You are on page 1of 141

Gazi Ve Fikriye

HIFZI TOPUZ

Remzi Kitabevi

HIFZI TOPUZ, 1923'te istanbul'da dodu. Galatasaray Lise-si'ni (1942), istanbul niversitesi Hukuk Fakltesi'ni bitirdi. 1947-1958 yllar arasnda Akam gazetesinde muhabir, istihbarat efi, yaz ileri mdr olarak alt, istanbul Gazeteciler Sendikas bakanlnda bulundu. Strasbourg niversite-si'nde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarnda yksek lisans (1957-1959) ve yine Strasbourg Hukuk Fakltesi'nde gazetecilik doktoras yapt (1960). Paris'te UNESCO Merkezinde, iletiim sektrnde zgr haber dolam efi olarak alt (1959-1983). eitli konularda 20 kitap yaynlad. Balcalar unlar: Kara Afrika (1970), Uluslararas letiim (1958), letiimde Karikatr ve Toplum (1985), Lumumba (1987), Siyasal Reklamclk (1991), Parisli Yllar (1994), Trk Basn Tarihi (1996), Balangcndan Bugne Dnya Karikatr (1997), Meyyale (1998), Taifte lm (1999), Paris'te Son Osmanllar (1999), Eski Dostlar (2000), Hatice Sultan (2000). Anadolu niversitesi'nde, istanbul niversitesi ve Galatasaray iletiim fakltelerinde uluslararas iletiim ve siyasal iletiim dersleri verdi. 1974-1975 dneminde bir yl TRT kurumunda radyolardan sorumlu genel mdr yardmcl yapt.

indekiler I Genlik Yllar II Derne Cephesi m Fikriye'nin Tutkusu IV Sofya'dan izmir'e Ka v anakkale VI Akaretler'de Gelien Bir Sevgi vii Gneydou: Cephede Roman Okuyan Kumandan viii Vahdettin'le Birlikte Almanya Gezisi IX Fikriye 21 Yanda: Sevgi Dolu ilk Akamlar X Samsun-Erzurum-Sivas xi Fikriye ile Kemal Paa'nm Gizli Nikh x Sakarya-Dumlupnar-Byk Taarruz XIII izmir'de Srad Bir Kadm xiv Zoraki Sanatoryum Bakm XV ikinci Evlilik XVI lmne Sevda Sonra Ne Oldular? Sonsz I Genlik Yllar 7 30 42 53 64 75 87 96 107 126 154 181 213 227 240 254 281 287

Fikriye bym, serpilmi, gzel bir kz olmutu. 16 yanda, kumral dalgal sal, yeil gzl, ince uzun boylu, zarif bir Rumeli gzeliydi. Akbyk'ta, Kazasker Molla'nm konanda oturuyorlard. Akbyk Mahallesi, o yllarda sekin insanlarn yaad, Ahrkap Feneri'nden Sultanahmet Camisi'ne kadar uzanan, shak Paa Camisi'ni de iine alan ahap konaklardan oluan temiz ve dzenli bir mahalleydi. Fikriye'nin ailesi o konaa, daha Fikriye dnyaya gelmeden nce, 1894'te Selanik'ten tanmt. Ama onlar aslnda Selnikli deildi. Aile oraya, Teselya'nn Yeniehir (Larissa) kasabasndan gelip yerlemiti. Yeniehir'de babadan kalma byk iftlikleri vard. Halleri vakitleri yerindeydi. Ama Yunanistan bamsz olduktan sonra orada barnamadlar. Teselya Sava'ndan sonra Yunanllar o topraklara el koydu. eteciler Trk ailelerine musallat oldu, babadan kalma topraklarda rahat huzur kalmad. ou Selnik'e g etmekten baka are bulamad. Fikriye'nin babas Memduh Hayrettin Bey ile amcas Ragp Bey de mallarn mlklerini satarak gmen kafilelerine katldlar. Altnlarn, paralarn ve kadnlarn taklarn at arabalarnn gizli kelerine yerletirdiler. Yeniehir'deki iftlikten 16 kz arabas, 2 at arabas, binek atlar, koyun ve davar srleriyle yola ktlar. Selanik'te yaknlarn bulacak ve o evrede arazi alarak tarm ve hayvancl srdreceklerdi. Ama o dnemde kolay m Larisa'dan Selnik'e gidebilmek? Koyunlar, srlar, atlan ve arabalaryla Olympos Da'nn eteklerinden ve ormanlardan gemek gerekiyordu. Yolda kz arabalarnn tekerleri krld, srler dald. oluk ocuk yollarda perian oldular. Dere boylarnda mola verirlerken Yunan eteleri kuatt kafileyi. Asker de etecilerden yana. Neleri var, neleri yok, hepsini ellerinden aldlar. Atlar ve arabalar da gitti, ilerindeki altnlar da, taklar da. eteciler, bakr kap kaaa, yorganlarna bile el koydular. Ama canlarna dokunmadlar, kadnlara ve kzlara da satamadlar. Yollarna devam etsinler diye, sadece iki kz arabas braktktan sonra, yok olup gittiler. Memduh Bey ile Ragp Bey, ite bu perian durumda ertesi gn Selnik'e vardlar. Kadnlar ve ocuklar alarken, Memduh Bey onlara yle dedi: "Ahmak odur ki dnya mal iin gam yiye, kim bilir kim kazana kim yiye." Ellerinde kalan iki sska kzle arabalar satarak oluk ocuk Selanik'te bir ev kiralayp oraya yerletiler. Kimler vard o kafilede? Memduh Bey, ei Vasfye Hanm, oullar Ali Enver ve kzlar Melhat; Ragp Bey, ei ve ocuklar. Beraberlerinde de uaklar, arabaclar ve hizmeti kadnlar. Hibir yerden gelir yoktu. Memduh Bey Hicaz'da defterdar olan bir kardeine hemen bir telgraf ekerek biraz para istemek zorunda kald. Ondan acil yardm gelene kadar da stlerinde balarnda palto, yeldirme, ne var ne yok satarak karnlarn doyurdular. Bir yandan da iki karde kendilerine uygun bir i aradlar. Memduh Bey bir gaz bayilii buldu, Ragp Bey de Reji daresi'nde, yani Tekel'de kolculuk, yani bir tr koruculuk. Ne var ki Memduh Bey skld bu gaz bayiliinden, akl fikri stanbul'a gidip yerlemekti. Eini ve ocuklarn alp Selanik'ten g ederek, Akbyk Mahallesi'ndeki konaa yerletiler. Ragp Bey ise Reji'deki iinden honuttu. Byk olu bym ve asker olmutu, ei de bir sre sonra lnce Ragp Bey hep orada kald. Fikriye bu olaylar annesi Vasfiye Hanm'dan o kadar ok dinlemiti ki zaman zaman bunlara tank olduunu bile sanyor, sonra birden kendine gelerek, 'Ben nereden bileceim bunlar,' diyordu. 'Selnik'i hi grmedim ki...' Fikriye'nin annesinden ok sk dinledii aileyle ilgili bir olay da, amcas Ragp Bey'in ikinci evliliiydi. Ragp Bey eini yitirdikten sonra, Zbeyde Hanm'la evlenmiti. Peki, kimdi bu Zbeyde Hanm? Zbeyde Hanm, 1857 ylnda Langaza'da domutu. Ailesi, soy olarak Anadolu'dan Rumeli'ye gm Yrklerdendi. Babasnn orada byk bir iftlii vard.

Zbeyde ok gzel bir kzd, iftlikte byd. Btn genler onunla evlenebilmek iin iftliin kapsn andryordu ama o kimseleri beenmiyordu. Bir gn evde yorgan kaplarken Zbeyde'nin dizine ine batt ve dizinin iinde krld. Ana-baba, btn herkes telaa kapld. Langaza'da ineyi kartabilecek cerrah bulamadlar. Tek are kz Selanik'te bir hastaneye gtrmekti. Bunun zerine Zbeyde' nin babas kzm bir arabaya bindirerek Selnik'e gtrd. Cerrah bu iin ufak bir operasyonu gerektirdiini syledi. Kz ameliyathaneye alarak ineyi kardlar. Ama ine derinlere saplanm olduu iin Zbeyde'nin birka kez pansumana gelmesi gerekiyordu. Yaknlarndan birinin evine yerletiler ve on gn kadar orada kaldlar. Yara ksa zamanda iyileti ama Zbeyde Selnik'i ok sevmiti, iftlie dnmek istemiyordu. te tam o gnlerde Ali Rza Efendi kt karsna. Ali Rza Efendi, Manastr'm Kocaali Buca'ndand. Atalar oraya, Fatih Sultan Mehmet'in zamannda Konya ve Aydn tarafndan, snrlar korumak iin gnderilen Yrk Trklerindendi. Btn o Yrkler iri yapl insanlard. Onlara o zamanlar, snr gazileri deniyordu. Ali Rza Efendi, byle bir soydan geliyordu. nce ve zarif bir adamd, nceleri Asakiri Milliye Taburu'na gnll olarak katld. etecilere ve komitaclara kar savat, temenlie ykseldi. Uzun bir sre de Selanik Evkaf Dairesi'nde ktip olarak alt. Rza Efendi o sralarda bir rya grd ve ryasnda grd kza k oldu. Kararn da verdi, ryada grd kza benzer bir kz grrse ne yapp yapp onunla evlenecekti. Rza Efendi bir trl bu ryann etkisinden kurtulamyor ve her yerde o peri kzn aryordu. Ama grd kzlardan hibiri ryasndakine benzemiyordu. te tam o gnlerde, Rza Efendi hastanenin nnden geerken Zbeyde Hanm'a rastlad. Ne zamandr arad kz buydu. Onu uzaktan bir sre izledi, hangi eve girdiini grd. Konu komuya sorup kzn kim olduunu aratrd. Karar kesindi, ertesi gn gidip kz ailesinden isteyecekti, istedi de. Ama Zbeyde'nin annesi Rza Efendi'yi grnce, "Yok," dedi, "olmaz, benim bir memurla evlenecek kzm yok. Ben Zbeyde'yi sokakta bulmadm." Rza Efendi ylmad, araya dostlarn koydu, yeniden haber gnderdi. Zbeyde'nin annesi, "Olmaz da olmaz, kzm vermem de vermem," diyordu. Ama bakt ki olacak gibi deil, "Ben kzma srmal kaftan isterim, srmal fotin isterim, srmal yorgan isterim," diye tutturdu. Rza Efendi'de nerede onlar alacak para? Adamcazn maa topu topu altn lirayd. Ya da ilerlemi saylyordu, nk Zbeyde 14 yandayd, Rza Efendi 32. Ama Rza Efendi aklna koymutu bir kez, illki ryasnda grd bu kz alacakt. Bakt ki kaynana, vermem de vermem, diyor, bu kez de, Zbeyde'nin vey kardeini bulup ona yalvard. "Ne olursun," dedi, "bana yardm et, bu kz alamazsam lrm." Araya vey karde girip de, "Artk sen de uzun etme ver u kz gitsin, deyince, Zbeyde' nin annesi raz oldu, evlendiler. Zbeyde Hanm ok mutluydu, 1871'de ilk kzn dourdu, adn Fatma koydular. Arkasndan iki olu oldu: Ahmet ve mer. Bu ocuklarn de kk yalarda ldler. Rza Efendi'nin, ailesini memur aylyla geindirmesi kolay deildi. O zamanlar tepeleri hep karla rtl Olympos Da'nn eteinde, Papazkprs denilen yerde Gmrk koruma memurluu yapyordu. Bakt ki olacak gibi deil, grevinden ayrld. Dostlar ona, kereste ticaretinde ok i olduunu sylediler, o da onlara uydu ve kereste iine giriti. Ne var ki, oralarda Yunan eteleri vard, ekya ikide bir depolar basp keresteleri karyordu. Rza Efendi bu iin yrmeyeceini anlaynca, Selnik'e

tanmaya karar verdi. Ahmet Suba Mahallesi'nde bo bir arsaya katl bir ev yaptrd. Zbeyde Hanm ve Rza Efendi'nin evliliklerinin on birinci ylnda, Mustafa bu evin ikinci katnda, sol yandaki odada dnyaya geldi. Rza Efendi, o dnemde ayaz denilen bir yerde de alyor ve baz geceler eve gelemiyordu. Ev ilerine bakmak iin bir zenci kadn tutuldu. Aile gl gibi geinip gidiyordu. Mustafa'dan sonra Makbule, ondan sonra da Naciye, yine bu evde dodu. Zbeyde Hanm Mustafa'y mahalle mektebinde okutmak istiyordu, babas ise o zamanlarda ada saylan bir ilkokulda. Ama Rza Efendi eini ikna edemeyince Mustafa, 5 yanda mahalle mektebine verildi. Bu okullar din eitimine dayanyor ve ocuklara orada Kuran ve ilahiler retiliyordu. Annesi, okula balayaca sabah Mustafa'ya bir beyaz entari giydirmi, bana srma ilemeli bir sark geirmi, boyuna cz denen bir anta asm, eline de yaldzl bir dal vermiti. Okulun hocas btn ocuklarla birlikte evin kapsna geldi. Mustafa nce annesinin, sonra da Hoca Efendi'nin elini perek kafileye katld, nde Hoca Efendi, arkada okula balayan ocuklar, hep birlikte sokaklar dolatlar, hep bir azdan dualar ettiler, ilahiler sylediler, sonra okula geldiler. Hoca Efendi, Mustafa'y elinden tutarak dersaneye gtrd. zerinde bir elifba bulunan rahlenin arkasna oturdu ve, "Elif, be, pe, te, se," diye ilk dersini vermeye balad. Mustafa bu mahalle mektebinden pek holanmam, ancak babas Rza Efendi Zbeyde Hanm' krmamak iin ocuun bu okula gitmesine gz yummutu. Sonunda Rza Efendi daha fazla dayanamayarak Mustafa'y mahalle mektebinden ald ve emsi Efendi okuluna gtrd. Mustafa ilahilerle mektebe balad iin Zbeyde Hanm'n gnl olmutu ve olunun emsi Efendi okuluna gitmesine kar koyamad. ki yl sonra Mustafa babasn yitirdi. Rza Efendi daha 50'si-ne yeni girmiti. Mustafa 7, Makbule 3 yandayd, Naciye ise 40 gnlkt. Bylece Zbeyde Hanm gen yata dul kalm oluyordu. ocuklarn alp aabeyi Hseyin Aa'nn Selnik'e otuz kilometre uzaklktaki iftliine gitti. Bu iftlik yaam, Mustafa'y ok mutlu etti. Her gn sabahtan akama kadar balarda, bahelerde ve tarlalarda gezindi. Ama bir sre sonra okula dnmesi gerekiyordu. Yine hep birlikte Selanik'teki evlerine dndler. Mustafa, emsi Paa okulunu bitirdi, artk rtiyeye, yani ortaokula gitme zaman gelmiti, nce Selanik Mlkiye Rtiyesi'ne yazld ama orada Kaymak Hafz adnda bir hocadan haksz yere dayak yedii iin okula kst, drt gn, drt gece evden kmad ve okulu brakt. Niyeti askeri rtiyeye girmekti. Ama Zbeyde Hanm asla buna yanamyordu. Mustafa gizlice seme snavlarna girdi ve kazand. Ama bunu annesine nasl duyuracakt? Bereket, o gnlerde Zbeyde Hanm gzel bir rya grmt. Ryasnda Mustafa altn bir tepsi iinde, bir minarenin tepesindeydi. Zbeyde Hanm bu minarenin altna komu ve orada bir adam kendisine, "Hanm," demiti, "olun askeri okula gitmek istiyor, sen engelliyorsun. Eer raz olmazsan olunu aaya atacaz." Zbeyde Hanm, ter iinde bu ryadan uyand, sabah g etti, tik ii rya yorumlayan bir ahbabn bulmak oldu. Ona ryasn anlatt ve bunun ne anlama geleceini sordu. Ryay yorumlayan, "Zbeyde Hanm," dedi, "bu ok hayrl bir rya. Senin bana devlet kuu konuyor. Olun ok byk adam olacak, ba gklere deecek. Sen onun gklere trmanmasna yardm edeceksin. Mutlu ol. Olun askeri okula gitmek istiyorsa hi kar koyma." Zbeyde Hanm'in gzlerinden yalar boand. Akam Mustafa eve dner dnmez, olunu kucaklayp alnndan pt. "Mustafa'cm," dedi, "benim sana syleyecek hibir szm yok. stediin mektebe gir, bildiin yolda devam et. Bu yol sana prl prl ufuklar aacak. Talihin artk yzne glyor. Sen asker olacaksn, izin veriyorum, git, askeri rtiyeye yazl. Hayrl olsun.

Mustafa bylece annesinin iznini alm oluyordu. Askeri okula yazldn aklamasnda saknca kalmamt. Mustafa artk 12 yanda, alkan ve disiplinli bir ortaokul rencisiydi. Matematik retmeni bir gn kendisine, "Bak olum," dedi, "senin de adn Mustafa, benim de. yisi mi senin adnn sonuna bir Kemal ekleyelim de, bizi birbirimize kartrmasnlar." O sralarda Zbeyde Hanm'm yaamnda yepyeni bir olay kt. Ei Ali Rza Bey leli be yl oluyordu, Mustafa yatl okulda okuduu iin eve ancak hafta sonlar geliyor ve Zbeyde Hanm iki kzyla evde yalnz kalyordu. Daha 36 yandayd, gen saylrd. evresindekiler kendisine yeniden evlenmesini neriyorlar, o ise Mustafa'dan ekiniyordu. Zaten evlenmeyi dnmedii iin de hibir aday kmyordu. Ama gnn birinde kendisini bir isteyen oldu. Bu da Memduh Bey'in aabeyi Ragp Bey'di. Ragp Bey Yeniehir'den Selnik'e g ettikten sonra Reji kolculuunu semi ve oraya yerleip kalmt. Ei lm, ocuklar dalmt, evde kk kz Rukiye ile birlikte yayordu. Zbeyde Hanm'la ayn sokakta oturuyorlard. Zbeyde Hanm' birka kez grm ve beenmiti. Evlenmek iin haber gnderdi. Zbeyde Hanm'n bu ie akl yatt. evresindekiler de kendisini desteklediler. Araclarla anlamaya varld. Sonra bir araya gelip grtler ve dn falan yapmadan evlenmeye karar verdiler. Mustafa'nn yatl okulda olduu gnlerden birinde Ragp Bey Zbeyde Hanm'n evine gelip yerleti. imdi tek sorun, Mustafa' nn bunu nasl karlayacayd. Mustafa babasn hi unutamamt. Kimse onun yerini alamazd. Bir hafta sonu okuldan eve dnnce annesini yeni giysiler iinde buldu. Zbeyde Hanm olunu gler yzle karlad. Odada yabanc bir adam oturuyor, annesi onun yannda rtnmeden dolayordu. Mustafa derhal durumu anlad. Demek ki, annesi baka bir erkekle evlenmiti. Mustafa'nn buna katlanmas imknszd. Duvarda babasnn palas aslyd, iinden, o palay alarak bu yabanc adama saldrmak geldi. Sonra bir an o adamn hibir kabahati olmadn dnd. Palaya sarlmaktan vazgeti ve hibir ey sylemeden merdivenleri koarak indi ve evden kat. Halas Emine Hanm'm evine gitti ve aylarca annesinin evine dnmedi. Ama sonra aradan geen aylar ve yllar, Mustafa'nn btn kinini ve dmanln unutturdu; vey babasyla ok iyi dost oldu ve bu dostluk Ragp Bey'in lmne dek srp gitti. Mustafa Kemal annesinin evlenmesinden yl sonra Selanik Askeri Rtiyesi'ni bitirerek 1896'da Manastr Askeri dadisi'ne girdi. Artk klar Manastr'da geiriyor, Selnik'e yazlar gelebiliyordu. Okulda yeni arkadalar edindi. Bunlarn iinde mer Naci en ok deer verdii dostlarndan biri oldu. Ondan iir ve edebiyat alannda ok eyler rendi. Bir yandan da Franszcasn ilerletti. Yazlan Selanik'te ailesi ve arkadalaryla zlem gideriyordu. En sk gittikleri yer Tahtakale ya da Beyaz Kule'deki gazinolard. Genelde mer Naci ve Fuat (Bulca) ile birlikte oluyorlar, raknn dnda meze smarlayacak para bulamyorlard. Fuat, Mustafa Kemal'in vey babas Ragp Bey'in akrabas olurdu. Bir gn yine nde de paralar suyunu ekmiti. Sokaktan kestane alp bir gazinoya girdiler. mer Naci yeni iirler yazyordu. Bir ara iir okumak iin ayaa kalkarak, "Hayat, hayat," diye sze balad. Bir trl sonunu getiremiyordu. "Hayat, bir kuru kestaneden ibarettir," diyerek iirini bitirdi. Mustafa Kemal ve arkadalar, uzun yllar mer Naci'nin bu doalama iirini unutamadlar. Mustafa Kemal daha okul sralanndayken baz nl kiilerin ocuklarna parayla dersler veriyordu. Bunlardan biri, Selanik erafndan Evrenoszde Muhsin Bey'in oluydu. Muhsin Bey deta evlt edindi Mustafa Kemal'i. Sonra istanbul'a tand. Mustafa Kemal hafta sonu izinlerini bazen onlarn evinde geirirdi ve bu iliki yllar boyu srd.

Merkez Kumandan evki Paa da Mustafa Kemal'in kendi kzna ders vermesini istiyordu. Kz 14-15 yalarndayd, Mustafa Kemal de 16. Zamanla aralarnda duygusal bir iliki dodu. Uzun uzun bakyorlard, ama Mustafa Kemal kza olan duygularn belirtecek tek sz sylemeye cesaret edemiyordu. Onun bu yapsn bilen arkadalar, "Mustafa yahu, sen de amma beceriksizsin. Neden bir adm atmyorsun?" diyorlard, ama Mustafa Kemal aileyi rktmekten ekiniyordu. Sonra, aradan zaman geti, evki Paa baka bir yere atand, ailesini alp gitti. iten getikten sonra Mustafa Kemal'in baz yaknlar kendisine evki Paa'nn kznn ona k olduunu anlattlar. Ama artk yollar ayrlmt. Yllar sonra, Mustafa Kemal kurmay subayken, o sevdii kzn korkun bir kaza geirdiini ve tannmaz bir duruma geldiini haber ald. Hemen hastaneye kotu. Kzn babas ve annesi de yanndaydlar. Mustafa Kemal ikisinin de ellerine sarld. Kz gerekten ok byk bir kaza geirmi, sarglar iinde yatyordu. Mustafa Kemal'in gzlerinden yalar boand. Kz yanaklarndan pt, "Ne yazk," dedi, "seni sevdiimi neden daha nceleri anlatamadm?" Kzn da gzlerinden ya boanyordu. Glmsyor ve susuyordu. Bir sre sonra sarglarn arasndan dudaklarn oynatarak, "ok mutluyum," dedi, "seni grmeyi ne kadar ok istemitim. Ama artk ok ge." Mustafa Kemal, "Hayr," dedi, "ge deil, seni hl lgn gibi seviyorum, iyileince hemen evleniriz..." evki Paa ve ei, Mustafa Kemal'i byk bir duygusallk iinde dinliyorlard. kisinin de gzleri sulanmt. Paa, "Evet olum Mustafa," dedi, "ben de ne kadar isterdim. Kzmz hele bir ayaa kalksn, bu ii konuuruz. Mustafa Kemal bir sre sonra o ilk sevgilisinin ldn haber alnca beyninden vurulmua dnd. Bu onun ilk byk akyd, lk byk yaras da bu oldu. Mustafa Kemal, Manastr Askeri dadisi'ni ikincilikle bitirdikten sonra 1899 Mart'nda stanbul'a giderek Harp Okulu'na girdi ve piyade snfna yazld, istanbul onun iin badndrc bir kentti. Okulda yeni arkadalar edindi. Hafta sonlar da vey babas Ragp Bey'in Akbyk'ta oturan kardei Memduh Bey'in evine kmaya balad. Mustafa Kemal kendisini Selanik'te tanm t. Memduh Bey, zaman zaman aabeyi Ragp Bey'i grmek iin onlarn evlerine gidip geliyordu. Olu Ali Enver ile Mustafa Kemal arkada olmutu. Bu bakmdan Akbyk'ta scak bir aile yuvas buldu. Memduh Beyler stanbul'a geldikten sonra, ei Vasfiye, Fikriye'yi dourmutu. Demek ki Mustafa Kemal Akbyk'taki eve gelip giderken Fikriye ayakaltnda dolaan ufak bir ocuktu. Mustafa Kemal Harp Okulu'nu ve Harp Akademisi'ni bitirene kadar Memduh Beylere gidip geldi. Akademi'nin son snfndayken Memduh Bey damar hastalndan ld. Fikriye'nin Mustafa Kemal'le ilk anlar ite bu yllara dayanyordu. Alt-yedi yalarndaki bir kz ocuunun, kendisinden 16 ya byk yakkl bir Harp Okulu rencisine olan duygularnn temelinde byk bir hayranlktan baka bir ey olamazd. Fikriye ok gzlemci bir ocuktu, eve gelip gidenleri inceden inceye izler, yzlerini ve adlarn da hi unutmazd. Mustafa Kemal nce Harp Okulu'nda, sonra Harp Akademisi'nde yeni dostlar edindi ve bu dostluklar yaam boyu srd. Kimler vard bunlarn arasnda? En yakn arkada, Ali Fuat't (Cebesoy). Hafta sonlarn ou zaman onunla birlikte geirir, gece de onun babas smail Fazl Paa'nn Kuzguncuk'taki evinde kalrlard. Mustafa Kemal Fethi'yi (Okyar), Yusuf Akura'y, Ferit'i (Tek), Cafer Tayyar Paa'y, Enver Paa'y, Selhattin Adil Paa'y, Fahrettin Altay', Kzm Karabekir'i, Asm Gndz', Ali Ihsan' (Sabis) hep o yllarda tand. Kimisiyle yakn dost oldu, kimisiyle de aralarnda scak bir iliki kurulamad. Manastr dadisi'nden tand mer Naci ve Selanik'ten yakn arkada Nuri Conker'le ise itikleri su ayr gitmiyordu.

Mustafa Kemal ve Ali Fuat, birlikte geirdikleri hafta sonlarnda, akam okula dnerlerken, Tepeba ve Taksim bahelerine uramay gelenek haline getirmilerdi. Bu bahelerde Avrupa'dan gelmi orkestralar alar, Beyolu'nun nl zenginleri, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, paalar, beyler de buralardan hi eksik olmazlard. Yine byle bir austos akam, iki arkada Kuzguncuk'tan okula dnerlerken, Taksim bahesine gittiler. Bir Macar orkestras orada Viyana valsleri alyordu. kisinin de can iki imek istedi. Ama zerlerinde niforma olduu iin iki iemezlerdi, subaylara kesin iki yasa vard. Bu yzden garsona, limonata bardann iine viskisoda koymasn ve barda limonata kamlaryla getirmesini sylediler. Bylece kimse onlarn iki itiini anlayamayacakt. yle oldu. Viskileri kamla keyifli keyifli imeye baladlar. Tam bu srada yandaki masaya Abdlhamit'in bahafiyesi Fehim Paa ile Akademi'nin mdr Ali Rza Paa ve yine hafiye takmndan Albay Gani Bey birlikte gelmezler mi?! kisinde de afak att. Az sonra da okul mdr onlar kendi masalarna artp Fehim Paaya tantmaz m? ster istemez birlikte paalarn masasna oturdular. Ali Rza Paa Mustafa Kemal'e dnerek, "Siz ne iiyorsanz bize de ondan smarlayn," dedi. Mustafa Kemal garsonu arp onlara da ayn biimde viski getirmesini syledi. Ali Rza Paa, "Nedir bu ieceimiz iki?" diye sordu. "Sodal bir meyve suyu. Biraz buruk ama ho bir iki." Viskiler onlara da kaml limonata bardaklaryla geldi. Paalar, ne olduunu bilmedikleri anlalan viskiden ok holandlar. Bir daha, bir daha derken saatler ilerledi. Mustafa Kemal okula ge kaldklar iin kalkmak zorunda olduklarn syleyecek oldu. Okul mdr, "Olmaz yle ey," dedi. "Ben size bir tezkere yazarm. Nbeti subaya verirsiniz. Sizinle uramazlar. Hi merak etmeyin. Haydi, imdi de bizi yle dansl, elenceli bir yere gtrn de keyfimizi orada srdrelim." Mustafa Kemal'le Ali Fuat'n arada zaman zaman gittikleri yerlerden biri de Kristal Gazinosu'ydu. Paalar oraya gtrdler. Garsonlar Fehim Paa'y karlarnda grnce ok tellandlar. lerinde onlar tanmayan yoktu. "Buyurun Paa Hazretleri, buyrun, sizi yle alalm," dediler. Sahneye en yakn bir masa boaltld. Paalar ve yanlarndaki iki gen Harbiyeli kuruldular masalara. "Ne emredersiniz Paa Hazretleri? Arak (rak) m getirelim?" "Hayr olum, bakn bu gen arkadalar biliyorlar bizim ne sevdiimizi. Kemal Bey, anlatn u garsona ne istediimizi." Mustafa Kemal, Rum garsonu bir keye ekerek ne istediklerini anlatt. Az sonra masaya yine kaml limonata bardaklaryla viskiler geldi. Paalar bayldlar bu yeni moda ikiye. Gece yarsndan sonra saat 2'ye kadar ikiler iildi. Sonra hep birlikte kalktlar. Paalar arabalarna binip konaklarna yneldiler, Mustafa Kemal ile Ali Fuat da Harbiye'ye. Hi o saatte okula dnmemilerdi. Kapy vurdular. Nbeti avu gelip kapy at. "Ne aryorsunuz bu saatte?" "Bizim tezkeremiz var." "Ben tezkere mezkere dinlemem. Nbeti subay aracam, tezkerenizi gsterirsiniz. Grrsnz banza gelecekleri." avu nizamiye kapsn ieriden srmeledikten sonra gidip nbeti subay uyandrd. "Komutanm," dedi, "iki renci geldi, ieri girmek istiyorlar. Ellerinde Paa'nn tezkeresi varm gya, sokmadm." Subay, uyku sersemliiyle "Alma ieri," diye haykrd. "Bu saatte Harbiye'ye nasl girerlermi?"

Sonra aylr gibi oldu. "Yok, yok," diye seslendi. "Al ieri, ikisini de kodese kapat, yarn sabah ben onlara gsteririm." avu tam odadan karken nizamiye subay dnd, 'Ellerinde Paa'nn tezkeresi varm! Ne demek bu tezkere? Ya gerekten Paa onlar grevle bir yerlere gndermise! Bo yere bamza dert amayalm.' "Dur!" diye haykrd. "Bekle, ben imdi geliyorum." Kapya vardklarnda, nbeti subay uykudan uyandrlm olmann kzgnlyla, "Maallah beyler," dedi, "gecenin bu saatinde nereden byle?" Mustafa Kemal, "Serhafiye Fehim Paa Hazretleri ve okul nazrmz Ali Rza Paa ile berberdik de..." Nbeti subay, "Siz iyice kafay ekmisiniz, samalyorsu-nuz," diye haykrd. Sonra, Mustafa Kemal'in uzatt karta bir gz att. Kart gerekten okulun dahiliye mdrne yazlmt. Subay biraz bozuldu ama artk bu iin dn yoktu. ,"Dn bakalm nme," dedi. "Dahiliye mdrn grecegiz." Gidip mdr uyandrd. Adam karta bir gz att, gerekten kart okul mdrnden geliyordu. Yzbaya dnd, "Tamam," dedi, "brakn ocuklar gidip dinlensinler." Nbeti yzba hrsndan deliye dnmt. "Ba stne kumandanm," demekle yetindi ve olay kapand. Mustafa Kemal ile Ali Fuat'n o yllarda gittikleri iki yer daha vard: Biri Beyolu'nda Zeuve birahanesi, teki de Galata'da Con Paa'nn lokantas. Birincisini emekli bir Alman astsubay iletiyordu, ikincisini de Bykada'da yaayan bir Rum. Bu lokanta Tnel'in Galata kapsndan kp da Karaky kprsne giderken sa kedeydi. Mustafa Kemal viskiyi ilk orada imiti. ok canl, elenceli geen bu rencilik yllarnda, Mustafa Kemal derslerini de hi aksatmyor ve Harbiye'nin en baarl rencilerinden biri olarak btn kumandanlarn dikkatini ekiyordu. Zeks, alkanl ve disiplinli davranyla, gzel konumalar ve edebiyat konularndaki bilgisiyle herkesin saygsn kazanmt. evresindeki btn arkadalar da istibdat rejimine bakaldrmaya hazr, yrekleri devrim ateiyle arpan genlerdi. Hepsi onlar yarnn devrimcileri olarak gryordu. Mustafa Kemal Akademi'nin son snfndayken Memduh Bey birdenbire ld. oluk ocuk perian oldular. Mustafa Kemal de vey amcasnn lmne ok zld ve kendisine her zaman kucak am olan insanlarla ilikilerini hep srdrmeye karar verdi. Ali Enver'le zaten zaman zaman meyhanelere gidiyorlard. Fikri20 ye o yl yedi yandayd. Mustafa Kemal aabeyine byk bir hayranl vard. Ailenin en k Jlide ise drt yandayd, henz hibir eyin farknda deildi. Mustafa Kemal 1905 ylnn ilk aynda Kurmay Yzba olarak Harp Akademisi'ni bitirdi. Amac Selanik'te bir greve atanmak ve en yakn arkadalaryla birlikte orada devrimcileri rgtleyerek rejimi temellerinden sarsmakt. Abdlhamit'in devrilmesi iin en iyi ortamn Balkanlar'da, Rumeli'nde ve Makedonya'da olduuna inanyorlard. Diplomalarn aldklar gnlerde kendilerine nereye atanmak istediklerini sordular. Mustafa Kemal de Ali Fuat'la birlikte Sel-nik'i seti. Makedonya'ya ve zellikle Manastr'a oradan ulamak ok kolayd. Mustafa Kemal ve Ali Fuat, ilk i olarak Mercan Yo-kuu'nda asker elbiseleri diken bir terziye birer takm elbise smarladlar. Birka gn sonra yola kmaya hazrlanyorlard. Ama ertesi gn ikisi de tutukland. nk Akademi'deki baz rencilerle birlikte bir devrim komitesi kurduklar yolunda Saray'a jurnal edilmilerdi. Oysa bu, tmyle bir karaalma olayyd, henz byle bir rgt kurmamlard. Mustafa Kemal ile Ali Fuat, jurnalin tmyle uydurma olduunu g bel kantladlar. Ama bu olay, onlarn

Selnik'e atanmalarna engel oldu; ikisi de Suriye'deki Beinci Ordu'ya gnderildiler. Mustafa Kemal am' daki Svari Alay'na atand, Ali Fuat ise Beyrut'taki Svari Alay' na. Mustafa Kemal, zlemini ektii bilinli bakaldr ortamn Suriye'de hi bulamad. Sk sk am'dan Beyrut'a gidiyor ve oradaki arkadalaryla tartmalar yapyordu. Bazen de am'da 'Sahra lemi' denen elenceli bahe toplantlarna katlyordu. inden sular akan bahelerde araklar iiliyor, sazlar alnyor, Arap kzlarnn arklar dinleniyordu. Zaten am'da baka bir elence de yoktu. Beyrut daha canl bir kentti. Oradaki Alman birahanesi, subaylarn akamlan buluma yeriydi. Orada kafalar eken subaylar, daha sonra limann yaknlarnda algl bir baheye giderek tartmalarn orada srdryorlard. te o tartmalarn sonunda vatann kurtuluu iin aralarnda bir gizli rgtn kurulmasna karar verdiler. Bu rgte, 'Vatan ve Hrriyet Cemiyeti' ad verildi. Ama bu cemiyet ne yapabilirdi ki? Beinci Ordu'yu ayak- 21 landrarak stanbul'un zerine mi yryeceklerdi? Byle bir eyin yaplamayacan kendileri de biliyordu. Amalar devrim tohumlarn oradan baka yerlere yaymakt. Mustafa Kemal Rumeli'ye gemeye kesin karar verdi. O dnemin nl subaylarndan Mir Hakk Paa'nn olu Hamdi Mustafa, Kemal'in yakn arkadalarndand. Onun araclyla bir izin tezkeresi elde etti. Niyetini Ali Fuat'a aarak, "Ben Makedonya'ya gidiyorum," dedi. Ali Fuat, "Aman, bunu nasl yaparsn," dedi. "Bu tezkere zmir'den teye gemez." "Zarar yok, bir kez buradan uzaklaaym, yeter. Nasl olsa bir yolunu bulur, Selnik'e geerim." Mustafa Kemal'in eski arkadalar Selanik'te nemli grevlere getirilmilerdi. Onlarn araclyla iznini uzatabileceine inanyordu. Ali Fuat'a, "Sen," dedi, "katm kimseye syleme. Benden haber bekle." Mustafa Kemal kama kararn verdikten sonra Beyrut'tan Yafa'ya geti. Oradan da bir vapura atlayarak skenderiye'ye ulat. Orada yapaca hibir ey yoktu. Zaten sivil giyinmiti, hi kimseden ekinmiyordu. Limanda vapur acentelerinin bulunduu blgeye giderek Pire'ye kalkacak ilk vapurun hangisi olduunu aratrd. Biletini ald. Vapur, skenderiye'den Yunanistan'a giden Rum yolcularla doluydu. Mustafa Kemal vapurda gzel Rum kzlarndan baka kimsenin dikkatini ekmedi. Kadnlar kendisine trl avanslar veriyorlard. O da vapurun barnda Uzo'sunu ierken, Rum gzelleriyle tatl tatl sohbet ediyordu. Vapur ertesi sabah Pire limanna demir att. Mustafa Kemal, orada da Selnik'e ileyen vapurlarn acentesini buldu. Biletini ald ve Selanik'teki bir kurmay arkadana Franszca bir tel ekerek gelip kendisini karlamasn istedi. Ertesi gn vapur Selanik limanndayd. Mustafa Kemal rhtma kmak iin acele etmedi. nk inzibat kordonundan ve gmrkten gemek kolay olmayacakt. Gzleri arkadan aryor-22 du. Az sonra bir kayn gemiye yanatn grd. Kurmay arkada subay giysisiyle kayktayd, iki arkada zlemle kucaklatlar. Mustafa Kemal inzibatlarn denetimine uramadan rhtma km oldu. Doruca Zbeyde Hanm'n evine gittiler. Annesi olunun bu habersiz geliini hi beklemiyordu. Sevin lklar atarak yal gzlerle olunu kucaklad. "Mustafa'm," dedi, "nasl geldin byle habersiz? Kaak msn yoksa?" "Evet anneciim, kaak geldim." "ldrmsn sen. Ya yakalanrsan? Vallahi zindanlarda rtrler seni..." "Korkma anneciim. Ben nlemlerini aldm. Snf arkadam Kemal Ohri gidip kumandana durumu anlatacak. Bam derde girmeyecek. imdilik sen kimseye hibir ey syleme." Sorunun zm kolay olmad. Ama Mustafa Kemal'in Selanik'te gvendii baka dostlar da vard, onlarn araclyla iki gn iinde soruna are bulundu. Mustafa Kemal artk kaak deildi.

Alt yl Selanik'ten uzak kalm olmasna karn doup byd kente Mustafa Kemal'in zel bir dknl vard. Manastr'da, dadi'de okurken de yazlar hep Selanik'te geirmiti. Annesi Zbeyde Hanm, vey babas Ragp Bey, kardei Makbule hep orada yayorlard. Kk kz kardei Naciye ise o Harbiye'de okurken 12 yanda lmt. Mustafa Kemal, aile yuvasna dnmenin mutluluu iinde, doup byd pembe evden birka gn dar kmak istemedi. Sonra arkadalarn buldu. lk ileri Beyaz Kule'nin evresindeki meyhaneleri dolamak oldu. Mustafa Kemal'in Selanik'te yapaca byk iler vard. Hava deiiklii dolaysyla drt ay izin almt. Bu izni ok iyi deerlendirmesi gerekiyordu. Selanik'te eski arkada topu subay Hsrev Sami Kzldoan', snf arkadalarndan mer Naci'yi ve binba Bursal Tahir'i buldu. retmen Okulu Mdr Hoca Mahir de onlara katld. Mustafa Kemal onlara, am'da kurduklar Vatan ve Hrriyet Cemiyeti'nin ilkelerini anlatt. Arkadalar kendisini hayranlkla dinlediler. Hsrev Sami, 23 "Niye burada da byle bir rgt kurmuyoruz?" diye sordu. "Rumeli'nin ve Makedonya'nn koullan byle bir rgtn burada kurulmasna daha elverili deil mi?" Mustafa Kemal, "Elbette daha elverili," diye yant verdi. "Millet zulm ve istibdat altnda mahvoluyor. zgrlk olmayan bir lkede lm ve knt vardr. Her ilerlemenin ve kuruluun esas zgrlktr. Tarih, bugn bizlere baz byk grevler yklyor. Bu ama la am'daki cemiyeti kurdum. stibdatla savaa baladk. imdi gizli almak ve rgt gelitirmek zorundayz. Sizden zveri bekliyorum. Bu kahredici istibdat rejimine ancak devrimle yant vermek gerekir. Khnelemi olan bu ynetimi ykmak, ulusu egemen klmak ve vatan kurtarmak iin sizi greve aryorum." Mustafa Kemal'in bu konumas odada byk bir coku yaratt. Toplantya katlanlarn her biri teker teker sz alarak, "Seninle ayn dnceyi paylayoruz," dediler. "Vatan ve Hrriyet'in Selanik ubesini hemen burada, bu akam kuracagiz." Hsrev Sami, belinden tabancasn kararak masann zerine koydu, "Arkadalar," dedi, "Mustafa Kemal'in sylediklerine uyacamza, vatan ve zgrlk iin gerektii zaman canmz vereceimize hemen yemin edelim." Tabanca elden ele dolat. Her biri teker teker silh perek, "Namusumuz zerine sz veriyoruz, Vatan kurtarncaya kadar savaacaz," dediler. Mustafa Kemal Selanik'te arkadalaryla bir araya gelince, muhakkak ki ok eleniyordu. Kimdi oradaki arkadalar? lkokuldan beri hi vazgeemedii dostu Salih (Bozok), Manastr 1da-disi'nden arkada Nuri Conker, sonra onlara katlan Dr. Tevfk Rt Ara... Birlikte olduklar zaman yapamayacaklar i yoktu. I Genelde Olimpos birahanesinde buluup saatlerce devletin geleceini tartyorlard. 24 Bir akam yine byle bir tartma srasnda, Mustafa Kemal, devletin d politikasn sert bir dille eletirdikten sonra, "Biz ibana geldiimiz gn bu politikay deitireceiz," dedi. Nuri Conker, "Nasl deitireceiz bunu?" diye sordu. "Doktor Tevfk Rt araclyla. O yeni bir politika uygulayacak." "Peki Tevfik Rt devletin politikasna nasl yn verecek?" "Onu dileri bakan yapacam." Nuri Conker gld, "Harika bir i, dedi. Peki onu dileri bakan yaptn, ya beni ne yapacaksn?" "Seni de vali ve kumandan yapacam." Salih Bozok sze kararak, alayc bir sesle, "Peki, ben ne olacam?" diye sordu. Mustafa Kemal, "Seni de bayaver yapacam," dedi. "Hi yanmdan ayrmayacam."

Nuri Conker bunun zerine, "Allahn seversen," dedi, "hepsi iyi de, sen nasl bir greve geleceksin de bizleri byle yerlere getireceksin?" Mustafa Kemal hi dnmeden, "Bu grevleri kim veriyorsa, ben de o grevde olacam," demekle yetindi. Demek ki Mustafa Kemal daha o gnlerde nasl bir yere geleceini biliyordu. Drt aylk hastalk izni ok abuk bitti. Mustafa Kemal, iinde am'a dnmenin burukluunu duyuyordu. O yokken neler olmamt am'da? Mustafa Kemal'in kat stanbul'a jurnal edilmi ve am'daki Beinci Ordu komutanlndan bu ka konusunda bilgi istenmiti. Ordu Komutan Mir Hakk Paa'nn Mustafa Kemal'e byk sempatisi vard ama stanbul'a kar gelmekten de ekiniyordu. i idare etmek iin Yafa'ya bir subay gndererek biimsel bir soruturmaya bavurdu. am'dan olumlu bir yant alnamaynca Harbiye Nzn, Mustafa Kemal'in derhal tutuklanmas iin Selnik'e bir tel ekti. Ama Mustafa Kemal birka gn nce oradan ayrlmt. am'a dner dnmez Ordu Kumandan Mir Hakk Paa'y grerek durumu anlatt. Paa sorunu halletmeye alyordu. "Mustafa Kemal Efendi olum," dedi, "neden bana daha nceden bilgi vermediniz? Size hibir ktlk gelsin istemem. Duygularnz anlyorum. Validenizi zlediiniz iin Selnik'e gittiinizi biliyorum. Belki yakn arkadalarnz da zlemisinizdir. Bunlar hep benim anlayacam eyler. Ama beni ok g durumda braktnz. Bir daha byle eyler yapmayn ltfen." Mustafa Kemal am'da toplam bir buuk yl kaldktan sonra, 1907 Ekimi'nde Manastr'daki nc Ordu'ya atandn renince ok mutlu oldu. Sonunda kendi yurduna kavumu oluyordu. Gelir gelmez, Selanik'te gizli olarak kurulan ittihat ve Terakki Cemiyeti'ne ye oldu. Artk yeni bir dnem balyordu yaamnda. Btn Balkanlar o dnemde byk alkantlar iindeydi. Mustafa Kemal'e bir de ek grev verildi. skp-Selnik demiryolu mfettiliine atand. Ne var ki o stanbul dndayken, bakent iin iin kaynamt ve ittihatlar imdi de ikinci Merutiyet'in ilnna hazrlanyorlard. 23 Temmuz 1908'de Abdlhamit'in tm yetkileri elinden alnarak Merutiyet ilan edildi. Ayn gn Mustafa Kemal skp' ten Selnik'e dnyordu, ittihatlarn kendini biraz devre d braktklarn dnp zlyordu. Oysa o, ka zamandr bu rgtn iindeydi. iki ay sonra istanbul'a dnd. Bu kez de Trablus'ta bir greve atandn rendi, istanbul'da ok nemli olaylar olurken o gnlerini Trablus'ta geirmenin kzgnl iindeydi. Yaklak drt ay oralarda kaldktan sonra, Bingazi'den Selnik'e dnd. Bylece olaylarn iinde olacakt. Mustafa Kemal'in dnnden ay sonra, istanbul, en gergin gnlerini yaamaya balad. Gericiler Meclis'i datp Abdlhamit'e yeniden btn saltanat yetkilerini vermek zere ayaklandlar. Buna, 31 Mart Vakas dendi; eriatlar tam bir anari ortam yarattlar. Bu, btn aydnlara ve 'mektepli'lere kar bir bakaldryd. Mustafa Kemal'in artk ii iine smyordu. Hemen gidip Selanik'teki ordu kumandan Mahmut evket Paa'y grd. "Paam," dedi, "ne diye burada duruyoruz? Yobazlar ve btn gerici kuvvetler devleti kertiyorlar. Hemen stanbul'a gitmek gerekiyor." Mahmut evket Paa'nn bu ie akl yatt. Redif Tmeni Kumandan Hseyin Hsn Paa'yla grt. Evet, ordu bu olaylara seyirci kalmayacakt. stanbul'a yrme karar verildi. Bu amala oluturulan kuvvete 'Hareket Ordusu' dendi. Mustafa Kemal de bu Ordu'nun kurmay bakanlna getirildi. Hareket Ordusu, 19 Nisan 1909'da Hadmky'e geldi. Mustafa Kemal orada 'Hareket Ordusu'nun Halka Bildirisi'ni yazd ve bunu Hseyin Hsn Paa imzalad. Bu bildiride yle deniyordu: "Millet yllardan beri zulm yapan istibdat kuvvetlerini paralayarak Merutiyet Hkmeti'ni kurdu Bu kansz mutlu inklaptan zarar gren aalk kimseler eski duruma dnlmesi iin bin trl hile ve alakla bavurarak yasal hkmeti ykmak

istediler ve stanbul faciasna yol aarak susuz insanlarn kanlarnn dklmesine neden oldular. Ordu, grevini yalnz askeri ynden yapacaktr." Be gn sonra Hareket Ordusu stanbul'a girdi. Ayan ve Me-busan Meclisi ortak bir toplant yaparak kinci Abdlhamit'i tahttan indirdiler ve yerine V. Mehmet Reat' tahta oturttular. 31 Mart Vakas denilen isyan bylece bastrlm oldu. Bir ay sonra da Mustafa Kemal Selnik'e dnd. Artk Mustafa Kemal stanbul'u hi aramyordu. 28 yandayd, kendine doduu kentte saysz i olanaklar bulmutu. O sralarda orada toplanan ttihat ve Terakki Cemiyeti'nin ikinci Byk Kongresi'ne Trablus delegesi olarak katld. Bu kongre ona, ttihatlar yakndan tanma olanan salad. O toplantlarda ordunun politikaya karmamas grn savundu. "Ordumuzun iinde bulunan Cemiyet yesi arkadalarmz politikada devam etmek istiyorlarsa ordudan kmal ve Cemiyet'in halk iindeki rgtnde grev almaldrlar. Ordu politikadan uzaklamaldr," dedi. Ama ttihatlar bu gr paylamadlar. Hele Enver Paa gibi liderler, Ordudaki glerini kullanarak politikada en st grevlere ulamak istiyorlard. Ertesi yl Arnavutluk'ta isyan kt. Oraya gnderilen bir tmen asker isyan bastramyordu. Harbiye Nzn Mahmut evket Paa, ordunun bana gemek zorunda kald. Mustafa Kemal'i de nc Ordu kurmay bakanlna getirdi. Mustafa Kemal yanna Kzm zalp'i, Nuri Conker'i, Kara Vasf ve kr Naili'yi alarak cepheye gitti ve bir ay iinde isyan bastrld, Arnavutlarn ellerindeki btn silhlar da toplatld. O yl Mustafa Kemal'in yaamndaki nemli bir olay da Pi-cardie'deki manevralar izlemek iin Fransa'ya gitmesi oldu. Osmanl hkmeti bu manevralar izlemeleri iin Paris'te atae olan Binba Fethi Bey ile Binba Selhattin Bey'i ve Kolaas Mustafa Kemal'i gndermeye karar vermiti. Mustafa Kemal ile Selhattin Bey, Selanik'ten trenle yola ktlar. Tren Osmanl snrn geip de Srp snrna girince, Mustafa Kemal valizini ap bandaki fesi valize koyarak bir sre nce stanbul'da Tiring maazasndan ald bir kasketi bana geirdi. Binba Selhattin Bey tutucu bir kiiydi, Mustafa Kemal'e, "Ne yapyorsun?" diye sordu. "Biz sayei ahanede (Padiahmzn sayesinde) birinci mevkide seyahat ediyor ve devleti temsil ediyoruz. Osmanllmz, Mslmanlmz belli olmaldr." Mustafa Kemal, "Canm Selhattin Bey," diye yant verdi, "artk snr getik. Sivil giysilerle yolculuk ediyoruz. Herkesin bizi tanmasnda ne yarar var?" Selhattin Bey sustu, uzun bir sre Mustafa Kemal'le konumad. Tren Srbistan'da kk byk istasyonlarda dura kalka ilerliyordu. Selhattin Bey'in karn ackmt. stasyonlarn birinde, elinde bir tepsiyle sandvi satan bir ocuk grd. Hemen pencereyi aarak ocua Srpa, "Bunlarn iinde domuz eti var m, yok mu?" diye sordu. 28 Selhattin Bey Arnavut kkenli olduu iin biraz Srpa biliyordu. ocuk, "Ben ne bileyim," dedi, "et var iinde, domuz mu, sr m, anlamam." Bunun zerine Selhattin Bey sandvileri teker teker eline alarak koklamaya balad. ocuun bu iten can skld ve yoruldu. Tepsiyi kafasnn stnden indirince bir de bakt ki mterinin banda fes var. "Anladm, sen Trksn," dedi ve sandvileri Selhattin Bey'in elinden kapt gibi baka pencerelere kotu. Selhattin Bey ok bozulmutu. Onurlu bir adamd, syleyecek sz bulamad. Ban ieri ekti ve pencereyi kapatt. Bir sre sonra ddkler tt ve sonra tren kalkt, Selhattin Bey de bandan fesini kartp, valizine yerletirdi, orada saklad ve o zamana kadar hi giymedii kasketini bana geirdi. Mustafa Kemal bu olay akn halde izliyordu.

"Ne oldu Selhattin Bey, hani fesi bamzdan hi kartmaya-caktk?" Selhattin Bey, "yle demitim ama imdi zaman geldi," demekle yetindi. Bu olaydan sonra Selhattin Bey Mustafa Kemal'le ok iyi dost oldu. iki gnlk bir yolculuktan sonra Paris'e geldiler. Fethi Bey'le buluup hep birlikte manevra blgesine gittiler. Mareal Foch'un ynetimindeki manevralar sona erip de uygulamalarn deerlendirmesi yaplrken, Mustafa Kemal sz alp grlerini aklad. Mareal Foch bu grlerden ok etkilenmi olacak ki, o akam dzenlenen ziyafete yzba dzeyinde hibir subay arlmad halde Mustafa Kemal'i artt. Konuklar ertesi gn Saint-Etienne'deki top ve tfek fabrikalarn gezdiler. Mustafa Kemal ilk kez bir Bat Avrupa lkesi gryordu. Trkiye'nin o uygarlk dzeyine ulamas iin kafasnda prltlar uyand. Fransa gezisinden tam bir yl sonra, Mustafa Kemal hi beklemedii bir zamanda stanbul'a arld. Neden istanbul'a atandn bir trl anlamyordu. Selanik'te kurduu gizli rgtn istanbul'a jurnal edilmi olmas en byk olaslkt. Cemiyetin ilk ynetim kurulunda Nuri Conker, Fuat Bulca, Mahmut Soydan gibi ok yakn arkadalar vard, onlardan hibirinin rgt ele vermesi sz konusu olamazd. Kendisini geirmeye gelenler arasnda Selanik'teki ordu mfettiliinde genelkurmay yesi, Albay Garip Mustafa Bey de bulunuyordu. Mustafa Kemal bu albaya, "Beni niin istanbul'a aryorlar, syler misiniz?" diye sordu. Garip Mustafa Bey, "Vallahi hi bilemiyorum," diye yant verince, Mustafa Kemal, "Sizin bilmediiniz eyi ben ok iyi biliyorum, beni jurnal eden Cemal Bey'den baka kimse olamaz, dedi. Ona Mersinli Cemal Bey derlerse bana da Selnikli Mustafa Kemal derler. Elbette bir gn hesaplarz." Mustafa Kemal istasyonda kendisini geirmeye gelenlerle kucaklap vedalatktan sonra zgn bir havada Selanik'ten ayrld. Bu onun doduu kentten son ayrlyd. Oraya bir daha hi geri dnmeyecekti. Mustafa Kemal istanbul'da Genelkurmay Birinci ubeye atandn rendi. Neden istanbul'a getirildii konusunda hi kimse azn ap tek kelime sylemiyordu. Ama herhalde Mustafa Kemal'i kendi evresinden uzaklatrarak gzaltnda bulundurmakt. Artk istanbul'dan ireniyordu. Herkesin kendi kar peinde kotuunu grdke hrsndan deli oluyordu. O, herkesten vatan iin zveriyle alma bekliyor ve bu havay gremeyince de d krklna uruyordu. Bu kez annesinden ayrlmak ona g gelmiti. Zbeyde Hanm artk yalanyordu, oluna da ok dknd. Olu hi yanndan ayrlsn istememiti. Mustafa Kemal de istanbul'a gelir gelmez en yakn dostu Salih'e bir mektup yazarak durumunu anlatt ve annesini grp teselli etmesini istedi. 29 II Derne Cephesi Bir hafta sonra Harbiye nezaretine bomba gibi bir haber ulat: talyanlar 28 Eyll 1911'de Trablus ve Bingazi'ye kar saldrya gemilerdi. Bakent birbirine girdi. Enver Paa Trablus'u savunmak iin gnll subaylarla birlikte Bingazi'ye gidecekti. talya ertesi gn Osmanl Devleti'ne sava iln etti. Birka gn sonra da talyan askerleri Bingazi'ye ve Trablus'a ktlar. Osmanl'nn onuruyla oynanyordu. lkede heyecan dorua trmanmt. Osmanl topraklarnn savunulmas iin gazetelerde ateli yazlar kyordu. Bu hava iinde Mustafa Kemal, ertesi gn Derne'de bir greve atand. in en kt yan, orada Enver Paa'ya bal olarak alacak olmasyd; bundan hi holanmyordu. Enver Paa'ya en ufak bir sempatisi yoktu. Onun beceriksiz ve hrsl olduunu dnyordu. Ama o gnlerin koullar iinde ona kar gelmesi de pek kolay deildi. Yapaca ey, kendi dorular iinde yrrken, onunla atmamaya zen gstermekti.

stanbul'dan ayrlaca srada, Harp Okulu'ndan arkada Asm Gndz'le biraz dertleerek yle dedi: "Oradaki topraklarmz savunmak iin Afrika'ya gidiyorum. Ama korkarm, dnte Avrupa'daki topraklarmz da yitirmi olacaz." Birka gn iinde hazrlklarn tamamlad. Yakn dostu mer Naci ve birka subay arkadayla birlikte, Beyrut'a gidecek bir vapura bindiler (Ekim 1911). am yoluyla Msr'a, oradan da Trablus'a gideceklerdi. Heyecanla geminin kalkmasn bekliyorlard. Tam gn, gece gemide kaldlar, gemi bir trl kalkmyordu. Harbiye Nzn onlarn gitmesini engellemiti. Bunun zerine bir Rus vapuruyla stanbul'dan kamay tasarladlar. Geminin kaptan onlara dosta davrand. Kendilerini vapura kabul etti, artk hi kimse onlar durduramayacakt. Gemi 31 stanbul limanndan ayrlrken onlar bu baarlarn kutlamaya karar verdiler. Ama bu kutlamay nasl yapacaklard? Yanlarna rak bile almamlard. Bereket gemide kaptan ve tayfalar iin bir kantin varm, oradan bir ie votka ile havyar ve peynir gibi eyler alp gvertede tezgh kurdular. Gemi Marmara'ya almt. 2 Ekim akam saat 6'ya geliyor ve sular yava yava kararyordu. Birka mart inatla gemiyi izliyor ve zaman zaman bacadan ykselen dumanlarn arasndan kurtulup rzgrla yaryorlard. Mustafa Kemal ve arkadalar uzun bir sre konumadan votkalarn yudumladlar. Hepsi bu kan heyecann yayordu. Bu sessizlii Mustafa Kemal bozarak mer Naci'ye, "Ne yapalm," dedi, "burada, Selanik'teki 'Paa gdas' yok, bunlarla idare edeceiz." Mustafa Kemal'in 'Paa gdas' dedii, rak ile erez trnden ufak mezelerdi. Olimpos gazinosunda yllarca, bu Paa gdas dedikleri iki ve mezelerle yetinmilerdi. mer Naci, "Paa gdas da olmayversin, byle de oluyor ite," dedi. "imdi sen syle bakalm, bu iin sonu neye varacak? Bizi biraz aydnlat da karamsarla kaplmayalm." Mustafa Kemal, "Arkadalar," dedi, "vatan kurtarmak iin imdi her zamankinden ok gayret ve zveri gerekiyor. Endls tarihinin son sayfalarn okuyunuz. Greceksiniz koca bir devlet nasl yklp gitmi. Biz Endls'e benzemeyeceiz. Btn arkadalarmzn bunun bilincine varp canla bala almalar gerekiyor. Tembellikten hibir ey kmaz. Hi durmadan, yorulmadan btn tehlikeleri gze alarak savaacaz. Biz Araplar deil, vatan kurtarmak iin Trablus'a gidiyoruz. Vatann snrlar nereye kadar uzanyorsa orada savaacaz." "Kabul, biz de yle dnyoruz. Ama skenderiye'den sonra hedefimize nasl ulaacaz?" "skenderiye'den Kahire'ye geeceiz. Orada Abbas Hilmi Paa'y greceim. Trablus'a gitmemiz iin o bize araba bulabilir. Ona gveniyorum." 32 Rus vapuru ertesi sabah Urla aklarnda demirledi. Mustafa Kemal'in ilk ii,5alih Bozok'a bir mektup yazmak oldu. O mektubunda yle diyordu: "Hazreti Salih, ".. .Benim nerede olduumu aklamayn. Daha bir sre iin valideme bile haber vermeyin. Ara sra benim tarafmdan ona, Selnik'e, istanbul'dan gelmi gibi mektup gnderin. "Eyp Sabri sizi grecek. Ona dilekelerim ve borlarm hakknda bilgi verdim. Maamdan borlarm dedikten sonra kalannn valideme verilmesi gerekir. "Senin araclnla valideme verilmek zere Kerim Bey'e 40 lira braktm. Msr'a vardktan sonra sana bilgi ve adres vereceim. Sen de bana yazarsn. ayet sen bir tarafa gidersen, senin adna mektuplarn alacak ve aacak bir arkada se. "Naci Conker'e ayrca mektup yazacam. O kymetli kardeime de ki, 'Ans kalp ve vicdanmdan bir an kamayan bir z kardeim varsa Nuri'dir.' Bu acl seferi onunla yapmak isterdim. Allah nasip ederse sava alannda birleiriz. Eer kaderde varsa elbette kavuuruz.

"Salih, senin de gzlerinden perim. Kalbinin vefasna, vicdannn temizliine ve nezaketine kran borluyum... Allahasmarladk." Uzun bir yolculuktan sonra Mustafa Kemal ve arkadalar skenderiye'ye geldiler. Hepsi bir takma ad kullanyordu. Mustafa Kemal de gazeteci Mustafa erif olmutu. Ksa bir sre skenderiye'de kalmalar gerekiyordu. nk attan inerken Mustafa Kemal'in aya burkulmutu. Birka gn yola kacak durumda deildi. O arada Trablus'a gei olanaklar aratrlacakt. Mustafa Kemal'in ilk ii, Hdiv Abbas Hilmi Paa'y bulmak oldu. Paa kendisini sevgiyle karlad. O da talyanlarn Trablus ve Bingazi'yi ele geirmelerine byk tepki gsteriyordu. Abbas Hilmi Paa Trk kkenliydi, uzun yllar stanbul'da yaamt. Ama ingilizleri kkrtacak bir davranta bulunmaktan da ekiniyordu. Onun yardmyla Harbiye nezaretine durum zerinde 33 bilgi verildi ve istanbul'dan yardm istendi. te yandan da Msr'a yerlemi olan Libyallardan ve zellikle Libya'da uzun yllar egemenliini srdrm olan Senusilerden gnll toplama iine giriildi. Artk btn hazrlklar tamamlanmt, ilk hedef Trablusgarp' ti. Ama bu kez de Mustafa Kemal yolda hastaland. Bu durumda yola devam etmesine hi olanak yoktu, iskenderiye'ye geri dnld ve Mustafa Kemal 15 gn hastanede yatmak zorunda kald. Gnler ne kadar da abuk geiyordu. Mustafa Kemal ve arkadalar istanbul'dan ayrlal neredeyse bir ay olacakt. Mustafa Kemal iskenderiye'den Salih Bozok'a ikinci bir mektup yazarak istanbul'a haber iletmek istiyordu. Yine erif takma adyla u mektubu yazd: "Ey Hazreti Salih, "Seferin ilk dnemindeki zorluu sevdik. imdi ikinci sefere hazrlanyoruz. Bakalm Allah ne gsterecek? inallah dnmek nasip olursa size gnlerce anlatacak hikyelerimiz var. zel surette gzlerinden, validenizin ellerinden perim. Bizim valide filan acaba ne alemdeler? Maa alabildiniz mi? Kuzum Salihciim, Necati'ye syle maamdan borlarm kessin. Dnmde bor filan dinlemem. Kimbilir ne kadar zrt dneceim. Cmleye selm." ite o gnlerde Mustafa Kemal'in en yakn arkadalar Nuri Conker ve Fuat Bulca da istanbul'dan vapurla iskenderiye'ye geldiler. Bylece takm tamamlanm, Selanik'te yalnz Salih Bozok kalmt. iskenderiye'deki hazrlklar da tamamlandktan sonra Mustafa Kemal, Nuri Conker, Fuat Bulca ve arkadalar 16 Kasm 1911 gn, trenle Eblhaccac denen kasabaya vardlar. Oradan teye demiryolu yoktu. l at ve develerle aacaklard. Eyalar develere yklendi, kendileri atlara binerek yola ktlar. Bereket Kasm GVF3 ortalarnda kavurucu scaklar yoktu. Yine de bazen geceleri yol almay yeliyorlard. Kum tozlar iinde 8 gnlk bir yolculuktan 34 sonra Msr snrlarn ap Bingazi topraklarna vardlar. Getikleri yol zerinde, ne bir kasaba vard ne de bir ky. Zaman zaman bedevi adrlarna rastlyorlar ve onlardan arazinin durumu zerinde bilgi alyorlard. Geceleri genelde adrlarda kalyorlard. Nuri Conker yoldan yazp da birka gn sonra postalanan bir mektubunda arkada Salih Bozok'a bu l yolculuunu yle anlatyordu: "Yemeimizi kendimiz piiriyoruz. Mustafa Kemal'in fasulye ayklamasn grmelisin. Ahbamz da Fuat'tr. Bizi katiyen merak etmeyin. imdi bir kuyu bandayz. adr kurup uyuyacaz. Bu mektubumu Msr'a gitmekte olan bir Arapla gnderiyorum. skenderiye'de postaya verecek. Allahasmarladk." Fuat Bulca da o gnlerde yine Salih Bozok'a yazd bir mektupta oralarn sularndan sz ederek yle diyordu: "O gzelim Rumeli sular ryama giriyor. Buradaki sularn hepsi boza gibi. Ama hamdolsun shhatteyiz."

Sonunda Tobruk yaknlarndaki Trk kararghna varabildiler. Kimler yoktu kararghta; Enver Paa, Dr. ibrahim Tali, brahim Sreyya, Dr. Mim Kemal, Dr. Fikret... Ksa bir sre sonra Ali Fethi de onlara katld. Mustafa Kemal karargha geldikten birka gn sonra hastalannca adrnda dinlenmeye ekildi. Btn eyas bir portatif masa, bir portatif karyola ve iki iskemleden oluuyordu. Yere bir de kurt postu serilmiti. Mustafa Kemal'in atei ykselmi ve gzleri kanlanmt. Dr. brahim Tali'nin zoruyla Kzlay revirine kaldrld ve hafta orada yatt. Demek ki nemli bir hastalk geiriyordu. Ama kendini iyi hisseder hissetmez, revirden kt gibi grevinin bana kotu. ok byk iler bekliyordu kendisini. Ama Tobruk'u talyanlardan geri almakt. Ama bu hi de kolay deildi. Trkler dman ne kadar sktrsalar da sonu elde edilemiyorlard. nk italyanlar denizden yardm alyorlard. Osmanl donanmas diye bir g yoktu, gemilerin ou yllar boyu Hali'te beklemekten ryp gitmiti, ie yarayacak tek gemi, Mustafa Kemal'in gvendii tek deniz subay olan Hseyin Rauf (Orbay) Bey'in kumandasndaki Hamidiye zrhlsyd. Ama ne sava bir tek zrhlyla kazanma olana vard ne de lden toplanm derme atma askerlerle, istanbul'dan gelen gen subaylar ve doktorlar yokluk iinde rpmyorlard. Mustafa Kemal, bir avu askeri ve zverili dostlaryla ne yapabilirdi? ite o gnlerde, 30 Mart 1912'de Mustafa Kemal, Selanik'ten dostu binba Behi Erkin'e yazd bir mektupta durumu yle anlatyordu: "Gnlk ciddi almalarnz arasnda elinize geme mutluluuna erieceini umut ettiim ibu mektup, buradaki savan durumuna ilikin duygular yanstaca iin ilerinizden birka dakika ayrlmanza deer sanyorum. "Selanik'ten istanbul'a ve oradan da Bahri Sefid'i (Akdeniz) geerek Msr'a ve Msr'dan da 700 ksur kilometrelik bo lleri geerek imdiki yerimize geliimiz yle bir tarihtir ki, hikyesi ancak Selnik'in Olimpos'unda 'Paa gdas'yla anlatlabilir. Buna erimek imdilik bir hayal ise de gerek olmas uzak deildir. "19 ubat'ta yaplan arpma yle oldu: Biz 70 kiilik bir gle mevzide bekliyorduk, italyanlar sabahleyin bize saldrarak muharebeye tututular. Bizde taarruz dncesi yoktu. Btn kuvvetlerimiz rtl mevzide bulunuyordu, italyanlar saldrnca biz nce savunmaya getik, sonra da kar saldrya. Dou kanadmzda bulunan kuvvetimizi de cepheye getirttik. Pusu kurulan yer Derne'nin 4 km batsndayd. Btn glerimizle dmana saldrdk. Sekiz-dokuz kez italyanlarn saldrsn krdk. Saat 11'de btn italyan avclar ve yedekleri hepsi birbirinin pei sra kamaya baladlar. Bu manzaray topu mevziinden keyifle izliyorduk. Gecenin gelmesiyle arpma sona erdi. O gn 36 Derne'ye gelmi bulunan iki Alman ve bir de ngiliz subay bizi hayretle izliyor ve durumu kavrayamyorlard. Oysa sonu ortadayd. Biz de onlara, olduka yksek perdeden gcmz gstermi olduk. Sayglarla Derne Kumandan Mustafa Kemal Mustafa Kemal Derne'ye geleli neredeyse be ay oluyordu. Btn k orada geirmi ve Derne'nin havasna almt. Ama u Trablus, Bingazi, Tobruk ve Derne hi de sevilecek yerler deildi. Kuru bir scak, yoksulluk, bakmszlk... Mustafa Kemal, "Osmanllar buraya ne getirmiler, ne yapmlar, insanlara ne kazandrmlar?" diye dnyordu. "Onlara biz ne vermiiz de o insanlardan zveri bekliyoruz?" diye kendi kendine soruyor ve yzyllar boyu buralara egemen olan tm yneticileri suluyordu. Osmanllarn ne ii vard Libya llerinde? Yerliler, italyanlara kar direniin bilinci iinde deillerdi. Bu topraklarda Isa' dan nceki alarda nce Fenikeliler oturmutu, sonra Romallar, sonra Grekler, sonra Bizansllar. Altnc yzylda Arap egemenliine giren blge kabile savalaryla yklp gidiyordu. Yerli halk, genelde Mslmanl zorla

kabul etmi Berberilerden oluuyordu, Arap igalcilere kar genel bir direniin tohumlarna bile rastlanmyordu. Turgut Reis on altnc yzyln balarnda Trablus'u Osmanl egemenlii altna almt. Ama bu blge hep karmaa iinde kald. Osmanllar, kle ticaretinin gelimi olduu bu topraklara uzun yllar snrsz bir zerklik tandlar. Sonralar bu zerklie son vermek istedilerse de baaramadlar. ite 1911'de italyanlar, bu kargaadan yararlanarak kylar ele geirmeye kalktlar. O zamanki gen italyan Kral ikinci Vic-tor-Emmanuel, Afrika'da smrge araylar iindeydi, italyanlar Trablus, Bingazi, Derne ve Tobruk'a saldrya getiler ama byk bir direnile karlatlar. Direnii yerli halk deil, gen Osmanl subaylar rgtlyordu. Ne var ki yerli halkn katlm olmadan 37_ direniin baarya ulamas hi de kolay deildi. Peki yerli halkn katlm nasl salanacakt? Mustafa Kemal bu amala Nuri Conker'i gneye yollad. Nuri Bey'in grevi, Derne'nin 300 km gneyinde Cerbub denen bir kasabaya giderek oradaki eyhlerin direnie katlmn salamakt. Nuri Conker bu yolu tam 14 gnde geebildi. Dnebiliyor musunuz? Gnde ancak 2 km yol alabildiler! Cerbub, Senusile-rin bakenti durumundayd. Nasl bir bakentti oras? Nuri Bey, Cerbub'daki ev saysnn 10'u gemediini anlatyordu. Ne tarm yaplyordu o topraklarda, ne de ticaret, iilecek su tozlu ve kkrtl olduu iin de bizim askerler susuzluktan kvranyordu. Herkesin barsaklar bozulmutu. Conker, "Derne'de dmanla savayorduk, burada ise su ve scaklarla. Nerede bizim oralarn buzlu sular, limonatalar, glgeli serin su balar ve alayanlar?" diye yazyordu. Orada, 3 yandaki kzlarn bile sokaa kmalar yasakt. Kzlar doduklar yerde byyor ve hi insan iine kmadan orada lyorlard. Mustafa Kemal, ite bu koullar altnda yaayan insanlarn direnie katlmn salamay amalyordu. Bu hi kolay bir i deildi. Sava bir ksrdng iindeydi. Ne italyanlar ilerleyebiliyorlard, ne de Trkler onlar yerletikleri topraklardan atabiliyorlard. Zaten italyanlarn da lleri ele geirmeye pek niyetleri yoktu, kentleri tutmulard, istedikleri de buydu galiba. ite byle bir hava iinde 25 Nisan 1912'de Mustafa Kemal sevgili dostu Salih Bozok'a yazd bir mektupta durumu yle anlatyordu: "Ey Hazreti Salih, "Mektuplarnzda, gazetelerde bizimle ilgili duygularnz yanstan satrlar okuduum zaman kalbim pek derin duygularla arpyor. Birka kardeinizin Akdeniz'i ap llerde uzun yollar alarak, dmann karsna kmas ve dman kyya hapsetmesi phesiz sizi memnun eder. Fakat 38 biz, vatana olan zverinin derecesini dndke, bugne kadar yaplan hizmeti pek kk buluyoruz. "Bilirsin ben, askerliin, her eyden ok sanatkrln severim. Burada bu sanat uygulayacak kadar zamana ve aralara sahip olunsa, ite o zaman milletin arzusuna uygun bir hizmet yapm olacaz. "Ah Salih, Allah bilir yaammda orduya yararl bir uzuv olabilmekten baka bir emel edinemedim. nk vatanmzn korunmas, ulusun mutluluu iin her eyden nce, ordumuzun eski Trk ordusu olduunu dnyaya bir kez daha kantlama gereine inanyordum. "Gece, Derne kuvvetlerimizin btn kumandanlar ve subaylaryla bir gsteri dzenlemitik. Bu satrlar adrma dnmde yazyorum. Bu gzel kalpli, kahraman bakl arkadalarmn baklarnda, vatan iin lme hevesini okuyorum. "Bu okuyu, kafamda, sizin ve Makedonya evresinde tandm arkadalarn, btn ordumuzun kahraman evltlarnn ansn canlandrd. Kalbimde byk bir mutluluk ve gurur olutu. Ve arkadalarma dedim ki, 'Vatan mutlaka selmete kavuacak ve millet mutlaka mutlu olacaktr. nk kendi selmetini ve kendi mutluluunu lkemiz ve milletin saadet ve selmeti iin feda edebilen vatan evltlar oktur.'" Cmlenize selam ederim. Kardein Mustafa Kemal

Derne Osmanl Kuvvetleri Kumandan Mustafa Kemal bu yazlar yazarken yrei Selanik'te arpyordu. Orada braktklarn dnrken ii szlyordu. Sevgili annesi ne durumdayd acaba? Ya Makbule? ay geti byle siperlerde, Kuzey Afrika llerinde, Arap ellerinde. 16 Temmuz 1912'de de Mustafa Kemal, 'muhterem kardei' Behi Bey'e u satrlar yazd: "Beni ok teselli eden mektubunuzu aldm. Selnik'in Ompos'unda geri gelmesi umulan gemi tatl gnlerin hlyalarna daldm. O ciddi kardelik yaamna rnek olan gnlerin yeniden yaanmas ise byk mutluluk olur. "Buradaki yaam biimimiz ve almalarmz artk herkese anlaldndan, yeniden onlardan sz etmeyi gereksiz buluyorum. Yalnz unu belirteyim ki, buradaki direniimiz, milletin anna uygun bir sonu alnmas umudunu glendirmiken lkenin iinde beliren olaylar bizi zd. Bizdeki ahlkszln, karcln derecesini biliyorduk. Fakat bunun hainlik, alaklk ve rezalet derecesine varabileceini asla dnemiyorduk. "htiras, bilgisizlik ve mantkszlk yznden koca Osmanl devletini mahvedeceiz. Gl bir Osmanl mparatorluu oluturmay dnrken zamanndan nce kle, yoksul ve rezil olacaz. "Hatann kimlerde ve nerede olduunu bilmiyorum, lkin her ne olursa olsun lke ke itilmemeliydi. "Askerlerin politikayla ilgilenmesini yasaklayan bir yasa maddesi yapmlar. Oysa ben, iki yl nce, bir rastlant sonucu bulunduum bir kongrede, 'Askeri braknz,' dediim iin gerici oldum. dama mahkm edildim. Zaman ve olaylar her eit gerei ortaya kartr, ama bazen byle ykc bir darbe indirerek. "Bugn askeri durumumuzda bir deiiklik yoktur. Politikamz elverili olursa, bizim istenildii kadar dayanma ve direnme gcmz vardr. Ne var ki politikaclarn, lkeyi bsbtn dalmaktan korumalar iin gzlerini drt amalar gerekir. Btn dostlara selm ve sayglarla gzlerinizden perim." Mustafa Kemal Derne Osmanl Kuvvetleri Kumandan 39 Libya savann en gergin gnlerinde bile, Mustafa Kemal'in akl hep Balkanlar'dayd. Osmanl mparatorluu'na en byk 4 darbenin oralardan vurulmasndan korkuyordu. Kuzey Afrika Trklerin vatan deildi. Ka Trk vard o lkelerde? Ama Balkanlar, Selanik, Makedonya, Rumeli ve Trakya yle miydi ya? Oralardan gelecek bir saldr, btn imparatorluu kertebilir-di. Nitekim Mustafa Kemal'in ngrleri doru kt. Srbistan, Bulgaristan, Yunanistan ve Karada 8 Ekim 1912'de aralarnda anlaarak Osmanl Devleti'ne sava iln ettiler. Bu devletlerin amac Trkleri Avrupa'dan atmakt. Bylece, 'Balkan Sava' balam oldu. Devletin iki cephede birden savamaya gc yoktu. Trablus feda edildi, Osmanl Hkmeti 15 Ekim'de svire'de Ouchy Antlamas'n imzalayarak btn Libya'y italyanlara brakmak zorunda kald. Mustafa Kemal ve arkadalar, hibir yenilgiye uramadklar halde Libya'dan ayrlacaklard. Bu durum ok ar geldi Mustafa Kemal'e. Yine karayoluyla Kahire'ye geldiler. Mustafa Kemal'in ilk ii, Abbas Hilmi Paa'y grmek oldu. Ona Trablus'a giderken salad kolaylklardan dolay teekkr etti. Abbas Hilmi Paa da Balkan Sava'nn ktn ve talyanlarla Ouchy Antlamas'nn imzalanm olduunu duymutu; ok zgnd: "Tam bir yl Libya llerinde kahramanca bir direnite bulundunuz. Derne'de dman geri pskrttnz, bunlarn hepsini duydum. Sizi itenlikle kutlarm," dedi. "Ama ne yazk ki devletin politikasna bakalar yn veriyor. Siz ne yapsanz bouna. ttihatlar Devleti bu duruma drdler, ok yazk! Srplar Manastr'a girmiler, Yunanllar da Selnik'e. imdi ne yapmay dnyorsunuz?" "Derhal stanbul'a dneceim Paa Hazretleri. Sonra ne yapacam bilmiyorum. Herhalde beni yeni bir greve getirecekler. Cepheye gidip savamak istiyorum. Tek

istediim ey, silha sarlp dmann karsna kmak. Hain adamlar, koca imparatorluu nasl kerttiler? Selanik ve Manastr' nasl dmana braktlar? Bunlarn hesabn soracam." "Ailenizin Selanik'te olduunu sylemitiniz, ne oldular acaba? Benim bildiim kadaryla oradaki btn Trk aileleri stanbul'a g edeceklermi." 4]_ "Bunlar duyduka deli oluyorum. Bu yzden de bir an nce stanbul'a dneceim. Ama nasl?" "Evet, sorun burada. Ben sizi Adriyatik zerinden Venedik ve Trieste yoluyla Viyana'ya gnderebilirim. talya'yla anlama imzalandna gre, talyan topraklarndan gemenizde bir saknca grmyorum. Viyana'dan Budapete'ye geersiniz. Oradan Bkre'e, oradan da istanbul'a ularsnz. Bylece Yunanistan, Srbistan ve Bulgaristan topraklarna admnz atmadan istanbul'a dnm olursunuz." "ok doru. Tek yol bu galiba. Tabii bu yolu btn arkadalarmzla birlikte yapacam." "Evet Mustafa Kemal Bey. Ben de onlar yalnz brakmayacanza inanyorum. Hemen yarn yola kabilirsiniz. Ama bu akam konuum olun. Sizin rak sevdiinizi biliyorum. Burada istanbul raks yok ama Uzo (Rum Raks) ve Zahle'nin Arak raks bulunur. Biraz efkr datrz." Ill Fikriye'nin Tutkusu Mustafa Kemal ve arkadalar, yaklak bir aylk bir yolculuktan sonra 20 Kasm 1912'de stanbul'a vardlar. Bu sre iinde Yunan ordusu Selnik'e girmi, sokaklar Yunan bayraklaryla donanmt. Trkler evlerine kapanm alayorlard. Baz aileler de, neleri var neleri yok satp stanbul'a g ediyorlard. Zbeyde Hanm, Makbule ve Ragp Bey ne durumdaydlar acaba? Mustafa Kemal stanbul'a gelir gelmez onlardan bir haber alabilmek iin vey amcas Memduh Bey'in einin ve ocuklarnn Akbyk'ta oturduklar eve gitti. Memduh Bey ldkten sonra da ailesi hep ayn konakta yayordu. Kapy Vasfye Hanm at. Mustafa Kemal o eve gitmeydi yedi yl oluyordu. Vasfye Hanm' biraz yalanm buldu. Byk olu Ali Enver o gn evde yoktu. Ama Mustafa Kemal ieri girer girmez Fikriye ile Jlide, Kemal Aabeylerinin boynuna sarldlar. Fikriye, 15 yalarnda ok gzel bir kz olmutu. "Kemal Aabey," dedi, "sizi tandm zaman ok kktm, sizi grmeyeli yedi yl oluyor. Ama aabeyimden baz haberlerinizi aldk. Trablus'ta banza bir felket gelmesinden ok korkuyorduk. Sizinle ok vnyoruz. Oh!... Sonunda ite buradasnz." "Evet yavrum, ben de sizleri ok merak ediyordum. Nihayet kavutuk, nemli olan da bu deil mi?" "ok doru Kemal Aabey, inallah bundan sonra stanbul' dan uzaklamazsnz." "ocuum, o bana bal deil. Hele sava varken benim mutlaka cephede olmam gerek. Sen imdi bana anlat bakaym, neler yapyorsun? Okula gidiyor musun?" "Hayr Kemal Aabey, hangi okula gidebilirim ki? Buralarda kzlar iin okul yok. Ama annem benim eitimimle ilgilendi, elinden geleni yapt." Bu szler zerine Vasfiye Hanm konumaya kararak yle dedi: "Evet Kemal Bey, bu yaknlarda kz mektebi olmad iin Fik-riye'yi okula gnderemedik. Ama ona zel dersler aldrdm. Sadrazam Tevfik Paa o yllarda Hariciye Nzr'yd. Paa, Memduh Bey'i ok severdi. Bu oturduumuz kona da onun sayesinde bulmutuk. Paa'nn yabanc olan ei de, tand Trk ailelerin kzlarna, Avrupallar gibi yetimeleri iin Ayazpaa'daki konanda dersler veriyordu. Fikriye'yi ona gtrdm, ok gzel ve akll buldu, ona ders vermeyi kabul etti. Fikriye ondan hem Franszca dersleri ald, hem de piyano rendi." "Aferin sana, ama keke okula gidebilseydin."

