Kadir Mısıroğlu _ Lozan Zafer Mi Hezimet Mi Cilt1 Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır. UYARI: www.kitapsevenler.

com Kitap sevenlerin yeni buluşma noktasından herkese merhabalar... Cehaletin yenildiği, sevginin, iyiliğin ve bilginin paylaşıldığı yer olarak gördüğümüz sitemizdeki tüm e-kitaplar, 5846 Sayılı Kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacıyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuşan "Braille Not Speak", kabartma ekran vebenzeri yardımcı araçlara, uyumluolacak şekilde, "TXT","DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayıcı ve OCR (optik karakter tanıma) yazılımı kullanılarak, sadece görmeengelliler için, hazırlanmaktadır. Tümüyle ücretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "Engelli-engelsiz elele"düşüncesiyle, hiçbir ticari amaç gözetilmeksizin, tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak, engelli-engelsiz Yardımsever arkadaşlarımızın yoğun emeği sayesinde, görme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadır. Bu e-kitaplar hiçbirşekilde ticari amaçla veya kanuna aykırı olarak kullanılamaz, kullandırılamaz. Aksi kullanımdan doğabilecek tümyasalsorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amacı asla eser sahiplerine zarar vermek değildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amacıgörme engellilerin kitap okuma hak ve özgürlüğünü yüceltmek ve kitap okuma alışkanlığını pekiştirmektir. Ben de bir görme engelli olarak kitap okumayı seviyorum. Sevginin olduğu gibi, bilginin de paylaşıldıkça pekişeceğine inanıyorum.Tüm kitap dostlarına, görme engellilerin kitap okuyabilmeleri için gösterdikleri çabalardan ve yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum. Bilgi paylaşmakla çoğalır. Yaşar MUTLU İLGİLİ KANUN: 5846 Sayılı Kanun'un "altıncı Bölüm-Çeşitli Hükümler" bölümünde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitapları dahil, alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticarî amaçgüdülmeksizin bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu, vakıf veya dernek gibi kuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir."Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz, ticarete konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz. Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur." bu e-kitap Görme engelliler için düzenlenmiştir. Kitabı Tarayan ve Düzenleyen Arkadaşa çok çok teşekkür ederiz. Kitap taramak gerçekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir iştir. Ne mutlu ki, bir görme engellinin, düzgün taranmış ve hazırlanmış bir e-kitabı okuyabilmesinden duyduğu sevinci paylaşabilmek tüm zahmete değer. Sizler de bu mutluluğu paylaşabilmek için bir kitabınızı tarayıp, kitapsevenler@gmail.com

Adresine göndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katılmayı düşünebilirsiniz. Bu Kitaplar size gelene kadar verilen emeğe ve kanunlara saygı göstererek lütfen bu açıklamaları silmeyiniz. Siz de bir görme engelliye, okuyabileceği formatlarda, bir kitap armağan ediniz... Teşekkürler. Ne Mutlu Bilgi için, Bilgece yaşayanlara. Tarayan Süleyman Yüksel www.suleymanyuksel.com suleymanyuksel@ suleymanyuksel.com suleymanyuksel6@gmail.com Kadir Mısıroğlu _ Lozan Zafer Mi Hezimet Mi Cilt1 LOZAN ZAFER Mİ HEZİMET Mİ CİLT 1 KADİR MISIROĞLU SEBİL YAYINLARI Nu. KAPAK KOMPOZİSYONU DİZGİ VE BASKI HÜSNÜHAT YİRMİ DÖRT GÜRBÜZ AZAK GARANTİ MATBAASI i H. H. MÜŞERREF ÇELEBİ İSTANBUL — I 97 1 KADİR MISIROĞLU LOZAN ZAFER Mİ, HEZİMET Mİ? BİRİNCİ CİLDÎN İkinci ve ilaveli basımı UMURU DEĞERLENDİRME Sebil Yayınevi Vilâyet Han Kat S, Nu. 206 CAĞALOĞLU/İSTANBUL İTHAF Mitti Mücâdele tarihimizin aziz şehidi büyük mukaddesatçı, Trabzon Mebusu Ahi ŞÜKRÜ BEY'in necip hâtırasına..,. KISALTMALAR a.g.e. Adı geçen eser agt. Adı geçen tefrika a.g.m. Adı geçen makale eh. B Sahif e p. (page) : Sahife C. • Cild V (Volume). : Cild S. : • Sayı müt. : Müteakip vd. : ve devam* BİBLİYOGRAFYA s. (Sadece bu birinci cildin hazırlanmasında istifade edilen eserlerden, bazılarını takdim ediyoruz. Umum! bibliyografya ve şahıs adları indeksi son cilde dercedilecektir.) ABDÜLAZÎZ, Emin Hancî — Müzekkirât, Mısır 1926. AKANSEL, Dr. Mustafa Hakkı — Japon Mucizesi, İstanbul, 1943 ALTAY, Fahreddin — 10 Yıl Savaş ve Sonrası İstanbul, 1970. ASPİNAL, Oğlander (Liva General C.T.) — Çanakkale Muharebeleri, İngilizlerin Gelibolu Seferinin R. Tarihi İstanbul, 1932 ATAY, Falih Rıfkı — 19 Mayıs, Ankara, 1941. ATAY, Falih Rıfkı — Çankaya, İstanbul 1966. ARMSTRONG, N.C. -— Grey Wolf Mustafa Kemal, London 1932. ASHMEAD — Bartlette (E) — La ver ite sur les Dardeneües. (BİLSEL) M. Cemil — Lozan (II. Ciît). İstanbul 1C";3. CEMALEDDİN EFENDİ (Şeyhülislâm) — Hâtırat-ı Siyasiye, Uersaadet 1336. CEBESOY, Ali Fuad — Moskova Hâtıraları, İstanbul 1959. CEBESOY, Ali Fuad — Siyasî Hâtıralar, İstanbul, 1937. CROZAT, Prof Dr. Charles — Devletler Umumî Hukuku, İstanbul 1950 CEVDET Paşa — Tezikir (Tezkire 1-12), Ankara 1953. CONK, Cemil — Çanakkale Conkbaym Savaşları, Ankara 1959.

EARL of Ronaldshay — The Life on Lord Curzon, V. III., London 1928. ENGELHARD -- Türkiye ve Tanzimat, İstanbul 1338. ERGİN, Osman — Maarif Tarihi (II. cild), İstanbul 1943. GAZİ M. Kemal Paşa Haz. İzmir Yollarında — Ankara 1337. GÜR, A. Refik — Hukuk Tarihi ve Tefekkürü Bakımından Mecelle, İstanbul 1951, İNAL, Mahmut Kemal — Son Sadrazamlar (II. cüz), İstanbul 1941. (İLERİ), Suphi Nuri— Sevres ve Lausanne, İstanbul 1934. İNÖNÜ'nün Hâtıraları — (Lozan Kısmı) — Ulus Gazetesi, 24 Temmuz 1968'den itibaren. JAESCHKE, Gotthard — Türk İnkılâbı Kronolojisi (II. cild), İs tanbul 1941. K-VRACAN, A!i Naci — Lozan onferansı ve îsmet Paşa, İstanbul 1933. KÂMİL. PAŞA (Sadrıâzam) — Siyasî Tarih (II. cild), İstanbul 132.5. KANDEMİR Feridun — Hâtıraları ve Söyleyemedikleıiyle Rauf Orbay, İstanbul 1965. KARABEKİR, Kâzını — Cihan Harbine Nasıl Girdik (II. Cild), istanbul 1937. KARABEKİR, Kâzım — IstiklOl Harbimiz, İstanbul 1960. LAMOUCHE (Kolonel) — Türkiye Tarihi, İstanbul 19-53. LOZAN ZABITLARI - Lozan Mtıahcdenâmesi Mukavelât ve Se-nedâtı Saire, İstanbul 1339, Şark-ı Karip Umuru Hakkında Lozan Konferansında Tezekkür Olunan Senedât Mecmuası ve Zabıtlar, 1. takım (4. cild), İstanbul 1924 —• 2. takım (2 cildi İstanbul 1925. LOZAN.ın İzlerinde 10 Yıl — (Tevfik Rüştü Aras'm Konuşmaları t İstanbul 1935. M. KEMAL — Nutuk, Ankara 1927. MARDİN, KhûICl — Medeni Hukuk Cephesinden Ahmet Cevdet Paşa, İstanbul 1946 . MAHMUD Celâleddin Paşa -- Mirat-ı Hakikat — İstanbul 1326-27. MEHMET MURAT — Tatlı Emeller, Acı Hakikatler, İstanbul 1330. MİKUSCH, Dagobert von — La Resurection d'un Peuple — Paris 1931. NUR, Dr. Rıza — Hayat ve Hatratım (3 cild), İstanbul 1968. NUR, Dr. Rıza — Hücumlara Cevaplar, tstanbul 1941. NUR, Dr. Rıza — Türkbilık Revüsü (Nu: 8.), İskenderiye 193S. OKYAR) Ali Fethi — Bolayır Muharebesinde Adem-i Muvaffakiyetin Esbabı, tstanbul 1330. FECH. Edgar — Les Allies et la Turquie, Paris 1925. REY. Ahmed Reşit — Gördüklerim, yaptıklarım — İstanbul 1945. SABİS Ali İhsan — Harp Hatıralarım (5. cild), Ankara 1951. TENGİRŞENK, Yusuf Kemal —Vatan Hizmetinde, İstanbul 1967. (TOPUZLU), Operatör Cemil Paşa — Canlı Tarihler, cild 2, İstanbul 1945. : — TURNAGİL Prof. Dr. Refik — İslâmiyet ve Milletler Hukuku, İstanbul 1944. TüRKGELDİ, Ali Fuad — Görüp İşittiklerim, Ankara 195i. İÇİNDEKİLER , Birinci basımın akisleri . İkinci Basımın Takdimi Birinci Basımın önsözü B t R 1 H C t BÖLÜM : GİRİŞ Emanet ........ Devlet ......... Misak.ı Milli ... İKİNCİ BÖLÜM: LOZAN'I HAZIRLAYAN HADİSELERİN PANAP.OMASI A — MİLLİ MÜCADELEYE KADAR ............ Ta.ızimat ....., ............... Sultan Abdülâziz ........................ Sultan II. Abdülhamid ..................... It'ıhntçıların Gafletleri ve Birbirini Kovalıyan Harpler..................................... . Su:tan Vahidfddin, M.Kemal Paşa ve İngilizler B — MÎLLÎ MÜCADELE ...... ...... ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: LOZAN KONFERANSI KRONOLOJİSİ VE MÜZAKERELERE TOPLU BİR BAKIŞ İlk Hazırlıklar ve Murahhaslar Hey'etinin Teşekkül Ettirilmesi ......-..................

Konferans Neden Dağıldı? '.................. Varılan Neticelerin Tahlili _ ... _ „....... A — MADDİ KAYIPLARIMIZ..................... 1) Musul ................................. 13 53 57 65 65 65 105 317 119 124 134 145 172 1S3 214 245 2&1 281 2S1 2) Batı Trakya.................. ......... 285 3) Halep............................ ... ... ... 286 4) Batım................................. 287 5) Adalar ve Kıbrıs........................ 289 6) Harp Tazminatı..............'............. 292 7) Boğazlar Mes'elesl........................ 294 8) Kapitülâsyonlar RUsubu ve Bazı imtiyazlar ¦ 294 9) Mezarlıklar Mes'elesl..................... 297 B — MANEVİ KAYIPLARIMIZ 1) Ekalliyetlere Tanınan İmtiyazlar......... 298 2) Patrikhane Mes'elesi .................. 304 3) Hilâfet Mes'elesi ........................ 308 DİĞER SEBEPLER................................. 317 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLLET MECLİSİNDE LOZAN'A DAİR MÜZAKERELER. I — Birinci Büyük Millet Meclisinde .................. 325 n — İkinci Büyük Millet Meclisinde..................... 346 Ek — Lozan Sulh Muahcdenamesi metni ...... 372 MEAL-Î KERÎMİ: «İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLERİN İŞLEDİKLERİ YÜZÜNDEN BİZİ HELAK EDER MİSİN ALLAfflM?» Kur'an-i Kerim, Sûre.i A'raf. âyet 155 AZİZ OKUYUCU!.. LOZAN; MUAZZAM BİR İMPARATORLUK MİRASININ IIAN-I YAĞMASID1R... TÜRKÜN ŞAHSINDA İSLAMDAN İNTİKAM ALINARAK, BÜTÜN BİR İSLAM DÜNYASININ BAŞSIZ BIRAKILMASIDIR!.. LOZANIN GETİRDİĞİ; ADALARLA YUNAN STRATEJİK ÇEMBERİNE ALINMIŞ, İKTİSADİ KAYNAKLARDAN MAHRUM. HER TÜRLÜ UNVAN VE SIFATI YOLUNMUŞ, GAYRİ TABU HUDUTLARIN ÇİZDİĞİ KÜÇÜK BİR TÜRKİYEDİR. SEBİL YAYINEVİ, TAKRİR 1 SÜKÛN KANUNU İLE LOZAN'IN ÜZERİNE ÇEKİLMİŞ OLAN ŞALI KALDIRAN VE ONU MİLLİ MÎSAK ÖNÜNDE İLK OLARAK MUHASEBE EDEN BÖYLE BÎR ESERİ YAYINLAMAKTAN ŞEREF DUYA R-. BİRİNCİ BASIMIN AKİSLERİ «MÜDDEÎ; TARtH VE VATANDIR!...» Türk . İslâm dâvasının büyük mücahidi, Birinci Büyük Millet Meclisi Trabzotı mcb'usu aziz şehid. alî şükrü bey u eserin birinci basımı Türk umumî efkârına takdim edildiği esnada sahte bir «Lozan Kahramanı» unvanını haiz bulunan İsmet Paşa « B a ş v e k i 1 » di. On yıl ayrı kaldığı ve bir karasevdalı gibi yolunu kolladığı iktidar koltuğuna, «27 Mayıs» askeri hükümet darbesi sayesinde yemden oturarak millete, ikinci bir « D e v r - i 1 s m e t :> in çiiesini çektirmeye koyulmuş bulunuyordu. Eski « T a h r i r - i sükûn» kanunu yerine bu defa da «Tedbirler Kanunu» nun tehditleri arkasına sığınarak «Şef-1 i k Devri» alışkanlıklarıyla icra-yı hükümet eden lnönü,kendi haşîn muhalefet devrinin icadı olan «Kulak Gazetesi» nin «Geldi t s m e t, kesildi kısmet» tekerlemesiyle ortaya çıkan dehşetli bir millî istihfafına hedef olmaktaydı. Böyle bir sırada O'nun millete pek pahalıya malolmuş bulunan fahiş hatâ ve ihanetlerine ışık tutan bu eser, görülmemiş bir alâkaya mazhar olarak

üzerinden 42 yxl geçmiş olmasına rağmen hâlâ Türkiye'nin elini kolunu bağlayan. şehîd Sultan Aziz merhumun evlâtlarından merhum Seyfeddin Efendi'nin oğlu Şehzade lî KADİR MISIROÖLU mut Şevkat Efendi Hazeretleri tarafından lütfedilen tak-dirkâr mektub : «uf. aziz vatandaş. Lozan.» Olan bu biraz gâvur. biraz da emperyalist basküı sözleşmenin cüretine dayanmaktadır. Bütün kalbimle temenni ederim ki: Bu hakikatler en •münasib şekilde. Bunlardan bir kısmı ile aldığımız yüzlerce c kuyucu mektubundan sadece birini dikkatlerinize arzediyoruz: Hanedan-ı Âli Osman'ın en kıymetli mensuplarından olup. Yunanlının her şımarıklığı. ciltlerini sabırsızlıkla beklediğimi ve okuduktan sonra mülâhazalarımı bildireceğimi arz eder. yayınlanmıştı. fıkra v.s. Türk basınında. NO 210 Les Escanaux Bagnols S/Ceze Gard France Aziz vatandaş. savaş meydanından çıkıp en kurt diplomatlar arasına düşen saytn tnönü aldatıldı mı? Ona verilen direktifler mi yanlıştı? Karşısında olan Lord Gürzon'lar. antlaşmadır.*. Bu yüzden.1. L . Venizeloslar mı çok korkunç oyunbaz kimselerdi? Yoksa Türk Milletinin kaderi üstüne. Kıymetli hediyenizi aldım. Patrikhanenin-her ktşkırtması biraz da: «. Patrikhane. HEZİMET Mİ? V. «Lozan» üzerinde yeni münakaşalar açılmış ve naçiz incelememizi takdir ve tenkid eden pek çok makale. Allaha emanet olunuz. Mahmut Şevket (imza) 12. saklanmış. Eserin 2 'S. Chevket HJaM. canı yanan bîçare millet. Chevket II . biraz çıfıt. Bu felâketlerin suçlusu kim? 39 yaşında. Kerkük. gizli kalmış bazt hakikatleri neşretmekle gösterdiğiniz cesaret-i medeniye-niz ve böylece milletimize yaptığınız hizmetten dolayı sizinle iftihar eder milletimizin bir ferdi sıfatıyla derin teşekkürlerimi takdim ederim. retli ülkücü Kadir Mısıroğlu 350 sayfalık eserinde yakın tarihimizin bu çok önemli sorusuna cevap arıyor. MAHMUD ŞEVKET Efendi Hazretleri'nin lütfettikleri takdiıkâr mektubun ilk sahlfcsl KADin LOZAN ZAFER Mt. M . Hâkân-ı mağfur. HEZİMET Mı? «-&'->¦"---' o'^j r^p-y^} Mezkûr mektubun diğer sahifesi. . Türk basınında milliyetçi cephenin medar-ı iftiharı bulunan üstad Ahmet KABAKLI'run bu eser için yazdıkları: «LOZAN. sa~ mimi muhabbetlerimi lütfen kabul etmenizi rica ederim.1966 LOZAN ZAFER Mİ. daha çok önceleri kötü bir kumar mı oynanmıştı. Pek çok teşekkürler ederim. son Kıbrıs faciaları çıkahdan beri birkaç kere Lozan sözleşmesinin değiştirilmesi temenni edilmiş ve bu temenniye Lozan'ın Türkiye «başmurahhusı» ^olan sayın tnönü'-nün hükümetleri de katılmıştır.Taşları bağlamış fakat köpekleri serbest bırakmış. Dünyamızı idare eden devletler üstü bir gizli kuvvet mi vardır? . Kıbrıs.kapışılmıştı. Azınlık hakları gibi üstümüze yığılmış bir sürü ağır taşın altından bu olay çıkmaktadır. dişe kızın dimağlarına iyice yerleştirilebilsin. artık doğruya da inanamıyacak hale geldi.. azamî gayretle mehmetçiğin. halen vatancüdâ olarak Fransa'da yaşamakta bulunan. zafer mi? hezimet mi?» Genç ve gay. Şehzûde-i civanbaht. Yakın tarihimize ûid. Çünkü halka o kadar yalanlar yutturuldu ki. Batı Trakya. NO 210 Les Escanaux Bagnols S/Ceze Gard Franc» S> C--" \) 's..

Lozan müzakerelerinde en uyanık Türk murahhası bulunan Rıza Nur'un şu acı sözlerini de analım: «Lozan. bilâhare de ancak Antakya'yı kurtarmak mümkün olabilmiştir. «Yüzde 68'i Türk ve Müslüman olan BaU Trakya'da plebisite gidilmesi temin edilememiş.» «Papazların barınağı. ne kazandık Lozan'da veya neleri kazanabileceğimiz halde. ilerde yapılacak bir anlaşmaya muallâk kılınarak bilâhare İngiltere'ye kaptırılmıştır.» Yukarıdaki satırları Kadir Mısıroğlu'nun yazdığı «Lozan. o günün şartları içinde. bütün bunlar kırk yıllık Meclis'Ierde ve basında niçin hiç tartışılmamış. herhalde Kadir Mısıroğlu'na hak verememez-lik elde olmayacak zannediyoruz. Yıllardır yapılan telkinleri ve resmî propagandaları bir kenara bırakıp. Zabıtlar hâlâ eski harfledir. HEZİMET Mt? 21 tir. Türk zaferinin bedeli değildir. iktisadi kaynaklardan mahrum. okutulmamış. Tabiî ki.» «Yunanistan'ın Anadöluda icra eylediği korkunç mezalim kendisine bağışlanmış ve faciaların hesabı görülme-mistir. bize tanınan cüz'i petrol hissesi dahi alınamamıştır. Lozan'ın getirdiği: Adalarla Yunan stratejik çemberine alınmış. gösterilmemiş. hezimet mi?» isimli kitaptan aldık.» «Lozan Muahedenamesfonin tam metnini eserine koyarak onu gerçekler önünde tartışan ve yakın tarihimizin birçok köşesini yıkık âbideler gibi aydınlatan Mısıroğlu'nu. tek taraflı bir takım kimselerin eserlerini teşkil ediyor. zafer mi. O kadar ki. bilmiyor. her türlü unvan ve sıfatı yolunmuş. öyle ya. LOZAN.» «Kıbrıs kat'î olarak Lozan'da ingiltere'ye terkedilmiş«Musul ve Kerkük Misak-ı Millîye dahil olduğu halde alınamamış.* «Hatay ve havalisi (Antakya dahil) tamamen Türklerle meskûn bulunduğu halde ve bu bölge de Misak-ı Mil-li'ye dâhil bulunduğu halde Fransızlara peşkeş çekilmiş. 26 Ekim 1965 tarihli nüsha. Rıza Nur kimdir? Lozan'da ne yapmıştır? Venizolos kim tarafından ve nasıl bayiltılmıstır? Diğer azaların kanaatleri nelerdir? Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan tenkitler ne dereceye kadar haklıydı? Bütün bu suallerin cevapları şimdiye kadar bir türlü verilememiş veya verilmek istenmemiş.»1 — * ¦ Genç ülkücü arkadaşımız Yücel HACALOGLU da bu eseri şu satırlarla okuyucularına takdim etti: LOZAN ZAFER Mt. Türkiye'nin stratejisi bakımından son derece önemli olan adaların bir kısmı evvelâ İtalya'ya verilerek.» . Tercüman Gazetesi. misak-% millî önünde ilk defa muhasebe etmektedir. kusurludur. fitne ve fesat yuvası Patrikhane millî hudutlar dışına çıkarılamamıştır. bu çalışmasından ötürü tebrik ederken. soğukkanlı olarak düşünürsek. . Türk'ün şahsında îslâmdan intikam alınarak bütün bir İslâm Dünyasının başsız bırakılmasıdır. gayri tabii hudutların çizdiği küçük bir Türkiye'dir. üstelik Lozan'a dair eserlerin az olmasından başka belli başlılarının devre göre kalem kullanan.-ek soruların cevaplarını Kadir MtS'roğlu'nun LOZAN kitabında.Daha önemlisi. Müellife göre Lozan: «Muazzam bir İmparatorluk mirasının hûn-ı yağmasidır. bilâhare Yunanistan'a geçmesi sağlanmıştır. Eksiktir. neleri kaybettik? Bu kayıplarımızda İsmet Paşa'mn rolü veya hissesi nedir? Kazançlarımtzdaki başarısının değeri nedir? Dr. Oluk gibi akan Türk kanı ve zafere bağlanan Türk ümidinin karşılığı olmamıştır. tşte bütün bu zehir zembc. Yeni nesil bundan haberdar değildir.» 20 KADİR MI9IROÖLU kendisi bu eserinde: «Takrir-i sükûn kanunu ile Lozan üzerine çekilmiş olan şalı kaldırarak. bu topraklar millî hudutlar dışında bırakılarak Yunan zulüm ve tahakkümüne terk edilmiştir. noksandır. ilmuedebi okunaklı bir dille bulacaksınız. resmî ve tek taraflı bir propaganda ile nesiller yıllarca doğru düşünmekten alıkonulmuş ve uy ustur ulmuştur. sütbesüt Türk olan (1) Ahmet KABAKLI . ilk Meclis müzakereleri gayet gizli tutulmuştur? Lozan'ı tenkid edenlere hain gözüyle bakılması ve temelinde pek çok pürüzler bulunan antlaşmanın misilsiz bir zafer gibi gösterilmesi neyin nesidir.

Öyle ezberlemişizdir. hem soranın başına dert açardı. îsmet Paşa'nm da o zaferin eşi bulunmaz bir kahramanı olduğuna inandırilmıştır. Diplomatik hey'etin başına daha vukuflu insanlar getirilseydi netice çok daha iyi şartlarla lehimize olurdu.bir bakıma suç yeni nesilde bulunmuyor. CumJıuriyet nesli Lozan andlaşmasmın bir büyük zafer. Masabaşı müzakereleri siyasî ve diplomatik canbazlık-. her türlü düşünce ve fikrin münakaşasına ve tartışmasına taraftarız. Vatan ve millet aleyhinde olacak bir takım sapık fikirler müstesna. Genç hukukçulardan Kadir Mısıroğlu «Lozan zafer mi. Buralarda envai türlü entrikalar döner. Okuduğumuz ders kitapları öyle yazmışlardır. rak ne kaybetmişsek biraz da hakikatleri bilmediğimizden-dir. Böylelikle yanlış inandırılmaya zorlanmış bir neslin doğruyu bulmak içm çaba sarf etmesine hizmet ettiğine kanıyız.' madrabazlıklar harman olur. Meraklılar ve hakikati arayanlar her iki kitabı tetkik ederek tatmin olabilirler. Bütün bu oyunbozanlıkların neticesi olarak ta masa başı kazançları sağlanabilir. Bir takım meşe22 KADİR MI91ROCLU lelerin tabu olarak muhafaza edilmesi. Millet. değerli yazar Galip ERDEM ise bu kitap için «Mektuplar» sütununda şunları yazdı: Lozan nedir? Çok değil daha on beş yıl öncesine değin böyle bir soru hem mânâsız kaçar. biz. ne suretle geliştiği* varılan kararlarda kimin kazanıp kimin kaybettiği. Objektif tenkid ve hür düşünce devri açılmıştır. KJVUIK İIISII'. HEZİMET Mİ? 23 (2) Yücel HACALOCLU LOZAN. Lozan. Kadir Mısıroğlu iddia eder ki . LOZAN ZAFER Mİ.3 İdealist arkadaşımız. derin bir tetkiketâbi tutulmadıkça l tam olarak anlaşılamaz. kazanılan büyük zafepn neticelerini kazandıramamıştır. İşte. tez ve antitezi üzerinde tetkiki mahsulü neşriyat yoksa hakikati anlayabilmek çok zor olur. Gerçekleri bilmekte herzaman fayda vardır. İstiklâl Harbimizi müteakip aktedilen Lozan sulh muahedenamesi şimdiye kadar tek taraflı bir görüşün altındaydı.ola. Tez ve antitez ortaya çıkmış bulunmaktadır. ların cirit oynadığı bir sahadır. Kadir Mısıroğlu'nun kitabı üç cilt olacaktır. Evlâtlarımız Lozan anlaşmasını istemiyecekler ve bunu mutlaka değiştireceklerdir. üzerinde durulan vak'anın bilahare yapılacak kritiği ile anlaşılabilir. Kadir Mısıroğlu'nun «Lozan» adlı eserini bu bakımdan mütalâa ediyor ve elbette eksik tarafları bulunabileceği ihtimalini de hesaba katarak. oyunlar. Böylesi hâdiselerin. Biz Lozan'ı kutlarız ama ezberden kutlarız.OCLU Her üç cilt intişar edince meraklılar için başvurulacak bir mehaz olacaktır. hezimet mi?» isimli yeni neşrettiği eseriyle böyle bir mukayeseye imkân zemini açmış bulunmaktadır. Harp meydanlarında mağlûp bir devletin masa başında misafireten galip sayıldığı da görülmüştür. bu üç ciltlik etüdün müteakip ciltlerini de merakla bekliyoruz. tarihe saygısızlıktır. muahede konferansları neticesinde vamlan kararlar. Diplomatik görüşmelerde bin türlü açmazlar.'»' * * * Son Havadis Gazetesinin değerli kitap münekkidi Halûk SELÇUK. Hezimet mi? Yeni İstanbul Gazetesi 1 Aralık 1935 tarihli nüsha. Birinci cilt piyasaya arzedilmiş. Zafer mi. «Kitaplar Arasında» başlıklı sütununda bu eseri aşağıdaki şekilde tahlil etti: «Beynelmilel temaslar. Vesikaya müstenit olarak neşredilen her iki eserin hakikata yakın olma dereceleri artık tesbit edilebilir. Sözlerimizi Tahsin Banguoğlu'nun bir cümlesiyle bitirelim: «Lozan'da sınır tesbiti galip devlet olmamıza rağmen aleyhimize olmuş ve Yunanistan kayır ilmıştır. Müzakerelerin nasıl cereyan ettiği. diğer iki cildi de hazırlanmıştır. Her yilm 2-i temmuzunda parlak törenler düzenlenmiş süslü . Tarafların cephesini tutan konferans azaları bulunabilir. Artık hissi olmaktan kurtulmalıyvs. ilme ve gerçeklere aykırıdır.

Irak petrollerin21! KADİR 11I91ROÖLU deki Türk hissesi gibi devam eden haksızlıkların en açık izahıdır. Hezimet mi? . tstnet Paşa'nm ve Rıza Nur'un tutumları.»* Milliyetçi cephenin büyük kayıplarından merhum Ka-dircan KAFLJ da bu eseri şu satırlarla okuyucularına takdim etmişti: İstiklâl Savaşından sonraki Lozan andlaşması uzun seneler münakaşa edilmemiş. İstanbul hariç Rum halkının mecburî hicreti ve Yunanistan'daki Türklerle mübadelesi Patrikhane gibi esas mevzularda konferansın başlangıcında tasavvur dahil etmediği neticelere vasıl oldu. . Lozan'ı zafer sayıp alkışlayanların hemen hiçbirisi andlaşmanın tam metnini okumuş değildi. belki de öfkelenecekler dır. patrikhane meselesi. Lozan andlaşmasmı büsbütün «hezimet» saymak onu imzalayanın kahraman sayılması kadar aşırılık olur. Her duraklama onlardan bazı fedakârlıklara yol açit. hezimet mi?» isimli eserinin ilk cildini bastırdı. Türkler birçok mevzulara dokunmamışlarâu Venizelos bunlara temas edilmemesini maharetle devam ettirdi ve bilhassa birinci inkı-tadan sonra artık nefsine tam emniyet gelerek. Birkaç senedenberi münakaşa imkânı bulunmuştur.» Ünlü «Gazette de Lausanne» da şöyle yazıyor: «Türk* ler. bir büyük zafer olduğu da artık kolay kolay söylenemeyecektir. son celselerde talep eden daha çok oydu. Hudutlar. Türklerden tavizler almaya devam etti. Lozan.LOZAN. Kadir Mısıroğlu bu konuda «Lozan zafer mi. sadece hükümetin emrindeki-ler tarafından bol bol öğülmüş. aklının süzgecinden geçirip değerlendirmek imkânlarından yoksundu.nutuklar çekilmiştir. Yasarın hükümlerine katılıp katılmamak ayrı bir konudur. ders kitaplarında öğretildiği gibi gerçekten bir zafer midir. tik Türk prensipleriyle muahedenin imzalanmış metni arasındaki mukayese Türkiye'nin bugün başta Kıbrıs olarak Yunan sınırı. Ayrıca Lozan ve Kıbrıs konusu üzerinde durulmuş. Lozan'ın bir hezimet sayılması birçok kimseye hayli güç gelecektir ya. Aslında Lozan andlaşmasınm bir zafer olduğu hükmü rivayet üsti'me kurulmuştur. tazminat. Andlaşmanın kronolojisi verilmiş. HEZİMET Mİ? 25 (3) Halûk SELÇUK . Kitapta yabancı devlet adamlarının ve yabancı bası-nın Lozan hakkındaki görüşlerini de bulabileceksiniz. kusurlarının acısını hâlâ çekmekteyiz ve bu acılar çok derindir. lenmiş. böylece yazar hükümlerini belgeye bağlanmıştır. Bu anlaşmayı imzalayan kurulun başkanı Sayın İsmet İnönü'ye takılan «Lozan Kahramann unvanının bir lâftan ibaret olduğu açıklanmıştır. basiretsizlik yüzünden neler kaybettiğimiz gözönü-ne serilmiştir. Birer örnek vereyim. Kitabın sonuna andlaşmanın tam metni ekI LOZAN ZAFER Mi. Birinci ve ikinci Büyük Millet Meclislerinde Lozan'la ilgU müzakerelerin bilinmesi adeta yasaklanmıştı. Zaten kahramanlık başka konularda kullanılır. Ama eser okunduktan sonra hayallerdeki Lozan'dan gerçek Lozan'a geçiş kapılan ister istemez aralanacaktır. öyle ki. Kazançlarından faydalandık. Hele gençler pek şaşıracak. yoksa hezimet mi? Kadir Mısıroğlu. Çünkü Lozan andlaşması birçok kusurlarına rağmen bazı kazançlar da sağlamıştı. 22 Ekim 1965 tarihli nüsha. Lozan masasına oturdukları gibi kalkmadılar. göklere çıkarılmıştır1. ilk cildini yayınladığı eserinde işte bu sorunun cevabını arıyor.Son Havadis Gazetesi. Türk murahhas heyetinin taleplerini öğrendiği zaman benliğini saran korkuyu yendi. 322 sahifelik eser İstiklâl Savaşımızın neticelerine tşık tutmaktadır. Bütün delegasyonların Türklerden daha çok ağır şartlar beklediği muhakkaktı. Zafer mi. Türk hudutlart dışında yaşamaya terkedilen milyonlarca Tütkün kaderi. Mısıroğlu'nun kitabını okuyanlar çok şey öğreneceklerdir. ayrı ayrı incelenmiş Birinci ve İkinci Büyük Millet Meclislerinde Lozan'la ilgili görüşmeler gün ışığına çıkartılmıştır. Konferansın mağrur ve hakim adamı İngiliz Delegesi Lord Gürzon diyor ki : «Venizelos.

Takrir-i Sükûn Kanunu üe Lozan'ın üzerine çekilmiş olan sah kaldıran ve onu milli misak önünde ilk olarak muhasebe eden böyle bir eseri yayınlamak' tan şeref duyar. buna karşılık kapitilâsy onlar in kaldırılması. Zafer mi. gayri tabiî hudutların çizdiği küçük bir Türkiye'dir. Trakya hududu. Kahraman ve cesur bir teşekkül olan birinci Büyük Millet Meclisindeki muhaliflerin tasfiyesi henüz kurulmuş olan Halk Partisinin tek başına iktidara getirilmesi gayretleri iç tesirlerdir. Hazimet mi? Tercüman Gazetesi. Kadir Mısıroğlu bu konuyu bütün ayrmtüariyle işlemektedir. Babıâlide . Sebil Yayınevi. Rum Patrikhanesi gibi meselelerde verilen tavizler ve unutulan ted(4) Galip ERDEM . HEZİMET MIV 27 birler Lozan andlaşmasının başlıca sakat taraflarıdır. LOZAN ZAFER Mİ. Lozan andlaşmasıtiln böyle sakat ve zararlı bir sonuca bağlanmasında iç ve dış tesirler olmuştur. tki eserin büyük hizmeti bu. Anadolu'daki Rumların mübadele şeklinde Yunanistan'a gönderilmeleri de isabetli olmuştur. Lozan'ın kusurlarına 1930 sözleşmesi gibi yeni kusurlar ilâve edilmiştir. bu eser hakkında şunları yazdı: «Lozan: Muazzam bir imparatorluk mirasının hân'i yağmasuhr. Tazminat. şişirme şöhretlerin ve çağdaş hurafelerin nasıl meydana getirildiğini gösterme bakımından çok ibret vericidir. Türk'ün şahsında tslâmdan intikam alınarak. İsmi «Lozan Zafer mi? Hezimet mi?» Yazan Kadir (5) Kadircan KAFLI. 9 Aralık 1965 tarihli nüsha. Babıâlide Sabah Gazetesi.. 21: KADtR MI9IROÖLU Mısıroğlu. kazançlı olmaması yalnız Lozan andlaşmasında değildir.Zaten andlaşmanın Büyük Millet Meclisinde müzakeresi sırasında Yahya Kemal Beyath ile Hamdullah Suphi Tanrıöver ve daha birkaç kişinin yaptığı tenkitler gerçeği açıklıyordu. 26 Ocak 1966 tarihli nüsha. LOZAN ZAFER Mİ. Lozan Zafer mi. bütün bir islâm dünyasının başsız bırakılmasıdır!. Kadir Mısıroğlu'nun kurduğu «Sebil» Yayınevini tebrik eder ve Büyük Doğu dâvasının baş . Lozan'ın getirdiği Adalarla Yunan stratejik çemberine alınmış.Sabah Gazetesi 17 Kasım 1965 tarihli nüsha.uKaddesatçı cephenin emektar müdafii «Büyük Doğu» Dergisi. sadece gerçekler. bu eser hakkında «îki Kitabın Bir Büyük Hizmeti» isimli fıkrasında şunları yazdı: «Tarih mevzuunda bir eser daha intişar etti. Daha celâlet gösterilseydi ve direnilseydi sonuçlar daha elverişli olurdu. her türlü unvan ve sıfatı yolunmuş. Bizim savaş alanındaki zaferlerimizin siyaset alanındaki Ivatalarımızdan dolayı yeteri kadar.»5 Değerli yazar arkadaşımız Ergnn GÖZE.» Bu satırlar 195i) Büyük Doğu'lannda ilk defa ortaya atılan «Lozan. mukaddesatımızın peşkeş çekilmesi saye(6) 'Ergun GÖZE . Kaldı ki daha sonra Yunanistan'la olan münasebetlerimizde Venizelos bizimkileri daima aldatmış. İnönü'nün tek sermayesi Lozan'ın iç yüzü bu kitapta. neşreden Sebil Yayınlan. Dış tesirlerin başında ise o zamanın dünyanın en kudretli devleti olan İngiltere'nin karşımızda direnmesi vardır. Hezimet mi?.. milletin nasıl aldatıldığını. İktisadî kaynaklardan mahrum. Kıbrıs. Musul.-»1 x»j. trajik gerçeği göreceklerdir. HEZİMET Mİ? 29 sinde elde edilmiş bir sulhtur!» tezinin yakınlarımızdan Kadir Mısıroğlu tarafından kitaplaştırılmış şekli üzerindeki kapaklık kıymet hükmüdür. Bu eser. Bir emek mahsulü olan bu eser insanın aklına şu sualleri getiriyor: — Bizim tarih doktorası yapan gençlerimiz neredeî — Tarih kürsülerimiz nerede? — Tarihimiz hangi ellerde? — Resmî hakikatlerden ne zaman kurtulup hakikatin kendisine kavuşacağız.. Resmî gerçekler değil. îki kitabın bir büyük hizmeti. Bu eseri okuyanlar LOZAN'ın resmî hakikatinin ge risinde yatan..

. Çünkü onlara bu imkânı kurtuluş savaşı bahsetmişti. Türkler muzaffer bir orduyu temsil ediyorlardı. 193 ile 330 sayfaları arasında bulunan kısmı Lozan antlaşmasının tam metnini ihtiva etmektedir. Elefterios Venizelos'un zaman zaman Yunan millî menfaatlerinin tamamen tahakkukuna mâni hareketleri olmuşsa da Lo-zanda göstermiş olduğu gayret ve politik faaliyeti lehine tescil edilmesi icab?den büyük bir başarıdır.» Cumhuriyet tarihimiz üzerinde etüd yapmakta buluttan bütün okuyucularıma «Lozan Zafer mi. hezimet olduğu. Lozan'ın bir zafer değil. Türk murahhasları karşımıza büyük isteklerle çıkmışlardı. vesikalarla. Yunan Kore. Bizim karşımıza büyük hazırlıklarla çıkmışlardı. Hezimet mi» isimli tetkik mahsulü bir eser yayınladı. Baş sayfalarda ise.. Vakıa Karadeniz bölgesiyle Anadolunun muhtelif bölgelerinde genel mevcudu S milyon 600 bini bulan Yunan asıllı unsurlara karşılık Yunanistanın muhtelif yerlerindeki 600 bin Türkün mübadele esaslarına göre Türkiye'ye iade edilmesi bizim için iyi bir netice idi. «Bayram tatilinden istifade ederek.. nihayet neticede Anadoluda mağlûp olmuş idi. 330 sayfalık ve «Sebil Yayınlan» neşriyatındayı olan bu eserin. Şu duruma göre. «Günün Akisleri» sütununda bu eser için şunları yazdı: Genç arkadaşlarımızdan Kadir Mısıroğlu «Lozan Zafer mi. Yunan ordusunun silâhlı mevcudunun azaltılmasını Ege adaları ile Batı Trakya ve Ege ve Makedonyanın Türkiye'ye iadesini ve külliyetli miktarda harp tazminatı talep ediyorlardı.tezlerinden biri olan Lozan sulhunun peçesini kaldırmakla işe başladığı için de bilhassa takdire lây^li görürüz. Türklerin Egç adaları ile Batı Trakya ve Ma-kedonyadaki talep ve istekleri ile Jıarp tazminatı hakkındaki arzularını katiyetle yerine getirmemek için herhangi bir sebep yoktu. yukarda da belirttiğimiz gibi Yunanistan uzun yıllar iç mücadelelerin neticesinde gayet zayıf düşmüştü. Eğer 1923 ve 1921f yularının Yunan dahili politikasını ele alır da tahlilini yaparsak bizler her bakımdan müdafaa imkânlarından mahrum ve acze düşmüş bir vaziyette idik. Hezimet mi?-» kitabından edinmelerini hararetle tavsiye ederim. Kadir Mısıroğlu Lozan andlaşması hakkında yurd dışında yapılan neşriyattan örnekler verdiği gibi (Yunanistanın Siyasî Tarihi) kitabından da mühim kısımların tercümesini eserinde yayınlamıştır. Onların dalıa büyük talepleri ileriye sürmesinden diğer batılı murahhaslar da endişe ediyorlardı. Türk murahhas heyetinde vazife almış bütün eşhas gayet mütekebbir idi.Elefterios Venizelos birçok siyasî hâdiselerde kendisini göstermek lüzumunu hissettiği gibi 1923 teki Lozan andlaşnıasında da Türk başmurahhası İsmet Paşanın karşısına çıkmayı lüzumlu gördü.. müsbet delillerle izah edilmektedir. memleketimizde henüz lâyıkiyle tanınmayan (belki bu nakise sadece bizdedir) genç bir yazarın. 30 KADİR I «. Bütün münevverlerin kütüphanelerinde bulundurmaları gereken bu eserin değerini ortaya koymak için. HEZİMET Mİ? 31 doks Patrikhanesine vâsi hukukî imkânlar ve imtiyazlar bahşedilişi ve İstanbul Rumlarının mübadele dışı bırakılışı Megalo İdeamn ölmeyişine bir delil teşkil eder. enerali Andonekea tarafından yayınlanan (Yunanistanın Siyasi Tarihi) adlı kitapta Lozan andlaş-masına büyük yer verilmiştir. Kadir Mısıroğlu'nun dört . Elefterios Venizelos'un politik taktikleri ve Türk murahhasının isabetsiz hareketleri neticesinde Lozan andlaşması muh telif bakımlardan lehimize kaybedilmesi icabeden bir zaferdir. Halbuki buna mukabil Yunanistan 8-10 sene dahilî buhranlar geçirmiş. İşte 77'nci sayfada Lozan hakkındaki Yunan Korgeneralinin görüşü: (7) Büyük Doğu Dergisi. Bilhassa normalin üstünde silâhlı bir kuvvetimizin mevcudunun tahdit edilmeyişi harp tazminatından muaf tutuluşumuz ve istanbul'daki Yunan OrtoLOZAN ZAFER İli. 13 Ekim 1965 tarihli nüsha.»' *'* Değerli Yazar Münevver AYAŞLI Hanımefendi de Yeni İstanbul Gazetesinde yazdıkları «Kitaplar Arasında» isimli fıkrada . kitabın 77 nd sayfasından küçük bir kısmı buradan naklediyorum. Çünkü.'»1 Son Havadis Gazetesi fıkra yazarlarından Tekin ERER.

Ayrıca da İsmet Pasa'mn sırf emniyeti ile muvazzaf sıradan bir muhafızın konferansın cereyan şeklinde ve konferansda dönen dolaplardan haberi olmasına ve böyle bir değerlendirmeyi bilerek yap. Hezimet mi?» ve «Sarıklı Mücahitler» dir. Kemal ve İsmet Paçalara hulûs çakmakla söze başlamak âdeti ikame edilmiştir. Müslümanları «Taassub ve n â s -çı 1 ı k » ile itham edenlerin M. Hakikatte 1965 senesi gibi İsmet Paşa'nın ikinci bir ikbal devrinde Türkiye'ye gelmiş bulunan bir ecnebinin kendi memleketinde değil. Hezimet mi? Son Hava-dis Gazetesi. bu incelemenin bütün muhtevasını burada tekrarlamayı icabettirmektedir. «Lozan. «Amcrikada Zenci Müslümanlık Hareketi». Çünkü bu makalelerin muhtevalarının büyük kısmını bizden nakiller ve bunlara cevap teşkil etmek üzere M. su içer gibi arka arkaya okudum. Bu sebeple mezkûr makalelerin intişarı sırasında yedek subaylığımızı yapmakta bulunduğumuz için zamanında ve gereği şekilde cevaplandırılamamış bulunan bu yazılardan onların ruhunu aksettiren bazı parçaları iktibas edip kısa ve umumî bir cevaplandırma ile iktifa etmek mecburiyetindeyiz. HE21MET M!? 33 hakkındaki mütalâalarımızda «kin.. zafer mi. her Türk'ün okuması lâ~ zım gelen kitaplardan biridir.> nde 25 şubat 1966 tarihinden itibaren Cihat Akçakayalıorç-lu imzası ile neşredilen yedi uzun maksledir. son ikisi.) bulunduğunu iddia etmektedir. (11) Eskiden eserlerin «Hamlede» ve «Sallele» denilen Cenab-ı Hak'a hamd ve Hazreti Peygamber'e sa-lâvat ile başlaması klâsik bir âdetti. «Lozan Zafer mi. evet sadece o tek başına kazandı» demektedir. LtLan konferansını tek başına. Kemal Paşa'nın bazı sözlerini aktararak başlıyor. dalkavukluk tezahürlerinin — aradan geçen elli yıla rağmen — hâlâl devam etmekte olduğunu görmek. bizi Lozan (9) Bkz. S2 KADİR MIPIROûLU bizce en dikkat çekici olanı «Ulus Gazetesi. Cumhuriyetten sonra bu usûl değiştirilerek — birçok eserlerde görüldüğü gibi — bunun yerine Af. Ber-levhalı ve Ulus Gazetesi'nin 25 Şubat .!ı «Bu sözler. «Hayatımda İsmet Paşa gibi insan görmedim. Bunlar «Macar İhtilâli». Çok kuvvetli bir şahsiyeti vardı ve müthiş zeki idi. Cihat Akçakayahoğlu yazısına M.kitabını. Kemal Paşa'nm mahut «Nutuk »unun «Lozan».. yani «Lozan Zafer mi. Mezkûr münekkid bu sözleri senet ittihaz ederek Lozan Kou feransının tek başına İsmet Paşa tarafından kazanılmış (!. fakat Türkiye'de onu methetmekten başka bir şey yapması beklenebilir miydi?. Kemal'in söz ve hareketleri hakkında en küçük bir münakaşa zemini açılmasına tahammül edemiyerek onu tabulaştırmaları. Nitekim yazar Lozan'da İsmet Paşa'mn muhafızlığını yapmış bulunan Ochrli'nin 22 Kasım 1965 tarihli Hürriyet Gazetesinde çıkmış bulunan beyanatını12 iktibastan sonra bu maksadını şu satırlarla açığa vuruyor: den çok acıdır. Hezimet mi». (12) 22 Kasım 1965 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanan beyanatında İsmet Paja'nm muhafızı Ochrli.» diyerek takdirlerini belirtmişlerdir. hased ve garazkârlık» la ithama zenyn hazırlamak maksadıyla seçilmiş bulunmaktadır. tarih boyunca görülen taassub ve sapıklıkların şüphesiz en korkuncudur. Cihat AKÇAKAYALIOCLV — Lozan (Eu yazıda Lozan hakkındaki olumsuz bir eser incelenecektir). bunların cevabı bu eserin birçok bahislerinde sırası gel-dikçe verilmiş bulunmaktadır. (10) Mezkûr makalelerin hepsinin iktibasına lüzum yoktur. hezimet m ı adh araştırmamızın bu birinci cildi hakkında yazılanların (8) Tekin ERER. mış bulunmasına imkân var mıdır? Misafir bulunduğu bir memlekette yeniden hakim-i mutlak kesilmiş . «Sevr Muahede Projesi» ile kıyaslayıp üstün göstermeye çalujan ifadeleri teşkil etmektedir ki.' Hepsini iktibasa lüzum10 ve fiilî imkân mevcud olmayan bu makalelerin hakettiği cevap. Dört kitap da kıymetli olmakla beraber. «Şeflik Devri» nin bu iğ/enç. LOZAN Zafer mi. fikir hayatımız bakımından cidLÖZAN ZAFER Ht.3 Mart 1966 tarihleri arasında yayınlanan tefrika. 2 Kasım J965 tarihli nüsha.

a. şakayı sever. cesaret ve inisiyatif göstermiştir. Kemal Paşa'nm da yanılabileceğini göstermekte olduğu halde bizi M. bazan keyfi tutar. Her yerde levha haline getirilmiş sözlerine rastlamak mümkündür.. M. 7 (15) Cihat AKÇAKAYAUOÖLU. belki de bazı iş arkadaşları arasında kararlaştırılmıştı. barışır. bir müddet herhangi bir dedikodunun etkisi altında haksızlığa kadar gider. hakkında fikir beyan etmiştir. Kemal Paşa Üe devamlı istişare edilmiş ve o da tahassül eden neticeyi müdafaa mevkiinde kalmışsa bundan Lozan bir dokunulmazlık mı kazanmıştır? M. yukarıya dercedilen satırlarından anlatılacağı üzere bizi M.»16 diye taassubunu açığa vurmaktadır. gene bozuşur bazan huysuzluğu. her mes'eic. Lozan'ın yürütültıOZAN ZAFER Mt. onun hatırı. Lozan'ı. kitabın amacı Atatürk'ü.bulunan inönü'yü methetmenin hüsnü kabulüne vesile olmak ihtimalinden doğan «rügvet-i kelam» mecburiyeti hesaba katılırsa böyle bir beyana ehemmiyet atfetmek. Kemal Paşa için bugüne kadar methiye . o mes'-eleye emek ve ömür tahsis etmiş gerçek bir ihtisas erbabının ciddî ve ilmî bir tenkid ileri sürmesine asla tahammül edilmemiş ve edilmemektedir. Asıl mesleği askerlik olan M. h e z i m e t mi» adlı incelememizin âmili bu görüş ve hissiyat olmuştur. Çankaya . hattâ usulleri M. Kemal ve ismet Paşa'for. g. Bu davranış ilim ve mantığın işlemesi yerine kinlerin biçim ve renk değiştirerek canlanması. Cumhuriyet rejimine ve Lozan'a karşıdır. g. Bay Kadir MISIRÖGLU. üstelik alayı. Bu anlayış Me ruhu ileride daha açık göreceğiz. O'nun herhangi bir mes'ele halikında ileri sürdüğü bir fikre karşı. Bu yolda karşımıza kim çıkarsa çıksın. beşerî zaaflara ka-pılabileceğini şu satırlarla açıkça ifade etmektedir: «Atatürk de kızıp darılır. İnönü. fâniliği size bana benzer tabu bir insandı. eserleri inkâr etmekten başka bir şey değildir. Atatürk'e. Nelerin mümkün olup olmayacağı derinliğine. Lozan muahedenâmesi tsmet ve hattâ M. alınacak sonuçlar. hattâ işçileriyle yeni Türk devletini ve devrimlerini kötülemek. 36 KADİR MI8IROOLU murahhas olarak bizzat M. Kendisine şu kadarını söyleyelim ki. îşte «Lozan zafer m i. Kemal Paşa ve inkılâp düşmanlığıyla tehdit eden Ulus yazan: «İncelememizde görUMü ve görülecektir ki. genişliğine yapılan incelemeler so-::-ında başından beri tesbit edilmiş gibiydi. ustalık. Kemal Paşa'nın «ak dediğine kara diyenin vay haline!» zihniyeti Türk fikir hayatına ciddî bir buhran ve kısırlık getirmekten başka hiçbir işe yaramamıştır. Lozan — Ulus Gazetesi 251 şubat 1966 a. coşkun hakikat ^sevgimizi bastıramaz. Kemal Paşa..»14 En Kemalist bilinen bir insanın ağzından nakledilen bu ifade. Halbuki en gedikli Kemalist-lerden biri olan Falih Itıfkı bile. İnönü'sü ve bütün kahramanları. 1969 sh. Konferansın devamı sırasında türlü yollardan yapılan temaslarla durum ve koşullan değerlendirecek yeni kararlar alınıyor 'Atatürk ve Devlet arşivleri bunlarla ilgili belgelerle dolu~ dur. sonra pişmanlık duyar. Kemal Paşa ve onun inkılâplarını kötülemek maksadından hareket eden ve bu yüzden Lozan'ı yermeğe kalkışan bir suiniyet erbabı olarak göstermeye çalışmaktadır. Kemal ve O'nun inkılâpları aleyhtarlığı ile tehdit edip susturmak çirkin bir moda haline gelmiştir. m.» 1! dedikten ve İnönü'yü (13) Cihat AKÇAKAYAUOĞhV. Cumhuriyet devrinden beri bir kimseyi M. 27 Şubat 1966 tarihli Ulus Gazetesi. F: 3 34 KADİR MI9IROÖLU «Şu paragraf ve öncekilerin gösterdiği gibi. HEZİMET MtT 55 : meşinde M. O'nun da nihayet bir insan olmak itibariyle yanılabileceğini. Lozan'da varılacak hedefler. büyük önderle birlikte Icararlaştırılanlara ulaşabilmek için ölçüsüz sabır. Lozan müdafaasında artık çaresizliğe maruz kalındığının fiilî bir tezahüründen başka ne mânaya gelebilir?..*'1 Ulus yazan. biz hakikat arayıcısıyız. Kemal Paşa'mn tayin ettiğine dair O'nun mâruf nutkundan sütunlar doluşu iktibaslar yaptıktan sonra: «Bu dâhi önderin isabeti tartışılacak şey değildir. cumhuriyet öncesinin hasretinin çekilmesidir. (14) Falih Rtfkt AT AY.. İstanbul. tefrika.

hased ve garazkârlık» la ithamımız ancak bir «İnkılâp yobazı » na yakışabilecek çirkin bir mugalâtadan başka nedir? Ulus yazan.. «Hak ve maslahat» yerine «Kuvve t»e istinad edenlerin müşterek hususiyetleridir. 2 Mart 1966 tarihli Ulus Gazetesi a. Ankara Valisi Yahya Galip Bey'ia bir ziyaretini hatırlarım. Fakat asıl ehemmiyetli (16) Cihat AKÇAKAYALIOĞLU. her mes'elede tenkidleri M. Kemal Paşa ve onun .g. hiç şüphesiz Lozan'adır. tenkidlerimiz Lozan'ın sırf bu «Garba teslimiyet»17 mahiyetindeki ruhuna inhisar etmeyip. Bundan da anlaşılıyor ki. Gerçekten «Hıristiyan Garp» a topyekûn teslimiyetle bunun bir neticesi olarak birçak hristiyanî usul ve vasıtaları terviç eden «Kemalist inkılâplar »a fiilî ve hukukî bir mesned teşkil eden L o z a n 'm millî ve islâmî umdelere bağlılık halinde tasvibine imkân olmadığı. hasedve garezkârlık» üe «•M . biraz dikkat etseydi. Kemal Paşa'nm otoritesine sığınmak bu durumu ne güzel aksettirmektedir!. inanıp bağlandığımız temel içtimaî umdelerden neş'et ettiğini kolayca görebilirdi. «Nelerin mümkün olup olmadığmuı M. Yahya Galip Bey'e : ıCamm. Nedir? dedim. Aynı zamanda mebus olarak bulunan Yahya Galip Bey de çok yakmımızdı. Teklifi bu. tarih boyunca müşahede edilen yobazlıkların en dehşetlisi «inkılâp yobazlığı» dır. Ancak fâni şahıslar ve beşerî fikirlerin tenkidini kanun ve sehpalar sayesinde önlemenin. Gerçi üe-ride bu «karşılıklı muhabere» nin de nasıl bir fiyasko olduğu anlatılmıştır. Nitekim daha şimdiden M. Kaydettiğimiz herhangi bir maddî kayıp ve teknik hatâ karşısında birtakım mücbir sebepler aranacağına M. bu garba topyekûn teslimiyeti. Bize bu hususta «Kin. Sen ne teklif ediyorsun-» tarzında çıkıktım. çalışmalarımızı sonuna kadar — ivazsız ve garezsiz olarak — hakikat sevgi ve araştırıcılığının emrinde sürdürmüş olmamızdır. Diğer milletlerden farkımız belli olur» dedi. Çünkü bu davranış. Kemal Paşa'nm «yanılmazlığı» ile karşılamanın nasıl bir — ilmî ve fikrî temelden mahrum — despotizm olduğudur. tefrika. aynı zamanda maddî ve teknik hususlara da müteallik bulunduğuna nazaran «kin.» (Bkz. meydandadır. Ayrıca «İnkılâp yobazlığı» olarak tavsif ettiğimiz bu yeni taassub.dizenlerden bizi ayıran husus.Kemal Paşa ile susturmaya çalışmaktadır. «Şapkanın orta yerine bir ay-yüdız koyalım. inönü'nün Hatıraları. o şahıslara da onların bâtıl düşüncelerine de ebedî bir hayat ve iktidar bah-şedemediği tarihin binbir şehadeti ile sabittir. Bir teklifi vardı. HEZİMET Mİ? 37 surlar» dışında hiçbir içtimaî tesir alış verişini kabul etmemek ve bu suretle de «Türklük» ve «Müslümanlık» m yüzyıllar boyunca kaynaşıp aynîleş-mesinden doğan bütün manevî ve içtimaî kıymetleri korumak gibi temel bir görüşten hareket eden muhafazakârların ilk isyam. Kemal Paşa ve inkılâp aleyhtarlığı» isnad eden Ulus yazarı. (17) İnönü. Lozan'ın kıymetlendirilmesinde vardığımız hükümlerin zikrettiği menfî sâiklerden değil. 3R KADİR MISIROSLU olanı. Ulus Gazetesi 5 Nisan 1969 tarihli nüsha). biz bunları farkımız olmasın diye yapıyoruz. Ulus münekkidinin yap^ı gibi dokunulmaz şahıs ve fikirler kabul ederek peşin hükümlerden hareket etmek yerine. Bundan tabiî ne olabilir? Ancak. bizim «mutlak gerçekler manzumesi» olan «islâm» ve milletimizin onunla yoğrulmuş bin yıllık tarihî vekayiinden çıkardığımız temel umdelerin — her türlü kayıd ve endişeden azade olarak — ortaya konulmasına ve bu sjuretle ciddî bir münakaşa zemini açılmasına kendileri ve müdafaa ettikleri şahıslarla onların getirdikleri kanunlar mâni olmaktadır. Kemal Paşa ile konferans boyunca yapılan karşılıklı muhaberelerle tesbit edildiğini» ifade ederek bizi bu babta da M . Nokta-i nazarımızı müdafaa için bize en küçük bir fiili ve hukuftî imkân vermeyenlerin başkalarını tahlil ve tenkid vesilesiyle de olsa fikir ve reylerimizin izharına tahammül edememelerine şaşmıyoruz!. Yine bir şarklı millet olan «Japon-lar »in yaptığı gibi Garp âlemi ile «teknik unLOZAN ZAFER MI. Ulus'ta yayınlanan hâtıralarında yer alan şu satırlarla açıkça ortaya koymaktadır: «Şapka inkılâbından sonra diğer bir arkadaşımızın.

ilhamımızı. . sayı sh. tarihli 576.H. ÖZERDİM — Antoloji. Bunu »Kemalist .» 21 ifadesi üzerindeki tenkidlerimizi hayal Ötesi bir mugalata ile kelime oyunlarına mevzu kılmıştır. ilhamını elbette gökîstanbul. Yine ayni gazetede bir başka yazar da M.— çeşitli nokta-i nazarların iktibasından ibaret olan — bu makalenin tetkiki bile kâfidir. Kenan ESENGÎN — Gökten ve Gaipten İlham almak. 22. özerdim imzasıyla neşredilen «Antoloji» isimli makalede19 temas edilmiştir.P. Buna rağmen mezkûr tefrikada serdedilen fikirlere. Eylül 1970. artık ayaklarının toprağa değmek üzere bulunduğunu gösteren mes'ud bir merhaledir.*2 Bu sözlerin korkunç bir islâm ve kur'an düşmanlığım terennüm eden ilk kısmını görmemezliktemgelerek «O. HEZİMET Mİ? 41 ten ve gaipten almamıştır. doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. Kemal Paşa ve İnkılâpların değerlendirilmesinde nasıl birbirini tutmaz fikirler ortaya atılmakta olduğunun anlaşılabilmesi için yalnız. prensiplerini) gökten indiği SANILAN kitapların doğmalanyle asla bir tutmamalıdır. Varlık Mecmuası. gökten ve gaipten değil. (19) Bkz. sh. bu da «Şeflik Devri» usulleriyle mitolojik bir hüviyet kazandırılmak istenenlerin. Kemal Paşa ticaret ve küfürbazlığı» yapmaktan hâlâ kurtulamamış bulunduklarını ve menfi bile olsa bir fikir seviyesi ifade etmek için zarurî olan ciddiyetten mahrum bulunduklarını gösteren calibi dikkat bir husustur. LOZAN ZAFER Mt. kâzip bir «ciddîlik» şöhreti kazanmış bulunan bir günlük gazetenin nevpeyda bir züppe yazarının küfür ve mugalata halitası pespaye hücumu30 hesaba katılmazsa orada serdedilen mütaleaların hiçbir ciddî mukabele görmemiş olması hazindir. Garp Âleminden milliyetle alâkası olmayan ve sırf teknik sahada kalması lâzım gelen bir takım unsurlar alma mecburiyeti yerine hiçbir ciddî ve ilmî esbabı mucibeye dayanmadan pek çok ve lüzumsuz içtimaî unsurlar alınarak bugünkü buhranlı devre gelinmiş ve bu harekette «Kemalist İnkılâplar safhası» en büyük fedakârlık ve hattâ facialara sahne olmuştur. sadece Varlık Mecmuasında Sam N. 15 Eylül 1970 tarihli Cumhuriyet Gazetesi. 15. Bkz. Bu durum Kemalistlerin — müsbet veya menfi — ciddî ve seviye ifade eden bir fikir vasatı içinde bulunmaktan ziyade «İslama hücum» maksadına bağlı «M. Türk Milletinin tarihi akış içindeki manevî iktisabları ve bunların onun nev'i şahsına münhasır şahsiyetini teşkil eden kıymetli muhtevasının «Garplılaşmak hevesleri» uğruna nasıl cebren ortadan kaldırıldığım ve bu suretle onun «milliyetler yelpaze-s i » nde ayırdedilmesini imkânsız kılmak üzere fârik vasıflarının imha edildiğini izaha girişecek değiliz. böyle olması için peygamber olması gerekirdi» gibi mes'eleyi zoraki bir surette saded dışına çıkarmıştır. günlük Sabah Gazetesinde neşreylediğimiz «Kemalist İnkılâbın Farikaları» isimli müteselsil beş makale" isteyene bu bahiste ciddî bir münakaşa zemini temin etmiş bulunmaktadır. Orada. Ayol! Burada parmak basılan nokta mukaddes kitaplar hakkındaki «Gökten indiği sanılan kitaplar» ibaresinde ki gerçek murad ve kasıt değil midir? Üstelik. İstanbul 1945. Bkz. Sırf surî bir mukayeseden ibaret olan bu te(18) Bkz. 389. pek çok kanunî maniler. 40 KADİR MISIROÖLU nıasdan başka. (20) (22) LOZAN ZAFER Mİ. 29 Aralık 1969 v<S 5 Ocak 1970 tarihli Bab-ıâlide Sabah Gazetesi nüshaları. (yani C. Sam. Biz. Daha çimdiden bu eserin bir bölümüne aid olmak üzere. (21) Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri c I.İnkılâbın Anatomisi» adıyla ileride neşredilecek diğer bir eserimizde ortaya koymaya çalışacağız. HEZİMET Mt? 38*. N. fiilî ve cezaî tehditlere rağmen tebarüz ettirmeğe çalışacağız ki. Kemal Pa-şa'nın «Fakat bu prensipleri. Kadir MI8IROÖLTJ — Kemalist İnkılâbın farikaları-6. M. Biz burada. tlhan SELÇUK 29 Ağustos? — Ağustos 1970 tarihli Cumhuriyet Gazetesi. 9.inkılâpları üzerinde birbirini tutmaz pek çok münakaşa ve değerlendirmelere şahid olmaktayız ki. onların mutlak bir .

gerçek olan «Semâvilik» vasfım bir «zan» olarak tavsif etmek kâfi gelmiyor-muş gibi.. Ankara 1927 sh. «Efendiler. «Şunu iyi bilmeliyiz ki. Yanlış. Birinci Dünya Savaşında imparatorluk çökerten (İlikleri.. HE211MET Mt? 43 Plarbi'ni takiben yaptıkları işgalleri hukuken Sevr Sulh Projesine değil. Ulus yazarı. İstanbul 1915 sh. Ulus Gazetesi 22 Şubat 1966 tarihli nüsha. Mukaddes Cihadlar artık devrini tamamlamıştır. (25) Bkz. İstanbul 1969.. Sevr'in. 41 ve devamı). Bu 42 KADJİÎ MISir. Bunların birincisi SEVR PROJESl'âiT. Binaenaleyh böyle bir iddia ister Cihat Akçakayaüoğlu'ndan. Mondros mütarekesinden sonra Türkiyeye muhasım devletler tarafından dört defa sulh şeraiti teklif edilmigtir. Hakikatte Sevr Sulh Projesi daha önce de yüzlerce misali ortaya konmuş bulunan taksim projelerinden25 biridir.» M. sh.» 10 Ağustos 1920 imza edilmiştir. LOZAN ZAFER Mİ. Kadir MISIROGLU — Kurtuluş Savaşında Sarıklı Mücahidler. bu tavsifi kendi nefsini hariç tutarak başkalarına i-afe eylemek suretiyle «sanılan» tabirinin kullanılmış olması buradaki inkâr ve hücumu sarahaten göstermiyor mu? Bu adamlara isimleri altına «falan fakülte öğretim üyesi» veya «emekli general» gibi şatafatlı sıfatlar koymaya hak kazanacak kadar mürekkep yalamış olmaları da mı kendilerine okuduklarını anlayabilecek kadar iz'-an kazandıramamaktadır? Yoksa âlemi de kendileri gibi ahmak ve anlayışsız mı zannetmektedirler ki. Bu iddia mezkûr eserden nakledilen «Gerçekte Mondros Mütarekesi Birinci Dünya Harbi'nin bir safhasını teşkil etmekte ve bu harbin tatbikattaki sonucu elan Sevr Sulh Muahedesine kadar uzanmaktadır» 24 cümlesine istinad ettirilmektedir. Halbuki O'nun «SEVR» i tasdik etmemek için (Bkz.23 Onun sadece Yunanistan tat(23) Bkz.Ancak müttefikler Birinti Cihan PROJE hiçbir müzakerenin mahsulü olmayıp düvel-i iti-lâfiye tarafından Yunan Başvekili Mösyö Venizcloa'vn da iştiraki ile tanzim ve Vahideddin'in hükümeti tarafından (Vahidettin değil!. Kemal Paşa yukarıda dercettiğimiz satırlarında «SEVR» den tam üç kere «PROJE» tavsifi ile bahsetmekte ve «Sultan Vahideddin merhumun bu projeyi tasdik edip etmediğini mesküt geçmektedir. tefrika. onun lehine kaydedilecek bir husus değildir. Yaptıklarım. (24) CİHAT AKÇAKAYAL1IOÛLV — a. Reşit REY — Gördüklerim. M. kimden sadır olursa olsun!. daha sonra . Zira «Sevr» tatbik edilmemiş bir muahede projesidir. ondan M. yanlıştır. ve müteakib sayılarında yayınlanmış bulunan tercüme ve tahlili. Bu PROJE Türkiye Büyük Millet Meclisince bir ze_ min-i münakaşa büe addedilmemiştir. Cent Projest de Paıtage la Tur-q u 1 e adlı eser veya bunun Donanma mecmuasının 49. 403-404. 1982 yılında «Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi'nee «Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı» adıyla neşredilen kitaptan yaptığı uzun uzun iktibaslarla tasdik edilmemiş bile olsa fiilen tatbik edildiğini ileri sürmektedir. «Lozan» m ölü doğmuş bir sulh projesi olan « S e v r » e nazaran bir üstünlük taşıması.g. Kemal Paşa'nm nutku bile «Proje» tavsifi ile bahsedilmektedir. bu kadar çocukça tevil ve mugalatalardan medet umuyorlar! Bu mes'eleyi şimdilik bu kadarla keserek Ulus yazarının diğer birkaç tenkid ve tarizine daha cevap vermek istiyoruz : Bize göre. mufassal ve müdellel bir surette izah "ve Isbat edilmiştir. isterse tam bir Klemalist telkin altında yetişen subaylardan kurulu Erkânı Harbiye-i Umumiye Harp Dairesi Hey'-etince ileri sürülsün. Kemal — Nutuk. Mondros Mütarekenamesinin yedinci maddesine istinat ettirmiş oldukları cihetle bu işgallerin Sevr Sulh Projesine tetabuk etseler bile onu hukuken muteber bir muahede haline kalbedemiyecekleri meydandadır.OCLU bik etmiştir. 299) ne tazyiklere göğüs gerdiği ve böylece de tekemmül ederek tam bir muahede halini almasını önlediği bir başka eserimizde (Bkz. Buna karşı Ulus yazarı. kemikleri Türkün parası ve emeği ile dolu müslüman ve arap âlemi) Halifenin bayrağı altında toplanmak şöyle dursun onu ateşe vermiş kahraman Türk ordularını düşmanlarla el birliği ederek . A. O kadar ki. hiçbir ilmî ve hukukî kıymeti yoktur.

Mısır'ın fethini müteakiben dönerken yolda Mısır Beylerbeyliğinin elinden alınmasına nıünfâil olarak kendisine at üstünde : «Bu kadar zahmet çektik Mısır'ı gene bir Çerkeş'e verdik. «Arnavut» olan Kavalah Mehmet Ali Paşa'-nm Mısır'da çıkardığı isyanla dinî vasfı siyasî vasfına galip bulunan «Vehhabî Hareketi» gibi mün-ferid vak'alar bir yana bırakılırsa. Ankara 1963 sh.arkadan vurmuştur. hiçbir Arap memleketini yerli Arap idarecilerin elinden almamış'.27 Osmanlı Devletinin takip ettiği bu siyaset Arap Âle-: minde diğer beldelerden daha da iyi neticeler vermiş ve birçok yerlerde — Meselâ Rumeli ve bilhassa Anadoluda — (27) Dr. ! Esasen Osmanlılar. Yeni ve acı bir örneğini. 44 KADİR MISIROöLU Türkler. Maahaza bu kaynaklardan bazıları Veziri âzamin çok kısa süren Mısır Beylerbeyliğinde pek kötü hareketleri görüldüğü ve hattâ rüşvet aldığım da kaydetmektedirler. tefrika. Meselâ Yavuz Sultan Selim Han.. Gerçekten. Bu bir siyanetti: Çünkü maksadı İslâm'ı yok etmek olan «Haçlı Orduları» na karşı aşılmaz bir iman sed-dı teşkil ettikleri tarihin şahadetiyle sabittir. 31. Yemen ve sair yerlerde son devirlerdeki karışıklıkların dahilî olmaktan ziyade. Irak LOZAN ZAFER Mİ.g. Türkiye ile tslâm âleminin arasını açan ve Türk Milleti adına o âlemin liderliğinden zımmen bir nevi «İstifa» manâsına gelen Kemalist inkılâpların gayretkeş müdafileri ötedenberi her vesile ile bir «Arap ihaneti» nden söz ederler. . Tuna Nehrini aşamamışlardır. Selâhattin TAN-SEL — Yavuz Sultan Selim. Tarihî vakıaların ışığı altında bu mes'ele üzerinde bir nebze durmak istiyoruz: (26) Cihat AKÇAKAYALIOĞLU a. Arap Âlemi imparatorluğumuzun yıkılışına kadar gayet sadıkane bir surette bize ve bütün Müslümanların devleti olan «Devlet-i  1 i y e ' ye bağlı kalmışlardır. bu bapta alâka çekici misallerle doludur.. — Dr.»36 diyerek çok ehemmiyetli bir noktaya parmak basmıştır. Teb'a arasında vazife ve mevkiler için ehliyet ve liyakatten başka bir kıstas tanımayan Osmanlıların tarihi. Gerçekten Selçuklular ve daha önceki devirlerde Anadolu ve bazan da Suriye'ye kadar ilerleyebilen Haçlılar. Bu yüzden aslen «Arap» değil. meselâ. her birini zalim ve yabancı bir müstevlinin pençesinden kurtarmışlardır. 48 B — Alî — Varak. Çekilen emekler boşa gitti» diyen Ve-zir-i âzami Yunns Paşa'yı derhal idam ettirmiştir. Portekiz gibi müstevli garplıların elinden almış ve bu memleketlere bir «Kurtarıcı» olarak girmişlerdir. Süheylî — Varak. 263 A s. İslâm Dünyasının şerefli temsilciliği Osmanlıların kudretli ellerine geçtikten sonra. İslâm Âlemini parçalayıp yutmak isteyen Avrupalıların ihdas ettikleri haricî fitne ve fesatlardan doğmuş sun'î kımıldanmalar bulunduğunu tafsil ve izaha sahifelerimizin hacmi müsaid değildir. 1 mart 1966 tarihli nüsha. Üstelik Kur'amn ölümsüz umdelerine son derece riayetkar oldukları için de bütün müslümanları «kardeş» ve islâm âlemini tek bir «Devlet» kabul ettikleri için sahip oldukları ülkeler arasında hiçbir fark gözetmemişlerdir. bu ülkeleri aynı zamanda gayet mâhirâne bir surette idare etmişlerdir. HEZİMET Mİ? 45 ve Suriye'yi acemlerin. Sırf ümmetin birlik ve bir merkeze bağlılığını teminden ibaret olup hiçbir müslümana ağır gelmeyen hareketleri ile îslâm'm emir ve icabını yerine getirmekten başka bir şey yapmamışlardır. Ankara 1969 sh. Ulus gazetesi. Mısır'ı Çerkeş asıllı Kölemenlerin. Müslüman Türk'ü boğazlayan kara Papazla sarmaş dolaş olan müslüman liderleri önce din ve dindaş yerine evvelâ menfaat diyorlar!. Ahmet MUMCU — Osmanlı Devletinde Siyaseten Kati. Şimali Afrika ve Yemen gibi uzak Arap ülkelerini ise İspanyol. de Kıbrıs dâvamızda görüyoruz. 203 ve ayrıca o devre ait kaynak eserler. Arap memleketlerini takriben dört asır kudretle siyanet ve mahirane bir surette idare etmişlerdir. Üst üste tertip edilen Haçlı Seferlerinin her biri üssülhareketlerine bitişik olan Orta Avrupa Ovalarında karşılanıp mağlûp edilmiş ve bu sayede Arap memleketleri ve hassaten «Mukaddes Beldeler» yüzyıllar süren sakin bir hayat geçirmek imkânını bulabilmişlerdir. Osmanlılar.

Ayrıca <Phillip KNIGHTLET. Zira vatan evlâtlarının pek çoğu artık bu basit silâhlarla avlanmayacak kadar tarih şuuru ve iman vecdi ile zırhlanmış bulunmaktadırlar. Ulus yazarının «Artık mukaddes Cihad devri kapan48 KADİR MraiROöLU mıştır» şekindeki iddiasını da en materyalist bilinen Yahudiler..28 Böyle olduğu halde bu fetvanın hiçbir tesir icra etme(28) Gerek bu. Mutaarrız İtalyanlara karşı vatanım müdafaa etmekte iken bu fetvaya ve verilen hususî emre itaat ederek İstanbul'a gelen Şerif Ahmet Eş . Şerif Abdullah — Müzekkirâti (Hatıratım).) diye kabul ettikleri M. Colin SIMPSON — The Secret Lives of Lavvrence of Arabi a . Ulus münekkidinin temas ettiği mes'elelere teker teker ve gerektiği şekilde cevap vermek yeniden böyle bir eser telifini icabettireceği cihetle son olarak bir noktaya daha temas edip bu tahlile nihayet vermek istiyoruz : . Halifenin fetvasını dinlememiş olan (bu da doğru değil ya!.düşen Sultan Reşad tarafından ilân edilmiştir.biz bu iddia üzerinde durmayacak ve kendisini dünyada/ olup bitenleri anlamak rüştü veya selim muhakemeden mahrum kabul ettiğimizi beyanla iktifa edeceğiz. Filhakika Ulus yazarının evvelce iktibas edilmiş bulunan satırları da bunu açıkça göstermektedir. bir tek kelime Türkçe bilmeyen Arap halkına. Hilâfeti İslâm Dünyası üzerinde cidden nafiz bir kudret haline getiren II. ingilizlerin bu yüzden Mısır ve hattâ Hindistan'ın idaresinde karşılaştıkları müşkilât ve bu memleketlerde ortaya çıkan karışıklıkların izahı uzun bir mes'eledlr. Kendilerine sormak isteriz ki. (London 1989). 1967 Arap israil harbi • neticesinde ulaştıkları «Ağlama duvarı» önünde cevaplandırmış bulunmaktadırlar. bu fetva. HEZİMET Mİ? 47 diği de söylenemez. menfî bir propaganda maksadına bağlı olarak büyütülmüş bir mes'eleden ibarettir. Onlar böyle bir iddia ile ıslâmı (hâşâ!. Kudüs 19-15.. Kemal Paşa'yı dinlemeyip isyan eden Bolu. Türkçe konuşmak mecburiyeti tahmil etmek gibi saçmalıklarla dolu ittihatçı idaresinin incelenmesi de Arap aksülâmelinin sebeplerini keşf ve te^sbit için zaruridir. artık sermayeyi tüketmişlerdir.* da da İngiliz tesir ve entrikaları hakkında geniş malûmat vardır. gibi şehir ve kasabaların halklarının isyan ve itaatsizliklerini artık niçin mevzubahis etmiyorlar? Bu nokta. Üstelik «Halife İradesi» nden ziyade «Alman menf aati»ni temsil etmekte olduğu aşikârdı. Onun için. Aslında ve tamamen içtihat farklarından doğan bu gibi hareketleri tahrif ila Türk gençliğini yanıltmak isteyen İslâm düşmanları. «İslâm kar deşli-ğ i » nin hattâ daha emin bir tâbirle söylemek gerekirse « 1 s 1 â m » in düşmanıdırlar. Türk tarihinin en büyük şahsiyeti (!.) modası geçmiş gibi göstermek istemekte ve sırf bu maksatla bu hâdiseyi sık sık tekrarlamaktadırlar. ittihatçıların idarelerine karşı ortaya çıkan Arap aksülamelini ve gerekse bu mes'eledeki — başta İngilizler olmak üzere — düşman te'sirmi bütün teferruatı İle görmek ve hâdiselerin aslî sebeplerine nüfuz edebilmek için bkz.eyi ikide birde tazeliyorlar da mülî mücadelede halifeye dep. Sultan Abdülhamid Han Hazretleri gibi mübarek bir hükümdara karşı her tarafta derin akisler uyandıran bir ihtilâl yaparak işbaşına gelen «İttihatçı güruhu» nun elinde iradesiz bir oyuncak mevkiine. Düzce vs. Arap Alemindeki bu «itaatsizlik» sadece bir aileye yani Şerif Hüseyin ve ava nesine münhasır olduğu halde onu bütün Arap Âlemine şâmil göstermek isteyenler kasıtlıdırlar.. Birinci Cihan Harbi esnasında Arapların Halifenin «Cihad Fetvası»ni' dinlemedikleri iddiası ise . 24) dikkati çeken bir husustur.. onların daima İslama karşı olan kötü niyetlerini isbata kâfi gelse gerektir.. Ancak şu kadarını söyleyelim ki. Bu eserde ittihatçılar acı bir dille tenkid »dildiği halde Sultan Abdülhamid Han'ın methedilmesi (sh.46 KADİR MI9IROÖLU görülen «Eşkiya» ve Celâli isyanları» na benzer hâdiseler buralarda ortaya çıkmamıştır. LOZAN ZAFER MI. Ayrıca da dörtyüz senelik aşırı bir müsamahakârlığın arkasından. Evvelâ şunu unutmamak gerekir ki.Sünuşi Arap değil miydi? Misalleri çoğaltmalt istemiyoruz. Konya..) Arapları unutmuyor ve bu mes'e'.

islâm kıyafetini/ islâm yılbaşısını. a. bir hristiyanın takdir hislerini davet etmez mi? Üstelik Hıristiyan Garba benzemek ve bunun neticesi olarak «Müslüman Türk» hüviyetini tamamen ortadan kaldırmak gibi bir harekete karşı garplıların ikramı. ' İhsan Sabri Çağlayangil".»" Boğazlar meselesi hakkındaki cevabımızı uzun olması dolayısıyle alâkalı bahiste (ikinci cilt.. Aslında hiç üzerinde. Von Papen'e gelince. Hristiyanlığın bütün içtimaî esaslarını bu bin yıllık müslüman millete zorla kabul ettirmek için oluk gibi kan akıtıp yüzyıllardan beri Haçlı ordularının bile hayal edememiş oldukları işleri yapmak.g. müteakiben çaresiz çırapıntılar içinde işi istihzaya dönmektedir: «Bir kurşun atmamış ve bir masada tartışıp çarpışmamış insanlar. İslama karşı olmak!. tefrika 28 Şubat 1966 tarihli nüsha. Yarım asırdan beri devam eden pespaye yalanlar . Von Papen misalinde olduğu gibi kuru bir methiyeden öteye geçmemiş ve geçmemektedir..y.. Eh.y. herhangi bir şey hakkında daha iyisini yapamı-yacak olarım tenkid hakkı yoksa. eğer o da yüzbinlerce alman'ı asıp keserek sizin hareketlerinizi tersinden icra edip islâm (32) Cihat AKÇAKAYALIOÖLU — Ulus yazetesi a. tefrika 2 mart 1966 tarihli nüsha. Von Papen de her Avrupalı gibi dini bütün bir hristiyandır. Şu bizim tatlısu frenk-lerinin — hattâ şahsî hesaplara rağmen — bu methiyeyi niçin yaptıkları malûm. tefrika 27 Şubat 1966 tarihli nüsha. Aynı noktada birleşiyorlar. Cihat AKÇAKAYALIOÖLU — Ulus gazetesi a.. (35) Cihat AKÇAKAYALIOÖLU Ulus gazetesi a. bu kadar bir rüşvet-i kelâmı da ne onların senyörlüğü ve ne de bizimkilerin nü-vazişleri muvacehesinde çok görmemek lâzımdır.g. Doğrusu bütün inkılâpçıların yıllardan beri yaptıkları. gibi ecnebilerin Lozan ve İsmet Paşa hakkındaki methiyelerini sıralamışsın!. F: 4 KADİR MtSIROöLU alfabesini.10 «Bay Kadir Misıroğlu'nun millî mücadelede görev alarak kansız bir barış sağlamamış olması. Ulus münekkidi bu mantığında samimî ise zinhar bir lokantada önüne konan yemeği veya terzisinin diktiği bir elbiseyi beğenmemek gibi bir cürüm işlememeye dikkat etmelidir!. Hâlâ hakkı temsil ettiğini zan ve iddia ediyorsan.. Türklük ve Müslümanlığın müşterek bir enmuzeci haline gelen «Millî şahsiyet» ten kaçmak!. tefrika 28 Şubat 1966 tarihli nüsha... Icendilerini makul ve makbul gösterebilmek için bu gibi hıristiyan taassubuyla müteharrik insanların bizdeki hristiyanlaşma istikametindeki inkılâpları daha da teşvike medar olmak .. maddesi var!. (29) Bkz. git biraz da Doktor Kıza Nur Bey'in Hâtıralarım oku!. Celâl Bayar13. başta tarihçiler olmak üzere bütün san'at ve edebiyat münekkidleri suçludurlar. durmaya değmeyen bu istihzaların mantık fukarası sahibine şu kadarını söylemek isteriz ki.e. Boğazlar Mes'elesi) vereceğiz.. (33) a. Sana bu «Çarpışma Efsanesi» nin içyüzünü de Öğretirdim ama ne yapayım ki 5816 sayılı kanun ve bir de inkılâplarınızı desteğine alan yeni Anayasanın 153.. Türk Ulusu için cidden talihsizlik olmuştur. Bir de tutmuş Şemsettin Günaltay32. (36) Cihat AKÇAKAYALIOGLV Ulus gazetesi a.g.y. Debreli Receb gibi Martini pek kolay atarlar!. HEZİMET Mİ? 49 Hangi münekkidi tenkid ettiği bir işi daha iyi bir surette yapmaya davet etmek mâkûl olabilir. (31) a. Mantığını sevsinler!.Boğazlar meselesindeki görüşlerimizi ele alıp güya tenkid eden29 yazar. LOZAN ZAFER Mİ.. (30) . alıp Alman halkına kabul ettirseydi ben ve benim gibi «asabiyeti diniyye» ile mutta-sıf her müslüman onu daha ziyade medhü sena eylemaz miydi? Unutmamak gerekir ki.ve Kemalist kanunların desteğinde uluorta atış yapan acemi silâhşor!. Şevket Süreyya35 gibi yerli ve Von Papen34 vs. islâm hafta tatilini ilh. (34) ay.

üzere izhar eyledikleri takdirkârlık-ları nakletmekten ve bunlarla avunmaktan ibaret olmuştur. Fakat bu hareketlerin namına icra edildiği büyük Türk Milletinden en büyük bir tasvip görmemeleri ne derece «Gayrî millî» bir hareketi temsil mevkiinde bulunduklarının şaşmaz delilidir". Doğrusu çok partili ha(37) Kemalistler, Piç bir «Devrim» kelimesi i!e adlandırdıkları inkılâpların «dini bütün> Türk Milletince asla benimsenmediğini müdrik bulundukları için hukukt ve fiilî baskılarını — aradan elli yıl gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen — hâlâ artırma gayretleri LOZAN ZAFER Mİ. HEZİMET Mİ? 51 yata geçtiğimiz günden beri yapılan bütün seçimlerde, inkılâpları temsil eden Cumhuriyet Halk Partisi, halkın kahir ekseriyetinin reyleriyle daima reddedilmiştir. Hakikatte bu red Kemalist inkılâplara karşıdır. Böyle iken altı umdesinden biri «Milliyetçilik» diğeri de «Halkçılık» olan bir partinin hâlâ ne derece halktan uzak ve gayrî millî bir yolda bulunduğunu farkedeme-mesi peşin fikirlilikten başka neyle izah edilebilir. Üstelik garbın propaganda ve teşvik gayretlerine kapılmadan Kemalist inkılâpları tenkid ve tahlil eden gerçekçi mütefekkirlerinin eserleri hey'eti vekile kararlarıyla yurt dahiline hâlâ sokulmarnaktadır. Yarım asırdan beri « T a h -s i s a t - ı Mesture» den cömertçe ihsanlarla yazdırılmış kitaplardan veya kendilerini bu hristiyanî yolda daha da teşvik maksadıyla söylenmiş sözlerden medet uman ke-malistlerin milletten üst üste yedikleri seçim tokatlarıyla ıslâh ve irşad olmayarak aynı dalâlette devam edip gitmeleri hazindir!.. Bunun neticesi de muhakkak ki iflâs ve hezimet olacaktır. Bu iflâs ve hezimetin daha şimdiden ihbar çanlarının acı tınneti kulak zarlarını yırttığı halde, Ulus yazarı, bizi aynı fersude silâhla iskat etme yolunda yürümektedir. Ah tatlı su frenkleri!... Şu Garbın biraz da dindarhpeşinde koşmaktadırlar. Fakat son zamanlarda bu mevzu-daki gerçeği hareketlerinden çıkan zımnî ifadelerle depi), açıkça yazıp söyledikleri ile de açığa vurmaktadırlar. Bir misal vermek gerekirse Kemalizm! .komünizm hesabına istismar maksadının bir nunjaraiı ma'kesi olan Cumhuriyet Gazetesi'nin 19.8.1970 tarihli nüshasında intişar eden Oktay AKBAL imzalı yazının serlevhasını zikretmek kâfidir: «Devrimler için oylama yapılamaz!..> 62 KADİR MISIROGLU ğını görebilseniz.'... Ama ne gezer, sizde «Bâtıl» ve «Muharref »e bile iman istidadı yoktur!... Son söz olarak şunu de beyan edelim ki nâçiz eserimizi tenkid ve takdir eden makaleler, bu kısmen iktibas ve kısmen de temas ettiklerimizden ibaret değildir. Fakat bazıları kimi ve neyi kasteddikleri malûm olduğu halde ismimizi ve eserimizi sarahaten kaydetmedikleri3' için on-Jan cevaplandırmak lüzumunu duymuyoruz. Hattâ bu tarzda hareket edenler için de eserimizin tezini kabul ve müdafaa edenler de vardır.19 Aynı şekilde aldığımız yüzlerce imzalı ve imzasız takdir ve tahkir mektuplarını da buraya dercedip bunlar üzerinde durmaya fiilen imkân bulamadığımıza üzülerek ifade etmek isteriz!. (38) Meselâ Bkz. Burhan FELEK — Yine İsmet Paşa, Cumhuriyet gazetesi 6 Şubat 1966 tarihli nüsha — Ahmet Şükrü ESMER — Lozan Zafer mi, Yenilgi mi?, Ulus gazetesi 16 Ocak 1966 tarihli nüsha. -— N. Sami ÖZERDİM — Kitaplar ve dergiler arasımda, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi İstanbul 19*65 s. 4, sh. 79. (39) Meselâ Kâmil TURAN, Lozan bir hezimettir, Bab.ı Ali de Sabah gazetesi 20 Ocak 1966 tarihli nüsha. İKİNCİ BASIMIN TAKDİMİ Lozan, «Keyfi ve mutlak hükümdarlık» mahiyetindeki « Ş e f I i k devri» nin temel taşıdır. Çünkü, o devrin ilk on-beş yılun dolduran «Kemalist inkılâp 1 a r » m hukukî ınüstesnidatıdır. Kemalist inkılâplar, islâmdan inhirafla, «Hristiyan G a r b » in iktibası istikametinde yüzyıldan beri temadi eden gayret ve çalışmaları nihaî hedefe vardırmak üzere, sehpaların gölgesinde gerçekleştirilmiş — herbiri diğerinden daha kanlı — hamlelerdir. Ne gariptir ki; dinî vecd sayesinde ulaşılabilen zaferin sağladığı siyasî ve askerî kudret, harpten sonra din ve onunla yoğrulmuş şahsiyetli içtimaî

yapımızın tahribi için kullanılmıştır. Fakat «Müslüman Türk Hüviyeti» ne yöneltilmiş bulunan bu tahrip ve imha hareketleri «Hak ve Maslahat» yerine «kuvve t » e istinat ettiği içindir ki; — demokratik icablarm zorlamasına rağmen — tahlil ve tertkidl&rine hâlâ en küçük bir fiilî ve hukukî imkân verilmemektedir. Peşin ve hayatî bir tedbir olarak ortaya çıkan İm «Asrî Taassubu sebebiyledir ki, Lozan yıllarca « T a k r i r-i Sükûn K a n u n u » nun «Cezaî Müeyyideler Suru» içinde korunmuştur. Ancak bu surun; «Sevr ölüm !... Lozan hayat !...» mugala-tasıyla sıvanıp cilalanan dış yüzü, çeyrek asrın tahribi54 KADİR MiaiROGLU LOZAN ZAFER Mt. HEZİMET V.i" ne bile mukavemet edememiş, çok geçmeden arkasındaki acı gerçekler farkedilmeye başlanmıştır. Gerçekte, «Şeflik D e v r i » ni sona erdiren «Çok Partili II a y a t » a geçişle iç siyaset çekişmelerinde zaman zaman Lozan efsânesinin sırça köşküne de taşlar atılmış fakat temel görüş ayrılıklanyla vücud bulmayan yeni par tilerin kadrolarından bu mevzuda tarihin şaşmaz kıymet hükümlerini aksettiren ciddî bir eser ortaya koyan çikmu-mıştır. Bu boşluk ilk defa 1965 yılında yayınlanan bu na çiz incelememizle doldurulmuş ve böylece Lozan etrafında ki sahte edebiyatın maskesi düşürülmüştür. Bu yüzden birinci baskısı leh ve aleyhte birçok akisler! uyandırmış ve birkaç ay zarfında kapışılmış bulunduğu halde, müessesemizin mütevazı imkânları ve araya giren başka ehemmiyetli neşriyat yüzünden ikinci basımı ıı« yazık ki; bugüne kadar gecikmiştir. Şimdi onu birçok iîâve lerle yeniden umumî efkâra takdim ederken, îsmet Paş ve Dr. Rıza Nur gibi Lozan'ın birinci ve ikinci murahhas lan, yayınlanan hatıratlariyla son sözlerini söylemiş bulunmaktadırlar. Binaenaleyh Lozan'ın baş âmillerinden elan bu iki şahsın, artık geriye almalarına imkân bulunmayan beyanlariyle de bir kere daha tebellür eden bu mev-zudaki «Hezimet-i Kahkariye» nin zaman zaman — velev sürç-i lisan kabilinden bile olsa — kendi ağız lanndan ifade edilmiş bulunması bu hatıratlardan bir kaç yıl önce neşredilen eserimizin getirdiği «yeni tezsin ne ölçüde gerçeği temsil ettiğini ortaj'a çıkarmış bulunmaktadır. Lozan hakkında «Umumî Bir Değerlen d i r m e » mahiyetindeki bu birinci cildi takiben e fi umumiyeye takdim edilecek ve «maddî kayıplarımız »ı tahlil edecek olan ikinci ve «Hilâfet vesaire gibi «manevî kayıpları m iz» m sebep ve neticeleri üzerinde duracak olan üçüncü ciltleri de okuduktan sonra — ihtimal ki — Lozan'ın «Kazanç Kayıp Tablosu» na içiniz sızlamadan bakamıya-caksmız! O zaman, bütün bir milletin, yıllarca nasıl aldatılarak hâinlerin kahraman, kahramanların ise hâin olarak tanıtılabildiğinc hayıflanmakla mı iktifa eder, yoksa «Propaganda» der.ilen silâhın dehşetli tesirini kavrayarak onu biraz da «Hak ve II a ii i k a t » için kullanmak üzere — şahsan ne yapabileceğinizi düşünüp — harekete mi geçersiniz?... Bilmek isterim!... Bilhassa siz: evet siz, cinnetten bir şubeye mensup olan azîz gençler!... Unutmayınız ki, devletinizi âlemşümul bir imparatorluktan mânâ ve maddede küçük bir Türkiye haline getiren dahilî ve haricî düşman faaliyetlerine cevaz, meşrûiyyet ve hattâ itibar bahşeden L o % a n'dir!... Yeniden büyük devlet olma imkân ve ümidlerimizin yegânı; kaynağı olan gençler!... Onu yırtıp çiğnemedikçe «Büyük Türkiye» nin şafağı sökmeyecektir!... Kadir MISIROÛLU 27 Ramazan 1390 (26 Teşrinisani 1970) Serencebey/İstanbul BİRİNCİ BASIMIN ÖNSÖZÜ LOZAN anuahedenamesi, «Cumhuriyet TürkiyesinnİD hukuki, siyasî ve hattâ iktisadi varhğuıa temel teşkil etmektedir. Bugün milletçe içinde çırpındığımız maddi ve manevi izdıraplann bu temelle alâkası üzerinde şimdiye kadar maalesef gerektiği kadar durulmuş değildir. Çünkü Lozan Muahedenamesi, henüz kadro ve kökleşmiş an'aneleriyle tesirinden tamamen kurtulamamış bulunduğunu «Şeflik Devri» nin başlıca eserlerinden biridir. Bu yüzden o devrin anîayış ve hissiyatı, bu muahedo-namenin âfâkî bir surette tahliline imkân vermemiştir. O kadar ki, bahis "mevzuu nraahedenamenin Türkiye Büyük Millet Meclisinde müzakeresi esnasında aleyhte konuşmak isteyenler doğum yerleri yeni hudutlar haricinde kalmış bulunan kimseler arasından bizzat M. Kemal Paşa tarafın-dan itina ile tesbit edilmiştir.

Bu ısmarlama tenkidleriu M. Kemal Paşa tarafından re'sen tespit edilmiş eşhasa yaptırılmış olduğu memleketimizin en gedikli kemalisti bilinen Celâl Bayar tarafından bile itiraf edilmektedir. Gerçekten O'nun, bizzat bu saürlann muharririne naklettiğine göre kendisi de aleyhte konuşmak üzere el kaldırınca M. Kemal Paşa'nuı konuşacakları tesbit için elinde tuttuğu kalemini — yüzüne sıkıntılı bir mânâ vererek — masaya «tıp • 58 KADtR MISIROÖLU — «Canım, sen Lozan heyetine dahilsin. Senin aleyhte konuşman yakışır mı?» demiştir. Sadece bu misal bile Lozan Muahedenamesinin, hemen tekmil azası M. Kemal Paşa tarafından bizzat tayin edilmiş bulunan İkinci Mecliste ne şartlar altında müzakereye konulduğunu gösteren tipik bir hadisedir. Buna rağmen birçok milletvekili bu muahedeyi şedit bir lisanla tenkid etmişlerdir ki bir gizli celsede cereyan eden bu tenkitler, bugüne kadar efkârı umumiyeye arzedil-memiştir. Üzerinden yarım asır geçtiği halde hâlâ bu gizli celselerin zabıtlarının neşrine teşebbüs edilmediği görülmektedir. Hattâ daha önce Lozandaki müzakerelerin inkıtaa uğradığı sırada Türkiye Büyük Millet Meclisinde başlıyan müzakerelerde «İkinci Gurup» adıyla anılın muhalefet ekibi de tamamen aleyhte konuşmuşlardı, iîıî grupun liderleri Erzurum Mebusu Hüseyin Avni ve Trabzon Mebusu Ali Şiikrü Bey ile- arkadaşları Misak-ı Millî den feragati asla kabul etmemiş ve İnönü'yü sert bir dille tenkit etmişlerdi. Muahedenâmenin imzasından sonra ise seçimler bu muhalefet grupunu tasfiye edecek şekilde yenilenmişti. Yukarıda ifade edildiği üzere tenkitler buna rağmen önlenememiştir. Zira Lozan muahedenâmesi o kadar bari? eksik ve kusurları ihtiva ediyordu ki; bilâhare tatbikatt înönü'nün baş yardımcıları olacak bir çok şahsiyet bile fe veran edenler arasında idiler. Bunlardan Şükrü Kaya, Vasıf Çınar ve Mustafa Necati'yi zikredebiliriz. Bütün bu mülâhazalardan anlaşıldığı üzere, bu nnv.tr hadenâmenin kabulü ikinci mecliste olmuştur. Bu meclis «Parti disiplini» nin zebûnu idi. Eğer meclis yenilenerek miUetvekiOerinin büyük bir kısmı değiştirilmeI LOZAN ZAFER M t. HEZİMET Mİ? 59 iniş olsa idi tasdike imkân yoktu. Mitli mücadeleyi şerefle başarmış vatanperverler kadrosu olarak her biri başhba-şına bir şahsiyet olan Birinci Mecîis-i Mebusanın Umumî hissiyat ve kararı bu muahedenâmenin aleyhinde idi. İhtimâl ki; o günün malûm usullerine göre cereyan etmiş olan seçimlerle meclisin yenilenmesinin belli başlı sebeplerinden biri de bu idi. Bu kitapta isbat edilmiştir ki Lozan Muahedcnamcsi millet olarak şahlanan halkımızın kazandırdığı zaferi Jjaltkıyle tescil ve tasdik cdirememistir. Buna rağmen malûmu Hâm kabilinden en tabiî haklarımızın — o da bir çoğu eksik ve kusurla olarak — teyidi, İnönü ve ekibi tarafından ulaşılmaz bir netice imiş gibi kibir ve tahakküm vesilesi kılınarak sistemli bir telkin ve medih edebiyatına mevzu edilmiştir. Fakat, artık sultanî bir eda. ile böbürlenmenin ve «Millî Şefimiz Hazretleri» gibi hulûskârlıklarla bu mevzun eîo aîmanın artık zamanı geçmiştir. Bu muahedeyi; ilim vo mantığın süzgecinden geçirmekte maalesef çok geç kalınmıştır. Yıllarca bayram nutuklarının üslûbu ile yürütülen sistemli bir propaganda tesirini göstermiş ve memleket çocuklarına Lozanda uğradığımız kayıplar nnuttarulmuştur. Bugün Kıbrıs mevzuunda karşılaştığınız güçlükler, gitgide bu muahedena-nıenin yaldızlı edebiyatına karşı milletçe beslediğimiz şüpheyi derinleştirmektedir. Bu keyfiyet, Lozan Muahedena-mrsinin düzeltilmesi lüzumunu ortaya çıkarmaktadır. Iîu tetkikin sonuna eklenen Lozan mukavelenamesi metninin 20 nci maddesinde açıkça görüleceği üzere, Kibrisin İngiltere tarafından ilhakı kabul edilmekle kalınmamış, 21 ne? madde de Türk tabiiyetini seçmek isteyenlerin Türkiycyo muhacereti mecburî kılınarak Türk nüfusunun zamaııl.ı 60 KADİR MI9IROOLU LOZAN ZAFER Mİ, HEZİMET Mı?

61 ekalliyet haline gelmesini icab ettirecek bir açık kapı bırakılmıştır. Bu misale Kerkük, Adalar, Batı Trakya, Patrikhane, Ekalliyetlere tanınan imtiyazlar gibi daha birçoklarım ekleyerek sözü aratmak istemiyornz. Banlar alâkalı bahislerinde ele alınmıştır. Bu vesile ile şu kadarını söyli-yelim ki, Lozan'da öyle bir mnahedenâme imza edilmiştir ki, Türk'ün şahdamarı Boğazlar dahi sağlam bir garanti altına alınamamıştır. Bir avuç maceraperest ittihatçının kısmen ihmal ve basiretsizliği ve kısmen de ihaneti ile güngörmüş yüce bir milletin — tâbir caizse — kemik iskeletinde feci bir kırılma olmuştur. Birinci Cihan Harbinin mânası budur. Lozan Muahedenamesi Cihan Harbini takibedeo Millî Mücadelenin kazanılmış olmasına rağmen bu kırıkları yanlış kaynatan bir tedavi.olmuştur. Bu sebeple siyasî, içtimaî ve iktisadî bünyenin ağrı ve sızıları dinmemektedir. Lozan Muahedenâmesini bir zafer olarak göstermeye çalışanların, onu Sevr Muahedenamesi» yle kıyaslamak, başlıca taktikleridir. Halbuki Sevr Muahedenamesi, İttihatçı güruhunun getirdiği bir felâket olarak hazin bir mağlûbiyetten*sonra mağlûp bir devlete karşı teklif edilmiş bir düşman sulh projesidir.40 Onun cevabî Millî Mücadele olmuştur. Pek şûyû bulmamış bir gerçek olarak kaydedelim ki, bu muahede üstelik, tasdik te edilememiştir 41 Böyleyken İnönü Sevr'e merbut iki protokilü (40) Bkz. M. Kemal Paşa Nutuk — Ankara 1927 sh. 403 . 404 de de Sevr'den. «Proje» tevsifî ile bahsedilmektedir. Hattâ İnönü bile, Ulus Gazetesinde yayınlanan «Hatırat» ında aynen bu tabiri kullanmıştır, (bkz. İnönü'nün Hatıraları, Ulus Gazetesi 24 Temmuz 1968 tarihli nüsha) 41) Ord. Prof. Dr. Charles Crozat (Devletler Umumi Hukuku kabul etmiştir. Binaenaleyh hiçbir cihetten hukukî bir değeri olmayan Sevr Muahedenâmesiyle Lozan muahedenâ-mesinin kıyası abestir. Dünyaca meşhur hukuk âbidelerinden biri olan «Mecelle» nin ifadesiyle söylemek gerekirse: «Sûi misal, misal olmaz»Hâlâ Bizans hayalini sayıklayan Yunan palikaryalarına karşı, bizim de bir çok eksik ve kusurları bulunan bu muahedenâme üzerinde yeniden düşünmek ve ilk zuhur edecek fırsatta düzeltilmesini temin etmek için fikrî ve ruhî bir hazırlığa geçmekte geç kalmış olduğumuz muhakkaktır. Bumuahedenâmenin ıslâhının lüzumu, 1936 Montrö Mukavelenamesi ile Boğazlara ait statünün tadili ve Suriye hududumuza ait vaki değişiklikle, şirin « 11 a t a y j a kavuşmamız gibi cidden calibi dikkat hadiselerle sabit olmuştur. Ancak bahsi geçen muahedenâmenin düzeltilmeyi icabettiren başka noktaları da bulunduğu bugün Kıbrıs meselesi dolayisiyle anlaşılmış olduğu gibi ilerde zuhur edecek yeni hâdiselerle de, tekrar be tekrar meydana çıkacaktır .Fakat her biri millî izzet-î nefsimizde birer yara açmış ve açacak olan bu kabil kusurları bunlara — zaman icabı — eklenecek birçok yenilerinin zuhurunu beklemeden düzeltmek ve Lozan Muahedenâmesinin bu gibi düzeltilmesi gerekli noktaları üzerinde ialılil ve tenkidlere girişmek ve bu suretle efkâr-ı umumiyeProfesörü) Devletler Umumi Hukuku, İstanbul 1950 Cilt I, sayfa 399. *Sevr muahedesinin hiçbir saman tasdik edilmemesine ve binaenaleyh hiçbir zaman meriyete girmemiş olmasına rağmen, Sevr'de akdedilen ek vesikalardan ikisine mecburilik kuvveti verilmesi kararlaştırıldı: Müttefik Devletlerle Yunanistan arasyıda mün'akit ve Trakyaya alt mukavele ile, gene ayni devletler arasında ve Yunanistan'daki ekalliyetlerin himayesine müteallik protokol.» 62 KADİR MIPIHOOLU LOZAN ZAFER Mi, HEZİMET Mi? G3 yi bn mevzua hazırlamak, genç kalınmış bir vazife telâkki edilmelidir. Bu kitabı; böyle bir hizmet meyli ortaya çıkarmıştır. Biraz dikkat edilince Lozan'daki muvaffakiyetsiz-liklerinin müdafaasının hür bir dimağı tatmin etmediği görülmektedir. Bu husus ileride münakaşa edilmiştir. înönü ve etrafındakiler onun devlet ve hükümet reisliği zamanlarında emirlerindeki matbaalarda kütük gibi methiyeler bastırıp şehrin meydanlarına, apartman hacimli heykellerini dikmeyi ihmal etmedikleri halde genç nesillere

siyasî hukukî ve içtimaî pek çok mes'ele karşımıza çıkarmaktadır. Bibliyografya cetvelimizde gösterilmiş olan Cemil Büsel'in «LOZAN» adlı eseri ile İsmail Soysal'ın Türkiye îş Bankası tarafından ne^-rolmuş «TÜRKİYENÎN DIŞ MÜNASEBETLERİMLE İL-GÎLÎ BAŞLICA SÎTASl ANLAŞMALARI» isimli e. bazı kimseler bu eserin efkârı umumiye. (Bu eserin birinci tabı. arzında siyasî bazı maksatlar arayacaklardır. muharririnin en büyük sevinci olacaktır. İnönü ba arada hatalarının tabii bir neticesi olarak tenkid edilmiştir. Fakat herşeyden evvel Lozan muahedenamesinin bu gibi muallak meseleler için koyduğu esaslar hakkıyle bilinmelidir. . Alâkadarların. nazlardandır. Fakat peşinen ifade edilmelidir ki.. Bu itibarla ban eksik ve kusurları bnlunabilir. Tutanaklar. Aslında bir kasaba papazı olan Makarios'a karşı sultanî bir eda Ue oturduğu hükümet reisliği koltuğuna rağmen değiştirme birliğimizi binbir tereddütle göndermek gibi bir tezelzüle düşen İnönü'nün Ix>zan veya herhangi bir mevzuda sözü edilmekte olan kahramanlığından şüpheye düşmek milletçe hakkımızdır. I. Yukarıda misali geçen fırsat nevinden zu-Imr edeoek yeni imkânların da kaçırılmaması için efkârı bir eksikliktir. 64 KADİR MJ9IRO0LU utnamiyeyi hazırlamak esas gayemiz olmuştur. ikinci ve üçüncü cilde bırakılmış olan birçok esaslı noktalara rağmen okuyucuda şimdiye kadar telkin edilmiş olan kanaatin hilâfına bir kanaat hasıl eder ise ne mutlu!. Belgeler — C.U:n asıllı harfler Ue yeniden yayınlanmış değildir. Kıbrıs meselesi dolayısıyla ortaya çıkan aczimiz yürekler acısıdır. Sena L. Bu sebeple bu eserin hacmi başlangıçta tahmin ettiğimizden çok daha geniş olmuş ve şimdilik üç cilt halinde tertip mecburiyeti hasıl olmuştur. Bugün Irak'ta Molla Mustafa Barzani hareketi dolayısıyla Kerküklü kardeşlerimizin durumunu düzeltmek imkânı adım adım yaklaşmaktadır.) olmuştur. Bu eser. sulh konferansına ait zabıtlar bugüne kadar L. Sulh mualedenâmesi ve ek prptokollerin derci kitapta meselelere ayrılmış olan yeri bir hayli daralttığı için birçok önemli bahis maalesef bu birinci cilde sığdırılamamış-tır. ikazları ile nasip olursa (42) Lozan. daha ziyade mütehassıs elemanlara hitap eden bu birkaç kaynağı kaç kişi g-örebilmiştir. Bu kitap bir bakıma bu şüphelerin birçok sebebini de bir araya getirmiş olmaktadır. Bilhassa zabıtların Lâtin asıllı harflerle çevrilmemiş olması muhakkak ki. Mefkûresiz milletler âtıl kalarak dağılıp mahvolmaya mahkûmdurlar. Tarihte muazzam devlet ve medeniyetler l<urmuş olan köklü ve asil bir milletin evlâtları olarak bugün.4Bu kitap Loza muahedenomesine dair kitap hacimli bir eser olarak roedih gayreti taşımaksızın âfâkî bîr surette el atan ilk kitaptır. milletimizin tarih şuurunu takviye istikametinde bir tesir icra ederse bu . Lozan . MERAY Lozan Banş Konferansı. Şimdi Lozan zabıtlarının neşrine başlanmış ise de ne zaman biteceği henüz malum değildir. Binaenaleyh efkârı umumiyeyo karşı bu mevzuda yapılmış tam ve doyurucu bir neşriyat mevcut değildir.İnönü'nün azizliği (!.serlcr esas muahedename ve ilgili protokol metinleri yalntî yeni harflerle okur yazar olan genç ne3iller için yegtlne nıe. İhtimal ki . Bu sebeple henüz oturmamış ve mana muhiti tebellür etmemiş uydurma kelimelerden sakınmak gerekirdi. Fakat bu fırsatın kaçırılması da Türk Milletine -birçokları gibi. Tarih şuura olmayan yerde isabetli karar olmaz. Ayrıca şurada burada eksik nakiller de mevcuttur. (bkz: Prof. Bu birinci cilt . Ankara 1969) Böyle eserlerde yer alan kelimelerin yüklendiği mana. bu kitap İnönü'yü yermek için yazılmamıştır. büyük müteakip tabılarında daha mükemmel bir surette ortaya çıkmasına yardım etmeleri acizane istirhamımızdir. Muahede metninin ise pek mahdut olan mehazları da ekseriyetle yine eski harflerledir. Dr. Eski harflerle tabına ait kayıt bibliyografya kısmımızda mevcuttur.Lozan muahedcnâmesinin yeni harflere aktarılmış bir metni ile Lozan'daki müzakerelere ait zabıtların küçük bir hülâsasını olsun vermeyi düşiinemediler. İkinci Cihan Harbi sonunda Lozandaki bazı kayıplarımızı telâfi etmek imkânı hasıl olmuştu. üzerinden tam altı sene geçmiştir. tarafların maksadını kavramak bakımından son derece ehemmiyetlidir.. Kıbrıs ve evelkiler gibi bunu da kaçırmak çok hazin olur.

Paris.] Fazla bilgi için bkz. — M . Lorimer. DEVLET Bu hamlenin vücud verdiği ilk büyük siyasî varlıt-«Selçuklu İmparatorluğu» dur.. N y s tarafından yapılan telhis ve tercüme.4'de C. biz sadece bir iki misal iktibas ederek mezkûr eserin ciddî bir surette okunması tavsiyesinde bulunacağız : Bu oluşun yapıcıları olan müslüman Türkler tarihin hiçbir devrinde görülmemiş müstesna bir asalet.» SÜLEYMAN NAZİF** EMANET CtBRtL'in bir kanat çırpıcıyla mübarek «Hıra Dağı» ndaki mağaranın önüne indiği gün. 5-11). İngiliz adliye sistemini Türk oistemince doğrultmak ve düzeltmek için Türk mahkemeleri hakkında tetkikat icrasına memur olarak Türkiye'ye bir heyet göndermekle Osmanlılar hükümdarını gereflendirmişti. Kadir MJSIROGLU Berencebey. tir. (Tafsilât için bl__ Dr. Gerçekten çeşitli kaynaklar ve daha ziyade Garp müelliflerinin şahadetiyle îslâmın son derece âlicenâbâne olan harp kaidelerini ve bunların muhtelif devirlerdeki parlak tatbikatım sayısız misallerle anlatan bu çok kıymetli ve alimâne eserden gerekli nakiller yaparak bu mevzuu ay. siz ona sun sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. F: 5 LOZAN ZAFER M t. Prof. Rıza Nur . 1 . «Bab . . istanbul 1924 sh. s. TÜRK OĞLUt UNUMTA.» Bir gün gelip bu emânetin şerefli armasını. islâm'ın sâdej vt nûrânî gerçeğini milletler ve kıt'alann kaderine tak-. Ahmet Refik TURNAGÎI^ — İslâmiyet ve Milletler Hukuku. . tün bu devirleri dolduran mübarek gazalar. zarafet «J. O emânet Allah Kitabı Kur'an'dır. Bü-. Fakat bir müddet sonra doğuştan ruh ve karakter üstünlüğü ile iman (43) Süleyman Nazif : Batarya ile Ateş . o devirde İngiltere Kralı olan Henri VIII.. îslâmın ezelî nefhasi ile ruhunu dolduruyor ve kıt'aları islâm meş'alesiyle aydınlatmak üzere semayı mübarek atlarının nal sesleriyle ür pertmeye başlıyordu î. Dr. en küçük bir cebre ve zulme meyletmeiniş-. sh. henüz Orta Asya'da at koşturuyor ve kuvvetini tevcih edecek gerçek istikameti arıyordu. TARİHİNE İHANET ETMİŞ OLAN EFRAD VE AKVAMIN HİÇBİ-RİNİ UNUTMA .yavaş yavaş yağan bir yağmur gibi sindire sindire insanlığın gönül ve ruh iklimlerini yeşertmek üzere inen. 1 . Bu yüzden. a w . 1882.o liman I e x Magnifique. dim ederken. dirde «tek bir devlet» saymak gerektir..» ( Falerf ax D o w -ney. 1930. VIII s. bu rahmet. III. selâmet vej adalete kavuşan . ırk ve toprak» nazarı itibare alındığı tak.'.Ali'nin ecnebi devletlerle diplomasi münasebetlerine girişi Süleyman'ın saltanatı devrinde vâki oldu . 4S (44) (45) «Selçuklu» ve «Osmanlı» devletlerini her ikisinde de a>__ olan «din. dmlatmaya yerimiz müsait değildir.2'de yer alan tefrikası. 24 Temmuz 1964 BtRtNGt BÖLÜM GİRİŞ «İRKINA VATANINA . Türk Tarihi. 4. G i 1 1 e m i n ' intercümesl : P a y o t. VB AF ETME-. İstanbul 1944 veya bu' eserin İstanbul Hukuk Fakültesi mecmuasının C.nı temin eden en büyük bir müessir ola-j rak asırlarca süren nâzım ve hâkim bir rol oynamıştır. Türkler Sultan Süleymana «Kanun!» lâkabım vermişlerdir. 85. <":il. insanlığın mazhar olabileceği en büyük nimet olan «ilâhî emânet» arzımıza inmeğe başlamış oluyordu. IX s. kıt'alar ve okyanuslar üstünde zafer »eşideleriyle taşıyacak bir büyük millet.Tevfik sahibi Cenab-i haktan bu necip mîllete gerçek bir basûbadelmevt silkinişi niyaz ederim!.. Aradaki fark sa. Ardından! onun tabiî bir devamı*4 olarak zuhur eden «Osmanlı] imparatorluğu» da kıt'alann sulh. HEZİMET Ut? •JT istidadına malik olarak yaradilmış olan bu büyük millet tarihin en mes'ut bir hâdisesi olarak. S.. «Veda Haccı» nda irad buy-rulan ölümsüz bir nutukla gelmiş ve gelecek bütün müs-lümanlara emânet bırakılıyordu : «— Size bir emânet bırakıyorum ki. The Institutes of Int L. dece «Hanedan» farkına münhasırdır. C.İstanbul 1335. S. Yirmi üç senede ..

Sultan Süleyman «Allah indinde üstün tutulan» bu hünermendl. Venedik için tasavvur ve tertip olunmuş bir köprüyü inşa etmek üzere hemen İstanbul'a çağırmıştır. Paris. Kâfirlerin hiç birinin canı teninde kalmadı. I b a. ona bir kanlı kurban teslim ettiler. ne kadınlar esirgendi. Allahın bendeleri. e Bon.KADİR LOZAN ZAFER Ut.. Bultan Salûhat-tin..a c . şehir yağma edilirken ilk mutasarrıfın. Histoire du Moyen Age. 256). dâhi dostunun gönlünü almakta Papa'mn gösterdiği tehalükün sebeplerinden olmuştur.4* Bu imparatorluğun dahili idaresinde siyasî şartların getirdiği bir mecburiyetle «Sultanlık». Ve işbu kararın. Paris. Teskin olunmaz bir adavetle kaynaşıp fışkıran ga-yızları üç gün kanlar içinde yüzdü.-ot sev. Ange'ı gücendirdiği vakit. Kudüs'ü zapdettiği vakit (1187). veya ufak müfreze müsademelerinde öldürdükleri Türk-lerin cesetlerini yediler» (Prof. itibariyle ayırdedümeksizin öldü»J rüldü. muhteşem bulmuşlardır.. L. yine ellerinde h. evi. : a.| 670) • (Haçlılara riyaset eden ve Kudüs Kralı olan) Godefroy de Bouillon. Yüksek payeli bir isevt müellif hikaye eder ki : <Papa Jules II. — Herde görüleceği üzere. bir hayli esir kaldı.'. La Conquete de Jdrusalem.i SU -i 1 e y m a n ' da katlolundular. s. Şüphesiz bu davet.. 450 ) Rahip Migne. cesetlerin tefessühü veba gibi vahim bir bulaşık hastalığın zuhuruna sebep:' oldu.. HEZİMET Mİ? 09 ve olgunluk ile bu siyasetlerini icra ediyor ve davranışla nnda «Büyük Emanetıin ruhunu nasıl hakdırdı. Rialto'nun. klyle yahut kıtalin iras ettiği yorgunluk sebebiyle öldü rülmemiş. vuku bulan katliamı tavsif et mislerdir : «Takriben onbtn Arap M â b e d . vücud bulter zengin. meskene ilk giren kim olursa olsun ister fakir1 olsun teuısil ve temessül ettiklerini gösteriyorlardı. Kudüs'ün Haçlılar tarafından yukarıda beyan olunan zaptında bulunup da o esnada cereyan eden hadiseleri görmü olanların hepsi yazılarında. s. bin müslümanı boğazladıktan ve yo1 adileri havralarında yaktıktan sonra. hükmü sıkı riayetle ' mer't tutulacak bir kanun haysiyetinde olması da mukadderdi. Sultan Süleyman'ın tebeası bu lâkabı <Le Magniflqiue» lâkabından alyadet gam ve azameti müfid. II.Şüphesiz.g. Papaya gönderdiği mektupta «Eğer Kudüs'te bulunan düşmanlara na yapıldığını bilmek isterseniz malûmunuz olsun ki Mabed-i Sü 1 e y m a n dehlizinde ve T e m p 1 e (Mescidi Aksa) da bizimkiler Arapların kanları İçinde atla geziyorlardı vı kan bineklerin diz kapaklarına kadar çıkmış bulunuyor. ve büyük cami soyulup elde edilen « g a -n â i m » yetmiş kandil ve birçok altın ve. A. — Şu esere de bakınız : G. boğazlanmış insanların kanlarıyla ayakları topuk ke iniklerine kadar boyanırdı. içinde bulunan bütün egya ile birlikte zap-tediyor ve kendi öz malıymış gibi eve ve eşyasına mutasarrıf oluyor idi.» (Bkz.> ( L ' a b b e Mlgne Patrologix6. Yetmiş. La Clcilisatlon des Arabes.» (Fransız Rahiplerinden Foucher de Chartrcs.. Yağmada emvale tasarrufun bu suretle cereyan etmesini müstevliler aralarında ittifakla kararlaştırmışlardı..) «Ömer'in Kudüs'ü fethettiği tarihten takriben dörtyüz yıl sonra Haçlılar muhaddes şehri müslümanlann boyunduruğundan kurtardılar. M a 1 e t ve J. birinci seferlerinde Haçlıların davranışlarım taklid etmek. Miçhel . yağm vak'alan takip etti : «Kan dökmekten işba haline geli] kanıksadıktan sonra adamlarımız evlere dağılıp yayıl: ya başladılar ve oralarda ellerine ne geçtiyse aldılar. sh. fakat şüphesiz o bunu kabul etmedi. Sülyman. yani bir mala ilkin el koyanın tasarrufuna riayet etmeyi aralarında kararlaştırmışlardı..> (*Gtbbon. ne de küçük çocu lar merhameten bırakıldı.. altına almış oldukları Antakya şehri önünde haçlılar <lman eti. İtaat ve inkıyad bunlara silahlarını terkettirmedi. â 2 9 ve alt tarafı). bab 18 — Muhasar. plânlan mucibince Beyoğlu'nda. ahalinin cümlesi cinai (kadm • erkek) ve yas.. onlar müslüman-lan nasıl . du. kâse-ve emsali zuruf «Sicilyalı Prens» Tnncrede'in faaliyetini mükâfatlandırmağa vasıta oldu ve semahatını şaşâalan. gümüş. Orada her kim bulunmu Olsa. Fransa'nın şöhretli âlimlerden olup ilahiyata dair pek çok eser yazmıştır. CIiXIII a. 1884. mezkûr eser.» Kıtal maceralarını. Şehri muhasara edenler.e. ll'de yer alan 14 numaralı dip not. güzel sanatları da derin bir sevgi ve merakla sevenlerdendi.

şöyle dursun. «hakikat» olan milletin saLOZAN ZAFER Mİ.g. mandanını . terhis etmekte idi. 7 Temmuz tarihli Milliyet'e yazdığı başmakalenin sonunda «Mustafa Kemal. sh. onlara hafif bir vergi tar-hiyle iktifa eyledi.. mümessili addederek methetmek isterlermiş. Nutuk sahibi : «Zıllullah»ı küçük görmüyor. Sırf bu maksat (47) İlk nazarda Islâmın ruhuna zıd gibi görünen bu tabir şer'! bir mesnedden mahrum da değildir. Avrupa. dalkavuklukta naztri bulunmayan İstanbul şehremini oldukça uzunluğuna rağmen bu nutku. Islâmda dikkatle tesbit ve icabı ifa edilmek gereken «Maslahat» dan doğmuş ve binaenaleyh İslâm! olan bir devlet şekli idi. halbuki «XIX uncu asrın bidayetinde bile cereyan etmekte bulunmuş olan harp âdetleri. milletlerarası hukukun veya devletler hukukunun temelini kurmuş olmak şerefini nefsine hasreder .e.öldürdülerse o da Hristiyanları öylece. Bu tavsif hakkında son devrin yetiştirdiği allamelerden merhum Şey. padişahların «zıllullah» olmak ne haddi imiş ve insan nasıl zıllullah olabilir miş? tarzında bu tabiri istimal eden eslâfımızı teçhil . mermer levha üzerine hakkettirerek meşhur «Sis Manzumesi» nde Tevfik Fikret'in <Qeçmi9lere rahmet diyen eJvah-t mekabir. öldürmek. II. Bu methin ne derece beliğ ve manidar olduğunu söz anlayanlar teslimde tereddüt etmezler. umumiyette. oğlu Ahmet. 297) (bkz. Nasıl ki.mezarlığı halinde bulunan sokak başlarına sanki birer kitabe-i sengl mezar gibi talika karar vermişti. lı dip not).» ( F a u c h i 1 1 e. hukuku hâkim kılan ve bunun mükemmel bir surette kontrol müessesesi olan «Şeyhülislâmlık»ı yerleştiren idaresiyle «Hikmet-i Hükümetlin bütün esnekliklerine -tâbi olduğu hukukun ana umde ve mantığından aynlmaksızm. Bu nutuk o kadar ballandırıldı ki. Kemal Pa-aa'ya. ve yağmayı külliyen menetti. İstanbul gazeteleri bu fıkranın belagat ve İcazını şerh ve izah zunmında başmakaleler yazdılar. sayesini istihfaf suretiyle Allaha karşı gururunu kendisi ilân edi-. Traite de droit International. sh. cevap veren bir yazısında şöyle demektedir : «Lâik hükümetin Gazisi İstanbul'a geldiği gün başına toplanan eyyam reislerine hitaben bir nutuk irad etmişti. Bu yüzden o devlet. hatalı fıkra teşkil ediyordu. Bu. 70 KADİR MI9IROCL. Padişahları ve bittabi!. padişahların iyilerini eski adamlar gayet vâsi ve nâfi olan «sasye-ı ilâhi.ayak uydurmasını bilmiştir. milletin ifadesidir» diyordu. belki bu büyük tabiri kim çıkarmış. a. Ankara Reis-i hükümeti de kendi itirafı ile « z ı 1 1 u 11 a h » de-ğildir. Ağa..» OUmlesinin : «Geçmişlere lanet diyen elvah-i mekabir» suretinde tebdili ile dltt İstanbul sekenesinin umumi . padişahların böyle mutantan bir unvan taşımalanyla tetihza eden M. Sâye-1 İlâhinin ne kadar mühim olduğunda kim iştibah eder? Yoksa herkes. Nutkun perestişkârlarınca en parlak noktası Dolmabahçe Sarayı'nı göstererek : «Artık bu saray zılullahların değil. mahsur bir şehir alındığında yağma olunmasını askerlerine vâdetmeğe muhasır ordu ku.» tarzında söylediği başından büyük. kitleleri büyüleyen bir imparatorluk tılsımı ihdas eylemiştir. Türkiye Reisicumhuru ise.Bu da ona daima değişen şartlar muvacehesinde müthiş bir kıvraklık kazandırarak asırlarca devam etmesini temin etmiştir «Zil-lullahı filard» (= Allahın yeryüzündeki gölgesi) gibi unvanlar47 ve buna benzer davranışlar. her reis-i hükümet o « Z ı 1 1 u 1 a h » tabiri gibi büyük unvana liyâkat kesbedemez.U muştu.\ hulislâm Mustafa Sabri Efendi. yor!. HEZİMET Mİ? 71 için ihtiyar edilmiş olan bir çok usul ve unvanlar son zamanların çeşitli ihmal ve ihanetlerine rağmen kitlenin hânyıdır.151 de yer alan 15 Nu. 150 .. « sil» olmayan. c. Mesele gayet vazıhtır. istanbul 1961. «Salfttin-i Osmaniyenin ihtişamlı merasim günlerinde : «Mağrur olma Padişahım senden büyük Allah var» diye bağıran muvazzaf bir memur bulunuyordu. Nutkun güya hakikat olan Türk Milletine nisbetle Allah'ın gölgesini de ehemmiyetsiz addettiği meydanda olmakla beraber biz buna zorla hüsn. Allahın gölgesi değil. (46) İsmail Hami DANİŞMEND — Garb Menbalanna Göre Türk Seciye ve Ahlâkı. olamaz ki!.U tefsire çalışarak diyelim ki .

ısIgjBd 9lxle9isdl «.8Î . berikinin de rasyonalizmle uzlaşmasını önler ve iskolâstik hüviyeti bulunmuş olsun. Ezmanın tebeddülü ile ahkâmın tebeddül .dansO iassld sft «¦ 9 i 11 9 e l>»lZ>âd9> Ivsdsn i-lsmllet . Felsefede birbirinin tamamile zıddı olmakla beraber.93» liıtll 1111S > : U19Ş -nua . doğmalardan çıkarılan ve tabii hukuk adına münakaşa edilmiş ve her zaman edilecek imkânları her vakit için tahakkuk sahasına çıkarabilecek «efradını cami ağyarını mâni» rasyonalist hareket düsturlarıdır. Birinci ihtimale göre.11) .ubvılo laAm aoud -aüm ab nt%s& . Nitekimj ilerde göreceğimiz külli kaideler.Jdrg ır§ublo Jls 9<iidlrfjja jüjJuh Iias elidoay iıSırbaufo riJSsl -9b saiıssD artttea snh( eb i9İBrf99 objüo 09bIsmUdi iaobü hjsIo ebrijjv miltejfeittm abmv. « ü -Ilb9 ta^svH OBbmİBiBl 3libbi8. eh.ilhU^sb qbhsi ıld.s-İTİtall It'm ı 6 i 1 ¦luB InsY * .-«Usa misal jtamİBrf 9&ahas0 oıiju We9 ...lalsiosm l. bııllt idall 1 rf b I 1 u I I 1 s llOüHuı a.."üblssglös rndsIIA atmllzDv&l n -j(Brf (t9lfl9i0s mOIus astteıat ald »¡ ıgbs salilt «no •iıIb nıarfUnl 9bnle9XB8 nirao Ab tbIbmIbi ıtn'Am . bizim tabiî hukuk dediğimiz başlıca hürriyetlerin ve masuniyetlerin bu doğmalarla nefyedilen^ tanınmayan tarafları yoktu ki. gölge olmağa özenerek iftihar etmesini ve me-dih olunmasını bilmemekten ibaret olan gafletleri..-üd&t «dalIifliıS» JbtoD? >fl9M ebnloİTBil Jaxlıiâl98 nnalnamlHaDm 07 onsltl ısfid hldjsj ıra .-ubu3lçuximr%ud lemüal sünhsd ıınud n9İfix Ib^seömsss AOiasıtı »lOa'ara i-imld İ91BB99 elamliui eaii9Ul)fl9X -tb i_9^idi9l 9ü£sli9liluni ütebllaagm nsb» jtuUsal . ıbfodoâSI ictensO -i9i( ismüiIOri 1-8İ91 ıld ^uilınt ıld lxav»löm av IlbA .3 > sbolahid «t Ollâa. L ' 6 -tat c'est moi (= Devlet benim. 2). eski adamların. hükümdar.aiBS aadada/nloCI JbUed . Allahın gölgesi gibi tabirlerle medihte * it 91b a i t^ilvs i b a Y » £bflruld£çibfiq -osmeO öubıo^ily9 jaJni inisamte üh^adsi ey &i ali -ittto ildeoi öv Jtyut i£lB§âladDxn sietedsaaailin 07 xiB&a&m . ikinci ihtimale göre de .9 ıt%BB efi .etmek istiyor. Şarkta o nice haşmet unvanına. Nassın teşriî hikmetine akıl erdirmesini ve hukuk zekasının yapıcı bir şekilde kullanılmasını bilen mantık için hukukun seyyaliyetini temin işten bile değildi. (48) «— Garpte despot. Halbuki. (bkz. m û I s a m Iv'ılKİfltı k â I m&ı&mlo utâ^beaMet . Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi — Cühela marifetleri. Ondördüncü Lous'in salısında.. kadı huzuruna bile çıkardı.im&> . akıl ile nakli uzlagtırabilmck suretiyle dogmatizmle rasyonalizmin yan yana yürüyebileceklerine ve parlak hayatiyet tezahürleri verebileceklerine en güzel ve canlı misali bu hukuk nesci tanıtmaktadır..41 sevab kazanmış olur» demektir.tbItoio imAv aanaUsd . Fakat Garp.32 .. HE2J1MET Mİ? 73 h zaferlerinde. Yann Gazetesi (Gümülcine 1928) sayı 2.9 J ü m lit-nBİItıe ıü> ab hld oatnale3b£A u8 1 b ı js 1110ıfuıimii9V rf a I i u 1 i 1 x r b « r -fbbtaant'daa 1) I 9 m a ö d 9 I a* tınx 9bflie9ifidi (8S . bir orta çağı insanlık hayat ve idealinden u-zaklaştıran irticaın. . fertlerin ruhlarının derinliklerine inmiş olan bu inancın rolü büyüktü. nsbüıInuAtu aahol i.W ıibraısam ev Ja9Sl9s mdalIA alutikciht ev çünnög el tabaA Mlbbia |trni9Y sbflönÖB ısd 119993 ali shşb ili LOZAN ZAFER SU.t *îi 1Oİ89İİ3BV .i0Tcuünxud «.da II .totcuIo elin «bfittd İ9ÜB3 ISMio labdttai nilamlirfi fcmrıid blodtsH .) ifadesiyle tasarruf ve iktidarına pınır tanımıyan sisteminin ve esasının dehşetini dile getirirken. hattâ Allahın yeryüzündeki bölgesi olmak gibi iddianın çerçevelediği hakiki kuvvet ve iktidara rağmen.ı«C . ImsO 13) «-. bu basan düsturu ile yenilebilecegi hakikatine erememigti. onun rasyonalizmle bağdaşması hakikati kadar. aü .

Daha. müşayih ve mücahidlerden mürekkep küçük bir topluluk halinde Rumeli toprağına ayak basan bu kâmil yani hakkıyla müslü-man insanların islâma yeni ufuklar açacak olan kudretli hamleleri her gittikleri yere. beşeri nasiblerin en ulvî ve azametlisi olan İslâm'ın «Hak ve adalet» e dayanan huzur ve sükûnunu götürdüğü için başdöndürücü bir sür'at kazanmıştı. 9-10). gelmişlerdi. Nerede bir ilim ehli duyarsan ona rağbet. oğlu Orhan GAZİ'nin şahsında bütün haleflerine şöyle vasiyet etmişti : «Zâlim olma!.« n e y » in avulu feryadında « N e f s » den arınmış.» Bu vasiyetin yoğurup istikametlendirdiği «Osmanlı fütuhati.. « H a k » ı yani «tlâhî irade» yi-beşerî plândabütün cihana hâkim kılmak gibi ulvî bir maksadın eseri idi.. aklı selimini kullanarak islânun ebedî bir hayat nefhası halinde esen meltemine kucak . Askerine ve mauna gurur getirip şeriat ehlinden uzaklaşma!.. ikbal ve hilim göster.. kapısına kadar gelen bu «Ebedî Kurtuluş imkânı» m reddeden Avrupa. muhitine körüköriine yapışır ve bir çağı vampir gibi sömürerek terakki ve tekamülü önlerken. O devirlerin «Kürşad»lan. zamanında bir sal üstünde ulemâ.edeceğini yani zamanların değişmesiyle hükümlerin değişeceğini kararlaştıran bu hukuk nesci. İslama yeni ufuklar açmak üzere ülkeler fethine çıkan bu şanh gaziler.îs-lâmdan önceki «Nefsânî üstünlük gösterilerinden ibaret olan» Türk şahlanışlarından çok farklı idi. bu devletin velî banisi Osman Gazi nin oğlu Orhan Gazi. HE3İMET Mî? 77 Seferleri» tertip ediyor ve her defasında daha müthiş bir mağlûbiyete uğruyor. uzun ve haşmetli tarihlerinde ilk defa elarak devletlerini. Bizim mesleğimiz Allah yolu ve maksadımız Allah'ın dinini yaymaktır.. «Alp Er Tunga» lan artık birer «Mevlânâ» olup.. KADİR MIS-IROöLU LOZAN ZAFER Mt.beni şâd et!!. .Türk şahlanışını durdurabilmek için boşuna çırpınıyor ve -« H a ç » in adım adım Avrupa içlerine doğru gerilemesi karşısında acz ve ye'sin girdaplarına sürükleniyordu. Osmanlı . Gerçekten tarihte «Müslüman-Türk» adıyla bilinen bu yeni hüviyetin kurduğu devletler ve bunların şaheseri olan «Devlet-i Aliye-i Osmaniye». Yoksa. «Kuru kavga ve cihangirlik dâvası» değildir!. -bakiyesi hâlâ ayakta duran «Çin Şeddi» nin şahadetiyle sabit olduğu üzere. Artık «Kuru kavga ve cihangirlik dâvası» m mutlak bir nisyana terkeden Türkler.Şarkın * fıkhı». lügatte bile «gereği gib anlayıp bilmek» mânasına gelen. Alemi adaletle şenlendir ve cihadı terketmeyerek.. daha önce kendi nefislerini feth ve ıslâh ederek «Büyük cihad» yolunda bütün engellere bertaraf ediyor ve bu suretle ihraz ettikleri üstün liyâkatle gaza meydanlarına koşuyorlardı. «Yunus» olup «Mutlak hakikatlersin berrak menbaına eğilip ebediyet yolunu tutan «Er Kişiler» haline n i q u e > kilise duvarlarının örttüğü kasvetli ve loş muhitten dışarıya çıkarken gözleri ışıktan kamaşan yarasa gibi. Refik Gür — Hukuk Tarihi ve Tefekkürü Bakımından Mecelle — İstanbul 1951 sn. îslâmla şereflendikten ve onun manevî değerleriyle taçlandıktan sonradır ki. garbın «Droit C a n o . Ulemaya riayet eyle ki: şeriat işleri nizam bulsun!.. Gerçekten. Hıristiyan! taassubun ifsad ve idlâl eylediği Avrupa. Bütün Orta Çağı «Engizisyon Mezali-m i » nin ağır baskısı altında dehşetle geçiren ve inanç farklarına tahammülsüzlüğünü sehpalar kurup kaldırmak suretiyle bir kâbus halinde yaşayan Hıristiyan Avrupa. «Nefsânî üstünlük» arzularının değil. «İdeolojik bir mesned» e kavuşturmak imkânım bulabümişlerdir. HEZİMET Mİ? 75 Devletimizin veli bânis: Osman GAZİ ölüm döşeğinde.. ahkâmı ameliye'yi bu genişlik ve tesamüh şartlan içerisinde serbestçe inkişaf ettirip adlû ihsandan mürekkep iki başlı bir nimet halinde seyyaliyetini ve hayat şartlarına uygunluğunu muhafaza ve temin ederek Şarkı orta çağ iskolastisizminden korumuş^ bu ruh ve kudret imkânlanyle Türk İmparatorluğuna en geniş vq hayatiyetli inkişafı bu sayede sağlamıştım (A. bu T şahlanışım durdurmak için üst üste «Haçlı 76 KADİR MISIROÖLU LOZAN ZAFER Mİ.

Moskof. İslâm Âlemi bütün Orta Çağ boyunca.hazırlamış bulunuyorlardı. Ruslar bizim «özü Kalesi» ni muhasara ettiler Ağır kış sebebiyle kaleye gerekli yardım yapılamadı. Kadir MISIROĞIAJ . Hami DANİŞ.. üzerinde yal-. kin ve nefretle bastırılmış ve Hıristi-. 1. lisan hürriyetine ilişmeyen Türklerin varlığı -hiç olmazsa yarmböyle bir. 78 KADİR MI9IROÖLU senin acı haberi İstanbul'a geldiği zaman devrin hassas ve vatansever padişahı I. O güne kadar Türk ordusu zaferden zafere koşuyordu. Birinci Sultan Abdülhamid Han devrinde (1774-1789) Türk ırkı ve İslâm Dininin bîâman düşmanı Rua-lar. Turhan TAN — Tarihte Türkler için söylenen büyük sözler.. Mezalimi — istanbul 1970. asla!. Meselâ Onyedinci Asır ünlü İtalyan FÜozofu Canpanella. sh. Avrupa'ya müsbet ilimler ve içtimaî hayat seviyesi itibariyle her bakımdan üstündü. Tertip edilen bütün «Haçlı Seferleri» nin her biri daha müthiş bir surette akamete uğrayınca. 1935. bu maksatla Güneye sarkan Rus ordularıyla aramızda çetin bir harp başladı. ülkenin var olacağını bana zannettiriyor.üzere -isyana. Acaba bu mağlûbiyetin sebebi sadece «Askerî» mi idi? Kat'î bir lisanla ifade etmek gerektir ki. adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir güneş ülke (Civitas solis) neden vücud bulmasın?»47 Hür fikirlerinden dolayı ömrünün otuz . vicdan hürriyetine. Muhasara başladığından beri «özü beni dil hûn etti!. lerin Türk adalet ve müsamahası karşısındaki bu takdir-kâr sadalan zulüm. Onbeşinci Asrm nihayetinde Amerika'nın keşfiyle Avrupa'ya akmaya başlayan servetin İslâm Âleminden alman ilim ve tekniğin zengin mutalanyla birleşmesi. fakat tek tuk vasıflı müttefekkirin zaman zaman Türk fütuhatının temsil ve tahakkuk ettirdiği adalet ve saadeti takdir ettikleri de -istisnaî olarakgörülüyordu. ve ihtiyar demeden bütün kale halkını fecî bir surette katliam ettiler. Bu yüzden dasitanı bir direnişten sonra kaleye giren Ruslar.» diyen bu büyük Osmanlı . Abdülhamid Han teessüre garko" du.Güneş ülkeyi yeryüzünde bulmak mümkün mü? Fikir hürriyetine. Bundan aşağı yukarı ikiyüz sene evvel.açmıyor. o cesur ve adil Türkler var. (50) Fazla tafsilât için bkz. tst. Hıristiyan Avrupa «Kale içten alınır!. Kâinatın Fahr-ı Ebedîsinin «Halisler büyük bir tehlike üzerindedirler» mealindeki hadîs-i şerifleriyle işaret buyurdukları zaaf. Türk Milletinin Avrupa ve bütün Hristiyanlık âlemi için vadettiği saadeti şu sözlerle ifade ediyordu : «. » çekerek kendisine nüzul isabeti ile şehid oldu. çocuk. Abdülhamid Han'ın teessürden nüzul isabeti suretiyle vâki olan şehadeti. serhad boylarında devamlı bir gaile haline gelmişlerdiDaha önce Osmanlı İdaresi altında yaşayan «Hıristiyan anasırti çeşitli yollardan metbû devletlerine karşı tahrik ve teşvik ederek. düşünceyi zindana koymayan. bu düşman taktiği ile birleşince Türk tarihinin seyrini değiştirecek vahim neticeler hasıl olmuştur... Mademki .» gibi ferasetli bir düstura sarılmıştır. yan"Avrupa Türkiye karşısındaki «garazkârane hisler» den '> kurtulamamıştır.Türk tarihinde Avrupa'da ilk defa karşılaşılan bu mağlûbiyet bütün millet efradının ruhunda derin akisler vücuda getirdi.kırk senesini zindanlarda geçiren Campanella ve emsali mütefekkir-.51 Fakat..Türk pa dişahı. Rusların kılıçtan geçirdikleri masum kadın ve çocukların feci akıbetlerine ait raporu dinlerken yürekten bir v A h h h ! . 143. O derecede ki. «Haçlı Seferleri» v a -sıtasıyla Garb'a intikal eden bu ilmin orada yeni bir inkişafa mazhar olduğundan kimsenin haberi yoktu. bütün bir milletin derin ve maşerî ızdırabı-nı remzeden bir hâdise idi. 45. Avrupa'yı -tesiri günümü- . devrin padişahı I. dahildeki Hıristiyan unsurlara karşı daima başvurduğu tahriklerle devletimizi yıpratma siyasetini takip ediyor ve ilk hamlede Tuna boylarına kadar uzanan topraklarımızı ele geçirmek gayreti içinde bulunuyordu.50 Bu hâdi(49) M. -her zamanki taktiği.. kadın.. Osmanlı . nız hakikatin. sh.. Sıcak denizlere inmek için Osmanlı Devleti ile harbet-meyi millî politikasının tarihî ve coğrafî bir zarureti olarak benimsemiş bulunan Rusya. hakikat sevgisi zincire vur-mayan bir millet.

DANİŞMEND — Garp Medeniyetinin Menbaı Olan İslâm.i ebed müddet» gibi iddialı namlarla yâdedilen kudretli devletimizin bu pek pahalıya malolmuş bulunan aşağılık duygusuna sürüklenmesinde sanayi inkılâbını gerçekleştirememiş olmamanın payı büyüktür. 4. Ele geçtiği zaman. müteveffa Patriktin Türkleri Dünya hayat-ı siyasiye ve askeriyesinde korkulacak bir mevcudiyet halinden çıJcarmak. Patrik Vermanos. İstanbul 1970. HEZİMET Mİ? *9 ze kadar gelecek olan. Yunan istiklâHne yardım töhmetiyle asılan selefi öregorius'un o zamanki çarımız Alsksandr'a gönderdiği bir mektubun müs~ veddesini bana okudu. Patrikhaneye gitmiştim. «Mahmut Nedim Paşa'nm sadaretten istifası günü idi ki. biz içerden yıkmaya çalışıyoruz. Medeniyeti — İstanbul 1561. Dünya ticaretinin Osmanlı toprakları haricine çıkmasına sebep olmuştu. ölen patrik için ta-ziyette bulunmak ve yerine seçilen yeni patrik Vermanos'u tebrik etmek maksadıyla Patrikhaneye gittiğini anlatarak bizim için gizli düşman faaliyetini ve bu faaliyete akıl hocalığı suretiyle rehberik ede'n dahilî hâinleri teşhis baLOZAN ZAFEB İH. Sultan Aziz devrinde İstanbul'da Rus elçisi olarak bulunan tgnatyef hatıratında.derece ehemmiyetli olan şu ifşaatta bulunmaktadır . 192. bul 1941 sh. Şöyle ki. bu gerçeği bir ke re daha "ortay akoymuştur. Fakat bu teşebbüsler dahil ve hariçten şedit aksülâmellerle karşılaşmıştır. veya İsmail Hami. nihayet bir sadr-ı azam olan Keçecizade Fnad Paşa Avrupa diplomatları huzurunda yan mizahî bir surette.«Sanayi inkılâbı» na gebe bırakmıştı. Si£rld HUNKE — Allanın güneşi Avrupa'nın üzerinde. Muhakkak ki. Gerçi bazı Osmanlı padişahları bu eksiği telâfi için ciddî teşebbüslere girişmişlerdir. Sultan Aziz. sh. bizim. 235. «Sanayi inkılâbı yapma teşebbüsü» nün gizli ye aşikâr aksülâmellerinin eseri olmuştur.MEND — Osmanlı Tarihi Kronolojisi. Gerçekten gizli düşman faaliyeti o ölçüde kesafet pey-öah etmiş ve dahilde. İstanbul 1325. 2. Bu sözler tam bir gerçeğin ifadesiydi Zira düşman nice zamandan beri «Koynumuzda beslenen yılanlar» dan Patrik Gregorios'un Rus Çan'na ettiği tavsiyelere göre çalışmaktaydı. Bu hâdisede de tahkikat. sohbetimiz esnasında. hqiiâ müstakil bir millet olabilmekten mahrum edecek çok .. yine yıkılmıyor»*' Demek mecburiyetinde kalmıştır. Patrikhanede «Orta Kapı» adıyla maruf olup ve hâlâ kapalı duran «intikam kapısısmn önünde şaiben cezalandırılmıştır. Fakat daha sonra bu istikametteki gelişmelerin Osmanlı Türklüğü nef'ine sevk ve idaresi -biraz da gizli düşman faaliyetinin eseri olarak.temin edilemediğinden gitgide ticaret ve sanayi sahalarında bir gerileme vücud bulmuş ve safha safha derinleşen bir «Aşağılık duygusu» nun ortaya çıkması önlenememiştir. LOZAN ZAFER Mİ. İstanbul 1962. (51) Fazla malûmat için bkz. devlettir. c. « D e v 1 e t . Sultan Hamid ve hattâ Adnan Menderes'in hâile-vî akıbetleri. İstanbul Patrikhanesinde çöreklenmiş ve dinî kisvenin masuniyetinden istifade ederek devlete karşı her ifsad ve ihanet hareketini sinsice plânlamış bulunan papazlar güruhudur. Zira siz dışardan. kurundan son . 67 — Kâmil Paşa — Tarihi Siyas! c. II. Yunanistan'ı istiklâle götüren hareketlerde en müessir âmil. Büyük bir siyasî deha eseri olarak Kanuni Sultan Süleyman'ın Avrupa tüccarlarına «Kapitilâsyon-lar» tabiriyle siyasî edebiyata girmiş bulunan bir takım imtiyazlar bahşeylemesi Dünya ticaretini yeniden Osmanlı toprakları üzerine çekmek gayretinin eseriydi. sh. Vermanos'un da sebebi felâketi olabilecek bu mektup. K* KADİR — «En kuvvetli devlet. Üstelik Ümit Burnu'nun dolaşılmasıyle yeni deniz ticaret yollarının ortaya çıkması. Sultan Mahmut zamanında. Bu isyan aniden hücum eden müsellah Rumlann onbinlerce Türkü tedbirsiz yakalayıp kaüiam eylemeleriyle patlak vermiş ye tarihe «Patras vak'ası» adıyla geçmiştir. HEZİMET Mİ? 81 (52) Mahmut Kemal ÎNAIi— Son Sadrazamlar. cüz İstan. Yunan istiklâline varacak Rum ayaklanmasının ilki 1821 yılında Mora'da başlamıştı. haricî düşmanlardan bile şedit ve muzır kimseler zuhur etmeye başlamıştır ki. Bu yüzden onbinlerce müslü-manın katliamına sebep teşkil eden isyanın baş müşevvik ve mürettibi olduğu tebeyyün eden Patrik Gregorias.

Türklerde evvelâ itaat duygusunu kırmak ve manevî rabıtalarını kesretmek. Bu şüphe. Türklerin haysiyet ve vekarını tahrik edeceğinden. çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır.» «Benim Osmanlı Devleti nezdinde vazifede olduğuz esnada bu teşhisler tamamen isabete tecelli etti. Gayet kanaatkardırlar. Türkleri kendilerinden şeklen kuvvetli. zekidirler ve kendilerini müsbet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. bunun aksine bir netice elde etmeyi gaye ittihaz eden garplılaşma taraftarları. 1> sayı: 1. ahlâklarının selâbetinden gelmektedir. Padişahlarına kumandanlarına. şan ve şereflerle dolı bir kaç bin yıllık tarihi ilan Türk Milletini. (54) Garplılaşma taraftarlarının büyük bir arzuyla destekledikleri muhafazakârların ise şedit bir lisanla tenkid ettikleri «Ortak Pazar» hakkında bugüne kadar ser-dedilen mütalâalar sadece sınaî sahaya inhisar etmektedir. sh.j yor dergisi. takip edilen bu yolun ne kadar verimsiz bulunduğunu isba-ta kâfidir. Garp Alemi karşısında nev'i şahsına münhasır bir dünya görüşü ve cemiyet nizamını gerçekleştirerek bütün cihanı hayretler içinde bırakan büyük askerî ve medenî muvaffakiyetler kazanmış bulunan Müslüman Türk Milleti işte bu suretle yavaş yavaş kendisini inkârdan başka hiçbir netice sağlayamayan hatâ ve gafletlere sürüklenmiştir. ı ş memleketler» arasındaki utandırıcı vaziyeti ortaya çıkmıştır. teknik terakki ye luna girmenin kendi kendimizi inkâr etmedikçe mümkür olamayacağı zannı hâsıl olmuş ve bu zan. Türkler. bu tavsiyef lere uygun bir surette yürütülen gizli düşman faaliyetidir Fakat bütün bu mağlûbiyetler ve bunlara eklenen sanaj de geri kalış Türk Mîlletinin ruhunda tedavisi güç. (53) General tgnatyefin hatıratından naklen. çoktan ifşa edilmiş yarı münevverlerin birbirine eklenen telkin ve te§ vikleriyle gitgide katmerleşerek zamanımıza kadar gelmig-j tir. Türklere bir şey hissettirmeden bünyel rindeki bu tahribi tamamlamaktır. Gayet mağrurdurlar ve izzeti nefis sahibidirler. . Ne hazindir ki. Mant viyatlan sarsıldığı gün. VeF: 6 KADİR HI9IROOLU LOZAN ZAFER Mİ. derili bir şüpheye yer vermiştir. Bu ruhî inkıraz âmili sebebiyledir ki. hattâ kahramanlık ve şecaat duyguları da an'anelerine olan merbutiyetten. büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir. 'Türkleri maddztZZ SZTÎiere ve yıkmak gayri mümkündür. hakikatlara nüfuz edebilmelerine sebep olabilir^ Yapılacak olan.» " işte «özü Kalesi» nln sukutundan başlaya! rak tevali eden mağlûbiyetlerin hakiki sebebi. Türkler. 69 . an'anat-ı milliye ve maneviyelerine uymayan harici fikirler ve hareketlere onları alıştırmaktır. Çünkü. Bugün Garp Alemiyle aramızdaki korkunç mesafe. Bunun da en kısa yolu. kendi fıtr kabiliyetleri ve hattâ imanı hakkında itimadsızüğa sev| keden derin bir ruhî çöküntüye sebep olmuştur. Gerçekten iki yüz yıldan beri ardından koşulan teknik. kalabalık ve zahiren hâkim kuvvetler önünde fere götüren asil kudretleri sarsılacak ve maddi vasıtal nn üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir. üstelik bu hareket başladığı günden beri maddî ümran ve terakki bakımından Avrupa ile aramızdaki mesafe gitgide kapanacak yerde açılmış ve Türkiye'nin bugün «Geri kalır.70. ananelerinin kuvvetinden. Bu sebe le Osmanlı Devletini tasfiye için mücerred olarak harl meydanındaki zaferler kâfi değildir. Tarih Konuişu. Haysiyet hisleri buna mânidir. Onların bütün meziyetleri. İstanbul 1964. HEZİMET Mİ? lev ki. Ve hattâ sadece bu\ yolda yürümek.şayanı dikkat tavsiyeleri ihtiva ediyordu. görüş ve metodlarınm iflâsını ilân eden bu feci netice-karşısmda uyanmak şöyle dursun «Ortak Pazar»54 gibi yeni bir badirenin hahişkâr müdafii görünmektedirler. c. muvakkat bir zaman için zahiri kuvvet ve kudret verse de. dini "metanetlerini zaafa uğratmak icap eder. Türkler haricî muaveneti reddederler. Bu hasletleri de dinlerine bağhltklarmdan ve kadere rıza göstermelerinden. hâlâ ciddî bir surette temin edilememiş. Türkleri harici muavenete alıştırmalıdır. Vazifem müddetince edindiğim tecrübeler ve şahit olduğum hâdiselerin doğruluğunu tasdik ettiğini maalesef iş işten geçtikten sonra anladığım bu tavsiyeler şunlardır.

«Avrupa kömürve çelik birli. Hattâ denilebilir ki . ferasetli ve sabırlı çalışmalarla uzun zamana mütevakkıftır. Fakat bizim garbhlaşma taraftarları. bunun tahakkuku için de safha safha tatbik mevkiine konulacak bir plân tasavvur ve tertip edilmiş. belki de kabili tahakkuktur. Şöyle ki : MateryaLOZAN ZAFER Ut. Ortak Pazar bu son sermayeye talip gömânevi fedakârlıklara hâlâ devam edilmektedir. HEZtMET Mİ? 85 84 KADİR MI3IROÖLU Tanzimat. bunun millî sanayiimizin İflâsına müncer olacağını ftldia eylemektedirler. Türkiye'nin kendinden < tamamen vazgeçmesinden başka bir surette kabili tasavvur değildir. Kala kala halkın garblilaşmaya karşı gösterdiği nisbî mukavemetten ibaret bir milli varlığı. b memleketi bir günde servete boğabüir. böyle bir netice bugüne kadar tevaH eden garbhlaçma hareketlerinin toptan İflâsına ve halkın kahir ekseriyeti tarafından reddine bile sebep olacağı cihetle yakın tarihimizin sahte kahramanlarının daha kolaylıkla yıkılmasını temin etmek gibi bir fayda da sağlayabilir. Türkiye'nin kayıtsız şartsız teslimiyeti . Binaen-aleyhj Ortak Pazar'ın muhafazakârlar tarafından vârid-i hatır görülen maddî yıkımı. Halbuki tarihimizin en büyük hâilelerden birine zemin hazırlayan Ortak Pazar'ın hikmet-i vücudu. mız kalmıştır ki. tarihi gelişme ve içtimai nizam yapısına sahip olan Türkiye ile onlar arasında böyle bir birlik. tir. bu harekete «Sanayileşme diyecekleri yerde « g a r b zükmektedir. Meşrutiyet ve hattâ Cumhuriyet devirleri-uin garp hayranı yarı münevver idarecileri. muhafazakârlar ise. Milletler için asıl ehemmiyetli olan maddi sukut ve yükselişler değil. Halbuki. «iktisadi» olmaktan ziyade «manevî» dir. lik onlar arasında.Garplılaşma itaraftarlan. En fakir bir memlekette aniden zuhur eden meselâ bir petrol. teknik terakkiye ayak uydurabilmek için. Hristiyanlık ve kadim Yunan tefekkürü gibi asgarî tömel müştereklere malik oldukları için bu bir. Türkiye'yi garbhlaşma istikametinde sürüklendiği bu çıkmazdan ricate icbar eder ve bu suretle de daha yavaş bir şekilde ortaya çıkacak olan manevî kayıplarımız tahakkuk etmeden felâket atlatılmış olur. ğ i » kurulmuştur. bu üst Rusya ile. Fakat manevî kayıpların telâfisi ve bir milletin sukut eden ahlâk ve maneviyatının yeniden yükseltilmesi gayretli. Ortak Pazar'a girmekle Avrupa medeniyetinin maddî imkânlarından istifade edeceğimizi. onu garbhlaşma taraftarlarının iddia ettikleri gibi geliştirmesinden korkarız! Zira bu takdirde maddî refahın tesir altına alacağı âmme vicdanının manevî kayıpları farkedebilme ihtimali çok zayıftır. sıkı bir surette muhafaza etmek gerekmekteydi. Esasen resmî ve hukukî sahada Garp Âlemine. Çünkü madde sahasında fettr'at fazladır. c ölçüde bir aşağılık duygusunun zebunu idiler ki. milletin ön benliğinden kaçmak değil. Bu yüzden biz şahsen Ortak Pazar'ın Türk sanayiini iflâsa götürmesinden değil. onu. milletin iki-yüz senesini ve birçok manevî kıymetlerini teknik terakkiyi elde etme uğruna heba etmişlerdir. dır! Zira bu takdirde halk efkârınca kavranması daha kolay olan maddî ve müşahhas zararlara karçf vücud bulması melhuz olan aksülâmel. İhtisasımız iktisada müteallik olmadığı için bu neti-celerden hangisinin tahakkuk edecefini tayin ve tesbit86 . bu suretle ilk merhale olarak önce. Fakat farklı din. Bunun aksi de mümkündür. Avrupa Devletleri mezhep farklarına rağmen. Ne yazık ki. manevî sükut ve yükselişlerdir. Bundan iyi netice alınınca daha ileri bir adım olarak gümrükleri kaldırmak için yine tedrici bir plânı gerçekleştirmek üzere Ortak Pazar kurulmuştur. Gerçekten de tarihleri birbiriyle boğazlaşmakla ge-çen Avrupa devletleri arasında ciddi bir birliği gerçekleştirmek kolayca mümkün olmadığından önce «Maddi M e n f a a t » lar sahasında tedriç! adımlar atmak yolu denenmiş. «Kemalist 'İnkılâpları la tescil ve ifade edilmiştir. Bu hareketin temel gayesij böyle maddî menfaat sahalarından başlamak suretiyle Avrupa'yı birleştirerek «Tefekkür ve tahassüs* itibariyle tek bir devlet haline getirmektir. materyalizmde ondan pek geri kalmayan Amerika arasında kısışıp kalan Avrupa'nın varlığını muhafaza ve idame ettirebilmesi O'nun ancak «tek bir siyasi varlık» haline gelmesi ile mümkün görülmüş. -bizcetemenniye şayan.

KADİR MI9IRO0LU 111 a ş m a. 15). Fakat bu itikadlar. idare edenlerle edilenler arasında bizdeki gibi birbirine «Yabancılaşma» ortaya çıkmamış ve bütün bir millet yekvücud olarak terakki ve tekâmül yoluna girdiğinden kısa zamanda Garbı geçmişlerdir. bizim münev. ayni zamanda şjnto rahiplerini de kullanır. ne örf ve âdetleri ve ne <le maşerî viö-danının temayülleri maniydi. Japonlar bizim gibi büyük bir mr > geçmişe mâlik olmadıkları halde münevverleri. Onlar. daima muhafazakârların nin bizim için ibretli noktalarının derlemesinden meydana gelen «Japon Mucizesi ve Bundan Bizim İçin Alınacak Dersler» (fs_ tanbul 1943) adh eserine müracaat olunmasını tavsiye ederiz. Ancak kuvvet aksi düşüncede olanların elinde bulunduğu içindir ki. Bu görüş az da olsa her zaman mevcut olan muhazakâr münevverler tarafından Tanzimattan beri daima ileri sü-rülegelmiştir. HEZtMET Mİ? S9 Garb Âlemi ile sırf tekniği almaya münhasır bir alış . asırlardan beri ilmi. bu görüşlere kulak verilmemiştir. 14). din ve an'anelerine sırt çevirmek şöyle dursun bil'akis bütün manevî kıymetlerin desteğiyle gerçekleştirmişlerdir. yaıû içtimaî nizamını almak değil. Japonya gibi sadece te ğine \ talip olmaktı. hikmeti «Müslümanların kayıp ma. O'nunla telif edilemeyen veya ona mutabakatı isbat edilememiş bulunan hiçbir şeyi kabul . (.Avrupa'nın hakikaten faydalı olan şeylerini koparıp almak ve kendine mal etmek Japon milliyetçiliği için lâzım olan silâhlan yapmak . nimet telâkki ettiğimizi ifadeyle iktifa ediyoruz!.g. < Çın ileri gitse Türk sanayileşmesinin adı « Ç i n 1 i 1 e ş -m e » mi olacaktır? Halbuki aslolan garbın âdet ve an'anelerini.! örf. Bir sun'î inci şirketi^ midyelerin ruhu için.ıynı zamanda da millî . sh.. «Amerikanlılaşma» veya «Japonlulaşma» mı alacaktır? Yarm bu vadide. Sieburg'un 1939 yılında «Çelik Çiçek». kudretin sırrı olan «Millî Benlik» i korumakt ancak bu sayede mümkün oldu» (Sieburg'un erseıi sh.i verlerimiz nevinden sistemli bir şekilde ifsad edilmemişj bulunduğundan sanayileşme yolunda sağlam bir metodla i hareket edebildiler. Büyük bir kimya fabrikası. «.g.e. Bugün saJ nayi Garb yani Avrupa'dan.Böyle olunca Türk Milleti için tervici i gereken yol . kanunlarım. Hakikaten Türk ve Müslüman kalmak şartıyla Garp Âleminin kaydettiği teknik terakkiyi memlekette gerçekleştirmeye milletimizin ne dini. âyinler tertip eder» (Sieburg'un eserinden naklen a. Mustafa Hak-fcı AKANSEL'in. sh.e.. dinlerini. fakat . Alman yazarı F. Japonya nın-muasırlaşmasına engel olmadı. dillerini. Amerika ve Japonya'ya kay-] mış bulunmaktadır .» adını vermekten haya etmediler." LOZAN ZAFER MI. Lüy Abbeg'in ise 1936 da «Yamato» (Japonya) adiyle neşredilmiş. 88 KADİR MiaiROÖLU LOZAN KAFHR Mİ. Çünkü Türk Milletinin ruhu.. Türkiye'nin Avrupa medeniyetinden «teknik unsurlar» dışmda hiçbir şey almaması gerektiği yolundaki mütalâa ile ortaya yeni bir fikir atmış olmuyoruz. (55) Japonlar. Ancak bu mes'elenin tafsiline sayfalarımız müsait olmadığından Dr. âd-et ve an'anelerini asla değiştirmeden garbın çalışma sistemini ve teknik terakki vadisinde ortaya koyduğu vasıtaları alıp bunları kendi millî ruhlarıyla telif edip geliştirdiler.. cizevî «iktisadî kalkınma» lannı.lı> telakki eden islâm ile yoğrulmuştur. HEZİMET MİT 87 ten sarfınazar ederek sadece sağcıların vârid gördükleri tehlikeleri -sırf maddî sahada kaldıkça. cserleriŞu Japon misaline rağmen hâlâ Türk Milletinin Garp Âlemi karşısındaki vaziyetini ilmin icaplarına göre tayin ve tesbit edemeyen yan münevverlerimizin daha hınçlı bir surette her mes'elede «Millîlik» düşmanı ve « garblılı k » hayranı görünmeleri yürekler acısıdır!.verişten ötesinin tehlikelerine işaret ettikleri malûmdur. 151 den naklen a. Bu yüzden orada. bizim için müşahhas bir misal teşkil eden mu. Gerçekten adına «Tanzimat-ı Hayriye» denilen fakat millî müesseselerin tahribine yol açması hasebiyle «Tanzimat-ı Şerriye» olan ilk esaslı garbhlaşma hamlesinden beri.

Cezair müslümanlarının ne suretle idare edilmeleri lâzım olduğu yolunda umumî efkârı ve matbuatı işgal etmeye başlıyan meselenin çözülmesine yol açacaktır. eskisinden daha cardı bir aksülâmel halindedir. Muhammedi olan akvamın idaresi için lâzım olan. Kudretlendiğini hisseder etmezdir ki. «kahraman» ilân edenlerin ise «hain» oldukları tebey-yün etmeye başlamıştır. Fakat bütün bunlara rağmen yine müslüman olarak kalır. Artık « t n k i 1 â p yobazlığı » mahiyetindeki yıldırma ve tehdit yay-garalanyla vatan çocuklarının -hiç olmazsa bir kısmınm-ifsadı ve onların din ve an'aneleri hususunda şüphe ve tereddüde şevki mümkün değildir. Cebir kaidesiyle müslüman vicdanı her nevi şiddete karşı himaye. yannm mes'ut Türkiyesine vücud vermeye doğru ciddî bir gelişme kazanmaktadır. Bu gerçeği Türk ve Müslüman olmadığı halde gayet vazıh bir surette tesbit eden Sava Paşa diyor ki : *tş t e bütün bunlar içindir ki. Muhammedi Kanun'dakimenbalarınmebzuliyeti dolayısiyle. Bu hakikatlerin nelerden ibaret bulunduğu su suretle telhis olunabilir: 1 — Müslüman. kendi kudret ve kuvvetini gösteremediği müddetçe bu kanuna zahiri şekil' de mutavaat edebilir.etmemek milletimizin fâ-rik vasıflarından biridir. Allah'ın ke-lâmvna veya Peygamberin sünnetine. iki hakikat şeklinde tebarüz etmiş bulacaklardır. sn. aynı zamanda riayet olunması mecburiyeti altına sokulması da. Islâmiyefte hakikî surette din değiştirmek âdeta meçhuldür. C. bulunması. yani dinin bu iki te-tnel taşından birisine istinad ettirilmiş olmaları lâzımdır. Teb'alan arasında birçok müslüman bulunan siyasî devlet ricali bu kitapta tslâm içtimaî teşkilâtının bütün esaslt kaidelerini muhtevi bulacaklardır. Müslüman.*110 îşte bu suretle ifade edilmiş olan gerçeğin tecellisiyle-dir ki. asgari hadde indirilerek din değiştirme hususu da imkânsız bir hale konulmuştur. din değiştirme keyfiyetini ortadan tamamiyle kaldırır. (57) Muhafazakârların garpten alınacak «Teknik u n -surlar»a karşı olmadıklarını. müslüman için farz olur. Zira müslümana göre bir şeyin sıhhate muhalin bulunması ve onun doğru telâkki edilebilmesi için muhakkak surette dinen emredilmiş. Gerçekten resmî beyanların hilaf ma birçok «hâin» ilân edilenlerin «kahraman». Daha şimdiden garbhlaş-ma hareketleri başladığından beri bu hareketin leh ve aleyhindeki zümrelerin hakiki mahiyetleri anlaşılmaya başlanmıştır. islâmileştirilmz-miş olan bir kanuna mutavaat ederek. Üstelik Islâmdaki içtihat bolluğu sebebiyle her «doğru ve güzel» olanın onunla telifi de mümkündü. Ankara 1955. 2 — Bütün kaziyyelerin islâmileştirümek suretiyle dini temellere istinad ettirilmesi ve bin netice bu hakikat-lerin yalnız kabulü değil. edilmiş. 14 _ 15. ne kadar itikadı zayıf olursa olsun. şâir dinlerde olduğu gibi din uğrun00 KADİR MI9IRO0LU da ölüm. bugün Türkiye'de her türlü ihmal ve ihanete rağmen tasfiye edilememiş olan millî şuur. Bugün Fransanın mukadderatını idare edenler meşgalelerinden vakit ayırarak bu kitaba bir göz atacak olurlarsa. güç bir mesele değildir. Müslüman da şâir fertler gibi günahkâr olabileceği gibi. bu mütevazı mesaiyi yeni bir görüş ufku açacağından iftihar duyarak Avrupa ulemasının ıttılaına arzediyor ve bununla dikkat nazarlarım Muhammedi hukukun menabiine ve bu hukukun ne meretle vücuda geldiği hususuna çekebileceğimizi ümid ediyoruz.gitgide gelişmekte. ki bu iki hakikat. I. Bu durum bütün zahiri mücadelelere tesir ederek -kül altında ateş gibi. din değiştirmediği takdirde hiçbir hâdisenin sihhata mu-rakin olup olmadığına o hâdise islâmileştirilmedikten son-ra inanmaz. Allah'ın Kelâmına ve Peygamberin 8ün-netine istinad ettiği isbat edilememiş bulunan bir kanuna itaatten uzaklaşmak. Tanzimatla başlayan kendinden kaçma siyaseti karşısında muhafazakârların bu lüzumsuz fedakârlıklar hakkındaki itirazlarına" kulak verilse ^e teknik terakki için «Millî unsurlar» dan vazgeçmek yerine bilâkis (56) Sava Paşa İslâm Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd. ancak bunu almak için kendi « m i 1 1 t » ve «manevî» kıymetlerimizin inkârı icabetmedigini üstelik böyle bir hareketin vahim . cürüm islemek suretiyle insanların en bayağı derecesine de düşebilir. sırrı. Kanunun esaslı bir kaidesine göre bu cebir altında bulunma keyfiyeti.

HEZİMET Mİ? 03 fakat gayet tabiî bir revişle büyük kafileye kendi kendimize döneceğiz. Veriniz hemde mesâinize son sür'acini . Çünkü beyhudedir ümmid-i selâmet onsuz. ölümsüz mısralanyla terennüm eden büyük şair Yahya Kemal Bey.' bir de Kadıköyüne. yortu günleri çan sesleri işitilir. LOZAN ZAFER Mİ. Gerçekten Tanzimattan beri devam eden garbklaş-ma hareketinin bir fiyasko olduğu anlaşılmış bulunmasına ve milletin. latedlm sonrat neden böyle Japonlar yüksek? Nedir esbabı terakkisi? Yakından görmek. Çünkü her noktada taklid ile sökmez hareket. sükûn ve emniyetten mahrum elim manzarası her vatanseverin yüreğini sızlatmaktadır. Kadıköy. . yeni tarzda yaşayışla cedlerimizin diyanetini mez-cedip. Bu uzun boylu mesâi. Usküdann yanında. bana dünyada meğer. Beyoğlunu ve Galata'yı saran yeni yapıların yığını arasında o mescitlerden. o türbelerden bir ikisi kaldı da gördük ki.neticeler tevlit edeceğini İstiklâl Marşı Şairi Mehmet Akif'in şu mısraları ne kadar güzel aksettirmektedir : LOZAN ZAFER MI. Üstelik o tarihten hemen bir iki sene sonra imzalanan «Lozan Muahedenamesi» gibi bir menfî âmilin temin eylediği imkânla bu dönüş. çorak ve kurudur. Görürler ki. Alınız ilmini Garbın alınız san'atini. baştan başa yenileşen o şehirlerin her tarafında çan kuleleri yükselir. Çünkü milliyeti yoH. Bu suretle her sahada acı bir «Tezatlar Diyarı» haline gelen Türkiye'nin huzur. İyi hatırda tutun ettiğim ihtarı demin: Bütün edvar-i terakkiyi yarıp geçmek için Kendi «mahiyyet-i ruhiyye» niz olsun kılavuz. fakat o yerler Müslüman ruhundan âri. Artık Türk Milletinin ruhu bir rayiha gibi uçtu mu? Hayır büyük kütlede yine o ruh var. O kanaat da şudur : sim terakkinizi siz. tekrar büyük kafileye iltihak edeceğiz. muhakkak ki onlardan çok daha büyük muvaffakiyetler kaydedecekti. Medenileştikçe Müslümanlıktan çıktığımızı tabiî ve hoş gören eblehler uzağa değil Balkan devletlerinin şehirlerine kadar gitsinler. Fakat dış düşmanlarımızla işbirliği halindeki dahilî hâin ve gafillerin uzun zaman millet mukadderatına hakim olmaları.. san'atm) ilmin. Manzara halkın dinini ve milliyetini hatırlatır. şairler. Onu kendinde bulur yükselecek millet . fakat daha uzağa gitmiyeceğiz. beş vakitte ezan işitilir. Birinci Cihan Harbi'yle . O şehirler bizim yeni semtlerimiz gibi millî ruhtan âri değildirler. Türkiye'nin «Garblılaşma» hareketleri yüzünden nasıl «millîlik» ten uzaklaşarak her sahada kendisini inkâr eylediğini bakınız ne güzel ve mukayeseli bir surette tasvir ediyor: «. âdeta imkânsızlaştırılmak istenmiştir. hatipler yetişmedi (*) Tatavla. Bir Üsküdara bakınız. hasılı o toprağın o köşesi imana gelirdi. Aşmalı minare. bu karanlıktan. yalnız.. Başka yerlerde taharriye heveslenmeyiniz. döneceğiz. Biz bugünün Türkleri. Bugünkü Kurtuluş semti. pazar. Beyoğlu gibi frenk semtlerinde yerleşirdi Fakat yerleştikleri mahallede Müslümanlığın nuru belirir. edipler. HEZİMET MI? 91 onları muhafaza etmenin lüzumu kabul edilseydi hiç şüphesiz Japonlardan daha kabiliyetli olan Türk Milleti.»" Bir şair sezişiyle daha 1922 yılında kaleme alınan bu yazıda ifade edildiği gibi milletin «Kendi kendine dönüşü» maalesef henüz tahakkuk etmiş değildir. Osmanlı Devletinin azametli tarihini. Kadıköy Tatavlayı (*) andırır. gölgeli mescit peyda olur sdkak köşesinde bir türbenin kandili uyanır. bu ufunetten kurtaracak mürşidler. Moda gibi küçücük bir şehri andıran yerlere yerleştik. Çünkü kabil değil artık yalamak bunlarsız . Eski Türklerin ruhları ile yeni Türklerin ruhları arasındaki farkı anlamak isterseniz bu son asırda peyda olan semtlerle istanbul içlerini mukayese ediniz. bizi bu çoraklıktan. bilâkis Şişli. Nişantaşı. Mehmet Akif Ersoy 92 KADİR — «Ah! Büyük cedlerimiz! Onlar da Galata. bu uzun boylu sefer> Bir kanaat verecekmiş. Türkiye'de dehşetli bir buhrana sebep olmuştur. cedlerimiz o kefere frenk mahallelerinin toprağına böyle nüfuz ederlerdi. fakat #biz son nesil bir sürü gibi büyük kaafileden uzaklaştık kaybolduk.

hristiyanlann.. LOZAN ZAFER Mî. daha fazla garblılaşmak için kullanma yoluna gitmişlerdir. yaptıkları gizli anlaşmalar ve aldıkları peşin taahhüdlerle tarihî şahsiyetimizi bertaraf edecek eiddî bir imkâna nail olmuşlardır.50 Bu tarz-ı hareket kendilerinin fikir ve ruh itibariyle sağlam olmamasından mı. Garb Alemine kayıtsız ve şartsız teslimiyet Lozan'ın ruhunu teşkil etmiştir. Şeklî bir istiklâl ile Dünya milletleri arasında bizi de tekabbül etmiş görünen garblılar. tanbul Gazetesinin. Burada şu kadarını söyleyelim ki. Millî mücadele esnasında ortaya çıkan dinî ve millî hissiyata tâbi olmanın büyük fai-delerine rağmen. garbhlaşma hareketlerindeki gaflet ne yazık ki. HEZİMET Mİ? 95 LOZAN Hıristiyan Dünyası için Lozan Sulh Konferansı. resmî hafta tatillerini. harp içinde bir nevi sahne artisti gibi «millî görüş mümessili» tavrı alarak harpten sonra daha şedit bir garblilaşma taraf tarhğıyla ortaya çıkmışlardır. değiştirerek kendinden evvelki garbülaşma taraftartarının. yazılarını^ rakamlarını. Gerçekten o güne kadar garbhlaşma istikametindeki hareketlere arız olan «tereddüt» ve «cesaretsizlik» Lozan'dan sonra yerini bütün dinî ve millî müesseseleri istihkar eden dehşetli bir «despotizm»e terketmiştir... Kemal Paşa. 123. yoksa gizli bir düşman tazyikinden mi veyahut da her ikisinden birden mi doğmuştur? Bu nokta eserimizin manevî kayıplar üzerinde duracak olan üçüncü cildinde tafsilatıyla arz ve ifade edilecektir. ı Yunan askerinin İzmir'e çıkmasını-müteakip tuğyan eden «Dinî ve millî heyecanı »nı temsil üslûbu ile işe başlayan M. kanunlarını ilh. tafsilâtı hayret ve dehşetle okumanız cidden tavsiyeye şayandır.. Zira. milletin bir noktaya tevcihi için mûlî ve dinî tefekkür ve tahassüs istikametinde hareket etmekten başka bir çare bulunmadığını gösterdiği halde bu gerçeği kavramakta acze düşen Cumhuriyet ricali. Bu yüzdendir ki. islâm kıyafetim.. asla cür'et edemedikleri mevzularda millî ve dinî müesseseleri kanla yıkıp bunların yerine garbtalki muadillerini ikâme edeceğini açığa vursaydı. Çünkü Tanzimattan beri telkin ve tekrar edilen yanlış görüşlerin zebûnu olan yarı münevverler Şark . 91 KADİR MISIROÖLU lerle iştihar etmiş bulunan birkaç pespaye yaverinden başka kimi bulunabilirdi? Bu hakikat. alarak Türk Milletini ismi konmamış bir «Hristiyan> kitle haline getirmek istikametin. millî mücadeleyi müteakip ortaya çıkan ve garbhlaşma hareketlerinde en müfrit bir safhayı teşkil eden hareketlerin hukukî ve siyasî kaynağı Lozan olmuştur. yılbaşılarım.Garb muhasebesini yapabilecek sivil terbiye ve ilmî kifayetten mahrumdular.sürüklendiği badireden ancak «millî ve dinî» müesseselere sanlmak suretiyle kurtulabilmiş olmasına rağmen. zaferden önce bilfarz Sakarya Muharebesi arefesinde müstakbel plânlarım ifşa ederek garbülaşma yolunda daha sert adımlar atacağını ilân etseydi zaferi temin edebilir miydi? Eğer islâm yazısını. şahıslarına sağladığı otoriteyi aksine. kıyafetlerini. 122 . etrafıntia ayyaşlık ve cinayet(58) Yahya KEMAL — Aziz istanbul (Ezansız Semtler) — fo-tanbul 1964 sh. islâm kanunlarını ilh. böylesine aşırı bir garplılaşma hamlesinin daha vazıh bir surette anlaşılabilmesi için «Lozan» üzerinde bir nebze duralım. daha da şiddetlenerek temadi ettirilmiştir. (59) Zaferden sonra. millet mukadderatını eline geçirenler vaziyeti takdir edemeyerek garblı-Iaşmadan rücû için bir esbab-ı mucibe teşkil etmek lâzun-gelen millî mücadelenin. deki müthiş garp hayranlığı ve İslam düşmanlığı ile iktifa edilmeyerek Anayasaya sarahaten (Devletin dini HRtSTtYANLIKtır!» tarzında bir madde konulmak istendiğine dair KAztm Karabettir Foça'nın henüz neşredilmemiş inkilâplar devrine ait'hatıratından naklen Yeni îs. Garba kayıtsız şartsız . Zira bu aşağılık duygusu madden en zayıf bir zamanımıza rastlamış obuasına rağmen «Millî Mücadele» gibi muvaffak bir eser ortaya koyduğumuz halde asla zail olmamıştı. 4 Kasım 1970 tarihli nüshasında verilen. yıllardır ruhumuzda derinleşmekte olan aşağılık duygusunun hasad mevsimi olmuştur.

bu sözü söyleten fikir. Böyle bir Türkiye dünyanın hürmetine lâyık-olur. Fakat unutulmuştur ki Türkün asırlardan beri İslâm ile yuğrulan ruhuna gayrı Islâmî her davranış yabancı gelecek ve tasvibe mazhar olmayacaktır. HEZİMET Mi? 97 leşinin. meller de inkılâba. Bu gerçeğin tarihimizdeki en son misali. İnönü'nün çok partili hayata geçtiğimiz günden beri girdiği her seçimi kaybetmiş olması bu gerçeği doğrulayan bir vakıadır.«— Türklerin hayat ve istiklâllerine herkes hürmet' kârdır.»0 Türk Milletinin «din ve tarih şuuru» na aykın bularak eline geçirdiği her fırsatta « red > le karşıladığı Kemalist İnkılâpların hukukî ve siyasî mesnedinin LOZAN olduğunu birçok kereler tekrarlamış bulunuyoruz. Burada onun iktidarı devrindeki bu «hulûs beraberliği» nin tezahürlerini münakaşa edecek değüiz. Hıristiyanlar sokaklara kadar âyin gulgulelerini taşınrken ses çıkarmayan bu ekip. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki. Türkün bir daha kendisine dönmesini imkânsız kılacak ölçüde millî hasletlerinin manen tahribinin âmili.teslimiyet çığırını açan Lozan'ın bu ruhunu Lord Gürzon'un şu sözleri açıkça ifade ve ifşa etmektedir : . böyle bir teslimiyeti temsü edip te asırlarca bir vilâyetimiz olarak bulunmuş Yunanistan'a karşı dahi şahsiyetli kalamamış olan inönü'nün -sırf solculara bir tâviz vermiş olmak için«Amerika karşısında şahsiyetli bir siyaset takip etmek» gibi bir iddiayı diline dolamasının manası hazindir.» KADİR MIOTROflLU Bu «hulûs birliği» Lozan'dan sonra Türk Milletinin kaderinde vâki birçok değişiklikleri izah edecek bir anahtar sözdür.Yunan harbinde şehid plan vatan evlâtlarının âdedi .yamltılamamış • olmasına borçluyuz. daha önceküer gibi sadece Garptaki teknik terakkiyi memleketimizde gerçekleştirmeğe matuf hamleler yapacakken aksine Türkün fcen-d> kendisini inkâra müncer olacak hareketlere devam etmişlerdir. . Milliyetin müşterek bir duygu ve fikir beraberliğine muhtaç olduğu kaale alınmayarak Türklerin ruhunu asırlarca yoğurmuş olan Islama cephe alınmıştır.on bini bulmadığı halde. halkımızın ¦ Kemalist İnkılâplar» a karşı gösterdiği sabırlı mukavemettir. Bunların hepsi milletin göeö önünde cereyan etmiştir. Hakikat. Kemalist înkilâplan yerleştirebilmek için beşyiiz binden ziyâde insan telef edilmiş olması bu «mukavemetli izaha kâfi gelse ga-rektir. «gözdağlari» ndan bir «hayat hakkı» sağlamaya1 çalışan «istiklâl Mahkemeleri» nin asıp kestiği masumların âdedi muhakkak ki yarım milyondan çok fazladır. şapkaya karşı gösterilen aksüla. Artık. rey ve his beraberliğidir. Gerçekten Türk umumî efkârı.bir takım sözde okumuşlar derecesinde . tnönü ve ekibi tarafından islâm ve onun masum taraftarlarının maruz bulundukları baskı cümlenin malûmudur. Bu neticeyi. Uç yıl süren Türk . büyük halk kitLOZAN ZAFER Mî. şurada burada Müslüman grupların en ufak ve meşru dini davranışlarını hoş görmemiş ve en ağır şekilde cezalandırmıştır. Türkiye'den istirhamım tekrar inkişaf edebilmesi için serbest Türkiye'nin bizimle birlikte hulûs birliğiyle çalışmasıdır. Bugün. bu ekip de. bazı sun'î <suikast> tertiplerinde. Nitekim.resmî istatistiklere göre . F : 7 KADİR MISIROÖLU LOZAN ZJ ikin onu dir tire . Ancak bu mes'elenin esas mevzuumuza alâka nispeti burada tafsilât rermeyi gerektirmediğinden kısa kesiyoruz. Gerçekten Lozan müzakerelerine (60) Bu müthiş rakam mübalâğalı zannedilmemeli'Jir. te^ «Kuva-yı Millîye» yi eski ittihatçılığın hortlaması mahiyetinde telâkki eden bâzı vilâyet ve kasabaların isyanları ve garktaki tenkil hareketleri gi'ol ekserisi «dini his-ler> den doğan kıyamların bastırılmasında. her türlü ifsad edici telkine rağmen. fevkalâde hallerde çok kere hislerine tercüman olacak dirayetli bir «baş» bulamadığından gerekli aksülâmeli göstereme-mişse de hiç olmazsa «isabetli teşhis» ve «pasif mukavemet» ile zararı bertaraf etmeye ve böylece maddî ve manevî varlığını korumaya çalışmıştır.

. Tabiî frenkler ona Hatıratım C. Rıza NUR a. (62) Bakz. Bu zatın fikirlerine müracaat edeceğiz. O'nun hiç bir teklif ve mecbu-st olmadan Avrupa Kanunu Medenilerinden birini kabul Jıhüdüne" ne denli teşne bulunduğunu kendi ağzından Heyince dehşete kapılmamak imkânsızdır. uzun boylu ve ihtiyar birini görüyordum. Bu meVun Şeyhülislâm bunu yapmasaydı. ayağında arkası mahmuzlu fotin kundu-.»0* Bu satırlardaki dinî ve tarihî yanlışlara mı yoksa milletin talihine mi yanarsınız bilmem!. tsmeV m% iade etmesini söylt sonra kendi gitti. Ben bunlara Avrupa Kanunu Medenisini aynen Utbih etmek üzere olduğumuzu söyleyerek cevap veriyorum. Seniyüddin gibi bir müzakereye başladık. Mutaassıp rumlar. . Rum patriki görmüş ki rumlar bitiyor.c şh. lştt ismet benim kam bunda büyük iyilikler Türk ruhunu verirsek 100 KADİR MI9IRCML. hakkında Yunanlılar ve diğerleri kıyamet koparıyorlar.ver-mia edi.g. Türkiyede bugün hıristi-yan bulunmazdı. ne ahmakltk. miras işleri vjj.. Dr.» Bu suretle bu evlenmeyi hükümet men etmiş. Rıza NUR — Hayat ve 1968.. Fecisi şu ki buna yanan ben şimdi de bunun faydasın* anlatamıyordum. III. Artık bence buhranlarla yaşayıp bi-jğimiz. 1242. Nas ziyetten dışarı çıkamıy istifade mümkün değil ri domuz sürülmüştür Sade rafadan yumurte Açlıktan ölecek. Geldikten sonra bana »jledi. Nazarı dikkatimi celbetmişti. > paratorluk yıkılmamış. büyük bir şerefle» Ney-bu «(kâr ve şeref» olan şey? merak mı çorsunuz? Buna kendisi müteakip cümle ile cevap veri«Türkiye'nin dokuz asırlık (Selçuklu ve Osmanlı) he-zainı görmüş. Birkaç gündür Şato'ya celseye gi> gelirken bizim otelin koridorlarında ciğer gibi ktrmız\ büyük bir fesi. 1 işinde mütehassıs ölme malûmatı vardı. Hıristiyan kalmamış ol Fakat bu zat pek ¦ na girmiyor. Hem de büyük bir kâr ile. İstanbul (61) Dr. Ben de: *tstt le türk kızlan hıristiya ri de Hıristiyan kızlar.* Dedi. Kend\ medeni mes'elesine şid rı da Hıristiyanlar ile e ti. Vânî Efendiye rüşvet vermiş..> bir turist olarak bakaç sormağa bile vakit bu Bey'i getirttim. Vaktiyle Şeyhülislâm Vâni Efendi zamanında Türkler htristiyan kızları ile müslüman etmeksizin evleniyorlarmış. tasfiyesini yapmıştık!. Numunelik şeydi. Patrikhâişini iyi biliyormuş. kızları yetişince türkle evlenmesinden korka* rak kızlarını alıp Yunanistana hicret ederler. yadan bihaberdir.* " Yalnız bu kadar olsa!. Bh. İstanbul Hükümetinde Adliye Ne—eti Mezâhip Müdürü ve bu memuriyette uzun zaman bu-ımuş olan Baha Bey'i getirtmiş. hiç olmazsa çocuklarım türk yaparlar.U kocalarını.. yor sal riy-ta» di» za lum sone— diî ve bi—ci murahhas sıf atiyle kaülmış bulunan Dr. bazan hayâl olup elimizden uçan sulhu millete dik. Baktın. «Bizim sûkomlsyonda hrisüyanlann evlenme. li. Rıza Not _zn bu mahiyetini şu cümlelerle açıkça ifâde etmektetîmzayı bastık. Devlet çektiği binlerce belâları görmez ve-böyle yıkılmazdı. *Bu esnada îsmet. Bu suretle İstanbul'da kökleri kesilir. ondan şöyle Mr fetva almış: €Üu kadınlar gebelik esnasında domuz eti yiyip şarap içtiklerinden bu çocuklar müslüman olamaz. 1056. Patrik m imtiyazlarına sahip oh bir memuru olup asker sim ve emsalini şiddeı Gördüm ki beyni bit j zümiyet-.

hattâ Bizans İmparatorlarının tanıdıkları hak ve salâhiyetlerden fazlasını bdhşeU mekle Fatih.e. Rıza NUR. Rıza Nur'un. bunu da yapmadı. Ne yazık ki «Hayat ve Hatıratım» isimli eseriyle gerçekten büyük ve tarihî bir hizmet ifa eden Dr. bir defi da maddi bir vısatı diye telâkki edeydi. tşte bu. Mağlûp ettiklerinin dînini kabul etmesi belki de o vakit bile mûs* küldü. «Lozan» etrafında adetâ bir «efsâne» icad ederek. muazzam. medrese ve tekkeler için yazdıklarım okunsun!. Bunun tafsilâtım yani hey'ete dahil olanların ruh ve seciyelerini ilerki sahifeler-de ferd ferd ifade edilmiş bulacaksınız. 1057-1058. TUrkbilik Revüsü s. sh. devletin hazinesi boş kalır diye hasis bir menfaat için mırıldanmasını duyduğu halde Fatih asırlarca torunlarının başına musallat ettiği püsküllü belânın fecaatini göremedi. gayrı hissi. hazırdaki menfaatel istücbali feda eder bir devlet adamı olduğunu. Bu tarihî hakikati anlamak için acaba MicheleVin manevi kaygılarına hak vermekten ise Kari Marrfın tarihî maddiyatçılığma daha fazla ehemmiyet vermek doğru olabilir mif Her halde Sevr es felâketine kadar bizi sürükleyen fecî akıbet bu sualin cevabını hazırlamaktadır. Rıza Nur'un bu aşın alafrangalığı bir yana bırakılırsa gerçekten birçok meziyetleri olduğu da muhakkaktır! Alafrangalığa gelince yalnız o mu? Başta İsmet Paşa olduğu halde aşağı yukan bütün hey'et ayni halet-i ruhiye içinde idiler. bütün aşın garplılaşma taraftarları. Zaten İslâmiyet hep böyle lıarekeli emrediyordu. yapılması lâzım gelen şeyi iltizam ede idi. Hem de muzaffer bir dinin kuvvetiyle yürüyen bir padişah ve kumandandı. 102 KADİR MI9IROÖL.. Arnavutlukta başladığı İslamcılık siyasetini bari bütün ülkesinde şiddet ve kat'iyetle takip edeydi. 8 İskenderiye 1938. Gayrı müslümlere verdiği fermanlar i/p. Bu hudutsuz ve bayağı mübalâğalarla sayfalarımızı kirletmek niyetinde değiliz. müthiş.6U Benim «Türk tarihi» nde şapka. onu göklere çıkarmakta yanşa girmişlerdir. Rıza NUR. tik defa maddî bir alâka olan din git gide Türklerin yegâne maneviyatını teşkil etti. 1938 yılında Nadir Nadi'ye verdiği cevapta : «Lozan zabıtnamelerinde benim firenklere Avrupa Medenî Kanununu aynen alacağımızı söylediğim görülür.e. Böyle olduğundandır ki. sh. Rum Ortodoks Patrikhanesine. (65) Dr.Lâikliği bile ilk defa kendisinin ortaya attığım söyle-yon84 Dr. Ancak Dr. Rıza NUR •h.. a. sırf menfaat üstüne müesses fırsatı. Kabul edeydi vakıa o vakit de Türk Milleti bütün âlemin efendisi olacaktı. Hayır. sırf bir maddî menfaat sa-ikasiyle ve ezcümle ulularının emir ve kumandası altında.. hep birden bu yeni asalete intisap eden Türkler on bin senelik milliyetçiliklerini yeni bir ümmetçilik politikasına feda ettiler. LOZAN ZAFER Mİ. Ancak kimlerin Lozan'a methiye düzdüklerinin anlaşhabilmesi için sadece bir tanesinin Lozan vesilesiyle serd ettiği bir iki fikri dikkatlerinize arz etmek isterim : «Fatih İstanbul'u aldıktan sonra. her ne del nirse densin. Hıristiyanlığa ve hıristiyanlara karşı büyükî . her neden ise kaçırdıktan sonra. hem de ortodoks PatrikJin Hristiyanlığı kabul teklifleri karşısında kaldı. Hasılı dini yalnız manevî bir gaye değil. a. Birinin teklifini kabul ile diğerini kendisine düşman edecekti. Rıza NUR.»»5 demektedir Biz de bu eserin ilk basınımda henüz mezkûr hatıratı yayınlanmamış olduğu için onu pek fazla methettiğimizi itiraf etmeliyiz.g. Burada Dr. 2028. Yani gayri müslim Osmanlıları bir emri ile islâm ile müşerref kıla idi. Defterdar efendinin hıristiyanlar da îslâm olursa vergi azalır. (64) Dr. hiç de dürbin olniadığmı.g. Bosna ve Hersekte.U Hicretten yüz sene sonra. hem katolik Papa'-nın. Lozan Muahedenâmesi sırasında bu kadar «frenkmeşrep» olmayı «Türkçülük» le nasıl bağdaştırabildiği gerçekten şaşılacak bir şeydir. Rıza NUR'un bazı fikirlerine temasımız Lozan'ın «Türk ve İslâm» ruhunu teslim alan bir «haçlı galebesi» olduğunu belirtmek içindir. HEZİMET Mİ? 101 (63) Dr. bu fikirlerini daha sonraları da muhafaza etmiştir. bari Fatih.

Bu patrikhane fermanları yetmiyormuş gibi. müs-lümanları asırlardan beri geride bırakan. bol keseden bahşettiği fermanlar ile. daha tâ ilk mes'ut gününden itibaren.. Gerek İstanbul'da ve gerek bütün yeni ve büyük ülkede hıris-tiyanları aşın bir surette himaye ederek Osmanlılığı yeni baştan kurarken. Osmanlıları mütemadi bir aciz ve zafa düşüren Türklerin belini büken hep bu din ve devlet işlerinin birleşmesi olmuştur.LOZAN ZAFEH Mİ. O din ki tâ Hasreti Muhammed zamanından beri istimam eden gayrt müslinüere İslamlardan daha iyi bakıyor. ümmetçi olan dinini düşüneceğine biraz da kuvvetinin ve mevcudiyetin asil ve esasını teşkil eden asil iptidaî maddeyi. eserini. Türklerin öz haklarını gayrı müslümlcre feda etmek bir gaye değildir. Da-marlarımızdaki öz Türk kam. çoktan beri Fatihin Bizanslilığıra kurban gitmiş olacaktık. bunların ölümlerini Jıazır-ladı. hattâ bizim aleyhimize olarak. terakkiye mani olan. Türk hiç avrupalılaşmıyacaktı. bir de Venedik ve Cenevizlilere. Biz Bizanshhk zihniyetinden pek güç kurtulabileceğiz. bin bir türlü felâket gelmezdi. sun'î olan Osmanlılığı. sanayie. bir gaye olurdu ve ezcümle Mustafa Kemal'in en büyük eserinden çok evvel lâiklik tessüs ederdi. başımıza asırlarca belâ kesilen Capitulations'lar ile de devletini. HEZİMET Mİ? 103 bir meyli olduğunu pek açık bir surette. Belki de îstanbulsuz bir Osmtınlı devleti asiyaî bir memleket olacaktı. Bizansm mavi ve yeşillerinin âdi politikacılık b'ıd'atlarını almakla. Çünkü yalnız büyük bir devlet kurmak. Gerçekten Lozan mu-hedenâmesi Sevr Muahede Projesine rağmen bazı noktalarda üstünlükler ihtiva etmektedir. hükümetini ve milletini. ne dereceye kadar muazzep ettiğini anlıyamamıştu Fatihin gayrı millî harekeüerile âdeta manen Rumlar galip ve Türkler. İşte Christophe Colomb'm meşhur yumurtası hikâyesine benzeyen bu lâyıklık bedahatım gören. Fakat Lozan'ın Sevr'e . Fatih. her halde. Fafcjta Fatih İstanbul'u almakla pek güzel topraklar kazandı. ispat etmiştir. LOZAN ZAFER Xt. Gayesini demiyoruz. hükümetin işini hercumerc eden.. fani olan kendisini. HBZ1MBT Ulf 103 maktır!.7. gayesini kaybettiriyordu. nahak yere başımıza gelen. daha sonra da dinini düşünüyordu. torunlarını berbat etti. Biraz da bu «Sevr» kıstasının nasıl bir «geçmez akça» olduğunu belirterek bu bölüme nihayet verelim:: LOZAN'IN DEĞERLENDİRİLMESİNDE YENÎ VE YEGANE MA'KUL KISTAS : MISAKI Mil AA Resmî ve hususî şahıs ve müesseselerin bugüne kadar Lozan'ı medhü sena için kullandıkları müşterek taktik onu ölü doğmuş bir «Muahede Projesi» olan «Sevr» ile mukayese olmuştur. evvelâ kendisini. ümmetçilik edeyim derken Türk'ün hak ve menfaatlerini feda ediyordu. mukavemet etmiyeydi. bir millet. osmanMar devrinde. milyonlarca insanı esir gibi kullanmak. Fatih bir günlük siyaseti için bütün istikbalini.mağlûp oldular. Bu güzel memlekette bir din. Maddî terakki yerine İstanbul Türk'e az kalsın öz seciyesini. maarife. İstanbul 1934. anlayan ve bize kabul ettiren Gazi Mustafa Kemaldir. sonra osmanlt devletini. Türkü düşünseydi. felce uğrattı. Fatih. 104 KADİR MI9IRO0MJ Fatih Türkü değü. evvelâ sevr sulh projesini ele alarak Lozan'ı üstün göstermeye çalış(66) Suphi NURİ — Sevres re Lausanne 6 . devletin ve hâkim. İslâm devletlerini birer birer zevale sevk eden. Az kalsın Türklüğün pak benliği bu Osmanlılık çamuru içinde boğulup kalacaktı. Fakat inkâr edilemez ki^lstanbulu almamız bile terakki etmemize yardım etmemiştir. devlet işlerine karışıyor. milletin ruhunu. sh.) edilmiş «Lozan nâme» lerin müşterek vasfı.**6 Bilmem bu sarhoş kusmuğundan beter hezeyanlar ve pespaye dalkavukluk ömeSklerini çoğaltmaya lüzum var-mı? Bütün bir ücreti peşin ödenmiş veya para ve mevki olarak ücrete istihkak için resen ibda <!.

tisnası Yunaistan olmuştur.» demektedir.--------¦ . Bizi Sevr'e «proje» dedik diye tenkid eden Ulus münekkidinin 70 kulakları çınlasın! __Müdafaa ettiği İnönü'nün bu ifadesi bile onu nakzediyor. Kemal Paşa — Nutuk — Ankara 1927. O günkü feci vaziyet karşısında bu Muahede ahkâmının kabulünden başka bir çare olmadığı kararına varan Saltanat Şûrasına rağmen. şüpheden beridir. Fakat.71 Artık bunda şüphe Ve tereddüde yeı kalır mı? Bu neticeyi temin eden de : . Murahhasların imzasını müteakip alâkadar devletlerin iç hukuk kaidelerine -------.AN ZAFER Mİ. İtilâf Devletleri arasında ehemmiyetli bir mevkii olmaması dolayısiyle Sevr Sulh Projesine hukuki bir kıymet ve kuvvet izafe edememiştir. sh. Bu defa da şu «imzalanmış» sözüne sığınmaya çalışırsa. Bunun tek is(68) Ahmed Rcşid Bey (H. Bunun diğer bir delili de Sevr'in Türk murahhaslanna tahammülfersa bir cebir ve tazyik altında imza ettirilmiş ve Suitan Vahideddin'in tasdikten sureti kafiyyede içtinab etmesi sebebiyle proje halinde kalmağa mahkûm edilmiş bulunan Muahede Metnini ıslah için bilâhare bir çok «Sevr Sulh Projesini ıslah komisyonları » toplanmış olmasıdır.»69 demektedir. 40S-404 — İnönü'nün Hâtıraları (Lozan kısmı) Ulus Gazetesi 24 Temmuz 1968 tarihli nüsha. 106 KADİR MI9IROCLU t.i Musibet» adını taktığı Sevr Sulh Projesini hattâ sadnâzamın ısrarına rağmen " tasdik etmemek için sonuna kadar direnmiştir. Bu da. Halbuki Sevr Muahede Projesi Murahhaslarımız tarafından imza edildikten sonra o günkü Hukuk Nizamımıza göre onu tasdik etmesi gereken en yüksek icra makamı olan Padişah tarafından da tasdik ve kabulü şarttı. diğeri teklif safhasından ileriye geçememiş ve bir proje olarak kalmıştır. Devletler Umumî Hukuku -. Devletler Umumî Hukuku Prensipleri muvacehesinde tam bir Muahede olduğu halde. Fakat hepsinden mühimi bizzat İsmet Paşa'nın bile hatıratının «Lozan» kısmına başlarken. bir projenin imzalanmakla değil. Dahası var. evvelce de zikrettiğimiz üzere «Sevr» den "M. 399 — M. I. Suttan Vahideddin «• M e c e 1 1 e . Kemal Paşa bile üç kere üst üste «proje» tavsifi ile bahsetmiştir." Çünkü bu muahedenin usulen tayin edilmiş murahhaslarca imzası onun tam bir muahede olarak kabulü için kâfi bir sebep değildir.İstanbul 1950 C. Bu suretle Sevr'in taraflarından biri olan Osmanlı Devletinin îç Hukuk kaidelerine göre işbu muahede projesini usulen tasdik ve kabul etmemiş olması onu bir proje olarak kalmağa mahkûm etmiş ve bu yüzden diğer devletler de tek taraflı bir tasdikin bir mânâ ifade etmeyeceği mü-lâhazasıyle ayni şekilde hareket etmişlerdir. Çünkü : a) Mukayese edilen* Sevr» ile «Lozan» nı mahiyetleri ayni değildir. Dr: Charles Crozat'. Gerçi padişahtan evvel Muahedeyi Müzakere ile mükellef bulunan «Meclisi Mebusan» di. Prof. »h. Nâzım) Gördüklerim yaptıklarım — İstanbul 1945 Sayfa (Î99) da : «Zâtı şahanenin bu ma-hedeyi Sadnâzamın ibtâmına rağmen tasdikten sureti kafiyyede içtinâp ettiği.nazaran daha iyi olması onun makbul ve muteber kabul edilmesi için kâfi bir sebep değildir. selâhiyetli makamlarla «tasdik» edilmekle tam bir «muahede» haline gelebileceğini kendisine herhangi bir Hukuk Fakültesi talebesi de öğretebilir.O7. o sırada Meclis fesh edilmiş ve yeni Meclis de henüz teşekkül etmemiş bulunduğundan Sultan Vahideddin merhum böylesine ağır bir mes'uliyet ifade eden bir muahede için memleket münevverlerinin fikirlerini öğrenmek maksadıyla «Saltanat Şûrası» adiyle bütün ileri gelenleri toplamış ve onlara artık her biri vatandan firar etmiş bulunan İttihatçı liderlerinin memleketi sürüklemiş bulundukları vahim vaziyeti izah ederek İtilâf Devletlerince teklif edilen Sevr Sulh Projesi ahkâmım müzakereye davet C3'lemiştir. Bunların birisi sekiz ayı mütecaviz bir zaman içinde karşılıklı ı mücadele ve münakaşalarla tekevvün etmiş ve usulüne uygun olarak alâkadar bütün devletlerce tasdik edilmiş. HEZİMET Mİ? 107 göre bu metnin selâhiyetli makamlarca tasdik ve kabulü şarttır. (67) Ord.----------------------------„*ı—. şüphesiz bir sürçi lisan olarak : «Birinci Dünya Harbinden sonra Türkiye ile barış yapmak için teklif olunan projelerden birincisi 10 Ağustos 1920 de Sevr'de imzalanmış.

. HEZİMET Mİ? 103 bir devletin murahhaslarının kabul ettirmesi lâzım gelen lususlar elbette bir ve ayni olamazdı. tarafları Sulh Masasına götüren «vakıa lar itibariyle de birbirine benzememektedirler. Sevr Sulh Projesini imzalayan Osmanlı Murahhasları. Bu suretle Fransa . Gerisingeri gittik.( 1 Mayıs 1920) Fakat.. Vaziyeti protesto ettik İrtibat zabitlerine : 110 KADİR MI9IROOLU . İçeriye biz girdikten sonra. «Mağlûp» bir Devletin Murah haslarının kabule mecbur olacakları şerait ile «Galip* LOZAN ZAFER MI. Devleti bir macera mantığı ile idare eden ittihadçılann çeşitli ihmal. YOKSA HAPSEDİLME MI? Avrupa'ya eski Sadrazam Tevfik Paja'nın riyaseti altında gönderilecek Murahhas Hey'etinin azası meyanında ben de vardım.Ulus Gazetesi 24 Temmu (69) Bakz. bugüne kadar mübalâğalı bir şekilde propaganda edilmiş bulunan. b) Sevr Sulh Projesi ile Lozan'ın mukayesesi. kapıya da süngülü bir asker konuldu.U Sultan Vahideddin'in dâhiyane bir buluşla teklif edilecek dan Muahedenin melhuz menfi şeraitinin Türk Milleti tarafmdan asla kabul edilmeyeceğini gösterecek bir takım nümayiş ve mitingler tertip etmesi maksadıyle M. Otel masraflarını biz ödüyorduk! Ve sıkı bir kordon altına da alınmıştık. Eğer M. Orada «Hotel de Re-servoires» denilen tarihî bir binaya indik. adeta' mahfuzan Versay'a vardık. Yola çıktık. tefrika. Fransız ve İtalyan devletlerinin -güya seyahatimiz esnasında muavenet etmek üzere bize tefrik ettikleri irtibat zabitleri bulunuyordu. Lozan'daki Türk Hey'eti ise aksine. Göz hapsine alınmış bir halde ve yolda hiç kimse ile görüşmeden Paris'e vardık . bir zaferin manevî müsteni-datma malik idiler. onun hareketlerine karşı İngiliz tesir ve müdahalesinin. M. Fransızlar. Üç hükümetin de birbirine itimat ve emniyeti olmadığından. 134) de bu durumu şöyle anlatmaktadır : «MÜZAKERE Mî. hattâ yanımızda bulunan Versay bahçesine bile çıkmamıza müsaade etmiyorlardı. hepsi. ayni maksadı istihsal etmek için. Bu noktada Saltan Vahideddin muhakkak ki çok haklıydı.g. Nerede kaldı ki herhangi bir şahıs ile münasebette hulunalım ve görü-selim! Esaret hayatımız ertesi güne kadar devam etti. İtilâf Devletleri arasında en nüfuzlusu olarak gözüken ingilizlerle taa Sof-3la Ateşemiliterliğinden başlayan bir dostluğu bulunması sebebiyle. Ankara J927 sh. Değil Paris'e gitmek. 403 404'den naklen* bu eserde 22 numara ile yer alan dipno* 108 KADİR M19IROGL. Kemal Paşa — Nutuk. c) Sevr Sulh Projesinin imzasına memur olan Türk Hey'eti murahhasına rey ve kanaatleri sorulmamış. Kemal Paşa'nm yerine. misafirperverliğini bizden esirgememiş oldu! Lâkin «misafirperverlik» sözü sizi yanıltmasın. mağlûp duruma düşürülmüş bir Devleti temsil etmek mevkiindeydiler. Fransızlar Hey'etimizi Paris'teki büyük istasyonda indirmediler Herkes dışarı çıktıktan sonra treni tekrar hareket ettirdiler. Fakat yanıldığı başka noktalar vardı ki onlar da ilerki sayfalarda kanunî imkânlar nispetinde anlatılmıştır. ihanet ve hesapsızlıkları yüzünden. Yanımızda İngiliz. bu suretle yanımıza birer tarassut memuru koymuş bulunuyorlardı. Kemal Paşa'yı Anadolu'ya göndermesidir. a. Alman murahhaslarını da galiba bu otelde misafir etmişler." Halbuki Lozan (72) Operatör Cemil Paşa — Canlı Tarihler II. mezkûr Proje kendilerine dikte ettirilmiştir. (71) Bakz. İngilizlerin hiç tasvip etmedikleri bir başka Paşa gönderilmiş olsaydı. (70) Cihat AKÇAYAKALIOĞLU. İnönü'nün Hatıraları 1968 tarihli nüsha. İstanbul 1945 — Sayfa (133 . Fakat artık sabrımız kalmamıştı. nisbeten hafif bir seyir takip etmesi ve kendisinin bir memuru olması dolayısıyle de « S a r a y » ve «Makamı Hilâfet» üzerinde İngiliz baskılarının daha ehven tahakkuk etmesi ihtimaline istinad etmekteydi. İngiliz muhalefeti muhakkak ki çok daha şedit bir suretle ortaya çıkacaktı. Diğer • bir şimendifer yolundan.

Loyd Corç. HBZ11CET MtT ııs KADİR MI9IRCXJL. hepimizi hususi surette hazırlanmış ve salonun bir köşesine yerleştirilmiş bulunan kürsü gibi bir yere çıkardılar! Halbuki. ayni binada oturmak. verilen bir deste kâğıdı eline al.mtı alıyorduk! Bakmış. Klemanso ve o devrin hemen hemen bütün diplomatları hazır bulunuyorlardı. Çanakkale'yi yıllarca kapattınız.kabul eylemenizi istiyoruz! Klemansonun bu sözlerinden sonra muahede metnini. fakat ne içeri. HEZİMET Mİ? 111 isbat eden Lozan zabıtları karşılıklı münakaşaları aksettirmek üzere ortadadır. fakat inimi kıpırdatan bile olmamış! (*) Bize de ayni hakaret yapılmamakla beraber. sebepsiz girdiniz. elinde bir tomar kâğıt olduğu halde ayağa kalkan Klemanso ne diyordu : — «Efendiler! Siz de harbe. ben.. Fransa'da bulundukları müddetçe. Fakat zavallının zaten titrek olan vücudu zangır saan-gır oynamağa başlamıştı. milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet verdiniz! Bundan dolayı. Sevr'in böyle zabıtları var mı-dp-? Bütün bu sebepler muvacehesinde Lozan Muahedena-mesi ile Sevr Sulh Projesini mukayese etmek ve bu mukayeseden hareketle Lozan'ı muvaffak göstermek kelimenin tam manasıyle göz boyamaktan ve güneşi balçıkla sıvamaktan başka ne mânâ ifade eder? Hakikat bu olduğu halde Lozan'ı müdafaada ortaya çıkan müşküâtı yenmek için.» LOZAN ZAFKR Mİ. buraya hapsolmağa mı geldik. însant böyle bir binada uzun müddet oturmak mecburiyetinde kalsa. onu sayfalarla Sevr Sulh Projesiyle mukayese etmekte ve bu suretle muvaffak göstermeğe çarpınmaktadır... şimdiye kadar bir hey'eti mu-rahhasaya bu tarzda muamele yapıldığı görülmemiştir. Muharebenin dört sene uzamasına.O 113 diği sakat muhtevayı ilk defa ve askeri otoritesine cezaî müeyyideleri terfikan kullanmak suretiyle kabul ettirmek isteyen Mustafa Kemal Paşa'nın meşhur nutku Lozan'ı muvaffak gösterebilmek için.birkaç gün içinde tetkik ettikten sonra . Tevfik Paşa ayağa kalktı. dedik! Biz." Halbuki : . feransında bulunmağa mı? Nihayet. İtilâf devletlerinin murahhasları gene Versay'ın tarihî salonunda bizi kabul ettiler. içeri girdiğimiz zaman ayağa kalk-mak nezaketini lütfen gösterdiler. Bu hususu göz boyamaz bir surette — Dünya siyaset tarihinde. yüreğimiz yanmazdı! Orada her yer pis ve bütün eşya eski idi. ne dışarı çıkmamak ıztırarın-da kalmışlar! Ve ne de bir ferd ile görüşebilmişler! Eski hanlara benzeyen ve otel adı verilen nesne de güzel bir bina olsaydı. kısa bir vakfeden sonra. Çünkü Alman Murahhas Heyetini de oyni salonda/ ayni vaziyette kabul etmişler .sekiz aylık karşılıklı müzakereler neticesinde ortaya çıkmış bir muahededir. acı hakikat LOZAN ZAFER Mt. Lozan'ın getirBunu o zaman Fransız Hariciye Nezareti Protokol Şefi olan Mösyö Fukiver söylemişti. İçindeki maddeleri asla müzakere ve kat'iyyen münakaşa etmeyeceğiz! Onların. başımıza inen bir tokmak gibi bu hayali silip süpürecek-miş! Nitekim heyeti hâkime huzuruna çıkan bir mazmun gibi muamele görüyor ve muahedelerin maddeleri etrafında münakaşa ve müzakere etmek yerine bir ültimc . yeşil çuha örtülmüş büyük bir masanın etrafında toplanacağımızı itilâf Devlelerl murahhaslarıyle karşı karşıya oturacağımızı ve muahedenin her maddesi için ayrı ayrı müzakere ve münakaşada bulunacağımızı zannediyordum! Meğer bu bir hayalden ibarejtmiş ve hakikat. mutlaka çıldırırdı! Birkaç gün sonra. di. Klemanso'nun Lütfen bize eylediği müsaade neticesinde serbest olduğumuzu bildirdiler! Meğer Alman murahhaslarından bu hudutsuz atıfeti de esirgemişler1 Zavallılar. bir kelimesini bile değiştirmeyeceğiz! Kül halinde ve aynen . bugün size teklif etmekte olduğumuz muahede şartları çok ağırdır. yoksa sulh kon. bugüne kadar mugalâta yapılmış ve Türk Halk Ef-kân Umumiyesi aldatılmağa çalışılmıştır.. daha doğrusu idam hükmümüzü havi dosyayı bize uzattılar. sulh konferansı için ayrılmış olan salona girince.

an'ane xe içtimaî hukukiyle yaşadıkları muhitin şartlarına. sayfa 427 ve müteakip. adı geçen mütareke hudutlart içinde din. Hâdiseler böyle cereyan etmiş olmasına rağmen zaferden sonra mezkûr Misakı Millî'nin tayin ve tesbit eylediği millî haklarımızın daha da fazlasının talep ve tahakkukunu beklenmek gerekirken. ulaşılması güç vp büyük hedefler ortaya koyarak galip devletlerin gayız ve kinini tahrik etmemek maksadiyle. ırk ve soyca birlik olan. Ankara 1927. bütün haklarımızı ifade etmediği mülâhazasıyle bir çok meb'usun tenkid ve itirazına uğramıştı. Devlet ve Milletin istikbalinin haklı ve devamlı bir sulhe kavuşabilmesi için kabul edebileceği fedakârlığın en ileri haddini gösteren aşağıdaki esaslara tamamiyle uyulmasının sağlanmasıyle mümkün olduğunu ve bu esas-lar dışında sağlam bir Osmanlı Saltanatı ve Cemiyetinin vücudunun mümkün bulunmadığını kabul ve tasdik etmişlerdir. onun Misakı Millî muvacehesindeki değerlendirilmesinde elbet-teki alışılagelmiş olandan çok farklı neticeler ortaya çıkacaktır. son Osmanlı Meclisi Meb'usanımn şerefli bir hizmeti olan «Misakı Millî» 18 Temmuz 1920 tarihinde Ankara Meclisi Meb'usanı tarafından aynen kabul ve ilân edilirken. Milli Mücadele için zaman kazanmak bakımından zarurî olan bu hareketin M. . Lozan'ın değerlendirilmesinde en doğru bir kıstas olarak «Misakı Millî» kabul edildikten sonra. bir birine karşûiklı saygı ve fedakârlık hisleriyle dolu bulunan. Nutuk . (73) Mustafa Kemal Paga . Sevr'i imza eden heyetten Filozof Kıza Tevfik tarafından yurda dönüşünü müteakip alenen ifade edilmiş bulunduğu gibi halen vârisleri elinde mevcut. o kötü şartlar altında istikbali hakkiyle tayin ve tesbit mümkün olamayacağı cihetle. Türk Milletinin haklan en asgarisiyle tesbit edilmişti. Bütün bu sıralanan sebepler muvacehesinde Lozan'ın muvaffak olup olmadığını tayinde tarihî ve aklî bakımdan en emin kıstas «Misakı Millî» dir.T «Aşağıya imzalarım koyan Osmanlı Mebusan Meclisi azaları. Bu yüzdendir ki.ve memleketin bir yangın yeri vaziyetinde bulunduğu buhranlı bir devrede ve son «Osmanlı Meclisi Mebus a n ı » tarafından tesbit edilmiş bulunan «Misakı Millî» bütün haklarımızı ifade etmemekteydi. Lozan Sulh Muahedenamesi. daha fazlasını talep etmek. Ardahan ve Batum) için icabettiği takdirde tekrar serbestçe âmme reyine müracaat edilmesini kabul ederiz. şayet zafer müyesser olursa ondan sonraya talik edilmişti. Fakat yukarıda arzeylediğimiz esbabı mucibe ileri sürülerek galip devletlerin kin ve husumetlerini tahrik etmemek maksadıyle Osmanlı Meclisi Meb'usanımn asgarî haklarımızı tâyin ve tesbit eden Misakı Millîsi aynen ve hiç bir değişikliğe uğratılmadan kabul edilmiş. Kemal Paşa ile yapılan muhabere ve sağlanan mutabakat üzerine tahakkuk etmiştir. Madde : 2 — Ahalisi ilk serbest kaldıkları zamanda âmme -reyi ile anavatana katılmış olan *Elviye-i Selâse» (Kars. Bu mugalâtanın hala devam ettiğini görmek İsterseniz bkz. «Belgelerle Türk Tarihi Dergisi s. hakikaten ve hükmen. . «Edebî ve Siyasî Hatıralarım» adlı gayri matbu eserde de mufassalan anlatılmakta ve bu hususta M. Hattâ daha geniş muhtevada yeni Misakı Millîler bile teklif edilmişti. Bu itibarla Lozan Muahedenâmesinin eksik. ihmal ve hattâ tabir caizse ihanet noktalarını ortaya koymadan önce bu tahlile miyar teşkil eden mezkûr Misakı Millî'yi dikkatlerinize arzediyoruz : P : t 114 KADİR MISIROftLU MİSAK-I MtTJ. 34. İstanbul Temipuz 1970. Kemal Paşa'nın muvafakati ile gerçekleştiği.«Sevr'in imzalanması» M. Madde : 1 — Osmanlı Devletinin sadece Arap çoğunluğunun oturdukları ve 30 Ekim 1918 tarihli mütarekenin imzası sırasında düşman ordularının işgali altında kajan kısımlarının mukadderatı. hiç bir sebeple ayrılık kabul etmez bir bütündür. ahalinin serbestçe verecekleri reye uygun olarak tayin edilmek lâzım geleceğinden. taınamiyle uyan Osmanlı İslâm ekseriyetinin oturduğu kısımların hepsi. Eğer asgarî haklarımızı tayin ve tesbit eden Misakı Millî Lozan Sulh Muahedenamesi ile tescil ve kabul ettirilebilmiş olsaydı onu muvaffak saymak gerekirdi. bu asgarî hakları bile temin edememiştir. Esasen Devletin ölü. Kemal Paşa ile aralarında geçen muhaberatı ispatlayan birkaç mektup da mezkûr eserin muhteviyatında yer almış bulunmaktadır. Ancak.

Bu netice. HEZİMET Mİ? 115 Madde : 4 — İslâm Hilâfetinin merkezi ve saltanatır payitahtı ve Osmanlı Hükümetinin Merkezi olan İstanbul şehri ile Marmara Denizinin emniyeti her türlü ihlâlden korunmuş olmalıdır. Bu vesile ile Irak'taki son gelişmeleri bir kere daha hatırlatmak yerinde olsa gerektir!. Bu esas mahfuz kalmak şartiyle Akdeniz ve Karadeniz Boğazlarının umum ticaret ve münakalâta açılması hakkında bizimle diğer bütün alâkadar devletlerin ittifakla verecekleri karar muteberdir. milletimizin manevî sukutunu intaç edecek yanlış bir yolda yürümüş olmalarının eseridir. Bu düğüm çözülmeden halline çalışılacak hiçbir meselenin esbabı mucibesi vuzuha kavuşamıyacaktır!. muntazam bir idare şeklinde işlerin yürütülmesine muvaffak olabilmek için her devlet gibi bizim de inkişafımızın temininden istiklâl ve tam serbestliğe sahip olmamız. hayat ve bekamızın temel ve esasıdır. buna "mukabil böyle bir terakkiye nail olmak için hiçbir manî vasfı bulunmayan manevî kıymet ve kuvvetlerimizin hazin bir surette tahrip ve imhasını intaç eylemiştir. adlî. Madde : 6 — Millî ve iktisadî inkişafımız imkân dahiline girmek ve daha asri. bu harekete birçok dahilî ve haricî âmilin tesiriyle ayak uyduramayan «Osmanlı Cemiyeti» ise — Avrupa'ya nazaran — önce bir «geri k a 1 m a > mevkiine düşmüştü. malî inkişafımızı önleyen kayıtlara muhalifiz* Gerçekleşecek borçlarımızın ödeme şartları da bu esaslara aykırı olmayacaktır. İKİNCİ BÖLÜM LOZAN'I HAZIRLAYAN HADİSELERİN PANAROMASI A — MİLLİ MÜCADELEYE KADAR İslâm Âleminin «müspet ilimler» sahasında kaydettiği terakkinin muta'Iariyle ortaya çıkan «Yeni keşifler» ve «yeni ticaret yollar ı > nın sağladığı maddî imkânları birleştirerek «Sanayi î n k ı 1 â b ı » na vücud veren Avrupa.Madde : 3 — Türkiye ile. Zamanla bu geri kalışın doğurduğu «aşağılık duygusu» nun tesiriyle ard arda ortaya çıkan çoğu kanlı «inkılâp hareketleri» — ilerlemek şöyle dursun — eski yerimizde kalmanızı bile temin edemiyerek kısa zamanda — halâ devam eden — bir «gerileme» ye sebep olmuştur. Bu. teknik terakkiyle âmil olabilecek gerçek ham118 KADİR MI9IROÖLÜ leler yerine. şüphesiz milletçe önümüze çıkacak müstakbel fırsatlar için geç kalınmış bir hazırlıktır. 29 Kânunusâni (Ocak) 1336 (1920)'* Bugün Türkiyemiz. kısa zamanda dehşetli bir «maddî üstünlük» elde etmiş. «Hak» ve «Batıl» mücadelesinin had safhaya ulaştığı bir devir içinde bulunmaktadır. LOZAN ZAFER Mt. Jıal-kının tam bir hürriyetle verecekleri reye göre yapılmalıdır. Avrupa ile aramızda ortaya çıkan mesafeyi kapatmak maksadıyla Ondokuzuncu Asır başlarından itibaren yapılan bütün inkılâplar. Gerçekten. Bu suretle Lozan'ın (74) Zabıt Ceridesi. yapılacak sulhe bırakılan Garbi Trakyanın hukukî vaziyetinin tesbit'i de. . Netice olarak « L o z an » Türkün kaderinde bir dönüm ve düğüm noktası olarak gözükmektedir. Böyle bir mevsimde temel yapmazdaki bütün müşküllerimizle derinden irtibatlı olan «LozanMu-ahedenâmesi» nin ilk defa âfâkî bir surette tahlil ve tenkidi mes'ut bir hâdisedir. civarda bulunan memleketlerdeki müslihnan ahalinin de aynı hukuktan istifadeleri emniyetiyle tarafımızdan teyid ve temin edilecektir.. Madde : 5 — l'tilâf Devletleriyle hasımları ve bazı müşavirleri arasında da kararlaştırılan anlaşma esasları içinde ekalliyetlerin hukuku. . 116 KADİR MISIROOLU «Millî Misakı önünde muhasebe edilmesi çığırı açılmış olmaktadır. maddî bir terakkiye âmil olmak vasfından uzak. «Şark — Garp muhasebesi» ni yapamayan veya bunu ya-panuyacak derecede ifsad edilmiş bulunan yarı münevver idarecilerin. Bu sebeple siyasî. sathi bir taklitçilikten öteye geçememiş.

müslümanlara nazaran farklı bir şekil ve renkte elbise giymeleri. müslümanları onlara yaklaştırıp benzetme çığırını açmışlardır. Hattâ her türlü mevki ve memuri- . ilim ve tatbikat ile ortaya çıkan ve millî hayatın «şe'niyet-i içtimâiye» (realite) leri-rie ma*kes olan âdet ve an'anglerin müsseselerdeki maddî vç. «Gâvur Padişah» adını takmakta tereddüt etmeyen halik efkân umumiyesi. onu. Gerçekten devletin kurucularının ve hanedanının Türk. idarecilerden çok daha önce ye isabetle ortaya koymuştur.. 1826 yılında lâğvedilen «Yeniçerilik» ve onunla birlikte bütün an'anevî ordu sınıflarının yerlerini hâlâ dolduramamış bulunan «avrupal ordu» nun sür'atli mağlubiyetleri ile doğrulanmıştır. ırkan türk olmayan müslümanlann hâiz bulundukları haklar arasında hiçbir fark mevcud değildi. manevî yapıcı rolü idrak edilemiyerek. avrupahlaştırmayı ilk defa ve devlet gücünü seferber eylemek suretiyle gerçekleştirme teşebbüsünde bulunan Sultan II. HEZİMET lir? 119 yılında ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa kuvvetlerinin «•Kütahya» ya kadar gelebilmesi gibi iki büyük felâketin zuhuru müşahede edilmiştir. köksüz. Gerçekten müesseselerde kadîm tekâmül mantığını terkederek inkılâpçılık usulünü tatbike koyulmanın en dikkate değer bir ' misali olan « Ye niçerilik» in lağvını takiben 1828 yılında «Yunanistan'ın kuruluşu» ve 1830 LOZAN ZAFER Mİ.'* Gayrî müslimlerin hayat ve hürriyetleri. Tanzimat bu «Ümmet hâkimiyeti» ne nihayet verecek. resmî lisanın ise Türkçe olmasına rağmen. ve şehirde at üstünde dolaşamamaları gibi mükellefiyetlere mukabil.1839) vermeye başlamıştır. bu hareketi ile. ilk ehemmiyetli meyvalarım Sultan II. bir gayri müs-limin şer'an tecviz edilmeyen müslim hakkındaki şahadeti bile kabul edilmiştir.) gayreti» ne kapılan bu . hayat tarzı ve dünya görüşü baikmundan müslüman Türk'e yaklaştıramayan inkılâpçılar. mutlak bir garantiye raptedilmiş bulunuyordu. Osmanlı Devleti Tanzimatın ilânına kadar bu esaslar dahilinde hareket ederek İmparatorlukta bir «Ümmet hâkimiyeti» düsturunu takib eylemişti. Mahmud ilâna hazırlan120 KADİR MISIROOLU I 10ZAN ZAFER Mİ. ne yazık ki. Zira Osmanlı devletinde «milli ye t» le «diyanet* daima bir ve aynı telâkki edilmiştir. ruhsua ve şekilci bir «inkılâpçılık yolu» açılmıştır. Milletimizin hiss-i selîm ve maşeri vicdanının mâ'kesi olan bu kıymet hükmü. gayri müslimleri Müslümanlarla aynı seviyeye getirmiştir. Mahmud Devrinde (1808 . genç yaşında Osmanlı tahtına oturan Sultan Abdülmecid'in saltanatının ilk birkaç ayı içinde ortaya çıkmıştır. garplılaşma hareketlerinin. Bu yüzdendir ki.am}tılmvş Osmanlı Padişahına. Gerçekten hristiyan unsurları. HEZİMET MİT 121 mis" fakat ömrünün vefa etmemesi ve Akif Paşa gibi basa muhafazakâr devlet adamlarının mümanaatı sebebiyle bu hareket.Bütün içtimaî müesseselerde «tekâmül » yerine «inkılâp» metodunun tatbik edilmesinden doğan ve devlet hayatım bir nevi «yaz-boz tahtası» haline getiren bu hatalı tutum. TANZİMAT Herbiri. Hakikaten bu fermanın «Besmele» ile başlamasına ve «Şer-i Şerifi» baş tacı eden lâfız sarahatine rağmen. «Hristiyan Avrupa» nın iktibası çığırını açan ilk ve müessir bir hamle olduğunda şüphe yoktur. İdarecilerimizin içine düştükleri bu menfî halet-i ruhiye. din ve tarih şuuruyla âdet ve an*-analerine mugayeretini. Tanzimatın ilânına kadar Osmanlı idaresinde gayri müalim ahaliye âit hak ve vecibeler için Hazreti Ömer'in Kudüs'ü fethettiği zaman oradaki gayri müslimlere tatbik ettiği esaslar örnek alınmıştı. Türklerin hâiz bulunduğu haklarla. O kadar ki. Bu çığırın hukukî ve siyasî mesnedi «Tanzimat Fermanı» olmuştur. müslümanlar arasında silâhlı olarak bulunamamalan. Avrupalıların. içimizdeki hristiyanların hukukunu korumayı bahane ederek ikide birde «ıslâhat» teklifinde bulunmalarından doğan tesirle birleşmesi inkılâp hamlelerini «millî ve dinî varlığımız» için — kelimelerin hakikî manâsıyla — bir «facia» haline getirmiştir. Kılık kıyafetten en yüksek devlet müesseselerine kadar her şeyi «avrupalılaştırmak (!.

Zira garp Tca-tturilan. bunlar meyanında geçmiş halleri birinci sıraya koymak lâzımdır.(75) Abdurrahman Şeref — Tarih Musahabeleri.elere asla benzemeyen ka ideler üzerine kuruludur. Bab-ı Ali'ye şu suretle hareket etmesini tavsiye e<Je-v riz: Hülcûmetinizi mevcudiyetinizin temeli olan ve Zat-ı Şahane ve müslüman teb'ası arasında en esaslı bağı teşkil eden «Din Kanunlarına hürmet ve riayet esası üzerine kurunuz! Zamanın icablarına göre1 hareket ediniz! Ve zamanın doğurduğu ihtiyaçları nazarı itibara alınız. vukuf ve malûmat ile ileriye doğru . Doğru yolda ilerleyiniz. Avrupa medeniyetinden sizin kanun ve nizamlarınıza uymayan kanunları iktibas edip almayımz. 48 (76) Abdurrahman ŞEREF a. Mazhar oldukları imtiyazlara riayetle «Giilhane Hattındaki vaad-leri yerine getiriniz. Şurasını gizlemeye çdlışmamdlıdır ki. Osmanlı Devleti. Hnstiyan teLOZAN ZAFER Mt. Aralarında başka bir fark yoktur» tarzındaki sözünün tam bir tatbikatı demekti. bu dost sesi karşısında intibaha gehnemişlerdir. Museviyi ise Sinegogunda farkederim. Avru-panın umumî sadasını anlamıyorsunuz. irûcıraz sebepleri meyanında ilk temelten Sultan Selim ta-rafından atılıp son Padişahın ancak derin bir cehalete ve hadsiz payansız bir hayalperestliğe istinaden terviç ve teşvik ettiği Avrupa tarzındaki fikir ve tasavvurlarını zikretmek lâzımdır. Eğer terakki yolunda adalet. Türk kalacaksınız şeriate sim sıkı sarılınız. g. Nitekim «Rusya'ya k arşı» olan siyasetinin icabı olarak Osmanlı Devletini desteklemek mevkiinde bulunan ve bunu birçok fiilî v ak'al arla da isbat etmiş olan Avusturya Başvekili. e. yelleri için de müslim — gayri müslim tefriki yapılmaz olmuştur. pek muhtelif bir çok ahval ve şeraitten meydana gelir ki.77 Halk umumî efârını gayet derinden rencide eden bu tavizler. Diğer dirilere karşı müsamahakâr olmak için şeriatın size gösterdiği kolaylıklardan istifade eyleyiniz. 122 KADİR MISIROOL. Bütün idarenizi intizam altına alınız ye ıslâh edeniz! Lâkin âdet ve maişet tarzlarınıza uygun olmayan bir idare usulü kurarak eski idareyi yıkmayınız! Aksi takdirde Padişahın ne tahrip ettiğinin ne de harapettiği şeylerin yerine koyduklarının kadr-u kıymeti bilinmediğine hükmolu-nur. Garp memleketlerinde esas olan şey «Hristiyanhk Kanunlarındır. Fakat bunu yaparken garbın umumi efkârı addettiğiniz şeye ehemmiyet atfetmeyiniz. hükümetinizin temelini teşkil eden kanunların müstenid bulunduğu usul ve kaid. Gerçekten Tanzimat fermanını ilân eden Reşit Paşa'nın ilk sadaretinden ayrılmasından birkaç hafta sonra Avusturya Başvekili Prens Metternich Istanbul-riaki Avusturya sefaretinde bulunan Kont Aponi'ye gönderdiği bir telgrafla Osmanlı Devlet erkânını şu suretle ikaz ediyordu: (T7) a. HEZtMET MİT 123 beanızı tamamiyle himayeniz altına alınız. Saltan İL Mahmud'un «Ben teb'am-dan Müslümam camide. Onların paşalar tarafından sıkıntıya maruz kalmalarına mâni olunuz. y. birçok Avrupai müessesenin kurulmasıyla daha da yadırganmış ve gitgide halk ile idareci sınıf arasında — hergün biraz daha gelişecek olan — bir mesafe ve ayrılık ortaya çıkmıştır.U «Herhangi bir hal. Hıristiyanı kilisede. Siz bu efkârı umumiyeyi. İst. Bu hareket. Siz Türk kalınız! Lâkin madem ki. Devletin varlığını kemiren bir hastalığın açık alâmeti olarak telâkki olunabilen vahim Mısır gailesinden Bab'ı Ali'nin dalut yeni kurtulduğu bir sırada yukarıdaki umumî hakikat Osmanlı Devleti hakkında bilhassa kabili tatbiktir. Bir 'kanunun tatbik ve icra şartlarını temin etmeden onu asla ilân etmeyiniz. Tanzimat ricalini gayet yerinde bir surette ikaz ederek bu hareketlerden doğacak tehlikelere işaret etmişti. 85. gerileme ve çökme halinde bulunan bir varlıktır. 1339 s. ah. Fakat «•Garba teslimiyet mantığı» ndan hareket eden Tanzimatçılar. Zikri geçen tebeanın din işlerine karışmayanız. İdare edenlerin muvaffakiyet elde etmek için âmme efkânnm tasvip ve desteğine daima muhtaç bulundukları dikkate alınırsa bu ayrılığın ne elim neticeler tevlid edebileceğini tahmin etmek kolaydır.

. SULTAN ABDÛLAZÎZ Saltan Abdülmecid'i takiben Osmanlı tahtına geçen (1861) SaltanAbdülaziz. maarifle alâkalı tedbir ve teşebbüslere girişmiştir.. gemi inşaası için Fransa'nın bile gemilerini tamire sokabileceği muazzam bir tersane tesis edilmiştir. G. aslî kanunları şarkın âdet ve âdabına uymayan hükümetleri taklid hali hazırda hertürlü ibda ve tanzim kuvvetinden mahrum olup Müslüman memleketlerinde za rarlar husule getirmekten başka bir netice hasıl etmiye-ceği aşikâr olan ıslâhatı kabul ve tatbik etmemesini tavsiye ederiz.. devleti eski kuvvet ve kudretine ulaştırmak için. e. Gerçekten ordu ve donanmaya fevkalâde ehemmiyet vererek onları bütün dünyada «îkinci» sayılabilecek bir duruma getirmiştir. 52 . (81) Kolonel Lamouçhe.Kemali SÖYL.Türkiye ve Tanzimat. sh. Türkiye împa-rotorluğunun ahval x>$. I LOZAN ZAFER 111. İstanbul 1943 sh. üstün ve san'atkârane (79) • Engelhart .EMEZOGLU) Türkiye Tarihi. zeki.hareket ederseniz Avrupa umumi efkârının ehemmiyetli olan kısmı size temayül ve teveccüh edecektir. taht'a çıkar çıkmaz. İstanbul 1338 sh. yöneldiği yanlış istikametden alıkoyarak frenlemek" ve te-iakkiye âmil olabileöek ciddî faaliyet sahalarına naklet mek hususunda hudutsuz bir gayret sarfetmiştir. şartlarına uymayan garp hükümetlerini her şeyden evvel taklide değer bir numune telakki ederek ona göre ^ıslâhatta bulunmamasını. bu fikirlerinin samimiyetinden şüphe etmek için ortada hiçbir fiilî ve siyasî sebep mevcud değildir. HEZİMET Mİ? 125 tahasüssler sahibi ve zamanının ihtiyaçlarını hakkıyle müdrik olan Sultanaziz'2. (80) Engelhart .. Amerika'ya Sipariş edilen «Martin-i Henri» deriilen tüfekler için Saray mensubu kadınlara kadar teşmil edilen tüfek ianesi kampanyası açılmış ve bu hussusta takdire şayan fedakârlıklar gösterilerek ordu ve donanmanın en son silâhlarla teçhizi temin edilmiştir.377 de «Terakki düşmanlarının tesirine maruz kaldığından ıslahat aleyhinde olmakla tanınmıştı. çalışkan. Acabr.kanunlarına tercihan numune ittihaz etmesini Avusturya'nın kıskandığını ihsas (78) Engelhart . millî bünyeyi sarsan içtimaî inkılâplar yerine ciddî sınaî. 51. dindar. ihtimal ki. Diğer yandan maarif hizmetlerine de son derece ehemmiyet vererek birçok mektepler açmıştır. Lâkin ahval ve şartları. ilk hisleri tahakkuk ettirmedi. 49l ve müteakipten sadelegtirmlgtir.. (Trc. Bu yerinde ikaz bazı devlet ricali ve bilhassa genç ve tecrübesizliğinden istifade edilerek kendisine «Tanzimat Fermanı» kabul ettirilmiş bulunan Saltan Abdülmecid'i nisbeten uyandırarak tereddüt ve mukavemete sevketmiş" ise de açılmış olan bu çığır maalesef taviz taviz üstüne binmek suretiyle günümüze kadar devam etmiştir. +><"*-. g. askerî. 144 KADİR MISIROOLÜ eden bu beklenmeyen cnasihatn&me» ifadesiyle7* mes'eleyi tevil etmek istiyorsa da daha sonraki vak'alarm fiilen teyid eylemiş bulunduğu Metemich'ia. Gayet vatansever. e. g. «Hristiyan Avrupa-nın iktibası» mahiyetindeki bu yeni hareketi. sh. Teni Padişah.a.a. Tür-kiyenin tatbik etmek istediği ıslahat için Fransa kanun ve nizamlarını sair memleketlerin . .72.. «selefinin icraatına kargı tabii olarak duyduğu bir aksulamel şevkiyle Haremi Hümayunda büyük tadilât yaptı ve saray masraflarını azalttı» demektedir.Hülâsa biz Bab-ı AlVyi kendi idare tarzının tanzim ve İslahı için vâki olan teşebbüslerinden vaz geçirtmek istemiyoruz. Fakat ekseriya görüldüğü veçhile vekâyiin inkişafı. .**7 Bu vesikayı nakleden Fransız sefiri Engeihart. Tophanede en mükemmel topların dökülmesine mahsus imalâthaneler vücuda getirilmiş. siyasi hayallere tâbi olmakla mı itham edeceklerdir? Varsın öyle olsun.

Mahmud Celaleddin Paşa. Ankara 1967 Tetlmme'den). 1. Frasız Kanun-u Medeni'si aynen tercüme ve kabul edilmek istenirken'4 bu teşebbüs devrin büyük ilim ve fikir adamı Akmed Cevdet Paşa'nın hamiyet ve gayreti sayesinde atlatılmıştır. C. 1872 de «Maden Mektebi» ile yeniden bir çok idadiler. Müslim aleyhinde gayri müslimin ve zımmî aleyhine müste'me-nin şahadeti şer'an istisma' olunmamak mes'elesiyse av-rupalılarm nazarına pek ziyade çarpar . isteyen garp hayranlarının «Mecelle) ye kargı mukavemetlerini Ahmet Cevdet Paga. büyük ve vatansever şahsiyeti hakkında derli toplu' bir malûmat elde etmek isteyenler şu kaynaklara ba-bakabilirler: İhsan Şerif Bey ¦.l Ahkâm -i Adliye> namiyle bir kitab te'lifine mübaşeret olunup Um-i flkıh'da olduğu üzere i müteaddit kitaplara taksim olunmuş ve her kitap tamam I oldukça lâde'1-arz bâlâsı hatt-ı Hümayun ile bit tevşih tab-ü neşr olunmakta bulunmuş İdi. tFranıtz Elçisi» nin buna nazar-* husumet ile bakmakta hakkı olsun diyelim. (84) Fransız kanunlarını tercüme ve kabul ederek müslüman Türk Milletine daha o zaman zorla tatbik ettirmek. 197 . tstanbul 1961 sh. İstanbul 1943. miyede Fransa Kanunlarının ma'mulünbih olmamasından dolayı fakire husumet ederlerdi. Ve daha garibi budur ki zlyy. yukanda arz ve izah edildiği üzere «tslâm Fıkhı» nın gayri müslimler hakkındaki bazı tahditlerini artık kabul etmek istemeyen ve bu hususta garplılaşma taraftarlarıyle de ağız birliği ederek . İstanbul 1970 sh. Günden güne Avrupalıların memûlik-i mahruseye te-varüdü ziyadeleşip alelhusus Kırım Muharebesi münasebetiyle fevkalâde çoğaldı ve bu cihetle daire-i ahz ve itâ vüs'at buldu.Abdülaziz Han hakkında efsaneler . cehele ile beraber Makam-ı Meşihatta bulunan Kezûbl Hasan Efendi dahi böyle bir fıkıh kitabının daire-i ilmiyyede yapılmayıp da daire-i adliyede yapılmasından dolayı aleyhimize kıyam ederek Sultan Abdillaziz Han Hazretlerine hayli si'ayet etmiş idi.. Sh.. '. 1 . Mir'ati Hakikat C. . 7 mart 1332 S.32 -lsmaü Hami DANİŞMEND Osmanlı Tarihi Kronolojisi c.81 Bu sırada işbaşında bulunan inkılâpçı devlet adamlarının tesiri ile.r'iyeye gitmek istemez. 77 .Cavit Baysun neşri.U Bir iki misal vermek gerekirse.Tedrisat.Moskof Mezalimi. 1874 de ¦Topçu Mektebi» ile «Dâr-ül Fünûn-ı Osmanî» 1875 de pek çok «Askerî Rüşdîye» gibi maarif müesseselerinin kuruluşu ile eskiden mevcut olanlarının yeniden ıslah ve tanzim edilerek geliştirilmiş bulunduğunu zikredebiliriz.. Amma.> (Tezakir. Fransız Kanunu Medenisini tercüme ve iktibası gibi feci bir tavizin hahişkâr mü(83) Fazla bilgi için bk*. ve rical-i devlet idadmda bulunan bâzı mü-teferricîne ne diyelim ki. İstanbul 1326 Sh.i Cevdet . bunları «Hürriyet» ve «Eşitli k»e aykırı ilân eden ecnebilerin tesiri idi. Ecnebiler mahakim-i şe. Bu tarik ile MecelLOZAN ZAFER Mİ. 1862 de bir çok «mek-teb-i iptidaîyye». 1864 de bugünkü «Erkân-ı Harbiye mektebi.Kadir MISIROĞLU . 1867 de <Mekteb-i Sultanî» adiyle ilk liseler. Mehmet Galip Sadullah Paşa ve Mezardan bir nida. vükelâ. neşredilmiş ve beşincisi dahi it-tam ile tebyize verilmiş idi. Dersaadette Kuz-merre zuhura gelen de"avi-yi ticareti bir mahkeme-i ticaret idare etmez oldu. II. mecmuası.i ulemada bulunan bir takım. ziyy-i Islâmda oldukları halde ahkdm-ı ger'iyye meydana konulup da Mehakim-i Niza. HEZİMET Mt? 127 dafÜ olmalarının sebebi. ¦ narak Um-i fıkhın muamelât kısmına dair « M e c e 1 -le. 121 re müteakip. înkilâpçı Tanzimat ricalinin. Osman Engin — Maarif Tarihi. «Tez&klr» de göyle anlatmaktadır: «Şöyle ki ber-berçh-i megruh Dlvan-ı Ahkam-ı Adliye' nin usul _ ü fürû'unu tertib . 183 ve müteakip.85 Buna karşı müesseselerde «tnkilap Metodu» yerine «Tekâmül Usulenin dört kitabı tab-u. 126 KADİR MI9IROOL.(82) Muhafazakârlığı yüzünden bugüne kadar yazılan eserlerin çoğunda inkılâpçı kalemsörler tarafından gayet haksız ve mesnetsiz bir surette çeşitli ithamlara ma'ruz kalan ve binbir iftiraya uğrayan 8ultan Abdülaziz Merhumun. ü tanzim^ sarf.ı mesa'i ile beraber sekizinci tezkirede beyan olı dugu üzere Divan-ı AhkAm-i Adliye dairesinde fuhul-i'1 fukaha'dan mtürekkep bir cemi'yet-i ilmiyye teşkil olu.

olduğundan hris-tiyanların Mehakim-i Şer'iyyede muhakemelerine itiraz eder oldular. Bundan dolayı bazı zevat Fransa kanunları Türkçeye tercüme olunup da mehâkim-i nizamiyyede 128 KADİR W9IROaL.IT LOZAN ZAFER Ut. HEZİMET 111? 129 1 Q > nun en mükemmel bir misalini teşkil etmek üaere İslâm hukukunun bir kanun metni halinde tedvini*4 suretiyle «Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye» denilen muazzam hukuk abidesi ortaya sıkmış oldu ki, Sultan Abdûlanlar ile hükmolunmak fikrine zâhlp oldular. Halbuki bir milletin kavanln-i esasiyesini böyle kalb-ü tahvil etmek o milleti imha hilkmünde olacağından bu yola gitmek caiz olamayıp ulema güruhu ise o makule alafranga efkâra sapanları tekfir ederlerdi. Frenkler dahi tKanununuz ne ise meydana koyunuz. Biz de görelim ve tab'amtza WJ-dlrelim» derler idi. (Cevdet Paşa - Tezâkir, Cavit Baysun negri. Tezkire nu. 8 den). (86) İslâm fıkhı öteden beri müdevven bir kanun metni ha. îinde tanzim edilmeyip bir «Bah-i bt pâyân» içtihatlar külllyatıyla yürütülmdügtür. Fakat bu geni) l;tlhatlann içinden aradığını bulup ihtilâfa tatbik edecek kabiliyette ftkıh âlimlerinin azalması yüzündendir ki, tatbikatçıya kolaylık olmak üzere Avrupa hukuklarında olduğu gibi tatbiki icabeden içtihatların Barih bi. rer kanun maddeleri halinde tatbikatçının elinin altında bulundurulması lüzumu ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyacı kar-gılamak maksadıyle içtihadların* maslahata en uygun olanlarını kanun maddeleri haline getirerek «Mecelle» nin ortaya konulmasının bir tekâmül eseri olduğunda şüphe yoktur. Gerçi böyle bir yardımı icab ettiren huaus, kısmen ihtiyaçların giriftlegmest ve kıs. men de tatbikatçıların selefleri ayarında sahib-1 seltLhl-yet olmamalarıydı. Bu yüzdendir ki bir hukuk sistemin. de yazılı hukuk kaidelerinin mevcud olması o memleket hukukçuları için geref değil, belki tur kifayetsizliğin alft. metidlr. Bu gön ingiltere'de yanlı bir anayasa ve hattâ yazılı bir kanun-u medeni bulunmaması muhakkak kt İngiliz hukukçularının kıymet ve kabiliyetlerini gösteren bir husustur. Orada ihtilâfların halledilmemesi gibi bir durum mcvzuubahls olmadığına göre, mes'elenin bunaziz devri için en büyük^an ve şeref sebeplerinden biri ve belki de birincisidir." Sultan Abdûlaziz merhumun büyük ve vatansever şahsiyeti ile devrinin ehemmiyetli hadiseleri üzerinde burada gerektiği şekilde dürnikya imkânlarımız ne yazık ki, müsait değildir. Bu yüzden o'na dair yüzlerce şahadet vesikalarından sadece birini arz ve takdim etmek istiyoruz; Eski sefirlerden Sadullah Paşa, Sultan Abdûlaziz mefhumun Divan-ı Hümayun tercümanlığına dair hatıralarım anlatırken: «Sırbistan Beyi, Prens Milan Istabnul'a gelmiş, üç gün sonra Huzur-u Hümayuna kabul edildiği zanian Sadrazam Hüseyin Avni Paşa da hazır bulunmuş idi. Zat-ı Şahane ile Prens Milan birer koltuğa oturdular. Biz (Sadullah ve Hüseyin Avni Paşa'lar ayakta duruyorduk. Prens Milan, Sırbistan arazisinin Çarlığından dolayı hoşnutsuz olan Sırplıların taarruzuna uğraması ihtimaline binaen kendisinin selâmetini temin için Sırbistana biraz yer ihsanım istirham eyledi. Baktım merhumun rengi değişti. Hiddetlendi. Prense: — Sizi her türlü tehlikeden korunmak için Sırbistana asâkir-i şahanemi sevkederim. Arazi genişletmeye gelince; islediğiniz yerlerin her karışı nice millet efradının kanıba(87) dan bagka bir tarzda telâkki edilmesine imkân yoktur. Nitekim vaktiyle bizde de böyle değil miydi? Bugün ise bir değil, beg değil on binin jttstünde kanunun mevcudiye-ti kanun yapıcıların da, tatbik edicilerin de, Türk adlî hayatinin da bir za'afından bagka neyi ifâde eder. Fazla bilgi için bakınız. Ebululâ Mardin — Medeni Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paya, İstanbul 194«. F'- 9 130 KADİR MISIROÖLU I

hasına alınmış olduğundan onu ihsan etmeye hakkım ve selâhlyetim yoktur! Buyurdu. Ben ömrümde bu derece va-kûrâne söylenmiş bir söz işitmedim desem mübalağa etmemiş olurum!" demektedir. Sultan Abdûlaâz Merhum; diğer taraftan da birçok sınaî teşebbüslere girişerek sanayi inkılâbı yolunda da ciddî adımlar atmıştı. Bu müspet ve muhafazakârâne verimli çalışmalar garp hayranı devlet ricalinin ruhlarında dehşetli bir infial uyandırmış ve bun» eklenen dış tahriklerle o'nun feci bir surette katlettirilmesine yol açmıştır." Bu hadise «Türk» ve «Müslüman» kalmak şuu(88) Mehmed GALİP ¦— Sadullah Paşa veya Mezardan Nida ' ' ' a». ¦ 77» (89) Gerçi bu güne kadar yazılan bir çok eserde Sultan Ab-«Jülaziz merhumun «İntihar» ettiği yazılıp iddia edilmişse de bu eserleri yazanlarla merhumu şehid edenlerin ayni batıla (garplılaşma^ iman etmiş kimseler olduklarını hatırlamak bu kuyruklu yalanın icat sebebini kavramaya yeter sanırız. Bun.1 ar bugüne kadar iddialarını isbat sadedinde hiçbir ciddi delil ve mesned gösterememişlerdir. Aksine merhumun feci bir surette katline ait deliller gayet muknidirler. Ne yazık ki, etrafı hâinlerle sarılan Sultan Aziz, bir kaç muhteris paşanın bir tertibine kurban giderek önce hal' edilmiş sonra da feci bir surette katlettirilmiştir. Bu cinayet dolayısiyle bilâhare 1881 yılında Sultan II. Abdülhamid tarafından kurulan Yıldız Mahkemesi'nin teşkiline müracaatiyle âmil olanlardan !biri bulunan Mahmud Celalettin Bey <Paşa) t Mlr'at-ı Hakikat» isimli eserinin 119 ve müteakip sahifelerinde bu meş'uçı vak'ayı şöyle anlatmaktadır: «Ztkrolunan pazar günü saat iki raddelerinde Harem Dairesinde bir vaveyla koparak Sultan Abdvlasiz'in nefsini itlaf eylediği haber verilmekle derhal Sadrazam ve lozan ki. Hezimet mi? 131 runa karşı gerçekten hâilevî bir darbe olmuştur. Zira kaa-til ve müşevvikler, sadece bu büyük hükümdarı katletmeksair vükelâ-yi devlet, Ortaköy dairesine muttasıl kars-kolhâne sahasında içtima eylediler. Yukarıda ismini zik-rettiğimia Fahri Bey ki5 Abdülaziz Han'la hizmetinde kalan kurenasuıdan idi. Huzur-u vükelâya celple suali hal olundukta, merhumun alessabah validesini ve hizmetinde bulunan cevâriyi yanından savarak oda kapısını kapayıp sakalını düzeltmek bahanesi ile evvelce cariyelerin birinden almış olduğu küçük mikras (makas) ile kollarının kan damarlarını kesmiş olduğu halde içe-ru girildikte muhazafa-1 hayatı kabil olamamış idüğini takrir ve ifade ve mikrası dahi irae eyledi. Meğer bu facianın vukuu ile beraber serasker Hüseyin Avni Paga yetigüp merhumun na'şini karakolhâneye naklettirmiş ve neferatin kahve ocağına bıraktırmış imiş. Müverrihi âciz vükelâ İle beraber bulunduğum cihetle merhumun derece-i cerihasını anlamak için na'şınm bulunduğu mahalle duhulünde üzerine beyaz bir perde örtülmüş ve bir küçük nefer şiltesine yatırılmış olduğunu görünce «Fa'teblrûya uli.I-ebs&r» diyerek pûşîdeyl kaldırdım. Arkasında, gecelik elbisesi var İdi. İki kolu sıvanmış olduğu halde kan damarlarının ikisini dahi gayri muntazam kesilmiş buldum. Sol kolundaki ceriha sağ kolundaki carihasından ziyâde idi. Hayat-ı insaniyetin kıymeti azfmesi iktizasınca vefat-ı tabiiyyede bile son dereceye kadar tedabir-i tıbbiyeye müracaat vazife-i insaniyeden olduğu gibi telef-i nefs vukuunda her türlü tahkikat ve tetkikata dahi müsareat Ser'an ve kanunen, utnur-u mühlmmeden iken merhumun esnay-i mecruhiyetinde bilfarz etibba celbine zaman kalmamış denilse bile, keyfiyet-i vefatının yalnız Fahri Bey' den suali ile iktifa edilmeyip1 aza-yı hanedanından dahi tahkiki elzem olduğu halde, vükelâ taraflarından anlara müracaat olunmaksızın celbedilen etibbaya merhumun na'şı ve mahali vefatı irae ile ortaya konulan mıkrasın 132 KADİR MI9IRO&L.U le kalmamış müteakiben devletin namus ve itibarını ayaklar altma alarak Sultan Aziz'in dairesi ve burada oturan

. alet-i intihar olabileceğine dair aceleten bir mazbata imza ettirildi ve bade, na'şı İstanbul Sarayına nakl ve gaslolunup vükelâ ve ulema, ve rical-i devlet hazır oldukları halde, cenaze namazı eda olunduktan sonra pederleri Sultan Mahmud Ban-ı Sâni Türbesine alay ile götürülüp defnedildi. Erkân-ı Müttefika keyfiyyet-i vefat-i Abdülaziz Haniyi ta'mjk ve tetkikten sarfı nazarla beraber telef-i nefs kaziyyesini galeb-i ye's ve kederle hâsıl olmuş cünunun asarından olmak üzere ilân ederek bununla hâl' hakkında almış oldukları fetvada merhuma isnat olunan halet-i bîşuurlyi isbat eyledik zanmnda bulundular. Amma bu facia ezhan-i ummîyede birsü'i te'sir hasıl edip Sultan Âbdülazi2fln erkân-ı müttefika taraflarından şe-hid edildiği sözleri meydana çıkmış ve Avrupa gazeteleri lisanına dahi düşmüş idi. Vak'a-i hal'in tafsilâtı sırasında beyan ettiğimiz sergti-«eştnâmesinde Valide Sultan dahi kemal i teessürle tahrir etmiştir M, Sultan Abdülaziz'in came-i hayatı, âlüde-i hûnu memat olmakta bulunduğu cariyelerin feryad-ı vaveylalanyla . şayi olunca, validesi beytül ahzanından koşup gelerek ciğerparesinin üstüne kapanmış ve birlikte terk-i cihani( cana minnet bilmiş olduğu hindeki «Vak'ayı KerbeU» dan nişane idi. Ortaköy karakolhanesinden içeri girmiş olan asker zabitlerinden i Nazif isminde bir şahıs denî ve biar, Valide Sultanı,! merhumun cesedi üzerinden kaldırırken kulağında bu-;i lunan küpeyi ve parmağmdaki yüzüğü zorla alıp gider.1 Valide Sultan, birkaç saat hâl-i istiğrak ile bihuş olup merhumun cesedi İstanbul Sarayına naklolunduktan sonra asker zabitler gelerek olduğu yerden kaldırıp mesture olmadığı halde karakolhane meydanına çıkarırlar ve orada bırakırlar.. Diğer canipten Sultan Mahmud merhumun ikballerinden Tiryal IJantm ki, devr-i Abdiilazıs LOZAN ZAFER Mİ. HEZİMET Mt? 133 hane halkının şahsî eşyalarını müthiş bir surette yağmaya maruz bırakdıkları90 gibi, merhumun cariyelerini de paylaşmışlardır. Hanide kesb-i ikbal ve Valide Sultan'a rabt-l hubba-le-i ittisal ve cem-i mal etmiş idi. Yalısından kaldırılıp zikrettiğimiz karakol meydanına götürülüp oradan Valide Sultan ile ikisi yanlarına bir cariye verilerek araba ile İstanbul Sarayına teb'îd ve dört - beş gün hapa ve tazyik olunmuşlar ve o esnada Tiryal /İonımln dahi sahi Ihanosi ve Bağ köşkü aranıp emvalinden, hayli şeyi sebb.u gnsp eylemişlerdir. Bunlar şu halde iken merhum Sultan Abdüiasie'in ve Validesinin Peyr-i piyker cariyeleri çıkarılıp içlerinden şehirde melce ve münşil bulunanlar şuraya buraya dağılmış ve kimsesizleri kapanın elinde kalıp ırz ve namus ve harem-i saray-ı sal-sanat pâmal olmuş idi. Hattâ bunlardan erkânı erbaanın dahi dâne çîn'-i vuslat oldukları mervldir.> -(90) «Yevm-i Hal'de Sultan Aziz'in dâiresi yağma edilmişce-«ine bunca eşya-i nefise şunun bunun elinde kaldı. SuU tan Abdülaziz'in ve valide ve kadınlarının, cariyelerin üzerlerindeki hülliyata ve" ccplerindekl altınlara varınca alınmış olduğu maatteessüf işitildi. Yeniçeri zamanlarında vukubulan ihtilâllerde bile Harem'i Hümayun hakkında bu türlü muamelât-ı hakaretkörâne vukubulma-mış olduğu cihetle bu muameleler efkâr-ı âmmeye pek ziyade dokundu ve bundan dolayı Nuri Paşa pek ziyade lisana geldi. Vak'ay ı hal'dcn dolayı izhar.ı memnuniyet edenler dahi halatı çirkin görüp hey'et-i hSzıradan mü-teneffir olmuşlardı. Müteakiben Sultan Abdülaziz'in eseri gayret ve hamiyyeti olarak kendisini idama mecbur olması ve bazı araya göre idam edilmesi ise avam.u ha-vassa o kadar tesir etti ki. anıh aleyhinde olan efkâr-» umumiye dnf'aten hey'eyi hâzıra aleyhine mütehavvil ve miinkalib oluverdi.» (Ahmed Cevdet Paşa — Tezâkir — Cavit Baysun neşri. Tetimme sh. 158) 134 KADİR MI9IROÖLU J SULTAN n. AKBULHAMÎD Sultan Abdülaziz Han'ın yerine taht'a geçirilen Sultan V.Morad daha şehzadeliğinde Mason cemiyeti ile alaka peydahlamış ve bu yolda en üstün payeyi de elde etmiş bulunuyordu.81 Ancak aklî muvazenesinin çok çabuk bozulması" sebebiyle hal olunarak yerine bütün şehzadeliği boyunca hakiki şahsiyetini

şerirlerin nüfûz-ı nazarlarından saklamaya muvaffak olan veliahd Abdulhamid Efendi'nin (91> «... Hattâ Londra'da İngiltere Veliahdı Ervard'ın delâletiyîft ve 33 derece ile Fran . Masan teşkilâtına girmiş olması bile bir kanaat mes'elesinden ziyâde o zümrenin siyasi müzeheretini te'min maksadiyle izah edilebilir.» (bkz: İsmail Hami DANİŞMEND — a. g. e. sh. 266. (92) «... Mithat Paşa'yı İngiliz Sefareti pek ziyade tasahhub ve iltizam ettiği cihetle Rüştü Paşa anı hüsn-ü idare etmeyi icab-ı halden görüyordu. ¦ Bu veçhile bir müddet Sultan Muratfm meslûbuş-şuur olduğu ketm oldu İse de gittikçe cinneti mütezayid olarak artık ketm olunmaz dereceye geldi ve bir de müek-kilin cinneti halinde vekâletin alâ rivayetin bir ay ve alâ-rivayetin bir sene kadar hükmü baki olabilir ise de meydanda bunca mesail-i mühimme var İdi ki; mevkii icraya konulması sahihen bir irade-i padişaMye mevkuf idi. Bi. naenalâzallk işbu 93 senesi Şabanının onblrinci perşembe günü hall-ü akt ashabı Bab-ı Hümayun'a davet ile Kubbe Altında aktolunan Meclis-1 Umumîde Sultan Mu. rad*uv meslttb-ug-şuur ve bu cihetle şer'an münhali' olduğu ilân ve Sultan Abdüthamid Han-t SanV Hazretleri bil . irsi ve . 1 - istihkak tahtı Saltanata lclâs olundu ve. Ramazanı mübarekin yirmiyedisinde uhde-i fakire Adliye Nezâreti tevcih kılındı.» (Ahmed Cevdet Paşa - Tezâ-kir - Cavit Baysun neşri - Tetimme sh. 160 - 161). LOZAN ZAFER Mt. HEZİMET Mİ? 135 Meşrutiyet» ta'vizi ile taht'a geçebilmesi mümin olabilmiştir. Bu suretle ilân olunan Meşrutiyet, İmparatorluk da-ilinde ekaliyet mevkiinde bulunan Türklerin her türlü ak ve hakimiyetlerini kaybetmelerine ramak kalmışken jultan Abdulhamid Han'ın isabetli kararıyla rafa kaldırü-nış ve bu suretle hem garplılaşma hareketleri ve hem de imparatorluğun dağılıp parçalanması gibi felâketlerin zuhuru — hiç olmazsa — otuz sene gibi bir müddetle geriye atılmış oldu. Sultan II. Abdulhamid, saltanatının ilk yıllarında Sul-Sultan Aziz'i hal've katletmekten dolayı efkârı umumiye nezdinde itibarlarını kaybetmiş bulunan Mithad Paşa ve arkadaşları gibi garplılaşma taraftarlarının yeniden iade-i itibar etmek ümidiyle girdikleri 1877-78 Türk-Rus Harbini önlemek için hudutsuz bir gayret sarfetti." Fakat henüz vaziyete tam manasiyle hakim olamadığından buna muvaffak olamadı. Sultan Aziz merhumun gayret ve faaliyetleri neticesinde Rus ordusuna mutlak bir surette üstün duruma getirilmiş bulunan ordumuzun galip geleceğine inanan inkılâpçılar, şiddetle harp taraftarlığında bulundular. Gerçekten ihtilâl yapmış bir zabitan kadrosunun elinde bu-lunmasaydı bu ordunun Rus ordusunu yeneceği muhakkaktı. Fakat Sultan Abdülaziz Han merhumun önce hal ve sonra da katli hâdiselerine karışan ve bu suretle madûn-mâfevk münasebetleri bozulan ordu sırf bu iç bünye za'a-fmdan dolayı müthiş bir mağlubiyete maruz kalarak Moskof'un Ayestefanos denilen Yeşilköy'e kadar gelebilmesi fecaati ile karşılaşıldı. • Rusların âdeta dikte ettirdikleri «Ayastefanos Muahedesi» (3 mart 1878) Osmanlı Devleti için âde136 KADİR MI9IROÖLU ta bir «ölüm Fermanı» idi. İngilizlere Kıbrıs Adası üzerinde bir üs hakkı tavizi vermek suretiyle bunu hükümsüz kılmak üzere «Berlin Muahedesi (13 temmuz 1878) ni toplattıran Saltan Abdülhamid, Rusya'yı siyaset sahasında İngiltere ile karşı karşıya getirmig ve onu kazançlarının pek çoğundan mahrum etmiştir. Ancak bu suretle atlatabildiği bu «Doksanüç Harbi» badiresini bundan böyle kulağına küpe edinerek devrinin birçok hâdiselerinde gayet mahirâne bir siyaset takip ederek Avrupa milletleri arasındaki rekabetlerden istifade yolunu tutmuştur. Gerçekten bütün ihtilâfları bir harbe sebep olmaksızın ince bir siyasetle geçiştirmeye çalışmıştır. Bundan dolayıdır ki, çeşitli buhranlara rağmen onu devrinde sadece bir kere harp çıkmış, (1897 Türk-Yunan Harbi) o da kazanılmıştır. Devri, (1876-1909) iç ve dış düşmanların el birliği ile ) ortaya çıkardıkları «Boğazlar», «B u 1 g a r i s- | tan», «Girit», «Bosna-Hersek» ve | «Ermeni» mes'eleleri" gibi halli, güç buhranlara sah- f ne olduğu halde

. hastahaneler. (94) bkz. HEZİMET Mİ? 139 .. çok-j tan beri kaybedilmiş sayılmak . bu siyaseti sayesinde onlardan Müslüman tebâlan için bir takım imtiyazlar ve nisbî muhtariyetler koparmak imkânını elde etmiştir. Bunu anlamak İçin yirmlbeşincl «Cülus Yıl.94 Takip ettiği bu islamcı siyaset yanında kendi milliyetine ve millî örflerine de son derece bağlı kalan Sultan Abdülhamid'in muvaffakiyeti sadece böyle siyasî sahaya münhasır değildir. Alem-i tslâm C. îs.istiklâl oparabilmeleri ve hattâ imparatorluğun mukadderatına lüteallik birçok meş'elenin halledilebilmesi için Sultan tamid'in ortadan kalkması lüzum ve kanaati umumileşmiştir. Makedonyanm Balkan devletleri arasındaki tak-mine karşı çıkmaya. Ermenilerin . İngi-lerin Irak'ı ele geçirmek hususundaki arzularını balta!a-aya imâle edebilmiştir. Sultan Abdülhamid Han'ın adı anıldığı zaman aldıkları hürmet tavrım sayısız misallerle anlatmaktadır. Abdürreşid İBRAHÎM. kan «Doksanüç Harbi» istisna edilirse.. İslâm tarihi boyunca ilk defa ciddî ve müessir bir kudret haline getirmiştir.gereken Tunus'un Fransız lar tarafından ânî işgali ve Mısır'ın îngiiizlerce zaptı ha cinde düşmana bir karış toprak vermeden bütün buhra (93) Başta Rusya olmak üzere dış düşmanların tahriki ve düşmanların yardımlarıyla ortaya çıkan mu mes'eîele hakkında derli toplu bir bil^i için bkz: Kadir MİSİ OĞLU —• Moskof Mezalimi. Gerçekten bu devirde Hindistan. Fransayı ise. fabrikalar. vusturya ve Macaristan'ın Selânik'e kadar bütün Aravutluğu ele geçirme arzusuna mani olmaya azmettirmiş-ir. Japonya ve bütün Rusya'yı baştanbaşa dolaşan büyük seyyah ve mücahid Abdürreşid İbrahim Efendi bütün bu dolaştığı ülkelerdeki Müslüman ahalinin.2. herbirinin Osmanlı toprakları üzendeki gayelerini baltalamaya o derece sevketmiş ve bun-a öylesine muvaffak olmuştur ki.1 önümü» dolaLOZAN ZAFER MI. İtalya. Almanya ile Avusturya ve Maca-stan'ı. LOZAN ZAFER Mİ. Gayri Türk ve fakat Müslüman teb'asını ise takip et-. takip ettiği bu siyasetin. onun. 1 . Çin. Hilâfet siyasetini daha müessir bir surette yürütmek için inşa eylediği «Hicaz Demiryolu» nun masraflarının üçte bir nisbetinde Hind Müslümanlanndan temin edilmiş olduğunu düşünmek. Mısır'da da Mehmet Ali Paşa'-tağlayan anlaşmanın ana hukukunun muhafaza edildiği irlanırsa Sultan Abdülhamid Merhumun. HEZİMET Mt? 137 tehlikesizce atlatmıştır. Memleket dahilinde çeşitli yollar. son derece de bağlamış ve Hilâfeti. Bütün bu devletleri. bütün. O derecede ki. Bu neticeyi elde edebümek için rupa milletlerinin siyasetlerine adeta istikamet vererek lan biribirlerine rakip vaziyete getirmiş ve bu suretle r birinin emeline sed çekmiştir. tanbul 1328.iği «Hilâfet Siyaseti» ile devlete. Gerçekten onun arzusu hilâfına ortaya çı-. camiler ilh. İngiltere'yi Suriye'nin •ansızlar tarafından işgali isteğine. 213 . İstanbul 1970 sh. Hindistan'da çıkmak üzere olan bir isyanı ondan aldıkları bir «Sükûnet Fermanı» ile ancak ve güçlükle önleyebilmişlerdir. kışlalar. muhtelif derecelerde sayısız mektepler..Düşmanlarırm birbiriyle olan ihtilâflarından istifade suretiyle devletin mülkî tamamiyetini koruyabilmiştir. (95) Sultan Abdülhamid Han'ın memleketin maddi terakkisi için yaptığı büyük hizmetler ve ortaya koyduğu eserler saymakla bitip tükenecek gibi değildir. Fransa ve hattâ Rusya'yı. Âlemine şâmil siyasetinin kıymetini anlamaya yetecek bir husustur. Bu suretle teb'aları arasında 138 KADİR MISIROÖLU Müslümanlar bulunan müstemtekeci devletlere kudret ve kuvvetini kabul ettiren Sultan Hamid. inşa eylemek suretiyle Osmanlı topraklarının maddî memuriyeti için de hudutsuz bir gayret ve faaliyet göstermiş" olduğu halâ çoğu hizmet eden sayısız eserlerinin şahadetiyle sabittir. bunca gaileye men devleti nasıl maharetle koruduğu daha da vazıh surette ortaya çıkar.236.İslâm. kendi teb'ası olmayan Müslüman unsurlar üzerinde dahi tesiri görülmüş bu yüzden İngilizler. Türkistan.

Tebrikn&me. bir ordu terk etmiş olduğum anlaşılır. Demek ki haleflerim^ (Makamı saltanatta icrâ-yı hükm-i nüfuz eden yalnız biraderim olmadığı için halefleri diyorum) yalnız mikdar. Benim zamanımda hududumuz. benim bıraktığım otuz milyon borcu bugüne kadar dörtyüz milyona çıkardılar.i M i 1 1 I » isimli esere bir göz atmak yeter. bu büyük hükümdara Ermeni komitecileri tarafından yakıştırılan «Kızıl Sultan» iftirası daha ziyade gafil Türk ve Müslümanlar arasında yayılmıştır. HEZİMET Mt? 141 bu cemiyeti ve faaliyetlerini — kıpırdayan her yapraktan haberdar olan — Sultan Abdülhamid derhâl haber almış. sh. Yani. bazı siyasî muarızları. LOZAN ZAFER Mİ. Tamamen Siyonist" usullere göre hareket edoo <97) İsmail Hami DANİŞMEND — a. (96) Bak Sultan Hamid'in hâtıra defteri . Bütün bu yalanlan vatan ve hattâ Avrupa sathına yayan «İttihat ve Terakki Komitesi» Ermeni komitelerini kendisine örnek ittihaz ederek çalışıyordu. on üç misline. otuz milyonu mütecaviz nüfûs. 83. 108 «Ben 1324 (1908) senesinin Temmuzunda hükümeti bu mücâhidlere) 1325 (1909) nisanında da saltanatı gev-ketlü biraderim hazretlerine teslim ettim. g. üç yüz milyon liraya takarrup etmiş olan duyun-u umumiyemi-zi — iki büyük harbin ve bir çok dahili kıyamlardaki sevkJyyat-ı askerriyenin icâp ettiği masarifi tediye ettikten sonra — otuz milyona indirmeğe muvaffak olmuştum. Yani müddet-i saltanatımın bir sülüsü. vatan ihanetini her türlü tereddütten azade olarak ortaya koymaktan çekinmeyecek kadar ileri gidiyorlardı. ahlâfıma yang-ın değil. bir öşrüne. büyük bir ülke. İstanbul 1330 sh.Sultan Mecid devrinin israfları ve Sultan Aziz devrinin büyük askerî ve sınaî yatırımlan yüzünden 300 milyona bağlı olan devletin dış borçlarını pekçok eser vücuda getirmiş olmasına rağmen — tasarrufa azamî bir surette riayet ederek — otuz milyona" indirmiştir. Karadeniz'den Sahrayı Kebir çöllerine imtidâd ederdi. «Almanac de Gotha» nın 1908 senesinde negrolunan nüs-hasile bu sene çıkanı karşılaştırılıra. fakat aşın merhameti yüzünden hiçbir suçluya karşı gerekli müessir tedbirin ittihazına teşebbüs etmediğinden hâdiselerin gelişmesi maalesef önlenememiştir. Nazım Bey'le rüfekâsı ise. îşkodra'dan Basra -körfezine. onda birini vücuda getirdiler mi? Makam-ı hükümdâriye geldiğim zaman. en kritik bir zamanında binbir dahilî ve haricî gaileye rağmen âdeta bir sırat köprüsü üzerinde büyük bir dirayet ve maharetle idare eden Sultan Abdülhamid ilan hudutsuz merhameti yüzünden hiçbir mücrimi cezalandırmamış hattâ mükâfatlandırmak bile sayılabilecek tarzda bol tahsisatlarla merkezden uzaklaştırmakla iktifa etmiştir. hatta pek çoğu can hasmı olan ve devletin içinde bulunduğu şartlan kavrayamıyarak zararlı bir yol tutanları bol maaşlarla taşradan uzaklaştırmıştır. Devrinin münevverlerinin bir kısmının gaflet ve hattâ bir kısmının da ihanet içinde bulunmaları yüzündendir ki.100 Onun bu hudutsuz merhametine rağmen. Yani. Şöyle böyle on sene oldu. Son derece ahlâklı.ı düyunu tezyid hususunda ibzâl-i faaliyet ve ihrazı muvaffakiyet etmiştir. Müfteri muarızları. Hakikaten müddet-i saltanatında normal mahkemelerden geçen idam hükümlerini bile — anasını babasını öldürmüş olan bir teki müstesna" — tasdik etmemiş ve adalet cihazına hudutsuz bir saygı gösterdiği gibi kendisine suikast yapan Ermeni komitecisini bile affetmiştir. O kadar ki» baş muarızı Mithat Paşa'yı nef'yederken bile cebine beşyüz altın koymayı ihmal etmemiştir. Acı Hakikatler.İstanbul 1960 eh. e. {98) Mehmed Hurad — Tatlı Emeller.» 140 KADİR MI9IROÖLU nin rızkıa mani olmamak hususuna son derece riayet eylemiş. muhalefetin yuvalandığı yerlerden biri olan Askeri Tıbbiyede okuyan talebelerin ayaklarına taş bağlanarak Saray Burnundan denize demirlendikleri tarzında akla hayâle gelmedik yalanlar uydurmuşlardır. Asarımın üçte değil. Dış kaynaklardan beslenen birçok muarızı da Avrupaya kaçarak aleyhinde faaliyete koyulmuşlardır. Hakikaten Pariste bulunan ve kendilerine «Genç T ü r k 1 e r » adı . 2S7." Devleti. Saltanatı boyunca hiç kimseyısıyle çıkarılan ve saltanatının ilk yirmibeş yılına ait eserlerin listesini ihtiva eden «. zeki müthiş bir hafıza ve irade kuvvetine sahip bir şahsiyetti.

sh. g. onların ikiye ayrılmasınıl0' ve bir kısmının Sultan Hamid'e ilticasını intaç etmiş ise de nifak ve muhalefet daha hızlı bir surette gelişmiştir. g.ı şâ-hâne» lerle teltlf edilerek* Sultana «Hafiyelik» yapmak üzere Avrupaya gönderilmiş ve bu yolda bir hayli de hizmet etmiştir. LOZAN ZAFER Mt.. bu Jorris adındaki suikastçı Ermeniyl bile af. Bu taburların zabitanı kısa zamanda kendilerine pek yakın olan Beyoğlu'nun âlemlerine dalarak askerleri ile alâkalarını kestiler. birliğini alarak isyan edip dağa çıkmıştır.verilen siyasî muarızlarının bir kısmı Ermeni ihtilâl komiteleri ile uyuşarak Ermeni davasının (99) İsmail Hami DANİŞMEND a. Meşrutiyetin ilânı Türkiyede bir bağbozumu havası doğurdu. 288. makamında nazır öldürmekten çekinmeyecek kadar kanlı bir idare kurarak Meclisin kısa zamanda bir düello sahasına dönmesine sebep oldu. Ötedenberi bir takım karışıklıklara sahne olan Makedonya mes'elesi ile kurulduğu günden beri meşgul bulunan İttihat ve Terakkinin Manastır merkezi Avrupa devletlerine takdim ettiği bir muhtıra ile bu mes'elenin hall-ü faslı yanî devletin parçalanması için Sultan Hamid'e cebir ve tazyik icra etmeleri talebinde bulunmuştur. hakikatte ise kendi şahıslarının ve fırka menfaatinin müdafaası için «Avcı taburları» getirtip Taş Kışla'ya yerleştirdiler. sh. y. Bu suretle tabiî bir muhalefetle karşılaşan İttihatçılar. Şemsi Paşa'nın yerine tayin edilmiş olan Tatar Osman Paşa 23 Temmuz 1908 de âsiler tarafından baskına uğratılarak dağa kaldırıldı. İttihatçıları müdafaa için getirilmiş bulunan Avcı . »<103) Hâtırat-ı Niyazi Yahut Tarihçe-i İnkılâbı Kebiri Osmanlden bir sahife İstanbul 132Ş şjj. sh. e. 142 KADİR MI9IROÖLU halledilmesi. e. (100) Matbu fakat tarihsiz «Temmuzun sekizinci cuma günü Selâmlık mevki âlisinde icra kılınan iştlal-i cinai hak-kında bâ-irâdei saniyye-1 Hazret-i Hilâfet Penâhl te-gekkül eden komisyon-ı mahsus tarafından İcra kılınan tahkikatın fezlekesidir» İsimli battal eb'ad seksen küsur sahlfelik tahkikat evrakını münderiç eserin tetkikinden anlaşılacağı üzere kendisine karşı öldürmek kas-tıyla teşebbüs edilen euikast. îtidara gelen Ittihat-Terakki memleketi keyfî bir surette idareye başladı. yani vatanını parçalanması suretiyle bir «Ermenistan» kurulması için garp devletlerinden müdahale talebinde bulunmak kararını alacak kadar ileri gitmiglerdir. fetmigtir! Fakat iş bukadarla da kalmamış «ihsan. (bkz. Fakat muhaliflerine karşı amansız ve kanlı bir surette mukabele eden It-tihat-Terakki.101 Avrupadaki Jön Türkler tarafından bütün şartlarını haiz bir vatan ihaneti tarzında ortaya çıkan bu karar. Tuhaftır ki. 4102) a. Esasen daha önce Manastır'da Kanun-u Esasî toplar atılarak asiler tarafından ilân edilmiş bulunuyordu. g. 1890 yılında Askeri Tıbbiyede kurulmuş olan «ittihat. sokak ortasında gazeteci. kendilerini iç siyaset çekişmelerinin cereyanına kaptırdılar.) İsmail Hami DANİŞMEND — a. ittihat ve Terakki bütün Üçüncü Orduyu isyana katılmaya davet eden bir beyanname neşretti. Bundan bir gün sonra da bu emrivâkileri vatanı parçalamadan atlatmak isteyen Sultan Hamid «Kanun-i Esasi» yi yeniden mer'iyete koyarak İkinci Meşrutiyeti resmen ilân etti. ve Terakki» nihayet her müesseseden daha fazla millî ve muhafazakâr olması lâzım gelen Ordu'da dal budak-salmış ve ilk olarak Ma-nastır'a bağlı Resne'de Kolağası Niyazi Bey. 358 .59. HEZİMET Mİ? 143 Bu sırada telgrafhaneden çıkan Manastır Kumandanı Şemsi Paşa bir sûikaste uğradı. Bu suretle boş kalar neferler.103 (101) Fazla bilgi içlg bkz: ismail Hami DANÎŞMEND a. İstanbul'daki hassa ordusuna güvenemedikleri için Rumeli'den zahiren Meşrutiyetin. Bir beyanname neşrederek Meşrutiyetin ilân edilmesini isteyen Niyazi Bey'e bir müddet sonra bir Jandarma birliği de iltihak edince İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yahudi kotrolü( altındaki merkezi Selanik'ten artık Meşrutiyetin yeniden ilâm için Saraya telgraflar yağmaya başlamıştır. Bu durum kendi içlerinden bir muhalefetin ortaya çıkmasına sebep oldu. e. 35Q. 91. bütün vuzuhu ile tesbit edilmiş ve failin yakalanmış bulunmasına rağmen Sultan Hamid.

F : 10 146 KADİR MI9IROCLU yıünda «Trablusgarp Vilâyeti» mize taarruz ettikleri zaman.24!i. Mt. Bu da yetmiyormuş gibi derhal vukubulacak . Bu durum karşısında mevki ve ikballerini tehlikede gören İttihatçılar Rumeliye telgraflar yağdırarak «Meşrutiyet tehlikede!. .Taburları efradı. isyanın büyümesine sebep oldu. İsyancılar on gün kadar bütün şehre hakim oldular. herhangi bir tedbir almak şöyle dursun bil'akis burasını işgale âmâde kılmak için ne lazımsa yapmaktan geri kalmamıştır. Bilgisiz. 167.. bunun İttihatçılardan iktidarı almak için yapılmış bir tertib olduğu kanaatini hâsıl etmişler> demektedir. İtalyanların Trablusgarp hakkındaki niyetlerini.> yardım ediniz!. 2 İstanbul 1968 sh. Daha önce de. Bu davet üzerine Rumeli'den. 296 ve 31 mart vak'asım tahkik için Meclisçe kuru-lan komisyonda reis olarak çalışmış bulunan Yusuf Ke-mal Tengirşenk «Bu vakıalar. 119. Rıza NUR — Hayat ve Hatıratım C. Balkan ve Birinci Cihan Harpleri ile imparatorluğu bir yangın yerine çeviren İttihatçıların bütün bu harplerde ortaya çıkan cehalet.106 Bu suretle Sultan Hanrd'i hal edip Veliaht Reşat Efen-di'yi tahta geçiren tttihatçlar memleketi keyfi ve ceberru-tî bir tarzda idareye koyu! iular. Fakat biz bunlardan gayet kısa bir surette bahsederek Cihan Harbi nihayetine ve Millî Mü-«adele'nin başlangıcına intikal etmek istiyoruz. iclâslar. İkdam Gazetesi numara 7929 ve 17 nisan İ335 (1919) tarihli nüsha veya bunun aynen naklini iktiva eden Kadir MISIROÖLU — Moskof Mezalimi İstan. Akdeniz Havzasında müstemlekeler elde ederek genişlemek istiyor ve bu maksatta gizli gizli faaliyetlerde bulunuyorlardı. İstanbul'a gelirken neferlerine karşı «Padişahı kurtarmak!. Ittihat-ı Terakki zulümleri kargısında onlara cşphe alarak isyan et144 KADİR MI9IROÖLU ler. tecrübesiz ye çok defa düşman iğfalâtına tâbi hareketleri ile vatanı badireden badireye sürüklediler. HEZİMET Mİ? 145 (104) Memduh Paşa — Hal'iler. sh..ır herkesin bir hisse aldığı bu yağma.» feryadı ile yardım talebinde bulundular. I ilk icraat olsrak Yıldız Sarayının içindeki kıymetli eşyaları koltuklarına kadar yağmal ıdılar. Baş Kumandandan mülâzımlara kad. (105) Dr. İTTİHATÇILARIN GAFLETLERİ VE BİRBİRİNİ KOVALAYAN HARPLER İtalyanlar Fransa ve İngiltere gibi. Rum ve Yahudi gönüllüleri de vardı.10'1 Tabiatiyle böyle derme çatma bir kuv-Vet. tecrübesizlik ve hattâ ihanetleri bu eserin hacmini pek çok aşan uzun bir fasıldır. Birbiri arkasına çıkan Trablusgarp. herkesten daha iyi bilmesi lâzım gelen bu İttihatçı Sadrazam. Trablusgartaki askerleri Yemen'e göndermiş ve bu hareketin «Trablusgarb'ı İtalyanlara teslim etmek» demek olduğu yolundaki itirazlara kulak asmamıştı. hadiseden on yıl sunra yapılan bir tahkikat ile resmen ve tama-nen failler ve çaldıkları eşyayı gösterir bir liste halinde ortaya konulmuştur. İstanbul'a Mahmnd Şevket Paşa kumandasında onbeş bin kişilik «Hareket Ordusu» adı verilen bir kuvvet geldi ve Hassa Ordusunun yine hareketsiz kalması yüzünden vaziyete hakim oldu. Hareket Ordusunun işini kolaylaştırdı. (bakınız Yusuf Kemal Ten-girşenk ¦— Vatan hizmetindet İstanbul 1967 sh. Gariptir ki bu ordu içinde Bulgar. Fakat Sultan Abdûlhamid'in aşırı merhameti ve kan dökülmesini arzu etmemesi. Kan dökülmesine meydan vermemek için Hassa Ordusunun âtıl tutulması.» sloganını kullanan hareket ordusu kumandanları Avcı taburlarının isyanlarında zerre kadar dahü bulunmayan1" Sultan Abdûlhamid'i hall'edip LOZAN ZAFEr. bul 1970 sh. 244 . Harbiye Nazın Mahmut Şevket Paşa. Bu yolda gerekli siyasî temas ve anlaşmalarını ikmal ederek 1911 O06) Bkz. Tarihimizde «Otuzbir Mart» adı verilen hâdise hülâsatan bundan ibarettir. Osmanlı Hükümetinin başında Roma sefirliğinden gelme Sadrazam Hakkı Paşa bulunuyordu. Istanbuldaki muntazam nizamiye ordusu tarafından ciddî bir mukabele görse Çatalca istihkâmlarını bir adım ileriye geçemezdi.. bende 31 mart isyanının Abdülhamidin eseri olmadığını.

. gaflet ve hıyanetlere tuz biber ekmişti.» tarzında rica yollu bir cevap vermişti. Balkan devletleri arasında ötedenberi birleşmelerini önleyen pekçok ihtilaflı mes'ele vardı. işgal gibi vahim teşebbüslere tevessül etmeyiniz!.ada » yi işgal etmiş diğer taraftan da «Makedonya». isyan daha evvel başlamış ve devam etmekte idi.bir İtalyan taarruzuna inanız bulunan Trablusgarptaki askerî malzeme.Osmanlılar «Trablusgârb/i. İtalyanlar da On iki Ada'-yı tahliye edecekler.. Bir taraftan da artık çoktan kaybedilmiş bulunan «Girit» için faydasız mitingler tertip ediliyordu. Şöyle ki:. iyi talim ve terbiye görmüş bulunan Rumeli ordularının terhisi10' gibivahim bir hatâ işlenmişti. HEZİMET Mİ? 147 "hele şn oyunumu. silâhsız ve hattâ Vali ve Kumandansız. HEZİMET Mİ? 14» olan Osmanlı Padişahının adı okutturulacaktı. sh. harbin başlamasından çok az bir müddet önce. Bu> suretle Sadrazam Hakla ve Mahmut Şevket Paşa'lar ta-ıafından Sultan Abdülhamid'in aldığı bütün tedbirler bozularak askersiz. Sırbistan'a nakline müsaade edilmesi. fiilen başlamış oldu. «Trablusgarp ve Binga-zi'nin medeniyet nimetlerinden mahrum bırakıldığından ve bu hale İtalya'nın daha fazla seyirci kalamiyacağmdan illi. 123 148 KADİR MISIROCLU LOZAN ZAFER M t. lıOZAN ZAFER Mİ. — Ahmed Reşid REY — a. e. Fakat asıl garip ve hattâ acı olanı şu idi ki. Jandarma . dolayısiyle Sadaretten ayrılan Hakkı Paşa'nın yerine Gazi Ahmet Muhtar Paşa geçmiş bulunuyordu. yerlerde mürettep isyanlar zuhur etmiştir. hale getirilen Trablusgarbe karşı İtalyanlar taarruza geçtiler. Bu sırada Trablusgarp harekâtı. orada yerli halktan bir mukavemet cephesi kurmaya çahşmışlarsa da İtalyan donanması zahmetsizce < Oniki. bitireyim!» diyerek kendisine takdim edilen zarfa elini bile sürmeyip oyununa devam etmiştir.. onların anlaşmalarım daima önlüyordu. Çeşitli yollardan ve çeşitli maksatlarla Trablusgarb'a koşan bazı zabitler. Aynı gün verilen müddetin bittiği esbab-ı mucibesiyle ilân-ı harbe bile lüzum görmeden Trablusgarb'e İtalyan çıkarması vâki olmuş ve harp. 385. «Havran» v.müfettişi sıfatıyla Os-rnanlı hizmetinde bulunan İtalyan Robilan Paşa'nın evinde bulunuyor ve onunla briç oynuyordu. e. Bunların başında da mukaddes sayılan bir takım mektep ve kiliselerin taksimi gelmekteydi. Bununla İtalyanların «İltihak» karan ile Osmanlıların «Muhtariyet vaadi» kâğıt üzerinde tel'if edildi. a. Sırbistan'ın Almanya'dan satın aldığı bir kaç ay sonra bize karşı kullanılacak olan seri ateşli silâhlara Avusturya geçiş hakkı vermeyince bu devletin imdadına yetişerek bunların Selanik yoluyla. 23 eylül 1911'de Osmanlı Devleti'ne yirmidört saat: mühletli bir nota veren İtalyanlar. Hele. Arnavutlukta ise.s. g. «Şimdi sırası değil. Bu durum çoktan anlaşmış olan ve fırsat kollayan Balkan Devletlerinin 8 ekim 1912'de ilânı harp ederek «Balkan Harbi » ni açmalarını kolaylaştırmış oldu. bu nota kendisine arzedilmek üzere getirildiği zaman. «Yemen». bahsediyorlardı. bu notaya karşı 29 eylül 1911'-de «Her istediğinizi yapacağız. Halbuki Sultan Abdülha--mid Han'm bütün balkanlarda ırk. mezhep ve menfaat ayrılıklarından istifade ederek takip ettiği uyanık siyaset. Trablusgarbin daha az bir ehemmiyeti haiz olduğu mülâhaza edilerek. sh. İttihatçılar 3 temmuz 1910'da kabul ettikleri bir kanunla «Nüfus ekseriyeti» ni esas alarak bu ihtilaflı yerleri onlar arasında paylaştırmış ve resmen devir ve teslim yapmışlardı.107 Sadrazam Hakkı Paşa. Trablusta bir «Sultan Naibi» bulunacak ve hutbelerde aynı zamandı «Halife» <107) İsmail Hami DANİŞMEND. Fakat devam eden Balkan harbi dolayısiyle Oniki Adayı elde tutmanın güçlüğü dikkate alınarak burasının Balkan Harbi nihayetine kadar İtalyan işgali altında kalması kabul edildi. Daha feciî şu ki. İtalya ile Lozan'ın iskelesi «Uşi» de bir muahede imzalandı.. Aynca da Trablusgarp vali ve kumandam basit bir iş için İstanbul'a getirtildi. g. Sadrazam Hakkı Paşa. silâh ve mühimmat İstanbul'a nakledildi. fakat.

Kemal Pasa tarafından bile itiraf edilmektedir. SOV KA. 58. sh.. ordu olmaktan çıkarak inkılâp ve ihtilâl hevesleriyle meşbû bir «Silâhlı parti» vaziyetine girmişti. Bu korkunç hezimete rağmen Şükrü Paşa kumandasındaki Edirne. M.DIK MI3IROOLU deki ihtilâlci ve çoğu küçük rütbeli zabitler tarafından azl ve nasb olunmaya başlamıştı. Göritp İşittiklerim. sh.. «Harbiye nezareti müddeti niza-«üyelerini ikmal etmelerinden naşi seferberlik ilânında» evvel terhis etmiş olduğu yüzblni mütecaviz nizamiye efradını yollardan çevirerek mevakı-l Harbiye'ye sevkey-ledi. Doksanüç Harbindeki «Plevne müdafaa s ı » na eş. Harp başlayınca bir askerî harekât plânı bile mevcud olmadığı görülmüştür.g. Bizim maksadımız harp tarihi yazmak olmadığı için teferruata girmeden sadece birkaç ehemmiyetli noktayı nakledip hâdiselerin teselsülünü belirtmeye çalışacağız: Uç safhada cereyan eden Balkan harbinin ilk safhasında çok büyük kayıplara uğradık. Bu durum. Cemiyet namına selâhiyettar olan diğer arkadaşlarla İbrahim Paşa'nın kumandanlığı mes'elesini müzakere ettik. Balkan Harbi başlamadan harp taraftarı İttihatçıların tahrikiyle talebeye «Harp isteriz!. (111) Ali Fuat TÜRKGEL. Bir zaman için kalmasında mahzur görmedik..10' " Gerçekten hiçbir kalemin hakkıyle tasvir edemiyeceği bu şenî hezimetin daha harp başlamadan çok evvel ortaya çıkan çeşitli gaflet ve ihanetlerin eseri olduğu muhakkaktı. dâsitânî bir mukavemetle muhafaza ediliyordu. Düşmanı Anadolu'dan getirtilen taze kuvvetlerin yardımıyla ancak ve güçlükle Çatalca'da durdurmak mümkün olabildi. .g.»110 Bu hâdise. 60. Vukuatın nihayet birkaç ay sonra tekzip ettiği bu Nazır hakkında nasıl bir hüküm vermek gerektiğini tayinden insan âciz kalmaktadır. hiçbir nazırlık yapılmamıştı..DÎ.(108) Şeyhülislâm Cemâlettin Efendi _ Hatırat-ı Siyasiye İstanbul 1336 sn..e. Nutuk. Balkanlardan imanım kadar eminim!.112 istanbul'a gelen fena haberler üzerine Sultan Ilcşad.» naraları ile sokak nümayişleri yaptırılmış bu suretle hükümet ve hattâ padişah tesir altına alınmak istenmiş111 olduğu halde.e.. Kemal Paşa. (113) Ali Fuat TÜRKGELDİ. Nihayet bizim ordu gibi Bulgar Ordusunda da «kolera» zuhur ettiği için yapılan sulh teklifi kabul olunarak bir mütareke akdolundu. a. 73.» Balkanlarda aleyhimize girişilen hazırlıkları farkeden bazı mebuslann bu hususta ne düşünüldüğünü sorması üzerine Hariciye Nazırı Asım Bey. m (110) M.DÎ. Ankara 1951. «Müşir İbrahim Paşa beni davet etti ve şu beyanatta bulundu.» « — fcabedenlerle görüştükten sonra cevap verebileceğimi söyledim. «Balkanların aleyhimize birleşmeleri külliyen yalandır.. Ne hazindir ki. Meşrutiyetin ilânı sıralarında cereyan ettiğine göre ordunun daha o zaman ne hale geldiğini gösteren tipik bir itiraf değil midir? Daha fecü şu ki. «Beni ordu kumandanlığında ibka edecek misiniz etmeyecek misiniz? îbka olunmayacak isem. a. Türk tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bu ric'at ve hezimet.» diyordu. İhtilâlci ve partizan zabitlerin şahsî hırslan ve birbirlerine karşı besledikleri düşmanlıklar yüzünden uğranılan bu yüz kızartıcı hezimeti tasvir için Mahmut Muhtar Paşa'nın tabiriyle «Emil Zola'nın kalemi» ne ihtiyaç vardır. (112) Ali Fuat TÜRKGEL.. 447. Bir kere ordu. 41. Ordu kumandanları İttihat ve Terakki merkezinİhtilâlci subayların birbirini baltalamaları yüzünden uğranılan bu feci hezimetin çirkin bir hainâne sebep ve sâik-lerini kavramak için Abdullah Paşa'nın «Balkan Harbi Hâtıraları» na bir göz atmak kâfidir. bizzat cepheye gitmek istemişse de buna da mâni olunmuşLOZAN ZAFER Mİ. şahsım tecâvüz ve hakarete duçar edilmeden hemen istanbul'a hareket edeyim. sh. düşman tazyik ve hücumundan ziyade ordumuzun iç bünyesindeki anarşiden doğmaktaydı. HEZİMET Mİ? 151 tur.. Ankara 1927 sh. Kumandanlıkta kalacağı hakkındaki cemiyet kararım ben kendisine tebliğ ettim..

karşısına imkân nisbetinde Bulgar kuvvetlerini çekmeye çalışacaktı. Yeniden taarruza geç-tilerse de Çatalca istihkâmlarım yine de aşamadılar. Fakat bu ana kadar muhasarada kalan ve kahramanca mukavemet eden Edirne açhk ve cephanesizlikten bîtab düşerek teslim olmaya mecbur kaldı. •Şarköy'den bir çıkarma yaparak Bulgar askerlerini arka-•dan çevirmek plânı tatbik edilmek istendi. diğer fırkasının erkâm harbi ise Fethi (Ok-yar Beydi. Bu yüzden Çatalcadaki Bulgar ordusunu yerinden söküp atmak mümkün olamıyordu. Şarköyde karaya çıkan onuncu kolordu da kuzeye yani düşmanın sağ cenahı gerisine taarruzla düşmanı yok edecekler ve en kısa yoldan Edrne'ye yürüyeceklerdi. Burada vahşî Bulgar askerlerinin hunharca işledikleri cinayetler ve irtikâp ettikleri mezalimin hikâyesi ciltlere sığmaz. yalnız başına hareket ederek Edirne'yi kurtarmanın şerefini başkaları ile paylaşmak istemediklerinden 26 ocakta oyalama muharebesi yerine kat'î taarruz yaptıklarından öğle üzeri henüz onuncu kolordunun sadece iki taburu karaya çıkmışken. İtimal ki. İttihatçı zabitler. Edirne'nin sukut etmek üzere bulunduğu bir sırada. uğranılan mağlubiyet. bilâhare bu mağlubiyet hakkında «Bolayır Muharebesindeki Muvaffakiyetsizliğin sebepleri» ismiyle bir eser yazarak kendisini ve arkadaşım . Ayrıca onuncu kolorduyu da Şarköydeh karaya çıkarak Bulgar ordusunun kısm-ı küllisini bunlar üzerine çekmek ve bu suretle Çatalca hattını zayıflatarak düşmanı püskürtmek plâm tatbik edilmek isteniyordu. Bu suretle Istanbuldan evvel fethedilerek devletimize bir asır «Fayitahtlık etmiş bulunan bu mübarek şehir. Kemal Bey. netice vermeyen sulh müzakerelerini terkederek mütarekeyi feshettiler. 26 ocak sabahı Onuncu Kolordu Şarköy civarında karaya çıkarılacak bu hareket esnasında Bo-layır Kolordusu. Çatalca müdafaa hattı dar olduğu için Osmanlı Ordusunun müdafaasını kolaylaştırıyorsa da bu durum Bulgarların da işine yarıyordu. Fakat bu neticenin istihsalinden evvel «Şarköy •Çıkarması» ve «Bolâyır.U Edirne'nin kaybı harbe devam hususundaki azmi kırdığından yeniden sulh masasın?. HEZİMET Mİ? ısa ki ise M. Kâmil Paşa'yı «Edirneyi terketmek» ihanetiyle itham edip iktidardan düşüren ittihatçılar. Bolayır kolordusu doğuya yani düşman cephesine. harp başlamadan evvelki gafletler ve harp içindeki ihanetler olmasaydı her tarafta Edirne'nin şanlı müdafaasına eş muvaffakiyetler elde edileceği muhakkaktı. Bu durumdan istifade edilerek sulhun imzasından iki ay kadar sonra hücuma geçen Türk ordusu Edirne'yi almaya muvaffak oldu.harekâtı» adı verilen askerî harekâttan bir nebze bahsetmek istiyoruz.Sulh müzakereleri esnasında daha önce Osmanlı Devletinin galip geleceğini tahmin ederek «Statiko de-ğişmiyecektir! » diyen Avrupa devletleri derhal bu sözlerini unutarak Balkan devletlerini iltizam etmeye koyuldular. Bunun bir fırka (tümen) sımn erkâm harbi M.AJJIR MI9IROÖL. Fakat bizi büyük kayıplara uğratan bu «Londra Mua-' hedesi» bile Balkan kavimlerin kin ve ihtiraslarını tatmin etmedi. «. Fethi Bey. Yukarda arz edildiği üzere birinin erkâm harp reisi Fethi Bey diğerininLOZAN ZAFER Mİ. sanki kendi eserleri değilmiş gibi 23 ocak 3913'de meşhur «6 â b . Kemal Beylerin bulunduğu kolordu. oturuldu. Sonra da birlikte harekâta geçeceklerdi. yüzde elliye yakın bir zayiatla tekrar eski yerine çekilmeye mecbur kaldılar. KâmÜ Paşa'nın terketmediği Edirne'yi de vererek Midye Enez hattını hudut kabul eden 30 Mayıs 1913 tarihli «Londra Sulhu» nü imza ettiler.ı Âli Baskını» nı yaparak Sadrazam Kâmil Paşa'yı indirip yerine Mahmud Şevket Paşa'yı geçirdiler. Kemal lîey olan iki nizamiye fırkası. Çanakkale Boğazı'nı hin-i hacette kapatmak maksadıyla Bolayırda bir kolordu bulunuyordu. Plân bu tarzda ve Erkânı Harbiye reisliğince tanzim edildiği halde Bolayırdaki kolordu yani Fethi ve M. Şarköyde karaya çıkarılacak olan kolorduyla birlikte hareket edecek ve kat'î taarruz icra etmeyerek düşmanı üzerlerine çekmeye çalışacaklardı. Bulgar sürülerinin eline geçmiştir. Gerisinde iki Osmanlı kolordusunu gören Çatalcadaki Bulgar ordusunun aslî kuvvetleri de ister istemez çekilmeye mecbur kalacaktı. Bu sırada Balkan devletleri de. «„. Kendilerine terk olunan araziyi paylaşamadılar ve aı alarmdaki eski ihtilâflar yeniden alevlendi.

Kemal ve Fethi Beyler'in. Hâdiselerin bu suretle gelişmesi «İttifak» ve «İtilâf» zümreleri adıyla Cihan Harbi'nin taraflarım.ortaya çıkarmış bulunuyordu. Rusya Sırbistan'ı kor*mak bahanesiyle Avusturya'ya ilân-ı harp etmiş. Fransa ise. 2 istanbul J568İ sh. Bu yüzden onuncu kolorduyu beklemeden icra edilen kat'î taarruz muvaffak fcile olsa Eulgar ordusunu Çatalca'dan çekmek ve iki kolordu arasına sıkıştırmak hususundaki plân gerçekleşmemiş olacaktı. Rıza Nur da Bolayır kolordusunun hezimetinin M. . İttihatçılar sadece Trablusgarp ve Balkan Harplerinde değil devletin nihaî mağlubiyet ve parçalanmasına müncer olan Cihan Harbi'nde de ayni gaflet ve hattâ ihanetlere devam etmişlerdir. LOZAN ZAFER Mi. :Edirneyi muhasara eden kuvvetle(114) Fethi OKYAR. «Şarka Doğru» adıyla bir siyaset takip ederek îngilterenin karşısına dikilen ve bu siyaseti Bismark'tan itibaren aleniyete dökmekten çekinmeyen Almanya. . Edirne'nin istirdadı şerefini Enver Pa-şa'ya kaptırmamak gayesinden doğmuş dehşetli bir hezimet olduğunu kaydetmektedir. ihraç yapan bir kolordunun temin-i selâmeti için icabederse kendisini feda etmek üzere muharebe edecektir ve öyle de yaptı »demektedir. Bu suretle müstakbel bir Cihan Harbi'nin grupları belli olmaya başlamıştı. İngiltere ise önceleri tarafsız kalmaya gayret sarfetmişse de Bismark'ın aldığı hâsımâne tavır yüzünden Fransaya meyletmeye başlamıştı. Sultan Hamid'den «Bağdat demiryolu» imtiyazını almak suretiyle bu siyasetini epeyce takviye etmişti. 23 (115) Dr. düşmanı mümkün olduğu kadar üzerine çekmesini ye bu hususta çıkarma yapan onuncu kolordu ile müşterek bir harekât plânı içinde bulunmasını istemekteydi.14 kasım 1913'de de Atina'da Türk-Yunan Anlaşmalarının imzalanması ve bu suretle Balkan harbinin elîm facialara ve büyük toprak kayıplarına sebep olduktan sonra nihayete erdirilmesi mümkün olabilmiştir.1" işte bu hâdiseden sonradır ki iki bulgar alayı karşısında mahvu perişan olan Bolayır kolordusu karşısına ve Çatalca istihkâmları önüne pek az bir kuvvet bırakmaktan çekinmeyen Bulgarlar. R'za NUR — Hayat ve Hatıratım. Bolayır Muharebesindeki ademi muvaffakiyetin sebepleri sh. Milliyetçi Sırpların Bosna-Hersek'i ilhak etmiş olan 156 KADİR VHSIROÖLU Avusturya'ya kargı duydukları kin ve nefretin eseri olarak bir milliyetçi Sırp talebesi tarafından 28 haziran 1914'de Avusturya Veliahdinin vurulması Avusturyanın Sırbistan'a sert bir ültimatom vererek onu harple tehdit etmesi-jıe sebep olmuş. Fethi Bey müdafaasında : «Bolayır kolordusu. Fransa müstakbel hedefleri için daha 1894 de Rusya ile anlaşmıştı. Fakat yukarıda arzedildiği gibi elde ettikleri arazi üzerindeki taksim ihtilâflarından istifade ile Edirnenin kurtarılması ve 29 eylül 1913'de îstanbulda Türk-Bulgar. Çoktan beri Avrupa devletlerini korkutan Cihan Har-bi'nin çıkmasını gerektiren iktisadî rekabet son haddine varmış bulunuyordu. Almanya ise Avusturya'yı korumak zahiri sebebiyle harbe dahil olmuştur. Bu mes'ele hakkında Miralay Sadık Bey'in yerinde tahkikata istinaden yazdığı bir broşüre de temas eden Dr.müdafaaya çalışmışsa da gösterdiği sebepler askerî ve mantıkî bakımdan tatminkâr değildir. C. HEZİMET Mİ? 155 rini yüzseksen bin kişiye çıkarmışlar ve Edirne'nin sukutunu temin edebilmişlerdir. Onuncu kolordunun çıkarma harekâtmı ikmal etmesini beklemeden kat'î taarruza geçmek Bolayır 154 KADİR MI9IROOLU kolordusundan en az yirmibin vatan evlâdının kefensiz Bolayır sırtlarına defnedilmesine sebep olmuştur. Sür'atle gelişen iltihak ve taraf tutmalarla daha önce gerçekleştirilmiş bulunan anlaşmalar gereğince taraflar yerlerini almış ve Cihan Harbi bütün dehşetiyle başlamış oldu. Alsas-Loren kaybı yüzünden Almanya'nın karşısında bir siyaset takip ediyordu. 408. 406 .114 Halbuki bu husustaki 24 ocak 1328 tarihli başkumandanlık emri Bolayır kolordusuna kat'î taarruz icra ederek kendisini mahvetmesini değil.

Cihan Harbi'nin çıkış sebeplerinden biri de Almanların takip ettikleri «Şarka doğru» siyasetidir.g. kazanılsa dahi devlete yeniden bir karış toprak ve-rilmiyeceği aşikârdı. e. geç kalınmış bulunduğundan burada hatâ ve beceriksizlikleri sabit ve muhakkaktır. Devletlerin protestosundan kurtulmak ve ilân edilmiş bulunan bîtaraflığın ihlâl edilmediği zehabını hâsıl etmek için bü gemilerin tarafımızdan satın alınması kararlaştırılmış fakat zabitan ve neferleri değiştirilmemişti.. Her ne kadar vaki sulh teklifleri reddolunduğu için. müracaat ettiği her kapıdan eli boş dönmüştü. LOZAN ZAFER Mt. İstanbul 1937 sh. kabul edilebilmesi için ön hazırlıklar yapılmamış ve gayet. Bu sırada Bulgaristan kendiliğinden Osmanlı Devletine bir sulh teklifinde bulundu. Türkiyeden de birçok araziyi hedef ittihaz ettiğini inkâra imkân yoktur. dahilî idarelerin-deki zulüm. şöhret peşinde koşan İttihatçılar. Fransız taraftarlığı ile şöhret yapmış bulunan İttihatçı liderlerinden Cemal Paga. BöyJe bir muahedeyi imzalamanın Türkiyeyi Almanya safında bu büyük harbe sürükleyeceğini olsun düşünerek gerekli hazırlıkları ikmal etmek yerine hâlâ şahsî emeller ve şan. İttihatçılar da «Türkçe konuşan insanlardan ibaret büyük bir Türk Devleti» kurabilmek gibi — o gün için hamhayâl olan — birtakım emeller peşinde koşuyor ve bunları gerçekleştirmek için Cihan Harbi'nin kendilerine imkân ve fırsat bahşedeceğine inanıyorlardı. İstanbul J959. Fransaya ittifak teklifinde bulunmuş. 393. 158 KADİR MISIROÖLU yüzünden Devlet o hâle gelmişti ki. 2. Filhakika Enver Paşa da daha sonra katıldığı «Baku Kongresi» nde kendisini bu yolda müdafaa etmiş ve Almanya'nın Osmanlı Devleti için «Ehven-i şer» olduğunu söylemiştir. fakat muvaffakiyet elde edememişti. zuhur edecek bir harbin kazanılması imkânsız denecek bir derecede güç olduğu gibi.118 Hattâ Erkânı Harbiye Riyasetinde hazırlanan bir rapora nazaran Osmanlı ordusunun böyle bir harbe girmesi mutlak bir hezimet ve devletin inhilâli ile neticelenecek kat'î bir felâket olacaktı. Ordunun yorgunluğunda başka iaşe ve teçhizat durumu da gayet kötü idi. Bu. Balkan harbi hezimetinden sonra Osmanlıların ittifakına kimse yanaşmıyordu. Türkiye'yi bir an önce harbe sokmak için tertip edilmiş bir emrivâkiden başka bir şey değildi.1" Fakat unutmamak gerektir ki.Osmanlı Devleti. Bütün bu gelişmeler. üstüste maruz kaldıkları mağlûbiyetlerin kaybettirdiği itibarlarını yeniden takviye için Cihan Harbini âdeta bir nimet telâkki ediyorlardı. a. Sadece başlarına birer fea ."7 Harp başlar başlamaz bîtaraflığını muhafaza etmek isteyen sonra da bunun mümkün olamıyacağını görünce kendine müttefik arayan Osmanlı Devleti. tedhiş ve yağmagirlikle. böylesine ehemmiyetli bir anlaşma. 397 <117) Kâzım KARABEKİR. Fakat bu teklif samimî (116) Kâzım Karabekir — Cihan Harbine Nasıl Girdik. HEZİMET Mİ? 157 olmaktan ziyade Mekadonya mese'lesini kendi lehine halledebilmek için Osmanlı nüfuzundan istifade etmek maksadından doğmuştu. Balkan Harbin'den büyük maddî ve manevî kayıplarla çıkmış bulunduğundan bu harpten nihayet bir yıl sonra patlak veren bir «Cihan Harbi» ne girmek için her türlü hazırlıktan mahrumdu. C. 67. kabine azalanndan bir kısmının haberleri olmaksızın imza edilmiş bulunuyordu!. Halbuki bilhassa onların hatâları (113) Cemal PAŞA — Hatıralar.11* Aynı teklif daha sonra İngiltere'ye karşı da yapılmış fskat müsbet bir mukabele görmemiştir. Gerçekten tarih boyunca dahilî siyasetlerinde muvaffak olamayanlar dikkatleri harice çevirmek için bu gibi harp-darp imkânlarım daima kullanmak isterler. ittihatçıların Almanya safında yer almalarını kınamak lâ-zımgelir tarzında düşünmek mümkünse de bu tekliflerin. 2 ağustosta ortaya çıkan Türk -Alman ittifakına zaruri olarak zemin ve sebep teşkil etti Hükümetin ne ölçüde iç siyaset oyunları ile meşgul bulunduğuna bakınız ki. sh. 2 ağustos 1914 tarihinde imzalanan Türk-AIman ittifakından dokuz gün sonra Almanların «Goben ve B r e s 1 a v » adındaki iki zırhlıları Fransız sahillerini bombaladıktan sonra takibten kurtulmak için Çanakkale Boğazından içeri girdiler. sh. Üstelik muhariplerin her birinin Osmanlı arazisi üzerinde gözleri vardı. Bu siyasetin.

M. . Değiştirilmeyen gemi kumandanı Amiral Şuson. Müttefikler. Edilirse. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki. bu güne kadar yürütülen propagandalar karşısında tereddütler hasıl edebilecek olan bu hükmümüzü izah için kısa bir malumat verelim. Kemal Paşa olsa bile!..1'0 Çünkü harbe iştirak (120) Bunu gedikli Kemalistlerden Falih Rıjkt Atay bile itiraf etmektedir: «tttihat ve Terakki Fethi Bey'i Sofya Sefirliği ile tasfiye etti.. Osmanlı Devletinin Almanlar ta. Rus şehir ve kasabaları birer birer düşmeye başladı ise de hiçbir taraf kat'î ve nihaî bir zafer kazanamadı.1918 Dünya Harbi. Şark cephesinde Sırbistan ve Lehistan'a taarruz eden Avusturya. HEZİMET MİT 161 eden zabitlerin sıra beklemeden yani « mümtaz e n » terfi edeceklerini düşünüyordu. Buna nazaran. Çünkü kumanda ettiği gemiler Osmanlı Bayrağı taşıyordu!. Kemal de onun ateşemiliteri olarak memleketten uzaklaştı. liman Voö Sanders'ti Anafartalardaki dokuzuncu fırkacın kumandam da yine bir Alman zabiti olan Kannengiesser'di. İstanbul 1955 sh. Kemal Bey (Paşa) muharip bir askeri birliğe tayin edilmesi için Adliye Nezaretindeki İttihatçı arkadaş! arma Üstüste rica mektupları gönderiyordu. Harbin ilk günlerinde Belçikayı kolaylıkla işgal eden Almanlar. Fakat uzayıp giden harbin tevlid eylediğini açlık ve malzemesizlik yüzünden Rusya'da ciddî bir buhran baş gösterdi. 25 LOZAN ZAFER Mt. Bu kumandan M. Kemal'in emrindeki ondokuzuncu fırka bu kuvvetin ihtiyatı idi. Ve M. Boğazlardan geçerek Rusya'ya yardım etmek istediler. LOZAN ZATEİR Mi..Harp başlayalı henüz üç ay oluyordu.. Fransaya karşı hücuma geçmişler fakat bu sırada harbe dahil olan İngilizlerin yardımıyla durdurulmuşlardı. Bundan sonra bu cephedeki harp ehemmiyetsiz siper muharebelerine intikal ederek devam edip gitmiştir. Mustafa Kemâl Sofyada Ata-şimiliter iken başlamıştır. Fakat mehmedçiğin yiğitçe direnişi karşısında bu emellerine muvaffak olamayip çekilip gittiklerinden yardımdan mahrum kalan Rusya'da buhranın daha da büyüyerek «Bolşevik ihtilâli» ne müncer olduğu malumdur. Bu ricalar sonunda karargâhı Maydos'da bulunan Ondokuzuncu Fırka (Tümen) kumandanlığına tayini emri çıkmıştı. Rus-Romen müşterek mukabelesi ile karşılaştı. Muharebede zayiatın bir numaralı âmili muhakkak ki kötü sevk ve idaredir. Mustafa Kemal. Bunun uzun ve teferruatlı sebepleri üzerinde durmuyoruz. Fakat imdadına yetişen Türk ve Alman kuvvetleri «Galiçya Cephesi» denilen bu cephede Rusları püskürtüp geriye attılar.ne gönderilmiş bulunan M. isterseniz.. Çanakkale Harbi başladığı zaman —evvelce bir nebze anlatıldığı üzere— Balkan Harbi'ndeki «Bolayır Hezimeti» sebebiyle tecziye edilerek «Sofya Ataşemiliterliği». 1914 . Çanakkale'ye çıkarma yapmalarının sebebi buydu. askerlerinin âtıl kalmamasını bahane ederek Karadeniz'e çıkmış ve Odesa Limanını topa tutup bir Rus nakliye gemisine taarruz ederek Osmanlı Devletini harbe sokmuştu. HEZİMET Mİ? 159 geçirilmekle müttefikerin gözü boyanmak istenmişti.. Elde bulunan bir meîıtuba göre. Çanakkale sırtlarına dörtyüz bin vatan evlâdını gömen bir zabitan kadrosunun muavaffakıyetinden elbette bahsedilemez.(119) Ali Fuat CEBESOY — Moskova Hâtıraları. Burada sırası gelmişken bir «Müdafaa har-b i » olması bakımından «Millî Mücadele» ye son derece benzeyen fakat elde edilen muvaffakiyet itibariyle onunla kıyaslanamayacak kadar büyük bir şerefi haiz 160 KADİR MlSIROÖLU bulunan Çanakkrie muharebeleri hakkında kısa bir izahat vermek istiyoruz. Beşinci Türk Ordusu'ımn vazife aldığı Çanakkalede cephe kumandanı. oradaki kumandanlardan herhangi birisine «Kahramanlık» veya cKurtarıcılık» sıfatları elbetteki izafe edilemez.. mutlak yalan ve sahtekârlıktan başka bir şey olmaz. a -— Çanakkale muharebeleri mehmedcik için büyük bir şeref olduğu halde orada kumandanlık etmiş zabitan için hiç de yüz ağartıcı değildir.

«Baş ku mandan Vekili» sıfatiyle cepheyi teftişe geidi. L.1'1 Buna rağmen Anburnu çıkarmasında daha fazla muvaffak oldular. M. büyük zayiata uğrayan kıt'alarının bakiyelerini tekrar gemiye bindirip kaçırmaya mecbur kaldı: Kumkale-'ye çıkarılan Fransız as-. İngiliz kıt'aları. O derecede ki.OnkU hepsi şehid olmuştur . vaziyeti muhakkak kendi lehine hallerdi» demektedir. Enver Paşa'nm hakaretâmiz tenkidlerine içerleyerek istifa etti.Megfıur bir alaydır.Bartlette (E) -La verite sur lej DardaneUes sh.» (Bakım: Rugen EŞUEF . Bu durumda Anafartalardaki fırkanın kumandanı M. takviye edilmiş olmasına rağmen. yine hiçbir netice elde edemedi. Tam bu sırada (26 Hazi-an) Enver Paşa. kerleri çekilip onlarla Seddülbabir'in sağ cenahı. Kcn Paşa diyorkl: «EUiyedinci Alay . Fakat hiçbir netice alamadı. İlk hücumdan netice alınamayınca ikincide daha büyük kuvvetler şevki gerekmez .t>t| . düşman. Seddülbahir'deki fırkamız düşmanın ihraç hareketine karşı şiddetli bir mukavemet göstermiş ve İngilizlerin buraya çıkarma yapan en seçkin kıt'alanna yan yarıya tele-fet verdirmişlerdi. bu taze kuvvetle 28 Haziranda yeni bir taarruzu plânladı ise de.. Kemal. Ankara 1944 sh.Başlangıçta ingüizlerin nereden çıkarma yapacaklarını tayin mümkün değildi. Fakat memleket harbe sürüklendiği zaman o da vazife istemiştir. Daha sonra yeni teşkil edilen «Onsekizinci Alay» da s mevcudu bir hayli azabnış bulunan «Ondokuzuncu Fırka»' LOZAN ZAFER Mİ.'.121 Temmuzda İngilizler taze kuvvet getirerek Dokuz ve Ondokuzuncu fırkaların cephesinde yeniden taarruza geçtiler. çözebilene aşkolsun!.. M. Çünkü oradaki müdafaa imkânlarımız azrafmdan . «Lü-zumsuz hücumlarla emrindeki askerleri israf ettiğini» söyledi. F: 11 162 KADİR MI9IROÜLU di. Kemal. ettirilmek suretiylj retiylc yok edilmiş bulunan bu alay hakkında M. 3) v (121).ınd?nı Mustafa Kemal ile mülakat. Doğrusu öyle bir muammaki.. istanbul 1939 sn: 20) emrine verildi.. 51. Kemal Paşa bu mes'ele hakkında «Hangi tarafın beşyüz nefer ihtiyatı olsaydı. Kemal'in ihtiyatta olan Ondokuzuncu Fırkasına bu çıkarmayı haber verdi ve bir taburla sol cenahım takviye eylemesini istedi. 53. 31.miydi? Bütün taarruzları böyle küçük küçük kuvvetlerle tekrarlamak suretiyle büyük zayiata sebep olan M. Von Sanders'in Enver Paşa nez-dindeki ısrarlı teşebbüsleri sonunda bu istifa bertaraf edildiği gibi istenen taarruz müsaadesi de verildi. Birdenbire topçu ateşi kesildi. kumandanları. Kemal'in plânladığı taarruzu öğrenince bunu « abes» bularak menetti. fırkasının Elliye-dinci Alayından ikiyüz kişiyi112 saat beşbuçukta Şunuk Bayın istikametine sevkederek ilerlemekte olan düşmana karşı süngü hücumu yaptırdı. Sanbayır'i işgal ettiler. Çanakkaleye hakim bütün tepeler boşalıyordu.. Daha sonra alayın mütebaki kısmını süngü hücumuna kaldıran ve bunun da erimesinden sonra emrindeki iki Arap alayı ile ayni taarruzları tekrarlayan M.bu harbe katılmasının aleyhinde idi. Bu yüzden cephe kumandam asıl kuvvetlerini — ihtimallere nazaran — Gelibolu ve Bolayır havalisinde toplamıştı.. HEZİMET Mt? 163 (122) Düşmana parça parça taarruz. Taarruz muvaffakiyetle neticelendi ve Alman gene-lali KannengieSser ağır surette yaralandı. Bu emir üzerine M. Normal bir asker mantığı ile bu hareket tarzını izah etmeye. Kemal. cephe kumandanını ikna edip gerekli müsaadeyi alamadı. Mustafa Kemal elindeki kuvvetleri kolayca yutulabüecek küçük küçük lokmalar haline getirmek suretiyle düşman üzerine sevketmektedir. Falih Rıfkı Atay — 19 Mayıs. Ashmead . Şiddetli topçu ateşiyle Türk kıt'alan çekiliyor. Bu arada tarihte ender rastlanan bir hata üe İngilizler donanmalarından kendi . Gelibolu yarımadasının güney ucundaki «YeşiJtepe» önünde saplanıp kaldılar. Burada dikkat edilecek husus şudur ki. Ne yazık ki bu taarruzdan da netice ahnamayarak taze kuvvetleri ihtiva eden «Onsekizinci Alay» da tamamen mahvoldu.. 52.imkân yoktur. İngiliz kıfalan süngü nizamında ilerliyorlardı..» (Balanız. Birkaç adım daha atabilseler Boğaz sahiline inmiş bulunacaklardı.Anafartalar Kum. Halbuki onun emrinde bir fırka (tümen) vardı. Kemal.

O sırada Seddülbahir'de bulunan Vehip Paşa'nm bilâGrey. a. tefsirimiz gibi ise ' makûl olabilir.mensuplarından biri olan ve halen hayatta ve Fransa'da bulunan Şehzade Mahmut Şevket Efendi Hazretlerine şahsen anlattıkları da bu vak'ayı teyid eder mahiyettedir. 104 164 KADİR MISIROÖL. Fakat İngiliz kumandanının sözü askerlikte mazeret teşkil etmez. LOZAN ZA>ER Mİ. \Voıt (123) Fazla bilgi için bakm'.135 Halbuki mevzubahis olan. aslında hiçbiri için de bunda bir hak ve şeref payı mevzubahs olmadığını.e. Büyük zayiata sebebi. M. iki alayın mevcudu dörtyüzyirmi kişiye inmişti. Binaenaleyh «C o n k. Armstrcng '-*. HEZİMET Mt? .115 Armstrong ise. bu hususu şöyle izah etmektedir. C. Fakat müthiş bir hata neticesi İngiliz donanması ateşini bizzat kendisine tevcih etti. Yirmise-kiz ve Kıriksekizinci alaylardan mürekkep bir fırkayı ve bir topçu bataryasını Seddüİbahirden alarak Anafartalar cephesine gönderdim ve bu alaylar mukabil taarruza geçdi. 212 (128) Bakınız: Canlı Tarihler C. (126) Armstrong . Şöyle ki: «İngilizler hakikî taarruzlarını gizlemek için Seddülbahir cephesine kırksekiz saatlik bir mesafeyi denizden şiddetli bir surette bombardımana başladılar. kaynakla(127) Ashmead Bertlette (E) _ a. Çünkü muharebede her asker kendi topçu ateşinin tesiri altında kalabilir.e.hatlannâ şiddetli bir ateş açtılar. «İngiliz kıt'alan Koca çemen Boğol noktasını -süngü hücumu ile zaptettiler ve Türkleri sırtın öbür taraf m a attılar. Bu itibarla düşmanın kendi hatasından doğmuş bulunan bir hezimetin Cemil Paşa ile M. İstanbul 1947 sh.g. Kemal fırkasının düşmana terk ettiği yerleri yeni baştan istirdat ettiler. 178 166 KADİR MISlftOOLU LOZAN ZAFEÎl MJ. La Ressurrection dun Peııple.1"* demektedir.i lor.U (125) Şehzade Mahmut Şevket Efendi arşivimizdeki notlarından. bilâkis ilerlemektedir.g. Seddülbâhirdeki ihtiyatın bir kısmını kendi mes'uliyetim altında Anafartalar cephesine göndereceğimi Esat Paşa'ya söyledim. Bu sırada Arıburnu karşısında grup kumandanı bulunan kardeşim Esat Paşa'-yla telefonla görüştüm ve ikimiz de Seddülbâhirdeki bombardımanın asıl Anafartalar cephesine vaki olacak hakiki taarruzu gizlemek için olduğuna kanaat getirdik. Times muharririnin fikri. «h. Bir çokları yaralandı ve kalanlar da mütereddit bir surette"4 kaçmaya başladılar. Bundan kurtulmanın biricik çaresi ise._ yet vererek onları geri çekilmeye mecbur bıraktı. M. (124) Dogrobert Von Mikusch . 79 Hazretlerinin hususî hare Mısır'da Hanedan-ı Ali Osman'ın en güzide .128 Diğe: bir müellif ise «Filhakika Sanbayır'ın İngilizler tarafı. eski mevzilerini yeniden işgale edebildiler. HEZİMET MİT "165 dan tahliyesine İngiliz donanmasının ateşi sebep oldu. Kemal Paşa arasında istenildiği kadar şeref taksimi kavgası yapiladursun. İngiliz Erkânı Harbiye-i Umumiyesi resmî raporlarında zikredilmiştir. Anafartalardaki müşkil vaziyeti anlayarak. İşte o zaman Türkler. mevkiini bırakıp geri çekilmek değil. bu hareke-tm düşman ric'atine bir mazaret teşkil edip etmiyeceği hususu değil fiilen böyle bir vak'amn' mevcut olup olmadığı noktasıdır.London 1932 74.B a y ı r ı Müdafaasını» nı nefsine hasrederek soyadını «Conker» "alan bir kimse bile İngiliz donanmasının böyle bir hataya düştüğü hususundaki iddiayı reddetmemek ve ancak bunun bir mazeret teşkil etmiyeceğini beyan eylemek suretiyle gerçeği teslim etmiş olmaktadır. Bu durum. VI. Kemal'i sun'î bir surette medih gayretlerine rağmen bu muharebeyi kendine maletmek isteyen Cemiİ Conk Faşa hatıratında İngilizlerin kendi askerlerini yanlışlıkla topa tutmaları mes'elesi hakkında şunları söylemektedir: *Bu muharebeye dair rapor veren İngiliz kumandanlarından biri ise kendi topçu ateşlerinin tesiri altında kaldıklarından dolayı çefküdiklerini iddia etmiştir. Kırkbirinci Alayın kumandanı şe-hid oldu ve Yirmisekizinci Alayın kumandanı ise ağır surette yaralandı.z: H. sh. sh.

Ehemmiyetli olanı şu ki. Burada tam Arıburnuna gönderilmek istenen ihtiyat kuvvetlerden biri olan Orialtıncı kolordunun kumandanı. bu ta-rihen ve fiilen doğru değildir. Paşaya söyle tayinimi emretsin. Fakat tuhafı şu ki. bu defa bir kolorduya hükmetmek fırsatı zuhur edince yapılan teklifi hiç tereddüt etmeden kabul etti. Kemal için bir kolordu kumandanlığının o güne kadar ki askerî bayatı muvacehesinde biraz ağır bir yük olduğunu-ve böyle bir yükün aJtından kalkabilmesinin mümkün olup olmjtdığını soran Kâzını Bey'e : «Ne münasebet. onları toptan imhaya sevketmek olacağını aklî. 83 ve müteakip.İstanbul 1969. mesafede bulunuyordu. Bu muharebede daha ehemmiyetli bir nokta da şudur ki.Ankara 3959 sh.» Fevzi/Bey. Emrindeki askerlerin hayatları üzerine bir kumara girişmeyi vicdanı asla tecviz eylemeyen Fevzi Bey. gideceği yere takriben altmış km. şan ve ikbal peşinde bulunmayan ve bu yüzden de ittihatçıların rütbe yağmalarından istifade etmemiş olan Fevzi Bey. ondokuzuncu fırka bir hayli geride bulunduğundan M. yol katetmiş bulunan bir kolordu efradının cepheye sürülmesinin. Bununla beraber yine de her . (130) Bakını*: Fahrettin ALTAY .167 n mukayeseli bir surette tetkik edenler teslimde tereddüt etmezler.. ingilizlerin çıkarma yaptığı mıntıkaya yetişmek üzere kolor-dusuyla hareket emrini alan Fevzi Bey. askerin mutlaka ve en az bir gece istirahat ederek sıcak bir çorba içip birkaç saat uyku uyumadıkça taarruz etmesinin kabil olmadığım ve ancak böyle bir istirahattan sonra şafakla taarruza geçebileceğini kat'î bir lisanla ifade etmesi11' üzerine fevkalâde ccüu sıkılan Liman Von Sanders.. Ferdası gün cereyan eden hücumlarda elde edilen muvaffakiyet M. cepheye derhal ulaşabilecek bir mesafede bulunmadığı için fiilen mümkün olmayan bir taahhütte bulunmuş oluyordu. fakat derhal taarruza geç!.. 109 (131) Falih Rıfkı ATAY . ingilizler karaya asker çıkarıp taarruza geçtikleri zaman Alman generali Liman Von Sanders derhal ihtiyattaki kuvvetleri talep etmişti. Bu mesafeyi bir kolordunun bütün ağırlıklarıyla sür'atlo aşıp cepheye yetişmesi ve ilerlemiş düşman kuvvetleri karşısında bu yolu katetmcnin verdiği yorgunluk üzerindeyken taarruza geçmesi veya müdafaada bulunması imkânsız denecek bir şeydi Kendisine verilen emir.. çıkarmanın vukubulduğu noktaya ulaşır ulaşmaz derhal taarruza girişmesiydi. Yani bu noktada taarruzu derhal fiilen gerçekleştirebilmek için M. Şahsan ve her ne suretle olursa olsun. Hiç olmazsa kolordu dahilindeki fırka kumandanlarıyia konuşarak onların da reyi alınmak suretiyle bir harefkat zaman ve plânı tesbitini talep eden Fevzi Bcy*e Liman Voit Sanders'in mukabelesi ¦ kati olmuştu. Kemal. gerçek bir asker olarak hakikati ifade edip hiç olmazsa bir gece istirahat etmedikçe durup dinlenmeden altmış km. mantikî ve askeri sebep ve delpleriyle ifade etti.noktaya yığdığı ihtiyat kuvvetleridir.92 169 KADİR MISIRO0L. onu. «Kiminle konuşursan konuş.U Az bile gelir! Derhal kabul ediyorum.» demiştir. Fevzi Bey'in ye-.. sh. intihar demek olduğunu ifade ederek hiç olmazsa ferdası sabaha kadar müsaade edilmesini beyan ettiler. Kemal'in taarruz edilmesi istenilen noktaya gelinceye kadar geçen zaman Fevzi Bey'-in istediği mühletten bile fazla oldu. Fevzi Bey'in çok iyi teçhiz ve talim ettirmiş olduğu On-altıncı kolordusu ve Vehip Paşa'nın bu. işte bu sırada Liman Von Sanders'in yanında bulunan ve M. Çünkü. 91 . Kemal'in tayininin mantıkî hiçbir ciheti yoktu. Onlar da gayet haklı olarak bu derece yorgun bir askerin taarruzu. Çünkü burada döğüşen M* Kemal'in talim ve tenşiki altındaki ondokuzuncu fırka değil.111 (129) Miralay FeVzi Bey'in bu hakikatleri ifade eden ve Enver Paşja'ya takdim edilmiş bulunan raporu için bakınjz: Cemil CONK — Çanakkale. rine M. Bu suretle Fevzi Bey yerinden alınarak Ondokuzuncu Fırka kumandam M.Cönkbayın Savaşları . Kemal'in ittihatçı arkadaşlarından olan Kâzım (inanç) Bey ona. emrindeki fırkaların kumandanlarıyia görüştü. Kemal Bey onun emrindeki kolorduya tayin edildi.On yıl savaş ve sonrası -İstanbul 1970 sh.130 Bunun üzerine kendisine telefon edilen M. bulunduğu mevkiden alıp yerine başka bir kumandan tayin etmek hevesine kapıldı.Çankaya . M. Kemal'i tayin etmesi teklif ve telkinde bulundu.. ittihatçı veyaîtilâfçı olmayan temiz ve dürüst bir asker Miralay (Albay) Fevzi Bey'di. Kemal'e inaledilmek istenmişse de.

Yunan Mezâlimi (Türk'ün Siyah Kitabı) İs. Bu kadar' yakın mesafedeki siperler tamamen boşalıncaya kadar bundan habersiz kalan ve muazzam düşman kuvvetlerinin boğazdaki düşman gemilerine taşınıp yüklenmesini farkede-miyen bir (kumanda heyetinin kahramanlıkla veya en azından kumandanlıkla ne alâkası olabilir. İngiliz donanması. Bu kadar kalabalık bir ordunun yavaş yavaş çekilip gemilere yüklenmesi karşısında tahliye ameliyesi tamamen tahakkuk edinceye kadar hiç kimsenin en küçük ölçüde bir haberi olmamıştı. ' C — Bütün bunlara rağmen «Çanakkale» yine de büyük bir harptir.. Dokuzbih küsur şehide mal olan Türk C132) Bizimkilerin akılalmaz .ekenâmesi» ile silâhlı çatışma muvakkat bir surette duraklamıştır. buna kendi efkân umumiyelerinr bile inandırmakta güçlük çekmişlerdir. îşte bugüne kadar anlatıla anlatıla bitirilemeyen «Anaf artalar Kah r a mantığı» nın iç yüzü kısaca bundan ibarettir. HEZİMET Mİ? 16» ması üzerine vaziyete muttali olan bir kumanda hey'eti muhakkak ki. HEZİMET Mİ? Yl\ . F..1" . yüz-binleri aşan mevcudu ve ağır silâhları ila cepheyi tamamen boşaltıp ric'at eylediği halde bunu günlerce fark edemeyen ve en nihayet tahliyeyi bir mehmetçiğin tesadüfen anlaLOZAtf ZAFER MI.239 170 KADİR MI9IROCLU Yunan Harbi'nden yılda bir kaç bayram çıkaranlar.. sonradan dörtyüs bin kişiye kadar çıkmıştı. Bu harpte yedi ayrı cephede en kuvvetli ordularla boğuşmuş" bulunan Ordumuzun kazandığı zaferler ve uğradığı hezimetlerle bunların sebep saik ve neticeleri üzerinde durmaya imkân göremiyoruz/ Ancak bizim için bir takım meş'um işgal ve istilâların hukukî ve siyasî mes'nedi (133) Bu Yunan mezâlim ve fecâyi! için bakınız: Kadir MI-. Kemal Paşa'nın methine medar olmadığı içindir ki. Türk kumanda hey'etinin gözlerini bağlayıp onları yanıltmaya • matuf İngiliz hile ve taktikleri için bakınız: Liva Jenerali C. Gerçekten 30 Ekim 1918 de imzalanan «M o n d r.. SIROĞLU . Halbuki aşağı yukan müsavi kuvvetlerle üç sene sürdükten sonra ancak başarilabilen ( o da Anadolu'nun en mâmur kısmının yakılıp yıkılmasına ve ahalinin hunharca doğranmasına1" sebep olduktan sonra) Türk-Yunan harbi ile Çanakkale harbi asla kıyas kabul etmez.sekiz metreye kadar yaklaşmış bulunuyor ve muvakkat ateş kesmelerde karşılıklı sigara veya kaput düğmeleri gibi harp hatıraları teati ediliyordu. dört-yüz bin şehide mal olan Çanakkale'yi nisyana terketmiş görünmektedir.. ağır bir tarihi mes'uliyet altındadır.kalmadan başaran müttefik kuvvetler. karşısındaki düşman. fakat o'nun yerini alan Amerika. Gerçekten. yukarıda anlattığımız şekilde kendi kuvvetlerini topa tutmuş ve onların ric'atlerine sebep olmuştur!.. bugüne kadar «İnkılapçı 1 i d e r 1 e r» e şan şeref sağlamak için efsâneleştirilmiş olan «Millî Mücadele» nin de gerçek mabiye-tiyle yazılabileceği günler yakındır. sh.. o s Miitar. İngiltere ve Fransa gibi Dünyanın iki büyük ve kuvvetli donanmaya sahip devletine karşı kazanılmıştır.. 227. lâyıkı veçhile üzerinde dü-rulmamaktadır. Ama yenmek de pek fazla bir şeref değildir. gafleti ' sebebiyle bu ric'ati hiç bir zayiata maruz . çok ayıp olurdu!. Çanakkaledeki düşman kuvvetleri önceleri sadece doksan bin kişi olduğu halde. tanbul 1968 LOZAN ZAFER Mt. Halbuki bu tahliyo ameliyesi başlayıncaya kadar Türk ve düşman siperleri birbirine yedi . «Çanakkale Zaferi» üzerine müttefiklerinden yardım alamayan Rusya'da had safhaya varan siyasî ve iktisadî buhran — bilindiği gibi — «Bolşevik ihtilâli» ne müncer olmuştur. b—< Çanakkale Muharebelerinde ehemmiyetli olan hususlardan biri de şudur ki.. Aspinal OGL. Bu yüzden kendi başının derdine düşen Rusya sahneden çekilmeye mecbur kalmış.ANDER-Çanakkale Muharebeleri (İngilizlerin Gelibolu Şefe-rinin Tarihi) istanbul 1932. Gerçekten Yunanistan gibi küçücük bir devlete yenilsey-dik'. harbin müttefiklerce kazanılmasını te'min etmiştir. tşte tam bu esnadadır ki.. Fakat ihtimal M.iki taraf çok büyük kayıplara uğramışlardır. Muhakkak ki..

. KEMAL PAgA VE İNGİLİZLER M. «— Evet İttihat ve Terakki mümessili değilim. «1 t t i h a d ve T e r a k k i» nin teşkili sırasında bu cemiyete dahil1" olmuş ve «M e §-rütiyet» in ilânı için Selânikte çalışmış ve fiilen Meşrutiyetin ilâm hâdisesine iştirak etmiştir.. Gerçekten Yahudiler. «İngiliz E n t e 1 i j a n s ı» hummalı bir faaliyete geçti. bu nuntakada ilk safhayı teşkil etmek üzere zayıf ye manda altında küçük küçük devletler kurulmasını ve bu suretle kendileri îçin Filistin havalisini ele geçirmeye zemin hazırlanmasını arzu etmekteydiler. HEZİMET Mİ? 173 Hadisesi» nde de «Hareket Ordusu» Erkânı Harbiye-sinde bulunmuştur. Fakat bunu nasıl gerçekleştirebildiğini hakkiyle kavrayabilmek için biraz daha gerilere gitmek gerektir. Cemiyet hiç bir vakit.sh. Yıldırım Ordular cephesi denilen ve Dördüncü. Gerçekten Mec-lis-i Mebusan'da Edirne Mebusu Rıza Tevfik Bcy'in gösterdiği «Demokrat Mustafa» nın hapishanede sökülmüş tırnaklarına dair hâdise meşhurdur. İttihat ve Terakki vatanperver bir cemiyet İdi. Ankara 1944 . 12) LOZAN ZAFER Mİ. 51 «1909 İttihat ve Terakki kongresine «Bingazi Delegesi» olarak katılmıştır. 58) Falih Fıfkı'nm bilhassa M. fakat müdaadenizle söyliyeyim ki. sizin biı tezyiflerinize hak verecek bir mahiyet almamıştır. öyle bir zamandaki Ittihad ve Terakki hâkimi mutlak kesilerek istediğini asıyor. Alman . Halbuki bu bölgede Türk mukavemeti kırılarak matlup olan sahalar askeri bir işgal altına alınmadan mütareke masasına oturulduğu takdirde buralarını ta172 KADip MJSIROOLU lep etmek ingiltere için fiilen mümkün olmayacaktı. Kemal'in İttihat ve Terakki aleyhinde bulunduğu hakkındaki şayialar116 ve bilâhare bu husustaki kendisinin beyanatı hakikatle taban tabana zıttır. Falih Rıfkı ÂTAY . Bunun en büyük delili 1918 senesi ilkbaharında Veliahd Vahideddin Efendi. Kemal'i rütbeler ve madalyalarla taltif etmiştir. bu harbe Hindistan yolu üzerinde ehemmiyetli bir güzergâh bulunan ve büyük miktarda petrol ihtiva eden «Ceziretülarap» ve «Ira k». veya en azından «Bekir Ağa Bölüğü» ne tıkıp çeşitli işkenceler yapıyor.«Mondrae Mütareke nâme si» nın ortaya çıkmasına sebep olan «Filistin Hezimeti» üzerinde bir nebze durmak" istiyoruz. Yedinci ve Sekizinci ordulardan teşekkül eden cepheyi çökertebilmek için Yahudi asilli İngiliz Başkumandanı General Allenbl meşhur İngiliz casusu Lavreris.Çankaya. Bu takdirde İtilaf devletlerinin harpten bıkmış olan Dünya efkârı umumiyesi muvacehesinde tek kalan Osmanlılara karşı harbe devam etmelerine imkân yoktu. Çünkü İngütere. İşte mütarekenin çok yakın göründüğü bir zamanda bu bölgede Türk Ordusunu mağlubiyete duçar edebilmek için...1" Gerçekten İttihat ve Terakkî muarızlarını muhtelif vesilelerle imha ederken M.aracılığıyla emeline muvaffak oldu.Alman kuvvetleri arasındaki fiilî irtibat kopmuş oldu/İttifak devletleri için harp vaziyetini daha kötü bir safhaya döken bu Bulgar sulhünden'sonra artık'mukavemeti kırılan Almanlar da aynen Bulgarların yaptığı gibi münferit bir sulh aktederek harbe nihayet vermek istiyorlardı. M. İstanbul 1969 sh. * SULTAN VAH£DEDDİN. Kemal Paşa. Hem de Osmanlı devletinin meycudiye ini Filistin'e sahip olabilmek için ciddî bir mania kıbul f:ien Cihan Siyonizminin tahrik ve teşvikleri altındaydılar. (sh. M.. Kemal Paşa'nın ağzından naklettiği şu satırlar bu durumu daha kat'I bir surette izah etmektedir: . 11 . ı ele geçirmek için girmiş ve bunca masarif ve fedakârliklar ihtiyar etmişti. tırnaklarını söküyordu. Başlangıcından çok zaman sonrasına kadar ben de bu cemiyet içinde bulundum. Harbin nihayetlerine doğru Osmanlı Devletinin müttefiklerinden olan Bulgaristan tek basma bir sulh muahedesi imzalayarak saf dışına çekilmiş bu suretle muharip Osmanlı .» (bakınız. Halbuki bu sırada bilhassa Filistin havalisinde direnmekte bulunan Osmanlı kuvvetlerinin mukavemetlerinin kırılması ve bunun da mütareke masasına oturulmadan gerçekleştirilmesi'şarttı. 35 . «31 Mart (134) Bakiniz: Falih Fıfkı AT AY .19 Mayıs.

eğer kabul ederseniz beni bayatınız müddetince kendinize bend edeceksiniz.İstanbul 1969 sh.Çankaya . Falih Rıfkı A tay ..140 Seyahatlari esnasında bir gün de Naci Paşa. Bütün seyahat esnasında ikisi ekseriya kompartımana kapanmışlar samimî dost olarak görüşmüşlerdir. Kemal Paşa şöyle cevap verdi.askerlikte değeri varsa da ne verilse doyurulması imkanı olmayan «Harris» in biri idi. Bütün arkadaşları onu derhal î**::"-bul'a çağırıyorlardı.e. M. HEZİMET MI ? 175 ba katılması lâzımgelen bir şahsiyetsiniz. M. «. Kemal trende kendisiyle pek samimi dost olmuş. ölümü bekleniyordu.e. Fakat M. «Pek fazla hasta olan Sultan Reşad'ın yerine yakında Hilâfet ve Saltanat Makamını işgal edecek olan Vabideddin Efendi.artık içtiği için sarhoşun biri. i 3 temmuz 1918'de Sultan Reşad'ın vefatı üzerir. Kemal Paşar-nın onun refakatine memur edilmesidir.Çankaya İstanbul 1969. Saltan Reşad pek hasta idi. «Reddedecekler!» dedi.»"7 ¦ . sh. Kemal. 60) 174 KADİR MI9IROOMJ mezlerdi. Kemal tedavide bulunduğu Karlsbut'tan bu padişah cülusunu tebrik etti. sh.g. Veliahd: — istanbul'a gidince görürüz.Cephesini resmen ziyarete giderken M.g. Veliahd. Zat-ı necâbetpe-nâhîleri gölgede kalmamalısınız!. Kemal. Kemal. Sultan ve Halife olacaktı. M.. durmadan arkadaşları ile olup bitenleri tenkid ettiği için fırsatçının biri. a. îşte birkaç ecnebi müşahid: «Veliahd Vahideddin Efendi'nin zekâ ve dirayetinden takdirle bahseden M. Padişahın yaveri İ//«*t Paşa da kendisini davet etti. Kemal Paşa'ya Veliahd hakkındaki fikrini sormuştu. kendisine karşı pek büyük itknad izhar ederek ' Paşa'yı daha evvel tanımadığından dolayı teessürlerini bey3n etmiştir. RemaL — Cesaret edemiyecekler. 58 ve müteakip «Mustafa Kemal. 93 (138) Dagobert Von MikuSch .» (sh. M. Kemal ittihat ve Terakkinin kendisine olan itimadından kendi namına pek güzel istifade etmiş ve bu seyahat esnasında Ve-liahde azamî surette tesir ederek bilâhare kendisinin yaveri olabilmek imkânım elde etmiştir. Şüphesiz ki. Onun yerine Vahideddin Efendi. 57) (136) Bak.O halde kendisinin bu cemiyete bağlılığından henüz tamamen emin bulunuyorlardı. 139 LOZAN ZAFER Mİ. hesa(137) "Armstrong _ a.1" istanbul'a avdetlerinde M. Cevabını verdi. zevkine düşkün olduğu için belki'de ahlâksızın biri .Paşa'yı müstakbel hükümetinin emin bir istinatgahı yapmayı düşünüyordu. Kemal daha trene biner binmez Veliahd Vahideddin Efendi'nin Ittihad ve Terakki erkânına aleyhtar olduğunu anlamış ve kendisi de aleyhtar görünerek ona nüfuz etmeye çalışmıştır. ittihatçılara göre. Bu »sırada..' sh. «Altıncı Sultan Meh-nı e d » unvanıyla muazzam Osmanlı Tnhtı'na oturdu. Size öyle bir teklif te bulunacağım ki. Veliatide:' «— Sizden sarahatle bir şey söylemek müsaadesini isteyeceğim.»1" «Dostlukları o kadar ilerlemişti ki.g>e. 55 ve müteakip «Sel&nikten İstanbul'a yürüyen birliklere «Hareket Ordusu» adını veren Mustafa Kemâl'dir.» Onlara gösteriniz ki.» Mukaddemesiyle istanbul'a gidince bir ordu kurulmasını talep etmesi ve kendisini de bu orduya Erkânı Harp Reisi yapmasını teklif etti. Bir günden diğer güne. bir gün Berlin'de Adlon Otelinde M.3 Vo-liahd Vahideddin Efendi. M. Veliahd. (bak.— Daima gözonünde bulundurmak ve ona sadakatle hizmet etmek şartiyle bu adam ile çok iş görülebilir. sh.a. î41 Yukarıdaki izahattan anlaşılacağı üzere M. . Sofya'da yakalandığı hastalık tedavi edilmediğinden tekrar hastalandı ve Karlsbat'da tedaviye gitti. İttihatçılar o'nun refakatine tttihat ve Terakki aleyhtarı bir zatı asla tayin et(135) Bakınız: Falih Rıfkı ATAY .

e. Saray merasimine Osmanlı Padişahlarına âid umumî teşrifat kaidelerine aykırı olan bu hareket en büyük bir hususiyet ve iltifat idi M. sh. Memleket. Dördüncü Ordu Kumandam Mersinli Cemal Paşa. Sultan sordu. yerine Uman Von Sanders tayin olunmuştu. Kemal'in arkasında öe bir 'parti ne da bir zabit vardı.144 «Ordumda sahralar ve nehirler geşerek Şam'a ric'ate mecbur oldum.e. kuvveti karşısında 'kırılmış bulunuyordu. Avusturya İmparatorunun münferit bir sulh için Londra ve Paris'te teşebbüslere giriştiğini ve hiçbir muvaffakiyet elde edemediğini bilmekteydi. Padişaha hemen «Ordu Başkumandanlığı» m eline almasını ve kendisini Erkân-ı Harbiye Rejsi yapmasını ve İtilâf Hükümetleriyle münferit bir sulh akdedilmesinin teminine çalışmasını..e.e.g. Birçok Osmanlı ve Alman Erkân-l Harp ve paşaları ara^ sanda onu büyük bir samimiyetle karşıladı ve: « — İşte M. memurları ve bilhassa ordusuyla tamamiyle ittihatçılarının elindeydi. münferit bir sulha imkân olmadığını söy* lüyor. Sultan M.g.»"* M. Kudüs ile Nablus arasında "bir hat tutmuştu. 141 (143) Dagobert Von Mikusch . Bu sırada Filistin Cephesinde İngilizler taarruza geçmişlerdi. Burada çekilen meşakkatin izahı uzun olur. bu hususu düşüneceğini söyledi. Size tevdi eylediğim bu vazifeyi büyük bir maharetle ifa edeceğinizden eminim. — Sizin fikrinizde orduda başka zabitler var nü? — Evet var. sh. ah. Kemal'i gene İzzet Paşa vasıtasıyla çağırıp kendisiyle bu mes'eleyi müzakere etmişti. Sonra da kendisine dönerek şu pek samimi sözleri söyledi: — «Paşam. üçüncü mülakatlarında ikisi de aynı zamanda ve birbirlerini dinliyerek söylüyorlardı.(139) Armstrong a. HEZİMET Süt? 17» du. Liman Von Sanders'di. Onun içindir ki «Orduda bu fikirde başka zabitler var mı?» diyordu. Hakikaten fiilî vakıalar da onların haklı olduklarını gösteriyordu. Enver ve Talât Paşalar da böyle bir şey yapılamıya(142) Armstorog a. 98 (141) Dagobert Von Mikusch a.g. Bu cephenin hayatî bir ehemmiyeti vardır. Hakikatta M. Kemal Paşa'yı. ah. O'nun cepheye muvasalatından sadece bir kaç gün sonra İngilizler yeniden taarruza geçtiler. teklif etti. hükümeti. Cuma Selâmlığında çağırttı.»143 Ferit Paşa. Kendisi diyor ki: Bu gece şiddetli bir muharebe ile geçti ve ordumun sol cenahı bozuldu ve esir düştü.' Çünkü «İkinci ve üçüncü defa M. Kemal Paşa! Kendisine en fazla itimat ettiğim gayet muktedir bir zabit.g. Yedinci ve Sekizinci ordulardan mürekkep olup «Yıldırım Ordular» adını alan bu kuvvetlerin Cephe Kumandam. 104 17« KADİR MIŞIROÖLÜ ' ¦ İstanbul'a gelir gelmez huzura kabul olundu. Dördüncü. Hattâ o'nun sigarasını bile kendi eliyle yaktı. Kemal.e. size Suriye ordusunun kumandanlığını verdim. Buradan düşman süvarisi geçti. Liman Von Sanders'in karargahına kadar vasıl olP: 12 178 KADİR MISIROO1.e. Yon Sanders. sh. Münakaşaları o kadar hararetle cereyan ediyordu ki. Kemal Yedinci Ordu Kumandanı olarak Nablus'a gitti. Mamafih padişah herhalde bu mes'eleyi tetkik ediyordu. 142 177 cağım ve yapılsa da faydası olmayacağım iddia ediyorlardı.» M. Cephe kumandanı Falkenhayl çekilmiş. Sultan.a. (14Ö) Armstrong — a. 96 ¦ . Kemal Paşa'mn tefsil etmek istemediğini vukuatın içyüzü şudur: Filistin cephesinde üç ordumuz vardı.1-42 «Saltanat nüfuzu. hemen oraya gidiniz ve Suriyenin düşman eline geçmesine meydan vermeyiniz. Şüphesiz Padişah bu teklifleri hemen yapamazdı. Sekizinci Ordu ..U LOZAN ZAFER Ut. Arzu ediyorum ki.» diye O'nu etrafındakilere takdim etti.g. senelerdenberi ordu. Esasen Sultan Vahideddin. 99 Dagobert Von Mikusch a. Padişah kendisini bedbin vaziyette kabul etti. sh.g..

» Filhakika bu emrin hakiki mahiyetinin tefsir ettiğimiz gibi olduğunu M. Kemal Paşa da teyit ederek: «Bu "hareket amelî idi. Binaenaleyh mecnûnâne denecek bir emir verdim..y.miktarının alt-nuş beş bin olduğu zikrediliyor. Dördüncü Ordunun Merkezi Salt. Cephe Umumi Karargâhı Nâsıra'da bulunuyordu. 68.»1" Demektedir.Mtirekkerât (M.148 Bu suretle merkezî durumdaki Yedinci Ordunun ânî ve habersiz ric'ati ile cephede açılan boşluktan saldıran în-giJizler. yani ancak yirmi . 31 Ağustos 1918 de bu Cephede o kadar âni bir çöküş vukua geldi ve bu hal.»148 Gazetecilere bir askeri emir gibi not ettirilmiş bulunan bu sözlerin mânası açıktır.za Nur a. Naplus. 564 de esir .»"8 Diğer Kumandanlar gibi M. «İstikamet kuzey.e. Sekizinci Ordununki ise Tui-u Kerem kasabalarıydı. Bu hezimet. Gerçekten altıyüz kilometrelik mesafeyi. Kemal Paşa idi. o derece sür'atli bir hezimete yol açtı ki kilometrelerce geride bulunan Ordu Kumandanları bile canlarım güçlükle kurtarabildiler.Kumandanı Arapgirli Cevad Paşa. re ingilizlerle anlaşmaktır. atmış fakat burada da duramamıştır. Kemal Paşa büe «az daha esir olacaktı. İsmet Bey'in Rabak civarındaki kuvvetler ise Ali Fuat Paşa'mn emrinde ve bu kuvvetlerin hepsi şimale doğru hareket etsinler!. gidiyorlar. Emir zabiti Yüzbaşı Bedri Bey.) (147) Bakınız.' Yıldırım Orduları Levazım Reisi Merzlfonlu Miralay Ömer Lütfi Bey (istiklâl Harbi sırasında Nâfıa Vekili) ile yine Ordular guru. Kemâl) sh.yirmibeş günde kat edilebilecek bir yolu süratle . Kemal Paşa da sekiz kişilik maiyetiyle resmi elbiselerini bile giyemeden kendisini Şam'a. sh. Karargâhından kalpağım bile alamadan kaçıp kendisini Şam'a zor atmış ve burada Üçüncü Kolordu Kumandanı İsmet Paşa (İnönü) yi tellâl bağırtarak aramaya mecbur kalmıştı. Bu döküntüleri Suriyenin kuzeyinde Halep'te toplamak ve orada yeni bir karar vermek lâzım geliyordu. ordulara haber vermeden ânî bir gekilde ric'at etmesiyle ortaya çıkmıştır. Başka hiçbir çıkar yol kalmamıştır: Her iki asker de bu teklifi şiddetle raddedi-yor ve böyle bir hareketin korkunç blrşey olacağını söylüyorlar ve yerlerine. Bakiye kuvvetlerin Kumandasını Cemal Paşa'ya terkederek trene atlayıp Rabak'a gelen M. yedinci Ordunun.. Yedinci Ordu Kumandanı M. M. Şam'da bıraktığımız kuvvetler. eağ ve soldaki Yedinci ve Dördüncü orduları arkadan kuşatarak yetmişbeş bin esir ve üçyüz yetmişbeş adet top ele geçirmişlerdir. Günün birinde M.147 Bizzat M. Büyük şef. herkes başının çaresine baksın!. Kemdi Paşa.g.. (145) a.U tarabildi'Altı bin kilometrelik ric'at hattı üzerinde düşmana yetmişbeş bin esir ve üçyüz yetmişbeş top bırakmıştı. Bu vaziyetten kurtulmak için tek ça. Teklif neticesiz kalıyor! (İşbu Ömer Lütfü Beyt iman ve namusu ile ta. 180 KADİR MI3IROÖL. Bu zat. Yedinci Ordunun isminden ve bazı döküntülerinden başka birşey kalmamıştı. Gerçekten Devletimizi «Mondros mütarekenâmesi» ni imzalamaya mecbur bırakan bu hezimet esnasında Sekizinci Ordu Kumandanı Cevdet Paşa. Yedinci Ordu Kumandanı ise M. pu Erkânıharp Reisi Diyarbekirli Kâzım Paga'yı nezdine çağırıyor ve diyor ki: <Enver Paşa'nva idaresi Ordu'yu ve vatanı her yerde felâkete sürüklüyor. Kemal Paşa'nın sağ ve solundaki Dördüncü ve Sekizinci (144) Abdüiaziz Hane! . ve elyevm çok şükür' sağdır. hayatını bu suretle kur(146) 8/EyHH/1950 tarih ve 25 numaralı Büyük Doğu Dergisi bu inanılmaz hadiseyi naklederken o zaman hayatta bulunan Ömer Lütfü Bey adında bir zatın muhatap olduğu İngilizlerle anlaşma teklifini gu suretle nakletmiş ve bu neşriyat tekzip edilmemiş ¦ bulunmaktadır. bu yakayı gazetecilere şöyle anlatmıştır: «O gece şunu anladım ki: Bütün kıtaat ve cephelerde Kumandanlık kalmamıştı. R'. Kemal Paşa. hınmış bir zattır. «Ş e r i a Nehri» nde tesadüfi bir geçit buldu.) aslen Ermeni bir yazardır. Kâzım Karabektr «Paşa'nın 1933 yılı Mayıs ayında istanbul gazetelerinde çıkan mektupları Sultan Vahideddin'riin ' Hicaz'da yayınlanan ı İlk beyannâmesi Dr. Kemâl Paşa'yı «Arap Alemi»ne tanıtmak (!) maksa-dıyle çeşitli kitaplar yazarak bunları Mısır'da bastırıp hertarafa parasız dağılan (çünkü Türkiye «tahsisat-r mesture» sinden daha fazlasını alıyordu.

g. Bu madalya sahibinin vefatı. Cephe kumandam tayin edildi. eh-: 148. kendisinin ise Harbiye Nazırlığına getirilmesi. 5 — Dagobert Von Mikusch a. Fransızlara Trakya ve İstanbul yolunu açmıştı. Şartlan gayet ağır olan ve hele tehlikeli bir surette ifade edilmiş yedinci maddesiyle derhal sûistimal edilerek bir çok meş'um işgal ve istilâlara sebep teşkil eden bu mütârekenin akdinden pek az sonra. atlarken de Halep Kumandanına emir vermiş.g. Kemal Paşa'ya talip olduğu Harbiye Nazırlığı Sultanın arzusuna rağmen152 verilemedi. Kemal Paşa. edeceğiz.. sh. Yalnız. Halep'ten Padişaha çektiği bir telgrafla «İzzet Paşa'mn Sadrazamlığa. orada harp.. HEZİMET Mt? 183 devam etmekte bulunduğunu gösteren bir hadise olarak bu telgraf üzerine İzzet Paşa'nın Sadarete getirildiğini. bu unvan da onun Halep civarında yeni bir müdafaa hattı teşkil ederek. Sebep olduğu müthiş hezimete rağmen M* Kemal Pa-şa'nın Sultan Vahideddin üzerindeki tesir ve nüfuzunun (151) Abdülâziz Hancl. İzzet Paşa istifa etti. Kemal Paşa. imkânını kaybeden Os-manı Devleti. Yıldırım Ordular Karargâhı Halep'ten Fâtıma'yâ naklolundu ve Yıldırım Ordular Kumandanlığına «UmumCenup Orduları K.e". Fakat.g. M. panik halindeki Cenup Ordularından kendisini ayırmak doğru görülmediği içindir ki. 81-82-83. İngiliz Kraliyetinin en büyük madalyası olan *Dizbağ% Ni-' şanı» ile taltif edilmiştir. burada kendi ifâdesine göre «Ahalinin hücumuna uğramış ve LOZAN ZAFER Mi. Yıldırım Ordular Cephesindeki bu hezimetin tevlit eylediği yılgınlıkla «M o n d r o s Mütareke-n â. (153) Osmanlı Devletinin son sadrazamı bulunan Tevfik Paşa mu İngilizlerle münasebetini ve İngiliz siyasetini ter vic eylediğini şuradan anlamak lâzımdır ki kendisi. Abdülâziz Hane! a.m e s i» ni imzaya mecbur kaldı. M. sh. . «Halep ve civarındaki kuvvetleri şimale çekin.. halinde iade edilmek şart İyi e verilmiş olmasına rağmen halen vârisleri elindedir. Bulgaristan'ın münferid sulh aktederek harp sahası dışına çıkması. (152)Falih Rıfkı Atay Çankaya sh.aşıp Haleb'e gelen M. Bulgaristan'ta yayınlanan «Yarın» Gazetesinin 20 Mayıs 1034 tarih ve 12 numaralı-nüshası. İzzet Paşa kendisine «Badessulh refakatiniz eltaf-ı süphaniyeden me'mül-dür. tsmet ve Fevzi Paşa'larla Fethi Bey gibi daha bazı kimselerin de dâhil olacağı yeni bir kabinenin kurulması ricasında bulundu.»151 Bu emir üzerine. ah. sokak muharebeleri yapmış!» Kendisine ateş açıldığı bir sırada yanında bulunan şoförüne işaretle yavaşlayan otomobile atlamış. 115 — 19 Mayıs sh. Güney Cephesindeki bu hezimet de Güneydoğu Ana-doluya kadar beşyüz yıldan beri düşman ayağı basmamış olan bir çok vatan parçalarını. 86.e. Fetlıİ ve Rauf Bey ile Fevri Paşa'nm kabineye dahil edildiklerini ve İsmet Paşa'nm ise Harbiye Nezareti Müsteşarlığına tayin edildiğini görüyoruz.u mandanı»sıfatiyle M. M. Karargâhını ikiyüz kilometre daha geride bulunan Adaha'ya çekti. Burada hatırlatılacak ehe-miyetli bir nokta şudur ki «Mondros Mütarekenamesi» ni imzalayan kabine. HEZİMET Mİ? 181 (148) (149) (150) bkz: Arif Oruç — Münci-i' Azam'ın Dehası" Yaratmadı. İşte tam bu sırada mukavemet. 86. 182 KADİR MI9IROÖLU LOZAN ZAFER Mİ. Müzakkerat-ı Kemal Paşa. düşmanı durdurmaya çalışmasını temin edemedi. Kemal Paşa.e. Abdülâziz Hane! .» tarzında bir tegraf çekti. bu kabinedir. Kemal Paşa'nın tavsiyesi üzerine kurulan. a. O'nun yerine Sadrazamlığa İngiliz taraftarlığı1" ile tanınmış bulunan Tevfik Paşa getirildi. İngiliz işgal ve istilâsına âmâde hale getirmiş oldu.

Ancak konuştuklarımız çok kısa idi.15* B —. Sadrazam Tevfik Paşa'nın şahsiyet ve siyasetinin anlaşılabilmesi iğin üzerine parmak basılacak noktalardır. Kemal'in Sultan Vahideddin'e ne cevap yerdiği meçhuldür. Eh. Eminim ki arkadaşlarınıza sükûnet ve ketm-i esrar (sırlan saklamak) la büyük bir nüfuz icra edebileceksiniz.. M. HEZİMET Ut? 18$ taya çıkan tavır ve harekâtı aydınlatmıya başlamıştı. Konuşma uzun sürdü. Kemal'i acele bir telgrafla İstanbul'a--çağırmıştı. 184 KADİR MIÖ1ROÖLU muvaffak olamadı.» Böyle bir suaiin sebebi ne olduğuLOZAN ZAFER MI. (154) Tafsilât için Hüseyin Cahit Yalçın'ın 12 Kasım. Kemal'in Ahmet İzzet Paşa'mn yeniden Sadrazamlığa getirilmesi hatta hakkında böyle söylentiler bulunan Ahmet Rıza ile de temaslarda bulunduğu1" malumdur. O zaman şahitsiz ve pek uzun süren bu görüşme herkesin ziyadesiyle merak ve tecessüsünü davet etmişti.. dedi ki: «Bilirim ki. Ö'nun istifasım takiben de Ferid Paşa Sadrazamlığa getirildi. Kemâl Paga'nm. 10 Mayıs. Yalnız bunun «itimat telkin edici» mahiyette olduğunu tahmin etmek güç değildir. ağzından şu tafsilatı vermektedir: «Cuma. Kemal Paşa'mn muhalefetine rağmen itimad'reyi alan Sadrazam Tevfik Paşa.e. Kemal Paga-tarafından «Vatanperver Vezir!» tabiriyle tavsif edilİngiltere adına bu mütarekeyi imzalamaya memur olan Amiral Galtrop bir ültimatom vererek mütareke şartları kabul edilmediği takdirde İstanbul'a gireceği tehdidinde bulunmuştur. Sultan Vahideddin tasvip etmediği bu hareketi ele alarak kabineyi istifaya zorlamış ve neticede İzzet Paşa kabinesi iş başından çekilmiştir. yürütmeye Ferid Paşa'yı memur etmek istiyordu. nız. 5. sh.. günü Selamlığa gittim ve dışardâ bekleyenlerce hayli tefsire uğrayan mülakatta bulundum. Bu yüzdendir ki. « — Siz pek zeki ve pek müdrik bir kimsesiniz."9 vBu plânın ne olduğunu Stıltan Vahideddin'in bilâhare — M. «Cuma Selâmlığı» ndan sonra bir saatten fazla konuştular.. M. 154 — Falih Rtfkı Atayt bu görüşme hakkında M. Ben sözüme başlangıç ararken Padişah beni önledi. Bu sözler. Gerektiği zaman ordudan hiçbir korkum olmayacağını bana temin edebilir misiniz?» dedi. Esasen O. Bu konuşma esnasında Sultan kendisine: «İnanıyorum <ki kumandan ve zabitlerin size büyük Di'r itimad ve teveccühleri var. Bu tayine İzzet Paşa katiyetle itiraz etmiş ve böylece Mondros Mütarekenamesinin imzası — Saray'a rağmen ve sultanın tesirleri dışında —ortaya çıkmıştır.. Çünkü Sultan Vahideddin sözlerini şöyle bitirmişti». Gerçekten mülakatın ferdası günü bir «îrade-i Padi ş a h î » ile meclis dağıtıldı. bu müzakereleri. Bu durumda Sultan Vahideddin'in Mondros Mütarekenamesinin imzasına müteallik müzakerelere hiçbir suretle dahil olmadığı meydandadır.. Padişah taraf mdan istifaya zorlandı.Kuva'yı Milliye'ye karşı İstanbul'daki İngiliz kuvvetlerinin maksadlı baskılarına rağmen mülayim bir hattı hareket tarzı takip etmesi ve bu yüzden' de Af. yoksa teklif edilen mütarekenâ-menin imzası mı emredildiğ?.g.6 (156) • Dagobert Von Mikıısch a. MİLLÎ MÜCADELE Sadrazam İzzet Paşa yukarıda bahsi geçen istif asım müteakib jVI. . hususunu soran Rauf Bey'e İzzet Paşa kabinesi tam bir ittifakla «imza ediniz» emrini vermiştir.1" Hükümet itimad reyi alınca bu defa Pâdişâhla temas imkânı aradı. Saltan Vahideddin'in zihninde bir plân mevcut olduğunu ve bunun için Ordudan emin olmak ihtiyacında bulunduğunu gösteriyordu. Bu tehtid karşısında İstanbul'da müzakerelerin kesilmesi mi. Bu sırada M. M. 1924 tarihli Tanin'de çıkan bu meseleye dair makalesine bakı. Kemal Paşa İstanbul'a gelir gelmez Meclise koşarak yeni kurulan Tevfik Paşa Hükümetine itimatsızlık reyi verilmesini temin etmek için çalıştı ise de bu emeline mesi ve ayrıca *sevr»l ıslâh mahiyetindeki Londra Konferansında Kaıvayı Milliyeciler için aşırı bir taraftarlık göstermesi. ordunun zabitleri ve kumandanları sizi severler Bana teminat verebilir misinis ki onlardan bana bir fenalık gelmeyecektir. Kemal Paşa ile zikredilen mülakatım takiben — or(155) balanız: Falih Rıfkı ATAT .

Buradaki vaziyeti tamamiyle bilmiyorum. 159 da «Gizli bir cemiyet kurma teşebbüsü» sh. sh. şu sözlerle mülakata son Verdi: . Kemal'i «asayişi--'dahiliyenin iadesi» zahirî maksadıyla ordu müfettişi sıfatıyla Anadoluya göndermeye karar verdi. bir müddet evvel: «Senden ve ordudan hin-i hacette emin olabilir miyim?» sualinin altında yatan fikir ve tasavvuru açığa vurmuş oluyordu.. kalktı.. 30 Ekim 1918 de imzalanan «Mondros Muta-r ek enâmesi» nın her türlü suiistimale -müsâid yedinci maddesine1" istinaden henüz daha mütareke metninin mürekkebi kurumadan aziz vatanımıza karşı feci işgal ve istilâlar baş gösterdi 3 Kasım 1918 de ingilizler Musulu işgal ettiler.. Kemal Paşa. içine düştüğü felâketlerden kurtarmak isteyen Sultan Vahideddin. 162 (159) Mondros Miltâreken&meslnin yedinci maddesi.» (13a-kınug 19 Mayıs . «Orduya ait bazı malumat mı var efendim?» diye sordum. Yalnız sualini bir daha tekrar etti. Yalnız ordu kumandan ve zabitlerinde zâtı şahanenize karşı bir cereyan olması için sebep görmüyorum. 6. Biz. Bu bölgede İngilizlere rakip bir siyaset takip eden Fransızlar da. onlara nazire olarak Adana dolaylarım işgal ettiler. Anadolu'da ortaya çıkarılabilecek bir nu hemen kavrayamadım. 160 .Meclisin dağıtılması ye M. < Bu yağmada geri kalmak istemeyen İtalyanlar ise. Kemal Paşa'mn o g-'in için — istemediği Tevfik Paşa'mn sadaretten uzaklaştırılması tahakkuk edince M. .»"8 Bu sözler. Buna benzer hadiselere ayni müellifin «19 Mayıs» . 1920 yılı Mayıs ayı başına gelindiği zaman ortalıkta Yunanlıların da İzmir'e bir çıkarma yapacakları şayiaları dolaşmaya başlamıştı. bir kumandansınız. 162 de «İtalyanlar LOZAN ZAFER Mİ. M.. Tecrübesiz arkadaşlarınızı tenvir edeceğinizden eminim. 154) (157) Falih Rıfkı ATAY . Kemal arkadaşlarına bazı fikirlerini açmaya başladı: « — Padişah galiplerin elinde esirden başka (birşey değildir.161 de İngilizler)*} temas ve Papas Fru ile görüşme. bir (158) Dogabert Vön Mikusch a. sh. dedim. Çankaya sh. ne hayır. vâki olan gizli mülakatta Sultanın kendisine telkin eylediklerinin bir nevî ifşası mahiyetinde idi. bu gün den ve yarından.. Milleti. Anlaşılmaz bir tavırla ilâve etti: «— Yalnız bu günden bahsetmiyorum.17186 KADİR MISIROĞLU «Millî Hareket» Hükümete htinatgâh yapılabilir ve Padişahın sallanan tahtını kurtarabilir. (180) Bakınız... Bu plân gereğince. 16 . Anadoluda millî bir kuvvet teşkili ve Comte sforça ile mülakat» dan yan açık yan te-villi bir surette bahsedilmektedir.7 . »« General Allenbî'nin bu tayinle takip ettiği gaye. Zat) şahane gözlerini açarken ayağa. «Padişahın verilmiş bir karan olmalıydı.19 Mayıs sh.sh. «— Ger' çi. Falih Rıfkı ATAT Çankaya sh. Antalya'ya çıkarma yaparak Konya dolaylarına kadar yayıldılar. Hadiseler bu tarzda gelişirken îstânbulda çeşitli ne sap ve pazarlıklarla meşgul bulunan l6° M.ge. HEZİMET Mİ? 187 ara îstanbula gelmiş olan İngiliz generali ADenbi tarafından direktif mahiyetindeki bir ttiküfle henüz mukavemet etmekte bulunan «Altıncı Ordu» nun kumandanlığına tayin edilmek istenmişti. ne evet.. müttefiklere kendi stratejik emniyetleri • için lüzum gördük' leri yerleri işgal etmek hak ve selahiyetini ¦ bahşediyordu. Millî bir hareketin merkezini Anadolu içerlerine götürmek lâzımdır.ben istanbul'a' geleli bir kaç gün var. Hadiseler bu tarzda gelişirken Padişah da zihninde tasarlamakta olduğu plânın tatbikatına girişmiş buluıfa-yördu. Gözlerini kapadı. dedi. îşte bu hareket.«— Siz akıllı. ise bu kararın ne olduğunu bilmeyen veya anlamak istemeyen kimselerle konuşuyorduk. Burası ile yetinmeyerek hemen arkasından Urfaj Maraş ve Ayıntab havalisine kadar işgal ve istilâlarını teşmil ettiler. üzerine parmak basılacak bir noktadır. Başımızda bulunan Hükümet kararlarında hür olamaz...

.İstanbul 1919.» demektedir. Eline maruf « F ermân-i Hümâyûn». maksat söylediği gibi. Kemal. 19 Mayıs sh.22) Yalnız bu rakam bile O'nun fevkalade bir vazifeye me'mur olduğunu ispata yetmez nü?. tutuşturulur cebine yüz-binlerce altın lira konur muydu ?. 7 Armstrong a.. Erkânı harbiye İkinci Reisini kargısına alarak cebinden çıkardığı bir not defterinden bazı şeyler. ki.. maruf nutkunda da temas edilmektedir. «Anâdoluda kendi iktidarım azam! surette genişletebilme-si için vazife ve selâhiyetlerine müteallik talimatı. ingilizlerin sahte muhalefleri. (164) «Dokuzuncu Ordu Müfettişi II. Kemal Paşa. Kemal Paga'ma. M.. Vekili» gibi hareket etmesini temin eden bir «Ferman-i Hümâyûn»181 ile de teçhiz edildi. 14 de M.e. Altıncı Ordu Kun^andanbgma benim tayin olunmakhğıım da tavsiye eder. 66-60.isimli kitabı ile M. 61:62. Îstanbula gelmişti. «Samsun ve havalisindeki asayişliği yerinde görüp gerekli tedbirleri almak» bahanesiyle «Dokuzuncu Ordu Müfettişi»' olarak Anadolu-ya gönderilmesi imkân dahiline' söküldü. bazı arzularımı söy-lemek için sizleri kabul' ettim» cevabını verir. Kemal Paşa Nutuk sh. Istanbuldan nef ve teb'id (yani. Kemal Paşa'nm sadece. «Hazine-i Hâssa» dan (162) Bakınız. HEZİMET Mİ? 18» velhasıl her nerede mevcut ise oradan külliyetli paralar verildi16* Kendisi bu tayin hakkında diyor ki: «Bu vâsi selâhiyetin beni İstanbul'dan nef ve teb'id maksadıyla Anadoluya gönderenler tarafından bana nasıl tevdi edildiği mucib-i istiğrabınız olabilir! Derhal ifade etmeyelim ki. M.. Hiç nef ve teb'îd maksadıyla gönderilen bir kimseye «Padişahın Mümessili »167 sayılabilecek bir se-lâhiyet vesikası188 verilir ve bümm muhteviyatım bizzat tespit eylemesine müsaade. sh. güçlükle bertaraf edilerek M. bana bu selâhiyeti verenler bilerek ve anlayarak vermediler1*6» Düşünmüyor ki.162 Ayrica Padişahın... uzaklaştırma ve sürgün) olsaydı Dokuzuncu Ordu Müfettişi unvanı ile Anadoluya değil İttihatçılar meyanmda Malta'ya gitmesi gerekmez miydi Zaferden sonra İzmir sporcütanna Istanbuldan «beş parasız» çıktığını söylemiştir. 7. 171).'yaj verilen bu paralar hakkında tafsilât için bakınız: Kadir MISIROÖLU Sarıklı * Mücahitler -istanbul 1969. Allenbi. 108 (163) Bu fermanın Bahriye Nazırı Avni Paşa tarafından ts-tinsah edilmiş sureti için bakınız. «ittihatçı aleyhtarı görünmek» sureûyle Padişah vö hü kümelin itimadım o nispette kazanmış bulunuyordu ki. karargahına alacaklarını kendi seçti. (165) M. Kemal Paşa. Af. Kemal Paşa. kendi selâhiyetlerini ona veren ve bir nev'i «Padişah. Kemal Paşa'nın ağzından «o tarihlerde General Allenbi. Falih Rıfkı AT AY . nef've teb'îd maksadıyla gönderilirken tahsisat-i mestureden ve Hazinei hâssadan kendisine para verilmesine lüzum yoktu. Halbuki. dikte ettirmek ister. I 188 KADİR MISIROÖLU ile kötü bir sulh teklifi karşısında bu kuvvete istinad ederek bir takım fiili mukavemet hareketlerinde bulunmak ve bu suretle «Saltanat ve H 11 â f e t » i ayakta tutabilmek ümidini besliyordu. Ayni müellif Çankaya l(Bakınız sh.'Hemde Mütareke devrinin müthiş xx. Bir gün Harbiye Nazırını ve . edilir mi?. Kemal Paşa'ya «Tahsisat-ı Mesture» den. LOZAN ZAFER Mİ. (161) Bakınız. sh. Nazır ve ikinci Reis konuşmak isterlerse de General Allenfai: «Görüşmek için değil. ayni müellifin «19 Mayıs» isimli eseri sh . Bütün bunlar yetmiyormuş gibi yanma maiyyet olarak istediği kimseleri almasına müsaade edilen164 M. Nutuk sh. bizzat tanzim etmek imkânına» bile mazhar kılınmıştır. sh. «İsta bu konuşmalar sırasında.g. Kemâl Pasa'nın kendi seçtiği bu maiyyet erkânı yirmi yirmibeş kişiydi. Kadir MISIROÖLU — Sarıklı Mücahİdler .ilî müzayakaları içinde kıvranılırken. parasızlığından bahsetmeye mahal olsun!.» (bakınız Fâlih Rıfkı A-TAY Çankaya sh.. . (166) M. (bak. Bu aşikâr bir tezat ve hakikatin tersinden ifadesi değil midir?. 163) isimli eserinde de bu meseleyi ayni mahiyette ifâde etmektedir.

Erkânı Harbiye Reisinin ve bütün memurların zabit göndermek ve silâh kaçırtmak suretiyle «Millî Kuwetler»e yaptığı yardımlardan bahsederek: «Hükümet.e. Çünki Hükümet bu asker! harekâtı çerçevesi teşekkül eder etmez müttefiklere karşı bir tazyik vasıtası olarak kullanmayı düşünüyordu. Gözlerini yumuyordu. ah. 1 de yer alan 4 ve 8 numaralı vesikalar. 3) Kkalli iki binek otomobili lâzımdır."2 Buna mukabil M.17* Bu mes'eleye temas eden Edgar Pech de M. 6) da yer alan 3 numaralı vesika. 171 (170) Dagobert Von Mikusch. (173) Bu hususta şüphe ve tereddüde yer kalmaması için «Harp Tarihi Verlkaları Dergisi» nin «ı» numaralı sayısında yer alan «11» numaarh vesikayı aynen takdim ediyoruz: Numara . 11 13/5/335 14 Muhasebat Aceledir 1121 Bütçe 335 2667 Harbiye Nezaret-i Celi'&sine 1) 7/5/335 tarih ye 7 numaralı tezkire-i âctzânemle karargâh merisubînin Uç aylık muhassasat-ı adi yelerinin şimdiden ve buradan itası lüzumunu İstirham etmiştim. Bu kararın itasıyle beraber alelhesap bir miktar meblağın lta'sı lüzumu tabiidir. M. Meselâ Erzurumdan bütün Ordu Kumandanları ve valilere «silâhların itilâf kuvvetlerine teslim edilmemesi ve askerin silâh altına celbi» hakkındaki emri. a.1" (172) Bak. Anadoluda zaman zaman daha da sarih davranarak Sultan ve hükümet adına hareket ettiğini izhardan çekinmemiştir.e. Harp Tarihi Vesikalar: Dergisi sh. Kemal Paşa. Kemal Paşa'yı Anadoluya göndermek mes'elesini öyle tahalükle. inkılâpların hatın için mecburen «hâin» ilân edilmiş bulunan Sultan Vahideddin'in gayet fedâkâre bir surette tezgâhladığı Milli Mücadeledeki temel hizmetlerini satretmek maksadına bağlı ve hilafı hakikat olduğunda şüphe yoktur. benimsemişti ki> kendisine Harbiye Nezaretince verilen selâhiyet vesikasını inceleyip kabul etmekle yetinmemiş. LOZAN ZAFER Mİ.g.e.g. 115 (171) Edgar Pech.i mUteallikası neticelendirilmemiştlr. . Bu da henüz teinin edilememiştir. 1 (Ankara-952 sh. çıkarma yapmalarında sadece iki gün önce Harbiye Nezâretine yazdığı 14 numaralı yazı ile «alelhesap bir miktar meblağın itası (verilmesi)» ile «Ekallî (en az) iki binek otomobili» talebinde bulunmuş ve ancak bunlar verildikten üç gün sonra hareket edebileceğini bildirmiştir. H&ZtMET Mİ? 181 Hakikaten hükümet M. Kemal'i Anadolu'ya gönderen Ferit Paşa Hükümetindeki Harbiye ve Bahriye Nazırlarının. Kemal'e verilmiş olan Ferman-i Hümâyun. 6/S//335 tarih ve 5 numaralı tezkire İle İstirham edildiği halde henüz bir karar İta edilmemiştir. Harbiye Nezaretindeki tertibat ve teşkilâttan bî-haber değildi. I : ••• (169) Dagobert Vdn Mlkusch a. 68. sh.'6 Mayıs 1919 tarihli tezkeresiyle yola çıkmak için acele etmesini istemiştir. 13 Mayıs'1919 tarihinde yani Yunanlıların îzmire. zamanda Damat Ferit Paşa Hükümetine de tevcih edildi ve bu hükümet bizzat kendi kapanına düştü»1" demektedir. 190 KADİR MISIROoLU M. Kemal Paşa'nm bu beyanının. Harp Tarihi Vesikaları Dergisi S. sultan namına vermiştir. Vesika No. 109 (168) İşbu selâhiyet vesikasının aslı ve tam metni için bakınız.1" Esasen ML Kemal Paşa. 2) Masarifat-ı fevkalâde müfettişlikçe ba-del-tasdik kabul edilmesi. bütün kumandan ve valilere bu yeni hareketin Padişah ve Hükümet tarafından gizlice tasdik edildiği intibaını vermiştir.Les Allies et la Turqule ah.g.(167) Dagöbert Von Mikusch a. Henüz devair. ah. Fakat bu hareket Türk arazisini işgal eden müttefiklere tevcih edildiği gibi aynı.

hatta askerî bir şahıs ol masına rağmen kendisine ayni zamanda «Mülkî S e -iâhiyetler »1M de tefviz edilen M. hareketi kat'îleşince veda ziyaretlerinde bulundu. ve üstünde bir kitap var. Vazifemin o makamla alâkası vardır. ne kadar derin olduğunu. Veda ederken «—«• Her arzunuzu doğrudan doğruya "bana yazabilirsiniz!* diyordu. Manzarayı görmek için oturduğumuz yerlerden başlarımız* sağa sola çevirmek kâfi idi. Dahiliye Nazırı 4) Muhassasat-i zâtlyemle karargâhın seferi karargâh İttihazı hakkındaki. Harp Tarihi Vesikaları Dergtei'nin birinci sayısında yer alan 4 numaralı vesika. bakışları sevinçten parlayan Damat Ferid Pasa bana çok iltifat etti. (176) Falif Rıfkı ATAT — 19 Mayıs — Ankara. Pek samimi ayrıldık.'Sağında. benden çok şeyler beklediğini söyledi. 12/5/335 tarih Ve 12 numaralı tez-kire-i aclzi de henüz mevki-i muamelede. 1944 eh.192 KADİR MISIROOLU LOZAN ZAFER Mİ. Kemâl Paşa hakkında pek çok İfşaat ve tenkldlerde bulunan «La Repuliçue Ehchal-nee» (Zincire Vurulmuş Cumhuriyet) adında bir dergi çıkarmıştır. Bunlan Fa-lih Rıfkı ÂTAY. efendim. bâlâda arz olunan mevad netayice iktiran ettirildikten ve binaenaleyh maiyetlmdekt Ümera Ve zabitanın hazırlıklarını yapmak ve âüelerlnln hâvâyicini te'min etmek gibi hususatın nîuktazi olduğu parayı bilfiil vermek imkânı hasıl olduktan üç gün sonra hareket olunacağı muhakkaktır. hiç unutmıyacağvm şu sözlerle konuşmaya (175) Mehmet Ali Bey sonradan «Vata:» Haini» ilân edilip «yüz ellilikler» listesine sefeulmuştur. İtimadı. bulunuyor. Kemal Paşa'nın bu arada diğer birçok kimse ile görüşmesini de naklettikten sonra: «— Yıldız Sarayının ufak bit salonunda Vahided-dinle âdeta diz dize denecek kadar yakın oturduk. Şâkir Paşa ile holde yürürken bana dedi ki. elimi tuttu.»'7' Yazar M. Salonun Boğaziçine açılan penceresinden gördüğümüz manzara şu: Birbirine muvazi hatlar üzerinde düşman zırhlıları! Bordolarındaki toplar.-» Oturduk Melımet AH Bey17* Dahiliyeye ait işlerde bana her kolaylığı yapacağından. doğru-den doğruya muhaberede bulunacağımızdan baJısetti. pek iyi bir tertip bulunmuş olmaktan âdeta sevinerek Mehmet Ali Bey' in yüzüne baktı. ' • Bu İsler için bir haftadan beri karargâhımın ümerâ ve zabıtanı bizzat takip ile meşgul oldukları cihetle bir an evvel İşin kat'iyete iktiran ettirilmesini ehemmiyetle istirham eylerim. dirseğini dayamış olduğu bir masa. Bu yüzden Pa-rise yerleşerek orada Af.Sadaret makamında. Kanaatime siz de iştirak etmiş olduğunuz için bahtiyarım. Sadaret Makamından çıktık. Kemal Paşa. Ben zaten Paşa'yı tanıyıp takdir etmiştim. «— İster misiniz. 23 * 23 Fr 13 184 KADİR MI9IR00LU . HE2BMET İtif 193 Her isteği yerine getirilen. O'nun ağzından şöyle nakletmektedir : — «. Dahiliye Nazırlığı bürosunda Şâkir Paşa.. Bunu çok faydalı olacağını söylüyerek derîn teşekkürterimi tekrar ettim. med Ali Beyle sizi konuşturayım?» «— Çok münasip olur. Tatmin edici cevaplar verdim. Mehmet Ali Beyyde sevinç alâmetleri göstererek. altın gözlüklü. çok isabetli bir intihapta bulundunuz. Kemal (174) Bak. Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişi Muhasebat dairesine ve ¦ • Fahri Yâver-i Hazret-i gehriyer! 13/Mayis/335 Mirliva M. sanki Yıldız Sarayına doğrulmuş!. beni gösterip: «— Samsun'daki vak'anın-tahkikine memur Mustafa Kemâl Paşa!» diye takdim et-' ti. Vahideddin.* Meh-med Ali Bey'i daha önce tanımış olduğumu söylemedim. Şâkîr Paşa'ya dedi ki: «— Sizi tebrik ederim. Bana mutlak selâhiyetler vermiş olduğunu imâ eder sözler sdrfettı.

114 Bunun üzerine M. Bu kat'î ifade karşısında bile direnmek ve M.» O zaman bunun bir tarih kitabı olduğunu anladım.(177) Bu kelime. Kemal'in ağzından nakleden Falih Kıfkı ve haberin kaynağı olan şahıs.» "' Bu sözleri M.. m bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir. se-lâhiyetnâme ve paralara ilh. 8 Haziran 1919 da İngiliz talebini bir kere daha cevaplandır-mışsa1*1 da İngilizler nokta-i mazarlannda ısrar ettiklerinden işgal altındaki Harbiye Nezareti mecburen boyun eğmiştir. Dikkatle ve sükûnla dinliyordum: «— | Bunları unutun. (179) Bakınız Falih Rıfkı AT AY Çankaya. 6 Haziran 3919 tarihli yazılarıyla182 «M.. Paşa. 175) <ettln> olarak yazıldığı halde «19 Mayıs» adlı kitabında <ettik> şeklinde gerçmekte-dlr. Devleti kurtarabilir. 28-29 veya Çankaya sh. HE31MET Mt? 195 Kemal Paşa «Bandırma Gemisi» ile îstanbul-dan Samsun'a hareket etti. sh.. şimdiye kadar bu devlete çok hizmet ettin. Amma Samsun ve Merzifon) havalisinde İngiliz askerleri yok muydu? Neden onu tev^ kif edip İstanbul'a göndermediler de geri çağırması için Ba-bıâliye'ye tazyik icra etmeye koyuldular!.. dedi.F. Biz Çankaya'nın laV tarihinin yeni olması ve cümlenin siyak ve sibakını dikkate alarak birinci imlâyı tercih ettik. LOZAN ZAFER Mî. Hakikaten tam M. Aldığı Ferman-i Hümâyun.. Kemal'in önce bir oyalama siyaseti1" takip ettiği ve sonra da «S i 1 k . 198 KADİR MI9IROCLU Paşa'yı geri çağırmamak isteyen Harbiye Nezareti. Kemal Paşa ve maiyet erkânının derhal İstanbul'a çağınlması»nı istemişlerdir. Falih Rıfkı'nm «Çankaya» isimli kitabında (bak sh. Milrie imzalı ve 19 Mayıs 1919 tarihli bu yazının İngilizce aslı için bakınız «Haıp Tarihi Vesikaları Dergistenin Birinci Sayısında yer alan '-15» numaralı vesika (181) Bakıma: Aynî dergide yer alan »18» numaralı vesika. «Bahri Sefid (Akdeniz) Kumandanı «General Milne» imzasıyla Harbiye Nezaretine. Kemal Paşa sadece bir müfettiş olarak gönderilmiş olsa O'nâ «Vatanı kurtarabilirsin!. Kemal elçabukluğuna getirip tevkif olmadan gemiye bindi diyelim.. artık Erzurum'a kadar ulaşmış Tmltman M. sin. Vâki davete rağmen. asil şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Kemal Paşa tarafından bile tasdik edilmiş b liman Sultan Vahideddin gibi bir şahsiyet tarafından. paşa!.» Elini demin bahsettiğim kitabın üstüne bastı ve ilâve etti: tTarihe geçmiştir.i askerî» den istifa ederek sivil olarak «Erzurum Kongresi» ne katıldığı malumdur.. Kemal'in Samsun'a ayak bastığı gün harekete geçen İngilizler. Sultan Vahideddin'in ¦vatan kurtarmak hususundaki karar ve azmi ile yaverine tevdî eylediği vazifenin hakiki mahiyetini açıkça ortaya koyan bu sözleri suî tefsire uğratmak için çok yoruî-nmşlarsa da güneş balçıkla sıvanamamıştır. 15 Mayıs 1919 da İzmir'e çıkarma yapmış bulunan Yunanlıların bu hareketlerinden bir gün sonra M.» demek "biraz saflık hatta aptattılc olmaz mı? öyle ya.. paşa. (178) Bakınız: Ayni eser sh. Çünkü M.y işsizliği yerinde görüp incelemek üzere gönderilen bi müfettişten böyle büyük bir iş beklenebilir mi? Hemd zekâsı M.176 (180) G. Tuhafı şu ki. 175 başladı: «— Paşa. hadi M. 175 . Kemal.ti teyenler M. (182) Bakınız: Ayni dergide yer alan «17î numaralı vesika. Harbiye Nezareti bu yazıya verdiği. 24-Mayıs 1919 tarihli cevapta181 «Mütareke hükümlerinin sür'atle tatbikini sağlamak» gibi bir mâksad takip edildiği bildirilrrüşse de İngilizler tatmin olmayarak. bir yazı180 göndererek O'nun Anadolu'ya niçin gönderildiğini sormuşlardır. Kemal Paşa'nın İstanbul'a avdet etmiyeceğini Harbiye Nezareti kadar İngilizler de elbette . Nihayet. Kemal ve Falih Rıfkı'run o tefsirlerini de oku şunlar da astarın yüze nasıl uymadığını görsünler!... «Samsun havalisindeki asa . Doğrusu bu bir muammadır!. rağmen günlerdir oyalanan SC Kemal Paşa için tam hareket edeceği gün «İngilizler tarafından yakalanıp tevkif edileceği şayiası»17' çıktı.

bu mütarekeden bahsederken İngilizlerin kara ordusuna karşı mutedil davrandıklarını söylüyor. kendi menfaatleri için kullanabilir bir mevkie koyabilsinler. 164 (188) Bakınız M. Sh. Herşeyden önce bu düğümün çözülmesi lâzımdır. Bu suretle davetin hükümet kararı olduğunu ifade eden ve ayni dergiye «22» numara İle dercedilmig bulunan telgraf çekilmiştir. henüz mukavemet kabiliyeti olan Türkleri. Hattâ M. dahilde asayişin temini ve hudutlann muhafazası için lâzım gelen ordu miktarı terhisten istisna ediliyormuş!. 30 Ekim 1918'de Osmanlı hükümeti harpten çekildi ve Amiral Galtrop ile Rauf Bey (Orbay) arasında Mondros'ta bir müterakenâme imza edildi Amiral. sh.» diye İngilizlere karşı müdafaa edip Anadolu'ya göndermeye çalışırlarken M. Kemal Paşa Mösyö Marten vasiyetiyle müteaddit defalar vaki olan mülakatlarında Rahip Fro'yu «insaniyete hadim. Hattâ (.) .îeneras ? ranşe Despere'ye gönderilen telgraf bile bir hatâ neticesi kayboluvermiş'. <185. mektubu şu satırlarla nihayete ermektedir-«Zât-ı âlinizle vuku bulan mülakatlarımda. hatta bunun için M. Bilâkis sadece seferberliğin ilgası ta-leb olunurken. İtimad edilecek namuslu bir adamdır. Osmanlı Devleti'nin mirasçıları arasında şimdiden bir ihtilâf görüyor ve mûtad olan iki yüzlü siyasetiyle şunu istiyor: Eğer müttefiklerin taleb-leri İngilizleri sıkacak bir şekil alırsa. Ayni dergide yer alan «19» numaralı vesikası. Ayni dergide yer alan «21» numaralı vesika M.biliyorlardı. Kemal Paşa. HEZİMET Mti 199 (187) Dagobert Von Mikusch a. adalete mu-habbetkâr .1" " LOZAN ZAFER Mt.»"' Bu durumdan anlaşılıyor ki.. İngilizlerin İstanbul'da hafiye teşkilâtım yapan. bunda bir gizli mak3ad görüyor ve diyor ki: «İngiltere hükümeti. Ami-rai. 149 1:18 KADJR M13IROÖLU ça'nm fikrine göre) bu kuvvetin teşkilini düşünmeye başlamışlar.»187 Bundan başka. — Nutuk. Donanmanın hemen teslimi istendiği halde kara ordusunun ilgasından veya hemen terk-i silâh etmesinden bahsedilmiyormuş. (184) Bakınız. Kemal Paşa'yı «Memlekette büyük şöhreti vardır. Kemal Paşa «kömür ve benzin yokluğundan dolayı hareket edemediğini bildirmektedir.e.Kemal Paşa ile temasa geçmişti. Kemal Paşa'da İstanbul'da İtilâf Hükümetleri ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu. adalete hizmetkâr bir zât-ı fazüetkâr telâkki etmiş olduğunu» bizzat ifade etmektedir. (Kont Sfor(186) Dagobert Von Mıkusch n. mütareke şartlarını Londradan alıyordu. Sultan Vahideddin ve Sadrazam Ferid Paşa. sh. HESUMET MİT 197 nin imzasından itibaren takip etmek lâzımdır. r üilcfikleri ile istişareye vakit bulamamış!. LOZAN ZAFER Ut. Kemal Paşa'yı. Kont Sforça. «İngiliz Muhibler Cemiyeti»ni kuran hülâsa Şark'ta İngilizlerin siyasi emellerini temine çalışan Rahip Fro daha evvel M. sizi bu kabil bir recül. M. daha mütarekenin imzası günü. 186 da yer alan Rahip Fro'ya. O halde Anadolu'daki harekât ile İstanbul Hükümetinin arasını açmaktan ve bunları karşı karşıya getirmekten baş-ka hiç bir netice vermiyeceği muhakkak olan bu tazyiklere İngiliz'ler niçin baş vuruyorlardı. yani Padişahın Anadolu'da bîr kuvvet teşkilini hayalinden bile geçirmediği zamanda İngilizler. Kont Sforça..i siyâsi degi^ insaniyete hadım. Eu nıütarekename o kadar çabuk imzalanmıştı ki.g.e. Bu noktaların aydınlanması için İngilizlerin hareket tarzlarını tâ «M ondrosMütarekenâmesi» <183) Bakınız: Ayni dergide yer alan «18» numaralı vesika.g. Kemal'in İstanbul'a çagırılmasındaki gerçek sebebin «İngilizler» olduğunu beyan etmektedir. «İngiliz tazyiki» çıkarılmıştır. Fakat yine de devlet vekarı hesabına bu telgraf o ifade tarzile çekilmemiş. Sultan Vahı-deddin'den evvel bulmuşlardır.. Bu vesikada Af.Bakınız: Ayni dergide yer alan «20» numaralı vesika.

sh. sh. 30 (190) Bakınız. Anlaşılmaktadır' ki. bunun neticesi kendi sulh muahedelerinin bozulmasını mucip olacaktı. HE31MET Mi? 201 (193) Dagobert Von Mikusch a.» cevabı verildi.1" sonraları Hariciye Nazın olan . sh. Generale «yani M. Üçüncü Ordu Kumandanı Cevad Paşa tarafından tayin edilen Miralay Selâhaddin Bey'i Anadolu'ya bir İngiliz gemisi götürmüştü.32. M.Kont Sforça ile birkaç defa temas etti.e. sh. Kemal Paşa'nm İngiliz entelijansınm İstanbul'da ki reisi olan Rahip Fro ile daha Anadolu'ya gitmeden vâki olan münasebetlerini Rauf Orbay da ifade etmek.. Kemal Paşa'nm İstanbul'da asker arkadaşlarından başka sivillerden ve bilhassa yabancılardan pek tanıdığı yoktu. Nutuk. KemaFin İngilizlerle gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını»"0 kabul etmek gerektir.1'1 25 Eylül 1919 tarihinde yani daha kuvayı milliyenin herhangi bir mevcudiyeti görülmeden General Salliklâd. Nutuk.»1'5 İngiliz siyasetinin zahiri görünüşüne zıt düşen bu hadiseler. Pera Palas Otelinde bulunurken de bu otelin müdürü Mösyö Martin delaletiyle İngilizlerin sonradan yaman Bir entelijans servis elemanı olduğu anlaşılan Papas Froylâ iki üç defa görüştü. ve Erkânı Harbiye Reisi Cevat Paşa'-ya yazarak Samsun Müfettişliğine Ilamid Bey isminde bir zatı tayin ettirmiştir.g.32. 101 (195) Dagobert Von Mikusch a.18' M.U 1919 yılı yazanda Sultan Vahideddin Anadolu'dald Js-yanı bastırmak üzere güvenilir kuvvetlerinden iki fırka teşkil edip Anadolu'ya sevkedeceğini söyleyince itilâf devletleri mümessilleri buna asla müsaade etmediler. terhis yerine yeniden silâhlanma mı yapacağız?» »T93 dediler. Fuat Paşa nezdine bir erkânı harp binbaşısı ile Eskişehir İngiliz kontrol zabitanından mürekkep bir hey'et gönderdi. bir harekât tarzı takip etmiştir. Nutuk. mütareke şartlarına aykırıdır. Kemal'e) hazırladıklarını yapması için lâzım gelen bütün rahatı ve kâfi vakti verdiler ki. «İngilizlerin ahval-i dahiliyeye ve kuva-yı milli-yeye kafiyen müdahale etmeyeceklerine» dair söz verdi. haricî görünüşe rağmen «İngiliz siyasetine uygun. Eh. 200 KADİR KISIRO'ÎL. sh. Onlar da hemen Merzifon'daki kuvvetlerini ağırlıkları ile birlikte evvelâ Samsun'a oradan da İstanbul'a çektiler.» (Feridun KANDEMİR Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay — İstanbul 1965.. Yine aynı tarihlerde İngilizler Merzifon'da bulunan tngiliz kuvvetlerinin geriye alınması halinde «Kuva-yı Mil-liye'nin memnun olup olmayacağını sordular.g. «M. «Bu. yerinde bırakılması için İstanbul Hükümetine müracaat etmişlerdir. bu hususa dikkat çekerek «hakikaten şayan-ı hayret bir şey» diyor ve ilâve ediyor: Galipler. 224 (196) Dagobert Von Mihusch a. bunun pek çok misalinden bir ikisini zikredelim.) (189) Bakınız. Kemal Paşa. Samsun'a muvasalatı sırasında Sadrazam Ferid Paşa. 292 . tedir.e. 184 (194) Bakınız. niçin ve nasıl oluyorda bu tarzda cereyan ediyordu? Dagobert Von Mikusch'e bakarsanız: «M. 31 .g. «Kuvayı Milliyece «pek memnun oluruz. Bu heyet. 101. <191) Bakınız. Nutuk Sn. Şh.e.bir zat-iN fazüetkâr telâkki etmiştim. Nutuk sh. 35 de yer alan üîa/et Pasa'nm telgrafı (192) Bakınız.1'0 (Bu zatın daha öonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için azline karar verildiği halde İngilizler.» Af. Yalnız İsmail Canbulat Bey'i vaktiyle hapishaneden kaçırmış olan İtalyan uyruklu müteahhit Dina-ri vasıtasiyle İstanbul'daki İtalyan fevkalâde murahhasıİngilizlerin Kuvay'ı Milliye'ye karşı bu alâkaları daha sonra da devam etmiştir ki."4 Dagobert Von Mikusch. Ancak bu karara varıncaya kadar Rusya ile InLOZAN ZAS-KR Mi. Kemal Paşa.

269 vd. Çünkü. Kemal'i âsi ve bagl ilân eden mahut fetvanın tama-men İngiliz süngüsünün zoruyla temin edilmiş ve neşrettirilmiş olduğunu Fevzi Pa$a (Çakmak) nm Ankara'ya iltihakında Büyük Millet Meclisinde iradettiği nutuk kati bir surette ortaya koymaktadır.g. Fakat bu hattı hareketi «Mecburi hale getiren» âmiller Lozan'da ortaya çıkmıştır ki. C.emrine itaate kat'iyyen mecburdur. Bu devredeki beyanlarının hâkim mânası şudur: «Halife ve O'na bağlı olanlar düşmanlarla beraberdirler. Bunun da sebebi kısacası evvelki taahhütlerdi. Fakat onun da topraklarımızda gözü vardı.e. LOZAN ZAFER Mİ. bu hususta o kadar mâhirane bir siyaset takip ettiler ki: İstanbul'daki «M e c 1 i s. Kemal Paşa gayet akordlu bir şekilde faaliyette bulunmuşlardır.. (199) M. 90 vd. sh.»"7 Bu anlaşma gereğince «Hilafet» i halkın gözünden düşürmek için İstanbul'daki işgal kuvvetleri ile Ankara'daki M. Rauf Bey bu anlaşmayı.» İngilizlerin bu ifadeye mukabeleleri de «Halife bizim(197) Edgar Pech a. Gerçekten İngilizler Padişahı hâin gösterebilmek için bir takım hareketlere icbar ediyorlardı. Hakikaten İstanbul'daki îşgal Kuvvetleri kumandanlığı bir beyannamesinde: «Düvel-i itilâf iyenin niyeti Ma-kam'ı Saltanat ve Hilâfetin nüfuzunu kırmak değil. Hakikaten İstanbul'daki Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasında Ankara'nın kuvvetlenmesini ve siyâsî faaliyet(198) Kuva-yı İnzibatiye.giltere arasında tereddütler geçirmiştir. hareketinin mutlak manasiyle bir muvazaadan ibaret olduğunu anlamak için bakınız: Tarık Mümtaz GÖZTEPE — Sultan Vahideddin Mütareke Gayyasında — İstanbul 1969.i Meb'usâmı basıp dağıtmaları bile mebusların Ankara'ya gitmeleri ve bu suretle İstanbul'u çökerterek orasının takviyesini temin içindi. adetâ ifşa edercesine şöyle ifade otmektedir: «Rauf Beycin bu işte de üzerine aldığı «Anadolu'da Millî Meclisin ve dolayısıyla Millî Hükümetin kurulması temin için İngilizleri İstanbul'da toplanacak meclisi basmağa tahrik için gerekirse nefsini feda etmek» vazifesini yine bir büyük fedakârlık. HE31MET Mİ? 203 lerin merkezi haline gelmesini istemek gibi anlaşılması güç bir İngiliz siyâsetinin dahli olduğunda şüphe yoktur.. Kemal Paşa. yeni Rus idarecilerinin tutunup tutunmıyacaklan tam bir meçhuldü. > demekteydi. Belki İtalyan siyasetini takip hayırlı olabilirdi. Her ferd Sultanın her. İngilizler. Büyük Millet Meclisinin ilk zamanlarında «M aka m-ı Hilafet» ve hatta Sultan Vahideddin'in şahsına hudutsuz bir surette bağlı gözüken M. kendini sağlama aldıktan sonra artık meydan okumaya başlamıştır. bunlar ilerde kısmen anlatılmıştır.. Halifenin Ingil-tereye karşı güya bir muvazaa silâhı olarak başvurduğu «Kuva-yı înzib atiy e»1'8 ve mahut «F e t-v a» lar1'9 gibi.»-00 . Meseiâ «1921 senesi M... Ancak ehemmiyetli olanı şudur ki İngilizler bu hareketi M. bu da mefkum-i muhalif yoluyla aynı kapıya çıkıyordu.. sh. Ancak İngiliz siyasetinin. Ankara 1940. sonuna kadar takip edilmesini yani zaferden sonrada ayni yolda yürünmesini tasvibe imkân yoktur. Erzurum ve Sivas kongreleriyle. Hattâ Ankara'ya kaçacak mebusların pek çoğunu «H ey'et-i Nâsıha» nâmı altında yine kendileri götürmüşlerdir. sn. I. Kemal tarafından taym edilen Refet başa ile Harington'an Erkânı Harbiyesinden gönderdiği murahhaslar İnebolu civarında bir çiftlikte içtima ederek siyasî ye iktisadî şeyler görüşürlerken «Saltanat ve Hilâfet» e müteallik bir takım siyasî meseleyi de mevzubahs etmişlerdi. binaenaleyh hâindirler. Aslında zafere kadar bu hattı hareketi kınamaya imkân yoktur. Kemal Paşa ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı.. 209 202 KADİR M19IROÖLU le hatta Yunanla beraberdir!» tarzında oluyordu ki. bilâkis. Bakınız: Zabıt Ceride-desi. idare-i Osmaniyede kalacak memâlikte emir ve nüfuzunu takviye ve tahkim edilmektir.

mâhirâne bir surette ortaya çıkarılmış bir siyâsi taktiği idi. İstanbul hükümetlerinin hüsnüniyetlerini ve M. HE21J1ET Mİ? 205"204 KADİR MISIROCLU 12. Hattâ Mustafa Sagir'm «C a s u s^. a. Ayrıca bu kararın daha Sivas'ta M. Diğer taraftan M. atfen yapılan bu ifşaat bütün yazılarında M. Anadolu Harekâtını muvaffak kılacak silâhları çakır-m alarma göz yummak da İngiliz siyasetinin bir gafleti değil. Yalnız Fransız meb'usu Andre Feruburg'a. hala vatanseverlik olarak göstermektedirler. sh.. *. sıfatı ile M. Ocak 1920 de İstanbul'da açılan Meclis-i Mebusan'a «Sivas Mebusu» sıfattı ile girmiştir. mânâ ve mahiyeti göz boyamaz bir surette izhar ve ifadeye yarayan karşılıklı yazışmaları biz onun mahut nutkunda ve aşırı taraftarlarının hatıratlarında bile görmekteyiz. Dikkat edilirse İstanbul'daki silâh depolarının kapılarına hintli müslümanları koyarak «din kardeşliği» sâikasıyla Kuva-yı Milliyecilerin bu depolardan.. 45 vd. Malta dönüşünde İstanbul'a uğrayan biri gemiden çıkmayarak İneboludan M. 152. M.g.Daha ehemmiyetli olanı şudur ki. Çünkü. Kemal bizzat-kendi dostları vasıtasıyla böyle bir neticeye vasıl olamazdı. Kemal'i öyle bir neticeye isal ettiler ki. İngilizler Kuvay'ı millîyecilere yardım edenlerin idam edileceklerine dair sokaklara çarşaf gibi ilânlar asmış bulundukları halde M. Tarih Konuşuyor.-01 Mahut İstanbul işgali ile «İngilizler arzu etmedikleri (!) yardımlarıyla M. tay tarafından bin bir teville ve bugüne göre tefsir edilerek takdim edilmektedir. Kemal Paşa'mn riyaseti altında kumandanlar ve sair kimselerden müteşekkil bir grup tarafından alınmış olduğu Feridun Kandemir'in Rauf Orbay'la mülakatlarını aksettiren adı geçen eserinin 45 inci sahifesinde de sarahaten ifade edilmektedir. Ali Rıza. Aynı şekilde îsmet Paşa da — zorla götürülmüş olsa bile — bir kere Ankara'ya iltihak ettikten ve bu iltihak alâyişli bir surette efkârı umumiyeye ilân edildikten sonra elini kolunu sallayarak İstanbul'a gelip tekrar Ankara'ya dönmüştür. Bu manidar ziyarete de İngilizler seyirci kalarak onu tevfik etmeyi düşünmemişlerdir!. Rauf Bey'in son Osmanlı Meclis-i Mebusan'ını İng-L lizlerle anlaşarak bilfiil dağıttırmış bulunduğunu daha mufassal bir surette öğrenmek isteyenler şu kaynağa da bakabilirler: Cemal KUTAY. Kemal Paşa'yı tebriye etnvk gayretkeşliğinden kurtulamayan Cemal Kh. biL. Kemal'in bu derece hüsnüniyetle mukabele göstermesine rağmen ihtilâf çıkarmak hususundaki gayretlerini açık bir surette aksettirmektedir. Kemâl Paşa da İstanbul Hükümeti. Kemal Paşa'ya dolaylı bir surette ihbar edilerek yakalattırılıp astırılması da İngiliz siyâsetinin hakikî veçhesini gizlemek maksadına matuf bir hareketti. LOZAN ZAFER Mİ. Kemal Paşa'mn ya-i runa gitmesine ses çıkarmadılar.e. Damad Ferid. Kemal Paşa'yı öldürtmek (!) üzere Ankara'ya gönderilmesi ve sonradan M.301 Hattâ bu. Cilt: I sh. devleti ele geçirmeyi çoktan kafasına koymuştu. Hilâfet ve Saltanat makamı ile Anadolu'nun arasını açmak için hudutsuz bir gayret sarfetmiştir. O kadar ki.»203 . Kemal Paşadan sonra ikinci derecede faal bir şahsiyet bulunduğu halde (200) Feridun KANDEMİR. Salih ve Tevfik Paşa'ların sadaretleri devrinde İstanbul'la Ankara arasında cereyanı eden muhaberat. İngilizler Kuya-yı Millîye ile ilk temas hattı olan Eskişehir Havalisindeki kuvvetlerini de bu Hint müslümanlanndan seçmiş bulunuyorlardı!. Bu adamlar Osmanlı Devletini yıkmayı ve bu iş için ecnebilerle işbirliği etmeyi ne yazık ki. Kemal Paşa'mn bu en yakın arkadaşını daha İstanbul'a adım attığı anda tevfik etmek yerine O'na manidar bir hareket olarak meclisin dağıtılmasına kadar! dokunmadılar!. Rauf Bey Anadolu'da millî bir kıyam hazırlayan Erzurum ve Sivas Kongrelerinin «H ey'etiTemsiliye» namı verilen icra hey'etine dahil olduğu ve bu bapta M.

g. Bütün bu muvazaa hareketlerini burada sayıp dökmeye ve tefsil etmeye fiilen imkân yoktur. taktik icabı böyle yapıldığını ifâde maksadiyle «Hilafet sarih bir hukuka malik olmaksızın bir müddet daha bırakıldı»205 demektedir. sh. 135 hiçbir kuvvet ve heyeti tanımamaya karar verdiği cihetle Misakı Millî hudutları dâhilinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinden başka şekli hükümet tanımaz. M. İstanbul Hükümeti. 221 222 (203) Dagobert Von Mikusch a. KemaTe beklenen fırsatı verdi. Türk inkılâbı Tarihi kronolijlsl C. hukuk ve hâkimiyeti hükümranisinin mümessili hakikisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahsiyeti mâna-viyesini gayri kabili terk ve tecezzi ve ferağ olmak üzere . Kıza Nur*a hak verdirmektedir. Böyle bir ikiliğin sulh masasında aleyhimizde olacağı noktası üzerinde durarak 1 Kasım 1922 de «Saltanat» ilga edildi Halbuki ikilik nasıl mevzuubahs olabilirdi ki. İstanbul Hükümeti 12 Eylülde müyesser olan zaferden dolayı Kemal Paşa'yı tebrik etmiş Sultan Vahideddin de bir gün önce aziz şehidlerin ruhu için *A y a s o f y a Camii § e r i f i » de Mevlût okutturmuştur.Dagobert Von Mikusch. HE2UMET Mt? 207 yesser olunca.» M.204 Buna rağmen ileride tefsilât verileceği üzere «S a 1-t a n a t» in «Hilafet» ten ayrılarak ilgası 16 Mart 1920 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere kanun-laştınldı. O kadar ki.e. Bu müracaat M.e. (202) Bir misal olmak üzere bakınız: Fahrettin ALTAYLI a. sh. Ankaraya müracaat ederek sulh için müşterek ve müttehid hareket edilmesi teklifinde bulundu. Halbuki takrir sahibi Dr.g. Kemal Paşa saltanatın ilgası sırasında Mecliste irad eylediği nutukta «H â k i m i y e t-i Milliye» mefhumu ile H i 1 â f e t' i telif edebilmek için hudutsuz bir gayret sarfetmiştir. 273 206 KADİR MI9IRO0LU LOZAN ZAFER Ut. Çünkü. sh. sh. Bunun diğer delillerinden kısaca bahsedelim: Balıkesir Paşa Camii Minberinden halka hitaben yaptığı konuşmasından aldığımız şu satırlar O'nun Halife olmak hususundaki arzularını daha bariz bir surette göstermektedir: (205) Nutuk sh.temsile.e. daha önce 11 Ekim 1922 de imza edilen «M udanya Mütarekenâmesi» ne sadece Ankara Hükümeti iştirak ettiği halde sulh konferansına İstanbul Hükümeti de Ankara ile birlikte davet edilmiş bulunuyordu. Rıza Nur'un yazıp seksen kadar meb'usun imzaladığı takrir üzerine şu kararlar alındı: «2 — Teşkilâtı esasiye kanuniyle Türkiye halkı.117 ve müteakip sahife — Dr. Bir çok askerî ve siyasî hatalara rağmen imanlı Türk Milletinin taham-mülfersâ gayret ve fedakârlıkları sonunda zafer mü(201) Bakınız: Nutuk. Kemal Paşa. Binaenaleyh Türkiye İvalkı lıâkimiyeti şahsiyeye müstenit olan İstanbul'daki şekli hükümeti 16 Mart 886 dan itibaren ve ebediyen tarihe müntakil addetmiştir. Sonraki vukuat ile anlaşılmıştır kî kendisi Halife olmak istemektedir. _ Gerçekten hadiseler Dr. Kıza Nur ise bu iddiayı reddetmekte bilâkis Hilâfeti «sarih hukuk ile ben ibka ettim»200 diyerek bu bapta geniş tafsilat vermektedir. Esasen ordumuzun zaferi bütün yurtta olduğu gibi İstanbul'da hudutsuz bir sevince vesile olmuştu. 1 İstanbul 1939. Rıza NUR a. Bugün ve bu gecenin bayram addi karargir olmuştur. 418 . adı geçen eserinde 16 Mart işgali mes'elesini inceleyerek İngilizlerin bu yardımlarını bile bile yaptıklarını bunun bir hatâ neticesi olmadığını. 2 — Hilâfet hanedanı Ali Osman'a ait olup halife* lige Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu hanedanın ilmen. ahlaken erşed ve eslâh olanı intihap olunur-Türkiye devleti makamı hilâfetin istinatgahıdır. Sadrazam Tevfik Paşa'nın Mustafa Kemal Paşa'ya müracaatı «müşterek bir sulh hey'eti göndermek» mahiyetinde idi. g. Dr. 593 ve müteakip. dolayısiyle ve müdellel bir şekilde ortaya koymaktadır. sh. bilfiil istimale ve irade-i müliyeye istinadetmiyen*(204) Gotthard Jaesehke.

. Şanı büyüktür!. Allah'ın selâmeti. 984 F: 14 210 KADİR MISIROGLU Cumhuriyet şeklinden kat'iyyen sakınmak lâzımdır. muvafakati alınmadan Ankarada vücuda getirilen bir heyet-i idarenin mu-karretana adem-i ittihada mazurdur. Buna cevap olarak M. hakikata tamamen tevafuk ve tetabuk ediyor. Allah birdir. Kanunu esasisi. Bu itibarla Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Teşkilâtının mensupları kendilerinin hiçbir reyi. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk grupu ismini takman bu fırka-nın şahsiyeti mânaviye ve hukukiyesi mezkûr cemiyet unvanının sahibi hakikisiolan Müdafaa-î Hukuk Teşkilâtlarının vaziyet'i umumiyeleri ile bir tezat teşkil eder. sh. Ekmel dindir. mantığa. bununla diğer kavanin-i tabiiye-i ilâhiye beyninde tezat ohnası icabetlerdi. cümlemizce calûmdur ki. Kadj Kaif Efendi'nin beyannamesinde ise «Büyük Millet Meclisinde ¦ teşekkül eden mezkûr grupuri maksat ve gayesi Devletin gekli idaresini büsbütün değiştiren siyasî bir gayeyi istihdaf etmekte ve Sivas Kongresinin tesbit ettiği esasata nazaran Hilâfet ve Padişaha ait hiçbir kay. Kur'anı azimüş-çandaki nusustur. Rıza NUR a. Mevzubahis olan mesele hükümdarın hukuku olup tayin ve tahdidi için son birkaç asrın.İstanbul 1960 Sh.g.»''8 deniliyordu. clı mevzubahis etmeyen Teşkilât-ı Esasiye Kanununu.Bu kanunda mana-yi cumhuriyet ifaden eden hiç bir şey mevcut olmadığı gibi Müdafaa-i Hukuk grupunun maksad-ı esasisinde de kat'iyyen böyle bir netice mevcut değildir..e. Çok fasa bir zaman önce Mecliste Müdafaa-i Hukuk Grupunu kurduğu zaman Erzurumlular kendisine cephe alarak Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini Ankaradan ayırıp yeni bir şekle sokmak istemişlerdi Cemiyetin unvanına «muhafa-za-i Mukaddesat» unvanını ilâve ederek Ankara'ya cephe alıyor ve Erzurumu tamamen Erzurumlulara mahsus bir idare altında yürütmek istikametinde bir arzu ortaya koymuş bulunuyorlardı. âtifeti ve hayrı üzerinize olsun. rehberi faaliyet olarak kabul eylemektedir. 270 LOZAN ZAFER Mİ. . Çünkü bilcümle kavanin-i kevniyeyi yapan Cenabıhaktır..(206) Dr. Bu esas üzerinde henüz tesbit edilmiş kati bir düsturumuz yoktur. Eğer akla. «Hilâfet ve Saltanat mesele-yi esasiye olarak mevcut değildir. Türkiyenin başında Haliie-i İslâm olacak ve bir hükümdar sultan bulunacaktır. : Binaenaleyh Kaif Efendi'nin saltanat şeklinin Cumhuriyetçiliğe kalbi mahsus olduğu haltkındaki fikri bir vehm-i mahzdan başka bir şey olamaz.»'" Acaba Mustafa Kemal saltanatı kötülerken Halâfeti neden bu kadar şiddetle müdafaa ediyordu. mantığa.» " denilmekteydi. Cenabıhak tarafından insanlara hakayık-ı diniyeyi tebliğe memur ve Besûl olmuştur. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri. Çünkü dinimiz akla. Velhasıl bu İslâhatı halk idaresinin hakimiyet ve inkişafına müsait surette kanun-i esaside yapılacak tadi'ât ile temin ve hukuku padişahiyi tahdit edecek tarzda yaparak memleket ve Alemi Islâmın liayat-ı hâzıra ve müş: takbelesi için azim teşeddüd ve mahzurlar davet cdecek (208) Kazım KARABEKİR: İstiklâl Harbimiz .»'" diyordu. son dindir. Bu beyannamenin ana fikrini hülâsa etmek suretiyle bir yazıya ekleyip Ankara'ya bildirmiş (207) Atatürk'ün söylev ve Demeçleri C. 1 İstanbul 1945. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz. 969 208 KADİR MI3IROOLU «Ey millet.. sh. Kemal Paşa'mn Kâzım Karabe-kir Paşa'ya gönderdiği yukarıda bahsi geçen yazıda: «.tecrübe ve devlet mefhnmundaki millet hukukunun mana-yi hakikisi âmil olmalıdır. Bu üzerinde durulup değerlendirilmesi lâzım gelen bir noktadır. HEZİMET Mİ t 209 olan Kâzım Karabekir'e Mustafa Kemal'in gönderdiği ce-Tapta. Bu teşebbüsün başında bulunan Kadı Raif Efendi bir beyanname neşrederek Ankara'daki kadronun Erzurum Sivas Kongrelerine zıd istikametlere doğru gitmelerinden dolayı kendilerinden ayrıldığını beyan ediyordu.. hakikata tevafuk etmemiş olsaydı.

O da Mustafa Kemal'in bir muzafferiyet neticesi Hilâfet ve Saltanstı alması idi. HEZİMET M t? 213 şahsına almak istediği görülür. Hilâfetin Hanedan'ı Al-i Osmanda değil kendinde devam etmesi bahis mevzuudur. Filhakika Saltanatın ilgasını temin eden başlıca âmil Hilâfetin muhafaza edileceği zannı olmuştur. Şu şartla ki.Kemâl Paşa'nın Hilâfetin lüzumu hakkındaki Bahkesirdeki hutbesi ve Meclistleld nutku ve bu beyanname (Şer'iye Vekâletinin yukarıda bahsi geçen beyannâmesini kastediyor. Sh. «30 -81 (210) Kâzım KARABEKÎR.» . Fakajj bu sıfatların veya hiç olmazsa sırf Hilâfetin Al-i Osman'da devam edeceğini söylemiyordu. İfrat ve tefritten bir türlü kurtulamıyoruz. Kemal Paşa ve etrafındakiler bu devrede saltanatı kötülemişlerse de Hilâfeti var kuvvetleriyle müdafaa etmişlerdir. Herhalde yeni fikirden Cumhuriyet tesisi daha az korkuludur. Bakalım istikbal ne gösterek-tir. Türkiye'nin başında Halife-i islâm olacak ve bir Hükümdar Sultan bulunacaktır). Gerçekten M. ' ¦ Bu hususu Kâzun Karabekir Paşa ayrıca şu iki dip notla da tavzih etmektedir: 1. Padişah ve taraftarları bundan ürküyordu.»-ı! Diyor. i Fakat sonrası hiç de böyle olmadı Mustafa Kemâl Pasaj bir zaman hocalardan mutaassıp bir halde hutbe ve nutuk] larla Hilâfet ve Saltanatı almağa uğraştı.g. Muvaffak ola-j mayınca müthiş sola kaydı. bu beyanname bir nevî Hilâfete mahsus «Hakk-ı ta'zîr» mahiyetinde idi.» n' 2 — «Gazinin vakit vakit yaptığı emrivâkileri de kabul ile İstiklâl Harbi pek şanlı ve şerefli kabul edildi. Buna muvaffık olamayınca da 180 derece aksine yürüdüğü müthiş garabetdir. Dini ve an'ânevî varlıkları! kanla yıktı.e. Bunun mantıkan böyle olması gerekir. Şu halde Hilâfete dair bu devredeki müda(209) Kâzım KARABEKÎR a.g..e. Fakat sonradan şiddetle alayhe geçmek hesapta olsaydı. İhtarnameyi yazan Mustafa Fehmi Efendinin de reyi ile melon şapka ve latin hurufatiyle İstanbul'un asri plajlarında medeni* jet yolunun yolcularını ara sıra seyrederek bu sabık yazılarına mı yoksa hale mi acır acaba? Bilmek pek meraklı bir şeydi*. GazFnin büyük bir taassupla Hilâfet ve Saltanatı (211) Kâzım KARABEKİR a. «Mustafa. Bu ibareyi bir kaç kere okudum Halife-i islâm olacak ve bir Hükümdar Sultan bulunacak) diyor. Terakki ve tekâmül taraftarı olan arkadaşla-1 rı bu sağa sola hareketlerde artık birlikte yürümediler.) bir araya getirilir ve başlarında ila mefkure hatıratı hocalar grupu ortasında ve ayni kisvede Mustafa Kemâl Paşanın resmi konursa vaziyet daha iyi anlaşılır. Kısa fasılalarla ortaya çıkan bu beyan ve hareketlerin manası nedir? Acaba M. Kemal Paşa Saltanat ve Hilâfet meselesinde nasıl bir tavır alması lâzım geldiğinde tereddüt mü etmektedir? Veyahutta adım adım bir plân üzerinde mi yürütmektedir? «Hilâfet Mes'elesi» nin sırf bu safhasına ait bir hüküm olmak üzere. a.kaydı beni düşündürdü. Bu tamim ne kadar lüzumsuz ve hatta zararlı ise sullıden soııra mütezayide» giden içtimai tahribat da o kadar felâketdir. 9T8 212 KADİR M19IROCLU -LOZAN ZAFER MI. sh. Çünkü yukarıda mevzubahis ettiğimiz Kâzım Karabekir Paşa'ya gönderilmiş bulunan cevapta: «Türkiyenin başında Halife-i İslâm olacak ve bir hükümdar sultan bulunacaktır» diyor.g. Sh. sırf muvakkat bir zan hasıl etniek için Hilâfeti mutaassı-bane Müdafaa mevkiine geçmezdi.e. Benim bugün anladığım ise daha korkunçtu.ı> .Kısa zamanda bu değişikliğin sebebi ne idi? Bu mesele üzerinde imâli fikretmeden önce bu düğümün çözülmesine yarıyacağl için zaferden sonra İstanbul ahalisine karşı Şer-iye Vekâleti tarafından neşredilen beyannameyi de hatırlatmak isteriz ki. İstanbul Cumhuriyet yapıyorlar diye endişe ederek propaganda yapıyordu. Bunları kaybetmekle sükût da başladı ve devam ediyor. LOZAN ZAFER Mt. samimî telâkki etmek lâzımdır. Bu meseleye zihni takılan Kâzlm Karabekir Paşa: «Mustafa Kemâl Paşa'nın cevabindaki (Cumhuriyet olmayacak. Saltanatın ilgası kararından sonra hakkında Ankara'nın iyi düşünmediğini anlayan Sultan Vahideddin . HEZİMET ît!? 211 faalan. hattâ muhalefete geçtiler. 983.. bizce birinci tez daha kuvvetlidir.

bilâhare «tamirat bedeli» adıyla harp tazminatı talep edildiği zaman. üçüncü cildinde bulunacaksınız!. Bu tehdide ilk muhatap olanlardan biri olarak Dr. Diğerleri de onu iltizam ettiler. gelişirken Lozan konferansı açıldı. bunun bir kısmını ı'. Bir kızılca kıyamettir koptu. Kemal Paşa Hilâfeti almak kadar. vasıtası olarak kullanılmıştır..e. Olmadı..hareketle(214) Bu «temizleme» bugüne kadar iddia edildiği gibi.. Bu konferansın başarısızlığa uğrayarak kesilmesine kadar süren birinci devresinde de bu hissiyat devam etti.g. Sh. «Biz Yunanlılardan tâzminat-ı harbiye istedik.Türkiye'den ayrılınca yerine Veliahd Abdülme-cid Efendi'yi Hâlife seçtiler. Bu da bizzat Rauf'un fikri idi. bize bu parada ısrar edersek .erki sahifelerde fakat asıl ehemmiyetli kısmını ise bu eserin * «M anevi kayıp İ arımı z»ı tahlil eden. LOZAN ZAFER Mİ..Ve hele Müslim Standart Gazetesinin muhabiri Abdulkayyûm Mâlik'e verdiği cevapta: «. 978 (213) a. Yunan askerlerinin Ege sahillerinden denize dökülmesi suretiyle vâki olmamıştır.zahir plânda birbirini tutmaz. Gerçekten Hilâfeti kaldırmak bahasına da olsa hakikaten başarılı bir sulh muahedesi ortaya çıkarılabilseydi bu da ehemmiyetli bir nüfuz gösterisi imkânı sağlayabilirdi. Fransızlar. Rıza Nur.e. yıkmanın da bir kuvvet gösterisi olabileceğini düşünmüş ve bu suretle yurt gezilerinde Hilâfetin alevine konuşmaya başlamıştır. Onun aracılığı ile Türkiye'nin başta Hilâfet olmak üzere birçok tavizlerim vermesine sebep olan Lozan anlaşmasının meşhur yirmidört maddelik gizli kısmı tanzim edilmiştir.g. 978 Bütün tavırlar ve beyanatlar Hilâfetin muhafazası istikametinde. Lozan Sulh Müzakereleri boyunca Trakya hududumuzda yığınak yapılarak bize karcı bir tehdit. Bu devre ait neşriyatın pek çoğunda Yunan askerlerinin izmir ve Bandırma'da gemilere bindirilip kaçırılmalarına ait resimleri görmek mümkündür. Bu bapta Yunanlıların yaptıklar! tahribat ve emsalini gösterip birçok listeleri birincî devreden beri Konferansla. meşhur Yahudi Hahambaşısı Hayim Naum Efendi sahneye çıkmıştır. onlardan şüphelenen Fransız ve İtalyanlar Türk zaferini görünce açıkça Türkiye'yi tutmak* mâhiyetinde hareketlere teşebbüs etmişlerdir. Fakat henüz muahede imza edilme^ den Türk ordusunun büyük bir kısmını terhis etmek ve-açıkça Makam-ı Hilâfet aleyhine konuşmak suretiyle tavizler peşin verildiğinden böyle bir fedakârlık karşılığında. Kemâl Paşa arasındaki yazışmalar da'hayli alâka çekicidir.Türkiye'de Hilâfet masundur ve iktidara sahiptir. bile esaslı hiç bir şey alınamardıştu* ki. Hatta İnönü bile Lozan'da mes'ele Hilâfete taallûk ettikçe celâdetle müdafaalarda bulunuyordu. Bunlar da Hilâfetin muhafaza edilmek istediğine delil teşkil edecek bir üslûp taşımakta idi. Fakat konferans çıkmaza girip isteklerimiz reddedince. Yunanistan «vermem!» dedi. Buna mukabil Yunan Donanmasını almak hayalinde idik. (212) a. Fakat. Hayim Naum Efendi ötedenberi Hilâfeti yıkmağa uğ-. Sh. Esasen onların -tngiÜÇÜNCÜ BÖLÜM LOZAN KONFERANSI KRONOLOJİSİ VE MÜZAKERELERE TOPLU BİR BAKIŞ İLK HAZIRLIKLAR VE MURAHHASLAR HEYBETİNİN TEŞEKKÜL ETTİRİLMESİ: Ordumuzun Ege sahillerine varmasiyle aziz vatanımızın sadece bir kısmı olan «A n a d o 1 u» Yunan askerlerinden temizlenmiş^4 oluyordu. şu malûmatı vermektedir:' . Kaçan münhezim Yunan Ordusunun Ege sahillerinden gemilere binip hayatlarını kurtarmalarım imkânsız kıimak üzere hatt-ı ric'atleri' kesilememiştir. İngilizlerin gerek Kuva-yı Milliye'ye ve gerekse Yu-nanistana' karşı. KemalPaşa'nın müdafâasına eş bir ifâde kullanmıştır. Harâb ettikleri memleketimizin tâmiratı dedik. Fakat bu suretle kaçırılan ve imha edilemeyen Yunan askerleri. HEZİMET Mİ? 215 ri muamma olmak vasfını muhafaza etmekte bulunduğundan. veriyorduk.» demiş ve yukarıda saltanatın ilgası dolayisiyle zikrettiğimiz M. Bununla meclis daha doğrusu M.' Fakat iş bununla bitmiş değildi. Henüz Boğazlar ve İstanbul Müttefiklerin ve bahusus İngilizlerin işgali altında bulunmaktaydı. büyük bir para istedik.raşan İngilizler ve Hatta Papalık ile Ankara arasında me-' kik dokumaya başlayınca M.

Meselâ Lord Gürzon. Fakat bir «Türk .Konferansı terkedeceklerini tebliğ ettiler. Bu adam diline şunu dolamış: «Alçaklar (kurşuna dizdiği adamlar) Yunanistan'a büyük bir leke sürdüler. Bu tazminat mes'elesini bahane edip hücuma hazırlanmış. Gerçekten bu husus. Bize buna mukabil Karaağaç'ı vermeği vaad ediyorlar. sulh imzalanmadıkça Anadolu'dan çekilmemeleri gerektiğini de bu tarzda beyan ve ifade etmişti. Bunların «Anadolu Hükümeti» ile her halükârda anlaşmak gerektiğini belirtmiş olmalarına rağmen. İngilizlerin âmûdâne tavırları karşısında. Verilen karar «Müfrezelerimiz ilerlesin. 216 KADİR MI3IROÖLU lizler'e rağmen. Biz ise talebimizde ısrar ettik. Bunu Garbt Trakya'ya tahşid etmiş. Bize hususi surette yalvardı.. Hükümet 'kafiyen vazgeçmeyin' emrini verdi. HRZİVET Mİ? 217 Iarına rağmen ' onlarla bu bölge de rakip vaziyette bulunan Fransızlar. sulhun akdinden önce buraların tahliye edilmesini asla istemiyorlardı.g.» Haki. Bu anlaşma. yeniden harp> istemiyordu. • . Büyük Taarruzdan önce Temmuz ayı için de İngiltere'yi ziyaret eden Ali Fethi Bey'le görüşmeye bile tenezzül etmemiş. 1200). Venizelos. Fakat bu talep neticelendirilemeden 9 Eylül'de Türk Ordusu İzmir'e girmiş bulunuyordu. hattâ 10 Ağustos'ta Yunanlıların. Garbî Türkiye'yi bir ucundan zaptedeceğim. üstelik Reuter Ajansı vasıtasıyla yayınladığı bir beyanatta bu adem-ı kabulü ilân ettirmekten bile çekinmemiş. (Dr. gal etmişlerdi. Buna mukabil Londra'dan dönüşünde Fransız ve İtalyanlarla görüşen Ali Fethi Bey onlardan mükemmel bir hüsnü kabul görmüştü. koymuş bulunuyorlardı. Onlah sulhe ve bu mıriti-kaları tahliyeye zorlamak için İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına karşı harekâta devam etmek gerekliydi. deliden korkmalıdır. Gerginlik o hale geldi ki. Çünkü Faik kuvvetlerin gittikçe tazyik dâiresini sıkıştıracağın» . Rıza NUR-a. Bu suretle Anadolu'nun tahliyesi fiilen tahakkuk etmiş oldu. İngiliz Entelijansınm gayret ve faaliyetleri sonunda taşkınlık yapan Fransız neferleri ve Fransız. maksatla eski Fransız nazırlarından ve p anda meb'üs olan Frankün Buyyon (Boillion) 9 Haziran 1921 de Ankara'ya geldi. bu lekeyi ben temizleyeceğim. İngilizler geldiği zaman hiçbir hâdise olmadığı halde. Gerçekten Maraş ve Aymtap havalisini önce İngilizler iş-. Fakat Boğazlar ve Trakya hâlâ işgal atınday-dı. Hakikaten bir hak idi. diktatör idiler.Fransız çatışmasına zemin hazırlamak maksadıyla» buralarını tahliye edip Fran-sızları davet ettiler. Lozan'da da kurtarılamamış bulunan «H a t a y» hariç aşağı yukarı bugünkü hududumuzu tâyin ve" tesbit ediyordu.edecek. «Hey'et-i Vekile'de görüşüldü. katen kırk elli bin kişilik bir ordu vücuda getirmiş. Zannediyoruz ki İngilizler de patlatamaz.ortaya çıkan bu dostâne hareketleri daha zaferden çok önceleri bile görülmeğe 'başlamıştı. • O vakit Yunanistan'da Gentral Pnngolos ve Plastras. Sade silâh patlatmasınlar. 20 Ekim de «A n k a r a 11 i 1 â f n a m e s i» adıyla bilinen Türk . üzerini.e. Hareketimiz doğru idi.. himayesinde hareket eden Ermenilerin'tecavüzleri yüzünden müthiş bir Türk Fransız çatışması ortaya çıktı.Fransız Anlaşması ortaya çıktı. Gunaristleri kurşuna dizmiş idiler. Fransızlar rica ettiler. Bunun üzerine Fransa'yı yıpratan ve Türkiye'yi Fransa'yla karşı karşıya getiren bu çatışmanın temelindeki İngiliz menfaatlerini kavrayan ve müttefik olmaLOZAN ZAFER Mt. Akıllıdan o kadar korkulmaz. Yine dinlemedik. Türkiye'yle anlaşma zemini aradılar. Eh. ordularımızın mutlaka muvaffakiyetli bir taarruz icra etmeleri gerektiği ve sulhun ancak bundan sonra olabileceği hususu Fethi Bey tarafından Ankara'ya bildirilmişti. . Daha sonra Türk • Ordusu Afyon va Dumlupınar Zaferlerini kazanınca Fransız Başvekili Puvankare (Poin-çare) Yunanlıların Anadolu'yu derhal tahliye etmeleri şartıyla bir mütareke akdi'talebinde bulundu. İşittiğimize göre Pangolos deli fişek biriymiş. İlk zamanda * Fransızların birinci derecede alâkadar oldukları kapütülâsyonlar yüzünden anlaşmak mümkün olmadıysa da Sakarya' Zaferi . İngilizler. Bilhassa Fransızlar Türklerle anlaşma hususundaki arzularını çok daha evvel ortay*. Pangûlos hücum . Hükümete yazdık. Bu.

1969."sh. İtalyan'lar da Fransızlar gibi yeni bir harp istemiyorlardı. İkinci Ordu da Çanakkale üzs-rine sevkedildi. Halbuki bu harekete mukabele hususunda İngilizler yalnız kalmışlardı =1* Onların.» demişti. 952). yeniden harbe sokuyordu.9 Ağustos 1968 tarihli nüsha. 1951. . . Rıza NUR . 21' Fransız gazetelerinde Türk Zaferlerini kendi zaferleri gibi alkışlayan yazılar intişar ediyordu. Garp Cephesi Kumandanı İsmet Paşa tarafından sür'at ve metanetle takipolunmayıp gevşek davranıldı. (219) a. Yeni bir harbe vesjle olabilecek bu kararlara dominyonlar kat'î bir şekilde karşı çıktılar ve asker göndermeyeceklerini bildirdiler. (218) İnönü'nün Hâtıraları . Gürzon'un Tüikîye ile harp istemediği de şüphesizdir». Trakya'nın bize iadesi gibi manidar kararları ittifakla ittihaz etmiş bulunuyordu. (216) Bknz.a. Üstelik Fransız generali Pelle 18 Eylül'de İstanbul'dan kalkıp İzmir'e gitmek suretiyle bu İngiliz teklifine açıkça cephe almış görünmekten çekinmedi. Rıza NUR .»115 Brinci Ordu îzmit. 352. Bu kararlar bizzat İngiliz umumî efkârında bile çok kötü tesirler hâsıl etti. Aynı zamanda «Biz* sizinle harbetmek istemiyoruz.220 KADİP. Sonra bana Lozan'da Lord Gürzon «Lloyd George İngiltere'yi Türkiye'yle. '20 Hattâ 14 Eylül 1922 tarihinde toplanan Fransız Hükümeti. İnönü'nün Hâtıraları (Lozan Kısmı) Ulus Gazetesi. Binaenaleyh Türkiye ile dostluk taraftarıyım. 951. Ulus Gazetesi. (222) İstanbul'daki İngiliz Mümessilleri ile İngiltere Hükümeti arasındaki muhabere. Dr. Türk Ordularının ileri harekâtına karşı müttefikleri ile birlikte hareket etmek teklifine İtalyan ve Fransızlar müsbet cevap vermemişlerdi.görünce harbetmez çekilirler.. Lord Grürzon'dan habersiz ilân edilen bu kararlar onun muhalefeti ile Lloyd George'un siyasî hayatına bir son vermeye sebep oldu. Lloyd Gecrge İngiltere'yi tekrar aleyhimize harp hareketine başlatmak üzere sevk etmek istemişti.y. eh. İtalya ve Fransa ise bir mukabele olmak üzere Çanakkale'deki askerlerini geri çektiler.Hart) Hâtıralarım. C. Ankara. Bu Fransız kararma karşı bir mukabelede bulunmak (215) Bknz. Boğazlardan çekilen Fransız ve İtalyan kuvvetlerinin.g. Hakikaten Lloyd George'u düşüren Lord Giirzon'un mânevrasıdır. Lloyd George ve Churchill tarafından kaleme alınıp 16 Eylül'de açıklanan bir kararla üç müttefik devlet tarafından Türklerin Boğazlardaki bitaraf mıntıkayı tecavüz etmemeleri ve Trakya'ya geçmemeleri için Ankara'ya tebligat yapılması ve Boğazlardaki kuvvetlerin arttırılması gibi tekliflerle ancak bunların icrasından sonra bütün şumûlü ile «Şark M e s ' e 1 e s i » nin halli için bir sulh konferansı toplanmasını istediler. 10 Ağustos 1963 ta: rihll nüsha. Fakat Türkiye Müttefikler arasında bu ihtilâftan lâyıkı veçhile.a. -'3 Ordumuzun âtıl davranmasından istifade etmek isteyen İngilizler. (220) a.. (217) Ali İhsan SABİS . Dawid WALDER-The Chanak Affair.yerini kendi askerleriyle ('oldurmaya .g. Boğazların serbestisi ve.: Dr. 21S Fakat bu husustaki karar. -'ı • ' . Fakat bu daha ziyade fırka nıes'elesidir. Çekilin!» diye de bir nota ile cevap verdik. Lloyd George'u bundan dolayı ben düşürdüm. istifade edemedi. Fakat toprağımızı işgal altında 218 KADİR bırakamayız. LOZAN ZAFER Mİ. heyecan ve tereddütlerle Müttefikler arasındaki ihtilâfları hakkıyla kavramak için bknz.e.e. HEZİMET Mi? 219 isteyen İngilizler. 2ıT. -~'2 Garp Cephesi Ku(221) «İşte bu esnadadır ki. London. Çünkü Fransız Umumî Efkârı Anadolu Harekâtının zaferle neticelenmesinden sonra aşikâr bir surette bize teveccüh gösteriyorlardı.y. MI&IROCLU mandanı aşırı ihtiyatkârlıktan vazgeçemedi ve İngilizleri kızdırmaktan korkarak âtıl davrandı. Ben' mâni oldum. Derken Kabinemden düştü. (Bkz. ah.V.

Kayış • Dağına. şartları daha kolay ve arzumuza tamamiyle uygun olarak daha çabuk temin edilebilirdi. İzmit üzerine sevTtedilen Birinci Ordu daha da ihtiyat-kâr bir surette kullanıldı ¦ • İngiliz İşgal Kuvvetleri Kumandanı General Ilarring* ton. sh: 353. Yakacık sırtlarına. Nihayet 23 EylüJ'de. karşı M... İngiliz Harp gemileri dağınık kara kuvvetlerinin hareketlerine mâni olamazlardı. Müttefik Devletlerden asker bırakmaya lüzum yoktur. akıncıları ve süvarileri Alemdâğı Ormanlarına ve Kayışdağı . delâlet ediyorduk Halbuki hiç olmazsa İzmit'e gidip orada blöf yapması tesirden hâli kalmayacaktı. 20 Eylül'de Poincare ile görüştü. *-* ¦ ' Askerî dehası düşmanları tarafından bile kabul edilmiş bulunan Ali İhsan Paşa bu durumun tahlilini yaparken diyor ki: . Ertesi gün. Bu haberi aldıktan sonra Boğazlar'a karşı tarafımızdan bir tazyik icrası artık bahis konusu olamazdı. Bundan sonra Trakya mes'eiesi konuşulmuş. O zamana kadar müttefiklerine ehemmiyet vermemiş ve Türk (223) General AH İhsan SABlS-a. bir Fransız Harp Gemisine binerek 23 Eylül mukarraratım hamilen tzmir'e hareket etmiş ve bu hareketinden Ankara Hükümeti haberdar edilmiş. (224) a. Ve pynı gün c£'~nden sonra Fransız Hariciye. HEZİMET M t? 221 Murahhası Fethi Bey'i kabul etmemiş olan bu mağrur Lord derakab çantasını alarak 19 Eylül'de Fransızlar ile görüşmek üzere Londra'dan hareketle Paris'e geldi. LOZAN ZAFER Mt. Burada şu karar verilmiş: 1 — Anadolu'da. yanında Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey olduğu halde İzmir'de Franklin Buyyon'u beklemektedir. Gürzon. Türk askerlerinin «bîtar'af Mıntıka» dan çekilmelerini talep etti. Meriç.sırtlarına doğru ileri harekete ve tazyika başiasalar idi mütekare ve sulh.g. İstanbul'daki Fransız .verilen cevap ile. Buna.İzmir'de kalma si. Polenez köyüne doğru ilerlemiş olsalar idi. 222 KADİR MISIROCLU 22 EylüJ'de bir daha buluşup görüşmüşler. Mustafa Kemal Paşa. Bu suretle Ankara Hükümetine gönderilecek müşterek notaya Gürzon da imzasını koymuş. Alemlağı Ormanları Garp kenarına. Fransızlar ile İtalyan'lar. Edirne'nin Türkiye'ye iadesinde şiddetle ısrar etmişler. Poıhcare'nin emri ve Gürzon ile Sforça'nın tasvibi ile Franklin Buyyon. istanbul'un Türklerin elinde bırakılmasına itirazı olmadığını söylemiş.askerinin Boğazlardaki bitaraf mıntıkaya ilerlemeleri karşısında telâşa düştü. Pariste Poincare ile görüştükten sonra. Lord Gürzon. Londra ile uzun boylu muhabere etmiş.y..e. 2 — Deniz Kuvvetleri Türklerin Rumeli'ye geçmelerine mümanat etmek için kâfidir. 17 Eylül'de İzmit'e giderek Birinci Ordunun mevcut kuvvetlerini harekete geçirse idi. veyanut eh geç 20 Eylül'de Lord Gür zon Paris'te Poincare'ye «Aman!» deyip yalvarırken Birinci Ordu'nun muhtelif müfrezeleri. Mustafa Kemal Paşa'nın bir kuru lâfı Harrington'u düşündürmüş ve Londra'ya müracaata mecbur etmiştir. îtalyanm FzJis Sefiri Kont Sforça ile de görüştü. Lörd Gürzon. Güra>n. Fransızlarla İtalyanların Çanakkale Boğazından ekilmeleri ve Türk . İngilizler razı olmamışlar. .çalıştılar. 16 Eylül'de Reuter Ajansı ile neşredilen İngiliz kararlarından haberdar olan Mustafa Kemal Paşa. Vakit geçmiş idi. İngilizleri sıkıştırmak istememesine.Nezaretinde üç devlet mümessilleri arasında bir konferans aktolundu. Evvelce «bitaraf mıntıka diye birşey tanımıyoruz» tarzında . Nehri hudut olmak üzere Edirne'nin bizde kalmasına İngilizler muvafakat eylemişler. oyalanmış idik. «Eğer bu esnada İzmit tarafındaki Birinci Ordu kuvvetleri Gebze üzerinden. Kemal Faşa «bitaraf bir mıntıka yoRtur!» diye cevap verdiği halde icraat bu sözü te'yid eder şekilde yürütülemedi. ingiliz kuvvetlerinin Çamlıca tepelerine çekilmeleri ve mütareke için müracaatta bulunmaları şüphesiz gibi idi. Mustafa Kemal Paşa'nın bu esnada .. İzmir'de de oturup âtıl ve pasif kalmak birbirine uymuyordu.

ikinci oğlu George lehine krallıktan feragat eyledi.«Edirne-Dedeağaç» demiryolunu. (225) General Ali İhsan SABlS-a. Franklin Kouillon'un tatlı diline kapılarak getirmiş olduğu 23 Eylül Paris nrakar-reratma hiç itiraz edilmemiş ve hemen hepsi aynen kabul olunmuştur. ARALOV-Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Hâtıraları. (226) Sİ. ve bir askerî ihtilâl neticesinde 27 Eylül'de Kral Kostantin. İzmir müzakeresinde bazı ehemmiyetli noktaların unutulmasına sebep olmuştur. Halbukf bu müzakerede istical göstermemek. Kemal Paşa'nın bir an evvel sulh yapmak arzusu. Bizimkiler. İngiltere bir yandan 23 Eylül mukarreratını Paris'te kabul ederken. sn: 353-354.ğ. Bu keyfiyeti Anka'daki ilk Rus Elçisi S. İstanbul 1967. izmir'e varınca orada bulunan Mustafa Kemal Paşa ve Yusuf Kemal Bey ile görüştü. Lozan Sulh Müzakeresi de bu esaslar üzerinde daha kolay cereyan ederdi.. sonradan zuhur ederi zorluklara meydan verilmemiş olurdu.Fevkalâde Komiseri General Pelle de daha evvel İzmir'e gelmiş ve Paris deki müzakere ve mukarrerattan Hariciye Vekilimize malûmat vermişti. sn.de aynı zamanda ileri sürüp karara bağlamak ve bu kararlar üzerine Mudanya'da bir mütareke komisyonunun akdine razı olmak icap ederdi. Paris Mukarreratını bildirdi. İzmir'e getirilmiş olan 23 Eylül Paris Mukarreratı tamamiyle belli olunca gizlice Türk Ordularına Boğazlar'a ileAemek emri verilmeli. Boğazların Anadolu sahilini ellerine geçirmeli veya hiç olmazsa bu sahillere iyice sokulmuş olmalı idiler. Edirne'nin Karaağaç istasyonu ve mahallesini Dimetoka ve Dedeağaç şehirlerini kurtar inak mümkün oldurdu. / ' Sulhten önce henüz mütareke görüşmeleri yapılırken işlenen askerî ve siyâsî hataları büyük bir dikkat ve titizlikle tesbit eden General Ali İhsan Sabis mütalâalarına devam ederek diyor ki: x «Mustafa. işi kısa keserek harbe çabuk son vermek ve memleklette Mustafa Kemal Paşa nin tasavvur ettiği teşebbüslere bir an c-vvel girişmek için LOZAN ZAFER Mİ. • • Franklin Buyyon. Güya Şarkî Trakya'nın terkine razl olmadıklarından dolayı Yunanistan'da bir galeyan peyda oldu.e. Trakya'nın Yunanlılar tarafından hemen tahliyesi ile Türk Mülkiye memurlarına ve Jandarmasına teslimini şart koştular Franklin Buyyon bunu temin etmeyi vaadeyledi. Vrnizelos. Türk askerinin Trakya'ya girmemesine mukabil. ' Eğer . İzmir'de müzakere ederken Ordular. Boğazın Anadolu yakasını ve Doğu Trakya'yı işgal edeceğine inanıyorduk. İstanbul'daki İngiliz Fevkalâde Komiseri General Harrington da Paris Mukai reratmı ve İzmir müzakeresini sükûnetle beklemekte idi.İstanbul'un Müttefik Devletler tarafından tahliyesi tarihi tesbit edilmiş olsaydı. 149. HEZİMET M) ? . Elçilikte. Bu talep tamamiyle terviç edilmese bile . Aralov'un Türkiye Hatıralarında bile bulmak mümkündü: • «Türk Ordusu Yunan "Cephesini yarıp Ege Denizi ile Marmara Denizi ve Boğazlara doğru ilerlerken biz.U Meriç Nehrini hudut olarak kabul etmemek ve hiç olmazsa Gümülcine batısına kadar Garbî Trakya'yı Yunanlılarda bırâkmıyarak tahliyesini istemek lâzım idi. Bundan başka Boğazların ve İstanbul'un tahliyesi mes'elesini . HEZİMET Mi? 223 Paris Mukarreratını kabul ettiler. t.»-'6. Türk Ordusu'nun İstanbul'a gireceğine. 224 KADİR MISIROÖL. demektedir. Meriç Nehrine kadar Şarkî Trakya'yı kendiliklerinden bize iadeye razı olmuş ve teklif etmekte bulunmuş olduklarından tarafımızdan Garbî Trakya'nın talebi Müttefik Devletleri hiç şaşırtmazdı.»Ms Halbuki bu sırada herkes Türk Ordusu'nun Boğaz-lar'ı zorlayarak Trakya'ya geçmesinin en tabiî bir hâdise olduğu kanaatıhdaydı. LOZAN ZAFER Mt. Bunun üzerine bizimkiler şimdilik Trakya'ya Türk askeri göndermemeyi taahhüt ettiler ve Boğazlara karşı ileri hareketi durdurdular.Londra'ya gelerek Lord Gürzon ile görüştü. diğer taraftan Yunanlıları gizlice tahrik etti. fakat Başvekil LFo'yd George mülakattan içtinâb etti.

22* Evvelce ifade edildiği üzere son Osmanlı Sadrazamı Tevfik Paşa. sh: 965-966 . Fnat Paşa'nın da hazır bulunmasına muvafakatimi istizan etti. Müttefik Devletler tarafından yapılmış olan 29 Eylül teklifini kabul ettiler ve 3/10/1922 de Mudanya'da bir mütareke komisyonu toplandı. Fransız Nasırlar Meclisi'ne tasdik ettirdi. HEZİMET Mt? 227 meşini isteyecek kadar tezada düşmüştür.a. Fakat davet sadece Ankara Hükümetine değil. 19/10/1922 de İngiltere'de Iioyd George Kabinesi istifa etti. îhsan S ABİS . Refet Paşa'nın evinde dört kişi içtimâ ettik. LOZAN ZAFER Ut. 4/10/1922 de Mustafa Kemal Paşa. bu hareketlerin Yunanistan'a Edirne'yi kazandıramıyacağım yazdılar. Kemal Paşa'ya karşı Saltanatı da. Paris'te Poincare'ye Şarkî Trakya'nın terkine razı olduğunu ve bunu Atina Hükümetine tavsiye eylediğini söylemek mecburiyetinde kaldı.a. bu hadiseyi vesile ittihaz ederek «Saltanat» ve «Hilâfet»i birbirinden ayırıp önce saltanatı ortadan kaldırmak yoluna tuttu.»2'7 Bu davet üzerine sulh konferansında Türkiye'yi tem sil edecek hey'etin kimlerden müteşekkil bulunması mes* elesi düşünmeye başlandı.Kemal Paşa'ya müracaat etmişti'2' İstanbul Hükümetini ortadan kaldırmak ve tek başına memlekete hâkim olmak isteyen M. Aynı günde Başkumandan ile Hariceye Vekili İzmir'den Ankara'ya döndüler. (229) Bknz. Kemal Paşa . Iiefet Paşa. Atina Hükümeti bu tavsiyeyi kabul ettiğinden Venizelos. Kemal Paşa. Kemal Paşa'nın bu müdafaa esasları üzerinde tasvibini ve hattâ aynı hissiyatın onun tarafından da Meclis huzurunda ifade edilmesini sağlayan Rauf Bey bilâhare Saltanatın ilgası gününün bir «MilH Bayram» olarak kabul edil(227) General Ali.225 Fransız gazeteleri Yunanistan'daki oyunlara bir kıymet vermiyerek Venızelos'nn faaliyet göstermesini soğuk bir tavır ile karşıladılar. F: 15 226 KADİR M13I30ÖLU Bu suretle İstanbul'daki Padişah Hükümetinin idaresine resmen nihayet verilmiş oldu.g. Lord Gürzon'un Yunanlıları himaye etmesine rağmen Fransızlar ile İtalyanların lehimizde/ metin davranmaları üzerine Venizelos. İstanbul Kumandanlığına tayin olundu. (228) Bknz: İnönü'nün Hâtıraları .e. sh: 418. tsmct Paşa Mudanya Konferansında da İstanbul'un Müttefikler tarafından tahliyesi hakkında hiç bir şey temin etmeden 11/10/1922 de Konferans bitti ve protokol imza edildi.g. Müttefik Devletler 27/10/1922 de verdikleri bir nota ile sulh konferansının 13/11/1922 de Lausanne'da toplanmasını. Burada câlib-i dikkat olan husus şudur ki.g. Rıza NUR . Rauf Bey'in teklifini kabul ettim. ikiden fazla mümessil gönderilmemesini ve bunların tam selâhiyeti haiz olmalarını bildirdiler. sh: 355-356. M. Hilâfeti de müdafaa eden ve M.e. Nutuk. böyle bir kararın ittihazından sadece bir kaç gün evvel Refet Paşa* nm Keçiören'deki evinde M. sulh konferansında «müşterek bir hatt-ı hareket takibi» için M. izmir mülakatında kabul edilmiş olan 23 Eylül Paris Mukarreratını Poincare. Büyük Mület Meclisinde uzun bir nutuk iradederek yapılmış olan harp hareketleri ve kazanılan zafer hakkında izahat verdi. Rauf Bey'den dinlediklerimin hülâsası şu . birgün Meclis'teki odama gelerek benimle baza hususâta dair görüşmek istediğini ve akşam Keçiören de Refet Paşa'nın evine gidersem daha güzel konuşabileceğimizi söyledi.'30 O devrin ricalinin karakter zaaflarını belirtmesi bakımından son derecede alâka çekici olan bu vak'ayı M. Londra'dan Paris'e eli boş döndü.a. Bu suretle Yunanistan vaziyetinin 23 Eylül Mukarreratı ile kat'iyet kesbetmiş olduğunu ve Fransız siyasetinin tâdil edilmiyeceğini anlatmak istedi.e. 20 Ağustos 1968 tarihli Ulus Gazetesi Feridun KANDEMİR .g. sh: 88-Dr. Kemal Paşa'dan dinleyelim: «Rauf Bey.a.e. Yunanistan'ın Avrupa'da fevkalâda murahhas sefiri sıfatını deruhte eyledi.' Onu da münasip gördüm. 260 numaralı vesika. aynı zamanda istanbul Hükümetine de yapılmıştı.

bu cevabımdan memnun göründü.a. vaziyeti. Rauf Bey iîe fazla bir tek kelime teati etmedik. HEZİMET Mİ? 229 Kendilerine söylediğim sözleri aynen Meclis'te söylemeğe beis görmediğimi bildirdim. Ben nankör değilim ve olamam. bir takım zevat indinde deruhte eylediği vazifeyi yapmıştı. terbiyem icabıdır. Çünkü benim babam Padişahın nan'u nimetiyle yetişmiş.g. Rauf Bey'den Saltanat ve Hilâfet hakkındaki kanaat ve mütalaasının ne olduğunu sordum. Rauf Bey. Tevfik Paşa'nın telgrafları vesilesiyle Saltanatı Hüâfet'den ayırmaya ve evvelâ Saltanatı lâğvetmeye karar verdiğim zaman. Rauf Bey. Rauf Bey'in bir şeyi temin etmek istediğini ihtisas ettim.idi: Meclis Makam-ı Saltanatın ve belki Hilâfetin ortadan kaldırılmak nokta-ı nazarının takip edildiği endişesi ile müteezzidir. Osmanlı Devleti'nin iic'ali sırasına geçmiştir.. Fuat Paşa'nın fikrini öğrenmek istedim. O da Makam-ı Saltanat ye Hilâfettir. o güne âid safhayı izah eylediğim gibi ifa eylemiştim. emrettiği asıl noktayı ifa ve tatbik etmek lâzım geldiği zaman da asla tereddüt etmedim. Ondan sonra. aynı maksadla davet etmiş olduğum Kâzım Karabekir Paşa geldi. Mecliste bazılarının telâş ve heyecamna mahal yoktur. dedi. Paşa yeni Moskova'dan geldiğinden. Kauf Bey'in Refet Paşa'nıntevinde sabahlara kadar dinledjğim kanaat ve mütalâatına hiç'muttali değilmiş gibi ayakta. ihtimal Rauf Bey. Sizden ve sizin âtiyen alacağınız vaziyetten şüphe etmektedir. Ben de umumî ve tarihî vazifemden. Bunun muvafık olduğuna dâir kürsünden beyanatta bulunacaksınız.c. Akşam üzeri başlayan mülakatımız bütün gece sabaha kadar uzadı. kısaca. LOZAN ZAFER Mİ. Benim de kanımda o nimetin zer(230) Feridun KANDEMİR . Bizde vaziyet-i umumiyeyi tutmak güçtür. bu akşam Rlsaletpenah Efendimizin velâdetlerine tesadüf etmekle İslâm âlemi müşerreftir. görüşülen mes'-ele hakkında kafi bir fikir ve kanaat dermeyan etmekte ma'zur olduğunu ifade etti. Efendiler. kendisinden şu talepte bulundum f Hilâfet ve Saltanatı birbirinden ayırarak Saltanatı lağvedeceğiz. Bunu ancak.. Bu vaadimi ifa da eyledim. Fazla olarak bu sözleri kurşun kalemi ile bir kâğıt parçasına tesbit ve ertesi günü Meclis'te bir münasebetle beyanat tarzında dermeyan edeceğimi vaadettim. Benim bu beyanatım muhaliflerce Rauf Bey'in bir eser-i muvaffakiyeti telâkki ve kendisi takdir edilmiş. Hilâfetten başka bir şekl-i idare mevzubahs olamaz.. Aynı zamanda hakikaten millete dayanan yegâne kuvvet olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin de bihakkın istiklalinin temin edildiği gündür. Ben. ilk yaptığım işlerden biri de. Bunlardan başka umumi mütalâam da vardır. muhataplarıma. Fakat şu veya bu tarzda. Halifeye merbutiyetim ise. herkesin erişemeyeceği kadar yüksek görülmeye alışılmış bir makam temin edebilir. Padişah'a mu-hafaza-i sadakat borcumdur. onun yerine başka mâhiyette bir mevcudiyet ikamesine çalışmak felâket ve hüsranı muciptir. 22S KADİR MI9IROÖLU raü vardır. Rauf Bey'den sonra karşımda oturan Refet Paşa'-dan mütalâasını sordum Refet Paşa'nın cevabı şu idi: Tamamen Rauf Bey'in fikir ve mütalâasına iştirak ederim Filhakika bizde Padişahlıktan. Ondan da aynı zeminde beyanatta bulunmasını rica ettim. Bu makamı lağvetmek. Benim Hilâfet ve Saltanat ve âtiyen şahsan alabileceğim vaziyet hakkmda kendilerine söylediğim ve itminan bahşedici bulundukları sözleri bana kürsüden bizzat Meclis'te söylemek.* demiş bulunduğu görülmektedir. efkâr ve hissiyat-ı umumiyeyi lüzumu derecede tetkike henüz vakit bulamadığından bahsederek. mevzubahs mes'ele etrafında görüşmeye devam olundu. Makam-ı Saltanat ve Hilâfete vicdanen ve hissen merbutum. . Verdiği cevapta şu tasrihatta bulundu: Ben.. derhal Rauf Bey'i Meclisteki odama celbetmek oldu. Binaenaleyh Meclisi ve dolayısıyle Efkârı Umumiye-i Milleti tatmin etmeniz lüzumuna kaniim. sh: 90 da: «Efendim. Bu ikisi hürmstine mes'ud geceyi tesiden bu gece ve yarının bayram kabul edilmesini teklif ederim. Fakat umumî vazifemin. odadan çıkmadan evvel. şu cevabı verdim: Mevzubahs ettiğiniz mes'ele bu günün mes'elesi değildir. Asla caiz olamaz.

(236) Feridun KANDEMİR . İsmet Paşa'ya. Bu itibarla Hey'et-i Murahhasa Reisi onun olması icap ediyordu. bana Hey'et_i Murahhasa vazifesini en iyi İsmet Paşa'nın yapabileceğini söylemişti.e. Hariciye Vekili olması da zarurî idi. Fakat Yusuf Kemal Bey. kargımıza gelecek devletlerin. sh: 418. Hariciye Vekili olacağını.23' Fakat daha sonra hiç böyle bir seçim ve müzakere icra edilme-irjş gibi mes'elenin yeniden ele alındığım İsmet Paşa'nın tercih ve tesbit edildiğini görüyoruz. M. müteakip satırlarında gayet haklı o-iarak Rauf Bey'in birkaç gün içinde ortaya çıkan bu te-' zadıyla istihza etmektedir. 236 Bu sebep varit olsa bile bir kere İsmet Paşa'mn Reisliği takarrür ettikten sonra. Kemal Paşa'ya göre İsmet Paşa'nın Hey'et-i Murahhasa Reisi yapılmasını ilk teklif eden Yusuf Kemal Bey'dir. Kemal Paşa'ya kendisini teklif ettiğini söylemektedir. ondan sonra da sulh konferansına Hey'et-i Muharrasa Reisi olarak gideceğini söyledim. Rıza Nur'a (232) Feridun KANDEMİR . hey'etlerine.112 Halbuki. Bu mes'ele üzerindeki teferruatı bu eserin «Hilâfet meselesi»ni «M anevî Kayıplarımız» Meya-mnda ele alacak olan üçüncü cildinde de tafsil edeceğimiz cihetle.g. Kan-demir'le mülakatlarında aleyhtarlığının sadece Saltanata mahsus bulunduğunu. Mondros Mütarekenâmesi gibi Türkiye'ye pek pahalıya mal olmuş bulunan bir anlaşma yi imza eden Rauf Bey. Kemal Paşa'nın yukarıya dercedilen satırları onun Rafet Paşa'nın evinde serdeylediği mütalâalarının Hilâfet kadar Saltanata da şâmil bulunduğu aşikârdır.a.Efendiler. sh: 417-418 de «Ankara'dan hareketimden evvel Yusuf Kemal Bey. başkan olarak gittiğim ?32 KADİR M19IR0ÖLU 1 LOZAN ZAFER M t. (235) Yusuf Kemal TENGİRŞENK . evvelce mevzubahs edilmiş bulunan. (233) Dr. 230 KADİR MI9IROCLU M.2"» (231) M.e. LOZAN ZAFEK \M|. Konferans Hariciye Vekilleri seviyesinde cereyan edecekti.419. (234) M. M.. Rauf Bey gibi.» denilmektedir. «Hey'etimize benin başkanlık etmemi istiyorlardı. sh: 961 vd. Paşa Dirdenbire mtitehayyir kaldı. Kemal Paşa.g. Kemal Pa§a-a. eh: 92 vd.e. üç dört gün arayla birbirine zıt ifade ve hareketlerde bulunmuştur.e. HEZİMET Mf? 233 . Hariciye Vekilleri Başkanlık ettiğinden. Bu suretle yukarıda anlatıldığı üzere saltanat ilga edildikten sonra Lozan Konferansında Türkiye'nin tek başına ve sadece Ankara Murahhasları ile temsili imkân dahiline sokulmuş oldu.g. Fakat şu da bir hakikat olarak kendi ifadesi ile sabittir ki. Rıza NUR . 285-287.a.a.e. sh. Hey'et-i Vecile'de cereyan eden müzakere ve seçimlerle fiilen de tahakkuk ettirilmiş idi. îşte ondaa sonra idi ki. fakat sadece o zaman için Hilâfetin muhafazası lüzumuna kani bulunduğu ifade etmekte ve bu bapta uzun mütalâalar dermeyan eylemektedir. biraz da o anlaşmanın kefaretini teşkil etmek üzere Lozan'a gitmek ve şerefli bir sulh muahedesi ortaya çıkarmak istiyordu. o tarihe (ait zabıt ceridelerinde görüldüğü veçhile Rauf Bey bir iki defa beyanatta bulundu ve hattâ saltanatın lâğvolunduğu günün bayram kabul edilmesi teklifini de dermeyan etti. Ben ise.21' Rauf Bey ise İsmet Paşa'yı M. En nihayet teklifimi bir emir telâkki ederek mutavaat gösterdi. Hattâ Dr. bizim de Hariciye Vekilimiz Yusuf Kemal Bey'l göndermemizi doğru buluyordum. Yusuf Kemal Bej/'dcn kendlîine vuku bulan ig'a-nmı hüsnü telâkki ederek icabına tevessül ettiğine dair cevap aldım.g. Halbuki bu sırada Hariceye Vekili Yusuf Kemal Bey idi.3'* Yusuf Kemal Bey'in kendisi ise hatıratında «¦sıhhî sebeplerle Hariciye Vekilliğinden ayrıldığını» söylemektedir. burada bu kadarla iktifa edip «Lozan Murahhaslar Hey'eti»nin teşekkülü mes'eleşine geçiyoruz. Rauf Bey. HEZİMET Mt? 231 göre bu arzu. Kemal Paşa-a.e. Asker olduğundan bahsederek bcyan-ı itizar etti.a g. sh: 101'de.g. o da.

Kâzım Karabekir Paşa'nın malûm ruh ve karekter yapısı dikkate alındığında böyle bi» tenakuza düşebileceğine ihtimal vermek imkânsızdır.Bununla beraber îsmet Paşa ileride tafsil edildiği üzere böyle bir siyasî faaliyet için hiçbir tecrübe ve hattâ liyakat sahibi olmadığından M. Ağustos. «Mudanya konferansını başarı ile idare ederek. Rtza Nur: Sıhhiye Vekili. Daha alâka çekici olanı şudur ki. İnönü'nün Hâtıraları (Lozan Kısmı) — Ulus Gazetesi. Eskişehir'de bize iltihak edecek. birkaç zabit. Mustafa Kemal Paşo'ya ben. 1968 tarihi! nüsha. Bir telgraf getirdiler. gazeteci ve neferlerle238 birlikte yüz kişiyi aşmaktaydı. îsmet Paşa böyle bir konferansa askerlerin gönderilmesine muhalif olduğunu. kendisine karşı ve peşinen ifade eden Kâzım Karabekir Paşa'nın da bilâhare bu Konferansa Rusların da iştirak edeceklerini öğrenince. Bu kadar adam Lozan'a ne ile gider gelir ve orada ne yer? Az para mı? Bu fakir millete yazık değil mi? Tabiî bu mülâhaza zihnimden geçti. İsmet iki tane yaver. Zülfü Tiğrel: Diyarbekir Meb'uau. takdirde bana refakat edeceğini ileri "sürerek. Kemal Paşa'nın tensibinin ihdas eylediği baskı dolayısıyle Hey'et-i Murahhasa Reisliği tahakkuk etmiştir. Şefik Bayman : Maliye Teftiş Hey'etl Reisi. sivilsin. İkinci murahhas olarak «Umur-u Sıhhiye ve Muavenet-i tçtimaiyye Vekili» Dr. Çünkü müteakip satarlarında kendisi de asker olduğu halde. İstasyondayız.M. a) Dr. 234 KADİR MISinOfiL'J LOZAN ZAFER Mİ. Kendine hiçbir şey demedim. (23S) «Biz artık yola çıkıyoruz. b) Hasan Bey: Sabık Maliye Vekili MÜŞAVİRLER : Münir Ertegün: Hariciye Vekâleti Hukuk Müşaviri Muhtar Çilli: Nafıa Vekâleti Eski Müsteşarı Veli Saltık: Burdur Meb. bu vazifeyi kabul etmeyince. Rıza Nur ve diğer murahhaslığa da Trabzon Meb'usu Hasan Hüsnü (Saka) Bey -seçilmiğlerdir.. murahasstn. Şevket Doğruer: M.237 Bu ifade ihtimal ki kendisinin «Amerikan Mandası» taraftarlığını ifade eden mektubunu «İstiklâl Harbimiz» isimli eserine derce-den Kâzım Karabekir Paşa'dan bir nev'i intikam almak arzusunun eseridir. Seniyüddin Başak: İstanbul Evkaf Hukuk Müşaviri. Gece yansı trene biniyoruz. İsmet Hariciye Vekâletinden ismini unuttuğum bir kâtibi de götürmemi istiyor. Böyle saltanatla gidecek. Daha ilk adımda . terfik edilen müşavir. Bunların belli başlılarının isimleri ile o zamanki vazifeleri şöyledir: BAŞMURAHHAS: İsmet Paşa: Hariciye Vekili. Kemal Paşa'nın kendisine bu husustaki teklifi karşısında pek çok tereddütler geçirmiş bütün hayatı askerlikte geçtiğinden bahsederek be-yan-ı itizar etmişti. MURAHHASLAR . Yolda İsmet de bize iltihak etti.» denilmektedir. Bu askerler hep böyle. Haber yolladım. Be adam şimdi Hariciyö Vekilisin. istenen neticeye ulaştırabildiği için sulh müzakerelerine de O'nun gitmesi münasip olur» diye İsmet Paşa'yı tavsiye ettim. İsmet Pasa istiyor» dedim. on tane de nefer almış. Konferansa iştirak eden devletler iki murahhas gönderdikleri halds Türk Hey'eti'nin başında her biri de «M u r a h h a s» sıfatını haiz üç kişinin bulunması Lozan'da uzun münakaşalara sebep olmuş. «Hadi. İsmet Paşa'nın bir asker olmak itibariyle siyâsî mes' deler için mevcut tecrübesizlik ve kifayetsizliği uzun münakaşalara sebep olmuşsa da binnetice M. İnönü'nün Reisliğine «Asker olma s ı»nı ileri sürerek itiraz etmek suretiyle tenakuza düştüğü bildirilmektedir. (237) Bknz. Vekâleti Deniz Dairesi Müdürü (Yarbay) Trene atladı. 19.usu. Derhal geldi. onlarla muarefesinden bahsederek kendisinin Murahhas Hey'eti Reisi olmayı arzu eylediğinden bahsetmektedir. Hey'ete. HEZİMET Mİ 7 235 Zckâi Apaydm: Adana Meb'usu Celâl Bayar : Sabık İktisat VekUi ve İzmir Meb'usu. Çocuk eşya bile almağa vakit bulamadı. fakat netice itibariyle bu da kabul edil mistir. İsmet Ordu'ya gitmişti.

Kaynı böyle.: 976). «Bunu ben istedim. Kıran: Hariciye Vekâleti Memurlarından Celâl hdıım Arar: Hariciye Vekaleti Memurlarından Saffet Sav: HilaH Ahnıer Umumî Merkezi memurla. Mehmet Ali Balin: Hariciye Vekâleti Memurlarından Ccvat Aç\'<ahn: Hariciye Vekâl-îti Memurlarından Süı-'imr ı S..» Bknz. Bu Ismet'in benden telgrafla istediği ve beraber aldığım efendi. Bana dedi ki: «Bu çocuk ailesiyle bir müddet bizim evin yanındaki evde oturdu. Rıfat Bey: Eski Hariciye Memurlarından. sonra. Kıza Nur . herkes maiyetinde adamlar götürüyor. Hdmit Hasancan: Hilâli Ahmer (Kızılay) İkinci Reisi Cavit Bey : Eski Maliye Nazırlarından Hayim Naum : Yüksek Mühendis Mektebi Fransızca Muallimi (sonra Mısır Hahambagısı).g. Sulhun tehiri Türk Milleti için büyüklüğü takdir edilemiyecek fedakârlıkları ve zahmetleri uzatacak ve bertaraf edilmesi münhasıran bizim iyi niyetimize bağlı olmıyan beklenmedik neticeler doğuracak bir mahiyette olduğunu benimle birlikte . îsrar etti. bu çocuk Avukat Ömer Faruhi üey'in kaynıdır. ben hariciye vekiliyim.. KÂTİPLER: Ali Türkgeldi: Hariciye Vekaleti Memurlarından. Paris'te 236 KADİR MISIROÖLV 13 Kasım 1922 Konferansın başlayacağı tarih olarak tesbit edilmişti. İstediğimi alırım. : Dr. söyliyeceğim.» bildirilmişti. daha lstanbuldan ayrılmadan ingiliz fevkalâde komiseri tarafından kendisina «hususî surette. Millete boşuna masraf. «Canım. Rarukl Bey zekî. Fuat Ağralt: Maliye Vekâleti Muhasebat Umum Müd. sh: 973-974). Efendiyi nasıl alıp İstanbul'a götürdünüz? Derhal iade edin.. Zehir gibi. Reşit Safvet. «Söz dinle. fakat onların böyle şeyler düşündükleri yok. Hiddetlendi «Hayır. Geri yolla-mıyacağım» diyordu. Rıza Nur . Diyor ki: «Siz benim haber ve iznim olmadan. Halbuki haremi de iyi bir kadındır. rından. Halbuki bu haber. Mustafa Şeref Özkan: Eski Nazırlardan.» dedi. Bu çocuk Lozan'da neler yapacak. Bende birşey yolc.» (Bknz. «flasan'a söyledim. «Biz bfiyük bir teşyî ile Sirkeci'dım trene bindik. Hasılı vaz geçirtemedim.g.iş çıkacak. Bu çocuk bugün Fransız zabitidir. mücessem namusu ve çok daha meziyetleri o!an bir zattı.e. Yahya Kemal BeyatU : Şair ve Üniversite Profesörlerinden. Baha Bey: Adliye Vekâleti Mezhep İşleri Müdürü.. Dr. «Rauf'tan bana bir telgraf. küplere bindi. îngilterede Lloyd George kabinesinin düşmesi ve yeni seçim yüzünden konferans bir hafta tehir edilmiş bulunuyordu. Söyle de bunu götürmesin. Heyetimiz iki gün evvel (11 Kasım) Loza-na indi. bu iyi çocuktur. İngiltere. şöyle de o!ınuş-> deyip vak'ayı anlattım.» dedim. Şükrü Kaya: Mülkiye Müfettişi. İtalya hükümetleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetine resmen yapılan davet üzerine konferansın açılma tarihi 13 Kasım olarak kat'i surette kararlaştığı cihetle Lozana muvasalat eden Türk murahhas heyetinin müştereken tekarrür eden yukarıda yazılı tarihte müza-kerata girişmeğe hazır olduğunu zatı asilânelerine tebli-ğtyle kesb-i şeref eylerim. UMUMİ KATİP VE MÜŞAVİR: Reşit Saffet Atabinen: Mülga Şûrayı Devlet âzası MÜTERCİM: Hüseyin Pektas: Robert Kollej tkinci Müdürü. Hikmet Bayur: Hariciye Vekâleti Siyasî İşler Müdürü Zühtü İnhan: Üniversite Profesörlerinden.e. çalışkan.» dedi. Aklıma bile gelmiyor.a. İsmet telgrafını okudu. bu çocuğu görmüş.» Ateş kesilmiş. Nihat Reşat Belger: Paris Matbuat Mümessili. ler Hariciye Vekillerine bir nota gönderdi: «Sulh konferansının içtimai hakkında Fransa. Bizim bahçıvanın paltosunu çalıp sattı. Bu gayet fena bir çocuktur. sh. Lüzumsuz.: Dr. Bizim Pazarola Hasan dahi bir kâtip almış. Maatteessüf 1 ev>fik Bıytkltoğlu: Kurmay Yarbay Tehir Taner: Adliye Müsteşarı Nusrct Metya: Hariciye Vekilliği İkinci Müşaviri.. bunu götürme. çocuğun cevheri temiz olduğunu ve kendisini pek iyi bildiğini söyledi.13" inönü Müttefik Devler. MATBUAT MÜŞAVİRLERİ Ruşen Eşref Ünaydm: Muharrir.a.

Fakat Paris'te Fransız Başvekili Poincare ile görüşen İnönü.541. «Vaziyetten memnun musunuz» diye soruyordu. Türk Milleti hür ve müstakildir. Bu cihetle cihan sulhunun menfaati namına konferansın çabuk toplanması için beslediğim en hararetli temennileri zat-ı asilântlerine tebliğe ve yüksek saygılarımın teminine musaraat eylerim. 23 Ağtıstos 1968 tarihli nüsha. Dr. Rıza Nur-a.» (Bknz.orada gazete çıkarıyordu. 1933.2"10 17 Kasım 1922 de kabul ettiği «Müslim Standard» Gazetesi Müdürü Seyyid.. Hilâfet hakkı Türk Milletinde mahfuzdur. sh. Türk Milleti. Üç günlük bir ziyaretten sonra Lozana döndü. Biz öyle hissediyoruz ki. Türk. İstanbul. Bunun için Hilâfet de taarruzdan masun ve iktidara maliktir. Bizi takviye ve teşcî. komünist olmug . Hilâfetin bütün vasıfları mahfuz ve emindir. Erlesi gün gazetelerde benim Poincarö ile yaptığım mülakattan vaziyetten memnun1 olduğum yazılıydı. Hilâfet Türk Milletine vediadır. emanettir. Konferansın tehirinden bilistifade İnönü birkaç arkadaşı ile Paris'e gitti.g.zat-ı asilâ-neleri de takdir edecektir. bütün müdafaa kudretini vereceğini söylüyor. HEZİMET Mİ? 237 le kalmıyor bir de. I LOZAN ZAFER Mİ. Bizim kanaatimiz şudur ki. Ben o zamana kadar böyle suallere hiç alışmamıştıın. C. Zira vaktinden evvel konferans mahaline gelmek(239) «Sen Piyer» denilen meşhur Harbiye mektebinde okuyor. Batum'da görmüştüm.U bütün Dünyaya duyurulmak isteği ile verdiği beyanatda: «Size ve sizin vasıtanızla bütün müslümanlara şunu söyliyeyim ki. islâmın hürriyet ve istiklâlinin savunucusu sayılmağa lâyık olduğumuzu isbat ettiniz.. Odasından çıktığım zaman kapının önünde bir odama rastladım. tanımadığım bir kimseye fikir söylemek ve hesap verir gibi bir vaziyet alma'c br. Gazeteci ayrılıp gitti. leri öğrendim ve fikirlerimi söyledim. Kanımızın son damlasına kadar Hilâfeti tutup. Bknz: İnönü'nün Hâtıraları — Ulus Gazetesi. Eir ciddî konuşmadan çıkar çıkmaz. «Memnunum» dedim ve başka birşey söylemedim. Gazeteclymig. Gazeteci benim «memnunum* dememden PoincarĞ ile görüşmemden her noktada mutabık kaldığım tarzında bir mâna çıkarmıştı». Halbuki ben memnun oldum dediğim zaman. büyük İslâm Aleminin azasındanız. nim bilmediğim şeyler. Fakat tek bir adamın şahsî malı olmasına âslâ müsaade edemeyiz. çok bilmediğim bir takım gey. Hilâfeti nasıl.: 979).g.e. 1968 tarihli nüsha) 238 KADİR MI9IROOL. İşte Türk Milletinin kararı budur. Bana memnun olup olmadığımı sordu: «Nedir intibaın» dedi.. bu mütevazi ve asîl vazifeden dolayı iftihar eder. İslâmiyet'in kola ve kılıcıdır Türkiye Anayasası. Abdül Kayyum Malik'e (240) «PoincarS'ye sulh olup olmayacağını sordum. Bizden kaçmış. II. bu fırsat' buldum demek istiyordum. bir an evvel müzakerelerin başlaması için tehalük göstererek hiçbir müstağni tavır takınamı-yordu.) «Mösyö Poincari ile mülakatımız bir saat kadar sürmügtü. maddî. «bakn: İnönü'nün Hatraları-Ulus Gazetesi. Türkiye. Hilâfet bugün dahi müslümanlar arasında daha büyük bir anlaşma ve yardımlaşma kaynağıdır. -Diğer kardegi de Batum'da komünisttir.» (241) Feridun KANDEMÎR — a.e. burada da ayni hatalı tutumu devam ettirerek bir an evvel sulha kavuşmak hususundaki meyil ve arzularını açıkça ifâde suretiyle zaafını ortaya koydu. Lozandaki ilk gafını yapmış oluyordu. 25 Ağustos. sh. Bu halde. Biz. desteksiz bırakmış oluruz. sh: 11'. etmenizle ve islâmiyete yaptığımız âcizane hizmeti takdir eylemenizle bizim.» Bu nota ile İnönü. Yer yüzündeki din kardeşlerimizin bu sözlerimi dikkatle o-kumalannı isteriz ve mihnetli günlerimizde onların devamlı müzaheretlerini beklemekte olduğumuzu düşünerek bizi haklı görmelerini bekleriz. 96 . «Elbette olacak» dedi. Cemil BİLSEL — Lozan. Hilâfeti tutuyor ve tutacaktır. yaşatacağız. Hilâfetin yani hür ve müstakil bir «î s 1 â m Devleti» nin menfaatlerini yüri'tmeğe çalışacak ellere.

onun arkasından da İnönü konuştular. M. Peletz:t (Belçika). Türkiye nin Avrupa hudutları görüşüldü. M. Sir Horas Rumbolt (ingiltere). HEZİMET Mi? 241 ladı' Kapitülasyonlar müzâkere edildi. 27 Kasım 1922 üçüncü Komisyon da. Rusya.Pereyra (Portekiz). M. Medivani (Rusya). hak ve menfaatleri mevzuuna devam edildi. M. M. Stambalski M. M. M. Fakat hakikat budur. Gümrük ve Ticaret Usulleri Komisyonu toplandı. diğer adaların askersiz ve mahallî idareye sahip olmasına karar verildi. Bu sebeple burada müzakerelerin kısa bir kronolojisini vermekle iktifa edeceğiz. Türkiyt'de müttefik tib'alannın mal. Vcnizelos M. 29 Kasım 1922. Lozan'daki kayıplarımızı mes'ele mes'ele ele alacağımız müteakip cildlerde yapacağız. Çayld. Morfof (Bulgaristan). Kouçesko (Romanya). italya. Earrer. Amiral Bristal (Amerika namına müşahit). Bu komisyonlar: 1 — Askerî ve arazi komisyonu (Reis Lord Gürzon) 2 — Ekalliyetler ve Ecnebiler komisyonu (Reis Garroni). M. HEZİMET Mİ? 239 Tabiî bu satırları okuyanlar gözlerine inanamamak-ta. Yunanirtan. Açılış konuşmasını İsviçre Konfederasyo240 kadir immoaL. Bompar. Nin-çiç. 22 Kasım 1922 Birinci Komisyon toplandı. Rokcfski. 30 Kasım 1922 İktisadî meseleler talî komisyonu top landı. Kaklamanos (Yunanistan). Fransa. Çiçerin M. Duka.OZAN ZAFEF Ut. 0» Arahk 1922: Heyetimiz adli kapitülâsyonların kaldırılmasında İsrar etti. M. M. M. Türl iyede müttefik teb'alannın mal.LOZAN ZAFER Mİ. Adalarda asker bulundurulmayacağına îmroz ve Bozcaadamn Türkiye'ye verilmesine. M.il nu Reisi Mösyö Hab yaptı. Ayrıca Gümrük ve rüsum hakkında görüşme yapıldı.Hırvat Sloven hükümetleri iştirak ettiler. de ondan. Baron Uçuyai (Japonya) M. . Stançiof. M. diğer tarafta îngil-tcre. Aynı gün. Marki Ga>*-roni. Sözünü «Yer yüzünde iyi niyetli kimselere selâm> diye bitirdi Arkasmdan Lord Gürzon. M. M. 1 Arahk 1922: Gümrük ve Ticaret Usulleri Komisyonu ve İktisadî Meseleler Tali Komisyonu toplandılar. «tamirat ve tazminat meselesi» ele alındı. Kinstantodorof. 21 Kasım 1922 Saat 10 da «Uşi» de «Şato Otelbnde konferansa devam edildi. bir tarafta Türkiye. Diğer devletlerin Murahhasları şunlardı: Lord Gürzon. Müzakerenin dahili nizamnamesi görüşüldü. Bu mesele de üç talî komisyona bırakıldı. Türkiye'nin ısrarı üzerine Boğazlara müteallik meselelerin müzakeresine davet edilmişti. Biainandi. Lozan konferansında sadece müşahit bulundurmuştu. Romanya ve Sırp . General Pelle (Fransa). hak ve menfaatleri görüşüldü. Bunu. Montanya (italya). Hilâfeti bütün aleme karşı böylesine müdafaa eden İnönü'dür. Evvelce bir nabze bahsedildiği ü-zere bu devrede İnönü'ye nazire olarak M. Gru. Konferansta görüşülee«k mevzular üç ayrı komisyona taksim edildi.dırlar.Hırvat . Iîaron Heyaşi. kendisinin Ege Denizinde bir mahreci bulunması meselesi konuşulduğu zaman konferansa iştirak etmişti. 20 Kasım 1922 «Mont Benon» Gazinosunda Lozan konferansı açıldı.Sloven). Konferansa. Japonya. Amerika. M. 2 Arahk 1922: İkinci komisyonda müzakereler başt. Mülkiyeti Smaiyye. M. Yuvanoviç (Sırp . Biz bu cildde konferans müzakerelerini ve mevzubahs olan mes'eleleri uzun uzun anlatacak değiliz. Bulgaristan. 4 Arahk 1922: Birinci Komisyon toplandı ve Boğazlar Meselesini görüştü. Kemal Paşa'da Türkiye'de ayni şekilde Hilâfeti göklere çıkaran konuşmalar yapmaktaydı. Çünkü henüz meşhur Hahambaşı Ilayim Nanm Efendi meş'um rolünü oynamaya başlamamış bulunmaktaydı. Ebediyye ve Bediiyyenin himayesi ile. Niçin mi? Lozana «aziz §ef»inin «halife olmak arzusuyla meşbû bulunduğunu» bilerek gitmişti. 3 — Malî ve İktisadî komisyon (Reis Barer).

22 Aralık 1922: Ekalliyetler Talî Komisyonunda aff-ı umumî görüşüldü. 12 Ocak 1923: Mükellefiyetlerden muafiyet. 30 Aralık 1922: Bahsi geçen raporun tasvibi ve Türk kaydı ihtirazilerinin müzakeresi. LOZAN ZAFER Mi.. âsâ-n atika araştırılması) toplandı. Mübadele-i Ahali Talî Komisyonu toplandı. Ermeni meselesi üzerinde münakaşalar cereyan etti. Bu mes'ele konferansın en heyecanlı safhasını teşkil " etmiştir. Maliye Talî Komisyonunda Tamirat ve Tazminat meselesi ve istikrazları görüşüldü. Sivil ve askerî esirlerin değiştirilmesi kabul edildi. 15 Aralı'c 1922: İkinci Talî Komisyon (iktisadî usul noktai nazarından ecnebilerin tâbi olacağı hükümler ko-misyont')..t. 11 Aralık 1922: Maliye Tali Komisyonu tamirat meselesini görüştü. Ocak 1923: Ekalliyetlerin himayesine -müteallik meseleler. . Ekalliyetler talî komisyonu toplandı. 4 Ocak 1923: Müttefikler tebasından her birinin Tür-kiyedeki iktisabının tanınması istendi. Maliye Tali Komisyonu'nda Duyunu Umumiye mes'elesi. 23 Aralık 1922: Ecnebiler ve ecnebi şirketler mes'elesi • ne devam edildi. 29 Aralık 1922: Aynı meseleler. Maliye Tali Komisyonunda Duyunu Umumiye'nin tak simi meselesi görüşüldü. 9 Ocak 1923: En ziyâde müsaadeye mazhar millet maddesi incelendi 10 Ocak 1923: Aynı meseleye devam edildi. F: 16 2*2 KADİR MIS1RÛÖLU 20 Aralık 1922: Ecnebilerin tabî olacağı adlî usule dair müzakereye devam edildi. 14 Aral'k 1922: Aynı mesele tartışıldı.17 Ocak 1923: Aynı meseleye devam edildi. reis seçimi ve çalışma programının tesbiti. 2 Ocak 1923: Affı Umumî müzakere edildi. HEZİMET MI? 2*3 6 Ocak 1923: Kapitülâsyonların ilgasına dair müzakereler.i A k v a m» m mevkii ve ekalliyetllerin ahkâm-ı şahsiyesi müzakere edildi. harp esirleri ve mevkufların mübadelesi. 18 Arahk 1922: Fransız murahhas heyeii tarafından ileri sürülen lâyiha müsveddesinin müzakeresi yapıldı. Maliye Talî Komisyonunda tamira. 26 Aralık 1922: Üçüncü Tali Komisyon (Tabiiyet.. 19 Aralık 1922: Ekalliyetler Talî" Komisyonunda Müttefiklerin teklifi ve bizim mukabil teklifimiz. Evvelki günlerin müzakerelerine devam. . 13 Aralık 1922: Ecnebilere tatbik edilecek adlî usu'p dâir müzakereler. Ermeni millî yurdu mes'elesi münakaşa edildi. 27 Aralık 1922: Ecnebiler ve ecnebi şirketlerin tâbi olacağı mükellefiyet ve muafiyetlerin müzakeresine devam edildi. 15 Ocak 1923: Amerika Murahhas Heyetinin beyan nâmesi.8 Aralık 1922: Tarik-i Münakale ve Nakliyat Talî Komisyonu'nda müzakereler başladı. . Ahkâm-ı şahsiye meselesinin hukuk müşavirlerine havalesi ve Türk ihtirazı kayıtları ele alındı. Türkiyede muvakkaten bulunan ecnebilerin tâbi olacağı mükellefiyetler ve bunların müstemlekelere ve himaye altındaki devletlere teşmili ile affı umumi hakkında hukuk müşavirlerinin raporu ele alındı. 3 Ocak 1923: Aff-ı Umumi müzakeresine devam edildi. 11. Müttefikler tebalarmın zarar ve ziyanını ele alıyor ve 15 milyon altın lira tazminat istiyorlardı. 12 Aralık 1922: Lord Gürzon azınlıklar için çeşitli teklifler ileri sürdü. 23 Ocak 1923: Musul meselesinin müzakeresi. Viyanada basılan altı milyon altın karşılığı kâğıt paramızı da müsadere etmişlerdi. 16 Ocak 1923: Sivil mevkufînin iadesi ve mubadele-i ahali meseleleri görüşüldü. 21 Aralık 1922: Ecnebilerin ve ecnebi şirketlerin tabi olacağı mükellefiyet ve muafiyetlere devam edildi. tadilât ve Düyunu Umumiye meseleleri ele alındı. Ekalliyetler tali komisyonunda «C e m i y e t .

Filistin musevileri. selâhiyetimiz yoktur. iğlerinde alâkalı olan diğer devletler ie konferansta şifahen veya tahriren dinlenebilecek.» Bunu illâ. Belçika delegelerini de bazı işlefrde müzakereye Kabul etmişlerdi.s. bu nıes'ele ileride tafsil edilecektir. Medine hazineleri v. 27 Ocak 1923: Sivil menkuflann iadesi ve harp esirlerinin mübadelesi görüşüldü. Buna «Arazi. HEZİMET M)? 245 244 KADİR MIMROÖLU lerin geri verilmesini istedi. İnihiü'nün bu cevabı Türkiye'nin Hilâfet'i lağvetmek istemediğini gösterince artık sabrı tükenen LotdGiirzon bugünden itibaren «zoraki anlagmazhklar» çıkaracak *e bu tutum konferansın inkıtaa uğramasına sebep olacaktır ki.. tahakküm ve dessaslıklan ile İngiliz siyâsetinin «H i 1 â -fet pazarlısında yan çizmek isteyen» yeni Türkiye idarecilerine karşı «t n k ı t a»ı bir koz olarak kullanmak istemesi. Müzakere edemeyiz. 30 Ocak 1923: Evvelki meselesinin devamı ve Ermeni millî yurdu hakkında Amerikan . Biz bu sonuncuya çok itiraz ettik. Avrupalılar tahakküm ediyorlardı.istiyoruz: (243) Lord Gürzon'un. ve Askerî Mes'eleİer Komisyonu» da katıldı..» **• 29 Ocak 1923: Ekalliyetler Talî Komisyonumda ahkâm-ı şahsiye ve hukuku aile hakkmdaki raporun tetkiki. 25 Ocak 1923: Mısırın vaziyeti. Bazı istedikleri şeyleri1 haksız olarak da yapıyorlardı. KONFERANS NEDEN DAGİLDİ? Konferans'ın inkitaa uğraması sebeplerini iki kısma ayırarak mütalâa etmek lâzııridır: a) Türk Murahhaslarının hata . 1.üsteler halinde takdim edeceğimiz «varılan neticelerin kısa tahlili» kısmına bırakıyoruz. 2. (242).ve kifayetsizlikleri. tnönü şu cevabı verdi: «Mukaddes emânetlerin saklanma ve kullanılma halikı Ma-kam-ı Hilâfetindir. Konferans'ın en salahiyetli şahıslarından biri olan Dr. dinlemediler. . Konferans boyunca . Şark. Mekke'den alınan mukaddes emanetLOZAN ZAFER Mi. Başka devlet kabul ejdemeyıt Çünkü. Sonra Bulgar. «a» Fıkrası dolayısiyle serdedilebilecek mütalâaları. Hatta devlete ten çıkıp şahıslan bile getirmişlerdir.eden notanızda müzakereye iştirak edecek devletlerin adları' yazılı muayyen ve mahduttur. Rıza Nur"nn kaleminden buna dair bir iki misal zikretmekle iktifa ed«-lim: • . Türkleri «Hilaf»t Mes'elesi» nde bir kere daha yoklamaktan ibarettir. girdaplarında bu-nattıfı oyunbazlıkları2" ile. Konferans'm dağılmasını icabettire-cek ölçüde ciddi bir sebep yoktu. Lord Gürsron'un bu beyanı. Bunlar kayıplarımızın ¦ baş âmilleri olmak itibariyle. Devletimizden selâhiyetimiz bunlarla g:örüşntek içindir. Şubat 1923: Boğazlar Mes'elesi görüşüldü. 4. Şubat 1923: Müzakereler inkitaa uğradı.aralamak. maddî ve mahevî kayıplarımızı hülâsatan. Lord Gürzon'un derhal imza edilmesi talebiyle takdim. murahhaşlannm beyannâmesi müzakere edildi: -• 31 Ocak 1923: İnönü. Ermeniler ve Gel-dahiler gibi. «Hilâfet Pazarlığı» tun perde arkasını bîr nebze. ' b) İngiliz Başmurahhası Lord Gürzon'un tehdit.ve. Peygamberimiz efendimizin kabri meselesine gelince bu bahis tamamen müşlim ve müminlere aittir.¦". «İktisadî ve Malî Mes'eleİer' Komisyonu» arasında müşterek bir celse yapıldı. Burada Lord Gürzon'un inönü'yü. ettiği yeni sulh lâyihası için sekiz günlük bir mühlet istedi.24 Ocak 1923: Talî komisyonunun ek raporunun tevdii ve tasvibile geçti. orada beyan edilecektir. Lord Gürzon. Dedik ki: «Sizin bizi konferansa davet . «Bog-az ntüzakeresine Ruslar davet edilecek.6 Ocak 1922: Türkiye'nin bazı beynelmilel mukavelelere iştiraki kabul edildi... din işlerinde çok hassas olan İslâm Alemi bunların burada konuşulmasına asla dayanamaz. saymakla bitmez oyunbazlıklarını tafsil etmek imkânsızdır. Ben de Hakikatte ortada. «Ecnebilerin Tâbi Olacağı Usul Komisyonu» ile. Fakat müzakerelerin başından beri çeşitli tehdit ve taktiklerle mes'elelere iste- .

O. yalmzs başımıza savaşntıyacağız. «Etme!.. Bizi korkutmak için. Böyle şeylere kulak asma!. Bu noktalar hakkındaki fikrim o kadar kafidir ki.g. Rıza NUR — a. Elbette ki. kanaatimce hayatî ehemmiyeti haiz iki şeyin mevcud olduğunu tekrarlamam belki iyi olur.U diği istikameti vermek isteyen İngiliz Murahhas Hey'eti Reisi Lord Güraon zahirde ga} et ehemmiyetsiz olan bazı mes'eleleri büyülterek. Rıza NUR — a. Musul mes'elesinin Lozan'da anlaşmaya manî yegâne mes'ele olduğu hususunda ısrar etmelerinden sonra. vehmi büyüdü. Gitme!. insan şaşar.ona yöre tedbir alıyordum.e. bu hâdise... (Earl ot Ronâldshay — Th8> Life of Lord Curzoi — V.. Yine yemek ve içmekten kesildi.» (Baknz: Dr. Nasihat da kûr etmiyor. Fakat biz önce onun inkita için vesile ittihaz ettiği sebepler üzerin-. Bizim müşavirler de korkmuş. HEZİMET Mt? 249 müştür. önceden İtestiriiemiyecek bir sebep hariç hiç bir şeyin fikrimi değiştirebileceğini zannetmiyorum.». Bir sulh yapalım da is. yapıyorlardı. kimse ile de konuşmuyor.. 1052). Bana «Canım. eğer Fransızlar. İsmet «¦Sulh yapamayacağız..-bitsin» diyor. Ben de «Yok.zayıf sinirli adammış. Fakat sıkı karşısında eli ayağı keslllverlyor. Bazan alenen celsede böyle tehditler.. İsmet yine korktu. Lozan akaklarına büyük yazılar ile konferansın kesileceği ve Avrupalıların Türkiye aleyhine ye-' niden harbe başlayacakları hakkında ilânlar yapıştırdıklarını haber verdiler. tecavüzü sever.e. III. Lord Giirzon'a şöyle yazar: •«Kanaatlerimi tam olarak bilme'n. P. Boşuna kendini yiyorsun!. üç büyük devletin Anadöluya ordular yollayıp harp edecekleri şayiası ortalığı tuttu. «. ' . Kuvvetli olduğu vakit zayıf değildir. Rtza ATur. Bir akLOZAN ZAFER Mİ.» Diyorum. bizimle beraber olmazlarsa ki. Sakın korkmayın: Mukavemetimizden bir zerre bile • azaltmayın!. . itilâf heyetleri. Bugünlerde sinirleri tamamiyle gevşemiş. Birincisi şudur ki. (baknz: Dr. de bir nebze duralım. Lord Gürzon'un «Hatıratı» ndayer alan'şu satırlar şüpheye mahal bırakmıyacak şekilde ortaya koymaktadır: «. Bir aralık İtilâf Devletleri'nin Kotıferans'ı terk edecekleri.şu tafsilâtı vermektedir: «Bugünlerde birinci komisyonun işlerinde ve ikinci komisyonun işlerinde sıkı şeyler ölüyordu. 246 KADİR MIS1RO0L.» Diyerek cesaret Veriyorum. İkincisi. çünkü mühim değildi. Yemek de yemiyor. olmadıklarını biliyoruz. Uyuyamıyor. Bu tehdidin hakikaten bir blöften ibaret olduğunu. Belçikalılara ses çıkarmadım.. Ne kadar da.?. onun istinad ettiği bir takım ehemmiyetsiz sebeplerle ortaya çikmiç değildi.. g. ' Bizi korkutup mukavemetimizi kırmak için yapıyorlar. HEZİMET Mir 247 Lozan Konferansında İngiltere'yi Bagmurahhaş olarak temsil «Hilâfet Pazarlığı» nin planlayıcısı Lord Gürzon.e rağmen muhtemel bir anlaşmazlığı önlemek için. bil'akis kaplan gibi saldırır. Musul'için harbe gitmemeliyiz. . ne olursa olsun.g. kendine malik değil. Gece uyku da uyuyamıyor. 1093-94). sh.» Diyordum. Londradaki Türk Murahhasları. işi müzakereleri kesmeye-ve Kon-ferans'ın dağılmasını temin eylemeğe kadar ileri götürçam üzeri idi. sh. Bu esnada yine böyle bir tehdidi biri Ismet'e söylemiş. Binaenaleyh bundan başka Tıİç bir siyaset hakkında mes'uliyet kabul edemem. sh: 1094 Lord Gürzon'un başvurduğu taktiklerden biri de *harp tehdidi* olmuştur.Lord Gürzon'vm Musul için harbe girme niyeti de Başvekilinkinden fazla değüdl.t. London 1928. iyi bir sulh yapmak için son hadde kadar uğraşacağız. Herşey boca olacak» diye tutturdu. (bakn: Dr..». Hepsine : «Bunlar blöftür. Nasıl kumandanlık etmiş. Burnumuzdan soluyorduk... '. İlerde zikredeceğim. Meselâ Ermeni yurd hadisesini ihdas ettim. «. yeniden aleyhimize harp açacaklarım işâa ederek tekliflerini. Aman ne yapacağız diyorlar. bize kabul ettirmeğe çalışıyorlardı. odasında gezinip düşünüyor. Başvekil. Sevr Muahedenâmesin-den arta kalanı mer'iyete sokmak için Türklerle. Hiç bir işle meşgul olmadığı gibi. Rıza KUR '— a. Buna dâirde Br. 33.) LOZAN ZAFER Mİ. buhranlarda hep böyle olur. Odasında bir düziye volta vuruyor. çok ileri gitme.

İJoi-d Gürzon. sh. Derhal lâfı kestiler. m. Ocak ayının sonlarına doğru Türk delegesi İsmet Paşa. 'İ?r. Kendisine Avrupa siyâsi mahfillerinde «Şark mes'elebrinin en ciddî mütehassısı> nazarıyla bakılıyordu. arkalarına bir müşavirleri gelmiş konuşuyorlar. istediği fırsatları vermek hususundaki sayısız hatalarından sadece birini Lord Gürzon'un hatıratından alınan §ıi satırlarla dikkatlerinize arze_ delim: «Binaenaleyh Gürzon kendi dâvâsmı (burada • kastedilen Musul mes'elesidir.ı. ziyade ihtiyatsızlıkla Gürson'un arayıp da bulamadığı bu fırsatı verince Gürzon bunu canlılık ve dramatik bir tesirle kavradı.) Netice olarak Gürton eline geçirdiği fırsatı mâhirâne bir şekilde kıymetlendirir ve Musul'un Türkiye'ye ilhakını gerektirici sebep olanak lsmet'in ileri sürdüğü sebep_ leri tekei* teker nakzeder. Millî Mücadelede Yunanlıların şahsında mağlûp olan biraz da «lngilizler»di. Hattâ uşak muamelesi yapıyor. ' Gürzon birden eliyle Barrer'in sandalyesine vurdu ve «Susun!» diye hiddetle bağırdı. Kürtlerin Türk asıllı oldukları ispata davet edilir. Elleriyle müşavirlerine git git işareti yaptılar.. London 1928 P: 333. sırasında en yakın mesâi arkadaşları olan Fransızlar! bile azarlıyordu: -% «Yine bu esnada bir celsede Gürzon nutuk söylüyordu. aynı zamanda «Hindistan imparator u> unvanını taşıyan İngiliz Kralı'nı Hindistan'da «N a i b» sıfatıyla temsil etmiş ve çeşitli şark memleketlerinde vazife görmüş kurt bir diplomattı. Halbuki böyle bir mes'ele için hiç kimsenin tasvip ve tasdikine ihtiyaç olmadığı gibi bizzat Lord Gürzon da Türkiye'nin istiklâli mevzuunda herhangi bir menfî niyet ve tasavvura mâlik bulunmadığını her vesile ile izah ve ifade ediyordu: «Bu memleketin yeniden milletler camiâsındaki yerini alması ve değişmesine izin verilen yeni durumunu koruması istenilmez miydi? İşte bu sebepten. Tfüksek sesle de değil. Sağında Barrer Jİe Bonpar. yalnız Türk Murahhasla-¦ nnı cLeğil. Bonpc. görüyordu. Fakat İnönü bu vakıaların îhdas etmesi tabii elan hâlet-i ruhiyeyi tesis ederek bunu Konfe-rsns'm umumî havasına hâkim kılamamıştır. Lord Gürzon'a. cesaretten. Biz dahi işitmiyoruz. Türkler bana istiklâl ve hâkimiyetlerinden bahsettikleri her zaman ben onlara bunun j^in size tam teminat veren ve dünyadaki durumunuza yine . ben Türkiye'yi «C e m i y e t-i A k v a m»a girmeyi kabule şiddetle zorladim ve yine bu sebeptendir ki.» (Baknz. Gürzpn'vıi suratı fena kızmış bir Bural. İsmet Paşa. ceketinin önönü kavuşturdu. Fransız delegelerinin de bu muameleye'mukabelesini görmeliydi. HEZİMET KİT 251 yormuş gibi «Türk Istiklâli»nin Lord Gürzon tarafından tasvip ve tasdikini temin etmek için boşuna çırpınıp duruyordu. Fraasızlar İngilizlerin emir ve hükmü altındadırlar. Bunu galiba celsede ve Dünya delegeleri içinde Frensiz delegele-rine yaptı. If^rkes ¦ duydu ve dikkatle bakıyor. Bu yüzden Konferans'm başından beri gayet mütehakkim ve mağ-rurâne bir tavır takınmıştı. Bize dörtyüz bin vatan evlâdına malolan «Şan lı'Çanakkale Zaferi» nin bileğini büktüğü düşman sanki Lord Gürzon'un temsil ettiği İngiltere değildi.) LOZAN ZAFBR MI.) (bknz: a.24* Çünkü İnönü böyle seçkin bir diplomatlar hey'eti karşısında ilk defa vazife.a. çocukları ve uşakları azarlar gibi bir şeydi. Üstelik sanki zafer kazanmış bir devleti temsil etmi(245) İnönü'nün.. 250 KADİR M13IROGLD etinin reisi ise bu mağrur ve dessas diplomatın hile ve taktiklerini bertaraf edemiyordu. celsenin hitamından evvel bu fırsatı verdiğinden' dolayı pişman olimis olmalıdır. Gürzon bunlara metelik vermiyor. Bu güzel misâldi. Gösteriyordu ki. Bu arada İsmet.» (baknz: Kari of Ronaldshay —' The Laf e Of Lord Cur-zon — V.24* Karşısınaaki Türk Hey'(244) Lord Gürzon Lozan Konferansı boyunca o derece müte--hakkim bir tavır takjnmıştı ki. yangın ve zulümler ika ederek masum Türk halkını ezdiren İngilizler değildi. Sanki Giritli maceracı Elefterios Veıüzelos'un askerlerini İzmir'e çıkartan ve Anadolu'da saymakla bitmez cinayet.e.: 1017). Aramızda ancak <lç metre kadar • tfar. Bu. İkisi de süt dökmüş kedi gibi durdular. Rıza' NUR v.g.) Avrupa'nın müteâlaşına arzetmek için doğacak fırsatı sabırla bekledi.y. Kabul etmek lâzım gelirdi ki.

kendisini alâkadar etmeyen kapütilâsyon mes'elesin-de Fransız menfaatlerinin «kraldan ziyade kralcı» müdafii kesilerek. • • LorÛ Gürzon İnönü'nün böyle bir «Türk İstiklâlini t e y i d» endişesi içinde bulunduğunu keşf ettikten sonra. Çünkü bu meseke Hindistan meselesidir... Ben Igte söylüyorum. İmkânı yok-tür-ki İngilizler Fransızlan Suriye'de bıraksınlar. Fransızlafı Suriye'den defetmek istiyorlardı. Musul. Tarih bu babta fasihtir. İngilizler Fransızların ellerinde bulundur-duldaıı Suriye'yi onların elinden alıp Musul yerine Türkiye'ye vermeyi teklif edecek kadar2*7 Fransız menfaat-leriyle çatışmayı göze alabiliyorlardı.anda Gürzon'a yazdığı bir mektupta şöyle diyor: «Şimdiye kadar aşmaya muvaffak olduğun zorluklar çoğalmakta. mU-sellâh teşkilât vücuda getirmişler. 1923 tarihli konuşmadan. Şubat. 6h. kendisince asıl ehemmiyetli olan mes'eleler den ziyade istiklâlle daha yakînen alâkadar gözüken1 «K a p i t ü 1 â s y o n 1 ar» üzerinde kasden daha da fazla durarak bilâhare «Türkiye aıjtık istediğini almıştır» deyip Musul. O da odasında derneği ile dolagıyor. «Başka -şeye geçtim. «İngiliz Başvekili ümitsizliğe yaklaştığı bir . Buna hayret etmedim. Gazetelere bakılacak olursa Türklerin Musul'u münakaşa mevzuu yapıp anlaşmamaları muhtemeldir.da vardı.» (bakz: Dr. İngilizler Suriyelilerden komiteler 'yapmışlar. g. ciddî bir anlaşmazlık. 252 KADİR MISIROÖL. bu merkezde olduğu. Halbuki kapütilâsyonların İslahına Fransızlar çoktan razı oldukl?..Böyle mühim bir şeyi söylüyor. ettikleri ve hâlâ aziz ve -samimî dostuz dedikleri Fran* . Yine oraya gelelim» Ben yine ona bir diiziye <Musul> diyordum.büyük bir şekilde başlamak isteyen herkes kadar arzuluyorum. Onu alın! Bir darbe kafidir» dedi. e.. söylüyor..»-'10 . halkımızın en az yansı ve bütün Dünya pet rolün hatırı için sulhu . Rıza NUR — a.temin etmiş oldu. Buna rağmen Fransızlar yine'de zaman zaman İngiliz emellerinin karşısına çıkmak ve sulhu gerçekleştirebilmek için Türkiye'ye başta Musul olmak üzere bütün istediklerini vermek hususunda perde arkasından da olsa İngilizleri zorlamaktan da geri kalmamışlardır. Demek bana çok emniyet hasıl etmiş . Güreon'un teklifi ciddidir. Nnpolyon Suriye'den sonra Hindistan'a gitmek istiyordu. Bu fırsatı canına minnet bilen Gürzon ise. Zira bu takdirde.Fransız Akdeniz rekâfeti koloni rekabeti var.y yüzdendir ki. Bu Ha beni çok keyiflendirdi. Öirbuçuk usırdır süren İngiliz . Bununla' da bizim gayelerimize ermek mümkündür. Batı Trakya gibi bizim içinvhayatî ehemmiyeti haiz mes'elelerde müzakereleri istediği mecraa sokabilmiştir. Şuriyesini almamızı teklif ediyor. HEZİMET Mi ? 253 evvel gittiği Paris'te bile kapitülâsyonlar için Fransızlarla çekişmeye başlamış ve bu yüzden onları İngilizlerle işbirliğine zorlamıştır. Gerçekten Fransızların su!h müzakerelerinden çok evvel ortaya çıkan «Türk taraftarlığı» mahiyetindeki siyasetlerinden t bu suretle istifade 'etmek imkânı ortadan kalkmıştır. Birgün nasıl olsa tardedeceklerdir.. Bunları biliyorum. Öütün son Dürzi isyanları hep İngilizlerin tertibidir. Bunun en iyi ifadesini Lord Gürzon'un hatıratında bulmaktayız.. Ni-hayet pek gülerek yanıma geldi ve yavaş bir sesle: «Musul. halde İnönü daha Konferans'ın başlamasından (247) Gürzon'İa konuşuyorduk dedim. Bu (246) Lord Gürzon'un inkitadan sonra Lordlar Kamarasında t söylediği 13.sazların. Durum. Her lıclüfr?¦••¦'da bundan daha kötü bir şey olamaz. buna mukabil kendi millî menfaatleri ile alâkadar olan diğer mes'elelerde onların desteğini. dedim. Beş yıllık kan içinde dostluk .. Zaten mütareke iptidasında Mısır'da iken bilirdim. Ve biz istersek Suriye hakkında gayet gizli bir müzakere ve bize yardım da yaparlar. ne yapacaksınız? Burnunuzun dibinde Suriye var. 1034) LOZAN ZAFER MI. Suriyede Fransız bulunması İngilizlerce Hindistanlın tehlikede olması demektir.ri gibi bu mes'ele üstelik de İngilizleri doğrudan doğruya alâkadar etmiyordu! Aksine İngilizlerle Fransızlar arasında. Nitekim Napolyon'un Mısır'ave Suriyeye girmesi İngilizlerin bizimle beraber Fransızlar aleyhine harp etmesini mucip olmuş ve nihayet Fransızlar buralardan tardedilmigtir.

Şu halde.Gürzon'u Parise da'-vet eder. Bunun en acı misali «Irak Petrolleri» dir ki. Lord Gürara Ekalliyetler mes'elesinde «Gayrı Türk ve Gayri müslim» ekalliyetler yanında bir de «Müslüman Ekalliyetler» dâvası ortaya çıkarmaya' teşebbüs etmiştir. ingiliz menfaatlerine karşı kullanılabilme imkânlarının kaybedilirinin kapitülâsyonlar hakkında hatalı tutumdan doğmuş olduğu keyfiyetidir. Burada belirtmek istediğimiz husus. İli.» «Bunun akabinde şahsî görüş teatisi için Bonar.. Fakat Lord Güreon bu iddiayı tahakkuk ettirmek için değil. Tabiatiyle Türk Murahhaslarının böyle bir fedakârlıkta bulunmalarına fiilen ve mantıkan ne lüzum ve imkân ve ne de bir zaruret vardı. LOZAN ZAFER Ut. Türk murahhaslarına müşkilât çıkarmak ve sonunda onların tezini ğûya bir fedakârlıkta bulunarak kabul etmiş gibi gözükerek mukabil bir tâviz talebinde bulunmak The Life of Lord Curzon. malik olan Lord Gür-zon'un karşısında bizim ne tecrübe vs ne de vasıtalarımız kâfi değildi. c. (248) Earl of Ronaldshsfy London 1928 P.reddettiğimizi söyler. evvel emirde siyasetin . HEZİMET JlIV 255 maksadını takip ediyordu. Bu vesile ile daha Konferans' başlamadan önce saltanatı ilga ederek Osmanlı Devleti'ni bertaraf etmenin Lord Gürzan'a Osmanlı hak ve alacaklarını reddetmek hususunda bir imkân bahşettiği görülmektedir. Osmanlı Devleti'nin artık tarihe karıştığını söylüyordu. Bu hakların.»241 Kapitülâsyonların kaldırılması ile ıslâhı arasındaki farkı ikinci cildin alâkalı bahsinde ele alacağız. ikinci ciidin alâkalı bahsinde tafsil edilecektir. Bilhassa «Kürt M e s ' e 1 e s i» için bundan istifade etmek isteyen Lord Gürzon'a İkinci Murahhasımız Dr. / Konferansın inkıta zamanında Meclis Reisi bulunan Ali Fuad Cebesoy inkıta sebeplerini tahlil ederken: 256 KADİR MiaiROOLU «Bütün tecrübe ve vasıtalara. diğer çeşitli hak ve alacaklar için de aynı tarzda davrandığını görmekteyiz. onu arkadan hançerlemek suretiyle ihanet etmiş ve ihanetinin cezasını görerek ortadan kalkmış bulunan Ermenilere Türkiye'den arazi vermek için bir hayli çırpınmıştır. ¦ Aynca Türk Milletine karşı. 583 (20 kânunu evvel 1922 tarihli celse). I İstanbul 1340 (1924) ah. Osmanlı topraklarına ait kısmını velev Mîsâk-ı Millî hudutları içinde mütalaa edilebilen yerler için bile olsa bir tarafa bırakırsak. diğer taraftan da o devletin borçlarını yeni Türkiye'ye ödettirmek maksadını takip ediyordu. V. Tuhafı şu ki devletin sadece borç ve vecibelerini bize yüklemeye çalışan Lord Gürzon hak ve alacaklarını da aynı şekilde Türkiye'ye bırakmak istemiyordu. Bilâkis bu gibi Türk taleplerinin karşısına mantıksız ve insafsız itirazlarla dikiliyordu. Meselâ Cihan Harbi başlarında bedelleri tamamen Ödenmiş olduğu halde İngilizler tafafmdan el konularak bize verilmemiş bulunan «S ultan Osman» «Sultan Reşat» ve «F a t i h»' diretnotlanmızın tahminen ontki milyon İngiliz altını tutan bedellerini talep ettiğimiz zaman. Bir taraftan kapitülâsyonları «Varisiniz olan OsT manii Devleti'nin verdiği bir imtiyazdır» diye ibka temek isterken. Rıza Nur'un millî şuur ve tarihî hakikatlere istinaden verdiği cevaplar24' bundan sarfı nazar edilmesini mümkün kılmıştır. Aynı şekilde Osmanlı Devleti' nin bütün borçlarını da Türkiye'ye ödetmek ve onun arazisini taksim etmiş bulunan devletlere en küçük bir hisse bile ayırmamak istiyordu. Fransızların. S32 . Lozan'da yüklendiğim mes'uliyetlere bakıp hayret ederek bütün mes'elelerde fikirlerimden caymamı hazırladı.. (249) bakz: Lozan Konferansı Zabıtlar». Takım I. Boğazlar ve İstanbul'u terkedip herhangi bir şeyden 254 KADİR ve hattâ herşeyden vazgeçmeye çök hevesli buldum. Buna işaretle yazdığı Trir mektupta Gürzon şöyle der: «Bonar'ı bir kavga ve gürültü koparmâktansa Musul.

Fakat murahhaslarımız^ aksine olarak en mühim tarizler karşısında' sıcağı sıcağına cevap verememiş. Hele Musul petrollerinin Amerikalılar tarafından işletilmesini tercih edeceğimiz hakkındaki bazı teşebbüslerimiz. Fransız ve İtalyan delegeleri de bu tehdide iştirak ettiler. Balkanların bu tesanüdü neticesinde ekseriyeti Türk ve Müslüman olan Garbı Trakyada maatteessüf bir referandum bile yapılmadan Yu-nanistana ilhak edilmişti.metoda tercih "etmişlerdi.marifetli yollarına sapmadan hususî muhaberelere ' girişmeden. başbaşa gelmeğe iltifat etmeden. Garbi Trakyanm Yunanistana ilhakıF: 17 258 KADİR MI9IROCLU nı temin maksadiyle İngiltere. Mağlûp Yunanistanm baş murahhası Venizelos ise. Avrupa işlerine karışmamağa karar vermiş oian Birleş'k Amerika Avrupalıların bizimle anlaşması tahakkuk etmeden ayrı bir dostluk ve ticaret muahedesi yapmağı mümkün görmüyordu. Japon murahhası arabuluculuk yapmak istedi.OZAN ZAFER Mt. ingilizler. gaspettikleri harp gemilerimize mukabil borçlan tahakkuk ederse. Her fırsattan faydalanmasını ve haksız olan dâvasını yerinde ve zamanında iyi bir avukat gibi müdafaa etmesini bilmişti. Romanya ve hattâ Bulgaristan'ı ikna ve tatmin ederek Balkanların cenubuna yeni bir devletin girmemesi tezini savunmuştu. demiryolları malzemesi ve lokomotifler gibi vesait verebilecekleri vadinde bulunmuşlar. Marki Garroni ve Bom-par reisliklerini deruhte ettikleri komisyonların son tekJiflerini bir ültimatom havası içinde İnönü'ye bildirdiler. Daha ileriye giderek Musul meselesinin ' tarafımızdan bir askeri müdahale ile halledilmesine çalıştı. înönü . seler hJmak mümkün iken sonradan bu imkânlar kaybolmuştu. Bu sayede Boğazlar karşısında bulunan ordularımızın mühim bir kısmını cenuba naklettirerek Şarki Trakyayı yeniden kurtaracak bir zemin hazırlamağı da ihmal etmemişti. millî dâvamızın her kısmı üzerinde hazırladığımız prensiplerin müdafaası çar-çevesi içinde konferansın umumî toplantılarında yapılan tarizler ve tazyikler ile haksız teklifleri baş murahhasımız derhal karşılamalj. Lord Gürzon. kesif Türk ve Müslüman ekalliyetine malik olan Balkan devletlerinin dahilî vaziyetlerinin şimal komşuları Rusya ve Macaristana karşı za-yıflıyacağını ileri sürdürmüştü. Eğer bu devlet Türkiye olursa. Bu evsafta murahhaslar gönderemediğimiz için onlar da ekseriyetle kolaylığı"ve taallûku . yılmadan. getirmiş olmakla muhataplarına zaman kazandırmış. Ve kendisine hazırlanan sulh muahedenamesiyle eklerinin imzalanmaması halinde 4 Şubatta Lozanı terke-deceklerini bildirdiler. fakat sonra vaadlerini yerine getirmen?işlerdir. HEZİMET Mİ? 251 aleyhünJ2de her nevi oyunu oynamak fırsatını vermişti'-Bu yüzden Musul Vilâyetinin şimalinde ve Suriye hududu üzerinde lehimize tazı arazinin alınması ve hududun lehimize tashihi ve Musul petrollerinden mühim his. onlara I. Bu yoldaki gayretlerimizden bir seme-e alınamamıştı. Yugoslavya. beynelmilel konferanslarda ne konuşmağa alışmış ve ne de oralarda konuşulacak lisana hâkim şahsiyetlerdi. 23 Ocak 1923 tarihinde komisyonlar müşterek bir toplantı yaptılar. beynelmilel konferanslarda pişmiş ve lisana hâkim bir zattı. İngilizleri hem fazla teyakkuza çekmiş vn hem de aleyhimizde oynamak istedikleri oyunların meydanım daha çok genişletmişti. Hususî temaslara geçmeden ewel. Gürzon'-un.: alenî müdafaalarımız ve seyyanen hareketlerimizle muhataplarımızı hem bir dereceye kadar. Bu . Lozan Konferansı. suretle kendimiz. ileride de işaret edeceğim gibi Ocak ve şubat aylarında bir çıkmaza girmişti. milli dâvamızı müdafaa etmek hususunda iktidar ve kabiliyet sahibi olmalarına rağmen . uzun konferansın başından itibaren kullandığı yıldırma taktiği bu neticeyi doğurmuştu. yola getirmek ve hem de millî dâvamızın yılmaz müdafileri olduğumuzu göstermek lâzımdı.cihetiyle filân baş murahhas ve murahhas ile mülakatı ve nota teatisini yukarıda izah ettiğimiz. borçlarına mukabil inşaat' levazımatı. Halbuki murahhaslarımız.» -'" demektedir. ertesi toplantılarda yazılı ve muhtasar' cevaplar. muhataplarının ve Cihan Umumi efkârının anlıyacağı bir lisan ile cevap vermeli idiler. muhataplarımızı 'yıldırmağa ve aleyhimize çevirmek istedikleri tarafsızlara onlardan evvel hakikati bildirmeğe ve plânlarını bozmağa çalışmalıydık.

Ve nihayet: Düşün ki Tür* kiyenin istikbal ve talii şimdi de senin elindedir:» Medih Dr. Yeni bir muahede projesi hazırlayarak-Türk Murahhaslarının bunu «derhal» imza etmeleri talebinde bulundu. Türkiye 1854 de kendi mevcudiyetini temin için harp eden devletlere karşı harp edip nankörlük etti. İttifak değildir.0ÖLU teb'asuım zararı olarak onbeş milyon altın istemeği de unut madı. Bu hareketli celseyi Dr. Fransa bu dostluğu diplomasisinde daima devam ettirdi. Attı. O bitirdi Garroni aldı. Bu sırada Türkiye'de. Bizi imza etmeğe kandıracak. Eserlerinde ağın vatanseverliğine rağmen frenkmeşreplikte muarızlarına bile akıl hocalığında bulunmak ve onlara tekaddüm etmekle övünmektedir. Alttan aleyhimize hareket ederdi. Kemal Millî Misaktan bazı fedakârlıklar yapmak bahasına da olsa muahedeyi imzalayıp sulh temin etmeye taraftar göründüğü halde başvekil Rauf Orbay meclisin umumî hissiyatına tercüman (250) G. edilmediği takdirde Lozan'ı terkedeceğini ve giderse bir daha gelmiyeceği tehdidinde bulundu. Takm . Esasen murahhas heyetimizde*de çeşitli fikir ayrılıkları vardı ki. Bu pek kat'î ve pek vahim anda sulhu] yap!. Dünyanın en bahtiyarı imişiz de haberimiz yokmuş.» Dedi bu son kısım yalandır. Bu da diğer mes'elelerden bahsetti. İngiltere. ah. Binaenaleyh Türkiye bahtiyardır. Halbuki. Bu da malî şeylerden bahsetti durdu. Hattâ-Türkiye'nin taksimini ilk ortaya atan İstanbul'da Fransız elçisidir.. O bıraktı. şöyle anlatmaktadır: «Gürzon nutkunun sonlarında .. 222 Hatıraları — İstanbul I LOZAN ZAFEU Mİ. bize ingiliz dostluğunu göstermeyi unutmadı.» dedi. «1914 de borç 140 milyon altın Türk lirası idi şimdi bu muahede ile 87 milyon kalıyor.] «Sen vatanını cesaretle müdafaa ettin sulhu de cesaretle yap!.müzakerelerin bu anma kadar Lord Gürzon ve etrafındakilerin taktikleri altında bunalmıştı. Ve «Bir daha müzakere yapmayız.. Demek Türkiye'nin borcu az. Ve bunların başında Düyûn-u Umumîye olduğunu söyledi.. Sana şahsen söylüyor.. Bir müddettir. Halbuki fena kızdırdı. Bompar hiç diplomat değildir. Bu lâflar içime dert-olmuştur. 21 Ocak 1923 te cereyan eden celsede Lord Gürzon-uzun bir nutuk iradetti. Sonra Fransa. Harbin zuhuruna ait olarak da Sadrazam Said Halim'in kendisini aldattığı hikâyesini söyledi. Sonra bizim borç az ama nimet ve servetimiz de az. Mcntanya aldı. Adama minnettar olmalı. . sulh benini! avucumdadır. Bu nispeti hiç söylemedi. RIZA NUR Dr. 221 . Adlî idari kapitülâsyonlardan vaz geçtiklerini söyledi. Artık ben bir müzakereye iştirak etmem. Rıza NUR (1876-1942) Lozan'da Türkiye'yi «îkinci Murahhas» sıfatıyla temsil etmiştir. Fransa ve İtalya'nın harici borçları milyarlardır. Bu sözleri bize pek ağır geldi.] rum. Teklif edilen proje imza. Bizden ^Türkiye'nin işgali masrafı olarak 30 milyort altın lira da istethVBizden Türkiye'nin.«Hemen burada vakit geçirmeden muahedeyi imza edin!» dedi. Bı son> cümleleri diplomatcadır. Süleyman Kanuni ils Birinci Fransuva ittifak etmişlerdi. yeri Bompar'a kalmıştı. Çocuk kandırıyor.» tehdidini de ilâve etti ve «Eğer buradan giderim de Türkler sonra imza edeceğiz derlerse yine imza için gelirim. Kanunî Fransuva'yı himaye edip Avustralyalılardan kurtardı. Rıza Nur. Nihayet: «Bütün bunlar yüz yirmi iki milyon ediyor. Bana kaç defa selâhiyet-i kâmilem vardır. bunlar ileride anlatılmıştır.» dedi. müttefiklerinin Türkiye'den alacakları olan 605 milyonu da istemişlerdi. dedin. Bize verdiği saadete bin şükür. Ali Fuad Cebesoy'un Siyasi 1957. her asırda aleyhimize hareket etmiştir. HEZİMET Mi? 25a olarak hiçbir fedakârlığa yanaşmamak fikrinde idi. Ama zahirde hep dost görünmüştür. M.» J)edi. Harp zamanında itilâf devletleri 260 KADİR MI9IF. Sonra Mustafa Kemal'ede rüşvet verdi.Bugün bunun için toplandık. Bundan vazgeçtiklerini söyledi. Demek adlî formül mes'ele-i uzmâsı da kurtuldu.» Dedi. Sözünün sonlarında : ismet Paşa!. Harpden mes'uldur. Dedi. Çok usta adam Ismet'i de methetmeyi. Ve sonra da rüşvet vererek . Nihayet «imzalayın!» Dedi. Barrer ta-mamiyle çekilmiş..

. kendi nefsini tebriye gayretine dahi kapılmadan yazıp bırakmış olduğu hatıratına bttarâfâne derc<»tmesi. İsmet bu sefer her defakinden daha ziyade te-lâşda. Son bir iki gündür İsmet sık sık ona gidiyor. Amerikan delegesi Clüid'in lsmet'le görüşmesi bu esnada daha sıklaştı. Romanya delegesi. Bu İsmetin fena korktuğunu gösterir. Bana öyle bir dur.. O da bitirince kal-Inp yerini Bompar'a verdi.tarihimizin gerçeklerini.. Lord Gürzon. Japon baş delegesi Hayaşi aldı. Devletler ordular gönderecekler. Şimdi de Amerika murahhası kâğıdını okuyor. Bu müzakereleri biiir. İsmet bunlardan bana hiç bir şey söylemiyor. Aferin Bompar'a. 1144 . Gürzon nutkunda harpten müteneffiriz demişti ama bu tehdidi hem celsede. Bu celsede İsmet. . Biz de: «Git!. 262 KADİR MISIROöLU ve gururlandırma ile karışık tehdidini savurdu. Bu görüşmelerde tercüman sıfatıyle Robert Kolej muallimlerinden Hüseyin bulunuyordu.j gunluk ve dalkmlık geldi. şimşekler. Frenklerle beraberdi. bilhassa benim gıyabımda hiç bir şey yapılamaz» Deyip kesti attı. Selâhiyet-i kâmilem var. kıyamet kopuyor. Bu adamlar böyle mersime de pek dikkat ve riayet ediyorlar. yıldırımlar başlamıştı. sonra Yugoslavya delegesi Rakiç. Diyamandi. Yine bir takım türediler Lozan'a doldu. Hulâsası. Celse de bitti. HEZİMET Kt? 263 Biz bu projeyi tetkik için bir hafta vakit istedik.. Ben de âdetim değildi.insana heybet ve dehşet veriyordu. Bize bu kadar bir mühlet verdiler.. Duramam. delegelerin tavırları sözleri .» Teklifinde bulunduk. Türkler kabul etmezse harp olacak. «işim var. İsmet onun için Amerikan delegesinin gayretinden bahsetti desem bu son ce? sede bize projeyi imzayı tavsiye etmişti. Yine yemeden.. benliğe entirikaya alışkındı. Bana geliyor ki. Bir de dışarıda gayrı resmî dekor ve oyun var: Ortalıkta türlü şayialar. o îsmet'e geliyordu.» Demiş. Tehditler inşam korkutuyordu. Beş altı gündür Lozan havasında yine siyasi boralar. e. Bir saat sonra tekrar açtılar. Bunun üzerine aralannda konuşmak için celseyi bir müddet tatil ettiler. hem hariçte mükemmel yapıyorlardı. Lozanda benim muhabbet ve hürmetimi kazananlardan biri de odur. Hulâsa o da imza etmemizi tavsiye etti. Bu ne gaflet!. Kendi Garroni'nin sandalyesine oturdu. Doğrusu bu da pek doplomatcadır. Hep ayni nakarat. O galiba sonunda projeyi imzalamağa söz verdi. O bitirince riyaseti tekrar Gürzon aldı. Gürzon. Her ağızda Türkler sulhu imzalamazlarsa harp olacak. Sahne..» Diyor. fakat bunun sebebini pek anlamadım. Tarih için bunları aynen yazması onun vazifesidir. Halbuki bana söylemelr vazifesi idi.: «İngilizlerin. Bompar'dan şimdi bir şey öğreniyorum. İsmet: «Sulh avucumdadır. O bitirdi. (251) Dr. içmeden kesildi. İsmet bundan imdad umuyordu. Nihayet 4 Şubata kadar mühlet verdiler. O bitirdi. Londra'ya dönmek mecburiyetindeyim.» 2S1 «Gürzon sahneyi gayet iyi tertip etmişti. tsmet'i dolaba koyuyordu. Bu zat namuslu aklı yerinde. terbiyeli bir adamdır. Böyle diplomatik olur mu? Gürzon nutkunu bitirince riyaseti Garroni'ye verdi. Onda da ayni nakarat. Amerika'ya dehalet ediyor demek. Rıza NUR — a. Yine ayni oyunu oynuyorlar. bu Amerika delegesinin işi bir oyundur. muahedeyi imzalamamızı Türklere olan muhabbetleri namına tavsiye ve rica ediyorlar. Başbaşa konuşuyorlardı. tenezzül edip sormam. 254 KADİR MISIROÖLU Gürzon «Bu esnada Türkler ile hususi görüşmeler yaparım.4» LOZAN ZAFER Mİ. genç nesillere yaptığı en takdire şayan hizmettir. Hasılı aldı Köroğlu aldı Ayvaz. Şimdiye kadar bu harp oyununu üç beş defa yaptılar. Vahim bir an. Bu resmî kısmı. Amerika delegesinin sulh hakkında gayretinde ü-mitvar olduğunu söyledi. g. sh. Amerika delegesi frenkleri lehimize tadilât yapdırarak sulh yaptıracaktı. Bize behemehal sulh yapmamızı.» da dedi. Doğrusu Gürzon güzel Mise on Scene yapmıştı. Diğerleri ile yeni ve muallâkta şeyleri halledelim. Bunlar güya Türk dostlarıdır. Adam despotluğa gizli işe.

. «İmzalamam.» Dedim. Nasıl kumandan olduğuna şaşıyorum. şiddetli söz tahkir. Ne şekil ve halde olursa olsun.. Bu emposer etmek demektir. Bu da harp olmayacağına delil olabilin Sen zayıflamayıver. birşey yaparım diye. Gel şunu imza edelim. Mutlaka. Gürzon'un nutkunun sonunda «Giderim. O — Korkuyorum. korkup heyecana düşüyorlar. Bizim hey'et de bize kamilen hayrette. seyrimize bakıyor. her ne olursa olsun ve ne bahasına olursa clsun sulhu yapacak. Sıkı sıkı sarılıyor.. O — Bu kadarsı kâfidir. Ben de «olmaz» ı bastırıyorum. Bu projeyi imzalayalım!. hepsi birden celsede hücum ile zebun etmek. Aramızda şöyle bir münakaşa başladı : O — Sonra boca ederiz. O — Etme! Sonra harp olur. Bu projeyi imzalayacağız. Bîr gece yarısı İsmet beni çağırttı. sonra çok alalım derken kazandığımızı da kayıp edeceğiz. Ağızlarını bıçak açmıyor. Sana da böyle telgraf çektirtmem. Tabiatımı bilir. Onu her türlü kayıttan kurtarıp tam müstakil. Bunlar nasıl kabul edilir?. Üç gün üç gece yakamı bırakmadı. «Ben çekeceğim» Dedi. 266 KADİR MI9IROÖLU LOZAN ZAFER Ut.. Bana «şunu imzala!. kat'î kararını vermiş.. Etme başka çaremiz yoktur. ve beni her-gün biraz daha bu adamdan soğutuyor.. Korkmadık. Can alacak noktalar var. «Başka çare yoktur.» dedi. Hem.. Fena halde ürkmüş. Bu lâzımdır. İtham olunursa beni de beraber ettirecek. Doğru değil. Derhal terslerim. hakiki bir devlet yapalım. Sonunda bu tarza razı oldu. Tatlılık. HKZİMET Mt? 265 ler. Zaten dâima böyle bir şey çıkıyor. yalan. Kapitülâsyon duruyor. Bu adam devlet filân düşünmüyor. harp ederek Türkiyeyi imha ile tehdit.. Ne olursa olsun sulh edelim. ha kopacak. Görüyorum ki içinden bana diş biliyor. Türkler razı olursa sonra da gelir imza ederim. ters bir lâkırdı söyleyemiyor. Hasan da: «Ben de ayrı yazarım. O'-da orda «imzala!» dedi.Celse bitti. Ben. Ben — Kat'iyyen olamaz. yeter.» Dedi. Ben eminim ki bu da blöf. Epey şey aldık. dursun. Hasan cevap vermedi. Böyle bir muahedeyi imzalamam. Adeti üzere beni kucakladı.» Demesi bir açık kapı bırakıyor demektir. cesur ol!. Otele döndük. Ben — Nasıl kâfi? Bu kadar muallâk mes'ele var. Ha koptu. aleyhimize her vasıtayı kullandılar. O — Etme!. Anlaşılıyor ki.» Diyor. Biz eğer bunu da arslan gibi göğüs gererek karşılarsak nihayet tekrar çağırıp istediğimiz gibi bir muahede yapacaklardır. «O halde siz bunu yollayın! Ben de ayn bir şifre yollayacağım. sade tepesine çöküp keyif-etsinler. Bil'a-kis fırsat varken Türkiyeye mükemmel bir muahede yapalım. Baktım ki sözlerim kulağına bile girmiyor. Yalvardı. HEZİMET Mt? 267 I «Gel imzalayalım1» Diyor. sırf ellerine bir devlet geçsin. Sonra pişman olursun. İsmet baktı ki olmuyor. Boca edeceğiz. Ben — Bu muahede Türk'ün istiklâlini ve âti saadetini temin edecek mahiyette demektir. Münir de yanımda.. Ne cebin adammış. Onları hep lehimize kazandık. Deyip savuştum. Dışardaki şayiaları işitiyor. Korkuyorsun. Şimdi inkıta ile tehdit tecrübesini yapıyorlar. İsmet ilk söz olarak bana: «Rıza Nur!. Telgrafa baktım. Mahvoluruz.» dedi. Ben — Bunlar bizi şimdiye kadar bir çok defa türlü şekillerde harp ile tehdit ettiler. Hep harbi ileri sürdüLOZAN ZAFER Mt.. Harp edemiyeceklerine imanım var. Ankara'ya bir buçuk satırlık bir telgraf yazmış. Cesur ol!.» Dedim. Artık son deme geldik. Bu mes'uliyetli şey. Şiddetle itiraz ettim. Halbuki şimdiye kadar Ankaraya yazdığı telgraflara bana da imza koydurarak değil onları benden sıkı sıkıya saklıyordu. hep yaptılar. Hasan'ı da çağırtmış. de projeye yeni şeyler de sokuşturmuşlar. Herkes düşünceli kederli. Ben — Birşey olmaz. Bir taraftan da kızmağa başladım. Bunu görünce isyan ettim. Fakat kızar. dalkavukluk. Yüzümü öpüyor. Zaten O'nunda tabiatı yüze gülmek arkadan kuyu kazmak- . Bunlar iktisadî şeylerdir.

Nefere: «Getir!» dedim. Ne yapmış yapmış. e. 1146-1150 si konuşmalarında ve son celseden evvel söz vermiş imiş. Ismet'e yanaşmış. Gürzojı'un ümidi ve bu beklemeleri bundan imiş. Nefer geldi.. Yahudi bu. Yevmiye vermeye de başlamış. Hiddetim mani olmasa kahkaha ile gülecektim.» Derken Paris'ten Ismet'e Haham'dan bir telgraf geldi: sBen geliyorum. bize ne?!. g. Yaman yahudi!!. İsmet bana projeyi imzalayacağına kat'i söz verdi idi. ve gösteriyor. bunu yazıyor.. Yalnız. e.. buna da bulurdu. oturdu. «Otur!» dedik..» dedi. Herif daleve-reye kalksa. HEZİMET Mı? 269 rılmıyor. Bu da öfkemi geçirdi. Sözümü işitti ya «Hiç bir şey yok. gülüyor.eden telgrafını dere eden Dr. Yahudi dediğin böyle olur. Demek tam yahudi değilmiş. Rıza NUR — a. Utanmıyor. Nihayet bütün yahudi sırnaşıklığı ile yanaştı. fena haşhyacaktım. danışırdı. Sizi ziyarete geldim.. Hey'et i murahhasa çiftliktir. meğerse ismet..» demiş. onun zararı yok. Yoksa hususî olarak Mustafa Kemâl'e yazdı da ondan muvafakat cevabı mı aidiydi?. Söylediklerine göre. O da onun. tabiî. Gazeteye ne diyor. meziyeti ve silâhıdır. 1157-1159 ZAFElî Mi. her şeyi hükümetten ziyade ona yazar. Ama telgrafta ne demişti. Zararı yok. Tabiî yahudi. '«Naum Efendi gelmiş.. İsmet benim ahbabımdır. Kekeledi.. Şimdi odasından da çıkmıyor.. Hükümete yazıp ondan muvafakat cevabı alıp almadığını bilmiyorum. İşi düzelttim. Sh. Ben görmedim. telgrafına göre bize hizmet ediyor. Yahudiler böyle lâstik gibidir. Rıza NUR — a. Bu rûh-u habis. bu raporunda: «Sulh oldu demekti. Bu sözleri tabiî methalde bulunan yahu-di de işitti.» 25» Müteakiben Ankaraya çektiği ve durumu tafsil. . Anlaşılıyor ki herkese İsmet benim samimi teklifsiz arkadaşımdır diye göstermek istiyor. Utanmaz. ben. Gazeteyi kendisine verdim «Bu beyanatın nedir?» dedim. ben oldum. Kıza Nur.. Paris gazetelerinden birinde bayeıiatını gördük. Bu adam şayanı hayrettir. Utanmadıktan sonra. İstanbul eski Hahambaşısı Nanm bizim otelde görülmeğe başladı.. Yahudi habisinin ise utanmamak en büyük san'atı. Üstüne mes'uli-yet almaz. sh. Gürzon'a ve diğerlerine verdikleri projeyi imza edeceğine son husu(252) Dr. «Ne haber var?» dedim. g. olmadı. Yemek zamanını biliyor ya asansörün kapısında bekliyor. Giirzon Londra'ya gidince hükümete resmî bir rapor vermiş.. Sakın ben gelmeyince işi kesmeyin!» Halbuki yahudiyi Lozan'dan kovmuştuk. Böyle ağır işi de onun kendi başına yapmamak adetidir.. Son dakikada işe bir ruh u habis karıştı. «telgrafında mühim haber getirdiğini yazıyordun?» Buna cevap . «Peki!» dedim. Bensiz bu sözü nasıl verirdi. Halbuki daha konferansın başmdan beri O' nun İsmet Paşa'ya nasıl hulul ettiğini yine kendisinin şu satırları göstermiyor mu? «Bir müddettir. sizi görmek istiyor. Artık Ismet'den ay(253) Dr. Ismet'in beni zorlamaları. İsmet. hülâsatan diyor ki: «Merak edilmesin. İnce bir kamış gibi rüzgâra göre eğilirler. tsmet'in yakasını bırakmıyor.. Sonra yemek salonunda tsmet'le şakalaşıyor. belinden yakalıyor. Herif kafa tutmuyor ki. Hayim Naum Efendi'nin Lozanda oynadığı rolden ve perde arka-smda cereyan eden «H ilafet Pazarlığı» ndan habersizdir. Size mühim haberim var. Şapa oturdu. Baktım bir gün Ismet'le görüşüyor. her tarafa uzarlar. Usta. İsmet bunu müşavir tayin etti. Hamur gibi yumuşak. Derhal lsmqt'in koltuğuna giriyor. Gazeteye göre frenklere. Bu ne iştir?.» dedi. Şu yahudinin madrabazlığına bak!!. Bu işi bana bırak! Şu domuz yahudiye gös268 KADIK iflSIKOOLU tereyim» dedim. Çünkü. son gün akdedilen heyecanlı celse hakkında da tafsilât verdikten sonra : «Sonradan haber aldım. söylerdi. Bunu neşretmişler.»*51 Bu satırlar göstermektedir ki Dr. Geldi. Bana da söylemiyor. Gider işi düzeltirim. Bilmem?. kimi vasıta yapmış bilmem. Ismet'e bağıra bağıra «Sen hiçbir lâlnrdı söyleme.tır. Münir ve daha bir kaç kişi Ismet'in odasında oturuyoruz. Sözümden çıkmaz. soğuk muamele ve çabuk defettim gitti. Rıza Nur.. bulamadı. î mct'i lüzumu yokken holde dolaştırıyor.. Fakat herifin ustalığını takdir ettim. Güldüm. Kalkmayıp bu tarza dökülünce öfkem geçti. Tam olsa kekelemez. ama zırva. Bu esnada sahneye Hahambaşı Naura girdi. Ben delegeyim..

Kemâl Paşa'nın İnönü'ye muvazi olarak Hilâfeti göklere çıkardığını daha emin bir tâbirle söylemek gerekirse Halife olmak istediğini göstermekteydi.. Bir daha önüme geçmek değil.n ecnebî unsurlarla LOZAN ZAFER Mt.. Rıza NUR — a . Bunu esasen İsmet yapacaktı. Hahambaşı îsmet'e bütün İngiliz ve Fransız ricalini tanıdığını hepsi ahbabı olduğunu işleri istediği gibi yaptıracağını söylüyormuş. Fakat ben durur muyum? Zaten yahudileri hiç sevmem. Aramızda bulunduğunu herkese göstererek para dalaveresini yürütecek. bu işte benim şahsım değil. Hey'etten şuna buna herkesin içinde kumanda ediyor. Ismet'e «gördün mü?» dedim. Başka sofraya geçtim. Adam. İhtimal İsmet benim sözlerimi ona söyledi. Nitekim Türkiye* den kendisine ulaşan haberler de M. Ne diye kandırdı bilmem. Türk idarecilerinin Hilâfeti muhafaza edip etmemek hususundaki karar ve hissiyatlarını yoklamaktan ibaretti. bizimkilerden itibar görmüştür. Kendini küçük düşürme! Hele bu herifi yemekte istemem. sh. Lord Gürzon'un bu beyanı hakikatte. hey'etinin haysiyetini kırar. imtiyaz ve para işleri halletmiş. Bunun kimbilir ne fena işleri vardır? Bun dan bir hayır bekleme!. Türk'e ders. Yahut ben ayrı sofraya çekilirim. O'nun tanıdığı muhit yahudî sarraf âlemidir. Derken Hahambaşını soframıza da aldı. Fransız ve İtalyan delegelerine de îsmet avcunda olduğunu söylüyordu. bir yahudiye hakaret ettiriyor.. Diyormuş. 1081-83 Yalnız Hayim Naum değil. rüşvetler vermiş. Herif bitti. ama düşünmüyor ki. Derken dediğim oldu. Bu sadedil İsmet Yahudi'nin dolabına girdi. «Kov bu herifi'. îsmet bu imtiyaz ve emsali işleri bana söylememişti»154 (254) Dr. Bunun gayesi imtiyaz gibi bir para dalevere-sîdir. Cevap yok. ben varken lsmet'in yanma bile yaklaşmadı.keyfi gibi kullanıyor. Hâlâ Paris Sefarethanemizin en im tiyazlı ziyaretçilerindendir. Yemek yerken kendi samimiyet muhitimizdeyiz diye gayretle düşünmeden bir lâf kaçıracağız. Bu kadar yüz verme! Hiç olmazsa herkesin içinde yüz verI me! Bana kızdı. bu husus-:taki tafsilâtını şu satırlarla bitirmektedir: . O vakit yahudiyi sofradan yolladı... HEZİMET Mi? 2TA Halbuki Rıza Nur'un bahsettiği bu «iktisadî menfaatler» Hayim Naum'un hakiki emel ve faaliyetini örtmek için baş vurduğu bir taktikti. Lozan muhitinde dolaşıyor. Bir Türk Nazırı ve delegesiyim. Hadi beni çrkemiyor. paralar kazanmış. Rıza NUR. Bizim hahambaşı tsmet'ten İzmirde bir imtiyaz. o'nun böyle şeyler umurunda mı? Yahudi ile kimbilir nesi var? Ismet'e tekrar dedim: Bu bir yahudidir.» Dedim.. istikraz işi. dersf.. Bu vakte kadar sesimi çıkarmamıştım. Herkes gördü. Bunu otelde holde yaptım.. yine eski bir Osmanlı teb'ası olan Metr Balem adlı yahudinin de Lozan'da İtalyan Hey'etinin mücaviri olarak ortaya çıkıp Türkiye aleyhine nasıl çalıştığını ibret ve dehşetle nakleden Dr. Yezidler. e. Herif derken azdıkça azdı. Yine dinlemedi. sözümden dışarı çıkmaz. İşte bunu kabul etmek istemiyen marifeti!. Bu mevkü yahudinin pis aya170 KADİR HISIROÖLU ğma çiğnetmese ya... Mel'unlar. daha türlü para dolabı istemiş. Haberi aldım. Yahudiler çok âdi şeylerdir. Tabiî İngiliz. Ni hayet Washington sefirliğini de istemiş.g. Sefir . buna karşı İnönü'nün sert bir cevap vererek bunlann Haüfe'nin muhafazasına tevdi edilmiş bulunduğunu ve böylesine dinî bir mes'ele üzerine burda bir müzakere açılmasına İslâm Ale-mi'nin tahammül edemiyeceğini ileri sürdüğünü bildirmiştik.işte Türkün ekmeği ile beslen<. yahudi derhal düşmanlara yetiştirecek.. Benim önüme geçip önüm-dt yürüyor. Hahama önüme geçtiği vakit hakaret ettim ve kolundan tutup arkama çektim. Bir daha burada yürü! dedim. Şöyle ki: Evvelce bir vesile ile Lord Gürzon'un «M u k a d-d e s Emanetler» den söz açtığını. İsmet'e dedim ki : Bu yahudi de başımıza nerden çıktı? Senin böyle bir yahudi ile laubali görünmen haysiyetini ve Türk Milletinin. Herkese İsmet teklifsiz ahbabımdır. Maateessüf evvelce zikrettiğim gibi bu adam sulhden sonra defaatle Ankara'ya gelmiş. mevküm de var.

Fazla bilgi için bütün bu konuşmaları bir. Hilâfetin ilgasını temin etmek için Amerikan yahudilsri ile mutabık kalan Hayim Naıt-m îs-tanJbula dönüsünde (8 Mart 1919) gazetecilere şu sahte bcyanr. İsmet Paşa. duygusu bitmiş.. (255) Gafil veya suç ortağı idareciler tar. yani batacak milletlerde olur..tı vermişti. Bu pazarlıkta.. koparmak mes'elesiyle meşgul olduğunu zannetmiştir. Zan_ nımca oradan haberler alıp Fransız ve İtalyanlara götürüyorlar. -56 Meselâ tam lx>rd Gürzön'un Lozan'ı terket-tıği gün olan 4 Şubatta Balıkesir'deki Paşa Camii Şerifinde yukarıda nakledilmiş olan hutbeyi irad etmiştir. her yerde Hilâfeti methediyor ve bir «H a 1 i f e Namzedi» gibi konuşmalar yapıyordu.. İsmet Paşa'yla L*ord Gürzon arasında bu mes'ele etrafındaki haberleri getirip götürmek suretiyle ciddî bir gayret sarfetmişti. 1915 yılında Osmanlı hükümeti ile İngiltere hükümetinin arasını bulmak hususunda da bir hizmetim var. Evvelâ iktisad kongresinde -ST Hilâfet'e hücum eden bir konuşma yaparak yeni siyasetinin ilk işaretini vermiş oldu.. Onun İsmet Paşa'yla çevirdiği dolaplardan habersiz olan Dr. Kemal Paşa'nın Meclis'de Hilâfeti göklere çıkaran uzun hitabesi halâ kulaklarında çınlıyordu. takip etmekte olduğu «H i 1 â -f e t S i y a s e t i» ni söktüremiyeceğini anlayınca rota değiştirdi. ben bundan evvel de memleketime gene bu nevî bir hizmette daha bulunmuştum. ancak O'nun Hilâfet gibi mühim bir mes'elenin pazarlığıyla değil de. kat'î bir karara varamadı. Bunun üzerine..' İngiliz dostlarım nez-dinde yaptığım teşebbüs neticesinde Dedeagaç'a gönderdikleri bir diplomatla buradan gönderilen bir diplomat temas ettiler. Kemal Paşa. Rıza Nur yukarıya alınan satırlarında açıkça görüldüğü üzere bu münasebetlerden rahatsız olduğunu. Bu konuşmadan takdim F: 18 . ye's verici şey. ilk defa teklif edilen «Lâtin Hurufattı nın kafi bir surette reddi olmuştur. İnsan böyle vak'alarin şahidi olup da sonra da bunları görünce me'yus oluyor. Acı. Talât Paşa da benden bu hususta izahat istedi.Fethi'nin baş ahbapları yahudi Menâşe bu Salem. (258) Bu uzun konuşma için bakz: Gazi Paşa İzmir Yollarında — Ankara 1339 sn. HEZİMET Mİ? 273 Çünkü Türkiye'den ayrılmadan önceki havanın Hilâfeti muhafaza etmek istikametinde olduğunu henüz unutmamış ti. Rıza NUR — a. e. Böyle şey. g. bir imtiyaz. Şu Salem vaktiyle Talât'ın en baş dostu ve sırdaşı idi. «.ok ehemmiyetli münakaşalara sahne olan «İzmir İktisad Kongresi» nde alınan en ehemmiyetli karar. O zaman Sadrazam Sait Halim Paşa.» (bakz: Dr. Fakat (İngilizlerin şartlan kabul edilemez de recede ağır görüldü. O'da tabii frenk-lere haber verirdi.. münferit bir sulh yapmak istiyordu.. İtilâf hükümetlerini sevmekle itham ettiler. îşte herif karşımıza İtalyan Müşaviri olarak çıkmıştır. '5I f25G). Esasen bu mes'eîe ile öteden beri meşgul bulunan "'5b Hayim Naum Efendi. 102 vd. Bu yüzden bu pazarlığı O'nunla bitiremeyen Hayim Naum Efendi. Kemal Paşa. şefi M. sh 1096) 272 KADİR MISIROÛLU lyord Gürzon. İzmir Yollarında (Mat. büat Müdüriyet -i Umumiyesi neşriyatından) Ankara 1333 <257) Bir *. Fakat İzmir'de kendisine mülâki olan Hâyim Naum Efendi'den İngilizlerin Hilâfet hakkındaki kararlarını öğrenen M.ıftndan Hayim Naum Efendi 1919 yılında da «Türkiye için faaliyet göstermece üzere.araya toplayan ve resmen neşredilmiş bulunan şu kitaba bakınız: Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri. Devletin en mühim işlerini ona danışırdı.Fakat ihtimal bilmezsiniz. kuzuyu kurda teslim etmek kabilinden resmen Ame-rikaya gönderilmişti. Hattâ hareketinden bir kaç gün evvel. Lozan'da İsmet Paşa'nın müşaviri sıfatını hâiz bulunan Hayim Naum Efendi'yi çağırarak daha önceki taahhütlere uygun olarak Hilâfet ilga edilmediği tak dirde sulhun gerçekleşemiyeceğini söylemiştir. İnönü'den evvel Türkiye'ye geldi ve bu sırada izmir'de toplanan « 1 k t i s a d Kongresi» ne katılmak üzere muhtelif şehir ve kasabalara uğraya uğraya seyahat eden M.» LOZAN ZAFLR MJ. Bu zavallı milletin ciğerini böyle dost sıfatında nice kurtlar yemiştir. Bu meseleden sonra Almanlar beni. ermeni Devlet Efendidir.

» (a. bizim milletimi?: de böyle fâtihlerin arkasında serserilik etmiş. Peki. HEZİMET Mı? 277 Varılan anlaşma üzerine yeniden davet edilen murahhaslarla Lozan Konferansının ikinci devresi başlamış ve gayet kısa sürmüştür. role. yüklenilmek suretiyle de olsa Rauf Orbay'm bah-J si geçen hatıratında da temas edilmektedir: « — İsmet Paşa anlaşıldığına göre. Burada varılan neticelerin zahiri plânı arkasında gizli bir anlaşma yapılmıştır kit başta Hilafetin İlgası» olmak üzere-81 bütün inki-j hamlelerini muhtevidir. M. • — Efendiler!. "° eylediğimiz şu bir tek cümle bile onun menfî mahiyetini anlatmaya kâfidir: «. Acaba M.... henüz sulh olmadığı halde asker. Harp edemeyiz. «yorgun olduğu» ileri sürülerek terhis edilmiştir*59. bu yeni karar üzerine. müsaade edilmeyip derhal atılması lüzumu» fikrini ta-mamiylc benimsemiş bulunuyordu. ya dört beş ay önceki «Hilâfete bağlılık. Nâsır'tn rtüşavirliğine — Türk Milletinin tarih boyunca mâruz kaldığı en mîihlik felâketlerin baş tertipçisi YAHUDt'nin sembolik bir tipi olan Mayim Naum Efendi.. sh. Takati kalmamıştır. Ancak bunun İngiliz. Kemal Paşa.» (b. muhafaza-i meVfcudiyet etmişler. sh. Ne İstiyorsunuz? Karaağaç.. siyasetinim hale ve istikbale ait menfaatleri icabınca hiç kimseye gösterilemeyeceği şahsen bize karşı bile ifade edilmiştir. e. dedim ki.. kuvvetlenmişler. Hilâfetin ilgasına muvaffak olduğu İçin en ehemmiyetli Hahambas. verilmek üzere «yazılı bir taahhüd» de de bulunulmuştur. g. M. gizli celsede söylediği bu sözleri Konya'da niçin alenen tekrarlıyordu?. Bu an İaşma metninin siyasî kanaatlerinden emin bulunulan bazı mevzubahs olması lâzımdır. 366). Ali İhsan SABİS —• a. Sırplar. Bulgarlar. e. hattâ Hilafetin kuvvetlendirilmesi» düşünce ve kanaati ve bu yoldaki kat'I ifadeler ve .ılık olan «Mısır Hahambnşılığı»na terfi ettirilmiştir. 108) (259) Ali İhsan SABİS — a. 276 KADİR LOZAN ZAFER Mİ. 358 (260) Vagonda kendisine sorulan suallere karşı Mustafa Kemal' Paşa şu izahı verdi: «Mukabil Sulh Projemiz. mukavemetten vaz geçip itaat edileceğine ı*iair fiili bir teminat vermekten başka bir şey değildi. Rumlar sapanlarına yapışmışlar. Kemal Paşa kayırılmak ve sırf İsmet' Paşa'ya. Kemal Paşa. Bundan sonra izmir'den ayrılan M. g. «Hilâfetin artık ne şekilde olursa olsun Türkiyede devamına. Doğrusu tetkike değer bir husus!. Fakat buna hacet yok ki. meş/um.. g.. İslâm Âleminde Türkiye'den sonra gelen bir mevkii olan Mısır'da vefatına kadar «Nasır» in müşavirliğinde ifsad ve idlâline devam imkânı bulabilmiştir.274 KADJR MI3IROÖLU îddiaya göre Hayim Naum Efendi'ye Lord Gürzon'a.. Kemal Paşa 13 Şubat'ta Lozan'dan dönen İnönü île Eskişehir'de birleşerek trenle Ankara'ya gidene kadar o'ndan da bu pazarlığın mütemmim malûmatını almıştır. Hey"ct-i Murahhasımızın Laıfsanne'daki son teklifleri dâirfisin-dedir. e. nihayet ben Meclise gittim. Bunun' manas. Lozanda ingilU-lerle bir nevi gizil ara buluculuk rolü oynayan.. gizli celselerde bir takım beyanatta bulunanlar oldu. son derece mühim mea'elele'rin. Hilâfet'in ilgasını en şeytanî tavassutlarla te'ınin eden Hahambaşı HAYIM NAUM — İnönü'nün müşavirliğinden. Milleti harbe sürüklemek için pek hayati. îstanbulunı Haharnbaşısı Hayim Naum Efendinin telkinleriyle. kasden çıktığı Anarolu seyahatinde sulh müzakerelerinden bahsederek Lörd Gürzon'a işaretler vermiştir. ve kendi yurdunda çalışmamış olmasından nâşi birgün onlara karşı mağlûp olmuştur. (261) Hayim Naum Efendinin «Hilâfetle karcı oynadığı bu. sh. Macarlar. Musul vesaire için harp mi edelim? Millet harpten usanmıştır. Ankara'da olup bitenleri sezen «İkinci Grup» un Mecliste nasıl bir millî feveran gösterdikleri ilerde anlatılmıştır. Bu anlaşma halen Londrada ı «Beaverbrook Faundation» adlı ilim ve araştırma vakfında Lord Gürzoa'un evrakı arasında mahfuzdur.

27 Nisan 1923: Kapitülâsyonlar ve mezarlıklar meseleleri ele alındı. bilmek isterdim. nm kabulünden çok önce hiç bir mecburiyet olmadan silindir şapka. ikinci encümen toplantısi-Düyûn-u Umumiye* demir yollan v.-0' Her ne hal ise biz konferansın bu ikinci devresine ait kronolojik malumatı da hulâsa ederek bu bahse bir son verelim. Meriç.İslâm Alemine bunun duyuru!-a ması hususundaki telâş ve heyecan ne olmuştu?» (bakz.. 8 Mart 1923 alâkalı devletlere Ankaraca uzun bir nota gönderildi. .. bize cevap veren mahut Ulus Gazetesi Yazarı «İnönü şahsı için kimseye karşılık vermeye tenezzül etmez!.s. Partisinin kongresinde ' tuttuğu kimselere muhalif kalan gençlerin üzerine yürüyüşünü gösteren manidar fotoğrafını çok insaflı (!. Bu suretle 88 gün dürmüş olan konferans hiçbir netice alınmadan dağılmış oldu.. ln-giltereyi artık Lord Gürzon değil.15 de Lord Gürzon'un treni Lo-zından hareket etti.. devam edildi. bir çok kereler batıp-çıkmış olan «Büyük Doğu» Dergisinin hemen her seri-î sinde yer aldığı halde İnönü.. Yunan sınırı tekrar değişecektir. bütün bunları dâima duy-manıazlıktan gelmiştir. Kapitülâsyonlar mevzuunda da Moutanya'nırı (İtalya) formülünü kabule yaklaşıldı. Murahhaslar memleketlerine dönmeye başladılar. Şapka. Fransa'yı General Peüe. 96. İtalya'yı Mon-ianya temsil ediyorlardı.hali Otat'î" olarak yerleşecektir. 97 Bu husus. ikâmet iktisadî ve hukukî meseleler görüşüldü. Lord Gürzon gidersem bir daha dönmem dediği halde kon(262) rine. Cihat AKÇAKAYAMOGLU — a. 8 Mayıs 1923: Türkiye hududu!. HEZİMET Mİ? 27» Kıraldan fazla kıralci garp taraftarı Türk müşahhasları. 10 Mayıs 1923: Ticarî mukaveleli Mayıs 1923: 109 uncu madde görüşüldü. Ve aynı gün saaı 19. 26 Nisan 1923: Muahedenâme projesinin münakaşası yapıldı. Ulu» Gazetesi 2 Maıt 1966 tarihli-nüsha) gibi bir mugalâtaya baş-vuşmuştur. 2 Mayıs 1923: İkinci Ercümende Düyun-u Umumiye incelendi. Meselâ «Leonard Mosley»in «The End of and Epoch» (Bir Devrin Sonu) adlı eseri bunlardan biridir. borçlar meselesinin 6 ayda yeniden tetkiki teklif edildi. ZAFER III. 24 Nisan 1923: Bazı meselelerde karara varıldı. Bunları alâkalı bahiste bulacaksınız. 16 Mayıs 1923: Muahedenâmenin umumî olarak münakaşası yapıldı. .) Ulus yazarı görmemiş midir? Yoksa ten-kidlere mukabelenin «bedeni» si ile «medenî» st arasındaki farka işaretle «bedenî» mukabeleye keşfi zor bir kemal ifadesi bıâfe edip yine de İnönü'ye hak mı verecektir. 25 Nisan 1923: Üçüncü Komisyon toplantısı oldu. . g. a — Sulh . sh. 28 Nisan 1923: Muahedenâme projesi münakaşasına. b — Meis Adasını almak teklifimiz reddedildi. Bu sükûta Ükkati çekmemiz üzeîngiliz yazarlarına gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır. 23 Nisan 1923: İkinci Lozan konferansı açıldı. 1 Mayıs 1923: Muhaceret. 7 Mayıs 1923: Kuponlar meselesi. 28 Mart 1923: Cevabî nota alındı... Bundan sonra Türk heyetinin Türkiyeye avdetiyle Mecliste Lozan mevzuunda görüşmeler başladı. e.» (bakz. Bu ikinci devre hakkındaki kronolojik malumatı da kısaca dere edelim.daha sert bir dille.t. Lozan Konferansının Birinci Devresinin dağılmasına sebep olan son celse 4 Şubat 1923 de saat 17 yi 25 geçe Boriva Otelinde yapılmıştı. Musul mes'elesinin 12 ay içinde iki tarafça halledilmezse Milletler Cemiyetine arzı. 3 Mayıs 1923: Ecnebilere tatbik edilecek usule dâir irıukavelenâme incelendi.. Acaba o'nun bundan sadece bir kaç ay önce.g. Sir Horace Rumbolt temsil ediyordu. Meis Adası mevzuu görüşüldü. Fakat Lord Gürzon bir sinir harbine karar vermiş olduğu için hiçbir anlaşma mümkün oi-nıadı. Suriye ve Irak hududu. laruu giymiş olarak muahedeyi imzaya giderlerken. Feridun KANDEMÎR — a. feransı yeniden toplantıya davet edenlerden biri de yine kendisi oldu.

1924'te meriyete girdi. Montanya Venizelos. 26 Haziran 1923: Aynı meseleye devam edildi. b) Manevi kayıplarımız (Bunlar da üçüncü cildde tafsil ve münakaşa edilmiştir. A) MADDİ KAY1PLAKIMIZ : 1 — MUSUL 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekenâmesinin imzası ânında Ordumuzun fi'len bulunduğu ric. 28 Mayıs 1923: Tamirat Tazminat Mes'elesi. Uçiyai. Türk hükümeti adana Jnönü. Eğer Musul'a müteallik Türk . 3 Temmuz 1923: Muahedenâme lâyihasının münakaşası yapıldı. Kaklamanos." 280 KADİR MISIROOLU 26 Mayıe 1923: Yine muahede lâyihasının münakaşasına devam edildi.19 Mayıs 1923: Evvelki müzakereye devam edildi. Musul meselesi muallel kalmak şartıyla bir kere tahakkuk ettikten sonra Musul meselesinin kaderiyle sulhun kaderi tefrik edilmiş ve mesele Harb ı Umumîye iştirak «tmiş bütün milletleri alakadar etmek vasfından çıkarılarak sadece Türkiye . 12 Temmuz 1923: Aynı meseleye devam edildi. Konçesko. kayıplarımızı kısaca tahlil edelim. a) Maddî Kayıplarımız (Bunlar tafsilatiyls ikinci cildde ele alınmıştır. İtilâf devletleri adına da şu zevat imza koydular: Horace Kumbolt.İngiliz ihtilâfı Lozan'da kat'î olarak halledilmek cihetine gidilseydi halledilemediği takdirde bütün meselelere şamil olan sulh muallel kalacağı için bu sırada harp taraftarlarını iş bağından uzaklaştırmış bulunan İngiliz Efkârı Umumi-yesinin baskısı altında bulunacak olan İngiliz murahhasları. HEZİMET Mİ? 231 VARILAN NETİCELERİN TAHLİLİ Lozan Muahadenâmesinin değerlendirilmesinde evvelce dere edilmiş bulunan «M i s a k-ı Millî» esas alındığında ortaya çıkan kayıplarımızı iki grupta toplamak mümkündür.'at noktalan Mi-s>ak"i Millîmizin birinci maddesine göre maddî hudutlarımızı teşkil eden bir esas oîarak kabul edilmiştir. 24 Temmuz 1923 Muahede imzalandı. iktisadî ve hattâ dinî sebep ve saikleri izahtan varestedir. Lozan Muahedenâmesinin imza edildiği üniversite binası (Palais de Rumine) Lozan Muahedenâmesi devletlerin tasdiki dolayısıy-le 16 Ağustos. muahedenin mer'iyete vaz'ı tarihini takip eden ilk dokuz ay içinde sulhen tayin ve tesbit edilemediği takdirde meseleye Cemiyeti Akvam el koyacaktı Halbuki Lozan'da en çetin mücadelelere hedef teşkil eden Musul meselesinin Cemiyeti Akvama havaie edilmesi da2S2 KADİR MIMROOLU vanın daha o zaman bizim için kaybı mânâsım ifade etmekteydi. Buna nazaran Musul'un bu tarihte düşman işgali askeriyesi altına girmemiş olduğu hatırlanırsa burasının Misak-ı Milliye dahil yerlerden biri olduğu meydana çıkar. Rıza Nur ve Hasan Saka.. Fakat ' Lozan Muahedenâmesinin 3. Nitekim Lozan müzakerelerinde Musul hakkındaki Türk tezi de bu istikamette ortaya çıkmıştı. bu meş'elenin o zaman bugünkü Bir leşmiş Milletlerin yerine faaliyet gösteren «Cemiyeti Akvam» da görüşülmek üzere taıik edilmişti. 31 Mayıs 1923: Muahedenâme projesinin tetkiki. Çünkü nihayet rey ekseriyetiyle kaderi taayyün edecek bulunan Musul için Cemiyeti Akvamın âzası bulunan devletlerden hiç birinin İngiltere muvacehesinde Türkiye'yi desteklemelerine imkân yoktu.İngiltere meselesi haline ifrağ edilmiş bulunduğundan daha o zaman kaybedilmiş demekti. Dr. LOZAN ZAFER Mi. Diamandi. Garroni. Bunun siyasî.18 Temmuz 1923: Aynı meseleye devam edildi. . Halbuki sulh. Nitekim ihtilâf Cemiyeti Akvam safhasında da bu tarzda cereyan etmiş ve Musul bir İngiliz Mandası olan Irak'a bırakılmıştır. Türk Irak hududu. Pelle. Şimdi varılan neticeye bir göz atarak. daha ziyade bir feragat ve fedakârlığa zorlanabilirlerdi. 17 . 4 Haziran 1923: Aynı mes'eleye devam edildi.. Maddesi Musul'un Türk hudutları içine alınmasını temin edememiş.

oradaki şahsî hakların baki kalacağı muhakkaktı.. Türk Murahhas Heyetinin Lord Gür-zon tarafından bu suretle oyuna getirilmesi bugün içinde bulunduğumuz iktisadî buhrana temel teşkil etmiştir. ÇünLOZAN ZAFER Mİ. Bu hususu hatıratında sarahaten ifade eden Lord Gürzon'a İngiliz Başvekili tarafından verilen kat'î emri evvelce bilmü-nasebe zikretmiştik. arazi sahiplerine fahiş meblâğlar teklif edip buralarını satın almalarından doğacak mahzuru bertaraf için. Türkiye. Saltan Hamid'in. 1924. Burada hemen şunu da ilâve etmek gerektir ki. Bu hakikati kavrayamayan. petrol sahasını şahsi mülkiyetleri haline getirmek maksadıyle. fakat bu teklifin bir emir olduğunu anlayınca. bizim kerameti kendinden menkul. Musulu kaybetse bile. neyin gayn mümkün 284 KADİR MI9IHOÖL. Kemal Paşa da her şeyden önce askerdiler. Lozan Kahramanımız (!) Musulu daima petrolleriyle birlikte ve hiçbir tavize yaklaşmadan müdafaa etmiştir. Filistin için de burasının Yahudilere intikalini önlemek maksadıyla ayni şekilde hareket ettiği malûmdur. HEZİMET Mİ?' 283 kü Musul'a sahip bir Türkiye bugün 35 milyon nüfusu besleyemez ve yüzbinlerce evlâdını yâdellerde sokak çöpçülüğüne kadar çeşitli süfli ve ağır işleri görmek üzere dışarıya göndermek mecburiyetiyle karşılaşmazdı. Bunun sebebi Osmanlı toprakları" dahilinde herhangi bir yerde petrol zuhur ettiği zaman. petrollere talip bulunduğu göstermektedir. Evvelce bir jnüasebetle kâfi derecede belirtmiş olduğumuz üzere bu hususu sarahaten ifade eden M. lisan bilmeyen ve hatta kulakları bile doğru işitemiyen tsmet Paşa gibi M. Petrol mevzuunda daha acı gerçekler de mevcuddur.U olduğunu kavramaktaki aczini gösteren bir delildir. HEZİMET Ut? . Devletlerarası ihtilâflarda şahsî hakların devletlere nazaran daha fazla korunması hukukî bir kaide olduğundan. askerî disiplin mantalitesi icabı kabul ettiğini beyan etmektedir. Kemal Paşa da sulh şeraitinin kolaylıkla tahakkuk edeceğini zannediyordu. Irak gibi nihayet bir müddet sonra İngiliz Devlelini topraklarından koğabilmiş bir manda kadar bile " celâdet gösteremiyerek Cemiyeti Akvamın tasvib ettiği bu cüzi hakkı bile alamamakla siyaset dâhiliği ne derece kabili teliftir?. yılından bu yana gelmiş ve geçmiş hiç bir hükümet bu cüz i hisseyi bile almağa muvaffak olamamıştır. petroller üzerinde sağlam bir anlaşma yapmak suretiyle arazinin Türkiye'ye terkini Baş-murahhas'ı Lord Güraon'a emretmiş bulunuyordu.Kemal p?şa nutkunda onun özür dileyerek gitmek istemediğini. Anlaşılıyor ki zafer elde edilmiş olduğu cihetle. ecnebi devletlerin. Nitekim Lord Gürzon'un sözleri de İngiltere'nin Musul arazisinden ziyade. Musul Petrollerinden Türkiyeye yirmi beş sene müddetle ve sadece yüzde on gibi cüz'i bir hisse veriyordu. Bu da Onun neyin mümkün. Petrollerin tamamı bile İngilizlere verilmiş olsaydı bir müddet sonra bunun reddi mümkündü. M. Cemiyeti Akvamın Musul Meselesine getirdiği hal şekli. Yerimizin darlığı sebebiyle bunlara kısaca temas edelim: a) Musul Petrollerinin ekserisi Sultan Hamid ahfadına aitti. İngiliz devleti Musul'un arazisinden ziyade petrollerine talip bulunduğundan.. Filhakika hiçbir diplomatik tecrübesi olmayan. Filhakika İsmet Paşa kendisi de böyle bir Konferansta bulunmak için hiç bir liyakata sahip bulunmadığını bu teklifle karşılaştığı zaman peşinen itiraf etmiştir. Halbuki hudut tashihi kolay kolay tahakkuk edebilecek bir hadise değildir.Bunun yanısıra şu acı gerçeği de belirtmek isterim ki. bir «manda statüsü» ile İngiliz idaresine girmiş bulunan Irak bi-' Ie. böyle yerleri şahsen satın alma cihetine gitmesidir. Şurada burada siyaset dehâsı olarak takdim edilen ve Çörçil tarafından bile medhedildiği iddia edilen İsmet Paşa gerek hükümet reisi ve gerekse Devlet Reisi sıfatiyle bu yirmi beş yılm birinci derecede mes'ul adamlarından birisidir. Fakat her biri bir düşman emelinin kör bir aleti halinde icrayı hükümet eden İttihatçılar Saltan Hamid merhumun hal'ini müteakip bu &ı aziyi millileştirerek oraların şahsi hukuka müteallik temi LOZAN ZAFER Mİ. nihayet kısa bir müddet sonra İngilizlerin Petrol de dahil olmak üzere bütün Irak Arazisi üzerindeki hak ve imtiyazlarım redde muktedir olabildiğine nazaran asıl mes'-ele Musul'un arazi olarak kurtarılmasıydı.

Lozan Konferansı ve İsmet Pa--şa . evvel başlamış ve müstakil bir Hükümet kurmağa dahi muvaffak olmuştu. Lozan'ın tatbikatı esnasında dahi.istanbul. Ekalliyetlerin Himayesine müteallik maddeler mütekabil olarak tatbik edilmek lâzım geldiği halde. 1944. (262) Bkz. Bu suretle Musul Petrollerini Amerikan Petrol şirketlerine kaptırmaktan içtinap edecek olan İngilizler. bazı siyasi sebeplerle vatan dışı edilmek. sayfa: 396. Onlarla umumiyetle rekabet halinde bulunan Amerikan Petrol Şirketlerinin mümessilleri de bu hususta bir şeyler elde edebilmek için Lozana gelmiş bulunuyorlardı. istenildikleri zaman bile. . Filistin arazisinin ya-hudi hakimiyetine geçmesinde de çok ehemmiyetli bir sebep teşkil etmiştir.. Bu gerçek ve Batı Trakya Türklerinin Yunan hakimiyetinden kurtulmak için giriştikleri kanlı mücadele nazarı itibara alınmadan Batı Trakya feda edilmiştir. Bu husus Musuldaki haklarımızın ziyaı kadar. İstanbul Rumları. ko-parmadık yaygara bırakmamaktadırlar. Musulun arazisi üzerinde taviz-kâr davranabilirlerdi. Ankara Hükümetini tamamen İngiliz nüfuzuna düşmeden bu tâvizle tatmin edip Türk . gitmemek için çalmadık kapı. İnönü bu imkânı da kullanmasını be-cerememiştir. LOZAN ZAFER Mİ. . İskenderun hariç bugünkü hududumuzu kabule rıza göstererek «Ankara itiJâf namesi» ııi imzalamışlardı. Her gün hudutlarımızdan vatana iltica eden birçok Batı Trakyalıya mukabil İstanbul Kumlarından Yunanistana iltica teşebbüsünde bulunan bir tek ferd çıkmış. mıdır? Bu keyfiyet Batı Trakya Türk Ekalliyeti ile istanbul Rum Ekalliyetinin tâbi oldukları şeraitin mütekabil ve müsavi olmadığını aşikâr bir surette isbat etmektedir.285 natlardan da mahrum kalmasına sebep oldular. Ali Naci Karacan. Bu istasyonu temin edebilmek bile Yunanlıların mâkul ve makbul bir harp tazminatı ödemelerinden muaf tutulmaları suretiyle mümkün olabilmiştir. İngilizlere münhasır değildi. Yunanistana karşı acze düşülmüştür. 3) HALEP : Mondros Mütarekenamesi imza edildiği anda Ordumuz Halebin kırk kilometre güneyindeki Nibil'de bulun-.70" İstanbul Rum ekalliyetine karşılık tutulan Batı Trakya Türklüğü. îsmet Pa«s» Konferansın meşhur tabiri ile «T a-mirat ve Tazminat Bedeli» nden feragati bizzat «Büyük bir fedakârlık» olarak ifade etmiştir. ¦Gerçekten Edirneye beş kilometre mesafede bulunan «Ka286 KADİR MISIROGLU raağaç» tren İstasyonuna Yunan toprağını çiğnemede» geçmek mümkün değildir. Bu hudut. tsmet Paşa bu tüvizi vermenin karşılığında da hiç bir şey alamadığı gibi Batı Trakyayı Vatan hudutları haricinde bırakırken mantıkî bir hudut çizmeğe bile muvaffak olamamıştır. Esasen bu mıntıka ırk itibariyle de galip ekseriyeti Türkmen olan insanlarla meskûndu. Bu Fransız hareketinin âmillerinden biri de hiç şüphesiz Fransız .Fransız dostluğuna imale etmek maksadı da varid-dı. Lozan Muahedenamesinde bir fasıl teşkil eden «Ekalliyetlerin Himayesi» serlevhaîr bölümde yer-alan hakların hiç birinden bugüne kadar istifade edememiştir. 2 — BATI TRAKYA : . Fransızlar evvelce anlatıldığı üzere Ankara Hükümeti henüz katı bir zafer kazanmamış iken sırf Maraş ve Ayıntap havalisindeki Kuvayı Milliye hareketlerine boyun eğip. halen de devam eden şekliyle gayet anormaldir. Musul Mes'elesinin hallinde Amerikan Petrolcülerinin İngiliz'era karşı kullanılması da mümkündü. Binaenaleyh İsmet Paşa ve hempalarına Lozan'ın tahakkuku kadar tatbikatından da hesap sormak Türk Milleti için tabii bir haktır. Halbuki İstiklâl Mücadelesine Batı Trakya Anadoludan daha. b) Musul Petrolleri üzerinde bir takım hak ve imtiyazlar tesis etmek emeli. Istan-buldan 94 yıl evvel fethedilen ve 1453 yıbna kadar Devletimizin başşehirliğini yapan Edirneye trenle girenler Yunan toprağından geçmek mecburiyetinde kalmaktadırlar..İngiliz rekabeti idi.. HEZİMET Mt? 28T jnaktaydı. Misakı Millîye dahil olup kurtanlamayan vatan parçalarından biri de Batı Trakyadır. Binaenaleyh Misakı Milliye nazaran Suriye hududumuz Halebin kırk kilometre güneyinden geçmek iktiza ederdi.

temin edilen cüzi bir yardım mukabilinde Moskova mua hedenamesiyle tekrar Rusya'ya bırakılırken Misakı Mil-l'nin bu husustaki sarahati hiç nazarı itibara alınmamıştır. Rus yardımının ne korkunç hilelerle-'13 ortaya çıktığına dair burada bir tafsilat vermeye imkân olmamakla beraber Lozan muahedenamesinin akdi sırasında Îngiliz-Rus husumetinden istifade edilmek suretiyle Batum'un kurtarılması için bir gayret göstermek asgari bir diplomatlık ve vatanseverlik icabı değil miydi? İhtimal ismet Paşa bunların her ikisinden de mahrum idi ki. orada Türk nüfusunun zamanla azalmasına sebep teşkil edecek bir şartla tertip edilen bu maddeler Kıbrıs'ın daha o zaman kaybedilmiş bir dava haline gelmesine sebep teşkil etmişti. Fakat Kıbrıs'ı ingiltere'ye terk ve ilhak suretiyle değil. Rusya'dan. muvakkaten bırakması suretinde olmuştur. Türkiye'nin tanımadığı' bu ilhak kararı Lozan muahedenamesine kadar muallak kalmıştı. Ancak o zaman henüz kat'î bir zafer kazanmamış bulunan Ankara için bu kazanç da makul ve makbuldü. zaferden sonra daha fazlasını ko-parmalk mümkündü. 20 ve 21 inci maddeleriyle bu ilhakı kabul ve tasdik eylemiştir. LOXAN ZAFKR Mt. 1970. ancak Kıbrıs tavizi ile mümkün olabilmişti. onun Lozan zabıtnamelerinde Batum için sarfedilmiş bir cümlesine rastlamak mümkün olmamaktadır. Birinci Cihaıv.Li-tovsk muahedenamesi gereğince bize iade ettiği Batum'u. . Fakat şu nokta calibi dikkattir ki Rusya. Ancak isteyenler iki yıl içinde Türk tabiiyetini tercih etmek hakkını haizdiler. Lozan muahedenamesi. İstanbul. kendi «hakkı hükümrânisi» baki kalmak üzere ve bugünkü tabirle bir askerî üs mahiyetinde. 4) BATUM : İttihatçı güruhunun mübeşşiri olan bir ihanet şebekesinin eseri olarak ortaya çıkan 93 harbinde kaybettiğimiz vatan parçalarından biri olan Batum için Misakı Millimizin 2S8 KADİR MISIROÖLU kabul ettiği esas halkın reyine müracaattır. Türkiye İttihatçıların hesapsız hareketleri sonucunda Birinci Cihan Harbine girince İngiltere tek taraflı olarak Kıbrıs'ı ilhak eylediğini ilân eylemişti (5 Kasım 1914). Halbuki 1918-1920 arasındaki değişikliklerden daha büyük bir mana ve ehemmiyet ifade eden değişiklikler 1920 1924 arasında ortaya çıkmıştır. Harbi nihayetinde Ruslarla imzaladığımız Brest —• Litovsk muahedenamesiyle Anavatana kavuşan Batum. ' (263) Millî Mücadele esnasındaki Rus yardımının nasıl bir mos-kof hilesi olduğunu bütün tafsilâtı ile öğrenmek için bkz. Üstelik Nibil'e kadar talep edilmesi gereken bu arazi yukarıda arzeylediğimiz veçhile Misakı Milliye de dahildi. Hattâ bu kadarla da kalmıyarak. Bu şart şuydu: Lozan muahedenamesinin kabulü ile cradaki Türkler Türk tabiiyetinden çıkıp İngiliz tabüyeti-ue girmiş oluyorlardı. sh: 296 ve mtit. bundan iki yıl sonra imza edilen Moskova muahedenamesiyle ele geçirdiği fırsatı değerlendirerek geri alabildiği halde Lozan müzakerelerinde tarafımızdan buna mümasil bir gayret gösterilmemiştir. HEZİMET Mİ» 289 5) ADALAR VE KIBRIS : 93 harbi felâketini atlatabilmek inaksadiyle Saltan Jlamid merhumun dahiyane bir siyasetle İngiltereyi Rusya'nın karşısına dikerek. Madem ki Fransız politikası bu tavize çok daha önce mecbur kalmıştır. Brest . Bu madde mucibince yalnız bir defada 20 binden fazla Kıbrıs Türk'ünün anavatana hicret eylediğini hatırlamak. oradaki Türk nüfusunu azaltmak . îsmet Paşa Lozan'da bu hususta hiç bir gayret sarfetmeyerek ancak 1938 yılında kurtanlabilen Hatay ve İskenderun için bile bir talep ileri sürmemiştir.. Fakat Lozanda oraya muzafferen gidildiğine nazaran daha fazlasını isteyip temin etmek gerekirdi.Zira Dünyanın hiç bir yerinde tren yolunun hudut olarak tayin ve tesbiti görülmemiştir. onu Ayestefanos Muahedenamesiyle elde ettiği bütün haklardan mahrum kılması. Ancak bu tarihi takip eden 12 ay zarfında Türkiye'ye hicrete mecburdurlar. Kadir MISIROÛLU — Moskof Mezalimi. Bugünkü vatan hudutlarının «değişmez» olduğunu sanan ve bu hususta zuhur eden bütün fırsatları kaybeden sahte Lozan kahramam'nm telkin ve tesis eylediği dişi ve âciz siyasetten kurtulacağımız günler ne zaman gelecektir!.

Buna göre muahedede zühul veya herhangi bir sebeple zikredilmeiniş bulunan bir arazi veya Ada üzerinde dahi Türkiye'nin bir hak iddia etmeyeceği peşinen kabul edilmiştir. . F: 19 COZAN ZAFER Kİ. Maahaza işbu muahedenamenin meyki-i mer'iyete vaz'ın-dan itibaren iki senelik bir müddet zarfında Türk tabiiyetini ihtiyar edebileceklerdir. Şurası mukarrerdir ki Kıbrıs Hükümeti Türk Hükümetinin muvafakati olmaksızın Türk tabiiyetinden başka bir tabiiyet ihraz etmiş olan kimselere İngiltere tabiiyetini tefvizden imtina etmek selâhiyetini haiz olacaktır. On iki Adanın İtalya'ya terki de aynı Şekilde zuhur 292 KADİR M1SIUOOI. götürüp yerleştirdiğimiz bu Rumlar. HEZİMET MİT 391 2. Bir taraftan Türk nüfusu bu suretle azaltılırken diğer taraftan da Rumların akın akın Kıbrısa yerleşmelerine seyirci kalınmış. Bu takdirde hakk-ı hıyarları nı istimal ettikleri tarihi takip eden on iki ay zarftttda Kıbrıs Adasını terketmeye mecbur olacaklardır. İşbu muahedenamenin mevkii meriyete van tarihinde Kıbrıs Adasında mütemekkin olup da Kanun-i mahallinin tayin ettiği şerait dairesinde vnkubulan müracaat üzerine tarihi mezfcûrde İngiltere tabiiyetini ihraz etmiş veya etmek üzere bulunmuş Türk Tebeası dahi bundan dolayı Türk tabiiyetini zayi edeceklerdir. Nitekim İkinci Cihan Harbinde Alman işgaline uğrayan bu adalar sekenesinin açlıktan vikayesi maksadiyle Alınanlar tarafından bize teklif edilmiştir. hattâ bazen de yardım etmek gibi bir ihanet irtikâp edilmiştir. Bu suretle bugün nüfus ekseriyetini koz olarak ileri sürerek Kıbrıs'ı elde etmek mevsimine gelmiş bulunan Yunanistan'a bu müessir kozu sağlayan İsmet Paşa olmuştur. Lozan muahedenamesinin 20 ve 21 rci maddelerinin sakim tatbikatı. «Y u r d d a Sulh Cihanda Sulh» gibi dişi bir politika prensibini kudsî bir nass sadakatiyle benimseyen İsmet Taşa ve devrinin ricali tarafından bu da kabul edilmemiştir. Bir taraftan oradaki Türk nüfusunu azaltmaya müncer olacağı muhakkak bulunan. Şöyle ki. Facia bundan da ibaret kalmamıştır. Kaldı ki Lozan Muahedenamesinin 16. bizim Ege bölgemiz sahillerine canlarını zor atmışlar ve aylarca izaz ve ikram edildikten sonra Kıbrısa gidip yerleşmek hususundaki arzuları Türk Hükümetince is'af olunarak emirlerine tahsis olunan Türk deniz nakil vasıtaları onları Yeşil Adamıza taşıyıp yerleştirmiştir. îşbu maddelerin yukarıda tafsil ve izah eylediğimiz tarzdan başka türlü anlaşılmasına imkân yoktur. bedbaht kardeşlerimiz için bir cehenneme çeviren Türk kanına susamış gerillacı palikaryaların babalarıdır. Şimdi Kıbrıs hailesine menş* ve mebde teşkil eden Lozan muahedenamesinin 20 ve 21 nçi maddelerini beraber okuyalım: Madde: 20 — Kıbrıs'ın Britanya Hükümeti tarafından 5 Teşrinisani (Kasım) 1914 de ilân olunan ilhakını Türkiye tanıdığım beyan eder.için bu maddenin ne kadar zararlı olduğunu göstermeğe kâfi gelse gerektir. Çünkü İngiliz Efkârı umumiyesi ve diplomatlarının hissiyatı Rumların le-hindeydi. Kıbrıs adasının îngütereye terki aslında Yunanistan'a terki için bir kademe teşkil etmekte idi. maddesi gayet umumî bir tabir kullanarak muahedenamede tasrih edilmiş bulunan Türkiye hudutları haricindeki Adalar ve Araziler üzerindeki hukukumuzdan mutlak manasiyle feragat eylediğimizi gösterir bir ifade taşımaktadır. Canlarını kurtarmakla kalmayarak Kıbrıs'a ismet Faşa'nın Sultanî bir otorite ile hükmettiği bir zamanda. bugün Kıbrıs'ı. Cihan Harbinde Yunanistan'ın maruz kaldığı açlık felâketinden kaçan Rumlar. Burasının Yunanistan'a verilmesi hususunda İngiliz mesul şahıslarının daha önce Yunan heyetlerine i nr-çî alenen ifade edilmiş beyanatları bizim gazetelerimizde dahi bir kaç kere yer almıştı. diğer taraftan da açlıktan kaçan Rumların her türlü izaz ve ikram ile tarafımızdan oraya taşınması bugünkü felâketin kaynağını teşkil etmiştir.U edecek ilk fırsatta Yunanistan'a devri için bir merhale idi. Madde: 21 — 5 Teşrinisani (Kasım) 1914 tarihinde Kıbrıs adasında müicmekkin olan Türk tebeası kanun-j mahallinin tayin ettiği şerait dairesinde İngiltere tabiiyetini iktisap ve bu yüzden Türk tabiiyetini zayi edeceklerdir.

mazlum çocukların ve piri fani ihtiyarların mâruz kaldıkları şenaatler her türlü tahmini aşmaktaydı.dasına varan bir Yunan stratejik çemberinin Türk istikbal ve hayatiyetini tehdit etmek tehlikesi ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin kıyılarına bu kadar sokulmakta bir beis gösmediler. Buna mukabil de aldığı tâviz yukarıda bir nebze temas ettiğimiz üzere Edirne-nin bir mahallesi mesabesinde bulunan tKaraağaç İstasyon nu» idi. Bu faciaların resmî raporlarına ait bir antoloji mahiyetindeki eserimiz (490) sahiL. HEZİMET Mİ? 2Ö3 feyi tecavüz etmiştir. I ZM KADİR mSIROÖLO Diğer taraftan Türkiye. 7) BOĞAZLAR UF-ŞreT.linden mütevellid haşaratın tamiri mecburiyetini tanır. İstanbul 1968. bakirelerin ırzlarına tasaddi eylemek ve masumları yığınlarla camilere doldurarak ateşe vermek suretiyle ^rtikâp edilen cinayetlerin ve tahkir edilen mukaddesatın/ hazin tablosunu çizmeğe hiç bir Türk ve Müslümanın vicdanı tahammül edemez. Türkiye'nin burnunun dibindeki bu adalara talip ol maktan havf ve endişe etmemiştir. İsmet Paşa bütün bu faciaları «sahte bir sulh havarisi» sıfatıyla bağışlarken hiç vicdanı sızlamayarak etrafına toplanan gazetecilere: «Sulhun bir an evvel gerçekleşmesi için. tamirat ve tazminat bedeli idi. Lozanda kabul edilen statü bu günkünden çok farklıydı. Harbin temadisinden ve onun ne-tâyicinden mütevellid Yuhanistanın vaziyet i maliyesini nazarı dikkate alarak tamirat hususunda Yunanistana karşı her türlü metalibattan sureti kat'iyyede feragat eder» demektedir. İnsamn hatırına gayrı ihtiyarî. onlar. Kendisini Tukiye Büyük Millet Meclisinde müdafaa ederken de böyle bir harp tazminatını ödemek için Yu-uanistanm içinde bulunduğu malî buhrandan dem vurmuştur. Lozan Konferansında bu mes'ele nin adi. İsmet Paşa bu maddenin birinci fıkrasında Yunanis-tanın sırf lâfzan mes'uliyetini kabul etmiş olmasıyla tat-min olmuş ve Yunanistanın mali vaziyetinin bozukluğuna acıyarak talebinden vaz geçmiştir. tarafımızdan büyük bir fedakârlık olmak üzere» Yunanlıların bağışlandığını ifade etmekten ictinab etmemiştir. 6) HARP TAZMİNATI: Cihan Tarihi şahittir ki herhangi bir harpte mağlûbiyete uğrayan devletler diğer tarafa az veya çok bir harp tazminatı öderler. Anlaşılan Yunanistan'da bizim İsmet Paşa'miz kadar tedbirli ve ferasetli bir kahraman (!) yoktu ki.184 Yunan palikaryaları tarafından yakılıp yıkılan evlerin tahrip edilen Camilerin adedi İsmet Faşa'mn ifadesiyle 300.OZAN ZAFER Mİ. Buradaki tâmirat kelimesinden de anlaşılacağı üzere Yunan Ordusu Ana-dclumuzun en mâmur kısmı olan Eğe Bölgesinde tamiri imkânsız facialara sobep olmuştu. tek söz sahibi vaziyetinde bulunmadığı gibi askerî bakımdan da gayet tehlikeli bir vaziyete sokulmuştu. Bu günkü durum Lozan Muahedenamesinin Boğazlara müteallik hükümlerini tadil ^den «M o n t r ö Mukavelenamesi» yle ancak 1936 yılında .000 in üstündeydi. Burran yanı sıra hunharca doğranan hamile ve yaşlı kadınların. (264) Bknz: Kadir MISIROĞLU — Yunan Mezâlimi (Türk'ün Siyah Kitabı).İkinci Cihan Harbinin lâşe haline getirdiği Yunanistan ise. Boğazların idaresi müşterek bir komisyona havale edilmiş ve etrafı da gayrı askeri bir vaziyete getirilmişti Yani kısacası Türkiye Boğazlar üzerinde bugünkü gibi. acaba Yunanlılar «Yurdda Sulh Cihanda Sulh» gibi hümanist bir görüşü hasis millî menfaatlerine tercih edecek kadar manevî bir tekâmüle erişememişler miydi? Suali gelmektedir Bu vahim hatalar neticesinde Saroz Körfezinden baş-loyan irili ufaklı adalarla İskenderun körfezindeki Kıbrıs A. Kur'anı Kerimleri yerlerde süründürmek.raşî : Boğazlara ait." îsmet Paşa'nın ne yazık ki acıma hissi bir gün de ekmeğini yediği Türk Milleti için tuğyan etmiş olmamalı ki yukarıdan beri sayıp döktüğümüz millî kayıplar 'karşısında ürpermemiş ve bu kayıpların bir numaralı âmil ve faili olabilmiştir. Ayni inönü: Osmanlı İBorçlfirımn büyük bir kısmının yenLÎÜrkiye tarafından ödenmesini kabul ederken Türkiyenin içinde bulunduğu malî imkânsızlıkları nazarı itibara almak gibi bir basireti acaba neden göstermemiştir? Buna müteallik Lozan Muahedenamesinin 59 uncu maddesi aynen şöyledir: «Yunanistan Harb Kavanînine mugayir olarak Anadoluda Yunan Ordu ve idaresinin ef-f.

Kanunî'nin Fransızlara bahşettiği bu imkânlar (Kapitülasyonlar) Dünya ticaretini kendi ülkesine çekmek gibi gerçek bir ile ri görüşlülüğün eseri idi. Halbuki bugünkü statünün ruhu Misakı Millînin Boğazlara müteallik esaslarına uyarsa da Lozanda bu da gerçekleştirilememişti. Ancak Lozanın bu mes'ele dışında «Misak-ı Millî» den büyük feragat ve fedakârlıklarla ortaya çıkan kazanç kayıp tablosunda bu da bir şey ifade etmemektedir. HEZİMET Mİ? 293 leyman zamanı gibi Osmanlı Devletinin en kuvvetli bir devrinde kapitülâsyonların ortaya çıkmasını. Sırf psikolojik bir farktan dolayı ıslah için uğraşmak yerine ilga maksadına yönelen İsmet Paşa. Dünya Politikasını kavramaktaki mahareti ve bu politikaya sahip olduğu «Hilâfet» ve «Saltana t» ^ibi iki büyük ve müessir unsurla faal bir su-rf tte katılmış olması gelir. 8) KAPİTÜLASYONLAR RÜSUBU VE BAZI ÎM-TÎYAZLAR: Evvelce bir nebze anlatıldığı üzere Kanunî Sultan SüLOZAN ZAFER Mt. Enver Paşa'nm müessir olduğu bir hükümet kararnamesi ije feshedilmiş. gazino nev'inden eğlence yerleri tesis eden İsmet Paşa. hepsi birer tarih ve san'at hazinesi olan kitabe. HEZİMET MI» 9) MEZARLIKLAR MES'ELESl 297 Çanakkale Harbinde ölen mütecaviz İngiliz ve Fransız askerleri için orada teşekkül etmiş bulunan Mezarlıkların mülkiyeti Muahedede yer alan ve «Ebedî» kaydını ihtiva eden bir madde ile bu devletlere terkedilmiştir. Türkiye'de sulhu müteakip bir çok ecdat yadigârı mezarlıkları kaldırarak. ötedenberi mektep kitaplarına kadar intikal etmiş bulunmaktadır. \ Esasen kapitülâsyonlar. Bunun yanı sıra Osmanlı Devletinin bazı ecnebi şirketlere verdiği imtiyazlar hakkında da ya bu imtiyazları devam ettirmek veya onlara muadil başka bir imtiyaz vermek veya bir ehli hibrenin tayin ve tensip edeceği bir tazminat ödemek şeklinde bir karara bağlanmıştır. Halbuki Kanunî Devri yeni keşifler ve yeni ticaret yollarının ortaya çıkmasiyle iktisadî ve ticarî faaliyetin büyük ölçüde Osmanlı topraklarından uzak ülkelere kaydığı bir devirdir. bunu da Osmanlı Politikasının anlayışsızlığına hamlederek başımıza Kapitülasyon Belâsını çıkardıklarını yazmaktadırlar. Fransızların çoktan razı olabilecekleri ıslah edilmiş şekillerinden daha ağır harici istikraz anlaşmaları yapmıştır. Esasen Osmanlı Devletini üstün kılan âmillerin basında onun askeri kudret ve liyâkatinden ziyade. Lozan Muahedenamesi ile vatanımızın en stratejik bir bölgesinde dörtyüz bin vatan . Nihayet uzun mücadeleler ve uğrunda katlanılan bir çok kayıplara mukabil kapitülâsyonların Lozan-da ilga edilmiş olmasını ıslâha nazaran daha mâkul olmamakla beraber yine de bir basan saymak icabeder.tahakkuk ettirebilmiştir. Bu kapitülâsyonlar için «İlga» yerine «ıslah» formülünü tatbik etmekle olabilecek bir işti. kapitülâsyonların kâr yerine zarar getirdiği bir mevsimin idrâk edilmiş olduğunu da kabul etmekle beraber katipülâsyonların mevcudiyetine değil. daha Birinci Cihan Harbinde. fakat muharip hükümetler. LOZAN ZAFER Mİ. iktisadî zaruretlerden ziyade Türk politikasının zaafı gösteren yazarların bu istikametteki beyanları. Avrupa'nın sanayi inkılâbım yapmasına muvazi olarak. şartlarına karşı olmak lâzımdı. Kapitülâsyonları ilga ettirdim diye öğünen İsmet Paşa bu imtiyazları bertaraf edemeyerek Türk Milletine «D ü y u n-u Umumiye» hissesinin 1950 yıllarına kadar devam eden taksitleri meyanında bir de bu ecnebi şirket imtiyazları dolayısiyle ciddî bir maddî külfet yüklemiştir. Her hadiseden Osmanlılığı kötülemek için bir vesile çıkaran inkılâpçı yazarlar. Fakat Lozan'da inki-lâpçı bir zihniyetin tesiri altında hareket eden îsmet Paşa prensip itibariyle kapitülâsyonları ilga etmek hevesine kapılmış ve bu yüzden diğer devletler meynnında Fransayı da karşısına almıştı. mezartaşı ve türbeleri söküp atan ve onların yerlerinde park. büâhare ilga ettiği kapitülâsyonlardan değilse bile. bunu kabul etmemişlerdi. Halbuki Orta-Doğu İngiliz Fransız rekabetinden istifade edilerek Fransızların Musul Mes'SS6 elesinde bizi desteklemelerini temin mümkündü. Türkiyenin Avrupa karşısında geri kalmış vaziyete düşmesi sebebiyle.

evlâdının hayatına mâl olan Çanakkalede tesis edilen mezarlıkları onlara ebedî kaydiyle terketmiştir. Burada sırası gelmiş iken şu nu da söylemek isteriz ki, Çanakkale Harbi Kemalist in-kilâplara psikolojik bir müstenidat haline getirilen Türk Yunan harbinden kat be kat şerefli ve ehemmiyetlidir. Çünkü Yunanistan gibi küçük bir devlete karşı değil Dünyanın en kudretli donanmalarına sahip bulunan İngiliz ve Fransızlara karşı kazanılmıştır. Hem de Türk - Yunan Harbinde olduğu gibi vatamn harimi istemine kadar çiğnenmesine ve binlerce masumun feci bir surette katledilmesine sebebiyet verilmemiştir. Unutmamak gerekir ki Türk-Yunan Harbinde ikmal arazi ve ahali şartları Yunanlıların aleyhine, bizim lehimize idi. Buna rağmen üç sene süren harbin iki buçuk senesi şehirden şehire çekilmemiz suretiyle cereyan etmiş ve müteakip altı ayı ise Yunanlılara İngilizlerin yardımı kesmesi ve Yunan Ordusunda Krallığı devirip Cumhuriyet'ilân edecek kadar derin ihtilâf ve ihtilâller vukua gelmesi sebebiyle Harbin talihi lehimize dönebilmiştir. Silâh ve asker mevcudu bakımın298 KADİR MİSIROOL.U dan da Harbin hemen her safhasında bir müsavata yakın durum mevcut olmuştur. Çanakkale Harbiyle Türk-Yunan Harbinin mukayese kabul etmez bir fark taşıdığı sununla da sabittir ki Çanakkale Harbinin (250.000) şehit ve (İ50.000) hasiahane-lerde vefat etmiş yaralıya mukabil Türk-Yunan Harbinin (9.000) şehid ve (30.000) yaralıya mal olmuş bulunması keyfiyetidir. İhtimal ki sadece bir Albay sıfatıyla küçük fcir bayırı tutmuş bulunan M. Kemal Paşa'nın medhine medar olsa idi, Türk-Yunan Harbinden senede beş on bayram çıkaran dalkavuklar Çanakkale Harbinden yüzlerce bayram ihdas ederlerdi. Lozan Muahedenâmesinin Türk Milleti için bir ciddî facia teşkil eden, bu maddî kayıplarının tâli bir çok noktalan da mevcuddur. Birinci Cihan Harbi arefesinde, în-giltereye ısmarlanan Sultan Osman ve Sultan Reşad zırhlıları gibi fi'len ödenmiş bulunan bedellerine rağmen Türkiye'ye testim edilmeyen gemilerden dolayı verilen milyonların geri alınmayarak bağışlanması gibi teferruat ü-zerinde durmayıp sayfalarımızın kifayetsizliği sebebiyle, maddî kayıplar kategorisine burada nihayet vererek biraz da «Manevi Kayıplarımız» üzerinde durmak istiyoruz. B — MANEVÎ KAYIPLARIMIZ 1 — EKALLİYETLERE TANINAN İMTİYAZLAR. Lozan Muahedesinin üçüncü fash «Ekalliyetlerin hi-n»ayesi> adını taşımaktadır. Bu faslın ilk maddesi olan 37 nci madde ekalliyetlerin himayesine müteallik olan hükümlerin Türkiye tarafından aslî kanunlar şeklinde taLOZAN ZAFER Mİ, HEZİMET İft? 299 nınmasının, hiç bir kanun, nizam ve resmî muamelenin bu hükümlere aylan veya üstün olmamasının taahhüd edil diğini bildirmektedir. Şimdi hiç bir Türk kanun ve nizam veya resmî muamelenin tadil ve tağyir edemiyeceği veya kendilerine bi üstünlük ifadesi taşıyamayacağı ekalliyetlere tanınmış haklan kısaca dikkatinize arzedelim: a — Gayri müslim Türk tebeasınm gerek hususi veya gerek ticarî münasebetlerinde dm, neşriyat veya umumî toplantılarında her hangi bir lisanı kullanmalanna mâni olunamaz. Türkçeden gayri bir lisanla konuşan gayri müslim Türk tebeası Türk Mahkemeleri huzurunda kendi lisanlarım kullanmak hakkını hâizdirler. Türkiye Hükümeti bu hususta gerekli kolaylıklan göstermeye yani bir gayri müslim Türkiye'de doğup büyümüş olmak itibariyle ana dili gibi türkçe bilse dahi mahkeme huzurunda Rumca veya Ermenice konuşabilmesi için resmen bir tercüman bulundurmak mecburiyeti vardı. (Lozan Muahedenâmesi madde 39) Hatırlardadır ki Yassıada mahkemeleri sırasında şa-hid sıfatıyla dinlenen Ortadoks Patriği ve meşhur Türk düşmanı Athenagoras kırk yıldır Türkiye'de bulunduğu ve bir Türk kadar mükemmel Türkçe konuşabildiği halde ifadesini Rumca vermişti. Kendisine bu imkânı veren Lozan Muahedenâmesi Türk Hükümetine de bu gibi ahvalde bir ter cuman bulundurmak mecburiyetini tahmil eylediği için orada ifadesi tercüman vasıtasıyla alınmıştır. Şüphesiz ki böyle bir durum Türkiye'den başka hiç bir memlekette mevcud değildir. Ancak şahid veya maznun, huzuruna çıktığı mahkemede o memleketin dilini bilmiyorsa, tercüman bulundurulurken

Türkiye'de gayri Türklük şuurunu her vesile ile ortaya koymuş bulunan ve Türk Milletine 300 KADin karşı hâsrmane bir tavır almaktan asla içtinap etmemiş cilan gayri müslim ekalliyete bu hak tanınmıştır. Tabiîdir ki, bu tarz bir imtiyaz istiklâl mefhumu ile kabili telif değildir. b — Türkiye Hükümeti gayri müslütn tebasınm mühim bir nisbet dahilinde oturdukları şehir ve kasabalarda bun lann çocuklarının ilk mekteplerde kendi lisanlarıyla okumalarını temin için münasip kolaylıklar göstermeye mecburdur. Bu şehir ve kasabalarda devlet bütçesi ile belediye veya sair bütçeler tarafından terbiye, din ve hayır işlerine tahsis edilen meblâğlardan gayri müslim ekalliyetlere de mutlaka bir hisse verilecektir. (Madde 41) c — Türk Hükümeti bu ekalliyetlerin medenî hukuk meselelerinde mezkûr ekalliyetlerin örf ve adetlerine göre tanzim, edilmiş kanunlar ihdas ve tatbik etmeyi taahhüt eylemiştir: Bunun manası şudur: O zaman bu gibi meseleler için Türkiye'de mer'î olan kanun İslâm hukuku esaslarından tedvin edilmiş bulunan «M ecelle» idi. Müslümanların örf, adet ve inanışlarını aksettiren böyle bir kanunun Hris-tiyanlara tatbik edilmemesi için onlara mahsus hususî bir kanun çıkarmayı taahhüd eden Türk Hükümeti Müslüman Türk Milletine tabi kılamadığı yüzbin civarındaki gayri müslimin inanış ve adetlerini aksettiren İsviçre kanunu medenisini kabul eylemek suretiyle Türk Milletini onlara tâbi kılmıştır. Yani bir kaç gayrı müslim için haklı görülmeyen bir tatbikat milyonlarca Müslüman için haklı, makul ve makbul telâkki edilmiştir. Türklerin din ve ina nışlannı aksettiren «Mecelle» ye tâbi olmamak hususunda gösterilen bu müsamaha, Türk Milletinden esirgenmek suretiyle onların bir Hıristiyan kanununa taLOZAN ZAFER Kİ, HEZİMET Mi? 301 bi kılınmalarında mahzur telâkki edilmemiştir. Hattâ o kadar ki, daha muahedenin müzakeresi sırasında Türk Murahhasları Türkiye'nin Hristiyanhk esaslarıyla malama! olan Avrupa kanunu medenilerinden birini resmen kabul ve ilân etmeye kararlı bulunduklarını söylemeleri üzerine buna inanmayan hasım ve Hristiyan delegeler gay j-i müslim ekalliyet için bu teminatı muahedeye dercetmiş-lerdi. Demek oluyor ki İsviçre Kanunu medenisini kabul edenler İslâm düşmanı Hristiyanların bile tahmin ve tasavvur edemeyecekleri bir işi gerçekleştirerek Müslüman Türk Milletini bir Hristiyan kanununa tabi kılmakta beis göstermişlerdir. Gerçekten Türk Kanunu medenisi adıyla İsviçre Kanunu medenîsinin roman tercüme etmekten farksız bir man tıkla tercüme edilip tek parti ve tek liste usulüyle seçilmiş bulunan mebuslardan kurulu ikinci Meclisde kabulü, hukukun umumî prensipleriyle bağdaşmaz bir hadise olarak crtaya çıkmıştır. Bütün hukuk sistemlerinde kabul edilmiş olan umumî prensiplere göre bir-milletin kanunu o milletin din, örf, âdet gibi inanış ve içtimaî davranışlarını aksettirmek lâzım gelir iken İsviçre kanunu medenisinin Türklerin din, anane ve içtimaî hayatlarıyla çatışan noktaları üzerinde bir adaptasyona dahi gidilmek lüzumu hissedilmemiştir. Meselâ evlenme manileri arasına ilâve edilmiş bulunan süt kardeşliği dinî bir esastan doğmuş bulunduğu mülahazasıyla red edilerek Türk Milletinin âdet ve an-aneleriyle içtimaî davranış hususiyetlerini kale almak istikametinde en küçük bir tâviz verilmemiştir. Hattâ bundan daha da ileriye gidilerek mezkûr kanunun esbab-ı muci besinde, Türk Milletinin asırlardan beri mütekid bulunduğu ve vatanın düşman işgal ve istilâlarından kurtuluşunda 302 kadir msxnoot.tr LOZAN ZAFER Mİ. HEZİMET Mi? 303 en müessir bir silâh olarak istinadgâhı olan îslâmiyete galiz bir surette küfredilerek bu dinin muhtevâsındaki yüksek hukuk prensipleri bir gerilik âmili ve çağ dışı ilân edil mistir. Millet adına ve halk idaresi unvanıyla yürüyen bir idarenin yüzbin civarındaki gayri müslim için gösterdiği hassasiyeti memleketin

kahir ekseriyetim teşkil eden Müslümanlar için göstermemiş bulunması cidden calib-i dikkattir. Hukuk mantığı bakımından tervici asla mümkün olmayan tercüme kanun meselesinin bir başka hazin tarafı da şudur ki İsviçre kanunu medenisi lisan bilen mebuslar arasında forma forma taksim edilerek her birinin aslında aynı olan bir kelimeye muhtelif manâlar vermeleri suretiyle bir yamalı bohça halinde birleştirilerek güya millî iradeye iktiran ettirilmişti. Daha kötüsü de şudur ki, medenî usul kanunu Türkiye'nin Konya vilâyeti kadar bir genişliğe sahip bulunmayan Nöşetel Federatif Devletinin usul kanunundan aynen tercüme edilmek suretiyle kabul ve tasdik olunmuştur. Türkiye gibi yüzyıllar süren bir cihan medeniyetine sahip devletin örf, âdet, din ve tarihî tecrübeler itibariyle kendisiyle kıyası kabil olmayan küçük bir İsviçre kantonunun kanununa tabi kılınma-- 'idaki facia meydandadır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Türk Hükümeti gayri müslim ekalliyetlere ait Kilise, Havra, mezarlık ve sair dinî müesseselere her türlü himayeyi bahşetmeyi taahhüt eylemiştir. Aynı zamanda bunların hali hazırda mevcud olan vakıflarına dinî ve hayrî müesseselerine her türlü kolaylığı göstermek ve yeni dinî müesseselerin kurulmasına da müsaade eylemekten başica bunlara dahi gerekli kolaylıklar göstermeye mecburdur. (Lozan Muahedenâ mesi madde 42) Lozan sulhunun akdini müteakip Türkiye'de «Ş e f-1 i k Devri» nihayetine kadar Müslümanların tekke, zaviye, medrese ve hattâ çok kere camilerinin bile kapatıl dıgı ve yenilerinin açılmasına müsaade edilmediği hatırlanırsa gayri müsümlere tanınan bu imtiyazın onları Müslüman Türk Milletinin üstüne çıkararak adetâ hakim unsur haline getirdiği kolayca anlaşılır. d — Gayri müslim Türk Teb'ası dinlerine uymayan veya dinî ayinlerinin ihlâline sebep olan her hangi bir muamelenin ifasına mecbur tutulamayacakları gibi Hristi-yanî istirahat günlerinde mahkemelerde isbatı vücut etmemekten veya kanunî bir muameleyi yapmamaktan dolayı hiç bir haklarını kaybetmeyeceklerdir. (Madde 43.) Tabiatıyla o zaman resmi tatil bu günkü gibi pazar değil, cuma idi. Bu maddeyi müslümanlann dinî günü olan cuma günü hakkında Müslümanlara tatbik etmelerine imkân ve ihtimal var mıdır? Personel Kanunu dolayısıyla memurlara Cuma günü bir saatlik izin verilmesine mütedair teklifin nasıl hışımla reddedildiğini geçenlerde gazetelerde beraber okumuş bulunuyoruz. Acaba resmî tatil cuma günü olsa Hristiyanlara ibadetlerine mani olacak bir takım kayıtlar tahmü etmeğe bu madde gereğince imkân var mıdır? e — Türkiye yukarıda hülâsa edilmiş bulunan gayri müslimlere aid imtiyazların milletlerarası menfaati haiz taahhütler teşkil etmesini ve bu taahhüdlerin Ccmiyet-i Akvam'ın kefaleti altında tatbikini kabul etmiştir. Bunlar o zaman şimdiki Birleşmiş Milletlerin yerine kaim olan Cemiyeti Akvam Meclisinin ekseriyetinin muvafakati ol304 KADİR MlSlROflLU LOZAN ZAFER Mİ, HEZİMET Mtî 305 madan asla tadil edilemeyeceklerdir. (Lozan muahedenâ-mesi Madde 44) Bu madde Türkiye'deki gayri müslim ekalliyeti Cemiyeti Akvamın himayesi altına koymak suretiyle Türkiye Devletinin İstiklâl ve hakimiyetini ihlâl etmiştir. Milli Mücadele devresinde hemen her yerde ihanetleri sabit olan ve bu ihanetlerin canlı şahidleri hâlâ bile aramızda yaşamakta bulunan yerli hâinlere ceza verilmesini beklemek Milletinin en tabiî hakkı idi. Çünkü zafer seksiz şüphesiz Mehmetçiğe müyesser olmuştu. Hal böyle iken cezalandırılması lâzım gelen ekalliyet ler bir nevi mükâfatandırümış oldular. Hem de kendilerine Türk Milletinden esirgenen dinî, millî ve kültürel haklar bahşedilmek suretiyle.. 2) PATRİKHANE MES'ELESİ Türk ordusu Yunan palikaryaları ile boğuşurken Karadeniz sahillerinde bir Puntus Devleti kurmak hayali için de binbir entrika çeviren Patrikhane ve yerli Rumların bizi arkadan hançerleme teşebbüsleri halâ unutulmamış bir hâdisedir. Yunan ordusu her gittiği yerde icra eylediği korkunç mezalimi yerli Rumların ve Patrikhanede hususî surette yetiştirilmiş dessas Papazların kılavuzluğu ile icra

ve ifa eylemiştir. Esasen Sultan İkinci Mahmut zamanında ortaya çıkan «Patras va k'a sı »ndan beri Patrikhanenin devletimizi içten yıkmak için nasıl sinsi ve hain-âne bir surette çalıştığı bilinen bir hadisedir. Fakat biz, Patrikhanenin ihanetler silsilesi halinde ortaya çıkan fesadının tafsilâtına girişmeden şu kadarını söyleyelim ki Mondros Mütarekenâmesini müteakip itilâf devletlerine hitap eden bir beyanname neşrederek vatanımızın işgal edilmesini isteyen Patrikhane değil midir? Aynı şekilde neşreyledigi bir Beyanname ile Yunan Ordusunun inuvaf fakıyetlerini medhederek yerli Rumların fiilen^ Yunan Ordusuna katılmalarını taleb etmiştir. îstanbulun işgali sırasında ise henüz işgal kuvvetlerinin fonanmalarvÇanak-kale boğazını bile geçmeden Patrikhanenin kapışma çift kartallı bizans armasını taşıyan bir baymak takılmıştır. Fatrik Meietyos, İngiliz Kraİıua Patrikhanenin armasını havi bir diploma vererek kendisinden bizim için bir ölüm demek olan Sevr Sulh Projesinin değiştirilmemesi için gayret sarfetmesi ricasında bulunmuştu» Heybeli Adadaki Rum Papaz mektebinde yetiştirilen ihtilâlci Papazları göndererek isyan sabotaj ve katliamları sevk ve idare etmiştir. Bu hareketler için o ölçüde dehşetli bir yeraltı faaliyeti icra edilmiştir ki bunu öğrenen Yunan Başvekili Venizelos bile hayretini gizleyemeıniştir. «Bana verilen ve daha sonra da bazı tecelliyatı ile hakikate tamamen uygun olduğu tesbit edilmiş bulunan teminata göre Memalik-i Osmaniyede mevcut ve Rumların meskûn bulunduğu bilcümle küçük büyük şehirler ve kasabalardaki kiliseler ve *Rum mektepleri tamamen birer silâh deposu haline ifrağ edilmiş bulunuyorlardı. Bu netice içik o mahalde yaşayan Rumlar büyük bir basiret ve cesaret göstermişler ve Türklerin mabedlere olan hürmet ve mahallî mekteptere bahşettikleri ^masuniyetten istifade etmişlerdi. İzmir'in işgaline tekaddüm eden günlerde İstanbul'daki Fener Patrikhanesinden gelen bir heyet beni gördü. Karadeniz sahillerinde müstakil bir Rum devleti kurmak için derhal faaliyete geçmek kararında bulunduklarım, milis alaylarım harekete geçirmek için sadece YuF : 20 206 KADİR MJ9IKOÖLÜ LOZAN ZATBR Ut, BKZ1KBT MİT sor nan zabitlerini beklemekte olduklarını bana iblâğ etti. He-yet'ten sahip oldukları serveti öğrenince miktarı beni hayrette bıraktı. Kendilerinin sahip olduğu altının mevcudu o anda Yunan Hükümetinin sahip olduğu altın yekûnundan fazla idi. Her taraftan ve bilhassa Amerikadan ve Dünyanın her tarafındaki Rumlardan mühim bir miktarda yardım görüyorlardı» demektedir. Patrikhane, Mütareke esnasında bir baskınla Aya-sofya'yı ele geçirmeyi ve kubbesine çan takarak kapısında «Bizans Bayrağunı sallandırmayı tasarlamış fakat bunda muvaffak olamamıştı, işgal altmda bulunan İstanbul'un en yüksek icra merciini teşkil eden Salta ı Va-hideddin'in emri üe icra edilen baskın sonunda bu bayrak ele geçmişti Bu defa Ayasofya'nın etrafındaki emlâki sahiplerine yüksek meblâğlar teklif ederek alıp işgal kuvvetlerinin yardımı ile burasını bir«Hristiyanlık Merkezi» haline getirmeğe teşebbüs ettiler. Sultan Vahideddin merhum bunu haber alır almaz bütün satış muamelelerini iptal ettirdiği gibi bu civarda emlâki bulunup da satmak isteyenlerin mülkiyetlerinin rayiç fiattan daha fazla bir bedelle ve ancak devletçe satın alınabileceğini ilân etti. Patrikhanenin T^rk Milletini arkadan hançerlemek için icra eylediği fesad ve ihanet hareketleri tafsil ve hikâye etmekle bitmez. Lozan'a bu ihanetlerin taze habralany-la giden Türk Murahhas Heyetinin Reisi ismet Paşa Lozan muahedesinin imzasından sadece onsekiz gün evvel kati bir lisanla şöyle demişti. «Biz Rumların vesâir unsurların «mur-i mezhebiyelerine tamamen hürmetkarız ve onların Kiliselerine kemafissabık riayet edeceğiz. İstedikleri ruhani reisi intihap hakkını kabul ederiz. Ancak Patrikhane müessese—i hâzırasnun ikbâsına imkân olmadığı gibi Patrik efendinin artık İstanbul'da işi yoktur, bu bir şahsi mesele depdir. Bir müessese meselesidir» dediği halde müteakip onsekiz gün içinde neler cereyan etmiştir ki, Pat rikhane

a) Hayatî cephelerde geçmiş bulunan İnönü. Lozan Muahedenâmesi metnine Patrikhane hakkında hig bir madde konulmayarak kulisdeki bu an. Bu babda en ehemmiyetli ve üzerinde durulması lâzım gelen noktalardan biri Hilâfetin ilgası ile Türkiye'de lâdinî bir hayat tarzı ihdas etmek istikametindeki ta-alıhüdler olduğu muhakkaktır. Fakat ayni zamanda bunun Lord Oüneon'un tabiriyle bir tarmağan» olarak İnönü tarafından Verildiği Adeta itiraf edilmektedir. 1106 vd. Çünkü o gün Lord Gtir-zon cenahlarının doğum günüydü. böyle bir vazife için şart f olan ehliyet ve tecrübeden tamamiyle mahrum bulunuyordu. Bum Nur'un safdilâne bir gayretle nasıl çırpındığını görmek için bkz. Lozan Palas'ın sigara dumanlarına bürünmüş odalarında tnöntt dessas İngiliz diplomatı Lord Gttr-zon'un ısrar ve ricalarına boyun eğerek Patrikhaneyi bütün günahlarından beraet ettirmiştir. İnönü'nün Hatıraları — Ulus Gazetesi. Kısacası genç ve tecrübesiz olması ve meslek itibariyle diplomatlıktan gelmemesi kâfi bir muvaffakiyetsizlik sebebiydi. . Bu mes'elede maalesef Dr. Bu mevzudaki mücadele İnönü'nün Lord Gürzon'a teslim bayrağım çekmesiyle neticesiz kalmış ve Patrikhanenin istikbalde daha kimbilir ne kadar ihanetler icra etmesine imkân vermişti. İsmet Paşa'dan Patrik haneyi bir doğum günü hediyesi olarak taleb eden Îhgüiz diplomatı ona boyun eğdirmiş bulunuyordu. ZAFER M». Fakat bugünkü Türkiye'nin bir «Pençe» si olup olmadığını okuyucunun takdirine bırakırız. Kum Jfm^vn — hüsnüniyeti kabul edilmekle beraber bu meseledeki tutumu yerilmektedir. Müzakere usulleri ve meselelere istikamet verecek taktiklerden bihaberdi. Şöyle ki. Rıza Nur. 10 Bktm 1968 tarihli nflsha'da Dr.J nun için herşeyden önce «Türk Murahhas Hey'eti» ve | müşavirlerin manevî vasıflarını tebarüz ettirmek gerektir.| taşma ile iktifa edilmiş ve Patrikhane mevzuu müzakereden kaldırılmış oldu. Bu. Halfeuki Osmanlı Devletinin bir kaç asırlık tarihi içinden devam edip gelen pek çok muallâk mes'elenin hesabı görecek olan böyle bir konferans da hazır nutuklarla muvaffakiyet elde etmeye imkân clmadı-ği izahtan varestedir. KAYIPLARIMIZIN AMİLLERİ Gizli pazarlıkları bir an için bir kenara bırakarak Lo-zanda uğradığımız maddî ve manevî kayıpların zahir pla. Patrikhâne'nin «Pençemizin Altında bulunması» gibi yanlış bir görüşe bel bağlayan Dr. *•• Patrikhâne'nin «Pençemiz altında bulundurulması» belki Fâtih devri için çok yerinde bir görüştü. İşte bu gün Türk Milletinin kanını emen istanbul Kumlarından topladığı paralan. ah. bu mes'elede kendi ifadesiyle kasden ısrar edip sonra da mukabilinde bir şeyler koparma ümidiyle vaz geçmiştir. Rıza Nur'un da günahı vardır. 308 KADİR MJSIKOfiLU LGZLİN.' ha geniş tafsilâtı bu eser'in «Manevî Kayıplanmız»ı tafsil '\ eden üçüncü cildinde bulacaksınız. b) Böyle bir konferansta vazife görebilmek için ilk şart olan lisan bilgisinden de mahrumdu. 3) HİLAFET MESELESİ Lozan Muahedenamesinin Türk Milletine mal olan mânevi kayıp ve felâketleri bunlardan ibaret değildir. görgü ve terbiyeden tamamiyle mahrum bulunuyordu. böylesine ehemmiyetli~bir beynelmilel konferans için zarurî olan siyasi bilgi..yerinde kalmıştır. Bunun hakiki sebebi tnöntt nün bu direnişten vaz geçmesi biç bir mukabil tavizle de alâkalı değildir. Kıbrıs Türklerine kurşun (265) Dr.I nındaki sebep ve âmilleri üzerinde bir nebze duralım.e. Ali Fuad Cebesoy'un «Siyasi Hatıralar» ında belirttiği gibi Lozan'a «bir çok hazır maktukları cebine koyarak28*» gitmişti. HEZİMET Mı? 309 olarak sıkan Gırivas çetelerine gönderen ezelî fesad ocağı patrikhane. Ec-nebî kültüre imtiyaz tanımak ve sulhu müteakip girişilecek inkilâplar istikâmetinde bir çok gizli tavizlerde bulunmak gibi meselenin hayatî bir ehemmiyeti haiz başka noktaları da mevcuddur. Bu kaybın ortaya çıkışma dâir yukarıda bir nebze malûmat verilmiştir. Dr. Rıza Nur-a-g. Bu yüzden. kimbilir daha ne kadar Türklük ve Müslümanlık aleyhine faaliyet göstermenin mühletini bu suretle temin etmiş oluyordu. Buna dâir da . Bir kere Türk Başmurahhası.

O da Fransızca yazıp dak tfloya veriyor.» 2eT c — İnönü.. garpten Türk'ü boğacaklardır.» gibi kâğıda kurşun kalemiyle yazıyorum. İsmet bunu kendisi hazırlayacak yerde onları da ben hazırlıyorum. En yakın bir mesai arkadaşı olarak Dr. O meseleyi de yine ayni müşavirler ile müzakere ve münakaşa edip yazıyorum. ma!kinayla yazıyor. 221. İsmet'in gözü Münir'in notunda. İşitme gibi bir siyasi müzakerede e nlüzumlu hasseden mahrumdu. Bu suretle nutukları anlıyor. «Şöyle yapî Onu yapma! Söylediği şu. Rıza NUR — a. Boğazlara itilâf hakim.c — Hayatının hemen her safhasında aşikâr bir surette görüldüğü üzere diktatör tabiatlı olduğu için etrafındaki mahdut ehil ve ahlâklı hukuk ve iktisad müşavirleri ile kâfi derecede istişare etmemiştir. görürler ki İsmet daima «Gelecek celsede cevap vereceğim» der. Zannediyor musun ki.» diyoruz. Lozan'da işi ciddi tutacaktı.. Onlara da bakıyor. eh. Birleşelim Kazım Ağa. İşte onu ben hazırlarım gelecek celsede o okur. Rıza Nar. İsmet bir tanesinin müzakeresinde bile bulunmamıştır. bedence de malûldü. yazıyor.. Buna cevap lâzımdır. Zabıtnameleri okuyanlar. — İsmet ne söylüyorsun dedim. Birkaç saat içinde mes'ele tenevvür ediyor. Bir kâtibe «Yaz!» diyorum. ikin ci murahhas olduğu halde inönü'nün bu muhaberatını ondan bila sakladığını şöyle anlatmaktadır. Vaktile gördüğün gibi sürüklediler ve bitirdiler. Bu.g. fransızcayı da iyi anlamıyor. henüz bilmiyorsun! Ordularımız mahvoldu. Fakat benim hiç bir ümidim kalmadı. 310 KAD)R MI9IROĞLU LOZAN ZAFER Mİ. İsmet geceleri hükümete ve Mustafa Kemâl'e şifre ve hususî mektuplar yazmakla meşgul oluyordu. İlâve ve tashihe ihtiyaç varsa yapıyorum.. Sonra bir defa da okutuyorum. «Her akşam ertesi günkü içtimalann saat ve müzakere mevzuları umumî kâtiplik tarafından her hey'et-i mu(286) General Ali Fuad CEBESOY — a. yerinde cevaplar yetiştirmek suretiyle muvaffakiyete götürecek «sür'at-i intikal» den istifadeye imkân olur mu? d — İnönü. Bırak ki benim bir tarla alacak param yok fakat olsa da ayaklar altında zeliline ölmekten-se milletimizin bu kadar senelik yediğimiz ekmeğini na-muskârâne ölmekle ödemek daha çok yakışmaz mı? — Kâzım ne diyorsun? Sen vaziyeti. Münir onun sooturup not tutuyor.e. fakat böyledir. bütün cenup hudutları açık bir halde.. Gerçekten Anadolu'da bir mücadeleye girişmek hususunda kendisine teklifte bulunan Kazını Karabekir Paşa'ya şöyle diyordu. batıracaklar ve hayatımızla biz didineceğiz. Ben de sağında oturuyordum. Bu suretle zabıtanamelerde mevcut İsmetin söylediği nutukları hep ben yazmışımdır. bizce böyle olacak. Ben kararımı sana söyliyeyim mi Kâzını? Köylü olalım. Bu hususa bir kaç kere temas eden Dr. th. O sadece celsede okumuştur. Bu mühim. Bu vaziyette. Ermeni. Söylüyorum. «1leri-deki celsede buna cevap vereceğiz. Dedin ki. Bir usul de ittihaz ettik. İsmet Ağa olalım. «. bizi yaşatacaklar. Buna göre İsmet Pasa'nın komisyonda söyleyeceği şeyleri müşavirler ile müzakere ediyoruz. Celsede ani olarak bizden mühim bir şeye cevap istenirse cevap vermiyoruz. ilâh. Bunu bütün müşavirler bilirler. HEZİMET Mİ? 311 rahhasaya tebliğ ediliyor. Adeta her sahife de bu cümle vardır.»28'demektedir. Ertesi günü söylüyor. Asıl felâket bizim içi(267) Dr. «Gördün mü Kâzım? Herşey mahvoldu. Senin kaç liran var. Ismet'e veriliyor. millî davalara ta başlangıçtan beri gerek tiği şekilde inanmış bir kimse değildi ki. îşte Ismet'in söylediği bütün nutuklar böylece benim tarafımdan kaleme alınmıştır. Kemal Paşa'nın elinde olduğunu göz önüne olarak daima ve sırf onunla mahrenâme bir surette muhaberelerde bulunmuştur.g:. . işitse de İngili» ce bilmiyor. istikbalinin M. Nur. Çiftlikle hayatımızı sürükliyelim. Bunları bana göstermemeğe dikkat ederdi Hemen hiç birini görmemişimdir. Hikmet Bey'e veriyorum.İsmet sağır nutukları işitemiyor.c. 1003-1004. Rumlar şarktan. Rıza. Askerlikten istifa edelim.

Ben başka türlüsünü göremiyorum.(268) Dr. Artık bize berşey döşman.. — General Ali İhsan SABtS. fa-Jkat yapümıyacaktan fayda yoktur. kemal Paça'nm bile Erzurum'da ümitsiz bir anmda: «. 312 KADİR MISIROOIAJ mizde Kâzım! Tasfiye yapacaklar tasfiye! Anlıyor musun? Bugün harpte kazandığın paşalığı alacaklar bir. Milletin mahvolduğu-nu görmek zületindense yaşadığını görerek ölmek daha Türkçe olur.gr.. Ben çok düşündüm. (fazla bilgi için bkz. birinci hatlara girmez. Ali İhsan SABÎS — a. sh.g. (275) inönü'nün bu husustaki lddlayı.e. Rıza NUR — a. (270) inönü'nün hahlşkâr bir Amerikan Mandası taraftan olduğunu gösteren eliyle yazılmış mektup KAzxm Karabekir Paşa'nm. . düşünUlemiyecek düzmecelerden biridir..» 2«9 Bunun arkasından «Ameri k a n Mandası »na taraf tar olması. Rıza NUR — a. Ben Boğaz'dan gelirken ahdimi verdim. Azim ve tedbir her ümide yol açar. Silahımı.. Ethem'm vatanseverliği sununla bile sabittir ki.g. Biz ölümü göze alınca hepsini yine dışarı atarız. s. Fakat uzun murafalar sonunda beraat eden bu eser karşısında TUrk Efkâr-ı Umu-miyesl O'nun veremiyecegi cevabı hAlA beklemektedir. 666-68). (271) Fazla bilgi için bkz. sh: 824 vd. Bh <Manda Mea'eleşi» dolayısıyle Kâzım Karabekir Pofa'nm adı geçen eserinde yer alan. millete karşı mümkün olam yapalım. düşünmek ve karar vermek için sükûnet aramışlardır ve arayacaklardır.. "' aynı şekilde Millî Mücadelenin temellerini atanlardan biri olan Çerkeş Ethenrle bir niza çıkarması "' nihayet «Altıntaş Hezimetbne 27< uğraması ev inönü Harbinde kaçıp samanlığa gizlenmesi178 gibi fiilî Nedir? Bir an evvel kabul etseler de memleket do bu herc-ü mercden kurtulsa» dediği kayıtlıdır. (274) Bkz. üniformamı kimseye vermeyeceğim. Rauf ORBAY tarafından gönderilmiş bir mektupta M. '" (269) Bkz. belki de iki rütbe kaybedeceksin.g. Yunanlılar İçin bile. böyle davranışlar çoğunlukla hatadır.' muta yeri «istemi o devirlerde yeteri kadar bulunmadığı . Zamanımızın karargfth hizmetleri ve ko.g. a. HEZİMET Mt? SİS Garp Cephesinde Ali thsan Paşa gibi büyük bir kumandanla şahsi hakimiyet arzuları ve kaprisler yüzünden çatışması.deki vesikalar arasında mahfuzdur. 7. Vaziyeti sen de anlarsın..e.g.. 164 vd. eden Çerkez Et-hem'i çekemeyerek firara mecbur eden İsmet Poja'dır. veya tek dağ başı dahi kalsa uğraşmak. a.e. Yoksa kendilerine çok pahalıya mal olan mücadelesini affettirerek kendini bağışlatmak için Yunanlılara adamları ile birlikte iltihak edebilirdi. Bütün bu şeyleri vaktiyle Çanakkaleden içeri sokmamıştık.e. «Başvekil» olur olmaz mezkûr eseri toplattırmıştir. Vaziyeti sen de anlarsın.bu güne kadar tekzip etmemiş olmasına dikkati çekmemize kızan mahut Ulus yazarı: «Bir cephe komutanının samanlıkta saklanması. Sen de bir iyi düşün! — İsmet ben kararımı vermiş bulunuyorum.g. Kâzım Ağa İsmet Ağa oluruz. Feridun KANDEMÎR — İkinci Adam Masalı — İstanbul 1963. Kâzım. Dr. Kâzım Karabeklr — a. sh. 321 vd. *T0 zorla Anadolt:ya gönderilmesi. a. (Bak. sh: 989. Buna verecek cevabı olmayan İnönü. Pek çokları.e. Tek bile kalsam. (273) Gerçekten Milli Mücadeleyi ilk başlatanlardan biri olan ve bu uğurda pek büyük hizmetler ifâ. fu Amerikalılar manda mıdır ? LOZAN ZAFER Ht. Komutan her zaman ortada dolaşmaz. sh. Dr. Nazarımda bostan korkuluğu gibi duruyorlar. Böyle olmasa. 59 vd (272) Bkz.c. Neyimiz varsa birleştiririz ne mümkünse alırız.Allah belâsını versin. — Kâzım. Rıza NTJR — a. sırf canını kurtarmak için geçtiği Yunan cephesine adamlarını götürmemiş ve o cephede de Türkiye'ye karşı faaliyet gös-termlyerek Ürdün'e gidip yerleşmiştir.e.. bütün ordular başsız kalırdı. Komutan başka çare kalmayınca muharebe hatlarında yer alır.e. vesikalar kısmı). sh..g.

Fakat görmek hakkım idi.müddet Moskova'da bulunmuş olan elemsin tjidam'dı. askerlikten ve muharebe gereklerinden pek anlamadığı İçin. a. Bunda bir hile var. cinsiyetin cazibesinden istifade İle heyetimizin esrarını elde etmek İsteyen kadınlar da gelmişti. Aydın. 368 vd. Fakat tamamiyle cahildir..c. İnönü Muharebelerinin üzerindeki şalı kaldıran tarihi bir vesika olarak hu. Rıza Nur O'nun bu hususiyetine hatıralarında birçok kereler temas etmektedir. müzakereden fena çe-kiniyorum. Yalnız hariciye vekaletine yazacakken. başka maksat düşünemiyorum. Bunlardan biri de İnglltt entelicansuun uzun. ehemmiyet vermiyorum. Hem bu muahede işi değil. Kendimi onlara . fena neticelere vardırır. Dr.g. «Bu adamlar çok yüksektir. misi arşivimizde mahfuz bulunmaktadır. I 316 KADİR MIPIROÖLb LOZAN ZAFER Mt. «Hakikaten tsmet zekidir. Milli Mücadele kahramanlarından Halil Nuri YURDAKUL'* gönderilmiş olup IMtfi Arif KEM-BEK'in hususî albümündeki aslından fotokopisi çıkarılmış bulunan yedi sahlfelik mektup. samanlık-lardalarda veya kağnı üstttnde bile yapmışlardır. Lozan'da nice saçma şeylere vehmederek ehemmiyetler vermiş. Rüzgâr yok... aksettirmiş bulunabilir. Dr. KAZANOVA MI? İnönü. işlere sevkeder. Buna dair General Alı ihsan Pagcfmn a. Beş on gün mügahade ile geçirdim. bundan şu çıkar» d\(277) Yalnız İnönü degH. Rıza NUR bile frenklerden kork-makta bulunduğunu bizzat itiraf etmektedir: «Celse baş. Rıza NUR.t. tadır. olayı yanlış. «Vay rüzgâr yok bu yapraklar kımıldıyor. Şahıslan birer birer tetkik ettim. Sade mühim ve pürüzlü bir muhabere olduğu vakit bana gösteriyor. bilmem?.g. Çünkü evhamı zekâsını imha eder ve onu daima yanlış fikirlere. Olan şeyleri Ankara'ya yazıyor Ve oradan yazılan şeylere cevap veriyor. korkusundan hasta düşmüştür. Fakat nedir ve kimler yapmıştır? da «Ondan o.. î7° (276) İçin.g. BAŞ MURAHHAS Mİ. kahraman kadınlarımızdan olmasına rağmen.Sağ taraftaki ağaçta beş . yanılmıyorsam Batide Edip Ad%var'm yazdığı hatıralardan çıkio^tır. Benim de buna zaten vaktim yok. Bununla İnönü'nün felekten naml kâm alarak sabahladığına dair tafsilât için bakınız. sâde muhabere ile meşgul. Muahede işlerine ancak yetişiyorum. Fevzi Çakmaklar AH Fıtatlar ve İsmet Paşalar bu iğleri bazan köy damlarında.» der tutturur. evhamdır.e. (Bkz.. Dr. Evhamını tarif için şöyle izah ederdim: Bu adam sokakta gidiyor. Doğrusu ev-velce bu frenklerden çok korkuyordum. Hem de fena bir adeti var. sh.on yaprağın biraz kımıldadığını görüp. *İsmet. boşuna uğraşmış.314 KADİB MISIROOLU vak'alar onun istikbalini millî davalara inanıp bağlanmak yerine M. a.» (Bkz. 1005). Zamana göre mükemmel komuta yerleri kurup çalıştırmaktan da gjeri kalmadılar. Ben korkuyorum. Hattâ evham ve hayalâttır.» demektedir. ladı.casuslar değil.* diyorum. Bunlardan sadece birini dikkatlerinize takdim edelim..g.: Cihat AKÇAKAYALIOGLU. Ne yazıyor. Bana cesaret geldi. Halbuki. Bu samanlık meselesi. 997 998. Kemal Paşa'ya hulul etmek ve dalkavukluk yapmakta aradığının aldatmaz delilleridir.. Mustafa Kemaller. Run NUR. Mustafa Kemal'e yazıyor. da tafsilât vardır. ah. Başka işe yaramaz. eserinin sh. HEZİMET Mİ? 317 e — İsmet Paşa'yı Lozan'da her sıkıştığında bir takım tavizler vermeye sevkeden âmillerden biri de O'nun had safhasındaki evhamı ve korkaklığı 1TT idi. Aynca Tevfik BIYIKLIOĞ-LU tarafından. Zekâsı entrikada mütehassıs zekâdır. En yakın me sai arkadaşı olup kendisini bir çok buhranlı müzakerelerde yakınen müşahade etmek imkânını bulan Dr. Fransız entellcanaı mensuplarından Madam de Tahi ile Lozan sokaklarında kol kola. Bana gösterdiği yok. Ulus Gazetesi 2 Mart 1966 tarihli nüsha). bu «SamanUk» mes'eleslni bir an için şöyle bir kenara bıraksak bile artık İnönü harpleri'nin iç yüzü ve o'nun gerçek kahramanları ortaya çıkmış bulunmak. Onca hile şimdi muhakkaktır. a.. Bu adamın her işinde nokta-yı azimeti mesnedi. Bunlar ile karşılaşmaktan. Gizli tutuyor. Lozan'a yalnız erkek .

e. Fevkalâde bir metaneti asab lâzımdır. Bu histe kendisinden hiçte geri kalmayan Dr. Chat AKÇAKAYALIOGLU — Ulus Gazetesi. 1007. Vakıa Rusya'da böyle müzakerelere alışmış idim. Mustafa Kemal.e. Hem bunların mükemmel dosyaları vardır. Heyet-i Vekile bize giderken bir içtimada avuç içi 318 KADİR MI9IROÖIAJ bulunan îsmet Paça. DİĞER SEBEPLER Lozan'a giderken Türkiye'nin hangi meselesini ne esas üzerinde müdafaa edeceğini dahi bilmeyen"8 ve bu hususta da kendisine ciddî ve bilgili yardımcılar verilnıenıig (278) Dr. m Düyununu umumiye denilen Osmanlı borçlarının Osmanlı İmparatorluğu'ndan toprak almış bulunan devletler arasında taksimi mevzuubahis olduğu zaman Türk heyeti murahhasasmda vazife gören Cavit ve Cahid Bey'ler. ah. derler. Ru» NUR — *. lâzımdır. şerefli bir sulha imza koyarak yıldızı parlayacak "kimse bir «garpçı» olsun Çünkü başlayacağı inkilâp hareketleri için otoritesi takviye edilmiş bir yardımcıya ihtiyacı vardı. sahiden İsmet bir pireyi koca bir deve yapar "• İnönü'nün verdiği . bilhassa murahhas olarak beraber çalıştığım Dr. Ruta Nur Bet/i kemaU tevklrle yftdetmek İsterim. Kemal Paşa tarafından «Baş murahhas» o-larak O'nun tayini bu yüzdendir. Halimiz güçtü. isimiz allahhktı. 997). uğranmayın. Rıza Nur Ja birleşmeleri Türk Milletinin millî içtimaî yapısının tamamen tahribine sebep olacak taviz ve taahhütlerin ortaya çıkmasını kolaylaştırmıştır ki. Rus» Nur Bey Türk Heyet-i Murahhasa» içinde başlıca medar-ı muvaffakiyet olmuştur. 983).. a. 982). Bir yaprak kımıldamasını azim bir suikast tertibi haline kor. lomatlan vardı. Dr. (Bkz. Pireyi deve yapar.g.. istiyordu ki.» (Bkz. hiç bir şey yok. sh. sözlerinden dönüyorlar. Musul için hiç uğraşmayın !> Mvatafa KemaTln de jifal direktifi bu. İsmet İle beni bir tarafa çekti.» demektedir. dedi ki: «Esaslarınız budur. ne dosya var.. Meclisinde sitayişle bahsettiği tarihi bir hakikattir: «Ve.» (BkzJDr. Rıza NUR.e. Rıza NUR — a~g.nisbetle hakir görüyordum. hattâ Trakyayı alamıyorsunuz.g. Ama burada Avrupa'nın seçme dip. Dr. ah.e. Sene 1 içtima 9). Zabıt Çeri-de«l. terkedip sulhu yapın. HEZİMET Mt? 319 Hüseyin Cahid Bey Lozan müzakereleri boyunca Türkiye' nin aleyhine çalışmışlardır. Kemal de zafer kazandığımıza göre sulha kolayca nail olacağımız zan-nındaydı.. Bilâhare Lozan'daki vaziyeti tasvir ederlerken: istihbaratımız sıfırdı. bu mes'ele üzerinde evvelce durulmuştur. Gerçekten başta Hayim Namn Efendi olmak üzere Maliyeci dönme Cahid Bey ile onun kadim sır arkadaşı kadar bir kâğıda «gan bir talimat verdi. O'nun için İnönü'nün tecrübesizliğine ehemmiyet at-fetmiyerek O'nu tercih etti. (Al-kıalar). ye halleder.. Millete bunu söylemek vazifemdir. Adeta Ummanda pusu* lamız yoktu. Arkadaşlarımdan ve bilhassa Rtta Nur £ey*den bunu gördüm. Devre *. (280) InSnlstlerln Lozan'ı sırf l*m«t Poja'ya mal etmelerine mukabil (bkz. Fevkalâde bir feragat'! nefia hissi ile yekdiğerine eklenmek ve yekdiğerine samimi bir müzaheret göstermek. *Lord Gürzon gibi bir takım resmi diplomatlar burada.. a.. Meselâ. müfrid birer Fransız taraftan kesilmişler ve böyle bir taksimin kendi . Dr. Çünkü M. Esasen M. a. hattâ icabederse istanbul'dan da vazgeçmek lâzımdır. tefrika) O'nun kendisi bile Rıza NUR'un yardımlarından hem de T.. Rıza NUR... Boa Nnr'un bir çok meselelerde tarihi müstenidatla yaptığı müdafaalar ve Venizelos'u bayıltmağa kadar varan çetin "° mantığının yardım in ft nail olmasa idi. Ne yapacağız!. LOZAN ZAFER Mİ. İkinci murahhas Dr. Arkadaşlar! Gflnâgûn tealrat altında yalnız Mm ve vukuf ve tecrübe kâfi değildir. (279) «Bizde ne hazırlık var. Baktınız ki. muahede bu şekli dahi almayacaktı.g.bilhassa mî? nevî tâvizlerin en esaslı âmili O'nun devri'nin münevverlerinin ekseriyeti gibi kayıtsız şartsız bir garp hayranı olmasıdır.g.BM. Hakikaten bir İdeale hizmet lâzımdır.e.» (Bakz. sh.

g. sh.99 .e.g. 103.g. Lozan Muahedenamesinin Millî Mücadeleyi başarmış bulunaıı Meclisi Mebusanda tasdikine imkân olmadığı için bu Meclis feshedilmiş adetâ dikensiz bir gül bahçesi halinde kurulan İkinci Meclis-i Mebusan'da müzakereye konulmuş (282) Bu gibi İhanet ve ahlâksızlıklar İçin Dr. «gazeteci» gibi sıfatlarla dahil edilmiş bulunan kimselerden bir çoğunun ahmaklıktan «hırsızlık» ve «casusluk» a kadar ne derece çirkeflere yuvarlandıklarını ibret ve deh(281) Fazla bilgi için bakz: Dr.37) Şükrü Kaya (a.g. 1072 .g. B'i acı hakikâtleri öğrenmek . Nihat ve Hamid Bey'\cxin petrol şirketlerinin adamları Ue giriştikleri para dalavereleri (a.e.g. Üstelik mezkûr muahedeyi reddedenleri M. Rıza Nur'un ga_ his şahı» bir çok kimse hakkında müşahedelerine istinaden naklettikleri bir cild teşkil edecek hacimdedir.» . sh. korku ve endişeyi mucip bir nokta olmasa şimdiye kadar bu yapılmaz mıydı ? Netice olarak düne kadar Lozan ruhu ile teşekkül etmiş bulunan Cumhuriyet Halk Partisinde bir çok mes'u! mevkiler deruhte etmiş bulunan Tahsin Banguoğlu'nun 1965 senesi Kıbrıs görüşmeleri dolayısıyla' Millet Meclîsinde söylediği gibi «Biz.1125) Ruşen Eş. Bu sebeptendir ki Hayim Naum Efendi sulhu müteakip Türkiye'ye avdet etmek cesaretinde bulunamamış ve Yahudilerce en büyük HahambaşLuklardan biri olan Mısır Hahambaşıhğına nakledilmek suretiyle taltif edilmiştir. (283) Fazla bilgi için bknz: Feridun KANDEMİR — a.e.73) korkaklıkları. İnönü ve Nihat Reşad'ın kadınlarla meşguliyeti.e.e. Zekâi Bey'in bir hizmetçi kıza tecavüzü (a. Fakat hazin değil midir ki arada yaryn asra yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen gizli celsede müzakere edilmiş bulunan Lozan muahedenâmesine ait rey ve müte-lealar hâlâ neşredilmiş bulunmamaktadır. (a.tabirlerince fenneri mümkün olmadığım borçların tamamen Türkiye tarafından ödenmesini müdafaa eylemişlerdir.g. Hey*ete «müşavir». Çorçü" hatıratında Türk Hey'et-î Murahhası ile Ankara arasındaki muhaberatı her sabah kahvaltıdan sonra müzkere ederek kendi murahhas larına lüzumlu talimatı verdikten sonra bu anurahabere nin yerino ulaşmasına müsaade bahşettiklerini istihfafla kaydetmelktedir ki2" böyle bir skandal ihtimal Dünya diplomasî tarihinde rastlariamayacak kadar enderdir. Fakat bu İkinci Meclis-i Mebusan'da dahi Lozan Mu-ahedenamesini reddedenlerle müdafaa edenlerin beyanları mukayese kabul etmez bir mahiyet arzetmektedir. Kemal Paşa bizzat tayin ve tesbit etmiş ve bunların doğum yerleri itibariyle kurtarılamamış memleketler halkından obuaları esasını takip ederek tenkidlerinin bu açıdan şeklî bir muhik sebebe-istinadını temin etmek istemişti.e.g.51) ve Veli Bet/'ia (a. ingilizlerin kontrolleri altında bulunan Köstence yoluyla muhabere edilmiş olduğu cihetle karşılıklı yazışma ve direktifler onların kontrolünden uzak tutulamamıştır. Ne hazindir ki Türk Milleti bu fitne kumkuması dessas yahudinin Robert Kolej Fransızca muallimliğinden itibaren Türk Milleti aleyhine çevirdiği fırıldakları halâ bütün vuzuhu ile bilememek tedir. 1001 _ 1002). sh. «kâtip». stı Lozan'daki Türk Murahhas Heyeti ile Ankara arasında sağlam bir irtibat kurulmamış. Kıza Nur'un adı geçen eserine bir göz atmak kâfidir. sh. Acaba lehtar ve aleyhtarların mütealâlanmn mukayesesinde hâlâ hayatta bulunan sahte Lozan Kahramanı için. Gerçekten Lozan'a kırmızı rey veren ve onun aleyhine konuşan ondört mebustan» her birinin müşterek vasfı budur. (a.çin mezkûr eser mutlaka ve dikkatle okunmalıdır. Rtsa KUR — a. sh. HEZİMET Mİ 7 321 tu. sh. 1051) Basan Safca'nın dalgınlıklan (a. Halbuki Hayim Namn Efendi'nin Türkiye aleyhinde çevirdiği entrika ve Londra ile Ankara arasında mekik dokumak suretiyle temin eylediği gizli anlaşma.e. sh. 1050 . 320 KADİR MI9IROOLU setle görmek iğin Dr.e. çocuklarımıza Lozan Muahede-namesini alkışlatırız ama.e. 105 LOZAN ZAFER Mt. İslâmiyet ve Türklük hesabına tarih boyunca eşine rastlanmayan bir felâketler silsilesine sebep olmuştur. 1036 . onlara bunun içinde ne olduğunu öğretmeyiz. 1021) gibi bir çok hususlara parmak basan bu eser okunmadan maddi ve mânev! kayıplarımızın gerçek saikleri kavranılamaz. 1017 . refin karısını şuna buna takdimi. İstikbalde Türk çocuklarının Lozan mua-hedenamesini reddedecekleri muhakkaktır. sh.g. Fakat bu nihayet maddî bir meseleye müteallikti. 997 . 1083 ve 1120 vd.

yukarda da belirttiğimiz gibi Yunanistan uzun yıllar iç mücadelelerin neticesinde gayet zayıf düşmüştü.Bu redde esas teşkil eden esbab-ı mucibe meyanırida. Onların daha büyük talepleri ileriye sürmesinden diğer batılı murahhaslar da endişe ediyorlardı. İlk sahifelerin birinde de kaydettğimiz üzere Müddeî. F : 21 322 KADİR JUOTROÖLU Lozan'ı İnönü hesabına bir «zafer» olarak göstermeye çalışanlara.. tarih ve vatandır!. Fakat unutmamak lâzımdır İd burada sarfedilen mütealâlar siyasî veya şahsî sebeb ve saiklere istinad eden mütealâlar değildir. Lozan'ın İnönü için cHezimet» olması zaruri değil midir? Venizelos'un Lozan'da büyük bir muvaffakiyet ekle ederek harp esnasındaki hatalarını tamir etmek imkânım bulabildiğini gösteren Yunan kaynaklarından sadece birini dikkatlerinize arz ederek bu bahse son verelim. yaşındaki talep ve istekleri ile harp tazminatı hakkındaki arzularım katiyetle yerine getirmemek için herhangi bir sebep yoktu. Şu duruma göre. Elefterios Venizelos Yunan siyasi hayatında zaman zaman Yunan millî menfaatlerini tamamen tahakkuka matuf hareketleri olmamışsa d. bir çok siyasî hadiselerde kendisini göstermek lüzumunu hissettiği gibi 1923 teki Lozan antlaşmasında da Türk Başmurahhası İsmet Paşa'nın karşısına çıkmayı lüzumlu gördü. Eğer 1923 ve 1924 yıllarının Yunan dahilî politikasını ele alır da tahinini yaparsak bizler her bakımdan müdafaa imkânlarından mahrum ve acze düşmüş bir vaziyette idik. Yunan ordusu içersinde 1922 de meydana gelen ikilik hareketi. Çünkü onlara bu imkânı kurtuluş savaşı bahsetmişti. Çünkü milletin göz bebeği olan Yunan silâhlı kuvveti tamamen ikiye ayrılmıştı. Elefterios Venizelos'un politik taktikleri ve Türk murahhasının isabetsiz hareketleri neticesinde Lozan antlaşması muhtelif bakımlardan lehimize kaydedilmesi icabeden bir zaferdir.U Kraliyet Rejimini ayakta tutmayı arzu edij'orlardı.. Çünkü. ah. Bir kısmı Kraliyet Rejiminin yıkılmasını ve bunun yerine Cumhuriyet idaresinin kurulmasını arzu ediyor diğer bir kısmı ise tamamen sırtını saraya dayamış olup 324 KADtll M1SIROÖL. O'nlar için «ıfer olan. şu noktayı da hatırlatma» yerinde olur ki. Bilhassa normalin üstünde silâhlı bir kuvvetimizin mevcudunun tahdit edilmeyişi. Yunan ordusunun silâhlı mevcudunun azaltılmasını Eğe Adaları üe Batı Trakya ve Makedonyanın Türkiye'ye iadesini ve bir de külliyetli miktarda harp tazminatı talep ediyorlardı. Bizim karşımıza büyük hazırlıklarla çıkmışlardı. Türk murahhasları karşımıza büyük isteklerle çıkmışlardı. 329). gerek Lord Gürzon *•* ve gerekse Venîzelos gibi o'nun baş hasımları da Lozan'ı kendi hesaplarına bir «zafer» saymaktadırlar.on sene dahilî buhranlar geçirmiş nihayet neticede Anadoluda mağlûp olmuş idi. Türklerin Ege adaları üe Batı Trakya ve Eg€ MakedonLOZAN ZAFER Mİ. Türk murahhas heyetinde vazife almış bütün eşhas gayet mütekebbir idi.. Bizim Anadolu isteplerindeki korkunç mağlûbiyetimizin sebep ve sâikini orduya giren bu ikilikte aramamız .. HEZİMET Mlî 323 (284) «Lord Gürzon: «Hakikaten büyük bir zafer kazandım.a Lozanda göstermiş olduğu gayret ve politik faaliyeti lehine tescil edilmesi icabeden büyük bir basandır.. (bknz: Earl — RONALDSHAV — The Life of Lord Curzon. Elefterios Venizelos. Türkler muzaffer bir orduyu temsil ediyorlardı. London 1928 . mukadder akıbetimiz olan mağlûbiyete bizleri haliyle götürebilirdi. Vakıa Karadeniz bölgesiyle Anadolunun muhtelif bölgelerinde genel mevcudu üç milyon alb yüz bini bulan Yunan asıllı unsurlara karşılık Yu-nanistanın muhtelif yerlerindeki altı yüz bin Türkün mübadele esaslarına göre Türkiyeye iade edümesi bizim için iyi bir netice idi. harp tazminatı ödemekten muaf tutuluşumuz ve îstanbuldaki Yunan Ortodoks Patrikhanesine vasî hukukî imkânlar ve imtiyazlar bahşedilişi ve İstanbul Rumlarının mübadele dışı bırakılışı «Megalo 1 d e a » nın ölmeyişine bir delil teşkil eder. Yani müddeî biz değiliz. Halbuki buna mukabil Yunanistan sekiz . «.> demektedir. Lozan'ın tâdâd edilmek lâzım gelen eksik ve kusurlarım kısaca ifade etmeye çalıştık...

En.. Eütün Müttefikler konferansı tehir edilmiş kabul etmekte idiler. Bunun için 21 Şubatta Türkiye B. Hükümetten aldığı talimat üzerine murahhas heyetimiz yurda döndü. Garbi. Murahhas Heyeti Reisi. Bizler. Bilhassa Afyonkarahisar. Konferansın. Musul Vilâyetini derhal işgal ede-J lim.• birlerini kötü suçlarla itham etmekle ve birbirlerine komplolar tertip etmekle meşgul idiler. Lord Gürzon'un «gidersem bir daha dönmem» gibi bir tehdit savurmuş olmasına rağmen herkes konferansın tekrar toplanacağından ümitli idi. nn Türkiye'ye iltihak etmek için tetikte beklediğini ifâde ettiklerini. Çünkü. Uşak ve diğer işgal bögelerindeki askerî karargâhlarımız âdeta siyasî parti merkezi vaziyetinde idi. Eğer îzmire ve Ege sahillerine vasıl olan Türk silâhlı kuvvetlerine «dur» emri verilmemiş olsa idi. (285) Niko A. Garbî Trakya hududu.) Sulh müzakerelerinin leh ve aleyhinde icra-yı tesir edecek! oian îngiliz donanma ve kudretine istinad ediliyordu. Trakya'da halkın reyine müracaat olunmasını kabul ettiremediğini.Hersek'e kadar bütün müslümanla-. bütün Ege Adalarını Türkler işgal ve istirdat edebilir hattâ Atinaya kadar gelebilirler. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİNDE LOZANA DAİR MÜZAKERELER I —BİRİNCİ BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE HEYETİN LOZAN'DAN DÖNÜŞÜ VE İNÖNÜ'NÜN " VERDİĞİ İZAHAT : Lozan Konferansının Birinci Devresi evvelce ifâde edilmiş olduğu üzere 4 Şubatta sona erdi. Neticede bu arzulan da tahakkuk etmiştir. Biz Musul üzerinde kendileriyle anlaşarak bir su-ş ret-i hal bulalım dedik. bir suret-i hal bulalım dedik. Musul Şehrini muhafaza edelim.U LOZAN ZAFER Mİ. ve onlar bu umumî taarruzdan arzu i etmiş oldukları neticeyi bol bol istihsal ettiler. konferansın seyri hakkında 326 KAMB MI9IROOL. Fakat her ihtimale karşı Ankara Hükümeti 8 Şubat tarihinde İzmit ve İzmir limanlarını ecnebî harp gemilerine kapamak ve hazinenin mühim bir kısmını Konyaya nakletmek kararım aldı. Umumî celsede mer-ele" bu safhaya girmişti.. kuvvetlerini cepheden geri çekerek. meseleleri üç grup halinde ele aldığını ve her grupu teşkil eden meselelerde de çeşitli ihtilaflar zuhur eylediğini.icabeder. Onlar dal bir sureti hal aramışlardı. bir.» îıs işte düşmanın ifadesiyle gerçek budur. Heyetimiz Ankaraya ya^ıl olur olmaz vaziyeti. onlara karşı mukavemet edebilecek en küçük imkân kalmamıştı. Türk Büyük Taarruzunun başlamasından bir hafta evvel Uşak ve çevresindeki Efzon Süvari Alayı Kumandanı Albay Nikolaus Plastiras ve piyade albayı tstilyanos Gonatas.1950 — <Yunanlstanın Siyasi Tarihi) Atina 1953. souanda müttefikler müttehit bir cephe alarak inkıta' tehdidi ile bizi tehdit ettiler : Musul ile Gelibpluda *>ir garnizon bulundurulmasjj mes'elesi doğrudan doğruya İngilizleri alâkadar etmişti. zira Bosna . istiklâl vermenin! bile O"nun Türkiyeye iltihakıyla neticeleneceğini söyledik-j lerini. Eğer biz menâfi-i iktisadiyesinden ve-petrolünden dolayı Musulu vermiyorsak herkese verdikleri gibi onlar da bize bir hisse ayıracaklardı. merak etmektş bulunan meb'usİ&ra Hey'et Reisinin gerekli izahatı vermesi gerekiyordu. bu dununda Batı Trakyâya. Musul vilâyeti ve Gelibo| lu Yarımadası meselelerinde Yunanlılarla İngilizlerin aği2 birliği ettiğini anlatarak beyanatına şöyle devam etti: «. Diyorlardı ki. Ordumuzun umumî durumu bu şartlar altında iken Türk siîâhü kuvvetlerinin büyük jtaarruzu baş gösterdi. Andokea — Poliki Istoria Elados 1821 . M. l yan işgali . HEZİMET Mİ? 327 saatler süren bir konuşma yaptı. fakat onların iktisadî inkişafı ve petrollerden istifade! etmek gibi menfaatleri varsa veyahut bir takım unsurları! kendi aleyhlerinde tahrik edeceğimizden endişeleri varsa j onu tatmin edelim. îzmire gelmişler ve Yunan deniz kuvvetlerindeki anarşist yüksek rütbeli kumandanlarla temasa geçerek Atinadaki Yunan milli hükümeti başkam Dimitrios Gana-ris'i devirme teşebbüsünde bulunmuşlardır. Türk Ordusuna mütesanid bir kuvvet halinde hiçbir suretle mukavemet edemezdik. Meclisi General Ali Fuat Cebesoy'un riyasetinde toplandı. Komutanlar karşılarındaki düşmanı unutmuş birbirlerine yemekle.

Müttefikler tebaalarının zararlarının telâfi için on milyon liraya indiler. Fakat burjar taksim olunamamıştı.ı sinden vazgeçtiler. Kapitülâsyonlarda adlî sistem üzerinde buhranlar vücuda gelmişti. Onun içidir ki. bu girketler gelirlcen mevcut olan kapitülâsyonlar esasına istinat etmişlerdi. bundan başka bir şey kabul edemeyiz. dediniz ve biz de sermaye getirdik. Fakat biz diğer meselelere temas etmeksizin yalnız Musul üzerinde müzakerelerimizi teksif etmiştik. Kabul etmedik. Umumî Harpten mağlûp çıktınız. Tarife esası üzerine diğer bir ticaret mukavelesi esasları müzakere edilmiş ve bir çok maddeler üzerinde mutabakatı efkâr hasıl olmuştu. ne yapacağız? Onun için dört beş senelik bir müddet kabul ediniz. müşavir namı veriyorlar. Muttasıl harpte iki taraf tebaasının zararlarından bahsettiler. çekilip giderler. halledemediğimiz ve ihtilâf halinde büyük bir mesele olarak. bu imparatorluk şimdi inkisama uğramıştır. ihtilâf halinde kaldı. Sonra mütareke esnasında İstanbul hükümetinin yaptığı mukavelelerin tarafımızdan tasdikini istediler.kalmıştı. Ve nihayet beş senelik bir müddet olsun dediler Adlî sistemde bidayetten beri bir fark yaptılar. Malî kapitülâsyonlardan vazgeçtikleri kabul edilebilir. I Eski Osmanlı kanunlarına göre teşekkül etmiş ecnebi şirketleri mes'elesini beynelmilel bir ahidnâmenin mü-zekeresine ithal etmek istediler. Hakikatte arazi meselesinde Musul. Suriye! hududu ve Musul'u yekpare bir mes'ele olarak bize tasdikf ettirmek istemişlerdi. Senevî verilecek faizlerin taksimiyle iktifa ederiz. halbuki borçlarınızı bize yüklemek istiyorsunuz. Bu dört beş sene zarfında bu kalan ecnebi şirketler.»' . Çünkü böyle düşünülmüştü. kapitülasyonlar usulünde haksızlık olduğunu esas itibariyle kabul ediyorlar. Meselâ borçlarımız. Şimdi bu usulü kamilen kaldırıyorsunuz. Bu mes'ele de böylece İhtilafta kaldı. Müttefiklerin istedikleri normlarla Yunanlıların tamirat parasını yekdiğerine bağışlamak şeklinde halletmek istediklerini İfade ettiler. Bu suretle onların müttehit cephesini ayırmak istemiştik. bu nasıl şeydir. Senevî doksan bin lira olmak üzere bu parayı otuz yedi sene zarfında ödeyecektik. Bunun yerine muayyen yerlerde ecnebi hakim usulünü teklif ettiler. ancak muvakkat bir intikal devresi lâzundır diyorlar. Fakat kat'i karara iktiran etmemişti.altında bulunan Oniki Ada mes'elesi konferans ta bahis mevzuu olmadı. Yunanlılardan istediğimiz tamiratı asla nazarı itibare almak istemediler. En serbest hükümleri de kabul ederiz. demişlerdi. Bu usul üzerine sermaye getiriniz.. demiştik. Onlar. Müttefikler arazi meselesinde. Konsolosların mahkeme. HEZİMET Ut? 329 ifa edecek müşavir dediler. Biz. diyorlardı. fakat hakim vezaifi gördürüyorlar. Trakya Adalar. sizn memleketinizde bir çok sermayeler yerleşmiştir. Berlin Muahedesindenberi ayrılan memleketlere taksim olunacak-mış. Suriye ve Irak'ta devlete ait olmıyan emlâki hususiye ve « H azine-i Hassa» emlâkini tanımak istemediler. Yunanlılar da tehcir edilmiş olan hristiyanlann emlâk ve arazi bedeli olmak üzere ve halen tediye etmekte oldukları masarif namı altında bir çok para istemişlerdi. Yunan işgalinin sebep olduğu tamirat parasını dört milyon altın olarak iste328 KADtR 1CI3IROÖLU mistik. Bunun taksiminden emin olalım dedik. Bu sermaye. Biz de cevaben demiştik ki: Harbi Umumiyi yapmış olan Osmanlı İmparatorluğuna Suriye ve Irak da dahildi. Mali ve iktisadî mes'elelerin esaslarında da bidayetten beri ihülâf halinde kalmıştık. bidayetten itibaren herhangi iki devlet yekdiğerinin tebaası için mütekabiliyet esasına müsteniden mu-kaveler afctediyorsa sizinle onu aktederiz. Bunda da nihayetine kadar ihtilâf halindeyiz. Harbî Umumî esnasında yaptığımız borçlarımızın Suriye ve Irak'a taksimini kabul etmediler1 Gösterdikleri sebep mâlı olmayıp siyasî idi. Nihayetine kadttr vazifelerini LOZAN ZAFER İli. O halde herkes borç hissesini kabul etmelidir. dediler. Tamirat bahis mevzuu oldu. Mes'uliyet mes'elesini Osmanlı İmparatorluğu ile görüşünüz. ya sizin sisteminizi kabul ederler ve yahut etmezler. Bu şekilde ka-pitilâsyonları tadil ederek idame etmek istemişlerdi.

hiçbir devlet kendi mes'elesi veyahut ihtüâf halinde bulunduğu mesele kabul edilmeyip konferansı inkıtaa götürecek olursa. Bütün devletlerin konferansla ayrı ayrı meseleleri olmayıp. İhtilâf halinde kaldığımız bazı meseleler müttefiklerin nokta-i nazarına göre projeye ithal edilmişti. Bir hafta sonra mütaleamızı arzederiz dedik. dedik. Ertesi içtimalarda şunları söyledim. dediler. Ve neticesi inkıta ve harp olacaktır. Kabul etmek. ihtilâf umuma ait olacak ve bu yüzden bir harp çıkacak olursa devletler umumî menfaatleri namına harp etmiş olacaklardı ve mes'ul de Türkiye olacaktı. bunu anlamağa çok ehemmiyet veriyorlardı. müttefiklerin birdenbire taktiklerini değiştirdiklerini. İnkıta. konuşalım dendi. Bilâhare. dört güne kadar olanca süratle cevabımızı vermeğe gayret ederiz dedim. Mamafih üç. Çünkü o arazi mes'elesi İngilizlere aitti. Bu esas olduğu zaman muahede resmen bize verildi. alenen ilâh etmek lâzımdır. Ne için dediler? Çünkü çok ağırdır. Arazi meselesini açtılar. dediler. Esasta ihtilâfımız vardır. Açıktan konulan meseleler içinde öyle maddeler vardır ki. Bu muahedeyi şimdiye kadar konuşulmuş olan muhtelif mes'elelerin hülâsası ve lâyihası olmak üzere alıyoruz. Fakat hiç bir devlet. mazeret serdederek bu müddetin azaltılmasını istediler. baktım ki o zamana kadar konuşulup da halledilmemiş olan bazı meseleler tadil edilmişti. üzerinde konuşabiliriz. Bundan sonra proje üzerinde tadilât olacak mı. Projeyi bu haliyle Ankara'ya götürdüğümüz takdir de ve hatta üzerinde konuşabüeceğimizi söylediğimiz halde bize kimse inanmıyaeaktır. HEZİMET Mİ? 331 Bu projede kapitülâsyon işlerinde ve diğer meselelerde bir çok devletleri tatmin edebilecek tadilât yapmışlardı. Bu memleketlerin istiklâl uğrunda fedakârlık etmiş olanları için affı umumî yapılabilir.Şimdi muhahede projesini bu tarzda hülâsa ettikten sonra bu muahedenin son şekli budur diye Ankaraya götürmek muhakkak bir inkıta ve belki de harptir dedik. Türkiye devleti hariç diğerlerinin Türkiye ile insaniyet namına kül olarak dâvaları vardır. mes'elelerin heyeti mecmuasını bir lâhiya halinde koyduklarını işaret ederek demişti ki : «— Bundan maada maksatları. bilhassa îngütere inkıta ve harp olacak olursa. Herkes kendi fikri üzerine mütalâa dermeyan ediyordu. 330 KADİR MI9IRO0Z. Müttefiklerin her biri ayn ayrı söz aldı. kendi mes'-ul göriinmiyecektir. Eğer hakikatte bir devletten ihtilâfı yüzünden konferans inkıtaa uğramış ise. Hususî bir celse yaptılar. Mısır. Müttefikler daima hangi mesele bizim için diğerlerinden daha mühimdir. Onu söyleyeceğim dedim. birçok milletlerin ve tarafsızların hukukunu temin için hasbetenlillâh silâha sarılmışlar gibi propagandaya başlamışlardı. Bilirsiniz ki. bunun bir çok maddesi üzerinde konuşulabilir. malî ve iktisadî meselelere taalluk eden bir takım mütalealardan sonra tarafımızdan bir . Bilâkis umumun menfaatini korumak maksadiyle olmuştur. Muahede projesini tetkik ettiğim zaman. nasıl anlaşabiliriz. Bunu mütalea için en aşağı bir hafta zaman lâzımdır. denmesini istemişti. Hiç konuşulmayan mes'eleler de açıktan ithal edilmişti. Türkiye haricinde kalacak memleketler hakkında nokta-i nazarımızı bir daha ifâde ettik. Resmen ve alenen bir çok ağır beyanatta bulundular. adlî. Irak ve saire bu memleketlerin ahalisi kendi mukadderatına hâkîm olmak için diledikleri idareyi kabul edebilir. Bunun üzerine telâş ettiler ve dediler ki: Verdiğimiz proje bir ültimatom değildir. Bende bu mesele üzerinde ısrar ettim. Suriye.U 1 LOZAN ZAFER Mİ.tntika sebepleri : Beyanatına devam eden înönü. zannediyorlardı. olacak olursa. Halbuki her mesele kendi sahasında hayatî bir değeri olduğu ve hiçbir fark göstermediğimiz için umumiyetle zannediyorlardı ki. memleketin dahiline taallûk eden malî ve iktisadî mes'eleler nihayet bizim için haizi ehemmiyet olabilir. İki gün sonra İngiliz Heyeti hareket edecekti Muahede projesini aldıktan sonra biz. Bunları kabul ettirebilirler. kendine taalluk eden bir ihtilâftan dolayı değil. dediler Sulh-i Alem için bunu kabul etmek elzemdir. o devletin adı görünmeyecek. bu yüzden muhakkak bir inkıta tahmin etmiş oldukları ve bir çok milleti aleyhimize tahrik edecekleri anlaşılıyordu. dedim. ol-mıyacak mı.

Bu tarzda muahedenin heyeti umu-miyesi üzerinde konuşulurken kendimizi inkıtaa bağ-lamıyacak bir yol üzerinde kalmamız lâzımdı. dediler. Bir takım arazi mes'eielerinden Musul meselesi vardır ki. HEZİMET Mİ? 333 Lozan'ı terketmesini müteakip hasıl olan durumu izah etmiş ve yapılan son tavassut ve teşebbüslerini anlatmıştır. Biz dedik ki: Türkiyeyi baştan aşağıya tecrit ettikten sonra baki kalanı soymak istediklerinden inkıta olmuştur. ondan vazgeçmiş olduklarını bildirdiler. Bunu da kendilerine söylemiştik. mkıtaı bu mesele üzerine hasret memek için bunu muahedenin imzasından bir sene sonra İngilizlerle aramızda halletmeği ve Trakya'da Yunanlıların silâh ile halledecekleri tarzında yapılacak bir propagandaya mâni olmak için 1918 hududunu kabul ederiz. Amerikalılar bir tavassut yapabilmek için bir formül bulmuş ve mutabık kalmıştık. Malî mes'elelerde ve tamirat meselelerinde bir takım meseleler kabul ederiz. Yaptığım tet kikat neticesinde bir iki noktayı tadil ettikleri anlaşıldı.» İnönü bundan sonra Lord Gürzon ve arkadaşları'nm LOZAN ZAFER Mİ. Aramızda aktedilmiş olan Mudanya Mukavelesi kalkmıştır. dedim. inkıta hasıl oldu. demek hakkını muhafaza edebilmeliydik. sen şundan vaz geçeceksin diye bir takım sözler söylendi. «— İtalyanlar ve ondan sonra Amerikalılar murahhas heyetimizin bulunduğu daireye gelmişlerdi. bunlan esas itibariyle halletmişizdir. İkti332 KADİR MISIROÖLTJ sadî mes'eleler olduğu gibi muhafaza ediliyordu. milletlerin münasebat-ı ticariyeye girmeleri esaslı bir surette hal edilememiştir. bor. Her iki taraf hareket serbestisini iktisap etmiştir. bunu on illiye indirmişler. Vaktin dar olması ve İngiliz Heyetinin Lozan'dan hareket etmesi. tki esaslı nokta tezahür etti: Biri Konferans inkıta etmemiş ta'lik olunmuştur. Yapacakları son şeyleri söylediler. dedim. nihayetine kadar ısrarla kalmışlar ve bir eser i hal gösterememişlerdir. Çarşamba günü ben de hareket edeceğim. veya edilemezdi. cumuzun sermaye üzerinde taksim edilmesinden vazgeçmişlerdi esas üzerine taksimini kabul ediyorlar. Böyle midir. son celsede ben şundan vazgeçeceğim. Biz den tamirat parası istiyorlar. Trakyada tahaddüs eden askeri meş'eleler vardı ki. Cumartesi yine çağırdılar. Hayır değil dediler! Fransa Murahhas Hey'eti de hareket etmişti. Bu vaziyete göre inkıta olursa bundan harp çıkarsa bütün Cihan ef-kâr-ı umumiyesine karşı Türkler hiçbir şeyde uyuşmak fikrinde değiller. hususî bir vaziyet vardır. Muvaffakat-i efkâr hasıl olan meseleleri bir araya top ladıktan sonra onu bir tarafa bırakarak muvafakat-i efkâr olmıyanlar üzerinde müzakereye devam olunur. fakat yunanlılara vermiyorlar. Bundan başka bir-şey yok mudur dedik. Cihanı alâkadar eden Boğazlar ekalliyetler ve tabiiyetler meseleleri vardır ki. Ben de pekâlâ dedim. Fakat mesâil-i ıktisadiyeyi de kâ-milen ihraç etmek şartiyle müzâkeresine devam ederiz dedik.hal tarzı gös-terirlerse. Hareket edeceğimi. İngiliz Hey'eti ayrıldıktan sonra Fransız Murahhası ile temas ettim. Şu veya bu şekilde bir takım usullerle meseleyi halletmek imkânı var mıdır? Bunu da iyice aramak lâzımdır. Güya bu suretle dünyadaki bütün ecnebiler Türkler aleyhine dönmüş olacaklardı. vaziyetin tenvirini Müt tefiklerden beklediğimi söyledim. On beş milyon altın lira istemişlerdi. Ecnebilerin Türkiye'de oturması ve yaşaması için Türklerden teminat istedik vermediler. Türk ler. dedik. Amerikan müşahitlerinin teşebbüslerine mâni olmuştu. Çünkü dedim. Bankerler harp etmek istiyorlar. Bunlar sulh yapmak için gelmemişler kendi şartlarını bize dinletmek için gelmişler tarzında aleyhimize bir hava yaratmak çok mühimdi. Zira bir kısmını kabul etmedikleri takdirde hiçbir kayıt altında değiliz. Diğeri. diğer muhtelif meseleler üzerinde çalışacaklarını ve müttefikler tekrar va'z edecekleri bir takım maddeleri söyleyecekler. Onlar böyle düşünmüşlerdi. talep ettikleri şeyleri . Bidayette ne söylemişlerse. cevaben yoktur. Ya halledilir. kapitülâsyonlardan Lozan Konferansı inkıta etmiştir. Arazi meselesini olduğu gibi muhafaza ediyorlar. O gün düşündüler ve dediler ki.

Milano'da İtalyan Heyeti müşavirlerinden birisi iktisadî. malî mes'elelere bir hal sureti bulalım dedi.kabul ederiz. Biz. Romanya Hükümeti mütalâşi görünüyordu. Şimdi son vaziyet şudur ki: muahede elde mevcut olan şekli ile herkesin bütün talepleri içine yazılmış bir hulâsa meâlindedir. Ali Fuad CEBESOY eh. «— Biz muahedenet ahitnamesini de Ruslarla beraber boğazlar mes'elesinin İtilâf Devletlerinin ve alâkadar milletlerin dahil olacağı bir konferansta tetkik ve hallini kabul ettik. Ondan sonra Meclisi âliye bu şekilde arzolunacaktır. Vaziyet.'»6» Bu uzun beyanatından sonra inönü'ye meb'uslar tarafından müteaddit sualler sorulmuştur. Dostâne ayrıldık. Istanbula geldiğim zaman üç devletin komiserleri ayrı ayrı ziyaretime gelmişlerdi. Böyle bir vaziyeti teşhir ettim. Eski muahede sureti tercüme va tab' olunmuştur. Boğazlar raes'elesinde Boğazların tahkim edilmesini ve harp sefine-1 İninin serbest olarak geçmesini kabul ettik. vaziyet inkişaf ettikten sonra artık bunu imzalı bir senede vardıralım ve Türkleri bir kayıt altında bulunduralım zihniyetinde idiler. O nokta-i nazarınızda sebat ediyorsanız bunu da yazınız ve imza ediniz dediler. bir defa muahedeyi hükümette mütalea ederek hey'et-i umumiyesinden bir filıir hasıl ettik. Dediler ki: Biz yalnız murahhaslar gideceğiz. Halbuki Rus Hey'etinin nokta-ı riazan esas itibariyle Boğazlann tahkim edilmesi ve kapalı kalması zemininde idi. 233 vd. (286) Zabıt Ceridesinden naklen. olabildiği kadar halledilmiştir. HEZİMET Mİ? 335 siz bunu kabul ederseniz. Bu muahede üzerinde ne tadilât yapılmıştır ne de tadilât yapılması me'muldür. Lord Gürzon namına muahedenin imza edilmesi hakkında tebligat yaptılar. 336 KADİR MI91ROÖLU Boğazlar hakkında kabul ettiğimiz şeklin muahede-net ahitnamesinde kabul ettiğimiz şekil ile çatışıp çatışmadığına dair suale de şu cevabı vermiştir. Biz nokta-i nazarımızı yazdık dedik. kabul etmedim. Onun için Boğazlar Mes'elesinde aramızda ihtilâf vardı. heyetleri burada bırakacağız. Cereyan-ı ahvalden yekdiğarımizi haberdar ederdik. Biz de cnlar gibi bir iki kâtip bırakmıştık. Biz de gideceğiz dedik. Demek ki. Takip olunması lâzım gelen hattı hareket hakkında Meclisi âliye teklif yapacağız Meclisin vereceği karar hattı hareketimiz olacaktır. biz ne için burada kalalım. Türk Murahhas Hey'eti-nin münasebetlerine dair sorulan suale: «— Rus Heyeti ile bizim heyetimiz konferansın başından sonuna kadar dâima dostane bir temas ve müna-sebat halinde bulunmuştu. Çünkü Hükümetim ile temas kalmamıştı. Ankara ile temaşa geçmeden evvel bir cevap veremezdim. Biz hiç bir taahhüde girmemişizdir. Diğer siyasî mes'-elelerde ve umumî münasebetta anlaşmıştık. Hiçbir taahhüdümüz olmıyarak bu mevcut "muahede üzerinde ne tadilât yapılmış ve nede tadilât yapılması ümit edilmiştir. Bunların hepsinde sarih bir vaziyet almaktan içtinap ettim. İmtina ettim. Şimdi artık onların taahhüt tekliflerini kabulden imtina ediyor. aza-yı kiram da bir iki gün zarfında bunu mütalâa edeceklerdir. Şimdi biz. Müttefikler ise.» diye cevap vermiştir. Tavassut etmek istediler. İtalya Heyeti de hareket etmişti. Vaziyeti mütalaa ederken muvafık bir karara varmak ihtiyacındayız. Anladık ki. biz konferansı toplarız. Bunun üzerine şifahî müzakere açılmış ve müzakere edilmişti. bizden bir taahhüt alarak vaziyeti tesbit etmek istiyorlar. Siz de kalınaHem murahhaslar hem de heybetler gitmiştir. Muahede Üzerine bir çok teklifler yapmışlardı. Kabul etmedim. 234 KADİR MISIROÖLU LOZAN ZAFER îtt. Rus murahhas heyetiyle. İtalyan ve Amerikan heyetleri de gittikten sonra ben de Çarşamba günü sabahleyin hareket etmiştim. taleplerini kâğıt üzerinde tekrar etsin denildi Amerikalılar. Yoksa Boğazlar Mes'elesinin şu veya bu şekilde halli . Taahhüdümüz. veya etmeyiz. beraber konferansa iştirak edip Boğazlar Mes'elesini halletmekti. dediler. memlekete dönmeğe çalışıyorduk. Ortada bir muahede vardır. Köstence yolundan gelmiştim.

«—Arazi mes'elesinde «M isa k-^bîif i t İ#î»N ile menfaatlerimizi âzami surette telifjşdecek bir hal sureti bvul rnak bununla müttefiklerin teklifine yaklaşmak. Yaptığımı^ tekliflerde Meriç Nehri'-nin hududuna girdik. Fakat o zaman biz kendi vicdanımıza kendi memleketimize ve bütün dünyaya karşı yapılacak olan fedakârlığımızı yapmışızdır. Şu şartla ki. 27 Şubatta Türkiye Büyük Millet Meclisi toplandı. Milletler Ce-Tniyetine müracaat etmek suretiyle müttefiklerin nokta-i nazarına yaklaşmak istiyoruz. Bunun üzerine şu cevabı vermiştim: Her ikisini düşünebiliriz. Gelibolu ve Boğazlar tahliye edilmeli. Marmaranın âtisini ihlâl etmeksizin Boğazların beynelmilel ticarete açık bulunmasını kabul etmişizdir. Bizim teşebbüsümüz akamete uğrar. f >. Mutabakat hasıl olamazsa. Bilahare İnönü kürsüye gelerek Müttefiklerin bize kabul ettirmek istedikleri projenin ihtiva ettiği şartları bir bir an lattıktan sonra îcra Vekilleri Hey'etinin isabetli gördüğü hattı hareketi de şu sözlerle izah etmiştir : . Doğuda Musul Vilâyetinin hallini talik ediyoruz ve bir sene zarfında İngiltere ile halledilmesini kabul eyliyoruz. Olabilir ki* malî iktisadî ve idarî meselelerden dolayı hayati menfaatlerimiz temin olunamaz.. Arazi mes'elesinde düşündüğümüz de şunlardır: 1 Garp hudutlarımızın tâyininde ötedenberi ısrar ettiğimiz 1913 hudududur. tatbik edilmiş olsaydı Trakya ve İstanbul derhal tahliye edilecek miydi yoksa Musul meselesinin halline kadar işgal altında mı kalacaktı?» Bu suale şu cevap verilmiştir: «— Lozan Konferansının müzakeresine başlandığı vakit. Harbe girmediğimiz halde tahliye ettirdiğimiz yalnız bu mes'ele vardır.y. sh. Biz daima bu noktayı müdafaa ettik. Ve muhadenet ahitnamesinde de kabul olunmuştur. Arazi meselesinde bilfiil işgal etmediğimiz bir yeri işgal etmek yüzde doksan dokuz siF: 22 I 338 KADİR MISIROöLU LOZAN ZAFER Mİ. Yani tam bir sulh yapalım.e.»2" Bilâhare Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey merhum tarafından kendisine şu sual soruldu: «— Müttefiklerin projesine mukabil teklif ettiğimiz muahede projesi kabul ve. sulh teşebbüslerimize devam edeceğiz Mes'ele bundan ibarettir.hususunda a-hitleşmemiştik..» ÎM . dahile ve harice karşı sulh imkânını yeniden temin etmek için düşündüğümüz hareket hattı şudur: Arazi meselesinde müzakereye girerek diğerlerine yeniden başlamaktır. İstanbul.g. İcra Vekilleri Heyet Reisi sıf atiyle Rauf Bey müzakereyi açtı. diğer meselelerde hayatî menfaatlerimizi temin edecek tadilâtla yeniden teşebbüse geçmek. Yalnız Boğazlara kadar müsellah olarak dayandığımız vakit Edirne'ye kadar olan araziyi mukavele ile tahliye ettirmişlerdir.y. her neyi imza edersek sulh tamam olmalı. Yalnız Karaağaç ile dahi iktifa ettik. İnkıta ve harp halini davet etmezden evvel. Arada yine müttefiklerin müdafaa vasıtaları ile askerî kuvvetleri mevcuttur. 241-42 0288) a. Evvelâ mukaddemat-ı sulhiye yapalım. sonra mütebakisine devam edelim veyahut hepsini bitirelim. Bu nunla beraber bu talebimiz Misak-ı Miü'nin sarih hükümlerinden değildir. HEZİMET Mİ? 33» Jâhla oraya girmeğe mütevakkıftır. Bilâkis biz « M i s a k .ı M i 11 î » de îstanbulün. (287) Ali Fuad CEBESOY — a. Heyet-i Vekile ile vermiş olduğumuz kararın esası budur. Mümkün olmadı. HEZİMET Mİ? 33T Müttefiklerin Murahhas Hey'etimize kabul ettirmeK istedikleri sulh projesine mukabil Millî menfaatlerimiz zaviyesinden ele alınmış yeni bir proje meydana getirmek için Hükümet ile Murahhas Hey'eti birlikte çalıştılar. müttefikler demişlerdi ki. . Orçun için teklifatımız da mütaleatımız da sulh olur olmaz hiçbir şeye hacet kalmaksızın tahliye tamam olsun. Şimdi Heyeti Celile arazi meselesindeki tekliflerimizi kabul ederek diğer meseleleri de tasvip ederse. Bu arazinin ve Karaağaç istasyonunun kıymet ve ehemmiyeti bizim için çoktur. LOZAN ZAFER Mİ.

Birde yeniden sulh imkânım aramak lâzımdır. ricam ^udur: Memleketh: askerî fikirlerini hürmetle kendilerinden dinlerim. (291) AJi Fuad CEBESOY — agr. Buraya bütün Vekiller geleceklerdi. elli sene için ne gibi fikir aldıklarını. Murahhas îley'eti avdetten sonra artık sıfatını kaybetmiştir. lâzımdır. efendiler? Maliye hakkında Avrupalılar ne düşünüyormuş. 45 Meclis Elektrikleniyor Bundan sonra îzmir Mebusu Sırrı Bey: •*— Misak-ı miilî'den fedakârlık yapan bir hükümet ve murahhas heyetiyle herhangi bir mevzu üzerinde müzakere yapılmadan evvel meclisten itimat reyi istenmesi lazımgelir» "° demişti. hem müşâvirlenyle bizi ikna edecek ve bir karar alabilecek şekilde çıkmalıdır. 244 . Sulh imkânını aramak için şunda. İnönü'den sonra kürsüye Meclisin o günkü «Muhalefet i»ni teşkil eden «İkinci Gru p»un lideri Erzurum Mebusu Hüseyin Avni çıktı. Malî fikirlerini ise katiyen dinlemem. iktisadiye ve idariye bakımından bizi hiçbir noktadan tatmin etmiyorlar. «M i s a k-ı Mi 1 1 î»den zerre kadar feda ederse.e.Fakat bu adamların maksadı tavazzuh etmiştir. İnönü'nün verdiği izahatı kâfi ve tatminkâr bulmadığım söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: «— Vekiller Heyeti kendi efkârını bize gösterecekti. Vekiller heyetinin Türkiye Büyük Millet. «h. Bu yüzden meb'usların heyecan ve infiale kapıldıkları görüldü. HEZİMET Mİ? 341 işlerinde Maliye Vekilinin gönderdiği murahhası ile mü-çavirleriyle memleketin iktisadiyatı hakkında elde ettü fikir nedir? Buraya gelecek onu tesbit edecek son sözü. Mes'ele §u ve bu değildir.c. biz de onu anlıyarak ona göre bir karar veririz. Maliye (290) a. söyleyecek ve bizden veçhe alacaktır. Paşa'yı ben dinledim. Heyeti Vekile nckta-i nazarını söylemiştir. tehlikeleri gösterir. fedakârlık edebilir. Bu müzakereye riyaset eden General Ali Fuat Oebesoy'un «Siyasî Hatıraları» nda da belirtmiş olduğu veçhile İnönü'nün beyanatı Büyük Millet Meclisini hakikaten tenvir edememişti. deriz.y. vaziyete düşmek istemeyiz. şunda edemeyiz diye bir karar vermek.g. sonu ne olacakmış ? Bu Vekiller sıra ile deruhteetmiş oldukları hususatta yalnız bugün için değil. Fakat iktisadî müdafalarmı dinliye-mera. mütehassıs ve müşavirlerin beyanat ve ifâdeleri de birbirini tutmadığı gibi birçok noktalarda İnönü'nün yukarıya der-colunan tafsilâtlı beyanatına da uymuyordu.» 2" Hüseyin Avni Bey'in sık alkışlarla kesilen konuşmasından sonra Mersin Mebusu Selâhattin Bey kürsüye gelerek: . gidip hazırlansınlar ve öyle gelsinler. icâb-ı namus ve millî için çekilip. Esasen Lozandan dönen heyette mevcut mebus. eh. İsmet Paşa'dan. gitmelidir! Bugün elimizde ordumuz bulunduktan sonra öyle iğfâlkâr. Ayrıca İstanbul gazeteierininde konferansın inlutaı ve cereyan eden hadiseler hakkında vâki olan neşriyat da birbirini nakzedecek mahiyette idi. siz de dinlediniz. Adlî meselelerde Adliye Vekili karşımıza çıkmalı. Gerek Vekiller Hey'eti ve gerekse Büyük Millet Meclisi. Meclisine karşı istihfaf kâr bir tavır" takındığını. Vaktiyle düşündükleri gibi bize hayat temin etmek istemiyorlar. Konuşulan yalnız haricî mes'eleler değildir. Bugünkü bu kadar kâfi. Arkadaşlar bir teklifim var. diyecekti. (289) Ali Fuad CEBESY — a.»'" İnönü'nün Verdiği bu izahat Meclisi hiç bir cihetle tatmin etmemişti. malî meselelerde Maliye Vekili çıkmaü. yanlış tercüme ve tabedilmiş sulh projesinden başka elde birşey yoktu. Eğer hazırlanamıyorlarsa mevkilerini hazırlanacak adamlara ter-ketsinler. Kamilen reddederiz bu elinizdedir. Bu meydana çıktıktan sonra gerek milletimize ve gerekse diğer milletlere karşı herhangi bir kararımızda bittabi daha çok salâbet olur» Demiş ve sözlerini şöyle bitirmişti: «— Şimdi heyeti celilenize karar vermesini teklif ettiğimiz mesele şudur: Mesâil-i araziye. 246 340 KADİR MJSIROÖLU LOZAN ZAFER MI. ¦'¦" Müttefiklerin. Şöyle olsun. Şimdi sizden soruyorum* ne dinlediniz.

e. 246-47 ği gibi meselelerin bir kısmını tay edelim. Hangisini yapalım diyoruz. « M i s a k-ı M i 1-1 i » den fedakârlık yapmaya kalkıştığını söylüyorlardı. 25Î çok müşkülât çekiyordu. Teklif edilen bu projenin «M i s a k ı Mili î»ye uygun olup olmadığı yolundaki ardı arkası kesilmeyen suallerle hükümeti sıkıştıyorlar ve RanfBey cevap yetiştirmek için (294) Ali Fuad CEBESOY — a. söz istedikleri görülüyor birçokları o-turduklan yerden İnönü'ye ve Hükümet Erkânına lâf atıyorlar ve müdahalelerde bulunuyorlardı. Aynı kanaatteyim. geçen celsede Musul hakkındaki be yânatında Musuîun fevkalâde ehemmiyetli olduğunu ve burasının terki Vilâyat-ı Şarkiye'nin hepsini terketmek kanaatinde olduğunuzu ifade ettiniz.»1'1 dedi. Fakat Rauf Bey daha kürsüden inmeden Siirt Mebusu TNecmettin Bey kendisine şu suali sordu: «Rauf Beyefendi.» > Meb'uslar İnönü'nün konferans inkıtaa uğramadan hazırlayıp müttefiklere takdim ettiği projeye çok kızıyor ve şayet bu proje kabul edilseydi durumumuz ne olacaktı diye İnönü'nün selâhiyetlerini tecavüz ederek Türkiye Büyük Millet Meclisine danışmadan. kanaatimi tebdil etmedim. bendenizce bu doğru bir şey değildir. Usul hakkında söz isteyen birçok mebusun ve vâki münakaşaların gürültüye boğduğu mecliste mebusların kâfi derecede aydınlanmamış oldukları anlaşılmıştı.g. HEZİMET III? 343 342 KjiDİE MI9IROÖUJ bunu tahakkuk ettirmek için harbe devam olunmak mecburiyeti hasıl olsa dahi ısrar edilmek lâzım geldiği kanaat tinde idi. Bu arada Erzurum mebusu Hüseyin Avni Bey ile Rauf Bey arasında sert bir münakaşa cereyan etmiş ve Avni Bey İnönü'nün meclisi tenvir etmek için değü iskandil etmek için geldiğini söylemiştir. İngilizlerle sulh yapılamadığı takdirde «Cemiyeti Akvam »a gidilmesinden hiçbir netice elde edilemiyeceği kanaatini izhar ediyorlardı. Bütün bu durumu yatıştırmak için ML Kemal ve Hüseyin Rauf Bey'lerin çok ter dökmüş olduğunu tahmin etmek güç değildir. Hüseyin Rauf Bey «Şimdi yapılarak üç hal vardır. Bir emrivaki karşısında kalmak endişesi ile meclis hem hükümete ve hem de Murahhas Hey'etine karşı itimatsızlık duymakta idi/ Bunu kürsüye gelen hemen herkes bir cesaret ve belagatla ifâde ediyordu. İkincisi diyoruz ki: Böyle bir proje yaptık bu projeyi teklif ile harbe girmezden evvel bir daha Cihan huzurunda dahil ve Jharicin vicdanım tatmin etmektir. Vilâyat-ı Şarkiye tehlikeye düşerse. Musul meselesi üzerinde duruyorlar.«Elimize verilen bu kâğıt parçalariyle ben. Meclis. Bu projenin kabulü halinde millet huzurunda yemin edilerek vücuda getirilmiş olan «Misak-ı Millî »nin tahakkuk edememesi gibi bir durum hasıl oluyor ve bu durumdan da bütün meb'uslar büyük bir üzüntü ve heyecana kapılıyorlardı. Musul meselesi Vilâyat-ı Şarkiye meselesidir. Atalım. Bununla beraber bugün teklif edildi(292) Ali Fuad CEBESOY a. sh.c. Mebuslar birçok mes'eleler meyanında bilhassa. Hükümetin murahhas heyetle birlikte çalışarak vücuda getirmiş olduğu yeni projede «Misak-ı Millî» den yapılan fedakârlıkları meclisin asla hazmetmiyeceği görülüyordu. Misakı Millî tahakkuk etmediği takdirde (293) LOZAN ZAFER Mİ. Kanaatinizi değiştirdiniz mi? Yoksa tebdili kanaat için bir mecburiyet mi gördünüz?» Rauf Bey cevap verdi: «Hayır. Türkiye tehlikeye düşer.Kemal kürsiye gelerek Murahhas Heyeti ile Hükümetin müştereken hazırladıkları projenin uzun uzun müdafaasını yapmışır. Birincisi müttefiklerin ver-•diği kabulü imkânsız olan muahede metnidir.j. Bu da kabul edilmesse üçüncüsü harp olacaktır» 5" diyordu. . Vilâyat-ı Şarkiye meselesi Türkiye meselesidir. Yetmiş gün müzakereden sonra konferansla neden birdenbire durduğunun ve kapandığının izahını rica ederim. Bundan sonra usul hakkında söz alajı M. Kürsüye bütün meb'usluk müddetlerinde ender olarak çık mış olanların dahi. ne ecnebilerin hakiki teklifini ve nede arkadaşlarımızın kabul ettiği şeyi görüyorum. Ancak ondan sonra münakaşaya geçebiliriz. bir kısmı üzerinde el kaldıralım.

27 Şubatın ikinci celsesi yine Ali Faat Cebesoy'un riyaseti altında açıldı. En evvel Cebelibereket mebusu İhsan Bey ondan sonra M. Kemal söz alarak Musul mevzuunda harbi tekabbül edip edemiyeceğimiz hususunda konuştu. Bunları müteakip Lazistan Mebusu Abidin Bey ve ondan sonra da Mersin Mebusu Selâhattin Bey söz aldılar. Lozan müzakere zabıtlarının tetkiki gerektiği ve izharı bir müzakere açılması lâzım geldiğini söyledüer. Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey de söz alarak İnönü'ye karşı gayet sert tenkitler tevcih etmiştir Müteakiben Saruhan Meb'usu Reşat Bey ve arkadaşlannm verdikleri kifayet-i müzakere takriri kabul edilerek müzakere son buldu. 1 martta mutad olan açılış merasimi sebebiyle sulh müzakerelerine birgün ara verildikten sonra 2 martta tekrar başlandı. Dk söz ikinci murahhas Rıza Nur Bey'e ve rildi. Rıza Nur Bey tabüyet, ekalliyetler, rehineler memleketimizin her tarafından Yunanlıların sivillerden toplayıp götürdüğü âkibeti bizce henüz meçhul olan kimseler ve Yunanlılar elinde bulunan harp esirleri, adlî kapitülâsyonlar ve umumî af mes'elelerinin müzakereleriyle Lozan-da yakınen meşgul bulunduğu ve bu mes'elelerde zuhur eden güçlükleri izah eden üç saatlik bir konuşma yaptı. Her iki taraftanda müteaddit kimselerin zaman zaman kırıcı bir hüviyete bürünen sert konuşmamalariyle müzakereler günlerce devam etti. İnönü'nün Lozan'da ken344 KADİR IH9IROOLU di şahsî reyi ile mukabil Bir proje hazırlayıp teklif etmesindeki mesuliyetsizlik ve Meclise karşı takındığı istih-fafkâr tavır üzerinde duruldu. Hükümetin mukabil sulh projesini niçin Meclise getirmediği soruldu. Bu arada İzmir Mebusu Sırn Bey, İnönü'den çeşitli mevzularda sualler sordu. Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey ve İkinci Gru-' pun reisi Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey Musul'un Misak-ı Millî içinde bulunması dolayısiyle asla feda edilmemesini ve hükümetin getirdiği yeni projenin burasını feda etmeğe müncer olacağını ifade eden sert tenkitleri ol du. Rauf Bey yeni projenin Musulu terk mânâsını tazamnıun etmediğini söyledi, ise de büyük bir çoğunluğu tatmin etmesi mümkün olmadı. Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey: Metmetçiğin süngüsü ile kazanılan muazzam'"zafe-rin Lozan'da heba edildiğini söylemiş Lord Gürzon'un o-yunlarına ve desiselerine kurban gittiğimizi ifade ederek: «Bu murahhas heyetinin sulh meseleleri üzerinde söz leri olamaz efendiler. Artık bunların vazifeleri bitmiştir.» "s demiştir. Bilâhare de Lozana yeni bir heyet gönderilmek lâzım geldiğini ve bu heyetin ne yolda faaliyet göstermesi icabettigini izah ederek Yunanistanın elinde bulunan adalar ve Musul meselesi üzerinde ehemmiyetli bir surette durarak uzun bir konuşma yapmıştır. O'nu takiben konuşan bir çok hatiplerden sonra M. Kemal ile AH Şükrü Bey arasında çok sert bir münakaşa cereyan etmiştir. Saruhan Mebusu Reşat Bey ve arkadaşlarının kifayet-i müzakere takriri 170 mebus tarafından imza edilerek riyasete verildi. Reis Ali Fuat Cebesoy, takriri reye koymak istediği sırada ikinci guruptan itirazlar yükseldi. (295) AH Fuad CEBESOY — a.j.e. sn. 281 LOZAN ZAFER Mİ, HEZİMET Mİ? 345 Zira, Misakı Millî'de mevcut olup Büyük Millet Meclisinin üzerinde çok büyük bir hassasiyetle durduğu M u -s u 1 meselesi halledilemediği gibi İskenderun dahil H a tay bile hudutlarımız içine alınamamış, O n i k i A-dadan başka Kıbrıs resmen İngilizlere verilerek muallakta olan ilhakı tescil ve teslim edilmiş. Ayrıca karaağaçda tabiatiyle Yunanlılara bırakılmış yüzde altmış sekizi Türk olan Batı Trakya üzerinde de hiçbir muvaffakiyet elde edilememiştir. Fakat tarihimizde acı bir tabir olarak «Söyletmen Urun» zihniyeti rolünü oynamış ve İkinci Gru p'un meseleyi daha teferruatlı bir şekilde müzâkereden sarfınazar etmeyerek ihmale getirmemeyi' nâtık takrirleri gürültüler patırdılar arasında ertelenerek kifayeti müzakereye konulmuştur. Saruhan mebusu Reşat Bey ve arkadaşlarının takriri reye konulduğu zaman. Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey Karahisar mebusu Salih Hulusi, Çankırı Meb'usu Neşet, Karahisar Mebusu Mehmet Şükrü, Erzurum mebusu Hüseyin Avni ve Sinop mebusu Hakkı Sami Bey'ler yüksek sesle rey vermekten içtinab ettiklerini söylediler. İzmit mebusu Sim Bey Meclis riyasetini protesto inaksadiyle rey vermiyeceğini-söyledi. Ve bunun zapta geçirilmesini

istedi. Reis takririn kabulü halinde hükümetin bunu itimat kabul edeceğini söyledi. Saruhan Meb'usu Reşat Bey'in takriri 170 reyle kabul edildi: Tasnif sonunda İkinci Gurup'a mensup 60 mebusun reye katılmadıktan anlaşılmıştır. s»* (296) Bu hararetli celseler hakkında fazla bilgi edinmek isteyenler, o zaman Meclis Reisi bulunan Ali Fuad CEBESOY'un adı geçen eserinin 233 - 295 inci sahlfelerine baka. bilirler. 3<C KADİR MI3IROOLU D — ÎKÎNCİ BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE Lozan muahedenâmesinin imzalanmasından sonra Hey'etin Türkiye'ye gelmesi, yeniden bu mevzua meclisçe avdet edilmesini icabettirmiş ve müzâkereler açılmıştır. Birinci Büyük Millet Meclisinde çok şahsiyetli insanlar dan müteşekkil ve vatanperver bir kadro olarak bir muhalefet Grubu teşekkül etmiştir. Buna clkinci Grup* deniliyordu: Bu grup gitgide kuvvetlenerek Meclise hâkim olacak bir duruma gelmişti. Bundan evvelki bahiste izah edildiği, üzere ikinci Grup Ix>zan müzakereleri kesilip Heyetimiz Ankaraya dönünce, başlayan müzakerelerde gerek Murahhas Heyeti ve gerekse Hükümetle Murahhas Heyetinin birlikte hazırlamış oldukları Yeni Sulh Projesi üzerinde fikirlerini açıkçu ve mertçe ortaya koymuşlardı. Bunlar «Misak-ı Millî» den yapılacak en küçük fedakârlığın Millet huzurunda kendileri ve bütün Meclisi Meb'usan için bir mahcubiyet teşkil edeceğini ve înönü-nün riyasetindeki hey'etin muvaffakiyetine inanmadıklarım açıkça ortaya koymuşlardı. Bu yüzden Birinci Meclisi Mebusamn İkinci Grup'taki celâdetli meb'uslarla devamı halinde Lozan'da âktedilen muahedenin mecliste reddi muhakkaktı. Bu vaziyet karşısında «î kinci Grup» un en kuvvetli adamı ve Hilâfet ve Saltanatın âteşin mü-dâfiî olan Trabzon Meb'usu AH Şükrü Bey, feci bir surette şehid ettirilerek ortadan kaldırılmıştır. *•' Müteakiben (297) Bu mevzuda bütün çıplaklığı ile fazla bilgi için bak, Dr. Rıza NUR — a.g.e. »h. 1170 vd. ALt ŞÜKRÜ BEY — İman, ahlâk ve istikamet timsali aziz bir şehid — Birinci Büyük Millet Meclisine Trabzon meb'usu olarak katılarak eaJabet-i ahlakiyye ve diniyyeiiyle temayüz eden ve o meclisin bir nevi «Muhalefet Partisi» nl teşkil eden. «ikinci Grup» un ateşin hatibi ve yakın tarihimizin en dirayetli siması. 248 KADİR MI9IROÜLU İkinci Grup mebuslarının meclise girmemelerini temin etmek için seçim yoluna başvurulmuştur. *C u m h u r i-yet Halk Partisi» yegâne siyasî varlık olarak teşekkül ettirilmek ve bu partiye muhalifler kabul edilmemek üzere iki dereceli seçimle kendi arzu ettiği elemanlardan müteşekkil bir meclis kurmaya muvaffak olmuştur. Bu suretle İkinci Grup'un birçok kıymetli meb'usu Meclis haricinde kalmıştır. Bu da Lozan Muâhedenâmesinin tasdikini kolaylaştırmıştır. Buna rağmen İkinci Meclisi Mebu-sanda da Lozan muâhedenâmesi bir hayli tenkitlere uğramıştır. Zira Misakı Millî muvacehesinde ve Türkiye'nin herkesçe malum olan millî 'menfaatleri önünde bu muahedenin eksikler ve kusurlarla dolu olduğunu saklamaya imkân yoktu. Bilâhere hükümette vazife alarak bu muü.-bedenamenin tatbikatında vazife almış birçok insanlar bile, sert bir dille tenkidlerde bulunmuşlardır. Bunlardan Şükrü Kaya, Mustafa Necati, Vasıf Çınar ye Faik öztrak'ı zikredebiliriz. Şurasını da belirtmek lâzımdır ki, Lozan'ı tenkit edecek olanlar meclis Umumi Heyetinden önce yapılan «Halk Partisi Grup Toplantısı» nda tesbit edilmişlerdir. Tabiatiyle bu toplantı da iştişarî mahiyette olmuştur. Ancak aleyhte konuşacak olanları ML Kemal Paşa bizzat tayin ve tesbit etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 21 Ağustos 1923 salı günü müzakereye başladı. Evvelâ muahedenin dört kısım üzerinde metni, Vekiller Heyetinin gerekçesi Hariciye Encümeninin matbazatası okundu. Vekiller Heyeti, muahedeye bağlı tasdik kanun lâyihasının müstaceliyetle müzakeresini teklif ediyordu. Meclise riyaset eden Ali Fuad Paşa (Cebesoy) teklifi reye koydu. Kabulünden sonra Hariciye Encümeni Reisi ve Eski Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey söz aldı, muahedenin müdafaasını yaptı. OsLOZAN ZAFER Mİ. HEZİMET Mİ*

349 .manii İmparatorluğunun haşmetli devrinde bile müsavi şartlar altında muahedeye raslanmadığmı, Lozan'ın bun-,<3an istisna teşkil ettiğini söyledi ve dediki ki : «Sulh muahedesinin heyet-i umumiyesi, Hariciye En-cümeninizce millî emelleri tatmin eder mahiyette görülmektedir. Bu sebeple heyeti cehlinizden buna ait dört kanun lâyihasının kabul ve tasvibini istirham ediyoruz.» Bu şurada Muahede Ankarada günün mevzuu idi. A-leyhde konuşacakların kimler olduğu merak ediliyordu. Fakat herşey ancak imâ yoluyla yazılabiliyordu: O devrin havası öyleydi. Lozan'ın aleyhinde konuşulmasının vatan için gayet tehlikeli olduğu inancı yerleştirilmeye başlanmıştı: Bu kâfi değilmiş gibi bir de « T a k r i r - i Sükûn Kanunu» ile Lozan hakkında bir masuniyet teminine çalışıldı. Bu hava maalesef hâlâ devam ettirilmektedir. Bu siyasî vaziyete rağmen yine de birçok aleyhte konuşanlar çıkmıştır. Aradan geçen zaman, Lozan muâhedenâmesini her tür lü tesire rağmen, tenkit etmiş olanların müthiş bir surette haklı olduklarını ortaya çıkartmıştır. Hattâ denilebilir ki, bu muahedenin eksik ve kusurlarının neticeleri onların tahmin ve tasavvur ettiklerinden daha da acı bir surette tezahür etmiştir. îşte Kıbrıs! İşte Musul!. Ve işte Balkan Türklerinin Lozandan sonra ve bilhassa İkinci Cihan Har-bengâmesinde başlarına gelen felâketler!. Lozan'ın lehindeki beyanları her yerde bulmak mümkündür. Fakat O'nun hakkındaki tenkidlere pek öyle her yerde raslanmaz. Bu yüzden biz mahûd Ulus Yazan'mn zan ve hükmettiği gibi «aleyhteki konuşmalara keramet .atfetmiyor» -»' sadece birazda bu seslere kulak verelim ki (298) Cihat AKÇA KAY ALIOĞLU — a.g. tefrika 350 KADİR M1HIROOL.U bir mukayese imkânı zuhur etsin diyoruz: Hem de asılla rina nazaran gayet az bir kısmının nakilleriyle... Bugüne kadar Lozan'ın sadece methiyesini dinlemeye alışanlar., için bu ses pek alenkli değildir, ama ne yapalım ilim ve: hakikatin hatırı için katlanmak gerek!... NÎYAZt BEYİN KONUŞMASI Hariciye Encümeni Reisi Yosuf Kemal Bey'in «muahedenin tasdiki* ni istiyen konuşmasından sonra, Meclis Reisi Ali Fuad Paşa ilk sözü Mersin mebusu Niyazi Bey'e.; verdi.29' Reis — Söz Niyazi Bey'indir, buyurun! Niyazi Bey — Efendiler, Tarihî bir gün yaşıyoruz. Ben isterdim ki: Bugün tarihimizin dönüm yerinde olduğumuzu daha fazla bir suretle hissedelim, önümüzde bir muâhedename vardır. Zanediliyor mu ki, bu muâhedename âmal-i milliyetimizi tamamen tâyin ediyor? zannediliyor mu ki, bu muâhedename millî hudutlarımız dahilinde bu devlete bir istiklâli tam veriyor? Necip Bey, (Mardin — Hayır, vermemiştir. Necip Bey (Mardin) — Cenup hudutları keza Niyazi Bey (devamla) — Efendiler! Lozan muahe-. denâmesi şanlı büyük bir imparatorluğun hesabının tasfiyesini tazammun ediyor. Bu Muahedenâmenin ahkâm-ı siyasiyesinde bizim Mısır ve Sudan'dan Kıbrıs'tan, Adalardan, Trablus-Garbtan ve bütün kıtaat üzerindeki hukukumuzdan, unvanlarımızdan feragat ettiğimiz ifade ediliyor. Siz ki, efendiler! Bunlar için çok defa çırpındınız. (299) Niyazi Bey, çok uzun bir konuşma yapmıştır. Zabıt Ceridesi Cilt I, 8. 205 - 217. I.OZAN ZAFER Mt. HEZİMET Mİ? 351 Siz ki, Mısır için, Kıbrıs için kaç defalar didindiniz. Mısır, dediniz, Kıbrıs dediniz, dedeleriniz, atalarınız bunlar için ne kadar uğraştı? Efendiler! Yalnız bu kadar da değil, Muâhedename dünkü bir imparatorluğun tasfiyesini de ihtiva ediyor. Filistin'den Musul hariç- olmak üzere I-aktan, Suriye'den ve bütün Arabistan kıt'asındair el çekmemizi tazammun ediyor. Bizden ayrılan bölgelerdeki halkın, kendi kaderini Jkendilerinin serbestçe tâyin etmelerini «Millî Mi-s a k*ın bir şartı olarak müdafaa ettiğimizi hatırlatan Niyazi Bey devamla : «Biz Cemiyet-i Akvam nizamnamesini, onun mandaya znütedâir ahkâmını kabul ediyor muyuz? (Hayır sesleri) Ve bizim bu işi idare eden Hey'eti Murahhasa Reisi îsmet

Paşa hazretleri ki Fransa Hükümeti tarafından ahiren neşrolunan «San kitap» taki zabıtnamelerde münderic-tir. Birinci Lozan konferansının 23 kânunusâni 1923 tarihli celsesinde buyurmamışlar mı idi ki «Eski Osmanlı imparatorluğunun herhangi bir kısmı üzerinde hiçbir devletin mandasını tanımıyoruz? Halbuki efendiler! Muahedenâmenin 16 inci maddesi beni düşündürüyor: «Türkiye, işbu muahedede masarrah hudutlar haricinde kâin bil-•cümle arazi ve cezireler üzerinde — ki bu arazi ve cezirelerin mukadderatı alâkadarlar tarafından tâyin edilmiş veya edilecektir — her ne mahiyette olursa olsun haiz olduğu bilcümle hukuk ve müstenidattan feragat ettiğini beyan eyler» Ben, şimdiye kadar ilân ettiğimiz prensipe sâdık kalarak, hak ve adalet düsturunda ısrar ederek diyorum ki: Bu yanlıştır ve katiyen kabul edemem. Bizden ayrılan memleketler bunu kendi iradeleriyle tâyin edecektir. Sonra efendiler! Bu Muâhedename bizden İmparatorluğumuzun yalnız gayri Türk aksamının ayrıldığını göster352 KADİR MISIROÖLU miyor. Bu muahedenâme bilhassa kemali teessürle söys. lerim ki, ayni zamanda oldukça mühim miktarda öz Türk memleketlerinin de mukadderatım tehlikeye ilka edi-. yor. Necip Bey (Mardin) —Beşyüz bin Türk nüfusudur. Niyazi Bey — Bu Arab Hudud-ı trakiyesinin şimalinde ve muahedenâmenin üçüncü maddesinde mevzu t bahs olan hududun cenubunda yani bu iki hudud arasın-, da kâin bir kaç vilâyetimiz cesametinde bulunan koca kıt'a-i araziyenin sakinleri bizim din kardeşlerimizdir. Kan,, din ve dil kardeşlerimizdir. (Doğru!! sesleri). Efendiler! Ellerinizi kalbîerinizin üzerine koyunuz ve iyi düşününüz. Necip Bey (Mardin) — Gitmiyecektir. Alsas Loren'i \ nasıl reddetti ise biz de öyle red edeceğiz, öyle alacağız. Niyazi Bey — Arkadaşlar!! gu noktayı bilhassa nazarı dikkatinize vaz etmek isterim. Bugün sizler, memle-etimizin mühim bir kasım halkı sulh genliği yapıyor. Fakat unutmayınız ki, milletdaşlarımızdan bugün çok ağlayanlar da var. Bu mecliste de aza bulunan eski Meclis azayı muhteremesini işhad ederim. Kaç defalar Antakya ve İskenderun havalisindeki mağdur ve mazlum kardeşler bu meclisin büyüklüğüne müracaat ettiler. Ne kadar kardeş lerimiz bu meclisin eşiklerinde ağladılar! biliyoruz. (Ali Fnad Paşa'ya hitaben) Müterakenin esna-yı akdinde bugün Meclisimizin ikinci riyastini ihraz eden Ali Fuat Paşa Hazretler bizzat Kijis havalisinde bulunuyorlardı. Kendilerinden sorarım: Tarafeyn orduları nerede bulunuyordu? Türk kuvvetleri Haleb'in az şimalinde Muslimiye civarında değil mi idi? LOZAN ZAFER Mt. HESOMET Mİ? S5J Biz, efendiler! Kimsenin ocağım yıkmadık, kimse-jun toprağında gözümüz yoktur. Biz öz yurdumuzu, öz toprağımızı istiyoruz! (Şiddetli alkışlar j Kılıç Ali Bey (Gaziantep) — Hakkımızı istiyoruz. Tanalı Hilmi — Bravo Niyazi. Niyazi Bey — (devamlı) — Efendiler, Millet esasına hürmet istiyoruz. Bu esas ki, bilhassa son zamanlarda hudutların tâyin ve tesbitinde umumen prensip o-Iarak kabul edilmiştir. Bu esas ki, bizzat Fransızların millî dâvalarında istinatgahları olmuştur. Arkadaşlar! Bu muahedenâme ile uğradığımız mülkî millî, iktisadî zayiatın ehemmiyetini gösterdim. Cenupta kalan Türklerin tarihî, ırkî, harsî, iktisadî vaziyetleri hakkında izahatta bulundum. Bu kardeşlerinizin iradelerini bidayetten beri kavlen ve fiilen izhar "sttiklerini hikâye ettim. Bu büyük ve kıymetli kitle-i milliyemizin halâsı ötedenberi dâvamızın esası olduğunu Londra ve Ankara müzakeratı neticesinde asıl mukadderatının bilâhare muahedenâme ile tâyinine intizaren verilmiş bulunan asgari teminatı izah ettim. Ma-ateessüf bu asgari teminatın bMe tatbik olunmadığım gösterdim. Artık siz de benim gibi bu kardeşlerimizin selâmeti için mülkümüzün büyük bir kısmının salahı iktisa-diyesi için her türlü ihtilâfın izalesi için cenup hududunun milliyet esasmâ göre tashihi ve bu mıntakanm millî hududumuz dShiline ithalim zarurî gördünüz. Efendiler! Sabırımzı suistimal etmekten korkan m Söylenecek söz çoktur. Yalnız bu meseleye müteallik değildir. Trakyaya, Adalara, hax;ne-i hassanın hukukuna,

Fakat kalbimiz asla buna razı değildir. Efendiler! fazla söz söylemiy tahammülüm kahnaF : 23 354 KADİR MI9IROÖL. Talih bir zaman makûs görünse bile netice bir gün ge356 KADİR MISIROÖLU LOZAN ZAFER Mİ.Yalnız bir şey diyeceğim: Bu muahedenâme bu şekliyle bence gayrı kabili kabuldür. Lozan'ın bizlerden ayırdığı vatan parçalan için kalbimizin daima kanıyacağmı söyledi «Kürsüden inmeden evLOZAN ZAFER Mİ. onlar topraklarında hür ve mesut yaşamadıkça bu muahedeyi yine imza edebiliriz. (Şiddetli ve sürekli alkışlar). O altı yüz "bin Türk'ü Yunanistana elle ri. onlar için bu saat hiçbir zaman veda saatleri değildir. o yerleri. o saha ki: Diyar bekir. o Türk bayrağı altında yaşamak isteyen o zavallı kardeşlerimize söylüyorum: Sizinle beraberiz sizinle beraber kalacağız. cihan duysun! YAHYA KEMAL BEYİN KONUŞMASI Yahya Kemal Bey (Beyatlı) — Lozanda Rumeli hu-dudumuzdaki pek küçük bir nehri bir Sedd-i Cin gibi hudud-u tabiî addediyorlardı. bu anda Antakya'da İskenderun'da ve bütün o toprakların arkasında kalan Türk. Bursa'dLa Edirne'de Türk bayraklannı görüyorduk.. Fakat ellerimiz bunu kerhen imzalar. Hepimiz de benim hissiyatıma iştirak edersiniz. Yunan topraklan Haymana'dan Polatlı'ya doğru patlarken biz. Ve o anda bizim mefkuremizi cinnet telâkki edenler vardı. Siverek. Fakat elimizin imzaladığı kalbimizin imzalamadığı zamanda o tasdik hakiki değildir. Yahya Kemal bundan sonra Fransızlann kırk sekiz sene Alsa s-L ören için nasıl ağladıklarını hatırlattı. Biz bugün. Necip Bey (Mardin) —Hayır yalan söylemişlerdir. kalbimiz tasdik etmemiştir. teessürümün izâlesini bu muahedenâmenüı tamamiyle reddinde buluyorum. Meri kadar bir hudud-u tabiî teşkil edemez mi idi? Evet efendiler! Fıratın beri tarafında kalan saha. bahusus en yakın zamanlara kadar bizimle beraber ayni bayrağın gölgesinde yaşayan Türklere icab eden emniyet bahsedilmedikçe. Ve orada altı yüz bin Türk ikamet ediyordu. lüyorum. ve doğru-j dan doğruya Ana . bütün o ateş hattının arkasında ve izmir'de. îcap ederse izahat veririm. Milletler İstırap zamanlarında bilhassa zavallı. Fakat bizim bu cinnetimiz onları şaşırttı ve akıllan durdurdu.tamirat ve saireye ait bir çok söylenecek sözler vardır..U di. Türkmen. HEZİMET Mt? 355 vel bir kelime daha söylemek istiyorum. Siz teessürünüzü ne şekilde iblâğ ederseniz ediniz. Yahya Kemal Bey — Hayır efendiler doğrudan dogî rüya Türk ve Kürt milletine mensup bir ırktır. Şimdi bunları teşrih fazla olur. bayraklarını görüyo ruz ve bizim mefkuremizi hiçbir şey durduramıyacaktır.onlar efkârı umumuyeyi idlâl ettiler. HAMDULLAH SUPHİ BEY'İN KONUŞMASI Hamdullah Suphi Bey — Fakat bu muahedenin içinde bazı maddeler var ki. Hududumuzun cenup kısmında kalan kardeşlerimize soy-. Bu anda Antakya ve iskenderun mühim bir saat yaşıyor. kollan bağh teslim ettiler. Acaba cenupta Fırat. Ma~din. Ben.) Daha sonra Şükrü Kaya söz aldı: . HEZİMET Mtî lecek eğer Fransızlar sözlerini tutmamakta devam ederlerse biz icabeden bütün şeraiti elde edeceğiz ve vaktile olduğu gibi yann da millî bayrağımızın gölgesmde beraber yaşamak yolunu bıılacağız. j?akat Suriye'nin Ru ve Ermeni katolikleri -ki daima burunlarını şark mes'el sine sokarlar . Hepimizin hissiyatına ve teessürlerine vakıfım. Hisleriniz ve dertleriniz benimle müşterektir. (Şiddetli alkışlar. o milletiz ki. Siirt ahalisi ağnamının mer* alandır. Bu iki şehir yanümasınlar. Urfa. Biz. Oralar bize kalırdı ve o sahada gayet büyük bi mikyasta bir aşair-i temevvücânî bulunurdu ve hudutt emn-ü asayiş daima' baki kalırdı. mağdur Türk Milleti için vâki olduğu gibi arzulannın hilâfında bir muahedeyi imzalarlar. Biz ana topraklarımızın haricinde kalan Türklere. Anadolu mesafelerinin üzerinden o bedbaht kardeşlerimize.Vatana iltihak etmek istiyen bijş ırktır. olur. yurtlannm terketmeyin. dedile: ki o sahada oturan ırk doğrudan doğruya Suriye ırkın mensuptur.

acıyalım. Fakat ayni derecede Boğazlara hakim Semedirek. âbidâtiyle yaşamaz. Acıyalım bu fedakâr halka. ha-üratiyle. Bunlar bize bazı kuyud ve şurutla iade olunuyor. Yunanlılar ve Türklerin arasında bir vesile-i nifak olmak üzere bu hali kabul eylemişlerdir. HEZİMET Mİ? 359 husus! mektuplarla alabildiğimiz feci haberler. Göreceksiniz ki bu muahede bize Balkan Harbi neticesinde. natamamdır ve pek çok tehlikeli mevaddı hâvidir. bu garip vatam da bizden ayırmaktan çekinmemişlerdir. ekse-riyet-i nüfusu. Garbi Trakya Türktür ve Türkün olması lâzımdır. Hudut yavaş yavaş tesirini yapmaktadır. Bu da gösterir ki Garbi Trakya. Efendler! Lozan Muahedesinin hudutlar safhasında Türklere gösterdiği insafsızlık bundan ibaret değildir. Edirne'yi maatteessüf ölüme mahkûm ediyor. işte Edirne bu muhiti ik* tisadîden tamamiyle mahrum edilmiştir. Fakat Yunanistamn başka yerlerde muvaffakiyetle tatbik edildiği imha siyaseti yann maalesef orada da bir Türk'ü banndırmıyacaktır. Bir defa muahedenin Avrupa'da bizimle Yunanistan ve Bulgaristan arasında tespit ettiği hududa bakınız ve bir de haritayı gözönüne getiriniz. özü Türktür. Boğazlara hâkim olan yerlerde bazı adalar vardır. Türk'ün yüksek göğsünden yükselen ve yalnız semalarda mâkss bulan hıçkırıklariyle gizli matem ve gizli emellerinin binde biri derecesinde bile değildir. bizim nesle bile esaslı ihtilâflar tevlit edecek tehlikeli nhlr&mı muhtevi bulunuyor. bilâkis asıl muvazene o zaman teessüs ederdi. Bunun en iyi çâre-i halli Garbi Trakyanın sahibi aslîsi olan Türklere vermekti ve ancak ihtilâf suretle ref olunabilirdi Bundan Balkan muvazenesine halel gelmez.Meselâ. Şükrü Kaya — Balkan Harbinde bu arazi o zaman da güya bir hakkı tasarruf varmış gibi Bulgaristana verilmişti. o elemli günlerde elde ettiğimiz 1913 hududunu temin edemiyor. Bir şehrin yaşaması için kendisine bir muhiti iktisadî lâzımdır. dini. Boğazlardan sonra Midilli.) Esat Efendi — Anadolunun Kurtuluş Taarruzundan evvel Garbi Trakyanın kıyam ve mücahedesi üzerine Yunanın üç fırkasının Rumeliye ve Garbi Trakyaya geçtiklerini kumandanlar tasdik eder. Ne Yunanistamn ve ne de Bulgarista-nındır. doğrudan doğruya millî hudutlarımızdan geçecek bir şimendifer ve Bahri Sefidin kendisine en yakın bir limanı lâzımdır. taarruzlar Tiirpni Mondros Limanında ihzar olunur. Ve Bulgarlara müsaa-dekârlıkta bulunabilirdik. Şimdi de Yunanistana veriliyor. 358 KADİR MISIROCILU LOZAN ZAFER Mİ. ırkı âbidâtı hülâsa bir kıt'a-i araziyi bir millete bağhyan revabıtın kâffesi ile bize merbut olan Garbi Trakyayı hudutlarımızın haricinde bırakmıştır. Bunlar unutuluyor. Niçin bu memleketler. Gazetelerde sütunlarla dolu facialar. bunlardan bir kısmı İmroz ve Bozcaada'dır. Asırlardan beri buraya yerleşmiş olan Türkler yavaş yavaş memleketlerini terk etmektedirler! Muahedenin aynı maddesi tarihî. Bugün Garbi Trakya doğrudan doğruya vesile-i ihtilâf olarak Yunanistanda kalmış ve oradaki müslümanlar ezilmekte bulunmuştur. Hemhudut olduk -lan için hassaten iyi geçinmeğe mecbur bulunan Bulgarlar. Garbi Trakyada müslümanlar mübadeleden istisna edilmiştir. bugün elimizde gezen istimdatnameler. (Alkışlar. Efendiler! Bir şehir tarihi millîde tuttuğu yerle. 357 Esat Efendi — Balkan Harbinden sonra elli sekiz gün hükümet süren Trakyanın sözü. Herkesin malûmudur ki Boğazlara karşı olan tasallutlar. Edirnenin yaşayabilmesi için garpta kendisine geniş bir saha lâzımdır. Limiti vardır. Kendisini denize isal edecek.ŞÜKRÜ KAYATSIN KONUŞMASI Şükrü Kaya — Efendiler! Bugün önümüze terke-dilen bu vesika-i siyasiye ensal-i âtiyeye hattâ korkarım ki. Edirne'nin yann bir akıbeti elimiyeye düşmek ihtimali büyük bir kehanete tavakkuf etmez. Bunların hiç birisi kendisine verilmemiştir. . Yunanistanla aramızda bu mes'ele-i ihtilâf daha ziyad azalmış olurdu. bu adalar Türkiyeye iade olunmuyor? Benim fikrimce bu itibarla ve birçok itibarla Lozan Konferansının doğurduğu bu muahedenâme nakıstır. Şükrü Kaya (devamla) — Birinci Lozan Konferansında insaftan tecerrüt eden diplomatlar. Edirne'nin hayat ve ziya menbalannt kapıyor.

bir kısım ırkdaşlarımızın hayat ve huzurunu tehdit ve ihlâl eden birçok maddeler vardır. meşru haklarınızı. Bunu da yapmak istemezlerse. Edirne iktisadî varlık ve inkişaftan da mahrum bırakılmıştır. Onu da yapmadılar ve neticede mezarların mülkiyetini. Her hangi bir taarruz zamanında Edirne'nin müdafaa edecek ne bir istihkâmı. istiklâl. Bu adalar Anadoludan kopmuş güzel birer parçadır.. çok kuvvetli hukukî teminat ile karşı tarafa bırakılmrgtır.Sakız ve Sisam adaları vardır. her türlü vasıtadan mahrum olarak. . hülâsa türlü şeyler meydana çıkar. bekasını garanti edemiyor... Bendeniz muahedede gördüğüm gayr-ı müsait. Efendiler!. denir yapılır. Maalesef bu terketme. takdir ve teşekküre lâyık olsun. Bu imkânı bulamıyorum.Muahede de Gelibolu yarımadasının «mezarlık» denilen bir kısmının yabancı devletlere terkedildiğini görüyoruz. servetinden. Efendiler! Muahedenamenin bize «garp topraklarında biricik vilâyetimiz olan Edirne>in bu topraklan en güzel ve tarihî beldesinin. endişesiz bir surette girmek istiyorduk. sizi kâfi derecede elem ve teessüre sürüklediler. Çok arzu ederdim ki.-esâsiye ve muikaddeseyi tanımaktan ibaret olan vaadler-den başka ayrıca bu kıymetli mücâhedenin hissini de beraber getirsin. Orada mezarların muhafazası. Orada gözlerinin önünde emniyet*ve hürmetle muhafaza ettiğimiz Fransız mezarlığı bu hakikatin en kuvvetli delilleridir. kadınlı erkekli her varlığı cömertçe sarfeden bu" milletin istiklâl ve haysiyet mücadelesi bize sadece Mondros Mütâ-rakesi ile vaadedilen şeyleri. Çok isterdim ki Mondros mütârekesi ve o meşhur beyannamelerle meşhur nutuklarla vaadedilen millet.... Biz sulha pürüzsüz. beka ve muhtariyet gibi hu. Garb hudu-< dumuz Edirne'nin pek yakınından geçer ve onu her türlü müdafaa tedbirleri almaktan mahrum bırakır.. Çünkü efendiler. Burada duvar. O'nun sinesinde Türk manevî 360 KADİR varlığının en mükemmel bir eseri halinde yaşıyan. küçüklü. Şükrü Kaya Bey arkadaşımın demin izah ettiği üzere. tasarrufunu elde ettiler. Efendiler! Yine bize sulh ve sükun ^ermiycek-lerdir. bu topraklardaki askerlerinin mezarlarının mahfmdyet ve koranın asını gösteriyorlar. pek çok teessüf ederim ki.. herşeyi yoktan var ederek azim ve himmetle işe başlıyan büyüklü. Araya yabancı hakimiyetler konulmuştur. Şüphesiz ki. bizim ölülere karşı gösterdiğimiz hürmete emniyetle terkedilebilir-di. bütünj islâm Âleminin kalbinde yeri olan Sultan Seiim'in emhiye-j tini temin etmiyor. muzir. hattâ kısmen getirmiş olmakla iktifa etmiş olmasın. Rica ederim benimle beraber tekrar haritayı gözönüne getiriniz. öüllerini alıp götürebüirlerdi. haklarımızı yok eden maddelerin hepsinden bahsedecek değilim. Bunlarla daha çok alâkadar ve bu mevzular üzerinde daha selâhiyetli olan arkadaşlarımız kâfi miktarda izahat verdiler. FAİK ÖZTRAK'IN KONUŞMASI Şükrü Kaya Beyden sonra kürsüye Tekirdağ Mebusu Faik Bey geldi Faik Bey — Efendiler! Milletimizin bu kadar yüksek kahramanlıklarla dört senedir devam ettirdiği mücâdelenin neticesinde elde edilen bu muahede gönlüm isterdi ki. Rica ederim. Bugün orada otuz beş tane İngiliz ve iki tane de Fransa mezarlığı vardır. yol denir yapılır. böyle telâkki etmiyorum. Buna bahane olarak itilâf devletleri. ne de müstahkem bir müdafaa hattı mevcuttur. elinizdeki muahedenin maddeleri arasında esas hukukumuzu yaşama ve var olma hakkımızı. Fakat çok. Yarın bilmem ka tane olacaktır. Bendeniz bu sebebi hiç de doğru ve hakikî olarak bulmuyor. Amerikalıların yaptıkları gibi. Onun için ben bu kaydın altında çok . bir kere daha haritaya bakınız! Bu adalar yabancı ellerde bulundukça bizim sahillerde yaşamak imkânı var mıdır? (Yok! sesleri) Sahillerimizin temini asayişi için edeceğimiz mütevalî fedâkârlıklar bu adaların zaptu raptın-dan ziyade güç olacaktır. daha çok mazlum Trakya meselesi üzerinde duracağım. Ben bu adaların güzelliğinden. ancak tedbir. Ben o arkadaşlarımızın kalplerinizde yarattığı acıyı kanatnuyarak. bu anda ben bu vazifeyi ifaya muktedir değilim. bizim elimizde olan bu muahedenâme bunlardan mahrumdur. oradaki Türk hayatının yaşattığı âbidattan bahsetmiyeceğim... Fakat çok şayân-ı teessüftür ki.

(inşallah sesleri). Kırcali'lerin tarihe intikal eden fedakârlıklarım içimizde bilmiyen yoktur zannederim. Balkan Harbini müteakip feci. Şark ve Garp namlarıyla Trakya deniliyorsa da esası birdir. Dünyaya kendini göstermiş. yüz sene evvel de hürriyeti için ve bu vatana merbutiyeti için mücâdele etmiştir. onların en büyük kuwe-i müeyyide si olması lâzım gelen mücâhedesiyle de sabit ve müeyyet-tir.. vatanımızı istilâya gelmiş olanlara karşı bu imtiyazları vererek bu şehitlerin aziz Hatırasını nasıl rencide edebiliriz? (Çok doğru sesleri). Fakat efendiler maatteessüf talihsizlik orada da zavallıya yetişmiştir.. Bu vaziyette bulunan bir kıt'a ve bu kıtanın evlâdı nasıl olur da ötedenberi onları imha etmek siyasetini kullanmadan başka birşey takip etmiyen zâlim ve imhâkâr bir devlete bilâ-kaydü şart tesiim edilir.. Hars itibariyle hepsine galiptir. Faik Bey (devamla) — Efendiler! «Bu Garbi Trakya» tabiri bir takım vekâyi-i meş'ume neticesi doğmuş ve maalesef o sebeple istimale zaruret hasıl olmuştur.. Biz size söz veriyoruz ki... Emlâk ve arazisinin hemen tamamı Türk-lerindir. bizimle beraber her zaman bu memleket bu vatan ve bu millet için herşeyi feda etmekten bir an tereddüt etmek istemeyen bu kardeşler. Nasıl olurda asırlardan beri orada yaşayan ve bize daima hudut bekçiliği eden ve her davet vukuunda hududa ve her vazife borusu çaldığı zaman bilâtereddüt vazifesi başına koşan sizin. fânilerin ihtirasatmdan uzak ölüleri yarının tecavüzleri için vasıta saymak. HEZİMET Mt? 363 Efendiler. Vakıa Trakya He-yet-i mecmuasiyle birdir. orada ticaret itibariyle diğer bütün anasıra fâiktir. bu imhakâr düşman eline teslim olunur? Efendiler! Garbi Trakyanın kendi mukadderatım bilfiil tâyin etmek hakkı bütün şerâit-i tabiiye ve hukukiye-sile mevcut olduğu gibi. Fakat efendiler. hiç bir vakit ayrılığı ifade edecek mahiyeti hakikiyeyi hâiz değildir. Biz bu mücadele topraklarında karşımızdakilere karşı. Öci değildir. Muahedena-memiz maalesef Misak-ı Millimizi hiçbir suretle memnun edecek derecede olmadığı gibi. bizzat kenLOZAN ZAFER Mİ. Edirnenin halâsına âmil olmuştur. O zamanki devlet ricali Trakyalıların müstakil bir devlet kurma ve istiklâl yolundaki bu kahramanca hareketlerim bir takım siyasî mülâhazalarla muzir görmüşler ve onları iğfal ederek demişlerdir ki: «Sizin bu hareketiniz Anavatanın temel varlığını tehlikeye düşürüyor. elli sene altmış sene.zehirli bir tehlike görüyorum. Garbi Trakya bugün değil. Bugün Dünyadan elini ayağım çekmiş.. Bu. Ilaznn Tepeyran (Niğde) — Evet. HEZİMET MİT 361 dilerinin ölülere olan hürmetsizliğini gösterir. Esat Efendi (Menteşe) — 58 gün hükümet sürmüş. Faik Bey (devamla) — Efendiler! Trakya denildiği vakit hatıra bir de Garbi Trakya gelir.. Misak-ı Millîmizde Garbî Trak' ya'nın mukadderatı kendi evlâdının kemali serbesti ile verecekleri ârânın neticesine talik edilmişti. Trakya Türk vatanının nâkabili-i terk ve taksim ve cüz'-i aslîsi olarak ötedenberi miletçe kabul edilmiş bir esas olmak itibariyledir ki. maalesef ona dâir bir kelimeyi de muhtevi değildir. Trakya bir ve nâkabil-i taksimdir ve müebbeden de Türk kalacaktır. ..» . LOZAN ZAFER MI. Mehmet Bey (Biga) — Herşey aslına rücu eder.. sizi kurtaracağız.' meş'um bir talih neticesi olarak Balkanlıların eline geçmiş olan Garbi Trakya hiçbir taraftan yardım görmediği halde kendi kendine mücadele etmiştir.. Biraz daha esarete katlanın. Bizim de onlara bırakılan bu toprakarda muazzez şehitlerimizin hatıralarına ne dersiniz? Onların ölülerinin mevcut olduğu bu yerlerde bizim de yüzbinlerce şehidimizin kanları ve kefenleri mevcuttur. Türkler. Bir gün bu memleketi ölülerle bile istilâyı düşüneceklerdir. kendi iradesiyle kendi silâhlariyle mücadele etmiş ve orada icra i hükümet etmişti. Maksadlan başkadır. Efendiler! Garbi Trakya ekseriyeti tefevvtukısıyle ta362 KADİR MIiflROÖLU mamen Türktür.. Faik Bey (devamla) — Trakya kendi azmiyle..

. bu vatanda Anadolu-dan başka bir küçük vatan parçası daha mevcut idi ve Yunanlılar orada da aynı mezâlimi ve aynı f ecâyii ve aynı te^ cavüzâtı ve ayni zararları yaptılar.. Belki üçte dördünü bıraktık. Mustafa Necati — Efendiler! Bu memleketi kurtarmak için yaptığımız fedakârâhkları gözüyle görmüş bir arkadaşınız sıfatiyle arzediyorum ki. Efendiler.. Muahedede daha garip bir maddeye tesadüf ettim. O da temin edilmezse hiç olmazsa hayatlarım. kalplerinize ve sizin takdirlerinize aittir.. Biz böyle natamam bir muahede karşısında bi-lâkaydü şart rey veremeyiz. mürekkeb kalabalıkların halâ esaret altında inlediklerini görüyorum. Fakat efendiler. biz Yunanlılardan bunu affettik. Efendiler! Muahedename natamamdır. gözlerimin önüne hazin bir tablonun dikildiğini görüyorum: Dindaşlarımdan. Bütün Dünya bilsin ki. Efendiler! Müthiş bir haksızlık karşısında mütehay-yir ve müteellim oldum: Servet itibariyle nüfus itibariyle ve arazinin genişliği itibariyle Osmanlı İmparatorluğunun mühim. hiçbir şey yapılamamış. Duyunu Umumiyenin taksiminde de âdilâne bir taksim nazarı dikkate alınmamıştır. bir tarafa yavrularını. bilmem nasıl olur da. MUSTAFA NECATÎ'nin KONUŞMASI Bilâhare kürsüye. hemşirelerini. Muahede bu hususta da sakattır. Mustafa Necati geldi. Efendiler! Arkadaşlarım muahedenin sayam kabul olmıyan noktalarım kâfi miktarda izah ettiler. Evet. O sevgili evlâtlarım. Çünkü kuponlar meselesi hal-lolunmamıştır. bir tarafa kağnısını gömerek mahvolmuşlardır... oğullarını hayat arkadaşlarını kaybetmenin elemi içinde düşmanı süngüsünün ucuyla denize döken Mehmetçiğin şükran hisleri içinde.. Muahede natamamdır.. Ben zannediyorum ki.. Fakat maalesef Yunanlıların Bozcaada ve îmroz gibi bir avuç toprak için kabul ettirdikleri şartları biz koca Garbî Trakya için kabul ettiremiyerek geldik. denilebilir ki. yüzde kırkı bizden ayrılan yerlere terko-lunmuştur. diğer taraftan da biraz vefasız bulduğum için maalesef kabul edemiyeceğim. Maalesef ve tekrar maalesef arzediyorum ki. huzur ve istira-hatlerini temin edecek müeyyideler şarttı. affetmekle beraber bu itiraf ı zünup arasına Trakyanın da dahil edimesi lâzım gelmez iniydi acaba? Muahedenin münakalâta ait olan kısmının bizce şayanı kabul olmadığını görüyorum. kafi değildir. Garbi Trakya Türk'ü ancak Anavatanın hak ve huzuru için elindeki silâhı terketmiş kurduğu devleti yıkmıştır. Bunun adalet neresindedir? Bu taksim âdilâne midir? . Çünkü bizden ayniLOZAN ZAFER Mİ. Ben kendi hesabıma söylüyorum ki.. Musul kıt'-ası daimî surette Türklüğe merbuttur ve bu kıtai asliyeden biz hiçbir vakitte hiçbir kuvvetle aynlmıyacağız ve bunu kürsiyi muallâdan tekrar arzediyoruin ayrümıyacağız! (Alkışlar) Efendiler! Bu muhadede iktisadî millîmi/. Ahval ve şartla brunun hiç anda teminine müsaade etmezse hiç olmazsa muhtariyetlerinin temini lâzım gelirdi. Acaba unutuldu mu ki. Bu vaziyette olan halk.tşte efendiler. Ben bu şekilde bu şerait altında gelen muahedeyi bir taraftan bu vatanın menafüne muhalif gördüğümden. Garbi Trakyanın en mühim aksamındaki hakkımızdan vazgeçmiş bulunuyoruz. Efendiler! Onun bir maddesinde Yunanlılar Anadoluya yaptıkları zararı ve ziyanın esasını ka364 KADİR HI9IROOL. bir dâva uğrunda nice genç anneler evlâtlarım llpaz tepelerinde. Musul'dan kendileri için birşey kazanmış olmıyacakiardır. kızlarım. hiç bir kayıt istihsal edilmemiştir. Bendeniz de hayli tasdiatta bulundum. bu bir siyasî basiret midir Garbî Trakya'nın hakkı Anavatana kavuşmaktan ibaretti. Efendiler. Düyunu Umumiyenin yüzde altmışı bize bırakılmış.. Zannederim ki. Bilmiyorum ki.. HEZİMET Mİ? 365 ması imkân dahilinde olmıyan Musul Kıt'ası Türktür ve ilelebet Türk kalacaktır. bize düşen borç onları kurtarmaktı. bir kısmını terkttik. Bu muahede üe biz. milletin yaptığı fedâkârlıkla mütenasip olmıyan bu muahedeye verilecek benden kırmızıdan başka hiç bir şey yoktur. düşmanın eline bilâ kaydu şart teslim edilir?.. Bütün borçların kısmı küllisi Türk milletine yüklenmiştir. Fakat bu yapılmamış olsa bile imhalarına mâni olacak esbap temin edilebüirdi.U bul ediyorlar. temin olunmamıştır.

Türk Milletinin toprakları üzerinde ve Türk Milletinin Ordusu izmir'e doğru giderken hâin vatandaşlar da düşmanla beraber gitmiştir.. sene binlerce kardeşlerimiz yokluktan sefa 368 .U miyetin hukukunu tanımamıştır. başkalarından alacakları için ordular sevkediyorlar. Onlar. Türk Milletinin hayatına kasdetmiş. ? insaniyete ders vermek istiyen bir hükümet nasıl bu parayı alır da cebine koyabilir? Milletleri. babaları kesilmiş evlâtların feryatları kulaklarımıza gelmiyorsa. eşhasa karşı hürmetkar olan devletler nasıl oluyor da bunu kabul ediyor? ' Efendiler! Bu muahedede kapitülâsyon kokusu vardır.Efendiler! En ziyade nazarı dikkati celbeden bir me-eele de mübadele meselesinde heyeti murahhasamızra lütufkârlığıdır. Va-hidültaraf bir mukaveledir. Türklerin denizlerde gezdireceği donanmasının parasıdır. Efendiler! Hakikî bir tarzda mübadele meselesini karıştırdığımız zaman nazarlarımıza çok acı sahneler çarpar? Tasavvur buyurunuz. bu şekilde ben Hey'eti Murahhasımızın lütufkârlığını görüyorum. ruhlarınızı sarsmıyorsa. Buradaki insanlar. Fransa tamirat bedelini almak için Al-manyaya yürüyor. Avrupalılarda insaniyet varsa aç bîilâç bı raktıklan sefil bıraktıkları insanlara acısınlar. Efendiler! Mu ahedenin 16 inci maddesine bakınız! Bu muahedede Harbi Umumide düveli ecnebiye tebaası gibi muamele görenlerin zararlarım kabul etmişiz. Çünkü e-fendiler gözlerimle gördüm ve şahit oldum : Geçen. Bilirsiniz ki kapitülâsyon ecdadımızın ecnebilere bahşettiği bir lütûftur. Bundan yedi.. Yani muhammiliği kabul etmişizdir. eğer efendiler dul kalmış anne lerin kalplerinden kopan ah ve fîganlan vicdanlarmızı sızlatmıyorsa. Efendiler. Binaenaleyh bu muahedede bir kapitülâsyon ko kuşu kokması. Efendiler! Bu para kimin parasıdır? Bu para Türk Milletinin parasıdı. ocakları sönmüş eski ocakzade-lerin feryatları . Efendiler! Bu muahede nasıl oluyor da kabul ediliyor ve nasıl kabul edebiliriz? Efendiler! Bu muahedede eşhas ve cemiyetlerin hukukuna da taarruz vardır. yurtsuz aç kalmış feryat ederken. Zarar ve ziyanımız olarak tesbit edilen dört milyar altın frank düşmana hibe edilmişti. Bizim Yunanistanda-ki tebamız inkiyatkârane hareket etmiş ve bütün Yunaniatandaki teb'anuz kanunlarına itaat ederek tam bir teLOZAN ZAFER Mİ. Biz devül-i ecnebiye teb'ası gibi muamele görenlerin zararlarını tazmin etmeğe mecbur kalıyoruz. Bunu ne hakla terkediyoruz. evlerinden uzak ve mahrum kalmış.. Bu kapitülâsyon değil de nedir? . orada üç milyon halk yersiz. Altmış milyon Ji-ralık hayvan sürülerimizi götürdüler. Onu bile isteme-mişizdir. HEZİMET Mİ? 367 ba olarak yaşamıştır. bu muahedeyi kabul edebilirsiniz! Yoksa efendiler. Bunun neresinde müsavat var? Eğer mübadele tam mânasiyle olsaydı? Eğer İstanbul'da bize suikast eden Rumlar beraber gitseydi. Bu itibarla ben mü-savî bulmuyorum. imdat ve muavenet bulmayan bu halkın feryadını dinlemezseniz bunlar ölecektir.. Binaenaleyh bu borç hepsi bize ait değilken 173 milyon lira paranın bizim tarafımızdan ödenmesi talep edilmiştir ve biz de kabul etmişizdir. sekiz sene evvel bütün Osmanlı imparatorluğu harbe sürüklenirken yalnız Türk Milleti mi karar vermiştir? Osmanlı imparatorluğunu teşkil eden ve onların mümessillerinden.Efendiler! Daha garip bir vaziyet vardır: Evrakı nak diye ve istikrazı dahilinin ödenmesi tekmil Türk Milletinin üzerinde bırakılmıştır. aç kalacaktır.r Türk kadınının. Canilerle orada kalan müslüman-ları müsavi addetmişler görüyorum. Elli sekizinci maddede 1914 senesinde harp sefinelerine mukabil terk edilen pa-iayı bağışlamış bulunuyoruz. beni ürkütüyor korkutuyor.. Binaenaleyh mübadelede canilerle en ziyade insaniyetkârane hareket eden insanları müsavi görüyorsunuz. Türk çocuklarının gf-ndanından kopardığı elmaslarının parasıdır. Mübadelede zahiri bir şerâiti mütesavi-ye vardır. Türkiye Milletinin bütçesi buna kâfi değildir. Kapitülâsyonu Türk Milleti bundan yedi sekiz sene evvel lağvetmiştir. Nasıl olur da Türk Milleti üç milyon halkın hakkını feda edebilir? Razı iseniz. Zaten efendiler!. evleri yanmış. Bunu istediğimiz zaman kaldırabiliriz. Bu muahede efradın ve ce366 KAD1K MI9IR0ÖL. mebuslarından mürekkep bir heyeti meb'usan bu evrak-ı nakdiyeyi çıkartmıştır.

HEZİMET Kİ? 36» şim etmiştir. saran bu kırmızı kâğıttan başka birşey değildir. gerek ticaret mukavelesinde ve gerek kapotaj meselesinde ve gerek Düyunu Umumiye ve gerek şirketler ve imtiyazât meselelerinde. göreceksiniz ki. sorarım Büyük Britanya İmparatorluğu için Cebelitarık ve Süveyş Kanalında. bu muahede bütün fecaatiyle bu esası ihtiva etmektedir. Musul'un Türk olduğu cenubî hudutlarda kalan Antakya ve İskenderun'un Türk olduğu dünkü arkadaşların müdellel ifadeleriyle sabit olmuştur. Bu şekil kabul edildiği takdirde arkadaşlar. îstiklâl-i mâlîmizi muhil birçok maddeler vardır. O halde hars itibariyle. Maalesef hükümetin tarzı hareketi Yunanistanın fecî olan F : 24 370 KADtK MI9IROÖLU siyasetini kabul ettiğini işrap etmektedir. itiraf etmoğe mecburuz ki. Şüphesiz o imzalar siyaseten muteberdir. Garbi Trakyadaki Türkler çok fena bir muahede neticesi olarak yerlerinde bırakılıyorlar. beynelmilel idarelere ihtiyaç varsa. Vasıf Çınar — (Devamla) Bir kere oradaki Türkler şimdiye kadar Yunanın imhakâr siyasetine kurban edilmekte. Lozan Muahedesinde bizden ayrı olarak bı rakılan parçalar için muvafakat kararını vermemiştir. bilhassa ferdi hâkimiyeti yıktıktan sonra hiçbir kuvvet murakabe edemez. Maalesef Lozan Mualıe-denamesi boğazlarda askerî ve bîtiraf mm takalar kabul et-mişfn". Fakat emin olalım ki.Yas» ieabında boğazları müdafaa-etmek hakkını tak LOZAN ZAFER VI. vicdan itibariyle biz den ayrı olmayan ve her hususta bize merbut olan bu kardeşlerimizi bizden ayırmak. medeniyetin en büyük ve en zalim bir cinayetleri değil de nedir? Düvel-i âkide cinayetlerinde şüphe ve tereddütsüz yürümüşlerdir. Maalesef oradaki Türk kardeşlerimiz buraya geldikten sonra. Binaenaleyh doğrudan doğruya hey'-et-i Murahhasamızuî tamirat meselesinde gösterdiği lütufkârlığa karşı ben hiçbir vakitte bu milletin bir evlâdı olmak itibariyle beyaz rey veremem. (Alkışlar) Garbi Trakya'daki Türklerin yerlerinde ibkası .KADİR MIJHROÖLU letten ölmüşlerdir. Maateessüf ki. Türkün bütün ruhlarının ihtizazlarını tetkik buyurunuz. Benim buna vereceğim Rey Sulh Muahedesini . Ve bu hak taksim edilirken bunda İngilizlerin Gladeston'danberi takip ettikleri siyasetin bariz Baf-halan görülüyor. O da Büyük Millet Meclisidir. fecî bir akibete maruz bırakılmaktadır. orada bırakılan kardeşlerine ebedî bir merbutiyet ve ebedî bir alâka vardır. daha umumî tarik-i bahrî olan bu yerlerde neden bu şekli kabul etmemiştir? Türk kalbi bugün şanlı bayrağının. istiklâl-i iktisadî ve mâlîmiz de tamamen müemmen değildir. Fakat bizim Hey'eti Murahhasamız bunu imza ederken en derin bir ıstırap duymamışlardır. Herhangi bir hükümet ve herhangi bir hükümetin murahhasları siyasî bir cebir karşısında ıstırap çekerek imza vazeder. şanlı gölgeleri haricinde kalan muhtelif Türklerin iftirakından müteessirdir. Yalnız arkadaşlar! Dramandan itibaren Yunan idaresinde bulunan bütün o havalideki Türkler mecburî mübadeleye tabi tutulmaktadır. Tâ. arkadaşlar. VASIF ÇINAR'jn KONUŞMASI Mustafa Necati'den sonra kürsüye eski Maarif vekillerinden Vasıf Çınar geldi Vasıf Çınar — Arkadaşlar! Adliye Vekilini Türk kanunlarını tatbik edip etmediği hususunda kontrol edecek yegâne bir müessese vardır. niçin Garbi Trakya'nın bir kısmı diğer kısımlarına tercih edilmiştir? Bunun esbabını anlamakta âciz ve mütehayyirim. Ben öyle zannediyorum ki. Sivas kongresinden beri Boğazlarda serbestî-i seyrüseferi kabul ettiğimizi ilân etmişiz ve Misak-ı Millî'miz de de mevcuttur. Boğazlara âît kararımızın hiçbir maddesinde gayri askerî ve bitaraf mıntıkalar yapacağımıza dair sarahat yoktur. Efendiler! Bu muahede iyice tetkik edildiği zaman görülüyor ki. Binaenaleyh bunun haricinde bir karar almak mümkün değildir. Garbi Trakya'nın Türk olduğu. Esat Efendi (Menteşe) — Kurbanlık bırakıyorlar. Arkadaşlar! Ticaret nokta-i nazarından serbestî-i sey-rüsefer için bitaraf mıntıkalara ihtiyaç varsa. milletin bütün amalini temsil eden Meclisi Aliniz ve Meclisi Alinizin etrafında dâima yekvücut olarak yaşayan Türk Milleti. Adliye Vekilimiz Büyük Millet Meclisinden başka hiçbir kuvvet.

Macaristan ve Bulgaristan . Madde: 22 — Türkiye 27 ncl maddesinin ahkam-t umumi-yesine halel gelmemek gartiyle 18 teşrini evvel 1912 tarihli Lozan muahedesi ve ona mütaallik senedat mucibince herne mahiyette olursa olsun Trablusgarb (Libya) üzerinde haiz olmuş olduğu kâf-îe-i hukuk ve imtiyazatın ilga-i katisini tanıdığını beyan eder.Bu ıstırapların ve eninlerin kulaklanmızdaki hazin akisleri benim ruhumu titrettikçe arkadaşlar! Maale-i sef ben bu muahedeye rey-i kabul vermekte mazurum. ve ekleri.B. Muahedenin aslı transızca ve tek nüsha olarak tanzim edilip Fransa'da depo edilmiş. AHKÂBf-I MAHSÛSA Madde: 23 — Tarafeyn-i âHyeyn-1 ftkıdeyn boğazların usulüne dair bugünkü tarihle mün'akit mukavele. 6 Ağustos 1340 (19 Ağustos 1924) tarihinde mer*iyete gir-mis. Marmara denizinde ve Karadeniz boğazında bahren ve tarik-i havaiye ile gerek sulh ve gerek harb zamanlarında serbesti-i mürur ve seyr-i eefain esasını tasdik ve beyan hususunda möttehitdirler. benim hemşiremin namusunu ezen canilerdir. Arkadaşlar! Teb'adan herhangi biri bi zim bayrağımız altında hür olarak. Avusturya.. Şurası mukarrerdir ki. 341. istanbul 1339 tarihli tabı esas alınmıştır.' (Bravo sesleri). 342 ve 343 "numaralı kanunlarla tasdik edilmiş. daima hür olarak yaşamak hakkına mâliktir. Mezkûr mukavele buradaki ta-rafeyn-i aliyeyni âkideyn nazarında Igbu. Türkiye Büyük MUlet Meclisinde 23 Ağustos 1339 tarihinde 340.. Bunları nasıl affediyorsunuz?. .l mahausada beyan olunduğu veçhile Çanakkale boğazında. Fransız Hükümeti alakalı devletlere tasdikli bir suretini vermiştir. Kıbrıs hükümeti.. Meclisi Hari. Türkçe metin için tarafımızdan. Bunlar teb'a değildir. Bilâhare muahede ve ona bağlı dört kanun ayrı ayrıl reye konuldu. muahedede münderiç ol-dugu takdirde haiz olacağı hüküm ve kuvvetin aynını haiz olacaktır.M. Jj-ti NaKle esas aldığımız muahede metninin kapak klişesi 382 KJVUIK U131HUDUU TÜRKİYE B. T. kendisiyle yanyana harb etmlg olan dev-letler İle diğer düvel-1 âkide beyninde mün'akit muahedat-ı sulhiye ve mukavelât-ı munzamanın tamame-i mer'Iyotinl tanımayı ve eski Almanya imparatorluğu. LOZAN SULH MUAHEDENAMESt VE BUNA BAĞLI DİĞER ANLAŞMA VE PROTOKOLLER IV. Madde: 24 — İşbu muahedenamenin ikinci maddesinde tarif edilen hudutların usulüne müteallik ve bugünkü tarihle mün'akit muka-vele-1 mahususa buradaki tarafeyn-1 aliyeyn-i flkldeyn nazarında Iş_ bu muahedede münderiç olduğu takdirde haiz bulunacağı hüküm ve kuvvetin aynını haiz olacaktır.M. Türk hükümetinin muvafakati olmaksızın Türk tabiyetlnden başka bir tabiyet İhraz etmiş olan kimseler İngiltere tabiyetlni tefvizden imtina etmek se-lâhiyetini haiz olacaktır. Lozan Muahedenamesi.tir. İşbu muahedenamenin mevkii meriyete vaz'ı tarihinde Kıbrıs adasında mütemakkin olup da kanunu mahallinin tayin ettiği şerait dairesinde vukubulan müracaat üzerine taiih-1 mezkûrde İngiltere tabiyetinl ihraz etmig veya etmek Üzere bulunmuş Türk ter bası dahi bundan dolayı Türk tablyetinl zayi edeceklerdir. Madde: 25 — Türkiye. Arkadaşlar! Hangi Rum-dan ve hangi Rumlardan bahsediyoruz? Arkadaşlar! Artık Rum yoktur. Silâh atan hâinler vardır.1339 İstanbul Matbaacılık Osmanlı Şirketi 1339 Ahmet İhsan ve Şürekâsı leri tarihi takip eden 12 ay zarfmda Kıbrıs adasını terk etmeye mecbur olacaklardır. Hariciye Vekâleti LOZAN ULB M UAB E D ENA M E S t Mukavrlüt ve Seneddti Saire ¦ t\ Temmuz 19S3 .neticesinde ve ibkası mukabilinde İstanbul Rumları yerlerinde kalmıştır. ciye Vekâletince negredilen. Fakat arkadaşlar! O teb'anm da diğer teb'a gibi hukuk-i tabüyeye tabî olması ve ayni şerait dahilinde yaşaması zaruridir.M. «227» mebustan «213» kabul «14» red reyi| çıktı. (Alkışlar).

Umur-u Hariciye Vekili Edirne Mebusu tsmet Pasa. Hatt-ı hudud hakkında ittihaz olunacak karara intizaren Türkiye ve Britanya Hükümetleri mukadderatı katiyyesl bu karara muallâk olan arazinin halihazırında her hangi bir tebdil ikama bflis olacak mahiyette hiç bir hareketi askerlyye veya sairede bulunmamağı mütekabilen taahhüt ederler. İtalya. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti. (Merbut bir numaralı haritaya müracaat) 1 — Bulgaristan İle: Rezvaya munsabından Meriç üzerinde kâin Türkiye.Hırvat . Hazaratını tâyin etmişlerdir. Müşarünileyhim usulüne muvafık ve muteber tanman. Tayin olunan müddet zarfında.000 mikyasındaki haritalar üzerinde tersim edilmiştir. selahiyetnâmelerinl ibrazdan sonra âtideki mevaddı kararlaştırmışlardır: KISIM: X SİYASİ MEVAD' Madde: 1 — İşbu muahedenin mevki-1 mer'iyete vaz'ı tarihinden itibaren bir taraftan Britanya İmparatorluğu. : Bosna Köyünü Türkiyeye bırakan hissolunacak derecede müstakim bir hat. II Teşrini vvel 1922 tarihinde» sonra bu köye hicret eden ahali hesaba alm-mıyaeaktır: Oradan Adalar Denizine kadar: Meriç mecrası: Madde: S — Bahri Sefidden İran hududuna kadar Türkiyenin hududu berveçhi ztr tasblt edilmiştir: 1 — Suriye ile: 30 Teşrini evvel 1621 aenesinde akd olunan Fransa — Türkiye itllâfnamesinin sekizinci maddesinde musarrah ve muayyen hu-dud: 2 — Irak Ue: Türkiye ile Irak arasındaki hudud işbu muahedenâmenin mev-kl-i mer'iyete vaz'mdan itibaren dokuz ay zarfında Türkiye ile Büyük Britanya arasmda suret-1 muslihanede tayin edilecektir. FASIL-: 1 1 — Arasiye müteallik ahkâm Madde: 2 — Bahri siyahdan Adalar Denizine kadar Türkiye'nin hududu berveçhizir tesbit edilmiştir. HEZİMETİMİ» jff a — Yunanistan ile: Oradan Arda ve Meriç nehirlerinin birleştiği noktaya kadar. beşinci maddede zikredilen komisyon tarafından ahalisi ekseriyet itibariyle Türk reya Rum olarak tanınacağına göre Türkiye rey» Yunanistana verilecektir. Haşmetlû Sırp — Hırvat — Sloven Kralı Hazretleri: Bemde fevkalâde murahhas ve orta elçi Mösyö Or. Romanya. iki hükümet arasmda itilâf husule gelmediği takdirde ihtilâf Cemİyet-i Akvam Meclisine ans olunacaktır. Meriç mecrası: Oradan Arda menbaına doğru bu nehir Üzerinde ve Çürek Köyün hemen civarında olmak üzere arazi üzerinde tayin edilecek bir noktaya kadar: Arda mecram: Oradan cenubi şarki istikametinde Bosna Köyün bir kilometre muosab cihetinde Meriç üzerinde kâin bir noktaya kadar. Trabzon Mebusu sabık Vekili Hasan Bey. Fransa. Hagmetlû Romanya Kralı Hazretleri: Orta Elçi Mösyö Konstantin t. LOZAN ZATER Mİ. Sırp . işbu muahedeye merbut bulunan 1/1. Japonya.ıüs edecektir. DImandy. Çürek Köyü. Tarafeyn arasında münasebat-ı resmiye vücud bulacak ve tarafeynin arazileri dahilinde siyasî ve şehbenderi memurlyn vaki olacak itilâfat-ı hususiyeye halel gelmeksizin hukuku düvel esasat-i umumlyesiyle tayin edilmiş olan muameleye mazhar olacaklardır. orta elçi Mösyö Constan-tin Konsesko. Sinop Mebusu Umuru Sıhhiye ve Muavenet-i içtimaiye Vekili Dr.870 KADİR MISIROÖLTI Londra orta elçisi Sovör fit m komandor rütbesini haiz Mösyö Demeter Kaklamanos. Yunanistan. . garistamn elyevm tahdid edilmiş olduğu seklide cenup hududu. Yunanistan ve Bulgaristana alt üç hududun nokta-yı flüsakına kadar: Bul. Madde: 4 — İşbu muahedede zikredilen hudutlar. Milotln Yuva-novlç. Muahede mtni İle haritalar arasında ihtilâf vukuunda muahede metni muteber olacaktır. Isloven Devleti ve diğer taraftan Türkiye arasmda ve kezalik tarafeyn teb'alan beyninde hal-1 sulh suret'î kay'iyyede tekrar tees.000. Rıza Nur Bey.

Bunlara numara vaz edilecektir. komisyon tarafmdan vazedilmiş olan nirengi noktalarını. Madde: 7 — Alâkadar devletler komisyona vazifeleri için lâ_ zimgelen her türlü vesaiki. bilhassa hududu nazıra ve sabıkanın tahdidine müteallik zabıtnamelerin suret-İ musaddakalannı mevcut büyük mikyastaki bütün haritaları. amele ve malzeme (direk.urin-1 fenniye tedarik etmeyi taahhüt eyler. Türk devairi nezdimle bulunan haritalar mesahaya müteallik malûmat ve tertip edilip neşredilmemiş haritalar işbu muahedenin mevkii icraya vazı anından itibaren müddeti ka-sire-l mümkine zarfında komisyon reisine Dersaaddet'te teslim edilecektir. Madde: 10 — Hudut işaretleri birbirinden gözle görünebilecek mesafelere vazolunacaklardır.tahdidi hudut komisyonuna vazifesinin İfası İçin lâzım olan münakalât. mesken. vazifesinin İfasında tahdidl-1 hudut komisyonuna muavenet etmeye salih mem. İşaretleri ve direk veya hudut işaretlerini hüsn-ü muhafaza etmeyi taanhttt eyler. Maahaza hatt-ı hududun muhtemel olan tebeddülatında hatt-ı hududun bu suretle tayin edilen mecra veya kanalı mı takip edeceğini veyahut mezkûr mecra veya yanalın işbu muahedenâme mev-kı.37S KADİR MI9IROÖLU Madde: 5 — İkinci maddenin iki numarasında muharrer hudutları arazi üzerinde çizmeye bir tahdidi hudut komisyonu memur edilecektir. '8 — Alâkadar devletler . den terekküp edecektir. bulundukları mevkiler ve numaraları bir harita üzerinde işaret edilecektir. Bundan maada alâkadar devletler komisyona bütün vesaikin bilhassa planlar ve kadastroların ve tapu defterlerinin tevdii ve mezkûr komisyonun talebi üzerine emlâk ve araziye ve İktisadî cereyanlara dair bilcümle malûmatın ve izahat-i lâzıme-1 sairenin İtası zımmında memurin-i mahalliyeye talimat vereceklerini taahhüt ederler. Bunlardan iktel memhudut devletler hükümetlerine tevdi edilecek ve üçüncü nüshası da. Madde. İşbu muahedeye vazı İmza eyleyen devletlere birer suret-1 musaddakasını tevdi eylemek üzere Fransa cumhuriyeti hükümetine irsal kılınacaktır.l meriyete vaz edildiği anda haiz bulunduğu vaziyette mi suret-1 katiyede tayin edileceğini tasrih etmek tahdid-i hudut komisyonuna alt olacaktır. . mayıp da mecralanyla tayin edilen hudutlara gelince işbu muahede-namede istimal edilen mecra (cours) ve kanal Jchanal) tabirleri bir taraftan seyrüsefere gayri müsait olan nehirlerde su mecrasının veyahut başlıca kolunun diğer taraftan seyrüsefere müsait olan nehirlerde başlıca seyrüsefer kanalının mutavassıt hattı manasını ifade eder. ve mezkûr hükümetlerce bir devlet-i salise teb'ası meyanından müntehap bir rel*. Madde: 11 — Tahdidi hududa alt kat'l zabıtnameler. Bilhassa Türk hükümeti icab-ı takdirinde. Mezkûr komisyon idarî hudutları ve mahalli menafı-i iktlsadl-yeyi mümkün olduğu kadar nazan dikkate alarak işbu muahededeki tarifâtı yakından takip etmeğe her hal-1 kârda ceht-ü gayret edecektir. haritalar ve onlara merbut vesaik üç nusha-i asliye olarak tanzim olunacaklardır. İşbu muahedede hilafına bir hûkflm olmadıkça hudud-u bahriye' sahilden üç milden dûn mesafede kâin ada ve adacıkları ihtiva eder. Bu komisyon her devlet için birer murahhas olmak üzere Yunanistan ve Türkiye murahhaslarından. Komisyonun masarifi alâkadar taraflar canibinden mütesaviyen deruhte edilecektir. HEZİMET Mİ? 379 etmeği taahhüd ederler. hudut işareti) ye müteallik muaveneti gerek doğrudan doğruya ve gerekse memurin-l mahalliye vasıtasiyle ifa eylemeyi taahhüt ederler. mesahaya müteallik malûmatı tertip ve tanzim edilip neşredilmemiş mesaha haritalarını ve hudut boyundaki nehirlerin yatak tebdil etmesi hakkındaki malûmatı itâ LOZAN ZAFER MI. Madde: 9 — Alâkadar devletler. Komisyonun mukarreratı ekseriyet-i arâ ile İttihaz edilecek ve mukarrerât-ı mezkûre alâkadar taraflar iğin mecburlyülifa olacaktır. Madde: 6 __ Bir nehir veya ırmağın sahlllerlyle tayin ohın.

Midilli. Madde: 13 — Sulhun muhafazasını temin zumunda Yunan hükümeti Midilli. Asya sahilinden üç milden dûn mesafede kâin adalar. Panto.14 Teşrinisani 1913 tarihli Atina Muahede360 KADİR MI9IRO0LU namesinin 15 inci maddeleri ahkâmına tebean 13 Şubat 1914 tarihli Londra Konfransında ittihaz edilip 13 Şubat 1914 tarihinde Yunan hükümetine tebliğ edilen karar. igbu muahedenamenin İtal-yanın hâkimiyeti ¦ altına vazedilen ve 15 inci maddede mezkûr olan adalara müteallik ahkâmı mahfuz kalmak şartiyle teyid edilmiştir.nail olacaktır. HEZİMET Mit 381 Patnos. 3 — Mezkûr adalarda Yunan kuva-yı askeriyesi. Kasos.Türkiye zlrde tadad olunan adalar üzerindeki bilcümle hukuk ve mUstenidatından İtalya lehine feragat eder. Mezkûr adaların emniyet ve asayişi balâda meşkûr idare-i mahalliye marifetiyle ahall-yi mahalliye meyanından alınan ve idare-i mebhusenin emri tahtında bulunan bir heyet-i zabıta vası-tasiyle temin edilecektir. Madde :18 — Mısır vergisiyle temin edilen Osmanlı istikrazlarına yâni 1855. Madde: 14 — Türk hâkimiyeti altında kalan İmroz ve Bozca-adalan idare-i mahalliye ile eşhas ve emvalin himayesi hususunda gayr-i müsllm ahali i mahalliyeye her türlü teminatı bahşeden ana-eır-ı mahalliyeden mürekkep bir tegkilât-i mahsıısa-i idariye*». Piskopis. Leros. 1894 istikrazlarına müteallik bilcümle taah-hüdat ve mükellef iyattan Türkiye İbra olunmuştur.. taht-ı silâha alınıp mahallinde talim ve terbiye edilecek olan esnan erbabının miktar-ı mutadına ve bütün Yunan arazisinde mevcut bulunan jandarma ve polis miktarı ile mütenasip olacak jandarma ve polis mik_ tarına mütenasip kalacaktır. 2 — Yunan askerî tayyarelerinin Anadolu sahiH arazisi üzerinde teyaran etmesi menedilecektlr. haiz olduğu bilcümle hukuk ve mtts. Mukabeleten Türk hükümeti askeri tayyarelerinin mezkûr adalar üzerinde tayyarâmm men edecek. Madde: 16 — Türkiye. igbu muahedede hilâfına sarahat bulunmadıkça Türkiye hâkimiyeti altında kalacaklardır. Kalimnos. Sakız ve Sisam ve Nikarya adaları üzerinde Yunan hâkimiyetinin kabulüne dair 17 _ 30 Mayıs 1913 tarihli Londra Muahede-nameslnln beşinci ve 1 . 1 — Mezkûr adalarda hiç bir üss-ûl bahri hiçbir istihkâm tesis ve inşa edilmiyecektlr. Isbu üç istikraz mürettebatı İçin Mısır tarafından vaki olan tediyat-ı seneviye Mısır duyun_u umumiyesl mürettebatının elhâletl hâzini bir kısmım teşkil etmekte olduğundan duyun-u umumiye-i Osmaniyeye müteallik sair bilcümle mükellefiyattan Mısır ibra olunmuştur . Rum ve Türk ahalinin mübadelesine dair Yunanistan ile Türkiye arasında aktedilmiş veya aktedilecek ahkâm İmroz ve Bos-caadalan ahalisine kabiH tatbik olmayacaktır. Lipsos. Elyevm İtalyamn tahtı işgalinde bulunan Astropalia. Madde: 17 —Türkiyenln Mısır ve Sudan üzerindeki bütün hukuk ve mUstenidatından feragatinin hükmü 5 teşrinisani 1014 tarihinden mjıteberdlr. 1891. Sakız. tcnidatından feragat ettiğini beyan eyler. LOZAN ZATER Mî. Madde: 19 — Mısır devletinin tanınmasından mütevellit mesa-il alâkadar devletler arasında tâyin edilecek şerait dairesinde mu. •hheren takarrür edecek ahkâm ile . Sisam ve Nikarya adalarında âtideki tedabire riayet etmeyi taahhüt eyler. tabu muahedede musarrah hudutlar haricinde kâin bilcümle arazi üzerinde ve bu araziye müteallik ve ke-zalik işbu muahede İle üzerlerinde kendi hakk-ı hâkimiyeti tanınmış olan adalardan gayri cezireler üzermde-ki bu arazi ve cezirelerin mukadderatı alâkadarlar tarafından tâyin edilmiş veya edilecektir. Misiroe.-Her ne mahiyette olursa olsun. Igbu maddenin ahkâmı mücaveret münasebeti İle Türkiye ile hemhudut memleketler arasında takarrür etmiş ve edecek olan ah-kam-ı hususiyeyi ihlâl etmez.Madde: 12 — Şarki bahr-ı sefit adaları üzerinde ve İmroz ve Boz-caadaları ile Tavşan adalarından gayri bilhassa I.imnl. Sekar. Rizo (iki numaralı haritaya müracaat). Madde: 15 --. Rodos Harkl. Semendrek. tir. Sombeki ve Istanköy adaları ile bunların tevabiin. «Jan olan adacıklar ve Kastello.

Macaristan.hâl edilecek ve işbu muahede mucibince Türkiyeden ayrılan araziye müteallik muahede-i mezkû-re ahkâmı Mısır devletine tatbik edilecektir. Bulgaristan. İşbu muahedenamenln mevki-1 meriyete vaz'ı tarihinde Kıbrıs adasında mütemakkln olup da kanunu mahallinin tayin ettiği şe_ rait dairesinde vukubulan müracaat üzerine tarih-i mezkûrde İngiltere tabiyetinl ihraz etmig Veya etmek üzere bulunmuş Türk to. Madde: 22 — Türkiye 27 nel maddesinin ahkâm-ı umuml-yesine halel gelmemek ğartlyle 18. Bu takdirde hakk-ı hıyarların» istimal ettik382 KADİR MI9IROÖLU leri tarihi takip eden 12 ay zarfında Kıbns adasını terk etmeye mecbur olacaklardır. teşriî veya idarî hususatta herhangi bir sebebe müstenit olursa olsun hiçbir eelâhiyet veya hakkı kaza İstimal edilmeyecektir. Lehistan. Marmara denizinde ve Karadeniz boğazında bahren ve tarik-1 havaiye İle g'erek sulh ve gerek Jıarb zamanlarında serbestl-i mürur ve seyr-ı eefaln esasını tasdik ve beyan hususunda müttehitdlrler. Şurası mukarrerdir ki. . Macaristan ve Bulgaristan LOZAN ZAFER Mt. Avusturya. Madde: 26 — Türkiye şimdiden Almanya. muahedede münderiç ol-duğu takdirde haiz olacağı hüküm ve kuvvetin aynını haiz olacaktır. HEZİMET Mîî 383 arazisine dair ittihaz olunmuş veya olunacak mukarreratı kabul etmeği ve böylece tâyin edilen hudutlar dahilindeki yeni devletleri tanımayı taahhüt eder.iyete vazından itibaren 2 senelik bir müddet zarfında Türk tablyetini ihtiyar edebileceklerdir. Şurası mukarrerdir ki. teşrini evvel 1912 tarihli Lozan muahedesi ve ona mütaalllk senedat mucibince neme mahiyette olursa olsun Trablusgarb (Libya) üzerinde haıa olmuş olduğu kâf-te-i hukuk ve Imtiyazatın ilga-1 katisini tanıdığını beyan eder. memurini mezhebiyo-i islâmiyenln veza» tf-i diniyelerlna halel lras edilmiş değildir. Mezkûr mukavele buradaki tarafeyn_ı aliyeyn-i ftkıdeyn nazarında İşbu. Kıbrıs hükümeti. Türk arazisi haricinde igbu muahedeye vazuulmza diğer devletlerin taht-ı hâkimiyetinde veya himayesinde bulunan arazi teb'a-ei ile Türkiyeden ayrılan arazi teb'ası üzerinde siyasi. kendisiyle yanyâna harb etmiş olan devletler ile diğer düvel-1 âkide beyninde mün'akit muahedat-ı sulhiye ve mukavelât-i munzamanın tamame-i mer'iyetini tanımayı ve eski Almanya İmparatorluğu. Türk hükümetinin muvafakati olmaksızın Türk tablyetlnden başka bir tabiyet İhraz etmiş "olan kimseler İngiltere tabiyetinl tefvizden imtina etmek ac-lâhiyetlni haiz olacaktır. Madde: 25 — Türkiye. Maahaza işbu muahedenamenin mekLİ mer. Avusturya. Madde: 21 — 5 teşrinisani 1914 tarihinde Kıbrıs adasında mtt-temekkin olan Türk tebası kanun-ı mahallinin tâyin ettiği şerait dairesinde İngiltere tabiiyetini iktisab ve bu yüzden Türk tabiiyetini zayi edeceklerdir. Yunanistan. Madde: 20 — Kibrisin Britanya hükümeti tarafından 5 tes-rinisani 1914 de ilân olunan ilhakım Türkiye tanıdığını beyan eder. Madde: 24 —: İşbu muahedenâmenin ikinci maddesinde tarif edilen hudutların usulüne müteallik ve bugünkü tarihle mün'akit muka-vele-1 mahtısusa buradaki tarafeyn-l aliyeyn-i âkideyn nazarında İşbu muahedede münderiç olduğu takdirde haiz bulunacağı hüküm ve kuvvetin aynını haiz olacaktır. bası dahi bundan dolayı Türk tabiyetinl zayi edeceklerdir. Madde: 27 — Türkiye hükümeti veya Türk memurini tarafından. ABKÂM-1 MAHSÛSA Madde: 23 — Tarafeyn-l ftllyeyn-1 fikıdeyn boğazların usulüne dair bugünkü tarihle mün'aklt mukavele-t'mahsusada beyan olundu ğıı veçhile Çanakkale boğazında. işbu hudutlar 25 İnci maddede beyan olunan muahedeler veyahut müteîft-mim bilcümle mukavelelerle tesbit edilmiş veya edilecek olduğu şe-kilde tasdik ve kabul ettiğini beyan eder. Tflrkiyede kapitülasyonların kâffe-i nukat-ı nazardan tamamen ilgasını herbtri kendisine taallûku cihetinden kabul ettiklerini beyan ederler. Romanya Sırp _ Sloven Hırvat devleti ile Çek . Madde: 28 — Tarafeyn-i aliyeyn-1 akideyn.Slovakya devletinin hudutlarını.

İşbu muahedenin mevkii meriyete vazından itibaren iki sene müddet zarfında ahalisinin ekseriyeti kendisinin ırkına mensup olan devletlerde» birinin tabiiyetini. meşkûr derletia muvafakati sortiyle ihtiyar edebileceklerdir. karşılıklı olarak Fransa ve İtalyadakl usulün aynından mütekabllen müstefit olacaklardır. Şu şartla ki: ırkları itibariyle bu arazi ahalisinin ekseriyetine mensup olanl'ar. Madde: 32 — İşbu muahede ahkâmı mucibince Türkiyeden ayrılan arazide yerleşı Jg ve 18 yaşını mütecaviz olup meşkûr arazideki ekseriyet-i ahaliden ırk itibariyle ayn olan kimseler. birinci ve ikinci fıkralarındaki ahkâmdan ahalisinin müstefit bulunduğu memleketlerde. Madde: 35 — Düveli âkide. Fransa hükümetiyle Türk hükümeti arasında bllltilâf tâyin edilecektir. işbu muahedede veya Almanya-Avusturya. Madde: 31 — 18 yaşını mütecaviz olup da 30 uncu madde ahkâmı mucibince Türk tabiiyetini zayi ve bihakkın yeni tabiyet iktisap eden eşhas işbu muahedenin mevkl-1 meriyete vaz'ı tarihinden itibaren 2 sene müddet sarfında Türk tabiiyetini ihtiyar etmek se-l&hiyetinl hâiz olacaklardır. Bu hakk-ı hıyar işbu muafedenln mevkii meriyete vaz'ı tarihinden itibaren iki sene müddet zarfında istimal edilmelidir.TJ TAB1L t TABÎtYBT Madde: 30 — îgbu muahede ahkâmı mucibince Türkiyeden ay.. rılan arazide yerleşmiş Türk tebaaı bihakkın ve kavanin-1 mahal. Trablusgarp tebası. Türkiyeden ayrılan memallkte lc-ra. Trablusgarblı. bunu takip eden 12 ay zarfında ikamet-gâhlannı hakk-ı hıyarlarını lehine Istlaud ettikleri devlet arazisi:. Türk teb'ası. Her nevi emva-1 menkuleleri. çeklerdir. Tunuslular. Madde: 34 — İşbu muahede ahkâmı mucibince Türkiyeden ayrılan arazi ahâll-i asliyesinden olup 18 yaşını mütecaviz olan ve ijbu muahedenin mevki-i icraya vaz'ı anında mcmallk-1 ecnebiyede ycrlegmiş bulunan Türk teba-ı. nakle mecburdurlar. LOZAN ZAFEH Mİ. Bu maddenin ahkâmı aslen Tunuslu.-vafakat ede. ni beraberlerinde nakledebileceklerdir. HEZİMET Mt? 385 384 KADİR M13IROGL. Bundan dolayı kendilerine n» İhraç ne de İthal için hiçbir harç veya resim tarh olunmıyacak. Birinci fıkradaki ahkâmdan ahalisi müstefit olan memleketlerden vürud eden veya o memleketlere sevkolunan eşyanın Türkiyede tâbi olacağı usul ile bilmukabele Türkiye'den vürudeden veya Türkiyeye sevk edilen eşyanın mezkûr memleketlerde tâbi olacağı VBul.Madde : 29 — Fransız tebası Faslılar. tır. FASIL S EKALLİYETLERİN SlMAiBSl . Hakk-ı hıyarlarını istimalden mukaddem mukim bulundukları dlgar devletin arazisinde malik oldukları emval-1 rayrimenkuleyt n:uhafaza etmekte serbest olacaklardır. o arazide icra-i hâkimiyet eden hükümet de buna mu-.i hâkimiyet eden hükümetler İle kendilerinin yerleşmiş bulunduk-lan memleketlerin hükümetleri arasıtJa aktine lüzum görülebilecek itilâfât kayd-ı ihtirazla! tahdmda ahali-i asliyesinden bulundukları arazide mer'l olan tabiiyeti iktisapta muhayyerdirler. Faslı olup da Türkiyede yerleşmiş bulunanların tâbiyetleri bahsinde bir hükmü tazammuü etmez. üyece mevzu şerait dahilinde işbu arazinin intikal ettiği devletim tebası olacaklardır. Madde: 36 — İşbu fasıl ahkâmının tatbikına mütedair olan kâffe-i hususâtda zatül zevç kadınlar zevçlerinin ve 18 yaşından dûn olan çocuklar da ebeveynlerinin tâbi oldukları şeraite ittiba ede. Madde: 53 — 31. Türkiye'de diğer Fransız teb'asının tâbi clduğu usulün her hususta aynına tâbi olacaklardır. 32 nci maddeler ahkâmı mucibince hakkı hıyarlarını istimal eden eşhas. ¦ Türkiyede diğer İtalyan teb'asının tabi olduğu usulün her hususta aynına tâbi olacaklardır. Bulgaristan veya Macaristan ile mün'akit sulh muahedelerinde veyahut Türkiyeden başka düveli âkide-i mezkûre ile veya onlardan biri ile Rusya beyninde veya kendi aralarında müna-" kit bir muahedede derpiş edilen ve alâkadarâne kendileri için ikti-sabi mümkün olan herhangi bir bagka tabiiyeti ihraz müsaadesini bahşeden hakk-ı hıyarın istimaline hiçbir veçhile mümanaat gös-tcrmiyeceklerinj taahhüt ederler.

her türlü mektep ve sair müessesat-ı talim ve terbiyeyi tesis. Gayri müslim ekalliyetlere mensup Türk tebasının mühim nis-bette mevcut oldukları şehirlerde veya kazalarda devlet bütçesi. Bilumum Türk tebasının gerek münasebat-ı hususiye veya ti-cariyede gerek din. Madde: 41 — Tedrisat-ı umumiye hususunda Türk hükümeti gayrı müsim tebanın mühim bir nisbet dahiinde mütemekkin oldukları şehirler ve kazalarda bu Türk tebasıaın çocuklarının iptidai mekteplerde kendi lisanlarlyle tahsil etmelerini temin zımnında teshilât-ı münasebe ibraz edecektir.Madde: 37 —' Türkiye.llim bulunan Türk tebasına mehakim huzurunda kendi lisanların şifahî surette istimal edebilmeleri zımnında teshL ISt-ı münasebe ibraz olunacaktır. ırk veya din tefrik etmeksizin Türkiye ahalisinin kâlfesine hayat ve hürriyetlerince himaye-i taamme ve kâmile banşetmeyi taahhüt eder. milliyet. Lozan zafer mi. bütün Türk tebasma tatbik edilen ve Türk hükümeti tarafından müdafaa-1 milliye veya intizamı âmmenin muhafazası için memleketin her tarafında veya bir kısmında ittihaz edilen tedabir mahfuz kalmak partiyle serbesti-i sey-rü sefer ve muhaceretten tamamiyle istifade edeceklerdir. ve hiçbir mua-ameleyi resmiyenin ahkâm-ı mezkûreye ihraz-ı tefevvuk etmemesini taahhüt eder. belediye ve sair bütçeler tarafından terbiye. Mebaliğ-i mezkûre alakadar müessesatın sahib-i selâhiyet mö-mesillerine ita edilecektir. îşbu ahkâm Türk hükümetiyle alâkadar ekalliyetlerden her birinin müsavi miktarda mümessillerinden müre"kkep hususi komisyonlar tarafından tanzim olunacaktır.-dir. Ayni . Madde: 38 —. Lisan-ı resmî mevcut olmakla beraber Türkçeden gayri lisan ile rmiteke.u medeniye ve siyasiyeden istifadesine ve bilhassa hidenıat-ı âmeme-ye kabulüne memuriyet ve meratibe nailiyetine veya muhtelif mesalik ve ssriayi icra etmesine bir mania teşkil etmeyecektir. mezhep veya itikadın gerek umumî ve gerek hususi surette serbestl-i icrası hakkına malik olaccklardır. lisan. ihtilâf vukuunda TÛrk hüV kûmetiyle Cemiyeti Akvam Meclisi Avrupa bukukşinasları meya-mnda müntehap bir hakem alel hakemi bilittifak tayin edecekler. Bu hüküm Türk hükümetinin mezkûr mekteplerde Türk lisanının tedrisini mecburî kılmasına mâni olmayacaktır. diniye veya içtimaiyeyi. Din. nizam. 38 den 44 e kadar olan maddelerde mu-sarrafı ahkâmın kavanln-l asliye şeklinde tanınmasını ve hiçbir kanun hiç bir nizam ve hiçbir muameleyi tesmiyenin bu ahkâma mü-nafi veya muarız olmamasını ve hiçbir kanun. tevellüt. matbuat veya her nevi neşriyat hususunda gerek içtimaat-ı umumiyede herhangi bir lisanı istimal hakkına malik olmalarına karşı hiçbir kayıt vazedilemiyecektir. Türk hükümeti mezkûr ekalliyetlere ait kiliselere. itikat veya mezhep farkı hiçbir Türk tebasının hukuk. Gayrimüslim ekalliyetler. mezarlıklara vesair müessesatı diniy«ye her türlü himayeyi bah* şeylemeyi taahhüt eder. idare ve murakabe etmek ve buralarda kendi lisanlarını serbestçe istimal ve âyini dinîlerini serbestçe icra eylemek hususlarından müsavi hukuka malik olacaklardır. Madde: 39 — Gayrimüslim ekalliyetlere mensup Türk tebası F: 25 386 KADİR MI9IROÖLU Müslümanların istifade ettikleri aynı hukuk-u medeniye ve siyasî den istifade edeceklerdir. Türkiyenin bütün ahalisi din tefrik edil-meksizin kanun nazarında müsavi olacaklardır. Madde 40 — Gayrı müslim ekalliyetlere mensup olan Türk tebası hukuken ve fiilen diğer Türk tebasına tatbik edilen aynı muamele ve teminattan müstefit olacaklardır.Türk hükümeti. hezimet mi? 38? Madde 42 — Türk hükümeti gayrı müslim ekalliyetlerin hukuk-u aile veya akâm-ı şahsiyeleri bahsinde bu mesailin mezkûr ekalliyetlerin örf ve âdetlerince hâl ve fasl edilmesine müsait ahkâm vazma muvafakat eder. Türkiyenin bütün ahalisi intizam-ı âmme ve âdab-ı umumiye ile gayr-i kabil-i telif olmayan her din. havralara. Bunlar bilhassa masrafları kendine ait olmak üzere her türlü müessesat-i hayriye. din veya emr-i hayır maksadıyla tahsis edilen mebaliğden bu ekalliyetlere de muhakkak bir hisse temin olunacaktır.

1 Ağustos 1914 tarihinde Osmanlı hâkimiyeti altında olup Tür-kiyenin işbu muahedenamenin ikinci maddesinde tayin edilen hudutları haricinde bulunan Trakya . ahkâm-ı din yelerine mugayir veya dinî âyinlerini muhil herhangi bir muamelenin ifasına mecbur tutulmıyacakları gibi istl-rahat-ı esbuiyelerl. Türkiye Camiyetl Akvam Meclisi âzasından herbirinln bu ta-ahhüdatdan herhangi birine kargı vuku bulan tecavüzü: veya teS68 KADİR MI9IROÖLU cavüz tehdidini. Madde: 44 — Türkiye İşbu faslın yukarıkl maddelerinin Türkiyenin gayrı müslim ekalliyetlerine taallûk ettiği mertebede ahkâm-ı mezkûrenin beynelmilel menfaati haiz taahhüdat teşkil etmelerini ve Cemiyeti Akvamın kefaleti altına vezedilmelerini kabul eyler. Maamafih bu hüküm Türk tebayi intizam-ı âmmenin muhafazası için diğer Türk tebaya tahmil edilen mecburiyetlerden azade kılmıyacaktır.ekalliyetlerin hali hazırda Türkiye-de mevcut olan evkafına ve müessesat-ı diniye ve hayriyelerine her türlü teshilât ve müsaadat ita olunacak. Bundan başka Türkiye işbu mevadda mütedair hukukî veya fiili mesailde Türk hükümetiyle vaz-ul imza diğer devletlerden biri veya Cemiyet-i Akvam Meclisi azasından diğer bir devlet beyninde ihtilâf-ı efkftr vukua geldiği takdirde işbu ihtilâfın Cemiyeti Akvam ahitnamesinin 14 üncü maddesi ahkâmına nazaran beynelmilel mahiyeti haiz bir İhtilâf gibi telâkki edilmesini kabul eder. maddelerinde mevzuubahs olan adaların ve işbu mad. Bundan maada bâlâda zik-roJunan devletlerin kâffesi 53 üncü maddede gösterilen tarihlerden itibaren işbu fasılda münderiç. olan günde mahkemelerde tsbat-i vücut etmekten veya herhangi bir muameleyi kanuniye icrasından istinkâf ettiklerinden dolayı hiçbir hakları sakıt olmayacaktır. Mahkeme-i Daimenin kararı kabil-1 istinaf olmayıp Cemiyet Akvam ahitnamesinin 13 üncü maddesi ahkâmı mucibince verilmiş bir kararın ayni kuvvet ve hükmünü haiz olacaktır. şerâi dairesinde Düyun-u umumi-ye_i Osmaniye mürettebatına ait tnUkellefiyat-i seneviyeye dahi iştirak edeceklerdir.. denin son fıkrasında mezkûr arazinin kendilerine ilhak olunduğu devletle^ ve nihayet İşbu muahede mucibince Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan Asya arazisi üzerinde müceddeden teşekkül eden devletler arasında taksim edilecektir. Fransa. LOZAN ZAFER Mİ. Yunanistan tarafından kendi arazisinde bulunan müslüman ekalliyet hakkında dahi tanınmıştır. Madde: 45 — işbu fasıl ahkâmı ile Türkiyede bulunan gayrı müslim ekalliyetler hakkında tanınan hukuk.yl hâzıra ile taahhüt ederler.1913 Balkan muharebeleri neticesinde lehlerine Osmanlı İmparatorluğundan arazi tefrik edilmiş olan devletler ve işbu muahedenin 12 ve 15. maddede tesbit edilen tarihlerden itibaren Türkiye diğer devletlerin uhdesine tahmil edilen hısas-ı iştirakiyyeden hiçbir veçhile mesul tutulmayacaktır. Madde: 43 — Gayrı müslim ekalliyetlere mensup Türk teba-ri. Türk Hükümeti bu kabilden olan her ihtilâfın diğer taraf talep ettiği takdirde benelmilel adalet Mahkame-i Daimestns tedviini kabul eder. KISIM S AHKAMI MALÎYE FASIL 1 DÜYUN. Ve Türk Hükümeti yeni müessesat-ı diniye ve hayriye ihdası hakkında bu kabil sair müessesat-ı hususiyeye temin edilmiş olan teshilât-ı lâzimeden hiçbirini diriğ etmeyecektir. Britanya imparatorluğu. italya ve Japonya Cemiyeti Akvam Meclisi ekseriyeti tarafından işbu mevat hakkında usulü dairesinde kabul edilecek olan her türlü tadilâtı reddetmeyi muahede. HEZİMET Mİ? 339 53. Bunlar Cemiyeti Akvam Meclisinin ekseriyetinin muvafakati olmaksızın tadil edilemiyeceklerdir.U UMUMİYE 1 OSMANİYE Madde: 46 — î§bu fasla merbut muharrer düyun-u umumiye-1 Osmaniye İşbu fasılda münderlç şerait dairesinde Türkiye ile 1912 . Meclisin nazarı dikkatine arza selâhiyettar olacağını ve Meclisin icabı hale göre münasip ve müessir telâkki edilecek bir suret-i hareket ittihaz ve talimat ita edebileceğini kabul eder.

Zikrolunan hakeme müracaat tekasid-i seneviyenin tediyesini tehir et' meyecektir. MUceddeden ihdas edilecek esham komisyona tevdi edilecek ve komisyon Türkiyenin ibrasını ve diğer taraftan Düyun-u Umu. Cemjyet-i Akvam Meclisi. Bulgaristan ile 27 Teşrinisani lî>19 tarihinde mün'akit sulh muahedenamesinin 134 üncü maddesinde zikrolunan vezaifl ifâ edecektir.niye-i Osmaniye meclisi. tekasid-i seneviyenin tevzii için kabul edilmiş o!an nisbetlere göre ve istikraz mukavelenameleriyle işbu faslın ahkâmı nazarı itibare alınarak yapılacaktır. İgbu maddede muharrer esasatm tatbikma müteallik olarak alâkadar taraflar beyninde fahaddüs edebilecek olan bütün ihtilâfat. Düyunu umumiye meclisi. maddelerde mevzu esasat üzerine tayin edecek ve bunu düvel-i mezkûreye tebliğ eyleyecektir. îşbu taksim. Cemiyeti Akvam Meclisinin mukarreratı kafi olacaktır.'. Madde 49 — Alâkadar delvetlerden her birine isabet eden te-kasid-i seneviyenin 47 inci madde ahkâmına tevfikan tayin-i kat'. miye-i Osmanlyeden uhdelerine birer hisse tahmil olunan diğer dev- . Türkiye kendi hissesi için yeni esham ihracına karar verdiği takdirde bir Türk hükümeti mümessili ile düyunu umumiye mecli. keme tevdi olunacak ve işbu hakem âzami 3 ay müddet zarfında kararını İta edecektir. nin bu husustaki mesaisini takibetmek üzere îstanbula murahhas-hinden itibaren 3 ay müddet zarfında 50 ve 51.arazisi.)• Madde 48 — İşbu fasılda merbut cetvelin (a) kısmında gösterilen Düyunu Umumiyei Osmaniyenin aralarında taksim edileceği devletlerden Türkiyeden maadası 7 inci maddede mevzuubahis olan tekasid-i seneviyeden mütenazıran uhdelerine isabet eden hisseler hakkında madde-i mezkûre ahkâmı mucibince kendilerine vuku bulacak tebligat gününden itibaren 3 ay müddet zarfında Düyun-u S9O KADİR MI9IROCLU LOZAN. bileceği mümessilden terekküp edecektir. Birinci fıkrada muharrer komisyon Türk hükümetinin bir mü. nıessili ile Duyun-u Umumiyye-i Osmaniye meclisinin ve düyunu muvahhede ile Rumeli demiryolu tahvilâtından gayri düyunun birer mümessilinden ve alâkadar devletlerden her birinin tayin ede. Salif-üz zikir devletler Düyun-u Umumiye i Osmaniye meclisi nin bu husustaki mesaisini takibetmek üzere Îstanbula murahhas lar göndermek selâhiyetinl haiz olacaklardır.i Os-maniyenin taksimi hususunda mezkûr muahedename mucibince Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmış gibi telâkki edilecektir. Hakeme verilecek ücret Cemiyet-i Akvam Meclisi Tarafından tayin ve diğer masarifi tahkimiye ile beraber alâkadar taraflara tahmil edilecektir. birinci fıkrada musarrah tebligatın ifasından sonra nihayet bir ay zarfında Cemiyet-i Akvam Meclisinden iraesi rica edilecek bir ha. Hakamin mukarreratı kat'l olacaktır.u Umumiye-l Osmaniyenin re'sul mal-i itibarisinin tarz-ı taksimini tesbit etmek üzere Pariste bir komisyon içtima edecektir. ZAFER MJ. işbu fas la marbut cetvelin (a) kısmında münderiç istikraza ta ait olari ve alâkadar devletlerden her birine is&bet eden tekasit-i sene'viye. Madde: 47 — Düyun-u Umu. karşılık olarak tahsis olunan varidatın cibayetini Türkiye'den maada aralarında Düyun-u Umumiye taksim edilecek olan devletler arazisinde mevcut beynelmilel tcş-kilât-ı maliyeye tevdi edebilecektir. sinden ve düyunu muvahhede ile Rumeli demiryolu tahvilâtından gayrı düyun mümessiHnden mürekkep bir komite marifetiyle evvel bfi evvel Türkiyeye müteallik olmak üzere sermaye-1 düyunun taksimi icra edilecektir. j1 t :'. îsine tevessül olunduğu günden itibaren bir ay müddet zarfında işbu fasla merbut cetvelin (A) işaretli kısmında muharrer Düyun. Düyun-u Umumiye. HKZ1MET MI? 391 Umumiye Meclisine kendi hisselerinin tediyesini temin için kâfi miktarda karşılık (rehin) irae edeceklerdir. Bâlâda muharrer müddet zarfında mezkûr karşılıklar tesis olun madiği veyahut tesis olunan karşılıkların muvafık olup olmadığı hakkında ihtilâf zuhur ettiği takdirde işbu nıuahedenameye vazı-ul imza herhangi bir devlet tarafından Cemiyet-i Akvam Meclisine müracaat edilebilecektir. Komisyonda ihtilaf hasıl edilemiyen kâffe-i mesail 47 inci maddenin 4 üncü fıkrasında muharrer hakeme tevdi edilecektir.

hissenin beyinlerinde taksim edilecek yekûnu umumiyeye nisbetle baliğ bu devletlerde» her' birine ilhak edilen arazi varidat-ı vasatisi ile Balkan harbi netice. DUyun-u Umumiye-i Osmaniyeden her devletin hissesini temsilen ihraç edilecek esham taraf eyn-i aliyeyn-i r.kıdeyn arazisinde her türlü dam.letlere karşı hamillerin hukukunu mübeyyin şerait dairesinde es. arazi—i münfeke vasati varidatı ile 1910 — 11 ve 1911 — 12 senev. tarihi arasında aktolunan.i maliyeleri esnasında 1907 senesinde mevzu gümrük rüsum manzumesi hasılatı da dahil olduğu halde Osmanlı Devletinin vasatî varidat umumiyesinden birinci fıkrada zikrolunan arazi ve adalar hissesinin badettenzil kalan miktarı arasındaki aynı nisbet dairesinde olacaktır. Res'ul maliin taksimi işbu muahedenin mevki-i meriyete vaz'ı tarihinde her İstikrazın res'ul malinin baliğ olduğu miktar üzerinden icra olunacaktır. ye-i Osmaniye mal-i itibarisinin taksimleri berveçhi âti vuku bula «aktır. Madde 51 — 50 inci maddede beyan olunan taksim neticesi olarak Düyunu Umumiye-l Osmaniye mürettebat—ı seneviyesindea 382 KADİR MISIROÖLU alâkadar her devlete isabet eden hisse berveçhi âti tayin oluna. çaktır.istikrazat ile onlara ait mürettebat-ı seneviye ilâve olunmak suretiyle hasıl olacak yekûn Türkiye ile Asyada yeni teşkil olup işbu muahede mucibince Dcv-lel-i Osmaniyeden lehlerine arazi tefrik edilen. zlye gelince alâkadar her devlete isabet eden hissesinin 50. Madde: 50 — Kırkyedinci maddede mezkûr mürettebatı seneviyenin ve 49 uncu maddede mevzuubahs olan Düyun-u Umum. devletler ve nihayet mezkûr muahedenin 46 mcı maddesinin son fıkrasındaki arazi ken_ dişine ilhak edilen devlet arastnda taksim olunacaktır. 2) Bu ilk takdimden sonra Devlet-i Osmaniyenin uhdesinde kalan istikrazat bakiyesi ile onlara ait mürettebat-i' seneviye bakiyesine Devleti Osmaniye tarafından 17 teşrinievvel 1912 tarihi ile 1 teşrinisani 1914. İşbu hissenin 50 inci maddenin birinci fıkrası ahkâmına tevfikan taksim olunacak takasid-i seneviye yekûnuna nisbetle baliğ: 1907 senesinde mevzu'gümrük rüsum manzumesi hasılatı da dahil olduğu halde 1910 — 1911. 1912 .i itibariyenin taksiminde müteallik işbu maddede münderiç bulunan ahkâmdan dolayı tehir edilemiyecek-tir. £a resminden veya işbu ihraçtan tevellüt edecek sair' rüsumdan muaf tutulacaktır. 3911 — 1912 sene-i maliyeleri esnasında Osmanlı Devletinin varidatt umumiyesi yekûn vasatisi ile mezkûr adalar ve arazi-i mUnfekenin birlikte olarak varidet-ı umumiyesi yekûn vasatisi arasındaki aynı.i seneviye yekûnu umumiyesinc nisbetle baliğ. zuubahs varidatın hesabından gümrük hasıla) ı nazarı itibare alınmayacaktır. Alâkadar devletlerden her birine isabet eden mürettebatı seneviyenin tediyesi res'ul mal. 1) 17 teşrinievvel 1D12 tarihinden evvelki istikrazlar ile onlara ait mürettebatı seneviye. sinde Osmanlı Devletlerinden ayrılan arazinin ve 12 inci ve 15 inci maddelerde mezkûr olan adaların mecmuunun 1910 — 1911 ve 1911 — 1912 sene—1 maliyeleri zarfındaki varidat-i umumiye vasatisi arasındaki aynı nisbet dairesinde olacaktır. ¦ 2) 46 mel maddenin son fıkrasında zikrolunan arazi dahil olduğu halde işbu muahede mucibince Osmanlı Devletinden ayrılan ara. maddenin ikinci fıkrası ahkâmına tevfikan taksim kılınacak tekasid.1913 -Balkan Harblerl neticesinde bulunmuş olduğu hal üzere Osmanlı İmparatorluğu ile muhareba-tı mezkûre neticesinde Osmanlı devletinden lehlerine arazi tefrik olunan Balkan hükümetleri ve işbu muahedenin 12 ve 15 inci maddelerinde mevzuubahs adaların kendilerine ilhak olduğu devletler arasında taksim olunacak ve mezkûr muharebata hateme veren muahedelerin veya muahheren aktedilmiş muahedatın mevkii mer'-iyete vaz'ılarından sonra vuku bulan arazi tahavvülâtı nazarı iti. bare alınacaktır. 1) 50 inci maddenin fıkra-i ûlâsında beyan edilen taksim için evvel emirde 12 inci ve 15 inci maddelerde zikrolunan adalar ile Balkan harbleri neticesinde Osmanlı Devletinden ayrılan arazinin mecmuuna isabet eyleyecek hisse miktarının takdirine tevessül olunacaktır. Böylece tayin edilecek yekûn lehlerine bâlâdaki fıkrada mezkûr arazi ilhak edilen devletler arasında taksim edilecek ve bu tarzda mezkûr devlete İsabet edecek. İşbu fıkrada mev.nisbet dairesinde olacaktır. . ham-ı mezkûrenin hamillere itasını temin edecektir.

vaz'ı tarihinde tesviye olunmayan res'ul mali varsa işbu res'ul mal ve kezalik 1 mart 1920 tarihine kadar müterakim faizleriyle mezkûr tarihten beri vuku bulan tediyat. ya. dayinlere tesviye veyahut Türkiyenin mezkûr devletler hesabına gerek faiz ve gere): re'sul mal-akçesl namıyla tediye etmiş bulunduğu mebaliğ miktarına tekabbül edinceye kadar Türk hükümeti hesabına irat kaydolunacaktır. 50 inci. olan muahedelerin !ı ı 394 KADİR MI9IROÖL. zımüttediye olup tesviye edilmemiş bulunan tenasid i seneviye miktarını Düyunu Umumiye-i Osmaniye meclisine tediye edeceklerdir. Türkiyeden maada devletler tarafından Düyunu Umumiye Meclisine tediye olunacak tekasid-l seneviye düvel-i mezkûre hesabına Türkiye tarafından tediye edilmiş . Madde: 54 — tşbu fasla Merbut cetvelin (A) kısmına tadat edilen 1911 . 12 nci maddede musarrah adalara gelince. 2) işbu ilk taksim neticesinde Osmanlı devletine isabet edem mebaliğ ile cetvelden muharrer olup devleti mezkûra tarafından lî teşrinievvel 1912 tarihi ile 1 teşrinisani 1914 tarihi arasında akte-dilmiş bulunan avansların işbu mûahedenamenin mevkii mer'iyete. Türkiyeden maada devletlere tahmil edilen mebaliğ mezkûr devletler tarafından Diiyun-u Umumiye Mecli3ine tediye edilecek ve Düyunu Umumiye Meclisinde de. Düyun-u Umumiye-i Osmaniye meclisi mezkûr avanslardan alakadar devletlerden her birine isabet eden hisse miktarını işbu muahedenin mevkii mer'iyete vaz'mdan itibaren 3 ay müddet zarfında tayin ve bunu mezkûr devletlerle tebliğ eyleyecektir. Tediyat-ı mezkûrenin Osmanlı Devleti dayinlerine ifa edilecek kısmı avans mukavelâtında mukarrer faizleri de ihtiva edecek ve Türk hükümetime ait olan kısım ise bllâ faiz eda olu-nacaktır. maddenin son fıkrasında gösterilen arazi kendUine ilhak edilen devletin borçlu oldukları tekasid I seneviye 1 Mart 1920 tarihinden itibaren lâzımüttediye olacaktır. Eu tediye işbu muahedenin mevkii mer'iyete vaz'ından itibaren mü-savi 20 taksit-i senevi ile ve bilâ faiz ifa edecektir. sim olunacaktır. tu fazla merbut cetvelin (A) kısmında münderiç Düyunu Umumi.. bunların taksid-i senevl-yesi 1/14 teşrinisani 1913 tarihinde 15 inci maddede mevzubahs olan adaların taksid-i seneviyesi 17 teşrinievvel 1912 tarihinden iti-baren vacibüt tediye olacaktır.Madde: 52 — İşbu fasla merbut cetvelin (B) kısmında mezkûr avanslar Türkiye ile 46 mcı maddede zikrolunan diğer devletler arasında şerait-i âtiye dairesinde taksim olunacaktır: LOZAN ZAFBR Ut.. mukavelâtın tayin edildiği tediye tarihlerinden itibaren 10 sene müddet zarfında mukarrer faizleriyle beraber tasfiye olunacaktır.1912 _ 1913 hazine tahvilât'. ye-i Osmaniye istikrazatı tekasid-i seneviyesi mebhûsunanh arazisinin düvel-1 mezkûreye intikalini mübeyyin. Fıkra-i anifede icrası zikrolunan tediyat işbu mûahedenamenin mevkii mer'iyete vaz'mdan itibaren müsavi 5 tekasîd-i senevi ile ifra olunacaktır. İşbu muahede mucibince Osmanlı Devletinden fekkedilen As-yadaki arazi üzerinde yeni mütsşekkil devletler üzerinde 46. 50 inci maddenin birinci fıkrası ila ye 51 inci maddenin birinci fıkrasında münderiç ahkâma tevfikan taksim olunacaktır.maddenin ikinci fıkrasiyle £1 inci maddenin ikinci fıkrasında münderiç ahkâma tevfikan tak. iş. Madde: 53 — Balkan muharebatı neticesinde lehlerine Osmanlı Devletinden arazi ayrılmış olan devletlerin borçlu olduğu.U mevkii mer'iyete vas'ı tarihinden itibaren lazum-ut tediye olacaktır. Madde 55 — Türkiye dahi dahil olduğu halde 46 inci maddede zJkrolunan devletler işbu fasla merbut cetvelin (A) kısmında tasrih olunduğu veçhile Düyunu Umum yei Osmaniyeden kendilerine isabet eden ve 53 üncü maddede muayyen tarihlerden itibaren lâ. işbu muahedenin mevkii icraya vaz'ı tarihinde tesviye olunmayan resul mali vaısa işbu re'sul mâl ve kezalik 53 üncü maddenin birinci fıkrasına zikredilen tarihlerden beri müterakim faizler ile tevarih-i mezkûreden bari vuku bulan tediyat. HEZİMET Mi? 393 1) Cetvelde muharrer olup 17 teşrinievvel 1912 de mevcut bulunan avansların.

.1905 21/11-4/12/ 19016 11/1903/ 25-4-8/5/1905.olan' mebâlig miktarına-tekabül edinceye kadar Türkiyenin borçlu kalacağı tekasid-i mü_ tc-dahiliye mahsub edilecektir.übayâsı) 13/7/1913 5 1916* Bankası : Bankl Osman! .lki Duyundu Umumiye-i Osmaniyenin cetveli A KISMI Mukavelename Devre-i i ¦ İstikraz tarihi Faiz itfa İhraç eden batılca ' 1 2 S 4 S Düyun_u muvah4/9/1903 . Saydı Bahri 21/2-6/3/1903 4 1958 Deutsche Bank Bağdat I...13/3/1S94 4 1957 Deutsche Bank jrupu Enternasycnal banka ve iki Fransız bankası dahil olduju halde c/c 5 1896 2-29-/12/3/1896 5 1946 Osmanlı Bankası Gümrük 1902 18-29/5/1886/ 9-11/10/1902 4 1958 Osmanlı Bi-.4 2001 Deutsche Bank c/c 4 1904 4-17/9/1903 4 1960 Osmanlı Bankası cfö 4 1901 . Madde: 56 — Fimabâd Düyunu Umumiye-i Osmaniye meclis Ula resinde Alman.000 iranklık şark şimendüf er leri 1.. tertip 20/5-2/Ö/1908 4 2010 Deutsche Bank cf0 4 1908 Sf0 4 1S09 6-19/9/1908 4 1965 Osmanlı Bankası 30/9-13/10/1909 4 1950 Osmanlı Bankası Soma Bandırma 20/11-3/12/1910 4 1992 Osmanlı Bankası J Hudeyde-San'a 24/2-9/3/1911 4 2006 Fransız Bankası .. Osmaniye 8-30/4/1890 4 931 Osmanlı Bankası ' Tömbeki . r/c 4 1903 8/10/18S8 .5 1943 \% 5 1914 13-26/4/1914 5 1962 Dsmanb Bankası : Tütün İdare-yi İnJıisariyesi avansı 4/8/1913 % 5 1911 Hazine ahvilfttı (Sefaln-I Harbiye Türkiye Millî n.. 1891 ve 1894 Osmanlı istikrazatma ait faiz kuponlarının ibraz mühletleri ile salifüzzikr istikrazlardan kurası çıkmış olan eshamın tahsili bedelâtı için ibraz mühletleri tarafeyn-i aliyeyn-i akideyn arazisin^... .000...nkası . de 29 teşrinievvel 1914 târihinden itibaren işbı muahedenin mevkii mer'iyete vaz'ından 3 ayın inkızasma kadar tecil edilmiş addolunacaktır.. 26/4-8/5/1803 4 1954 Osmanlı Bankası 40. Avusturyalı ve Macar hamillerin murahhasları bulunmayacaktır. 8 . tertip 20/5-2'6/1908 4 2006 Deutsche Eank Bağdat III. /1/1870 . Madde: 57 — Düyunu Umumiye-i Osmaniye istikraz ve avanslarına ve karşılığı Mısır vergisiyle temin edi'miş olan 1855... BÎRtNCt FASLA MERBUT IAHİKA 1 Teşrinisani 191lı tarihindin evv. . hide 21/6/1906 4 1 İkramiyeli Türk tahvilâtı. 4 1961 Osmanlı Bankası Teçhizat-i askeriy 4-7/4/1905 4 1961 Deutsche Bank Bağdat II.Bank ve Konya Ovası irva gurubu 1 ve İskası 5-18/11/1913 1932 I Dok. tersane ve 1 inşaat-ı Bahriye 19/11-2/1271913 5. tertip 20'2-5/3/1903 • .i Gümrük 1911 27/10-9/11/1910 4 1952 Deutsche..

Hükûmet-i Osmaniye tarafından îngiltereye sipariş olunup Britanya hükümeti tarafından 1914 tarihinde vaziyet edilmiş olan harb sefinerlerine mukabil tediye kılmrmg bute nan mebaligin iadesini ne Britanya hükümetinden ve ne de tebal'a. Türkiye ile düveli mezkûrenin ve kezalik (eşhası bükmiyye de dahil olduğu halde) tebealarmın. vjen tahvilât dahil) 19/1-1/2/1913 5 1917» Periye ve şürekâsı. Madde: 59 — Yunanistan harb kavaninlne mugayir olarak Anadolu'da Yunan ordu veya idaresinin efalinden mütevellit haşaratın tamiri mecburiyetini tapir.5 Mart 1914 6 200 000. rından talep etmemeği kabul ve bundan dolayı her türlü metallbin-den feragat eder. Diğer taraftan Türkiye. harbin temadisinden Ve onun neta398 KADİR M19IROÖMJ yicinden mütevellit Yunanistan v'aziyet-l maliyesini nazar-ı dlkka te alarak tamirat hususunda Yunanistana kargı her türlü metale-battan suret-1 kay'iyede feragat eder. tahvilât . HEZİMET Mİ 7 397 FASILII AHKAMI MUHTELİFE Madde: 58 — Bir taraftan Türkiye.5 33 000 Anadolu demir3-16 Nisan 1913 7 500 000 yolu şirketi 21. Almanya ile mün'akit 28 Haziran 1919 tarihli sulh muahede-nâmesinin 259 uncu maddesinin (1) işaretli fıkrası mucibince Almanya ve Avusturya tarafından devredilmiş olan altun nükut üzerindeki her türlü hukukundan Türkiye (Yunanistan müstesna olarak) diğer âkid devletler lehine feragat eder. olarak): Bağdat şirketi 8-16 Haziran 1908 Fenerler idaresi 5-18 Ağustos 1904 Fenerler İdaresi 5-18 Temmuz 1907 300 000 Köstence kablo 27-8 Teşriniev. Birinci tertip Türk evrak-ı nakdiyesi hakkında gerek 20 Haziran 1331 (3 Temmuz 1915) tarihli mukavelename ile gerek mezkûr evrakı nakdiyenin zahrında muharrer matne nazaran düyun-u Umumiye-i Osmaniye meclisine tahmil edilmiş oJan bilcümle tediye nıükellefiyâtı fesholunmuştur. B KISMI Uibari \ Sermaye-i ' Avanslar Mukavelename tarihi Faiz iptidaiyest (TL. Madde 60 — Cterek Balkan muharebeleri neticesinde ve gerek işbu muahede ile lehlerine Osmanlı İmparatorluğundan ara_ zi ayrılmış ve ayrılmakta olan devieder işou arazi üzerinde kâin olup Osmanlı İmparatorluğuna ait kaffe-i emval ve cmlâkî mecca-nen iktisab edeceklerdir. Kezalik Türkiye.1912 Hazine . 1 ağustos 1914 tarihiyle muahedeyi haziranın mevki-i mer'iyete vaz'ı tarihi beyninde güzeran eden müddet zarfında gerek etval-i harbiyeden. 8. (•) 54 üncü maddeye müracaat. diğer taraftan (Yunanistan hariç olduğu halde) düvel-i saire-i âkide. gerek istimval. Maamafih bâlâdaki hüküm.21/11/1912 6 1915» Osmanlı Bankası i 1913 Hazine tahvilâtı (Doğrudan doğruya ihraç edi. işbu muahedenin üçüncü kısmında muharrer ahkâma (ahkâmı iktisadiye) halel vermiyecektir. . gat ederler. zabt. sekvestro tasarruf veya müsadere tedabirinden münbaisi zayiat ve zararu ziyanlardan dolayı her türlü metalibi nakdiyede bulunmaktan mütekabilen fera-. LOZAN ZAFER Mî. 1904 7 55 000 şirketi 8 300 000 Tünel glrketı 7 17 335 Eytam sandığı '4 3 000 Deutsche Bank Muhtelif tarihlerde 153 147 [ Fenerler idaresi' 13-26 Ağustos 1912 5.

Türk tebaasına ait olup 20 Teşrinievvel 1914 ta-riliinde düvel-i mtittefikanın hâkimiyeti veya himayesi altında bulunan veyahut Balkan "muharebelerini mUteakip Osmanlı İmparatorluğundan fekkedilerek bugün düvel-i .26 Ağustos 1324 (8 Eylül 1908) ve 20 Nisan 1325 (2 Mayıs 1909) tarihli iradelerin hazine-i hassadan devlete naklini emrettikleri emval ve emlâk ve kezalik 30 Teşrinievvel 1918 de hazlnei hassa tarafından hıdemat-i umumiye menfaatine idare edilmiş plan emval ve emlâk düveli mezkûra bu emval /e emlâke müteallik hususatta Osmanlı İmparatorluğu yerine kaim olacakları ve emval-i mezkûre üzerine müesses olan vakıfların muteber tanınması lâzım geleceği cihetle.i himaye olmuş bulunmalarından dolayı memurin-i Osmaniye canibinden müttetikin tebaası gibi muamele görmüş ve bu yüzden zarara duçar olmuş olan eşhas hakkında da t&tbik edilecektir. HUKUK VE MENAFİ Madde: 65 — 29 Teşrinievvel 1914 tarihinde düveli müttefika tebaası olan eşhasa ait olup işbu muahedenin mevkii. icraya vaz-ı tarihinde Türk kalacak arazi üzerinde hilen mevcut ve kabili teşhis olan emvai. vsıl ve emlâk hakkında Türk hükümeti ile hükûmet-i Yunaniye arasında mütekevvin ihtilâf. Madde: 63 — Harpten sonra Alrnaiıyadan Türkiy'eye ihraç olunacak emtia bedelâtına mukabil Almanya hükümetinin Türkiye evrak-i nakdiyesini muayyen bir kambiyo fiaÇiyle kabul edeceğine dair yapmış olduğu taahhüdatCan Almanya hükümetini ibra eylediğini Türkiye hükümeti.nda dahilolduğu mukarrerdir. Bulgaristan ve Macarlstan-dan olan matlubatı dahi sair düveli âkide lehine devrolunmuştur.. Bu kısım (müttefikin tebaasına) müteallik bulunan ahkâmın. Madde: 62 — Almanya ila münakit 28 Haziran 1919 tarihli Vcrsay sulh muahedenamesiriin 261 inci maddesi ve 10 Eylül 1919 tarihinde Avusturya ile ve 27 Teşrinisani 1919 tarihinde BulgarisLOZAN ZAFER Mİ. Sair düveli âkide bu husustan dolayı Türkiye zimmetine terettüp eden düyundan Türkiye'yi ibra ederler. Türkiyenin Almanya. Bulgaristan ve Macaristan Türkiyeden olan bllcüm. bulundukları hal üzere. • ¦ ' ¦ KISIM 3 AIIKÂM. hukuk ve menafi. FASİL 1 EMVAL . Gerek Balkan muharebeleri neticesinde ve gerek bilâhare Yu-mnistana intikal etmiş olan eski Osmanlı İmparatorluğu arazisi üzerinde kâin olup hazinei hassadan devlete geçmiş bulunan em. menlehülhak-larına. Madde: 61 — İşbu muahede mucibince Türkiyeden gayri bir devletin tebaası meyanma giren ve mülki ve askeri tekaüt ve maluliyet ve eytam ve eramil maaşatından İstifade edenler maaşlarından dolayı Türk hükümetine karşı hiçbir talep dc-rmeyan edemeyeceklerdir.i ha-komiyeye tevdi olunacaktır. sat Türkiyeden maada düveli âkidedir. şirkâl.-le matlubatmm devrini Türkiye kabul eyler.I İKTİSADİYE Madde: 64 — Bu kısımda (clüveîi müttefika) tabirinden mük. cemiyatat ve müessesata-şamildir. fıkra-i ânifede gösterilen emval ve emlâk me-yan'. hazine-i hassa namına mukayyet olup veya onun tarafından idare edilip işbu maddenin 2 inci ve 3 üncü fıkralarında mevzuubahs olmayan emval ve emlâkin mahiyeti hu-kukryesini tebdil etmeyecektir. muahedenamelerinin mevaddı mütenazırası mucibince Almanya^ Avusturya. (Müttefikin tebaası) tabiri. düveli müttefika tabiiyetini haiz olmadıkları halde fiilen bu devletler tarafından mazhar. 400 KADİR MÎ9IRO6LU Bilmukabele. Avusturya. derhal iade olunacaktır. sair düveli âkide bilittifak beyan eder. aktolunacak bir tahklmnameye tevfikan ve 1-14 Kânunuevvel 1913 tarihli Atina muahedesinde merbut 2 numaralı hususî protokol mucibince Laheyde bir mahkeme. Türkiyenin gayrı düveli âkide tebaasından bulunan veyahut düveli mezkOreden birinin tahtı himayesindeki bir devlet veya arazi tebaasından olan eşhası hakikiye. HEZİMET MtT 399 tan ile ve 4 Haziran 1920 tarihinde Macaristan ile mün'akit sulh. Bu maddenin ahkâmı.

Sahiplerinin metaiibl de emval-i hukuk ve menaf-i mezkûre teşhi3 olunur olunmaz hemen iade kılınmak suretiyle is'af olunacaktır 65 inci madde ile iadesi mukarrer olan emval. Efrat arasında bunlardan maada olan bilcümle istihkakı. Mezkûr arazi üzerinde icra-i hâkimiyet eden devlet-i âkide canibinden tasviye edilmiş olan emval-i gayrı menkule dahi aynı iade muamelesine tâbi tutulacaktır. iade edilecektir. nan emval. emn-i tasviyo henüz hitam bulmamış ise. değer fiatını bulduracak şerait altında icra edilmemiş oi-duğu rey'nde bulunur ise mezkûr mahkeme. Madde 67 — Bir taraftan Yunanistan. Rğer sahibinin müracatı üzerine beşinci fasılda zikrolunan Muhtelit Hakem Mahkemesi. tarafeyn arasında itilâf hasıl olmadığı takdirde muhik göreceği miktarda bedeLi tasfiyeyi tezyid edebilecektir -Mal sahibi ile hasıl olan itilâftan veya hut ânifüszikr Muhtelit Hakem Mahkemesi kararından itibaren 2 ay müddet zarfında tediye vuku bulmadığı takdirde. 1 İstihkak iddia olunan emvalin teşhisine veya iadesine müteallik kâffe-i ihtilâfat bu kısmın beşinci faslında muharrer muhtelit hakem mahkemesine arzedileccktir.aleyhine ikame-i dâva etmek. kâmının tenfiz ve icrası için tarafeyn-i . emval. hukuk ve menafi hakkında aynı iade muamelesi derhal yapılacaktır.ile Yunan Romen veya Sırp orduları .Sloven devleti arazisi üzerinde zapt veya sek-vtstro olunup ta Türkiyeye veya teb-asına devrolunmuş bulunan ani-füzzikr eşya.dahi o hükümete ait olacaktır.ait olacaktır.Sloven devleti arazisinde ahzü zapt edilmiş veya sekvestro olunmuş olup ta elyevm kendi arazileri dahilinde bulunan her nevi emval-I menkulenin memleketlerinde taharri ve iadesi hususunda gerek tedabir-i idariye—1 münasi-benin ittihazı. hukuk ve menafi-ü mezkûre iade edilecektir.mezkûrenin taht.Macar veya Bulgar orduları ve devairi tarafından Yunan. İşbu muahedeyle Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan bir top.âliyeyn-l âkıdeyn menlehul-hakiarı en seri bir usulle ve kendilerinin rızası olmaksızın tahmil edilmiş olabilecek hergüna tekâlif ve kuyuttan azade bir halde emval hukuk ve menafilerine mutasarrıf kılacaklardır. Hırvat . Hırvat . Komanya. Romanya veya Sırp . müddel-yatı selâhiyettar mahalli mahkemelerine racl olacaktır. Bu maksatla düşman emval. rakta kâin olup' Osmanlı hükümeti tarafından tedabir-i fevkalâ-de-i harbiyeye tâbi tutulmuş olduktan sonra mezkûr toprakta icra. hukuk ve menafi hakkında tara-feyn-i âliyeyn-i âkıdeyn tarafından tevessül ve İttihaz olunan bilcümle muamelât-ı tasarruf iye ile diğer tedabır-i istisnaiye-i harbiyye .bu muahedenin imzası tarihinde tarafeyn-i âliyeyn-i âkideyn hükümetlerinden birinin memurini canibinden tasfiye edilmiş bulunur ise. İşbu tazmin. hukuk ve menafi iş. hukuk ve menafi'de bulundukları hal üzere menlehül-haklanna derhal İade edilecektir. taa-viyenin. gerek evrak ve vesaik-i aidesinin teslimi suretiyle tes-hilât irâesini mütekabilen taahhüt ederler. mutazarrır olaa ehşas-ı saliseye . Madde: 66 — 65 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları ah. HEZİMET Kt? 40i . Romanya ve S:rp . Sırp . Emval ve hukuk ve menaft-i mezkûreyi bu iadeyi icra edecek olan hükümetten bilvasıta veya bilâ vasıta iktisabetmiş olup ta iadeden dolayı mutazarrır olmuş bulunacak olan eşhası salisenin tazmin i zararı .ı hâkimiyetinde bulunan arazi üzerinde hâlen mevcut ve kabil-i teşhis olan emval. İşbu taharri ve iade keyfiyeti kezalik Almanya. Şair kâffe-i ahvalde tazmini zarar için eşhas-) müteallika LOZAN ZAFER Mt.Sloven devleti ve diğer taraftan Türkiye kendi orduları ve devairi canibinden Türkiye arazisinde veya mütenazıran Yunanistan. Kezalik bu muahedeyle Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmış arazi üzerinde bulunup Türk te-b'asına ait olan düveli müttefika memurini canibinden tasfiye edilmiş veya lâalettayin sair tedabir-i istisna'yeye tâbi kılınmış bulu. Avusturya .i hâkimiyet eden düvel-i âkidinin elyevm yedinde bulunan kabili teşhis kâffe-i emval ve hukuk menafi sahibi meşrûlarına. mezkûr hükümet bedel-i tasfiyeyi sahiplerine tasviye etmek suretiyle emval ve hukuk ve menafi-i mezkûfcyi ayneb iade etmek mecburiyetinden vareste kalacaktır.Hırvat .i zarar keyfiyetinden tahaddüıs edebilecek ihtilâfatm halli mehakimi umumiyenin daire-i selâhiyetinde bulunacaktır. derhal ref ü tevkif edilecektir. bulundukları hal üzere.

nacaktır. F: 26 402 KADİR MZ&IROÛL. Macaristan ve Bulgaristan hükümetleri Veya onların ¦alakadar teb'alan arasında takarrür edecel: itilâfların in'ikadına kadar Hükûmât-ı Mûtterika yedlerinde kalacak.tarafından Türk . Madde:. Eğer emval ve ha. 66. Macaristan ve Bulgariatana veya onların teb'alanna ait olup ta işbu muahedenin mevki-l mer'iyete vaz'mdan mukaddem Hükûmât-I Müttefika canibinden hacz veya işgal edilmiş. mezkûr mukavelelerde mündcriç şerait dairesinde Yunanistan hükümeti tarafından tesviye olunacak. Britanya. Madde: 72 — Muahede-i hazıra ile Türk kalan arazi dahilinde Almanya. Sloven devlet veya bunların teb'alan kendi emval.U LOZAN ZAFER Mİ.Hırvat . bu gibi. mallarından dibayet edilmeyecektir. İtalya. Madde: 70 — 65. Avusturya. Avusturya-Macar ve Bulgar devletlerine aitse. resim veya resm-i munzam 1922 — 1923 sene-i maliyesi ta-hakkukatmdan mukaddemki seneler için tebay-l mezkûreden veya. emval. tır. Macaristan ve Bulgaristan veya teb'alanna ait emval ve hukuk. cart olacaktır. Madde: 68— Türkiyenin Yunan ordusu tarafından işgal edilmiş bulunan menatıkında bir tarafta Yunanistan memurini ve devairi ve diğer taraftan Türk teb'ası arasında aktolunmuş mukave.1 icraya vaz'mdan itibaren 6 ay müddet zarfında selihiyettar memurin nezdinde ve İtilâf hâsıl olmazsa yi--nr işbu muahedenin mevki. İtalya. Hırvat _ Sloven hükümetleri nezdinde Hükûmet-i Osmaniye veya teb'ası tarafından serd veya.1923 sene. HEZİMET Mİ? 403 ya veya Sırp .i mer'iyete vaz'ında. 71 — Britanya İmparatorluğu. Fransa. Almanya. Şimdiye kadar icra edilmiş olsun veya henüz icra edilmemiş bulunsun tasfiyelerin hâsılatı. hukuk ve menafi. lecektir. edilen tedabirden dolayı T^lrkiye hükümeti hiçbir veçhile mes'ul olmayacaktır.i maliyesinden mukaddemki seneler hesaba-tina ait olmak üzere 15 Mayi3 1923 den sonra mebaliğ ahz-ü tahsiL edilmiş bulunur ise işbu muahedenin mevki. Avusturya. Romanya ve Sırp . alâkadar devlet İle akdolun-muş olan sulh muahedesiyle müesses tamirat komisyonuna i'tâ edi. İşbu muahede ile Türkiye'den ayrılmış olan arazi dahilinde icra_i hâkimiyet eden hükümetler. Fransa. eğer bu emval Alman. Bu maddenin ahkâmı Osmanlı anonim şirketlerine tatbik olunmaz. Bu taharri ve iadeye müteallik metalib. mezkûr hükümetlerle Almanya. kında hiçbir talep ve iddia icra olunamıyacaktır. ikame olu. Bu metalip veya deâvi Türkiye hüiıûmetiyle işbu maddece gösterilen 'hükümetler nezdinde kapitülâsyonların ilgası nazan itibare alınmak şartıyla aynı şerait altında takip olunacaktır. 1923 Mayısının 15 inden mukaddem tahsil edilen mebaliğ hak. Romanya. 68. emval-i husus'yeden ise bedeli doğrudan doğruya sahiplerine verilecektir. mukabili menlehulhaklara reddolunacaktır. Avusturya. 1922 . kuk-u menafi-i mezkûre tasfiye edilmiş ise bu tasfiye muamelâtı tasdik edilmiştir. lattan mütevellit duyûn. 69 uncu maddelere müstenit metalip işbu muahedenin mevki. metalip veya deâviyi hiç bir suretle ihlâl edemiyecektir. bu muahedenin mevki-i icraya vaz-indan itibaren bir sene zarfında o arazide bulunan.toprağında zapt veya sekvestro edilerek Yunanistana.i mer'iyete vaz'mdan itibaren 12 ay müddetle Muhtelit hakem mahkemesi nezdinde dermeyen ve.i müttefika teb'asından ve mallarından tâbi oldukları hiçbir vergi.U ZAMANLAR . hukuk ve menafileri hakkında 29 teşrinievvel 1914 tarihinden evvel Hükûmet-i Osmaniye nezdinde serd-i metalip veya ikameti dâva etmiş olduklarından. Romanya ve Sırp .Hırvat . Sloven devlet veya teb'alanna devredilmiş1 olan eşya hakkında dahi carî olacaktır..ve menafii tasfiye edebileceklerdir. ikame olunmuş metalip veya deâvi hakkında ela aynı muamele. muahedenin* mevki-L mer'iyyete vaz'mdan itibaren altı ay zarfında vâki olacaktır. işbu kısmın ahkâmı. FASIL II MUKAVELÂT VE MÜRUR. İşbu madde ile derpiş. Eğer tasfiye edilen emval. Madde: 69 — Bir Ağustos 1914 de müstefit oldukları usule göre düvel.

Mamafih mukavele âkitlerinden her biri işbu muahedenin mev-. mukavelenin aktl tarihindeki şerait ile icrası talep olunduğu taj$ıtefci şerait arasında mevcut farka tekabül edecek tazminatı tediye edebilecektir. tedlyat-i mezkûreyi icra etmiş olan taraf hesabına usulen matlup kaydedilecektir. F) Mevzu ne olursa olsun efrad veya şirketlerle devlet vilâyet. Madde : 75 — Muahharren düşman olmuş eşhas beyninde akte-dilmiş olup 73 üncü ve 74 üncü maddelerde tadad olunanların ve İmtiyaz mukavelâtınm gayrı mukaveleler tarafeynin düşman oldukları tarihten itibaren münfesih olmuş addedileceklerdir. bi oldukları kanuna göre şürekânınkinden başka bir şahsiyeti bulunmayan kollektif şirketlere (partnirşp) tatbik olunamaz. Madde: 76 . C) Efrad arasında mün'akit meadin. 30 teşrinievvel 1918 tarihinden sonra 16 Mart 1920 tarihine kadar İstanbul hükümetiyle usulü dairesinde aktolunmuş mukavelât dahi kezalik muteber ve ahkâmı umumiyeye tâbidir. 82 . . Madde: 77 — 30 teşrinievvel 1918 den sonra mütefikîn teb'a-ası ile Türk teb'ası beyninde mün'akit mukavelât muteber ve ah-kâm-ı umumiyeye tabidirler.u diğere. : " ' '"' ¦'"'" ' ' "' "" ¦' E) Şirket tesisine mütedair mukavelenameler. idamesine. icabederse taraf. D) Gayrımenkulâtın teminat iraesine müteallik mukaveleler ile menkulâtm rehnine ve teminat gösterilmesine dair mukavelât. HEZİMET Mİ? 40> dom teslim muamelesi fiilen İcra olunmuş ve fakat nefsibey muamelesi usulen tahakkuk ettirilmemiş bulunsa bile. Bu tazminat tarafeyn arasında itilâf edilemediği halde Muhtelit Hakem Mahkemesi tarafından tesbit edilecektir. 16 Mart 1920 den sonra tstanbul hükümetiyle usulü dairesinde oktolunmuş ve mezkûr hükümetin hâkimiyet-1 fiiliyesi altındaki araziye müteallik bulunmuş olan bütün mukavelât ile itllâfat işbu muahedenin mevk-i mer'iyete vaz'ından itibaren 3 ay müddet zarfında alakadarların vuku bulacak müracaatları üzerine. ki. LOZAN ZAFER Mt. H) Hibelere veya ne mahiyette olursa olsun teberrüata ait mukaveleler. Madde: 74 — Sigorta mukaveleleri işbu faslın zeylinde münde-riç ahkâma tâbidir.mukavelâta hin-i akitlerinde bizzat haiz oldukları kıymetten başka bir kıymet izafesi için ıhticac olunamaz. ihtiva ettikleri ahk&m ve işbu muahedenin münderecatt kayd-ı ihtirazist altında meri kalırlar.inci madde mucibince tarafeynin düşman olduğu tarihten mukad404 KADİR MISIROÖLU . İşbu madde . Bu mukaveleler mucibince vuku bulmuş olan tediyat. orman veyahut ziraat edilecek arazi İşletmesine müteallik mukavelenameler. G) Aile ahkâmına müteallik mukaveleler. Türkiye Büyük Millet Meclisinin tasvibine arzolunacaktır.. Büyük Millet Meclisince tasdik ve tasvip olunmadığı halde^ alâkadar tarafın — eğer mevcut ise— doğrudan doğruya ve fiilen duçar olduğu zarara tekabül edecek . belediyeler veyahut diğer buna mümasil eşhasa hükmiye-yi idâriye arasında^mün'akit mukaveleler. B) Efrad arasında Mün'akit icar ve İsticar mukaveleleriyim bedeli İcar ve vaad-1 İcar mukaveleleri.Madde: 73 — 82 inci maddede tarif edildiği veçhile muahharen ¦¦düşman olmuş olan taraflar beyninds ve mezkûr maddede gösterilen tarihten mukaddem mün'akid olup âtide zikredilen envaa men--sup bulunan mukaveleler.l mer'iyete vaz'ından İtibaren 3 ay zarfında. A) Emvali gayr-i menkule satışına müteallik mukavelât. suver-i icraiyesine veyahut tâdiline dair —tediye edilecek akça cinsine veya kambiyo rayicine müteallik itl-lâflar da dahil olduğu halde— vukua gelen suver-i tesviyenin muteber olduğu tasdik olunur. bu hüküm tâ. tşbu muahedenin mevkl-i mftr'iyete vaz'ından ev^ vel 73 ile 75 inci maddelerde muharrer mukavelenamelerin düvel'i âkide teb'asmdan olan âkidler arasında ve bilhassa bu mukavelâtın feshine. Bu roadde lmtiyazat mukavelâtına tatbik olunmayacaktır.

beynindeki münasebatta kablel harb tanzim edilmişi olan hiçbir sened-i ticari mahza kabul ve :ya tediye için müddet-i matlube zarfında ibraz edilmediğinden veja harb esnasında ne. HEZİMET Kİ? 407 mahkemeye teşkili tarihinden İtibaren.. teşrinievvel 1914 den muahede-i haziranın mevkii mer'iyete vaz'mdan üç ayın lnkızasına kadar tatil edilmiş addolunacaktır. • ' ' Homanyaya taallûk eden hususatta balâda mezkûr müddetler 73 Ağustos 1916 tarihinden itibaren tatil edilmiş addolunacaklardır. Muhtelit Hakem Mahkemesi tarafından halledilecektir. İşbu. tarafeyn arasında.ğer dayin suiniyetle . Eğer*bir senedi ticarinin kabul veya tediyesi zımmmda mec-buriyet-I İbrazı yahut adem-i kabul veya adem-l tediyenin keşideci -veya cirontalara mecburiyet-i ihbarı veya o senedin protesto mecburiyeti için muktazi müddet. Bu müddetin inkızasuıda Muhtelit Hâkem Mahkemesine arzedil-rciş olacakihtllâfat. Bu maddenin ahkâmına.i milliyi.in daire-i şelâhiyetinde olan ıhtilâfata müteallik şikâyâtia mezkûr 406 KADİR MI9IROÖLU LOZAN ZAFER Mİ.i tediyeyi ihbar veyahut protesto tanzimi için kendisine' işbu muahedenin mevki-i mer'iyete vaz'ından itibaren üç ay müddet verilecektir.rafeyn arasında hesabatı tasfiye etmek ve rehin vfya teminat olarak verilen malın şerait-i furuhatini tetkik eylemek ve p. altı ay müddet zarfında ar-zedilmiş olması lâzımdır. Madde: 79 — Taraf eyn-i alyeyn-l âkideyn arazisi üzerinde düşmanlar arasındaki münasebatta mürur-u zaman. Madde: 78 — Bilâhare düşman olmuş. Mahkeme ta. ne de imti-yazatın devr ve ferağına tatbik olunamaz. hüküm bilhassa faiz ve temettü kuponlarının ibrazı müddetlerin» vel'ecelittediye kur'ası isabet etmiş olur.i adem-i ifasından 'dolayı gayrı muteber addedilemeyecektir. imtiyaz mukavelâtına. ahkâm-ı umumtyeye tevfikan selâhiyettar me-hakim tarafından hal ve fasl edilecektir.miktarda bir tazmine istihkakı olacak ve bu tazmin muslihane bir itilâf hasıl olmazsa Muhtelit Hakem Mahkemesi canibinden tesbit edilecektir. ister harbin bidayetinden evvel. sinin daire-i selâhiyetine dahil olan ihtilâfat müstesnadır. mehil-i kanunînin mürurundan mütevellit adem-1 istima-ı dâvaya veya sukut-u hakka <lair her türlü müddetler. ne harp esnasında aynı memlekette oturmuş ve şahıslarıyla mallarım serbestçe mutasarrıf bulunmug olan bütün taraflar arasında mün'akit mukavelâta. evvel zuhur edebilecek olan bilcümle ihtilâf at. Madde: 80 — Düşmanlar . adem-i kabul veya adem. ne cirontalara adem-i kabul veya adem-i tediyeden dolayı ihbar vuku bulmadığından ne pro' 'testo ve ne de merasimden herhangi birinin şekl. Bu madde mucibince Muhtelit Hakem Mahkmesi-r. veyahut sair bir suretle vâcibüt tediye olan eshamın ibraz müddetlerine de tatbik «dilir. medyunu haberdar etmek üzere muktazi merasim kamilen ifa olunamamış olsa bile — medyun-u mezkûrun her türlü zarar ve ziyanlar hakkında ruyet-i muhasebe için daimi muhtelit hakem mahkemesine davet edebilmesi hakkı mahfuz kalmak kayd-ı sarihi ihtirazisl tahtında— muteber tanınacaktır. tşbu şıkk-ı âhırede ihtilâfat-ı mezkûre Muhtelit Hakem Mahkemesi tarafından değil mehakiml-i milliyeyi mebhusun anh tarafından hal ve-fasl edilecektir. Madde 81 — Vacibüttediye olmuş düyunu teminen harbten evvel tesis kılınmış menkul veya gayrı menkul merhünat veya temi--natı akçeye tahvil için harb esnasında yapılmış olan satışlar. Maahaza bitaraf devletlerin kânunlarının tatbikinden dolayı düvel-1 mezkûre mehakim. Bu maddenin ahkâmı. ' imtiyaz mukavelâtından başka mün'akit mukavelelere ait olarak zuhur etmiş veya zirde gösterilen altı ay müddetin inkızasından. keşid'cilere. ister ondan sonra cereyana başlamış olsun 29. ne de tarafeynin öüşman oldukları tarihten mukaddem selâhlyettar bir mahkeme tarafından bir hükme iktiran etmiş ihtilâfata tatbik olunamaz. harb esnasında ınunkazl olmuş ve senedi ibraz veya rotesto etmek veya adem-i kabul veya adem-i tediyesini ihbar eylemek ile mükellef olan taraf bunu harb zamanında İfa etmemiş ise senedi ibraz.

ak . •kavelename hükümsüz veya tesirsiz kalmış ise sigorta olaa şahıs veya vekilleri veyahut menlehulhukuk igbu muahedenin mevki-i nıer'iyete vass'ı tarihinden itibaren onlki ay zarfında her zaman. yahut rehni satmaktan içtinap için veya satışın bir mutedil fiatla tahakkukunu temin edecek şerait tahtında icrası zimmmda yedi iktidarında olan her vasıtaya müracaat etmemiş ise medyunun satışı hesabiyle : uğradığı zaran tamir mecburiyetini dayine tahmil eylemek "azifdsini haiz olacaktır. 2 — Elyevm bir müttefik devlet teb'ası olan şirketlere Türk telası arasında 1914 senesi 29 teşrinievvelinden mukaddem aktedll-iniş olup Türk altınından gayri bir naktile tediyesi kabul ve ücuratı 18 teşrinisani 1915 tarihinden evvel ve sonra veyahut yalnızca LOZAN ZAFER Mt. 1 — 18 teşrinisani 1915 tarihinden evvelki zamanlar için mukavelenamede zikredilen cins para ile ve bu cins nakti İhraç eyleyen memleketin rayicine göre sigorta edilen şahsın hukuku poliçenin şerait-i umumiyesine tevfikan tesbit edilecektir. Bu ahkâm ancak düşmanlar arasında kabil-i tatbik olacak ve bâlâda muharrer( muamelâttan 1 mayıs 1923 tarihinden sonra icra edilmiş olanlarına teşmil edilmeyecektir. Hayat sigorta mukavelenameleri 29 teşrinievvel 1914 tarihinden mukaddem imza edilip işbu mukavelenamelerin ahkâmına nazaran Ucuratm adem-i tediyesinden nâşi işbu muahedenameden evvel fesh veyahut tenzil edilmiş olan Türk teb'ası işbu muahedename-nir. Madde: 83 — Bu kısmın ahkâmı Japonya ile Türkiye arasında tatbik olunmayacak ve bu kısımda mevzırubahs olan mevat mezkûr iki memleketin her birinde kavanin-i maiıallîyeye tevfikan hal ve fasl edilecektir. ay zarfında ve 'gayet o esnada berhayat iseler sigorta edilen sermayenin tamamı için ^poliçeleri yeniden tanzim etmeye selâhlyattar olacaktır. (Meselâ Frank. bu tarihten mukaddem tediye edilen hayat sigortası mukavelâtınm berveçhi âti tesviye ve tanzim edilmeleri takarrür etmiştir. Bunun tçin kumpanya doktorunun yapacağı ve kampanyanın kâ. . aralarında ticaretin fiilen gayr-ı mümkün olduğu' veya bunlardan birisinin tâbi olduğu kavanin. HEZİMET MİT 409. Akt-i mukavefe eden erden birisi için düşman memleketi olduğu halde harp esnasında orada ikamet ederek şahıs ve emvalK hakkında serbestçe tasarrufatta bulunabilmiş olduğu tarafeyn-t âli--yeyn-i âkıdeynden birinin arazisi dahilinde (şirketler de dahil ol.79 . poliçenin hükümsüz kaldığı veyahut mefsuh addedildiği günkü kıy-met-1 iştlraiyesinl sigortacıdan senevi yüzde beş zamm-ı faiz ile ta_ İep edecektir. evâmir veya niza.-m ak üzere) düşman eşhas veya onların acenlaları arasında akto-lıınmuş mukavelât 73 .' Madde: 82 — Bu faslın müfadmca bir mukavelenin tarafeynini teşkil eden eşhas.80 inci maddeler ahkâmından müs^ tesna olarak ahkâmı umumiyeye tâbi tutulacaktır.75 . Harp esnasında sigorta ttcuratınm adem-i tediyesinden veyahut mukavelename ahkâmının ademi icrasından naşl gayet bir mu. Fıkra-i sâlifeye göre mefsuh addedilmeyen bir mukavelename ahkâmınca harb esnasında vacibüttedlye olmuş olan her sigorta edilmiş. mevkl-1 mer'iyete vaz'ı tarihinden itibaren Uç. meblâğ bftdelharb kâbili tesviye olacaktır-İşbu meblâğa ya-cibüttedlye olduğu zamandan tesviye edUdigi tarihe kadar senevt yüzde beş faiz zam edilecektir. fi addeceği bir muayene-i tıbbiyeden geçtikten sonra mütedahil ücuratı yüzde beş faiz-i mürekkep zammı ile tediyeye mecbur olacaklardır. mat ile ticaret men edildiği veya gayrı kanuni bir mahiyet iktisap-ettiği tarihten itibaren düşman ad ve telâkki olunacaklardır.hareket etmiş. <08 KADİR MISIROöLU LAHİKA I — Hayat Sigortalan: 1 — Bir sigortacı ile bilâhare düşman olmuş. bir şahıs arasın-da aktedilmiş olan lıayat sigorta mukavelenameleri muhasematın küşadı veya şahs-ı mezkûru» düşman olması dolayısıyla mefsuh addedilmeyecektir.

göre tesfiye edilecektir. mezkûr mukavelede gösterilen paradan gayri bir para ile kısmen veya tamamen tahsil edilmiş bulunan mebaliğin mukabili olduğu takdirde bu tediyat hakikatte tahsil olunmuş olan mebaliği.lr. niden taazim ve tesis etmek hakkına malik olacaklardır. tahsilatın vuku bulduğu para ile eda etmek suretiyle icra olunabilecektir. HEZİMET Mİ? 411 . Buna mukabil mumaileyhin mez-.i mer'iyete vaz'ı tarihinde poliçeleri sureti kafiyede tediye edilmiş olan şahıslara ikinci ve üçüncü fıkraların ahkâmı tatbik çdümeyec jît.tın Frank yahut evrakı naktiye Frank olarak tasrih edilen her . III — Harik Sigortaları vs Diğer Biyortalrır : 7 — Fıkra-i sâlifede zikredilen kaydı ihtiraz! tahtında hârik veya <liğex sigorta mukavelenameleri mefsuh addedilmeyeceklerdir. // — Denin Sigortalan : 6 — Tarafeynin. delâtının tesfiyesi Türk evrak-ı naktiyesiyle vuku bulacaktır. 5 — Fıkarat-ı sâlifenln tatbiki zımnında tarafeynin taahhtt. îşbu kısmın İkinci faslı lahikasının ahkâmına halel gelmemek şartıyla şu cihet mukarrerdir ki harpten evvelki bir mukavele mucibince icrası lâzım gelen bir tediyat.) 2 — 18 teşrinisani 1915 tarihinden sonraki müddet için — Türk lirasının kıymeti harpten evvelki kıymetine müsavf farzolunmak iktiza ettiğinden — Türk evrak-i naktlyesl ile testiye edilecektir.dUşman olmalarından mukaddem muhatara bağlamış olduğu takdirde ve sigortacının tâbi olduğu devlet veya işbu devletin müttefikleri tarafından vuku bulan harekât-ı harbiye neti.. 3 — Türk lirası olarak aktedilmiş olan sigorta mukavelâtı be. Bu maksatla 18 teşrinisani 1915 den beri vâdeleri hitam bulmuş olan ücuratı işbu para ile tesfiye edeceklerdir. Bu hüküm işbu muahedenin trievki-i mer'iyete vaz'ından evvel alakadarlar arasında euret-1 muslihanede vâki olmuş olan ve hükm ü mezbure muhalif bulunan ta-ahhüdatı haleldar edemeyecektir. Şayet mukavelenameleri Türk parasından gayri bir nakt ile aktedilmiş olan Türk tebası 18 teşrinisani 1915 den beri ücretlerini mukavelenamelerde zikredilen nakit ile tediye ettiklerini isbat ederlerse mezkûr mukavelenameler 13 teşrinisani 1915 den sonraki" zamanlar için bile işbu nakti ihraç etmiş olan memleket rayicine. 1 LOZAN ZAJfER Mİ.ı tâbiiyetinde bulunan şirketler ile 29 teşrinievvel 1914 tarihinden evvel Türk parasından gayrı bir nakit ile aktedilmiş ve ücuratm tediyesi dola-yisiyle el'an mevki-i-mer'iyette kalmış olan Türk teb'ası işbu mua-hedanemenin mjevki-1 mer'iyete vaz'ı tarihinden itibaren üç ay zarfında işbu mukavelenamelerde mezkûr para ile o nakti ihraç eyleyen memleketin ¦ rayicine göre sermayelerini itmam için poliçelerini ye-. Mukavelenameleri elyevm müttefik bir devletin taht. «esindeki haşaratı temin ve tazmine dair olmaması şartlyle deniz siporta mukavelenameleri muhtevi bulundukları kuyudat-ı ihtiraziye tahtında mefsuh addedilmeyeceklerdir.i âliyeyn-i âkideyn müttefiktirler. kür tarihten itibaren Türk evrakı naktiyesi ile tediye ettikleri ücu-rat ise kendilerine aynı nakit ile iade edilecektir. FASİL III DUYÛN -Madde: 84 — Harpten evvel aktedümig mukavelât mucibince harpten evvel veya harp esnasında vacıbüttedlye olmuş bulunan ve harp sebebiyle tesfiyesiz kalmış olan duyunun mukavelâtta mündemiç şerait dairesinde ve mukavele edilen para ile o paranın İhraç edildiği memlekette cari rayici üzerinden tesfiyesl lâzım. . 410 KADİR MI9IROCLU dat-ı jnütekabilelerinl hesap İçin hayat-ı beşerin ihtlmalfitına faizin miktarını meczederek istinat eden sigorta mukaveleleri hayat özerine yapılmış sigorta mukavelâtı hükmünde addolunacaktır. meblâğ Fransız frankıyla tesviye edilecektir.r tediyesini evvelce tanzim etmiş olan sigortalı şahıslarla işbu muhadenamenin mevki. 4 — Sigorta şirketiyle bir mukavele-1 mahsusa ile poliçelerinin kıymeti ve ücuratın suret. geleceğini tanımakta tarafeyn.

riy bırakılmıştır.Madde: 85 — Düyun-û Umumiye-i Osmaniye işbu fasıldan ve işbu kısmın (ahkamı iktisadiye )diğer füsulünden bilittifak ha. diğer tarafın arazisinde. Itezalik eğer harp vukua gelmemiş olsa idi. çeklerdir. merasimi ikmal.edebiyye veya bediiyye hakları. HEZİMET Mt? 413 resm-1 munzam ve herhangi bir nevi ceza olmaksızın her muameleyi icra. hudusa gelmiş ef'al dolayısiyle ve bu ef al. sinden veya bir resmin verilmemesinden dolayı sakıt addedilmiş. işbu muahedenin mevki-i mer'iyete vaz'ından itibaren bu hukuktan halihar_ bin başlandığı anda müteneffi olan eşhasın veya menlehulhakları. mümasil tedablr hak. esna:i harpte herhangi bir zamanda mevcut bulunmuş olan veyahut 86 ncı maddeye is. vazmdan itibaren iki sene müddet geçmedikçe. den itibaren ekalli bir sene mühlet verilmiştir. ¦ Bir ihtira beratı hükmünün mevkii fiile vaz'ı veyahut bir alâ. sukut -veya feshe tâbi olamayacaktır. Bu muamelenin ikmal-l merasiminden birinin İcra edilmeme.' Madde 88 — Bir taraftan Türk tebası ile Türkiye'de mukim olan veya Türkiye'de sanatlarım icra etmekte olan eghas ve diğer taraftan müttefik devletlerin tebası ile müttefiklerin arazisinde ikamet veya san'atlarım icra eden eşhas ve kezalik bu eşhasın harp esnasında bazı hukuk devretmiş olduğu eşhas-ı salise taraflarından. «ıuahedenamenin nıevki. kında dahi aynı veçhile câridir. Bâlâda mukarrer hükme tevfikan yeniden tesis edilecek olan hukuka halel lras etmemek şartıyla esna-yi harpte müttefik devletlerden birinin tegril icra! veya İdari bir makamı tarafından ittihaz kılınmış olabilen tedabir-i mahsusaya ibtinaen Osmanlı tebasma müteallik mülkiyeti sınaiye. sırf mevkii fiile fidemi vaz'ı veya adem-i istimali cihetiyle. met-i farika veya ticariye veya bir resmin istimali için verilen mehilde 1 Ağustos 1914 ile igbu muahedenin m»vki_l meriyete Trazı tarihi arasındaki müddet dahll-i hesap edilmeyecek ve bundan başka 1 Ağustos 1914 tarihinde muteber olan hiçbir ihtira beratı alâ-met-1 fftrika Veya ticariye veya resim igbu muahedenin mevkii icrayı». haleldar etmiş .V ZAFER Mı. nm lehine tekrar tesis veya iade olunacaktır. rüsumu tesfiye ve suret-i umumiyede har devlet kavanin ve nizamatının istilzam ettiği kâffe-l muamelâtı icra eylemek üzere işbu muahedenin mevki-i mer'iy-te vaz'ı tarihin. olan mülkiyeti sınaiye hakları — ihtira beratiyle resimlere ait hu-susatta mezkûr berat veya resimlerin gayri mer'î addolunduğu zamanlarda bunları işleten veya istimal eden eghas-ı sâlisenin hukukunu sıyanet için her devletin muktaz-i nesfet addedeceği tedabiri ittihaz edebileceği kaydı ihtirazisi ile — tekrar iktisabı mer'iyet ede. Madde 87. —"Bir ağustos 1914 tarihinde zaten iktisap edilmiş olan veyahut eğer harp vâki olmamış bulunsa İdi harpten evvel veya harp esnasında. Bu hüküm herhangi bir müttefik devlet tebasımn hukuku hakkında Osmanlı makamatı tarafından ittihaz edilmiş. âkit devletlerden her birinin kavaninine nazaran 1 Ağustos 1914 de bulunmuş oldukları hal üzere tarafeyn-i âliyeyn-1 âkideyn arazisinde. edebiye ve bediye hakkında ifa edilen bilcümle muamelât (ruhsat itası da dahil olmak üzere) mer'I kalacak ve hükümleri tamamiyl» câri olmakta devam edecektir. bir mülkiyet-i smaiyyenin veyahut bir edebi veya bedii eserin neşri hususunda himayesi için kanun dairesinde vâki olmuş bir müracaat üzerine harp esnasında iktisab-ı hukuk etmeleri mümkün bulunan eşhasın hukuku dahi işbu muahedename-nin mevki-i mer'iyete vaz'ı tarihinden itibaren eşhası mezkûre lehine olarak tasdik ve tesis edilecektir. hali harp tarihiyle işbu. FASJL IV MÜLKİYET-! SJNAİYYE EDEBİYYE VE BEDİİYYE Madde 86 — İşbu muahede ahkâmı mahfuz kalmak kaydiyle mülkiyet-i sınaiyye .1 mer'iyete vaz'ı tarihi arasında geçen müddet zarfında. tinaden yeniden tesisi lcabeden mülkiyet-1 smalyye veya edebiye veya bediiye hukukunu. yapılmış bir talep ile o tarihten beri İcrası mümkün olan mülkiyet-i sınaiye hukukunu istihsal veya muhafaza veya bu bapta İtiraz edebilmeleri maksadiyle diğer her bir âkit devlet arazisinde Türk teb'asına ve Türkiye'de mezkûr devletlerin tebaasına 412 KADİR MISIROCLU LOZA.

dan tayin olunacaktır. O takdirde mahkeme. . Muahede-i haziranın mevki-i meriyete vaz'ı tarihinden itibaren iki ay müddet zarfında bu itilâf husulpezir olmadığı takdirde reis-i mumaileyh. Madde 90 — îşbu muahede mucibince Türkiyeden aynîan arazi ahalisi. gere!. dan tâyin edilecektir.tarafeyni ûliyeyn. le diğer eşhas tarafından mülklyet-1 sınaiyye. icabederse.ı »hale göre bunlar meyanmdan intihap edeceklerdir. Madde: 91 — Osmanlı İmparatorluğu hükümetinin Dersaadetta veya raahall. ' Bu mahkemelerden her biri ikisi mütekabüen alâkadar hükümetlerin her biri tarafından tâyin olunmak üzere. işbu tescilin hükmü tescili iptidai tarihinden muteber ola-. Madde 89 — Mülkiyeti sınaiye hukukunun İşletilmesi veyahut âsar-i edebiye veya bediiyenin tab ve teksiri hakkında. smda bitaraf. bu iftiraka. alâkadar iki hükümet arasmda bâdel itilâf tâyin olunacaktır.i âki-dcyn hükümetleri Veya onlar hesabına veya onların muvafakatiy.addolunabilmek sebebi ile biç bir deâvl ikame ve hiçbir talep dernıeyan edemeyecektir. Bu muahede ile Türkiye'den ayrılan arazide bu iftirak cnn-da merî veya 86 ncı maddeyi tatbikan yeniden tesis veya iade edi-lccek olan mülkiyet-i sınaiyye . Eini mahkemede temsil edecek azayı intihap etmeyecek olursa diğer alâkadar hükümetin talebi üzerine mezkûr azanın emri tâyini Cemiyeti Akvam meclisine alt olacaktır. bir taraf-•dan müttefik" devletler tebaları veya onların topraklarında sakin veya orada Ean'at'arını icra etmekte olan eçlıas iie diğer tarafian ¦Osmanlı tebası arasında esna-i harpte aktedilmig olan ita-1 ruhsat mukaveleleri Türkiyi ile her devlet-i müttefika arasında mütchaUdis hali harp tarihinden itibaren mefsuh addedilecektir.SO teşrinievvel 1918 tarihinden beri usulen vermiş olduğu ihtira beratları veya alâmât-ı farika hakkında ifâ etmiş olduğu muamelât-ı teselliye ve kezalik bu beratlarla alâmât-ı frikanm devir ve ferağına müteallik her türlü kayıt veya tescil mua. meleri işbu muahedenin mevkii meriyete vazıhdan itibaren 3 ay zarfında alâkadarların vukubulacak müracaatları üzerine Türkiye hükümetine arz ve hükümeti müşarünileyha tarafından tescil edi414 KADİR MISIROÖLTJ lecektir. Eğer bu iki ay zarfında. ruhatiye vaz'ı ve istimali fiilleri de dahildir. Ancak herhalde. Mahkeme azasında birisinin vefatı veya istifası takdirinde veyahut mahkeme âzasından birisinin vezayifinl ifa etmesi herhangi bir sebepten dolayı imkânsız . edebiye veya bediiye "haklarının istimal ve kezalik bu hukukun tatbik olunabileceği mahsulât. çaktır. bu nevi bir mukaveleden iptidaen müstefid olan kimse işbu muahedenin mevki-i mer'iyete vaz'i tarihinden itibaren G ay zarfında sahibi hukuktan yeni bir ruhsat talep etmek hakkını haiz o!a-¦cak ve bunun şeraiti tarafeyn arasında bilitilâf kararlaştmlamaz. gerek bunun neticesi olarak hâsıl olan tedbili tâbiyete rağmen Osmanlı kâvaninine göre bu tebdil anında sahip oldukları mülkiyet-i s:naiyye. alâkadar hükümetlerden birisinin talebi üzerine LAHEY Beynelmilel Adalet Mahkeme-i Daire Reisi tarafından harb esna. harp esnasında hukukunun istimalinden dolayı muhik göreceği lâzımuttas-fiye hisse miktarını tayin edecektir. kalmış olan devletler teb'asına mensup zevat meyanın. FASIL S MVH7ELİT HAKEM MAHKEMESİ Madde 92 — Bir taraftan müttefik devletlerden her biri ve diğer taraftan Türkiye arasında muahede-i haziranın mevkii mer'iyete vazı tarihinden itibaren 3 ay müddet zarfında birer muhtelit hakem mahkemesi teşkil olunacaktır. Bu hükümetler bir kaç zatı tâyin etmek selâhiye-tinl haiz olacaklar ve mahkemede âza sıfatıyle bulunacak zatı icâb. 3 azadan mürekkep olacaktır.i salrede. Bâlâda zikrolunan ef'al meyamnda . Reis.edebiya ve bediiye hukuku bu arazinin intikal edeceği devlet tarafından tanınacak ve Osmanlı ka-vanini mucibince devamı kabul edilen: müddetçe bu arazi üzerinde mevk!-i mer'iyette kalacaktır. âlât ve mevad veya her türlü eşyanın füruhati ve mevki-i fü.alâkadar hükümetlerden birisi kendi. sa 5 inci kısımda münderiç muhtelit hakem mahkemesi tarafın. ebediye ve bediiye haklarından Türkiyede tam ve kâmil bir surette istifadelerini muhafaza edecelderdir.

-den biri mülâhazatı şifahiye dermeyan etmek veya ettirmek talebin416 KADİR MI9IROÖT. lâyiha 1 reddiye-i cevabiyenin itası ihtiyari olacaktır. Şayet muhtelit bir hakem mahkemesinin veyahut şubelerinden birisinin teşkilinden itibaren 3 sene sonra igbu mahkeme veya jşube mesaiaini itmam etmemiş bulunur ve mezkûr mahkeme veya . de eden hitam. her güna malûmatı talep eylemek. Tarafeyn-l a!!yeyn_i âkidoyn. Meğer ki. 4) Bir sene zarfında mecmuu sekiz haftayı tecavüz etmeyecek olan tatil devreleri müstesna olmak üzere her hafta mesalihin cûr'at-i cereyanını temin etmek için muktazi miktarda celse aUted-mek mahkemenin cümle-i vezaif indendir. Bunların LOZAN ZAFER Mİ. mahkeme-i mezkûrenin bir kararı ile ita edilmiş ve bad-i mesafe veya kuvve-i mücbire esbabına mübteni olarak &uret-i istisnaiyede muhik görülmüş bir müsaadeyi mahsusa mevcut ola. Her hükümet mahkemede kendisini temsil etmek için bir veya Ibirkaç memur (ajan) tâyin edecektir. 2) Mahkeme tahkikat icrasını. 6) îşin icabına göre murafaat. nin tâyinine tevessül edilecektir. .i şifahiye ile herhalde hükümlerin tefhimi celse-i aleniyede vukubulacaktir.şubelerin her biri bir reis-i sâni ile 92 nci maddenin 2 ile 5 inci fıkralarında mezkûr olduğu veçhile mansup iki azadan mürekkep ola-•caktır. ve lâyihai cevabiye ibrazını mütekabilen ihtiva edecek ve lâyiha-yi reddiye-i cevabiye ve mukabil.i selâhiyeti haiz olacaktır. vefat. Bu . yerine diğeri.şubenin meı-kezi kendi arazisinde bulunan devlet de talep ederse bu merkez i*bu arazi haricine naklolunacaktir. istifa veyahut ade. tarafı diğere de böyle bir halde aynıyla hareket etmek selâhiyeti verimek şartıyla buna mezun olacaktır.ı muhakemeden itibaren nihayet iki ay sonra her halde isdar edilmiş olmalıdır.esasât. Madde: 95 — Muhtelit hakem mahkemelerinin rehberi adalet. muhtelit hakem mahkemelerinin mukarrerâtm' kati addettiklerini ve kendi teb'aları hakkında bunları mecburiyülittlbâ kılacaklarını ve ilâmât kendilerine tebliğ edilir edilmez hiçbir tenfiz karan ittihazına hacet olmaksızın bütün ara-. Ekseriyct-i azanın verdiği karar mahkemenin kararı olacaktır.TJ de bulunursa. ehl-i hibreye havaleyi emretmek mahallerinde keşif ve muamele İcra. 1) Usul-U muhakeme. yed'i iktidarlarında bulunacak olan her türlü muaveneti doğrudan doğruya ifa etmelerini taahhüt ederler.zileri dahilinde icrasını temin edeceklerini kabulde müttefiktir. 3) Muahede-i hâzırâda hilafına münderiç ahkâm müstesna olmak üzere mahkemenin teşkilinden itibaren 6 ay müddet hita-nıından sonra hiçbir talep ve iddia kabul olunmayacaktır. Bu kavaidin tanziminde . rol İmkânın usulü dairesinde subutu günündsn lptidar eden iki ay müddet zarfında. lâyiha. Eğer mesalihin kemiyet ve keyfiyeti muhik gösterirse alâkadar hükümetler her bir mahkemede bir veya birkaç şu-be-l munzama ihdas etmek selâhiyetlni haiz olacaklardır. Şayet tarafyn. şahitler istima etmek ve tarafenden veyahut mümessillerinden hertürlü izahat-i şifahiye veya tahririyeyi talep etmek hususlarında kâffe. evrak ibrazını. nasp niçin mukarrer usule tevfikan. ?ler. 5) Hükümler işin mahkemece müzakereye konulduğuna •ta. HKZİMET M t? 415 •merkezleri -münasip görülecek bir yerde tâyin olunabilecektir. Madde: 94 — 92 ve 93 üncü maddeler mucibince ihdasediien .muhtelit hakem mahkemeleri içhu muahede mucibince kendi sclâ-hiyetîeri dahiKnde bulunan ihtilâfat hakkında hüküm vereceklerdir. Madde: 93— Muhtelit Hakem Mahkemelerinin merkezi İstanbul'da olacaktır. hakkaniyet ve hüsnüniyet olacaktır.bulunursa.ı âtiyeye riayet olunacaktır. Her mahkeme mesaliha tamame-i vukufu temin etmek için tnuktazi tercümelerin birlikte itasını emrederek huzurunda istimal olunacak lisanı tâyin edecek ve huzurunda takip edilecek usulü mahkeme kavaidlni müddetlerini tanzim eylecektlr. Bundan başka tarafeyn-l aliyeyn-i âkideyn bilhassa tebligâ-tm isaline ve delalin cem'ine ait hususta kendi mahkeme ve memurlarının muhtelit hakem mahkemelerine.

kornetler tarafından müttefikan tâyin olunacak ücurat ve muhassa-s&tı mezkûre ile mahkemenin masarifi mflşterekesi her iki hükümet tarafından mtinâsefeten tediye edilecektir. Reis ile kâtibi umuminin ucrât ve muhaaasasâtı alakadar hü. Madde: 98 — İşbu fasıl Japonya ile Türkiye beyninde muahede-i hâzıra mucibince muhtelit hakem mahkemesinin daire-i selâhi. Madde: 96 — Alâkadar hükümetler herbir mahkeme için bilit-tifak bir kâtibi umumî tâyin edecekler ve herbiri ona bir veya bir. muharrerât ve vesaiki kaleminde muhafaza edecek ve vazifesinin hitamında bunları merkezinin bulunmug olduğu hükümetin hazine-i LOZAN ZAFER Mt. 7) 30 teşrinisani 1920 tarihinde Madrltte İmzalanan mukavelename ve itilâfnameler de dahil olduğu halde posta ittihat-i umumisi hakkındaki mukavelename ve itilâf nâmeler. tır.7) Her muhtelit hakem mahkemesi mesalihin hüsn-ü temşiye-tine nâfi addettiği takdirde. Diğer hanhangl bir mahalde mülhak daireler ihdası etmek alâkadar hükümetlere ait olacaktır. mukavelât ve itilâfât Türkiye ile diğer düvel-l âkideden bunlara taraf olanlar arasında yeniden mevki-i meriyete gireceklerdir: 1) Tahtelbahir kablolarının muhafazasına dair 14 Mart 1884 ve 1 Kanunuevvel 1886 ve 23 Mart 1887 tarihli mukavelenamelerle 7 Temmuz Î887 tarihli ihtimamı protokol. 4) Romada beynelmilel bir ziraat enstitüsü teşkiline dair 7 Haziran 1905 tarihli mukavelename. kemesi azası ile tâyin edeceği memur (ajan) veya kâtiplerin Ucu-rât ve muhassasâtım tediye eyleyecektir. yetinde bulunacak olan mesaiih hakkında kâbil-1 tatbik olmayacak. P : 27 418 KADİR MI9IROÖI.TJ 6) Igbu muahedenâmenin 19 uncu maddesindeki ahkâm-ı mahsusa kaydı ihtlrazisl tahtında. 8) 10 . Kâtib-i umumî ile kâtipler alâkadar hükümetlerin muvafakatiyle muavenetlerine lüzum görülen eçhası hizmetlerine alabilecek olan mahkemenin taht-ı emrinde bulunacaklardır.22 Temmuz 1875 tarihinde Sen . Mesalihi-i mezkûre iki hükümet arasında billtil&f hal ve faal olunacaktır. 2) Gümrük tarifelerinin neşrine ve günırUk tarifelerinin neşri için beynelmilel bir İttihat teşkiline dair 5 Temmuz 1890 tarihli mukavelename. 5) Esko nehri üzerinde müruriye rüsumunun mubayaasına ait 16 Temmuz 1863 tarihli mukavelename. HEZİMET Mİ? 417 ¦evrakına tevdi edecektir. Her mahkeme kaleminin daireleri tstanbulda olacaktır. Süveyg kanalının serbestli istimalini temin edecek bir usul tesisine ait 29 teşrinievvel 1888 tarihli mukavelename. Her mahkeme kendisine tevdi edilecek olan mesaliha ait evrak. merkezinin haricinde bir veya birkaç celse akdi selâhiyetini haiz olacaktır. kaç kâtip tefrik eyleyeceklerdir. Madde: 100 — Türkiye atide zlkrolunan mukavelename veya lttlâfnâmelere iltihak veya onlan tasdik eylemeyi taahhüt eyler. . nâmeler ve tarifeler. Bu evrak alakadar hükümetlere daima kügâde bulunacaktır. Petersburg'ta im-zalanan beynelndlel telgraf mukavelenameleri ve 11 Haziran 1908 de Lizbon beynelmilel telgraf konferansında kararlaştırılan nizâm. 1) Otomobillerin milel-i muhtelife mematiklnda seyrine müteallik 11 teşrinievvel 1909 tarihli mukavelename. tâyin ettiği muhtelit hakem man. 3) Pariste beynelmilel Hıfzıssıhha-i umumiye dairesi teşkiline dair 9 kanunuevvel 1907 tarihli itilâf name. FASİL t MUAHEDENÂMELBU Madde: 99 — İşbu muahedenâmenin m'evki-1 meriyete vaz'ı akabinde ve diğer cihette havi olduğu ahkâm haleldar olmaksızın zlr-de tadat olunan iktisadi veya fennî mahiyetteki zeviletraf muahe-dât. Madde: 97 — Her hükümet.

7) 54. İşbu muahedenin mevki-l meriyete va-nnı müteakip 14teşrinievvel 1890. 6) Mugayir. KIBIU i TARİK-Î MÜNAKALE VB MESAİLİ &BBIYB VASIL 1 Tarik-i münâkale Madde: 101 — Türkiye transitin sebestiai hakkında Barselon konferansı tarafından 14 Nisan 1921 tarihinde kabul edilmiş olan mukavelename ve nizâmnâme ile ve menafii beynelmilele olan kabil-1 seyir ve sefer yollara tatbik olunacak usul hakkında mezkûr konferans tarafından 19 Nisan 1921 tarihinde kabul edllmig buluran mukavelename ve nizâmnâme ve munzam protokolü kabul ettiğini beyan eyler. 20 Eylül 1393. Türkiye bu usul altına vaz'edilecek limanlan bilâhare bildirecektir. muavenet ve umur-u tahliîiye-1 bahriye hakkındaki bazı kavaidin dair 23 Eylül 1910 tarihli mukavelename.i sıhhiye.OGU3 Madde: 104 — Türkiye.AN ZAFER Mî. 5) Kadınların fuhuşuyata teşviklerinin men'l hakkında 18 Mayıs 1904. memleketin İki kumun yekdiğerine rapteden bir hat diğer memleketin kat'ettlğt veyahut bir memleketten . 10) 5 Temmuz 1912 tarihli beynelmilel telsiz . 16 Temmuz 1895-16 Haziran 1896. Jermen .! ahlâk neşriyatın men'ine dair 4 Mayıs 1910 tarihli mukavelename. 19 Eylül 1906 tarihlerinde Bern'de İmza edilen demiryolları vasıtaslyle emtia nakli hakkındaki mukavelenameleri ve ¦uver-1 tesfiyeyl kabul ve tasdik etmeyi taahhüt eder. Binaenaleyh Türkiye igbu muahedenin mevki-i meriyete vazm-dan itibaren bu mukavelename nizâmnâme ve protokoller ahkâmının mevki-i tatbika vaz'ını taahhüt eder. 4 Mayıs 1910. 9) Afyon hakkında 23 .2) Gümrüğe tabi vagonların kurşunlanmalarına dair 15 ma. Madde: 103 — Türkiye 20 Nisan 1921 tarihli Berselon kon. 420 KADİR KISIB. v 11) Afrlkada mevad-dı küüliyenin tâbi olacağı usule dâir" Sen. 20 Nisan 1921 tarihli Barselon konferansının beynelmilel demiryollarına müteallik vesayasını kabul «ttiğini beyan eder. Jermen . 17 kânunusani 1912 tarihli mukavele. 14) Kibrit imalinde -beyaz fosfor istimalinin men'ine dair 26 Eylül 1906 da Bern'de imzalanan mukavelename.Anley'de imzalanan 10 Eylül 191S tarihli mukavelename. LU/.telgraf mukavelenamesi. feransından beynelmilel usule tabi limanlara alt olan vesayaasmı kabul ettiğini beyan eder. HEZİMET MİT 411 12) 26 Şubai: 1885 tarihli Berlin sened-1 umumisiyle 2 tem. Madde: 102 —.Anley"de imzalanan 10 Eylül 1909 tarihli mukavelename. 88 ve 90 inci maddeîer hakkındaki kuyudât-ı ihtiraziye mahfuz kalmak gartlyle. Madde: 106 — Teni hudutların güzergahı dolayuiyle ve aynı. 13) 1 Mayıs 1920 tarihli protokol ahkâmını tatblkan vazi-yet-i coğrafiyesinin iktiza ettirdiği tadilâta Türkiye nail olduğunu gördüğü takdirde — seyahat-i hava yenin tanzimine dair olan 13 teşrinievvel 1918 tarihli mukavelename. 3) Müsademe. kanunusani 1912 tarihinde LAHEY* de İmzalanan mukavelenameyle 1914 tarihli munzam protokol. yıs 1886 tarihli itilâf nâme ve 18 Mayıs 1907 tarihli protokol. Türkiye bundan bagka telli re telsiz telgraf hakkında beynelmUel yeni mukavelâ-tın tanzimine igtirak etmeyi taahhüt eder. Madde: 105 — Türkiye. 8) Flokseraya kargı ittihaz olunacak tedlblre ait 3 tesrinl-evvel 1881 ve 15 Nisan 1889 tarihli mukavelenameler. 30 Eylül 1921 tarihli mukavelenameler. Bu vesayaa mütekabil olmak kaydı ihtirazlsly-le İşbu muahedenin mevki-İ meriyete vazından itibaren Türk hükümeti tarafından tatbik edilecektir. 4) Hastane gemilerinin limanlarda rüsum ve tekâliften muafiyeti hakkındaki 11 kânunuevvel 1904 iarihll mukavtlenâme.Türkiye sahilden mahrum devletlerin bahri bayrağa mallkiyet haklarının tanınmasını muntazammın 20 Nisan 1921 tarihli beyannemesini kabul ettiğini beyan eder. muz 1890 tarihli Brüksel beyanname ve sened-i umumisinin yeniden tetkikini muntazammum Sen .

eşya ve edevat. Bu uyuşma 30 teşrinievvel 1918 tarihli son müfredet cedve-line göre bu hutut üzerine kaydedilmiş olan malzemenin ehemmL. Bu mümessiller İhtiyaçları olacak madun heyet-1 memurinin miktar ve evsafı hakkında komiserle itilâf edeceklerdir. malzeme-i müteharrikenin aynı şerait tahtında terkedilecektir. yeti servis hatları da dahil olmak üzere hututun uzunluğunu ticari münaklâtın mahiyet ve ehemmiyetini nazarı itibare alacaktır. . Bu idareler igbu itilâfın şeraitinde uyuşmağa muvaffak olmadıkları takdirde şeralt-i mezkûre tahkim tarikiyle tâyin edilecektir.Bulgar hududu ile Kuleliburgaz karibindeki Yunan Türkiye.bağlayan bir şube hattı diğer bir memelekette nihayet bulduğu takdirde İki memleket ara-mndaki ticari münakalâta müteallik hususatta isletme geraitl mu. hududu arasında kâin şark şimendiferlerinin aks&m-i sall_ sesinden transit suretiyle müstefit olan yolcular ve emtia-i ticariye. 4) Malzeme. Yunanistan ve Türkiye hükümetleri ekseriyet-i ftra ile ittihaz-i mukarrerat eyleyen meclls-i mezkur tarafından sâdır olan her karara riayet eylemeyi taahhüt ederler. Yunanistan ve Türkiye hükümetleri bu komiser nezdine sall-fiizzikir ahkâmın icrasına müteallik her meseleyi komiserin nazarı dikkatine vaz'etmekle mükellef ve vazifesinin ifası emrinde bilcümle teshilât-ı lâzımeye mahzar olacak olan bir mümessil tayin elmek hakkım haiz olacaklardır. kî hatta rapteden bir şimendifer hattı inşa eylediği takdirde işbu maddenin mütekabilen Kuleliburgaz ve Bosnaköy karlbinde kâin Yunanistan _ Türkiye hudut nukâtı arasındaki transite müteallik ahkâmı hükümsüz kalacaktır. malzeme 30 teşrinievvel 1918 tarihli son müfredat cedveli mucibince takımıyla terk olunacaktır. Anifüzzikr komiserin maaşı ve ifa edeceği hizmete müterettlp masarif Yunanistan ve Türkiye hükümetleri tarafından münâse-feten deruhte edilecektir. 3) tşbiı muahede mucibince İdaresi inkısama uğrayan hututun malzeme-i müteharrlkeslnln taksimi müteaddld şuâbatın tâbi-. Ahkâm-ı mezkûrenln icrasına müteallik olup halline muvaffak olamadığı her meseleyi Cemiyet-i Akvam meclisinin kararına ar-zetmek mezkûr komiserin uhdesine terettüp edecektir. Türkiye ile hemhudut devletler beynindeki bilumum yeni hudut istasyonlarının tesisi ve bu istasyonlar arasındaki hududun işletmesi aynı şerait daresinde akdolunacak itilaflarla tanzim edilecektir. bunların teslimi şeraitini tesbit ve mevcut atelyelere nakledilen malzemenin mahdut bir müddet zarfında muhafazasını temin iğin lâzım görülecek suver-ı ilalllyeyt tanzim edecektir. Madde: 108 — Mevrit veya mahreci Türkiye ve Yunanistan olup Yunan . işbu transitten dolayı hiçbir resim veya harca ve ne de bir gtt-na pasaport veya gümrük muayenesi muamelesine tâbi olmayacaklardır. dan ayrılan arazide kâin limanlar ile demiryollarının devrine müteallik ahkâm-ı hususiye kayd-ı lhtirazlsi üe kezalik işbu muahede-namenin eshabı imtiyaza ve memurinin umur-u tekaüdiyelerüıe mü. karerât-ı mahsusa mahfuz olmak kaydiyle. i itilaf halinde ihtilâfat tahkim tarikiyle halledilecektir. oldukları idareler arasında mılhen uyuşmak suretiyle tesbit edileLOZAN ZAFER Mİ. 422 KADİR MI9IROÖLU Türkiye bilâhare Edirneyi Kuleliburgaz ile İstanbul arasında. yolcu ve eşya vagonlarını tayin. • 1) Bilûmum demiryollarının mebant ve tesisatı tamamiyle ve-mümkün olduğu kadar iyi bir halde terkedüeccktlr. Bu hakem karan ledelicap her şubede bırakılması iktiza eden lokomotifleri. alakadar gimendifer idareleri beyninde akdedilecek bir itilafla tanzim edilecektir. Adenv. Madde: 107 — Gerek Osmanlı hükümetine ve fer ek hususi şirketlere ait olup işbu muahede mucibince Osmanlı imparatorluğun. İşbu maddenin icra-i ahkâmı Cemlyet-1 Akvam meclisi tarafından intihap edilecek olan bir komiser tarafından temin edilecektir. 2) Kendisine mahsus müteharrik malzemesi olan bir şebeke-' tamamiyle terkedilmiş olan arazi üzerinde bulunduğu takdirde bu. HEZİMET Mİ? 421 çektir. teallik ahkâm-ı maliye kayd-ı ihtirazisl tahtında demiryolların devri berveçhi âti şerait dahilinde vukubulacaktır.

Adem-i İtilâf halinda ihtilâf tahkim tarikiyle halledilecektir. Gerek yukarıda beyan olunan tasfiyeye ve gerek bu tasfiyeden sonra kalan rukudun clhet-i tahsisine müteallik bir meseleden dolayı İşbu komisyonun azalan arasında ihtilâf zuhuru halinde mezkûr komisyonda temsil edilen 424 KADİR MI3IROOI/. Madde 115 — Mekadir ve şeraiti muhik olacak olan yegâne ve aynı tarife-i sıhhiye. Adem-1 itilâf halinde' mesele tahkim tarikiyle hal olunacaktır.müteallik bilcümle mesaü ile kezalik buna müşabih veya merbut olan diğer her mesele suret-i mahsusada müteşekkil bir komisyon tarafından hal ve tesfiye edilecek ve bu komisyon. feyezan. Tazminatın miktarında adem-i itilaf halinde bu miktar tahkim tarikiyle tayin edilecektir. Eğer bâlâdaki fıkra mucibince devredilmiş olan kablolar veya kabloların bir kısmı emval-1 hususiyyeden ise eshabınuı zarar ve ziyanlarına tanzimini mülkiyetin müntakil olduğu hükûmâta ait olacaktır. Almanya. Maahaza şurası da mukarrerdir ki Yunan . saçaklardır. verilmek üzere tazminata istihkaklarına ve işbu meclisin memurin-1 hâzıra ve sabıkasının veya onların menlehul haklarının diğer bilcümle hukuk-u müktesebelerine tamamen riayet etmejl taahhüt eder. Madde 109 — Hilâfına ahkâm mevcut olmadıkça yeni bir hududun çizilmesi yüzünden bir devletin usul-ü miyahl (cetvel küşadı. Madde 110 — Romanya ve Türkiye. düvel-i ecnebiye teb'asma tatbik olunacaktır.Alâkadar hükûmeteynden her biri muahede-i haziranın mevk-i meriyete vaz'ından itibaren beş senelik bir müddetin hitamında işbu maddenin ikinciden beşinciye kadar olan fıkralarında musarrah murakabeyi idame etmeye mahal olup olmadığına dair bir karar verdirmek için Cemiyet-i Akvam meclisine müracaat etmek hakkını haiz olacaktır. Türk bayrağiyle ecnebi bayraklarını tefrik etmeksizin bütün gemilere ve Türkiye teb'asma tatbik edilen aynı şerait dairesinde. İtilâf husul bulmadığı takdirde mesele tahkim tarlkiyU hal olunacaktır. teybls veyahut buna mümasil husuaât) diğev bir devletin arazisinde icra edilecek mesaiye merbut bulunduğu veyahut bir devletin arazisi üzerinde harpten mukaddemki teamülât mucibince diğer bir devletin arazisinde mütevellit miyah veya ku-va-yı miyahiyye istimal edildiği takdirde. müstenidat ve imtiyazatından sarfınazar eder.I sıhhiyesinin tasfiyesi kafiyesine. sabık İstanbul meclis-i âli-i sıhhiyesinin ihtiyat akçesinin cihet-i tahsisisine eski idare.Bulgar hududuyla Bosnaköy beyninde kâin şark şimendiferlerinin iki kısmı üzerindeki transite dair olan birinci fıkranın ahkâmı mer'l kalacaktır. Türkiye sevâhil ve hududunun te§kilât-ı mhhlyeslyle Türk hükümeti vazifedardır. alâkadar devletler arasında her birinin menafi ve hukuk-u müktesebelerini muhafaza edecek mahiyette bir İtilâf tesis edilmek lâzımdır. .erinin İlgasını kabul ederler. Madde 116 — Türkiye açıkta kalmış olan memurin. Madde 111 — Türkiye bizzat kendi nâmına ve teb'ası nâmına artık kendi arazisinden geçmeyen kabloların cümlesi veya aksamı üzerindeki herhangi bir mahiyette olursa olsun bilcümle hukuk. sunun işletme şeraitini muhik bir surette tesbit için aralarında uyu. HEZİMET Mİ? 423 ra ile ittisal peyda eden kablolar üzerinde mukaddema haiz olduğu hukuk-u mülkiyeti muhafaza eder. Avusturya ve Macaristan müstesna olmak üzere İstanbul rneclis-i ali-i sıhhiyesine iştirak eden devletlerden her birinin bir mümessilinden mürekkep olacaktır. FASIL II MESAİL-1 SIHHİYE Madde 114 — Istanbulda Meclisi AHİ Sıhhiyesi lâğvolunmug-tur. irva ve İska. Madde 112 — Türkiye lâakal bir kısmı Türk arazisinde kaLOZAN ZAFER Mt. Maruz zikr kablolardan Türk olmayan arazide bulunanların kara ile ittisal hukukunun istimali ve işletmelerinin şeraiti alâkadar devletler tarafından euret.l musll-hanede tanzim olunacaktır. Bu hukuka.Köstence _ istanbul kablo. Madde 113 — Tarafeyni âliyeyn-i âkideyn her biri kendisine taallûku cihetinden Türkiyede ecnebi postahane'.1 sıhhiyenin eabık İstanbul meclis-i ftli-i sıhhiyesinin nukudundan bittefrik.

KISIM V AHKAM-I MÜTEFERRİKA. akçe. arazisinde içtima edeceği devletin evvelce mu. medfen ve merkadlerini tayin.devletlerden her biri. karar-ı kat'I İttihaz edecek olan Cemiyet-i Akvam Meclisine hakk-ı müracaata mâlik olacaktır. Komisyon kendisine Cemiyet-l Akvamdan beynelmilel umumi hıfzıssıhha idaresinden veyahut alâkadar hükümetler tarafından vuku bulacak bütün sualler üzerine reyini beyan edecektir. kayıt vo iradeye ve bunların bulundukları mahallerde münasip âbideler rekzine memur edebilecekleri komisyonlara. vesaik veya her nevi eşya-yı zaüyenin iadesini taahhüt ederler. Bu komisyon. Madde 123 — Tarafeyni âliyeyn-i âkıdeyn orduları tarafın-esir edilmiş olan üserâ-yı harbiyenin idaresi için masruf meba-lig-in mütekabüen tediyesinden sarfı nazar eylediklerini beyan eder ler. // — Mezarlıklar Madde: 124 — Atide gelecek 126 inci maddede mevcut ah-kâm-ı hususiyeye halel gelmeksizin tarafeyn-l âliyeyn-i âkıdeyn içlerinden her birinin 29 teşrinievvel 1914 den beri meydan-i harpte veya mecruhiyetle veya kaza veya hastalık neticesinde vefat etmiş beni ve bahri askerleriyle ayni tarihten beri asârette iken ölmüş olan üserâ'yı harbiye ve sivil mevkufînin kendi hâkimiyetleri altında bulunan arazi üzerindeki mezarlıklarına. Yunanistan ve Türkiyenin ınütekabilen ellerinda bulunan üsarâ-yı harbiye ve sivil mevkufinin mübadeleleri işbu hükümetler arasında 30 kânunusani 1923 tarihinde Lıozanda imza edilmiş olan hususi itilâfnamentn mevzuunu teşkil eder. Madde: 117 — Türkiye ile Kudüs ve Hicaz hacılarına ve Hicaz şimendiferine nezaretle alâkadar devletler beynelmilel mukavelât-ı sıhhiye ahkâmına tevfikan tedâbir-i mahsusa ittihaz edeceklerdir: İcraatta bir vahdet-1 tâmme temini zımnında bu devletler Türkiye Hac umur-: sıhhiyesinin telif ve tanzimi için bir komisyon teşkil edecekler ve bu komisyonda Türkiye devalr-i sıhhiyesiyle Mısır deniz ve karantina sıhhiye meclisi temsil edilmiş olacaktır. Tarafeyn-l âliyeyn-i âkıdeyn içlerinden her birinin mâruzzikr mezarlıklarını. 1 — ÜserA-yı Harp Madde: 119 — Tarafeyn-l ftliyeyn-i âkıdeyn ellerinde kalmış olan harp esirlerlyle sivil mevkufları derhal memleketlerine iadeyi taahhüt ederler. cezalarının veyahut aleyhlerine başlamış olan tâkibat-ı ka-nuniyenin ikmali nazarı dikkate alınmaksızın iade edileceklerdir. arazileri üzerinde vazifelerini ifa bilcümle teshilâtı mütekabüen irae hususunda itilâf edeceklerdir. Ak deyn-i mezkûre berveçhi bâlâ zikrolunan berrl ve bahri as. rnerkadlerine med-fenlerine ve tezkir-i namları için tesis edilen âbidelerine hürmet ve onları idare ve muhafaza ettireceklerdir. Madde 120 — İnzibata mugayir harekâttan dolayı mahkûmu-naleyh veya takibata mâruz kalmış olan üsera-yı harp ve sivil mevkufta. Madde 122 — Tarafeyn-i âliyeyn-i âkıdeyn işbu muahede mev-kl-i mer'iyete vaz'edilir edilmez üserâ-yı harbiyeye ve sivil mevku-fıne alt olan veya ait olmuş bulunan alıkonulmuş bilcümle eşya. İnzibata ait ceralmden maada ef'alden dolayı mahkûmunaleyh veLOZAN ZAFER Mİ. HEZİMET Mİ' 425 ya takibata mâruz olanların hapis ve tevkifleri idame edilebilecek-' tir. senedat. Madde: 118 — Hac umur-u sıhhiyesinin telif ve tanzimi komisyo-nunun mesaisi hakkında gerek Ceraiyet-i Akvam Hıfzı sıhha Komitesine ve beynelmilel umumi hıfzıssıhha idaresine ve gerek hac ile alakadar her memleketin müracaat edecek olan hükümetine raporlar verilecektir. kerterin bekaya yi ecsadmın vatanlarına iadesi hususundaki taleplerini tatmin zımnında kavanin-i milliyeleri ahkâmı ve sıhhat-ı umumiye zaruretleri nazarı dikkate alınmak kaydı ihtiraztsi tahtın«26 . vafakatini istihsal edecektir.yı harbiye ve sivil mevkufiyenin tâyini hüviyetleri için mütekabüen kendi arazileri üzerinde her türlü teshilâtı irae etmeyi taahhüt ederler. Madde 121 — Tarafeyn-i âliyeyn-i âkıdeyn gaiplerin taharrisi veya adem-i iade arzusunu izhar etmiş olan üserâ. Bu komisyonlar hiçbir askerî mahiyeti haiz olmayacaklardır.

Madde 127 — 124 ve 125 inci maddelerinin umumî mahiyette olan ahkâmını İkmal İçin bir taraftan Britanya İmparatorluğunun Fransa ve İtalya hükümetleri. olabilecek. diğer taraftan Türkiye ve Yunanistan hükümetleri 128 inciden 136 ncıya kadar olan maddelerdeki ah-kâm-ı mahsusayı kararlaştırmışlardır. Yunan hükümeti kendi arazisine müteallik olarak aynı hususa-tı taahhüt eder. 3) Mezarlıkların muhafazasına tahsis edilen sivil bekçilerin adedi her mezarlık için bir bekçiden fazla olmayacaktır.KADİR MISIROÖLU da her türlü teshilâtı mütekabilen irae etmeye muvaffakat ederler. Türk hükümeti mümkün olduğu kadar basit olması lftzımgelen işbu muamelâtın bu maddenin diğer ahkâmına "halel gelmemek şartiyle Türkiyeye giden diğer ecnebiler hakkında mevzu muamelâttan ziyade müennetl mucip olmamasını ve lüzumsuz her nevi tehire mahal vermeyecek şerait tahtında ifasını kabul eder. hiçbir rıhtım mendirek veya iskele İnşa edilemiyecektir. mezarlık ve medfen-leri tezkir-i nâmları için dikilmiş âbidleri muhtevi olan arsaları kenöilerine ayrı ayrı ebedlyyen terketmeyi taahhüt eder. Mezarlıkların haricinde bulunan arsa için mahsus bekçiler bulundurulmayacaktır. Binaenaleyh hiçbir askerî veya ticarî maksatla veya anifülbeyan cihet-i tahsise mugayir sair herhangi bir maksatla kullanılamayacaktır. Bundan maada işbu merkadlere. 5) Mezkûr arsanın sahil Üzerinde eghas ve emtia-yı ticariye İhraç ve efkarını teshile medar. mezarlıklara. 4) Mezkûr arsada mezarlıkların gerek dahil ve gerek haricin-da sırf muhafızlara lâzım olacak meskenlerden bagka ehniye lnga edilemiyecektir. Britanya İmparatorluğunun bâlâda beyan olunan araziden istifadesi berveçhi âti şeraite tâbi tutulacaktır. Madde: 125 — Tarafeyn-i ftliyeyn-1 âkıdeyn: 1) Esarette vefat eden üserâ-yı harbiye ve sivil mevkufinin tayln-i hüviyetleri için faldeli tafsilâtın İlâvesiyle beraber tam bir cetveli. 1) Mezkûr arazi işbu sulh muahedenâmeaiyle tayin olunan cU het-i tahsisinden gayri bir suretle istimal edilmiyccektir. Yukarıdaki ahkâm. . HEZİMET Mİ? 427 Madde 129 — Türk hükümeti tarafından terkedilecek arsalar meyamna hususiyle Britanya İmparatorluğu İçin Üç numaralı haritada gösterilmiş olan Anzak (Anburnu) havalisi dahil olacak. olan cadde ve yolların inşaasma ruhsat vermeyi taahhüt eder. mezkûr arsayı teftiş ettirmek hakkını her zaman haiz bulunacaktır. terkolunan arazide Türk veyahut hale göre Yunan hâkimiyetine lrâs-ı halel etmez. 6) Bilcümle muamelât-i lâzıme yalnız boğazların İç sahilinde İcra edilebilecek ve arsaya adalar denizi sahilinden duhul ancak mezkûr muamelenin İcrasından sonra müsaade olunacaktır. 2)^ Hüviyetleri tayin edilmeksizin defnolanan emvatın mezarlıklarının adet ve mevâkileri hakkında her türlü târifatı mütekabilen yekdiğerlerine ita etmeyi taahhüt eylerler. Madde 128 — Türk hükümeti Britanya İmparatorluğa Fransa ve İtalya hükümetlerine kargı kendi arazisi üzerinde bunların mey-dân-ı harpte veya mecruhlyetle veya kaza veya hastalık neticesinde ölmüg olan berr! ve bahrî askerleri ile esarette vefat eden üserâ-yı harbiyelerine ve sivil mevkufînlne ait merkad.i berriye ve bahriyesinin ve üserâ-yı harbiye-sinin merkad mezarlık ve medfenlerinm tezkir-i nâmları İçin dikilen âbidelerin idare ve muhafazası ile sivil mevkufine müteallik hu-susatta yüz yirmi dört ve yüz yirmi beşinci maddelerden mütevellit sair her türlü mecburiyetler Romanya hükümetiyle Türk hükümeti arasında hususi bir itilâfa mevzu teşkil edeceklerdir. medfenlere ve âbldata serbestli duhule müsaade etmeyi ve ledeliktiza lâzım. 2) Türk hükümeti mezarlıklar da dahil olduğu halde. LOZAN ZAFER Kİ. Kezalik 139 uncu maddede mezkûr komisyonlar tarafından birleştirme mezarlıkları medfenler veyahut âbideler tesisi için âtide lüzumu görülecek olan araziyi de onlara terkedecekdir. Madde 126 — Romanya arazisinde 27 Ağustos 1916 dan beri vefat eden Türk asâkir.

Eğer istimlâkat lâzım gelirse işbu istimlâkler Türk ve Yunan Hükümetlerine alt arazi üzerinde müte-kabtlen mezkûr hükümetler marifetiyle ve mesarlfl kendilerine ait olmak üzere icra edilecektir. rolunan arsaların tam ve kâmil intifamı Britanya. Fransa ve İtalya hükümetleri Türki-vcde kâin mezarlıkların. medfenlere ve ftbidata müteallik mesaii mahallinde halletmeye memur olacaktır. Madde: 132 — 128 inciden 130 uncu ya kadar maddelerde zik. Madde 130 — Britanya. Yunan arazisinle Yunan mümessille bilitilâf yeniden bir araya cem olunacak mezarlıklara medfenler ve tesis edilecek âbidatm mevkilerini tayin eylemek ve iggal edilmiş olan sathı lâzım olan hadd-i asgariye tenzil suretiyle İşbu mevakun hudutlarını tahdit etmek. HEZİMET Mİ? 429 resini münasip gördükleri herhangi vasıta-i icraiyeye tevdide serbest olacaklardır. Türk arazisinde Türk mümessille. 21 Merkadlerin -eğer mahal varsa. mezarlık. medf en ye âbidelerinin tesis. Bu vesait mahiyet-i askeriyeyi haiz olmayacaktır. 3) Kendi teb'aları için teghi3 edllmig veya edilecek merkadlerin mezarlıkların. . . Bu arsalar deniz kenarında vâki ise sahili arsanın terkolunduğu hükümetler tarafından herhangi askeri bahri ve ticari hiçbir maksat İçin istimal edileml-yecektir. Bu bekçiler Türk memurini tarafından tanınacaklar ve merkadler. Fransa ve İtal-ya hükümetlerine müebbeden terk İçin icabeden teşrii veya idari tedâbir 130 uncu maddenin üçüncü fıkrasında beyan edilen tebliği takibedecek olan 6 ay zarfında Türk hükümeti ve Yunan hükümeti tarafından ittihaz edilecektir. Fransa ve İtalya hükümetlerinden her biri Türkiye ve Yunan hükümetlerinin de birer mümessil me42S KADİR MI9IHOÖIAJ mur edecekleri bir komisyon tayin eyleyecekler ve bu komisyon merkadlere. mezarlıkları.ı askeriyeyi haiz olmayacaklar ve fakat şahısların müdafaası için bir rovelver veya otomatik tabanca Ue müsellâh olabileceklerdir. bir araya yeniden cem edilmesine ne gibi şerait tahtında tevessül edileceğini tayin etmek. mezarlıklara. merkadlerin. mezarlıklar. lan hükümetleri nâmına Türk ve Yunan hükümetlerine tebliğ etmek vazifeleriyle mükellef olacaklardır. ftbidatın kat'i plânlarını mensubolduk. Madde 134 — Britanya. Mezkûr bekçiler hiçbir sıfat. Madde 131 — Arsanın terkolunduğu hükümetler terkedilen arsaları yukarıda zikrolunandan gayrı surette istimal etmemeyi ve istimale müsaade eylememeyi taahhüt ederler.7) Arsayı ziyaret etmek isteyen eşhas müsellâh olmayacaklar ve Türk hükümeti işbu memnuiyet-1 kafiyenin tatbikina nezaret etmek hakkını haiz bulunacaktır. Bu komisyonlar bühas-" sa: 1) Emvâtın defnedildiği veya defnedilmig olabileceği menâtı-kı keşf ve tayin ve mevcut merkadleri. medfenlerin. Mekadlerin birleştirilmesini mezarlık ve medfen tesisini temin için lâzım addedilecek olan ihraç-ı emvad ve nakl-i ecsad ile kendilerine arsaların terkolunduğu hükümetlerce yatanına iadesi icabedeceği-r. medfenlerin ve âbidâtın tebalan meyanında tayin edilmiş bekçiler tarafından muhafazasını temin ettirmek hakkını haiz olacaklardır. Fransa ve İtalya hükümetleri teb'alâ-runn merkad. Madde 135 — 128 inciden 131 inci maddeye kadar olan maddelerde zikrolunan arsalar Türkiye ve Türk memurinî veya hale ' göre Yunanistan ve Yunan memurini tarafından hiçbir neyi bedel-i icar. tanzim ve idaLOZAN ZAFER Mİ. resim ve vergiye tâbi tutulmayacaktır. Tahsisi fekkedilecek âbide rekzl için de istimal edilemlye-cek olan merkad ve mezarlık arsaları Türk veyahut hale göre Yunan hükümetlerine avdet edecektir. medfenler âbidatm muhafazasını temin için memurların muavenetine maz-har olacaklardır. medfenleri ve âbidatı tesbit etmek. Madde: 133 — Britanya.e hükmolunacak emvatın ihraç ve ecsadm nakli keyfiyetlerine tevessül ettirmek hakkını yalnız bunlar haiz olacaklardır. 8) 150 kişiden ziyade olan her züvvar kafilesinin muvasalatından lâakal bir hafta evvel Türk hükümetinin haberdar edilmesi muktazidir.

tellt encümen-i adil canibinden sâdır olan mukarrerat ve evâmir. Madde: 139 ¦— Mülki. plânlar. medfenler ve ftbidatın idare veya muhafazasına memur eşhasın ihtiyacatı ve arazinin İskası için lâzım olan miktarda su. HEZİMET MtT 431 dat ve diğer vesaika vazıülyed olan hükümet onlarda kendisini alâkadar addediyorsa onlan kendisi muhafaza edebilecek ve alâkadar hükümete talep üzerine fotoğraflarını veya musaddak suretlerini Jta ile mükellef olacaktır. Madde 138 — Affı umumiye dair bugünkü tarihli beyannamesinin 4 ve 6 inci bentleri ahkâmına halel gelmemek gartıyla mevad-di adliyede 30 teşrinievvel 1918 tarihinden itibaren igbu muahedenin mevki-I »ner'iyete vaz'ına kadar Türkiyede îstanbulu işgal eden devletlerin hâkimleri. Bâlâda mezkûr mükarrerât veya evâmirden dolayı duçar olu. Türk hükümeti ve Yunan hükümeti rnâruzzikr mezarlıklar. Fransa ve îtalya hükümetleri Türkl-yeden ayrılan arazldekiler de dahil olmak üzere kendi hükümlerine tâbi arazide medfun bulunan Türk asâkiri-1 berriye ve bahriyesinin merkadler inin . Fransa. İgbu muamelâttan mütevellit masarif talip olan hükümete ait olacaktır. Madde 140 — Esna-l harpt9 Türkiye ila diğer düvel-i âkide arasında 30 teşrinievvel 1918 tarihinden mukaddem mütekabüen icra olunan iğtinamat-i bahriye yekdiğerlerine karşı hiçbir talep ve iddiaya mahal vermlyecektir. seneLOZAN ZAFER Hİ. İtalya hükümetleri mümessilleriyle merkadleri. medf enlerinin ve tezkir_i nâmlarına mahsus âbidatm tesisi hakkındaki 128 ve 130 uncudan 135 inciye kadar olan maddeler ahkâmından istifadeyi Türk hükümetine bahşetmeyi taahhüt ederler. eski Osmanlı imparatorluğuna ait olup 1912 senesinden sonra Tunanistana intikal eden kazalarda kâin emlâk vp araziye veya evkafa müteallik defâtire de aynı gerait tahtında nıabihittatbiktir. fenleri ve fibidatı ziyaret arzusunda bulunan eşhas için oralara duhûl her zaman serbest olacaktır. defâtir. Gerek Türkiyeden ve gerek arazi-i münfekkeden götürülmüş oian evrak. Madde 136 — Britanya. Türk hükümeti ve Yunan hükümeti mezkûr arasalara mevsul olan yolların müebbeden idare ve muhafazasını deruhte edecektir. Fransa ve İtalya hükümetine teshilâtı bahşetmeyi taahhüt ederler. Mütarekenin . nin Türkiye memurini Ue olan münasebetlerine dair mezkûr devletlerin memurları tarafından veya onlarla blllttlfak ittihaz olunan kararlar veya İta edilen evâmir muteber olacak ve bunlardan dolayı mezkûr devletler veya memurları aleyhine hiçbir talep derme-yan edllemjYecektir. plânlar. adlî veya mal! İdareler veya İdare-i evkafa müteallik olup Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan bir toprağın hükümetini münhasıran alâkadar eden ve Türkiyeda bulunan evrak defâtir. ecnebilerin veya Türk tebaamın hukuk. senedat ve diğer vesaik münhasıran alındıkları araziye müteallik buldukça asılları mütekabilen iade olunacaktır. najı bir zarardan münbais diğer kâffe-l metalip muhtelit hakem mahkemesine tevdi olunacaktır. mezarlıkları. mahkemeleri veya memurini tarafından ve kezalik 8 kanunuevvel 1921 tarihinde tegkll olunan muh. tedâblr-i icraye de dahil olmak üzere muteber olacaktır.. merkadler. emval va menafilne ve bunlardan her biri. Ahkâm-ı ânife.mezarlıklarının. Şu kadar ki biı askeri mahkeme veya bir polis mahkemesi tarafından mevadd-i hbkukiyeye dair sâdır olan bir karar-ı adilden dolayı efraddan biri lehine duçar olduğu bir zararın tamiri zımnında diğer bir fert canibinden bir talep dermeyan olunduğu takdirde işbu talep muhtelit hakem mahkemesinin tetkikin» arzolunacak ve o da icabederse bir bedel-l tanzim tediyesine hüküm ve hattâ bir iadeyi emredebilecektir. 430 KADİR MISIROGLU /// — AhkAm-t Madde 137 — Tarafeyn âuyeyn-i âkıdeyn arasında hilafına tekarrür eden ahkâm müstesna olmak üzere 30 teşrinievvel 1918 tarihinden itibaren İşbu muahedenin mevki-1 mer'iyyete vaa'ına ka-<=lar Istanbulu Iggal eden devletler teb'alannın. plânlar. senedat ve diğer her nevi vesaik bilrruıkaDe-le bunlardan Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan bir toprakta bulunup Türk hükümetini münhasıran alâkadar edenler mütekabtlen iade olunacaklardır. yu tedarik edebilmeleri zımnında Britanya.Britanya. Bâlâda beyan olunan defâtir. med.

Türkiye ile kendi yanında harp etmiş olan diğer devletlerin rrtünasebatında dahi eğer mahal varsa aynı hüküm cari olacaktır. Diğer devletler için tasdiknamelerinin tevdi tarihinde müteakiben mevkii mer'iyete girecektir. retle onu tasdik eden tarafeyh-i âliyeyn-1 âkıdeyn arasında mevki» mer'iyete girecektir. Kuva-yı Yunaniye tarafından 30 teşrinievvel 1918 tarihinden muahhar olarak zaptolunan Türk bayrağını hâmil sefaln Türkl-yeye iade olunacaktır. Şurası mukarrerdir ki. Fransa hükümeti tasdiknamelerin tevdii. İSMET . Tasdiknameler Pariste tevdi edilecektir.ihlâli sebebiyle Istanbulu işgal eden devletler tarafından tarih-i mezkûrden sonra vâki zabıtlar hakkında dahi aynı hüküm caridir. HEZİMET Mt? 433 inci maddeleri ve kezalik 8 inci kısmın (tamirat) 3 üncü lahikasının cümle-1 tatbikatından olmak üzere elhaletihazihi vâzıulyed bulunan müttefik hükümetlerinin rızası lâhik olmaksızın esna-i harpte Alman hükümeti veya tebası ^tarafından Osmanlı hükümetine veya teba-sına devir ve ferağ edilmiş olan Alman sefalnin kâffesüıe müteallik olarak Alman hükümetine veya tebasına karşı terettüp edebilmiş olan her güna taahhütten Türk hükümetinin ve tebasımn bert ol-duklan beyan olunur. Madde 142 — Yunanistan ile Türkiye beyninde Rum ve Türk ahalinin mübadelesine dair 30 kânunusani 1923 tarihinde akdolunan hususî mukavelename mezkûr iki taraf-i âli-i akid arasında igbu muhadenamede muharrer olduğu takdirde haiz olacağı kuvvet ve kıymeti haiz olacaktır. Şu kadar ki Yunanistan ve Türkiyeye müteallik olmak üzere birinci maddenin iki numaralı fıkrası ile beşinciden onbirinciye (onbirinci hariç) kadar elan maddeler ahkâmı. den ve gerek Türk hükümeti tebası tarafından hiçbir talep dermeyan olunmayacaktır. Tasdiken lilmakal marurüzzikr murahhaslar işbu muahedenâ-meyi imza etmişlerdir. Madde 143 — İgbu muahede mümkün olduğu kadar kısa bir müddet zarfında tasdik edilecektir. Yunan ve Türk hükümetleri kendi tasdiknamelerini tevdi etmeleri akabinde İşbu tarihte balâda beyan olunan zabıtname henüz tanzim edilmemiş olsa bile mevkii meriyete girecektir. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozanda bir nüs-ha olmak üzere tanzim edilmiş olup bu nüsha Fransa hükûmet-i Cumhuriyesi Mahzen-i Evrakına vaz'edilecek ve hükûmet-1 mezkûre düvel-i âkideden her birinin musaddak bir nüshasını tevdi edecektir. Düvel-1 mümziyeden her biri İşbu muahedeyi kendi tarafından imza edilmiş ve Lozan konferansının sened-I nihaisinde muharrer bulunmuş senedât-ı saire ile birlikte — eğer bunlar bir tasdiki istilzam ediyorsa — tek ve aynı vesika ile tasdik edilecektir. Bu ilk zabıtnamenin tarihinden itibaren muahedenâme bu su. Japon hükümeti tasdikin icra edilmiş olduğunu Paristeki mü-messil-i siyasisi vasıtasıyla Fransa hükûmet-i cumhuriyesine bildirmekle iktifa selâhlyetini haiz olacak ve bu takdirde mümkün oldu. Japonya veyahut aralarından üçü tasdiknamelerini tevdi eder etmez ilk tevdi zabıtnamesi tanzim edilecektir. Madde 141 — îşbu muahedenin 25 İnci maddesi ve 28 haziran 1919 tarihli Versay Sulh Muahedesinin 155 inci ve 250 inci ve 440 432 KADİR MISIROflLU I LOZAN ZAFER Mi. Bir taraftan Türkiye) diğer taraftan Britanya İmparatorluğu. Maahaza işbu aff-ı umumiye dair bugünkü tarihli beyannamenin altıncı bendi ahkâmını ihlâl etmediği gibi 29 teşrinievvel 1914 tarihinden mukaddemki hukuka müstenit olarak efrad tarafından efradı saire aleyhine vâki olabilecek metalip ve müddeiyata da halel getirmeyecektir. yatlar ve mavnalar hakkına gerek mezkûr devletlerin hükümetleri ve tebalan canibin. İtalya. Istanbulu işgal eden devletlerin hükümetleri veya Türk hükümeti tarafından 29 teşrinievvel 1914 tarihinden 1 kânunusani 1923 tarihine kadar kendi limanlarında viya işgal ettikleri limanlardan tasarrufata tâbi tutulmuş olan her nevi merâkib-i bahriye hacm-i istiabâsi az sefaln. Fransa. zabıtnamelerinin mu-saddak birer suretini bilcümle düvel-i mümziyeye verecektir. ğu kadar sür'atle vesikasını tevdi edecektir.

: İstanbul'da fevkalâde komiser aseletlû Sir Horeca George Moru tfgu Rumbolt. hazerâtını tâyin etmişlerdir. Hırvat _ Sloven Kralı Hazretleri: Bernde fevkalade murahhas ve orta elçi Mösyö Dr.i kebiri ve murahhası Mösyö Gentaro Uçuyal Jözamml. Umûr-u Sıhhiye ¡• Muavenet-i İçtimaiye Vekili Dr. Umû-r-u Hariciye Vekili İsmet Paga. İtalya sefir-l kebiri. Yunanistan Romanya. Atina fevkalâde murahhas ve orta elçisi. LOZAN ZAFER Ut. Bulgaristan. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti: Edirne mebusu. feykalâde murahhas ve orta elçi. Rıza Nur Bey.Hırvat . Fransa Cumhuriyeti Reisi: Fransa sefir. Hagmetlû Romanya Kralı hazretleri: Orta elçi Mösyö Kostan-tin 1. Haşmetlû Japonya İmparatoru hazretleri. Londra orta/içlsl Souvor nişanının komandor rütbesini haiz Mösyö Demetr KaklamaAO8. Aleksandr nişanının Grande Crova rütbesini hala Mösyö Dlmltri Stençlof. St Maurice Velezar nişanlarının komandor rütbesini ve'Coron d'Italy nişanının Grande Officier rütbesini haiz Mösyö Julius Cezare Montagnie. Diamandi. Marmara denizi ve Karadeniz boğannda denizde ve havada seyr-ü sefer serbestisi ¦ esasım tammak ve ilân etmek hususunda müttehid-ül efkârdır. ya. Venlzelos. Madde 2 —• Boğazlardan harp ve sulh zamanlarında ticaret sefine ve tayyarelerinin ve harp sefine ve tayyarelerinin müruru v« seyrüseferi badema merbut lahika ahkâmına tevfikan tanzim edilecektir. Milotln İvanoviç. nişanının birinci rütbesini haiz Roma fevkalade sefir. bu maksatla bir mukavelename akdine karar vermişler ve murahhasları olmak üzere. Britanya İmparatorluğu. Bulgaristan İçin: Şimendifer. Kraliyetin Senato âzası.ı sabıkı Mösyö Bogdan Mor_ fof. Japon. bugünkü tarihli muahede-i sulhi-yenin 23 üncü maddesiyle müeyyet esasa tevfikan boğazlarda bütün milletlere Bahr-ı Sefid İle Karadeniz arasında serbest-1 mürur ve seyr-ü sefaini temin etmek emniyesiyle. RIZA NUR BASAN BOR AS RVMBOLT PELLB GARRONİ MONTANYÂ UÇİYAt VENİZEhOS KAKLEMANO8 DİYAMANDİ KOSTANTİN KONÇESKO F : 28 I BOĞAZLARIN USULÜNE DAİR MUKAVELENAME Bir taraftan. Rusya. Barrcfae J. Hagmetlû Büyük Britanya ve İrlanda Kraliyet-I müttehidesl. sabık Vekil Hasan Bey. Soleil IiOvan. Mâvera-i Ebhâr Britanya arazisi Kralı Hindistan İmparatoru Hazretleri.M. Sırp . ve bu serbestinin idâmesî sulh_u umumi ve tlcaret-i alem İçin lâzım olduğunu nazar-ı dikkate aldıklarından.S.Dr.1 kebiri. Sinop mebusu. Istanbulda fev. cumhuriyetin Şark fevkalade komiseri Legion d'hunour nişân-i millisinin Grande Offlcier rütbesini haiz ferik general Mösyö Maurice Pelle. Trabzon mebusu. LÂHtKA : . Fransa. İtalya.J. posta ve telgraf nâzır. Hagmetlû İtalya Kralı hazretleri.Sloven devleti ve diğer taraftan Türkiye. kalâda Komiser St Maurice Velezar ve Coron d'Italy nişanlarının Granda Crouvasını haiz asaletlû Marki Camllle Garroni. hukuk doktoru St. HEZİMET Mİ? 435 Hasmetlu Yunanlılar Kralı hazretleri: Sabık heyet-1 nüzzar reisi Souvor nişanının Grande Crova rütbesini haiz Mösyö Elefterios K. Madde 1 — Tarafeyn_l allyeyn-i âkıdeyn aşağıda (Boğazlar) tabir-i umumlslyle yâdedilen Çanakkale boğazı. Müşarünileyhin usulüne muvafık ve muteber tanınan «elAhiyetnamelerlni ibrazdan sonra ahkâm-ı ftti-yeyi kararlagtırrmglardır. orta elçi Mösyö Konstantln Konçegko Rusya: Mö«-yö Nikolai İvanovlç Jordanskl Hagmetlû Sırp .

Kılavuz ahzı ihtiyari kalmaktadır. torpido muhriplerinin. B — Harb zamanında Türkiye bitaraf kaldığı takdirde: Balada muharrer aynı şerait dahilinde. Türkiye. Bu rüsumun cibayetini teshil için boğazlardan geçen ticaret sefineleri Türk hükümeti tarafından tayin edilecek mevakia isimlerini. LOZAN ZAFER MI. Ve bu maksatla Türkiye safaini mezkûreye lâzım gelen talimatı veya kılavuzları vermeyi taahhüt eder. yen üç sefineyi tecavüz etmeyecek bir kuvveU bahriye göndermek hakkım muhafaza ederler. suları ve havası Türkiyenin bitaraf kaldığı bir harb esnasında sulh zamanında olduğu gibi tamamen serbest kalması lâzım gelen boğazlarda seyrüsefalni tas'it edebilecek mahiyette hiçbir tedbir ittihaz etmesine selâhiyet vermiyecektir. mevcudu .Sancak ne olursa olsun. fener. Türkiye'nin bu sefine ve tayyareleri teftişe hakkı bulunacak ve bu maksatla mezkûr tayyareler Türkiye tarafından bu husus için tâyin ve ihzar olunacak.. römorkör resim. resim veya mükellefiyet olmaksızın.! tâmmı. menatıkta karaya ve denize inmeğe mecbur olacaklardır. Bir devletin Bahri Siyaha müteveccihen boğazlardan tarar Edebileceği âzami kuvvet Karadenize sahildar devletlere mensup ve mürur esnasmda Bahr-i Siyahta mevcut en kuvvetli donanmanın Azami kuvvetini tecavüz etmiyecektir. kuvvetlerin mecmuuna müteallik âtideki kuyud-u ihttraziye tahtında. onuncu maddede muharrer boğazlar komisyonu Bahr-l Siyaha sahildar devletlerin herbirinden her sene kânunusaninin ve tenuntızun birinci günleri Bahr-i Siyaha mâljk bulundukları zırhlıların. A — Sulh zamanında: . bitaraf bir devlet sıfatıyla Türkiye'nin hukuk ve vezaifl.yatlar. Mamafih devletler Bahr-l Siyaha her zamanda ve her halde beheri on bin ton lâtoyu geçmi. tahtelbahirlerin veyahut sair her şekil (tip) sefain ile deniz tayyarelerinin miktarını sefaiai müsellahayı. Düşman sefinelerine hukuk-u düvelin kabul ettiği tedâbiri tatbik etmek hususunda Türkiyenin haiz olduğu hukuka halel gelmemiştir. Boğazlardan geçecek sefainln miktarı hususunda Türkiyeye hiçbir mesuliyet terettüp etmeyecektir. tenzil edilen veya . beynelmilel ahkâm. düşman sefinelerinin boğazlardan istifadelerini men için lazım addedeceği tedâbiri ittihaz selâhiyet-i tâmmesine maliktir.kruvazörlerin. muharebe kruvazörlerin. C—Harb zamanında Türkiye muharip olduğu takdirde: Bitaraf sefineler ve bitaraf gayri askesl tayyareler için işbu sefine ve tayyareler düşmana bilhassa kaçak eşya. gündüz ve gece mürur serbesti-I tâmmı. tayyare taşıyan sefinelerin. tabiiyetlerini. Mamafih bu tedâbir bitaraf sefaınln serbsstı-i mürurunu men edecek mahiyette olmayacaktır.ı sıhhiyo 436 KADİR MI91ROÖLU kayda ihtirazisl tahtında olarak kılavuzluk. îşbu kaideye müracata imkân bahşolunnıak için. rüsum veya mükellefiyet olmaksızın gündüz ve gece seyrüsefer ve mürure serbestLi tâmmı. leri veyahut ayni mahiyetteki diğer rüsum çibi doğrudan doğruya Ifft edilen hldemâta alt bulunmamak ve Türk hükümeti tarafından elhâletühâzihi imtiyazı verilmiş idare ve müesseseler tarafından bu hususta istimal olunan hukuka halel gelmemek şartıyla hiçbir muamele.. tonilâtolarının miktarını ve semt-i maksutlarını bildireceklerdir. Klavuz ahzı ihtiyari kalmaktadır. hiçbir muamele. balıkçı sefineleri ve gayr-ı askeri tayyareler dahil olduğu halde ticaret sefaini A — Sulh zamanında: Sancak ve hamule ne olursa olsun. lasker nakliye sefineleri.Boğazlardan ticaret sefine ve tayyarelerinin ve tayyarelerinin müruru hakkında kavaid: ve harp sefin« Hastahane gemileri . düşman kıtaatı veya tebası taşımak suretiyle yardım etmedikleri takdirde seyrüsefer serbestisi. sefain-i harbiyye. gündüz ve gece seyrüsefer ve mürur serbesti. HEZİMET Mtt 437 Muavin sefineler. tayyare taşıyan sefL meler ve askeri tayyareler dahil olduğu halde.

natıkta karaya veya denize inmeğe mecbur olacaklardır. mezkûr sefine ve tayyarelere lâzımgelen talimatı veya kılavuzları vermeyi taahhüt eyler. . HEZİMET MİT 439 kendilerine ait olmak suretiyle geçebilecek ve mahiyetleri anlaşılmak üzere teftig hakkına tabi bulunacaklardır. muharebe kruvazörlerinin. Bundan başka mezkûr kuvvete mensup bir sefinenin Bahr-l Siyaha duhulünden veya oradan hurucundan mütevellit her güna tahâvvû-lât derhal alakadar devletlerin Ittılaına ısâl edilecektir. tayyare taşıyan sefinelerin kruvazörlerin.i Siyahtan gelen bir kuv-ve-i bahriye-İ ecnebiyenin kumandanı taht-i kumandasında bulunup boğazlara girmesi lâzımgelen sefinelerin miktarını ve isimlerini te_ vakkufa mecbur olmaksızın Çanakkalenin veya Karadeniz boğazının methalinde bir İgaret istasyonuna tebliğ edecektir. Maamafih .ı halel edecek surette tatbik edile-miyecektir.ihtiyatta veya tamirde veyahut hal_i tadilde bulunan se. Muhariplerin harb sefinelerine ve askerî tayyarelerine boğazlarda bir güna zapt ve müsadereye teves«ül etmek hakkı muayene icra eylemek veya diğer herhangiblr hareketi hâsımâne yapmak memnu olacaktır. tehlike ve muhatara LOZAN ZAFER Mİ. Türkiye tarafından bu hususta tâyin ve ihzar olunacak me. Harb sefineleri tamirat yapmak veya erzak almak hususlarında bahri bîtaraflığa dair 1907 tarihli İS üncü Lahey mukavelenamesi ahkâmına tabi olacaklardır. bu işaret istasyonlarını bildirecektir. rüs%ma veya hiçbir güna mükellefiyete tabi olmaksızın. deki muhariplik hukukuna iras. B — Gerek Bahr-i Sefitten gerek Bahr. Bunun üzerine Boğazlar komisyonu alâkadar devletlerin Ka. ikinci bendin (A) işaretli fıkrasında mezkûr tahdidatın aynı tahdidat dairesinde gündüz vs gece mürur serbesti-i tâmmı. C — Harb zamanında Türkiye muharip olduğu takdirde: Bitaraf harb sefineleri için hiçbir muameleye.bu tahdidat muharip devletlere bunların Karadeniz. radenizdeki en kuvvetli donanmanın ihtiva ettiği zırhlıların.U B — Harb samanında Türkiye bitaraf olduğu takdirde: Sancak ne olursa olsun hiçbir muameleye. A — Türkiye ile hali sulhta bulunan devletlerin tahtelbahirleri boğazlardan ancak suyun yüzünde geçeceklerdir. Düşman sefine ve tayyarelerinin boğazlardan istifadesine mani olmak üzere Türkiye tarafından ittihaz edilecek tedâbir. Ve boğazlara duhul keyfiyeti tehire uğratılmamak lâzım geldiğinden tebliği mezkûr vukubuluncaya kadar ecnebi harb sefinelerinin boğazlardan serbesti-i mürurları baki. tor pido muhriplerinin. Türkiye. bitaraf sefine ve tayyarelerin serbesti-i müruruna mani olacak mahiyeti haiz bulunmayacaktır ve bu maksatla Türkiye. tahtelbahirlerinin. 438 KADİR MI9IROOL. Bîtaraf askeri tayyareler boğazlardan. fainden tefrik etmek suretiyle talep edecektir. resme veya hiçbir güna mükellefiyete tabi olmaksızın ve fakat ikinci bendin (A) işaretli fıkrasında zikredilen tahdidatın aynı tahdidata tfibi olarak mürur serbestLi tâmmı. tayyarelerin ve icab-ı halinde sair şekildeki sefainin miktarından haberdar edecektir. Tayyarelerin bîtaraflığı hakkındaki kavaidi tâyin edecek beyneL milel bir mukavelenamenin akdine intizaren askerî tayyareler boğazlarda 1907 tarihli 13 üncü Lahey mukavelenamesinin harb sefinelerine bahşettiği muameleye mümasil bir muameleden müstefit olacaktır.kalacaktır. Bitaraf bir devlet sıfatlyle Türkiyenin hukuk ve vezaifl sulan ve havası Türkiyenin bîtaraf kaldığı bir harb esnasında sulh Boma-nında olduğu gibi tamamen serbest kalma «ı lâzımg'elen boğazlarda seyrüsefaini tasip edecek bir mahiyette hiçbir tedbir ittihaa etmesine selâhiyet vermiyecektir. Bunun için tayyareler. Boğazlardan Karadenize müteveccihen geçirilecek bir kuv-ve-i bahriyenin hesabında yalnız müsellfth sefinelerin adedi ve sek-li —tipi— pis-i dülâhazaya alınacaktır.

1 — Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının berveçhi âti tahdit edilmiş mıntıkalar ittisaınca iki sahilleri (merbut haritaya müracaat): . sahil Ue Bozcaada karşısında eski istanbul burnundan beda'lle Marmara denizi üzerinde sahilin hemen Karabiğa şimalinde kain bir noktasında .C — Askerî ve gayri askeri tayyareler için işbu kavaid ile tâyin edilen şerait dairesinde boğazların üzerinden tayaran müsaadesi mezkûr tayyareler için: 1) Boğazların dar kısımlarının her bir tarafın fevkinde beger kilometrelik bir arazi şeridi üzerinden uçmak serbestisini. Ur VI Muhafaza-i sıhhiyeye mütedir ahkâm-ı mahsusa: Derunlarında veba. sahillerine kezalik oralarda kain veya oralara karip olan adalara da tatbik olunacaktır. Madde: 4 — Atide tâyin edilen mıntıkalar ve adalar gayri asker hale ifrağ edileceklerdir. Madde: 3 — Boğazlarda müruru ve seyrüseferi her türlü meLO&AN ZAFER MI. Cenub-u şarkide. hiçbir halde mürurları için elzem olan «amandan fazla bir müddet boğazlarda tevakkuf edemiyeceklerdir 440 KADİR MISIROÖLU V . 2) Tevakkufu arizı (pan) halinde TUrkiyenin sahilinde karaya veya kara sularında denize inmek selâhlyetlerini tazammun eder. kolera veya tifüs vukuatı zuhur eden veya yedi günden beri zuhur etmiş. IV Harb sefinelerinin müddet-i mürurlarının tahdidi: Boğazlardan transit halinde geçen harb sefineleri. boğazların sularına. olan sefaini harbiye ve keza bu. Derunlarında bir tabip bulunan ve boğazlardan bilâtevakkuf veya eşya çıkarmaksızm doğrudan doğruya geçen sefain-1 ticariye de aynı hükme tabi olacaklardır.' E) Karadenize sahildar devletler kendi limanları ve tayyare menzilleri için aynı hukuka malik olacaklardır. . C) Elyevm Tuna Avrupa komisyonunda temsil edilen devletlerin İşbu nehrin (mansaplarında) ve Kalasa kadar istasyoner olmak üzere bulundukları hafif sefain ikinci bentte zikrolunan sefaine İnzimam pdecek ve icabı halinde diğer sefain ile tebdil edilebilecek. harb gemilerinin ve tayyarelerin müruruna tatbik olunurlar. ikinci ve üçüncü bentleri. Ve Türk limanlarını ve tayyare menzillerini aynı zamanda ziyaret edebilecek bir devletin harb sefineleriyle askeri tayyarelerinin miktarı ve kezalik bunların müddeti ikametleri hakkında Türklyenln lüzum göreceği nizamnameleri vazetmek hakkına halel Iras etmez. Gelibolu şibih ceziresi ve Saroz körfezinin Baklaburnu şimali şarkisinden dört kilometre baid'de kâin bir noktasından beda ile Marmara denizi üzerinde ' Kumbağıda nihayet bulan ve Kavağın (bu mevki hariç) cenubundan geçen bir hatt-i cenub-u şarkisindeki saha. HEZİMET Mt7 44i vanldeh âzâde bulundurmak için dördüncüden dokuzuncuya kadar olan maddelerde münderiç bulunan tedabir. Boğazlar limanlarından birine uğrayacak olan sefaln_i harbiye ile sefaln-i ticariye bu limanda orada. Çanakkale boğazı: Şimali garbide. tatbik edilmekte olan k'ava-id-i feıhhlye-yi beynelmilele tabi tutulacaktır. Tabibi bulunmayan sefain-I ticariye boğazlarda tavakkuf et-meyecek olsalar bile praya duhulden evvel kavaidLİ sıhhiye-1 bey nelmilele riayet mecburiyetindedirler. laşık bir limanı beş kere yirmi dört saaten daha az bir zamandan beri terketmiş bulunan sefain boğazları karantina halinde geçmeğe ve boğazlan bulaştırmak ihtimalini bertaraf etmek için muk_ tazi tedabir-1 vakiyeyi sefine vesaitiyle ittihaz etmeye mecbur olacaklardır. boğazlardan ve bu boğazların fevkinde gemilerin. Boğazların ve Karadenizin limanlarında tevakkuf: A) İşbu lahikanın birinci. haşarat ve ya ârıza-i bahriye ahvali müstesna olmak garUyle ve emniyet-I sefer demirlemeyi icabettirdiği takdirde esna-1 leylde demirleme müddeti de dahil olmak üzere.

Galata Üsküdar ile adalar (Prens adaları) dahil olduğu halde ve mezkûr şehrin civarı karibinde âzami onikibin kişilik bir kuvvet bulunabilecektir. Kezalik Türkiye İle Yunanistan gayri askerî hale ifrağ edilmig mıntıkalarda ve adalarda ve bunların karasularında. kılmç ve beher yûa nefer için dört hafif makineli tüfenk (fuzul mitralyoz) den ibaret bulunacak olan polis ve jandarma kuvvetinden bagka fiçbir kuvve-i müsallaha tevakkuf etmeyecektir. : Madde: 8 — Payitahtın ihtiyacatı için.nihayet bulmak ÜZere sahilden 20 kilometre baldden çizilmiş olan had arasındaki aa-ha. tayyareler veya balonlar vasıtasiyle denizin sathını ve ka'rını tarassut ettirmek selahi-yetlni haiz olacaktır. tahtelbahir igleyen aletler (tahtelbahir sefaini müstesna) ve askeri tayyare tesisatı ve hiçbir Uss-Ü bahri bulunmayacaktır. Madde: 7 — Tahtelbahir sefinelerinden başka tahtelbahir igle hiçbir alet Marmara denizi sularına vaz edilemiyecektir. Garpte. çizilmiş bir hatta kadar imtldat eden mıntıka. Komisyonun ifa-ı 442 KADİR MI9IRO0LU LOZAN ZAFER Mt. telgraf. boğaz »uları ve Türk arazisini gayri askeri hale İfrağ edilmig mıntıkaları üzerinde uçabilecekler ve oralarda her tarafta kemali serbesti İle karaya veya denize inebileceklerdir. buralarda tah-ti silâh alınacak efradın. 3 — Adalar denizinde Semâdirek Limni. Madde :5 — Fransa. sularında tahtelbahir sefinelerden başka hiçbir güna tahtelbahir igleyen alet bulunmayacaktır. top müstesna olmak üzere tüfenk. Türk topraklarının gayri askerî hale ifrağ edilmiş mıntıkalarından ve adalarından ve onların Türk donanmasının demlrat-ma hakkına mâlik bulunduğu karasularından Jcuva-i mUsellahasını transit suretiyle geçirmek hakkını muhafaza edecektir. rovelver. Madde : 6 — istanbul'a dair olan 8 inci madde ahkâmı mahfuz kalmak şartıyla gayrı ^s!:erî hale ifrağ edilmig mıntıkalar ve adalarda hiçbir istihkam. Bundan bagka Türk hükümeti boğazlarda. Gayri askerî hale ifrağ edilmig mıntıkaların ve adaların kara. işbu komisyonda temsil edilen hükümetlerden herbiri kendi mümessillerinin iştikakı olan tahsisat verecektir. HEZİMET Mit 443 vazife etmesinden mtinbals masarifJ umumiye temsil edilen devletler tarafından hasas-i mütesaviye veçhile deruhte edilecektir. Bozcaada ve Tavşan adaları. Buralarda İnzibatın muhafazası için elzem bulunan ve silâhları. telefon ve vesalt-I ziyaiyye muhaberatı sistemini tesis konusunda haiz-İ serbesti olacaklardır. Türk tayyareleri. . talim ve terbiyeleri için İcap eden hizmet harekâtını icra etmek se-lâhiyetine mâliktirler. boğazlardan müruru tesib edebilecek hiçbir daimi top bataryası yahut torpil endaht mevkileri tesis etmeyecektir. Türk hükümeti Marmara denizinin ne Avrupa saha_l sahiliye-sinde ve ne de Karadeniz boğazı mıntaka-i gayrı askeriyesinin garkında kâin Anadolu saha-i Bahiliyesi kısmında. Karadeniz boğazının şark sahilinden 15 kilometre mesafede . mezkûr mıntıkalar ve adalar haricinde. îmroz. Türkiye ile Yunanistan kendi arazilerinin mezkûr mıntıka ve adalarında her türlü tarassut. Îstanbulda bir tersane bir üssül bahri muhafaza edebilecektir. Karadeniz boğazı (İstanbul hakkındaki usul-ü mahsusaya halel gelmemek şarüyle.8): Şarkta. 2 __ Emir Ali adası müstesna olmak üzere bütün Marmara denizi adaları. madde . İstanbul. Darıcaya kadar. ingiltere İtalya ve Türkiye hükümetleri tarafından mansub dört azadan mürekkep bir komisyon dördüncü maddenin (1) işaretli fıkrasında muharrer mıntıkaların hudutlanm mahallinde tesbit etmek üzere işbu mukavelenin tarih_i mer'yetinden 15 gün sonra içtima edeceklerdir. Balada mezkûr fıkralara rağmen Türkiye. Karadeniz boğazının garp sahilinden 15 kilometre mesafede çizilmiş bir hatta kadar imtidat eden mıntıka. Yunanistan gayrı askeri hale ifrağ edilmig Yunan adalarının karasularından donanmasını geçirebilecek ve fakat bu sulan Türkiyeye karsı üssül harekât olarak Veyahut bu maksatla bahri veya askeri tahgidat için kullanamayacaktır. daimi topçu tesisatı. Beyoğlu.

Sloven devleti mümessillerinden mürekkep olacaktır. nanistan. îşbu iltihak diplomasi tarikiyle Fransa Cumhuriyeti Hükümetine tebliğ edilecek ve hükûmet-i mezkûre tarafından da mümzi veya mültahak olan devletlerin kâffesine tebliğ olunacaktır. Madde: 16 — Vazifesinin ifası İçin lanın olan nizamnameleri yapmak komisyona ait olacaktır. it dairesinde mahfuz olacaktır. Tukarıki fıkrada muharrer harekete sebep olan efaj nihayet bulur bulmaz. boğazlar nizamı işbu mukavele ahkâmı İle muayyen olduğu veçhile yeniden tamamiyle tatbik olunacaktır. Büyük Britanya. komisyonda kezalik bir mümessil bulundurmak hakkını istilzam edecektir. Aynı hak işbu maddenin birinci fıkrasında isimleri zikredilmeyen Bahr-i Siyaha sahüdar diğer müstakil devletler için aynı sera. ikinci maddeye merbut lahikanın İkinci. Madde: 14 — Komisyon. LOZAN ZAFER Mİ. Rusya Sırp. misyon. üçüncü ve dördüncü bentlerinin mevzuunu teşkil eden harb gemilerinin ve askerî tayyarelerin müruruna müteallik ahkâma lâyıkıyla müracaat olunup olunmadığına bakmakla mükellef olacaktır. HEZİMET Mlî 445 Madde: 19 — Tarafeyni allyeyn-i akideyn gayri mümzi devlet-leri işbu mukavelenameye iltihaka imale için bütün gayretlerini sarfedeceklerdir. işbu mukaveleye vaz-ül imza devletler olmak haysiyetiyle ve mukavele-i mezkûrenln işbu devletler tarafından tasdiki vaki oldukça. Büyük Britanya. İtalya ve Japonya bu hususta Cemiyeti Akvam meclisinin karar vereceği bütün vesaitle om müştereken men edeceklerdir. boğazlardaki seyrüsefer meselesiyle iştigal eden Türk hükümeti devalıi ile münasebatta buluna. Madde: 13 — Komisyonda mümessil bulunduran hükümetler \ kendi mümessillerinin müstehak olabilecekleri tahsisatı kendileri tesviye edeceklerdir. Boğazlar komisyonu vazifesini Cemiyet-i Akvamın himayesi tahtında icra edecek ve her sene cemiyeti mezkûreye vazifesinin «ureti ifasından bahis bir rapor gönderecek ve bundan başka ticaret ve seyrüsefer noktai nazarından faideli her türlü malûmatı ita ede.halel etmeyecektir. onikinci maddede beyan edildiği veçhile müteşekkil bir beynelmilel komisyon tesis edilecek ve işbu ko. . İBoğazlarra gayn askeri hale ifrağına ve serbestisine taalluk eden ahkâmın bir c"3'U mütemmimini teşkil eder. Madde: 10 — îstanbulda. Madde: 17 — İşbu mukavelename ahkâmı TUrkiyenin Türk sularında donanmasını serbestçe cevelan ettirmek' hakkına İrası . Bu maksatla komisyon. Amerika düveli müttehidesi hükümeti için işbu mukaveleye iltlhal keyfiyeti.Madde: 9 — Eğer harb halinde Türkiye yahut Yunanistan muharip devletler hakkını istimal ederek balada muayyen gayri askerl-lik haline tadilât icra edecek olurlarsa sulh tesis eder etmez Igbu mukavele ile muayyen usulü iadeye mecbur olacaklardır. Romanya. işbu hüküm taraf-ı aliyeyn. Madde: 11 — Komisyon vezaifinl boğazların suları üzerinde ifa edecektir. Madde: 18 — Boğazların ve civar mıntıkaların gayri askeri hale İfraının Türkiye için askeri noktai nazardan bigayri hakkın bir tehlike teşkil etmemesini ve boğazlar serbestisinde veyahut gayri askerî mıntıkaların emniyetinin ef al-i harbiye ile tehlikeye düşmemesini arzu eden tarafeyn-i aliyeynJ akideyn ahkamı atiyeyl kabul ederler. Fransa. boğazlar komisyonu unvanını alacaktır. Komisyonun sair masarifi Cemiyet-i Akvamın KADİR mesarifini taksim için tesblt edilmiş olan nisbet dairesinde mezkûr hükümetler tarafından deruhte olunacaktır. Hırvat . Eğer serbestl-1 mürura müteallik ah^^a Oca edilen bir tecavüz nâgihâni bir taarruz yahut herhangibir fiiiil harp veya tehdidi harb boğazlarda seyrüseferin serbestlisini veya gayri askerî mıntıkaların emniyetini tehlikeye koyacak olursa tarafeyn-1 âllyeyn-i akideyn ve her halde Fransa. . Yu. Japonya. Bulgaristan. İtalya. İltihak Fransa hükümetine yapılacak tebliğ gününden itibaren muteber olacaktır.1 akideyn in Cemiyet-i Akvam ahidnamesi mucibince haiz olabilecekleri hukuk ve vazalfe halel iras etmez. Madde: 12 — Komisyon bir Türk mümessilinin taht-ı riyasetinde. çaktır. çektir.

Venizelos. Orta elçi Mösyö Kostantin Konçesko. Hagihetlû Sırp . Tasdiken lilmakal. Mourice Velazar nişanlarının komandor rütbesini ve Koron ditaliy nişanının Grande Offic er rütbesini haiz mösyö Joule Cezare Montagne.M. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT PELLE GARRONİ MONTAGNB UÇÎYAÎ VENİZELOS • V KAKLAMANOS DİAMANDİ KONÇESKO MORFOF ÎSTANÇİOP 446 KAD1K MI9IROÖLU m TRAKYA BUDÜDUNA DAİR MUKAVELENAME Britanya İmparatorluğu. Sırp . İtalya sefiri kebiri. Milotia Yuvanoviç. Sinop Mebusu. Mourice Velazar ve Koron dital y nisanlarını Grande courvasmı haiz aseleUÜ marki Camllle Carronl. barrone G. Alejc-sandr nişanının Grande Kuruva rütbesini haiz Mösyö Dimitri Stan-çiof.C.G. Soleil Lovan nişanının birinci rütbesini haiz Roma fevkalade sefiri kebiri ve murahhas mösyö Gentaro Uçiyal Juzammi. Kraliyetin senato âzası. bu bapta bir mukavelename ektine karar vermişler ve murahhasları olmak üzere Hasmetltt Büyük Britanya ve İrlanda Kraliyeti müttehidesi maverayı ebhar Britanya araziai kralı ve Hindistan İmparatoru hazretleri: Istanbulda fevkalâde komiser aseletli Sir Horace George Mon-tagü Rumbolt. Tasdiknameler sürat-i mümkine İle Pariste tevdi olunacaktır. İtalya. HEZİMET MİT 447 Sabık heyet-i nüzzar reisi Soover nişanının Grande Kuruva rütbesini haiz Mösyö Eleftrios K. Romanya. Fransa. St. Haşmetlü Japonya İmparatoru Hazretleri:. İSMET DR. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan'da bir nüsha olarak tanzim edilmiş olup bu nüsha Fransa Hükümeti hazine! evrakına vazedilecek ve hükümeti mezkûr akld devletlerden. . Hagmetlü Yunanlılar kralı hazretleri: LOZAN ZAFER Mİ. Londra orta elçisi soover nişanının Komandor rütbesini haias mösyö Demeter Kaklamanos.u Sıhhiye Muaveneti İçtimaiye Vekili Dr. İşbu mukavelename bugünkü tarihli muahede-i sulhiye ile aynı feralt dahilinde meriyete girecektir. herblrine onun mevsik birer nüshasını verecektir. St. hukuk doktoru. fevkalâde murahhas v« orta elçi Möayö Dr. balada mezkûr murahhaslar işbu mukavelenameyi imza etmişlerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti: Edirne Mebusu.Sloven Kralı Hazretleri: Bren'dç. Japonya Bulgaristan Yunanistan. Muahede-yi mezkûreye vazıul imza olmayıp bu esnada İşbu mukavelenameyi henüz tasdik etmemiş-olan devletler hakkında bu mukavelename düveLİ mezkûrenin diğer-düveli âkideye Fransa Hükûmet-i Cumhuriyesi tarafından ihbar edilecek olan tasdiknamelerini tevdi ettikçe meriyete girecektir.Hırvat . Rıza Nur Bey. Umnr. Umuru Hariciye Vekili famet Paşa. Fransa Cumhuriyeti Reisi: Fransa sefiri kebiri cumhuriyetin şark fevkalâde komiseri Le_ gion d'honour nişanı milliyesinln Grande Offlcier rütbesini haiz ferik general Mösyö Mourice Pelle.Madde: 20 — İşbu mukavelename tasdik edilecektir. Istanbulda fevkalâde komiser St. HaşmeUÜ İtalya Kralı Hazretleri:" .Sloven devleti ve Türkiye Trakya hududlarında sulhun idamesi emniyeslyle ve bugünkü imza edilen sulh muahedermmesiniri 24 üncü maddesinde beyan edildiği üzere bu hudutların her İki tarafında bazı tedablr-1 mahsusa-i mü-tekabilenin İttihazı lüzumunu bu maksatla takdir ederek. Atina fevkalâde murahhas ve orta elçi. Diamandi. fevkalâde murahhas ve orta elçi.Hırvat . Haşmetlü Romanya Kralı Hazretleri: Orta elçi Mösyö Konstantin 1. Bulgaristan iğin: Şimendöfer posta ve telgraf nazır-i sabıkı Mösyö Buğdan Mor_ fof.

1 — Elyevm mevcut bulunan bilûmum daimi veya sahra Istih. 2':__Yunanistan arazisinde.Bulgar hududundan asgari 30 km. Tayyareyi ihtiva etmeyecek olan işbu anasın mahsusanm mevcudu âtiyüzzikr miktarı tecavüz etmeyecektir: : A — Gayn askeri hale ifrağ edilen Türk arazisinde ceman — 5000— kigi. hafızlan gibi asayişi dahiliyi temine ve hudutları tarassuda müktazl anasırı mahsusadan maada hiçbir kuvvet musallana ne ikame edilecek ne de harekâtta bulunabilecektir. Bu komisyon Fransa.Trabzon Mebusu. gümrük memurları. Bu hat adalar denizinde İbrice (İbritje) burnundan beda' ederek Karadenizde Serbest (Serbe3) burnunda nihayet bulacaktır. Mamafih bu ameliyattan hasıl olacak mesainin heyeti mecmuası komisyonun celse-i umumiyesince kayıt ve tesbit edilecektir. Bu hat 40 kilise havalisinde 40 kilise kasabası ile kasabanın merkezinden itibaren asgari 5 kilometrelik bir dairesi gayri askeri bir hala ifrağ edilen mıntıkadan hariç bırakmak şartiyle ve huduttan asgari askeri bir hale ifrağ edilen mın-takadan hariç bırakmak şartiyle bu huduttan asgari 30 kilometre mesafede çizilecektir. Yunan _ Bulgar hududundan Karade-nize kadar: Berveçhi bala tâyin edilen noktadan beda' edip Papazköyün 5 kilometre garbında Edirne şosesini Kusskavak (Kuskavak) de kat ederek badehu Yunan . Büyük Britanya İtalya.çar arazisinde ceman 2500— kişi. bahri veya havai sair hiçbir tesisat vücuda getiriitniyecektir. Madde: 2 İşbu mukavelenamenin mevkii meriyete vazı tarihinden itibaren 15 gün zarfında teşkil edilecek bir tahdit komisyonu.Bulgar ve Türk . polis kuvveti. bir mesafeden geçerek ve-yalnız Harmanlı mıntıkasında Harmanlı kasabasıyla. Bulgar. Madde:! Adalar denizinden Karadenİze kadar Türkiyeyi Bulgaristan ve Yunanistandan tefrik eden hudutların tarafeynindeki arazi âtideki hudutlar dahilinde (merbut haritaya müracaat) ve takriben 30 kilometre Vüs'atinde olarak gayrı askeri hale ifrağ edilecektir. B— Gayn askeri hale ifrağ edilen Yunan arazisinde ceman 2500— klai. Yunanistan ve Türkiye tarafından — her devlet için bir mümessil bulunmak şartıyla— tâyin edilecek mümessillerden mürekkep olacaktır. askeri. birinci maddede izah edilen hudutları arazi üzerinde tayin edip çizecektir. . bunların arazisinde bulunduğu devlet tarafından silâhtan tecrit ve hedm edilecektir. hudut mu. 1 — Türkiye arazisinde Adalar denizinden Karadenİze kadar: Bugünkü tarihle imza edilen sulh muahedesinin ikinci maddesinin 1 ve 2 numaralı kısımlarında tâyin edilen Türkiyenin Yunanistan ve Bulgaristan ile olan hudutlarına oldukça muvazi bir hat ile tahdit edilecektir. sabık Vekil Hasan bey hazaratını tâyin etmişlerdir. Bulgaristan. kasabanın merkezinden itibaren asgari 5 kilometre bir daireyi gayrı askeri hale ifrağ edilmiş mın_ tıka haricinde bırakarak Karadenizde Anberler <Anberler) in şimali garbisinde kâin körfezin en içerlek noktasında hitam bulacak bir hat. Bu kabilden hiçbir yeni müessese inşa edilemiyecek ve hiçbir silâh ve levazım-ı harbiye deposu ile taarrü-?. Müşarünileyhin usuluna muvafık ve muteber tanınan ge-lâhiyetnamelerini ibrazdan sonra ahkâm-ı âtiyeyl kararlagtırmıg-lardir. kâmatı. Yunan ve Türk arazisine ait ameliyata iştirak edebileceklerdir. Madde: 3 Birinci maddede muharrer mıntıkaların gayri askeri hale ifrağı âtideki şeraite göre icra ve idame edilecektir. LOZAN ZAFER Mt. adalar denizinden Yunan _ Bulgar hududuna Kadar: 448 KADtR MISIROOLU Mekri burnunun ucundan (Mekri kasabası hari£ olmak üzere) başlayarak şimale doğru Tahtalıya kadar Merice oldukça muvazi bir istikamet takibederek ve badehu Meherkos (Meherkos)un şarkından küçük Derbendin takriben 15 kilometre garbında Yunan Bulgar hududu Üzerinde tâyin edilecek bir noktaya vasıl olan bir hat. HEZÎMBT MI? 449 2 — Jandarma. C — Gayn askeri hale ifrağ edilen Bul.l veya tedafü olsun. 3 — Bulgar arazisinde.

İSMET DR. Sırp . fekten ibaret olacaktır. Hanour nişanı milliyesinin Grande Offisier rütbesini haiz ferik general Mösyö Mourice PeUe. Japon hükümeti tasdikin' Jcra edilmiş olduğunu Parlstekl mtt-messili siyasi vasıtaslyle Fransa Hükümeti Cumhurlyeslne bildikF : 29 450 KADİR MI9IHOÖLU mekle iktifa selâhiyetinl haiz olacak ve bu takdirde tasdiknamesini suretini düvel-1 mümziyeden herblrine tevdi edilecektir. RIZA NUR İASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT PELL. bu hususta bir mukavele akdine karar vermişler ve murahhasları olmak üzere: Haşmetlü Büyük Britanya ve İrlanda Kraliyeti Müttehidesi. tüfenk ve beher (yüz) nefer başına (4) makineli tü. diğer taraftan. 3 — Askerlikten tecrit edilen menatlk üzerinde herhangi bay. t ADLİYE HAKKİNDA MUKAVELENAME Bir taraftan. O /amanda bunu henüz tasdik etmemiş olan diğer devletler hakkında bu mukavelename dUvel-1 mezkûrenln diğer düvel-1 akideye Fransa Hükümeti Cumhuriyeti tarafından ihbar edilecek olan tasdiknamelerini tevdi ettikçe meriyete girecektir.Bunların teçhizatı her gün atop hariç olmak şartlyle ancak ro. Cumhuriyetin şark fevkalâde komiseri Le_ glon d. Madde: 4 İşbu mukavelenamede arazileri mevzuubahs olan hemhudut devletlerden birisinin ahkâm-ı salifeye riayet hususunda dermeyan edeceği bir talebi olduğu takdirde mezkûr devlet işbu talebi Cemi.J.E GARRONİ MONTAGNE UÇÎYAÎ VENİZELOS KAKLAMANOS DİAMANDİ KONÇESKO MORFOP İSTANÇİOF LOZAN ZAFER Mt. İgbu mukavelename Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde bir nüsha olarak tanzim edilmiş olup mezkûr nüsha Fransa hükümeti hazine-i evrakına tevdi edilecek ve hükûmet-i mezkûre mevsuk bir-sürati mümküne ile tevdi edecektir. Bu ahkâm 27 teşrinisani 1919 tarihli Noyyi muahedesi mucibince Bulgaristan terettüp eden mecburiyetleri ihlâl etmeyecektir. Türkiyede diğer devletler tebasının şerait-i ikametini ve igbu devletler arazisinde Türk tebasının şeraiti ikâmeti ve selâhiyetl adliyeye ait mesaili asri hukuk-u düvele tevfikan tanzim eylemek arzusunda bulunduklarında. velver. Yunanistan ve Türkiye tarafından mütekabilen tasdik edildiğinden itibaren mer'l olacaktır. Tasdiken lilmakal maruzzikr murahhaslar igbu mukavelenameyi imza etmişlerdir. Türkiye. Moris Velazar ve kunın-ditall nişanlarının Fransa Cumhuriyeti Reisi: Fransa sefiri kebiri. İtalya. Japonya. kılmç. Britanya İmparatorluğu.S. Tasdiknameler sürat-i mümklne ile Pariste tevdi edilecektir.M. Hırvat _ Sloven devleti.i mahsus bu tasdikleri kayıt ve tesbit edecektir. komiser St. yeti Akvam meclisine tevdi edecektir. Romanya. Maverayı Ebhar Britanya arazisi kralı ve Hindistan imparatoru hazretleri: Istanbulda fevkalâde komiser asaletlü Sir Hocare George Mon-ttgü Rumbolt Barrona J. \ Bir zabıtnâmey. rağı hâmil askeri veya bahri tayyarelerin tayaranı memnudur. Yunanistan. İşbu mukavelename Bulgaristan. Fransa. HEZİMKT MİT 451 İKÂMET VE SELABtYET. Madde: 5 İşbu mukavelename tasdik edilecektir. .

Düveli âkidei mezkûreden biri gerek kanunların iktteasınca ve gerek diğer bir cürete mebhusun ann'e ahkâmından her hangi birisi için muamelel mütekabile itasından irrftina edecek olursa onun tebaa ve şirketleri Türkiyede zlkrolunan ayni hükümden istifade edemiyecektir. XIouriceı Velazar nişanının komandor rütbesi ve Kuron Ditali nişanının Grande Officer rütbesini haiz Mösyö Julius Cesare Montagne. meslek veya sanat envaını icraya selâhiyetlerl ve bilmukabele düveli mezkûre arazisinde. Atina fevkalâde murahhas ve orta elçisi St. Sinop Mebusu. İşbu maddenin tabikinde. Haşmetlü Yunanlılar Kralı Hazretleri: sapık heyeti nüzzar reisi soover nişanının Grande kruvasını haiz Mösyö Elefterios K. hazaratını tâyin eylemişlerdir.Sloven Kralı Hazretleri: Bern'de fevkalâde murahhas ve orta elçi Dr. Istanbulda fevkalade Grande Kruvasını haiz asaletlü Marki Camille Garoni.Haşmetlü İtalya Kralı Hazretleri: Kraliyetin senato âzası. mallan. LOZAN ZAFER Mî. 452 KADİR MISIROÖLU Haşmetlü Sırp . Müşarünileyhin usulüne muvafık ve muteber tanınan selâhiyetnamelerini ibrazdan sonra ahkâmı atiye-yl kararlaştırmışlardır: FA8IL I SERAtT-1 İKÂMET Madde : 1 İşbu fasılda münderiç ahkâmdan her birinin Türkiyede diğer-düve-li âkide tebaa ve şirketlerine tatbiki. İtalya sefiri kebiri. Rıza Nur bey. Haşmetlü Romanya Kralı Hazretleri: Orta elçi mösyö Konstantin t Diamandl. Muhacerata müteallik ahkâma halel gelmemek üzere teba-yı mezkûre memlekette meri kavanin ve nizamata teflk-i hareket şartıyla Türkiyeye duhul ve orada ikâmet hususunda serbesti-i tamme malik olacaklar ve binaenaleyh Türklyeye gidip gelebilecek ve orada ikâmet eyleyebileceklerdir. düveLi âkidenin dominyonları müs-temlekatı ebl'e himayeleri veya hükümleri altındaki memleketler-den herbiri ayrı ayrı memaliki akide ad ve İtibar edilecektir. Soover nişanının komandor rütbesini haiz Mösyö Demeter Kaklamanos. Teba-yı mezkûre orada şahıslan. Tebaayı mezkûre bilhassa bey' mübadele. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti: Edirne Mebusu Umuru Hariciyi Vekili tsmet Paşa. Mildin Yuvavlç.Hırvat . Madde: 3 Türkiyede diğer düveli âkide tebasının kavanin ve nizam&tı mahalliyeye tevfikan her türlü emvali menkul© ve gayrı menkule-yi ihraz tasarruf( devir ve feraa haklan olacaklardır. HEZİMET Mt? 453 hukuk ve menafi hususunda kavanln ve memurini mahalliyenin lıımaya-i tamme ve müstemiresine nail olacaklardır. Vekil Hasan bey. Venizeîos. Londra orta elçisi. Madde: 4 Türkiyede Öiğer düveli âkide tebaasının muhtelif ticaret. Türk tebaasının muhtelif ticaret. hibe vasiyet yahut diğer her suretle emvali mebhuseden tasarruf edebilecekleri gibi ber mucibi kanun vesaret tarikiyle veya hibe veyahut vasiyet suretiyle emvali mezkûreye malik olabileceklerdir. KISIM I DUHUL VE tKAMB Madde: 2 Türkiye toprağında diğer düveKi âkide tebaası şahısları ve malları itibariyle umumi hukuk-u beyneddüvcle tevfikan mazhar-ı kabul ve muamele olacaklardır. düveli mezkûre arazisinde Türk tebaa ve şirketleri hakkında tam bir muamele-i mütekabile tatbiki şart-1 sarihine muallâktır. Trabzon Mebusu sabıkı. meslek re ea-nat envaını icraya selâhiyetleri lgbu . Umuru Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekili Dr. Haşmetlü Japonya İmparatoru Hazretleri: Soleil Lovan nişanının birinci rütbesini haiz Roma fevkalâde sefiri kebiri ve murahhası Mösyö Gontnro Uçiyai Juzammi. orta e!ç! m8sy8 Kos-tantln Konçesko.

Madde: 7 Türkiye geıek bir hükmü kamın! üzerine gerek zabıta-t ahlâki. Madde: 6 TUrkiyede diğer düvel-i akide tebaası hizmeti askeriyeye müte. Şurası mukarrerdir ki. re gerek bunları gerek ailelerini hervakit kabul etmeyi taahhüt eylerler.mukavelenamenin tarihi meriyetinden itibaren İ2 ay zarfında Türkiye ile Düveli mezkûre arasında akdedilecek mukavelâtı mahsusaya mevzu teşkil edecektir. bunlar hizmeti askeriye yerine kaim olan her neyi hizmet ve mecburiyet veya tekliften muaf olacaklardır. . Şirketi mezkûre teşekküllerine ehliyetlerine ve İkame ve defi dava haklarına müteallik bilcümle hususatta kanun-u millilerine tevfikan muamele göreceklerdir. HEZİMET Mi? 455 KISIM II ABKÂMI TEKALİP Madde: 8 Diğer düveLi âkide tebasını Türkiye arazisinde ve dördüncü madde mucibince kendilerine müsaade edilen her türlü tiearet. resim ve mükellefiyetten herne mahiyette ve herne nam ile olursa olsun başka veya daha ağır vergi. 45i KADİR MI9IRO0LU ' bilen ve mezkûr arazide milli şirketlere memnu olmayan her türlü ticaret ve sanatları icra eyleyebileceklerdir. sanat ve İstismarat İcra eylemek veya Türklyede her ne suretle olursa olsun faaliyette bulunmak için bunlar her ne mahiyette ve herne nam ile olursa olsun Türk tebaasının tabi olduğu ver. Düveli mezkû. gl rüsum veya tekaliften bagka veya daha ağır bir vergi rüsum veya tekailljfe tabi tutulmayacaklardır. lerdir. Hariçte yerleşmiş olup Türkiye arazisinde mürurları esnasında herhangi suretle faaliyette bulunacak düveli mezkûre tebaası aynı ehemmiyet ve mahiyette faaliyette bulunan Türk tebaası ile Tttr-kiyede yerleşmiş sair ecnebilerin memlekette vergiler hakkında cari ahkâm mucibince tabi oldukları vergi. Şirketin ifayı muamele edebilmesi için lazım olan emvali gayri-menkule hakkında dahi aynı hüküm cari olacak ise de bu halde emvali gayrimenkule ihrazı keyfiyeti şirketin hedefA mahsus-u teşekkülü olmamak mukarrerdir. LOZAN ZAFER Mt. ye ve sigorta şirketleri dahildir— Türkiyede tanınacaktır.. devir ve füruhat hakkına malik olacaklardır. —naklL. allik kavanine tabi olmayacaklardır.Madde: 5 Diğer düveli âkideden herhangi birinin arazisinde usulüne tevfikan teşekkül etmiş olan ticarî. mebhusun anh mukavelâtın aktine in_ tlzaren 1 kanunusani 1923 tarihindeki statüko muhafaza edilecek ve zikrolunan 12 ay müddetin inkızasına kadar mukavele akdo-lunamadığı takdirde. meslek. yo sıhhiye veya teseül hakkındaki kavanin veya nizamata tevfikan ve gerek devletin emniyeti dahiliye veya hariciyesine müteal. . vakkaten olsun bunlar mallarındaki hakk-i intifalarından mahrum edilmlyeceklerdir. resim veya mükellefiyete tabi tutulmayacaklardır. lik esbaptan dolayı diğer akit devletler tebasını ferden tatbik olunacak tedabir ile tard ve tebit hakkını muhafaza eder. Mezkûr şirketler Türkiye arazisinde teessüs edebilecekler ve teşekkül eylemiş olduktan memleket tebaası tarafından icra edile. sınai veya mail şirketler. Şirket-i mezkûre kavanln ve nizam&t-i memlekete tevfikan her türlü emvali menkuleyi ihraz tasarruf. Menfaat-i âmmeye müstenit olduğu kanunen mütehakkik bir sebep bulunmadıkça ve evvelce muhik tazminat verilmedikçe tebaayı mezkurenin emvali istimlâk olunmıyacak veya velev mu. Mebhusun ahn şirket Ier intizam-ı ammeye müteallik ahkâme riayet kaydiyle zikrolunan arazide serbestçe muamelelerinin ifa edebilecekler ve bu hususta her mümasil milli şirketin hukukundan aynen istifade eyleyecek. Tard ve tebit muamelesi hıfzıssıhha ve insaniyete muvafık şerait tahtında icra olunacaktır. efradın 1 kânunusani 1923 tarihindeki hukuku muktesibesine riayet kaydı ihtirazisiyle düveli akideden herbiri tekrar serbestli hareketini İktisap eyleyecektir. Evvelce ilân edilmedikçe hiçbir istimlâk muamelesi icra olunamıyacaktır.

Salifülbeyan devletler tebaasının Türkiye arazisindeki minval. gube. Madde: 13 Türkiyede teessüs eyleyen veya icrai faaliyet eden diğer düveli akide tebaama veya bunların Türkiye toprakları dahilindeki emval hukuk ve menafli ile düveli mezkûre kavaini mucibince tegekkül etmiş olup Türkiyede teessüs veya icrai faaliyet eden şirketler fil-yaller ve şubeler veya acentalara. îgbu hüküm devletçe vücuda getirilen müessesata veya bir hizmeti umumiye imtiyazım haiz olanlara bahşedilen vergi muafiyetlerinden istifadeyi talep için mabihilihtlyaç olamaz. çaktır. kendi tebaasına bahgettiği muameleden daha müsaadekAr bir muamele bahşetmeyecek ve işbu fasılda tasrih olunan mevat hakkında kendi tebaasına ve diğer düveli âkide tebaasına müsavi muamele esasını tatbik edecektir. LOZAN ZAFER Vt. filyal. hali harbte bile olsa. Türk tebaasının tabi tutulacağından başka veya daha ağır olmayacaktır. HEZİMET MtT VASIL II 8ELÂBİYET-1 ADLÎYE 457 Madde: 14 Türkiyede diğer düveli âkide tebaası ve bilmukabele düveli mezkûre arazisinde Türk tebaası. gube. Madde: 11 S İnci maddeden 10 uncu maddeye kadar mevzubahs olan hususun kâffesinde Türkiyedeki diğer düveli âkide tebaasına vilayetçe veya mahallî idarelerce tarholunabilecek tekâlif rflaum ve harçlar. Madde: 13 Kapitülâsyonların lağvına binaen Türkiye düveli ecnebiye te. Şurası mukarrerdir ki igbu firma veya şirketlerin heyet-i idareleri Türkiye haricinde bulunduğu takdirde zikrolunan filyal. 18 inci madde ahkâmı mahfuz kalmak şartıyla her hususta tebayı mahalliyenie tâbi oldukları aynı şerait dairesinde mehakime serbestçe müracaat ile ikame ve defi dâva edilebileceklerdir. Madde: 16 . Aynı ahkâm mezkûr memleketlerin firma veya şirketlerinin iş. resim veya vergiye tabi tutulmayacaktır. acen-ta veya sair mümessilliklerine dahi tatbik olunacaktır. hukuk ve menafiine ve bu hususlarda tahmin olunan bilcümle mükellefiyat ve bilvasıta veya bilavasıta resim veya vergiden başka veya daha ağırmükellefiyet. baasına. Madde: 9 Nakliyyat veya sigorta şirketleri de dahil olmak üzere diğer düveli akideden birinin kavanini mucibince tegekkül etmiş olup işbu mukavelenamenin beşinci maddesi ahkâmına tevfikan Türkiyede teessüs veya orada icra-i muamele eden ticarî. hukuk ve menafi! gerek ihraz. Madde: 15 16 ncı madde hükmü mahfuz kalmak şartıyla Türkiye ve diğ«r düveli âkide arasındaki münasebatta selâhiyetl adliye mesaili hukuku beynetdüvel esasatına tevfikan hal olunacaktır. acenta ve mümessillikleri ancak Türkiyede hakikaten mevzu sermayeleri üzerinden veyahut vergiye tabi olacak sermaye tahkik edilemediği tak_ dirde mezkûr sermayeyi tâyine medar olabilecek hakiki kazanç ve iratları üzerinden vergi veya sair tekalife tabi olabileceklerdir. suıal veya malt şirketler Türkiye kavanini mucibinde tegekkül etmiş aynı mahiyeti haiz şirketlerin Çabi tutulmadıkları hiçbir vergiye. ne mahiyette ve her ne nam ile olursa olsun tabi tutulmayacaklardır. 456 KADtR MISIROOLU bu mukavelenamenin 5 inci maddesi ahkâmına tevfikan Türkiye-de müesses bulunan ve orada icrai faaliyet eden. intikal veya tevarüs hususlarında TUrk tebaamın emval. resme veya harca her. tasarruf ve İntifa ve gerek ferağ. Madde: 10 Eğer Türkiye hükümeti heme nam ve mahiyette olursa olsun vergi muafiyetleri ihdas edecek olursa Türk tebasma ve Türk ava-ninl mucibince mfltegekkü girketlere olduğu gibi igbu muafiyetler Türkiyede müesses düveli âkide tebaa ve girketlerine de bahgoluna. bir güna is-tJkraza mecburi ve servet üzerinden istisnai ifraz muamelesi tahmil olunmayacaktır.

Şu kadar ki. Madde: 21 işbu mukavelename tasdik edilecektir. lik-i mahimiyelerinin veya maverayı ebhardaki memleket veya ara. ebud. yede tatbik edilen esas ve usullere muvafık bir himaye temin edileceğini Türkiye hükümeti beyan eyler. ehliyeti şahsiye. Tasdiknameler sürati mümkine Ûe Pariste tevdi olunacaktır. Mukavelename bugünkü tarihli sulh muahedesi ile aynı şerait tahtında mevki-i meriyete girecektir. . hacir ve emvali raenkuleye müteallik vasiyet veya tevarüs veyahut taksim ve tasfiye! tereke ve alelitlak hukuku aile mesailinde ancak ahkâmı şahsiyesi mevzüubahs olan tarafın tabi olduğu memlekette müteşekkil mehakimi milliye veya dlger makamatı milliye haizi ee-lâhiyet olacaktır. düvel-l mezkûre işbu muka. talâk. tebenni.! mezkûrenin mevki. mukavele. Madde: 17 Türkiyedeki ecnebilerin şahıslan ve malları hakkında Türk me. Mukavelename Türkiyeden gayn âkit devletlerden herhangi biri tarafından fesholunursa İşbu fesih ancak mezkûr devletle Türkiye arasında haizi tesir olacaktır. ahhüdattan bert olacaktır. masarifi muhakemeye ait mahkûmiyetlere meccani müzahareti adliyeye din için hapse müteallik bilcümle mesai I alakadar devletler arasında akto-lunacak mukavelâtı mahsusa ile hal olunacaktır. dirde Türkiye.' hangi bir! tarafından fesih edilmediği takdirde. Birinci fıkra hükmünden müstesna olarak gayet dâvada alâkadar olanların kâffesi Türk mehakiminin kazasına tahriren razı olurlar ise.u milli mucibince karar vermek üzere birinci fıkrada münderiç mesail hakkında dahi haizi selâhiyet olabilirler. düveli mezkûrenin Türkiyede mukim olan veya orada bulunan tebaayı gayrimüslimesine müteallik ahkâmı şahsiye mevadmda yâni nikâh.Türkiye ile diğer düveli âkide arasında mukarrerdir ki. zilerden kâffesinde veya bazılarında mukavelename-! mezkûr ahkâmının tatbik olunmayacağını. zikrolunan dominyanlara. mehaklm-i mezkûre tarafeynin kanua. hakimi nezdinde hukuku düvele ve diğer devletlerde sureti umumi. iıâmatın icrasına. rüft. rif muhakeme»! müemmen kefalet akçasını. iştiraki emvali zevceyn. cihaz. feshedilinceye kadar LOZAN ZAFER Mİ. FASİL IH AHKÂM-I NİHAİYE Madde: 19 Düveli akide kendi hâkimiyet ve idarelerinde tabi olan bir hükümet muhtareye mâlik dominycllarmın. müstemlekata memallk-i mahmiye memleketlerle araziye karşı işbu mukaveleden münbais ta. Türkiye mukavelenameyi gerek diğer bilcümle devletlere karşı ve gerek bu devletlerden yalnız birine karşı fesih selâhlyetini hala olacak ve şıkk-i ahirde mukavelename diğerlerine nazaran mevki-i meriyette kalacaktır. istinabeye. memleket veya araziden herhangi biri namına mukaveleye muharren iştirak edebileceklerdir.1 meriyete duhulü anında beyan etmek hakkını muhafaza ederler bu tak. müstemleke. memleket-i mahmiye. tefriki ebdân. vesayet. müstemlekelerinin mema. Madde: 18 Türkiye ile diğer düveli âkide beynindeki münasebatta masa. benut. tjbu hüküm hukuku beyneddüvele veya âkld olunabilecek mu-kavelâtı Iıususlyeye nazaran konsolosların nüfus vukuatına müte. Mukavelename müddet-i mezkûre inkizasın-dan laakal bir sene mukaddem tarafeyn-i aliyeyn-i akideynden her. kayyımlık. HEZİMET 111? 4ft9 meri kalacak ve fesih ancak bir sene müddetin inkızasından sonra haiz-i tesir olabilecektir. Madde: 20 İşbu mukavelename tarihi meriyetinden itibaren 7 sene müd_ det için aktedilmiştir. evrakı adliye ve gayrı adliyenin tebliğine. vela mucibince yapacakları beyanat ile mukaveleden ihraç edebilecekleri hükûmet-1 muhtareden müstefit dominyon. allik mevadda haiz oldukları vezalfi mahsusayı haleldar etmediği gibi tarafeyn-in mahakimi milliye veya diğer makamati milllyele-rinin dalrei selâhiyetlerine dahil olduğu berveçhl balâ takarrüre-den mesaile ait delâil ve beyylnati Türk mehakiminin talep ve kabul ve istlma hususundaki haklarına da halel vermez.

Haşmetlü Sırp . . Legi. Türkiye Büyük Millet JMeclisi Hükümeti. Diamandi. orta elçi Mösyö Kos.Sloven ve diğer taraftan.J. Hagmetlü Japonya İmparatoru Hazretleri: Soleil Lovan nişanının birinci rütbesini haiz Roma fevkalâde sefir-i kebir ve murahhası Mösyö Gentaro Uçiyai Juzanımi. on d. Londra orta «İçişi. Yunanistan Uomanya> Sırp Hırvat . St. Rıza Nur bey. Fransa Cumhuriyeti Reisi: Fransa sefiri kebiri. Fransa. Mourice Velezar ve Kuron Ditaiiy nişanlarının Grande kuruvasını haiz aseletlü marki Camille Garronl. HEZİMET Mt? 461 Orta elçi Mösyö Kostanün t. HagmeUÜ Romanya Kralı Hazretleri: : LOZAN ZAFEB Mi. İtalya. Milotln "Vuvanoviç. rıza NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT PELİDE GARRONÎ MONTANYE VÇÎYAÎ VENİZELOS KAKLAMANOS DfAMANDİ KONÇESKO MORFOF İSTANÇÎOF 460 KADİR MI9IR0GLU TİCARET MUKAVELENAMESİ Bir taraftan. Mourice nişanlan nm komandor rütbesini ve Kuron Ditaliy nişanının Grande Officier rütbesini haiz Mösyö Juliuss Cesare Montanya. Barona. İtalya sefir-i kebiri.M. Sinop Mebusu. Soover nişanının Grande Kruva rütbesini haiz Mösyö Eleftrioa K. Soover nişanının komandor rütbesini haiz mösyö Demeter Kaklamanos. Trabzon Mebusu sabık Vekil Hasan bey.Honouır nişanı misillinin Grande Officier rütbesini haiz ferik general Mourice Pelle. J. Bu maksatla bir mukavelename aktine karar vermişler ve murahhasları olmak üzere: Haşmetlü Büyük Britanya ve İrlanda Kraliyeti müttahidesi. cumhuriyetin gark fevkalâde komiseri. Haşmetlü Yunanlılar Kralı Hazretleri: Sabık heyeti nüzzar reisi.. Münasebat-i iktisadiyetini hukuk-u düvel esası üzerine ve ticareti teşvik ve mübadelâtı teshil edscck en münasip şekillerde teste arzusuyla mütehassıs olarak.S.Sloven Kralı Hasretleri: Bernde fevkalâde murahhas ve orta elçi Mösyö Dr. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde bir nüsha olarak tanzim edilmiş olup bu nüsha Fraıvsa hükümet i cumhıiriyesi hazine-i evrakına tevdi olunacak ve hükümeti mezkûre vazı-ül imza devletlerin herbirine anın mevsuk birer "nüshasını ita eyleyecektir. Hırvat . Japonya. . Britanya imparatorluğu. Haşmetlü İtalya Kralı Hazretleri: Kraliyetin Senato azası. tantin Könçesko. İSMET DR. Türkiye. velenameyi imzalamışlardır. ma-verayı ebhar Britanya arazisi Kralı ve Hindistan İmparatoru hazretleri: Istanbulda fevkalâde komiser aseletlü Sir Horace George Mon-tegü Rumbolt. Umur-u Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekili Dr. Istanbulda fevkalade komiser St. Venizelos. Atina fevkalâde muharras ve orta elçisi. Kdirne Mebusu.Tasdiken lUmakal. Umuru Hariciye Vekili İsmet Paşa. balâda zikrolunan murahhaslar İşbu muka.

bu suretle tâdil ve Islâh edilen misil müteakip 3 ay zarfında mabi-bittatbik olarak devam edecektir. Nakdi Islahat vukuunda berveçhl balâ tesbit olunan muhtelif misiller gümrük rüsmuna halel getirmeyecek surette yeni ve eski nükut arasındaki farka göre tadil olacaklardır. ra ahkâm-i âtiyyeyi kararlaştırnu'j'. bul ve muteber tanınan selâhiyetnamelerini ibraz eyledikten son. vam edecektir. Madde: 2 — 1 Eylül 1916 tarihli Osmanlı tarifesinde muharrer olup Türk evrak-i naktiyesi olarak istifa kılınan rüsum. 4 — Afyon vesair mevaddi semiyenln istimaline mani ol. Madde: 3 — Türkiye âtideki hususat İçin lüzum görülebilecek olanlardan maada bilcümle ithalât veya ihracat memnu iye tlerinl işbu mukavelenamenin mevki-i meriyete vazından itibaren ref etmeyi ve işbu mukavelenamenin müddeti esnasında tekrar teste eylememeyi taahhüt eder. Bu misil 3 ayın hitamında icaba.i kıymet gösterirse 12 ve 9 misilleri aynı ayın vasati fiatına göre tezyit olunabileceklerdir. 3 — Eşhas ve hayvanat ve nebatatı emraz-ı sariye hayvaniye ve nebatlyeden vikaye etmek. Türkiyeye hin-i ithallinde ka-abili tatbik-farifeler 1 Eylül 3 916 tarihinde mevkLl meriyete konulan Osmanlı siklet-i eşya tarifesinin aynı olacaktır. berveçhl âti-tâyin edilen şerait dairesinde kambiyo fiatına göre zaman zaman tâdil ve islâh olunacak olan emsal tezyide tabi tutulacaktır. halini men eylemek. Türk lirasının tenezzül kıymeti halinde beş misli. 6 — Alttın sikkenin veya altun maddenin ihracını men eyle. Aynı veçhile eğer l§bu" mukavelenamenin mevkii meriyete vazına takaddüm eden ay zarfın-da Türk lirası bir İngiliz lirası İçin 745 kuruştan ibaret* fi-l İptidaiye Disbetle % 30 dan fazla vasati bir tenzil.hazaratını tâyin etmişlerdir. inak. Aynı veçhile eğer işbu mukavelenamenin tâdil olunacaktır. HEZİMET Mİ? 453 Diğer düvel-i âkideden herbiri tarafından kendisine mezkûr devletin kavanini mucibinde muhik bir muamele-yi mutakabele verilmek şartiyle Türkiye memnuatı hiçbir nevi fark gözetmeksizin tatbik etmeyi ve eşya-yi memnua için istisnalar veya ruhsatlar bahgey-lediği halde hiçbir âkid devlet ticaretinin zararına . lunduğu zamandan itibaren tenzil olunmak icabecektir. Bu misil 3 ay hitamında lcabederse son ayın vasati kambiyo fiatına göre yeniden tâdil olunacaktır. Bu omsal İngiliz lirası 745 kuruş kâğıt para kıymetinde olduğu bir zamanda tesbit edilmiş olduğundan eğer işbu mukavelenamenin mevkii meriyete vazına takaddüm eden ay zarfında Türk lirasında fi-i mezkûre nisbetle yüzde 30 dan fazla vasati bir teza-yüd-i kıymet husule gelirse 12 ve 9 misilleri ayın aynı fi-i vasatısîy. 1 — Hayatı maişete elzem olan menaii muhafaza ve milletin faaliyet-t iktisadiyeslni vikaye etmek.ardır: FASİL 1 Madde: 1 — İşbu mukavelenamenin mevki-i meriyete vazın-dan itibaren diğer/düveli âkide arazisinden neş'et ve vürut eden mahsulât-ı tabiiyeye veya mamûlâtâ. 7 — Devlet inhisarları tesis veya idame eylemek. 2 — Selâmet_i devleti temin eylemek. Ancak merbut (1) numrolu cetvelde tadat edilen mevad 9 misle tabi olacaktır. tır. LOZAN ZAFER Mi.i mezkûr ancak İngiliz lirası olarak nakdiye olarak 5 Türk lirasından dûn bir kıymette bu. le mütenasiben tenzil edilmez lâzım gelecek bu suretle tâdil ve la_ 462 KADİR MI3IROOLU lâh edilen misil müteakip 3 ay zarfında mablhittatbik olarak de. İşbu emsal 1 mart 1923 tarihinde mevkii meriyette bulunan emsal olacaktır. mek. 12 ve 9 mlsil-lernin tabi oldukları gerait dahilinde tezyit olunabilecek ve fakat Türk lirasının tezaytit_ü kıymeti halinde misl. Murahhasiyn müşarünileyhin inak. derse son aynı vasati kambiyo fiatına göre yeniden tâdil olunacak. Berveçhl balâ zikredilen emsal kambiyo fiatına göre âtideki kavaide tevfikan tanzim ve telif olunacaktır. 5 —• Türkiyede Istismall memnu bulunan mevaddi küûliyenin la.

....... ¦•• ••• 69 Şekerli müstahzarat ı......... 464 KADİR MI3IROOL..........olarak diğer bir devlet-i âkide veya herhangibir devlet ticaretini asla mazhar-i mü.... . Bundan. tşbu fasla mer but 3 numrolu numuneye tevfikan tertip olunacak menşe şahadetnâ meleri gerek ticaret veya ziraat nezareti gerek mürselin mensup olduğu ticaret odası gerekse mursalunileyh memleketin muvafık göreceği diğer her teşkilât veya heyet tarafından... ........ Madde: 7 — Türkiye ve diğer düveli âkide ithal edilen eşyanın menşei olan memleketi lrae etmek üzere işbu eşyanın mezkûr men» ieket istihsalât ve imalâtı mllliyesinden olduğunu veyahut mezkût memlekette uğradığı tahavvülât dolayısıyla o suretle telâkki edil mek lâzımgeldiğinl mttsbit resmi bir şahadetname ibrazını ithalâtda bulunan eşhastan mütekabllen talep edebileceklerdir. 65 Portakal. 178 Domuz derileri ...... Madde: 6 — Türkiyenin tarife hususunda veya alelumum diğer her güna ticari hususatta bugünkü tarihli muahedename mucibince Türkiyeden ayrılan araziden herhangi birisine veyahut hu.... ri mahalliyece istifa Jcılınan diğer her resim eğer Türkiyede istihsal edilen mevad üzenine mevzu ise Türk mahsulatı ile diğer düveli âkide memalikinden neş'et ye vürut eden mahsulât arasında bir fark gözetilmeksizin tatbik olunacak ve eğer Türkiye'de istihsal edilmeyen mevad üzerine mevzu İse mense ve mevridleri neresi olursa olsun aynı veya mümasili bilcümle eonebî mahsulâtına hiçbir nevi fark gözetilmeksizin aynı suretle tatbik edilecektir.. Madde: 5 — Diğer düveli akideden herbiri tarafından kendi ka-vaninine tevfikan Türkiyeye muhik bir muamelei mütekabile yapılmak şartıyla Türkiyenin mahsulâtı tabiiye veya mamûlattan her..... den vareste tutulacaklardır. Madde: 8 — Maahaza işbu fasıl ahkâmından İstifade keyfiyeti <üğer herhangi bir ecnebi memlekete bahşeder olduğu muamele ka...... HEZİMET MtT 485 ... hangi bîr madde üzerine vazetmiş olacağı veya edebileceği her ihracat resmi hiçbir vasıta ile diğer düveli âkidede herhangi birisinin ticareti zararına bir fark ihdas edilemiyerek bilcümle mdrsalüni-leyha memalik için müsavi surette tatbik edilecek... dut ticareti için hemhudut bir devlete tatbik edebileceği fevaidi mahsusa müstesna olmak üzere Türkiye birinciden beşinciye kadar olan maddelerde mevzuubahs hususatta diğer herhangi bir memle....... saade etmemeyi taahhüt eyler.. maada Türkiye merbut 2 numrolu cetvelde muharrer mevaddan mezkûr cetvelde gösteriler..... ita edilebilecektir Mezkûr şahadetnameler mürselünileyh memleketin bir mümessüj siyasi veya şehbenderisl tarafından tasdik olunacaktır/ Posta paketleri mürselünileyh memleket bir mahiyet-! ticariy haiz irsalattan olmadığını anladığı takdirde menşe şahadetnamesin.... Madde: 4 — Muameleli mütekabile çartiyle Türkiyede aksız veya istihlâk resmi diğer düvel-i akide memaliklnden neşet ve vürut eden emtiaya ancak Türkiyede istihsal edilen aynı veya mümasili eşya üzerinden istifa olunduğu miktar dahilinde olmak üeere tatbik edilecektir....•• •..................Tabi Mevaddın Li3test Patetes... 180 Ayakkabılar .........1 mütekabile şartıyla Oktruva rüsmu veya memuri... mukavelenamenin bütün müddet-i deva-eımca Türkiyeye temin etmeyecek olan düveli âkideden hiçbir ta rafından talep edilmeyecektir.. 13° Parlak deriler.......U kete tatbik edeceği daha müsait her muameleden diğer dtlveli akideyi istifade ettirecektir.........185-187-188 Eldivenler.......... 121 Maden sulan ........— 192 LOZAN ZAFER Mİ........... Muamele. istihlâk rüsmunu kendi teba-asıyla diğer düvel-i âkide tebaaları arasında aynı şerait-i müsavat dairesinde olmak üzere tahsilde devam edebilecektir. dar müsait bir muameleyi.... M ER B UT I 9 Misle..

....... 339 Yazlık.................. 311-312 İpek kılıklar (pasmantöri........... ...> e î>irinç. kilosu muhtevi oldukları yüzde miktarındaki şe-kere nazaran bir istin........ :... 324 Elbise ..... 348 M E R B U T t I İSTÎBLÂK RÜSUMU / Kilosu Kvirva Çay •••. ........ kışlık şemsiyeler İlh. 217... ..............> 30 Kibrit (Kibritlik beher kutusu)............. ....... ......... ...... müstahsil veya fabrikatör......efendinin de mukim....» 10 Margarin ve üleu margarin ve diğer şuhumu hayvaniye:» 80 Starin mumu............ ..... 306 İpekli mensucat ................................ beheri 25 Şeker............................................. ......................... 8 Yeni ve müstamel torba ........... ..... .................................. > 20 Petrol . 314 Yün kuşak ve şallar..... ......... " 1 Çakmak taşı............ efendiye (......... HEZİMET Mİ? 467 BiBküi Çikolata Süt hülasası Şekerleme ve glikoz Meşrubat ve gayrı küullye.........................218 El işlemeleri (burodöri) dantelâ ve pamuk kırpıntısı ....» 5 Baharat..kilosu 15 P : 30 460 KADİR MI9IROÖLU LOZAN ZAFER MI............. 308 ipek tuhafiyeler ....................) menşe veya mamûlatından olduğunun huzurumuzda beyan eylediğini tasdik eyleriz.............. lâk resmine tabiidirler..... gazoz...................... 60 1 Sigara kâğıdı 50 yaprağı .............ye............... (Şahadetnameyi ita eden daire) (3) Bu emtia.............................................. (1)................ limonata Diğet bütün sekerli müstahzarat Tömbeki......... 40 MERBUT S Şehadetnamesi Numunesi ............ > 40 Kahve........ kendi mesuliyeti altında olarak atide muharrer emtianın mürsel tarafından bize ibraz edilen vesaiki mutebereye istinaden (2) (Türk yahut .....> 30 Adi sabun.............}\ ..275 Kaba ipek kırpıntısı...de tacir veya fabrikatör.. 200-201 MöbIe... 60 1/2 Mum kibrit (Kibritlik beher kutusu).............efendinin vekili tüccardan.....Ham ve mamul kürkler................... 305 İpek tül İlh........ 273 _ 274.... ¦¦. Ş02 Gaze ilh........ ........ ..... ....... de mukim..

rek mürselin mensubolduğu ticaret odası ve gerek mür-Belinlleyh memleketin muvafık göreceği diğer her nevi teşkilat vtşya cemiyet tarafından İta edilecektir. resmi munzam veya herhangi mahiyette veya ne naıiı altında olursa olsun bir güna tezyid-i rüsuma tabi tutmamağı kezalik taahhüt eyler. 2) Şehadetname müstahsil veya fabrikatör veyahut vekilt tarafından alındığı zaman «mtirse! tarafından bize ibraz edilen vesaik_l mutebereye istinaden» kelimeleri hazf edile../.. .ı resmiye Türkiye tarafından diğer düveli âkide tabiiyetinde bulunan sefain hakkında muteber ve Türk sefine ve gemilerine ita edilen mütekabil vesaike muadil addedilecektir. (tarih. diğer düvei-i âkideden her birisi hakkında ve düvcLI mezkûreden herbtri Türkiye hakkında SAYD-I MAHİYÎ. rıhtım ve mersalarda tevakkuf. çektir.. sefainin mükellef olduğu hernevi rüsum tekalif ve tediyat hususunda da müsavat-ı mutlaka cari olacakür. S) Şahadetnameler gerek ticaret veya ziraat nezaretleri... şahbenderhâne mührü) FASIL : t Madde: 9 — Türkiye. memlekete vürut edecek veya memleketten çıkacak her nevi emtianın ithal veya ihracı veya yolcuların nakli hukukuna ve sefainin Uman... susatta bir taraftan Türkiye ve diğer taraftan düvel-i âkide-i saire-nin her biri. veya ihraç edilen emtiayı ithalât veya ihracata tavassut eden sefinenin sancağı muvasalat veya azimet limanları geminin seyrüseferi ve iskelelerde tevakufu üzerine müesses hiçbir resm-i mütefavit.. Vezni safi ve gayrı safi Denk envainln Markalar (Kilogram hesabıyla) Cins-i adedi Numro yahut hacmi istiab ve emtia kıymet Mesuliyetin tahtında olarak bu suretle tarafından teyid lalındı . millî sefaine tatbik ettikleri muameleye müsavi bir muameleyi mütekabilen yekdiğerine tatbik edeceklerdir. fener rüsumu ve rüsum_u mümasele-i sa. liman rıhtım. . klavuz. Madde: 11 — Sefine ve gemilere ve bunların hamulelerine ve yolcularına müteallik olup. İthal veya ihraç edilen emtia üzerine mevzuurüsum ve tekalif ancak emtiayı mezkûrenin menşe ve mevrit veya mahreçlerine göre tâyin edildiği ve birinci faslın ahkâmına tevfikan diğer bilcümle düvel-i akideye sureti mütesaviyede mabihitatbik bulunduğu cihetle Türkiye.U cümle hidematı dahiliyeyi kendi sancağına hasretmek hakkını muhafaza eder. aynı hususta kendisine muamele-i müta-kabelede bulunmak şartıyla mili! sefaine tatbik etmekte olduğu mu ameleye müsavi bir muameleyi veya diğer her hangi bir devlete tatbik etmekte olduğu veya edebileceği daha müsait bir muameleyi diğer düveli âkide sefainine tatbik etmeyi taahhüt eyler. şehbenderhanece görülerek işbu imza tasdik olunmuştur. (Tarih ve gahadenameyi ita eden dairenin imzası) . BAHHJ KABOTAJI yâni toprağının bir limanından alınan emtia ve yolcuların aynı toprağın diğer limanına bahrennaklini ve limanlar hidema-tını yani cer. karantine. Madde: 10 — SAYDJ MAHÎ ..... 1) Lüzumsuz meşruhat tay edilecektir. dok. tasdik balada muharrer emtianın muamelsi bey'iyyesinin fUha_ kika büı memlekette ifa eylediğini de ayrıca teyit eyleri?. tahmil ve tahliyelerine müteallik bilcümle teshilîıttan istüadelerne ait hu..Î KABOTAJ ve liman hidemaü hakkında madde-i anifede zikrolunan istisnaat mahfuz kalmak şartıyla. hükümet memurin eşhası hususiye cem iyat veya hernevi müessesat nâm veya menfaatine olarak tahsil olunan rüsum_u sıhhiye. muameleyi mütakabeleye mâzhar olmak şartıy_ İn ithal.BAHR. imza. sene / (Beyâtanameyi verenin imzası) Keyfiyet tarafımızdan (şahadetnameyi ita eden daire) bit.. Kezalik aynı muamelei mutakabele şartıyla..vapuru ile veya kata tariki) ile gönderilmiştir. Türkiye. İre gibi. demirleme. harbten evvel Türkiye tarafından muteber tanınmış veyahut başlıca düvel-i bahriye tarafından atlyen mu-teber tanınabilecek olan her nevi vesaik veya evrak. gs. ve kılavuzluk ve herhangi mahiyette olursa olsun bil468 KADİR MI9IROGL.

ya asıl ilk zarflarında yahut harici zarflarında mence. zindan itibaren 12 ay müddet inkızasmdan evvel: ' 470 KÂD. işaret veya her türlü alâmeti taşıyan bilcümle mahsulât veya emtianın ithal veya ihracı ile dahilde imalini tedavülünü bey'ini ve meydan-i fuıühata vazmı mü-eyyedat-ı mahsusa ile tecziye ve men etmeyi taahhüt eder. Mezkûr mukavelenamelerle protokolün Türkçe lisanına tercfl. irine muhtemel olan devir veya tebliğine dair bilcümle mesai] alâkadar devletler arasında hususi mukavelât ile tanzim edilecektir. tşbu mukavelenameye vazıul imza bulunan devletler. Madde: 14 — Türkiye İşbu mukavelenin mevkii meriyete va. mo hakkı dair ahkâmına müteallik olarak Türkiye tarafından der-nıeyan edilen kaydı ihtiraziye bu mukavelenamenin mevkii meri-yete vazını takip eden sene zarfında mezkûr mukavelenamelerle protokolü müştereken imza ctmig bulunan diğer devletler tarafından hiç itiraz vukubulmadığı takdirde işbu mukavelenameye vazı-ul imza bulunan düveli sairede saiifüzzikr kaydı ihtiraziyeye işbu mukavelenamenin müddeti devammca itiraz eylemeyeceklerdir. Madde: 15 — Mülkiyeti sınaiye edebiye ve bediiyeye umuruna müteallik evrak defatir ve plânlara ve bunların Türkiyo devalrinden lehlerine Türkiyeden arazi tefrik olunan devletler deva. /Türkiye. ebediye ve bediiyeslni kavanini müessire ile tasdik vo himaye etmeyi taahhüt eyler. kezalik muamelei mutakabele gartiyle üzerlerinde ve. lıca bahri devletler tarafından tatbik edilen usule muadil şerait dairesinde olmak üzere ita edilen vesaik ve evrak-i resmiye ancak diğer düveli âkidece bizzat kendileri tarafından verilen vesaik ve evrakı resmiyeye muadil addedildiği takdirde muteber olacaktır. Madde: 13 — Türkiye. Türkiye tarafından Türk sefine ve gemilerine baş. bey. nin hakkı tercümeye müteallik kaydı ihtirazlsire iştlrâkde devam edemedikleri takdirde Türkiye anfüzzikr mukavelenamelerle pro-tokola istirâkde devama mecbur tutulmayacaktır. 2 — Kezalik asan edebiye ve bediiyenin nimayesine müteallii: olarak 13 teşrinisani 1908 tarihinde Berlinde tadil edilen 9 Eylül 1886 tarihli beynelmilel Bern Mukavelenamesi ile âsâr-ı edebiyye ve bediiyenin himayesine dair 20 Mart 1914 tarilıll Bern munzam protokoluna iştirak eylemeyi taahhüd eyler. cins mahiyet veya esvaf-i mahsusaları hakkında doğrudan doğruya veya bilvasıta sahte tahrifatı havi marka isim.LOZAN ZAFER Mt. muamelei mutakabele şartiyle diğer düveli âkideden herhangi birisinin memleketinden neg'et eden mahsu-lâl_ı tabiiye veya mamûleyi muamelâtı ticaride her türlü gayrı kanunî rekabete karşı temin etmek üzere bilcümle tedabir-i geriye veya idariyeyi ittihaz ve ikame-i dâvaya müsaaie etmeyi taahhüt eyler. veya mevkii füruhata vazı Türkiye tarafından men va bnikinej maddede zikrolunan tedabir ile tecziye edilecektir. aynı hususta kendisine muamelei mu-takabelede bulunulmak şartıyla evsafı mahsusalanna toprak veya iklimden alan mahsulâtın bir ünvan-i mahalli taşıması hakkmı veya unvanı mahalli istimalinin haiz olabileceği şeraitini tâyin veya tanzim edip diğer akit bir memlekette mevkii meriyette bulunan ve selâhiyettar memurini tarafından Türkiyeye sureti muntazamada tebliğ olunan kavanlne ve kavanını mezkûre mucibince müttehaz idari veya adlî mukarrerata tevfiki hareket etmeyi taahhüt eyler( ka.'R MI91HOCLO 1 — Mülkiyeti sınaiyenin himayesine dahil olup 2 haziran 1911 tarihinde Vasingtonda tadil edilen 20 Mart 1883 tarihli beynelmilel Paris mukavelen&mesine eşkâli muharrere daire3İnde iştirak etmeyi. vanin veya mukarreratı mezkûre hilâfına olarak unvanı mahalli taşıyan mahsulât veya emtianın ithal ve ihracı ile imal. tedavül. HEZİMET Mİ î 469 Bu ahkam. AHKÂMI UMUMİYE . VASIL: S Madde: İ2 — Türkiye. 3 ¦— Türkiye aynı müddetin inkızasından evvel mezkûr muka-\elenameler esasatına tevfikan düveli sairei akide tebasımn mülkL yeti sınaiye. Türkiye.

Madde: 19 — îgbu mukavelename tasdik edilecektir. / Türkiyede neg'et eden veya Türkiyeye giden emtia ve mahsu. mezkûr dominyonlar. ahkâmına rnuah. Sloven devleti daha kısa bir müddet zarfında mübadelâtı ticariyeleri için. İSMET DR. HEZİMET Mİ? 471 II hükümeti muhtariye mâlik dominyonların müstemlekelerinin me-'¦ maliki mahmiyelerinin veya mevarayı ebharda kain memalik veya arazilerinin kâffesinde veya bazılarında mukavelename! mezkûr ahkâmının tatbik edilmeyeceğini beyan etmek nakkını muhafaza' et_ rr. kızasından evvelce neticepezir olmamıg bulunursa. Tasdiken lilmakal balada zikrolunan murahhaslar işbu mukavelenameyi imza etmişlerdir. Birinci fasla müteallik olarak bir taraftan Türkiye ve diğer taraftan Yunanistan. Tasdiknameler sürati mümküne ile Pariste tevdi olunacak. heren iştirak edebileceklerdir. tır. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde bir nüsha olarak tanzim edilmig olup bu nüsha Fransa hükümeti cum-huriyesi hazine! evrakına tevdi olunacak ve hükümeti mezkûre va» zıül imza devletlerin herbirine mevsuk bir nüshasını ita edecek. yeni ticaret muahedeleri akdi zımnında mezkûr müddetlerin mkızasından evvel ikmalini temin için kemali faaliyetle takip edecekleri müzakerata girişmeyi taahhüt ederler. İâtta Trablusgarbte diğer her ecnebi memlekete yapılan en müsait /muameleden müstefit olacaktır. Romanya.ekte olup bu takdirde Türkiye. tarafeyn-1 aliyeynt akıdeynden herbirl serbesti-1 hareketini tekrar iktisap edebilecektir.malikl mahmiye memalik veya araziye karşı işbu mukavelenameden mütevellit taahhüdatından beri olacaktır.Hırvat . RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT GARRONİ MONTANYA UÇİYAİ VENIZELOS KAKLAMANOS. yeni bir nizam tesisine tevessül lüzumunu gördüklerinden işbu mukavelenameyi 30 aydan ibaret olan ilk devrenin inkızasından sonra her zaman feshetmek hakkını fesihten 6 ay sonra salifüzzikr mukavelenamenin tesiri nihayet bulmak üzere yekdiğerlerine karşı tanımakta mutabık kalmışlardır. Madde: 18 — İşbu mukavelename 5 sene müddet için akdolun-muştur. Şu kadar ki. DİAMANDİ KONÇESKO RUM VE TÜRK AHALÎNİN MÜBADELESİNE DAİR MUKÂVB LENAME . müstemlekeler mr. Ur. İşbu mukavelenameler bugünkü tarihli muahedei sulhiye ile aynı gerait dahilinde mevkii meriyete girecektir. Bir taraftan Türkiye ve diğer taraftan düveli akidei saireden her biri mukavelenamenin tatbiki hakkında berveçhi bala tesbit edilen müddetler zarfında her zaman ve kendilerinden bu hususta talep vaki olur olmaz. 472 KAD1H MI9IROÖLU Eğer mebhusun anh müzakeratı salifül beyan müddetlerin in. Sırp . düveli mezkûre igbu mukavelename mucibince yapacakları beyanat ile mukaveleden ihraç edebilecekleri hükümeti muhtareye mâlik her dominyon müstemleke memleketi mahmiye memleket veya arazi n-ımına işbu mukavelename. Madde: 17 — Trablusgarbden neş'et eden veya oraya giden emtia ve mahsulât Türkiyede İtalyan emtia ve mahsulâtının tabi olduğu usulün aynına tabi tutulacaktır.Madde: 16 — Düveli akide işbu mukavelenamenin mevkii me_ riyete vazı anında kendi hâkimiyet veya idarelerine tabi olunan bir LOZAN ZAFER M t.

474 KADİR MI9IROÖL. LOZAN ZAFER Mİ. Madde: 6 — Mübadeleye tabi ahaliye mensup bir şahsın herne sebebe mebni olursa olsun azimetinde bir güna hail vaz edilmeyecektir. olacaklardır. şirketler cemiyetler ve eşhası mâneviye ve herhangi mahiyette olursa olsun. Bu yüz den ne ihraç ne ithal resmine ne de başka hiçbir resim vermeye tabi tutulmayacaklardır. » Madde: 5 — İşbu itilâf ahkâmı mucibince icra edilecek mübadele dolayısiyle 9 ve 10 uncu maddeler ahkâmı kaydı ihtlrazial tahtında ne Türkiyedeki Rumların ve ne de Yunanistandaki Türkle. mensup gayrı malûl eşhas igbu muahede ahkâmı mucibince Yunanistana sevkedilen ilk kafileyi teşkil edeceklerdir. Madde: 8 — Muhacirler her cinsten menkul mallarını berr. Kezalik i§bu itilâfnâme ahkâmı mucibince hükûmeteyni âki_ deynden birinin arazisini terkedecek olan cemaat âzası (cami. Madde: 2 — Birinci maddede müaarrah olan mübadele atideki ahaliye şâmil değildir: A — Dersaadet Rum ahalisi. Madde: 4 — Aileleri Türk arazisini terk etmiş olup ta kendileri Türkiyede alıkonulmuş Rum ahalisine. İşbu mukavelenamede zikri geçen «muhacir> tâbiri muhaceret ledecek veya İ912 eylülünden itibaren muhaceret etmiş bulunan bilcümle eşhası maddiye ve mâneviyeyi kasdeder.U Madde: 7 — Muhacirler terkettikleri memleketin tabiiyetini ga-ib ettikleri gibi azimet ettikleri memleketin arazisine vusulleri anında o memleketin tabiiyetini iktsap ederler. bulunan Deraaadet şehremaneti daire-i belediyeleri havzasında 30 teşrinisani 1918 tarihinden mukaddem Bakin bulun-nruş olan bilcümle Rumlardır. Muhacir tarafından bırakılan emvali menkulenin müfredat ve kıymetini mübeyyin olan zabıt varakaları 4 nüsha üzerine tanzim edilecen ve bunlardan biri memurini mahalliye nezdinde . manastır.rle-rinde götürmek veya nakil ettirmekte serbest olacaklardır. Dersaadetin Rum ahalisi addedilecekler 1912 kanunu mucibince-tahdit edilmiş. Her iki memleket makamatı 11 inci maddede muharrer muhtelit komisyonun tavsiyesi üzerine bunların nakli hususunda âzami teshilât. îki memleketten bir veya diğerini terketmiş ve henüz yeni tabiiyetlerini iktisap edememiş olan muhacirler işbu mukavelenamenin imzası tarihinde mezkûr tabiiyeti cedideyi iktisap etmiş. hastahaneler. Bir muhacir aleyhine bir ceza-yı terhibi ile mahkûmiyeti katiye lahik olduğu halde veya henüz katiyet kesbetmemiş mahkumiyet veya takibatı cezaiye icrası takdirinde o muhacir cezasını çekmek veyahut muhakeme edilmek özere aleyhinde takibat icra eden memleket memurini tarafından azimet edeceği memleket memurinine teslim edilecektir.b«.Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetiyle Yunan Hükûmet-i Kraliyesi Atideki mevaddt kararlaştırmışlardır: Madde: 1 — 1 Mayıs 1923 tarihinden İtibaren Türk arazisinde mütemekkin Rum ve Ortodoks dininde bulunan Türk tebaası ile Yunan arazisinde mütemekkin Müslüman dininde Yunan tebaasının mecburi mübadelesi icra edilecektir. Garbî Trakyanın Müslüman ahalisi addedilecekle^ Bükreş muahedesiyle 1913 te tâyin edilen Hattı hududun şarkılıdaki havalide mütemekkin bilcümle müslümanlardır. Madde: S —• Rum ve Türk ahali mütekaMlen mübadeleye tabi bulunan araziyi 1912 eylülünden itibaren terîtetmiş olan Rum ve Müslümanlar birinci maddede musarrah olan mübadeleye dahil edileceklerdir. İbraz edeceklerdir.bit edeceklerdir. mektep. Bu takdirde memurini mahalliyeye bırakılan emvali menkulenin müfredat defterini ve kıymetini muhaceret eden şahsın muvacehesinde ter. cektir. diğer tesisat memurin ve mensubunu) kendi cemaatlerine ait emvali menkuleyi serbestçe beraberlerinde götürmek veya naklettirmek hakkına da maliktirler. Emvali menkulelerinin tamamını veya bir kısmını beraberlerinde götürmeye kudret yab olmayacak olan muhacirin bunları mahallerinde bırakabileceklerdir. kilise. HEZİMET MİT 473 Bu eşhastan hiçbirisi mezkûr hükümetlerin müsaadesi olmadıkça ne Türkiyede ne do Yunanistanda tekrar ihtiyari ikâmet edemi yec eklerdir. B — Garbi Trakyanın Müslüman ahalisi. tekke medrese. rin hukuk-u tasarrufiye ve matlubatına hiçbir halel iras edilmiye.

HEZİMET Mİ? 473 ri tabi havalide sakin cemaatlerin müessesatı diniye veya hayriye-sine ait olan emval dahi kezalik aynı şerait dahilinde tasfiye edilecektir.U Madde: 11 — İşbu mukavelenamenin mevkii meriyete vazin-dan itibaren bir aylık bir mühlet zarfında tarafeyn-i âliyeyn_i âki-deynden herbiri için dört ve Cemiyet-! Akvam meclisi tarafından 1914 1918 harbine igtirâk etmemiş olan hükûmât tebaası arasından inti_ hap edilmiş 'üç azadan mürekkep Türkiyede veya Yunanistanda mu. 476 KADİR MI9IROÖL. fıkan temin olunacaktır. Komisyon riyaseti L«jbu bitaraf azanın. 11 inci maddede mezkûr muhtelit komisyon Yunanistandakl evkafa ait emvalin ve bundan mütevellit hukuk ve menafiin ve Tür kiyede Rumlara ait mümasili tesisatın tasfiyesine başlarken mukaddem muahed-idda bunlara menfaatdar eşhasın hukuk ve menafiinj tanıanıiyle ihltak etmek . dördüncüsü de muhacire ita olunacaktır.kalacak ikincisi 9 uncu maddede muharrer tasfiye muamelesine esas teşkil etmek üzere 11 inci maddede mezkûr muhtelit komisyona. Muhtelit komisyon talî komisyonlara verilecek selâhiyetleri tâyin edecektir.^mı tatbike memur olacaktır. .Imıg oldukları takdirde kıymetleri 1-1 inci maddede musarrah komisyon tarafından is. Madde: 10 — Tarafeyn-i âliyeyn-i âkıdeyoin arazisini vaktiyle terketmig olan ve işbu mukavelenamenin üçüncü maddesi ahkâmı. Umum! bir surette muhtelit komisyon İşbu mukavelenamenin İcrasının istilzam edeceği tedabirl ittihaz ve igbu mukavelenamenin tevlit edeceği bilcümle mesailde karar vermek hususlarında bütün Belâhiyetleri haiz olacaktır. 8 ve 9 uncu maddelerde mezkûr eşhag mallarının intifamdan şu ve3-a bu suretle mahrum edilmiş oldukları takdirde işbu varidat kıymetinin kendilerine iadesi harbten evvelki irad. her biri tarafından münavebeten deruhte edi. İşbu maddede ve 9 uncu maddede mezkûr emval bu cinsten bir tedbire maruz kc. kim muhtelit bir komisyon teşkil olunacaktır. Mezkûr komisyon muhaceretin ve maruzzikr tasfiyenin eşkalini tesbit edecektir. na tebean mübadelei ahalide dahil addedilen eşhasa ait emvali menkule ve gayrı menkulenin tasfiyesi 9 uncu maddeye tevfikan ve ir teşrinievvel 1922 tarihinden beri Türkiye ve Yunanistanda müsadere vey_a mecburi bey' vesaire gibi igbu emval üzerindeki hakkı mülkiyete herhangi bir tahkik ve kayıt iras edici bir surette tesis edilmiş bilcümle havanın ve nizamattan münbais her ne mahiyette olursa olsun bilcümle tedabire tabi tutulmaksızın icra edilecektir. Madde: 12 __ Muhtelit komisyona İşbu mukavelede mezkûr muhaceratı teftig ve teshil ve 9 ve 10 uncu maddelerde mezkûr env-^ vali menkule ve gayrımenkulenln tasfiyesine tevessül vazifesiyle mükellef olacaktır. Muhtelit komisyon kendisine lâzım görünecek mahallerde her biri bir Türk.enku!enin bulunduğu arazideki hükümetin zimmetine geçirilecektir. Komisyon müsa-/ hado rdeceğl zararları mal sahipleri lehinde tamir eyleyecek ve ta-viz-i tâyin ve tesbit edecektir.^aksadiyle tesbit edilmiş esasattan mülhem olacaktır. Bu tavizin miktarı işbu mal sahiplerinin matlubuna ve istimlâk edilmiş olan emvali gayrım.Oîup 18 teşrinievvel 1912 den beri istimlâk edilmiş 'plan işbu emvalin yeniden takdir. Yunanlı âza ile muhtelit komisyon tarafından tâyin edilecek bitaraf bir reisten mürekkep kendi emri altında çalışacak talî komisyonlar teşkil etmek hakkına mâlik olacaktır. lecektir. Mecburi mübadeleye tabi havalide bulunup ve mübadeleye gayLOZAN ZAFER Mt.bu tedabir tatbik edilmemiş gibi tâyin ve tesbit olunur. üçüncüsü muhacirin hicret ettiği memleketin hükümetine tevdi edilecek.ı vasati esası üzerine ve muhtelit komisyon tarafından tesbit edilecek eşkale tev. Madde: 9 — 8 inci maddede musarrah muhacirin ve cemaata ait gahir dahilinde veya karadaki emvali gayrı menkule ve mezkûr muhacirin veya cemaat tarafından bırakılmış olan emval-i menkule 11 inci maddede musarrah muhtelif komisyonlar tarafından âtideki ahkâma tevfikan tasfiye edilecektir. İstimlâk edilmiş olan emvale gelince muhtelit komisyon her iki memlekette mübadeleye tâbi eşhasa ait ve mübadeleye tâbi arazide kâin.i kıymetine başlayacaktır. 11 inci maddede mezkûr komisyon işbu ^.

Tasfiye edilecek emval.Muhtelit komisyonun mukarreratı ekserlyet-i arâ İle İttihaz olu. Lğer medyun hükümet bu tediye için mühlet talep ederse düyun azamî üç taksidi senevîi ile. 'çeklerdir. Bu rehinler Yunanistanda beynelmilel komisyon. Madde 14 — Komisyon. alâkadaran dinlendikten ve. faizli.i Akvam meclisine ait ola-cakır. HEZİMET Mi? 477 dolayı kendisine borçlu kalınan meblâğı mübeyyln bir beyanname tevdi edecektir. •nacaktır. Madde: 15__ Muhacereti teshil maksadiyle alâkadar devletler tarafından muhtelit komisyona mezkûr komisyon tarafından tayin edilen şerait dahilinde avans olarak mebaliğ tahsis edilecektir. tediye ediîmek şartıyla komisyon bu mühleti ana bahşedebilecek ve işbu mühlet esnasında tediye edilecek faizi tesbit edecektir. Eğer takas ve mahsup muamelesinden sonra hükümetlerden biri diğerine karşı borçlu kalır İse borç berveçhi peşin tediye edilecektir. hukuk ve menafie müteallik bilcümle itirazat. Kezalik memleketi terk eden veya terk edecek olan muhacirini fevkalâde bir vergi veya resme tabi tutmayacaklarını da taahhüt ederler. alâkadar mal sahibine elinden alınan Ve kâin olduğu arazi hükümetinin emrine kalacak olan emvalden LOZAN ZAFER Mİ. âzami 20 senelik bir müh-lette kabili itfa istikraz tahvilâtı ihraç edecektir. Tasfiye! nihaiyede eğer düyunu mutakabele arasında teadül mevcut ise buna müteallik hesabat takas ve mahsup edilmiş olacaktır. İşbu beyannamelerdeki esas üzerine verilecek mebaliğj tasfiyenin vukubulacağı memleket hükümetinin muhacirin mensup olduğu hükümete karşı bir borcunu teşkil edecektir. Tasfiye edilecek emvalin takdir. Istanbulda düyunu umumiye meclisi tarafından idare ve varidatı kabzedilecektir.l kıymetine işbu emvalin altın sikke İle kıymeti esas olacaktır. Madde: 13 __ Muhtelit komisyon. Bu rehinlerde ademi itilâf halinde bunları tesbit etmek Cemiyet. Her 6 ayda bir mütekabilen hükümetler tarafından berveçhl balâ zikrolunan beyannameler esası üzerine vacibüttediye mebali-ğin bir hesabı tanzim edilecektir. Medyun hükümet bu istikrazın tesflyesine karşılık olarak komisyon tarafından kabul edilmiş rehinler tahsis edecektir. . Madde: 16__Türkiye ve Yunanistan hükümetleri işbu mukavelename mucibince arazilerini terk mecburiyetinde bulunan eşhasa yapılacak tebligata ve muhacirinin azimet edecekleri memleketlere nakilleri zımnında sevkedilecekleri limanlara müteallik bilcümle 478 KADİR M:9IROÖLÜ mesailde 11 inci maddede mezkûr muhtelit komisyonla İtilâf ede. yahut berâ-yı istima usulüne tevfikan davet edildiğinden sonra igbu mukavelenameye tevfikan tasfiye edilecek olan emvali menkule ve gaynmenkulenin takdir-1 kıymetine başlattırmak için bütün selâhiyetleri haiz olacaktır. İkinci madde mucibince mübadeleden İstisna edilen menatik sekenesinin menatıkı mezkûrede kalmak veya tekrar oraya duhul etmek haklarıyla Türkiye ve Yunanistand. Bu hüküm mübadeleden istisna edilecek menAtıkı mezkûre sekenesine ait emvalin serbestli ferağını ve İşbu sekene meyamnda Türkiye ve Yunanlstanı terk et_ mek arzusunda bulunanların ihttyarlanyla azimetini men için bir sebep olarak ileri sürüîineyecektir. Tarafeyn-i allyeyn-i âkldeyn mübadele edilecek ahaliye azL metleri için tâyin edilen tarihten evvel memleketlerin terk ettirmek veya emvalini elinden almak İçin ne doğrudan doğruya ve ne de dolaylsiyle hiçbir tazyik icra edilmeyeceğini mütekâbilen taahhüd ederler.1 hürriyetlerinden ve hakk-ı tasarruflarından serbestçe istifadelerininjserbestü-İcrasına hiçbir mani ika edilmeyecektir. Eğer tediye edilecek meblâğ oldukça mühim olur ve daha uzun müddeti istilzam ederse medyun hükümet borçlu olduğu miktarın cf0 20 sine kadar muhtelit komisyonca tâyin edilecek bir meblâğı peşin olarak tediye edecek ve bakiyesi için muhtelit komisyon tarafından tesbit edilecek miktar. Bu muhacir esas itibariyle hicret ettiği memlekette alacağı olan mebaliğe mukabil terk ettiği emvale kıymet ve mahiyetçe müsavi emval alacaktır. komisyon tarafından sureti katiyede hal edilecektir.

30 kânunusani 1923 tarihinde Lozan'da üç nüsha olarak tanzim olunmuştur. Madde: 19 __ İşbu mukavelename tarafeyn-l filiyeyn-i âkldeyn nazarında Türkiye İle akdolunacak sulh muahedesinde münderiç imiş gibi aynı hüküm ve kuvveti haiz olacaktır. HEZİMET Mİ? 479 nüshası verilmek üzere Fransa cumhuriyeti hazinei evrakına tevdi kılınacaktır. ler. fında icra edilebilmek üzere Türk Hükümeti marifetiyle İzmir veyahut İstanbul'da cem edileceklerdir. işaret olunan sivil Türk rehinelerinin iadesi akabinde iade olunabilmek ve taharrisi. teber olduğu mütekâbilen tanınan vazıın_i imza murahhaslar işbu mukavelenameyi İmza etmişlerdir . meşini beklemeksizin ve İşbu mukavelenamenin birinci maddesinden lstisnaen nıuahedei sulhiye imza olunur olunmaz. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ VENİZELOS KAKLAMANOS PROTOKOL Usulen hâizi selâhiyet olan zirde vâzin-1 ünra Türk murahhas-&rı Türkiye hükümetinin Rum ve Türk ahalioin mübadelesine dair bugünkü tarihle akdolunan mukavelenamenin mevkii meriyete gir. Mezkûr muahede-nâmenin İki tarafı âll-1 müteakld tarafından tasdikini müteakip derhal meri olacaktır. Yunanistanda irkâbı esnasında mügahade ve tesbit edilecek olan iade keyfiyeti esa3 itibariyle işbu itilâfnâme imzalandıktan 7 gün sonra bağlayacak ve berveçhi âti hitâm bulacaktır: : A — Yunan hükümeti tarafından ihzar ohman-Ustelerde isimleri meşkûr eghas için iki haftayı tecavüz etmeyecek bir müddette. Tasdiken lilmakal selahiyetnamelerinln usule muvafık ve mu. İSMET Dr. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ SİVİL MEKVFİNİN İADESİYLE BARP ESİRLERİNİN MÜBADELESİNE DAİR TÜRK — YVNAN İTİLÂFI (30 KAnunusani 19S3) Zirde vaziülimza Türk Yunan murahhasları mütekâbilen usul ve nizâmına muvafık bulundukları selâhiyetnâmeler iktizasına tevfikan hareketle elyevm Türkiye ve Yunahistanda alıkonulan sivil mev. Madde: S — Türk ve Yunan hükümetleri tarafından mütekâbl-len tevdi olunan iade listeleri bilâhare itmam ve ikmâl olunacak. İSMET Dr. FASIL: S •> Ü8ARÂ-YI HARBİYE . icabedenlerin jadesi mümkün olduğu kadar kısa bir müddet zar. Madde: 2 — Türkler tarafından tevkif edilen sivil Yunan üse_ râsı ile rehineleri birinci maddenin (A) fıkrasında. Hükümeti mezkûra esas itibariyle Ana-dolunun sekenesinden olan eghası İzmir'e ve Trakya ahalisinden olan kesânı da îstanbula naklettirecektir. lardır.'mezkûr mukavelenamenin dördüncü maddesinde mevzuu bahs olan gayri malûl eşhası tahliye ve bunların azimetlerini temin edeceğini beyan eyler. kufinin mütekâbilen iade ve üserai harbiyenin mübadelesini temin İçin ahkamı âtiyeyi kararlaştırmışlardır: 4S0 KADİR MISIROÖLU FASIL: 1 SİVİL MEVKVFİN Madde: 1 — Elhâletihazıhi Yunanistanda alıkonulan sivil Türk ûserası ve rehineleri Yunanistan hükümeti marifetiyle memleketlerine iade olunacaklardır. Madde: 18 — Tarafeyn_l âllyeyn-1 âkldeyn kanunlarında işbu mukavelenin icrasını temin için lâzım cîacak tadilâtı mütakâbilen icra eylemeyi taahhüt eylerler. Lozanda 30 kanunusani 1923 te 3 nüsha üzerine tanzim edilmiş olup biri Yunanistan hükümetine ve biri Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetine İta edilecek ve üçüncüsü Türkiye ile münakit suih muahedenâmesine vazı imza eden düveli salreye birer mevsutt LOZAN ZAFER MI. B — Türkiye hükümeti tarafından ihzar olunan listelerde görülen ve taharrisi icabedan eghas için en kısa bir müddet zarfında vukubulac aktır.Madde: 17__Muhtelit komisyonun uzuvlarının lcrâl faaliyetleri ve İdaresi maMrifi komisyon tarafından tâyin nisbetîerde alâkadar hükümetler tarafından deruhte olunacaktır.

Madde: 5 —• Türk ve Yunan hükümetleri. Bu harb esirleri Türk üsera-yı harbiyesini getiren Yunan sefinelerinin avdet seyahatlarında memleketlerine İade olunabilmek üzere Türk hükümeti tarafından zamanı lâzımında ve bu ig için münasip mahallerde cem ettirileceklerdir. HEZİMET Mİ? 483 Türk ve Yunan hükümetlerinin İştirak ve muaveneti İle mübageret eylemekle mükellef olacaktır. layı cezaya mahkûm veya ceza tertibi için takibata maruz bulunmuş olsunlar affı umumiden istifadeyi teşmil hususuna teskini ezhar maksadiyle karar vermişlerdir. HEZİMET Mİ? 481 çektir. Her iki hükümet cezalarının veyahut aleyhlerine başlamış olan takibatın ikmalini nazar1. C__Her iki hükümetten biri tarafından talep olunan ve teslim edilmemiş bulunan harb esirleriyle sivil rehinelerin rriükadderatını tâyin için lâzım gelen bilcümle tahkikat ve taharriyâtm icrasına F : 31 LOZAN ZAFER Mt. B — Irkâb limanlarından itibaren iade olunacak Türk ve Yunan rehine ve harb esirlerinin naklini Türk ve Yunan hükümetleriyle müştereken tanzim eylemek. Madde: 7 — Komisyonun İdaresine ve faaliyetine müteallik masarif mütesavlyen Türk ve Yunan hükümetlerine ait olacaktır. Yunan harp esirlerinin mütekabisl sulh muahedenâmesinin imzalanmasını müteakip ve imza tarihinden üç hafta zarfında Türkiye marifetiyle iade olunacaktır. Zabite mukabil zabıt ve nefere mukabil nefer olmak üzere Türkiye Yunanistana müsavi miktarda Yunan harb esirlerini iade edoLOZAN ZAFER Mİ. yet ve adedini tahkik eylemek ve ihraç noktalarında Türk ve Ku. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ VENİZELOS ) KAKLAMANOS AFF-I UMÛMİYE MÜTEALLİK BEYANNAME VE PROTOKOL Bgünkü tarihli muahedei sulhiyeye vazı imza eden devletler Şark'ta sulhu ihlal etmiş olan vakayiin münsî kalması arzusuyla aynı derecede mütehassis olduklarından: . itibare almaksızın işbu kesanı bilâtefrik iadede müttehittirler. mire nakli ve Türkiyeye iade edecektir. ellerinde bulunan biL cümle harp esirleriyle sivil mevkuflne gerek hukuku umumiyeye ait cinayet ve cünhalardan ve gerek inzibata mugayir hatiy'atdan do. muamelâtın tarz ve suretini tesbit ve icrasına nezaret eyleyecek ve bilhassa: A__ Irkâb noktalarında Türk ve Yunan memurlarından memleketlerine iade olunacak rehinelerle esirleri kabul. bunların hüvi. Lozanda 30 Kanunusani 1923 taxliiLn. nan memurlarına igbu harb esirleriyle rehineleri teslim etmek. İşbu komisyon bı. ¦ FASIL : S İCRA KOMİSYONU Madde: 6 — 1914 -1918 harbine iştirak etmeyen devletlere tâbi salibi ahmer cemiyetlerinden üç mümessil ve Türk ve Yunan hükümetlerinin bir mümessilinden mürekkep beynelmilel bir komisyon anifülbeyan birinci ve ikinci fasıllarda mezkûr şerait dahilinde rehinelere sivil üseranın iadesine ve üserai harbiyenin mübadelesine müteallik muamelatı idare ile mükellef olacaktır. Alakadar hükümetler bu hususta komisyona bütün müzeheret. leriiü ibraz ve bilcümle teshihatı îta etmeyi taahhüt eylerler.Madde: 4 — Birinci maddenin (A) fıkrasında gösterilen sivil Türk rehineleri Yunan hükümetinin Türkiye hükümetine iade edeceği tarihten mümkün mertebe derhal sonra ve bu tarihten itibaren 15 günü tecavüz etmeyecek bir müddet zarfında Yunan hükümeti elinde bulunan üserayı harbiyenin mecmuunu bir defada Iz. İSMET Dr. Yunan hükümeti bunun için lüzumu olan vesait-i nakliye-yi bahriyeyi ita edecektir.de 3 nüsha olarak tanzim edilmiştir. ' \ îşbu itilâfnâme derhal mevkii meriyete konacaktır.

4 Türk tebaasından ve mütekabilen bugünkü tarihli muahedei sulhiyeye vazı imza eden diğer devletler tebaasından olup 20 Teşrinisani 1922 tarihinden mukaddem mezkûr muahedei sulhiyo neticesinde Türk kalacak olan arazide mahiyeti siyasiye veya askeri. sı hakkında dahi mabihittatbik olacaktır. 484 KADİR MISIROÖLU Maahaza bu niyet alakadaranın müracaatları halinde. tabiiyetinin sureti tâyininden dolayı iz'aç veya tazip edilemiyecektir. 6 Bilûmum devletlerin perverde eyledikleri musâlemeti umumiyetin temini arzusuna iştirak eden Türk hükümeti harb dolayısiy-le dağılmış aileleri tekrar cem'etmek ve meşru menlehulhukukun emvallerini yed'i tasarruflarına lâde etmek maksadiyle müttefiklerin zîri himayelerinde ve 20 Teşrinievvel 1918 tarihiyle 20 Teşrinisani 1922 tarihi arasında icra olunan bilûmum muamelâta itiraz etmemek niyetinde bulunduğunu beyan eder. S Bu bapta itâ olunmuş hükümlerin kâffısi iptal edilecek ve derdest bulunan bilcümle takibat tevkif olunacaktır. işgal ordularına mensup bir fert hakkında mevti veya ağır bir cerihayı intaç etmiş olan bir fiile müttcânls olanlar müstesna olmak üzere İşbu hüküm velev tarihi mezkûrdan mukaddem irtl-kâp edilmiş olan hukuku umumlyeye ait bir cürümden dolayı olsun veya failleri Türkiye haricine sevkedilmiş bulunsunla».Selahlyetnameleri mucibince hareket eden zlrde vazıini İmza hususâtı âtiyeyi beyanda. 3 Zikrolunan müddet zarfında mütehaddis vekayi. yeyi haiz esbaptan dolayı düveli mezkûre memurini veya mütekabilen Türk memurini tarafından desdest takip veya mahkûm edil. / / 7 Sivil mefkufînln iadesi ve üserai harbiyenin mübadelesi hakkında Yunanistan hükümetiyle Türk hükümeti beyninde 30 Kânunusani 192S tarihinde mün'akit ttUâfnâmemn 5 inci maddesinin mevzuunu teşkil eden tedâblri tesktolycnln nef'inl . İhtilaf zuhurunda7 i^bu murahhaslar bir hakem alelhakem intlhab edeceklerdir. olunacaklardır. miyoc ektir.ma-ruzzikir muamelâtın yeniden tetkik İmkanını selb etmez.1 siyasîyeye bedihi bir surette mürtebit olarak yine aynı müddet zarfında. müttefiktirler. mis olanlar affı umumiden müstefit olacaklar ye mevkuf İseler tebaalarında bulundukları devletin memurini yed'ine teslim edileceklerdir. 0 Kezallk mezkûr muahedei sulhlye mucibince Türklyeden ayni. balâda beyan edilen arazinin bir kısmını işgal etmiş olan devletlerin memurini tarafından derdest takip veya mahkûm edilmiş olan Türk te-ba. gay/t bu İntihapta itilaf edemezlerse hakem alel hakem cemiyet. irtikâp edilmiş olan bilcümle cinayet ve cünhalar hakkında Türk ve Yunan hükümetleri tarafından mütekabilen tanı ve mutlak bir affı umumi ilân edilecektir. rrnş olan arazi ahalisinden hiçbiri gerek 1 Ağustos 1914 tarihinden 30 Ağustos teşrinisani 1922 tarihine kadar güzerân olan müddet zarfında Türkiyeye müsait veya muhalif siyasî veya askeri hattı hareketinden ve gerek muahedei mezkûre mucibince . Eşhas ve emvale ait müddelyat Hilâl-i Ahmerin bir murahhası İle Salibi Ahmerin bir murahhasından mürekkep bir komisyon marifetiyle tetkik olunacaktır.i/akvam meclisi tarafından tâyin. 1 Türkiyede İkamet eden veya ikamet etırüg olan hiçbir kimse ve nıütekabllen Yunanistanda ikâmet eden veya İkâmet etmiş olaa hiç bir şahıs 1 Ağustos 1914 ve 20 Teşrinisani 1922 tarihleri beyninde askerî veya siyasî hattı harekâtından veyahut bugünkü tarihli muahedei sulhiyeye vazı imza eden bir ecnebi devlete veya tebaasına herhangi bir muavenette bulunmasından dolayı hiçbir vesile ile Türkiyede ve mütekabilen Yunanistanda iz'aç veya ta'zip edile.

affı umumiye alt beyannamenin birinci bendinden kat'annazar Türk hükümeti fıkral mezkûrede istihdaf edilmiş olan kısm-ı eşhasa dahil bulunan 150 kişinin Türki-yeye duhul vo orada İkametini men etmek hakkını muhafaza eder.tasdik eden Britanya. İşbu eşhasın esâmisi bugün. Kezalik şurası da mukarrerdir ki. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUİIBOLT GARRONİ MONTANYA UÇÎYAÎ VENİZELO3 KAKLAMANOS DlAMANDt KONÇESKO PROTOKOL Şurası mukarrerdir ki. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan'da tanzim olunmuştur. baasını takip etmek hakkını ihlâl etmeyecektir. Blnaenalâzalik Türk hükümeti mevzuubahs olan eşhastan elyevm kendi arazisinde bulunanları oradan ihraç ve memâliki ecnebiyeLOZAN ZAFER Mİ. Türk hükümeti bu husustaki arzusunu izhar eylediği veçhile eşhası mefkurenin Türkiye dahilinde bulunan emlâklerinin ve diğer emvallerinin tasfiyesine iptidar eylemelerine karar verdiği takdirde işbu tasfiyeyi kendi hüsnü rızalarıyla icra etmek üzere bun lara saliffüzzikr Uânnâme tarihinden itibaren 9 aylık bir mühlet bırakılacak ve bu mühletin lnkızasından sonra tasfiye muamelesi Türk hükümeti tarafından yapıldığı takdirde hasılatı bilemamiha eşhası mezkûrenin yedlerino teslim olunacaktır. amelei mütekabile çartıyle 20 Tegrlnisani 1922 tarihinden senra hukuku urr ımiyeyo müteallik cinayet vo cünhaları lrtiltap etmlg olanlar müstesna olma k üzere elyevm mevkuf olarak yedlerinde bulunabilen üserayı harbiye ve sivil mevkufln lehlerinde aynı ahkâmı . İS MET DR. İSMET DR. Fransa. İtalya hükümetleri Türk hükümeti tarafından mu.anda imza olunan mukavelename ahkâmıyla istihdaf edilmemiş olan ve 18 teşrinievvel 1012 tarihinden mukaddem Girit 486 KADİR MI9IROİİLU . affı umumiye müteallik beyannamenin birinci bendinde münderiç hiçbir kayıt Yunan hükû-metmin Yunanistan ile Türkiye arasındaki muhasamat esnasında vezâifi askeriylerlnce kusur tegkll eden esbaptan dolayı kendi ordusuna mensup bulunan veya mensup olmuş olan gayrimüslim te.E GARRONÎ MONTANYA UÇİYAİ VENİZELOS KAKLAMANOS DİAMANDÎ KONÇESKO YVNANİr. kü tarihli muahedei sulhiyenin mevkii meriyete hini vazmda affı umumi beyannamesinin kendisine müteallik kısmının intacı zımnında hükümeti mezkûre tarafından neşredilecek olan affı umumî ilânnamesine raptedilecektir. HEZİMET MJ ? 485 dekilerin avdetlerini men edebilecektir. Bundan maada şurası da mukarrerdir ki. kabule müheyya olduklarını beyan edarler. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozanda tanzim edilmigtir.TANDA BULUNAN EMLÂKİ İSLÂİIİYEYE MÜTEALLİK BEYANNAME Haiz oldukları selâhiyetnâmeler mucibince hareket eden zir-de vâzıin-i ûnzsu mübadele-i ahali hakkında 30 Kânunusani 1923 tarihinde Ix>7. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT PELL.

AMANOS VENİZELOS MESAtL-1 SIHHİYEYE MÜTEALLİK BEYANNAME Hâiz oldukları selâhiyetnâmeler mucibince hareket eden zlrdo vazıini imza. Yunanistan hükümeti salifüzzikr eşhasın gaybubetlerinden naşı mallarına serbestçe hakkı tasarrufları hususunda tahaddüs edebilecek müşkülatı fliliyeyi nazarı itibare alarak bunların arzu eyledikleri takdirde mülklerini ferağ etmek için bâlâda mezkûr muhtelit komisyonun vesatet-i mücamelekârisinden istifade edebilmelerini kabul eyler. kûmetince Cemiyeti Akvam hıfzıssıhha encümeni beynelmilel umumî hıfzıssıhha idaresi tarafından müştereken tanzim olunan 6 esâmiyi hâvi bir cetvel meyanmdan intihap olunacaklardır. sır kalacaktır. Metalib-i mebhusun anha muahodel mezkOrenin mevkii meriyete yazından itibaren nihayet bir senelik müddet zarfında bir karar raptolunabilmek için komisyon tarafından müstace. İSMET Dr. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim olunmugtur. Bu müslümanların emvali hakkında sureti istinaiyede ittihaz veya tatbik edilmiş olan ahkâm ve tndabir ref edilecektir. İşbu nizâmnâme beynelmilel mukavelât-ı sıhhiye ahkâmına ve boğazlara ait k'sım için boğazlar usulüne müteallik bugünkü tarihle mümzi mukavelename ahkâmına tevafuk eyleyecektir. len tetkik olunacaktır. Maahaza metâlibi mezkürenin işbu metalibin bugünkü tarihle mümzi muahedei sulhuyenin mevkii meriyete yazından itibaren 6 aylık bir müddet zarfında denneyan edilmiş olmaları şarttır. ların maaşlarıyla diğer gerâit istihdamları Türk hükümeti ile rua-ruzzikr iki beynelmilel müessese beyninde müücfikan karargir olacaktır. tir. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim edilmiştir. işbu beyanname 38 teşrinievvel J912 tarihinden evvel Türkiyeyi terk etmiş olan veyahut minelkadlm Türkiye haricinde ikâmet eylemekte bulunan Rum e3hab-i emlâki LOZAN ZAFER Mİ. Şurası mukarrerdir ki.c.iii-savi bir surette tatbikinden dolayı hukuklarının haleldar olduğunu iddia etmeleri keyfiyetinden münbais bilûmum meta'lip hakKinda nıaruzzikir mukavelenamede münderiç komisyon tarafından karar ita olunacaktır. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ 488 / KADİR MiaiROÛLIT _/' ÎDARBJ ADLİYEYE DAİR BEYANNAME . İşbu emvalin varidatı şimdiye kadar iade edilmeksizin veyahut hükümetle alâkadaran! beyninde itilâfatı mahsusaya mevzu teşkil etmeksizin Yunanistan l^ükûmet veya memurini tarafından ahzukabz edilmiş olduğu takdirde varidatı mezkûre eshab-ı emlâkin yedine teslim olunacaktır. 5 senelik bir müddet için ha. dudu sıhhiye idaresine müşavir olarak 3 mütehassıs Avrupalı tabib tâyin edeceğini beyan ederler. Bun. Türk idare-i sıhhiyesi salifüzzikr 3 Avrupalı mütehassısın in. Mumaileyhin Türle hü. Varidat-ı niebhusuun anha mütealik bilcümle metalib ila eşhası mezkûrenin sureti umumjyede müttehaz tedâbirin gayri î.adası da dahil olduğu halde /Yunanlstanı terketmig veyahut mi-nelkadim Yunanistan haricinde mukim bulunmuş olan eşhası müs-limenin hukuku mülkiyetlerine hiçbir halel iras edilmeyeceğini Yunanistan hükümeti namına beyan ederler.ık ve sıhhiye vekâletince bu husua için tanzim edilecek bir mülhak bütçede münderiç bulunacaktır. Şurası mukarrerdir ki bu takdirde muhte-liL komisyonun müdahalesi Yunanistan hükümeti için mevzuubaiıs olan emlâkin iştirası hakkında bir güna mecburiyet istilzam etmeyecek ve komisyonun vazifesi bunların ferağını teshile mürjıa. Türk İdaresi tarafından istifa olunan rüsumu sıhhiye hasılatı münhasıran Türkiyenin umuru sıhhiyesi İhtiyacına hasr ve tahsis olunq. Bu tabiblci" Türk memuru olacaklar ve sıhhiye velüline tâbi bulunacaklardır. Eşhası mezkûre emlâklerine serbestçe tasarruf etmek hakkını muhafaza edeceklerdir. HEZİMET Mİ? 48Î lehinde muamelei mütakabele icrası şartıyla tanzim olunmuştur. KAKL. Türkiye hükümetinin. zimam-ı muaveneti ile Türkiye sahil ve hudutlarının hidamat-ı sıhhiyesi teşkilâtını tâyin eden bir nizamname vücuda getirecek.

ticaret ve ceza mahkemelerinin tarzı ifâi vezaiii-nl takibe ve Adliye Vekiline lüzum görecekleri bütün raporları itaya memur edileceklerdir.lüzum göreceği bir müddet için Türk memurini sıfatlyle bilâtehlr hizmetlerine almak niyetindedir. FASIL : 1 Madde: 1 — 29 Teşrinievvel 1914 ten evvel bir taraftan hükümeti Osmaniye. Cünha mevaddında kefaletle tahllyei sebil ve her vakit mecburi-yül ifa olacaktır. Mumaileyhin gerek hukuk.Hırvat _ Siloven devleti ve Türkiye. lecektir. onlara müteallik itilâfatı muahhare mahfuzdur. mal eylemek suretiyle ve hiçbir nuidahalei ecnebiye olmaksızın buna nezaret etmeye kâdlr bulunduğunu evvelce de beyan eylemek fırsatına nail olmug idi Hükümeti mezküre terakkiyatı ahlâkiye vo medeniyenln muhik göstereceği İslâhatı icra için tetkikat vo teteb-buatı ifa ettirmeye amadedir. Yunanistan.Türk heyeti murahhasast Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin ecânibe Türk mahâkimi huzurunda hüsnü tevzii adaletin bilcümle teminatını ltâ eylemeye ve hâkimiyetini tamamiyle isti. Haiz oldukları selâhiyetnâmeler mucibince hareket eden zirdo vaziinl imzalar Igbu müâhazaya mebnl berveçhi âti beyanatta bulunmağa lüzum görürler. bu halde hukuk müşaviri İle doğrudan doğruya muhabere selâhiyetini haiz olacaktır. S İşbu hukuk müşavirleri adliye.el?-hiyet olan zirde vaziini imza ahkamı âtiyeyl kararlaştırmışlardır.ıoj:. . İtalya. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ Osmanlı İmparatorluğu tarafından itâ ed'ılvıiş olan yâzdta dair protokol ve beyanname: bası imtU Britanya İmparatorluğu.. sine iştirak edecekler ve sınıf-ı hukkâmm vezâifine müdahale etmek sizin Türk hukuk. Fransa. i Türk hükümeti 1914 . de) arasında usulüne muvafık olarak vukubulmıtş imtiyaz mukavelâtı ile. HBZ1MET Mi? 489 mumaileyh.1918 harbine üjtlrâk etmemig olan mev-mâlik tebaası hukukglnâsânı meyanından olmak üzere Lahey beynelmilel adalet mahkeme! daimeai tarafuıdan tanzim kılınacak listeden intihap edeceği Avrupalı hukuk müşavirlerini 5 seneden dûn olmamak üzere. ticaret veya cezaya müteallik muamelâtı adliyeden gerek mücâzâtm tenfizinden ve gerek kâvaninin tetkikinden tevellüt edebilecek bilcümle şikâyeti ¦—Adliye Vekilinin Türk kavanine tamaii riayeti temin için— mahal verebileceği gikâyeti dahi kabule selâhiyettar olacaklardır.-i LOZAN ZAFER Mî. Lozanda 21 Temmuz 1923 tarihinde tanzim edilmiştir. 4 Mevaddı hukukiye ve ticariyede bilcümle hüküm kararlarıyla hükme müteallik ahkanu mukavelâtı mücaz olup bu suretle verilecek hüküm kararlan bidayet mahkemesi tasdikiyle icra edi. diğer taraftan İstanbul ve İzmir devâiri kazuiyesinde zikrolunan muamelât icra olunduktan sonra Adliye Vekilinin mahalli mümessili tarafından bilâtehir hukuk müşavirine bildirilecektir.vekiline merbut olacaklar ve bir takımlarınınmerkezi İstanbul şehri ve diğerlerinin merkezi İzmir gehri olacaktır. Hukuk müşavirleri mesâkine duhul taharriyat veya tevkifatın mahal verebileceği gikâyeti dahi kabule selâhiyettar olacaklardır. Osmanlı İmparatorlu. Romanya Sırp . İSMET Dr. veya her memuru mahalli ve diğer taraftan Türki-yeden maada düveli âkide tebaası (Şirketler de dahil olduğu hal. Meğer ki bu yüzden asayişi umumî haleldar ola veyahut muvakkaten tahliye keyfiyeti tahkikatın selâmet_i cereyanını ihlâl ede. Mumaileyhin kavanin komisyonlarının mesâi. Bidayet reisi intizamı ammeye mugayir olmadıkça reisinin hükrruü kararım tasdikten imtina edemiyecektir. Mü:. ğu dahilinde verilmiş olan bazı imtlyazata müteallik mesaili mütte-fikan hal ve tesfiye etmek arzusunda olduklarından usulen haizi î. S İşbu beyanname 5 senelik bir müddet için meridir.

Bu telâfinin mukabil ve muadil olup olmadığından itilâf olunmazsa işbu teadül noktayı nazarından yeni imtiyazın vüsatiyle işletme şeraitini tâyin beşinci madde mucibince mansub ehli hibereye ait olacaktır. Madde: 5 — Bugünkü tarihli muahedei sulhiyerün mevkii me. Türk hükümetinin talebiyle tatil olunacaktır. Yani bir imtiyaz ile telâfi takdirinde dahi şerait cedidei İktisadiyeye tevfik selâhiyeti kezalik hesaba alınacaktır. Bu cihet mukarrerdir ki. Ehli hibre tarafından tâyin edilen yeni imtiyaz şeraiti tara. Sivas imtiyazına şirketi tekrar sahip kılmak ister yeni bir imtiyaz ita eylemek ve nihayet isterse tazminat vermek ile şirkete karşı kâffei taahüdatından tamamen teberri edecektir. HEZİMET Mİ? 491 feynden birinin veya diğerinin muvafakatine iktiran etmediği takdirde Samsun Sivas şimendoferi imtiyazının feshinden dolayı şirketin maddeten duçar olduğu zarara ve bahri siyah şebekesinin diğer aksamı hakkında şirket tarafından mahallinde ameliyatı keşifiye için yapılan masarifin© mukabil ehil hibrenln muhik göreceği miktar tazminatı mezkûr şirkete tesfiye etmeyi Türk hükümeti taahhüt eyler.Madde: 2 — 1) Hükümeti Osmaniye ile Sir A. LOZAN ZAFER Mt. velât veya itllâfat mucibince yahut mukavelât veya itilâfat mcv. Bugünkü tarihli sulh muahedesinin mevkii meriyete vasi tarihinden itibaren 6 aylık bir müddet zarfında Türkiye hükümetiyle mezkûr şirketler arasında gerek mukavelâtı mebhusun anlımın tâ-dil-i şeraiti gerek yeni bir imtiyazâtın itası hususlarında bir ittifak hasıl olmadığı takdirde anifüzziltr şirketlerin beşinci madde mucibince mensup ehli hibreye bilrnüracaa eski mukavelfıtın feshini telâfi edecek olan yeni imtiyazatm tesbit_i şeraitini onlara tevdi etme_ y.-müzakârat açılacaktır. yeni imtiyaz için ehli hibre tarafından tesbit edilecek olan şerait tarafeynden birinin veya diğerinin muvafakatine iktiran etmediği takdirde eski imtiyazlarının feshi keyfiyetinden dolayı maddeten duçar oldukları zarar için ehli hib-renin muhik göreceği miktar ta~. 2) Bugünkü tarihli sulh muahedesinin mevkii meriyete vazı tarihinden itibaren 6 aylık bir müddet zarfında (reji jeneral de şimendofer) şirketi kendisine 1914 de verilmiş olan Samsun _ Sivas şimendoferinin inşası ve işletilmesi hakkındaki imtiyaza herhan gi bir sebepten dolayı tekrar sahip kilınmadığı takdirde Türk hükümeti bu şirkete talebi üzerine. (beşinci maddede gösterilen ehli hibre usulüyle) şeraiti cedide! iktisadiyeye tevkif edilecektir. Maahaza şurası mukarrerdir ki.minatı-mezkûr şirketlere tesfiye etmeyi Türk hükümeti taahhüt eyler. Arnıstrong \Vhitworth ve şürekâsı Limited ve Vickers Limited arasında 1913 ve 490 KADİR MI3IROÖLU 1914 seneleri zarfında doklar. Türkiye.haklan olacaktır. tersaneler ve inşaatı bahriye müştere-kül menfaa şirketi şahane-1 Osmaniyenin teşkiline ve İmtiyazına müteallik akdolunmuş olan mukavelâtta münderiç muamelât. J. rlyete vazmdan itibaren bir sene müddet zarfında İttifak hasıl olmadığı takdirde tarafeyn gerek . ahhere ahkâmı bilittlfnk ve iki tarafa da müteallik olmak üzere şerait-i iktisadiye-i cedideye tevkif edilecektir. Tarafeyn arasında bu mukavelatm tâdil şeraiti veya aynı de-rece-yi ehemmiyette olduğuna hükmedilecek bir teşebbüs hakkında yeni bir imtiyazın itası maksadıyla . yukarıda gösterilen şerait dahilinde ister Samsun . ve telâfi maksadıyla yeni bir imtiyaz ifa etmeyi deruhte eyler. cut olmadığı surette işbu protokolda gösterilen ehli hibre usulüne tevfikan tesfiye olunacaktır. Madde: 3 — Birinci ve ikinci maddelerde gösterilen mukave-lâtla ihtiiâfattan müstefit olanların emlâkindan veya hıdematından devletçe şimdiki arazisi dahilinde istifade edilmiş bulunmak hesa biyle devlete veya mezkOr mukavelâtta itilâfâttan müstefit olanlara ruiyeti muhasebe neticesinde ait olacak mebalig: mevcut muka. Madde: 4 —• Altıncı maddede ahkâmı mahfuz kalmak kaydı ih-tirazisi altında birinci maddede gösterilen mukavelâtla itilafat_ı mu. eğer reji jeneral şirketi Samsun Sivas imtiyazına tekrar sahip kılınırsa bu imtiyaz..

Bu tasvip terviç olunmadığı takdirde eshabı imtiyaza eğer mahal var iae maddeten duçar oldukları hasara mukabil beşinci maddedelü şerait dahilinde mansup ehli hlbre tarafından tesbit olunacak bir tazminat verilecektir.ruyeti muhasebata gerek imtiyazâtın şerait_i lktisadiyei cedideye tefiklne müteallik hususatta.afn. : t Madde: 9 — Hükümeti Osmaniye veyahut her Osmanlı memu. Madde: 6 -.ee bu madde arazi. ri mahallesi ile 29 Teşrinievvel 1914 tarihinden evvel aktolunmug mukavelâtı imtiyaziyeden müstefit olan Türkiyeden maada düveli âkide tebaasına veya düveli mezküre tebaası sermayesinin mütefev.Bugünkü tarihde bir mukaddeme i tatbiklyeye iktiran etmemiş olan birinci maddede mezkûr mukavelâtı imtiyaziye 492 KADİR eshabı bu protokolün şerait-i iktisadiyc-i cedideye tevfik hakkındaki ahkâmından istifade edemeyeceklerdir. Bu ahkâm 29 Teşri. nin mütefevvik bulunduğu her şirket mezkûr muahedenin mevkii meriyete vazmdan itibaren 5 sene zarfında envai hukuk ve menafi. inin gerek mevzuubahs arazide icrai hâkimiyet etmekte olan devletin gerek tebaası evvolkl . yukarıda zikredilen bir senelik müddetin inkizasından İtibaren iki aylık biı müddet zarfında tâyin cdrrekleri iki ehli hibrenin münasip ve muhik göreceği ahkâmı kabul edeceklerdir. nievvel 1914 den evvel aktolunmuş mukavelât haklımda işbu pr~to-kolda münderiç şerait-i iktisadiye. İşbu ehli hibre İttifak hasıl ödemezlerse 1914 . Madde: 8 — İşbu protokolün ahkâmı 25 Nisan 1920 den itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti İle eshab-ı imtiyazat arasında vaki olmuş itilâfata tatbik olunmaz. Bu takdirde sahibi imtiyaz eğer mahal var ise ameliyatı keşfiye için tarafeyn arasında ademi itti. racaat üzerine fesholunabilecektir. Madde: 1 — Hükümeti Osmaniye ile birinci maddede mezkûr mukavelât vo lmtiyazattan müstefit olanlar beyninde 30 Teşrinievvel 1918 tarihi ile 1 Teşrinisani 1922 tarihi arasında vukubulan ihtilâflar ile efradı hususiye arasında ve yine bu müddet zarfında imtiyaz devir ve ferağını muntazammm olarak münakit olmuş mukavelât Türk hükümetinin tasvibine iktiran edinceye kadar mevkii meriyette kalacaklardır. Madde: 10 — îşbu protokolün birinci faslı ahkamı ve 7 ve 8 in. Bu mukavelât bugünkü tarihli muahedei sulhiyenin mevkii meriyete vazından itibaren 6 aylık bir müddet zarfında eshabı imtiyaz tarafından vukubulacak mâ. 1918 muharebesine iştirak etmemiş memleket tebaasından İsviçre hükümeti cumhuriyesi umuru nafia idaresi reisinin yapacağı 3 kişilik liste meyanından Türk hükümetince iki aylık bir müddet içinde tâyin edilecek bir üçüncü ehli hibreye müracaat edeceklerdir.i münfelütc dahilinde ancak eshabı ivntiyâzâtın emlâk veya hidemâtından orada icrai hâkimiyet etmekte olan devlet tarafından İstifade edilmiş olduğu takdirde tatbik edilecektir. FASIL. Madde: 11 — Gerek bugünkü tarihli muahedei eulhiyc hükmünce ve gerek Balkan inuhTebatmı müteakip Türkiyeden ayrılan arazi dahilinde icrai faaliyet edip Osmanlı kanununa tevfikan teşekkül etmig olan Türkiyeden maada düveli âkide tebaan iner. fak halinde işbu protokolda mezkûr ehli hibre tarafından muhik görülecek olan miktar tazminata müstehak olacaktır.1 cedideye tevfik hakkını ihlâl etmez. vik bulunduğu şirketlere karşı Türkiycnin bugünkü tarihli muahedei sulhuye ile ayrılan arazi dahilindeki hukuk ve vezaifine halef olan devlet tamamen kaim olmuştur. Türkiyeden Balkan muharebeleri neticesinde ayrılmış olan arazi dahilinde dahi işbu arazinin intikalini tasrih eden muahedenin mevkii meriyete vazmdan mukaddem hükümeti Osmaniye veya bir Osmanlı memuru mahallisi ile LOZAN ZAFER Mİ. ci maddeler müstesna olmak üzere 9 uncu maddede gösterilen mu. Üçüncü madde ahkâmına gelir. kavelâta tatbik edilecektir. Bu kalmiyet arazinin intikalini tasrih eden muahedenin mevkii meriyete vazı tarihinden itibaren muteber olacaksa da bugünkü tarihli muahedei sulhiye ile TUrkiyeden lnfikak eden arazi hakkında istlsnaen 30 Teşrinievvel 1918 tarihinden itibaren meri bulunacaktır. HEZİMET MİT 493 münakit olmuş mukavelâtı lmtiyaziye hakkında aynı muamele cari olacaktır.

Madde: 12 —¦ 11 inci madde ahkamı bir kısım saha! faaliyeti Türk toprağında kalmış olacak sahib.l imtiyaz hidemat-i umumiye şirketlerine tatbik olunamaz.*». Bu şirketler tabiiyetlerine İktisap edecekleri düveli âkideden herblrirün arazisinde dahi kendi ahkâmı kanununiyesine göre bu devlet muhalefet etmedikçe aynı muameleye tabi olacaklardır. İSMET ODr. Maahaza mezkûr şirketler. Bu emval hukuk ve mcrafiln devredileceği şirket işbu protokol ahkâmının temin ettiği hukuk ve imtiyazat da dahil olduğu halde evvelki şirketin haiz bulunduğu aynı hukuk ve imtiyazaltaıı müstefit olacaktır. ÎSMET DR RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT PELLE GARRONÎ MONTANYA UÇİYAİ VENİZELOS KAKLAMANOS DİAMANDI KOSTANTIN KONÇESKO BEYANNAME Usulen haizi eelâhiyet olan zîrde vazılni imza beyan ederler ki. bu devir hasebiyle teşekküllerinden dolayı hiçbir resm. Türkiye haricindeki sahai faaliyetleri aksamını yeni bir şirkete devretmek suretiyle o aksam için 11 ve 13 üncü maddeler ahkâmından müstefit olabileceklerdir. HEZİMET Mlî 495 olup bu iltihak işbu muahedenin aynı şeraiti dairesinde ve aynı zamanda İktisabı meriyet edecektir. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim edilmiştir.-. —mevkii meriyette olan beynelmilel mukavelât muktezasinca tuna bir mani 494 KADİR MIPIROöLU olmadıkça— tabi tutulmayacaklardır. Türk hükümeti. Osmanlı imparatorluğu tarafından verilmiş olan bazı imtlyazâta müteallilc bugünkü tarihli prototokolun birinci faslı ahkamını mezkûr protokolü akteden diğer devletler teb'osı sermayesinin 1 Ağustos tarihinde müteveffik bulunduğu Osmanlı Şirketlerine de tatbik etmeyi taahhüt eyler. Osmanlı imparatorluğunda verilmiş bazı imtlyazâta.i mahsus. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ LOZANDA İMZA EDİLEN SENEDATI DÜVELtYENİN AHKÂMINA BELÇİKA VE PORTEKİZİN İLTİHAKINA DAİR PROTOKOL Bu günkü tarihli muahede! sulhuyeyi imza eden tarafeyni âli-eyni âkideyn mezkûr muahedenin ikinci kısmının (ahkâmı maliye) birinci faslı ahkâmıyla üçüncü kısmı (ahkâmı iktisadiye) ah_ kâmına Belçika ve Portekiz devletinin iltihakını kabulde müttefik LOZAN ZAFER Mİ. Madde: 13 — 11 inci madde mucibince Osmanlı şirketlerinin hukuk. Binaenaleyh tarafeyni âliyeynl âkideyn Belçika ve Portekizln usulen haizi selâhiyet mümessilleri tarafından bugün. emval ve menafi üzerine devredilecek olan şirketler. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim kılınmıştır.şirketi murakabe eden Türkiyeden maada diğer düveli âkideden birinin kanununa tevfikan müteşekkil diğer herhangi bir şirkete devretmeğe seiâhiyettar olacaktır. müteallik bugünkü tarihli protokola aynı şerait dahilinde Belçikanın dahi iltihakını kabulde kezallk müttefiktirler. Türkiyeden infikflk eden arazi üzerinde bu devirden vcy. vâki olan iltihak beyanâtını senedi İttihaz ederler. Mezkûr beyanata göre bir taraftan Türkiye diğer taraftan işbu iki devletten her biri arasında muhtaç oldukları hali sulh ile münasebâtı .

Hali sulhu ve mürj^abâtı resmlyeyi ladeten tesis edecek olan bu iltihak muahedei sulhiyeyi mezkûreyi imzalayan devletlerin Por. tekizi iltihaka kabul ettikleri bugünkü tarihli protokolda gösterilen anda ve mezkûr protokolde münderiç ahkâm ve şerait dairesinde iktisabı meriyet edecektir. milletlerinin âmâl-i sulh pervanâlerini bilâtehir tatmin etmek emniyesini müte. Fransa ve İtalya. BARTELEMO PEREYRA TAHLİYE PROTOKOLÜ ve MERBUTU BEYANNAME Britanr/ft. İsmet DR RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT PELLE GARRONÎ MONTANYA UÇtYAl VENİZELOS KAKLAMANOS DİAMANDI KONÇESKO BELÇİKA BEYANNAMESİ Ztrde vazilnimza usulüne muvafık ve muteber görülen selâhi-yetnâmesini bugünkü tarihli muahede-i sulhiyayi imza etmiş devletlerin mümessillerine badelibraz işbu beyanname ile Belçika namına mezkûr muahede! sulhlyenin ikinci kısmının (ahkâmı mali. Büyük Britanya ve İtalya hükümetleri ile Türkiyo Büyük Millet Meclisi hükümeti.resmiye işbu beyanâtın mevkii meriyete geçmesi İle beraber tekrar teessüs etmiş addolu. A. FERNAND PELETZER PORTEKİZ BEYANNAMESİ Zîrde Tazıinimza usulüne mu\affak ve muteber görülen se-lâhiyetnâmesinin bugünkü tarihli muahedei sulhiyeyi imza etmiş devletlerin mümessillerine badellbraz işbu beyanname İle Portekiz namına muahedei eulhlyenin ikinci kısmının (ahkamı maliye) birinci faslı ahkâmı ila üçüncü kısmı (ahkamı iktisadiye) ahkâmına iltihak ettiğim" beyan eder. a . Marmara Denizi ile Karadeniz de bulunan İngiliz.kıtaatı tarafından işgal edilen Türk arazisinin tahliyesine dair protokol Kıtaatı elhaletihazıhi Türk arazisinin bazı aksamını İşgal eden düveli müttefilta yâni Fransa. nacaktır. olunmuştur. Lozanda 24 TemmumE 1023 tarihinde tanzim olunmuştur. HEZİMET Mİ? 497 nın îstanbuldakl fevkalâde komiserlerine tebliğ edilir edilmez dü-yell mezkûre kıtaatı kendileri tarafından işgal edilmiş olan arazinin tahliye ameliyatına tevessül edeceklerdir. M. İşbu ameliyat Çanakkale Boğazı. saviyen perverde ettikleri cihetle. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim kılınmıştır. ye) birinci faslı ahkâmı ile üçüncü kısmı (ahkâmı iktisadiye) ahkâmına ve kezâlik Osmanlı İmparatorluğunda verilmiş olan bazı im_ tiyazâta müteallik ve bugünkü tarihli protokol ahkâmına iltihak ettiğini beyan eder. Hâizi selâhiyet olan zîrde vazıinl imza mütekabilen tedâbiri âtiyeyi ittihaz hususunda ittifak etmişlerdir: : 1 Lozanda takarrür eden muahede-1 sulhiye ve diğer senedâtın Büyük Millet Meclisi tarafından tasdik kılındığı düveli müttefikaLOZAN ZAFER Mİ. Hali sulha ve münasebâtı resmiyeyi iadeten tesis edecek olan 496 KADİR MI9IROÖLU bu İltihak mezkûr muahede! sulhiyeyl İmzalayan devletlerin Belçi-kayı iltihaka kabul ettikleri bugünkü tarihli protokolda gösterilen anda ve mezkûr protokolda münderlç ahkâm ve şerait dairesinde İktisabı meriyet edecektir. Fransız ve İtalyan bahri cüz-i tamlarının da çekilmesini ihtiva edecektir. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim.

İSMET Dr. birinci bentte musarrah tabliyo ameliyatı ikmal olunur olunmaz başlamasın. ait bulunan müzakeratm. Lozan'da 24 tonunuz 3923 tarihinde İmza olunmuştur. İşbu iade ve refiyed hakkında kati ve tam bir ibra senedi kıymetini haiz olacak zabıt varakaları tanzim. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT TELLE OARRONÎ MONTANYA BEYANNAME Selâhlyetn âmel eri mucibince hareket eden zîrde vaziinl imza hususati âtiyeyl beyan ederler. 6 Türk hükümeti muahedel sulhiyenin mevkii meriyete vazıru beklemeksizin mezkûr muahedeye vazıini imza devletler tabalarının 69. İşgal memurini ile efrad arasında münakit mukavelftttan mütevellit düyun mukavelâtı mezkürede muayyen şerait dahilinde tes. HEZİMET Mi ? 499 . Her nevi haciz ve vaz'iyet tedâbiri ref olunacaktır. 138 ve 140 inci maddelerinde münderiç ahkâma dahi riayet edecektir. 77 ve 91 inci maddelerden (72 ve 91 inci maddelerde zikro. i Evvelce Osmanlı hükümetlerine ait olup 30 Teşrinievvel 1918 tarihinde Mondros'ta imza olunan mütareke mukavelesi mucibince düveli müttefika emrine geçen ve işbu protokolün imzası tarihinde Türkiyede düveli mütteflkai mezkûre memurini yedinde bulunmakta olan (Yavuz Sultan Selim) dahil olduğu halde sefaini harbiye esliha cephane vesair malzemei harbiye ikinci bentte zikredilen mühlet zpjfıhda hali hazırları ile ve bulundukları mevakide Türkiyeye iad:.U muktazi tedâbir müttefikıyn ve Türk memurini askeriyesi arasında bilittlfak ittihaz olunacaktır. ¦ Tahliye ameliyatının tevlit edebileceği diğer kâffel mesai] Türk memurini ile bilittlfak tanzim etmek işgal memurinin? ait ola. çaktır. fiye olunacaktır. olunacaklardır. Türk hükümeti sulh muahedesinin 137.Tahliye ameliyat» 6 hafta zarfında İkmal edilecektir. da ve mezkûr fıkralarda da zikrolunan 9 ay müddetin menhusun anh müzakeratm başladığı tarihten İtibaren cereyan etmesinde müttefiktirler. 7 Sulh muahedcnâmesîrıln mevkii meriyete vazına intizsren Britanya ve Türk hükümetleri hududun tâyinine kadar mezkûr muahedenin üçüncü maddesinin ikinci numrosunun üçüncü fıkrasında muhafazası mevzuubahs olan statükoyu tadil edebilecek hiçbir şey yapmamayı mütekabil en taahhüt ederler. Mezkûr hükümetler sulh mufthedenftmeşinin üçüncü maddesinin ikinci numrosunun birinci fıkrasında zikrolunan vo Türkiye ile Irak arasındaki hududa. lunan müddetler cereyana bn^lamamış olsa bile) ve kezalik ikâmet mukavelesi ahkamlarından istifade etmelerini kabul edecektir. İşgal memurini Türk hükümetine ait olup ta eghası saliseye ve bilhassa Osmanlı şirketlerine verilmiş olan emval eşya ve me. 1) Boğazlar usuluna dair bugünkü tarihli mukavelenamenin LOZAN ZAFER Mİ. İşbu müddet zarfında birgüna hâdiseye meydan vermemek için F : 32 . vaddın mümkün olduğu kadar tam bir defterini hükümeti mezku-reye vereceklerdir. S Tahliye vuku buldukça tahliye olunacak arazide Türk hükümetine veya Türk umumi idarelerine aidiyeti alelusul tahakkuk eden ve elhaletl hazihi müttefikin memurinin tahtı İşgal veya tasarrufunda bulunan hernevi emvali gayrı menkule ve emval Türk hükümetine iade olunacaktır.öo KAUIR M1SIKOG1-. edilecektir. 11 teşrinievvel 1922 tarihinde Mudanyada imza edilmiş olan mukavele! askeriye ahkâmı işbu protokolün ikinci bendinde zikro-lunan müddet zarfında meri kalacaktır. 72.

Şu gartla ki. E*er igbu tebliğ balâda mezkûr tarihte ifa kılınmamış ise arazii mezkûrenin teslimi muamelesi tarihi tebliğden İUbaren 15 günlük bir müddet zarfında icra edilecektir. İşbu muvakkat hudut tarafeynce mezkûr muahedenin 5 inci maddesinde musarrah komisyonun ikmali mesai etmesine kadar meri olacaktır. muahedei mezkû-renin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından keyfiyptl tasdiki Istanbuldaki müttefikin fevkalâde komiserleri vasıtasiyıe Yunan hükümetine tarihi mezkûrda tebliğ oluna. 3) Vazıini imza bugünkü tarihli muahedel sulhiyenin mevkii meriyete vazından itibaren kabotajın ve liman hıdemâtının Türk millî bayrağına hasrolunacağını derhatır ettirirler. 3 Karaağaç Rum ahalisi 30 Kânunusani 1923 te Yunanistan ile Türkiye arasında İmza olunan mukavelede mezkûr ahali mübadelesine tabi olacaklardır.mevkii meriyete vazına intizaren üç müttefik devlet donanmalarının boğazlardan tam ve kâmil bir serbesti! mürur muhafaza etmeleri takarrür etmiştir. RIZA NUR HASAN HÜSNÜ 600 KARAAĞAÇ ARAZİSİ İLE BOZCAADA VE ÎMROZ ADALARINA DAİR PROTOKOL Selâhiyeti tammeyi haiz zlrde vazüni imza mevardi âtiyeyi ka-rarlaştırmıglardır: 1 Meriç ile bugrünkü tarihli muahedenin ikinci maddesinin Udn-e numrosunda tarif kılman Türk _ Yunan hududu arasında kâin olup Türkiyeye iade edilecek olan arazi nihayet 15 Eylül 1923 te Türk memurinine teslim olunacakür. 4) Vazıini imza işbu beyanatta bulunurken tozanda İmzalanan sulh muahedenâmesiyle diğer senedatm sürati mümkine İle mevkii meriyete dahil olacakları ümidini İzhar ederler. 4 İmroz. İSMET Dr. çektir. fade edeceklerdir. bulunmasına muhalefet etmeyecektir. kadar veyahut 31 Kânunuevvel 1923 tari_ hinde mezkûr mukavele mevkii meriyete girmemiş ise mezkûr tarihe kadar Türk hükümeti boğazlarda üç müttefik devletten herbl-ri için bir kruvazör ve İki kontrtorpiyorun. Herhalde Türlüye bugünkü tarihli ticaret mukavelenâmeslna vazıin. HEZİMET III? 501 . bunlar mezkûr mukavele ahkâmından isti. Bu halde Yunan ve Türk hükümetleri sulh muahedesinin İkinci maddesinin ikinci numrosunda tarif olunan hattı arazi üzerinde muvakkat bir surette tersim edeceklerdir. İşbu sefainin beraberlerinde kömür ve levazım tedariki için muktazi ve harb bayrağını gayrı hâmli sefain bulunabile. Boğazlardan transit geçen düveli mezkûre aefaini harbiyest haşarat veya ânzai bahriye ahvali müstesna olmak şartlyle emniyeti sefer demirlemeyi lcab ettiği takdirde geceleyin demirleme müddeti de dahil olduğu halde mürurları elzem olan zamandan fazla tevakkuf edemiyeceklerdlr. 2) Balâdaki protokolün birinci bendi ahkâmına halel gelmeksizin ve boğazlar usulüne dair bugünkü tarihli mukavelenamenin mevkii meriyete varma. Locanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim olunmuştur. Bozcaada adalarından Yunan kıtaatı ve memurini bugünkü tarihli sulh muahedesi Yunan ve Türk hükümetleri tarafmLOZAN ZAFER Mt. Fakat Yunanistan ile Türkiye arasında hail suL hün teessüsünden ancak altı ay sonra hicrete mecbur edilebileceklerdir. 2 Sulh muahedesinin 5 inci maddesinde mezkûr tahdit muamelesinin ikmal edilmemiş olması keyfiyeti balâdaki arazinin Türk memurinine teslimini tehir edemlyecektir.1 imza diğer devletler sofainine ticaret mukavelenamesinin ikinci kısmında sefain ve hamuleleri ve yolcular için musarrah ve seyrüsefain ve duhulü ticarete müteallik bulunan bilcümle teshilâtı hiçbir devlet lehine fark yapmaksızın 31 Kânunuevvel 1923 tarihine kadar bahşedecektir. Mamafih 1 Kânunusani 1923 te Türkiyede kabotaj yapan veya liman hıdemâtı işleten mflessrtsâtın 31 Kânunuevvel 1923 tarihine kadar işlerine devamda tamamen serbest bırakılacağını beyan eder. »er.

3 — Trakya'ya müteallik salifüzzikr Sevr Muahedesinin birinci maddesinde münderi^ ahkâm bugünkü tarihli sulh muahede. Trakya hududuna dair mukavelename. Yunanistantlaltl ekalliyetlerin himayesine dair başlıca müttefik devletler ile Yunanistan 502 KADİR M1SIROGLU arasında 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr'de aktolunan nıuahedtvnin ve kezalik Trakya'ya dair aynı devletler arasında Sevr'de aktolunan 10 Ağustos 1920 tarihli muahedenin mevkii İcraya vazını zaruri kıldığı kanaatmda bulunduklarından.dan tasdik edilir edilmez çekileceklerdir. Bunlar çekilir çekilmea mezkûr muahedenin 14 üncü maddesindeki ahkâm Türk Hükümeti tarafından tatbik olunacaktır. . RIZA NUR PELLE HASAN HÜSNÜ GARRONÎ MONTANYA ÜÇİYAİ VENİZELOS KAKLAMANOS YUNANİSTAN'DA EKALLİYETLERİN HİMAYESİNE DAİR 10 Ağustos 1920 tarihinde başlıca düveli müttefika ila Yunanistan arasında Sevr'de mün'akit muaheis ile. ve mülga kalmıştır. Fıkrai anifede zikrolunan arazi ve adaların kâffei ahalisine bugüne kadar irtikâp olunan siyasi veya hukuk-u umumiyeye müteallik bilcümle cinayet ve cünhalardan dolayı tam ve kâmil affı umumi bahşolunmugtur. Japonya İle Yunanistan hükümetleri işbu konferans esnasında aktolunan sulh muahedesiyle diğer senedâtm mevkii meriyete vazı. ITORACE RUMBOLT PELLE OARRONİ MONTANTA T'ÇİTAI VENİZELOS KAKLAMONOS SIRP _ HIRVAT . 2 — Ekalliyetlerin himayesine müteallik salifüzzikr Sevr muahedesinin yedinci maddesinin ikinci fıkrası ile 15 inci maddesinde münderiç ahkâm tay'edilrruştir. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim edilmiştir. Ticaret mukavelenamesi. İşbu protokolün birinci bendinde mezkûr arazi sekenesinden ve keza dördüncü fıkrada bahsolunan adalar ahalisinden hiçbiri askeri veya siyasi hattı hareketinden veyahut bugünkü muahedei sulhiyeyi imza eden devletlerden birine veya tebaasına ifa ettiği herhangi bir muavenetten dolayı Türkiyede hiçbir bahane ile iz'aç veya takip olunmayacaktır. TRAKYA'YA AtT olmak üzere aynı devletler arasında aynı tarihte aktedilen muahedeye müteallik protokol. lardan bazılarını yâni : Sulh muahedenâmesi. HfiZtMET Mİ? 503 İkâmet ve selâhiyet-i adliye hakkında mukavelename. Boğazlar usulüna dair mukavelename. Britanya İmparatorluğu. Lozanda 24 Temmuz 1923 tarihinde tanzim edilmiştir. İSMET HORACE RUMEOLT Dr. Usulen haizi selâhiyet olan zîrdo vazıini İmza mütekabilen kendi hükümetleri nâmına ahkâmı âtiyeyi kararlaştırmışlardır: 1 — Sevrde aktolunan sallfüzzikr iki muahedenin tasdikna. SLOVEN DEVLETÎ TARAFINDAN MUAHEDEİ SULHİYENÎN İMZASINA MÜTEDAİR PROTOKOL ZIrde vaziin-i imza bugünkü tarihle ve mütekabilen kendi hükümetleri nâmına berveçhi âti tadat olunan senedâtı veyahut on. Fransa İtalya. meleri eğer şimdiye kadar tevdi olunmamış ise bugünkü tarihle Lozanda İmza olunan sulh muahedenâmesinin ve senedâtı saireye müteallik tasdiknameler ile aynı zamanda tevdi olunacaktır. LOZAN ZAFER Mİ. namesinin ikinci maddesinin iki numrosundakl ahkâm ile mukayyet olacaktır.

J. J. Maurice Velazar nişanlarının komandor ve Çorun d'ltaliy nişanının grande officier rütbelerini haiz Mösyö Jul Sezar Montanya. LOZAN ZATBR Ut. râta iştirake davet edilmeleriyle bilhassa tetkik olunmak iktiza edeceği kanaatinde bulunduklarından. İki taraftan işbu konferansda müzakere edilmesi iktiza ede_ 504 KADİR MI3IROOLV cek olan mesailden boğazlar meselesi bahri siyahta sahüdar olaa Bulgaristan ve Rusyanın müzakerâta ve kabul edilecek mukarre. Japonya için -. Legion d'Honour nişanı millisinin Grande Crouve rütbesini haiz Mösyö Camille Barrlere. lâhiyetini tanımakta ittifak etmişlerdir. İSMET HORACE RUMBOLT Dr. Sırp .Affı umumiyeye müteallik beyanname ve protokol. S. Istanbulda fevkalade komiseri Sör Horace George Montegü Rumbolt) Earrona. İtalya İçin : Kraliyet Senato âzası İtalya sefiri kebiri İstanbul fevkalade komiseri St.Sloven devletini ve kezalik Amerika düveli müttehidesini ve diğer taraftan Türkiyeyi bütün milletler tarafından temenni olu-r. S.general Mösyö Maurice Pelle. C. M. J. Osmanlı İmparatorluğu dahilinde verilmiş bazı imtiyazata miL teallik protokol.. Lozanda 24 Temmuz 1923 tariflinde tanzim edilmiştir.an bir neticeye vasıl olacak ahkâm. L E.". Romanya. M&rguls Curzon de Kedleston. K. G. O. S. HASAN HÜSNÜ MONTAJİ YA GARRONÎ UÇİYAİ VENİZELOS KAKLAİIAJNOS DİAMANDÎ KONÇESKO MORFOF STANÇİOF LOZAN KONFERAKSINA ATT SENEDİ NİHAİ Britanya İmparatorluğu.Hır. Fransa için : Haşmetlü İtalya Kralı hazretleri nezdlnde Fransa cumhuriyeti sefiri kebiri. S. J. C. Binaenaleyh âtiüzlkr murahhaslar yâni: Britanya İmparatorluğu için: Umuru hariciye nazırı asaletlü George Nathaniel.. vat . t J. Maurice Velâzar ve Couron d'ltaliy nişanlarının Grande Corova rütbelerini haiz asaletlü Marki Camille Garronl. Japonya hükümetiyle birlikte Şarkta sulhu sureti katlyede iade etmek endişesi ile bir taraftan Yunanistan. I.F. Lozanda imzalamış olmakla herbiri. Fransa sefiri kebiri cumhuriyetin Şark fevkalâde komiseri Le_ glon d'Honour nişanı millisinin Grande Officier rütbesini haiz ferik . Ve Şarkta hali harbin Belçika ve Portekiz için tevlit eylediği mesaili İktisadiye re maliyenin münakaşasına mezkûr iki devletin de iştirakini kabule karar verdiklerinden. Lozanda İmzalanan senedâtı düveliye ahkâmından bazısına BeL çlka ile Portekiz'in iltihakına müteallik protokol. Rıza NUR PEI. imza etmiş olduğu sene-rlâta müteallik olmak üzere Sırp .. ¦ Londra fevkalâde sefiri kebiri ve murahhas Soleil Lovan nişanının birinci rütbesini haiz Baron Hayagl Jönü. Fransa ve ltaly?. Atina fevkalâde murahhas ve orta elçisi St. hükümetleri. Roma fevkalâde sefiri kebiri ve murahhas Soleil Lovan nisanının birinci rütbesini haiz Mösyö Gentaro Uçiyal Juzamml. ve mevaddı müştereken tetkike davet etmiş olduklarından.. t E. K.T. Senato âzası Fransa sebirl kebiri Legion d'Honour nişanı millisinin Grande Officuer rütbesini haiz Mösyö Morla Bompar. HEZİMET Mİ? 605 Yunanistan için : .Hırvat _ Sloven devletine işbu Lozan konferansı senedi nihaisinde me/kûr murahhaslardan herhangi birisi vasıtası ile muahede mevkii meriyete girmiş olmadıkça salifüzzikr senedatın heyeti mecmuasını imza edebilmek se.

Paris fevkalâdo murahhas ve orta elçisi Mösyö Miro&lav Spa-!*vikoviçt Sofya fevkalâde murahhas ve orta elçisi Mösyö Milan Rakiç. Bulgaristan İçin : Reisi nüzzar. St. Medyuvani. Rıza Nur bey. Londra fevkalâde murahhas re orta elçisi St. mösyö Polikarp Z. Lozanda toplanmışlardır. Türfdye için : Edirne Mebusu. Trabzon Mebusu sabık Vekil Hasan bey. Bern fevkalâde murahhas ve orta elçisi mösyö Dr. 6 — Rum ve Türk ahalisinin mübadelesine dair mukaveleni me ve protokol (30 kanunusani 1923 te imzalanmıştır). Londra orta elçisi. Venizelos. 8 — Affr umumiye dâir beyanname ve protokol (24 Temmuz . Portekiz İçin : Bern fevkalâda murahhas ve orta elçisi.Sabık reisi nüzzar. 3 — Trakya hududuna dair mukavelename (24 Temmuz 1923 te imzalanmıştır). Düveli Müttehide! Amerika İçin: Düveli müttehide Roma sefiri kebiri asaletlü Rijan Vogbon Düveli müttehide İstanbul fevkalâdo komiseri konteramlral Markay. Belçika İçin: Bern fevkalâde murahhas ve orta elçisi Lıeopold nîç^ınınm offider rütbesini haiz mösyö F. Vorovski. Sinop Mebusu. Bristol. HEZİMET Mİ? 507 Rusya İÇİm • Mösyö George V. Peletzer. DüveU müttehide Bern sefiri asaletlü Josef Gru. Romanya için: Hariciye nâzın Mösyö Ülon J. Damandi. rof. Milotin Tuvanoviç. Jak Dölepe nişanının komondor rütbesini haiz mösyö Antonyo Maria Bartoloma Perreyra.Hırvat _ Sloven devleti İçin : Hariciye nâzın Mösyö Monçilo Niniçiç. mösyö Vatezlav V. Sonra : Sabık şimendöfer posta ve telgraf nazın sabıkı Boğdan Mor-fof. Mösyö Kristian Rakovski. orta elçi Mösyö Kostantin Konçesko. 4 — İkâmet ve selâhiyetl adliyeye dair mukavelename (24 Temmuz 1923 te imzalanmıştır). 2 — Boğazların usulüne dair mukavelename 24 Temmuz 1923 te imzalanmıştır. — bei veçhi âti tadat olunan vesaik takarrür ettirilmiştir : 1 — Muahedei sulhiye 24 Temmuz 1923 de imzalanmıştır. 5 — Ticaret mukavelenamesi (24 Temmuz 1923 te İmzalan. Sırp . Ciğerin. Umuru Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye VekHI Dr. Umuru Hariciye Vekili İsmet Paşa. <•///////////(¦ 506 KADİR MI9IROGLU L. Belgrat fevkalâde murahhas ve orta elçisi mösyö Kostatodo. Souver nisanının Grande Crova rütbesini haiz Mösyö Elef trioa K. Aleksandr nisanının Grande Crouve rütbesini haiz hukuk doktoru mösyö Dl_ mitri Stançiof. Duka. 20 Teşrinisani 1922 tarihinden 24 Temmuz 1923 tarihine kadar akteyledikleri içtimalar neticesinde — ki İşbu içtim&at vesUesi ile diğer bazı devletler kendilerine alâkadar eylediğini farzeylecUkleri mesail hakkında noktal nazarlarını beyan edebilmişlerdir. mistir). 7 — Sivil mevkufinin iadesine ve üserayı harbiyenln mübadelesine dâir Yunan Türk itilâfı (30 Kânunusani 1923 te imzalanmıştır). orta elçi Mösyö Kos-tantin 1. umuru hariciye ve mezhebiye nazırı mösyö Alek-sandr Istanbulskl.OZAJST ZAFEK MI. Souver mşanının komandor rütbesini haiz Mösyö Denveter Kaklamanos.

. Balâda tadat olunan senedât ile işbu senedin asılları Fransa cumhuriyeti hükümeti hazinei evrakında mevdu kalacaklar ve hükümeti mezkûre vesaiki mezbureden her birini imza eden devletlere veya icabederse iltihak veya iştirak edecek olanlara birer mevsuk nüshasını ita eyleyecektir. dâir protokol ve beyanname (24 Temmuz 1923 te imzalanmıştır).7...... Tasdikan lilmakal vazıini imza işbu senet zlrine imzalarını ve mühürlerini vazeylemlşlerdir. 11 — ldarei adliyeye dâir beyanname (24 Temim» 1923 te İmzalanmıştır). Efendi . KAKLAMANO3 KONSTANTtN KONÇESKO B... 12 — Devleti Osmaniye tarafından verilmiş bazı imtiyazâta..20 » ' . 9 — Yunanistandald Müslüman emvali hakkında beyanname (24 Temmuz 1923 te İmzalanmıştır).20 > Şeyhül İslâm Mustafa Sabri. (Y. Loranda 24 Temmuz 192S tarihjnde yalnız bir nüfcha olarak tanzim edilmiştir.. VENİZELO3 D. .. 14 — Britanya. Kavakçı) ....1P23 te imzalanmıştır)..K. CÎLD m — MANEVÎ KAYIPLARIMIZ BEKLEYİNİZ!SEBİL YAYINLARI MOSKOF MEZALİMİ SARIKLI MÜCAHİTLER DİNİ MÜCEDDİTLER ÇOCUKLAR VE DİPLOMATLAR İÇİN KIZIL ALFABE İMAM ŞÂMİL .S.. Fransa..5 j> OSMANLILARDA FAZİLET-MÜCADELESİ PERTEV BEYİN ÜÇ KIZI Kadir Mısıroğlu . 15 — Karaağaç arazisi ile Bozcaada ve imroz adalarına dâir olup Britanya İmparatorluğu... . RIZA NUR HASAN HÜSNÜ HORACE RUMBOLT PELLE GARRONİ J.. SULTAN VAHIDEDDİN MÜTAREKE GAYYASINDA SULTAN VAHIDEDDİN GURBET CEHENNEMİNDE 0 YUNAN MEZALİMİ (TÜRK'ÜN SİYAH KÜABI (Kadir Mısıroglu) ... MORFOF ÎSTANÇİCF FERNANO PELETZER A... 13 — Lozanda imza edilen senedâtın bazı ahkâmına Belçika ve Portekiz'in iltihakına dair protokol Ue işbu iki devletin mezkûr iltihakını havi beyannameler (24 Temmuz 1923 te İmzalanmıştır). ... 10 — Mesaili sıhhiyeye dâir beyanname (24 Temmuz 1923 te lmzalanrrugtır). BARTOLÖMO PEREYKA MÜTEAKİP ClLDLER : CÜJ> H — MADDt KAYIPLARIMIZ.. Yunanistan »e Türkiye tarafından imzalanan protokol (24 Temmuz 1923 te imzalanmıştır). Z. 20 > (Genigletilmig ikinci baskı cildli) 0 İSLÂM AİLE HUKUKU (Ömer Ferruh .. İSMET Dr.M. 16 —: Yuzıanist&ndaki ekalliyetlerin muhafazası hakkında baş lıca düveli mütteflka ile Yunanistan arasında 10 Ağustos 1920 tarihinde irılinakit muahede De Trakya'ya müteallik olarak aynı dev-letk-r arasında aynı tarihte münakit muahedeye dâir protokol (24 Temmuz 1923 ta imzalanmıgtır).. italya.. Japonya. Dr...Çer... MONTANYA E. 20 Lira Kadir Mısıroğlu..... .. Fransa ve İtalya kuvvetleri tarafından işgal edilen Türk arazisinin tahliyesine dair protokol ile beyannameler (24 Temmuz 1923 te imzalanmıştır).

... tarayıcı ve OCR (optik karakter tanıma) yazılımı kullanılarak. AZİZ OKUYUCU!.. ses sentezleyici program. TÜRKÜN ŞAHSINDA İSLÂMDAN İNTİKAM ALINARAK. ..5 > (Münevver Ayagh) . O MOSKOF MEZALİMİ (1970)..5 > (Tarık Mümtaz Göstepe) .. .. MUAZZAM BİR İMPARATORLUK MİRASININ HÂN-I YAĞMASIDIR.. . ZAFER MÎ HEZİMET MÎ? C. sevginin..F.F. uygarlığa yol gösteren ışıklardır.. (1965. 10 > 0 NAMIK KEMAL (N..com Kitap sevenlerin yeni buluşma noktasından herkese merhabalar..... ....5 » (Kadir Mısıroglu) (Ömer Ferruh .. 10 > 0 MACAR İHTİLÂLİ (Kadir Mısıroğlu) .IT..(Victor Vashi) . LOZAN... hiçbir ticari amaç gözetilmeksizin..... Ktsakürek) 10 » TARİH BOYUNCA BÜYÜK MAZLUMLAR (C. LOZANIN GETİRDİĞİ...1 . ADALARLA YUNAN STRATEJİK ÇEMBERİNE ALINMIŞ İKTİSADÎ KAYNAKLARDAN MAHRUM. BÜTÜN BİR İSLÂM DÜNYASININ BAŞSIZ BIRAKILMASIDIR!... 5 > 0 AMERİKA'DA ZENCİ MÜSLÜMANLIK HAREKETİ (Kadir Mısıroğlu) . SEBİL YAYINEVİ... konuşan "Braille Not Speak". hazırlanmaktadır. . Tümüyle ücretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar. TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU İLE LOZAN'IN ÜZERİNE ÇEKİLMİŞ OLAN ŞALI KALDIRAN VE ONU MİLLÎ MİSAK ÖNÜNDE İLK OLARAK MUHASEBE EDEN BÖYLE BİR ESERİ YAYINLAMAKTAN ŞEREF DUYAR.."DOC" ve "HTML" gibi formatlarda.... 5 » 0 ANADOLU SAHABELERİ (Ergün Göze) .. İkinci baskı 1969).) O TÜRK'ÜN SİYAH KİTABI (Yanan Mezalimi) (1966.. HER TÜRLÜ UNVAN VE SIFATI YOLUNMUŞ. Z... (Tahsin Ünal) ... 10 > O TARİH BOYUNCA BÜYÜK MAZLUMLAR (C.. I..... Cehaletin yenildiği.. ......: 5 J..15 > (Tarık Mümtaz Göztope) . 7..7.... ..... ......15 > (Tarık Mümtaz Gözte" pe) . Kısakürek) ..İkinci baskı 1968). 5846 Sayılı Kanun'un ilgili maddesine istinaden. UYARI: www.5 > 0 PERTEV BEY'İN İKİ KIZI (Münevver Aya§lı) . 5 » 0 İSLÂM NAZARINDA DOĞUM KONTROLÜ (Ebulala El Mevdudt) . Kadir Mısıroğlu _ Lozan Zafer Mi Hezimet Mi Cilt1 Kitaplar..7.... sadece görmeengelliler için.... GAYRİ TABİÎ HUDUTLARIN ÇİZDİĞİ KÜÇÜK BİR TÜRKİYEDİR..... O MACAR İHTÎLÂlJt (1966) • AMERİKA'DA ZENCİ MÜSLÜMANLIK HAREKETİ (1967).. "TXT"..... uyumluolacak şekilde... kabartma ekran vebenzeri yardımcı araçlara. tamamen gönüllülük . engellilerin faydalanabilmeleri amacıyla ekran okuyucu. Kavakçı) .F... 7.......Çe (Y.. O KURTULUŞ SAVAŞINDA SARIKLI MÜCAHİTLER (1967..... iyiliğin ve bilginin paylaşıldığı yer olarak gördüğümüz sitemizdeki tüm e-kitaplar..2 .... 0 HİLÂLLERİN GÖLGESİNDE (Ahmet Cemil Akıncı) ... .... "Engelli-engelsiz elele"düşüncesiyle.....i r..kitapsevenler...Kısakflrek) 10 > YAZARIN YAYINLANMIŞ ESERLERİ O LOZAN...

CD. okuyabileceği formatlarda.. Bilgi paylaşmakla çoğalır. görme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadır. Bu e-kitaplar hiçbirşekilde ticari amaçla veya kanuna aykırı olarak kullanılamaz. bir kitap armağan ediniz. Sitemizin amacı asla eser sahiplerine zarar vermek değildir.com suleymanyuksel6@gmail. braill alfabesi ve benzeri formatlarda çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir. Kitabı Tarayan ve Düzenleyen Arkadaşa çok çok teşekkür ederiz. Sizler de bu mutluluğu paylaşabilmek için bir kitabınızı tarayıp. engelli-engelsiz Yardımsever arkadaşlarımızın yoğun emeği sayesinde..suleymanyuksel. bilginin de paylaşıldıkça pekişeceğine inanıyorum." bu e-kitap Görme engelliler için düzenlenmiştir. Ne Mutlu Bilgi için. Yaşar MUTLU İLGİLİ KANUN: 5846 Sayılı Kanun'un "altıncı Bölüm-Çeşitli Hükümler" bölümünde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitapları dahil. Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur. bir görme engellinin. ticarete konu edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz. zahmet verici bir iştir. Kitap taramak gerçekten incelik ve beceri isteyen. Teşekkürler.com suleymanyuksel@ suleymanyuksel. Ne mutlu ki. düzgün taranmış ve hazırlanmış bir e-kitabı okuyabilmesinden duyduğu sevinci paylaşabilmek tüm zahmete değer.com Adresine göndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katılmayı düşünebilirsiniz. Sevginin olduğu gibi. www. Aksi kullanımdan doğabilecek tümyasalsorumluluklar kullanana aittir.kitapsevenler. kullandırılamaz. Bu Kitaplar size gelene kadar verilen emeğe ve kanunlara saygı göstererek lütfen bu açıklamaları silmeyiniz. kitapsevenler@gmail.com web sitesinin amacıgörme engellilerin kitap okuma hak ve özgürlüğünü yüceltmek ve kitap okuma alışkanlığını pekiştirmektir. görme engellilerin kitap okuyabilmeleri için gösterdikleri çabalardan ve yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum. Siz de bir görme engelliye.com Kadir Mısıroğlu _ Lozan Zafer Mi Hezimet Mi Cilt1 . Tarayan Süleyman Yüksel www. Ben de bir görme engelli olarak kitap okumayı seviyorum.esasına dayalı olarak."Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz. vakıf veya dernek gibi kuruluşlar tarafından ihtiyaç kadar kaset. alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticarî amaçgüdülmeksizin bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu. Bilgece yaşayanlara.Tüm kitap dostlarına.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful