd)nz, kend elinizile katli caiz idi. Kend zu'm-i fsi-dince dny belsndan hals old. Mslimn dah elinden ve dn-i slam dilinden hals buld.117 Dikkat edilirse bu metin, Nadajl Sar Abdurrahman Efendi'nin Kur'an- Kerm'i, dolaysyla Allah' inkr etmediini, bu sebeple mlhid saylamayacan gsteriyor. O yetleri yalnz Ehl-i Snnet'in anlad gibi deil, kendi anlad gibi, tpk vaktiyle eyh Bedreddn'in yorumladna benzer biimde, yani materyalist bir bak asyla yorumluyor. Dolaysyla Allah'n varln inkr etmemekle beraber, onun kudretini snrlamak, slam inanlarnn temellerinden biri olan ahiret inancn kabul etmemek, nihayet bu lemin ezeli ve ebedi olduuna inandn gstermi olmak suretiyle, Mslmanln dna kmaktadr. Zaten Allah kavramn inkr etmedii iin olsa gerektir ki, kazasker Esad Efendi onu mlhid diye deil, zndk olarak nitelemektedir. Ayrca, yine mektuptan anlald kadaryla, Esad Efendi'yle birlikte Rumeli kazaskeri Ahzde Efendi Nadajl'yi iddialarndan vazgeirmek iin epeyce uramlarsa da, bunu baaramamlardr. Hatta onun aklndan zoru olduunu dnp cann kurtarma yolunu amay dnmler, fakat delilerin byle teviller yapamayaca konusundaki itirazlar zerine bundan vazgemek zorunda kalmlardr.118 Sonunda Nadajl Sar Abdurrahman Efendi, Nam'nn kaydna gre 1011 Cumdall'snn 10. gn (26 Ekim 1602 Cumartesi) idama mahkm edilmi ve ayn gn Divan- Hmyun'da boynu vurularak ldrlmtr.119

2. Lr Mehmed Efendi (. 1665): Nadajl Sar Abdurrahman Efendi'den daha farkl bir konumda, tam anlamyla tipik bir ateist durumunda bulunan Lr Mehmed Efendi konusunda, kaynaklarmz itibariyle nisbeten daha anslyz. nk, Silhdar Trihi (Fndklk Silhdar Mehmed Aa) ve Trb-i Rsid (Rid Mehmed Efendi) gibi dnemin iki vekayinamesinde ksa da olsa onun hakknda bilgi bulabiliyoruz. Daha nemlisi, Paul Ricaut gibi hadiseye ada bir grg tannn ifadelerine ve nihayet bir ariv belgesine sahip bulunmaktayz. Silhdar Trhi'nm rivayetine gre Valide Han'nda oturmakta olup hatr saylr derecede zengin ("mtemevvil ve maldar"), nceleri Maksud Paa Camii'nde imamlk da yapm olan, stanbul ulemas arasnda bilim ve zeksyla mehur Lr Mehmed Efendi,120 ilgin bir tip olarak grnyor. Ricaut'nun rivayetine gre, kendisi her eyden nce Allah inancna kar kyor ve bu konuda iddetli kfrler sarf ediyordu. Allah'n mevcut olmadna bir delil olarak zellikle u szleri her zaman sylyordu: "Ya kesinlikle Allah diye bir ey yoktur veya bizim ulemann bizi illa ikna etmek istedikleri gibi, kudret ve hikmet sahibi deildir. nk eer gerekten mevcut olsayd -ki zaten dnyada byle bir ey yoktur- benim gibi, ondan horlukla bahseden ve varlnn en byk dman olan birini asla hayatta brakmazd."121 Sz edilen her iki Osmanl kayna da Lr Mehmed Efendi'nin "Har Ner'i, ve farziyyet-i salt savmi inkr idp hamri istihlal" ettiini belirtiyor.122 Grne gre o bu fikirlerini kendine saklamayp etrafa da yaymaya alyor ve Silhdar Trhi'rim ifadesiyle "ehl-i slam' d-ll eyliyerek" kendine taraftar topluyordu. Sonunda kendinden ncekilerin bana gelen onun da bana geldi: Faaliyetleri sarayn kulana kadar ulat ve tutuklanarak mahkeme karsna kartld. Mahkeme 4 aban 1075 (2 ubat 1665) Cuma gn, stanbul kaimmakam vezir brahim Paa'nn saraynda topland. Rivayete gre stanbul'un nde gelen ulema ve eyhleri, (kendisi de imamlk yapt iin olsa gerek) tannm imam ve hatipleri de bu mecliste hazr bulunuyordu. Silhdar' ve Rid'in kaytlarna gre yaklak krk kadar da ahit celp edilmiti. Bu kaynaklarda herhangi bir aklama bulunmamasna ramen, yle anlalyor ki Lr Mehmed Efendi kendisine yneltilen ithamlar reddetmemi, hatta Ricaut'ya baklrsa, fikirlerini cesurca ve aka savunmay srdrmtr.123 Bylece mahkeme heyetine yapacak baka bir ey brakmayan Lr Mehmed Efendi, onlarn iini kolaylatrm oldu ve alnan fetva sonucunda, stanbul kads Merhabazde Efendi idam hkmn imzalad. Silhdar'n rivayetine gre, Parmakkap'da halka tehir edildikten sonra "gerden-zede-i seyf-i eriat" olarak ayn gn hayatna son verildi.124 Bugn Babakanlk Osmanl Arivi'nde mevcut bir ed tezkiresinde, Lr Mehmed Efendi'nin metruktndan bahsedilmektedir.125 Bu tezkireden anlald kadaryla, ad geenin kitaplar satlp bedeli Hazne-i mi-re'ye teslim olunmu, ancak bir sre sonra satlan kitaplar paras iade edilmek suretiyle tekrar alnmtr. Bu vesileyle, bazlar birka ciltten oluan dokuz kadar kitabn ismini ihtiva eden bir liste de tezkire kaydna eklenmi bulunuyor ki, bunlarn arasnda bulunan "evrak- perian ma'a hrdavat" eklinde bir kayt, bu "evrk- peran"n, Lr Mehmed Efendi'nin, bizim konumuz itibariyle ok nemli olmas gereken ahsi notlar olmas ihtimalini kuvvetle dndryor. Eer -belki de oktan imha edilmi bulunan- bu notlar ele gemi olsayd, bu ilgin Osmanl ateistinin fikirlerini dorudan kendi kaleminden okumak mmkn hale gelecekti. Bu belgede dikkati eken bir baka nokta, yine bu kitaplar arasnda bulunan "kfir hattyla" yazlm kitaplardan bahsedilmesidir. Bu kayttan Lr Mehmed Efendi'nin Arapa, Trke ve Farsa'nn dnda bir, belki de birka yabanc dili bilmekte olduunu anlayabiliriz. O devirde bir Msl-mann, zellikle de ulemadan birinin "kfir hattyla" yazlm kitaplar okumas ve evinde bulundurmas

ok nadir bir olay saylabilir. Bu ise Lr Mehmed Efendi'nin mhtedi kkenli biri olup olmad sorusunu akla getiriyor. Her durumda, bu konuda sylenecek olanlar bir speklasyondan teye gitmeyecek olmakla birlikte, bizce zerinde dnlmesi gerekir gibi grnyor. Ricaut, Lr Mehmed Efendi mnasebetiyle stanbul'da yksek zmreler arasndaki gizli ateistlere dair olduka ilgin ve mhim bilgiler veriyor. Onun kaytlarndan, bu zatn trnn tek rnei olmad anlalyor. Bunlar tanma konusunda herhangi bir Mslmandan daha elverili konumda bulunan yazar, bunlarn kendilerine, "Srr, yani ulhiyyeti inkr ettiklerini gizleyenler" anlamna Msirrn (Muserin) dediklerini ve saylarnn tahminin ok stnde olduunu kaydediyor.126 Ricaut'ya gre, bizzat stanbul'un iinde, zellikle kadlar, ulema, ktipler ve bir ksm mhtediler arasnda ateizm olduka yaygndr. Lr Mehmed Efendi ite bunlarn ileri gelenlerinden sadece biridir.127 Yazar bu insanlar tanymcaya kadar dnyada gerek anlamda ateizm olduuna inanmadn, zira Allah'n varlk nn mutlaka insanlarn kalplerinin bir kesinde sakl bulunduunu sandn sylyor. Ona gre kendilerine Msirrn diyen bu ateistler, "kalplerindeki ilahi bir daha yanmamak zere sndrm" kiilerdir. Bu doktrinin zehiri o kadar yaygndr ki, sultann saray halk iinde, yani haremde, hadm aalar arasnda, hatta bir ksm paalar iinde bile gizli ateistler mevcuttur. Bunlar, igal ettikleri mevkiler yznden, iinde bulunduklar durumun ne gibi korkun tehlikelere yol aacan ok iyi bildiklerinden, birbirlerini iyi tanmakta ve aralarnda mthi bir dayanma bulunmaktadr.128 Ksaca Ricaut'nun bizim iin ok deerli olan, hibir Osmanl kaynanda bulamayacamz bu gzlemleri, imparatorluk bakentindeki ulema arasnda ateistlerin yalnz Lr Mehmed Efendi'den ibaret bulunmadn gayet ak gsterdii gibi, ok tabii olarak, yzyllar boyu iki imparatorlua bakentlik yapm, byk ve her bakmdan stanbul gibi son derece kozmopolit bir ehrin, inan bakmndan da ne lde karmak ve srlarla dolu bir dnya ehri olduunu ortaya koyuyor. D) Taradaki Zendeka ve lhad Olaylar Zendeka ve ilhad olaylar yalnz Osmanl mparatorluu'nun bakentine mahsus deildi. Her ne kadar resmi vekayinameler tarada olup biten bu tr hadiselere hemen hemen hi temas etmezlerse de, Babakanlk Osmanl Arivi'ndeki mhimme kaytlarnda bu konuda baz belgelere rastlanmaktadr. Bu kaytlara yle bir gz gezdirildiinde, zellikle 16. yzylda dnemin merkezi ynetiminin diliyle zendeka. ve ilhad veya rafz u ilhad (bu sonuncu terim daha ok ii inanlarla kark olaylar iin kullanlyor) hadiselerinin sk sk ortaya kt ve adeta toplumsal bir hareket nitelii kazand dikkati ekiyor. Biz, belki daha genie ilenmek zere ayr bir monografide ele alnmas uygun olacak olan bu hareketlerin, toplumun hemen her kesiminde ok bariz bir biimde gzlemlenen toplumsal deiim krizlerinin dini alandaki grnmleri olarak deerlendirilmesinden yanayz. Birok Osmanl sancanda, stanbul'daki kadar geni apl ve yank uyandrc olmamakla beraber, bazen belli bir topluluk apnda, bazen ferdi gibi grnen baz olaylarn Osmanl toplumsal yapsndaki genel rahatszlklar gsterecek bir zellik sergilediklerini rahatlkla syleyebiliriz. Mhimme kaytlarna yansyabilmi taradaki bu zendeka ve ilhad hadiselerinin, genellikle aralarnda daha ok kad ve imam gibi kk tara ulemasndan, sipahi, dizdar vb mahalli devlet grevlilerinden oluan bir sosyal tabanda ortaya kt dikkati ekiyor. Bu hadiseler, stanbul'daki yksek tabakaya mensup ulema arasnda rastlanlan trden entelektel ve bilimsel dnce ve kanaatler mahiyetini arz etmekten ziyade, "ibadetlerin reddi", "dini baz emir ve yasaklarn aktan aa

inkr" ve "halk arasnda bunun propagandasnn yaplmas" veya "Kur'an- Kerm'e ve Hz. Muhammed'e kar kfr ve saygszlk" gibi, sradan ve kaba bir inkarclk izgisinde kendini gstermektedir. Bununla beraber baz belgelerde de ilhadn mahiyeti belirtilmeksizin dorudan doruya ilhad suu ilendiinden bahsedilir. Biz taradaki bu olaylara birka rnek verip yalnzca Osmanl tarihinin toplumsal bir problemi olarak ksaca dikkat ekmekle yetineceiz. yle grnyor ki tarada bu tr olaylara sk sk rastlanmaktadr. Mesela 9 Cumdall 973/2 Aralk 1565 tarihli bir kaytta, Kamangrad kalesi dizdar Mehmed namaz klmamakta direnir; sebebi sorulduunda, "bz kfr m'ir kelimt itdi"ne birtakm kiiler ahit olmulardr.129 10 evval 977 /18 Mart 1570 tarihli bir kaytta, Kastamonu'da smail adnda birinin "rafz u ilhad"nn sabit ve mseccel olduu, ancak Kastamonu kadsnn orada olmamas sebebiyle sulunun kad gelinceye kadar kalede yirmi be gn hapsedildii, adamn bu yzden hastaland belirtili-yor.130 23 Muharrem 981 / 25 Mays 1573 tarihli belgedeyse, Kbrs'ta Gk-mes'ud cemaati sipahilerinden Paa'nn, Kur'an- Kerm'e kfrettiinin ve baka baz "er'-i erife mugayir ef l ve akvli"nin bulunduunun ispat edilmesiyle, derhal idam isteniyor.131 2 Ramazan 983/5 Aralk 1575 tarihli bir kaytta bahsedilen olay ise olduka ilgi ekicidir. Afyon uhd kazasnda Ali adnda birinin uzun zamandan beri ilhad ile mehur olup etrafna baz adamlaryla zarar verdii tespit edilmi ve yakalanp mahkemeye sevk edilmitir. Ancak adamlan mahkemeyi basarak kady yaralayp Ali'yi karrlar. Bunun zerine yeni bir tahkikat balatlr. Bu defa adamn akrabalar da ie karmlardr. Sonunda toprak kads meseleye bakmakla grevlendirilmise de, Sandkl kads ahitlerin ifadelerini kabul etmeyerek sz konusu kiileri bin ake karlnda serbest brakmtr. Belgeden, aradan on be yl getikten sonra tekrar olaya el konulmasnn sz konusu olduu anlalyor.132 25 Cumdalhire 984 / 19 Eyll 1576 tarihine ait bir mhimme kaydnda, Nevrekop'ta Kk Mehmed'in, Hz. Muhammed'e "ba'z n-me-r ve n-sez kelimt itmesi" sebebiyle yakalanmas zerine, adamn daha nce tevbe ederek geri dnd bildirilmektedir. Ancak yle anlalyor ki, bu tevbe mahkemeyi ikna edememi, tahkikatn derinletirilmesine karar verilmitir. O srada ayn yerde mrimran avularndan Mustafa b. Ka-sm'n da sz konusu merebe mensup bulunduu ve ad geenin arkada olduu renilmi, olayn derhal sonuca balanmas istenmitir.133 3 evval 990 / 31 Ekim 1581 tarihine ait bir belgede, Afyon Sandkl kazasna bal ay ky halknn ounun mlhid olduklar, iki itikleri, aka "Fsk u fcur" ilemekte bir saknca grmedikleri gibi, kendilerine tbi olmayan kimselere rahatszlk ve zarar verdikleri bildirilmektedir.134 10 Cumdalhire 993 / 9 Haziran 1585 tarihli bir belgede de, Ankara sancanda ukurcuk kazasnda zendeka ve ilhad suuyla yarglanp kfrne hkmolunarak idam edilen Bintiolu Hasan adndaki zatn yakn dostu olan Taolu Yusuf un "Har Ner'i inkr eyledii", ayrca "a-k ve erir" olduu bildirilerek tahkikat istenmektedir. Tahkikat sonucun da kendisinin rafz u ilhad ispat edildii takdirde, eer sipahi ise hapso-lunmas, deilse usul ile yarglanarak idam emredilmektedir.135 28 Cumdalhire 993 / 27 Haziran 1585 tarihli bir mhimme kayd, ok ilgin bir olay yanstyor. Burada anlatldna gre, Bosna Yeni Pazar'da ems adl bir eyh, bir cuma gn hutbede halka "sret-i hakdan grnerek" sapknla itici szler etmi, drt gn boyunca, kendine inanan sipahilerle birlikte bir ksm halk da camide

toplamtr. Burada minbere karak kendisinin va'z ve nasihat iin gnderildiini, sipahilerin serdar tayin edildiini syleyerek halk hep birlikte kadlar kazadan srp karmaya ve ayaklanmaya davet eden eyh, bana toplananlarla ary basmtr. Ayrca, Hz. Ali'ye hakaret ettii, Mevln'nn Mesnev'sinin cehennemde konuulacak lisanla yazld iddiasnda bulunduu ve kazadaki ulemaya hakaretler yadrd kaydedilmektedir.136 5 Cumdalhire 994 / 24 Mays 1586 tarihini tayan bir baka belgede, Amasya silahtarlarndan Mehmed adl birinin mahkemeye sarho gelerek "Ben kfirim, hamr imek helaldir deyu elfz- kfr syledii", esnafn dkknn basarak kendilerini dvd, men olunmak istendiinde eriata kfrettii tespit edilerek muhakemesini mteakip hapsolunduu haber verilmektedir.137 11 evval 999 / 2 Austos 1591 tarihli bir belge ise skp'te geen ilgin bir olay haber veriyor. Nakledildiine gre, Tebriz'den kap s-kp'e gelen Hoca Mehmed adndaki Acem, "Sebb-i eyheyn" (ilk iki halifeye hakaret) etmekte, haram ve helal kavramlarna kar kmakta ve Kur'an- Kerm'e hakarette bulunmaktadr. Zendeka ve ilhadna delalet eden daha baka iler de yapt tespit edilmitir. Bu sebeple yarglanp katline hkmedilmi olduu halde, mzul kadlar buna engel olmulardr. Bunun zerine olayn yeniden dikkatle tahkik edilmesi istenmektedir.138 Bu rneklerden anlald kadaryla, ilerinde din hizmetleri dahil, brokrat ve asker kesiminden de baz kimselerin yer ald, eitli mesleklerden devlet grevlilerinin ounluu tekil ettii bu olaylar, imparatorluun her tarafnda grlebilmektedir. in dikkat ekici yan, ayn zendeka ve ilhad suunu ileyen sradan halka veya brokrasiye mensup kiilerin idamlar emredildii halde, sipahi olanlarn yalnzca hapsedilmelerinin istenmesidir. Bu, dier sularda da byledir. Bu ayrcaln sebebi, Osmanl merkezi ynetiminin kendisine savalarda fiilen lazm olan ehl-i seyf olabildiince koruma altna alma gayreti olsa gerektir. BENC BLM OSMANLI KTDARININ VAHDET- MEVCD'U (PANTEST) MUHALFLER I. BAYRMYYE MELMS "ZINDIK VE MLHD"LER A) Bayrmiyye Melmlii'nin Teekkl: Bayrmiyye Melmleri, veya 1561'den sonraki adyla Hamzavler, Osmanl sariliinin Kalenderler'den sonra belki en ilgin kesimlerinden biri olduklar kadar, Hallc- Mansr geleneine btn mevcudiyetleriyle bal Vahdet-i Mevcd'u sfi topluluklarndan biri olarak da tasavvuf tarihinin en dikkate deer zmrelerindendir. ikinci Blm'de ksaca temas edildii zere, 9. yzylda Horasan'n Merv ve Belh gibi nemli ehirlerindeki esnaf tabakas arasnda gl bir tasavvuf akm olarak doan Melmetiyye'nin, 14. yzylda ok muhtemelen Huruflik etkisiyle ileri derecede Vahdet-i Vcd'u bir eilimle birlemesi sonucu oluan bu yeni dnemine, Devre-i Vusta (Orta Dnem) Melmlii veya kinci Devre Melmlii demek genellikle det olmutur. Bununla birlikte Bayrmiyye Melmlii tabiri de ok kullanlr. Devre-i l (Birinci Devre) Melmlii adyla da bilinen, 9. ve 10. yzyldaki Horasan Melmetiyyesi,1 Vahdet-i Vcd anlayna yabanc olduu halde, kinci Devre Melmliinin en byk zellii, bu anlayla adeta zde hale gelmi bulunmasdr ki, Osmanl dneminde hedef olduu zendeka ve ilhad sulamalar grnte bu noktadan kaynaklanr. Osmanl dzenine ve resmi ideolojisine kar taknd muhalif tavr dikkate alndnda, bu dnem Melmliini, klasik anlamda bir tarikattan daha ok, belki "yan siyasi bir toplumsal mistik hareket" olarak nitelemek daha uygun olabilir.

Bu hareketin, 15. yzylda Hac Bayrm- Vel'nin kurduu Bayrmiy-ye tarikat iinde olutuu ok iyi biliniyor.2 Aslna baklrsa, Bayrmiyye tarikat da genelde byle toplumsal bir hareket zelliini gsteriyor. Kendi geleneinde Safevyye silsilesine balanan bu tarikat iinde, Hac Bayrm- Vel'nin 1429'da vefatyla birlikte, esasnda eskiden beri mevcut iki eilim aa kmt: Bayrmiyye dervilerinin bir ksm, Ehl-i Snnet izgisine sk skya bal ve siyasi iktidar evreleriyle bark bir tutumu temsil eden Ak emseddn etrafnda toplanrken, dier bir ksm da, bak esnafndan Emr Sikkn diye de mehur Dede mer'in (. 1475) evresinde bir araya gelmiti.3 Bu olay Melmiyye geleneinde, Hac Bayrm- Vel'nin hrka ve tacnn gerek sahibinin kim olduunun belirlenmesine dair, Ak emseddn ile Dede mer arasnda getii rivayet olunan bir menkabeyle de tescil edilmek istenmitir.4 Kanaatimizce Bayramiyye Me-lmlii'nin teekkln kendi geleneksel mant iinde aklamak isteyen bu menkabe, aslnda Bayrmiyye tarikat iinde zaten var olan, ama o zamana kadar belirginlememi ileri Vahdet-i Vcd'u tasavvuf anlayyla klasik zhdi tasavvuf anlay arasnda eninde sonunda ortaya kacak olan merep ayrln, grnrdeki bir sebeple aklamaya almaktan baka bir anlam tamamaktadr.5 Gl bir Vahdet-i Vcd'u espriyle gelimi olan bu melmet anlay, esas itibariyle Hac Bayrm- Vel'nin kendisinde de mevcut olup, kanaatimizce asl Bayrmlik, Dede mer'in temsil ettii ite bu anlayla srdrlmtr. Aslnda Bayrmiyye Melmlii'nin teekkln, yahut baka bir deyile, Bayrmlik'ten Bayrmiyye Melmlii'ne dnm hazrlayan artlarn, bir yandan Dede mer'de ortaya kan ve belki onun (veya bizzat Hac Bayrm- Vel'nin) halifesi Bnymin-i Ay'de de ayn ekilde devam eden cokun bir Vahdeti Vcd anlayyla, yalnzca ideolojik bir dnm noktasndan aklamak kanaatimizce eksik olur. Belki bundan ok daha fazla, Osmanl Devleti'nde Yldrm Bayezid'in 1402'deki vefatndan sonra yaanan otorite boluunun, iktidar mcadelelerinin yol at siyasal, toplumsal ve ekonomik krizleri dnmek gerekir. On yl gibi uzunca bir zaman sren bu mcadelelerin ardndan ortaya kan byk bir toplumsal bunalmn gstergesi olduuna phe bulunmayan eyh Bedreddn isyannn yaratt sonular, herhalde Bayrmiyye Melmlii'nin douunu hazrlayan artlarn bir baka ksmn oluturmaktayd. Arkasndan Fatih Sultan Mehmed'in sb bir merkeziyeti ynetim anlayyla tatbik ettii toprak reformunun yol at skntlarn, buna ek olarak ehzade Cem ile II. Bayezid arasndaki iktidar kavgasnn toplumda yaratt gvensizlik ve sarsntlarn, aradan fazla bir zaman gemeden ilemeye balayan Safev propagandasnn 1500'lerde btn Anadolu'da, hatta Rumeli'de sebebiyet verdii tedirginliklerin payna da iaret etmek gerekiyor. Ayrca Kanuni Sultan Sleyman dneminde, aslnda yeni artlarn Osmanl toplumundaki yanks olarak ortaya kmaya balayan deiim krizleri sebebiyle ieride yaanan skntlardan da muhakkak ki bahsetmeliyiz.6 Bayrmiyye Melmlii ite pe pee yaanan bu bir dizi siyasal ve toplumsal deiim bunalmnn evkiyle, Anadolu'nun tam ortasnda, halkn beklentilerine, dertlerine zm bulamayan, kendi derdine dm siyasal otoriteye mistik bir tepki olarak domutur. Aada grlecei gibi, Bayrmiyye Melmli-i'nin temel karakteristiini tekil eden, hem siyasi, hem dini yetkiyi kendinde toplayan kutb-mehd merkezli doktrin, muhakkak ki byle bir ortamn bu sf evrelerde yaratt tepkinin rnyd. te btn bunlar arasnda Bayramiyye Melmlii, kendini siyasal iktidara kar bir konuma yerletirerek gizliden gizliye faaliyetlerini srdrmeye alt. B) Yapsal zellikleri ve Sosyal Taban:

Her durumda Bayrmiyye Melmlii byle bir mistik tepki anlayyla, toplumsal ve siyasal bunalmlardan en ok zarar gren iki zmreye, ifti ve esnaf zmresine dayanarak 15. yzyln ikinci yarsna doru Bak Dede mer'in nderlii dorultusunda, ilahi ak ve cezbeyi sl-kun esas kabul eden klasik Horasan Melmetlii'nin (veya Birinci Devre Melmlii'nin) bir anlamda devam olarak tarih sahnesine kt. Bak Dede mer'in at bu yolun, klasik anlamda tekilatl bir tarikat olmad hep sylenmitir. Bu tehis gerekten doru grnyor. Bayrmiyye Melmleri klasik bir tarikat mensubu olmadklarna gre, neydiler? Ne 254 tr bir topluluk oluturuyorlard? Bu topluluun yapsal nitelikleri neydi? Bu yapnn arkasnda nasl bir sflik anlay, veya ne tr bir tasavvuf anlay yahut zihniyeti yatyordu? Hemen belirtmek gerekiyor: Bayrmiyye Melmleri, kendilerinin hem inan, hem de siyasi iktidarn meruiyet erevesinde sayd teki sf evrelerden yapsal bakmdan da ok farkl olduklarn, bu farklln, hem siyasi iktidar, hem halk, hem de teki sf evreleri fevkalade tedirgin edeceini, dolaysyla kendilerini de zarara sokacan ok iyi biliyorlard. 16. yzyln ilk yarsnda Edirne'deki Bayrmiyye Melmleri'nin nderlerinden Pir Ahmed-i Edirnev'nin mridlerinden birine yollad mektup, bize bu konuda olduka iyi fikir veriyor. Bu mektuba gre, Melmiler Ehl-i Snnet ve Cemaat'e riayetkar olmaya zen gstermelidirler. Bunu iin fikh ve hadis renmeleri gereklidir. Cahil sfilerden olmamaldrlar. er'i hccet ve sicillere isimlerini geirtecek bir duruma asla frsat vermemeli, yani kesinlikle mahkemeye dmemelidirler. Asla imam ve mezzin olmamal, tekke yapmamal ve bu gibi yerlerde bulunmamaldrlar. Kesinlikle evlenmemeli, kadnlara asla yaklamamaldrlar, nk kadnlar Mel-myi manevi mertebelerden geri brakr.7 Bir baka metinde ise, herhangi bir Melm derviinin eriatn ve tarikatn icaplarn yerine getirmemesi halinde, tevbe edip hatasn anlayana kadar cemaatten kovulmas istenmekte, ancak tevbe ettii ve piman olduu takdirde eski statsne iade edilecei belirtilmektedir. Piman olmayann bir daha cemaate dahil edilmesi kesinlikle sz konusu deildir.8 Baka hibir sf topluluunda rneklerine rastlamadmz, yukarya zetlenen u kaytlar, dnyann her yerinde ve her devrindeki benzerlerinde olduu gibi, karmzda gerek kimliinin sezilmesinden azami derecede ekinen, tam anlamyla bir gizli cemaat (societe secrete) bulunduunu gsteriyor. Bir kere, gerek inan ve yaaylarnn dardan anlalmamas iin, Melmler'in hi taviz vermeden, olabildii kadar sadakatle eriat kurallarna uymalar, olmazsa olmaz bir art olarak ileri srlyor.9 Gerekten Ehl-i Snnet yolunda olan, eriat erevesinde kalan bir topluluun liderlerinin srarla bu meseleyi vurgulamasnn baka bir mant olduu sylenemez. Bu ancak gerekte byle bir merebe mensup olmayan, ama gvenlii iin yle grnmek zorunda olan bir topluluun ihtiyatkr tutumunu yanstmaktadr. Dolaysyla sz" konusu kural, bir eit takiyye olabilecei gibi, aa derecedeki mntesipler iin geerli bir kural olarak da kabul edilebilir. Nitekim Btnlik tekilatnda da aa derecedeki mridlere er'i emirlerden zerre kadar ayrlmama konusunda kesin talimat verildiini ok iyi biliyoruz.10 Ayrca cemaat mensuplar arasndaki ihtilaflarn, mahkemelere kesinlikle intikal ettiril-meyip cemaat iinde zme kavuturulmas konusundaki srar ve her ne ekilde olursa olsun kad nne kmaktan ve sicillere gemekten olabildiince kanma emri, gizlilii tavizsiz koruma amal tedbirlerden baka bir ey deildir. Kaynaklarn tahlilinden, Bayrmiyye Melmlii'nin, kutb tabir edilen eyhin etrafnda, onun bir bakma yardmcs olan "kalbe bakc"lar yahut "rehber"ler vastasyla smsk kenetlenmi merkeziyeti bir yapya sahip bir sfi evre olduunu

gryoruz.11 Byle sk bir disipline tbi tutulan Melm cemaati, aada genie analizini deneyeceimiz, kutb denilen bir nder tarafndan ynetilir; ancak buna bal hiyerarik bir idari yaplanma sz konusu deildir. Bu durum 19. yzylda Muhammed Nru'l-Arab (. 1888) zamanna kadar srmtr. Bu hususun dnda Melmliin yapsal bakmdan belki ok nemli bir baka zellii, dier tarikatlar gibi, mensuplarnn tekke, zaviye veya hanikahlarda toplanm ad belli bir tarikat zmresi olmamalar sebebiyle, ballarnn grnrde genellikle Halvetiyye, Nakibediyye, Mevleviyye, Bektaiyye, Rifaiyye gibi tarikatlarn bnyelerinde bulunmasdr. Baka bir ifadeyle, bu tarikatlann dervi ve eyhleri arasnda pek ok Melm mevcut olup dardakiler onlar bu tarikatlarn dervi veya eyhleri zannetmekteydiler. Hi phesiz bu sistem, Melmliin yzyllar boyu sren varlnn gvenlik sigortas olmutur. Melmlik bu yapsal zellii erevesinde, Osmanl dnemindeki varl boyunca, dayand sosyal taban itibariyle de bir geliim ve deiim izgisi sergilemitir. Bayrmlik'ten domu bulunmas itibariyle, ok tabii olarak bu tarikatn daha ziyade ifti ve kyllerden, ksmen de sipahilerden oluan sosyal tabanna vris olmu, ancak bu tabannn iine zamanla ehir ve kasabalarn esnaf tabakasn da almasn bilmitir. Bizzat Bak (Sikkn) Dede mer ile balayan bu dnm, kendinden sonra srayla kutb olan Bnymin-i Ay, Pir Aliyy-i Aksary ile hzlanm ve smail-i Mak ile doruk noktasna karak Melmlii tam anlamyla bir esnaf ve tccar, dolaysyla bir bakma ftvvet sflii haline ykseltmitir. Bu saylanlardan sonra gelen Hamza Bl ve Hsmeddn-i Ankarav dnemlerinde ise Bayrmiyye Melmlii siyasal iktidara kar, sz konusu zmrelere dayanan geni bir toplumsal hareket ekline dnecektir. zellikle smail-i Mak zamannda, imparatorluk merkezinde, Anadolu ve Rumeli topraklarnda yksek brokrasiden, kapkulu ocaklarndan, sipahilerden, ulemadan, air ve edipler arasndan pek ok taraftar toplayan Melmlik,12 asl sosyal taban olarak esnaf ve tccar kesimine dayanmas bakmndan, bir anlamda Horasan Melmedlii ile olan tarihsel ban da yeniden kurmu saylabilir. Aslnda bir kutb olmamakla beraber, smail-i Mak'nin enitesi Yakub- Helv'nin ve haleflerinin gayretleriyle bakent Melmlii iyice tekilatlanm ve sosyal tabann nemli lde gelitirmitir.Bayrmiyye Melmliinin, yukarda saylan toplum kesimlerinden birok mensubunu iinde barndrmasna ramen, esas itibariyle iki kesime dayand grlr: 1) Birinci kesim, en bata bizzat Hac Bayrm- Vel'nin de temsilcisi olduu ifti kesimidir. zellikle Orta Anadolu Melmlii'nin hemen byk ounluuyla ifti olan kyller ve kasaballardan olutuu sylenebilir. Hac Bayrm- Vel'den sonra Bnymin-i Ay, Pir Aliyy-i Aksary ve Hsmeddn-i Ankarav, bu kesimi temsil ederler. 2) kinci kesim ise, tpk Horasan Melmedlii'nde olduu gibi, esnaf ve tccarlardr. Mesela Hac Bayrm- Vel'nin eyhi olan Hamdeddn-i Aksary'nin (. 1412) frnc esnafndan olduu ve bu sebeple"Somun-cu", halifesi Dede mer'in bak esnafndan bulunmas dolaysyla"Sik-kn" lkaplaryla tanndklar hatrlanacak olursa, bu daha iyi grlecektir. Nitekim esas olarak 16. yzyldan 19. yzyla gelinceye kadar, Melm kutblarn veya nemli simalarnn mhim bir ksm, esnaf tabakasna mensuptur: Yakub- Helv (helvac), Ahmed-i Srban (deveci), Hasan- Kabdz (terzi), Kaygusuz Aleddin (debba), drs-i Muhtef (terzi, tccar), Hac Kaby (elbiseci), Leben Beir Aa (st) gibi.13 Dier esnaflarla birlikte hemen tamamiyle bu zmreye dahil olan petemalc esnaf 16. ve 17. yzyllar stanbul'undaki Melm hareketinin temel sosyal tabann tekil edecektir.14 Bayrmiyye Melmlii'nin, Osmanl bakentinde zendeka ve ilhad hareketlerine

sahne olan esnaf tabakas arasnda yaylmasn salayarak nemli bir geliimi gerekletiren kii, smail-i Mak oldu. Bu gen kutb, Melmliin tarihinde nemli bir dnm noktasn simgeler. Bu yzden Melm hareketini hi phesiz geni tabanl mistik bir esnaf hareketi olarak da deerlendirmek yanl olmaz.15 Aslnda bir meslek sahibi olma, kendi geimini kendi elinin kazancyla salama (kedd-i yemn), belki esasnda devletin kontrolnden uzak olma, devletin ihsanna baml kalmama, dolaysyla ekonomik zgrln daima elinde bulundurma amacn gerekletirmek iin Bayrmiyye Mel-mlii'nde vazgeilmez bir erkn olarak kitaplarna gemitir.16 Fakat hi phesiz bu erkn, bir ynyle cemaati devlete kar daha sorumsuz ve bamsz bir konumda tutmak, dier ynyle de kimlii saklamak suretiyle daha serbest faaliyet gsterebilmek amacna ynelik olmaldr. nk bir i g sahibi olma, dorudan doruya Ahilik tekilatyla balantya girmek demek olduundan, bir yandan Bayrmiyye Melmleri'ne mesleki dayanma araclyla ok gl bir destek yaratrken, te yandan geimlerini devlete borlu olmamalar, bunun sonucu devletle balantl durumda bulunmamalar sebebiyle gzlerden gizlenme, kontrol ve takibattan kurtulabilme avantajn bahediyordu. Nitekim, yukarda sz edilen kalbe bakclar, yahut rehberler, genellikle her loncann ah reislerinden oluuyordu.17 Bunun ne demek olduu ve ne kadar byk bir avantaj salad, drs-i Muhtef'den bahsedilirken grlecektir. C) Doktrin: "Kutb-Mehd" Merkezli, Vahdet-i Mevcd'u Bir Din ve Dnya Gr imdi konumuz itibariyle bizi asl ilgilendiren meseleye, yani Bayrmiyye Melmleri'nin zendeka ve ilhad ile sulanp lme mahkm edilmeleriyle sonulanan hareketlerin gerisindeki ideolojinin yahut tasavvuf doktrininin tahliline geebiliriz. Bu ideoloji yahut doktrinin merkezinde, Vahdet-i Vcd telkkisi, daha dorusu zaman zaman panteizme (Vahdet-i Mevcd) kaan bir anlay ve bu erevede onunla dorudan balantl olan bir kutb ve mehdilik anlay bulunur. Her kavramn da Bayrmiyye Melmlii'nde dier sfi evrelerden ok farkl ve ok daha gl bir muhteva arz etmesi, bize bu zmre iinde meydana gelen btn sosyal hareketlerin ideolojik temelinin, Ulhiyyet - Kutbluk - Mehd-lik eklinde birbirine smsk bal bu l anlaytan olutuunu gsteriyor. Dolaysyla Bayrmiyye Melmleri'nin tavrlarnn anlalabilmesi, bu l telkkinin iyi bilinmesine baldr denebilir. Bayrmiyye Melmlii'nin yazl geleneinde bu doktrinin en iyi ifade edilmi, en ak sergilenmi halini, 17. yzylda yaam son derece ilgin bir ahsiyet olan Olan eyh brahim Efendi'nin, zellikle de Kasde-i Dil-i Dn (veya Kut-biyye-i Dil-i Dn) eserinde buluyoruz.18 Burada Vahdet-i Mevcd hakknda uzun uzadya gereksiz izahlara girimek, bizi konumuzun bir hayli dna karacaktr.19 Bugn artk temelde bu doktrinin, baz sfi evrelerin slami ulhiyyet (divinite) kavramn Ortadou'nun antik Yeni-Efltuncu, Hellenistik ve Gnostik mistisizminin eitli artlar ve ekillerdeki etkisi altnda uzunca bir sre yorumlamas sonucunda, yaklak 9. yzyldan itibaren belirginlemeye balayan mistik bir anlay olduu iyi biliniyor. 13. yzylda bu anlay Muhyiddn bn'1-Ara-b tarafndan panteizmden soyutlanarak Vahdet-i Vcd anlayna dntrlp mkemmel bir metafizik sistem haline getirilmiti; bylece tasavvuf hareketlerini derinden etkilemi, tasavvufun yaratt byk bir devrim olarak slam kltr ve dnce tarihinde yerini almtr. Bu, ayn zamanda tasavvufun fkh karsndaki zaferinin de bir gstergesidir. Vahdet-i Vcd anlaynn Vahdet-i Mevcd'a dnm biimiyle Bayrmiyye Melmlii'nin doktrinindeki yerini anlamaya alrken, bu kavramn ilk ortaya kndan gnmze kadar sren yzlerce yllk geliim sreci boyunca, tasavvuf evreleriyle ulema arasndaki mcadeleler esnasnda iki taraf arasndaki

trplenmeler sonucu yava yava Snni slam'a eklemlenen, zellikle 17. yzylda mam- Rabbn tarafndan Vahdet-i hd ad altnda yorumlanm yumuak biimini deil, Kalenderiy-ye ve Bektalik gibi dier baz sfi evrelerde ald biimini, yani, hulul ile yorumlanm eklini dikkate almak gerekir. Bu ekil, Hallc- Man-sr'u, Fazlullah- Esterbd'yi, mdeddn Nesm'yi, eyh Bedreddn'i, bir dizi Bayram Melm eyhini ve Pir Sultan Abdal' lm gze aldracak derecede coturan, bu anlayn tasavvuf tarihindeki mimar Muhyiddn bn'l-Arab'ye "eyh-i ekfer" dedirten halinden de tede olan panteist eklidir. Bayrmiyye Melmlii'nin bu panteist doktrininde Hurufliin de kuvvetle etkili olduunu sylemek gerekiyor.20 Aada bu doktrini incelemeye alrken, bu hususu takviye edecek ilgin verilere rastlayacaz. Bizce bu artc deildir. 15.-17. yzyllarda klasik Snniliin dna kan btn sfi teekkllerde bu etkiyi aka grmek mmkndr. En cokun rneklerini smail-i Mak ve Olan eyh brahim gibi kutuplarda grdmz bu Vahdet-i Vcd telakkisini Osmanl dnyasnda belirgin bir panteizm biiminde seslendiren ilk ahsiyetin eyh Bed-reddn olduunu daha nce gstermeye almtk. Bayrmiyye Melm-leri'nin Vahdet-i Vcd anlaylar, aada kendi kaynaklarndan yaplan sk alntlardan da aka grlecei zere,21 muhakkak ki geni lde Muhyiddn bn'l-Arab'nin anlayna dayanmakla birlikte, kinci B-lm'de akland gibi, asl 15. yzylda Anadolu'daki youn Hurf propagandasndan bir hayli nasibini almt; dolaysyla Hallc- Mansr geleneine bal "Ene'l-Hakk" panteist yorumu yanstyor. Bu yorum, dier Ortodoks sfi mektepler gibi "fenafillh" amacn gden zhd bir yorum olmayp, smail-i Mak'ninki gibi Allah'n insanda zuhur ettiine inanan cezbeci (cokucu) bir yorum ekline dnt kadar, zaman zaman da tam anlamyla hem hullc, hem de panteist bir renk kazanarak Allah'n insann veya lemin kendisinden baka bir ey olmad inancna da dnebilmektedir. Bu anlayn en ak ve cokun rnekleri, Olan eyh brahim Efendi tarafndan dile getirilmitir.22 te Bayrmiyye Melmlii, esas itibariyle byle bir Vahdet-i Mev-cd'u yorum erevesinde, ok gl ve ok ynl bir kutb anlayna dayanmaktadr. Bu zmre iinde Osmanl merkezi ynetimine, yahut siyasal iktidarna kar gelien hareketler, dorudan doruya bu kutb anlayyla alakaldr. Bugn elimizde bulunan Bayrmiyye Melmileri'ne ait metinler, Melm kutblarnn, "Allah'n zuhur ettii beden (mazhar- Hda)" olarak dnldklerini gsteriyor.23 18. yzyl balarna kadar bu kutblar Hac Bayrm- Vel'den balamak zere yle sralamak mmkndr:Bilindii gibi kutb anlay, tasavvurun temel doktrinini oluturan velayet teorisiyle sk skya balantl, ok nemli bir kavramdr. Bu kavramn ilk sz konusu edildii yerlerden biri, 11. yzyln sf melliflerinden Hucvr'nin Kef'l-Mahcb adndaki nl eseridir. Hucvr burada velayet teorisini tartrken, byk mutasavvf Hakm-i Tirmiz'nin (. 908) szleriyle kutb kavramndan da sz eder.24 Bazen Gavs (yardm) ile ayn anlamda kullanlmakta, bazen de, shi-b'l-vakt veya shib'z-zaman (Shib-zaman) kelimeleriyle ifade edilip insan- kmil kavramyla da zde kabul edilen bu terim, daha sonraki tasavvuf kaynaklarnda da uzun uzadya aklanmtr. Menei itibariyle herhalde slam ncesi ran mistik kltr ve muhtemelen Yeni-Eflatuncu telakkilerin etkisiyle tasavvuf dncesinde teekkl etmi olmas gereken kutb anlay, velayet teorisine gre, bu kinatn ynetiminden sorumlu olup aadan yukarya doru, saylar giderek azalmak suretiyle bir mertebeler silsilesi meydana getiren "veller pramidi"nin tepe noktasndaki ahsiyettir. Kinatta maddi-manevi her trl tasarruf yetkisine sahip, ksaca "Allah'n adna kinat idare eden en byk vel"dir. Bu konuda klasik tasavvuf kaynaklarndaki

aklamalar, teferruatta baz deiiklikler, farkl izahlar ortaya koyarlar. Kimine gre her vel hiyerarisinin kendine mahsus bir kutbu vardr, kimine gre ise hepsinin stnde kutb;l-aktab denilen bir tek kutb bulunur.25 Bu tartmalar tahlil edildii zaman, slam dnyasnda velayet teorisinin zaman ierisindeki geliim izgisine paralel olarak kutb inancnda da ksmen bir deiimin sz konusu olduu anlalyor. yle grnyor ki, tarikatlarn 11. yzyldan itibaren iyice stnlk kazanmasndan sonra, her tarikat evresi, kendi eyhini kutb, hatta kutb'l-aktab kabul etmeye balamtr. Bayrmiyye Melmleri'nde de durum ayndr. Yukarda listesini verdiimiz Melm eyhleri, bir ncekinden hilafet almak suretiyle, srayla kutb kabul edilmilerdir. Muhtelif Melm kaynaklar, kutb telakkisine dair baz aklamalarda bulunurlar. Bu aklamalarn en ilginleri, 17. yzyl Melmler'inden L-lzde Abdlbk ile, 18. yzylda Bandrmalzade Him Mustafa'nn eserlerinde yer alr. Llzde, Bayram Melmlii'ndeki kutb iin aynen unlar yazyor: mdi malm ola ki bi-emrillhi tel vris'1-haml-i Muhammedi olan Kutb-i Zeman dnyadan hirete hrmn oldkda makam- erifine istihlf olunan merkez-i dire-i eflk-i kulb- slikn kim idiin lisan ile beyan olunmayup ve lkin ol-vakt mahz- fazl- lh'den her kime myesser olursa Hak sbhneh ve tel cem-i esma ve ef l ve sft- ztiyyesiyle na bi-l vsta mtecell kalb-i erifleri mirt- mcellda kamilen nr- fitb- vahdet olmala ol ek-mel-i tehamml merkez-i kutbiyyetde kaim ve umr- dni hak ve adi zre grmek in min indillh halfe ve hakem olduna ehdet-i hakka idp kat'an kendnn verset-i kmile ve kutbiyyetine ekk ve gmn kalmaz....Ev-sf- beeriyyeden bi'1-klliyye pk ve mcerred ve envr- rhahabbet ile ... anlar melekiyyet-i tmme husule getrmekle ... Kutb- lem intikal itdikden sonra ihvn- tarkatdan her birine gnl koup ol nr-i fitb- mahabbet kang bur ve matladan drahn olursa bi-l reyb vel mtebih nn hilfetine ehdet ideier ve bazs zahiren kutb- lem'in vechinde bir nian grr ki ahs- erifini ol nian ile bilr ve bulur.26 mdi biz-zt pr ve mrid-i fukary- Melmiyye rh-i Muhammedi'dir. Vahiden ba'de vhid zahir olan aktb- zemn anlarn mrididir, bi'-ahs S-hib'z-zeman malmlardr, esrr- kaza ve kaderden bir srr-i ilh dah oldur ki irde-i rabbani ry-i arzda kang iklimin imaretine taalluk iderse evvel Kutb-i zemn ve Halfe-i Nefs-i Rahman ol iklimde zahir ve nmyn olup...27 Bandrmalzade ise bu konuda unlar yazyor: mdi ey davy- man ve ikrar eyleyen hazer eyle ki serhadd-i hakkatde muh-faza-i hsn- Melmiyyn'a Htem'l-Enbiy Mrid-i lem'in a'ml ve ePli-ni grmee ve bilmee talip olma. Anlarn ahvli akla smaz ... (Kul innem ene beerun mislkm yh ileyye) msdknca neslen bade nesi ve karnen bade karn ile'1-ebed vris-i esrr- nbvvet ve velayet Htemu'l-evliy Sult-nu'1-Melmiyyin olanlarn tecdd ve zuhr- beeriyyetleri (smme'l-emsel bi'1-emsel) delaletiyle aded-i zevk ve irfanlar b-nihye olmakdr. Ve kezlik esrr- nbvvet ve envr- velayete mazhar- vris-i ehrdeh mertib seyriyle zuhur ider. Htem'l-evliy ve Sultn'l-Melmiyyin hazertnn uzv- mbarekleri cmle ecsd ve kuvlar cmle ervah muhtdir. Ve her biri bir anda ... diledi suret ve ecsd ile istedi zemanda ve meknda tayy- amel eyler. Bir anda hem merkda hem maribde ve hem Mekke'de ve hem rhu'l-ecsd olan cesed-i pki old mahalde grir. Belki her anda ve her zemanda ve her meknda bir suret ile zahir olur.28 Bandrmalzde eserinin bir baka yerinde kutb telkkisini Vahdet-i Mevcd anlay erevesinde yle aklyor:

... (Kutb) her br ki ufuk- mevld-i selse ve cmi-i ansr- erba'a olan insan suretinde zahiren ve batman terakki eylese ufuk- inn olan bb- emred suretinde tecell zuhur ider, mazhar- tmm olur (...) Ol zemn mazhar- nr- Muhammedi vris-i srr- Ahmed Htemu'l-evliy ve Mrid-i lem tarafin-dan feyz-i rabbn ve rh-i sultan irip ol vdden hals olursa srr- vahdete irip her vdden ve her sretden tecell-i Zt zuhur idp her yzden gri-nen (...) scid ve mescd zkir ve mezkr olup mntehs kalb-i mride mi'rc idp...29 Yukarya nakledilen metinler, Bayrmiyye Melmlii'de kutb anlayn btn aklyla ortaya koymaktadr. Bu metinlerde izilen kutb portresi, kutsal bir ilahi varl anlatmas itibariyle dikkatle zerinde durulmay gerektiren bir kavram olarak ortaya kyor. Bu metinlere gre kutb, gerekte "rh- Muhammed"dir; Allah'n tecellighdr; Allah ona btn sfatlaryla vastasz olarak tecelli ettiinden, her zaman ve meknda diledii ekil ile grnr; gelmi gemi btn Melm kutblarnda grnen de aslnda odur.30 Nbvvet ve Velayet'i ahsnda temsil eder; yeryzndeki btn ileri hak ve adalet ile ynetmek zere bizzat Allah tarafndan halife ve hakem klnmtr. Ksacas kutb, Allah'n bu lemi ynetmek zere ilahi yetkilerle donatt, insan grnmndeki insanst, fevkalade bir varlk, adeta Allah'n kendisidir. Metinlerin dolambal slup gayretlerine ramen sylenmek istenen bizce budur. te, bu inancn tabii sonucu olarak Bayrmiyye Melmlii'nde kutb, yalnz manevi deil, zellikle dnyevi otoriteyi de ele alarak adaleti hkim klacak Mehd kavramyla da birletirilmi, yani zamann gerek sahibi, s-bib'z-zaman (veya sbib-zaman) olarak dnlmtr. Shib-zaman ayn zamanda Sret-i Rahman, yani Allah'n grntsdr.31 Bylece Bayrmiyye Melmlii'nin doktrininde kutbun hem dini, hem de dnyevi (daha dorusu siyasi) olmak zere iki misyonuna iaret olunduu grlmektedir ki, ite Melmler'in Osmanl iktidarna neden kar ktklar sorusunun cevab da burada yatmaktadr. nk Melmiler bu inanlarnn tabii evkiyle Osmanl sultanlarnn hem dini, hem dnyevi otoritesinin gayri meru olduunu dnmekte, dnyay ynetmesi gereken asl otoritenin de kendi kutblar olduuna inanmaktadrlar. Biz bu inancn tipik bir tezahrn, aada Hamza Bl ile ilgili ksmda greceiz. Nitekim Llzde Abdlb-k, kutbun "mm'l-mminn ve Halfe-i Seyyid'l-mrseln" olduunu da sylyor.32 Bu, aka Osmanl saltanat ve hilafetinin reddi anlamna gelir ki, Llzde ile ada olan 17. yzyln tannm Melm eyhlerinden Sunullah Gayb de, Sohbetname adyla mehur eserinde, bir Melm kutbunun azndan "vezr ve padiah oldur ki ler'e ve Yediler'e ve Krklar'a ve Ricl-i Gayb'e rahat iridire... Hl bunlar (Osmanl sultanlar ve vezirleri) ehl-i Hakk'n (Melmiler) advvi canlardr" cmlesiyle Bayrmiyye Mel-mleri'nin Osmanl iktidarna baklarn aka gsterir.33 Aada kendilerinden bahsedilecek olan Melm eyhleri, muhtemelen Bnymi-i Ay'den itibaren bu kutb-mehd iddiasnn fiil sahipleri olarak Osmanl iktidarna kar shib-zaman kimliiyle harekete gemilerdi. Bayrmiyye Melmleri'nin merkezi ynetime kar, hemen tmyle Kanuni Sultan Sleyman zamanna rastlayan bu klarn,34 byle bir doktrine sahip olduklar iin, garipsememek gerekir. Nitekim sfi evrelerin siyasi iktidarlara ynelik bu tr hareketlerinin, tasavvuf tarihinde daha nce rastlanm baka rnekleri de bulunmaktadr. Kutbun bu dinisiyasi ifte misyonunun, aynen Hurfilik'te de bahis konusu olduuna, bu sebeple Hurfler'in Fazlullah- Esterbd zamanndan itibaren Timur Devleti'ne kar birka defa huru teebbsnde bulunduklarna yukarda temas edilmiti. Bu sebeple, Bayramyye Melmlerindeki ifte misyonlu kutb-mehdi anlaynn esas itibariyle Huruflie kadar uzanan bir tarihsel arka plan olduu kuvvetle muhtemel grnyor.

Bayrmiyye Melmleri Osmanl iktidarna ve onun dzenine kar byle bir dncenin ve bundan kaynaklanan birtakm hareketlerin faili olmalar yznden merkezi ynetimin ok sk takibatna uruyor, iddetli cezalara arptrlyorlard;35 ancak iMelmler'e kar olanlar yalnzca siyasi evreler deildi. ou ulema, hatta ou tarikatlar da, doktrinleri ve eriata aykr szleri, yaantlar, baz tavr ve hareketleri, hatta er'i emir ve yasaklara kar lakayt tutumlar sebebiyle Bayrmiyye Melmleri'ne hi de iyi gzle bakmyorlard. Buna kar bir savunma tedbiri olarak Melm eyhleri, cezbe halinde syledikleri szlere kesinlikle dikkat etmeleri, yani -kendi tabirleriyle- "athiyye" sylememeye zen gstermeleri, eriat erevesinde kalmaya olabildiince dikkat etmeleri, Vahdet-i Vcd'la ilgili meselelerde inandklarn ak ak sylememeleri hakknda mridlerini hep uyarmlardr. Bu hususta elimizde belgeler bulunmaktadr. Bunlardan biri, aada sz edilecek olan, 17. yzyl Melm kutublarndan St Ber Aa'nn ok dikkate deer mektubudur. Bu mektupta St Be-r Aa'nn mridlerine dikkatli olmalarm, eriata titizlikle uymalarn, hele devir ve benzeri baz konularda uluorta konumamalarn sk sk tenbih ettii grlecektir.36Yine 17. yzylda ileri gelen kutublardan Olan eyh brahim Efendi'nin de benzer konular sk sk gndeme getirdiini, mesela, mridlerini "semt-i maalarnn muntazam olmas", "er'-i erife kemal mertebe riayet", "Vahdet'e mteallik sz sylemek lazm geldikte'al tarki'n-nakl sylemek" hususunda uyardn gryoruz.37 Bu tr uyarlarn btn Melm kutblar tarafndan yapldna phe yoktur. Yukarda da belirtildii zere, bu bir eit takiyye olarak deerlendirilebilir. Ancak bu sayede belli bir rahatla kavuabilmenin arzu edildii muhakkaktr. Bununla beraber her zaman tam bir kontrol mmkn olamad iin, doktrinleri konusunda etrafa szan birtakm szler, Bayrmiyye Melmleri'nin ulema ve dier tarikat evrelerinde zndk ve mlhid olarak alglanmalarna yol ayordu.38 Nitekim kendileri hakknda daha 15. yzyldan itibaren eriata uymadklar hakknda dedikodular kmt.39 16. yzylda ise, zellikle smail-i Mak'den itibaren aleyhlerinde dier sf evrelerde bir faaliyet balam, hele Hamza Bl'den sonra bu faaliyetler yazl reddiyeler eklinde tam anlamyla bir Melm aleyhtar kampanyaya dnmt. Bu dnemlerden kalan baz risaleler bugn elimizde bulunuyor ki, bunlarda daha ok Bayrmiyye Melmleri'nin Vahdet-i Vcd'a dair grleri eletiriye tbi tutulmakta ve kendilerinin bu grleri sebebiyle Ehl-i Snnet d olduklar vurgulanmaktadr.40 Gerek smail-i Mak olay, gerekse bu kampanya, Melmler'i g durumda brakm olmal ki, Melm eyhleri stanbul'u terk ederek uzunca bir sre mensuplarn taradan idare etmeyi tercih ettiler; bylece hem merkezi ynetimin, hem de kendilerine kar olan dier evrelerin gznden olabildiince uzak kaldlar. Daha nce de ifade edildii zere, Bayrmiyye Melmlii, Gynk'te yerlemi bulunan Bursal Bak Dede mer ile balad. 1496'da vefatn mteakip, yerine Ankara yaknnda bugnk Aya kasabasnda oturmakta olan bir ifti, Bnymin-i Ay gemiti. Bayrmiyye Melmlii'nin dou ve gelimesi, sosyal tabam ve doktrini hakknda bu ksa ve genel aklamalardan sonra, imdi, ksaca Melm hareketi dediimiz, Osmanl resmi ideolojisine ve dzenine kar, zen-deka ve ilhadla sulanan ahsiyetler araclyla 16. ve 17. yzyl boyunca srdrlen bu mistik sosyal hareketleri daha yakndan inceleyebiliriz. D) Osmanl ktidarnn Krsal Kesim Melmliinden Kurban Ald Kutb-mehdler 1. Bnymin-i Ay (. 1520 ?)

Bu zatla birlikte Bayrmiyye Melmlii'nin merkezi Hac Bayrm- Vel zamanndaki gibi yine Ankara havalisi oldu. Grnd kadaryla bu sf evreyle Osmanl merkezi ynetimi arasndaki souk ilikiler, muhtemelen Bnymin-i Ay zamannda balad. Baz kaynaklarn ve Bayrmiyye Melmlii geleneinin Dede mer'den sonraki ikinci kutbu ve Dede mer'in tek halifesi olarak gsterdii Bnymin-i Ay hakknda, Melm kaynaklarndaki bilgiler bazen birka kelimeyi, bazen be satr gemez.41 Yalnz Sar Abdullah Efendi'nin Semert3l-Fud\ndz onunla ilgili bir menkabe kaydedilmitir.42 Belki hkmet merkezinden ok uzak bir krsal blgede yaam olmas ve yaad dnemde Melm geleneinin henz yeterince kuvvetlenip yerlemi bulunmamas bu bilgi ktlnn sebebi olabilir. Asl adnn Mustafa olup bn Ymin (Bnymin) diye hret bulduu syleniyor.43 Dede mer'in halifesi olduu hakknda, yazl Melm kaynaklarndaki rivayet, Hac Bayrm- Vel ve vakfyla ilgili daha sonraki baz kaynaklarda ve resmi belgelerde dorudan Hac Bayrm- Vel'nin halifesi olarak deimi grnyor.44 Bu, Bnymin-i Ay'nin hangi vasta ile Melm kutbu olduu konusunu bir mesele haline getiriyor. nk, Dede mer'in halifesi kabul edildii takdirde Bayram Melmlii'ni Dede mer'le, dorudan Hac Bayrm- Vel'nin halifesi kabul edildii takdirde kendisiyle balatmak gerekir. Belki asl nemli olan husus udur ki, her iki durumda da Bayram Melmlii'nin siyasi iktidar kart tavr, Bnymin-i Ay'nin kuvvetli nfuz ve etkisiyle ortaya km kabul edilebilir.45 Semert'l-Fud'&aki menkabe, Kanuni Sultan Sleyman'n Rodos adas kuatmasndaki ilk baarszln, Bnymin-i Ay'nin o srada Ktahya kalesinde mahpus bulunmasyla aklayan tipik bir metindir. Osmanl resmi kaynaklar hi byle bir kiiden ve olaydan bahsetmezken, Melm kaynaklar onun "baz isnad ile Ktahya kal'asna habs olunduu"nu yazarlar. Bu "isnad"n ne olduu ise tamamiyle mehuldr. Bu menkabede anlatldna gre, padiah maiyetindekilere baarszln sebebini sorduunda, pirin sevenlerinden olan padiahn uhadar, onun kalede hapsedilmi bulunmas yznden muhasarann uzadn bildirmi, padiah da salverilmesi iin emir vermitir. Rivayete gre, Bny-min-i Ay'nin hapisten kmas zerine, ayn gn Rodos fetholunmutur.46 Melm geleneinin bak asn yanstt kadar, Melmler'in Osmanl sultanlarnn yakn evresine kadar girdiini de gsteren bu menkabede, Rodos'un fethinden nce lm bulunan Bnymin-i Ay'yi yceltmek iin anlatlan fetih hadisesinin kronolojiye uymad bir yana,47 bizi asl ilgilendiren, onun neden hapiste olduu konusudur. Eer bu menkabede anlatlan hapis hikyesi doru ise, Bnymin-i Ay'nin muhtemelen merkezi ynetime kar bir hareket phesiyle tutuklanm olabilecei hatra geliyor; bu yzden sz konusu "isnad"n dorudan doruya bir mehdlik iddiasyla ilgili bulunduu kuvvetle muhtemeldir. Zira -biraz aada sz konusu edilecek olan- halifesi Pr Aliyy-i Aksary'nin ayn ithama maruz kaldn ok iyi biliyoruz. Ancak bugn iin varsaym olmaktan ileri gitmeyen bu kanaatin doruluk payn test edecek herhangi mspet bir veriye imdilik sahip deiliz. Eer bu varsaym dorulanrsa, o zaman Bnymin-i Ay'yi Bayrmiyye Melmlii gelenein-deki zendeka ve ilhad suuna muhatap olan, belki bu sebeple de Osmanl merkezi ynetiminin takibine ve cezalandrlmasna maruz kalan ilk kutb-mehd olarak dnebiliriz.48 Bnymin-i Ay'nin hilafeti meselesi gibi, vefat tarihi de problemlidir. Bu konuda kaynaklarda 916/1510, 918/1512 ve 926/1520 gibi birtakm tarihler verilmektedir. Rodos adasnn kuatlmasyla ilgili menkabe dolaysyla bu tarihe daha yakn olan 1520 belki doru kabul edilebilir.

2. Pr Aliyy-i Aksary (. 1528) Bnymin-i Ay'nin ne tr bir "isnad" ile hapsolunduunu aka ifade etmeyen Melm kaynaklar, yerine geen halifesi Pr Aliyy-i Aksary konusunda biraz daha aktrlar. Rivayete baklrsa, tpk eyhi gibibir ifti olup Nide yaknndaki Aksaray'da oturan Pr Ali hakknda, mehdlik iddiasnda bulunduu gerekesiyle tahkikat ald anlalyor. nde gelen kaynaklarmzdan birinin yazar ve kendisi de bir Melm olan Sar Abdullah Efendi'nin "Vris-i velayet-i hakkat-i Muhammediy-ye" sfatyla nitelendirdii Fr Ali'nin49 tam adnn, btn Melm kaynaklarnda Aleddn Ali olduu yazlysa da, Glpnarl, Aksaray'da bulunan trbesindeki mezar kitabesine dayanarak Baheddn Ali olduunu sylyor.50 Pr Aliyy-i Aksary, Kanuni Sultan Sleyman dnemini idrak etmitir. Daha nceki ifahi rivayetlerin 17. yzylda yazya geirilmesiyle teekkl eden Melm gelenei, Bnymin-i Ay'nin halifesi ve ondan sonraki Melm kutbu saylan bu zat hakknda da fazla bilgi vermemekle beraber, mevcut Melm kaynaklarnda birbirinden aktarlarak tekrarlanan bir menkabe kaydeder. Bu menkabeye gre, birtakm kimseler eyhe iftira maksadyla (!) onun kendisini mehd ilan ettiine dair bir sylenti karmlar ve stanbul'a ikyette bulunmulardr. Bunun zerine durumun aratrlmas istenmi ve anlaldna gre Aksaray'da bir mahkeme dzenlenerek Pr Ali burada yarglanm, sonunda masumiyeti anlalp salverilerek sonu stanbul'a bildirilmitir. Hadisenin gereklik derecesini merak eden Kanuni Sultan Sleyman, rivayete gre Acem (Irakeyn) seferine giderken Aksaray'a urayarak tebdili kyafetle eyhi ziyarete gelip bizzat kendisi sorgulam, fakat sonunda sylentilerin gerei yanstmadn anlam, eyhin yceliini kabul etmitir.51 Ne var ki, Melm kaynaklarndaki bu rivayetin gerei yanstt ok pheli grnyor. Zira Glpnarl'nn Melmilik ve Melmiler isimli eserinde yaymlad, Pr Ali'nin Aksaray'daki trbesinde bulunan 935/1528 tarihli mezar kitabesinde geen "es-sa'd e-ehd" ibaresi, bizzat Glpnarl'nn da syledii gibi, mehdlik iddiasnn vaki olmu ve ad geen eyhin bu yzden ldrlm olabileceini dndryor52 Fakat onun lmnden (veya ldrlmesinden) bir yl nce, 1527'de yine mehdlik iddiasyla ortaya kp stelik byk bir ayaklanma harekt balatan ah Kalender hakknda Osmanl resmi kaynaklarnda bol bilgi bulunduu halde, Pr Aliyy-i Aksary'den hi sz edilmemesi ilgintir. Bu ise bize, eyhin mehdlik iddiasn ah Kalender gibi uygulama alanna geiremeden ldrldn dndryor. Bir yandan ah Kalender ayaklanmas, dier yandan ayn ylda vuku bulan Molla Kbz hadisesi de gz nne alndnda, Osmanl merkezi ynetiminin bu kadar iddetli davranmas, muhakkak ki devletin kendi gvenlii asndan duyduu endienin bir sonucuydu. 3. Hsmeddn-i Ankarav (. 1557) Bayrmiyye Melmlii'nin ifti kesiminden oluan Anadolu koluna mensup bulunmakla beraber, Ahmed-i Srban'dan sonra kutb olan Hsmeddn-i Ankarav hakknda Melm geleneindeki bilgilerle resmi Osmanl belgelerindeki bilgiler birbirine uymaz. Osmanl ynetimine kar gelen dier btn Melm eyhleri gibi, Hsmeddn-i Ankarav'nin de bir iftiraya kurban gittii grn vurgulayan ana Melm kayna, Sar Abdullah Efendi'nin Semert'l-Fud'dr. Dierleri ondan ufak kelime deiiklikleriyle nakillerde bulunurlar. Semert'l-Fud'z gre, eyh Hsmeddn-i Ankarav, doduu ve 272 yaamakta olduu Ankara'ya bal Haymana'daki Kutluhan kynde cuma ve bayram namazlar iin bir cami yaptrmaya teebbs etmi ve btn mridlerini ararak elbirliiyle ii sona erdirmek istemitir. Birtakm askerler (sipahiler) de bu davete katlarak inaatta

gnll olarak almaya balamlardr. O srada Ankara haslar voyvodas, eyhin oluna ait uzun zamandan beri gz koyduu gzel Arap atn istemi, beriki vermeyi reddedince, stanbul'a ikyette bulunarak eyhin btn mridlerini ve baz askerleri bana topladn, muhtemelen "bir fesada mbaeret eylemek zere" olduunu bildirmitir. Bunun zerine merkez derhal eyhin tutuklanp hapsedilmesini ve hadisenin aratrlmasn istemi, eyh tutuklanp Ankara kalesine konulmutur. Ne var ki, mr vefa etmemi ve rivayete gre bir sabah cesedi bulunmutur.53 Buradaki hikye, 14. yzylda Elvan elebi'nin Menkb'l-Kudsiy-ye^sinde, 1239'da Anadolu Seluklu dneminde byk bir isyana nclk eden byk dedesi Baba lyas iin anlatlan hikyenin neredeyse aynsdr.Orada da Elvan elebi, Baba lyas'n oturduu at kynn kads Kre Kad'nn eyhin ok gzel olan kr atn istediini, ancak eyhin buna raz olmamas zerine, Sultan Gyaseddn'e mektup yazarak onun sultana kar ayaklanmak niyetinde olduunu bildirdiini, bunun zerine sultann aniden ky basmak zere asker yolladn nakleder.54 Bu benzerlik, Sar Abdullah Efendi'nin bu hikyesinin gvenilirliini sarsmakla birlikte, kendisinin gerekten bir kyam hareketine girimek zere bulunduu ihtimalini gndeme getiriyor. Nitekim Zeyl-i akayk da, eyh Hsmeddn-i Ankarav'nin ok cezbe sahibi biri olmas sebebiyle, bir harekete giriecei phesiyle tefti emri verilerek er'i kurallara uygun bir biimde yarglanmak zere Ankara kalesine hapsedildiini, ancak sabaha cesedinin ktn yazar ve lm tarihi olarak 964 / 1566-67 yln verir.55 Oysa Babakanlk Osmanl Arivi'ndeki biri 5 Zlkade 975 (2 Mays 1568), dieri 18 Muharrem 976 (13 Temmuz 1568) tarihli, hadiseyle ilgili iki mhimme kaydndan ikincisinde, "maslb eyh Hsam" tabirinin bulunmas, eyhin Melm kaynaklarnda iddia edildii gibi kendi eceliyle deil, resmen idam olunduunu gsteriyor.56 Nitekim, 16. yzyln ikinci yarsnda en faal olduklar bir dnemde Bosna eyaletindeki Bayrmiyye Melmleri'ni ok yakndan tanm bulunan Mnr-i Belgrd diye mehur Nrullah- Bosnav (. 1617) de, eyh Hsmeddn-i Ankarav'nin idam olunduunu Silsilet'l-Mukarrebn isimli eserinde yazmaktadr.57 Birbirini destekleyen bu iki kayt, eyhin Ankara kalesine hapsedilerek mahkemede yarglandktan sonra idam olunduunu meydana karyor. Mnr-i Belgrd, Hsmeddn-i Ankarav iin "Ankara'da salbolu-nup revii mall olduu"nu sylemesine karlk mridlerinin eriata uygun hareket ettiklerini yazar.58 Ancak yukarda sz edilen mhimme kaytlarnda, bir yandan eyhin para, elbise ve dier eyadan ibaret olduka zengin terekesinin zapt ve ele geirilmesi, dier yandan ba halifeleri Mahmud ve Kzl Ali bata olmak zere btn mridlerinin ve ahbabnn gizlice tahkikata tabi tutularak "ehl-i fesad" olduklar aa kanlarnn hapsedilmeleri istenmektedir.59 Her ne kadar Melm kaynaklarnda ve ariv belgelerinde eyh Hs-meddn-i Ankaravi'nin mehdlik iddiasyla bir ayaklanma teebbsnde bulunmak zere olduuna dair kesin kaytlara rastlanmyorsa da, hem Melm rivayetinde, hem de resmi belgelerde sz konusu edilen"fe-sad"n, byle bir teebbs kastettiine ahsen biz kuvvetli bir ihtimal diye bakyoruz. Nitekim Kanuni Sultan Sleyman'n son yllarnda, gerek sk ve uzun savalar, gerekse iktisadi baz problemler sebebiyle Anadolu'daki sosyal dzenin bir buhran iine girmi bulunmas, daha nceki kutblar zamannda da olduu gibi, bu ifti Melm kutbunun da, zaten Melmliin geleneinde kuvvetle yer etmi bulunan mehdci ideolojinin evkiyle byle bir ayaklanma hareketi planlamasna rahatlkla yol am olabilirdi. ok muhtemelen bu sezilmi bulunmaldr ki, merkezi ynetim harekete gemi ve eyh idam olunmutur. E) ehir Melmliinden Merkezi Ynetime Kurban Verilen Kutb-mehdler:

1. Olan eyh smail-i Mak (elebi eyh) (. 1539) Pr Aliyy-i Aksary'nin olu olup, Melm kaynaklarnn "elebi eyh", Osmanl kaynaklarnn ise halk arasndaki hret bulmu lakabyla "Olan eyh" diye andklar smail-i Mak, ksa mrne ramen, Bayrmiyye Melmlii tarihindeki en nemli ideolojik ve yapsal deiimlerden birini gerekletiren ahsiyettir ve zerinde nemle durulmas gerekir.60 Melm kaynaklar, gen yanda trajik bir ekilde lme yollanan bu coku dolu panteist eyhten, adeta Melm geleneinin Hallc- Mansr'unu yaratmlardr. Bu kaynaklar, henz ok gen yalarnda by yeni terlemeye balayan bir delikanl olarak stanbul'a gelen bu gen kutbun, harikulade bir zek ve bilgi sahibi olduunu ileri srerler. yle sanyoruz ki, Bayrmiyye Melmlii'ndeki szn ettiimiz asl sosyal dnm, onun stanbul'da geirdii yllar esnasnda vuku bulmutur.Bir defa smail-i Mak'nin stanbul'a gelmesi, Bayrmiyye Melmli-i'nin, tarihinde ilk defa imparatorluk merkezine, yani krsal kesimden byk ehre ayak basmas, dolaysyla tarikatn mensuplarnn ifti kyl ve kasaballardan oluan klasik sosyal tabanna yeni bir kesimin, ehirli esnaf tabakasnn eklenmesi demekti. yle anlalyor ki, bu gen, ateli, cezbeli ve cerbezeli Melm kutbu, Aksaray'dan stanbul'a geliini takip eden yllar iinde, daha nce ifti ve kyllerden, timarl sipahilerden oluan bir tara tarikatn, -aada bahsedilecek yeni bir kaynaktan rendiimize gre ksmen daha nce babasnn halifeleri araclyla bir lde deiim balatlmakla beraber- askerler ve brokratlar, airler ve ediplerden oluan bir entelektel kesime, ounlukla da esnaf ve tccar tabakasna dayanan ehirli bir orta snf tarikat durumuna ykseltmeye muvaffak olmutu. Nitekim ksa zamanda ya sebebiyle halk arasnda "Olan eyh" diye hret yapan bu gen eyhzadenin, Ayasofya ve Bayezid camilerinde verdii vaazlarla etrafna cokun bir mrid ve hayran kitlesi toplamay baard mahede ediliyor.61 Cokun mistik mizac, anlald kadaryla genliinin de verdii pervaszlkla, vaazlarnda kendisini zndk ve mlhid olarak mahkeme nne karacak szler sarf etmesine sebep oluyordu. Melm kaynaklan, onun hulule delalet edebilecek mistik coku dolu iirlerinden, rahatlkla panteizme yorulabilecek Vahdet-i Vcd anlayn yanstan manzumelerinden bazlarn zikrederler.62 Llzde bu konuyu "seccade-i irad ve kutbiyyetde elebi eyh (smail-i Mak) ikamet idicek cezebt- ilhiyye galebe zre zuhur idp ma'rif-i hakkn ve esrr- rahmaniyi mutazammn trk e'r ve lednn gftr sudra balad" szleriyle anlatyor.63 Melm kaynaklan onun stanbul'a geliinden alt ay sonra babas Pr Aliyy-i Aksary'ni vefat ettiini, bunun zerine elebi eyh'in Edirne'ye giderek "birka zaman" orada kaldn, bu sralarda "henz on dokuz yanda mlteh olmu (sakal yeni km) bir bb" olduunu yazyorlarsa da, niin stanbul'u brakp Edirne'ye gittiini, sonra neden tekrar stanbul'a dndn belirtmiyorlar.64 Ancak smail-i Mak'nin stanbul'a dnnn epeyce yank uyandrd, Ayasofya ve Bayezid cami-lerindeki bir yldan fazla sren vaazlarnn halk arasnda byk heyecan yaratt anlalyor. Yine ayn kaynaklar, gen kutbun aleyhinde dolaan birtakm szler yznden ortaln karmak zere olduu bir srada, Kanuni Sultan Sleyman'n ona haber gndererek kendine eriebilecek herhangi bir felaketten kurtulmas iin memleketine, yani Aksaray'a dnmesini tavsiye ettiini, hatta bu tavsiyeye kendi yal mridlerinin de katldn, ancak onun bunlara kulak asmayp eski faaliyetlerine ve szlerine devam ettiini kaydediyorlar.65 Nihayet olan olmu ve yaplan ihbarlar sonucu smail-i Mak yakalanarak mridleriyle birlikte zendeka ve ilhad suundan mahkeme nne karlmtr. Zeyl-i akayk, baz kimselerin, gen eyhin halk arasnda yol at karmaann yarataca tehlikeyi grerek Sahn mderrislerinden i-vizade'ye ikyette bulunup onun

ldrlmesini istediklerini, bu ikyet zerine ivizade'nin teebbsyle olayn mahkemeye intikal ettiini, mahkeme heyetinin de, dnemin eyhlislam bn Kemal bata olmak zere, zamann Sahn mderrislerinden Ebussuud Efendi ile stanbul kads eyh elebi'den ve dier ileri gelen ulemadan olutuunu bildiriyor.66 Gerek Aty'nin, gerek bizzat klasik Melm kaynaklarnn haber verdiine gre, mahkeme 935/ 1528-29 ylnda vuku bulmutur. Hatta bu mahkemenin bugn elimizde bulunan resmi sicil kayd ok ak bir biimde 20 Zlhicce 945/9 Mays 1539 Cuma gibi kesin bir tarihi ihtiva ediyor.67 Bu belgeden anlaldna gre mahkeme, Olan eyh'in sorgulanmas esnasnda, bizzat kendisinin huzurunda tam sekiz ahidin muhtelif defalar ifadelerine bavurmu ve ona isnat ettikleri szleri tek tek dinlemi ve kendisine de dinlettirmitir. Kaynaklara gre uzun tartmalarn sonunda mahkeme, Olan eyh'in bir zndk ve mlhid olduu sonucuna varm ve eyhlislam bn Kemal'in verdii, Ebussuud Efendi ile eyh Efendi'nin de katldklar fetva ile bu gen ve ateli eyhi mridleriyle birlikte idama mahkm etmitir. Mahkemenin Olan eyh'in yarglanmas konusunda ok hassas hareket ettii, sorgulamann tek celsede bitirilmeyip birka celse uzatld, mesele zerinde uzun uzun tartld, Ebussuud Efendi'nin buna benzer bir baka mahkeme dolaysyla (biraz aada bahis konusu edilecek olan Gazanfer Dede hadisesi vesilesiyle) zamann veziriazamna yazd mektubundan anlalyor. Yine bir Bayrmiyye Melmsi eyhi olan Gazanfer Dede meselesinde bu defa bizzat eyhlislam olarak mahkemeye katlm bulunan Ebussuud Efendi, nemli bir tarihi ve hukuki belge niteliindeki bu mektubunda, Olan eyh hakkndaki idam kararn nasl aldklarm aynen u satrlarla anlatyor: Ann katli emrinde fakr hadd-i mutdden hari tevakkuf ve teenni itmiimdir. Merhum Mevln eyh elebi ilhadna hkm itdikden sonra iki meclis dah tevakkuf idp asla tevcihe mecal kalmayup ihtimal munkat olmaynca hkm olmamdr.68 Bu alnt gsteriyor ki, Ebussuud Efendi, smail-i Mak'yi idamdan kurtarmak iin elinden gelen gayreti sarf etmi, davay normal sreden fazla uzatarak bu gen adam kurtarmak iin her trl ihtimali deneyerek birka toplant boyunca bir k yolu aramtr (nitekim bu b yolunu Gazanfer Dede iin bulacaktr). Ancak ahitlerin ifadelerindeki aklk karsnda eyhlislam bn Kemal'in ve stanbul kads eyh Efendi'nin tutumlar buna imkn vermedii gibi, deliller karsnda herhangi bir kar yol bulamayan Ebussuud Efendi'nin de sonunda ikna olduu ve hocasnn kararna katld anlalmaktadr. Sonuta, Melmler'in elebi eyh'i, gen Melm kutbu smail-i Mak, bu cerbezeli, gzn budaktan saknmaz Vahdet-i Mevcd'u eyh, bn Kemal'in (Melm kaynaklarna gre "vak'a gayr-i mutabk lakin takrirlerine muvafk") fetvas zerine At Meydam'ndaki eme nnde, yanndaki on iki mridiyle beraber, "seyf-i eriat" ile boynu vurulmak suretiyle idam edilmi, kesilen ba ve cesedi denize atlmtr.69 Meln gelenei smail-i Mak'nin akbetiyle ilgili olarak, ldrleceinin ok nceden babas ve evresi tarafndan bilindiini nakleder. Mesela, babasnn eyhi Bnymin-i Ay'nin, devletin hmna kurban gideceini ok nceden bildii iin ona brahim Peygamber'in olu smail'in ismini verdii sylenir.70 Yine ayn gelenek, Kanuni Sultan Sleyman'n, Irakeyn seferinden dnte Aksaray'a Pr Ali'yi ziyaret iin uradnda, olu smail'i yanna alp stanbul'a gtrmek iin izin istediini, padiahn bu isteinin altndaki manay sezen eyhin, olunun akbetini bilmesine ramen, kadere boyun eerek buna izin verdiini de bildirir.71 Ayrca smail-i Mak'nin, aleyhinde kan sylentilerin hayatna mal olaca tehlikesinden bahsederek stanbul'dan kp memleketine gitmesini tavsiye eden yaknlarna, "Bize

serencammz iaret ve bearet olunmu-dur. Kazaya teslimiz. Akbet cismimiz gark- hn olacakdr... Emr-i Hak be-her hl zuhur ider" diye cevap vererek kendi akbetini nceden bildiini gsterdiini Semert'l-Fud kaydeder.72 Fakat bize gre smail-i Mak'nin kendini lme srkleyen tavr hakknda tasavvuf zihniyet erevesinde makul bir yorumu, Sergzet yazar yapmaktadr: "Vakt-i ebbda nail-i kutbiyyet olan mahbb ve meczb, emr-i hilfet kaydna tahamml idemez. detullh bunun zerine cardir."73 Buraya kadar, merhum Glpnarl sayesinde bilinmekte olan klasik Melm kaynaklarna ve Aty'ye dayanarak smail-i Mak'nin trajik macerasn zetlemeye altk. Ancak birka yl nce tamamen bir raslant sonucu ortaya kan ve daha nce bildiklerimizi gzden geirmeyi gerekli klan yeni bir kaynaktan burada sz etmemiz gerekiyor. Ciddiyetle zerinde durulmas icap eden Mir'At'l-Ik adndaki bu yeni kaynak, yine bir Melm kaynadr; stelik smail-i Mak'nin babasnn yakn evresine mensup bulunduu iin bu ele avuca smaz delikanly yakndan tanyan Abdurrahman el-Asker adl bir Melm derviinin kaleminden kmtr. Abdurrahman el-Asker'nin bu eseri, yukarda zetlediimiz, klasik Melm kaynaklarnn verdii bilgilerin bir ksmn dzeltme gereini gndeme getiriyor.74 Kronolojik olarak dier btn Melm kaynaklarndan daha eski olmas bir yana, yazarn, gen eyhi kendisine emanet edecek kadar babasnn yakn olmas, bahsettii her olayn kesin tarihini vermesi, eserinin deerini artryor ve onu itimat edilir klyor. Bu yeni kaynak bize yetkili bir kalemden, zellikle smail-i Mak'nin, babasyla ve babasnn baz mrid ve halifeleriyle ilikileri, stanbul'a gidii ve bilhassa oradan Edirne'ye geii, stanbul'daki "irad" faaliyetleri ve bu faaliyetlerin mahiyeti, idam tarihi hakknda yeni veriler sunuyor, ancak bunun yannda da baz problemler ortaya karyor. Mir't'l-Ik bu gen Melm kutbunun asl adm bize veriyor: Olan eyh smail-i Mak'nin asl ad Dervi Kemal'dir.75 Bylece "smail-i Mak", ikinci ismi olmaktadr. Fakat Dervi Kemal adnn baka hibir Melm kaynanda gemediine baklrsa anlalan unutulmu, takma olan ikinci ismiyle anlmtr. Yine Mir't'l-Ik\ gre, Melmliin stanbul'a ayak basmas, smail-i Mak'nin stanbul'a yerlemesinden daha nce, 1532'lerde balamtr. Pr Aliyy-i Aksary oraya nce Baba Hasan adl bir halifesini, daha sonra Neb Sf isimli bir dier halifesini gndererek zellikle esnaf ierisinde Melmliin yaylmasn salamak iin ilk admlar atmtr. Neb Sfi bir sre sonra, aralarnda -sonradan Melmliin Edirne kolunun eyhi olacak olan- halife Pr Ahmed-i Edirnev ve yazar Abdurrahman elAsker'nin de bulunduu yeni dervileriyle beraber 1533'te Aksaray'a eyhlerini ziyarete gelmitir.76 Burada bir sre Pr Aliyy-i Aksary'nin maiyetinde ikamet ettikten sonra, eyhleri, grevlerine devam etmek zere dervilerini tekrar stanbul'a yollar. Derviler dnerken, o sralarda Kayseri'de medresede okumakta olan gen Dervi Kemal'i (smail-i Mak)77 kendilerinin bana gemek ve iradda bulunmak zere srarla birlikte gtrmek istemilerdir.78 Ancak eyh (metinden anlald kadaryla) hem mizacna gvenmediinden, hem genlii ve tecrbesizliinden dolay irada yetkili grmediinden, olunu istemeye istemeye, irad faaliyetine kalkmamak ve yalnzca ilim renmek zere, zellikle de Pr Ahmed-i Edirnev'nin sznden dar kmamak artyla dervilerin yanna katp stanbul'a yollamtr.79 Fakat stanbul'dan gelen -ve muhtemelen kendi gibi gen olan- yeni dervilerin tevikleri yznden olsa gerek, gen eyhzade Dervi Kemal, babasnn sk tenbihlerinin aksine, irada ehil olduuna karar vermi ve Pr Ahmed-i Edirnev'nin nasihatlerini dinlemeyerek yolda onunla kavga karm, kendine uyan dervilerle beraber 941/1534-35 tarihinde stanbul'a gelmitir.80

El-Asker'nin anlattklarna baklrsa, gz pek gen eyhzade, ne babasnn, ne de halifesi Pr Ahmed-i Edirnev'nin nasihatlerine uymu, konulan sk yasaa ramen, stanbul'daki muhtelif camilerde "irad"a balamtr. El-Asker'nin ifadesine gre "irad"a mezun olmad halde inadn srdren ve btn nasihatlara arka eviren Dervi Kemal, nihayet babasnn halifesiyle bsbtn ters derek ii dmanla kadar vardrm,81 bunun zerine Pr Ahmed-i Edirnev, bata Mir't'l-lk yazar Abdurrahman el-Asker olmak zere, yanna kendi mridlerini alarak memleketi Edirne'ye gitmi ve orada Melmlii yaymaya balayarak ksa zamanda pek ok mrid edinmitir. El-Asker burada smail-i Mak'nin bu baary kskand iin Pr Ahmed-i Edirnev'nin arkasndan Edirne'ye gittiini ve onun aleyhinde propaganda yaparak mridlerini kendi tarafna evirmek iin faaliyete giritiini, ancak baaramadn nakletmektedir.82 bu kadarla kalmam, hadise Pr Aliyy-i Aksary'nin kulana gitmitir. Gelen haberden ok rahatsz olan eyh, baz dervilerini yollayarak olunu yanna artmsa da, eyhzade davete bilerek epeyce ge icabet etmitir. Sonunda eyh oluna tekrar sk nasihatlarda bulunmutur. Olunun stanbul'daki mridlerinde bazlarnn onu stanbul'a geri gtrmek istemelerine ramen, bu isteklerini reddetmi, hatta Pr Ahmed-i Edirnev'yi de yanna getirterek oluyla arasn bulmak istemi, yine nasihat edip iradda bulunmasn yasaklayarak olunu tekrar onun himayesine vermitir. Ne var ki eyhzade yine yan izmi ve stanbul yolunda bir kere daha babasna itaatsizlik edip kavga kararak Pr Ahmed-i Edirnev'nin ayrlp yeniden Edirne'ye dnmesine sebep olmutur.83 El-Asker onun stanbul'a bu ikinci gidiinin Kanuni Sultan Sleyman'n Korfu seferine kt tarihe (943/1537) rastladm belirtiyor.84 Bylece, eserinde her vesileyle eyhi Fr Ahmed-i Edirnev'nin sadk bir mridi olduunu gsteren el-Asker'ye gre, Dervi Kemal "z bana bir rh-i cedd peyda" eylemi ve artk stanbul'da bir Melm eyhi olarak kendine balanan m-ridlerinin banda "irad" faaliyetlerine devam etmi, sonra-da sz dinle-mezliini hayatyla demi, "nak-i vcd sahfe-i rzgrdan t-i celld ile hakk" edilmi ve "n-bd- n-peyd" olmutur.85 Abdurrahman el-Asker'nin smail-i Mak olayna dair (kanaatimizce biraz tarafllk kokan, ama genelde kabul edilemeyecek gibi grnmeyen) hikyesi, aslnda anlattklarnn olayn "binde biri" bile olmadn ve muradnn sadece "nasihat" olduunu belirten bir ifadeyle son buluyor.86 Grld gibi, Mir't'l-lk baz noktalara aklk getiriyor. Bir defa, smail-i Mak'nin stanbul'a iki kere gittiini, stelik tarihleriyle beraber sylyor. Ayrca, Edirne'deki ikametinin ise, rivayete gre Pr Ahmed-i Edirnev'nin faaliyetlerini engellemek ve onun denilerini kendi tarafna ekmek amacn tadn belirtiyor. Halbuki dier kaynaklar smail-i Mak'nin bir kere, stelik Kanuni Sultan Sleyman tarafndan (ok muhtemelen rehine olarak) stanbul'a gtrldn ve onun tarafndan bizzat himaye grdn yazmaktadrlar. Belki daha mhim olan, babasnn kendisine "irad" izni vermemesine, genlik ve tecrbesizliini, gz pekliini ileri srerek iki defa men etmesine ramen, gen eyhin kendi tasavvuf anlayn korkusuzca aklamaya son derece kararl olmasdr. te bu yzden ok muhtemeldir ki, Pr Aliyy-i Aksary aslnda olunun irad yapacak kadar bilgi ve tecrbe sahibi olmamasndan ok, genlii, atakl ve gz peklii sebebiyle Melm inanlarn hi gizlemeden uluorta anlatarak devletin ve ulemann tepkisini ekmesinden, dolaysyla hem kendi bana, hem de Melm cemaatine bir felaket getirmesine yol aacak olmasndan endie etmi ve daha ok bu sebeple ona yasak koymak istemitir.

Bununla beraber, Mir't'l-Ik, smail-i Mak'nin hayatn kronolojik olarak aydnlatsa da, lm tarihi ve buna bal olarak idamna fetva veren eyhlislamn kimlii bata olmak zere baz konularda ortaya birtakm problemler de koyuyor. ElAsker'ye baklrsa, smail-i Mak'nin idamn 945/1538-39'a yerletirmek gerekiyor. Oysa -yukarda grld gibi- istisnasz btn kaynaklar 935/1529 tarihini veriyorlar. smail E. Ernsal ise makalesinde Mir't'l-Ik'z. dayanarak 1539 tarihini benimsemekte, dier kaynaklarn ve onlara tabi olan aratrmaclarn verdii 935/1529 tarihinin yanl olduu grn ileri srmekte, M. Akda'n da doru olarak 945/1538-39 tarihini kabul ettiini rnek gstermektedir.87 Aslnda bu konuda ilk aratrmann sahibi merhum A. Glpnar-l'nn da, Melmlik ve Melmler\n basma nshasnn sayfa kenarlarnda sonradan yapt eklemelerde smail-i Mak'nin idam tarihini 945 olarak dzelttii dikkati ekiyor.88 Aty'nin gen kutbun doum tarihi olarak verdii 914/1508-09 tarihine itibar edilirse, smail-i Mak'nin idam edildii zaman otuz yalar dolaylarnda olmas gerekiyor. Oysa klasik Melm kaynaklar onun hayatnn on dokuz ya dolaylarnda sona erdiini bildirirler; Mir't'l-Ik'fa. da aktan olmasa bile, bu kaytlan dorulayan ifadeler vardr. Ayrca Olan eyh lakab da onun otuz yalarndan ok daha gen olduunu gsteriyor. Bu takdirde Aty'nin, gen eyhzadenin idam tarihinde yanld gibi, doum tarihi konusunda da yanldn, doru doum tarihinin muhtemelen 1519-20 olduunu kabul etmek gerekecektir. bu kadarla bitmemektedir. smail-i Mak'nin idam tarihinin 945/1539 kabul edilmesi halinde, idamna fetva veren eyhlislamn, Aty'nin syledii ve onu esas alan (kendimiz dahil) btn aratrmaclarn kabul ettii gibi bn Kemal deil (zira bn Kemal'in 1535'te vefat ettii kesin olarak bellidir), bir bakasnn olmas gerekiyor. Nitekim Ernsal ve ngren de bu noktay vurgulamlardr.89 Bu demektir ki, bn Kemal, el-Asker'nin kaydna gre smail-i Mak'nin 1537'ye rastlayan ikinci stanbul seferinden iki yl nce lmtr. Bu itibarla sz konusu fetvay verenin bn Kemal deil, 21 ubat 1539'da vefat eden Sadullah Sad elebi'nin yerine eyhlislamla getirilen ve 1542'de azledilen ivizde olu Muhyiddin Mehmed Efendi olmas gerekiyor. Oysa Aty'nin Zeyl-i akytk'mdz nakledilen eyhlislam Ebussuud Efendi'nin eyh Hamza Bl ile ilgili fetvas ortadadr: "stadm Fzl- Rm bn Kemal merhum fetvasyla kati olan smail'in katli zendeka ve il-hada bina olunmu idi. eyh Hamza dah ol tarkde ise katli merudur."90 Grld gibi burada Ebussuud Efendi, stelik kendisinin de hazr bulunduu smail-i Mak'nin mahkemesinde fetvay verenin, o zaman eyhlislam olan hocas bn Kemal olduunu aka sylemektedir. Eer smail-i Mak gerekten 1539'da idam edildiyse, o zaman Aty'nin bu kayd ne olacaktr? te burada, aada smail-i Mak'nin dncelerini incelerken bahis konusu edeceimiz, daha nce de zikri geen mahkeme sicil kayd problemi zyor. Bu sicilde mevcut tarih, ayyla gnyle 20 Zilhicce 945 (9 Mays 1539) Cuma gibi kesin bir tarihtir. Sz konusu bu sicillin zerindeki tarih olan 945'in "4" rakam -ekler ksmndaki tpkbasmnda da grlecei gibi- net okunur bir ekilde olmayp karalanmtr ve ilk bakta "3"e ok benzemektedir. Nitekim biz de vaktiyle -muhakkak ki Aty'nin ve Melm kaynaklarnn etkisiyle- bunu "3", dolaysyla tarihi 935 olarak okumu ve 20 Zilhicce 935 (25 Austos 1529) olarak zikretmitik.91 Merhum Akda ise, Ernsal'n belirttii gibi gerekten bu tarihi doru olarak 945 okumu ve kitabnda bunun miladi karl olan 1539'u vermitir.92 Nitekim 20 Zilhicce 935 (25 Austos 1529) tarihi cumaya deil, arambaya rastlamaktadr. Buna mukabil 20 Zilhicce 945 tarihi ise gerekten 9 Mays 1539 cuma gnne

karlk gelmektedir. Bu suretle Mir't'l-Ik gibi bir grg ahidinin kaleminden km birinci elden bir kaynan verdii kronoloji, bizzat resmi bir belge tarafndan da dorulanmaktadr. Bu durumda Mustafa Akda ve smail Ernsal doru tarihi vermilerdir. Byle olunca Aty'nin yukarya aldmz kayd, kesin grnmne ramen geerliliini yitirmektedir. Her durumda, Olan eyh smail-i Mak'nin trajik sonu, henz yirmi yanda bir gen olmas sebebiyle de bir ksm halk arasnda byk bir zntyle karlanm ve ksa zamanda zulmen katledildiini vurgulayan, defnolunduu yere nur indiini bildiren birtakm menkabelerin kmasna yol amtr.93 Hatta mellif Aty de mesele hakknda "Ve'1-ilm ind'Allhi'l-Almi'l-Habr" diyerek gen eyhin idamnn yerindeliinden phe duyduunu ve hakiki mahiyetini bilemediini adeta gstermek ister.94 Sz edilen menkabeler, smail-i Mak'nin vefatnn kamuoyunda tasvip grmediinin bir gstergesi olarak anlamldr. lmnden yllar sonra bile, fikirlerinin yalnz mridleri arasnda deil, bir ksm halk arasnda da hl tasvip grp taraftar toplad, Ebussuud Efendi'nin bir fetvasndan ve bir mhimme kaydndan anlalyor. Ebussuud Efendi'nin fetvalarn ihtiva eden mecmualarda yer alan, "Sabktan katlolunan Olan eyh dedikleri ahs zulmen katlolundu diyen Zeyd'e ne lzm gelir? El-Cevap: Ann mezhebinde ise katlolunur"95 fetvas, olayn yllar sonra bile hl tartldn, dolaysyla halk arasnda smail-i Mak'yi savunanlarn bulunduunu gsterir. Nitekim 27 Cemziyelhir 967/25 Mart 1560 tarihli bir mhimme kayd da, olaydan yirmi bir yl sonra bile eyhin mridlerinin stanbul havalisinde ky ky dolap faaliyette bulunduklarn, hkmetin bunlar ok sk takip ettiini gsteriyor.96 elebi eyh, yahut Olan eyh smail-i Mak'nin fikir ve inanlarna, camilerdeki vaazlarnda bahsettii konulara gelince, ne resmi Osmanl kaynaklar, ne de bizzat Melm kaynaklar bunlardan sz ediyorlar. Dolaysyla bunlar bize dorudan aktarabilecek nitelikte yalnzca belge bahis konusudur: Birincisi, eyhlislam bn Kemal'in, Olan eyh smail-i Mak'nin, sflerin raks ve deverannn helal ve bir ibadet olduuna dair savunduklar gre kar kaleme ald Risale fi Tahkki'l-Hakk ve bt-li'r-Re'yi's-Sfiyye fi'r-Raks ve'd-Devern (Gerein Aratrlmas ve Raks ve Deveran Konusunda Sfiler'in Grnn ptaline Dair Risale) adl eseridir.97 eyhlislam burada, sfyye geleneinde genellikle bir ibadet gibi telakki olunan raks ve deveran iddetle reddetmektedir. kinci belge ise, bizzat sz konusu katil fetvas olup metnini grebilmek henz mmkn olmamtr. Bu sebeple orada eyhin idamn gerektiren fikir ve szler, hareketler olarak nelerin yer aldn bilmiyoruz. Ancak, o sralar Sahn mderrisi olup ayn mahkemede bulunan ve yukarda bu konudaki mektubundan sz edilen Ebussuud Efendi'nin bu meseleye dair fetva metinleri elimizdedir. Kendi babas eyh Muhyiddn Yavs'nin de muhtemelen Bayrmiyye Melmlii'ne yakn olmas dolaysyla Olan eyh'i idamdan kurtarabilmek iin epeyce gayret sarf eden, ancak herhalde ortaya konulan ahadetler sebebiyle baarya ulaamayan Ebussuud Efendi'nin bu meseleye dair fetvalar, bir dereceye kadar bize yardmc oluyor. Bu fetvalarda smail-i Mak'ye yneltilen en nemli ithamlardan biri, kendisinin raks ve deveran\n helal olduunu ve ibadet yerine getiini iddia etmesi, ayrca bu iddiasn baz yet ve hadisleri kullanarak "Allah'a ve Peygam-ber'e iftira yoluyla" ispata kalkmasdr. Ebussuud Efendi'ye gre, smail-i Mak bu kadarla kalmayarak haram olduunu bile bile "ulema ehl-i zevkin esrarna muttali deildir" diyerek fkh hkmlerini reddedip bildiinde srar etmi, bylece zndk olarak katledilmeye mstahak olmutur.98 Daha nce sylediimiz gibi, Ebussuud Efendi de sonunda, kurtulmas iin o kadar urat bu gen eyhin,

gerek kendi pervasz ifadeleri, gerekse ahitlerin szleri karsnda idamna rza gstermek zorunda kalmtr. nc belge ise, eyhi yarglayan mahkemenin sicil kayddr. Bugn halen stanbul er'iye Sicilleri Arivi'nde Evkaf- Hmyun Mfettilii Sicilleri ksmnda 4/2 numarada kaytl defterin 35. sayfasnda yer alan bu sicil suretinden (bir zetini aktararak) ilk bahseden, merhum Mustafa Ak-da'dr." Osmanl din ve dnce tarihi bakmndan olduu kadar, hukuk tarihi bakmndan da bir deere sahip olan tek sayfalk bu nemli belge, ne yazk ki sadece mahkemede ahit olarak bulunan sekiz kiinin isim ve ifadelerini ihtiva ediyor. Tipik Osmanl mahkeme sicil kayd geleneine tamamen uygun olan bu ilgin belgeden, ahitlerin ifadelerini smail-i Mak'nin huzurunda verdikleri, ayrca, "kendnn etb dah muvacehesinde ehdet itdiler" cmlesinden anlald kadaryla, (her ne kadar dier ahitler gibi isimleri birer birer kaydedilmi olmasa da) kendi m-ridlerinden bazlarnn da ahitlik ettikleri anlalyor, fakat onun bu ifadelere verdii karlklar maalesef sicilde yer almyor. Kim olduklar hakknda herhangi bir bilgiye rastlayamadmz ahitler srasyla unlardr: 286 1. Dervi Muhammed b. Abdlgan 2. Muhyiddn 3. eyh Aleddn b. Nasuh 4. Hac Turak (Durak) 5. Mevln Hayreddn b. Karaca > 6. Hasan b. Abdullah 7. Muslihuddn b. Ahmed : 8. Behll b. Hseyin. Metinde grld kadaryla, Muhyiddn'in be, Hac Turak'n , dierlerinin ise birer konuda ifadelerine bavurulmutur. simleri zikredilen bu ahitlerin ifadelerinde yer alp Olan eyh smail-i Maki'ye atfedilen iddialar yle sralanyor: 1) nsann kadm olduu, 2) nsann insan olduktan sonra kendisine hibir eyin haram olmayaca, 3) Babasnn kutb, kendisinin mehd olduu, kendilerine inanmayanlarn imanlarnn salam olmad, 4) eriatn haram dedii eylerin helal olduu, 5) Hz. Musa iin "kstah Musa" dedii, 6) Namaz klanlarn Cennet'i grmek maksadyla kldklar, "Cennet'e biz merkebimizi balamayz" dedii, 7) "Sc (arap) ak kamdr, cezbe-i ilahidir; bunlarda herhangi bir saknca yoktur, mmine helaldir" dedii, 8) "Yemek, imek, yatmak, uyumak hepsi ibadettir" dedii, 9) "Oru, zekt, hac insanlara crm iin gelmitir. Bunlarn bir anlam yoktur; Mmin olana ylda iki bayram namaz kfidir. Gerisi avam iindir; birbirinin semerini yememeleri iin emrolunmutur" dedii, 10) ki bayram namaznda "secde yerinde beni grn" dedii, 11) "Zina ve livatada bir saknca yoktur; bunlar akn lezzetidir" dedii, 12) "Her kii Tanr'dr; her suretten grnen odur" dedii, 13) "Ruh bir bedenden kar, bir bedene ger" dedii, 14) "Kabir azab, soru, hesap yoktur" dedii, 15) "Ehlullah'n ardnda iki rekat namaz klmak yeterlidir" dedii, 16) "Kutb, ba Ar'da aya Fer'de on sekiz bin leme doludur. Asl Tanr bu kimsedir" dedii, 17) Mridlerine "karlarnz, olannz ve cariyeniz size helaldir. Bunlarn cmlesi ise ehlullaha helaldir" dedii,

18) "Grnen Tanr'ya tapmak gerekir" dedii, 19) "Oulu, kz yaratan insann kendisidir. Kii bir kadna varr; onunla birleir; doan ocuu Allah yaratt denir; oysa insan kendisi yaratmtr" dedii. te, smail-i Mak'nin muhtelif defalar dile getirdii ileri srlen fikirleri sicil kaydnda byle sralanyor. Ancak, bunlarn gerekten smail-i Mak'nin azndan kt gibi mi ifade olunduu, yani gerekten onun dncelerini mi yanstt, yoksa ahitlerin kendi anladklar veya kasten tahrif ettikleri biimde mi nakledildii sorusu hemen akla geldii gibi, buna ek olarak, ahitlerin kimlikleri, amalan, zihniyetleri de tartlmas gereken bir mesele olarak ortaya kyor. Ne var ki bu sorularn cevab imdilik akta kalacaa benziyor. Bununla beraber mahkeme heyetinin, -her ne kadar sicilde yer almasa da- karlarnda duran eyhi dinlemeden, savunmasn almadan, srf ahitlerin ifadelerine dayanarak hemen idam karar alm olduklarn dnmek -zellikle de Ebussuud Efendi'nin mektubunda beyan ettii hassasiyet gz nnde bulundurulduu takdirde pek mantkl grnmyor. Muhtemelen bahse konu fikirlerin smail-i Mak tarafndan da -tpk Molla Kbz, Nadajl Sar Abdurrahman ve Lr Mehmed Efendi rneklerinde olduu gibi- bizzat cesurca ve srarla savunulduunu dnmek yanl olmasa gerektir. Aksi halde, Molla Ltf meselesindeki gibi, smail-i Mak'nin bu isnatlar srarla reddetmi olduuna dair beyanlarn da bilmemiz gerekirdi. Bununla beraber, gerekten smail-i Mak tarafndan ileri srlp srlmedikleri konusunu bir kenara brakarak, belgede yazl olduklar biimiyle bu iddialar ksa bir analize tabi tutmak gerektiinde unlar syleyebiliriz: Bir defa bunlar, Osmanl Devleti'nin resmi mezhebi olan Snni slam'n toptan reddi anlamna gelmektedir. nk aka grld zere, 1) slam'n o kadar hassasiyetle zerinde durduu tevhid inancna kar klmakta, Tanr'nn gerekte insandan baka bir ey olmad, grnmeyen deil, "grnen Tanr'ya", yani kutba taplmas gerektii ok net bir biimde ifade edilmektedir. Gerek yaratcnn da bu sebeple insann, daha dorusu kutbun kendisi olduu yine aka sylenmek suretiyle temel slam inanlarnn en banda yer alan en nemli kavram, tevhid reddedilmektedir. 2) slam'n Hesap, Kabir azab, Har ner, dolaysyla Kyamet ve ahiret inanc gibi, bir temel inanc daha reddedilmekte, onun yerine ruh gne, yani tenashe (reincarnation) inanlmaktadr. 3) Btn slami helal ve haram kavramlarna kar klarak tam bir ibha anlay ortaya konulmakta, zellikle zina ve livata konularndaki hkmle insana sonsuz bir cinsel zgrlk tannmaktadr. 4) Ayrca slam'n be temel artndan drdn tekil eden ibadet anlay da reddedilerek namaz, oru, hac, zekt gibi allagelmi ibadetlerin sradan insanlar iin sz konusu olduu belirtilmekte, yalnzca iki bayram namaz yeterli grlmekte, o da kutb iin ibadet olarak deerlendirilmektedir. A. Glpnarl'nn Melm geleneinden naklen smail-i Mak hakknda yazdklar, bu fikirlerin gerekten onun tarafndan propaganda edilmi olabilecei ihtimalini glendiriyor. Glpnarl'ya gre, Melmiler arasnda eyhten mride aktarda aktarla intikal eden rivayetlere gre, smail-i Mak mridlerine zikir yaptrrken "Allah! Allah!" yerine "Allah'm! Allah'm!" dedirtmekteydi. Glpnarh bu kelimelerdeki cinasa dikkat ekiyor.100 Yani bu rivayet, eyhin mridlerini bu kelimelerle zikrettirmek suretiyle kendisinin Allah olduu inancn vurguladn anlatmak istemektedir. Zaten bu, yukarda tartlan kutb anlayna da aynen uymaktadr. Nitekim Glpnarl'nn yaymlad bir manzumesinde de smail-i Mak,

Ayn- Hak old vcdum kama ey Hak sureti Hak ile Hak olagr, gel vehmi ko, eytandr ifadesiyle tpk Hallc- Mansr gibi "Ene'1-Hakk" demek istiyor.101 Bu kadar gl bir hulul inancnn Bayrmiyye Melmlii'nin hemen hemen en nemli karakteristii olduunu syleyebiliriz. Bu inancn tekel-lfsz, ak ak defalarca ifade edildii nemli bir belge grubuna sahibiz ki, bu belge grubu, "Olan eyh" yahut "Olanlar eyhi" brahim Efen-di'nin eserleridir. Olanlar eyhi brahim Efendi'nin (. 1655) zellikle Kutbiyye-i Dil-i Dn veya Kasde-i Dil-i Dn diye tannan manzum eseri bu konuda byk bir nem arzeder. brahim Efendi aynen yle diyor: Benim Allah'lm abdiyyetim ile olur hsl Allahm olmasa kaide zuhurum eylerim ihf Ben ol ztm ki s'lk Muhammed'lik sfatmdr Sfatmdan grinr zt- pkim nr- b-hemt102 ' Grld gibi Olan eyh brahim Efendi hulule kail olduunu burada ak bir ifadeyle belirtiyor. Dolaysyla smail-i Mak'nin de Melm kutbu olarak byle bir inanc dile getirmi olmas kuvvetle muhtemeldir. Byle olunca, dnemin Osmanl toplumunda, stelik imparatorluun bakentinde bu inanlarn propaganda edilmesinin ne byk grltlere yol aaca kolayca tahayyl edilebilir. smail-i Mak'nin bu fikirlerinin sradan cahil insanlara son derece ekici gelmi olmas, onlar yanl birtakm hareketlere ve taknlklara sevk etmi bulunmas her zaman iin mmknd, ki herhalde gerekte de byle olmu olmaldr. Mustafa Ak-da, smail-i Mak'ye atfedilen yukardaki iddialarn, mahkemede bulunan tanklarn ifadeleriyle sabit olduunu belirttikten sonra, eyhin, yalnz dini inanlar deil, toplumsal ahlk kurumlarn ve kurallarn da ykmak amacn tadn belirtir. Ona gre eyh, bu fikirleriyle esas tasavvufa dayanan toplumsal bir anari yaratacak kadar ileri gitmitir. yle ki, onun bu fikirleri birok kimse tarafndan mnakaa olunuyor ve slam'n esaslarn kknden deitirmek iin dayanak olarak kullanlyordu.103 Sicil kaytlarnda dikkati eken bir baka ilgin nokta da, smail-i Mak'nin babasn kutb, kendisini mehd olarak nitelemesidir. Bu ifade biimi, bu szn henz babas Pr Aliyy-i Aksary hayattayken sylendiini gsteriyor. Fakat asl nemlisi, Bayrmiyye Melmlii'nin temel doktrininin, yani kutbluk ve mehdlik inancnn, en yetkili azdan dile getirilmi olmasdr. Aslnda, sicilde yer alan iddialarn, mnhasran ulhiyyet meselesi, ahi-ret inanc ve belki ibadetlere dair olanlarnn vki olduu, zina, livata, mridlerin elerinin "ehlullah"a helal olmas vb meselelerin ise, smail-i Mak aleyhinde kamuoyu oluturarak toplumun ok hassas olduu bu konularda hem halkn, hem de merkezi ynetimin tepkisini ekmeye, dolaysyla pekl olayn vehametini artrmaya ynelik propagandalar olabilecei de dnlebilir. 2. Hamza Bl (. 1561) ve Hamzavler eyh Hamza Bl, yahut Melmiyye geleneindeki mehur ismiyle Sultan Hamza, Melm hareketini nihai olarak Orta Anadolu'dan Rumeli topraklarna tayan nder ve yalnz Melmliin deil, belki btn bir Osmanl sfilii tarihinin, mistik bir ideolojiye dayal en ilgin toplumsal hareketlerinden birinin balatcs olarak dikkati ekiyor. Bu sebeple hibir Melm eyhinin onun kadar Osmanl resmi belgelerine yansmadn da syleyebiliriz. zellikle Hamza Bl ve mridlerinin faaliyetleriyle ilgili mhimme defterlerindeki baz kaytlar dikkat ekicidir; bunlar ilk defa 290 merhum Tayyip Oki tarafndan, Hamza Bl ve Hamzavlik'le ilgili bir almasnda sz konusu edilmitir.104 Aada geni olarak ele alnaca zere bu kaytlar,

Hamza Bl'nin nderliindeki Melm hareketinin ne kadar geni boyutlara ulatn gstermeleri itibariyle nemlidirler. Melm kutblar arasnda ok saygn bir yere sahip olup Melmliin tarihini kkl bir ekilde etkileyen Bonak kkenli bu ilgin ahsiyet hakknda105 Melm kaynaklaryla teki Osmanl kaynaklar arasnda her zaman olduu gibi uyumazlk mevcuttur. Melm kaynaklarnda verilen bilgiler ak deildir. Hamza Bl haknda en teferruatl bilgi Sergzettedir. Buradaki metnin dier btn Melm metinlerine kaynaklk ettii anlalyor. Melmliin temel kaynaklarndan olan Semert'lFud'da ise, teki Melm kutblarna ayrlan yerlerin aksine, Hamza Bl'den ancak birka satrla bahsedilmitir. Melm gelenei, asl adnn Bl olup Hamza isminin kendisine, slam'n ilk ehidi Peygamber'in amcas Hz. Hamza'dan kinaye olarak, ileride ehit edileceine iaret etmek zere, eyhi Hsneddn-i Ankarav tarafndan verildiini bildiriyor.106 Tayyip Oki, iki Bonak aratrmacdan naklen, Hamza Bl'nin, Bosna'nn Vlasenitza nahiyesine bal Orlovici kynde doduunu ve vaktiyle dnemin Osmanl sultan tarafndan bu ky kendisine balanan eyh Hamza'nn soyundan geldiini bildiriyor.107 Alexandre Lopasic ise daha ilgin bir iddiay ortaya atarak onun eyh Hamza'nn torunu yahut eyh Hamza'nn mhtedi klesi Hasan b. Abdullah'n olu olduunu yazyor.108 Serjjze?t\eki kaytlardan anlaldna gre, Hamza Bl memleketi Bosna'dan ayrlp stanbul'a gelmi, baz vezirlerin hizmetinde bulunmu avamdan bir kiidir.109 Yine Tayyip Oki'in, Hammer'den naklen kaydettiine gre, Hamza Bl'nin yannda alt bu vezirlerden biri de Pertev Paa'dr.110 Tasavvufa olan eilimi, onda ar derecede riyazata dknlk yaratm olmaldr.111 Belki cokun bir meczup karakterden kaynaklanan bu eiliminin evkiyle Hs-meddn-i Ankarav'ye intisap etmi olduu tahmin edilebilir. Ancak gerekte bu intisabn nasl ve hangi sebepler saikiyle gerekletiine dair kaynaklarda herhangi bir aklk yoktur. Bununla beraber bu olay, Melmliin Hamza Bl'den daha evvel, muhtemelen smail-i Mak ve Ahmed-i Srban zamannda Bosna havalisinde yaylmaya baladn gstermesi bakmndan nemli bir ipucudur. yle anlalyor ki Melmlik ad geen bu kutblar zamanndan beri buralarda olduka hsn kabul grmtr. ok muhtemeldir ki Hamza Bl de balangta memleketindeki Melm dervileri araclyla bu yola ilgi duymu ve Hsmedd-i Ankarav'ye bu vasta ile ulamtr. Hamza Bl eyhine intisap ettikten sonra, ksa zamanda ykselerek ileri gelen halifelerden biri olmu,112 daha sonra muhtemelen eyhinin idamyla memleketine dnp Melmlii yaymaya girimitir. te onun asl maceras da bu tarihten itibaren balamaktadr. Semert'l-Fud yazar onun iin "ziyade meczup ve mstarak" sfatlarn kullanrken,113 Llzde "sermest-i bde-i mahabbet" olduunu yazyor.114 Bu ifadeler, Hamza Bl'nin gl cezbe sahibi (ekstatik) bir sf olduunu belirledii gibi, kanaatimizce hem temasta bulunduu kimseleri nasl etkisi altna alabildiini, hem de tavr ve hareketlerindeki pervaszlnn sebebini bir dereceye kadar aklar. Nitekim Sergzet yazar, Hamza Bl'nin ksa zamanda etrafna birok mrid toplayarak Bosna ve Hersek havalisinde Melmlii yayma faaliyetlerinde gsterdii baary, bu kuvvetli cezbesine balyor. Onun anlattklarna baklrsa, eyhin propaganda yntemi de ok dikkat ekicidir. Rivayete gre, Hamza Bl, zellikle meyhaneleri dolaarak insanlarla konuup onlar "bevl-i eytan" (eytann idrar) olan iki yerine, "ilahi akn bdesi"ni imeye davet ediyordu. Rivayete gre, dinleyenlerin ikna olmamalar mmkn deildi; hemen ona balanyorlard.115 Sergzetteki bu bilgi eer gerei yanstyorsa, bu cezbeli Melm eyhinin tpk Molla Kbz'a benzer bir propaganda yntemi uyguladn ve fikirlerine muhatap olarak yalnz be- uru

seviyedeki baz insanlar deil, mnhasran sradan cahil insanlar da aldn gsteriyor. Hamza Bl'nin Bosna'da Melmlii yaymadaki bu baars yalnz Melm kaynaklarnn bir rivayeti deil, mhimme kaytlarnn da ortaya kard nemli bir olay olduu iin, zerinde biraz durmak gerekiyor. O gerekten, Llzde'nin dedii gibi, sadece gl cezbesi sayesinde mi meyhanelerdeki sradan cahil insanlar kendisine mrid olmaa ikna ediyordu, yoksa daha derinde baka faktrler mi sz konusuydu? Kanaatimizce bu cezbeli Melm kutbunun baarsnda, kendisinin asl faaliyet alanlar olan Burgos, Hayrabolu, zvornik, Rodoscuk vb blgelerin arlkl olarak yer ald Bosna ve Hersek sancaklarndaki elverili zeminin, daha dorusu, Bosna ve Hersek'in dini-sosyal yapsnn nemli bir yeri olmaldr. Bu blge ortaalarda spanya'ya kadar, gneydou ve gney Avrupa mntkalar, Balkanlar ve Bat Anadolu'dan Cathare, Patarin, Albigeois, Vaudois gibi isimlerle yaylm Bulgaristan kkenli heretik bir Hristiyan mezhebi olan Bogomilizm hareketinin merkezlerinden biriydi.116 Bogomilizm, esasnda 6. yzylda Bizans mparatorluu'nun Orta ve Dou Anadolu eyaletlerinde ortaya kmt; geni lde Manihe-izm'in popler Hristiyanlkla karm dalist heretik bir yorumuydu. Bizans merkezi ynetimine kar uzun sre direnen Pavlosuluk (Polisya-nizm) yahut Pavlak hareketinin 9. yzylda Balkanlar'a srlmesiyle olumu, buralarda resmi mezhep olan Ortodoksluk karsnda halk kitleleri arasnda epeyce taraftar bulmutu. Tpk Polisyanizm gibi, "ilahi bir kurtarcnn geleceine olan inanc, yani mesiyanizmi, doktrininin temeli yapan dalist bir mezhepti.117 Bogomilizm'in bu karakteristiine bilhassa dikkat etmemiz gerekiyor; nk bu noktann Melmliin de en belirgin vasfin oluturduunu yukarda gstermeye almtk. te, Melmliin Bosna ve Hersek blgelerinde byle kuvvetle yerle-ebilmesinin; bu arada Hamza Bl'nin faaliyetlerinde baarl olmasnn asl sebebini kanaatimizce bu erevede aramak gerekir. Nitekim Tayyip Oki'in Bogomilizm'in mnhasran Bosna ve Hersek'te Osmanl dnemine ait izlerini tespit maksadyla Osmanl ariv belgeleri zerinde gerekletirdii mhim aratrma, bizim bu dncemizi glendirecek bir nitelik arzediyor. Ankara Tapu Kadastro ve stanbul Babakanlk Arivle-ri'ndeki Bosna eyaletinin muhtelif sancaklarna ait 15. ve 16. yzyl tahrir defterlerine dayanan bu ok faydal aratrmada, Bogomiller'in oturduklar blgeler birer birer tesbit edilmitir.118 Bunlar Osmanl dneminde bile Bosna ve Hersek'teki Hristiyan halk arasnda henz Mslmanl kabul etmemi hl hatr saylr miktarda Bogomiller'in bulunduunu gsteriyor. Bu itibarla, doktrininin temelinde "ilahi kurtarc"ya iman emreden, yani son tahlilde mesiyanik bir karakter arzeden Bogomilist gelenein, Bosna ve Hersek yresinde Osmanl fetihlerine paralel olarak slam'n kabulnden sonra da ok gl bir mehdcilik eklinde (Melmliin kutb-mcb prensibiyle kolayca zdelemi bir halde) devam ettiini tahmin etmek herhalde yanl olmasa gerektir. te yle sanyoruz ki, resmi veya gayri resmi Osmanl kaynaklaryla Melm kaynaklarnda anlatlan Bosna ve Hersek yresinde Hamza Bl'nin nclk ettii olaylar bu meseleyle ok yakndan ilgili bulunmaldr. Melm geleneine gre, Hamza Bl, Bosna ulemas ve tarikat eyhleri tarafndan kskanlk sebebiyle, "Bir mm demdir, tevbe-i mride kadir deildir" denilerek kmsenmi ve gsterdii kerametler "istidrac"a yorulmutur. Etrafnda toplananlarn kalabalkl onlar rktm, "Bir fesada medd ola. Mukaddemce tedriki elzemdir" talebiyle tutuklattrl-mas istenmi, bylece bu "fesad"n nne geilecei dnlmtr. Bunun zerine Bosna kads durumu Divan- Hmyun'a bildirerek meselenin tahkiki iin mfetti istemi, yrtlen tahkikat sonucu Hamza

Bl tutuklanarak muhakeme edilmek zere stanbul'a gnderilmitir. 294 eyhin bakente gelii byk bir olay olmu, halk arasnda onun lehinde veya aleyhinde bir sr dedikodu alp yrm, eyh hakknda birok yalanlar uydurulmutur. Divan- Hmyun tarafndan olay tahkike memur edilip Hamza Bl'yi stanbul'a getirmekle grevli olan "mbair" ise, yalnzca Bosna'da duyduu dedikodular mahkemeye aktarmakla yetinmitir. Sonuta mahkeme eyhlislam Ebussuud Efendi'nin fetvasna dayanarak Hamza Bl'yi idama mahkm etmitir.119 Grld gibi, sonu olarak Melm gelenei, Hamza Bl'yi -Llzde'nin aynen kulland deyimlebir "ifk iftira" yznden devletin adaletsizliine ve zulmne kurban gitmi byk bir zat olarak deerlendirmektedir. Dier kaynaklara greyse, ok farkl bir durum sz konusudur. Pek ok meselede gerekten tarafsz olmaya alan tutumuyla gvenilir bir kaynak olduunu ispat etmi bulunan Aty'ye gre, kendilerini Hamza Bl'ye nispet eden baz mridler, Bosna'da birtakm saf ve cahil insanlar "tarikat ve hakikat" adna yoldan karmlar, "perde-i erati kaldrup d-hil-i dire-i vs'at-i ibhat olmular" ve yaydklar btl fikirleriyle blgede gerekten bir karmaaya sebebiyet vermilerdi.120 Zeyl-i akayk yazar, Hamza Bl'nin biyografisine ayrd ksmda da, onun "er'-i erife nmlayim ahvli zuhur eylediini" kaydediyor.121 Grld gibi Aty, Bosna yresinde eriat yasaklarnn ihlal edildiini gsteren baz olaylarn vuku bulduunu, ancak bunu yapan kiilerin gerekte Hamza Bl'nin mridleri olup olmad pheli birtakm kiiler olduunu ima ederek Hamza Bl'yi zan altnda brakmaktan kanan ihtiyatl bir dil kullanmaktadr. Ancak yle grlyor ki, meselenin daha baka bir boyutu vardr. Genliini olaylarn getii dnemde ve blgede geirmi bir mellif ve ayn zamanda bir Melm olan Mnr-i Belgrd (Bosnal Abdullah Efendi), daha nce bahsettiimiz Silsilet'l-Mkambn isimli eserinde ilgin ifadeler kullanyor. Hamza Bl'nin mridleriyle grp konuan ve hadiseleri onlarn azndan dinleyen yazar, ortada dedikodularn dolatn, bu sebeple meselenin mahiyetinin aka bilinmediini, kendisinin, Hamza Bl'nin mridleri arasnda eyhlerine kar fazla muhabbetten baka bir eye rastlamadn, ancak bu fazla muhabbet sebebiyle, onun iin "Sultan Hamza" tabirini kullandklarn mahede ettiini sylyor. Her ne kadar eyhlerini ok seven mridlerin niyeti kt olmasa da, bu kelimenin kullanlmasnn uygun dmediini, nk yanl' anlamalara yol aacan ve nitekim atn belirten Mnr-i Belgrd,122 dolayl olarak ortada Hamza Bl'nin ad etrafnda bir "saltanat iddias" sulamas olduunu gsteriyor. Nitekim aada daha sonraki yllarda Bosna Mel-mleri'nin ayn iddia yznden takibata uradklarna dair resmi belgelerden sz edilecektir. Btn bunlardan sonra, kanaatimizce, Hamza Bl memleketine geldikten ksa bir sre (Aty'ye gre be yl) sonra, yukarda dier rneklerini grdmz, Melm kutblarnn doktrinleri icab Osmanl iktidarna kar sk sk girimeyi planladklar (muhtemelen eyhi Hsmeddn-i An-karav'nin tamamlayamadn tamamlamak zere) mehdci bir hareketi balatmak iin harekete gemi olmaldr. Nitekim yukarda Melm doktrinini incelerken gsterilmeye alld gibi, kutbun bir de siyasi misyonu vard. Denilebilir ki, Hamza Bl'nin Bosna ve Hersek yresindeki propagandalarnn temelinde bu fikir yatyordu ve mridlerinin onun iin kullandklar "Sultan" unvan da bu meseleyle ilgili olmalyd. stelik ok tabii olarak bu dncenin, yredeki Bogomilist kkenli Mslman Bonak halk arasnda, onlarn eski inanlaryla ok rahat bir biimde badatn da unutmamak gerekir. Hammer'in, olaya ada Hungnad adl bir Hristiyan yazarn eserine dayanarak kaydettii bir ifade de bu erevede nem kazanyor. Bu Hristiyan yazara gre, Hamza Bl -tpk Molla Kbz ve Hakm shak gibi- Hz. sa'nn Hz. Muhammed'den

stn olduunu iddia etmekteydi.123 Eer bu ada kayt gerei yanstyorsa, Hamza Bl'nin durumuna uygun der, nk Bogomilizm'in de paylat Hz. sa'nn Mesih olduu ve insanlar zulmden kurtarmak iin tekrar dnecei fikri, eski bir kkl inan olarak hi phesiz blge halk arasnda byle bir halk hareketinin balatlmasnda ideolojik motivasyon olarak ok nemli bir katk salam olmaldr. Bu itibarla hem bu dnyada, hem br dnyada tasarruf kudretine sahip byk bir ilahi ahsiyet, ilahi cevherle zdelemi bir kutb-mehd olarak ortaya kan Hamza Bl'nin, Bosna ve Hersek yresinde, gerekte Osmanl iktidarna ynelik, Melm geleneine uygun mehdci bir hareketin hazrlklar ve propagandasyla megul olduunu tahmin edebilir, en azndan buna kuvvetli bir ihtimal olarak bakabiliriz. Sonu itibariyle, Hamza Bl'nin bir harekete girimek zere olduu yolundaki ihbarlar zerine, Dvan- Hmyun o zamanlar Saraybosna kads olan Bl Efendi'yi dier kadlarla birlikte meselenin aratrlmasna memur etmitir.124 Her ne kadar Melm kaynaklar devletin dedikodulara dayanarak hareket ettiini yazsa da, genelde sfi evrelere kar olabildiince saygl ve hogrl olan Osmanl merkezi ynetiminin, btn bir blge halkn ve blgede byk bir manevi nfuz sahibi bir topluluu mahkm etmek gibi mhim bir meselede sradan, yzeysel ve srf halfan azndaki sylentilere dayanan stnkr bir tahkikatla yetindiini dnmek pek doru gibi grnmyor. Herhalde ok boyutlu bir soruturma ve aratrma yrtlm ve sonunda Hamza Bl ve mridlerinin niyeti konusunda bir karara varlm olmaldr ki, kendisi ve baz mridleri tutuklanarak stanbul'a yollanrken, dier yandan blgedeki tahkikat ve takibat btn hzyla srdrlmtr. Hamza Bl ve mridlerinin stanbul'a getirilmesinin, halk ve zellikle buradaki Melmiler arasnda olduka geni bir yank uyandrd doru olmaldr. stanbul'daki Melmler'in Hamza Bl ile ilgili gelimeleri byk bir dikkatle ve kendilerini ele vermeden takip etmek iin azami gayret sarf ettiklerine herhalde phe yoktur. Llzde'nin anlattklarna baklrsa, bakentin her yerinde ve zellikle tekkelerde, Hamza Bl konuuluyor, hakknda mspet ve menfi pek ok ey syleniyordu. Halk bu konuda iki ksma blnmt. Bir ksm ona byk bir sevgi ve ilgi duyarken, bir ksm aleyhinde konuuyordu. Melm kutbunun muhakemesi, bu gibi konularda det olduu zere, Dvan- Hmyun'da icra edildi. Her ne kadar Molla Ltf ve Molla Kbz rneklerinde olduu gibi, kaynaklarda muhakeme safahat konusunda teferruatl bir bilgi bulunmuyorsa da,125 Ser0ze/t\cki ifadeler, zamann eyhlislam Ebussuud Efendi'nin bu konuda da her zamanki ihtiyatl tavrn sergileyerek yalnzca Bosna'dan gnderilen sicillerin ifadeleriyle yetinmediini, bakentin ileri gelen ulema ve eyhlerini mahkemeye davet ederek Hamza Bl'nin sorgulamasnda hazr bulunmalarn salayp onlarn da grlerini aldn, ancak ondan sonra Hamza Bl'nin zendeka ve ilhadna kani olarak idam iin bir karara vardn ve fetvasn kaleme aldn ortaya koyuyor. Bu ulema ve eyhler, ayn Bosna ve Hersek ulemas ve eyhleri gibi Hamza Bl'nin "chil ve naks," hatta "Olan eyhi tarkinde olduu"nu bildirmilerdir. Bu konuda tanklk edenlerden birinin de, I. Ahmed zamannda Edirne kadlna terfi eden Sar Hoca lakapl Mehmed Efendi olduunu Aty zikrediyor.126 Ksaca Ebussuud Efendi, "smail'in katli zendeka ve ilhada bina olunmu idi. eyh Hamza dah ol tarkde ise katli merudur" eklinde fetva vermi,127 Hamza Bl'yi idama mahkm etmitir. Burada, Ebussuud Efendi'nin babas eyh Muhyiddn Yavs'nin de Melm evreleriyle ok yakndan alakal olduu bir kere daha hatrlanmaldr. Mnr-i Belgrd, Hamza Bl'nin idamnn gerekte zendeka ve il-had sebebiyle deil, birtakm kerametler gsterip velayet iddiasnda bulunduu iin bunlarn istidraca yorulmas sebebiyle sihirbazlk suundan, bununla balantl olarak da

kerametleri sebebiyle etrafna toplananlarn sayca oalmas yznden "saltanata kasd itmek ve fitne kalkmak ihtimali"nden dolay olduunu ileri sryor. Bu iddiasna mesnet olarak da, eyhin muhakemesine ve idamna tank olanlardan dinledii bu yoldaki szleri gsteriyor.128 Bu grg tankl, Hamza Bl'nin, hem saltanata ynelik hareketi, hem de zendeka ve ilhad dolaysyla iki ynl bir ithamn muhatab olduunu dndryor. Bylece Hamza Bl ve beraberindeki dervileri, 969/1561-1562'de Tahtakale'de Deveolu yokuundaki bir mahalde, -Aty'nin deyimiyle-"emr-i eriat" ile boyunlar vurulmak suretiyle katledildiler.129 Bu idamn zellikle o sahneyi seyretmekte olan Melmiler iinde fevkalade bir heyecana sebep olduu, orada bulunan Baltaclar Oca'na mensup m-ridlerden birinin, eyhinin bann kesildiini grr grmez, belindeki hanerle bir rpda kendi boazn keserek intihar etmesinden anlalyor. Hemen btn kaynaklar bu toplu idamn, stanbul halk arasnda yine uzun yllar sren sylentilere sebebiyet verdiini bildiriyorlar. Aslnda Hamza Bl'nin idam, Bosna ve Hersek'te neredeyse yaklak 16. yzyln bandan beri gelien Melm hareketinin ardn kesmedi. Nitekim Aty, bu blgelerde "akidesi fsid, boyu uzun, akl ksa mlhidle-rin" hi eksik olmadn kaydetmekte ve onlara lanet okumaktadr.130 damn, hareketi sndrmek yle dursun, tam aksine, en az bir yarm 298 yzyl daha srecek ve bundan byle Hamza Bl'nin adna izafetle Ham-zavlik diye anlacak olan daha geni bir hareketi balatt, hem bizzat Melm kaynaklarndan, hem de resmi ariv belgelerinden aka takip edilebiliyor. Llzde de buralarda Hamza Bl'nin idamndan sonra Melmler'in srekli olarak Hamzavlik ve mlhidlik ile sulandklarndan, birok "mezemmet ve umr- en'a" ile damgalandklarndan ikyet ederek Hamzavliin nasl bir sosyal hareket haline dntn dolayl olarak ortaya koyuyor.131 Divan- Hmyun'un, Bosna ve Hersek'te Hamzavler'i srekli takibat alnda tutmak maksadyla Saray Bosna kads Bl Efendi'yi grevlendirdiine yukarda temas edilmiti. Aty'ye baklrsa, gerekten de Bl Efendi'nin byk bir evkle kendini bu ie adad sylenebilir. Ona gre Bl Efendi Memlihateyn (Tuzla-i Bl ve Tuzla-i Zr) kazasnda birok Hamzav'yi ele geirmi ve bunlarn balarn kestirmek suretiyle bir nemli bir temizlik hareketine -daha doru bir ifadeyle Hamzav avnagirimitir. Aty onun bu abalarnn devlete ok takdir edildiini yazar.132 Bu da gsteriyor ki, Osmanl merkezi ynetimi Hamzav hareketinin gelimesinden ok ekinmekte, hareketin silahl bir isyana dnmesinden korkmaktadr. Ariv kaynaklar da Hamza Bl'nin idamndan yaklak,eyrek yzyl sonra bile Hamzav hareketinin gl bir ekilde devam ettiini gsteriyor. Elimizde Bosna eyaletinde ve Hersek'te 16. yzyln son eyreinde srmekte olan Hamzav hareketine dair baz mhimme kaytlar bulunuyor. Bu kaytlardan ilk ikisinin 980/1572 ve 981/1573 yllarna ait olmas, dierlerinin ise mnhasran 990/1582 tarihini tamas, bu tarihler arasnda baka kaytlar bulunmadna gre, Hamzav hareketinin Hamza Bl'nin idamndan yaklak on yl sonra yeniden ba gsterdiini, yeni bir bastrma ve takibat dnemini mteakip bir on yl daha skuttan sonra 1582'lerde tekrar alevlendiini tahmin ettiriyor. Herhalde 1561-1562'de Hamza Bl hadisesi zerine vuku bulan iddetli takibat, Hamzavler'i bir on yl kadar ortalarda grnmemeye mecbur etmi, 1572 ve 1573'te tekrar harekete gemilerdir. Bu defa da karlatklar yeni takibat, onlar 1582'ye kadar bir on yl daha geriye ekilmeye mecbur etmi, ancak 1582'de yeniden ve stelik daha youn bir biimde tekrar ayaklanmlardr. Sz konusu mhimme kaytlarndan anlaldna gre belirtilen tarihlerdeki Hamzav hareketinin merkezleri, zellikle Edirne (Paa) sancanda Rodoscuk (Tekirda), Vize sancanda Burgos, Hayrabolu ve Bosna sancanda

zvornik (Zvornik), Gradjanice (Gracanica), Aa Tuzla (Tuzla-i Zr = Dolnja Tuzla) ve Yukar Tuzla (Tuzla-i Bl= Gornja Tuzla) kazalar ve bunlara bal kylerle, Hersek sancadr.133 1572 tarihindeki Hamzav hareketi daha ok Bosna sancana tbi Rodoscuk ve Hayrabolu kazalar ile etrafndaki kylerde ortaya km grnyor. Demirci Yahi, Alacaolu, lbasd, Dutal, Kteli, Kll gibi kyler halknn, cami imamlanna vanncaya kadar Hamza Bl'nin mridi olduklar anlalyor. Ad geen kazalarn kadlarna yollanan emirlerde, bu zikredilenlerin dnda daha ne kadar Hamzav varsa onlarn ok ciddi ve sk bir biimde aratrlp tespit edilmesi istenmitir.134 Bosna sancanda-ki bu hareketi takiben 1573 ylnda da Hersek sancanda yeni bir hareketin balad grlyor. Burada Hamza Bl'nin epeyce bir mridinin bulunduu ihbar edilmi, bunlar takip ve tespit edilmi, sicil kaytlan tutulmutur. Bu olayla ilgili mhimme kaydnda, zellikle daha nce zendeka ve ilhadlar herkese bilinen ve bu vasflaryla hret bulanlar hakknda, muhakemelerini takiben stanbul'dan gelecek emre gre hareket edilmesi 300 ve kesinlikle himaye edilerek salverilmemesi istenmektedir.135 Bu takibattan tam on yl sonra, 990/1582'de ise, ok daha geni apl bir Hamzav hareketinin baladn yine mhimme kaytlar gsteriyor. Bu defaki hareketin, yirmi yl nce Hamza Bl'ninkine benzer bir tarzda gelitii anlalyor. Bu defa, Yukar Tuzla (Tuzla-i Bl) kazasnda on yedi kadar Hamzav'nin, "Ben Sultan Hamza'nn yerine Sultan Mehmed oldum" diyen Mehmed b. Hasan adl zatn etrafnda toplanp ortaya ktklar grlyor. Ayrca kadnlaryla birlikte sohbet meclisleri dzenleyerek "birbirlerinin avretlerinin omuzlarna yapup mushabet etmek" ve "bir nice ef l-i kabha ilemek" ile de sulanmaktadrlar. Yaplan kovuturma sonucunda yakalanan sz konusu kiiler sorguya ekilmiler ve ifadeleri sicillere getikten sonra durum stanbul'a bildirilmitir. Gelen emirde, sicillerde isnat olunan sularn ispat halinde, sulular eer sipahi zmresine mensupsalar hapsedilmeleri, deilseler "er'ile lazm gelenin mahallinde icras", yani idamlar istenmekte, ancak sularn ispat iin doru tefti yaplmas, iftira ve yalan isnatlardan, yalan ahitlii ile susuz kimselere zulmden iddetle kanlmas da tenbih edilmektedir.136 Bu teftilerin 1582 ylnn sonuna kadar srd grlyor. Nitekim 990 Ramazan', yani 1582 Eyll-Ekiminde, Saraybosna'da yine birtakm melhide (Hamzavler) ayaklanarak harekete gemilerdir. Bunlarn dokuzu tutuklanm, karldklar mahkemede zendeka ve ilhad suundan yarglanp sular sabit grldnden Saraybosna kads kendilerini idam ettirmitir. Ancak mhimme kaydnda, dierlerinin yakalanamamas sebebiyle, Saraybosna kadsndan bunlarn mutlaka ele geirilmesi ve gerekli cezann verilmesi istenmekte, ayet bunlar himaye edenler olursa, ayn ekilde cezalandrlacaklar belirtilmektedir.137 6 evval 990/3 Kasm 1582 tarihli bir baka mhimme-kayd, kendini sultan ilan eden Hamzav eyhi Mehmed b. Hasan'in hl yakalanamadn, stelik melhidenin ona yardmc olmak zere Hseyin Aa adnda birini vezir, Memi b. skender adl ahs defterdar ve Ali Hce namndaki zat da kad semek suretiyle yeniden ayaklandklarn gsteriyor. Tabii takibat ayn iddetle devam etmekte, ele geenler yakalanp muhakeme edilerek idam olunmaktadr.138 Hamzavler hakknda yrtlen bu sk takibat, tutuklamalar ve idamlar srasnda baz susuz kimselerin de u veya bu bahaneyle Hamzav olduklar ihbar edilerek haksz yere sulanp cezaya uradklar anlalm olmal ki, yukardakiyle ayn tarihli bir baka belgede, bundan byle yaplan tefti ve tahkikatn ok ciddi bir ekilde yrtlmesi, susuz olanlarn ayrlmasna dikkat edilmesi, bu insanlarn haksz yere ldrlmelerine engel olunmas istenmektedir.139

Nihayet, Divan- Hmyun tarafndan hadisenin aratrlmas iin resmen grevlendirilmi olmas sebebiyle, Saraybosna kads Bl Efendi'nin bakanlnda, lmnden bir mddet evvel blgedeki dier kadlar gzetiminde dzenlenen, kadlarn isim ve mhrlerinin yer ald iki sayfalk defterden ibaret, aban 990 (Austos 1582) tarihli son bir belgeden daha bahsetmemiz gerekiyor. Bu belgede, "zvornik sancanda hurc idp mbeynleride sultan, vezir, kadasker, kad, defterdar ve avu tayn idp saltanat davasn iden melhide"nin yakalanp tutuklanmasnda yardm ve gayreti dokunanlarn birer birer isimleri verildiine ve kendilerinin mkfaatlandrlmas istendiine gre,140 Hamzavler aleyhine uzun zamandr srdrlen takibat ve tahkikatn msbet sonulandn, saltanat ilan edenlerin yakaland anlalyor. te, ksaca zetlenen mhimme kaytlar, 1572-1573 ve 1582 yllarnda, artk Hamzav terimiyle adlandrlan Hamza Bl mridlerinin, yani Rumeli'ndeki Bayram Melmleri'nin Osmanl merkezi iktidarna kar aka iki defa daha ayaklanmaya giritiklerini anlatyor. Bu ayaklanmann, Bosna ve Hersek sancaklarndaki kasaba ve kylerde her tabakadan insanlar arasnda yaylarak tam manasyla bir halk hareketi haline dnme istidadn gstermekte olduu srada, devletin buralarda -kelimenin hakiki anlamyla- bir "Hamzav av" balatt grlyor. Belgelerden anlald kadaryla yan yanna kurunun da yakld bu av, Saraybosna kads marifetiyle yrtlmtr. Bu avn ba aktr olan Saraybosna kads, hi phe yok ki, Aty'nin szn ettii Bosnal Bl Efendi'dir; zira hem Bl Efendi'nin Saraybosna kadl tam bu yllara rastlamaktadr, hem de yukarda son olarak zikredilen belgede, Gracanica kads Lutfullah ve Mem-lihateyn kads Mahmud Efendi'lerin mhrleriyle beraber, Saray (Saraybosna) kads Bl Efendi'nin mhr bulunmaktadr. Bl Efendi'nin bu son derece sk takibatnn sonunda kurtulmay baarabilen Hamzavler saa sola dalm veya kendilerini dikkatle gizlemi olmaldrlar. Nitekim, bu takibattan kurtulabilenlerden biri de bizzat Hamza Bl'nin torunu eyh brahim b. Timur'dur. Muhammed el-Mu-hibb adl bir Arap mellifin Hulsat'l-sr adl eserinde Abdurraf el-Munv'nin el-Kevkib'd-Drriyye fi Tercimi's-Sdti'sSfiyye'smAcn zetleyerek verdii bilgilere gre, bu zat Bosna'dan katktan sonra Arap lkelerine gitmi ve Hamzavlii yaymaya almtr.141 Bu zat, aada sz edilecek olan Melm kutbu mehur eyh Aliyy-i Rm, teki ad, daha dorusu lakabyla, mehur drs-i Muhtef'dir. Hamzav hareketi Bosna ve Hersek'teki faaliyetlerle snrl kalmad. mparatorluk bakenti stanbul'da da olduka etkili bir Hamzav (yahut Melm) hareketinin zaman zaman ba gsterdii, muhtelif tarikat evrelerince kaleme alnan Hamzavlie reddiye mahiyetindeki risalelerden anlalyor. Bunlardan imdilik bazlarn biliyoruz. Bir ikisi vaktiyle A. Gl-pnarl tarafndan ortaya karlan142 bu risalelerin ilki, 1575'ten sonra Yusuf Sinan Efendi adl bir Halvet-Snbl eyhi tarafndan kaleme alnm olan Tadll't-Te'vl veya Ibtl-i Rsh adl kk risaledir. Bu risale, 983/1575 yl ortalarnda stanbul'da "Bir dhiye-i dehy ve musbet-i dn dny gult- mutasavvifeden ve tugt- mutasallifeden bir gl-i n-bn zuhur ve brz" ettiini, eriata uymayan birtakm szler sarf etmek suretiyle avamdan pek ok gnl zayflar dalalet ve ilhada sevk ederek ortal fesada verdiini, ad zikredilmeyen bu zata kar kanlarn, onun tarafndan ciddiye alnmayarak kmsendiini anlatyor.143 Bundan yaklak yirmi yl sonra Mehmed Amk adnda bir tarikat eyhi tarafndan kaleme alnan Eyyhe'l-Veled adl bir baka risale ise, Ham-zavler'in imparatorluk bakentinde sipahiler arasnda da bir hayli nfuz ve itibar kazandklarn gsteriyor. Mehmed Amk, 1023 Muharrem'inde (1614 ubat') kaleme ald bu risalesinde,

kendi mridlerinden olan gen sipahilerin, Hamzavler'in eyhi tarafndan kandrlp mrid yapldklarn, "Tyife-i melhide ve firka-i zendekadan baz kimesneler ile musa-habet eylemein ki Hamzav dimekle mehurdurlar -hazelehmullh te-lsret-i hak'da mm talipleri dll idp pk akidelerin fesada virirler" eklindeki ikayetiyle dile getiriyor.144 Hamzavler'e kar kan sflerden biri de, yine Halvetiyye tarikatnn nl eyhlerinden Niyz-i Msr'dir. nceleri Hamzavler'le aras ok iyi olduu, hatta Glpnarlf ya gre, onlarn arasna katld halde, sonradan birtakm sebeplerle ihra edilen bu nl eyh, hayatnn son zamanlarna doru Hamzavler'e ate pskrmekte, onlarn zndk ve mlhid olduklarn sylemekte, aleyhlerinde yazp izmektedir. Hatta, "Cmle milletde Hamzav hordur" nakaratyla biten bir ilahi bile yazm ve okutmutur.145 Buraya kadar sylediklerimiz aka ortaya koyuyor ki, Hamza B-l'nin gl karizmatik ahsiyeti, smail-i Mak'den bile daha etkili olarak Melmlie kendi adn verdirebilmitir. Bonak kkenli bu zat, Bay-rmiyye Melmlii'nin tarihinde hi phesiz en geni ve en uzun sren resmi ideoloji ve dzen kart toplumsal hareketi meydana getirmi, bu yola kendi adn verdirecek kadar hkimiyetini yayabilmitir. Hamzavler, Osmanl merkezi ynetimini yllar boyunca uratrmlar ve nfuzlarn 17. yzylda bile gl bir ekilde srdrmlerdir. 3. St (Leben) Beir Aa (. 1661-1662) Burada, doksan yanda boularak idam edilen bir ihtiyarn trajedisini greceiz. Lalzde, "ems-i felek-i cezbe-i Rahmn, ber u nezr-i e-304 r'at- rh'1-ekvni vl-mekn, ehd-i cihd- ekber, vahd-i hakkat-i insn- enver, erb- ak- Yezdan, Hazret-i Ber-i ehd Sultan" diyerek ycelttii Beir Aa'nn, Arnavutluk'ta Konia kasabasndan olup genliinde stanbul'a gelerek Bostanc Oca'na girdiini, sonra mizacndaki tasavvufa yatknlk sebebiyle Hoca Ali'ye (eyh Aliyy-i Rm, drsi Muhtef) mrid olduunu yazar.146 Beir Aa'nn, Bostanc Oca'nda uzun mddet grev yaptktan sonra emekli olunca, yine Melm eyhlerinden Hac Kaby'ye intisap ederek onun evinin yaknnda bir ev satn alp her gn eyhinin hizmetinde bulunduu rivayet ediliyor. Bu arada, Silivri yaknlarnda da bir iftlik satn alarak kn stanbul'daki evinde, yazn da burada oturmaya balam ve besledii ineklerin stn satarak geimini salamaya almtr. Bu da kendisinin St (Leben) Beir Aa diye anlmasna sebep olmutur.147 Hac Kaby'nin 1037/1627-1628'de vefatyla kutbluk makamna geen St Beir Aa'nn, Bostanc Oca kl olmas dolaysyla gerek bu ocak mensuplarndan, gerekse Yenieri Oca'ndaki iki hemehrisi Bekta Aa ve Murad Aa vastasyla da bu ocaktan pek ok mridinin olduu kaydedilmektedir. Otuz yldan fazla kutbluk makamn dolduran St Beir Aa'nn talihi son zamanlara doru dnm ve ad etrafnda halk arasnda birtakm sylentiler yaylmaya balamtr. Llzde'ye gre, gerek bu mridlerin okluu, gerekse, memleketi olan Arnavutluk'ta skenderiye'den (kodra) hemehrisi olan pek ok "Cvidan'c Fazlullah- Hurf tarkinde olan" kimselerin St Beir Aa'nn evine gidip gelmeleri, uzun mddet ikamet etmeleri, dedikodularn kmasna sebebiyet vermi ve i nihayet saraya intikal ederek eyhin aleyhinde soruturma balatlmtr. Bu arada baz tarikat eyhlerinin St Beir Aa'nn cahil, mmi biri olduuna dair dedikodularnn da bunda rol olduu anlalyor. Sultan IV. Mehmed'in Edirne'ye, Veziriazam Kprl Fazl Ahmed Paa'mn ise Avusturya seferine gitmesinden faydalanan eyhlislam Sunzde'nin fetvasyla, o sralarda doksan yalarnda olan St Beir Aa, 1072 / 1662 veya 1073 / 1673'te boularak idam edilmi ve cesedi Fenerbahe'den denize atlmtr.148

Doksan yanda bir ihtiyarn byle korkun bir ekilde hayatna son verilmesi, hem halk arasnda, hem de eyhin mridlerinde byk bir tepkiye sebep olmu, rivayete baklrsa, idamn ertesi gn, otuz krk kadar mrid eyhlislam Sunzde'ye giderek durumu protesto etmiler ve kendilerinin de idam edilmesi gerektiini sylemilerdir. Bu itiraf dikkate alan eyhlislamn, eer rivayet doruysa, bu mridleri de idam ettirdii kaydediliyor. Btn bunlarn, bir ksm ulemann ve tarikat eyhlerinin itirazna ve protestosuna yol atn, bunlarn zendeka ve ilhadn ispat edecek delil bulunmadan ihtiyar eyhi idam ettiren eyhlislam knadklarn yine Lalzde yazyor.149 Mstakmzde'nin ifadesiyle "ba'z hussd- bed-nihdn ilk-i mefse-detleri ve iftir-i mahzlariyle prliine hrmet olmayup erbet-i ehdeti ska" etmek suretiyle hayatna son verilen bu ihtiyar eyh, yle grnyor ki Hurfler'le yakndan alakalyd. Zaten bu eilim, yukarda da belirtildii zere, Bayrmiyye Melmlii'nin genel karakteri olarak gze arp-yor. Bu itibarla, her ne kadar Melm kaynaklar meseleyi baka trl yo-rumlasalar da, St Beir Aa'nn bu eilimle olan ilikisine muhakkak nazaryla baklabilir. Aslnda Beir Aa'nn mridlerine yollad, Lalzde tarafndan sureti kaydedilen bir mektup, onun takyyeye azami dikkat ve gayret sarf ettiini gsteriyor. Bu mektupta St Beir Aa, mridlerinden eriata olabildiince uymalarn, bu konuda en ufak bir taviz vermemelerini, hele devir ve benzeri inanlar dile getirmekten kesinlikle kanmalar gerektiini tlemektedir.150 Bu olayda eyhlislam Sunzde'nin acelecilii ve stnkr grev anlaynn, belki de Melmler'e kar besledii menfi duygularn etkisiyle yangndan mal karr gibi hareket ettii aka ortadadr. Ulemann itirazlarna baklrsa, anlalan eyhlislam yeterli tahkikat yapmam, dedikodulara itibar etmi, eyhi idama yollamaya sebep tekil edecek yeterli delile sahip olmadan ii bitirmek istemi grnyor. Bylece, ayn mevkii igal eden iki ahsiyet sfatyla, Olan eyh smail-i Mak ile Hamza Bl ve Gazanfer Dede meselesinde kl krk yararcasna hareket eden Ebus-suud Efendi ile Sunzde arasndaki kalite ve seviye fark da beliriyor. Nitekim Veziriazam Fazl Ahmed Paa stanbul'a dner dnmez meseleyi soruturmu ve sulu bulduu Sunzde'yi grevden alarak yerine Mink-rzde Yahya Efendi'yi getirmitir.151 st ste verilen bu kurbanlar, Melmler'in gzn korkutmakta gecikmedi. Ne var ki, bu son idamdan sonra artk bir daha byle ak hareket etmemeye ve yer altnda azami gizlilik iinde faaliyetlerini srdrmeye dikkat gsterdiler. Bununla beraber Melmlik yaylmaa devam etti. Hem Anadolu'da, hem de zellikle Balkanlar'da Yanya, Serez ve Konia blgelerinde epeyce taraftar buldu.152 Bu gizlilik devresi 19. yzyla kadar srecek, bu yzylda Seyyid Muhammed Nru'l-Arab ile Melmliin nc Devre denilen dnemi balayacaktr. F) Merkezi Ynetimin Hmndan Kurtulan Kutb-mehdler: 1. Gazanfer Dede (. 1566-67) smail-i Mak'nin ve -aradan uzun bir zaman gemi olsa bile-Hamza Bl'nin mridleriyle beraber uradklar trajik akbetin, Melm-ler'i byk bir hayal krklna urattna ve arkasndan korkuya drdne hi phe olmamaldr. zellikle smail-i Mak'nin on iki mri-diyle ve Hamza Bl'nin bir o kadar mntesibiyle stanbul halknn gz nnde boyunlarnn vurulmas, bu byk ehrin artk onlar iin lzumundan fazla tehlike arz ettiini ortaya koymu, selametin burasn terk etmekte olduunu kendilerine gstermiti. Nitekim yle olmu ve smail-i Mak'nin babadan kalma halifesi olup ondan sonra kutbluk makamna geen Ahmed-i Srban (yahut asl adyla Dukakinzde Ahmed Be), Melmliin merkezini stanbul'dan kendi memleketi olan Hayrabolu'ya tamtr. Burada hkmetin takibinden uzak, rahata hareket edilebilecei dnlyordu. Fakat gerekte hi de yle olmad

anlalyor. nk Aty'nin naklettiine baklrsa, bizzat "cezbe-i azme ile mehur" olan Ahmed-i Srban'n da "mereb-i tevhidi, gubr- thmet-i zendeka ile mtekeddir" olmutur.153 Her halkrda kendisinin bir ekilde takibata uradna dair gerek resmi Osmanl kaynaklarnda, gerek bizzat Melm metinlerinde herhangi bir kayda rastlanmyor. Bununla beraber, onun Vizeli Kaygusuz Aleddin vastasyla dolayl olarak halifesi olan Vizeli Gazanfer Dede'nin (veya eyh Gazanfer) yine zendeka ve ilhad sulamasna maruz kalarak Divan- Hmyun'da mahkemeye karldn biliyoruz. Tasavvufa slk etmeden nce debbalkla megul ve mmi olduu anlalan Gazanfer Dede, Vizeli Kaygusuz Aleddin'e mrid olmu, zamanla ilerleme kaydederek eyhinin vefatyla onun makamna geecek kadar ykselmiti.154 Silsilet'l-Mukarrebn mellifi onun hem Hsmed-dn-i Ankarav'den, hem de Vizeli Kaygusuz Aleddin'den 'icazetli olduunu bildiriyor.155 Hatta Ahmed-i Srban'dan sonra kutbluun esas itibariyle Hsmeddn-i Ankarav'ye getiini kabul eden asl Melm geleneinin aksine, Melmliin Vizeli Kaygusuz Aleddin vastasyla devam eden kolu, kutbluun bu zattan sonra Gazanfer Dede'ye getiini kabul etmektedir.156 Herhalde bu grup aznlkta kalm olmal ki, Sar Abdullah Efendi'den itibaren hibir Melm kayna Gazanfer Dede'yi kutblar iin; > de saymad gibi, hayat hikyesini bile vermez, yalnzca isim olarak zikre-j derler. Aty ite bu Gazanfer Dede'nin bir ihbar zerine stanbul'a getirilip tefti edildiini, ancak sonunda serbest brakldn kaydettikten sonra, meseleyle ilgili olarak, veziriazamn (muhtemelen Rstem Paa) sorusu zerine eyhlislam Ebussuud Efendi'nin yazd mektubun bir suretini kaydeder. Gazanfer Dede meselesinin aydnlanmas bakmndan ve stelik olayn ahidi sfatyla yetkili bir kalemden km olmas itibariyle tarihsel bir neme haiz olan mektup ok deerli grnmektedir.157 Bu mektuptan anlaldna gre, Vize'de Gazanfer Dede'nin zndk ve mlhid olduu hakknda halk arasnda epeyce bir dedikodu km, hkmet tarafndan bir mfetti tayin edilerek meselenin aratrlmas istenmi, yaplan teftiin sonular sicile kaydedilmitir. Veziriazam bu sicil defteriyle halkn ikyetlerini ihtiva eden arzlarn suretlerini Divan- Hmyun avularndan biriyle Ebussuud Efendi'ye gndererek mesele hakknda fikrini sormutur. eyhlislamn ifadesi, sicil kaytlarnda Gazanfer Dede'ye zekt ile helal ve haram kavramlar konusunda birtakm ithamlar yneltildiini gsteriyor. yle grnyor ki, Gazanfer Dede tpk smail-i Mak gibi slam'n emir ve yasaklarn inkr etmekle sulanmaktadr. Ebussuud Efendi, bu ithamlarn muhakkak sabit olmas halinde Gazanfer Dede'nin zndklk ve mlhidliinin tahakkuk edeceini ve bu sebeple katlinin vacip olacan belirtiyor. Ancak yle anlalyor ki, sicil kaytlar eyhlislam pek tatmin etmemitir. Bu yzden yaplan teftiin eksik olduunu, mfettiin kaytlarn tatminkrl ve usule uygunluu hakknda yeterli zeni gstermediini, Gazanfer Dede'nin bu ithamlara konu olan hususlarda srara devam edip etmediinin, halen de ayn inanlar tayp tamadnn akla kavuturulmadn yazyor. Bu sebeple Divan- Hmyun'da yaplan muhakemede durumun akla kavuturulmu olmas gerektiini ve burada varlan sonuca gre karar vermek icap ettiini ekliyor.158 Yine mektuptan anlald kadaryla, dier tarikatlara mensup baz eyhlerin de Gazanfer Dede'nin inanlar konusunda mspet dnmedikleri grlyor. Ebussuud Efendi'nin, bunlarn gerekelerinin de dinlenmesinin lazm geldiini tavsiye ettii, hatr saylr ve szlerine gvenilir bir ksm ulemann da Gazanfer Dede'nin mridleri arasnda bulunmas dolaysyla, onlarn mtalaalarna da bavurularak sebebinin sorulmasn istedii grlyor. Ayrca eyhlislam, sz geenlerin, Gazanfer Dede'nin eriata ve dier byk sflerin szlerine uygun inan sahibi olduuna

ahitlik etmeleri halinde, serbest braklarak kendisine lazm gelen saygnn gsterilmesini talep etmektedir. Aksi halde zendeka ve ilhadnn sabit olmas ve hele ikyetlerde dile getirildii gibi Olan eyh smail-i Mak'nin merebine mensup bulunduunun anlalmas halinde, idamnn kanlmaz olduunu, kendisinin de bu yolda bir izlenime sahip bulunduunu bildiren Ebussuud Efendi, ancak bu durumun hibir pheye yer vermeyecek biimde ispat halinde eyhin idam edilebileceini ifade etmektedir. Nitekim eyhlislam, yaplan soruturmann byle bir durumu ispata yeterli olmadn, dolaysyla Gazanfer Dede'nin salverilmesi gerektiini belirterek mektubuna son verir.159 Gerekten de Ebussuud Efendi'nin dedii yaplm ve Gazanfer Dede serbest braklarak Vize'ye dnmesine izin verilmi ve kendisi 974/1566-67 ylnda eceliyle lnceye kadar hayatn srdrmtr. Muhtevasn zetlediimiz bu uzun mektup, Gazanfer Dede olay hakkndaki tek tarihsel belge niteliini tamasyla olduu kadar, Ebussuud Efendi'nin bu meselelerde ne kadar titiz davrandn gstermesi bakmndan da ayr bir nem arz etmektedir. eyhlislamn, Gazanfer Dede'nin Olan eyh smail-i Mak yolundan olduu yolundaki izlenimine ramen, delillerin yetersizlii karsnda onu lme mahkm etmekten kanarak gerekten dikkate deer bir sorumluluk rnei gsterdiini kabul etmek gerekir. Mnr-i Belgrd, Gazanfer Dede'nin ulemadan ve dier ileri gelen evrelerden birok mridleri bulunduunu, hatta Bosna'dan bile pek ok kimsenin ona mrid olmak iin geldiini, zamanla hretinin yaylarak parlad-n ve kendi zaviyesinde dervileriyle beraber geimlerini kendilerinin saladn kaydetmektedir160 Mellife gre Gazanfer Dede, burada dzenledii zikir ve sema meclislerinde ifrata kat iin takibata uramtr.161 2. eyh Aliyy-i Rm (drs-i Muhtef, . 1615) yahut Bayramiyye Melmlii'nin Yeraltna nii Hamza Bl'nin ahsnda bir kutbunu daha Osmanl merkezi yneti-mine trajik bir ekilde kurban veren, eyh Gazanfer Dede'yi ise eyhlislam Ebussuud Efendi'in titizlii sayesinde idamdan kurtaran Bayrmiyye Melmlii, eyh Hasan- Kabdz ile tamamiyle bir skt devresine girerek uzun yllar devlete kendisini unutturmaya alt,162 ama bu zatn kutbluk dneminde (. 1601-1602) Hamzv hareketi yine de varlm srdrd. Zikredilen tarihte eyh Hasan- Kabdz'un yerine kutbluk makamna geen eyh Aliyy-i Rm yahut drs-i Muhteri denilen ahsiyet ile Bayrmiyye Melmlii tam anlamyla yer altna indi. eyh Aliyy-i Rm'ye dair Semert'l-Fud ve Sergzet teki kaytlar, meseleyi aydnlatmak yerine, daha ok onun hasletlerini ve bir kutb olarak yceliini vmeye ynelik olduu iin fazla ie yarar deildir.163 Osmanl kaynaklar iinde ise Aty, her zaman olduu gibi, yazl ve szl eitli geni haber kaynaklar sayesinde olduka aydnlatc bilgi ihtiva eder. Ktip elebi'nin Fezleke'si,164 ve bir Melm kayna olan Ahvl-i Melmiyye-i uttriyye16^ ise, daha ziyade Aty'ye dayanr. Fakat, Llz-de'nin "Stde-i rical nokta-i b-keml ftb-i Sbhn sk-i cezbe-i Rahman Garka-i dery-y tecell-yi deyym" eklinde ok yksek unvanlarla and eyh Aliyy-i Rm,166 yahut drs-i Muhtefi'nin biyografisiyle ilgili tamamlayc baz bilgiler, Muhammed el-Muhibb'ni eserinde bulunuyor. Aslnda Abdurraf elMunv'yi zetleyen el-Muhibb'ye gre, eyh Aliyy-i Rm'nin asl ad brahim'dir ve Hamza Bl'nin, olu Ti-murhan'dan olma torunu olup aslen Bosnaldr ve orada domutur.167 Halbuki Aty ve ona dayananlar eyh Aliyy-i Rm'yi Trhala havalisinde bir eyhin olu olarak gsterirler.168 Aty'ye baklrsa, brahim daha kk yata, Kanuni Sultan Sleyman'n veziriazamlarndan Rstem Paa'nm terzisi olan amcas tarafndan Bosna'dan alnp

stanbul'a getirilmi ve yannda rak olarak yetitirilmitir. 1548 ylndaki Nahcvan seferi esnasnda, Melmlie meyilli olan amcas onu Kutluhan kyne gtrerek eyh Hsmeddn-i Ankarav'yi ziyaret ettirmitir. Bu ziyaret esnasnda eyh Hsmeddn brahim'e ilgi gstermi ve terzilik mesleinden dolay, dris Peygamber'den kinaye olarak ona dris lakabn vermi ve yannda alkoymutur.169 Demek oluyor ki, bundan byle asl ad unutularak dris diye anlacak olan brahim, bylece tpk dedesi eyh Hamza Bl gibi, Hsmeddn-i Ankarav'ye intisap etmek suretiyle Melmlie gemi oluyordu. Bu eyhin yannda ne kadar kald bilinmemekle beraber, Aty onun tekrar stanbul'a geldiini bildiriyor. Muhtemelen burada dokumaclk ticaretine balayan d-ris'in, bir yandan mesleini icra ederken dier yandan tasavvufta kendisini gelitirdii ve herhalde Hamza Bl'den sonra kutb olan eyh Hasan- Kabdz'a intisap ettii ve onun halifeliine ykseldii tahmin edilebilir. eyhinin vefatyla da kutbluk makamna getii anlalyor. Kendisinin kutblua gemeden nce ve sonra ticaret vesilesiyle bir yandan Balkan memleketlerine, dier yandan da Arap lkelerine defalarca seyahatlerde bulunduu, bir ara Msr'da kald biliniyor. Balkanlar'da, Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu, Arap lkelerinde ise, Kahire, Mekke ve Medine onun en ok gidip geldii yerler arasndayd ve bu ticari seferler sayesinde ok byk bir servet yapmt.170 Dier adyla eyh Aliyy-i Rm'nin dokuma taciri olmas, bu evrelerden pek ok mrid edinmesini kolaylatrd gibi,171 sarayda Bostanc Oca'ndan da bir hayli mridinin bulunduu anlalyor. Nitekim yukarda sz edilen St Beir Aa da bu ocaktayken onun mridi olan Bostanclar'dandr. Bir yandan eyhi Hsmeddn-i Ankarav'nin, dier yandan dedesi Hamza Bl'nin trajik lmlerini daha genken idrak eden eyh Aliyy-i Rm, onlarn bana gelenin kendi bana gelmemesi iin, o zamana kadar hibir Melm kutbunun dnmedii bir yola bavuruyordu. Meslei olan tacirlik, bu amala ona asl hviyetini gizleme konusunda mkemmel bir imkn salam grnyor. Aty'nin anlattna gre, stanbul'da Sultan Selim ars semtinde Mehmed Aa Camii'ne yakn bir evi olan eyh Aliyy-i Rm, mahallesinde ve stanbul'da -pek ok kereler ticaret vesilesiyle Mekke'ye de gittii iin- "tccardan Hac Ali Be" namyla tannyordu. Fakat uygun zamanlarda da eyh dris adyla stanbul'un muhtelif semtlerindeki cami ve tekkelerde vaazlar vermek suretiyle fikirlerini halka anlatyor, propaganda yapyordu. Bylece bir bakma, 11. yzylda Alamut Kalesi'ndeki smailler'in "stad- azam" ve ayn zamanda tacir olan mehur Hasan b. Sabbah'la ilgin bir benzerlii bulunan eyh Aliyy-i Rm'ye, onunkini ok andran bu gizlenme tarz,172 byk bir rahatlk salam gibidir. O kadar ki, stanbul'da ateli vaazlaryla halkn kafasn kartran ve sylentilere gre bir zndk ve mlhid olduu dnlen eyh dris'in, mahallesinde ok sayg gren Hac Ali Be olduu hibir zaman bilinememi grnyor. Hatta yalnz stanbul'da deil, ticaret iin gittii yerlerde de asl adn ve kimliini gizliyor, mesela Anadolu'da, stanbul'da Ali, Mekke'de Hasan, Medine'de Muhammed, Kahire'de brahim (el-Kazzz) diye tannyordu.173 te bu gizlenme yntemi yzndendir ki, Melmiyye geleneinde kendisine drs-i Muhtef (Gizlenmi drs) denilmektedir. yle anlalyor ki, drs-i Muhtef, bu ifte kimlikli ahsiyeti sayesinde uzunca bir sre dncelerini, tasavvufi grlerini, yorumlarn rahata propaganda etme imknn bulabilmiti. Fakat bir sre sonra halk arasnda onun szleri yznden ortaya kan kargaa, insanlar ikiye blm, bazlar onun ehl-i keramet byk bir vel, bazlar ise bir sapkn ve fask olduunu savunmaya balamtr. Nitekim stanbul'un byk ulemas ve eyh Sivas Efendi, Terceman eyhi mer Efendi gibi zamann nde gelen eyhleri, kendi evrelerinde drs-i Muhtef'nin zendeka ve il-hadndan bahsetmeye balamlardr. ikyetlerin Dvan- Hmyun'a kadar ulamas zerine,

kendisinin en ksa zamanda bulunup "hakkndan gelinmesi" yolunda ferman karlm ve her tarafta aranmaya balanm, ama bir trl ele geirilememitir.174 Btn bu arama tarama abalar srerken, drs-i Muhtef, Hac Ali Be kimliiyle herkesin sayg ve sevgi duyduu zengin bir dokuma taciri olarak mahallesinde ikamete devam etmektedir. Her gn grp konutuu mahallenin ileri gelenleri, eyh dris adnda bir zndk ve mlhidin, yapt vaazlarla halkn imann ve toplumun dzenini fesada verdiini, mutlaka yakalanp idam edilerek insanlarn bu sapknn elinden kurtarlmas gerektiini, onun gerekte drs-i Muhtef'nin ta kendisi olduunu bilmeden yzne syleyip duruyorlard.175 Ama o, bir insan iyice tanyp grmeden, bu tr hkmlerle onu gyabnda yarglamann doru olmadm anlatyordu. Sonunda drs-i Muhtef, daha nce idam edilen Melm kutblar gibi yakasn ele vermeden, devletin penesine dmeden, Hac Ali Be yahut Aliyy-i Rm olarak 1024/1615 yahut 1026/1617 ylnda vefat etti.176 lmnden sonra terekesi tespit edilmeye kalkldnda, muazzam bir servet sahibi olduunun grldn, bizzat kassam olarak terekenin tespitini yapan eyh Sinan Efendizde Mustafa Efendi isimli ahsn azndan dinlediini Aty bildiriyor.177 Kabri, olununkiyle birlikte bugn Kasmpaa'da Okmeydan'na yakn mezarlktadr. Glpnarl, drs-i Muhtef hakknda belirtilen kaynaklardaki bilgileri tahlil etmeden, yorumlamakszn aktardktan sonra, kendi bulduu eyhin bir athiyyesini ve bir gazelini kaydeder. Bunlar yakndan incelendii zaman, tpk Olan eyh brahim Efendi'nin eserlerinde de bol miktarda rastladmz birtakm Hurf motifleri ihtiva ettikleri grlr. Glpnarl da eserinde bu mahedede bulunmaktadr ki,178 Bektalik'te olduu gibi, Bayrmiyye Melmlii'nde de kuvvetli bir Huruflik etkisinin gstergelerinden yalnzca biridir. II. GLEN "ZINDIK VE MLHD"LER 1. Glenler'in Gazanfer Dede'si: eyh brahm-i Glen (. 1534) Bayrmiyye Melmlii'nin dnda, Osmanl dnemi sfi evreleri iinde en ok zendeka ve ilhad sulamasna maruz kalan tarikat zmrelerinden biri de Halvetlik olmutur. Bu tarikatn muhtelif kollarnn ierisinde baz eyhlerin bu sulamaya muhatap olduklarn aada birka rnekle greceiz. Ancak bu kollardan hibiri, bata eyh brahm-i Gle-n'nin kendisi olmak zere, Glenlik kadar zendeka ve ilhad sulamasna muhatap olmu ahsiyetleri bnyesinde toplamamtr. 16. yzyln tannm tezkirecilerinden k elebi Mefir'f-uar'smda "eyh brhmler'e isnad olunan ilhad tohumu"ndan sz ederek bunu dorular.179 Buna karlk Aty, eyh brahm-i Glen'nin biyografisine ayrd ksmda, "Tk- blend-i ey\'n- irfann em'-i reni ve hadyk- hakyk- gonca-i gleni, pr-i seccde-i ird- Glen" gibi ok saygl ve vc szler kullanr.180 Halvetliin ikinci piri saylan Seyyid Yahy-y irvn'nin Tebriz'de ikamet etmekte olan halifelerinden Aydnl (Ren) Dede mer'in yannda yetierek tarikat iinde halifelik makamna kadar ykselen brahm-i Glen'nin, ah smail'in Tebriz'i igaliyle birlikte, ran'da meydana gelen kargaalar zerine Msr'a gittii, Memlk sultan Kansuh el-Gr'nin izniyle Kahire'de yerletii biliniyor. Yavuz Sultan Selim 1517'de Kahi-re'yi zaptettiinde, eyhin zaviyesinin bulunduu araziyi ona balamt.181 eyh brahm-i Glen'nin hreti ksa zamanda etrafa yayld, hayli kalabalk bir mrid topluluunun sahibi oldu. Aty, ona gsterilen saygy ve ball anlatmak iin, hamama gittiinde gusl iin kulland sudan bir damla alabilmek iin insanlarn biribirini krdn, onun meclisinde bulunanlardan bazlarnn, kuvvetli bir cezbeye kaplarak kendilerini' Kahire surlarndan aa attklarn ve bu kadar byk

bir alakann ancak Molla Hdvendigr'a, yani Mevln Celleddn-i Rm'ye nasip olduunu ifade ediyor.182 Kanuni Sultan Sleyman zamannda mridlerinin saysnn giderek artmas, Osmanl mahalli yneticilerinde muhtemel bir ayaklanma korkusu dourmu, Hain Ahmed Paa'yi soruturmak iin Msr'a gelen Veziriazam brahim Paa, eyhin bir isyana teebbs edebilecei endiesiyle kendisini gz altna aldrmt. Aslnda brahim Paa'nn, o sralarda Kahire'de kadlk yapmakta olan, II. Bayezid dnemi ulemasndan tasavvuf dmanlyla mehur, ivizde'nin olu, smail-i Maki'nin idam srasnda eyhlislam olduunu yukarda sylediimiz Mehmed Efendi tarafndan eyh brahm-i Glen'ye kar kkrtld anlalyor. Bu zat muhtemelen, gerek kendi tasavvuf dmanl, gerekse eyhin kalabalk mridleri arasnda bulunan zendekaya eilimli kiiler yznden eyh brahm-i Glen'nin zndk ve mlhid olduu konusunda halk arasnda da epeyce tahriklerde bulunmu ve ona mrid olanlarn aynen onun gibi zndk ve mlhid olacaklar konusunda fetvalar vermiti. Hatta bu yzden eyh bir ara Kahire'de hapsedilmi, fakat rivayete gre oraya giden Mevl-n'nn torunlarndan Dvne Mehmed elebi'nin yardmyla kurtarlmt. Ama yine de, rivayete gre o sralarda yz yann stnde olup gzleri hastalk sebebiyle grmeyen bu ihtiyar eyh, sonunda stanbul'a arlmaktan kurtulamad.183 brahim Paa'nn verdii rapor sonucu muhtemel bir, ayaklanmadan endielenen Kanuni Sultan Sleyman'n davetiyle 1527'de bakente gitmek zorunda kalan eyh brahm-i Glen'nin, orada sultann ve aralarnda eyhlislam bn Kemal, Koca Nianc Celalzde Mustafa ve Muh-yiddn Fenr gibi yksek ulemann bulunduu bir topluluun huzurunda bir "sohbet"te (gerekte st kapal bir sorgulama) bulunduu biliniyor. Bu arada eyhin Ma'nev isimli manzum eseri eyhlislam bn Kemal tarafndan incelenmi ve eriata aykr olmad kararna varlmt. Rivayete gre, bu sohbetten herkes memnun kalmt. Sultann ve ulemann endieleri giderilmi, hatta eyh brahm-i Glen, bata Kanuni Sultan Sleyman olmak zere ad geen ulemann da sempatisini kazanm, bu arada bazlarn da mridlie kabul etmitir. Alt ay kadar stanbul camilerinde vaazlarda da bulunan eyh, halkn byk sempatisine mazhar olmu, gzleri tedavi edilerek hrmetle Msr'a geri gnderilmitir. Bu tarihten yedi yl kadar sonra da, bir veba salgn esnasnda rivayete gre yz on drt yanda vefat etmitir.184 Latifi, eyh brahm-i Glen ve Glenlik etrafnda zendeka ve ilhad phelerinin domasn, mridleri arasnda bulunan "vd-i ilhd ve ib-hat"a dm kimselere balyor. Ona gre eyh, mrid olmak iin kendisine mracaat edenleri reddetmekten ekindii iin, her trl inan ve merepten pek ok kimse ona intisap ediyor ve kendisini Glen olarak tantyordu. Bu yzden Glenler arasnda "env- taviften mlhid ve mbh" oalm, eriat ve tarikattan uzaklamtr.185 yle anlalyor ki, Ltf'nin szn ettii bu tr mlhid ve mbh mridler yznden eyh brahm-i Glen ve Glenlik etrafnda dolaan zendeka ve ilhad aibeleri ve zellikle ivizadeolu Mehmed Efen-di'nin verdii fetvalar, stanbul halk arasnda da bir hayli tartmalara yol am ve Glenler'i rahatsz etmitir. Biz, bu olayn yanklarn eyhlislam Ebussuud Efendi'nin fetvalarnda buluyoruz. Anlald kadaryla Glen dervileri eyhlislama ba vurarak bu dedikodular anlatmlar, zellikle ivizdeolu Mehmed Efendi'nin eyh brahm-i Glen ve mridlerinin zndk ve mlhid olduklarna dair verdii fetvalar naklettikten baka, bu zatn Muhyiddn bn'l-Arab, mer bn'l-Frz ve Mevln Celledn-i Rm'ye dil uzattn bildirmiler ve fetva talep etmilerdir. Bu talebi Ebussuud Efendi, "Ehl-i Snnet ve Cemat itikad zre olup er'-i erif muktezsuca amel idp selef-i slihn

tarkine slik olan kinen m-kn makbuldr. eyh brhmldr dimekle anlara dahi ve taarruz caiz deildir" eklinde bir fetva ile cevaplamtr.186 Dikkat edilirse Ebussuud Efendi bu fetvasnda dorudan doruya eyh brahm-i Gle-n'nin ve Glenler'in zndk ve mlhid olmadklarn ak bir ekilde belirtecek yerde, daha genel ve biraz da kaamakl bir cevap veriyor. Bu da onun eyhin tasavvuf merebinin tam anlamyla Ehl-i Snnet'e uygunluu konusunda yeterince mspet kanaat sahibi olmadn dndryor ki, bunda hakldr. Gerekten eyh brahm-i Glen tam anlamyla Osmanl merkezi ynetiminin resmi ideolojisi dorultusunda bir Ehl-i Snnet anlayna m sahipti? Bizce bu konuda en doru tehisin sahibi Glpnarl'dr. Merhum Glpnarl, Halvetliin tamamiyle Snni bir tarikat olduu halde Glenler'in ve tabiatyla eyhlerinin Mevlevlik ve zellikle Melmlie ok yakn olduklar grndedir ki, bu bize de doru grnyor. Zaten eyh brahm-i Glen'nin aada bahsedilecek eserlerinde bu takn melmet merebi aka kendini gsterir. Nitekim Melm kutbu Ahmed-i Srban'n bulunduu Hayrabolu'da tam on drt Glen tekkesinin olduunu Glpnarl belirtiyor.187 Bu, Glenler ile Melmiler arasnda inan benzerlii dolaysyla bir yaknln, hatta daha da tesinde bir yakn ilikinin bulunduunu dndryor. Bu yzdendir ki, eyh brahm-i Glen'nin Vahdet-i vcd meselesinde Melmiler ile ayn paralelde, yani ksmen panteizme meyilli dnceleri bulunduunu tahmin etmek mmkndr. Aksi halde neden Halvetliin dier kollarnn deil de, Glenliin zendeka ve ilhad aibelerine konu tekil etmesini anlamak g olurdu. Zaten eyh brahm-i Glen'nin Mevln'mn Mesnev'smn etkisiyle ona nazire olarak kaleme ald, bir anlamda onun yeni bir yorumu eklinde olan krk bin beyit tutarndaki Farsa Ma'nev's ile188 zellikle mer (Amr) bn'l-Frz'n el-Kasdet't-Tiyye'smc yazd nazirelerden olutuu bilinen Arapa Dvan' ve Mevln ile Yunus Emre'nin etkilerini sergileyen Farsa Dvan\n9 bu konuda Snni ulema tarafndan pek kolay hazmedilemeyecek nitelikteki athiyyatla doludur. ivizdeolu Mehmed Efendi'nin Ma'ncv'mn kfr ve ilhad ile dolu olduuna dair verdii fetvalar da, yine bu eserde mevcut athiyyattan dolaydr. Kendisinin Hurfler'in merkezi olan Tebriz'de uzun sre kald da dnlecek olursa, Vahdet-i Mevcd erevesinde panteizme yorulabileceini, yukarda sylediimiz telakkilerinin olumasnda belki Hurf tesirlerini hesaba katmak yanl olmayacaktr. Bylece onun bu konuda neden Melmler'le ayn paralelde olduu daha bir anlalr olmaktadr. Nitekim, onun mridlerinden, Vardar Yenicesi'nden (bugn Yunanistan snrlar iinde bulunan Giannitsa) air Usl'de de, ayn Melm-Hurf eday bulabiliyoruz. Her halkrda biz son tahlilde eyhin esas itibariyle pek de Ehl-i Snnet izgisinde bulunmad sonucuna varabiliriz. Bununla beraber Glenliin daha sonralar tamamiyle Ehl-i Snnet izgisine yaklat konusunda gzlemler vardr.190 eyh brahm-i Glen ile ilgili bu bahse son vermeden nce, onun ileri gelen mridlerinden ve 16. yzyln dikkate deer airlerinden olup, gerek adn bilemediimiz Usl, bugn elimizde mevcut Dvan\y\z. yukardaki teshirimizi dorulayacak iyi bir gstergedir.191 Hemen hemen btn uara tezkirelerinde bahsi geen Usl, Melm-Hurf merebi sebebiyle tezkireciler tarafndan pek iyi yd edilmez. Kendisinin iyi bir medrese tahsili grd, ancak yaratlndaki cokun mistik karakteri sebebiyle Msr'a giderek eyh brahm-i Glen'ye intisap ettii bilinmektedir. MeAir'f-uar yazan, "eyh brhmler'e isnat olunan ilhad tohmun ol ekmidir ve Nesmiyyat ve trrehtndan getrdii nihl-nihd- dalli evvel ol dikmidir. Nice onup bitmiyecekler gelp ol tohmu ekmee baladlar ve nice berhudar olmyacaklar ol nihale budaklar alamlardr. Hak Tel tohumlarn rde ve kklerini kuruda" diyerek Usl'nin Rume-li'ndeki Nesm-merep faaliyetlerinden

ac ac yaknr.192 Latf ise, "Ekseriya e'r tasavvufa mteallik kelimt ve Seyyid Nesm tarznda mevz ve ilhiyyatdr. Manda Cvidannme ebytna mabeheti ve Fazlullah kelimtna mutabakat vardr. Bu sebebden zemne dervi-merebleri ve mevl-mezhebleri sbku'z-zikre Fazlullh- Sn ve Srr- Seyyid Nesm dirler" eklindeki mhim ifadeleriyle Usl'nin merebini aklamtr.193 Gerekten Divn'mz onun bu merebini aka grmek mmkn olduu gibi, Kalendermerebliini dndrecek beyitlere, mesela mahbup-perest eilimine iaret eden msralara da sk sk rastlanmaktadr.194 zellikle k elebi'nin ifadeleri, Usl'nin Rumeli'de bir misyoner gibi hareket ettiini dndryor. Nitekim Glenlik'teki bu cokun Vahdet-i Vcd anlay sebebiyle, 16., hatta 17. yzyln divan airleri arasnda da, Usl'den baka, ayn merepte olup Glenlie mensup Yusuf- Snek, Arifi, Sema, Hasan Hsm, Zaf, Zr ve daha birok kiinin mevcudiyetini biliyoruz.195 2. eyh Muhyiddn Mehmed b. Hzr el-Karamn (. 1543) Yukarda bahsi geen eyh brahm-i Glen'nin nde gelen halifelerinden olup, savunduu fikir ve grler itibariyle Olan eyh smail-i Mak'nin Halvetiyye tarikat iindeki bir benzeri sayalabileceimiz eyh Muhyiddn-i Karamn'nin kim olduu, nasl bir zihniyeti temsil ettii, 1972'de eyhlislam Ebussuud Efendi'nin fetvalar, 1982'de Muhy-i Glen'nin Mankib-i brhm-i Glen' yaymlamncaya kadar196 pek kimsenin dikkatini ekmemitir. Zaten sz edilen fetvalar hari tutulacak olursa, kaynaklarda da kendisine dair dikkat ekecek lde bilgi de bulunmaz. Bu zattan ksaca bahseden imdilik yalnzca iki Osmanl kayna olup, biri Matrak Nasuh'un Sleymanname's, dieri de Aty'nin Zeyl-i akyk'du. Bu tr olaylar dikkatle kaydeden Aty, eyh Muhyiddn-i Karamn'ye eserinde ancak birka satrlk yer vermitir.197 Sleymanna-me'dtki eyh Muhyiddn-i Karamn'ye dair kaytlar, ilk defa H. Gazi Yurdaydn tarafndan deerlendirilmitir.198 Bugn ise, bu zata isnat olunan fikirleri ihtiva eden bir de ariv belgesine sahibiz. Bu belge, eyh Muhyiddn-i Karamn'nin mahkeme sicil zabt olup, Olan eyh smail-i Mak'ninkinden sonra trnn bugne kadar ele geen ikinci ve en uzun rneidir.199 Bylece, Sleymanname ve Zeyl-i akytk'tzki ksa pasajlar hari tutarsak, eyh Muhyiddn-i Karamn'den bahseden birinci elden temel kaynaa sahibiz demektir: 1) eyhi sorgulayan ve lme yollayan eyhlislam Ebussuud Efendi'nin fetvas; 2) eyhi ok iyi tanyan Muhy-i Glen'nin menakbnamesi; 3) eyhi yarglayan mahkemede ahitlik yapanlarn ifadelerini ihtiva eden ve "Sicill-i eyh Karaman ez-Zindk" baln tayan, iki defter sayfasndan oluan mahkeme sicili. Bu kaynaklar bize onun fikirlerini nispeten daha iyi tanma imknm salamak bakmndan nemli bir avantaj olarak grlmelidir. Buna ramen eyh Muhyiddn-i Karamn'nin biyografisi hakknda hemen hi bilgimiz yoktur. Halveti kaynaklarnda bile ailesi ve yetitii ortam, tahsil sreci hakknda herhangi bir bilgiye rastlanmamas ilgintir. Yalnzca eyh brahm-i Glen'nin halifesi olduktan sonraki hayat hakknda, Menkb- ibrhm-i Glen sayesinde nemli noktalar renmek mmkn olabiliyor. Buna gre eyh yalnz Halveti tarikat iinde deil, yksek mevkideki baz devlet adamlar arasnda da byk bir hret ve hatr sahibidir. Bazan meclisinde yapt sohbetlerde etrafmdakileri etki altna alyor, bu psikolojiyle coarak kendini ok ykseklerde grebiliyor, Muhy-i Glen'nin tabiriyle "kimesne gzne grnmez" oluyordu. Sk sk "Nin cmle meyih ve mftiler ve ulema bu meclise hazr olup istifade itmezler?" deyip byk bir kendini beenmilik rnei sergiliyordu. Bu esnada bazen etrafndakileri tahkir ve onlarla istihza ettii de ok olmutu.200

Muhy-i Glen'ye baklrsa, eyh brahm-i Glen'nin mridlerin-den oban Mustafa Paa, sk sk verdii ziyafetlerden birinde Muhyiddn-i Karamn'yi tanm ve byk bir ilgi duymutur. Bunun sonucunda eyhinden, onu Gebze'de yaptrd klliyesindeki hanikaha eyh olarak yollamasn rica etmi, fakat beriki bunun henz erken olduunu, nk imdi bu greve gelirse, ok gemeden "Mansr-vr isndt ile" ithamlara maruz kalp telef olacan sylemi ve paann isteini o gn iin yerine getirmemiti.201 Maamafih ok gemeden -muhtemelen oban Mustafa Paa'nm sraryla- Muhyiddn-i Karamn'nin sz konusu hanikaha eyh olduu anlalyor. Bunun tarihini maalesef bilemiyoruz. te onun trajedisi de burada balyor. O burada mridlerine kendinden nceki birtakm sflerin hayatna mal olan Vahdet-i Vcd konusundaki dncelerini retmeye balamtr. Bu dnceler, aada grlecei zere, eyh Bedreddn'inkinden farksz olup tam anlamyla panteist bir anlaya, yani Vahdet-i Mevcd grne dayanyordu. Nitekim ok gemeden, muhtemelen evreden gelen tepkiler sebebiyle stanbul'a tanmak zorunda kaldn, burada da fazla kalamayarak Edirne'ye naklettiini biliyoruz.202 Bu sk mekn deiimlerinin normal olmadn, herhalde ulema evrelerinden gelen ikyetler zerine Osmanl merkezi ynetiminin takibinden kurtulmak iin yer deitirdiini Muhy-i Glen'nin ifadeleri takviye ediyor. Zaten Edirne'de de mellife gre "baz kimesneler garaz idp" ikyetlerde bulunmulardr. Bunun zerine eyh Muhyiddn-i Karamam Edirne Bayezit Camii'nde ulemadan bir heyetin nnde sorgulamaya tabi tutulmu, fakat bundan baaryla syrlm, ulemann sorduu yetleri uygun ekilde tefsir ederek onlar teskin edebilmitir.203 Yaad bunca deneye ramen, ona byk bir saygyla bal bulunan Muhy-i Glen'nin dahi vurgulamak gereini duyduu gururu, fikirlerini aka ifadeden saknmayan eyh Muhyiddn-i Karamn'yi giderek daha pervasz yapm olmaldr. Nitekim 1550 ylna kadar "emr-i er-at"tan ban kurtarmaya muvaffak olan eyh, bu ftursuzluu ile bu defa Ebussuud Efendi'nin hmndan kurtulamayacaktr. yle grnyor ki, Gebze'de oban Mustafa Paa klliyesindeki medresede mderrislii zamanndan beri eyhin btn hareket ve szlerini izleyen zamannn bu gcnn doruundaki Osmanl eyhlislam, eyh brahm-i Glen'nin kerametini ispat edercesine, eyh Muhyiddn-i Karamn'yi stanbul'a getirterek bir kere daha mahkeme huzuruna kard. Yaplan sorgulamay mteakip, Aty'ye gre "Vahdet-i Vcd meselesinde hata eyledii", Matrak Nash'a gre, "eytani birtakm vesveselere kaplp kuruntulara derek dinden kp Mslmanlar da dinden kard" iin, ksaca zen-deka ve ilhadna hkmedilerek, Ebussuud Efendi'nin verdii fetva uyarnca "emr-i erat"la katlolundu.204 H. G. Yurdaydn'n Matrak Nasuh'tan naklen belirttiine gre, cesedi bir atn peine balanarak srklendi.205 dam tarihi gerek Aty'de, gerekse Muhy-i Glen'de 957 / 1550 olarak zikredilmekle beraber, zamann airlerinden Kand'nin,206 Kand didi tarih "Karamn'ye la'net eklindeki, ebced hesabyla dt, mahkeme sicil kaydnda mevcut tarih, 950/1543-1544'e karlk gelmekte ve bu, msran hemen altnda da rakamla 950 olarak kaydedilmi bulunmaktadr.207 eyh Muhyiddn-i Karamn'nin idamn mteakip kaydedildii phesiz olan bu tarih, bize gre doruyu yanstmaktadr; bylece eyhin idamn yedi yl geriye gtrmek ve Aty ile Muhy-i Glen'yi tashih etme lzumu ortaya kmaktadr. Daha nce de belirtildii gibi, eyh Muhyiddn-i Karamn'nin muhakemesinin zabt metni bugn elimizde bulunmaktadr. Bu mhim belge sayesinde biz onun lmnden drt buuk yzyla yakn bir zaman sonra, asl adnn eyh Muhammed

b. Hzr olduunu ve idamna gereke gsterilen fikirlerini renebilme imknna ulayoruz.208 Sicil metninde, tpk Olan eyh smail-i Mak'ninkinde olduu zere, yalnzca, durumada ahit olarak dinlenen kiilerin ifadeleri zet olarak yer almaktadr. Bylece eyh Muhyiddn-i Karamn'nin fikirlerini kendi azndan kt gibi deil, ancak ahitlerin iradelerine yansd kadaryla ve zetlenmi biimiyle renebiliyoruz. Bu itibarla ahitlerin eyhten naklen syledikleri szlere gemeden nce, u haliyle sicil metninin -tpk smail-i Ma-k'ninkindeki gibi- tarafsz bir belge niteliini tamadn ncelikle belirtmekte yarar vardr. Bizim yapabileceimiz, ancak bu haliyle belgenin bir analizi ve yorumundan ibaret olacaktr. Sicil metninde -birisi defa olmak zere- ahit olarak dinlenen tam on kiinin ismi gemektedir. Bu ahitler, devaml onun meclislerinde bulunmu olmalar gereken kiiler olmaldr; bu yzden belki tamamnn, belki yalnzca bir ksmnn eyhin bizzat mridlerinden olutuuna kesin nazaryla baklabilir. Bu konuda Menkb- brhm-i Gfyenfde bulunan baz kaytlar, ahitlerin ifadelerine phe drc nitelikte olup olduka dikkat ekicidirler. Buna gre, ilerinde de imamn yer ald bu ahitler aslnda, eyhin vaktiyle u veya bu sebeple azarna veya sert, kt muamelesine, aalamalarna maruz kalan, ayaktakmmdan karaktersiz kimselerdir ve srf intikam duygusuyla yalanc ahitlik yapmlardr.209 Men-kb\n ahitlere dair verdii bu bilginin doruluk derecesini belirlemek imknsz olmakla beraber, eyh Muhyiddn-i Karamn'nin marur ve etrafn kmseyici tavrlar gz nne getirildiinde, belki ksmen doruluk paynn bulunabilecei, dolaysyla eyhten intikam alma duygusunun evkiyle ilerinde yalanc ahitlik edebilecekler bulunduu varsaylabilir. te Muhy-i Glen'nin yalanclkla sulad, bylece gvenilirliklerine phe drd sz konusu bu ahitler srasyla unlardr: 1) Mustafa b. Mehmed 2) Seyyid Ahmed b. Seyyid Bahyi 3) Abd b. Mehmed 4) Abdlkerm b. eyh Aleddn 5) Abd elebi b. Abdlltf 6) Abd b. Ubeydullah 7) Vef (yahut Fen) Dede b. Abdullah 8) Yahya (b. >) 9) Ahmed elebi b. Seyd 10) Hamdullah b. Hayreddn Nasl birer ahsiyet olduklarn, eer mridlerden deilseler, eyhle aralarndaki ilikinin mahiyetini hibir zaman bilemiyeceimiz bu ahitlerin ifadelerine gre eyh Muhyiddn-i Karamn'nin fikirleri u gruplar altnda toplanabilir: a) Vahdet-i Mevcd meselesi: eyhin dncelerinin -dierlerine de altyap oluturmas itibariyle- temelini oluturan bu telakki, hemen btn ahitlerin ifadelerinde ilk sray almaktadr. Bunlarn gerek olduu varsa-yld takdirde, ilk dikkati eken eyin, Muhyiddn-i Karamn'nin, eyh Bedreddn tarznda bir Vahdet-i Mevcd'u olduu ve Olan eyh sna-il-i Mak gibi, dolayl olarak Allah' tabiatla zde tuttuudur. Nitekim ona gre Allah, lemin bizzat kendisidir. eyh, ahitlerden Vef (Fen ?) Dede'nin naklettiine gre, "lem-i mahssu (grnrde olan, hissedilen kinat) ulhiyyete isnad idp eyadan tekessrt nefyedp vahdet-i hakkye isbt itmesine temsil idp Zeyd'in ba Zeyd deil ve eli ve aya Zeyd deil belki mecmuu Zeyd'dir ve bir ktip kitabet itdi zemanda elif yazar elif olur b yazar b olur. Cmlesinin asl mrekkebdir. Ve dah ulhiyyeti Nasr e hasr eyledikleri in kfir oldlar. Biz ulhiyyeti ce-m-i eyaya isnd itdmz in kfir olmazz" demektedir.210

b) Hasr (ldkten sonra tekrar dirilme) meselesi: Yine ahitlerin ifadelerine gre eyh, slam inancnn temellerinden olan ldkten sonra dirilmeye inanmay reddetmekte, "Har yokdur. teden gelp kim size haber verdi?" demektedir.211 c) Helal ve Haram meselesi: Sicildeki bir baka ifadeye baklrsa, eyh Muhyiddn-i Karamn slam'daki helal ve haram kavramlarna kar kmakta, bunlarn itibari eyler olduunu sylemektedir. Ona gre "Hakk'n vcdundan gayri nesne yokdur. Hatta umr- er'iyye divar-dr, umr- i'tibariyyedir. Haram dedin haram olur, helal dedin helal"; "Dnyada haram yokdur"; "Zina ve livata helaldir."212 Yani insan bir i yapaca zaman helal mi, haram m diye dnmemelidir, yapmaldr. Bir ii isteyerek yapyorsa ve onun helal olduunu dnyorsa, o helaldir. Haram diye kabul ediyorsa haramdr. d) Peygamberlere iman meselesi: eyhin peygamberlik meselesine de -en azndan ahitlere gre- klasik erevede bakmad grlyor. ddiaya gre o, btn peygamberlere verilen vasflarn tamamnn kendisinde "bi'1-fi'l" mevcut olduunu ileri srmekte, "Benden efdal;drt kimesne geldi. Birisi Reslullah ve birisi Ali ve birisi eyh Attr ve birisi Shib-i Fss- Hikem'dir. Bu drdn gayrisinden ben efdalim" demek suretiyle kendisinin, Hz. Muhammed, Hz. Ali, Ferdddn-i Attr ve Muhyiddnbn'l Arab hari, peygamberlerden bile stn olduuna inanmakta, Hzr Peygamber'i bir kpekten aa grmektedir.213 Btn bunlara karlk i kendi eyhi brahm-i Glen'ye gelince, "Hazret-i Muhammed eyh brahim'e kird olamaz" diyerek,214 onu Hz. Muhammed'den bile daha st dereceye yerletirmektedir. e) Ryetullah (hirette mminlerin Allah' grmesi) meselesi: ahitler, eyh Muhyiddn-i Karamn'nin bu konuda da slam inancnn tersi dorultuda konutuunu, "R'yetullah ne dnyada, ve ne ahiretde mmkin deldr. Mmkindir diyen kezzbdr" dediini naklediyorlar.215 te, eyhin de hazr bulunduu mahkemede ahitlerin azndan ona isnat edilen fikirler ve iddialar byle zetlenebilir. Bunlar topyekn dikkate alndnda, Olan eyh smail-i Mak'nin sicilinde yer alan iddialara genelde ok benzemektedir.216 Asl nemli olan, bilhassa panteist bir Vahdet-i Vcd yorumu ile sunulan Allah inanc ve Har ile ilgili olanlarnn, bize hemen eyh Bedreddn'in Vridat'mdzki grleri hatrlatmakta oluudur.217 Daha nce de iaret olunduu zere, kanaatimizce burada asl mesele, eyh Muhyiddn-i Karamn'ye atfen ahitlerin azndan aktarlan bu iddialarn gerekten onun dncelerini yanstp yanstmadn bilebilmektir. Bunu belki de hibir zaman kesin olarak bilemeyeceiz. Kesin bildiimiz bir ey varsa, o da eyhin bu fikirlerin halk arasnda yol at kargaa yznden hayatm kaybettiidir. Bununla beraber, uras bize bir gerek gibi grnyor ki, vaktiyle bn'r-Rvendi, Ebbekir Zekeri yy a er-Rz gibi dnrlerin tarttklar, eyh Bedred-dn'de panteist mistik bir yorumla geni yanklarn grdmz ulhiyyet ve ahiretle ilgili inanlarn, bundan nceki ve bu blmde baka rneklerini grdmz zere, baz Osmanl ulemas ve sfileri arasnda gizli veya ak, olduka kuvvetli bir materyalist eilim eklinde srp geldiidir. Bu yaklam benimsemi olmakla beraber, bunu aa vuranlarn ' bana gelenleri grerek kendilerini gizleyen daha bakalarnn bulunduunu tahmin etmek hi de imknsz ve gerek d deildir. te eyh Muhyiddn-i Karaman bu zincirin bir halkasdr ve kanaatimizce, sicil metninde dile getirilen iddialar, bu biimleriyle vaki olmu olmasa bile, herhalde temelde onun dncelerini yanstyor olmaldr. stelik sicil metninde yine Vef Dede kanalyla aktarlan ok ilgin bir ifade, eyhin bu ulhiyyet meselesini Sokollu Mehmed Paa'nn huzurunda da tarttn ve onu kzdrdn gsteriyor.218

imdi bu konuyla ilgili olarak nemli grdmz ve burada tartlmas gerektiine inandmz ikinci bir meseleye geliyoruz. Bir yanyla eyhin idamna fetva veren eyhlislam Ebussud Efendi'nin bu olay ve olayn kahraman olan kii karsndaki tutumuyla, dier yanyla da idamn hukuki gerekesi ve takip edilen prosedrle de ilgili olan bu mesele, Muhy-i Glen'nin ifadeleri ve Ebussud Efendi'nin olayla ilgili fetva metinlerinden kyor. Muhy-i Glen'ye gre, eyh Muhyiddn-i Kara-mn aslnda iddia edildii gibi bir zndk ve mlhid deildir, ama, iin asl, Ebussud Efendi'nin eyhe kar (her ikisi de daha mesleklerinin banda olduklar bir ada, Gebze'de oban Mustafa Paa Klliyesi'nde birinin hanikahta eyh, tekinin medresede mderris olduklar zamana kadar uzanmakta olan) kskanlyla ilgilidir. Mellif aka, Ebussud Efendi'nin, kendi derslerini brakarak eyh Muhyiddn-i Karamn'nin sohbetlerine devam eden renciler yznden ona kar iddetli bir kskanlk duygusuna kaplm olduunu ve yllar sonra iindeki kinin evkiyle bunun acsn, eyhi idama yollayarak karttn ima etmektedir.219 te yandan Ebussud Efendi'nin fetvalarn ihtiva eden mecmua koleksiyonlarnda mevcut, eyhin idamyla ilgili bir dizi fetva metni, idamdan sonra halk arasnda eyhin zndk ve mlhid olduuna inanlmamas, aksine eyhlislamn kinine kurban gittiinin dnlmesi sebebiyle, tartmalarn srp gittiini gsteriyor.220 Ayrca, yine ayn fetva metinlerinden anlaldna gre, halk arasnda, eyh mahkemede ulema heyetinin huzurunda birok defa fikirlerinden vazgetiini beyan etmi olmasna ramen, eyhlislamn zndkn suunu itiraf etmesi ve tevbe ederek imann yenilemesi halinde serbest braklmasn emreden Hanefi hukukuna gre deil, Mlik hukukuna gre hareket etmi olmasnn yanllnn tartld da ortaya kmaktadr. Hatrlanaca zere, Mlik hukukunda zndk her ne kadar tevbe edip iman tazelese de, lm korkusunun etkisiyle gerek inancn saklayaca dnld iin bu tevbesine itibar olunmaz ve idam edilir.221 Oysa Ebussud Efendi, bir Hanefi mfts olmasna ramen, eyh Muhyiddn-i Karamn konusunda mezhebinin dna kmay ve dier mezheplerin ikinci nc sradan ulemasnn fetvalaryla hareket etmeyi tercih etmitir. Nitekim bizzat kendisinin, yukarda sz edilen fetvalarnda bu meseleyi btn teferruat ile tartmakta ve kendini savunarak neden eyhin idam konusunda Hanefi hukukuna riayet etmediinin gerekelerini uzun uzun aklamaya almakta olduu grlyor.222 Anlalyor ki Ebussud Efendi, stanbul halk arasndaki bu tartmalara ve dedikodulara kar kendini savunma gereini duymutur. Hatta daha da ileri giderek, eyh Muhyiddn-i Karamn'nin ulemann taassubuna kurban gittiini, dolaysyla zulmen katlolunduunu iddia edenlerin de aynen onun gibi zndk ve mlhid saylacaklarna ve bu sebeple katillerinin icap edeceine dair fetva vererek bir eit tehdit yoluyla dedikodularn nn almak istemi grnmektedir.223 te, eyhlislamn bu tavrlar, ilk bakta bizi Muhy-i Glen'nin ifadesinin doruluunu kabule zorluyor gibidir. Ebussuud Efendi'nin, eyhin tevbe ve iman tazelemesine ramen bunu geersiz addedip idamna fetva vermekte srar etmesi bu pheyi uyandryor. Burada, eyhlislam eyh Muhyiddn-i Karaman hadisesinde Hanef hukukunun dna kmaya zorlayan ne gibi bir sebebin bulunduunu dnmek gerekiyor. Ayrca eyhin, kendisine isnat edilen dnceleri kabul ve itiraf ettii yalnzca Ebussuud Efendi'nin fetvasnda geiyor. Oysa gerekte eyh Muhyiddn-i Karamn'nin, isnat edilen dnceleri kabul edip etmedii, eer kabul ediyorsa hangi ereve ve mantk iinde bunlar sahiplendii konusunda hibir bilgimiz yoktur. Acaba eyhlislam Mlik fkh uyarnca idam fetvas vermeye iten sebep gerekten Muhy-i Glen'nin ima ettii kskanlk ve kin midir, yoksa baka etkenlerin varl m sz konusudur? Veya her ikisi birden dnlebilir mi? te iin

burasnda, Ebussuud Efendi'nin ahsiyet ve karakteri, meslek hayat boyunca taknd tavr ve davranlarn incelenmesi zorunlu hale geliyor.224 Hatrlanaca zere, daha nce ele alnan baz olaylarda bu eyhlislamn nasl bir tutum iinde olduu, son derece drst ve tutarl, mesleki sorumluluk sahibi bulunduu grlmt. Delillerin ve ahit ifadelerinin yetersiz kald durumlarda, onun azami hakkaniyet ve adalet erevesinde ve sann lehine hareket ettii bilinmektedir. Bu itibarla biz, onun eyh Muhyiddn-i Karaman meselesinde, -eer doru ise- eski bir kskanln etkisi altnda kalarak susuz bir insan bile bile lme yollayacak kadar tutarsz ve sorumsuz bir ahsiyet sahibi bulunduunun zor kabul edilebilecei kanaatindeyiz. Onun ulemadan biri olarak sflik aleyhtar kesin bir tavr iinde olduunu, bu yzden onlar hakknda idam fetvalar vermekte zorlanmadn sylemek de yanl olur. Zira unutulmamaldr ki, babas Melm-merep bir sfiydi, kendisi de hayat boyunca Beiktal Yahya Efendi, Sinan- mm ve Merkez Efendi gibi zamannn ileri gelen safilerine kar saygl bir tutum iinde olmutu. Gelibolulu Mustafa Al'nin, Ebussuud Efendi'nin tasavvufa slk etmemesini nemli bir eksiklik grmesine karlk, Peev brahim Efendi bunun doru olmadn belirtir. Sonuta Ebussuud Efendi'nin, bir btn olarak tasavvufa kar olmaktan ziyade, eriata uygun olmayan tasavvuf] dnce ve hayat tarznn aleyhinde olduunu, bunu zendeka ve ilhad olarak deerlendirdiini syleyebiliriz.225 Onun, Olan eyh smail-i Mak ve Gazanfer Dede'ye kar gsterdii msamahay gerek Hamza Bl, gerekse eyh Muhyiddn-i Karaman karsnda gstermemesi ve bu sonuncular hakknda idam fetvas vermekte tereddt etmemesi, kanaatimizce bunlarn gerekten zndk ve mlhid olduklarna ve slah kabul etmeyeceklerine kendince kesin kanaat getirmi olmasyla aklanabilir. ok muhtemeldir ki Ebussuud Efendi, eyh Muhyiddn-i Karamn'nin gerekten fikirlerini brakp tevbe ettiine inanmamt. Eer buna kani olsayd, byk bir ihtimalle Hanefi hukukunun gerektirdii zere onu idama yollamamas icap ederdi. Aslnda, slam tarihinde Hanef hukukunun geerli olduu lkelerde cereyan eden zendeka ve ilhad olaylarnda, zaman zaman dier mezheplerin uygulamalarna yer verildii grlmektedir. Bunur bir rneini bundan nceki blmde Molla Ltfi olaynda grmtk. Zaman zaman byle bir tercihe sapn gerekesi olarak da, genellikle tevbesi kabul edilip salverilen ahslarn, bir mddet sonra tekrar eski durumlarna dndkleri, bylece tevbelerinin samimi olmadnn anlalm bulunmas gsterilmektedir. te bu durumda, Ebussuud Efendi'nin de eyh Muhyiddn-i Karaman meselesinde, Muhy-i Glen'nin ileri srd gibi, yalnzca ona kar olan eski duygularnn etkisiyle hareket etmekten ok, Hanefi hukukunun tand hogrden yararlanmak iin asl inanlarn gizlediine, dolaysyla eyhin itiraflarnda samimiyet bulunmadna inanarak Mlik hukukuna gre idam fetvas verdiini dnmek daha mantkl gibi grnyor.226 Bugn eer eyh Muhyiddn-i Karamn'den kalma yazl metinler olsayd, herhalde bu konuda daha kesin bir kanaate ulamamz mmkn olacakt. GENEL DEERLENDRME VE SONU "Buraya kadar ele alp tartmaya altmz btn olaylar son tahlilde ne anlama gelmektedir? Gerekten Osmanl mparatorluu'nda, resmi ideolojinin ifadesiyle zendeka ve ilhad hareketleri, bu ideolojiye ve buna dayal dzene bilinli bir siyasal kar k m temsil ediyor? Byk ounluu itibariyle imparatorluun siyasal ve toplumsal buhran dnemlerinde grlen bu hareketlerin, bu buhranlarla ok yakndan balantl olduu muhakkak ise, bu hareketlerin dini bir sylem kullanmalarnn sebebi nedir? Bu durumda dini bir ama ve nitelik tadklar ileri srlebilir mi? Bu

hareketlerin resmi ideolojiye kar gerekten sistemli ve homojen bir "kar dnce"yi temsil ettii iddia olunabilir mi? Byle bir kar dnce hareketinden sz edilebiliyorsa, bu dncenin dayand temel dinamikler, kavramlar, tarihsel arka plan nelerdir? Bu "kar dnce"nin slam dncesi ierisindeki yeri nedir? Ve nihayet, bu hareketler Osmanl siyasal iktidar, baka bir deyile, merkezi ynetimi asndan ne ifade ediyor? Osmanl merkezi ynetiminin, bu hareketlerin inan ynnden ok, kendi egemenliine kar oluturduu tehditle ilgilendii aka grlmekle beraber, neden bu hareketleri mahkm ederken inan noktasndan yola kyor? Bu sorulara belki daha bakalar eklenebilir ve bu liste uzayp gidebilir. Ama bu sorular ne kadar oaltlrsa oaltlsn, yle grnyor ki, 15. yzyldan 17. yzyl sonlarna kadar uzanan bir zaman dilimini kaplayan ve temelde Osmanl toplumsal yapsnn ilmiye ve sfye gibi iki byk, etkili evresinde meydana gelen bu hareketlerin, ciddi bir muhalefet olgusunun karsnda bulunduumuzu gsterdiklerine muhakkak nazaryla bakabiliriz. lmiye snf iindeki rekabete dayal mthi bir ekimenin rn olduunu gstermeye altmz Mola Ltf olay hari tutulursa, bu muhalefet olgusunun, Osmanl Devleti'nin belki tarihinin en ciddi siyasal otorite boluu ve toplumsal kriz yaad dnemlerinden birinde ortaya kan eyh Bedreddn hareketiyle balayp, zellikle 16. yzylda Kanuni dneminin hemen tamam dahil bu yzyl btnyle kapsayan bir seyir takip ederek doruk noktasna ktn syleyebiliriz. Burada ilk dikkatimizi eken, ilmiye ve sfye kesiminde belirginleen bu muhalif dncenin, her ne kadar resmi ideolojiye kar ortaya ksa da, bizatihi bir siyasal dnce niteliini tamyor olmasdr. Dolaysyla bu muhalif dnce, tabii olarak siyasal deil, dini bir sylem kullanmakta, her iki kesimde de son tahlilde "panteist bir teoloji" olarak gndeme gelmektedir. Bu panteist teoloji, ulema kesiminde rasyonel bir felsefi dnce olarak sergilenmekte, oysa sfye evrelerinde hemen tamamiyle mistik bir mahiyet arz etmektedir. Dikkatle bakldnda, bu panteist teolojinin, sergileni ve alglan tarz itibariyle farkl hviyetlerle grntlenmi olmasna ramen, her iki kesimi birletiren ortak bir taban yaratt gzden kamyor. Buna ramen bu muhalif dnce, ister ulema ister sfye iinde olsun, sonuta siyasal iktidara kar bir vaziyet al demek olduundan, yine de siyasal bir ilev grm olmakta, baka bir deyile, Osmanl siyasal iktidarna kar bir evrenin olumasna yol amaktadr. Bir baka nemli husus, ulema kesiminde kiisel vakalar 'gibi grnen zndklk ve mlhidlik olaylarnn, aslnda birka yzyl sren bir silsile oluturmasdr. Bunlar, sfye evrelerindeki hareketler -mesela Melm hareketi- gibi geni bir toplumsal tabana dayanmyor, dolaysyla fazla yaylma imkn bulmuyordu. Sebebi ise kanaatimizce, belki temelde ilmiye mensuplarnn sfye mensuplar gibi tarikatlar eklinde rgtlenmemi olmas, dier yandan da kullanlan dil ve slubun ister istemez popler nitelikten uzak bulunmasdr. Bununla beraber ulema iindeki bu hareketlerden bazlarnn kiisel planda kalmad, Molla Kbz hadisesinde olduu gibi, az da olsa taraftar toplayabildii grlmtr. Oysa sfiye evrelerindeki zendeka ve ilhad hareketlerinin, karizmatik nderler ve tarikat balar araclyla mridlere ulaabildikleri iin olduka geni bir sosyal taban kucaklad grlmektedir. Nitekim Melm ve Glen evrelerindeki zendeka ve ilhad hareketlerinin, son tahlilde geni tabanl, mistik nitelikli bir muhalefet hareketine dntn grdk.

Dikkati eken ok nemli bir dier olgu ise, bugne kadar pek zerinde durulmamakla beraber, eyh Bedreddn dahil, gerek ulema, gerekse sf evrelerdeki bu hareketlerin geni lde Hurufliin -zellikle teolo-jik anlaynn etkisini- tamakta olduklardr. Bu ise Hurufliin 15. ve 16. yzyllarda Osmanl mparatorluu'nda tam anlamyla bir "gizli hareket" olarak, Alevi kesimi iinde ucu gnmze kadar uzanan nemli bir gce ve yaygnla sahip bulunduunu ortaya koyuyor. Kanaatimizce bu mesele apayr bir monografiye konu tekil edecek kadar nemlidir. Burada asl zerinde durulmas gereken bir dier nemli husus da, Osmanl dnemindeki bu zendeka ve ilhad hareketlerinin dnce boyutu, bu hareketleri motive eden fikirlerin mahiyetidir. Yukarda temas ettiimiz gibi, Osmanl toplumunda ilmiye ve sfye iindeki bu hareketlerin ortak zemini olan panteist teolojinin orijinal olup olmad, slam genel dnce tarihi iindeki yeri ve kymeti, bu aratrma erevesinde bize olduka nemli grnyor. Olaylara bu adan yaklaldnda, eyh Bed-reddn'in Vridat'mdaki -Trkiye'de zerinde o kadar speklasyon yaplan- fikirleri dahil, ulema ve sfi evrelerinde propaganda edilen sz konusu panteist teolojinin, Osmanl dnemine mahsus olmak zere, gerek teolojik, gerek mistik, gerekse siyasal alardan orijinal bir boyuta sahip bulunmadnn anlalmasdr. Bu olgu, nceki blmlerde eitli vesilelerle yeterince gsterilmeye allmtr. Zaten Giri ksmnda verilmeye gayret edilen bilgilerle karlatrldnda, Osmanl "zndk ve mlhidle-ri"nin felsefi, teolojik ve mistik boyutlaryla klasik slami dncenin daha nce iledii ve tartt konular ap yeni katklar oluturamadklarn gsteriyor. Fakat burada nemli olan, bu muhalif dncenin orijinal olup olmad deil, Osmanl resmi ideolojisine kar kn arac olarak yerine getirdii ilevdir. Sz edilen muhalif dnce, bir yandan da, 16. yzyl balarndaki Safev propagandas sebebiyle tam bir bask arac hali-330 ne dnen resmi ideolojinin yaratt bunalm ortamndan k iin bir kap yaratm grnmektedir. Yine de bu muhalif dncenin, eyh Bed-reddn'den ve dolaysyla Hurfi inanlardan geni lde etkiler tadna iaret etmek gerekiyor. Sz konusu hareketlerin Osmanl siyasal iktidar asndan ifade ettikleri anlama gelince, Osmanl siyasal iktidar bu hareketlerin inan ynnden ok, kendi egemenliine kar oluturduu tehditle ilgilenmekte, ama bu hareketleri mahkm ederken inan noktasndan yola kmaktadr. Bu, ulemadan olsun, sfilerden olsun btn "zndk ve mlhidler"in muhakeme srecinde gayet aklkla izlenebiliyor. te yandan, "zndk ve ml-hidler"in de kendi dncelerini bir inan sylemi halinde ve teolojik kalplarla ifade etmi olmalar u gerei ortaya karyor: Esasnda her iki tarafn da ayn ortak inan sylemini -ama ters ynde- kullanmalar, kanaatimizce Osmanl mparatorluu'nun resmi ideolojisinin "devlet-din zdeliine dayanyor olmasyla ok yakndan balantldr. Bu zdelik, Birinci Blm'de gsterilmeye alld zere, pek ok dinsel kavram kulland gibi, siyasal kavramlar da dinsel kalplar iinde sunmakta, kendini dinsel kavramlarla ifade etmektedir. Dolaysyla sonuta, "muhalif evre"yi temsil eden "zndk ve mlhidler"in de dncelerini dinsel bir sylemle ortaya koymalar, baka bir deyile resmi ideolojinin dinsel kavramlarna, ters ynde baka dinsel kavramlarla kar kmalar, her ne kadar orijinal birtakm kavramlar, orijinal bir sylem ortaya koy-masa da, yine de bir "kar dnce" oluturuyor. Bu adan bakld zaman, Osmanl dnemindeki zendeka ve ilhad hareketleriyle Emevi ve Abbasi dnemindekiler arasnda pek ok bakmdan, zellikle de taraflarca kullanlan mantk, sylem ve siyasal iktidarlarn kar tarafi mahkmiyet gerekeleri itibariyle ok yakn benzerlikler bulunduu ortaya

kmaktadr. Bu benzerliklerin en dikkat ekenlerinden biri, birbirinden zaman ve mekn olarak ok ayr olmalarna ramen, dnemlerinin siyasal iktidar mekanizmalarna kar bir konuma yerleirken, bu hareketlerin, daima inan boyutuyla kendilerini ifade etmi bulunmalardr. Bir dier benzerlik de takip edilen hukuki prosedrdeki benzerlik, hatta aynlktr. yle ki, ulemann "zndk ve mlhidler"i yarglamada ve verdikleri fetvalarda kullandklar referanslar, sz konusu dnem ulemasnn oluturduu hkm ve itihatlar iine alan fetva ve fikh referanslardr. Osmanl ulemas "zndk ve mlhidler" hakknda verdii hkmleri bu referanslarda yer alan gerekelere dayamaktadr. Sonu olarak ksaca unu syleyebileceimizi sanyoruz: Osmanl toplumundaki zendeka ve ilhad hareketleri, teolojik tartmalarn yaratt bir ayrln grntledii dinsel olaylar olmaktan ok, 15., zellikle de 16. yzyldaki siyasal ve toplumsal rahatszlklar temelinde Osmanl resmi ideolojisinin dourduu, ama kendini bu ideolojinin kulland kalplarla ifade etmek zorunda kalan bir bakma siyasal ve belki daha ok toplumsal bir reaksiyon olarak deerlendirilebilir. EKLER Bu ksmda, kendi dnemlerinin zihniyetlerini aka ortaya koyan nemli, tipik tarihsel belgeler yer almaktadr. Bunlar, biri Abbasiler, dieri Endls Emevileri dnemine ait, kaytlar gnmze kadar gelebilmi, zndklk ve mlhidlik konusunda tipik iki sicil kayd bata olmak zere, esas olarak 16. ve 17. yzyl Osmanl dnemini kapsayan toplam on yedi belgeden olumaktadr. Kronolojik olarak sralanm bu belgelerden, Arapa olanlarnn Trke evirileri, Osmanl Trkesiyle olanlarnn orijinal metinleri ve eviriyazlar, biri hari, ilk defa burada yaymlanmaktadr. EK: I AFN'N MUHAKEMES (840, Badat) "Bu mesele, slam tarihinin dinde sapknlk (zendeka) konusunda hatrasn muhafaza ettii en fazla yank uyandran davalardan biri olmutur. Afin 225/840'ta tutukland. Onu yarglamakla ykml yksek mahkeme, Mu'tezile kads Ahmed b. Eb D'd, vezir bn'z-Zeyyt ve emniyet mjdr shak b. brahim'den oluuyordu. Afin, atalarnn dini Zerdtlii, Araplar'n dini zerine muzaffer klmaya almak, snnet olmamak, bir puthaneyi mescid yapan imam kamlamak, Kelle ve Dimne'nin bir nshasn bulundurmak, ranl yandalarndan kraliyet unvanlar kabul etmek, boulmu hayvan eti yemeyi kesilmi hayvana tercih etmek ve nihayet Mazyr' isyana sevk etmekle itham olunuyordu. Sonunda zndklk suundan hkm giydi ve Samarra'daki zindanda 841 Haziran'nda alktan lme terk edildi". Henri Laoust, Les Schismes dans l'Islam, Paris, Payot, 1965, s. 97 (bn'1-Esr, el-Kmil fi't-Trh, nr. C. J. Tornberg, Leiden, Brill 1871, VI, 365-367)1 (365) MazyAr'n ktibi olup, Bbek zerine kazand zaferden sonra halife Mu'tasm yannda mevkii ykselen Afin, Mazyr'a bir yaknlk hissetmi ve ona dostluk gstermi, hatta onu Abdullah b. Tahir'le savamaya tevik eden bir de mektup yazmtr. Halife Mu'tasm Afin'in bu iini tahkikata tabi tutunca, Afin zehirli bir yemek hazrlattrarak Mu'tasm' ve komutanlarn davet etmitir. Temei yiyen komutanlarn hepsi lm, ancak Mu'tasm meselenin farkna vararak Afin'i yakalattrm ve ileri srlen sulamalar gndeme getirip onu mahkm ettirmek maksadyla huzurunda bir mahkeme dzenlemitir. Mahkeme meclisi, bata Muhammed b. Abdilmelik ez-Zeyyat (vezir), bn Eb D'd (kad) ve shak b. Ibrahim (Badat ehrinin gvenlik efi) olmak zere, dier ileri gelenlerin de katmy-la halife Mu'tasm'n huzurunda toplanr. Mu'tasm, hakknda sylenenlere karlk versin diye Afin'in huzuruna getirilmesini emretti ve veziri Muhammed b, Abdilmelik ez-Zeyyt', bn Eb D'd'u ve ileri

gelenlerden shak b. brhm ile dierlerini de huzuruna ard. bnu'z-Zeyyt halifenin adna tartmacyd. Daha sonra halife Afin'in, Mazyr'n, bir Zerdt rahibinin (mbed) ve Sod'lu snr komutanlarndan biri (nerzuban) olan bn Berke'in (Trke?) huzura getirilmelerini emretti. Hemen arkasndan bn Abdilmelik, zerlerinde paralanm elbiseler bulunan iki adam ieri artt ve onlara "Meseleniz nedir?" diye sorunca adamlar srtlarn atlar; srtlanmn etleri soyulmutu. Vezir Abdlmelik b. ez-Zeyyt Afin'e "Bunlar tanyor musun?" diye sordu. Afin "Evet, bu Usruana'daki mescidi yapan mezzin, bu da imamdr. Her birine biner denek vurmutum. Sebebi de udur: Ben (fetih srasnda) her topluluu kendi dinlerinde serbest brakmak zere bu Sod'lu komutan ile antlama yapm ve bunun artlarn kararlatrmtm. Byle olduu halde bu ikisi Usruana halknn o puthanede bulunan putlarn dar atp oray mescit yaparak ahdimizi bozdular. Kendilerini dmemin sebebi budur" diye cevaplad. Bunun zerine bn Zeyyat, "Peki, sendeki o altn yaldzla ve mcevherlerle ssl, (366) iinde Allah'a kfr bulunan kitap (Kelle ve Dimne) hakknda ne diyorsun?" diye sordu. Afin "Bu babamdan bana miras kalan bir kitaptr ve iinde hem ran edebiyatna ait paralar, hem de gerekten kfr vardr. Fakat ben bu edebi metinleri alp kfre ait olanlar terk ediyorum. O zaten bu ekilde sslyd, ben kendim sslet-medim. Zaten bu tr ziynetlere de muhta deilim. Ayrca bunun insan slam'dan karacan da sanmyorum" dedi. Bu sz zerine Zerdt rahibi (mbed) ileri kt ve dedi ki: "Bu adam (Afin) boularak ldrlm hayvann etini yiyor ve bunun kesilmi hayvann etinden daha lezzetli olduunu iddia ederek beni de buna zorluyordu. Hatta bir gn bana, bu kavmin (Araplar) ona irkin gelen her eyini yaptm; zeytinya yediini, deveye ve katra bindiini, ancak snnet olmadn syledi." Afin "Bana unun dorusunu haber verin! Bir mecs (zerdt) olduu halde bu adam (kesilmi hayvan eti yemekle) dinine sadk m oluyor? Oysa ben Halife Mtevekkil zamanndan beri Mslmanm" diye knca oradakiler hep birden "Tabii ki hayr!" diye cevapladlar. O tekrar "Pekl, o zaman onun ahitliini kabul etmenin anlam nedir?" diye sordu ve rahibe dnerek "Seni kendime yatan tutan ve srrma vkf eden ben deil miyim?" dedi. Rahip "Tabii ki!" deyince Afin, "O halde sen dinine sadk deilsin ve szne de sadk olmuyorsun, nk sana tevdi ettiim bir srr aklyorsun!" diye azarlad. Bundan sonra Merzuban ne kt ve (Afin'e) sordu: "lkenin halta sana nasl hitap ederek mektup yazar?"2 Afin cevap verdi: "Sylemem!" Merzuban: "Urusana diliyle yle yle yazmazlar m?" Afin "Evet!" dedi. Muhammed b. Abdilmelik ez-Zeyyt, "Peki bunlarn Arapadaki anlam 'Filan olu filan kulundan tanrlar tanrsna' demek olmuyor mu?" deyince, Afin "Evet!" dedi. Vezir "Mslmanlar hi bu unvanlar stlenirler mi? Firavunlua m soyunuyorsun?" diye sordu. Afin de "Bu onlarn Mslman olmadan evvel dedeme, babama ve bana hitap edi tarzlardr. Ayrca ben kendimi dorusu onlarn aasnda gre-mem, nk bu onlarn bana olan itaatlarn sarsar" cevabm verdi. Sonra Mazyr ne kt ve Afin'e sordular: "Bu adamla yaztn m?" Afin "Hayr" dedi. Bunun zerine Mazyr'a sordular: "Bu adam (Afin) sana mektup yazd m?". O "Evet!" dedi, "onun kardei benim kardeim Kuhyr'a mektup yazd ki 'Benden, senden ve Bbek'ten baka bu 'Beyaz Din'e (Mbeyyiza, Zer-dtlik) yardm eden kalmad. Ama Bbek aptallndan kendini ldrtt. Ben lm ondan uzaklatrmak iin gayret gsterdim, ama o yine aptallndan kabul etmedi ve tam iine dt. Eer ona kar koysaydm, o topluluktan benden ve benimle beraber olan svarilerden ve

Necdeliler'den baka sana uyan olmazd. Eer senden yana olsaydm bizimle savaacak ancak topluluk olurdu: Araplar, Maripliler (?) ve Trkler. (367) Araplar zaten kpek gibidirler, nne bir krnt atarsn, ondan sonra bana vurursun. Maripliler ise onun bam yerler. Trkler'e gelince, oklar bitinceye kadar onlar bir felkettir. (Oklar bittikten) sonra da atlaryla sel gibi akarlar." Afin: "Bu adam yalnzca kardeimin onun kardeine mektup yazdm iddia ediyor. Bu beni ilgilendirmez. Maamafih bu mektubu ben ona yazm olsaydm, onu benden yana ekerdim ve bana sadk klardm. Sonra ensesinden yakalayp tpta Abdullah b. Tahir'e yaptklar gibi halifenin nne getirirdim" dedi. Tam o srada kad bn Eb D'd szn keserek onu azarlad ve sordu: "Sen temiz misin (snnetli misin)?" Afin, "Hayr!" dedi. bn Eb D'd, "Peki seni bundan alkoyan nedir? Oysa slam'n btnl bununla deil midir, bu pislikten temizlenmekle?" diye tekrar sordu.3 Afin "slm'da takiyye kullanlmas yok mudur?" diye bir soru ile cevap verince bn Eb D'd, "Elbette!" dedi. Afin, "Cesedimden bu paray kesince lrm diye korktum" diye devam etti. bn Eb D'd tekrar sordu: "Pekl, sen mzrak ile yaralanyorsun, kl darbesi alyorsun, btn bunlarn harpte olmas seni engellemiyor, ama kk bir deri parasnn kesilmesinden ikyetleniyorsun, bu nasl oluyor?" Afin cevap verdi: "Ama bu syledikleriniz harpte mecburen oluyor, buna sabrediyorum, teki ise istee bal bir ey". Bunun zerine bn Eb D'd (oradakilere dnerek) "te, bu adamn ii sizin nnzde ortaya kt" dedi ve hemen Afin'in hapse konulmas emrini verdi. Halife Mu'tasm ise hapiste lnceye kadar ona ok az yiyecek ve iecek verilmesini buyurdu. Afin'in evinde yaplan aramada, zeri mcevherlerle ve ziynetlerle ssl, kulaklarnda altn iine oturtulmu iki kymetli ta bulunan, tahtadan yontulmu bir insan heykeli, brosunda da Mecs kitaplarndan bir kitap (Kelile ve Dimne) ile, iinde gerek inanlarndan bahseden baka kitaplar bulunduu kaydedilir. Alktan ldkten sonra da, insanlar grp ibret alsnlar diye Afin'in cesedi aslm, sonra evinde bulunduu sylenen tahta putlar da zerine atlarak yaklmtr. EK: II FATIM DS EBU'L-HAYR'IN MAHKEME SCLL (10. yzyl, Kurtuba) Ebu'l-Hayr, Endls Emevi halifesi el-Mustansr billah el-Hakem (961-976) zamannda Fatmi iilii propagandas yapmaktan yakalanp zendeka ve ilhad ile sulanarak Kurtuba'da halifenin huzurunda akdedilen bir mahkemede yarglanm ve aslarak idam edilmitir. Bu sicil kaydnda Ebu'l-Hayr'n kendisine yneltilen sulamalara verdii cevaplar yer almakta, tam krk drt ahidin Ebu'l-Hayr'dan iittikleri szler veya grdkleri hareket ve davranlara dair ifadeleri bulunmakta olup rakamlar bu ifadeleri gstermektedir. Ancak bunlarn bir ksm ayn konuda deiik ahitlerin benzer ifadelerini yanstt iin gereksiz tekrar nlemek maksadyla bu eviriye alnmamtr. fadelerin karsndaki rakamlarn sralamasnda grlecek olan boluklar bundan ileri gelmektedir. (bn Sehl'in el-A'lm bi-Nevzili'l-Ahkm isimli yazma eserinden naklen: Fe-rehat edDerv, "Mes'elet'z-Zndk Ebi'1-Hayr la'anehullah ve sfatu'-ehdti aleyh", Havliyyat'l-Cmiati't-Tnisiyye, I (1964), s. 61-78. Sicil metni 61-69. sayfalar arasnda bulunmaktadr)4 1- Onun (Ebu'l-Hayr) hakknda polis mdr (shibu ahkmi'-urta) Kasm b. Muhammed ile stecile ve Kbra blgeleri (kre) kads Muhanmed b. Abdil-lah etTecb ahitlik ederek Ebu'l-Hayr'n Peygamber'in arkadalar olan Eb-bekr'e, mer'e ve dierlerine hakaret ettiini iittiklerini; "Ali'nin peygamberlie Muhammed'den daha layk olduunu, ve imamlara (halifelere) kar huru etmenin

gerekli bulunduunu," "arabn helal olduunu" sylediini duyduklarn bildirdiler. Ayrca Muhammed b. Abdillah, bir gn onun arya geldiim ve kendisine "Sultan her mazlumun snd Allah'n glgesidir" dediinde Ebu'l-Hayr'm "Dnyada bir emelim vardr: Be bin svariyi Mednet'z-Zehr'ya5 sokup orada bulunan herkesi ldrp Eb Temm adna hilafet propagandas yapmak" eklinde karlk verdiini, bunun zerine kendisinin de "Senin slam'la ilgin kalmam. Peygamber'in 'Kim bizim stmze silah ekerse bizden deildir' szn duyduymadn m?" diye mukabele ettiini ve onu bandan uzaklatrdn syledi. 2- Muhammed b. Eyyup b. Sleyman b. Reb de ahitlik etti ve Ebu'l-Hayr'n, "nsanlar tpk ot gibi ya veya kurudurlar. Onlar iin (br dnyada) hesap da yoktur, ceza da!" dediini, kendisinin bu hususta Kur'an'dan baz yetleri okuyarak cevap vermek istediinde ise, Ebu'l-Hayr'n ona "Kur'an'n bir ksm hurafedir, bir ksm da hibir anlam ifade etmez. Zaten insanlar kl korkusuyla ona inanmak zorunda kaldlar" dediini iittiini syledi. Ayrca onu Eb-bekr'e, mer ve Osman'a ve hatta -Allah onu aziz klsn- Halife el-Hakem'e hakaret ederken duyduuna da ahitlik etti. Bir de onun "Ona (halifeye) kar dokuz kl olsun, ben onuncusu olurum" dediini iittiini ve Ebu'l-Hayr'n kendisine arabn faziletlerini sayarak "arap hem imek, hem temizlik iin sudan daha ycedir" dediini syledi. 3- Sehl b. Sad el-Humm de Ebu'l-Hayr'n kendisine, "Kur'an'n ilk yansna bir ey demem, ama ikinci yars btnyle hurafedir. stersen sana ondan daha iyi bir Kur'an syliyeyim" dedii konusunda ehadet etti... 4- Hassan b. Muhil ise Ebu'l-Hayr'n "Aslnda arap kitapta helal klnmtr" dediini ve bunu ispat iin "Siz ondan bir sarholuk ve gzel bir rzk alrsnz..." mealindeki yeti de delil gstererek "Kim bundan baka bir sz sylerse yalancnn ta kendisidir" dediini duyduuna ve onun mescitlerde be vakit namaz klmay, hatta cuma namazn dahi terk ettiini, arab da helal diye itiini, bundan baka melekler iin "Bunlar Allah'n kzlardr" dediim bildiine ahitlik etti. 11- Muhammed b. Yahya el-Hadram, Ebu'l-Hayr'n Hz. Muhammed hakknda "Ali peygamberlie ondan daha mstahakt, ama o onu gasbetti. Bu sebeple meyyeoullar'yla savamak mriklerle savamaktan daha dorudur" dediini iittiine dair ahadet etti.6 12- Abdullah b. Bir el-Kueyr, Ebu'l-Hayr'n bir Hristiyan ile konuurken ona kendisinin domuz etini yiyebileceini sylediini ve Hristiyann "Nasl yiyorsun?" diye sormas zerine, "Ben Muhammed'in dinine mensup deilim ve ona inanmyorum" eklinde cevap verdiini duyduu ve cami iin "kzlerin evi" dediini, arab da helal grdn bildii hususunda ahadette bulundu. 13- Necde b. es-Sath el-Emev, bu Ebu'l-Hayr' ok eitli szlerle Allah'a hakaret ederken duyduuna ahadet etti ve o szleri tekrarlamaktan ekindi. 14- mra b. el-Fehr, Ebu'l-Hayr' Kitap ve Snnet'i aalayan, arab ise helal sayan biri olarak tandm bildirdi. 16- Asba b. s el-Ayn, Ebu'l-Hayr' "Eer gcm yetseydi, Mslmanlar kblesiz brakacam bile bile Kabe'yi ykardm" derken iittiine dair ahadette bulundu. 23- brahim b. Ali er-Ruayn, Ebu'l-Hayr'n kfr ve livatay helal kabul ettiini sylerken duyduuna dair ahidik etti. 27- Yusuf b. Sleyman b. Davud el-Emev, Ebu'l-Hayr'n iinde Ehl-i Snnet'i reddeden ve lanetleyen bir kitab olduunu bildiini syledi. 29- Abdurrahman b. Ammr, Ebu'l-Hayr'n ehl-i bid'at, ehl-i fesat ve Mslmanlarn imamlarna ve halifelerine kfreden ehl-i ta'ndan olduuna dair ahitlik etti. 33- Ya b. Dvd el-Ensr, Ebu'l-Hayr' Ehl-i Snnet ve Cemaat'a kfreden biri olarak bildiine ahadet etti.

Sicil metninde bundan sonraki on bir ahadetin ounluu, Ebu'l-Hayr'n ikiyi helal saydna, be vakti ve cuma namazlarn terk ettiine, slam dinini kmseyip alay edip aaladna ve sefahate dknlne dairdir. Bunlar onun bir zndk ve mlhid, bir kfir olduunu ispata yeterli grlerek idama mahkmiyetine karar verilmi ve Ebu'l-Hayr (baz ahidler ona Ebu'-err [er babas] diyorlar) aslarak ldrlmtr. EK: III (Sleymaniye -brahim Efendi- Ktphanesi, Mecmua, no: 859, v. 20a-25a) MEVLN AHAVEYN'N -ALLAH ONA RAHMET EYLESN- BR MBAREK RSALES7 (Risale f Ahkmi'z-Zndk [Zndkn hkmlerine dair risale]) (20 b) Rahman ve Rahm olan Allah'n adyla vg, evliyasna yardm ve dmanlarn kahreden Allah'a mahsustur. Salt,mahlukatn ilerini ve szlerini gzelletirmek, kalplerini ve szlerini gerek inanlarla sslemek zere halife klnm Muhamned'in, cmert, yce halifelerinin ve ulu hkmdarlarnn ve Kyamet gnne kadar iyilikle onlara tbi olanlarn zerine olsun. Bu, birtakm fasllara gre dzenlenmi bir mecmuadr. Fasl: Zndk'n tarifi (hakkndadr). erh-i Maksd'da, Kad yaz'n if'sm-da, esSeyf'l-Mesll fi Sebbi'r-Resl (Peygamber'e Hakaret Konusunda Syrlm Kl) ve daha baka kitaplarda zikredildii ekilleriyle. (Burada bahis konusu olan) -zerine selam olsun- Hz. Peygamber'in peygamberliini itiraf ve slam'n gereklerim aklamakla beraber, kfr ve hakaret olduunda phe bulunmayan ve mesela cesederin dirilmesini (Har-i ecsd) inkr gibi inanlarn gizleyen ve e-if'da ve dier kitaplarda belirtildii ekilde Peygamber'e hakaret eden bir ahstr. u muhakkaktr ki, Peygamber'e hakaret ve ona lanet eden, onu ayplayan, yahut onu ktleyici bir biimde, mevkiine yakmayan birtakm eyleri ona nisbet eden, onu yalanlayan, ona nefsi hususunda noksanlk yaktran, onu kendi dinine veya bir zelliini kendi zelliine nisbet eden, yahut onu sme veya hakaret yollu bir eye benzeten, veya ann kmseme yahut soyuna sopuna hakaret etme gibi eyler yapan phesiz ki ona hakaret etmi demektir. Bu ister aktan aa, ister st kapal olsun fark yoktur. Onu irkin ve yakksz bir szle anan da ayn durumdadr. Ona bir zarar gelmesi iin bedduada bulunan, yahut ktlk temenni eden, veya ona bir bela gelmesini isteyen ya da ktlklerden herhangi birini temenni eden de byledir. (Bunlarla ilgili) bu hkmlerin hepsi, -Allah onlarn hepsinden raz olsun- sahabeye dayanan ulemann veya fetva imamlarnn yahut vesairenin icmaldir. Mrtede gelince, mrted, slam'a getikten sonra kfre dnen kiidir. Kfrn gizleyip te imann aklayan kii ise Hz. Peygamber'in zamannda ve dier zamanlarda bilindii gibi mnafktr. Fasl: Bunlarn hkmleri hakkndadr. Zndk ittifakla ldrlr. Hakareti-ye (sbb) gelince, e-if'da ve es-Seyf'l-Mesll'dc dendiine gre, ehl-i ilmin avam (21a) ile, Mlik b. Enes, Ebbekr-i Sddk, Eb Hanfe ve arkadalarnn hepsi de onun ldrlmesi konusunda ittifak etmilerdir. Baz Zhiriyyecilerin bundan saknma hususundaki muhalefetlerine iltifat olunmamtr. Harun er-Red, Mlik b. Enes'den Hz. Peygamber'e hakaret eden bir adamn durumunu sormu, o srada kendisine Irak fukahasmn (o gibi kimselere) denek cezas verilmesine dair fetvalar hatrlatldnda Mlik kzm ve "Peygamberine hakaret edilen bir mmetin bekas sz konusu olamaz. Kim peygamberlere hakaret ederse katledilir; kim ashabna hakaret ederse denek cezasna {celde) arptrlr." demitir. Kad Ebu'1-Fazl da bu hususta, "Bu zikredilen fetvay veren hangi Irak fukahasdr, bilmiyorum. Benim

bildiime gre Irak'llarn mezhebi (Peygamber'e hakaret edenin) katledilmesi yolundadr. Herhalde bu dedikleri ya ilimleriyle mehur olmayanlar, ya fetvasna gvenilemeyenler, yahut kendi havasna tabi olanlar olmaldr" demitir. Mrted'e gelince, bu eer erkek ise ldrlr, kadn ise hapsedilir. Bazlarna gre hapiste korkutulur veya tehdit edilir; bazlarna gre de korkutulmaz. Bazlarna gre ise erkek olsun, kadn olsun ldrlr. Fasl: Bunlarn tevbelerinin kabul hakkndadr. Zndk'a gelince, e-if'da bu konuda -Allah onlara rahmet etsin- Eb Hanfe ve Eb Yusuf'tan gelen rivayetlerde ihtilaf edildii sylenir. Fetv-y Bezzziye'nin "Kfr lfzlar" blmnden anlaldna gre, ister yakalanmadan evvel, ister yakalandktan sonra olsun, zndkn tevbesi kabul olunmaz. erh'l-Mevkftan anlalan da, en sahih mezhebe gre zndkn tevbesinin kabul olunmayaca yolundadr. Mltakattta deniyor ki: "Aka tannan zndk ve ilhad propagandas yapan kii, tevbe etmi dahi olsa ldrlr". Fetv-y Kadhan'da ise zndkn tevbesi yakalanmadan nce ise kabul edilir, yakalandktan sonra kabul edilmez. Yine Fetv-y Bezzziye'mn "Cinyt, hannk [insanlar boarak katleden] ve shirlik [byclk]" ile ilgili blmnde, bunlarn yakalandklarnda ldrlecekleri, eer yakalanmadan nce tevbe ederlerse kabul olunaca, yakalandktan sonra ise kabul olunmayaca ve ldrlecekleri yazldr. Tannan zndkn ve ilhada davet edenin tevbesi kabul olunmaz. Zaten mm zzeddn el-Kind'nin fetvas da byledir. brahim b. Muhammed'in fetvasnn da byle olduu sylendi. (21b) Grne gre onun sz "Bylece zndkn durumu hannka atfedilmektedir, yani, tevbesi ister yakalanmadan nce, ister yakalandktan sonra olsun, zndk da ldrlr" eklindedir. Bu yzden unu da demitir: "Burada dile getirilen hakaret lafzlarna uygun olarak tevbesi kabul edilmez". E-if'da zikredilen gre baklrsa, rivayet, Hanbeller nezdinde zndkn tevbesinin kabul edilmeyecei eklindedir. Mlikler'ce de kabul edilmeyecei rivayet olunuyor. filer nezdinde ise (duruma gre) kabul edilebilir veya edilmez. Es-Seyf'l-Meslul,n sahibinin eilimi ise, kendi ne srd delillerince, kabulden yanadr. Oysa bunlarn ou en ufak bir dnmeye dahi gerek kalmadan reddedilmitir. Bazlar ise gr inceliiyledir. Peygamber'e hakaret edene (sbb) gelince, Fetvy- Bezzziyye'dt zikredilene baklrsa, Hz. Peygamber'e veya peygamberlerden birine hakaret eden kii, gc buna yetsin yetmesin tevbe etmesi asla sz konusu olamaz; hadden (ceza olarak) ldrlr; isterse kendi isteiyle tevbe etsin, fark etmez; nk bu vacip olan bir haddir, tevbe ile dmez. Buna herhangi bir kimsenin muhalif olmas dnlemez, nk bu kul hukukuna taalluk eden bir hak olmas itibariyle insanlarn sair haklar gibi deildir. Mesela hadd-i kazif8 de byledir, tevbe ile dmez. Bu, mam- A'zam'n ve Ebbekr-i Sddk'n mezhebidir. Rum (Anadolu) ulemas da gnmze kadar bunun zerine fetva vermitir ve -Allah hkmlerini Hair ve Mzan Gn'ne kadar geerli klsn- Osmanoullar onlarn bu fetvalarn kabul etmilerdir. Bu fetva, yaplan hakaretle Hz. Peygamber'e ve dolaysyla mmetine eziyet edilmi olduu gerekesine dayanr. Dolaysyla bu, Eb Hanfe ve arkadalarnn mezhebi uyarnca bir insan hakkdr, dzenin korunmasdr ve dinden dnn (ridde) nnn kesilmesidir. O halde bu bir Allah hakkdr. Tevbe ise bu halis Allah'n hakkn ve kulun hakkn ortadan kaldrd gibi, hayatn honutluunu da kaldrr. Bu yzden Hz. Peygamber slamiyet'in ilk zamanlannda hkm ve maslahat gerei (kendine yaplan bu hakaretlerin) ounu affetti, fakat ondan sonra (22a) ortada honutluk delili kalmad. Bundan dolay on[un zamann]dan sonra bu ii (hakaret) yapanlar katledildi. Es-Seyf'l-Mesll'de bu af konusunda zikredilen delillerden bu risalede tekrar

bahsetmek fazladan olaca iin uygun grlmedi. nk bizim asl maksadmz bu husustaki mezhepleri ve szleri ksa ve z olarak nakletmekten ibarettir. Bu tevbe konusunda Hanbeller'den ve Mlikler'den gelen mehur rivayet, tevbenin kabul edilmemesidir. E-if kitabnn Mlikler'den olan sahibinin nazarnda da bu byledir. fler'de ise (duruma gre) tevbenin kabul veya kabul edilmemesi sz konusudur. mam f yandalarndan olan Es-Seyf'l-Mesll fi Sebbi'r-Resl kitabnn sahibinin eilimi ise tevbenin kabulnden yanadr. unu iyi bil ki, bu meselede ulema, hkimin, bu irkin hakaret kelimelerini sarf eden (Peygamber'e hakaret eden) kiinin durumuna, bunlar ondan duyanlarn ok olup olmamasna, kendisine yneltilen sulamann ekline, erginlik durumuna, gerekten ilhad propagandas amacyla sarf edip etmediine, yanllkla veya dil srmesiyle syleyip sylemediine bakarak durumuna en uygun biimde bir hkme varmas gerektiim hatrlatmaktadr. Peygamber'e sebb (hakaret) ve zendeka ile ilgisi bulunmayan mrtede gelince, ehl-i ilmin ounluunun mezhebi -ki Eb Hanfe'den gelen en ak ve en mehur rivayettir- kendisinden bir kere tevbe etmesinin istenmesi ve (ettii takdirde) tevbesinin kabul yolundadr. Bunun sresi konusunda ise, yerinde akland zere, ulema ihtilaf etmitir. Tavus ve Ubeyd b. Umeyr ve el-Hasan ise, kendilerinden gelen rivayetlerden birinde, tevbesinin kabul edilmemesi gerektiini sylemilerdir. Abdlazz b. Eb Seleme ve Tahav de, Eb Yusuf tan gelmi olup ehl-i zahirin inanc uyarnca tevbesinin ancak Allah yannda fayda vereceine, katilden kurtulamyacana (rivayetine) inanyor. At'dan hikye edildiine gre, mrted eer doutan mslman ise tevbesi asla kabul edilmez. Fasl: Peyj/amber'in ehl-i beytine ve hanmlarna hakaret hakkndadr. E-if'da. dendiine gre, ulema bu konuda ihtilaf etmi olup ancak mehur olan yaklam, ac verici edeptir. (E-if'da) denir ki, "Kim Peygamber'in drt sahabesine, Muviye'ye ve Amr b. el-As'a hakaret ederse, sapknlk ve kfr zerinedir ve katlolunur. Bunlarn dndakilere hakaret eden olursa, ibret olacak iddetli bir ceza ile cezalandrlr". mam Mlik'den rivayet olunduuna gre, kim Ebbekr'e hakaret ederse denek cezas verilir; kim Aie'ye hakaret ederse katlolunur. (22b) Kim Peygamber'in ie'nin dndaki hanmlarndan birine hakaret ederse, bu konuda iki gr vardr: Birincisine gre katledilir; ikincisine gre ise, tpk iftiracya yapld gibi denek vurulur. Ben birincisine inanyorum. Fasl: E-if'da deniliyor ki, "Her kim Allah'n kitabnda bize haber verdii, ve kendileri hakknda kesin bilgimiz olan veya icma ile zerinde ittifak edilmi bulunan dier peygamberlere ve meleklere hakaret ederse, bunun hkm tpk bizim Peygamber'imize yaplan hakaretin hkm gibidir." Peygamberler konusunda elBezzz de byle demektedir. Yine E^-if'da deniliyor ki, "Bunlarn dnda, Hrut ve Mrut, Hzr ve Lokman gibi, peygamber veya melek olduklar kesinlik kazanmam olanlara hakaret edilirse, sylenen hakaret sznn durumuna gre uygun bir ekilde cezalandrlr. Ama bunlardan herhangi birinin peygamberlii ve meleklii inkr edilirse, bu takdirde syleyene baklr; eer ehl-i ilimden biri ise sakncas yoktur, ama sradan biri ise hafif bir ekilde cezalandrlr." Fasl: yi bil ki Kur'an- Kerm'i, yani Mushaf veya ondaki bir eyi kmseyen, yahut ona hakarette bulunan, toptan veya bir yetini, hatta harfini inkr eden, yahut onun ak hkmlerini yalanlayp reddettii bir eyi kabullenen, veya onun aklad herhangi bir hususta pheye den kii, btn ehl-i ilim yannda icma ile kfirdir. nk Mslmanlar, yeryznn btn lkelerinde "Elhamd-lillhi"den "Kul ez biRabbi'n-ns"in sonuna kadar Mslmanlarn eliyle Mushaf'a yazlm bulunanlarn Allah'n kelm ve Hz. Muhammed'e indirdii vahyi olduunda ve onda bulunann

tamamnn gerek olduunda, ondan bir harf ek-siltilmediinde veya ona bir harf eklenmediinde, ayrca zerinde icma sz konusu olan MushaPn dndakilerin Kur'an'dan olmadnda ve kasten bunun aksini ileri sren kiinin kfir olduunda icma etmilerdir. Nitekim (vaktiyle) Badad fa-kihleri, Mushaf'ta olmayan birtakm harfler eklemek suretiyle kraatta bununan mukri (Kur'an okuyucu) Eb nb (?) nun tevbeye davet edilmesi konusunda da fikir birliine varmlard. (23a). Kk bir ocua "Allah senin retmenine ve sana rettiine lanet etsin" diye kan ve "(Bu szmle) Kur'an' deil, retmenin kt eitimim kastettim" diyen birine de bu birinci eklin (tevbeye davet) uygulanmas emredilmitir. Tevrat', ncil'i ve Allah'n indirdii dier kitaplar inkr ve onlara kfr ve lanet edenler, onlara hakarette bulunup kmseyenler de bunun gibidir; e-if'da da byledir. Fasl: E-if'da denmitir ki, "Bu hakaret szlerini syleyen kimse isterse inanmadan ve hakaret kastetmeden sylemi ve bu durumu da aa km olsun, buna itimat edilmez; isterse sylediini cehaletle, veya dilini tutamad iin, yahut fkeye kaplarak sylemi olsun, bunun hkm ldrlmektir; cehalet, dil srmesi mazeret tekil etmez." Bu hususta Hanef mezhebinde bir rivayet grmedim, ancak Maliki mezhebinde, isterse hakaret szn syleyen kii Peygam-ber'i ve dierlerini artracak bir sz sarf etmi olsun katle ncelik yoktur, bu konuda ihtilaf vardr. Eif'da da, isterse syleyen bir eksiklii kastetmemi, bir ayb veya hakareti zikretmemi de bir darb- mesel olarak veya kendine bir hccet makamnda, yahut, "Eer birinin ktl sylenirse Peygamber'in gyabnda da sylenir", "Eyp Peygamber'in sabr gibi sabrm var" diyen gibi tebih yollu sylemi olsun, byledir. Nitekim airlerde buna benzer pek ok irkin szler, tebihler, istiareler grlr ki onlar da bu kabildendir. Bu gibi durumlarn hkm, syleyeni terbiyeye sokmak ve sznn irkinliinden dolay kuvvetle tazr etmektir. sterse syleyen bunu bakasndan hikye ederek sylemi olsun. Eer bunu bir ihbar olarak veya ahadet eklinde ve syleyeni tarif iin sylemi olursa bu haritir.(....)9 Fasl: Zimmlerin zndkl hakkndadr. E-if'da deniliyor ki, zimmnin zndkl konusunda ulema ihtilaf etmitir. mam Mlik ve baz ulema, zndk zimmnin ldrlmeyeceini, nk bir kfrden dierine girdiini sylerler. Bir ksm ulema ise ldrlmesi gerektiine, zira bunun (zndkln) kimsenin ikrar etmeyecei bir din olduuna ve (23b) ondan cizye alnmayacana kaildirler. Zimmnin (Peygamber'e) hakareti konusunda Eb Hanfe ve ona uyanlar, onun kadedilmeyeceini, ancak terbiyesinin verilmesi ve tazr edilmesi gerektiini dnmektedirler. E-if'da ise, ulemann ounun byle bir durumda zimmnin katledilmesi gerektii kanaatini tad, Mslmanl kabul ettii takdirde katle-dilmeyecei sylenmekte ise de, slam'a geile katlin dp dmeyecei konusunda ihtilaf vardr. Fasl: Allah'a kfretme hakkndadr. Hfizuddn el-Bezzz der ki, "Kim Allah'a kfreder, sonra tevbede bulunursa, o tevbe katli giderir,, nk Allah Peygamber gibi deildir, her trl ayptan mnezzehtir. Oysa Peygamberler, gnahtan emin olma gibi, Allah'n ikramna mazhar olan bir trdr." E-if'da denir ki, "Baz ulema (bu durumdaki) Mslmann, kendisi tevbeye davet edilmedike ldrlmeyeceini sylemilerdir. Yahudiler ve Hristiyanlar iin de byledir. Eer tevbe ederlerse tevbeleri kabul olunur, etmezlerse ancak o zaman ldrlrler". Allah'a hakaret etmek ridde'dir (dinden kma). (...) Baz ulema, hakaret etmedii halde (zimmnin) kfre girdii durumlardan baka bir ekilde Yahudiler'den ve Hristiyanlar'dan Allah'a kfreden olursa, o katledilir ve bu, zimmlerle olan ahdi bozmu olmaz, demektedir. Yine e-if'da denir ki, "Hakaret yollu olmamak ve kfr, ridde kasd bulunmamak kaydyla, tevil ya da hata yoluyla, veya bir sfat yaktrmak yahut nefyetmek suretiyle Allah'a yaktrlmayacak bir eyi ona izafe etmek konusunda, bunu yapan kfrle

sulayp sulamama bakmndan halef ve selef arasnda ihtilaf vardr." Baz eitli taifeler (tarikatlar?) ile bunlarn irkin szleri ve kfr gerektiren veya gerektirmeyen durumlar e-if'da ve dier fkh kitaplarnda zikredilmi olup bu hususta onlara baklmaldr. Fasl: ahitlik hakkndadr. Eb Muhammed b. Eb Yezd'e kfr veya zen-dekay kulayla iiten ahidin durumu ve bu konuda ahitlik yapp yapamayaca sorulduunda, "Eer ahadetiyle hkmn infaz edileceini umuyorsa ahitlik yapsn. Hatta hkimin katli ngrmeyip (suluyu) (24a) tevbeye davet edeceini bildii durumda dahi ahitliini yapsn, nk bu ona gereklidir" demitir. Eer ahitlik tam olmazsa, (zendeka ile sulanan) kiinin durumu, hreti ve sarf ettii kelimelerin yanllk ve dil srmesi sonucu olup kt niyetle olmad gz nne alnarak ona gre tedip edilir. Bu hkm, bu hususta esastr. Bununla beraber bu ahadet, tek oluuna ve baka bir ahidin bulunmayna baklarak dmez (....). Fasl: Peygamber'e hakaret edenin miras, cenazesinin ykanmas ve namaznn klnmas hakkndadr. Peygamber'e hakaret ettii iin katlolunan kimsenin miras konusunda ihtilaf edilmitir. Ulemann ounluu ve Eb Hanfe, mirasnn vrislerine intikal edecei grndedirler; ancak bu mirasn irtidad etmeden nce kazand mallar olmas gerektiine dair bir gr vardr. Bazlar ise, hakkndaki ahadeti inkr etmi olduu halde, veya hakaret ettiini itirafta bulunmu ve tevbeye mazhar olmu olarak katledildii takdirde, hakaret ettiini itiraf etmi olsa bile, mirasnn vrislerine ait olacam sylemilerdir. Tevbe ettii halde tev-besi kabul olunmayan zndkn miras konusunda ise ihtilaf olunmutur. Mtem-diyy'e (srekli hakaret eden) gelince, onun mirasnn (vrislerine) intikal etmeyecei, cenazesinin ykanmayaca, namaznn klnmayaca ve cesedinin kefenlen-meyecei hakknda herhangi bir ihtilaf yoktur. Mtemdiyy de el-Mchid'dc kfir gibi telakki olunmutur. Katlin ekline gelince: Ya boynu vurulur, ya aslr, ya da karn yarlr ve sonra ipten indirilerek ahirette cezalandrlaca ekil zere bu dnyada da cesedi yaklr. Allah Aziz ve Hakimdir. Garip bir hikye: Byk Sultan ve Ulu Hakan, sultanlar sultan, Konstantin kalesinin fatihi Sultan Murad Han olu -Allah Tel onu Gufran (Kyamet) G-n'nde mkfatlandrsn- Sultan Mehemmed Han zamannda, -Allah onu ltf ile hidayete erdirsin- Ltf lkapl biri kt. Dili boanm, dizginleri salverilmi, birtakm fenleri iyi bilen, delilie snm, fesahat ibraz eden, rezillii yzne alm, el-Kann ve ejif'dan yararlanp tabiplik taslayan biriydi. Hadis ve ahbar (tarih) ilimlerinde maharet iddia etmekteydi. Peygamberlii olabildii kadar inkr etti. (24b) Dier irkin szleri ve halleri de byleydi. Baz eksik aklllar sultann yannda onun gvenilirliinden bahis atlar. Bylece hazinedeki kitaplara emin tayin olundu. (Fakat bir sre sonra) eminlikten azledilip mderris yapld, ama ondan da azledildi; douldu; hapse konuldu; reddedildi, ama fetert (fetret dnemleri) esnasnda10 grevine iade olundu. Daha sonra tekrar yksek medreselere ve nemli grevlere geti. Karakterinin fesatl yznden gururunu artrdka artrd, dilinin sivrilii sebebiyle ktlklerini uzattka uzatt ve nihayet eriatn yce dsturlarna taarruz etmeye ve feylesoflarn safsatalarna yapmaya balad. Kendisini sefih talebeden oluan oka bir topluluk ve ksa akll cahillerden meydana gelen byk bir kalabalk taklide balad. Sapknl glendi ve neredeyse insanlarn ou peine taklr oldu. (Bunun zerine) durum, dince en gzel, imanca en sadk, ilimce en geni, yumuak huyca en yksek, kadri en yce, zikri en byk olan en dil ve en faziletli sultann, yani -Allah baksyla gnln neelendirsin ve ihsamyla fakirlik hudutlarna set eksin- Sultan Murad Han olu Sultan Mehemmed Han olu Sultan olu Sultan Sultan Bayezid Han'n eiine arzolundu. Bunun zerine Sultan hemen nce ar taraftarlarnn, sonra da bizzat

onun hapsini emretti. Daha sonra yce eiinde ulemann ve eyhlerin toplanmasn ve vezirlerin ve kadaskerlerin bu adamn durumunu aratrmalarn emir buyurdu. ahitler huzura gelip ac veren kelimeleri ve strap douran szleri naklettiklerinde, mecliste bulunanlarn gzlerinden yalar akmaya, elleriyle dizlerine vurmaya, sesler ve lklar karmaya baladlar. ahitler ahitliklerini yapp grevlerini yerine getirince, bir ksm zendeka, bir ksm sebb (dine ve Peygamber'e hakaret), bir ksm ridde (dinden kma), bir ksm her ikisine veya hepsine birden giren (Ltf'nin) irkin szleri ortaya kt. Kadlar ve baz ulema mecliste olup biteni Sultan'n huzuruna gtrp anlattlar. O da ii er'i yolla hkmetsinler diye mecliste topluca hazr bulunanlara havale etti. Bunun zerine aralarna (25a) gr ayrl dt ve mecliste karlkl mcadele ve ekime uzayp gitti. Ve bir hayli srtme ve ekimeden sonra, nihayet katline ve yeryzn onun saptrmalarndan ve sapknlklarndan temizlemeye hkmetmekte anlatlar. Sonra vezirler geldiler, yaplan ii beendiler ve Sultan' vdler. Daha sonra cellad (seyyf) meydanda (Ltfi'nin) boynunu vurdu. Bylece habasetin maddesi de, soyu da ortadan kalkt. phe yok ki, zehiri ien, adeta sessiz lm ispat edercesine boularak lm demektir. Bunun iin bazlar yle demitir: "Sultan halk zerinde Allah'n glgesidir. Olaylar ve fitneler onun heybeti sayesinde ortadan kalkar; mihnetler ve skntlar onun siyaseti sayesinde son bulur; here merc onunla defedilir; aclar ve heyecanlar onunla engellenir". Bazlar da -Allah ondan raz olsun- mer b. el-Hattab'n u szne iltifat ederek demilerdir ki, "Sultann ortadan kaldrd (kt) eyler Kur'an'n ortadan kaldrdklarndan daha oktur". Kati ve tedip korkusu olmamas yznden insanlarn (fesad) oaldnda, (sultan) onlar cezalandrma ve sorgulamas ile hizaya getirir, Kur'an'n emir ve yasaklarn yerine getirmeye zorlar. Bu sebeple Allah Kur'an- Kerim'inde burhan, mizan ve demir(in anlmasn) bir araya toplam ve orada "iddetli g"ten (Be'sun edd) bahsetmitir11 (ki bu sultandr). yi bil ki sultan dier hkmlerde kuvvetli rivayetle, ama bu sebb ve zendeka konusunda gl veya zayf, hangi rivayet olursa olsun onunla i grmek emrolunmutur. Allahm! Sen onun devletini, kudretini, merhametini ve yksekliini artr! phe yok ki Allah yardm ancak kendisinden istenilen ve gven kendi zerine olandr. Mevln Ahaveyn'e ait olan bu ho risale(nin kopye edilmesi) 989 (1581) senesi tarihinde tamamland. EK: IV (bn Keml, Er-Rislet's-Sminet ve'l-'rn fi-Mac yete'allaku bi-lafzi'z-Zmdtk, Resil-i bn Kemal, stanbul 1316, II, 240-249): YRM SEKZNC RSALE ZINDIK SZYLE ALKALI HUSUSLARA DARDR Rahman ve Rahm olan Allah'n adyla vg, tevfk sahibi Allah'a mahsustur. Dua, efkati bol Peygamber'e, tahkik yolunun klavuzu Muhammed'e, onun ailesine ve gvenilir dini himaye eden dostlarna olsun. Bu, zndk szn dzeltme, ince anlamn ortaya koyma ve kurallarna mutabk, usulne uygun, kabule ayan gerek hikmetlerini seme konusunda dzenlenmi bir risaledir. Biz deriz ki, dil konusunda [nder kabul edilen] imamlarn belirttikleri zere, zndk sz Arapalam olup Farsadr. Aslnn zende veya zendi olmas gerektii konusunda anlamazlk bulunmakla beraber, nasl Arapalatna ve zende kelimesine nisbeti hususunda iki ekli bulunmakla beraber, bu risalemizde de ortaya koyduumuz gibi, tercih edilen birincisidir. mam el-Mutarz'nin el-Murib isimli eserinde bn Dreyd'den naklettii zere, [zndkn] asl zende olup tabiatn

sonsuzluunun sreceine inanan kimse demektir. Bu anlamn temeli, az nce de sylendii zere, zndk ile dehr arasnda bir fark olmamasdr. Sa'leb'den nakledildiine gre ise, zndk ve ferzin [zendin olmal] Araplar'n sz deildir. Anlam, herkesin syledii gibi mlhid ve dehr demektir. Biz Allah'n izniyle bu arasndaki fark zerinde duracaz. El-Kmus kitabnn sahibi ise, zen ve din kelimelerinin Arapalam olduunu sanmaktadr, ama tahmin edilecei gibi bunun kabul edilecek bir yan yoktur. nk Zend, Kisr Kubad zamanndaki (241) Senevi [dalist] mezheplerden biri olan Mazdekiyye firkasnn reisi olan Mazdek'in ortaya kard kitabn addr, ki onun yandalarna bu kitaba nisbetle zenadka denir. Mazdek'i Kisr Enirvan katlettirmitir. Mazdeklik, pur b. Arder zamannda ortaya km olup, filozof Mani b. Mani'nin -ki onu sa aleyhisselam'n peygamberliinden sonra pur'un torunu Behram b. Hrmz ldrtmt-yandalar olan Mneviyye'den [Maniciler] bakadr. El-mid btn bunlar b-kru'l-Eflr isimli kitabnda akla kavuturmutur. mam Rz ise, Mefatih'l-Ulm ismiyle de bilinen Tefsr-i Kebrinde "Zenadka dedikleri Maniciler'den bakas deildir. Mazdekiler'e de bu ismi verirler. Mazdek, Kubad'n zamannda km olup mallarn ve kadnn ortak kullanlacan iddia etmi, adna Zend dedii bir de kitap karmtr ki, Mecsler'in peygamber kabul ettikleri Zerdt'n getirdii kitabdr. te Mazdek'in yandalar bu kitaba nisbet edilmitir ve kelime Arapalatrlarak zndk kelimesi tretilmitir" derken, Manicilik'le Mazdekilik arasnda fark olmad hususunda bizce isabet etmiyor. Ayrca, Zend'in Mecsler'in kitab olduunu sylerken de yine isabetli davranmyor. nk, Allah'n izniyle zerinde duracamz gibi, ikisi arasnda fark vardr. Her ne kadar irk konusunda ortak iseler de, Mecsler Seneviyye'den [dalistler] bakadr. El-mid bkr'lEfkr'mda der ki, "Seneviyye be frkadan ibaret olup birinci firka M-neviyye ikinci firka Mazdekiyye [Mazdekiler], nc frka Sbie [Sbiler], drdnc firka Markniyye [Marcioncular], beinci frka da Kneviyye (?) dir. Mec-sler'e gelince, onlar ayn ekilde Senevler'in mezhebi gibi lemin aslnn nr ve zulmet olduu konusunda mttefiktirler. Onlar drt frkaya ayrlmlardr: Birinci frka Keymersiyye [Keyumersciler], ikinci frka Zerdniyye [Zerdanclar], nc frka Meshiyye [Mesihiler], drdnc frka ise Zerdtiyye [Zerdt-ler]'dir." te bylece ortaya kyor ki, el-Mevkf kitabnn sahibi "Bu meselede yani tevhid (Allah'n birlii) meselesine Seneviyye'den baka muhalefet eden olmamtr" derken isabet etmedii gibi, faziletli e-erf (Seyyid erif el-Crcn) de "Mecsler de onlardan, yani iyiliin faili Yezdan, ktln faili Ehrimen (eytan) diyen Seneviyye'dendir" derken yanlmaktadr. nk biliyorum ki Mecsler btn firkalaryla Senevler'in frkalarna aykrdrlar; ancak asl irkte onlarla ortaktrlar. Zndklar'n dini ise btn semavi dinlerin dndadr. (242) nk onlarn kitaplarndaki, adeta sudaki ve yiyeceklerdeki ortaklk gibi tabii grlen mallar, kadnlar insanlarn ortaklna sunan eylere, ilahi kitaplarn hepsi kardr. Araplar, btn semavi dinlerin zerinde ittifak ettikleri dinin asllarn -ister biri, ister hepsi olsun- inkr ederek bu dinlerin dna kanlara zndk adn vermilerdir. sterse inkr ettii, Yaratc'nn varl olsun. Bu, dehrye uygun dmektedir. Bu sebeple Sa'leb, daha nce de akland zere, zndk ile dehr arasnda mutlak anlamda bir fark gzetmez. Bunun iin el-Cevher, es-Shh isimli [szlk] kitabnda, bn'rRvendi'nin u sznde olduu gibi, zndkn ilim ve hikmet itibariyle Seneviyye'den olduunu syler: Nice akll kii vardr ki gittii yol onu yorar Oysa nice cahil de vardr ki rzk ona eriir. Yani, eer lemin gerekten hikmet sahibi bir yaratcs olsayd, akll kiinin mertebesi dorusu ok yce olurdu, cahilin ise akl aa demek olur.

Kfrn [inanszln] gizlenip Mslmanln aa vurulmasna gelince, anlayl kimselerin malumu olduu zere, bununla kastettii anlam makama uygun dmyor. ki faziletli erhi, yani Allme Taftzn ile erif Crcn'nin, el-Miftah'd. yazdklar erhlerde akladklar zere, kfrn gizlenmesi hususuna itibar ederek "Zndk, yani inanszln gizleyen, hikmet sahibi bir Yaratc'nn varlm olun-suzlayandr" eklindeki szleri isabetli deildir. Allme e-rz, erhinde "zndkn, bunun fakihlerin kulland bir terim olmas dolaysyla, yle sylendii gibi, kfrn gizleyen demek olmadn, (....) aksine, nur ve zulmet kavramlarna inanan anlamna geldiini" syler. Nitekim bu yzden esShh\z "Zndk Seneviyye'den olup Arapalatrlmtr; oulu zena-dkadr. Kelimenin [Arapa yazlnn] sonundaki "h" harfi, [oul yaplrken] den "y" harfinin yerine gelmitir. Zaten bu kelimenin asl zenadik'tir. [Fiil ekli] tezendaka'dr [= zndk oldu]. sim ekli zendeka'dr [zndklk] ve "Eer gerekten yle bir yaratc olsayd, iler yle yle olurdu" diyerek hikmet sahibi bir Yaratc'nn varln olumsuzlayan kiinin yapt i demek olur. Bu ise, rf itibariyle kelimenin anlamna daha uygundur." demektedir. (E-rz) nce ve sonra syledii bu szlerinde dorudur. Ancak o da [zndk iin] "nur ve zulmet kavramlarna inanan kii" derken hataya dmektedir. (...) (243) (...) Allme et-Taf-tzn terimdeki anlam "Biri hayrlarn, dieri serlerin ve irkinliklerin yaratcs olmak zere iki tanrya inanan kii" demek suretiyle tashih etmitir. erif Crcn de, d-Mifth erhinin haiyesinde, "Bu ilerin benzerleri, serlerin yaratcsna nis-bet edilmitir" aklamasn buna ekler. Ksaca Arap dilinde zndk, yce bir Yaratc'y kabul etmeyene, (ikinci bir Yaratc kabul ederek) ona ortak koana ve evvelkine mahsus olmamak zere o Yaratc'nn hikmet sahibi olduunu inkr edene denmektedir. El-Cevher'nin sznden anlalan da budur. Zndk ile mrtedin farkna gelince, asl anlamyla zndk olunduu zaman, slam dininden dnmek sz konusu olmad iin, mrted olunmaz. Mrted de, ya slam dininden dnd veya batl semavi dinlerden birine girdii iin zndk olmaz. Bir kimse zndk olduunda ayn zamanda mrted de olmu ve bylece bir kelimede iki anlam bir araya gelmi olabilir; ama bu, iki kavram arasnda zellik ve genellik bakmndan bir nisbet bulunduu iin szlk anlam bakmndan byledir. Yoksa eriat ehlinin kulland terim anlam itibariyle ikisi arasndaki fark ok aktr. nk onlar, zndk konusunda, daha nce getii zere, Allme e-r-z'den naklettiimiz gibi, kfrn gizlenmi olmasna itibar etmektedirler. Bu hususta Allme etTeftzn'nin sz de aada gelecektir. Ancak mrtedin anlam konusunda bu kayt muteber deildir. kisi arasndaki fark ve nisbet dairesi epeyce genitir. Zndk konusunda ayn ekilde ehl-i er'in itibar ettii, [zndktan] mrtedi iyice ayran, [zndkn] Peygamberimizin peygamberliini tasdik etmi olduu eklinde bir baka kayt vardr ki, Allme et-Teftzn el-Maksd erhinde, k-fir'in [bu ikisinden farkn] aklamtr. Orada unu der: "Kfir, iman olmayann addr. Eer grnte iman varsa o mnafk ismiyle ayrlmtr. Eer kfr Mslmanken ortaya karsa, slam'dan dnd iin ona mrted denir. Eer iki tanrya veya daha fazlasna inanyorsa, ulhiyyet prensibine irk kotuu iin ona mrik denmektedir. Eer, Yahudiler ve (244) Hristiyanlar gibi, neshedilmi kitaplardan birine mensup bir dine inanyorsa, ona da kitabi ad verilir. Eer tabiatn (dehr) ezeliliine inanyor ve olaylar ona isnad ediyorsa dehr diye anlr. Eer bir Yaratc'nn varln kabul etmiyorsa ona muatl denir. Eer Hz. Pey-gamber'in peygamberliini itiraf ediyor ve iinde kfr gizlemekle beraber gr-

nrde slam inanlarn kabulleniyorsa, ite zndk odur. Esasnda zndk, Kubad zamannda ortaya km olup, Mecsler'ce peygamber kabul edilen Zerdt'n kitabnn yorumundan ibaret olduuna inanlan, Mazdek'in kitab Zend'c mensup demektir". te ehl-i er', bu ekilde mutlak anlamdaki zndk konusunda deil -nk bu anlamdaki zndk zaten mriklerden olup zerinde duracamz zere ehl-i zimmetten saylr- slami anlamdaki zndk konusunda bu zikredilen kayda itibar etmilerdir. [Et-Teftzn'nin] bu sznde, mrted ile zndk arasndaki herkesin ittifak ettii baka bir farka iaret vardr. Bu fark, mrtede verilecek cezada itibar olunan sonradan olma kfrn, zerinde gr birliine varlm olmasnn gerekmemesidir. Bu yzden, zndka verilecek cezada muteber olan gizli kfrn hilafna, baz mrtedler konusunda imamlar arasnda anlamazlk bulunduu grlr. Nitekim bu fark, dehr ile muattla verilecek cezada da sz konusudur. Bu hususta el-Mevkf sahibinin grne dnlmtr. O kfirlerin durumunu aklarken diyor ki: "nsan [iki trldr:] ya Muhammed aleyhisselm'n peygamberliini kabul eder, ya da Yahudiler, Hristiyanlar ve dierleri, yani, Hakim Zerdt'n peygamberliini kabullenen Mecsler gibi bir ksm peygamberlikleri kabul eder; yahut peygamberlii hi kabul etmez. Bu tr olanlar da ya Brahmanlar gibi -ki onlar ayn zamanda dehrdirler- dilediini yapan bir Kudret Sahibi'nin varlna inanrlar (...)12 (245) (...) Kfr gizleme bakmndan ortak olan zndk ve mnafk arasndaki farka gelince, zndk, peygamberimizin nbvvetini kabul eder; oysa mnafk byle deildir. Bahsi getii zere (bu), ayn zamanda zndk ile dehr arasndaki farktr. Dehr, zndkn aksine, olaylar irade sahibi bir Yaratc'ya isnad inkr eder. Hfizuddn elKerder'nin el-Bezzziyye adyla mehur fetva kitabnda gsterdii zere, ayn zamanda kfirler zmresinden olan mlhid ile zndk arasndaki fark ise, zndkn Peygamber'in nbvvetini kabul etmesine karlk mlhidin etmemesidir. Yine mlhidin aksine, zndkn bir Yaratc'ya inanmas muteber saylmaktadr. Bu ekilde, mlhidin bir Yaratc'nn varlna inanmamasna itibar edilmemesi ise, mlhidle dehryi biribirinden ayrr. Daha nce zerinde durduum gibi, lgat imamlarndan olmas dolaysyla Sa'leb, mlhid ile dehryi birbirinden ayrmaz. Zaten ehl-i er'in itibar ettii bu fark anlayabilen ok azdr. Kfrn gizlenmesi mlhidde dikkate alnmaz, muteber deildir ve bu, bilindii zere, mnafk ile Mslman ve ayn zamanda doru yoldan sapan, gl eriatn snnetlerinden kfr cihetlerinden ve sapknlk yrelerinden birine sapan mrtedi ayrr. (...)13 (246) (...) zet olarak mlhid, kfr frkalarnn ceza kapsam itibariyle en genii, ciddiyet itibariyle en koyusu olandr ve [kfr konusundaki] hkmlerin de ana kriteridir. Dehr konusunda daha nce sylenenler hatrlanacak olursa, dehrnin [kfr frkalar iinde] en iddetlisi olduundan bahsedilmi ve Hfzuddn el-Kerde-r'nin sz stnde durulmutu. Nitekim o Fetv'smdz dehr iin unu da diyor: "Bilindii gibi Peygamber, 'Benim mimberimle kabrim arasnda Cennet bahelerinden bir bahe vardr' demiti. Dehr, bu hadisi duyduunda 'te uras mimber ve kabir arasdr. Burada bahe grnmyor' diyen kiidir. te o bylece aklnn karmas yznden kfre dmtr. Artk bundan sonrasn sen dn". Bylece, gerek szlk gerekse eriat bakmndan zndk sznn ve anlamnn tashihi iini bitirmek, Allah Te'l'nn yardmyla bize myesser olmutur. imdi ise onunla ilgili hkmlerin aklanmasna balayalm. Tevfk Allah'tandr diyelim. unu biliniz ki zndk, ya sapknl propaganda etmesi dolaysyla aktan aa bilinir, ya da byle olmaz. Bu ikincisini d-Hidye sahibi "tecns" konusuna ayrd ksmda bahis konusu etmitir. O, Fakih Ebu'l-Leys'in Uyn'l-Mes&il isimli kitabndan naklen "zndklarn hkm" blmnde yle diyor: "Zendka eittir: Ya asl

itibariyle zaten irk zerine olduu iin zndktr; ya Mslmanken zndk olmutur; yahut ta zimm iken zndk olur. Birinci durumda irki zerine olduu gibi braklr. Yani esas olarak bir acem [Arap kkenli olmayan, yabanc] olduu iin aslen kfirdir. kinci durumda kendisi slam'a davet edilir; kabul ederse ne l, etmezse katlolunur; nk mrteddir. nc durumda ise, yine kendi haline braklr; nk "Kfr tek bir dindir". [El-Hidye sahibi] unu da diyor: "Zndkn kendi haline braklmas, acem olduu takdirdedir. Yoksa aslen Arap olan, irki zerine braklmaz; onun iin iki tercih vardr: Ya slam, ya kl. kinci durum hakkndaki szne gelince, mesele ok aktr; slami zndkn (247) hkm iktibariyle mrtedden hibir fark yoktur. Ancak bu durumda, bu hkmn, zndkn dini fesada vermek maksadyla sapknlk propagandas yapmam ve bu suretle tannmam olmas lazm geldii konusunda bir uyarda bulunmamz gerekir. Birinci durumda ise, sorguya ekilmeden evvel veya sonra, tevbe etmekten hl olmamal ve gittii yoldan dnmelidir. kinci durumda olan [zndk] katlolunur, baka bir yolu yoktur. Fakih Ebu'1-Leys, yakalanmadan nce tevbe ettii takdirde shir'in [sihir, by yapan] tevbesinin kabul olunacan ve katledilmeyeceim, yakalandktan sonra ise tevbesinin kabul edilmeyeceini syler ki, propagandaclkla tannan zndk da byledir. mam Kadhan Fahruddn, "Fetva bu sz zerinedir" der. "Bu sz zerinedir" demesinin sebebi, Hfzuddn el-Kerder'nin Fetv'smda zikrettii bir baka grn bulunmasdr, ki o unu diyor: "Sihirden tevbe etmesi istenmez, (dorudan doruya) ldrlr; zndk ise, kinci mam'a yani Eb Yusuf a gre istitbe-ye tbi klnr". Burada istitbeden maksat ondan tevbe etmesinin istenmesidir. Bu ise zaten [o tevbenin] kabul edileceinin bir delilidir. Bu kabulden murat, tevbe edenin salverilmesine dair kazai kabuldr, yoksa o tevbenin Allah Tel yannda kabul edilecei anlamna gelmez; zira bu, bizim bilebileceimiz bir konu deildir. El-Hulsa kitabnn sahibi tarafndan ve en-Nevzil'dc deniyor ki: "Hannk [insan boarak ldren katil] ve shir yakalanr yakalanmaz katledilirler; nk bunlar yeryznde fesat peinde komaktadrlar. Eer yakalanmadan nce tevbe ederlerse, tevbeleri kabul olunur. Yakalandktan sonra ederlerse kabul edilmez, tpk kutt'u't-tark [yol kesenler] gibi katlolunurlar. Propaganda yapan, yani il-had mezhebine davet eden zndk da byledir. Yine el-Hulsa sahibi -Allah rahmet etsindiyor ki: "bh [dince yasaklananlar mubah sayan] de byledir ve tev-besi kabul edilmez. Semerkand'da mam eyh zzddn el-Kind ve Hakan br-hm b. Muhammed Tama Han da byle fetva vermi olup fetvalar kabul olunmu, [ibhler] katledilmilerdir". El-Amid'nin bkru'l-EfkAr'mdz sylediklerim akla kavuturmay kararlatrdmz iin imdi ona dnyoruz. Orada deniyor ki: "Eer ehl-i ehv'dan [Mslmanln dndaki din mensuplar] olan [zndklarn kfrne hkm verilirse, bu onlarn alverileri, ldrlmeleri ve tevbeleri iin geerli bir hkm deildir. Biz, onlarn hkmnn mrtedlerin hkm gibi olduunu, yani kendilerinden cizye kabul edilmeyeceini, kestikleri hayvanlarn yenmeyeceini, kadnlaryla nikhlanlmayacan ve ilerinden herhangi biri ldrldnde diyetinin sz konusu olmayacan sylyoruz. Onlardan herhangi biri darlharbe katlrsa, tevbe etse dahi klelikten kurtulamaz. Eer bu bir korkudan jleri gelmeden balangta olursa, tevbesi kabul edilir. Yok eer bu (tevbe) bid'aonn aa kmasndan sonra ise, (248) o takdirde tevbesinin kabul hususunda ihtilaf vardr. E-f ve Eb Hanfe -Allah onlara rahmet eylesin- tevbesim kabul etmilerdir. mam Mlik ve e-f'nin baz yaknlar ise bunu menetmilerdir. Bu [ekildeki tercih], ayn zamanda stad Eb shak'a aittir. Byle bir kii katledildii veya normal olarak ld zaman, -Allah onlara rahmet etsin- E-f ve Eb Hanfe'ye gre mal bee blnr. Mlik'e gre

ise btn mal fey [ganimet] saylr, bee blnmez". El-Amid'nin bizim mezhebimiz nazarnda zndkn hkm ile ilgili sz burada bitiyor. Gerisini sen dn. Eer, er'i anlamnda zndklk kfrn gizlenmesi demek olduuna gre, zndk nasl sapknln propagandasn yapmakla maruf olur dersen, cevap olarak derim ki, bunda anlalmayacak bir ey yoktur. Zira zndk nasl olsa kfrn bir ekilde belirtir, bozuk inancn savunur ve onu sahih bir ekle karr. Burada kfrn gizlenmesi demek, sapknla davetinde yumuak olmas ve bakalarn saptrmakla da tannmamas demektir. Eer Allme Taftzn'nin et-Telvh isimli kitabnda -Allah rahmet eylesin-Eb Hanfe'nin, Kur'an'n nazmnn gerekliliini skat etme konusundaki ruhsatn aklarken, bunun kastsz olmas halinde sz konusu olduunu, aksi halde bir deli olup tedavi edilmesi gerektii, veya -eer zndk hatmin (?) katlolunur ise-zndk olup ldrlmesi icap ettiini syledii szn anlam bu deil mi, dersen, ben de derim ki: Hayr, nk asl maksat, zndklkta srar ettii takdirde katlo-lunmas veya bunun karl olarak ila kabul ettii takdirde tedavi edilmesidir. Burada sz olabildiince ksa tutulmutur ve ancak ihtiya kadar sylenmitir. nk zndkn hkm burada o kadar nemli deildir. mamlarn nderi mam Gazzl, et-Tefrika beyne'l-slm ve'z-Zendekn isimli kitabnda der ki: "Baz tasavvuf iddiaclarnn, Allah Tel ile kendisi arasnda belli bir hale ulatklarnda, namazn kendilerinden dtn, gnah ilemenin, iki imenin ve sultan mal yemenin kendilerine helal olduunu ileri srmeleri de bu cinsten bir iddiadr. Her ne kadar hakknda verilen hkmde cehennemde ebedi kalaca hususunda bir gr var ise de, byle bir durumda bulunann katlinin vacip olduunda hi phe yoktur. Bunun gibi birinin katli, dinde ok byk bir zarara sebebiyet verdii ve ibha kaplarndan biri bir daha kapanmayacak ekilde ald iin yz kfir ldrmekten daha faziletlidir. Bu tr birinin verecei zarar, kfr meydana kaca iin yle bir eilim iine girmekten ekinecek olan mutlak bir ibhacdan daha byktr. (...). (...) (249) Zndkn er'i anlam ve hkm hakknda sylediklerimiz bylece karara balanmtr. imdi, ruhu kabzolunmu olup el-Kbz diye hret bulan bir adamdan bahsetmemiz gerekiyor. Bu adam, zndk hakknda erh'l-Maksd'dan nakledilen fkh tarif uyarnca tam bir zndkt. [nsanlar] sapknla aryor ve onlar saptrmakla tannyor, szne gvenilir ahitlerin ve akll kiilerin ehadetleriyle sabit olduu zere, dn-i mbnin fesad yolunda kouyordu. FetvA-yt Hniyye'dc naklen getiine gre, onun gibi olanlarn katli vacip olmaktadr. Onun haline vkf olup, szlerini dnen kiinin durumu ne tuhaftr. Halbuki onun nazarnda sapknl ve bakalarn saptrmas durumu iyice belirginlemitir. Oysa onun iinde tereddde dlm, katline hkmetmekten ekinilmi, dinin ihyasna ve bu fesat bann ortadan kaldrlmasna alan kalem sahiplerinden ve kl erbabndan bir topluluk azledilmitir. Nasl olur da [bu adam] insanlardan utanmadan kendisi iin fetva ilminde yksek bir mevki ve Allah'tan korkmadan takva iinde stn bir kdem talebi dvasnda bulunur! Artk yolun dorusuna gtren Allah'tr; O bana kfidir ve ne gzel bir vekildir. EK:V BAYRAM-MELAM EYH OLAN EYH SMAL- MAK'NN SCLL (20 Zilhicce 945 / 9 Mays 1539) stanbul Olan eyh dimek ile ma'rf smail nam ahsn "nsan kadmdr" didi ve "nsan insan oldukdan sonra ana hi bir nesne haram deildir" didi, Dervi Muhammed b. Abdlan ve Muhyiddn ahadetleri ile sabit old.

Ve "Babam Kutb'dur, ben Mehd'yim. Bize uymayann man drst deildir" didi, eyh Alddn b. Nash ve mezkr Muhyiddn ahadetleri ile sabit oldukdan sonra, kendnin etb' dhi muvacehesinde ahadet itdiler. Ve "erat(n) haram didikleri helaldir" didi mezkr Muhyiddn ve Hac Turak ahadetleri ile sabit old. Ve Hazret-i Kelmullah' -sallallhu al nebiyyin ve aleyh- meclisinde dyim "Kstah Ms" deyu zikr itdi,17 Mevln Hayruddn b. Karaca ve mezkr Muhyiddn ve Hac Turak ahadetleri ile sabit oldukdan sonra tbi'leri dhi muvacehesinde ahadet itdiler. Mezkr ahsn (smail-i Mak) namaz klanlara "Cenneti greyin deyu klmaz msn? Cennet didine biz merkebimizi balamazz" didi Hac Turak ihbar ile; ve "Sc (arap) ak kamdr, cezbe-i ilhdir. Bunlarda nesne yokdur, m'mine helaldir. Hakkndan gelicek yi, i, yat, uyu, cmlesi ibdetdir" didi; ve "Oru, zekt, hac bizlere crm in geldi, bunlarda nesne yokdur" didi; ve "M'min olana ylda iki bayram namaz vardr, kalan avam indr. Biribirin semerin yimeyb muamele ve zabt indr. Ve ol iki bayram namaznda secde yi-rinde beni grn" didi; ve "Zina ve livtada nesne yokdur. Toprak topraa gi-rr. Bunlar akn lezzetidr" didi; ve "Her kii Tanr'dr, her sretden gzken O'dur" didi; ve "Ruh bir bedenden kar bir bedene dhi rihlet ider" didi; ve "Azb- kabir yokdur ve soru, hisap yokdur" didi, mezkr Muhyiddn ihbar ile; ve kendsi msfir iken mukmlere imamet idp mukmler dhi iki rekat tammnda selm virdkde "Siz saltnz itmam idn" diyeni men' idp "Ehlullh'n ardnda iki rekat namaz klmak kifayet ider" deyu mezkrlara namaz kldrmadu, Hasan b. Abdullah ihbar ile; ve "Kutb in k Paa yle dimi, Gl-en-i Rz sahibi dhi bir vecihle nakl itmi. Amma baz azzler Kutb iin "ba Ar'da aya Fer'de onsekiz bin leme meml" dimiler; bu asl kimesneye Tanr dimek sdk deildir" didi, Muslihuddn b. Ahmed ihbar ile; ve ba'z feseka "Bizim avretimiz ve olanmz cemisi senin yoluna" didikde, "Avretiniz ve olannz ve kumanz (cariyeniz) size helaldir; ve bu cmlesi ehlullha helaldir" didi, Mevln Muslihuddn ihbar ile; ve "Grindurur Tanr'ya tapaduralm" didi, mezkr Hasan ihbar ile; ve Reslullh sallellhu aleyhi ve sellem hazreti in "Muhammed makamnda bizzat kimesne vardr. krar ile mahabbet ile gsterelim" didi, Behll b. Hseyn ihbar ile; ve "Ol kz yaradan sensin, bir avrete varrsn, sen ider klarsn, 'Allah yaratd', dirsin" didi, mezkr Muhyiddn ihbar ile zahir old. EK: VI GLEN EYH EYH MUHYDDN- KARAMN'NN SCLL (105a) Mustafa b. Mehmed nm kimesne Karamanl dimekle ma'rf olan eyh Mehmed b. Hzr mahzarnda "Zikr olan eyh-i mm 'Grinen mke\'ve-nt ve msivallh f nefsi'1-emr umr- i'tibriyyedir. Hatt bir ka gl (?) elvn- muhtelife ile mtelevven olsa, gne dokundu gibidir. Hazret-i Hakk'n vc-dndan gayri nesne yokdur. Hatt umr- er'iy5'e divardr. Hatt umr- i'tibriyyedir. Haram didin haram olur, helal didin helal. Zina i TDr idn, zina olur, liv-ta i'tibr idn, livta olur' didi" deyu ahadet itdi. Ve Seyyid Almed b. Sey>rid Bahyi mezkr eyh mahzarnda, "eyh-i mez-br 'Dnyada haram yokdur. Haram didin helal [m'c]18 olur, helal didin helal olur' didi" deyu ehdet itdi. Ve Abdi b. Mehmed mezbr eyh mahzarnda "Zikr olunan eyh 'Livta ve zin helaldir ..... cap eylemez' dimi. Ve 'Har yokdur. teden kim gelp size kim cevap virdi?' didi" deyu ahadet itdi. Ve Abdlkenm ibn eyh Aluddn nm kimesne dhi mezbr eyh mahzarnda mezbr eyh mahzarnda [sic] "Zikr olunan eyh ile bir yerde oturur iken bir avret

nmze ta'm getrp, ben de 'Bu n-mahrem nedir, avretin midir veya kzn mdr?' didim. Mezbr eyh dhi 'Sen Hakk ile Hakk oldun mu?' didi" deyu ahadet itdi. Ve Abd elebi ibn Abdlltf mezbr eyh mahzarnda "Zikr olunan eyh 'Zt mttahiddir, muyeret esmadadr' deyp elinde bir top benefe var idi, temsil in iki akk idp 'Biri vacip ve biri mmkindir' didi. Ve 'Cem'i enbiyya ve evliyaya virilen bende bi'1-fi'l mevcuddur' didi" deyu ahadet eyledi. Ve Abd b. Ubeydullh mezkr eyh mahzarnda "Zikr olunan eyh elinde bir top benefe tutar idi. ki akk idp 'Bir akk vacip ve birisi mmkindir' didi" deyu ahadet eyledi. [Ve] Vef Dede b. Abdullah mezkr eyh mahzarnda "Zikr olunan eyh lem-i mahss ulhiyyete isnd idp eyadan tekessrt nefy idp vahdet-i hak-kiyyeye isbt itmesine temsil idp 'Zeyd'in ba Zeyd deil ve eli ve aya Zeyd deil belki mecm' Zeyd'dir. Bu kesret mevcudatn vahdet-i Vcibu'l-Vcd'a nisbeti bunun gibidir. Ve bir ktip kitabet itdi zamanda elif yazar elif olur b yazar b olur. Cmlesinin asl mrekkepdir. Ve dhi uluhiyyeti Nasr e hasr it-dikleri in kfir oldlar. Biz uluhiyyeti cem'i eyaya isnd itdmz in kfir olmazuz' [didi" deyu ahadet eyledi].20 (105 b) Ve mezbr Fen Dede [sic] mezkr eyh mahzarnda "Zikr olunan eyh didi ki 'Benden efdal drt kimesne geldi. Birisi Reslullh, ve birisi Al ve birisi eyh Attr ve birisi shib-i Fuss- Hikem'dir. Bu drdn gayrisinden ben ef-dalim. Eer fular ile beraberim dir isem, tenash lzm olur. Tenash mezhebi-mz deldr' didi. Ve dhi 'Msr'dan gelr iken bir suya uradm. Yol gedin talep ider iken bir kelp gelp bir yirden gep biz dhi kelbn gedi yirden ge-p mezbr kelp in bundan ulu Hzr olmaz didim' [didi"] deyu ahadet eyledi. Ve mezbr Vef Dede mezkr eyh mahzarnda "Zikr olunan eyh Mehmed Paa21 meclisinde mes'ele-i ulhiyyet syler iken Mehmed Paa 'Bana zhr- ma'rifet eyleme!' deycek, 'Ben dhi yle izhr ideyim ki sokakda yourt satan kfirn yourdundan dhi ucuz ideyim' didi" [deyu] ahadet eyledi. Ve Yahya b. [bo] mezkr eyh mahzarnda ehdet idp "R'yetullh ne dnyada ve ne hiretde mmkin deldr. Mmkin diyen kezzpdir" didi deyu ahadet eyledi. Ve Ahmed elebi ibn Seyd mezbr [eyh] mahzarnda "Zikr olunan eyh 'Hazret-i Reslullh eyh brahim'e kird olamaz' didi" deyu ahadet eyledi. Ve Hamdullah b. Hayreddn mezkr eyh mahzarnda "Zikr olunan eyh n-nellhe ve meliketeh yusallne 'ale'n-Nebiyy' yetini tefsir ider iken, 'Allah Te-l'nn salavt virmesi rahmet itmekdir. Ve melikenin salavt rahmet talep eyle-mekdir. M'minlere salavt enir olunmudur. Biz nice salavt virirz, dilimz ile salavt virirz. Kalbimz ile nefy iderz' [didi]" deyu ahadet eyledi. EK: VII EYHLSLAM EBUSSUUD EFENDNN EYH BEDREDDN, BRAHM- GLEN, SMAL- MAK, EYH MUHYDDN- KARAMANI VE HAKM SHAK HAKKINDAK FETVALARI22 (16. yzyl) EYH BEDREDDN 969. MESELE: eyh Bedreddn-i Simv ki Varidat sahibidir, "tekfir itmeyp la'net iden kfirdir" diyen Zeyd'e ne lzm olur? EL-CEVAP: "Ann mrdlerinden olan kfirlerdir" dimek lzmdr. ir kefere gibi adn anmayup la'net itmeyp kendi hlinde olan Mselman kfir olmaz. 970. MESELE: Simvenl taifesinden bir taife rb-i hanr itdiklerinde biribi-rinn avretlerini icazetleri ile tasarruf eyleeler mezbrlara ne lzm olur?

EL-CEVAP: Kati lzmdr. 971. MESELE: Zeyd-i nib "Ehl-i Snnet ve Cemat'den olup eyh Bedred-dn denilerini kim ki evinde kondurup konuk idinir ise ta'zr idp cerime hkm idn" die er'an drst olur mu? EL-CEVAP: Bed-nmlk ile mehur olan Simvenl taifesinden ise, anlara mer'dur. Amma kona ta'zr olunup cerime alnmak meru' deildir. BRAHM- GLEN 968. MESELE: A'zam- ulema-i dn ve a'lem-i fuzal-y rh- yakn bu mes'ele tahkikinde ne buyururlar ki Zeyd die ki "Msr'da Cmi'-i Myeyyediye kurbinde nedfn olan eyh brhm-i Glen ve ana mrd olanlar ve i'tikad idp mahabbet eyleyenler klliyyen mlhidlerdir ve zndklerdir. Merhum iviz-de fetvas bu hususda bize kfidir. Anlarun imametleri caiz deldr ve anlara i'tikad eylemek hatdr ve ana mensup olanlar dll ve mudili ve zebhalar haramdr" die; Amr bu mukabelede die ki "Bu sz mutlak syleme, beyt: Srr- dil her bende-i Huda ne-mdned Hod-r t der n miyne enbz me-kun23 "Hel akakte kalbeh"24 hads-i erifyle 'amel evldr. Bu kavmin kllisi senn didin gibi deldr. Zr eyh brahim'i grdm mirren nasihatim dinledim. Ol azz Ehl-i Snnet i'tikad zere idi. Ve bid ve zhid ve ehl-i takva ve Hakk yolnda 'k ve sdk idi. Ve Mselmanlar hev v nefse tbi' olmadan nehy idp er'-i erf muktezs ile 'amel eyleyp selef-i slihn tarki zre halk doru yola ird eylemekde cidd himmetin sarf ider kimse idi. Hatt padiah hazretleri (Kanuni Sultan Sleyman) -zdellhu mreh- canibinden ol 'azzi Msr'dan stanbul'a getirdiler. Ahvli ke-m yenba tefahhus olunup cem'-i etvr er'-i erife muvafk bulunmudur. (...) Eeri ol 'azze mensup geinenlerin arasnda melhi-de var ise, anlara ne i'tibr! eyh brahim kend 'arif ve kmil ve vera' ve takvaya ve ilm-i ma'rifete mail olmala mrd olanlarda akidesi pk kimseler ok ve zhir-i er'a muhalif kavilleri ve fiilleri olmayan halfelerine ve muhibblerine s-i zan itmek lyk deldr" die, bu hususda 'Amr'n sz ma'kl ve makbul mdr? Veyhud Zeyd'in sz hakk olup eyh brahim ve ana mensup olanlar bi'1-klliy-ye tark- sedddan ve istikametden ma'zl mdr, bu hususda re'y-i sibiniz ne vehiledir, fi cevap buyurup 'indallh me'cr ve msb olasz. EL-CEVAP: Ehl-i Snnet ve Cemat i'tikad zre olup er'-i erf muktez-snca 'amel idp selef-i slihn tarkna slik olan kinen m-kn makbuldr. eyh brhml 'dr dimekle anlara dahi ve ta'arruz caiz deldr. SMAL- MAK 978. MESELE: "Sbkdan kati olunan Olaneyh didikleri ahs zulnen katlo-lund" diyen Zeyd'e ne lzm olur? EL-CEVAP: Ann mezhebinde ise katlolunur. EYH MUHYDDN- KARAMN 972. MESF ,: Mahrsa-i slmbol'da emr-i er'-i erf zre katlolunan Karamanl eyh dimekle ma'rf olan ahsn katli cap iden sebeb-i er' ne idi, hn-i teftide hzr olmayan ehl-i slm'a beyan buyurulup msb olalar. EL-CEVAP: Zarriyyat- dnden olup nuss- kt'a ile sabit olan ahkm- e-rat-i erfeyi inkr ile zndk idi ve Hazret-i Reslullh -sallallhu aleyhi ve sel-lemcenb- rifatlerini tahkir vecli ile zikr itdi tark- er' ile sabit oldu in katlolunmudur. 973. MESELE: Zndk olanun ve sebbidenn slm ve tevbesi mm- A'zam 24 "Sen onun kalbini mi yardn?"katnda makbul olup katiden hals olur. ahs- mezkr mirren tecdd-i mn ve tevbe etmi iken hals olmaduna bis nedir?

EL-CEVAP: Zndkun tevbesi kabul olnmak kable'1-ahz akd olncakdr. Tu-tuldukdan sonra vki' olan tevbeye i'tibr yokdur. ahs- mezbrdan ne ki vki' olmdur, ba'de'1-ahz vki' olmdur. Sebbidenn mm-i A'zam katnda egeri slm ve tevbesi ile vcb- kati sakt olur. Amma ir eimme-i dn katnda hli zerine bakdir. Kudt- memlik-i mahmiye umr- dnde mblt itmeyenlerin tevbelerine i'tibr itmeyp ir eimme mezheplerince katilerine hkm itmee me'mr ve me'znlardr. Ba'de'1-hkm ol cihetden dah vcb-i kati ittifak olur. 974. MESELE : Bu hususda hkm iden hkim Hanef-mezhep olup kend mezhebin 'amden terk idp ir eimme mezhebleri ile hkm idicek hkm nafiz olup bi'1-ittifak katli vacip olur m? EL-CEVAP: mm- A'zam katnda tevbe ve slm'la sakt olan vcb- katidir, cevz- kati deildir. ir eimme re'yleri ile 'amelen kati olnmak caiz idi ve hkm olndkdan sonra hatmen vacip idi mm- A'zam katnda mukarrer ve msellemdir. Hkm iden hkime Hanefi olmak zarar eylemez. Hatt hkim-i Hanefi mctehid olup mm- A'zam re'yinn shhatine i'tikad ve kuwe-i deliline keml-i i'timd zerine iken dah ir mctehidnin kavli ile amel idp kend mezhebinn hilfna hkm eylese, mm Eb Ysuf katnda eeri hkmi nafiz deildir. Amma mm- A'zam'dan ezhar rivayet zerine nafizdir. Kibr- me-yih-i Hanefiyye'den mm Hall, Ebbekr, Muhammed ibnu'1-Fazl, Buhar ve mm- Mecd-i Sadr-i ehd bunu ihtiyar itmilerdir. Mehr-i ktb-i fetvda fetva bunun zerinedir. 975. MESELE: ahs- mezbra isnd olunan ekvl-i btlann her biri bir zamanda sdr olmak zerine ahadet olund. hed zamanda ve meknda biribir-lerine muhalefetleri ahadetlerine halel virir mi? EL-CEVAP: Zamanda ehdete halel virmek ehdet olup nesne darp ve kati ve gasp gibi ePl kabilinden olcakdr. Akvl makalesinden olcak zamanda ve meknda ihtilf, hd ehdederinde kdih deildir. 976. MESELE: Ol ekvl-i btla ahs- mezkrdan sudun ile ed-i ehdet mabeyninde ok zaman gemidir. ahidin hududa tekadmle ehdeti kabul olunmaz. Bu maddede kabul olunman vechi nedir? EL-CEVAP: ahs- mezbrun katli eeri sebb iledir, eer zendeka iledir, eeri mm f' mezhebince hadden katidir. Amma ann katnda tekadmle ehdete halel gelmez. Zendeka ile kati mam- A'zam katnda hadden kati deildir ki tekadm bhesiyle sakt ola. Belki irtidd tarkyledir. Tevbesi ba'de'1-ahz olman menzile-i 'ademde klnmdr. Te'hr-i ehdetle hdun 'adaletlerine halel gelmek eeri ktb-i fetvda mesturdur. Amma kibr- meyih-i Hanefiyye'den mm Ebu'lKasm Saffr "te'hr ile ehdetlerine halel gelmez, makbuldr" deyu ihtiyar itmidir. Hussan hidler bu babda te'hr-i ehdete a'zr- makbule beyn itmilerdir. Bu hussda ba'z kimseler "ulema ta'assup itdiler, zulmen kad itdiler" diseler anlara ne lzm olur? EL-CEVAP: Eer ol kimseler ol ahsn mesleini hakk i'tikad idp ulema slk itdikleri tark- hakk zulm i'tikad iderlerise zndklardr, tevbeleri kabul olunmaz. Reislerini ahz kendlerini ahz hkmndedir. Ceman kati olunmak lzmdr. Eer yle i'tikad itmeyp "er' ile zuhur iden umurun mcebi kati deil idi, kati itmek zulmdr" dirlerise kfir olurlar. Zevceleri hinlerdir. mna gelmezlerise katileri mbahdr. Eer byle dah dimeyp "hd gayr-i vki'e zulmen ve ta'as-suben ehdet itdiler" dirlerise, tezkiye ve ta'dl olunup erat-i erfeyi kabul it-dikden sonra anlara ta'n itmekle ta'zr-i bel ve habs-i medd lzm olur. HAKM SHAK 977. MESELE: Ezbi'llhi mine'-eytni'r-Racm Bismi'llhi'r-Rahmni'r-Rahm, "Ve enzeln ileyke'l-Kitbe bi'1-hakk musaddikan li-m beyne yedeyhi mine'l-Kitbi

ve mheyminen aleyhi f ahkm bi-m enzelallh..." el-yeh.25 Ha-km shak ahibbsndan olan Zeyd ve 'Amr ve Bekr yet-i kermede zikr olunan "ve mheyminen aleyh " ibareti ile istidlal idp "Hliy Yehd ve Nasr ellerinde Tevrat ve ndi inzal olundu zerinedir, asla tayir olunmaz" deyu i'tikad eyleseler, Tevrat adna hliy Yehd ellerinde olan kitbda Hz. Lt 'aleyhisselm hakknda h "sekrn olup kendni bilmez iken kzlar ile zina eyledi" deyu mestur olup Kur'n- Azm'e muhalif nnkz nice nesneler olsa, vech-i merh zre i'tikad idp musrr olan kimesnelere ne lzm olur? EL-CEVAP: Sebb-i sarh ve cehl-i kabhdir. Ikrr iderler ise bi'1-itifak katileri lzmdr. Tevbe-i sahha idp manlarm tecdd idicek bizim eimme katnda katiden hals olurlar, ir eimme mezheblerince hadden katlolunurlar. EK: VIII Hersek Sanca'nda bz melhide zuhur idp sabka ele girp katlolunan Hamza nm mhlidn [sic] meredesinden olduklar i'lm olunman ol asl melhide toprak kadlar marifetiyle er'ile tefti olunup mlhid-lii sabit olanlar habsolunup ahvlleri vuk'u zre arz olunman mhrl kse ile sana defter irsal olunmudur. Byrdm ki vusul buldukda defterde mestur olan kimesneleri hsn-i tedrik ile ele getrp mukayyed ve mahbs ahvllerin toprak kadlar ile er'ile tefti eyleyp ilhda mte'allik alwli ve akvli sabit olup hretleri ilhd ve zendeka ile ve b-mezheplik ile olup mezbr mhlide [sic] teba'iyyetleri olanlar muhkem habs eyleyp ahvllerin yannzda sbt buldu zre sicili itdirp sret-i sicillerin sdde-i sa'detime gnderesin ki anlar hakknda emrim ne vehile sudur bulursa mcebi ile amel eyliyesin. Zikr olunan melhideye asla himyet caiz deildir. yle ki bunlarn birinde ahz u celbolunup veyhud ahar vehile himyet olunup hals oldu istim' oluna, ol melhideye olunacak siyset himyet idenlere olmak mukarrerdir. Vebali boynuna, ana gre mukayyed olup melhideye himyet eylemekden ziyde ihtiraz eliyesin. Ve bu bahane ile kend hlinde olanlara ve gl mldar kimesnelere isnd idp dahi olunmakdan hazer zere olasn. Bir sureti Bir sureti Bir sureti Bosna beine Pojega beine Budun belerbeisine EK: IX Rodoscuk ve Hayrabolu ve Burgos kadlarna hkm ki hl Hamza nm mlhidin ahibbsndan Burgos kazasna tbi Demrci Yah nm kayenin imm ve cem'ati ve iki nefer siph ve Hayrabolu kazasna tbi Alacaolu nm karye halk ve ba'z kimesnede davarlar oldu ve Rodoscuk kazasna tbi lbasd nm karyeden Vel ve Dutal (?) nm karye yata oldu ve Kteli nm karyede dhi ahibbs ok oldu ve Kllu nm karye imm ve Rodoscuklu kapuc Mehmed nm kimesne dhi ahibbsndan oldu i'lm olunman zikr olunan mhlidin [sic] eer ehirde ve eer hri ehirlerde tevbi'i bulunursa mezbrlar avu mbaereti ile er'ile tefti eyleyp mhlid-i [sic] mezbra mrd olup mahabbet ve teba'iyyet zre olanlar emrim zre mertebel mertebesince er'ile takrir itdiresin ve bulunan davarlarn mr in avuuma zabt itdiresin. EK:X Dergh- mu'allm avularndan mamzde Mehmed'e virildi. B-Hatt- Molla (?) zvornik ve Gradcanie ve Memlihateyn kadlarna hkm ki mektup ve sret-i siciller gnderp Memliha-i Bl sakinlerinden Mehmed b. Hasan ve Hac Ali ve Ali Hoca ve brahim Halfe ve Hseyin Aa ve Mustafa ve Ca'fer ve Hasan ve arkac Behram ve Yass (?) Yusuf ve Osman b. shak ve dier Osman b. Hamza ve Hseyin b. Nash ve Ferhad ve Babaan b. Ahmed ve Hasan b. Dervi ve Yusuf b. Mustafa nm kimesneler zvornik Sanca bei Ferhad ma'rifetiyle medis-i er'e ihzar olunup

bundan akdem ilhd sabit olup kad olunan Hamza nm ml-hidin mezhebi zre olup ilerinden biri sultan nmna olup 'avretleri bir yirde cem' olup sohbet idp er'-i erife muhalif ef l-i kabhalar olduundan m'ad "saltanat bizimdir" deyu da'v ider didikleri sul olundukda mezbrlar inkrlary-la cevap virp kaz-i mezbreden ba'z Mselmanlar ve mer Halfe ve Yusuf Halfe b. Mehmed nm kimesneler Mehmed b. Hasan "Ben Sultan Hamza'nn yirine Sultan Mehmed oldum" didine ehdet eyleyp ve ba'z kimesneler dah "Avretlerinz n-mahremdir. Nin cem' idersz" didiklerinde "Size haram ise bize helaldir" deyu cevap virdiklerin ve biribirinn avretlerinn omuzlarna yap-up mushabet itdiklerin ve nice efl-i kabhalarn grdklerin bahs eyleyp 'arz ve i'lm itdkleri ecilden [bo] vardukda tefti idp fi'1vki' mezbrlar vech-i merh zere olup zikr olunan maddeler sabit ve zahir olur ise siph tyifesinden ise haps idp 'arz eyliyesin. Hasan Paa demlerinden Ca'fer'e virildi EK: XI mamzde Mehmed avu'a virildi. zvornik ve Gradcanie ve Memlihateyn kadlarna hkm ki mektup ve sret-i siciller gnderp Memliha-i Bl sakinlerinden Mehmed b. Hasan ve Hac Ali ve Ali Hoca ve brahim Halfe ve Hseyin Aa ve Mustafa ve Tayfur ve Hasan ve arkac Behram ve tacir Yusuf ve Osman b. shak ve dier Osman b. Hamza ve Hseyin b. Nash ve Ferhad ve Babaan b. Ahmed ve Hasan b. Dervi ve Yusuf b. Mustafa nm kimesneler zvornik Sanca bei Ferhad ma'rifetiyle meclis-i er'e ihzar olunup bundan akdem ilhd sabit olup kati olunan Hamza nm ml-hidin mezhebi zre olup ilerinden biri sultan nmna olup avretleri bir yirde cem' olup sohbet idp er'-i erife muhalif efl-i kabhalar olduundan m'ad "saltanat bizimdir" deyu da'v ider didikleri sul olundukda mezbrlar inkrlary-la cevap virp kaz-i mezbreden ba'z Mselmanlar ve mer Halfe ve Yusuf Halfe b. Mehmed nm kimesneler Mehmed b. Hasan "Ben Sultan Hamza'nn yirine Sultan Mehmed oldum" didine ehdet eyleyp ve ba'z kimesneler dah "Avretlerinz n-mahremdir. Nin cem idersz" didiklerinde "Size haran ise bize helaldir" deyu cevap virdiklerin ve biribirinn avretlerinn omuzlanna yap-up mushabet itdklerin ve nice ef l-i kabhalarn grdklerin bahs eyleyp 'arz ve i'lm itdkleri ecilden huss- mezbr er'ile tefti olunmasn emr idp buyur-dum ki hkm-i erifimle dergh- mu'allm avularndan Mehmed avu zde kadruh vardkda mezkrlar meclis-i er'a mrfa'a idp gaybet iderler ise kefiller ve er'ile buldurmas lzm olanlara buldurup ve getrdp ve bu husus bundan akdem bir defa er'-i kavime muvfik fasl olunup zerinden on be yl mrur itmi da'v deil ise muktez-y er' zre dikkat ve ihtimam ile mft muvacehesinde tefti ve tefahhus eyleyp gresin. Fi'1-vki' kaziyye 'arz olundu gibi olup bi-hasebi'-er'i'-erf sabit ve zahir oldukdan sonra bu fesd ve kabhet zre olanlar sipahiler ise haps idp 'arz eyliyesin. Deiller ise er'ile lzm geleni mahallinde icra idp yirine koyup hilf- er'-i kavm kimesneye ta'alll ve niza' itdirmeyesin. Amma hn-i tefti temam hak zre olup, tezvir ve telbsden ve uhd- zrden hazer idp cdde-i hakdan 'udl itmeyp hilf- er' ...... itmekden ve gayr-i vki' kaziy^'e i'lmndan ihtiyat eyliyesin. EK: XII Mfetti Saray kads ve Memlihateyn ve Gradanie kadlarnn mhrl defteridir. zvornik Sancanda hurc idp mbeynlerinde sultan ve vezr ve kadasker ve kad ve defterdar ve avu ta'yn idp saltanat dvasn iden melhidenin ele get-rlmesi babnda yoldalk idenleri 'inayet ricasna 'arz iderler. Bir nefer mlzimc yiirmi be ake ile Belene kazasn rie iderler Ve erbb- tmardan alt nefere terakki rie iderler

Ve bir nefer yenieriye yedekilik Ve bir nefer acemi olana yenierilik Ve drt nefer dnimende mlzemet rie iderler Ve erbb- tmardan bir nefere avuluk rie iderler Ve on sekiz nefer azep yiitlere iptidadan tmar rica iderler Defter budur ki Liv-i zvornik'de kasaba-i Memliha-i Bl'da huru idp fikr-i fsid-leri zre mbeynlerinde h sultan ve vezir ve kadasker ve kad ve defterdar ve avu ta'yn idp h saltanat da'vsn iden melhidenin ele getrlmeleri babnda yoldalk eyleyen kullar bunlardr ki zikr olunur. El-vki' fi ehr'i a'bni'l-Mu'azzam sene 990. Merhum Molla Snan elebi Saray kads Munla Bal Efendi Saray kads Munla Bl Hfendi mlzemetlcrinden Mevln dnimendlerinden Mevln dnimendlerinden Mevln Hasan ibn Hasan Ltf bin Muharrem Rdvan bin Abdullah Yusuf s der liv-i mezkurTmar- 20866 on bin aka terakki Hseyin bin Abdi der liv-i 6000 bdunde ulu emirl zvornik zc'met rica olunur Tmar- Saray kads Munla Bl Ef. Tmar- Sleyman bin Mehned a dnimendlerinden Mevln Haydar der liv-i Bosna der liv-i Kstendi! Nuh bin Muharrem Nhiye-i Oluka (?) Nahiye-i Radomir Karyc-i ve gayruh Karye-i Kunduzkr ve.gayruh ber-mccb-i bert ma'a ahkm- 6999 16999 Mustafa Yenieri Sleyman Memi bin Gazanfer bin Elli birinci aa an glman- Ali Hseyin blnde Bae-i Edirne 3000 3000 drt sofalu Bosna'da uluemirl Bosna'da uluemirl Memi bin Mahmud binCa'fer bin Sefer bin Mustafa bin Mahmud bin Sa'id Veli Abdullah Abdullah Ahmcd Abdullah An gureb Hasan bin Mehmed bin Husrev bin Ahmed bin Abdurrezzak b. Musa bin 372 Abdullah MahmudMehmed Ca'fer Ebu'1-fazl Muharrem ( kiinin adlar yrtk sebebiyle okunmuyor ) Mehmed bin Timurhan Hseyin bin Halil bin Nasl Yusuf za'mzde Mezkrun kullan zikr olunan melhidenin ele getrlmeleri babnda keml mertebe yoldalk idp mahall-i himmet ve sezvr- 'inayet kullar olman 'av-tf- 'aliyye-i husrevnden mlzim-i mezbr Hasan d'leri zvornik kazasndan yevmi yiirmi be ake ile mfrez olan Belene kazasyla ve mezkrun dnimend-ler mlzemet ile ve mezbr sipahi Haydar terakki belki ze'metle ve mezbr Sleyman avuluk ile ve yenieri Mustafa yedekilik ile ve dier Sleyman yenierilik ile ve ulu emirl olan mezbrn Memi ve Gazanfer kullar tmar ile ber-murd ve behre-mend olmalar ricasna hasbihalleri defter olunup pye-i serr-i a'lya 'arz olund. Bak ferman Der-i 'Adl'indir. El-'abd'l-fakr Ltrullah el-Kdi bi-Gradanie (mhr) Ez'afu'l-'ibd Mahmud b. (?) el-Kdi

bi-Memlihateyn (mhr) Efkar ibdi'l-Meliki'r-Ra'f Es-Seyyid Yusuf el-Kd bi-Saray el-Mahrse el-Mfetti (mhr) EK: XIII zvornik beine ve trap kadsna hkm ki sen ki trap kadssn mektup gnderp dergh- mu'allm avularndan Mehmed avu ile gnderilen hkm-i erifim mcebince ol cnibde huru iden melhide teftiine mbaeret olunup dokuz neferi ele getrp er'ile ilhdlar sabit oldukdan sonra hakkndan gelinp melhide dhi ziyde olup haklarndan gelinmek in mezbr avu alkondun ve mu'venet in sen ki sancak beisin lzm oldun bildirmein byrdm ki hkm-i erifim vusul buldukda acele gider etb' ile ol cniblerde bak kalan mel-hideleri dhi hsn-i tedrik ile ele getrp ahvlleri muktezsnca er'-i erif zre tefti idp zendeka ve ilhdlar er'ile sabit olanlarn haklarndan gelinmek mukte-zy- er'-i erif zere mcebi ile amel idp er'-i erife muhalif kimesneye te'add olmakdan ve melhideye himyet olmakdan ve bu bahane ile Ehl-i Snnet ve Ce-m'atden olan Mselmanlara mcerred te'add ve ta'll ile hilf- er'-i erif te'add olmakdan hazer eyliyesin. EK: XIV B-Hatt- Hmyn zvornk beine ve Memlihateyn ve Gradanie kadlarna hkm ki siz ki ka-dlarsz mektup ve defter ve siciller gnderp liv-i mezbrda zuhur iden melh-de teftiinde dergh- mu'allm avularndan Mehmed avu yedinde vsl olan crnr- erif mcebince tefti olundkda kasaba-i Memliha-i Bl'dan Mehmed b Al nam kimesne gr kasaba-i mezbreden Osman b. shak ve Molla Ca'fer ve Hac 'Ali ve brahim Halfe ve Hasan b. 'Ali ve arkac Husrev ve arkac Behram ve Yusuf b. 'Abd ve Ferhad b. Murad nm kimesneleri ihzar itdirp mezbrlar in sbk ilhd sabit olup katlolunan Hamza'mn trreht zere sbit-kadem olup biemri'llhi Tel helal [sic] dimeyp kll fesd ve en'ate mbaeret (iden) dll ve mudili mlhidlerdir. Bunlardan m'ad sultan nmna olan Mehmed b. Hasan ve vezr nmna olan Hseyin Aa ve zvornik (?) kads nmna olan 'Ali Hoca ve defterdar nmna olan Memi b. skender ve imm Mustafa ve 'Osman b. Hseyin ve Hseyin b. Nasuh ve Ahmed b. Hac Hasan ve Hasan b. Berdu ve Sefer b. skender ve dier Mustafa in temsil (?) eylemilerdir deyu takrir idp 'udl-i Mslimnden ka ibd meclis-i er'de vech-i merh zere mezbrlar in harama hell deyp n-mahrem 'avretler ile ihtilat idp kll fesd ve en'ate mbair dll ve mudili mlhidlerdir deyu der olan ehdetleri sicili olunup bi-hasebi'-er'i'-erf mevcud olanlarn f'illerine hkm olduun bildirmisin. Byrdm ki hkm-i erifim vsl buldukda bu babda onat vehile tenbih olup anun gibi sicili olunup 'arz olunan kimesnelere mecal verilmeyp er'ile haklarndan gelesin. Gaybet idenleri dah hsn-i tedbr ve tedrik ile ele getrp dah dll ve mudili olup ilhdlar sabit ve zahir oldukdan sonra mecal virilmeyp anlarn dah haklarndan gelesin. Hilf- er' kimesneye i itdirmiyesin. Amma bir bahane ile kend hallerinde olup er'-i mutahharaya teba'iyyetleri olup kr u kis-binde olanlar mcerred farz ve tesbit ile veyhud celb (ve) ahar vehile farz ve taksr olmakdan hazer idp cdde-i hakdan 'udl itmeyesin. EK: XV Marnileyh drende Osman'a virildi. Bosna Belerbeisine hkm ki bundan akdem ol canibe ba'z melhide tefti in hkm-i erifim virilmekle hl ol bahane ile ba'z garaz olan kimesnelere dahi olundu i'lm olunman byrdm ki hkm-i erifim vardukda bu bahane ile kimesneye te'add ve te'alll fermn- erif mcebince ilhd sabit olanlardan m'ad mcerred celb ve ahz olunup taharri ve tefti ile kend hallerinde olanlara) hilf- er'-

i mutahhar dahi ve ta'arruz olunmakdan hazer eyliyesin. Bu bahane ile ba'z kimesnelerin akesi alundu i'lm olund. Vk'a yine senn adem-i ihtimmndandr. Ol asl hilf- er'-i erif alnan akei gir ashabna alvirp min ba'd er'-i erife mugayir i olmakdan itinp eyliyesiz. EK: XVI Der zemn- Mehmed Efendi muhsebe-i evvel 'an 21 Za(Zilka'de) senelO75 (Beci)het-i ed-i ake-i ba'z kesn ki 'an bah-i kitbh 'an muhallefat- maktul Lr 'an cnib-i mr kabz ve der hn- Valde Sultan fiiruht ode ve kymete fi 15 a'bn sene 1075 'an yedi Osman Be 5230 ake dermeyn be-hazne-i mire teslim ode 10500 ba'dehu kitbh-i mezbre (ez) taraf- Saltanat- 'l-n taleb kerde ve irsal ode ve kymete 'an hazne-i mire red ode lzm mede ez n sebeb an cnib-i muhsebe-i evvel ed nvite ber-mceb-i 'arz- hl-i sahhfn ve fermn- 'l elm'errah f 3 N sene 1075. Baha-iBaha-iBaha-Bah-Bah-i Kitb'l-Mevzt Kitb- Zc-i Elfiye ma'a Kitbu'l Kitb Kfir hattyla ktp cild Fethiye guru-i esed kt'a 1 aded Cild aded 5 kymet 1 tam (?) aded 4 guru 80 guru 2 kymet10 13 guru 400 kymet kymet11 1000 1300 Bah-iBah-iBah-iBah-iBah-i Kitbu'lEvrak- perian Kfir hattyla ktp Kitb Tbba mteallik kitab kt'a ma'a hrdavat kt'a kt'a kymet 5 kymet1 3 200 guru 100 guru kymet aded aded 850 1 10 kymet kymet Tezkirei ed d de fi 6 Ramazan sene 1075 b-dest-i Ahmed halfe-i rznme EK: XVII BLM XII: TRKLER'N MEZHEPLER VE BU ZAMANDAK SAPKIN CEMAATLER urada bir yzyl gemez ki her dinde baz yeni sapkn eilimler ortaya km olmasn. (412) Bu olay dierlerine olduu gibi, Muhammedliin de bana geldii iin, bunlardan bazlarn aktarmaya kendimi mecbur gryorum. Zeydler'in (Zeidis) mezhebine mensup olanlar, Allah'n dnyaya, Muhammed'inkini ilga edecek yeni bir eriat ile birlikte, ranllar iinden seilmi yeni bir peygamber gndereceim sylerler. Mu'teziller'inkinden (Moatezelis) ayrlm olup bu zikredilenin hemen arkasndan gelen bir bakas daha vardr. Buna mensup olanlar ise, gnahsz olan peygamberlerin dnda bu dnyada kimseye kudsiyet izafe edilemiyeceini, gerek m'minlerin br dnyada tpk ayn on drdndeki hali gibi Allah' greceini sylerler. Oysa bu, aka "Allah bu dnyada olduu gibi, br dnyada da bize grnmeyecektir" diyen Muhammed'in doktriniyle uyumuyor.26 Mlumci (Malumigis) denilen bir baka mezhep daha var. Bunlar, Allah' bu dnyada da tanmann mkemmelen mmkn olabileceini iddia ediyorlar. Bunlarn iddiasna gre, (413) "Kendi nefsini tan!" demek bu anlama gelir; yani yaratlanlar ancak

kendilerini tanyarak Yaratc'y da mkemmelen tanm olabilirler. Mezzachuliens (?) mezhebi ise tamamiyle buna kardr. Bu mezhebin mensuplar, Cennet'i kazanmak iin Allah' bu dnyada cevherinin ve yceliinin nuru araclyla, yani bu nur kendisine ulaanlar mminlerin iine dahil etmek suretiyle tanmak gerekir derler. Bir baka mezhep de bh (abajahi) denilenlerinkidir. Bunlar Allah'n btn ilmini inkr ederler ve O'nun bu dnyay, her eyi ezelden yahut yaratmadan nce bilmeksizin, ortaya kacak durumlara gre ynettiini, bu durumun zel birtakm ilerde olduunu, ama tpk insanlarn (bir ii) yapmak ve o hususta deney sahibi olmak suretiyle rendii gibi (Allah'n) da bu iin bilgisini yle edindiini sylerler. Ben, Trkler arasnda miktar o kadar ok olan bu mezheplerin saylarn daha fazla artrmak niyetinde deilim. (...) (414) (...) Fakat u son zamanlarda Trkler'in iinde ok daha tehlikeli grnen baka mezhepler var ki bunlar, devlette herhangi bir deiiklik olduu takdirde, ve kendi doktrinlerine inananlarn bana gemek suretiyle, (Trklerin) arasnda imdiye kadar mevcut olan birlii sarsacak ve ykc birtakm fikirlere frsat tanyabileceklerdir. Bunlardan biri, Kadzdeliler'dir (Kadezadalis). Bu (zmre), Sultan Murat zamannda ortaya kt. Cenaze defni srasnda ve hortlaklarn ruhlarna dua ettiklerinde kullandklar pek ok merasimin mucidi olan (!) Birgili Efendi (Birgali Efendi) (415) tarafndan desteklenmi ve gelitirilmitir.27 Bu mezhebe mensup olanlar, imamlarn lnn kulana "Allah'tan baka ilah olmadm, Muhammed'in onun elisi olduunu" yksek sesle barmaya zorlarlar. (Mslman olmu) Ruslar ve ihtida etmi teki Hristiyanlar, Araftan ve ller iin yaplan dualardan kalan karmak kavramlar sebebiyle bu mezhebe kuvvetle baldrlar (...). (416) (...) Birka zamandan beri Trkler iine, prensip olarak Saray'daki entelekteller tarafndan takip edilmekte ve desteklenmekte olup stanbul'da olduka yaygn olan yeni bir dnce girdi. Buna mensup olanlara Hubmesh (Chupmessahi), yani "Mesih'in mridleri" deniyor. Hz. sa'nn Allah olduuna ve dnyann gerek Kurtarc's olduuna inanyorlar. Sultann sarayndaki, zellikle en drst, en medeni ve en gnl ac tavrl gen Enderunlular, bu dnceye sk skya baldrlar. O kadar ki, aralarndan btn bu liyakatlere sahip birini vmek istedikleri zaman, bunu bir tek kelimeyle yaparlar; (417) ona "Hp meshsin" (Chupmessahisen), derler ki, "Gerek Mesih'i tanma ve onun yolunu takip etme durumundaki biri gibi drst, cmert, gnl okayc ve medeni bir adamsn!" demek oluyor. stanbul'da bu adamlardan olduka kalabalk sayda bulunmaktadr ve uurunda ehitlii gze alacak kadar bu inanc smsk savunanlar mevcuttur. Bu, onlarn bu inanca gizlice bal olduklarnn bir gstergesi olan beyaz sark giymelerini engellemiyor; o kadar ki, bu dnceye scak bakan birine rastlanacak olsa, bir hogr elde edilebilecek, veya (aksine) bir ayaklanmaya sebebiyet verebilecek, yahut bu inanc paylaanlarn arasna ncil'i sokabilecek rahat bir yol hazrlayacak bir gelime kaydedilmitir. Fakat bundan daha sonra, kendine mahsus yerinde sz edeceiz. Niyetimiz burada Trkler arasndaki muhtelif mezhepleri anlatmak olmakla beraber, (418) siyah veya beyaz rengi kullanan ressamlar taklit ederek bizim de bir noktaya kadar, bu ok-dinlilie hibir eyin bu kadar aykr durmad bu lkede Ateizm'in hangi noktaya kadar nfuz ettiini gstermemiz, bu amacmza ters dmeyecektir. Ateizm'e mensup olanlar, kendi aralarnda kendilerine Msirrn (Muserin), yani (Gerek Srra Sahip Olanlar) diyorlar, ki bu sr, mutlak olarak Tanr kavramn inkr ve (Tanr'nn esasnda) her ferdin, grdmz, hayran olduumuz olaylarn normal akn yneten kendi i prensibi veya tabiat olduu fikrini tasdik etmektir. Gkler, Gne, Ay, Yldzlar o prensipten kaynaklanr; hareketleri ondan salanr ve insanlar

tpk otlar, iekler gibi ondan yeryznde biter. stanbul'da, ou kad ve Arapa yazlarda bilgin (ulema) olan pek ok kimsenin bu dnceye bal olduunu grmek gerekten hayret verici bir eydir. (Bu inanc tayan) dierleri ise, bilinlerinde (419) irtidat suunu ilediklerine kani olan ve her eyin bu dnyada bitmi olmasn temenni eden Hristiyan mrtedlerdir. Bu mezhepten, zengin ve slami bilimlerde iyi yetimi, Mehmed Efendi (Mahomet Efendi) isimli bir adam,28 Allah'n varlna kar kstaha aza alnm kfrler sarf etmi olduu iin benim zamanmda stanbul'da idam olundu. O bu dinsiz dncesini ispat etmek iin u sradan delilinden yararlanmaktayd: "Ya asla Allah diye bir ey yoktur, ya da bizim ulemann bizi inandrmak istedikleri kadar ne becerikli, ne de hikmet sahibidir. Eer O gerekten olsayd, beni, varlnn dnyada baka benzeri bulunmayan, ondan byk bir horlamayla sz eden en byk dmann bu kadar uzun sre yaatmazd." ayan hayret bulduum ey, inancn inkr ederek, gelecekte en iyiyi (inan yolunu) takip edeceini syleyerek hayatn kurtarabilecekken, mit edecei hibir mkfat olmadndan emin bulunmasna ramen, geree olan aknn onu ehitlie mecbur ettiim syleyerek sznden dnmektense, dinsizlii iinde lmeyi tercih etmesidir. (420) tiraf etmeliyim ki, o zamana kadar dnyada gerek ateizmin olabileceine inanmazdm. imdi olduum gibi, Allah'n varlnn, kendi tabii nuruyla, akl vastasyla kendini ispat edeceinden emindim. Fakat bu yenilmez inat, tabiatn ve akln bu canl klarn korkun bir ekilde kalplerinde sndrm birtakm insanlarn (ateistlerin) bulunabileceine beni ikna etti. Bu doktrinin zehri o kadar keskindir ki, Saray'n odalarnn ta iine, kadnlar ve hadmlarn dairesine (Harem) kadar nfuz etmi ve paalara, neredeyse btn Saray'a bulamtr. Bu mezhebe inananlar, birbirlerini ok severler, himaye ederler. Gnl okayc ve misafirperverdirler. Yanlarnda kendi inanlarndan biri olduu zaman, ona ak kalplilikle muamelede bulunurlar; gler yz gsterirler ve gece kendisine refakat etmesi iin gnlnn seecei bir kar cins verirler. Onlar birbirlerine kar samimi ve cmerttirler; sonuna kadar hizmet etmekte ar derecede anlayldrlar. (421) Sultan Murat'n, her ne kadar halk arasnda -hznl, kat ve pinti olan- Kadzdeliler'i zenginlesinler, emeklilik ve evlilik hayatlarnda para temin etsinler diye ne geirme amacn tayor grnse de, Saray'da ve askerler arasnda bu inanc[a mensup olanlar] destekledii syleniyor. Bu szn ettiimiz Kadzdeli mezhebinin, Stoac ve melankolik bir havas vardr. Buna mensup olanlar ne mzikten, ne de gzel szlerden holanrlar; onlar gerek topluluk iinde, gerekse yalnzken hep ask suratl ve ciddidirler. Her zaman Allah'tan bahsederler ve hi durmadan, "Allah'tan baka tanr yoktur" anlamna gelen La ilahe llallah szn sylerler. Onlar arasnda btn geceyi (dizst) oturarak ve (ne) bklm olduu halde, bu szleri ikyetkr ve ackl bir biimde tekrarlayarak geirenler vardr. Bunlar dinlerinin btn kural ve talimatlarn sk skya takip ederler. Genellikle kendilerini medeni kanunlarnn (fikh) incelenmesine hasrederler ve (422) hibir pheli ve iyi aklanmam nokta brakmamak iin karlkl tartrlar. Bir kelimeyle bunlar, hal ve tavrlarnda hkim derecedeki Trk Fariziyenleri'dirler.29 Kendi kendilerinin en byk hayran olup dncelerini paylamayanlar hor grrler; onlara selam vermezler, onlarn arkadalndan strap duyarlar ve oullarnn kendilerininkinden baka detleri olan ailelerden evlenmesini istemezler. Aralarndaki gerektii gibi yaamayanlar ve ba-boluklaryla rezalet karanlar sert bir ekilde uyarrlar. Eer onlar kendilerini dzeltmezlerse, aforoz ederler ve topluluklarndan kovarlar. Bu adamlar genellikle, yerleik hayatn kendi melankolilerine ve lsz hayallerine malzeme salad birtakm zanaatkarlar veya dkkn sahipleridir.

Bu mezhepten, Hristiyanlk'la Muhammedliin tuhaf bir karmn karan baka kiiler de bulunmaktadr. Bunlarn ou Moravie (?) ve Macaristan snrlarnda oturan askerlerdir. Moravie'den ve Raguza'dan getirilen (423) Sclavon (Slav) dilinde Yeni Ahit okurlar. Kur'an'n srlarn renmeye* ve zellikle onu Arapa'sndan okumaya ok merakldrlar. Kaba ve cahil grnmemek iin bir Saray dili olan Farsa'y da renmeyi ok isterler. Ramazan dedikleri oru aynda arap ierler, fakat rezalet kmasn diye ne tarn, ne de dier baharatlar iine koymazlar ve adna Harlalis (Hardall ?) derler ki bu muameleden sonra (iilmesine) izin verilen bir iki olur. Bununla beraber, birer lim olduklarn da dndkleri iin, Muhammed'in, Hz. sa tarafndan gelecei vaat edilmi olup, Pentecote gnnde onun tipi ve ehresin(i alm olduu hal)de yeryzne inecei dnlen Kutsal Ruh olduuna inanrlar. Her trl karlamada, Paraclete kelimesini, beyaz bir gvercin tarafndan her eit sevin ve mutluluu bulacaklar vaat edilen Cennet'i kazanmann amaz yollar kulana fsldanan Peygamber'leriyle yorumlarlar. Bosna Patarlar btnyle bu mezhebe mensupturlar. Ama yine de dier (424) Hristiyanlar gibi vergi derler. Takdis ettikleri birtakm (aziz) resimler[in]e ve Ha'a da sahiptirler. Snnet olurlar ve Msr'daki bir Hristiyan mezhebi mensuplar olan Kiptiler gibi, bu merasimi merulatrmak iin Hz. sa rneinden yararlanrlar. Fakat bana ksa bir zaman nce bu deti terk ettikleri sylendi. Ulhiyetin (Tanrsallk) simgeleriyle alakal ince bir baka mesele de, Yenieriler arasnda, Bekta adl birine izafe edilen Bektalik denilen bir mezhep meydana getirmitir. Her ne kadar bahis konusu olan, onlarnki kadar kaba birtakm kafalara sknt verecek fena bir konu olsa da, yalnzca metafizik bir meseledir. Sylendiine gre bu mezhep, Muhteem Sleyman zamannda kmtr.30 Bazlar bu mezhebe mensup olanlar Zerakis (tiraki ?), yani "yakn akrabalaryla ehevi ilikiler kuranlar" diye adlandrr. Fakat halk arasnda onlara Mumsndrenler (Mumsconduren) deniyor. Bunlarn hepsi, (425) dinin istediinin de tesinde ok kat ve ok hurafeci bir tarzda tapnmaya ynelik olarak Muhammed'in eriatn gzetirler. (...) Vaktiyle bu mezhepten, Trkler arasnda Nesm (Nemisi) diye mehur olup, Allah'a hibir sfat yaktrlmamas gerektiine inandndan, minarede Allahu Ekber diyerek ezan okuyan mezzine, "Yalan sylyorsun" dedii iin diri diri derisi yzlen bir air vard. Bugn hl yksek rtbeli Yenieri subaylarndan byk bir ksm bu mezhebe mensupturlar. Fakat, daha nce sylediimiz gibi, u anda hkm srmekte olan padiaha kar ayaklanmalar sebebiyle idam edilen (426) Bekta Aa, Kul Khya ve Mehmed Aa zamannda saylar daha da fazlayd. Bu insanlar yaratln tabii igdsne kar koymak suretiyle kan bana hi aldr etmeksizin, yakn akrabalaryla, mesela babalar oullar ve kzlaryla, ehevi yaknlk kuruyorlard. Bu iren ve gayri meru ilikiyi mazur gstermek iin de, bir fidan, bir aa diken kiinin, o aacn meyvesini bakalarna brakmadan, nce kendisinin yemesi gerektiini ileri sryorlard. Kendi mezheplerine mensup olanlarn lehine olduunda, (kar taraf) kim olursa olsun yalanc ahitlik yapyorlard. Bu vastayla, bakasnn mallarna el koyarak fevkalade zenginlemilerdi. Fakat Bekta'n lmyle ve kendilerini destekleyenlerin iktidardan dmesiyle byk bir kayba uradlar. O zamandan beri, Yenieriler'in eyhi ve zengin, bilgili bir adam olan St Bekir (Sudgi Beker) (427) sayesinde biraz kendilerine geldilerse de,31 din hususunda hakknda iyi eyler olduu kadar kt eyler de sylenen bu adam hayatndan eden Veziriazam Kprl Mehmed Paa'nn otoriter idaresi sebebiyle ikinci bir yenilgiye uradlar. Bununla beraber, stanbul'da bu mezhebe mensup olanlarn okluu yznden, o vakit daha fazla da ileri gidilmedi. Ayrca siyaset, imparatorluun birok yerinde zaten

dini sebeplerden ok, baka eyler yznden de dklen kanlarn daha fazla yaylmasn istemiyordu. Her ne kadar Sbiler (Sabin) denilen mezhebe mensup bulunanlar Muhammedi olsalar da, yle grnyor ki, kamuoyu nazarnda daha ok, baka herkesin onlarn yeminli dman olmakla vnd putperestlie doru uzaklayorlard. Zira, yeryzndeki btn yaratklarn zerinde sahip olduklarna inandklar etkileri sebebiyle, Gne ve Ay'da, dnyann bu byk k kaynaklarnda, birtakm tanrsal nitelikler olduuna inanyorlard. stanbul'da bu mezhebe mensup baz astrologlar ve natralistler vardr. Fakat, (428) erkeklerinin tabii olarak gnee, kadnlarnn ise aya taptklarn (bildiimiz) Partlar ve Medler (ranllar ?) arasnda ok daha byk sayda mevcutturlar.Bu insanlar ne hayat tarzlarnda ok katdrlar, ne de kendi eriatlarnn merasimlerinin ok sk gzlemcisidirler; ama ahlaken iyi bir yaantlar vardr ve hemen her konuda hakimane hareket ederler. Ruhun lmsz olduuna ve ilenen gnah yahut sevabn br dnyada ceza veya mkfat greceine inanmakta sknalar vardr. Ne kendilerine yaplan kfrlerin, ne haklarnda sylenen hakaretamiz szlerin, ne de insanlarn kendilerine yaptklar ktlklerin intikamn alnnn peinde deillerdir. nk bunlara yldzlarn tabii etkileri olarak bakarlar. Herhangi bir saanak yamur bizi slattnda veya Temmuz'un gnei fazlaca hararet yaptnda kesinlikle kzmazlar. Mnsih (Mnasibi) diye adlandrlanlara gelince, bunlar mnhasran Pythagor'culardr. Ruh gne, yani ruhun bedenden bedene gemesine inanrlar. Bunlardan (429) stanbul'da bir miktar vardr. Polonya kkenli, fakat Saray'da yetimi, Trk edebiyatn ok iyi bilen, burada anlattm pek ok zel bilginin ounu kendisinden rendiim Albertus Bobovius,32 bu konuda stanbullu bir eczac ile aralarnda geen elenceli bir mlakat bana anlatt. Bu (eczac) iyi CP' tim grm biri olduu iin sk sk onun dkknna gidiyormu. Yine bir gn dkknnda onunla sohbet ederken, samimi bir ekilde birok eyden bahsettikleri bir srada, bu kk lenlerinde kendilerini rahatsz eden siyah bir kpee bir tekme atm. Bu (hareket) eczacnn yznn rengini attrm. Albertus adamn yznde kzgnlk belirtisi grp ondan zr dilemek gerektiini anlam ve kpeine hakaret ettii iin affn dilemi. Misafirinin medeniliinden memnun olan eczac ona, kendisinden deil Allah'tan zr dilemesi gerektiini, nk yapann kk bir gnah olmadn sylemi. Tam bu tarzda sohbet ettikleri esnada, (430) oraya Bah Efendi (Behai Effendi) adnda bir mft getirilmi. Bu vesile ile mftnn ve kpein ruhundan bahsetme imkn domu. Bunun zerine eczac misafirine (A. Bobovius), buraya getirilen mftnn ruhunun har gnne kadar mezarda kalp kalmayacan sormu. Albertus'un cevap vermekten aciz kaldn grnce, meseleyi bizzat zmek zere eczac sz alm ve ona, insanlar ldkten sonra ruhun, o insann dnyadayken sahip olduu karaktere ve mizaca benzer karakteri ve mizac olan bir hayvann kalbna girdiini, mesela obur birisinin ruhunun bir domuza, ehvet dkn birinin ruhunun bir tekeye, cmert adamn ruhunun bir ata ve gz ak birinin ruhunun bir kpee geeceini ve dierlerinin de buna benzer ekilde olacan sylemi, bunu ispat etmek iin de ona, insanlarn farkl tabiatlarndan ve ruhlarn lmden sonra (431) ikamet edecekleri yerlerden bahseden bir kitap gstermi. Arkasndan da, stanbul'da maalesef bu inanca mensup ok az kimse bulunduundan ikyet etmi, ama yine de gerekte her meslekten birka kiinin olduunu ve asl Kahire'de bunlardan bir hayli mevcut bulunduunu sylemi. Her zaman kendi mesleinden olanlara ve kendisi iin, ldkten sonra ruhlarnn deve gibi, alkan, yumuak, sabrl az yiyip ien ve Dou'nun en uzak mntkalarndan her trl ecza maddesini

getiren bir hayvana girmesi iin dua ediyormu. Ayrca da, kendi ruhunun bin yz altm be yl bir deveden tekine geerek btn dnyay dolatktan sonra, daha nce hi olmad kadar saf ve mkemmel bir insann vcuduna gireceinden phesi yokmu. te bu eczacnn -sylendiine gre btn inliler'le ortak olaninanc buydu. (432) rk (Eschraki) yahut "aydnlanmlar" denilenlerin mezheplerine gelince, bunlar tamamen Pythagor'culardr. Bu mezhebe mensup olanlar, prensip olarak Allah fikrinin ve O'ndan (bir para) olan saylarn temaasna kendilerini vermilerdir. Her ne kadar O'nun birliinden emin iseler de, yine de birlikten gelen bir say olarak Trinite'yi de inkr etmezler. Dncelerini iyi anlatmak iin, onu e katlanm bir mendilin konumuyla karlatrmay rnek olarak tabii bir ekilde kullanrlar. Onlara gre, mendil ald zaman aslnda tek paradan olutuu grlecektir. Bu insanlar, her ne kadar onda kendi prensiplerine uygun olarak kullanlabilecek ve doktrinlerinin hakikatini ispata hizmet edebilecek birtakm yerler buluyorlarsa da, hi de Kur'an'n kompozisyonunun byk hayranlar deillerdir. Zor ve uyarlamas sknt yaratan ksmlar atyorlar ve onlarn ilga edilmi olduunu sylyorlar. nk, gerek mutluluun ve Cennet'in btn sevinlerinin, esasnda Allah'n (433) mkemmeliyetini, ululuunu ve yce zatn mahede etmekten ibaret olduuna inanrlar. Muhammed'in basit ve maddeci ruhlar kazanmak iin uydurduu, kaba hayallerle ve gklerin gln planyla alay ederler, kmserler. eyhler (Schecs), yahut mescitlerin ve byk (seltin) camilerin becerikli vaizleri bu mezheptendir. Bu mezhebe mensup olanlar, suluklarnda (tuttuklar mistik yolda) titiz, gayretli, yiyip itiklerinde kanaatkar olup ho bir mertebededirler ve ak yzldrler. Mziin byk amatrleri ve olduka iyi airler olup, ayinlerinde kullandklar manzum ilahiler dzenlerler. ok cmert ve mfiktirler ve insani zaaflara kar ok anlayldrlar. Ne pinti, ne kat, ne de kendini beenmilerdir. Zaten onlar stanbul'da saygdeer yapan da bu nitelikleridir. Genlikte gzellik, ruhu aa karan bir ey ve yaratlmam gzelliin tkenmez stnln hatrlatan bir masumiyet bulmaktan byk zevk alrlar. (434) Yaknlarn efkatle sevmeye her zaman amadedirler, nk sylediklerine gre onlar Allah'n yarattklar olup, onlara kar besledikleri bu ak kendilerini Yaratc'nn akna gtrmektedir. Bunlar iyi grnml, asil bir ehreye sahip ve btnyle ho edal mektepli ocuklar elde edebilmek iin btn gayretlerini sarf ederler. Onlar itina ile perhize ve kanaatkrla ve mezhepleriyle ilgili dier faziletlere altrmaya ynelik bir eitime tabi tutarlar. (Dolaysyla) bunlar btn teki Trkler'den daha fazla drst bir karakter sahibi olmakla nitelendirilmee layktrlar. Onlarn Hristiyan dininde domam olmalarna ve bizim dinimizin srlaryla yetitirilmemelerine dorusu hayflanyorum. Kendilerine Hayretler (Hairetis), yani "aknla dmler" denilen, bu bahsettiimle taban tabana zt bir mezhep daha var. Bunlar her eye kar phe beslerler ve hibir eyi asla tam olarak belirlemezler. Aksini belirtmeksizin her eyden szlanrlar ve gerei bulmak iin kendilerini soru sormak zahmetine sokmazlar. Asla (kimseyi bir eye) ikna etmeye veya (bir eyden) vazgeirmeye almazlar ve (435) akademisyenler gibi, insan zeksnn kurnazl sayesinde, gerein hibir zaman meydana kmamasn salayacak bir biimde yalann savunulacan, hatta tam aksine, birtakm numaralar ve yanltmacalarla gerein en az yalan kadar irkin gsterilebileceini sylerler. Buradan, her meselenin yalnzca mmkn olabilecei, nihai ve kesin olamayaca sonucunu karrlar ve kesinlik kazanmayan pheli eyler iin, sanat ve bilim alanna nfuz etme zahmetine girmeden, Allah bilir (Allah bilur), bize karanlk (bize karanuk), yani "biz bilemeyiz" demekle yetinirler. Bununla beraber aralarnda, ileride mft (Monftis) olacak vaizler yetitirmekten geri

kalmazlar. Ama bu grevde de teki grevlerde yaptklar gibi, yani ilgisizce davranrlar ve her zaman iin isteyenin lehine, sonuna Vallhu a'lemu bi's-savb (Welabu calem bissmah), yani "en iyisini Allah bilir" szlerini ekledikleri fetvalar vermeye hazrdrlar. (436) Yaantlar mreffeh ve rahattr. Kendi tabii eilimlerini takip etmeye her zaman iin bir arzu duymakla beraber, dinin istedii eyleri tam tamna yerine getirirler ve medeni kanunlarn emrettiklerine harfiyen uyarlar. Yanlarnda bir refakat eden olduunda, kt izlenim brakmamak iin arap ierler, ama kendi aralarnda bir araya geldiklerinde, sohbet etmeye ve ruhi uyuukluklarn gidermeye ok katks olan, iine esrar (Opium) kartrlm birtakm karmlar ierler. Bunun buharndan iyice sarho olduklarnda, kendilerine yaplan btn tekliflere -birka direni olsa dauyumlu hale gelirler, nk bir dncenin doruluuna bir bakasndan daha ziyade kailidirler. Fakat bu mezhebin kuvvetle etkiledii kendi dostlarna kar daha ziyade sevecenlikleri vardr. Onlar her ne kadar drakler "dogmatik inatlar" olarak niteleseler de, mftlk grevine kadar gelebilmi o mezhebin mensuplar, bereket ki Hayretler'e mensup olanlardan daha fazla (437) bu ii gtrmektedirler, nk belirli, kesin prensipler zerinde hareket ettiklerinden, devletin nemli ileriyle ilgili fetvalar imzalarken daha ihtiyatkr davranyorlar ve baz durumlarda, gerek duygularna ihanet etmektense grevi brakmay tercih ediyorlar. Oysa tekiler (Hayretler) zaten tabiat itibariyle ihmalkr olduklarndan, verilen hkmn salamlndan ok, nlerine kan frsatn gsterdii tarafin karna fetvay imzalyorlar. O tarzda ki, her zaman onlarn mtalaalarna uygun cereyan etmeyen olaylar, baarszlklarn daha ok, teki (devlet grevli)lerinden daha sk meslekten kovulan yahut lmle cezalandrlan mftlere yklenmesine yol ayor. (Burada) Trkler arasnda bulunan btn mezheplerin tam bir katalogunu yapmaya almayacam. Bu blm bitirmeden nce yalnz unu syleyeceim ki, bunlardan, imparatorlukta ne kadar ok ehir ve mektep varsa, o kadar var ve hibir becerikli ve ihtirasl vaiz yok ki bunlardan birine mensup olmasn veya ilerinde bunlarn bir mridi bulunmasn. Bir kelimeyle, din konusundaki bu dnce eitlilii Trkler arasnda, her ne kadar dmanlarndan intikam alma ve devletin nizamn sarsma amac tamasa da, hemen hemen sonsuzdur ve hangi milletten olursa olsun, hibir karlatrmaya gerek brakmayacak kadar, Hristiyanlar'dakinden daha byktr. ster bilerek, ister zorla, ister ilgi yoluyla olsun, Muhammedi hurafenin iine giren bu (eitlilik) durumunu, ancak milletlerin eitliliine benzetebilirim.