"Evet ama Kemal Aabey, ben kendi kendime okuyor, alyorum. Hi merak etmeyin, okula gidenlerden geri kalmayacam." Fikriye hi gzlerini ayramadan byk bir hayranlkla Kemal Aabey'ini seyrediyordu. Ne kadar da yakkl bir adamd bu Kemal Aabey. O da imek akan baklarn Fikriye'den hi ayrmyordu. Fikriye'nin heyecandan yanaklar kpkrmz oluyor ve dizleri titriyordu. Mustafa Kemal Vasfiye Hanm'a dnerek, "Annemden hi haber var m?" diye sordu. "Evet var Kemal Bey, iyilermi, ama imdilik oradan ayrlmay dnmyorlarm. Benim anladm kadaryla Yunanllarn oradan ekilmelerini bekleyeceklermi. Ragp Bey, "Ben bunca yllk yurdumdan ayrlp stanbul'a g etmem," diyormu. "Hakl zavall adam. Biraz bekleyelim bakalm. Elbette dman bir gn yurdumuzdan kovacaz. Ama ben annemi ok merak ediyorum. Kimbilir nasl zlyordur oralarda!" Mustafa Kemal, ilk frsatta yine onlar arayacan syledi. Ve-dalap ayrldlar. Ama Fikriye'nin o ocuksu ve iten davranlar btn gece Mustafa Kemal'in aklndan kmad. 43 Mustafa Kemal kendisine nasl ve nerede bir grev verilecei-44 ni renmek iin ertesi sabah doru Harbiye nezaretine gitti. Kumandan paalar grd. Hepsi kendisini candan kutladlar. Der-ne'de gsterdii kahramanl duymayan yoktu. Ama ne yazk ki, Devlet bu baary deerlendirecek durumda deildi. Balkan Sava nedeniyle Osmanllar Trablus, Bingazi, Tobruk ve Derne'-den ekilmek zorunda kalmlard. Mustafa Kemal, 25 Kasm 1912 gn akam, Gelibolu Yarmadas'nda mevzilenmi olan kolordunun Akdeniz Boaz Kuvvetleri Harekt ubesi mdrlne atand. Karargh Maydos' tayd. Btn Dou Trakya dman igalindeydi. Bulgar ordusu Edirne'yi ele geirdikten sonra stanbul kaplarna dayanmt. Bakent her an saldrya urayabilirdi. Bulgarlar Ruslardan korktuklar iin stanbul'a girmekten ekmiyorlard. Ama te yandan atalca savunma hattn aamadklar iin de Gelibolu Yarma-das'na saldrya hazrlanyorlard. Kolordunun hedefi Rumeli kylarnda bir yere kartma yaparak Bulgarlar atalca'da iki ate arasnda brakmakt. Mustafa Kemal, birka gn iinde hazrlklarn tamamlayarak yola kt ve 1 Aralk gn Bolayr'a ulat. Yakn arkada Fethi Bey de ayn kolordunun kurmay bakanlna atanmt. ki eski dost, orada yeniden bir araya geldiler. O arada stanbul'da nemli olaylar oluyordu. Trablus Sava' nn ardndan Balkan Sava devleti ynetenleri perian etmiti. Dnemin sadrazam Kmil Paa, sava sona erdirebilmek iin ne srlen tm koullan kabul etmeye hazr olduunu aklyordu. Yenilgilere neden olan Harbiye Nzn da ayn eilimdeydi. ttihatlar bu koullardan yararlanarak hkmeti ele geirmek iin planlar hazrlyorlard. lk hedefleri Harbiye Nzn'n vurmakt. ttihatlarn banda bulunan kiiden biri olan Talt Bey (Paa), bu plann ayrntlarn grmek iin Gelibolu'ya giderek Ali Fethi Bey'e ibirlii nerdi. Fethi Bey buna asla yanamad. Mustafa Kemal de adam ldrerek ibana gelinmesine kar kyordu. Talt Bey istedii sonucu alamadan stanbul'a dnd. Ama ttihatlar ellerini kana bulamaktan vazgemediler. 1913 Ocak aynn son gnlerinde Kabine, Babli'de Sadrazam Kamil Paa'nn bakanlnda toplantdayken darda gsteriler oluyordu. Bunlar ttihatlar dzenlemilerdi. Zabta onlar durduramad. Bata Enver Bey, yannda Talat Bey olmak zere ttihatlar grltyle toplant salonuna girdiler. Harbiye Nzn Nzm Paa, ttihatlar kmseyerek karlad. Enver Bey'in hemen arkasnda bulunan Yakup Cemil ise tabancasn ekerek, "Topunuzun hesabn grmeye geldik," diye haykrd. Tabancadan kan kurunlar Nzm Paa'nn kalbine saplanmt. Paa yere yklrken, "Kpekler!" diye inledi. Sadrazam Kmil Paa durumun umutsuz olduunu anlamakta gecikmeyerek,

"Buyurun beyler," dedi, "ben istifa ediyorum. Sadaret mhrn de size teslim ediyorum." Nzm Paa'nn bir saat sonra ld renildi. Artk gn ttihatlarnd. Padiah, gstermelik olarak Mahmut evket Paa'y Sadarete getirdi. Ama gerekte iktidar, ttihatlarn ba olan kiinin elindeydi: Enver Bey, Talt Bey ve Cemal Bey. Mustafa Kemal bu olaylarn dnda kalmt. O Gelibolu'da dmann nasl kuatlacam belirleyen savunma planlaryla urayordu. Enver Bey'e hi gveni yoktu. Onu, kiisel hrslaryla devleti felkete srkleyen biri olarak gryordu. Ordunun st dzeyinde de eitli tartmalar oluyor ve anlamazlklar kyordu. Mustafa Kemal byk huzursuzluk iindeydi. Bolayr'daki kolordu kumandan, gerginlie neden olan baz olaylar Mahmut evket Paa'yla grmek zere Mustafa Kemal'in stanbul'a gitmesini istedi. O da 1913 Nisan'nn son gnlerinde Bolayr' dan stanbul'a geldi. Doru Harbiye Nezaretine giderek Mahmut evket Paa'ya durumu anlatt. Birtakm kararlarn alnmas iin Mustafa Kemal'in bir sre stanbul'da kalmas gerekiyordu. O da bundan yararlanarak baz dostlarn arad. Harbiye'den arkada 45 46 olan ve Balkan Sava'nda ehit den Yzba mer Ltf Bey'in talyan kkenli ei Madam Corinne'i zaman zaman ziyaret etti ve kendisine dert orta oldu. Mustafa Kemal, o srada Akbyk'taki konakta oturan yaknlarn grmeyi de bir bor biliyordu. Bir gn hi habersiz konaa gitti. Vasfye Hanm ile Fikriye, karlarnda Mustafa Kemal'i grnce sevinten gklere utular. Fikriye can atyordu Kemal Aabey'ini dinlemeye. Artk ocuk deildi, 16 yann heyecann yayordu. Ona olan dknln baklaryla, davranlaryla anlatmaya alyordu. El skrlarken bile bir trl elini brakmadan avcunun iinde tutuyordu. Vasfiye Hanm Mustafa Kemal'i yemee alkoydu. O da kznn Mustafa Kemal'e olan dknln biliyor ve onlarn daha sk birlikte olmalar iin ortam hazrlyordu. Fikriye, "Bana amcam Ragp Bey'i anlatsanza, kendisini hi grmedim," diye sze balad. "Ragp Bey'i ilk grdmde 12 yandaydm. Annemin babamdan sonra baka biriyle evlenmesi bana ok dokundu. Alda-tlyormuum gibi bir duyguya kapldm. Sanki babam sam da ben annemi baka bir erkekle yakalamm gibi geldi bana. Uzun bir sre sonra buna altm ve onu ok sevdim. Onun anneme ne kadar dkn olduunu biliyorum. kimiz de ayn kadn seviyorduk. Belki de bu duygu bizi birbirimize yaklatrd. Benim iin nemli olan, annemi mutlu etmesiydi." "Ya amcamn ocuklar? Ben onlar da hi tanmadm." "Amcann drt ocuu var, biliyorsun. Drdn de tandm. Byk olu Sreyya benim yalarmdayd. Makbule'nin ona byk dknl vard. Evlenebilirlerdi. Ama Sreyya Arnavutluk' ta ehit oldu. "Bana annenizi de anlatsanza." "Annemi ben ok severim. O da bana ok dkndr. Her sabah evden karken ve akam dnerken mutlaka elini perim. ok gzel kadnd, imdi de hl ok ho bir kadn. Beyaz tenli, uzun sar sal, uzun boylu, yeil gzl, zarif... Genliinde btn erkeklerin onu ok beendiklerini duydum. Dinine ve inanlarna ok baldr. evremizde ona 'Zbeyde molla' derler. Bir gn mutlaka onu tanyacaksn, ok seveceine inanyorum. "O da beni sever mi acaba?" "Senin gibi gzel ve tatl bir kz hi sevilmez mi?" Yemekte Fikriye Kemal Aabey'inin yanma oturdu. Zaman zaman dizi dizine deince ok holanyordu. Yemein hi bitmemesini ve Mustafa Kemal'in evden hi gitmemesini istiyordu. Gidip ona kahve piirmek geldi iinden. "Kahveyi nasl iersiniz?" diye sordu.

"ekerli olsun Fikriye." Oysa o, Mustafa Kemal gibi bir askerin sade kahve imesini beklerdi. Kahveden sonra Fikriye, "Sakz reeli alr msnz Kemal Aabey?" diye sordu. "Hayr yavrum, almam, imdi sras deil. Ben hemen kalkmak zorundaym." "A... bu kadar az m oturacaktnz?" Mustafa Kemal ev halkn pp gitti. Fikriye'nin yine ii iine smyordu. Ne kadar mutlu olmutu. Acaba Mustafa Kemal onun kendisine olan duygularn biraz olsun anlam myd? Neler yapmamt onun dikkatini ekebilmek iin? Ne kadar tatl bakmt ona... 'Acaba benden biraz holand m?' diye dnd. 'Mutlaka holanmtr,' diye karar verdi. 'Benden holanmasa hi gzlerimin iine bu kadar keskin bakar myd? Benimle hi bu kadar ilgilenir miydi? Ben sevilmeyecek bir kz mym? Hem de artk evlenebilecek yataym. Ka arkadam benim yamda evlendi, ocuklar oldu.' Sonra bir an duraklad Mustafa Kemal onunla ciddi bir iliki kurmak isteseydi, daha tatl bir eyler syleyemez miydi? Ayrlrken yanaklarn daha duygulu pmez miydi? Oysa annesini ve kardeini nasl p-tyse onu da yle pmt. Yani bu, biimsel bir pmeydi. stekli bir erkek, beendii kadn hi byle mi perdi? 'O belki de srekli bir ilikiden korkuyordur. Belki de cinsel yaknlama dnda hi duygusal bir istek yoktur iinde. Belki de 47 48 Doktor Fikret konuyu deitirmek istedi, "Senin, Sofya'da btn gzel kzlarn ve kadnlarn kalplerini aldn syleniyor. Dedikodusu buraya kadar geldi. Biraz da gnl savalarndaki zaferlerinden sz etsene" "Fikret'iim, bunlar hep dedikodu. Sofya kk yer, el lemin ii yok, neler neler uyduruyorlar. Bilirsin, anlatmmdr, ben dans etmeye baylrm. Hele tango ve vals ald m, kimi bulursam dansa kaldrrm. Ama yle olur olmaz kimseleri deil, salonda en gzel kim varsa onun nnde eilirim. imdiye kadar bana hayr diyen kadn olmad. Sofya'da Allah'n gn bir yemek ya da bir resepsiyon dzenleniyor, beni de aryorlar, ayp olmasn diye gidiyorum. Bekr olduum iin btn kadnlarn gz bende. Ha desem gelecekler, ama hi der miyim. Ben orada Osmanl ordusunu temsil ediyorum, hi dedikodu ksn ister miyim? Neye varr bu tr ilikilerin sonu? Her eyi tadnda brakmak gerekir. Ben de hep yle yapyorum. Aslnda hi holandm kz yok mu? Hi olmaz olur mu? Mesel, "Mesela General Kovaev'in kz, deil mi?" "Onu da m duydun? Pes vallahi, duymayan kalmam. Harbiye Nzn General Kovaev'in kz Mara Dimitrina ile aramda ok eyler olduu uydurulmu. Btn bu sylentiler, st ste birka dans etmemize dayanyor. Neymi, ben kz babasndan isteyecek olmuum, adam, 'Hayr, olmaz,' demi. Hi yapar mym byle ey? Btn siyasal yaamm mahvolur." 57 "Peki ya Babakan Radoslavof un kz?" "Anladm, Nikolina'dan sz ediyorsun. Tabii o da muazzam 58 bir sylenti. Dnsene, ben deli miyim?" "Tahmin ediyordum btn bunlarn dedikodu olduunu. Peki orada, duygusal yaamnda yer alan kimseler yok mu?" "Yok, ama ne oluyor, biliyor musun? Ben duygusal bir insanm, kzlarla, kadnlarla konuurken hep duygusal szler ederim, sevgi dolu mektuplar yazarm. Yaradlm byle. Hepsi de benim kendilerine k olduumu sanr. Sevilmekten ve beenilmekten de ok holanrm. Karmdakileri tahrik edecek, coturacak, umut verici davranlarm olur. Benim bu yanm bilenler davranlarm hi ktye

yormazlar. Ama beni yakndan tanmayanlar her trl yorumu yaparlar. Ona da bo veririm." "Peki Kemal Bey, senin hi ciddi ciddi holandn kimse olmad m?" "Hayr olmad, diyemeyeceim, ben de insanm, elbette sevmi olabilirim. Ama sevgilerime snr koymasn bildim. Selanik' te ders verdiim bir kz vard, babas orada kumandand. O kzdan ok holandm. Ama evlenecek yata deildim ki. Sonra o kz da korkun bir kaza geirdi, o ak defteri feci bir biimde kapand." "Baka?" "Baka, imdilerde u kk Fikriye aklma geliyor. vey babamn yeeni. ok tatl bir kz. Bydke gzelleti. imdi 16 yanda. Bana ok dkn olduunu biliyorum. ok holanyorum Fikriye'den, ama ben hi evlenecek durumda bir adam mym? Yarn ne olacam belli mi? Yazk olur ocua." Mustafa Kemal'in gznde herkes ocuktu. O zaten yakn arkadalarna bile, kendine zg konumasyla, 'ucuk,' diye seslenirdi. Doktor Fikret, Mustafa Kemal'in Fikriye'den sz ederken de bu kelimeyi kullanmasn hi yadrgamad. "Evet, evet, anlyorum, acele etmek istemiyorsun. Yoksa sevmediinden deil." "yle vallahi!..." Her gn, byle tatl ve iten konumalarla geiyordu. Ama Doktor Fikret biraz huzursuz olmaya balamt. Ya Mustafa Kemal'in kat anlalrsa? nc gnn akam Fikret Bey Mustafa Kemal'e, 59_ "Ne zaman dnmeyi dnyorsun?" diye sordu. "O ne biim soru? Skldn m benden? Gitmemi mi istiyorsunf "Hi olur mu Kemal'ciim? Her gn ne tatl sohbetler ediyoruz. Hi doyamyorum tadna. Bitecek diye korkuyorum." "Yok, doktor, sen merak etme, ben dneceim zaman bilirm. Birka gn sonra Fikret Bey konuuna yine ayn soruyu yneltecek oldu. Mustafa Kemal, "ok rica ederim doktor," dedi, "ben ne yapacam bilirim. Hele bir renelim bakalm, ne zaman vapur varm." Bunun zerine Doktor Fikret'in ertesi sabah ilk ii limandaki acenteden konuuna bir bilet alp gelmek oldu. "Bak Kemal'ciim, bugn bir vapur varm, hemen biletini aldm." "Ya... yle mi Doktor? Demek beni yolcu ediyorsun?" "Vallahi iimde bir ktlk yok. Senin iyiliin iin, ban derde girer diye korktum. Yoksa hi seni brakmak ister miyim?" "Peki, yle olsun." Mustafa Kemal krld m Doktor Fikret'e? Hayr, dostluklar hep srd. Birinci Byk Millet Meclisi kurulurken Ankara'ya ilk koanlardan biri de Dr. Fikret'ti, nce Kozan'dan, sonra Ertu-rul'dan, sonra da Bilecik'ten milletvekili seildi. 1925'e kadar da Gazi Paa'nn rak sofrasndan hi eksik olmayanlardan biriydi. Mustafa Kemal, 1914 Haziran'nda zmir'den yine gizli olarak Sofya'ya dndkten sonra da bu ka olayndan kimselere sz etmedi. Ali Fethi Bey bile kendisinin 5-6 gn nerelere kaybolduunu bilemedi. Zaman zaman romantik dncelere dalyordu. te byle bir gnde, en yakn dostu Salih Bozok'a, "Gzel gzl, burma bykl Salih'im," diye balayan bir mektubunda, "Bir Fransz airi hayat yle anlatyor," diyerek u iiri gnderiyordu: 6o La vie est breve Un peu de reve Un peu d'amour Etpuis bonjour La vie est vaine Un peu de haine Un peu d'espoir Etpuis bonsoir (Hayat ksadr - Biraz hayal - Biraz ak - Sonra iyi gnler; Hayat botur - Biraz kin Biraz umut - Sonra iyi akamlar)

Mustafa Kemal Sofya'da bunlar dnrken, siyasal hava gittike gerginleiyordu. Avusturya Veliaht Ferdinand ve einin 28 Haziran 1914'te ldrlmesi, barda taran son damla oldu. Bu olaydan bir ay sonra, Avusturya-Macaristan mparatorluu Srbistan'a sava iln etti. Ondan gn sonra da Almanya Rusya' ya sava at. Almanya bu savata, Osmanl Devleti'ni de Rusya' ya kar kullanmay amalyordu. Osmanl Halifesi btn Mslmanlar Cihat'a aracak, Hindistan'n ve Afrika'nn Mslman halklar da gya ngilizler ve Franszlara kar ayaklanacaklard. Almanlarn, dman durumunda bulunan Fransa ve ngiltere'ye hi sempatisi yoktu. nk Fransa daha nceki dnemlerde Msr'a saldrm, Cezayir'i ve Tunus'u da ele geirmiti. ngiltere de, geen yzyln ikinci yarsnda Kbrs ve Msr'a yerlemi ve Osmanl Devleti'nin koruyucusu olmaktan kmt. Osmanl Devleti'nin banda olan ttihatlar, yani Enver, Talat ve Cemal paalardan oluan yneticiler de Almanya'yla anlaarak Rusya'ya kar kendilerini gven altnda tutacaklarn umut ediyorlard. Dahas Kafkasya'y ele geirmeyi, oradan da Orta Asya lkeleri zerine yryerek gya Pantrkizm servenini gerekletirmeyi hayal ediyorlard. te yandan da Bat Trakya'y, Msr' ve Kbrs' yeniden alacaklard. Gerekte Birinci Dnya Sava'nn temelindeki en byk neden, gelimekte olan kapitalizmin hammadde ve pazar aray yznden lkelerin birbirlerine dmeleriydi. Konu tamamen ekonomikti, kapitalizmin bunalmyd, milliyetiliin de buna ara edilmesiydi. Osmanl lkesinde kapitalizmin gelimesi elbette sz konusu olamazd. Osmanl topraklar kapitalizm iin sadece hammadde kayna ve pazar durumundayd. Ama yneticiler bunun bilincinde deildi. ttihatlarn nl byklerinden Maliye Nzn Cavit Bey, devletin kurtuluunu kapitalizmle sk bir ibirliinde gryor, ngiltere ve Fransa'yla ok yakn dostluk yollarn aryordu. Ama Enver, Sait Halim, Talt paalar ve Meclisi Mebusan bakan Halil Bey Almanc bir politika izliyorlard. Mustafa Kemal o zamanlar barollerde deildi, o ne Almancyd ne de ngiliz ve Fransz yanls. Vatann kurtuluunu, Trk halknn kendi haklarn savunmasnda gryordu. Almanya'nn Rusya'ya sava amasndan hemen sonra, Osmanl Hkmeti genel seferberlik iln etti, skynetim karar ald ve Meclisi Mebusan' datt. Bylece lkede otoriter bir ynetim kurulmu oluyordu. Osmanl yneticileri 2 Austos'ta da Sadrazam Sait Halim Pa-a'nn Yeniky'deki yalsnda Alman temsilcileriyle bir araya gelerek 'Savunma iin birlii Anlamas'n imzaladlar. Bu anlama, gerektii zaman Osmanl Devleti'nin Almanya'nn yannda savaa girmesini, Osmanl Devleti saldrya urarsa Almanya'nn silhla savunmasn ve savata da Osmanl kuvvetlerinin Almanlar tarafndan ynetilmesini ngryordu. Btn bunlar, bir oldu bittiye getirildi. ki gn sonra da Enver Paa, Bakumandan vekilliine atand. Bunun hemen ardndan Almanya, 3 Austos'ta ngiltere ve Fransa'ya sava at. Ondan iki gn sonra da, o devletler Almanya'ya sava atlar. O gnlerde Goben ve Breslau adlarnda iki Alman zrhls, ngiliz ve Fransz filolarndan kaarak anakkale nlerine gelmiti. Enver Paa bunlarn Marmara'ya alnmalarna izin verdi. Zrhllara Trk bayra ekildi. Birine Yavuz ad verildi, tekine de Midilli. Zrhllar bir sre sonra stanbul Boaz'ndan geerek Kara61 deniz kylarndaki Rus tesislerini bombaladlar. Bu, artk savaa katlmak iin anak tutmakt. Ruslar da bunu frsat bildiler. 1 Kasm'da Kafkas snrlarnda saldrya getiler. Artk Osmanl Devleti scak savan iindeydi, Enver Paa muradna ermiti. Bir koyup be alacakt. Aradan drt gn geti gemedi, ingiltere ve Fransa Osmanl Devleti'ne sava ilan ettiler. Osmanllar da onlardan geri kalacak deiller ya, be gn sonra da onlar hem Rusya'ya, hem de ingiltere ve Fransa'ya sava ilan ettiklerini akladlar.

iyi ama, sava kararn kim vermiti? Sadrazam Sait Halim Paa'nn bu karardan hi haberi yoktu, ingiltere yanls Cavit Bey savaa karyd; Maliye nazrlndan istifa etti. Talt Paa da, "Benim bundan haberim yoktu," dedi. Ya Padiah? Ona hi danan olmad, ama birka gn sonra sava kararyla ilgili bir mazbata sunuldu, o da bylece durumu renmi oldu. Bir de u var, eyhlislam Efendi 'Cihad Ekber (byk cihat)' fetvas yaynlad, Padiah da Halife sfatyla bu fetvay bir 'Hatt Hmayun' biiminde iln etti. ite Osmanllarn savaa katlmalar bylece tezghlanm oluyordu. Mustafa Kemal, savata Almanlarn zafere ulaabileceklerine hi ihtimal vermiyordu. Bu yzden de Devlet'in savaa katlmasn byk bir macera sayyordu. Ona gre Almanlarn bu sava kazanmalar mantk dyd. O gnlerde Salih Bozok'a yazd bir mektupta yle diyordu: "Almanlar imek hzyla Fransz kalelerini ineyerek Paris zerine yryorlar. Ama Ruslarn da Karpatlara dayandklarn unutmamak gerek. Avusturya Rus saldrsna urayabilir. Almanlar savata ortaklan olan Avusturyallara yardm etmek iin Fransa'daki askerlerinin bir blmn Avusturya'ya tayacaklar. O zaman ne olacak? Franszlar kar saldrya geip Almanlar geri pskrtecekler. Ruslar da saldry artracaklar; Almanlar iin iinden kamayacaklar. Bunun sonu yenilgidir. Biz hedefimizi belirlemeden genel seferberlik iln ettik. Bu ok tehlikelidir. Durum ok ktdr." Osmanl Devleti Mttefiklere sava iln ettikten sonra, Mustafa Kemal'in artk Sofya'da yapaca bir i kalmamt. Nerede olursa olsun, savan iinde olmak istiyordu. Aralk 1914'te dorudan Enver Paa'ya yazarak, cepheye gitmek istediini bildirdi. Mustafa Kemal sabrszlkla istanbul'dan gelecek yant bekliyordu. Yaz geldi. Enver Paa kendisine cephelerde her zaman bir yer bulunabileceini, ama Sofya'daki grevinin daha nemli olduunu yazyordu. Mustafa Kemal deliye dnd. Hemen o gn Enver Paa'ya yeni bir yaz gnderdi. Bunda ksaca yle diyordu: "Benim iin hibir ey vatanmn savunmasndan daha nemli ve daha kutsal olamaz. Eer benim yeteneklerimin olmad kansndaysanz, bunu ak ak bana bildi-nn. Enver Paa'dan ses kmaynca Mustafa Kemal kesin kararn verdi, istanbul'a dnecek ve hibir kumandanlk grevi beklemeden cepheye giderek sradan bir asker gibi savaa katlacakt. Bavullarn hazrlad. Tam Sofya'dan ayrlaca gn, 20 Ocak 1915'te, Fethi Bey kendisine istanbul'dan bir telgraf geldiini bildirdi. 19. Frka'nn bana atanmt. Neredeydi bu 19. Frka? Mustafa Kemal bunu hi bilmiyordu. Fethi Bey'e sordu, onun da hi bilgisi yoktu. "Sen bir git bakalm istanbul'a, orada renirsin. Cepheye gitmek istiyordun ya, bu frka da herhalde cephede bir yerlerdedir," dedi. 63 V anakkale Mustafa Kemal on drt aylk bir ayrlktan sonra 25 Ocak 1915'te stanbul'a dnyordu. Ertesi gn, Ali Memduh Bey'in Akbyk'taki evine gitti. Kapy Fikriye at. Birbirlerine lgncasna sarldlar. "Mustafa Aabey, iime domutu sanki, geliinizi bekliyordum her gn. Sonunda gelebildiniz. Ne kadar mutluyum size kavutuuma. Artk lsem de gam yemem!" "Sen neler sylyorsun Fikriye? Daha dur bakalm, ok gzel gnlerimiz olacak." "Sizinle birlikte olmadka hi deeri yok." "Ama sen beni ok martyorsun kk kz." "Ben artk kk kz deilim, ocuk da deilim. 18'ime bastm." "Aferin sana. Gittike daha ok gzelleiyorsun. Sana bir ey syleyeyeyim mi, hi inanmayacaksn ama ben de seni ok zledim, ileride bir gn konuacaz bunlar. Sen imdi kardeinden haber ver."

"Enver Aabey cephede. Onu da ok merak ediyoruz. Ama yaplacak bir ey yok. Askerlerin kaderi bu, bir yerlerden bir yerlere srklenecekler. Siz de emirlere boyun eip lme gideceksiniz." "yle syleme Fikriye. Ben Sofya'da doru drst oturuyordum. Davetler, ziyafetler, balolar. Ama benim istediim bu deil ki... Ben asker adamm. Vatan tehlikeler iinde olduu zaman cephede olmalym. Beni cepheye yollamak istemediler, dayattm, zorla geldim." "Cephede olacanza, savalar nleyecek bir eyler yapsanz daha daha iyi olmaz m?" "Olur, elbette daha iyi olur. Ama buna biz karar vermiyoruz. Savalar bakalar kartyor. Biz kendimizi bir oldu bittinin iinde buluyoruz. Sava ben mi balattm? Asla! Buna Enver karar verdi, koca bir devleti de arkasndan srkledi. imdi, sava ben kartmadm, diye savatan kamam m gerekir? Hayr kamayacam, stne stne gideceim. Yarn sava kazandktan sonra aramzda hesaplaacaz. Greceksiniz, inan bana, bunlara da sra gelecek." Souk bir k gnyd. Salonda odun sobas yanyordu. Az sonra Fikriye'nin k Jlide de geldi. Anneleri Vasfiye Hanm da kahve getirdi. Mustafa Kemal kahvesini bitirir bitirmez, "Kusura bakma Fikriye'ciim," dedi, "ben hemen kalkmak zorundaym. Erkni Harbiye'ye gidip durumumu reneceim. nce sizi grmeye geldim. Seni iyi bulduuma da ok sevindim. imdi artk grevimin bana gitmeliyim. Bakalm beni nereye atamlar?" "inallah iyi bir yerdir." "Savata iyi yer, kt yer olmaz. Biz iyi savarsak gittiimiz yer iyi olur." "iyi savaacanza tam bir gvenim var." "Benim de kendime." Mustafa Kemal yine btn aileyle kucaklaarak evden ayrld. Fikriye ise annesine sarlarak alamaya balad. "Anneciim, nedir bu bizim kaderimiz? Aabeyimi cepheye gnderdik. imdi de sra Kemal Aabey'de. Biz ne olacaz, sylesene. Yazk deil mi kadnlara, ocuklara?" Enver Paa Osmanl Devleti'ni savaa srklerken Rusya'y Kafkaslardan ve Balkanlardan kuatarak kertmeyi, Kars', Ardahan' ve Batum'u geri almay, Kafkasya'ya uzanmay, Svey' ten Msr'a yklenerek ingiltere'yi vurmay, Kbrs' ve Selnik'i yeniden ele geirmeyi umuyordu. Bu amala en yakn arkada Bahriye Nzn Cemal Paa'y Svey zerine gnderdi. Drdnc Ordu'nun Kanal Seferi tam bir yenilgiyle sona erdi. Cemal Paa, Osmanl ordusunda 190 l, GVF5 381 yaral olduunu ve 727 askerin de kaybolduunu aklyordu. ngiliz kaynaklarna gre ise Osmanllarn kayb 3.650 askerdi. 66 Kafkas Cephesi'nin komutanln ise dorudan Enver Paa stlenmiti. 150 bin kiilik bir gle 14 Aralk 1914'te saldrya geti. Sarkam' almak iin Allahuekber Dalar'na yklenen 40 bin askerden ancak 3 bini kurtulabildi. Tm kayplar 78 bin kiiydi. Enver Paa bu yenilginin ardndan stanbul'a dndnde kendisine savan nasl getiini soranlara, "Biraz arptk," demekle yetiniyordu. Mustafa Kemal, 25 Ocak 1915'te Harbiye nezaretine Enver Paa ile grmeye gitti. Enver Paa Sarkam yenilgisinin yaratt moral bozukluundan kurtulamamt. Zayflam ve yz solmutu. 78 bin askerin kta kyamette Kafkaslarda perian olmasnn knts iindeydi. Mustafa Kemal kendisinden bunun hesabn soracak deildi. "Gemi olsun, ok zgnm," diye sze baladktan sonra yle dedi: "Biraz yorgun grnyorsunuz." "Yok, o kadar deil." "Ne oldu?"

"arptk, o kadar." "imdiki vaziyet nedir?" "ok iyidir." Bu son sz zerine Mustafa Kemal 78 bin askerin yok olduu Sarkam faciasnn zerinde durmak istemeyerek konumasn yle srdrd: "Cepheye atanmak iin yolladm yazya cevap verecek zamannz olmadn sanyorum. Ama yine isteimi olumlu karlam olacaksnz ki, beni buraya arttnz ve 19. Frka kumandanlna atadnz. ok teekkr ederim. Yalnz anlamadm bir ey var, bu frka nerede? Nasl ve ne zaman kurulacak, kimse bilmiyor." "Anlataym, bu frkay siz kuracaksnz. Frkann merkezi Tekirda olacak. Orada hazrlklar balad bile. Bu konuyu Genelkurmayla grn, onlar size gereken bilgiyi vereceklerdir." Mustafa Kemal Enver Paa'yla konumasn burada keserek doru Genelkurmay Dairesi'ne gitti ve kendisini, "Ben 19. Frka Kumandan Mustafa Kemal," diye tantt. Onlar da akn akn onun yzne baktlar. Daha kimsenin byle bir frkadan haberi yoktu. Mustafa Kemal, deta sahtekr durumuna dmt. Sonunda bu frkann Tekirda'da kurulu durumunda olduunu renen Mustafa Kemal, derhal cepheye gitmeye karar verdi. Akbyk'taki eve giderek Vasfiye Hanm, Fikriye ve Jlide'yle vedalat. Ertesi gn de grevinin bana ulamak iin Tekirda yoluna kt. Tekirda'da frkann kuruluunu tamamladktan sonra, kararghn, anakkale kentinin karsndaki Eceabat kasabasnn hemen kuzeyinde bulunan Maydos'a tad. Burada, Anburnu, Anafartalar ve Ece limann da iine alan blgenin kumandanlna getirildi. Blgede her an bir ngiliz-Fransz saldrs bekleniyordu. ok gergin gnler geiriliyordu. Dman acaba nereden ve nasl saldracakt! Mustafa Kemal'e gre dmann, Gelibolu Yarmadas'nn burnunda, yani anakkale Boaz'nn bat ucunda Seddlbahir ve Kabatepe blgesine bir kartma yapmas beklenebilirdi. Mustafa Kemal bu amala askerlerini buralarda mevzilendirerek savunma hazrlklarna giriti. Gerekten dman, ilk kartma denemesini, 1915 Mart'nn ilk gnlerinde beklenen kylarda yapt. Bu, belki de bir keif kartmasyd. Ama Mustafa Kemal'in ald savunma nlemleri o kadar baarlyd ki bu ilk kartma denemesi derhal pskrtld. ingiliz ve Fransz donanmalar neden anakkale'ye saldryorlard? nk Osmanl ordusu Kafkaslar'da ve Svey'te yenik dmt. Demek ki Osmanllar korkulacak gte deillerdi. O halde ngilizlerle Franszlar anakkale'de de Trklerin savunma glerini yok ederek kolayca stanbul'u ele geirebilecek durumdaydlar. stanbul'un dmesi, Osmanl Devleti'nin yklmas ve sava d braklmas demek olacakt. Hindistan ve Svey'e ynelik Osmanl basks ortadan kalkacak ve Rusya ile daha sk bir 67 ibirliinin yolu alacakt. te bu yzden ingiliz ve Fransz zrhllar, ocak ayndan beri anakkale kylarn srekli top ateine tutuyordu. Franszlarn Suffren, Bouvet, Gaulois, ngilizlerin Inflexible, Vengeance, Cornwallis ve Albion zrhllar durmadan kylar dvyorlard. Btn bu bombardmanlardan sonra 18 Mart'ta, dman donanmas btn arlyla anakkale Boaz'na yklendi. Ama kylardaki Trk tabyalarnn korkun bir direniiyle karlat. Dman donanmas Boaz sularnda perian edilerek geri pskrtld. Bu olay, Trk ordusunun tarihinde anl bir sayfa olarak yer ald. anakkale Sava'nn ite o en kzgn ve ateli gnlerinde, Mustafa Kemal annesinden bir mektup ald. Zbeyde Hanm, kz Makbule ile birlikte Selanik'ten ayrlm stanbul'a gidebilmek umuduyla Dedeaa'a gelmiti. anakkale'ye bombalarn yad, atelerin gkyzne ykseldii, btn anakkale Boaz kylarnn alev alev yand gnlerde, Zbeyde Hanm nasl Dedea-a'tan Kean'a, oradan da Tekirda'a

geebilecekti? Deliye dnd Mustafa Kemal. Sras myd imdi Selanik'ten ayrlp da stanbul'a gitmenin? Ama Zbeyde Hanm olundan uzun sre haber alamaynca, meraktan ldrm ve yollara dmt. Dedeaa'-tan yazd mektup da stanbul yoluyla kimbilir ka gnde cepheye ulamt. Ne yapabilirdi Mustafa Kemal? Cepheden ayrlp da Dedeaa'a m gidecekti? Dndke zntden kahroluyordu. Sonunda Beinci Ordu kumandanl araclyla Sofya eliliine u telgraf ekti: "stanbul'a seyahat etmekte olan annemin aranmas iin Dedeaa'taki Konsolosunuza emir vermenizi rica ederim. Dedeaa'tan mektubunu aldmdan, orada olduunu zannediyorum." (5 Nisan 1915) Mustafa Kemal. Bu telgrafa uzun bir sre yant gelmedi. Mustafa Kemal'in akl annesindeydi. Bir yandan dman Boaz'dan geirmemek iin her gn kan ve barut kokular arasnda verilen savalar, te yandan annesinin yollarda perianl. Haftalar sonra kendisine annesinden bir mektup ulat. Zbeyde Hanm bin bir macera sonunda istanbul'a varm, Makbule ve vey kz Rukiye ile birlikte Vasfye Hanm'n Akbyk'taki konana yerlemiti. Mustafa Kemal'in, o dnemde ne annesiyle uraacak zaman vard ne de uzaklarda brakt dostlaryla. O kendini yalnz sava sorunlarna vermiti. Mart aynda yaadklar bozgundan sonra dman Boaz sularn brakp kylardan kartma denemelerine giriti, ite o zaman da karsnda Mustafa Kemal'i buldu. Onun dnd gibi dman, 12 Nisan'da en byk kartmay Gelibolu Yarmadas'nn kuzeybatsnda Gkeada karlarndaki kyya yapp Arburnu srtlarna kt ve orada mevzilendi. Mustafa Kemal'in amac, dman bu kylardan denize dkmekti. Mustafa Kemal ite o gnlerde, sava Conkbayr' srtlarnda, sonradan Kemalyeri denen yerden ynetiyordu. O blgedeki btn yerlerin adlar tarihe geti: Kocadere, Arburnu, Kocaimen, Anafartalar, Karatepe, Bolayr, Kiretepe, Tekketepe, Suvla, Biga-lky, Maltepe, Mersintepe... Mustafa Kemal, 15 Nisan gn, orada askerlere unlar sylyordu: "Size ben taarruz emretmiyorum, lmeyi emrediyorum. Biz lnceye kadar geecek zaman iinde yerimize baka kuvvetler ve kumandanlar gelecektir." 57. Alay, orada tmyle ehit oldu. Tek asker kurtulmad o alaydan. Mustafa Kemal durumun ne kadar tehlikeli olduunun bilincindeydi. Ama kendinden baka hi kimsenin de byle bir grevde baarl olamayacan biliyordu, ite o sralarda Ordu Kumandan Liman von Sanders Paa kendisini cephede telefon bana ararak durumu nasl grdn sordu. O da btn kuvvetlerin kendi kumandasna verilmesinden baka are kalmadn syledi. Liman Paa'nn yant u oldu: "ok gelmez mi?" "Az gelir!" 69 stedii btn yetkiler bir sre sonra kendisine tannd ve anakkale destan byle yazld. Mustafa Kemal, o gnlerde, Ar-7 burnu Cephesi'ndeki tm birliklerin subaylarna unlar sylyordu: "Karmzdaki dmana son darbeyi vuracaz... Kahramanlklarnzn mkfatn toplayacaksnz... Btn muharebelerde gerek subaylarn, gerekse erlerin gsterdikleri kahramanlk gerekten an ve namus rnei olacaktr. Subay ve erlerin, karlarndaki dman, tek kii kalncaya kadar denize dkebilecekle-rine tam inancm vardr... Greviniz karmzdaki dman tmyle yok etmekten ibarettir. Benimle beraber burada harp eden btn askerler kesinlikle bilmelidir ki, bize verilen vatan ve namus grevini tam olarak yapmak iin bir adm geri gitmek yoktur. Bu srada uyku ve istirahat aramak, btn milletimizin sonsuza dek istirahatten yoksun kalmasna neden olabilir. Dman tamamen denize dkmedike, yorgunluk iareti gstermeyeceinizden phe etmiyorum...

"... Karmdaki dman Arburnu'ndan atmak iin canm fedadan bir an tereddt etmem. Komuta ettiim birlii bile, son ere kadar lme gnderebileceime gvenim var. "... Blge kumandanlar, son erimize kadar lmek ya da karmzdaki dman bir fert kalncaya kadar denize dkmek amacyla saldrya hazrlanacaktr. "... Siperler savunma iin deil, saldry salamak iindir. Mustafa Kemal anakkale savalarnn ynetiminde esiz bir kahramanlk ve baar rnei verdi. Onun kumandas altnda savaan, yaralanan ve len subay ve erlerin her biri de onun kadar kahramanca ve zveriyle savatlar. Bunlardan biri de Fedai Mfrezesi'ydi. Buna Mehmet avu Mfrezesi de denir. 140 erden oluan bu mfreze 7 Mays sabah, Kanlsrt denilen blgede ngiliz mevzilerine bir baskn yaparak dman siperlerini ele geirdi, dman bozguna uratt. O saldrnn olduu tepeye, 'Cesarettepe' ad verildi. Mustafa Kemal'in sava ynettii tepenin ad da 10 Mays 1915'te yaynlanan bir emirle, 'Kemalyeri' oldu. Mustafa Kemal artk, anakkale savalarnn efsane adamyd. evreden ve stanbul'dan kendini grmeye ve kutlamaya saysz insan geliyordu. Kimler yoktu bunlarn arasnda? Bakomu-tan Vekili Enver Paa, ehzade mer Faruk Efendi, Hseyin Cahit (Yaln), Ali Ekrem (Bolayr), Hamdullah Suphi (Tanrver), Ahmet Aaolu, Ali Canip (Yntem), yazar mer Seyfettin, air Mehmet Emin (Yurdakul), ibrahim Alaettin (Gvsa), Hakk Sha (Gezgin), air Enis Behi (Koryrek), brahim Sreyya (Yiit)... Mustafa Kemal, kendisini grmeye gelen herkesle ayr ayr konuup dertleiyor ve her zamanki zarafeti ve nezaketiyle onlara cephenin durumu zerinde ayrntl bilgiler veriyordu. Bunlarn yan sra geceleri siperlerde ya da lamba yla aydnlanm karargh odalarnda, stanbul ya da Sofya'daki dostlarna mektup yazmaktan geri kalmyordu. te o mektuplardan baz rnekler: Maydos kararghndan stanbul'da Madam Corinne'e yollad bir mektuptan bir blm: "ki aydr buradaym ve anakkale Boaz'n Mttefiklerin karma giriimlerde bulunan donanma ve kuvvetlere kar savunuyorum. Bu ana kadar hep baarl oldum, her zaman da baarl olacam. Burada benim admn duyulmamasna hayret etmemeli; nk ben, nemli bir muharebenin kahraman olan Mehmet avu'a eref kazandrmay tercih ettim. Tabii phe etmezsiniz ki, muharebeyi yneten sizin dostunuzdur, sava gecesi savaanlarn saflarnda Mehmet avu'u bulan da odur." Yine Maydos'tan, Sofya'da tand Gstav Christianus'a yazlm bir mektuptan bir blm: "ngilizler ar biimde yenildiler. Btn dmanlarmz yere serdiimiz gn nazikne davetinize uyacam." Madam Hilde Christianus'a yazlm bir mektuptan: "Sizin bana verdiiniz Almanca derslerini asla unutmadm. Sizi temin ederim ki top grltleri ve mermi yamuru altndaki nemli sava gnlerinde bile hayatmn en gzel anlar bu gzel ve dostane saatlerdi. Dmanlarmz yere serdikten ve sevgili vatanmz rahata kavuturduktan sonra hemen sizi ziyarete koacam." Madam Corinne'e yazlm bir karttan: "ite Arburnu'nda ngilizlerle savataym. Dmann nemli kuvvetini ezdim, geri kalanlar da kyya srld. Dmann tam yok olduu haberini de yaknda alacaksnz. Yine Madam Corinne'e yazlm bir mektuptan: "Burada hayat o kadar sakin deil. Gece gndz her gn eitli toplardan atlan arapneller ve baka mermiler balarmzn stnde patlyor. Kurunlar vzldyor. Bomba grltleri de top seslerine karyor. Gerekten bir cehennem hayat yayoruz. ok kr askerlerim ok cesur ve dayankl..." Sofya'da General Petroff un eine yazlan bir mektuptan:

"Dman kuvvetlerine istediimiz biimde kar koyduk. Daha nce Arburnu'nda karmda bozguna urayan dman kuvvetleri, aradan aylar getikten sonra bu defa da Anafartalar'da tam anlamyla fel oldu. "General Hamilton'a ve Lord Kitchner'e (Savunma Bakan) ard ardna bu baarlar elde etmeme vesile olduklar iin teekkr borluyum." Mustafa Kemal baarlaryla vnmekte haklyd. Be ayda drt byk zafer kazanmt: Arburnu Zaferi, Birinci Anafartalar Zaferi, Conkbayr Zaferi ve ikinci Anafartalar Zaferi. Ordu Komutan Mareal Liman von Sanders ile Bakumandan Vekili Enver Paa, bu gen albayn bu kadar byk baarlar elde ederek "anakkale kahraman" olmasn biraz kskanyorlard. Enver Paa 1915 Eyll sonlarnda Gelibolu'ya geldi ama Mustafa Kemal'in banda bulunduu Anafartalar Grubu Karar-gh'na uramad. Liman von Sanders'in de o gnlerdeki davra- 73 nii ayn oldu. Mustafa Kemal bunun zerine Mareal'e bir tel ekerek yle dedi: "Ekselanslar geenlerde Kuzey, Gney ve Asya gruplarn ziyaret etmi ama Anafartalar Grubu'nun varln tanmak istemeyerek bizi bu ziyaretinin onurundan yoksun brakmtr. Ekselanslarnn ahsma kar besledii duygular bylece belirirken orduda ayn koullar altnda hizmet vermem benim iin imknszdr. Beni u andan itibaren grup kumandanlndan istifa etmi saymanz rica ediyorum." Liman von Sanders bu yazy alnca ok zld; Mustafa Kemal'den byle bir tepki beklemiyordu. Hemen Enver Paa'ya bir yaz gndererek Mustafa Kemal'in istifasn kabul etmeyeceini, nk kendisini 'ok mstesna, nitelikli, yetkili ve cesur bir subay olarak tandn ve takdir ettiini' belirtti. Enver Paa Mustafa Kemal'e verdii yantta, "Son defaki anakkale ziyaretinde eitli mevzileri grmek istedii iin kendisini ziyarete vakit bulamadn" yazmakla yetindi. Mustafa Kemal ingilizleri, Franszlar, Avustralyallar, Yeni Zelandal Anzaklar iyice yldrmt, hibiri bir adm ilerleyeme-diler. Artk bir saldrya geerek dman denize dkmenin zaman gelmiti ama Enver Paa bu taarruz nerisini onaylamak istemiyordu. Bu koullar altnda almak Mustafa Kemal'e ok g geliyordu. Kasmn son gnlerinde hava deiimi iin izin istedi. Oysa dman denize dkmeden oradan ayrlmak niyetinde deildi. O anakkale'den ayrldktan on gn sonra da dman kuvvetleri ekildi. Mustafa Kemal'in izni kabul edildikten sonra yerine Fevzi Paa (akmak) atand. 10 Aralk 1915'te de Mustafa Kemal arkasnda destanlar brakarak anakkale'den ayrld. Ertesi gn Salih Bozok'a yazd bir mektupta yle diyordu: "Ben dmann ekileceini anladm iin bir taarruz yaplmasn nermitim. Fakat benim bu nerimi kabul _74 etmediler. Bundan dolay canm ok skld. ok da yorgun olduum iin izin alarak stanbul'a geldim. Eer ben oradayken dman imdiki gibi ekilmi olsayd, herhalde daha ok sklacaktm. VI Akaretler'de Gelien Bir Sevgi Mustafa Kemal stanbul'a dnerken trl duygular iindeydi. Cokulu bir karlama treni umuyordu. Az ey miydi yaptklar? Derne Cephesi'nde bir yla yakn bir sre talyanlara bir adm attrmam ve ordunun onurunu kurtarmt. Arkasndan da Anafartalar kolay kazanlacak bir baar myd? Dman askerlerinin anakkale Boaz'n ele geirerek istanbul'u kuatmalarn nleyen kendisi deil miydi? anakkale zaferi olmasa, istanbul dman igali altnda olurdu. Bir yla yakn bir sre Anafartalar'da, Arburnu'nda, Conkbayn'nda dmann bir kar ilerlemesine engel olan onun kumandasndaki kahraman askerler deil miydi? O bata olmasayd, bu zaferler zor kazanlrd herhalde. Hayr, hayr, kazanlamazd, insanlarn bu kadar zveriyle, yreklilikle dmana kar direnmeleri onun baars deil miydi? Elbette istanbul halk onun kahramanln deerlendirmesini bilecekti. Ama daha paa bile olmamt. Bunlar geiyordu kafasndan.

Yaklak on ay olmutu istanbul'dan ayrlal. Hele annesini grmeyeli, drt yl oluyordu. 1911 Ekimi'nde Selanik'ten ayrlrken annesiyle vedalamlard. Ondan sonra yolu bir daha Sel-nik'e hi uzanmamt. Trablusgarp Sava, derken istanbul, derken Balkan Sava, arkasndan Sofya'da atae militerlik, onun ardndan anakkale Sava... Zbeyde Hanm btn bu srede Selanik'te kalmt. Tatl bir sonbahar akam Mustafa Kemal istanbul'a geldi. Annesi gznde ttyordu. Ona dneceini de hi haber vermemiti. Bu iler o kadar abuk olmutu ki. Zbeyde Hanm'm Ak-byk'taki konakta kaldn biliyordu. O akam bir arabaya atlayarak doru Akbyk'a gitti. Kapy Fikriye at. "Ne?... Kemal Aabey... Gzlerime inanamyorum. Siz niha-7" yet burada... Sa salim... krler olsun." Fikriye deli gibi Kemal Aabey'inin boynuna sarld, hi brakmak istemiyordu. Artk ocuk da deildi, 18 yanda olgun bir kz olmutu. Mustafa Kemal'e 'aabey' derken 'sevgilim' demek geiyordu iinden. Btn vcuduyla, kollaryla, elleriyle onu saryordu. Vasfye Hanm ieriden kznn lklarn duyup kapya komutu, "Bu ne mutluluk," diye haykrd. Onunla da cokuyla kucaklatlar. "Durun Kemal Bey, annenize haber vereyim. ldracak Z-beyde Yengem. Nasl merak ediyordu sizi, anlatamam. Yenge ko, bak kim gelmi! Makbule, Makbule, sen de ko. Bak aabeyin burada. Rukiye, sen de gel!" Zbeyde Hanm gzlerinden yalar boanarak Mustafa'sn kucaklad. "Bir haber vermek yok mu?" dedi. "Olum deli ettin bizi. Vallahi seni ehit oldu sandm, yreime indi. Beni zntden ldrmek mi istiyorsun! Canm, Paa olum." Zbeyde Hanm oluna Harbiye'ye girdiinden beri 'Paa olum' diyordu. Makbule de aabeyine sarlp uzun uzun pt. "Makbule, senden hi haber alamadm. Neden bana yazmyorsun?" "Aabey kabahat benim, biliyorum. Ama sizi nasl sevdiimi anlatmama gerek var m?" "Yok, yok ama insan yine de bu sevginin kantlarn aryor. Evlenmisin, bana haber vermeden." "Aabey, yle bir ey oldu ama ayrldk. nemli deil." "yi ya, demek ki sana yeni bir koca bulmak benim grevim olacak." "Siz merak etmeyin aabey, ben bamn aresine bakarm." "Peki Makbu, bu sefer ltfen nceden haber ver, ailemize girecek damat adayn ben de bir aratraym bakaym." Mustafa Kemal daha sonra annesine Selanik'ten nasl ayrld- 77__ n ve Ragp Bey'in neden stanbul'a gelmediini sordu. Zbeyde Hanm da, "Valla Mustafa'm, Ragp Bey gelemedi," dedi. "Oradan ayrlmak ona g geldi. Zaten ben her eyimizi Selanik'te brakp geldim. Ragp Bey evimizi barkmz ba bo brakmak istemedi. Yunanllar her eyi yama ederler, diye korktu. Orada gveneceimiz kimse kalmad ki, kaan kaana. Herkes, nesi var, nesi yok satp kapa stanbul'a atyordu. Ben de Makbule'yi ve Rukiye'yi alp yola ktm. Ragp Bey Rukiye'yi brakmak istemiyordu. Ama Rukiye benden ayrlmad. Bir gn oraya geri dneceimize inanyorum. Selanik dmana kalmayacak, oralar geri alacaksnz deil mi Mustafa'm?" "Evet anne, sen zlme, bir gn dneceiz Selnik'e!" Fikriye o akam Kemal Aabeyi ile babaa kalp uzun uzun konumaya, can atyordu ama ev o kadar kalabalkt ki yle bir olanak yaratmak kolay deildi. Kald ki Mustafa Kemal cepheden dnyordu. Yorgun ve uykusuzdu. Top sesleri duymadan, siperlerde sabahlamadan ve adrlarda portatif karyolalar zerinde yatmadan scak bir evde, huzur iinde, mutlu bir gece geirdikten sonra Mustafa Kemal ertesi sabah erkenden Harbiye nezaretine gitti. Niyeti Harbiye Nzr'na

cephenin durumunu anlatmak, lkenin gelecei konusunda dncelerini aklamak ve neriler getirmekti. Nasl geti bu grme ve nasl sonuland? Mustafa Kemal akam eve dnnce, Fikriye'den hemen raksn istedi. Fikriye ufak bir tepside bir rak kadehi, dolu bir karafaki ve biraz erezle salona geldi. Sobada odunlar tr tr yanyordu. Zbeyde Hanm korlam ve yer yer atlam odunlar orta mangalna alm, klle rtmeye urayordu. Fikriye, "Anlatsanza Aabey," dedi, "nasl geti gnnz?" "Tatsz, hem de ok tatsz. Bugn Harbiye nezaretine gittim. Niyetim Halil Bey'le grp biraz bilgi vermek ve grlerimi aklamakt. Nazr Hazretleri'nin misafirleri varm, Mstear 78 Yardmcs'yla biraz sohbet ettik. Sonra o nndeki evrak incelemeye dald, ben de bekledim. Bir sre sonra Mstear Yardmcs'na 'Beyefendi, Nazr Hazretleri kendisini beklediimi biliyorlar, deil mi?' diye sordum. 'Evet efendim, kendisine ziyaretinizi arz ettim, biraz beklemenizi emretti,' diye cevap verdi. "Asabm bozulmaya balad. O arada Nzr'n yanna girip kanlar oldu. Nazr Hazretleri hi adn duymadm kimseleri kabul ediyor, beni bekletiyordu. Uzadka uzad. Bir buuk saatlik bir bekleyiten sonra Mstear Yardmcs'na, 'Beyefendi hazretleri beni unuttular galiba,' dedim. Mstear Yardmcs ok iyi niyetli, kibar bir adamd. Beni kendi bekletiyormu gibi mahcub oldu. 'Hatrlataym efendim,' diye yeniden Nazr Hazretleri'nin odasna girdi. "Aslnda ben bu Nazr Hazretleri'ni hi sevmezdim. ttihat Terakki'nin ileri gelenlerinden biriydi. Enver, Cemal ve Talt paalarn ok yaknyd. Bu yzden Harbiye nezaretine getirilmiti. Mstear Yardmcs'n beklerken kafamdan onun hakknda hep kt eyler geiyordu. "Bir sre sonra Mstear Yardmcs sklm pklm dnerek, 'ok mahcubum ama,' dedi, 'Nazr Beyefendi sizin birka dakika daha beklemenizi buyurdular.' 'Sizin Nazrnz btn zamann byle anlamsz ziyaretleri kabul etmekle mi geirir?' diye sordum. Mstear Yardmcs hi yant vermeden nne bakt. Sonra biz yine savala ilgili konumamz srdrdk. "Bir sre sonra Nazr Hazretleri'nin odacs kapda grnd ve, 'Nazr Hazretleri sizi kabul buyuracaklar,' dedi. "Artk kendimi tutacak durumda deildim. Odacya, 'Nazr Hazretleri'ne syle, biraz beklesinler, Muavin Bey'le nemli bir ey konuuyoruz,' dedim. "Muavin buz gibi oldu, yz bembeyazd. Odac Nzr'n odasna girdi, iki dakika sonra da ben Muavin Bey'e, 'Buyurun,' dedim, 'Nazr Hazretleri'ni daha fazla bekletmeyelim.' "Bu souk karlamadan sonra birbirimize syleyecek hibir eyimiz olmamas gerekirdi. Nazr hi glmsemeyen bir yzle karmda ayakta duruyordu. El sktk. Bana, 'Buyurun, oturun,' bile demedi. Bir sre souk souk yzme baktktan sonra, 'Ziyaretinizin sebebini anlayabilir miyim?' diye sordu. "'Baz grlerimi size arz etmek istiyorum,' dedim. 'Konuabilir miyiz?' 'Hay hay,' dedi, 'buyurun sizi dinliyorum.' "Oturduk. Ben baladm anlatmaya. Beni, bo gzlerle dinliyordu. 'Beyefendi, memleketin durumu sizin sandnz gibi parlak deildir,' dedim. Birden horozland, 'Ne demek istiyorsunuz, hi anlamyorum!' diye kkredi. "Ben, 'Memleket mahvolmak zeredir,' diye konumam srdrdm. 'Ama siz gerekleri benimle konumaktan ekiniyor-sunuz. Gerekleri konumaktan korkmaynz. Gerek olan sizin szleriniz deil, benim szlerimdir.' "Nazr Hazretleri'nin kan beynine srad, 'Kumandan Bey,' diye haykrd, 'size sayg gsterdik. nk bize, Anafartalar'da vatana hizmet ettiinizi sylemilerdi. Sizi o yzden kabul ettim. Ama sizinle szn ettiiniz konular konuamam. Benim Ordu

Bakumandan'na ve Genelkurmay'a snrsz gvenim var. Siz gidin derdinizi onlara anlatn.' "Ben, 'Nazr Hazretleri,' dedim, 'siz memlekette ulusal bir genelkurmayn olmadn bilmiyor musunuz? Genelkurmay Almanlar ynetiyor. Siz onlarla m konumam neriyorsunuz? Hayr, gitmeyeceim ve konumayacam. Teekkr ederim.'" Fikriye, "Ne korkun," diye haykrd. "Yazklar olsun. Vallahi yine de iyi davranmsnz. Ben, Nzr'n kafasna bir eyler indirirsiniz, diye korktum." "Yok kzm. Ben bir gn bunlarn hesabn soracam. Bak, sana bir ey daha anlataym. Harp Mecmuas'nm son saysnn kapana benim resmimi koyacaklarm. Tam derginin baslaca srada Enver Paa haber alm ve resmimi karttrm. 'Baar askerindir, kiileri sivriltmeye gerek yoktur,' demi." "Peki ama, ya kendisi? Btn gazeteler, dergiler onun resim-leriyle donatlmyor mu? Sizi ekemiyor aabey, kskanyor. Deli79 8o ye dnyor. Onun srtnda Sarkam felketi var, sizin srtnzda Derne, Conkbayr ve Anafartalar zaferleri. Bunlar dinleyen Zbeyde Hanm endielenmiti, "Aman Mustafa'cm," dedi, "sen o adamlarla ok urama, bana bir i aarlar. Devlet onlarn elinde. ok zerlerine gitme." "Sen merak etme anneciim, ben ne yapacam bilirim." Konumalar ge saatlere kadar uzad. Sonunda Vasfye Hanm, "Haydi biz sizi rahat brakalm, ana oul konuacanz baka eyler de vardr. Haydi Fikriye, Jlide, siz de artk gidip yatn bakalm. Gndzler uvala girmedi ya, yarn yine Kemal Aabey'i-nizle konuursunuz." de salondan ayrlnca Zbeyde Hanm, "Aman iyi oldu," dedi. "Ne bu byle, burnumuzun dibinden ayrlmyorlar. Bizim de konuacak eylerimiz var elbette. O Fikriye de ne yle? Yapkan m yapkan, gzlerini bir an senden ayrmyor. Sana k mdr, nedir? Hi anlayamadm." "Anneciim sen aldrma, bunda hibir ktlk yok." "Yok yle deme benim Paa olum, yarn ya gnln alarsa. ok iyi kz, kibar kz, gzel kz, zarif kz ama evlilik baka ey. Sen sultanlara layksn olum." "Anne, benim hi yle bir niyetim yok." "Mustafa'cm, bak sana ne syleyeceim, ky ky stne kurulur ama, ev ev stne olmaz. Ben burada skldm artk. Yarndan tezi yok, hemen sen bize bir ev bul da kalm buradan. Bu kadar misafirlik yeter. Ne derler, 'Ev sahibi misafiri sevmez.' Misafirlii tadnda brakmak gerek. Hem bak sana ne syleyeceim, Makbule Fikriye'den hi holanmyor. Her gn bir kavga kyor aralarnda. Birbirlerine sylenmedik lf brakmyorlar. Bilirsin Makbule de hep kafasnn dikine gider, ne Vasfye'yi dinler ne de Fikriye'yi. dm patlyor bir gn bir tatszlk kacak diye. Vallahi onlar idare etmek ok g. Rukiye desen, o da baka trl, hibirine aldrmyor, yan gelip yatyor, hepsini deli ediyor. u kzlar bir evlenip gitseler ne kadar sevineceim. Biliyorum. Mak-bu bir ara gnln Ragp'n byk olu Sreyya'ya kaptrmt, ama olmad. Ben onun Vasfiye'nin olu Enver'le evlenmesini isterdim, ama o hi oral deil. Ne yapacaz bilmem. En iyisi bir an nce bu evden ayrlmak, deil mi olum? Hatr iin i tavuk 81 yenir derler ya, ben de Ragp'n hatr iin bunca ay bunlara katlandm, ama yetti artk." "Haklsn anneciim, yarn hemen bir yer ararm." Ertesi gn yaplacak ne kadar ok i vard. Ama en nemlisi bir ev aramak olacakt. Hangi semtte olursa olsun olsun ucuz bir ev bulmak gerekiyordu. Mustafa Kemal Derne ve anakkale'de ok para harcamadndan birka ayln biriktirebilmiti. Ama eline geen subay maa neye yetiyordu ki? nce Ortaky ve Beikta semtlerinde emlk tellallarn dolat. nerilen evlerin en uygunu Beikta Akaretler yokuundaki

bir evdi. Bu yokuun zerindeki evler, 1890 yangnnda evlerini yitirenler iin yaplmt. Kiralar da yksek deildi. Mustafa Kemal hemen gidip evi grd, beendi ve kiralad. Sonra Beikta'taki yatak ve yorganclardan yatak takmlar ald. Onlar eve gnderdi. Sonra yine Beikta'taki maazalardan tencere, tabak gibi mutfak eyalar ve bir soba ald. Onlar da eve yollad. Sonra bir arabaya atlayp, doru Akbyk'taki eve gitti. Durumu anlatt. Ev halk kendisini sabrszlkla bekliyordu. Mustafa'ya en cokun sevgi gsterisini yine Fikriye yapt. "A..." dedi, "nasl olacak? Zbeyde Hanm ve Makbule ablam buradan ayrlacaklar m? Kabil deil brakmam. Hep bir arada yaarz, ne gzel." "Fikriye'ciim, merak etme. Hepimiz stanbul'da olacaz. Sen de sk sk gece yatsna bize gelirsin. Hep birlikte oluruz." Zbeyde Hanm da Mustafa Kemal'i destekleyerek, "Tabii, sen de benim bir kzm saylrsn," dedi. "Bir ayan Beikta'ta olur." Ertesi gn, Akaretler'e tandlar. Mustafa Kemal'i grmek iin Fikriye sk sk Zbeyde Yengesine gidiyordu. Zbeyde Hanm Fikriye'nin oluna gsterdii bu ar ilgiden biraz rahatszlk duyuyordu. Fikriye'yi seviyordu GVF6 I 82 ama, onu asla gelini olarak grmek istemiyordu. Onun kafasnda soylu ve nl ailelerden bir kz vard. Sz gelimi, bir nazr ya da sadrazam kz. Hem niye hanedandan bir kz olmasn? Olu belki de bir gn Damat Mustafa Kemal Paa olabilirdi. Padiah damatlar kendi olundan daha deerli insanlar myd? Zbeyde Hanm kafasnda bunlar kurduka, Fikriye'yi kmsyor ve sakncal buluyordu. Ama Fikriye umutlarn balad o sevgili sarn adamn annesine hep sevgi dolu gzlerle bakyordu. Makbule Ablas'nn Fikriye'ye kar tutumu da annesininkin-den daha deiik deildi. O da aabeyinin ileride nl ve varlkl ailelerden bir kz almasn diliyordu. Bu yzden de Fikriye'ye bir trl snamyordu. "Aman ne yapkan kz u Fikriye, bir gn bir ksmeti ksa, evlenip gitse de kurtulsak," deyip duruyordu. Aabeyi Enver Bey ona birka kez baz arkadalarn nerdiyse de Fikriye hi yanamad. "Beni asla grcye kartamazsnz," diye kyameti kopard. Enver Bey de kardeinin Mustafa Kemal' den bakasyla evlenmeyi dnmediini anlayarak ona koca aramaktan vazgeti. Fikriye'nin k Jlide ise ablasna hayrand. Ablasnn tutkusunu bilerek ona byk anlay gsteriyor ve dertlerini paylayordu. Mustafa Kemal 1915 ylnn aralk aynda yine bunalml gnler geiriyordu. Kendisine yeni bir grev verilmemiti, savan dnda kalmak onu ok zyordu. Akl fikri cephedeydi. Akamlar Beyolu'nda eski dostlaryla buluup dertleiyor ve gelecek gnler zerinde dnceler oluturuyordu. Zaman zaman Madam Corinne'in evine uruyordu. Madam Corinne, uzun yllar Paris'te kalm ve konservatu-varda okumutu. talyanca'nn yannda Franszca ve Trkeyi de ok iyi konuuyordu. Kocasnn lmnden sonra, bir sre Pan-galt'da Harbiye Okulu'nun karsnda babasnn evinde oturmutu. Babas, Bahriye nezaretinde evirmen ve ayn zamanda doktordu. Madam Corinne, daha sonra da kz kardeiyle birlikte Beyolu'nda Bursa Soka'nda bir eve geti. Mustafa Kemal Madam Corinne'i ne zaman tanmt? Herhalde 1912'de Derne'den stanbul'a dnd dnemde. Sofya' ya atandktan sonra Mustafa Kemal'le Madam Corinne uzun sre mektuplatlar. Bunlar ancak dost mektuplaryd. Bu yazmalar anakkale dneminde de srd. Mustafa Kemal mektup yazmay ok seviyor ve bu

yazlarnda bandan geenleri, gnlk olaylar ve dncelerini itenlikle anlatyordu. Bunlar hi de ak mektuplar deildi. Sevgi szleri yoktu bu yazmalarda. Mektup yazmak belki de Mustafa Kemal iin bir i dkme, bir boalma oluyor ve buna ok zen gsteriyordu. Ayn zamanda da bu yazmalarla Franszcasn ilerletiyordu. Mustafa Kemal Madam Corinne'le konuup tartmaktan zevk alyordu. Bu konumalar gece ge saatlere kadar uzuyordu. Ama oraya gitmedii akamlar eve erken dnmeye alyordu. nk Akaretler'deki evde annesinin ve Makbule'nin dnda bir bekleyeni daha vard. Fikriye baz akamlar annesinden izin alp yengesi Zbeyde Hanm'a gece yatsna geliyordu. Zbeyde Hanm ile Makbule bu gece yats misafirlikten hi holanmyorlar ama Mustafa Kemal'i kzdrmamak iin bu konuda fazla konuamyorlard. Yine de Zbeyde Hanm bu ilikinin gelimesinden korkarak Fikriye'yi olunun gznden drmeye alyordu, "Eyvah," diyordu, "benim Paa olum gnln galiba kaptrd u souk kza. Onun nesini beenir bilmem! Bir gzleri var gzel olan. O da btn kzlarda var. Hi deer mi? Benim olum, sa olsun, hi kendi deerini bilmez." Bu skntl gnlerde Mustafa Kemal'de Sofya zlemi uyand. Zaten Derne'de de, anakkale'de de Sofya'daki tatl gnlerini anmsad ok oluyordu. 1913'e girerken Noel'i ve ylban Sofya'da geirmiti. Orada bir yn dostu vard. Yine onlarla birlikte olmak ve ylban orada geirmek tatl bir ryayd. Kararn verdi ve ertesi gn bir trene atlayp kendini Sofya'da buldu. Ama Sofya artk o eski Sofya deildi. Dostlar da dalmt. Bu onun iin bir d krkl oldu. Ylban geirir geirmez stanbul'a dnd. imdi ne yapacakt? Bir yerlerde grev almak istiyor, ama dmanlar ona elme takyorlard. Sonunda tyini kt: anakkale'den Edirne'ye alnan 6. Kolordu kumandanlna atanmt. Buras cephe gerisi bir yerdi. Ama hi belli olmaz, Mustafa Kemal yarn yine kendisini scak savan iinde bulabilirdi. Fikriye bu Edirne iine ok sevindi. Ka admlk yerdi oras? Mustafa Kemal atlad myd trene, ertesi sabah stanbul'da olurdu. Bundan iyi bir atanma olamazd. Mustafa Kemal tyin emrini alnca Sirkeci'den trene binerek Edirne yaknlarna geldi ve doru oradaki tmen kararghna gitti. Subaylar ve askerler kendisini bir sava kahraman gibi karladlar. Oh!... Nihayet!... Mustafa Kemal'in morali dzelmiti. Eski havasn bulmu gibiydi. Tmendeki subaylar, "Albaym," dediler, "Edirne'ye anmza, hretimize uygun bir biimde girmeniz gerekir. Halk bayram edecektir sizi grnce. Mustafa Kemal 15 Ocak 1916'da Edirne'ye at zerinde, alklar arasnda girdi. Yollar tklm tklm dolmutu. Kzlar, atnn nne iekler serpiyorlard. Edirne o gn gerekten bir bayram havas yaad. O akam Karargh'n mahzeninde bir ziyafet verildi, arklar, trkler sylendi. Mustafa Kemal hi durmadan konutu, sava anlarn anlatt. Selanik gibi olmasa da Edirne, bir Rumeli kentiydi. Mustafa Kemal oralarda daha ok kendi kiiliini buluyor, duygulanyor ve couyordu. Ama ne yazk ki Edirne grevi topu topu alt hafta srd. Mustafa Kemal oradayken Mareal Liman von Sanders kolorduyu denetlemeye geldi, iki gn sonra Mustafa Kemal'in Diyarbakr'a atanmas karar kt. Mustafa Kemal, ertesi gn istanbul'a dnd. Demek ki ona, bu kez de Dou ve Gney cephelerinde arpmak dyordu. Kendisini yine scak savan iinde bulacakt. Mustafa Kemal Akaretler'de yeni bir srprizle karlat. Evde Makbu'un kucanda drt yalarnda bir ocuk vard. Makbule, "Atam tutam ben buni Lop lop yutam ben buni," diye ocuu havaya frlatp tutuyordu. "Anne, nereden buldunuz bu yavruyu?"

"Mustafa'cm, bunu, babas Ali Efendi getirdi bize brakt. Sen hatrlar msn Ali Efendi'yi? Annesi Selanik'te komumuzdu, 85 bize gelir giderlerdi. Ali Efendi evlenmi, Diyarbakr'a gitmi. Bu ocuk orada domu. Adn Abdrrahim koymular, ama ocuk bir yandayken annesini akrep sokmu, kadncaz lm. Ali Efendi kalm yavrusuyla babaa. ocua bakamayacan anlaynca, 'Bunu gvenilir birilerinin yanna vereyim, onlar bytrler,' demi. Aklna biz gelmiiz. stanbul'a tandmz renmi, adresimizi bulmu, ocuu alm kucana, kalkp bana geldi. 'Zbeyde anne,' dedi, 'Abdrrahim senin ocuun olsun. Ona analk et, byt.' "Ben de, 'Pekl Ali Efendi,' dedim, 'sen merak etme. Naciyem 12 yanda ld. Abdrrahim'i onun yerine korum. 'Naciye'nin erkecei,' derim ona." Mustafa Kemal, "ok iyi yapmsn anne," dedi. "O da bizim ocuumuz olur." "Mustafa'cm, sana bir ey daha syleyeceim. Bu yavruyu neyle besliyorum biliyor musun? Taze inek style!" "Onu da nereden buluyorsunuz?" "Anlataym, Selanik'te bizim bir ahbabmz vard, onlar da istanbul'a g etmiler, bir de inekleri varm, adn Bahtiyar koymular, o inei de skdar'a getirmiler. Kolay m inee bakmak ehrin iinde, hayvan satmaya karar vermiler. Bana sylediler, "Aman" dedim, "ne iyi Abdurrahim'e taze st lazm, inei biz alrz, ocuun stannesi olur." "Hi olur mu anne, inei nerede besleyeceiz?" "Bak olum, sen eve girerken hi farkna varmadn, alt kata aldk inei. Demelerin zerine saman serdik. Samanlarn altna da senin bize braktn silhlar yerletirdik. Altta silhlar, stte inek, hi kimsenin aklna gelir mi evde silh sakladmz?" "Yaayn valla anne, harika. Peki neyle besliyorsunuz Bahti-yar'?" "Gndzleri darya koyuveriyoruz, bo arsalarda otluyor. imdi evimizi de rendi. Akam oldu mu gelip kapnn nnde 86 duruyor. Bak ne kadar akll hayvan, btn evlerin boyas ayn renk, kaplar ayn, ama o hi armadan bizim evin nnde bekliyor." "Peki, kim bakyor Bahtiyar'a?" "Aman olum, sorduun eye bak. Emir erin akir Aa. O da ok sevdi ineimizi. Hayvan skdar'dan buraya o getirdi. Beikta'tan bir mavna kiralam, hayvan kskvrak balayp bindirmiler. Laz uaklar aslmlar kreklere, hayvan Beikta iskelesine karmlar. Dnya lem krlm glmekten." "Peki Fikriye nasl, hi gelip gitmiyor mu?" "Birka haftadr hi uramad. Onlarn ba dertte. Akbyk'ta kan bir yangnda oturduklar konak yand, perian oldular. Evden hibir ey kurtulamad. Btn Akbyk kavruldu gitti, insanlar ortalarda kaldlar. adrlar kurulmu Sultanahmet Meydan' na. Kta kyamette nasl barnrlar oralarda? Buraya geldiler. Birka gece bizim evde kaldlar." "Vah zavalllar. ok yazk olmu." "Sonra Sultanahmet'te, Yerebatan yaknlarnda bir ev bulup oraya yerletiler. Ev Kaptancbalardan Macit Bey'in 24 odal konann karsndaym. O evi de Macit Bey yaptrtm. Macit Bey onlara byk dostluk gstermi. Ei Nimet Hanm da Vasfiye'ye ok yardm etmi. Onlarn, Handan adnda 10-12 yalarnda bir kzlar varm, o da Jlide'ye arkada olmu, Fikriye'ye de hayran-m." "Onlara bir gemi olsuna gitmek isterdim ama hi zamanm yok. Biraz ayp olacak ama, hemen yola kmak zorundaym. Bakalm, bir frsat bulursam urarm." VII Gneydou: Cephede Roman Okuyan Kumandan Mustafa Kemal souk bir mart gn trenle Haydarpaa'dan ayrld. Kimbilir neler bekliyordu kendisini Diyarbakr'da? Savan ikinci ylyd, insanlar yoksulluk iinde kvranyorlard. Tren istasyonlarda durduu zaman pencerelerin n perian insanlar ve dilencilerle doluyordu. Sakatlar, plak ocuklar, iskeleti km yallar bir dilim

ekmee muhtat. Istanbul-Diyarbakr yolculuu tam on gn srd. Son istasyon Glek ve Mamure'ydi. Oradan teye demiryolu yoktu. nce otomobille Halep'e gittiler, oradan Ceylanpnar'a, oradan yine otomobille Mardin'e, oradan da Diyarbakr'a. Diyarbakr'da bardaktan boanrcasna bir yamur yayordu. Artk oradan teye araba yolu da yoktu. Mustafa Kemal beraberindeki subaylarla birlikte atlara bindi, btn birlikleri yamur altnda yle dolatlar. Baz yerlerde geceyi adrlarda geirdiler. Bu srada, Mustafa Kemal, generallie ykseldiini haber ald. Bu, yllardan beri hak ettii ve bekledii bir ykseliti. Mustafa Kemal Paa olmutu, 35 yandayd. Sava alanlarnda kazand esiz zaferlere karn kendisini ne kadar da ge paala ykseltmilerdi. Hem seviniyor, hem de bunca zaman paalna engel olan dmanlarna iinden svp sayyordu. Neden sonra yaknlar ona u olay anlattlar: Talt Paa ile ttihatlarn balarndan Doktor Nzm, ite o gnlerde ttihat Terakki'nin merkezinde Mustafa Kemal'in derecesinin paala ykseltilmesini konuuyorlarm. eriye Enver Paa girmi ve ne kadar da konutuklarn sormu. Onlar da Mustafa Kemal'in ar tk paa olmas gerektiini sylemiler. Enver Paa'nn yant u olmu: "Mustafa Kemal'in mirlivala (tugenerallie) ykseltilmesi emri cebimdedir. Ama siz onu bilmezsiniz. O tugeneral olur, korgenerallik ister, korgeneral olur, orgenerallik ister, orgeneral olur mareallik ister. Mareal yaparsnz, padiahlk ister..." Mustafa Kemal'e bu olay anlattklar zaman kahkahalarla glm ve yle demiti: "Ben Enver'in bu kadar zeki ve akll olduunu bilmezdim..." Diyarbakr'dan yola ktktan bir hafta sonra cepheye ulatlar. Rus askerleri 1.200 metre uzaklarndayd. Oradan mevzileri gzetlediler. Ruslar yaylm atei atlar, az daha hepsi lecekti. Geri ekilip karargha dndler. Ertesi gn, 15 Nisan 1916'da Dou Cephesi'nde afakla birlikte Rus saldrs balad. Mustafa Kemal, sava Kemer Da'n-dan ynetiyordu. ki gn sonra Ruslar geri ekilmek zorunda kaldlar. Dou'nun koullarnda savamak, anakkale'de savamaktan daha kolay deildi. nsan aya dememi dalar, sarp doruklar, geit vermeyen yamalar... Mustafa Kemal, o gnlerde Siirt'ten Madam Corinne'e unlar yazyordu: "Batdan Dou'ya kadar devam eden uzun ve yorucu bir yolda iki ay kadar seyahat ettikten sonra, bir istirahat an bulunabileceine inanlr, deil mi? Fakat heyhat, grlyor ki, bu ancak lmden sonra mmkn olacak. "... Tabii ki u anda bulunduum yeri bilmiyorsunuz. Burasn size tantamam ki, nk haritada bile yeri yok. Ksaca grl grl akan saysz derelerle sulanan, fevkalade gzel, yeil amlarla rtl bir da silsilesi tasavvur edebilirsiniz. Ormanlarnda binlerce blbl var ve dalarmzn bir ksm hl beyaz rtsn koruyor. Hava tertemiz, sular da yle. Ruslar pek uzakta deiller ama, anakkale'deki gibi yakn da deiller. (Mays 1916)" Mustafa Kemal Diyarbakr'da kolorduyu yeni bir yaplanmadan geirdikten sonra, nce Rus igalindeki Mu'a yrd, sonra Bitlis'e. Austos balarnda her iki kent de dman igalinden kurtuldu, halk bayram etti. Mustafa Kemal artk byk kurtarcydAylar birbirini kovalad, yaz geti, sonbahar geldi. Mustafa Kemal Paa oralarda snrdan snra kotu; yannda ve evresinde subaylar, yaverler ve birlikte alt yksek rtbeli kumandanlar vard: Refet Paa, zzettin (allar), Fuat (Bulca), Ali Fuat (Ce-besoy), Cevat Abbas, Ali etinkaya ve yaveri kr Tezer. kr Bey, Mustafa Kemal'in vey babas Ragp Bey'in ve Fuat Bulca'nn yeeni olduu iin, Kemal Paa ona yaknlk gsterirdi. Mustafa Kemal, o dnem gnlk anlarn yazd not defterini daha sonra, saklamas iin kr Bey'e verdi. O da bunlar sk skya korudu. Yllar sonra kr Bey lnce bu anlar yaynland. Mustafa Kemal'in o gnlerdeki yaamn belgeleyen bu notlardan baz rnekler:

"Saat imdi alt buuk. Frka kumandan Ali Fuat, kurmay bakan zzettin ve Alay kumandan Fuat beylerle benim adrmdayz. Fuat Bey bize ut alyor. (8 Kasm 1916)" "... Yolda 150 kiilik bir gnll kafilesiyle karlatk. Bunlar gzden geirdim. aelerini salamamz rica ettiler. Yollarda birok gmen grdk, Bitlis'e dnyorlarm. Hepsi a, sefildiler. Pelerinde 4-5 yalarnda, lme mahkm bir ocuk gidiyordu. Onu da ana babas brakm. ocuk bir kar kocann peine taklm, onlar 100 metreden izliyordu. Kendilerine niin bu ocuu almadklarn sordum, "Bizim evldmz deil," dediler. (9 Kasm 1916)" "... ksrkten, adrn kurumu olmasndan ve rzgrdan dolay fena uyudum. Saat birde uyandm. ksrm hafifletir diye ay itim. Tekrar yattm. Saat 5'te uyandm. Ordudan, kiiye zel, gizli ifreli bir tel geldi. Bitlis Cephesi'ne dmann saldrsn nlemek iin 30 tabur verilecekmi. Saat 7'de yola ktk. Yarmda Bitlis'e vardk. Refet Paa, yaverleri ve kumandanlarla bizi karlad. 9 "Yolda iki nefer kyllerden zm ve elma satn almak istemiler, kt para verdikleri iin satclar alayarak bana ikyet ettiler. Neferlere hak verdik. "Yol boyunca iki yerde, kokmu insan cesetleri ve kemikler grdk. Alktan lmler, hayvanlar gibi. Gece Refet Paa' nn evinde kaldm. ksrkten ok rahatsz oldum. (10 Kasm 1916)" "... Refet Paa rahatsz olduundan ayrld. Akam rak bfesi hazrlamlar. Dier subaylar iin de byle. Askere bu kadar yakn bulunan subaylar iin bu durumu uygun grmedim. Yeni Frka kumandan Ali Fuat Bey'le bu konuyu grtk. (12 Kasm 1916)" "... Tabur ve blk kumandanlarna, dmann saldrs karsnda nasl davranacaklar yolunda bir uygulama yaptrdm. Sonra karargha dndk. Yemek yedik ve Bitlis'e hareket ettik. Yolda 300 kadar milise rastladm. A olduklarn sylediler. Bitlis'e yolladm. Frka kumandanna, bunlarn karnlarn duyurmasn ve giydirilmelerini syledim. "Kalacam eve geldim. Bam ykadm. imdi dinleniyorum. Saat 4.20. (13 Kasm 1916)" "... Geceyi ksrkten pek fena geirdim. (14 Kasm 1916)" "... Geceyi fena geirmedim. ksrk hafifledi ve uyumama engel olmad. Hastaneyi tefti ettim. Hastane olarak kullanlan evlerde, 10-15 kesik kadn ba bulmular. erefiye denilen camiyi gezdim. i hayvan leleri ve pisliklerle doluydu. "Yolda, 12 yanda mer adnda ksz bir ocuk grdm; yanma aldm. Bunu grenler bana, anas babas lm yetim daha getirdiler. Onlara da para vermekle yetindim. (16 Kasm 1916)" "... Akam zeri Fuat geldi. Maziden konutuk. Yemei birlikte yedik. Annemden mektup aldm. (18 Kasm 1916)" "... Alphonse Daudet'nin, canm skld zaman okuduum Sapho-Moeurs Parisiennes adl romann bitirdim. Konu yle: Jean, 'etudiant' (rencilik) yllarnda Sapho'yu seviyor. Birok yl birlikte yayorlar. Jean iki defa bu yaamdan bkp kamak istiyor, sonunda kayor. Gnn birinde mektuplarn almak iin Sapho'nun evine gidiyor, konuuyorlar. Sapho, bir zamanlar eve evltlk olarak aldklar ocuun kendi ocuu olduunu ve onu eski sevgilisinden dourduunu anlatyor. Jean Sapho'yu dvmeye kalkyor ama Sapho buna seviniyor, 'Demek ki beni hl seviyorsun,' diyor. Bir sre sonra Jean Gney Amerika'da bir kente konsolos oluyor. Birlikte gitmeye karar veriyorlar. Tam Marsilya'dan vapura binecekleri gn Sapho'dan bir mektup geliyor: 'Gelemeyeceim. imdiye kadar gereinden ok sevdim. Artk sevilmek istiyorum. Eski sevgilimle beraber olacam...' (19 Kasm 1916)" "... Nuh Bey bana kendi tayn hediye etmek istedi, kabul etmedim.

"Shhatin korunmas iin, bilhassa beynin parlakl iin alkol almamal. (20 Kasm 1916)" "... Kurmay bakanyla (zzettin allar) tesettrn (rtnmenin) kaldrlmas ve sosyal yaammzn dzeltilmesi konusunda sohbet ettik ve unlar zerinde durduk: 1) Yaamn koullarn bilecek anne yetitirilmeli, 2) Kadnlara zgrlk verilmeli, 3) Kadnlarla ortaklaa yaam, erkeklerin ahlk, dnceleri, duygular zerinde dnce oluturulmal. "Gece saat 12'ye kadar sohbet ettik. Talimname'den 'mar' szn kaldrp yerine 'yr' denmesini uygun grdk. (22 Kasm 1916)" "... Akam odada Bitlis Jandarma Kumandan Nzm Naz-mi ve Fuat (Bulca) ile memleketin durumunu konutuk. mer Naci'nin vefatna zldk. Fuat ut ald. (23 Kasm 1916)" "... Tabur kumandanndan, Arburnu'nda ngilizlerden alnm bir masa rts ve bir kasatura aldm. Buna karlk | italyan savandan beri sakladm bir talyan drbnn ver- j dim. (25 Kasm 1916)" "... Sabah tuvaletinden sonra taylar grdm. "Allah' nkar Mmkn mdr? adl bir kitap okuyorum j (Bu kitab Filibeli ehbenderzde Ahmet Hilmi yazmtr.). (1 Aralk 1916)" "... Evden kmadm. Allah' nkr Mmkn mdrt' okumaya devam ettim. "Yanma aldm ihsan ve mer adl ocuklara Mehmet Emin'in (Yurdakul) Yaamak Kavgas adl iirinin bir blmn ezberlettim. (2 Aralk 1916)" "... Allah' nkr Mmkn mdr' bitirdim. Arburnu raporlarn yazmaya baladm. (3 Aralk 1916)" "... Kitap okumakla vakit geirdim. Sonra taylar grdm. Daha sonra be liraya bir hal, bir liraya da bir hamam takm aldm. (4 Aralk 1916)" "... Hamama gittim. Otomobille Telmih kyne uzandm. Batman vadisinde teden beri dikkatimi eken bir ev vard, o eve girdim ve damna ktm. (5 Aralk 1916)" "... Mebadii Felsefe (Felsefe Balangc) adnda bir kitap okumaya baladm. (6 Aralk 1916)" "... leye kadar evde kitap okudum. Sonra istihkm Yzbas Fuat Efendi geldi. Diyarbakr'dan yaya gelmi, istanbul' dan kal iki buuk ay olmu. (7 Aralk 1916)" "... Bugn btn kurmaylarla birlikte tavan avna gittik. Hava ok sisliydi. 4 tavan ve 1 tilki tutuldu. Sonra krda yemek yedik. (8 Aralk 1916)" I "... Sadk Bey bir tay hediye etmek istedi, kabul etmedim. Kitap okumakla vakit geirdim. (9 Aralk 1916)" "... Kemal Bey'in (Namk Kemal) Siyasi ve Ebedi Makaleler adl kitabn okudum. Sonra yine Kemal Bey'in Osmanl Tarihi'ni okumaya baladm. "Yemekten nce Mehmet Emin Bey'in Trke iirler'i ile Fikret'in Rbab- ikeste'sinden paralar okuyup karlatrdm, ikisi de baka trl gzel. Ancak Trke olanda da, tekisinde de ayn derecede Arapa, Farsa kelimeler var. Fark, biri parmak hesab, teki deil. (10 Aralk 1916)" Kemal Paa an defterine ite bunlar not etmi, ama onun not etmedii bir olay yaveri kr Bey yle anlatyor: "15 Aralk 1916'da Paa krkl kaputunu giymi, elleri eldivenli olduu halde birlikte otomobille Diyarbakr'dan Ergani Madeni'ne gidiyorduk. Paa yolda, 'ocuklar, kolaynzda sigaranz var m?' diye sordu. "Ben hemen tabakam uzattm. Paa tabakay eline alp baktktan sonra, 'kr, bu nereden?' diye sordu. 'Paam, Anafar-talar'dan,' dedim. 'Lord Kitschener'in ordusuna mensup subaylarn birinden ele geirilmi bir hatradr. Ltfen kabul buyurunuz.' Paa, 'Hele imdilik dursun,' diyerek tabakay geri verdi. "Aradan on gn geti. Vali Memduh Bey, Paa'ya bir tay hediye etmiti. Paa o gn bana, 'kr, biliyorsun,' dedi, 'Vali Memduh Bey bana bir tay getirdi. Karlnda bir

ey yapmam gerek. Ama burada hibir ey bulamam. Aklma u anakkale hatranz sigara tabakas geliyor. Bunu Vali Bey'e verecek olursak ok holanacan umut ediyorum.' 'Emredersiniz Paam, ok yerinde bir ey olur,' diyerek tabakay masann zerine braktm. "Ertesi sabah baktm, tabaka masann zerinde duruyor. 'Paam,' dedim, 'galiba tabakay vermeyi unuttunuz, burada kalm.' "Paa, 'Hayr kr, unutmadm,' dedi. 'Bu tabakann savat ii pek nefis. Anafartalar'da karmda yenik dm dmann bir subayndan elde edilmi olmas bu tabakaya tarihi bir deer 93 94 de katyor. Kendim kullanmak istediim iin vermeye kyamadm. Tayn karln ileride uygun bir biimde buluruz.'" Mustafa Kemal hibir yerde uzun sre kalmadan Gneydou Anadolu ve SuriyeLbnan blgesinde oradan oraya kouyordu. Diyarbakr'dan Halep'e geti, oradan am'a, oradan yine Diyarbakr'a, sonra Akviran, Arakel, Sekerat ve Elaz'a, oradan yine Halep'e ve sonra Diyarbakr'a. 1917 Temmuzu'nda Yldrm Ordular kumandanlna bal Yedinci Ordu kumandanlna atand. Yeni grevine balamadan nce bir ay iin stanbul'a gitti. Akaretler'de annesine yeniden kavumann mutluluunu yaad. Fikriye de gelip onu birka kez grebildi ama btn bu gerginlikler arasnda mutluluklarnn tadn pek kartamadlar. Mustafa Kemal savan gerginliinden kendisini bir trl kurtaramyordu, austos aylarnda Halep'e dnd. Huzursuzluun nedeni, Mareal Falkenhayn'n emrinde almak zorunda braklmasyd. Kemal Paa'nn, bu Alman kumandanna hi gveni yoktu. O, btn yetkilerin kendinde toplanmasn istiyor, Enver Paa ise buna asla raz olmuyordu. Bu durumda orada daha fazla duramayacan anlad ve 7 Ekim'de ordu kumandanlndan istifa etti. Ne var ki stanbul'a dnebilmek iin cebinde tren biletini alacak paras bile yoktu. Oysa bir sre nce stanbul'dayken, Mareal Falkenhayn ona, Akaretler'deki evine zarif sandklar iinde altnlar gndermiti. Bu paralarn ordunun ihtiyac iin gnderildii belirtiliyordu. Mustafa Kemal bu sandklar getiren Alman subayna, "Bu sandklar bana yanl gndermiler," demiti. "Bunlarn ordunun levazm dairesine gnderilmesi gerekirdi." Alman subay paralar almak istememi, o da sandklar yaverleri araclyla geri gndermiti. Mareal'in amac altn karl Mustafa Kemal'i kendine balamak, satn almakt. Kemal Paa, "Ben, altn karl memleketin karlar zerinde dncelerimi deitirecek insanlardan deilim. Birok insan byle sandklarla altn vererek yoldan karabilirler ama beni deil," diye haber gndermiti. te iki ay nce sandklar dolusu altn geri eviren Kemal Pa- 95 a'nn, imdi cebinde bilet alacak paras bile yoktu. Atlarn ve ksraklarn satmaktan baka are gremiyordu. Yaveri Salih Bo-zok'u ararak, "Bu atlardan birkan sat da stanbul'a gidelim," dedi. Salih Bey atlar pazara yollad, tek alc kmad. Bunun zerine Kemal Paa Halep'te bulunan Cemal Paa'ya giderek, "Paam," dedi, "benim birka cins at ve ksram var. Bunlar satmak istiyorum. Alc bulamadm. Siz burann eski kumandansnz, bana bir yol gsteriniz." Cemal Paa, "Hayvanlarnz nce baytara muayene ettireyim," diye yant verdi. "Pekl, benim phem yok ama yle yapnz." Cemal Paa atlarn durumunu inceledikten sonra, Kemal Paa'ya hepsi iin iki bin altn nerdi. Baka aresi olmayan Kemal Paa bu neriyi kabul etti ve bylece biletini alabildi. VIII

Vahdettin'le Birlikte Almanya Gezisi Mustafa Kemal stanbul'a gelir gelmez, Cemal Paa'dan u telgraf ald: "Hayvanlarnz be bin altna sattm. Sizden ok ucuza almm. bin altn nereye gndereyim? Mustafa Kemal'in yant u oldu: "Ben atlarm iki bin altna satmtm. Siz be bin altn almsanz, st tarafn bana vermeye mecbur deilsiniz." Cemal Paa bu sattan kr etmeyi asla dnmyordu. Bahriye Mstear araclyla o bin liray Kemal Paa'ya gndererek drst bir davranta bulundu. Mustafa Kemal'in Mareal Falkenhayn'n emrinde almak istememekte ne kadar hakl olduu ok ksa zamanda anlald. O, Halep'ten ayrldktan iki hafta sonra, ngilizler 110 bin kiilik bir kuvvetle saldrya getiler. Kuds ve Filistin'in tamam bylece yitirilmi oldu. Mustafa Kemal stanbul'a bozuk bir moralle dnd. Her eyin yitirildiine inanyor ama yine de bir eyler yaplmas gerektiini dnyordu. Akaretler'deki evde kalmak iinden gelmedi. Her gn birtakm grmeler yapmas gerekiyordu. Doru Pera Palas oteline giderek oraya yerleti. Ertesi gn de Akaretler'e, annesini ve Makbule'yi grmeye gitti. Zbeyde Hanm kendisine kt bir haber verdi. Fikriye'nin annesi Vasfiye Hanm anden lm ve aile perian olmutu. Mustafa Kemal hemen basal dilemek iin Sultanahmet'teki eve gitmek zorundayd. Vasfiye Hanm'n olu Ali Enver'i ok zamandr grmemiti. Enver, Mustafa Kemal'in Harbiye'deki rencilik yllarndan arkadayd. Fikriye ve Jlide de evdeydiler. de byk aclar iindeydi. Evi artk Fikriye'nin ekip evirmesi gerekiyordu. Fikriye Kemal Aabey'ini grnce acsn biraz unutur gibi oldu. Mustafa Kemal bu aileyle artk daha yakndan ilgilenmesi gerektiini dnerek evden ayrld. imdi stanbul'da ne yapacakt? nce ay izin ald, iznini daha kullanmadan Genelkurmay'da yeni bir greve getirildiini bildirdiler. Dostlarn Pera Palas'ta kabul ediyor, zorunlu olmad zamanlarda pek ortalarda grnmyordu. O gnlerde neler oluyordu dnyada? Osmanl kamuoyu dnyada neler olduunun pek farknda deildi. stanbul'da kan gazeteler dnya olaylaryla ilgilenmiyorlard. Oysa yedi aydan beri btn lkelerde gzler Petrograd'a evrilmiti. Rusya'nn o zamanlar bakenti olan Petrograd'da 8 Mart'ta halk ayaklanm ve arlk temellerinden sarslmaya balamt. Bu ayaklanmalar balayal bir hafta olmamt ki ar Nikola tahttan ekilmek zorunda kalm ve Romanof hanedan sona ermiti. Osmanllarn ka yzyllk dman olan arln yklmasnn nemi lkede hi anlalamamt. Osmanl Devleti'ni ynetenler, bunun dnyay deitirecek apta bir olay olduunu kavramamlard, nk gzler snrlara evrilmiti. ekimeler de dary grmeye engel oluyordu. ar'n devrilmesinden on gn sonra da Lenin Petrograd'a gelmiti. Kimdi Lenin? Osmanllarn umurunda bile deildi! Marx ve Engels'in adn ka kii duymutu acaba koca Osmanl lkesinde? Tepedeki yneticilerin, rnein Enver, Talt ve Cemal paalarn, o gnlere kadar sadrazamlk koltuuna oturan o gsleri madalya dolu, srma kuakl paalarn hangisinin sosyal ve siyasal eylem ve devrimlerden haberi vard ki? Btn bu ayaklanmalarn ardndan, 15 Eyll'de Rusya'da cumhuriyet iln edilmi ve Kerenski devlet bakan olmutu. stanbul'daki yneticiler bunun anlamn da pek kavrayamadlar. "Ha arlk rejimi olmu, ha cumhuriyet, hepsi bir," demekle yetindiler. ki ay iinde, Rusya'da komnist bir rejimin kurulaca hi akllarna gelir miydi? Oysa o gnlerde Osmanllarn en byk dman olan Rusya can ekiiyordu, savaa kar kacak yeni bir rejimin temelleri atlyordu. Trklerin bayram etmeleri gerekirdi, bunun da farkna varamadlar. GVF7 97 7 Kasm'da olanlar oldu ve Bolevikler iktidara geldiler. Almanya'da enlikler yapld, nk Dou'daki en byk tehlike 9 yok oluyordu, istanbul'da ise o gnlerde General

Allenby'nin Filistin Cephesi'nde saldrya gemesi konuuluyordu. Enver Paa da uzun srede Mustafa Kemal'i yok etmek iin planlar hazrlyordu. Mustafa Kemal o gnlerin birinde Enver Paa'dan bir mesaj ald. Paa kendisiyle ok acele grmek istiyordu. Mustafa Kemal merak etti, btn bu olaylardan sonra Enver Paa kendisine nasl bir grev nerecekti? Bu yenilgiye onu da bulatrmak m istiyordu acaba? Bu tr dncelerle Harbiye nezaretine gitti. Enver Paa makamnda, hibir ey olmam gibi, Mustafa Kemal'i yapay bir nezaketle karladktan sonra, "Ordu kumandanlndan ayrlm olmanza zldm," dedi. "Ben Sina Cephesi'ndeki ordularn nasl blneceini ve bu kuvvetlerin nasl kullanlacam Mareal Falkenhayn Paa'ya sormutum. Kendisinden yant alamadm iin istifanz kabul etmek zorunda kaldm. imdi burada sizi bekleyen baka grevler var. Almanya mparatoru Padiahmz genel kararghna davet etti. Padiahmzn (Sultan Reat'n) byle bir seyahat yapamayacak durumda olduunu biliyorsunuz. Veliaht Hazretleri'nin (Vahdettin Efendi'nin) Zthne yerine bu seyahati yapmasn uygun grdk. Kendisinin yannda bulunmay kabul eder misiniz?" Mustafa Kemal byle bir gezinin kendisi iin ok yararl olacan dnd. Sultan Reat'n zaten bir aya ukurdayd. Yarn onun yerine Vahdettin Efendi tahta kacakt. Byle bir kiiyi yakndan tanmak elbette ok ilgin olacakt. Mustafa Kemal hemen bu neriyi kabul etti. gn sonra yola klmas gerekiyordu. Enver Paa, "Geziye kmadan nce, Veliaht Hazretleri'yle tanmalsnz," dedi. Eski kolordu kumandanlarndan Albay Naci Bey'in de bu geziye katlmas kararlatrlmt. Yola klmasndan bir gn nce Mustafa Kemal ile Naci Bey Saray'da bulutular. Mabeyinciler her ikisini de bir odaya aldlar. Odada redingotlu adamlar ayakta duruyorlard. Eya olarak bir kanepe ve iki koltuk vard. Beklemeye baladlar. Derken odaya redingotlu bir kii daha girdi, gu yeni gelenin kim olduunu ne M.ustafa Kemal biliyordu ne de Naci Bey. Yeni gelen redingotlu kii kimseye selm vermeden kanepenin sa kesine oturdu. Yandaki koltuklara da Mustafa Kemal ile Naci Bey oturdu. Redingotlu adam uzun bir sre hi azn amad, gzlerini kapad, derin bir dnceye dald. Sonra gzlerini aarak Mustafa Kemal'e dnd ve, "Merref oldum," dedi, "mutluyum." Yeniden gzlerini kapad ve uzun bir sessizlik oldu. Mustafa Kemal ve Naci Bey, bu redingotlu adamn bamabeyinci olduunu sanmlard. Ne sylemeleri gerektiini kestiremiyor, adamn konumasn bekliyorlard. Birka dakika sonra, o redingotlu uyurgezer adam gzlerini aarak, "Birlikte seyahat edeceiz, deil mi?" diye sordu. Artk bu esrarl kiinin Veliaht Hazretleri olduu anlalmt. Mustafa Kemal bunun zerine ayaa kalkarak, "Efendi Hazretleri," dedi, "beraber seyahat edeceiz. ki gn sonra yola kacaz. Perembe akam garda hazr bulunacaksnz. Oradan hareket edeceiz." Vahdettin Efendi, "Evet efendim," dedi, "yle yapacaz." Mustafa Kemal ile Naci Bey Veliaht Hazretleri'ne veda edip Saray'dan ayrldlar. kisi de aknlk iindeydi. Mustafa Kemal, "Zavall, bedbaht, acnacak bir adam," dedi. "Bunlarla ne yaplabilir? Bu zavall yarn padiah olacak, kendinden ne beklenebilir?" "Hi." "Biz ki, akl, mant olan insanlarz, memleketin geleceini, bugnn, yarnn anlam kiileriz, ne yapabiliriz?" "G!" Mustafa Kemal ile Naci Bey yola klaca akam, 15 Aralk 99 1918'de Sirkeci garna gittiler. Btn saray erkn, redingotlular uaklar ve bilmem ne baslar oradaydlar. Vahdettin Efendi hi-100 biriyle konumadan dikilmi duruyordu.

Mustafa Kemal, nceden, Veliaht Hazretleri'ne niforma giymesi iin haber gndermiti. nk Alman Genel Karargh'n grmeye gidiyorlard. Padiah ve ehzadeler, bu gibi durumlarda niforma giyerlerdi. O akam bir de baktlar ki Vahdettin Efendi sivil giyinmi. Mustafa Kemal Terifatbaya, "Ben," dedi, "Veliaht Hazretleri'nin niforma giymesini istemitim. Neden sivil giysilerle gelmi?" Terifatba kstah bir tonla, "Siz kim oluyorsunuz?" diye yant verdi. "Ben sana kim olduumu syleyecek durumda deilim. -renseydin benim kim olduumu. Ben sana Veliaht Hazretleri'nin niforma giymesini syledim mi, sylemedim mi?" Terifatba Mustafa Kemal'in bu sert konumasndan rkerek, "Evet," dedi, sylediniz. "Ben de kendilerine arz ettim, ama niforma giymek istemediler." "Neden?" "nk ilk nce Veliaht Hazretleri'ne 'ferik' (korgeneral) derecesi verilmiti, sonra derecesini 'livala' (albay-tugeneral aras bir rtbeye) indirdiler. O da hakl olarak bozuldu, darld. 'Ben byle bir dereceye tenezzl etmem,' deyip niforma giymedi." "Anlald, can isterse." Mustafa Kemal ile Naci Bey bu szlerden sonra Vahdettin Efendi'nin yanna gidip elini sktlar. Enver Paa da Veliahtn yanndayd. Mustafa Kemal, "Veliaht Hazretleri," dedi, "trene binmeden nce askeri mfrezeyi selmlamanz gerekiyor." "Nasl yani?" "Siz yryeceksiniz, arkanzdan biz geleceiz." Bunun zerine Vahdettin Efendi ellerini havada sallayarak yrmeye balad. Byle bir trene hi alk olmad belliydi-nde o, arkasnda Mustafa Kemal, Naci Bey ve yaverleri trene bindiler. Vahdettin Efendi yine akn akn bakmyordu. Mustafa Kemal, "Veliaht Hazretleri," dedi, "ltfen pencereyi ap askeri selamlaynz." "Az nce selm verdim ya, yine mi askeri selamlayacam? Gerekli midir?" "Evet Veliaht Hazretleri, gereklidir." Vahdettin Efendi, Mustafa Kemal ne dediyse yle yapt. Tren istanbul'dan uzaklatktan az sonra Terifatba, Mustafa Kemal'in vagonuna gelerek Veliaht Hazretleri'nin arkadaki vagonda kendisini beklediini bildirdi. Mustafa Kemal bu arya sevindi, onunla biraz konuabilmek ve kendisini tanyabilmek iin ortam yaratlmasn bekliyordu. Arkadaki vagona geti. Vahdettin Efendi Mustafa Kemal'i ayakta bekliyordu. Sonra oturdu, konuuna da yer gsterdi, o da oturdu. Ama bu kez hi uyukla-myordu, gzlerini drt am bakyordu. "Affedersiniz Paa Hazretleri," diye sze balad. "Birka dakika ncesine kadar kiminle seyahat etmekte olduumu bana sylememilerdi. Tren kalktktan sonra rendim. Sizi gyaben ok iyi tanr ve takdir ederim. Arburnu'nda ve Anafartalar'da kazandnz muvaffakiyetler malmumdur. Siz stanbul'u kurtarm bir kumandansnz. Birlikte seyahat etmekte olduum iin ok mutluyum." Bylece aradaki buzlar erimi oluyordu. Vahdettin Efendi hi de ilk grnd gibi uyurgezer bir kii deildi. eitli konulardan sz edildi, sonra da Mustafa Kemal izin isteyerek Veliaht Hazretleri'nin yanndan ayrld. Babaa konumalar ertesi gn de srdrld. Vahdettin Efendi stanbul'dan ayrldktan sonra eski kasnt davrann brakm ve kendi kiiliini bulmutu. Mustafa Kemal'le de gerek kiiliini hi gizlemeden, iten bir havada konumakta saknca grmyordu. Yolculuun sonunda Byk Alman Karargh'nn bulunduu kasabaya geldiler, imparator Karargh'nn nnde bir Alman mfrezesi kendilerini bekliyordu, imparator da oradayd. Vah-

o 102 dettin Efendi artk karlama treninde ne yapmas gerektiini biliyordu. Terifatbann yardmna gerek duymadan askerleri selmlad. Oradan byk bir hole geildi. Bakumandan Mareal Hindenburg, General Ludendorf ve btn byk kumandanlarla oradaydlar. Veliaht Hazretleri'nin mparator'a yannda bulunanlar tantmas gerekiyordu. Vahdettin Efendi nce Mustafa Kemal Paa'y tantt. mparator onun kim olduunu biliyordu. Bir elini gs dmelerinin arasna sokmutu. teki eliyle Mustafa Kemal'in elini tutarak Almanca, "OnaltncKolordu," dedi. "Anafartalar..." Mustafa Kemal biraz sklm, nne bakyordu. Kayzer, "Acaba yanl m syledim," diye devam etti, "siz Onaltnc Kolordu Kumandan deil miydiniz? Anafartalar zaferini kazanan Mustafa Kemal siz deil misiniz?" Mustafa Kemal aknlk iinde, "Oui ekselans," diye yant verdi. "Ekselans," der demez de ok piman oldu. "Sr," ya da, "Majeste," demesi gerekmez miydi? Hem de neden Almanca, "Ja," ya da, "Jawohl," dememi de Franszca, "Oui ekselans," demiti. O kadar Almancas yok muydu? Byle bir pot krdna ok zld. Bu biimsel tanma treninden sonra sra, mareal ve generallerin protokol gerei ziyaretine geldi, ilk ziyaret edilecek kii, Bakumandan Mareal Hindenburg'du. Mareal masasnn banda oturuyordu, soldaki koltukta Vahdettin, onun yannda Naci Bey, Mareal'in sanda da Mustafa Kemal yer ald. Hindenburg, Veliaht Hazretleri'ne Osmanllarn eitli cephelerde uradklar yenilgiden dolay teselli edici szler syledi. Naci Bey de bunlar Trke evirerek Vahdettin Efendi'ye aktard. Ondan sonra sra, General Ludendorf un ziyaretine geldi. O da Alman ordusunun byk bir saldn iinde olduunu ve zaferi mutlaka kazanacaklarn anlatt. Bu szler, Alman milletine moral vermek ve halk uyutmak iin verilen biimsel demelerden deiik deildi. Mustafa Kemal ise cephelerin durumunu biliyor ve bu parlak szlere hi inanmyordu. Birden araya girerek Ludendorf a, "Peki, bu saldrnz hangi hatta kadar gidebilecektir?" diye sordu. Ludendorf hi byle bir soru beklemiyordu. Biraz durakladktan sonra, "Biz taarruz ediyoruz," dedi. "Bunun sonucunu olaylar gsterecektir." Mustafa Kemal, "Generalim," dedi, "saldrnn sonucunun ne olabileceini anlamak iin olaylarn gelimesini beklemeye gerek olmadm sanyorum. nk yaplan saldr yerel bir saldrdr." Ludendorf ters ters Mustafa Kemal'in yzne bakt, yant vermek istemedi ve konuma byle sona erdi. Bu ziyaretten sonra Vahdettin, Mustafa Kemal'le birlikte kendi dairesine ekildi. Yaptklar konumalar deerlendirmeye alyorlard. Mustafa Kemal durumun ne kadar umutsuz olduunu anlatyordu ki, kap vuruldu, mparator'un Veliaht' ziyarete gelmek istediini bildirdiler. ki dakika bile gemeden karlarnda mparator'u buldular. Kayzer ok kibar ve nazik bir konuma yaparak Osmanl Devleti' nin Almanya iin ok deerli olduunu anlatt ve Enver Paa'y da ven szler syledi. Vahdettin az nce Mustafa Kemal'den etkilenmi ve Almanya'ya olan gvenini biraz yitirmiti. "mparator Hazretleri," dedi, "szleriniz beni ok duygulandrd, ancak bir noktay daha ak renmek isterdim. Biliyorsunuz, bize yaplan dman saldrlar durdurulamyor. Eer bunlar nlenemezse lkemiz mahvolacaktr. Sizin bu konuda bize yeterli gvence verecek szlerinizi duyamadm. Bu konuda ltfen beni biraz aydnlatabilir misiniz?" Bu soru zerine imparator ayaa kalkarak,

"Sayn Veliaht," dedi. "Anlyorum ki, sizin zihninizi bulandranlar var. Ben Alman imparatoru olarak size gelecekteki baarlardan sz ettikten sonra, artk sizin pheniz kalr m?" Vahdettin, "Evet, ama endielerim yok olmamtr," demekle yetindi. imparator bu szlerden sonra artk yerine oturmad ve kap103 ya doru yrd. Vahdettin ve Naci Bey onu koridorun kesine kadar geirdiler, el sktlar. Mustafa Kemal ise mparator'un da-104 ha nceki konumada, "Oui ekselans" dedii iin kendisine kzm olacan dnerek odann kapsnda kalm, koridorun ortalarna kadar gelmemiti. mparator birden geri dnd ve Mustafa Kemal'e ynelerek, "Affedersiniz," dedi, "sizin elinizi skmamtm." O akam hepsi mparator'un yemeine arldlar. Sofrada Kayzer'in sanda Vahdettin oturuyordu, solunda Mustafa Kemal, onun yannda da General Ludendorf. Mustafa Kemal Generalle Franszca konuuyordu. mparator bir ara Ludendorf a dnerek, Almanca, "Sandaki adamla ilgilen," dedi. Ludendorf da, "yle yapyorum zaten," diye yant verdi. Yemekten sonra salona getiler. Bu kez de Mareal Hinden-burg Almanlarn Osmanllara yaptklar yardmlarn zerinde durdu ve zellikle Filistin Cephesi'ndeki durumdan sz etti. Oysa bunlar geree uymuyordu. Bunun zerine Mustafa Kemal, "Marealim," dedi, "siz aldnz raporlara gre konuuyorsunuz. Ama Suriye'de durum dzelmi deildir. Orada yaptnz taarruza ok bel balam olduunuzu sanmyorum. Bana bu taarruzdaki hedefin ne olduunu syler misiniz?" Mareal bu szleri dikkatle dinledikten sonra Mustafa Kemal'e, "Ekselans," dedi, "size bir sigara takdim edebilir miyim!" Hindenburg sigaray kendi eliyle verdi ve konuma sona erdi. Ertesi gn Vahdettin ve Osmanl heyeti Strasbourg yaknlarnda cepheyi dolamaya gittiler. Colman'daki Alman Karargh' n gezdiler. Mustafa Kemal orada da gerek durumu grm ve Alman subaylarn g durumda brakacak sorular sormaya balamt. Bu subaylardan biri kolordu kumandanyd. Mustafa Kemal'in kim olduunu da bilmiyordu. Bir ara kendine, "Siz Vahdettin'in yaveri misiniz?" diye sordu. "Hayr," deilim. "Ne mnasebetle yannda bulunuyorsunuz?" "Byle bir grev aldm iin." "Askeri durumlardan ok iyi anlyorsunuz, Trkiye'de her- 1O5 hangi bir kuvvete kumanda ettiniz mi?" "Evet, ettim." "Alaya kumanda etmi olacaksnz." "nceleri etmitim." "Frkaya da kumanda ettiniz mi?" "Evet, ettim." "Beni mazur grnz, ben kolordu kumandanym. Sizin babanz yandaym. Ltfen son kumanda ettiiniz kuvveti syler misiniz?" "Frka ve kolorduya kumanda ettikten sonra ordulara kumanda etmi bir arkadanzm." "Affedersiniz, biz imdiye kadar size yanl hitap ediyormuuz. Demek siz ekselanssnz!" Bu konumadan sonra Alman kolordu kumandan, gezinin sonuna kadar Mustafa Kemal'in yanndan ayrlmad ve ona byk yaknlk gsterdi. Kararghlarn gezilmesinden sonra uranlan yer Essen'deki Krupp fabrikasyd. Sonradan fabrika sahibinin atosuna davet edildiler. Yemekten sonra Vahdettin ile

Mustafa Kemal babaa kaldlar. Veliaht, Mustafa Kemal'e byk sayg duyuyordu. Bir ara kendisine, "Peki, ben ne yapmalym?" diye sordu. "Ben size, kaderlerimizi birletirecek bir neride bulunacam. Hounuza gider mi?" "Syleyiniz." "Henz padiah deilsiniz. Ama grdnz ki Almanya'da imparator, veliaht ve prenslerin grevleri var. Neden siz btn ilerden uzak kalasnz?" "Ne yapabilirim?" "stanbul'a gider gitmez bir ordu kumandanl isteyiniz, ben sizin kurmay bakannz olurum." "Hangi ordunun kumandanln isteyeyim?" o6 "Beinci Ordu kumandanln." "Bu kumandanl bana vermezler." "Siz isteyiniz." "stanbul'a gittiim zaman dnrz." Vahdettin bir daha bu konuyu hi amak istemedi. Kararghlarn gezilmesi bittikten sonra, heyet Berlin'e geti. Orada on gn kaldlar. Ylban orada geirdiler. 1918 Ocak'nn drdnc gn de stanbul'a dndler. Mustafa Kemal aklndan geen her eyi sylemi ama Vahdettin hibir karar almak istememiti. IX Fikriye 21 Yanda: Sevgi Dolu lk Akamlar Mustafa Kemal Almanya gezisinden bbrek sanclar iinde dnd. Zaten geziye kmadan nce de sanclar iinde kvranyor, ama dayanmaya alyordu. Sirkeci'de trenden inince yine doru Pera Palas'a gidip biraz dinlendi. Ertesi gn gazeteler Veliaht Hazretleri'nin 'maiyetleriyle' birlikte dndn yazdlar. Annesi bu haberi duyunca deli olacakt. Olu stanbul'a dnsn de annesini aramasn, bu olacak ey miydi? O sabah Mustafa Kemal'in ilk ii Akaretler'e gitmek oldu. Zbeyde Hanm, Makbule, akir Aa, btn ev halk kendisini cokuyla karladlar. Bu kez kendisini kucaklayanlar arasnda ailenin yeni yesi Abdrrahim de vard. Mustafa Kemal'in gzleri Fikriye'yi aryordu. Onun Akaretler' de olmasn beklemiyordu, ama iinden, "Belki gelmitir," diye geiriyordu. Bir sre sonra, "Anne," dedi, "Fikriye'den ne haber? Hi gelip gitmiyor mu? Annesinin lmne biraz alabildi mi?" "Biraz alt galiba ama akl fikri sende. Deli mi ne?" "Biliyorum anne. Sen Fikriye'yi pek sevmezsin, ama o sana ok dkndr." Ertesi gn Fikriye'ye haber iletildi, o da geldi. Ama 'Kemal Aabey,' Akaretler'de deil, Pera Palas'tayd. Fikriye onun dnmesini iki gn bekledi. Mustafa Kemal o gnlerde Pera Palas'ta bbrek arlarndan kvranm yatyordu. Ayaa kalkar kalkmaz kendini Akaretler'de buldu. "Fikriye, nihayet kavutuk." o8 Kucaklatlar. Fikriye'nin yrei gm gm atyordu. "ok mutluyum Kemal Aabey," dedi, "size kavutum ya. Ne olur bundan sonra beni hi yalnz brakmayn." O akam Fikriye orada kald. Artk ocuk deildi; 21 yandayd. Ondan sonraki haftalarda da sk sk yalnz kaldlar. Bu beraberlikleri gelenee dnt, ikisi de ok mutlu saatler yaadlar. Ne var ki Mustafa Kemal'in bbrek sanclar dayanlmaz bir hal ald. Youn bir bakma ihtiyac vard. Doktorlar bu bakmn Avrupa'da iyi bir hastanede yaplmasn nerdiler. Viyana'da Cottage Sanatoryumu'na gitmesi uygun grld. Salna kavumas iin byle bir bakmdan gemesi zorunluydu. 1918 Ma-ys'nn sonlarnda Mustafa Kemal Viyana'ya gitti, ama akl fikri stanbul'dayd. Olaylarn dnda kalmak onu ok mutsuz

ediyordu. Hi sras myd imdi hastanelik olmann? Haziran sonunda Viyana'daki sanatoryumdan kp Karlsbad'da bir dinlenme evine tand. Mustafa Kemal Karlsbad'da kald bir aya yakn bir sre iinde bol bol dnp Trkiye'nin gelecei konusunda tasarlar oluturdu, ileride gerekletirecei devrimlerin ilkelerini saptamaya alt. Bir gn orada kendisini grmeye gelen bir Trk kadn, Mustafa Kemal'e gelecekte neler yapmay dndn sorunca u yant ald: "Ben her zaman sylerim, yarn elime byk bir yetki ve g gese dnlen sosyal devrimi bir anda bir 'coup' ile (bir darbeyle) uygulardm. nk ben, bazlar gibi, halkn ve ulemann dncelerinin benim dzeyime gelmesini bekleyemem. Byle bir davrana ruhum isyan ediyor. Neden ben bu kadar yl yksek eitimi grdkten sonra alt tabakann dzeyine ineyim? Onlar kendi dzeyime kartrm. Ben onlar gibi olmaya kalkmam, onlar benim gibi olsunlar. unu da belirteyim, bu sorun zerinde incelenmesi gereken baz noktalar Var, bunlar iyice aratrmadan ie balamak hat olur." Mustafa Kemal o gnk konumasnda kadnlar konusunda da unlar syledi: "Kadn sorununda cesur olalm, vesveseyi brakalm, alsnlar. Kadnlarn beyinleri ciddi bilim ve fen bilgileriyle sslensin, iffet sorununu, bilime ve sala dayanarak anlatalm. Saygn ve 109 onurlu olmalarna birinci derecede nem verelim." Mustafa Kemal Karlsbad'a geleli daha drt gn olmutu ki, gazetelerden Sultan Reat'n ldn rendi. Vahdettin Efendi 4 Temmuz'da tahta kmt. zlsn m, sevinsin mi? Ne yapacan ard. Hemen kald dinlenme evinden yeni Padiah'a bir kutlama mesaj gnderdi. O arada yaveri Cevat Abbas da kendisine telgraf zerine telgraf ekerek acele istanbul'a dnmesini neriyordu. Evet, istanbul'a dnmesinde yarar vard. Veliaht Vahdettin Efendi Padiah olmutu, onunla yeniden konumak gerekiyordu. Karlsbad'dan ayrld, Viyana yoluyla istanbul'a dnecekti. Ama bu kez de ispanyol nezlesine yakaland, ispanyol nezlesi o zamanlar ldrc bir hastalkt, istanbul'a dn bu yzden be gn ertelendi. Mustafa Kemal, Vahdettin tahta ktktan ancak bir ay sonra istanbul'a dnebildi. Gelir gelmez de ilk ii yeni Padiah' ziyaret etmek oldu. Vahdettin, kendisine gezide olduu gibi gler yz gsterdi ve iltifatlar etti. Sehpann zerinde bulunan sigara kutusundan bir sigara alp Mustafa Kemal'e verdi. Kendi sigarasn yakt kibriti de ona uzatt. Mustafa Kemal bu havadan umutlanarak, "Gezi srasnda grlerimi aklamtm, yine ayn biimde konumama izin verir misiniz?" diye sordu. O da, "Hay hay," dedi, "sizi dinliyorum." Mustafa Kemal bu kez yeni bir neri getirdi, Padiah'n bakumandanl dorudan zerine almasn, kendisini de genelkurmay bakanlna getirmesini istedi. Hnkr'n surat, yine ilk karlatklar zamanki maskeyi taknd. Gzlerini kapatp uzun bir sre dnd. Kimbilir aklndan neler geiyordu? Byle bir durumda Enver Paa'nn tm yetkileri elinden alnacak ve Mustafa Kemal'e verilecekti. Vahdettin Enver Paa'dan ekiniyordu. Enver Paa'nn tepkisi ne olurdu? Ya bir darbe yapmaya kalkarsa? 110 Ya onu tahttan indirip yerine ehzade Mecid Efendi'yi tahta oturtursa? Btn ordu onun elindeydi, yapar m, yapard. Kafasndan bu tr eyler geiriyordu. Sonunda gzlerini aarak, "Sizin gibi dnen baka kumandanlar var m?" diye sordu. "Vardr." "Dnelim yleyse." Konuma burada sona erdi. Mustafa Kemal iki gn sonra yeniden Padiah'tan randevu istedi. Yine Huzur'a kabul edildi. Ama Hnkr asla bu konunun gndeme getirilmesine yanamad.

Mustafa Kemal bu konuda mutlaka kesin bir karara varlmasndan yanayd. nc kez Huzur'a kt, konuyu at. Vahdettin bu neriyi geri evirmeye kesin kararlyd. "Paa," dedi, "ben her eyden nce stanbul halkn doyurmak zorundaym. stanbul halk atr. Bunu salamadka alnacak nlemler hi ie yaramaz." Bu szleri syler sylemez yine gzlerini kapad. Mustafa Kemal bo yere uratn anlyordu. Yine de tartmaktan vazgemedi. "ok doru konuuyorsunuz," dedi. "Fakat istanbul halkn doyurmak iin alnmas gereken nlemler, Zthnelerini btn lkeyi kurtarmak iin alnmas gereken nlemleri almaktan alkoyamaz. Yani Padiah'n ilk ii gerek kuvvetin sahibi olmaktr. Bu kuvvet bakasnn elinde bulunduka sizin padiahlnz yalnz grnte kalr." Padiah yine bir sre gzlerini yumdu. Sonra, "Ben bu konular Talt ve Enver Paa hazretleriyle grtm," demekle yetindi. Oysa Almanya gezisinde Mustafa Kemal'e onlardan hi holanmadn belirtmiti. Artk konuulacak bir ey kalmamt. Padiah yine gzlerini kapad. Uykuya dalm gibiydi. Mustafa Kemal izin istedi. Hnkr tek kelime sylemeden ve ayaa kalkmadan el skt. Bu nc grme de bylece hibir sonu vermeden sona ermi oluyordu. Mustafa Kemal Vahdettin'le ibirlii yapmak iin artk hi umut kalmadn anlamt. Bu son grmeden birka gn sonra bir cuma selamlnda yeniden karlatlar. Padiah Mustafa Kemal'i kendi dairesine artarak, "Sizi Suriye'ye kumandan tayin ettim," dedi. "Oradaki durumun ciddiletiini rendim. Sizden unu istiyorum: O taraflar dman eline gemeyecek. Derhal yola kn." Mustafa Kemal byk bir entrikayla kar karya olduunu anlamt. Teekkr ederek Hnkr'n yanndan ayrld. karken Enver Paa'yla karlat ve, "Bravo," dedi, "kutlarm, baardnz. Beni oraya gndermekle intikam alyorsunuz. Hem de kurallara uymayan bir i yaptnz. Bu tayini dorudan bana bildirebilirsiniz." Enver Paa sinsi sinsi glmsyordu. Bu grmelerden sonra Mustafa Kemal biraz huzura kavuabilmek iin Akaretler'e gitti. Annesi yine olunu byk sitemlerle karlad. Fikriye de oradayd. Sonunda babaa kalabildiler. Fikriye artk ona, 'Kemal Aabey' deil, 'Paam' diyordu. Uzun bir dnemden sonra ilk kez birlikte oluyorlard. Fikriye, "Paam, benim iin siz ok nemlisiniz," diye sze balad. "Paalnz, grevleriniz, ordu kumandanlnz beni hi ilgilendirmez. Ben sizi siz olduunuz iin seviyorum. Size hayranm. Delicesine m. Yarn btn grevlerinizi yitirseniz de, ordudan atlsanz da, srgne gitseniz de ben sizden yanaym, yreim sizinle arpyor ve arpacak. Sizden hibir ey beklemiyorum. Salkl olun, mutlu olun, bana yeter. Ama beni sevmediinizi bilirsem ok mutsuz olurum. Evlenmek umurumda deil, yeter ki kadnnz olaym. Nikhn ne deeri var. Ben sizin varlnzla, baarlarnzla vneceim. Beni brakn, glgenize gizleneyim, dler kuraym, sizi yalnz gecelerimin karanlklarnda yaataym, kalbimin bakesinde yeriniz olduunu bilin, bundan byk mutluluk mu olur? "Ne pul, ne para, ne tel, ne duvak, ne trenlerde sizin yannzda yer almak, ne oluk ocuk... Scak nefesinizle yetineceim. Aclarnz ve mutluluklarnz paylaacam. Hibir g sizi benim yreimden ve kafamdan kartp atamaz. Ne olur bu dle rimi krmayn. Brakn bu inancm lmme dek her hcremde yaataym." 112 Mustafa Kemal bu tatl szleri dinlerken yine bbrek sanclar iindeydi. Glmsemekle yetindi. Fikriye'nin gnln alacak hibir ey syleyememenin zntsn duyuyordu. Mustafa Kemal 1918 Austosu'nun sonlarnda stanbul'dan ayrld. Bir hafta sonra da Yedinci Ordu Kumandan olarak Halep'te grevinin bandayd. Ama o daha oraya varmadan dman saldrya gemi, ilerliyordu. ngilizlerin elindeki silhlar ve toplar Osmanllardan ok stnd. Drdnc, yedinci ve sekizinci ordular tam bir yenilgiye uram ekiliyorlard. Hibir yerde tutunma olana kalmamt. Bir sre sonra da

General Al-lenby kumandas altndaki ngiliz birlikleri Filistin Cephesi'nde saldrya getiler. Bu saldr tm eyll ay boyunca srd. Yldrm Ordular Grup Kumandan Liman von Sanders, kararghn nce am'a, sonra da Adana'ya tamak zorunda kald. O gnlerde am da ngilizlerin eline geti. Durum ok nazikti. 11 Ekim'de Mustafa Kemal Halep'ten Padiah'n bayaveri Naci Bey'e bir telgraf ekerek zzet Paa'nn sadrazamla getirilmesini, Fethi Okyar, Tahsin zer, Rauf Orbay, eyhlislam Hayri beylerle kendisinin de kabineye alnmalarn nerdi. Vahdettin belki de bu neriye uyarak zzet Paa'y sadrazamla getirdi ama Mustafa Kemal bekledii Harbiye nazrlna atanmad. zzet Paa ertesi gn Mustafa Kemal'e bir telgraf ekerek 'bartan sonra ibirlii,' yapmak istediini bildirdi. Mustafa Kemal hkmete girerek bir eyler yapmay umut etmiti. zzet Paa'ya da gveniyordu. Bu telgrafa ok bozuldu ve ertesi gn de yeni sadrazama u telgraf ekti: "Bar gecikecektir. Bara kadar ok buhranl anlar geireceiz. Bu devrede vatana yararl olmak umuduyla Harbiye nazrln istemitim. Yoksa bara kavutuktan sonra, onun huzur ve sknu iinde Harbiye nazrln benden ok mkemmel yapacak kiiler bulunabilir. Bartan sonra ibirliimizi hi de zorunlu, hatta gerekli grmyorum." 25 Ekim'de Halep'in varolarnda byk arpmalar kt, Arap airetleri de Halep'e girdiler, sokaklarda arpmalar balad. Bir ara yle bir an geldi ki Mustafa Kemal Halep sokaklarnda kendini Araplarn ortasnda yapayalnz buldu. Ama hemen toparlanarak Araplar krbala kovalad ve ellerinden kurtuldu. Ertesi gn, ngilizler Halep'e girdiler. Ne var ki Mustafa Kemal'in kumandasndaki Yedinci Ordu birlikleri ngilizlerin ilerleyiini Halep'in kuzeyinde durdurdular. Drt gn sonra (30 Ekim 1918'de) Mondros Atekes Antlamas imzaland. Ayn gn de Mustafa Kemal'in Yldrm Ordular Grup kumandanlna, Mareal Liman von Sanders'in yerine atand bildirildi. Ama artk i iten gemiti. Hicaz, Yemen, Irak, Suriye, Filistin ve Msr savalarnda Osmanllar 730 bin ehit verdiler, bir milyona yakn insan sakat kald ve 130 bin asker de ngilizlere esir dt. Ama bunlarn sorumlusu Mustafa Kemal deildi. Askerler onun kumandas altnda deildiler. Mustafa Kemal, Mondros Antlamasndan sonra bile ngilizlerin skenderun'a kmalarna engel olmak istiyordu. Sadrazam izzet Paa, Mustafa Kemal'in Mondros Antlamas hkmlerine aykr olarak ngilizlere ate amasndan korktu ve hemen kendisine bir telgraf ekerek byle bir yola asla bavurmamasn istedi. Mustafa Kemal'in oralarda lgnca bir davranta bulunarak Osmanl Devleti'nin bana bellar amasndan korkuyorlard. Ertesi gn Padiah'n iradesiyle Yldrm Ordular Genel Komutanl ve Yedinci Ordu Karargh kaldrld ve Mustafa Kemal Harbiye Nezreti emrine verildi. yle olduu halde Mustafa Kemal'in her an Devleti ve Hkmeti hie sayarak asi bir general gibi ingilizlerin zerine yrmesi olasl ortadan kalkm deildi, izzet Paa Mustafa Kemal'in bir olay kartmamas iin kendisine telgraf zerine telgraf ekiyordu. Mustafa Kemal son olarak Sadrazam'a u telgraf ekti: "ngilizlerin elde etmek istedikleri sonucu onlara kendi ellerinizle sunmak, tarihte Osmanllar iin, bilhassa bugnk hkmetiniz iin kara bir sayfa oluturur. Ben her ne durumda bulunursam bulunaym, doru olduuna inandm ve lkenin selGVF8 113 meti iin gerekli saydm grlerimi aklamaktan asla ekinmem." 114 ki gn sonra zzet Paa sadrazamlktan istifa etti. Onun da artk yapabilecei bir ey kalmamt. Hemen o gn Mustafa Kemal'e son bir telgraf ekerek bir an nce stanbul'a gelmesini ve kendisiyle grmeye ok ihtiyac olduunu bildirdi.

Ayn gn, 8 Kasm 1918'de btn Bat Avrupa, Dnya Sava-'nn bitiini kutluyordu. Alman ordular tam bir yenilgiye uramlar ve o gn Fransa'nn kuzeybatsnda, Compiegne ormannda bir vagonda, Franszlarla Almanlar arasnda atekes antlamas imzalanmt. O gece Fransa'nn, ingiltere'nin, talya'nn ve Amerika'nn btn kentlerinde enlikler yaplyor ve milyonlarca insan, 9 milyon kiinin yitirilmesiyle sona eren savan aclarn unutarak zaferi cokuyla kutluyordu. Mustafa Kemal'in artk stanbul'a dnmesi gerekiyordu. Suriye serveni sona ermiti. Yaveri Cevat Abbas'la birlikte 10 Kasm 1918 gn Adana'dan trene bindiler. ki gn sonra da stanbul'daydlar. Haydarpaa garnda kendisini yakn dostu Dr. Ra-sim Ferit karlad. Mustafa Kemal ok zgnd. Azn bak amyordu. Hep birlikte rhtmda kendisini bekleyen bir istimbota bindiler. Limana ngiliz, Fransz, Itayan ve Yunan gemilerinden oluan bir filo demirlemiti. Bunlar, 55 zrhl ve 6 denizaltdan oluuyordu. Mustafa Kemal'in anakkale'den geirmedii dman gemileri ite imdi stanbul sularndayd. Soluk benizli sarn kumandan bir sre bu gemilere baktktan sonra, Cevat Ab-bas'a gven verici bir sesle, "Geldikleri gibi giderler," dedi. Neye gveniyordu? Mutlaka kafasndan geen bir eyler vard. Bir eyler tasarlyordu. stimbot Galata rhtmna yanamadan nce o kararn vermiti, Akaretler'deki evine deil, yine Pera Palas'a inecekti. Dostlarn ve konuklarn orada kabul edebilir ve ge saatlere kadar otelin restorannda konumalarn srdrebilirdi. Karaky'den bir arabaya binerek Tepeba'na kt ve otele yerleti. Biraz dinlendikten sonra da doru Akaretler'e, annesini grmeye gitti. ayn zlemiyle kucaklatlar. Hemen Fikriye'ye haber iletildi, iki saat sonra o da Akaretler'deydi. Fikriye ok mutluydu. "Bu kez ok korktum," diyordu. "Yenilgi haberleri buraya ulatka deli oluyordum. Ama sizin oralarda ne ehit olacanza inanyordum, ne de esir olacanza. Mustafa Kemal asla yenik dmez, teslim olmaz diye iimde bir inan vard. Haklymm. Paam, artk bir yerlere gitmek yok!" "Yok ama, bak, kzm, ben yine Pera Palas'ta kalyorum. Orada kalmam siyasal bakmdan nemli. Her gn birtakm grmeler yapacam. Ama bir ayam burada olacak. Gnar gelip seni kucaklayacam. Oldu mu?" "Olmad ama, olsun bakalm. Hayr olmaz, diyecek halim yok ya. Paam, peki ne zaman sizi dinleyebileceim?" "Hele birka gn gesin. Acele ilerimi bitireyim. Gelip seni greceim. Hi merak etme, aklm sende." "Benim canm Paam. Yine uzun uzun konuacaz, iinizi bana aacaksnz, akamlan raklarmz yine birlikte ieceiz, deil mi?" "Elbette kzm, elbette, her ey eskisi gibi olacak. Belki de daha iyi gnler greceiz. Skma cann Fikriye." Bu szler hi houna gitmedi gen kzn. Acaba Mustafa Kemal'in yaamnda bir bakas m vard? Ama olamazd ki. Suriye Cephesi"nde yeni bir ak yaayacak zaman m olmutu? Asla, olamazd byle bir ey. Ama ya Mustafa Kemal bir gn onu sevmez olursa? Btn dnyas bana yklrd. Fikriye'nin yaamna hibir zaman bakas girmeyecekti. Mustafa, onun ilk ve son ak olacakt. Cann verirdi o sevgili Paas iin. Onun bunu anlam olmas gerekirdi. Nasl lgnca ona tutkun olduunu bilmiyor muydu? Biliyordu elbette. Bu yle gelip geici bir gnl elencesi deildi ki. Bu karasevdayd. lmne sevda. Baka trl olamazd ki... Mustafa Kemal'in ertesi gn ilk ii zzet Paa'y ziyaret etmek oldu. izzet Paa'yla dostluklar vard. Ne yazk ki sadrazam bir gn nce istifa etmi ama daha Sadaret'teki makamndan ayrl115 6 mamt. Mustafa Kemal'e istifa nedenlerini anlatt, ama o bunlar hi yeterli bulmad.

"Hayr Paa Hazretleri," dedi, "grevinizi brakamazsnz. Sizin yerinize Tevfik Paa'nn getirilmesi bekleniyor. Bu bir felket olur, yerinizde kaln. Birlikte bir eyler yapabiliriz. ok rica ediyorum, istifanz geri aln." Sadrazam istifasn geri almamakta direniyordu. Ama sonunda yle bir yol bulundu. Eer Tevfik Paa'nn kuraca kabine Meclisi Mebusan'dan gvenoyu alamazsa, zzet Paa grevinde kalacakt. Bunu salamak iin de ok acele bir eyler yapmak gerekiyordu. Mustafa Kemal ertesi gn Padiah'la grmek istedi. Kolayca Saray'a kabul edileceini umuyordu. Gerekten de Sultan glk karmadan kendisini kabul etti. Bir sre grtler, ama bu ziyaret hibir sonu vermedi. Mustafa Kemal bir yandan gazeteleri aydnlatmaya alyor ve demeler veriyor, te yandan da bbrek arlarndan kvranyordu. Bu durumda Akaretler'deki eve gidip bir sre dinlenmesi doru olmaz myd? Fikriye de bundan ne kadar mutlu olurdu. Ama nn o gnlerde Fikriye'ye ayracak zaman yoktu. Mustafa Kemal, tm saatlerini vatan kurtaracak projelere ve youn grmelere ayrmt. Zamann bu ilere vermezse ok mutsuz olacan biliyordu. stanbul'a geliinin nc gn Pera Palas'ta bir mesaj ald. anakkale'de kez kendisine yenik den General Sir William Birdwood, kendisinden randevu istiyordu. Bu, tarihe geecek bir grme olacakt. Kimbilir neler soracakt ona bu nl ngiliz generali. Dosta el sktlar. Sir William, "Sayn General," dedi, "ltfen anlatr msnz, anakkale'de bizi nasl yendiniz?" Mustafa Kemal anakkale'deki baarlaryla vnmek istemeyerek, "Bunu tarih yazacak," diye yant verdi. "Elbette, ben de biliyorum. Ama sizin aznzdan dinlemek isterdim." "Peki yleyse, dinleyin." Mustafa Kemal Dr. Rasim Ferit Bey'den kalem kt istedikten sonra basit bir kroki izerek yle dedi: "Bakn general, siz u tarihte karaya ktnz ve bir sre sonra urada durdunuz. lerleyebilirdiniz ama ilerlemediniz. Neden?" "Askerlerimiz ok yorgundu." "Anlyorum. Ama ertesi gn de bir sre ilerledikten sonra yine durdunuz. Neden?" "Arkadan su yetimedi. Asker susuz kald. Daha fazla ilerleye-medik." "Ben de anladm yorgun ve susuz olduunuzu. Bu durumda size saldrmak istemedik. Srasn bekledik." Siz William Birdwood ok duygulanmt. "Sizin gibi kahraman ve yksek karakterli bir asker tanmadm," dedi. Sonra da, "zin verirseniz bu krokiyi ve kalemi bir an olarak saklayacam," diye konumasn noktalad. Mustafa Kemal'in ilk hedefi Tevfik Paa kabinesinin Meclis' ten gvenoyu almasn nlemekti. Sivil giyinip Meclis'e gitti, tand btn milletvekilleriyle konutu. Hepsi izzet Paa'dan yana grnyorlard. Oylamaya geildi. Sonular aklannca bir de baktlar ki, Tevfik Paa gvenoyu alm, Mustafa Kemal'e sz verenlerin birou da Tevfik Paa'dan yana olmular. Mustafa Kemal byk d krklna urayarak Meclisi Mebusan'dan ayrld. Bir kez daha Padiah'la grmeyi denedi. Ama Vahdettin kendisini ancak cuma namazndan karken grebileceini bildirdi. Grtler ama bu giriim de hibir sonu vermedi. Mustafa Kemal o grmeden sonra Akaretler'e annesini ve Fikriye'yi grmeye gitti. Geen olay bir an nce Fikriye'ye anlatmak ve heyecann onunla paylamak istiyordu. "Fikriye, kzm, sana nemli bir eyler anlatacam," diye sze balad. 117

"Biliyorsun, stanbul'a geliimin ertesi gn Padiah'la grm, ksaca grlerini almtm. Geen gn Meclisi Mebusan' da Tevfik Paa'nn gvenoyu almasndan sonra yeniden Padiah' grmek istedim. Vahdettin benim bugn (20 Aralk 1918) cuma selmlna gelmemi istemi. Selmlktan sonra birlikte olduk. Konumamz uzun srd, ama konutuklarmz ok ksayd. "Tam sze balayacam srada beni nledi ve yle dedi: 'Bilirim ki Ordunun subaylar ve kumandanlar sizi severler. Onlardan bir ktlk gelmeyecei konusunda bana gvence verebilir misiniz?' Ben, 'istanbul'a geleli daha birka gn oldu. Buradaki durumu pek bilmiyorum,' dedim. 'Ama ordu kumandanlarnn ve subaylarnn Zthnenize kar bir cereyan iinde bulunmalarnda bir sebep grmyorum.' "Vahdettin anlalmaz bir davranla, 'Yalnz bugnden sz etmiyorum,' dedi. 'Bugnden ve yarndan...' "Ne demek istediini pek anlayamadm. Ama demek ki kafasndan bir eyler geiriyordu. nemli bir karar alacak ve buna tepki gsterilmesini isteyecekti. Sonra da yle dedi: 'Siz akll bir kumandansnz. Deneyimi olmayan arkadalarnz aydnlatrsnz. Fikriye, "Paam," dedi, "demek ki size danmak istemi. Bu ok nemli deil mi?" "Evet ama, ne yapmak istedii belli deil..." Vahdettin meer Meclisi Mebusan datmadan nce evresindeki insanlarn dncelerini renmek istiyormu. Meclis bir sre sonra datld. Mustafa Kemal'in Harbiye nazrl umutlar krlm oluyordu. Neden Harbiye nazrln istemiti? nk barn kolay kolay gelmeyeceini biliyor ve bu greve gelirse, bunalml bir dnemde vatana ciddi hizmet olana bulacan dnyordu. Ama artk hkmetten hibir ey beklemiyordu. Saray'dan da olumlu bir giriimin gelmesi umudu kalmamt. Yeni bir eyler yapmak gerekiyordu. Mustafa Kemal, ksa bir sre sonra Pera Palas'tan ayrlarak Halep'ten dostu Salih Fansa'nn Beyolu Hava Soka'ndaki evine tand. Buras eski Rum zenginlerinden Franko Paa'nn konayd. Salih Fansa'nn ei de zarif bir kadnd, Mustafa Kemal'e byk konukseverlik ve dostluk gsteriyordu. yle olduu halde Mustafa Kemal orada kalmak istemedi. Bamsz olabilecei bir ev aryordu. Kendisine ili'de, Halaskrga-zi Caddesi'nde bir ev bulunur bulunmaz oraya tand. Konuklarn orada kabul edecek ve sabahlara kadar zgrce tartacakt. O dnemde stanbul'un yaam koullar neydi acaba? stanbul halknn byk bir ksm yoksulluk iindeydi, fiyatlar alm yrm, eker gibi birok gda rn piyasada bulunmaz olmutu. Kimse yarnna gvenle bakamyordu. Drt yllk sava saysz can alm, kadnlar dul, ocuklar yetim brakmt. Halk at, ekmeksizdi, ylgnd, periand. Frnlarn nnde insanlar saatler boyu dikilip ekmek bekliyorlard. Her ey karaborsaya dmt, en gerekli mallar bile dkknlardan ekilmiti. Balca gda zeytin, peynir, ekmek ve domates olmutu. Sava yllarnda ekerin kilosu 3 kurutan 250 kurua, pirincin kilosu 3 kurutan 90 kurua, patatesin kilosu 1 kurutan 27 kurua, zeytinyann litresi 8 kurutan 180 kurua kmt. Makarna, kuru fasulye, peynir, koyun eti ve sabunun kilosu da ayn oranlarda ykselmi, kiralar da yzde 200-300 orannda artmt. Camiler, imaretler ve medreseler, yurdun eitli yerlerinden, dman igalinden kap stanbul'a gelen gmenler ve dul kadnlarla doluydu. Yoksulluun yan sra stanbul'da fuhu ve hastalklar da artm, sokaklar dilenci ve kimsesiz ocuklarla dolmutu. stanbul artk karaborsaclarn ve vurguncularn cenneti olmutu. Hrszlk ve saldrganlk olaylar da snrsz bir lde artyordu. ite ittihatlarn bir koyup be alacaklar sava serveninin sonunda istanbul bu durumdayd. Artk bir eyler yapmann zaman gelmiti. ili toplantlarnda kafasndaki tasarlar olgunlatrmaya alyordu. Anadolu'ya bir grevle gnderilip orada bir rgt oluturarak direnie gemekten baka bir k yolu grnmyordu. Birbiri ardndan kurulan kabinelerde, Mustafa Kemal'in hem

119 120 dostlar vard hem de dmanlar. Onu ekemeyenler, kuyusunu kazmaya alyorlard. Mustafa Kemal olaylar uzaktan izliyor, ili'deki eve kendisini ziyarete gelenlerden de bol haber alyordu. 15 Ocak'ta (1919) Albay ismet Bey (inn) ili'deki eve gelerek kendisine baz bilgiler iletti. Mustafa Kemal de ismet Bey'e 'hibir grevi olmadan Anadolu'ya gemek iin en uygun yolun hangisi olduu' konusundaki dncelerini sordu. Ondan iki hafta sonra Ayan Meclisi Reisi Ahmet Rza Bey Mustafa Kemal'den baz neriler istedi. Onlarn ardndan Albay Refet Bey ili'deki eve gelerek neler yapmak istediini sordu. Mustafa Kemal'in akl fikri Anadolu'ya gemekti. Refet Bey de ona yle dedi: "Eer atna binip Anadolu ilerine gemek istersen ben sana yardmc olurum." Derken italyan Yksek Komiseri Kont Sforza Mustafa Kemal' le grmek istediini aklad ve grtler. Onu, Mtareke'de ngiliz Dostlar Cemiyeti'nin bakan olan Papaz Frew'nun ziyareti izledi. Sonra Kzm Karabekir geldi ili'deki eve. Onun ardndan da Rauf Bey. ite o sralarda ingiliz Haberalma Merkezi'nde grevli bir yzba, Merkez'in bakanna sunduu bir raporda baz kiilerin sakncal olduklarn bildiriyor ve istanbul'dan uzaklatrlmalarn neriyordu. Raporda u adlar vard: Fevzi akmak, Kzm Karabekir, Halil Kut, ismet inn ve elbetteki Mustafa Kemal. O sralarda Samsun ve evresinde birtakm olaylarn kt ve Rum kylerinin Trkler tarafndan saldrya urad syleniyordu. Oysa saldrya urayan Rum kyleri deil, Trk kyleriydi. Bu sylentileri igal kuvvetleri kartyordu. Amalan Rumlar korumak iin blgeyi igal etmekti. Bu, ok bilinen bir bahaneydi. Blgedeki durumu incelemek iin Mustafa Kemal'in oraya gitmesi neriliyordu. Karadeniz dosyasn hazrlayanlarn amac Mustafa Kemal'i istanbul'dan uzaklatrmakt. Harbiye Nzn akir Paa bir gn Mustafa Kemal'i makamna ararak bu kara dosyay kendisine uzatt ve, "Bunu bir okur musunuz?" dedi. Mustafa Kemal dosyaya bir gz attktan sonra, "Emriniz nedir?" diye sordu. Nazr, "Durumu gryorsunuz, oralarda birtakm olaylarn kmasndan korkuyoruz, igal kuvvetleri, 'Eer siz acizseniz bu grevi biz stmze alacaz,' diyorlar. Ben Sadrazam Damat Ferit Paa'yla grtm. Sizi uygun grdk. Oraya gidip durumu yerinde incelersiniz," dedi. Mustafa Kemal iin bu, bulunmaz bir frsatt. Bylece Anadolu'ya gemi olacakt. Ama ne tr yetkilerle? Bir an dndkten sonra, "Memnuniyetle giderim," dedi. "Ancak ben oraya, Trkler Rumlara zulmediyorlar m, etmiyorlar m, yalnz bunu anlamak iin mi gideceim? Bu grevin ayrntlarn saptamak gerekecek." Mustafa Kemal Nazr'in brosundan ayrlarak doru Genel-kurmay'a gitti. Genelkurmay ikinci Bakan Diyarbakrl Kzm Paa'yla yakn ilikileri olduu iin onunla rahat rahat konuabilirlerdi. yle dedi: "Beni istanbul'dan uzaklatrmak iin bir bahane bulmular. Ben de hemen bu grevi kabul ettim. Zaten Anadolu'ya gemek iin frsat aryordum." Kzm Paa, "ok iyi," dedi. "Oraya Ordu Mfettii olarak gidebilirsin." "Gzel, ama bana geni yetkiler verin. Mmkn olduu lde Anadolu'nun her tarafna emirler verebilmeliyim." "Olur. Bir ey mi yapacaksnz?" Mustafa Kemal kaplarn iyice kapal olup olmadna baktktan sonra Kzm Paa'ya, "Kulan bana doru uzat," dedi. "Evet, bir ey yapacam." Kzm Paa ok heyecanlanmt. "Vazifemizdir, alacaz," demekle yetindi.

Ne var ki grev iin hazrlanan talimatnameye akir Paa imza atmaktan ekiniyor, "imza atmam ama, mhrm basarm," diyordu, imza herhalde ok nemli deildi. Mustafa Kemal artk 121 Dokuzuncu Ordu Mfettii idi ve grevi bana gitmek iin hazrlklara giriiyordu. 122 Dokuzuncu Ordu Mfettii, artk kendi genelkurmayn oluturacakt. En gvendii kiileri evresine toplad. Bunlarn arasnda Kzm Dirik, Hsrev Gerede, Doktor ibrahim Tali, Doktor Refik Saydam gibi kiiler de vard. 20 kiiden oluan bu toplulua katlanlarn hepsi ne maksatla Samsun'a gideceklerini biliyor ve bir lm kalm savann heyecanm yayorlard. Harbiye Nzn akir Paa, Mustafa Kemal'i Sadrazam Damat Ferit Paa'ya tantmak istedi ve brosuna gtrd. Mustafa Kemal Damat Ferit'in kimliini ok iyi biliyor ve kendisine en ufak bir sayg duymuyordu. Ama byle bir resmi ziyaretin yaplmas mutlaka gerekliydi. Damat Ferit Vahdettin'in kz kardei Medi-ha Sultan'la evli olduu iin Padiah'n enitesi durumundayd ve Hnkr'in ona byk gveni vard. ngilizlerin dostu sayld iin de Hnkr onu ibana getirmiti. O akam Mustafa Kemal ili'de kendisini bekleyen Fikriye'ye bu ziyaret olayn yle anlatt: "Sadaret makamnda altn gzlkl, baklar sevinle parlayan bir kii oturuyordu. Resimlerini grdm bu adamn Damat Ferit olduunu hemen anladm. Kalkp elimi skt. Benim kim olduumu elbette ok iyi biliyordu. Bana ok iltifat etti, benden ok eyler beklediini syledi. Bana geni yetkiler tannm olduunu da szlerine ekledikten sonra yle dedi: "Her arzunuzu dorudan bana yazabilirsiniz. Derhal yaplacandan emin olunuz." Kendisine teekkr ederek brosundan ayrldm. "Paam, bu ok iyi bir balang. Ferit Paa size byle davran-dysa bunu herhalde Padiah'n isteklerine uygun olarak yapmtr." "Doru, herhalde Vahdettin'den esinlenmitir. Benim iin nemli olan ey bir an nce Anadolu'ya geebilmek." "Peki, ya ben ne olacam? Bunu hi dnmediniz mi? Ben sizsiz ne yaparm Paam? stanbul yine bana zindan olacak." "Fikriye'ciim, zyorsun beni. Hem de ok zyorsun. Seni nasl sevdiimi, dndm, zerine titrediimi biliyorsun. Ama imdi lm kalm sava veriyoruz. Vatan benden byk hizmetler bekliyor. ok nazik gnler yayoruz. Benim bir an nce Anadolu'ya giderek dmana kar savaa hazrlanmam art. 123 Sen benim bu ie ba koyduumu ok iyi biliyorsun. Ltfen karamsarla kaplma. Bu kt gnler geecek. Vatan dman izmeleri altnda kalmaktan kurtaracaz. Dman yurdumuzdan ve stanbul'dan kovacaz. Bunun iin de ulusal apta bir direnii balatmam gerekiyor." "ok haklsnz Paam. Ben bunlara hi kar deilim. Sizinle beraberim. Ama sizden ayr kalmak istemiyorum. Ne olur, beni de yannza aln. Nereye gidecekseniz ben de yannzda olaym, size bakarm, dertlerinizi paylaann, kulunuz, kleniz olurum. Sizi hi skmam, zmem, ilerinize karmam. Peinizden gelen glgeniz olurum. stemediiniz zaman ekilmesini bilirim, yok olurum. stediiniz zaman sizi mutlu etmeye alrm. Akamlar tepsinizi hazrlarm. Raknz yudumlarken size elik ederim. Gerekirse ben de silha sarlrm, cepheye mermi tarm, yarallara bakarm, hastabakclk yaparm. Bu ulusal direni savanda benim hi mi yerim yok?" "yle deme ocuum, elbette yerin olacak. Biz hele bir rgtlenelim, direnii balatalm, seni o zaman yanma aldrtacam. nan bana, yine birlikte olacaz. Sen bize destek olacaksn. Varlnla onur duyacam. Mutlu olacam. O gnler gelecek. Ben ok umutluyum. Bak greceksin, o mutlu gnleri birlikte yaayacaz." "Size gveniyorum Paam. Beni armanz bekleyeceim. Kalbim sizinle, aknzla arpacak. Ben sizsiz yaayamam. Buna imkn yok. Sizi yitirirsem ben kahrolurum, lrm. nann szlerime. stanbul'un bir kesinde ocukluundan beri yalnz sizin aknzla yanp tutuan bir kzn olduunu hi aklnzdan kartmayn."

"Hayr Fikriye'ciim, seni nasl unuturum, nasl kafamdam kartabilirim. En zntl gnlerimde de seni dneceim, en mutlu gnlerimde de." "Bu szleriniz beni teselli ediyor. Size inanyorum Paam." "Tamam yleyse anlatk." Fikriye'nin gzlerinden yalar szlyordu. Sevgili Paasn 124 kucaklad. Bir sre yle kaldlar. Sonra Mustafa Kemal, "Bak Fikriye," dedi, "sana anlatacam bir olay daha var. Bugn bir dostumu daha ziyarete gittim. Bu arkadamdan imdiye kadar sana hi sz etmemitim. Sen Rauf Bey'i bilirsin, Salih'i, Nuri'yi, Fevzi Paa'y, Fethi Bey'i, ama smet Bey'i hi sana anlatmadm, onu bilmezsin. Bu ad unutma, sk sk gndeme geleceini sanyorum. smet Bey'le biz gneyde birlikte olduk. ok gvendiim ve sevdiim bir insan. Anadolu direniinde onun da yanmda olmasn isterim. Sleymaniye'de oturur. Bu sabah, zamansz bir saatte onun evine gittim. Beni hi beklemiyordu. Kapy hizmeti kz at. 'Ne istiyorsunuz? Beyefendi hazr deil,' dedi. Ben de kzcaza, 'Hele beni misafir odasna al. Beyefendi hazr olana kadar beklerim,' dedim. "Ben odaya girdikten ksa bir sre sonra, smet Bey gler yzle ieri girdi. 'Ne haber, ne haber, bu ne baskn?' diye boynuma sarld, ptk. 'Vaktim dar,' dedim. 'Sana hikyeyi ksaca syleyeyim,' diye sze balayarak btn olay anlattm ve, 'Ben yerleinceye kadar sen de bana yardm edeceksin, i balad zaman da yanma geleceksin,' dedim. "Ben sz ksa kestim. O, 'Biraz daha konusaydk,' dedi. 'Sonra konuuruz ama, sen imdi benimle hi ilgilenme, dikkatleri zerine ekme,' dedim ve ayrldk." "Paam, demek ki bu ismet Bey ok gvendiiniz bir kii." "Evet, evet gvendiim ve sevdiim bir kii. Sana anlatacam bir olay daha var. Beni iyi dinle. Geen gn de Fethi Bey'i tutuklu bulunduu Bekiraa blnde grmeye gittim. nce mdr grdm, bana ok saygl davrand. 'Anadolu'ya gidiyormusunuz,' dedi. 'Ne zaman emrederseniz, tutuklulardan kimleri isterseniz, aln, biz de size katlrz,' dedi. ok duygulandm. 'Bana baarnn ilk mjdesini veriyorsunuz,' dedim. 'imdi izin verin de koular dolaaym. Benimle gelmenize gerek yok.'" "Sevgili Paam, nasl herkesi ezen bir gcnz var. Hayranm sizin kiiliinize." "Evet kzm, ne diyordum. Doru Fethi Bey'in kouuna gittim. Biz keye ekilip konutuk. Durumu anlattm. Sonra teki koular dolatk. Birbiri stne ylm karyolalar zerinde insanlar bekliyordu. Derken ilerinden biri boynuma sarlarak, 'Gryor musun Kemal, ne haldeyiz?' dedi. Bu, benim Selanik' ten arkadam, ilk gizli rgt birlikte kurduumuz dostum Hs-rev Sami idi. Kendisine, 'zlme,' dedim, 'mutlu gnlere kavuacaz elbette.'" "Paam ne ok i baarmsnz. Bunlar duyduka ok mutlu oluyorum. Ne olur, bana da baz grevler verin, dilediiniz alanda alaym. Beraberliimizin mutlaka birtakm ortak ilere dayanmas gerek. Sizi nasl lgnca sevdiimi, vatan ve halkmz uruna yaptnz savaa katlmakla kantlayacam. Beni siz yetitirdiniz. Ben de btn hedeflerinize sizinle birlikte yryeceim. Beni savalarn dnda brakmayn." "Sras gelecek Fikriye. Sana da bu davada byk grevler dtn greceksin." 125 I X Samsm-Erzurum-Sivas Yol hazrlklar sryordu. Mustafa Kemal ve beraberindekileri Samsun'a gtrecek gemi, Bandrma adnda khne bir yk ve yolcu gemisiydi. Yola kmadan nce Mustafa Kemal Paa'nn sadrazam Damat Ferit Paa'yla son bir grme yapmas uygun grlm ve Sadrazam kendisini, Nianta'ndaki konana bir akam yemeine armt. Yemee Mustafa Kemal'in Anafarta-lar Sava'ndan dostu Cevat Paa (obanl) da davetliydi. Yemek souk bir hava iinde geti. Yemekten sonra salona getiler. Sadrazam, Dokuzuncu Ordu Mfettii'nden greviyle ilgili bilgi istedi. Mustafa Kemal Paa bu konuda hibir ayrntya girmeden, Samsun ve evresindeki karklklar

incelemek iin neler yapacan anlatt. Cevat Paa da kendisini destekledi ve konunun nemli olmadn vurgulad. Damat Ferit Paa kendisine sunulan bu bilgileri yeterli bulmu ve Mustafa Kemal'in gerek maksadn hi anlayamamt. Kahveler iildikten sonra sordu: "Ne zaman yola kmay dnyorsunuz?" "Ne zaman emrederseniz. Ben hazrm. Uygun grrseniz yarn ya da br gn." "Zthne'yi ziyaret ettiniz mi?" "Hayr efendim." "Ziyaret etmeden mi gideceksiniz?" "irade buyurulmad." "Ben iradei saniyeyi (Hnkr'n kararn) tebli ediyorum. Yani kendisini ziyaret ediniz." "Peki efendim." Mustafa Kemal Paa bu ziyareti bylece sona erdirince, Cevat Paa'yla konuttan ayrld. Karanlkta kol kola Tevikiye'ye doru ilerlemeye baladlar. Cevat Paa Mustafa Kemal'e unu sordu: "Bir ey mi yapacaksn Kemal?" "Evet Paam, bir ey yapacam." "Allah muvaffak etsin." "Mutlaka muvaffak olacaz." Mustafa Kemal Paa ertesi gn Yunanllarn zmir'e ktklarn haber ald. Bu kartma olay aylardan beri tezghlanyordu. ngiltere ve Fransa, daha Byk Sava'm ilk ylnda, savaa katlmas karl Ege evresini Yunanistan'a vaat etmiler ama onlar bir trl karar verip de bu maceraya atlamamlard. Ancak 1917 ortalarnda, ngiltere ve Fransa'nn sava kazanma olaslklar glenince onlar da bir koyup almay dnerek savaa girdiler. ngilizler sava kazannca, Yunanistan'a elbette bir pay decekti; Bat Trakya'y ve Bat Anadolu'yu almay dlyorlar-d. Bat Anadolu'nun doal zenginlikleri, madenleri ve limanlan Yunanistan'n gzlerini kamatryordu. Ayvalk, Edremit, Manisa, Aydn, Salihli evresinin zenginlikleri, hububat, incir, meyve retimi, kylardaki balklk olanaklar Yunanistan'daki sermaye evrelerinin ryalarna giriyordu. Patrikhane ve dinsel evreler de bu ie destek veriyordu. Ayrca, milliyeti evreler, Megalo dea-Byk Yunanistan dncesini yayarak ar milliyetilii ve rkl kamlyorlard. Sonuta, milliyetiler, kilise ve i evreleri tam bir uyum iindeydiler. Eski Grek ve Bizans imparatorluklarnn topraklar Yunanistan'n olacak ve oralarda oturan Rumlar da Osmanl boyunduruundan kurtulacaklard. ingiltere ve Fransa'nn milliyeti evreleri de Osmanllar Avrupa'dan dar atmay ve Trakya ile Bat Anadolu'yu Yunanistan'a vermeyi planlyorlard. Onlara gre Osmanllar Bat uygarlna dmandlar ve o topraklardan atlmalar gerekiyordu, ingiliz Dileri bakan Lord Curzon da, "Trklerin Avrupa'daki yerleri ellerinden alnmal, Boazlarn ynetimi de bakalarna verilmelidir," diyordu. Amerikan Cumhurbakan Wilson'a gre de, Yunanllarn 127 128 glenmesi iin zmir ve evresinin Yunanistan'la birlemesi artt. Bu konuda Fransa Babakan Clemenceau, ngiliz Babakan Lloyd George ve Wilson tam bir gr birliine vardlar. Btn Bat Anadolu Yunanistan'a hediye edilecekti. Lloyd George ile Clemenceau, Yunan babakan Venizelos'a, zmir'e iki- tmen asker karma izni verdiler. ngilizler te yandan Mustafa Kemal'in kendilerine kar olduunu biliyorlar ve o daha Anadolu' ya gelmeden nce btn giriimlerini baltalamaya alyorlard. Yunanllar desteklemelerinde bir gzda havas da vard. Bir tmen asker, 18 Yunan gemisine bindirildi. Bir ngiliz zrhlsnn koruyuculuunda bu gemiler, 13 Mays gn Selanik'ten yola ktlar. Ayrca gemilere, 13 bin asker ve 4 bin at yklenmiti.

Yunan filosu 15 Mays sabah saat 8'de zmir sularndayd. lk kurun ite o sabah atld. Anadolu'nun birok kentinde de protesto toplantlar dzenlendi. Yunanllar ise zmir'e klarn her yerde cokun gsterilerle kutluyorlard. Mustafa Kemal igal olayn duyduu srada, Bahriye ve Dahiliye nzrlaryla birlikteydi. Nazrlar, sadece, "Allah, Allah," demekle yetiniyorlard. Mustafa Kemal, "Ne yapmay dnyorsunuz?" diye sordu. Bakanlar akna dnmlerdi. Azlarn bak amyordu. lerinden biri, "Protesto edeceiz," diye yant verdi. Mustafa Kemal de, "Bu gereklidir, dorudur," dedi. "Ama bu protestoyla Yunanllarn zmir'den geri ekileceklerine ya da ngilizlerin onlar geri ekeceklerine ihtimal veriyor musunuz?" Yine ilerinden biri, "Baka ne yapabiliriz?" diye sordu. Trkiye'yi kurtarmaya hazrlanan kumandan, "Belki de daha kesin nlemler dnlebilir," diye yant verdi. Dahiliye Nzn, "yle hareketlere kalkarsak bize ne yaparlar, bilir misiniz?" diye sordu. Mustafa Kemal'in verecei yant dilinin ucuna geldi, 'Kalkar benim yanma gelirsiniz,' diyecekti, vazgeti ve, "Bizi Anadolu'ya gtrecek vapur hazr m?" diye sordu. 129 41 yllk Bandrma vapuru hazrd ve iki gn sonra yola kacaklard. Kemal Paa ertesi gn Padiah'a son ziyaretini yapacakt. Vahdettin kendisini Yldz Saray'nn ufak bir salonunda kabul etti. Birbirlerine diz dize olacak kadar yakn oturdular. Pencereden Bo-az'daki dman zrhllar grlyordu. Toplarn namlular sanki Yldz'a yneltilmiti. Konumaya balayan Vahdettin oldu ve, "Paa, paa," dedi, "imdiye kadar devlete ok hizmet ettik, bunlarn hepsi artk kitaba girmitir, tarihe gemitir. Bunlar unutun. Asl imdi yapacanz hizmet hepsinden nemli olabilir. Paa, paa, devleti kurtarabilirsin!" Kemal Paa aknlk iindeydi. Ne demekti bu szler? Hnkr gerekten Mustafa Kemal'den devleti kurtarmasn m istiyordu? Acaba ngilizlerin kendisini aldattn m fark etmiti? Soukkanlln elden brakmayarak, "Hakkmdaki gven dolu dnceleriniz iin teekkr ederim," diye yant verdi. Mustafa Kemal u kanya vard: Aslnda Vahdettin'in istedii ey hkmetin kurallarna uyulmasyd. Yani Kemal Paa'dan da byle bir ballk bekliyordu. Onun grevi, izlenen politikann doru olduuna halk inandrmak ve bu politikaya kar gelenleri, igale kar kanlar cezalandrmakt. Kemal Paa, "Merak etmeyiniz efendimiz, grlerinizi anladm. Emrederseniz hemen yola kacam ve szlerinizi unutmayacam." Vahdettin kendisine, sadece, "Muvaffak ol," demekle yetindi. Salondan karken de Padiah'n yaveri ona, "Zthne'nin ufak bir hatras," diye bir kutu uzatt. Kapan zerinde Vahdettin'in adnn baharfleri grlyordu. inde de bir altn saat vard. Mustafa Kemal o akam ili'deki eve dnd. Bu, artk orada son gecesi olacakt. Makbule'ye, GVF 9 "Bu geceyi annem ve seninle geireceim," dedi. "Belki uzun sre birlikte olamayacaz. Annemin karyolasnn karsna bir 130 yer sofras hazrla, biraz dertleelim. Yarn sabah gidiyorum. Belki lrm, gelemem." Makbule yere minderleri ve yastklar yerletirdi, sofray hazrlad. Mustafa Kemal, "Anneciim," dedi. "Buras da belki Selanik gibi olur. Ben gittikten sonra sakn yanlp da sokaa kmayn. Benim iin ok nemli. Beni merak etmeyin. Gzm arkada

kalmasn. Elimi ayam balamayn. Memleket iin alrken sizi dnp zlmek istemiyorum." Zbeyde Hanm bu szleri duyar duymaz dp bayld. Doktor Rasim Ferit Bey arld. O da antasndan birtakm ilalar vererek Zbeyde Hanm'n kendisine gelmesine yardmc oldu. Gece hibirinin gzne uyku girmedi. Hi konumadan birbirlerine baktlar. Mustafa Kemal zaten hazrd, tra oldu. Sonra kucaklatlar. Makbule gz yal, "Aabeyciim," dedi, "eskiden savaa giderdin, bilirdik. Grevle bir yerlere giderdin, onu da bilirdik. imdi nereye gidiyorsun, hi bilmiyoruz." Zbeyde Hanm da Makbule'ye, "Sen asker kardeisin," dedi, "hi alanr m? Ayp. zntn kimseye belli etmeyeceksin." Mustafa Kemal iin artk yola kmann zaman gelmiti. Ne var ki tam yola klaca gnn sabahnda Mustafa Kemal'in yakn dostu Sadettin Ferit (Talay) ili'deki eve gelerek, "Size kt bir haberim var," dedi. "Ber (Trker) adndaki dostum ngilizlerden duymu, Bandrma vapuru Boaz'dan Karadeniz'e alrken batrlacakm!" Mustafa Kemal bir an dnd, yolculuktan vazgemeleri mi gerekiyordu, yoksa btn tehlikelere karn yola kmak m? Bu, Mustafa Kemal'i yolundan dndrmek, caydrmak iin bir gzda da olabilirdi. Ama ya haber doruysa, yine de tehlikeyi gze almak doru olur muydu? Hayr, hibir ey Mustafa Kemal'i yolundan alkoyamazd. Ama bunu yol arkadalarna duyurmamak gerekecekti. Sadettin Ferit'e, "ok teekkr ederim," dedi. "Beni uyardn. Ama ben yola kmaktan vazgemeyeceim. Kararlym, gideceim." Sadettin Ferit, "Paam ok tehlikeli bir yola kyorsunuz, Allah yardmcnz olsun," demekle yetindi. iki saat sonra evin kapsnda yine kucaklamalar, gzyalar, "Allah yardmcn olsun!" "Allah baarya ulatrsn!" "Allah yolunuzu ak etsin!" Mustafa Kemal arabaya binerken Zbeyde Hanm arkasndan bir marapa su dkyor, Makbule ve Kemal Paa'nn manevi olu Abdurrahim kapda alayorlard. Yarm saat sonra Mustafa Kemal ve kendisiyle birlikte yola kacak 21 kii Galata rhtmnda bulutular. Kucaklatlar. Her birinin elinde ufak bir anta ya da bir bavul vard. Bu grubun iinde. Kurmay Bakan Kzm (Dirik), Hsrev (Gerede), brahim Tli (ngren) ve, Shhiye Reisi Muavini Refik (Saydam), Bayaver Cevat Abbas (Grer), Yaver Muzaffer (Kl), Kolordu Kumandan Refet (Bele) ve Kurmay Bakan Ayc Arif vb. de yer alyordu. Gemi rhtma yanamam, uzaklarda duruyordu. kinci kaptan yolcular karlamak iin rhtma gelmiti. "Paa Hazretleri," dedi, "vapura sandallarla geeceiz. Beer beer sandallara binelim." Bir sre sonra hepsi gverteye gemi bekliyordu. Mustafa Kemal gemi kaptanna, "Haydi artk demir aln da alalm," diye emir verdi. Zincir seslerinin ardndan bacadan dumanlar ykseldi. Ksa bir ddk sesi duyuldu. Rhtmda el sallayan kimse yoktu. Bu bir gizli ka gibiydi. Gemi Kz Kulesi aklarna gelince, karlarna bir istimbot karak 'dur' iaretleri vermeye balad. Gemi durmak zorunda kald, istimbot gemiye yanat, merdiven indirildi, istimbottan birka yabanc subay ve asker gverteye kt. Gemiyi denetlemek iin geldiklerini sylediler. Btn yolcular heyecan iindeydi. Soukkanlln yitirmeyen tek kii Mustafa Kemal'di. Heyecann belli etmiyor ama tutuklanmay bekliyordu. Denetime gelenlere Franszca, "abuk bitirin iinizi," dedi, "acelemiz var."

Denetilerin bandaki subay, "Tel etmeyin," diye yant verdi. "Bu denetimleri yapmak zorundayz. Sizinle bir sorunumuz yok." Denetim uzadka uzuyor, Mustafa Kemal sinirleniyordu. 'Herhalde Merkezden emir bekledikleri iin bu ii uzatyorlar,' diye dnyordu. Ama kukular bo kt. Denetim subay, "Tamam," dedi, "gidebilirsiniz, yolunuz ak olsun." Mustafa Kemal kaptan kkne kt ve 27 yllk deneyimli gemi kaptanna aklna gelen btn tehlikeleri anlatt. Kaptan, "Ne yazk," dedi, "ben Karadeniz'i pek iyi tanmam. stelik de pusulamz biraz bozuk!" Mustafa Kemal, "yleyse," dedi, "kylardan uzaklamayalm. Ky ky gideriz." Kafasndan geen ey, gemi torpillenecek olursa yzerek kyya ulamakt. Gnein son klar Boazii yallarnn camlarnda yansrken gemi, yava yava Boaz sularndan kt. Anadolu Kava srtla-rndaki eski Ceneviz kalesi, daha sonra da Anadolu Feneri artk uzaklarda kalmt. imdi artk geminin batrlma tehlikesi olan noktadaydlar. Btn yolcular gvertede, gzleri ufuklarda, saldr nereden gelecek diye heyecanla bekleiyorlard. Gemi ar ar Karadeniz'de yol alyordu. Uzaklarda Kalkanky, Riva ve daha sonra ile'nin klar grnd. Varlacak ilk liman Sinop'tu, sonra Samsun. Gece hibirisinin gzne uyku girmedi. Sabaha dek gvertede ufuklar gzlediler. Bandrma vapuru 18 Mays gn le zeri Sinop limanna girdi. iddetli bir frtna vard. Mustafa Kemal bu havada kyya kmay gereksiz buldu ve vapura yanaan bir sandalla beraberindeki bir stemenini rhtma kartarak Tmen komutanna ve Sinop mutasarrfna birer sayg mesaj yollad. Ertesi gn de sabah 6 sularnda Bandrma vapuru Samsun limanna girdi. Kemal Paa ve arkadalar sandallarla karaya karken rhtmda yer alan bir askeri bando marlar alyor ve kyda *33 biriken Samsunlular da kendisini cokuyla alklyorlard. Yolculuk olaysz gemiti. Kemal Paa Samsun'a kar kmaz yeni grevine balad. Birka yere telgraf ekerek zmir'in igalinin protesto edilmesini istedi. Mustafa Kemal'in eitli yneticilere yollad telgraflar da stanbul Hkmeti'nin huzurunu karmt. Posta Genel Mdr Refik Halit, bu telgraflarn kabul edilmemesi iin Posta rgtne emirler verdi. Mustafa Kemal Samsun'da ancak alt gn kalabildi. Orada bir ingiliz askeri temsilcisinin bulunmas huzurunu karmt. 25 Mays'ta otomobille Havza'ya geldi. Havza, Samsun'a 70-80 km. uzaklktayd. Mustafa Kemal Harbiye nezaretine bir tel ekerek, 'Baz ikyetleri yerinde incelemek ve gerekli nlemleri almak zere kararghn Havza'ya naklettiini' bildiriyordu. ingilizler Mustafa Kemal'in bu gezisinden tedirgin olmutu, istanbul'daki ingiliz temsilcisi General Milne Harbiye nezaretine bavurarak Mustafa Kemal'in derhal istanbul'a arlmasn istedi. Harbiye Nzn evket Turgut Paa da 6 Haziran'da Mustafa Kemal'e bir tel ekerek, 'bir istimbotla acele istanbul'a gelmesini' istedi. Ama Mustafa Kemal'in dnmeye hi mi hi niyeti yoktu. O gnlerde Mustafa Kemal, Kzm Karabekir ve Ali Fuat Ce-besoy'a telgraf ekerek kendileriyle bulumak istediini bildirdi. Demek ki artk istanbul'dan uzak bir yerlerde bir araya gelerek ortak bir program hazrlamak iin koullar yaratlm oluyordu. Yine ayn gnlerde Rauf Orbay da grevinden istifa etmiti. Orbay, yannda Recep Zht, Nazmi Topuolu ve Osman Tufan beylerle birlikte Bandrma'ya gitti. Ancak buras gvenli deildi. Bir sre nce izmit krfezine ingiliz gemileri girmi, izmit mutasarrf ibrahim Sreyya Yiit bu olay protesto ederek grevden ayrlmt. Rauf Bey ve arkadalaryla durumu deerlendirdiler. Anadolu'nun ilerine kaarak direnii rgtlemekten baka are grnmyordu. Bir yerlerde Mustafa Kemal'le bulumalar gerekiyordu. Afyon zerinden Ankara'ya ulatlar. Ali Fuat Cebe-soy da onlar bekliyordu.

*34 Mustafa Kemal o gnlerde Havza'dayd, onu da Ankara'ya ardlar. Ama Mustafa Kemal benzin bulamyordu, onlarn Havza'ya gelmelerini istedi. Onlar da bu arya uyarak at arabalaryla yola ktlar. 300 km'lik yol alt gnde ald. Tam Havza'ya geldiklerinde, Mustafa Kemal'in orada Fransz birliklerinin bulunmasndan tedirgin olduu iin Amasya'ya gittiini rendiler. Rauf Bey ile Ali Fuat Cebesoy bir an nce Mustafa Kemal'e ulamak istiyorlard. Bereket, Havza ile Amasya'nn aras at arabasyla yaklak 4 saatlik bir yoldu. Havza'da hi durmadan arabalarn doru Amasya'ya srdler. 19 Haziran'da Mustafa Kemal ve arkadalar, nihayet Amasya'da bir araya gelmenin mutluluunu yayorlard. Kzm Ka-rabekir ise Erzurum'dan ayrlmak istemedii iin Amasya toplantsna gelemeyeceini bildirmiti. Karabekir, direni eyleminin Erzurum'dan balatlmas gerektiine inanyor, te yandan da istanbul Hkmeti'ne cephe alnmasn biraz zamansz buluyordu. Amasya'da Mustafa Kemal ve arkadalar 6 maddeden oluan ilke kararlan aldlar. Buna, Amasya Genelgesi dendi. Bu genelge, vatann btnlne, lkenin bamszlna ve direnie ynelikti. Erzurum'da geni apta bir kongrenin toplanmas da neriliyordu. Gizli tutulan bir maddede de, kurulacak hkmetin ekirdek kadrosunun Mustafa Kemal, Kzm Karabekir, Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay'dan oluaca belirtiliyordu. Mustafa Kemal ve arkadalar, 26 Haziran gn Amasya'dan otomobille Tokat ynnde yola ktlar. Rauf Orbay, Refik Saydam, Kzm Dirik, Hsrev Gerede, brahim Sreyya Yiit ve Cevat Abbas Grer, hep birlikte o akam Tokat'a vardlar. Ertesi gn de Sivas'a ulatlar. Yollarda yetkili yneticiler, Mustafa Kemal'e Dahiliye Nzn Ali Kemal'in bir genelgesinden sz ederek, "Paam neden grevden alndnz?" diye soruyorlar, o da, "Azlime dair bu ana kadar hibir emir almadm," diye yant veriyordu. Sivas'tan sonra Refahiye'de gecelediler. Ertesi gn de Erzincan'a vardlar. Orada Mustafa Kemal'e, Vahdettin'in Baktibi Fuat Trkgeldi'nin bir telgraf iletildi. Fuat Bey bu telgrafnda, Mustafa Kemal'in bu gezisinden ngilizlerin rahatsz olduunu ve geri alnmas iin hkmete bask yaptklarn belirttikten sonra yle diyordu: "u srada sizin istifa ederek bakente dnmeniz, yabanclarn hkmeti zorlayarak hakknzda onur krc bir ilem yaptrmas olasl yznden nerilmemektedir. Harbiye nezaretince de grevden alnmanz Padiah Hazretleri tarafndan uygun grlmedii iin 2 ay sreyle hava deiimi isteyerek seeceiniz bir kent ya da kasabada dinlenmeniz en uygun yol olacaktr." Mustafa Kemal bu izin nerisinin nasl sonulanacan bildii iin buna yant bile vermedi. Erzincan'dan sonra Mustafa Kemal ve arkadalar 3 Temmuz' da Erzurum'a geldiler ve cokuyla karlandlar. Kolordu Kumandan Kzm Karabekir Paa ile Erzurum Valisi Mnir (Akkaya) ve Bitlis valiliinden uzaklatrlm olan Maz-har Mfit (Kansu) de karlayanlar arasndayd. Mustafa Kemal Amasya'dan ayrldktan iki gn sonra da Versay'da Bar Antlamas imzalanmt. Almanya her alanda tam bir yenilgiyi kabul etmi oluyordu. Mustafa Kemal Paa hemen arkadalaryla bir araya gelerek Erzurum Kongresi'nin hazrlklarn konutuktan sonra iki nokta zerinde durdu: "Benimle i ortakl etmek istiyor musunuz? stiyorsanz, bu milli davay organize edecek bir ef seeceksiniz." Toplantya katlanlarn hepsi, "Elbette istiyoruz. Sizi de ef olarak seiyoruz," dediler. Bunun zerine Kemal Paa, "zerime aldm sorumluluu bir koula balamak istiyorum," dedi. "Emirlerimi istisnasz, bir kumandann emri gibi uygulamanz isterim. Baar iin bu arttr." Toplantya katlanlar bu kez de, "Paam, kararmz verdik, emir ve kumanday da size braktk. Kiiliinize gveniyoruz," dediler. 135

Bu szlerden sonra Mazhar Mfit, "Baz konularda aydnlanmak istiyorum," dedi. "Yarn zafere ulatmz zaman hkmet ekli ne olacak?" Bunun yant 'Cumhuriyet'ti. Kemal Paa bir sre dndkten sonra, "Azizim Mazhar Mfit Bey," dedi, "bu konuda imdiden bir ey sylemek istemem. Bunu tartmann zaman gelmemitir. Gelince grrz. imdi sadece dman tazyiki altnda bulunan Padiah' ve dman kuvvetlerinin igali altnda olan vatanmz kurtarmak iin alyoruz. Bugnn koullarnn gerei budur." "Peki Paa Hazretleri, zafere ulald zaman ne yapacaksnz? Otomobilinize binip bize de, 'Allahasmarladk,' diyerek gidecek misiniz?" Paa glerek ve elini Mazhar Mfit'in omzuna dayayarak, "Merak etmeyin," dedi, "ben arkadalarm brakmam. lnceye kadar beraberiz." Kemal Paa Erzurum'a geldikten be gn sonra, bir akam arkadalaryla sohbet ederken, Yldz Saray'yla grme yapmak zere telgraf makinesinin bana arld. Hemen makinenin bana gitti. Arkadalar da bu saatte neden arldn merak ettikleri iin onunla birlikte gittiler. Arayan, dorudan Vahdettin' di. Bu kongre olaylar Padiah' ok tela drmt. Mustafa Kemal'in derhal istanbul'a dnmesini istiyor, o da bu davete asla yanamyordu. Bunun zerine Vahdettin, "isterseniz size uzun bir hava deiiklii izni verebilirim," dedi, "istediiniz yere gidip dinlenebilirsiniz." Mustafa Kemal asla buna yanamad. Erzurum'da ok nemli grevleri olduunu, istanbul'a dnemeyeceini bildirdi. Padiah dayatyor ve, "istanbul'a dnnz, size istediiniz kadar hava deiiklii izni vereceim," diyordu. Bu telgraf grmeleri ksr bir dng iinde srp gidiyordu. Padiah'n niyeti, Mustafa Kemal'i ordudan uzaklatrmakt. Bunun iin de Paa ne isterse kabul edecekti. Ama Mustafa Kemal bu davetlere, bol paral izinlere kanacak insan deildi. O, kararn vermiti, kimse onu yolundan dndremezdi. Vahdettin'in imdiye kadar akl neredeydi? Mustafa Kemal ona bir yldan beri ne !37 nerilerde bulunmu, Padiah bunlarn hibirine yanamamt. Vahdettin asla gvenilmeyecek bir adamd. Yarn istanbul'a dnmeye kalksa, hemen o gn tutuklanarak Divani Harb'e verilecek ve belki de idam istenecekti. Mustafa Kemal bir saat sren telgraf grmesinin sonunda gerginleti ve, "Davetinizi kesinlikle reddediyorum," dedi. "istanbul'a dnmeyeceim!" Vahdettin deliye dnmt. "O halde resmi greviniz sona ermitir," diye grmeyi bitirdi. Bylece Mustafa Kemal resmi grevinden, yani ordu mfettiliinden azledilmi oluyordu. Bu azil, askerlikten atlmas anlamna gelmiyordu. Yarn baka bir greve atanabilirdi. Mustafa Kemal makinenin bandan kalktktan sonra, "Arkadalar," dedi, "iimizin en ciddi aamas imdi balyor. Onlar beni mfettilikten azlediyorlar, ama ben de canm kadar sevdiim mesleimden, askerlikten ekiliyorum." Bunlar syler sylemez Paa yeniden makinenin bana geti, saat 11'e on vard. nce Harbiye Nzn'n arad, on dakika sonra da Saray'; askerlikten istifa ettiini bildirdi. Tarihsel bir gece yaanmt. Ama Mustafa Kemal'in yznde hibir znt izi yoktu. "Aziz arkadalarm," dedi, "bu andan itibaren hibir resmi sfatm ve memuriyetim yok. Milletin bir ferdi olarak ve gcm milletten alarak grevimi srdreceim." Ertesi gn, 8 Temmuz 1919 tarihli Takvim-i Vekayi gazetesinde u haber yaynland: "nc Ordu Mfettii Mustafa Kemal Paa'nn memuriyetine son verilmitir, ibu iradei seniyenin (Padiah kararnn) yrtlmesinde Harbiye Nzn grevlidir." imzalar: Harbiye Nzn Ferit (Damat) ve Sadrazam Vekili eyhlislam Mustafa Sabri. Birka gn sonra kdam gazetesinde, "Mustafa Kemal Paa as-kerlikten tardolundu," balkl bir haber yaynland. Yazda Mus- tafa Kemal'in Anadolu'da 'Hareketi Milliye'

ad altnda karklk yaratt ve Erzurum'da dzenlenen bir kongreyle de hkmeti g durumda brakt belirtildikten sonra askerlikten atld, nianlarnn geri alnd ve yaverlik rtbesinin de kaldrld bildiriliyordu. Mustafa Kemal'in ardndan Binba Dr. Refik, Binba Hs-rev, Kalem Amiri Hayati, Yaver Cevat Abbas ve Muzaffer Kl beyler de Harbiye nezaretine askerlikle ilikilerini kestiklerini duyurdular. Mustafa Kemal'in askerlikten istifa ettikten sonra sabahleyin ilk ii, Mazhar Mfit'i artarak, "Ben bugn ne giyeceim?" diye sormak olmutu. nk rencilik yllarndan beri hep askeri giysiler giyiyordu. Kendine o zamana kadar hi doru drst sivil elbise yaptrmam, Samsun'a giderken de yanma hi sivil elbise almamt. Mazhar Mfit, "ok doru, ne yapacaz?" dedi. "Benimkiler size uymaz. Bakn aklma ne geliyor, Vali'den bir takm elbise isteyeyim." "Ne istersen yle yap, ama bugn beni elbisesiz brakma." Mazhar Mfit doru Vali'ye gidip durumu anlatt. O da, "Evet ama bende de Paa Hazretleri'ne gre temiz bir elbise yok ki," dedi. "Ne yapacaz?" iki dakika dndkten sonra da, "Buldum, buldum," dedi. "Benim ya bir ya da iki kez giydiim bir 'jaket a tay'm var. Paa Hazretleri'ne onu takdim ederim. Vali hemen dolaptan o giysiyi alp geldi. Geriye kalyordu fes, gmlek, kolal yaka, kravat. Mazhar Mfit'te bunlar vard. Hepsini toparlayp Paa'ya gtrd. te Mustafa Kemal'in Erzurum Kongresi'nde giydii giysiler bylece oluturulmu oluyordu. Kongrenin hazrlklar srerken, rahatsz edici bir olay da Erzurum'daki ingiliz askeri birlik temsilcisi Albay Ravlenson'n Pa-a'yla grmesi oldu. Ravlenson ingiltere'de o zamanlar ad ok duyulan Lord Curzon'n yeeni olduu iin ayrcalkl bir durumdayd. Gnn birinde, at kap, Paa'y grmeye geldi. Paa, Mazhar Mfit'le birlikte bir eyleri inceliyordu. Emir eri Ali avu, ingiliz albayn Paa'nn yanna ald. Ravlenson bir sre Erzurum'un havasndan, suyundan, insanlarn konukseverliinden sz ettikten sonra Paa, "Albaym," dedi," ziyaretinizin sebebini anlayabilir miyim?" "Ben de ondan sz etmek istiyordum zaten. Yarn burada bir kongre topluyormusunuz." "Evet, millet byle bir kongrenin toplanmasn istedi." "Kongreyi amamanz daha doru olur. Bizce hi sras deil. Hele bu gergin ortamda." "Hayr Albay, kongre muhakkak toplanacak. nk buna millet karar vermitir. Hem bu neden sizi ilgilendirir, bilmiyorum. Sormay da gereksiz buluyorum. Bu bizim kendi iimizdir." "General, ingiliz Hkmeti byle bir kongrenin toplanmasna izin veremez." "Biz ne hkmetinizden izin istedik ne de sizden. Byle bir izin asla sz konusu olamaz." Bu srada emir eri Ali, elinde kahve tepsisiyle ieriye girdi. Pa-a'nn bu gergin havasn ve ingiliz albaynn kstah tavrlarn grnce Mazhar Mfit'e, "Albay' kap dar edeyim mi?" diye sordu. "Aman olum, sen karma byle ilere." Paa ile Albay tartmalarn srdryorlard. Albay, "Kongreden vazgemiyorsanz, zor kullanarak toplanty datacaz," diyordu. Paa da, "O halde biz de kuvvete bavurmak zorunda kalrz," dedi. "Grmemiz bitmitir Albay." Ravlenson hayat boyunca hi byle ters bir davran grmedii iin akn akn bakmyor ve bir eyler sylemeye hazrlanyordu ki bu kez de Mazhar Mfit odann kapsn aarak sert bir sesle,

"Ltfen Albay," diye kendisine yol gsterdi. Albay azn bile aamadan sapsar bir yzle ekip gitti. Paa da Mazhar Mfit'e, 139 "Yahu, sen ne hiddetli, iddetli adammsn," dedi, "Albay' kap dar ediverdin... Albay byle blflerle, tehditlerle bizi kor- kutacan sanyor. Hibir g bizi durduramaz." Albay'n Erzurum'daki grevi Atekes Antlamas'na gre oradaki silhlarn toplatlmasn denetlemek ve igal glerinin belirleyecekleri depolara tanmasn salamakt. Erzurum'daki Ko-lordu'nun banda bulunan Kzm Karabekir Paa da bir sreden beri bu silh teslimi iini savsaklayp duruyordu. Bazen, "Yollar kapal, gnderemeyiz," diyor, bazen de, "Tatacak ara bulamadk," diye Albay' uyutuyordu. Albay bakt ki bu iler uzuyor, bu kez Karabekir Paa'ya, "yleyse," dedi, "silhlar dekoville Kars'a gnderin, ondan sonrasn biz dnrz." Karabekir Paa, "Kabul," dedi, "yle yapalm, ama o yolun zerine dadan kayalar dt, yol kapand." Albay byle bir sre daha uyutuldu, ama yeniden dayatnca Karabekir Paa, "Albaym," dedi, "size ak ak syleyeyim, millet bu silhlan size vermez. Zorla almaya kalkarsanz ben sorumluluk tanmam, banza bir i gelir." Albay Ravlenson bakt ki i ciddi, bir olay kacak, bunun zerine yeniden Mustafa Kemal Paa'ya bavurarak silhlarn teslimi iin onun aracln istemeye karar verdi. Btn yetkilerin Mustafa Kemal'de olduunu artk anlamt. Mustafa Kemal bu kez de Ravlenson' gergin bir yzle karlad ve ikyetlerini dinledikten sonra, "Evet Albaym," dedi, "Kzm Karabekir Paa hakl, bu silhlar milletin maldr, size teslim etmezler. Ama yine de Karabekir Paa'ya bir syleyeyim bakaym, belki bir aresi bulunur." Mustafa Kemal Karabekir Paa'y artt ve birlikte bir yol buldular. Silhlar Trk ve ngiliz subay ve askerinin gzetiminde dekovillere bindirilerek yola kartlacakt. Ama ondan sonra, sz milletindi. Ravlenson ok mutlu oldu, sonunda silhlan teslim alyorlard. Cephaneler ve silhlar dekovile bindirildi ve yola kartld. Erzurum'dan uzaklald. Ama tam dalk ve ormanlk bir yerden geerlerken dekovil durduruldu, kyller yolu kesmilerdi, ingilizler akna dndler. Eli silhl 15-20 kyl dekovile karak ngilizler'e, "Haydi, defolun gidin buradan," dediler. "Bir daha bu ilere burnunuzu sokarsanz kafanz paralarz." ingiliz askerleri silhlar brakarak ters yz geri gnderildiler. Ama gerekte yolu kesenler kyller deil, kyl klna girmi Trk subay ve askerleriydi. Erzurum Kongresi, uzun hazrlklardan sonra 23 Temmuz 1919'da ald. Mustafa Kemal kongre bakanlna seildi ve iki hafta sren cokulu tartmalardan sonra kongre tam bir gr birlii ve baaryla sona erdi. Dou illerinden gelen temsilciler, istanbul Hkmeti'ne ve Padiah'a kar aralarnda tam bir dayanma kurmular ve direniin temellerini atmlard. Bazen gece ge saatlere kadar sren toplantlardan sonra Mustafa Kemal Paa, Mazhar Mfit, ibrahim Sreyya, Cevat Abbas ve Muzaffer Kl beyler bir araya gelip arklar ve trkler sylyorlar, Mazhar Mfit de piyano alyordu. Paa'nn da onlara katlarak syledii arklardan biri, Mni oluyor halimi takrire hicabm/zme yetiir, zme firaknla harabm'd. En ok sylenen trk de, Vardar Ovas'yd. Kongre sona erdikten sonra da Mustafa Kemal ve arkadalar her gn ve her gece bir araya gelerek yaplan almalar deerlendiriyor ve Sivas Kongresi'ne sunulacak belgeleri hazrlyorlard.

Yine byle bir gece Gazi Paa ile ibrahim Sreyya Yiit, baba-a vermi alyorlard. Paa'nn aklna Mazhar Mfit geldi. Emir eri Ali ile haber gnderip onu da odasna artt. Bir ara Sreyya Bey Paa'ya yle bir soru yneltti: "Paam, baarya ulatktan sonra da i bitmiyor. Memleketin sonsuza dek almaya ve devrimler yapmaya ihtiyac var. Neler yapmay dnyorsunuz?" Mustafa Kemal bu soru zerine Mazhar Mft'e gidip odasndan not defterini getirmesini syledi. Sonra da, "Belleimiz zayflad zaman Mazhar Mft'in not defteri ok iimize yarayacak," dedi. Mazhar Mfit defterini alp geldikten sonra da, "imdi not et bakalm, dedi. Ama defterin bu yapran kimseye gstermeyeceksin. Sonuna kadar gizli kalacak. Bir ben, bir Sreyya, bir de sen bileceksin. artm bu. nce tarih koy: 7-8 Temmuz 1919. Sabaha kar. imdi yaz. "Bir: Zaferden sonra hkmet biimi Cumhuriyet olacaktr. "iki: Padiah ve hanedan hakknda zaman gelince gereken muamele yaplacaktr. ": Tesettr (rtnme) kalkacaktr. "Drt: Fes kalkacak, uygar milletler gibi apka giyilecektir." Bunu duyunca Mazhar Mfit'in elinden kalemi dt. Paa, "Neden durakladn?" diye sordu. "Darlmayn ama Paam, sizin de hayalperest yanlarnz var." "Bunu zaman tayin eder. Sen yaz. "Be: Latin harfleri kabul edilecek." "Paam yeter... yeter. Cumhuriyet ilnn baaralm st taraf kolay." Mazhar Mfit bundan sonra defterini kapayarak koltuunun altna ald ve ayaa kalkarak, "Paam sabah oldu, dedi. Ben gidiyorum, siz oturacaksanz hoa kaln." Erzurum Kongresi'nin sona erdii gnlerde Kemal Paa'nn biraz keyfini karan bir konu da Manda sorunu oldu. Neydi bu Manda sorunu? Anadolu'da Mustafa Kemal'in ulusal direni rgtn kurmaya alt sralarda, stanbul'da birtakm aydnlar bu savamn asla baarl olamayaca kansndaydlar. Onlara gre yaplacak tek ey uydu: lkeyi Amerikan ynetimine brakarak Amerikan Mandas denen dzeni semek. Bylece lke ngiliz, Fransz, italyan ve Yunan igal blgelerine blnmeden btnln koruyacakt. Osmanl Devleti, bu Manda ynetiminin kurulabilmesi iin Amerikan kongresine bavurarak lkede zgrlklere sayg gsterileceini, adaletin salanacan, eitime nem verileceini aklayacak, seilecek bir temsilciler heyeti bir zrh-hyla Amerika'ya giderek kongreye ballmz bildirecek ve Osmanl lkesinde bu Manda rejimini kurmalar iin Amerika'ya yalvaracakt. Onlar da bu yardm istemini ltfen kabul ederken Trkiye'ye heyetler gnderip bu yeni dzeni rgtleyeceklerdi. Bu konuda stanbul'daki Amerikan temsilcileriyle grmeler de yaplyordu, istanbul'da bu iin ncln yapanlarn banda Halide Edip Hanm, Kara Vasf, Ahmet Rza Bey, Ahmet izzet Paa ve Cami Baykurt gibi kimseler yer alyordu. Parti liderleri de istanbul'da bir araya gelerek bu konuda giriim yapmaya karar vermilerdi. Mustafa Kemal Paa'dan yana olarak bilinen ve sonradan Hariciye nazrlna getirilen eski Beyrut Valisi Bekir Sami Bey de Manda rejimini savunuyordu. O da Amerikan temsilcisiyle grm ve temmuz sonlarnda Kemal Paa'ya bir neri telgraf gndermiti. Ondan iki hafta sonra da istanbul'da, Mustafa Kemal Paa Hazretleri'ne, Halide Edip Hanm'n uzun bir mektubu ulat. Halide Hanm bu mektubunda, Amerikan Mandasn 'ehveni er' (ktlerin en iyisi) olarak grdn belirttikten sonra Manda rejimini savunarak yle diyordu: "Hrszlk, macera ve hret peinde koanlarn hrsn tatmin eden hkmet anlay yerine, milletin refahn ve gelimesini salayan bir uygulamaya ihtiyacmz var. Gerekli paraya, uzman gce sahip deiliz. Tarafszlk, bilgisizlik iindeyiz ve ok konumaktan baka i yapamyoruz.

"Amerika, Filipinler gibi vahi bir lkeyi bugn kendi kendini yneten modern bir makine haline getirmitir. On be-yirmi yl zahmet ektikten sonra biz de yle olabiliriz. "istilac Avrupa'nn mel'un politikasna kar Amerika'y kazanarak Dou Sorunu'nu ve 'Trk Sorunu'nu gelecek iin zm oluruz. "Sergzet (macera) ve cidal (sava) devri artk gemitir. Trkiye'nin hayrl evltlarndan yarnn kurucular olmalarn istiyoruz. Rauf Bey kardeimizle sizin, birlikte, temelleri ken' 143 I zavall memleketimiz iin uzaklar grerek dnp almanz bekliyoruz. "Sivas Kongresi toplanncaya kadar buradaki Amerika Ko-misyonu'nu alkoymaya alyoruz." Yani, 'Aklnz banza aln, maceraya atlmayn, Sivas Kong-resi'nde Mandacl kabul edin, memleketi kurtaralm!...' demek istiyordu Halide Edip. Kemal Paa bu yazlar okuyunca deliye dnd ve arkadalarna heyecanl bir sesle yle dedi: "istanbul bir Amerikan Mandasdr tutturmu gidiyor; bu olmayacaktr. Trkiye bamszlnn btnne sahip olacaktr. Bunu istemekte devam edeceiz. Bizi bir Manda oynuna drmek istiyorlar; bu oyuna gelmeyeceiz. "yle bir Manda verilecekmi ki, egemenlik haklarmza, d-arda temsil hakkmza, kltr bamszlmza, vatann btnlne dokunulmayacakm! Bylesine Amerikallar deil, ocuklar bile gler. Amerikallar kendilerine hibir kar salamayan byk bir Manday niin kabul etsinler? Amerikallar, bizim kara gzlerimize mi k? Bu ne hayal ve ne gaflettir! "Hayr paalar, hayr; hayr beyefendiler, hayr; hayr hanmefendiler, hayr; Manda yok... Ya istiklal, ya lm var. "Mazhar Mfit, bunlar not et. Bir gn anlarm yaynlarsn, bu istanbul paalar ve beyefendi hazretlerinin ne kadar umutsuzluk iinde olduklarn ve ne dncelere saplanp kaldklarn millet okusun, anlasn. "Amerikan Mandas diye rpnanlar, dman igali altndaki bu millete ve bize inanmayarak ve bizim hayal ve macera peinde kotuumuzu sananlardr. Bunlar umutsuzluk ve bozgunculuk iinde, gereklerden uzak olarak yaayan, ne yapacaklarn ve ne yapldn bilmeyen insanlardr. "Tek ve deimez parola udur: Tek tepe, tek kurun kalncaya kadar sava! Ya istiklal, ya lm!..." Heyeti Temsiliye'nin karar kesindi, Manda yanllarna Sivas Kongresi'nde asla gz atrmayacaklard. Ertesi gn otomobile daldlar. Erzurum halk byk cokuyla, "Allah muvaffak etsin, Fikriye'nin 1920'de veremden len kz kardei Jlide (Abbas Hayri zdiner'den) Fikriye'nin gen kzken ektirdii bir resim (Abbas Hayri zdiner'den) m > Fikriye'nin annesi Vasfiye Hanm ve dads (Abbas Hayri zdiner'den) Fikriye'nin aabeyi Ali Enver Bey'in olu Abbas Hayri zdiner. Bu kitapta nikh konusunda verilen bilgilerin en nemli kayna Abbas Hayri zdiner olmutur. O da bu bigileri babas Ali Enver Bey'den ve nikh ahidi Muzaffer Kl'tan dinlediini anlatmtr. Fikriye'nin nfus tezkeresi (Abbas Hayri zdiner'den). "Valide ismi: Vasfiye, Peder ismi: A. Memduh Hayrettin, sim ve hreti: Zeynep Fikriye, Doumu: 1313, Vilayeti: istanbul, Kazas: Firuzaa, Soka: Ac Hamam, Hane: 4, lm tarihi: 30 Mays 1340" ,A Fikriye, Milli Mcadele gnlerinde (Albay Nurettin Berks Arivi). 2001 ylnda 95 yanda ve hayatta olan Handan Hanm, Fikriye'nin bu resmini Gelibolu'da kendisine gstererek yle dediini anlatmaktadr: "Handan'cm, top seslerinin Ankara'dan

duyulduu gnlerde, her gn atla ehri dolayordum. Beni grenler, 'Bakn herkes Kayseri'ye tanyor, ama Kemal Paa'nn Hanm aramzda. Durum tehlikeli olsa o da Kayseri'ye giderdi,' diyorlard." Bu konumada ilgin olan Fikriye'nin kendinden, "Kemal Paa'nn Hanm," diye sz etmi olmasdr. Fikriye 1921 knda Ankara srtlarnda Mustafa Kemal'in verdii atla yapt bir gezide silah ve kpeiyle (Albay Nurettin Berks Arivi) Fikriye'nin karl bir gnde yine atla bir gezide ektirdii ve Gelibolu'da arkada, Vali Macit Bey'in kz Firuzan ngt'e yollad bir resim: "Ankara 3 Mart. Pek ok sevdiim Firuzan'cma. Seni seven ablan Fikriye" (Osman Macit Sylemez'den) Fikriye 1921'de Ankara'da, Kk'n kapsnda (Albay Nurettin Berks Arivi) > Fikriye yine ayn gnlerde Ankara'da (Albay Nurettin Berks Arivi) Fikriye ve emir eri Adem Aa (Albay Nurettin Berks Arivi) Fikriye ankaya Kk'nde (Albay Nurettin Berks Arivi) Fikriye Ankara'da Salih Bozok ve Ruen Eref naydn'n ei Saliha Hanm'la birlikte (Albay Nurettin Berks Arivi) Fikriye'yi Gelibolu'daki evinde konuk eden Vali Macit Gren ve ei Nimet Gren. ocuklar (soldan saa) Handan (Sylemez), Kmuran (Eren), Asm ve Firuzan (ngt) (Osman Macit Sylemez'den) * Fikriye Gelibolu'da arkada Nimet Gren Hanm'la birlikte t- Fikriye'nin Gelibolu'da bir yldan fazla bir sre arkadalk ettii Handan Gren'in 2001 yl balarnda ekilmi bir resmi t Fikriye'nin akrabas, Mustafa Kemal'in de ocukluk ve genlik arkada, Ankara eski Kumandan, eski milletvekili ve Trk Hava Kurumu Bakan Fuat Bulca (Kz Trkn Bulca'dan) - Selanik'te Mustafa Kemal'in doduu ev (Tlin Atmaca'dan) * Mustafa Kemal'in annesi Zbeyde Hanm (SPA) Selanik'te Mustafa Kemal ve arkadalarnn gittikleri gazinolarn bulunduu yerdeki Beyaz Kule t Mustafa Kemal Beyrut'ta (SPA) Mustafa Kemal Derne'de kumandanlarla (SPA) m A Mustafa Kemal Diyarbakr'da, yaverleri (soldan saa) Salih Bozok kr T ezer ve Cevat Abbas'la (SPA) r m m A ngilizler anakkale'ye karma yaparken f. t * Mustafa Kemal anakkale'de (SPA) Mustafa Kemal ve manevi olu Abdrrahim Tuncak 1917'de Mustafa Kemal Erzurum Kongresi'nde. Ayakta: Dr Refik Saydam. Oturanlar: (soldan saa) Rauf Orbay, brahim Sreyya Yiit ve Mazhar Mfit Kansu (inci Yiit'ten) Sivas Kongresi'nin topland gnlerden bir an. Oturanlar: (soldan saa) Mazhar Mfit Kansu ve brahim Sreyya Yiit. Ayaktaki/er: (soldan saa) Cevat Abbas Grer, Refik Saydam ve Tufan Paa (inci Yiit'ten) t brahim Sreyya Yiit, Hseyin Rauf Orbay ve Hfz Topuz, 1951'de Mustafa Kemal, Rauf Orbay (soldan ikinci), Ruen Eref (soldan nc). Fethi Okyar (sadan ikinci) ve Salih Bozok (en sada) Meclis'in ald gnlerde (SPA) Mustafa Kemal, Sakarya Sava'nda Duatepe'de Salih Bozok'la (SPA) Tarihsel bir belge: Byk Taarruz'da esir edilen General Trikupis, ismet inn ile kolkola (SPA)

> brahim Sreyya Yiit'le, izmir'in kurtulduu gn evlenen Mediha Yiit, dn gn ankaya'da (nci Yiit'ten) I Mutala *ehnu Gereker ilk Seriye Vekili, devrimci mft Mustafa Fehmi Gereker (Torunu Mustafa Gereker'den) Mustafa Kemal'in, Derne Cephesi'nden ve Milli Mcadele yllarndan arkada Dr. Fikret Onuralp Mustafa Kemal, halkn arasnda (SPA) t ntihar giriiminden sonra Fikriye'yi Memleket Hastanesi'nde tedavi eden Bahekim Dr. mer Vasfi Aybar Ltife Hanm'n Mevhibe inn'ye imzalad bir resim: "Kymetli kardeim Mevhibe smet Hanmefendiye muhabbetlerimle 1931" (SPA) > Fikriye Mustafa Kemal (SIPA) Hayrl olsun," sesleriyle Kemal Paa ve arkadalarn kentin dna kadar uurladlar. Yolda kimisi dnyor, kimisi de bir ark ya da trk tutturmu gidiyordu. Mazhar Mfit de, O yar- bivefadan selam yok tnu? arksn sylyordu. Derin dncelere dalm duygusallk iinde evresinden uzaklam gibiydi. Bu ark Mustafa Kemal'in de sevdii bir arkyd, ndeki otomobilden, "Daha yksek sesle," diye bard. Bunun zerine Mazhar Mfit Ey Gaziler yol grnd arksna balad ve arkadakiler de koro halinde bu arkya elik ettiler. Arabalar, bu ark ve trklerle sanki dne gidiyormu gibi bozuk yollardan ilerliyordu. le olmutu. Paa, "Hibir yerde mola vermeyelim," diye emir verdi. "Acelemiz var. Zaten peynir, ekmek ve zeytin yiyecek deil miyiz? Arabalarda yeriz." O geceyi Erzincan'da geirdiler. Ertesi sabah yeniden yola koyuldular. Tam Erzincan boazna yaklatklar srada, bir de baktlar ki jandarmalar yolu kesmi. Mfrezenin banda bulunan bir jandarma subay, "Paam," dedi, "Dersimli eteler boaz kapatmlar. Boaz geemezsiniz. Merkez'den yardm istedim. Yardm gelir gelmez ekyann zerine hcum edip boaz aacam." "Ne kadar yardm istediniz?" "Bir tabur." "Sizce bu tabur ne zaman buraya gelir?" "Yarn." Kemal Paa bu yant aldktan sonra, "Arkadalar," dedi, "bizim iimiz acele. Zamannda Sivas'a gidemezsek siyasal bir panik olur. Ne olursa olsun, tehlikeyi gze alarak yolumuza devam edeceiz. Otomobillerin birinde hafif mitralyzlerimiz var. Birka arkada silh bana geerek nden giderler. Ekya ate aarsa, biz buna aldrmadan hzla ilerleriz. Eer yol kapatlmsa, hemen otomobillerden atlayarak kar ata geeriz. arpma sonunda ya yolu amay baarrz ya da lrz. Size unu neririm, yaralanan ve lenlerle ilgilenmeyin. Tek GVF10 145 kii bile kalsak hedef Sivas'a ulamak olacaktr. Kabul ediyor musunuz: H6 "Elbette Paam!" Hepsi heyecan iindeydiler. Belki de bu bir oyundu; belki de Damat Ferit'in adamlar Heyeti Temsiliye'nin Sivas'a girmesini nlemeye alyorlard. Yeniden arabalara binildi. Makineli tfekler atee hazr duruma getirildi ve Paa, "Arkadalar ileri!" diye haykrd. Arabalar boaza girerken heyecan dorua ulamt. Gzler sarp tepelere dikilmi, hzla ilerliyorlard. Bir silh sesi duyulur duyulmaz makineli tfek birden ata geecekti. Arabalarn iinde korunma olana da yoktu. Ak arabalarn rk krkleri

ne ie yarard ki. Yine de ilerinde ne bir korku vard ne de bir pimanlk. lm tehlikesini akllarndan geirmiyorlard. Arabalar son hzla boaz geti; tek silh patlamad. Boazdan birka kilometre uzaklatktan sonra Mustafa Kemal, "Arkadalar," dedi, "hepinize ayr ayr teekkr ederim. lm gze alarak benden ayrlmadnz. Hepinizi kutlarm." 2 Eyll akam Sivas'taydlar. Her yerde olduu gibi orada da candan gsterilerle karlandlar. stanbul'dan ve eitli illerden gelen tm delegeler de oradayd. Kongre iki gn sonra Mustafa Kemal'in heyecanl bir konumasyla ald. stanbul'dan gelenler, derhal Amerikan Mandas konusunu gndeme getirdiler. Manda yanllarnn szcln, Kara Vasf ile smail Hami (Da-niment) yapyordu. Her ikisi de, Manda kabul edilmezse lkenin iflas edeceini ne srerek, "Manday ilke olarak kabul edelim, koullarn sonra grrz," diyorlard. Refet Paa da bu konuda zaman zaman sz alarak Manday savundu. Kara Vasf, Amerika'ya gizlice bir heyet gnderilmesi iin Amerika'dan bir torpido istenmesini nerdi. Mustafa Kemal btn bu Mandaclarn karsnda bir kale gibi direniyor ve Manda rejiminin i ve d bamszlmz yitirmek olacan haykryordu. Mandaclar sonunda tam bir yenilgiye uradlar. Bu yenilgi, gerekte Padiah Vahdettin'le Damat Ferit Paa'nn yenilgisiydi. Ne Mustafa Kemal'i tutuklatp stanbul'a getirtebilmilerdi ne de Kongreyi databilmilerdi. Kongre, 'Anadolu ve Rumeli Mdafaay Hukuk Cemiyeti'nin oluturulmasna ve bir Heyeti Temsiliye'nin seilmesine karar verdi. Seci-len kurulun bakanlna da Kemal Paa getirildi ve Kongre 12 Eyll'de sona erdi. Sivas Kongresi'nden sonra ilk hedef Ankara'yd. Ama hi kimsenin cebinde metelik yoktu. Mustafa Kemal Mazhar Mfit'e, "Gnler yaklat, Ankara'ya nasl gideceiz?" diye sordu. Mazhar Mfit, "Nereden bileyim," diye yant verdi. "Bulduum areleri kabul etmiyorsunuz. Bankalardan, Reji'den bor alalm, diyorum, istemiyorsunuz. Ben baka are bulamadm, varsa siz syleyin." "Bankalardan para isteyemeyiz. Dmanlarmza yeni bir propaganda olana vermi oluruz. Bankalar soyuyorlar, diye sylemedikleri kalmaz. Baka are dnelim." "Pekl, ben kendi adma bir bankadan bor alamaz mym? Sivas Osmanl Bankas mdr Msy Oscar Schmid eski arkadamdr. Bir zamanlar Edirne'de imendifer idaresinde doktor olarak alyordu. Olu da dostumdu. Msy Schmid imdi burada. Birka kez grtk. Hatta geenlerde beni evine yemee ard. 'Trakya'da dodum, bydm. Trklerin byk bir millet olduuna inanyorum. Bu sava da kazanacaksnz. Elimden gelse size yardm etmek iin grevimi brakrm,' dedi. Ben ondan kendi adma bor isteyemez miyim?" "Peki ama, ne diye imza atacaksn?" "Bitlis eski Valisi Mazhar Mfit, diye imza atacam." "Byle olabilir ama Kuvay Milliye ya da Heyeti Temsiliye yesi falan deme. Bu paray sen alrsn, hepimize harcarsn. Sonra bunu sana hep birlikte deriz." "Elbette, birbirimize iane verecek durumda deiliz." Para sorunu, byle zlm oluyordu. Ama Ankara'ya nasl gidilecekti? Ellerinde otomobil vard. Yolcular da unlard: Mustafa Kemal, Rauf Bey, Dr. Refik Bey, Mazhar Mfit Bey, Hs-rev Bey, Hakk Behi Bey, eyh Fevzi Efendi, Alfred Rstem Bey, 148 Cevat Abbas Bey, Muzaffer Kl ve de ofr. Bu on kii, bu arabaya dalacakt. yi de, benzin alacak paralan yoktu. Yedek lastik ve su almak da gerekiyordu. Mustafa Kemal fena halde sklyordu. "Yahu," dedi, "bunca nemli sorunla uratk, savalar, isyanlar, hi bu kadar sklmamtm. Bu kta kyamette khne, krkleri para para arabalara raz olduk, ama benzin bulamyoruz, lastik bulamyoruz."

Mazhar Mfit, Sivas'taki Amerikan okulunun mdiresinden benzin ve lastik istenmesini nerdi. Bu grev de kendisine verildi. Mazhar Mfit Bey okula gidip Mdire'yi grd, durumu anlatt. Mdire ok duyguland. "Biz benzin ve lastik satcs deiliz," dedi. "Elimizde olan veririz." ki ift i lastik, iki ift d lastik, alt teneke benzin verdi. Mazhar Mfit, "Borcumuz ne kadar?" diye sorunca, Mdire deliye dnd, "Ne borcu?" dedi. "Biz benzin menzin satmayz." Mazhar Mfit ok mutlu oldu, hemen gidip durumu Mustafa Kemal'e anlatt. Paa, "Aman Mazhar Mfit Bey, yarn cretsiz benzin aldk diye bamza bir i alr. Mdire bize, cret istemediine dair bir tezkere versin," diye tutturdu. "Elimizde bir belge bulunsun." Neyse bu sorun zld. Sra geldi bankadan paray almaya. Mazhar Mfit bankaya gitti, ama mdr yok, adam hastaym. Bir gn, iki gn, gn, mdr yerinde deil. Sonunda Mazhar Mfit mdrn evine gitti. Adam, "Tamam," dedi, "yarn sabah bankadaym." Ama ya mdr gelmezse? O sabah da yola klmas gerekiyor. Ceplerindeki btn paralar bir araya getirdiler, bunlarla 20 yumurta, bir okka ekmek aldlar. "Hi deilse yolda alktan lmeyiz," dediler. O sabah Mazhar Mfit bankaya gittiinde, yannda arkada Yzba Bedri Bey vard. Tccardan Bedri Bey adyla ona kefil oldu ve bin lira krediyi aldlar. Artk Ankara yolu grnmt. Kar yayordu ve otomobillerin st akt. Yolda Mustafa Kemal Mazhar Mfit'e sordu, "Aldn para bizi Ankara'ya kadar gtrr m?" "sraf etmezsek yeter. Yolda, 'una on lira, buna be lira bahi ver,' demezseniz yeter." "Gzel ama, yatacamz yerlerde hizmet edenlere bahi vermeyecek miyiz?" "Vereceiz ama, miktarn siz bana brakn, iki lira verilecek yerde on lira vermeyelim!" Bu Ankara yolculuu bir servendi. lk durakta Mazhar M-fit'in bindii otomobilin lastii patlad. Tamir ettiler, bu kez de teki lastik patlad. Artk yedek lastik yoktu. D lastiin iini paavralarla doldurdular. Yol karlarla kaplyd. Araba bir kar ynna saplanp stop etti. Didindiler, uratlar, nafile... Araba kardan kurtulamyordu. Geceyi orada geirmeye karar verdiler. Bir yandan souk, bir yandan kar. Oralara kurt da inebilirdi. Donmamak iin de dolamak zorundaydlar. Aldlar ellerine tfekleri, baladlar otomobilin evresinde drt dnmeye. teki otomobiller Kayseri'ye varmlard bile. Her biri kendilerini konuk edecekleri kiilerin evlerine yerlemiti. Ne var ki Mustafa Kemal Mazhar Mfit'i merak etmi ve, "O gelmeden ben sofraya oturmam," demiti. Bunun zerine kentte g bel bir kamyon bulundu ve yolda kalanlar aramaya gnderildi. Mazhar Mfit ve arkadalar karda, ellerinde silhlar nbet beklerken kamyon kendilerini buldu ve bylece Kayseri'ye ulatlar. Geceyi hepsi yer yataklarnda geirdiler. Sabahleyin kahvalt masasnda bulutular. Onlara grkemli bir sofra hazrlanmt. Tereya, kaymak, st, bal... Ama Paa ev sahibine, "Azizim," dedi, "biz her sabah stten, kaymaktan, baldan bktk. Sizin mehur pastrmanz vardr, zerine birka taze yumurta krlsa da kuvvetli bir kahvalt etsek, nasl olur? Bugn gideceimiz baka yerler var. le yemeini biraz ge yiyeceiz de..." 149 Paa, stten, kaymaktan, baldan filan bktk, deyince, btn arkadalar kahkahalar koyverdiler. Mazhar Mfit, "Ad bir ayla bir dilim ekmekten ne haber Paam?" dedi. le yemei iin Kayserililer onlara yolluk olarak brekler, sucuklar, pastrmalar, pililer vermilerdi. Yolda durup onlar yediler. Sonra Hac Bekta kariyesine (nahiyesine) vardlar. Orada Aleviler kendilerini karlad. elebi Cemalertin Efendi ve Hac Bekta Dede postu vekili Salih Baba da oradaydlar.

elebi Cemalettin Efendi orta boylu, tknazca ve kara sakall bir adamd. Banda yeil bir sark, srtnda bir cbbe vard. Paa' ya byk sayg gsterdi. Kasabann AleviBektai halk da oraya toplanmt. elebi Efendi, akamst hava kararnca konuklarn evinde kabul etti. lk karlamada havadan sudan konuuldu. Sonra ortaya bir masa getirdi, raklar geldi. elebi Efendi rahatsz olduu iin son gnlerde rak imediini ama o akam Paa'nn onuruna iki iebileceini syledi. Paa, "Siz perhizinizi bozmayn, biz de imeyiz," dedi. elebi Efendi, "Ne demek Paam," dedi, "burada hi imemek olur mu? Bu deta bizi tahkir saylr." Bunun zerine kadehler dolduruldu. elebi Efendi kendi eliyle kadehi Paa'ya sundu. Konumalarn konusu Alevilerin Kuvay Milliye'yi desteklemeleriydi. elebi, Paa'ya bu konuda sz verdi ve btn adamlarna da, Kuvay Milliye'ye yardm etmeleri iin emir vereceini syledi. elebi Efendi, Paa'y dinledike couyor ve kendisine inandn her szyle belirtiyordu. Hatta Cumhuriyet'e bile taraftar olacan aklayacak davranlarda bulunuyordu. Paa ise bu konuyu imdiden orada amann yersiz ve zamansz olaca kansndayd. Bu nedenle dncelerini belirtmekten ekindi, olumlu ya da olumsuz hibir sz sylememeyi yeledi. Ertesi gn Hac Bekta'n trbesi ziyaret edildi. Sonra derghn her kesi gezildi. Onun ardndan da Salih Baba konuklarn Meydan Evi denilen yere gtrd. le yemei orada yenecekti. Yerde kk ve alak bir masann zerine yerletirilen byk bir sininin evresine, yere oturuldu. Herkesin dizlerinin zerine uzun bir havlu serildi. Mritler hizmet ediyorlar ve herkes birbirine 'can' diyordu. Genelde bu tr yemeklerde yalnz kak kullanlrd, oysa Alevi sofrasna atal ve bak konmutu. Yemekte eitli konulardan sz edildi. Salih Baha'nn da zgn dnceli, ak kafal ve ilerici bir kii olduu anlalyordu. Hepsi Kuvay Milliye'den yanayd. Yemekten sonra Ahane'ye gidildi. A Dede'nin odasna girildi. Baba, bir psteki zerine oturmu ubuunu ekiyordu. Ocakta, ok eskilerden kalma byk bir kazan vard. Konuklardan Alfred Rstem Bey, "Baba Efendi, bu kazan hangi tarihten kalmadr?" diye soracak oldu. Baba, "Pirimiz zamanndan kalmadr," diye yant verdi. "Evet anlyorum ama tarihini bilir misiniz? Bu zamana kadar hep kullanlm mdr?" "Biz bu kazann pirimizden kaldn biliriz. Biz bugn dnrz, yarma 'Allah kerim' deriz. Gemi zamana, 'hu' deyip geeriz." Mazhar Mfit, Rstem Bey'in kulana eilerek, "Canm Rstem Bey," dedi, "brakn imdi bunlar. Biz buraya felsefe yapmaya gelmedik. te bir koca kazan. A Dede de onu bekliyor. Ne yapacaksnz kazann tarihini?" Alfred Rstem Bey de Mazhar Mfit'in kulana eilerek, "Moner," dedi, "Baba'nn felsefesi ok tuhaf deil mi? Nereye varlr bu felsefeyle?" Meydan Evi'nden sonra Krklar Meydan dolald, sonra Balm Sultan ziyaret edildi. Mustafa Kemal ok duygulanmt. Mazhar Mfit'e, 'byk babalara ellier lira verilmesini' syledi. Paralar datld. Hepsinin ok sevindii grlyor ama onurlu davranyorlard. A Dede ise, "Eyvallah," dedi, "ama ben bu paray ahsm iin deil, dergh iin alyorum." Bu ziyafetlerden sonra, Heyeti Temsiliye yeleri yine otomobillere binerek Krehir'e gittiler. Orada da halk byk gsterilerle kendilerini karlad, kurbanlar kesildi. PPW Ertesi gn yine yola koyuldular. Arabalar yine ya kara saplanyordu ya da batakla. Tam arabalardan biri kurtuldu derken, bi-152 raz sonra teki saplanyordu. Akam olurken de Mazhar Mfit ile Rauf Bey'in bulunduu araba karda kald. Arabann st akt. Mazhar Mfit ile Rauf Bey, ellerine silhlarn alp karanlkta yola ktlar. Uzun bir sre kar atnda yrdkten sonra bir kpek sesi duydular, o yne gittiler. Sonra bir

k grdler, yaklatlar. Bir de baktlar ki bir kulbe ve ieride odun kesmek iin Ankara' dan gelen askerler. Onlara hemen ay yaptlar, ocaa odun attlar, kulbe snd, konuklar da kendilerine geldiler. O geceyi Beynam kynde geirmeleri gerekiyordu. Meer ky yaknlardaym. Bir klavuz onlara yolu gsterdi, kye vardlar. Doru muhtarn evine gittiler. eriden k geliyordu. Muhtar kapda yeni gelenleri karlad. Paa muhtarn odasnda yere serilmi bir iltenin zerinde uyuyordu. Sedirlerde de Refik Bey ile Rstem Bey yatyordu. Mazhar Mfit ile Rauf Bey de geceyi orada geirdiler. Ertesi sabah artk ilk hedef Ankara'yd. Heyeti Temsiliye yeleri yolun sonuna gelmi oluyorlard. Ankara halk, Dikmen tepelerinde davul ve zurnalarla onlar karlad. Kan ve atlarla binlerce kii oralara gelmi konuklarn bekliyordu. Paa'nm geliini halka tellllar duyurmutu. 700 yaya ve 3 bin atldan oluan Seymen alay Dikmen srtlarna yaylmt. Onlar derviler izliyordu. Bu derviler Alevi, Naki, Rifai, Bayzani ve Mevleviler-den oluuyordu. Dervilerin ardndan da okullular geliyordu. Bir yandan da hafzlar ezan ve salat okuyorlard. Yolda kurbanlar kesildi. Paa arabasndan inerek herkesin elini skt. Orada da zeybek giysisi giymi 700'e yakn gen kendisini karlad. Yedinci Kolordu Kumandan Ali Fuat Paa ile Vali Vekili Yahya Galip Bey de Paa'y karlamak iin Glba'na gelmilerdi. Yahya Galip Bey, Ankarallarn ok sevdii bir kiiydi. Ankara Valisi Muhittin Paa kr krne stanbul Hkmeti'ne bal olduu iin Keskinliler onu yakalayp Sivas'a gndermi ve o zaman defterdar olan Yahya Galip Bey'i de onun yerine semiti. Halkn valiyi dorudan semesi, o zamana kadar grlm bir olay deildi. Eski Ankara Mfts Rfat Hoca da yoldan kendisini karla- !53 yanlar arasndayd. Sonradan Diyanet ileri bakanlna getirilen Rfat Hoca o gn Kemal Paa'ya 6 bin lira verdi. Bu para Ankara tccarlarndan toplanmt. Mustafa Kemal'in Ankara'ya vard gn, Heyeti Temsiliye'nin kasasnda topu topu 1200 lira kalmt. "Yaa Gazi Paa" sesleri arasnda Heyeti Temsiliye topluluu Hkmet meydanna geldi. Yahya Galip Bey orada bir konuma yaparak gelenleri selmlad. Sonra da devlet grevlilerinden bir kii Paa'y ven bir konuma yapt ve uzattka uzatt. Yahya Galip bunun zerine konumacya, "Bey birader," dedi, "ksa kes, donduk, titriyoruz." Konumac szlerini fasa kesmek zorunda kald. Ondan sonra Heyeti Temsiliye topluluu pelerinde yzlerce atl ve yayayla kentin dndaki Ziraat Mektebi'ne doru yola kt. Heyet oraya yerleti ve oras aylar boyu Gazi'nin karargh oldu. Bu candan ve cokulu karlama trenleri Paa'y ok duygulandrd. Paa Ziraat Mektebi'ne gelir gelmez btn Kuvay Milliye rgtne duyurulmak zere Mazhar Mfit'e u yazy verdi: "Sivas'tan Kayseri yoluyla Ankara'ya hareket eden Heyeti Temsiliye'yi halk btn yol boyunca ve Ankara'da byk gsterilerle karlad. Milletimizin gsterdii bu birlik ve irade, lkemizin yarn iin ok umut vericidir. Heyeti Temsiliye'nin merkezi imdilik Ankara'dr." Bu, Ankara'nn yarn bakent olacann ilk iaretiydi. XI Fikriye ile Kemal Paa'nn Gizli Nikh Mustafa Kemal stanbul'dan ayrlal tam bir buuk yl olmutu. Fikriye bu bir buuk yl, hi bitmeyen bir umutla sevgili Paasnn kendisini Ankara'ya armasn bekleyerek geirmiti. Zaman zaman stanbul gazetelerinde onunla ilgili kan haberleri okuyunca, sonsuz heyecana kaplyordu. stanbul kaynyordu. gal kuvvetleri Trklere her trl saygszl gsteriyor ve her frsatta ar hakaretler ediyordu. Fikriye daha fazla bekleyecek durumda deildi. ok mutsuzdu. Kz kardei Jlide'nin -be ay nce verem olduu anlalm, aabeyi Enver de onu Heybeliada Sanatoryumu'na yatrmt. Jlide daha 20 yanda bile yoktu, gnden gne sararp

soluyordu. Doktorlar gen kzn kurtulu umudu olmadn sylediler. Bahar aylarnda Jlide aclar iinde yaama veda etti. Merkez Efendi Mezarl'na, annesinin yanna defnedildi. Aabeyi Enver de Milli Mcadele'ye katlmak iin bir sre nce Adapazar yoluyla Yarhisar'a gitmiti. Oradaki birliin kumandan Ankara'ya telgraf ekerek ne yaplmas gerektiini Kemal Paa'ya sormutu. Ankara'dan gelen telgrafta, Enver Bey'in Bozyk'e giderek olak brahim'e katlmas ve bir yandan da ordunun ihtiyac olan keresteleri oradan salamas isteniyordu. Enver'in Anadolu'ya kamasndan sonra, Fikriye, Sultanahmet'teki evde tek bana kald. Macit Bey'ler Fikriye'yi yanlarna aldlar. Fikriye bylece, Sultanahmet'teki 24 odal konaa tanm oldu. Macit Bey'in ei Nimet Hanm ve kzlar Handan, ona arkadalk ediyordu. Fikriye zaman zaman da Zbeyde Hanm'a giderek Paasndan haber alyordu. Akl fikri ondayd. Anadolu'daki sava haberlerini kukuyla izliyor ve bir an nce Ankara'ya gidebilmenin heyecanyla kavruluyordu. Fikriye'nin bu durumunu bilen Macit Bey bir gn onu karsna alarak, "Bak kzm," dedi, "ok tehlikeli bir ie giriiyorsun. Anadolu' ya kamak kolay deil. Bunu tek bana nasl baaracaksn?" Fikriye, "Bana gvenin," dedi, "nk ben de kendime ok gveniyorum. Bu ii baarmak zorundaym. Ben artk ocuk deilim. 23 yana girdim. Ne yapmak istediimi ok iyi biliyorum. Ben Mustafa Kemal'siz yaayamam. O da beni seviyor. ok iyi anlayoruz. Zaten geen yl buradan ayrlrken bana, 'Durum dzelsin, seni yanma aldrrm,' demiti. imdi bana haber iletmesine imkn yok. Ama oraya gidersem ok sevineceini biliyorum. Ona ben bakacam. Fuat Aabey'imin durumdan haberi var. Bilirsiniz Fuat Aabey, Kemal Paa'nn Selanik'ten ok yakn arkadayd. Ondan yardm istedim. O da bu konuyu Paa'yla konumu. "Bir de Evrenoszde Mithat Bey var Ankara'da, Paa'nn genlik arkadadr. Ona da durumumu ilettim, ilgileneceini sylemi. Bir an nce Ankara'ya gitmem gerekiyor. Size de fazla yk olmak istemem." "Neden yk olacakmsn kzm. Sen de benim bir evldm saylrsn. Buras senin kendi evin. Nimet ve Handan da seni ne kadar ok seviyorlar bilirsin." "Biliyorum, ama yine de benim mutluluumu istiyorsanz, benim Ankara'ya gitmem iin yardmc olun." Macit Bey bu durumda Fikriye'ye sz geiremeyeceini anlad. Fikriye'nin gz hibir eyi grmyor ve Paasndan baka bir ey dnemiyordu. Macit Bey Fikriye'nin bu mutsuzluunu Ankara'ya iletti, Ksa bir sre sonra Evrenoszde Mithat Bey'den dolayl olarak bir haber geldi. Mithat Bey, Mustafa Kemal'in Fikriye'nin Ankara'ya gelmesinden mutluluk duyacan sylemiti. Ama Ankara' ya hangi yolla, nasl ulalacakt? Ayrca Zbeyde Hanm hi ho155 lanmayacakt bu giditen. Ama Fikriye bu ka tasarsndan ne yengesine sz etti, ne de Makbule Ablasna. Macit Bey Fikriye'yi Ankara'ya gndermekten baka kar yol olmadm anlaynca Galata rhtmna giderek Ereli'ye ileyen bir vapur buldu. Gemi Karadeniz'e yk tayor, ama yolcu da alyordu. stanbul-Ereli aras Istanbul-Mudanya kadard. Macit Bey Fikriye'nin biletini ald, sonra da eve gelip mjde verdi. Nimet Hanm ile 16 yandaki kz Handan bu ie ok zldler. Ka zamandr Fikriye'yle birlikte yayorlard, onun evden ayrlmasn hi istemiyorlard. Ankara serveninin tutup tutmayaca da hi belli deildi. Ankara'dan gelen haberler ok dolaylyd. Acaba Paa gerekten Fikriye'nin gelmesini istiyor muydu? Yoksa bunu Fuat Aabey ile Mithat Bey biraz abartarak m stanbul'a duyurmulard. Belki de Mustafa Kemal'e, "Fikriye Ankara'ya gelmek istiyor," dedikleri zaman, "Ya, ok iyi olur," deyip hi zerinde

durmamt. yle olmasayd Fikriye'nin oraya gidebilmesi iin kesin bir yol gstermez miydi? Nimet Hanm ile Handan, bu bakmdan biraz huzursuz olmulard. Kald ki bu yolculuun saysz sakncalar vard. Vapur torpillenebilirdi. Ya Ereli'den Ankara'ya nasl gidilecekti? Bu, dpedz bir macerayd. Ama yaplacak hibir ey yoktu. Fikriye gnden gne sararp soluyor ve sk sk ksryordu. Macit Bey eve bir doktor artp Fikriye'yi muayene ettirdi. Doktora gre tel edilecek bir durum yoktu; Fikriye hafif bir bronit geiriyordu. Doktor byle deyince hepsi rahat etti. 1920 Kasm'mn ilk haftasnda Fikriye, Nimet Hanm ve Han-dan'n gzyalar arasnda konaktan ayrld. Macit Bey'le birlikte bir arabaya binerek Galata rhtm'na ulatlar. Fikriye, gzlerinden boalan yalan bartsyle gizlemeye alyordu. Yeni bir dnem balyordu yaamnda. Bu yol onu mutlulua m gtrecekti, yoksa felkete mi? Herhalde stanbul'da tek bana kalmaktan daha byk felket olamaz, diye dnd. Souk ve rzgrl bir sonbahar gnyd. Sicim gibi de bir yamur yayordu. Fikriye gvertede daha fazla kalamad. Barts ve mantosu srlsklam olmutu. Kamaraya geti. Orada ufak ocuklaryla kadn daha vard. Fikriye'ye tek bana nereye gittiini sordular. Ereli'de daysnn yanna gittiini syledi. Bir sre sonra kadnlar da Ankara'ya katklarn anlattlar. Kocalar, daha nce Milli Mcadele'ye katlmak iin oraya gitmilerdi. Onlar da stanbul'da her eylerini brakarak Ankara'ya kayorlard. Btn perianlklarna karn karamsar deildiler. Dmann Anadolu ilerine kadar giremeyeceine ve zgr yaayacaklarna inanyorlard. leyin sepetlerini ap ilerinden brek, kuru kfte, peynir, ekmek kardlar. Fikriye onlar rahatsz etmemek iin kamaradan kacak oldu, srarla kendisini ieri alp yemeklerine ortak ettiler. Oysa Fikriye'nin hi itah yoktu. Lokmalar boazna diziliyordu. Zayflamt da, rengi bembeyazd. Ayakta durduu zaman bile yoruluyordu. Ka gecedir gzne uyku da girmemiti. Neydi bu ektii ile. Vapur akam saatlerinde Ereli limanna girdi. Btn yolcular torbalarn, sepetlerini, bavullarm hazrlam, gvertede bek-leiyorlard. Yamur dinmi, ama rzgr hi kesilmemiti. Kentte klar ve rhtmda fenerler yanyordu. Kamara arkadalar Fikriye'ye, "Dayn imdi seni rhtmda bekliyordur, ya biz ne yapacaz? Nereye gideceiz bu saatte?" diye soruyorlard. Fikriye, "Hayr," dedi, "daym burada deil, ben de Ankara'ya gideceim. Nianlm var orada. Onu grmeye gidiyorum. Zavall orada yalnz. Kim bakar ona? Hi kimseden de bir ey istemez, ok gururludur. Yalnz ben anlarm onun dertlerini." "ok zverili kadnsn. Ak olsun sana. Tanr yardmcn olsun. nallah kazasz belsz nianlna kavuursun. Aklmz sende kalacak." Yolcular sandallarla rhtma ktlar. Fikriye kaymakamlk binasnn nerede olduunu sordu. Gsterdiler, "Bu saatte Kaymakam Bey makamnda olmaz ama evi de orasdr. stanbul'dan geldiini sylersen seni kabul eder," dediler. Gerekten de yle oldu. Kaymakam Naci Bey ok efendi bir adamd. Fikriye'yi gler yzle karlayp ieri ald. 157 "Buyurunuz kzm," dedi. "Hogeldiniz. Nedir derdiniz? Size nasl yardm edebilirim?" "Efendim, ben Ankara'ya gitmek iin yola ktm. Biliyorsunuz, karayoluyla Ankara'ya gitmek imknsz. Bin trl denetim var. gal kuvvetleri ku uurtmuyorlar. Bana da Ereli yolunu nerdiler." "Peki Ankara'ya kime gidiyorsunuz? Tandklarnz var m orada?" "Var efendim, Mustafa Kemal Paa'y grmeye gidiyorum." "Ne diyorsunuz? Mustafa Kemal Paa'y tanr msnz?" "Evet efendim, Kemal Paa, amcamn vey olu olur."

"A... ne mutlu size, yle bir yaknnz var. Peki, Paa Hazret-leri'nin gidiinizden haberi var m?" "Hem var, hem yok. Ben kendisine haber ilettim. Ama ne zaman, hangi yolla geleceimi bilmiyor." "yleyse hemen Paa Hazretleri'ne ifreli bir telgraf ekerek burada olduunuzu bildireyim, emirlerini bekleyelim." "Ltfedersiniz efendim." Kaymakam Naci Bey Fikriye'yle bir sre daha konutuktan sonra telgrafn bana geerek, Byk Millet Meclisi Reis'i Mustafa Kemal Paa Hazretleri'ne u telgraf ekti: "Fikriye Hanmefendi bugn istanbul'dan gelmitir. Biraderi Enver Bey Ankara'ya gittiinden ve hemiresi Jlide Hanm da vefat ettiinden yalnz kalm ve bu halde artk stanbul'da oturmas imknsz olduundan oraya ne suretle ve hangi yolla gelmesini uygun grrseniz yle yaplacaktr. Emrinizi beklediimi bildiririm." Fikriye o geceyi Kaymakam Bey'in evinde geirdi. Kaymakam' in ei de kendisine byk konukseverlik gsterdi. Fikriye'yi tandklarna ve evlerinde konuk olmasna ok sevindiler. Ertesi gn Ankara'dan hi ses kmad. Fikriye sabrszlktan deli oluyordu. Her frsatta Kaymakam'n brosuna inip Kemal Paa'dan haber gelip gelmediini soruyordu. "Maalesef kzm, henz yant alamadk. Ama merak etme, belki de Paa Hazretleri Ankara dna kmtr. Bugn olmazsa yarn mutlaka bir haber gelir. Seni burada brakacak deiller ya. Gerekten de ertesi gn Kaymakam Bey, elinde Ankara'dan gelen telgrafla evine kt. Telgraf, ileri Bakan Doktor Adnan' dan geliyordu ve Byk Millet Meclisi Bakanl zel Kalemi'n-den ekilmiti. Altnda Bayaver Salih Bozok'un da ad yazlyd. Kaymakam'a ekilen bu telgrafta yle deniyordu: "Fikriye Hanm'm yanna gvenilir bir polis vererek kendisini Kastamonu'ya gnderin. Gerekli masraflar karlanacaktr. Eski izmit Fabrikas mdr Mithat Bey de bu yolculuk srasnda kendisine elik edecektir. Fikriye Hanm onunla birlikte Ankara'ya gelecektir." Fikriye gklere utu sevinten. Demek ki Paa, kendisini Ankara'da bekliyordu. imdiye kadar hi bu kadar kesin bir haber alamamt. Gzlerinden yalar boamyordu. Kaymakam'n eiyle kucaklatlar, o da gzyalarn tutamamt. "Gzn aydn kzm," dedi. "Artk selmete kavuuyorsunuz, inallah bir daha Kemal Paa'dan hi ayrlmazsnz." Fikriye ne syleyeceini bilemiyordu. Kaymakam Naci Bey be dakika sonra, elinde yeni bir telgrafla salona girdi. "Kzm, ne mutlu size. Size bayaver Salih Bey'den de ayr bir telgraf var. Bu da benim araclmla dorudan size yazlm. Buyurun." Fikriye heyecanla telgraf kapt Kaymakam Bey'in elinden. Onda da unlar yazyordu: "Ereli'ye geliinizi haber aldk. imdi hemen yannza gvenilir bir polis memuru alarak Ankara'ya hareket etmenizi istiyoruz. Arkadamz Mithat Bey'le birlikte Ankara'ya gelmeniz iin kaymakamla yaz yolladk. Paraya ihtiyacnz varsa bunu kaymakamlktan salayabilirsiniz. Paa Hazretleri hareketinizin derhal buraya bildirilmesini istiyor. Buna gre gereini yapmanz uygun olur." Fikriye deliye dnd. ocukluundan beri en mutlu gnn 159 yayordu. ektii btn aclar bir anda unutuverdi. Demek ki birka gn sonra sevdii adama kavuacakt. Kim onun kadar mutlu olabilirdi? Yrei gm gm atyor, az kuruyordu. "Kaymakam Beyefendi," dedi. "Ne olur hemen Mithat Bey'i aratp bulun. Demek ki o beni Ankara'ya gtrecek. Siz onu hemen bulabilirsiniz. Buna inanyorum." "Elbette kzm, Ereli avu ii kadar yer. Be dakika sonra onu bulup buraya getiririz."

Gerekten de yle oldu. Polisler Mithat Bey'i bulup getirdiler. Ankara'dan gelen telgraflar kendisine gsterildi. te Fikriye de imdi karsndayd. Selanik'ten tanyorlard, kucaklap ptler. Ankara'ya nasl gidilecekti? Ereli'den Ankara'ya yol yoktu. Tek are Ereli'den gemiyle nebolu'ya, oradan da Kastamonu ve ankr yoluyla Ankara'ya ulamakt. Ereli ile inebolu'nun aras 200 km. kadard. Oraya gemi iliyordu. Hemen rhtma bir polis gnderildi. Ne talih, limanda Krm adl bir gemi, akamst nebolu'ya gitmek iin yolcu alyordu. Hemen biletler alnd. Fikriye Hanm ile Mithat Bey son dakikada gemiye bindiler. Naci Bey ile ei de Fikriye'yi yolcu etmek iin rhtma gelmilerdi. Yine pmeler, kucaklamalar, uzaktan el sallamalar. Kaymakam Naci Bey hemen brosuna dnerek Kemal Paa'ya u telgraf ekti: "Mithat Bey, Fikriye Hanmefendi'yle birlikte bu gece alaturka saat be buukta Krm adl gemiyle nebolu'ya hareket etmi ve nebolu kaymakamlna da telgrafla bilgi verilmitir efendim." Gemi ertesi gn nebolu'ya ulat. Yine souk ve rzgrl bir havada Fikriye Hanm ile Mithat Bey rhtma ktlar. Oradan bir araba bulup Kastamonu'ya gitmeleri gerekiyordu. Bu konuda glk ekmediler. Zaten son zamanlarda o yolla Ankara'ya gitmek isteyen ok yolcu olduu iin nebolulular bunu bir dzene sokmulard. Yollar dzgn deildi, dalar amak gerekiyordu. Ama yol zerinde konaklayacak temiz hanlar vard, iyi orba ve yemek kartyorlard. Yine de 70-80 kilometrelik bir yolu amak, kt havalarda hi de kolay olmuyordu. Yolcularmz ertesi gn Kastamonu'ya vardlar. Mithat Bey'in ilk ii Vali araclyla Kemal Paa'ya bir telgraf ekmek oldu. Kastamonu ile ankr arasndaki yol da ok bozuktu, hem de ok dnemeliydi. O yolun uzunluu da 120 kilometrenin zerindeydi. Dura kalka o yolu da atlar. Artk Fikriye yorgunluktan harap olmutu ama Ankara'ya bir an nce kavumann heyecanyla ii iine smyor, mutlu grnyordu. Yolcular, o geceyi de ankr'da geirdiler. Ankara'ya artk 150 kilometrelik bir yol kalmt. O yol da Kalecik yaknlarna kadar ok virajl ve bozuktu. Anadolu'nun btn yoksulluunu ve perianln gre gre, kyllerin ve yolcularn dertlerini dinleye dinleye, sonunda, souk ama gneli bir kasm gnnde Ankara'ya vardlar. Orada gidecekleri yeri biliyorlard: Ankara tren istasyonunda Direksiyon Binas. Mustafa Kemal Paa 1919 sonlarnda Ankara'ya geldii zaman ilk balarda Keiren yolu zerindeki Ziraat Mektebi'nde kalm, yazn da Ankara Gar'ndaki Direksiyon Binas'na tanmt. Oras hem Paa'nn alma brosu, hem de eviydi. Orada yatp kalkyor, kendisine Sivas'tan beri yannda olan Bekir avu bakyordu. Evde hi kadn yoktu. Paa'nn arkadalar kendisine bir kadn bakc bulunmasndan sz ettilerse de, o buna pek yanamamt. Bir sre sonra Evrenoszde Mithat Bey Kemal Paa'ya Fikriye Hanm' anmsatt. nk Fikriye'nin Mustafa Kemal'e byk bir sevgiyle bal olduunu biliyordu. "Paam," dedi, "Fikriye'yi buraya getirtirseniz o size ok iyi bakar, evinizi derleyip toplar, dzene sokar, yemeinizi hazrlar, hem de kendisi ok mutlu olur." Mustafa Kemal'e bu neri ok tatl geldi. Fikriye'nin kendisini nasl bir akla sevdiini ok iyi biliyordu. Sk sk birlikte olmular, aralarnda duygusal bir ba kurulmutu. Fikriye bu ba gelitirmeye byk zen gesteriyordu. Mustafa Kemal de ok holanmt Fikriye'den. Kz onun iin kul kle oluyor ve onun btn 161 GVF] sorunlarn paylayordu. Bir bakma o eitmiti Fikriye'yi. O da btn gen kzlk heyecanyla kendisini sevmi ve kendini ilk kez onun kollarna brakmt. Bu, Mustafa Kemal gibi duygusal bir adam iin hi unutulacak bir olay deildi. Ne var ki Mustafa Kemal Fikriye'nin bu ar sevgisinden ve ballndan zaman zaman bunalyor ve

zgrln hi yitirmek istemiyordu. Annesinin ve Makbule'nin Fikriye'yi sevmemeleri de belki bu ilikinin daha fazla gelimesini nlemiti. Ama imdi Ankara'da ne Zbeyde Hanm vard ne de Makbule. Kald ki Mustafa Kemal, biraz kadnsz kalmann skntsn da yayordu. Sofya'da ve stanbul'da geen o ok canl, kadnl ve elenceli gnlerden sonra iine bazen bir gariplik kyor ve Fikriye'nin zlemini duyuyordu. Byle bir yalnzlk duygusu iinde, "arn Fikriye'yi gelsin. ok iyi olur," deyiverdi, nce Ereli'den, sonra da inebolu ve Kastamonu'dan aldl telgraflar Mustafa Kemal'i heyecanlandrd. Fikriye ile birlikte ge-J irecekleri gnlerin dyle planlar kurmaya balad. Birlikte yaayacaklard ama yine de Fikriye'ye ayr bir yatak odas gerekiyordu. Onun bir dolab, bir tuvalet masas da olacakt. Nihayet eve bir kadn eli deecekti. Her ey Fikriye'nin zevkine gre dzenlenecekti. Fikriye ile Mithat Bey bir akam zeri Ankara'ya vardlar. Yollar kan ve at arabalaryla doluydu, istasyonun nndeki alana da heybeli kyller ve yoksul kadnlar birikmiti. Direksiyon Binas'nn kapsnda, bir nbetiden baka hi kimse yoktu. Mithat Bey, "Kemal Paa'y greceiz," deyince, nbeti, hi soru sorma gerei duymadan kapy at ve Fikriye Hanm ile Mithat Bey'i ieri ald. Birinci kata ktlar, Paa brosunda masa banda alyor, Salih Bozok da notlar alyordu. Bekir avu, "Paam, konuklarnz geldi," dedi. "Bir beyle bir hanm, ieri aldm." Mustafa Kemal anlamt gelenlerin kim olduunu. Hemen yerinden frlayarak giri katndaki salona indi. Gzlerinden yine klar parlyordu. Heyecanla Fikriye'yi kucaklad. "ok merak ediyordum seni ocuum," dedi. "Nasl atn bu yollar? Sonunda sa salim gelebildin ya..." "Sa olsun Mithat Bey beni hi yalnz brakmad Paam. Oh... Nihayet size kavutum. Artk lsem de ga'm yemem. Hl gzlerime inanamyorum. Siz karmdasnz! ok kr, ok kr Allah'a. Mutluluumu size anlatmama imkn yok. Oh, Paam, biricik Paam benim." Mithat Bey ne yapacan arm, onlar seyrediyordu. Sonunda Mustafa Kemal Mithat Bey'i de kucaklayarak, "Sa ol Mithat," dedi. "Seni ok yordum, ama baka are yoktu. Bu grevi baka hi kimseye veremezdim." "Ya Salih Bey'e?" "Tabii, tabii, ona elbette gvenim sonsuzdur, ama o burada bana ok lazm. uradan uraya gnderemem." Salih Bozok'un az kulaklarna varm, keyifli keyifli glyordu. "E... ocuklar Ankara'ya ho geldiniz. Bekir avu nce size bir yorgunluk kahvesi piirsin. Siz kahvelerinizi ierken o da raklarmz hazrlar. ok yorgun deilsiniz, deil mi?" Fikriye, "Hayr Paam, ben hi yorgun deilim," dedi. "Sizi grdm, btn yorgunluum geti." Mithat Bey ise, "Valla Paam," dedi, "ben yorgunluktan lyorum. Msaade ederseniz ben bu akam rakya kalmayaym. Gidip biraz dinleneyim." "Hay hay Mithat, srar etmiyorum. Sen git biraz dinlen, yarn inallah birlikte oluruz." Kahveler iildikten sonra Mithat Bey yolcu edildi. Salih Bey de, "Paam, izin verirseniz ben de artk kaaym," dedi. Fikriye ile Paas da sonunda yalnz kalabildiler. Ertesi sabah Fikriye'nin ilk ii Mustafa Kemal'in kahvaltsn hazrlamak oldu. Demli bir ay yapt. Bekir avu'u gnderip peynir ve zeytin aldrd. Mutfak dolabnda bir teneke bal vard, bir kseye bal koydu. ay hazr olunca gidip Paasn uyandrd. Saat 9'a geliyordu. Mustafa Kemal ok holand bu sabah kahval163

tsndan. lk kez eve bir kadn eli deiyordu. Fikriye iek gibi bir sofra hazrlamt. Ne kadar zlemiti Mustafa Kemal byle bir sabah kahvaltsn. Bu kahvalt zevkini oktan unutmutu. O gn neler yaplacan konutular. Mustafa Kemal'in erkenden Meclis'e gidip almas gerekiyordu. ok keyifli bir havada Direksiyon Binas'ndan ayrld. Fikriye eve biraz ekidzen vermek istiyordu. Evde ok ey eksikti. Karaolan arsna gidip bir eyler alacakt. Bekir avu onun yanma bir emir eri verdi, birlikte arya gittiler. Toz bezi, sprge, sabun, arapsabunu, ivit gibi temizlik malzemeleriyle birlikte pirin, patates, kuru soan, bulgur, sadeya, koyun eti, meyve gibi erzakla eve dndler. Fikriye nce kollan svayp evi batan aa temizledi, yerleri sprd, tahtalar ve camlar sildi, toz ald. Her taraf gcr gcr oldu. Sonra da mutfaa girdi, akam iin bir eyler hazrlamaya balad. Bir yandan da oca yakt, tye korlar koydu. Sevgili erkeinin nesi var nesi yok tledi, amarlar dolaba yerletirdi. Ka gnlk yolda btn amarlar kirlenmiti, onlar ykad, arka balkona ast. Bir de bakt ki saat 6 olmu. Artk yava yava sofra hazrlamann zaman gelmiti. Bekir avu da ona bir yandan yardm ediyordu. Ama btn bu birikmi ilerle ba edilecek gibi deildi. Akama Paasna syleyecekti, eve bir kyl kadn bulmak gerekiyordu. Yorgunluktan harab olmutu, ama bunu hi belli etmemesi, Paasn gler yzle karlamas artt. Zaten o kadar keyifliydi ki elbette erkeini mutluluk iinde karlayacakt. Mustafa Kemal akam 7'ye doru eve geldi. Yannda yaveri ve arkadalar da vard, ama onlar ieri almad: "Bu akam ben biraz yorgunum, dinleneceim. Siz de erken erken evlerinize gidebilirsiniz," dedi. Fikriye kendisini kapda karlad, ieri girer girmez kucaklatlar. Sonra oturma odasna getiler. Fikriye zaten Paasnn tepsisini hazrlamt, hemen alp geldi. "Anlatn Paam," dedi, "dn akam pek konuamadk. Bu akam yalnz sizi dinleyeceim. Uygun grdnz her eyi bana anlatn. Neler oldu, neler oluyor? Hepsini sizden dinlemekten zevk alacam." "Fikriye'ciim, Samsun'a ktktan sonra geen olaylar nce aabeyinden dinlemisindir, sonra da evrende olanlar bunu sana anlatmlardr. Yani ordudan ayrlmam, Erzurum ve Sivas kongrelerini nasl topladm duymusundur. imdi sana ondan sonraki olaylarn bir tablosunu izeyim. Erzurumlular benim oradan milletvekili olmam istemilerdi. Kendilerini kramadm, beni setiler. Ankara'ya geldikten birka gn sonra seim mazbatam bana yolladlar. O sralarda istanbul'da Meclisi Mebusan'n toplanmas kararlatrlmt. Ben de milletvekillerinin Ankara'da toplanmalar iin bir arda bulundum. Birok milletvekili bu arma uyarak buraya geldi, grtk, kendilerine neler yapmak istediimizi anlattm. "istanbul'daki Meclis'te Anadolu ve Rumeli Mdafaay Hukuk Cemiyeti adnda bir grup oluturulmasn dndk. Bylece Meclis'te ounluu salama olanamz olacakt. Hkmeti kuracak duruma da belki gelebilirdik. Rauf Bey de istanbul'dan seilmiti. "12 Ocak'ta Meclisi Mebusan ald, gruplar oluturuldu. Ama bir de baktk ki, Mdafaay Hukuk grubuna girmek iin bize sz verenler baka gruplara gemiler. Bize bal kalanlar da Mdafaay Hukuk adna kar karak 70 milletvekilinden oluan Felah Vatan Grubu adnda bir grup kurmular. "Kuvay Milliye gleri, o sralarda Mara' ve Urfa'y Franszlardan geri aldlar. Durum iyi gidiyordu. Benim kalkp istanbul' da Meclisi Mebusan'a gitmemin hi sras deildi. 15 ubat'ta Dr. Refik Bey benim salk durumumun istanbul'a gitmeme elverili olmadn belirten bir rapor verdi. Bunu Meclis bakanlna yolladm. "Arkasndan bamza Ahmet Anzavur'u musallat ettiler. Onun adamlaryla da savatk, ingilizler bir yandan da istanbul Hkmeti'nden, btn Kuvay Milliyecilerin tutuklanmasn ve Meclis'in kapatlmasn istiyorlard. Ama istanbul Hkmeti'nih buna gc yetmiyordu. "Biliyorsun 16 Mart'ta ingilizler istanbul'u igal ettiler. Ayn gn ehzdeba karakolunu basarak alt erimizi ehit ettiler, on

165 be askerimizi de yaraladlar. Harbiye nezaretini, Tophane'yi ve btn telgrafhaneleri ele geirerek bizimle balanty kesmeye 166 kalktlar. "Artk i rndan kmt. Ben de Geyve Boaz'nn ve oradaki santralin ele geirilmesini, demiryoluna da el konulmasn ve hat boyundaki ngiliz, Fransz askerlerinin ellerindeki silahlarn alnmasn ve tutuklanmalarn istedim. Dman bizim moralimizi bozmuyor, birlememize yardm ediyordu. "stanbul'da toplanan Meclisi Mebusan da artk grevini yapacak durumda deildi. Zaten bu belli deil miydi?" "Evet Paam, gazetede okumutum. 18 Mart'ta Meclis son toplantsn yapm." "Ben de ertesi gn, 19 Mart'ta btn illere, mutasarrflklara ve kolordu kumandanlarna bir bildiri gndererek Ankara'da olaanst yetkilere sahip bir Meclis'in toplanacan bildirdim. Kuracamz Byk Millet Meclisi'nin hazrlklarna bylece balam oluyorduk. "stanbul'dan kaarak Ankara'ya gitmek isteyen birok milletvekili dostumuz vard. ngilizlerin bunu nlemek iin zmit yolu zerinde sk bir denetim kurduklarn haber aldk, biz de kaacak olanlara baka yollar nerdik. Bir sre sonra Halide Edip Hanm, Adnan (Advar) Bey, Hsrev (Gerede), Yunus Nadi, Yusuf Kemal (Tengirek), Rza Nur, Cami (Baykurt), Celalettin Arif, Saffet (Arkan) bu yollarla Ankara'ya ulatlar. "O sralarda, 11 Nisan'da Meclisi Mebusan dalnca herkes Ankara'dan baka kar yol olmadn anlad. "stanbul'dan gelmesini beklediimiz milletvekillerinin ou bize katld. teki illerden gelen milletvekilleriyle birlikte Meclis yelerinin says 381'e ykseldi. 23 Nisan gn Meclis'imizi esiz bir trenle atk, yer yerinden oynad." "Paam, bunlar sizin aznzdan dinlemek beni ok mutlu ediyor." "Evet, bak dinle ocuum, daha neler yaptk. Meclis beni ertesi gn bakan seti. Albay smet Bey'i Genelkurmay bakanlna getirdi. gn sonra Fevzi Paa stanbul'dan kap geldi. Bylece takmmz olgunlatrm oluyorduk. Artk Vahdettin'e bir eyler sylemenin zaman gelmiti. Ayn gn Padiaha bir telgraf ekerek unlar syledim: '"Dmanlarn bayraklar babalarmzn ocaklar stnden ve mabetlerimizin evresinden ekilinceye kadar savamay srdreceiz. Kendi hkmetimizin ynetimi altnda bedbaht ve mutsuz yaamak, yabanc esareti altnda kavuacamz mutluluklardan bin kez stndr.'" "ok iyi demisiniz Paam, ben de sizin gibi dnyorum." "Padiah deli olmu bu szlere. Beni Divani Harb'e vermiler. Divani Harp beni idama mahkm etti, aradan iki hafta gemeden de Vahdettin bu idam kararn onaylad." "Ne acmasz adamm u Vahdettin, Almanya gezisinde o kadar da dostluk etmitiniz. Bu duruma dmemesi iin ona ne yollar gstermitiniz... "Evet, bunlar hi hazmedemedi. Artk biz dardan hibir devlete gvenecek durumda deildik. Mays sonlarnda Meclis'in bir gizli oturumunda bir konuma yaparak yle dedim: "'Kendi kuvvetlerimizi gz nne almadan, dardan gelen kuvvetlere dayanarak bir eyler umut edersek ve o yardmlar da gelmezse d krklna urarz. Bunun iin her eyden nce kendi gcmze nem veriyoruz.' "Bu arada Sovyetlerle iyi ilikiler kurduk. Sovyet Dileri Komiseri ierin'e gnderdiim bir mektupta unlar yazdm: "'Biz Bat emperyalizmine kar yalnz kurtulu ve bamszlmz korumakla yetinmiyoruz. Onlarn bizi emperyalizmin bir arac olarak grmelerine de engel oluyoruz. Bylece btn insanla hizmet ettiimize inanyoruz."' "Gerekten de yle galiba Paam." "Fikriye'ciim, imdi de sana geen hazirandan beri yaanan ok heyecanl olaylardan sz etmek istiyorum. Bilmende yarar var. ok gergin gnler yaadk ve yayoruz. Yunanllar geen Haziran'n 22'sinde Akhisar, Soma, Salihli ve Aydn ynlerinden

saldrdlar. Biz daha hazrlkl deildik, dman 30 Haziran'da Balkesir'e girdi. Birka gn sonra da Kirmast (Mustafakemal167 168 paa) ve Karacabey dt. Ondan sonra Bursa'y da yitirdik. Biz Eskiehir'e kadar ekilmek zorunda kaldk. O arada ingilizler de Mudanya'ya ve Bandrma'ya asker kardlar. Biz gerilemek zorunda kalyorduk. Alaehir'e, Uak'a ve Nazilli'ye dman askerleri girdi. Bu savalar srasnda tmenlerimizde eksikler vard. Cephanemiz de ok ktt. "ite o gnlerde Eskiehir'e giderek kuvvetlerimizi dzene sokmaya altm. Gerilerden takviyeler getirterek Inn-Eskiehir arasnda bir savunma cephesi kurulmasn saladm." "Yani, bir bakma dman durdurmu saylrsnz." "yle denebilir. Ama gel gr ki Ankara kaynyordu. Meclis'te byk eletiri ve saldrlara uradm. Oysa ibana geceli daha iki ay bile olmamt. Biliyorsun, Yunan ordusu izmir blgesine yerlemi, saldrya hazrlanyordu, istanbul Hkmeti de ordumuzu felce uratacak olaylar yaratmaya ve Kuvay Milliye'yi yok etmeye urayordu. "k nlemek iin savunma nlemlerini almak gerekiyordu. Yunan saldrsnn olaca nceden ok belliydi. nlem alnmazsa bunun sorumluluu istanbul Hkmeti'ndeydi. Kuvvetlerimiz i ayaklanmalar nlemek iin Adapazar'na, Hendek'e, Zile blgesine gnderilmiti. "istanbul Hkmeti, Yunanllar bir yana brakp bizim karmza Anzavur kuvvetlerini kartt. Yani hem halife ordusuna kar savamak zorundaydk hem de Yunanllara kar." "Ne kadar zor." "Evet, ok zor gnler geirdik. Her yerden bana saysz telgraf geliyordu: 'ok byk ve dzenli kuvvetler yollaynz. u kadar cephane gnderiniz. Bunlar gelmiyorsa yeniliriz,' diye. Bizim grevimiz onlara dayanma gc ve umut vermekti. "Dman bir yandan da Tekirda'a asker kartarak Edirne zerine yrd. Kendi kuvvetleriyle balants kesilen Kolordu komutan Cafer Tayyar Bey esir edildi. Hem de nasl biliyor musun? Cafer Tayyar Bey kendi kuvvetleriyle irtibatn kaybetmi bir biimde atla dolarken dmana esir dm. Kolordumuz da bsbtn dald. Sonu olarak Trakya batan baa Yunanllarn eline geti." "Ne felket!" 169 "ite o sralarda erkez Ethem, kardei Reit ve Tevfik beyler Yeil Ordu'yu kurdular. erkez Ethem Ankara'ya geldi, herkese beenildi ve vld. Yozgat'ta bir ayaklanma ba gstermiti. erkez Ethem oraya gidip bu ayaklanmay bastrd. Kendisine vgler yamaya balaynca Ethem ve kardeleri sunardlar. Trk ordusunda deerli hibir subay ve kumandan bulunmadn sylemeye baladlar. Kendilerinin herkesten stn birer yiit olduklarn sandlar. Dorudan valilere emirler gnderdiler ve emirlerini yerine getirmeyenlerin aslacan sylediler. Daha da neler! erkez Ethem Yozgat'ta milletvekillerinin nnde ne demi biliyor musun, 'Ankara'ya dnmde Byk Millet Meclisi Baka-n'n Meclis'in nnde asacam.'" "Ne kstahlk Paam!" "Evet nelerle uratm gryor musun? Meclis'te de homurdanmalar balad. 'Bu i ordu ii deil, dzenli kuvvet yaratalm diye urarsak kyamete kadar sonu alamayz. Ah nerede erkez Ethem? Bize eteler gerek, ete ve gerilla savalar olmadan zafere ulaamayz. Aslnda bu i silhla da halledilmez. Avrupa devletleriyle siyaset yollarn grmeliyiz, istanbul galiba hakl...' "Gryor musun? Ne szler sylediler? te yandan da bamzda Ermeni sorunu vard. Erivan, Gmr ve Kars yresinde bir Ermeni devleti kurulmutu. Bu devleti Tanak Partisi ynetiyor, ingilizlerden ve Franszlardan yardm alyordu. Biz ileride btn gcmz Yunanllara kar kullanabilmek iin nce Ermenistan'a sava amaya karar verdik. Dou illerinde seferberlik ilan ettik. Kzm Karabekir Paa'y Dou Cephesi kumandanlna getirdim.

"Ermeniler bu srada Oltu'da kurulan Trk ynetimine kar harekete geerek btn o blgeyi ele geirdiler. Geen ayn sonlarnda da snr blgelerindeki kuvvetlerimize saldrdlar. "Bunun zerine ordumuz ileri yrye geti. Sarkam', Gle'yi ve sonra Kars' geri aldk. Bu durumda Ermeniler sava brakmak zorunda kaldlar." X7Q "Bu ok nemli bir baar Paam. Hi deilse Dou Cephesi'nde sorun zlm oluyor." "Evet, o sorunu zdk. Ama erkez Ethem ve kardeleriyle hl uramak zorundayz. Bunlar kendi balarna buyruk olmak sevdasndalar. Ben Bat Cephesi Kumandanlna smet Bey'i getirdim, deli oldular, ismet Bey'e bir tel ekerek yle demiler: "'Kuvay Seyyare (kendi birlikleri), ne bir frka ne de dzenli bir kuvvet haline getirilemez. Bu dikkafal adamlarn bana ne bir subay ne de memur konulabilir. nk bunlar subay grdler mi, Azrail grm gibi isyan ederler. Bizim mfrezelerimiz Pehlivan Aa, Sar Mehmet, Topal smail gibi adamlar tarafndan ynetilir. Blk mirleri de yazdn okuyamaz, okuduunu yazamaz adamlardr. Kuvay Seyyare'nin geliigzel ynetilmesi gerekir.' "Durum ok gerginlemiti. Sen gelmeden birka gn nce erkez Ethem tepeden trnaa silhl adamlaryla buraya geldi. Bu binay deta bastlar. Adamlarndan bazlar kaplar tuttu, bazlar merdiven bana dikildiler. Ethem altm odaya dald. Maksad neydi anlayamadm. Bana gzda vermek istiyordu galiba. Ben ok soukkanl davrandm. Kendisini nezaketle kabul ettim. Hal hatr sordu. Konumay datmad. Muhakkak ki baz stn nitelikleri vard, ama dengesiz kardelerinin etkisinde kalyordu. Yanmdan saygyla ayrld. Dardaki silhorlarn peine takarak ekildi gitti." "Paam, ok byk tehlike atlatmsnz. Kar koyacak olsaydnz silha sarlacaklard." "Evet, ben de yle sanyorum." Akam olmu, saat ilerlemiti. Mustafa Kemal konumay burada keserek, "Kzm" dedi, "bu akamlk bu kadar. Olaylar bundan sonra birlikte yaayacaz." Fikriye, artk Direksiyon Binas'nn hanm olmutu. Evi kendi zevkine gre yerletirdi ve dzene soktu. Masalara rtler serdi ve vazolara iekler koydu. Mustafa Kemal akamlar genelde eve birka yakn arkadayla birlikte geliyor ve Meclis'te balattklar tartmalar orada srdryordu. Kimler vard Paa'nn en yakn evresinde: Kl Ali, Recep Zht, Salih Bozok, Ruen Eref, Mazhar Mfit, brahim Sreyya, Doktor Fikret ve Fuat Bey. Fikriye sofray hazrladktan sonra yatak odasna ekiliyor ve Paa'nn arkadalaryla birlikte sofraya oturmuyordu. Ne var ki genelde Paa ge saatlere kadar leblebi ve erezle demlendikten sonra yemee geilecei zaman Fikriye'yi de sofraya aryordu. Ama yemek fasl sona erer ermez, Fikriye yine odasna ekiliyordu. Arkadalar, Direksiyon Binas'na yanlarna elerini almadan geldikleri iin Paa Fikriye'nin orada bulunmasnn yersiz olacan dnyordu. Fikriye de bu geli gidiler srasnda hi sze karmadan konumalar uzaktan dinlemekle yetiniyordu. Fikriye'nin Ankara'ya gelmesinden yaklak iki ay sonra, aabeyi Ali Enver kendisini grmeye geldi. ki kardein aras son zamanlarda pek iyi deildi. Fikriye ou zaman Ali Enver'e ters dyordu. Ali Enver de kardeinin Mustafa Kemal'le ilikisini hi onaylamyordu. Ali Enver, kardeinin Direksiyon Binas'nda kaldn renince doru oraya gitti. Fikriye, aabeyinin kendisini knamasndan biraz rkyordu. Onun ne yapaca hi belli olmazd. Kardeinin gelenekler dnda bir iliki iinde olmasna kar gelecei belliydi. Karlatklarnda yine de kucaklatlar, ptler. Bir sre sonra Ali Enver,

"Fikriye," dedi, "bu iin sonu nereye varacak? ok tehlikeli bir yoldasn. Seni uyarmaya geldim. Mustafa Kemal'i sevmene bir ey demiyorum ama ayn at altnda yaamanz biraz tuhaf olmuyor mu? Herkes ne der buna? Ailemizin namusunu hi dnmyor musun?" Fikriye soukkanl bir sesle, "Aabey, biz evlendik," dedi. "Nasl? Ne diyorsun? Niye hi haberim olmad? Neden hi kimse evliliinizi duymad?" 171 "Anlatacam aabey, tel etme. Btn olaylar bir bir sana anlatacam. Hi sinirlenmeden ltfen beni dinle. 172 "Ankara'ya geldikten hafta sonra, aralk aynn karl bir perembe akam Mustafa Kemal Direksiyon Binas'ndaki salonda raksn yudumlarken bana yle dedi: "'ocuum, sana bu akam hi beklemediin bir eyler syleyeceim. Seninle evlenmeye karar verdim. Bunu ne zamandr dnyordum. Sen buraya gelince durum ok deiti. Seninle ayn evde yayoruz. Bu olay bir gn bana kar kullanabilirler. Evime gen bir kz kapattm ve onunla geleneklerimize uygun olmayan bir ekilde iliki kurduum sylenebilir. Byle bir duruma dmemizi istemem. Eer bu nikahlanma dncesi sana da uygun geliyorsa hemen gerekeni yaparm.' "Ben derhal yerimden frlayarak Mustafa Kemal'i kucakladm. '"Ne demek Paam, mutluluktan deli olurum,' dedim. 'Bu benim yllardan beri heyecanla, sabrszlkla beklediim bir ey. Dnyann en talihli kadnymm meer. Paam u anda mutluluktan lebilirim. Dnnz, evinizin kadn olacam.' "'Zaten evimin kadnsn." "'Ama artk kimse beni yadrgamayacak. Ne Fuat Aabey'im ne de Enver Aabey'im. Bakalarnn gzne kt grnmeyece-im. Arkadalarnzn eleri beni kmseyemeyecekler.' "'Zaten kimse seni kmsemiyordu, kimin haddine.' "'yle ama Paam, bilemeyiz ki kimin ne sylediini. Aslnda benim hi umurumda deil. Kim ne derse desin. Ben sizinle beraberim ya. Benim iin nemli olan o.' "'ok doru sylyorsun ocuum, ama gene de nlem almakta yarar var. Sen bu evlenme iine scak bakyorsan, bunu hemen iki gn iinde zebiliriz.' '"Ne diyorsunuz Paam? Scak bakmak ne demek? Buna hayr diyeceimi mi dnyordunuz?' "'Hayr, hi dnmyordum. Bak, bu i yle olacak. ki gn sonra ben buraya Seriye Vekili ve eski Karacabey Mfts Mustafa Fehmi Efendi'yi aracam, nikhmz o kyacak.' '"Peki dn yapmayacak myz?' diye sordum. O yle dedi: '"Hayr kzm, imdi onun hi sras deil. Bunu ileride yaparz. imdilik evlendiimizi hi kimse duymayacak.' '"Aabeyime de sylemeyecek miyiz?' "Mustafa Kemal bir an dndkten sonra, "'Hayr, acele etmeyelim. leride bunu birlikte anlatrz. O da ok sevinir.' "Ben, 'Nasl uygun gryorsanz yle olsun Paam,' dedim. "Mustafa Kemal yine bir sre dnd, sonra bana, '"ocuum, nikhmzn duyulmasn istemiyorum. nk her eyden nce annemin rzasn almam gerek. Bunu alacak zamanmz yok. Kendisine nasl haber verebilirim? Dnmzde mutlaka bulunmak ister. Bugnk koullar altnda onu buraya getirtemeyeceime gre, nikhmzn duyulmasn da istemem.' "Mustafa Kemal bana kar bir sorumluluk duygusu tayordu. Benimle olan yakn ilikisinin kt yorumlara yol amasn hi istemiyor ve beni kanatlarnn altna alyordu. Bana belki k deildi ama benim kendisini lgnca sevdiimi biliyor ve beni korumaya, zmemeye, mutlu etmeye alyordu. "Ben, 'Peki, Zbeyde Yengem ne der evlenmemize? Kar kar m? diye sordum.'

"'kmaz, hi sanmyorum,' dedi. 'O seni kendi kz gibi sever ama izin almadan evlenirsem ona byk saygszlk etmi olurum. ok bozulur ve beni hi affetmez. Ortalk dzelince bu ii hallederiz. Ama imdilik bunu duyurmayalm.' "'Nasl isterseniz yle olsun Paam. Peki, yakn arkadalarnz da bunu bilmeyecekler mi? rnein Salih Bozok Bey, Cevat Ab-bas Bey, Kl Ali Bey, Nuri Bey?...' '"Zaman gelince elbette hepsi renecekler, ama her eyin bir sras var. Karar verilen bir eyin uygulanmas iin zamannn geldiini bilmek gerekir. Zaman gelince de hibir eyi karmamak doru olur.' "Ben kendisine nikh ahidi olarak kimleri dndn sordum. yle cevaplad: "'Syleyeyim. Fuat Aabey'ini ve Muzaffer Kl'.' 173 "'Ne kadar ho. Fuat Aabey'im ok sevinecek. O ne zamandan beri evlenmemizi isterdi.' X74 '"Ben de yle biliyorum. O yzden onu nikh ahidi yapacam. Bunu hi kimseye duyurmayacak.'" Fikriye'nin bu anlattklarn dinleyen Enver buruk bir sesle, "Buna ok ardm," dedi. "Fuat sana benden daha m yakn? Ben senin z aabeyinim, o ise akraba. Bu ii benden gizlemenin gerei var myd? Benim bildiim Mustafa Kemal ak szldr, drsttr, merttir. Hi gizli kapakl i yapmaz. Yoksa ben zlmeyeyim diye bu evlenme iini sen mi kafanda kurdun?" "Hayr, hayr, uydurmuyorum, bu i byle oldu." "Ben nasl olsa bu olay Fuat Aabey'inden de, Muzaffer Kl' tan da renirim. kisi de yakn arkadamdr." "Aabey, bu konuyu imdi hi onlara amasanz daha iyi olur. ikisi de bu konuda konumak istemeyeceklerdir." "Peki, yle olsun, sen anlatmaya devam et." "Mustafa Kemal bana evlenme mjdesini verdikten sonra yle dedi: "'Ben her zaman imam nikhna kar olmuumdur. Nikhn devlet ya da belediye temsilcisi tarafndan kylmas gerektiine inanrm. Biliyorum, Osmanl aile hukuku, eriata dayal mecelle tarafndan dzenlenmitir. Mecelle, erkein ok eli olmasna izin verir. Trk kadnnn bilimsel, ahlaksal, sosyal ve ekonomik alanlarda erkein orta, arkada, yardmcs ve koruyucusu olmasn kabul etmez. Biz ileride bir Medeni Kanun kartarak bu ileri bir dzene sokacaz. Devlet ya da belediye temsilcisi nnde yaplmayan evlenmeleri geerli saymayacaz. Aile tek eli evlilie dayanacaktr. Kadnlar milletimizin gerek analar olacaktr. Fikret'in dedii gibi, Elbet sefil olursa kadn, alalr beer (insanlk). Kag kalkacak, tesettr (rtnme) kalkacak, ok karllk kalkacak. Bir gn o gnlere erieceiz. Ama bugn ne yapabiliriz? Ben nikhmz Seriye Vekili'nin kymasn uygun grdm. Seriye Vekili hem din adamdr, hem de devlet temsilcisi. Evlenme iini bylece imamn tekelinden kurtarm olacaz.'" Ali Enver Fikriye'nin bu szlerini byk bir dikkatle dinledi. Onun da Mustafa Kemal'e byk bir saygs ve gveni vard. Kardeinin anlattklar kendisini bylemi gibiydi. Bu nikh olayna mutlaka inanmak istiyor ve kardeini g durumda brakmaktan ekiniyordu. Fikriye konumasn yle srdrd: "Gerekten de her ey Mustafa Kemal'in dedii gibi oldu. Byk Millet Meclisi Hkmeti'nin ilk Seriye Vekili Mustafa Fehmi Efendi iki gn sonra Direksiyon Binas'na geldi. Grevinin ne olduunu biliyordu. Fuat Aabey'im ve Muzaffer Kl ile kucaklatlar. Mustafa Fehmi Efendi, '"ok hayrl bir i iin buraya arldm biliyorum,' dedi. 'Ama Paa Hazretleri bunu gizli tutmak istiyorlar. Biz de yle yapacaz. Bunu kendi eime ve ocuklarma bile anlatmayacam. Sizden de ayn sadakati beklerim.' "Fuat Aabeyim, 'Elbette muhterem Vekil Hazretleri,' dedi. 'Paa Hazretleri ne emretmilerse yle yapacaz. ok isabetli bir karar alm olduuna inanyorum. Bize ne mutlu ki, nikh ahidi olacaz. Sevgili akrabam Fikriye'nin mutluluu beni ok sevindirecek.'

"i kalmt nikh trenlerinde geleneksel olarak belirlenen mihri muaccel ve mihri meccelin saptanmasna. Biliyorsun, bunlarn birisi, evlenme aktinin oluturulmas srasnda verilmesi kararlatrlan paradr, ikincisi de denmesi ertelenen, belki de boanma durumunda denmesi gereken para. Bizim nikhmzda derhal denmesi gereken para 10 altn, sonra denmesi gereken para 50 altn olarak saptand. "Bu paralarn formalite gerei saptanmas, ahitlerin glmsemesine yol at. Nikh ilemi yaplrken, Paa'nm emir eri Ali bile salona alnmad. Fehmi Efendi ve ahitler gittikten sonra, Ankara gnlerinin en mutlu anlarn yaadk. Sevinten alamak geliyordu iimden ve sonunda gzyalarm tutamadm." Bu konuma, aabey-karde arasndaki buzlarn erimesini pek salayamad. Ali Enver buruk ayrld. Paa'ya Direksiyon Binas artk dar geliyordu. Byk Millet Meclisi Bakan olarak daha rahat bir yere gemesi sz konusuy- du. O dnemde Mustafa Kemal ve evresindekilerin yerlemesi iin dnlen yerlerin banda Keiren vard. Paa'ya orada bir yer bulundu ve arazinin dzenlenmesine baland. Bu arada ankaya srtlar baz kiilere ok ekici geliyordu. Oraya ilk yerleenlerden Rauf Yener, evinin yaknndaki Bulgurzdelerin kiralk kknn Paa'ya ok uygun geleceini dnd ve bunu Ruen Erefe at. Ruen Erefin buna akl yatt. Konudan Paa'ya sz etti. O da Fikriye'nin Salih Bozok ve yaver Muzaffer Kl'la birlikte bu kk grmelerini istedi. Paa evin kadn durumunda olan Fikriye'nin dncesini almadan karar vermek istemiyordu. Fikriye, Ruen Eref, Salih Bozok ve Muzaffer Kl hep birlikte ankaya'daki kk grdler. Fikriye kk ok beendi ve derhal kararn verdi. Paa da uygun grrse hemen oraya yerleeceklerdi. Ertesi gn Paa da kk grd, kentten uzak bir yere tanmann kendisine ok uygun geleceini syledi. Gardaki Direksiyon Binas'nda savunma nlemleri almak kolay deildi. Oysa o gnlerin Ankara's, sk nlemler alnmasn gerektiriyordu. Kk geni lde onarlacak ve donatlacakt. Fikriye bu ilerle grevlendirildi. Her sabah gnlk ilerini tamamladktan sonra ankaya'ya uzanyor, askerlerin banda durarak gerekli ilerin yaplmasn denetliyordu. Onarm almalar karda kta ay kadar srd. Paa'nn ankaya'ya yerleme kararndan sonra, Ruen Eref, Salih Bozok, Selahattin Adil Paa, Cell Bey, Samsun Valisi Kzm Paa, Yakup Kadri, izzettin allar, Sreyya Yiit ve Doktor Fikret de ankaya'da birer ev edindiler. ankaya'ya 1921 ylnn bahar aylarnda tandlar. Kk Fikriye'nin zevkine gre denmiti. Mustafa Kemal'in yaknlar sk sk Kk'e geliyorlar ve rak sofralar ge saatlere kadar sryordu. O gnler Fikriye'nin en mutlu olduu gnlerdi. Kk'n hanmefendisi oydu. ou zaman Paa'nn arkadalar eleriyle birlikte geliyorlar ve Mustafa Kemal herkesle ayr ayr ilgileniyordu. Hi kimse Paa'nn Fikriye Hanm'la evli olup olmadn aratrmyor ve ona Mustafa Kemal'in ei gibi davranyordu. Kk'e yakn bir ba evinde oturan Mahmut Soydan ve Fuat Bey de Kk'n srekli konuklarndand. Fikriye Ankara evresine yava yava alyordu. Ankara'da bulunan stanbullu kadnlarla Ankara'da yaayan kadnlar bir araya getirmek kolay deildi. Halide Edip Hanm byle bir birliin oluturulmasna yardmc oldu. Bu amala geni bir toplant dzenlenmesi kararlatrld. Fikriye de rgtte grev almak niyetindeydi. Bunun iin Kz Muallim Mektebi'ne giderek orada bulunan Halide Edip Hanm'la grt. Halide Hanm Fikriye' yi tanmyordu ama onu bir gn Mustafa Kemal'in arabasnda grm ve 'Paa'nn yeeni' olduunu anlamt. Fikriye'nin bu yaklam Halide Hanm' ok duygulandrd. Akam Kalaba'daki evine dnd zaman da ei Adnan Bey'e unlar anlatt: "Bugn Paa'nn yeeni Fikriye Hanm'la tantk. Kendisini daha nce Mustafa Kemal'in arabasnda grmtm. Bu gzel kadn bize her trl yardma hazr olduunu syledi. ok tatl ve mahzun bir sesi vard. Epeyce konutuk. Mustafa Kemal'e ok derin bir surette bal olduunu anladm. Paa'nn kadn dostlarndan ekindii

anlalyor. Daha nce de duymutum. Fikriye Hanm Kemal Paa'nn evini gayet iyi idare ediyor ve hemen herkesin saygsn kazanyor. Kendisiyle evlenmek isteyenler km, hi kimseyi kabul etmemi. Ben inanyorum ki Mustafa Kemal'e, anasnn dnda, mevki iin deil de srf kiilii iin bal tek kadn odur. Ne var ki kendisini Paa'nn nikhna aldracak kadar becerikli grnmyor. Ama Fikriye, bunun bir gn olacana inanyor. Onun mrnde tek baland erkek Mustafa Kemal Paa'dr. Onu kaybederse hayatn da kaybeder. Gzlerinin ve aznn garip ekicilii hl hayalimde." Mustafa Kemal'in btn yaknlar Paa ile Fikriye'nin arasndaki yaknl biliyor ve hi kimse bu konuda kendisini rahatsz edebilecek bir davranta bulunmuyordu. Ama Paa'nn dmanlar onun ilikileri konusunda trl dedikodular kartyorlard. 1921 Haziran'nda Ankara'ya gelen Yakup Kadri de bu tr GVF12 177 sylentileri duydu. stanbul'da kan kdam gazetesinin temsilcisi olarak bin bir glkle Ankara'ya gelen Yakup Kadri, byk bir Mustafa Kemal hayranyd. Ama Ankara'ya gelir gelmez orada Paa'y ykmaya alanlarn bo abalarn grnce hayretlere dt ve unlar yazd: "Tarihsel gereklere bal kalmak gayretiyle itiraf etmek gerekir ki, Mustafa Kemal Paa herkes tarafndan sevilen, yani popler olan bir insan deildi. Meclis iinde olsun, dnda olsun eitli cephelerden ona kar gelenlerin says epeyce oktu. Bunlarn mrltlar, homurtular Ankara'ya ayak bastm ilk gnlerden itibaren kulaklarm trmalamaya balamt. Bata zel yaamna dair yaplan mahalle kahvesi dedikodular, bunun arkasndan biraz daha ciddi grnen tenkitler kyor. Bu dedikodular, stnde durulmaya demeyecek kadar amiyanedir (bayadr)." Demek ki Mustafa Kemal'in zel yaamyla ilgili dedikodular karlyordu. Paa da bunlar tahmin edebildii iin gereken nlemleri alm ve Fikriye ile ilikisini salam temellere oturtmutu. Yakup Kadri bu yazsn yazmadan birka gn nce Mustafa Kemal'i tanma mutluluuna ermi ve sanki bylenmiti. O ilk izlenimlerini ikdam 'da yle anlatyordu: "Mustafa Kemal Paa sivil giyinmi, ortadan biraz daha uzun boylu, zayf ve sarn bir zatt. Gazetede grdmz resimlerin hibirine benzemiyordu. Kendisi bu resimlerin hepsinden daha sevimli, daha canl, daha mstesna bir simayd. Yz, renk ve izgi bakmndan, bir tun paras zerine oyulmu eski bir madalyonu andryordu. Elmack kemikleri kk, az kemikleri kuvvetli ve aln sertti. Bu yzn btnnde ok zahmet grm, ok uram, ok dnm kimselerin yzndeki anlam vard, fakat hibir yorgunluk belirtisi gstermemek zere ksk ve scak bir sesle konuuyor, mavi gzleri anlalmayan baklarla bakyor, vcudunun kmldamalar gen bir parsn kmldamalar gibi sevimli, munis bir biimde hain ve evikti. Elleri durmadan iri taneli bir kehribar tebihle oynuyor, bu tebihi kh bileine geiri- V9 yor, kh bir ucundan tutup eviriyor, sadan sola, soldan saa sallyordu. "Benimle bir akran gibi konutu. u dakikada oynamakta olduu muazzam tarihsel roln heybetini benim kadar hissediyor muydu? Hayr. Her byk adam gibi Mustafa Kemal Paa'da da yldznn parltsyla gzleri kamamam ve talihinin ihtirasl akndan habersiz olanlarn sadelii ve alkanl vard." Yakup Kadri, Mustafa Kemal'in ok hosohbet bir kii olduunu belirttikten sonra yazsn yle srdrmt: "Methedilmekten ok kanan bir hali vard. Sofrada o kadar yan yanaydk ki, ikide bir dirseim dirseine, dizim dizine dokunuyordu. Ona bu kadar yakn olmaktan sevin rperme-leri iindeydim. Bu, hayatmn en erefli bir gnyd. Gnn birinde bana hayatmn en anl olayn soracak olan torunuma, gsm kabararak diyemez miyim

ki, genliimin yksek bir dnm noktasnda, bir yaz gn Mustafa Kemal Paa ile yemek yedim." Mustafa Kemal'in ite bylesine byleyici bir kiilii vard. Kin gtmyor ve sevdiklerini mutlu etmek iin elinden geleni yapyordu. Fikriye'yle olan ilikilerinde de bu karakterinin rol oldu. Onu krmamak ve g durumda brakmamak iin elinden geleni yapt. Ne var ki, Fikriye'yi kendine, yaam boyu srecek bir e olarak sememiti. Hibir zaman ona byle bir sz sylememi ve umutlandrmak istememiti. Halide Hanm'in gzlemlerinden de bu kyordu. Fikriye'nin yaamnda hi baka bir erkek yoktu ve olmayacakt. O yalnz Paasna kt. Onun btn dram buradayd. Bu ayn zamanda Mustafa Kemal'in de dramyd. nk o Fikriye'ye hibir zaman k olmamt. Ama onu bunalmlara srklememek iin de eitli yollar aramt. Zaten zariflii, incelii, nezaketi, duygusall baka trl davranmasna engeldi. te bu koullar Mustafa Kemal'in duygusal alanda mut-180 suzluunun nedeniydi. Ve Mustafa Kemal bu soruna zm bulamad. XII Sakarya-Dumlupnar-Byk Taarruz O sralarda cephede neler oluyordu? Yunanllar II. inn yenilgisinden sonra geni bir saldr hazrlna girimiler ve seferberlik iln etmilerdi. Anadolu'daki asker, cephane ve top saysn da artrmlard. nn'de uradklar yenilginin cn almaya kesin kararlydlar. 1921 ylnn 10 Temmuzu'nda byk bir saldr balattlar. Trk ordusu buna yeterli lde hazrlkl deildi. Yunanllar Bursa cephesinden saldr geerek Ktahya-Eskiehir blgesine kadar ilerlediler. Gneyde de Uak'tan Afyon'a saldrdlar. Bir hafta sonra Eskiehir ve Seyitgazi de Yunan askerinin eline geti. Bylece Bat Anadolu'nun byk bir blm Yunanllarn igaline uram oluyordu. Yunan ordusunun hedefi artk Ankara'yd. Ktahya'da Yunan kral Konstantin'in bakanlnda yaplan bir toplantda, austos ortalarnda yaplacak byk bir saldryla Ankara zerine yrnmesi kararlatrld. Cepheden ekilen Trk askerleri perian durumdaydlar. Yunan askerleri girdikleri kyleri yakyorlard. Halkn morali bozulmu ve direni umutlar sarslmt. Yunanllar her yerde cokuyla bu baarlarn kutluyor, stanbul'da padiah yandalar da Mustafa Kemal'in artk tam bir yenilgiye uradna sevinerek bayram ediyorlard. Panik havas Ankara'y da kaplam ve bakentin Kayseri'ye tanmas iin g balamt. Zaferden umudu krlanlar, at arabalar ve kanlarla Ankara'dan uzaklayorlard. Meclis'in Kayseri Lisesi'nde toplanmas iin hazrlklar yaplyordu. Toplant salonuna, bu amala bir krs bile yerletirilmiti. Memur ve subay aileleri ve yatl okullar Kayseri'ye tanyordu, icra Vekilleri Heyeti Reisi (Babakan durumunda) Genelkurmay Bakan Fevzi Paa, 1921 Temmuzu'nun son gnlerinde 182 Meclis'in yapt bir gizli oturumda, bu durumu aklayarak yle demiti: "Meclis, verdiimiz karar gerei Kayseri'ye tanacaktr. Bu i bir hafta iinde yaplmaldr. Yani bir hafta iinde arlklarn tanmas gerekir. Meclis'in bir blm de Kayseri'ye gider, Meclis binasn ve toplant salonunu dzenler, Meclis'in geri kalan blm de burada kalr ve tartmalar burada srdrr. Tehlike olmazsa hep burada kalr." Bunun zerine Dersim mebusu Diyap Aa da sz alarak, "Efendiler," dedi, "biz buraya kamaya m geldik, yoksa kavga ederek lmeye mi?" Bylesine gergin bir hava vard Ankara'da. Ordu neyle beslenecek, silh ve cephane nereden bulunacak, bunlar nasl tanacakt? Bu sorunlara are bulmak iin olaanst nlemler almak gerekiyordu. Meclis Bakan ve Bakumandan Mustafa Kemal, kendisine verilen yetkilerle 23 Temmuz-5 Austos gnleri arasnda Tekalifi Milliye (Ulusal vergiler) diye adlandrlan baz emirler yaynlad.

Bunlar, hkmete ei grlmemi yetkiler veriyordu. rnein ordunun giyimini salamak amacyla her hane, orduya birer takm amar, birer ift orap, birer ift ark vermekle ykml tutuluyordu. Baka bir emre gre de tccarn ve halkn elinde bulunan 'rengi ne olursa olsun amarlk bez, amerikan patiska, pamuk, ykanm ya da ykanmam yn, tiftik, yazlk ve klk kumalar, kaln bezler, ksele ve ine, taban astarl, yemeni, ark, potin, demir, kundura ivisi, yular, kolan, kaa, sicim ve urgan stokla-rvna el konacakt. Yine baka bir emre gre de elinde tat olan herkes, her ay ordu malzemelerinin bir blmn kendi aracyla 100 km'lik bir uzakla tamak zorunda tutuluyordu. Baka bir emirle de herkes, elinde bulunan buday, arpa, saman, un, fasulye, bulgur, nohut, mercimek, kasaplk hayvan, eker, gaz, pirin, sabun, ya, tuz, zeytinya, ay ve mum stoklarnn yzde 40'n orduya vermek zorunda brakld. 8 Austos 1921'de yaynlanan bir emirle de unlar isteniyordu: Drt tekerlekli yayl arabalarn, at, kz ve kanlarn hayvanlaryla birlikte, binek ve top eken hayvanlarn, katr ve yk hayvanlarnn, develerin ve merkeplerin yzde 20'sinin orduya teslimi. Byk Millet Meclisi Hkmeti, istiklal Sava'na ite byle hazrland. Halk da bu savan kazanlmas iin de elinde avcunda ne var ne yok verdi. Yine o gnlerde, Ziya Gkalp bir at arabasna, Ahmet Aao-lu da iki mandann ektii bir kanya binerek yola ktlar. Ziya Gkalp'in niyeti Diyarbakr'a gitmek, Aaolu'nun amac ise Erzurum'a ulaabilmekti. Aaolu yatan yorgann kanya sermi, semaverini de yanna almt. Artk kentin merkezi saylan Meclis'ten, Karaolan arsndan ve Tahan'dan ankaya'ya gidecek tek ara yoktu. Ruen Eref bir araba beygiri bulmutu. Bu beygire Yakup Kadri'yle nbetlee binerek ankaya'ya gidip geliyorlard. Yunan saldrs srerken Meclis'te sert tartmalar oluyor ve muhalefet mebuslar Mustafa Kemal'i cepheye gitmemekle suluyorlard. Ordunun urad bozgun, ktmser konumalara yol at. Birok milletvekili, "Ordu nereye gidiyor? Millet nereye srkleniyor? Bunun sorumlular kimdir? Onu gremiyoruz," diye homurdanmaya balad. Bazlar da, "Ankara nnde yapacamz savata urayacamz yenilgi bize davay kaybettirir. Mustafa Kemal mutlaka kumanday ele almaldr," diye haykryordu. Mustafa Kemal ordunun bana gemeye hazrd, yeter ki Meclis kendisine istedii yetkileri versin. Meclis'teki konumasnda yle diyordu: "Efendiler, dn Sakarya'nn tesinde, bugn Sakarya'nn berisinde, yarn belki Ankara'nn giriinde stiklal Sava'mz srdreceiz ve bir gn dman muhakkak vatanmzda boacaz." Paa geici bir sre iin Millet Meclisi'nin elindeki yetkilerin kendisine verilmesini istiyordu. Uzun tartmalardan sonra Meclis bu yetkileri Mustafa Kemal'e vermek zorunda kald. Tek umut, Mustafa Kemal'deydi. 183 i^m O gne kadar Mustafa Kemal, sava, Ziraat Mektebi'ndeki Genelkurmay bakanlndan ynetiyordu. Genelkurmay Baka- n Fevzi Paa, Milli Savunma Bakan Refet Paa sabahlara kadar orada cephe haberlerini alyorlar ve Mustafa Kemal cephedeki komutanlara oradan emirler gnderiyordu. Paa harita zerine krmz ve mavi bayraklar yerletirerek durumu btn ayrntlaryla izliyordu. Artk geceleri ne ankaya'ya gidebiliyor ne de Fik-riye'yi grebiliyordu. Genelkurmay'da sabahlad geceler oktu. Ama her gn yine nefti renkli avc elbisesiyle, tl gmleiyle, tra olmu halde komutanlarnn ve Meclis'in karsna kabili-yordu. Sabahleyin yanndaki kumandanlar evlerine dnerken, Mustafa Kemal, uykusuz geen saatlerin ardndan birlikte kahve iebilecei bir arkada aryordu. O sralarda bbrekleri aryordu. Gn aardktan sonra ankaya'ya dnmesinin tek nedeni, scak

bir banyo aldktan sonra bir saat kadar dinlenebilmekti. Fikriye de hi uyumadan kendisini sabahlara kadar bekliyor ve ona birazck moral vermeye alyordu. Mustafa Kemal yorgundu, avurtlar km, yz bembeyaz olmutu, ama dman yeneceine tam bir gveni vard. Meclis 5 Austos 1921'de kendisine istedii yetkileri verdikten bir hafta sonra da, Fevzi Paa'yla birlikte Polatl'daki eski bakumandanlk kararghna gitti. Paa'nn cepheye gitmesi artk yeni bir umut kayna oluyordu. te o sralarda 100 km'lik cephe kurulmu ve ordunun ana blm, dman ordusuyla ilikiyi keserek Sakarya Nehri'nin gerisinde toplanmt. Ankara'da cepheye gnderilen trenlerin lokomotiflerinde, yakacak kok kmr bile bulunmuyordu. Milli Savunma Bakan Refet Paa, Kaya'taki stleri kestirerek trenleri iletiyordu. Yunan ordusu da igal edilen kent, kasaba ve kylerin dnda hibir ey elde edemedii iin bir sre durup toparlanmay yelemiti. Mustafa Kemal ite o gnlerde cepheye ulat. Birka gn sonra 13 Austos'ta dman ileri yrye geti ve drt gn sonra Trk ordusuyla kar karya geldi. Ama gl bir saldrya gemek iin durumu elverili bulmad iin on gn kadar beklemede kald. Yunanllarn amac Trk ordusunu kuatarak yok etmek, sonra da Ankara'ya gelerek Meclis'i ve Hkmet'i datmak, ardndan da btn Anadolu'ya egemen olmakt. Yunan ordu komutanlar koullarn elverili olduunu dndkleri 23 Austos sabah byk saldrya getiler. 'Sakarya Meydan Muharebesi' denen sava, ite byle balam oluyordu. Yunan askerleri byk bir direnile karlatlar. Onlar zaman zaman yer yer ilerlediler, Trk birlikleri zaman zaman geri cephelere ekildi. Ortada ne yenen vard ne de yenilen. Yunan Bakomutan Papulas ise Trk ordusunu yok ettii kansndayd. 6 Eyll'de Atina'ya yollad bir raporda yle diyordu: "Trk ordusunu yendim. Sakarya Nehri'nin dousuna yerletim. Oysa bizim planmzn sadece birinci blm sona ermi, ikinci aamas henz uygulamaya konmamtr. Birinci aama tam tasarladmz gibi gerekleti. imdi ikinci aama balyor." General Papulas umutlu dler kurarken, Mustafa Kemal Paa, Fevzi ve smet paalarla birlikte Yunan cephesine yaplacak saldrnn ayrntlarn inceliyordu. Gelen haberlere gre, dman yeni bir saldrnn hazrlklar iinde deildi. Yunanllar Trk ordusundan korkmamann rahatl iindeydiler. te onlarn bulunduklar bu uyuukluk annda, Mustafa Kemal orduya taarruz emrini verdi, iki gn sren muharebede, Yunanllarn hazrlksz olduklar bir kez daha grld... 10 Eyll'de Mustafa Kemal kesin kararn vermiti, btn cephelerden saldrya geilecekti. Askerler o gn siperlerden srayarak dman mevzilerine saldrdlar. Yunan askeri topunu tfeini brakarak kamaya balad. Durum birdenbire deimiti. Yunan ordusu hemen ekilmeye balad. Ama Trk ordusu dmann peini brakmyor, onlar da inatla direnmeye alyordu. Dmann o gnlerde yapt saldrlarn hepsi krc ve ezici bir biimde geri pskrtld. Bu, Yunan ordusu iin byk bir bozgundu, Yunan askerleri tm cephelerde Trk ordusuyla temas keserek Bat'ya doru ekilmek zorunda kald. Trk ordusu 22 gn, 22 gece sren bir meydan savan kazanm ve Yunan ordusunu perian bir halde Sakarya blgesinden kovmutu. 185 186 Sakarya Zaferi, stiklal Sava'nn dnm noktasyd. Bu zafer, Yunanllarn Anadolu'yu ele geirme dlerinin sona ermesi anlamna gelebilirdi. Yunanllarn baarlarna gvenmi olan byk lkeler iin de bu bir d krkl yaratyordu. Demek ki Anadolu'da bir direni eylemi vard ve Mustafa Kemal'in evresinde oluan yeni devlet, hi de yle kmsenecek gte bir devlet deildi. Bu Yunan yenilgisi, yeni birtakm gelimelere yol aacak nitelikte bir olayd. Mustafa Kemal Sakarya Zaferi'nden sonra yle diyordu:

"Hi kimsenin hakkna saldrda bulunmadmz gibi, bakalar tarafndan da hakkmza ve bamszlmza sayg gsterilmesini beklemekten baka bir davamz yoktur. Silhlarmz ancak amacmza tmyle ulatktan sonra brakacaz." Mustafa Kemal Sakarya Zaferi'nden sonra Ankara'da cokuyla karland. Yine srtnda her zamanki avc ceketi, banda astragan kalpa, srtnda bembeyaz ve tertemiz ipek gmlei ve zenle balanm kravat vard. zerinde, 22 gnlk savatan en ufak bir iz bile yoktu. Glmsyordu. Yakn dostlar onu kutlayacak sz bulmakta glk ekiyorlad. 19 Eyll 1921'de Meclis'e geldi. Alklar ve cokun gsteriler arasnda Sakarya Zaferi nedeniyle kendisine' Mareal Rtbesi' ve 'Gazi' unvan verildi. Mustafa Kemal Paa Meclis'te yapt konumada yle dedi: "13 Eyll gn Sakarya Nehri'nin dousunda dman ordusundan eser kalmad. 22 gn ve 22 gece aralksz devam eden Sakarya Meydan Muharebesi, yeni Trk devletinin tarihine cihan tarihinde ei olmayan bir rnek kazandrd." Sakarya Meydan Muharebesi'nin srd gnlerde Fikriye, ankaya'da, her gn cepheden haber bekliyordu. Ne var ki ankaya'ya kim, nereden haber getirecekti? Fikriye bu yzden gnar Meclis'e giderek bir eyler renmeye alyordu. Milletvekilleri genelde toplantda olduklar iin onlara ulamak da kolay olmuyordu. Yalnz le saatlerinde baz milletvekilleriyle grme frsat kyordu. rnein baz bakanlar Meclis'in karsndaki Millet Bahesi'nde dinlenirlerken grme olana kyordu. Ik-tisat Vekili Cell Bey, Maliye Vekili Hasan Saka, Adliye Vekili Refik evket ou zaman Millet Bahesi'nde gezinirlerdi. Hepsi de Fikriye'yi tanyordu. Gen kadn onlardan haber alabilmek iin bazan saatler boyu beklerdi. O gnlerde muharebe alanndan Ankara'ya, tren ve arabalar dolusu yaral tanyor ve btn kadnlar onlara yardm edebilmek iin hastanelere kouyordu. Kzlay yeni yeni pavyonlar kurdurmaktayd, yarallara oralarda bakyorlard. Ankara'da bir tek cerrah vard; Mim Kemal Bey. Bu doktor, baz gnler 20-30 yaralya neter vurmak zorunda kalyordu. Zafer haberleri Ankara'ya ulanca btn halk bayram etti. Byle bir enlik hi grlmemiti. Davullar zurnalar alnd, oyunlar oynand. Mustafa Kemal Paa Ankara'ya dndkten sonra, Fikriye, ankaya'da hayatnn en tatl on ayn yaad. Paa her gn ok doluydu, Meclis toplantlar, eitli illerden grmeye gelenler, dernek temsilcileri, milletvekillerinin ve askerlerin sorunlar, stanbul Hkmeti'yle ilikiler, Kars'ta Trk, Ermeni, Azeri ve Grc Dostluk Pakt'nn imzalanmas, arkasndan Ankara'da Trk-Fransz Antlamas, derken Malta Adas'ndaki srgnlerin dn, Trk-Ukrayna Dostluk Pakt, arkasndan zmit'te Fransz yazar Claude Farrere ile grme, 20 Temmuz 1922'de Byk Millet Meclisi'nin kendisine bakumandanlk yetkisi vermesi... Bunlar, o gnlerin cokulu olaylaryd. Ama onu en ok mutlu eden olaylardan biri de Zbeyde Hanm'n Ankara'ya geliiydi. 1922 Haziran'nda nl Fransz yazar Claude Farrere Mustafa Kemal'le grmek istemi, Paa da bu grmenin zmit'te olmasn uygun bulmutu. Claude Farrere zmit'e geldii yl, 46 yanda nl bir roman yazaryd. Daha nce de stanbul'a gelmi ve ttihatlara kar Abdlhamit'i savunan yazlar yazmt. Trklere byk sempatisi vard. Mustafa Kemal de Fransz kamuoyunu kazanmak iin Claude Farrere'in desteini elde etmeyi dnyordu. Onun onuruna zmit'te bir ay partisi dzenlendi. 187 Mustafa Kemal o ayda Claude Farrere'e byk ilgi ve yaknlk gsterdi. Kendisini Trkiye'de bir dostluk emberi iinde gr-188 mekten ok mutlu olduunu belirttikten sonra yle dedi: "Efendiler, Msy Claude Farrere Trkiye'nin gerek ve ciddi bir dostu olduunu ak bir biimde kantlamtr. lkemiz ateler iindeyken, dnyann tm adaletsizlikleri bize ynelmiken bu zulme kar Claude Farrere'in yce sesi gklere ykseldi. Kendisi,

zgrl ve bamszl tm dnyaya tantmak iin kanlar dken, devrimler yapan byk bir ulusun sekin evlddr. Trkiye ve Trkiye halk ile yrekten ilgilenen bir kiinin Trkiye' de yaanan zntleri yakndan grmek istemesi zaten beklenirdi. Kendisi, stanbul'da henz dman sngleri ve tehditleri altnda yaayan zavall vatandalarmzn unutulmaz aclarn duymutur herhalde. Dmanlarmz Trkiye'yi yok edici darbeyi indirmek iin frsat bekliyorlard. Trkiye paralanacak, halk tutsak edilecek, horlanacak, sefil ve darmadan edilecekti. Her trl iftiraya hazrdlar; Trkler vahidir, zalimdir, uygarln gereklerini benimseme yeteneinden yoksundur, diye dnya kamuoyunu aldatmaya kalktlar. Soylu Fransz ulusu ise gerei alglamakta gecikmedi. "Bugn lkemizde soruturma yaptrmak istiyorlar, subaylarn lkemize soktular. Dnyada bundan daha mantksz ve daha saygsz bir hareket dnemiyorum. Dnyada bamsz bir devlet dnlebilir mi ki iilerine, dman bilinenlerin deil, dostlarnn bile karmasna izin versin? "Deerli dostumuza neeli szler sylemeyi ok isterdim, ama bizi hogrsnler. Biz, yaamak ve bamszlk iin sava veren ve bu kanl sava grntleri karsnda tm uygar dnyann duygusuz kaldn grdke kan alayan insanlarz." Claude Farrere Mustafa Kemal'i dinlerken ok heyecanland. O da cokulu bir konuma yapt. Fransa'nn politikas ne olursa olsun, o Mustafa Kemal'in yannda olacakt. Sonra birlikte Adapazar'na gittiler. Orada da onurlarna yemekler verildi. nl Fransz yazar, kendisine gsterilen bu scak ilgiden ok duyguland ve Milli Mcadele'yi destekleyen yazlar yazd. Fransa'ya dndkten bir sre sonra da Mustafa Kemal'e ektii bir telgrafta duygularn yle belirtti: "Btn Fransz milletinin kalbi, tpk benim kalbim gibi sizinle beraberdir. Btn kalbimle ve itenlikle size balym Paa Hazretleri." Mustafa Kemal'in kz kardei Makbule Hanm, o dnemde Mecdi (Boysan) Bey'le evliydi. Ama annesiyle birlikte stanbul'da kalmt. Paa bu geziden yararlanarak annesini ve kz kardeini de zmit'e getirtecek ve hep birlikte Ankara'ya dneceklerdi. Bunun iin de enitesi Mecdi Bey'in stanbul'a giderek Zbeyde Hanm ile Makbule'yi zmit'e getirmesini istedi. Mecdi Bey ei Makbule Hanm'n Fikriye'den hi holanmadn biliyor ve bir araya gelmelerinin gerginliklere yol aacan dnyordu. Ama Paa'ya kar kamayarak bu grevi stlenmek zorunda kald. Mustafa Kemal, Zbeyde Hanm' nceden karlamak amacyla Fikriye ile Fuat Bey'i zmit'e gnderdi. Zbeyde Hanm, yllk ayrlktan sonra oluna kavuabilecei iin ok mutluydu. Hemen bavulunu hazrlad. Makbule Hanm da ka yldr aabeyini grmemiti, zmit'e gitmeye can atyordu. Ama Fikriye'yle karlamann birtakm sorunlar yaratacan da biliyordu. Aralarnda, on yl ncesinden balayan gerginlikler vard. Makbule Fikriye'den tam on iki ya bykt. Ama Fikriye'ye hi sz geiremiyordu. Bu gerginliin bir sebebi de Makbule ile Fikriye'nin annesi Vasfiye Hanm arasndaki anlamazlklard. Fikriye zaten inat bir kzd ve Makbule'den hi holanmyordu. Makbule de Fikriye'nin Mustafa Kemal'e olan tutkusunu biliyor ve aabeyinin gnn birinde Fikriye'yle evlenmesinden korkuyordu. Hele Fikriye'nin Ankara'ya kap Paa ile birlikte yaamas Makbule'yi lgna dndrmt. Bir araya geldiklerinde mutlaka bir olay kacak ve iki kadn birbirlerine girecekti. Fikriye de artk Mustafa Kemal'in dostluuna gvendii iin Makbule'nin davranlarna hi aldrmayacak ve ona boyun emeyecekti. Sonunda bu tatsz buluma zmit'te oldu. Fuat Bey iki kadn 189 arasnda bir olay kmasndan ok korkuyor ve Fikriye'nin Mak-bule'ye kar saygl ve hogrl olmas iin elinden geleni yap- yordu. Ama Makbule'ye sz geirmesine en ufak bir olaslk yoktu.

Fikriye, Zbeyde Hanm' kendi z anas gibi sevgiyle kucaklad. Sarlp ptler. Makbule ise Fikriye'ye ok souk davrand. Her an aralarnda bir frtna kopabilirdi. Nitekim ertesi gn hi yoktan bir nedenle iki kadn birbirlerine girdi. Mustafa Kemal daha zmit'e gelmemiti. Fuat Bey bu tatsz olaydan dolay ok zgnd. Makbule Ankara'ya gelecek olursa, Kk'te Fikriye'yle nasl bir arada yaayabilirdi? Zavall Fikriye buna nasl katlanrd? Ertesi gn Paa zmit'e gelince, annesine ve kz kardeine kavumann heyecann yaad. Ana oul artk zlem gidereceklerdi. Ama Makbule huzursuzluk ierisindeydi. Fuat Bey daha tatsz olaylarn kmasn nlemek iin akam rak sofrasnda, Paa'ya, uygun bir biimde bu kavga olayn anlatt. Mustafa Kemal Fikriye ile Makbule'nin birbirlerini hi sevmediklerini biliyor ama iin bu dereceye varacan beklemiyordu. Kesin bir tercih yapmak zorundayd: Fikriye mi, Makbule mi? Kararn vermekte glk ekmedi, Makbule Ankara'ya gelmeyecek, zmit'ten stanbul'a dnecekti. Bu konuda Fikriye'nin Paa zerinde bir basks olmad. Makbule'yle ilgili hibir sz sylemedi. Byle davranmas da onun Mustafa Kemal'in gznde daha byk bir saygnlk kazanmasn salad. Artk Ankara'ya dn zaman gelmiti. Mustafa Kemal kararn nce annesine duyurdu ve Makbule'nin ankaya'da huzursuzluk yaratacan anlatt. Zbeyde Hanm oluna kavumaktan o kadar mutluydu ki Makbule'nin stanbul'a dnmesinin hi zerinde durmad. Ertesi gn Paa, Zbeyde Hanm, Fikriye, Fuat Bey, yaverler, paalar ve milletvekilleriyle birlikte Ankara'ya dnd. Zbeyde Hanm'a Kk'te bir oda ayrlm ve Fikriye bu oday zevkle deyip sslemiti. Sevgili Zbeyde Yengesine, artk kaynvalidesi gibi davranyordu. Zbeyde Hanm'n bu kaynvalidelik tanmndan hi holanmad ise ilk gnlerde hi belli olmuyordu. Fikriye'yi, yitirdii ei Ragp Bey'in yeeni ve ondan bir an olarak sevmi ama oluna e olmasna hi gnl raz olmamt. Ankara'da artk yakc scaklar balamt. ankaya her ne kadar yksekte ve havadar bir durumda ise de yine gndzleri bada ve bahede gezinmek ok bunaltc oluyordu. Zbeyde Hanm bu yzden Kk'n pek tadna varamad. Yorgundu da, arpnts vard, sk sk ba dnyordu. Eski canll kalmamt. Paa, Zbeyde Hanm' Doktor Adnan ve Doktor Refik beylere muayene ettirdi. Onlar da kalp durumunu pek beenmediler ve birtakm illar verdiler. Aslnda Fikriye'nin salk durumu da uzun sredir parlak deildi. Kesik kesik ksryor ve ok abuk yoruluyordu. Benzi de gnden gne solup sararyordu. En byk korkusu, kk kardei Jlide gibi vereme yakalanmakt. Belki de kardeinden kendisine verem gemiti, ksrdke ve halsiz dtke bunalmlara dyor ama Paasma bunu hi belli etmemeye alyordu. Hastaln gizlemesi yine de kolay deildi. Ne olursa olsun sonuna kadar idare edecekti. Ya verem olduu anlalr da Paa onu bir sanatoryuma gndermeye kalkarsa? Ya Paa hastalktan ekinerek ondan uzak durursa? O zaman ne olurdu ilikileri? Mustafa Kemal'i yitirmek ona hastalktan da korkun grnyordu. Paa zaman zaman ondaki bu halsizlii, neesizlii, bazen de ateinin ykselmesini fark edince, Kk'e doktor arkadalarndan birini armay neriyor ama Fikriye bu dnceye iddetle kar kyordu. Fikriye hasta olduunu biliyor ama bunun duyulmasndan d kopuyordu. O yzden de hep salam insan rol oynuyordu. Birka ay nce de, mart sonlarnda atei ykselmi ve tam Mustafa Kemal'in Garp Cephesi'ne, orduyu denetlemeye gidecei gnlerde yataa dmt. Paa Fikriye'yi yatakta brakarak cepheye gideceine ok zlyordu. Fikriye'nin salk durumu hakknda kendisine srekli haber iletilmesini istedi. Mustafa Kemal cepheye gider gitmez, Meclis bakanlnn zel kalem mdr Hayati Bey Fikriye'nin kar gelmesine aldrmayarak Kk'e bir doktor 191

getirdi. Fikriye ise hastaln dostlarndan bile gizledi, ksrd-n sylemeyerek doktoru yanltt. Bu durumda hastalnn nedenini anlamak kolay deildi. Rntgen ekilmesi de o koullarda biraz olanak dyd. Doktor, kendisinin stma olduuna karar verdi. Bir bbreinin de zayf olduunu syledi. 'Bbrek zafyeti'nin bakm yoluna gidilmesini nerdi, zel Kalem Mdr Hayati Bey, Mustafa Kemal Paa'ya bir tel ekerek, 'Fikriye Hanmefendi'nin yataktan kalktn ve endie edilecek bir durum olmadn' bildirdi. Bu olaydan sonra da Fikriye hep salkl grnmeye alt. zmit dn yine bu rol oynuyordu. Bir yandan Zbeyde Ha-nm'la yakndan ilgileniyor, te yandan da Paa'nm btn Kk hizmetlerini yrtyordu. Mustafa Kemal, cephe dn youn iler arasnda bu durumu fark edemedi. Her ey eskisi gibi devam ediyordu. O dnemde yine Meclis'ten homurtular ykseliyordu. Bu kez de konu dmann neden Anadolu'dan atlmadyd. "Mademki Sakarya Sava'n kazandk, neden dman denize kadar kovalamadk?" diyorlard. Bunlar syleyenler, bir yandan da seslerini ykseltmeden, "Tabii," diyorlard, "Mustafa Kemal Meclis'in kendisine tand olaanst yetkileri yitirmemek iin sava sona erdirmek istemiyor. Ordunun hazrlklar son haddine varmtr. Niin duruyoruz?" Bazlar da yle diyordu: "Taarruz bir deliliktir. Ne diye bou bouna kan dklsn?... Efendim yzde 25 zafer ihtimaliyle bir taarruzdan bile yanayz ama ne yazk ki o kadar ihtimal bile yok... Bizim u kadar katrmz, u kadar da devemiz olsa bu ii yapabiliriz, ama yok!... Efendim, Ankara-zmir aras 800 kilometredir. Bu yolu alrken askeri neyle besleyeceiz? Zaten ordumuzun taarruz kaabiliyeti de yoktur." O aylarda Bakanlar Kurulu bakanlna getirilen Rauf Bey ise Mustafa Kemal Paa'ya yle diyordu: "Gerek durumu hi olmazsa bana syle. Ordu ne haldedir? Gerekten taarruz edemeyecek mi?" Mustafa Kemal Paa o gnlerde Meclis krssnden yapt bir konumada btn bu sylentilere ve sorulara yant olarak yle dedi: 193_ "Ordumuzun karar taarruzdur. Fakat bu taarruzu geciktiriyoruz. Sebebi hazrlklarmz tamamlamaya biraz daha zaman bulmaktr." Mustafa Kemal Paa taarruz hazrlklarn ve tarihini herkes-den gizliyordu. Bundan, ne annesinin haberi vard ne de Fikriye'nin. Fikriye ona zaman zaman, "Paam daha ne bekliyorsunuz taarruzu balatmak iin? Herkes bunu ok merak ediyor. Trl sylentiler kartlyor," dedii zaman da Paa, "Fikriye'ciim," diyordu, "youn bir alma iindeyim. Sen hi merak etme, ok yaknda taarruzu balatacaz. Ama hazrlklarmz dmann kulana gitmesin diye bundan hi kimseye sz etmiyorum. Brak muhalifler ordunun kokutuunu, kprdayacak hali olmadn, byle bir karanlk ve belirsizlik iinde beklemenin lkeyi felkete srkleyeceini sylesinler. Biz hazrlanyoruz. Sen hi tela etme." Bu szleri duyunca Fikriye'nin yreine su serpiliyordu. Mustafa Kemal, 23 Temmuz gn, nereye gittiini Ankara'da yine hi kimseye sylemeden, Akehir'de Garp Cephesi Kararg-h'na gitti. smet Paa kendisini bekliyordu. Birlikte durumu incelediler. Genelkurmay Bakan Fevzi Paa da iki gn sonra oraya geldi. Hazrlklar yeniden gzden geirdiler. Grleri alnmas uygun grlen ordu ve kolordu komutanlar da bir futbol man izleme bahanesiyle Akehir'e arldlar. Btn kumandanlar taarruza hazr olduklarn sylyorlard. 1 Austos gn, Milli Mdafaa Vekili Kzm (zalp) Paa Akehir'e geldi. Durum ona da anlatld. Kzm Paa zaten byle bir toplanty sabrszlkla bekliyordu. 6 Austos gn Bakumandan Gazi Mustafa Kemal Paa, btn ordulara taarruza hazr olmalar iin gizli bir emir yollad. Ertesi gn hep birlikte Ankara'ya dnld. Artk Bakanlar Kurulu'na bilgi vermenin sras gelmiti. Kurul GVF13

derhal toplantya arld. Mustafa Kemal toplantda ayrntl bir konuma yaparak unlar syledi: 194 "Hedefimiz Yunan ordusunu kutsal ocamzda tmyle bomaktr. Kararmz, son dman erini lkemizden kovuncaya kadar saldry srdrmektir. Dman ordusunu izleme konusunda verdiimiz karar bugne kadar sakl tuttuk. Ordumuzun durumu, koullan ve aralar uzun mesafeler iinde hzl hareket etmeye msait deildi. Eksiklikleri tamamlamak, hazrlklar bitirmek iin zaman ayrmak gerekiyordu. Bu yln ortalarnda ordumuz dman ordusunu yenip bozguna uratmak iin gereken g ve kuvveti kazand. "Meclis'imizin amacnn kan dklmeden ulusal hedeflere ulamak olduunu biliyorum. yleyse efendiler, askeri kuvvetlerimizi kullanmadan, kan dklmeden soruna bar yollarla zm getirmek iin tm giriimleri yapmak gerekiyordu. Bu amala Fethi Beyefendi'yi Londra'ya gnderdik. Fethi Bey, gerek Londra'da gerek btn devletlerin bakentlerinde yetkili kimselerle grerek bar salamak iin tam yetkiye sahipti. "Ama grmelerimiz Londra'da ters anlald. ngilizler, bu abalarmzn zayflmzdan ileri geldiini sandlar. Sandlar ki ordumuz gszdr. Sandlar ki ordumuz kprdayacak halde deildir. Sandlar ki Meclis'imiz ve Hkmet'imiz umutsuzdur. Hataya dyorlard. En derin uykudaydlar. Ama ben onlarn bu yanlglarndan dolay umutsuzlua kaplmadm. Onlarn bu yanlglarn eylemle dzeltmeyi yeledim. "Fethi Bey bana bir rapor vererek, 'ulusal amalarmza ancak askeri eylemle ulaabileceimizi,' bildirdi. Avrupa'daki baka temsilcilerimizden de ayn trde raporlar aldm. Artk askeri hareketin zorunlu hale geldiini anlamtk. Bunun zerine saldr kararn uygulamaya karar verdik. "Genelkurmay Bakan Fevzi Paa Hazretleri, gidip cepheyi dolat. Ben de ordumuzu batan sona gzden geirdim. Dman siperlerini, dman ordusunu inceledik. O zaman kesin saldr hazrl iin emir verdim." Bakanlar Kurulu'ndan bir soru yneltildi: "Paa Hazretleri, hedefimiz dman yurdumuzdan kovmak mdr, yoksa kstrp yok etmek mi?" "Arkadalar, amacmz dman ordusunu karmak deil, yakalayp bomaktr. Dman yenmek ve aralksz zmir'e kadar izlemek iin tm nlemleri aldk." Bakumandann bu szleri alklarla karland. Bylece btn bakanlar Gazi'yi onaylyor ve ona destek oluyorlard. Neydi Mustafa Kemal'in o szn ettii hazrlklar? Eli silah tutan, tutmayan, yk tayacak durumda olan oluk ocuk, kadn erkek, gen ihtiyar tm halk yollara dklm, kanlarla ya da srtta, cepheye cephane tayordu. Bu tm seferberlikti. O dnemde Yedinci Tmen Karargh'nda alan Kurmay Binba Cevdet Kerim (Inceday), bu hazrlk olayn yle anlatyordu: "Bize ayrlan blgede 300 kan tespit ettik. Bunlar sava srasnda derhal kullanabilmek iin sahiplerine bir deneme ar yaptk. 24 saat sonra tam 250'si geldi. Bazlar, kzleri olmadndan kanlara ineklerini komulard. Srclerinin bir blm ocuk ve ihtiyar, ou da kadnd. Tmen komutan, kadnlara erkeklerin niin gelmediklerini sordu ve bu ar ie kadnlarn dayanamayacan syledi. Onlar da, 'Erkeklerimiz askerde. Emrinize biz dtk. Byle gnlerde bize bu kadarcik i dmesin mi?' dediler. "Sava balayncaya kadar hepsi bizimle geldi. Yollarda douranlar da oldu..." Gazi'nin cepheye gidii Meclis'ten bile gizli tutuluyordu. Gazi 17 Austos'ta Ali Fuat Paa'y Kk'e ararak durumu anlatt. Ondan hibir ey gizlemiyordu. Bronit olduu iin Medis'e gelemeyeceini bildirmesini istedi. Anadolu Ajans ve Hakimiyet-i Milliye gazetesi, Gazi'nin 20 Austos akam ankaya'da bir ay ziyafeti vereceini iln ettiler.

Mustafa Kemal Paa 18 Austos gn Tuz Gl zerinden Konya'ya gitti. Birinci ve ikinci ordu kararghlarn denetledikten sonra 20 Austos'ta Bat Cephesi karargh Akehir'e ulat. Genelkurmay Bakan Fevzi Paa da oradayd. 25 Austos gn Afyon'un uhut kasabasna gidildi. Kocatepe 195 ok yaknlarda bir yerdeydi. Akam ortalk kararrken Gazi, Fevzi Paa ve smet Paa adrlarn nne kurduklar bir masa ze- rinde durumu son bir kez gzden geirdiler. Gece yarsna doru da btn birliklerden taarruza hazr olduklarn bildiren raporlar geldi. Gece yars Gazi, emir eri Ali Metin avu'a: "ocuk," dedi, "valizler ve eyalar burada kalacak. Sen biraz kuru yiyecek al, hurlara koy. Kahve takmn da unutma. Beni saat ikide uyandr." Ertesi gn taarruzun balayaca bilindii iin kimsenin gzne uyku girmiyordu. Gece yarsndan sonra saat l'de herkes ayaklanm sabah bekliyordu. Ali avu saat 2'de Gazi'yi uyandrd, kahvesini verdi. Bir sre sonra da Fevzi Paa ile yaverleri uyandrd. Onlar da Paa'nn adrna geldiler. Saat 3'te Mustafa Kemal Paa ve yanndaki paalar gece karanlnda atlara binerek Kocatepe'ye yollandlar. Kocatepe yedi kilometrelik bir yerdeydi. Kafilenin bana ve sonuna ellerinde fener birer atl konmutu. Kocatepe'ye uzanan yoldaki boaz geince, fenerleri sndrdler. Bir de baktlar ki oras Trk ordusunun askeri kaynyor. Atlar kiniyor, uzaktan postallarn tok sesleri duyuluyordu. Kimsenin azn bak amyordu. Bir lm kalm sava balayacakt az sonra. Gazi ile Fevzi Paa atlarndan indiler ve birer gemici fenerinin nda son kez haritay incelediler. Kocatepe'ye yaya klacakt. Fevzi Paa tam o srada koynundan hi ayrmad Kuran Kerim'i kartp baz sayfalar fenerin nda son bir kez okudu. Ondan sonra, sessizce yola koyuldular. Ksa bir sre sonra Gazi ve dier paalar Kocatepe'deki gzetleme yerine gelmilerdi. Saat 4.30'a yaklarken Mustafa Kemal Paa Fevzi Paa'ya, "Vakit nasl hocam?" diye sordu. Fevzi Paa Kuran'dan ban kaldrarak, "Topular yoklaynz," dedi ve Kuran okumay srdrd. Gazi topular yokladktan sonra Fevzi Paa'ya, "Hocam topu hazr," dedi. Fevzi Paa bu kez de ban kaldrarak, "imdi de piyadeyi yoklaynz," dedi. Az sonra Gazi, Fevzi Paa'ya piyadelerin de hazr olduunu syledi. Saat 4.30 olmutu. Fevzi Paa Kuran' gsne yerletirmi dua ediyordu. Ayaa kalkt ve Gaziye dnerek, "Paa Hazretleri" dedi, "artk topu atee balayabilir. nallah zafer bizimdir, hayrl olsun." Saat 5'e geliyordu, hep birlikte kumanda iin setikleri tepeye ktlar. Oradan btn her yer grlebiliyordu. Gazi ve Fevzi Paa drbnlerin nnde yer aldlar. Bakumandan, "Ate," diye haykrd. Bir anda yer gk top sesleriyle inlemeye balad. Otlar kavruluyor, havada tell kular uuuyordu.Topular Yunan mevzilerini dvyorlard. Bu, bir yok etme ateiydi. Baskn, tam baarl yaplmt. Onlardan hibir karlk gelmiyordu. Topu atei yarm saat kadar srd. Gazi, "Askerlik hayatmda, bylesine kusursuz ynetilmi bir topu atei az grdm," diyordu. Ate kesilir kesilmez Bakumandan, "Sng tak, hedefiniz Akdeniz'dir!" diye haykrd. Piyadeler derhal sng takarak Yunan mevzilerine sradlar. Tel rgler ve engeller birka dakika iinde ald. Tel rgnn gerisindeki Yunan askerleri sngden geirildiler. Bir saat sonra Tnaztepe alnd, birka saat sonra da Be-lentepe ele geirildi. Yunan ordusu buralardaki mevzileri brakarak geri ekiliyordu. Gazi, drbnnn bandan ayrlmadan gelimeleri izliyordu. Bir ara telefona uzanp, "Karnzda dman bataryas var, ekilmek zereler. Engel olun ve ele geirin," diye komut verdi. O srada baz Yunan birlikleri trene bindirilmi, Uak ynne gtrlyordu. Gazi Kocatepe'den bunlar grnce, "Demiryolunu hemen tahrip edin. Kamalarna engel olun," diye telefonla, ilgili birliklere seslendi.

Yunanllar gafil avlanmlard. Bozgun balam gibiydi. Gazi ok keyifli grnyordu. Bir ara Fevzi Paa'ya dnerek, "Hocam baknz," dedi, "Yunan mevzileri ve piyadeleri koarcasna kayorlar, komaca oynuyorlar sanki." Belentepe ve Tnaztepe evresinden sonra, sra iiltepe'nin alnmasna gelmiti. O tepeye saldran tmenin banda, Gazi'nin Mu'tan ve Suriye'den arkada Reat Bey vard. Mustafa Kemal onunla telefon balants kurarak, 198 "Niin hedefinize varamyorsunuz?" diye sordu. Reat Bey, "Paam," dedi, "yarm saat sonra hedefe varacaGazi, yarm saat sonra hedefin hl ele geirilmemi olduunu gryordu. Yeniden telefona sarld. Bu kez kendisine Albay Reat Bey'in bir veda mesajn okudular: "Yarm saat iinde o mevzileri alacama dair size sz verdiim halde szm yerine getiremediim iin yaayamam!" Akama doru Yunanllar, yeni glendirme kuvvetleri alarak Tmaztepe'yi geri aldlar. Ama Gazi'nin morali hi bozulmamt. Bu kez de 57. Alay cepheye srd. Bu alay orada harikalar yaratt ve dmana kar hi ate kullanmadan sngyle saldrya geti. Yunan askerleri akna dndler. Mevziler ald. Yeniden sng hcumu yapld ve Tnaztepe ile iiltepe o akam dt. Artk sra Afyon'un kurtarlmasna gelmiti. Bakumandan Afyon'un alnmas iin sabrszlanyor, ama Yunan askerleri de yer yer kar saldrya geerek Trk birliklerinin ele geirdikleri tepeleri geri alyorlar ve kanl arpmalar oluyordu. Gazi, Kema-lettin Sami Paa'ya, "Ne yapp yapp Afyon'u ele geireceksiniz," diye emir verdi. Bir sre sonra da Fevzi Paa'ya, "Paam," dedi, "hemen kalkp Afyon'a gidelim." Fevzi Paa tehlikeyi gze almaktan ekiniyordu. "Acele etmeyelim," diye yant verdi, "akamn hayrndan sabahn erri iyidir." Yani Fevzi Paa, 'Akamn karanlnda kolayca bir i yapmak hayrl grnebilir, ama bunun eitli sakncalar olabilir, sabahleyin yaplacak bir i kt grnse de daha baarl olur,' demek istemiti. Gazi de ona uyarak sabah bekledi. 27 Austos sabah saat 5'te ordu Afyon'a girdi. Yunanllar toplarn ve cephanelerini brakarak kamak zorunda kalmlar ama kyleri de atee vermilerdi. Afyon halk Trk ordusunu cokuyla karlad. Gazi'yi arabasndan indirip kucakladlar, ellerini ptler. Kafile glkle ilerliyordu. Mustafa Kemal, belediyenin nnde cokulu bir konuma yapt, alklarn sonu gelmiyordu. Afyonlular, "Yaasn Gazimiz, Yaasn Trk ordusu, Yaasn anl asker," diye haykryordu. Gazi'nin hedefi Kuzey'e doru uzanarak Yunan ordusunu kuatmak ve izmir'e kamasn nlemekti. Kumandanlardan oluan kafile Eskiehir'e doru ilerlerken, yollarda Yunanllarn brakt silah ve eitli aralara el koyuyordu. Bir yerde yeni bir otomobile rastladlar, iinde yalnz bir kpek vard. akna dnm olan kpek yeni gelenleri sevgi gsterisiyle karlad. Kpee 'Trikupis' ad verildi. Gazi'ye kpei gtrdler. teden beri kpekler dkn olan Mustafa Kemal: "Bu kpei alp gtrelim," dedi, "yedee aln hayvan." Yunanllarn brakt arabann, ufak bir buji bozukluundan yolda kald anlald. Askerler arabay hemen tamir ederek kafileye kattlar. Akam olmutu. Kafile, bozuk yollarda ok g ilerliyordu. Sonunda boaltlm bir kye vardlar. Yalnz bir evde k grnyordu. Mustafa Kemal Paa ve paalar eve yaklarken ieriden yal bir kar koca kt. Gelenlerin kimler olduunu anlaynca ok heyecanlandlar ve gzyalarn tutamadlar. nce Gazi ve Fahrettin Paa, arkadan da yaverler odaya girdiler. aknlk iinde kalan yal kar koca, konuklarn nasl aarlayacaklarn bilemiyorlard. St getirdiler. Gazi'nin emir eri, Ali Metin hemen

Paa'ya stl kahve hazrlad. Paa geceyi orada geirmeye karar verdi. Yere battaniyeler serildi. Gazi bu yal insanlarn konukseverliinden ok duygulanmt: "Sizin hi kimseniz yok mu?" diye sordu. Yallar, "Yok," diye yant verdiler. Gazi, "Benim de annem babam yok, beni evlatla kabul eder misiniz?" diye aka etti. Kyller, "Elbette Paam," dediler, "ne demek? Sen bizi anala babala kabul ettikten sonra biz de seni seve seve evlatla kabul ederiz." Ertesi gn arpmalar yeniden balad. Yer yer topu atei oluyor, onun ardndan piyadeler sng hcumuna geiyor, svariler de dman mevzilerine girerek klla Yunan askerlerine sal199 200 I diriyorlard. Fevzi, Fahrettin ve Nurettin paalar da genelde Ga-zi'nin yannda oluyorlard. Gelimeler ok olumlu ve umut vericiydi. 29 Austos gecesi Gazi, Afyon belediye binasnda biraz yatp dinlenmeye karar verdi. Ama kolay m bakumandann uyuyabilmesi? Gece yars Garp Cephesi Harekt ubesi Mdr Tevfik (Byklolu) Bey kendisini uyandrarak son durumu anlatt. Ordu, Yunan askerlerini kuzeyden, gneyden ve batdan kskvrak evirecek bir duruma gelmiti. Demek ki artk son saldrya gemenin zamanyd. Gazi hemen Fevzi ve smet paalar yanna artt. kumandan gece yarsndan sonra durumu deerlendirdiler. Sabah 6.30'da byk taarruzun balatlmasna karar verildi. te o gn yaplan savaa, 'Dumlupnar Bakumandanlk Meydan Muharebesi' ad verildi. Yunan kuvvetleri drt bir yandan sktrlarak Dumlupnar'a itilmilerdi. Bakumandan, 30 Austos gn saat 14'te, Dumlupnar ya da Zafertepe denen tepeye geldi. Sava oradan ynetecekti. al ky alevler iinde yanyordu. Dman kuvvetlerini tamamyla sarmak ve dmann inatla savunduu tepelere sng hcumuyla girerek kesin sonucu almak gerekiyordu. Kemalettin Sami Paa ile Dervi Paa'nn ynetimindeki gler adm adm ilerliyordu. Yunan Bakumanda-n'nn, kar tepelerde son bir gayretle rpnd anlalyordu. Btn Yunan mevzilerinde byk bir korku ve karmaa gze arpyordu. Gazi'nin belirttiine gre, dman toplarnn ve mitral-yzlerinin atelerinde artk ldrc g kalmamt. Bakumandan'in bulunduu tepeden, ovann kuzeyinden ve gneyinden ilerleyen avc kuvvetlerinin snglerinde gnein son klarnn parlad grlyordu. Trk topularnn kesintisiz ateleri, dman mevzilerini cehenneme eviriyordu. Ateli, kanl bir kyametin kopmak zere olduu anlalyordu. Yunan Ordular Bakumandan Trikupis ise sekiz bin kadar askeriyle emberi yarabilmek iin hangi ynde ekilmesi gerektiine karar veremiyordu. Yunan askerinin byk bir blm Adatepe'de yok edilmiti. Askerin erzak ve cephanesi tkenmiti. Orduda panik ba gstermiti. Trikupis'in ynetimindeki askerler bir kilometrelik bir gedikten geerek Uak ynnde kamaya baladlar. 26 Austos sabah balayan ve be gn sren meydan muharebesi bylece sona ermi ve Yunan kuvvetlerinin byk bir blm yok edilmiti. Mustafa Kemal Paa ertesi gn sava alann gezerken zlmekten kendini alamadn yle belirtiyordu: "Herhangi bir asker iin bu bir znt konusudur ama Tanr bunlara bu yazgy bitiine gre burada bu duruma denler asker deildir. Bunlar cana kyan katillerdir. Ordumuzun kazand zaferin azameti ve buna karlk hasm ordusunun urad felketin deheti beni ok duygulandrd. Srtlarn gerisindeki btn vadiler, btn dereler, btn kapal ve rtl yerler terk edilmi toplar, otomobiller, sonsuz ara ve malzemeyle doluydu. Bunlarn arasnda ynlar oluturan ve kararghmza gnderilen esir ka-fileleriyle buras bir maheri andryordu." Mustafa Kemal Paa, o gn, kararghta eitli rtbelerdeki esirlerle gryordu. Aralarnda bir de kurmay subay vard. Pa- a ona ay smarlad. Bakomutan

kendisini sorgularken subay azndan bir eyler kard ve General Trikupis ile General Dige-nis'in Trk birliklerinin kuattklar emberin iinde olduklarn syledi. Bunu duyan Gazi, yannda bulunan ordu komutanna, "Derhal Kemalettin Sami Paa'y bulunuz. Trikupis'le birlikte tm dman generallerini kesinlikle esir alsn," dedi. Yunan kurmay subay biraz Trke anlyordu. Paa'nn ordu kumandanna verdii bu emri duyunca, ay barda elinden dt ve bayld. Mustafa Kemal Paa ise heyecan iindeydi. Muharebe durumunu yakndan grmek iin ordu kumandann yanma alarak gzetleme tepesine kt. Oradan uzaktaki arpmalar izleniyordu. Paa savan iinde olmak iin can atyordu. Daha fazla kalamad o tepede ve otomobiline atlayarak mevzilere yaklat. Artk sng hcumlarn ok yakndan izleyebiliyordu. Askerler de baardan baarya kouyorlard. 31 Austos le zeri al kynde, ykk bir evin arkasnda Gazi, smet Paa ve Fevzi Paa ile bulutu. Krk kanlarn de201 I melerine ilierek durumu gzden geirdiler. Kazanlan meydan muharebesinin btn sava sona erdirebilecek apta olduunda 202 gr birliine vardlar. Bir yandan Bursa ynne ekilen kuvvetleri mahvedecekler, te yandan da ordunun btn arlyla zmir'e yryeceklerdi. Ertesi gn Uak kurtuldu. Karargh oraya tand, ite o sralarda Paa'ya Trikupis'in esir edildii haberi iletildi. Mustafa Kemal Paa sava kazanm olmann mutluluu iinde, "Hemen getirsinler buraya," diye emir verdi. General Trikupis nasl esir edilmiti? Dumlupnar yenilgisinden sonra Trikupis'in niyeti evresinde kalan son 5-6 bin askerle Uak'a ulamakt. Oysa Uak bir gn nce kurtulmutu, artk oraya gitmelerinin bir anlam kalmamt. Zaten kalan son birlikler darmadan olmu, drt bir yana savrulmulard. Bu arada kyller Trikupis'in ynetimindeki askerlerin bat ynnde gittiini grp 4. Kolordu'ya haber ulatrdlar. Bunun zerine Trk birlikleri Yunan askerlerini kuattlar. Trikupis ve General Dige-nis artk k olana kalmadn gryorlard. Trikupis'in kararghndaki bir kurmay albay, durumun umutsuz olduunu anlaynca General'e, "Cephanemiz tkendi, dayanacak durumda deiliz. Bo yere askeri krdrmayalm," dedi ve atekes emri verilmesini istedi. Kurmay albayn korktuu bir olaslk da, askerin bu umutsuz durumda isyan ederek son kurunlarn kendi subaylarna kar kullanmalaryd. Yunan Bakomutan Trikupis, teslim olmaktan baka are kalmadn anlad. Ellerinde kalan toplarn ve makineli tfeklerin yok edilmesi iin emir verdi. ki emir eri ve bir subay, beyaz bayrak aarak Trk mevzilerine yaklatlar. O srada orada bulunan Nihat Bey adndaki bir yzba, yeni istihkmlar kazdryordu. Elma Da zerinden beyaz bayraklarla birka dman askerinin yaklatn grnce hemen toparland. Yunan askerleri Nihat Bey'e Bakomutan'n teslim olmak istediini syleyince Nihat Bey biraz ard ve hemen, "Buyurun," dedi, "sizi komutana gtreyim." Birlikte Tmen Komutan Yarbay Halit (Akmansu) Bey'in bulunduu Blmelik Tepe'ye yrdler. Halit Bey de karsnda beyaz flamal bir Yunan subayn grnce ard. Yunan subaynn yannda bulunan askerlerden biri Trke biliyordu. "Kumandanm," dedi, "bizi General Trikupis gnderdi. Teslim olmak istiyor. Kabul eder misiniz?" Halit Bey, "Yannda kimler var? Kuvvetiniz ne kadar?" diye sordu. "Yannda 2. Kolordu Komutan General Digenis, Tmen Komutan Albay Vandalis, kurmay subaylar, yaverler ve bir tmen asker var." Halit Bey, "Hay hay," dedi. "Derhal kendilerini teslim alrz."

Halit Bey bunun zerine, hemen Liva Kumandan Ali Rza Bey'e gidip Yunan kumandanlarn teslim almas iin emir verdi. Tmen zaten savaa hazr bir durumda bulunuyordu. Elma Da eteinde Gzem ky yaknlarnda mevzi aldlar. Ali Rza Bey, yanna ald sekin subaylar ve bir mfreze askerle Yunan subaynn peinden gitti. Gerekten General Trikupis ve kendisine bal subaylar, orada teslim olmaya hazr bir durumda bekliyorlard. Ali Rza Bey General Trikupis'in elini skt, "Gemi olsun, hep birlikte bizim karargha gidelim," dedi. "Ka kiisiniz?" "Ben, generaller, albaylar ve 6 bin asker, 300 de yaralmz var." "Merak etmeyin. Hi olay karmadan hepsini teslim alacaz." Elma Da eteklerinden Blmelik Tepe'ye uzanan yol iki kilometre kadard. Yolda Ali Rza Bey General Trikupis'e sordu. "Neden teslim olmaya karar verdiniz?" "Dn gece bir kurmaylar toplants yaptk. Tmen komutan Edremit ynnden ekilerek kurtulabileceimizi ne srd ve teslime kar kt. Ben ise, 'Yunanistan'a dnmemiz bir felket olur. Derdimizi kimseye anlatamayz. Halkn galeyan iinde olduunu biliyorum. Bizi mahvederler,' dedim. Eer bizi kuatmam olsaydnz Uak'a gidecektik." 203 "General, sizin haberiniz yok, Uak dt, kenti geri aldk. Ne yapacaktnz Uak'ta?" 204 Az sonra, akam saat 10'da General Trikupis ve Yunan subaylar, Yarbay Halit Bey'in karsndaydlar. Hepsi yorgun ve bitkin bir durumdayd. Yarbay Halit Bey'in zerinde bir er elbisesi ve kaputu, nefer izmeleri, banda bir kalpak vard. Hi de bir tmen komutanna benzemiyordu. Cebindeki btn paras da bir tek lirayd. Trikupis ise Avrupal bir kumandan giysileri iindeydi. Bir sre baktlar. Sonunda Trikupis Franszca, "O est le commandant?" (Kumandan nerede?) diye sordu. Halit Bey, "Kumandan benim," diye yant verdi. "Ho geldiniz. General gzlerine inanamam, akn akn sana soluna bakmyordu. Sonra umutsuz bir i ekiiyle boynunu bkt ve tabancasn uzatt. Halit Bey, "Buyurun, oturalm," dedi. Yere bada kurup oturdular. Aralarnda uzun bir sessizlik oldu. Hepsi anlatlmaz aclar iindeydiler. zellikle Tmen Komutan Vandalis, hibir ey grmemek iin gzlerini yummu, kara kara dnyordu. Halit Bey yanna Rumca bilen bir Giritli subay almt. Franszcas pek parlak olmad iin Trke konumay yeledi. Meer Trikupis'in Franszcas da Halit Bey'inkin-den daha iyi deilmi. O da Rumca konutu. ok iyi anlatlar. Halit Bey, "General," dedi, "karnnz a m? Belki bugn yemek yiyecek zamannz olmamtr." "ok iyi bildiniz. Azmza tek lokma koymadk. Zaten yemei dnecek durumda mydk?" "Tamam yleyse, hemen karnnz doyuralm." Halit Bey gzel bir sofra kurulmas iin kyllere haber gnderdi. Hl evleri alev alev yanan kyller ise, "Kumandanmza canmz feda. Nemiz var nemiz yoksa onun olsun. Ama bize yapmadklarn brakmayan dmana avu dolusu altn da verseniz alimallah bir lokma ekmek vermeyiz. Baksanza hl yanyoruz," diye haber gnderdiler. Halit Bey konuklarna ancak yannda bulunan zeytin, peynir ve ekmei ikram etti, ay syledi. Ortaya bir ate yaktrd. atr-daya atrdaya yanan odunlardan ykselen alevlerin nda General Trikupis'in ve teki esirlerin yzleri daha iyi grnyor ve o yzlerde byk bir mutsuzluk okunuyordu. aylar iildikten sonra sra sorgulamaya geldi. Halit Bey General Trikupis'e, "Siz grevinizi yaptnz," dedi. "Fakat talih aleyhinize dnd. Vatanmz haksz yere igal ettiniz. Biz de sizi vatanmzdan kovuyoruz. Er ge baarl olacamzdan emindik ama

zafere bu kadar abuk ulaacamz hi sanmamtk. Ben Sakarya Sava'na da katlmtm. Yunan ordusu orada imdikinden daha baarlyd. Ne oldu size?" General Trikupis, "Yenilginin en nemli sebebi, Sakarya bozgunundan sonra ordunun krala balln srdrebilmesi iin Bakomutanla Kral'n yaveri Hac Anasti'nin getirilmesidir," dedi. "leride bunlar size uzun uzun anlatacam." te bu teslim olayndan sonra general ve subaylar Uak'a gnderildi ve Garp Cephesi Kurmay Bakan Albay Asm (Gndz) Bey'in nne karld. Asm Bey ok heyecanlyd. Yunan esirlerine kar dmanln gizlemeden, "Sizi," dedi, "ada bir ordunun kurmay heyeti mi, yoksa ad bir etenin kan iici birer ferdi olarak m karlayacam bilmiyorum." Yunanl esir generaller hi yant vermediler. znt ve kukuyla nlerine bakyorlard. Asm Bey bundan sonra generalleri smet Paa'nn dairesine gtrd. smet Paa Asm Bey'e, "Siz," dedi, "esir generalleri Mustafa Kemal Paa'nn dairesine gtrn. Kendilerini orada karlayalm." Bakumandan Kemal Paa, o srada Uak'ta eraftan birinin konann st katnda karargh olarak seilen yerde masann banda Yunan Bakomutan'nn gelmesini bekliyordu. Yannda Ruen Eref, Cevdet Kerim, Salih, Cevat Abbas, Yaver Muzaffer, ahap Bey ve Halide Edip Hanm da vard. Bu karlama tarihsel bir olay olacakt. yldan beri yurdu talan etmi olan dman ordusunun 205 bakomutannn, kendisini muazzam bir yenilgiye uratan Trk Ordular Bakumandan ile karlamas elbette tarihe geecek bir olayd. General Trikupis ile General Digenis, Birinci Ordu Kumandan Nurettin Paa ile Drdnc Ordu Kumandan Ke-malettin Sami Paa'nn arasnda Mustafa Kemal Paa'nn nne getirildiler. Mustafa Kemal Paa, Fevzi Paa ile smet Paa'nn arasnda duruyordu. Generaller masann nne gelip de kendilerini selmlamak istedikleri zaman, Fevzi Paa ile smet Paa sadece eilmekle yetindiler. Yunanl generallere ellerini uzatmadlar. Mustafa Kemal Paa ise oyunu kazanm bir takm kaptan gibi Trikupis'in elini yakalad ve bir sre elinde tuttuktan sonra, "Oturun General," dedi, "yorulmu olacaksnz. zlmeyin, Napolyon da bir sava kaybetti..." Bu szler Trikupis'i ylesine rahatlatt ki, birdenbire morali dzeldi. Demek ki karsnda bir dman deil, uygar bir bakumandan vard. Generaller masann karsndaki iskemlelere oturdular. Nasl davranacaklarn bilmiyorlard. Mustafa Kemal Paa onlara tabakasn uzatt, sonra kahve smarlad. Gzlerini Trikupis'in gzlerinden ayrmyordu. Trikupis yorgunluktan bitkin bir durumdayd. ntihar edemeden teslim olmann acsn yayordu. Gazi'ye, "Grevimi sonuna kadar yaptm," dedi. "Ama baarl olamadm. Yapmam gereken son i intihar etmekti. Silhm ekip kendimi vurmam gerekirdi ama buna zaman kalmad." "Eer grevinizi sonuna kadar yaptnza inanyorsanz hi zlmeyin. Kazanmak da yitirmek de savan gereidir. Napolyon gibi byk bir kumandann da bana byle bir felket gelmedi mi? O da esir olmann aclarn ekmedi mi? Sizin banza gelen benim de bama gelebilirdi. Yazgnn hkmne boyun emek doru olur. imdi siz bana, nasl oldu da sava yitirdiniz, onu anlatr msnz?" "Anlataym. Taarruzun yaplacan gerekten ok iyi gizlediniz. Bunu hi beklemiyorduk. 25 Austos akam biz Afyon'da bir balodaydk. Toplarn patladn orada duyduk. Hazrlkszdk, ok kt avlandk. 26 ve 27 Austos'ta byk yenilgilere uradk. Ama sonra toparlanarak kendimizi savunduk ve kar saldrya getik. Siz yine stn geldiniz. Dumlupnar Sava da bi- 2O7 zim iin byk bir yenilgi oldu. Askerin morali bozuldu." "Peki o zaman ihtiyat kuvvetlerinizi kullanmadnz m?"

Trikupis General Digenis'i gstererek, "Kabahat benim deil, Digenis'in," dedi. "Ben, ona, 'htiyat kuvvetlerimizi kullanalm,' dedim. O ise, 'Hac Anesti'den emir gelmedike bunu yapamayz,' dedi. ihtiyatlar devreye girseydi byle olmazd. Toplarmzn korumas altnda ekilmeye baladk. Srtmz Kzlta yamacna dayand. Artk kprdayacak durumda deildik. Toplarmz da kullanamaz olduk, ite o zaman , siz sng hcumuna getiniz. Drt bir yanmzda sngler parl|. damaya balad. Atm bile yitirdim. Yaya olarak ormana daldk. Baka are kalmadn anlaynca teslim olduk. Yalnz anlamad[ m bir ey var. Siz bu muharebeyi nerden ynetiyordunuz?" "te tam snglerin parldadn grdnz yerden. Askerlerin arasndaydm." "Anlyorum, sava byle kazanlr, 500 kilometre uzaktan deil, izmir Krfezi'ndeki bir yattan sava ynetilemez." "Siz de askerin iindeydiniz." "Ben askerin iindeydim ama Bakumandan Hac Anesti izmir'deydi." "iyi ama bakomutan siz deil misiniz?" "Hayr, Hac Anesti." "General, sizin haberiniz yok. Hkmetiniz Hac Anesti'nin yerine sizi bakumandanla getirdi." "Hi duymadm. Bir hafta nce telsizlerimiz bozuldu, izmir' den hibir haber alamadk. Bakumandanla atandm ilk defa sizden duyuyorum. Buna sevinmem mi gerek zlmem mi, bilmiyorum, iki telsizimiz vard. Bir sre nce biri bozuldu. Onarlmas iin izmir'e gnderilince tek telsiz kald. O da topularnzn glleleriyle yok oldu. Her trl ilikimiz kesildi." Gazi, emir avuundan generallere ay getirilmesini istedi. ay ierken Trikupis'in elleri titriyordu. Gazi, "General, imdi burada bizim konuumuzsunuz. Einizin stanbul'da olduunu duydum. Kendisine bir haber iletmek ister- seniz Kzlay'n telsizini kullanabilirsiniz. Atina'ya da dilediiniz mesaj gnderebilirsiniz. Sizi burada rahat ettireceiz," dedi. "ok naziksiniz. ok duygulandm. Bana kar gsterdiiniz bu insancl davran mrmn sonuna kadar hi unutmayacam. Bizim Anadolu topraklarnda ne iimiz vard. ngilizler bizi kendi karlarna let ettiler. Bizi kullandlar. Biz iki karde ulusuz. Bundan sonra hep bu kardelii savunacam." "ok ge deil mi General? On binlerce insan yaamn yitirdi. Kyler yakld, halk perian oldu. Cephede lleri grnce iim paraland. Yazk deil miydi askerlerinize? Onlarn ne gnah vard? Yerlerinden yurtlarndan alnp kutsal topraklarmza gnderildiler. Bunun sorumlusu siz deilsiniz, biliyorum. Ama kimler sorumlu? Bir gn bunlarn hesab sorulacak herhalde. Birbirimize kar kin beslemeyelim. Ksa zamanda dmanlklar unutalm. Bu kanl savalarn ardndan yeni bir dostluk yaratalm. TrkYunan dostluu dnyaya rnek olsun." "Evet Generalim, ok haklsnz. Ben de bu dostluun hizmetinde olacam. Yalnz size unu sylemek istiyorum. Yarn silahlar susacak, beni lkeme gndereceksiniz. Ama size yalvarrm, acele etmeyin. Beni orada kuruna dizerler. Onlardan gvence almadka beni geri vermeyin. Ortalk duruluncaya kadar konuunuz olaym." "Hi kukunuz olmasn General, siz nasl isterseniz yle yapacaz." . Byk Taarruz'un Trk ordusundaki bilanosu 2.542 l ve 9.977 yaralyd. Ordular zmir'e doru ilerlerken Ankara'da heyecanl gnler yaanyor ve cepheden haber bekleniyordu. Haberler geldike de Ankara'da herkes bayram ediyordu. Bir gn Dumlupnar Zaferi' nin haberi geldi. Sonra Uak'in dt, sonra Afyon'un. te tam o gnlerde, Mustafa Kemal'in dostlar ve yaknlar onun en candan arkadalarndan brahim Sreyya Bey'in dnne hazrlanyordu. Dnn tarihi ok nceden saptanm ve byk taarruzun o gnlerde yaplaca hi dnlmemiti. b-rahim Sreyya Bey ile Mustafa Kemal'in dostluu 1909 ylna dayanyordu. Tantklar zaman ikisi de 28 yandayd. Sreyya Bey 209 skdar'da domu, dadi ve Rtiye'yi bitirdikten sonra

Mlkiye Mektebi'nde okumu, sonra da Trakya'da Cuma-i Bala kaymakamlna atanmt. Mustafa Kemal, o yl nc Ordu Karargh'nda kolaasyd (yzba). Cumal kararghnda manevralara katlyordu. Sreyya Bey, Mustafa Kemal'in adn duymu ama onunla hi karlamamt. st derecedeki kumandanlarn Cumal'ya geldiklerini renince Kumandanla giderek kendilerini selmlad. Subaylar manevralarda izlenecek yntemleri tartyorlard, ilerinde sar sal, keskin bakl ve ok yakkl bir subay, Sreyya Bey'in dikkatini ekti. Bu subay, btn tartmalarda tekilere stn bir durumdayd. Sreyya Bey, az sonra bu subayn Mustafa Kemal olduunu renince ok sevindi. Ne zamandr onu tanmak istemiti. O gn aralarnda ikili bir konuma olmad. Sreyya Bey, kumandanlar selmladktan sonra kaymakamla dnd. Manevralar devam ediyordu. Karargh bir sre sonra baka bir merkeze tand. Subaylar Cuma-i Bal'dan ayrldlar. Sreyya Bey kaymakamlkta yatp kalkyordu. Binann alt kat ahr, st kat da alma odasyd. st katta bir de yatak odas vard ama kn orasn stmak kolay olmad iin Kaymakam Bey alma odasndaki bir sedirde yatp kalkyordu. Bir akam ge saatlerde kap vuruldu. Sreyya Bey yatmt. Srtna paltosunu alp alt kata indi ve kapy at. Karsnda st ba kar iinde, byklar da karla kapl Mustafa Kemal duruyordu. "Beni tanyabildiniz mi? diye sordu. Ben Mustafa Kemal." "Nasl tanmam Yzbam. Geen akam hayranlkla sizi dinlemitim." "Sa olun, teekkr ederim. Biliyorsunuz karargh buradan ayrld. Ben evreyi denetlediim iin onlar braktm. Beni bu gece konuk edebilir misiniz?" "Ne demek, elbette, buyurun. Atlar ahra alalm. Seyise de bir yer buluruz. Size yukarda bir yer hazrlarm." GVF14 Yukar kata ktlar. Darda iddetli bir kar tipisi vard. Rzgr demelerden girerek yerdeki kilimi dalgalandryordu. Mus-210 tafa Kemal'in yz gz kar iindeydi. Sreyya Bey hemen sobaya iki odun att. Oda pek souk saylmazd. Rzgr nlemek iin cam kenarlarna gazeteler yaptrlmt. Ortada bir alma masas, bir koltuk, iki iskemle, iki de sedir vard. Sreyya Bey kendi yatt sedirin zerindeki battaniyeyi ve yata toplayp dzeltti. Sonra, "Bir eyler ier misiniz Yzbam?" diye sordu. "Eh hayr diyemeyeceim. Raknz var m Kaymakam Bey?" "Hi olmaz olur mu? Ben akamlar iki tek parlatrm." "Ne l, tam benim gibi, anlatk yleyse. Yemek filn istemem. Biraz leblebi, fstk, peynir olsa yeter." "Hemen hazrlayaym Yzbam. Burada kimsem yok. Odac akamlar evine dnyor. Kusura bakmayn." Sreyya Bey yaz masasnn zerine tezgh kurdu. Bir yandan demlenirken bir yandan da tatl tatl sohbet ettiler. kinci Me-rutiyet'in ilnndan sonra ortaya kan yeni durumu ve 31 Mart olayn tarttlar. kisi de ayn dnceleri paylayordu. Vatann kurtarlmas iin alnmas gereken nlemleri gzden geirdiler. Mustafa Kemal Cuma-i Bl'da kendisiyle ayn eilimde olan bir kaymakam tanmakla ok mutlu olmutu. Gece yarsndan ok sonra Mustafa Kemal de teki sedire uzand. Geceyi ahrdaki bir kerevette geiren seyis sabah 10'da gelip kapy vurmasayd, hi uyanacaklar yoktu. ok tatl duygular ve anlarla birbirlerinden ayrldlar. ki yl sonra Trablusgarp Sava km ve Mustafa Kemal Derne'ye gitmiti. Sreyya Bey de gnll olarak savaa katlmak iin bir Romen vapuruyla skenderiye'ye gitmi, oradan da Derne'ye gnderilmiti. Kendisini Mustafa Kemal'in kumandasndaki birlie verdiler. Dostluklar orada perinleti. Sava bitince Sreyya Bey stanbul'a dnd, yeni bir greve atand ama hkmeti sert bir dille eletirdii iin tutukland ve Sinop'a srld. ki yl orada yatt. ttihatlar devrilince Gelibolu mutasarrflna getirildi. anakkale Sava'nn en kanl gnle-

rinde Mustafa Kemal'le yine bir araya geldiler. Sreyya Bey Gelibolu Mutasarrfyd, Mustafa Kemal ise frka kumandan. Top seslerinin kesildii akamlarda Sreyya Bey Mustafa Ke-mal'in kararghna gider, birlikte kahve ierlerdi. Mustafa Kemal o koullar altnda azna bir yudum iki almazd. Bir deri bir kemik kalmt. ok yorgundu. Geceleri de gzne uyku girmiyordu. Savatan sonra Sreyya Bey zmir mutasarrflna getirildi. Ama Mondros'ta imzalanan silhlan brakma antlamasndaki hkmlere asla uymak niyetinde deildi. Bast istifay ve stanbul'a geldi. Meclisi Mebusan'a seildi. Ama bu i umurunda deildi. Hseyin Rauf Bey'le birlikte Ankara'ya gitti, oradan da Amasya'ya. Ondan sonra Mustafa Kemal'in yanndan hi ayrlmad. Erzurum ve Sivas kongrelerine katld, Ankara Byk Millet Meclisinde birinci dnem Saruhan milletvekillii yapt. brahim Sreyya Bey, Kozan Milletvekili Dr. Fikret'le de yakn arkadat, Trablusgarp Sava'nda birlikte olmulard. te o dostluun sonucu, o yl onun kz kardei Mediha Hanm'la evlenmeye karar vermiti. Bunun iin Dr. Fikret dnden bir ay nce stanbul'a giderek kardeini nebolu yoluyla getirmiti. O gnlerin koullarnda Ankara yolu gn gecede alnrken olaanst nlemler yznden gelin yedi gnde gelebildi. Dn dolaysyla ankaya'daki kkn bahesine alt hmayun adr kurulmutu. Ankara'daki btn milletvekilleri eleriyle birlikte dne davet edilmiti. Gelenlerin says 200'n stndeydi. Bir yanda ince saz takm alyordu, te yanda bando mzka. Cepheden zafer haberleri geldike herkes couyor, sabahlara kadar arklar ve trkler sylyor, lazlar Karadeniz oyunlar oynuyorlard. Durmadan da havaya silhlar atlyordu. Kimler yoktu ki o dnde; Bavekil Hseyin Rauf Bey, Yunus Nadi ve ei, Mazhar Mfit, yazar ve gazeteci Aka Gndz, Muhittin Baha Pars, Dr. Fikret... Aka Gndz, o enlikli dn Dikmen Yldz adl romannda anlatt. Dnn en elenceli bir saatinde davetliler bir de baktlar ki Zbeyde Hanm ile Fikriye baheye geliyor. Mustafa Kemal'in 212 annesini ve Kk'n hanmefendisi Fikriye'yi orada birlikte grmek herkesi daha da coturdu. te tam o sralarda Rauf Bey'e bir zarf getirdiler. Bavekil bu zarfn iindeki kd birka kez okudu. Btn gzler kendisine evrilmiti. Rauf Bey, gelen kd Milli Mdafaa Vekili Kzm Paa'ya uzatt. O da kd okudu. Rauf Bey'in kulana bir eyler syledi. Herkes ldracakt meraktan. Ne oluyordu? Aka Gndz, "renelim," diye haykrd. "Biz de renmek isteriz." Kzm Paa bunun zerine "Syleyeyim artk," dedi. "Hibir engel yok bunu sylememe. Ordularmz drt buuk saat sonra zmir'e giriyorlar." Yer yerinden oynad. Havaya yine silhlar atld. Haykrmalar, alklar. Bundan byk bir dn hediyesi olamazd. Ankara byle gzel bir dn grmemiti. Mazhar Mfit gelinin yanna yaklaarak, "Kzm," dedi, "bundan sonra sizin adnz Beridi Zafer (Zafer Mjdecisi) olsun. Ne kadar uurlu geldiniz. Ne olurdu birka ay nce evlenseydiniz de zaferi o zaman tatsaydk." Fikriye de Mediha'y kucaklam alyordu. kisi de ayn yataydlar. Fikriye belki de kendisi iin byle bir dn yaplmam olmasnn zntsn de iinde duyuyordu. XIII zmir'de Srad Bir Kadn Yunan ordular bakomutan ile teki kumandanlarn tutuklanmas, Ankara'da bayram havas yaratmt. Btn Ankara halk ertesi gn istasyon nnde toplanm esir generallerin gelmesini bekliyordu. Ama orada da generallerin lin edilmesinden korkulduu iin tren Sincan istasyonunda durduruldu. Atatrk'n genlik arkada ve Fikriye'nin yakn akrabas Fuat Bey, yaveriyle birlikte trene girerek generalleri karlad. Kumandanlar oradan bir arabaya bindirilerek Ankara-Dkap'daki Sar Kla'ya getirildiler. Orada birlikte bir ay iildi. Fuat Bey aydan sonra generallere,

"Ne kadar yorgun olduunuzu tahmin ediyorum," dedi. "Artk odanza ekilip dinlenebilirsiniz. Bir isteiniz olursa beni arayn. Burada konuumuzsunuz. Size iyi gnler dilerim." Fuat Bey esir konuklarn Sar Kla'da braktktan sonra doru ankaya'ya gitti. Akrabas Fikriye'ye iyi haberler verecekti. Fikriye'nin mutluluktan ii iine smyordu. Coku ve gzyalaryla Fuat Bey'in boynuna sarld. "Peki Aabey," dedi, "Paamdan haber var m?" "Var elbette, biliyorsun uzun bir sre cepheden hi haber alamamtk. Ne dedikodular kartlmad. Yok muharebeyi kaybetmiiz! Yok Gazi esir olmu! Bunlarn hepsinin muhalifler tarafndan uydurulduu anlald. Muharebenin en heyecanl gnlerinde bile bunlar amur atmaktan vazgemediler. Artk zafer kazanld ya, bunlarn da sesi kesildi. Yunan ordular perian oldu, darmadan kayorlar. Mustafa Kemal de pelerini brakmyor. Bundan sonras artk kovalamaca oyunu. Yunanllarn silh atacak gleri kalmad. Muharebe balamadan nce Mustafa Kemal ne demiti, anmsyor musun? 'On be gn sonra izmir'deyiz,' dememi miydi? Szn tuttu." 214 "Yaasn benim Paam. Demek ki yaknda Paam burada ola-cak." "Olacak inallah. Gelip Ankara'da bu zaferi kutlayacak, Meclis'te krsye kp dman nasl perian ettiini anlatacak." "Peki Aabey, siz Yunan Bakumandan ve yardmcsn trenden alp otomobille Sar Kla'ya gtrdnz. Neler anlatt size?" "Azlarn bak amad. Konuacak halleri mi vard?" "Yine de bir eyler sylemilerdir." "Evet, Trikupis biraz konutu. Mustafa Kemal'in ne byk bir insan ve ne baarl bir kumandan olduunu anlatt. Kendisinden hi byle bir insani muamele beklemiyormu. Durdu durdu, 'Esiz bir adam,' dedi, 'bana hi dmanca davranmad. Sanki manevralarda beni yenmi bir kurnandan gibiydi. Sanki ikimiz de ayn ordudandk, sanki manevra sonras durumu deerlendiriyorduk. Son derece zeki ve esprili bir adam. Muharebe alannda llerimizi grnce nasl duygulandn anlatt. Ne kadar zgn olduu konumasndan belliydi. Rumca bildiini de anladm. Selanikli olduunu biliyordum.' Ben de Trikupis'e, 'Elbette, Selanik'te genliimizde ok Rum arkadalarmz vard. Ama olaylar bizi ayrd,' dedim." "Doru sylemisiniz aabey, ben de ocukluumda Rum kzlarla arkadalk ederdim. Onlar Trke konuurlard, biz de Rumca. Ayrmz gayrmz m vard?" "Evet Fikriye'iim, hep birlikte yaadk. Ayn sarklan syledik, ayn oyunlar oynadk, ayn yemekleri yedik, ayn ikileri itik, ayn kzlar sevdik. "Baka neler konutunuz?" "Trikupis, 'Bizim buralarda ne iimiz vard?' dedi. ngilizlerin oyununa geldiklerini syledi." "Bellarn buldular. Gelmeselerdi." "Doru ama, karar veren onlar deildi ki, onlar emir kulu. Politikaclar ne dediyse onlar yaptlar. Kabahat hkmette, politikaclarda." "Onlar da bellarn bulacaklar. Ama muharebelerde askere yazk olmad m? Ya kyleri yaklanlar? Yurtlarndan kovulanlar? Alktan, yoksulluktan can verenler? Ya saldrya urayan kadn- 215 larmz, kzlarmz, ocuklarmz?" "Doru Fikriye'ciim. Mustafa Kemal de senin gibi dnyor. Yarn Yunan ordular zmir'den denize dkldkten sonra yeni bir dnya kurulacak. Bu bir bar dnyas olacak. Yine kardelik iinde yaayacaz. ou gitti, az kald. Artk gn sorunu. Yarn o zaferleri de kutlayacaz. Sen de ok byk skntlar ektin Fikriye'ciim. Paa'dan hi haber alamadan gnlerce kahrol-dun. Ama belli etmemeye altn. Biliyorum, her gn atma atlayp her yeri dolatn. Yollarda seni grenler, 'Bak' dediler, 'Paa' nn hanm aramzda dolayor. Demek ki korkacak bir ey yok. yle olsayd Paa'nn Hanm da kalkar Kayseri'ye giderdi'. Sen halka cesaret verdin, morallerini ykselttin." "Aabey'ciim, benim elimden ancak bu geldi."

Gelelim ordularn zmir'e doru gidiine. nce Alaehir ele geirildi, sonra Buldan, Kula, Stz, Bilecik, Bozyk, Simav, Demirci, demi, Salihli, Akhisar, Balkesir, Aydn, Nif ve Manisa. Ordular artk zmir kaplarndaydlar. Izmir uzaklardan grnyordu. Bir de baktlar ki, Kadifekale' ye Trk bayra ekilmi. Oysa daha hibir birlik izmir'e girmemiti. Bayra izmirli bir gencin tek bana kaleye ektii anlald. Mustafa Kemal Paa durumu biraz yokladktan sonra izmir'e girmeye karar verdi. Son geceyi de Nif te (sonradan Mustafakemalpaa ad verilen kasabada) geirecekti. Nif e dnerken yolda bir katra iki f yklemi bir askerle karlanca arabay durdurdu. Asker Gazi'yi tanmyordu. Gazi, "Hayrola," dedi, "nereye byle? Ne ykledin katrna?" Asker, akn akn bakt, birka saniye sustuktan sonra, "Allah benim dileimi yerine getirdi," dedi. "Ben arkadalara, 'izmir'i alrsak hepinize rak ziyafeti ekeceim,' demitim, izmir artk alnd demektir." "Peki nedir bu flarn iindeki?" "Rak kumandanm. Bir meyhaneyi boalttk. Ne kadar rak varsa flara doldurduk. Arkadalara ziyafet ekeceim." "Peki tabur kumandan buna izin verecek mi?" "Bilmem gayr, ister verir, ister vermez." "Kim tabur kumandannz?" "Mustafa Hsn Bey." "Peki ben ona bir tezkere yazaym da rak imenize izin versin. O benim arkadamdr." "Sa ol kumandanm." Mustafa Kemal tabur kumandanna u tezkereyi yazd: "Muhterem Tabur Komutan, bu askerlerin evkini krmayn. Bu akam her birine birer matara rak verin, zaferi kutlasn-lar..." Nif te o akam Gazi ok keyifliydi. smet ve Fevzi paalarn da gzlerinden mutluluk okunuyordu. Nereden nereye gelmilerdi. Bugne ulamak iin neleri gze almlard? Btn dmanlara, ierideki muhaliflere ve stanbul Hkmeti'nin yaratt glklere karn sava kazanlm ve zmir kaplarna gelinmiti. Bu zaferi kutlamak gerekmez miydi? Gazi evresindekilere, "Yahu," dedi, "zmir'e girdik. Bunu kutlamayacak myz? Nedir bu sessiz haliniz? Haydi hep birlikte ark syleyelim." Bir trk tutturdu Gazi, herkesi coturdu. Erler kalkp oynamaya baladlar. Kendisi de kalkp zeybek oynad. Hem de zmir kaplarnda. Trk ordular daha zmir kaplarna dayanmadan nce Ankara'ya bir mtareke nerisi gelmiti. Bu neriye gre ate kesildikten sonra Yunan ordusu Anadolu'dan ekilecek, Trakya Yunanllara braklacak, Trk ordusu da stanbul'a hi yaklamayacakt. Bakanlar Kurulu bakan Rauf Bey bu neriyi Mustafa Kemal Paa'ya duyurduunda, Gazi deliye dnd ve Rauf Bey'e u telgraf ekti: "Anadolu'daki Yunan ordusu kesinlikle malup edilmitir. Yunan ordusunun yeniden kar koymasna ihtimal yoktur. Anadolu iin artk hibir tartma sz konusu olamaz. Mtareke ancak Trakya iin sz konusu olabilir. Eyll sonuna kadar Yunan Hkmeti ya dorudan ya da ngiltere araclyla bize bavuracak olursa koullarmz udur: Trakya on be gn iinde 1914 snrlarna kadar kaytsz artsz Trkiye Byk Millet Meclisi Hkmeti askeri ve sivil memurlarna teslim edilmelidir." Tabii bu telgrafa hibir yant gelmedi. Gazi ertesi gn 10 Eyll Pazar gn le zeri Fevzi ve smet paalarla birlikte Nif ten yola kt. Yol boyunca halk byk gsterilerle arabalar durduruyor ve kumandanlar alklyordu. Gazi de Erzurum'da kard niformasn giymi olarak zmir'e giriyordu. Erzurum'da subay giysilerini kartrken "Allah ksmet ederse bir daha giyerim," demiti. te o gn gelmiti. Btn zmir kaynyordu. Limandaki gemilere kzlha bayraklar ekilmiti. Rumlar can atyordu gemilere binmeye. Ama yabanc gemiler kimseyi almak istemiyor ve merdivenleri havaya kaldryorlard. Rum sandallar gemilere yolcu tamak iin dnyann parasn alyorlard. ngiliz sava gemileri de hibir Yunan askerini gverteye kartmyordu.

Kafile ksa bir sre sonra izmir Hkmet Kona'na geldi. Hkmet konann nndeki alan bir anda hncahn doluver-di. Alk, kyamet, yer yerinden oynuyordu, izmirliler onun geliini kutlamak iin konan nnde bir kuzuyu kesmeye hazrlanyorlard. Gazi, Ruen Erefe, "Aman kesmesinler kuzuyu," diye haykrd. Ama Ruen Eref ie el koyuncaya kadar kuzu kesilmiti bile. Gazi bunu grmemek iin balkondan ieri kat. Bir sre sonra yeniden balkona gelerek halk selmlad. Heyecanl ksa bir konuma yapt. Btn izmir eraf, hkmet konan doldurarak Gazi'yle kucaklatlar, ellerini ptler. Onlarn ardndan Paa, konsoloslar ve dier yabanc devlet temsilcilerini kabul etti. Hepsi ulusal zaferden dolay Gazi'yi kutladlar. O arada istanbul Hkmeti'nden de Paa'ya, 'Kahraman komutan' szleriyle balayan bir kutlama telgraf geldi. 217 zmirliler, Paa'ya, hkmet konanda bir ziyafet hazrlamlard; yemekler, eit eit mezeler... Gazi ve arkadalar tam ilk 218 kadehlerini tokutururlarken, dardan top ve makineli tfek sesleri gelmeye balad. Bu ne olabilirdi? Paalar bir odaya kapanp durumu aratrmaya baladlar. Yaverler de telsizden haber getiriyorlard. Dardan gelip tell admlarla merdivenleri trmananlar da oldu. Olay yerinden haber getirmilerdi. Olay kartanlarn, Menderes-Torbal ynnden gelen 3.000 kiilik bir Yunan birlii olduu anlald. Bunlar, olak brahim Bey'in atllarnn saldrsna urayanlar olup, izmir'e snmak istiyorlarm, izmir'in kurtuluundan da hi haberleri yokmu. Neye uradklarn arp ate etmeye balamlar. Ama bir de bakmlar ki karlarnda koca bir ordu var. Hemen beyaz bayrak ekip teslim olmular. Gazi'nin, Karyaka'da, Fahrettin Altay Paa'nn yakn akrabalarndan Iplikizde ismail Bey'in kknde kalmas kararlatrld. Fevzi ve ismet paalar da ayn kkte kalacaklar, teki kumandanlar da o kkn hemen yan bandaki Fikri Bey'in kknde konuk edileceklerdi. Iplikizdelerin kk katl, on be odal, bahesinde bir yel deirmeni ve tenis kortu olan grkemli bir kkt, ismail Bey buray, 1916'da, evin ilk sahibi italyan uyruklu Alyoti adnda nl bir zenginden satn almt. Kkn nemli bir tarihi vard, 30 Mays 1921'de izmir'e gelen Yunan Kral Konstantin de bu evde kalmt. izmirliler Mustafa Kemal Paa'ya bir de araba hediye etmilerdi. Kke giderken, Gazi, yaverleri Salih Bozok ve Muzaffer Kl ile Ruen Eref Bey'i de yanna alarak bu arabaya bindi. Araba ieklerle yle bir donatlmt ki, bunun bir araba olduu bile anlalamyordu. Yola ktlar, atllar da arabann nnden halk yara yara gidiyorlard. Pencerelerden bayraklar ve araflar sarkyor, kadnlar hngr hngr alyor, sokaklarda ellerinde bayraklarla ocuklar kouuyordu. Kkn nnde de kzlar, kadnlar kendisini bekliyordu. Paa ok keyifliydi, yz glyordu, sevimli davranlarla arabadan indi. Halk teker teker selmlad. Bazlar boynuna sarlp aladlar. Paa tam merdivenlerin nne geldiinde, bir de bakt ki yere bir Yunan bayra serilmi. "Bu nedir?" diye kkredi. "Paam Yunan bayra. Kral Konstantin bu evde kalmt. O zaman da Trk bayra sermilerdi, ineyip gemiti." "Hata etmi. Bayrak bir ulusun onurudur. inenemez. Kaldrn hemen u bayra." Bu bayrak olay btn yabanc basna yansd. Paa'nn Karyaka'daki kkte kalmas kararlatrlnca, o akam kkte de bir ziyafet hazrlanmt. Gazi'nin neler sevdiini renen Iplikizde, onun beenecei yemekleri yapabilmek iin kap kap dolaarak yakn komularndan bulgur, pirin, eker ve un gibi eyler toplam, eitli mezelerle muazzam bir sofra donatmlard. Huzur iinde geen bir gecenin ardndan Gazi, 11 Eyll Pazartesi gn sabah erken saatlerde yine Fevzi ve ismet paalarla ve yaverleriyle birlikte hkmet konana gitti. O gn yaplacak pek ok i vard, izmir kurtulmutu ama Yunan askerleri eitli blgelerde direnilerini srdryorlad.

Bir atekes antlamasnn imzalanmas iin zaman daha ok erkendi. Bu konuda Fransz ve ingilizlerle n hazrlklarn yaplmas gerekiyordu, izmir'de de yaplmas geren ok ey vard. Kararghn hkmet konandan baka bir yere tanmas daha iyi olmaz myd? Mustafa Kemal Paa'nn da izmir'in merkezine yakn bir yerde oturmas o gnn koullarna daha uygun deil miydi? Bunlar hep gncel sorunlard. ite o konularn tartld bir zamanda, izmir'in nl zenginlerinden Muammer Bey'in khyas Osman Efendi, izmir'e giren ilk frka kumandanlarndan Kzm (Sevktekin) Paa'y kararghta grerek kendisine u mesaj iletti: "Kumandan Paa Hazretleri, ben Uakizde Muammer Beye-fendi'nin khyasym. Kendisi u anda izmir'de deil. Ama ben onun adna size unu bildirmek istiyorum. Eer Mustafa Kemal Paa Hazretleri Muammer Bey'in Gztepe'deki evlerini ikametgh olarak dnrlerse, bu Uakizdeler iin byk bir eref 219 olacaktr kendileri. Kendileri, bu erefin bir Trk ailesinden esi-genmemesini rica ediyor." 220 Kzm Paa bu szleri Mustafa Kemal Paa'ya iletince, davet Gazi'nin ilgisini ekti. Zaten Karyaka'dan kentin merkezine yakn bir yere tanmay dnyordu. Kzm Paa'ya, "Grelim bakalm bu Gztepe'deki kk nasl bir eymi?" dedi. Hemen yeni belediye bakan ile birlikte arabaya atlayp Gztepe'ye gittiler. Gazi orada, bir sre sonra yaamna damgasn vuracak bir kiiyle karlat. Mustafa Kemal ve yaverlerini kapda nce khya Osman Efendi karlad. Merdivenleri kp salona girdikleri zaman, karlarna siyah bir arafa brnm, yz kapal bir hanm kt. te bu, Ltife Hanm'di. Kara araftan dolay ne ya belli oluyordu ne de gzellii. Bu hanm, Gazi'nin ayaklarna kapand. Gazi neye uradn anlayamamt. Kim olduunu hi anlayamad bu kadnn davran ona ok dokundu. nnde eilen bir kadna, byk bir sayg ve alak gnlllkle, "Hanmefendi," dedi, "ok rica ederim ayaa kalkn, nedir bu haliniz?" Gazi ayaklarnn nne eilmi arafl kadn elinden tutarak ayaa kaldrd. Kadn bu kez de Mustafa Kemal'in ellerini pmeye yeltendi. Gazi, "Hayr, hayr Hanmefendi," dedi, "ben bir kadna el ptrecek yata ve dzeyde deilim. ok rica ederim, uygar bir biimde tanalm, nce u yznz bir an." Ltife Hanm yzn atktan sonra, "Paam," dedi, "zmir'e ho geldiniz. Benim adm Ltife Muammer. Uakizde Muammer Bey'in kzym. Sizi kkmze konuk etmek istiyoruz. Kral Konstantin'in kald kkte kalmaynz. Belki de oraya bir bomba yerletirmilerdir. Yarn patlayverir. Ne olaca bilinmez. Bu kkte konuumuz olacaksnz." Mustafa Kemal Paa karsndaki kadnn kara arafl klndan ve ar konukseverliinden pek holanmam olacak ki, "Hanmefendi," dedi, "acele karar vermekten ekmiyorum, nerinizi arkadalarmla grmem gerekecek." "Paa Hazretleri, ben her trl iinizde size yardmc da olu- 221 rum. Londra'da ve Paris'te okudum. ngilizce ve Franszca bilirim. Mektuplarnz yazarm, izmir'in igalinden beri yreim vatan akyla arpyor. Sizin zafere ulamanz iin her gn dua ettim. Ne mutlu bize ki artk aramzdasnz. Tanr bize bugnleri gsterdi. Biz Trk kadnlar hizmetinizdeyiz. Sizden emir bekliyoruz. Ne olur davetimizi geri evirmeyin, konuumuz olun. Bize bu erefi tanyn. Hem de bizim kkmz ok gvenli bir yerde. Kimse buralara yaklaamaz. Artk buras sizin eviniz demektir." "ok teekkr ederim Hanmefendi, beni ok mutlu ettiniz. Davetinizi byk bir duyarllkla dinledim, izin verin, konuyu arkadalarmla greyim." Mustafa Kemal, nezaket kurallar iinde Muammer Bey'in kknden ayrldktan sonra, belediye bakanndan bu ailenin durumuyla ilgili bilgi istedi. Kk de pek beenmedi ve yaverlere,

"Bu kk gzm tutmad," dedi. "Siz bana, Kordon boyunda kararghm kurabileceim uygun bir ev arayn." Mustafa Kemal o akam Kordon'da Kramer Oteli'nin gazinosunda raksn ierken garsona sordu: "Kral Konstantin de bu otele gelip bir kadeh rak iti mi?" "Hayr Paa Hazretleri." "yleyse neden izmir'i almak istemi?" Mustafa Kemal o gece, yine Karyaka'daki kke dnd. Ertesi gn 12 Eyll'd. Mustafa Kemal Paa gnn, izmir'deki ingiliz Bakonsolosu Henry Lamb'le grerek geirdi. Sonra Akdeniz'deki ingiliz filosu bakomutanna bir mektup yazd. Daha sonra Daily Mail gazetesinin muhabirine bir deme vererek, "Bu son taarruzu ben istemedim ama Yunanllarn, Anadolu'dan gitmeleri gerektiine inanmalar iin baka yol yoktu," dedi. izmir'deki nc gecesini de Kordon'da kendisi iin hazrlanan bir evde geirdi. Yani bylece Ltife Hanm'in davetine kulak asmam oluyordu. 222 13 Eyll aramba, yine ok dolu bir gnd. nce ngiliz filosu bakomutanna bir yaz yollayarak ingilizlerle siyasal ilikiler kurulmasndan onur duyacan bildirdi. Sonra bir Amerikan gazetesine deme vererek, 24 saat iinde en iyi birliklerini Trakya'ya geirerek Yunanllar oradan kovabilecek gte olduunu duyurdu. O gn zmir alev alev yanyordu. Sabotajclar zmir'i atee vermilerdi. Koca zmir kenti nerdeyse kavrulup yok olacakt. Gazi yangn izlerken yanndaki gen subaylara yle dedi: "ocuklar, bu manzaraya iyi bakn. Bu, bir devrin sona erip yeni bir devrin baladn gsteren bir yangndr. Osmanl mpa-ratorluu'nun son yzyllardaki btn gnahlarn bu atele temizliyoruz. Ayrca bu, yeni bir Trk devletinin kuruluu ve Trk milletinin ykselmesini de cihana ilan ediyor." Mustafa Kemal Paa bu zmir yangnn ii szlayarak balkondan seyrettikten sonra, yangnn Kordon'u da sarmasndan ekindiinden yine Karyaka'daki plikizdelerin kkne dnd. Gztepe'deki Uakizdelerin kkne gitmeyi aklndan bile geirmedi. Daha ertesi gn, 14 Eyll Perembe gn yine ortalk kaynyordu, ingilizler Yunanllarla Trklerin mutlaka bir araya gelerek atekes grmelerini balatmalarn istiyor, eer taraflar masaya oturmazlarsa Trklerin Trakya'y da ele geirmelerinden korkuyorlard. ite byle bir gnn akamnda Gazi, Karyaka'ya gitmekten vazgeerek geceyi Uakizdelerin kknde geirmeye karar verdi. Ltife Hanm evden ayrlm ve bykannesiyle birlikte bitiik eve tanmt. Ondan sonraki gnlerde Gazi ile Ltife Hanm zaman zaman bir araya geldiler, izmir yanm ve Uakizdelerin birok mlk de kavrulup gitmiti. O gnlerin birinde Ltife Hanm Mustafa Kemal Paa'ya yle dedi: "Paam, ailemizin btn serveti yand, mahvoluk. Fakat zarar yok, siz geldiniz, memleketi ve bizi kurtardnz. Bu bize yeter." ite ne olduysa o gn oldu. Paa ile onu ok etkileyen bu kara arafl kz arasnda hi beklemedii bir elektrik akm olutu. Oysa Mustafa Kemal bu tr giysili kadnlardan hi holanmazd. Gazi gzlerini onun gzlerinden ayramyor, sanki kafasnn ve kalbinin iini gryordu. Bu gen kza tutulmaktan biraz korktu. Srekli bir iliki artk onu korkutuyordu. Ya Ltife de ona delicesine k olursa? Neye varrd bunun sonu? Gazi duygusal ilikilerle zgrln yitirmekten ekiniyordu. Fikriye kendisine kul kle olduu iin onun egemenlii altna girmemi ve bamszln korumasn bilmiti. Mustafa Kemal Ltife'nin Batl kafasn, kendine gvenerek konumasn, ban dik tutmaya almasn bir an iin istanbul' da tand yabanc kadnlara benzetti. Sofya'da iliki kurduu gen kzlar da Ltife gibi glydler. Ltife de Londra'da ve Paris'te eitim grm, bat kltryle yetimiti. Gazi bu kzn oralarda ne

okuduunu, hangi niversitelerden diploma aldn bile bilmiyordu. Belki de elinde hi diplomas yoktu, ama kendisini satmasn beceriyordu. Gazi'nin iinde bir sevecenlik ve koruma duygusu uyand. Belki onunla konuurken her konuda anlaa-mayacakt, belki bu kz zaman zaman ona kar direnecek ve kiiliini koruyacakt. Belki aralarnda sonu gelmez tartmalar da kacakt, ama Gazi herkesin kendisini kr krne onaylamasndan bkmt. Belki de karsndakilerin kart dnceleri savunmalarndan holanacakt. Mustafa Kemal bu kara arafl kzda bu tr eilimler gryor ve ona scak duygularla bakmaya balyordu. Bir de u vard, Gazi Ankara'dan ayrlal neredeyse iki ay olacakt. Btn gnleri ve geceleri cephede gemiti. Scak ve kadnl bir ev yaamnn zlemi iindeydi. Ltife'yle aralarnda duygusal bir ban gelimesi Fikriye'ye ihanet anlamna gelir miydi? Ltife ile Fikriye'yi kafasnda karlatrd, Fikriye elbette ki Ltife'den ok gzeldi. Ayrca Fikriye hi kmsenecek bir kadn deildi. st dzeyde bir eitim grmemi ama aile evresinde ok iyi eitilmiti. Franszca ve Rumca biliyor, piyano alyordu. Tatl ve duygulu bir sesi vard. Yank yank trkler sylyor ve alaturka arklarda Mustafa Kemal'e elik ediyordu. 223 ok da kabiliyetliydi. Elinden gelmeyen i yoktu; diki, biki, yemek, ev dzeni. Ne de gzel ata biner, ankaya srtlarnda drt 224 nala atn kotururdu. Kendisine zg byk bir zarafeti ve kadnl vard. Ne giyse yaktryor, ne yapsa ho grnyordu. Ama Mustafa Kemal biraz bkmt Fikriye'den. Yaklak iki yllk ortak bir yaam, bir tekdzelik yaratmt. Gazi yeni ilikilerin zlemini duymaya balamt. Onun yaamnda hibir duygusal ilikinin iki yllk mr olmamt. Sras geldii zaman her trl balarn kesip koparmay bilecek bir yapdayd. Belki bu yzden Ltife'ye kar duygusal bir eilim gstermesinin sakncal olmayacan dnd. Aralarndaki iliki bu koullar altnda dodu ve ksa bir sre iinde hzla geliti. O sralarda Mustafa Kemal Paa'nn zmir'deki gndemi ok yklyd, istanbul Hkmeti, Yunan ordusunu izmir'de denize dkm olan ulusal ordunun istanbul'a yaklamasndan korkuyor ve ingilizlerin duruma el koymalarn salamaya alyordu. Fransz Yksek Komiseri General Pelle bir torpidoya atlayarak izmir'e gelmi ve Trk ordusunun Trakya'ya girmemesi iin Ga-zi'den gvence istemiti. Mustafa Kemal byle bir gvence vermeye hi yanamad. Yine o gnlerde izmir'e gelen Chicago Tribune gazetesinin bir muhabirine Gazi, "Misak Milli'mizde srarlyz. Btn topraklarmzda gerek bir bamszlk istiyoruz. Bizim iin artk kapitlasyonlar yoktur," demekle yetindi. ingiliz Savunma Bakanl, Trakya'y Trk ordusuna kar korumak iin General Harrington'a yeni takviye gler gndermeyi kararlatrd, ingiliz Dileri Bakan Lord Curzon Paris'te Fransz Babakan Poincare ile grerek Mustafa Kemal'e kar alnmas gereken nlemleri tartt. General Harrington ingiliz Savunma Bakanl'na bir telgraf ekerek, "Eer Mustafa Kemal anakkale'deki tarafsz blgeyi ineyecek olursa karsnda ingiltere'nin btn dominyon askerlerini bulacaktr," dedi. Hava gittike gerginleiyor ve ingilizlerle Franszlar Trk ordusunu nasl durduracaklarnn hesabn yapyorlard. Poincare' nin Lord Curzon'a o gnlerde yle dedii akland: "Trk kuvvetleri ileri yrmek istiyor. Mustafa Kemal ise almaya alyor. Tek are, hemen Mudanya'da bir mtareke komisyonu toplamaktr." Bu sylentiler zerine Gazi istanbul'da kan leri gazetesinin bayazar Cell Nuri Bey'e bir deme vererek unlar syledi: "Askere istirahat emrediyorum. Asker dinlemiyor ve savaa devam ediyor." ite o sralarda Trk svarileri anakkale'deki tarafsz blgeye girmi bulunuyorlard. Bu olay da gerginliin bsbtn artmasna neden oldu. General Harrington Mustafa Kemal Paa'ya telgraf ekerek Trk svarilerinin geri ekilmesini istedi. Gazi de, "Byk Millet Meclisi Hkmeti ile mttefikler arasnda bir tarafsz blgenin saptandndan haberim yoktu. Svarilerimiz ve birliklerimiz yenilgiye urayan Yunan

ordusunu takip etmilerdir. Ortada bir sorun yoktur," diye yant verince, hava bsbtn gerginleti. Bunun zerine ingilizler Yunan donanmasnn istanbul'dan uzaklatrlmasn saladlar, izmir'e gelen Fransz temsilcisi Franclin Bouillon, Babakan Poincare'ye yle bir telgraf ekti: "Mustafa Kemal'le drt saat grtm. Durumu g. Askerlerini zor zapt ediyor." Btn bu olaylar birka hafta iinde oldu. Mustafa Kemal Paa bir yandan byk bir diplomatik beceriyle bu ileri yrtyor, bir yandan da izmir'in tadn kartyordu. Ltife Hanm'la uraacak zaman pek yoktu. Ltife Hanm ise Paa'y yitirmemek iin trl tasarlar peindeydi. Maksad mutlaka Mustafa Kemal'in ei olmakt. Ama Gazi kendisine umut verici hibir sz sylemeden, 29 Eyll gn saat yarmda trenle izmir'den ayrld. Ltife Hanm o saatlerde Gztepe'deki kknde gzyalarna boulmu alyordu. GVF15 XIV Zoraki Sanatoryum Bakm Gazi 2 Ekim'de trenle Ankara'ya geldi. Yannda cra Vekilleri Heyeti Bakan Rauf Bey, Dileri Bakan Yusuf Kemal Bey ve iileri Bakan Fethi Bey vard. Ankarallar ve Meclis yeleri, kendisini cokuyla karladlar. Gazi doru ankaya'ya gidip annesinin elini pt, Fikriye'yle kucaklat. Her ikisi de heyecanla onun dnn bekliyorlard. Fikriye daha solgun ve gsz grnyordu. Kesik kesik k-sryor ama halsizliini Paasna belli etmemeye alyordu. u son iki ay iinde bsbtn zayflamt. Gazi ertesi gn Salk Bakan Refik Saydam' Kk'e artarak Fikriye'nin salk durumunu sordu. Refik Bey, "Paam," dedi, "hastamzn durumu bana ok tehlikeli grnyor. Vereme yakalanm. Cierlerinin biri bitik halde, brnde de caverneltr var. ksrrken azndan kan geliyor. Geceleri terliyormu, kilo kaybetmi, balgam kartyor. Youn bir sanatoryum bakm gerekiyor. Burada kalrsa hastamz kurtara-mayz. Bence hemen svire'de ya da Almanya'da bir sanatoryuma yatmas iyi olur." "Peki, nasl anlatacaz bunu kendisine?" "ok g. Ben birka kez azn yokladm. 'Katiyyen sanatoryuma filn gitmem, lrsem de burada lrm,' diyor. Kardei gibi lmekten korkuyor, ama sizden uzak dmemek, sizi kaybetmemek iin de her eyi, lm bile gze alyor." "Ne diyorsun Refik Bey? Bu ok kt bir durum. Ben Fikriye' nin bana byle bir felket gelsin istemem. Kendisini nasl sevip saydm bilirsin. Ne yapmam gerekiyor, bilemiyorum. Bana ne onerrsm "Vallahi Paam, durum ok ciddi. Veremin ne kadar korkun bir hastalk olduunu biliyorsunuz. Ne yazk ki bunun aresi bulunamad, iyi bir bakmla yaamn bir sre uzatabiliriz. Ama bu- 227 nun ecele aresi yok. Bir de u var, bu hastaln bulac olduunu da biliyoruz. evresindeki insanlarn ok dikkatli olmas gerekir. Verem, birlikte yaamaktan, yan yana olmaktan, ayn havay almaktan da geebilir. Kendinizi ok korumanz gerekecek. Bu nasl olur? Ayn yatakta yatmayacaksnz, hastadan bir iki metre uzakta duracaksnz, ayn bardaklar kullanmayacaksnz, iyi gda almak zorundasnz. Oday havalandracaksnz. Bilmiyorum, bunlar yapabilir misiniz? En iyisi onu derhal dar gndermek. Caverneler kapanrsa tehlike azalr. Sizin de cannz tehlikeye atmanzn hi anlam yok. Vatan kurtardnz ama imdi sizi yeni grevler bekliyor. Daha istanbul kurtulmad. Saltanat ve hilfet sorunu zlmedi. Meclis'te muhaliflerimiz bize kar her trl ktl yapyor ve kurmaya altnz rejimi imdiden kertmek istiyorlar, iyi dnn Paam, siz bu lkeye daha uzun yllar gereklisiniz." "ok zlyorum. Ne yapacam bilmiyorum. Anlyorum ondan biraz uzak durmam art ama bunu nasl ypacam? Dediin gibi Fikriye'yi dar gndermeliyiz. Sen hemen bir aratr bakalm, nasl olur? Almanya'daki sanatoryumlardan acele bilgi aln, ona gre bir karara varalm."

O gn Mudanya'da grmeler balamt. Gazi telgrafla almalar izliyor ve delegasyon bakan ismet Paa'ya direktifler veriyordu. ok heyecanl bir durum yaanyordu. Ertesi gn Mustafa Kemal Paa srekli alklar arasnda Mec-lis'e girdi. nce 26 Austos taarruzunu, sonra 30 Austos zaferini, sonra da ordunun izmir'e giriini anlatt. Konumas zaman zaman alklarla kesiliyordu. Muhalifler bile kendisine alk tuttular. Sonra gizli bir oturum dzenlendi. O oturumda sz alan Mustafa Kemal Paa yle dedi: "imdi Mudanya Konferans ister mspet, ister menfi sonuca varsn, biz bir an nce bar masasna oturmalyz. Mudanya JilM 228 Konferans olumsuz sonulanrsa biz bar konferansna gitmekten kanacak myz? O zaman bir yandan askeri hareket devam eder, bir yandan da bar grmelerini srdrrz..." Mudanya'dan olumlu haberler gelmiyordu. Mustafa Kemal ise ismet Paa'ya yollad telgrafta yle diyordu: "Trakya'nn boaltlmasn ve bize teslimini yle belli olmayan bir zamana ertelemeyiniz. Trakya'nn iadesi kabul edilmezse hemen bu gece stanbul zerine harekete geiniz." Ordunun stanbul zerine yrmesi, yeniden byk olaylara ve ngilizlerle arpmalara yol aabilirdi. Gazi bu yry kararn bir sre erteledi ve 9 Ekim'de Meclis'te gizli bir oturumda unlar syledi: "Grlyor ki Trakya'y bize vermek istemiyorlar. Oysa bizim istediimiz ey Trakya'nn ve stanbul'un dorudan doruya bizim hkmetimize teslim edilmesidir." O gn smet Paa'dan yeni bir telgraf geldi: "Trakya'y bize gerekten vermek fikrinde grnmyorlar. Franszlar btn gleriyle ngiliz nerilerini destekliyorlar." Mustafa Kemal asla dn vermek niyetinde deildi; dayatt. smet Paa'nn da yapaca baka bir ey yoktu. Sonunda ingilizler ve Franszlar boyun emek zorunda kaldlar; 11 Ekim'de atekes antlamas (Mudanya Mtarekesi) imzaland. Bu, Mustafa Kemal Paa'nn, ismet Paa'nn, btn ordunun ve sava zaferle sonulandran halkn baarsyd. Artk Mustafa Kemal Paa derhal Bursa'ya giderek ismet Paa'y orada beklemek kararndayd. Ya Fikriye ne olacakt? Fikriye'nin youn bir bakma ihtiyac olduu kesindi. Gazi, Dr. Refik Bey'le grtkten sonra bunu Fikriye'ye anlatmaya alt. Bir akam, "Bak Fikriye'ciim," dedi, "senin mutlaka bir sanatoryumda baklman gerekiyor. Bunun iin Refik Bey'le grtk. Senin bir sre isvire'de ya da Almanya'da sk bir bakm altna alnman gerektiini belirtti. Fuat'la da konutuk. O da senin bir sanatoryumda yatman uygun buluyor." "Paam, ben hasta deilim. Ne olur beni sanatoryuma gndermeyiniz." "Ama Fikriye'ciim, doktorlar bunu gerekli gryorlar." 229 "Ben doktorlara inanmyorum. Jlide'yi de onlar ldrdler." "Hayr ocuum, Jlide'nin vereme yakaland ok ge anlalm. Hastalk ilerlemeden bir sanatoryuma kaldrlsa iyi olabilirmi." "Paam, kardeim Heybeliada Sanatoryumu'nda tedavi grd." "Ama i iten getikten sonra. Bak Fikriye'ciim senin durumun yle deil, daha hastaln hi ilerlememi. Bunu kolayca atlatacaksn." "Paam, ben hasta deilim, yorgunum. Sizin cephede bin bir tehlike altnda bulunmanz beni ok zd. Hi geri gelmeyeceksiniz sandm. O yzden ne yedim ne itim, asabm bozuldu, bunalmlara dtm. Siz dndnz ya, ben artk iyi olurum. Benim ilcm sizsiniz Paam."

"Fikriye'ciim, seni ok iyi anlyorum, ama ben hi kimseye il olamam, seni iyi edemem. Ne olur doktorlar dinle, beni dinle, birka ay sanatoryumda kal. iyi bakm, temiz hava seni iyi edecek. Eskisinden salkl olacaksn." "Paam siz yanmda olmaynca ben salkl olamam." "Olacaksn ocuum. Kilo alacaksn, ksrn kesilecek, asabn dzelecek, bunalmlardan kurtulacaksn. Birka ay sonra taptaze Ankara'ya dneceksin." "Ne olur Paam, beni yannzdan uzaklatrmayn." "Fikriye'ciim, bu ayrlk birka ay iin olacak. Sonra yine birlikte olacaz. lkeye bar gelecek. ekilen aclar unutacaz, istanbul dman igalinden kurtulmu olacak. Padiah da belki vatandan uzaklamak zorunda kalacak. Belki de Cumhuriyet'i ilan edeceiz. Btn halk bayram edecek. Mutlu gnler greceiz. O gnleri birlikte yaayacaz. Ne olur biraz sabret. Salna kavuman iin byle bir sanatoryum dnemi geirmenin art olduu anlalyor." "Peki Paam, size kar koyacak gcm yok. Nasl isterseniz yle olsun. Ama bilin ki, nerede olursam olaym, sizin aknzla 23 yanp tutuacam. Size hi duyamayacam. Ne olur sizsiz geecek gnlerimi uzatmadan beni yannza aldrn. Yine Kk'n tek kadn ben olaym. Yine size hizmet edeyim. Yine gece yarlarna, sabahlara kadar sizin Kk'e dnmenizi bekleyeyim. Umutlarm yaatmama yardmc olun Paam. Hayatta yalnz sizi sevdim ve sizi seveceim. Siz her zaman yaammn tek erkei olacaksnz. Bana acmanz hi istemiyorum, ama beni anlamaya aln ve kalbinizin bir kesindeki ufack yerimi benden esirgemeyin." "Fikriye, kzm, ocuum, bu szleri duyduka yreim szlyor, iim kan alyor. Ne olur beni daha fazla zme. Mutlu gnler greceiz. Ama her eyden nce senin salna kavuman gerek. Refik Bey Dileri Bakan'ndan senin iin Almanya'da bir sanatoryum aratrmasn istemi, galiba en uygun yer Mnih Sanatoryumu imi. Hemen bir telgraf ekerek sana bir oda ayrlmasn isteyecekler." "Ne kt, benim canm hi gitmek istemiyor." "Ama gitmek zorundasn Fikriye, ksa bir sre iin." "Peki Paam, sizi dinleyeceim. Ne zaman gitmemi uygun gryorsunuz?" "Hemen birka gn iinde. Ben de zaten Bursa'ya gideceim. Gitmeden vedalarz." "Paam, ne olur ben de sizinle Bursa'ya geleyim. Sizin zafer kazanm bir bakumandan, bir Meclis Bakan olarak Bursa'da cokuyla karlanmanza tank olaym. Bana bu zevki ok grmeyin." "Ne demek Fikriye? Elbette, Bursa'ya beraber gideriz. Sen oradan ayrlp istanbul'a gidersin, ben de birka gn Bursa'da kaldktan sonra Ankara'ya dnerim." "Ne kadar ac Paam, sizi Ankara'da karlayamayacam." "zlme Fikriye, dnnde ben seni karlarm." Mustafa Kemal'in ii szlyordu. Fikriye'nin amansz bir hastala yakalandn biliyordu, ama ne yapabilirdi? Onun Almanya' ya gitmesinden baka are yoktu. 15 Ekim'de Ankara'dan yola ktlar. Gazi kendi arabasna Kzm Karabekir ile Refet Paa'y ald. Arkadan gelen ikinci bir arabaya da Fikriye oturdu. Almanya'ya gtrecei giysilerini ve amarlarn bir bavula yerletirmiti. Yanna fazla bir ey almamt. Ankara'da kendine bir eyler yaptramamt. Dolabnda da hi ayrlmayaca bir giysisi yoktu. Niyeti sanatoryuma yatmadan nce Paris'te birka maazay dolap orada giyecei amar ve sabahlklar almakt. Havalar artk serinlemeye balamt. Avrupa'da da havalar serin olabilirdi. Geen yl kulland krk mantosunu da yanna ald. Akam karanlnda Ankara'dan ayrldlar. Btn gece yolda geti. Birka kez durup ay itiler. Mustafa Kemal Fikriye'nin salyla ilgilendi. Sonra yine yola koyuldular. Gece souk km ve Fikriye krkne brnmt. Heyecandan gzne hi uyku girmiyordu. Sabaha kar ortalk buz gibiydi. Bozyk'te Paa arabalar durdurdu, kahvalt ettiler. Fikriye'nin souktan elleri donmutu. Scak ay iyi geldi. Gazi genelde Kzm ve Refet paalarla konutu, Fikriye suskundu. Yeniden yola koyuldular. Bursa'ya yaklarken kardan bir arabann geldiini grdler. O saatlerde yollar bombotu. Kardaki araba Meclis Bakan'nn konvoyunu grnce

durdu, onlar da durdular. Paa arabadan atlayp kardaki arabaya yaklat. Bir de bakt nde iki kadn oturuyor. Biri Halide Edip Hanm, teki de hi tanmad bir kadn. Halide Hanm hemen arabadan indi. Mustafa Kemal, "Hayrola Hanmefendi, nereye byle sabah sabah? istanbul'a m dnyorsunuz?" diye sordu. "Hayr Paam, Doktor Emin Bey'in bir hastas varm. Ankara'ya gitmesi gerekiyor. Benden rica etti, hastamz Ankara trenine kadar gtreceiz. Biliyorsunuz, istanbul'dan gelen tren yol zerinde izmit yaknlarnda bir yerde durup burada yolcularn alr. Ben de hastamz oradan trene bidirip Bursa'ya dneceim." "Ya, vah vah, gemi olsun. Emin Bey size g bir i yklemi." 231 "nemli deil Paam, insanlk grevi. Hastamz kurtulsun da biz yorulalm ne kar." "Hanmefendi, size Kzm Karabekir Paa'y takdim edeyim." "ok mutlu olurum. Hi karlamamtk." "Evet, Kzm Paa Dou Cephesi'ndeydi." "Paa Hazretleri, ok memnun oldum sizi tandma." "Ben de Hanmefendi, yllardr adnz duyarm." Gazi Halide Hanm'a dnerek konumasn yle srdrd: "Hanmefendi, ben Fikriye Hanm' Bursa'ya gtryorum. Orada birka gn kalp stanbul'a hareket edecek. Oradan da Almanya'da bir sanatoryuma gidecek. Hasta olduunu duymu olduunuzu sanyorum." "Evet duymutum. Ama bu derece nemli olduunu bilmiyordum. Kendisini bir sre nce bir kadnlar toplantsnda tanmtm. zin verir misiniz kendisine gemi olsun diyeyim ve veda edeyim?" "Tabii, elbette, ok memnun olur." Gazi bunun zerine arkadaki arabann kapsna uzand. Fikriye krkne sarlm bekliyordu. Halide Hanm' tatl bir glmsemeyle karlad. Halide Hanm onu ok zayflam buldu. Hasta ve yorgun olduu baklarndan belliydi. Glmsemekte bile glk ekiyordu. Halide Hanm, "Gemi olsun Hanmefendi," dedi, "tedaviye gidiyormusunuz." "Evet, Avrupa'da bir sanatoryuma gideceim. Doktorlar, iyi olursun, diyorlar." "inallah Fikriye Hanm, keke bu kadar uzatmasaydnz." "Ben gitmek istemedim fakat Paa srar etti. Bir-iki gn istanbul'da kalacam." "Ondan sonra sanatoryuma, deil mi?" "Birka gn de Paris'te kalp kendime esvap yaptrmak istiyorum." Halide Hanm gzyalarn g tutabildi. Sonra boynuna sa-nld ve, "iyi olacaksnz," dedi. Fikriye "inallah," demekle yetindi. O da Halide Hanm'a sarld ve yanaklarndan pt. Vedala-tlar. O gn Bursallar Gazi'yi byk bir cokuyla karladlar. Kadn, erkek, gen, yal, oluk ocuk yollara dklmt, iki gndr yaan yamura kimse aldrmyordu. ismet, Fevzi, Asm Gndz ve Kemalettin paalar da Gazi'yi karlamak iin otomobillerle Hacivat Kprs'ne gelmilerdi. Bursa milletvekilleri, eski Seriye Vekili Mustafa Fehmi Efendi, Hamdullah Suphi, Vali Hac Adil Bey de oradaydlar, istanbul niversitesi'nden bir renci grubu da Gazi'yi karlamaya gelmiti, gelenler arasnda Yahya Kemal Bey de bulunuyordu. Gazi bu kalabal grnce arabalar durdurdu. Kzm Karabekir ve Refet paalarla birlikte arabadan indiler. Bursa'nn btn ileri gelenleri oradayd. Hepsi Gazi'yi ve paalar kucaklad. Fikriye arabadan inmemiti. Uzaktan bu cokulu manzaray izlerken gzyalarn tutamyordu. Gazi ve paalar oradan Hacivat Kprs'nn alt bana kadar yrdler. Sonra yine otomobillere binildi. Yollara zafer taklar kurulmutu. zerlerine ieklerle 'Bin yaa Gazi Paa' yazlar ilenmiti. Yolda Bursal kadnlar, renciler ve ocuklar cokuyla baryor ve alk tutuyorlard. Hkrk sesleri ve alklar arasnda Belediye'ye kadar

gelindi. Osman Gazi trbesinden de toplar atlyor, minarelerden sel sesleri geliyordu. Belediye'nin nnde kl kalkan oynanyor, davullar zurnalar alyor, kk kzlar Paa'ya iekler veriyorlard. Bursa Bursa olal, byle bir bayram havas yaamamt. Fikriye ise arkadaki arabada yaamnn en mutsuz gnlerinden birini yayordu. Niye sanki u anda Paa'nm yannda deildi? Bu cokulu zafer trenini onunla paylamay ne kadar ok isterdi. Neden bu gezide o hep arka plandayd? Oysa iki yl Ankara'da hep birlikte olmulard. Birlikte yaadklarn bilmeyen yoktu. Kk'n hanmefendisiydi. imdi kendini bir yerde itilmi, gizli tutulmu gibi hissediyordu, ismet, Kzm, Refet ve Asm Gndz paalarla ka kez bir arada bulunmulard. Ya Mustafa Fehmi Efendi? Onlarn nikhn kym olan, bu muhte233 rem hoca efendi deil miydi? imdi onlarn yannda olmaya nasl can atard. yle olsa btn dertlerini unutur, sal da mutlaka 234 yerine gelirdi. Bu coku dolu ortamda Paasyla uzaktan bile olsa bir kez gz gze^gelmemilerdi. Bu kadarck bir ilgiyi bile ona ok mu gryordu? Nasl bir karamsarlk iindeydi, yoksa o da Jlide gibi yok olup gidecek miydi? Ne acmasz bir hastalkt bu. Kurtulu umudu olmadn biliyordu ama, son nefesini Paasnn kollarnda vermek istiyordu. O sralarda kortej belediyenin nne gelmiti. Belediye Bakan, giri kapsnn nnde Paa'ya, kendisini bekleyenleri teker teker tantt. Gazi her biriyle ayr ayr ilgilendi, sorular sordu. Bir-oklaryla kucaklat. kz renci Paa'ya iirler okudular. Fikriye de kendi arabasndan karak Mahmut (Soydan) Bey' le birlikte Belediye salonuna girmiti. Bakan'n eiyle tantlar. O da kendisine tatl szler syledi. Tantma ileri sona erince Gazi salonun ortasna gelerek Bursallara ilk konumasn yapt. Herkes bu konumay heyecanla bekliyordu. Gazi konumasn yle bitirdi: " buuk yl sren bu mcadeleden sonra bilim, eitim ve ekonomik yaamda mcadelemize devam edeceiz. Fabrikac olacaz, sanatkr olacaz. Bundan sonra dncelerimizi hep buna ayracaz, buna nem vereceiz." Bu, Bursallarn hi alk olmad bir sylemdi. Demek askeri zaferler tamamlanm, sra ekonomik savalara gelmiti. Bu konumadan sonra Gazi, belediyenin nnde birikmi olan gen rencileri de tanmak istediini syledi. Belediye Bakan srayla btn ocuklar ve genleri ieri ald. Kk yavrularn bazlar imdiye kadar hi el skmamlard, acemice sol ellerini uzatyorlard. Paa onlar dzeltiyor, sonra sa ellerini avularnn iine alarak okuyor, pyor, onlara sorular yneltiyordu. Sonra onlara da bir konuma yaparak yle dedi: "Kk Hanmlar, Kk Beyler! Sizler, her biriniz gelecein bir gl, bir yldz, kaderimizin nurusunuz. Memleketi asl aydnla siz ulatracaksnz. Ne kadar nemli, ne kadar deerli olduunuzu dnerek ona gre aln. Kzlarm, oullarm, ocuklarm, sizlerden pek ok ey bekliyoruz." Bunlar dinlerken Fikriye'nin gznden yalar boanyordu. O da bu ocuklar kucaklamay ne kadar ok isterdi. Oysa u anda o lm dnyordu. Kafasnda iki saplant vard: Ayrlk ve lm. Bursa bu ikisinin kavak yeriydi. Bu yol onu sanki lme gtryordu. Bir an anlaryla babaa kald. ki yl nce bin bir glk iinde Ankara'ya geliini anmsad. Btn yoksulluun iinde ne kadar cokuluydu. Paasna kavuacakt. Kafas umut doluydu. Yeni bir yaama gidiyordu. Kanatlanm uuyordu sanki. Paas onu bekliyordu. Birlikte yaayacaklard. Hem de ayn kentte ve ayn evde. Hibir konforu ve bakm olmayan Direksiyon Binas ona saray gibi grnecekti. Dman belki ksa zamanda Ankara kaplarna gelip dayanacakt. Belki hep birlikte can vereceklerdi. Ama iinde hem sevdii adama olan ak vard, hem de vatan iin savama tutkusu. Dnya ve dman onun umurunda deildi o zamanlar. Her ey pembe grnyordu. Btn yollar pembeydi, Ankara'nn talar pembe, iekleri pembe, ufuklar pembe, sabahn ilk klar pembe. Gneli gnlere gebeydi bu

pembelikler. Ama imdi btn bu zafer enlikleri iinde Fikriye her eyi kapkara gryordu. Byle mi olacakt? Belediye'deki bu treni, saat 15.30'da Gazi'nin onuruna verilen bir ziyafet izledi. Bir masa da kadnlara ayrlmt. Fikriye'yi ortalarna aldlar. Muazzam bir sofra hazrlanmt. Ama lokmalar Fikriye'nin boaznda dmlenip kald. Sonra yine otomobillere bindiler, Paa ile Fikriye'nin birlikte kalacaklar kke gidildi. Fikriye'ye kkte ayr bir oda ayrlmt. Demek ki orada da birlikte olamayacaklard. Bir sre kkte dinlendiler. Paa'nn hi de yorgun bir havas yoktu. Fikriye ise yorgunluktan ve kederinden lyordu. O akam Gazi'nin onuruna byk bir ziyafet dzenlenmiti. Btn komutanlar, milletvekilleri, bakanlar, ynetim grevlileri, Bursa'nn ileri gelenleri ve istanbul'dan gelen niversiteli genler 235 de, balarnda Yahya Kemal'le oraya davetliydiler. Fikriye bu yemee katlmak istemiyordu ama Paa'nn srar zerine keyifsiz keyifsiz yemee gitmek zorunda kald. Ama azn bak amad. Gece byk bir fener alay dzenlenmiti. Kk'n evresinde enlikler ge saatlere kadar srd. arklar sylendi, oyunlar oynand. Sanki btn bu enlikler Fikriye'yi uurlamak iin yaplyordu. Kk'te o gece Gazi ve Fikriye kendi odalarna ekildiler ama Fikriye'nin gzne uyku girmedi. Bir ara ldn sand. Her yer kapkara oldu, ter iinde kald, kalbi gm gm atmaya balad, kulaklar uuldad, odann btn eyalar zerine zerine geldi, her yer karard. Jlide, annesi, ablas Melhat ve babas gzlerinin nnde canland. Hepsi, "Fikriye ne olursun, bize yaklama, uzak dur bizden," diye bar-yorlard. Oysa o, kollarn am onlara doru gidiyordu. Onlar, "Dur, dur," diye haykryorlard. Onlarn sesiyle bu karabasandan uyand. Paas yanndayd. Elini avularnn iine alm: "Uyan Fikriye," diyordu. "Rya gryorsun. ok yorgunsun. Araba yolculuu seni yordu. Haydi ocuum, kendine gel. Bak ben yanndaym, merak edilecek hibir eyin yok." Fikriye artk uyanmt, "Paam, iyiletim, uyandm," diye mrldand. Merak etmeyin hibir eyim yok. Siz yanmdasnz ya, ok mutluyum. Ryamda Jlide'yi grdm. ok mutlu oldu. Aladm, ama o da beni brakt gitti. Ben ne olacam byle? Uurumlara yuvarlanyorum. "Bak kzm, bir rya grdn, geti artk. Doktorlarm ardm, imdi gelecekler. Kendine hkim ol, her ey dzelecek." Gerekten de iki dakika sonra doktorlarn geldiini haber verdiler. Fikriye onlara, "Hayr, hayr," dedi, "tel etmeyin. Benim hibir eyim yok. Kt bir rya grdm, o kadar. Artk uyandm, dinleneceim." Gazi de doktorlarla birlikte odadan kt. "Nesi var, ne oluyor?" diye sordu. Doktorlar, "Paam, hi merak edecek bir durum yok, diye yant verdiler. Bir depresyon geiriyor. Biliyorsunuz, ilerlemi bir verem durumu var. stelik yorgunluk. Bunlar da yetmiyormu gibi sizden 237 ayrlp Avrupa'ya gitmenin verdii bir huzursuzluk ve sinir bozukluu. Biraz dinlenince, temiz hava ve gda alnca bunlarn hepsi dzelecek. Siz endie etmeyin..." Yine uykusuz geen bir gece. Ne Fikriye uyuyabiliyordu ne de Mustafa Kemal. Fikriye Paasndan ayr dmenin zntsn imdiden yayordu. Sanki bir daha hi bir araya gelemeyecekler-mi gibi bir eydi. Mustafa Kemal de trl aclar iindeydi. Fikriye'nin hastalna zlyor, ii kan alyordu. Ya Fikriye hi iyi olmazsa? Yazk deil miydi kendisine bu kadar bal olan bu gen kadna? Birlikte geen gnlerini, mutluluklarn dnd. Ama ne yapabilirdi ki? Kafasnn bir kesinde de Ltife vard.

ki duyguyu uzlatrmaya hi imkn yoktu. Ya biri, ya teki. Aslnda Ltife ar basmyordu ama, bir karar vermesi gerekiyordu. Belki de en iyisi hibir karar vermeden ileri oluruna brakmak olacakt. Ltife ile aralarndaki iliki gelisin gelimesin, Fikriye'yle olan ban imdilik askya almann daha salkl olacan dnd. Ertesi gn artk ayrl gnyd. Gazi erken saatlerde dostu Refakat Subay Mahmut Soydan' yanma artt. Ona byk gveni vard. Mahmut Bey, ankaya'da Gazi'nin kknn yaknnda bir evde oturuyordu. Byk taarruzdan sonra da Mustafa Kemal Paa'nn yanndan hi ayrlmam ve son geceyi izmir kaplarnda, Nif te Paa'nn yannda geirmiti. Fikriye'yi Avrupa' ya onun gtrmesini uygun buluyordu. Gazi, "Bak Mahmut," dedi, "sana daha nce de sylemitim, yeni bir greve gidiyorsun. Fikriye Hanm' nce stanbul'a gtreceksin sonra da Mnih'e. Refik Bey Mnih Sanatoryumu'nda Fikriye Hanm'a yer ayrtt. Btn hazrlklar yapld. stanbul' dan birlikte Marsilya'ya gideceksiniz, oradan da Paris'e. Birka gn orada kalmanz gerekecek. Sonra da trenle Strasburg zerinden Mnih'e geeceksiniz. Yol ve orada yaamanz iin gereken paralar zel kalem mdr Hayati Bey sana verecek. Paraca hibir skntnz olmayacak." "Bastne Paam, hi merak etmeyin." "Fikriye Hanm' Mnih Sanatoryumu'na yatrdktan sonra bahekime Fikriye Hanm'in benim ok yaknm olduunu, salyla yakndan ilgilendiimi sylersin. Tehlikeli bir durum olursa bana telgraf ekmesi gerektiini anlatrsn. Senden istediim ey Fikriye Hanm'a destek olman ve onu huzur iinde Mnih'e gtrmen." "Biliyorum Paam, elbette, Fikriye Hanm bizim hemiremiz saylr. Onun dertlerini paylaacam." "Evet Mahmut, Fikriye sana emanet." Mahmut Soydan bu grevin kendisine verileceini zaten biliyordu. Ankara'dan ayrlrken bavulunu ona gre hazrlam ve pasaportunu da yanna almt. "Paam hi endie etmeyin, ben her gittiim yerden telgrafla bilgi vereceim," dedi. Mahmut Bey salondan kar kmaz Gazi Fikriye'nin odasna geti. Fikriye giyinmi, hazrlanm Paasn bekliyordu. "Hazrm Paam," dedi, "istediiniz zaman gidebilirim." "Sana Mahmut Bey refakat edecek. Hi zlmene gerek yok. Ne gerekirse ona syle. O bana bildirecek. Para bakmndan da hibir skntn olmayacak. Kendine iyi bak. Tez zamanda kavuacaz." Fikriye, "Paam, paam," diye Mustafa Kemal'in boynuna sarld. Hkra hkra alyor ve gzyalar Paa'nn yzn slatyordu. Bylece bir dnem, hznl bir ekilde kapanm oluyordu. Refet Paa da o gn Byk Millet Meclisi Hkmeti'nin temsilcisi olarak Fikriye ve Mahmut Soydan'la birlikte Mudanya yoluyla Glcemal vapuruyla stanbul'a gidiyordu. Ankara Hkmeti ilk kez istanbul'a bir temsilci gnderiyordu. Refet Paa orada cokuyla karlanrken Fikriye gzyalarn gizlemeye alacakt. Gazi, o gn yine gnlk ilerin akna koyuverdi kendini. Neler vard gndemde? Gndemin ilk maddesi Sadrazam Tevfik Paa'nn telgrafyd. Sadrazam, yaknda toplanmas gerekecek bar konferansna, stanbul ve Ankara hkmetlerinin delegasyonlarnn birlikte katlmalarn neriyordu. Ne demekti bu? Hem Kurtulu Sava'na katlmayacaksnz, hem Anzavur kuvvetlerini Kuvay Milliye'nin zerine gndereceksiniz, hem btn bakaldr eylemlerini destekleyeceksiniz, hem ngiliz ve Franszlarla ibirlii yapacaksnz, dman zmir'den denize dkldkten sonra da bar konferansnda taraf olacaksnz ve Byk Millet Meclisi Hkmeti'nin delegeleriyle ayn masaya oturacaksnz! Siz kim oluyorsunuz bu masada yer alabilmek iin? Siz hangi ulusun, hangi devletin temsilcisisiniz? Tarihin karanlklarna gmlmekte olan bir devletin ne ii var bar konferansnda? Mustafa Kemal Sadrazam Tevfik Paa'ya u telgraf gnderdi: "Trkiye Byk Millet Meclisi ordularnn kazand kesin zaferin doal sonucu olmak zere toplanmas yakn olan bar konferansnda Trkiye devleti yalnz ve ancak Trkiye Byk Millet Meclisi Hkmeti tarafndan temsil olunur."

Ertesi gn de bir bomba haber geldi. ngiltere Babakan Llyod George grevinden istifa etmi ve ayrlrken unlar sylemiti: "Arkadalar! Yzyllar nadir olarak dhi yetitirir. u talihsizlie bakn ki o byk dhi, amzda Trk ulusuna nasip oldu ve kader onu bizim karmza kard." 239 XV kinci Evlilik Mustafa Kemal, 29 Ekim 1922'de yaklak iki haftalk bir ayrlktan sonra Ankara'ya dnd. Acele yaplmas gereken eyleri kafasnda olgunlatrmt. Yaplacak ilk devrim, saltanatn kaldrlmas olacakt. Byle bir karar, ancak zaferin cokusu iinde sca scana alnabilirdi. Gazi Ankara'ya dndkten iki gn sonra Meclis'in Mdafaay Hukuk grubu toplantsnda bir konuma yaparak neden saltanatn kaldrlmas gerektiini anlatt. evresindeki btn yaknlarnn bu tasarya scak bakmadklarn biliyordu. Bakanlar Kurulu Bakan Rauf Bey bile saltanata el srlmemesinden yanayd. Mustafa Kemal bunu anlyor ama konuyu Meclis'e getirebilmek iin havay yokluyordu. Bir gn Rauf Bey Mustafa Kemal'in odasna gelerek, "Paam, sizinle baz konular ak seik konumak zorundaym. Uygun grrseniz bu akam Refet Paa'nn Keiren'deki evine gidip bu konular ba baa konualm." "Kim kim olacaz?" "Siz, ben, Refet Paa ve Ali Fuat Paa." "Hay hay, gidelim, biraz dertleiriz." O akam Keiren'deki evde toplanld. Yaverler toplantya alnmadlar. Rauf Bey sofrada daha birinci kadeh iilirken sze balad ve yle dedi: "Ben, padiahlk ve halifelik makamna vicdan ve duygu balaryla balym. nk benim babam padiahn ekmeiyle yetimi ve Osmanl Devleti'nin ileri gelen adamlar arasna gemitir. Benim de kanmda o ekmekten vardr. Ben iyilik bilmez deilim ve olamam. Padiaha bal kalmak borcumdur. Halifelie ballm ise eitimim gereidir. Bizde kamunun birliini korumak gtr. O birlii ancak padiahlk ve halifelik salayabilir. Padiahl ve halifelii kaldrmak, onun yerine baka bir makam koy-maya almak ykma yol aar ve byk ac dourur. Bu hi uygun bir i olmaz. Byk Millet Meclisi de padiahln ve belki de halifeliin kaldrlmas dncesi ve kaygsyla zgndr. Meclis sizden ve gelecekte taknacanz tutumdan kuku duymaktadr. Ben sizin bu konularda kamuoyuna gvence vermeniz gerektiine inanyorum." Gazi bu szleri duyunca buz gibi oldu. Demek ki on yla yakn bir sreden beri birlikte alt ve Bakanlar Kurulu Bakan-l'na getirdii Rauf Bey'in bile kafasnda Cumhuriyet dncesi yoktu. Demek ki Rauf Bey hl Merutiyet rejiminden yanayd. Ankara'da Meclis olacak ama, padiahn yetkilerine dokunulmayacakt. nk Rauf Bey'in babas padiahn ekmeini yemiti. Mustafa Kemal kimlerle yapyordu bu devrimi? yleyse Cumhuriyeti kimlerle kuracakt? Rauf Bey'i byk bir burukluk iinde dinleyerek tepkilerini hi belli etmemeye alt. Sonra, karsnda oturan Refet Bey'e dnerek, "Ya siz Refet Bey, siz ne dnyorsunuz? Siz de Rauf Bey'le ayn dnceyi paylayor musunuz?" diye sordu. "Evet Paam, Rauf Bey'in btn dncelerine katlrm. Gerekten bizde padiahlk ve halifelikten baka bir ynetim biimi sz konusu olamaz." "Ya... yle mi dnyorsunuz? Greceiz bakalm." Mustafa Kemal Refet Bey'in Rauf Bey'i desteklemesine pek hayret etmedi ama biraz bozuldu. Refet Bey Byk Millet Meclisi Hkmeti'nin Milli Savunma Bakan'yd. Gazi tartma amann zamansz olacan bir an dnd. Bunun zerine Harbiye'den beri en yakn arkada Ali Fuat Paa'ya dnerek, "Fuat," dedi, "sen ne dnyorsun saltanat ve hilfet konusunda?" Ali Fuat Paa'nn Gazi'nin dncelerini ok iyi bilmesi ve ona ters decek bir eyler sylememesi gerekirdi.

GVF16 Ne diyeceini bir an bilemedi. Hi byle bir soruyla karlaabileceini dnmemiti. Gazi'nin bir yannda Rauf Bey oturu-242 yordu. O da Bakanlar Kurulu Bakan'yd. Ali Fuat Paa ona da ters dmek istemedi. "Paam," dedi, "biliyorsunuz, ben Moskova'dan yeni dndm. Durumu henz yakndan incelemedim. Meclis'teki eilimleri bilmiyorum. Bana izin verin de biraz dneyim." Bunun zerine Mustafa Kemal u szleri syledi: "Sz konusu ettiiniz sorun Meclis'te tartlacaktr. Orada kimilerinin tel ve tedirginlie kaplmasna gerek yoktur." Rauf Bey huzursuz olmutu. Tartmann srdrlmesinden yana bir tutum iindeydi. Mustafa Kemal'e mutlaka bir eyler syletmek istiyordu. Ama kendisi de daha ileri gidemiyordu. Belki de istedii ey Gazi'nin bu konuda Meclis'te ak ak konumasyd. Meclis kendini desteklemezse Rauf Bey'in yitirecei bir ey yoktu, o dncelerini aklamt. Ama ya Meclis Mustafa Kemal'i tutarsa o zaman da Rauf Bey Gazi'ye uyabilirdi. Tartmalar sabaha kadar uzad ve Mustafa Kemal Rauf Bey'e hi dn vermeden sabaha kadar direndi. Mustafa Kemal kararn vermiti. Saltanat kaldrlacakt. Bunun iin yapt ilk i Rauf Bey'i odasna armak oldu. Kendisini ayakta kabul etti ve, "Rauf Bey," dedi, "sizden unu istiyorum. Halifelii ve padiahl birbirinden ayrmaya karar verdim. Yapacamz ilk i saltanata son vermektir. Bunun uygun olduunu krsden siz syleyeceksiniz." Rauf Bey herhalde hi byle bir ey beklemiyordu. Sabaha kadar saltanat savunmutu. imdi nasl olur da Meclis krssnden kendi inanlarna 180 derece ters den bir konuma yapabilirdi? Ya yapmazsa, bu olay siyasi yaamnn sonu olurdu. "Hay hay Paam, siz nasl uygun grrseniz yle yaparm." Paa baka tek kelime sylemedi. Rauf Bey'e teekkr etmekle yetindi. Rauf Bey ertesi gn iki kez krsye kt ve byk bir cokuyla saltanatn kaldrlmasn savundu. Saltanatn kaldrld gnn bayram kabul edilmesini de nerdi. Rauf Bey'in bu uysal davran Gazi'yi ok artt. Gazi, 'Acaba Rauf Bey eskiden iten olmadan m konumutu, yoksa sonradan etkim altnda kalarak m dncelerini deitirdi?' diye kendi kendine soruyor ve bunun yantn vermekte glk ekiyordu. O gn Mustafa Kemal Meclis krssnde unlar syledi: "Efendiler, millet mukadderatn (kaderini) dorudan doruya ele ald. Milli saltanat ve egemenlik bir ahsta deil, yce Meclis'te temsil edilecektir. Milletin saltanat ve egemenlik makam yalnz ve ancak Trkiye Byk Millet Meclisi'dir." Gazi bu kararn Vahdettin'e bildirilmesi grevini de Refet Pa-a'ya verdi. Bu ok g bir grevdi. Refet Paa Rauf Bey'e uyarak saltanatn kaldrlmamas grn savunmutu ama imdi Vahdettin'e tahttan indirildiini bildirmek zorunda kalyordu. Refet Paa iki gn sonra Yldz Saray'na giderek Padiah' grmek istediini Mabeyinci'ye bildirdi. Vahdettin elbette bu grme isteini geri evirecek durumda deildi. "Buyursunlar, grelim," diyebildi. Refet Paa hibir yorum yapmadan Vahdettin'e Meclis'in kararn okudu. Padiah buz gibi oldu. Bu beklenmedik bir olay deildi. Osmanl tarihinde imdiye kadar ka padiah tahttan in-dirilmemiti ki. Daha geen yzylda Abdlaziz'in, V. Murat'n, 1909'da da Abdlhamit'in tahttan indirilmeleri bunun en yakn ve canl rnekleriydi. Ama bu kez yalnz padiah tahttan indirilmiyor, saltanata son veriliyordu. Vahdettin ne diye daha nceleri Mustafa Kemal'in nerisine uyarak kendisini Harbiye nazrlna getirmemiti ki. Mustafa Kemal Anadolu'ya gitmeden nce ka kez kendisiyle grm ve uzlama yollar aramt. Ona kar geldii iin imdi ne kadar pimand. Bunlar yetmiyormu gibi onu ordu mfettiliinden atm, madalyalarn geri alm, eyhlislam'a fetvalar yaynlatm, sonra da kendisini Divan Harb'e vererek idama mahkm ettirmiti. Ne diye enitesi Damat Ferit Paa'ya uymu da hi bi243

linine varmadan saltanatn kn hazrlamt? Bu ne byk aymazlkt! Ne yapabilirdi imdi? Artk ok geti. Cann kurtarmaktan baka are kalmadn dnyordu. Eski Dahiliye Nzn Ali Kemal de birka gn nce Beyolu'nda bir berberde yakalandktan sonra Ankara'ya gtrlrken zmit'te lin edilmiti. Vahdettin bunlar dnrken souk terler dkyordu. ngiliz temsilcisi Rumbold'u hemen saraya artarak ngilizlerin kendisini koruyup koruyamayacan ve nereye snabileceini sordu. Rumbold da en uygun yerin Malta Adas olduunu syledi. Milli Mcadele kartlar da ngiliz eliliine snyorlard. eyhlislam Sabri Efendi, Rza Tevfik ve Refik Halit de kaanlar arasndayd. Vahdettin, ngilizlere snmak iin 16 Kasm'da elilie bir yaz gnderdi. yle diyordu yazsnda: "stanbul'da hayatm tehlikede grdmden ngiltere yce devletine iltica ve bir an evvel stanbul'dan baka bir yere gtrlmemi talep ederim Efendim" Son padiah, 17 Kasm 1922 sabah Dolmabahe nnde duran Malaya Zrhls'na bindirilerek Malta'ya gtrld. Vahdettin'in kann ertesi gn, Meclis gizli bir oturum dzenledi. Herkes Mustafa Kemal Paa'nn bu olaya nasl bir tepki gstereceini merak ediyordu. Gazi o gn cokulu bir konuma yaparak unlar syledi: "Efendiler! Ne Trk ulusu ne de onun temsilcilerinden kurulmu olan Meclis'imiz kendi varln, halife sann tayan ya da tayacak olan bir kiinin eline vermez ve vermeyecektir, (srekli alklar). Efendiler! Bundan dolay slam dnyasnda kargaa varm ya da olacakm, bunlarn hepsi anlamsz ve yalan szlerdir. Kim sylemise yalan sylemitir. Trkiye Devleti ve ulusu, halifeliin buyruuna verilemez. Ulusumuz yzyllarca bo grlere dayanlarak saa sola koturuldu. Ama ne oldu? Her gittii yerde milyonlarca insan brakt. Yemen llerinde kavrulup yok olan Anadolu ocuklarnn saysn biliyor musunuz? Suriye'yi, Irak', Msr' korumak, Afrika'da tutunabilmek iin ka insan ehit oldu biliyor musunuz? "Efendiler! Halka sordum, bir Mslman devleti olan ran ya da Afganistan halifenin herhangi bir yetkisini tanr m? Tanyabilir mi? Tanyamaz, dediler, nk byle bir ey devletin bam-sizliim, ulusun egemenliini ortadan kaldrr. Kendimizi dnyann hkimi sanmak aymazl artk srp gitmemelidir. Bu ykmlar yetiir. Bile bile bu ackl durumu srdremeyiz." Vahdettin'in kamasyla saltanat sorunu kesinlikle zlm oluyordu ama halifelik konusunda henz radikal bir karar alnamamt. Meclis'teki tutucu evreleri kkrtmamak iin halifelik grevinin padiahla birletirilmeden yrtlmesi yoluna gidildi. Bunun iin de Meclis Abdlmecit Efendi'yi halife seti. Kendisine 'Halifei Mslimin' (Mslmanlarn halifesi) unvan verildi. Ertesi gn 19 Kasm 1922'de Mustafa Kemal Paa kendisine, "Osmanl soyundan Mslmanlarn Halifesi Abdlmecit Hazretleri' ne," diye balayan bir telgraf ekti. Gazi bu telgrafnda, "Kendini yabanc korunmasna brakp bir ngiliz gemisiyle hilafet makam olan stanbul'dan kaan Vahdettin Efendi'nin hal'ine (tahttan indirilmesine), Seriye vekletinden (Din ileri bakanl) alnan kutsal bir fetva gereince Meclis Genel Kurulu'nca oy birliiyle karar verildiini" bildiriyordu. Yani Meclis, Osmanl dnemindeki gelenee uyarak eyhlislam'dan fetva alnmas yntemini, Seriye vekletinden fetva alnmasna dntrmt. Gazi o telgrafnda, Abdlmecit Efendi'nin Meclis'in kabul ettii ilkeler erevesinde halifelie atandn bildiriyordu. Bu telgraf Refet Paa'ya gnderildi. O da bunu Abdlmecit Efendiye tebli etti. Abdlmecit Efendi, kendisine byle bir grev verilmesinden ok mutlu oldu. Zaten Vahdettin Efendi'yle uzun sredir aras akt, onun tahttan indirilmesine sevindi. Refet Paa'ya da, "imdiye kadar bana hi iyi davranmam olan bu adam hakknda imdi bir ey sylemem gerekmez. Ama lkenin selmeti bunun tersine davranmam gerektiriyorsa bunu da yapabilirim," dedi.

Dolmabahe Saray'nda oturmak istediini ve kutlama trenini orada dndn, cuma selmlnda kaftan giyinmesinin 245 I ve Fatih Hazretleri'nin kavuu biiminde bir kavuk takmasnn belki uygun olacan, bir de bir bildiri yaynlanmasnn gerekli olduunu, bunun da Trke ve Arapa olmasn nerdi. Ankara, halifenin daha greve gelir gelmez bu tr eyler istemesinden hi holanmad. Sonradan da birtakm tatsz olaylar ortaya knca, 3 Mart 1924'te halifelikle birlikte Seriye ve Evkaf vekletleri de kaldrld ve Abdlmecit'le birlikte btn Osmanl hanedan yurtdna karld. O aylarda darda da nemli olaylar oluyordu. talya'da Mussolini faist rgtn kurmu ve Roma zerine nl yryn yapmt. Kral birka gn sonra kendisini yeni hkmeti kurmakla grevlendirdi ve talya'da faizmin temelleri atlm oldu. Yunanistan'da halk, uranan bu yenilginin sorumlularn aryordu. General Pangalos'un bakanlnda Devrim Mahkemesi kuruldu. ki ay sren durumalarn sonunda eski Babakan Gu-nassis, eski Bakomutan Hac Anesti ve eski bakanlardan drd idama mahkm edildiler. Drt gn sonra da bu kararlar uyguland. Halk lkeyi felkete srkleyen btn politikaclardan ve generallerden cn alm oluyordu. O gnlerde Lozan'da da bar grmeleri balamt. smet Paa'nn ii ok gt. Avrupa'nn en nl politikaclaryla savamak zorundayd. Bu sava, cephelerdekinden daha da zordu. smet Paa'nn bu alanda hibir deneyimi yoktu. Ama Mudanya Konferans'ndaki baars zerine Gazi, Lozan'a da onun gitmesine karar vermiti. Lozan'da tartlan konu lkenin snrlar ve egemenlii deil, ekonomik bamszl ve smrge olmaktan kurtuluuydu. Gn-demde kapitlasyonlarn kaldrlmas vard. ngiliz badelegesi ve Dileri Bakan Lord Curzon, "Bir bende, bir de Fransa'da para var," diyordu. "Nasl olsa bizden para istemeye geleceksiniz. nerilerimi imdi reddediyorsunuz. Ama bir sre sonra ocamza deceksiniz." smet Paa direniyordu. Ekonomik bamszl da kazanmak gerekiyordu. Trk delegeleri o tarihlerde ne Marksizm'i biliyordu, ne komnizmi, ne Boleviklii, ne de Faizmi, ama smr dzeninin ne olduunu biliyordu. Ama kapitlasyonlara son vererek ekonomik bamszl salamakt. Neydi o dnemde lkenin ekonomik durumu? 191 l'de Trab-' lusgarp Sava, arkasndan Balkan Sava, arkasndan I. Dnya Sava, Ruslarn karsnda byk yenilgi, anakkale Sava, Hicaz Seferi, Suriye, Irak, derken Milli Mcadele... Trkiye 11 yldan beri btn cephelerde savayordu. Buna ekonomi mi dayanrd! Bor grtla amt. Erkekler cephelerde olduu iin retim dmt. retim zaten neye dayanyordu ki? Buday, arpa, msr, avdar, soan, patates, ttn; meyve olarak zm, incir; hayvanclkta koyun, kei ve sr; maden olarak da kmr. Demiryollar yabanclarn elindeydi. Bankalar yabanc sermayenin ynetimindeydi. Geriye ne kalyordu? Deri, dokuma ve maden sanayii. Btn bu alanlarda Trkiye da baml bir lkeydi. Ama kendini bu bamllktan kurtarmann abas iindeydi. Mustafa Kemal de smet Paa da bunun bilincindeydiler. Kimsenin bu durumda Trkiye'de yatrm yapmaya niyeti yoktu. te devletilik anlay, bu koullar iinde geliti. Devletilik dzeni, ekonomik bamszl salamak iin onurlu ve ulusal bir davrant. Mustafa Kemal, emperyalizmin ve smrgecilerin karsnda bu anlayla direndi ve baard. Yani bir ulusal ekonominin temelleri o dnemde atld. Bursa'dan Ankara'ya dndkten sonra Mustafa Kemal'in kafasnda saltanat ve hilafet sorunlarnn yannda, baka byk sorunlar da vard. En nemlisi Lozan Konferans'yd. 20 Kasm'da alan konferanstaki almalar Gazi gn gnne izliyor ve ismet Paa'ya gerekli direktifleri veriyordu.

Mustafa Kemal'in kafasndan bir trl uzaklatramad ikinci nemli sorun Ltife Hanm'la ilikileriydi. Gazi izmir'den Ankara'ya dndkten 17 gn sonra Ltife Hanm Bayaver Salih Bo-zok'a bir mektup yazarak yle demiti: "Paa Hazretleri beni beraberinde bulundurmak istememilerdi. Yalnz bir gece sonsuz denizlere benzeyen etkili gzlerini bana dikerek, 'Bir yere gitmeyin, beni 247 bekleyin, bunu emrediyorum,' demilerdi. Bu cmleyi hatrladka belki bir daha konumak mmkn olacaktr, diyorum." Salih Bozok'tan ses kmaynca Ltife Hanm bu kez de Gazi' ye bir mektup yollad. yle diyordu o mektupta: "Mukaddes Paam, pek mesut dakikalar yaamtm. imdi de derin bir teessrn altnda ezilmekteyim... Meguliyetiniz arasnda, kalbimin en derin kesinden fkran cmlelere gz atmak isterseniz mesut olacam." O arada Zbeyde Hanm'n salk durumu ktlemiti. Ankara'nn sert ve kuru havas hi yaramamt ona. Doktorlar Zbeyde Hanm'a deniz ikliminin iyi geleceini sylediler. stanbul henz dman igalindeydi, Gazi bu yzden zmir'i uygun grd ve annesinin kalabilecei bir ev bulmas iin Salih Bozok'u zmir'e gnderdi. Ltife Hanm Salih Bey'le ilgilendi. Bu ok doald, nk Salih Bozok Gazi'nin Ltife Hanm'la evlenmesinden yanayd ve bunun iin Mustafa Kemal ile Ltife Hanm'n arasndaki ilikinin gelimesine alyordu. Sonunda 17 Aralk'ta Zbeyde Hanm Salih Bozok'la birlikte zmir'e geldi ve Karyaka'da, Ltife Hanm'n ailesine ait kke yerleti. Zbeyde Hanm yorgundu, bakm altndayd ama Ltife Ha-nm' gelin olarak hi tutmad ve Salih Bey'e, "Aman," dedi, "Mustafa'ma syle ben bu kz oluma hi lyk grmyorum." Sonra? Ltife Hanm zmir'de, Gazi Ankara'dayd, ama Mustafa Kemal'in kafasnda evlenme dncesi vard. Bunu ilk kez annesinin zmir'e gidiinden yaklak iki hafta sonra Azerbaycan Elilii'nde verilen bir ziyafette aklayarak yle dedi: "Ben sadece evlenmi olmak iin evlenmek istemiyorum. Vatanmzda yeni bir aile hayat yaratmak iin nce kendim rnek olmalym. Kadn yle umac gibi kalr m?" Bu konumann ardndan, Gazi'ye, kiminle evleneceini sordular. O da, "zmir'de Uakizde Muammer Bey'in kz Ltife Hanm'la," diye yant verdi. Bu bir nianlanmann aklanmas anlamna geliyordu. B- 249 tn salon dakikalarca Mustafa Kemal'i alklad. Ksa zamanda bu olay btn Ankara evresine yayld. Birka gn sonra Lozan' dan Gazi'ye u telgraf geliyordu: "Nianlanmak mjdeniz beni mesut etti. Allann izniyle mesut olacaksn. Hem seni, hem bizi tebrik ederim. smet" Ertesi gn Mustafa Kemal Ankara'dan Bat Anadolu'ya bir inceleme gezisine kyordu. Eskiehir'de halka seslendi ve yine cokuyla karland. te tam o srada kendisine Salih Bozok'un zmir'den ektii bir telgraf getirdiler. Zbeyde Hanm vefat etmiti. Gazi bu ac haberi ka zamandr bekliyor ve kendini yava yava buna altryordu. Ama telgraf alnca lme hi alamam olduunu anlad. ocukluu, annesinin genlii, babasnn lm, annesinin ikinci evlilii, Mustafa'sna dknl, sonra Akaretler'deki ev, hepsi bir sinema eridi gibi gzlerinin nnden geti. Annesinin zmir'de mutlu olmasn ne kadar istemiti. Zbeyde Hanm olunun evliliini grmek isterdi ama ne Fikriye'yi beenmiti ne de Ltife'yi. Hi kimseyi oluna lyk grmyordu. Gazi'nin inceleme gezisini brakp zmir'e gitmesi gerekir miydi? Bir an bunu dnd. Onun her gezisini insanlar ne kadar ok zamandr bekliyorlard. Gidecei her yerde trl hazrlklar yaplmt. Annesinin lm nedeniyle bu geziden vazgemeyi uygun bulmad. Zafer enlikleri iinde ayrld zmir'e imdi aclar iinde dnmesi de iyi olmayacakt. Yaras ok tazeydi, zmir'e gidiini gezinin sonuna brakacak olursa bu acya biraz daha alm olabileceini dnd.

Byle mutsuz bir havada Ltife Hanm'la birlikte olmak istemedi. Bir yandan basal dileklerini kabul edecekti, bir yandan da nian tebriklerini. Bu yzden zmir gezisini erteleyerek Salih Bozok'a bir telgraf ekmekle yetindi. "Verdiiniz elim haber beni ok mteessir etti. Muhtereme uygun bir ekilde cenaze treni yaptrnz. 25 Cenab hak, millete hayat ve selamet versin." Zbeyde Hanm ertesi gn leden sonra Karyaka'da dzenlenen bir trenle topraa verildi. Gazi zntler iinde yoluna devam etti. Eskiehir'den Arifye, oradan zmit, oradan Tavancl, Gebze, Bilecik, Bursa, oradan da Alaehir, Turgutlu, Manisa ve sonunda zmir... Karyaka'da yaknlar tarafndan karlanan Gazi, doru annesinin yatt mezarla gitti. Onun baucunda yapt konuma sanki bir devrim konumasyd. yle dedi: "Arkadalar, lm yaratln en doal yasasdr. Ama byle olduu halde bazen ne hazin grnmler yaratyor. Burada yatan annem zulmn, zorbaln, btn ulusu felkete gtren bir keyfi ynetimin kurban olmutur. "Abdlhamit devrindeydi. 1905'te okuldan Kurmay Yzba olarak yeni kmtm. Yaama ilk admm atyordum. Fakat bu adm zindana rastlad. Bir gn beni aldlar ve zindana koydular. Orada aylarca kaldm. Annem bunu ancak ben hapisten ktktan sonra rendi. Hemen beni grmek iin sabrszlanarak istanbul'a geldi. Fakat stanbul'da kendisiyle ancak be gn grebildik. nk zorba ynetimin hafiyeleri, casuslar, celltlar evimizi sarp beni gtrdler. Annem alayarak arkamdan geliyordu. Beni srgne gtrecek vapura bindirilirken annemle grmeme izin vermediler. Annem gzyalar iinde Sirkeci rhtmnda alyordu. Srgnde geirdiim tehlikeler, onun yaamnn aclar ve gzyalar iinde gemesine neden oldu. Mtareke srasnda Anadolu'ya geerken annemi acl bir halde stanbul'da brakmak zorunda kaldm. Yanmda, annemin bana bakmas iin grevlendirdii bir adammz vard. Onu bir gn Erzurum'dan stanbul'a geri gnderdim. Annem bu adamn yalnz geldiini grnce benim idam edildiimi sanm ve fel geirmiti. "Ondan sonra tm mcadele yllarn elem ve aclar iinde geirdi. Padiahn, hkmetin ve btn dmanlarn srekli basks ve ikencesi altnda yaad. Evi bin trl nedenlerle basld. Annem, buuk yln gece ve gndzn gzyalar iinde ge- 251 irdi. Bu gzyalar, ona gzlerini kaybettirdi. Sonunda pek yakn bir zamanda onu stanbul'dan kurtarabildim. Ama ona kavutuumda artk lm saylrd. Sadece manen yayordu. "Beni teselli eden bir husus var, o da u: Annem, vatan mahveden ve harabeye dndren idarenin bir daha geri gelmemek zere mezara gtrldn grd. "Annemin mezar nnde ve Tanr'nn huzurunda sz veriyorum, egemenliin korunmas iin gerekirse annemin yanna gitmekte asla tereddt etmeyeceim." Gazi o gn Ltife Hanm'n babas Muammer Bey'le de tant ve kendisine, "Ben, Ltife Hanm'la evlenmeye karar verdim," dedi. Muammer Bey byle bir ey bekliyordu ama mezarlk ziyaretinin hemen arkasndan da bu szleri duyacan umut etmemiti. Bu karlamadan iki gn sonra evlenme treni Muammer Bey'in Gztepe'deki evinde yapld. Gazi nikh kymak iin zmir Mfts Rahmetullah Efendi'yi armt. Ltife Hanm, Mft Efendi'nin karsndaki iskemleye oturdu. Onun ahitleri olarak zmir Valisi Abdlhalik Renda ile Salih Bozok, Ltife Hanm'n yannda yer aldlar. Mustafa Kemal Paa ise Fevzi ve Kzm paalarn ortasndaki iskemleye yerleti. Mft Efendi geleneksel sorulan sorduktan sonra nikh kyd (29 Ocak 1923). Bu geleneksel bir nikh treniydi ama burada yeni olan ey, gelinin yznn kapal olmamas ve Mft'nn karsnda yer almasyd. Mustafa Kemal bylece dinsel nikh geleneklerini yktn ak ak gstermi oluyordu. Medeni Kanun o dnemde daha Meclis'e bile getirilmi deildi (Medeni Kanun 1926'da kabul edilmitir). Baka trl evlenme olana da yoktu. Nikhtan be gn sonra da Mustafa Kemal Paa ile Ltife Hanm zmir'den ayrldlar. Akhisar, Balkesir, Balya ve Edremit'i dolatlar. Bu, birlikte ilk gezileri oldu. 17 ubat'ta zmir'de ktisat Kongresi'nin al vard. Oraya dndler. Ertesi gn de Uak

ve Eskiehir yoluyla Ankara'ya gittiler. Artk bu, yeni bir dnemin balangcyd. Gazi bu evlilikten ok mutlu muydu? Oras 252 hi belli deil. Ama Mustafa Kemal ada bir evliliin rneini vermek iin elinden geldii kadar zarif ve anlayl davranyordu. Evlilik frtnalarnn kopmasna daha ok zaman vard. Ya Fikriye ne olmutu bu sre iinde? Bir haftalk bir yolculuktan sonra Fikriye Paris yoluyla Mahmut Bey'le birlikte Mnih'e gelmi ve Gazi'nin irtibat subay onu sanatoryumun bahekimine teslim ettikten sonra Ankara'ya geri dnmt. Fikriye hi holanmamt bu sanatoryumun havasndan. Her eyden nce bir dil sorunu vard. Fikriye Franszca biliyor ama sanatoryumda bilene pek rastlanmyordu. Fikriye'nin Almancas hi yoktu, o bakmdan sanatoryum personeliyle, yani doktor ve hemirelerle ok g iletiim kurabiliyordu. Daha dorusu hi anlaamyordu. Ama herkes ona Trkiye'yi kurtaran byk asker Mustafa Kemal Paa'nn hayat arkada olarak byk sayg gsteriyordu. Fikriye'nin arkadalk edecei tek kimse yoktu. Sanatoryumda yatanlarn hepsi yaamlarndan umut kesilmi kimseler gibiydi. Hayalet gibi koridorlarda dolayorlar ve ksrk nbetlerine bouluyorlard. Hani insan verem olmasa bile bunlarn arasnda verem olurdu. Avurtlar km, yzleri bembeyaz, yaama zevkini oktan yitirmi yal erkekler, her eye karn makyajlarn hi eksik etmeyen ve yalar belli olmayan kadnlar, giderek lme yaklaan solgun, sarn gen kzlar... Bunlar grdke Fikriye'nin ii kararyordu. Hastalarla ilgilenen hemirelerin de artk hibir yaam zevki kalmamt. Sabahlar gelip hastann ateini alyorlar, kahvaltlarn getiriyorlar, sonra kaybolup gidiyorlard. Daha sonra, peinde asistanlar ve hemireleriyle doktor dolayordu koular. O da yapay bir glmsemeyle hastalarn halini soruyor, yatan baucunda asl duran salk fiine bakyor, sonra da, "Kendinize dikkat edin, iyi gda almalsnz, illarnz sakn aksatmayn," deyip gidiyordu. Sonra uzun bir sessizlik. Baz hastalar terasa kmak istiyorlar, ama bahemire onlara kesinlikle engel oluyordu. Baz hastalar yatakta durmadan kitap okuyor, bazlar da anlarn yazmaya alyordu. leye doru nbeti hemire postadan gelen mektuplar datyordu. Btn hastalar heyecanla bekliyordu bu datm. Kendilerine bir ey kmad zamanlarda da hemireyi yakalayp, "yi dikkat ettiniz mi? Bana mektup yok mu? Bir daha kontrol eder misiniz ltfen?" diye yalvaryorlard. Fikriye de her gn umutsuzlukla mektup bekleyenler arasndayd. Kimden mektup gelebilirdi ki? Sevgili Paasndan m? ilk gnler sabrszlkla mektup beklemi, sonra yava yava umudunu yitirmiti. 'Elbette,' diyordu iinden, 'bana yazacak zaman olmamtr. Trl devlet ileri arasnda nasl mektup yazar? Banda ne iler vardr Paa'nm? Kolay m yeni bir devlet kurmak? Dmanlarla savamak? Ama yine de iki satr yaz yazamaz myd? zel kalem mdrnden ya da yaverlerden birinden benim durumumu sormasn isteyemez miydi?' Nikhn haber vermedii iin Enver Aabey'ini ok hzdrdgn biliyordu. Ama byle bir durumda ondan ilgi beklemesi ok mu olurdu? Ya Fuat Aa-bey'i? Neden hi ilgilenmiyordu onunla? Fikriye bunlar dndke akln oynatacak gibi oluyordu. 253 XVI lmne Sevda Bu bunalml hava iinde aylar aylar kovalad: Kasm, Aralk 1922, Ocak 1923. Ve Ocak aynn son gn, hemirelerden biri elinde bir gazeteyle Fikriye'nin odasna kotu. Bildii Franszca birka szckle, "Madam," dedi, "bakn Mustafa Kemal Paa zmir'de evlenmi!" Fikriye gazeteyi kapp ald hemirenin elinden, gerekten de gazetenin birinci sayfasnda Mustafa Kemal'in bir resmi vard. Okumaya, anlamaya alt. Yan odalardan birinde yatan ve biraz Franszca bilen bir hastaya gazeteyi gtrd.

"Bakn Madam" dedi, "bu gazete ne yazyor, bana evirir misiniz?" Kadn gazeteyi grnce buz gibi oldu. Gerekten de gazete Mustafa Kemal'in zmir'de varlkl ailelerden birinin kzyla evlenmi olduunu yazyordu. Ne syleyeceini ard. O zamana kadar Fikriye'yi Kemal Paa'nn ei sanyordu. Mslmanlarda ok evlilik olduunu duymutu. Belki de Paann ikinci bir e almas ok doald. "Syler misiniz ltfen, ne yazyor bu gazete?" "Pek iyi anlayamadm ama Kemal Paa ikinci bir e alm galiba." "Ne demek ikinci bir e? Evlenmi mi?" "Belki muhabirler yanl anlamlardr. Biliyorsunuz ne ipe sapa gelmez eyler yazyorlar. Yanl olabilir." Fikriye hkrklarn tutamayarak alamaya balad. Odasna kapand. Bir sinir bunalm geiriyordu. Hemireler odasna girmek istediler, hepsini kovdu. Neydi bu bana gelen felket! Hastalk yetmiyormu gibi bir de bu evlilik haberi. Eer haber doruysa yaayamazd artk. Ne yapabilirdi ki? Bir saat hkra hk-ra aladktan sonra kalkp yzn ykad ve doru sanatoryum mdrnn odasna girdi. "Doktor Bey, ben derhal gidiyorum," dedi. "Aman, nasl olur? Daha tedavinizin bandayz. Hem Kemal Paa'nn emri var. yilemeden sizi brakamayz. zin verin, Ankara'ya soralm bakalm ne diyecekler?" "Hayr, hayr, benim bekleyecek zamanm yok. cretimi deyip gideyim. Beni burada zorla tutamazsnz." "Peki Madam, nasl istiyorsanz yle olsun." Hemen tren saatleri renildi. Telefonla yer ayrtld. Fikriye alelacele valizini hazrlad. Bir taksi arld ve Fikriye, kpkrmz olmu gzlerle btn hastalara ve hemirelere veda ederek sanatoryumdan ayrld. Gazi'nin evlenmesinden 18 gn sonra Fikriye stanbul'a geldi. Nereye gidecekti? Paa'nn evlenmesi konusunda kimden haber alabilirdi? Fuat Aabeyi Ankara'dayd. Enver Aabey'iyle ilikilerinde de soukluk devam ediyordu. Aklna Refet Paa geldi. En gvenilir kaynak Refet Paa'yd. Son olarak birlikte Mudanya' dan stanbul'a gelmilerdi. ankaya Kk'nde de o mutlu yllarda az m arlamt Refet Paa'y. Onu kendisine yakn dost biliyordu. Mnih'ten ona kart atp durumunu bildirmi, ondan da mektup almt. Yollad son karttan anladna gre Refet Paa Kalam'ta oturuyordu. Fikriye doru o adrese gitti. Paa oradayd. aknlk ierisinde kendisini karlad. "Gemi olsun Fikriye Hanm, ok sevindim. Demek ki bu kt hastal yendiniz," dedi. Fikriye, "Hayr Paa Hazretleri, ben zaten hasta deildim," dedi. "Cierlerimde zafiyet varm, iyiletim. Hibir eyim kalmad." "Ne kadar iyi, biz de ok merak etmitik. Hemen Ankara'ya dnmeyi mi dnyorsunuz imdi? Gazi Paamza geliinizi mjdelediniz mi?" "Hayr, yle bir ey yapmadm. nce size danmak istiyo255 rum. Alman gazeteleri Paa'nn evlendiini yazdlar, doru mu? Ben kendisinden hi haber alamadm." Refet Paa buz gibi olmu, ne syleyeceini armt. Gazi Paa'nn Fikriye'ye oktan beri hibir dknl olmadn anlyordu, ama nasl olmu da Fikriye bu soukluun farkna varmamt. imdi bu gen ve yorgun kadna bunu nasl anlatabilirdi? Onun, nasl bir lgnlkla Gazi Paa'ya tutkun olduunu biliyordu. Ama ne g eydi bunlar anlatabilmek. "Evet Fikriye Hanmefendi, haber doru," dedi, "Paa Hazretleri bir sre nce zmir'de evlenmiler. Ben bu konuda yorum yapabilecek durumda deilim. Ama Gazi Paa'nn Ltife Hanm' severek evlendiini hi sanmyorum. zmir'de yaad heyecan ve zaferin cokusu byle bir karar almasna yol at kanmca. Bunun ok fevri bir davran olduu sylenebilir. Bu evliliin uzun mrl olaca dnlemez."

"Ama Paam, nemli olan onun evlenmi olmas. Ya ben imdi ne olacam? Siz de biliyorsunuz, ben btn yaamm boyunca onu deli gibi sevdim. En zor gnlerinde yanndan ayrlmadm. Btn sorunlarn paylatm. Kk'n hanmefendisiydim. Ei durumundaydm. Btn dostlarn birlikte arladk. Herkes bana Paa'nn ei gibi davranyordu. Ben gerekten onun ei saylrdm. Aramzda bir nikh aktinin olup olmamas o kadar nemli miydi? Byle bir nikh yaplm da olabilirdi. Bir kadnla bir erkek bir imam ya da mftnn huzurunda, iki ahidin nnde evlenebilir, sonra da koca istedii anda kadna, "Bo dtn, seni boadm," der. Nikh senedinde belirtilen bir para, yani mihri meccel varsa onu da der, evlilik sona erer." "Erkein ikinci bir evlilik yapmas birinci evliliin sona ermesi demek deildir. Bizde eriat kurallar uygulanyor. Avrupa lkelerindeki gibi bir Medeni Kanun henz gndeme getirilmedi." "Evet Paam, doru. Ama sorun biimde deil ierikte. Eer erkek ikinci bir kadn almsa, ilk eini ya da birlikte yaad kadn feda etmi demektir. Ben imdi kendimi feda edilmi bir kadn durumunda gryorum." "Sizi ok iyi anlyorum. Ne yazk ki haklsnz. Ama acele karar vermeyin. Ankara'ya gidip Gazi Paa'yla grn, bakalm o ne diyecek. Sizinki gibi bir iliki kolay kolay kestirilip atla- 257 maz." "Ben de yle dnyorum Paam. Biz rnek bir kadn erkek beraberlii oluturmalydk. Bizimkisi hibir kar ilikisine dayanmayan bir sevgi ilikisi olmalyd. Demek ki onu baaramadk. Benim iim artk bir harabeye dnd. Bu acy ben yalnz yaayacam ve mezarma gtreceim. Hibir karlk beklemeden. Ben inanarak sevdim, sevdiime de piman deilim. Bakas ya da bakalar bunu anlayamamsa, deerlendirmeyi bilmemi-se bu onlarn sorunu. "Ben bu ak kafamn, kalbimin ve btn vcudumun her hcresinde tayacam. Artk o duygular benim duygularm. Hi kimseyle bunlar paylamak istemeyeceim. Ben dnyann en gzel duygularn yaadm. Hi kimse bunlar elimden alamaz. Ne Ltife Hanm, ne de bir bakas. Beni anlyor musunuz Paam?" "Evet Hanmefendi, imdi izin verirseniz ben geldiinizi Adnan (Advar) Beyefendi'ye haber vereyim. Adnan Bey, Byk Millet Meclisi'nin stanbul temsilciliine getirildi. Geldiinizi Gazi Paa'ya bildirsin. Ankara'dan gelecek telgrafa gre bir karar vermemiz gerekecek. Burada benim konuum olabilirsiniz, dilediiniz kadar. Sizi konuk etmekten ok mutlu olacaz." Fikriye o geceyi Refet Paa'nn evinde geirdi. Mutsuzdu, hi yz glmyordu. Paa'nn ei de onu avutabilmek iin ne yaptysa hi fayda etmedi. Fikriye ertesi gn Cevat Abbas Bey'in ei Memduha Hanm'n istanbul'da olup olmadn aratrd. Adresini rendi ve kalkp onun evine gitti. Memduha Hanm'la aralarnda salam bir dostluk ba vard. Ankara'nn en heyecanl gnlerinde birlikte olmular ve o gerginlikleri birlikte yaamlard. imdi ne yapmas gerekiyordu? Adnan Bey'e Ankara'dan nasl bir yant gelecekti? Adnan Bey Ankara'ya u telgraf ekmiti: GVF17 "Gazi Paa Hazretleri'ne, Fikriye Hanm bugn geldi. Yarn hemen Ankara'ya hareket etmek istiyor. Yksek emirlerinizi beklemekteyim." Gazi'den hemen o gn Adnan Bey'e u telgraf geldi: "Adnan Beyefendi'ye, Fikriye Hanm' tedavi iin Almanya'ya gndermitim. Benden izin almadan neden dolay stanbul'a gelmitir? Kesinlikle Ankara'ya gelmesine izin veremem. Kendisine gerei kadar para vermitim. Orada otursun ve bana aklama yapsn. Benden izin almadan hareketine msaade olunmamas iin gerekenlere emir buyurmanz ve bildirmenizi rica ederim. Gazi Mustafa Kemal."

Adnan Bey bu telgraf Refet Paa'ya iletti ama Paa bunu Fik-riye'ye gstermedi. Onun nasl bir sinir bunalmna debileceini tahmin ediyordu. Sonunda Fikriye'ye unlar syledi: "Hanmefendi, Adnan Beyefendi Gazi Paamzdan bir cevap aldklarm bana bildirdi. Gazi Paa sizin bir sre stanbul'da oturmanz uygun gryorlarm. Kendileri, ilk frsatta buraya geldikleri zaman sizinle grebileceklerini sylemiler." Bu szleri duyunca Fikriye yere yklmamak iin kendini g tuttu. Gzleri karard. nndeki her ey sanki yerekiminden kurtulmu, havalara ykseliyordu. Durum artk kesinlikle aydnla kavumutu. Paa kendisini grmek bile istemiyordu. Buna almas gerekti. Memduha Hanm bu durumu biliyordu, kendisini teselli etmeye alt. "Hepimiz biliyoruz, Gazi Paa seni ok seviyordu. Bunu Ankara'da ok yakndan grdk. Senin zerine titriyordu. Kk'n hanmefendisiydin. Ama erkekler genellikle bir sre sonra sevdikleri kadnlardan bkarlar, akn yerini insancl bir sevgi ve dostluk alr. Kadnlar ise balandklar erkeklerden kolay kolay vazgemezler. Kendilerini yeni bir duruma altrmalar zaman alr. Sen de zamanla bu bamllktan kurtulacaksn. Yeter ki bunalma dp dnyay kendine zindan etme." Yaad bu byk ak Fikriye iin tam bir saplantyd. Artk hibir ey umurunda deildi. Bir sre sonra Memduha Hanm' in evinden ayrlp Mehmet Amca'snn dul ei Belks Hanm'n evine geti, ancak ksa zamanda skld. Oradan ayrld, onun kz Hayriye Hanm'n evinde kald, o da olmad. Bu kez Hatice Tey-ze'sinin evine tand. Onun evinde de rahat edemedi. Oradan Mecidiye Teyze'sinin evine geti. Gittii btn evlerde ii kara-ryordu. Yakn akrabalaryla dnya grleri birbirinden ok ayryd. Bazlar onun duygularn, dertlerini paylamak istiyor ama Fikriye insanlarn kendisine acmalarndan holanmyor, bu havadan kurtulmaya alyor, ama yapamyordu bir trl. Fikriye bu evleri bir bir denedikten sonra eski ev sahibi Macit Bey'in Yerebatan'daki konana geti. yl nce Ankara'ya gitmeden nce de o konakta kalmt. Macit Bey'in ei Nimet Hanm ona dosta davranyor ve dertlerini paylayordu. Onlarn kz Handan da artk 18 yana gelmiti, Fikriye onunla da arkadalk ediyordu. ok sayda sigara iiyor, yank trkler ve arklar sylyor, onlara hi hastalndan sz etmiyordu. Bir sre sonra Macit Bey Gelibolu Valilii'ne atand. Daha sonralar Vali Macit Bey Soka ad verilen bir sokaktaki eve tandlar. Fikriye'nin Nimet Hanm ve Handan'la yakn arkadal orada daha da geliti. Fikriye onlara ocukluk yllarn, Kemal Paa'yla ilikilerinin nasl baladn, onu nasl delicesine sevdiini ve iki yl Ankara'da ona nasl elik ettiini ve mutlu gnlerini anlatyor ama onunla evliliinden hi sz etmiyordu. Handan ona bir gn, "Peki Fikriye Abla, Paa'yla neden evlenmediniz?" diye sordu. Fikriye, "Evet, bana bunu ilk soran sen deilsin," dedi. "Ankara'da da Paa'nm yakn arkadalar bana, 'Bu kadar zamandr birlikte yayorsunuz. Neden evlenmiyorsunuz?' diye soruyorlard. Paa hi bu konularda konumak istemezdi. Onu zorlamak benim de aklmdan gemedi. Birbirimizi sevdikten sonra evlenmek art deildi ki." 259 20 Handan, "Ama bakn Fikriye Abla, Paa sonra Ltife Hanm'la nasl evlendi?" diye sordu. Fikriye, "Mecbur kalmtr," demekle yetindi. Handan ona bir sabah da, "Fikriye Abla," dedi, "ben dn gece bir rya grdm. Ltife Kk'ten kp zmir'e dnyormu."

"Handan'cm, sen beni sevdiin iin byle bir rya uyduruyorsun. Ltife hi Paa'y brakp zmir'e dner mi? Ah keke dnse... Nerede o gnler?" Fikriye'nin tek dilei Ankara'ya gidip Paasna yakn olmakt. Belki bir yerlere karlarlar ve her ey deiebilirdi. O kadar ok ortak dostlar vard ki: Cevat Abbas Bey, Fuat Aabey, Bayaver Salih Bozok ve ei Driye Hanm, Yaver Muzaffer Kl, brahim Sreyya Bey ve ei Mediha Hanm, Ruen Eref Bey ve ei Saliha Hanm, ismet Paa ve Mevhibe Hanm... Saymakla bitmez. Belki onlardan haber alabilir ve o havann iinde yaard. Gerek Macit Bey, gerek Nimet Hanm kendisinin asla Ankara'ya gitmemesini neriyorlard ama Fikriye kafasndan bu dnceyi bir trl atamyordu. O zamanda trenlerde sk bir kimlik denetimi vard. Kendi kimliiyle stanbul'dan trene binmesi olanak dyd. Baka bir kimlik bulmas gerekiyordu. Bu, kimin kimlii olabilirdi? Macit Bey'in evinde yetimi, Emine Hanm adnda bir kadn vard. Evlenip gitmiti ama zaman zaman Gelibolu'daki evde kalyordu. Fikriye bir gn Emine Hanm'n antasndan kimliini ald. Kimlikte zaten resim yoktu. Onu kullanabilirdi. Gelibolu'ya artk bahar gelmiti. Scak bir mays aynn son gnlerinde Fikriye, Nimet Ablas'na stanbul'da teyzelerini grmeye gideceini syledi. Bir yla yakn bir zamandan beri Gelibolu'da kalyordu. Sklm olabilirdi. Ne Macit Bey ne de Nimet Hanm Fikriye'nin istanbul'a gitmek istemesini yadrgadlar. Zaten bir-iki haftalna gidip hemen dnecekti. Btn teberisini de Gelibolu'da brakyordu. Bu teberi, bir yemek ve bir ay takm, bir altn kolye, bir bro ve giysilerden oluuyordu. Bir bohaya sarl mektuplarn da yanna almad ve baucundaki gece dolabnn ekmecesinde brakt. Kimlerden gelmi olabilirdi bu mektuplar? Gazi Paa'dan, Fuat Aabey'inden, Refet Paa'dan, teyzesinden ve yengesinden. Kimbilir neler yazlyd o mektuplarda? Fikriye bunlardan hi sz etmemiti. Belki de Paasndan gelen sevgi dolu mektuplar vard ilerinde. Belki bunlar cepheden yazlmt... Fikriye onlar gz gibi saklyordu. Nimet Hanm ile Handan, o mektuplar yllar boyu titizlikle sakladlar ama gnn birinde hepsi alnd. Hrsz, evden baka hibir ey almamt. Bunun gizemi zlemedi. Fikriye, Almanya'dan getirdii ufak bir antann zerine bir pusula ilitirerek onun ileride Handan Hanm'a verilmesini istemiti. Hrsz, o antaya hi el srmemiti. Bu son ayrl myd? Kimse bunu dnmedi. yle olsa kendisini brakmazlard. Her zamanki gibi suskun ve neesizdi. Nimet Hanm ile Handan, kendisini iskeleye kadar geirdiler. Yolda pek konumad. Rhtmda kucaklap ptler. Elinde sadece ufak bir anta vard, iine amarlarn ve tabancasn koymutu. Bu tabanca, ona smet Paa'nm iki yl nce Ankara'da atla gezinirken kendini korumas iin verdii tabancayd. Onu hi yanndan ayrmyordu. Mnih'e de gtrmt. Kendini gemiye gtrecek sandala binerken Nimet Hanm, "Fikriye," dedi, "uzun kalma, abuk dn. Sana fena altk. Buras senin kendi evin. Bizi bekletme. Ha, bak, bir de oralarda sana hayrl bir ksmet karsa, 'olmaz, istemem', deme." "Aman ablacm, bundan sonra, hem de bu halde kim bakar bana?" "yle deme Fikriye, sen ne kadar gzel olduunu bilmiyor musun?" "Bilsem ne kar, bilmesem ne kar? Benim ruhum ld." "Haydi oradan, yle kt kt konuma bakaym." Fikriye gzyalarn tutamad. Yeniden birbirlerine sarldlar. Halinde bir gariplik vard. Fikriye Ankara'ya kaak gitmenin heyecann yayordu. Sandal gemiye yanancaya kadar birbirlerine el salladlar. Fikriye sonra hkrklara boularak gverteye kt. Gemi ertesi sabah istanbul limanndayd. Fikriye, Karaky' 26 262 den bir vapura binerek doru Haydarpaa'ya geti. Ankara treni akam saat 17'de kalkyordu. Kimliini gsterip biletini ald. Gie memuru ban kaldrp Fikriye'nin

yzne bakmad bile. Bekleme salonuna girerek tren saatini beklemeye balad. Trenin kalkmasna daha 6 saat vard. Ne yapacan bilmiyordu. Bir simit ald, garn bfesinden de bir ay istedi. Bekleme salonunun sralar zerinde yanlarnda torbalan, sepetleri olan yoksul insanlar uzanmlard. Bebelerini emziren kadnlar, gen kzlar ve ocuklar da vard. Kadnlar Fikriye'yle iliki kurmay denediler. "Nereye hemire? Siz de Ankara'ya m? Karnnz ackmtr, "biraz brek almaz msnz?" "Bacm, benim sepetimde de kuru kfteler var. Alsaydmz birka tane." Ufak ocuklar da yap yap elleriyle limon ekeri uzatyorlard. Fikriye'nin azn bak amyordu. Birbiri ardna dilenciler de geliyordu salona. "Allah ne muradn varsa versin." "Allah sevdiklerine kavutursun. u yavruya gnlnden ne koparsa bir sadaka ver." Fikriye zaman zaman bunalp peronda dolayor, az sonra yorulup sralara oturuyordu. Sonunda tren bo peronlardan birine girdi. Yolcular da btn yklerini kompartmanlara doldurdular. Kalk saati gelince istasyon nbetisi kampanay ald, ddkler tt ve tren yava yava gardan uzaklat. Bir inzibat subay yolcularn kimliklerini sordu. Bileti biletleri zmbalad. Artk Haydarpaa Gar gerilerde kalmt. lk durak Pendik oldu, sonra Tuzla, Gebze, yeniden biletler ve kimlikler denetlendi. nzibatlarn trene her giriinde, Fikriye'nin yrei azna geliyordu. Bereket hi olay kmad. Tren her istasyonda durduka simit, rek, kiraz, yeil erik, pimaniye, ayran ve su satclar pencerelerin nnde baryorlard. Tavancl, Hereke, Diliskelesi, zmit... Baz istasyonlarda trenin yarm saat durduu oluyordu. Hele Eskiehir'de tren iki saate yakn bir sre kar ynden gelmesi gereken treni bekledi. nk gidi-dn yolu ayr deildi. Tek yol vard. Perondan salep satclarnn sesleri geliyordu. Fikriye'nin elbette gzne hi uyku girmedi. ocuklar aladlar, kadnlar horladlar, koridorlarda btn gece yank yank trkler sylendi. Sabah afak skerken Polatl'da uzun bir sre durdular. Scak bir gn balyordu. Yine istasyonlarda aylar iildi, simitler yendi, le zeri Ankara'da olacaklard. Fikriye buuk yl nce Ankara'ya geliini dnyordu. O ne heyecan dolu bir geliti. Paasna kavuacakt. Paas onu ta Kastamonu'dan aldrtmt. Ne byk bir mutluluktu o. Btn lke muazzam bir savaa hazrlanyordu. Ezginlik, yoksulluk, dman igali... Ama milletin bir umudu vard, anakkale'de dman pskrten Mustafa Kemal, Anadolu'dan da mutlaka dman kovacakt. Yeni bir gne douyordu Ankara'da. Fikriye de o gnee ulamaya gidiyordu. Ne byk umutlarla. imdi yle miydi ya! Fikriye iin o gne batmak zereydi. Onsuz ne yapabilirdi? Tam bir ylgnlk ve karamsarlk iindeydi. Ya u cierlerinin hali ne olacakt? Bunu dnmek bile istemiyordu. Ne kadar dayanabilecekti bu acya, bu amansz hastala? Tren nihayet yorgun argn Ankara istasyonuna girdi. te Direksiyon Binas. Yaamnn en mutlu aylarn geirdii o tatl ev. Fikriye balaym orada yaamt. Gelen gidenler, emir erleri, muhafz askerleri, Topal Osman'n milisleri, Polatl'dan duyulan top sesleri, Paa'nn cepheye gidii, Meclis'ten ykselen deiik sesler. Ama her eye karn mutlu akamlar, rak sofralar, cepheden zafer haberleri... Fikriye ii burkula burkula Direksiyon Binas'nn nnden geti. Bir faytona bindi, "ek ankaya'ya," dedi. ankaya'dan, yaklak bir yl yedi ay nce bir ekim gn ayrlmt. O zaten ok acl bir ayrlt. Gazi Paa onu zorla Mnih'e gnderiyordu. Oysa Fikriye'nin, Almanya'da iyileeceine dair pek umudu yoktu. Yoksa Paas onu yanndan uzaklatrmak m istemiti? Ne korkun bir dnceydi bu. Ankara'dan akla gelmez aclarla ayrlmt, imdi de umutsuzluun doruunda Ankara'ya geri dnyordu. Fayton ankaya'ya trmanrken, Fikriye arabacya Fuat Bey'in 263 evini tarif etti. Orada kalmay tasarlyordu. Fuat Aabeyi, onu anlayabilecek yaradlta bir insand, hem de Gazi Paa'nn en yakn arkadayd. Akraba olurlard. Araba Fuat Bulca'nn evinin nnde durdu. Fikriye firlad arabadan,

"Fuat Aabey!" diye bard. Kap ve pencereler kapalyd. Yan kapdan bir beki kt, "Hanmefendi," dedi, onlar bu sabah istanbul'a gittiler. Ne yapabilecekti imdi Fikriye? Faytona bindi. Arabac, "imdi nereye ekeyim Hanmefendi?" diye sordu. "Kk'e." "Hangi kke?" "Gazi Paa'nn kkne." Gazi Paa'nn kk zaten hemen biraz stteydi. Fikriye'nin kalbi gm gm atyordu. Doru muydu byle paldr kldr Kk'e gitmesi? Neyle karlaacakt? Sonra Ltife Hanm nasl davranacakt ona? yi ama Fikriye 19 ay ncesine kadar o Kk'n hanmefendisi deil miydi? Kk'n her yann o demiti. Eyalarn zerinde, koltuklarda, kanepelerde hl onun kokusu, bardaklarda onun dudak izleri, yastk yzlerinde onun scakl yok muydu? Evin eski hizmetisi deildi ki o. Elbette oraya dnmek hakkyd. Oralarda brakt ufak tefek eyalar, anlar ve mektuplar vard. Onlar almak iin o eve gelemez miydi? Bir buuk yl nce ankaya'dan birka aylk bir sanatoryum bakm iin ayrlm ve her eyini Kk'te brakmt. Geri dnmemeyi hi dnmemiti. Ama imdi artk her eyi ok iyi anlamt. En deerli eyalarn toplayp istanbul'a gtrecekti. Bir evin eski sahipleri ya da kiraclar bile, yllarca iinde yaadklar odalarnn zlemini ekmezler miydi? Kald ki uygar insanlar arasnda byle bir davran hi yadrganabilir miydi? Kafasndan bunlar geirdi. "Elbette" dedi, "iinde bu kadar anm olan bir yeri grmek benim hakkmdr. Londra'da, Paris'te eitim grm bir kadndan uygarca bir davran beklerim. Onlarn hi rahatn bozmayacam. Paam benim yerimi alan bir kadnla, benim anlarmn iinde nasl yayor, onu grp gideceim. Onlar birlikte grnce bu ayrla daha iyi alacam. Kafamda yaattm imajlar daha kolay yklacak. Bu gerekleri grmem gerekiyor. Hibir kt davranta bulunmayacam. Sz veriyorum kendi kendime, akll uslu bir kadn olacam. Her eye byk bir hogryle katlanacam. Tanrm bana g ver. Dayan Fikriye, sabrl ol, kzma, kskanma, soukkanll elden brakma, kez yutkunmadan azndan bir tek sz kmasn. Glmsemeni hi yitirme. Nezaketi elden brakma, Ltife'ye hi kt kt bakma, Gazi Paa'ya hi ters davranma. Her ey onlarn istedii gibi olsun. Seni kovmalarm beklemeden gitmesini bil. Onlar zlmesin. Sen oradan ban ne eilmeden, kimseye kendini acndrmadan ayrl. Haydi Fikriye, dayan. Sinirlerine egemen olamazsan g durumda kalr yenik dersin. Terk edilmi zavall bir kadn kompleksine sakn kaplma. Olgun davrannla sen Trkiye'nin en uygar kadn olacaksn. Ltife Londra'dan ve Paris'ten diplomalar alm, ne nemi var. Ailesinin zenginlii de nemli deil. Olgunluu, zarafeti, soyluluu insan kendi yaratr. Dnyann her yerinde bu byledir. Sen bo ver Uakizdelerin varlna, evlerine, kklerine, yaamlarnn prltsna. Sen btn evrende sonsuz bir sayg uyandrdn. Bunu koru. rnek bir kadn oldun. Aman Fikriye, ayaklarn hep yere bassn, sk dur. Anlarn topladktan sonra, 'Merhaba, size mutluluklar dilerim,' deyip gitmesini bil." O bunlar dnrken fayton Kk'n kapsna gelmiti. Fikriye arabacya kendisini biraz beklemesini syledikten sonra nbetiler karsna dikildiler. Paa'y grmek istediini syledi. Gazi Paa'nn emir eri Ali avu'a haber verdiler. Ali avu sevinle karlad kendisini, elini pt, "Hanmefendi," dedi, "bizim iin ne mutluluk sizi yine burada grmek!" Gerekte Ali avu ne yapacan arm durumdayd. "Buyurun Hanmefendi," dedi, "salona buyurun. Ben Paa'ya hemen haber vereyim, geldiinizi mjdeleyeyim." Gazi Paa'yla Ltife Hanm o saatte sofraya oturmulard. Ali avu heyecanl bir sesle ve ekine ekine, 265 266

"Paa Hazretleri", dedi, "Fikriye Hanm geldi, salona aldm, sizi grmek istiyorlar." Gazi Paa, "Ya yle mi?" dedi. "Beklesin ieride, ben az sonra gelirim." Ltife Hanm bu hi beklenmedik ziyaret haberini alnca buz gibi olmutu. Bu nasl bir ziyaretti byle? Ne istiyordu Fikriye Hanm? Bu ne kstahlkt. Ltife Hanm yine de soukkanlln elden brakmayarak, "Kemal," dedi, "size bu kadar hizmetleri olan bu hanm bekletmeyelim. Herhalde sizden isteyecei bir eyler vardr. Gidip kendisini karlayalm." Birlikte salona getiler. Fikriye ayakta bekliyordu. Heyecandan tir tir titriyordu. Az kurumutu. Gazi, "Hogeldin Fikriye," diye elini uzatt. Ltife Hanm da elini uzatt. Souk souk el sktlar. Gazi, "yiletiini haber aldm," dedi, "Fuat Bey syledi, inallah bu hastal tamamen yenmisindir, iyi grnyorsun." "Evet Paam, iyiletiimi sanyorum. Zaten merak edilecek bir durum yokmu." "Evet ama, daha bir sre bakma ihtiyacn vard, bence acele ettin. Hem Ankara'nn havas da sana iyi gelmeyecek. Ben senin istanbul'da kalman istemitim. Buraya gelmekle hi doru yapmadn." "Biliyorum, Ankara'da kalmak niyetinde deilim. Dostlarma veda edip hemen dneceim. Buraya gelmek istemezdim. Fuat Aabey'imi grmeye gelmitim. Onlar bu sabah istanbul'a gitmiler. O yzden size uradm. imdi ne yapacam bilmiyorum." "Seni sokakta brakacak deiliz ya. Deil mi Ltife? Bir yer bulana kadar Kk'te kalrsn." "Tabii, elbette. Ali avu hemen Fikriye Hanm'a bir yer bulur." "ok teekkr ederim Hanmefendi, ben yarn kendime bir yer ararm. Fuat Aabeyim dndkten sonra da bamn aresine bakarm. Hemen dneceim zaten." Ltife Hanm, "Evet burada rahat edemezsiniz, dedi. Biz de sizin birka gn kalacanz bir yer bulmanza yardmc oluruz." "ok teekkr ederim efendim." "Ali avu size kalacanz oday gstersin. Yoldan geldiniz, dinlenin, yarn sabah da kendinize uygun bir yer ararsnz." "ok naziksiniz, teekkr ederim." Fikriye salondan ktktan sonra Gazi Paa ile Ltife Hanm bir sre hi konumadan baktlar. Az sonra Gazi Paa bu sessizlii bozarak, "Yazk," dedi, "ne kadar zayflam, yz bembeyaz olmu. ok acdm." "Kemal, sen acyorsun, ama ben hi acmadm. Bu ne yzszlk? Ne hakla buraya gelebiliyor? ii ne burada? Sen olmasaydn ben kovardm." "Hayr Ltife, hakkmz yok onu kovmaya. Bana bu kadar hizmeti var. Hem de ar hasta. Kendisi bunun bilincinde deil galiba. Sen sakin ol, bir aresini buluruz." "Nasl bir are bulacaksn Kemal? Bizim grevimiz mi onun sorunlarn zmek? Hem ne zm getirebiliriz? Grmyor musun, gzleri akmak akmak, lgn gibi bakyor. Bir bunalm geirdii muhakkak. En iyisi sen onu hastaneye gnder." "Ltife'ciim, her eyin bir sras var. imdi zerine zerine gitmeyelim. Yarn Ali avu ona bir otel bulur. Fuat gelene kadar orada kalr. Sonra da ya onun evine geer ya da istanbul'a dner." "Yani, burada bize komu mu olacak? Asla, byle bir ey istemem. "Hayr, ben de ankaya'da oturmasndan yana deilim. Yaplacak ey u: Onun istanbul'da bir ev edinmesine yardmc olurum. Adnan Bey'e, ya da Refet Paa'ya sylerim, onlar Fikriye'ye bir ev alrlar. En ksa zamanda gidip kendi evine yerleir. Bu dncemi Muzaffer Kl'a ve Fuat'a da sylerim. Onlar da bize yardmc olurlar. imdi bunlar benim kendisine anlatmam doru olmaz. Ama Fikriye'nin Ali avu'a gveni vardr. O bu konuyu kendisine duyurabilir, Fikriye de Ankara'da uzun sre kalamayacan anlar." 267

268 "Peki, yle olsun. Ama unu bil ki, ben bu kadna bir gn bile tahamml edemem. Senin hatrn iin olay kartmamaya gayret edeceim." Ertesi gn Fikriye leye kadar odasndan kmad, le zeri Ali avu odasnn kapsn vurdu, ieriden "Kim o?" diye ses gelince Ali avu, "len oldu Hanmefendi, dedi. Kahvaltya da inmediniz. Size yiyecek bir eyler getireyim." "Zahmet etme Ali avu, karnm a deil. Ka gecedir de uykusuzdum, ok yorulmutum, uyuyakalmm. Sen bana bir ay yap, peynir, ekmek getir, baka ey istemem." "Salona inmeyecek misiniz?" "Hayr Ali avu, hi halim yok. Uzanp dinleneceim." "Siz bilirsiniz Hanmefendi, nasl istiyorsanz yle olsun." Fikriye o gn hi odasndan kmad. Btn gn yatt, kara kara dnd. Ne g eydi bu tr bir yaama katlanmak. Ayaa kalkacak gc kendinde bulamyordu. Akam st Ltife Hanm Ali avu'u bir kenara ekerek, "Ne oldu?" diye sordu. "Hani bugn o kadna bir otel bakacaktnz?" "Olmad Hanmefendi, ban kaldracak hali yok. Yorgun ve hasta. Btn gn yatandan kalkmad." "Allah allah... Nasl olur? Bir de onun hastaln m ekeceiz? Bamza bel olacak bu kadn." "Yarn inallah Hanmefendi, bir aresine bakarz. Zorla Kk' ten kartp srkleyemezdim ya, af buyurun efendim." "Hi dinlemem Ali avu. Onu gzm grmesin. Sen onu yarn bir otele gtrrsn." "Ba stne efendim." Ertesi gn Ltife Hanm birtakm ziyaretler iin erkenden Kk'ten kp gitti. Fikriye yine odasndan kmad. Ba dnyor, gzleri kararyordu. Bu halde nasl otel arayabilirdi? Arabaya binmek yle dursun ayakta duracak gc yoktu. Yine akama kadar yatt. Ali avu'tan sadece bir orba istedi. Onu iti ve btn gn bunalmlar iinde uyuklad. Ne Gazi odasna geldi ne de Ltife Hanm. Akamst, Ltife Hanm'n Kk'e dnm olduu, hrn hrn seslenmesinden anlalyordu. Fikriye yine odasndan kmyordu. Bir ara koridordan Ltife Hanm'n sesi duyuldu. "Ali avu, bu kadn hl burada m?" "Burada hanmefendi, rahatsz." "Hi dinlemem kovun gitsin." Ltife Hanm bu szleri, Fikriye'nin duymas iin yksek sesle sylemiti. Yalnz Fikriye deil, Gazi de duymu, hrsndan deliye dnmt. Paa'nn o gece gzne uyku girmedi, yatak odasna da gemedi. Gece yarlarna kadar alma odasnda tek bana oturdu. Fikriye de o gece sabaha kadar alad ve zntden kahroldu. Sabahleyin mutlaka ekip gitmesi gerekiyordu. Yaamnda her ey ters gidiyor ve hibir eyden zevk almyordu artk. Kolay myd yaad btn tatl eyleri bir anda unutmak ve yeni bir yaama balamak? O gc kendinde hi bulamayacakt. Bir uurumun bandayd sanki, yuvarlanp gidecekti ama yuvarlanam-yordu bir trl. Sabaha kar biraz dalm olacakt ki, ne Gazi'nin gittiini duydu ne de Ltife Hanm'n. Ali avu'tan bir ay istedi. Ne kadar da susamt. Dili damana yapyordu. Azn g ayordu. Az sonra Ali avu elinde bir tepsiyle odaya girdi. Tepside ayn yannda iki yumurta, beyaz peynir, bal ve ekmek vard. Fikriye her birinden birer para aldktan sonra "Ali avu," dedi, "hemen kmamz gerekiyor. Beni bir otele brakacaksn." "yi ama nce size bir ev bakacaktk, Paam yle sylemiti." "O sonraki i. Bugn ok yorgunum, ev bakacak gcm yok. nce bir otel bulacaksn." "Dndnz bir otel var m?" "Evet var, hani Karaolan ars'nn st banda temiz bir otel vard. ki yl nce konuklarmz oraya yollardk. Herkes memnun kalrd. Bir arabayla oraya gidelim."

"Bastne bacm." Yarm saat sonra Ali avu, 269 "Bir fayton buldum Hanmefendi," diye Kk'e dnd. "Ne zaman isterseniz karz." 27Q Fikriye Hanm bavuluna sarld. Ali avu bavulu elinden ald. Kapnn azna geldiler. Arabac Fikriye'yi tanmt. Kendisini gler bir yzle karlad. "Buyurun Hanmefendi," dedi. "Ne zamandr sizi grmyorduk, zlemitim. Ama yorgun grnyorsunuz." "Evet Sleyman Efendi, biraz yorgunum, ama nemli deil." "yle olur mu Hanmefendi, size canmz feda. ok aradk sizi, ok. Siz gittiniz, Kk'n keyf kat." Bahedeki nbetiler Fikriye'ye selm durdular. Fikriye ar ar arabaya yaklat ve arka koltua yerleti. Ali avu da arabacnn yanna oturdu. eyrek saat sonra Karaolan ars'ndaydlar. Araba otelin nnde durunca Ali avu bavulu alp ieri girdi. Otel katibi, "O... Buyursunlar Hanmefendi, bizim iin ne eref," diye Fikriye'yi karlad. Ali avu'la vedalatlar. O birka gn iin izne kacakt. Fikriye o gn hi otelden kmad. Akama kadar yatanda uzand. Bereket Ali avu bir sepetin iine birka brek ve meyve gibi eyler koyup getirmiti de Fikriye a kalmad. Zaten hi a deildi ki. Nasl bir halsizlii vard, anlatlr gibi deil. imdi ne yapacakt bu otel kesinde? Fuat Aabey'inin dnmesini bekleyecekti. Can hi kimseyi grmek istemiyordu. nsanlardan kaar olmutu. Btn gece dnd, ne yapabilirdi? Kulaklar uulduyor ve durmadan terliyordu. En iyisi derhal stanbul'a dnmekti. Ali avu, zaten Paa'nn kendisine orada bir ev almak istediini sylememi miydi? Zaten nikh senetlerinde 'mihri meccel' olarak belirlenen elli altn, byle bir evi almaya yeterdi. Kira derdinden kurtulur, aileden kalan ufak bir gelirle orada gl gibi yaard. Ne Paa'ya muhta olurdu ne de hi kimseye. Bir an nce stanbul'a gidip uygun bir ev aramas gerekiyordu. Lanet olsun u Ankara'ya, dedi iinden. stanbul'un neresinde bir ev aramalyd? Beikta'ta m? Caddebostan taraflarnda m? Yoksa Sultanahmet veya Gedikpaa gibi bir semtte mi? Sultanahmet'ten kt anlarla ayrlmt. Oraya dnmeyecekti. Gztepe-Erenky taraflar gzne daha ekici grnd. Bir ev bulana kadar teyzelerinin birinde kalabilirdi. Aklna aabeyi Ali Enver geldi. Aabeyi sava sona erdikten sonra Ankara'da kereste ticaretine balamt ama Fikriye'ye hl ksknd. Bu tam bir kopukluktu. Fikriye onu arama gcn kendinde bulamyordu. Fikriye'nin stanbul'da bir days vard, Fahrettin Hayri Bey. Belki geici olarak bir ev buluncaya kadar onlarda da kalabilirdi. Yani herhalde sokakta kalmazd. Fuat Aabeyi'nin Ankara'ya dnn beklemek zorunda deildi. Evet, yaplmas gereken en doru i, hemen stanbul'a dnmekti. Otel kelerinde srnmenin lemi yoktu. Ertesi sabah bir faytona binerek Kk'e kacak ve Paa'ya veda edecekti. "nallah u irret kadnla karlamadan Kk'ten ayrlrm," diyordu. Ertesi gn hemen bu dndklerini uygulamaya koyuldu. Otel ktibine, "Bana acele bir araba bulun," dedi. "Bavulumu burada bra-cam. iki saat sonra da dnp istanbul'a gideceim." iki dakika sonra kapya bir arabann yanatn grd. Otel hesabn dedi ve arabacya, "ek Kk'e," dedi. Scak bir mays gnyd. Hava herhalde leye doru ok snacak ve Ankara kavrulacakt. Bir sre sonra araba Kk'n ka-psndayd. Fikriye arabacya, "Sen beni biraz burada bekle," dedi. "Ben Paa Hazretleri'ne veda edip dneceim. Beni istasyona gtreceksin. Bilet alacam. Sonra yine beni otele brakrsn." Kk'n kapsnda hi tandk olmayan bir nbeti duruyordu. Fikriye onu bayla selamlayp tam kapya ynelirken nbet-i. "Hanm," dedi, "nereye gidiyorsun?"

"Ne demek nereye gidiyorsun? Ben burann eski hanmym. Paa'y grmeye gidiyorum." "Kusura bakma, emir var, kimseyi ieri alamam. Yaver Bey'i arp geleyim, sen burada bekle." "Peki yleyse, git Muzaffer Bey'e haber ver." "Resuhi Bey var, ona syleyeyim. Sen bekle. Ama adn ne se-< nin? Kim diyeyim?" "Fikriye Hanm dersin, bilirler." "yi ya, varam, gelem." Nbeti ieri girdi. Kap kapand. Biraz sonra Resuhi Bey kapda grnd. Fikriye onu hi tanmyordu. "Buyurunuz Hanmefendi. Bir emriniz mi var? Kiminle merref oluyorum?" "Ben Fikriye. Gazi Paa'nn akrabasym. Ltfen kendisini grmek istediimi bildirin." "Hay hay Hanmefendi, hemen haber vereyim. Biraz bekler misiniz?" Uzun bir bekleyi. Btn Kk sanki bana ykld Fikriye' nin. Keke gelmez olayd. eride neler oluyordu? Resuhi Bey Gazi Paa'ya Fikriye Hanm'n kendisini grmek istediini syledi. Ltife Hanm hemen bir dii kaplan gibi yerinden frlayarak, "Yine mi o kadn? diye haykrd. Bu ne yzszlk? Kendisini dn kovduk, yine buraya gelmi." Mustafa Kemal ne syleyeceini bilemiyordu. Ltife Hanm Resuhi Bey'e, "Ne bekliyorsunuz," dedi, "gnderin o kadn. Onun burada ii yok." Resuhi Bey de hi byle bir tepki beklemiyordu. Muzaffer Bey'e, "Ltfen," dedi, "Fikriye Hanm'a Paa Hazretleri'nin ok megul olduunu anlatn ve kendisini bugn kabul edemeyeceini bildirin." Bu kez de Muzaffer Bey, "Beyefendi," dedi, "bana byle bir grevi vermeyin. Ben asla Fikriye Hanm' kovamam. O bizim ok kahrmz ekmitir. Ben nankr deilim, yapamam. Siz Fikriye Hanm'n kim olduunu herhalde bilmiyorsunuz." Resuhi Bey, "Bu konuyu tartmayalm," dedi. "Bu hanm ieriye sokmayn." Muzaffer Bey fazla direnemedi, kapya kmak zorunda kald. Fikriye Hanm kendisini grnce ok sevindi. Ama imdi sze nereden balayacan bilemiyordu. Hal hatr sorduktan sonra, "Hanmefendi, Gazi Paa'y grmek istemisiniz," dedi. "Ama ok zgnm, Paa Hazretleri ok acele bir rapor hazrlyormu. Sizi bugn kabul edemeyecekler. Ziyaretinizi baka bir gne brakabilir misiniz acaba?" "Yaa Muzaffer Bey, demek yle. Bu hi aklma gelmemiti. ok teekkr ederim." Fikriye, beyninden vurulmua dnmt. Dizleri titriyordu. Bu ne byk saygszlk, ne byk hakaretti. Paa'nn Kk'te olmadn dnd. Paa Kk'te olsa, Ltife kabil deil onu geri eviremezdi. Kskanln bu derecesini hi dnemezdi. Btn ankaya bana ykld. Gzleri karard. Ba dnyordu. Sendeleye sendeleye arabaya bindi. Muzaffer Bey'e veda bile edemeden arabacya, "ek," dedi, "istasyona gidelim." Arabac kamy aklatt ve araba Muzaffer Bey'in akn ve zgn baklar altnda ankaya yokuunu inerek gzden kayboldu. Muzaffer Kl'n gzlerinden iki damla ya szlyordu. te tam o srada bir silah sesi duyuldu. Arabac ne olduunu anlayamadan dizginlere asld. Fikriye Hanm'n gsnden kan szyordu. Ba da nne devrilmiti. Sanki son nefesini veriyordu. Arabac, "mdat, imdat!" diye barmaya balad. Az sonra Muzaffer Bey, Resuhi Bey ve nbetiler koup geldiler. Resuhi Bey olay hemen Gazi Paa'ya iletti. Gazi, "Ne diyorsun Resuhi, olamaz!" diye yerinden frlad. Kapya doru koarken Ltife Hanm onu kollarndan yakalayarak, "Kemal," dedi, "nereye gidiyorsun? Sen deli misin? uradan uraya gidemezsin. Sonra ne derler? Herkes seni sular. Sen vurdun sanrlar. Asla darya brakmam. Bak, Fikriye senden ne g273

GVF18 zel intikam almaya kalkt. Akl sra bizi byle ykacak. Baka bir ey elinden gelmedi. Biz byle oyunlara yokuz." 274 Gazi bouk bir sesle, "Resuhi Bey," dedi, "Fikriye Hanm' hemen Memleket Hastanesi'ne kaldrn. Gidip Bahekim mer Bey'le konuun. Ben de Shhiye Vekili Refik Bey'e telefon ederim. zel bir ilgi gstersinler. Mutlaka kurtarsnlar Fikriye'yi. Mutlaka. .. Mutlaka... Onu asla yitirmek istemem." "Bastne Paa Hazretleri." Gazi Paa hemen telefona kotu, Refik Bey'i bularak durumu anlatt. "ok rica ederim Refik Bey," dedi, "ne gerekiyorsa yapn. Hastaneye gidip ameliyatn banda bulunun. Kurun gsnn neresine girmi, renip bana bilgi verin, inallah kalp zedelenmemitir ve lmcl bir durum yoktur. Sizden ok acele ayrntl bilgi bekliyorum." Ltife Hanm da, "Tela etme Kemal," dedi, "kurtulur. Byle bir ey yapaca belliydi zaten. Grmedin mi bunalmlar geiriyordu, iki gn odasndan hi kmad. ldrm bu kadn, yazk." "Biliyorum Ltife, biliyorum. Ama kendimizi de sorumlu hissediyorum, iki gn kendisiyle hi ilgilenmedik. Odasna gidip bir kere hatrn sormadk. Bu Kk'n hanmefendisi olarak sana bir grev dmez miydi? Ben de olay kartmandan korktuum iin kendisine hi ilgi gstermedim. Bu sabah onu kim Kk'e sokmad? Resuhi Bey'e kim emir verdi? Sen mi, ben mi? Sen emir verdin, ama ben de sustum, hi sesimi karmadm. Belki veda edip gidecekti. Onun onuruyla oynadk. Fikriye'nin nasl onurlu ve inat olduunu ben ok iyi bilirim. Ona byle davranmakla ok hata ettim. Kendimi hi affetmeyeceim. Onu mutlaka kurtarmalyz." "Kurtar bakalm, elinden gelirse." Gazi daha fazla Kk'te duramad. Heyecandan elleri titriyordu. Doru Meclis'e gitti. Hemen Refik Bey'i odasna artt, "Refik Bey," dedi, "nedir durum? Kurtulacak m?" "Kurtulacak inallah Paa Hazretleri. imdi hastaneden geliyorum. Ameliyat ok baarl oldu. Sa olsun mer Bey gs ap kurunu kard. Mermi sol akcieri byk apta delip kalbin yaknndan gemi, d muhafazay da zedelemi, ama kalp salam, endie edilecek bir ey yok. "Gsten karlan mermiyi saklasnlar." "Elbette Paam, bu bir Browning tabancas mermisiymi." "Evet kendi tabancas Browning'ti. ismet Bey hediye etmiti o tabancay. Hi aklma gelir miydi? Tabanca ne olmu?" "Yaverler kucanda bulmular o tabancay, iinde bir tek kurun eksikmi. Bu da tam bir intihar giriimi olduunu gsteriyor. Zaten intihar olaylarnda hep byledir, intihara kalkan tetii ikinci kez ekemez." "ok teekkr ederim Refik Bey." Shhiye Vekili odadan ayrlr ayrlmaz Gazi Ankara Emniyet Mdr Dilaver Bey'i odasna artt. Dilaver Bey, Gazi'nin gvenini kazanm bir kiiydi. Bir zamanlar Ankara'da iki yasa vard ve yasa o dnemde de yrrlkteydi. Emniyet Mdr Dilaver Bey de kendi banda zm yetitiriyor ve kaak rak retiyordu. Eine dostuna datt raklara da 'Dilaver raks' deniyordu. Az sonra Dilaver Bey Paa'nn Meclis'teki odasndayd. Gazi, ona merhaba bile demeden, "Dilaver Bey, intihar olayn aratrdnz m?" diye sordu. "Evet Paa Hazretleri, hemen bir aratrma yaptk. Gerekten de Fikriye Hanm'n kendi canna kymak istedii anlald. Silah kucanda bulmular. Kurun kesinlikle o silhtan km. Zaten baka trl olmasna imkn yok. Arabacya grnmeden hangi lgn arabann o kadar yanna yaklap da silhn ateleyebilir. Arabacy sorguya ektik. Adam fenalklar geirmiti. Kendine geldikten sonra hi kimseyi grmediini syledi. Zaten kim Fikriye Hanm'n canna kast edebilir? Parasn m alacaklard? Yok yle ey. antas, iinde btn paras ve evrakyla yannda bulundu. Olayn bir cinayet olmasna en ufak bir ihtimal yok Paa Hazretleri." Gazi daha sonra Bahekim mer Bey'i telefona artt. 275

"Durum nedir mer Bey? Hastamz kurtuldu mu?" "Evet Paa Hazretleri, endie edilecek bir durum yok. Narkoz yapmtk, uyuyor. Bir saat sonra uyannca kimseyi yanna sokmayacaz. Zaten birka gn hi konumamas gerekiyor." "Evet mer Bey, ok rica ederim kimseyi ieri brakmayn. Gazetecilere de bu konuda bilgi vermeyin ve hastaneye sokmayn." "Ba stne Paa Hazretleri." "mer Bey, ne gerekiyorsa yapn, mutlaka Fikriye Hanm' kurtarmanz gerekir." "Kurtaracaz Paa Hazretleri." mer Bey, -be gn hastaneye hibir ziyareti kabul edilmemesi iin idare mdrne emir verdi. nk hastann narkoz sonras bir tr sayklama durumuna derek abuk sabuk eyler sylemesinden ekiniyordu. Bu gibi olaylarda hastann samalad ok grlmt. Fikriye Hanm da kendisini intihar giriimine srkleyen etkenleri yanl deerlendirerek Gazi Paa'y ve Ltife Hanm' g durumda brakacak szler syleyebilirdi. Bu konuda akla neler gelebilirdi? Herkes Fikriye Hanm'a Paa Hazretleri'nin ei gibi davranyordu. Belki bir hayale kaplarak Paa'yla evli olduunu syleyebilirdi, iyiletikten ve kendine geldikten sonra muhakkak ki o havadan kurtulacak ve her zamanki olgun, arbal ve onurlu karakterine yeniden kavuacakt. Ama birka gn ok dikkatli davranlmas gerekiyordu. Gazeteler ertesi gnlerde hibir ey yazmadlar. Ama fslt gazetesi yoluyla dedikodularn yaylmas da nlenemedi. Fikriye Hanm'n vurulduu haberi kulaktan kulaa yaylyordu. Peki kim vurmutu Fikriye Hanm'? O konuda somut ve kesin hibir sz yoktu. Btn dedikodular her trl yoruma akt. Peki katil izini ve kimliini belli etmemek iin arabacy da vurmaz myd? Onun yant yoktu. Olayda bir kiralk katil ya da fedai varsa ona kim bu emri vermiti? Hi kimse Gazi Paa'y sulamyordu. Elbette onun byle bir cinayeti iletmesine en ufak bir ihtimal yoktu. Herkes Gazi' nin Fikriye'yi nasl sevip ycelttiini biliyordu. Geriye kalyordu Ltife Hanm. Onun da byle bir ii yaptrmasna imkn yoktu. Nereden bulacakt silh ekecek adam? Bu ii ne emir erleri yapabilirdi, ne inzibatlar ne de polisler. Hepsinin Gazi'den d patlard. Ltife Hanm Gazi'den gizli gidip bir polis memuruyla anlaacak da bundan ne Yaver Bey'in haberi olacakt, ne Ankara Kumandan'nn, ne ileri Bakan'nn, ne de Gazi'nin! Hele o dnemde polis ve emniyet rgt ku uurt-mazd Ankara gklerinde. Btn Trkiye glerdi buna. Hem neden Ltife Hanm byle bir ie girisin? O elde etmiti istediini. Kk'te rahat rahat oturuyordu. Kskan olmasna kskant, hem de delicesine ama ban trl bellara sokmann ne gerei vard? Ltife Hanm'n canavar olmas gerekirdi byle bir cinayet iine girimesi iin. Huysuzdu, geimsizdi, kskant ama canavar deildi. Fikriye, Ltife Hanm'a hi rakip olamazd. Gazi Fikriye'yi deil, onu semiti. Fikriye yenik dmt, ekip gidiyordu. Ltife Hanm ne diye uraacakt bu zavall hasta kadnla? Fikriye ameliyatn ertesi gn kendine gelince, "Ben neredeyim? Buras neresi?" diye gzlerini at. Baucundaki hemire ona, bana gelen o korkun olay anlatt. Fikriye bunlar aknlkla dinledi, derin bir uykudan uyanyormu gibiydi. Pimanlk duygular iinde her eyi daha net grmeye alyordu. Sanki ne diye intihara kalkmt? Neydi bu bana gelenler? Bouk bir sesle, "Hayr, lmek istemiyorum!" diye haykrd. "Hayr, lmek istemiyorum! ... lmek istemiyorum!..." "lmeyeceksiniz Fikriye Hanm, bakn iyiletiniz. Kurunu da kardlar." "Ne kurunu? Buras neden tentrdiyot kokuyor? Alkol kokuyor buras...Kan kokuyor... Yoksa benden mi geliyor bu kokular?" "Fikriye Hanm sakin olun. Bahekim'i aryorum." Az sonra mer Bey girdi odaya. "Bakn Fikriye Hanm," dedi, "beni tanyorsunuz. Ka kez Kk'e gelip size bakmtm."

"Tabii, elbette mer Bey, ben imdi neredeyim?" 277 "Hastanedesiniz Fikriye Hanm, bir kaza geirdiniz. Cannza kymaya kalkmsnz." "Evet, evet, yle oldu ama kurtuldum, deil mi?" "Kurtuldunuz Fikriye Hanm. Ama bir daha byle lgnlklar yaparsanz sizi kurtaramam." "Yapmayacam Doktor Bey, sz veriyorum. Bir bunalm geirmitim. Artk aklm bama geldi, merak etmeyin mer Bey." "Anlyorum Fikriye Hanm, size sinirlerinizi sakinletirecek bir il vereceim. Uyuyup dinleneceksiniz. Sonra da eski salnza kavuacaksnz, eskisi gibi olacaksnz." "Aman Doktor Bey, eskisi gibi olmayaym. Ben yeni bir yaama balamak istiyorum." "Balayacaksnz Fikriye Hanm, her ey eskisinden daha iyi, daha gzel olacak. Mutlu gnler greceksiniz. Hi endie etmeyin." "Ne tatl bir ey hayata yeniden dnmek. Yeni umutlar tayabilmek. Doktor Bey ne olur, benim yaptm bu lgnl kimse duymasn. Ben iyi olacam, deil mi?" "Elbette Fikriye Hanm. Sizi byle grmek bizim iin ne byk mutluluk." Fikriye yeniden yaama dnm gibiydi. Verilen sakinletiricilerin etkisiyle az sonra gzlerini kapad ve derin bir uykuya dald. Ankara'da olay gizli tutmaya alyorlard. Hkimiyet-i Milliye gazetesi, bu intihar giriiminden sz etmedi. stanbul basnnda da tek satr yaz kmad. Fikriye'nin durumu gnden gne iyiye gidiyordu. mer Bey gnde birka kez kendisini grmeye geliyor ve onunla yakn bir dost gibi konuuyordu. Refik Bey de gnar hastaneye uruyor ve Fikriye'nin salk durumuyla ilgileniyordu. Ayrca her geliinde Bahekim'e, "Aman mer Bey'iim, ok rica ederim elinizden ne gelirse yapn," diyordu. Kemal Paa'nn kendisine ne kadar deer verdiini biliyorsunuz. Paa ok zgn. Cephede bile ben hi kendisini bu kadar zntl grmemitim. Gerekirse Fikriye Hanm' yeniden Almanya ya da svire'ye gnderelim. Bana gelimeler hakknda her gn rapor verin." "Refik Bey'iim hi tela etmeyin. Hastay kurtardk, bir hafta sonra taburcu edeceiz..." "Buna ok sevindim. Paa'ya mjde vereceim." 279 Gnler gnleri kovalyor ve Fikriye yava yava iyileiyordu. Ankara'nn scaklar da fena bastryordu. Oday bir vantilatrle serinletmeye alyorlar ama Fikriye yine ter iinde kalyordu. Akcierini saran 'plevra' ve 'perikardi' tabakalarnda biriken kanlar nefes almasn gletiriyor ve verem nedeniyle ortaya kan caverne'ler de skntlar yaratyordu. Bunlar, hastaln normal sresi iinde beklenen durumlard. Bir hafta sonra hastann atei ykseldi, halsizlii artt, arpntlar ba gsterdi. Durum ktye gidiyordu. Yeni bir konsltasyon yapld; doktorlar zatrree tehisi koydular. Elden gelen her ey yapld ama ate dmyor, terleme nlenemiyor ve hastann durumu arlayordu. Artk Fikriye ne konuabiliyor ne de gzlerini aabiliyordu. Yaplacak bir ey kalmamt. 30 Mays sabah yatan baucunda bekleyen hemire, ksren ve hrltl sesler karan Fikriye'nin durumunu ok kt grnce, hemen Bahe-kim'i ard. Zaten mer Bey de ka gecedir evine gitmiyor, hastanede kalyordu. Bahekim tella odaya girdii zaman Fikriye'yi cansz buldu; birka dakika nce son nefesini vermiti. Fuat Bulca'nn kz Trkn Bulca'ya gre Fikriye'nin Ankara' ya geldii gn Fuat Bey ankaya'daki evinde olsayd, elbette Fikriye'nin Kk'e gitmesine izin vermeyecek ve bu felket bana gelmeyecekti. Artk olayn gizlenecek yan kalmamt. Kara haber o gn btn Ankara'da duyuldu. stanbul'da kan Vatan gazetesi de ertesi gn, 1 Haziran 1924'te, olay yanllklarla dolu olarak 3. sayfann 1. stununda yle duyurdu: "Ankara'da bir intihar 30 Mays sabah stanbul'dan Ankara'ya giden Zeynep Fikriye Hanm namnda bir kadn tabanca ile intihar etmitir.

Mntehire (intihar eden kadn) intihardan evvel polise Lazistan mebusu Fuat Bey'in yanna misafir geldiini ifade etmi ve kayd o surette yaplmtr (Gar'da olsa gerek). 2 Fikriye Hanm Ankara'ya gelince doruca elyevm (o gn) Ankara'da bulunmayan Fuat Bey'in ankaya'daki evine gitmi fakat mezkr (ad geen) haneye uramakszn Reisi Cumhur dairesine giderek Reisi Cumhur ve refikalarn grmek istediini sylemitir. Gazi ile grmesinin mmkn olamayaca kendisine bildirilince, Fikriye Hanm beklettii kira arabasyla yeniden avdete (dnmeye) mecbur olmu ve esna avdette (dn srasnda) zerinde bulundurduu anlalan tabancayla arabada intihar etmitir. Alnan malmata (bilgiye) nazaran Fikriye Hanm'n Reisi Cumhur Hazretleri'ne uzak bir karabeti (akrabal) olup kimsesizlii ve hastal dolaysyla takriben (yaklak) iki buuk sene evvel Gazi Paa'nn mazhar himaye ve muavenetine nail olmu (korumasna ve yardmna erimi) ve hastaln acil bir durum gstermesi zerine bir ay tedavi iin Almanya' ya bir sanatoryuma gnderilmitir. Fikriye Hanm Avrupa'dan avdetinden beri dier akrabalar nezdinde (yannda) ikmet etmekte bulunuyordu." Mustafa Kemal yllar sonra bir gn kardei Makbule'ye yle diyecektir: "iki kadn beni sevdi. Biri ben olduum iin, hibir ey beklemeden. teki ise mevkim iin. Sonra Ne Oldular? Peki 30 Mays 1924'ten sonra olaylar nasl geliti, bu romanda ad geen kiiler ne oldu? Abdrrahim Tutcak (1908-1988): Mustafa Kemal'in evlt edindii Abdrrahim Bey, nce Akaretler'deki evde yaad, sonra da ankaya'daki kkte. Orada ilkokula gitti. Fikriye ve Mahmut Soydan onunla yakndan ilgilendiler. Mustafa Kemal onu eitim iin Almanya'ya gnderdi. Orada Elektrik Yksek Okulu' nu bitirdikten sonra 1937'de Trkiye'ye dnd. Ankara Elektrik, Gaz, Otobs Iletmesi'nde alt. Makbule Atadan, Abdrrahim Tuncak'n eini manevi-evlt edindi. Atatrk'ten Makbule Ata-dan'a kalan baz zel eyalar da Abdrrahim Bey'in ailesine geti. Onlar da bu eyalar mzeye braktlar. Adnan Advar, Dr. (1882-1955): Birinci, ikinci ve yedinci dnemlerde Millet Meclisi'nde bulundu. nce Salk bakanl, sonra da Dileri bakanl yapt. Meclis ikinci bakanlna seildi. 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet Frkas'nn Genel Ynetim Kurulu yesi oldu. 1926'da ei Halide Edip'le birlikte 13 yl yurtdnda yaad. Yurda dndkten sonra islam Ansiklopedisi Yaz Kurulu bakanlna getirildi. 1946'da Demokrat Parti listesinden istanbul milletvekili seildi. Bilim, dnce ve felsefe konularnda kitaplar yazd. Ali Enver zdiner (1884-1949): Fikriye Hanm'n aabeyi olan Ali Enver, Kurtulu Sava yllarnda Bozyk'te bulundu. olak ibrahim'e katld. Ordunun ihtiyac olan keresteleri salad. Savatan sonra Ankara'da kereste ticaretiyle ilgilendi. 1930'da Fuat Bulca kendisine Trk Hava Kurumu'nda bir grev verdi. Sonra Tapu Kadastro'da grev ald. Ali Fethi Okyar (1880-1943): 1913'te istanbul'dan mebus seil282 misti. 1917'de stanbul'da Dahiliye nazrlna getirildi. Anadolu'ya katktan sonra hep Mustafa Kemal'in yannda yer ald. Drt ay babakanlk yapt (Kasm-Mart 1924). Sonra, Paris'e bykeli olarak gnderildi. 1930'da Mustafa Kemal'in ars zerine grevinden ayrlarak Ankara'ya geldi ve Serbest Frka'y kurdu. Partiyi kapattktan sonra da Londra bykeliliine atand. 1939'da yeniden Meclis'e girdi. eitli yllarda alt dnem milletvekillii, ileri, Savunma, Adalet bakanl ve Meclis bakanl yapt.

Ali Fuat Cebesoy (1882-1968): 1920'de Moskova Bykelisi oldu. Askerlikten ayrldktan sonra Konya'dan milletvekili seildi. 10 dnem milletvekillii, Nafa (Bayndrlk) ve Mnakale (Ulatrma) bakanl ve Meclis bakanl yapt. CevatAbbas Grer (1887-1943): Mustafa Kemal Paa'nn yaveri olarak onunla birlikte Samsun'a kanlar arasndayd. Yozgat ayaklanmasnn bastrlmasnda grev ald. Be dnem milletvekillii yapt. Fevzi akmak (1876-1950): Nisan 1920'de Ankara'ya gitmeden nce stanbul'da Harbiye Nzn'yd. Damat Ferit Paa'nn kuraca kabineye katlmayarak istifa etti ve Anadolu'ya geti. Rtbe ve nianlar geri alnd. dam iin fetva kartld. 1920 Mays'nda Milli Mdafaa vekilliine getirildi ve Vekiller Heyeti bakanl grevini de stlendi. Sakarya Zaferi'nden sonra Byk Millet Meclisi kararyla mareal oldu. 1923'te Genelkurmay bakanlna atand ve bu grevini, 1944'te emekliye ayrlncaya kadar srdrd. Fikret Onuralp, Dr. (1887-1946): Birinci, ikinci ve nc dnem Kozan, Erturul ve Bilecik milletvekiliydi. Mustafa Kemal'in Deme Cephesi'nden arkadayd. Sreyya Yiit'in enitesi olurdu. Refik Saydam'm dostuydu. 1920-24 yllarnda Mustafa Kemal'in sofrasnda srekli yer alrd. Yavuz-Havuz olayna ad kart iin bir sre tutukland. Aklandktan sonra Paris'e gidip cerrahi ihtisas yapt. Orada Rauf Orbay, Adnan Advar ve Halide Edip'le yllarca beraber oldu. 1932'de yurda dnnce Beyolu Belediye Hastanesi bahekimliine getirildi ve politikayla hi uramad. 1946'da Demokrat Parti listesinden milletvekili seildi. 1947'de partiden ayrld ve Millet Partisi'nin kurucular arasnda yer ald. Cenazesi 1950'de ok byk gsterilerle kaldrld. Fuat Bulca (1881-1962):Mustafa Kemal'in, vey babas Ragp Bey tarafndan akrabas olurdu. Fikriye Hanm'la da yakn akrabayd. Mustafa Kemal'in ocukluk arkada olan Bulca da Harbi-ye'de okudu. Trablusgarp Sava'na katld. Birinci Dnya Sava-'nda Diyarbakr'da Mustafa Kemal'in yanndayd. Erzurum ve Sivas kongrelerinde Mustafa Kemal'in yanndan ayrlmad. Kurtulu Sava yllarnda Ankara Kumandan 'yeli. Drt dnem milletvekillii yapt. Uzun yllar Trk Hava Kurumu bakanlnda bulundu. Mustafa Kemal'in yaverliini yapm olan kr Tezer'in yazd ve Trk Tarih Kurumu'nun 1972'de yaynlad Atatrk'n Hatra Defteri adl kitapta belirtildiine gre, "Fuat Bulca, Atatrk'le ilgili anlarn kaleme alarak 300 sayfalk bir eser meydana getirmi fakat bunlar kaybolmu, daha dorusu alnmtr. Byle bir belgenin yok olmas ok zcdr. Ne var ki Fuat Bulca'nn kz Trkn Bulca, byle bir an kitabnn hi yazlmad kansnda olduunu belirtmektedir. Fuat Bulca drt dnem milletvekillii yapm ve 1962'de bir trafik kazasnda lmtr. Halide Edip Advar (1884-1964): Ei Adnan Advar'la birlikte 13 yl Fransa, ngiltere, Amerika ve Hindistan'ta yaadktan sonra 1939'da yurda dnd. stanbul Edebiyat Fakltesi'nde profesr oldu. Saysz roman yazd. 1950 dneminde Demokrat Parti listesinden zmir Milletvekili seildi. Hseyin Rauf Orbay (1881-1967): Meclis'in birinci dneminde grev ald. 1921'de Nafa (Bayndrlk) vekilliine getirildi. 1922'de Meclis kinci Bakan, sonra da Babakan oldu. zmir suikast olayndan sonra 10 yl yurtdnda kald. Yurda dndkten sonra Londra bykeliliine atand. brahim Sreyya Yiit (1880-1952): Mustafa Kemal'le Derne Cephesi'nde arkada olmulard. Bu dostluklar Gelibolu'da da srd. Erzurum ve Sivas kongrelerinde beraberdiler. Sekiz d283 nem Kocaeli milletvekillii yapt. Btn yaam boyunca Mustafa Kemal'e, ismet inn'ye ve devrimlere bal kald. 284 Kzm Karabekir (1882-1948): Erzurum Kongresi'nin toplanmasnda nemli rol oynad. Sarkam, Kars ve Gmr kalelerinin alnmasn salad. Ermeni ordusunu tasfiye ettikten sonra bar grmelerini ynetti. Terakkiperver Cumhuriyet Frkas' nn kurucular arasnda yer ald ve partinin

liderliine seildi. 1938'de yeniden Meclis'e girdi, Meclis bakanlna seildi. 6 dnem milletvekillii yapt. Ltife Hanm (1898-1975): 29 Ocak 1923'te Gazi Paa'yla evlenen Ltife Hanm, 5 Austos 1925'te ayrld. nce izmir'de, sonra da istanbul'da yaad. Hibir gazeteciyle konumad. Anlarn yazmad. 13 Temmuz 1975'te istanbul'da ld. Makbule Atadan (1885-1956): Mustafa Kemal'in kz kardei. 1930'da Serbest Frka kurulurken, Mustafa Kemal kz kardeinin de o partide yer almasn nerdi. Parti kapannca, Makbule Hanm'in siyasi yaam da sona erdi. Mazhar Mfit Kansu (1874-1948): Erzurum ve Sivas kongrelerinden, sonra Birinci Byk Millet Meclis'ine Hakkri milletvekili olarak giren Mazhar Mfit, 1925 ubat'nda patlayan eyh Sait ayaklanmas zerine, Dou'da kurulan istiklal Mahkemesi' ne bakanlk etti. Hakkri'den sonra Denizli ve oruh'tan milletvekili seildi. Yedi dnem milletvekillii yapt. 13 Kasm 1948'de ld. Mustafa Fehmi Gereker (1873-1950): Karacabey'de drstl, alkanl ve alakgnlllyle tannm bir mftyd. Arapa ve Farsa biliyor, aruz ve hece vezniyle iirler yazyordu, ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin temsicileriyle yakn ilikileri olduu iin Cemiyet'in Karacabey temsilcisi saylyordu. Hrriyet itilaf Frkas ibana geince, grevden alnd ve Karacabey'de kurulan Mdafaay Hukuk Cemiyeti'nin bakanlna getirildi. 1920'de Byk Millet Meclisi iin yaplan seimlerde milletvekilliine seildi. Ankara'da Mustafa Kemal'le tant ve Birinci Mec-lis'te Seriye vekilliine getirildi. Fevzi Paa'nn Vekiller Heyeti Bakan, yani Babakan olduu dnemde kez Vekiller Heyeti Bakan vekillii, yani Babakan vekillii yapt. lmne kadar sekiz dnem milletvekili olarak kald. Gereker Ankara'ya ilk geldii sralarda, Damat Ferit Paa, Pa-diah'n isteine uyarak eyhlislam Drizde Abdullah Efendi' ye, 'istanbul Hkmeti'ne ve Halife'ye bakaldranlarn ldrlmesinin dine uygun olaca'n belirten bir fetva yaynlatmt. Milli Mcadele'nin btn nderleri bu fetvada yer alyordu. Ankara'da bulunan mftler ve din adamlar da eyhlislamn fetvas zerine ortak bir kar fetva yaynladlar. O fetvada ise dmanla ibirlii yapanlarn, bu uurda adam ldrenlerin, gnahlarn en byn ilemi olacaklar iln ediliyordu. Bu kar fetvay hazrlayanlardan biri Mustafa Fehmi Efendi, teki de Ankara Mfts Rfat Efendi'ydi. Her zaman partilerst bir kiilii ve saygnl vard. Byk olu Tevfik Gereker (1898-1982), Dantay'n kurucularmdand. Anayasa Mahkemesi yelii yapt. Son dnemde Diyanet ileri Bakan'yd. Baba ve oul, devlete ve Atatrk'e ballklar ve d-rstlkleriyle tannrd. Nuri Conker (1881-1937): Fuat Bulca ve Mustafa Kemal'le akraba olurdu. Drt dnem milletvekillii yapt. Mustafa Kemal'in en yakn arkadayd. Conker soyadn, Conkbayr Sava'ndaki baarsndan dolay ona Mustafa Kemal verdi. Serbest Frka'nn sekreterliini de yapt. RefetBele (1881-1963): 1920'li yllarda Deliba, Demirci Efe ve erkez Ethem olaylarnda nemli roller oynad. Birinci dnemde izmir'den milletvekili seildi, iki kez ileri bakanl ve bir kez de Milli Savunma bakanl yapt. Ankara Hkmeti'nin temsilcisi olarak istanbul'a gnderildi, istanbul'a girerken byk gsterilerle karland. Meclis'in ikinci dneminde istanbul'dan milletvekili seildi. Sonra da Terakkiperver Cumhuriyet Frkas'na girdi, izmir suikast kovuturmas yaplrken tutukland ve akland. 1939'da istanbul'dan milletvekili seildi ve grevini 1950'ye kadar srdrd. O dnemde Birlemi Milletler Filistin Mltecilerine Yardm Komitesi'nde de grev ald. 285 286 Refik Saydam (1881-1942): Alt dnem milletvekillii ve uzun yllar Salk ve iileri bakanl yapt. 1938'de CHP Genel sekreterliine seildi, ismet inn Cumhurbakan olduktan sonra 1939'da babakanla getirildi. II. Dnya Sava'nn en g yllarnda yolsuzluklarla savat ve devlet ynetimini yeniden rgtlemeye alt.

Ruen Eref Onaydn (1892-1959): Gazeteci ve yazard. Drt dnem milletvekillii yapt. 1933'te Cumhurbakanl Genel Sekreteri oldu. Tiran, Atina, Budapete ve Londra bykeliliklerinde bulundu. Salih Bozok (1881-1941): O da Nuri Conker ve Fuat Bulca gibi Mustafa Kemal'in ocukluk arkadayd. Uzaktan da akrabas olurdu. Yllarca Paa'nn bayaverliini yapt. Be dnem milletvekili oldu, Mustafa Kemal'in lm zerine intihar giriiminde bulundu. Glkle kurtuldu. Anlarn yazd. SONSZ Gazi ve Fikriye roman bir biyografi deil, belgesel ve tarihsel bir kurgudur. Fikriye'nin hayatta kalan yaknlarna gre Mustafa Kemal kendisini snrsz bir akla seven bu kadnla, kitapta belirtilen koullarda geleneksel bir biimde evlenmi, ama bu olay gizli tutulmutur. Bu evlenmenin nedeni, Mustafa Kemal'in Fik-riye'yi koruma endiesidir. ok onurlu, duygulu, iine kapal bir yaradlta olan Fikriye de verdii sze bal kalarak nikh olayn hi aklamamtr. Mustafa Kemal'in evresinde olanlarn yaknlar ise bu evlenme olayn hi duymadklarn belirterek Fikriye'nin yaknlarnn grlerine katlmadklarn sylemektedirler. Yazar, kesin bir yargya varmadan romann bu ikilem zerine oturtmutur. Ortada bir gerek varsa, o da Fikriye'nin onu lme gtren dramdr. Mustafa Kemal'i delicesine seven ve onun Ltife Hanm' la evlendiini duyduu andan itibaren derin bunalmlar yaayan Fikriye, Kk'te itilip aalannca, direnme gcn yitirmi ve dnmeden yapt bir davranla canna kymtr. Fikriye ile Mustafa Kemal'in nikh tanklar, hibir belge brakmadan bu dnyadan gp gitmiler ve olayn ayrntlar tarihin karanlklarna gmlmtr. (/Seni iki kadn ok sevdi: (I5iri ualnz ben olduum iin, teki mei'him iin, (MUSTAFA KEMAL) Mustafa Kemal'i, karlk beklemeden, yrekten, yalnzca 'O' olduu iin seven tek kadn Fikriye... Milli mcadelede her zaman onun yannda olmasa da, desteini hep hissettiren Fikriye... Ne yazk ki Fikriye'nin, bu iten sevgi karlnda elde edebildii tek ey byk bir hayal krkl olmutu. Hfz Topuz'un bu tarihsel romannda, Mustafa Kemal ile Fikriye'nin tanmalar, ilikilerinin bilinmeyen ynleri ve Fikriye'nin trajik sonu srkleyici bir dille anlatlyor.

9 '789751M08228 Hfz Topuz _ Gazi Ve Fikriye www.kitapsevenler.com Merhabalar Buraya Yklediim e-kitaplar Aada Ad Geen Kanuna stinaden Grme zrller in Hazrlanmtr Ekran Okuyucu, Braille 'n Speak Sayesinde Bu Kitaplar Dinliyoruz Amacm Yayn Evlerine Zarar Vermek Deildir Bu e-kitaplar Normal Kitaplarn Yerini Tutmayacandan Kitaplar Beyenipte Engelli Olmayan Arkadalar Sadece Kitap Hakknda Fikir Sahibi Olduunda Aada Ad Geen Yayn Evi, Sahaflar, Ktphane, ve Kitaplardan Temin Edebilirler Bu Kitaplarda Hi Bir Maddi karm Yoktur Byle Bir eyide Dnmem Bu e-kitaplar Kanunen Hi Bir ekilde Ticari Amal Kullanlamaz Bilgi Paylatka oalr Yaar Mutlu Not: 5846 Sayl Kanunun "altnc Blm-eitli Hkmler " blmnde yeralan "EK MADDE 11. - Ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar ama gdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc

bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri 87matlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur." maddesine istinaden web sitesinde deneme yaynna geilmitir. T.C.Kltr ve Turizm Bakanl Bilgi lem ve Otomasyon Dairesi Bakanl Ankara Bu kitaplar hazrlanrken verilen emeye harcanan zamana sayd duyarak Ltfen Yukardaki ve Aadaki Aklamalar Silmeyin Tarayan Yaar Mutlu web sitesi www.yasarmutlu.com www.kitapsevenler.com e-posta yasarmutlu@kitapsevenler.com yasarmutlu@yasarmutlu.com mutlukitap@hotmail.com kitapsevenler@gmail.com Hfz Topuz _ Gazi Ve Fikriye