You are on page 1of 51

Doru zmler iin,

Doru Forml bulmak.

al ch em y PAZARLAMA LETM VE DANIMANLIK LTD. RKET

AYAZMADERES CAD. 19/9 GAYRETTEPE 80260 GAYRETTEPE STANBUL TEL: (212) 288 97 15 FAKS:(212) 266 84 26

seyir defteri

Kendimizle beraber tadmz saatin kadrannda tekrar tekrar yaadmz, ayn mitsiz senaryolar deil mi? emberi krmak mmkn m?

Ya da:
"Yeni bir gne doar m? O zaman yeni bir sz sylenebilir mi?" Kimbilir... Hereye ramen saatimiz alyor...

iindekiler
deligmlei SIRLANMI CAMIN LANET pnar tren

7
kmaz sokak MODERNZM VE TEKERRR mehmet aar
10 uan hollandal ON DAKKA ARA murat glsoy 13 kayp harita UZAMIN SREKLL sedef erkman 16 uzak ufuklar NASIL YAPMALI yasemin sarkaya 18 kara grnd! BLMSEL BR DN ENDE ata akn 20 iedeki mesaj DELLER GEMS bayram keten 21 perili kk AIK VE GEBE halide veliolu
22 deja vu AHAP KAPININ HOMURTUSLJ oya demir

24 gizli hazine YZ VE GZ ZERNE MNMAL BR DENEME ouz halakolu

26
sabahyldz KMSEYE MEKTUPLAR esra zeynep
28 denizkzlarnn arks MR VARDI halide veliolu
29 baka bir dnya YENLMEK aye dzkan

30 yanl pusula MEKANIN RUHA VERD ACILAR hsn kural 32 st izilmi kiiler GENLK TEKRARLANMAZ yelda karata 33 med-cezir GRSEL DNAMK ETLEMELER adnan kurt
37 eytanminaresi KARANLIIN NDEK DELK ergun kocabyk

39 puslu manzaralar MAKAS DETREN TRENLER meral mini

sisdleri SEN BR OCUU TERKETTN fulya aslan


42 cehennemin kaplan KAN... YREKTEN VEYA BLEKTEN zarife biliz 45 ay tutulmas HEPMZ KARDE OLACAIZ murat glsoy

40

deligmlei

SIRLANMI CAMIN LANET


pnar tren len bir insan da kendini gremez ve ne hissettiini anlayamaz. Elli milyon insan da ne hissettiini bilemeden ld. Sonu: ok insan ld, ama bazlar hl aynalara bakp emirler veriyor ve sava tekerrr ediyor.
Birbirine paralel aynalarda, i ie gemi ve sonsuza giden grntler birbirinin hep ayndr - aynadaki grntler her ne kadar gerei yanstyormu gibi grnseler de durduunuz yer ve n krlma asna gre grntler deiir ve siz asla yannzdaki kiinin grd sizi gremezsiniz. Sizin grdnz br, onun grdn de bir bakas gremez. Sonuta herkes ayn eyi grdn zanneder ama herkesin grd sadece deneylerde korkun bir art oldu. nsanlardaki bu mthi problem zcln sebeb-i hikmeti neydi?). Aradan bir on yl daha geti. Ayn deneyi deiik bir grup bilim adam tekrarlad. Labirent iinde hzla ilerleyen farelerin ou aynadaki grntleriyle kavga etmeye baladlar, aynay itmeye altlar. Aynalar izik iinde kald. Farelerin trnaklar krld. Sonu: On yl iinde fareler problemleri g kullanarak zmeye balamlard (Ayn yllarda sosyal psikologlar insandaki saldrganl aratran deneyler yapmaya baladlar. nsanlardaki g kullanma ve saldrganln nedeni ne olabilirdi?) Sonu: 30 yln sonunda hibir fare aynay amay baaramad. nsanlar ise bir eye basarak daha yksee zplamay rendiler.
***

bir grntnn deiken tekerrrdr. AYNA TEORS

Bir grup bilim adam 1950 ylnda farelerde problem zme yeteneini incelemek iin bir deney yaptlar. Labirente konan fareler yemek kokusuna doru lgnca ilerlerken yollarn kesen aynada yansmalarn grdler. ou korktu ve geri dnd, bir iki tanesi aynada kendisini kokla di. Sonu: Fareler problem zmyor, problemden kayor (nsan beyninin problem zme kabiliyetinin farelerden daha fazla olduu ayn yl yaplan baka bir aratrmada ispatland). Aradan on yl geti. 60'l yllarda deiik bir grup bilimadam ilk deneyi aynen uyguladlar. Farelerin ou aynaya arpp sakatlandlar, geri kalan aynay koklamakla yetindi. Sonu: On yl iinde fareler problem zmeye ynelir olmulard (Bu yllarda insanlarn sosyalleme ve gelimeleriyle ilgili

Parlak elik parasnda kendisi olduunu sand surete sert bir bak frlatt. indeki bastrlm korku gzlerinin derinliklerinde ihtirasla etrafa dehet saarak elie yapmt. Dar kt. nk kendisini seyrettiinde ierideydi. imdi ise darda yzlerce insan O'nu seyrediyordu. Bu yce adam da hi dnd m acaba nasl grnyorum diye, elie yansyan glgeli sureti aklna geldi mi konuurken bilinmez. Ama klcn kaldrd ve binlerce askere Msr' yerle bir etmelerini buyurdu. Sonu:

deligmlei

Her aynaya baktnda farkl bir suret gren ve grd suretler mi gerek yoksa kendisi olduunu zannettii mi diye bulabilmek iin dnyadaki tm aynalara bakmak zere yollara den bu insan da her aynaya baktktan sonra grd farkllklar dehet iinde yazd.

deligmlei

elikteki grnt ne olursa olsun Msr, O'nun oldu. Binlerce insan ld. Aradan yzyllar geti. Kaya kristaliyle astarlanm cam parasna bakan beyazlar giymi esmer adam suretdeki pheden rkt. Oysa kar dalardaki yzbin dman askerinden rkmediini zannediyordu. pheyi silmenin bir yolunu arad. Dua etti. Astarlanm cama bir daha bakmad, dar kt, bir sava balatt. Sonu: ufak bir ordu koca bir orduyu yendi (Tarihte sk rastlanan olduka sradan bir durum). Byk bir g sonun balangcna ulat. Belirsiz sayda insan ld. Aradan yzyllar geti. Yksek duvarl, ihtiaml duvarna aslm sihirli cam parasna bakan ksa boylu adam, kazand zaferlerin derin bir izgiyle iz brakt suratna sert sert bakt. Kendisinden korkmamak iin aynay korkuttu nce. Sonra geriye bir adm att. Ne kadar ufak olduunu yeniden hatrlamann verdii hrsla uzun boylu krala sava amaya karar verdi. Sonu: Tam bir fiyasko. Ksa komutan arkasnda zaferler, suratnda her bir zafer iin derin bir izle tarihe gmld. Sonu: Yzbinlerce insan ld. Aradan yzyllar geti. Aynada fkeyle glgelenmi suratna bakp daha da sert grnmeye alan adam garip byklarn krmz elleriyle dzeltti. (Neden bu kadar fkeli olduunu yllar boyunca ne bir sosyolog, ne bir siyaseti, ne de bir psikolog anlayabildi). Odadan dar ktnda ayaa kalkan adamlarnn sayg zannettii korkularm, evik bir hareketle selamlayarak dllendirdi ve karsnda titreyen insanlara sava ilan ettiini mutulad. Hi kimse kendi kendisini gremedii iin kimse ne hissettiini anlayamad. len bir insan da kendini gremez ve ne hissettiini anlayamaz. Elli

milyon insan da ne hissettiini bilemeden ld. Sonu: ok insan ld, ama bazlar hl aynalara bakp emirler veriyor ve sava tekerrr ediyor. Yine de insanlar hala aynalara bakyorlar. nk kendilerini sadece orada grebiliyorlar.

lk romann yazmay bitirdiinde be gn sonra leceini bilmiyordu. Be gn sonra ldnde mehur olacam bilmiyordu. Bildii tek ey aynalara bakmaktan nefret ettiiydi. Bir kere ok kkken bakmt aynaya. Ne olduunu, neye benzediini pek anlayamamt. Bakalarnn hep grebildii, kendisininse arada bir grebildii bu sureti en iyisi hi grmemekti. Zaten yansmas bakalar iindi, kendisi iinse hisleri vard. O da hislerini kendisine, grnn de bakalarna ayrd. Kendisine olan merak hislerini altst etmeye baladnda aynaya bakabilmek iin artk ok geti. Baksa bile ne olduunu asla anlayamayacan biliyordu. O da neler grebileceini en ufak a y r n t l a r n a kadar, tm olaslklar dnerek yazd. Romann bitirdiini zannettiinde 85 yandayd. Roman mehur olmutu ama olaslk hesaplarnda hata yapmt. Bu romandan ve de yazandan habersiz, dnyann baka bir kesinde bambaka biri de bir roman yazd. Her aynaya baktnda farkl bir suret gren ve grd suretler mi gerek yoksa kendisi olduunu zannettii mi diye bulabilmek iin dnyadaki tm aynalara bakmak zere yollara den bu insan da her aynaya baktktan sonra grd farkllklar dehet iinde yazd. Ama roman mehur olamad, nk bitirmeyi baaramad. Sonu: Tm bunlarn tekerrrle hibir ilgisi yoktur. Tekerrr aynann kendisidir zaten.

Genel sonu: Tekerrr deikendir.

-kmaz sokak-

MODERNZM VE TEKERRR
mehmet aar Postmodernizm ad altnda toplanan eilimler Bat Rasyonalizminin son sna. lende gerekirse baka snaklar da bulunacak. Tekerrr, geri dn, gemie zlem... Ya da baka bir ey.
Pop Art ve Uzay a. Bir son durak. Bat metropollerinin kltrn tekerrre aran o mitsiz lk. Artk gidilecek hibir yer yoktu ve zamann ksa tarihi miladi takvime gre sa'dan Sonra 1970'lerin ortasn gsteriyordu. D uzayn kefi apak bir kszl ve o hazin malubiyeti bir kez daha insann yzne vurmutu. Teknoloji nereye gelirse gelsin, d uzay btn o karanlk hametiyle nesiller boyu anlalmaz kalmaya devam edecekti: Hayallerimizi besliyordu ama bilimin, uzaya "iki kere iki drt" gibi basit bir aklama getirme olana henz yoktu. Ama uzayla btnlemeye alan insann acz dolu abalar vard. Bilmem 70'leri hatrlar msnz? Herkes kendince d uzayla btnlemeye alrd. Bence btn o moda ve mimari, d uzayla btnlemeye alrken tek bir temel fikirden yola kyordu: Uzay aralar ve tm teknolojik aletlerin temel idesi olan makineden... Makinede herey ilevseldi. izgiler dzd. Sinema endstrisinde alan art direktrler uzay slerini tasarlarken uzay aralarndan yola kyor ve daha sonra "uzay ss gibi" bir i mimari kavram hediye ediyorlard kltre... Uzay ss gibi bir ofis... Uzay ss gibi bir ev... Modernizmin simgelerinden makine fikri, uzay sleriyle kendi grsel evriminin en son aamasna gelmiti (lerlemenin imdilerdeki simgesi zaten makine deil, dijital aletler). V yaka kazaklar... Bol paa pantalonlar... Astronotlarn giysilerinden tremi anoraklar... Uzay idesiyle rten elektronik mziin tnlar... Modern Sanat ise kendini sorgulama dneminin sonlarna gelmiti. Resimde anlam falan unutulmu, resim eylemi btn alt paracklarna blnmt. Fray niye kullandn sorgulayanlardan tutun, erevenin d kavram stnde dnenler bile vard artk. Uzay a, sanatta modernizmin gelebildii son cephelerden birine denk gelmiti. Ve herey giderek giriftleiyor ve ne yalan sylemeli baya da skc hale geliyordu. Hatta adamn biri, konser vereceim diye herkesi arp piyanonun banda be dakika sessizce oturmu ve bu "bestesi"ne imdi unuttuum bir ad bile vermiti. Deneysel sinemaclar en temel malzemelerinin film pelikl olduu fikrinden yola karak, pelikl zerine elle bir eyler iziktirip film festivallerine katlp bildiriler falan yaynlyorlard. Uzayp giden bir liste... Kltrn her deminde avangardlk adna bir sknt kasrgas alp ban gitmiti. Ama sonunda anlald. Uzay a falan yaanmyor. Yaanan eye olsa olsa ilkel uzay almalar denebilir. Ve daha

-kmaz sokak

katedilecek o kadar ok yol var ki... Kurgu-bilimin hayallerine yetimek iin nesillerin geip gitmesi gerekiyor Yeryz'nden. Ayrca sanatn manasm bu kadar sorgulamann da bir manas yok. Uzay a sylemi ve pop art, modernizmin gndelik hayata ve popler kltre sunabildii son "ilerleme ve gelecee yakn olma" kavramlaryd. Derken herkes skld. Bu sknty anlayamayanlar da vard. Sevgili nc Dnya mesela... Modernizm hala bir marifetti. eviriler ge ulayor, Bat'nn her zaman "ileri"yi temsil ettiini dnenler geriden de olsa Bat'y takip etmenin erdemleriyle itigal ediyorlard. Ama Bat sklmt. sa'nn doumundan 1970 ksur yl akn bir zaman gemiti ve Aydnlama'yla balayan sre insanolunun gzlerini uzaya evirmesine yol amt amasna ama sokaktaki insann uzayla fazla bir alverii kalmamt. Uzay a, dnyann muhtelif yerlerindeki bilimadamlarnn almasyla adm adm ilerliyordu. nsanln geri kalanm alakadar eden bir ey yoktu uzayda. Yani, heyecanlanmann, meseleyi abartmann bir alemi yoktu. Sanatta da modernlik adna kefedecek bir ey yoktu artk. Ne zaman, nasl? Kesin bir tarihi yok ama, birileri Uzay' brakp Yeryz'ne bakmaya karar verdi. nk Pop Art'n daha ilerisi diye bir ey yoktu. Vakit geri dnme vaktiydi. Tekerrrn kar konulamaz cazibesi hereyi ar ar sard. Ve Yeryz, kltrn gemi gzelliklerini yeniden kefetmeye balad. Bu arada dijital teknoloji beklenmedik bir sratle geliti. Birileri, (artk kimse onlar ben ele bilmiyorum ve geliigzel kullandm itiraf ediyorum) dijital gelimeyi modernizmle deil de postmodernizmle nikahlamay uygun grd. Oysa dijital

devrim, gzn u z a y a diken ve kompterlerin bir gn insan ynetebilecei endiesine kaplan insanoluna bilgisayarlardan korkmamay, onlarn son tahlilde son derece ise yarar makineler olduunu retti. Yani, hayat kolaylatrd. Dijital devrim z itibaryla modernistti ama suni bir biimde modernizmin iflasn aklamaya alanlar" dijital devrim ile postmodernizmin evliliini" nedense ok istedi. Modernizmin, dijital devrimle, geriye dn ve tekerrr yasasyla kendi evrimini hzla srdryor ama birileri onun cenazesini k a l d r m a g a y r e t l e r i iinde. Oysa modernizmin devrini tamamlayp bir baka eye dnmesi iin ok daha baka bir ey gerekiyor. nce Bat Dncesi'nin Yeryz'ndeki misyonunu tamamlamas gerekiyor. Postmodernizm ad altnda toplanan eilimler Bat Rasyonalizminin son sna. leride gerekirse baka snaklar da bulunacak. Tekerrr, geri dn, gemie zlem... Ya da baka bir ey. Pop art mitsiz zlemlere eklemlenmiti. 68'i radikalliine ve Uzay a'na... ki zlem de ileremedi, tkendi. Ve insanlar gzel-olan'n gelecekte ve ilerlemede yatmadm ar ar hissettiler. Gerisi bilinen hikaye... 93'teyiz ve insanlk tarihinin geriye dnk bir ilgiyle didik didik edilmesi aamasnda daha ok balardayz. Hollywood bunu erken kefetti. nk alc kitlelerle ok yakn bir temas var. Moda da yle. Resim, "this has been done before" sylemini benimsedi ama ok yaknda New York'lu nl bir ressamn atlyesine ok zengin ve isimsiz bir adamn geleceini tahmin ediyorum. Ressam'a yle diyecek: "Sizden sevgilimin resmini yapmanz istiyorum. Leonardo ustann Mona Lisa's

-kmaz sokak -

Tpk faizmde olduu gibi gc siyasi iktidara eklemlenmekte bulan nefret dolu kitlelerin slamc aydnlar gibi Asr- Saadet topyasyla bir ilgileri olmad Sivas deneyiyle bir kez daha ortaya kt. te tam da bu noktada Tasavvuf, gizemcilik gibi retiler, gcn ilahi adaletten aldn zanneden bu kitlenin karsnda duramaz.
gibi bir ey olsun ltfen". O ressam kovacak belki adam ama bir gn bir bakas mutlaka kabul edecek. Resim de ok gerilere gidebilir. Gn gelir 70'lerin nonfigratif resimlerine bile geri dnlebilir. Uzayn kavranmasna gelince. Voyager aralar uzayn karanlk boluunda dolamaya devam ediyor. Gezegenlerin fotoraflarn ekip duran baka uzay aralar da var. Ama hepsi de uzay boyutunun kavranmasndan ok, muhtelif bilimlere dolayl yoldan hizmet etmekle megul. Uzay ve zaman boyutunun kavranmasnda da geriye dn ve tekerrr yasalar iliyor: Metafizik, gizemci din retileri, Kabala, Tasavvuf, Dou retileri... Geri modern felsefe bunlar hala kaale almyor ama hem popler kltr hem de yeralt kltr, i uzaylara dnyor. Bu, imdilerde kltrn ferah bir nefes almak iin acilen bavurduu bir k kaps. te yandan rasyonalizm ve modernizme, eer hedefleri olan sreler olarak baklrsa siyasi dzlemde misyonlarnn hala tamamlanamad da grlyor. nk zellikle Gney Yarmkre'ye doru inildiinde modernizmden nefret eden

deiik toplumsal snflarn ibirliiyle serpilip gelien ve siyasi iktidara talip olan bir din olay gryoruz. Temiz sylemlerle iktidara yryen bu kadrolarn, nefretlerini mthi bir baskya evireceini tahmin etmek iin ok zeki olmak gerekmiyor. Tpk faizmde olduu gibi gc siyasi iktidara eklemlenmekte bulan nefret dolu kitlelerin slamc aydnlar gibi Asr- Saadet topyasyla bir ilgileri olmad Sivas deneyiyle bir kez daha ortaya kt. te tam da bu noktada Tasavvuf, gizemcilik gibi retiler, gcn ilahi adaletten aldn zanneden bu kitlenin karsnda duramaz. Ksaca, kltrel olarak rasyonalizmden ve modernizmden kap ferah bir soluk almak iyi, ho fikir de siyasi olarak bakldnda temsil ettikleri misyonu bitmi olarak kabul etmek pek doru bir fikir deil. Kimilerince Bat'da kurulduu dnlen liberal-dijital toplum topyasnn da bir anlam yok. Batl iyimserlerin ngrd, merkez iktidarn yerel iktidarlara getii o site-devletlerin kurulacana inanmak da mmkn deil. Ama bir gn yle bir eyin olma ihtimali ele yabana atlr gibi deil: "lerleme ve gelime" gibi modernist perspektifler nasl kendilerim sanat alannda tkettiyse siyaset alannda da tketebilir. Ama bu o kadar elenceli olmayacak. nk o zaman dnya ilerleme ve gelimeyi vaat etmeyen dinci ve milliyeti iktidarlara doru byk bir eilim gsterebilir. Ynetim biimlerinin "gen dne" ve "tekerrr"e ynelmesi halinde neler olacan varn siz tahmin edin. Kald ki Rusya ve ran'da iktidarlarn ilerleme ve gelime vaat etmekten ok milliyeti ve dinci sylemlere sahip kt gerei de ortada.

-uan hollandal-

ON DAKKA ARA
murat glsoy O yzden yava yava yzdeki izgiler derinleir, ifadeler eksilir, yeni olan hereyden ekinilmeye, korkulmaya ve hatta nefret edilmeye balanr. Hep yle olmaz m zaten? Artk, herkes anne ve babasnn bir kopyasdr. Herkes gibi, herkesle beraber...
Neyi gizledii belli olmayan bir sonbahara yava yava yuvarlanan ehrin kysndaki bir kahvede, "Seninle lmek istiyorum" diye yazd kada. Ondokuz yann parmaklaryla. Her eyin bir anda olup bittii, atlkarnca gibi bir yaz boyunca yaad ksack bir akla tanmlyordu artk hayatn. Henz hi bir ey yaamam olmasna ramen sesinin tonuna bir grm-geirmilik sinmiti o sonbahar. "Seni o sabah, akam sefalarnn henz uykuya daldklar o byl sabah, bahenizde grmedim mi; ite o an her eyi anladm" diye yazyordu durmakszn. Pencere camlarnda, uzun yaz aylar boyunca unutulmu subuharlar belirmeye balam... Herkesin zerinde ister istemez bir titreme, bir yorgunluk. O'nun hi tanmad Bahri Bey -ki Emirgan'n krk yllk gediklisi- teki tarafa, dn artk iyice azalm olan dostlar tarafndan uurlandndan, ay oca tekliyor, yal garsonun gzleri dalp dalp gidiyor; ve o bunlarn ve tabii lmn farknda olmakszn dalgalarda boularak lmek istediini yazyor ilk ve son akna. Ona yle geliyor. Hep yle olmaz m? Sonbaharn talihsizlii ka balanmasndadr. Hrkalar ve kazaklar hzla yamurluk ve paltolara evrimleirken, ehirde zaman, sanki gittike daha ar akmaktadr. Bir de lm gelinliini giydimiydi ehrin yollar, insan o karanlk sonraszl kolayca yanl bir beyazlk olarak yorumlayabilirdi. Belki o yzden bu k, kar yamas iin dua ediyor iinden. Bilmiyor ki yedi gn ve gece yaacak olan kar, onu ve sevdiim bak gibi ayracaktr, canlarn epeyce yakarak. Ve o evinin kk ve kirli penceresinden bakarak karda umduunu bulamadn yazacaktr sevgilisine. Radyonun ge vakit, nerden bulup kard anlalmayan o eski, o adal, o binlerce insann duygu ykn tamaktan yorgun arklarnn eliinde alamak isteyecektir. Hep yle olmaz m? Ve sonraki yllar... Farkeder mi ayrlklar, lmler ve yeniden, sanki dnyann ilk akymcasna yanltc filizlenen tensel temaslar. Bir ka yl sonra, baka bir evde, bambaka bir gecenin ve kokunun izleriyle uyandnda, ilkin arabasn nereye park ettiini dnp aracaktr. Yannda geen hafta tant bir kumrallk, derin uykulardadr ve hi bir derinlii yokmu izlenimi brakmaktadr tanyanlarn zerinde...

10

-uan hollandal-

Yeni bir iliki yeni bir hayat anlamna gelmez mi ou zaman? Gelir elbet. Yeni sevgilinin sorunlar, dostlar ve dleri davetsiz misafirler gibi, bir bir giriverir insann hayatna. O da yle bir yanll hissetmiti dn gece. Gzleri, nk, dnp dolap bir bakasnn dudaklarnda kilitleniyor. Akam kumrallnda eriyeceini bilmesine ramen anlk bir ekicilie yenik dyordu. Dyor mu gerekten. Yznde anlaml bir tebessm, konumak iin -konumak canm baka bir ey deil- kendini frsat kollarken yakalyor. Eski sevgili? Bilinmez nerede, kiminle... Hep yle olmaz m zaten? Ondan sonraki sonbahar yine yalnzbana fakat Emirgan'da deil yabanc bir ehre elli kilometre kala bir benzin istasyonunda olacaktr. Bir i gezisi. Bakent Ankara. Kklnden beri zerinde garip bir etkisi olan bu ehri dierlerinden ayran belki de lkenin tam ortasnda kurulu olmasdr. Kafas ile megul, midesinde czrtl bir gastrit. Fakat kim bilebilir neyi hissettiini, neden? stelik ne nemi vardr o yaanan gnn... Ne bir doumgn, ne bir dn... Neden fotoraf ekilip, 'aile albmne' konulsun ki? Ankara dn, gidii kadar parlak olmayacaktr. Ne o kmsedii saf kumrallk -artk onu da dierleri gibi saf ve masum hatrlayacaktr- ne de dierleri yoktur yannda. Bir takm nemli evrak ve eklerle babaadr. Kendini Beyolu'nda bir sinemaya att vakit dardaki sonbahar uslu uslu baka bir ka dnme telanda olacaktr. erisi karanlk ve souk. Salon anlamszca aydnlandnda bir sinema dolusu adamn ne ok Bond antal ve kendisi gibi ask suratl olduunu dehetle farketmesine ramen birinci yary

seyretmek iin klarn snmesini bekleyecektir yine de. Herkes gibi, herkesle birlikte. Tam birinci yar balarken, belki de aklndan bir daha asla yakalayamayaca ok gzel bir fikir, bir gndzd, bir hayal gemi olabilir. Bunu kendisi de bilemeyecektir. Ve sabahlar hatrlanamayan ryalarn gnboyu yaratt sknt gibi bir gerginlik yaratacaktr zerinde... Hep yle olmaz m zaten? Bundan be yl sonra ilk bebeklerinin video filmini ekerken ne uygar ne neeli ve ne imrenilesi bir babadr. Bebeklerim hzla byten zaman hayranlkla seyrederlerken, yava yava mezarlarn kazdm bsbtn unutacaklardr. Herkes gibi, herkesle beraber... Hzla geip giden gnler. Unutulan fikirler, su ve elektrik faturalar, deien deerler, terkedilen dostlar, denen kalorifer aidatlar, ve ufak tefek ihanetler... yerinde pekien yeri ve iple ekilen bayram tatilleri. Birbirinin ayn olmas sanki acemi bir senarist tarafndan engellenmeye allm gney seyahatleri. Ve bu yeknesakl bilerek ve isteyerek grmezden gelerek bir kadeh daha fazla iilmesi, biriki saat daha fazla uyunmas ve al-veri yaplmas. Herkes gibi, herkesle beraber... Ondan sonraki yllarda pek bir ey olmaz. Yani nemli bir zikzak olmaz. kinci ocuk sezaryen. Birincinin ilkokul yllar. Artk kolay kolay gidilemeyen tatiller ve oalan taksitler ve televizyonda ptr ptr oalan renkler. 'Gece ve Mzik'i dinlemek yerine eski korku filmlerini seyredip sabahlar baarlaryla uyanmak. Pazar gazetelerini ve eklerini isteksizce kartrmak, dengeli beslenmek ve her yl, hemen hemen ayn zamanlarda yaynlanan abuk subuk salk yazlarn, kat gibi bo bir zihinle tekrar tekrar okumak.

11

-uan hollandal-

Emekli olana kadar yaamnda nemli bir ey olmama durumu emeklilikten sonra da deimez. lk ocuun evlilii ve ikincinin sorunlar epeyce megul eder kafasn ama ok da bir ey katmaz ona. Ya da bir eyler eksiltmez. Zaten eksilecek bir yekn olup olmad son derece phelidir. Bu durumun sorgulanmas da son derece tehlikeli. O yzden yava yava yzdeki izgiler derinleir, ifadeler eksilir, yeni olan hereyden ekinilmeye, korkulmaya ve hatta nefret edilmeye balanr. Hep yle olmaz m zaten? Artk, herkes anne ve babasnn bir kopyasdr. Herkes gibi, herkesle beraber... Emekli oluundan drt yl sonra, yllardr gazetelerin salk sayfalarndan takibettii hastalk gelir kapya. Eh yapacak bir ey kalmadndan m yoksa bir trl brakamad sigara yznden mi bilinmez hastanede X olur. Yani, hemire byle bildirir doktora: - Doktor bey, 103 nolu hasta X oldu. Doktor, uykusunun arasnda not eder bunu aklna. Bu hafta beinci diye dnp hayflanr. nemli de deildir. Allah rahmet eyler. Bir gazetede siyah ereveyle gelen bir gnlk hret ve bir ka yl sonra yeri kaybolacak bir mezar.

Yani kadere kar. Yoo, tanrsal bir gce kar savamak istedii iin deildi bu, sadece 'yaarn bu kadar olamaz1 gibi bir duygu hakim olmutu benliine o kadar. Uzun srmedi. Zaten byle gl duygular uzun srmez. Bu istein onu iire ve aka srklemesi beklenirken, o ertesi gn, ksa bir d gibi unutmutu o 'on dakikay1. Herkes gibi, herkesle beraber. Hep yle olmaz m zaten? Ve yarn oldu. Bir yarn daha... Bir yarn daha... - Doktor bey, 103 nolu hasta X oldu.

Koskoca bir mr on dakikada dnlp bitirilebiliyormu demek ki. O sonbahar gn -hatrladnz m, hani Emirgn'da ilk akna mektup yazyordu- on dakika iine sdrverince olas yaamn, allak bullak oldu. Gzleri nndeki kada takl, habire 'Seninle lmek istiyorum'u okuyor, ne yapmas gerektiini kestiremiyordu. Yani engel olmak iin.

Hayalet Gemi'nin yaknda urayaca limanlar: kaos, ihanet, iddet, kader, masal/oyun...
Yeni Yazma Adresi:
,

Ayazma cad. Yener ap. 19/9 80260 Gayrettepe - stanbul Tel: (212) 288 97 15 Faks: (212) 266 84 26

12

kayp harita

UZAMIN SREKLL
sedef erkman Tpk eski gnlerdeki gibiydi herey, sanki zaman hi gememi gibiydi. Deniz yine eskiden olduu gibi kr sikirdi dolunayn altnda, beyaz gemi prl prl parlyordu lambadan mcevherleriyle.
Gemi ve Saray Gemi, eskiden adadaki askeri okulun iskelesinde demirli dururdu. Bayram gnlerinde zenle sslenir, geceleri lambalar yaklr ve renkli ihtiam adann karsna yaylm olan byk ehirden keyifle gzlenirdi. Baz zel gnlerde -ama sadece o zel gnlerde- gemi demir alr, byk ehirle aday ayran mavi sularda ardnda brakt kpkler ve kendisini inatla takip eden martlar kadar beyaz, szlrd. Gemi ok daha eskiydi aslnda; byk savatan sonra, hereye yeni batan baland yllarda, devlet bakannn istei zerine alnmt. Gerekte ok uzak bir lkenin kral iin tasarlanm, ama baz aksilikler sonucu bakann olmu. Bakan gemiyi ylesine benimsemiti ki ksa bir sre sonra ikisi birden anlr olmutu. Halk, geminin telaffuz edilmesi zor olan adm bilmez, "Bakann beyaz gemisi" diye hatrlard. Bakann beyaz gemisi, ehrin iki yakasn birbirinden ayran sular yararak gelir ve bu yakalardan birinin kysndaki sarayn rhtmna yanard sessizce. Bakan ve geminin beraberlikleri ok srmedi. Gemi yeni, alml ve zarifti ama mrmn neredeyse tamamn sava meydanlarnda geirmi, binlerce lm, binlerce ihanet grm olan bakan o kadar yorgundu ki artk bir sre sonra deniz kysndaki sarayndan hi kmaz olmutu. Vaktinin ounu pencere kenarna ekilmi bir koltukta oturarak geiriyordu. Zaten ok kk bir ksmn kulland koca saray iyice sessizlemiti. Eskiden iinde imparatorlarn yaad o yaldzl saray sanki klm, sahibiyle birlikte lm bekler olmutu. Issz koridorlarnda bazen rkek bir uak sesi duyulurdu veya yksek tavanlarnda yanklanan bir iki ses. Ama hepsi o kadar. Bakan, saraydaki gnlerinin sonuna vard sralarda bir gn, yine pencere kysnda otururken, sevgili beyaz gemisinin getiini grd sarayn nnden. Gemi, askeri okul rencilerini gezintiye karmt ve renciler Bakan grmek iin yavalatmlard gemiyi sarayn nnden geerken. Rivayete gre rencilerden bazlar denize atlayp Saray'a doru yzmee balamlard bakan daha yakndan grmek iin. O gn bakan gemiyi son kez grd. Ksa bir sre sonra da ld. Son sz "Aleykmselam" oldu ve btn saatler hep ayn saati gsterdi artk. Aradan ok yllar geti. Ortasndan deniz geen ehir yine ayn ehirdi. Gemiyle saray soracak olursanz eer, evet, onlar da hl

13

kayp harita-

o sahne sadece tekrar ediyordu zamann iinde, gerek ise ok bakayd; bakann gemisi artk bir iadamnn gemisi olmutu. adam para karl zenginleri gezdiriyordu gemisiyle. Saray ise bir mzeydi imdi, insanlar gruplar halinde geziyorlard odalar, kf kokan salonlar, bakann koltuuna oturup denizi seyrettii odaya girip bakmyorlard etraflarna bo bo, kk bir ocuk annesine soruyordu "Burada m lm, anne?"
hayattaydlar. Hatta ok yakn bir zamanda Bakan'n beyaz gemisi yine sarayn rhtmna demirlemiti. Tpk eski gnlerdeki gibiydi herey, sanki zaman hi gememi gibiydi. Deniz yine eskiden olduu gibi kr sikirdi dolunayn altnda, beyaz gemi prl prl parlyordu lambadan mcevherleriyle. Saray'n kaplar akt yine tpk eskisi gibi, ieriden k fkryordu geceye. nsann ii rahatlyordu bu manzarayla, evet, hi zaman gememi gibi, ne gzel... Oysa, o sahne sadece tekrar ediyordu zamann iinde, gerek ise ok bakayd; bakann gemisi artk bir iadamnn gemisi olmutu. adam para karl zenginleri gezdiriyordu gemisiyle. Saray ise bir mzeydi imdi, insanlar gruplar halinde geziyorlard odalar, kf kokan salonlar, bakann koltuuna oturup denizi seyrettii odaya girip bakmyorlard etraflarna bo bo, kk bir ocuk annesine soruyordu "Burada m lm, anne?" Saray ve gemi kendilerini yineliyorlard zamanda. Zaman dolu dizgin akarken onlar da sonsuz kereler tekrarlanyor, sonsuz

kereler yeniden varoluyorlard. Kilise Kilise, ortasndan deniz geen ehrin en gzel yerlerinden birine ina edilmiti. O kadar eskiydi ki insanlar onun yaplnn dnyann kuruluuna uzandn dnrlerdi. O denli eski olmasna ramen, savalara, yangnlara ve en nemlisi depremlere dayanarak bu gnlere kadar gelmiti, onunla yat binalardan bugne sadece bir ka stun ve birka duvar kalmken o, herkese meydan okuyarak ehrin en gzel tepesinde ihtiamla ykseliyor, gnmzn teknolojisinde pek az eye ararak yaayan insanlar kendine hl hayran brakyordu. Kilise, tarih boyunca hep bir efsane olmutu zaten. Btn mimarlar ondan daha byn yapmak iin rpnm, imparatorlar kendi adlarn ondan daha grkemlisine veremedikleri iin kskanlktan atlamt. eriye giren, derin bir sessizlie gmlr, inanlmaz ykseklikteki kubbeden gelen btnlk ve sonsuzluk duygusunun arl altnda ezilir, bunun insanolunun yapt en gzel ey olduunu dnr. Kilise, youn ktlesiyle mevsimlerin dnm, devletlerin yklp yenilerinin kuruluunu, kendisini gren insanlarn hayretinin zamanla bile deimeyiini izler durur. Etrafndaki herey durmadan deiir, baka baka eylere dnrken, o zaman iinde dikilir, heybetle direnir, kendini srekli tekrar eder, srekli yineler. Zaman sanki onun etrafnda dner. Tarih ncesinden kalan kilise sanki zamann merkezinde durur. Sokak Baz ehirlerde, antlar, saraylar veya byk meydanlar deil de sokaklar nemlidir. Sanki sokaklar rahat rahat yol alsn,

14

kayp harita

istedikleri gibi kvrlsn, oradan oraya aksn diye yaplmlardr. te Gelendost soka da byle bir ehrin ansl sokaklarndand. Geri olduka eski bir sokakt. Vaktiyle arabalar eken atlarn nallarnn krdatt parke talar eskimi, brne vurulmu saysz kazmayla eri br olmulard ama Gelendost soka birok benzeri gibi kaln bir asfalt tabakasyla henz rtlmedii iin haline krediyordu. Birbirine iyice bitimi, ve eskilikten beli bklm ninelere benzeyen evlerin arasndaki bir ta merdivenden klrd Gelendost'a. nce biraz yoku trmanmak gerekir, biraz sonra yol dzleir, engebeler azalr. lerde yol biraz sola dner, sonra yine eim kazanr ama bu kez aaya doru. Yoku bitince bir ufak meydana alr, ortasnda bir eme, karda alabildiine deniz manzaras. smi gibi kendi de gzel bir

sokaktr Gelendost. Sokan zerinden eskiden atl arabalar geerdi, imdi otomobillerin lastikleri iniyor talarn... Sokaa bakan evlerde oturan ocuklar top oynarlar sokakta ama hibiri kalmaz, dalp giderler, yerlerine hep yenileri gelir. Evlerde oturanlar da yle.. Yeni doanlar, evlenenler, lenler. Evlerin bazlar yklm, yerine yenileri yaplmtr. Sokakta herey deimekte, yenilenmektedir. Sadece Gelendost soka, olduu yerde durur, hep ayn izi takip ederek akar, olduu yerde kendini sonsuza dek tekrar eder. Durmadan yinelenir. Zaman Gelendost sokann stnden bir toz bulutu gibi hzla akar.

metinlerin siyah-beyaz okyanusunda srklenen hayalet gemi'de bir kamaram olsun istiyorum
oniki aylk yolculuk bedeli olan 200 000 TL yi T.C. Bankas, Balmumcu ubesi (b. kodu 1135) 217140 nolu Atill ztrk hesabna yatrdm, makbuz iliiktedir. ad-soyad: adres: tel: \

Hayalet Gemi Dergisi, Ayazmaderesi cad, Yener ap. 19/9 Gayrettepe 80260 stanbul Tel: (212) 288 97 15 Faks: (212) 266 84 26

15

uzak ufuklar

NASIL YAPMALI*
yasemin sarkaya deal erkek (BMW'sine doru) yrynden, (Ray-Ban gzlkleriyle) bakndan, (Valentino marka) giyiniinden ve icabnda (Chivas Regal marka) ikiyi tutuundan oktan tespit edilmidir.
letiim a ncesi topluluklarn homojen yaps, onlar bugnn (tm dnyay ifade eden) kresel toplumuna gre daha kolay tanmlanabilir yapyor mu acaba? Baka trl sylersek; kapal toplumun yaratt insan modeli, amzn enformasyon ikini -hazmsz- insanna hayli ablon grnyor olabilir. Bugnk yaam biimlerinin kendi iindeki zenginlii ya da eitlilii ise ayn oranda tartmaya aktr. Gnmzde akn, hznn, sevginin ve cinselliin ve hereyin el kitab yazlr. Filmleri yaplr. Eric Fromm "Sevme Sanat"n yazmtr. kr ki nasl sevilecei bilinmektedir artk. yle deil, byle sevilir. Kimi moda dergilerinde, depresyondaki kadnlara giyim tarzlar nerilir: Kaln oraplar, sala kazaklar, dank salar, koyu renkler, "aman sar-yeil falan giymeyin"ler vs. Hznlerin raconu filmlerde canlandrlr; donuk baklar, buulu gzler, esrarengiz tavrlar, vesaireler. Baz gazetelerin magazin sayfalarnda ilgin bilimsel bululardan sz edilirken, ukulatann ak acsn hafiflettii yazlr. Vck vck romantizm ticareti
"ernievski'nin ideal toplum ve insan modelini izdii "Nasl Yapmal" romannn ad, farkl ifadeler iermekle birlikte bu metne uyduu dnlerek balk olarak alnmtr.

yapan arklarn nakaratlarndan sevgi szckleri k r p l r . Liseli genler birbirlerine hocakal yerine "ara beni, ptm seni" der. Kimileri "yzde elli" sevebilir. Yzde ellisini "Manevi Kymetler Borsas"nda repoya verir. ehir suyunun ulatrlamad cralktaki gecekondu semtine, dnemin favori Amerikan dizilerinden birinin ad -ahin Tepesikonulur. ahin Tepesi sakinlerinden Hatice hanmn lepiska sal kzna hanidir "Mauella" diye seslenilinir mahallede. Sevgililer filmlerdeki gibi terkedilir. Gri renkli dknt kazaklar giyilip bol bol ukulata yenir. Darda yamur varsa eer, sokaklarda dolalr (son okunan romann kahraman yle yapyordur nk). Mkemmel seksin 10 yolu retilir, yine ayn dergilerde. Akam evde -mixer kullanm klavuzu okuurmucasna- bu tariflere gre seks yaplr. Artk herkes mkemmel seks yapyordur. deal erkek (BMW'sine doru) yrynden, (Ray-Ban gzlkleriyle) bakndan, (Valentino marka) giyiniinden ve icabnda (Chivas Regal marka) ikiyi tutuundan oktan tespit edilmidir. Geriye erkei elde etmenin 12 yolu kalr. Onlar da kadnlar tarafndan tahamml edilemeyen ynlerini renip derhal tedbir almlardr. Bundan byle tm erkekler sevimlidir.

16

uzak ufuklar

ALDATAN ERKE ELDE TUTMANIN YED ETKL YOLU

Erkeiniz sizi aldatyor mu? aresiz deilsiniz. Bir erkein sizi aldatp aldatmadn anlamak iin gmleinde ruj izi bulmak art deil. Aldatmann nne nasl geebilirsiniz? 1. Sadakatin sizin iin nemli olduunu belirtin. 2. likinizdeki problemleri ortaya kararak zmeye aln. 3. Erkeinizin kendisine olan gvenini arttrn. Pozitif olun. Onun iyi zelliklerini sk sk vn. 4. Erkeinizin seks ihtiyacn gzard etmeyin. 5. Sknt ve monotonluun yerine geen yeni uralar bulun. 6. Naslsa onu elde ettim dncesini bir kenara brakp kendinize iyi bakn, bakml olun. 7. Ona gvendiinizi belli edin.
Evlilik yaamn renklendirmenin bilmem ka aresi yazlmasa -mazallah- boanma oranlarnda ne ok art olur. hayatnda baarnn ipular sayesinde herkes bir yerlere ykselir. Bu toplu terfi sonucu boalan alt kadrolara aday olanlar iin, i grmelerinde etkileyici olmann pf noktalar anlatlr. Yznz, elleriniz, uyuma ekliniz, trnak cilanzn rengi, kpeinizin cinsi, arabanzn modeli kiiliinizi ele verir. Bunlarla da deifre edilemezseniz, hrsl ya da iine kapal, aktif ya da romantik olduunuz

resimli dergilerin muhtelif testlerinden dakikada ortaya karlr. Evlilie hazr msnz? Yalnzlk size gre mi? Acaba onu seviyor musunuz? Peki O sizi seviyor mu? Kurnaz msnz? Kendinize drst msnz? Tekmili birden test edilir, kiiliiniz onaylanr. Bu onay ikinci bir teste kadar geerlidir. Gnmzde akn, hznn, sevginin ve cinselliin ve hereyin el kitab yazlr. Filmleri yaplr. Yaratlm idoller yaam dersleri el kitabnn renkli basksna fotoraf olarak konulur. Anlamak kolaylar, dil sadeleir. Hepsi bir yana, bunca "seni ok iyi anlyorum"larn ve "bilirim, ben de yaadm"larn iinde neden hl yaanmlarn ve yaayanlarn zgnlnden iddetle dem vurulur? Ve neden hl birinin yanllar dierinin pimanlklarnn aynas olur? Gnmzde akn, hznn, sevginin ve cinselliin ve hereyin el kitab yazlr. Filmleri yaplr. Yaantlar paket program olarak satlr. Paras olan pahalsn alr. Aslnda tm birini tekil ahslarn (ben) hayat, ikinci tekil ahslarn (sen) hayatnn bir yerlerde tekrardr.

17

-kara grnd!

BLMSEL BR DN ENDE
ata akn
"Onun uruna hayatta kalmaya mecburum" Gthe Gen Werther'in Aclar Yolda oynayan ocuklarn topu size doru gelirse, onu geri atmayp, yannzdan geip gitmesini seyredip, peinden de bir ocuun canhra koturmasna gz yummak elinizdedir. Sokaa tkren bir adam uyarmamak elinizdedir. Birinin unuttuu bir kitab ona vermemek elinizdedir. Bir forml bulacam diye senelerinizi harcamamak da elinizdedir. Bunca bovermeden sonra elinizde ne kalmtr -kalabilmitir? Dorusu Nietzsche'nin dedii gibi, "Her bilme istei zalimlikten bir iz tar. Ac hep nedenleri sorar."1 Sava dnemlerinde yaam nl bir fiziki, dmannn ehrin merkezinde harabelerin arasnda datt atan alabilmek iin saatlerce kuyruklarda bekleyip, geceleri mum nda alabilmi ve tm bilimi kknden sarsacak teoriler yaratmtr2. Ad sam ou insammzca bilinmeyen bir bilimadammz titri hie sayarak senelerce renci yetitirmi, rencileri olduka varsllam ama kendisi maddi bakmszlk ve kendini nemsememekten dolay gencecik yanda lmtr.3 Bunlar dndke kendimden utanr oldum. Bu kadar gzel imkanlar varken nasl olur da dnyann herhangi bir yerindeki'bir bilimadam kktenci bir teori yaratamaz; nasl olur da bilimin, teknoloji dolaysyla insan lksne sunulmasna gz yumabilir ve nasl olur da bir bilimadam aratrmak yapmak iin finansr aramak zorunda kalr? Bilimsel dnceyi benimsemedeki zorluk onun insan karlarnn stnde bir noktay hedefliyor olmasdr. Bence bilimsel kelimesi Trke'ye kazandrlm en gzel kelimelerden birisidir. Kk, en bata, etkileyicidir. Bilmek. Aranzda yeni rendii bir bilgi iin (aldatld hari) alayannz oldu mu? Peki ya bu bilginin nereden kaynaklandn merak edeniniz oldu mu? Peki ondan da vazgeiyorum. Neden sorusunu sordunuz mu? Neyse ki! Baknz, bu bir snflandrmadr. Bilimin tattrabilecei haz kiinin alglama yetileriyle doru orantldr. Bir gerei renen bir dierini sorgular. Bu bir limit alma ilemi gibidir. Her seferinde gibi tanmszlklarla karlarsnz. En u noktaya gitmeyi istemek kanlmaz, ama ulamak olanakszdr! "Bilen baka eyleri bilir de kendini bilemez." lhan Gngren Sorular her zaman iin cevaplardan daha aklayc olmutur; yeter ki sormasn bilelim. Bu ilem bir dngy tanmlar: Soru cevab gerektirir. Cevap bilgiyi ierir. Bilgi oklukla nedensel bazen de olaslksal yasalarla zaten soruya baldr, onu iermektedir. yleyse sormaya balamadan

18

-kara grnd! -

nce yasalar bilmek gerekir. Gerisi zaten belirlidir. Bundan sonra yasalarn sorgulanmasna balanr. yle insanlar yaamtr ki yllarca bu yasalar aratrm, bir bakma da baarl olmulardr. Baknz bir F= ma ne ok soruya ('Neden?' hari) cevap verebilmektedir. Ey kr! Bu yer, bu gk, bu yldzlar botur bo! Brak onu bunu da gnln ho tut ho! u durmadan kurulup dalan evrende Bir nefestir alacan, o da botur, bo! Hayyam Btn Drtlkleri Bu da nereden kt?

Notlar 1. F. Nietzsche; yinin ve Ktnn tesinde, Ara yay., 2. bas., s: 158 2. Dalga mekaniinin kurucusu E. Schredinger 3. Prof. Dr. Mustafa nan (1911-1987) T Teorik mekanik krss kurucusu. 4. lhan Gngren, Zen Budizm: Bir yaama sanat, Yol yaynlar, 3. bask, s: 54

19

-iedeki

mesaj-

DELLER GEMS
bayram keten

Gnlerce bir odaya dneceim korkusuyla yaadm. Bir konutuum insanla bir daha konuacam korkusuyla sustum. Susarak iimdeki suyu rttm. O uzun ksknl bozdum yaayarak. 'odan dzelt' diye balayan tleri unuttum. Dnyann en uzun anlamasna -szle- altm. Ve eksik geldi bir madde hep Dzen 1:... Anlarken insanlar bu kelime zerine unuttular unu da eklemeyi 'Dzenin n artdr tekrar' Bir tamirci tekrar bulaca yere koyacak tornavidasn... Ne acdr renmek tekrar dneceim iin temizlediim bu oday Bu ehirler ve iindeki evler yaam tekrar etsin diye yapld onun iin adlar verildi ehirlere ve insanlara. Biliyorum. Beni o rmaa braklm deliler gemisine bindirin. Su. Su yine yaamn tm ktlklerinden arndrsn bizi.

l Sana kfrederken rendim, o koca ahlak da dzeni ve tekrar anlatr

20

perili kk

AIK VE GEBE
halide veliolu

Dnyann anlam, dnda yatsa gerek. Dnyann iinde herey naslsa yledir, herey nasl olup-bitiyorsa yle olup biter; i i n d e hi bir deer yoktur - olsayd bile, hi bir deer tamazd. Deer tayan bir deer varsa, btn olup-bitmenin, yle-olmann dnda yatsa gerek. nk btn olup-bitme, yle-olma, rastlantsaldr. Onu rastlantsal-olmayan klan, dnyann iinde yatmaz, nk yle olsayd, bu da yeniden rastlantsal olurdu. Bu dnyann dnda yatsa gerek. L. Wittgenstein
Sevimsiz bir le gneinin altnda gzlerimi ksarak yryorum. Yzm buruturmak iin dmda bir sebebin olmas rahatlatc aslnda. Surat asmann su olduunu nereden rendim? Birine rastlar da yzm deitirmek isterken beceremem endiesiyle sama soluma bakmadan hzla ilerliyorum. Arada bir mmkn en uzak noktaya yle bir bakarak ona rastlayabileceim ve bunun iradem dnda anlaml bir rastlantyla gerekleebilecei duygusu yalnzca admlarm hzlandryor. Aklara, ocuklara ve iman sahibi ahsiyetlere hereyin bir iaretmi gibi grnd bilgisini de tayorum gittiim yere. Hzlanyorum. "Maalesef, biz ne kadar baka trl davranmak istersek isteyelim, tekrarlayan hep ayndr... Hep ayn." Bu szleri iime ileyenin, syleyenin ad ve duruuyla ilgisi olmal. Yldzlardan mlhem ismiyle msemma bu kadn, szleriyle tm kiisel takvimimi bir tek sayfaya sdryor sanki: "... hep ayn... hep ayn." Ne kadar yol alrsak alalm, gebeler gibi yatay bir dzlemde hareket ediyor, gittiimiz her yerde kendimizi tekrar ediyor olabiliriz. Ve bu, kendimizi anlamak iin yaadklarmza adlar verip, bu adlar arasnda ilikiler kurarken yaptmz, "gerek dnyamz anlamak iin musavvar bir dnya" oluturmaktr. Madem ki annemizin eteinden koptuk bir kez ve bir eksikli olutur gidiyor, girdiimiz, anlamaya altmz ve anlarken oluturduumuz bu dnyann iinde yol almaktan baka aremiz yok. Bu ilksel seimsizlii ve eksiklilii nasl giderdii de herkesin kiisel macerasn oluturuyor. Birbirine benzeyen masallar kuruyor, bozuyor, tekrar kuruyoruz ama, herkes kendi uykusunu uyuyor ve kendi ryasn gryor. Ve bu byleyken ayn cmleye ayn yerden balayacak gc nereden buluyoruz, allahakna?

21

deja vu

AHAP KAPININ HOMURTUSU


oya demir Milyonlarca kopyamzdan zamann nnde bizi ayrcalkl klabilecek bir utan, bir hzn, bir kederi bir yerlerden bulup kartamadmz gnlerden birinde gzmz gnaha taklacakt.
Orta snf dnda kalan yaam biimlerini felaket ve d duygusuyla karlardk. Belki bu gerekeyle kendimizi nemli biri hissetmek a b a s , ait olmaktan holanmadmz snfn duyarln pekitirmede dilediince ynlendirirdi bizi. Taksitli sat kampanyalar, Japon kamyonetlerinin kasasna istiflenmi mezarlk itleri boyunca duraksamadan ilerledii zamanlarda, biz imdilik 8 yanda, eyh Edib-Ali'nin trbesini evreleyen mezarlara ibrik ibrik su tamakla meguldk. Kabirlere rahmet getiren meleklerin ardndan ikinci derece ilahi nemimiz olduundan kuku duymazdk. Polislerin mi yoksa terristlerin mi daha nitelikli olduu konusunda birbirini yumruklayan aa mahalle ocuklarna dudak bker, kendi gerekliliimizin ayrcaln su tenekelerimizi temizleyerek vurgulardk. Rahmetimizi bltrmek iin setiimiz mezarlarn uygulama alann geniletmek zere, eyh Edib-Ali'nin trbesini gnein tam altnda brakarak itin en ucundaki mezara yneldiimiz gn, mahalle bakkal tart hesab tepsi yourdu satmaktan vazgememiti henz. Yerini biskvilerin ambalajla rtnd markete brak, daha sonralara, bizim aznlk mekteplerinden mezuniyetimize rastlar. Evdeki sakslardan aldmz sardunya dallarn son bir iki mezara alarken zaman da ikindi ezanna ulamt. Geride eyh Edib-Ali'yi braktmz yerde, gnein tam altnda, bulmak zere ardna dtmz kuluk gnei bizi ehrin tam 3 km dna srklediinde, trbelerin rahmetine ebediyen omuz silkmi ilgimizi aznlk okullarnn giri snavlarna evirmitik. hanetine uradmz eyh Edib-Ali'ye krgnlmz nemli olmann ierii ilahi rahmetten havuz problemlerine kaydnda unutulmu olacakt. Bu arada gelimekte olan endstri toplumlarnn deien yaps geleneksel burjuvazi-proleterya atmasnn iddetini, oluturduu yeni orta snf araclyla azaltmada baarl olmu, tek tip tketim modelinin ilk hazrlklar tamamlanmt. Havuz problemlerini ocukluk arivine terkedip, iyice biimlenen bedenlerimizi etkin bir imaja yerletirmemiz gerektiine hemfikir olduumuzda, nemli olmann ieriini de tketim anlay belirlemeye balamt. Ve biz artk kendimizi hangi ilev ve grntde konumlandracamz biliyorduk. Eitimimiz, eitimin getirdii popler deneyimler, grntden grntye srayabilme esnekliini, yaamda hi bir eyin bizi balayc olmamas konusundaki titizliiyle salamt. Bu koullarda medyadan edinilmi yaam biimleri, bizi kendi seimimiz olduklarna ikna etmekte

22

deja vu

zorluk ekmeyecektiler. Deiiyorum diye tepinen siyasi dzenin nnde, biz yeni orta snf, servis endstrisi ve kamu sektrnde yer alp, yeni kimliimizin ierii gerei kendimize post-modern ilgiler seerken, gnlk yaam kolaylatrmak gibi ilevsel grevleri olan aralar, ulalmas gereken hedef amalara dntrmekten de vazgemeyecektir. Yeralt ve aristokrat yaam biimlerinin genileyen orta snf tarafndan iki uca skmas, hiyerarik sralama da, bugn dier etkin kurumlarn zerinde yer alan medyann ideoloji ve metatketiminde hedef kitle oluturma abalarnn sonucuydu. Sonularnn sizi dorudan etkileyecei, yukarlarda, gelien iktidar ilikilerini kavram olmak bak alannzn genilii olarak deerlendirilebilinirdi elbette. Ancak dnce ve davran biimlerinizin kkenlerini Viyana'l byc doktorlar aracl ile netletirip, almanz gereken tavrlar gncel yaklamlardan edinirken milyonlarca benzerinizden biriyle deitirebilinir olduunuzu da reniyordunuz. Milyonlarca kopyamzdan zamann nnde bizi ayrcalkl klabilecek bir utan, bir hzn, bir kederi bir yerlerden bulup kartamadmz gnlerden birinde gzmz gnaha taklacakt. Ainas deildik ve gnahn bir koul ya da ceza oluu konusunda ki tm armlarmz, trbesinde ziyaretilerini kabul eden eyh Edib-Ali ile snrlyd. Yine de, yerimize bir yabancnn, oncadr ilediimiz balantlar bozmakszn yerletirilebilecei dncesi tahamml edilemez olunca, yaamdan alkonmu hayalgcmzn, yeganeliimizi oluturmak iin tasavvur edebilecei tek direnme biimiydi gnah. Elimizde avucumuzda kartn seerek bir k u t s a m a y a dntreceimiz, btnln koruyabilen inan yokken, kendimiz iin bir gnah tanmlama giriimimiz yal bir

yahudinin kapsn alarken buldu kendisini. Ak braklm kap aralndan hole den gn na popler kltrn an biriktirme tutkusuna sebep yneliimin ayrmnda olmadan, kendi haklarmzdan emin gnahlar serbest barkacaktk. Patiska ilte zerine drlen dantel yakal lal gmlein uyumsuzluunda, kendimizi ho bir edilgenlie, oktandr altmz bir eye yeniden alyor gibi braktk. Yzylmzn sorunuydu bu: kendi grntmz, kenara ekilip uzaktan izliyorduk. nsann iindekilerin zme ve nemi olmadn gsterme alkanlmz ise baka hereyden koparlm olmamz daha belirginletiriyordu. Ardmdan kapanan ahap kapnn homurtusunda hep eksikli olmak kalyordu bizim bile olmayan cretkarlmza. retip-tketip-kundaklayp yerine yenisini koyacamz bir hayat iin tek izgi zerinde bir araya gelilerimiz, yaama ac zerinden yaklamamz engelleyen koruyucu tavryla kendimize yabanclamamz hzlandrmt. Yenilgimizin zerine kapanan ahap kapnn homurtusunda yanmza aknlmz alp, mutlulua kabul edileceimiz gnleri beklerken, iletiim dneminin artk iyice tekelleen kurumlar aracl ile oluan suni toplumsal gelimelerini; ardna dlecek masala dahil etme zorunluluunun nihayet ayrmndaydk. Gemiin ya da ann belirlenmemiliini gnlmzce bir iire yerletirebilme abalarndan usulca vazgeilerimizde, ada bal altnda derleyebileceimiz, yine de marur ve yitik bir eyleri nereden bulup karacamza dalmtk. Aypt bloklar yklrken, bir ocukluk megalesi trbenin rahmetinden medet ummak. Bir annn, bir tkenmiliin izlerinden geri dnerek kendimizi yazmak iin tepinmeyecektik bundan sonra. Sz deil mi?

23

gizli hazine

YZ VE GZ ZERNE MNMAL BR DENEME


ouz halakolu
Bir yasak!... Peygamberin yzn resmetmek. Bir soru!... Nedir, bu yasakla/yasakta saklanan Sradan bir dinsel tabu mu? Peygamberin yznde simgeselleen tanrsallk gizi mi? Yz gizdir de, bunu mu aa karr pee? Ya da gizlenir mi giz, peeyle kendini gizleyen yz olur da? Gizi/gizleyen/yz; Pee (nemi yok nereden baladmn, naslsa dneceim oraya zaman iinde- Parmenides) yleyse pee gerekte ardnda m saklar gizi, ya da kaldrldnda grlebilir mi yz? Yoksa pee saklamaz da, yanstr da yz, bylece mi srdrr varoluun gizini? (Saf aynaym ben, sr'm dklmemi. Celaleddin Rum) Ayna!... (zne uygun metaforla mkelleftir zihin) Yanstarak gizleyen yzne ve bu yansma olarak aklayan gizi (sanata, felsefeye, bilime) ama bir trl aklayamayan Aklanamayan bir trl. Pee, sakladn gstermek iin saklayan yz. Ayna; sakladn saklamak iin gsteren yz. Peygamberin peesinin altnda saklanan yz deil, mutlak gizidir. Bu gizem peenin ardnda deil bizzat kendisindedir. (Nasl olduu deil, olduudur gizemli olan dnyann. Wittgenstein). Pee yalnzca varoluun gizemini tutmakla kalmaz elinde, ayn zamanda da onu zamansal klar, tarihselletirir. Ve kendini gizem olarak koruma igdsnde, ontolojik "giz", sosyolojik "yasak" olarak gncelleir, kurumsallar. Zamana den giz pee olarak yz tabulatrr. Ve bu dnmsel tremede kendini unutulu olarak yitirir. Gizem apakta saklanarak kaybettirir iyi ki/gizini. "Yzn Muhammed'in yzdr ama sen Muhammed deilsin. Bunun iindir ki aynadr yzn ve yzndr ayna, unutma!... nk sen bir unutulusun aynalarda..."

24

gizli hazine

Pee, sakladn gstermek iin saklayan yz. Ayna; sakladn saklamak iin gsteren yz. Peygamberin peesinin altnda saklanan yz deil, mutlak gizidir.

25

sabahyldz

KMSEYE MEKTUPLAR
esra zeynep

Sesime geri dnemem / Aralk / 93 ki kiilik bir uyku ltfen! Derin olsun: hafif okyanus kadar ar. O deniz kzm perken, ama en yalnz yerinden, yutsun beni canavar. Alayarak uyanrm, srayarak. Yakala beni, kapat azm azma. Sesimden yakala. Sesim bana geri dnmesin. Oka beni, deniz deniz oka. Masmavi, yosun kokulu bir terle kayalm birbirimizin stnden. Alsn an ieim, austos bceine baksn uzun bir an. Ve nakarat: Deniz deniz Akdeniz / sular berrak deniz / karda yar alyor / brak geeyim de.... n i.... z harfinde kasn balklar, deniz bitkileri korkuyla titresin, lsn canavar, stmz rten dalgayla. Kalk bir sigara yak, deniz kz uzaktan, alyor mu? Alasn, zr dilerim.

26

sabahyldz

alakalem Yaamak / Aralk / 93 Sen bir ocuun resminde uyudun mu? Kzmn resimlerinden birinde uyanmak istiyorum bir sabah. Yavru bir balk olmak denizinde. Silinmi bir gemi. Yarm yamalak bir deniz kz. lmek bir baka resimde.

27

denizkzlarnn arks

MR VARDI
halide veliolu

Bir kadnn mr vard. Sezgilerimize braksaydk ve gzlerinden girebilseydik onu bilecektik belki. Seimsiz yaanm, ypratlm bir yn annn kysnda susmasn yadrgamayacaktk. Meraklarmzdan vazgeebilseydik ve bu vazgei tmyle hesapsz olabilseydi, dnszl, mesela, gze alabilseydik... Yarn iptal edebilseydik... Kemirmeseydi bizi aynalardaki eksikliimiz, katlanabilseydik... Belki, bir mr de biz olabilirdik. Bu kadnn mr vard. Gzlerinde uzak aynalarda kalm suretinin izleri. Kadnn bir gnl vard; mre dair -hem hepsi hem hibiri-, O da kendiyle kald; bir suret ve bir isimle izili.

28

baka bir dnya

YENLMEK
aye dzkan

uzak, baka, bizimkine benzemeyen bir yer ve zamanda baka hayatlarn mmkn ve mevcut olduuna inanmak ok zor. nk saf olabilelim diye ocukluumuzu, olgun olabilelim diye yallmz tekrar ederken bencillikten baka bir yere varamyoruz, nk yalnzca gvdemiz ve bilincimizle birbirimizi tekrar ettiimizi sanrken aslnda her rya bir baka ryann sureti, ileriye baktmzda kaderin aynasnda grdmz ardmzda kalanlarla kendimizin aksininin stste vurmas, geriye baktmzda ise danka ylm hatralarn zerine vuran glgemizi kiisel tarihimiz sanyoruz. o yzden kendi iimizden kurtulmak iin bir are gerek bize. yoksa aklarn tekrarnn imknsz ve korkularn kanlmaz olduu bu ehirde kalbimiz daha ne kadar dayanr? yleyse insanlk denilen u bulank, birbirine ks, karde, bigne, dman, ak, uzak ve alkn olan kalabalk iin bir imkn belki de her gnn yeniden ve yeni'den tekrar.

29

yanl pusula

MEKANIN RUHA VERD ACILAR


hsn kural ki gndemi vardr meknn: ufuk ve arkaplan. Tam da burada oluur insanln iki kavmi. Barbar ve burjuva. Artk ekonomi-politiin alannda deiliz. Kavramlar, tarih ar tzler olarak gelip bizi bulurlar. Bu yzdendir ki sonsuzleyin yeniden dneriz Sokrates'e.
Gvde kendi karanlnda yaar. Mutludur kendindeliinde; bir zdelik sarp sarmalanmaktadr. A well-rounded ball. Her ey ortadadr, ne ise o olmak hali. Ne bir giz, ne bir alicengiz oyunu: sadece en saf haliyle arzu. Ve gvdenin merkezinde, Achilles'in topuu: Gvde'de taan arzu. Gvde'nin, Gvde olmayana tutkusu. Gvde'yi yklenen arzu, onu maaradan dar tamakta. Oysa, dars yabandr ona. Kendinden her kopuunda marjda bulduu gerei, srlanmtr derialtlarnda. Gvde'nin kendi ss vardr, kendi younluu. Bir krallk rmtr, sual olunmaz. nk bir sorgu mercii yoktur henz ortada. Oysa farkl bir doku balkmaktadr darda. Farkl bir younluk. Her dokunuta bir para deri tremektedir. lk ok ve sonra ar roman; ite mekn: ve d. Ve snrda ac. ipazorafrenoniya; her an, ilk kezmi gibi yaanan. Blnen zdelik ve karabasan. lk duyum ve son durak olan bir hasbihal. Bu hsmlk, meknn hasm olduunu teyid eder daralan zamanlarda. nk zaman daraldnda, Gvde maaradan kmak zorunda. Heyhat, meknn kirini tamadan dnemeyecek maaraya. Dars varolutur. Sanki bir kar-gvde. Bir, sanki-gvde; nk her an her yerde. Hem kendi, hem kendi olmayan. Gvde, sonsuz saydam bir mutlak younluktur. Varolu ise nem ve rutubete denk der: "plain" olan hi bir ey yoktur onda. Yapr ama srekli kaar... Srekli bir sonraki andr. Her ne kadar gemi onun bir parasysa da, ylesine merudur ki bu gemi, Gvdenin karanlnda kelmi ve varolutan kopmutur. Merulatrlamayan ksm ise ertelenmi gelecee monte olmutur; eklemleri szlatan rutubetin bir parasdr. Yrngeden kan gemile birlikte, Gvde de varolu dngsnn dna der. Varolu bilinci arzular, bylece dalan toplanacaktr. Rutubetin oyu yamurdan yanadr ve kuduz gvde, bilinte su geometrisini sezinler. Hrltlarla karr gvde kendini, varolu dokusunu jiletleyerek. Oysa varolu her yerdedir; glen ormanlarda, iltica edilen maaralarda... jiletlenen dokuda alan yarklarda. Katka varolula dolmaktadr gvde. Ard ardna patlamalar, derin kaylar, gmeler... Varolu, gvde karnnda bir kara delie dnsn istemektedir. Gvdenin istemi ise kendi karanldr; dn younluklar o'nu rktr. lk ve son tango balar: varolu an dayatr. Ama varoluun isterlerince, isteme dnr. Arzu gemitir, istem ise gelecek, oysa varolu ondadr ve bilinci gsterir. Gvde bilince yneldiinde, onu bir ayna

30

yanl pusula

Barbar gelecektir; yalnzca beklemek gerek. Gelecee yapan barbar korkun bir olaslktr, nk gelecekle birlikte o, artk hep darsdr. i boalmtr barbarn, mutlak d'tr o. Bu srarl dsallk burjuvann terinde, biteviye kurcalayan bir kymktr. nk burjuva, btn byk imparatorluklar barbarlarn kurduunu bilir.
olarak bulur. i botur; dorusu, ii yoktur. Yansyan istem ve arzudur ancak. Tehdit aktr ve gvde son kozunu oynar: topluma ve zamana aar koynunu; srtndaki mekn varolua tar. ki gndemi vardr meknn: ufuk ve arkaplan. Tam da burada oluur insanln iki kavmi. Barbar ve burjuva. Artk ekonomi-politiin alannda deiliz. Kavramlar, tarih ar tzler olarak gelip bizi bulurlar. Bu yzdendir ki sonsuzleyin yeniden dneriz Sokrates'e. yle derdi Lenin, "Marksizm on kere, yz kere, bin kere almtr. Ama, onbirinci, yzbirinci ve binbirinci kez almak zorunda kalnmtr". Bu spiralde yenilenen, marksizmdeki tarih deil, tarihteki marksizmdir. yleyse, ne burjuva, gnei ilk kez Bastille'den ktnda grmtr, ne de barbar Atina tarihinde znr. Vcut dik, ba ileri doru, at srtnda ufukta doandr barbar. Ve bu rahmin dokunuu hi terketmez onu. Tasarmn, bir sonsuz ka olarak iselletii izgidir ufuk. Kendini srekli erteleyen niyetle, eylemin rtt noktalar kmesi. Barbar, bir sonsuz yeniden-doum dansyla ufka akar. Bu akta ne barbar tkenir, ne ufuk; barbar Gvde'nin karanlnda bir bengisu

bulmutur ve ufuk anbean tekrarlanan Gvde'de yoalan istem, ufku amlar. Amlanan ufuk, yzeydir. Oysa, gvdenin arad bir mekn dilimidir. Bedeli derin aclar da olsa, bir mekn. nk, srekli ufuklanan varolu, her an yaantlanan yokolutur. Karadelik yoalmaktadr. Gvde bunu, gerilen derisiyle bilir. ve d arasnda, alp kapanmalar... Barbar nostaljiler besteler. Rahmi dler, ulatm derken... Nafile; rahim ufka yapmtr. Varolu, burnundan ekmektedir gvde'yi. Gvde teslim olur. Bir yzey olarak amlanan ufukta biteviye bir kaya terkeder kendini barbar. Bu kayta nesneler, izlenimlere indirgenirler. Nesnelerin z yitmitir artk: pragma hkmeder. Nesnelerle vuslata zaman yoktur barbarn; gz szmeye, elemeye, dokunmaya... Ufuk armaktadr! Sindirim azda biter; nce devasa lokmalarla doldurur azm barbar, biraz iner, suyunu emer ve tkrr. Nesneler kurcalanr, yle bir kullanlr ve tkrlr. Ufuk bir ambara dnr. An'n atlkarncasnda barbar, nesneleri hoyrata savurur gelecein kuyularna. Gemi, gelecekten koptuundan, an bir gelecek taklidine indirgendiinden, barbarn ufuktan baka mekn olmadndan, bu hayattan ne koku, ne yank, ne de boya tamay yasaklayan belge imzalanr. Barbar gelecektir; yalnzca beklemek gerek. Gelecee yapan barbar korkun bir olaslktr, nk gelecekle birlikte o, artk hep dansdr. i boalmtr barbarn, mutlak d'tr o. Bu srarl dsallk burjuvann terinde, biteviye kurcalayan bir kymktr. nk burjuva, btn byk imparatorluklar barbarlarn kurduunu bilir. Burjuva, barbar AT'ye almaz.

31

-st izilmi kiiler-

GENLK TEKRARLANMAZ!
yelda karata
Her karanln bir yks var. Bellekler anlar, hzla deitiriyor. Bir an raptiyelemek iin, ne kadar ac ekmek gerektiini henz bilemiyorum. nsan olmann yolu hi bir ada yalnzca aclardan gememiti... Farklln hzn bizi terketti... Sradanln silahl ordularnca kuatldk, la zaman yok! 1970'lerde sevgili R, stiklal caddesi'nde yrrken bana; "eer Kafka'y aan eyler yazamazsam intihar ederim" demiti. Genlikte, hayatn ne denli kolay harcand -deersiz olduuorta yallarca sylenip duruyor. Dz mantn kurnaz yollarnda, ne olursa olsun "yaamal" yavaklnn bir eit olumlanmasm arayan orta ya kua, "hayatn kendinden menkul deeri" zerine ahkmlar kesmeyi gereklilik sayyor... Hayat, lm karsnda deer kazanr. Bu gerei grmesi iin insann hangi yata olursa olsun, i gdlerine bavurmas yeterlidir. Yeryzn kuru zekyla kavramnn bedeli, sradan yaamaktr. Genliin alevini iimizde krkleyen, akln ve duyarlln diri lklardr. R. Kafka'y aan eyler yazamadysa ne kar... O an, samimiydi. imdi, sradan bir aile babas olarak hergn intihar ederken de samimi... Belki de btn bunlar bana hatrlatmak iin lhan Berk, airin hep "hayr" dediini vurguluyor. "Hayr", "evet"in kart deildir. "Hayr"; raz olmamak, soru sormak, aratrmak, ac ekmektir... Gen kalmann ilk artdr "Hayr"... "Genlik Milleti"ni ok seviyorum. Hangi kuaktan olursa olsun. nk biliyorum, her bahar iein yks ayndr: Farkl pembeliklerde aar, ta yapraklarn ykayan yamur damlalar farkl nehirlerde, gllerde yzmtr ve gzgze geldii mavilik farkldr her seferinde... Genlik gzelliktir... syankarl bize benzer... Nedenleri farkldr... Hayat sevii bize benzer... Yorumlar farkldr... Genliin yreinde yaam korkusu yoktur. lm korkusu; belki bizden fazla... Genlik tekrarlanamaz, yaanr ve bazlarnca unutulur. Hatrlayanlarn ad; Amok'tur.

32

med-cezir

GRSEL DNAMK ETLEMELER*


adnan kurt
"Batl, fotorafa dz izgiler ve kesitler olarak bakar. Gz ve kadraj byledir. Hatlar vardr-, onlar izler, grrsnz. 'Evet' ya da 'Hayr' dr. Doulu ise 'Belki' der. Fotorafa bak, birbirine gemi spiralleri andrr. Tek merkez yoktur. Fotorafn herhangi bir yerinde beklenmedik birey karnza kabilir. Minyatrleri dnn, onlar da yledir. Gzn bak daha karmaktr, grsel olarak daha estetik bir fark vardr. Batl A'yla B arasn yle grr: A- - B Doulu iin ise izgi dz deildir: trleri ise zamanla deiim gsterseler de, belli bir balang, biti ya da ara durum sz konusu deildir. stediiniz gibi gelip izlemeniz olasdr. Bu genellemeler dnda, Avrupa sanatnda grkemli duvar ssleri, tarihsel kubbe resimleri ve Oryantal sanatn iice gemi yzlerce metre uzunluunda pastoral ilemeleri anmsanabilir. Bu tr grsel sanat zamansal bir sralama ve hz ile gz taramasn ynlendirir, balang ve biti noktalar vardr. yklerde olduu gibi bu noktalar sakin duygular tanmlar. Aralarda deiik gerilimler oluur ve zevkli bir grsel ritimle zmlenir. Daha sakin son noktalar dzenli ve grsel olarak basitken, daha gergin ara noktalar kaotik ve grsel olarak karmaktr. 'Grsel' szcn 'duysal' ile deitirirseniz mzik iin geerli tanmlar elde edebilirsiniz.

REZA (National Geographic Fotorafs) Mimar Sinan niversitesi Konumasndan Mzik ve grsel sanat arasnda ne fark vardr? Yantlamas zor deil: Ana fark zamansallk. Mzik almalar kendiliinden zaman ierirken sanat (grsel sanatlar) almalar zaman soyutlarlar. Daha ayrntl ekilde: Mzik paralar belli hz ve sra ile alnp dinlenmesi gereken seslerden oluur. Bylece mzik tek boyutlu bir yap ile bizim varlk ritmimize baldr. Buna karlk grsel sanat yaptlarysa iki boyutlu ya da boyutludur (Genellikle). Resim ve heykeller de nadiren gzn izlemesi istenen 'tarama hatlar' ierirler. Kinetik sanat
Hofstadter'in Metamagical Themas adl kitabndan esinlenilerek, alntlanarak yeniden yazld.

Mziksel deneyimin ruhu grsel bir ekilde nasl yakalanabilir? Bu tr almalar en iyi yapanlardan birisi mimarlk profesr W i l l i a m Huff olsa gerek. Parke deformasyonu ile nemli bir ara yakalad anlalyor. Parke, oda tabanlarna denmek zere yaplm tahta mozaiklerdir. Deformasyon iin yamulma ve dnmler arasnda bir tanm denilebilir. Huff'u parkeleriyse daha soyut: Bir dzlemin dzenli olarak, sfr kalnlkta izgi paralar ve erilerle izilen mozaiklerle kaplanmasn salarlar. Uygulanan deformasyonlarsa sradan olmayp iki temel gereksinimi salar:

33

med-cezir

1) Yalnzca bir boyutta deiimler olacak ve mozaiklerin her birinden bir dierine zamansal bir gei olacak. 2) Her admda rgler dzlemi kaplayabilecek yaplanmaya gitmelidir (yani birim hcreler kendileriyle birleerek sonsuz bir dzlemi kaplayabilmelidir). Bu basit ncllerden arpc gzelliklerde yaptlar ortaya kyor. 1960'larda M.C. Escher'in tahta oyma "Gndz ve Gece" adl yaptndan esinlenen Huff, Escher'den farkl olarak yaptlarnda saf geometrik ekiller kullanyor. Bu bir kompozitrn bestesinde temel notalar kullanarak, programl olduu izlenimini verecek hereyi engellemesine benziyor (Yani seslerin arkasnda bir grnt ya da yk olmasnn engellenmesi). Bylesi bir kararn etkisiyle gzellik ve grsel ilgi, soyut ekillerin karmaa ve eoynamasndan doacaktr. Gze, 'ekici' gelmesi iin hayvan ekilleri vb kullanlmadan yalnzca yorumlanmam, sslenmemi algsal deneyim salanmaktadr. Bir dier temel eyse standart deformasyon aygtlardr. Bir takm tipik aygtlardan rneklersek: * Bir izginin uzatlp ksaltlmas * Bir izginin dndrlmesi * Bir izgi parasnn krlarak esnetilmesi * Bir izgi parasnn ortas ya da kesinde 'di' gibi girintiler / kntlar oluturulmas * Doal bir alt birimi oluturan izgi beklerinin daraltlp / geniletilip, dndrlp / kaydrlmas ve bu temalar zerine eitlemeler. Parke deformasyonlar bir anlamda mziksel armlar yapyor. Birim hcre, ya da bir dizi birim hcreden oluan dikey kesit, mzikteki lyle benzeir. Birim

34

med-cezir

hcrelerin tekrar ile, sayfa boyunca izlenen izim, mziksel bir heyecan verir. Scott Grady tarafndan 1977'de retilen 'Consternation' adl yapt altgenlerle kpler arasnda algsal dnmler yaatan grsel bir melodidir. Aslnda yapsal olarak olduka karmak bir paradr. zmlemek yerine, belki de Echer'in mkemmel deformasyonlarndaki gibi, heyecanl grsel kaotik etkileimi yaamak daha ho olacaktr. Jorge Gutierrez'in yine 1977'de rettii 'Cucaracha' adl yapt mkemmel bir geometriden balayp, sradan deformasyonlarla bir tr zgrce danseden yabans, asal ve neredeyse yar organik ekillere ulamaktadr. artc grsellik insan bunaltabilir: zgrle doru danseden bu ekillerde entropi artyor mu, azalyor mu? Srad bir dier parke deformasyonu 'I at

the Center' (Merkezdeki I*) adl yapttr. 1964 tarihli David Olleson'un bu izisi tek boyutlu devinim kuraln bozarak yeni bir anlay da beraberinde getiriyor. Ana tema merkeze konulan 'I' harfi zerine eitlemelerdir, ama ayn anda, her iki boyutta. Lirik kompozisyonlarn en etkileyicilerinden biri olan bu parke deformasyonu metaforik ieriiyle de vuruculuunu pekitiriyor. rgnn ortasndaki 'I' yani 'ben' 'ego'yu ifade eder ve tm dier eylere dokunur - yani dier 'ben'lere. Merkezdeki 'ben'e benzeyen bu 'I'lar, merkezden uzaklatka eitlenir, karmaklar. Bu insanca etkileimlere benzeyen bir rgdr. Her birimiz kendi
* T burada hem abecenin bir harfi hem de 'ben' anlamnda kullanlyor. Ayrca Hofstadter'in ok holand eretilemelerden (metafor) olan ngilizce ses benzerliini de kullanyor: I ve EYE. Benlik ve gz benzer seslerle ifade buluyor. Yani Hofstadter bir tala ku ve felsefe problemleri vuruyor.

35

med-cezir

kiisel rgmzn en ortasnda durur ve 'ben en normal, en duyarl, en anlalr bireyim' diye dnrz. Bizim kimliimiz -yani 'eklimiz' ise kiiler uzaynda bize en yakn duran kiilere benzer- onlardan kaynaklanr. Biz dierlerinin kiiliklerini tanmlamaya yardmc olurken, onlar da bizimkini tanmlamay salarlar. Bu iki boyutlu parke deformasyonu belki de en gzel kuramsal psikoloji benzetimlerinden birisidir. Temel sorunlara dnersek, yani daha kuramsal ve felsefi sorunlara:

Yaratcln bir mimarisi var mdr? Yani bir plan, bir ema, ilkeler kmesi. yle ki aka yorumlandnda tm parke deformasyonlar kmesi iinde saklanan yaratcl -gemi ve gelecekte- ortaya karabilen bir mimari?

36

-eytan minaresi-

KARANLIIN NDEK DELK


ergun kocabtyk Geride braklm bir yaam, o kuyruklu yldzn iinde uzayn sonsuzluunda kaybolmu, belleimizin sonsuzluunda ise minik, yldzs bir an olmutu.
Sokan kesinde bir taralyla konuuyoruz. Yannda ocuu da var. Sekiz yalarnda olmal. Arada bir o da lafa giriyor ve sorduu sorularla, babasyla yaptmz konumay sk sk blyor. Bu houma gidiyor aslnda, zira konumaya hi gnlm yok. Daha ok sokan sonundaki evle ektiimiz filmle ilgili sorular bunlar. Sorularn nezaketen, ksa yantlar vererek geitiriyorum. Bereket beni aramaya kan minibs ofr az sonra yanmzda bitiyor da yine byle skc bir soruyu yantlamaktan kurtaryor beni. ofrlk onun ilerinden biri sadece. Herkes ksa zamanda onun irketin adam olduunu ve sette olup biten hereyi patrona yetitirdiini rendi. Ayrca karanlk bir herif. Bunu sadece gemiine, irketteki gizli sakl ilerine dair ortalkta dolaan sylentilere dayanarak sylemiyorum. Ona baktmda nasl syleyeyim, ayrntlarn seemiyorum; belirsiz ve k almayan bir yz var. eitli defalar bu adamn yznn neden k almadn dndm. te imdi bir aklama geliyor aklma: fadesindeki sahtelik emiyor ve bylelikle glgeli bir surat kyor ortaya. Glgeli surat, taralnn sorusunu yantlarken, byk bir ustalkla cmlelerinin arasna gizledii szcklerle, ynetmenin beni sete geri ardn ve fkesinin getiini sylemeye alyor. Taralyla konumasn srdrrken yan gzle 'nasl da yardmma yetitii'ni ima eden baklar arasna sktrd bu mesaj, kabuunu atlatp, hep birilerinin buyruunda olma ezikliini gizlemeye, kendine tad mesajlarn bizzat yaratcs olduu grntsn vermeye alan kompleksli bir adamn aklamasna dnyor. Taral, prltl gzleriyle karanlk yzl adamn anlattklarn dinliyor. Taralnn ocuunu hatrladm. Hemen yanmda oturuyordu. Onu dinlediimden eminmi gibi karmzdaki bina ile ilgili bireyler mrldanmaya balad. Ne dedii pek anlalmyordu. yice kulak verdim; anlattklar binann gemiiyle ilgili masals sylentilere benziyordu daha ok. katl, Rum mimarisinde, olduka eski bir yapyd. Sadece en st katta oturanlar vard. Dier katlar bo ve tamamen terk edilmiti; evsizlerin barndklar terkedilmi yerleri andryordu. Baklarm st kat penceresine kaydrdm. Tln arkasndan bana doru bakan bir siluet grdm. plak bir kadn siluetiydi. Onu fark ettiimi anlaynca aniden pencereden kayboldu. Binann bir maara az gibi rktc kapsna baktm. nsan

37

-eytan m ina resi-

sarho eden bir karanlkla dolmutu ii. Bedenim karanln ekim gcne kapld. Kprdamyordum. ylece kapnn iindeki karanla baka kaldm. Vcudumdaki kann yzme hcum ettiim, yreimin hzla arptn, bedenimin yavaa uyutuunu hissettim. Sanki ondan uzaklayordum. Kulam nlamaya balad ve etraftaki seslere sarlatm. inde bulunduum mekn silindi. imdi sadece ksz bir boluun iindeydim. Bir sre karanla gml kaldm. Sonra karanlkta toplu ine ba kadar kk, parlak bir leke belirdi. Yava yava byd, byd, bir delik halini ald. Dairesel bulank bir k yansmasyd. indeki bulank, dumans karmlar az nce pencerede grdm siluete benzeyen bir siluete dntler. Siluet, avucunda tuttuu binlerce parlak, dairesel cisimleri zerime doru savurdu. Pullar yerekimsiz hareketlerle bana doru yaklatlar, yaklatka byyp almaya, karanlktaki delie benzer deliklere dnmeye baladlar. Sonunda byyen bu delikler birleip beni yutan tek bir delik haline geldiler. evremdeki karanln yerini imdi mutlak bir parlaklk almt. Gzlerim kamat ve deliin iinden getiimi hissettim. ok ksa bir sre olaan st bir hzla yol aldm sanyorum. Fakat bu an bana ok uzun geldi. O ksa yolculuk esnasnda, yaamma dair daha nce asla hatrlayamadm anlarm, belleimin beyaz perdesinde bir bir vizyona girmeye balad. Belleimle tam bir uzlama iinde sren bu yolculuk sanki tam ortasndayken bitiverdi. Kendimi aniden baka bir meknda bulduumda, delik, karanlk bir gkyznde benden hzla uzaklaarak kld, arkasndaki minik prltlarla kuyruklu bir yldza dnp, gkyzndeki milyonlarca yldzn arasna karp yok oldu. zerimde prltl

pullardan yaplma konik bir giysi vard. Bir ln ortasndaydm. Ufukta alak kum tepeleri uzanyordu. Dnyadakine hi benzemeyen atmosferinden, burasnn baka bir gezegen olduunu anladm. Dnya parlak bir sikke gibi uzayda asl duruyordu. Yanmda ayn tuhaf giysiler iinde tanmadm ama her haliyle benim akbetimi paylat belli olan bir adam duruyordu. O da benim gibi ayn yne, gkteki parlak sikkeye bakyordu. kimizin yznde de bu arkaik sikkeye merakla bakan bir ifade, bir kurtulmuluk duygusu ve geriye salimen ulamann mutluluu vard. Ayn anda baka baka yerlerde benzer bir maceray yaadmz anladm. Bu geiin heyecan ve ayrcaln yayorduk. Birka saniye baklarmzla kucaklatk. Geride braklm bir yaam, o kuyruklu yldzn iinde u z a y n sonsuzluunda kaybolmu, belleimizin sonsuzluunda ise minik, yldzs bir an olmutu. Birden bire o kkremeli buyurgan sesle kesintiye urad herey. Korkuyla dnp yeni efendimize baktk. Avucunda saklad pullar zerimize frlatmakla tehdit edip ayaklarmzdaki prangalar gsterdi. Prangalar grnce ayaklarmdan balayarak yeniden bedenimi duyumsamaya baladm. Etlerim ve belleim zlmeye balad. Buradaki duruum, yanmdaki adam, atlam dudaklarm ve ardmdaki uzak kum tepelerine kadar uzanan ayak izleriyle ben, epeydir burada olan bir adamdm artk.

38

puslu manzaralar

MAKAS D E T R E N TRENLER
meral mini Adam bir gnn iine skmt ve tekrar, tekrar, tekrar o gn yayordu. Sanki bir cam krenin iindeydi ve onun evresine arpyordu.
Tren sratle yol alyordu. Raylar tekerleklerle buluuyor, ak kvlcmlanyor, ayrlk her an kesinleiyordu. Toz, duman, uultu ve tiz lklar demiryolu ocuklarnn anlarnda yerlerini alyordu. Trenin 8 numaral vagonunda yolculuk ediyordum. Kt; dars ok souk, ierisi scakt. Yeni aldm siyah kadife apkay bamdan karmamtm, beyaz yn eldivenli ellerimin karasnda yarm cam kremi sk sk tutuyordum. Srekli bunlar daha nce yaadm hissederek gemi zamanlara dalyordum: Balang noktas sanrm doktorun odasndan ktm Eyll'n 21. gnyd. Drt ay nce ii boaltlan kist ultrasonun ekrannda tekrar belirmiti. Bam uulduyordu, zmem gereken eyler olmalyd, neden yinelemiti? Neden, neden, neden?... Vcudum batan aa dklyor, kist sanki btn sorunlarn oda gibi iimde zonkluyordu. Tren sarsld, elimi karnma bastrdm farkettim. Aldrmaz grnerek tekrar kremi kavradm ve penceremden kayp giden grntlere daldm. O akam idem ile Groundhog Dayr Beyolu-Emek Sinemas'nda seyrederken zihnimde sebebini tam olarak anlayamadm patlamalar oluyordu: Adam bir gnn iine skmt ve tekrar, tekrar, tekrar o gn yayordu. Sanki bir cam krenin iindeydi ve onun evresine arpyordu. lmeyi denedi ama yine ayn gn yayordu. Sonunda cam krenin aslnda olmadm farketti. Onun soyut alanndan kt, kendi ekimi havasn -bencilliini- solumaktan vazgeti, evresindeki insanlara verebilecei ok ey olduunu farketti. Vermenin doygunluunu yaad. Ak olduu kzn sevgisini kazand final gecesinin sabahnda gzlerini yeni bir gne at. Film bittiinde btn seyirciler ve belki de ayn sebepten ben de ok rahatlamtm. stiklal Caddesi'nde yrrken igdem'e sesimde kular kanatlanarak; "Kistimin tekrar etmesi ok normal nk iki yldr hemen hemen ayn eyleri yayorum" dedim. Tren bir istasyonda durdu; Karmdaki adamn elleri bavulunu kavrad. Son bir kez baktk ve indi. Tren istasyonlarnn hznl yalnzl iinde kayboluuna baktm. Tren hareket etti. Gnn son klar kremden yansyordu.

sisdleri

SEN BR OCUU TERKETTN


fulya aslan Bu syledii birka cmle boyunca film kareleri hzyla deiiyordu yz. Alayc, yalanc, alayc deil, yalanc deil, fkeli, sakin, korkusuz, korkulu, l, l... l.
Siliyordu... Hereyi brakmak iin siliyordu. Oysa ayaklan hl yrmesini hatta komasn tlyordu. Kimseye kulak asmad gibi, onlan da dinlemedi. Souktu... Souktu ve alyordu Gizli bir iirin dizesinde olmak O'na dokunmuyordu. Alyordu... Ve birey olmak O'na kt geliyordu Hi birey ve herey olduunu renmeyecekti Ve hi duymayacakt. Siliyordu... "Gerekle ilk karlama, sonsuz bir yklenmedir ocua. Tm yaamn avucunun iine alr bu... Gzlerim grmek ister ocuk. Bydn syleyen gzleri grmemek iin..." Her yerele deiimle karlayordum. Nietzsche'nin deveden aslan, aslandan ocuk olma deiimi, Deborah'nn deiim ve yansmas... Sanrm birgn aynaya bakp gzlerinin eskisi gibi olmadn gren ocuklardan biriydim ve gkyz aynasnda grmeye alyordum gzlerimi. sterseniz sorun bunu bir ocua... Yumuack parmak ularmla ykselmeye alyordum. Aynada gzlerimi grmek ne zor iti. Kedimle birlikte aaca trmanmaya altm o gnlerde daha m glydm? Galata geldi, "Ben hi ykselemeyeceim." dedi. Bunlar sylerken kuyruuna bakyordu, kuyruundaki pullardan bir ka tanesi kskn kskn yosunlarn zerine dkldler. Yosunlar can acsyla, fke aras sesler kardlar. Galata aldrmad buna. Gzleri zerimdeydi. ok zgn olmalyd ama bunu belli etmeyecek, bana sarlp alamayacakt. Biliyordum Galatea yapmayacakt bunu. O zaman anladm Poseiclon'un olunun nasl ak olduunu Galatea'ya. Ksacak salar vard Galatea'nn. Bir deniz kzna yakmayacak kadar gzeldi bu salar. Islak slak baryorlard. Deniz sesi baryorlard. nsan bireyler syleyip ele, ona baknca, yz ifadesi, gzleri ve szleri iin varsaymlarda bulunamyordu. nyarglara kapal ve tm yarglar dehet verici aknlkla yok eden bir yz vard onun. Allak bullak oluyordum. Galatea oturduu kayada parmaklarn gezdirip ekiller izerken -kayann nasl bir mutluluk duyduunu bilircesie- seviiyordu onunla. Dalgalar daha hzl arpyorlard kayaya, yalnzca kayaya. stemedii srece ilerine alamayacaklarn bildiklerinden saygl ve duyarl dokunuyorlard Galatea'ya. ark sylemeye baladnda ise, masal dinleyen bir ocuk heyecan, cokusu,

40

sisdleri

dikkati, usluluu susuyorlard.

ve

dinginliiyle

"Syle" dedi Galatea "neden gkyzndeki aynada bakmak istiyorsun yzne? Gkyz ocuklara gre deildir. Byktr ve byk olan eyleri barndrr o". G a l a t e a ' y a b a k t m , beni a l d a t p aldatmadn anlamaya altm, ne dndn asla bilemeyeceim bu yzden -biraz fkeyle- indirdim gzlerimi. "Hayr" dedim. "Yanlyorsun. len ocuklar oraya giderler. Bir kitapta okumutum bunu. stelik Olimpos Da'nda herkes bilir bunu". Ben bunlar sylerken Galatea, birka balk yakalayp, pullarndan almt ve kuyruundaki boluklara yerletirmiti. Balklar nee iinde O'nun parmaklarnn arasndan kayp denize dndler. "len ocuklar, len kedi yavrular.... Hepsi, hepsi denize gelirler" dedi. "Gkyz ocuklar ve gkyz kedileri gkyzne giderler" dedim. "Tpk deniz kzlarnn denize gittii gibi" Dikkatle bana bakt ve fkemle alay eden sakinliiyle "ldn nereden rendin?" dedi. "Bana byle yapma. Bana Poseidon'un oluna oynadn oyunu oynama, yoksa alayacam" eledim. "llerle oynamam ben" dedi. Bunu sylerken daha ince ya da daha duyarl grnmyordu. Bu yzden G a l a t e a ' y a kimse inanmyor diye d n d m . G a l a t e a tanr olmak

istemiyordu, o kimsenin tanrs olmak istemiyordu. Tanr olmad srece kimse ona inanmayacakt. Yapmak istedii en kk eyi engelleyecek bir eye ball olmadndand bu. "Gzlerim" dedim. "Gzlerim kanyor artk Galatea. Gkyzn gremiyorum artk. Gkyzn gremeyen ocuklara ne olur biliyorsun. lmlerdir ve oraya gitmedikleri srece gkyzn gremezler". "Gkyzn grmeden bym ocuklara bak... Buradalar ve kanayan gzleriyle yayorlar. Evleri, ileri, gri boyal szckleri var" dedi. Bu syledii birka cmle boyunca film kareleri hzyla deiiyordu yz. Alayc, yalanc, alayc deil, yalanc deil, fkeli, sakin, korkusuz, korkulu, l, l... l. Evet l.... Szck buydu. Bunu anlar anlamaz, "Peki, sen neden denizi grmeden bym ocuklardan deilsin" dedim. Kulama eilip, "Seni gkyzne gtreceim. Ama bana sakn inanma" eledi. Bunu sylerken gnele iirler okuyan yldzlarn sesini duymaya balamtm bile. Ve elimdeki tahta ubukla Galatea'nn kumsallarndan son bir cmle yazdm yaama. Sen Bir ocuu Terkettin

41

cehennemin kaplar

KAN... YREKTEN VEYA BLEKTEN


zarife - Baka ne yapabilirim ki? dedi kz Ve alad... Sararm nar yapraklar, yeil, tahta masalarn zerine birer birer dyordu. Pastrma yaz, gndzleri son demlerini yaatrken, geceleri, k kendini hatrlatyordu. yorduk. Ve baz eyleri yalnzca yoketmek iin varediyorduk. zenle bakp, besliyor, ve onu geree dntrmeye alrken, yokoluunu seyrediyorduk. zerine yklediimiz onca d kaldramyor, atrdyor, kyor ve yokoluyordu. Ama olsun, biz yine de yaratmaktan kendimizi alkoyamyorduk. Bu da bir savama biimiydi belki, iimizdeki o eytanla. Her gsz anmzda ortaya kp, bizi keye sktran o eytana, kurbanlar sunuyorduk. -Bu da bir savama biimiydi nk, baka trls imkanszGereklere dnemeyen hayallerimiz hayallerimize benzemeyen gerek-lerimiz tadna vanlamayan an gelecek uruna ldrlen imdiki an Ve... hi gelmeyecek olan Yaam-umut-Krklk-lm-Tekrar Yaam Umutlarmz kurban ediyorduk, onlarla tkendiimizi bile bile. - Bir insan kendini ka kere dourabilir ki?...Ama yaam, o, agzl canavar, kan istiyordu. Kan. Yava ya da hzl akan kan. Bilekten veya yrekten... Farketmez. her yaama bir intihar biimiydi nk. biliz

42

cehennemin kaplar

frida kahlo, two fridas, 1939

- Bir insan kendini ka kere dourabilir ki?...-

43

cehennemin kaplar

Ve biz bu oyunu bilerek oynuyorduk. imizdeki eytan bizi rahat brakmyordu. Son umut, son kurban. Yoruldum ya da gcm kalmad, kyorum bu oyundan. Oyun: ayn Senaryo I Deneme.. .yok - Baka ne yapabilirim ki dedi kz. sar yaprak ar devinim dme Ve yapabilecei baka birey olup olmadn asla renemedi. lm tekrar edilmez. lm, pimanl kabul etmez. Oyun: ayn Senaryo II Deneme... gcnz yetene kadar sonsuzca. - Baka ne yapabilirim ki? dedi kz Ve alad... Yapabilecei baka eylerin olduunu daha sonra renecektir. Yaam retir. kanlmaz Mesela oynamaya devam edebilirsin. Yznn alabilecei tm biimleri renip, son makyajndan yzn dnceye kadar, oynayabilirsin. -byme, olgunlama... bir makyaj uzman hayattacierindeki son nefesin yal artk dudaklarn ellerin gzlerin ama kanlmaz son ayndr. Hzl akar KAN.
OYUN BTER!

44

ay tutulmas

HEPMZ KARDE OLACAIZ


murat glsoy

Yamurda unutulmu bir kedi yavrusu gibi yapayalnz bir 'merhaba' ile balayan akamlar ne kadar zavall bir yalnzla balanr... Bir gece ncenin dierinden farkn kim ayrabilir? Hep ayn krk dkk arklar, eskimi iirler, bir ka fotoraf... Ge gelen uyku talihsiz gnleri birbirine balayan kapkara bir by olarak reklenir gsne. Gs kafesine hapsolmu yrek rpnmaktan yorgun ayn melodiyi mrldanarak yorgun der... Ve tekrar, ve tekrar ayn sarmal. Anlatlsa? Konuulsa? Aklansa? Mmkn olmayan kelimelerin sesine hapsolmu olan anlatmak mmkn m? Ne, nereye kadar anlatlabilir? Ne, ne kadar anlalabilir? Susmasnn nedeni baka ne olabilir? Uzakln nedeni baka ne olabilir? Gittike, mahzun gzlklerinin arkasnda uzaklap iine ekilen gzlerindeki kederin nedenim kime anlatabilir? Akvaryumun snrsz mahkumiyetini hissedip de bir okyanus yarat gibi davranmak ona gre deildi. Sahte szcklere ve yapmackl tebessmlere yz vermeyii de bu zavall ruhun kendini koruma, kendine sakin ve effaf bir yurt arama abas deil mi? Susmak. Susmak. Susmak ve her sessiz kalnan anda bir yolun daha kapanmas ve bir kprnn daha yklmas ve olas gemilerin yanmas... Zorunlu szcklerden hatrda kalan ne olacak yarn? Yalan ve oyunun tekrarnda kaybolmu ruhlar yattrmaya depremler, frtnalar ve kaba kpkl okyanuslar yeter mi?

45

ay tutulmas

Gzbebeklerinde, evrenin muazzam gizini saklayan ocuklar gldren hznl palyaolar, efendilerinin en azl muhalifi soytarlar bulmak iin yola kyorum.

46

ay tutulmas

Karanlk sokaklara doru kamann soylu acsnn tadn alm olanlar iin ne kadar komik bir sorgulama eidi, szcklere ba vurmak... szcklerden medet ummak... szcklerle oynamak... Artk konuulmayacak, sylenmeyecek, aklanmayacak... Sadece yaanacak. Hatrlananlar her an bozunacak, bakalaacak, deiecek... Dostluklar kusmuksu alkanlklara bozdurulduunda, eer biri kapy arpp gitmezse, kalmak berbat bir rmeye dnecek. te o yzden ben, hayali denizkzlarnn ldrc arklarna kulak kesilip sabahlyorum her gece. Ben dediim her an kendimi siliyorum atafatl anlardan. Ben dediim her cmle: Susmamn Gerei! Artk tekrar tekrar yaamamak iin... Tekrar tekrar gln olmamak iin... Gidiyorum! Gzbebeklerinde, evrenin muazzam gizini saklayan ocuklar gldren hznl palyaolar, efendilerinin en azl muhalifi soytarlar bulmak iin yola kyorum. Yelkenlerimde, gemi zaman okyanuslarnn rzgr deil, kendi nefesim var. Hastalkl, korkak fakat kararl... te o zavall nefesin, o bir anlk mrn gc beni ehrin karanlk caddelerinde kaldrmlara vura vura srkleyen. Biliyorum, sar scak pencereyi bulacam ormanlarmn kysnda. eri girdiimde, yalan ve oyun ve iktidar ve ihanet ve onlarn ba yardaklar akl ve ehvet darda kalacak. Ve ieride birbirimizi bulacaz... Ve iende hepimiz karde olacaz...

47

HAYALET GEM
Aylk Dergi Say 16 Ocak 1994
20000 TL KDV Dahil Sahibi ALCHEMY Pazarlama letiimi ve Danmanlk Limited irketi adna Atill ZTRK Sorumlu Yaz leri Mdr Sedef ERKMAN Yaz Kurulu Sedef ERKMAN Murat GLSOY Nazl KTEN Pnar TREN Halide VELOLU Katkda Bulunanlar Ata AKIN Fulya ASLAN Zarife BL Z Coan BORA Oya DEMR Ouz HALAKOGLU Yelda KARATA Bayram KETENC Ergun KOCABIYIK Hsn KURAL Adnan KURT Meral MN Yasemin SARIKAYA Esra ZEYNEP Kapak Tasarm Yaln KARACA Reklam ve Halkla likiler Sorumlusu Meri EYBOLU Yazma Adresi

Eer Hayalet Gemi ile iliki kurmak istiyorsanz... Herhangi bir evin lo odalarndan birinde gzlerinizi kapatn. Ve karanlkta bir koltua kendinizi brakp, gemii ve gelecei ve en nemlisi bugn dnp sorular sorun. Sonra yaklamakta olan Hayalet Gemi ' yi dleyin.

Hayalet Gemi Alchemy Pazarlama letiimi ve Danmanlk Limited irketi Ayazmaderesi cad. Yener ap. 19/9 80260 Gayrettepe STANBUL Tel (212) 288 97 15 Faks (212) 266 84 26

Ya da bize yazn. 48

TM YOLCULARIN DKKATNE!
hayalet gemi, yolcularn tanmak istiyor...
Ayazmaderesi cad. Yener ap. 19/9 80260 Gayrettepe STANBUL adresine postalayn. (Faks ile yollamak isteyenler iin: (212) 266 84 26)

Ltfen bu formu doldurup

i Hayalet Qemi ile ne zamandan beri yolculuk ediyorsunuz? Urad limanlar hakkndaki duygu ve dnceleriniz^ i Kendinizi tantr msnz? Dlerinizt hayalleriniz, sorularnz?^

LTFEN, SORULARI DLEDNZ QB YORUMLAYIN, YANITLAYIN...


adnz-soyadnz: cinsiyetiniz: izlediiniz gazete ve dergiler: yanz: