You are on page 1of 311

T. C.

MARMARA NVERSTES SOSYAL BLMLER ENSTTS LETM BLMLER ANA BLM DALI SNEMA BLM DALI

YEN SNEMANIN DRT KURUCU YNETMEN: YEM USTAOLU, ZEK DEMRKUBUZ, DERV ZAM, NUR BLGE CEYLAN

YKSEK LSANS TEZ

ZAHT ATAM

TEZ DANIMANI DO. DR. CEM PEKMAN

STANBUL - 2010

BYOGRAF 1968 ylnda Karsta domuum. Btn eitimimi stanbulda aldm. Tp Fakltesi, Matematik, Felsefe ve dari Bilimler blmlerinde okudum. En son stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesinde Tiyatro Eletirmenlii ve Dramaturji blm ile Sosyoloji blmlerini bitirdim. Sinemaya ilgim lise yllarnda balad. Hem okudum hem seyrettim. Boazii niversitesinde okurken, sinema kulb bakanyken, kulbe bir ktphane kurulmasna,, sinema filmlerinin okulda gsterilmesine, en son olarak da ok geni bir video arivinin kurulmasna ve Grnt dergisinin yeniden yaynlanmasnda nclk ettim. niversite sonrasnda, Yeni nsan Yeni Sinema dergisinin kurucusu ve srekli yazar oldum. Pek ok kitapta makalelerim yaynland. Boazii niversitesi, ODT, Anadolu niversitesi de aralarnda olmak zere niversitelerde 50den fazla seminer verdim. Trkiye sinema tarihi, nc Dnya sinemas, doulu ve batl sanatlar, sinema kuramlar zerinde aratrmalarm yaynlanmtr. Trk Film Aratrmalarnda Yeni Ynelimler toplantlarnda 2002 ylndan itibaren dzenli olarak almalarm sunuyorum va makalelerim kitap dizisinde yaynlanmaktadr. Halen Birgn gazetesinde haftalk olarak yazlarm yaynlanmaktadr.

BIOGRAPHY I was born in 1968, Kars. All my education was in Istanbul. I have studied medecine faculty (I.U), Mathematics, Philosophy and Administrative Sciences (in Bosphorus University). Finally I have graduated in Theater Criticism and Dramaturgy and Sociology in Istanbul University. I have consciencely interested in cinema since 1985, boht watching films and reading on cinema. I left the medecine faculty to be a film historian. When I was a student in Bosphorus University I was a chairman of the club, and directly took a roll for restructuring it. For it, we have constructed a mini library, collected video arschive and published Grnt (Sigt) magazine. After that university, together with the club-mates we have begun to publish Yeni nsan Yeni Sinema (New Human, New Cinema), I was both editor and writer of that magazine. In various books, my papers were written in, I have given seminars in various universities, including METU, BU, Anatolian University and so on. My studies are on especially on the history of Turkish cinema, Third Cinema, Film Theories, differences between Eastern and Western cinema. Since 2002 I have presented the studies in New Directions in Turkish Film Studies, and my papers are published in that series. I am still writing in Birgn newspaper on Sunday weekly.

NSZ ncelikle, sinema yksek lisans yapmay hayal ederken iki konu zerinde almay dnmekteydim: Ylmaz Gney ve nc Dnya Sinemas, dier konu ise daha geni bir konuydu, ama benim birinci elden tank olduum bir dnemde, 12 Eyll 1980 askeri darbesinden gnmze Trkiye Sinema Tarihi. Elimde olmayan nedenlerle, olmad. Umarm bunlar birer kitap halinde yazabilirim. kinci olarak, Marmara niversitesi, letiim Fakltesinde zellikle iki retim yesine byk mteekkirim: Do. Zeynep etin Erus ve Do. Dr. Cem Pekman. Artk ilerleyen bu yamda (42), benim iin titr elde etmekten daha nemlisi, sayg duyabileceim ve glmseyen bir yzle hatrlanan ilikiler kurabilmektir, kendi adma bunlar yaayabildiime inanyorum. Tez yazm srecinde 30 sinema insan (imdilik, nk ekimlerimiz devam ediyor) grme frsatm oldu, bu insanlarla syleiler yaptm, Yeni Trkiye Sinemas hakknda u anda yaplmakta olan bir belgeselin senaristiyim. Yeni sinemaclarla konuurken, aramzda derin kader ortakl ve dostluk ilikisi olduunu grdm, hepsine sayglarm sunuyorum. Bu almay yaparken, henz 16 aylk olan kzma yeterince zaman ayramadm iin kendisine manevi bir zr borcum var. Tez yazm srecine ise burada anlatlamayacak kadar derin keder ve strap gnleri elik etti. Sre ok sancl geti, sanki kalemim tutsak edilmi gibiydi, oysaki yaz yazmak benim iin bir keiftir, genellikle ise son derece yaratc metinler yazdm Yeni Trkiye Sinemasnn ynetmenleri saysz kere bildirmilerdir. Tezimin nemli bir blmn evime ok yakn olan Nar Filmde yazdm, btn alanlarna teekkr ederim: ben gece ge saatlerde evime dnerken, hemen her gn sokaklara yaylan masalarda iki ien, grltl mzik dinleyen, evlerinde yksek sesle televizyondan dnya kupasn seyreden insanlar vard. O sokaklardan geerken Trkiyenin kltrel ehresinin ne kadar deitiini dnyordum srekli. Hayat gerekten tketime odaklanm gibiydi. Yararlandm kaynaklar (bir hesaplamama gre), st ste dizildiinde boyumu, tartldnda kilomu amaktayd. yorgunum ve gelecek endiesi hepimizi bekliyor, sayglarmla. Temmuz 2010 Zahit Atam imdi

niversitesi Enstits Anabilim Dal Program Tez Danman Tez Tr ve Tarihi

: Marmara niversitesi : Sosyal Bilimler : letiim Bilimleri : Sinema : Do. Dr. CEM PEKMAN : Yksek LisansZET

YEN SNEMANIN DRT KURUCU YNETMEN: NUR BLGE CEYLAN, YEM USTAOLU, ZEK DEMRKUBUZ, DERV ZAM ZAHT ATAM Trkiyede film retim tarz deimitir. Kkenlerine gittiimizde, 24 Ocak 1980 kararlaryla ithal ikameci endstrilemeden, ihracat ynelimli endstrileme modeline geilmesi grlebilir. Nitekim bu kararlar ile yarm yzyllk Yeilam gittike artan hzla bitmeye yz tutmu, arada birka yllk retimde tkanma yaandktan sonra, Yeni Trkiye Sinemasnn ynetmenleri ilk filmlerini ekmitir. Bu k, ilk nce aknlkla karlansa da, zaman iinde kalc olduklar ve Yeni Trkiye Sinemasnn gerek temsilcileri olduu anlalmtr. Yeni Trkiye Sinemasnn drt kurucu ynetmeni Nuri Bilge Ceylan, Yeim Ustaolu, Zeki Demirkubuz ve Dervi Zaim, Trk sinemasnn da alan yz olma noktasnda byk hamleler yapmlardr. Her birinin kendine zg problematii, kiisel bir deyi tarz, kendi temalar, belirli bir retim biimi vardr. Bu nedenlerden dolay birer auteur ynetmen olarak kabul edilebilir. Yeni Trkiye Sinemasnn kurucular, 12 Eylldeki askeri darbeden sonra olgunlama srelerini yaadlar ve bu nedenle daha pesimist, daha eletirel bir Trkiye tablosu sundular. Bir yandan iinde olduklar, te yandan dnda kaldklar bir deiim srecinin tanklar olmaya alarak, radikal bir retim izgisini korudular. Anahtar Kelimeler: Sinema, Yeni Trkiye Sinemas, deien toplum, sinema ekonomisi, endstrileme, Yeni Trkiye Sinemasnn kurucular, auteur, kreselleme. II

University Institute Programme Supervisor Degree Awarded and Date

: Marmara University : Institute of Social Sciences : Master of Arts in Cinema : Assc. Prof. Dr. Cem PEKMAN : M.A. July 2010 ABSTRACT

THE FOUR FOUNDERS OF NEW CNEMA: NUR BLGE CEYLAN, YEM USTAOLU ZEK DEMRKUBUZ, DERV ZAM ZAHT ATAM The mode of film production in Turkey has been changed. If looking at closely, the transition of Turkey, by the decrees of 24 January in 1980, from the import substitution industrialization to export-oriented industrialization, had directly affected and forced the past structure. As a matter of fact, because of the decrees, Yeilam which had been producing during half of a century was increasingly coming at the end of existing, after interregnum for a few years, the directors of the New Turkish Cinema had shot their own films and by their first films they have been making the process which opens abroad. This outbreak was at first instance perceived astonishingly, in the next decade Turkish cinema have accepted them as the real representatives of Turkish sinema. The four founders of the New Turkish Cinema are, Nuri Bilge Ceylan, Yeim Ustaolu, Zeki Demirkubuz and Dervi Zaim, on the point of coming to across with world have been making very effective drives which were encountered wisely and successful in the world. Each founder director of the New Turkish Cinema has his/her own personal style in filmmaking, the personal discourse of storytelling, their themes, and especially each has created his/her specific mode of filming. For these reasons, each should be accepted as an auteur director. Their maturation years were formed under this military coup, hence they have been screening more pessimist, more critical portraits of Turkey. Keywords: Cinema, New Turkish Cinema, changing society, movie economics, globalization, industrialization, the founders of the New Turkish Cinema, auteur.

III

NDEKLER NSZ ZET SUMMARY NDEKLER 1. GR


1.1. Trkiye Sinema Tarihini Dnemlendirme abalar 1.1.1. Metin Erksan 1.1.2. Nijat zn 1.1.3. Giovanni Scognamillo 1.1.4. Rekin Teksoy 1.1.5. Engin Aya. 1.1.6. kran Kuyucak Esen 1.2. Kuramsal Bir Tartma Olarak Sinema Tarihi Nasl Dnemletirilebilir? 1.3. Yeni Bir Dnemlendirme abas 11 16

I II III IV 1
3 4 4 5 6 7 9

2. YEN TRKYE
2.1. Yeni Trk(iye) Sinemasnn Devrald Miras zerine 2.2. 1980den Gnmze ktisadi Trkiye Tarihi: Darbenin Nedenleri

27
27 30

3. YEN DNYA DZEN VE KRESELLEME


3.1. Kltrel Yaylma ve Sinema 3.2. GATT ve ktisadi Tablonun Kltrel Sonular 3.3. D Piyasaya Almak, Kreselleme ve Kltrel hra Sorunu 3.4. Yeni Dnya Dzeninin Ana Akm Sinemas: Hollywood 3.5. Amerikan Bamsz Sinemas ve Majrler 3.6. Yeni Dnya Dzeni ve Kltrel eitlilik

35
38 43 45 49 50 52

4. YELAM DNEMNN BT: 1980 BYK KIRILMA


4.1. Trkiyede Sinemann Yeni Olarak Nitelenmesinin Gerekeleri 4.2. Trkiye Nasl Bir deolojik Miras Almtr?

56
59 62

IV

4.2.1. Devlet Kavramnn Yeni Kimlii 4.2.2. Yeni Dnemin deolojik Kimlii 4.3. Trkiyenin 1980lerden Sonra Temsil Edilen Yz ve Sinemasal Temsillerin Genel zellikleri 4.3.1. Siyasetiler, Halk, Liberaller, Adamlar 4.4. Askeri Darbe ve Toplumun Psikolojisi 4.5. Kltrel/Estetik Ortam: Post-Modernizm

62 64 69 69 73 77

5. NUR BLGE CEYLAN SNEMASI ZERNE


5.1. Biyografi: Dou ile Bat Arasnda Skmak 5.1.1. Bat ile Nuri Bilge Ceylan likisi 5.1.2. Aalanma, stben, Kendini Sorgulama ve Hayatla Barma 5.1.3. Bir Terapi Olarak Baar 5.2. Nuri Bilge Ceylann Tara lemesi zerine (Koza, Kasaba, Mays Sknts, Uzak) 5.2.1. Koza, Kasaba, Mays Sknts 5.2.2. Uzak (2002) 5.2.2.1. Uzak; Neye Kime ve Nasl? 5.3. klimleri (2006) Anlamak 5.3.1. Doudan klimler (2006) Filmini zmlemek 5.3.2. Bir Doulu (Trkiye) klimleri Nasl zmler? 5.3.3. Bir Batl klimleri Nasl zmler 5.3.4. klimleri Anlamak: Sanat ve Sorunsal zerine

85
86 102 107 109 112 112 126 126 130 130 135 138 142

5.4. MAYMUN (2008); Bir Toplumsal Tavrn Felsefik Kkenleri zerine 147 5.4.1 MAYMUN: Gereklik ve Kurmaca zerinden Bir Estetik Tartmas 153 5.4.2 MAYMUN VE KADIN Misojeni Konusuna Dair Deinmeler 157

6. YEM USTAOLU: SYASAL HESAPLAMA, GEMLE BUGN LKS


6.1. Biyografi

161
161

6.2. Gnee Yolculuk (1999) 6.2.1. Gnee Yolculuk Filminin zeti 6.2.2. Dramatik Adan Gnee Yolculuk 6.2.3. Gnee Yolculuk Filmine Yaplan Eletiriler 6.3. Bulutlar Beklerken 6.3.1. Bulutlar Beklerken: Filmin yks

180 183 189 191 196 197

6.3.2. Siyasal Adan Bulutlar Beklerkenin Trkiyede Deerlendirilmesi 199

7. BR YNETMENN ZNDE: ZEK DEMRKUBUZ HAKKINDAK YANILSAMALARA DAR


7.1. Biyografi: Norm Koyucu Ynetmen 7.2. Zeki Demirkubuz Filmlerinin zmlenmesi

203
203 219

8. DERV ZAM
8.1. Dervi Zaim: Biyografi 8.2. Filmin yapm sreci: Gerilla Tarz Film Nasl Yaplr? 8.3. Tabutta Rvaata 8.4. FLLER VE MEN, SYASAL OLANIN PARODS 9. SONU: TRKYEDE YEN SNEMANIN

224
224 229 233 236

KRESELLEMEYE KARI RETT YANITLAR 9.2. 2.SORUNSAL, retim Tarzndaki Deiim 9.3. 3. Sorunsal, Auteur Kuram Asndan Yeni Trkiye Sinemas 9.3.1 Genel Olarak Auteur Kuram Auteur Tartmas 9.4.4. Sorunsal , Yeni Trkiye Sinemasnda Nasl Bir Trkiye Portresi izilmektedir? EK-1 Metin Erksann Dnemlendirmesi

242 245 251 251 263 270 273

9.1. 1.SORUNSAL, NN DRT YNETMEN KURUCUDUR?243

9.3.2 Yeni Trkiye Sinemasnn Drt Kurucu Ynetmeni ve

VI

EK-2 Seyirci Rakamlar, Tablolar EK-3 Nuri Bilge Ceylan ile Sylei (Cinemaya Dergisi) EK-4 Ayhan Ergrsel ile Sylei EK 5. ALMANYADA ZLEYC RAKAMLARI EK 6. AYDIN SAYMAN LE RPORTAJ KAYNAKA

275 278 282 286 288 293

VII

1.

GR

Trkiye sinema tarihi nasl dnemlendirilebilir? Bu dnemlendirme iinde Yeni Trkiye Sinemasnn balang tarihi ne olabilir? Kendisinden nceki dnemlerle ayran, zgl ynleri nelerdir? Sinema tarihimiz iinde gerek anlamda ilk kez uluslar aras bir dnem zellii tamasnn toplumsal/iktisadi ve estetik dayanaklar var mdr? Yeni Trkiye Sinemasnn kurucu ynetmenleri olarak kimler seilebilir? Yeni kuak ynetmenlerin entelektel olarak beslendikleri felsefi/estetik/sinemasal ve siyasal kaynaklar nelerdir? Trkiyeyi nasl grrler ve deerlendirirler? Toplumsal tarihimizi sinemasal olarak nasl yeniden yaratmaktadrlar? Anlatlarnn genel zellikleri nelerdir, birbirlerine yaknlklar var mdr? Yeni Trkiye Sinemasndan bir akm olarak sz edilebilir mi? Bylesine temel sosyolojik/tarihi ve estetik sorulara yantlar aramak, yeni sinemay tarihsel bir ak iinde grebilmek, dnya sinemasyla ilikilendirmek, Dou ve Bat kltrlerinden yeni sinemamzn rnlerinin nasl alglandklarn karlatrmak, drt kurucu ynetmenin filmlerini analiz etmek tezimizin ana atsn oluturacaktr. Genel olarak Yeni Trkiye Sinemas gnmzde ulusal ve uluslar aras dzeyde bir meruiyet izgisi edinebilmi, hakknda geni bir literatr oluturulmu durumdadr. Bu adan belki de gemiteki btn dnemlerden farkldr. Hemen btn batl dillerde Yeni Trkiye Sinemas zerine incelemeler yaynlanmakta, dnyann saygn sinema dergilerinde Trk Sinemas hakknda eletirilere yer verilmekte, pek ok festivalde zel blmler almakta, birok uluslar aras festivalde Trk filmleri dller kazanmaktadr.1
2008 Yl Uluslar aras stanbul Film Festivalinde Siyad uluslar aras yazarlarn katlmyla bir panel dzenledi. Panelde Trkiye Sinemasn Ylmaz Gney ile tandklarn ve daha sonrasnda Tabutta Rvaata filminin ardndan, dzenli olarak Trkiye Sinemasn takip ettiklerini be konumac da bildirdi. Panel: Dardan Bakmak (14 Nisan 2008, Aksanat), Moderatr: Tuna Erdem, Katlmclar: Nick James, Anna Franklin, Barbara Lorey, Daniela Sannwald, Ninos Feneck Mikelides, Pavlina Jeleva ve Dan Fainaru. 2010 yl Mays aynda Kadir Has niversitesinde 6-8 Mays tarihleri arasnda XI. Trk Film Aratrmalarnda Yeni Ynelimler konferansnda, ngilterede sinema alannda yksek lisans tezlerinin gzde konularndan birisinin Trkiye Sinemas olduu, Trkiye Sinemasna dair yerel literatre byk bir alk duyulduu bildirildi. Bkz. Trk Film Aratrmalarnda Yeni Ynelimler XI, 6 Mays 2010, Panel: Yeni Grme Biimleri, Konumac: Eylem Atakav. Trkiye Sinemas zerine yaynlarn kt nemli dergiler olarak u isimler verilebilir: Cineaste (Amerika), Sight and Sound (ngiltere), Screen (ngiltere), Cahiers du Cinema (Fransa), Cinemaya (Hindistan). Ayrca Trkiye sinemas zerine ngilizce birok
1

Bu tablo 1914 yl Trkiye Sinemasnn balang tarihi olarak alnrsa, gemiteki btn dnemler iin ayrks ve yeniliki zellikler gsteriyor. Sz konusu ayrks ve yeniliki zellikleri hazrlayan maddi koullarn Trkiye ve Dnya leindeki gelimelerle ilikisini kurmak, ardndan yeni dnem iinde Trkiye Sinemasnn bulduu yantlar incelemek, genel olarak karakteristik zellikleriyle nc Dnya Sinemasyla arasnda bir iliki kurarak yeninin maddi koullarn tartmak, tezin kapsamn oluturmaktadr. Geliim plan iinde, Trkiyenin iktisadi tarihini dnemlendirmek, bu dnemlendirme iinde Yeni Trkiye Sinemasnn temellerini hazrlayan iktisadi ereveyi izmek aklaycdr. Ardndan yeni iktisadi dnemin Trkiyeye sunduu kltrel ve siyasi tabloyu netletirmek, Yeni Sinemann bu tablo iindeki yerini aratrmak grnty netletirecektir. Trkiyenin 1980 sonrasnda 24 Ocak kararlaryla iktisadi olarak girdii ihracata dayal endstrileme modeli, dnya genelinde bir eilimdir. Ulusal i pazarlarn d pazarlara kar korunmasn ya da doru bir deyimle gmrk duvarlarnn minimuma ekilmesi ve dnya pazarlar ile eklemlenmesi yalnzca Trkiye ile snrl bir eilim deildir. Ayn zamanda dnya genelinde bir eilimdir. Bu nedenle dnyada olan deiimleri incelemek, bu gelimelerin dnya sinema sistemini ve genelde kltr nasl bir retim ve uluslar aras etkileim modeline dntrdn aratrmak balamn tanmlanmasnda yardmc olabilir. Trkiyede iktisadi olarak korunma nlemlerinin azalmas ve gmrk vergilerinin drlmesi ve yabanc sermayenin zendirilmesi durumu uluslar aras bir eilim olduu iin, sinema endstrisi dnya genelinde bir yeniden yaplanma durumuna girmitir. Bu yeniden yaplanma iinde, Hollywood ve Bamsz Amerikan Sinemas tarihinde hi grlmedik dzeylerde egemenlik salamtr. Bu nedenle bir yandan Hollywoodun yeni sistemi nasl ina ettii, eski sistemi nasl restore ettii aratrlacak, ayn ekilde zellikle Trkiyede bu deiimin kltrel ve siyasi sonularna eilinecektir.
kitap yaynlanmtr, benim de bir makale yazdm, Prof. Dr. Deniz Bayrakdarn editr olduu Cinema and Politics (Turkish Cinema and The New Europe) kitabnn Cambridg Scholars Publishingten yaynlanmas (2009), konunun gncelliine iyi bir rnektir. Bu yl Polonyada Lehe yaynlanan Yeni Trkiye Sinemas adl kitap bir baka rnei oluturmaktadr (Yeni Ufuklar Film Festivali, Wroclaw), festival komitesi nmzdeki yl iinde kitabn ngilizce versiyonunu da basmay programna almtr.

Trkiye tablosu ile dnya panoramasnn ardndan, Yeni Trkiye Sinemasnn tarihsel zelliklerini saptayarak Yeni Sinemann drt kurucu ynetmeni olan Zeki Demirkubuz, Yeim Ustaolu, Nuri Bilge Ceylan, Dervi Zaim- sanatlarn eserleri incelenecektir. Ynetmenlerin bata niin sinemaya yneldiinden, sinemac olmak iin kendilerini nasl yetitirdiklerine kadar, Trkiyenin deien vehesiyle birlikte bir biyografi blmnn ardndan, zellikle milenyuma kadar yaptklar filmlerin analizi yaplacaktr. Amacmz yalnzca filmlerin analizi deil, giri blmnde izilen Trkiye ve dnya tablosu iinde ynetmenlerin eserleriyle yarattklar geliim dinamiklerini genel bir ereveye oturtmaktr. Btn ynetmenler iin ayr bir biyografi yazlma abasnn ardnda, sinemaya giri yaptklar dnemden nce, yetime dnemleri, iinde bulunduklar sosyal ortamlarn anlalmas abas vardr. Aratrmamz zellikle Nuri Bilge Ceylan zerinde younlaacaktr. Neden olarak Trkiyenin zellikle milenyum sonrasnda yaayan, dnyaca en tannm, eserleri dnya genelinde en fazla izlenen, yurtdna alma noktasnda en ileri mevzilere gitmi, Dnya Festivallerinde en fazla sayda dl alm ynetmen olmasn gsterebiliriz. Yeim Ustaolunun zellikle siyasal filmleri, Zeki Demirkubuzun ahlak sylemi ve teki Trkiyeden portrelerinin genel analizi, Dervi Zaimin zellikle Yeni Trkiye Sinemasnn ilk merulatrc ve ilk byk uluslar aras k yapan ynetmen olmas nedeniyle Tabutta Rvaata filminin analizi ile yetinilecektir. Trkiye Sinema Tarihini genelde anlalr ve kabul edilebilir bir tarihi ereveye oturtmak, dnya sinemasnda bugnk iktisadi yaplanmay incelemek, nihai olarak Yeni Trkiye Sinemasnn bu maddi koullara kar uyum gstermek iin neler yaptn aklamak ve ardndan ynetmenlerin genel olarak incelenmesi ile filmlerin analizini yapmak tezin izleini oluturmaktadr. 1.1 TRKYE SNEMA TARHN DNEMLENDRME ABALARI Trkiye Sinema Tarihinin dnemlendirilmesine ilikin en yaygn ve kabul edilmi nerme Nijat zn tarafndan yaplmtr. Ayrca sinema tarihimize ilikin farkl yaklam ieren, sinema tarihimizin nemli ynetmenlerinden ve uzun yllar Mimar Sinan GSA, Sinema TV Enstitsnde dersler veren Metin Erksann bir yaklam vardr. Trkiye Sinema Tarihini balangcndan gnmze en yakn dneme

kadar inceleyen en geni kapsaml eser ise Giovanni Scognamillo tarafndan yazlmtr. yazarn da Trkiye Sinema Tarihini nasl dnemlendirdiini incelemek, ardndan zgn bir senteze ulamak yararl olabilir. Bunun yan sra, yazldndan itibaren Trkiye sinema yazn iin bir klasie dnen Rekin Teksoyun yaklam vardr: Rekin Teksoyun Sinema Tarihi (Bugne kadar Trkiyede yazlm ve yaymlanm en kapsaml sinema kitab)2. Daha sonra yazar ve ynetmen Engin Ayann zne ynelik bir alternatif dnemlendirmesi ve ardndan gnmzde en yakn tarihte yazlan kran Esenin dnemlendirmesini ele alacaz. Dnemlendirme tartmalarmz iki ynetmen/yazar ile drt sinema yazar/tarihisi/akademisyenin almalarna younlatrarak, zgn bir yaklam nermek ve bir senteze ulamak istemekteyiz. 1.1. 1. METN ERKSAN Erksan, Trkiye Sinema Tarihini byk oranda Trkiye Cumhuriyetinin siyasal deiimleri ve bunlara ek olarak sansr yasalarnn evrimi zerinden bir yaklamla dnemlendirir. Dnemlendirmenin iinde sinema dilinin evrimi, sinemasal retim tarznn lkemizdeki somut biimleri, sinemaya ilikin karlan yasalarn retime yansmalar, retim krizleri gibi bir dizi etkeni dnemlendirmenin kapsam dnda brakmtr. Bu nedenle Trkiye Sinema Tarihinin dnemlendirilmesinden ziyade, siyasi tarihin dnemlendirmesini yapm ve bunlara sansre ilikin yasalar yamayla eklemitir. Bu nedenle yaklam yaygn olarak kabul grmemitir, sinema tarihinin doru dnemlere ayrlmas abas olarak nemli bir aba olarak gsterilemese de, Trkiye siyasi tarihinin, sinema sanatnn geliimi ve tarihi iinde baskn bir eilim tad anlamnda bir sanat olarak vurgu yapmas anlamldr.3 1.1.2 NJAT ZN Daha yaygn olarak kabul gren, ayn zamanda Trkiye Sinema Tarihini ilk bilimsel olarak dnemlendirme abas olarak kabul edilen Nijat znn yaklamna gre;

Rekin Teksoyun eseri Trkiye sinemas zerinde younlamaz. Bir tr dnya sinema tarihi olarak tasarlanm, ok ciddi sayda eserin taranmas, kendi gemiinden getirdii birikimin yeni bir szgeten geirilerek yazlmas denemesidir. Kitabn kapsamn anlatmak iin u rnek verilebilir, Teksoyun dizini 50 sayfay gemektedir. 3 Metin Erksann dnemlendirmesi iin, bak: EK 1: Metin Erksann Sinema Tarihimizi Dnemlendirmesi.

Trk Sinemasnn Dnemleri: () lk Dnem (19141923), Tiyatrocular Dnemi (19231939), Gei Dnemi (19391950), Sinemaclar Dnemi (19501970), Gen/Yeni Sinema Dnemidir (19701987). lk dnem, hemen her sinemann balang yllarnda yer alp, ilk admlarn atld, ilk denemelerin yapld dnemdir. Bunu izleyen on yedi yllk Tiyatrocular Dnemindeyse, Trk sinemas bir tiyatro sanatsnn ve bu sanatnn ynetimindeki bir tiyatro topluluunun elinde kalmtr. Sinemaclar Dnemi, bu tiyatroculara kar bir tepki olarak kan akm belirler. Tiyatrocular ile Sinemaclar arasnda da, bir eit kpr ilevi gren, bir aya tiyatro bir aya sinemada olan sinemaclarn yer ald Gei Dnemi vardr. 1970ten gnmze dek uzanan son yllar da Gen/Yeni Sinema Dnemi olarak adlandryoruz. Ancak, btn bu dnemlerin birbirinden keskin izgilerle ayrlmadn, kimi zaman birbirinin iine getiini de belirtmek gerekir.4

1.1.3. GOVANN SCOGNAMLLO Giovanni Scognamillo Trk Sinema Tarihi kitabnda, sistematik bir dnemlendirme ve kuramsal bir tartma yapmaktan kanmtr. Kitab byk oranda bir derleme ve kendisinin daha nceki almalarnn tasnif edilerek bir araya getirilmesine dayanr.
Elinizdeki bu kitap yer yer bir tr derleme niteliini tamaktadr: Sk sk baka yazarlara gerek belirli bir dnemi byk bir canllk ve heyecanla yansttklar, gerekse tartlmaz yorum ve deerlere vardklar iin- konuma olanan tandm.5 Okur, sanrm, belki bir tarih kitabna () uymayan gereksiz saylabilecek rneklerle karlaacaktr. Szn ettiim filmlerin bazlar, hatta ou brakn tarihi, o gnn izleyicileri ve eletirmenleri tarafndan bile deerlendirilmeye alnmamtr.6

Bylesine bir derleme ve Scognamillonun 60 yl geen sinema yazarl tarihinden itinayla koruduu belgelerin dkmnn yaplmasna karn, yazar Trkiye Sinema tarihini bir dnemlendirmeye tabi tutmaz. Kendi zgn dnemlendirmesi, sinemann geliiminden ziyade, ana dnemleri seme zerine kuruludur; buna karn ne genel dzeyde bir gerekelendirme ne de kulland dnemlerin kuramsal bir tartmasna girmitir. rnein, Scognamillo 18961959 yllar iin,
Trk sinemasnn ilk altm yl bir hazrlk dnemi oluturur: her ne kadar bu hazrlk dnemi iinde Trk sinemas konumaya, yani kendine zg bir sinema dili oluturmaya balyor olsa dahi7 yorumunu getirir.

Giovanni Scognamillo iin retim srecinin balamas ya da ok nemli bir


4
5

Nijat zn, Karagzden Sinemaya, birinci cilt, Ankara: Kitle Yaynlar, Mart 1995, s. 1819.

Giovanni Scognamillo, Trk Sinema Tarihi (TST), Geniletilmi ikinci basm, stanbul: Kabalc Yaynevi, 2003, s. 9. 6 Scognamillo, TST, s. 9. 7 Scognamillo, TST, s. 9.

tarihsel olgu olan Ulus devletin kurulmas, ksaca Cumhuriyetin ilan ile birlikte retimin ve gsterim srelerinin tmyle yeniden yaplanmas bile ayrks bir dnem oluturmaz. 1960 sonrasnda balayan krk yllk dnem iin de,
Bir sonraki krk yl, btn o malzeme bolluu, u davran ve rnekleri, krizleri ve arlklaryla lke sinemasnn en zengin, en olgun, en aratrmac, tartmal, karmak, inili kl ve gncel blmn oluturacaktr8 demektedir.

Bu dnemi ise iki ana blme ayrr; 1960 ile 1987 arasn ayr olarak inceler, daha sonra Kabalc Yaynevinde yeni basksn 1998 ylnda yaparken, kitab genilettii iin, kald yerden 1987 ile 1997 yllarn ayr bir blm olarak ele alr. Giovanni Scognamillonun Trk Sinema Tarihi, halen Trkiyede yazlm ulusal sinemann tarihi iinde olgusal olarak en zengini olmasna ramen, sistematik olarak bir dnemlendirme yapmam ve yaplanlarn da eletirisini getirmemitir. 1.1.4 REKN TEKSOY Rekin Teksoyun gerekten hacimli eseri, Trkiye sinema tarihine snrl yer ayrmaktadr. Ancak yaklam kendine zg olan net olarak ne karacak denli belirgindir. lk nce Trkiyede Sinemann ncleri9 adl blmde Trkiye sinemasna eilir. Bu blmde Teksoy, kltrel ve tarihsel olarak Osmanl mparatorluundan itibaren seyirlik-temaa sanatlarnn genel zellikleri ile sinemann ilikisini ortaya koymaya alr. Ardndan ilk sinema denemelerinin kronolojik olarak zelliklerini verir. On Drdnc Blmn son ksmnda Trkiyede Sinemann Kurucusu: Muhsin Erturul10 ve Muhsin Erturuldan Yeilama11 blmlerine yer verilir. Nijat znn Muhsin Erturulun sinemamzdaki roln genellikle olumsuz olarak niteleyen satrlarna12 kar kar. Erturul gerek sinema teknii hakkndaki bilgisi ve deneyimi, te yandan organizasyon yetenei ve karizmas ile tiyatro ve sinema sanatlarnn leindeki deeri ne olursa olsun, Muhsin
8 9

Scognamillo, TST, s. 10. Rekin Teksoy, Rekin Teksoyun Sinema Tarihi, 1. Bask, stanbul: Olak Yaynlar, 2005, s. 5860. 10 Teksoy, age, s. 39093. 11 Teksoy, age, s. 393398. 12 Bkz. Nijat zn, Trk Sinemas Kronolojisi (1896 1966) (TSK), Ankara: Bilgi Yaynevi, ubat 1968, s.18 21.

Erturulun, ada Trk tiyatrosunun olduu gibi, Trk sinemasnn da kurucusu olduu, kar klamaz bir gerektir (s. 393). Erturul dnemini ada Trk sinemasnn balangc yapar. Muhsin Erturulun ardndan, Yeilam dneminin byk sancl bir sreten geerek (II. Dnya Sava yllar) baladn ileri srer. Bu dnemin karakteristik zellikleri feodal sylemi ve masals anlat geleneini devam ettirerek, halkn toplumsal gereklerden uzak tutulmas olarak gsterilir. 27 Mays 1960 sonras dnemde bu masals ve gereklerden uzak sinemann ksmen zorlandn ileri srer. Kitabn 24. Blm Yirminci Yzyln Son eyreinden Bu yana Avrupa Sinemas baln tamaktadr ve yaklak yz sayfa iinde Avrupa Sinemas tartlrken, bunun son blm Trkiyeye ayrlmtr (ss. 740767). Rekin Teksoy zellikle Trkiyenin siyasal geliimi ile birlikte sinema dnyasn i ie vermektedir. Ayn zamanda Yeilamda ok baarl bulunulan filmlerin zellikle Avrupa sinemasndan (ayn zamanda Amerikan Sinemas da) etkilendikleri yabanc kaynaklar sunar. Teksoy iin Trkiyede sinemann gerekten nemli eserler retmesi dnemi geleneksel sanatlardan bir kopula ortaya kan13 gerekilikle birlikte gelmektedir. Bu dnem de 1960la balayp geliim evresine girer, 1970 ylnda Ylmaz Gneyin Umut filmini ekmesi ile yeni dnem alr, doruk noktasna ular. Ylmaz Gney, bir tr yeni ynetmenlerin ncs ve imkn salaycs olarak sunulur (s. 749751). Ardndan sosyolojik olarak sinema tarihimizin ana hatlarna deinilmektedir. Bu blmde dnemletirme tartmasna youn olarak girmemesine karn: 1960 sonrasn sinemasal olarak gelime dnemi olarak nitelemekte, Umut filmini bir doruk noktas olarak almaktadr. 1970ler siyasi buhran ve sinemann iktisadi krizi ile birlikte ayn zamanda nemli eserlerin verildii yllardr. Darbe sonras bir gerileme yaayan sinema, 1990larda byk bir gelime gstermitir. Teksoy Yeni Sinemann balangcnn farkndadr: 761. sayfadan itibaren ynetmenlerin biyografileri ile birlikte filmlerin analizini sosyolojik zelliklerini vurgulayarak yapar. Ancak Teksoy, kitab kapsamnda tek bir blmde Trkiye Sinema Tarihini zel olarak dnemletirme tartmasna girmez, asal konu olarak grmez. 1.1.5 ENGN AYA
13

Bak. Teksoy, age, 750.

Engin Ayann Trkiye sinemasn dnemlendirme abas nemli bir tespite dayanr: Seyircinin bileimi ve beklentileri yaplan filmlerin niteliini ve sinema dilini nemli oranda belirlemektedir. Trk Sinemas Seyirci likileri adl yazsnda bu tezini ve bu tezin sonularn anlatmaktadr. lk nce sinemamzn yaratm srecinin anonim olduuna vurgu yapar. Engin Ayann 1992 ylnda yazd ve 1993 ylnda yaynlanan yazsnda Trkiye sinemasnn dnemlendirilmesi u ekildedir:
Trk sinemas bugne kadarki gelimesi iinde balca evreye ayrlabilir. lk evre, balangcndan kinci Dnya Savana kadar olan dnemi kapsar ve stanbul ehir Tiyatrolar ile Muhsin Erturul tekeline dayanr. kinci evre sava sonrasnda, ama asl ve zellikle 1950 sonrasndan 1970lerin sonlarna kadar getirebileceimiz (imdi de bir lde sren) Trk sinemasnn Yeilam dnemidir. nc evre ise 70lerin sonlarndan balayarak ve zellikle de 80lerde gelien Trk sinemasnn yeni dnemi, ynetmenler dnemidir.14

Bu dnemlendirmenin ana ats 192040 arasnda, Trkiyede sinemann ana karakteristiinin kentli seyirci tarafndan izlenmesine dayanr. Sinemann bu anlamda kentli kltrn bir rn olduudur (bak. S. 5253). kinci Dnya Sava ile birlikte Trkiyenin sosyo-demografik yaps deimi, kentlere krdan byk g akn olumu ve Trkiyede sinema ayn zamanda byk oranda Anadoluya yaylmtr. Bu ikili deiim ile birlikte sinema kltr byk oranda krsal kltrn etkisi altnda kalmtr (bak. s. 5556). Dolaysyla krsal dnyaya seslenen ykler ve sinema dili ortaya kmtr. 1970lerden itibaren, daha ncesinde ise Metin Erksann ynettii 1966 yapm Sevmek Zaman gibi filmlerde de izleri grlen, bireysel bir dnem, belirli ynetmenlerin damgasn tayan filmler ne kmaktadr. Bu deiim sreci anonimlikten bireysellie gei olarak deerlendirilir. Engin Aya ayn zamanda Trkiyenin siyasi deiiminin kendi dnemlendirmesi ile uyumlu olduunu, siyasette de kentli yapdan (strktrden) krsal yapya gei olduunu belirtmektedir.15 1970lerde ise Trkiyede siyasal yapnn bir deiim geirmekte olduunu, egemen ideolojinin sarsldn, ynetmenlerin kendi siyasal/estetik durularnn
14

Engin Aya, Trk Sinemas Seyirci likileri, Grnt Sinema Dergisi (B(S)K) yayn, no. 1 (lkbahar 1993), s. 52. 15 Bkz. Engin Aya ile Sylei (syleiyi yapanlar, Zahit Atam, Blent Grc), Trk Sinemasnn Periyodizasyonu, Grnt Dergisi (B(S)K yayn), no. 2, (Mart 1994), stanbul, s. 4352.

yeniden yaplandn belirtmektedir (bak. Ayn sylei, 4851). 6. KRAN ESEN kran Esen, Trk toplumunu ilgilendiren ve sinemay da nemli lde etkileyen toplumsal olaylar dnm noktas olarak deerlendireceiz16 diyerek, Nijat znn dnemlendirmesinin ana atsn koruyarak bir dnemlendirmeye gitmektedir. 1970a kadar dnemlendirmesi tamamen ayndr, her ne kadar gerekelendirmeleri ksmen farkl da olsa, daha sonras iin iki ayr dnem eklemitir: 1970ler Kartlklar dnemi (1970-1980) ve 1980 Sonras Darbe Dnemi (1980-2010). 1970li yllar iin bir yanda Ylmaz Gneyin filmleri, br yanda onun izgisine ait olduunu syledii Gen sinemaclarn ou- belgesel olmak zere yaplan filmlerin olduunu sylemektedir. Sinemann ticari ynlerini daha arka planda brakan bir eilimin rnleri olarak niteler bu filmleri. Bunun yan sra Trkiyenin iine girdii ekonomik kriz (ki bunun iin dnya genelindeki Petrol krizi ve ABDnin Trkiyeye Kbrs ve haha sorunu nedeniyle uygulad silah ambargosuna vurgu yapmaktadr) karsnda sinemay ticari boyutlaryla dnen Yeilamn 16 mm ucuz seks gldrleri olduunu vurgular (age, 1334). lk filmlerin gemite yaplanlara gre ok daha siyasal vurgulu ve eletirel olduunu, seks komedi filmlerinin yoz rnleriyle bunlarn kartlklar gsterdiini belirtmektedir. Ayn ekilde toplumda ideolojik olarak da keskin kartlklarn egemen olduunu belirtir. 1980li yllarda seks komedi filmlerinin bak gibi kesildiini ileri srmektedir (age, 179). Bu noktada iki tarihsel gereklikten sz etmek yerinde olur: Birincisi 1970li yllarda ok daha belirleyici bir iktisadi kriz vard. thal ikameci sanayileme modelinde genel olarak srekli sermaye a ve dviz ktl olur. Trkiyede sistem tkanmt, nk dnemin genliinin sloganlarnda da aka grlebilecei gibi Trkiye teknoloji retmemekteydi, sanayinin ana gvdesi montaja dayalyd. Petrol krizinden sonra ise, dviz ktl inanlmaz boyutlara ulam, ama ayn zamanda rgtl ii snf cretlerin dmesine izin vermemiti. Dolaysyla kriz aslnda belirli bir iktisadi byme modelinden bir dierine geilememesine dayanmaktadr. Bu nedenle 1980 darbesine bata TSAD olmak zere, i dnyas olumlu yaklamtr. kinci tarihsel durum ise, 1980li yllarda seks komedi filmleri ne
Esen kran Kuyucak, Trk Sinemasnn Kilometre Talar, ikinci bask, stanbul Agora kitapl, Ocak 2010, s. 1.
16

yazk ki- bak gibi kesilmemitir. lk nce daha nceki stoku eritmek iin yllar gerekiyordu. kincisi ise bu stoktan baka, Avrupa lkelerinden seks komedi filmleri ithali devam etti: daha acs Trkiyede normal sinema filmleri gsteren sinemalarn nemli bir blm ya kapand ya da seks filmleri gsteren sinemalara dnt. yle ki 1980li yllarda Trkiyede sinemann kalbi Beyolunda seks filmleri gsteren sinemalar normal ya da geleneksel deyimle aile iin gsterim yapan sinemalara gre ounluu oluturmaktayd. rnein Rya, Atlas, Sinepop, Elhamra, Dilbazlar, Alkazar sinemalar seks filmleri gstermekteydi. Ayn durum Anadolu iin ok daha ileri dzeylere varmt, Trkiyede pek ok kentte yalnzca seks filmleri gsteren sinemalar kalmt17. 1980 darbesi sonrasnda belirli filmler artk yaplamaz olmutur, dorudur, ancak darbe ncesinde hem dorudan politik film yapmayan, hem de seks komedilerine snmayan ciddi bir retim vard. Ayn yapm irketleri, darbe sonrasnda zellikle video pazar iin (hem lkemiz hem de zellikle Trk nfusun bulunduu Avrupa ve Ortadou pazar iin) sinemamzn ana gvdesini temsil ederek film yapmaya devam etmitir. rnein, 1970li yllarn en nemli iki yapmcs Ertem Eilmez (Arzu Film) ve Trker nanolu (Erler Film) 1980li yllarn da nemli yapmclarydlar, retimleri ve irketlerinin hacimleri devam etti. ki kesim de siyasi filmler de yapmad, seks komedi filmleri de. ki yapmc da Televizyona yllarca film satmaya devam ettiler. Darbe Trkiyede dier sanatlarda olduu gibi, zel olarak sinema, genel olarak da kltrle ilikisi iin de keskin bir darbe anlamna gelmitir. Darbenin birinci ideolojik korunma alan olarak at slamn genel olarak sinemaya ne kadar uzak olduu, genel olarak kltr kk grd bilinir. Gnmzde yzlerce slamc yaynevinin bast aka hrszlk anlamna gelecek alnt evirilerle dnya edebiyatnn rneklerini sansrden geirip, bir tr sahte kitaplar basmasndan anlalabilir (esas olarak bunu
17

ki filmden rnek vererek durum aklanabilir. Birincisi Handan pekinin ynettii Babam Askerde adl film. Bu film Kltr Bakanlnn desteiyle yapldktan sonra, ticari olarak zarar etmitir. Ynetmen bunun zerine, filmin bir kopyasn yanna alarak demokratik kitle rgtleriyle temas kurmu, Anadoluda kent kent dolamtr. Pek ok kentte yalnzca seks filmleri gsteren sinemalar kald iin, sinemalar temizleyerek zel gsterimler dzenlenebilir olduunu ynetmen anlatmaktadr (bak. Handan peki ile Sylei, Zahit Atam-Aylin Sayn, Yeni nsan Yeni Sinema, no. 10, (Ocak-ubat 2002), s.70-72. Ekya filmi yapldnda gsterim sreci bir olaya dnmtr, pek ok kentte ayn sonula kar karyaydlar. Seks filmleri gsteren sinemalar dzenledikten sonra filmi gsterebildiler. Kimi kentlerde kapanan sinemalarn restore edip yeniden aarak gsterimler yaplabildi (bak: Ekyann lm, Elif Genco (Seray Gen), Yeni nsan Yeni Sinema, no. 1, (bahar 1997), s. 813.

10

yapmak yasaktr, kimse bakasnn eserini istedii gibi deitirerek, basp satamaz, dnya genelinde telif haklarna aykrdr durum).18 1.2 KURAMSAL BR TARTIMA OLARAK SNEMA TARH NASIL DNEMLETRLEBLR? Sinema tarihimizde bir dnemi bitiren ve yeni bir dnemi balatan gelimeler neler olabilir? Buna gre farkl ve alternatif dnemlendirme nasl yaplabilir? Metin Erksann yazlarn ve kendisiyle yaplan syleileri okuyanlar, Trkiye Sinema Tarihinin yazlmasnda sansre ne kadar nem verdiini bilirler19. Dier yandan keskin bir Kemalist ya da Atatrk olarak siyasetle ilikileri de karakteristiktir. Buradan yola karak Metin Erksan bir yandan sansrn tarihsel sreteki deiimlerini, te yandan siyasal iktidar iin nemli olaylar birletirerek, neredeyse sinema tarihimizin kendi isel ve sinemasal retimin estetik/ sosyolojik zelliklerini arka plana atarak bir dnemlendirme yapmaktadr. Bu dnemlendirme ele ald sanatn tarihini neredeyse tmden arka planda brakrken, siyasal gelimeler ile sansrdeki gelimeleri dnemlerin karakteristik zellikleri olarak ne kartmaktadr. Sinema tarihinin dnemlendirmesinde retimin ve toplumla buluma ve etkileme biimlerinin baat olmas gerektii iin Erksann nermesi kabul edilebilir bir nerme deildir. znn dnemlendirmesi ise bir yandan kendi sistematii iinde kalrsak, biten bir dnemlendirmedir. 1950 ylnda Sinemaclar Dnemi alr, 1970 ylnda ise sinemasal retimimizde kkl bir deiiklik olmamasna karn, dnemi niteleyecek herhangi bir ikna edici saptamas olmamasna karn, Gen/Yeni Sinema adn verir. Sinemaclar dneminden sonra bugn hi de gen olmayan 1970li yllardaki sinemaclar bu ekilde anlamlandrmamzn bir gerei ve ikna edicilii yoktur. Oysaki Yeilamn retim tarz ve egemen filmler iindeki arl devam etmektedir. Ayn sre 1980lerde de byk oranda devam eder, yeni bir dnemin balamasnn aksine, gemiten gelen retim tarz kendi tkeniini yaamaktadr. Sektr iinde retim tarznn deimesi ve filmlerin estetik dzlemdeki yeniden yaplan ise asl olarak
Giovanni Scognamillo ile grmemizde (25 Nisan 2010, Beyolundaki evinde), slami yaynevlerinde ister telif eser olsun, isterse eviri, her trl kitabn bir din liminin kontrolnden geirildii, zel olarak budandktan sonra yaynlanabildiini sylemektedir. Kendi kitabndan rnek vererek, Tima Yaynevinden kan kitaplarn okuduunda (Dnya Sinema Sanayi ve Batnn nan Temelleri) tanyamadn belirtmektedir. 19 Metin Erksanla Sylei, ve sinema dergisi, no. 1, (Hil Yaynlar) 1985.
18

11

1990larda olmaktadr. Bu nedenle 1970 sonrasna Gen/ Yeni Sinema dememizin ne gerekesi ne de sosyolojik bir anlam vardr. Belki bir tek Umutun yaplmas, Akadn deyimiyle ilk gereki Trk filmi20 olarak kabul edilmesi bir etken olabilir. Ya da televizyonun yaygnlamas, renkli filmin iyice belirgin olarak ortaya kmas bunlara eklenebilir. Ancak bunlar ne retim tarznda ne de estetik dzlemde byk ayrmalara yol amamaktadr. znn dnemlendirmesi biten bir aamalara ayrma sistematiine dayanmaktadr: Ksaca balangta el yordamyla ve yeterince deneyimden yoksun bir balang dnemi, daha sonra sinema dilini yeterince kavrayamayan, yeni bir sanat dalnn sylemini retecek birikime sahip olmayan bir tiyatrocular dnemi, ardndan bu sreci yava yava aan bir gei dnemi, en sonunda da nihayet bir sinemaclar dnemi. Belki bunlara 2000li yllarda giderek daha fazla dijital teknolojinin sinemaya girmesi nedeniyle bir dnem daha eklenebilir. Ancak bunlarn hibiri sinemamzn retim koullar, gereklik duygusu, estetik zellikleri, seyircinin karakteristik zellikleri, siyasal yaplar iermez. Ksaca Erksan ile zn karlatrrsak, znde tmden sinema dilinin evrimine ilikin bir dnemlendirmenin, Erksanda ise toplumsal gelimelerin, onun deyimiyle siyasal yetkenin dnemleri sinemann iinde bulunduu koullar st-belirledii bir yaklam egemendir. Sinemann tarihsel sreler iinde geirdii evrim, maddi retim koullar byk oranda ihmal edilmektedir. Dolaysyla aslnda her iki dnemlendirmede farkl dnemlerin alt zellikleri ya da baz karakteristik zellikleri ana dnm noktalarna dnmektedir. Giovanni Scognamillo ise analitik bir dnemlendirmeden kanmaktadr. Teksoyun yaklam znn yaklamn revizyondan geirmekte, son derece hakl eletirilerde bulunmaktadr. rneklerini ve sistematize etme abalarn verdiimiz yazar/tarihi ve ynetmen/yazarlar iinde gnmze en yakn dnemlendirmeyi yapan Teksoyun dnemlendirmeye yaklam siyasal/ve sosyolojik zellikler gsterir. Ayrca daha kritik vurgusu, Trkiyede sinemaya gerekilik asndan yaklamdr; bu nedenle 194959 arasnda bir sinemaclar dnemi yerine, bu dnemde byk gelimelerin aksine, sinemasal anlatnn gerekilikten uzak olmas nedeniyle gelime
20

Bkz. Onat Kutlar, Herkes Ondan Sz Ediyor, hzrl: Ahmet Soner, 2. Basm, stanbul: Gney Filmcilik, 1997, s. 77.

12

deil, halk bilinlendirmekten ve halka gerekleri anlatmaktan uzak bir sinema olarak deerlendirir. Sinemamzda gerekilik asndan asl gelimelerin 1960 sonrasnda olduunu, bu srecin 1970lerde Ylmaz Gneyin as ile nemli bir merhale kat ettiini ileri srmektedir. 1990larn ortasndan itibaren ise sinemamzn yeni bir yrngeye girdiini belirtmektedir. Engin Ayann yaklam znde sosyolojiktir ve sanatlarn zaman iinde merhale kaydetmesinden daha belirleyici olann, Trkiyede sinema seyircisinin zellikleri olduunu, bu belirleyicinin zellikle 1970 sonrasnda adm adm krldn, sanatlarn kendi yapabilecekleri ve niyetlerinin giderek bu dnemde ne kmaya baladn belirtmektedir. Ancak seyircinin tercihleri ve Trkiye sinemasnn genel sylemi 1970lerden sonra kkl bir deiime uramamtr. Trkiye sinemasnn estetik/felsefi/gerekilik asndan dnm 1990l yllarda yaanmtr. Nuri Bilge Ceylann ilk uzun metrajl filmi Kasabay yaptktan sonra Leyla Sevkten ile yapt syleideki tespitleri anlamldr:
Trk sinemasnn en byk eksiklii sizce nedir? Gerekilik. Benim iin iyi film detaylarda dorulukla, derine ileyen bir zmlemeyi bir araya getirebilen bir filmdir. Trk sinemasnda gerein peinde koulmadn dnyorum. Bu arada zellikle unu syleyeyim Trk sinemasnn en byk sorununun senaryo olduuna kesinlikle katlmyorum. yk bir filmi iyi yapmaz. Bir filmi iyi yapan detaylardr. Detaylardaki doruluktur ncelikle. rnein Tarkovski'nin "Ayna'sn dnelim "Ayna"da bir yk olduunu syleyebilir miyiz? "Ayna" gibi bir filme klasik bir senaryo da yazlabileceini dnmyorum. Bir takm notlarla yaplabilecek ve son derece gemiine ve dnyaya gereki bakabilen bir kafadan kabilecek bir film. Duygusallkla da duyguyla da iyi film yaplabileceine inanmyorum. yi film yapma tekelinin gereki insanlara has olduunu dnyorum.21

Bu adan yaklaldnda, Rekin Teksoyun Trkiye Sinema Tarihini zaman iinde zellikle 1960lardan balayarak, gerekilik asndan bir gelime seyri iinde deerlendirmesi, Ylmaz Gneyin sinemasn bu gelime iinde ayrks bir yere oturtmas anlamldr. Ayn nedenle, drt ynetmen de Trkiye Sinema Tarihinde kendilerini en ok etkileyen ynetmen olarak Ylmaz Gneyin adn veriyor olmalar anlamldr. Ayn zamanda, drt kurucu ynetmenin drd iin de, dnya sinemalarna almak, uluslar aras dolaabilen, festivallerde gsterilebilen ve elbette ki dller alabilen filmler yapmak en nemli igdlerden birisidir. Bunun iin, Nuri Bilge unlar sylemektedir (yurtdna en youn alabilen eski kuak ynetmenimiz de Ylmaz
21

Leyla Sevkten, Ancak gereki insanlar iyi film yapabilir, Antrakt Sinema Gazetesi, 5 Eyll 1998

13

Gney idi):
in ticari yan beni ilgilendirmiyor, ama sanatsal adan dnrsek: Sinema retiminin kk bir zmrenin egemenliinden kurtulup geni bir tabana yaylmas gerektiini dnyorum. zellikle de bireysel ve ie kapank insanlar da iine katacak ekilde.

lk nce yapt vurgu, gemiten beri Trkiyede film yapan insanlarn sinemasnn bir k yapma olasl olmad, yeni kuan sinemada film yapabilmesi ile ancak uluslar aras yapmlarn ve baarlarn gelebilecei ynnde oluyor. Ardndan o dnemde, retim koullarnn karmakl ve dardan nitelikli insanlar almasna kar gsterdii insanlara duyulan tepki geliyor:
u anki sinema retim koullarnn karmakl ie kapanklar daha ok korkuttuu iin bunu sylyorum. Ama sanrm sinema retimini ke balarn tutmu baz insanlarn tekelinden kurtaracak gerek bir adalet, yine de bugne dek bana bela olmu olan teknoloji sayesinde gelecek gibi grnyor.

Teknolojideki deiikliklerin, yeni kuan sinemada arlk kazanmasna olanak verecek lde yenilikleri barnda barndrd ve bunlarn da yeni kuan gelmesinde katalizr ilevi greceini iddia ediyor. Ki bu byk oranda dorudur: Pelin Esmer, nan Temelkuran gibi gen ynetmenler dijitalin salad olanaklar olmasayd, filmlerini yapamayacaklarn belirtmektedirler:22
Kameralarn hafiflemesi, filmlerin hzlanmas ve dijital teknolojinin gelimesi, daha az organizasyon, daha kk ekipler ve daha az paralarla film yapmay olanakl klacak. Niteliksiz ilerin saysnda da art olacak oluuna ok da nem vermiyorum. nk iyi filmin gizli kalabileceine inanmyorum.23

Yerleik bir kan olarak peliklden uzaklamann sinemada estetik ve anlat yaps asndan bir kirlenmeye yol aaca yaklamna kar kmakta, tarihteki her teknik yeniliin ktye kullanmlar olduu denli, yeni olanaklar da yaratt belirtilmektedir. Bu konuda Nuri Bilgenin teknolojiye yaklam ile Eisenstein ve

nan Temelkuran, ilk iki filmi Made In Europe ve Bornova Bornova filmlerini dijital olarak ekti. Bak: Zahit Atam, Biz Kaybettik, Peki Nerede? (nan Temelkuranla Sylei), Birgn Gazetesi, 1 Kasm 2009, s.3. Dijitalin sanaty zgrletirici yanlarn ise Pelin Esmer syleisinde aka belirtiyor. Bkz. Zahit Atam, Dijital teknoloji sinemamz demokratikletirdi (Pelin Esmer ile Sylei), Birgn Gazetesi, 17 Austos 2009, s. 6. 23 Sevkten Leyla, age.

22

14

Pudovkinin yaklamlar benzerdir:24 Teknolojideki deiimler, sanatya yeni yapabilirlik alanlar aar, ama ayn zamanda pratiklik lsnde ucuz kullanmlar da olabilir.
Pelikl nostaljisine inanmyorum. Pelikl yok olsun hi nemli deil. nemli olan insan ruhunda uyandrdnz etkidir. Bunun dijital teknoloji ile ya da baka bir eyle yaplm olmas o kadar da nemli deil. Sanyorum teknoloji kk bir ekiple film ekebilmeyi salayacak kadar gelimeseydi asla film ekemezdim. "Pelikl gidiyor sinema bitiyor" trnden yaknmalara inanmyorum. "Ses" ktnda da "sinema ld" demilerdi. Nasl bir kurun kalemle dnyann en gzel roman yazlabilirse, kk bir kamerayla da dnyann en gzel filmi ekilebilir.25

Btn bunlara karn, sektrn genel olarak Yeni Sinemaya kar olumsuz tavr ve dta brakmak istei Bakanln desteklerinden, eletirinin sylemine kadar yaylmt. Festivaller byk oranda Yeni Sinemay maddi olarak yaplabilir kldlar, ayn zamanda kendi seyircisini bulabilmesi iinde uygun bir tantm kanal haline geldiler. Ayn zamanda sponsorlarn destekleri, zellikle Uluslar aras stanbul Film Festivalinde Efes Pilsenin verdii karlksz yapm destei ve uluslar aras balantlarn kurulabilmesi iin de ilk adm roln oynad. Nuri Bilge Ceylan Mays Sknts iin, Yeim Ustaolu Bulutlar Beklerken iin Efes Pilsenden destek almlardr. Sponsorlar belirli anlamlarda, Yeni Sinemann ynetmenleri iin piyasann boyunduruundan kurtulma olana vermekteydi:
Ksa vadede bunun gereklemesini mmkn gryor musunuz? Yeni kan sponsorluk yasas bir kprt yaratabilir. Sponsorluk sisteminin u an Trkiye'de sinemaya destek salayan dier kaynaklardan daha adaletli olduuna inanyorum. "Kasaba" filmi iin ayaklarm geri gide gide Kltr Bakanl'na yaptm bavurudan rendiim tek ey, bu hatay bir kez daha tekrarlamamam gerektii oldu. Sinema Vakf iin de ayn. Brokrasinin labirentlerinde kaybolup gitmek bir yana, parann paylatrlmas konusunda son derece ilkesiz ve adaletsiz bir mekanizmann varln hissettiim iin tabii. Sponsorluk sistemi imdilik gzme daha iyi grnyor. stanbul Film Festivali'nde kazandm dl nedeniyle bir sonraki filmim iin ksmen Efes Pilsen'in sponsorluu sz konusu olacak. imdiye kadar yaptmz grmeler ve almalar bile gsteriyor ki, her ey ksa, net ve mantkl bir ibirlii ierisinde geiyor. Beni, sinemann ne yazk ki yaplmas zorunlu birtakm can skc yan ilerinden arndryorlar. Filmin sanatsal tarafna kesinlikle karmyorlar.26

Eisenstein ve Pudovkinin sinemaya sesin gelmesi ve sinema/teknolojiye ilikin dnceleri iin bak. Dudley Andrew, Sergey Eisenstein, Byk Sinema Kuramlar, ev. Zahit Atam, stanbul: Doruk Yaynlar, 2010, s.119. 25 Leyla Sevkten, age. 26 Leyla Sevkten, age.

24

15

Dolaysyla, periyodizasyonun temeline bir yandan toplumsal koullar, maddi olarak sinemann retim tarzn, nc olarak da sinemada gerekiliin gelimesi, son olarak ise teknik standartlarn ykselmesi ve da almay alarak yaptmzda, Yeni Trkiye Sinemas tek bana bir dnem olmay hak etmektedir. 1.3 YEN BR DNEMLENDRME ABASI Alternatif dnemlendirmeyi ksaca u ekilde yapmak mmkndr: 1923 ncesi sinemamzn Balang ya da daha doru bir deyimle 192339 aras sinemamzn kentli dnemi ya da kendince batly sinemamzn tarih ncesi dnemi olarak grlebilir. oynama dnemi olarak deerlendirilebilir. Yzn batya dnm ve doudan alnma bak ve hissiyat ile yaplan yknmeci filmler bu dnemin zelliidir. alnabilir. Bu periyodizasyonu nasl aklayabiliriz, niin bylesi bir dnemlendirme nerilebilir, kendi alt dnemlendirmesi meruiyetini nereden almaktadr ve tarihsel olarak bu sre nasl adlandrlabilir? Trkiye ile Osmanl mparatorluunu halef/ selef ilikisi iinde grmek nemlidir. Cumhuriyet ile Osmanl mparatorluu arasnda pek ok ortak nokta bulunabilir, ayn ekilde siyasal yap arasnda ve ulus devletin kurulmas, yeni bir snrn netlemesi asndan radikal yeniliklerin de olduu dorudur. Ama toplumsal yap radikal olarak deimemi, gl bir merkezi iktidar sylemi baki kalmtr. Bunun da tesinde, Cumhuriyetin kurucular ve bunlarn fikirlerinin olgunlamas byk oranda Osmanl mparatorluunun iinde bir k yolu bulmak araylar iinde ekillenmitir. rnein Misak- Milli byk oranda Osmanl iinde ekillenmi, ulus devlet dncesi Osmanl iinde filizlenmi, Cumhuriyet dncesi Osmanl iinde varolan fikirlerden biridir. Cumhuriyet bu anlamda Osmanl iinde farkl ideolojik/ 1939 sonrasn Yeilamn balangc olarak niteleyerek bu retim 1994 sonrasnda balayan dnem ise Yeni Trk Sinemas olarak ele tarznn egemen olduu ve 1990a kadar devam eden bir sreten sz edilebilir.

16

siyasi eilimlerin bulunduu ortama gre, ok daha itidalli ve modernlemeyi bir k olarak gren belirli bir siyasi eilimin iktidar olmas anlamna gelmektedir. Bu anlamda eer Ziya Gkalpin eserleri27 ya da Yusuf Akurann Tarz- Siyaset28 kitaplar okunursa, Cumhuriyet dncesinin, ulus-devlet dncesinin izleri grlebilir. Yine Osmanl iinde ilericilik/ gericilik dncesinin izleri de ortaya kmtr. Cumhuriyet bu anlamda Osmanl iinde filizlenen belirli dncelerin gemite olduundan ok daha net olarak iktidar olmas ve kendi muhaliflerine ak stnlk tamas anlamna gelmektedir. rnein Batclk dediimiz modernleme yanls ve aklclk/ ilerlemecilik ile toplumun bilimle bark bir topluma dnebilecei tezleri yaklak olarak 18. yzyldan itibaren aka Osmanlda ekillenmi dncelerdi. Tarihte belirli zel dnemlerde belirli kiilikler ok nemli ve belirleyici roller stlenebilir: bu anlamda Atatrk bu dnce akm iinde Cumhuriyeti/ modernlemeci/ Batc kanadn fikirlerinin belirli bir somut biime dnmesini ve iktidarn rotasna net olarak yerlemesini salayarak tarihsel nem kazanm bir ulusal nderdir. stelik Cumhuriyetin kurulmas sonrasnda da gemiteki dier ideolojik /toplumsal siyasi akmlar kendiliinden ortadan kalkmam, tasfiye edilmilerdir. Cumhuriyet ile Osmanl mparatorluu arasnda bylesi bir iliki kurduktan sonra, sinemann halka ak ilk gsteriminin yapld 1895 ylnda Paristeki gsterim, bunun ertesi yl sarayda yaplan ilk gsterim, ksa bir sre sonra Sponeck Birahanesinde Beyolunda Osmanl halklarna ynelik gsterim srecini balang dnemi yapabiliriz. Bu tarihsel dnem neredeyse tartmasz bir biimde 1922 ylna devam etmektedir. 189597 arasnda belirli bir tarihi balang olarak kabul edersek, 1922 yln dnemin bitii olarak grmekteyiz, nk bu tarihte;
27

stiklal Savann zaferle bittii netlemiti; lk zel yapmevi kurulmutu; Yeni bir bar dnemi, Anadolunun yzyllardr hasretle bekledii bar Osmanl mparatorluu gibi ok halkl bir yapdan ulus-devleti model

dnemi balamaktayd.

Ziya Gkalp, Hars ve Medeniyet, stanbul: Elips Kitap, 2007. Trkln Esaslar, Elips Kitap, 2006. 28 Yusuf Akura, Tarz- Siyaset, Ankara: Trk Tarih Kurumu Yay., 2007.

17

alan bir devlet yapsna geilmekteydi. Sinemasal retim iin ok nemli olan daha istikrarl bir ekonomik byme modeline geilmekteydi. Bu adan bakarsak, dnemin koullar ve sonular u ekilde tespit edilebilir; snrll), mmkndr. 1923 ylnda Cumhuriyetin kurulmas, nispeten byk oranda siyasi iktidarn netlemesi, siyasi olarak daha istikrarl bir dnemin balamas, en nemlisi ulusal bir iktisadi politikann olmas, giderek byyen bir ulusal ekonominin inas gibi nedenlerle yeni bir dnemin ilk sosyolojik zellikleri belirginleir. Ayn zamanda toplum artk kendisine, kendi yapabileceklerine, kendi ilgi alanlarna ok daha rahat bir ekilde dnebilir. Savalarn bizzat kendi arlklar nedeniyle, nasl bir ulusal gndem haline geldiklerini, sonraki dnemlerde siyasi gelimelerin ne kadar artc gelimelere gebe olduklarn tarihten bilmekteyiz. Bu tarihsel dnem kendi iinde belirli alt balklara sahiptir: bunlardan Dzenli bir retimin yaplamamas (yapm koullar), Dnemin yaynlar ve fikir tartmalar iinde sinemaya ynelik bir Sinema yapan insanlarn istikrarl bir biimde retime devam edememesi zgn olarak eserlerde ortaya kan bir sylemin olmamas (filmlerin Bu dnemde piyasa iin retimden daha fazla siyasal gelimelere ynelik Siyasal yapnn srekli belirsizlik/ bask/ istikrarszlk iinde olmas, Siyasi istikrarszlk nedeniyle (en nemlisi yllarca sren savalar Sinemaya ynelik yaynlarn ok snrl olmas Sinemann geni halk kitlelerine hibir zaman yaylamamas (gsterimin

zgnln olmamas (sinemann kltrel boyutu), (sanatlarn durumu), tematik, sylemsel ortak ynlerindeki eksiklikler), belge filmlerin arlk kazanmas,

nedeniyle) seyircilerin temayllerinin netleememesi, Yukardaki nedenlerden dolay sinemamzn tarih ncesi dnemi olarak da grmek

18

birincisi kadn oyuncularn yeni siyasi iktidar tarafndan meru olarak grlmesidir. Dahas ulusal duygularn ne kadar gl olduunu anlamamz iin bir rnek olarak daha Cumhuriyetin ilanndan nce Ateten Gmlek (Muhsin Erturul, 1922)29 filminde, stiklal Sava zerine olan konusu nedeniyle film iindeki kadnlarn Trk olmas tartmasz bir ekilde kabul edilmiti. Bu konuda rnein gemite hem tiyatroda hem de sinemada kadn oyunculara ynelik kstlar gz nne getirdiimizde, deiimin anlam aktr. Bu filmle balayarak giderek aka hem tiyatro da hem de sinemada Mslman kkenli Trk kadn oyuncularn yer almas, engellenmesi deil, tevik edilmesi gereken bir durum olarak grlmtr. Ancak burada derinlemesine girmeyecek olmamza ramen, unu belirtelim; kadnlarn arkc, tiyatrocu, sinema oyuncusu olmas anlamnda toplumun barnda olumsuz dnen, kadnlara belirli meslekleri yaktramayan bir eilim halen gnmzde mevcuttur. Bir eilimin merulatrlmas, kart deerlendirmeleri yok etmez, tam olarak engel olmasna ya da belirleyici olmasna engel olur. Trkiye btn modernlik yanls siyasi iktidar eilimlerine karn, tarihi boyunca, zellikle sinemamz incelendiinde ok ak bir ekilde grlebilecei gibi Dou/ Bat arasnda skm bir toplumdur.30 1920li yllarda retim hibir zaman dzenli olarak art gstermedi, hatta sinemasal retim ciddi bir biimde yaygnlamad, ancak sinemasal retim kadar nemli bir gelime olarak sinema toplum nezdinde merulat, genelleti, topluma yayld, sinema zerine deerlendirmeler geliti. Sinemann yeni iktisadi dnemdeki altyaps ortaya kt. Buna karn sinemann yeni kurulmakta olan ulus-devlet temelli bir lkede oynayabilecei rol sinemamz oynayamad. Nesnel koullar sinemann yaygnlamas iin geliirken, sinemann pozitif yn diyebileceimiz retim ve retimin halkla etkilemesi srelerinde ok ciddi deiiklikler olmad. Sinema elbette bu dnemde Anadoluya adm adm yayld, buna karn byk sramalar yaanmad. Cumhuriyetin ilk on alt ylnda ne yazk ki, sinemaya ynelik pozitif kurumlama ya

Bkz. Muhsin Erturul, Benden Sonra Tufan Olmasn!, stanbul: Dr. Nejat F. Eczacba Vakf Yay., Temmuz 1989, s. 302 305. 30 Satyajit Ray ve Nuri Bilge Ceylan, Doulu bir toplumdan km, douyu anlatan eserler reten, buna karn batl sanatsal anlat formlarn en iyi ekilde kullanan ve bu nedenle kendi lkelerinde olduu denli Batl toplumlarda byk oranda benimsenen ynetmenlerdir. Bkz. Nuri Bilge Ceylan blm.

29

19

da yapc kurumlama diyebileceimiz bir gelime olmad31. Yapc/pozitif kurumlama ile kastettiimiz udur: Sinemann retimini tevik edecek toplumsal yasalar ve iktisadi nlemler yapc kurumlamann ilkini oluturuyor. kinci olarak sinemann halkn ve ocuklarn eitiminde kullanlmas. nc olarak ise, sinemann tarihsel belge retmesi32. Drdnc olarak bir ulusal kimlii ina edecek ynde retimin ekillendirilmesi, ulusal kltrn inas iin sinemadan youn olarak yararlanlmas33. Son olarak bizzat sinema eitiminin verilmesi, yani sanat ve teknisyenlerin yetitirilmesi. Bu adan incelediimizde, 1939 ncesinde sinemamzda pozitif/ yapc ynde ne yazk ki bir atlm yaanmamtr. 1927 ylnda dnyada ilk sesli filmin ekilmesinin ardndan, lkemizde ilk sesli filmin ekilmesi 1931 ylna kadar gecikti; stanbul Sokaklarnda adl Erturulun hem senaryosunu yazd hem de ynettii filmle birlikte sesli film dnemimiz balar. Bu film ayn zamanda Cumhuriyet tarihindeki ilk ortak yapm olarak nemlidir (Trkiye-Msr-Yunanistan)34, bu nedenle filmde arlk Trk Sinemasnda olmak zere lkeden de oyuncu yer almtr. Film sessiz olarak ekilmi, Paristeki Espinay Stdyolarnda seslendirilmitir. Bir yl sonra, yani 1932 ylnda pek Film Niantanda ilk sesli stdyoyu kurmutur.35 1932 ylnda balayan sansr kurumsallatrma almasna, 1933 ylnda bir madde daha eklenmi, 1939 ylnda ise geni lde yaplandrlarak ok daha
31 32

Bak. zn Nijat, TST, s. 17 20. Bkz. Atatrk ve Sinema, http://www.sinemalar.com/yazi/455/Ataturk-ve-Sinema/, (21 Haziran 2010) Ben hayattaym... Milli mcadeleye ait btn evrakm, klcm, izmem halihazrda mevcut olduuna gre, ardnz anda bana den vazife ve grevi yapmadm m? Byle bir teklif karsnda kalsam memnuniyetle kabul eder, bir artist gibi filmde rol alr, hatralar canlandrrdm. Bu, milli bir vazifedir. nk Trk genliine bu mcadelenin nasl kazanldn canl olarak ispat etmek, hatra brakmak, ancak bu filmle mmkn olacaktr. Atatrkn bu uyar ve taleplerine karn, bata Ordu Foto Film Merkezi ve dnemin sinemaclar Trkiyenin deiimini ve stiklal Savan yeterince belgeleyemediler ya da sonradan canlandramadlar. 33 rnein bu konuda Hindistanda sinema bu anlamda etkin olarak roln oynamtr. Batl akmlar hakknda ok ey sylenir, ama Hindistanda 1920lerde social realism=toplumsal gerekilik adl bir akm ortaya kmtr. Bu akmn filmleri Hindistanda anti-emperyalist grn yaygnlamas ve bamszlk sylemin merulamas ynnde etkin olarak rol oynamtr. Ayn etkiler devrim sonrasnda Kbada da ortaya km, toplumun eitilmesinden halkn yeni rejimi benimsemesine kadar sinema ok etkili olabilmitir. Hindistan iin bak: Roy Armes, Third World Film Making and the West, University of California Press, 1988 USA, s.133. 34 Bkz. Nijat zn, Trk Sinema Tarihi, 3. Basm, stanbul Doruk Yay., Nisan 2010, s. 126 127. 35 Bkz. Nijat zn, Trk Sinema Tarihi, 3. Basm, stanbul: Doruk Yay., Nisan 2010, s. 66. Trk Sinema Kronolojisi, Ankara: Bilgi Yaynevi, 1968 s. 103 - 105.

20

arlatrlmtr.36 Tarihi belge niteliinde Sergey Yutkeviin ynetmenliinde Cumhuriyetimizin onuncu yl ansna Ankara Trkiyenin Kalbidir filmi ortak yapm olarak retilmitir. 1933 ylnda balanan film ertesi yl bitirilebilmitir. Bu dnem 1938 ylnda bitmekte ve 1939 ylnda yeni bir dnem balamaktadr; niin? 1939 ylnda, zne gre, Faruk Kenin ynetmenlie balamas, bylelikle tiyatro kkenli oyuncularn ve ynetmenlerin tekelinin krlmas Gei Dnemini balatr. Oysaki o yllarda bundan ok daha nemli gelimeler olmaktadr. Bize gre ok daha baka bir nedenle; 1938 ylnda Muhammet Kerimin ynettii Msr filmi Damu al-hubb / Akn Gzyalar37 stanbulda gsterildi. Filmin gsterimi tam bir toplumsal olaya dnmt. O kadar ilgi grmt ki sinema kaplarnda nizam salamak toplum polisinin mdahalesiyle gereklemiti. Ayn yl Avrupada sava anlarnn ortal kaplad bir yld; Avrupa filmlerinin ve Avrupa zerinden gelen Amerikan filmlerinin geldii pazar kapand. Yeni bir ithalat merkezi olarak Msr ne kmaya balad, film ithalat lkemiz iin ok nemliydi, nk Trkiyede i pazar doyuracak bir retim yoktu. Daha da nemlisi i pazara dzenli olarak hangi trde sanatlarla ve hangi yklerle retimin yaplaca da belirsizdi. Ayn zamanda Avrupadaki sinema retimi byk oranda milliyeti/ yer yer rk zellikler gsteriyor, sava rtkanl yapyordu. Bu nedenle Akn Gzyalar belirli bir deneme asndan da lkemize getirilmiti. Ancak dnldnden ok daha etkili oldu. Bilebildiimiz kadaryla o dnemde dier filmlerden ok daha byk bir seyirci ilgisiyle karlat.38 Bu film vesilesiyle nasl filmler yaplmal tartmalar yeni bir yrngeye oturtuldu. Msrdan ithal edilen bu film bir yant olabilir miydi? Trkiyenin ilgin ideolojik bakalam yaayan siyasal yaps, modernizm ile tartmal ilikisi, ulus devletin halka erime abalar gibi bir dizi nedenle, lkemizde Msr filmleri belirli bir yerliletirmeye tabi tutuldu. te bir yandan bu yerliletirme sreleri te yandan bundan sonraki yllarda yaplan yerli filmlerde ideal mayann bunlara dayanmas Batl tipte anlat
zn, T.S. Kronolojisi, s. 66, 69, 78. zn, TST, s. 12628. 38 Levent Cantek, Trkiyede Msr Filmleri, Tarih ve Toplum, say 204, stanbul: letiim Yaynlar (Aralk 2000), s. 3138.
37 36

21

modelinden douya geiin temellerini att. Bu anlamda sinemamzda ilgin bir maya olarak pre-modernle modernin bulumas sreci Yeilamn ideal filmini bulmasn salad. Daha nce Trkiyede Trk Sanat Musikisinin, bat mziinin ne ktn, bunun sonucunda zellikle Avrupa vodvillerinin, operetlerinin sinemamzda karlklar olduunu grmekteyiz.39 Sinemamz belirli oranlarda kentli bir kltre sesleniyordu. Akn Gzyalarndan sonra anlat birok adan deiti, anlatlar artk batl tiplerden daha ok doulu melodram anlayna bir dnm geirdi. Kald ki seyirci beenileri asndan iki nemli husus ortaya kt: bir yandan bu filmleri yerliletirme sreleri yaanrken, te yandan byyen piyasa iinde Yeilamn retim modelinin yava yava belirginlemeye balad grlmektedir. Tam da znn Gei Dnemi dedii yllarda, yani 1939 ile 1949 yllar arasndaki 10 yllk dnemde, kkeni ister Karagze balansn, isterse Trkiyenin zgn tarihsel kltrel arka-planlarna ki bu daha doru bir tanmlamadr- yaklak 100 civarnda Msr filminin ithal edilmesi, bu filmlerin yerliletirilmesi ve daha snrl sayda ulusal filmin retilmesi, Ken ve sonrasnda gelenlerin sinema dilinde baardklar atlmdan ok daha belirleyici olmutur40. stelik olduu varsaylan atlm hibir zaman ok nemli olmad, Yeilamn konvansiyonel film anlatma biimine baktmzda, 195090 arasnda kkl bir atlm yoktur. Dnem dnem ok baarl olduu dnlen filmler yaplm olsa dahi, genel olarak sinema dili asndan ok byk bir gelime 1) ya yoktur, ya da 2) genel retim iinde marjinal kalmtr ve ana gvdeyi yeni bir atlma ynlendirememitir, ama bir ncs var ki bu ok daha nemlidir, 3) sinema dilinin tesinde maddi retim koullar snrlarn ok fazla zorlanamayaca bir ortak payda olmaya devam etmitir. Bir baka nemli nokta da, o yllarda Msr filmlerinin lkemize olan etkisinin boyutlar ve kalcl sanlandan ok daha byk olmutur. Bu tip filmlerin geici bir merakn tesine getikleri o dnemde anlalamam, daha sonraki yazlarda bunlara snrl bir yer ayrlmtr. rnein 1950li yllarn en fazla i yapan ynetmeni Muharrem Grsesin filmlerine baklrsa, bunun yan sra 1960larda melodramn en gvenilir ynetmenleri lk Erakaln ya da Orhan Aksoyun filmlerine baklrsa,
39

Bak. Scognamillo Giovanni, Trk Sinema Tarihi, s. 42, 57, 60. zn Nijat, Trk Sinemas Tarihi, s. 109, 120 121. 40 Msr filmlerinin kltrel etkisi iin, bkz. Cantek Levent, age.

22

sinema dili asndan byk bir atlmdan, bir sinemaclar kuandan te doulu anlatmn tipik zellii olarak melodram iinde retim yapld grlebilir. Bunlarnda tesinde, rnein sinemaclar dneminin usta ynetmenlerinden saylan Metin Erksann 1970li yllarnn bandaki Emel Saynl be filmine baklabilir; doulu film anlatma tarz sinemamzda ok baskn bir eilimdir ve bunun da elbette bir sinemasal dili olacaktr. Trk insannn kltrel kimlii asndan doululuk batllktan ok daha ar basmaktadr. Bu adan bir dnem dnrsek, 1) retim koullar, 2) yasal zeminde retim koullar, 3) yklerin seilmesi, yklerin ortak zellikleri, 4) sanatlarn yetime sreleri, 5) halkn kltrel eilimleri, 6) tarihsel dnemlerin siyasal zellikleri, 7) sanatlarn dnya grleri ve yarattklar eserlerle kurduklar ilikiler, 8) yapmclarn tercihleri, 9) yasal srelerin bir paras olsa da, tek bana ele alnmas gerekecek kadar nemli olan Sansr gibi ok nemli maddelerde bir ortaklk aramak gerekir. Yabanc filmlerin yerliletirilmesi ya da sinemamzda yabanc kaynaklardan uyarlama yapmak daha nce balamtr; ancak bu abalarda eksen bat idi, imdi ise Douya kayyordu. Yerliletirme, tutan filmlerin tuhaf bir alamla Trke dntrlmesi, bu anlamda zgn eserlerin giderek arka planda kalrken, piyasa iinde anonim bir estetiin ne kmas bu yllarda balad41. retimi ucuzlatrmak iin 1932 ylnda ilk sesli stdyonun almasndan sonra sesli ekilmeye allan filmler, artk Kenin giriimiyle; 1) 2) 3) ok daha ucuza mal etmek, ekim sresini azaltmak, Diksiyon sorunlu oyuncular da kullanabilmek (retimi ucuzlatmaktadr)

gibi gerekelerle devreye girdi, ardndan zellikle maliyet kalemindeki avantajlar, daha hzl almaya olanak vermesi gibi nedenlerle genel retim modeli haline gelmeye
Nijat zn -Halit Refi Mektuplamalar (1965 ylnda), Yeni nsan Yeni Sinema Dergisi, say 4, (199798 K Says), stanbul, s. 5665.
41

23

balad. Nitekim bir yl sonra dnemin en mehur ve sevilen sesi Mnir Nurettin Selukun barolnde olduu ve film boyunca birok arky okuduu Allahn Cenneti (1939) adl film yine Erturul tarafndan yapld. Artk operetlerin/vodvillerin yerine daha Doulu ve giderek anonim, ayn ekilde belirli ablonlara sahip, daha pre-modern kltrel davranlarn/inanlarn etkilerini tayan sahneler filmlerimizde yer almaya balad. Bunlarn tm daha sonraki gelimeler ve ideallerden alnan rneklerle ve ok daha fazla sayda tekrar edilerek zenginletirilecek Yeilam filmlerinin arketiplerini oluturdular. 1938 ve 1939 yllarnda srasyla Aynaroz Kads ve Bir Kavuk Devrildi adl filmler gsterime giriyor, niin bunlar deil de Allahn Cenneti ve Msr filmleri byk oranda i yapmaktadr sorusunun yant anlaml olabilir. nk Trk halk Doulu kltrn zelliklerini, hassasiyetlerini, inanlarn, elenme biimlerini tercih etmektedir, bunlar hicvetmeyi deil42. te bu tarihsel dnemde ok ak olarak bu gsterge de filmsel gerekliimizde batl hikye ve deerler dizisinin yenilgiye urad ve sinemamzda ok uzun yllar etkisini srdrecek bir doulu kimliini tekrar kazanma eiliminin ortaya ktn anlatmaktadr. 1939 yl bu nedenle Yeilamn balangcn oluturur. Batl kltr, davran ve ideallerden (Engin Ayann deyimiyle kentli kltrden) Douya doru bir kay (Ayann deyiiyle krsal kltrn egemenlik kazanmas) eiliminde bir dnm noktasdr. dealin deimesi ve halkn bunlara byk ilgi gstermesi sonucu kltrel planda, ayn zamanda retim tarznda sesli ekimden sessiz ekip dublaj yapmaya gei neredeyse akmaktadr. 1939dan 1990 ylna kadar olan yaklak yarm yzyllk tarihsel kesitte, ok farkl eilimleri de iinde barndrmak zere tmyle Yeilam dnemidir. 1990 ise dnemin bitiini gsterir. Bu adan bakldnda, 1990 tarihini lkemiz Yeni Dnya Dzeninde kendi zgn yerini alma abasyla karlad, ama te yandan Trkiyede tam da o yllarda Brezilya Dizilerinin nasl bir hastalk haline geldii de unutulmamaldr. Yeilamn ticari olarak en garanti isimlerinden senarist Blent Orann Brezilya dizileri iin sarf
Bak. Cantek, age, s. 36. O dnemde Msr filmleri geldiinde, daha nce Batl icat ya da ahlaki olarak Trk toplumuna uygun deil diyerek, sinemaya hi gitmeyen geni bir kesim, sinemaya gitmeye balamtr. Sinema seyircisi profili bu filmlerle birlikte deimeye balamtr.
42

24

ettii sz ok aklaycdr; bu dizilere ilikin yoksul ve zengin ayrm gzetmeden zellikle kadnlar arasnda, ama onlarla snrl olmayacak ekilde ortaya kan salgn iin Yemeyenin maln yerler43 demektedir. Eer biz bu filmleri retebilecekken retmeyip, bunlar ithal ediyorsak, insanlarmz evinin en gzide noktasnda onlara yer aar, demek istemektedir. Yine lkemizde sinemann krizinin en derin noktasnda, 1994 ylnda Onat Kutlar yeni yeni serpilip gelien yerli dizilerimiz iin Yeilamn yeniden ortaya k nitelemesini yapmtr. Bugn bu dizilerimizin bir blm Ortadouda Brezilya dizilerinin lkemizde yaratt salgn benzeri bir heyecana neden olmusa, tarihi daha baka trl okumak gerekir. 1990 ylna geldiimizde, yerli filmlerin ne kadar byk bir kriz iinde olduklar, yaplan filmlerin nemli bir blmnn gsterime giremedikleri, ya da girseler bile i yapamadklar unutulmamaldr. te yandan sektrde en yaygn faaliyetin ne olacak bizim sinemann hali toplantlar olduunu, buna karlk ayn dnemde Hollywood filmlerinin lkemizde giderek yaygnlamasn, byk ticari baar kazanmalarn birlikte dnmek gerekir. Dolaysyla bir dnemin ideal mayas artk etkili olma vasfn kaybetmiti, sinemamz kkl bir inandrclk bunalm yaamaktayd, sonucuna ulaabiliriz. 1990 sonrasnda 35 mm olarak ve sinema iin yaplan filmler bir daha eski maya zerine ina edilemeyecekti. Yapm koullaryla birlikte, genel olarak Yeni Trk Sinemasnn sylemi de byk oranda deimek zorundayd. Nitekim nce Yeni Trk Sinemasnn sanat ierikli filmleri, daha sonra ise ticari sinemas ayn dnm geirmek durumunda kald. Bir parantez olarak 10 ynetmen 2 film projesinin44 ne kadar byk bir ticari baarszla urad dnldnde, gemiin yeniden canlandrlmasnn artk imknsz olduu rahatlkla anlalabilir. Gemiin ynetmenleri ya piyasadan ekiliyor ya da televizyona kaymak durumunda kalyordu. Sinemada devam etmek

Blent Oran, Trk Sinemas zerine Dnceler, hzrl: Sleyma Murat Diner, Ankara: Doruk Yaynlar, 1996 s. 277292. 44 1995 ylnda mer Kavur, Atf Ylmaz gibi Trkiye sinemasndan on deerli ynetmen 10 ynetmen 10 (ksa) film diye bir proje rettiler, sponsor buldular, filmi ekmeden televizyon gsterim hakkn sattlar. Srecin iktisadi boyutunu ve toplumsal etkisini Mustafa Altoklarn yakndan tanklyla okumak iin bak. Zahit Atam, Mustafa Altoklarn Hikayesi: basn ve lin Mustafa Altoklar ile sylei, (dertli) Ynetmenler Konuuyor (yaz dizisi) -4, Birgn Gazetesi, 10 Austos 2009 Pazartesi, s.6.

43

25

isteyenler yaptklar filmleri yapsal olarak deitirmek durumundaydlar. Yeni Trk Sinemas ayn zamanda birka istisna dnda neredeyse tmyle yeni isimler zerinden var oldu. Ama genel olarak devam edenler bile ayn sklkta ve ayn maya zerinden filmler yapmyorlard, dahas yapamazlard. retim koullar kadar, izleyici profili de nemli lde deimiti. Trkiye byk bir kltrel/siyasal/estetik dnm geirmekteydi. Bu sancl dnmn ardndan Yeni Trkiye Sinemas son derece olumsuz koullar altnda ortaya km, ilk nce uluslar aras arenada kendini ispatlam, ardndan Trkiyede giderek arln ve yeni bir dnemi balattn kabul ettirebilmitir. Yeni Sinemann genel karakteristik zellikleri nelerdir? Nasl bir retim tarzna sahiptir? Ynetmenlerin kendi filmleri arasnda bir sreklilik var mdr? Ynetmenler birbirleriyle karlatrldklarnda, ne gibi benzerlikler ve ayrmalar bulunabilir? Yeni Sinema hangi dnya tarihsel koullara dodu? zellikle Batl Dnyada nasl alglanmaktadr? Dnya sinemasnda Yeni Sinemann karlatrlabilecei akmlar var mdr? Bu sorulara yant aramak, ynetmenlerin dnsel geliimlerinin izini srmek, yeni retim tarz iindeki konumlarn saptamak tezin ana hedefini oluturmaktadr.

26

2. YEN TRKYE
2.1 YEN TRK(YE) SNEMASININ DEVRALDII MRAS ZERNE Trkiye Sinema Tarihi incelendiinde, Yeni Trkiye Sinemasnn ncesinde Yeilam dneminin olduunu grmekteyiz. Yeilamn bitiinin ardndan birka yllk ara dnemden sonra yava yava Yeni Trkiye Sinemas filizlenmitir. Bu nedenle Yeilam dneminin bitmesini hazrlayan iktisadi ve siyasi koullara bakmak aklayc olabilir. Trkiye Cumhuriyetinin kuruluunu nceleyen zmir ktisat Kongresi (1923) hem sanayilemeyi hem de milli burjuvazinin yaratlmasn hedefliyordu. Bu sre ierisinde sanayi alannda zellikle 1930lu yllara damgasn vuran Devletilik, dnemin adlandrmasyla imendifer Politikasndaki uygulamalar bata olmak zere, sanayide ve altyapnn hazrlanmasnda, ulusal pazarn olumas srecinde, Cumhuriyet byk atlmlar salad. Devletiliini kkenlerine eildiimizde, 1929 ylndaki olayn akmas Cumhuriyetin iktisat politikalar zerinde belirleyici oldu45: 1. Lozan Antlamasyla, 1916 ylndaki Osmanl Gmrk Vergi oranlarnn 1929 ylna kadar zorunlu olarak devam ettirilmesi. Bu tarihten sonra, ulusal sanayiyi korumak ve devletin vergi kalemini bytmek iin, Cumhuriyet gmrk duvarlarn ykseltmitir. 2. Trkiye Cumhuriyeti Osmanl mparatorluunun borlarnn 2/3n stlenmiti, ancak Lozan Antlamasna gre, bu borlarn denmesi 1929 ylna kadar ertelenmi, bu tarihten sonra bir n deme, ardndan dzenli olarak borlar bitene kadar denmesi planlanmt. te 1929 ylnda, Osmanl mparatorluunun borlarnn denmeye balanmas sk bir para politikasn zorunlu hale getirdi; bu srecin dorudan

Boratav Korkut, Trkiye ktisat Tarihi, mge Yaynlar, 14. bask, Ankara Nisan 2010, s. 48, 49, 59. Ayn ekilde 193039 arasnda sanayinin sabit fiyatlarla yllk byme hzlarnn ortalamasnn % 10,3 (s. 70) olduunu belirtmektedir. Bu rakam ise gerekten altyapnn hazrlanmasnda ve kendi kendine yeterli bir retim seviyesine gelme asndan ok byk hamlelerin yapld anlamna gelir. Trkiye Cumhuriyeti, 1929 Buhranndan byk bir sanayileme hamlesi yaparak ve d ticaret fazlas vererek kmtr.

45

27

uzants olarak kurulan, ayn zamanda ekonomi iinde ok nemli bir arlk kazanacak Merkez Bankasnn kuruluuna (1930) zemin hazrlad. 3. Great Depression, o zamanki Trkedeki karl olarak Byk Buhran 1929 ylnda patlak verdi ve btn dnya ekonomisini sarst. Dolaysyla lkemizin hem ithalat kalemi iin, hem de ihracat yapt lkeleri dorudan ve iddetli olarak etkiledii iin, ekonomimiz nemli oranda ie dnmek durumundayd. Trkiyede bu bileenin etkisiyle, ekonomi ie dnmeye zorlanrken, sanayileme iin bizzat devlet yatrmlar yaplmas eilimi ne kt. Ekonomimiz bir yandan sanayileirken, dier yandan i/d ticaret dengelerinde ekseriyetle pozitif sonu ald, sanayileme hzland46. 1946 ylnda Trkiye 100 milyon dolar ihracat fazlas verdi47. Cumhuriyet Halk Partisi yeni bir sanayileme plan hazrlad: 1946nn ilk yarsnda tamamlanan ve hazrlklarna evket Sreyya ve smail Hsrev gibi eski Kadrocularn aktif olarak katld Be Yllk Sanayi Plan d ekonomik ilikilere de ekonomik bamszlk perspektifiyle bakmaktadr48. Bir taraftan yar mstemleke eraiti iine dmemek, dier taraftan da milli tekmlmzn seyrini arzaya uratacak her trl tazyik ve tesirlerden korunmak ve bunun iin hem sanayi hem ziraati ve ulatrma ilerini genileterek memleketi bir kl haline koyacak areler bulmak49 hedefleniyordu. Ama plan ABD ile giderek yaknlama, scak temasn kurulmas, onlarn alternatif planlar yapmalar nedeniyle uygulanmad. Ardndan plan savunan kadrolar 1947 ylndaki CHP kurultaynda byk oranda tasfiye edildi50. nk ABDnin yeniden ina edilen Avrupa iin Trkiyeye sanayi lkesi deil, tarm rnleri ihra eden lke rol biildii iin, hazrlatt planlar dhilinde, sanayi plan uygulanmad. Trkiye bu tarihten itibaren dzenli olarak d bor almaya balad. Truman Doktrini uyarnca ve Marshall
46

Yalnzca 1938 ylnda ithalat ihracat rakamlarn amt. Bkz. Korkut Boratav, Korumac-Devleti Sanayileme: 19301939, TT iinde. Genel olarak bu dnem iinde bymenin yan sra d ticaret fazlas verilmesi sayesinde Osmanl mparatorluunun borlarnn denmesi enflasyona ve devalasyona yol amakszn denebilmitir. ok retici bu blm sayfa 5980 arasnda inceleniyor, i/d ticaret dengesinin karlatrmas iin ise bkz. s. 7273. 47 Boratav, TT iinde, s. 99. 48 Boratav, age, s. 97. 49 Be Yllk Sanayi Plan, bakanlklar aras bir komisyon tarafndan hazrlanlmtr. Aktaran Boratav, age, s. 97. 50 Bkz. TMMOB Tarihi, Nar Film, Szel Tarih almas, Korkut Boratavla yaplan grme.

28

yardmlar dhilinde Trkiyeye sermaye ihrac balad. Trkiyenin d bor sarmal 1950li yllarda dzenli olarak bymeye balad, neredeyse Osmanl mparatorluunun borlarnn bitmesi ile Cumhuriyetin d bor sarmalna kaplmas ayn tarihlere rastlar. Bu model ok Partili yaamn kendi doas gerei iinde tad poplizmiyle Demokrat Partinin tketimi tevik etme abalar buna eklenince, Trkiye retmeden tketmenin bolluunu ve lksn yaad. Doal olarak i/d ticaret dengelerinde ithalatn srekli fazla olmas nedeniyle, Austos 1958de byk bir devalasyon yaand.51 Resmi kararlarla 1 dolar 2 lira 80 kurutan, 9 liraya ykseltildi. Bor sarmal, yeterince sanayileilemedii iin krdan kente gn yaratt kitleyi ememeyen kentler ve huzursuzluun artmas, yksek enflasyon, toplumun zellikle eitimli kesimlerini sk bir muhalefete srkledi. Bu srecin amazlar 27 Mays 1960 darbesi ile sonuland. Tarihsel olarak bakarsak Trkiyede darbeye giden yolun, lkemizin sanayileme yrngesinin kkl bir ekilde deitirilmesinde aranmas gerekir. nk 1946 ylna ait iktisadi bakmdan da bir dnm noktas nitelii kazandran zellik, on alt yldr kesintisiz olarak izlenen kapal, korumac, d dengeye dayal ve ie dnk iktisat politikalarnn adm adm gevetildii; ithalatn serbestletirilerek byk lde artrld; d aklarn kroniklemeye balad; dolaysyla d yardm, kredi ve yabanc sermaye yatrmlaryla ayakta duran bir ekonomik yapnn yerlemesi olmutur.52 Gerek u ki hibir d yardm bamszla ve uygulanan iktisadi politikalara kkl yansmalar olmadan verilmez, nitekim Osmanl mparatorluundan beri her ykl miktarda d bor alnmasn izleyen dnem kkl siyasal bamllk antlamalar ya da dorudan ve gizli mdahalelerle bamllk tesis edilmitir. Ancak darbe zellikle Devlet Planlama Tekilatnn53 kurulmas sonrasnda bymeyi planlama abalarna karn, yeni byme modeli ve tam bamszlk talepleri gerekletirilemeden, darbeyi bu niyetlerle yapan kesim tasfiye edildi. Bu kesimin nderliini Talat Aydemir ve arkadalar yapmaktayd, esasen bu tasfiye 27 Mays
Bkz. zn Nijat, Trk Sinemas Kronolojisi, s. 136, Bilgi Yaynlar, ubat 1968. Ayrca dnemin daha ayrntl bir zmlemesi asndan Zahit Atam, Yeilam ve ktisadi Krizlerine Sosyolojik Yaklam, s. 485-535, Trk Film Aratrmalarnda Yeni Ynelimler 7 iinde, Balam Yaynlar, Mays 2008. 52 Boratav, age, s. 94. http://www.dpt.gov.tr/DPT.portal 53 Devlet Planlama Tekilat 30 Eyll 1960 tarihinde, darbeden sonra kurulmutur. Bkz. DPT Tarihi, http://www.dpt.gov.tr/DPT.portal
51

29

yapan kesimin tasfiyesi anlamna gelmitir. Trkiye yeniden da baml, ie dnk, i/d ticareti ak veren bir lke olarak, zellikle dayankl tketim mallar retiminden sanayilemeye alan bir iktisadi modele geri dnd.54 Bu model ithal ikameci endstrileme modeli olarak dnya genelinde azgelimi lkelerde uygulanyordu. 1976 ylna kadar sren model, zellikle 1974 ylnda Petrol Krizi olarak bilinen dnya ekonomisindeki youn daralmann ardndan krize girmitir. Uygulanan poplist politikalarla ilk nce ertelenen kriz, 1977 sonrasnda ok iddetli olarak hissedilmeye baland. 197779 dnemi krizin byk oranda ekonomide retimin durduu bir srece girmesi sonucu, endstrimizde tarihimizin en dk kapasite kullanm dnemlerini yaadk. 1979 ylnda ise hem tarmda hem de sanayide cretler inanlmaz oranda dt; enflasyonun boyutlar karsnda cretler erirken, fiyatlar ykseldi, tketim mallarnda byk bir darboaz yaand.55 2.2 1980DEN GNMZE KTSAD TRKYE TARH: DARBENN NEDENLER Tkanmann nedeni olarak 24 Ocak 1980de Demirel Hkmetinin zel yetkilerle greve getirilen danman Turgut zal 24 Ocak kararlarn aklad. Gerek zal tarafndan, gerek TSAD ve gerekse darbe sonrasnda darbenin lideri Kenan Evren tarafndan ekonomik olarak yaplanlar iin baka seeneimiz yoktu deerlendirmeleri yaplmtr.56 24 Ocak kararlar esas itibariyle, i talebin kslmas, cretlerin reel bazda eritilmesi, ihracata ynelik retimin tevik edilmesi, finans sektrnn yeniden yaplandrlmas, ithalat zerindeki snrlandrmalarn kaldrlmas, IMF ve Dnya Bankasndan kredi alnmas iin zorunlu tedbirler olarak dayatlyordu. Bu nlemlerin dayatlmas, 1977 ylndan beri gndeme gelmitir. Gerek CHP ve gerekse AP bu kararlar siyasi intihar olarak grdkleri iin kkl bir biimde uygulamaya
Bkz. Boratav, age, s. 118 121 Bkz. Boratav, age, s. 142 144 56 Bak. Evren Kenan, 12 Eyll, Kalbi bu vatan ve millet iin atan saduyu sahibi vatandalarm kabul edeceklerdir ki; lkemizin halen iinde bulunduu hayati nemi haiz siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlar, devlet ve milletimizin bekasn tehdit eder boyutlara ulam ve bu hal devletimizi, Cumhuriyet tarihinin en ar buhranna srklemitir. Ve devamndaki satrlar. http://www.belgenet.com/12eylul/12091980_08.html, (20 Haziran 2010).
55 54

30

koyamamlard. Hem ihracat hem de retim iin ithalat yapmak zorunda olan Trkiye, dviz darboazn amak iin baka bir model bulamaynca, TSADn byk destei altnda 24 Ocak kararlar ilan edilmitir.57
lk olarak, 24 Ocak programnda yer alan boyutlaryla devalasyon, KT zamlar ve fiyat denetimlerinin kaldrlmas gibi ok tedavisi elerinin, IMFnin yldr Trkiye Cumhuriyeti hkmetlerinden istedii nicel boyutlar fazlasyla am olduunu; yani istenenden fazlasnn verilmi olduunu saptayabiliyoruz. kinci olarak, bu kararlar sadece bir istikrar program nitelii tamamaktayd: beynelmilel sermayenin zellikle Dnya Bankas araclyla pazarlad ve ite ve da kar piyasa serbestsi ile beynelmilel ve yerli sermayenin emee kar glendirilmesi gibi iki stratejik hedef etrafnda oluan bir yapsal uyum perspektifi de tamaktayd. Programn bu boyutu zaman iinde daha da n plana kacakt.58

Dnya apnda bir eilim olarak ABDnin ban ektii, bata Batl lkeler olmak zere, btn nc Dnyay da zorlad ithal ikameci endstrileme modelinden, bir baka deyile dirigismeden (korumac ynelim) ihracat-ynelimli endstrilemeye gei, dier bir deyile serbestletirme ve korumacln tasfiye edilmesinin drt aya vard:
neo-liberal program drt temel ayak zerinde ykselir: kuralszlatrma/dereglasyon yoluyla devletin piyasann ileyii zerinde sermaye birikiminin mantna ters den mdahalelerinin azaltlmas; retim alannda devlet faaliyetini asgariye indirme amacyla zelletirme; sosyal hizmetlerin (salk, eitim, emeklilik, konut vb.) ii snf ve emekilerin direnme gcn artrmasn engellemek iin bunlarn ticariletirilmesi ya da zelletirilmesi; nihayet esnekletirme ve sendikaszlatrma.59

Dolaysyla sivil hayatta, siyasi partilerin belirli bir ekonomik byme modelinden dierine geememesi, sivil rgtlerin bu iktisadi kararlara kendi rgtllkleri dzeyinde iddetle kar kmas ve siyasi diren gstermesi, 12 Eyll 1980 tarihli askeri darbesinin nedeni olmutur. 1980 askeri darbesi, 24 Ocak Kararlar olarak bilinen iktisadi kararlar kendine ekonomik model olarak alm ve uygulamtr. Bu kararlarn altnda imzas olan Turgut zaln nce Ekonomiden Sorumlu Devlet

57

Tsiadn darbe ile ilgili tavrlar ve destek politikalar iin bak: Tsiadn Bilinmeyen Tarihi http://www.stargazete.com/ekonomi/tusiadin-bilinmeyen-tarihinden-carpici-olaylar-162020.htm, (22 Haziran 2010), Star Gazetesi, 13 Ocak 2009. Ayrca Trkiyenin en zengin iadam olan Vehbi Koun Kenan Evrene gnderdii mektuba baklabilir (20 Haziran 2010).
58 59

Boratav Korkut, age, s. 148. Sungur Savran, 20. Yzyln Politik Miras, Srekli Kriz Politikalar iinde, (ed) Neecan Balkan, Sungur Savran, Metis Yaynlar, Mart 2004, stanbul, s. 30.

31

Bakan, daha sonra babakan ve nihai olarak da Cumhurbakan olmas olgular tezimizi dorulamaktadr. Kuralszlatrma, iktisadi deyile dereglasyon kamunun nc olduu, kamu yatrmlarnn arlk tad sektrlerin zelletirilmesini, korumalarn kaldrlmasn talep eder. Bununla uygun olarak Trkiyede medya da aralarnda olmak zere, KTlerin zelletirilmesi gndeme gelmi ve kamu tekellerinin iktisadi yaamdan ekilmesi adm adm uygulanmtr. Dolaysyla, i talebin kslmas yani byk oranda isizlik ve yksek enflasyon sonucu cretlerin azalmas ve tarmdaki sbvansiyonlarn devre d braklmas Trkiyede yalnzca iktisat alannda deil, kltrel alanda da byk bir daralmaya yol at. zellikle kltrel hayat zerindeki desteklerin ve ulusal kimliin korunmas iin uygulanan korumac politikalarn kaldrlmas konusunda, dnya genelinde bir direni yaanmtr. Kltr ve kimlik konularn ticaret iine daraltmayan, kltrel rnleri metalatrmann snrlar iinde grmeyen, kendi ulusal kimliini korumak iin desteklemeye devam eden lkeler dnya genelinde GATT kapsamndan kltrn ve kimlii ina eden sanatsal retimin karlmas ynnde ABDye kkl itirazlarda bulundular.60 Trkiyede ise kltrel retim 1980 ylndaki darbeden sonra, gemiiyle karlatrlamayacak lde piyasaya baland, ulusal lekte kltr piyasann boyunduruuna sokuldu, sanatsal retim alan darald, eitlilik azalrken, kltr alannda ithalat byk lde artt.61 Halkn kltrel etkinliklere katlm byk bir hzla dmeye balad. 1980 Eyllndeki darbenin ardndan yaanan depolitizasyon, her trl toplumsal etkinlie katlmakta isteksizlik, mali darboaz, ayn zamanda sanatsal rnlerin cretlerinin daralan taleple birlikte ykselmesi (sinema/tiyatro/edebiyatta zellikle olmak zere) genel planda toplumla sanat eserlerinin kesiim alann daraltt, toplumun byk blm

Miller Toby, GATT and Its Friends, Global Hollywood 2 iinde BFI publications, 2005 ngiltere, s. 8491. 61 Yaynlanan kitaplar baznda, gsterime giren filmler iin yaplan demelerde, KSVnin deiik festival programlarna bakldnda, televizyonlarda gsterilen filmler, diziler iinde vs. ithalatmzda bir art olduu rahatlkla grlebilir.

60

32

iin eriilmez bir hizmet rn anlam kazanmaya balad.62 Bilet cretlerinin ya da sanatsal rnlere olan talebin daralmas ile birim fiyatlarnn gemie gre byk artlar gstermesi eanl bir srecin rndr.63 Trkiyede 1980li yllardan balayarak, giderek byyen bir kesim iin sinema salonlarnda film seyretmek imknsz hale geldi, bugn sinema salonunda hi film seyretmeyen kesimin toplumun yarya yaknn oluturduu sylenmesine karn, gvenilir istatistiksel aratrmalar yaplmamtr.64 Ancak seyirci rakamlarn incelediimizde, 1980li yllarda hem seyirci says, hem gsterim salonu says, hem de sinemalarda gsterime giren yerli film says azalmtr.65 Bu adan Trkiyede tiyatrolarn seyircisi, sinema salonlarnda film seyreden insan says, kitaplarn ortalama sat saysnda ciddi bir daralma yaanmtr.66 Bu iktisadi leklerin yan sra, 1980li yllarda sinemamz entelektel/estetik/ideolojik alanlarda ciddi bir varolu bunalm daha yaamaktayd ki,
Gemite lkemizin sosyo-ekonomik yaps, gelir dzeyi ve kentleme asndan seyirci ile sinema sanatnn durumunu karlatrmak iin bkz: zn Nijat, Trk Kltrnn adalamas Asndan Trk Sinemasnn Sorunlar, Karagzden Sinemaya (cilt 1) iinde, s. 285293. Gnmzdeki durum iin Antrakt Dergisinin yllk box-office raporlarna, 1990dan gnmze yllk olarak yaptklar seyirci tercihleri analizlerine baklabilir. zellikle 1990 sonrasndan itibaren sinema seyirci raporlar dzenli olarak tutulmakta, haftalk olarak yaynlanmaktadr. Sonu olarak gemite byk oranda krsal kesimde sinemaya gitmek dk gelir dzeyi asndan yaanan sorunlardan zorlarken, gnmzde kentli nfusun nemli bir kesiminin maddi nedenlerle sinemaya gidemedii genel olarak kabul edilmektedir. Genel olarak niversite rencileri arasnda geni bir kesim, sinemaya maddi nedenlerle ya gidememektedir ya da olabildiince seyrek gitmektedir. 63 Eer iktisadi alana bakarsak enflasyon ile talep daralmasnn eanl olarak grlmesi zel bir kriz baln gsterir ve buna stagflasyon denir. Stagnation/inflation kelimelerinden tretilmi zel bir terimdir. Stagnation durgunluk, inflation fiyat art anlamna gelir, talep daralmas ile fiyat artnn eanl grlmesi ilk kez 1974te ortaya kan Petrol Krizinden sonra ortaya kmtr. Bkz: alar Keyder, Trkiye Demokrasisinin Ekonomi Politii, Gei Srecinde Trkiye iinde, Ed. Irvin C. Schick, E. Ahmet Tonak, Belge Yaynlar, stanbul Ekim 2006 s.73 75,. 1966 ylnda stanbul Belediyesi istatistiklerine gre yllk seyirci says 41.606.506 olarak gereklemitir. Bu say, 1970 ylna kadar dzenli artmaya devam ettii ve 50 milyonu getiini Agah zg ifade etmektedir (12 Haziran 2010, Feneryolu, evinde yaplan grme). Bkz. zn Nijat, Trk Sinema Kronolojisi, s. 199. Son 15 yln toplam film seyircisi, yerli ve yabanc film kmlatif rakamlar iin bak. Ek 2. 65 Agah zg, evinde yaplan grme, 12 Haziran 2010. 66 2006 ylnda Tiyatrolarn afilerindeki slogan Gel, Yoksa Yaayamam idi. Ardndan stanbul ehir Tiyatrolar, seyircileri ekmek iin bilet cretlerini 1 liraya ekti. Gemite yaynclk asndan genel olarak bir kitabn ilk bask ortalamas 5000 idi, bugn birok bask yapan kitaplarda dahi ilk bask ounlukla 1000 olarak yaplmaktadr. Sinema seyircisi asndan ise, Trkiyenin 2009 rakamlar 1966 ylnn yalnzca stanbul seyirci rakamlarna ulaamamaktadr. Baknz Ek 2.
64 62

33

bunun zmlenmesi tezimiz asndan nem kazanmaktadr. Burada ilk nce kltr/sanat ile piyasa arasndaki ilikileri dnya leinde inceleyecek, Yeni Dnya Dzeninin ilan edilmesinden nceki ve sonraki dnemi karlatrarak, piyasa ile sanat/kltr dnyas arasndaki ilikilerin dnya leinde saptanmasn saladktan sonra, Trkiye zerine younlaacaz.

34

3. YEN DNYA DZEN VE KRESELLEME


Eer Amerikan sinema dnyasn kontrol edebilseydim, tm dnyaya komnizmi yaymak iin bakaca bir eye ihtiyacm olmazd. (Joseph Stalin, Trumpbourdan aktaran Toby Miller) Eric Hobsbawmn szleriyle ABDnin ve onun yaam tarznn kresel zaferi67 olarak anlalan bir dnemde yaamaktayz.
ABDnin kendi iinde yaanan btn sefalete ve yalanlara ramen (2000 ylnda kolej rencilerinin % 74 milyoner olmay hayal etmesine ramen, ABDde yaayan 44 milyon insann hibir salk gvencesi yoktur), askeri gcyle ve kilit rol oynayan popler kltrnn etkisiyle dier rejimlerin erimeyi hayal bile edemeyecei uluslar aras bir etkiye sahiptir. Ve dnyann her yerinde kltrnn yaylma hz artmaktadr. Krk yl sonra radyo 50 milyon eve ulaabilmiken, televizyonun bu kapsama ulamas sadece 13 yl almt, nternet ise bunu 4 yl iinde geti (International Labour Office, 2000a). Bunlara ek olarak, 2003 ylnda dnyadaki on tane en byk nternet irketi ABDde kurulmutu (Rice-Oxley, 2004). Telif hakknn ve kontrol etmenin giderek artan trdelii ile ve hzla gelien iktisadi lekleri ile fikirlerin dnyadaki dolamn ve maddiyata dntrlmesini belirleme kapasitesi giderek glenmektedir. NICL (yeni uluslar aras kltrel iblm68 bu misyonun merkezinde durmaktadr.69

Dnya apnda yeni uluslar aras kltrel iblm ekseninde, kltrel retimin rgtlenme biimleri ve uluslar aras dnyann yeniden yaplanmas, ulus devletlerin bu srecin boyunduruuna girmesi, ulus iinde kltrel yapnn yeniden rgtlenmesi sreleri ok uzun bir tarihsel geiten sonra gnmzdeki haline kavumutur. Bugn lkemizin de iinde bulunduu pek ok ulus devlet, kendi i pazarn bile snrl bir ekilde kontrol edebilmekte, kurallar kendisi koyamamaktadr. Uluslar aras entegrasyonun yaps gerei, ulusal devletlerin kendi i pazarlarn kontrol edebilme yasalar hkmetlerin ve o toplumun entelektellerinin planlarna gre deil, bu ulus-tesi yasalara gre yaplmak durumundadr. Yeni sreci kavrayamamaktan kaynaklanan yanl deerlendirmelerin ilgin bir rneini Atf Ylmaz Sylemek Gzeldir adl anlarn yazd kitapta vermektedir.

67 68

Hobsbawm Eric. (1998) The Nation and Globalization, Constellations vol 5 iinde, no: 1, s. 1. New international division of cultural labour. 69 Miller Toby ve dierleri, Global Hollywood 2, , BFI Publications, Londra 2005 s. 5051.

35

Yeni dnya dzeni ile lkemizin ilikisi ok ak yanlglar tayabilecek biimlere brnmektedir, zellikle iktisadi gelimeler konusunda snrl bilgiye sahip olunan sinema evrelerinde sk sk genel yanllara dlmektedir. Yaplmas gereken lkemizin dnya kapitalizmine eklemlenme biimlerinde ve uluslar aras mttefikleri ile ilikili bir biimde sreci incelemektir. Atf Ylmazn szlerini hatrlarsak, kar sylemi retmemiz daha aklayc olabilir:
Lafa yanmda oturan Kltr Bakanmzn szn kesmekle balyorum Babakan, herhalde usulen, sinemamzn sorunlarn bakan beye sorarak toplanty ayor. Sayn bakan En nemli sorun salon sorunu diye sze balamaz m? Sanki bakanln ya da devletin, Trkiye filmlerine tahsis edecei yeni salonlar amaya ya da varolan sinemalara, te bir orannda yerli yapm oynatmak zorundasnz demeye gc varm gibi.70

Atf Ylmaz, dnyadaki gelimeleri ve zellikle ABDnin toplam gsterim sreleri konusundaki hkimiyetini dnerek, yaplacak bir ey yokmu gibi deerlendirmektedir. Bu yaklam yanltr, eer yaplabilirlik asndan dnldnde, Kltr Bakanl Tark Zafer Tunaya gibi Belediyelere ait kltr merkezleri ile ibirlii yaparak, kentlerin uygun merkezlerinde sinema salonlar ama ve buralardaki salonlar ynlendirme yetkisi ve olana vardr. te yandan yine bakanln sinemalarda eitlilii salamay tevik etme ve salonlarda yerli filmlerin sresini artracak nlemler alma hakk ve olana da mevcuttur. Yapamayaca Amerikan filmlerinin gsterime girmelerini engellemek ya da onlara bir st snr koymaktr. Zira Avrupa Birlii leinde zaten kurulan bir sinemalar zinciri ile gsterimde eitlilii salayan nlem ve tevikler mevcuttur, uygulanmaktadr. Ancak bakann yapt tespit de ok nemli bir yanlgya dmektedir: Trkiyede o dnemde yaplan filmlerin temel sorunu sinema salonu bulamamas deil, gsterildiinde seyircilerin bu filmlere ilgi gstermemesiydi. Belirli bir seyirci talebi varken, zel olarak gsterimler engellenmemekteydi.

70

Ylmaz Atf, Sylemek Gzeldir, Afa Yaynlar, geniletilmi ikinci bask, Mays 1995, stanbul s. 9.

36

Turgut zaln babakanl dneminde, otuz yldr bir trl kamayan sinema yasas bir defa daha gndeme gelmi, Trkiye sinemasna bir kota ayrlmas o dnemdeki yasa tasarsna bir madde halinde konmutu.71

Sinema yasasnn kmamasnn farkl nedenleri vardr. Deiik hkmetler dneminde deiik nedenlerle sinema yasas istenilen ekle brnememi ve kamamtr. Ama bunun nedeni d engeller deildir. Sinema salonlarna yerli filmler iin belirli bir nitelii n koul haline getirdikten sonra, yerli filmlerin gsterilmesi koulu konabilirdi, halen de konabilir, dahas Avrupa lkeleri de iinde olmak zere dnyann deiik lkelerinde bu tip gsterim srelerinde ulusal filmlerin gsterimine kolaylklar salayan yasalar mevcuttur.
Sayn zal o gnlerde Amerikaya gidiyor Hazr Amerikaya kadar gelmiken yakn dostum Bushla da bir greyim diyor Beyaz Saraya varyor ki Bushta bir kar surat. Gene ne yaptk, ne kusur iledik demesine kalmyor, Bakan Bush Duydum ki diyor Trk filmlerine kota ayrma niyetiniz varm Amerikan sinemasnn yaylmasna engel olmaya kalkarsanz, bilin ki tekstil rnlerinizin bir metresi bile Amerikaya giremez Adam bizim yneticiler gibi deil, dnyay ele geirmenin tek yolunun sinemadan getiinin bilincinde zaln, byle bir yasa tasarsnn varlndan bile haberdar olduundan pheliyim. Belki de iinden u Amerikallar amma da aptal oluyor diye dnmtr. Koskoca Amerika Bakan ii gc brakm sinema gibi sradan bir elence sektryle urayor72

Esasen ABDnin ya da bir baka lkenin Trkiye Cumhuriyetinin kendi ulusal sinemasn desteklemesini engelleyecek hibir yaptrm gc yoktur. Bata ABD olmak zere, Avrupa Birliine ye lkelerin byk ounluunda da kendi ulusal sinemalarn ve Birlie ye dier lkelerin filmlerini kendi lkelerinde gstermek iin ok ciddi sayda tevik uygulamalar vardr. Daha da nemli bir gerek udur: Dnyada kendi sinemasn en ok koruyan, buna ilikin btn eyaletlerinde tevik yasalar uygulayan, tevikler iin en kapsaml yasalar karan lke ABDdir73.

Ylmaz, age, s. 9. Ylmaz, age, s. 10. 73 Bak. Miller Toby ve dierleri, Global Hollywood 2 iinde, ABDnin tm eyaletlerinde sinema sektr iin vergi indirimleri ve dier sbvansiyonlar uygulanmaktadr. Florida eyaleti gnmzde Latin Amerikada film retiminin post-prodksiyon merkezine dnmtr. Hollywood iinde lke dna film retimi iin klmas byk bir sorun olarak telakki edilmektedir ve yurtdndaki retime kaak yapm (run away production) denmektedir. Ayrntl bilgi iin bak. Global Hollywood 2, s. 12.
72

71

37

Trkiyede dnya apnda siyasal yaplanmalar ve ticari antlamalar hakknda yeterli bilgi sahibi olunmad iin, sre belirli llerde efsaneletirilerek, hikyeletirilerek ve eriilmez boyutlara kartlarak, yaplabileceklerin, koullar nedeniyle imknszlk rtsyle sslendii bir yaklam yaygn olarak grlmektedir. Nitekim bu satrlarn devamnda, Atf Ylmaz, dnemin Babakan Tansu illere ak denekle filmler yaplmas iin neride bulunuyor, ulusal olarak da bunun gerekesini Trkiyeyi d dnyada tantmak istiyorsanz, baka seeneiniz yok dncesiyle dile getirmektedir. Ancak bu yaklam tmyle yanltr. Aadaki blmlerde dnya srecinde bir yandan Hollywoodun hem ABD iin ticari ve ideolojik nemine eilinecek, ardndan Hollywoodun egemenliine kar yaplabilecekleri snrlandran uluslar aras yasal srelerin analizi yaplacak, son olarak da bir ulus devletin bu antlamalar karsndaki konumu incelenecektir. Genel olarak Atf Ylmazn yukarda izdii tablo, ne yaplmas gerektiine ilikin karsamalar ve nermeleri byk oranda yanltr, yetersiz bilgiye dayanr ve doru bir k yolu nermemektedir. k yolunu byk oranda Yeni Trkiye Sinemas bulmutur, buna karn temel sorunlar devam etmektedir ve yaplmas gereken bir dizi yatrm ve alnmas gereken bir dizi nlem ve eitli korunma tedbirleri hala vardr. Bunlarn yaplmamasnn nedenleri ise sistemi dzenleyememekte aranmaldr, uluslar aras antlamalarda deil. 3.1 KLTREL YAYILMA VE SNEMA Kltrel yaylma, corafi keiflerden bu yana srekli uluslar aras boyutlarda olmutur, ancak gnmze doru gelindike yaylmann akkanl ve derinlii giderek artmaktadr.74 Dnya genelinde irketlerin kresellemesi ile iletiim teknolojilerinin geliimi arasnda da dorudan bir iliki vardr, irketler bylelikle bir merkezden dnyadaki btn yatrmlarn kontrol edebilir, ani tepkiler verebilir, o lkedeki alanlar ile merkezdekileri srekli etkileim halinde ayn retimin iinde altrabilirler. Bunun dorudan yansmalarndan birisi, zgrln gstergeleri olarak iletiim teknolojileri efsanesini bir mitoloji rnne azimli bir ekilde
74

Bak. Miller Toby ve vd., Global Hollywood 2 iinde, s. 52.

38

dntrmek iin uraan entelekteller iin irketlerin ayrdklar fonlar75 olmasdr. Hatta btn bu icatlar dnyann toplumsal ve iktisadi ayrmlarn mant ile ynetilmesini salayan icatlar76 olarak nitelendirilmektedir. Avrupal hkmetler ile ABD hkmetinin 50 yllk dnem iinde dnya genelindeki iletiimin ideolojisiyle irket kresellemesinin ideolojisini birbirine balayan ve hatta birbirine kartran ayrtrlamaz balar vardr.77 Sermaye yksek akkanlk hzna sahiptir, hibir ahlaki kayg gzetmeden ve tamahkrca farkl topraklara ve lkelere hzla yerleir, maddelerin ve insanlarn mbadeleye tutulmas anlamnda eanl olarak btn kre boyunca asimetrik olarak derinden ilerler. kinci Dnya Savana kadar, uluslararas ticaret, egemen-devletlerce kontrol edilen ulusal sermaye odaklyd. Birinci Dnyada78 1945ten 1973e kadar sren dnem genel olarak iktisatta altn dnem79 olarak nitelenir, ok geni bir byme dnemi, sermayenin yatay ve dikey olarak bymesi, derin bir krizin ortaya kmamas nitelendirmenin gerekelerini oluturur. ABDli irketlerin giderek yaylma ihtiyalaryla askeri ve diplomatik hegemonya kurma isteinin birbirine eklendii ve ABDnin liderliinin gittike pekitii bir dnemdir. Dier ekonomiler bydke, devletler arasndaki ve uluslarn kendi ilerindeki irketler arasnda karlkl bamllk da artt. 1950den sonra, dnya ticareti Avrupa, Japonya ve ABD lsnn hkimiyetindeydi, her birinin uydu devletlerden oluan muazzam hinterlantlar vard80 1945ten balayarak, gemite var olan ve yeni doan hkmetler tarafndan iki tarihsel vaatte bulunuldu: (a) Yurttalarn ekonomik refahn ve (b) siyasi egemenliklerini gvence altna almak.81 kinci Dnya Savann sonunda, Birinci
Miller Toby ve vd, age, s. 51. Bak. Miller Toby ve vd., age, s. 51 52. 77 Miller Toby ve vd, Global Hollywood 2 iinde, s. 51. 78 Dnyann e blnmesi ve tanmlar iin bak. Armes Roy, Third World Film Making and The West, nsz (s. 3-6). Ayrca bkz. Zahit Atam, nc Dnya Sinemasna Giri, Yeni nsan Yeni Sinema dergisi, say 23, (Bahar 2009) stanbul, s. 2022. 79 Bak. Prof. Dr. Ahmet Tonak, ktisadi Makaleler http://web.me.com/eatonak/page17/page26/page26.html, (18 Haziran 2010). 80 Frederic Jameson, Five Theses on Actually Existing Marxism, Montly Review 47, s. 11, 1996. 81 Savran Sungur, Srekli Kriz Politikalar: 2000li Yllarda Trkiye 1, s. 22 28, Yalman L. Galip, Trkiyede Devlet ve Burjuvazi: Alternatif Bir Okuma Denemesi, age, s. 49 54, Metis Yaynlar, stanbul Mart 2004.
76 75

39

Dnyada iktisadi refah vaadi yerel olarak iler gibi grnyordu. Refah, ulus-devlete dayanan arz ve talebin ynetilmesi ve ulus ii retilen metalarla ithal ikamesine dayanan endstrilerin yaratlmas yoluyla gerekleti. nc Dnyada siyasal egemenlik vaadi byk bir direnle srdrlen enternasyonalist eylemi gerektirdi, emperyalist iktidarlarn (zellikle ngiltere, Hollanda, Belika, Fransa ve Portekiz) daha nce kleletirdikleri halklara milliyetilik yoluyla kendi kaderlerini tayin hakk verilmesine (zorla) ikna edilmeleri gerekiyordu82. Siyasal olarak egemenlik vaadi, stiklalin ilk izlei olduu varsaylan siyasal olarak harekete gemenin getirdii gl ideoloji haline geldi. Bu ikinci vaat iyi yapldnda, ilk vaadin gerekletirilmesini stlenen postkolonyal hkmetler ortaya kt. ounluu ithal ikameci endstrileme yolunu seti (E), byk blm ya devlet teebbslerini kurdular ya da ok uluslu irketlerin eteklerine yaparak (MNCler ya da Trkesiyle U) bunlarn yerel olarak kurulmu ayaklar oldular.83 Baarya ulaan bamszlk hareketlerine elik eden kendi kaderini tayin hakk, beraberinde getirdii parlak vaatlere ramen, smrgecilik sonras nc Dnya devletleri baml olmaktan ve azgelimi olmaktan ekiyorlard, byk ounluunda iktisadi olarak bymeyi baaramadlar. hracata dayal Endstrilemeyi (DE) ve hizmet sektrnde bymeyi temel alan baz Asya devletlerini bir kenara brakrsak, nc Dnya devletleri formel olarak siyasal zeminde smrge olmaktan ktklarnda, ekonomik ynden baml ve verimsiz olmaya devam ettiler. 1950ler ve 1960lar boyunca thal kameye dayal Endstrileme (E) gittike daha ileri dzeyde bir problem haline geldi ve 1970lerden balayarak gnmze kadar srekli paralarna ayrlarak skld, kld. Devlet sosyalizminin erozyona uramasyla birlikte akkanlklar ve iktisadi lei uluslar aras kapitalizme giderek daha byk leklerde eklemleyen eilim ortaya kt.84 1970lerin kriziyle birlikte, gelimi batl devletler bile refah sistemine olanak veren yeterli sermaye birikimine sahip olmalarna ramen, yeni dnemde ortaya kan
82

Bkz. Toby Miller ve vd., Global Hollywood 2, s. 55; bkz. Roy Armes, The Post-Colonial State, Third World Cinema and the West iinde , s. 13 16.; bkz. Zahit Atam, nc Dnya Sinemasna Giri, Yeni nsan Yeni Sinema, say 23, s. 2039. 83 Bkz. Ahmet Tonak, Irvin C. Schick, Sonu, Gei Srecinde Trkiye iinde, s. 386 400. 84 Bkz. Sungur Savran, age, s. 31 35.

40

stagflasyon nedeniyle alanlar enflasyon karsnda ezdirmeme kapasitelerini yitirdiler, kriz refah dzeyini ve sosyal ykmllkleri trplemeye balad.85 Bunun sonular aktr: sermaye birikiminin iktisadi olarak ynetilmesinin mekn (bundan sonra) kendi siyasal ve toplumsal boyutlaryla e anl ve e merkezli olarak bymedi86. Gnmzde hkmetlerden kendilerine oy verenlere iki vaatte bulunmalar bekleniyor; biimsel egemenliin devam ettirilmesi ve finansal pazarlarn kontrol edilmesi, fakat neo-klasik Ortodoksi ve i dnyasnn ncelikleri serbest uluslar aras sermaye pazarlarn gerektirmektedir. Bu iktisatlarn imknsz kutsal l dedikleri durumdur.87 Ak pazarlarn dorular ve ilkeleri udur; ulusal hkmetler kendi vatandalarnn iktisadi olarak iyi olmalarn garanti edemez. Dnya Bankasnn (WB) ve Uluslar aras Para Fonunun (IMF) kredi verebilme gc temel ihtiyalarn yerel olarak finanse edilmesinden uzaklamaya doru devletleri zorlad.88 Para Fonunun orijinal grevi istihdamn istikrarl olmasn salamak olduu kadar, ayn zamanda talebin srdrlmesini salamaktr. Bunun skntsn eken uluslar kendi komularna kar ticari engelleri ykseltmeyi ya da kendi ekonomilerinde deflasyon yaanmasnn yerine halkn oluturduu byk kesiminkini boyunduruk altna alarak uluslar aras finansn karlarna yzn dnmektir. Gnmzde, pazarlar bylesine mdahaleler yaplmazsa mkemmel olarak ileyeceklerdir gr merkezi olarak yaylr ve bu gr sk sk aka iflas eden rneklerini retir. irketlerin glerinin bymesi ylesine gl ve belirleyici hale geldi ki irketler ulusal engellerin kaldrlmasn talep edebilir hale geldiler, yabanc sermayenin ve yabanc paralarn pazarlar iinde hzl bir ekilde yaylmas egemen-devletin
Bkz. Ahmet Tonak, Irvin C. Schick, Sonu, age, s. 386 400. Korkut Boratav, Trkiye ktisat Tarihi, s.117 144. Roy Armes, Third World Societies, age, s. 9 20. 86 Amin Samir, Capitalism in the Age of Globalization, Zed Publications, Londra, 1997, s. XI,. 87 Miller Toby ve vd., age, s. 58 59. 88 Arjantinin bir dnem bakan Menem IMF tarafndan IMFyle uyumlu iktisat politikalarn en iyi uygulad iin dl aldktan sonra, lke en byk bunalmn yaad ve sistem kt. Pek ok iktisat iin, Arjantinin iflasa srklenii IMF politikalarnn uygulanamamasndan deil, bizzat uyguland iin sistem batmt (bak: Social Genocide (Toplumsal Soykrm, Fernando Solanas, 2002). Ayn ekilde Trkiye 19992001 krizine IMF paketleri uygulanrken girmitir. Srekli Ankarada IMF gzlemcisi bulunmaktayd ve Trkiye Ekonomisi yakndan takip edilmekteydi. Ama krizin ardndan Finans sektrnn tmyle yeniden yaplandrlmas iin yine IMF kredilerine bavuruldu. Ayrca bak. Global Hollywood 2, Blm 1, Kreselleme, 55-65.
85

41

tesinde, iktisadi kararlarn alnmasn salad, egemen devletin ncelikleri deil, pazarn ncelikleri belirleyici olmaya balad.89
1994ten bu yana, dnyadaki en byk yz ekonomik birimin yars ulus-devletlere deil, Ulara (ok uluslu irketlere) aittir. Fortune dergisinin ilk be yz irketinin gelirleri dnya Gayri Safi Yurt i Hslann (GDP) % 44ne karlk gelmektedir. Grubun ilk drt yz sabit varlklarn te ikisine ve ticaretin yzde yetmiine sahiptir, byk firmalarn yan irketlerinin says 250 000i gemektedir. Fakat ABD, Bat Avrupa ve Japonya Ularn etkinliklerinin ana gvdesini oluturmaktadrlar, Ularn satlarnn ve varlklarnn te ikisine ev sahiplii yapmaktadrlar ok uluslu irketler marjinal fayday aramaktadrlar ve ardndan neyi biliyorlarsa ve neyi kontrol edebiliyorlarsa oraya geri gitmektedirler bundan dolay 1994ten beri yl iinde yabanc yatrmn patlamasyla Ularn ABDye doru olan para ak % 40 orannda artmtr, dier yollarla yaplan yatrmlar zellikle ngiltere, Hollanda, Kanada, Fransa ve Avustralyaya ynelmektedir.90

Giderek snrlar kaldrc bir hareket olarak pazarlarn grlmesi snrsz bir dnya olduu anlamna gelmez, fakat devletin dnm anlamna gelir. Yapsal ayarlama ve liberalletirme yoluyla, devletler kresel olan ynetmeye alan politikalar sahiplenirler, yoksa ulusal, iktisadi ve ekonomik ilikilerden yola karak deil. Bu politikalar bir egemen devlet iinde evre gvenlii ve toplumsal istikrarda grlen skntlar pahasna para ve metalarn kresel dzeyde dolamasna izin vermektedirler. Temel seviyede, ulusal ve kresel dzeyde kltrel politikalar zerinde ak tartmalarn yaplmas zerinde iddet uygulamaktadrlar ve NICLye olanak vermeyen her tr kltrel politikaya kar kt niyetli yaptrmlar ve snrlandrmalar yrrle koyarlar. Siyaset dzeyinde, yeni uluslar aras i blm ve bunun iktisadi ifadesi olan GATT ithal ikameye dayal endstrilemeye (E) bir son vermitir ve ulusal ekonomilerin meruiyetini ypratmtr. Bu kavramlarn yerini ihracata dayal endstrileme ve uluslar aras ekonomi fikirleri almtr. Finansal yatrmdan daha az karl olan retken yatrmlarla, retimi rasyonalize eden irketler ve pazarlamann, emein ve ynetimin dnyas uluslar aras lekte yeniden deerlendirmeye alnm, zellikle elence, hayati bir kategori haline gelmitir.

Gnmzde Yunanistann iinde bulunduu iktisadi krize kkl yantlar bulamamasnn da nedeni budur. inde bulunduu Avrupa Birliinin yasalar ve ortak para birimi olarak Avronun kullanlmas nedeniyle alabilecei iktisadi nlemler snrldr. 90 Miller Toby ve vd., Global Hollywood 2 iinde, s. 56-57.

89

42

Bugn ABDde hizmet sektrnde 86 milyon kii zel sektrde almaktadr. Bu insanlar dnya toplam retiminin yedide birini yaratmaktadr ve 2000 ylnda 295 milyar dolar ihracat yaptlar, demeler dengesinde hizmet-endstri alannda 80 milyar dolar art deeri rettiler. 1988 ile 2000 arasnda ABD i bymesinin yarsndan ok daha fazlas bu sektrden gelmekteydi. Medya endstrisi ticaret bankacs Veronis Suhler (2000) unu sylemektedir: 1999 kadarki be yllk dnemde iletiim alanlar ABDnin en hzl byyen alanlar oldular ve bundan sonraki be yllk dnemde de byle olmaya devam edecektir. Hizmet sektr iinde ekran endstrileri genel olmayan zellikler gsterir, bunlar iinde alanlar hem izleyicilere hem de dier endstrilere hizmet ederler, filmlerden, televizyon dramalarndan videoyla yaplan eitimlere ve reklmlara kadar. Bu srama kabaca birbirine edeer dzeyde yaanr. Bu sektrdeki iler 1990lar boyunca % 74 orannda bymtr.91

ABD lnn (ABD-Avrupa-Japonya) dier dililerine popler kltr gibi hizmetlerinin en byk ve en nemli ihracats konumuna gelmitir. 1999 ylnda, ABDnin zel sektr iinde hizmet satlar Bat Avrupaya 85 milyar dolar, Japonyaya ise 30 milyar dolar olarak gereklemitir92. 3.2. GATT VE KTSAD TABLONUN KLTREL SONULARI lk nce dnya genelinde snr-tesi ilemlerin hacmi artmaktadr. kinci olarak, ulus devletler kendi siyasal olarak egemenlik alanlarnda dahi, kresellemenin bir sonucu olarak istedikleri kararlar alamazlar, ait olduklar ticari ya da siyasi bloklarn kararlaryla, dnya genelinde Dnya Ticaret rgtnn kararlarn dikkate almak durumundadrlar. nc olarak GATT grmelerinde kltr ve sanata ilikin tartmalarda ve bunlarn bir kolu olarak ortaya kan ulusal kimlik meselelerinde genel bir uzlama salanamamtr. Kltr alannn tmden piyasaya devredilemeyecei genel olarak kabul edilmitir. zellikle Avrupa leinde olmak zere, kltr sradan bir hizmete indirgeyip metalatrma srecine sokularak pazarlarn dzenlenebilecei grne aydnlar, sanatlar radikal itirazlarda bulunmulardr:
1993 ylnda, binlerce Avrupal sanat, entelekteller ve reticiler byk gazetelerde yaynlanan bir metne imza attlar, yaptklar ar GATTn kapsam alanna kltrn sokulamayaca ve snrlarn elinde herhangi bir gcn bulundurduu bir metalatrmann kabul edilemeyecei ynndedir. Bu tartma Cola ve Zola tartmas olarak bilinmektedir. 1993 koalisyonu GATTn kltrn yabanclatrlamaz (metalatrlamaz) olduu zeminine dayanarak ekran pazarlarna ak eriimi gvence altna ald fikrine kar kyordu.93
91 92

Miller Toby ve vd., age, s. 58. Office of the US Trade Representative, 2001, s.21. 93 Aktaran Miller, GATT and Its Friends, Global Hollywood 2, iinde, s. 86.

43

Bu tartmalarn bir sonucu olarak, bir yandan uluslar aras kurallarn ne kmas, te yandan ulusal pazarlarn belirli ynlerden korunmas, uluslar aras sistemin yasaklarnn giderek belirginlemesi (rnein dnyadaki adlandrmasyla korsan kopyalarn tretilmesi sorunu, yalnzca dvd olarak deil, ayn zamanda yazl ve grsel basn ve medya da bunlara dhildir) ve ulus devletlerin bunlara kar sk nlemler almaya zorlanmas gnmzde olaan bir durumdur. Ancak uluslarn kendi i pazarlar iin tevikler uygulamas, ayn zamanda Gmrk Birlii Antlamasna imza attmz Avrupa Birliinin tevikleri, sbvansiyonlar ve destekleri dnldnde, lkemizde sinema dnyasnda yaplabileceklerin says da artmtr. Atf Ylmazn belirttii ekliyle bakanlk ya da hkmet zaten hibir ey yapamaz, ancak maddi destek vererek filmin yapmcs olabilir yaklam tmyle yanltr. Ancak Ylmazn 1990l yllarn ilk dneminde bunlar sylemesi ve bakan/babakandan talep etmesi normaldir. Normaldir, nk Trkiyede o dnemde sinema retimi k yaamaktadr, yaplan filmler i yapmamaktadr, seyirci says dmtr. Ancak sylenilende bir eliki de mevcuttur: eski paradigmayla ve eski estetikle kurulmu filmlerin yeni dnemde i yapmas ve kendisini kurtarmas mmkn deildir. Dnem deimi, Yeilamn anlatlar etkisini tmden yitirmitir, ayn ekilde Yeilamdan gelen ynetmenlerin filmleri de piyasasn kaybetmitir. Sre Yeni Sinemayla alabilir, seyirci yeniden yeni sinemayla barabilirdi, stelik kanlmaz olarak d dnyaya alarak. Trkiye leinde ise, da almann en nemli aya dnya festivalleriydi, neredeyse masrafsz bir biimde tantm, gsterim ayaklarn kurmak, dnya televizyonlarna satlarn yapmak, d dnyadaki tantmla i piyasada kendiliinden bir tantm salamak ve ayn zamanda yeni seyircinin dnya grne ve estetik tarzna seslenebilmek te bu sreci Yeni Sinema rgtleyebilmi, retebilmi, dller alm ve sinemamzn vehesini deitirmitir. Atf Ylmazn szn ettii bakanlk kanalyla ve hkmetin btesinden filmleri yapabilmek, anlatlar yapsal olarak deimedike, bizzat seyirci ilgisizlii nedeniyle zaten batan baarsz olmaya mahkm bir almd ve bakanlk olmasa da, dsal bir kaynakla ve yeni dnemin ruhuyla uyumsuz bir biimde bir kez denendiinde sonu ticari olarak tam baarszlk olarak sonuland: Kpekler

44

Adas (Halit Refi, 1996) filmi Yeilamn duayenlerinden biri tarafndan ynetilmi, Fethullah Glen94 cemaati tarafndan karlksz olarak 1 milyon dolar filmin finansman iin ayrlmtr. Ancak film dl almasna ramen, sinemalarda ticari gsterime dahi giremedi. Yine Halit Refi kanalyla, 1990l yllarn ikinci dneminde Devlet Ana (Kemal Tahir) romanndan bir uyarlama yaplmas iin Ecevit hkmeti tarafndan 1 milyon dolar denek ayrld, fakat film yaplamad95. Dolaysyla, Trkiyenin 1980 ylnda 24 Ocak Kararlar ile ithal ikameci byme modelinden, ihracata dayal byme modeline geii kanlmaz olarak i piyasay drecek, pazarn yapsn deitirecekti. Nitekim yle olmu, bu modele gre yapsal olarak deiim geiremeyen Yeilam ar ve sancl bir on yllk diliminden sonra, derin bir krize saplanmtr. 3.3 DI PYASAYA AILMAK, KRESELLEME VE KLTREL HRA SORUNU Kreselleme, tarihsel olarak bakldnda, sosyalist solun kinci Dnya Savandan sonra gelitirdii kltr(el) emperyalizm adndaki kapitalizmin yaylmasna kar rettikleri siyasal sylemin, emperyalist lkelerin sosyolojik yaklamyla yeniden isim deitirmesiyle ortaya kt. Hem iktisadi bir gelime, hem de siyasal ve kltrel sonular olan bir yapya sahiptir. zellikle 1980lerden sonra, kar klan bir gelime olarak nc dnya aydn tarafndan yeniden tanmlanmaya balamtr. 2000 ylnda Irakn babakan Tark Aziz, bu gelimeyi yle yorumlamaktadr:
Kresellemenin zndeki hedefi, zellikle Amerika Birleik Devletleri olmak zere birka tane zengin devletin ekonomik hegemonyasn salamaktr, ayn zamanda Batl tketim kltrnn hegemonyasn devam ettirmek de amalanr, bunlar ise halklarn kltrlerini, yaama biimlerini ve ruhsal deerlerini tehdit eder. 96

Bu yaklama gre, bir yandan iktisadi egemenlik salanmaya allrken, kltrel olarak ihra etmenin, zellikle azgelimi lkeler nezdinde ykc zellii ne kmaktadr. Kltrel erozyon ya da otantik kltrn ypranmas, batl lkelerin yaam biimlerinin azgelimi lkelerde giderek egemenlik kazanmas ve yaylmas,
Bkz. Kpekler Adas, .http://tr.fgulen.com/content/view/2367/86/, (16 Haziran 2010). Bkz. Halit Refi, Ulusal Sinema Tavr,., Trkiye Bankas Kltr Yaynlar, stanbul 2007 s. 344 350; Dlerden Dncelere Syleiler, Syleiyi Yapan: brahim Trk, Kabalc Yaynlar, stanbul Kasm 2001, s. 491 506. 96 Aktaran Miller Toby ve vd., age, s. 91.
95 94

45

azgelimi lkelerin kendi kltrlerinden getirdikleri ruhsal deerlerin ypranmas, deer olarak batl eserlerin ierdikleri yaam ilkeleri ile bu toplumlarn bir atma yaamas.
Emperyalizmin tarihsel evrimi asndan baktmzda, Irakn igalinin nedeni Amerikann Iraktan kendisine ya da mttefiklerine gelecek bir tehdit beklentisi deildi, aksine ABDnin istedii zaman gcn gstererek dnyann belirli bir blgesine mdahale edebileceini uluslar aras srelerde ispatlama amacyd. Srecin karakteristii dier lkelere ve hatta Amerika ile mttefik olan lkelere de gzda verme ve aralarndaki ilikide g 97 dengelerini yeniden tanmlama ile belirgindir.

Bunun sinemasal temsilleri Hollywoodda gerekten ivedilik ile olmaktadr. Uzun on yllar boyunca, ABDnin her tr uluslar aras almna, konu ile ilgili bir dizi filmin yaplmas elik etmektedir. Irak zerine resmi hikye asla anlaml bir hikyeye dnmedi gal edilmekle tehdit edilen Irak konusunda asla kitle imha silahlar ya da terrizm ya da Saddam ya da Birlemi Milletler kararlar belirleyici olmamtr. Bu sava, yle olmas gerekir, ABDnin tam boy kresel bir imparatorluk olarak ortaya ktn resmiletirmek niyetiyle yaplmtr, planetimizin polisi olarak tek sorumlu ve tek otorite olduunu ispat etmek iin. Aslnda on ya da daha uzun yldr sren bir plann bir paras gibi duruyor, plann doruk noktasyd, ABDnin kresel egemenlii ele geirme frsatn kullanmak zorunda olduuna inananlar tarafndan gerekletirildi. Bu Amerikan emperyalistleri olarak anlmak anlamna geliyorsa ki bizim dmanlarmz yle olduunu iddia ediyorlar, sorun deil Roma kuatmaya tenezzl etmedi; gitti ve fethetti. Ve biz de bunu yapmalyz.98 Bu politikann sinemasal karl olmalyd ve dnya genelinde ABD 1920lerden beri defalarca en yetkili azlardan syledikleri gibi, dnyay fethetme srecinin en baarl hamlesini sinema yoluyla yaptklarn dnmekteydiler. Bir yandan devasa bir ikolu yaratmak, dier yandan dier rnlerinin satlar iin sinema filmleri kritik bir rol oynamaktadr, nihai olarak ise dnya genelinde ideolojik
97 98

John Bellamy Foster, Naked Imperialism, Montly Review Press, 2006, s. 84.

Aktaran: Foster John Bellamy, The U.S. Pursuit of Global Dominance, Naked Imperialism iinde, Monthly Review Press 2006, s. 86.

46

hkimiyetini merulatrmann en gl halkasn oluturmaktadr sinema. Bu yzden u alnt gerek bir durumu yanstmaktadr: Yani bugn bilirkii ve szm ona uzmanlarn devletin szde yok oluunu kutlayan laissez-faire palavralar, ABDnin Sovyet-kart Kuatma siyasetinin yerini Elencenin ald iddialar anlamna geliyor, CIAin asla szamayaca yerlere MTVnin oktan nfuz ettii kans bir ideolojik nermeye dnyor.99 Hollywood, bu anlamda ABDnin siyasal olarak tam nfuz edemedii yerlerde, dorudan temas salayan, o lkeler iinde halkla ilikiler brosu gibi alan bir merkezdir. Ayn ekilde, dnyann pek ok yeri iin, Hollywoodun filmleri o lkelerin haklarnn u ya da bu nedenden dolay dorudan ilgilenmedikleri blgeler hakknda en gl bilgi ve duygusal kartl iin zemini oluturmaktr. Dnyaya alan kap ilevini filmler oynamaktadr. Bu ilevi olan filmlerin dnyadaki genel dalmn incelediimizde ise, ABD dnda dnya geneli iin ister Avrupa, ister Latin Amerika, isterse Asya olsun- egemenlik sreleri pek deimez, o lkelerin varsa bir ulusal sinemas, ondan da baskn bir Hollywood sinemas vardr. Bu anlamda Hollywoodun dnya sinemasndaki hegemonyas, ABDnin kendi politikalarn, kltrel deerlerini, kendi kahramanlarn, dnyann dier lkelerine kar kendi politikalarn merulatrma ve yayma ilevini Hollywood stlenmektedir. Bu anlamda kltrel ihratan ok tesine geilmekte, ideoloji/siyaset/dnya deerlendirmesi/g ideolojisinin yaylmas gibi ilevleriyle sinema ok zel bir yer kazanmaktadr. Bunun da tesinde, sinema sektrndeki devasa gelimeler, sinemann gcn azaltmamakta, hatta yaygnlatrmaktadr. Eer bugnk formatyla DVDleri dndmzde, insanlarn bizzat evlerine girerek, zel yaamlarn da kuatan bir ekilde filmlerin yaamn her alannda, stelik gemiteki rakamlarn asla ulaamayacaklar dzeyde yaygnlamakta ve gittike daha fazla temas yzeyi ve sresi artmaktadr. Egemenliin boyutlar iin, yalnzca DVD deil, televizyonlar da srece dahil edildiinde, dnya genelinde, ABD filmleri en ok yayn saatine sahiptir. Dolaysyla filmler yalnzca sinema salonlar iin deil, btn bilinen teknik formatlarda Hollywoodun rnleri ile doludur. Bylesine bir

99

Miller Toby ve vd., age, 54.

47

egemenlik veri alndnda, ABDde siyasi iktidar iin, sinema piyasasn kontrol etmeni, ibirlii yapmann ne kadar nem kazand anlalr. Bir de durum tersinden dnlrse, azgelimi bir lkenin kendi kltrn korumak ya da kendi blge kltr ve iletiimi asndan deerlendirmek sz konusu olduunda, her bir lke kendi iinde dahi ABD ile boy lecek aralar yaratamamaktadr. ABD sinema ile yalnzca kendi siyasal egemenliinin gereklerini yanstan filmler retmeyi hedeflemez, ayn ekilde, kendi siyasal ve kltrel yaylmna yarayacak her trl sosyal ortam da yaratmaya alr. Kltrel deiimi belirli ekillerde ynlendirmektedir. Hintli yazar Baburo Patelin 1951 ylnda yazd makale olan Bizim Mirasmza Yaplan Tecavz adl almay dnelim. Biraz uzunda olsa buraya alnmaya deer:
Hollywoodla, yani dnyadaki onlarn en gl silah ile filmleriyle- 400 milyonluk lkenin bylesine kltrel olarak dllenmesi iini stlendiler. Film stne filmler, iki sava boyunca Hindistana gnderildi filmler bize rumba ve samba yapmay retti; filmler bize kumrular gibi sevimeyi ve kur yapmay retti; filmler bize ldrmeyi ve almay retti; filmler bize Hi ve Gee (merhaba ve hay Allah, vay canna anlamlarna gelir) demeyi, onlar gibi lk atmay retti; filmler bize eytanl ve boanmay retti ve filmler bizi neelik/canllk kokan yerlere ve iki lemlerine gtrd Hollywood bizim kadnlarmzn gzel olislerini ve sarilerini soydu ve onlara gmlekleri bol pantolonlar giydirdi. Hollywood zerlerinde giysiden daha ok derilerinin olduu halde kadnlarmz havuzlara drd. Hollywood bizim deniz kylarmz cahil romanslaryla dolu bir ekilde yatak odalarna dntrd. Hollywood bizim erkeklerimizin srtndaki gmlekleri yrtt ve srtlarna ok renkli bluzlar giydirdi. Hollywood kendi karakterlerinden bizim erkeklerimizi soydu ve onlarn eline silah vererek dierlerini soymaya gnderdi. Hollywood bizim evlerimizi ykt ve onlarn yerine kulpler dikti, yaam meknlarmzn zerine dans salonlar at. Hollywood bizim evli yaammzn kutsalln sefahatle ahlaki olarak ykt, zgr akn cahil heyecanlarla ve duygularla vnmeyi ve bunlar kutsamay getirdi. Hollywood Dounun felsefik karakter salamln ykt ve bizleri nrotik lgn babo kalabalklara dntrd. Hollywood bizim yiyeceklerimizin, suyumuzun, havamzn, sanatmzn, kltrmzn, geleneklerimizin, felsefemizin, hayat ve insan ilikilerimizin etkisini bozdu. Hollywoodun dokunduu ne varsa o kirlenmitir. Amerikallarn bin bir gnah pek ok Hintli modaya dnt. te elence yoluyla, bize rettikleri Amerikan yaam tarz. Says snrl birka tane iyi filmle, rnein Emile Zola(nn Yaam), Louis Pasteur(n Hikayesi), Juarez (William Dieterle, 1939) vb. bize bin bir tane rm kokmu filmleri gsterdiler.100

Akt. Toby Miller ve vd., Globalisation+ Hollywood History + Cultural Imperialism + the GATT and Friends = Laissez-Faire Hollywood or State Business?, Global Hollywood 2 iinde, birinci bask BFI publishing, 2005 Londra, s. 74.

100

48

Charles Baudelaire Amerikanlamaya yle deiniyordu, devasa bir kafes, byk bir muhasebenin giderek her yere yerlemesi101. nk Hollywood hem kresellemeyi canlandrr hem de kreselleme tarafndan canlandrlr. 3.4 YEN HOLLYWOOD Hollywoodun anlatm teknikleri artc derecede gldr, zaman iinde belirli bir kalb oturtmutur. Ana at ayn kalmak zere anlatm teknikleri ok deimeden, cinsellik ya da iddet eleri artrlarak, ABDnin dnemsel alm politikalaryla etkileerek, dnyadaki gelimelerle ok yakndan duyarl olarak evrim geirirler, ama at zaman iinde pek deimez.
Onlar (Hollywoodun anlatm teknikleri ZA) seksen yldr milyonlarca seyirciye ulamakta ve onlarla etkilemektedir, bu teknikler dnya genelinde film yapmnn bir tr lingua francasn (anadili farkl kiilerin konutuklar ortak dil ZA) oluturmulardr. Doal olarak, benim zerinde dndm yllar boyuncu, Amerikan filmleri byk lde deiti. Daha seksi, daha dnyevi ve saygsz, daha ok iddet ieren hale geldiler; osuruk akalar ve kung fu her yere yayld. Endstri devasa bir csseye doru metamorfoz geirdi, bu arada yeni teknolojiler retim ve gsterim srelerini deitirdi. Benim asl ilgilendiim alanda ise, ayn on yllk dilimler iinde baz hikye ve tarzlar bakmndan yeni stratejiler giderek ne kmaya balad. Ama bu stratejilerin ardna baktmzda, stdyolarda film yapmann tarihinde kkl ve esasl bir ekilde yerlemi prensiplerin aynen durduunu grmekteyiz102

DNYA

DZENNN

ANA

AKIM

SNEMASI:

Hollywoodun bugnk yapsna erimesinde en nemli tarihsel olaylardan birisini 194849 yllarnda ABD mahkemelerinin verdikleri kararlarda bulabiliriz; bu kararlar byk irketleri, sahip olduklar sinema salonlar zincirlerini datmas ve tekel konumundan kmas ynnde zorlad. 1950li yllar boyunca Warner Bros., Disney, Paramount, Columbia, 20th Century Fox, United Artists, MGM ve Universal datm kontrol etmeye devam etti, endstrinin en karl alan burasyd.103 Bu dnemde stdyolar birka tane ok byk bteli filmleri kendileri retiyorlard, ayn zamanda paket-birim halindeki retim sistemlerine gveniyorlard. Baz durumlarda, yurt ii reticileri yle birimlerin ortaya kmasn saladlar ki, bunlar daha sonra ana akm
Aktaran Grantham Bill, Some Big Bourgeois Brothel: Contexts for Frances Culture Wars with France iinde, University of Luton Pres, Luten 1998, s. 60. 102 Bordwell David, The Way Hollywood Tells It, , University of California Press, 2006 London, s. 1. 103 Bkz. Giovanni Scognamillo, Amerikan Sinemas, Aa Yaynclk, stanbul Mays 1994, s. 27 40; G. Scognamillo, Bir Sanayi Douyor: Amerikan Sinemas, Dnya Sinema Sanayi iinde, , Tima Yaynlar, stanbul 1997, s. 23 58.
101

49

filmlerin yaplmasn tetikledi. Alternatif bir biimde bir yapmc, bir yldz ya da bir irket ajan bir senaryoyu satn ald, bir dizi yetenekli insan bir araya getirdi ve filmin finanse edilmesi iin ve datm iin byk bir stdyoya yanat. 1960larn balarnda, stdyolar ok kazan getiren prime-time televizyon programlarn yapyorlard, fakat sinema salonlar iin film yapm o kadar byk bir i olmaktan kmt. nk sinema izleyicilerine gelen seyirci says keskin dler gsteriyordu. Byk bteli dev yapmlarn inanlmaz byk zararlarla sonuland rnekler yapld, Cleopatra (1963) ve Mutiny on the Bounty (1965) bu on yllk dnem iinde tam bir ticari fiyaskoya dnt.104 Ksa srede stdyolar inanlmaz maddi kayplar yaadlar, ardndan 1966 ylnda Paramount, Gulf+ Western tarafndan satn alnd, bir yl sonra ise Transamerica Corp. United Artisti satn ald. zellikle kurmaca film yapm ar bir biimde kan kaybetmeye devam etti baz tahminlere gre, 19691972 arasnda yarm milyar dolar kaybetmilerdi.105 Bordwelli kaynak olarak almaya devam edersek, 1980lere kadar ve sonrasnda endstri inanlmaz karlar elde etmeyi baard. Ne deimi olabilir? nemli olan deiikliklerden birisi Nixon ynetimi tarafndan vergi sreleri radikal olarak deitirildi, yzlerce milyon dolarlk harcamalar gemi ve gelecek iin yaplan yatrm kalemlerinde gsterildi. Ayn zamanda stdyolar giderek daha fazla yapmlarn televizyonlara kaydrdlar, ABD televizyonlar iin balayan sre 1920lerde i Pazar iin yaplan retimin dnya pazarlarn ele geirmesi gibi, imdi btn dnya televizyonlarna ihra ediliyordu. Ayn sre iinde kablolu TV, kayt endstrisindeki gelimeler ve home video rnlerinin kmas pazarn yapsn byk lde deitirdi. Gnmzde bu tip gsterim srelerinden elde edilen gelir, sinema salonlarndan elde edilen gelirleri amtr.106 3.5. AMERKAN BAIMSIZ SNEMASI VE MAJRLER Bir baka nemli gelime ise yeni ynetmenler kuann ortaya kmasdr; daha kiisel olan Avrupa sinemasn baz alarak Amerikanlatrlm sanat filmleri olarak retilmeye baladlar: Five Easy Pieces (1970) ve Mean Streets (1973) yolu at.
104 105

Bak. Bordwell David, age, s. 4. Bak: Bordwell David, age, s. 2. 106 Bak. Miller Tobby ve vd., Global Hollywood 2 iinde, s. 93 96.

50

Kendilerini ispat etmi gen ynetmenler aslnda ok daha geni bir seyirciye seslenen ana akm filmlere gei yapmak iin bylesi filmleri bir basamak olarak kullanmak istemilerdi: The French Connection (1971), The Godfather (1972), The Exorcist (1973), American Grafiti (1973), Jaws (1975), Saturday Night Fever (1977), Star Wars (1977) ve Close Encounters of the Third Kind (1977) gibi filmler bir tr yeni akm filmlere dntler, ana akmn anlam ve yaps deimeye balad. rnein Jaws filmi 260 milyon dolar haslat o dnemde elde etti, bugnk dolar cinsinden edeeri 940 milyon dolara ulamaktadr, Star Wars 307 milyon dolar elde etti, bugnk karlklar 990 milyon dolara erimektedir.107 Bu dnmlerin ardndan ve teknolojinin video gibi sunduu olanaklarn etkisiyle stdyolar artk bir filmin gelirini yalnzca gsterim ayandan deil, btn bir elence endstrisinden tretmeye almaktadrlar. Endstrinin baars yeni bir yaklamn filizlenmesine yol at. imdilerde dier bo zaman endstrilerinde alan giriimciler filmleri ierik yaratan aama olarak gryorlar, bunun ardndan yaynclktan, televizyonlardan, tema parklarndan ve dier platformlardan gelen gelirlerin n almaktadr.108 Srecin yakn plandan analizi yaplrsa, karlardaki byk artn ve dnya egemenliinin byk lde tesis edilmesinin balang yl 1990 olarak ne kmaktadr, nk ticari hacimde patlamalar bu yldan itibaren balamtr. Satlmak zere tasarlanm, fakat ayn zamanda kiralanabilen DVD format videokasetin giderek unutulmasna yol at. 2004 ylnda byk stdyolarn sinema salonlarndan elde ettikleri gelirler dnya genelinde 9,5 milyar dolara ulat, fakat DVD satlar ve kiralamalarndan elde edilen gelir 21 milyar dolarn zerindeydi. imdi DVDler her filmin btesinde gelir kalemi olarak yer almaktadr. Bu srecin en sarsc yan dijital kopyalarn illegal yoldan oaltlabilmesidir, bu da kitlesel korsan kullanmna yol amaktadr.109 Bu nedenle bata Dnya Ticaret rgtnn yaptrmlar olmak zere, korsanla mcadele dnya genelinde ABDli byk stdyolarn en nemli ura alanlarndan birisi haline gelmitir. Amerikan bamsz sinemas byk lde daha
Hesaplamalar Bordwelle aittir, genel olarak Hollywoodun ana akm filmlerinin deiimi iin bkz: Bordwell, The Way Hollywood Tells It, Introduction blm, s. 118. 108 Bordwell, age, s. 3-4. 109 Bordwell, age, s. 4-5.
107

51

deneysel almalar yapmakta, bunlarn toplum nezdinde baarlar majrler iin daha byk yatrmlarnda yol gsterici olabilmektedir. Ayn zamanda, majrler zellikle 1970li yllardaki bamszlarn byk baars sonras, bamsz retim yapan alt kurulu olarak irketler kurmaktadr. zellikle dorudan sinema geliri yerine, yan gelir gruplarnn ortaya kmas sonucu bamsz ve kk bteli filmlerin dnya sinema andan aldklar paylar artmtr. Bir baka durumda, zellikle yan sektrlerin olmas bir filmin kendi gelirini kazanma srecini orta vadeye doru kaydrmtr. Filmlerin dnyay dolamas ve dvd ve televizyonlarda gsterilmesi sreci uzun bir zamana yaylmakta, yan rnlerin doru zamanlarda doru ekillerde deerlendirilmesi zel bir uzmanlk gerektirecek biimlere brnmektedir.110 3.6 YEN DNYA DZEN VE KLTREL ETLLK Dnya ile ABD arasndaki en byk farkllk, teknolojideki byk yeniliklerin etkisi ve dnya genelinde yaanan kresellemenin bir sonucu olarak, filmlerin gemie gre ok daha hzl ve ok sayda dier lkelere eriebilmesinin bir sonucu olarak kltrel eitlilik konusunda kmaktadr. ABD i piyasasnda gsterime giren yabanc filmler ok azalm, ticari ilem hacimleri byk oranda klmtr. Oysa Dnya leinde, yabanc filmlere eriimde byk bir eitlenme yaanmakta, i piyasa egemenlikleri genellikle yabanc rnlere kaymaktadr.
1960larda, ithal edilen rnler ABD film pazarnn % 10una karlk geliyordu. 1986 ylnda, bu sonular % 7ye gerilemiti. Gnmzde ise, eer ortak yapmlar darda brakrsak, bu oran % 0,75e gerilemitir ki bu ithal edilen rnler de tam da Hollywood rnleri gibi pazarlanan, seslendirilen, grlen ngiltere filmleri harite brakldnda nadiren nemli rakamlar grmekteyiz. Yabanc filmler daha nce hibir zaman olmad denli gnmzde esas olarak darda braklmtr, byk lekli almalar unu gstermektedir: dnyann her yerindeki insanlar gittike daha fazla ithal edilen mzik, sinema ve TV rnlerle karlamaktadr yalnzca bunun tek bir istisnas vardr!111

Amerikan Bamsz sinemasyla Hollywoodun majrleri arasndaki iliki de Amerika iindeki gsterim srelerini yeterince zenginletiremez, ilk nce bamszlarda bamldrlar nk bamsz yapmc Walter Wagner bamsz yapmc
Bak. Millor Toby ve vd., Global Hollywood 2 iinde, s. 93 96. Pearl Harbour filminin de gsterdii gibi, uzmanlam zel bir ekip dnya genelinde rn pazarlamas stratejisi zerinde uramaktadr. Her blgeye zg farkl stratejiler gelitirilmektedir. 111 Miller Toby ve vd., Global Hollywood 2 iinde, s. 92.
110

52

gstericilere, stdyolara ve bankalara baml bir insandr112 diyerek iliki zincirini aklamaktadr. Buradaki temel nerme bamsz Amerikan sinemasnn ana akm sinemann geliim srecinde ortaya kt ve stdyolarn bamsz olan ekillendirdii ve onun dnyasn ynlendirdii, ana akm film retimindeki kurumsal, endstriyel ve iktisadi deiikliklerin bamsz sinemann yolunu at dnlmektedir. Buna karn iliki tek ynl deildir, nk bamsz sinemann yapt denemeler eer byk baar kazanrlarsa, teknik ve sanatsal ekip de iinde olmak zere, ana akm tarafndan yutulmaktadr. Bunun dnda tematik ve sinemasal dil asndan bamsz sinemann gelitirdii sylem, ana akm tarafndan ksa srede konvansiyonel hale getirilmektedir. Bunun sonucunda bamsz terimi Hollywood sinemasnn tarihinde farkl dnemlerde farkl anlamlar ifade etmitir, Amerikan Film endstrisindeki deien koullarn etkisiyle bamsz sinema da bir evrim geirmitir. yle ki hibir Avrupal ortak yapmn hslat bamsz Amerikan filmlerinin btesine bile eriememektedir. Ayn zamanda bamszlarn baarlar nedeniyle 8 byk majr kendi yan kurulular olarak eitli bamsz film yapan irketlerini kurarak ve retimini tevik ederek, dnya sinemasnda ana akm sinemann giremeyecei bir alan da kontrol etmektedir.
Bamsz etiketiyle kazanlan ok farkl anlamlar ile kk lekli datmclar bir pazarlama kategorisi olarak bamsz kullanmadan nceki sre ok uzun deildi. zellikle 1990larn balarnda, dk-bteli bir filmin bamszlk stats onun yalnzca dikkate deer belirli saydaki izleyicinin dikkatini ekebilmesi ve yapmc ile datmcya belirli bir kar getirebilmesini olanakl klyordu. Bu majrler tarafndan ok iyi anlaldktan sonra, bu terimi kendi ellerine almann yollarn aradlar ve bamsz terimini kendi finansal kazanmlar iin 1990larn ikinci yarsnda kullandlar. Dk bteli bamsz film ynetimini kendi alt branlarnda finanse ettiler, bamszlarn retim tarzndan dolay ok daha dk fiyatlara reterek kar marjlarn artrdlar.113

Ayn ekilde bamsz Amerikan ynetmenleri Amerika leinde sinema sanat iin bir akm oluturacak, genel olarak dnya kltrne ynelecek bir kltrel alm hibir zaman yapamadlar. Aksine bamsz yapm byk oranda majrlere eklemlenmenin ya da kendisi bir majr prodksiyonu kadar yksek bteli filmleri

Aktaran Yannis Tzioumakis, American Independent Cinema An Introduction, Edinburg University Press 2006, s. 19. 113 Yannis Tzioumakis, age, s. 13.

112

53

yapabilmenin bir alt-basama gibiydi. Ama ABDde yapm ve datm pratikleri iinde ok geni bir alandan ve deneyimlerden beslenen pratikler ortaya kmtr; bu da sektrn byklnn kendiliinden sonucudur. Ticari bamsz film yapmnn Amerikan sinema tarihi boyunca her zaman var olmasna ramen, yalnzca yakn gemite (1980 sonras dnemde) bu tip sinema alternatif bir kar k olarak byk oranda alglanmaya balanmtr.114 Bugn dnya leinde yalnzca ABD dnda, btn dier lkelerin i piyasasnda gemitekiyle karlatrlamayacak denli yabanc rnler yer almaktadr. zellikle Petrol Krizinden sonra, dnya genelinde yabanc sinemalar ok daha fazla ulusal sinemalara konuk olurken, ABD genelinde yabanc filmlerin gsterimi byk oranda azalmtr. Coen Kardeler "Chacun son Cinma" projesi kapsamnda ilk gsterimi 2007 Cannes Film Festivalinde yaplan World Cinema adl ksa filmlerinde, ABD iinde gittike azalan gsterim eitliliini anlatmak iin kullandlar. Bu filmde bir kovboy sinemaya gider, iki salon vardr. Birinde 1932 yapm Jean Renoirn Oyunun Kural, dierinde ise Nuri Bilgenin klimler filmi oynar. Giedeki kadn ile kovboy arasnda filmler zerine bir tartma yaanr. Trkiye sinemasndan filmlerin ABD iinde gsterilebilmesi ya zel haftalar ya da Avrupal bir datmc araclyla ok snrl bir gsterimdir. Bu durum btn Avrupa filmleri iin geerlidir.115
Coen Kardelerle sylei116 Katja Nicodemus, Die Zeit, 25 Eyll 2008 Die Zeit: Cannes Film Festivalinin 50. Yldnm iin bir ksa film evirdiniz. Filmde yle bir topya vard: Bir kovboy Amerikann herhangi bir yerinde bir sinemaya gider. Tesadfen bir Trk sinemacnn bir eserini izler. Bir ilikinin dalmas zerine yava bir filmdir bu. Ve kovboy filmi beenir. Joel Coen: Kovboyun izledii film, Trk ynetmen Nuri Bilge Ceylann klimler filmi. Biz filmi iki sene nce grdk ve olaanst bulduk.

Yannis Tzioumakis, age, s. 281. Global Hollywood 2 kitabnda Toby Millern hesaplarna gre, genel olarak orta bteli hibir Avrupa filminin btesi, bir Hollywood filminin tantm btesine bile eriememektedir. Bak. Global Hollywood 2, Birinci Blm, s. 87. 116 http://www.nuribilgeceylan.com/news.php
115

114

54

Ethan Coen: Bir kovboyun bu filmi beenmesi ok gzel bir tasavvur. Joel Coen: Mesele elbette bir kovboyun byle bir filmi anlayamayacak olmas deil. Ethan Coen: Mesele, Amerikada bir kovboyun Trk filmi izleyebilecei sinemalarn ok az olmas. Joel Coen: Amerikal kovboylar Trk filmleri izleyebilseydi ne gzel olurdu. Ethan Coen: Ne gzel olurdu, evet. Joel Coen: Evet.
(...)

55

4.

YELAM DNEMNN BT: 1980 BYK KIRILMA


Duyulara sahip olmak ise ac ekmek anlamna gelir. Bu yzden nesnel, duyularla donatlm olan insan, ac eken bir varlktr ve acsn hisseden bir varlk olarak tutkulu bir varlktr. Tutku, insann glerinin kendi nesnesine ylmadan yneliidir. Ama insan sadece doal bir varlk deil, insani doal bir varlktr. Yani kendisi iin var olan, trsel bir varlk olduu iin, kendisini bilgisiyle dorulayp gstermesi gerekir. yleyse ne insani nesneler, ne de insani duyular, kendilerini dorudan, dolaymsz gsterdikleri ekilde doal nesneler deildir Nasl ki, doal olan her ey domak zorundaysa, insan da kendi doum srecine, yani tarihe sahiptir; ama bu tarihi bilebildii lde, kendisini aabilmesini salayan bilinli bir geliim srecine de sahiptir. Tarih, insann gerek doal tarihidir.117

Hkmetlerden irketlere byk rgtlenmelerin gleri ile hem bireylerin hem de aa bir statye sahip olduu dnlen insanlarn, aznlklarn, kk devletler ve halklarn, kmsenen kltr ve rklarn greli zayfl arasnda isel bir uyumazlk vardr. Ben entelektelin zayf olanlarn ve temsil edilmeyenlerin safna ait olduundan eminim.118

Trkiyede sinemann yaklak 50 yl sren Yeilam dnemi 1990 ylnda, tam da Yeni Dnya Dzeninin ilan edildii dnemde bitmi ve sinemamz tarihindeki en byk krizlerinden birisine girmitir. Dnemin en karakteristik olgusu Trkiyede sinemann krizine ilikin yaplan paneller, tartmalar ve polemiklerdir. Artk seyirciler a) genel olarak sinemaya, b) gittiinde de zellikle Trk filmlerine gitmemekteydi. Trkiye sinemalar byk oranda Hollywood filmlerinin birinci vizyon gsterimleri ile doluydu: Belki de dnya sinemas hakknda dndmz zaman yaplmas gereken en nemli ey terimin istikrarszlatrlarak, her bir szcn mantndan getirdii sorunlara younlamaktr. ok ak bir ekilde, kavram filmleri izleyenler, eletirmenler ve tarihiler iin iki merkezi aklayc ve alt izilmesi gereken gsterim halkasnn tesine geebilmek iin tasarlanmtr: ulusal sinema ve Hollywood. Bu anlamda terim kullanlabilir ve anlamldr. Ancak dnya sinemas ile dnya mzii terimlerinin semantik anlam alan ayn deildir.119 nk dnya sinemasnda ok kesin bir hegemonya ilikisi tesis edilmitir, dnyann ar byk blmnde bu egemenlik tarz
Marx Karl, Economic and Philosophical Manuscripts, Karl Marx Selected Writings, Oxford University Press, s. 96. aktaran ve eviren Yldz Silier, zgrlk Yanlsamas, Rousseau ve Marx iinde, birinci bask Yordam Yaynlar, Ekim 2006, s. 103. 118 Said Edward W., Entelektel Srgn, Marjinal, Yabanc, ev: Tuncay Birkan, Ayrnt Yaynlar, Austos 1995 stanbul, s. 35. 119 Toby Miller, nsz, Traditions in World Cinema iinde, ed. Linda Badley, R. Barton Palmer ve Steven Jaj Schneider, Edinburg University Pres 2006, s. XI.
117

56

geerlidir. Ayn zamanda bu egemenlik tarz Trkiyede geleneksel anlamlarda sinemann tadklarn ya da imlediklerini byk oranda deitirmitir. Gemite sanat ya da toplu bir elence sistemi olarak bilinen, toplumun kendi kltrnden getirdii bir gzel anlay iinde deerlendirilen sinema, Amerikallarn eline geince toplumsal anlamlar da byk oranda deiti. lk nce, varsayalm ki Amerikan filmi bir sanattr. Hepsinin tesinde zgl bir grsel dil iinde davurulan bir imgelemin rndr ve insanlarn hislerini ve fikirlerini aklamak iin yaplmtr. Bununla birlikte, dier sanatlardan farkl olarak, pek ok elden geerek retilen bir rndr. Bu ibirlii iinde retilen bir sanattr. Ayn zamanda, bir rndr, bir metadr ayn zamanda bir kitle tketimine ak metadr. Filmler para kazanmak iin yaplr, sinema salonlarndaki gsteriminden, yabanc lkelere yaplan satlara, DVDlerden kablolu televizyonlara, nihai olarak da ticari televizyon gsterimlerine geerken srekli para kazanmas iin tasarlanm bir metadr.120 Amerikan majrleri, Trkiyede film gsterim srelerini ve sinema salonlarn kkl olarak yeniden yaplandrdlar. Dolaysyla bu anlay gsterim sreci kadar, filmlerin seyirci tarafndan almlanmasn, eletirmenlerin filmlerle kurduklar ilikileri ve sektr/basn iindeki konumlarn, filmler ile medyann arasndaki ilikileri, toplumun tarih duygusunu, izleyicinin film ve sanatyla arasnda kurduu ilikiyi etkilemitir. Bu yeni anlam iinde, Trkiyede yerli film ya da ulusal film (zaman iinde anlalmtr ki Avrupa filmleri ve arthouse filmleri gibi anlamlar da) kavramnn arln ve deerini deitirmitir. Trkiyede sinema byk oranda yeniden yaplanmak ve kendi retim tarzndan anlat biimlerine kadar kkten yeniden yaplanmak durumunda kalmtr. Trkiye, kendi lkesinde gemiinde hi olmad denli ak bir ekilde Hollywoodun meydan okumasna karlk vermek durumunda kalmtr. te bu atma noktas belirli llerde Trkiyede ortaya kacak olan Yeni Trkiye Sinemasn kendi yurdunda srgn konumuna getirmitir. Trkiyede sinema yeniden yaplanmak zorundayd, nk Trk Sinemasnn gemiinden getirdii sosyolojik ve ontolojik sylem artk yerli seyirciyi ilgilendirmemekteydi. Bu balamda eskiye dair her eye kar, bata sinemaclarn kendi
120

Kolker Robert, The New American Cinema, Traditions in World Cinema iinde, s. 231.

57

sylemlerinde olmak zere, hem basnda hem de kamuoyunun syleminde bir aalama, bir kmseme havas youn olarak hissedilmekteydi. Genel olarak Trk sinemasna dair artist, Trk Filmi gibi, entel gibi szcklerin tm gerekilikten, inandrclktan, akli olandan uzak anlamnda kullanlmakta, belirli oranlarda sahtekr anlamna gelecek insan tiplerini, inanlmaz olaylar nitelemek iin sarf edilen szckler olarak giderek toplumda yerleiklik kazanmaktayd.121 Gnmzde dahi, inanlmaz olaylar anlatmak iin halen Yeilam Filmi gibi deyimi zaman zaman kullanlr, gndelik hayatta da Yeilam Filmi gibi artc ama gerek anlamnda bir terim olarak kullanlmaya devam etmektedir. 1994 iin Zeki Demirkubuzun C Blok (1994) ve Yeim Ustaolunun z (1994) filmlerinden sonra balayan dnem olarak Yeni Trk Sinemasnn balang yl demek doru olacaktr. Bu adlandrma Trkiyede giderek berraklaan ve kendini kabul ettiren yeni sinemay nitelendiren ve onun zelliklerini yanstan uygun bir terim deildir, fakat yaygndr ve uluslararasdr. Tarihsel kaytlara eildiimizde New Turkish Cinema122 (Yeni Trk Sinemas) deyimi, Trkiyeden ve Trkeden ok daha nce, bata ngilizce olmak zere batl dillerde kullanlmaya balamtr. Trkiyede terimin Trke olarak yerleiklik kazanmasndan nce batl dillerde, zellikle festivallerin ardndan olmak zere, New Turkish Cinema artk yerleik bir nitelendirmeye dnmtr. Bir yl sonra sinemada rn vermeye Dervi Zaim ve Nuri Bilge Ceylan balayacaktr. Ancak bu ynetmenlerin hibirisi yerleik sinema evresi iin kabul edilebilir isimler olarak karlanmamtr, vadelerinin ksa olduu dncesi ileri srlm, hatta akln yemi ynetmenler olarak niteleyenler olmutur.123
Atam Zahit, Critical Thoughts on the New Turkish Cinema, Cinema and Politics (Turkish Cinema and The New Europe) iinde, Deniz Bayrakdar (ed), Cambridge Scholars Publishing, 2009 Londra s. 202-03. 122 Diana Shugart bu terimi ilk kez 1996 ylnda Selanik Film Festivalinin ardndan Art and Leisure dergisinin Ekim saysnda kullanmaktadr. Daha sonra Gnl Dnmez Colin (rnein Cinemaya dergisinin 44. saysnda (1999) deiik dergi ve gazetelerde bu adlandrmay kullanarak yazlar yazmtr. Ayn ekilde Yeim Ustaolunun Gnee Yolculuk ve Zeki Demirkubuzun Masumiyet filmleri Fransada gsterildiinde, 1999 ylnn Mays ayndaki Positif dergisinde ve gazetelerde ayn adlandrma ile nitelenerek ayn hafta iinde gsterime girmitir. 123 Yeim Ustaolu, z (1994) filmini sesli ektii iin sektrde kendisinin akln peynir ekmekle yemi olarak nitelendiini, Zeki Demirkubuz stanbul Film Festivalinde C Bloka verilen dl reddettiinde kendisine haddini bilsin denildiini, hatta ertesi yl Festivale serbest giri kartnn bile verilmediini,
121

58

4.1 TRKYEDE SNEMANIN YEN OLARAK NTELENMESNN GEREKELER 1994 sonrasnda ortaya kan sinemann yeni olarak nitelenmesinin nedenleri neler olabilir? Sinema tarihimizde yeni dnem ile daha nceki Yeilam dnemi karlatrldnda be temel balk zerinden deiikliklerin gerekletii grlebilir: 1) zleyici davranlar kkl olarak deimitir, sinema seyircisi says toplamda 1994e kadar ciddi dzeyde daraldktan sonra, milenyuma kadar dzenli bir ykseli gstermi, ardndan kriz dneminde (19992001) arasnda biraz dm, yeniden ykselerek son be yllk dnemde 35 milyon124 civarnda istikrarl olarakseyretmeye balamtr. plak seyirci rakamlarnn yan sra, yerli film seyirci saysndaki art ok daha ileri boyutlara ulam ve btn Avrupa dnldnde, yerli seyircinin toplam satlan bilet saysnda en yksek oran alan lke konumuna gelmitir.125 2) Eletirinin somutlanma ve nitelendirme zellikleri yapsal olarak farkllamtr. Trkiye sinemas zerine genel olarak basnda ayrlan yer miktarnda ok byk bir patlama yaanmtr. Filmler zerine kan tartmalarn yan sra, ynetmenlerle syleiler ve eletirilerin says sinema tarihimizin hibir dneminde olmad denli artmtr.126
Nuri Bilge Ceylan ilk ksa filmi olan Kozay (1995) btnyle kendi imknlaryla yaptktan ve Cannes Film Festivaline davet edildikten sonra, Kasaba filminin senaryosu ile bavurduu Kltr Bakanlndan destek alamadn (Cinemaya Dergisi, bak: Ek 4), Dervi Zaim Tabutta Rvaata filminin Antalyada drt dl almasndan sonra sektrde genellikle kendisinden olumsuz sz edildiini (bkz. MAFM, 2003 Syleileri, bak. Dervi Zaim Blm), Semih Kaplanolu Herkes Kendi Evinde (2001) filmini ynettikten sonra Atilla Dorsayn bu ne biim film diyerek eletirdiini (kendisiyle yaplan rportaj) belirtmektedir.
124

www.antraktsinema.com adresinde on yllk seyirci rakamlar grlebilir. Antrakt Sinema Dergisi ayn zamanda yllk seyirci analiz raporlar da yaynlamaktadr, editr: Deniz Yavuz.

Avrupadaki toplam gie hslat iindeki pay olarak Trkiye birincidir. Buna karn, Trkiye nfus bana sinemada film seyreden seyirci saysnda en alt sralardadr. Almanya rnei iin Ek: 5. 126 Trkiye Sinemas gemite de toplam hasla iinde ulusal filmlerin pay olarak yksek oranlara ulaabilmitir. Bak: Roy Armes, Third Word Film Making and The West iindeki Non-Arab Middle East blmnde, University of California Pres, 1987 ABD, s. 193196. Buna karn Trk basnnda sinemaya ayrlan yer o dnemlerde ok snrlyd, deerlendirmelerin nemli blm yabanc sinema zerinde younlamaktayd. 196570 arasndaki Milliyet Gazetesinin zellikle kltr sayfalar tarandnda, her gn stanbulda oynayan tiyatro oyunlarnn geni bir listesinin yaynlanmasna karn, sinema filmleri iin byle haberlere rastlanmaz. Ayrca tiyatro zerine kan yaz ve syleiler sinema

125

59

3) dl sistemleri tamamen farkl bir yrngeye girmitir. 1996 ylnda Antalya Film Festivalinde en iyi film dln Tabutta Rvaatann (Dervi Zaim, 1996) almasnn ardndan, genel olarak yeni ve gen ynetmenlerin filmlerine verilen dller merulam ve saysal olarak da doruk noktasna ulamtr. zel olarak 1980lerde ya da daha ncesinde film yapmaya balayan insanlarn byk dl almas nadiren grlen bir olgu haline gelmitir.127 4) Yapmclk ve gsterimle ilgili rgtlenme tarzlar ise daha nceki yerleik yapyla tmden balarn kopararak yeni bir mecrada akmaya balamtr.128 Yeni dnemde klasik yapmc tipi ortadan kalkm, ou ynetmen kendisi yapm srelerini organize etmitir. Hatta pek ok durumda yrtc yapmc grevlerini yrten insan, ynetmen tarafndan maal olarak kiralanan bir teknik elemana dnmtr. 5) Ayn zamanda bugnn ynetmenleri byk oranda yeni kuan yeleridir. Gnmzde Trkiye Sinemasnda aktif olarak retimde bulunan ynetmenler iinde 1990 sonrasnda film yapmaya balayan, 1959 ve sonrasnda doan ynetmenler ounluu oluturmaktadr. Buna ramen gnmzn yenisi ksa bir sre sonra yerlemi ve kanksanm olacaktr. Yeni ksa srede eskiyen bir terimdir. Ayn zamanda Yeni eskiyle niteliksel bir iliki iindedir, deiimi anlatsa da deiimin niteliklerini belirtemez. Oysa Trkiyede Yeni Sinema byk oranda nitel deiimlere karlk gelmektedir. Bu deiimleri niteleyen bir adlandrma daha doru olabilir. Ancak genel kullanm olarak bugnk Trk Sinemasn anlatmak iin Yeni Trk Sinemas129 deyimi artk yerlemi bir durumdadr. Peki, Yeni, Trk ve Sanat Sinemas olan nedir?
filmleri zerine olanlardan ok daha fazlayd. Agh zgle ulusal basn ve sinema zerine yaplan syleide (14 Haziran 2010, Feneryolu, Agah zgn evi) gnlk basn yerine bu ilevleri Artist ve Ses gibi dergilerin stlendiini belirtmitir. Ayn ekilde gerek Halit Refi ve gerekse Metin Erksann bu konudaki sert itirazlar da bunu dorulamaktadr. 127 Tabutta Rvaata (1996) filmi Antalya Film Festivalinde birinci olduunda Nokta dergisinin 1996 yl Ekim aynn nc haftasnda yaynlanan says bunu bir skandal olarak yorumlamt. 128 Yeni yapmc ynetmen tipini Onat Kutlar tccar-terzilik olarak yorumlamt. Ayrntl bilgi iin bak: Aydn Sayman ile Sylei (Zahit Atam), Tccar-terzi Ynetmenler ve yapmclamak, (dertli) Ynetenler Konuuyor-2, Birgn Gazetesi, 8 Austos 2009. Aydn Sayman iki dnem Film-yn sayman olarak da ynetim kurulunda almtr. Yapmcln Yeilamla Yeni Trkiye Sinemas arasndaki fark anlatan bu syleinin tam metni iin bkz. Ek 6. 129 Yeni Trk Sinemas m yoksa Yeni Trkiye Sinemas m tartmas iin anlaml bir rnek olarak bkz. Bayrakdar Deniz, Introduction: Son of Turks Claim: Im a child of European Cinema, Cinema and Politics iinde, Deniz Bayrakdar (ed) s. XVII-XXXII.

60

Bu adan yaklaldnda gemiteki anlatm tarzndan kopuu gsteren ve belirli llerde onu reddeden bir Yenimiz vardr.130 kinci olarak Trk szc genellikle Trkiyeyle zde olan ve Trkiye Cumhuriyetinde yaplan ve kltrel olarak Trklk ile ilikili olan bir sylemmi gibi durmaktadr. Ksacas Trk bir anlamda Trkiyeyi temsil etmektedir. Bu nedenle Trkede Yeni Trk Sinemas demek yerine Yeni Trkiye Sinemas demek daha olabilir. Trkiyede Yeni Sinemann meruiyet kazanmas, gerek halk tarafndan kabul grmesi, gerekse sektr tarafndan temsil edici karakter kazanmas, derinden derine nfuz etmi ve kendiliinden bir ekilde gelimi bir durum deildir. Son derece gerilimli bir srecin ardndan, zellikle Batl Dnyann yeni Trk Sinemasna kar gstermi olduu byk ilginin sonrasnda, yeni Trkiye Sinemas byk bir meruiyet kazanmtr.131 Bu meruiyete ilikin, yurtdndaki gsterimler, alnan dller lkemizde belirli bir saygnl getirirken, dolaysyla zellikle yazl ve grsel basnda sinemamza ok daha fazla yer ayrlmasna ramen, gerek sektr iindeki insanlar ve gerekse basnda liberal-Amerikan (filmlerinin) hayran yaygn bir kesim tarafndan kk gren bir yaklam srekli karmza kmaktadr. Ayn ekilde, yeni Trkiye Sinemas iin genel olarak kfr sinemas diyen, te yandan entel bunalm olarak gren yaklamlar mevcuttur. Ama ayn ekilde, zellikle akademi bnyesinde, sinema dergilerinde, televizyonlara hazrlanan belgesellerde Yeni Trkiye Sinemas byk bir itibar kazanm, toplam sylei saysnda, konu ile ilgili haber deeri tayan ya da saf belgesel ierikli ok ciddi oranda belge retimi/belgesel yaplmtr. Gemite, Yeilam dneminde bir yerli film hakknda olumlayc bir metin kmas ya da ynetmenlerle basn iin sylei yaplmas byk oranda istisnai bir durum iken, gnmzde genel ve olaan bir karakter kazanmtr.

Tezimizin yakn plandan incelemeye alt drt ynetmen de kendi kltrel/estetik/siyasi grlerini Trkiye Sinemasnn gemiinden deil, dnya sinemasnn deiik ynetmenlerinden ve dnrlerinden aldn belirtmektedir. Bu konuya her bir ynetmen incelenirken ayrca deineceiz. 131 Bak. Nuri Bilge Ceylan: Meruiyet ve tannma bizde her zaman Batdan gelmektedir, (Cinemaya Dergisi, bak. Ek 4).

130

61

4.2

TRKYE NASIL BR DEOLOJK MRAS ALMITIR? 4.2.1 DEVLET KAVRAMININ YEN KML

Be Nisan 1993 gn, Fenerbahe Stadnda, Fenerbahe-Kocaelispor mann cumhurbakannn lm nedeniyle ertelendii anonsu yapldnda ilk tepkileri Paralar nolacak? slogan atmak olan taraftarlar mesela Belki ilk anda zaln lmnden ok etkilenmemilerdi ama zal dneminin deerlerinden yeterince etkilendikleri ak deil mi?132

Trkiyede darbenin askeri kanadnn lideri Kenan Evren idi, ama darbenin iktisadi/siyasi planda nderi ve toplum nezdinde darbeyi merulatracak sylemin ina edici karakteri Turgut zal idi. Turgut zal, Trkiyede pragmatizmi, kendi gemisini yrtmeyi toplumsal karlarn nne koymay, iini bilen memurun szcln yapmay, toplum iin kendini feda etmenin enayilik olduunu, bu dnyadan ne alrsan bunun kar olduunu, savalara bile kar mantyla yaklalabileceini, zengin sofralarnda oturmann gzelliini, devletin teamllerini inemenin pragmatist gerekelerle rahatlkla yaplabileceini, Cumhurbakannn olunun Anayasay ihlal ettiinde bile bir sorun olmayacan reten kiiliktir. Trkiyede siyasi yaam, futbolundan sanatna, siyasetinden ekonomisine hemen her adan 1980lerde kabuk deitirdi, geleneksel dzenlemeler ve davran biimleri teamllerle birlikte sarslp yerine ok daha farkl, hatta gemite olsa su saylabilecek eylemler geldi. Bunlarn arasnda tek ve gl devlet, uygulamalar ve temsil ettii kimlikle yekpare devlet kavran da vard, ayn anda farkl uygulamalar devreye girmekteydi.
Trkiyede bugn, blclk kart sylemin bir paras olarak devlet sk sk yceltilebiliyor. Ama dier yandan neredeyse herkes, her kesim, her birey, devletten yaknyor. Peki, devletin temsilcileri kimler, gerek devlet hangisi? Sivas katliamna seyirci kalan, Sivas'ta katledilenlerin doru drst anlmasna bile izin vermeyen g m devlet? Yoksa "imam nikh yaptk" dedikleri iin Hlya Avar'la Kaya ilingirolu'nu mahkeme kaplarnda srndren g m? KT'lerin sahibi mi devlet, zelletirmeye kar yry yapan iilerin kafasna inen cop mu? Devlet devleti mi piyasac m? Devletin adresini yazabilir misiniz?133

Trkiyede devletin grnmleri birbirinden elikili o kadar ok eyleme kart, uygulamalarda ve gemiten getirdii kimlik kartyla devletin ncelikleri ve
132 133

Kozanolu Can, Pop a Atei, 4. Bask letiim Yaynlar, stanbul 1995 s. 14. Kozanolu, age, s. 30.

62

vaatleri byk oranda deitii iin toplumsal bir karmaa yaanmaktayd 1980lerde ve 1990larda. Yaklak yirmi yl, bu suretin ngrlemez bir dizi uygulamas ve eylemiyle toplum akna dnmtr.
Eski babakanlarn bile varln kabul ettii "kontrgerilla"nn gizli adresi mi, Kltr Bakanl'na bal ktphanelerin ak adresi mi? Devletin kadrolar kimlerden oluur? Sendikal haklar iin yaptklar yrylerde insan haklar ihlallerini de knayan memurlardan m, cenazelerde "Kahrolsun insan haklar" diye slogan atabilen niformalsivil memurlardan m? Milli Eitim Bakanl'nn koridorlarn hoparlrlerden gelen ezan sesleriyle inleten kadrolardan m, Anayasa Mahkemesi'nin laik yelerinden mi? Devletin zihniyetini ne simgeler? Her trl olumsuz figre "bunlar aslnda Ermeni" demek mi, sahip kmaya alt Azerbaycan'la sava halindeki Ermenistan'a gda ve elektrik satmak m? Hangisi?134

Dolaysyla, iki nemli durum ideolojik ve siyasal olarak karmza bir eliki karmaktadr: birincisi devletin kendisi kurumlar, ileyii ve ncelikleriyle, toplum iindeki hayatta yansyan yzleriyle 1980den sonra tarihsel bir evrim geirmektedir, art arda iddetli deiiklikler gndeme gelmektedir. Yekpare devlet grnts sarslmtr, yeni model ile eski model i iedir, hatta birbiriyle atmaktadr. Bu atmann sadece bir uzants olarak gnmzde Ergenekon Davas da vurmaktadr. Devletin grnmnden nasl bir suret karlabilir? Daha bir dnem nce Trkiyenin en byk niversitesinde iki dnem st ste rektrlk yapm birisi anayasaya kar darbe yapma giriimi nedeniyle yarglanabilir (Kemal Alemdarolu), ayn ekilde 28 ubat sonrasnda bizzat MGK kararlar erevesinde trbanllar okula almama abasn en radikal bir ekilde uygulayan rektr ve yardmclar yeni dnemde kouturmaya urayabilir (stanbul niversitesi), yine ayn ekilde YKn bir dnem en radikal kararlarn uygulayan bir profesr yeni dnemde yarglanabilir. Dolaysyla devletin sureti bir deiime uram, siyasal sreler ok hzl deimeler nedeniyle istikrarszlam, dnemsel olarak hukuki uygulamalarda g ile birlikte siyasi yetkenin yargya etkisi nedeniyle, demokrasinin olmazsa olmaz kuvvetler ayrl ilkesi sarslmtr, devletin kimlik kart hangisidir o zaman?
Hepsi ya da hibiri Trkiye uluslararas hukuk normlarna gre niter bir devlettir. Ancak devleti bir i rgtlenme olarak aldnzda, karnza birbirine hi
134

Kozanolu, age, s. 3031.

63

benzemeyen paracklar kar: Merkezi rgtlenme zerine, yekpare bir blok halinde rgtlenme zerine kurulu devlet, hcreler zerinden rgtszletirilmitir ve Trkiyedeki tkanmann faillerinden biri de bu rgtszleme meselesidir. ylesine ki, bugn bir devlet birimine kurban gittii sylenen bir kiinin cenazesine devletin baka bir birimi sahip kabilir. Devletten kaan bir vatanda devlete snabilir. Yani birok konuda olduu gibi devlet konusunda da tek bir tanm yapmak, tek bir adrese ynelmek mmkn deil artk. ok popler bir tartma konusundan iz srersek grrz ki, devlet, ne 2. Cumhuriyetilerin kalplam ifadesiyle camiye kar klay temsil etmektedir ne de baz kesimlerin ne srd gibi caminin sesi haline gelmitir135.

4.2.2 YEN DNEMN DEOLOJK KML Trkiyede yeni dnemde, egemen ideolojinin ikilii kimlii ne kmaya balad, zaman zaman baka ideolojilerle eklemlenerek ve kendi iinde elikili uygulamalar ile birlikte Liberalizm rts altnda, milliyetilik ve slam giderek ne kt, belirginleti.
nc Dnya entelektellerinin aralarndaki son konumalardan bir sonuca varmak gerekirse, imdi ulusal durumun saplantl bir geri dn sz konusu: kide bir stlp nmze srlen lke ad; bize ve ne yapmalyz ve nasl yapmalyza ynelik, neyi bu ya da u lkeden daha iyi yapamayz ve neyi daha iyi yaparza, benzersiz zelliklerimize, ksacas halk dzeyine ynelik toplu ilgi. Amerikal entelekteller Amerikay byle tartmazlar; aslna baklrsa, btn meselenin, burada [Amerikada] oktan ve hakl olarak tasfiye edilen u milliyetilik denen eski ey olduunu fark edebiliyor insan.136

Milliyetiliin giderek yaygnlamas, dnya leinde bir ykseli yaamas ile iktisadi alanda liberalizasyon eanl olarak yaanmaktayd. Siyasi anlamda, niter devletin korunmas ve siyasi uygulamalarn merulamas iin milliyetilik ne kmaktayd. Buna karn milliyeti sylem, zellikle aydnlar ve muhalifler nezdinde, hem soldan hem de liberal aydnlardan kkl eletiriler almakta, toplumun zellikle aydn kesimlerinde bir alay konusu haline gelerek, egemen ideolojiden ve toplumsal ideallerden kopuu iddetlendirmektedir. Nitekim bu ereve iinde Yeni Trkiye Sinemasnn drt kurucu ynetmeni de egemen ideolojinin yceltici kavramlarnn dnda kaldlar.
Kozanolu, age, s. 31. Jameson Fredric, okuluslu Kapitalizm anda nc Dnya Edebiyat (13. Blm), Modernizm deolojisi, Edebiyat Yazlar iinde, ev: Kemal Atakay, Tuncay Birkan, Metis Yaynlar Nisan 2008, s. 365.
136
135

64

nc Dnya lkeleri iin milliyetilik, kanlmaz olarak en gl toplumsal tutkaldr ve Bat ile ilikiye giren nc Dnya lkeleri bu nedenle eitli uygulamalar karsnda batdan gelen eletirilere kar kmaktadr. Temel savunu niter devletin korunmas zerinden yaplmaktadr.
Gene de, belli bir milliyetiliin nc Dnyada () temel bir nemi var; bu da, milliyetiliin o kadar kt olup olmadn sormay meru hale getiriyor. Gerekten de, gz alm ve daha deneyimli bir Birinci Dnya bilgeliinin (ABDninkinden de ok Avrupannki) mesaj, bu ulus-devletleri milliyetilii olabildiince abuk amaya yreklendirmekten mi ibaret?137

Dolaysyla, Batl toplumlarn eritikleri dzeyden uzak olan Doulu ya da azgelimi bir toplumu, modernizm ve yenilik adna, milliyetilik zerinden yaplan eletiriler sorunu tarihsel kklerinden uzaklatrmaktadr. Batl toplumun kendi tarihi yerine, imdiki anlar zerinde younlaarak yaplan eletiri tarihselcilikten uzaklat iin genellikle kabul edilemez sonulara ulamaktadr. Fredric Jameson nc Dnya lkelerindeki milliyetilik eletirisinin ilkeleri iin unlar belirtmektedir:
Savmz bu tr bir caydrma zerine kurabiliriz; ama modernist yeniliin moda deiimlerin deil- ritmine derin varolusal bir bala bal olan bu sav, ahlak olmamaldr. Daha ziyade tarihselci bir sav olmal, post-modernizmin imdisine olan tutsaklmza meydan okumal, bizi kendi kltrel gemiimizi ve onun artk belli ki eskimi durum ve yeniliklerin radikal farklln yeniden icat etmeye armaldr.138

Dier yandan zellikle Yeni Dnya Dzeninin ilan edildii 1990dan sonra, Trkiyede slamc siyaset ok hzl bir ykseli yaad. Toplumun geneli iinde saygnlk kazanrken, toplumsal referans noktalarndan birisi olmaya balad. Laiklik adna yaplmayan ya da st rtl yaplan eylemler netleti, gz nne kt ve devletin resmi makamlarnda olan insanlar tarafndan savunulmaya baland. Bunlar arasnda; yamur duas, hastanelere imam atanmas, oru tutmayanlara yaplan saldrlar, Turan Dursunun ldrlmesi, evrime kar yaplan kampanyalar, giderek kurumsallaan kutlu doum haftas, televizyonlarda mevlitlerin canl yaynlanmas, ramazanlarda gazetelerin srekli yaptklar kampanyalar, diyanetin pek ok konu
137 138

Jameson, age, s. 365. Fredric Jameson, age, s. 366.

65

hakknda gr bildirmesi (hatta fetva yaynlamas), babakanlk konutuna cemaat liderlerinin davet edilmesi, trban tartmas gibi eylemler ve genel eilimler saylabilir. Milliyetilik iin dzenlenen toplumu sarsan eylem balklar olarak; askere uurlama trenleri, futbol malarnda toplu tezahratlara yansyanlar, ehit cenazelerinin byk kitlesel eylemlere dntrlmesi, zellikle Hristiyan din adamlarna kar yaplan saldrlar ve sonrasnda kovuturmalarn istismar edilmesi, televizyon dizilerinde milliyetiliin ald biimler, Avrupa Birlii, Krt sorunu ve Ermeni sorununa kar yrtlen ulusal politikalar ve bunlarn kitle iletiim aralarnda yer al biimleri rnek olarak verilebilir. Btn bunlarn karsnda, Trkiyede zellikle gemiten beri aydnlarn muhalif konumu dnldnde, sanat/aydnlarn konumu srekli olarak sarsld, kmsendi. Halk nezdinde siyaseti figr de itibarszlat:
Trkiye Cumhuriyeti iinde sz geen dnemde Trkiye gvenilmez, siyasetisi kaypak, insan arkadan vuran, halk gerici, sanat azgelimi, insan kltrsz olarak kodlayan bir kesim olutu. Bylesi bir yargnn olduu yerde, milliyeti bir hezeyanla argoya yatknl olan, militarizme ilgi duyan, gce tapnan, kendi gemiini ycelten bir resmi tarihin ortaya kmamas olas deildir.139

Bu olgunun bir sonucu olarak, 1970lerle karlatrldnda, genel olarak sanatlar, zel olarak da sinema sanatlar arasnda, siyasete uzak durmak, siyasi eylemlere katlmamak, gr bildirmekten kanmak, sanat ile siyaset arasndaki mesafenin artmas gibi eilimler olumutur. Toplum iinde, okuma ediminin giderek arka planda kalmas, kltrel etkinliklere katlmdaki ok ciddi dmeler, sanatlara ynelik saldrlar (Sivas bu saldrlarn yalnzca u boyuttaki bir rneidir), btn bunlara elik eden kltrel geriliin giderek artmas bir eilim haline gelmitir. Trkiyede 1980 askeri darbesinin nemli sonularndan birisi, toplumun kltr ile kurduu ilikinin deimesidir:
Giderek en azndan yirmi yl boyunca her trl okuma ediminin kmsendii ve bilgisizliin yaygn ve baskn olduu bir lkede, kolay heyecanlanan sperci
139

Atam Zahit, Critical Thoughts on the New Turkish Cinema, Cinema and Politics iinde, s. 206207.

66

glerin kmamas kolay deildir. Nitekim de ok yaygn byle bir eilim olutu. Lin kltr bu dnemde yaygnlat, aykr ve eletirel olan blc sfatyla anlmaya baland. Ayn zamanda her trl ideolojinin aaland ve tehlikeli bulunduu bylesi bir ortamda insanlarn her trl sistematik fikirden uzaklamas ve sahte-bilirkiilerin arkasndan gitmesi de olaandr.140

Ayn ekilde toplumun tarih bilgisi de ve kendi toplumunun dnya iindeki yerine ilikin algs da byk yaralar alm ve genel dzeyde Trkiyeyi inceleyen, tarihsel deiimini anlatan eserler okunmaz olmutur. Trkiyede gerek tarihin yerini giderek bir pop-tarih almaya balamtr:
Bir yandan, karmaklaan toplum ve gelien eletirel toplumsal bilimcilik haliyle uzmanlamay ve daha dar alanlar ele alan zgl yaynlar doururken; bir yandan da, 12 Eyll 1980 darbesiyle balayan dnem, bu tr almalarn doal olarak kurumsal ortam olan niversiteleri aratrma merkezleri olmaktan karmakla kalmad, pekitirdii iktisadi ve kltrel yapyla zellikle genlik iinde- Trkiyenin, toplumsal ve iktisadi gereklerine duyarll da ciddi biimde azaltt. Bu arada, ekonomide serbest pazarclk da, byle eserleri basan bamsz yaynevlerinin yok olma srecini hzlandrd.141

Bu ortam iinde Yeni Trkiye Sinemas yolu tersten kat etmitir. Toplum iinde okuma edimi azalrken, drt kurucu ynetmenin hepsi de 1980li yllardan balayarak kendilerini srekli olarak eiten ve gelitiren, edebiyatla, sanatla ve dnya sinemasyla ok yakn ilikiler kuran ve egemen ideolojinin dorudan muhatab deil, onun karsnda yer alan bir tavr sahiplendiler. Drt ynetmen de, kiisel olarak kitap okumak ve film seyretmek eklindeki tavrlarn gndelik hayatlarn srdrrken, srekli olarak gelecekte yapacaklar filmlere hazrlk yaparak ve tutkuyla sinema yapmay isteyerek hazrlk dnemi olarak geirdiler. Dolaysyla Trkiye Sinemasnda egemen ideolojinin toplum tasarmn ve gerekleri ele alrken genelde pesimist bir sylem rettiler. Kolluk kuvvetlerini genelde iddet uygularken, tehdit ederken, insanlara zorla i yaptrrken, siyasi mercileri karanlk ilikilere girerken, yasalar inerken gstermek genel bir zellik haline gelmitir. zellikle sansrn kalkmas ya da gemiteki uygulamalarn geersiz olmas bu sreci kolaylatrm ve Trkiyede sinemann evrim geirmesinin uygun zeminini hazrlamtr. Bu adan diyalektik iliki u ekilde zetlenebilir:
Atam Zahit, age, s. 208. rvin C. Schick-E. Ahmet Tonak, Gei Srecinde Trkiye, beinci bask Belge Yaynlar, Ekim 2006, s. 5.
141 140

67

Trkiyede burjuvazinin giderek ne kmas, pazar ilikileri iinde kazanmann ve lks iinde yaamann merulamas, hatta bir ova dnmesi, egemen ideolojik form olarak slam/milliyetilik ve liberalizmin birleik olarak uygulanmas, siyasi yasaklarn sertlemesi, kltrn zaman iinde kavram ve uygulama alanlarnda ypratlmas veri alndnda; Trkiyede sinema sanatn yenileyecek ve yeni bir yrngeye sokacak drt kurucu ynetmen toplumsal ideallere kar yabanclam ve muhaliflemitir. Ancak belirli llerde bu yabanclama ve muhalifleme, gemite alnan iddetli yenilgiler nedeniyle, alternatif bir toplumsal yapnn inas olarak verilecek mcadele de sanat eserlerinin bir ara olarak grlmesini engelleyecektir. Sanat, toplumun karanlk bir portresini yapmak ve egemen formlarla trajik bir gereklik yaratarak mcadele etmek ve kendileri iin akn deerler tanmlamak yeni dnemin seimleri olarak ne kar. Sinemann bu ynetmenler iin anlam kendi szleriyle yle zetlenebilir: u anda kimin sylediini hatrlamyorum ama bir sz var; insan iin iyi hayat, iyi
hayat aramak uruna harcad hayattr. Belki de benim iin sinema iyi hayat aramak uruna kullandm bir ara.142 Aslnda anlamszlk ve melankoli gibi durumlar, sadece akn bir deer iinde eritilebiliyor. Sanat da bu deerlerden biri. Nevrotik duygular diyebileceimiz eyleri, yani insan farkllklar ancak byle akn bir deer iinde eritilebiliyor. Zannediyorum sanat bu tarafma ok iyi geldi, melankolik yapma. Bir terapi etkisi gsterdi.143

Bu sinemaclar ayn zamanda insanlarn idealleri ile kendi gerek yaamlar arasnda srekli bir mesafe rettiklerini, insan yenik ya da zayf bir karakter olarak grdklerini, ideal ile somut gereklik arasndaki mesafenin insana ac verdiini belirtmektedirler. nk toplumsal ideallerimiz hem sarslm, hem de biim deitirmi, nihai olarak da tutarszlam ve evrensel karakterini yitirmitir:
imde yakaladm bir duygu olarak sylyorum. nsann idealize ettii hayatla, fikirlerle kendi yaad hayat arasnda her zaman ac verici bir mesafe vardr. Sinema bu

142

Nuri Bilge Ceylan, Sevkten Leyla, Antrakt Sinema Gazetesi, 5 Eyll 1998.

143

Ceylan N. B., Kzldemir Gldal, Radikal Gazetesi, 21 Aralk 1997.

68

noktada gndeme gelir. Sanatla iliki falan. Ben bylesinin gerekli olduunu savunmuyorum. imde yakaladm bir duygu bu. Elimden olmadan srklendiim bir ey.144

Zeki Demirkubuz ak bir biimde 1980li yllarda Trkiyede siyasi yaamda ve iktisadi ilikilerde korkun eyler olurken, doruyu aramaktan, muhalefet etmekten, kar kmaktan, daha gvenli olduu iin katk biz. nk toplumsal olarak bunlara kar yapabileceimiz ok ey yoktu, bunun yerine ahlaki olarak ilkelerimizi korumann derdine dtk145 demektedir. Dolaysyla, sanatlarmz iin kendilerini tanmlayabilecekleri, toplumla ilikilerini kurabilecekleri meru bir zemin, ayn zamanda sayg duyabilecekleri ve kendi i dnyalarn sunabilecekleri bir alan olarak sinema sanat biriciklik kazanmtr. Bir terapi seansna dnen sre olarak sinema yapmak ne kmtr ve sinema sanatna tutkuyla sarlmlardr. 4.3. TRKYENN 1980LERDEN SONRA TEMSL EDLEN YZ VE SNEMASAL TEMSLLERN GENEL ZELLKLER 4.3.1. SYASETLER, HALK, LBERALLER, ADAMLARI 1980li yllardaki Trkiyenin kltrel ikliminin tasvirini Rfat N. Bali u ekilde yapmaktadr:
Resmin 80li yllar kesinde craatn inden programlarnda sevgili vatandalarna seslenirken elinde tuttuu altn Cross dolmakalemiyle Turgut zal, onun yanbanda Semra zal ve evresinden eksilmeyen nl iadamlarnn eleri veya popler kltre mal olan deyimle papatyalar, ithalatn serbestlemesiyle birlikte vitrinlerde ve manav tezgahlarnda aniden beliren Nescafe, yabanc sigara, ikita muz, ithal peynir ve oyuncaklar nce hayran hayran seyreden, sonra da kanksam bir havayla satn alanlar grlyor. Geri planda ANAPn Arm, Balm, Peteim arks almakta. Doksanl yllara gelince tablodaki aktrlerin hem fiziki grnmleri, hem de davranlar deimi. Papatyalar yerlerini ikadnlar, iadamlar, iletiimciler, reklamclar, yazarlar, dergi editrleri ve televizyon yapmclarna brakm. Hepsi gen, enerji dolu ve ellerinde tannm markalarn alveri poetleriyle vitrinleri szerek, hzl hzl

144

Ceylan N. B., Erkal N. Seyyid, Zaman Gazetesi, 7 Mays 1999

145

Zahit atam-Metin Kaya, Zeki Demirkubuz ile yaplan grme, 15 Haziran 2010.

69

yrmekteler Byk kentlerin sekin semtleri lks lokanta, bar, cafe ve clubler tarafndan sarlm durumda.146

Dnyada giderek belirleyici olan gelimeler olmakta, Amerikan pop kltr bata Avrupa olmak zere, btn dnyaya yaylmaktadr. Amerikaya gidip gelmek bir tutkuya dnm, Trkiyeden siyasetiler ve iadamlar sk sk Amerikaya gitmektedir. Toplumsal muhalefetin nde gelen kesimi sol ve sendikalar giderek gndemde bir tr yok konuya dnm, iadamlar ise giderek inanlmaz poplerlik kazanmlar, srekli iktisadi ya da kltrel hayat zerine, tketim zerine basnda ve medyada yer almaktadr:
Bu tavr deiikliinin ikinci adm 1980 sonrasnda deien koullardan cesaret ve g alan iadamlarnn imaj yenilenmesine gitmeye karar vermeleriydi. Bunun gereklemesi iin de iadam dendiinde akla hemen saygnlk kavramn getirecek ortak davran kodlarn benimsediler. Bu kabuk deitirmenin gereklemesinde en nemli destek medyadan geldi.147

adamlarnn davran kodlar ylesine deimitir ki gemile ak atma halindedir. Gemiin sermayedarlar mlklerini gizleme telandayken, artk Trkiyede zenginliin yaanma tarz, onu merulatrma kaygsndan kurtulmann serbestliiyle, tehirci ve kstaha grnmler arz etmeye balamtr.148 thalat serbestletirilirken, sonu olarak gnlk yaamda ithalat rnlerinde bir patlama yaanmaya balamtr: Babakan Turgut zal da ithal araba satlarn tevik edercesine, olu Efeye lise mezuniyet armaan olarak Toyota MRQ hediye etmitir.149 thalatn serbestletirilmesi ayn zamanda reklam sektrnde bir patlamaya yol amtr. Reklam irketlerinin byk ounluu seksenli yllardan itibaren Amerikan irketleriyle birletiler ya da onlar tarafndan satn alndlar: Bu ortaklklarn amac

Bali N. Rfat, Tarz- Hayattan Life Stylea (Yeni Sekinler, Yeni Meknlar, Yeni Yaamlar), 7. Bask letiim Yaynlar, 2007, stanbul, s. 1718. 147 Bali N. Rfat, age, s. 20. 148 Bora, Tanl ve Necmi Erdoan, Zenginlik: Zengin Bir Aratrma Gndemi, Yoksul Bir Literatr, Toplum ve Bilim 104 (2005) s. 59.
149

146

zal gibi ka baba var, Hrriyet, 20 Haziran 1985, aktaran: Bali N. Rifat, age, s. 30.

70

Amerikan reklam irketlerinin teknik bilgi ve deneyimine dayanarak ekrandan gazete sayfalarna kadar Bat insannn zevkini Trk halkna adapte etmeye almakt.150 Bu tabloyu elbette Batl gibi olma zlemi tamamlyor, gelecekte bir hayalkrklna dnecek u satrlar, 1990l yllarda stanbulda yaayan doulular aalamak iin zemin hazrlamaktadr:
Bugn ANAP bir ideolojinin savunmas yerine ibitiricilik slogann yerletiriyor. Burada ideoloji yerine hizmet gtrme meselesi ortaya kyor. Bir lde bireysel deerlere nem veriyor. Tketim toplumunu sunuyor. Tketerek farkllaan insanlar gndeme getiriyor. Gnn birinde stanbuldaki kahveler Paristeki gibi olacak. stanbullular kendi kahvelerini ve meydanlarn seecek, dnyann baka yerlerinden sanatlar stanbula gelecek, stanbul tarihinin stne modernlii katacak ve retecek. stanbullular, Parisliler gibi olacak ve farkl dnyalarn insan olmann tadna varacak.151 84te (Trkiyeye) dndkten sonra her eyi deimi buldum. zal dnemi balamt. Ben Amerikaya gitmeden nce insanlar asla para konumazd, dndmde herkesi para konuur buldum. Hlbuki para zel bir eydi. Paran yoksa kocan, sevgilini ekerdin kenara, para meselesini zel konuurdun. Alenen konuulan bir ey deildi para Trkiyede.152

Trkiye halkna belirli bir deiim empoze ediliyordu ve sinemada bunun karl byk oranda Hollywood olmutur. Giderek kendi bakmz yerine film yapan insanlarda Amerikan bak ve anlatm tarz yerlemeye, kendi ulusal kimliimiz ve filmlerimiz yapsal olarak arka planda kalmaya balamtr. Kk Amerika olma hayalleri giderek kendi gibi olmak, Trk olmak gibi davranlarn kk grlmesine vesile oldu. Nuri Bilge ok etkileyici ekilde durumu zetlemektedir:
Anlatmak istediiniz eyleri kendi yaamnza ynelik konulardan topluyorsunuz. Bu konular semenizin sebebi nedir? Aslnda konu aramak iin uzaklara gitmeye enmemin nedeni, incir ekirdeinden de film yaplabileceine olan inancmdan kaynaklanyor. Gemii sadece, iine kap hayat anlaml klabileceimiz romantik ve korunakl bir blge olarak grme eiliminde olduumu sanmyorum. Bunun, daha ok, gven duyduum ve snrlarn iyi bildiim bir ortam ierisinde riski minimuma indirmek ve hareket serbestliini kazanmak iin setiim bir yol olduunu zannediyorum. Modern hayat, bireyi geleneklerine,
Bali N. Rifat, age, s. 31. Alnt iindeki alnt Celal Pirin Reklamda, Trk-ABD ortakl, Hrriyet, 9 Mart 1985 tarihli yazsndan alnmtr. 151 Barlas Canan, Paris kahveleri ve bireysellik, Gne, 15 Temmuz 1987. Aktaran Bali N. Rifat, age, s. 32. 152 Ycel Gktrk-Derya Bengi, Bir kprym aslnda, Roll, Eyll-Ekim 2000, s. 4043. Aktaran Bali N. Rfat, age, s. 34.
150

71

dolaysyla gemiine olan ballklarndan tecrit etmeye alyor. Bylece bireyin yeni olan ile daha kolay ilikiye girmesi hedefleniyor. Byle konulara yneliyor oluum, belki de bir trl organik bir ba kuramadma inandm modern yaantnn deerlerine kar bir direnme, gemiime, geleneklerime ve sevdiklerime sahip kmaya alma olarak da nitelendirilebilir. Sinemamz artk Hollywood taktikleriyle film yapmaya alyor. Kendisini grecek gz ya da dile getirecek sz kalmayan toplum, tekinin bakn benimser. tekinin szyle konuur. Seyrettiimiz filmler, reklamlar, gazeteler, hepsi birbiriyle uyumayan arzular dizisi dourarak seyirciyi toplumsal bir bamllk ebekesi iine yerletiriyor. zellikle benim yalarmda olan herkesin artk nemli eyleri kaybettii duygusu ve kaygs var. Byle bir ortamda insann gven verici akn bir kaynaa olan ihtiyac iyice belirginleiyor (ab).153

1990l yllarda Trkiyede atlan byk deiim nutuklar, Avrupal olma zlemleri, tketim toplumu olma ve modernleme hayalleri, bir dnya devleti olma iddias, byk hayal krklklarna dnt. Art arda gelen iktisadi krizler, siyasi olarak basknn artmas, modernleme yerine giderek daha pre-modern davranlarn yaygnlamas, kentli kltr yerine birka semt ya da ileyle snrl kalan modernizasyon ve giderek stanbulun byk bir kye dnmesi gibi tartmalar ne kt. 1990l yllarda basnda bu durumda halk aalayan ciddi sayda ke yazar ve halktan ikyet eden haberler byk oranda artt, dnemin havas biz niye byleyize dnt:
zdemir Sabanc ldrldnde hayli korktuk. Bu korku hala da gemi deil. Ancak susmann faydas yok. Eer susarsak Gneydoudan byk ehirlere doru kayan terr hepimizi yutacak. Ben iadam arkadalarma sylyorum Eer bar salayamazsak bir gn varolarda yaayan nfus kapmza dayanp hepimizin grtlan kesecek. Durum bu kadar vahim.154 Madmak Oteli faciasnn kentli ve Kemalist sekinlerde yaratt hakl travma zihinlerden kolay kolay silinmedi. slami hareketin iinde kym yapabilecek insanlarn barnmas, Kemalist devrimin baarya ulatna ve Trkiyenin modern ve laik Bat dnyasnn bir mensubu olduuna inanan kitleleri olduka rktt. Kemalizm ve laikliin en inanl savunucular arasnda yer alan sekinlerin zihinlerindeki rktc soru Trkiye Cezayir olacak m? sorusuydu.155

Kltrel olarak ise kentli kltrn giderek kaybolmas, atmosferin deimesi, modern batl bir tketim toplumu deil, ok yerel, ok doulu ve kendi tercihleriyle stanbulun sekinlerini zecek klar yapan yeni bir kentli karsnda 1990l yllarda art arda feryat figan yazlar yaynland:
Nuri B. Ceylan, Erdem Mehmet, Antrakt Sinema Gazetesi, say 59, 1925 Aralk 1997. Murat Sabunca, Patronlardan Krt Konferans, Milliyet, 24 Ocak 1996. Aktaran Bali N. Rfat, age, s. 90. 155 Rfat N. Bali, age, s. 194
154 153

72

Gz yal bir stanbullu var bu Pazar gndemde. Bu gz yal kadn benim galiba. Yaamda en byk sknt, ayrlk sknts imi. lm de bu yan ile zor. stanbulu kaybettik mi anlamyorum. Madem demokrasi, madem yle ite byle. stanbul nostaljisi yaparak, eski gnlere kayarak, daha kentli stanbulu anlatarak nereye varabilirim ki? Ah Beyolu, vah Beyolu, ah stanbul vah stanbul156 stanbulun 1nci byk igali (da, tepe, ky olmaz zere) yllar evvel balamt. Sahillerde uzun-beyaz donlular, tepelerde burma bykllar, kenar semtlerde ise evelallah parkallar Gelip oturdular. Her birinin meer kurtarlm mahalle olduunu ge fark ettik. Sonra, 2nci byk igal. Resmen ve alenen son 10 yl iinde her taraf kuatld. Dkala bakn. Maallah. ehircilii uzmanlardan alp hanzolara verdik. Mimari estetii onlar tayin ediyor Ve geldikleri gn, el arabasna birka kfe ykleyip, size ilk mjdeyi verirler: Domates, biber, patlcan!157

Yeni Trkiye Sinemasnn rnekleri bu adan bir tr resimli gayr-resmi tarihe dnmektedir: Bu adan incelendiinde, Nuri Bilge Ceylann ynettii Maymun (2008) filminde siyasete soyunan patronun ldrlmesi ile ancak dengelerin yeniden kurulmas mmkn olur. Zeki Demirkubuzun filmlerinde Trkiyedeki teki hayattan karakterlerin seilmesi, sulularn, isizlerin, pavyon alanlarnn hayatlarnda bir masumiyetin izlerinin bulunmas dikkate deerdir. Masumiyet (1998), bata olmak zere nc Sayfa (1999) ve Yazgda (2001) benzeri kayglarn arl aka grlr. Gvenlik gleri ar iddet kullanrken bu filmlerde gsterilmitir. Dervi Zaimin Tabutta Rvaata (1996) filminde statko ile atan bir karakter zerine filmi oluturmas, Filler ve imen (2000) filminde siyasetiler ile mafya ve uyuturucu ile kontrgerillann i ie gemesini anlatmas, Yeim Ustaolunun Gnee Yolculuk (1999) filminde kentin varolarna eilmesi, milliyeti hezeyan kendine konu almas, bar ve kardelik ars yapmas Trkiyede resmi ideolojiye karn ynetmenlerin kendi Trkiye tasarmlarn yanstmalar anlamna gelmektedir. 4.4 ASKER DARBE VE TOPLUMUN PSKOLOJS Trkiyede toplumun psikolojik zelliklerinin, ideallerinin, tepkilerinin, deerlerinin 12 Eyll darbesi ile deitirildii aktr. Yaam ok daha hzlanm, kahramanlar bile dnemsel olmu, hzla birlikte kalclk azalm, dnemsel olarak ne kan figrler yeni gelen dnemle birlikte altst olmulardr.

156

Barlas Canan, Tayyipin kollarnda stanbul, Milliyet, 3 Nisan 1994. aktaran Bali N. Rfat, age, s. 196. 157 Rauf Tamer, Kalite ls, Sabah, 30 Mart 1996. aktaran Bali N. Rfat, age, s. 196.

73

Trkiyede darbenin lideri Kenan Evrenle birlikte toplumsal nder kavram ve toplumun kendisine ilikin rendii btn toplumsal deerler sarslm, hatta zttyla yer deitirmitir, bu adan 12 Eylln ilk psikolojik oku bir deerler karmaasdr:
Kenan Evrenin gerek anlarnn kurgusunda, gerekse hayatn anlatnda bu Atatrk zdelemesi ana gvdeyi oluturuyor. Bu biimsel zdeleme, ieriin kolayca boaltlmasna da vesile oluyor. Aynen 12 Eyll Atatrklnn Kemalist devrim ilkelerinin bir bir kertilmesiyle sonulanmasnda olduu gibi. Bu yanyla bakldnda, Kemalist proje ile sorunlar olduunu aka ifade etmi slamc siyasetin iktidarda olduu dnemde verdii tahribatn kat be katn 12 Eyll dnemi vermitir. Kenan Evrenin sylemi, Cumhuriyetin kurucu ilkelerinin ieriini boaltp hemen her ilkeyi zttyla da doldurulabilir bo zarf haline getirmitir. (ab)158

Sonu olarak, 12 Eyll ile toplumsal yaam hzlanm, mahrem ile ova dntrlen yer deitirmi, toplumun kahramanlar ya da nderleri ok hzl deimi, insanlarn personas kalnlamtr:
Toplum olarak yaklak otuz yldr bir karnaval yayoruz. Her ey ncesine gre daha hzl, daha ok ortada, daha uucu, daha Bunu vaat etmeyen hibir eye ve hi kimseye hrmet etmemeye yeminliyiz gibi. Tuhaf maskeler takm muktedirler hayatmza yn veriyor ve bazen byk ounluumuz gsteride yeni beliren bir maskeye tutuluyor, hipnoid bir kamama yayor ve baryor: Trkiye seninle gurur duyuyor!..159

Persona ya da Trkedeki karl maskenin kalnlamasnn nedeni, zel bir tr kitle psikolojisinin yaygnlamas, toplumun bireylerden, z bilinci, tarih bilinci olan insanlardan deil, insanlarn sradanlaarak kitleye indirgenebilmi olmasdr. nsanlar yaadklar toplumu bilinlendiren aktif bir zneden, trbine gnderilen seyirciye doru evrim geirmitir. Srecin dorudan uzants insanlarn pasifletirilmesidir:
Freud, neoliberal dnemde kendi izleyicilerinin grmezlikten geldii bir tezi Kitle Psikolojisi ve Ben Analizinde yazmt: Bandan beri iki tr psikoloji vardr: guruptaki bireylerin ve babann, efin ya da liderin psikolojisi. Trkiye 12 Eyll 1980le balayan srete bu iki psikolojinin en kat sa ve saf haline hapsedilmi durumda. Evrenin 7 rakamyla ilgili fantezisinden Erdoann ebcet hesabyla sabit seilmi lider

Dindar Cemal, Darbeci (12 Eyll Ruhu ya da Halkn Yce Milletle mhihan), Destek Yaynevi, Mart 2010, stanbul, s. 16. 159 Cemal Dindar, age, s. 5.

158

74

olduuna dair Akif Beki almasna uzanan bir hikaye bu160. nat bir kural 12 Eyll ile ilgili okumalarmda tekrar doruladm: Gerek hemen hep hegemonun belagatinde en saf haliyle ortaya kar. (ab)161

12 Eyll en byk zararn Kemalizm ya da Atatrkle vermi, toplum nezdinde en ok ypranan Atatrk idealler ve dnya gr olmutur. Bunun nedeni bir yandan Kemalizmin basknn sembolne dntrlmesi, te yandan toplumsal deerlerden ve geleneklerimizden uzak bir bat zentisi ideoloji olarak yanstlmasdr.
12 Eyll bir de Atatrkln bir kurucu ideoloji olmaktan kartlp bask aygtna dntrlmesidir. Bu yanyla, 1923 Trkiye Cumhuriyeti projesine de en byk darbedir.162

12 Eyll sola ynelik, sonucu ldrmelerle sonulanan ya da psikolojik tortular ar olan eylemleri gerekletirdi, lm ya da bask grme tehdidi solu genel olarak ideolojik olarak saknlan, korkulan bir eye dntrd. Solcu insan geleceinden phe duyulan birisi olarak kodlanmaya baland. Nitekim 12 Eyll ya da onun sonularn anlatan filmlerin byk blmnde, insanlar ya hastalkl bir kiilik izilmi ya da protagonist karakterlerden birisi filmin finalinde lmtr.
12 Eylln solcu kym bu dnemde sosyalistlerce yaplm hemen her filmde bir kez daha snanmtr. Bir kuralm gibi hepsinin finalinde solcu militan lr. Bu pasif-mazoist fantezinin nihai snrna erdiinin delilleri sz konusu filmlerdir. Kurban karmaas, zaten sol ahlakn bir paras olan halk iin kendini feda etme ile birleerek fakat asl 12 Eyll projesinin sola bitii ve mevcut solun da () pasif-mazoist konumla bnyesine katt bir srele doya doya yaand. 12 Eylln kendi hesabna en byk baars da budur: sol tutkuyu tutuklamak, bu cendereye kapatmak!..163

160

Dindar Cemal, age, 8. Raymond Williams, eitli rakamlara, tarihlere ve bunlarn zgl anlamlarna inananlarn yaygnlatn, bunun bilimden ve akldan uzaklaarak, insann anlam bulma aran yerine batl anlamlar etme abasnn bir paras olduunu belirtir. Bak. Bu keyfi saysal iaretlere inanan ya da yar-inananlarn dnda da gelecee ynelmek ve imdi nerede olduumuzu saptayabilmek iin yeni yl, doum gn, binyl gibi belirli zaman iaretleri koyma alkanl hayli yerlemitir. (R. Williams, 2000e Doru, Ayrnt Yaynlar, Kasm 1989, s. 13.)
161 162

Dindar Cemal, age, s. 6. Dindar Cemal, age, s. 7. 163 Dindar, age, s. 1011.

75

Bu anlamda 12 Eylln tahribat o kadar iddetlidir ki, bir beyin ameliyat olarak adlandran yaklamlar mevcuttur:
mer Madra 12 Eyll bir eit lobotomidir, derken lobotomiyi gerekletirenlerin beynin bir blmn ameliyatla alarak toplumu 12 Eyll ncesinin zararl fikirlerinden ve eylem pratiinden arndrmay hedeflediini ifade ediyor (Lobotomi) hzla yaylrken de tepkiler gelmeye balyor; uygulayclarnn ksmi tenazi yaptklar, insandan robotlar rettikleri syleniyor.164

Ayn sayfalarda, lobotomi yaklamnn yaylma dneminin faizmin Avrupada yaylma dnemine karlk geldii ve faist iktidarlar tarafndan yceltildii ve yaygnlatrld anlatlyor.165 Cemal Dindar bir psikiyatrist hekim olarak u ilgin veriyi ekliyor: 12 Eyll dneminde bir milyona yakn insan gzaltna alnp ikence grm olmasna ramen ve stelik ncesindeki skynetim dnemleriyle birlikte dnldnde travmatik deneyimin misliyle fazla olduu belliyken psikiyatride ikenceye bal ibaresinin gemesi en az on yl buluyor.166 Dolaysyla, Trkiyeye ilikin Aslnda deiik 1980lerden sz etmek mmkn167 sz bir geerlilik kazanmaktadr:
80leri ve 90lar dier on yllk dnemlerden ayran ok nemli bileenler var. Her eyden nce () iki farkl grnml, birbirleri arasndaki geii ve iletiimi olanaksz klan iki farkl dnyal bir Trkiye var 80lerde. Bir yanda ekonomik liberalizm sylemiyle ortaya kan bir grece zgrlk, pek ok eyin sze dkld, konuulduu, medyada enformasyon olarak tld, reklamclkla birlikte bir imaj patlamasnn yaand imknlar Trkiyesi, bir yanda siyasi sylemin yasaklarla snrlandrld, kanl bir savan, basknn, sansrn ve ikencenin yaand Trkiye. zellikle metropollerde corafi blmleme gzetmeksizin aniden ortaya kan kaln duvarlarn ikiye bld, bir tarafta yaplan yargsz infazn ykselen duvarn stndeki plak kadnl reklam panolaryla, gazete kuprleri ve her eyin insafszca tketildii, ipe sapa gelmez haberleriyle kendini seyrettirerek br tarafta olanlarn grlmesini engelleyen ve hatta infazn gerekletii yerin hemen tesinde orackta peydahlanp araya giriveren duvarn stnde oynayan Kurtulu Sava belgeselleri, Misak- milli, blnmez btnlk hikyeleri ve kahramanlk filmleriyle balkonlardaki insanlar alklatan bir Trkiye.168

Dindar, age, s. 4243. Dindar, age, s. 43. 166 Dindar, age, s. 43. 167 Grbilek Nurdan, Vitrinde Yaamak, Metis Yaynevi, 1992 stanbul, s. 8. 168 Alper Emin-Zahit Atam, 1990l Yllar ve Trk Sinemas, Grnt dergisi (B(S)K yayn), say 4 iinde, k 199596, stanbul s. 29.
165

164

76

kili toplumsal yap, psikoloji ve psikiyatri de toplumsal ve bireysel bilincin blnmesi ya da kiilik yarlmas anlamnda, gereklik hissinin azalmas ve izofreni balangc olarak adlandrlmaktadr. Dnemin karakteristik esi, toplumun genel zelliklerini, ihtiyalarn, menfaatlerini dnmek yerine, bununla atan bireysel karlarn ve makam/mevki edinmek abasnn, tketim iin ne olursa olsun para kazanma abasnn, insan ilikilerinde pek ok eyi merulatran ve birbirlerine rakip hale getiren znel akln hegemonyasn kurmasdr. znel akl Horkheimer u ekilde tanmlyor:
Sradan insandan akl teriminin anlamn aklamasn isteyin: () akla uygun eylerin yararl eyler olduunu ve her akla uygun insann da kendisine neyin yararl olduunu bilmesi gerektiini syleyecektir. Evet, yasalar, adetler ve gelenekler kadar, her durumun kendine zg koullar da dikkate alnmaldr elbet. Ama akla uygun davranlar sonuta mmkn klan kuvvet, zgl ierik ne olursa olsun, snflandrma, karsama ve tmdengelme yeteneidir: dnme aygtnn soyut ileyii. Bu tr akla, znel akl ad verilebilir; esas olarak, aralar ve amalarla ilgilidir; az ok batan kabul edilmi amalara ulamak iin seilen aralarn yeterli olup olmad zerinde durur. Amalarn kendilerinin de akla uygun olup olmad sorusunu bir yana brakmtr. Amalarla ilgilenecek olduunda da, daha batan, bunlarn da znel anlamda akla uygun olduunu, yani znenin varln (bu, bireyin varl da olabilir, bireyin hayatnn bal olduu topluluun varl da) srdrmesine hizmet ettiklerini kabul eder. Bir hedefin herhangi bir znel kazan ya da kardan bamsz olarak, kendi bana tadn sezdiimiz erdemleriyle akla uygun olabilecei dncesi, znel akla tmyle yabancdr; en yakn faydac deerlerin tesine geip, kendini toplumsal dzenin btnyle ilgili dncelere adadnda bile byledir bu.169

4.5 KLTREL/ESTETK ORTAM: POST-MODERNZM Trkiyede 12 Eylln kltrel alanda yaratt dnmlerin ilki, toplumun estetik/siyasal/kltrel/edebi kanonlarn byk lde deitirmesidir. Eskilerin yerine yenileri geti, stelik bask ortamnda ve sivil toplumun kendi kanonlarn yaratacak gten ve koullardan yoksun olduu bir dnemde. nc Dnyann kanonlar yerine batl liberal lkler ve onlarn inanszlklar hegemonya kurmutur. Trkiyenin kendi aydnlarnn rnleri arka planda kalrken, kendi gemiinde rettii kanonlar yerine, bu metinlerin batl liberal akln szgecinden gemi yorumlar byk lde ne kmaya balamtr.
nc Dnya metinlerine verilen () tepkiler, ayn anda hem son derece doal, hem son derece anlalr, hem de ar derecede kt grldr. Kanonun amac,
169

Horkheimer Max, Akl Tutulmas, ev. Orhan Koak, kinci Bask Metis yaynlar, Ekim 1990, s. 55.

77

estetik beenilerimizi snrlandrmak; kk, ama sekin bir metinler btn zerinden snanabilecek zengin ve ince bir alglar yelpazesi gelitirmek; bizi baka herhangi bir ey okumaktan ya da kanon yaptlarn farkl biimlerde okumaktan caydrmak ise, o zaman insani olarak yoksullatrcdr.170

Gerekten de kltrel olarak metinlerle kurulan iliki, eitlilik ve okuma/tartma sreleri byk oranda Trkiyede yoksullamtr ve kanal deitirmi gibidir. Bir tr batl modernin dnda kalan metinlere kar youn bir kmseme ve yok sayma tavr yaygn olarak ortaya km, ulusal gndem arka planda kalrken, ulusii ve hatta kent ii belirli kesimler (toplumun byk blmn oluturanlar) egemen sylem tarafndan tekiletirilmi, yok saylm, ancak kriz anlarnda sosyal patlama endiesiyle hatrlanmtr. Kentin iinde kendilerine korunakl bir yer yaratanlar, kentin byk tekisini kendi kltr, yaam tarz, idealleri ve koullaryla ba baa brakmtr. Onlarn hikyeleri ve kltrlerine kar anlaysz tavr, 1980 sonrasnda dnya apnda ykselen yeni san ideolojik nermelerinden birisi haline gelmitir:
Aslnda, genellikle modern olmayan nc Dnya metinlerine ynelik bu anlaysz yaklammzn kendisi, ou zaman varlkl olanlarn, insanlarn dnyann teki kesimlerindeki fiili yaam tarzlarna (hala Amerikan banliylerindeki gndelik yaamla pek az ortak noktas olan bir yaam tarzdr bu) ilikin daha derin korkularnn klk deitirmi bir biimidir yalnzca. Korunakl bir hayat yaam olmann, kent yaamnn zorluklaryla, karmaklklar ve d krklklaryla asla karlamam olmann zellikle utan verici hibir yan yoktur, ama zellikle gurur duyulacak hibir yan da yoktur. stelik, doal olarak, snrl bir yaam deneyimi, kiinin son derece farkl trden insanlara (toplumsal cinsiyet ve rktan sosyal snf ve kltre uzanan farkllklar kastediyorum) anlayla yaklamasn salayan bir geni grlle ulamasna yardmc olmaz.171

Ortaya kan bu dar grllk, hem dnyann yorumlanmasnda hem de eserlerin yorumlanmasnda, en ac taraf insanlara kar gsterilen tavrlarda ok ak olarak grlebilmektedir. Trkiye kendi gndemini ve gerekliini yorumlamaktan ok daha fazla, bata Amerika olmak zere batl dnyay referans alm, bilirkiilerinden rnek ald modellerde, giyiminden davran kiplerine kadar batly teneffs etmitir. Kendi gerekliini yorumlama ve anlama yetisinin bulandrlm olmasnn sonular ise ar olmutur, nk batl olmayan ve batllarn koullarnda yaamayan, kendi
Jameson Fredric, Modernizm deolojisi Edebiyat Yazlar, ev: Kemal Atakay, Tuncay Birkan, Metis yaynlar, Nisan 2008 stanbul, s. 365. 171 Jameson Fredric, age, s. 366-367.
170

78

gereklii btnyle farkl bir ortama ve corafyaya ait insan iin, batlnn bak as ve yabanclama modelini Trkiyeli okur, aydn ya da aydn aday kendi kendine uygulamtr:
Grnd kadaryla, btn bunlar, okuma srecini yle etkiliyor: Beenileri (ve baka pek ok eyi) kendi modernizmleriyle biimlenmi Batl okurlar olarak, popler ya da toplumsal adan gereki bir nc Dnya roman nmze dorudan deil, ama sanki nceden okunmu gibi geliyor. Kendimiz ile bu yabanc metin arasnda, bir baka okurun, teki okurun varln seziyoruz; bize geleneksel ya da naif gelen bir anlat, bu teki okur iin, bizim paylaamayacamz bir bilgi tazeliine ve toplumsal ilginlie sahip. yleyse, burada andm korku ve direniin, bizden alabildiine farkl olan teki okurla rtmeme duygusuyla ilgisi var: Bu teki ideal okurla yle ya da byle gereince rtebilmek, yani bu metni uygun biimde okuyabilmek iin; ayr ayr deerli bulduumuz birok eyden vazgememiz ve bildik olmayan, bu yzden de korkutucu bir varoluu ve bir durumu bilmediimiz ve bilmemeyi yelediimiz bir durumu- kabullenmemiz gerekecei duygusudur bu.172

Buradan kanon sorununa dnersek, kendi kanonlarmz kaybettiimiz lde, kendi gndemimizden uzaklaarak, yapay gndemler, toplumsal eilimler, kendi toplumumuzu adlandrma biimleri ortaya kmaktadr. Belirli kitaplar hi okumadan, onlara ilikin bir literatr reterek, ne onlarn anlatt insanlarn yaamlarn, dn dnyasn, ne de onlarn mcadelelerini anlamamz mmkndr. Trkiyede kanonlarn deimesinin dorudan sonucu, edeer yeni kanonlarn gelmesi deil, byk oranda byk anlatlarn, aratrmalarn, dn eserlerinin, sanat eserlerinin gittike bilinemez oluudur. Yeni kanon seviyesine ykseltilenler edebi olarak, felsefi olarak, son olarak da gereklik tasarm asndan sathiydiler, ekilciydiler, derinliksizdiler ve yerli deildiler:
Kanon sorununa dnecek olursak: Niin yalnzca belli tr kitaplar okumamz gerekiyor? Onlar okumamz gerektiini sylemiyor kimse, ama tekileri de niin okumayalm? Sonuta, bayapt listelerini hazrlayanlarn bayldklar o ssz adaya gnderildiimiz falan yok. Ve aslna baklrsa hepimiz yaammz boyunca farkl trden birok metin okuruz; nk kabul etmek istesek de, istemesek de, yaammzn byk bir blmn bayaptlarmzdan kkten farkl bir kitle kltrnn g alan iinde geirir ve kanlmaz olarak paralanm toplumumuzun deiik kompartmanlarnda en azndan ikili bir yaam sreriz. Bundan daha da temelli biimde paral olduumuzu fark etmemiz gerekir. Merkezdeki zneden ve btnlkl kiisel kimlikten dem vuran o seraba balanmaktansa, paralanma olgusuyla kresel lekte drste yzlememiz gerekir. Burada hi olmazsa kltrel ynden giriebileceimiz bir yzlemedir bu.173
172 173

Jameson Fredric, age, s. 368. Jameson Fredric, age, s. 367-68.

79

Sonu olarak yaanan kltrel ynden paralanma neticesinde, Trkiyede kltrel yaam giderek siyasi/felsefi/edebi/estetik kanonlarn yerine ar derecede popler eserlerin doldurduu bir alana dnmtr. Tarihle yzlememek neticesinde, gemiin kltr byk oranda unutmann/unutturmann/bellek kaybnn bir paras haline gelmitir. Trkiyede sinema sanat da byk oranda gemiin hatralarndan eksik beslenmitir, toplum sanki kendi tarihinden kayor gibidir. Srecin dorudan sonucu, gerek sanat eserleriyle toplumun geni bir yzeyde kesiiminin salanamamas, ama yan zamanda sanat sinemasnn da toplumun byk travma yaad tarihsel kesitlerden ve konulardan belirli llerde uzak durmasdr:
Unutmann/unutturmann politikalar nedir, biri bu kadar glyse dieri de bir o kadar gl olmaz m? Kayp bir tarihle yaamak, kayplarn yasn tutamamak neye mal olur? Unutulan, anlatlmayan, anlalmayan byle olduka da hatrlanmayan deneyimlerin tarihi nereye gider? Toplumsal deneyimler ufkumuzun silik ve puslu manzaralar bize gelecek resimlerini ne kadar sunar? Ve Trkiye sinemasnn anlat deneyimleri neden puslu manzaralarn silik ve belirsiz resimlerinin tekrarlarndan ibarettir? Tarih ve bellek ayn zamanda bu ufkun manzaralarn kavramaktan m geer? Yzlemek; bir birey olarak ynetmenin kendisiyle ve toplumuyla, toplumsal deneyimlerinde ufkunun manzaralaryla yzlemesi, Trkiye sinemasnn deneyimlerinde neden bu kadar az rastlanr bir durumdur? Neden yaananlar mrldanmalar olarak bile olsun bir ses olarak tamama eilimi ar basmaktadr?174

Gemiin anlam kmesi byk oranda modernizm kaynakl iken, yeni dnemin sylemi pragmatist ve post-modernist savlardan beslenmitir. Gemiin kendi corafyasna, insanna ynelen yaklam yerini meknszla, aidiyetsizlie brakmtr. Ayn ekilde gemiteki dayanmann yerini herkesin kendi yalnzl iinde beceriksizce ve insan ahlakyla uyumsuz uzlamalarla ba baa brakmas, yenilgi psikozunu srekli artrmtr.
Modernizm, kendi uzun soluklu ikliminde, kendi zamann ve meknn iyice tanmlayarak ve dier btn deneyimleri kendine tabi klarak, kendisinden doru aklamann meru sylemini yaygnlatrabildi. Bunu yaparken de dnyay kavrayacak btnlkl kuramlar, akmlar ve baklar retebildi. Zaten bunu yapamasayd, kendini

Salp Z. Tl Akbal, Geni Zamanl Tarihin iiri, Dervi Zaim Sinemas Toplumsaln Eletirisinden Gelenein Estetiine Yolculuk iinde, Aslhan Doan Topu (ed), De Ki Yaynclk, 2010 Ankara s. 14.

174

80

meru, kabul edilebilir klamasayd, bir ana slup olarak isim alamayacak; tarihin kara deliklerinde, uurumlarnda yitip gitmi pek ok tarzdan biri olarak unutulacakt.175

Post-modernizm kendini modernizme kar tanmlad, evrenselliin yerine (merkezin yerellik anlayndan oluan arpk) bir yerelliin savunusu oldu. Btnsel aranlar yerine, arpk bir parann yceltmesi, ahlaki tutarllk ve eitlik yerine tutarszln, pragmatizmin ve eitsizliin savunucusu oldu. Post-modernizm znde kendini bile net olarak tanmlayamam, ama byk oranda yenilgi psikozunun ekillendirdii bir dnemin ideolojik harc olmutur. Bu srecin karakteristik esi fedakarlk ve bir eyleri yapmak iin ilkelerden g almak, dnyann deiik yerlerine kar kendini sorumlu hissetmek yerine, onlara kendi ilkelerini dayatma olarak ekillendi. Modernizmin tarihselcilii yerini zaman anlayna ve tarihsel evrimin reddine brakt, farkl evrelerde olan toplumlara kar merkezin idealini yanstmas ya da dayatmas ile sonuland. rnein ideal demokrasi adna, dnyann deiik yerlerine merkezin mdahalesi merulatrlm ve kanksanmtr. Modernizmin baars lsnde, iinde barndrd atlaklara kar post-modernizm filizlenmitir:
Ve galiba, bu yzden post-modernizm bu baarnn sylencesi ve kant. Modernite kendini eletiren ana teorileri, bilgi gvdelerini, akmlar, avangard klar ve ztlklar ve kartlarn kendi sylemi iinde baa klabilir kldnda ve bunun nihai tekniini gerekletirdiinde, farkllklarn bir aradal, parann, yerelin, kimliin, yani mikro dzeyde gerekletirilen kavrama ve bilgi retme biiminin baskn hale gelmesi ve meruiyet kazanmas ve bunun taraftarlarnn oalmas srecini beraberinde tad; bu da postmodernizm sylemini yaygnlatracak yata hazrlad.176

Modernizm ile post-modernizm bir btn olarak kart sylemler zerine kuruludur. ki konumun da bak as, yntemleri bir akma ve ztlamay ierir. Modernizm bir kuramsal yapya sahipken, post-modernizmin bu kuramsal yapnn skmne, paralanmasna ve hatta yamalanmasna dayanr:

175

Salp Z. Tl Akbal, Giri, ZamanMekan Kuram ve Sinema iinde, Balam Yaynlar, Haziran 2004 stanbul, s. 1718. 176 Salp Z. Tl Akbal, age, s. 18.

81

Eyann tabiat gerei, paralln, mikro baklarn ve tmevarmc yntemin en ok hkim olduu an, btn grebilme, makro bakabilme, tmdengelim ynteminin ayakta kalma, direnme ve dayanma ilikilerinde en youn nerme olduu andr.177

Denklem yeterince aktr: btn yerine para, tarih yerine zaman ya da an, evrensellik yerine merkezin kendi ideal modeli, mcadele yerine uzlama, etkilenme yerine para alma ya da devirip kklerinden kopararak kullanma, z yerine biim gibi alternatif yaklamlar sonu olarak akla deil irrasyonaliteye gtrr, sonu nemli lde hmanizm yerine dehumanise etme srecine dnr.
dn ald btn deil de herhangi bir btnn paras olduu iin, dn ald aracn hem kendi dilini bozar ve kendi dilini devirir, hem de btn para ilikisini kopard iin dn ald eyi balamndan yatlr; balamsz brakr.178

Dolaysyla gelecek sorunu belirli llerde insann neler yapabilecei ile ilgilidir. Raymond Williamsn ok iyi formle ettii zere;
Gelecekte ne olaca, biraz da bizim aklmzda ne olduuna baldr: Gelecein karmak srelerine mdahale edebilecek ve mmknse bunlar herkesin yararna belirleyebilecek durumda olan bizlere baldr.179

Tarihe ve gemiin fomeryasna ynelik bu youn ilgi aslnda derin bilgisizlikten ve gelecee kar duyulan gvensizlikten kaynaklanmaktadr: endieli bir insanlk dneminin iinden geiyoruz, endielerin kayna ne tek bir ulus-devletin kendisi, ne de toplumun snrl bir kesimidir. nsanlk iin, birletirici ve dayanmay artracak ilikiler yerine yaltlmaya ve ilkesizlie ve insanlar aras ilikilerin belirli ahlaki sistemlerle anlalmas yerine, game theorynin srekli belirsizliine, ama en ok da insanlarn srekli kendi kar iin ahlaki kodlar hie sayacak giriimlerde bulunmasn salayan sistemin istikrarszlna dayanmaktadr. Gven ve ideal yerini, yaltlma, istikrarszlk, belirsizlik ve ilkesizlie brakmas bugn iktisadi kuramlarda verimi artrc bir unsur olarak deerlendiriliyor. Kalite-kontrol sistemi znde, insanlarn btn davranlarn kontrol etme ve srekli en yksek hzda altrmak

177 178

Salp Z. Tl Akbal, age, s. 19. Salp Z. Tl Akbal, age, s. 21. 179 Williams Raymond, 2000e Doru, s. 15, Ayrnt Yaynlar, Kasm 1989 stanbul.

82

zerine oturduu iin, aslnda insann mekanikletirilmesidir. Dehumanise etme abasnn bir baka rneidir, tedirginlik yaamn bu an kadar, gelecee de yneliktir:
Kendi devrimizde insanlk tarihinin bu uzun dnemlerine duyulan youn kltrel ilgi, insanlk tarihinin temel anlamlarnn yeni bir biimde deerlendirilmesine yneliktir. Bu deerlendirme karmak, kendinin bilincinde, ama ayn zamanda da ounlukla endielidir. Baz insanlar ok eyin baarldn ve birok tehlike ve snrlamann ald bu uzun gemii gven kayna sayar. Bazlar ise bugnn umutsuzluundan ve yarnn tehlikelerinden kamak iin gemie snr.180

Gnmzde Trkiyede genel olarak sivil toplumcu dnrler hem sadan, hem soldan hem de slamc kanattan olmak zere, Trkiye tahlillerinde otoriter, baskc ve egemen bir devlet aygtna kar kendilerini konumlandrmaktadrlar. Bunun karsna ise her biri bunlardan daha baskc otorite ile ciddi olarak uzlam isimleri kartmaktadrlar, oysaki Trkiyede sivil toplumun ncs olarak grlebilecek isimlerle, otorite ve askeri darbe kader birlii yapmlardr:
Sivil toplumcu dnrlerin en arlar 12 Eyll rejimini brokrasinin sivil topluma kar etkili bir galebesi olarak grrler. Bunlar, burjuvazinin ANAP ve zal etrafnda kmelenmesiyle 1984te gerekleen ittifak brokratik-otoriter devletilie kar sivil toplumun bir mcadelesi olarak yakn zamana kadar desteklemek eiliminde idiler. Ne var ki () bu yorum biimi 1980 sonrasnda askeri rejimin burjuvazinin ekonomik programna tartmasz angaje oluvermesi ve hatta ortaya kan otoriter siyasi modelin burjuvazinin 1970li yllarn sonunda somutlaan zlemleriyle tam uyum iinde olmas gibi olgular aklama imknndan yoksundur.181

Yeni Trkiye Sinemasna ynelik, Tl Akbal, Trkiyede belirli ynetmenlerin eserlerini arlkl olarak nihilist mistik erkek melolarn, arabesk noirleri lmpenlik kutsamalarn bu travmann at derin yarklarn stn rten semptomatik yamalar, kabuklar olarak grd182n yazmaktadr. Trkiyede toplum byk bir bask srecinin ardndan snrl bir normalleme yaad iin, srekli kendini hatrlatan baskc glerin travmatik ve psikotik etkisi bulunduu iin, Yeni Trkiye Sinemasnn ynetmenleri bu srecin tanklar ve birinci elden yenik insanlardr. Bir yandan yaadklar mekndan, te yandan kendi kaderlerini yaayabilecekleri olaan tarihsel
Williams, age, s. 1415. Boratav Korkut, 1980li Yllarda Trkiyede Sosyal Snflar ve Blm, nc bask Gerek Yaynevi, 1999, stanbul, s. 13. 182 Salp, Geni Zamanl Tarihin iiri, Dervi Zaim Sinemas iinde, Aslhan Doan Topu (ed), De Ki yaynevi, 2010 Ankara s. 14.
181 180

83

aktan mahrum brakldklar iin, hayatn karsna yenik karlar. Onlarn ektikleri Kader (Demirkubuz, 2006) ya da Maymun (Ceylan, 2008) belirli llerde yenilgi nedeniyle, karamsar, ikilemli, ksz olmasna ramen, ne kendi tanklklarn ne de kendi hislerini cepheden sistemle kar karya gelerek anlatabilecek bir k yapmaktan itinayla kanmaktadr. Gereklik ile belirli bir toplumsal ideal zerinden hesaplamak ve gerekten madur olanlar adna konuma cesaretleri yoktur; akn deerleri bulurken byk lde insann yeniklii zerinden kendilerini temellendirmilerdir. Bu nedenle gereklii dnsz anlatmak, tarih bilincini perdeye tamak, iktidara hakikati sylemek deil, bir baka gereklik ve karamsarlk yaratarak ksmi toplumsal temsiller ile yetinmektedirler. Yenilginin ardndan toplumsal restorasyon Trkiyede yaanmad iin, ka estetii ve ka dinamikleri Trkiyede ok gl olmutur.

84

5. NUR BLGE CEYLAN SNEMASI ZERNE


BATI DENEN FL O "tek dii kalm canavar" da sanlabilir; muhteem sanat ve fikir yaplar dnyas da olabilir. Soyut ve mutlak olarak Bat denen ey bir uydurmadan baka bir ey deildir. Var olan toplumlar, deimeler, uygarlklar, harslar, dinler, devletler, snflar, kiiler, teknolojiler, bilimler, karlar ve savalardr. Bunlarn yeni grnleri, Avrupa'nn gneybatsnda balamt. Bu Bat sz bir bakma bundan gelmektedir. Bir bakma Hristiyanlk tarihinden gelmitir. Roma mparatorluu Hristiyan Kilisesi blnd zaman douda kalan Dou'yu, batda kalan Bat'y temsil etmitir. Kelime bir bakma, Roma'dan kalma. mparatorluun batda kalan vilayetlerini doudakilerden ayrmak iin. Bu Bat terimi kadar deien, asl ne olduu bilinmeyen, zerinde uzlama olmayan yanltc, sahte bir kelime yoktur. Son zamanlarda Bat'nn kapitalist memleketler, daha dorusu Amerika, Dou'nun da sosyalist memleketler, daha dorusu Sovyetler Birlii anlamnda kullanldn hatrlatrsam, bu terimin ne kadar maskara edilmi bir terim olduunu daha iyi belirtmi olurum. Bat terimi tarih dnrleri arasnda da temelsiz bir kavramdr. Toynbee, tarih tezine birim olarak medeniyetleri alr. Bunlardan biri Bat medeniyetidir. Gerekte btn tezi, Bat medeniyeti ile baka medeniyetler arasndaki ilikilerin eitli yanlarn incelemeyi gder. Peki, Toynbee'de Bat medeniyeti nedir? Tezinin on cildini kartrn bulamazsnz; belirlemeyi unutmu! Yerine gre bazen Grek-Roma medeniyetidir; bazen ortaalarn Hristiyan medeniyetidir; bazen yeni zamanlarn Atlantik kylarndaki memleketlerinin medeniyetidir; bazen Ortodoks Hristiyanlna kar Katolik Hristiyanl; bazen Katolik Hristiyanlna Kar Protestan Hristiyanldr. Fakat bana sorarsanz, Toynbee'nin sylemeden kastettii Bat medeniyeti, ngiliz medeniyeti, hatta belirli bir ngiliz aydnnn anlad ngiliz medeniyetidir. O da kendi asndan, Atatrk' uratran soruyla uramaktadr.

Ne lzumu var byle kaypak, temelsiz, yanltc, bilimd bir kavramn? Kelimeyi, bir kere adet olmu diye, Avrupa ve Amerika'nn ilerlemi toplumlarnn ksaltlm ad olarak kullanrz belki; fakat ona kendimizi balayacak deimez bir model vasflar atfetmek bizi sadece aldatr ve bakalarnn elinde aldatlmamza yarar. Trk toplumunun kuruluunda, yapsnda ekonomik, toplumsal, kltrel, kalknma ve ilerleme salayacak devrimler gerekletirilmedike iyi niyetli Batclarn kastettii Batllama denen eyin gereinin olacana inanmyorum. Bu olduu takdirde isterseniz onun adn Batllama koyun, bize hibir ey retmez. Bu olmadan olacak olan her Batllama, o "gerei deil" denen Batllamaktan baka bir Batllama olamaz. Batlln ve Batllamann bugn bir anlam kalmtr. O da u: Batclk geri kalm toplumlarn aydnlarnn, kendi toplumlarnn kalknamamasnn gerei karsnda, ilerlemi toplumlar grmekten gelen aalk duygusunu hafifletmek iin yaptklar bir hayal, bir toplumsal sakatln aydnlar arasnda nkseden bir grntsdr. Toplumculuk asndan Batclk; slamclk, Osmanlclk, Trklk kadar usul, yn, akbeti bilinmeyen anlamsz bir szcktr. Batclk hibir yerde gereklememi, sadece gericilie yarayan, bir bireyci aydn topyasdr!183

183

Berkes Niyazi, Batclk, Ulusuluk ve Toplumsal Devrimler, 3. Bask stanbul: Kaynak Yaynlar, 2007, s. 16061.

85

5.1 BYOGRAF: DOU LE BATI ARASINDA SIKIMAK


Filmlerimiz benzemiyor ama onlarn (dier yeni Trk sinemas ynetmenleriZA) da kendi aralarnda filmleri benzemiyor. Onlar tanyorum. Aramzda sevgi ilikisi olduu bile sylenebilir. Dayanma olduu. retim koullarn kendimiz yaratmamz asndan bir benzerlik var. Her eyi feda ederek, kaytsz artsz sinema yapma arzusu ynnden benzerlik var. Tabii ki ruhlarmz, dnyalarmz ve filmlerimiz farkl. (ab)184

Aslnda bir memur ailesinin ocuu olarak stanbul'da dodum. Ailem anakkale'nin Yenice kasabasnda, yani filmdeki kasabada domu, bym. Babam o yrenin okumu tek kiisi. Son derece yokluklar iinde okumu. O zaman Yenice'de ilkokul bile yokmu. Babam stanbul'da ziraat mhendislii yapyordu, fakat ben iki yandayken rendii bilgileri uygulamak iin son derece idealist amalarla doup byd topraklara tayinini kartt ve oraya yerlemeye karar verdi. Dolaysyla benim ocukluum Yenice'de geti.185

Babasnn davran o dnemlerde gayet olaan bir davrant, bu nedenle son derece idealist amalar saylmaz. Hatta babasnn bunu yapt dnemde ahlakl bir insandan beklenen bir davrant. Babasnn ilkokul dneminde okumu olmas byk anstr, zorluklar iinde okuduu meselesine gelince, o yllar sz konusu olduunda pek byk olanaklar anlamna da gelir. Yenicede geen ocukluk ise Nuri Bilgenin byk ansdr. Genel olarak Anadolunun gemiine doru gidildike ve tarann dnyasnda deerler silsilesi keskinleir.186 Keskinlemeyi artrc bir unsur, her eyin gz nnde

Gldal Kzldemir, Nuri Bilge Ceylanla sylei, Radikal Gazetesi, 21 Aralk 1997 http://www.nbcfilm.com/kasaba/press_radikalguldalintview.php (6 Haziran 2010).

184

185

Gldal Kzldemir, age.

Gldal Kzldemir, age, ok tipik bir kasabayd. Deer yarglar, dorular, yanllar son derece keskin bir evreydi. Bu evre iinde babamn hayat gr etrafndakilerden olduka farklyd. Sekiz yl o kasabada yaadk. Ve zamanla, babamn idealizminin yava yava bir hayal krklna dnmeye baladna tank olduk. (ab)

186

86

olmasdr, toplumsal ortamn darl ve insanlarn birbirini tanmas nedeniyle, byk kentte mahrem kalabilecek pek ok ey gz nnde yaanr. Kontrol etme bu nedenle keskin bir sre olarak yaanr. Ayn zamanda geliim dinamiinin yaval ve deimenin bir tr yozlama olarak alglanmas, bunun yan sra d dnya ile etkileim kanallarnn snrll, kontrol ve deer yarglarnn keskinliini artran zellikler olarak belirleyici olur.

Krsal kesimde bym, daha sonradan byk kente gelmi, Boazii niversitesinde okumu bir insan iin, deerler silsilesi ve katlk artc bir ey haline gelir. Babann hayat grnn etraftakilerden farkl olmasnn toplumsal nedenleri vardr. Okumu bir insan, belirli bir mevki edinmi insan, ne kadar kurallara bal bir idealiste doru evrilirse, hayatn iindeki mevkisiz ve eitimsiz insanlarda bu eilim tersine dner. Onlar iin hayat o kadar pragmatist ve uyanklkla yaanr; bunlar tamamlayan nc unsur ise g ilikilerinin belirleyiciliidir. Koullar etinletike insanlarn bu eilimi ve birbirlerine kar davranlar o kadar keskinleir. Ayn ekilde Ky Enstitlerinde okumu, daha sonra kylerine dnm retmenler de kyn kurumsal ilikileri ve statsyle atyorlard. Benzeri bir tablo, Nuri Bilgenin babas ve Yenicenin ahalisi iin de yaanm olmal. Yerleik taral yaps ne kadar deimeye direniyorsa, o lde idealist baba da kendi gcnn snrlarn grecek, kendi idealleri bu kez bizzat yenilgiye urad lde hayal-krklna dnecektir. Hayal krkl iin bulabilecei iki are vardr, ya oray terk edecek ya da giderek daha da yalnzlna snarak inzivaya ekilecek, d dnyayla deer ve ahlak asndan uyumsuzlatka, kendinden eminlii lsnde, snrlarn kendi izdii bir dnya kurmaya abalayacaktr.187

Seyyid N. Erkal, Zaman Gazetesi, 8 Mays 1999, http://www.nbcfilm.com/kasaba/press_zamaninterview.php (6 Haziran 2010) Filminizde Amerika'da okuyup tekrar kyne dnen biri var. Reel hayattan kydeki durulua snan biri. Sizin de byle bir niyetiniz oldu mu hi? Evet, krk yandaym ve o dnce insana yalandka gerekten geliyor, babam yle bir insan. nce son derece idealist amalarla kasabaya yerlemi ve giderek aradn bulamayp yava yava yalnzla ya da

187

87

Eitimli baba, kendi ocuklarn okutmak iin, bu arada elbette hayalkrklklar nedeniyle taraya fkesi bilenmi baba, oray terk etmek isteyecektir188, nk hayallerinin bykl orannda yenilgisi o denli iddetli olmutur. Ancak Trkiye brokrasisi iinde tayin karmak o kadar kolay olmad iin, belki de hayalleri lsnde iini bilen insan tipine uzak olduu iin, tayin ileri de o kadar zorlar. Bu nedenle ailenin maddi koullar da daha da gleir, ocuklar iin bir zorluk olarak aile blnmesi de yaanr. O dnemde genelde evler sobalyd, yine sobalarn ve bacalarn iyi yaplmamas, yllk bakmlarnn yaplmamas nedeniyle sobalar tterdi. Tten sobann eitli hastalklara yol amas normaldir, sonu olarak annesi Nuri Bilge Ceylann ocukluk dneminden kalma nedenlerle yaam boyunca tayaca farenjit hastas olmutur, Bilge iin bunun anlam buruk bir gemi duygusudur. Nuri Bilge hakldr, byle eyler insanda ac bir isyan duygusu da yaatr. Gemi kendi gzellii iinde hatrlanrken -nk bugnden ok daha farkldr ve ayn zamanda dayanmann ok daha youn yaand bir mekndr- yine bir burukluk hissi belirgindir.

Nuri Bilge Ceylann insan tahlilleri son derece rasyonel, bilgi dolu, hatta bilgelik doludur, daha da nemlisi bilimseldir. ocukluk dnemi etin geer, insan kiiliinin oluma dnemi olduu kadar, sonradan btn gzel grnmlerine karn, atmal bir topluma uyum sreci olarak yaanr. Her tr farkllk bir tr baskya

kendi kesine ekilmi bir adam. Babamn kaderine uramak beni korkuturdu batan. Fakat baz kaderlerden sanyorum ka yok. Ve yava yava ayn korktuum kadere kendimin de srklendiimi hissediyorum. Bir bakma sinema zorunlu olduundan korktuum bir kaderden kurtulma umudu veriyor bana. nzivaya ekilmeden son bir hamle. (ab)

Gldal Kzldemir, age, Dnmek istedik, zaten dnmek zorundaydk. Orada lise yoktu ve ablam lise ana gelmiti. Ben ilkokul drdnc snf bitirince buraya geldik, babam yllarca tayinini kartamad iin uzun yllar biz stanbul'da onsuz yaadk. stanbul'da bir sre olduka yoksul denebilecek bir yaam srdrdk Annemde farenjit brakan o tten sobay hi unutmam. Devaml ksrr ve bugn hl ne zaman ksrdn duysam o gnleri hatrlyorum.

188

88

dnr189, alay konusu olur, ocukluun genelde gzel huzur dolu olduu sylenilegelen atmosferi iddet, ekime, hatta atma doludur.190 ocukluk bir tr hayatn teki yznn renildii ve saklayabildiin lde pek ok haarln yapld bir dnemdir. Alay konusu olduunu bildii iin ocuklar her tr farkllklarn bastrmay seebilir, genel olarak zeki ve yetenekli ocuklarda bu daha fazla grlr, aslnda farkl olmak sululuk duygusu vermekten daha ok, farkl olmak alay konusu olma korkusu verir insana, demek daha doru olurdu. Bir tr art ynleri olan insanlar kendilerini saklamak da isterler, daha da ilginci garip ekillerde yaltlrlar. Hatta ocukluk dnemlerinde haarlk bir tr zgrlk bile yaatr, haarlk hakk edinilmi gibidir. Ancak Nuri Bilgenin durumunda bir arlk da vardr: bu arln nedeni ailenin babasndan gelmektedir. dealist baba, kendince kurallar olan, alkan, drst, sorun istemeyen, srekli baar bekleyen bir babadr, bu nedenle ocuk erdemli, yetenekli, mevkili baba karsnda gizli gizli de ezilir, sululuk da hisseder. Ayn ekilde, bu baba tipi bizzat bir ocuun yapabileceinden daha hzl ve daha derin olgunlamasn da bekler, baba figr ocukluun kendince kurallar boza boza ahlakn ve kurallarn renildii dnemde, bir tr i benlik eklinde ahlak kurallar normunu
Gldal Kzldemir, age, Tipik bir aile iinde bydm ve aslnda tipik bir aile iinde bymek bir ocuk iin kt bir ey deil. nk ocuk ruhu kendini ok farkl hissetmek istemiyor zaten. Dier insanlara benzemek istiyor ve farkllklarn su olarak alglyor ocukken insan. ocukluumda ben r'leri syleyemezdim. O yzden Nuri adm sylemez, Bilge'yi sylerdim. Ama Bilge de kz ismiydi. Bir edebiyat retmeni vard. Szlde adm Bilge olarak syledim. "Nasl sylersin byle kz ismini" dedi bana. Herkesin nnde alay etti. O gece 'r' alp bu ii zdm. Hayatta en nefret ettiim ey aalanmaktr. (ab)
189

Farkl olmak sululuk duygusu verir diyorsunuz. Siz biraz sululuk duygusu ekmi gibisiniz.

Bilincim zellikle farkllklarm zerine younlard. Sululuk duygusu yaratt iin ocukluktan beri de byleydi. Bilirsiniz ocuklukta bir alay mekanizmas vardr. Alay edilmemek iin alay etmek zorundasnzdr. ktidar ilikisi ocukken okulda balar.

ocuklarn dnyasn anlatan romanyla Nobel Edebiyat dl alan ve roman ayn adla sinemaya uyarlanan William Goldingin Sineklerin Tanrs (Lord of the Flies) adl eseri bizzat ocuklarn ilikisi ve yaadklar gerilimler ile ocuklarn dnyayla kurduklar ilikilerin modern kltrle uyuma ncesi evresine younlar. ocuklarn safl, gzellii, uyumluluu, sorunsuzluu sylemini btnyle ters yz eder. Merkezde bencillik ve iktidar olma, benini dierlerine dayatma istekleri durur. Bkz: Sineklerin Tanrs, Sir William Gerald Golding, Trkiye Bankas Kltr Yaynlar, ev: Mina Urgan, 2009.

190

89

tayc olarak ocuun zihnine yerletirir. Bu durum ocuk iin en gl manevi bask aygtna dnr, ocuun ideal kimlik tamas istei ile kendi yann ve benliinin atmas yaanr. Eer filmlerinde bu srecin izlerini srersek, babasn ayrks bir tip olarak anlamak ve anlatmak iin zellikle filmlerinde konu edinmesi bu nedenledir. Baba hayat boyunca hesaplaaca ve ok kkl bir saygnn duyulduu bir insandr. Kasaba (1997) filmindeki eitimli ve bilgili babann dnyay alglay anlatlmtr, ayn baba oul bydkten sonra, hatta uluslar aras dller alndktan sonra tekrar ziyarete gidildiinde hala eski idealleri ve kendi bildikleriyle ba baadr. Mays Skntsndaki (1999) Muzaffer ile babann ilikisi hem kentlilemi oul ile toprana sarlm (belki de toprana snm ve olabildiince kendini yaltm) baba arasndaki ilikiler asndan, hem de babann dnyas ile olun bu dnyay gr ve ayrmas asndan incelenebilir.

Daha sonra Nuri Bilgenin sradan insanlarn sradan hikyelerine yaknlk duymasnda, ocukluundaki normal olma isteinin bir yansmas olmal.191 Buna bir tr huzura dknlk sendromu denilebilir. nk babann idealleri lsnde kendi dertsiz bana dert atn ve insanlara idealleri lsnde hizmet etmek iin boumaktan yorulduunu, etrafndaki insanlar olduu gibi kabul edememekten yaanan sorunlarn arkasnda, ideallerin nasl meseleler yarattn gen Nuri Bilge grebilmekteydi. Meselelerden yorulan bir insan, dahas meselelerin arkasndaki daha basit ve ama yaln drtleri grebilen bir gz uzak durmak isteyecektir. Her tr sra d
Mehmet Erdem, Antrakt Sinema Gazetesi, 1925 Aralk, 1997, say 59, http://www.nbcfilm.com/kasaba/press_singastemhmtintview.php (6 Haziran 2010). Aslnda konu aramak iin uzaklara gitmeye enmemin nedeni, incir ekirdeinden de film yaplabileceine olan inancmdan kaynaklanyor. Gemii sadece, iine kap hayat anlaml klabileceimiz romantik ve korunakl bir blge olarak grme eiliminde olduunu sanmyorum. Bunun, daha ok, gven duyduum ve snrlarn iyi bildiim bir ortam ierisinde riski minimuma indirmek ve hareket serbestliini kazanmak iin setiim bir yol olduunu zannediyorum. Modern hayat, bireyi geleneklerine, dolaysyla gemiine olan ballklarndan tecrit etmeye alyor. Bylece bireyin yeni olan ile daha kolay ilikiye girmesi hedefleniyor. Byle konulara yneliyor oluum, belki de bir trl organik bir ba kuramadma inandm modern yaantnn deerlerine kar bir direnme, gemiime, geleneklerime ve sevdiklerime sahip kmaya alma olarak da nitelendirilebilir. Dier bir kaynak olarak Nuri Bilge Ceylann Cinemaya dergisi ile rportajna baklabilir; (Nuri Bilge Ceylan ile sylei, Indu Shrikent, Cinemaya Magazine, No: 43, 1999) Marjinal hikyeleri sevmiyorum, ayn zamanda sradan insanlarn bana gelen sra d hikyeleri de sevmiyorum, sradan insanlarn sradan hikyelerini seviyorum.
191

90

eyin bir gerginlik, hatta gizli gizli utan kayna olduu bir model benliin derinliklerinde yayor olmal. Ayn ekilde, Nuri Bilge, babasnn idealist niyetlerini ve byk lde bu niyetlerden kaynaklanan gerekletirememenin yaratt hayalkrkln da iyice bilmekteydi.192 Bu nedenle bir yandan babasna ve ailesine sevgi beslerken, te yandan hayal-krkl lsnde insan yaamlarna angaje olmaktan kanan, daha pesimist, daha ekinik, byk hayallerin ve erdemlerin peinden komayan, idealizmden uzak, dahas kullanlma korkusu yaayan bir insan gibi zelliklerinin de kayna olmu olmal.193 Bu psikolojik eilimler Nuri Bilgeyi nevrotik karakterli bir insan haline getirmektedir. Kasaba (1997), Mays Sknts (1999) ve Uzak (2002) filmlerinin temel karakterlerinde srekli bir angajman korkusu yaayan insanlarn merkezde olmas, bir tr yersiz yurtsuzluk durumunun grlmesi, etrafndaki insanlarla zel hayatn snrlar kaln izilmi bir iliki zincirinin kurulmas, gizliden gizliye gururunun ak izlerinin tanmasnn nedeni budur. Babasnn yaad hayal krkl ve yine buna bal olarak babasn hakl grme, ama gerekliin insan yoran maddilii karsnda Nuri Bilge Ceylan hibir ideolojik ycenin peinden komay denememitir.194 Babasnda grd hayal krkl en byk kbus gibi
Babasnn yaad hayal krkl, dardan baarszlk gibi grnse de, ok daha yakndan gren ve babay tanyan Nuri Bilge iin, baba nemli bir insandr ve drstl lsnde bir modeldir. Ancak ayn baba, gelecekteki kendisi olarak yansd iin, Nuri Bilge geleceinden rkmtr ya da onda hayatn grm ve kendi geleceinden korkmutur. Nuri Bilge Ceylan iin baba, hayat boyunca dnp bakaca bir model olarak kalmaya devam edecektir. 193 Kasabada hasat sezonu sonrasnda byk bir ailenin kuak yesinin bulunduu, kzde msr piirilerek yenilen aile toplantsnda, hem dede, hem baba, hem de byk torun angajman korkusu vardr. Dede btn olup bitenlerden sonra, her eyin beyhudeliini kavram, byk idealler denilen yce isteklerin karsnda, elindekiyle yetinmenin kanaatkrlyla konuur. Baba ki byk oranda Nuri Bilgenin babasn temsil eder- kariyerli eitimine ramen, yenilgiye uram, belirli alardan pozitivist bir dnya grne sahip, baarmak ve sonuca ulamak iin rpnmaya devam etse de aslnda hayal krkl yaayarak biraz da inzivaya ekilmi birisidir. Byk torun ise almann beyhudeliine inanan, almak ve baarmak iin sonuna kadar mcadele etmenin neye yarar ki ve ne iin bunu yapmal sorularna yant bulamam birisidir. Mays Sknts (1999) filminde kasabaya dardan film ekmeye gelen karakter Muzafferin tek amac filmini yapmaktr, Kasabadakilerle ilikileri belirli llerde pragmatiktir ve onlarn hayatlarna girmek iin hibir zel aba gstermez. Hatta filmi iin yararland delikanlya verdikleri szleri bile hemen unutabilecek birisidir. Uzakta (2002) Mahmut, Yusufun btn kszln grd halde, onunla daha youn bir ilikiye girmekten kanr. Ama ayn ekilde, hayatndaki btn dier insanlarla ilikileri de byledir. Her trl balayc angajman korkusu eker. deallerinden uzaklat lde, pragmatist yaar, yenilgisi orannda her tr ideali hatrlatan eye kar kaamak yaklamlarda bulunur. 194 Nuri Bilge Ceylan niversiteye T Kimya Mhendisliinde balar. Dnemin Trkiyesi bata TMMOBun kendine bitii rol olmak zere mhendislerin Trkiyenin gelecei iin son derece dinamik bir ekilde hayata katldklar ve idealleri iin kendilerini feda ettikleri bir dnemdi. Derslerin eitli nedenlerle yaplamamasna yol aan siyasal aktivitelerin younluu asndan T ideal ve yce korkusu
192

91

Bilgenin zerine ker, Bilge hayata geride duran bir insan olarak yaklar. Genel olarak hayal krkl korkusu ayn zamanda pesimizmini de tetikleyecektir.195 Bunun sonucunda Bilgenin deyimiyle nevrotik bir karakter ne kmaya balar, nk hayatn edimleri kiide byk heyecanlar yaratmamakta, hayata drt elle sarlmamaktadr. Ancak Nuri Bilge Ceylan, nevrotik kiiliine karn, tutunacak bir alan bulmakta zorluk ekmesine ramen, kendi akn anlamn sinema da bulmutur, ancak bu anlam sayesinde hayatn iinde bir kimlik kazanabilmitir196. Pek ok edim, youn abayla

yaayan Nuri Bilge iin ayr bir gerilim kaynana dnmtr. Bylesine siyasal aktivitelerin minimumda olduu ve ayn zamanda kabul edilebilir eitim dzeyiyle Boazii niversitesine gemesinin ardnda, her tr yce ve kendini feda etmeden korkma ve kamann izleri grlebilir. Bkz. Nuri Bilge Ceylan Biyografi, http://www.nuribilgeceylan.com/bio-turkish.php (6 Haziran 2010) Fotorafa ilgi duymasnn arkasnda yatan nedenlerin banda yalnz bana alabilmesidir. Tek kiilik hal seferlerine yazgl gibi grr kendisini. Sinemaya gemek iin ekinmesinin balca nedenlerinden birisi bu yalnz alabilmeye olan eilimidir. Sinemaya getiinde de kk ekiplerle almay semitir. Bak. (Berna etin, Sinema Dergisi, Ocak 1998 http://www.nbcfilm.com/kasaba/press_cinema.php) Sinemaya geerken beni en ok kayglandran eylerden biri, fotorafta edindiim alkanlklardan ayrlmak zorunda kalacam gereiydi. Fotoraf tek banza yapabileceiniz bir ey. Ama sinema her zaman bir ressamn ya da yazarn yalnzln kskandracak kadar fazla ve karmak insan ilikileri ieren retim koullarna sahip bir sanat dal. Sinema yapmaya karar verdiimde en fazla ihtiya duyduum ey ncelikle cesaretti. nce kendimi teknik ve estetik konularda iyice yetkin hissetmem gerektiini dnyor, bunun iin de kitaplar okumann yannda bir de eitim almam gerektiini dnyordum. Byle yllar geti. Bir gn geldi ki tm bunlar, yzlemekten korktuum bir gerei ertelemek iin rettiim bahaneler zinciri gibi grnmeye balad. Sonunda kendimi iteleye kakalaya ie baladm. Sanrm cesaretimi kran ve engeliimi krkleyen eylerin banda da, sinemann uzaktan kark grnen organizasyonal sorunlar, bitmez tkenmez insan ilikileri ile yalnzl seven ve sosyallikten uzak duran kiiliimin uyumayacana olan inancmd. Bylece kendi doama uygun minimal bir yapm anlay yaratmak durumunda kaldm. Ayrca bak: Mehmet Erdem, Antrakt Sinema Gazetesi, say 59, 1925 Aralk 1997. Peki ya dier insanlara bamllk? Ressamn ya da yazarn bamszlyla kyaslandnda?
195

Sinema retiminin en sevmediim taraf hep bu olacak herhalde. Bir ressamn ya da yazarn yalnzln hep kskanacam. Sinema direkt olarak insan sosyallemek zorunda brakyor. Tipik hayatn ok dnda sentetik bir ilikiler ebekesiyle kuatyor. Bu da isellii, konsantrasyonu zedeleyebiliyor. Ama bazen tm bunlar elenceli de olmuyor deil!
196

Gldal Kzldemir, Radikal Gazetesi, 21 Aralk 1997, ags

Anlamszlk derdinizi atnz m bu filmi yapnca beki? Aslnda anlamszlk ve melankoli gibi durumlar, sadece akn bir deer iinde eritilebiliyor. Sanat da bu deerlerden biri. Nevrotik duygular diyebileceimiz eyleri, yani insan farkllklar ancak byle akn bir

92

giriilen ve sonunda gelen baar durumu, Nuri Bilge tarafndan denenmeden reddedilir, nk anlamsz gelir. Bu srecin dorudan uzants anlaml gelecek bir anlam araydr.197 Sonsuz uslamlamalara kar kafasnda her eye kar derin bir phecilik de besler. Btn bunlarn yannda zekice bir gereklik duygusu ve gerekliin insann bana rebilecei oraplar konusunda yeterince deneyim ve bilgi, pesimizmi ve nevrotiklii artrr.198 Buna daha sonra yeniden dneceiz, nk son derece yapsal zelliklerdir bunlar.

deer iinde eritilebiliyor. Zannediyorum sanat ok iyi geldi bu tarafma, melankolik yapma. Bir terapi etkisi gsterdi.

197

Leyla Sevkten, Antrakt Sinema Gazetesi, 5 http://www.nbcfilm.com/kasaba/press_singasteleylaintview.php (6 Haziran 2010)

Eyll

1998,

Sinema sizin iin ne ifade ediyor? u anda kimin sylediini hatrlamyorum ama bir sz var; insan iin iyi hayat, iyi hayat aramak uruna harcad hayattr. Belki de benim iin sinema iyi hayat aramak uruna kullandm bir ara.

Nuri Bilgenin nevrotik karakteri ve pesimizmi iin kendi szlerine kulak vermek aklayc olabilir. Bkz. Radikal Gazetesi, 14 Nisan 2010 http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&Date=&ArticleID=991770&Categ oryID=113 Artk dnya apnda bir sinemacsnz. Bu noktalara gelmeyi hi dnyor muydunuz, bunlarn hayalini kurar mydnz? Vallahi insan hayal kuruyor ama bu kadar ilerisini de kurmuyor pek, zaten pek de bilmiyor neler olup bittiini ilk balad zamanlarda sadece, bir de sinema yle zor bir sanat ki filme baladnz zaman hibir eyi gznz grmyor. O filmi banz gznz yarmadan bitirmekle megul oluyorsunuz ve baka hibir ey dnecek haliniz olmuyor. Daha sonra ben genellikle negatif dnen bir insanmdr o yzden hep armmdr filmlerim bir baar kazandnda ya da bir yere seildiinde ya da baka bir ey olduunda. Ben genellikle beklemem en kt olasl dnmeye alm bir insanm yle bir yapm var. O yzden genellikle arrm nasl oldu falan derim hep, bu sefer kimse seyretmez bu sefer battk falan diye film yaparm, her filmim biterken bir baarszlk duygusu kaplar benliimi genellikle, nk biraz da bilincim daha ok filmin eksikliklerine zaaflarna negatif taraflarna younlam durumda olur belki de o yzden. Gldal Kzldemir, age, Evet. Koza, teknik ve estetik birikimime ramen film yapmaya bir trl balamadm ve srekli ertelediim iin korkak ve mymnt olmakla suladm kendime ettiim ikenceleri sona erdirmek iin giritiim umutsuz bir denemeden baka bir ey deildi. Kendimi frlatr gibi baladm o filmi ekmeye. Bitirdiimde de neye benzedii konusunda gerekten pek fikrim yoktu.

198

93

Bu ocukluk ve ilk-genlik yllarndan sonra, yaamn kurallarnn ok daha itidalli, benliin isteklerinin yaanmasna ok daha izin veren, hatta bunlar meru ve gzel olarak gren, eitim koullarndan yaam meknna kadar her eyin ok daha ideale yakn olduu, sosyal evrede kiiye saygnlk veren, bir batl dili iyi derecede reten bir kurumda (Boazii niversitesi) renim gren gen iin, gemiin kurallar ve yaam biimi boucu gelmeye balar.199

Doal olarak batya kar bir ilgi doar, kendini orada insan olarak ok daha rahat hisseder. Bu hissin kaynaklar iki beslenme damar bulacaktr. Birincisi genel olarak toplumun eitimli kesimlerinde daha ok olmak zere, batnn teknik stnl ve feodal kalntlar zmesi gereinden gerilik ve gericilik kart bir batl ideal. te yandan resmi ideoloji ve Kemalist sylemden gelen batc sylemin etkisi de hi de azmsanmayacak bir eydir.

Ancak bir baka nc zellik daha vardr. Eitimli kesim de bu iki zellikten beslenir, ayn zamanda eilimi iddetlendirir: Eitimli insan genel olarak yerli kltrn derin damarlaryla ilikisini kaybeder, dnyaya daha aktr.200 Ve ileri ve
Ama yine de, Kozay ekmek, kendi yapma uygun retim koullarn yaratmam salayacak btn ipularn verdi bana.

Gldal Kzldemir, age, stanbul'da sanyorum hayatm etkileyen en nemli olay belki Boazii niversitesi'nde okumu olmam oldu. Elektrik Mhendislii blmnde. Aslnda nasl olutuunu tam bilemiyorum bir Bat hayranl balamt bende ve Boazii niversitesi bunu iyice krkledi. Boazii'nin insan batya ynlendiren bir taraf vardr, bilirsiniz. Bir ekilde okul bitecek, Bat'ya gidilecek, orada yaanacak diye dnlr. Sanki yazgm Bat gibi grnyordu. (ab)

199

Dou bat tartmalar iin Gney Yarmkreden bir rnek olarak Osman Sembeneye baklabilir. Gods Bit of Wood, (London: Heinemann, 1970), s. 57-58den aktaran: Roy Armes, Ousmane Sembene, Third World Film Making and the West iinde, University of California Press, 1987, s. 283. Sembene Senegalli bir eitim kurumunda retmen olan karakteri NDeyeyi tasvir etmek iin unlar yazyor: Bir tr ayr bir dnyada yayordu; okuduu kitaplar, seyrettii filmler onu bir evrenin paras haline getiriyordu, bu evrende kendi halknn yeri yoktu, ayn nedenle kendisinin de halkn iinde bir yeri yoktu onun iin NDeyenin kendisi Afrika zerine bildiklerinden ok daha fazlasn Avrupa hakknda biliyordu; okula gittii zamanlarda birka kez corafyada dller kazanmt. Fakat Afrikal bir yazarn

200

94

entelektel olann retimi de genelde batda retilmi hissine kaplr. Bat bir yandan pozitivizmin, teknolojik stnln mekndr, te yandan ise gzel ve derin duyunun kayna gibidir. zlenilen ve -en zcs de- ait olunmak istenen idealin merkezine dnr. Dahas olaan bir Bat eseri karsnda iten ie bylenirken, kendini bir doulu olarak, batl ant eserin karsnda ezik ve yenik olarak hisseder, bizzat eserin kendisi hayranl lsnde doulu iin ezikliini artran bir eser olarak karsna kar ve yorumlanr. Zihninde srekli olarak bat ve douyu karlatrr201.

Babann hayal krkln hesaba katarsak, bu durumda baba bir tr dounun geriliinden, ikiyzllnden, sinsiliinden ekmi gibidir, ona kar duyulan sayg lsnde, hayal krkln besleyen topraklarn kltrnden de insanndan da uzaklalr.

Bir baka nerme daha yazlabilir ya da sonu karlabilir: Bat bir yandan iinde yaanmad iin, ok daha kolaylkla ideal olarak grnmeye devam edecektir. Douda yaayan ve batya yakn kii iin bat iine girilmediinden bakirdir ve
yazd hibir kitab okumamt ona Afrikal yazarlarn hibir ey retemeyeceklerinden olduka emindi. 1960larn balarna kadar, Sembene kendi almalarnn baarszlndan giderek daha fazla hayal krklna uramaya balamt Franszca yazlmlard ve Pariste baslmlard kendi anavatanndaki geni halk ynlarna eriememekteydi. Dakarda ya da Afrikada baka bir yerde Fransz dili smrgecinin ve brokratn diliydi ve onun tek potansiyel okuyucular da bu nedenle kesinlikle yeni siyah Afrikal elidin yelerinden olumaktayd. Sembenede tpk Frantz Fanon gibi en ok bu insanlar sorgulayarak kedi aydn kimlii ina etmiti. Bu psikolojik durumun edebi bir anlatm iin bkz. Fyodor M. Dostoyevski, Yaz zlenimleri zerine K Notlar, ev: Ergin Altay, birinci bask: letiim Yaynlar, 2005 stanbul, s. 29. Sinirlerimi bozan, bana hakszlk ettiren ikinci ey yeni Kln Kprsyd. ok gzel bir kpr kukusuz. Kent de hakl olarak vnyor onunla. Ama biraz fazla vnyor gibi geldi bana. Hemen o anda bozuldu sinirlerim. Sonra, benzeri grlmemi kprye girite bir masaya oturmu, herkesten para alan adam, -gerekten azgei cretini alrken, bilmediim bir suumun cezasn kesiyormu gibi souk olmamalyd Bilmiyorum ama bence Almanlar kendilerini ok beeniyorlar. Yabanc, hele hele Rus olduumu anlad adam diye geirdim iimden. Hi deilse gzleri yle der gibi bakyorlard: Gryor musun kprmz behey zavall Rus! Bu kprnn yannda da, biz Almanlarn yannda da bir hisin sen, bir solucandan farkszsn nk yok senin byle bir kprn. Kabul edin, can skc bir durumdu bu. Almann byle bir ey syledii falan yoktu kukusuz. Belki aklndan bile geirmemiti Ama ne nemi var? Adamn byle demek istediine o anda ylesine inanmtm ki fkelenmitim sonunda. Sylendim kendi kendime: Cannz cehenneme Biz de semaveri bulduk Dergilerimiz var En gzel elileri bizde ileniyor
201

95

ekicidir. inde yaanlan topraklar kendi hayal krklklarn, sorunlarn srekli hatrlatrken, bat bilinmedii lde kendinden uzaklatrc zelliklerini de saklamay becerir. Bunlar yapsal gerilim zellikleridir.202

Bizzat somutun mekn zaman iinde srekli ypranrken, el demeden duran ve kendisi neredeyse romanlardaki gizemli haliyle sunulan bat, bir yandan egzotik bir mekna te yandan zlemin meknna dnr. Birincisi, gemiin kat kurallar ok geni snrl deneme-yanlma ve benliini yaama olanaklar sunan yeni sosyal evre iinde ideal kendi gemii deil, yeni yaam biimine ve bu kltrlerin yerleik olduu toplumlara ynelir. kinci olarak bat artk yalnzca gizli bir ideal deil, elinizi uzatsanz dokunabileceiniz bir gereklik haline gelir. Bir olanak ve muhtemel bir olaslktr artk; ksacas denenmeye deer bir olaslk, bir ideal, bir serbesti, bir zlem mekn olarak karmzda durur. Kendi gereklii iinde deil, hasretle beklenen zellikleri lsnde kavuulmak istenen bir sevdaya dnr.

Anlam aranmaktadr, ama anlam berraklamaz bat zleminde, yaanlan mekndan kama ve onun bezdirici olaslklarnn tesine geme mekn olarak kalr.203
John Berger 1970li yllarda gittii Rusyada byk heykeltra Ernst Neizvestny ve Sovyetler Birliinde sanatn rol zerine Sanat ve Devrim kitabn yazar. Neizvestny muhalif bir sanatdr ve ciddi olarak yldrlmaya allr, bu nedenle ABDye g etmeyi dnr. John Berger bunun hayal krklndan baka hibir eye yaramayacan iddia eder. Neizvestny ise artk bkmtr. G eder, 1990 ylnda Sovyetler Birlii daldnda geri dner, John Berger ile bulumak iin Londraya urar. Berger Amerikadaki yllar iin szn ettii hayal krklklarn yaayp yaamadn sorar. Neizvestny ise u yant verir; Dostum, sen dou hakknda yanlyordun ben de bat.bak: Sanat ve Devrim, John Berger, Agora Yaynlar, stanbul, 2007. yukardaki szler John Berger, A Thinker of Our Time (1991) adl John Berger zerine yaplan belgeselden alnmtr.
203 202

Glauber Rocha, Pariste srgn yllarnda Brezilyadaki kltrel ortam ve kendi duygusal direncini bulamad iin, bizzat Parise aidiyet hissedemedii iin intihar eder (bkz. Erden Kral ile sylei, Zahit Atam, 14 Austos 2009, Birgn Gazetesi, s. 6). Wim Wenders, American Friend (1978) filminden sonra Amerikaya Coppolann daveti zerine gider. Hollywoodda kendini sinemann merkezi olarak gren bir yapmcnn stdyosunda evrilen bir Amerikan yapm Amerikan sinemasnn tarihin yazan da ite bu artlardr. Hayran olduum ve bana temel bilgiler veren filmler hep byle yaplm. Byle film yapmak ylesine baka ki, benim daha nce yapmcln da stlenerek pe pee evirdiim 7 filmin, yani Avrupal ynetmen geleneinin neredeyse tam tersi. Hammett benim grme gre, almak iin Hollywooda gelen (ou Alman) Avrupal ynetmenlerin sinema geleneinin bir uzants. Ben de bu gelenee uymak istedim. Bu gelenek benim iin yle bir mit haline gelmiti ve Amerikan sinemas yle

96

Tekrar etmek gerekirse, elinizi uzatsanz ulaabileceiniz batl dnya, ayn zamanda bu tip bir kiide nesnel gereklik olarak deil, topik karakterli bir mekandr; gidince yaanlacak hayal krklklar bile zlemin bys tarafndan gizlenir. Son olarak, giderek batl deerlere altnz, hatta onlar idealletirdiiniz lde kendi toplumunuza daha uzak hissedersiniz kendinizi. Kendi toplumunuza dsallarsnz,204 (yabanclarsnz da diyebilirdik, ama genel olarak kendi toplumunuzun yaamna dardan bakmaya balarsnz. Baar ve st tabaka size konforuyla sesleniyordur.) Giderek bu konfor, rahat yaama, serbest yaama, baar ve mevki olanaklar kaderin size sunduu bir ey gibi grlmeye balanr, hatta kendi sekinliinizi sevmeye balarsnz. Daha da ilginci bu kez yeni sosyal dokuda yeni durumda, toplumsal yaamdan getirdiiniz ideal davran ve hareketler kyllk/kabalk/medeniyet bilmezlik olarak kodlanmaya balar.205 Gizliden gizliye kendinizi merulatrmak iin yaptnz her akl yrtmede kendi topranza kzgnlnz hatrlarsnz. inde yaadnz toplumun normal deerleri imdi farkllk ve su elerine dnr.

uzun sre peime dmt ki, Francis Ford Coppola buraya gelmemi ve Hammetti gerekletirmemi nerince, bu benim iin kaamayacam bir dello ars gibiydi. demektedir Wim Wenders (aktaran: Uwe Knzel, Wim Wenders, Afa Sinema, Nisan 1986, stanbul s. 125). Amerikaya ve Amerikan film yapm tarzna kar yaad hayal krkln anlatt Olaylarn Gidii (1982) filmi ayn yl Venedik Film Festivalinde Altn Aslan dl almtr (ayn kaynak, s. 124) Ayrca bkz. Gldal Kzldemir, age. Neticede Trkiye'ye dndnz. NBC: Evet. Askere gittim. Askerlik, bu anarist hayat iinde ok iyi geldi. Bir ama, yaplmas zorunlu olan bir ey. Ankara'da yaptm. Yeni bir eyi kefetmemi salad askerlik. Uzun sredir Boazii niversitesi yznden kendimi yalttm, yaltmak zorunda kaldm Trk toplumunun her kesiminden insanlardan zengin bir mozaikle karlatm. ocukluk ve genliimden hatrladm, ama bir sredir unutmak durumunda olduum bir mozaikti bu. Yeniden yurduma kar bir sevgi oluturdu iimde bu. Ait olduum yeri bulmuum gibi bir duygu yaadm. Ankara gnlerim de ok yalnz geti ama en ok dndm, dnmek zorunda kaldm, en ok film seyrettiim ve kitap okuduum dnemdi. Sinema yapmaya da kesin olarak bu dnemde karar verdim.
204

Kasabadaki baba karakteri de iinde yaad sosyal dokuya dsal bir karakterdir. Wim Wendersn ynettii Alice Kentlerde (1973) filmi gazetecilik yapt Amerikaya dokunamayan, iinde yaarken dnda hisseden bir karakter zerine kuruludur. Gmen iiler iin de ne bulunduklar lke ne de anavatanlar asl mekndr: iki meknnda dsal, zgl bir psikolojik atmosferini solumaktadrlar. 205 Dostoyevski, Yaz Gezisi zerine K Notlar adl kitabnda, Rusyay kk gren eletirmen Belinski zerine tam bir Rus deerlendirmesini yapar, (s. 22).

97

Nuri Bilgenin zellikle 19. yzyl Rus edebiyatn bu kadar ok sevmesinde, Rus toplumunun da batllama/batclk/Slavclk ve Ortodoksluk atmalar nedeniyle, bu tr yabanclamay yaamas ve batnn rasyonel aklyla dounun deerler silsilesini dnya edebiyatnda en yetkin olarak anlatmas yatar.206 zellikle sevdii yazarlarn bu ikilemler zerine byk anlatlar kurmann yan sra ayn zamanda, bu deerler ve kiilikler atmasnda bir yaam felsefesi arayan yazarlar olarak Dostoyevski ve ehovun olmas son derece anlamldr. ki yazar da gndelik konumalarda ierilmeyen gereklik dnyasn, itiraflar alann, yaamn iinde deer atmas yaayan, hatta yaptklarn rasyonalize etmek iin byk aba harcayan insanlar anlattklar iin ok nemlidir. Bu nedenle ayn sreci baka topraklarda yaayan bir insan olarak Nuri Bilge Ceylan, onlar kendi srecini anlamak ve anlatmak iin temel kaynaklar grmektedir.

Bir doulu iin bat, bir yandan da grmenin prestij getirdii bir kaynaktr. te yandan neredeyse gizli bir tutkuya dnm merak kaynadr. Dolaysyla iliki kendi eitsizlii nedeniyle egzotik bir yapya brnr.207 Ama ok daha nemli bir atma daha vardr, gizlidir ve ou kere bilince karlamaz: Dou/bat atmas doulu toplumlarda byyenler iin bir tr evrensellik tar. Douda yaayan insan kendini delloya arlm gibi hisseder, reddedemeyecei bir davet gibidir Bat, kanlmaz bir biimde kendini snamaya doru dello meydanna brakr, bu meydan bat topraklardr. Doulularn batl dnyayla ilikisi tam bir problematiktir ve doudan olup da yzn batya dnenler iin gerekten sanatsal retimin de temel kaynaklarndan birisidir.208 Nitekim Nuri Bilge Ceylann ynettii klimler (2006)
206

Bkz. Carr E. H, Dostoyevski, letiim Yaynlar, 1989, stanbul (birinci bask).

207

Gldal Kzldemir, age, Yaz tatillerinde otostopla ya da bisikletle tatile gidiyordum. lk on yedi yanda gittim, otostopla. Tabii bu iliki Bat'yla ok egzotik bir ilikiydi. Gerek yzn gstermiyordu bize Bat. Kendi ruhumuzun ona uygun olup olmadn da hissettirmeyen bir ilikiydi. Daha ziyade dnnce anlatlacak maceralar zinciri gibiydi bu yolculuklar Daha sonra okul bitince hi sorgulamaya bile gerek kalmadan yazgm yaamaya gittim.
208

Satyajit Ray, Bengallidir. Bengal, Hint Rnesansn yaam bir kenttir, eitimli kesim ngilizceyi mkemmel derecede bilir, Rayda batl sanat eitiminden gemi, kkl bir aileden gelmektedir. Apu

98

filmi neredeyse Dou/Bat ilikileri asndan temel problematik olarak incelenebilecek filmlerden birisidir. nk iinde yaad toplumda iki farkl kesimi temsil eden kadn zerinden kendi toplumsal yaamnda yabanclam bir erkein ilikisi zerine kuruludur. Bir baka eliki kayna, belki de temel eliki ekseni, douda byyp de batyla yzleenler iin, dounun deerleri ve yaam tarznn alma isteine karn, batl ahlaki kodlarn ounlukla bir tr ruhsuz gelmesi gibi, bir tr deersiz gelmesi gibi bir eliki daha yaanr.209 rnein ak ilikilerinde serbestlii savunabilen bir doulu, bir ak yarasnda, bir anda kendini doulu deerlerin karmaasnda bulur, deerleri batllam olsa bile, tepkileri (responses) douludur ve bundan istese de kolay kolay kurtulamaz210. rnein bir terk edilme ya da sadakatsizlik durumunda batl gibi kolayca aamaz, erkek, rnein, kanlmaz biimde kadnn sahiplenir, kendi otoritesini gizliden gizliye sever, dounun kendine sunduu stnlk payelerinden yararlanmay, hatta rantn yemeyi bile deneyebilir, hi reddetmez. Ya da batllarn zevk aldklar gndelik yaamn elerinden ayn tad almaz, gizliden gizliye manevi stnlk grr kendisinde. Dahas doulunun batl karsnda yaad aalk kompleksi hayatn gizli kurallarn ona ok daha iyi retir, stat karmaasn ok daha iddetli yaar, sevip saylmay ve mevki edinmeyi ok daha fazla ister. Ayn ekilde, gururu ok daha belirgindir, baskndr, olaanlatramaz batl nezdinde kendini. Bir baka nemli atma noktas da itiraf etmekten ok daha fazla ekinir211, kendine zel hayat nezdinde daha kaln duvarlarla korunakl bir liman kurar212, ahlaki kodlar ok

lmesi, bir Doulu tarafndan Douyu anlatmak iin yaplm olmasna ramen, batl anlat yntemlerini mkemmel olarak kullanr. Bak. Armes Roy, Third World Film Making and The West, age, s. 231. Dostoyevski de byk romanlar olan Ecinniler, Su ve Ceza gibi eserlerine Avrupada balam ve esin kaynan ve felsefik almalarn batl literatrden tretmitir. Bkz. Carr, Dostoyevski, Blm XIV, Ahlaki Sorun Su ve Ceza (s. 177188), Blm XVI, Ahlak ve Politika Ecinniler (s. 203214). 209 Ziya Gkalp batl sosyolojiyi renirken, kendi dinsel inanlarn kaybedince intihara kalkr, yaralanr ve beynindeki kurun ieride kalr. Bu, sonraki ylarda erken lmesine yol aacaktr. Ancak dinsel inanlarnn sarslmas byk bir ruhsal bunalma yol amtr. 210 klimler (2006) filminde sa, Serapla ilikisinde daha batl yzne sahiptir, ama Bahar ile ilikisinde ve onu sahiplenmesinde daha doulu bir kimlik ne kar. Nitekim Bahar hakknda, hele bir baka kadndan bir eyler rendii zaman hemen pr dikkat kesilir, kimseye sylemeden, hatta yanl bilgi vererek ilk frsatta stanbuldan Arya uar. 211 klimlerde (2006) Yusuf kendi zaaflar, ilikileri, hayat zerine konumaktan itina ile kaar, kendi zel hayatn saknrken, etrafndakiler iin dikkatli bir gzlemcidir. 212 Uzak (2002) filminde Mahmut kendi zel hayatn hi sze dkmez, ama Yusufa olabildiince her eyini anlattrr. Kendi zel hayatn bir adaca dntrmtr, ie kapanm, ilikilerinde son derece ketum ve ayn zamanda insan ilikilerinde sakngandr.

99

keskin, ahlaki yarglar ok daha gldr. Doulu iin bat bir tr macera alan gibidir, yasaklarn azl ve hogrnn okluu orannda, arlklarn ve bencilliklerini yaayabilme mekn gibi zgrlkler tar bat. Bu ve benzeri durumlar, doulu iin batyla yzlemeyi srekli atma konusu haline getirir, hem batya hem de douya dsallar. Bu nedenle batnn macera meknna dnmesi normaldir, hatta bat bir tr kendi tarihine de dsaldr. Batl dnyada yaadklarn kendi tarihine, kendi dnyasna yanstmaz gibidir. Orada yaplanlar aidiyet hissinin azl lsnde benliin derinliklerinde yeterince ar yaralar da amaz, gizliden gizliye ait hissettii ve belki de kurtulamayaca dou, kiinin gerekten kendini tanmlama mekn olarak durmaya devam eder.213 Douya dndnde de batya gittiinde de kendi tarihini ve kimliini dounun dnyasna kar hesap verilecek bir eye dntrr214. Bat rasyonel, bireyci, bencil olduu kadar, ayn zamanda reddedilmi, telenmi, aidiyet hissinin yaanmad bir mekn gibidir. Anlam aramak iin oraya gidenler, orada anlam bulmazlar, geriye dndklerinde ise ok daha kanaatkr bir ekilde, daha dingin bir srete, yaamlarnda srekli deerler karmaas olacak ekilde, douyu kendi atmalaryla sevmek bir gelenek gibidir.215 Bir tr normalleme dnemi gibidir bu. Ancak bu kez dounun yaam biimine ve deerlerine de yeterince dsallamtr. Bir tr yersiz yurtsuz birine dnr,216 ancak artk normallemi gibidir, aradklar, douya kar isyan trplenmi gibidir, artk yaamnda ifte su verilmi elik gibi dayankl ve direnlidir, ayn zamanda benliinin derinliklerinde srekli olarak iki kltr karlatran, meseleye iki farkl kltrden bakan, deerleri iki ynl inceleyen farkl
Yurtdndaki insann kendi memleketinden haber almak istemesi bir tutkuya dnr. Bunun nedeni aidiyet hissinin kkl oluundan gelir. Bir gn dnlecek bir sla olarak grlr. 214 Yeni ran Sinemasnn mimar olan ranl ynetmenlerin Batya gidip film yapmama isteklerinin ve baskya kar randa kalma isteklerinin gerekesi, Rochann ve Ylmaz Gneyin kendilerini Pariste bir bakentte deil, srgnde hissetmeleri hem aidiyet duygusundan hem de deerler dnyasndandr. Kltr sanlandan ok daha derinlere ileyen bir katmandr ve insann kimlik kartnda kendi sandndan daha derinlerde bir iliki kurar. Sla hasretini pek ok insann yola kmadan ekmeye balamas bundandr. 215 Nuri Bilge, Trkiyeye geliinde askerlik zamannda Vatanm sevdim (Gldal Kzldemir, age) diye anlatyor. Eer Trkiyeden gitmeden nce bu konuda konusayd, Yurdumu seviyorum diyecekti. O kadar gl bir geri dn yaamtr ki, yurt yetmez, daha derinden gelen ve daha nceleri kar olduu literatrden bir szckle vatan szcn kullanr. 216 Edward Saidin otobiyografik eserinin ad Out of Placedir. Yerin Dnda anlamna gelir, Trkede Yersiz Yurtsuz adyla, letiim Yaynlarndan 2010 ylnda kmtr.
213

100

bir insan vardr. Nuri Bilgenin ok sevdiini syledii Yasujiro Ozunun Ekinoks iei217 filminin ana elikisi doudan batya gelmi ya da doulu olmann ifte karmaasn yaayan insanlar iin neredeyse tipik bir durumdur. Ekinoks iei filminde, batl dnyann deerlerine ve modernliine yaknlk duyan bir baba, ocuklarnn modern ilikilerini kabul etmede zorluk eker. Gen kznn durumunu kabul edemeyecek, kz da babasna kendi isteklerini syleyemeyecektir, durum mitsizlie dnr. Kznn yat olan bir kz arkada, bir bakas zerinden hikyeyi olduu gibi babaya anlatr, onun modern yzne seslenir. Bakasnda normal grd ve hatta ho grlmesi gerektiine inand davrann kendi ocuu zerinde olmasn baba kabul edemez, ama nce onaylad, hatta meru olarak grd iin, istemeye istemeye, hatta yz kzara kzara kabul etmek durumunda kalr. Sorun tatlya balanr. Ekinoks gece gndzn eitlendii zamanlara denir, filmin adnda modern bir doulu iin, kendi personasndaki modern kimlik ile kendi aile ve sosyal yaamndaki ilikilerin birbirine uyumlu hale getirildii bir eitlenme yaanmas anlamnda bilinli olarak kullanlmaktadr. Nuri Bilgeye Japon modernlemesinin sonularn anlatan Ozu, dounun kltr, geleneksel yaam ile modernleen Japonyann yeni kimlii ve tarihten getirdii davran ve hislerle atan yz zerine odaklanan bir ynetmen olarak Ozu, nemli gelir. Kendi i dnyasnda sk sk yaadklarn etkileyici/yaln/berrak bir ekilde anlatan bir sanaty ruhsal arkada olarak grr. nk bizzat kendisi dou/bat karmaasnn rndr. Bu anlamda biyografinin temel tezi yazlabilir: Nuri Bilgenin sinemasal yaratsnn merkezinde dou/bat atmas yatar. kinci olarak, doulu dnyaya da batl dnyaya da belirli bir dsallkla bakar. kinci tez olarak, Nuri Bilge Ceylann sinemasnda yapsal bir aidiyetsizlik hissi olarak kendini gsterir dsal bakma durumu, tpk Nuri Bilgenin zel yaamnda olduu gibi. Bunun dorudan sonucunu nc tez olarak yazarsak, Nuri Bilgenin her trl resmi ilikilerden, kalabalklardan, dayatc sosyal normlardan, sinemada byk ekiplerden, resmi onay mercilerinden kanmasdr. nk o tr her eit topluluk iinde kendini dsal olarak hisseder; oradadr, ama o meknn iinde kendini hapiste hisseder. ki toplum iinde yaamtr. Drdnc tez
217

Yasujiro Ozu, Higanbana, Equinox Flower (Ekinoks iei), 1958, Ozunun ilk renkli filmi.

101

olarak, kendine kaln bir zrh rmtr, i dnyasn ve toplumsal ilikilerini zorlayabilecek her eyden ekinir. Beinci olarak ise, Nuri Bilge iin anlam ve anlamlandrma abas en gl ihtiyatr218, bunun nedeni de deerler ve idealler dnyasnn sarslmasdr. Ne doulu olma ne batl olma sreci, iki toplum iinde de yaama, ikisine de yeterince aidiyet hissetmeme, ayn zamanda ikisine de dsal olarak bakabilme durumu, anlamsal ve deersel bir belirsizlik yaratr. Sonu olarak insan kendi deerlerini, anlamlarn, ahlaki kodlarn yeniden yaratmak durumunda kalr. Bu anlamda (gnmze kadar) son filmi bata olmak zere (Uzak, klimler, Maymun) srekli deerler arasnda atma olan insanlar ve atma zerinde younlaan anlatlar zerinde durmas son derece anlalr. Ayn ekilde, filmin nn de hem bat toplumlarnda hem de dou toplumlarnda karlklar bulmas da normaldir, elbette her bir toplumsal yap kendi penceresinden filmleri okuyacaktr.

5.1.1 BATI VE NUR BLGE CEYLAN LKS Yazgsn yaamak iin batya giden Nuri Bilge, orada idealize ettiklerinin yaatt yenilgileri tadacaktr. Batyla yzleme denilebilir buna; sistematik olarak yaananlardan sonular karlabilir, Nuri Bilge Ceylan batl dnyada yaadklarn samimi bir itiraflar sistemi gibi anlatmaktadr. Yaanm olan btn duruluu iinde dile getirmektedir. Bu nedenle yaananlar akliletirilebilir, genelletirilebilir, dersler karlabilir hale gelmektedir. Burada kritik halka uymu gibi grnyor: Bat'nn

218

Nuri Bilge Ceylan, hayatn adayaca, eylemlerini merulatraca bir anlam iin, tutunacak bir dal aramak iin Batya gitmitir. Batdaki yenilginin ardndan ka dinamii devam etmi, bu kez tam tersine douya ynelmitir. Hayat bir tr kaarak yaamaktadr: Ama onun da bir nihayeti vardr. Bkz. Gldal Kzldemir, age, Yollarn da bir yardm olmad yani. Hi. Nereye baksam her yerde ayn aa, ayn bulut. O zamana kadar 'seyahat denen bir ey var olduka anlamszlk sorunuyla yz yze gelmem' diye dndm halde, ilk defa seyahat ya da macerann iimdeki boluu dolduracak potansiyele sahip olmadn dndm. Sonra bir Budist tapnann zerinde oturup dalar seyrederken, birdenbire Trkiye'yi ok zlediimi dndm ve geri dnmeye karar verdim.

102

deerleri yava yava ruhuma uymayan deerler olarak grnmeye balad.219 ncelikle vurgulanmas gereken, Trkiyede ok iyi bir okulda, iyi bir eitim sonras, bir batl dili iyi bilen, bir sanat kolunda ok yetenekli bir insan, btn statsn ve sekinliini brakarak, batya (bu rnekte Londraya), kapitalizmin bir dnemki bakentine, gidiyor. Orada bir vasfsza dnyor, en sradan ileri yapyor, ama gizli olarak kendi vasflarnn bilincinde olan birisi. Asl problem Trkiyede edindii

219

Gldal Kzldemir, Radikal Gazetesi, 21 Aralk 1997, ags,

Londra'ya gittim. Az bir parayla. Ama zaten macera yaamak bir st deer gibi grnd iin ok da fark etmiyordu. Londra'da bulaklk filan gibi herkesin bana gelen ileri yaptm. Market hrszl filan yaptm. Hatta zel sefere ktm bile olurdu. Elektrik mhendisi bir market hrsz gibi. Evet. Elektrik mhendislii meselesiyle nc snfa geldiimde aram almaya balamt. likimin adamakll derinlemeye balad fotorafla yeni bir yol izleyeceimi dnmeye balamtm. Hi yakalanmadnz m? Market hrszl yaparken yani? ki defa yakalandm. kincisinde on be yanda bir ocuk beni kolumdan tutup dar atmt. Sendeleyerek insanlarn arasna ktm. ok aalandm hissettim. lk defa gururumun gerekten incindiini hissettim. Sokaklarda insanlar grmeden yrdm uzun sre. nemli olan almak deil yakalanmak galiba. Yakalanacan dnmyor ki insan. Yolda yrrken bir aynayla karlatm hatrlyorum. Yzm o kadar maskesiz grmemitim. Bu yakalanmayla gelen aalanma duygusu iimde bir eyleri tetikledi. Zaten bir yandan iimde oluan anlamszlk duygusu giderek bymeye balamt. Bat'nn deerleri yava yava ruhuma uymayan deerler olarak grnmeye balad. Bir gn, bir kitapda Himalayalar zerine bir kitaba rastladm bu doudan medet ummak gibi bir eydi. Kitapta anlatlan eyler ok ilgimi ekmiti. aldnz m? Onu deil ama ok kitap aldm. O yakalanmadan sonra ise hibir ey almadm. Kitapla birlikte Bat'y terk etmeye karar verdiniz galiba. Bat'y bir daha dnmemecesine terk etmeye karar verdim. O zamanki duygum buydu. imdeki boluk ve anlamszlk duygusu iyice bym durumdayd. ok yalnzdm. nsan ilikileri ok zor gelmeye balamt. Bat'yla aramda ok byk bir mesafe olduunu hissetmeye baladm. Atina zerinden Nepal'e utum. Himalayalar zerinde 400 kilometre yry yaptm bir iki ay iinde. Fakat aradm anlam bir trl gelmiyordu.

103

vasflarn kullanmak istemedii, o vasflarla dolu bir yaam srmemeyi setii iin Londraya gitmi olmas. Rutin hayatn bouculuundan kam. Dolaysyla, Londrada bir tr minimumda yaamaya gitmi. Ancak kendi vasflar, kendi arzular, yaam karsndaki tavr karakterimizin minimumla kendisini snrlamaya yetmesi mmkn deil. Bu nedenle minimumu en kolay yollardan artrmaya alyor. Bu elikinin doal sonucu udur; bir tr minimum yaam standartlarn vasfsz ilerde alarak kazanmak, ama minimumla yetinmeyen entelektel, sanatsal, ruhani ihtiyalarn seferlerle, bir tr yamaclkla, bir tr gaspla, bir tr hal seferiyle karmak. Elbette bu arada minimumla yetmeyen durumlar iin maddi gereksinimler de karlanmal. Sefere kmann doal sonucu yamaclktr, ama te yandan sefere kan kii gittii yere kendisini ait hissetmez, bu nedenle kendine zel haklar tanr, kendi yaptklarn gittii ya da bulunduu yerin kurallaryla deil, zel kurallarla donatr220. Ta ki bir g ona bunu yapamayacan hatrlatana ya da kabul ettirene ya da zorla dayatana kadar. Vasfl bir insan vasfsz iler yapmak durumunda kalabilir, ama bu tr durumlarda o i ona ar gelecektir, nk kendini o ilere de yaktramaz. Karsnda hizmet ettiinden de yannda alan insana da gizlice tepeden bakar. Kendi
220

Seferilik denilen konu insanlk iin ok nemlidir, sefer insann kendi yaad yerdeki kurallardan ayr bir kurallar sistemine, bir tr zel durum olarak anlma zelliine eitli kltrlerde- hem douda hem de batda sahiptir. rnein slamda Seferi insan iin dinin belirli kurallar geici olarak kaldrlr, daha sonra yeni yerleim yerinde uygulanmak zere. Ayn ekilde Kadim Yunan kltrnde de yolcularn, obanlarn tanrs vardr, normal bir hayatn dnda yaayan insanlar iin koruyucudur. Hermes ayn zamanda hrszlarn da Tanrsdr ve yolculuk srasnda ne bulursan onunla yaarsn dncesi vardr: Hermes yolculuk yaparken ayn zamanda yerleim yerlerindeki insanlarn saldrlarna kar da insan korur. Bkz. Norman O. Brown, Hermes the Thief: The Evolution of a Myth, s. 3, (Madison: University of Wisconsin Press), 1947.

http://books.google.com.tr/books?id=BzNfeQSXKfcC&dq=%22Hermes+the+Thief:+The+Evolution+of +a+Myth%22&printsec=frontcover&source=bn&hl=tr&ei=3Z0aTIK3BISclgen6e2sCw&sa=X&oi=book _result&ct=result&resnum=5&ved=0CDEQ6AEwBA#v=onepage&q&f=false (18 Haziran 2010) Hermes Yunan mitolojisinde habercilerin en byk tanrsdr, buna ek olarak Yeralt dnyasna giden yolun Tanrsdr. Arcadiada Silen dalarnda domutur, bir Olimpos tanrsdr, snrlarn hkimidir, seyahat edenlerin yol gstericisidir, ayn zamanda obanlarn ve sr gdenlerin yoldadr. Ama bizzat bunlar arasnda seyahat edenler, obanlar, sr gdenler, snr geenler iin atfedilen iki zellik olan hrszlarn ve yalanclarn da tanrsdr. Sembol ise kanatl terlikler, kanatl apka ve liri karlnda Apollonun ona verdii ift bal bir ylandr. Bu adan ticarette normal d alverilerin, airlerin ve yazarlarn szlerinde hayatn teki yznn koruyucu tanrs olarak ne kar. ift bal ylan daha sonra tbbn genel sembol olarak gnmze kadar gelmitir.

104

yeteneklerinin farkna vardka yerleik kurallar zorlayacaktr. Aidiyet hissetmedii durumlarda ise kurallar gizlice yok saymann rahatlna bavuracaktr. Btn bu denklemler sonucu seferlere klr. Ama vasfsz bir insann kolaylkla devam edebilecei ya da baka bir aresi olmad iin devam edebilecei, iinde kin biriktirse bile bunu kolaylkla yok sayabilecei ya da stesinden gelebilecei bir olay kolundan tutulup tepeleme marketin nne frlatlmak- vasfl bir insan iin ok derinlerinde bir sarslmaya neden olur. Bir yandan yapt eyin su olduu ve adice bir eylem olduu kendine hatrlatlmtr, te yandan ise kii karsndakinin yzne gizli niteliklerini haykrmak ister. Ama karsndaki bacakszn da ona bu kadar yeteneklerin varsa sefere niye kyorsun sz karsnda ezilecek, kendi nezdinde utanacaktr. Bu eliki atmann ok daha isel olarak yaanmas anlamna gelir. Marketin ok uzaklarna gittiinde, biraz nce olmu olay bilmeyen insanlarn iinde olsa bile o bunu dnemez, nk ok derinlerde kendi kendini de ayplamaktadr. O ayna karsnda, orackta srd yaamn sefillii yznden grnmektedir. Giderek bir hie dntn, sradanlatn anlar ya da kabul etmek zorunda kalr. Artk bu hilikten, bu vasfszlktan, bu erdemsizlikten, bu aidiyetsizlikten, hibir yere ait olmamaktan utanacaktr. Ayn ekilde kii gizli gizli unu da bilir: Yapt ey aslnda kendinden kamaktr, kendini btn vasflaryla birlikte ki bunlar aslnda potansiyel olarak vardr ve kii bunlarn varln i dnyasnda bilir- sfr noktasnda yaamaya mahkm eden, kendinden kama isteidir. Peki, kii kendinden niye kaar? Bu ok ciddi bir soru: airin dedii gibi Herkesin kendinden kaaca yerlerde/ sen kamayasn diye221 diyebilmek hakikatte ok zordur, Nuri Bilgenin durumunda bu ka isteinin, bu derin aidiyetsizliin kkenleri babasnn yaad hayal krklnda

zdemir Asaf, Dng, iek Senfonisi, 4. Basm: Yap Kredi Yaynlar, stanbul, 2010, s.23. iirin tamam u ekildedir: DNG Hepsinin gelmesini bekleme/ Bir kii gelmeyecek./ Sen almayasn diye,/ Korkmayasn diye,/ Dnesin diye.. Kendine yetmen iin../ Herkesin kendinden kaaca yerlerde/ Sen kamayasn diye. Gelenler gitmeyecekmi gibi../ Doumlarda lmlerde/ Duyasn diye. Bildiini bildirmek iin/ Bilmeme'yi renmelisin./ Tam kalasn diye. Hepsinin gelmesini bekleme,/ Sen var olasn diye./ Bir kii gelmeyecek,/ Sen, bir olasn diye.

221

105

bulunabilir222. O hayal krkl o kadar derindir ki bu tankln karsnda Nuri Bilge kendini gsz ve savunmasz hissetmektedir. deallerini kaybeden insann hayal krkln sanlandan ok daha serttir. Nuri Bilge bu hayal krklnn nedenlerini bilinli ya da bilinsiz olarak dnm olmal: Nuri Bilgenin verdii yant da aslnda belirsiz deildir, ona gre insan zayf bir yaratktr. Onun iin kendinde bir farkllk grmektedir, bu farklln etkisiyle farkl olmann getirdii yklerin son derece hakl olduu halde, kendisine su olarak yneltilmesi abalarndan nefret etmektedir. Farklln kkenlerinde safl bulmuken, ikiyzl ilikilerin saldrgan ynelimleri altnda kendisini bir tr trpleyen, sradanlatran her eyden kamaktadr. Nuri Bilge kendi gereini ya da onun deyimiyle anlamn bulamamtr, aslnda kendisini aramaktan kamaktadr. nk temel ve kkl uralardan da kamaktadr. Farkl olann kendine en uygun alan bulmas zordur, ama bulsa ya da bu alan sezse bile, kendi seimini merulatracak, ona saygnlk getirecek, kimlik kazandracak alan iin yllarca sebatla almas gerekir223. Nuri Bilgenin o zamanki yaamnda sebatla giriip didinerek alp baarsz olduu bir alan yokmu gibi duruyor. Nuri Bilge aslnda kendinden korkmaktadr. Denemeden, retmeden, baarszlk korkusu yaamaktadr. Ki bu korku devam eden yllarda srarl olmaya devam edecektir. Baarsz olma korkusu derindir, hayal krkl yaama korkusu gldr, tutunaca alan bulurken

Aidiyet hissinin gerek karl baba topradr. Baba topra ise anayurt iinde bulunur. Topran sevmemek genel olarak kibir ile ilikilendirilmektedir: bkz. Coriolanus, William Shakespeare, ev: Blent Bozkurt, 2 Basm: Remzi Kitapevi, stanbul Ekim 2000. Bu etkileyici oyunda Shakespeare, savatan byk zaferlerle dnm komutan Coriolanusun halkn ve topranda yaayan insanlar kibri yznden sevmemesi ve kahramanlna ve kendi suretine, mevkisine, yceliine k komutann kibrinin nasl felaketlere yol atn anlatmaktadr. Semih Kaplanolu, 1980 askeri darbesinin bir tr insan kendi toprandan kopardn, insani tepkilerini verememenin eziklii iinde, halkna ve siyasi temsilcilerine kar yaanan soukluun kendi yurdunda srgn yaamn getirdiini belirtiyor (Semih Kaplanolu ile Sylei, Zahit Atam-Metin Kaya, 15 Haziran 2010, Kaplan Film Ofisi). Turgut zal iin de referanslarn ounluunun bat ve zellikle ABD olmas bu aidiyet hissinin yetersiz ve paralanm olmasnn gstergelerinden birisidir. Bir Baba figr olarak Siyasi iktidar, kendi yurdunu yurttalara yasaklar ve basklarla yaanlamaz hale getirdii iin, srgnlk hissi ve aidiyetsizlik genel bir zellik kazanmtr. 223 Oysaki Nuri Bilgenin isel enerjisi tkenmi durumdayd, hayat rlantiye alma, her eyden kama, kendini brakmak isteiyle doluydu. Edebiyat tarihinde bu his zerine kurulu pek ok roman vardr. Aidiyet ve kendini adayabilecein toplum bulamama hissi, derin bir boluk getirmektedir. .

222

106

pek fazla ncln bulamamaktadr. Denememenin, srarla retmemenin getirdii yorgunluun verdii atalet iinde kendi kendini bomaktadr.224 5.1.2. Aalanma, stben, Kendini Sorgulama ve Hayatla Barma
Uygarlk, kendisine kar duran saldrganla ket vurmak, onu zararsz klmak, belki de ortadan kaldrmak iin hangi aralar kullanr? () Bunu, bireyin geliim yksnde inceleyebiliriz. Bireyin saldrganlk arzusunu zararsz klacak ey nedir? Tahmin edemeyeceimiz, hlbuki son derece ak olan, garip bir eydir bu. Saldrganlk ie atlr, iselletirilir, ama aslnda gelmi olduu yere geri gnderilmekte, yani bireyin kendi beynine yneltilmektedir. stben olarak benin geri kalan blmlerinin karsnda duran ve vicdan biimini alarak, benin aslnda bakalarnda, yabanc bireylerde tatmin etmekten holanaca ayn kat saldrganlk eilimini bene kar gsteren bir ben blm tarafndan devralnr.225

Nuri Bilge Ceylanda stben byk oranda babasndan etkilenmitir, onun etkisiyle ekillenmitir. Baba hem baarl, hem de saygn bir kimliktir. Babann idealizmine karlk, gittii anakkalede kyller, eraf ve memurlarla yaad atmalardan dolay yaad hayal krkl Nuri Bilge Ceylanda ksmi olarak yurduna kar bir tepkiye dnmtr. Yurdunun insann reddetme, onu sulu grme ve ondan kamaya ynelik bir eilimi temsil eder bat. Ama stbenin asl muhatap olduu kimlik olarak baba, Nuri Bilge Ceylan iin srekli hesap verilen birisi olarak ok canl biimde yaamaya devam eder. inde yaad topluma kar yeterince yneltilemeyen saldrganlk, onu reddetmeye ya da olabildiince yadsmaya dnmtr. Vicdani olarak hayal krkl yaayan baba, hem baarl hem de idealist ve saygndr, toplum ve yurdunun insan ise yetersiz ve bencildir.
Bkz. Gldal Kzldemir,age, Fotoraf tmyle braktm. Fakat yine de bir trl film yapamyordum. Korku, gvensizlik hali var. Srekli erteleyecek sebepler de buluyorum gibi geldi. Ertelemek iin uydurduum bahaneler, yzlemekten korktuum bir gerei sakladm duygusu uyandrd bende. Neydi onlar? Yeteneksizlik korkusu olabilir. nk mesela bir trl bir senaryo yazmay beceremiyordum. Bylece yllar geti. Sonra bir ekilde 20 dakikalk ksa filmim Koza ortaya kt. Koza, artk film retemeyiim konusunda kendime ettiim ikenceleri sona erdirmek iin giritiim bir deneme gibiydi. ekimler bir yl srd. Senaryo yoktu. El yordamyla sezgilerimle, alglarmla yakalayabildiim bir dnyay elle tutulur hale getirmeye alyordum. Diyalog yoktu. Kendimi frlatr gibi baladm ilk filmimi ekmeye. Koza ortaya kt. Neye benzedii konusunda hibir fikrim yoktu. nk seyrettiim filmlere benzemiyordu. Fakat Cannes Film Festivali'ne kabul edilince biraz kendime gven geldi. renmeye altm sinema tekniini en ok bu filmin ekimi srasnda rendim. Sigmund Freud, Uygarln Huzursuzluu, ev: Haluk Barcan, kinci Bask: Metis Yaynevi, Kasm 2004, stanbul, s. 7879.
225 224

107

Nuri Bilge Ceylann babas kat bir stbene sahiptir, ideallerine sk bir ekilde baldr, yurdunun insan ise benini ok daha ne karr, Nuri Bilge Ceylan ahlaki olarak babasn meru grr. Halk ise bencillii lsnde teler, ama halka kar kacak bir ey de yapamayacan, sonunda babasnn da bir zm olarak ancak inzivaya ekildiini gzleriyle grmtr. Bu nedenle hayal krkl yaamamak ya da inzivaya ekilmekten korktuu iin, batya gider. Ka eklinde bir k yoludur bat.
Kat stben ile hkimiyeti altndaki ben arasndaki gerilime sululuk duygusu deriz; bu, kendini cezalandrlma gereksinimi eklinde da vurur. Yani uygarlk, bireyin tehlikeli saldrganlk arzusunun stesinden, bireyi zayf drerek, silahszlandrarak ve bireyin, tpk ele geirilmi bir ehirdeki igal kuvvetleri gibi, bir i merci tarafndan gzetlenmesini salayarak gelir.226

Dolaysyla, babasnn stbeni (onun idealleri ve emei/abas ile) halkn beni arasndaki atmay gren Nuri Bilge Ceylan, halk ardnda brakarak, kendi benliinin derinliklerinde babasn yaatarak Trkiyeyi terk etmitir. Ama ngilterede bulunduu yllarda, bir baka benle karlat, bu ben hem kendi beni hem de batl bencil ben idi. Bu karlama da, kendi benini tatmin etmek iin rpnrken ya da sefere karken, kendinden kaarken yakaland ve bir anda kendini plak grd. te o anda kat eyi grd, babasnn stbeninin nnde kendini hissetti, yapt btn uslamlamalar kt, kendini sulad, sradanlamadan, vasfszlamadan rkt. Kat bir stben olarak babas denemi ve hayal krkl yaamt, ama halkn benini sulu gren Nuri Bilge Ceylan, imdi kendisinin de onlar gibi olduunu kefetmiti. Aalanmt ve kendini savunamyordu. Baty terk etti, bir baka yere gitti. Orada da hayal krkl yaaynca yurduna dnd ve halkyla yz yze geldi, bu kez o beni sevdi ve sevgisini vatanm sevdim olarak ifade etti. Aslnda kendisiyle bart ve kendisini gerekletirme gcn bulduu anda sylenmitir bu sz. Uzun yllar sonra gelen, Cannes Film Festivalinde 2008 ylnda Maymun ile en iyi ynetmen dln aldnda, Bu dl tutkuyla sevdiim yalnz ve gzel lkeme
226

Sigmund Freud, age, s. 79.

108

adyorum227 dedii zaman, oradaki yalnz ve gzel psikanalitik olarak stben olarak babas (yalnz), gzel olan annesi ve halk idi. Yllar sonra kendisiyle barmt ve halkn da, Trkiyenin insann da, hep korktuu inzivaya ekilmeden nce meru bir baar elde etmeyi ve kendi bana ayakta kalmay salam, baarm olmann gcn de hissetmitir. Yine insanlar iinde kendini yalnz hissetmekteydi, ama o insanlarla, o halkla, o halkn gereiyle (beniyle) barmt. Ka, geri dnp byk bir baaryla talandrlmt. 5.1.3 Bir Terapi Olarak Baar Bir hamle yaptnda gelen baarlar, bir tr terapiye dnr. Nuri Bilge artk kendini tanml hissetmektedir. Eer ngiltereye o ana geri dnersek, o marketten atldnda, derinden gururu sarslmtr. O caddelerde yrrken ruh hali nasld? Kendi deyimiyle yzn hi o kadar plak grmemiti. te o caddede Nuri Bilgenin ne dndnn tm insanlk tarihindeki en iyi anlatmn zaten kendisi de ok sevmektedir: Nuri Bilge o caddede Raskolnikovun cinayeti ilemeden nce yapt rasyonalizasyonlar yapmann kifayetsizliini grd iin gszdr, artk kaacak hibir sanal akliletirmesi kalmamtr. Artk anlamn bulmay ya da en azndan aramay erteleyemez. Nuri Bilgenin yz o anda o kadar plaktr, nk savunma mekanizmalarnda rettii btn kaamak noktalar, yani savunma mekanizmalar yklmtr. Gizliden gizliye bilmektedir ki bu anlam Londrada deildir. nk sevgisizliinin gc o kadar bymtr ki artk Londrada yaamasna da kolay kolay izin vermez. Dahas Londraya da dardan bakmas gerekir. Mekn deitirir, bir baka nemli nokta da sevgisizliinden yorulmutur, sevgisizlii Nevrotik yapsn beslemekte, eyleme geecek gc kendisinden almaktadr228. Artk sz deil eylem

Bkz. Maymun DVD, Bonus DVD, Cannesda dl treni konumas. Bkz, Gldal Kzldemir, ags, Kitapla birlikte Bat'y terk etmeye karar verdiniz galiba. Bat'y bir daha dnmemecesine terk etmeye karar verdim. O zamanki duygum buydu. imdeki boluk ve anlamszlk duygusu iyice bym durumdayd. ok yalnzdm. nsan ilikileri ok zor gelmeye balamt. Bat'yla aramda ok byk bir mesafe olduunu hissetmeye baladm. Atina zerinden Nepal'e utum. Himalayalar zerinde 400 kilometre yry yaptm bir iki ay iinde. Fakat aradm anlam bir trl gelmiyordu.
228

227

109

dedii andr buras, sze balayabilmek iin eyleme gemesi gerektiini de bilir. Artk aidiyet de hissetmedii topraklar terk etmek ister, aslnda yakalanma korkusundan te aalandn hissettii anla yzlemekten de korkar. Bu korku o kadar gldr ki bir daha denemeye bile kalkmayabilir. Kii ne kadar vasflysa, bu sarsnt o kadar sert ve kesin olur. Eer devam ederse, bu kez gittike arszlaacaktr. Bu ise ayr bir korkunun kaynadr.229 Reddetmeye ya da yok saymaya alt btn kurallar tekrar yeniden karsna dikilir. Kendi kimliini aramak zorundadr, gizli uzlamalarn, kendini azmsamann, kk baarlarn, yersiz yurtsuzluun, deersizliin kendisi yk haline gelir. Aidiyet ve hayatn anlam iin bu kez sefere kar. Ayn zamanda oradaki ilikilere daha fazla dayanamayacak kadar yorgundur. Londradan ayrlrken, ayn zamanda yzlemekten kamaya alt travmasndan da kamaktadr. kili bir durum vardr burada: bir yandan Trkiyeden zaten rutin bir hayatn iine karmak, her gn takm elbise, ya da ona geldii ekliyle niforma giyerek ie gitmek, hep ayn rollerle insanlarn karsna kmak, yaratclk olarak grd eyleri yapamadan kendini bir tr mekanikletirerek i hayatnn iinde kaybolmak istemedii iin ayrlmt230. stelik bu rol babas bir ekilde oynamt, sonu hayal krkl idi. Londrada bunu deneyebilir miydi? lk nce bunu istemezdi, ikincisi ise bunu yapabilmesi iin Londrada nne kan kurallar ve engeller ok daha fazla olacakt. Seferlerde artk olanaksz olduuna gre yaamak iin ok daha uzun saatler ve gnler vasfsz ilerde almak da bir seenek deildi. Ayn zamanda yaad travmadan da kamak

Yollarn da bir yardm olmad yani. Hi. Nereye baksam her yerde ayn aa, ayn bulut. O zamana kadar 'seyahat denen bir ey var olduka anlamszlk sorunuyla yz yze gelmem' diye dndm halde, ilk defa seyahat ya da macerann iimdeki boluu dolduracak potansiyele sahip olmadn dndm. Sonra bir Budist tapnann zerinde oturup dalar seyrederken, birdenbire Trkiye'yi ok zlediimi dndm ve geri dnmeye karar verdim. Nuri Bilge ritelden, tekrardan, boluktan, yapay ycelerden bkmtr, her trl yceletirmeyi grp arkasndaki bolua baklarn dikmektedir. Bu boluk da Nuri Bilgeyi bomaktadr. 229 Bu soruyu kendine sormu olmal, nitekim kendisinin de gnlden bal olduu Dostoyevskinin Su ve Ceza romannda kii kendi eylemini merulatrmak iin sonu gelmez uslamlamalar yapar, ama sonunda iindeki insana ya da iindeki bene yenilir, btn uslamlamalaryla birlikte yenilir ve ruhani k yaar. Bundan kurtulmak iin hrszl ya da sefere kmay tmden brakr. . 230 L. mer Akad da niversiteden mezun olduktan sonra, dzenli bir iin kendisine gre olmadn, hayatn, sonsuz bir rutin iinde yaamayacan belirtir. Bkz. Ikla Karanlk Arasnda, L. . Akad, s. Bankas, Kltr Yaynlar, Nisan 2004,15-16.

110

istiyordu: bir seenek olarak, en kolay yol grnd, Londrann aksi ynde hareket etti, douya daha douya, batl iin bile bir merak konusu olan batnn ya da Londrann zttna doru giderek Himalayalara ve Nepale gitti. Orada zellikle ok mekn deitirmesinin ve srekli yrmesinin nedeni ise basitti: zaten bir ka halindeydi, bir merak unsuru vard, ait olaca bir mekn aryordu, bulunduu hibir yer bir yaam mekn, bir deerler silsilesi olarak ona yakn deildi. Daha erken yoruldu Londradan. Batllam olduu iin de artk Dou daha uzak geliyordu ona, batnn bencillii ve bireyciliine uzak olsa da, ikyet etse de, bat onu kefetmedii iin ona kzgn olsa da, imdi ok daha (Trkiyenin de ok daha dousu) dou onun iin sry anmsatyordu. nk btn vasflarn darda brakmas gerektiriyordu daha dou. Sradanlamas, belki de en ok korktuu rutinin bouculuunu, tek dzeliini, her gn ayn yollar tepmenin bktrcln dndrd231. Oradan da kat, yeni bir mekna ise gidecek gc kalmamt, yorgundu ruhani olarak. Ara urak olarak karar verememenin, dahas aidiyet hissetmemenin yorgunluu ve insann ne menem bir insanm sorusuna yant verememenin bktrclna yant bulmak, biraz nefeslenmek iin Trkiyeye geldi.232 Kararszln bouculuundan kanmak iin, karar veremeden kendini yiyip bitirmekten kamak iin de askere gitti. imdi kendi dousuyla yzleiyordu. Sevdi onu, dayanlmaz olan, imdi yeterince dsal bakabilmekten, onu olduu gibi kabullenme ihtiyacn biraz da yaad yenilginin besledii normalleme isteiyle birletirip, sevdi bizim insanmz. Yllar sonra kendini ait hissettii bir toprak bulmutu, rahatlad, Trkiyede kald. stibdattan kamak istiyordu, dzenin nemini,
Kasaba filminde kzde msr yapld hasat mevsiminin sonunda, torun ayn ileri yapmann bktrcln, hayali olarak bir baka memleket zleminde olduunu, ama yollara derken bir kez daha kendi toprandan kopamadn, belki de cesaret edemediini anlatr.
232 231

Gldal Kzldemir, Radikal Gazetesi, 21 Aralk 1997

Neticede Trkiye'ye dndnz. Evet. Askere gittim. Askerlik, bu anarist hayat iinde ok iyi geldi. Bir ama, yaplmas zorunlu olan bir ey. Ankara'da yaptm. Yeni bir eyi kefetmemi salad askerlik. Uzun sredir Boazii niversitesi yznden kendimi yalttm, yaltmak zorunda kaldm Trk toplumunun her kesiminden insanlardan zengin bir mozaikle karlatm. ocukluk ve genliimden hatrladm, ama bir sredir unutmak durumunda olduum bir mozaikti bu. Yeniden yurduma kar bir sevgi oluturdu iimde bu. Ait olduum yeri bulmuum gibi bir duygu yaadm. Ankara gnlerim de ok yalnz geti ama en ok dndm, dnmek zorunda kaldm, en ok film seyrettiim ve kitap okuduum dnemdi. Sinema yapmaya da kesin olarak bu dnemde karar verdim.

111

sabrn bykln, kefetmenin hazzn, normallemenin rahatlatcln, gelecekte nne uzanm hayatn kokusunu ald, kendi vasflarn hatrlad. Yapacak bir eyleri olduunu sezdi, denemeye deer, diye karar verdi. Trkiyede kald. Ama imdi Trkiyede nnde ikili bir seenek vard: birinci yolu babasnn kaderi ya da yaadklar kapatmt. Stat, mevki edinmek ya da daha basit biimde idealiste bir hayat srerek bir meslekte kocamak deneyimini yaamak istemedi, nk deyim yerindeyse insann kirli ynlerini ve yenilginin derin yzn iyi tanmt. Bir yandan idealist ereklerle insan hayatna girip bir meslekte kocamak hayal krkl, hem de derininden getiriyordu. kinci olarak mevki, para, an isteini babasnn hayal krklnn ardndan grm ve kmsemiti. Babas para, an ve hret edindii iin deil ve sonradan bunun anlamsz olduunu grd iin deil, ama bir meslee girip orada idealiste almak ikili seenek anlamna gelmeli. Birincisini babas yaamt ve ideallerinin safl ve derinlii lsnde hayal krkl yaamt. kincisi ise baka bir kodla alma ile, rnein kendi eitim ald meslek olarak elektronik mhendisliinde sivrilmesi ona para, an ve hret getirebilirdi, ama bizzat babasnn idealizmi bunlar kk grmt, o ise buna gnlden balyd. Ayrca rutin korkusu vard, niforma korkusu vard, kendi eitim almad, ama kendini eittii alan fotoraf, fotoraf sanatnn snrlarn grd yerde sinema en anlaml alternatif olarak grnd. imdi saygn bir meslee balamak, btn o yollara tekrar dmek istemezdi, belki biraz da ge kalmt. Hayatn ykn ekmekten yorulmu bir insan olarak, kendi vasflarna snmak yerine kefedilmemi vasflarn bilemeyi seti. Daha tedirgin edici bir yoldu: nk bizzat kendi eitimi gerei, dnya sinemasnn, resminin, fotorafn en iyileriyle bir ekilde karlam, kendi beenisini nemli oranda gelitirmiti. Sradan ve lokal baarlardan hazzetmek zaten onun kand bir eydi, nk bir yandan beenisi gelimiti, te yandan ise bu da gizli bir hayal krklndan baka bir ey deildi. Ama ilk adm atmak her zaman zordur. raklk yaparak meslee adm atmak ise kiiliine ve yapsna gre ok zordu. Kendini biraz olaylarn akna brakt, ilk adm atmann rkekliini yaad, adm atma korkusunun tedirginliini yaad, kendi kendine ektirdi. nne kan frsatlar kollad, kendini eitmek iin admlar att, rkek davrand, geride durdu. Kendini yordu. lk adm atmak iin Dostoyevskinin ne dediini biliyordu, ancak korkusu da onu durduruyordu. Oynad bir filmde, srece tanklk etti, ardndan

112

zoraki bir hamle daha att Kozay ekti. Beklemedii, ama gizliden ok arzu ettii baar geldi. Bir kez daha adm att Kasabay ekti, doru insanlarla karlat. ler rast gitti, dller geldi, para kazand. imdi ise kendini gerekten eitmesi gerektiini anlyordu: ok daha youn olarak almaya balad, filmler zerine youn olarak alt, kendini eitmek iin de ok daha fazla okudu, sonuta klimlerde oynayan sann otele girince, boynu ard iin boynunun altna ekmeceyi koymas fikri Nuri Bilgenin yatarak okuduu iin ok, boynunun armasndan geliyordu. Yolunu bulduunda rahatlad, baarl olmak iin att her adm gerek bir strateji ustalnn eseriydi. Doru zamanda doru kararlar verdi, uygun festivalleri seti, uygun temalar seti, zamannda anlaml teknik yenilikler yapt, doru ekiple alt. Pesimist Nuri Bilge, balarken en ok korktuu eyi, yani insan iine girmenin zorluklarn, dzenli bir ii olmay, bir vasfyla yaamann hazzn, kendini kabul ettirmenin ykn olabildiince sosyal ritellerden kanarak adm adm yaad ve gerekletirdi. Zaman onun her trl radikalliklerini trplemi, hatta uyumlulatrmt. Hayat yalnz yaamann hazzn, yorgunluunu, rkekliini zerinde tayarak, insanlarla arasna her zaman belirli snrlar koyarak yaad. Byk baarnn ardndan, bu tr kntlklarn da ksmi olarak trpledi. imdi heyecanlarn da snrl bir ekilde yayor: filmden filme, filmler arasna yeterince mesafe koyuyor, uzun aralklarla maraton kouyor. Nihai gn iin son bir atak yaparak kendi kabuuna ekilmeyi bekliyor. Srekli baar geldike ertelenecek bir geri ekilme sreci bu.

113

5.2. NUR BLGE CEYLANIN TARA LEMES ZERNE


[KOZA (1995), KASABA(1997), MAYIS SIKINTISI(1999), UZAK(2002)] 5.2.1 KOZA, KASABA, MAYIS SIKINTISI Askerlik yapt yllarda sinema yapmaya, geleceini sinemada grmeye karar veren Nuri Bilge ilk i olarak sinema kitaplarn daha zenli okumaya, daha geni bir literatr takip etmeye, film seyretmeye balar. Askerliin ardndan Mimar Sinan niversitesi Sinema TV Enstitsne iki yl devam eder. Okulun en yal rencisidir. Sinema arivinden geni olarak yararlanr, teknik bilgisini artrr. Biraz kendine gveni artar. Ama sektre girip asistanlk yapmay dnmez, belirli llerde sektrn insan bayltan ilikilerinden ekinir. Ama Nuri Bilge sektre girip asistanlk yapmak yerine, arkada olan Mehmet Erylmazn ektii ksa filmde oyunculuk yapar: oyunculuk teklifi geldiinde, filmin bandan son blmne kadar btn srelerinde yer almay art koar. Amac iin mutfana olabildiinde birinci elden tank olmaktr. Filmin ardndan, filmin ekildii kameray satn alr, o yllarda ne video teknolojisi, ne de dijital teknolojisi yeterli derecede gelimedii iin, sinemalarda oynayabilir bir film ekmek mmkn deildir. 16 mm kameray satn aldnda ve ksa da olsa bir filmin btn mutfana tank olduktan sonra, imdi film ekmesi gerekir. Ama hayat boyunca ekindii ve kendisini asl geride tutan sorunla kar karya kalr. Film ekecektir, buna karn kafasnda tasarlayabildii, zerinde derin derin dnd hikyeleri yoktur. Uyarlama yapma fikri de kendisine uzak gelmektedir. Srekli film ekmeyi erteler, bu yllar kendisiyle boutuu yllardr. Artk kendine ettii eziyetin belirli bir aamasnda kafasnda bir filmin hikayesi btnyle berraklamadan, sezgileriyle yola kar ve byd kasabada ilk ksa filmini ekmeye gider. Filmin btnsel bir hikyesi yoktur, bu nedenle belirli ekillerde yorumlanamaz. Kendi belirttii tarzyla, ayr yaayan bir yal ift, bir araya gelmeyi tekrar deniyorlar, ama olmuyor. Ayn kasabadaki bir dier ocuk, dnyay kefediyor Filmin hibir diyalogu yoktur, insanlar aras ilikilerde belirli

114

tanml ilikiler zerine kurulmaz, karakterler birbirlerini belirli davranlara ynlendirecek ilikilere girmezler. Bu adan Nuri Bilgenin yorumlad ekliyle filmi okumamz gerektiren bir durum yoktur. Koza ksa filminin yapmcs kendisidir, herhangi bir zamanda bitirmek iin zorunlu bir tarih yoktur. ektike seyreder, ekmeye hazr hissettiinde gidip eker, kurgusu zerinde uzun uzun durur. Ne anlatt hikyeyi kafasnda berraklatrm ne de baladktan sonra kendince tam bir yol haritas karabilmitir. Kurgusunu bitirip seyrettiinde sonucun ne olduunu tam kestirememitir: nk daha nce seyrettii filmlere benzememektedir, belirli bir gerginlik halinde artk geri kalan seyirciye brakt srete film Cannes Film Festivaline davet edilir. Gerilim azalr, biraz rahatlar, giderek film yapma srecinin iine daha youn olarak girer. Koza filmi bir metin olarak okunursa, bir hikayeden ok daha fazla yaamsal anlarn ne kt, filmin btnne hznn hkim olduu, insanlar arasnda iletiimli ilikilerin deil, daha donuk ve kesintili balarn olduu bir srecin ne ktn gryoruz. ocukla dede ve ninenin dorudan ilikilendirilmemesi, ocuun eylemleri ile byklerin dnyas arasndaki farklar, ocuun dnyay kefetme abalar, belirli llerde haarlklar, yalnzl, bir tr kapal rgl bir ortamda kendi benliinin taknlklarn yaama abas deerlendirilirse, film yaamdan kesitler gibidir. Hatta filmin doac bir sylemi olduu bile sylenebilir. Ama bunlarn tesindeki yorumlar genel olarak ar kaacaktr. Ynetmenin kendi szleriyle sylersek; Kozay ektiimde, ne ektiimi tam olarak bilmiyordum szleri anlamldr. Ynetmenin zihninde kendi gemiinden getirdii anlarn peinden gittii, bu anlarn ynetmenin zihninde brakt tadn ynlendirici olduu, filmin genel olarak transandantal bir tarza sahip olduu sylenebilir. Mzik ve diyalog olmak zere filmi belirli ynde yorumlamaya gtrecek, anlar dramatize edecek hibir ynteme bavurulmamtr. Bu adan Koza bir insann kendi gemiinden getirdii grntlerin gizemine kendisini brakmas, belirli alardan bilincin deil, bilindnn ne kt, sezgileriyle kendi yolunu bulmaya alan bir insann eseri olduu, her trl kapal bir hikye erevesine oturtma abasnn yetersiz kalaca bir ksa film olarak yorumlanmas gerekir. Ayn sre ekim sreciyle snrl olmam, kurgu srecinde de devam etmitir, ynetmen kendini sezgilerine ve i dnyasnn belli belirsiz akna brakm gibidir.

115

Bu durum daha sonra ektii Kasaba ve Mays Sknts adl filmlerde de (snrl) bir lde devam eder. Bu iki uzun metrajl film deyim yerindeyse yaamn doal ritmine saygyla yaplm, anlarn ve ynetmenin srarla altn izdii teferruatlarn zerinde zenle durmutur. Ynetmen Nuri Bilge henz kendi hikyelerini oluturmamtr, hatta kalemi korkak olmaya devam etmektedir. Her iki filmde de duyarl birok an, krsal olan ile kentsel olan ilikisi zerine gzlemler ve karlatrmalar vardr, ancak yklerinin analizleri genel anlamda sorunlu ilikileri sunacaktr bize. Kasaba/ky yaam zerine bu film (Koza, Kasaba, Mays Sknts) geleneksel ve konvansiyonel Trk ya da Dou anlatlarndan byk oranda farkllar. Trkiyede sinema, tiyatro, edebiyat vs. byk oranda ykye dayanr, olay ister, insanlar bu olaylar anlatarak, olaylardaki hassas noktalara yklenerek, daha da nemlisi final zerinde odaklanarak yky-oyunu-filmi deerlendirir. Bu adan bu filmde snrl bir ilgi grm, izleyici hayran hayran fotoraflara bakm, ynetmenin scak bir ekilde insanlara yaklamasndan pastoral bir zevk alm, ancak kendi yaamyla bu filmler arasnda gl balar kuramamtr, insanlarmz kendilerinden uzak bir yaamn izlerine bakar gibi seyretmitir bu filmleri233. Ancak daha da nemlisi Nuri Bilgenin bu filmi sinemamz iin ok nemli bir soruna yant bulmutu; sinemamz Ylmaz Gneyin Umut/Sr/Dman/Yol/Duvar gibi filmleri dnda byk oranda bir inandrclk sorunu ekmekteydi. Bu filmler belgesel olmasalar da, ynetmenin konu edindii kiilerin yaamnda orada yaayan insanlarn hissetmedikleri bir atmosferi kurmak iin urasa da, byk oranda bu insanlar gerekte olduu gibi yanstt hissini izleyiciye yaatabilmiti. Bu anlamda sinemamzdaki gerekilik anlamnda doalcla dnn izlerini tayordu, gerekilik ise bizzat Nuri Bilge Ceylana gre sinemamzn en byk eksiklii idi.234 Ceylann Anton ehova byk nem vermesi ve ondan etkilenmesinin izleri bu filmlerin yklerinin kurulu srecinde aka grlr. nsan yaamlarndaki dramatik anlar, byk oranda yaam kendi doal seyri
Bu sonuca filmler hakknda genel olarak yazlanlardan yola karak ulamaktaym, bunlar elbette Ceylann filmleri dolaysyla konutuum saysz insann yorumlaryla desteklemekteyim. 234 Bkz. Sevkten Leyla, Antrakt Sinema Gazetesi, 5 Eyll 1998.
233

116

iinde akarken, ortaya karlm gibiydi. Dolaysyla insanlar bir ynetmenin yklerini seyretmenin deil, seyrettikleri insanlara tank olmann ve onlarn yaamlar zerine dnmenin ve bu anlarn ok baarl fotoraflarn grmenin hazzn yaadklarn dnyorlard. Deyim yerindeyse Nuri Bilgenin yola karken hedefi olan reklm estetiinden, yapntlktan kopuu gerekletirdiini gsteriyordu izleyiciye.235 zellikle Trkiyede sinemann geleneksel ok baarsz grsel

kompozisyonlarna karn, bu lemenin hassas dramatik anlar ve fotoraflar belirgin bir ayrt-edicilik tayor, zgn bir yer igal ediyordu. Bu filmde de varolan denge hibir olaanst gelimeyle bozulmaz, kendi dinginlikleri iinde akarken, hi deimeyecekmi gibi olan koullar ve yaamn ritmi iinde kk deiiklikler olur. Bu filmlerin karakterleri, filmlerde kendi hayatlar zerinde dnrler, hayatla cebelleirler, kendilerince umutlara kaplp hayal-krkl yaarlar, btn insan ilikilerinde belli bir kukuculukla, deiimi vazeden herkese ve her eye kar inanmazlkla yaklarlar. Birbirleri karsnda herkesin kendisine gizledii bir z-fikirleri vardr.236 Hayatn ritmi belirli llerde zorunlu edimlerini yaptktan sonra oturup laflamaya, iinde bulunduklar hayatn dndaki tekimeknlara zlem duymaya, bilgelik yarna girmeye zorlamtr sanki bu insanlar. Deimeyen koullarn iindeki bu insanlar kasabann tesinden bihaberdirler, kasabann tesine zlem duyarlar, kasabann iinde birbirleriyle ekiirler, zorunlu olmadka dna tamadklar kk dnyalar iinde kaybolmu gibidirler. Mays Sknts filminde kasabaya dardan gelen niversite mezunu olun (ynetmen) ise krsal olanla ilikisi byk oranda deimitir. Kentsel meknn ihtiyatl, hesap ve mesafeli ilikisini buraya tayan bir birey olarak doaya zlemle dolu, insan yaamlarna belirli llerde duyarsz, kentin bireyletirici etkisi ile kasabada

Reklam dnyasn sevmez ve arad akn anlamn orada bulmaz, sinemasal olarak da reklam estetiinden tam kopu yaamas gerektiine karar verir. Bkz. Burin S.Yaln, Popler Sinema Dergisi, Aralk 1999
236

235

Mays Sknts (1999) filminde terzinin mterisi hakkndaki dnceleri buna rnek verilebilir.

117

olanlarn hem iinde hem dnda kalan bir kimlie brnr. rnein kendi ihtiyalar dorultusunda orada ilikiye girdii herkesin zel alanna girer kar, amacn gerekletirmek iin beklentileri dorultusunda mdahalelerde bulunur. Doayla mcadelenin izlerinin resimlerini bulsa da, hatta bu mcadelenin resimlerine holanarak baksa da, edimin kendisine uzaktr, doaya kar kentin korunma tedbirleriyle doludur. nsan yaamlarnda araya belirli bir mesafe koyan, sz verirken cmert, gerekliliklerini yerine getirmesi gerektiinde gereki ve kendi yaam koullarn korumakta cimri birisidir. Mays Sknts yeni-gerekilik akm iinde deerlendirilebilir mi? Yeni gerekilik tarihsel olarak 1945 sonrasnda talya'da ortaya kan bir akmdr. Sinema tarihinde zel bir yeri vardr. Genel olarak kendine zg sinema diliyle ayrt edilir. Nuri Bilge Ceylann Kasaba (1997) ve Mays Sknts (1999) filmleri Yeni Gerekilik akm iinde grlemez. Ynetmen Nuri Bilge Ceylan'n kendisine ncl ald Bresson, Ozu, Bergman, Tarkovski gibi isimler de konunun aklanmasnda anlaml bir yer tutuyor. Yeni gerekilikte sanatnn, mdahale eden, toplumsal yaantdaki nemli elikilere yzn dnen anlayyla, Mays Sknts arasnda paralellikler kurmak zor. Sadece birka rnek: Yer Sarslyor'un (1946, Luchino Visconti) yoksulluun kaynaklarn gsterirken, "snf atlama" hayallerini de ykan teorik yaps; Bisiklet Hrszlar'nda (1948, Vittorio De Sica) Roma'nn yoksulluk kokan sokaklarndaki "umudun tkenii"; Roma Ak ehir'de (1945, Roberto Rosselini) bir dneme belgesele yakn tarzda tanklk ederken eletirdii sava sonras ykntlarndaki kszlk. Aslnda yeni gerekiliin kuramclarndan ve senaristlerinden Zavattini'nin bir filmin konusu ya da k noktas zerine syledikleri durumu aklar. Zavattini, ocuuna bir ayakkab alan kadnn tezghtarla yapt pazarlkta, (i) kadnn ve tezghtarn kimlii, (ii) pazarlk edilen fiyat farknn nasl kazanld, (iii) ayakkabnn nasl retildiinden yola karak rahatlkla iyi bir senaryo kabileceini syler.237

Cesare Zavattininin szleri iin bkz. Film Sanatnda Yeni Gerekilik, Cesare Zavattini, Yeni Sinema dergisi, ev: akir Eczacba, say 1, Mart 1966, s. 6-7.

237

118

Yeni gerekilikte, talya'da yaamn kuruluunu ve yeniden retiliini tekrar tekrar gstererek insanlarn farkna varmasna yardmc olmak amac ne kar. Yeni gerekiliin k kkenlerini, sanata bak asndan nasl bir sinema hedeflediini, pembe masallarn, konusu bir incir ekirdeini bile doldurmayacak kadar basit aaal mzikallerin, sinemay apolitikletirmek ve tarihsel tanklktan uzaklatrmak iin Hollywood'un piyasaya srd tarihi kahramanlk filmleri ve Westernlerin zttnda aramak gerekir. Hollywood ve Mussolini dnemi talyasnda sinema, yaam gerekten ne kadar uzaklatrmsa, yeni gerekilik sinemay o kadar bilinli olarak yalnlatrr ve stdyolar yerine sokaa kar, melodramlar yerini yaamn souk yzne ve diline brakr. Bu arada ilgin bir rnek olarak yeni gerekilikle kurduu iliki balamnda Yeni ran Sanat sinemasna da deinilebilir. talya'daki ak toplumsal muhalefet ve siyasal duru noktas seyreltilir, bunun dourduu boluk tankln artyla doldurulur. ran'daki k yeni gerekilikte gren sinema ile 1945 sonras akmn ortak yanlar bu filmlerin ve ynetmenlerin lke dndaki saygnlklar ve daha ok tartmaya neden olmalardr. Varolan kapitalist sistemin insanlara vaat ettii yaam elikinin en gerilimli yaand rneklerden yola karak sinemaya yansr; Yakn Plan'n (1990, Abbas Kiorastami) insan dnmeye, sorgulamaya ynelten yannda varolann akl dl da vardr, hmanist bir dnyaya olan kartl da. Sansrn ve basknn younluu ran sinemasnda kltrel olarak toplumun yaamna "tankl" beslerken, sre iinde bizzat tank olunanlar siyasallamaktadr. Sz edilen toplumsal hayata tanklk etme ilevi, 1980 sonrasnda Trkiyede sinemada azalmas, giderek sanrlara sarlan sinemay derin bir dnsel ve anlatmsal krize de sokmutur. Tanklk kendi doas gerei tank olunanlara ilgi ve sevgiyi de beraberinde getirir, bunlarda "iliki, sorumluluk ve gereklii" besler. Buna karn Yeni ran Sinemas da iinde olmak zere, Yeni Gerekilik ile tarihsel ve siyasal ynleri bakmndan bir rtme yaanmaz, nk sinemann siyasal hedefleri, siyasi iktidarla kurduu iliki, kltrel gelenekler asndan Yeni Gerekilik politik bir durua odaklanan bir yapya sahipti. Gerek Yeni ran Sinemas ve gerekse Nuri Bilge Ceylann filmleri, yaamn yeniden retilmesine zel bir ilgi duymakla birlikte, akn bir anlamlar dnyasnda kendi

119

sinemasal anlatlarn kurmakta, dinginlik bu filmlerin karakteristik zellii olmaktadr. atma ve yaamn iinde maddi hayatn idame ettirmek iin rpnan insanlarn koullarna zel bir ilgi beslenmeksizin, bir filmin ya da akmn Yeni Gerekilik ile ilikilendirilmesi yapsal olarak yanl olur. Gndelik olana ilgi, ayrntlara olan ilgi filmleri Yeni Gereki yapmaz.Bu adan bakldnda Mays Sknts biraz bir ehov hikyesine benzer, yeni gerekilie deil. Ynetmen olarak yapt btnyle tara zerine eilen biri ksa film var: Koza, Kasaba ve Mays Sknts. Genel deerlendirme iinde Uzak filmi de tara lemesinin finali kabul edilir. Oysaki Tara lemesinin finali deil, kent merkezli ve Trkiye gibi i iin dzenli bir gn olduu lkede, kentli yabanclam bireyle, yaam mcadelesi veren bir taralnn atmas olarak Uzak (2002) tara filminden ok daha fazla kentin hikyesidir. Gerek udur ki, bir tara lemesi var ise, bu Koza (1995) ile balatlp Mays Sknts (1999) ile bitirilmelidir. Bu film izlendiinde ilk ikisi rahatlkla Mays Sknts'ndan ayrlabilir. lk ikisi sinema dilleriyle ve yarattklar atmosferle Mays Sknts'ndan farkldr. nk ilk iki filminde karakterler Kasabann insanlar zerine kuruludur, Mays Sknts filminde kasaba gemii olsa da, kentli ya da kentlilemi olun kasabaya film ekmek iin gelmesi erevesinde kurulur, Kasaba bir tr kentliyle ilikiye girer, karlkl tanm alan doar. Filmlerin ritmi ise karakteristik bir zellik tamaktadr. Bu konu, zerinde durulacak kadar nemli; genelde sanat sinemas ile Hollywood karlatrlrsa, aradaki farklardan biri bir film iindeki "plan says"dr. Hollywood filmlerine tempo kazandrmak iin "zaman ve hayat" paralar. Televizyon banda veya sinemada bir Hollywood filmi seyrederken, bir an bile seyircinin dikkatinin filmin dna tamamas iin, tempoyu srekli artrmak amacyla plan says srekli artrlmaya allmaktadr. Oysa ki ortalama bir Nuri Bilge filminde plan says 500n altndadr238. Tarihsel sre iinde "gereklik ve sinema dili" yava yava merkezden uzaklatrlmtr, yerine daha doulu bir atmosfer kurulmutur. Yapay bir tarihsel srete orta snf ideolojisiyle yklenmi "olmayan ilikiler" andan kurulu melodramlar perdeyi kaplamtr.
238

Bkz. Filmlerin kurgucusu, Ayhan Ergrsel ile sylei (EK).

120

Sinemay, insan ele almaktan, insanlk tarihinden beslenmekten ve bir dnceyi iletmekten daha ok "bir atari sinemasna, bir bilgisayar oyununa, bir reklm nesnesine" dntrmtr. Dolaysyla Nuri Bilge Avrupa gerekiliinin mirassdr, yaamn ve anlarn deerine, teferruatn ne kadar nemli olduuna, an yaayan insann i dnyasnn anlalmasna verdii nem lsnde, dinginliin sinemasn yapmaktadr. Plan says dikkate alndnda, Tarkovski, Antonioni, Miclos Jancso ve Angelopoulos'un sinemasnda, plandan te, ayr bir sinema dili ve farkl sanat anlayndan dolay plan-sekanslarn olduunu hatrlamak gerekir. Avrupa sanat sinemas ve yine ayn ekilde Doulu sanat sinemasnda, plan artrmak yerine derinlii artrmak hedeflenir. Tempo, insann grdn yorumlamas-alglamas iin gerekli zaman olarak dnlrse, yeni bir kavramn izi sinemada srlebilir, bu kavramn ad "l zaman"dr. Sinema tarihimizde "usta" olarak kabul edilen Akad, film yapma srecinde, film yapa yapa kendisi kefetmitir "l zaman"239. Anlatlmak istenen nedir bu kavramla? Bu planda, bir sahnede bir aksiyonu yapmak, bir diyalogu aktarmak iin "kurulu saat" basitliinde art arda geen sahnelerden filmi oluturmak yerine, bir insan dnrken, kendi i elikilerini yaarken, kendisiyle ve insanlarla yz yze gelirkenki yaanan durumlarn filmin temel ta haline gelmesidir. Ksacas, perdedeki insann bir melodramn insan olmaktan uzaklap, yaayan- dnen- hisseden bir insan haline gelmesi demektir. Karakterlere i dnya kazandrma abasndan doar. Aslnda Yeilam'da da Hollywood'da da plan artrp, tempo yakalamak iin yola kanlarn, giderek dinozorlar-robotlar-garip yaratklar filmin bakiisine evirmesinde alacak bir durum yoktur. Bunlar yaayan-dnen insanlardan uzaklap, sadist bir iddete ynelmenin, insandan kan olaan-mantki sonucudur zaten. Ancak bu ynelim yaps gerei i dnya ve i monolog deil, psikolojisiz bir aksiyona ynelir. Hem
L. mer Akad, Ikla Karanlk Arasnda adl kitabnda On Ylda Biriken (s. 277) adl blmde mesleinin ilk on ylnda yapt filmlerden kard dersler ve kendi sinema dilini bulma abas iinde l zaman nasl kefettiini estetik/kltrel olarak kklerine dnme/insann i dnyasn verme abasnn bir rn olarak niteleyerek anlatmaktadr.
239

121

Avrupa sanat sinemas, hem de Nuri Bilge Ceylann sinemas bundan bilinli olarak kanr, yaamn kendi derin anlarn yakalamak iin eylemin deil, karakterin i dnyasnn, ilikilerin ardndan gider. Buradan baktmzda, Mays Skntsna kadar Ceylan'n filmi de ayr birer anlat, kendine zg kimlikleri olan eserler olarak nitelenmelidir. Koza'da anlatlrken, sk sk ayn hataya dlerek "ses" yok deniyor; oysa dikkatli seyredilince, sadece karakterler arasnda sze dayal bir diyalog yoktur. Byle bir anlat kurulunca ne kan "ynetmen"in bak as, ele ald insanlarn dnyasndan onlarn dile getirmedikleri bir atmosfer ortaya karmaktadr. Grntler ierdii insanlarn (canllarn) ve doann bireiminden bir atmosfer yaratyor. zleyici buradaki grntlerden kendi atmosferini, kendi analizini de hissederek kurduu bir yaklamla filmi anlayabilir, sevebilir. Yorumu yapan ya da seyreden kii belirli llerde kendi dnyasn yaratmak iin arlmaktadr, yorum zgrlemitir. Metinler her eyi btn detaylar ile kurmak abasndan bilinli olarak kanr, eksiltili anlat kullanlr, bu eliptik anlat seyirciyi balam da ina etmeye arr. Koza'da, sknetsevgi ve vefayla rlm bir ilikiler toplam vardr. "Sknetin filme katt, iinde yaadmz ou anlamsz gelgitlerin dnda bir huzur ortamnn yaratlabilmesidir. Chaplin'in deyimiyle "ok dnyoruz ama az hissediyoruz. Makinelemeden ok insanla gereksinimimiz var."240 Vefa iin de, "Zekdan ok iyilik ve anlaya gereksinimimiz var. Bu deerlere olmasa hayat korkun olur", demektedir Chaplin. Konumann devam da eklenebilir; "Askerler! Sizleri aldatan, kle gibi kullanan, ne yapmanz gerektiini nasl dnmeniz gerektiini ve nasl lmeniz gerektiini syleyen bu zalimlere boyun emeyin. Sizleri bir hayvan terbiye eder gibi artlandrp topun azna srenlere boyun emeyin. Sizler birer makine deilsiniz. Sizler insansnz! Kalbiniz insanlk sevgisiyle dolup tamaktadr! Nefret etmeyin! Yalnzca sevilmeyenler nefret eder. Sevilmeyenler ve anormal olanlar."

240

Charlie Chaplinin yazp, ynetip oynad The Great Dictator (Byk Diktatr, 1939) filminin final monologundan.

122

Koza'ya dnersek, film gerekten iddet ieren, anlamsz temponun giderek tkettii insani ilikilerin bir zttdr. Seyirci filme kendini brakrsa, brakabildi lde hayatn ve insann scak yzn grebilir. Bu filmde yzlerce yln biriktirdii deneyimlerin rettii ho gry hissetmemek kolay deildir, ayn zamanda ynetmenin ele ald kiilere yaklamnda bir aclk ve kmillik de grlr. Karakterler, paras olduklar doayla i ie ve kendi kk dnyalar iinde kendileriyle bark durumdalar. Filmin ynetmenin ailesine adanmas zaten bunlarla uyum ierisinde. Kasaba (1997) filminin zellikle ilkokul blm ve son blm hasat sonu aile toplants zerinde ana atsn kurmaktadr. nsanlarn yaadklar gel-git iinde "sevgi-hogr-dayanma ve sknet" ile saflk gibi kavramlar hayatn iindeki yerini kaybetmeye yz tuttuundan, daha ok da safln temsil alan haline dnyor ilkokul blm (karma snftaki ya ve snf farkllklar asl merak edilenlerden birine dnmektedir, kentli seyirciler iin). Egemen deerlerin yeni yeni olutuu bu snflarda, balangtaki merasim, snfta beslenmesi kokan kz renci, kardan derse ge gelen renci ve oraplarn karp sobada kurutmas, kitaptan konuyu okuyan rencinin tutukluu ve taklmalar, iyi bir sanat seyircisine Tolstoy'un Genlik Yllar241 iindeki Gria'y hatrlatan, pencereden grnen kasabann yaln, yabani ve ie kapank insannn yz, her biri yerleik yapnn "kendi elikileri" iindeki, ama insann stnde doallk-gerek ve kendiliindenlii hissettiren grntler. ocuklarn gznden bakldnda, bir oyun havas yaratan, beyaz bir tye ynelen kamerada derslerden daha ok boluk ve yumuaklk arayn hissettiren saflk var. Ynetmen bu fikri bir ehov yksnden aldn belirtiyor242; beyaz ty ocuklar iin olaan ve sevgiyle dolu bir ilgi kaynadr, bunlarn karsnda "okula ge kalma, kklerini sev, byklerini say" diye direktifler verip onlar snavlar iin yar atna eviren bir sistemde Kasaba bir tr teki mekna dnmektedir. Kasaba filminin ilkokulu ile giderek snav maratonuna hazrlanan gnmz kentli okullar arasnda byk farklar var. Sokaa kmasndan korkulan ve giderek

241 242

Bkz. L. N. Tolstoy, Genlik Yllar, teki Yaynevi, ev: Mazlum Beyhan, 2000. Bkz. N. B. Ceylan, Gldal Kzldemir ile sylei, ags.

123

sokakta komas-oynamas yerine atarilerdeki oyunlarla kaplanm Trkiyenin yeni dneminin ocuklar iin alternatif bir zlem mekn yaratmaktadr film. Yere izilen yuvarlakta topac hzla savurup dndrmek yerine, kendilerine "pilli topa" hediye edilen ve kurunca ya da pili bitince pili deitirilen topalarla kurulu "yavan bir yaam". Kasaba'nn ocuklar bir anlamda doallkta kendi dnyalaryla varlar ve bugnk mekanikleen-monotonlaan yaamn uzandalar. Bu farkllk kentli insann zlemi, hzn ve doallk arayn da besliyor. Tank olmaktan bile yorulan, monoton ve kurmaca gerilimlerden beslenen insanlardaki arpk ilgi-bilgi alanlaryla Kasaba filmindeki msr hasad sonrasndaki byk aile toplants bir tr zamann kaybolmasna direnie dnr. kuak bir aradadr ve hayat zerine konuurlar. Yaamn kazand tempoda kaybolup gidenin bizzat yaam olduunu dndrr. Bir msr sezonunun sonundaki ailenin yaamna tanklk sevindirir insan. nsann kendisini rahatlkla brakabilecei, yalnzca Trkiye deil, dnyann deiik corafyalarndan insanlarn bir blm iin bu sahneler etkileyici olabilmektedir.243 Bir inli ynetmen Berlin Film Festivalinde seyrettii Kasaba hakknda unlar yazyor:
Berline vardktan sonra, bir Trk filmi dikkatimi ekti, tpk benimki gibiydi ve Yeni Sinemann Uluslar aras Forum blmnde gsterilmekteydi. Ynetmen Nuri Bilge Ceyland ve ad Kasaba idi. Bir Trk kynn nasl olabilecei hakknda en ufak bir fikrim yoktu ve ya da orada insanlarn nasl yaadklar hakknda hibir ey bilmiyordum. Benim anlattm gibi ayn problemleri olabilir miydi? Onlar ne gibi endieler tayor ya da zorluklarla yz yze geliyorlard. Onlar heyecanlandran, zevk aldklar eyler nelerdi? Byk bir merak iinde salona girdim filmi seyretmek iin. Ancak filme girip, klar sndkten sonra filmin siyah/beyaz olduunu fark ettim. Film tipi eklindeki bir kar ya ile balad. Gzn grebildii btn gkyz, kar taneleriyle kaplanmt. Sahne yle tandk gelmiti ki! Kk bir Trk kynden ocuklar benimle ayn eyi paylamaktaydlar: havadaki ani deiimin yolu kaplamas ile aksi durumda tmyle durgun olacak bir yaam iinde byk bir tazelik ve canllk iinde kendini yola vuruyorlard. ocuklarn glleri, oyunlar, kayglar, srtmeleri, ksaca kk bir Trk kynn btn sesleri tam da benim arkamda braktm inli ocuklar andryordu.244

Jia Zhangke, Kasaba zerine, Temmuz 2009, Berlin Forum kesinde. www.berlin.de/forum/2009 ve http://www.nbcfilm.com/kasaba/press_jia.php (6 Haziran 2010)

244

124

Bir ailenin olaan-ve-dndrc bir i muhasebesiyle insan manzaralar olarak Kasaba filminin byk blmn oluturan final sekans olarak resmedilmesi Trkiye sinemas iinde benzersizdir. Yenik ve haytala tutkun gen, yaban ellere kadar uzanan baarl kariyerini, yaad kasabada yarma mantn brakmadan devam ettiren mhendis, her eyi uzlatrmaya alan anne, olup bitenlere kendi kk ve yaln dnyasndan bakan gen anne, gzleri seyirse de 1020 yl daha yaamak isteyen zorluklarla gemi bir hayatn uzaklndan seslenen dede ve ocuklar. Yeri gelmiken sylenebilir: Tabutta Rvaata(1996), Masumiyet(1998), z (1994) , nc Sayfa (1999) Nuri Bilgenin filmlerinin kardeleridir, hayatn souk yzne eilirler. Ulis'in Bak'nda (Angelopulos, 1996) bir anlamda yaln ve belgeselci bakla Balkan tarihine bir yolculuk dile getirilmektedir. Tartmal bir filmdir. Ama unutulmaz bir blm hatrlanabilir: Ykntlar iindeki Saraybosna'da sis ortal kapladnda, evlerinden rahata kan insanlar, farkl dinlerden olan insanlarn cenaze trenlerini gsterir kamera. Devam daha nemlidir. Gr mesafesinin ok dt siste bir araya gelen ve bir konser veren yaamn mzisyenleri ortaya karlar. Savata zorunlu bir tr mola olan sis, insanlarn kendini zgr hissettii ve atmadan bir araya geldii bir ortam yaratr. Bar-sevgi-insan burada sanatta birleir ve bir anlamda Angelopoulos varolan ykmlardan k sanatta grr, gsterir. Filmi izlerken izleyicinin duraklayarak bir kez daha yaamn zerine dnmesi ve dndrtme abas "hayatn ve sanatnn" varoluunun zorunlu koullarndandr. Yaam zerine bir i sylei yapmak yerine, yaamdan kamann bir arac ve ka etikle birlemi tempo-iddet-ykntlar zerinden beslenmi sahte zaferlere yzn dnmek, yalnzca sinema iine sdrlacak bir ayrm deildir. Bir tr dnya grn, varoluu yapsal olarak farkl anlamlandrmay, insana kar farkl tavr al da yanstr. Buradan Ceylan' bir isim olarak deil, farkl sanat anlaynn temsilcisi olarak grlebilir, popler sinemadan kovulan insan-doa ve insanlar aras ilikilerin hem bir tez olarak hem de bir anti tez olarak, Hollywood'un tesini temsil ettiini sylenebilir. Bu filmler bir anlamda Hollywood'un bittii yerde balar. nk bunun tesi yaamdr.

125

Hollywood'da anlatlacak "akn erevesi" bile sneak preview'larda belirlenmitir245. Bugn btn nemli sanatlarn en byk grevinin sinemasal anlat iine, gerekten yaayan insan yerletirmek ve yaratlan mekanizmann arklarnda hayalleriyle birlikte gittike kaybolan insanlarn yaam yeniden gzden geirmesini salamak olduu dnlebilir, sahicilik adna dnlebilir. Kasaba yalnl ile ne kmaktadr, ne yky kurmak iin fazla hayalci ve popler bir tesadfler a, ne vodvilin enlikli entrikas ne de st ste ylm olaylar dizisinin ilikileri anlamszlatracak kadar belirleyici olduu bir "mekanizma" vardr. lk kez dikkatle bakldnda, nihayet perdede olaan varolu haliyle insan var, kendi elikileriyle yllardr perdeden uzaklatrlan ve aslnda kendinden ka srecinin paras olarak, bezenerek sunulmu insan. Yeni Trkiye Sinemasnn zelliklerinden en nemlisi btn kusur ve sevaplaryla insana dntr. Kasaba ile Koza arasndaki farklardan biri Kasaba'da insanlarn kendi dnceleri ve yaamlaryla seyirci karsna kmalaryd. Elbette sinemasal anlaty yine Ceylan kurmaktadr. Kendi dilinden haytalk-yenilgi perdeye yansr; hem insanlarn kendi ilikileri hem de duygular ile. Aslnda Koza-Kasaba-Mays Sknts art arda dnlrse, ilkinden ncsne doru yava yava gndelik yaama bir gei vardr. Bu gei srecinde Mays Sknts'n zayflatan, kesinlikle yaamn ritmine ulamas deildir. Belki de ynetmenin fark etmedii bir ey; balangtan sonraki srece doru "balam-atmosfer" oluturmada yaanan sorunlardr. Kasaba'da gl bir atmosfer ve ilikiler balam yer yer zorlama olarak vard, bir btn olarak deil de farkl balam kurularak verilmesi de "bu zorlann" gstergesi olarak da dnlebilir. Mays Sknts'nda gndelik yaam bu kez filmi oluturan, ilikiler a da tek bir balam retecek bir zellie kavumaktadr. Bu ilikiler a ve perdeye yansyan insanlar bir boluu, bir duraan zaman, bir kabullenmilii gsterir; ancak Koza'nn en

ngren Mahmut Tali, Sinema Diye Diye adl kitabnda, Genlerle Sinema Arasndaki likilere Soyut Bir Yaklam adl makalesi yer alr. Burada Ak Hikyesi (1968) filminin sneak preview gsterimleri, yaplan anketler, smarlanan roman... gibi unsurlardan filmin nasl olutuunu ayrntl olarak anlatr. Kalem Yaynevi, 1985 Ankara, (s. 116-121).

245

126

byk baars onun ayrt edici esi olan atmosfer bu kez Mays Sknts'nda en eksik, en zayf yan olarak dikkati ekmektedir. Sinema dili asndan Mays Sknts olaan bir yaamn paralarndan birbiriyle btnleememi bir tanklktr aslnda. Filmin i ritmi ve grntlerin yaps ne kadar baarl ve yalnsa filmin balam-tanklk ve analiz yn de o kadar yetersiz kalr. Dolaysyla Ceylan'n imdilik son durandaki eliki udur: Filmde ynetmen karakterindeki kiilikte birisini anlatmak iin de eletirmek iin de (i) bir meram, (ii) bir tez olmas ve (iii) bu kiiyle dier insanlarn dnyaya bak asnda ve dnyaya tavr al bakmnda da aradaki gerilimi anlatmak gerekir. Ksaca isiz gencin kendi i dnyasnda-umutlarnda kendisini boan maddi yaam koullar neredeyse "yok-konu" olur, filmin sonunda da "sen stanbul'da nasl yaarsn" denildiinde eletirilen bir kimlik deildir. Ama gencin hayat kavray ve filmin iindeki ynetmenle atma sreci youn olarak verilmediinde, metin eksik kalr. Metinler ii dikiler gze batacak denli belirgindir. Filmi seyrederken karsndakinin yalnzca bir grnt, asl olmayan bir anlat olduunu seyirci dnrse, ortada sanat kalmaz. Sanat topik bir toplumu ina etse bile, kendi iinde yaanan aa gndermeleri olan bir toplumsal balam ina etmek durumundadr. Trkiye'de 1980'den sonra sinema sanatnn ve dier sanatlarn bana gelen en byk uursuzluk, aslnda byk yanlg, toplumsal balam ina etmeden kurulan anlatlardan kaynaklanr. Sanatla yaam, sanatla insan, sanatyla toplum arasnda kurulan ilikide sanat bir tr "yok lkenin" szcs olarak nitelemek, kodlamak, sanatn eksenini kaydrr, izleyici ile sanat eseri iinde yaanmas gereken duygusal balarn kurulmasn engeller. Bu sadece bir film diyerek filmin arkasnda, filmi besleyen "gereklii" ve filmin ierdii felsefeyi-dnya grn yok saymak, sanat oyunsulatrr. Perdeye yansyan dnyann bir paras olarak izleyici grmezse, sanat, gerekliini ve dolaysyla inandrcln yitirir. Sonu etkisizlemedir, sanatn yaamdan telenmesidir. nk byle yaplrsa, sanat btnyle gsz-kiiliksiz ve etkisiz klarz. Masumiyet'i (1998, Demirkubuz) seyrederken, karanlk bir koridordan seyirciye szlerek gelen, kimsesizlik sokandan bakan ocuk ve yorgun adamn insan

127

yaamnda yeri yoksa, Tabutta Rvaata'daki (1996, Zaim) Mahzunun varlnn seyircinin dnce ve hayata tavr al srecinde bir yeri yoksa, Kasaba'da Muzaffer zdemir'in canlandrd insana "deli deyip geilirse ortada ne sanat kalr, ne yaam ne de insan. 5.2.2 UZAK (2002) Tara ile kentsel olann ilikisine btnyle odaklanmak nc uzunmetrajl filmiyle olacak, ilk kez Uzakta Ceylan btnyle isel tutarll olan, gzlemleri ve atma ekseniyle ok daha gl, btn ayrntlar dnlm tam bir sinematografik hikye elde edecektir. Uzak daha nceki btn filmlerinin doruk noktasdr; bu film daha nce ektii filmlerinde yer alan btn ilikilerin ok daha atmal ve plak olarak sergilendii ve insanlarn maddi yaam koullarnn ok daha gereki bir ekilde verildii bir filmdir. 2001de Trkiyenin yaad iktisadi kriz sonrasnda yaplm, yks btnyle ksz -uzlaamayacak iki insan zerine kuruludur. Metinleraras246 iliki Mays Sknts ve Uzak arasnda youn olarak vardr; Mays Skntsnda kasabada bir fabrikada alan Yusuf stanbula gitme hayaliyle fabrikadan ayrlm ve filmin ekimlerine katlmt. Daha sonra bu hayali babas tarafndan mahkm edilince ve ynetmenin o i biraz ya deyimiyle stanbula yerleme fikri karlannca fabrikaya dnmekten baka aresi kalmamt. Ancak bu kez fabrika kriz nedeniyle kapannca geriye ehir yollarnda ekmek kaps aramaktan baka bir ey kalmamtr. Uzak bu aba ve bu abann sonularnn trajiklii zerine kuruludur. 5.2.2.1 UZAK; NEYE KME VE NASIL? Uzak kasabadan kente karl bir gnde yaplan yolculuun grntleriyle balar, ardndan Mahmutun yaamna geeriz, bir kadnla birliktelii grnt

Aslnda metinleraras iliki Uzak (2002) ile klimler (2006) arasnda da devam etmektedir: dikkatle incelenirse Uzaktaki Mahmut ile klimlerdeki sa arasnda kiilik ve kadnlarla iliki bakmndan ciddi yaknlklar vardr. kisi de belirli alardan travmatik kiiler olarak grlrler ve angajman onlar boar, hayatn karsnda hzla alan deitirmek, gvensiz cmlelerle konumak, yarn ne olur bilinmez tarzyla kendi i dnyasyla karsndaki insan arasnda mesafe yaratmak zelliklerini paylarlar.

246

128

flulatrlarak verilir, ardndan fotoraflarn eker ve seramik irketine teslim etmeye gtrr, durgundur, hayatnda mutluluun izleri grlmez. Yusuf gelir akama kadar apartmann nnde bekler, apartmann eiinde uyurken ancak, Mahmut fark eder, geleceini unutmutur. Birka bira eliinde konuurlar; kriz fabrikay kapatm, bin civarnda insan iten kartlm, geinemez duruma dmlerdir. Umudu kamarotluk, mioluk yapmaktr, ksacas konumu genel sylemdeki ok yaygn olan ne i olsa yaparmclktr, ii iyi bilmez, kszl iinde sarld umutsuz bir umuttur onunkisi. Geldii gn kltrel farklln izleri grlmeye balar; Mahmut ile Yusufun atmas yalnzca kentli-krsal atmas deildir. Mahmut kentte yaayan, belirli bir yabanclamay yaam, kendince deerleri olan, hayal-krklklaryla dolu yaamnda yaama bir tarafyla tutunurken te tarafyla umutsuz ve s bir hedonizme snan bir insandr. Gemiindeki idealleri artk ona uzak gelmektedir ya da o idealler ve estetik tutkular ya ona artk inandrc ve yaplabilir gelmedii iin, ya da kendinde bunlarn peinde koacak gc bulamad iin, kendini koyvermitir. Bu srete Yusufun ayakkablarnn kokusundan, davranlarna kadar her eyin arln hisseder. [Yusufla birlikte balayp onun grdnn nelii zerine yant veremedii Tarkovskinin Stalker filmi gerekten nemli bir sahnedir; nk birok eyi bir arada verir. Birincisi Yusufun bylesi bir anlatyla kendisini ilikilendirememesi ve konu hakknda soru soramayacak kadar ekinik olmasdr, ya da kendi sorunlarna geri dnmek zorunda kalacak kadar zor durumda olmasdr. kincisi Mahmutun bylesi filmlerle gemiinde iliki kurduu, bunlarn arivini tuttuu, ancak bu filmlerle o gn orada iliki kuramayacak bir ruh halinde olduudur. Dolaysyla Mahmutun baz eylerden arnp ya da baz eyleri yeniden gndemine alaca gne kadar bu filmlere ve bu filmlerin insana bakna ara verdiidir. ncs Yusuf ieri gittikten sonra koyduu ilgin grntlerin bugnk Mahmutun durumunda bir entelektel-sanat-insan arayan yolcu durumundan geriye i cinsel gdlerinin daha ok ne kt bir dnemin kaldn anlyoruz.] Ama asl nemlisi Mahmutun kendi zel hayatndaki birka darbenin etkisiyle, iyice kendini brakmak istemesidir; bunun iin zel alann iyice boaltmak ister, artk bir bakasnn ykn ekmek ona iyice ar gelmeye balar. Aslnda

129

eitli vesilelerle Yusufun ne kadar zor durumda olduunun farkna varr, elinden gelen yardm yapar, ama Yusufun durumu mitsizdir, belirli bir vadede zlecek gibi de deildir. Kendi gszlnn yan sra Yusufa srekli katlanmak istemez. Yusufun durumunun grnr gelecekte dzelecek tipte sorunlar olmamas atmay iddetlendirir. Gitgide gerilen iliki Mahmutun zel yaamndaki sarsc olaylardan sonra bir noktada patlak verir. Mahmut batan sylenmemi, ancak giderek belirginleen zmsz bir ortamda hem Yusufa bakmak hem de ona katlanmak durumuyla yz yze gelince atma iddetlenir. nsann iini karartan, ancak seyredildiinde btnyle olabilir gerek bir yzleme ve kszla dnen tartmadan sonra iletiim kopar; Mahmutun ekim iin kullanaca bir saatle gerilimi bir yerden sonra isteyerek artrmas, Yusufun ezikliini iyice artrr. Nihayet yapkan iinde umutsuzca rpnan yavru bir fare grnts Yusufun durumunu yanstmaktadr; Mahmut ona dokunamaz, kapcya havale eder, ama Yusuf yol yordam rendikten sonra temizlii yapacaktr. Mahmut bir anlamda o kk yapm farede kendi koullar iinde skm ve yapacak hibir eyi olmayan Yusufu grr. Ama kendisinin de yapacak hibir eyi ve dahas katlanacak gc yoktur. ylece brakmasn, kapcnn sabah temizleyeceini sylerken bir anlamda Yusufa kar tavrn da belirtir; olmasn istemezdim, ama yapacak bir ey yokun yaln anlatm fotorafn ektii seramik nndeki aksesuar olan seramik yumurtann salntsnda da grlr; kendi dengesini bir yara dayanarak bulacaktr. Yusufu fareyi gece-yars sokaa lme brakrken etrafnda toplanan kedilerin karsnda onu ldrmesine ve canl canl paralanmasna gz yummamasna umutsuz ve zgn bir ekilde bakarken Mahmut, bir anlamda aka sylemese de ve yzlemekten kansa da, Trkiyenin iinde bulunduu derin iktisadi krizin milyonlarcasn iine srkledii ksz-umutsuz gelecek iindeki insanlara -belki zel yaamnn sarsntlar nedeniyle olabilecekten daha ksa sre dayanm olsa da- kar tavrn belli eder. Aslnda kendi entelektel mirasnn doal uzantlarndan ve genel olarak insanlk ideallerinden, ksacas zveriden nemli lde yoksunluk ekmektedir. Kendini iinde yaad toplumun geleneklerinden, dnme biimlerinden, sorumluluklarndan, bu toplumun iinde yaayan insanlarn derinlerinde hissettikleri acmasz kaderin sonularnn ykn ekmekten azat etmek istedii iin, aresiz bir

130

ekilde Yusufun kiilik olarak ezilmesine ve aresiz bir ekilde memleketine dnmesine gz yumar. Elbette ki Mahmutu da kalbi krk, sylenerek hatrlayacaktr, ama katlanlr bir takastr ona gsterdii tepki. ksz olan kendi iinde bulunduklar koullardr, milyonlarca insan ayn durumdadr, kriz yalnzca kasabada deil Trkiyenin her yerindedir. Yaamlarn deitirmek iin mcadele etmeyen, kendilerini eitmek iin hemen hi abalamayan bu insanlarn zaten kendi tavrlar Mahmut gibilerinin umutsuzluunun kaynadr. Gemiimizde Mahmutlar bu insanlar iin yaamlarn tartya koyup mcadele ederken, imdi yenilgiyi batan kabul etmi, kksz bir nihilizm ve hedonizm iinde, dahas ideallerinden kopuk olarak yayorlar. amzn bir entelekteli denebilir. Mahmut umutsuzdur, nk bir toplumsal k umudu yoktur. Yusuf vasfszdr ve kendileri gibi milyonlarca insann ayn durumda olduunu dnmeden, kendi bana gemisini kurtaran kaptancla soyunmu olduu iin hep birlikte yenildiklerini dnmez, bir tandkbir aabey-ksacas bir haminin yardmyla ben yrtaym hissi temel ideolojik tavr haline gelmitir. Bu durumda Mahmutun hem kendi asndan hem de Yusufun nitelikleri ve yaam tarz asndan Yusufa uzun sreli katlanmasnn gerekesi zaten kalmaz. Bir tek giden Yusufun brakt gemici sigarasndan deniz kysnda efkrl bir biimde bir duman ekmek, kszln derin hznne kaplmaktan baka. Kabul edilemez olan kendi davran deildir, aksine yaamn dayattklar ve eitsiz insanlarn tanml ve dayanlabilir, uzlalas ilikiler kurabilecei bir zemin sunamayan, insanlar plak atma alanlarna srkleyen gerekliktir. Uzak, toplumcu gereki film izgisini belirli llerde doalc bir tarzda ve ancak onlarn srarla tutunmaya altklar gelecee dair bir umut ve umut mcadelesine balanmakszn, aslnda durumun kszln anlatan bir atmosferle gereki geleneimizin gl bir halkas olmu bir filmdir. Artk kasabann olaan koullarda ve kendiliindenlik havas iinde yaayan deil, Trkiye gerekliinin sarsc etkisiyle dzenleri bozulmu insanlarmzn kapmasndan doduu iin, aslnda gerek bir konusu, gerek bir atma ekseni, gl bir final ve etkileyici bir nesnellik ierdii iin hem Bilgenin hem de dnya sinemasnn nemli filmlerinden birisi olmutur. Bir kez daha Trkiye Sinema tarihinin gsterdii sosyolojik bir sonula kar karyayz; tahayyl rn bir esere gre gerekliin dayatt atmalara

131

nesnel olarak ve derinden tanklk etmek, gerek bir sanat eserinin ortaya kmasnda barol oynamaktadr. Hayatn kendisi tahayyl edilene galip gelir, hayatn kendisi sanatta aracsz bir ekilde yansdnda ok daha arpc olur.

132

5.3. KLMLER (2006) ANLAMAK 5.3.1 DOUDAN KLMLER (2006) FLMN ZMLEMEK Trk insan genel olarak klimlerde ynetmenin kendisi ve einin oynamasndan rahatsz olmu ve oyunculuun genel dzeyde kt olduunu belirtmitir. Bizzat bu tepkinin kendisi tipik bir Doulu tavrdr. Perdeye bakarken, zellikle Nuri Bilgenin canlandrd karakter olan saya kar duyduu tepki lsnde, kafasnda olumlu tepkiler oluturmak istedii bir insann negatif karakteri canlandrmasndan hazzetmemitir. Seyirci genel olarak saya kar olan tepkisini Nuri Bilgeyi kt oyuncu olarak nitelemek iin davurmutur. Karakterleri kt bulmak ve zellikle filmdeki say beenmemek, sinir bozucu bulmak, kimi kadnlarda erkekler zaten byledir diye sze balamak da sk karlalan durumlardan biridir. Filmdeki Serapa da kendilerini uzak hissetmek ve Baharn insaniyetinden ve drstlnden sz etmek bu gelenei tamamlyordu. Bu tip bir bak derinden incelenirse, doulu pozitif karakter anlay ve sinema tarihinde genel olarak iyi tipler ile kt tipleri ayrtran, hatta kt tipleri bir tr meslek haline getirerek uzun bir kariyer sahibi yapan yaklam yalnzca Trkiyede deil, genel olarak Doulu toplumlarda grlebilir. Bu bakn nemli oranda filmi bir btn halinde zmlemeden ve ynetmenin insan ilikilerini nasl yanstt zerine konumadan, dorudan karakterlerle kendilerini ilikilendirdikleri anlalabilir. Hayattaki insan ilikilerine sramak balamnda ilgin bir yapay zemin olarak klimlerin insan ilikilerine bakn ve yanstmasn veri alp, oradan genelde hayat zerine yorum yapmak izleyicinin genellemi bir tavr olarak ortaya kar. Bu balamda gerek Trkiyede basnda kan yazlar, gerekse yurtdnda Batllarn bak alar ve filmde zellikle zerinde durduklar karakterler ve bunlarn tavrlarn yorumlay zerinde ayrmalar olduu dikkat ekicidir247. Bu nedenle bir doulu ya da Trkiyeden model
Nazan Kesal, (Serap, klimler) Cannes Film Festivalinde batllardan gelen sorular ve yorumlarn anlatmtr (14 Nisan 2010, zel Okmeydan Hastenesi, Bahekimlik: Ercan Kesal ve Nazan Kesal ile yz yze grme). lk nce Serapn batllama ve bireysel olarak ayaklar zerinde durmasna vurgu yaptlar. Doulu bir toplumda bir kadnn bylesine yaamasn modernlemenin bir paras saydlar. Baharn arka planda kalmas ve kendini kaytsz artsz bir erkee adamak istemesi Doulu bir kadn iin normal olan olduunu yorumladlar. Filmin bu Dou/Bat tartmas iinde bir yere oturtulmas gerektiini belirtip, benim oynadm karakterle nasl bir iliki kurduumu sordular. Genel olarak klimlerin baarl bir l ilikinin amazlar zerine younlatn ve kendilerini filme yakn hissettiklerini belirttiler.
247

133

bir insann bak asn, aslnda bir dizi insann bak asn bir Doulu kimlik zerinde btnletirerek filme yaklam biimini retmek, daha sonra bir batlyla karlatrmak anlaml bir zmleme olabilir. Doulu ya da Trk seyirci iin, oyunculuk, zellikle sa ve Serapn perdedeki halleri baarsz bulunur. Daha ok da sevimsiz. zleyici biraz da irite olarak seyreder bu karakterleri. Tipik bir Doulunun azndan u cmleler duyulabilir: Oyunculuklar filmin izleyici zerinde uyandrd duygusal sreleri etkiledii iin nemli. Yani bu insanlar seyrederken bizzat oyunculuklar nedeniyle filmin iine pek giremedim, dardan seyrediyormuum gibiydi, ama buna ramen hayat zerinde, zellikle erkek ve kadn ilikileri zerine ok dnmemi saladn sylemeliyim. Bu yaklam, genel bir eilim haline gelmitir. Doulu seyirci, karakterlerin deil, ynetmenin tavrnn, anlatm biiminin, olay rgsn kurma biiminin, kamerann hayat iinde konumlan biiminin karakterler ile seyirci arasna mesafe koymasndan deil, o insanlarn oyunculuklarndan kaynaklandn dnmektedir. Oturduu yerden saya tepki duyar, Serap ayplar. Bir yandan da yaad karakterlerin kendi lkesinde olmayacan, en azndan bunlarn normal yaayan insanlar iinde olmayacan iddia eder. Karakterlere ilikin n yargs ya da psikolojik tepkisi lsnde, karakterleri kendi iine almak istemez, telemek ister. Bahar karakterinin ise en byk suu bu insanlarn arasna karm olmasdr, ama nihayetinde o saftr, temizdir. Dier yandan bunlar syleyen bir izleyici, ayn zamanda filmin uzun sreli bir ilikinin sorunlarn ok temiz ve yaln anlattn da dnecektir. Film bir trl seyircinin ahlaki kodlarn kabul etmez, kt olan cezalandrmaz, iyi olan mutlulua eritirmez. Bizzat bu tavr ise seyircinin tylerinin diken diken olmasn daha da artrr. Ama ayn ekilde, bu insanlar karakterlerin her birisinin kendi edimlerinin arka plannda yatan dnce ve duygular, bencillikleri, gizli planlar byk bir yalnlkla verdiini de dnecektir. Bunun yan sra tipik bir Doulu anlay iinde sa ve Bahar seyircinin syleminde tekil deil, genel olarak erkek ve kadn olarak kabul edilecek, yaygn bir ekilde tartmalar erkekler byle, kadnlar byle zerinden srdrlecektir. Yapsalc yntemin aralar ile karakterlerin nasl kartlklar kurduunu gstermek tabloyu yalnlatrabilir:

134

Serap bir erkekle birliktedir (ya da evlidir, bu konuda filmsel metinde hibir aklama yaplmaz), buna karn ilikisinin sadakatine aykr bir ekilde sa ile kaamak yapmtr. Bu kaama sann sevgilisi (ya da kars, bu konuda da filmsel metinde hibir imada bulunulmaz) Bahar fark eder. Filmin iki temel kadn Serap ve Bahar arasnda bir kartlk kurulur. Hatta Bahar adnn naifliine karn, Serap ismi (mirage) bir yanlsamay ve zor koullar altnda yaanan yanlsamay bile artrr. Filmsel metinde iki protagonist erkek karakter vardr. sa ve Mehmet. Kadnlarla ilikileri grlen ve dramatik ann yaand isim sadr. Buna karn, Mehmet karakteri niversiteden sann arkadadr, ayn oday paylarlar. Mehmet uzun sreli bir birlikteliin ardndan evlilik hazrlklar yapmaktadr. sa ile Mehmet, ou Mehmetin ilikisi zerinden olmak zere, sklkla kadnlar zerine konuurlar. Mehmet ve nianls (olduunu varsayalm) arasnda bir tr erk mcadelesi ilikilerine damgasn vurmaktadr. Bu sreci detayl olarak Mehmet sa ile paylar. sa ise ne Bahar ne de Serap zerinden ilikilerini konuma konusu yapmaz. Mehmet dzenli bir hayatn eiindedir, sa ise hayatnda kadnlarla ilikileri sorunlu bir karakter olarak, gizemi lsnde albenisi olan, te yandan ise daha buyurgan ve dayatc bir karakterdir. sa fotoraf eker, mimari zerine derslerini verir, kendi yaamn gizemliletirir, Mehmet ise zel hayatnn en youn anlarn bile sa ile tartma konusu yapar. nc erkek olarak Serapn sevgilisi (ya da ei) ksa bir an grntye girer, bir kitapda karlar ve konuurlar. Bu konumadan sa ile arkada olduklarn ve tanklklarnn yllara dayandn da biliriz. Ancak reklmla uraan ve ii dolaysyla yurtd yolculuklara da kan Serapn sevgilisi hakknda baka hibir ey bilmeyiz, hatta sann Serap ile gemite yapt kaama (Bahar fark ettiine gre) bilip bilmediini de bilmeyiz. Serapn sevgilisinin filmdeki ad Gvendir. Bu da bilinli seilmi bir isim gibi duruyor, hem saya hem de Serapa ar gvendiini varsayalm. Yine adndan yola karak, Gvenin sevgilisine ya da eine sadk olduunu da film hissettirmektedir. Fakat bu konularda hibir bilgi verilmez, yorum yaplmaz. Filmde be karakterin de (sa, Bahar, Serap, Gven, Mehmet) bir ii vardr, muhtemelen hepsi de niversite mezunu olan, belirli alanlarda alan insanlardr. Btn bu ilikileri birbirine balayan ise sadr. Ayn ekilde Serap ile Baharn birbiriyle tantklar, birbirlerinden

135

haber alabildikleri de varsaylabilir: belki de gemite ayn sosyal ortam iinde bulunmulardr. Bu ilikiler iinde Doulunun farknda olmadan yapt ahlaki kodlamalar u ekilde zetlenebilir: 1. sa ilk nce kocadr ve eini aldatmtr. Daha sonra ise gereken zeni gstermedii iin Baharla arasn dzeltememitir. Kald ki kimi radikaller iin, Bahar bunu renir renmez zaten say terk etmeliydi. 2. Bahar, sadk bir tip izer, dengeli ve lldr, eine sadktr. Onu sevmektedir, sevilmek de istemektedir. Yaraldr. Kataki gerginliin ardndan sann bu i olmayacak kn grr, kararl bir ekilde grmemeyi seer. Acsn iine atar, nn gremese bile, sevgisinin gcne kar direnir. Kararl bir ekilde ilikinin bitirilmesi nerisini kabul eder ve sonularna katlanr. Bu ynden Doulu izleyici zerinde saygnlk kazanr. Kendi yolunu izer ve mesleine devam eder. Sonradan sann vaatlerine inanmas ve gece yars otele gitmesi yine byk hatadr, ancak seyirci sann Bahara kar tavrna isyan eder: sa kadar insan kullanlmaz ki, insan bu kadar bir bakasna haksz yere ac vermez ki 3. sa bir tr kayp insandr, sevgilisine ya da ounlukla dile getirildii gibi eine sadk kalmaz. Onun sonrasnda ise yine bir hayata yeniden balamak yerine eskinin krntlarna snr. Serapn direnmesine karn zorla ona gizli bir kaama dayatr, onun direncini zorla krar. Sonrasnda Serapn alaylarna karn, sa zel hayat hakknda hibir aklama yapmaz. Durumu Serap rendiinde, yeni bilgiler de getirir. sa Serap sevmez, ad stnde kaamaktr. Baharn sadakat taknts sa iin ciddi bir sorun olarak ilikinin bitmesine yol amasna karn, aslnda sadakatsiz olan Serapa da hayli mesafelidir. Hayatn ykn ekmek yerine, geitirici bir yaklam vardr. lk frsatta Serapa hoa kal bile demeden Seraptan rendii Baharla tekrar grmeye Arya gider. Yine zel hayat hakknda hibir aklama yapmaz ya da bu kez zel hayat adnda olmasa bile bir tatil yeri olarak yanl(!) adres gsterir. sa iin Seraptan Baharn Arya gittii, alt, travmasn atlattn renmek daha etkileyici olmutur, ilk frsatta yolu Arya der.

136

4. sonras

Mehmet karakteri, evlilik hazrlklar yapmaktadr, ancak evlilik g dengelerinin deieceinden rkmekte, hayatnda

evdeki

ynetilecei ve kendisini dayatan bir eten korkmaktadr. Muhtemel ei bir kez parmakla tehdit savurduunda masay terk eder, gereken dersi verir. Sonra tekrar barr, yol yaknken gereken sert ikaz yapmtr. Ayn zamanda Mehmetin kadnlar hakknda, genel olarak kendince fikirleri vardr. Bir yandan onlarsz olmaz, te yandan onlarla da zor oluyor, diye zetlenebilecek bir tavr vardr. 5. Gven karakteri ise byk oranda kendini iine vermi birisi olarak durur. Biraz fazla gven verici ve fazla gven duyucu bir karakter olarak ne kar, modern birisidir. Bu tablo iinde klimler, filmsel metnin bilinli olarak hibir aklama yapmad bir rgye sahiptir. Doulu seyirci bunlar kendince kodlar: rnein, Bahar ei, Serap kaamadr. sa hi kimseyi sevemeyecek birisidir. Uyanktr, konumaz, fakat btn frsatlar kullanr. Adidir. sa ile Baharn ilikisinin bitmesinin nedeni sann adiliidir, sadakatsizliidir, gvenilmezliidir, sann kadir bilmezliidir. Serap bir yandan sadakatsizdir, te yandan sa gibi bir insana ne yaplabilir ki? Ayrca sann Serapla ilk gittii gn birlikte olmak iin kulland iddet rktc ve rahatsz edicidir. Doulu seyirci filmi seyrederken, iinin zor kaldrdn bile seyreder, saya bu sahneden dolay hn besler. Doulu seyirci kadn/erkek ilikileri zerinden filmi okumaya, sada erkek temsilini, Baharda kadn temsilini bulmaya alr. Buna karn Mehmet, ama zellikle Gven ii bozmaktadr. Kadn olarak da Serap iin rengini bozar, ama Doulu kadn seyirci byk oranda Bahar gibidir ya da onun gibi olmak ister. 5.3.2 BR DOULU (TRKYE) KLMLER NASIL ZMLER? klimleri seyretmek Trkiyede bir fenomendir. Sevilmeyen sann maceralar gibidir, sinirlenilir, sann kadnlarna kendini adamamas, belki de bir duygu durumundan tekine savrulmas, hele Bahara yaptklar kabul edilemez gelir (batl deerlerle yklenmi doulu) Trkiyeli kadnlara. l bir iliki zeminine oturtulan klimler insan kendini tanmlamaya ve kendisi/ilikileri/gemii zerine tartmaya gtrmektedir. Ayn zamanda Batl

137

insanlar iin de bir problematiktir. Bu nedenle belirli alardan 1984 yapm Marias Lovers (Mariann Aklar, Andrey Konchalovskiy) filmini hatrlatr. Bir batl ilikiler a bir doulu duyarll ile anlatlmaktadr. likiler zerine konuurken bir anda insan kendisini yaam felsefesi zerinde, hayat grn aklamak ve belki de beklentileri/idealleri zerine konuur bulmaktadr. sada insanlara bir uzaklk, kendinin merkezinde olduu dnya tasavvuru, eriilemezlik, hayatn karsnda belirli llerde kendi bildiince kurallarla oynama, hatta yenilginin getirdii bezmilik var. Yaam karsnda benini korumak iin halka halka oluturduu barikatlardan geerek eriilebilir ona. Yaamnn sinirleri alnm, bu nedenle cokusuzlam bir yn var. Sanki tepki ve davran dnyasnda evresindekiler gerekten tekiletirilmi gibi. Kadnlara olan ilgisi belki de kendi bencilliini en rahat yaayabildii alan olduu iin, snrlar aan egosunun huzuru bulduu bir alan olarak ne kyor. Bahar sadakati iffetin tartmasz kural olarak ycelttii iin, gveni sarsldnda i dnyasnda boulmann eiinde geziniyor sasnn karsnda. letiime ak deil, Bahar en ok ryalarndan tanyoruz, i dnyasnn bastrlm zlemleri aa kar. Motorda arkada otururken sann gzlerini kapatmas sasz ve yeni bir yaama kar korkusundan yapt bir ktr, nn gremeyen bir insann kszlk iinde istenmeyen gelecee doru savrulmas denebilir buna. Serap kendi bedeniyle daha bark, gcn de bedeninden alyor. sel zgrlk deildir aran, ama toplumsal kurallarn bezdiriciliiyle de kendini snrlamam, yaanmam byk aklarn tutsan oynamay da sevmez. Ryalar yerine davranlar ve arzular daha n plana kmaktadr. l bir iliki zerine kurulu olduu dnlr: ama bir tr sper egosuna tutsak ya da cinsellii bastrlm kadn (Bahar=Spring), onun sadakatine smayan yaamaya a alter egosu gibidir (Serap=Mirage). Bahar bir tr iffeti evresinde kurduu haleyle yaratt ldeki serab olarak Serap kimliini yaamak ister, ama ylesi bir kimlie ait yzlerce pejoratif yargs hazrdr. sann ise iki kadn olarak Bahar ile Serap arasnda gezinmesi, karlkl geiler, bir anlamda ikisini birden istemesi zerine kuruludur. Trkiyenin garip yaam kurallarndan biridir, erkekler

138

her ikisini de hem isteyebilir hem yapabilir, ama kadn kanlmaz olarak safn semelidir. Yasak olan yalnzca dinden gelmez burada, tarihin yaamn iine yd kltrel kodlar ve toplumsal alglayn bir sonucudur. sa yaamak iin Serapa ihtiya duyar, evlenmek iin Baharn art koar. Tam da bu nedenle Trkiyede izleyicilerin byk blm filmsel metin hibir ak kod retmese de Bahar kars, Serap kaama olarak dillendirip dncelerini (daha ok da duygularyla beslenmi yarglarn) dile getirmeyi semitir. Bahar, adnn getirdii cokudan ve canlanmadan uzaktr, bu uzakl salayan ise iffetin korsesi zerine kurulmu erdeminin getirdii yasaklardr. Oysa bizzat bunlar bir tercih nedeni olacak bir nitelikken, ayn zamanda sa iin boucu hale de gelebilir. sa bu niteliklere bir yandan minnet duyarken serapn ekici etkisine kendini brakmak da isteyebilir. slam toplumlarnda sadakat konularnda cezalar bile eit deildir, cezalar brakn ok elilik tek tarafl olarak ina edilmitir: hatta bunu nesebin safl zerine de aklamaya alrlar. Eer bir kadnn kocas lmse, ansna sadakatle soylu bir lm bekleyiine girmesi istenir, ayn sosyal dokuda erkein yas tutmas derin olursa, yaama dnmesi, hatta felekten bir gece almas iin zendirilir, evlendirilmesi bile gndeme gelir. Dolaysyla eer klimler filminin btn ilikilerini tam olarak ters yz edilirse, sa bir kadna dnse ve kadnlar erkek olsayd, dnlemeyecek bir tablo kard. Dolaysyla kadn erkek ilikileri perdeye aksettirilirken bile yerleik kodlar belirleyici olmaya balar, kadnlar iin kefedilmemi bir kta olarak perdede yaanr cinsel zgrlk. Eer bir kadnn cinsel zgrl bir yaam dsturu haline getirmesi durumunda Serap gibi sann zorlayc hamleleri olaanlaabilir, erkeklerin giderek daha angajmansz birliktelik istekleri ise bir patlamaya dnebilir. Kadnlk genel olarak bastrlm olduu iin, sadakat ak ya da gizli olarak yceltildii iin bir batlya gre Trkiyede ok daha sevimsiz ve yitik bir insan olarak dnlr sa, Serapa ise kem gzlerle baklr. Baharn yas onore edilir, ona pozitif sfatlar kazandrlr, Baharlar iin bu durumlarda psikiyatriste gitmek bile gszlk emaresi gibidir, orada konuurken bile zorlanr, iffetin yasaklar ve sadakatin erdemleri terapi seansna bile nfuz eder.

139

Erkek konumalarnda hayatn bouculuu ve duygusal yorgunluun ilac gibi grnr Seraplar. Hayatn katlanlas ynn artrd dnlr, bir tr nefes alma edimi gibi grlr, olaanlar. Kadn iin nefes alma ahlaki yasaklarn yannda baka tehditleri de dl olarak getirecektir. Bastrlm kadnln kkrtlm erkekliin ortasnda zor kadna rol yapmay daha ok dayatacaktr, biraz da bundandr Serapn zel alannda zor uygulayan sa esnasnda barmamas. Kendi mahremiyeti de sarslacaktr, onun tesi toplumsal ilgi kadar toplumsal yasaklara riayet etmesini gerektirecek kurallar da getirir. Trkiye Sinema Tarihinin erken dnemlerinde, Yeilam dneminde, perdelerimizde kadn erkek ilikileri youn olarak ele alnmaktayd: Ama doulu toplumun slami iliki kipleriyle, ama bunlar bile Trk seyircisi iin yaanmam aklar duyumsamann cennetine dntrmekteydi salonlar. Bu basklardan kurtulan Yeni Trkiye Sinemas kesintisiz yaynlanamamaktadr televizyonda. Kendi etkisi snrl bir alanda, cinsellik yaamn telenmi ve mahremle snrlanm bir alan. Tuhaftr, sa Baharla (Ebru Ceylan) yaknlatnda grnt flular, Serapla (Nazan Kesal) zorbalama serveni ise nettir. Ama bu tartma zeminine ve filmin etkileyici anlatmna karn, insanlarda Uzak ile karlatrlamayan, bir bayapt iin fazla nemsiz ve geici balklar zerinde younlayor hissi n plana kmaktadr. Aslnda zel olana ilikin fazlasyla genellemi kmseyici bir yaklam ve sylem de eksik deildir Trkiyede. Karakterlerin i dnyalarn, kadn ve erkek ilikilerinin doasn ok iyi verebilir, ama byk erdemlerin ve byk sylevlerin uzanda hissine kaplnmtr. Deil mi ki, kahramanlk byk eylemlerin tarihsel byk veciz sylevlerin alandr? Cinsiyetlerin (gender) zaaflar ve erdemleri, uzun bir ilikinin kendi iinde tad sorunlar ve tkenmilik hissi yerine, yaanmam aklarn, yaam boyu bekleyilerin, bir sevdaya adanm mrlerin destanlarnn topraklardr Trkiye: Leyla ile Mecnun, Tahir ile Zhre, Ferhat ile irinin ocuklar olarak ifaat deil adanmlk istenir toplumsal bilinaltmzda.

140

5.3.3. BR BATILI KLMLER NASIL ZMLER klimler bir batl iin hayatlarnda sk sk yaanan l bir iliki zerine eilen, ayn zamanda bu l ilikiye douda rastlanan trde psikolojik derinlik katarak, yalnlatrarak anlatan etkileyici bir filmdir. likilerin temeli, insanlarn psikolojik olarak bilindlarnda yatan nedenlerine eilmesi bakmndan bir tr Araftan bir ynetmenin anlats gibidir. nsan etkileyen hznl bir taraf, baarl bir ayrlk hikayesini duygusal olarak patlamalara yer vermeden rlm, doululara zg iine atma sahneleriyle daha patetik hale getirilerek anlatlmtr. klimler genel olarak tam bir Dou/Bat sentezi gibi durmaktadr. Karakterler, zellikle sa ve Serap zelinde, belirli bir modernleme srecinden gemi, yaplar gerei hayatla daha pragmatist ve hedonist tarzda iliki kurmulardr. Buna karn daha yerel, ayn zamanda daha gsz olan, zel hayat daha az anlatlan, film boyunca belirli eyleri bir tr maruz kalan karakter olan Bahar ise yaananlar daha trajik dzeyde yaamaktadr. Bu nedenle her zaman bir kefetme sreci de iinde olmak zere, Batl insanlar keyif alarak, kendi hayatlar zerine dnerek ve filmle sa/Serap gibi iliki kurarak bir seyir sreci yayorlar. Dounun zellii idealletirmeye ve genelletirmeye yaknlk duymak, sylemin kendi iinde srekli ahlaki kodlar sktrmak olduu iin, kararlar ve yaklam serttir, yarglaycdr ve sonuta filmle ok daha isel bir iliki kurmasdr. Dolaysyla, olup bitenleri daha kabul etmez, daha sert tepkiler verirler, biraz Bahar gibi denilebilir buna. Eer Yeilamdan bir rnek verirsek, l bir iliki anlatlaca zaman, ya erkek sefih bir hayat srecek, sonrasnda uslanacak ve gerek kadnnn erdemlerini kefedecektir, ya da erkein masum niyetleri ounlukla sarn kadn olan nc tarafndan ktye kullanlacak, yoldan karlacaktr. ou durumda olaylar aa ktnda, sonu kanl bitecek, erkek hapse girerken, kadn seni lnceye kadar bekleyeceim diye avaz kt kadar bararak bekleyecektir. te bu denklem, klimlerde tmyle ters yz edilmektedir. Denklem gerekilemi, hayat daha ahlaki kodlarla yaayan Bahar, ilikilerinde daha gsz, daha pasiftir, bir tr olanlar onun bana gelmi gibidir. Buna karn hayatla kurduu iliki daha seyreltilmi olan Serap ve sa sreleri daha yaln yaar, daha az angajmana girer, karsndakinin aklarn daha ok hesaplar, yeri geldiinde beklenmedik hamleler yapar. likiyi bir tamlk, bir kader birlii olarak deil, kendi benlii ile teki benlik arasnda bir atma olarak grr,

141

karsndakine zel snrlarn sk sk hatrlatr, kendi beninin isteklerini karsndakine dayatr. klimler filminin srekli seyirciye mesafe koymak iin gsterdii aba, idealin ya da haklnn doulu kodlarna kar duruunun mesafeli oluu, anlaty kurarken, kolay zaferlerden ve ahlaki yarglarla belirli eylerin haykrlmas iin hibir aba gstermemesi, finalinde ise idealin ok ac bir yenilgisini yaatmas nedeniyle klimler Doulu bir seyircide neredeyse bir infiale yol aarken, Batl seyircide tebessmle karlanacaktr. Dramatik yapya, yknn geliimine, karakterlerin zmlemesine bakarsak, bir btn olarak farkl kiilikler arasnda gelien, atmalarn yaand ve hibir dramatik arln olmad, bir yandan yky anlatrken, te yandan yaamdan ilgin ayrntlarn ortaya konduu btnlkl bir insan portresiyle karlarz. Filmin byk baars hibir eyi zorlamayan yapsyla, btnyle inandrc bir atmosferde, insanlar arasndaki ilikileri, insanlar harekete geiren drtleri, insanlarn bak alarn, toplumsal ilikilerinde neyi dile getirip neyi kendilerine sakladklarn, zel hayatn yaan tarzlarn etkileyici ve dndrc bir slupla anlatnda yatar. Sanki Trkiyeli ynetmenlerin yllardr yapmad bir sahicilie ve etkileyicilie ve elbette ki dokunaklla sahip. Film eitli aamalardan oluur, birinci blmde bitmeye yz tutmu bir ilikinin insan etkileyen donuk bir anlatmla dkm var; kabul edememe, k bulamama, yzleememe bir arlk tayor. Baharn sann gzlerini motorla giderken kapatt an, bundan sonrasnn bilinememesi ve belki de kabul edilememesi zemininde anlalabilir. sa bir k bulamad ve tekrar doallyla, itenliiyle ilikinin yaanamayacan anlad anda, drst bir ekilde bir ara-vermeden, ya da dost olarak devam edecek bir baka ilikiden sz ediyor. sann kk bir ekilde dokundurularak verilen Serap maceras, sa iin kk bir olay, Bahar iin ise kabul edilemezin balad nokta. O noktada Bahar yadsyarak yaamay seiyor, ancak gl tepkisinin altnda bunu yok sayamayaca da anlalyor, sonu olarak yaamn birok anlarnda ortaya kan gerilimler demek; Yani Baharn belli llerde kendini kapatmasndan sonra sann Bahara eriemedii noktadr ayn zamanda buras. yknn bundan sonras byk oranda sann yaam dolaymyla veriliyor. sa normal yaamna geri dner, niversitede retim grevlisidir, bu srete yk iki

142

kanaldan akyor, birincisi sann niversitedeki arkadayla konumalar ki bunlar byk oranda genel dzlemde ikili ilikiler zerinde younlar ve genel olarak bir ilikiye farkl bir adan bak yanstyor. Aslnda buras filmin merkezi yerlerinden birisi, nk o darack retim grevlisi odalarnda ikilinin konumalar erkeklerin ilikileri, kadnlar ve elbette birbirleri arasndaki mesafenin boyutunu ieriyor. Bir yandan dorudan kendileri adna konuuyorlar, te yandan bilgisayar kimin at bile belli olmayan bir mahremiyet alan var, bunlar zellikle saklanlyor. Youn samimiyet ilikisi gibi grnen ve bir yandan nc kiilerin te yandan zellerinin, ayn zamanda kendi aralarndaki snrlarn verildii bir alan bu odadaki konumalar. Dolaysyla ynetmen sanki bir yandan sa-Bahar, te yandan sa-Serap ilikisini anlatrken, ara parantez aarak erkeklerin bu ilikilerdeki konumlarna dair veri tretiyormu gibi, ya da onlara aklamalar yapan, tiyatrodaki oyun metinlerinde yazarlarn yazdklar didaskaliler gibi bir zellik tayor. kinci alan ise sann zel yaamnda bir tesadf eseri yinelenen Serap maceras olur. Serapla olan yeni ilikisinde bir yandan kaaman iki ynl olduu, Serapn halen devam eden bir ilikisinin olduu, stelik partnerinin sann da arkada olduu anlalr. Baharda ne kadar sadakat ve duraanlk, kendini geri ekme ve adama var ise, Serapta o kadar hareketlilik, da aklk, kendine gvenen ve dii ynlerini gsterme zellikleri var. Bu anlamda bir kadn olarak arzulanabilir bir nesne olarak kendini sunabiliyor. Serapn balangta kendini geri ekmi hali belirli alardan yarm kalm bir ilikiye kzgnl, ya da kendini bylesi bir srekli iliki iin isteksiz oluu gibi bir sr nedenle olabilir. O uzun sahnede sa kendini kabul ettirdiinde ve iliki sann istedii zeminde devam ettiinde, yani sa kendini zorla kabul ettirdiinde, byk oranda sa iin geici bir snaktr, ortada iki tarafl olarak da varolan bir ak yoktur. Ardndan yaam belirli bir normal seyre girdiinde, niversitede iki erkek retim grevlisinin konumalarndan bir tatminsizlik belirten sylemler kadar, konumalarn odak noktasnda bir iktidar ilikisinin, bir son sz syleme isteinin sevgiye-akabirliktelie stn geldii anlalr. Dolaysyla tutkularn silindii bir zeminde geiyor diyaloglar; ikisi de orta yata olan erkek karakterlerimizin aradklar belirli alardan huzur oluyor, te yandan st rtl deiiklik istekleri de kendini gsteriyor, aslnda yaamlarnda ilginlik-macera gibi unsurlar byk oranda eksik ve her iki

143

karakterimizde de bylesi zlemler alttan alta vardr. Belirli bir sre sonra (bir iliki iin ksa bir sre sonra) sa iin kendini daha youn hissettirebildii ve kendi egemenliini daha ok yaayabilecei anlayl-sadakatli-youn sevginin gsterildii e isteinin bir yansmas olarak, dolayml olarak rendii Bahar dnmek ve onunla belki de yeniden balamak istei bir k gn yolunu Arya uzatr. Dolaysyla bu sre sonu ne olaca tmden belirsiz bir sre olarak kendi evresinden zenle saklanr; oraya geldiinde daha silik, daha belirsiz, daha snrlarn bilmeye ynelik admlarla yolu Baharla kesitiinde, Bahar bir yandan sanki gemiin yknden uzaklam, te yandan gemiin canlanmasndan korkan admlarla hareket eder. Tipik olarak Bahardan beklenebilecek rkek admlarla, belki de biraz nazlanma isteiyle sa hediyeleri ve fotoraflar almadan oradan ayrldnda sann kalbi krlr, kendisini kmsenmi hisseder ve sete urayp en azndan biraz konumak, hediyeleri ve fotoraf vermek ve ondan belki bir tebessmle ayrlmak ister. Ama oraya vardnda ynlendirildii ekip minibsnde onu alarken grdnde, bir yandan Bahar iin ne kadar nemli-canl-yokluu hissedilen birisi olduunu anladndan, belki duyduu eziklikten, belki de yeni bir yaam zaten oraya vaat etmek iin geldiinden konumaya ve dil dkmeye balar. Bahar bir yandan tutamazken kendini, te yandan konutuu o ksack anda asl gemiindeki o byk travmay bir yandan hatrlatarak ve te yandan teskin edilmeyi bekleyerek Serap sorar. Bu sahnede byk olaslkla sa iin Serapn hibir zaman nemli olmadn anlarz. Duraksayarak Tabi ki hayr dediinde bastramad bir kzgnlkla ve gelecein tedirgin edici grntsnn etkisi altnda gemiin etkisinden kurtulamad iin hayr diyor, laf dolandrr. sa aresiz bir ekilde minibsten indii zaman souk Baharn gururlu, ancak ac eken glmsemesinden bu kez kendi kalbi krlm halde, reddedilmenin souk yz iinde kala kalr. Gururu krlm samz, gururu krlm Medea kadar sarslm bir biimde oradan ayrlr. Artk Baharn btn ekicilii o souk gl iinde tkenmitir kendisi iin. Rutin ilerini yaptktan ve srekli gerginliini gsteren ekimlerden sonra gece geldiinde bir yandan Bahara kzgnlk te yandan efkatle dokunma isteiyle kapldr. Ancak btn yaknlamalarna ramen, Bahar yeniden ve bu kez daha byk bir sadakatle balam iliki sans iinde rahat rahat uyur, uyuyamayan sa iin iliki btn ekiciliini yitirmi, kendi sreksiz ilikilerinin verdii sorumsuzluun zaafna yenik olarak, krgn

144

olarak sabaha kadar sigara eliinde dnr. Bahar kalktnda sa iyice duyarszlamtr. Baharn ne kadar byk ve etkili ekilde yeni bir ilikinin eiinde kendini hissetmesiyle ve grd ryann da yanstt gibi mutluluuyla sann belirsizlii, isteksizlii, souk glyle iyice kendini hissettiren krgnl ve elbette ki gszl atr. Bahar byk hayal krklyla yeniden aclaryla ve terk edilmiliiyle sessiz ve souk gzyalarna boulurken, sa kendi sevgisizliine ve belki de tkenmiliine doru uacaktr. Masum olan sarslrken, gsz olan sevgisizliine yenik dmtr. Bu hznl ayrlk toplumsal ilikilerimizdeki paralanmann, itenliksizliin, insanlar arasndaki yabanclamann ve iletiimsizliin youn ve etkin olarak verildii hayat kesitini gsterir. Pek ok Batl insan iin kendi yaamndan zel bir kesiti ve hikyeyi hatrlayarak dnceli ve belki bir kadeh eliinde dertleebilecei, kendi hikyelerine mizah katabilecek bir sohbet konusuna dnr. klimlerde yaam ac tebessmle izleyiciye bakar, ilikilerin youn olarak ierdii hznn gzel fotoraflaryla. nsanlar arasndaki ikili ilikiler zerine gerekten etkileyici bir dramdan yola karak tartmak insan iin verimli zemini ina ediyor klimler. 5.3.4 KLMLER ANLAMAK: SANATI VE SORUNSALI ZERNE
Benim filmlerimdeki Batl zelliklerin imdi tam olarak farkndaym, bunun iin Batl eletirmenlere teekkr etmeliyim. Onlar ylesine sk bir biimde benim dikkatimi ekmilerdir ki, gerekten onlarn isimlerini tek tek sayabilirim: ironi, bir eyi gerekte hak ettiinden daha az gsterme, mizahilik, ak ululuk, leitmotiflerin kullanlmas, akc bir kamera ve benzerleri. Bu bileenler asla bilinli olarak kullanlmamtr. Hibir zaman kendi kendime imdi de unlar yapmalym; Ah, imdi de bir para ngilizlere has bir eyi eksilterek, gerektiinden daha az deer vererek anlatmalym demedim. Onlar elimdeki konunun gereksinimlerine en iyi ekilde hizmet etmesi iin sezgisel ve isel olarak kullanlmlardr. Satyajit Ray248

Nuri Bilge Ceylann anlatlar seyirci ile filmin karakterleri ve hikayesi arasna mesafe koymaktadr. Bu mesafe zdelemeyi zorlatrr, bir yandan izleyici karakterlerin i dnyalarna tank olur, te yandan onlara dokunamaz. zellikle Dou
248

Aktaran: Roy Armes, Third World Film Making and The West iinde, s. 231.

145

sanatlarnn karakteristii olan duygusal younluk ve giderek birer ifaat ve pimanlk ieren sahneler tmyle kartlmtr Ceylann filmlerinden. Bu nedenle hem ynetmen hem de filmleri souk bulunur. Seyirci iin ayn zamanda hem scaktr sahneler hem de eriemeyecei denli uzaktr. Buradaki asl eliki, doulu bir ynetmen olsa bile, Nuri Bilge Ceylann filmlerini iki ynden batl sanatlar zerine kurmasdr: Bir yandan Byk Avrupa Gerekiliinin mirassdr, te yandan sinema dili byk oranda Avrupa sinemasyla ya da bu sinemay ok iyi bilen doulu sanatlarn estetiiyle ekillenmitir. Dolaysyla douda geen ykleri, baty ok iyi bilen, batl sanatlarn son derece karakteristik yksek estetik formlar ile anlatan, kendisi de hayata ve insanlara mesafeli bir ynetmenin ac ve duru sylemi, Doulu kltrle atmaktadr.

146

5.4 MAYMUN (2008); BR TOPLUMSAL TAVRIN FELSEFK KKENLER ZERNE


zel mlkiyetin ardndan gelen ilk sonu ticarettir karlkl gereksinimlerin dei toku edilmesi- alm satm yani. Bu ticaret, btn dier etkinlikler gibi zel mlkiyetin egemenlii altnda ticaret yapan insan iin dorudan bir kazan kayna olmak zorundadr, bu da u anlama gelir, her bir insan olabildiince deerliye satmann ve olabildiince ucuza satn almann yollarn aramak zorundadr. Her satn almada ve sat srecinde, bundan dolay, iki insan emberin apnn tam zt noktalarna doru eken karlarla birbirinin karsna dikelmi durumda bulur kendini. Bu karlama kesinlikle antagonistik karakterlidir, nk her bir taraf dierinin niyetlerini bilmektedir bilir ki karsndaki kendisininkiyle zt emellere sahiptir. Bundan dolay ticaretin ilk sonucu bir yandan karlkl gvensizliktir, te yandan bu gvensizliin merulatrlmas gelir ahlaki olmayan amalarn ahlaki olmayan bir sonucu elde etmek iin kullanlmas demektir bu. Bylelikle, ticaretteki ilk byk sz gizliliktir ticareti yaplacak maln deerini azaltacak her eyin gizlenmesi. Sonu udur, ticarette kar tarafn gveninden ve cahilliinden maksimum dzeyde avantaj elde edilmesine izin verilmektedir ve bununla uyum iinde insann sahip olduu metaya sahip olma nitelikleri yklemeye almas da normal ve olanakl hale gelir. Tek bir szckle ifade edersek, ticaret yasallatrlm hilekrlktr. Bunun doruluunu hakl karmak isteyen her tccar gncel pratikte ilerin byle yrdne ve bu teoriyle uyum iinde pratiin ilediine beni tank olarak gsterebilir.249

Karlkl gvensizlik, karlar uyumayan kesimlerin birbirlerine zt amalarla yaklamas, ayn anda gereklemesi mmkn olmayan karlarla hareket etmeleri sorunu almak istenirse, bu, karlkl taraflarn kartlar ak oynamalar salanarak yaplamaz. Eer karlarn meru grrlerse, karlarn salamak iin meru olmayan yollara bavurmak insanln en genel ve en sk tekrarlanan

249

By Frederick Engels, Outlines of a Critique of Political Economy, Deutsche-Franzsische Jahrbcher, Written in October and November 1843, First published in the DeutschFranzsische Jahrbcher, 1844, Trkeye eviren Zahit Atam. The immediate consequence of private property is trade -- exchange of reciprocal requirements -- buying and selling. This trade, like every activity, must under the dominion of private property become a direct source of gain for the trader, i. e., each must seek to sell as dear as possible and buy as cheap as possible. In every purchase and sale, therefore, two men with diametrically opposed interests confront each other. The confrontation is decidedly antagonistic, for each knows the intentions of the other -- knows that they are opposed to his own. Therefore, the first consequence is mutual mistrust, on the one hand, and the justification of this mistrust -- the application of immoral means to attain an immoral end -- on the other. Thus, the first maxim in trade is secretiveness -- the concealment of everything which might reduce the value of the article in question. The result is that in trade it is permitted to take the utmost advantage of the ignorance, the trust, of the opposing party, and likewise to impute qualities to one's commodity which it does not possess. In a word, trade is legalised fraud. Any merchant who wants to give truth its due can bear me witness that actual practice conforms with this theory.

147

davran eklidir. Dolaysyla yaplmas gereken bu insanlarn karlar ve niyetlerinin atma ekseninden karlp, genel evrensel insanlk ideallerini gerekletirmeye almaktr. Yukarda sz edilen antagonistik iliki yapsal olarak bir kullanma, kullanlma ya da klasik deyimle efendi/kle diyalektii yaratacaktr. zel mlkiyet ve bunun getirdii zorunlu ilikiler, insanl bir btn olarak deil, bir irketi, bir toplumsal snf, bir lkeyi, bir rk, bir ktay, yani insanln btnn deil de bir ksmnn gndelik karlarn dierlerine kar savunmaya balad anda, akl akl-almaz eylemlere bavurarak inenmedik insanlk ideali brakmaz. Bu denklem son derece basittir, grngleri ok rahatlkla grlebilir ve hatta niversitelerde, irket ii eitimlerde, bakanlklarda, hkmetler aras grmelerde ksacas zel mlkiyetin egemenliindeki btn ilikilerde grlebilir, dahas bu sre hibir koulda kutsal, geleneksel ve teamllere uygun davran modellerine smaz, mutlaka meru ve evrensel yasalar inenecektir. Akl hile yapmay rasyonalize ettikten sonra, insani olmayan yntemlere, sreci olabildiince saklayarak ve srekli planl bir ekilde ilerleyerek hedefe kilitlenmi ekilde ilerleyecektir. Buras Horkheimern Akl Tutulmas250 kitabnda akln arasallamas diyerek anlatt alana girer. Uzman kardakini ykmak zere ihtisaslamtr. Dolaysyla akl ahlakn engellemesi deil, akln kendi bencil ya da tekilci davranlarnn ideallerini ahlaki gsterme abasna girimesi, yapt her edimin kendi istei dnda bir mekanizmann arklar iinde zorunlu olduunu gstermeye almas gerekir. Ancak bu durum Marksistlerin kapitalizmin insan iradesi ve ahlaknn deil, zel mlkiyet ilikileri iinde insan aklnn ve davranlarnn eylemesi ve insann kendi rettii meta ekonomisinin klesi olmas eklindeki tezi dorulamaktan anlamna gelir. Maymun Trkiyede yllarca tiyatro gruplarnn ilanlarnda ve salonlarn girilerinde kullanlan bir imgeydi. Genel olarak grmemek, duymamak, sylememek zerinden aklanr, Trk insannn gereklik karsnda bu tavr gsterdiine inanlrd. Ayn ekilde resmi tarihin insanmza d ve siyasi iktidarlarn ideal vatanda tipi olarak bu edimi hayatnn merkezine alan insan
250

Max Horkheimer, Akl Tutulmas, ev: Orhan Koak, birinci bask Metis yaynlar, 1990 stanbul.

148

olarak muhaliflerce eletirilirdi. Aslnda iyi incelendiinde deyim olarak hem Batda hem de Douda olan bir anlam var. Trkiye zelinde dnldnde ise, siyasi tarihimizde 10 yl aralklarla ok sert darbe yaand, temelde siyasi militanlarla snrl kalmadan, toplumun siyasal ve kltrel alandaki aydnlar zerinde ok youn bask yaanmas, lkenin gidiatnda kkl deiiklikler yaplmas nedeniyle, maymunu oynamak Trkiyede toplumun karakteristik eylemlerinden birisi olduu dnlr. Bu adan Maymunu oynamak bask karsnda bireyin ba edemedii glkler ve zor karsnda apak gerekler karsnda, tepki verememesi, sinmesi, kendine yapay bir gereklik ina etmesi edimi iin kullanlmaktadr. zellikle 1980 askeri darbesinden sonra, daha ncekilerden kat be kat iddet uygulanmas, darbenin siyasal iktidar zerindeki etkisinin ok uzun yllara yaylmas, toplumun rgtlenmesinden btn kurumsal yapsna, insanlarn tepkilerinden btn toplumsal ve bireysel ahlaki deerlere kadar ok kkl bir deiiklii yaatmas nedeniyle, Trkiyede 1) gereklikle ba edememek, 2) bireysel ve toplumsal tarihe meru bir anlam ykleyememekten dolay reddetme ya da yadsma tavr ortaya kmtr. i oluruna brakmak ya da boyun eip gittii yere kadar gider demek genel toplumsal davranlarmzn karakteristik zelliklerinden birisi olmutur. Bu anlamda Maymun yalnzca bir aile zelinde, bu ailenin yaamna mdahil olan bir patronla ilikileri drtleyip kapal devre bir hikye olarak okumak filmi anlayamamak demektir. Maymun belirli llerde bu toplumun tarihinde derin kklere sahip olduu iin, yerellii lde evrensel karakter tasa bile, ok byk oranda kendi tarihsel srecimizin psikolojik dzlemde yaadklarmz aklamak iin, merkezi bir kavram haline gelmitir. Gszlk bu psikolojik dzlemde itaati getirir, itaat ise bir anlamda ahlaki yenilgiyi ve k. Bu nedenle Maymun incelendiinde deyim yerindeyse yalnzca bu tarihsel kesitle snrl olmamak zere-: Byk oranda gcn karsnda ezikliin, Toplu olarak zor karsnda rol yapmay benimsemenin, Bir yandan sefil hayatlar yaarken, konformist tavrlarn yaygnlk kazanmas nedeniyle hayatn iten ie rynn,

149

Siyasi kimliklerin btn toplum nezdinde mal gtrmek iin gce sahip olmak artn yerine getirmenin sradan bir paras hale gelmesinin, Demokrasinin parmak demokrasisi denilen biime dnmesinin, kiiler iinde sallaban al maan demenin olaanlamasnn, Btn ideallerin kaybedilip yerine belirli pragmalarn yceltilmesinin, Yaand bir srecin dkm olarak bir aile nezdinde nasl bir toplumsal davran kipine dntnn analizi olarak grmek,

Maymunu tarihsel ve toplumsal bir temele oturtmak iin zorunludur. Servetin yorgun ve uykulu araba kullanmas ve kaza, sonrasnda burjuvann istikbal korkusu yaamas, burjuvalara zg bir yerleim yerindeki kazann hemen sonrasnda bir baka arabann gelmesi, cesedi grp biraz duraksayarak cesedin etrafndan geerek yoluna devam etmesi Ardndan (Servetin) sabahn krnde ofrn aramas ve ona makul, iten teklifini iletmesi, aresizlik iindeki Eypn biraz da o sessiz ve dingin sesteki tehdidi grp hapsi kabul etmesi251 Dolaysyla kuzu kuzu patronu yerine ailesini dnerek meakkatlere katlanan, baarsz olunun mutlaka niversiteyi kazanmasn isteyen, ailesine sadk fedakr ve itaatkr baba. Babasna kar suskun, ama snav iin almayan, rahat bir i arayan, otomobile dkn biraz bkn bir oul. Sermaye olarak gerekli paray babasna sylemeden annesini arac koarak hapiste yatmann bedeli olarak gelen parada gren oul Kocasndan ekinen, alan, ailesine ve kocasna dkn bir anne, sonra olunun tuhaf adl arkadalaryla girdii maceradan sonra kar yol bulamaynca mecburen patronu grmeye giden bir kadn. Seimlerde drt dnp seilmek iin ideoloji d btn manevralar ekinmeden yapan, yce milletine mecliste hizmet etmek iin yanp tutuan bir burjuva. Seilmek iin bedeli neyse
Statko insanlar eitsiz olarak yaratldklarna ikna ettikten ve kendisine kar kanlar acmaszca ve vahice cezalandrarak, kimini ldrp kimini hapse atp, kimini susturup kimine sus pay verdikten sonra, toplum ycelme noktasndan inanlmaz derecede alalma noktasna doru gider. ktidara kar byk direni yenilgiyle sonulannca itaatin en ahlaksz ve en omurgasz gelir nk. Tam bu srete toplumun btn ilgi alanlar, btn bilirkiileri btn referans noktalarna mdahale edince bir toplumun gidiat byk bir hzla deiir nk. Dnemin en saldrgan aktrleri de saf deitirenler olacaktr. Bir toplumun en yeteneksizleri ite benim sram diye ne atlrlar; artk geriye sadece yeni dnemin korkun insan dmanl deil, gemiin en masum yanllar gelir; ite size zeletiri dnemi almtr artk.
251

150

deyip hizmet akn trpletmeyen burjuva, ama Yldz Tilbenin arksn dinleyince, muhteem bir esinle kadn szen ve annda yabani arzusunu tatmin etmek iin muhteem kilit-ac olarak otomobili. Servetle bile konumamaya zen gsterecek kadar namuslu anne, ancak normal iletiim kuramayp flrt skalasa bile niyetini gsterdiinde ii bitireceine inanan ynyle burjuva kimliinde derin bir insan-sarrafl. Para gelince neredenini ve naslln sormayan bir oul. Ardndan namuslu, fedakr annenin zl, aile iinde baba hari geici ferahlama ve biraz da biz insan olalm nidalar. Olun bir yaz gn fenalamas ve bir uval incirin berbat olmas; hafif bir rzgr, dalgalanan bak, sonra geriye ekili, darda bekleyi ve bir iki tokat; neyse, ne gelirse kardr mant. Hapisten k, dengelerin alt st oluu. Olun aresizce aklamalar, ailenin byk yas len kardein mezarn ziyaret, tekrar kavumann ve mutlu olaylarn gzelce yasla kark anlmas ve kutsallk nidalar. Ardndan Eyp hapisten knca, bu kadar oyna yeter diyen Servetin mutlu aile tablosu, aresiz Hacerin solgun baklarn zerinde hissedince bozulmas ve Servetin hiddete kaplmas. Baba ierde beklerken Annenin isyan ettirdii Servetin Hacerin banyodan kmasn bekleyememesi, ardndan Eype ters k. Hacerin temizlenip, boy abdestini alp Servetten kalan cicilerini giymesi, Eypn aknl, cinsel arzusuyla olup bitenleri anlama abas, artk iyice bozulan aile tablosu, aklamalar birbirine uymaynca telefonda baran adamla birleen tekinsizlik. Hacerin kk zgr kadn oynay, bana gvenmiyor musun, neyi sorguluyorsun diyen zgrlk nidalar, yedii tokat ve rtl-dengeli iddetle biten sevime balangc. Patron Servetin Hacere mkemmel aklamalar ve zmlemeleri, git evine sadakatli kadn ol nasihatleri, ksaca tam da arknn dedii gibi yaand bitti. Namuslu annenin toparlanamamas ve yeni dneme uyum gsterememesi, bu srada kiisi gsterilmeyen bir izleyici bak as. Kzgn patron ve diz ken anne. Olaylar yaklak olarak zen babann bastramad kszl, olann tedirginlii; sonu olarak hi kimse kozlarn ak oynamamtr. Srekli ikili su ortaklklar; btn karakterler felaketin eiinde beklemektedir. Annenin kszl, babann sosyal ortam kahvesi, delikanl arkadalar, Eypten daha yoksul, daha ezilmi bir kahveci ra. Babann snd len olun scak dokunuu, annenin sonusuz intihar etme

151

klar, babann bir ceza olarak Hacerden bir yandan lmn isteyen te yandan lmden de k bulamayan hali. Giderek lm hatrlatan len oul ve birisi lmeden yeniden dengelerin kurulamayaca bir atmosfer. Olun nihayet esen hafif rzgrdan belki de gelecek olan almadan eline bak ya da silah almayan hareketiyle ertelenmi k gerekletirmesi. Hapisten gelen para yeni bir hapislik iin bakasna alan ihaleyle gider. Hesab verilemeyen yaamlar, ksz/gelecei olmayan/sreci sorgulayamayan ve ne yapacan bilemeyen insanlar ve bir burjuvann katli. Eyp ile Servet arasnda balayan, filmin merkeze alnd drt karakter iinde btn ikili kombinasyonlar kapsayacak ekilde ikili kapal devreleri ierecek ekle brnmesi, her birinin yrmesi iin dierlerini devre d brakmak, giderek btn ilikileri tketecek, hayatn bir tr normale dnmesi iin bir kurbana ihtiya duyulacaktr. Kurban ise ikilidir, bir yandan devrelerde yanmay balatan Servetin katli, dier yandan dier ikili devrelerin kalkabilmesi iin yeni bir devreyi kuracak Bayramn Eypn yerini al. Ylmaz Gneyin 1971 ylnda cesur bir ekilde Baba filminde ilk kez anlatt susuzun suu stlenip hapse girmesi, sinemamzda btn psikolojik altyapsyla, stelik bir davrann nasl dier karakterlere sirayet ederek halka halka yayld, denklemin ve dengenin nasl paraland nemli bir atmay beslemektedir. Bu yklma toplumsal hayatn srekli ve yaygn alt st olulara ve neredeyse sonsuz sayda iddetle biten vakalara dnmektedir. Bu iddet olaylar vatandalar aras olduu gibi, vatanda devlet arasnda, muhalif rgtlerle devlet arasnda, muhalif rgtlerin i hesaplamalarnda Yani toplumun btn katmanlarnda grlmektedir. Servet Eyp ilikisi Eypn kmaz zerine kuruludur, ancak bu kmaz her birinin bir baka eyi istemesi nedeniyle dier halkalara yaylr. Oul niversiteyi kazanamaz, almak da istemez, kolay bir i, ar zaman, bol kazan ister. Haytalk anneyi zorla yola getirir. Hacer mecburen Servetle karlar, Servet toplumsal ahlaki normlar ve aile sadakatini ayn yerden ykacaktr; Hacerin daha nce sessizce kabul ettii toplumsal refah koullarna kar, farkl bir eyi vaat eder. Sreci fark eden oul iddet ile araba arasnda tercihini yapar, babadan gizler. Baba

152

olup bitenleri anladnda patronuna yneltemedii fkesini ve iddetini Hacerin intiharyla bitmesini ister. Hacer Servette kendi geleceini grr, artk eskisine dayanacak gc yoktur. Hacerin diretmesi btn bunlarda kendini gizliden gizliye sulu olarak gren olu harekete geirir, Servetin tehdidini yapt eyi oul Servete uygular. Aile olaylar rendiklerinde tek kurtulu yolu babann byk bir i frtna sonrasnda Bayrama ynelmesidir. Ama uras ok aktr; Maymunu oynamak kesinlikle hibirine sknet getirmez, ykmn ertelenmesine neden olur, yaananlar aka travmatiktir. Tpk Trkiyede toplumsal yaamn tarih iinde hem bireysel hem de toplumsal dzlemde srekli travmalarla ykl olmas gibi. Bu kltrn ak efsanelerinde yaanmayan, kavuulamayan, atlarla ykl anlatlar vardr. Byk hazlarn yaand deil, kayplarn yd edildii atlar folklorik mziin ana damarn oluturur. Gnmzde yozlaarak arabeske dnm bu form, kaybedilmi yaamlarn yklerinden oluur, tam da Yldz Tilbenin sesinden Hacerin telefonundan defalarca dinlediimiz gibi. Siyasal hayat derin kesintiler, idamlar, yasasz cezalandrmalarla doludur. Edebiyat toplumsal yozlamann anlatld romanlardan oluur. Halkn konumalar rmln onanmas zerine kuruludur, ama kta yoktur. Dolaysyla Maymunu oynamak kanlmaz bir toplumsal edime dnmektedir, ksz ve basknn merkezde olduu bir toplumda, zor ve bask insanlarn gndelik hayatlarnda kaln personal rolleri oynamaya sevk etmektedir. Kendisi olmaktan uzaklatka ve ideallerini yaatacak bir yaam ina edemedike siniklik/yeniklik/eziklik ls bir anlamda Yeni Trkiye Sinemasnn genel toplumsal zellikler olarak anlatt olaylar dizisinin ortak paydas haline gelmektedir. 5.4.1 MAYMUN: GEREKLK VE KURMACA ZERNDEN BR ESTETK TARTIMASI Siegfried Kracauer nemli kitab Theory of Filmin nsznde, kendisininkinin ieriin ncelii zerine kurulmu materyalist estetik olduunu, ancak (kendisinden nceki) tm

153

kuramclarn ncelikli olarak biim ile ilgilendiklerini iddia ederek (bu ayrtrma nemli lde dorudur), eserini daha nceki kuramlarn hepsinden ayrr.252 Andre Bazin ise kukusuz, imgelerin zerindeki sanatsal kontroln renilen gc yerine, mekanik olarak kaydedilmi imgenin plak gcne olan inanca dayal bir film gelenei ve film kuram iin yakaran253 en nemli kuramclardan birisiydi. Her iki kuramc da eserlerini byk oranda kinci Dnya Sava sonrasnda vermilerdir. Sava ncesindeki kuramlarda, byk oranda Biimci Kuramclarn arl vardr. Biimci Kuramclar her ne kadar, ieriin ve yknn ne kadar nemli olduuna inansalar dahi, sinemann biricik zelliini biimsel zelliklerinde grmekteydiler. Anlamn biimsel olarak yeniden retilmesi iin, sanatnn imgeye mdahalesine vurgu yaptlar. Kendi dnemlerindeki tartmalarda, sinemann yeni bir sanat dal olmasna kar kanlarn sinemann gereklii olduu gibi mekanik olarak kaydetmesi zelliini sinemann sanat olmamasna yormalarna kar, sinemada sanatnn gereklie ve imgenin sunulmasna ne kadar ok mdahale ettiini ispatlayarak kartlarnn tezlerini rtmeye almaktaydlar. Oysa sava sonrasndaki iki byk kuramc (Kracauer ve Bazin) sinemann gereklii olduu gibi kaydedebilmesinin hem sinemann en nemli erdemi ve gc olduunu iddia ettiler, hem de bu zellii ypratmaya alan eilimlerin sinemasal anlatm gcn ve imgenin seyirci zerindeki etkisini azalttn ileri srdler. Dolaysyla ok nemli bir estetik ayrma noktas burada olumaktadr: mgeye mdahale etmek, imgeyi olabildiince gereklik iindeki halini koruyarak seyirciye sunmak. Nuri Bilge Ceylann tmyle dijital ektii ikinci uzun metrajl kurmaca filmi Maymun (2008), yapm srelerinde ciddi deiikliklere neden olmutur. lk dijital filmi klimlerde (2006) snrl bir mdahale varken, Maymunda mdahale doruk noktasna kmtr. yle ki kurgucu Ayhan Ergrselin anlatmyla, Maymun filminde, tek tek karelerin boyanmasndan, karelerine iindeki imgelere kadar, ndan rengine, ierdii nesnelere kadar tmyle mdahale edilmi, genel olarak kurgu harikas

252

Bak. Dudley Andrew, Siegfried Kracauer (Byk Sinema Kuramlar iinde), ev: Zahit Atam, Doruk Yaynlar, 2010 stanbul, s. 192193. 253 Dudley Andrew, Andre Bazin, age, s. 225.

154

bir filmdir. Nihai aamada kurgu aamasnda filmin senaryodaki hali bile deitirilmi, film yeniden yaplandrlmtr. Bylesine bir post-prodksiyon srecinin ardndan retilen Maymunun Trkiyede almlanmas byk oranda biim zerinden olmu, eletiriler iki balk zerinde toplanmtr. Birincisi Maymun ad dikkate alnmam, bir toplumsal tavrn izleri genel olarak film incelemesinin merkezine oturmam, aksine kadn kimlii zerinden ve biimsel zellikleri asndan deerlendirmeler arlk kazanmtr.254 Ad dahi filmin bir yorumu olmasna karn, genellikle biim zerinde younlaan tartmalar hem Trkiyede hem de ngilizce yazlan yaynlarda niin arlk kazanmtr? Bu sorunun yant byk oranda Kracauer ve Bazinin kuramlarnn ne kadar doru tespitler zerine kurulduunu dndrmektedir. nk Bazin ve Kracauer, eer imgeye ne kadar mdahale edebilirseniz, klasik estetik balamnda gzele o kadar yaklalabilir, buna karn imgenin gereklikten kazand gc o kadar zayflar tezini ileri srmektedirler. Dolaysyla gereklik kendi gcn yitirince, temel referans noktas olmaktan knca, imge izleyici/film ilikisinin merkezine oturur, toplumsal gndergeler arka planda kalr tezi asndan bir estetik tartma olarak Maymun incelenebilir. Bazinin sinema kuram sinema deneyimimizi hedef alr ve gerekiliin psikolojik kuram olarak adlandrlabilir. Resimden kesin biimde farkllaan fotorafln psikolojik gerekiliinin bir analizi ile balar255:
lk kez, kkeninde var olan nesne ve onun reprodksiyonu arasna cansz bir ara enstrman olarak girmektedir. lk kez, dnyann grnm otomatik olarak, insann yaratc mdahalesi olmadan biimlenmektedir Tm sanatlar insann varl zerine kurulmutur, sadece fotoraflk onun yokluundan bir avantaj tretmitir. Fotoraflk bizi doadaki bir fenomen gibi etkiler, bitkisellii ya da dnyevi kkeni gzelliinin ayrlmaz bir paras olan bir iek ya da bir kar tanesi gibi bizi etkilemektedir.256

Bak: Jonathan Romney, Three Monkeys, Screen International, 16 May 2008, http://www.nbcfilm.com/3maymun/press-screencannes.php. bak: Alin Tayan, Alin Tayan, Empire, Ekim 2008, http://www.nbcfilm.com/3maymun/press-empirealin.php. Fatih zgven, Gzel, Yalnz ve Sulu, Radikal Gazetesi, 23/10/2008.
254

255 256

Dudley Andrew, age, s.230. Andre Bazin, The Ontology of the Photographic Image (What is Cinema?) iinde,University of California Press, 2005 USA, s. 13.

155

Buradaki iliki nasl yorumlanabilir? Bazin ve Kracauere sinemann ya da fotorafn insann snrl oranda mdahalesi ile gerekliin aktarlabilmesi, sinema sanatna sanatn en byk amac olan insan zerinde bir tesir brakabilmek ve gereklii yeniden yorumlayabilme olana sunmaktadr. Eer gereklii sinemasal olarak yeniden ina etmek iin zel bir aba sarf edilirse, bu kez gerekliin bir yetkin tasarm ile sinema, anlat kurabilecek ve dnya grn sinema ile da vurabilecektir. Her iki anlamda da, bir yandan gerekliin yetkin bir kopyasn karabilmek, te yandan ise gerekliin yorumlanabilmesini, sanatnn dnce dnyasn ina edebilmek iin sinema, dier sanatlara gre, ok daha yetkin bir aratr. Sinemaya bu olana salayan onun hammaddesidir.
Fotorafln nesnel doas, kendini dier tm resim-yapma trlerinde yok olan gvenilirlik niteliini fotorafta bir araya getirir Yeniden retilen, aslnda temsil edilen nesnenin varl, aslnda u anlama gelir, uzam ve zaman iinde bizim nmze konulmaktadr, biz bunu gerek olarak kabul etmeye zorlanrz. Fotoraflk, bir eyden onun reprodksiyonu kadar olan srete gerekliin bu aktarm zelliinin kendi iinde tad belir bir avantajn keyfini yaamaktadr.257

Dolaysyla, Bazinden nce pek ok kuramcnn, gerekliin yetkin bir kopyasn kartmak hedefi yerine, avantgarde sanatn byk hedefi, insann maksimum mdahalesiyle, yeni biimler reterek eseri ina etmek ve biimde srekli deiiklik yapmak amac, Bazin tarafndan yeni bir ilke iin terk edilmektedir. Bazin sinemann gereklii yorumlamak ve gereklii ina ederek, gerekiliin ne kmasn salamak iin, mdahale ve sinemadaki bunun en youn ifadesi olan kurguyu en nemli ifade arac olarak deil, ikincil planda grr. Sinemasal anlatnn nndeki en byk hedef olarak, sinema sanatn yaama yaknlatrmak ve izleyicinin kendi yaamyla iliki kurarak filmle olabildiince aracsz (immediacy) olarak iliki kurmasn ne karr. Ayn yaklam Kracauerde de grmekteyiz:
Kracauerin kuramnda filmin arac, sinemasal hammadde ile sinemasal tekniin konusuyla, bu konunun ele aln biiminin bir karmndan (esas zor olan unsurdan) oluur. Bu karm estetik evren ierisinde benzersizdir, nk yeni bir sanat dnyas (ya da evreni) yaratmak yerine, ara kendi maddesine geri dnmeye eilimlidir. Soyut ya da hayali bir dnyay yanstmak yerine, maddi dnyaya doru ynelir, maddi dnyay elde etmek iin gereklie ini yapar. Geleneksel sanatlar kendilerine zg aralarla yaam dntrmek iin varolurken,
257

Andre Bazin, age, s. 13.

156

sinema yalnzca hayat olduu gibi gsterdii zaman en derin ve en zl biimde var olabilir. Dier sanatlar yaratm srecinde kendi konularn tketirler; bunu tam tersine sinema kendi maddesini sergileme eilimlidir.258

Bu adan yaklaldnda, Nuri Bilge Ceylann Maymun adl filmi u iki eilimi birden iinde tamaktadr: Bir yandan gereklii en yaln eklinde ina etmek, te yandan her bir kareye belirli bir atmosferi salamak iin maksimum lde kadraja ve ierdiklerine mdahale etmek. Bir yandan be temel karakter zerinden zel bir iliki etrafnda bir olay anlatmak, te yandan ise toplumsal bir eilimi perdeye yanstmak. ki eilimi birden perdede verebilmek iin yapt her mdahale izleyiciye film seyrettiini hatrlatmakta ve izleyici biimsel mkemmellik, senaryonun sk rgl yaps ve oyuncularn son derece yalnlatrlm oyunu karsnda, mdahale lsnde toplum tasarmndan uzaklamakta, srekli bir hikye seyrettiini hissetmektedir, bunun sonucunda hikyenin biimi zerinde younlamaktadr. Bu anlamda, farkl bir estetik tavrla ekilse, tamamen bir yeni-gereki film gibi seyredilebilecek olan Maymun, biimsel mkemmellii lsnde, gereklikle kurmak istedii gl etkinden kaybetmektedir. Bu paradoks, sinema kuramlar incelenirse, en yetkin biimde Andre Bazinin zellikle Sovyet kurgucu ekolne kar gerekilik yanls deerlendirmelerinde ve yine Bazinin yeni-gerekilie dair yapt vglerde ok ak grlmektedir. Biimsel olarak ve sk rgl filmin yks, ayn zamanda nemli bir toplumsal sorunu, eilimi, davran kipini anlatabilmesi asndan mkemmel bir rnek olan Maymun, kendi mkemmellik aranlar nedeniyle toplumsal boyutuyla deil, biimsel yenilii ile ele alnmaktadr. Bu adan, Maymun filminin sinemasal zellikleri, toplumsal olarak ve eletirmenler nezdinde filme dair retilen yaklamlarda, byk oranda Bazinin sinema diline ilikin rettii paradoksu mkemmel biimde dorulamaktadr.

5.4.2 MAYMUN VE KADIN Misojeni Konusuna Dair Deinmeler


Maymun ilk kez Cannesda gsterildiinde, film Trkiyeye gelmeden Hacer ve kadn temsili zerinden bir tartma yaand. zellikle kadn sinema yazarlar olmak
258

Dudley Andrew, age, s. 193.

157

zere, ama kadnlarla snrl olmakszn, Maymun filminin kadn temsil etme biiminin yapsal sorunlar yaad ileri srld: Hatta bu tip filmler iin erkek melosu diyenler oldu.259 Hzl bir ekilde Maymuna zel bir dl icat edildi, daha sonra ise geleneksel olaca iddia edildi, ikincisi Nefese (2009) verildi: Altn Bamya. Sinema yazarlarnn bir ksm dl vermektedir. tirazlarn en temelinde bir oul ve anne/babadan oluan aile iinde, aileyi tmden sarsan bir olay olarak sadakatsizlik durumu ortaya ktnda, bir arada tutucu temel snma motifi olarak kullanlan kayp erkek ocuk hayalinin ya da ryasnn yalnzca baba ve oul tarafndan grld, annenin ise grmemesinin tuhaf olduu zerinden yaplmaktadr. Ayn ekilde, filmde kadnn hem kocas, hem olu tarafndan grd muamele kadn seyirciler de youn rahatszla yol amtr. kinci olarak ise durum farkl zamanlarda ve farkl ekillerde baba ve oul tarafndan anlaldnda, asl ldrc darbe ise patronun Eyp hapisten ktktan sonra Hacere kar tavrlarnda grlen tepkilerde: 1) Kadnn aalanmas, sulu olarak gsterilmesi, 2) Hacerin de kendini sulu olarak grmesi, bir tr utan iinde eylemlere girierek, utancndan intihara bile kalkmas durumunda kadn kimliini temsil eden karakter Hacer nezdinde kadnlara ynelik bir saldr olduunu dndler. Bir adm daha atldnda ise, ynetmenin erkek karakterlerin i dnyasna youn olarak nfuz edebildiini, oysaki Hacerin d dnyadan ya da uzaktan izlenilerek i dnyasna girmeksizin adm adm ykln, kendini sulu hissediini, aresizliini resmettiini sylemektedirler260 Kadnn bu tr resmedili biimi ile toplumdaki erkek-egemen bak asnn rttn ileri srlmektedir. Burada denklem ok aktr: Nuri Bilgenin resmettii aile ve ailenin iine giren patron nezdinde yalnzca drt karakterden oluturduu hikyede, ek olarak bir de ryada grlen, mezar ziyaret edilen kayp karde, bunlara eklenen filmin adnn anlam kazanmasnda nemli bir figr olan kahveci ra Bayram ve ksa bir sorgulama anna ahit olduumuz polislerden
Z. Tl Akbal Salp, Geni Zamanl Tarihin iiri, Dervi Zaim Sinemas iinde, (ed.) Aslhan Doan Topu, DeKi Yaynlar, 2010 Ankara, s. 14. 260 Bkz: Fatih zgven http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&ArticleID=904694&Yazar=FATH%20Z GVEN&CategoryID=113 ve Alin Tayan http://www.nbcfilm.com/3maymun/press-empirealin.php
259

158

oluuyor. Dier hibir karakterin diyalogunun olmad bir hikye var. Bu hikyedeki karakterlerin toplumsal konumlar ok ak, hatta zlemleri ve birbirleriyle ilikilerindeki ad konulmam iki yzllkleri ve her birinin adm adm Maymun olarak adlandrlan durumu oynamalarnn gerekesi de derinliine verilmektedir. Ksacas filmin btn tamamen mkemmel bir adlandrma olan Maymun ayn zamanda yorum iin de ok byk oranda adna hizmet etmektedir. Bu adlandrma ve hikyenin kurulu sreci gl bir yorumlaycya dnmektedir. Burada Bunueli hatrlamamak imknszdr. Bunuel son derece basit bir k noktasna sahip olan ve gerek bir olaydan yola karak ve eitli durumlar yaratarak, bir burjuva arkada evresinin bir trl beraber yemek yiyemesinden yola karak Burjuvazinin Gizli ekicilii (1972) adl filmi ekmitir. Ama filmin ad daha sonrasnda bir baka set iisi tarafndan nerilmitir. Bunuel bunu belirttikten sonra, ad duyar duymaz ok sevdiini, ama sonrasnda bizzat bu isimle dndnde filmi kendi grnn ve dnnn deitiini sylemektedir.261 uras ok aktr ki Burjuvazinin Gizli ekicilii (1972) ok nemli bir adlandrmadr ve aslnda bu isim gstergebilimsel olarak filmi nitelemektedir, anlamlandrmaktadr (signifies). Ayn durum Maymun (2008) iin de geerlidir: Filmin kurgusu yaplrken bile daha ad belli deildi, hatta kurgu iyice ilerlediin de konmutur Ebru Ceylan tarafndan ve mkemmel bir film yorumlama rneidir262. Eer bu adan dnrsek, Maymun, bata ilk kaza annda bir baka burjuvann len insan grd ve hatta arabasndan yarm inip sonra direksiyonu krp gitmesi, nihai olarak Eypn Bayrama teklifi, Eypn polisteki ifadesi, patron Eyp/Hacer ilikisi, baba/oul/anne ilikileri asndan film yalnzca bir aile iinde deil, bir toplumsal davran modeli olarak toplum iin yaplan bir nitelendirmeye dnr. Dolaysyla maymunu oynayan bir toplumsal ahlakn/kimliin/varoluun temsiline dnr. Bu toplumsal yapnn kadn ya da filmdeki Haceri resmedi biimi, ona bitii rol, onunla ilikileri kurma biimleri, ayn toplumsal yapnn bir yesi olarak

Louis Bunuel, Son Nefesim, ev: lkay Kurdak, 4. Bask mge Yaynlar, Ekim 2005 Ankara, s. 335 338. 262 Bkz. Nuri Bilge Ceylan, Maymun, Kurgu Gnl, Altyaz dergisinin ek kitap, Aralk 2008.

261

159

Hacerin

toplumla

ve

onun

deerleriyle

kurduu

ilikiler,

gereklikten

mi

beslenmektedir? Yoksa Nuri Bilgenin ideal kadn gr biimini mi temsil eder? Bu denklem gerekten nemli bir tartma noktasdr. Eer bir toplumu kendi gereklii ile yzleemeyen olarak resmediyorsanz, o toplumsal ilikilerin kadn nasl grdnn ve kadnn da bu gr iselletirmesinin rnei olarak almak yerine, Hacer karakterinde kadn ikinci snf olarak gren bir ynetmen anlay karmak doru mudur? Dahas tm film iinde btn hikyenin birletirici ve atmay asl yaratan karakter olarak Hacerin olmas, yani filmin asl protagonist karakterinin Hacer olmas zerinden: Erkeklerin kadnla iliki kurma biimlerini, kadnn adm adm ykma srkleniinin toplumsal anlam retme iindeki yerinden yola karak toplumun kadn ve namus tasarm zerinden bir tartma yapmak yerine, ynetmenin resmettii kadn karakter ile ilerici insanlarmzn ideal kadn kimliini karlatrarak eletiriyi oluturmak eletirinin nesnesini yanl semesi olmaz myd? Kadn gerekten i dnyasz m olarak resmediliyor, yoksa her bir karakterin girdii kirli uzlamalar birikerek derin bir ykntya srklenii mi gsterilmektedir? Toplumun kadn kimliine ve namusun kadn zerinden tanmlanmasna ve kadnn bir kez kirlenince affedilmez olarak resmedilen varoluu zerine bir tartma yapmak yerine, ynetmene iddetli kar kmak, hele zellikle Maymun olgusu zerinden toplumsal/tarihsel/statko zerinden/iktidara biat etme kltrnn ve haybeden kazanma drtsnn yaygnlamas zerinden gzel ve yalnz Trkiyenin tartmasna girimek gerekmez miydi? deali perdede isteyen ve perde zerinde zafer ve kutsanmlk isteyen yaklam doru mudur?

160

6. YEM USTAOLU: SYASAL HESAPLAMA, GEMLE BUGNN LKS 6.1. BYOGRAF

Yine ocukluumdan hatrladm ve etkilendiim bir ey Sovyet televizyonu izlemek. Dilini bilmeden bir eyi izlemek ve onu hayal etmek. Onun senaryosunu yazmak gibi. Benim ocukluumu tm bunlar ok etkilemitir. Btn bunlar m yoksa yazma eilimi mi, bakma grme arzusu mu? Ayn zamanda mzik, btn bunlarn toplam m baka bir dnyay hayal etme, gitme arzusu mu bilmiyorum, ama sinema yapmaya ok erken yata karar verdim. Yeim Ustaolu263

Yeim Ustaolu gz mtehasss bir baba ile edebiyat retmeni bir annenin ikinci kz olarak dnyaya gelmitir. Babasnn grev yeri nedeniyle bulunduklar Sarkamta domutur. Yeim iki yandayken, babas emekliliine kadar gidecek kariyerinin son blm iin tayinini Trabzona karr, sahilde cadde zerinde bir eve yerleirler, arka tarafta btn karanl ve fkesi ile deniz vardr. lkokuldan niversite bitene kadar Trabzonda kalrlar. Sarkam doumluyum, ama hayatmn byk bir ksm Trabzonda geti. lkretimden niversite bitimine kadar. Trabzon Karadeniz Teknik niversitesi Mimarlk blmn bitirdim.264 Ustaolu, byk oranda babasndan etkilenerek niversite snavnda tp fakltesi tercihinde bulunur, ama drdnc tercihi olan Mimarlk blmn kazanr:
Mjde Arslan-Yeim Ustaolu syleisi. Bu sylei metnini Yeim Ustaolu ile 2 Haziran 2010 tarihinde Ustaolunun evinde yaptm grmede bana vermitir. Metni okumam, syleimizin ayn konular tekrar etmemesini, zel konular konumann kendisi iin zor olduunu, ama soracam sorulara yant vereceini belirtmitir. Metin iinde iki syleiye bu nedenle referans verilmektedir. Her birinde hangisi olduu belirtilmektedir. 264 Zahit Atam-Yeim Ustaolu grmesi.
263

161

Herhalde babamdan etkilenerek tp tercihleri yapmtm, kazansaydm ne olurdu, bilemiyorum. Ama annem karyd Tp Fakltesine girmeme. Bana srekli yle diyordu: sen hayalcisin, tasarlaman gerekir, kendini zgr hissetmelisin, kendine uygun bir blme gir. Sonunda ilk tercih olmasa da dedii oldu, ayn zamanda ne kadar hakl kt da anlald. Mimarlk ilk tercihim olmasa da, girdikten sonra yapma en uygun blm olduu anlald, ok yaratc izimler yaptm, daha ilk yldan yeteneim hem hocalarmn hem de arkadalarmn dikkatini ekmiti.265

Karadenizde bymesine karn, oraya samayan bir ocuktur, bir tr gelip geici bir yer olarak kodlamtr zihninde. Ama buna karn Karadenizin kozmopolit yapsndan etkilenmi, sevmitir: Bir gn eitli tasarlarm gerekletirmek iin geri dneceimi sezerek ayrldm Trabzondan. Meknn tesini dnmesi ocukluk yllarndan niversite ana kadar devam eder.
Karadenizin denizine, dalarna bakarak, biraz da yola bakarak bydm, kendimi hep o yol zerinde grmek, ne zaman gideceimi dnerek Beni hem Karadenize balayan gl balar vard, hem de orada kalmamam gerektiini de sorgulatan baka bir ey daha vard, kabna samama hali. ocukluum aslnda yola bakarak geti. Bir anayol stnde oturduk yllarca, arkas simsiyah bir denizdi. Ne zaman buradan gideceim diye dnyordum. Bu gitme duygusu yllarca srd ve ilk frsatta, niversiteyi bitirdiim anda da bavulumu toplayp kendimi stanbulda buldum. Kk kente samamak, tasarlar olmak, baba topran arkada brakmak hep gerilimlidir, stanbulda yayordum, ama srekli Trabzona hesap veriyor gibiydim. Attm her admda, gelecekte kendimi ispatlamam gerektii biliyordum. Mimarlk mesleinde ilerlerken, bir yandan 80li yllarn kapka atmosferi iinde temiz kalmaya alyordum. Biriktirdiim paralar, ksa zamanda rettiim bir projeye gidiyordu. Her iktisadi adan rahatlama dnemi, tamamn kendi finanse ettiim drt ksa filme gitti. Bugn gidiyor, yarn mesleim olacak diye dnyordum266

Daha ocukluk yllarnda kefetme, daha derin duygular iinde biriktirme, hayalleri ile gereklii i ie yaama, egemen olan normlara kar kukulu, hayat sorgulayan bir karakter olarak bymtr. tiraz etmek, belirli oranlarda babasnn etkisiyle, Ustaolunun ilk genlik yllarna da damgasn vurmutur.

265 266

Zahit Atam-Yeim Ustaolu syleisi, 2 Haziran 2010. Mjde Arslan-Yeim Ustaolu 2 Haziran 2010.

162

Yeim Ustaolu, Cumhuriyet tarihinin en isyanc olmu kuann yesidir, bugn kurumlam adyla 78liler dernei olarak bilinen bu kuak yalnzca isyan etmedi, ayn zamanda lm yceltti ve kendini Tam Bamsz Cumhuriyet inancyla feda etti. Ayn nedenlerle bu kuak Cumhuriyet tarihinin en acl kuadr, isyannn gc/meruiyeti/adanmlnn byklyle orantl bir bastrma/ezme/yok etme tepkisiyle karlamtr. Cumhuriyet bu kuan isyann bastrmak iin, Cumhuriyetin yrngesini deitirmeye karar verdi: 1980 Askeri Darbesi, bu kuan yenilgiye uratlmas iin yapld, ama yeniden gelmemeleri iin de Cumhuriyetin temel siyasi yaplanmasn, insani ideallerini deitirdi. Bu kuakta ne kadar adanma, vefakrlk, toplumu yceltme var ise, darbe sonrasnda o denli pragmatist, gemisini kurtaran kaptanclk, lks tketime vg, adamna gre muamele, kayrmaclk ve yararc bir dincilik sylemi o kadar iddetle piyasaya srlmtr. Toplumun btn maddi ve manevi deerleri, varln piyasann rtclne kar mcadele etmi kuak gz nne alndnda, piyasaya baland, alnp satlr metalara dntrld.267 1970li yllarn nemli znelerinden birisi olan 197380 dnemi TMMOB bakan yksek mimar Teoman ztrkn konumalar Teknik niversitenin mimarlk duvarlarn sslemekteydi, KTl devrimciler bu konumalarn ardndan mcadelenin hakllklarna inanmakta, youn ve atmal hayatn iinde sisli yollarda meydanlara kmaktaydlar. O gnlerin sylemi bugn pek ok kiiyi aknla uratacak bir yapya sahipti, her eyin net, ayrmalarn keskin olduu ve siyasi adlandrmalar ile hedeflerin ak olduu bir dnemdi:
Osmanl Devletinin son zamanlarnda, sna rnlerini satp, ucuz hammadde temin edecek pazarlar arayan Batllarn lkemize gz dikmeleri ile balayan smr; o gnden bu yana, bazen yavalayarak, bazen hzn artrarak sregelmitir. Azgnlaan tekelci sermayelerin istilasna da urayan lkemizde, 50 yl nce, bir bamszlk ve zgrlk mcadelesi verilmitir. Bu mcadeleyle temellenen Cumhuriyet dnemimizin banda, ulusal bir ekonomi yaratlma abalarna giriilmi, fakat aradan yirmibe yl gemeden gzlerini lkemizden ayrmayan yabanc tekellerin ve onlarla ortak olmaya gnll evrelerin, bu abalar baltalamaya baladklar
78liler Vakfnn darbe ncesi ve sonrasna dair yapt tanklarla syleiler (henz yaymlanmamtr), TMMOB tarihi zerine yaynlanan belgeler, TMMOB tarihi iin yaplan belgeselde konu zerine tanklklara ve yorumlara ulalabilir (Nar Film, 2010).
267

163

grlmtr. II. Dnya Savandan galip kan lkelerin; Marshall Plan, ikili anlamalar ve bunun gibi yollarla, lkemizin ekonomik ve politik yaps zerinde egemenlik kurmaya baladklar bu dnemde, uluslar aras sermayenin smrs, yeniden kaynaklarmza musallat olmay baarmtr.268 1970 ylnda yabanc teknik hizmet ithali iin 1,5 milyar liraya yakn harcama yaplmtr. 196370 yllar arasnda yabanc mhendislik hizmetlerine denen para 6,5 milyar liradr. Bu miktar ayn yllar arasndaki sanayi yatrmlarnn % 23ne ulamaktadr. Ayn dnemde yerli mhendislik hizmetleri karl ise yatrmlarn % 1ine dahi varamamaktadr. Projelerin yabanclara hazrlatlmasnn yan sra patent, know-how, lisans satn alnmas yoluyla da teknoloji ithali srdrlmektedir. Petro-kimya tesisleri kurulmas iin satn alnan yabanc teknolojiye lkemizin 880 milyon lira lisans creti demek durumunda kalmas buna bir rnektir269 D yardm ve krediler yabanc lkelerce, teknolojik hkimiyetin gelitirilmesi yolunda kullanlmaktadr. Dnya Bankasnn, stanbul Nazm Plan almalar iin Trkiyeye aaca 32 milyonluk kredi anlamasna gre, bu kredinin 23 milyonluk blm yani te ikisi- mavirlik hizmetleri ad altnda yabanc teknik elemanlara denecektir ve bu para TC hudutlar iinde geerli btn kesinti ve vergilerden muaf tutulacaktr.270

Yeim Ustaolunun niversitede okuduu blm 1980li yllarn en popler mesleklerinden biriydi, nk stanbul byk oranda yeniden ina edilmekteydi bu yllarda. Ama ayn nedenle, yasalarn uygulanmamas, mimarn para sahibi iin yasalar zorlamas, ii yoluna koymak iin rvet verilmesi kentin gittike deerlenen semtlerinde daha fazla kaak konutlarn yaplmas, her seimden sonra yeni aflarn karlmas, stanbulda plansz kentlemeyi younlatrm, sorunlar zlemez hale getirmitir.
Kentin kltrel dokusu kayboldu. Ben paradan srarl bir biimde kanmak, kltrel deerleri korumak iin bilinli olarak restorasyon yksek lisansna girdim. Dahas restorasyonu seerken dahi birinci tercihlerim maddi kazan deil, kltrel deerlerdi. Ama ne yazk ki TMMOB eski gcnde deildi. Bu nedenle iki nedenle srekli i brakyordum. Birincisi filmlerimi yapmak iin, ikincisi ise kltrel kimlikle atan
ztrk Teoman, TMMOB 19. Genel Kurul (17 Mays 1974/ Ankara) TMMOB bakan olarak konumasndan, Bir Dneme Tanklk iinde, Trk Mhendis ve Mimar Odalar Birlii yayn, Eyll 2004 Ankara, 8. ztrk Teoman, TMMOB 19. Genel Kurul (17 Mays 1974 / Ankara) konumas, Bir Dneme Tanklk iinde, Trk Mhendis ve Mimar Odalar Birlii yayn, Eyll 2004 Ankara s. 9. 270 ztrk, age, s. 3.
269 268

164

uygulamalar istediklerinde, mimarla sadk kaldm, paraya deil. (Yeim UstaoluZahit Atam Grmesi, 2 Haziran 2010)

Mimarlk Fakltesinin duvarlarn ssleyen son konuma metni belli llerde gelecek aclar ekmekten ekinmeyeceklerini ifade etmektedir:
Yreimizde insan sevgisini ve yurtseverlii, bask ve zulm yntemlerinin skp atamayacann bilinci iinde, bilimi ve teknii, emperyalizmin ve smrgenlerin deil, emeki halkmzn hizmetine sunmak iin her abay glendirerek srdrme yolunda inanl ve kararlyz.271

Ama yle olmadn sylemektedir Ustaolu, nk toplum kendi hakkn savunanlara sahip kmamtr. Kentler ve kltrler yamalanrken de, parsay toplamak isteyenlere kar duyarsz kalm olduklarn belirtmektedir. yle oldu ki kaak gkdeleni dikmek iin, belediye snrlar deitirildiinde, iin rengi deiti. Yasalar bile uygulayanlara yk gibi geliyordu demek.272 Dolaysyla Yeim Ustaolu, Trabzondan niversiteyi bitirip, bavulunu alp yola ktnda, gemiinin deerlerini iine gmm, yenilginin boyutlar karsnda suskun, insan olarak tank olduklar karsnda derinden sarslm birisi olarak yol almaktadr. O kadar ki bugn konutuunuzda, btn canll ile hatrlamasna ramen, Yeim Ustaolu, o gnleri gzleri yaarmadan, iten ie sarslmadan konuamad iin, genelde anlatmamay semektedir. Ama durumun ilgin boyutlar iin, anlatt ok zel bir an nakletmek aklayc olabilir: Karadeniz Teknik niversitesinde solcularn byk arl vard. Biz yalnzca renci haklar iin deil, ayn zamanda toplumun gelecei adna siyaset yapyorduk. renci hareketi iinde eylemler srecinde lsz bir iddetle kar karyaydk. Yalnzca sa grl rencilerden almazdk darbeyi, bunun tesi vard, ama geelim bunu. Bir gn bir eylemde gzme yle bir darbe aldm ki, gzm yrtld, ii dna kt, arkadalarm can havliyle beni hastaneye gtrdler. Hastanenin gz cerrah da benim babam. Nasl olduysa, herhalde teki gzmle grdm, babamn beni grd an hatrlyorum: bembeyazd, kire gibi. Beni ameliyat etti, zaten baka gz cerrah olmad iin baka ans da yoktu.

271 272

ztrk, TMMOB 25. Genel Kurul, konumann tarihi 24 Mays 1980, age, arka kapak. Zahit Atam-Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010.

165

Sinemac olmam biraz da babamn bana hayatm geri vermesiyle mmkn olmutur.273 Ustaolu, Trabzondan ayrlrken geri dneceini dnerek ayrlmtr: ardnda brakt kltrn anlar ile ldrlen, ikenceler nedeniyle sakat kalan, okuldan atlan (hem renciler hem de retim grevlileri- ZA), ksacas gemite birlikte yaad tm insanlarn hatralar274 ii ie gemitir. 1980li yllarda Trabzon giderek banazlayordu275. Her gittiimde kenti daha deimi, kendi kltrnden bir eyler daha yitirmi buluyordum.276 Biraz gizemleri olan, hayal dnyas, sorular ok; bize retilenle retilmeyenin arkasn daha ocukken sormaya balayan bir ocuktum.277 Asl sorun da buydu: 78 kuann anlatlanlara inanmamas. Resmi tarihin sarslmas. Yeni Trkiye Sinemasnn drt kurucu ynetmeni de bu eliki ve atma zerinden kendi kimliini yeniden ina etme dneminde uzun yllar srecek bir boluk ve aray yllar geirmitir. En belirgin biimde Ustaolunda grlen bu durum, yeni sinemann pesimizminin belirleyici nedenlerinden biridir. Kltrel adan Trabzon, pek ok kltrn kesitii bir blgede bulunur. Yalnzca etnisite deildir bunun nedeni, ayn zamanda tarihten gelen farkl uygarlklara beiklik etmesinden kaynaklanr. Dinler bile birbirine geiler yapmtr bu kentte. ok kozmopolit bir yerde, Karadenizde bydm. Yam ilerlemeye baladka, esas arkasnda baka bir hayatn, kltrel birikimin ve mirasn olduunu ufak ufak ocuksu sorularla kefetmeye baladm. Trkiyenin o 70li yllar dneminde birok eyi ocuk ve gen olarak yaayan biriyim ben de.278 ocuk yata siyasallamak ve bir anda kendini mcadelenin iinde bulmak sreci 1970li yllarda yaanmtr. Bu kuan nemli bir blm sanat eserleri ve bunlarn arasnda da zellikle sinema ve edebiyattan hayat renmilerdir279. Sanat

Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. 275 Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. 276 Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. 277 Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. 278 Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi. 279 Grtm 3 ynetmen de (Yeim Ustaolu, Zeki Demirkubuz ve Dervi Zaim) edebiyat ve sinemann kendi hayatlarndaki yerine srarla vurgu yapmlardr.
274

273

166

eserleri 1970li yllarda temel besin kaynaklar haline gelmitir.280 Eitimin hem niversite iinde hem de siyasal rgtlerde temel kaynaklarndan birisi sanat eserleri idi. Yeim Ustaolu annesinin edebiyat retmeni olmas, anne tarafndan dedelerinin kuaklar boyunca edebiyat olmas nedeniyle edebiyatla ok erken tanr. Aile iinde edebi eserler okunur ve tartlr. Baba tarafndan dedeleri ise Osmanl mparatorluundan beri bilinen bir mzisyen ailedir. Bu nedenle sanatla ve etnik kltrle ilgilenmi, mimarlk okurken bir tasarm ii olarak dnd sahneye koyma abas iinde olmutur. Daha ocukluk yllarndan itibaren sinema, Ustaolu ailesinin hayatnda nemli bir yer tutar. lkretim yllarnda ailecek sinemaya gidilir, ya ilerledike arkadalarn da alp sinemaya gider. Bu ortaokul yllarnda televizyon geldiinde, blgenin bir zellii olarak Sovyet televizyonu ve filmleri seyredilir: Bilmedikleri bir dilde filmi seyretmektedirler, dolaysyla hikyeyi kurmak, hatta Yeim Ustaolunun deyimiyle senaryoyu yazmak izleyiciye der. Seyredilen filmlerin hikyeleri ocuklar tarafndan tekrar yazlr, anlatlr, dile dklr. Bu deneyim belirli llerde 1965ten balayarak Sinematekin gsterimlerini andrr. Seyirciler, Avrupa sanat sinemasnn rneklerini bilmedikleri dillerde seyrediyordu. Ellerinde sadece filmin konusunu anlatan bir tek sayfalk daktiloyla yazlm metin, diyaloglar ve olaylar tam anlayamadan, karakterlerle fazla yaknlamadan bilmedikleri dillerde film seyretmek isteyen seyirciler iin ilgin bir deneyim olmu olmal. Bugn yaanamayacak bir deneyim belki de, bilmedikleri bir dilde film ya da tiyatro oyunu seyrettiinde sinirlenen bir kuaktr 1980 sonrasnda byyenler. Ama ayn durumun insann tasarlama gc, olaylar iin aralarda kurulacak balantlar, btnyle filme bir anlam bulma abas iin ne kadar anlaml bir deneyim olduu rahatlkla dnlebilir. Ahmet Sonerin belirttiine gre,281 Sinematekteki gsterimlerden sonra tartmalar yaplmaktayd, anlatann da tam bilemedii filmler zerine, ynetmen hakknda batl dillerden okunanlara insanlarn kendi yaptklar kurgular eklenirdi: tartmalar buna karn canl gemekteydi.
1970li yllarda Ylmaz Gneyin filmlerinin gsterim srecinin ciddi toplumsal olaylara neden olmas bunun iin iyi bir rnektir. 281 Ahmet Sonerle grme, ili, 18 ubat 2010.
280

167

Ustaolu iin 1970li yllar iinde byd dikkate alndnda, zellikle bir snr blgesinde yaad dnlnce, sosyalizm ve kapitalizm ideolojik yaplar olarak iki seenek olarak bir arada yaam olmaldr. Snrn tesi ve kltrne ilikin ok canl tanklarn ve hatralarn olduu kozmopolit bir meknda, renci hareketinin ok aksiyoner ve radikal olduu bir tarihsel srete, Yeim Ustaolu ortaokul yllarndan beri siyasetle yakndan ilikili ve Trkiyenin gelecei zerine dnen, dahas kendince yn vermeye alan bir kuan yesidir. Bu anlamda kendi deyimiyle ili ve iine kapank bir ocuk olan Yeim Ustaolu 1975 sonrasndan itibaren ilk genlik yllarn pek yaamadan genlik yllarna adm atmtr. Gerekte 1970li yllar dnldnde, kua iin tipik bir durumdur bu, bir anda memleketin en nemli meseleleri zerine fikir bildirmek, safn semek, boyundan byk kitaplar okumak, erke ilikin srekli soru sormak, snra yakn bir kentte yaad iin snrn tesi fikriyle snrn berisi zerine tartmalar yapmak insan erken bytr. Yeim Ustaolu, 70li yllarn iine kapankln yaanabilecei bir dnem olmadn, insann kendini bir anda yaplmas gereken bir dizi eylemin iinde bulduunu anlatmaktadr.282 Sadece politik bir dnyadan sz etmiyorum, sradan hayatn iinde bize retilen ya da halk iinde o snrn arkasndaki her eyi ok eytani, ok korku dolu bir dnya olarak lanse edenlere kar, bizim kendi hayallerimiz vard. Bir tr halk iinde sylenilenlere kar, dorulta kullanarak, sylenilenleri yorumlardk. Ama sonra, zellikle 89dan sonra, en korktuumuz ey bamza geldii zaman, aciz bir ekilde olup bitenleri seyrettik. Genliimizin, kendi hayalleri ve idealleri ile artk ok gerimizde kaldn rendiimiz zaman, bizim iin bir oka dnt bu.283 Yeim Ustaolu iin kritik evre Mimarlk okurken girdikleri bir yarma ve ardndan gelen Salzburg (Avusturya) servenidir. Bir mimari tasarm yarmas alr, daha ikinci snftayken nlenen Yeimi drdnc snf rencileri kurduklar gruba dhil ederler. Projeyi izerler, yarmaya gnderirler. Yarmaya katlan en kk
282 283

Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010.

168

mimarlk rencisidir. Bir gn radyo dinliyordum, bir baktm arkadalarmn ve benim adm syledi spiker. Yarmay biz kazanmz.284 Ardndan Yeim Ustaolunu Mimarlk Fakltesinin dekan Gnl Hanmn salad bursla, mutlaka yurtdna gitmesi ynnde ikna eder. Ancak, burs olmasna karn annesi kar kar, Ne yapacak bacak kadar kz, svirede?. Babas ekimser kalr, Gnl Hanm, babann muayenehanesini ziyaret eder, babayla birebir konuur ve ikna eder. Yeim on dokuz yanda, Trkiye byk bir dviz darboaz yaarken, Avusturyaya otobsle gider. Okulun en kk rencisidir. Okula bisikletle gidip gelir, yaklak 2530 ya aralndaki renciler ona little bicycle girl derler. Ya kktr, ama gereken btn projeleri yapar ve baarl olur. Okul son derece donanmldr, dahas Avusturya dndnden de huzurlu gelir ona, eitli sosyal faaliyetlere katlr. Bunlarn iinde en etkilendii sahne sanatlar performanslardr. O gn orada reji ve sahneye koyma fikri aklna yerleir. Trkiyeye gnln ynetmenlik hayalleri kaplam olarak gelir. Trkiyeye dndnde, izlenimlerini yazmasn istenir: Ama Avusturyann huzuru ile Teknik niversitenin amuru ar bir kartlk gsterdii iin, anlatmaktan utanr. Dnnden birka ay sonra darbe olmas, ardndan renci hareketindeki arkadalarnn yaadklar, bu defteri kapatmasna neden olur.285 Yllar sonra an olarak anlatrken bile, Trabzondaki niversite arkadalarnn grdkleri iddet, bask, okuldan atlmalar, ardndan hocalarnn zellikle en iyilerinin grevden uzaklatrlmas, kltrel iklimin byk oranda deimesi Ustaolunda derin yaralar amtr: Kenti terk etme isteini hzlandrr. Buruk bir ekilde Trabzondan ayrlr. Artk mezundur, kendi hayatn kazanmas gerekir, te yandan Avusturyada aklna den sinema ve sahne sanatlar fikrinde geleceini grmektedir, a bir ekilde sinema kurumlaryla ilikiye girer, FSAKa bavurur. Bir yandan Yldz Teknik niversitesinde restorasyon yksek lisansn yaparken, te yandan film seyreder, kitap okur, senaryo yazar, ksa filmler yapar. stanbula geldiinde bir yandan yksek lisans yaparken, te yandan hayatn mesleini yaparak srdrr.
Bu arada Mimarlk ve restorasyon eitimim de srd yani buraya gelir gelmez hemen restorasyona baladm, bir broda altm, ama sinemaya da atladm, kendimi eiterek, hibir film Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. Avusturyaya dair Yeim Ustaolunun anlattklarndan derlenmitir. Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010.
285 284

169

setinde almadan, film izleyerek, okuyarak. Ksa bir sre iinde de filmlerimi yapmaya baladm. ok fazla film izlerdim, fotoraf tekniini biliyordum; sinemann tekniini renmek iin de aba harcadm Senaryomu oluturdum ve ilk ksa filmimi 16 mm ektim. Bir An Yakalamak byle kt.

Bu adan Yeni Trkiye Sinemasnn kurucusu olan drt ynetmeni burada anmak gerekir. Yeim Ustaolu, Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan ve Dervi Zaim arasnda, piyasada alan, yllarca asistanlk ve prodksiyon yapan tek kii Zeki Demirkubuzdur. Dierleri, her biri kendilerince nedenlerle asistanlk yapmaya kar kmlardr. Drt ynetmenin drd de niversite mezunudur, ama yalnzca Zeki Demirkubuz dzenli bir eitimin olanaklarndan mahrum olandr, ortaokuldan terktir, liseyi dardan bitirmitir, niversite yllarnda snavdan snava gitmi, derslere girmemi, rencilik hayat srdrmemitir. Bu anlamda zaten hayatn kazanmak iin (daha sonra ayrntl olarak deineceimiz ekillerde) rastlantsal bir ekilde Ses (1986, Zeki kten) filmiyle sinemaya baladnda, bir tr meslek olarak sinemada yardmc rollerde yllarca almtr. Bunun dnda drt kurucudan dier ynetmene baktmzda, her birisi sinema d alanlarda niversite eitimi grm, her birisi piyasann yorucu ve ypratc ilerini etik/estetik nedenlerle reddetmi, ayrca her birisi sinema eitimini yllar boyunca kendi abalaryla almlardr. Bu abalarn en banda sinema eitimi iin film seyretmek, sinema tarihine youn olarak eilmek, edebiyatla ilgilenmek, zellikle stanbul Film Festivalinin mdavimi olmak vardr. Daha bu zelliklerle bile, Yeni Trkiye Sinemasnn byk oranda beslenme kanallarnn Yeilamdan kkl bir ekilde kopmu olduu anlalabilir. Nitekim Yeim Ustaolu ilk ksa filmini stanbula geliinin ikinci ylnda yaptnda, stelik prodksiyonu aktardnda, da kendisi yaparak ve mimarlktan ykleme kazand asndan birikimi sinemaya genel anlatm dili Yeilamn

konvansiyonlarndan ak bir kopu yaad anlalmaktadr. Ayn zamanda 1984 ylnda yaplan Bir An Yakalamak filmi Yeni Trkiye Sinemasnda ne kacak ynetmenlerin sinema tarihine dlen ilk kayt olarak ne kar. Yllar iinde dzenli aralklarla ksa filmler yapan, ksa filmleri ile ulusal ve uluslar aras baar salayp sinemaya giren tek ynetmen de Yeim Ustaoludur. Bu adan, Yeni Trkiye Sinemasnn ynetmenlerinin sinemayla kurduu ilikilerde:

170

1. idealist amalarla sinema yapmak, 2. sinemay tutkuyla sevmek, 3. ne olursa olsun btn koullar zorlayarak film retmek, 4. piyasann boyunduruuna girmeyerek uzlamamak iin bamszla byk bir kskanlkla sahip kmak, karakteristik ve ayrt edici bir zellik olarak ne kmaktadr.

Bir An Yakalamak genel Trkiye Sinemas ykclnn dnda bir yapya sahiptir. yknn kuruluundan dnlmesine kadar, yap ya da mimari deyimle strktr farkldr. Bir adam otobsle ehirleraras yoldadr. nnde bir kadn oturmaktadr. Kadnn hareketleri dikkatini eker, dnr. Ondan sonra, otobsten karz ve adamn kadn hakknda dndklerine geeriz. Kadn ebeveynleriyle sorun yaamaktadr, onlara kendi bamszln anlatmak, sorunlarn paylamak iin nemli kararlar vermek zeredir- baba evine gider. Ama orada dndklerini syleyemez, kelimeler boazna yapr, bir yandan olaan ilikiler, te yandan sylenmek istenler yan yanadr. lki olur. Hznl bir ekilde yolculuk amacna ulamadan geri dn balar. Daha sonra, otobse dneriz, btn bunlar dnen erkek yolcudur, bir an otobste nndeki kadn grm, daha sonra erkek, kadna dair geri kalan her eyi kendisi dnm, kurgulam ve sezmitir. Erkek yolcunun bunlar dnd andan film adn almaktadr. Filmi baba seyretmi, ok etkilenmi, hatta alamtr. Esas olarak Ustaolu, bu filmi ektiinde kendi gbeini kendisi kesmek istemektedir, gemileri yakmadan nce iindeki frtnalar sezgisel olarak, belki bilindndaki istekleri dile getirmek iin, te yandan kopuunu ifade etmek iin aktarmtr. Gerek anlamda dile getiremediklerini, filmsel metinde anlatmtr. Film, btnyle i dnya zerine kurulmutur: 1980li yllarn Trkiyesinde insanlar biraz da hayat i dnyalarnda yaarlard, kendilerini ifade etmek iin aralarn snrl olduu, basknn ve yasaklarn bol olduu koullarda, yaam daha ok yaanmadan dnlenler, kurulan bir sreti. Bu anlamda Bir An Yakalamak dnemin atmosferini iyi anlatan, i dnya zerine kurulmu ve dl alm baarl bir ilk ksa filmdir.

Psikanalitik adan yaklalrsa, film Yeim Ustaolunun st beni ile alt benlii arasndaki gerilimden beslenir: Ustaolu stanbuldadr, Yldz niversitesinde

171

restorasyon yksek lisans yapmaktadr, ayn zamanda mimar olarak alr, iki yldr ailesinden ayr yaamaktadr ve kendi rtn ispat etmesi gereini duyar. Ayaklar zerinde durmak istemektedir, ancak bilinli bir radikal kopu hibir zaman olmaz, kopu zihinsel ve i dnyada yaanacaktr. Soyut ve szcklere dkmeden elikiyi anlatma abas olarak Bir An Yakalamak yeri doldurulamaz bir sevgiyle baland baba-kz ilikisinde kendini anlatma servenine dnmtr:

Tezimi yazyordum o dnemde, onun iin de uzak bir yeri semitim Kapadokyaya gidip gelerek yazyordum. Oralarda yaayarak yazdm bir tezdi. Tezimi yazarken, -daktilo ile yazyorduk o zaman, bilgisayar yoktu-, kd karp baka bir kt koyup Bir An Yakalamakn senaryosunu yazdm, ertesi gn de FSAKta Uuru ensesinden yakalayp, onun da neredeyse ilk filmlerinden biridir herhalde, o da sinema-televizyonda renciydi, bunu ekeceiz dedim, organize olduk, iki kuru parayla ektik.286 Benim kendi hayatmdan ok, dardaki gereklikle kurduum hayatmdan. Bizim yaadmz corafyada byle bir baba figr, dikte eden, atma figr, babay ldrmezse ocuk kendi yetikin olmaz. Ergenlikten kurtulamaz. Trkiyedeki toplum zaten ok ergen bir toplum, nk hibir zaman ona dikte eden, bask uygulayan babay ldremez. Baba kutsaldr onun iin.287 (ab) Bu anlamda ilk ve dll ksa film olarak Bir An Yakalamak, son derece aklayc yapya sahiptir, dahas Ustaolu filmlerinde ilk ve son kez bir karakteri kendisi oynamtr, stelik kopu yaamas dnlen ve yaayamayan bir karakter olarak ya da bu kopuu zihinsel olarak yaamak iin abalayan birisi olarak tasavvur etmitir. Filmin dou anndan, babann tasavvuruna ve filmin hem ynetmen iin hem de baba iin tad anlamlardan yola karsak, ynetmen Yeim ilk filmiyle kendi gbeini kendisi kesmeye karar vermi birisi olarak, ilk eylemini baba figrne kar yapmtr. Kendi geleceini mimaride deil, sinemada grdn, hayatn cretkr admlarla yeni bir rotada srdreceini, kendi bana ayakta durma kararn vermenin glklerini ekmeyi, riski tek bana almay istedii iin Bir An Yakalamak filmi
286 287

Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi. Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi.

172

yaplmtr, btnyle isel bir gerilimden kaynaklanan bir film olarak okunmas gerekir.

Bir An Yakalamak bir yol filmidir, kurgusu da ok ilgintir, ilk sinema, ilk senaryo, ilk kurgu deneyimim ama ok enteresan bir kurgusu vardr. Gemiiyle hesaplamak iin bir yolculua kan bir hikyeyi anlatr; bugn ve gemiiyle hesaplar. Biraz da kendimden yola ktm bir hikyeydi o. Gitmek isteyip gitmi, geride bir ey brakm, sonunda bu yolculuu hi yapmadn anladmz ok enteresan bir film. Onun sadece tahayyl edilmi olduunu, hi yaplmam olduunu Benim ilk ve son rolm. Dilek Ongan, Ara Glerle mz oynamtk. Hem ergeni hem gen kadn oynadm. Zamanlarla i ie geiyor film.288

Psikanalitik adan yaklam baz eyleri gerekten ok aklaycdr: Karadeniz ya da Trabzon bir tr baba mekn gibidir. Bir yandan tutkuyla ve iten gelen bir sevgiyle sevilir. Ama te yandan bu mekn ve ilikileri ile bunlarn belkemii olan aileden, insan kendini ispat etmek iin, kendi yolunu bulmak iin kopmaldr. Yeim Ustaolunun Trabzonu ve onun ok-kltrl yapsn sevmesine karn, ait olmad bir meknda yaad dncesi lise yllarnda aklna der. Ayn zamanda ablasnn stanbul Teknik niversitesi Kimya Mhendisliini 1976 ylnda kazanmas, ardndan kz kardeinin konservatuarda okumak iin erkenden stanbula gelmesi gibi ikili bir nedenle teki mekn istei gitgide iddetlenir. Trabzonda arkasnda sevgi, tutku, aidiyet hisleri ve elbette ki mcadelenin yenilgiyle sonulanmas asndan burukluk brakarak ilk frsatta, niversiteden mezun olduu yaz stanbula gelmitir.

Kiisel olarak ynetmen olmaya karar verir, ama zihninde her zaman zel bir yeri olan baba-evine kar da hesap vermesi gerekir, bunu szle deil, filmle yapar289. Ve o an hi yakalanmaz. Geriye dnp hesaplamak, o an yeniden yakalamak arzusuyla kalr. Bir kadn iin baba figr hibir zaman kopulamayacak, hibir zaman hesaplamas bitmeyecek figrdr. Anlar yaratlr, tasarlanr, hesaplalr, ama baba figr dnp dolap kadnn sofrasna yeniden oturur. Hesaplama tamamlanamad
Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi. Ustaolu Trabzona yapt filmi gndermi, babas filmi seyrederken gzleri yaarmtr (Zahit AtamYeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010).
289 288

173

iin baba iin gerekten her lm, erken lmdr denklemi geerlidir.

Ama ok iyi bir anne baba ilikisi yaadm, ok sevdiim, erken kaybettiim iin de hala ok hayflandm, hayatmda birinci derecede rol oynayan, hayatm neredeyse kurtarm lde bir babaya sahip oldum.

Bunlar biraz zor sorular. Sanyorum hala (babamn lmne) ikna olmadm Mjde. Hala beni ona ikna etmek zor. Ani bir eydi, birden bire beklemediimiz bir kalp krizi yaadk. Duyup, rendiim Ben bir hafta nce hissettim mesela, bu benim iin ok tuhaf bir eydi. Yurt dndaydm ve bir hafta nce bamza geleni ryamda grdm. Oradaki her eyi brakp ilk aldm biletle dndm. Bir hafta sonra da babam ld. Benim bunu hala ey yapmam lm ve gidiini kabul ettiimi syleyemem.290

Yeim Ustaolu birka kere Trkiye iin Ergen bir toplum nitelemesi yapmtr. Nedir Ergen Toplum?

Baba katlinin bir zgrleme dinamii olmas ok nemli bir psikiyatrik durumdur. Baba yalnzca otorite deil, ayn zamanda insan yaamnda en nemli modeli de oluturur. Bu nedenle gerek Hak Dinlerde ve gerekse ilkel toplumlarda baba, kutsal bir figrdr. Bu durum Musevilik, Hristiyanlk ve slamda da geerlidir, babalk hakk, son derece nemlidir. Ama ayn baba otorite olarak da model olarak da insan iin kendini gerekletirmenin nndeki en nemli isel engeldir. nsan nereye gitse babasnn hayali ardndan gelir, zellikle bu durum kadnlar iin ok daha geerlidir. lk akn kayna, ilk ocuk sahibi olunmak istenen, kendi bedenini tanmak iin uzaklalmak istenen, kendi zgrln yaamak iin egemen ahlaki deerlerin karl olarak babann beklentileri insann srekli karsna kar. Bir kzn evlenmesi baba iin hem ciddi bir sevin hem de ciddi bir kayp korkusudur. Kzn yaad gerginlik, baba tarafndan da yaanr. Erkeklerin yaad komplekse Oidipus kompleksi denir, kadnlarnkine Elektra. Erkeklerin yaad kompleks daha tanml bir erevede yaanr ve daha kolay alr, kadnlarn yaadklar ok daha sancldr ve mr boyu

290

Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi.

174

srer.291

Ama Trkiye iin ergen toplum nitelemesinin ikili bir anlam vardr:

1.

ncelikle Yeim Ustaolunun 78liler kuandan olduunu

hatrlayalm, isyann iddetinden daha nce sz etmitik. Ayn ekilde babann da kendi otoritesini korumak iin iddete bavurduunu, itidal yerine keskin atmalarn yaandn, srecin sivil bir ekilde zlemedii iin askeri darbenin yapldn hatrlayalm. Birincisi, bundan, yani birbiriyle uyumsuz, doalar gerei bir atma yaanmas gereken bir dnem nitelendirmesi, toplum iin kullanldnda, toplumsal sorunlar bilimsellik ve itidalli bir akl yrtme srecinden ziyade, gerilimle zmlemeye yatkn bir toplum anlamnda kullanlmaktadr.

2.

kincisi, daha da nemlidir. Trkiyede bu tip gerilimler, belirli

tarihsel kesitlerle snrl deildir. Gerilim neredeyse bakidir, toplumsal sorunlarn zlmesi iin ekseriyetle iddete bavurulur, ayn ekilde isyan eden de iddete bavurur. Aile ii durumlarda da zellikle iddete bavurulur. Toplumsal yasalar ve aile ii yasalar sklkla iddetin ynlendiriciliinde dengeye kavuur. Normal bir gerilim, neredeyse genel olarak, normal olmayan atma boyutlarna tanr. Bar, itidal, anlay ve btn bunlara yol gstermesi gereken bilimsellik ile rasyonellik arka planda kalrken, sre hzla dar polemik atmosferinde, neredeyse ngrlemeyecek dzeyde atma unsurlar tayan biimlere brnr.

Yeim Ustaolunun zelinde de atma iddetli yaanm, ne baba


Bkz. Freud Sigmund, Dostoyevski ve Baba Katli, Sanat ve Sanatlar zerine, 4. Bask YKY yaynlar, stanbul, s. 219244 ve bkz. Terry Eagleton, Psikanaliz, Edebiyat Kuram (Giri) iinde, ikinci bask Ayrnt Yaynlar, s. 182-228. Bkz. Dudley Andrew, Identification, Concepts in Film Theory, Oxford University Press 1984, s. 133-156.
291

175

toprandan itidalli ayrlm, ne de babaya kar duyduu hasret bitebilmitir, kendi kaderini yaamak iin yola ktnda, baba yasasn ve baba sevgisini yannda gtrm ve bir hesaplama zelinde, sre yaratc bir ekilde sinemasal olarak ifade edilmitir.

Kabna samama hali Trabzon biraz byle bir yerdi benim iin; ok byleyici, ok kuvvetli, ok dominant bir kltr vardr ama ayn zamanda ok muhafazakr. Oraya, o kaba samama, orada var olamama hali, ok kk yata bunu hissetmitim, evet ok byleyici doas, ama o snrlarda kalamayacam daha lisede bile biliyordum. Gitmem lazm diyordum, gitmek duygusu eker seni; giderken korkutur da. Gerekten sancl bir koputur gitmek, bir tr baba topran brakmak. Gitmek, ama yine onurlu bir ekilde, baararak, ayaklar zerinde durarak dnebileceim korkusu ile gergin, titrek admlarla gitmek. Bu nedenle, Trkiye gibi gergin ve istikrardan uzak toplumlarda insanlar ok sk mekn deitirirler, ama ekinerek, ama rkerek, yine de giderler. Trkiye Cumhuriyet tarihinde birok defa g dalgas yaamtr, eitli vesilelerle, stelik i g ile d g el ele. Bunun temel nedeni istikrarszlk ve byme sorunlar yaanmasdr. Daha da nemlisi, Trkiye topraklar iinde baz eyleri yapmann mekn yalnzca belirli blgelere ya da kentlere skm olmasdr, ekmek derdi nedeniyle g etmenin yan sra, beyin g olarak adlandrlabilecek bir g daha vardr. Bu gn merkezi genellikle stanbul olmutur, hem eitim iin, hem de belirli sektrlerin kalbi stanbul olduu iin. Oysa ta topra altn diye nlenen stanbul iin, ayn zamanda insan yutar deyimi de vardr. Pek ok insan kendini kaybeder stanbulda, tutunanlarn yannda srnenlerin says ok daha fazladr. Gelenlerin nemli bir blm nesiller boyunca krsal kesimle balarn koparmamaya almtr, topran kayganl, krsal yapya dn seeneini ak brakmak yan sra, krsal yapdan kente deer aktarmann da bir paras olmutur. kinci Dnya Savandan bu yana Trkiyede gn nemli zelliklerinden birisi, snrl sayda kentten krsala deer aktarlmas iken, nemli bir blm de krdan beslenmenin devam ettirilmesi ynndedir. Hatta gler, ailecek toplu gler olmaktan daha ok para para g ekline brnmtr, riski azaltmak ve g korkusunu minimuma

176

indirmek iin.292

Aslnda imdi Anadoluda yaanan, (benzer projelerle urayorken gryorum), genlerin hayatna bakarken korkutucu bir ehirdir baka ehir, stanbul mesela.293

Kk kentte bymek, daha dengeli ve belirli alardan daha risksiz, ayn zamanda daha zgr de olabilir, byk kent istikrarszl ve hayatn byk gelgitleri kadar, meknn da plansz rgtlenmesinden dolay, hayat insanlar iin, zellikle de ocuklar ve genler iin olumsuz koullar youn olarak iermektedir. Aile ii ilikiler kadar, sosyal hayat iin olumsuzluk tayan pek ok rnek ve durum byk kentin hengamesi iin barnda olumsuzluk tayor denebilir.

Bir yandan kk bir yerde bymenin avantajl olduunu da dnrm, bir apartmann, mahallenin iine skm olmann daha byk tehlike olduunu gryorum, imdiki genlerine hayatna baktmda. Kk bir yerde bymek, ocuk iin zgrletirici bir ey. br yandan ok kltc, ok dar bir alan da Onu yrtp kp gitmeyi ok kk yata istedim. Doal bir istekti.294

nsann iyi bir yetime dneminden sonra, stanbula meydan okuyabilmesi mmkndr, ama kayp bir ocukluun ardndan stanbulda tutunmaya almas daha byk sanclar barnda tayabilir. Krsal kesimde byyen ocuun i dnyas ok daha zengin olabilir, stanbulun dar meknlarnda skm ve kontrolsz yaam insan
Gn psikolojik sonular ve yeni kltr iinde bocalamalar ve iktisadi sonular iin bak. John Berger-Jean Mohr, Yedinci Adam, ev: Cevat apan, Cem Yaynlar, 1984 stanbul. Gnther Wallraff, En Alttakiler, 7. bask, 1988, Milliyet Yaynlar. Bkz. Ylmaz Gney, Salpa, 13. Basm, Can Yaynlar. Bak. Ylmaz Gney, nsan, Militan ve Sanat, 3. bask Gney Filmcilik Yaynlar (buralarda zellikle s. 1830, arasnda g, yerlemeye ilikin otobiyografik deerlendirmeleri. Film olarak, zelikle Ltfi Akadn ynettii Gelin (1973) /Dn(1974) /Diyet (1974) lemesi ve mer Kavurun ynettii Yusuf ile Kenan (1978). Tiyatro eseri olarak zellikle Haldun Tanerin Keanl Ali Destan nemlidir, gmen ve kentte tutunma srelerinde insann i dnyas iin ok retici ve dndrc durumlar yaratmtr. 293 Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi. 294 Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi (2 Haziran 2010).
292

177

ok daha gsz ve yetime sorunlaryla bouur hale getirebilir. Kk kentin kendine zg disiplini, hayatn merkezden uzaklatrc etkilerine kar insan daha korunakl yapabilir nk. 1970li yllarn sosyolojik zeti, insanlarn ve zellikle ocuklarn ilk genlik yllarn pek yaamadan hzl bymeleriydi, erken siyasallamalar, kendi saflarn semeleri, memleket sorunlarna daha duyarl olmalarn getiriyordu. 1980 darbesinin temel sorunlarndan birisi ise, bu byme, hayata ilk admlarn atma yan istikrarl bir biimde daha ileri yalara atmasdr. Ergenlik sorunlar ve bunalmlar imdi ok daha gecikmi olarak ve daha sorunlu insanlar olarak hayata insanlar hazrlamaktadr.

Herhangi bir korku yznden ille de yapmak istedii bir eyden kolay kolay vazgemeyen bir kiilik olarak, Yeim Ustaolu, korkuya ramen, uygun aralar gelitirilerek, akln kullanlarak insann kendi projelerini gerekletirebileceini savunur. Byd koullarn etinlii, insann uygun anda uygun hamleleri yapabilmesi iin Yeim Ustaolunu eitmitir. ine kapank bir insan olarak, ayn zamanda, kendini yeterince tartan, ancak ondan sonra hamle yapan bir kiiliktir.

lm korkusunu iplememek gibi, ya da o snrlar zorlamak halini ocukluumda ok yaadm. Ben de senin imdi sorduun gibi kendime sorduumda fark ettiim analizler ama sonrasnda bulu anda, liseye doru geiyorken, ok ie kapalydm, kendi bana bir ocuktum. niversite yllarnda da ie kapanktm, bir yandan ie kapank deildim hem zaten ie kapanamayacak kadar sert bir dnemde yayorduk.295

Yeim Ustaolu etin koularda byd iin, ayn zamanda kimlik ve kiilik verecek bir aile iinde yetitii iin, kendi dncelerini gerekletirmek iin diren kazanmtr. 1970li yllarda yaanan keskin siyasi kutuplama iinde kendi safn semi, yllar iinde belirli bir olgunlama yaasa da, ideallerini niversite anda kazanmtr. Zaman iinde bu ideallerin gereklikle snav neticesinde, siyasi filmler ve egemen ideoloji asndan zararl filmler yapma cesareti gsterdii iin, Yeni Trkiye Sinemasn yapan ynetmenler iinde, en dikine giden ynetmen olarak kabul

295

Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi.

178

edilmektedir.

Kendi dediimi her zaman yaptm, o yalarda bile. Bana bir ey yaptrmak ok zordur, aile iinde de yle Annem geen gn bunu sylyordu, geende de azmdan km, Hibir Allahn kulu bana bunu yaptramaz, demisem eer ki -bunu ok sk kullanrm-, onu yapmazdm bana dardan bir ey yaptrmak, dikte etmek zordur ailede.296

296

Mjde Arslan- Yeim Ustaolu grmesi.

179

6.2. GNEE YOLCULUK (1999) Filmin sinopsisi aklayc olabilir:


Gnee Yolculuk, naif bir gencin gnmz Trkiye'sinin gereklerinin farkna varma srecinin; dostluun ve cesaretin yksdr. Trkiye'nin farkl blgelerinden gelen iki gencin, Mehmet ve Berzan'n, yollar stanbul'da kesiir. Haksz yere tutuklanmas ve daha sonra bana gelenler Mehmet'in Berzan'a olan balln pekitirir ve onu, btn lkeyi kat ederek len dostunun cenazesini, artk Berzan'n var olmayan, sular altnda kalan kyne, sonunda byk bir olgunlama yaayaca bir yolculua gtrr... Douya, Gnee Yolculua...297

Gnee Yolculuk filmi 1995 ylndan beri zerinde allmaya balanm, dnya prmiyerini Berlin Film Festivalinde 1999 ylnda yaparak gsterim evresine ulat dnldnde, yaklak 4 yllk bir almann rndr. Filmin ilk hikyesini Tayfun Pirselimolu yazmtr. Ancak, filmin yapm srecinde, biri Doudan (Zordulu Berzan), dieri Batdan (Tireli Mehmet) iki karakterin ilikisi zerine kurulmasnn dnda, at tmyle deimi, hikye dnemin aktrleri de aralarnda olmak zere, ounlukla MKM sinema grubunda yer alan insanlarla aylarca, hatta yllarca sren tartmalar, doalamalar neticesinde senaryoya dntrlmtr. lk haliyle eldeki filmin yaln hikyesi ve sinopsisi ile Uluslar aras Montpellier Film Festivaline bavurulmu, oradan Senaryo Gelitirme Bursu kazanlarak almalara devam edilmitir. Yeim Ustaolu ilk uzun metrajl filmi olan z (1994) filminin senaryosunu kendisi yazmamtr.298 Bu filmi yapmasn salayan ise, son ksa metrajl filmi Otelin uluslar aras dller kazanmas, yapmc Kadri Yurdatapn Yeim Ustaoluyla bir film yapmak istemesidir. Dikkatle incelendiinde, z filminin yaps ve konusu Yeim Ustaolunun daha sonraki kariyeriyle ciddi ayrlklar gsterir. z ile Otel filmlerinin atmosferleri birbirine benzerdir ve Kafkaesktir. Ynetmene gre Otel daha komplikedir. Oysaki z btn karakterlerin alm asndan bana ok karton gelir, ben onlara deemem. Klie gelir, madam, dierleri Hibirine deemem senaryodan kaynakl, eklektik bulurum o senaryoyu Yaamayan bir Dnya grrm onun iinde.
297 298

http://www.ustaoglufilm.com/gunese_yolculuk/index.html Tayfun Pirselimolunun senaryosuyla film ekilmitir.

180

Atmosferini severim onun.299 z tmyle ayrks bir mekn yaratan, bu mekn iinde zgn bir atmosfer kuran, genel olarak kiisel bir i dnyann ardndan giden psikolojik bir yolculuk gibidir. Yaratlan tmyle kurmaca ilikiler dzleminde olduu iin herhangi bir mekna ve zamana ait deilmi gibidir. Karakterlerin hikyeleri ve ilikileri yaanmlktan deil, kurmacann boyunduruunda gibidir. Bir zihinsel ve soyut yolculuk gibidir. Oysa Gnee Yolculuk (1999) filminin yaplmas dnldnde, Yeim Ustaolu ve Tayfun Pirselimolunun ok farkl alma tarzlar ve dnyay farkl alglamalarndan dolay yollar ayrld, ayn zamanda evli olan ift boanma srecine girdi. Gnee Yolculuk, elde bir hikye olmasna karn, senaryonun hayattan daha ok beslenmesine karar verir, neredeyse bir saha aratrmas yapar gibi, stanbulun belli semtlerine, belirli kltr sanat kurumlarna gider, insanlarla konuur, rportaj yapar, hikye derler. Bu nedenle, hikyenin ats korunsa dahi, senaryo byk oranda grmelerinin sonucunda kan izlenimlerden ve hikyelerden tretilmitir. Konumalardan ve tank olduklarndan yola karak her biri bu olaylarn tan olan insanlarla uzun doalamalar yapar. Provalarn sresi, belirli aralklarla yapld iin iki yla yakn bir zaman alr, daha sonra senaryo batanbaa yeniden yazlr: stelik ekimlere ve alnan sonulara gre senaryo srekli yeniden ekillendirilir. Bu alma tarz, Trkiye Sinemasnda zellikle Ylmaz Gney ile zdeletirilir. Gneyin bu konudaki ncs ise, ustam dedii L. . Akaddr.300 Ayn zamanda, filmin senaryosunda, o dnemde Trkiyede yaygnlk kazanan bir olaya dnm ma seyirleri, sonrasnda kan olaylar, gazetelerin kupon karl hediyeler vermesi gibi durumlara yer verilir. Bunlarn dnda bata stanbul olmak zere, sokaklarn genel kltrel atmosferleri korunmaya allr. Filmin iinde stanbul atmosferinden genel grntler hikyenin paras yaplr. Film gerek meknlarda ekilir. Oyuncu olmayan insanlar birok yan karakter iin filme dhil olurlar. Saha
299 300

Yeim Ustaoul-Mjde Arslan syleisi. Ylmaz Gney, Hudutlarn Kanunu (1966) ve Kzlrmak Karakoyun (1967) adl eserleri, Akadn ynetiminde Dada Filmin bnyesinde gerekletirir. Srecin ayrntl ve nesnel bir dkm iin bak. Ikla Karanlk Arasnda, L. . Akad, Bankas Yaynlar, 2004, s. 402404, s. 429456.

181

aratrmasnn en nemli sonucu stanbulun canl bir sosyal doku ile ve yaayan insan ilikilerinden tretildiini aka gsteren bir atmosferin kurulabilmesidir. Filmin barolnde olan insanlar, daha nce MKM tiyatro almalarnda yer alm olsalar bile, sinemaya Gnee Yolculuk ile balamlardr.301 Senaryo iin en bata, Yeim Ustaolunun zihninde bir bak as olmasna karn, zaman iinde sorgulama/tanklklar dinleme/hikye biriktirme/doalama arlk kazanmtr.
Gnee Yolculuk ile birlikte sokaa kmak ok byk mesafelerle bir hikaye anlatmay, gndermelerle anlatmay ok sevmiyorum Kontam kurmadm, kendim gibi alamadm insanlar anlatmak bana doru gelmiyor. Gnee Yolculuk ile birlikte, Bir An Yakalamak da olduu gibi kd daktiloya koyduumda neredeyse kusarcasna, alarcasna yazdm bir hikyeden bir senaryo tretmek daha doru geliyor.302

Dolaysyla Yeim Ustaolunun alma tarz, bir zihinsel tasarmdan, zihnin tasarmlarna gre gereklii eip bkmekten ziyade, ncelii gereklie vererek, anlatlacak konunun aratrlmasna, karakterlerin hikyeleri iin gerek insanlarn yaadklarn dinlemeye doru ynelir. Sonu olarak, tasarm en son aamada ne karken, balang gereklie verilir. Gereklikten edinilen olaylar, kiiler, kiilerin i dnyalar bir paylama srecinin ardndan, zihinsel yaratm tekrar devreye girer, insanda gerekliin brakt izler ve dnceler, olaylar dizisi zihinsel tasarmdan geirilerek bir ykye, daha sonra da bir senaryoya dntrlr.
Ben senaryoyu yazarken, oynarm ben. Anlattklarm bir psikoterapi gibi yaamam, hissetmem gerekir. Bu kadar hissetmem lazm, bu isellii yaayamazsam, onu yaratamam. Kadn ya da erkek olmas fark etmez, o ilikiyi, temas, o isellii kuramazsam kendim oynayacak kadar hissetmezsem ok yaratc hissetmem. nk bildiimi bir konuyu, ynetmem ok daha doru olur, bundan uzaklatka senaryo da film de plastikleir.303

Gereklie bu sayg ve ona gereken ncelii vermek, genel olarak politik sinemann nemli zelliklerinden birisidir. Kurmaca bir film yapmak ve zihinsel olarak gereklii ina etmek, gereklii aratrmann nemini azaltmaz. Ama ncesinde bir keif sreci olarak gerekliin gereklerini aratrma gerekir. Yeim Ustaolunun ilk
301 302

Nazmi Krk film iin burnundan ameliyat olmutur ve Gnee Yolculuk (1998) ilk filmidir. Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010. 303 Zahit Atam- Yeim Ustaolu grmesi, 2 Haziran 2010.

182

uzun metrajl filminden sonra gelen iki siyasal filmi de, bu alma yntemini kullanmtr: tarihsel gerekler, toplumsal olaylar ve siyasi karakterlerin i dnyas bir aratrmann, sorgulamann ve kefetme srecinin ardndan senaryolatrlr, onlarla i dnya da birebir ilikiye girilir, karakterler bir anlamda yaanlr. 6.2.1. GNEE YOLCULUK FLMNN ZET Film bir su birikintisinden yansyan grntlerle balar, bir tabut kamyonete bindirilir, ardndan kapa kapatlr. Tersyz edilmi grnt, ayn zamanda gerekliin toplumsal bilinte de tersyz edildiini ve srecin batan itibaren yeniden ina edilerek, savan deil barn savunulmasn ifade edecek bir anlatya giri yapacan gsterir. nce tabutta olan ile tabutu arabaya ykleyenin tanmas, sosyal ilikilerinin bir dkmnn yaplmas, ardndan ilikilerinin ekillenmesi ve bir kefedi olarak douya yolculuk filmin tamamlayc esi olacaktr. Gn aarrken bir el arabas grrz, Eminnne doru ilerlemektedir, kaset satmaktadr. Gelir, meydana yerleir, bir kaset koyar ve mziin balamasyla Eminn bir anda gndzn hengmesine brnr. Meydann grnts iinde Yeim Ustaolu da bir simitiden simit alrken grntye girer. El arabasnn sahibi Berzandr (Nazmi Krk), alan mzik Krtedir, yanna gelen bir arkadayla Krte konuur. El arabasnn zerinde plaka eklinde irvan yazldr, ayrca arabada bir kzn fotoraf vardr, anlarz ki sevdalsdr. Filmin ikinci karakteri Tireli Mehmettir (Nevruz Baz). Sular idaresinde alr ve su kaaklarn tespit eder. Elinde zel bir dinleme aleti vardr. Bir yokulu yolda su kaa ihbar almlardr, dinler ve borunun patlad yeri bulur. Sleyman Bey, ustas olduunu anlyoruz, yanlr. Mehmet 10 bin ton arlnda bir geminin geeceini de bilir, sevgilisiyle tramvay durandayken hemen gelmekte olan arac da bilir. Anlyoruz ki Mehmet iinin ustasdr. Mehmetin sevgilisinin ad Arzudur (Mizgin Kapazan), Almanyada bulunmu bir ii ailesinin kzdr, Mehmetin aksine beyaz tenlidir ve yz hatlar batly andran ve davranlar modern bir kz

183

grnmndedir. Arzu, bir amarhanede alr, Mehmet ise bir gecekonduda yaar. Arzu Mehmetin amarlarn elde ykayacak yerde amarhaneye getirmesini ister. Akama Mehmet ile Berzann tanmas gerekleir: milli takmn ma vardr. Biraz sala bir yerde seyrederler, izleyiciler maa kendini kaptrm, Trkiye futbol iin nemli hamleler yapt dnemde, maa kilitlenmi ve ulusal bir hezeyann tipik atmosferi iinde seyredilir. Yalnzca gollerde deil, man her kritik annda, sahadaki gibi tepkiler verilir. Ar zdeleme ile seyredilen bir ma gibidir. Dudaklarda Avrupa, Avrupa duy sesimizi, bu gelen Trkn ayak sesleri nidalar bir zaferin gstergesidir. Ma kazanlmtr, ama sonras ilgin, salondan kldktan sonra ar sevin o boyutlardadr ki, sevinmeyen ya da korna almayan insanlar modern bir eletirinin muhatab olurlar. Arabann biri durdurulur, stne klr, iindekiler zorla indirilmeye allr. Bu durumun iinde Mehmet insancl yzn gsterip mdahale edince, bu kez Mehmete de iddet uygulanmaya balanr. Berzan bu srete olaya mdahil olur, sert bir kafa atar futbol ve milliyetilik fanatiklerinden birine. Bylelikle Mehmetle Berzan adlarn bile bilmeden tanm olurlar, ilk ortak eylemleri kamaktr. Berzann kavgadaki hnerinde ve daha sonraki tavrlarnda iddeti grm geirmi, tank olmu bir hal vardr. Bir apartmana saklanrlar, fanatikler de ayn apartmana girerler, ama yeni tanm ikiliyi bulamazlar; ama Berzan onlar beklerken nefsi mdafaa iin bir ak kararak kavgalara hazrlkl olduunu da gsterir. Gerilimli bekleyi biter, sonra karlar ve ilk kez tanrlar, adlaryla, konuurlar, yorgun muhabbetin iinde arkada olurlar. Filmin bu blm, 1990l yllarn Trkiyesinden seilmi anlarla teki stanbulun atmosferini izer. imdi bu atmosfere gerekli olan karakterlerin yaamlar, birbirlerini kefetme sreleridir. lk nce Mehmetin kald bekar evini grrz, etrafndakilerin bir ksm Krttr. Tek gz odada kalrlar, birka kii, her eyi hesaplamak zorundadrlar, ilerini kendileri yaparlar. Shhi bir ortam olduu sylenemez, zel mekan yok gibidir. Mehmetin elinden elektrik ve elektronikle ilgili baz ileri yapmak gelir. Televizyonla urar, eski bir siyah beyaz televizyondur. Bu srada cezaevlerindeki alk grevleri ve bunlar protesto etmek iin yaplan gsteriler haber olarak geer. Berzan tanr.

184

Arkadalarnn merakla sorduklar soruya, nasl tantklarn anlatarak yant verir. Arkadalar rker biraz. Ardndan Berzana geeriz. Telefonla Krte konuur, irvan ve ky sorar. Sonra dndnde, el arabasnn yannda Mehmeti grr. Televizyondaki grntyle balar muhabbet, Mehmetin merakl sorular ve Berzann kendisini anlatmasyla devam eder. Mehmet ilk kez bilmedii yerlerin yksne ve gerekliine giri yapar. Bilmedii ykler ve gerekliin kurallarn tam olarak anlayamaz. Leb demeden leblebiyi anlayan bir tip deildir, insan fazla bilmedii bir sosyal doku iinde basit verilerden ilikilerin nasl akacan da bilemez nk. Zorduun nerede olduunu bilmez, Irak snrnda bir kydr nk. Neden stanbula geldin sorusunun yant da bundan kaynaklanr, Babam vurdular, kim vurdu, vurulduunu nereden biliyorsun? Mehmetle Berzan arasnda deniz kysndaki tanma konumas byk oranda iki farkl toplumsal dokudan gelen insann konumasdr: Berzan adm adm anlatr, her anlatt durum iin yeniden aklama yapmas gerekir. Filmin asl kefedilecek toplumsal dokunun Berzann doup byd ve imdi yaad kltr olduu anlalr bu diyalogdan. Gstergebilimsel olarak Gnee Yolculuk incelenirse, aslnda btn film boyunca Mehmet bilmedii toplumsal doku hakknda renirken, seyirci iin de bu doku anlatlmaktadr. Ayn ekilde, seyirciye ynetmenin yanstmak istedii Mehmetin dnm srecinden bir pozitif kimlik tretmektir, bu anlamda ynetmenin toplumun tekisine yaknlk durduu da filme kodlanmtr. Toplumsal ortamn genel zellikleri artc karlanan birisine anlatlr. Tam burada, filmin giri blmnde, milli ma seyreden, heyecanlanan ve sevinen Mehmetin buna karn temiz olduunu gsteren ma iin korna almayan insanlara ve aralarna kar iddet uygulanmasna kar kmasnn nedenini anlarz. Mehmet Anadolunun batsndandr, ulusal kimliini yaar, ama ulusal hezeyanlarn esiri olmam birisidir. Bir ma zevkle seyredebilir, galibiyete sevinir, ama mala

185

ilgilenmeyenleri dman olarak grmez. Ayrca hmanist bir damar vardr, iddete kardr. Mehmet adm adm bilmedii gereklii Berzan dolaysyla kefeder. Berzan da Mehmet gibi bir insandr, dostanedir, davas yani sevgilisi vardr, ekmeinin peindedir, hakszlklara ve basklara kar biraz daha bilinli ve direnlidir. Zaman iinde Mehmetin egemen ideoloji ve siyasi kodlarna kar kacak bir gelime gstermesi filmin asl geliim seyrini oluturur. Sinopsiste belirtilen Mehmetin olgunlamas ve douya, gnee doru yolculuu bu hikyenin atsn oluturur. Aslnda yaplan bir keiftir. Bilinmeyene doru gidilmektedir, Mehmetin bilmedii Dou kltrel olarak Gnele kodlanmtr, olumlu bir ama olarak grselletirilir. Buradan hikyeyi tamamlayacak nc asl karaktere, Arzuya gei yaparz. Arzunun evi bark vardr, iyi kt bir ii vardr, kltrel olarak Almanyadan geldii iin farkl kltrlere ak birisidir. Kupon toplar Arzu, gazetelerden hediyeler almak iin. Ayn srecin paras olarak iyerinden arkada trbanl kz da kupon toplar. Grm geirmi, 1970li yllar yaam bir sahibi vardr iyerinin, alay eder onlarla, onlarn hayalleriyle, kk eylerden mutlu olmalaryla, her eyin hesabn ayrntl olarak yapar. amarhanenin sahibinin yaadklar, 1990larn Trkiyesini onun iin srprizsiz yapm gibidir, ne parlak ekonomik beklentileri, ne byk tketim meraklar, ne gazetelerin hediyeleri Mehmet Arzuyu almaya iyerine gelir. Arzu, Almanyada bym olmasndan dolay, i arkadana gre kadnln daha ok gsteren bir tiptir, oraplarn siyaha izdirir rnein. Trbanl arkada daha bastrr kadnln, ama o da genliinin heyecanlarn ve zlemlerini duyar: Deil Arzuyu ayplamak, onunla yaknlamay ister, sever Arzuyu. Arzu ile Mehmet konuurlar. Gidecek ne kltrel bir ortamlar ve ne de bunlara karar verebilecek birikimleri vardr. Bir birahaneye giderler. Almanca bir eyler sylenmesi istendiinde, Arzu ich liebe dich der. Evlerine giderler, minibsten nce Arzu iner, evi daha yakndr, Mehmetinki daha kentin dndadr. Birisi biner minibse, Mehmetin yanna oturur. Yolda evirme vardr, olup bitenlerden phelenen ve

186

duyargalar daha gelimi bir tip olarak potansiyel militan yolcu minibsten erken iner, yanndaki paketi de brakr. Arama noktasnda durdurulurlar, aranrlar ve paket Mehmetin stne kalr. Mehmet hi farkna varmadan teki Trkiyenin kurallaryla kar karya kalmtr. Sorgulanr, silahla ilikilendirilir, dayak yer, kodeste tutulur, nihai olarak iinden olur. Berzan bir gn el arabasnn bandayken gelip uyarlr, oray terk eder, anlarz ki Mehmet sorgusunda Berzandan sz etmitir. Berzan Arzuya gider, o da akndr ve ne olup bittiini bilmiyordur. Emniyete gidip sormas iin ikna eder Arzuyu. Arzu, emniyetteyken giyiminden bir Krt olduunu anladmz bir kadn grr. Arzu da bu dnyay pek bilmiyordur. O kadn da haftalardr ocuunu aryordur. Arzu korkar, Mehmet hakknda bilgi alr. Berzana ilk tepkisi bunlar senin yznden onun bana gelmesin olur. Berzan, bir ey olmaz der, yeni alma mekn olarak setii Otogar syler ve gider. Mehmet ktnda perian haldedir. Gecekondu evinde bile kalamaz olur. Televizyonunu, fltn alr kar. Arzuyla grr. Berzan bulmak iin otogara gider, bulamaz. Souktan bir sokak banda titrerken bir ex-sosyalist lkeden geldii dnlebilecek bir kadn tarafndan bilmedii bir dilde davet alr. Ne yapacan bilemez, anlayamaz, zaten paras da yoktur. ini kaybetmitir, ama ayn yoksulluu paylat insanlar da onunla dertlerini paylamak istemez, onlar da rker ve herkes kendi yoluna derler, yani sen git bann aresine bak, bizi bulatrma anlamna gelir. Mehmetin bir su ilemediini bilirler, ama ortamn kark olduu yerlerde kurunun yannda ya da yanar. Berzan otobs muavinlii yapmaktadr. Otobste bir arama noktasnda bir kzla zel olarak konuur. Gidince dnlmez, karar verince gemileri yakmak anlamnda szler eder. Kz kararldr. Arama noktasnda onun kimliini gizler. Bu yolculuktan teki yakaya getiini anlyoruz. Berzan Mehmete elinden geldiince sahip kar, onu evine gtrr, dertler arttka aralarnda yaknlk artar. Berzan kendi hayallerini anlatr: irvan almay, kendisine ev yapmay, dalarna ovalarna duyduu zlemi anlatr. Berzan yatan

187

Mehmete verir, uykusuz Mehmet sadece o yataktan mutluluk duymu ve belki de en ok arayaca gveni, yardmlamay bulmutur. Mehmete bir otoparkta i bulurlar, ayn zamanda orada yatp kalkacaktr. Gece bir arabada mzik dinlerken, Arzu bir dnden gelir, pasta getirmitir. Mehmetin odasna karlar, ald hediyeyi Arzuya verir. Utanga bir sevgi ilikisinin sabahnda, buradan da kapsnda bir arp iaretini grp irkilerek gne balarlar. Arzunun iyerinde de sahibe fra atmaktadr, ban derde sokma diye uyarr. Mehmet yine iini kaybetmitir. Yeni iini ya da yeni srgn yerini kentin iyice dnda, bir pte ekmeini kazanmak iin urar. p kokusu iin zel olarak scak suyla ykanmak, biraz fazla srtnmek gerekir. Biraz esmerlii sorun olmu gibidir, Tireli Mehmet giderek doulu bir kimlii kefetme srecinde doulular. Berzan bir arkadayla gider, Mehmet onlara yetiemez. Berzan Urfadan nce eyleme gitmitir, gerek eylem grntleri iine Berzann sahneleri yerletirilmitir. Sonrasn televizyon ekranndan reniriz: Bir yanda lkede condom zerine muhabbet, te yanda lm orular, bilinli olarak grntye getirilen televizyondan art arda gsterilir. Mehmet biraz da kendi esmerliinden rker, douya ait olmaktan korkar, san pte bulduu spreyle sarya boyar. Berzan eylemde ald darbelerle geirdii beyin kanamas sonucu lmtr. Mehmeti morgda tanrlar, ama alamazlar, bir yaknlar olmas gerekir. Soyadnn tutmas gerekir. Onlar ise ne akrabasdr ne de soyadlar tutar. Altklar zere hediye vermeye kalkar Arzu, sonunda cenazeyi alrlar, ama morg alan ok bozulur buna: Siz beni kim sandnz diye arkalarndan barr. Filmin belirli alardan anlats bu andan itibaren tmyle topik bir yolculuk gibidir. Evet, Mehmet, en sktklar anda, Berzandan yardm grmtr. ini kaybettiinde yeni ii bulan da, yeni evi ayarlayan da, kendi yatan paylaanda, zoru ve g koullar hi ekinmeden birlikte gslemeyi seen de Berzandr. Berzann yaptklarn dierleri yapmaz, ne iteki arkadalar ya da amirleri, ne tek gz oday paylatklar arkadalar. Berzanla tantktan sonra, stanbulun teki yzn ve Dounun insanlarn tanm, onlarn gereklerini, zlemlerini, sevdalarn grmtr. Dier yandan, onlar en ok antran esmerliinden de yorulmutur, san tuhaf bir

188

sarya boyamtr. Ama imdi Mehmet bu gerekliin tam ortasna, can pazarna, stelik kaak bir kamyonetle ve kasasnda dolu bir tabutla gitmesi, bir anlamda Mehmetle birlikte seyircinin de stanbulda ina edilen gerekliin u ya da bu dolaymla sk sk referans verdii Douyu seyircinin de kefetmesi iin yaplmaktadr. Mehmet iin bu yolculuk, bir yandan vefa duygusu, bir yandan gereklii kefetmek, te yandan esmerlii ile barmak anlamna gelir. Uzun bir yolculuk olur film, sonu olarak belge grntlerin de kullanld bu blm Berzann kynde, Zorduun dklm tabelasnn yazld meknda, gerek bir kye ulamak deil, sular altnda kalm bir toprakta son bulur. Filmin bandaki suda grntler nasl dorudan deil, yansmasndan gsterilmise -bunun dramatik yorumu tersyz edilmi gereklii hep birlikte yeniden kefedelimdir-, bu kez Zorduun sular altnda kalm topraklarnda suya braklan tabutun ardndan Ortakyde ekilmi Doudan ykselen gnein masyla film biter. Yolculuk resmi tarihin kalbine yaplmtr ve kltrlerin birbirleriyle ekmeini paylamas, evini paylamas, herkesin sevdasna kar saygnn duyulmas, hasretlerin kymetinin bilinmesi, kanaatkr zlemlerin yeterlilii zerine yapt vurguyla, bara ve kardelie yaplan vurguyla bitirilmitir. Mehmet bir tr olgunlama ile kendisiyle barmay bir arada yaamaktadr, bir yandan stanbulda boyad san ykarken, te yandan beyaz Trkler gibi grnmek sevdasndan uzaklap esmerliini kabul etmektedir. Esmerliin astarnn yznden pahal olduunu ise bizzat filmin Douya yolculuu anlatmaktadr. 6.2.2. DRAMATK AIDAN GNEE YOLCULUK Dramatik adan Gnee Yolculuk iki temel karakter zerine kuruludur: Zordulu Berzan ve Tireli Mehmet. Berzan belirli alardan yaad koullar nedeniyle hayatn teki yzn grm, babasn kaybetmitir, Berzann siyasal olarak bir rgte ye olup olmad belli deildir, ama onunla ideolojik olarak yaknlk kurduu bellidir. Tireli Mehmet, kendi halinde, ekmeinin peinden stanbula gelmi birisidir. Trkiyenin atmal bir dneminde geen filmde, Mehmet ile Berzan, her birisi farkl nedenlerle tepki duyduklar bir olay yznden tanrlar. Daha sonra Mehmetin davas Arzuyu tanrz, Berzann davas irvan ise zlemle anlan uzaklardadr,

189

gizemliletirilmitir. Arzu Almanyadan Trkiyeye kesin dn yapm bir ailenin kzdr, o da iki farkl kltrn karmaasn yaamaktadr. Mehmet ise, ikinci kltr byk oranda Berzanla girdii iliki nedeniyle kefeder. Mehmet yaadklar karsnda srekli oklar yaamaktadr, Berzan daha ar srelerden gemesine karn ve sonunda l(drl)mesine karn, daha kabullenici, atmann koullarn bilen birisidir. Kendi kltryle ve etin yaam koullar ile barktr. Mehmet ise filmin asl kahramandr, protagonistidir. Deiimi geiren, Trkiyeyi kefeden, zor koullar altnda srekli bocalayan, kltrel karmaalar daha iddetli yaayan, koullar iinde srklenen birisidir. Berzann gsterdii dayanma, atmac ve bastran sistemin srekli snrlara doru zorlamasna karn gsterdii vefa Mehmetin dnm geirmesinin zeminini rmektedir. Mehmet bir yandan siyasallarken, te yandan kefetme srecinin etkisiyle kltrel bir kimlik kazanacak ve ynetmenin deyimiyle olgunlaacaktr. Bu anlamda Gnee Yolculuk filminin sylemi kltrlerin kaynamas, nyarglarn krlmas, karlkl dayanma vurgusu yapt iin filmin afiinde de yazan bara ve kardelie yapt gnderme ile uyumludur. Birka yl sonra yaplan Byk Adam Kk Ak (Handan peki, 2001) filmi ise ayn sreci ve temay ilemektedir. Bu kez emekli bir hkim, bilmedii bir dnyay, kltr, dili kefetme ve kendi nyarglarn srekli sorgulamasna neden olan gndelik hayatn karsna kard olaylar karsnda bir dnm geirecektir. Hukuku olduu iin, hukuku ne karan yaklamyla snrl deildir bu dnm. Ayn zamanda kltrel nyarglar, gerekliin karsnda idealleri ve pein hkmleri de sarslacaktr. Bastrlm olann en masum haliyle karsna kmas karsnda, kendi kiisel yenilgisi bir insan olarak emekli yanda olgunlamaya neden olacaktr. ki filmin de ortak tezi, iddetin balad yerde iletiimin eksildii, dahas iddetin karanlk bir ortam iinde masumlarn ezilmesine yol at zerine kuruludur. ki film de niter devletle, Cumhuriyetle deil, siyasi iktidarn politikalar, yasalarn inenmesi, hayat koullarnn etinlii, kltrlerin bastrlmas, resmi tarihle hesaplamaya alr. Bu adan kltrel olarak yaadklar kodlarn siyasi anlamlar da vardr. Zaten siyasal olaylara gndermelerde aka bulunurlar. 1980 darbesi zerine yaplan filmlerde genel olarak bir masumluk-zalimlik ekseninde, toplumun madur edildii temas

190

ilenmekte, dramatik yap genel olarak resmi tarihin kodlarn ters yz etmek iin tasarlanmlardr. 6.2.3. GNEE YOLCULUK FLMNE YAPILAN ELETRLER Ynetmen Gr Gnee Yolculuk, bir transformasyon hikayesi; sadece uzamzdakine deil, yan bamzda olan bitene kar bile grmezlikten gelme halini sorgulayan bir dostluk filmi. Tireli Mehmetin, Zordulu Berzann hayatnn realitesini uzun ve sancl bir yolculukla kavraynn ve sonunda naif bir genten, olgun bir adama dnmesinin hikyesi Film gerek meknlarda ve amatr oyuncularla ekilmitir.304 Gnee Yolculuk filmine ynelik eletiriler iki eksende ayrmtr: 1. deolojik olarak, filmin ele ald siyasal kutuplama ve iddet

dolu gereklikten dolay, siyasi olarak filmi kabul edilemez ve terr yanls gren yaklamlar ortaya kt, bundan dolay farkl gerekeler ortaya dkerek, kendi dediklerini temellendirmeye altlar ya da filmi yadsmaya altlar.305 Ayn nedenle filmin datm sreci ok sancl gemitir, stanbulda yalnzca Akademi stanbulda 3 ay sren gsterim srecine girdi, seyirciyle bulumas son derece sancl srelerin ardndan snrl olarak gerekleebildi. Ayn nedenle filmin dvdleri ve korsan dvdlerine talep byk oldu.306 2. kinci eletiri ekseni ise, filmin gereklik dzeyinde kimi sorunlarn yaand zerinden yapld. Bunlardan iki rnek, stanbulda evlerin krmz X ile iaretlenmesi (filmde Berzann yaad iki yerde bu iaretler kullanlyordu) ve Berzann cenazesine kimsenin sahip kmamas zerinden verilebilir.307

http://ustaoglufilm.com/gunese_yolculuk/yonetmen_gorusu.html Tunca Arslan, Akla Zarar Filmler, Krmz Kedi Yaynlar, 2009. 306 Mithat Alam Film Merkezi, Sinema Syleileri 2001, B Yaynlar, 2002, s. 126. 307 ABD basnnda kan yazlarda, filme terre destek verip vermedii sorusu sorularak yant verilmeden braklmtr. Bu sorunun sorulmasnn nedeni de hem Berzann ldrlmesi, hem de X iaretlerinden kaynaklanmaktadr.
305

304

191

Bu noktada Yeim Ustaolunun yantlarn ilk elden ele almak yararl olur.
Bu hikye neticede, ama cenazenin yalnz kalmas ok olaand bir ey Trkiyede. Cenazeler yalnz kalmaz. nsanlar yaarken arayp sormadklarn cenazelerde sahiplenirler. O cenazenin yalnz kalmas nasl olabiliyor? O dnemde cenazeler ok siyasi olaylar. Berzan, ok yalnz bana bir insan deil ki. Dostluu ok n planda olarak grdm. O ocuk tabii douya gtryor cenazeyi. Ama cenaze niye yalnz kald? Bunu bir yerden mi okudunuz? Bir gazete havadisinden mi okudunuz? Hayr, o tamamen bana ait. Kylerin sular altnda kalmas ve iaretlenmi kylerle ilgili haberler benim balang noktamd. Ama daha nce de tanan cenazeler, ulatrlan cenazelerle ilgili buna benzer bir sr haber okudum ben. Berzan ok fazla bilmiyoruz aslnda. Ailesinde kimlerin kaldn, kimlerin yaadn, nasl yaadn bilmiyoruz. Ulatmz zaman da kye, kyn bile kalmadn gryoruz.308

Filmsel gereklik ayn lkenin iinde olmu eyleri, baka meknlara tayabilir. aretlenmi kyler olduu kadar, zellikle filenen ve taciz edilen solcular Trkiyede yalnzca 1980 sonrasnda deil, uzun on yllardr vardr. Dahas stanbulda Gazi olaylar olduktan sonra bu film ekilmitir, orada yaplan tacizler televizyonlarda uzun uzun gsterilmi ve anlatlmtr. stelik syleilerinde Yeim Ustaolu, filmin daha balang aamasnda, gazetelerde iaretli evler ve boaltlm kyler zerine okuduklar ile barajlar nedeniyle sular altnda kalacak kyler zerine okuduklarndan yola ktn belirtiyor.309 Kendisi bir mimar olarak, sular altnda kalan bir ky grdn, kyn tmden silindiini ve sularn stnde yalnzca caminin minaresinin kaldn ayn syleide belirtiyor. kinci olarak, filmin ikinci blm olan Douya, Gnee yolculua dair blm, filmsel metinde iki ileve sahiptir. Bir yandan sz edilen, fakat daha ncesinde snrl gsterilen Douyu gerek grntleri ile gstermek, te yandan ise Mehmetin dnmne tanklk etmek, yeni bir kimlie brnmesini salamak. Bu adan Gnee Yolculuk, belli alardan, Anadolunun Batsnda balayp Douya doru giden bir yolculuk deil, Anadolunun Batsnda yaayan, fakat Dounun koullarn bilmeyen, kltrne uzak, insanlarn snrl tanyan bir insan iin Dounun siyasal ve kltrel olarak kefedilmesi ve kendi esmer teniyle barmas iin yaplmtr. Bu yolculuk srasnda Dounun yaam ne gzelletirilmi, ne olduundan farkl

Boazii niversitesi Mithat Alam Film Merkezi, Sinema Syleileri 2001, Sylei, Panel ve Sunum Yll, 2002 stanbul, s. 114115. 309 Gnl Dnmez-Colin, Yeim Ustaolu ile sylei, Cinemaya dergisi, say 44 1999, s. 5.

308

192

gsterilmitir, yolculuk bu ynyle isel bir yolculuktur. Yolculuk boyunca biz bir yandan Douyu grrz, te yandan ise Mehmetin grdklerinden nasl etkilendiini ve ynetmenin deyiiyle nasl bir transformasyon yaadn. Eer filmin bir mesaj varsa, bu ar byk lde kltreldir ve bar yanlsdr, bu adan Ustaolu yolculuu bir tr umuda yolculuk olarak da nitelemektedir.310 Batllarn filmi nasl deerlendiklerine bir rnek olarak Le Mondeda yazlanlar anlaml olabilir. 21/22 ubat 1999 tarihli Le Monde gazetesinde gazetenin en nemli eletirmeni Jean Michel Fredon Berlinden sonular aklanmadan nce gnderdii yazsnda Gnee Yolculuktan vgyle sz etmektedir. Yaznn ad dikkate deer: Berlin Festivali Krt Sorunuyla Kar Karya.
Gne Yolculuk festivalin ho srprizlerinden biri; Krt sorunu zerine ok gzel bir film. Bir rastlant sonucu Krt militanlarn Avrupann her kesinde eyleme giritikleri gnn gecesi festivalde bir Trk filmi yarmaktayd. Kald ki, hibir tatsz olay kmad. Bu tr koullarda, genellikle filmin ierdii ve gncelliin aydnlatt sembolik anlamlara deinmekle yetinilir. Ancak, Gnee Yolculuk, byle bir deinmeyle, salt gncel bir bunalma bal olarak geitirilebilecek bir film deil; daha iyisini hak ediyor. Nedeni basit: nk, Yeim Ustaolunun bu ikinci filmi, ok gzel bir yapt ve artk sonuna geldiimiz festivalin en ho srprizlerinden biri. Sinemaya mimarlktan gelen ynetmen baz hakszlklar ifa ederken, gereklerle i ie gelien bir yk anlatmay baaryor. ektii planlarnn sresinden ynettii karakterlerin inandrclna dek, hem basklarn barizliini hem de direniin kanlmazln meru klyor.311

Berlin Film Festivalinin en nemli dllerinden birisi Bar dldr, Mavi Melek dl ise Uluslar aras bir Festival olan Berlinalein zellikle Almanyann tercihlerini belirtiyor. Mavi Melek dl adn da Almanyada yaplan ve Avrupa apnda byk baar kazanan Heinrich Mannn romanndan ayn adla uyarlanan filmden almtr (Mavi Melek, Joseph von Sternberg, 1930). Almanyann dnyaya alan dl olarak kabul edilmektedir. dl Berlinalein byk jrisi tarafndan
312

ada bir sorun zerine en iyi Avrupa filmine verilmektedir. Bar yanls bir yazar olan Heinrich Bll Vakfnn oluturduu bir jri ise, 1999 ylnda on drdnc kez Bar dl iin Festivalin tm blmlerini kapsayan bir seme yapmtr. Mavi
Zahit Atam, Yeim Ustaolu ile sylei, Yeni nsan Yeni Sinema, say 6 1999, s. 64. Le Monde gazetesi, 22.02.2009, Paristen aktaran ve eviren Mehmet Basutu, Yeni Yzyl Gazetesi, 24.02.1999. 312 Bak: www.berlinale.de/en/HomePage.html
311 310

193

Melekin dl tutar ile byk dln tutar ayndr, o tarihlerde 50 bin mark idi, daha sonra 50 bin Avroya ykseltildi, halen ayn miktardadr ve ynetmene verilir. Ama, sevgiyle ve cesaretle gndemdeki sorunlar ele alan ynetmeni desteklemektir. nl yazar Heinrich Blln salam etik anlayn srdren ve yaamn her alanna yaymaya alan Vakf da ayn hedefe yneliyor. Gnee Yolculuk iin dl verme gerekesi de bununla uyumludur:
Film, Trkiyenin siyasi adan vahim ortamnda geen, bir anlamda arkaik bir ak ve dostluk yks anlatyor bize. Ynetmen, ideolojik taraf olmadan, bu elikileri uluslar aras hukuk kapsamnda ele almay baaryor. lkesine derin bir sevgi duyarak ama gereksiz gzetme kabal yapmadan, bize Trkiyede basknn farkllatrlm bir resmini iziyor. Siyasal sorunlar, birka bireyi takdir etmemizi salayarak aktaryor: Mslman kadnlarn bask altnda olduu yolundaki nyargl fikrimizin aksine, belli korkulara ramen yol gsterici olabilen gl kadnlarla karlayoruz. Ayn zamanda, yalnzca gnmz Trkiyesine zg olmayan toplumsal dlanma sreleri de gsteriliyor. Filmin gl yanlarndan biri de bu durumun bildik kutuplamalardan ne kadar farkl olduu. Ynetmen, bize basit zmler nermiyor ama bizi Trkiyede insan haklar ihlallerinin vahametine duyarl klyor.313

Filmin adnn neden Gnee Yolculuk olduu ve estetik olarak bu ismin filme nasl yansd da ynetmenin tavrn belirtiyor:
ki nedeni var. Biri dostluk temasn ne karacak bir scakl anlatmakt. Zaten yolculuk, douya, gnee doruydu. Dier taraftan Gneydou blgesindeki topran rengi, gnele olan ilikisi ok byleyici. Gnein renklerindeki scakl yakalayan bir estetik yap da kurdum filmde. Her ey ok scak. Btn i meknlar gnein renklerinde. Duvarlar beyaz renkte deil. Herkes sar tonlarnda giysiler giyiyor.314

313

Hem Melek Oldu Hem Bar, adl yazda jrinin gerekelendirilmesinin Gnee Yolculuk ile ksm

alntlanm, Milliyet Gazetesi, (imzasz), 26.02.1999. Tekeliolu Tuluhan, Film Setinde eytanlayoruz, Yeim Ustaolu ile rportaj, Gnlk Gazete, 9 Mays 1999.
314

194

Filmin ekim meknlar da gereklie uygun olarak ok g alan Vezneciler, Kemerburgaz, kitelli gibi yerlerde ekilmitir.315

315

Tekeliolu, ags.

195

6.3. BULUTLARI BEKLERKEN


Yeim Ustaolu bizlere, Karadenizde yaanm hazin bir hikye anlatyor. Kkleri Osmanlnn tam bir kym ve kargaa iinde kald 1910lu yllarda, sava travmas iindeki Osmanl, Karadeniz kylarnda eski Rum Pontus Krallnn izlerini tayan Rum tebasn ge zorluyor. Saysz insan yerini yurdunu terk ediyor, yollara dyor, len lyor, kalan kalyor Kalanlarn arasnda Aye de var. Asl ad Eleni olan, kk kardei Niko ile birlikte bir Trk ailesinin yanna snan ve yllar boyu Rum-Hristiyan kimliini Trk-Mslmana evirerek, Eleniyi unutup Aye olan Yeim Ustaolunun merakla beklenen filmi, belli lde sanatnn ustalk izlerini tasa da, tmyle doyurmuyor. Bu gemii anma filmi, hemen hibir annda bize o yaananlarn gerek dramatik younluunu duyuramyor. Ne karakterler gerek anlamda hayata geiyor, ne de o kan ve ate yllarnn kargaas Allahtan oyuncular var. Ama asl sorun baka. Film, genelde hi sz edilmemi, bilmediimiz bir olaya eiliyor: 1916 ylnda Osmanlnn Karadeniz Rumlarn srmesi Peki ama, tarihin hemen hi bilinmeyen bu acl dnemini demek, Trkiyeye ne kazandracak? Tarihin yazd, dnya kamuoyunun bildii olaylara daha nesnel biimde yaklaalm, kabul. Ama hi bilinmeyenleri, bir tarihinin deil, bir sinemacnn, bylesine kurcalamasnn alemi var m?...316 Zahit Atam: Trkiyede grmezden gelinen sorunlar ileyen filmleri yapmaya iten nedir sizi? Yeim U: Tanklk, grdm her ey. Bir vefa borcu gibi hissettim. Bu tanklkta bir film olmalyd. Onlar beni barlarna bastlar. Daha inanlmaz hikyeler var, yaplacak ok ey var aslnda daha. Bu kadar renkli, denklemli, i dinamikleri skntl olan, dertleri olan bir lkede yaayp da grmemezlikten gelemem. Ben de bu gerekliin paras olarak gryorum kendimi ve filmlerimde anlatyorum. Bu kadar az anlatlmas tuhaf geliyor bana da. O taraflara sormak gerekiyor.317

Dolaysyla sanat kendini yaad topraa borlu olarak grmekte, onun gereklii ve resmi olmayan tarihi bal bana bir anlam kazanmaktadr; kendi dramn bu gereklikten tretme hakkn bir sanatdan kim alabilir? Bu bir seimdir, yaps gerei politiktir ve dndrcdr. Ama ounlukla eletiriler, siyasal olan ereveden uzakta kalmaya alarak, gerektiinde akl vererek318, stten konuarak, olumsuzlayarak, kamusal alanda izole etmeye alarak, bir anlam atfetmeyerek, yaplan baarsz bularak kendi bak asn dayatyor. Hemen hibir alma, bu insanlar nezdinde yeni bir okumaya ve tarihi balam zerine tartmaya dnmemektedir. Gnee Yolculuk ile Bulutlar Beklerken filmleri byk oranda
Dorsay Atilla, Sabah, 8 Ocak 2005. Zahit Atam, Yeim Ustaolu ile sylei, Yeni nsan Yeni Sinema dergisi, say 6, Sonbahar 1999, 66. 318 Bu niteleme Yeim Ustaoluna aittir. Zahit Atam-Yeim Ustaolu syleisi, 2 Haziran aramba 2010.
317 316

196

Trkiyede bir tarih tartmasna dnmeden, siyasal olarak bak as ve tezleri incelenmeden, televizyonlarda gsterilmeden karlanmtr. Bata Batl dnya olmak zere, Asya lkelerinde de (ran ve Japonyada dhil) tartlan ve birok lkenin televizyonunda gsterilen filmlerin lkemizde snrl bir biimde gsterilmesi, televizyonda gsterilememesi, buna karlk Yeim Ustaolu iin darya ynelik filmler yapyor izleniminin olumas ve sinema sektrnde dile getirilmesi ilgin bir paradoksu gndeme getirmektedir.319 6.3.1. BULUTARI BEKLERKEN (2004) FLMN YKS Filmin banda ve sonunda Anadolulu Rumlarn Trkiyeden gmeleri zerine iki belgeselden ksa paralar gsterilir. Bu grntnn ardndan 1975 Tirebolu yazarak film balar. Aye ile Selma birlikte yaamaktadr. Aye 5055 yalarndadr, Selma yryemeyecek denli yaldr. Aye Selmaya bakmaktadr. O yl (Trkiyede o dnemlerde sonu sfr ve be ile biten tarihlerde be ylda bir nfus saym yaplrd) nfus saym vardr. Yalnz yaadklarn dnrz, ayn mahalleden Mehmet ile ana ocuk ilikisi vardr Ayenin. Aye evlenmemitir, Selmann yannda kalmtr. Mahalleli ile Ayenin aras iyidir. Saym yaplr, ksa bir sre sonra Selma hastalanr, hastaneye gtrlr, doktorlar yaplacak bir ey olmadn evine gtrlmesini syler. Selma vefat eder. Aye iin hayattaki tek tutamak gibidir Selma, giderek iine kapanr. Komular nazar dediine inanrlar, da almas iin bir eyler yapmas ynnde tevik ederler. Ama Aye daha ok iine kapanr. Kurun dkerler, Aye ok kzar, komularyla kavga eder. Giderek yalnzlatrr kendini, komunun olu Mehmet ile aralarnda da giderek bir mesafe oluur. Bu arada 1970li yllarn siyasi ortam perdeye yansr. Duvarlara yazlar yazlr, ocuklar okul krar, milliyetilie kinayeli gndermeler yaplr. Tartan insanlardan bir ksm Ruslar defettik der, bir dieri adamn aznn payn verir, tartma biimleri gergin bir ortam hissettirir. Siyasal olarak tedirgin bu yllarda, Yunanistanda da Albaylar Cuntas devrilir, Yunanistandan srgne gnderilenler iin
319

Yeim Ustaolu ile Sylei, Zahit Atam-Metin Kaya, 30 Nisan Cuma, Ustaolu Film Ofisi, Tnel.

197

af

kar.

Tanasis

Tireboluya

gelmitir,

Tirebolu

doumludur.

Trkiyeden

Yunanistana g etmitir; orada anti-faist harekete katlm ve Nazi igaline kar savamtr. Naziler yenilgiye uratlrken, bu kez ngilizler igal eder, kralc bir yaklam gsterirler. Yunanistan Komnist Partisi mcadelesini devam ettirir, Yunan Sava balar ve yllarca srer. Komnistler yenilgiye urar. Srgn karar kar; Reel sosyalist lkelere, zellikle de Sovyetler Birliine srgne giderler. Tanasiste Trkiyeden balayp, Yunanistana gemi, orada direni hareketine katlm, srgn karar ktnda Sovyetler Birliine gitmi, imdi kan afla birlikte ikinci vatanna dnerken, doup byd topraklar bir kez daha grmek istedii iin Tireboluya uramtr. Eski arkadalarn grr, ierler, dnrler, ilerini bir hzn kaplar, sohbet ederler. Bu sralarda, iyice iine kapanan Aye snrl sayda insan ile grmekte, ara sra Rumca konumaktadr. Giderek kendini yaltmaktadr. Kyllerle birlikte yaylaya kmtr, srekli odun toplar, yayladan geri dnmemeyi dnmektedir. Tanasis ocukluk arkada ile sohbet ederken, Mehmet onlar grr, Rumca cmlelerin konuulduunu duyar, aaa Aye Teyze gibi konuuyor der. Bunun zerine Tanasis Aye Teyzeyi merak eder. Gider, sorar soruturur ve insanlarla grmekten ekinen Aye, Tanasisle konuur, iini dker. Tanasis kendisinden haber beklemesini syler ve doup byd topraklardan Yunanistana gider. Aye yaylada tek bana kalmtr, insanlar yaylada ovaya inmilerdir. Nihayet Ayeye Tanasisten mektup gelir. Yunanistanda ailesinden yaadn bildii tek kardeini bulmutur. Aye her eyi brakp kardeini grmeye gider. Ama Yunanistanda kardei gemiinden her eyi arkasnda brakm gibidir. Onu grmek istemez, onu ailesinin iine almaz. Ayenin gerek ad Elenidir. Orada kendi kklerine geri dner, kiliseye gider, mum yakar, dua eder. Ama oraya ait olamaz. Sokaklarda o yata zaman geirir, kardeini bekler. Kardei einin etkisiyle, Eleniyi ieri arr. Ailesinin fotoraflarn gsterir, sen benim kardeim olsaydn, burada fotorafn olurdu der. Eleni sessizce ocukluundan saklad ailenin geri kalannn da olduu soluk ve ypranm bir fotoraf nne uzatr. Film, bataki belge grntlerin ardndan sona erer. Aye hayattaki kendi gemiini de bilen kardei ya da ablas gibi grd Selmayla yaarken, onu yaamnn tek sna olarak grmektedir. lmnden sonra derin bir yasa girer, bir anda kendini kimsesiz hisseder. Yasla, yaad iine

198

kapanmayla birlikte, ocukken sorumluluu da kendinde olan kk kardeinin hayatndan kendini sorumlu tutar. Belirli llerde sululuk duygusuyla kendini insanlardan izole eder ve suskunlar. Yine kendi kimliini bulmas bir yolculukla, Yunanistana gitmesiyle olur. Ama bu kez de Yunanistandaki kardei onu kltrel olarak yabanc olarak grecek ve kabul etmeyecektir. Bulutlar Beklerken tarihsel olarak nemli, buna karn gncel olarak daha arka planda kalan bir konuya eilmitir. Sonu olarak hem Yunanistanda hem de Trkiyede snrl bir ilgi grmtr. 6.3.2. SYASAL AIDAN BULUTLARI BEKLERKENN

TRKYEDE DEERLENDRLMES Bulutlar Beklerken 1970li yllara hassasiyetle eilmeye almaktadr, insan portreleri ve yks bir btn oluturmaya almaktadr. Ayenin kendi ocuu yerine koyduu Mehmetle ilikisi, Mehmetin milliyeti sylem ve bunlarn eitimde karmza kan ynleriyle uyumsuz olmas, babasnn Rusyaya gittiini dnen Cengiz, 1970lerde yeni yeni kasabalara doru genileyen sosyalist sol, halk arasnda ayrmaya ynelen tartmalar bir dnemin zgl atmosferinden paralar tamaktadr. Trkiye ile Yunanistan arasnda balant kuran ise Pontuslu gmen devrimcidir. Ama btnl kurmak iin biraz zihinsel aba gerekiyor; izleyici iin tarihsel/siyasal bir konuda film yapldnda, ya filmin bu bilgileri vermesi ya da tarihin scak ve bilinir olmas gerekir. Bulutlar Beklerken filminde ikisi de yetersizdir. Gnee Yolculuk filminde kendiliinden anlalan-hissedilen eler, burada tarihsel bir film olduu iin, bir uzakln filmine dnmtr. Sinema yazarlar dhil insanlarn psiik yaknlk kuramamalar, karakterlere ve toplumsal dokuya seyircinin genel olarak uzaklk hissetmesi, bir yandan bu uzaklktan, te yandan ise k noktas olan 1916daki tarihsel gereklik hakknda pek az ey bilmesine balanabilir. Filmde tarihsel gereklik hakknda ok az veri trettii iin izleyici filmin iine girmekte daha da zorlanr. Bunda filmin epik-psiik dram biiminde anlatlmasnn da pay var; belirli boluklar var filmin, izleyici bunlar doldurmak zorunda braklmtr, oysa olan tarihi aratrmaktan daha ok filmi yadsmak eilimidir. rnein Ayenin bunca yldan sonra (58 yl) kendisi iin biricik olan Selmann kaybndan sonra, btn sosyal ilikilerinden

199

kopmas ve iine kapanmasn tetikleyen ey Ayenin yasdr. Yasn insann iine kapanmas, kaybedilenle birlikte gemiine gmlmesi, en ufak eylerin bile kayb anmsatmas gibi zelliklerdir. Sosyalletirilemeyen yasn ie kapanma ve daha kalc olma zellikleri olur; dolaysyla Selmayla paylalan sr, yani Rum olu ve kardeinin Yunanistana g etmi olmas (? nk bunun kesin bilgisine sahip deildir) dncesi ve hi evlenmeden kendini Selmaya adamas, onu kaybettiinde ise aidiyetinin sululuk hissine dnmesi genel olarak yasla ilgilidir. Ayenin ardeini bulma dncesini yas pekitirir, ama bunu nasl yapacan bilemeyen Aye, yastan Eleni olarak kar. yknn bundan sonrasnda tamamlayc olan unsur Tanasistir. Tanasis Eski gnleri yad etmek istemektedir, kendisini hzn kaplamtr, yurtsuz hissetmektedir. Tanasisin yolu Mehmetin araclyla Eleniyle akr, grrler ve Tanasis artk vatan-ulus duygularn pek hissetmedii Yunanistana gider, ama ayn yurtsuzluk hissi dier insanlarda grlr, ayn ekilde Yunanistandaki kardeinde de grlr. Filmin ilk blmnde Tirebolunun hikyesi ne karken, ilerleyen blmlerinde Eleninin arl duyulur. Tirebolu byk oranda Mehmet ve Cengizin hikyesinde anlatlr, ama bu sosyal ortam yeterince verilmemektedir. Dolaysyla Gnee Yolculuk filminde ciddi bir duygusal younluk yaanrken, Bulutlar Beklerken belirli bir uzakln filmidir. Seyircinin ok geni bir corafyadan gelen verileri ve farkl karakterleri tarihe dair bilgilerle i ie geirerek yorumlamas gerekir. Bunlar iin dnmesi, kurgulamas, hatta aratrp renmesi gerekir. Btn bu zorlu sreler nedeniyle hem filmin eletirmenler tarafndan yorumlanmasn, hem de seyircinin tepkilerinde film genel olarak yadsnmtr: Snrl oranda tartlm, ok az seyirci tarafndan seyredilmi, hem ulusal hem de uluslar aras snrl dl almtr. Tarihpsikoloji-sosyoloji alanndan bilgilerle bir filmi btnletirip, bunlar tartan bir sinema eletirisinin de kalmamas, olayn tarihsel olarak insanlarn zerinde brakt etkinin zayf olmasna320 neden olmutur. Sinema yazarlar da ounlukla yabanclaarak ya da gerekten anlamayarak seyretmektedirler filmi. Tarihi dnem zerine, yani filmin k noktas olan Dou Karadenizin tarihi zerine hi
rnein son yllarda Atatrk filmleri zerine ok youn tartmalarn olmas, konunun Trkiye iin ne kadar canl ve etkili olduunu gstermektedir. Bulutlar Beklerkenin (2004) anlatt tarihsel doku bylesine bir canllk, toplum iin nem arz etmedii iin genel olarak gndeme girmekte zorluk ekmesi son derece anlalrdr.
320

200

deinmeden ve hi okumadan yaplan yorumlar ve genel kan olarak inandrc bulmama sonucuna ulaan yarg sinema yazarlarnn ortak bir paydas olmutur.321 Genelde Yeim Ustaolunun filmlerinin grsel gzellii tespit edilmektedir, sinematografik sreklilik ve atmosfer oluturmann kadraj gzelliinden daha nemli olduun savunulabilir. Ustaolunda sinemamza gre gelikin olan yalnzca kadraj almas deil, anlatmn duruluu-yalnlyla anlatlmak istenenin baarl planlarla verilmesidir, sosyal ortam oluturmada grlen baar da buna eklenince sinematografik ak etkileyici olmaktadr. Fatih zgvenin deyimiyle zanaat sorunu322 zlm durumdadr. Bu zellikler filminde de ortaktr. Yalnz Bulutlar Beklerken, Gnee Yolculuk filmine gre daha ar ritimlidir. 1. Gnee Yolculuk istedii kadar iki insan merkezli bir yk olsun, kanlmaz olarak daha sosyal, daha siyasi, daha eletireldi, Bulutlar Beklerken daha kii merkezli, daha tarihsel, daha gzlemci ve daha durgundur. Bugne gemiin uzaklyla gz krpyor, oysa Gnee Yolculuk arpc bir scakln iinden geliyordu. Ama bireysel dram iinde toplumsal bir olayn anlatld da aktr. Ustaolu bu tarihin ykletirmesini filminde az yapmaktadr, tarihsel yknn azl ynetmenin eserini izleyici iin de yer yer ulalmaz klmaktadr. Konu hakknda az bilgisi olan bir insann kurguyu btnletirmesi nispeten daha zordur. 2. Trkiyede son yllarda, Yeni Trkiye Sinemasnn Avrupa leinde baar kazanmas, yurtiinde ise giede hep bir st snrnn olmas nedeniyle, zellikle siyasal ya da toplumsal eletiride bir film bulunuyorsa, Avrupa Birliinin bilinli olarak destek verdii sylemi yaygn olarak grlmektedir. Bu eletirilerle en sk karlaan ynetmen Yeim Ustaolu olmutur. zellikle Avrupa Birliinin politikalar iinde etnisite ve aznlklara ok nem verilmesi, ok halkl lkeler iin ciddi sorun balklar haline gelmektedir. Bunlar ileyen filmlere yaknlk, niter devletin biricik bir kavram olmas yerine eletirilmesi sylemi post-modernizmin yaygnlamas sonrasnda olaanlamtr. Trkiye her iki balkta sorun yaayan bir toplum olduu iin, sinemaclara ilikin bylesi yaklamlarn domasna yol amtr. Bu bak
Ayn ortak payda, Dervi Zaimin amur (2003) adl filmi iin de kacak ve genel olarak film anlalmaz bulunacaktr. 322 zgven, Fatih, Gnl Yaralar, Radikal, 13.01.2005.
321

201

asnn yaygnlamasnda, Trkiyede ykselen milliyetiliin de etkisi olmaldr. Trkiyede yeni sinemann egemen ideolojinin snrlarn ok zorlad sylenemez, siyaset genel olarak arka planda kalmaktadr, buna karn Trkiyede yeni sinema srekli olarak gie asndan ok snrl baarlar dnda genellikle ok dk bir seyir izlemektedir. Ayn durumun bir benzeri Yeni ran Sinemasnda da ortaya kmakta ve randa ynetmenlerin bir blm yurtdna basklarla ynlendirilmeye allmaktadr. Ylmaz Gney vesilesiyle Trkiye yeterince deneyim sahibi olduu iin, snrlar ve hareket alanlar ok daha bilinli olarak izilmektedir.323 Avrupa Birliine ve festivallere ynelik imal sorular ynetmenlere ok sk sorulmaktadr.324

Trkiyedeki hassas siyasi dengelerin yaplabilir olanlar etkilediini Yeim Ustaolu, Semih Kaplanolu, Dervi Zaim ve Zeki Demirkubuz altn kaln izerek syleilerde belirtmitir. 324 Yeni Trkiye Sinemasnn ynetmenleri (gen yeni sinemaclar da aralarnda olmak zere) festivallerde dller alndktan sonra, kendilerine imal, alayc sorularla ok yaklam olduunu belirtmektedir.

323

202

7. BR YNETMENN ZNDE: ZEK DEMRKUBUZ HAKKINDAK YANILSAMALARA DAR...


7.1. BYOGRAF: NORM KOYUCU YNETMEN Zeki Demirkubuz 1964 ylnda Ispartada dodu, ortaokul sona kadar orada okudu. Kasabal kk esnaf bir aileden gelir. lkokul sonrasnda ky ilkokullarna retmen yetitiren 7 yl sren bir okula kayt yaptrr. Orada aile ortamndan uzaktayken, yatl olan okulun gemiten getirdii gelenek olarak solla tanmtr.325 1970li yllarda, ortaokul yllarnda siyasallama ve hatta bir rgt yesi olmak gerekleebilir bir durumdu. Aile Ispartada ilerinin bozulmas nedeniyle, 1976 ylnda stanbula g eder. Demirkubuz yatl okulda okuduu iin birka yl daha kalr, iki yl st ste snfta kald iin tasdikname alr, kendisi de ailesinin yanna gelir. Demirkubuz, stanbulda Bayrampaaya yerleen ailesine maddi katk iin triko atlyelerinde alr. Bu atlyeler iinde sosyalist militanlarla ilk ilikilerini kurar. Ortaokul yllarnda sol ideolojilere yaknlk duymas gereklemiken, proleterlie adm

Bu retmen liseleri Ky Enstitlerinin devamdr. Ky Enstitleri de, solcu yetitiriyor, ya da komnist yetitiriyor denilerek kapatlan, yerine krsal yrelerimiz bata olmak zere yerleik dzenin temsilcisi olarak nemli grevler alabilecei dnlen imam-hatip mektepleri alan okullardr. Ky Enstitleri kapatldktan sonra da bunlarn bir ksm retmen liseleri olarak eitime devam etmitir, ancak yaygnlklar ve mfredatlar nemli lde kesintilere uramtr. 1970li yllarda giderek tkenmeye balayan bu liselerin son krntlar da kapatld ve retmen yetitirme haklar da ellerinden alnd. Bu liselerin mfredatnda bandan itibaren uygulamal derslerin bir arl vard, yatlydlar, retime ynelik derslerin bir arl vard ve genel dzeyde halk bir anlay hkimdi. renciler byk oranda kendi kendilerini finanse edecek bir retim de gerekletiriyorlard. Dolaysyla retmenler yalnzca kylerde ilkokul andaki ocuklara retmenlik yapmayacaklard, gittikleri kylerde ayn zamanda halkn retim ynnden bilgilendirilmesinden, topran ve yrenin zelliklerine gre farkl alanlarda retimin balatlmasna, kendi geim kaynaklarndan alnan verimin artrlmasna kadar bir dizi ykmllkler de alacaklard. Bu srecin doal bir uzants retmenlerin gittikleri yerlerde yerleik statkoyla atmalar ve yeni bir anlay da o yrelere birinci elden tamalar oldu. Ky Enstitlerinden mezun olan retmenlerin lkemizde bir akm haline gelen edebi eserlerine baklrsa, bu tip bir dizi atmann ve grdkleri azgelimiliin yorumlanmasnn pek ok romana kaynaklk ettii kolaylkla grlebilir. Bu enstitlerin kapatlmas bir anlamda modernizmden uzaklama ve statkoyu, yerleik dzeni zorlamadan devam ettirmenin bir politik anlay haline gelmesi anlamnda bir Cumhuriyet projesinden vazgeme olarak yorumlanabilir. Parantezi kapatrken bu halk gelenein 1960l yllarda ve 1970li yllarda byk oranda solculua yaknlaan bir yn olduu eklenmelidir. Konunun ayrntlaryla ve tanklarn dilinden anlatlmas iin bkz: MECE, KY ENSTTLER (BR ETM DEVRM), BELGESEL, ynetmen: Ahmet Soner. 1) ifteler Belgeseli (105 dakika), 2) Kzlullu Belgeseli (94 dakika), 3) Kepirtepe Belgeseli (61 dakika), 4) Clavuz Belgeseli (75 dakika), 5) Savatepe Belgeseli, (90 dakika) 6) 60 Yl Sonra Geriye Kalanlar (43 dakika).

325

203

att ilk yllarda militan olur. Solun lei byk ve hedefleri kendilerine ok yakn hissettikleri bir devrim olduu iin, ksa srede radikalleme potansiyeli tamaktayd. 1970li yllarn Trkiyesinde sol siyasi rgtler, temelde iki ana gruba ayrlmaktayd, silahl rgtler ve silahsz rgtler. Zeki Demirkubuz TKKO rgtne ye olmutur: rgtn Trkiye analizi, Trkiyenin yar feodal bir lke olduu, krlardan balayarak kentlerin kuatlarak, silahl bir mcadele ile devrimin yaplarak iktidarn alnaca zerineydi. Orta sondaki baarszlk, ilk proleterleme deneyimi, ardndan silahl bir rgt iinde militanlk, btn bunlar ok hzl gelimitir: Zeki Demirkubuz, 16 yanda iken darbe olduuna gre, btn bu srecin ya da drt yl iine tamamnn smas gerekir. 1980 sonrasnda ok gergin bir bekleyiin yaand yllarda, rgt kertilir, TKKO ana davasna dosyas eklenir, btn rgt militanlar Anayasay zorla deitirmek, silahl eylemler yapmak nedeniyle idamla yarglanr. 198083 arasnda youn ikenceler, alk grevleri, salksz ortamlarda hcre cezas, kou yaam derken, zellikle ya kk olduu iin 1983 ylnda serbest braklr. Serbest brakldnda, yarglama bitmemitir. Zeki Demirkubuz 19 yanda dar kmtr, ailesinin ekonomik durumu ktdr, isizdir ve belirli bir meslei yoktur, atlye aacak paras da yoktur. Ama ok daha kritik olan faktr bunlardan daha belirleyici olmutur. Trkiyede milyonlarca insann kendini tehdit altnda grd, her an hibir zel gereke gsterilmeden tutuklanp uzun zaman hapiste ya da sorguda kalabilecei, ikence grebilecei bir ortamda Demirkubuz, idamla yarglanan birisi olarak dardaki hayatta zenle ekinilen, insanlarn selam bile vermek istemedikleri birisi muamelesi grr. Hem i bulamaz, hem i kuracak sermayesi yoktur, en kts de i arayabilecei ne bir tandk kimse ne de bir fabrikaya girebilecei zel bir meslei vardr. Bu koullar altnda psikolojik olarak ypranmak en ktsyd.326 Bir k olarak Isparta, Manisa, Burdur blgesine el arabalarnda, ne alabilirse onu satmak iin gider. zellikle okullar iin ara gere, kitap, krtasiye olmak zere el arabasnda malzeme satarak geimini salar. leri iyi gider, ailesine de yardm eder. Ancak 1984 ylnda, yani yirmi yandayken, askerlik a gelir. Ailesinin
326

Zeki Demirkubuz ile sylei, Zahit Atam ve Metin Kaya, 15 Haziran 2010.

204

geimini salad iin, gitmek istememektedir. O yllarda Dantaydan okuma hakk ynnde bir karar kt, tasdikname alanlar iin. Liseyi dardan bitirme snavlara giri hakk tannd. Ben de bu snavlar iin akamlar almak zere, ilkokuldan liseye kadar btn snflarn btn ders kitaplarn topladm ve en batan itibaren almaya baladm. rencilii brakmtm, okul yllarnda ok almyordum zaten, bildiklerimi de unutmutum. Btn mfredat sraya dizerek, bir yl boyunca ders altm.327 Gemiinde yapt iler konfeksiyon atlyelerinde tclk, triko alannda kazak rme gibi mesleklerden oluurken, 1980 sonrasnda iportaclk ne kar, insanlarla rahat iletiim kurabildii, karan greni en az olan meslektir nk. Bu yllarn Trkiyesi bugn yeni yetien kuak iin anlalmas g dinamikleri ve idealleri kapsamaktadr.328 Koullar ok daha g, belirleyici faktrler ok daha deiiktir. 1970li yllarn ikinci yarsnda, Demirkubuz Trkiye solunda kyl hareketine yaslanmaya almas ve silahl mcadeleyi ideolojik mcadelenin nn karmasyla tannan TKKO hareketine katlmas, Demirkubuzun da kitaplarla arasnn ok iyi olmad anlamna gelmektedir. Demirkubuz sinemada almaya baladktan sonra, kimliinin ve kiiliinin deitiini, okullardan tasdik alan bir rencinin bugn bir entelektel ynetmen
329

olarak

kabul

edilmesine

kendisinin

de

ardn

belirtmektedir.

Genel olarak kitaplarla barma sreci liseyi bitirme snavlar iin ders

almasyla yeniden yaplanmtr. Ders alma srecinde edebiyatla ilgilenmeye ve yaamlarna tank olduu insanlar anlatan hikyeler yazmaya balamtr. Edebiyatla ilgilenmek giderek bir kimlik kazanma abasnn paras olmaktadr330, ilikileri snrl, iyeri mekn olmayan bir insan olarak, kendisi iin iletiim kurabilecei bir zellik

Zahit Atam- Zeki Demirkubuz syleisi, 19 Haziran 2003, Nazm Kltrevi, Odakule. Birinci farkllk toplumcu olmann egemen bir sylem olmasdr. kincisi ise Trkiyenin yakn gelecekte byk bir toplumsal deiim yaayabilecei inancdr. nc olarak da materyalizm-idealizm ayrmnda Trkiye tarihinde en radikal boyutlarda bir denge deiikliinin grld yllardr ayn zamanda. Bu ynden bu kuaktan pek ok insan iin bugnk Trkiyede AKPnin temsil ettii dnyay yorumlayta grlen gericilik aslnda anlalmaz boyutlardadr. O yllara kendi zgn dinamikleri asndan bakmak ok nemlidir. Zeki Demirkubuz, Trkiyenin geirdii deiim sonrasnda, gereklii kabul edemeyip, ktmser olan ve insana olan inancn kaybeden bir ynetmendir. Nitekim Masumiyet (1997) ile balayan film dizisine, genel bir balk olarak Karanlk ykler baln koymutur.
328
329 330

327

Zahit Atam/Metin Kaya- Zeki Demirkubuz grmesi, 15 Haziran 2010. Edebiyat ayn etkiyi Ylmaz Gney zerinde de yapmtr.

205

kazandrmakta, ayn zamanda yalnzlna da iyi gelmektedir. Hapishane yaamnn ardndan, pek ok yolda gibi geim derdi iine dt ve hapishanede yaadklarnn zel bir psikolojik tortusu olan korku ve gerilim iinde, ne yapacan bilemedii iin edebiyat bir snak olarak gelmitir Zeki Demirkubuz iin. Dnemin psikolojik belirleyeni olarak geceleri sokaktan geen arabalar bile bir gerilim kaynadr, baka insanlarn yaamlarndaki sradan olaylara kadar her ey bir gerilim unsuru olduu iin, toplumsal olarak ncelik byk oranda ban derde sokmama abasdr. Zeki Demirkubuz iin izolasyonun deerli bir paras yazmak ve anlatmak isteidir. nk Demirkubuz, kendi hayalleri, mcadele amalar, idealleri, sonra yaadklar asndan madur olduunu dnmekte, ama bunlar insanlara anlatmas ayr bir sorun yaratma potansiyeli olduu iin, yazmak masum bir snak ilevi grmektedir. portacla balamak iin seilen mekn doup byd topraklar ve civar iller olur; bir bakma Masumiyetin (1998) getii meknlardr bunlar. Ayn ekilde ilk edebi denemeleri iin de bu blgenin insanlar seilmitir. Askerlie bir zm yolu olarak okuma seenei, yasalarn buna izin vermesi, ayn zamanda niversite snavna giri hakk tannmas farkl bir kn olanan yaratr. Bu oklu deikenler bir arada, Demirkubuza yeni bir gelecein, yeni bir sosyal dokunun hazrlklar gibi olur. niversite snavna okuldan mezun olmadan girme hakk tannmtr, Demirkubuz hapiste olduu yllarda ngilizce almtr, sonu olarak en kolay yoldan dil puanyla ngilizce eitim veren bir blme, filolojiye girer. Ancak stanbul niversitesinde dil blmlerinde devam zorunluluu vardr, Demirkubuz ise almak durumunda olduu iin okula devam edemez ve yeniden snavlara girer. Bu kez bir aratrma yapar, devam etmeden okuyabilecei bir blm arar; bulduu blm stanbul niversitesi letiim Fakltesidir. Nitekim buraya girer. niversiteyi kazanan rencilere, zellikle liseyi dardan bitirme snavlarna girenlere tannan kolaylklar sreci hzlandrr. yklerinin genel zellikleri, toplumsal gereki deil, tasarm sreci zihinsel kurgu ile yapay gereklik ina ederek, genellikle yaadklarndan deil de, gzlemlerinin kurgulanm ve fantezisinin yardmyla ekillendirilmi ykler

206

olmasdr. Bu ykler belirli anlamlarda gereklikten ka abasnn da rndr. Bugn kendisi de, o dnemde yazdklarnn edebi niteliklerinin zayf olduunu kabul etmektedir. Genellikle ksa yklerdir bunlar. Bir sre sonra bunlar stanbula hem niversite hem de mal almak iin geldiinde, eitli ynetmenlere gstermeyi dnr; ilk dnd isim Ali zgentrktr. Solcu olduu bilinen ve tannm bir isim olarak setii birisidir. Sonra bu yklerini Onat Kutlara da gsterir. Bu denemelerinden birinde yklerini Zeki ktene gsterince, kten bunlardan film kmaz demitir. O sralarda kten Ses (1986) filminin senaryosu zerinde almaktadr. Demirkubuzun solcu olmas ile hapisten km olmas birleince, ona ikence grm birinin psikolojisi hakknda sorular sorar.331 Ardndan filmin ekimleri srasnda Demirkubuzu sete arr. Demirkubuz orada grdklerinden hayal krklna urar, bir anlamda olup bitenleri kafasnda kurgulayamaz ve olaya souk bakar. te yandan zaten sinemay biraz hafif bir sanat olarak da grmektedir. Daha sonra kten Demirkubuzu filmin kurgu srecinde de arr. Bu kez tank olduklar biraz daha ilgisini eker, ekilenlerin nasl anlaml bir dizgeye dntrldn grr. Daha btncl olarak grdnde film yapm daha ok ilgisini eker.
Kendi apmda ykler yazyordum. Bu dnemde birtakm tesadfler sonucu Zeki kten ile tantm, ama sinema yapmak iin deil de, baka bir bahaneyle. O dnem ekecei bir filmde danmanlk yapmak iin tantm ve Ses (Zeki kten, 1986) filminin setinde bulundum. Ama sonra pek holanmadm film setinden, sinemadan. Sonra tekrar uzaklatm, kendi hayatma dndm Sinemadan ok holanmadm, ama Zeki Aabey ok sevdiim bir insand () bir film ekecekti Kemal Sunaln oynad- o filmde tekrar almam istedi. Aslnda para kazanmak iin bir ii gibi almaya baladm. Dokuz yl asistanlk yaptm. O sre boyunca da film yapmay dnmedim. Hatta ok uzak bir ey gibi geliyordu bana.332

Buraya kadar anlatlanlar incelendiinde, Zeki Demirkubuzun hayatnn ilk evresi Ses (kten, 1986) filminde alana kadarki dnem olmaktadr. Bu evrenin karakteristik esi, 1970li yllarda bymek ve siyasallamaktr. Daha sonra hapis ve ierde yatmann psikolojik tortusu ile iportaclk yapmak ayn psikolojik ve benzeri
Zeki Demirkubuz, Zeki kten ilikisinin devam etmesinin nedeni ktenin Demirkubuzun yaam yksnden etkilenmi olmasdr. Bak. Sinema Syleileri 2005, MAFM, Boazii niversitesi yaynlar, 2006, s. 4,. 332 Sinema Syleileri 2005, Zeki Demirkubuz: Her Filmimi Byk Bir Aalanma Duygusu inde ekiyorum, B Mithat Alam Film Merkezi, Sylei, Panel ve Sunum Yll 2005, B Yaynevi 2006 s. 3.
331

207

sosyal doku iinde gemitir. niversiteyi kazanmas ve meslek olarak iportaclktan, sinema sektrnde asistan olarak almaya gemesi yaamnn ikinci evresi olarak ne kmaktadr. Ardndan yaklak sekiz yl srecek asistanlk dnemi balar333; bu yllarda, ou video dnemi furyasnda olmak zere, her biri sradan pek ok filmde asistanlk yapar, ayn zamanda stanbul niversitesi letiim Fakltesinde rencilii devam eder ve buradan mezun olur. ou teknik sreler hakknda olmak zere, bir film yapmann elerini setlerde alarak renir. Gerek rencilerle gerekse akademik evreyle arasnda mesafeli bir ilikisi olur. alt dnem iinde sinema filmleri daha snrl saydadr, zellikle arabesk filmleri arlktadr, ayrca ciddi sayda video sektr iin film yaplmaktadr. rnein bu dnemde, filmin i ie ekildii filmlerde de asistanlk yapmtr.334 Bu arada eitli senaryolar yazar, bugn bu senaryolar zenti ii, baarsz ve eksantrik hikyeler bulma abas olarak yorumluyor; bizce de bu senaryolar ve yk taslaklar o yllarda Trkiyede yaplan pek ok filmin ilkel versiyonlarna benzemektedir. Bu srete Demirkubuzda asl kalc olan bir insan olarak giderek deimesidir, dnyaya daha farkl bakmasdr. Uzun yllar devam eden asistanlk dneminin Demirkubuza getirdii en nemli zellik, sinema sektrnde retim asndan ok deneyimli olmas, belirli bir refah dzeyinde yaama ve insanlar hakknda gzlem yapma olanadr. nk Demirkubuz iin niversitedeki mesafe asistanlk yllarnn ilk yllarnda da srm, kendi tavrn koyabilmitir. Bu nedenle sektrde sorun karan asistan olarak kabul edilmektedir.
Asistanlk servenim ikence gibi geti, devaml kavga ediyorduk. Bir sre sonra ynetmenler benimle almamaya balad. Kavgac ve sorun karan biri diyorlard.335

Zeki Demirkubuz, 1993 ylna kadar asistanlk yapmtr, kendi syledii dokuz yl yanltr, ynetmenlie baladktan sonra, asistan olarak almay brakmtr. Kendisi sylei srasnda yanl hesap yapmtr. 334 Demirkubuz, MAFM, Age, s. 4. 335 Demirkubuz, Age, s. 4.

333

208

Bu sre gemiteki yaantsna gre ok daha farkldr, zamanla ve insanlarla kurduu iliki de byk oranda deimitir. Demirkubuz daha soyut eylerle urat bir dnemi yaamaktadr. Pratik srelerde alma artk onun iin bir nceki dnemden farkl olarak, bu kez ok daha soyut eylerden olumaktadr. Bu yllara ilikin kendisine dair deerlendirmesi; film yapma srecinde, set kurma ve sahne dzenlemesi iin, elinden ok i gelir birisi olduudur. Bu sekiz yllk asistanlk dneminin bir baka arts da ok az zamanda ok az parayla bir filmin nasl ekileceinin i bilgisinin renilmi olmasdr.336 Bu yllarn bir baka nemli deikeni Demirkubuzun girdii bir sosyal evre olan, kkenleri eski bir kltrel kurum olarak Moda Sinemas evresine dayanan, sonradan bir film ithalat irketine dnm, nihai olarak da Camdan Kalp (Yaar, 1990) filminin ekimiyle bir rn veren grupla kurduu ilikilerdir. Demirkubuz bu ortamda daha entelektel ve solcu olarak kendini gren insanlar iinde bir sre bulunur, ne grubun tam bir parasdr, ne de onun btnyle dndadr. Birka yl devam eden bu tuhaf ortam iinde bulunma sreci keskin bir biimde noktalanr: baz eyleri byk oranda sezgisel olarak fark etmekte ve grubun etik olarak iyiye gitmediini sezmektedir. Ancak kopu nedenleri ahlaki ve insani olduu iin, kendi dnme ve his dnyas ciddi olarak etkilenmi, yeni Demirkubuzun temelleri orada atlmtr.337 Kopmay entelektel olarak yaayamayan birisinin, szsel ifade zafiyetinden dolay bavurmak zorunda kald pratik iddet olarak tanmlayabiliriz bunu. Zeki Demirkubuzun evreden kopmas, byk oranda ahlaki nedenlerledir, ama bu nedenler zamanla entelektel kimliinin de radikal olarak deimesine yol aacaktr. Demirkubuz hakkndaki byk yanlsamalardan birisine dair belirtilmesi gereken bir nokta var: Demirkubuzda bu kopu sreci ve daha sonraki yllarda yaananlar da dahil, hayat yorumlamak, dnyay anlamlandrmak abas hibir zaman
Zahit Atam, Zeki Demirkubuz ile sylei, 19 Haziran 2003, Nazm Kltrevi (Odakule). Bu nedenle, Zeki Demirkubuz ilk filmi olan C Blok (1994) filmini 17 i gnnde ekebilmitir, ok byk bir tasarrufa yol aan i bilgisi, sinema kariyerini belirleyecektir. Maliyeti minimumda tutmak, daha senaryo aamasndayken seti grebilmek, iyi bir n almayla hzl sonuca gidebilmek, teknik sorunlar konusundaki ustal sayesinde, kendini btnyle sete ya da oyunculara verebilmek gibi artlar vardr. Demirkubuz, C Blok gibi bir filmi, 17 gnde bitirmenin her babayiidin harc olmadn belirtmektedir. 337 Zeki Demirkubuz ags, 2003.
336

209

byk ve uzun aratrmalar eklinde yaanmaz. Hibir zaman youn bir entelektel aba gstermez, zaten hibir zaman entelektellik iddiasnda da bulunmamtr338. Hakkndaki genel yanlsamalardan birisidir: O, entelektel sinemann bir temsilcisi deildir, dnce dnyas da ok derin deildir. Ahlaki kayglar, kiisel ani klar karakteristiktir. Ylmaz Gney gibi hayat okulunda yetimi gibidir. Nitekim bunun sonucu olarak filmlerinde ani patlamalarn ve iddetli klarn kavgaya dnt, her eyin gergin bir ekilde zlmeye yz tuttuu sahneler vardr (bkz. Masumiyet, nc Sayfa, tiraf). Dnsel meraklar, herhangi bir tarihsel ya da insani sreci sistematik bir yapyla oluturma gibi bir abas yoktur.339 Demirkubuzda nemli olan sezgileri ve ahlaki yarglardr.340 Buraya kadar hayatn dneme ayrabiliriz; karakteristik elerden devam edersek, birinci dneminde solla tanmas ve solcu olmasyla geen ve emeki kimliinin ar bast ilk yllar, ikence ve hapislik yllaryla 1983te biter. 1983ten 1987ye kadar devam eden yllar, var kalmak iin didindii sretir, bir tr ideolojik zelliklerinin baskland ve mesleksiz birisinin yaama uralaryla geen ve daha ok pratik yaam sreciyle insanlar hakknda yapt gzlemlerden oluan sretir. Bu yllar siyasi bir militann siyasetten koptuu ve kendini basklayarak normallemeye abalad yllardr. Ama bu normalleme dnemi ayn zamanda insanlar ve hayat hakknda kendi kendine derinden dnd, ayn zamanda insana dair ciddi kukular duyduu bir dnemdir, bu nedenle daha sonraki yllarda ok ak grlen ktmserliinin filizlenmeye balad yllardr. kinci dnemi asistanlk yapmaya balamas ve somut ilerden daha soyut, daha entelektel bir alma pratii ile daha rahat bir yaamn srdrld ve kendisinin, duygularndan isteklerine; insanlar hakkndaki gzlemlerinden yarglarna kadar, biriktirdiklerinin para etmeye balad bir dneme gei balar. Sinema ile uramak, bir emekiden ve ezilen, sradan bir
338

Mithat Alam Film Merkezi, Sinema Syleileri 2005, s. 5. Genellikle dk cmlelerle konuur, cmlelerini tamamlamaz. Olgusal olarak birikiminin zayfl sezilir, buna karn ahlaki karmlar olaanst gldr. Sanki btn hayat hakknda, kendince ahlaki karmlar yapmak, kii olarak doruyu bulmak iin tarihten de gncelden de gelimeleri kssadan hisse iin kullanmaktadr. Zeki Demirkubuzu Demirkubuz yapan bilgisi ve entelektel yetileri deil, kiisel olarak srekli soru sormas, itiraz etmek istemesi, pheci kiiliidir.
339
340

Mithat Alam Film Merkezi, Sinema Syleileri 2005, s. 8.

210

insandan, itibarl ve mevkili bir insana gei gibidir, iinde bulunduu sosyal ortamda sz dinlenilen, tecrbesinin nem kazand bir insana gei olur. Asistanlk yapt ilk yllarn zellii, etrafndaki insanlara ciddi bir yknmeyle bakmak, onlar iinde bulunurken dtan gzlemlemek, ama te yandan da kendisinden kuku duyarak bu alanda yknmeci iler tasarlamaktr. 1994 ylna geldiimizde, Demirkubuz karmza yazan-yneten-yapmc unvanlarn birletirerek geliyor, C Blok ile. Film eitli dller kazanyor, bunlardan olay olan ise Uluslararas stanbul Film Festivalinde ald dldr.341 Film, o yllarn kendine zg koullarnda iyi i yapar: pek ok filmin vizyon bile grmedii, vizyona kanlarn ortalama olarak birka yz civarnda dolaan seyirci toplad koullarda, Beyolunda bir haftada tek sinemada 1200 seyirci toplar342. Filmi dier televizyon kanallar pek ilgi gstermese de, o yllarn Trk filmleri iin nemli bir gelir kayna olan Cine 5 satn alr.343 Hakknda pek ok yaz kar, tannm bir yz haline gelir. Film yurtdnda birok festivalde gsterime kar, yurtdnda da olumlu eletiriler arlktadr.344 Bir btn olarak zenti olan, anlatt eylerin derinlemesine muhasebesi yaplmam, soyutlama ve gerekilik ynnden byk eksiklikler tayan, inandrc olamayan bir filmdir C Blok. Ar kurgu kokmaktadr.345. C bloktan sonra bir bekleyi dnemi gelir, Demirkubuz ilk filminden para
341

Film jri zel dl almtr, birinci gelen filmi ise Demirkubuz birincilie layk bulmamtr. tiraz eder kendi kafasnda ve dl reddetmek bir seenek olarak belirir zihninde; sahnedeki reddedi konumasnda gereke olarak 1980den sonra Trkiyede insanlar ok ac ekti, btn bu aclar ok pazarland, bunu protesto etmek iin dl reddediyorum diye bir ifade kullanr. Olay basna yansr, festival dzenleyicilerinin kzgnln da zerine eker. Sinema yazarlaryla atr. Ancak daha sonra C Blok filminin uluslar aras festivallerdeki baarlar, ardndan souk geen yllarn Masumiyet ile talanmas, ikinci filmin de uluslar aras baarlar gelince bu soukluk alacaktr. Ancak Zeki Demirkubuz, kesinlikle basnla gerilimli ilikileri olan birisidir. Kimsenin suyuna gitmez, dik baldr, insan memnun etmek iin nabza gre erbet vermez, gndeme gelmek iin ilgin klar yapmaz. Bu ynden kiilikli bir sanatdr. Zeki Demirkubuz ile ags, 2003.. Seyirci says syleiden alnmtr, Zeki Demirkubuz ile Sylei, Haziran 2003. Kendinin de nedenlerini bilmedii ve merak ettii bir konu da, 1994 ylnda ekilmi dier filmlerin televizyon gsterim haklarn ATV kanal alm olmasna ramen, sadece C Blokun alnmam olmasdr. Zeki Demirkubuz ile sylei 2003. Ayrca bkz. Zeki Demirkubuz ile Sylei, Grnt 3, B(S)K yayn, Ocak-ubat 1995, s. 1319, (Syleiyi yapanlar Zahit Atam, Blent Grc, Yusuf Gven). 344 Hatta spanyadaki gsteriminde Antonioni ile karlatrmalar dahi yaplr (Zeki Demirkubuz ile Sylei, Grnt 3, Ocak-ubat 1995), ayrca Odakuledeki sylei (2003). 345 MAFM, Sinema Syleileri 2005, Zeki Demirkubuz ile Sylei, basm yl 2006, Boazii niversitesi Yaynlar, s. 6.
343 342

211

kazanan ok az ynetmenden birisi olur, dahas tannm bir isim haline gelir, kendisiyle birok rportaj yaplr. Piyasada ad duyulmu birisi olur, bir tr kendi rtn ispat etmitir. Trk sinemasnn iktisadi adan krizde olduu, yaplan filmlerin saysnn snrl olduu bir dnemde elde ettii baar, tek bir filmle normal koullarda kazanlabileceklerin tesinde arl olan bir isim haline gelir sinemamzda. Kriz koullarnda ve yeni bir proje retmenin zorluunda bir bekleyi olur. Bu birka yllk dnemde ara ilerin yan sra, kendi ilikileri ve evresi de byk oranda deiir. Bu suskunluk dneminin ardndan bir hastalk ve tehdit dnemi geliyor: lm korkusu. Ciddi bir hastalk geirilen bir dnemden sonra Demirkubuzun hayat belli llerde deiiyor.
C Bloktan sonra olan biteni anlayamadm, karmakark bir sr sorunlar yaadm. Ne olduunu ok anlayamadm, ikinci filmimi yapmaya karar verdim, yl geti. Bir film daha yapacam, ondan sonra ortaya kacak sonutan sonra ya eski hayatma dneceim ya da bu ii srdreceim diye bir karar vermitim. Masumiyetten nce Albert Camusnn bir hikyesini ekecektim, alt-yedi ay sren birtakm olaylar bama geldi. Birka ay ierisinde Masumiyetin senaryosunu yazdm ve ektim. Sinemac olma halini bu filmden sonra ve bu filmin gittii servenlerden sonra fark ettim.346

Baarnn kriterleri deimi ve neler yapacaklar belirli llerde netlemitir. Gerekten C Blok filmini ynettikten sonra, sosyal stats ve ilikileri ciddi olarak deitii iin, bir anda imdi ne yapmalym sorusuyla ba baa kalr. C Blok filmini yaparken kendini nl bir ynetmen olarak dnmemektedir. lk k noktam, dierlerinin yaptklarn grnce bunlar ben de yaparm oldu, hatta daha iyisini diye dndm ve yaptm. Ama sonrasnda iler deiti, herkes bana ynetmensin deyince bir anda ynetmenlik stme kald, kendimden ben kuku duyuyordum, dier insanlar beni vyordu.347 Bu szlerden ve daha nce yapt syleilerden yola karak u tespit yaplabilir: Zeki Demirkubuzun nc dnemi Masumiyet (1998) ile balamaktadr. C Blok filminde rol asistanlktan ynetmenlie gei yapmasna ramen, kendi sesini Masumiyet filminden sonra bulmutur. Dolaysyla ikinci
346

MAFM, Zeki Demirkubuz ile Sylei, age, s. 7-8. Demirkubuzun ekmek istedii Albert Camus yksnn ad Konuktur. . 347 Panel: Zeki Demirkubuz Sinemas, Paneldeki konumasndan, katlmclar: Zeki Demirkubuz, Zahit Atam, Mehmet Demirhan, 25 Aralk 2009, Tark Zafer Tunaya Merkezi.

212

dneminde, rendikleri, yeni toplumsal kimlii, Trkiyedeki entelektel evre iindeki tartmalara kendini uzak hissettii, hatta bunlara ciddi olarak tepki duyduu dnlebilir. Masumiyet ile balayan dnemde filmlerinin hem duygu bakmndan hem de hikayelerin karakterleri ve bunlarn yaadklar toplumsal ilikiler a byk oranda birinci dneminin ardndan duraksama yaad (198386) ve normallemeye balad yllardan kendi kklerini bulmaktadr. Normalleme srecinde byk oranda ilerine girmeden, insanlarn yaamlarna dair yapt gzlemler, ahlaki olarak insanlarn iki yzllkleri, ilerinde bulunduu iddetli ilikiler, sorunlu ve tutunamam karakterler ustalk dneminde filmlerinin vazgeilmez karakterlerine dnr. Zaten bu dnemde Masumiyet ile balayan dnemdeki filmlerine Karanlk ykler adn vermitir. kinci dneminde, yani asistanlk yapt dnemde renilenler byk lde kendi iinde retken bir gelecee uzanan srece dnmeden kapanm, ama ahlaki ilkelerinin olumasnda tersinden etkide bulunmutur. Bu adan kendi anlatm tarzyla, kendi i evresinde insanlarn birbirini yalamas, vg ile kii zerinde iktidar kurup onu ynlendirmek, retmeyen insann kendine kar deil, yakn evresi iin sahte byklk tamas ve taslamas, filmlerini barlarda eken ve hibir zaman film ekemeyecek insanlarn hayalleri gibi deerlendirmeleri yaparak, yeni dneminde ahlaki ilkelerini oluturmutur.348 Bu anlamda aslnda Zeki Demirkubuzun C Blok (1994) filmi asistanlk dneminin bir uzants olmaktadr, sonrasndaki yllar Masumiyet (1998) ile balayan dnem gnmze kadar uzanmaktadr. Klasik bir dnemlendirmede asistanlk dnemiyle ynetmenlik dnemi byk lde ayrtrlr, ancak arlklar asndan baklnca, bir kiinin hassasiyetleri ve aranlar asndan baklnca, C Blok asistanla balanlan dnemin bir uzantsdr. Asl ynetmenlik dnemi Masumiyet ile balar. nk ancak bu dnemde yeni bir sinema dili oluturma abasyla farkl insan ykleri anlatma istei anlaml bir btn oluturmaktadr. Bu anlamda ikinci dnemi, sinemada rencilik dnemi, aslnda C Bloka kadar devam eder. Kendisiyle yaplan bir syleide de ben sinemay Masumiyeti yaptktan sonra rendim-baladm diye dnyordum349 demektedir, buradan da dnemlendirmemize bir destek bulunabilir.

348 349

Zeki Demirkubuz ile sylei, Zahit Atam ve Metin Kaya, 15 Haziran 2010. Bu ifadeyi iki syleide kullanyor: 1) MAFM, 2005 Syleileri (s. 5), 2) Zahit Atamla sylei, 2003.

213

Ardndan gelen dnem, yani Masumiyet ile balayan dnem, iki enin bileimiyle ekillenmitir; bunlardan birincisi bir insan olarak byk oranda 1987 ncesi dnemde grdklerine, izlenimlerine ve tank olduklarna dayanmaktadr. Masumiyet (1998) ve sonrasndaki dnem tam bir harmanlanma ve kendi kimliini bulma dnemidir. Ancak bunlarn yorumlanmas byk oranda 8794 arasnda yaadklarnn, 94 sonrasnda deien deer yarglaryla szlerek, 87 ncesinin gzlemlerinden beslenerek kendi iinde bir olgunlama dnemini oluturmaktadr. Demirkubuzun bu dnemde zgn yan ise byk oranda anlatt hikyeler kadar, bu hikyelerin anlat yaps ve kendini aka gsteren masumiyet aran ve ahlaki yarglarnn ie girii ile filmlerin btnne sinmi bir ktmserlik ve kukuculuktur. Bu filmlerin slubu, sinematografik bir syleyile sinema dilinin zgnlemesi anlamnda byk bir gelime ve yalnlamadr. Kurgusal oyunlardan byk oranda kanlan, gerekten yaln, anlatlanla gsterilme biimi arasndaki ilikinin uyumlu olduu bir dnemdir. Zeki Demirkubuz artk insanlar hakknda ok daha ahlak, ok daha yarglaycdr. Seyircilerine modeller sunar. Bir anlamda skm insanlar anlatrken kendi kafasnda modellemeler yapmaktadr. Hangi modelleme insanlarn ahlaki olarak deerlendirilmesi ve onlarn belirli kutucuklara yerletirilerek puanlamasndan uzak durabilir ki? Zeki Demirkubuzun karakterleri duraandr, dinamik deildir, gelimezler, byk i sorgulamalar yaamazlar, ksacas deimezler, ama ounlukla kendi isteklerine yenilirler, marazi kiiliklerdir. Zeki Demirkubuzun karakterlerinde zaman iinde byk deiim yaayan nemli tek bir karakter yoktur, deiim istekleri, bizzat marazi kiilikleri ve zayflklar nedeniyle srekli yenilgiye urar, kiilerin hayatn karsnda tutunamazlar, bu iliki de Demirkubuzun ktmser sylemini daha da koyulatrr. 1980 sonrasndaki Trkiyede yaplan sinema bu anlamda byk oranda umut esini arka planda brakmtr, nk 12 Eyll ile aslnda Trk insannn idealleri yenilgiye uramtr. Masumiyet ile balayan dnem Demirkubuzun nc ve olgunlama dnemidir. Gemiinin bilekesidir. Neyi var nesi yoksa ortaya koymutur. Dahas yaad entelektel krizde ne yapmalym sorusuna da bir yant bulmutur; daha tandk, daha bildik bir evreye dnmtr. Bu belirli llerde yaama bir dntr de,

214

yani kurgudan bir uzaklamadr. Ama bu kurgu rnein bir Nuri Bilge Ceylan filminde olduu gibi hayatn gerek ritmine yaknlama ya da onu yakalama abas deildir. Hibir Demirkubuz filminin byle bir amac ve byle bir sonucu yoktur. Btn Demirkubuz filmleri doal bir yk iermez, doall tamaz, hepsi zorlamadr, gerilimlidir, atipiktir, duygusal atmalar serttir, anlatlan karakterler doal-ddr ve belirli llerde zorlamadr. Ancak Demirkubuz filmlerinde psikolojik gerilim yksektir ve bu gerilim yknn kaslmasyla elde edilir, ykler iinde zamansal sramalar yaanr, bu sramalarn ardndan gerilim azalsa da yeniden kkl bir deiiklik deil, kiiler iin farkl ekillerde yeniden deneyecekleri bir kez daha baarsz olacaklar bir srecin kapsn aar. Demirkubuz yklerinin olaan bir esi, yenilgi, ardndan tekrar yenilgidir. yk bir yerde kaslr, ani bir patlama yaanr, srecin gidiat deiir, genelde bir zaman sramas olur, yeniden yk yaplanr, ama ardndan yenilgi gelecek ve insan kaderine isyan edecektir: Masumiyet (1998), Yazg (2001) ve Kader (2006) filmlerinde bu dng gerekleir. Bu srecin bizzat kendisi, Demirkubuzun hayat hikyesinde ve insan ilikilerinde de vardr. Bu ynden Demirkubuz filmleri auteur ynetmen analizlerinde, isel anlam balamnda, kiisel deyi retmek anlamnda okunabilir. Masumiyetin yurtiinde, zellikle de yurtdnda elde ettii baar nemli bir kiisel zgrlk alan tanmtr Demirkubuza. Bu zgrlk alan, ynetmene yanlma, daha cesur kararlar verebilme hakk vermitir. Her sktnda bir para ona yaslanarak destek alabilecei bir z sermayeye dnmtr. Peki, bu zgrlk alan, dier bir deyile z-sermaye bir anlamda ynetmenin daha byk yatrmlar iin kullanabilecei bir birikim haline gelemez mi? Bu bir insann gelimesine ve yaamla srekli hesaplamasna baldr. Ynetmenin syleyecek sznn de birikmesine baldr. Zaman gsterecektir, ama Masumiyet o kadar byk bir baar getirmitir ki, ynetmen yalnzca bu filmiyle Trkiye sinema tarihine geecek bir baar elde etmitir.350
Ama genel olarak Trkiye sinemasnda bylesine zaman iinde ykseli ve derinleme, uzun yllar her biri birbirinden nemli filmlerle bir byk ynetmen-sanat olma durumu grlmeyen bir durumdur. Ynetmenlerimizin 1950lerden bu yana ortak zellii, o da nemli eser vermi ynetmenlerimizin ortak zelliklerinden birisidir, btn kariyerlerinin ok byk ini klar iermesi ve kariyerlerinin bir iki filmle anlmasdr. Eser retebilen, eseriyle dnya gr arasnda paralellikler kurulabilecek, eserlerinde belirli bir dnya grnn izlerinin bulunabilecei, zaman iinde bu dnya
350

215

Trkiye sanat tarihinde belirleyici bir ortak zellik var; sanatlar aydn olma, entelektel olma zellikleri ynnden eksiktir, entelektel kimlik meselesi genellikle arka planda kalmaktadr. Tm kariyerlerini tayan ancak birka eserleri vardr genel olarak; ayrca zaman iinde byk gelimeler anlamnda bir deiim yaayan ynetmenler de azdr. Sonu olarak sinemaclar birer dn insan deiller ve dn dnyasna da byk ilgi gstermiyorlar. Bu zellikler zaman iinde gelimelerini ve farkl dnemler oluturup karakteristik ortak zellikler oluturmalarn, bir insan kavray gelitirmelerini engellemektedir. Ayn zaman iinde bu ortak zellikler sanatlarn eserlerinden yola karak iki aamal bir karm da engelliyor; birincisi eserlerinin iinde yeerdii tarihsel ortam ve sre hakknda soyutlamalar yaplmas, ikincisi ise tarihi dnem iinde genel planda insan hakknda soyutlamalarn yaplmas.351 Her iki ynden de Trkiyede sanat eserlerinin dourgan ve kaynak eser olma zellii zayftr. Demirkubuz filmleri de bu ortak zellikleri tamaktadr. Karakterleri gibi, Demirkubuzun filmleri de tematik olarak ok gl bir ortaklk gsterse de, estetik ve hikaye ynnden kendini tekrarlama daha ar basmaktadr. Bu anlamda, ynetmenlik kariyerinin ikinci dneminin ikinci filmi olan nc Sayfada (1999) hem doala yaklama anlamnda bir ilerleme ve hem de hipotetik bir yaklama sahip olduu iin gereklikte karl olmama anlamnda bir gerilemedir. Bu kez pek ok farkl olayck ayn yknn bileimine sokulmutur, kurmaca oran artarken tiplerin atipik olma zellii azalmtr. yk zorlama kurulurken, tipler gndelik yaammzda rahatlkla karlaabileceimiz insanlardan olutuu iin, ok sylenilenin aksine, belirli llerde inandrclk eksiklii grlmektedir. nc Sayfada insanlar zerine ve onlarn duygular zerine derinlik de azalmaktadr. Masumiyet daha etkileyici bir filmdir. Ancak nc Sayfa ve Masumiyet ayn sosyal evrenin filmidir ve birbirleriyle atan ruh durumlarn ierirler. Masumiyet filminde ne kadar sonuna kadar gitme, ballk, vefa duygular insan ilikilerine yansmsa; nc Sayfada o kadar bu duygularn eksiklii duyulmaktadr.
grnn gelitirildii ve yorumlarnn filmlerde bulunabildii bir tarihsel sre yoktur, ya da bylesi bir dnemin portreleri yoktur. Demirkubuz, genel olarak bu nedenlerle gemiteki ynetmenlere (Ylmaz Gney dnda) sayg duymadn sylemektedir. Zahit Atam- Zeki Demirkubuz syleisi, 2003. 351 Ayn nedenle Trkiye tarihini yazacak bir tarihi iin sinemamz ok nemli bir kaynak zellik gstermiyor: bkz. Nijat zn, TSK, s17.

216

nc Sayfa satan insanlarn yksdr. Bu filmde psiik bir sre olarak zdeleilecek ve psikolojik yaknsama ile yk iindeki karakterlerle ilikiye girerek yky yeniden retecek izleyici psikolojisini oluturmakta
352

Demirkubuz

zorlanmaktadr ya da bunu bilinli olarak tercih etmektedir.

Masumiyet bu ynden

ok daha insan iine alan, etkileyebilen, yknn iinde izlerken yaanlan duygular ynnden kendi iinde modeller-deerler tayabilen bir filmdir. nc Sayfa bu anlamda insan ktdr ok daha yksek sesle syleyen bir filmdir. Bu iki filmi birlikte seyretmek insanda kart duygularn olumasna neden olur. Ayn zamanda Masumiyetteki gl ve zayf insanlar bileimi ok daha etkileyici bir dzeyde verilir. Yllara direnen insanlarn bileimiyle oluan Masumiyete kar nc Sayfada zaman daralr, gven sarslr, srekli durumlar deiir ve bunlarn bileimi ihanetler ve ani fke patlamalaryla oluan harta izleyicinin karaktere yaknsamas srekli bozulur. lkel prototiplerin olumasnda olmaza indirgeme geleneimizin olmamasnn nemli bir rol olduu dnlebilir. Bu genel eilimin bir rnei olarak olumsuz bir model oluturmak konusunda nc Sayfa zayftr; burada ise bakldnda bizim sanatmzn genel zelliklerinden birisini de hatrlamak yerinde olur; benzer nedenlerle Trkiyede sanat kty-olumsuzu, grece gzel izebildii iyiden ok daha yetersiz, ilkel ve ablonik izmektedir. nc Sayfa kt izmek iin kt izmemi, ama karakter de izmemitir. Bu ynden bakldnda nc Sayfa ile Masumiyet arasndaki farklardan birisi daha grlr; Masumiyetin kiileri daha tamken, nc Sayfa byk oranda ykye yaslanan, karakterleri tam olarak ayakta duramayan, daha yk merkezli bir anlatdr. Demirkubuz Masumiyet ve nc Sayfann birbirini tamamladn, ayn madalyonun iki yz olduunu dnmektedir, yani farkl iki yknn ayn sosyal evreden gelen kahramanlaryla bir toplumsal insan oluturduunu dnmektedir. Birincisinde belirli llerde idealize edilen karakterler varken, ikincisinde belirli llerde kurmacann olanaklar gereklii deforme edecek
nc Sayfada, Masumiyette kabul edilen ne varsa, tam tersini yaptm dediniz Demirkubuz: Daha souk bir film olsun istedim. Haluk Bilginer ve Derya Alaborann alglan biimine gck oldum. yle kahramanlar olsun istedim ki pek tutacak yanlar olmasn, kimse zdelemesin. Hem felsefi gelenekte, hem dnce geleneinde, hem hayat anlama ve yaama abamzda insann kendine yapabilecei en byk ktlktr zdeleme. Bak. MAFM, Sinema Syleileri2005, Boazii niversitesi Yaynlar, 2006 stanbul, s. 12.
352

217

biimde kullanlp yaama dair daha olumsuz, pesimist bir sylem tutturulmaktadr.353 Demirkubuz, kendine zg anlat tarz, kiisel ve ahlaki kayglar, insan ilikilerine zgn yaklamlar, bir i anlamlar dizgesi kurmas, sinematografik bir anlatm biimi ayrt edecek denli gelikin olmas gibi nedenlerle sinemamzn auteur ynetmenlerinden birisidir.

353

MAFM, Sinema Syleileri 2005, age, s. 1214.

218

7.2. ZEK DEMRKUBUZ FLMLERNN ZMLENMES


C Bloku baz insanlar ok beeniyor, byk ounluk da nefret ediyor. Btn bunlarn arasnda Bekleme Odasyla beraber en speklatif filmimdir. Bazen ben de dnyorum, bu film sana ne ifade etti de ektin? diye. C Blokun ok byk bir blmnn ezbere konumalar olduunu dnyorum. nk ynetmenliin yle bir yan var, insann stne kalan bir ey. Herkes seni bir anda ynetmen diye armaya balyor. yle alglanyorsun... Seviyoruz bunu. O konumalar ok ciddiye almadm sylemek iin bunlar sylyorum. Bir z barndrmasna ramen C Blok filmini birok insann nemsedii kadar nemsemiyorum. Filmde yknme var, kendini ararken bavurulan taklitler var, bak bende ne numaralar var, ne sinematografik numaralar gibi bir film. Bunlar ou zaman yknlen ve bir baar olarak alglanan eyler. Belki C Blok filmi Trkiyedeki grsel adan ilk alt izili filmlerden biridir, ondan nce hatrlamyorum byle bir film Anlatmak istediinden ok, yknen filmlerdir bunlar.354

Zeki Demirkubuz ilk filmine tam da Trkiyedeki etkileri ok byk olan 1994 krizinin eikte olduu bir zamanda balad. Bir yanda Trkiyede derin bir siyasal kriz yaanrken, te yanda entelektel planda byk bir kimlik bunalm yaanmaktayd. Gemiteki film anlatm tarzlarnn ve yklerin konularnn hibirisi artk inandrclk tamad, sinematografik dilin tmden yetersiz kald, alay edildii, itibarszlat bir dnemden geilmekteydi. Yerli festivallerimizde byk dl alan filmler dahi 50.000 altnda seyirci toplamaktayd. Demirkubuz bu koullarda byk lde dviz zerinden borlanarak C Bloku ynetti, film bittiinde ald borlar, Trk Liras zerinden tarihi devalasyon nedeniyle katna kmtr. lk filminin Uluslararas stanbul Film Festivalinde ikincilik dl almasyla, sonucu kabullenmedii iin tartmal bir konuma yaparak dl reddetmesinin bir baka nedeni olarak bu iktisadi tablonun da pay vardr. C Blok (1994) genel planda farkl toplumsal kesimlerin kolajn ieren yks, yknn geliiminde nedensel balarn yokluu, ynetmenin kendi kafasndaki kurgularn bir Trkiye gereklii ina edemeyecek lde belirleyici olmas, sramalar iinde gelien yks ve garip-arpc bir finalle bitirilmesi nedeniyle yknmeci bir film olmutur. Ancak genel planda ilk k baar kazand, tannmlk, maddi ynden kazan, yeni proje yapabilme iin gven verdi, yeni ve yetenekli bir sinemacnn habercisi sayld. Buna karn, Masumiyet (1998) filminde hem tanyp grd bir sosyal doku, hem karakterlerini daha ok sevmesi, hem kendi insan anlayn dorudan
354

MAFM, Sinema Syleileri 2005, ags, s. 5-6.

219

yanstmas, zgn ve ok yaln bir sinema dili gelitirmesi asndan, Masumiyet Demirkubuz sinemasnda bir sramaya karlk gelmektedir. Masumiyet yksnn ina edildii gerek alt-orta snf, gerekse bunlara hizmet eden dier alanlar, lmpenler ve dier tm kesimleriyle -hayatta tutunacak hibir eyleri olmayan, retim ve mcadele dnyasndan btnyle kopuk, baskn bir iletiimsizlik ve kszlk iinde yaayan, genelde hedefsiz insanlar- filmin karakterleri bir btnlk arz etmektedir, ayn zamanda siyasi erkin btn bileenleri kuku duyulacak, korkulacak insanlar olarak resmedilmektedir. Masumiyet filminde, zyaamsal temalar da vardr: rnein kendi hapisten karken byk bir sevin deil, kaygl bir gelecek duygusu yaamtr. kincisi hapiste ikence grd zamanlarda en byk korkularndan birisi kap sesleridir: Kaplarn alp kapanmas ne olaca belirsiz gelimeler olmas, yeni bir iddet uygulamasnn balangcn gstermesi gibi korkular nedeniyle Masumiyet filminden balayarak filmlerinde alan ve bir trl kapanmayan kaplar gsterilir. Ayn ekilde C Blok filminin ad da hapishane yllarndan gelmektedir: C Blok Demirkubuzun kald kouun addr. Ayrca siyasi erkin yeleri ve kolluk kuvvetleri btn Demirkubuz filmlerinde gvenilmez, saldrgan, hatta yer yer kanun tanmaz insanlar olarak resmedilirler. Bu hem genlik yllarndan, hem hapislik dneminden, hem de asistanlk dneminde tank olduklarnda kendi kklerini bulmaktadr. Masumiyetin (1998) banda ve Yazgnn (2001) finalinde savcnn konumas yer alr, srekli alan kapsyla ynetmenin bu erk sahibi insanlarn bak asnn uzanda olduu bilinli olarak vurgulanr. Masumiyet Yeni Trk Sinemasnn en baarl aykr rneklerinden birisidir. Bir btn olarak tekinsizlik-paralanmlkkszlk zerine kuruludur. Yusuf yeni hapisten km, btn ailesini depremde kaybetmi, hibir zanaat ya da meslei olmayan, darda ne yapacan bilmeyen ve dolaysyla zaten yaam oyunun kurallarna gre oynayamayaca iin dar kmak istemeyen birisidir. Bekir, iyi halli bir ailenin olu olmasna ramen, Uurun peine dm, kendisiyle mcadelesini kaybetmi, silik, kendi durumunu kabul edemeyen ve sonuta intiharla biten bir yaamn silik figrdr. Uur bir yandan oyna, te yandan sevdiine gnlden bal, pavyon arkclyla hatr sayl kiiler iin orospuluk yapan birisidir. Kz ise daha dnyaya gelmeden nce ana karnnda yedii dayakla sar olmu,

220

dsal dnyann ayrtnda olmayan, gelecei karanlk birisidir. Btn bu insanlarn yrek paralayan ilikiler an sanki bir melodramdan alm gibi yapsyla Masumiyet melodrama dnmeden, dramatik bir anlatyla anlatrken, ynetmen zellikle Yusuf ve Uurun kz ilemde bir masumiyetin izini bulmakta, yaamn umutsuz gidiatndan ezik insanlara saygyla yaklaan patetik bir yk tretmektedir. Masumiyet kyla birlikte ynetmenin Trkiyede tannml ve meftunlarnn says artmtr. Demirkubuz seyircisi diye bir kategori olumutur, duygusal olarak youn yaayan, filmlerden etkilenen ve her filmini zellikle bekleyen bir seyircisi vardr, ama says snrldr. Masumiyet filminin, bir btn olarak belirli bir masumiyet aray iinde, byk oranda ksz-bilinsiz-ve iradesiz bir srecin ortaya konduu, tevekkl ve kader dncesinin arln hissettirdii, 1990lardan sonra iyice yerleen bir kavramla teki Trkiyenin hikyesi olduu anlalmtr. Bu adan Masumiyet 1990larda basnda zellikle dile getirilen teki Trkiye ve Beyaz Trkler kavramlar iinde kk grlenlerin yaamlar zerine younlar. Srklenen bu insanlarn genellikle kamusal sylemde ahlaksz-vicdansz-gvenilmez-saldrgan gibi terimlerle nitelenen yaamlarna scaklk-insanilik-masumluk-gl kadn-iyi niyetlilik-kaderin harcad insanlar gibi sfatlarla yaklalmasnn nn amtr. 199596 ylnda Albert Camusnn bir hikyesinden yola karak Krt illerinde grev yapan solcu bir retmenin hikyesini anlatmak iin abalayan, Fransz yapmclarla gren, neyi ne kadar anlatabileceini uzun uzun dnen Demirkubuz, bu projesini gerekletirememesine karn, 2001 ylnda bir baka Camus esintili film yapar. Daha nceki tasars kendi iradesi dnda imknsz hale gelince, daha nceki dnemde younlat Albert Camusden bir uyarlama fikri Yabancnn Trkiyeye uyarlanmasna evrilmitir. Ama romann ana karakterinin tersine, filmin protagonist karakteri fatalist bir insan olarak resmedilmitir. Dolaysyla Masumiyet (1997) ve nc Sayfann (1999) emberinden kp benzeri sosyal koullar altnda, ancak bu kez ynetmenin n-belirlenmi temas altnda, Yazg (2001) hipotetik bir filme dntrlr. Film incelendiinde, belirli snrlar zorlamay dnse de, daha nceki dnemin bir kalnts olarak bundan rkt ve sonu olarak lkemiz insan iin yer yer inandrclktan uzak bir ykye dnt grlr. ats bir yandan Camusdan

221

alnm, olay atsna yerli olaycklar ve tipler eklenmitir, ama Musa karakteri byk oranda dirimsel enerjisini kaybetmi birisi olarak resmedilir. Youn bir kabullenme iinde ve bana gelen inanlmaz olaylar itirazsz kabul eden ve sonu olarak inandrc olamayan bir yk tretmitir. Camusnn eserinde protagonist karakter ne kadar yaama bal ise, Yazgdaki (2001) karakter o kadar kabullenici, en ac ithamlar bile benim iin fark etmez diyerek kabullenen birisidir. Fakat Masumiyetle balayan k izleyici baznda ve eletiri zemininde bir gerileme srecine girmitir, seyirci says 60 binden 30 binlere inmitir. Ynetmen gzlemci zelliklerini ve gzlenilenler zerine ina edilmi yorumlarn kullanarak rd iki yksel anlatdan sonra btnyle filmin yksn tahayyle dayandrdnda (Yazg), nemli bir inandrclk sorunu ortaya kar. Ayn ekilde bundan sonraki filmi olan tiraf (2001) filminde, yeniden gerek olaylara ve yklere dndnde ok daha inandrc ve pek ok insan iin etkileyici bir filmsel atmosfer kurabilmitir. Bekleme Odas (2003) filminde ise tekrar btnyle speklatif bir erevede kurulu, yaamdan beslenmek yerine tahayyln eseri atyla yola kt iin, yine ciddi bir inandrclk ve ayn zamanda etkileyicilikten uzak anlatya dnr ve btn filmografisinin en baarsz filmidir. Ancak Yazg (2001) ve Bekleme Odasndaki (2003) inandrclk ve patetik olabilme niteliklerini yitirdii gndeme gelince ve izleyici says Bekleme Odas filminde 15000in altna inince, Demirkubuz gemiteki baars Masumiyete geri dnmek ister. Risksiz ve sade bir alan olarak Masumiyetin intihar eden karakteri Bekirin genlik dnemine, yani Sakl Cennetteki (Yusuf ile Bekir) ikilinin uzun konumasnn hikyesinin dramatize edilerek anlatlmas, bylelikle eski baarl gnlerinin tekrarlanabilecei, hem dl hem seyirci saysnda baar kazanabileceini dnmtr. Sonu olarak Demirkubuzun, hem Trkiyenin koullar nedeniyle ykleri belirli oranda arptld iin, hem de entelektel olarak kendini ve dnce dnyasn etkin olarak yenileyemedii iin 10 yllk zaman diliminde zgnlk ve yaratclk sorunlar yaamaya balad sylenebilir. kinci filminden itibaren filmlerinin maliyetlerini Kltr Bakanl destei ve festivallerden aldklar dllerle rahatlkla finanse edebilir durumdadr. Bugne kadar toplam 8 uzun metrajl film ynetmesine ramen ve basnda yzlerce kez sylei vermesine ramen, tm filmlerinin toplam box-officei 250.000i amad. Ancak ismi belirli bir yklemeyi, sinemasal dili, genelde gerilimli, zamansal olarak sramal,

222

insann niyetlerinin kendi zaaflar nedeniyle geersiz hale geldii ve insann kaderine yenildii srelerin hikye-anlatcs olarak kamusal yaamda alglanmaktadr. Demirkubuzun kariyeri byk oranda Trkiyenin iinde bulunduu nesnel koullar nedeniyle belirli bir arplma ve yn-deitirme sreciyle st belirlenmitir; ksacas iki filmine ismini verdii (Kader(2006) Yazg (2001)) yazg Demirkubuzun kendi yaamna da sanatna da iradesi dnda ve toplumsal dayatmalar sonucunda yn vermitir. Zeki Demirkubuz, kendine zg temalar, zgn sinemasal dili, piyasa karsndaki kiilikli tavr, kendi seyircisini yaratabilmesi, genel olarak insana ahlak olarak yaklamas, belirli nyarglar krmak iin ilikileri ters yz etmesi, filmleri iinde birbirlerine gnderme yapmas gibi nedenlerle auteur ynetmen olarak kabul edilebilir. Bunlarn dnda, Yeni Trkiye Sinemas iinde, belirli kurallarn yerlemesi srecinde etkili olmutur: 1) (iki blmlk bir dizi ekiminin ardndan, ald bir kararla) dizi ekmeme, 2) reklam ekmeme, 3) siyasi ve toplumsal olaylara kar tavr aklamama, 4) piyasa ilikilerine uzak durma, 5) byk yapmclarla almama, 6) ticari film yapmama, 7) szn saknmadan konuma, 8) filmin senaryo yazmndan ekimine, nihai olarak kurgusundan btn post-prodksiyon ilerinde ynetmenin etkin olarak bulunmas, 9) festivallerde dl almak iin lobicilik yapmama, 10) siyasi temsilcilerle ve Kltr Bakanl yetkilileriyle yaplacak grmelere katlmama, 11) sinema dernekleri ve meslek rgtleriyle aktif olarak almama, 12) Korsan DVD ile mcadele etmeme ve ikayeti olmama gibi kurallar koymu ve uygulamtr.

223

8. DERV ZAM
8.1. BYOGRAF
unu syleyebilirim: Bundan sonra baka filmler de yapacam, daha iyi olanlar da, daha kt olanlar da olacaktr tabii ki; ama Tabutta Rvaatann yeri bende her zaman ayr olacaktr. Yapm sreci ve ilk gz ars olmas nedeniyle. nk o tamamen bir ak iiydi. Kimseyi Mart souunda, saatlerce, stelik para vermeden, hafta sette tutamazsnz. Hakikaten inanlmaz bir ekip ruhu, elence vard. Ben btn filmlerimde bir ekip ruhu oluturmaya alrm, genel anlamda memnunum o bakmdan, ama Tabutta Rvaatann serveni bambaka bir eydi. Filmin ekimlerini bitirdik, aradan 20 gn geti, ekip sanki ekim varm gibi yine kahveye geliyordu. Olum, gidin, filan diyorduk. Bir hafta, iki hafta geti, hala geliyorlard, kopamamtk. Byle bir elektrii vard, dolaysyla yeri her zaman farkl olacaktr.355

Dervi Zaim 1964 Kbrs doumludur, asker bir aileden gelmektedir. niversite ana kadar Kbrsta yaamtr. 1974 ylnda, yani Dervi Zaim 10 yandayken, siyasal kargaann ve Kbrsta bamszlk mcadelesinin younlat ylda Trkiye Cumhuriyeti Kbrsa askeri mdahalede bulundu. O tarihten beri Kbrs iki ayr lke olarak snrlar belli, tampon blgeleri olan, kendi seimlerini yapan, garantr devletlerin olmaya devam ettii ikiye blnm bir adaya dnmtr. Dervi Zaim Kbrsta domu, Kuzey Kbrs Trk Cumhuriyeti vatanda olan birisi olarak, kendini ksaca adal olarak nitelemektedir. O yllarda, siyasal olarak Kbrsta gerek iki halk arasnda, gerekse her bir toplumun kendi iinde son derece ciddi siyasal rgtler de vardr. Dervi Zaim bu ideolojik formasyonlar iinde, kendini aydnlanmac-cumhuriyeti ve insan haklarna ncelik veren yaklam iinde solcu bir kimlik olarak tanmlamaktadr. Liseyi bitirip, niversite ana geldiinde, snavda baar gstererek Boazii niversitesi letme Blmn kazanr. Yabanc dili byk oranda Kbrstan bilerek stanbula gelmitir. Adal olmak, farkl kltrlere kar duyarl olmak ve kendi kltrne de dardan bakabilmek anlamna gelmektedir. Bunun nedeni iinde yetitii ok kltrl toplumdur. Bir yandan Rum Kltr, te yandan adal Trk kltr vardr. Bunlara yzyldan uzun sre ngiltere ynetiminde kalmann getirdii bir Batl kimlik, her iki toplum iin anavatanlardan gelen birer kltr ekleniyor, tarih boyunca anavatanlarla kltrel ilikiler canl olmutur nk. Anavatanla kltrel ve siyasi ilikilerin devam etmesi ve kltrel kimliin bir referans
Dervi Zaim, Sanat tarihi belirli tercihlerin tarihidir, Sinema Syleileri 2003 iinde, Boazii niversitesi Yaynevi 2004, s. 50.
355

224

noktas olmaya devam etmesi, bunlarn dnda adaya adann yerlisinden daha fazla turist gelmesi eklendiinde, ok kltrl bir havuz olumaktadr. Kltrleraras etkileim youn olduu iin, adal kimlik giderek ayrkslayor. Bu nedenle Dervi Zaim Trkiyeli deilim, adalym dediinde zel bir anlam kazanmaktadr. Daha da nemlisi, adal olmasnn Trk kltrne de dardan bakabilme yetenei verdiini belirtir. Ben Trkiyeli deilim, adal olduum iin, Trkiyedeki kltre dardan bakabiliyorum356 dedii zaman, bunun birok anlam ortaya kmaktadr. lk nce Trkiyeye geldii dnemde (1982) Trkiyede askeri bir darbe vardr, insanlarn iinde bulunduu kuku ve gerilim ortamnda, kltrn arka planda kald, insanlarn birbirleriyle daha ekinik ve kendi kimliklerini saknarak ifade etmesini, ayn zamanda zararsz kltrel faaliyetlere ynelmesini tespit etmitir. stanbulda insanlarn yzlerine yansyan ve davranlarnn arkasndaki itkide ki korku ok akt. Dervi Zaim 1980 sonrasnda, Trkiyeye geldiinde, askerlerle iletiimi gerilimli olan bir adadan geldii iin, belirli bir kltrel karmaa da yaamtr, nk ada iinde asker belirli alanlar dnda yaama dorudan mdahale etmemektedir, oysa Trkiyede bizzat yaamn iinde ve hatta merkezindedir. Trkiyede olaanst koullar altnda balayan niversite eitimi srasnda, gerginlik btn Trkiyeyi, stanbulu ve niversiteyi kaplamt. Korku ve gerilim dolu, insanlarn birbirleriyle kendi dnya grlerini paylamaktan itinayla kandklar bir ortamd. Nispeten Boazii niversitesi siyasi gerilimlerin, tutuklamalarn, niversiteden uzaklatrmalarn (hem renciler iin hem de retim grevlileri iin) daha az olduu, ayrca meknn ve evresindeki yerleim yerlerinin sakin olduu bir ortamd, buna karn yeterince korku ve gerginlik yaamn iine sinmiti357. Bu ortam iinde kltr bir vaha gibi nmzde durmaktayd, kendimizi koynuna braktk. Sinema alannda retmek istei ise, Dersu Uzala (1975, Kurosawa) filmini seyrettikten ve ayn yl stn Bartann sinema dersini semeli aldktan sonra358 gelimitir. Dervi Zaim sinema

356 357

Dervi Zaim ile Sylei, Zahit Atam ve Metin Kaya, 16 Haziran 2010. Dervi Zaim ile Sylei, Metin Kaya ve Zahit Atam, 2010. 358 MAFM, Sinema Syleileri 2003, B yaynlar, 2004 s. 38.

225

zerine almalarn Boazii niversitesi Sinema Kulbnde (B(S)K) yrtmtr o yllarda. Sinema Kulbnn olduka canl bir atmosferi olduunu syleyebilirim. Fakat bana sinema ile ilgili esas virs bulatran, okulda Sinema Tarihi ve Sinema Estetii dersleri veren stn Bartadr. Sanrm ilk kez ikinci snfta semeli olarak onun dersine girmitim. Sinemayla ilk ciddi bam o be-on kiilik snflarda balad.359 Daha sonra Barta Dervi Zaimi kendi reklam filmlerini de ektii Cengiz Topeldeki stdyosuna arr. Zaim, Reklam ekimlerini izler, bir sre oray mekn gibi kullanr. Teknik ekipmanla ilk yaknlamas bu ekimlerle olur. niversite yllarnda Boazii niversitesi Sinema Kulb bnyesinde bir ksa film deneyimimiz oldu. Bu projenin biraz trajikomik bir hikyesi vardr esasnda. Ben ve arkadalarm film ekmeye karar verince dndk tandk; amatrln de verdii cesaretle bir Kafka uyarlamas ekelim dedik. Bu, orta metrajl bir film olsun, Kafkann eitli yaptlarndan serbeste alnm ksmlarn bir kolaj olsun istedik ve 50 dakikalk bir film planladk.360 O dnemde ekip olarak B(S)K adn kullanarak ardndan bir dizi grme yaparlar, Illford irketi ile temas kurarlar ve 10 bin metre siyah beyaz negatif alrlar. ok byk bir maddi yardmdr bu, buna karn ekim ekipmann tam bulamazlar, ksmi ekimlerle fotoraflardan oluan bir storyboard yaparlar. Senaryoyu ngilizceye evirip, bir dizi irkete ve B mezunlar derneine ve mezunlarn irketlerine giderler. Buna karn, ekim sreci tamamlanamaz. Ardndan B rencisi Ufuk Gnein kendi videokamerasyla bir video filmi yapmay tasarlarlar, ekimleri bitirirler. Negatif filmler ise Mimar Sinan niversitesi Sinema TV Enstitsnn yneticisi Sami ekeroluna gtrlr, yllarca depolarda bekletilir. Video filmin yks u ekilde geliir:
dareye gittik. dare de bizi Marmara niversitesine ynlendirdi Montaj nitesinde montajn yaptk; u an orada retim grevlisi olan Selahattin Yldz montajc olarak bize yardm etti. Bylelikle film ortaya km oldu. Her ne kadar ses miksaj doru drst yaplmasa da, bu bile bizim iin ok nemliydi Byle bir deneyimi gerekletirebilmek iin kulp iinde de epey kavga ettiimizi hatrlyorum. nk kulp yelerinden bazlar filmin ekilmesine karydlar. Kavgas, grlts ve dalamalaryla
359 360

MAFM, Sinema Syleileri 2003, ags, s. 37-38. MAFM, Sinema Syleileri 2003, ags, s. 38.

226

ok canl bir atmosfer olduunu syleyebilirim. O dalamalar da Sinema Kulbnn tad tuzu olarak hatrlyoruz tabii.361

Kulp iinde aktif bir alma vardr; zellikle siyasi hareketlerin tkand, gelecekte byk irketlerde almak istemeyen ya da alaca gne kadar rencilik yllarnda gerekten kltr sanatla ilgilenmek isteyen ciddi saydaki insan kltrel faaliyette youn olarak bulunmaktadr. Canl bir tartma ortam da vardr: bu ortam iinde bir yandan batl bir dili iyi bilmek, te yandan video dneminin ok eitli seenekler sunmas, yabanc dilde ok ciddi bir ktphanenin Boazii niversitesi bnyesinde bulunmas bir araya geldiinde entelektel adacklar ortaya kmaktadr. Kendi ilgi alanlarna gre bu gruplamalarda, tiyatrocular, sinemaclar, edebiyatlar, felsefeciler ayr gruplar oluturmaktadr. Bir de bu gruplardan birine ait olmayp, her birinde bulunan ve bunlarn arasnda geiler yapan insanlar olmaktadr.362 Bu kltrel ortam iinde, Dervi Zaim sinema yapmaya net olarak karar vermi birisi olarak, bir gn sinema yapacan bilerek, koullarn zorlamasyla gerekletirebileceini hissederek yllarca bekledi. lk nce B Tarih Blmnde yksek lisansa girdi, bu yllarda kendini edebiyatla, sinemayla, sanatla, felsefeyle ilgilenerek eitmeye alt. Ayn zamanda bata B retim grevlileri ya da dardan aydn ve sanatlarla anlaml ilikiler kurdu, onlardan bir sanatnn yol haritas iin bir eyler renmeye alt. Bata stn Barta olmak zere, aydn ve sanat olarak Cem Taylan, Hilmi Yavuz, lhan Arakon, Sha Arn gibi insanlarla yaknlklar kurdum. Her birinden bir eyler rendim, genellikle saygl ve ll ilikiler kuruyorduk. Ayn zamanda bu insanlar kendi alanlarndaki arivlerini bana ayorlard. Kitap, kaset vs., tek amacm kendimi sinema yapmaya hazrlamakt, bir yandan yaamm idame ettirmeye alyordum.363 Bu koullar altnda, kendi imknlaryla 1992 ylnda Boazii niversitesinde Kameray As adl 10 dakikalk ksa filmi eker. zellikle sinema yapmann koullarn yaratamad dnemde, gerekletirilebilir bir alan olarak edebiyatla
MAFM, Sinema Syleileri 2003, ags, s. 39. Ayn yl iinde, daha sonradan sinema yazar olmaya abalayan Mehmet Aar tiyatrodayd, Murat Ertel ngiliz Dili ve Edebiyat blmnde olmasna karn mzikle ilgileniyordu, ayn zamanda sinema filmlerini youn olarak takip etmekteydi, Zahit Atam sinema kulb bakan olmutu ve Dervi Zaim de aralarnda olmak zere hepsiyle youn tartmal ve neri/eletirilerle dolu yllar paylamtr. 363 Dervi Zaim ile Grme, Metin Kaya- Zahit Atam, Cihangir 2010.
362 361

227

ilgilenir, ykler yazar, daha kalc bir esere dnen ise, 1988 ylnda balad Ares Harikalar Diyarnda adl roman olur. 1992 ylnda Cumhuriyet Gazetesinin verdii Yunus Nadi dln yaymlanmam roman dalnda kazanr. eitli televizyonlarda ksa sreli alr. Daha sonra 1994 ylnda Warwick niversitesi Kltrel almalar Blmnden bir yllk bir yksek lisans bursu kazandm. Fakat ben Sinema Blm ile ortak almak istedim ve kabul edildim Daha ziyade teorik eitim veren bir blmd oras ve nemli birka akademisyen vard o aamada benim ihtiyacm olan ey teorik bir bak asn yetkinletirmekti, teorik bir perspektifti.364 Midnight Express zerine bir tez yazarak blm bitirir ve Trkiyeye kesin kararl bir ekilde geri dner. Ne olursa olsun film yapmay elindeki btn kstl imknlara karn deneyecektir. Gelince ilk ii romann bastrmak olur. Daha nce yazd Muz Erisi adl senaryosu iin Yeilamda bildii btn yapmclar dolar. Gittiklerimden hayr yant aldm. Hepsinden kesin bir hayr cevab alnca da kendi gbeimi nasl kesebilirim diye dnmeye baladm.365 Btn kaplar zorlamaya alan birisi, artk yardm bulamayacan yllar sonra kabul etmitir: Daha niversitede renciyken balayan, normal koullarda bir film ekmek iin srekli abalayan karakter, niversite yllarndan beri yenik de de, deyim yerindeyse, Sabreden Dervi, murada ermi misali 1996 ylnda ilk uzun metrajl filmini bitirebilir. De kalka bu uzun 11 yllk mcadelenin ardndan nihayet filmini ekebilmitir. Ancak lkemiz iin yeni, dnya sinemasnda snrl oranda byk baar getiren bir tarzla, Gerilla tarz film yapmak ile.366 Bu srecin yks ok retici ve ayrks olduu iin incelenmeye ve aamalandrlmaya ihtiya duymaktadr. Tabutta Rvaatann ncesi Mcadelenin Ana Halkalar 1. 2. Film seyretme sreci ve alnan semeli bir ders ile sinemac olma lk senaryonun yazlmas, edebi bir kolaj olarak Kafka uyarlamas hayalleri kurma (198384). yapma abas (198586). Sonu olarak bir video filmin retilmesi.
MAFM, Sinema Syleileri 2003, B Yaynlar, 2004, s. 43. MAFM, Sinema Syleileri 2003, ags, s. 4344. 366 Bak. Gerilla Tarz Film Yapmak, Dervi Zaim ile Sylei (Zahit Atam), (dertli) Ynetmenler Konuuyor yaz dizisi 1, Birgn Gazetesi, 7 Austos 2009 Cuma.
365 364

228

3. 4.

Bizzat bir CV ve niyet mektubu yazlarak, kendince nemli Kendini gelecekte senaryo yazmas gerekecei ve o koullar

ynetmenler ile asistan olarak alabilme abas (198788). altnda film yapamayacan grd iin, edebiyatla youn olarak ilgilenme ve iletiim kurabildii ve sayg duyduu aydnlarla ilikiler kurarak kendini bir sanat olarak yetitirmek (19871992). 5. 6. 7. Televizyon deneyimi, romann bitmesi ve dl almas, daha fazla ngilterede sinema eitimi almak (yksek lisans, Kltrel Trkiyeye dn, ilk romann bastrmak, ardndan bata Muz sayda gerekletirilebilir senaryolar yazma abas (19921994). almalar alannda), teorik adan kendini yetkinletirmek (19941995). Erisi adl senaryosu olmak zere Yeilamdaki yapmclarla grmek ve istisnasz hepsinden ret yant almak. 8. ngilterede bir haftalk sinema atlyesinden, her zaman bir zm yolu bulunabilir inanc ve kararllyla Trkiyeye dnd iin, elindeki btn kaynaklar ve ilikileri yapaca film iin tek atmlk barut olarak kullanmak, yar yolda kalacan bile bile ie giriip, daha sonrasnda bir zm yolu bulabilirim inancyla, herkesin kuku duyduu koullar altnda filme balamak. Filme balarken, filmi kendi koullaryla, btn yardmlara ramen bitiremeyeceini bile bile filmi ekmitir. Filmi bitirdikten sonra, filmin sanatsal adan baarl olursa ancak devam edilebilir riskini bilerek ya herru ya merru diyerek yola kmak (19951996). Ayn yl iinde, Ekim aynda Antalyadan birincilik dl aldnda ancak rahatlamak. 8.2. FLMN YAPIM SREC: GERLLA TARZI FLM NASIL YAPILIR? Dervi Zaimin ilk tetikleyicisi, kszlktr, film yapabilmek iin hem cesaret, hem de elindeki kt olanaklarla filmi gerekletirebilmek iin yol yordam aramaktadr, esin kayna bir kurs olur.
Tabutta Rvaata ile ilgili servende beni esinleyen ey ne idi Daha nce Trkiye sinema endstrisine girmemi, o diliden gememi, sadece reklam piyasasnda

229

asistan kimlii ile clz bir eyler grm, TV deneyimine sahip bir adam uzun metrajl film yapmaya iten cesaret, baka birok eyin yan sra ngilterede gittiim bir kurstan kaynaklanmtr.367

Bu tr workshoplar etkili olabilir, ayn zamanda pek ou yetersiz insanlarn geinme kaynaklardr. Bu nedenle ilk nce kukuyla yaklar, ancak ok ciddi basn referanslarndan sonra harekete geer.
Esasen para tuza olan kurslar doluydu ortalkta. nce bu da onlardandr diye ciddiye almadm. ABDde ok mehur olmu bir adam, Dove S. Siemens, ngiltereye gelmiti ve bir haftada sinema sanatn retmeyi garanti etmekteydi Bir film nasl ekilir, nasl hazrlk yaplr, nasl pazarlanr, nasl dl alrsnz! Oradaki ciddi basn dahi, adamla ilgili yazlar yaymlamaya balaynca benim de ilgimi ekti. The Guardian bir yaz yaymlad mesela. te Spike Lee bu adamla ilgili diyor ki, ben o kursa gitmeseydim u anda uradaydm, efendim Tarantino bunun kursuna gitmi, unu demi, gibi makaleler kyor srekli Dove, kursta, problem szcnn aza alnmasn yasaklamt. Mantk da u: Eer problem diye bir eyin varln dnrseniz, kafanz problem szcyle fazla har neir olursa, siz i yapamazsnz. Hayatta problemler yoktur, hayatta durumlar vardr: durum diyeceksiniz, problem demeyeceksiniz eklinde bir kural vard.368

lk nce ngilterede burslu bir renci olarak bulunduu iin kt kaynaklara sahiptir, ama film yapmak da istemektedir ve yllardr bunun hayalini kurmaktadr. Fiyatn rendiinde duralar, ama kszlk nedeniyle gitmeye karar verir. 1986 ylndan beri film yapmak istemektedir. Aralarnda mer Kavur da olmak zere sektrde sayg duyduu ynetmenlere CVler gndermi, onlarla asistan olarak almaya balamak iin giriimlerde bulunmutur. Yazd senaryolar iin yapmc aramtr. Trkiyede zaten sektr bir iktisadi krizin eiindedir. Kendi gbeini kendisi kesmesi gerekeceini hissetmektedir. Bu nedenle kurstan hem motivasyon salamasn hem de kendine gvenini kazanmasnda yardmc olmasn beklemektedir. Ayn zamanda somut olarak 35 mm kurmaca uzun metrajl bir filmde asistan olarak bile almad iin, sreci bilen birisinden en pratik, en giriimci ve en ucuza getirecek zmler renme bakmndan mali bir sknt yaamay gze alarak kursa gider:

367 368

MAFM, Sinema Syleileri 2003, B yaynlar, 2004 stanbul, s.44. MAFM, Sinema Syleileri 2003, B yaynlar, 2004 stanbul, s.44.

230

Ben de tm bunlar renince, telefon edip ne kadar para aldklarn reneyim dedim neredeyse btn burs param oraya gidecekti. ok dndm ve a kalma pahasna da olsa o adama gitmeye karar verdim. Adam bende cesaret edebilme durumunu yaratt. Esasnda anlatt eyler daha ok endstrilemi lkeler iin geerliydi. Mesela Sendikalar nasl atlatrsnz? ya da Polis size Trafalgarda ekim iin izin vermiyor, bunu nasl aacaksnz? gibi eyler anlatyordu esas olarak bende u gveni yaratt: Batda bile, ki orada sektre girmek ok zordur, bu gze alnabiliyorsa, ben bu ii Trkiyede de yapabilirim. Bende cesaret duygusu uyandrmas dnda, u anda geriye baktm zaman adam tenzilatl dinlemenin, akllca olacan dndm syleyeyim, byle haydi yallah demek salam ayakkab deildir, sylemem lazm.369

Trkiyeye geldikten sonra koltuunun altndaki senaryolarla yapmclar tek tek dolarken ald hayrlar oalnca, ngilterede ald kurs bir alternatif neri olarak kafasna daha ok yatar, artk gbeini kesmek iin ihtiyac olan cesarettir. Bu cesareti de byk sayg duyduu stn Bartadan alr370. Kamera ve k ekipmann ise daha snrl bir ilikisinin bulunduu saygn bir belgeselci olan Sha Arn karlk beklemeden verir. kszlk iinde, koullar zorlamaya devam eder, gerekten de problem yerine durum demeye balar, her bir sorun madde madde zlmeye balar. rendii yntemleri bir yandan uygularken, rnein storyboard hazrlarken, ayn zamanda en tandk mekna, en bildik karakterlere, sosyal ortama ve yks gerekten ilgin olan ve bizzat tand Dursuna bavurur371. Mekn olarak Hisar semesinin eitli nedenleri vardr. Birincisi tandktr, ikincisi tek bana pek ok sosyal dokunun i ie getii bir mekndr. ncs ilikilerinin younlat blgedir. Ayn zamanda niversiteden kalma ilikilerini ciddi olarak korumutur. Dolaysyla oradan da ciddi yardmlar alabilir. niversite yllarndan kalma arkadalar filmde oynar. Ayrca niversitenin yemekhanesinden film iin katering hizmeti alr. Bir baka nemli neden, Hisarn kltrnn ya da Hisarclarn ortak noktasdr, 1980li yllardan beri Trkiyede kendini ok ar biimlerde ve derinlerde hissettiren statkoya kar Hisar belirli llerde pasif direniin mekandr ve statko kart bir hikaye de Dervi Zaimi ekmektedir.

369 370

MAFM, Sinema Syleileri 2003, B yaynlar, 2004 stanbul, age, s. 45. Zahit Atam ve Metin Kaya-Dervi Zaim grmesi, 16 Haziran 2010, Cihangir. 371 MAFM, Sinema Syleileri 2003, B yaynlar, 2004 stanbul, s.45-48.

231

Film klasik bir pratogonist karakter zerine kurulmadan, anti kahraman araclyla statko kart bir sylem kurabilir, bu nedenle ilgisini ve film yapma isteini gerekletirmek iin tematik ve ahlaki bir ballk da duymaktadr. Bir baka gereksinim de bu tabloyu tamamlamaktadr: Dervi Zaim Trkiyede olumu sinema alanndaki konvansiyonlar ters yz etmek istemektedir, filmin yksyle, karakterlerin hikyesiyle, konvansiyonlardan uzak ve sokan diline yakn, yaam biimi olarak ise beyaz Trklere yknmeyen, gereki ve arpc olmasn istemekteydi. Tabutta Rvaata ayn zamanda biim denemelerinin yaplabilecei, avantgarde denemelerini uygulayabilecei bir film olmalyd, bu nedenle btn bu ok deikenli bileenlerin ortasnda Tabutta Rvaata Trkiyede bandan itibaren sarsc olmutur. Bir tr kar-film olarak Yeni Trkiye Sinemasnn manifestolarndan birisi haline gelmitir. Dervi Zaim Trkiyede eletirmenlerce ve sinema sektrnce film biter bitmez Antalyada drt dl almasna ramen, hemen onore edilmemitir, ama sreci tamamlayan Dnya Festivalleri leinde bir patlama yaamasdr. Tam 22 uluslar aras festivale katlr: Selanikte dl geldikten sonra tavrlarn gzden geirenler oldu. Sonra Yeni Trk sinemasnda pek ok insan iin balang olarak muteber olduu anlald. Dorusu u ki, Antalyada byk dl aldnda pek ok insan jriyi ayplad. Sektr ve yazarlar gnlsz karladlar filmi, konvansiyonel sinemann yan sra, kendi yntemlerinin dndan gelenlere de ellerinden geldiince kaplar kapadlar.372 Oysa Tabutta Rvaata statko kart sylemi, aykr karakterleri, bir yerellii ok etkili verebilmesi, reklam dilinden uzakl, hmanist yaps, ironik dili ile Yeni Trkiye Sinemasnn manifestolarndan birisidir gnmzde. Trkiyede ne kadar telenmi ise, uluslar aras festivallerde o kadar nemsenmi ve byk baar elde etmitir. Yeni Trkiye Sinemas nitelendirmesi Tabutta Rvaata filminden sonra batl dillerde kullanlmaya balanmtr. Dnya Festivalleri asndan yaklaldnda, gnmze dek ilk filmiyle ayn baary kazanan tek ynetmen zcan Alper olmutur (Sonbahar, 2008).

372

Dervi Zaim, Gerilla Tarz Film Yapmak, Birgn Gazetesi, 7 Austos 2009 Cuma.

232

8.3. TABUTTA RVAATA


En ayrt edici ve Zaimin sinemasn bugnn gereklii iinde kendine has ve aykr klan, geni tarihle kiisel tarihin karlama anlarna ve o an ierisinde zayf dm, aresiz, insani hatalar yapan insanlar ele ald filmlerinde kurduu estetiinin politik olanla ilikisidir.373

rnein, Atilla Dorsay hayattan, gereklikten, basit biimde alglanabilecek her eyden bylesine uzak ve kendisi tmyle bir byk bulmaca olan bir film ne sinema sanatna, ne de her hangi bir davaya hizmet eder diye yazd. Atilla Bey filmi Trk sinema tarihinin en kt on filmi ierisine dhil etti374 Dorsayn aktarlan szleri amur (2003) filmini nitelemek iin yazlmtr. Ama Dorsay ile Zaimin atan ilikileri aslnda Tabutta Rvaata (1996) filminde balar. nk ilk uzun metrajl film olarak genel olarak Trkiyede bir sansasyona dnmt. Filmi ok beenenler, ald dlleri tartmal bulanlar, yurtdnda byk baar kazanmasndan sonra fikirlerini deitirenler srecin iinde yer almtr. Bunlarn iinde zellikle Atilla Dorsay en u noktalarda olan isim olarak Dervi Zaim iin, ynetmen olmas iin krk frn ekmek yemesi gerekir375 diye yazar. Tabutta Rvaata gerek bir karakter zerine kurulmutur: Hisarn tannm araba hrsz Dursunun hayatndan esinlenilmitir.
Ben Boaziindeyken okulun hemen yanndaki semt olan Rumelihisarna gidip gelilerim srasnda Dursunu tandm. Onu tanmak iin zel bir aba sarf etmeniz ya da tantrlmanz gerekmezdi. Bir sre sonra onu tanrdnz ya da size sylerlerdi byle bir adam var diye. Dursun srekli olarak araba alyordu. Herkesin arabasn almt aalarda. Hatta Boazda araba alnd zaman dorudan Rumelihisarna gelinirdi. Polisler de almlard artk, yaka silkiyorlard. Dvmekten gna gelmiti onlara da. Arabas alnanlara, buyurun kahveye, siz oturun, o birazdan gelir, gibi laflar sarf ediliyordu. nsanlar dehete dyordu, benim arabam gitmi, polis ne diyor? diye. Ama her seferinde de arabay geri getiriyordu. 376 Enteresan bir adamd.

Bir hmanist, bir hayvansever, bir dost canls, bir evsiz, bir dkn, ama ayn zamanda malda mlkte gz olmayan birisi, yaamak iin bulunduu sosyal doku iinde pek ok eyi yapan, ama hibir eye zarar vermeyen birisidir. Statko ile ba sk derde
Salp Z. T. Akbal, Geni Zamanl Tarihin iiri, Dervi Zaim Sinemas iinde, ed. Aslhan Doan Topu, De Ki yaynevi, 2010 Ankara, s. 12. 374 Dervi Zaim: Sanat tarihi belirli tercihlerin tarihidir, MAFM Sinema Syleileri 2003, B Yaynlar, 2004 stanbul, s. 61. 375 Zaim Dervi, age, s. 50. 376 Zaim Dervi, age, s. 51.
373

233

girer, nk yaamak iin olaan nizam srekli bozmak durumundadr. Genel anlamda hrszlk deildir Dursununki, yaam karsnda snak gibidir. Ayn zamanda Hisar evresi iinde ne bulursa onu yer, Hisarn kolektif sylemi iinde, hayta insanlar arasnda, zaman ldrme sanat iinde kendine bir snak bulmutur. Etrafndaki insanlarla ilikileri hem iyidir hem ktdr. Aslnda Dursun tam anlamyla itibarszln insandr, bir yandan ondan her ey beklenir, te yandan her su ilendiinde ilk sorgulanan Dursundur. Mal mlk olmad denli stats de yoktur. Bu ilikiler iinde, Hisarda yaayan insanlar iinde bir grnr bir kaybolur. Dursun iin, souk k gnlerinde otomobiller donmaya kar alternatif gibidir. Reise snr, polisin aresizlik iindeki dayatmasnn verdii olanakla, tanmsz ilikilerin insan olarak umutsuzca k olur. Ama karsndaki ona bu tr hisleri yaktramaz. nsanlar laf kaynatrlar, ne karsa onu yerler, esrar/eroin kullanrlar, bir araya gelmenin anlam imek ve iki sohbetidir, len arkadalarn arapla mezarlkta ziyaret ederler. Bir tr ortamn kendisi kaybolmu gibidir, nihilizm ve kendini koy vermilik sosyal ortamn zelliidir. Ama dierleri hayata bir yerinden tutunmutur. Mal mlkten, bir ekmek kapsndan yoksun olduu iin, Mahsun snt gibi yaar, ara sra snmak iin belediye otobsn bile geici olarak kamulatrr. Hisarn dier insanlaryla arasnda temel farkllk, herkesin kendince bir sna varken, Mahsunun hibir eyi olmamasdr. Fazla bir beklentisi yoktur, kahvede ay iebilmek, karnn doyurmak, donmayacak havalarda inaatta yatmak, donulacak gibiyse bir snak olarak artk ne bulursa bir tat. Dayak, hapishane, kovulmak, tehdit kar etmez, yapacak bir eyi yoktur. Gerek bir kaybedendir Mahsun. Ama bu tip insanlar iin rahatlkla kullanlabilecek gvenilmez, ne yapaca belli olmaz nitelemeleri onun iin geerli deildir. Bir kere iddete bavurmaktan kanr, hayvanlara bile zarar vermek istemez. Dostlarna kar kendi bildiince vefaldr. Statko karsnda ise yeri yurdu belli birisidir, inaatta yatar, Hisarda dolar, ald arabay geri getirir, ald gibi brakmay ister. Bu paradoks ona yklenilen anlamlar ters yz eder, itibarszlna karn gvenilir bir karakterdir. Tabutta Rvaata bu anlamda bu koullara ramen, insan olarak kalabilmi bir insana sayg duruu gibidir. Dursunu sevdirir, statkoyla alay eder, haytala scak bakar, mevkili insanlara kar uzaktr ve hayat filmin tmne sinmi bir ekilde alayc bir dille aktarr. Tabutta Rvaata, Beyaz Trklerin dnyasnda bir esmerdir, ama Beyazlarn insani

234

normlarna sahiptir, eliik bir karakterdir. Bizzat filmin yapld dnemdeki Trkiye gibi. Filmin dili de, ele ald karakter gibi, tmyle enteresandr.

235

8.4. FLLER VE MEN, SYASAL OLANIN PARODS


Tabutta Rvaatadan sonra konusunu Kbrstan alan bir baka proje, Via Beyrut, sz konusuydu. Onu ekmek istiyordum. Bunun iin eitli finansal kaynak araylarna girdim, fakat finans faktrnn yan sra baka faktrler de iin iine girdi ve o proje olmad. Yaklak iki sene sonra bu projenin gereklemeyeceini anladm. Dolaysyla baka bir senaryonun yazlmasnn daha gereki olacan dnmeye baladm. Filler ve imenin yazlma sreci byle balad.377

Via Beyrut projesinin gereklememesinin nedeni, daha niversite yllarndan beri tutkuyla istedii Kbrs zerine siyasal bir film yapma isteinin eiindeyken, ald siyasal uyar ya da tehdit ya da ikaz hangisini kullanlrsa- olmutur. Bu siyasal uyar Zaimin kariyerinin devam etmesini yaklak iki yl geciktirmitir. Dikkat edilirse, Dervi Zaim, 1996da Antalya Film Festivalinde byk dl dhil 4 dl aldktan sonra, 22 uluslar aras festivale katlm olmasn karn, 2000 ylna kadar bir film daha ekememitir. Bu yllarda tmyle Via Beyrutu yazmak ve gerekletirmek iin harcad, gereklemeyen bu film projesinin almalar ve dncesi daha ynetmen olarak kariyeri balamadan nceki yllara dayanr. Geri adm attnda, ayn zamanda yllardr film yapmamas nedeniyle, toplumsal olarak gndemde olan, tartmal bir konuya eilmeyi bilinli olarak semitir. Bir anlamda projesini gerekletirmeyenlerin parodisi olarak Filler ve imen (2000) Zaimin vuruarak geri ekilme kararn gstermektedir.
Hem prodksiyon, hem de konusu itibar ile zor iti. Trkiye iin ok nemli olan ve hala kanamakta olan bir yara sz konusuydu. Skandaln nedenleri hususunda her kafadan bir ses kyordu, bylesi bir i ilk kez yaplacakt. izmeyi ama ihtimali nedeni ile hukuksal problemler kabilirdi, birok insann hem anlatm hem de ierie ilikin itirazlar olabilecekti ve bu, risk katsaysn artryordu. Datm, gsterimi problem olabilirdi. Henz zlmemi, insanlarn, toplumun rafa kaldrmad bir problemdi.378

Dervi Zaim, bir yandan scak bir konuya eilirken, te yandan ele ald konu ile arasna mesafe koymaya almtr. Konu hakknda aratrma yapmaya baladnda, ilk fark ettii konunun tkenmez olduu ve verilerin inanlmaz derecede eitli, zengin olduudur. Buradan yola karak, bir yol ayrmndayd. Ya belirli bir tarihsel olaydan yola karak, konusunu daraltacaktr, rnein Francesco Rosinin Salvatore Guiliano (1962) filmi gibi, ya da daha kavramsal bir film yaparak
377 378

Dervi Zaim, age, s. 5253. Dervi Zaim, age, s. 53.

236

Susurluktaki ilikilerin belirli llerde parodisi olacak ekilde, Cezayir Sava gibi (Gillo Pontecorvo, 1966), yasad ama devlet iinde de rgtl yapnn sinemasal bir modellemesini yapmaya alacaktr. kisini de dnen Zaim, zellikle basndan yola karak aratrma srecinden sonra, ikincisine karar vermitir. z itibariyle, anlatlarn bir blm iin kullanlan anlatlanlarn hepsi gerektir, ama hibiri doru deildir sz bylesine modellemeler iin kullanlmaktadr. Gerekten Susurluk olay sonrasnda, yllarca basnda yazlan olgular, tanklklar, madurlarn anlattklar, dnya apnda Gladio tarz rgtlenmelere ilikin yazlar, yaplan belgesellere dayanarak bir modelleme dncesi sinemamz iin yeniydi ve Dervi Zaimin kendini tekrarlamaktan kanma isteine de uygun dmekteydi.
Tabutta Rvaatay yaptktan sonra nasl bir yol izlemem gerektiini dnrken kendime yle bir ey syledim: nmde yle ya da byle ilerlii olan bir rnek vard. Hem estetik yap olarak hem de pratik bir retim modeli olarak. Ondan sonraki projemi de bir oyuncunun becerilerini alabildiine sergiledii yaln bir insan hikayesi haline getirebilirdim. Projeyi yine yar gerilla usul ekebilirdim. Bunu yapmadm. Daha farkl eyler yapmaya alacam biliyordum. Her defasnda ayn eyleri ekmek yerine deiik olgular denemenin daha ho, daha enerji verici bir gzergah olacan dnyordum. Gerek konu, gerek anlatm biimi, gerekse ierik bakmndan kendimi her defasnda farkl biimlerde snamann bir zenginlik olacana inanyordum.379

Konu ise gncel olmasnn yan sra, hassas nitelikler gstermektedir, bu nedenle ynetmen hem zel sektrden hem de devletten ciddi yardmlar almadan kendi yayla kavrularak380 filmi ekeceini bile bile cesur bir biimsel denemeye girimitir. ekim sreleri ise iki bakmdan ok zor gemitir, birincisi kaynak sknts vardr, ikincisi ise konunun hassaslndan tr proje yaylmamas gereken bir ykye dayanr. ekimin yaplabilmesi, byk oranda Pan Filmin destekleri, organizasyonu, alanlarn filme ortak edilmesi ve deneyimli bir ekibin yardmyla olanakl hale gelmitir. ekimler bittikten sonra, neredeyse illegal bir i yaplyormu gibi gizlice kurgusu yaplmaya allmtr: ekimi ne denli problemli oldu ise montaj da o kadar rahat oldu, montajnda en rahat ettiim ilerden bir tanesidir. skdarda ingene mahallesinde bir garaj kiralayp Avidleri oraya koyduk, kimse bulamad bizi orada.381
379 380

Dervi Zaim, age, s. 53. Dervi Zaim, age, s. 54. 381 Dervi Zaim, age, s. 54.

237

Filmin senaryosu ve film fikrinin k noktas gereklie ve gncellie dayanmaktayd, geni bir basn taramasnn ardndan oluturulmutur. Ancak gereklik olduu haliyle dramatik yapya sdrlmaz, srekli yeniden biimlendirmek ya da gerekliin ierdii bir baka ykden bir paray tekine monte etmek gerekir. zellikle, daha nce rneini verdiimiz Cezayir Sava (Pontecorvo, 1966) filminde olduu gibi, geni ve ok katmanl bir srecin sinemasal olarak modellemesi yaplrsa, bylesine bir hikyede baka olaylardan dierine aktarmalar ve bir dizi gelimenin zamansal olarak olaylarn tarihinde oynamalar, kurmaca anlat iinde yeniden dzenlenir. Genellikle zaman ve mekn ve olay rgsnn nde de deiikliklere gidilmesi gerekir:
Gerek bir yky alarak senaryoya bir enerji kattm dnyorum. Yazdnz eyleri daha sonra kurmaca ile zenginletirebilirseniz; gerekleri baz alrsanz daha gl bir insanlk durumunu tartabilirsiniz diye dnyorum. Susurluku seme nedenlerimden biri sanrm budur. O sralarda skandala ilikin yaynlanan ve konuulmakta olan eyleri takip ettim, ama ben unun farkndaydm her zaman: Birebir olup bitenin fotorafn ekmek yerine, daha ok bir tablo yapmaya alacaktm. Zaten Susurlukun tm gerekleriyle ele alnd bir film yapmaya kalkarsanz, bu aba sonucu kan ey sre olarak be-alt saatte bitmez. Ben de olaylara nispeten geni bir perspektiften bakp, her biri farkl eyleri anlatmam salayan be ayr kurmaca karakter setim. rnein, kimseye bir ktl olmam, kimsenin tavuuna k bile dememi bir insann bile bu ortam ierisinde bann derde girebileceini vurgulamak iin Havva karakterini ve otel sahibinin olunu kullandm.382

Dervi Zaimin senaryosu birok paradan olumu gibidir, filmin yks oluurken her aamada bir baka Susurluk aktr devreye girer, yk bu aktrle birlikte yeni bir yne evrilir, finale doru ise btn bu aktrler tek bir hedefe yneltilir, yollar kesiir, kimi aktrler dierlerini saf d brakr. Bu nedenle film uzun bir tarihsel sreten konusunu almasna karn, bunlarn youn bir ekilde ksa bir zamana sktrlm hali gibi dururlar. Filmsel gereklik ierdii her bir parann hem birbirine nasl monte edildiini, hem de her birinin kendi kurgu dnyasn ierir, bu nedenle gereklik ok paraldr ve paralarn birbirine eklemlendii yerlerde dikiler aka grlr.
Devleti, mafyay, kontrgerillay, devletin eitli aralarn buna gizli servis de dahil-, lkede faal yer alt politik rgtlerini, st snf mensubu bir aileyi, doksanl yllarla dair bir Trkiye
382

Dervi Zaim, age, s. 55.

238

tablosu yaratabilmek amacyla bir araya getirmeye altm. Bu karakterlerin her biri iin bir film ekilebilecei, Filler ve imenden be ayr film kabilecei dorudur. Fakat bu yollardan birine sapld anda, Filler ve imenden arzulanan toplam etkinin elde edilememe durumu hsl olabilirdi.383

Filler ve imende ynetmen de genel bir 80-90l yllarn bir modelini kurmaya abaladn kabul etmektedir:
Esasnda ve zetinde, ben bu filmde 80li ve 90l yllarda yaadklarmz anlatacak bir dnya kurmay amaladm.384

Ancak Dervi Zaim, Filler ve imenden balayarak sinemasal anlatsnda ok nemli biimsel denemelere yer vermeye balamtr. rnek olarak, Filler ve imende film iinde filmin bir yorumu olarak ebru sanatnn kullanlmas verilebilir. Ayn denemeler, bu filminden gnmze dek btn filmlerinde vardr. amurda (2003), kendi kaderlerine hakim olmayan ada halk sakat olarak resmedilir ve ifal amurdan medet umar, ifal amurun ise askerlerin snr blgelerinin hemen dibinde olmas da bylesine bir metnin iinde kendine gnderme yapmas anlamna gelir. Cenneti Beklerken (2006) filminde ise bu kez modelleme Velasquezin Nedimeler adl nl resmi zerinden yaplr ve bizzat Osmanl kltrndeki resim yapmann yasaklanmas ve onun yerine minyatrn ne kmas alegorik bir anlatm iin kullanlr. Noktada (2008) ise filmin kendisi hat sanatnn elin kttan hi kalkmadan yazlmas dncesinden yola klarak, btn film tek meknda ve tek bir ekimle yaplm gibi anlatlmaya allmtr. Buna metnin kendini bilmesi, yaratcnn metin iinde kendisine gnderme yapmas, metnin kurmaca olduunu hatrlatmas diyebiliriz. Ynetmen btn bu biimsel denemeleri, metnin metinselliine vurgu yapmak iin bilinli olarak semektedir:
Tabutta Rvaatadan sonra sadece dramatik yapda ve senaryoda deil, iin plastiinde de estetik denemeler peinde olduumu sylemitim. Renk, filmin ierisinden anlatlanlar zenginletiren bir e olarak ilev tar, kurgu ve k da yine yledir. Bu estetik mesafe, filmin muhtemel okunma biimlerini daha zenginletirdi. Rvaata sonrasndaki deiikliklerin nedenine ilikin bu sorular artrmak mmkn tabii. stelik sadece estetik

383 384

Dervi Zaim, age, s. 55. Dervi Zaim, age, s. 55.

239

bakmdan farkllklar arama drts deil; yapmdaki deiikliklerin filmin farkllamasna olan etkileri de sorgulanabilir.385

Dervi Zaimin adal olmasnn ve adal kltrn ok-kltrl olmasnn yansmalar filmlerinde kolayca grlebilir. Sanki zaman-st bir anlat kuruyormu gibi, ayn anda farkl gerekliklerden ve kltrlerden kimi kez srrealist, kimi kez sembolist, baz durumlarda natralist zellikler kazanacak ekillerde filmlerinde kullanlr. Gereklik ok katmanl ve farkl kltrlerde yer alan kodlar tek bir mekna ya da olay dizisine aktarlm ekilde ok katmanl olarak kurulur. Ayn zamanda ironi ve kara mizah yaratmak iin esin kayna olurlar, belirli bir durumdaki skm insanlarn z bilinci ya da iinde bulunulan durumun bir parodisini yapmak iin belirli bir mekndaki belirli bir olayda atmay yorumluyor gibi karakterlerin aklna ynetmen tarafndan bilinli olarak tarihten bir mesel ya da bir baka kltrdeki sembolik anlam oluturacak hikye getirilir. Bu durum, filmin iinde kendi metinselliinin bilincinde olmak ve ayn zamanda filmsel metinden sanat tarihindeki ya da insanln tarihindeki belirli olaylara gndermeler olarak okunabilir.
Gereki anlatmn yan sra, sembolizmden srrealizme dek farkl anlatmlarn beraber, ama farkl dozlarda kullanm vardr. Mesela Filler ve imendeki balklar. Ali Srmelinin canlandrd iki karakterden birisi hapishanedeyken ipe aslm balklar grr, Hzr Aleyhisselam mitine gndermedir o sahne. Benim btn filmlerimde Hzr olsun, Kibele olsun, tavuskuu olsun bir takm mitlere gndermeler vardr. Filmlerimdeki karakterler arasnda yine benzerlikler yakalarsnz. Bunlar keye skm, ama iinde olduklar koullarn zerine kmaya alan karakterler olarak betimlenmitir. Ac ekerler, ama asla kendilerine olan sayglarndan dn vermezler. Bana kara mizah ve ironi salayan karakterlerle uramay seviyorum.

Karakter yaratmadaki statkoyu zorlayan insanlara zel yaknlk duyulur. Dramatik yapda duygulara yklenmek yerine, konvansiyonel anlat ters yz edilirken, duygu dnyasnda da olaan hisler yerini alaycla ve kszla kar sessiz isyana brakr. Metin kendi yaratt durumun bir yandan abesliini grmekte, abeslii ifade etmek iin ise genellikle dier kltrlerin mesellerine, tarihi sembollerine gnderme yaplmaktadr. ok katmanl ve gerekliin baka bir adan grnmn vermek iin kullanlr.

385

Dervi Zaim, age, s. 5556.

240

Yine btn filmlerimde farkl kltrlerin zelliklerinin bir arada, yan yana, i ie kullanlmas sz konusudur. Hzr Aleyhisselam mitiyle gnmzde geen hikyelerin yan yana gelmesi, karakterlerin i ie gemesi, szn ettiim eyle ilgilidir. Havva diye Avrasya Maratonuna hazrlanan, bir ebru atlyesinde yar zamanl alan bir maratoncu kz var; trenler onun evinin nnden sinema tarihinin ilk grntsne gnderme yaparcasna geip dururlar. Televizyonu ve evin elektrik tesisatn bozarlar, bu srada Gneydoudaki savaa ya da maratona dair konuan televizyon spikerini iitirsiniz. Btn bunlarn hep beraber bir platform oluturduunu, ksa devre yapt ve dramann kendisini srtlad iler yapmak benim houma gidiyor.

Dervi Zaimin btn filmleri yan ykckler ierir. Belirli bir sosyal doku ele alnrken, ana karakterlerin yaamlar bir baka dsal olaydan etkilenir. Ana karakterler, oraya yneldiklerinde, gereklik ok katmanl olarak kurulmaya balanr, nk farkl gereklii oluturan unsurlar kar karya gelir. Filler ve imenle balayarak, gerekliin iinde yan bir yk olarak hikyeye giren karakterler, ana gvdeyi oluturan durum ve karakterlere gerekliin bir baka zelliini ve madur olmu bir dier kiiyi hikye iinde sunar bize. Bu karakterin kendine dert edindii konular, genellikle Zaimin anlatt ana hikyede bir parantez alm gibi dursa da, aslnda onu yorumlayan ve Dervi Zaimin yaknlk kurduu insanlardr. Dervi kargaa iinde unutulan gsterir, gerekliin teki yzn gstermek iin. Zaten Filler ve imen (2000) filminin ad da buradan gelir: Filler tepiirken olan imenlere olur szne gnderme yaplarak, anlatt siyasi olaylar iinde, sradan insann bir ey bilmedii ve hatta korkuyla sz ettii gler, kendi mcadelesi iinde sradan vatanda iine katar, onun hayatn altst eder, hatta lmne yol aar. Oysaki bu glerin kendi mcadelesinde her bir siyasi aktr bir dierinden haberdardr ve oyunun kurallarn bilir.
Filler ve imende (2000) yknn esas kahraman olacak Havva tozun dumana, gerekliin kabuslara kart bir ortamn iinde her hangi bir bireyin sradanlnda hayatn kotarmaya, sorumlu olduklarna bakmaya almaktadr. Zaimin kameras bakmasa grnmeyecek olandr. Dier kameralarn gznden kaacak olan. Ama bu yknn merkezinde olmas ona dramatik bir ayrcalk da tanmaz; o bu kargaann iinden geendir, gemek zorunda olandr.386

amur (2003) filminde ayn durum geerlidir, bir yandan hasta insanlar gsterilir, amurdan medet umarlar, kendi kszlklarna kar dorudan bir k bulamazlar, buna karn otorite karsnda ekinik ve eziktirler. Sanki bu insanlar
386

Z. Tl Akbal Salp, Geni Zamanl Tarihin iiri, Dervi Zaim Sinemas iinde, Aslhan Doan Topu (ed), DeKi Yaynevi 2010, s. 22.

241

yaadklar meknn aktr deil nesnesi gibi yaarlar ve bunu kabullenmilerdir. Doal olarak, oynamyor gibidirler, olduklar gibi resmedilmi gibidirler, bu resmedi biimi bile btn doallna ramen, Brechtiyen bir etki yaratr, kendi doal halleri bir yabanclatrma jestine dnr. amur filmi bir btn olarak alegorik bir anlat biiminde kurulmutur, bizzat bu ynyle, ne kulland semboller ne de toplumsal katmanlarla eletirmenler bile yaknlk kuramam, genel olarak anlalmaz olarak nitelenmitir387. amurda anlat kendi en nemli paradoksunu, ada halknn kendi yaamn kendisi ynetememesi, srekli dsal faktrler ya da gler tarafndan ynlendirilmesine alegorik bir gnderme olarak, amurdan medet umma ve kendine yananclama ve kszlk ile sembolize edilir.
amurda (2003) ise oyuncularn neredeyse oynamyor halleri, sralar geldiinde bir alnt gibi ortaya klar ve arpc eitlikleri de geni anlatnn anlamna uygun ama yk rgsnde tuhaf bir etki yaratr. Tarih, hatrlama ve unutma, yas ve nekahatin toplumsal yks bylesi bir eitlii gerekli klmaktadr. Cenneti Beklerkende (2006) ise, 17. yzylda taht kavgalarnn, her boyutta kendini tekrarlayan iktidar mcadelelerinin srd, merkezle usuz bucaksz topraklarn kartlnda, kontrolle sszln ortasnda, bir nakka ve cariyede glerini klasik yklerdeki gibi akl almaz kahramanlklarndan deil, sradan ve iktidarsz sessizliklerinden alrlar. Bu ayn zamanda tablonun kahramanlardan daha nde olduu bir algnn rndr. 388

MAFM, age, s. 61. (Atilla Dorsayn rnek eletirisi iin 362. dipnotta gsterilen nitelemesine baklabilir). 388 Z. Tl Akbal Salp, Geni Zamanl Tarihin iiri, Dervi Zaim Sinemas iinde, Aslhan Doan Topu (ed), DeKi Yaynevi, Ankara 2010, s. 21.

387

242

9.

SONU: TRKYEDE YEN SNEMANIN

KRESELLEMEYE KARI RETT YANITLAR


ok geni bir konu olan Yeni Trkiye Sinemasnn kurulu sreci ve ynetmenlerin incelenmesi srecinden 4 balkta genel deerlendirmenin yaplmas, sorulara yant aranmas anlaml olur: Birincisi, Yeni Trkiye Sinemasnn drt kurucu ynetmeninin niin kurucu olduklar tartmasna ilikindir. Ardndan, sinema retim srecini nasl dntrtrdler sorusuna yant aranmas gerekir. Yeni Trkiye Sinemasnn kurucularnn Yeilamla ilikileri, kendi yaratmlarnn ayrks zellikleri, niin drt ynetmenin auteur bir ynetmen olarak ne ktnn aklanmas sorunu bir dier bal oluturur. Son olarak, Yeni Trkiye Sinemasn nasl bir Trkiye tasviri yapt, nasl karakterler yaratt ve bu karakterlerin toplumla ilikilerini soyutlayabilmek nem kazanmaktadr. 1. SORUNSAL, NN DRT YNETMEN KURUCUDUR? Yeni Trkiye Sinemas hem sinemamzn hem de Trkiyenin yaad bir kriz ortamna domutur. Kriz ok boyutludur. ktisadi alandaki kriz netlikle grlebilir. z (Ustaolu, 1994) ve C Blok (1994) yapldnda, Trkiyede 5 Nisan krizi vard, daha bu filmlerin ilk gsterildikleri yer olan stanbul Film Festivalindeki gsteriminden nce, iktisadi kriz nedeniyle Trkiye apnda iflaslar ok yaygnlam, devalasyon iddetli olmutur. Bu kriz uzun yllar devam etmitir, art arda banka krizleri ve iflaslar gndeme gelmitir. Estetik anlamda ciddi bir kriz sinemada grlmekteydi, Yeilam filmleri ya yaplamaz olmutu, ya da yapldklarnda gsterime kamaz haldeydiler. Nitekim bu tarihten sonra, dzenli olarak retime devam edenler milenyuma kadar bile dayanamadlar, sinema sektrnde giderek arka planda kaldlar (Yavuz zkan, Ali zgentrk, Sinan etin, Halit Refi, rfan Tzm). Krize bir zm olarak retilen 10 Ynetmen 10 Film sinema salonlarnda ticari adan hezimete uramtr. Bu yllara elik eden bir dier olgu da Hollywood filmlerinin Trkiyedeki byk ticari baars olmutur. www.antrakt.com sitesindeki saysal verileri incelendiinde, bir

243

yldaki tm yerli filmler, Trkiyede en ok i yapan Hollywood filminin toplam kadar giede hslat elde etmemekteydi. Bu sre gie asndan, ncelikle stanbul Kanatlarmn Altnda (Altoklar, 1996) ve ardndan gelen Ekya (Turgul, 1996) filmlerine kadar srd. Sinemamz nce yz binler, ardndan milyonlar barajn at. dller asndan ise Ustaolu, Demirkubuz, Ceylan ve Zaim ilk filmlerinden itibaren hem yurt iinde hem de yurtdnda baarlar kazandlar, dahas yurtdna hem sinemalar nezdinde hem de TV iin filmlerini satabildiler. Bunun anlam Yeni Trkiye Sinemasnn yurtdna almas oldu, en nemli gelir kalemi ncelikle i piyasada sinemalardan ve televizyondan karak, uluslar aras pazarlar olmaya balad. Bu gelimeyi en u noktasna Nuri Bilge Ceylan gtrmtr, giderek dnya apnda gsterim ana girmi ve hemen tm Batl lkelerde, sinema/televizyon/DVD srecini srasyla izleyerek gsterime girmitir. yle ki klimler filminden itibaren filmlerinin byk yapmcs (klimler ve Maymunda Fransz, henz bitmemi son filmi Bir Zamanlar Anadoluda talyan) yabanc firmalar olmaya balam, film daha ekilmeden n satlar ile kara geilmeye balamtr. Ercan Kesalin belirttiine gre, klimler Pariste ayn anda 36 kopya ile gsterime girerek Trkiyedeki toplam sinema hslatn aacak bir baarya ulamtr.
389

Yeim Ustaolunun 2008 yapm Pandorann

Kutusu adl filmi, San Sebastian Film Festivalinde en iyi film dl aldktan sonra, spanyada Trkiyedeki hslatndan daha yksek gelir elde etmitir.390 Yeni Trkiye Sinemasnn drt ynetmeni de yeni bir sinema dili gelitirmiler, sinema dilini lkemizde modernize etmilerdir. Ayn zamanda, drt ynetmen de yaklak 15 yllk dnemde, dzenli olarak film retmeye devam ederek, kalc isimler olduklarn kantlamlardr. Sonu olarak, bir iktisadi krize domalarna karn, uluslar aras pazara hem yapm hem gsterim alannda alarak yeni finans kaynaklar yaratarak, sinema dilini yenileyerek, uzun yllar dzenli film retimine devam ederek, kendilerinden sonra gelen bir kuaa nclk ederek, Trkiyede bata ykselen itirazlara karn kendilerini kabul ettirerek, her biri kendi temalarn, yaratclklarn, dnya grlerini filmlerine yansttklar iin hem Trkiye leinde hem de dnya genelinde auteur ynetmen
389 390

Ercan-Nazan Kesal ile ags. Yapmclar iin bkz. www.nbcfilm.com sitesi. Yeim Ustaolu ile grme, Zahit Atam, 2 Haziran 2010.

244

olarak kabul edilmeyi baararak Yeni Trkiye Sinemasnn kurucu isimleri olmay baarmlardr.

2. SORUNSAL, RETM TARZINDAK DEM Kresellemenin getirdii bir durum olarak ortaya kan gelime sonucu, lkemizden ok sayda film de yurtdnda hem sinemalarda hem de televizyonlarda gsterilmektedir. Pek ok lke iin Kreselleme ve Yeni Dnya Dzeni sinema sektrnn byk oranda Hollywooda terk edilmesi anlamna gelse de, Trkiye iin sinema sektrnn tmden yeniden yaplanmas ve ok yetenekli ynetmenlerin yllar boyu dzeyli filmler yapmas sayesinde, gerekten ilk kkl da alm anlamn kazanmtr. Trkiyenin ayn zamanda kendi i piyasasnda yabanc filmler ile yerli filmler arasndaki oran, Hollywood ile yurt iinde rekabet edebilme asndan Avrupann en iyi oranlarna sahip lkedir.391 Da almann zorunlu sonucu, filmlerin hem estetik hem de teknik kapasitesinin nemli lde artmasdr. Bu gelime 1994 ylndan beri balayan bir sretir, sonu olarak gsterim alannda bunun karl alnmtr. zel olarak, 1990larn ikinci yarsnda, dijital sinemann ncelikle postprodksiyon aamasna, ardndan btn ekim aamalarna girmesi sonucu, maliyetler hem dm, hem de ynetmenlerin ekim koullar ve ekim saatleri byk oranda artarak, grsel malzeme ktl byk oranda almtr. Ancak dijital dnemin bir baka zellii, srecin uluslararaslamasdr, post-prodksiyon srelerinde zellikle deiik Avrupa lkelerinde Trk filmleri daha ok son aamalarn gerekletirmektedir. Trkiyede ne yazk ki dijital dnem iin yeterli teknik eleman sknts ekilmektedir. Dzenli olarak yaplan New Yorktaki Trk Film Gnleri de aralarnda olmak zere, Avrupann deiik lkelerinde ve baka ktalardaki lkelerde, Kltr Bakanlnn katks ve organizasyonu ile Trk Filmleri gsterilmektedir. Eer dnya festivalleri ya da yurtdndaki gsterimlerden gelen gelirler hesaba katlmazsa, yeni bir
Trkiyedeki istatistikler iin bkz. www.antrakt.com, Avrupadan bir rnek iin Almanyann rakamlar ek olarak verilmektedir. Ayn ekilde, Fransa ve ngilteredeki oranlar asndan Trkiye Sinema Platformu Tarafndan dzenlenen toplant da 9 Haziran 2009 tarihinde, bir sunum leinde Euroimage Trkiye temsilcisi Mehmet Demirhan tarafndan katlmclara sunulmutur. Her bir lke iin istatistiksel rakamlar, www.euroimage.com sitesinde bulunmaktadr.
391

245

Trkiye Sinemasndan sz etmek imknsz olurdu, hem iktisadi adan hem de entelektel ve estetik alardan. Nitekim yurtdna alma giriimi Trk filmlerini estetik/teknik/dil alarndan evrim geirmeye ve kalitenin ykselmesine zorlam, bu ynden gemitekiyle karlatrlamayacak denli niteliksel sramalar salanmtr392 Buna karn lkemizde yurtd satlarn organize eden, tmyle bu alana ynelik bir kurumsallama ya da kurulmu zel bir irket yoktur. Avrupada younlaan gsterimlerin dnda, bir de yapmc olarak zellikle Avrupann deiik lkeleriyle yapm anlamalarndan ve deiik fonlardan Trkiye Sinemasna yapm destekleri gelmektedir. Yurtdna almann bir baka yn olan ortak yapmlarn says ise Trkiye Sinema tarihinin daha ncesi ile karlatrlamayacak dzeydedir. Yurtiindeki retim incelendiinde, filmlerin ekim sreleri byk oranda deimitir:393 1. Filmlerin ekim sreleri uzamtr. Trkiyede gemite filmler genellikle yi hazrlanlm bir film, batan ekim senaryosu ve 35 mm ve sessiz olarak ekilmekteydi, byk oranda senaryoya bal kalnarak ekimler yaplmaktayd. meknlarn gezilmesi ile nceden btn grlebilecek halde tasarlanm film anlamna gelirdi. Anlarn yazan sinemamzn ustas L. . Akad (Ik ile Karanlk Arasnda, Trkiye Bankas Yaynlar, 2004) ile Atf Ylmaz (Sylemek Gzeldir, AFA yaynlar) ekim senaryosu ile n hazrlk dnemlerini bu ekilde tanmlarlar. Filmlerin btesinin en nemli gider kalemini 35 mm negatifler oluturmaktayd. Ayn zamanda ekibin giderlerini minimumda tutmak iin ekim sreleri olabildiince ksa tutulmaya allmaktayd. zellikle ilk uluslar aras festivallere katlm, ardndan dller
Nuri Bilge Ceylann ynettii Uzak (2002) filmi, 23 adet uluslar aras film festivalinde byk dl alarak, Trkiye Sinema tarihinde bir rekor krm, dnya literatrnde az grlen bir baar elde etmitir. Tabutta Rvaata 22 uluslar aras festivale katlarak byk bir baar elde etmitir. Bu rakamlar ile dierleri birbirine eklendiinde da alma anlamnda baarnn bykl anlalabilir. Filmlerin ekim srelerine ve yapm srelerine ilikin bilgilerimizi Zeki Demirkubuz, Yeim Ustaolu, Dervi Zaim, Semih Kaplanolu, Ayhan Ergrsel, zcan Alper, Hseyin Karabey, nan Temelkuran, Pelin Esmer, Mehmet Erylmaz, Sevilay Demirci, nder akar, zer Kzltan, Gkhan Tiryaki, Kazm z, Prof. Dr. Tl Akbal Salp, Prof. Dr. Blent Vardar, Prof. Dr. Deniz Bayrakdar gibi ynetmen, yapmc, kurgucu, grnt ynetmeni ve sinema akademisyenleri olarak alan ve yurtdna alm sinemaclarmz ile tez kapsamnda yaptmz birebir grmelerden edindik (Bu grmeler kaydedilmitir ve grsel olarak Yeni Trkiye Sinemas isimli bir belgesel ekimi iin kullanlacaktr. Henz yapm aamasndaki bu belgeselde kullanlmak zere, btn syleileri Zahit Atam ve Metin Kaya birlikte yapmlar, sorular Zahit Atam tarafndan hazrlanm ve sorulmutur.) Btn syleilerin kayt tarihleri tezin sonunda ek olarak verilmektedir. .
393 392

246

geldikten sonra, Trkiyede ekimlere harcanan zaman dilimi byk oranda artmtr. Milenyum sonrasnda giderek daha fazla dijital ekim yaplmaya balanmtr. Nuri Bilge Ceylann ektii klimler (2006) ve Maymun (2008), Zeki Demirkubuzun ynettii Kskanmak (2009), nan Temelkurann Bornova Bornova (2009), Pelin Esmerin ynettii 11e 10 Kala (2009) adl eserleri tmyle dijital olarak ekilmitir. Dijital filmlerde ekim sreleri genel olarak 2 ayn zerine kmaktadr394. Ayn zamanda ham film gider kalemi olmaktan ktktan sonra, ayn sahneler dzenli olarak alternatifli olarak ekilmeye balanmtr395. ekim sreci ok daha nem kazanm ve kurgu dnlerek ekimler alternatifli olarak ekilmitir. Daha da nemlisi, Uzak ile balayan dnemde gerektiinde filmin kurgusu srecinde ihtiya duyulursa, ekstra ekimler yaplmaktadr. Bir baka alma yntemi ise hem klimler hem de Berlin (2010) Film Festivalinde Altn Ay alan Bal (Kaplanolu) filminde filmin ekimlerinin balamas ile birlikte, montaja balanmakta, dzenli olarak filmler kurgu masasna gelmekte, filmin bir yandan kaba kurgusu yaplrken, ekimler devam etmektedir. Bu ekilde, eksik ekim olmadan, kurgucu filme ok daha hkim olabilirken, ynetmen de dijital olanaklar sayesinde, srekli olarak ektiklerini seyrederek kararlarn belirli bir blmn nn grerek yapabilmektedir. Bu sre ekim srelerini uzatmaktadr. 2. Kullanlan ham film miktar ya da dijital ham grnt miktar artmtr. rnek olarak, Nuri Bilge Ceylan alnrsa, Kasaba (1997) filminin ekim sreleri yaklak bir yla yaylmtr. Kurgu iin toplam 10 saatin zerinde grnt elde edilmitir. Bu da 150 kutunun zerinde ham film anlamna gelir. Ayn ekim oran, Uzakta daha fazladr ve 15 saatin zerindedir. Buna karn kurgu srecinde grlen lzum zerine ekstra ekimler yaplmtr. zellikle dijitale geildikten sonra ise, ekim yaplan kullanlabilir grnt saati 100 saatin zerine kmtr (rnein klimler ve Maymun). klimler ve Maymunun ekim saatlerinin 100 saatin zerine kmas, negatif ham film asndan dnldnde, 1500 kutu anlamna gelir ki, gemile karlatrlamayacak byk miktarlarda art anlamna gelir.

Ayhan Ergrsel, nan Temelkuran, Zeki Demirkubuz, Pelin Esmer ile syleilerden. Bak. Maymun, Bonus DVD, Mustafa Altoklar ile yaplan belgeselden. Ayrca bak. klimler filmi DVDsi Kamera Arkas.
395

394

247

3.

Post-prodksiyon sreleri uzam, gemitekinin birka katna kmtr. i) ii) ncelikle, grnt miktar artt iin uzamtr. kinci olarak, grntye mdahale etme olanaklar

Post-prodksiyonun uzamasnn eitli nedenleri vardr:

artmtr ve bu da ilemlerin miktarn ve olasln artrmaktadr. nk filmler 35 mm ekilseler dahi, ilk dijital kurgu yaplan 35 mm kurmaca ve dnya festivallerine katlm Tk filmi olan Tabutta Rvaatadan itibaren filmler istikrarl olarak dijital arayzey denilen (digital intermediate) platforma atlmakta ve kurgular bilgisayar ortamnda dijital olarak yaplmaktadr.396 Dijital ortamda grntye mdahale etme ve kopyaya hibir zarar vermeden ok farkl versiyonlar retme, ses bandna eklemeler yapma ve karma, grntnn iii) atmosferine Trkiyede mdahale yeni etme gibi en ilemler yaplabilmektedir. sinemann karakteristik zellikleri olan, grntnn ve sesin niteliindeki arttan dolay, yalnzca grntye deil, zellikle yurtdnda yaplan ya da yurtdndan gelen ses mhendislerinin katklar ile ayr bir ses tasarm yaplmaktadr (rnein Bal filminin ses tasarm tmyle Almanyada yaplmtr. Maymun iin Fransz teknisyen Trkiyeye uzamaktadr. iv) v) Filmlerin ok daha fazla kopyas karlmaktadr. Yakn gemiten balayarak, ilk rneini gelmi, Bu filmin nedenle ses tasarm ekstra maj Stdyolarnda nedeniyle yaplmtr).397 sre ilemler

Maymun filmi oluturmak zere, filmlerin hem dijital hem de 35 mmye baslm kopyalarnn gsterimi sz konusudur. Giderek

Dervi Zaim ile sylei, Zahit Atam ve Metin Kaya, ags. Ayrca bkz. MAFM, Sinema Syleileri 2003, age, s. 49. 397 Bkz. Nuri Bilge Ceylan, Maymun Kurgu Gnl, age.

396

248

dijital 4.

gsterim

platformlarnn

yerlemesi

ve

yaygnlamas

neticesinde, bu sre daha da yaygnlaacaktr398. Grnt ilemenin ardndan, renk ve ses iin zel ilemlerin yaplmas genel bir zellik kazanmtr. zellikle ses bandnn tasarlanmas giderek bir arlk kazanmaktadr.399 5. zellikle kurgu sreci byk nem kazanmtr. Ham film miktarnn ya da dijital grnt kaset saysnn ok artmas sonucu, Yeni Sinemada en bataki senaryonun belirleyicilii giderek arka planda kalmaktadr. Yeim Ustaolu, kurguyu yeniden yaratm400 olarak nitelemektedir. Ayhan Ergrsel, senaryoyu okuduktan sonra, grntlerin kabaca seyredilmesi, ayklanmas srecinin ardndan, karakterlerin psikolojisi, filmin atmosferi, filmin btn dnlerek hikyenin yeniden yazldn, senaryonun son aamada giderek arka planda kaldn belirtmektedir401. yle ki senaryo aamasnda ngrlmeyen bir ekilde, baz yan karakterler n plana kabilmekte, byk bir emek harcanarak ve ok iyi ekilmi olmasna ramen, kurgu srecinde baz sahnelerin tmden karlabildiini sylemektedir. rnek olarak, Maymun filminde, milletvekili adaynn kaza yapmas an ya da annenin patronla birlikte olduunu gsteren, ierideki odann anahtar deliinden ekimi yaplmasna, her iki sahne de ok iyi ekilmi olmasna ramen, tmyle karlmtr. Kurgu filmin btn iin, artk karar mercii olarak ne kmakta, ok daha youn olarak allarak ve birok kii tarafndan yaplmasna ramen, daha fazla zaman almaktadr. rnein, Bir Zamanlar Anadoluda adl Nuri Bilge Ceylann son filmi 2010un bandan bu yana geen yedi ay iinde, hala grsel kurgusu bitirilmeden zerinde allmaya devam etmektedir.

Bak. Oktay Yaln, Saysal Sinema ve Olas Etkileri, Trk Film Aratrmalarnda Yeni Ynelimler 7, Deniz Bayrakdar (ed), Balam Yaynlar, Mays 2008 stanbul, s. 431442. 399 Bak. 3 Maymun, Bonus DVD iinde, Nuri Bilge Ceylan ile Mustafa Altoklarn yapt rportajda Nuri Bilge Ceylan, ses bandnn grntden daha nemli olduunu belirtmektedir. 2010 Berlin Film Festivalinde Altn Ay alan Bal filminin ses bandna ilikin Semih Kaplanolu ve Ayhan Ergrsel de, ses mhendislii, olanaklar ve yaplanlar konusunda ayn srecin ne kadar nem kazand konusunda Nuri Bilge Ceylana tmyle katlmaktadr. 400 Yeim Ustaolu ile grme, Zahit Atam ve Metin Kaya, ags. 401 Ayhan Ergrsel, zellikle dll filmlerin kurgucusu olarak bilinir, Kasabadan Maymuna kadar tm Ceylan filmlerinin kurgusunu yapmtr, 2010 ylnda Berlinde dl kazanan Bal filmi de kurgusunu yapt filmlerin arasnda bulunmaktadr. Bkz. Ek 4.

398

249

6.

Post-prodksiyonun belirli blmleri uluslar aras boyut kazanmtr.

Post-prodksiyon iin, bata ses mhendislii olmak zere, yetimi eleman olarak ok daha fazla oranda uluslar aras nitelik kazanmtr. ok lkeli yapmlarn anlamalarnda, post prodksiyonun belirli blmlerinin yurtdnda yaplmas zel maddeler halinde anlamada yer almaktadr. 7. Ortak yapmlar sonras gsterim srecinde yurtd gsterim haklar daha film yaplmadan satlmaktadr. Ortak yapmlarda, ortak irketler, kendi lkelerinin de iinde olduu gsterim blgelerini satn almaktadr. Ayn ekilde, filmlerin pazarlanmasnda, DVD haklar, televizyon haklar yapmclarla antlamalarda katk orannda paylalmakta, katk orannda gsterim haklar devredilmektedir. 8. Festivallerde kazanlan dllerin yardmyla, Trkiye Sinemas uluslar aras srecin byk lde bir paras olmutur. ok deiik lkelerde Trk Sinemas zel Gsterimleri yaplmaktadr. Trkiyede yaplan yeni sinema rnlerinin uluslar aras gsterim srelerinde byk bir art olmutur. rnein bu yl Polonyada dzenlenen Wraclow Yeni Ufuklar Film enliinde Trkiye Sinemasna zel bir blm ayrlm, blmn dnda Ustalara Sayg blmnde Zeki Demirkubuzun tm filmleri retrospektif olarak gsterilmektedir.402 Avrupada ksaca ifreli ve tematik kanallarda Yeni Trkiye Sinemasnn rnleri gsterilebilmektedir. Bunun dnda ifresiz olarak pek ok farkl lkede Yeni Trkiye Sinemas filmleri gsterilebilmektedir. rnein Yeim Ustaolunun ynettii Gnee Yolculuk ve Bulutlar Beklerken filmlerinin Japonyada televizyondan gsterim haklar yapm aamasnda satlm ve filmler gsterilmitir. 9. Ayn nedenle Kltr Bakanl dl alan pek ok film kltr haftalar kapsamnda gstermek iin ve lkemizin tantm amacyla, dnyann deiik lkelerinde seyirci karsna kmas iin Trkiyedeki yapmclardan setikleri filmlerin kopyalarn satn almaktadr. 10. thal ikameye dayal endstrilemeden ihracata dayanan byme modeline geiin bir sonucu olarak, sinemamz bu srece zellikle 1990larn ikinci yarsndan itibaren eklemlenmi ve uluslar aras bir boyut kazanmtr. Trkiyede hem
Yeni Trkiye Sinemas adl Lehe bir kitap da yaynlanmtr (Zahit Atam da kitabn yazarlar arasndadr ve Yeni Trkiye Sinemasnda Siyasal Sylem adl makaleyi yazmtr.).
402

250

sinema filmlerinin satnda hem de televizyon dizileri ve programlarnda toplam ithalat kalemi ile ihracat kalemlerinde art grlmtr. Filmlerin dnda, gemie gre yap deitiren televizyon dizilerinin de Ortadou ve Balkanlarda bir dizi lkeye sat yaplmaktadr. 11. Yeni dnemin yapm srecindeki en belirgin zellii uluslar aras ortak yapmlarn saysnn artmasdr. Uluslar aras ortak yapmlarn artmas, filmlerin hangi festivallere katlacaklar konusunda etkindir. rnein, Nuri Bilge Ceylann zellikle Cannes Film Festivaline katlmasnda, Bal filminin Berlin Film Festivaline katlmasnda, daha yarma srecinde dnya basnnda filmlere ilikin pek ok tantm ve eletiri yazsnn kmasnda, yabanc yapm ortaklarnn etkisi vardr. 12. Yeni Trkiye Sinemasnda, drt kurucu ynetmen istikrarl olarak ya senaryolar kendileri yazmakta ya da senaryonun yazarlarndan birisi olmaktadr. Ayn ekilde, btn ynetmenler kurgu srecine dorudan katlmaktadr. 3. SORUNSAL AUTEUR KURAMI AISINDAN YEN TRKYE SNEMASI Genel deiim dinamikleri olarak sreci yorumladktan sonra, Trkiye tarihindeki sinemasal anlamda gerekten belirleyici olmu dnm incelemek iin, drt kurucu ynetmenin filmleri auteur olma noktasndan incelenmelidir. Auteur kuram ynnden ynetmenlerin genel tartmasn yapmak, her bir ynetmenin ayrt edeci sinemasal ve dnsel olarak karakteristik ynlerini saptamak durumu aydnlatmak iin gereklidir. nk Yeni Trkiye Sinemasnn kurucular olan drt ynetmenin, eserleri incelendiinde tm auteur kavram iin uygun altyapy barndrmaktadr. Bu nedenle de Yeilam dnemi sinemann karakteristik yaps olan anonim nitelikten bireysel deyi tarzna geilerine, kiisel dnyalarn kurma srecine, zgn filmsel metin retmelerine, kendilerine zg temalara sahip olmalarna, sinema ile hayat arasnda tutarl balar kurmalar ynnden sanat kimliklerine bakldnda, auteur sinemasndan sz edilebilir. Auteur Kuram Asndan Yeni Trkiye Sinemasnn kurucusu drt ynetmeni incelemeden nce, kuramn tarihi ve zgl ynlerini incelemek aklayc olacaktr. 2.1. GENEL OLARAK AUTEUR KURAMI

251

Politique des Auteurs Andrew Sarrisin verdii adla auteur kuram- Cahiers du Cinemada yazdklar yazlarla dergiyi dnyann nde gelen sinema dergisi yapan, gevek dokulu bir eletirmenler grubunca gelitirildi. Bu kuram, Amerikan sinemasnn derinlemesine incelenmeye deer olduu; stn yaptlarn yalnzca ticari pastann stnde bir krema tabakas oluturan kltrl bir elit, yani kk bir grup ynetmen tarafndan deil, almalar dlanp unutulua braklm bir auteurler yn tarafndan yaplm olduu inancndan dodu.403

Fransada Vichy hkmeti ve Nazi Almanyas igali srasnda Amerikan filmlerinin gsterimi yasaklanmt. Naziler yenilgiye uratldktan sonra, ABDnin ok bilinli bir politikasyla, uluslar aras grmelerde mzakereler iine yerletirdikleri ABD filmlerinin en ok sayda gsterilmesi sreci kta Avrupasnn lkesinde de yaand; Almanya, Fransa ve talya. Halk ilgisi asndan baklrsa, en byk ilgiyi talyada grmesine karn, entelektel retim ve sanat etkileme asndan doruk noktasna Fransada ulat. Bunun nedeni de bizzat Fransann igal edilmesiyle ilgiliydi. nk Fransz entelijansiyas, Fransz Hkmetinin ibirliine ve teslimiyeti politikalarna karn, ok ciddi bir entelektel direni hatt gelitirmek iin byk aba gsterdiler. Bu hattn bir paras cine-clublardan oluuyordu.404 Sinema kulplerinden oluan bu abalarn merkezinde ise Andr Bazin bulunmaktayd, ok canl bir tartma ortam dodu, bu tartmalarn entelektel retim merkezi de Cahiers du Cinema olarak ne kt. Bu tartmaya katlan sinema yazarlarnn nemli bir blm daha sonra ynetmen olarak Yeni Dalgann ortaya kmasnda nemli grevler stlendiler.405 Fransa, Almanya ve talya ile karlatrldnda nemli bir farkllk gstermekteydi. ki lke de uzun yllar iktidarda kalm Faizm dnemlerini yaamlard, politik aydnlar ve byk entelektelleri ya srgne gnderilmiti ya da ldrlmlerdi, en iyi ihtimalle ise susturulmulard. Kald ki entelektel hayat byk oranda Faizmin boyunduruunda sindirilmi ve tarihten gelen kkleriyle balar koparlmt. Oysa Fransa bir yandan bu iki lkeden igal edilene kadar ok ciddi srgn almt, te yandan, sava dneminde faizmin aydnlar ve entelekteller arasnda ideolojik/estetik
Wollen Peter, Sinemada Gstergeler ve Anlam, birinci bask Metis Yaynlar, 1989 stanbul, s. 76. Bak: Wollen, age, s. 76. Ayn srece Bazinin What is Cinema? adyla ngilizceye evrilen kitabnn basksna Jean Renoirnn yazd nszde ve kitaba bir giri yazan Dudley Andrewnun makalesinde ayrntl olarak deinilmektedir. Bkz. Foreword (Renoir) University of California Press, 2005, s. V-VI ve Foreword to the 2004th Edition (Andrew) s. IX-XXIII. 405 Bak: Dudley Andrewun nsz, What is Cinema? iinde, s. XIII-XVI. Bkz. Peter Wollen, Sinemada Gstergeler ve Anlam, age, s. 76.
404 403

252

olarak hegemonya srmesinin aksine, aydnlar faizme kar direniin bir paras olmulard406. Sava sonrasnda Fransz felsefesi, estetik almalar, kltr kta Avrupas iinde bir patlama yaad. Sinema iinde Andr Bazin ve rencileri ok nemli bir k yapmalarna karn, aslnda bu, Fransann byk knn nispeten arka planda kalan kk bir patlamas anlamna gelmektedir. Sinemada auteur kuram da bu patlama srecinde ekillendi, iki ynden Fransa ayrks bir zellik yayordu; 1) Yasak filmler zgrlkten sonra tekrar ortaya ktklarnda AngloSakson lkelerde zellikle eksik olan ateli bir ilgi ve duygusallkla karland. 2) kinci nemli etmen ise Fransada sinemayla entelekteller arasnda her zaman varolan yakn ilikiye () bal olarak gelimi baarl bir cine-club akmnn varlyd.407 Bu dnemi anlatan sinema tarihinden bir rnek film iin ne Kaydrma (Travelling Avant, Jean Charles Tacchella, 1987) filmine baklabilir.408 Cine-clublerin en ileri halkas ise Henri Langloisnn kurduu muhteem Paris Sinemateki idi, bu sinematek Parisin kltrel hayatnda nemli ve zel bir yer tuttu, gerek yurtdndan gerekse yurt iinden insanlar iin bir mabede dnt.409 Cine-club akm ile balantlar olan, Jean-Luc Godardn tanmyla byk auteur Henri Langloisnn kurduu muhteem Paris Sinemateki410, aslnda gelecein Fransz sanat sinemasnn temellerini atyor, lkenin sinemasal alandaki entelektel retiminin merkezine dnyordu. Sinematek maksimum sayda filmi gstermeyi ve gelecein sinemasnn temellerini atmak iin sinema kltrn yaymay, sinemaclarn dnya sinemasn yakndan tanyarak kendi anlatm tarzlarn gelitirmelerini salamay amalyordu. te bu olay Fransz sinemaseverlerine Hollywoodun tarihsel boyutlar

rnein dnemin en nl Fransz ynetmeni Jean Renoir, anti-faist filmler ynetmekteydi ve Halk Cephesinin sanats olarak anlmaktayd. 407 Wollen, age, s. 76. 408 Bu film 1988 ylnda stanbul Film Festivalinde uluslar aras yarmada Altn Lale dl kazanmtr. Onat Kutlar Sinema Bir enliktir kitabnda Paris Sinematei hakknda izlenimlerini anlatr, bkz. Sinemateklerin zmirli babas ld, Birinci basm Bankas Kltr Yaynlar, Mart 2004 stanbul, s. 8796. Erden Kral Akademi rencisi iken ynetmen olmaya karar verince Parise gitmi ve bir sre Paris Sinematekinin mdavimi olmutur. Ayn ekilde nc Dnya lkelerinden srgn gelen ynetmenlerin evine dnmt Paris Sinemateki. Bkz. Erden Kral ile sylei, Zahit Atam, Birgn Gazetesi, 12 Austos 2009, (dertli) Ynetmenler Konuuyor yaz dizisi- 3. 410 Wollen Peter, age, s. 76.
409

406

253

ve her ynetmenin almas hakknda ei grlmemi bir anlay derinlii kazandrd.411 Ancak auteur kuram zellikle bir dnem sinema eletirisinde bakeye oturan eilimlerden birisi olmasna karn, esas itibariyle hibir zaman bir sinema kuramna dnemedi. Politiques des Auteurs terimi ngilizcede zellikle Andrew Sarrisin abalaryla auteur kuram adyla deitirildi412. Buna karn, bata Sarris olmak zere, hibir eletirmen, kuramc ya da sinema tarihisi bu yaklam kuramsal bir ereveye brndremedi413. lk nce Aueteur kuram olduka dzensiz bir biimde geliti414, bu konuda hibir zaman kuramsallatrmak iin sistematik bir ereve kurulmad, yaklam geni bir tarihsel dnemi nitelendirmek iin kuramsallatrma abalar olmad, balangta zellikle Cahiers du Cinema dergisinin sayfalarnda yaynlanan eletiri rneklerinde, zellikle ynetmen incelemelerinde belirli ilkeleri ortaya kondu. Daha sonralar ise, kuramla en nemli ilikisi kurulabilecek olan hammaddenin tanmlanmas ve bunun sinemasal olarak kullanmlar zerinden teoriletirilmeye gidilmedi. Buna karn, sinema eletirisinde nemli bir eilimi temsil eder hale geldi. Dolaysyla yaklam ok geni anlamlar tamakta, anlam aral geniledike belirsizlikler ve netlikler kaybedilmekteydi. Kuramsal yaklam, kanlmaz olarak, kendini netletirmeyi ve kapsam ve ilkeleri ile belirli eyleri merkeze yerletirmeye alrken, bazlarn darda brakr. En nemlisi bir tarih boyutu iermesi gerekir. Bu nedenle, auteur kuram,
farkl eletirmenler ortak yaklamlardan oluan gevek bir balam iinde farkl yntemler gelitirdiler. Kuramn bu geveklii ve dankl zellikle ngiltere ve Amerikadaki eletirmenler arasnda gze batacak kadar byk yanl anlalmalarn kk salmasna neden oldu.415

Auteur kuramnn yaklamnn merkezinde ne vardr, yaklam kendini hangi zellikleriyle da vurur?
Wollen, age, s. 76. Wollen, age, s. 77. 413 Bak. Dudley Andrew, Byk Sinema Kuramlar, ev: Zahit Atam, Doruk Yaynlar, Nisan 2010 stanbul, s. 14. 414 Wollen, age, s. 76. 415 Wollen, age, s. 79.
412 411

254

Auteur kuram kendini ynetmenin filmin ana yazar olduu dncesiyle snrlamaz. Bir deifre etme operasyonuna girierek daha nce hibir yerde grlmemi yazar adlar karr ortaya. Yllar yl sinemada yazar modeline rnek olarak apak sanatsal zlemleri olan ve filmleri stnde mutlak denetimi bulunan Avrupal ynetmen modeli alnmt. Bu model hala kullanlmaktadr; sanat filmleriyle popler filmler arasnda temel ayrmn ardnda bu yatar.416

Daha da nemlisi auteur kuram kendini net olarak ortaya koymad iin, kendisini bu ynteme ya da kurama bal hisseden eletirmenler arasnda iki ayr kanal olutu. Yaklamlarnda ncelikler farklyd, ama auteur kuram boyunca denememakale-hatta kitap boyutuna ulaan almalarda, yaklamn snrlar net olarak grlebilir. Auteur kuramna sarlanlar, sinemay bir sanatsal ifade biimi olarak kabul ettiler, sanatnn dnyasn ve d dnyay buradan karak yorumlamaya abaladlar, daha da nemlisi, dnya ile sanat eseri ve yaratc arasnda l bir dolaym kurmak yerine, eserin iine gmldler ve ynetmenin i dnyasnn peinden gittiler. Yaklam kanlmaz olarak dnyay darda braktka, bir kuramsal ereve oluturmakta daha da zorland.
Zamanla zgn kuramn dankl nedeniyle iki temel auteur eletirmen okulu geliti: biri temayla ilgili motiflere, anlam odaklarna nem verirken, teki biem ve mise en scenei vurguluyorlard Auteurn yaptnda bir anlam boyutu vardr, btnyle biimsel deildir; te yanda metteur en scenein yapt ise bir sahne gsteriminden, daha nce varolan bir metni, senaryo, kitap ya da oyun gibi bir metni zel, sinemasal kod ve kanallar bireimine sokmaktan teye gitmez Bir auteurn filminin anlam a posteriori olarak ina edilir; metteur en scenein filminin anlamysa davurumcu ya da biemci adan deil, anlambilimsel adan a priori olarak varolur. 417

Dolaysyla auteur kuram dou yllar olan 1950li yllardan sonra, srekli ok geni bir kullanm anlamna sahip oldu, uygulama alannda da benzemezlik devam etti, farkl farkl ynetmenler zerinde ayn yaklam farkl sonular verdi. Avrupadaki bu servenin bir de Amerika aya vard. Ama sre yalnzca burada kalmad: auteur kuram zellikle Amerikan sinemas rnekleri zerinde anlaml sonular verdi, Avrupa Sanat Sinemasna eildiinde genel olarak ksr kald. Nedeni ise, Avrupa Sanat sinemasnn yalnzca bir ifade edi tarzyla kendisini snrlamayp, ok daha geni bir
416 417

Wollen, age, s. 79. Wollen, age, s. 8081.

255

dnya grne, yaam felsefesine, toplumsal sorunlarla yakn balar kurmasna, hatta metafizie kucak am olmasndadr. Bu nedenle yalnzca sinema ii bir tartma durumu aklamakta yetersiz kalacaktr. Bu durumun ok aklayc bir rnei, Andr Bazin ile Marcel Martinin Charles Chaplin zerine yazdklar kitaplarda grlebilir. Andr Bazin, ok nemli bir kuramc ve eletirmendir, Charles Chaplin zerine yazd uzun makalede, sinemasal olarak ok nemli tespitler yapmaktadr. Buna karn Martinin eseri, Chaplin sinemasnn toplumsal boyutlarna, tarihsel beslenme kaynaklarna, ele alp iledii konularn kltrel ve siyasi zelliklerine eildii iin Chaplin sinemas ok daha anlaml bir balam iinde incelenmektedir.418 Auteur kuramnn dou yllarndan sonraki dnemlerde, kuram yeni ieriklere brnd, zellikle Amerikada yaygn bir kullanma sahip oldu. Bata Andrew Sarrisin abalar olmak zere, auteur kuramn bir kuramsal ereveye sahip hale getirmek iin gsterilen abalar, burada anlmaya deer. Sarrisin 1962 Ylnda Auteur Kuram zerine Notlar419 adl makalesi, kuramn o dnemki AngloSakson kltrndeki yorumlar iin aklayc olmaktadr. Sarris auteur kuramnn deer kriteri olduunu ileri sryor: 1. Auteur kuramnn ilk ncl bir deer kriteri olarak bir ynetmenin teknik adan gsterdii performans lsnde ortaya kan yetenei ya da becerisidir. 2. 3. Auteur kuramnn ikinci ncl deer kriteri olarak belirli bir Auteur kuramnn nc ve nihai ncl isel anlamla ilikisi ynetmenin ayrt edici kiilii olmasdr. zerine kurulmutur, bir sanat olarak sinemann nihai medar- iftiharn oluturur. sel anlam bir ynetmenin kiilii ile kendi malzemesi arasndaki gerilimden karsanabilir.

Bak: Marcel Martin, Charles Chaplin arlo, Bilgi Yaynevi, Ocak 1972 Ankara, ev: Timuin Yekta. Ayrca bkz. Charlie Chaplin, Andre Bazin ve Eric Rohmer (Franois Truffautnun nszyle), Afa Yaynlar, Mart 1989 stanbul. 419 Sarris Andrew, Notes on Auteur Theory in 1962, (maddeletirme: Zahit Atam). Bkz. httpwww.f.waseda.jpnormjapanesefilms10andrew_sarris_notes_auteur_theory.pdf

418

256

Bu noktada Astruca dnmek ve ynetmen ile yaratm meselesine eilmek gerekir. Alexander Astruc alc-kalem (camera-stylo) yaklam kinci Dnya Savandan sonra, sinemann yeni bir hamle yapmaya balad dnemlerde ortaya kmtr. Naissance dune Nouvelle Avant-Garde: La Camera-Stylo420 balkl LEcran Franais dergisinde yaynlanan nl yazsnda, sinemann giderek zerk bir sanat olarak, yaratm srecinde sanatnn zel bir arlk kazand, ynetmenin giderek kimliiyle ne karak kolektif retimden yaratc bireye doru bir evrim geirdii iddia edilir. Bresson, Renoir, Rosselini ve Welles gibi ynetmenlerin eserlerinin arkasnda yaratc bir sanatnn ne ktn belirtir. Astrucun yaklamnda temel unsurlar unlardr421: sinema zaman iinde bir dil olmaya doru evrilmitir ve kendi gramerini yaratmtr. Bu dilin evrimi iinde sinema gndelik olaylarn basit tan olmaktan karak, son derece soyut konular ve anlamlar anlatabilir hale evrim geirmitir. Dolaysyla sinemada yeni bir aa girilmitir. Bu yaklamn znde, sinema dilinin geirdii evrim sreci vardr: sinema dilinin fotoraflarn seim alanyla snrlandrlmadan, grntnn tiranlndan kurtularak, basit kefetme duygusuyla grnt iin grnt retmekten, bir anlam en derin biimleriyle verebilmek iin en uygun biimlere ynelmesi, giderek dilin derinliini kazanarak byk yaratlar sinema iinde imknl hale getirmesi vardr. Bu deiim sinemann zellikle basit romanlar ya da art arda dizi olaylar dar ekilleri iinde anlatma ile kendini snrlamaktan kurtulmas ile ekillenen yeni srete, en derin anlamlar, retim zerine grler, psikoloji, metafizik dnceler, tutkular sinemann ifade gcnn iine girecektir. Dolaysyla Astruca gre yeni bir dnemin bandaydk, bu dnemde sinema sanatn srkleyecek, yeni merhaleleriyle gelitirecek byk ynetmenler kua beklenebilirdi. Gerekten de yle oldu: hemen her lkenin uzun bir kariyeri boyunca yaratc kalm, belirli bir dnya grne sahip, bu grten yola karak tarihi ve insan sorgulayan ynetmenleri kt tarih sahnesine. yle ki bu ynetmenler kua bir kuak gecikmeyle de olsa nc Dnya lkelerinde de ortaya
Yeni Bir Avantgardn Douu: Alc-Kalem (ya da Kamera-Kalem) (ev: Rekin Teksoy, bkz. Rekin Teksoyun Sinema Tarihi, Olak Yaynlar, 1. Basm 2005, s. 399400. 421 Bu metin iin bkz. Trk Dili Dergisi Sinema zel Says (say editr: Nijat zn), 1 Ocak 1968, s. 364365. Ayrca bkz. kran Kuyucak Esen, Sinemamzda Bir Auteur mer Kavur, Alfa Yaynlar, 1. Basm, 2002, s. 8.
420

257

kt422. Byk ynetmenler dnemi bata Avrupa Sinemas olmak zere, dnya genelinde (genel olarak bir milat vermek gerekirse) 1980 ylnda son buldu. Ancak Avrupa ile nc dnya benzeri bir yaratc srecin davurumunu yaam olsa da, sre ABD topraklarnda ok farkl yaanmtr. Amerikada ne kan, bir ynetmenin kiisel deyi tarz yani mizansen zerinden tanmlanmasdr, ama Avrupada dnya gr ve yaam felsefesi arlk kazanmaktadr. Zaten auteur kuramnn ilk temel sylemini Bazin, la politique des auteurs (yaratc ynetmenler politikas) olarak tanmlaynca, akmn temel ilkesi de belirlenmi oldu.423 Bazinin temel tezi ortaya koyan yaklamndan sonra,
Franois Truffautnun, Cahiers du Cinemann 31. saysnda yaynlanan Une Certaine Tendance du Cinema Franais (Fransz Sinemasnn Belirli Bir Eilimi) balkl yazs, yeni bir sinema anlaynn manifestosu sayld. Senaryonun, konumalarn ve trlerin nem kazand Fransz sinemasnn kaliteye verdii ar nemi eletiren, bu sinemann ticari adan verimli olmasna karlk seyirciyi uyuturduunu ne sren yaz, yaratc ynetmen (auteur) anlaynn gndeme gelmesinde ilk adm oldu.424

Teksoyun durumu mkemmel zetleyen satr aralarn okuduumuzda, esas itibariyle kinci Dnya Sava sonrasnda Fransada ykselen ve Hollywoodla onun tarznda ticari olarak rekabet etmek isteyen egemen sinemaya kar avant-gardea her zaman yaknlk duyan ve sinema dilini zgrletirmeyi hedefleyen Yeni Dalgann ilkeleri ortaya kmaktadr. Ayn zamanda Avrupa Sinemasnn ncelikleri ile ABD sinemasnnkiler arasndaki temel farklar anlalmaktadr. nk ABD sinemas kiisel deyi tarznda ciddi teknik baarlar gstermi olsa bile, bamsz bir sinemac, bir dnya tasavvuru yaratan insan, dnyay eletirel kodla sinemasal dile aktaran insan, siyasal olarak kendi kimliini aklayan ve dnya gryle kiisel deyiini btnletiren insan-ynetmen kavramlar asndan temel farkllk meydana gelmi olmaktadr. Bu nedenle Avrupa sinemasna dair gelitirilen auteur kuramnn merkezinde, Aristotelesin homo-politicusuna yaknlk duyan politiques des auteurs ne karken, Amerikan sinemasnda sistemi fazla zorlayamayan, farkl ideolojik-siyasi
Armes Roy, Third World Film Making and The West iinde, age, s. 227304. nc Dnya iinde yaratc ynetmenlerin yaygnlamas 1960lardan sonra meydana geldi, Ylmaz Gneyde bu kuan bir yesidir. Astruc 1940lar da yazd, 1950lerde byk Avrupal ynetmenler ne kmaya balad, ayn sre 1960larda nc Dnya da kendi karln buldu. 423 Teksoy Rekin, age, s. 400. 424 Teksoy, age, s. 399.
422

258

yorumlarla dnyay yeniden yorumlayamayan bir metteur en scene ne kmaktadr. Sistem oturmutur ve neredeyse retim bireysel yaratma olanak vermeyecek denli anonimletirilmitir, ynetmenin yapabilecei bir filmi bezemektir, onu btnyle yeniden yorumlamak deil. Astruc sz geen makalesinde, Fransz sinemasn, Hollywood sinemasna yknmekle, ekonomik gerekelere snarak, hep ayn izgiyi izleyen filmler retmekle eletirmiti425. Buna ek olarak sinemann yeni dnemde giderek bir resim ya da roman gibi zerk bir anlatm aracna dnmesine ise vgler dzmt. Fransz Yeni Dalga hareketi (Nouvelle Vague) film ekmek iin teknik bilgiyi yceltmeye ve teknik mkemmellii zorunlu gren anlaya kar isyan ederek balad ie. Sinema kltr olan bir kii, tpk bir roman, bir deneme yazar gibi dncesini sinema araclyla aktarabilirdi, bu srete teknie ar dknlk sinema sanatn gelitirmek yerine kendi konvansiyonlarn yaratarak, sinema dilini gelitirmek yerine sradanlatryordu dncesindeydiler. Hatta Claude Chabrolun deyiiyle film ekiminin teknik ynlerini renmek iin, drt saat yeterliydi diye aktarmaktadr Rekin Teksoy.426 1958 ylnda Cannes Film Festivalinde Orfeo Negro adl filmiyle Marcel Camus Altn Palmiye kazandnda, Truffaut sert eletiriler yazd iin, festivali basn kontenjanndan izlemesine izin vermemilerdi. Sadece bir yl sonra Les 400 Coups (400 Darbe, 1959) ile en iyi ynetmen dln almas, ardndan yarma d gsterilen Hiroshima Mon Amour (Hiroima Sevgilim, 1958) adl Alain Resnaisin filminin byk ilgi uyandrmas ve ciddi tartmalara yol amas Yeni Dalga akmnn parlak bir k anlamna geldi. Tohumlar daha sava srasnda atlan sinema kltr, 1950lerin ikinci yarsnda nce sinemasal yazn olarak kendini ispatlam, ardndan ynetmen koltuklarnda sinemasal evrimin aktrlerine dnmlerdi:
Fransz sinemasnn hantal yaps deiti ve ilk filmini eken ynetmen says, gen yapmclarn ve sinemaya yardm yasasnn da desteiyle drt yl iinde doksan, yedi yl iinde iki yz at. () Gen ynetmenlerin filmlerinin ortak zellii dar bteli olmalar, senaryoyu da ynetmenin yazm olmas, edebiyat uyarlamalarndan
425 426

Teksoy, age, s. 399. Teksoy, age, s. 400.

259

kanlmas, stdyo ekimleri yerine sokaklarda yaplan ekimlerin arlk kazanmas, gn nn yapay a yelenmesi, tannm oyuncularn oynatlmamas, ekimler srasnda doalamaya da yer verilmesi ve kurgunun yerini uzun planlara brakmasyd. Sinema, yaratcnn iindeki bir tutkuydu ve raklk yaparak deil, ancak ynetmenlik yaparak renilirdi.427

Dolaysyla Avrupa sinemas kendi gbeini kesmek iin, konvansiyonlara ve yapmcnn boyunduruuna girmeye itiraz ederken, edebi metinlerin olabildiince ayn ierik ve biimle perdeye aktarlmas abasna da kar kmt. Sinemay kamera hareketlerinden metine kadar her alanda zgrletirmeyi birinci ncelikleri saydlar. Sinemadaki konvansiyonlara kar karken, setin bouculuundan da kandlar. Yeni Dalgann isyannn arkasnda, cine-clublardaki tartmalarn, seyredilen filmlerin etkisi olduu kadar, Fransz felsefesi ve Fransz edebiyatndaki yeniliklerin de byk etkisi olmutur. Hatta denebilir ki Nathalie Sarrauteun 1950de yazd LEre de Soupan (Kuku a) adl kitabnda ilkelerini belirledii bir roman anlay428, eletirmenlerce yeni roman olarak adlandrlrken, Yeni Dalga Akm edebi alandaki bu yenilik ve edebi kanonlara kar kn sinemasal karldr. Sarrisin auteur kuramnn ilkelerinin ardndan, Avrupa ve zellikle Fransz sinemasnda auteur kuramnn oluumuna ve ilkelerine geni bir ekilde deindikten sonra, Amerikan versiyonuna ve Sarrisin yorumlarna eilmek daha aklayc olabilir.
Auteur kuramnn ncl giderek younlaan ember olarak grselletirilebilir: d ember teknik olarak; ortadaki ember kiisel stil (tarz) olarak; ve iteki ember, isel anlam olarak btnletirilebilir. Belirli bir ynetmenin bunlara karlk gelen rolleri bir teknisyen, bir stilist ve bir auteur olarak tasarlanabilir.429

Sarris szn ettiimiz notlardan oluan makalesinde, belirleyici kriteri sraladktan sonra, bunlarn i ie geen emberler olarak niteliyor, bunlarn iinde en belirleyici olan sel Anlamn olduu ember olarak kavramsallatryor Bu kavramsallatrma Astrucun mizansen olarak tanmladna yakn dmektedir, fakat tam olarak o deildir. Bu bir ynetmenin yanstt dnyann grnm deildir tam olarak, ne de tam da yaama kar ynetmenin tavrdr. Genel olarak edebi anlamnda

427 428

Teksoy, age, s. 400. Teksoy, age, s. 400. 429 Sarris, Notes on Auteur Theory in 1962, agm.

260

kullanrsak, belirsizdir, nk bu ksmen sinemann malzemesinin iinde yaar ve sinemasal olmayan terimlerin iinde btn ynleriyle verilemez.
Truffaut buna bir ynetmenin setteki scakl demiti, yani ynetmenin profesyonel ynnn yakn bir ekilde kestirilmesi anlamna gelir. Ben cret ediyorum ve dndm sylyorum, bu ruhun evki ya da canlldr.430

Sarris, ember olmasna ramen, bir ynetmenin auteur olabilmesi iin, en belirleyici olan isel anlam evresinde retim yapabilmesi iin, hazr bir reetelendirilmi srecin olmadn belirtiyor ve ekliyor:
Godard bir kez Viscontinin sahneleme ustasndan bir auteura evrim geirdiine dikkatimizi ekmiti, oysaki Rosselini bir auteurdan bir sahneleme ustasna doru evrim geirmitir. Zt ynlerden, onlar karlatrlabilir statlere brnerek ortaya ktlar. Minnelli bir stilist olarak ikinci emberde balad ve devam etti; Bunuel birinci emberin tekniini bir araya getirmeden nce bile bir auteurd.431

Teknik basit bir biimde belirli aklk ve tutarllk dzeyinde bir filmi bir araya getirme yeteneidir. imdilerde, teknik yn zerine ok fazla ey bilmeden de bir ynetmen olmak olasdr, hatta grntleme ve kurgunun hayati fonksiyonlarn bilmeksizin bile. Uzman bir retim ekibi muhtemelen ynetmen koltuundaki bir empanzeden bir ynetmen karabilir. empanze bozuntusundan gerek bir ynetmeni nasl ayrt edebilirsiniz?432 Belirli bir sayda filmden sonra, bir rnek, model ortaya konulduktan sonra. Hakikaten, auteur kuramnn kendisi srekli canl bir akn olduu yerdeki bir tr, bir model, bir rnek kuramdr.433 Ancak sre burada Avrupa yaklamndan epeyce farkllamaktadr, nk kavramsallatrma, ynetmenin yetisi zerine eilmektedir, tarihle yzlemesi ve ynetmenin kendi dnya gr ve estetiiyle hesaplamas zerine deil. Dolaysyla, felsefe/siyaset/estetik ls arka planda kalrken, deyii gerekletiren ynetmenin kiisel yetisi ve performans belirleyici olmaya balamaktadr.
430 431

Sarris, agm. Sarris, agm. 432 Sarris, agm. 433 Sarris, agm.

261

Ayn yaklam ksmi olarak Avrupada da vardr, ama ksmi olarak. nk Avrupa kkl bir felsefik gelenee sahip olduu iin, filmlerin tartlmas ynetmenin dnya gr ve estetik erevesi bu dnyann ina edilirkenki rol zerinden gelmektedir. Bazinden bir rnek vererek durum daha iyi aklanabilir: Regards neufs sur le cinema adl (Sinema zerine Yeni Dnceler) 1953 ylnda yaynlanan bir kitaba yazd nszde soyut dnce ile gerein elden geldii kadar somut temsili ve yardmyla anlatma abasnn yaratt amaz zerine eiliyor.
Yurtta Kane ve Jean Renoirn Oyunun Kural filmlerinin ilk zamanlarda profesyonel eletirmenlerce bile anlalamadn, farkl farkl anlaldn syleyerek u aklamay yapmaktadr: Bunun nedeni udur: Welles ve Renoir sadece zamanlarnn ilerisinde bulunuyorlard; sinema anlatmn zenginletiriyorlard. Filmler kt yazlm, aprak ya da karanlk deildi, ama syledikleri henz sylenmemiti. Herkesin ilk nce anlamad, ama daha sonra yava yava sinemann ortak mal olan daha tam, daha ince bir dil yaratmalar gerekiyordu. Tpk dili ayn zamanda hem kullanan, hem de yaratan byk yazarlar gibi.434

nemli bir farkllk tam da bu noktada kmaktadr: Avrupallarn yaklam yeni bir ey syleyen Orson Welles ya da Jean Renoirin sinemalarnda kurduklar ya da ina ettikleri dnyann felsefik/estetik/siyasal ynlerini tartrlar, Amerikallarnki ise yeninin nasl sylendiine odaklanrlar. Bu yaklam farkll biimsel yaklam ile dnyann yeniden yaratm zerinde odaklanan yaklam arasndaki farktan doar, dolaysyla Avrupal Gereki kuramclar Kracauer ve Bazin yazlarnda ve kitaplarnda bir gerekilik ile estetik olarak niin gereki olunmasnn felsefik ve siyasal tartmasn meselenin merkezine yerletirmilerdir. Bir felsefi gelenee yaslanarak analiz yapmaktadrlar. Felsefi ve siyasi gelenek meselesi, bunlardan yola karak belirli bir estetik dolaymdan geerek dnyann sinemasal temsili meselesi zellikle Trkiye gibi nc Dnya lkelerinde ok daha vazgeilmez bir zellik kazanr. nk hayat ok daha siyasal dinamiklerle ekillenir, dnemler arasnda keskin geiler olur, bu geilerin ynetmenlerin filmlerinde, temalarnda, dillerindeki yansmalar ok daha keskindir. Son olarak auteur kuramnn zaman iinde geirdii evrimi zetleyen Geoffrey Nowell-Smithin yaklamna bakmak anlaml olabilir:
Deini ve aktaran: Esen kran Kuyucak, Sinemamzda Bir Auteur mer Kavur, iinde, Alfa Yaynlar, s. 10.
434

262

Kuramn geliimi srasnda beliren can damarlarndan biri udur: Bir yazarn yaptnn tanmlayc zellikleri mutlaka ilk bakta grlebilen zellikler deildir. Bunun iin eletirinin amac konunun ve konuyu ele aln yzeysel kartlklar ardnda yatan temel ve anlalmas g motiflerin ekirdeine inmektir. Bu motiflerin oluturduu desen bir yazarn yaptna o zgn yapy veren eydir, eseri hem isel olarak tanmlar hem de bir eseri tekinden ayrt etmeye yarar.435

2.2. YEN TRKYE SNEMASININ DRT KURUCU YNETMEN VE AUTEUR TARTIMASI Auteur szcn incelersek, le auteur Franszca yapan, yapc, yaratc, yazar anlamlarna gelir.436 ngilizce olarak ise, Franszcadan geen bu szck film ynetmeni, ayrt edici kiisel tarz olan filmler yapan kii anlamlarn kazanmtr. Kavrama Bazin tarafndan kazandrlan anlamna yukarda deinmitik. Auteurn Trkedeki tam karl melliftir. Telif sahibi olan, yapt zgn iin arkasndaki iin kiiyle birlikte anld yazar ya da ynetmen anlamna gelir. Ancak auteur ynetmen kavray konumuz asndan ok nemlidir; nk Trkiye 1980 sonrasnda, ciddi bir apolitizasyon yaad iin, auteur kavray da arpk bir ekilde gelimi, genel olarak kiisel filmler yapan ynetmen zellii daha da ne kmtr. Yaratc ynetmen anlam kaymasna urayarak, kiisel konularda film yapan insan anlay egemen hale gelmitir. Yaratc ynetmenin politikasndan uzaklaarak, toplumsal anlamlarndan uzaklap kiisel meseleleri srarla sinema perdelerine tayan ynetmen nitelemesi genel kavrayta baskndr.
Trkiyede auteur deyince kiisel bir deyi tarz ne kyor. Ama bu kiisel deyiin ayn zamanda bireyin st beninden soyutlanarak, bir tr benliine indirgenmi bir havas var. Daha minimal, daha sradan, daha apolitik konular zerinde kmelenmesi gerekiyormu gibi vurgulanyor. Ben, siyasi tonlar ar basan, toplumsal sorunlar gndeme getiren filmler yaptm iin, politik ynetmen olarak dnlyorum. Hatta politik konular istismar ettiimi sezdiren yazlar bile kyor. Oysa ne kadar toplumsal ve siyasal konulara eilsem de, ayn zamanda bunlarla bir kii olarak, bir birey olarak, bu lkede yaayan bir insan olarak hesaplamam perdeye yanstyorum. Bunun kiisel olmadn sylemek tuhaf geliyor bana. nsann ciddi meselelerle uramayp, kendisine ay yapan sevgililerini anlattnda, i dnyasn anlatm olmas tuhaf bir kavray.437

435 436

aktaran Wollen, age, s. 82. Mustafa Yldz, Francais-Turk Dictionnaire, Babylon elektronik szlk. 437 Yeim Ustaolu -Zahit Atam grmesi, 2 Haziran aramba 2010, Ustaolunun evi, Cihangir.

263

Yeim Ustaolunun yukardaki sylemi nemli dorular iermektedir, nk sanat eserinin de yaratcsnn da ok nemli toplumsal sorunlar zerine eilmi olmas, bu filmlerin znesiz filmler ya da herkesin kabul ettii eyleri sradan bir yorumla perdeye getirerek anlatt anlamna gelmedii gibi, aksinin olmas daha muhtemeldir. Daha da nemlisi, apolitiklemenin bir sonucu olarak, homo-politicustan zaman iinde, darbenin etkisiyle, homo-psikolosmusa geie iaret eder ki ynetmenin tarihiyle ve toplumuyla yzlemesi hem nc Dnya iinde hem de kta Avrupasnda yaratcln asl alann oluturmaktadr. Her politik film yapan auteur deildir, ama her kiisel meseleyi anlatan da auteur deildir; kendi kiisel dnyasndan toplumsal sorunlar dlayan, auteur olmaz, aksine apolitik olur. Bu adan Yeim Ustaolunu genel olarak politik filmler yapan ynetmen olarak niteleyen, hatta Trkiyenin hassas olduu siyasi konular istismar ettiini belirten yaklamlar, Yeim Ustaolunun sinemasn zmleyen deil, tam aksine, anlatt meselelerde Yeim Ustaolunun siyasal tavrn, kiisel duruunu ve meseleleri yeniden yaratrken izdii Trkiye tablosuna kar kan yaklamlardr. Bu yaklamn merkezinde ise, Yeim Ustaolunun yapt filmlere dair, Batl dnyada gsterilen ilginin nedeni olarak bizdeki muhalefeti destekleme politikas gttklerini ileri sren yaklamlar vardr. Ama denklem son derece basittir: nc Dnya lkelerinde siyasal sinema yaps gerei muhaliftir, iktidar ve egemen ideoloji tarafndan dman olarak grlr. Tarih iinde bu durumun rnekleri, Latin Amerikadan Afrikaya, oradan Asyaya, hatta Trkiyenin komusu rana kadar aka uzanr. Siyaseti gergin yaayan bir toplumun, filmleri yorumlamas da gergin olacaktr, bizzat bu srecin zeti olarak Yeim Ustaolu, Trkiyeyi ergen bir toplum olarak nitelemektedir. Kendi sorunlarn aka tartamayan, kendisiyle yzleemeyen, gergin bir ekilde konuan, tuttuu tarafa gre tavrlar ar belirlenen ve son olarak sorunlarn iddetle zmeye meyilli bir topluma vurgu yapmaktadr. Yeim Ustaolu Yeni Trkiye Sinemasnn kurucusu olan drt ynetmen arasnda auteur tanmna en ok uyan isimdir. Bunu maddeler halinde tartalm: 1. Auteur ynetmen kiisel dnyas ile toplumsal yap arasnda bir mekik dokumaldr. Kurduu toplumsal yap iinde, kendi kiisel dnyasn ina etmeli, ayn ekilde toplumsal yapy olabildiince filmlerinde nesnel bir

264

biimde

kurarken, 2.

kiisel

olarak

varoluunu

bu

toplumsal

yapya

aktarabilmelidir. Bu adan ynetmenlerin sinemasn tek tek inceleyerek birinci nermenin karlklarna baklmas gerekir. Ynetmenlerin filmlerinde kiisel deyileri nasl nfuz etmektedir, kendi kurduklar toplumsal balam iinde, kii/toplum ilikileri, ynetmenlerin sorunsallar nasl ina edilmektedir? Bu adan incelendiinde, Yeni Trkiye Sinemasnn kurucusu olan drt ynetmenin de tmyle kiisel/toplumsal arasnda mekik dokuduunu ve bu toplumsal yapy filmlerinde karakteristik olacak lde belirgin kldklarn sylemek gerekir. Ama her biri farkl okumalar yapmakta, farkl toplum tasvirleri yapmaktadr. Genel olarak ise sylem pesimisttir, nedeni ise Yeni Trkiye Sinemasnn ynetmenleri de aralarnda olmak zere, Trkiyede 78liler kuann dnya grn, toplumsal tasavvurunu, sanatsal ideallerini gerekletiremeden, hatta ou durumda gerekletirme abasn bile girimeden, yenik dmlerdir, darbenin etkisiyle saf d braklmlardr. Yenik neslin rnleridir, nesnellii yorumlamaktan daha ok, nesnellik iinde snrl sorumlu bir alanda, btn zerine az dnerek, btnn eletirisinden alternatif zerine dnmeyerek, hatta alternatif bile aramaktan vazgemi bir kuak olarak yeniklik karakteristiktir. Nuri Bilge Ceylan genel olarak toplumsal bilin iinde nemli bir yeri olan Dou/Bat tartmalarn, Doulunun dnyasn, Batl bir sanat geleneine aktararak anlatan filmer yapmaktadr. Bu sorunsal ayn zamanda, bir modernizasyon, krsal/kentli ayrmndan da beslenmekte, modernleme ile birlikte toplumsal deerlerin sarst, yaltt, giderek yalnzlaan ve kkleriyle arasndaki mesafe alan ilikileri sinemaya aktarmaktadr. Bu anlatlar eliptik/eksiltili anlat iinde ekillendirilmektedir. Kasaba filminin final blmnde, daha pozitivist bir baba ile krda yaayan yeeni arasndaki tartma ile tevekklc bir dede arasndaki konumalar; Mays Skntsnda kentlilemi olun film ekmek iin kasabaya gelmesi, kendi bireysellii ile kasabadakilerle geici ve pragmatist ilikiler kurarken, babann doayla ve kendi meknyla bark ve direnli bir iliki kurmas, kente gelmek isteyen hemeri ile olun ilikisi, kent dnn bir hayal krklna yol amas; Uzak filminde krdan gelen karakter ile batllam/modernlemi bir bireyin atmasnn zerine kurulan ilikiler, kendi

265

bireysel ilikilerinde derin bir boluk yaamas, idealsizlii ve hayat geitirme ile dar kafal bir hedonizm iine skarak yaamas; klimlerde iki kadn karakter arasndaki yaay ve hissedi farklar ve erkek karakterin dnyayla iliki kurma tarznda aka grlen deerler karmaas, modernleme dinamiklerini eitsiz yaayan bir toplumdan farkl karakter portreleri; Maymunda patronla, ofrn karsnn ilikiyi farkl ekillerde yaama istekleri, oul ve babann sorunlaryla yzleme abalar, genel olarak kendi yolunu bulamam karakterler zerine kurulan ilikiler, byk oranda kadnn bir i dnya sahibi olarak hibir eserinde yaratlamamas; Nuri Bilge Ceylann byk oranda deerler, deiim, modernizasyon, batllama ve geleneksel kimlikler arasnda gezindiini gsterir. Nuri Bilge Ceylann anlatlar douda yaayan insanlarn dnyasnn son derece gelikin bir batl soyutlama ve anlatm tarzyla yorumlanmas zerine kuruludur ve sinema dili asndan Yeilam ile de en radikal kopuu yanstmaktadr. Son derece stilistik bir dnya kurmu, bu ilikiler zerinde younlarken, ayn zamanda ciddi oranda deiim halindeki bir toplum portresi izebilmitir. Bu anlamda Nuri Bilge kiisel deyi ile tematik ilgi alanlar ve yaratt karakterler asndan bir auteur ynetmen olarak grlmelidir. Ayn zamanda filmleri arasnda metinleraraslk asndan ok sayda gndermede bulunmakta, farkl filmlerinde zellikle erkek karakterlerin kadnlarla ilikileri asndan byk yaknlklar kurulabilmektedir; kadn Nuri Bilge Ceylann filmlerinde tematik figr, hayatn iinde bir snt gibidir. . Zeki Demirkubuz, kendi deyimiyle yenik bir insandr. nsanlar aras ilikilerde samimiyetsizliin, acmaszln, adam satmann hastalkl derecede yaygn olduunu dnmekte ve filmlerinde bu tematik yapy ciddi olarak kullanmaktadr. Genellikle karakterleri filmlerinde yaamlarndaki bir dizi olaydan sonra, ok ciddi sarsntlar geirmekte, yaadklarnn hesabn verme sreleri filmlerin odak noktasna yerlemektedir. C Blok filminde ba erkek karakterin akl hastanesinde sonlanan bir travmatik deneyim yaamas; Masumiyette hapisten bile kmak istemeyen bir karakterin, sar bir ocukla ok ciddi sarsntlarla stanbulda yapayalnz kalmas ve srekli srklenmesi ve yenilmesi; nc Sayfada tutunmaya alan bir karakterin adm adm aklnn bile alamayaca ilikiler iinde kaybolmas, ksz ilikileri iinde yaad hayal krkl ile intihar dnrken filmin son bulmas; Yazgda hayat

266

iindeki inanlmaz olay dizgesinin byk bir tevekklle kabul eden fatalist karakter zerine ina edilmesi, neredeyse karakterin btnyle kabullenici kimliinde yaamn yadsnmas; tirafta bir ykm zerine kurulan ilikinin ayn nedenle yklmas; Bekleme Odasnda bir trl itenlikle ilikiler kuramayan yenik bir ynetmen karakteri, bir kez daha kadnlar figrana indirgeyen bir film yaplmas; Kaderde kendini kaptrd kadnn peinden kendisini ve ailesini felakete srkleyecek ilikiler iinde kaybolma, kendi benliine sz geiremeyip, ne kadar tvbe etse de yine ayn kadnn peine dmesi, gszln seyirci iinde bktracak denli baskn olmas; Kskanmak filminde, bir kadnn adm adm dier kadnn ykmn hazrlamas, bunun kkenlerinde kadnn aabeyine kar iinde besledii kinin ve kskanmann olmas, filmin genelinde srekli souk yenilen intikam yemei gibi, kn adm adm hazrlanmas, bunu yapmak iin etrafndaki insanlarn zaaflarn ok iyi kullanmas gibi durumlarn geneli hayatn irrasyonel ynleri zerinde odaklanmakta, pesimist bir sylem iinde insan ilikilerinin yaps gerei umutsuz olduunu vurgulamaktadr. Zeki Demirkubuz anlatlarnda genel dzlemde, erkek jargonu kullanlmakta, kimi durumlarda bu jargonu kadnlar byk bir yetkinlikte kullanmaktadr, kadnlar genel dzlemde bu jargona ve kltre yaknlklar dzeyinde itibar ve kimlik kazanmaktadr, bu adan gizli bir maskulinist sylemin filmlerine nfuz ettii sylenebilir. Metinler aras gndermeler Zeki Demirkubuzun filmlerinde de grlr, karakterlerin i dnyalar, ihanet temasnn sreklilii, kadnlarn posta koymas, erkeklere direngen bir k yapan kadn portreleri, tevekkln bir k olarak filmlere sinmesi, irrasyonel ilikilerin olaan bir durum olarak resmedilmesi tematik sreklilie iaret etmektedir. Bu adan, yenilgi psikozu, irrasyonel insan davran portreleri, karamsarlk Zeki Demirkubuzun ayrt edici ynn gsterir. Sinemasal dili son derece yaln ve karakteristiktir. Filmlerinde genel olarak bir zamansal srama vardr, bu zamansal sramalar bir ykmn ardndan gelir, ilikiler restore edilmeye allrken yeni ykntlar hazrlamaktadr. Bu adan Demirkubuz, tematik sreklilik, dnyay belirli bir gr asndan deerlendirme, stilistik anlat sahibi olmas nedeniyle auteur ynetmendir. Dervi Zaim ise sinema/biim ilikileri asndan en aykr Trk ynetmenidir. Nedeni son derece nemlidir: Dervi Zaimin syleilerinde mkemmel derecede kendi

267

filmlerini zmleyebildiini, kendisine ynelik eletirilere ok gl yantla verebildiini grmekteyiz (bak. MAFM, 2003 Syleileri, Dervi Zaim blm). Bu da karakteristiktir, Dervi Zaim ok iyi bir film analizcisidir, kendi filmlerinin kurulu srecine son derece bilinli bir ekilde bunu yanstr. Zaim, daha filmi ekerken, bir yandan seyretmekte, yaratt dnyay dnmekte, bu dnyaya ilikin kendi kiisel duruunu, resmedecei dnyann eletirisini, son derece stilist bir biimde yknn iine yedirilmi bir anlat halinde filmine eklemektedir. Dervi Zaim filmsel metni daha kurarken, kendi metnini yorumlayarak, biimsel olarak ok deerli denemeler yapmaktadr. Bir anlamda kendi kurduu atnn eletirisini filmsel metnin kuruluunda bilinli mdahalelerle filme yedirmektedir. Tabutta Rvaata filminde, bir yandan statkoyu hicvederken, tipik bir Yeilam filminde ya da Zeki Demirkubuzun elinde hicran yarasna dnebilecek bir karakter olarak Mahsundan ok ciddi bir yaam sevgisi ve ayn zamanda hayatn karsnda yetkin bir ironi elde etmektedir. nk hem Hisarda yaayanlar o koullardan belirli bir haz almakta, hem filmde rol alanlar birbirini sevip filmi gerekletirmekten haz almaktadr, Zaim bu sreci bir toplumsal parodiyi ierecek hale sokarak seyrini de glmseten bir atmosfere dntrmektedir. Btn bunlar yaparken, ciddi bir statko eletirisini filme adm adm yerletirmektedir: filmin yks iinde olaan akm gibi dururken, parodi oluturacak olaylar dizisi yerletirmek, stelik bunu toplumsal tarihle ilgili olaylardan esinlenerek yapmak, hibir ekilde yoksulluu estetize etmeden btn plaklyla verirken yapmak iin filmin kuruluunda ynetmenin ciddi bir n zmleme yapm olmas gerekir. Dervi politik filmler yapmalyz ile politik yolla filmler yapmalyz ayrmn filmsel metinde sinemaya en iyi aktaran Trk ynetmenidir. Ayn ekilde, Derviin sreklileen temas da Hisarn uyumsuz insanlarndan izler tayarak, statko zerinde odaklanan, anlatlarnda statko ile atan karakterlere arlk vermesidir. Bunlar geleneksel sanatlarn sylemiyle ina eden bir ynetmeye zel bir nem verir, ama uyumsuz karakterler anlatlarnn merkezindeki yerini srekli korur. lk filminde Mahsun byk oranda toplum d bir hayat srmektedir. Her trl resmiyetle ve otoriteyle atr. kinci filmi Filler ve imen (2000) de, dorudan iktidar ve para ilikileri yuma iinde kaybolan bir siyasal rg ile karlalr. Ayn ekilde, bu yuman nasl insan tt gsterilir. Bu resmetme srecine bir soyutlama olarak ebru sanat yerletirilmitir. Btn

268

bu olanlarn bir arada olabilmesinin ayrksl ve ayn zamanda tekrarlanamazl, ebru sanatnda rnlerin tek kopya olarak retilebilmesini antrr, te yandan geleneksel bir sanat olan Ebru ile biri gittiinde bir bakas da arkasndan gelir, tarihsel zelliimiz olarak Trkiyede filler tepimektedir dncesini ortaya atar. Statkonun ilikileri iinde masum insanlar da harcanmaya devam etmektedir, filmin ad da buradan gelmektedir, Filler tepiirken, olan imenlere olur sznden yola karak, byk oyuncularn kavgasnda ezilen insanlara gnderme yapmaktadr. amur, birok gereklik katmann iinde barndran bir filmdir: burada kendi kaderlerine ok hkim olamayan ada halk, bir yandan garantr devletler, dier yandan bask arac olarak ordu, kendi kimliini bulamayan hastalkl bir toplum dncesi, umut balanan Avrupa Birlii dncesi ve btn bunlar birletiren saaltm iin amura snma aran, znde statkonun sorguland bir yapya sahiptir. Cenneti Beklerkende (2006), 17. yzyl Osmanls iinde, taht ekimesi iinde, statko ile atma ve yeni deerlerin aran filmde merkezde yer alr, bunun yannda tm yk iin birletirici unsur olarak Minyatr kullanlmakta, batl resme gndermelerde bulunmaktadr, an sanat ayn zamanda filmsel mekan deitirmenin sinemasal ifade aracna dntrlmtr. Son filmi Noktada (2008) ise hat ve tezhip sanatlar gndeme getirilir, yzyllar ncesinden bir hikye ile ada bir vicdan muhasebesi arasnda analoji kurularak bir araya getirilir. Kamera, bir hat yazsnda elin hi kalkmadan yazmas gibi, ekime hi ara vermeden ekmi gibi grnr, gerekte ise film dokuz planda ekilmitir. Zaimin tekrarlayan temas statko ve yalnz birey zerinde odaklanmakta, bu anlatlarda balayc iliki geleneksel sanatlar zerinden kurulmakta, zgn bir Doulu dil aray filmlerin temel unsuru olmaktadr. Bu adan, hem dil asndan zgnlk, hem tema ynnden karakteristik durum, hem de filmlerin srekli ada topluma gndermelerde bulunmas asndan Dervi Zaim bir auteur ynetmendir.

269

4. SORUNSAL: YEN TRKYE SNEMASINDA NASIL BR TRKYE PORTRES ZLMEKTEDR? Giderek en azndan yirmi yl boyunca her trl okuma ediminin kmsendii ve bilgisizliin yaygn ve baskn olduu bir lkede, kolay heyecanlanan, kolay baarlara endekslenmi bir toplumda, genel olarak toplum kendi kendisinden ikyeti hale gelmitir. Siyasetinden, yargsna, parlamentosundan sanatlarna gergin bir toplumdur Trkiye. Genel olarak muhalif dncelerin, aykr ve eletirel olann blc sfatyla nitelenmesi olaandr. Srece elik eden nerme, ideolojilerin kk grlmesi, fikir zeminli tartmalarn pratik iinde kaybolmasdr. Toplumsal olarak, bilirkiilerin en bilmez olduu438 bir toplumda genelde sanat, zelde ise sinema sanat gemie gre daha kyda kede kalm bir toplumsal yer bulabilmitir kendine. Toplumun genel dzeydeki bilgisizlii tartmalar kurutmakta, katlmc demokrasinin en nemli engeli haline gelmektedir. Trkiyedeki entelektel alann snrlandrlmas abas sonucu, aydn kendine geni bir hareket sahas bulamamaktadr; bir toplum olarak Trkiye, kendi gemiine gre ok daha fazla seyreden ve az okuyan insanlar kmesinde birikmeye balamtr. Sonu olarak 1970li yllardan beri srekli Amerikan filmi ve dizisi televizyonlarda gsterilen, bilgisayarla birlikte giderek iddet ierikli oyunlarn yayld Trkiyede, genlik iin belirli bir sinema dili de olumutur; buna aykr olan her eyi sahte-geri-anlalmaz-bunalm ii olarak gsteren abalar yaygndr. Dolaysyla Yeni Trk Sinemas Yeni Dnya Dzeninin iinde ekillenmi, ynetmenlerin genlik ve erikinlik yllar ise youn bask srecinde gemitir (1980li yllar). Yeni Trkiye Sinemas, iine doduu tarihsel koullardan tr daha doarken yaltlm, snrlar izilmi, potansiyel izleyicisi maddi ve manevi olarak kk bir zmreyle snrlanm olduu iin, etkileyebilecei dar alandaki insanlara seslenebilirdi. retimdeki saygnlna ve bilinirliine ramen, kendi varolu alan da snrl bir blgeye hapsedilmitir. Yeni Trkiye Sinemas byk oranda tedirgin, mutsuz, gerilimli, paralanm insan yaamlarn beyaz perdeye tad ve Balzacn Halk bizden gzel resimler istiyor, ama hani bunun modeli? irkin elbiseleriniz, yar kalan
438

Zeki Demirkubuz ile sylei, Zahit Atam ve Metin Kaya, ags.

270

ihtilalleriniz, ok konuan burjuvanz, lm dininiz, yozlam iktidarnz, tasz kralnz yani bunlar m resmi yaplacak airane eyler? Biz bunlarla ancak alay edebiliriz.439 szndeki alay yerine trajikliini gsterip derin bir pesimist sylem iinde paralanmlklarndan ackl insan ve toplum portrelerini resmetmitir. Zeki Demirkubuzun Masumiyet filminin finaline Beckettten alntlad sz Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil bir anlamda Yeni Trk Sinemasnn k sz olarak dnlebilir. Artk kkl bir gvensizlik, srekli bir tedirginlik, askda kalma hali, yersizlik-yurtsuzluk, baskn bir tekinsizlik bu sinemann genel sylemi olmutur. Dolaysyla Yeni Trk Sinemas Trkiye gereklii iinde ne gzel resimler bulmutur ne de etkileyici modeller. Ya alay etmeyi semi ya da zaten batan kaybetmi insanlarn gzel portrelerini, modelleri arasndaki iletiimsizlii, gelecee dair gvensizlii, yitik aklar, umutsuz aranlar, gvenilmez insanlar, baskc kolluk kuvvetlerini, alay edilecek burjuva siyasi figrleri bulmutur. Nuri Bilge Ceylann Maymun adl filminde, toplumsal bir eilim olarak grmemeyi, sylememeyi, duymamay seenler filmin btn karakterlerini oluturur, tm ikyetidir, tm kmazlar iindedir. Yeim Ustaolunun Gnee Yolculuk filminde karanlk bir stanbul portresi izilir, genel olarak gvensiz insanlar yer alr, tedirginlik yaama nfuz etmi gibidir. Ayn ekilde, tedirginlik, gvensizlik, yersizlik-yurtsuzluk Tabutta Rvaata filminde de vardr, bu kez yaama derin bir mizah katlmtr. Yeni Trkiye Sinemasnn sylemi, topluma dair gergin, tedirgin edici, kolluk kuvvetlerinin basklar, alt st olan yaamlar, yaanmayan aklar, derin iletiimsizlik tasvirleri iermektedir. Ama bunlar paylaabilecei bir halk desteini hibir zaman bulamamtr. Onlarn yerine festivallerde dller, basnda kukulu bir baar yks, uluslar aras saygnlk, Euroimage ve Kltr Bakanlnn maddi desteklerini ve yapmclar bulmutur. Ackl ve yrek paralayc dinlenilmez birer halk ozan olmaya baladlar, sayg duyulmaktadr, ancak beyazperdeye trkleri aksettiinde bir avu insanla snrllar. Bir de genel bir durum olarak i dnyasz, hayatn belirleyici deil, daha edilgin karakteri olarak kadnn tasvir edilmesi, toplumsal yaam iinde kendini

439

Balzactan aktaran Blent Grc, Komiser ekspir ya da Bay etinin Kfr Sinemas, Yeni nsan Yeni Sinema, say 9, Bahar 2001, s. 43.

271

gerekletirmek isteyen kadn zerine ina edilmi tek bir filmin bile olmamas dikkat ekicidir.

272

EK1. METN ERKSANIN DNEMLENDRMES Trk Sinema Tarihinin dnemleri unlardr: 1. Dnem: 18951922. 28 Aralk 1895 sinema olgusu var oldu. 29 Ekim 1923 Trkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu. Bu dnem iinde; 19 Mays 191918 Eyll 1922 tarihleri aras, Kuvvay- Milliye ya da Byk Millet Meclisi sinemas adyla, Anadoluda olup-biten ayr bir blm olarak irdelenir. 2. Dnem: 19231932. 29 Ekim 1923 Trkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu. 19 Temmuz 1932 Sinema Filmlerinin Sansrne likin Ynetmelik Yrrl Girdi. 3. Dnem: 19321939. 19 Temmuz 1932 (Sinema Filmlerinin Sansrne likin Ynetmelik Yrrle Girdi. 14 Temmuz 1934 tarih ve 2559 sayl Polis dev ve Yetkileri Yasasnn 6. Maddesine uyularak yaplan 19 Temmuz 1939 tarih ve 2/11551 sayl Filmlerin ve Film Senaryolarnn Sansrne likin Ynetmelik yrrle girdi. 1 Eyll 1939da II. Dnya Sava balad. 4. Dnem: 19391945. 19 Temmuz 1939 tarih ve 2/11551 sayl F.F.S.S.Y.Y. Ynetmelik yrrl girdi. 14 Austos 1945de II. Dnya Sava bitti. 1 Kasm 1945de Trkiyede ok Partili Siyasal Dnem balad. 5. Dnem: 194550. 14 Austos 1945de II. Dnya Sava Bitti. 1 Kasm 1945de Trkiyede ok Partili Dnem balad. 14 Mays 1950de yaplan seimler sonucu Siyasal Yetke deiti. 6. 7. Dnem: 19501960. 14 Mays 1950 Siyasal Yetke Deiti. Yeni bir Anayasa yapld. Dnem: 19601971. 27 Mays 1960 Devrimi. 12 Mart 1971 Trk Silahl Gleri Devleti ve Siyasal Yetkeyi Uyard. 1971 yl iinde Anayasann ok duyarl maddeleri deitirildi. 8. Dnem: 1971-80. 12 Mart 1971 T.S.G.D.S.Y uyard. 12 Eyll 1980 Trk Silahl Gleri Devleti ve Siyasal Yetkeyi Ynetmeye Balad. Devleti yneten siyasal yetke yeni bir Anayasa yapt. 9. 10. Dnem: 1980-1986. 12 Eyll 1980 T.S.G.D.S.Y.Y.B. 7 ubat 1986 tarih ve 3257 sayl Sinema Video ve Mzik Eserleri Yasas yrrle girdi. Dnem: 19861997 ve sre-giden dnem. 7 ubat 1986 tarih ve 3257 sayl

273

S.V.M.E yasas yrrle girdi. Sre-giden dnem iinde Trk Sinema Tarihi kapsamnda, dnem saptayacak; siyasal, ekonomik, toplumsal, dnsel, bilimsel, kltrel, sanatsal, hukuksal, ynetimsel, teknolojik bir olay ve olgu gereklemedi. Trk Sinema Tarihinin Tarihbilim Yntemi kapsamnda bu dnemler iinde; aratrlmas, irdelenmesi, kuramsallamas zorunludur.440

Erksan Metin, Trk Sinema Tarihinin Oluumu ve Dnemleri (zet), Klaket sinema dergisi 1999, no: 7, s.5.

440

274

EK -2 SEYRC RAKAMLARI, Tablolar

Tablo 1441 : Sektrel statistiksel Veriler (1990-2002)


Yl Yerli Film Says Gsterime Giren Yerli Film Says Gsterime Giren Yabanc Film Says 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 74 33 39 82 82** 37** 37 25 23 21 19 20 22* 25 17** 10** 11 16** 10 10 13 10 14 14 18 9 194 193 165 159 161 164 171 195 172 155 172 154 168 5.668.705 4.135.653 3.082.474 3.356.713 1.185.408 1.509.502 2.467.300 2.100.769 2.097.503 2.897.103 11.070.277 6.755.056 1.572.865 Yerli Film Yabanc Seyirci Says Film Seyirci Says 13.565.271 12.408.040 10.158.925 9.163.881 9.282.056 7.796.192 7.861.138 8.877.127 13.650.177 20.686.086 14.187.049 21.404.734 21.984.231 Toplam Sinema Salonu Says 354 341 312 281 292 301 300 344 358 516 606 410 424

[kaynak: Erkl, 2003 : 177][* iin kaynak: Dorsay, 2004 : 13][**iin kaynak: zg, 1997 : 5 ve 141] Tablo 2442 : Film ve Seyirci Saylarnn Dalm (2000-2005)

441

Tablo 1, Ertan Tunun Trk Sinemasnn Ekonomik Yaps (1896-2005) adl T, ktisat blmne Haziran 2006da verilen ve yaynlanmak zere olan tezinden aktarlmtr, s. 98. 442 Tablo 2, Ertan Tun, age, s. 104.

275

Yl

Vizyona Giren Toplam Film Says

Vizyona Giren Says

Vizyona Giren Film Says 15 17 9 16 18 27

Toplam Seyirci Says

Yerli Filme Giden Seyirci Says

Yabanc Filme Giden Seyirci Says 19.251.981 20.569.772 21.522.477 18.988.317 18.594.427 15.809.133

Yerli Film Yabanc

2000 2001 2002 2003 2004 2005

172 154 168 188 207 221

157 25.257.326 137 28.159.790 159 23.510.051 172 24.620.149

6.005.345 7.590.018 1.987.574 5.631.832

189 29.702.471 11.108.044 194 27.250.989 11.441.856

[kaynak: Yavuz, 2006 : 4] Tablo 3443: On Yl nceki Durumla Kyaslamal Film ve Seyirci Verileri (1990-1995 ve 2000-2005)
Yl Gsterime Toplam Seyirci Giren Says Toplam Film Says 194 172 193 154 165 168 159 188 179 207 11.452.452 25.257.326 10.478.999 28.159.790 8.269.114 23.510.051 10.855.478 24.620.149 10.245.559 29.702.471 Gsterime Giren Yabanc Film Says 168 157 178 137 152 159 148 172 164 189 Yabanc Filme Giden Seyirci Says 10.952.119 19.251.981 9.894.058 20.569.772 7.862.909 21.522.477 10.277.286 18.988.317 9.734.170 18.766.989 Gsterime Giren Yerli Film Says 26 15 15 17 13 9 11 16 15 18 Yerli Filme Giden Seyirci Says 500.300 6.005.345 584.941 7.590.019 406.205 1.987.574 578.192 5.631.832 511.389 11.999.876

1990 2000 1991 2001 1992 2002 1993 2003 1994 2004

443

Tablo 3, Ertan Tun, age, s. 107

276

1995 2005 1990 1995 2000 2005

164 221

11.555.632 27.205.989

154 194

10.575.138 15.809.133

10 27 90 102

984.494 11.441.856 3.561.554 43.547.107

1.054 62.857.234 1.110 158.455.776

0.964 59.295.680 1.008 114.908.669

[kaynak: Yavuz, 2006 : 13-14] Tablo 4444: nemli Bamsz Filmler ve Seyirci Saylar
Film Tabutta Rvaata Kasaba Masumiyet Gemide Ka Para Ka Laleli'de Bir Azize Mays Sknts Maruf Yazg tiraf Uzak Bekleme Odas Trev Seyirci Says 7.101 6.000 49.410 16.218 15.200 2.903 24.082 13.005 12.986 16.639 62.494 6.267 7.024 Yl 1996 1997 1997 1998 1999 1999 1999 2001 2001 2002 2002 2004 2005

[kaynak: Sinema Gazetesi http://www.sinematurk.com/gise.php?tumu ]

ve

Antrakt

Dergileri,

aktaran

444

Tablo 4, Ertan Tun, age, s. 94.

277

EK3

Nuri Bilge Ceylan ile Sylei, Indu Shrikent, Cinemaya Magazine, No: 43, 1999,

ev: Zahit Atam. Koza ilk filmim. 20 dakika ve siyah beyazd, 1995 ylnda Cannesda yarma blmne seilmiti. Elbette ki filmi 14 dakikaya ksaltmak zorundaydm, nk 15 dakikadan uzun ksa filmleri kabul etmiyorlard. Koza bir iliki hakkndadr annem ile babam arasnda- bir de bir ocuk vardr. Amacm ocukluk ile yal olma arasndaki farkllklar gstermekti. Ayn zamanda ayr yaayan bir kadn ve bir erkek tekrar bir arada yaamak istiyorlar, fakat yapamyorlard. ok gen deilim, imdi 39 yandaym ve Kozann ekimleri srasnda ise 36 yandaydm. Film ekmeye balamaktan rkyordum, nk film yapmak o kadar ok organizasyon gerektiriyordu ki. Film yapmann bu yn beni geriyordu. Bundan dolay bir arkadam ve ben bir araya geldik ve bu filmi kendimiz ektik. Bir steyn araba iinde iki k ve ok hafif bir kamera aldk ve Marmara blgesine gittik. Tipik bir kk kasaba, ilgin hibir ey yok, yllardr deimemi. Tam da benim ocukluumdaki haliyle ayn ekliyle duruyordu. Bu ksa filmi ektikten sonra benzeri bir yntemi kullanarak uzun metrajl kurmaca bir filmi de ekebileceimi fark ettim. Kasaba, benim ocukluumda geen gerek olaylar hakknda ablam Emine Ceylann yazd Msr Tarlas adl ksa hikyeye dayanr. Olaylar ok canl biimde hatrlyorum. Hikyeyi balang noktas olarak kullandm, fakat ona pek ok ekledim, zellikle filmin ilk blmnde olmak zere. farkl kua resmediyoruz ocuklarn gzlerinden kk bir Trk kasabasnda geni bir ailenin yaamndan kesitler alyorduk. Bu filmi ekmek benim iin ok rahatlatc oldu; sadece iki insanla zor olabilirdi, fakat ok kolay da oldu. Byk bir ekiple almak haddinden fazla dert getirir, gerilim yaratr. Burada biz senaryoyla birlikte istediimiz zaman kullanabilirdik, bir sahnenin

278

ekimi iin bir hafta harcayabilirdik. Byk bir ekibimiz olsayd, zamann boyunduruuna girmeden bu ekilde alamazdr, ok hzl olmak zorunda kalrdk. Bu yntemle acele etmek zorunda kalmadm ve filmin yaplmas bir yldan daha fazla zamanmz ald. Filmde farkl mevsimler var ve birka kere ekim yapmak iin kasabaya geri dndm. Btn oyuncular o blgedendi. Arkadalarm, akrabalarm, annem ve babam, hepsi filmde oynadlar, annem ve babam filmde dede ve nineyi oynuyorlard. Yalnzca ocuklar semek zorunda kaldk, ok dikkatli bir ekilde, nk ocuklar oynatmak gerekten ok zordur. Fakat doru bir ekilde seilirlerse ok daha iyi oyunculuk yapabilirler, nk maskelerine brnmezler ve ok doaldrlar. Blgedeki birok ilkokula gittik ve filmde oynayan ocuklar semeden nce yzlerce ocukla deneme ekimleri yaptk. Hikye yetmilerde getii iin filmi siyah beyaz yaptm, siyah beyaz eski tad veriyor. Baka nedenler de vard; daha nceleri fotoraf olduum iin siyah beyazn tekniini biliyordum ve yalnzca siyah beyaz altm. Bylelikle n stesinden gelmek de daha kolay oluyordu. Filmlerin ounluu renkli olduu iin siyah beyaz film ayrks duruyor ve daha ok dikkat ekiyor. Asl byk problem post-prodkisyon aamasndayd. Trkiyedeki laboratuarlar siyah beyaz filmleri basmyorlar, bu nedenle Macaristana gitmek zorunda kaldm. Biraz daha ekim yapmak ve kurguda kullanmak isterdim, fakat Trkiyede siyah beyaz film bulunmuyor. Ham filmi New Yorktan getirdim ve birka makara film iin tekrar gitmek istemiyordum. Normalde insanlar siyah beyaz filmleri sevmiyor, aksine bazen sanatlar siyah beyaz sever. Filmi renkli ekmi olsaydm belki hala bir datmc bulamayacam dndm, nk iinde nl oyuncular yoktu, filmin temposu yavat, bu nedenle yeri yalnzca festivallerle snrl kalacakt. Festivallerde filmin siyah beyaz ya da renkli olmas sorun olmaz, nk dier eylerin yan sra filmin estetik kalitesine bakyorlar. Bir datmc bulamadm, ama yalnzca tek sinema salonu filmi gstermeyi kabul etti. Sanyordum ki yalnzca bir hafta gsterilecek, sonra da Trkiyede tam bir sessizlik

279

olacak. Fakat insanlar beklediimden daha ok filmi sevdiler. nk gsterim salonu her gn doluydu, salonun sahibi gsterimi haftaya uzatt. 1998 ylnda Berlin Film Festivalinin Forum blmne seilmiti ve Caligari dln kazand. Ondan sonra Trkiye entelijansiyas filmi daha ok dikkate almaya balad. Maalesef, tannma her zaman ncelikle batdan geliyor Trkiyeye. Bu filmi yapabilmek iin Kltr Bakanlna bavurdum ve biraz almaya altm, ama vermediler. Siyah beyaz ve tannm oyunculardan yoksun olduu iin dier kurumlarda vermedi. Bu nedenle tm harcamamz 15000 dolarla snrlandrmak zorundaydk. Gerekten ok dk bteli bir film bu. Yalnzca bu kadar param vard, hepsini filme yatrdm. imdi sanyorum biraz kar edeceim, nk birka dl ald, ayn zamanda hafta sinemada gsterimden gelecek para da olacak. Boazii niversitesinde Elektrik Elektronik Mhendisliinde okudum, fakat hi mhendis olarak almadm. ki yl boyunca Mimar Sinan niversitesinde sinematografi okudum. Okul drt yllkta, fakat iki yl sonra braktm, nk film yapmak filmleri seyrederek ve ayn zamanda film ekerek renilir dncesine inanyordum. Okulda her ey ok yavat ve ben ok gen deildim, bu nedenle acele etmek zorundaydm. Benim iin en iyi olan kefetmek iin, yalnzca kendi imgelemimin peinden gittim. Filmi sesli ekmedik, eer ekseydik daha ok insana ve daha ok ekipmana ihtiya duyardk. Filmi sessiz ektim ve sonradan stdyoda dublaj yaptm. Fakat oyuncular amatr olduklar iin ses ile dudak eletirmesini yeterince iyi yapamadlar. Bu nedenle profesyonelleri kullanmak zorunda kaldk. Sonu olarak filmin finalindeki sesleri ve diyaloglar ok sevmemdim; bir sonraki filmimde sesli ekmeyi deneyeceim. Msr hasat zaman boyunca, havalar scaktr, aileler tarlalara giderler, msr yer ve konuurlar. Benim ocukluumdan hatrladm bir gelenek. Her ey gerektir. Her gece ayn konular hakknda konuurlar, ayn hikyeleri tekrar ederler, yllar boyunca bu ekilde toplanp dururlar. Bazen konumalarda ses ykselir, bazen her ey sakindir, bazen itiraflar yaplr. Bir ocuk olarak konumann insan kulanda vzldayan seslerini

280

ok gven verici bulurdum ve kendimi gvende hissetmemi salard. Bylesine hafif uultu eklindeki sesi yaratmak istiyordum, dublajla o atmosferi ok iyi yakalamadm iin, baz insanlar bu ksm ok uzun buldular. Erikinliin farkl aamalarn ocuklara gstermek istedim, yetikinlerin karanlk ynlerini, karmaalarn. O anda konuurlarken yetikinlerin neler sylediklerini ocuklar anlamazlar, fakat btn o szler ocuklarn bilinaltlarnda kaydedilmitir ve bunlar renirler. Diyaloglarn ounu ablam yazd; bazlar benimdir, bazlar ise Anton ehovdan alntdrlar, ok fazla deil ama bunlar uzun diyalog sahnesine ok iyi uymaktayd. ok fazla Dostoyevski ve ehov okudum. ehov her zaman zihnimdedir. Belki de dnyaya onun filtresinden bakmaktaymdr. Yllardr byle srp gider. Marjinal hikayeleri sevmiyorum, ayn zamanda sradan insanlarn bana gelen sra d hikayeleri de sevmiyorum, sradan insanlarn sradan hikayelerini seviyorum. Bir sonraki filmim ayn blgede geecek, ayn oyuncularla, fakat belki renkli olacak, nk siyah beyazn post prodksiyonu gerekten ok zor. Umut ediyorum ki daha nceki filmlerimde yaptm hatalardan kanabilirim. Ben bir megaloman deilim, fakat etrafmda ok fazla insann bekleip konumasn sevmiyorum. Orada altm ortam dostane bir atmosfere sahip, insanlar byle daha rahat hissediyorlar, dardan yabanc gelmedii zamanlar, yalnzca aileler olduu zaman kendileri gibi olabilirler. Zaman basks yok ve istediimiz kadar uzun ekebiliriz, hibir zaman snr yok, kamera ve klar benim. Bu tam anlamyla one man show deil, aksine bu benim film yapma tarzm.

281

EK 4. AYHAN ERGRSEL ile sylei. Eskiden Antalyada kurgu dl verilmezdi, kurgucu genellikle stdyolarda alrd, laboratuarn bir paras saylrd. Kurgucuya ok i verilmezdi. Kurgucu klaketlere gre filmi balayan, apaklar temizleyen, tekrar ekimlerde en iyi oyunculuu bulan birisiydi. Kurgucu ile ynetmen arasnda ok konuma gemezdi. Kurgucunun hareket alan dard, kurgu iin fazla malzeme gelmedi. Malzemenin azl lsnde, yapacaklarmz da snrlyd. Kurgu bir yeniden yaratm sreci olarak grlmezdi. Kurgucu radikal kararlar da veremezdi. yle diyeyim, 50 kutuya bir film kard. 100 kutu iyi bir rakamd. Hatta 150 kutu demek, sper bir ey anlamna gelirdi, birde filme ok para harcanm denirdi, film yine iyi deilse, ekememi, ynetmen usta deilmi anlamna gelirdi. Usta ynetmenler, bata Atf Ylmaz aslnda masa banda senaryodan ekim senaryosunu olutururken, kt zerinde filmin kurgusunu da yapard. Kurgucu apaklar temizler, klaketleri balar, ynetmen de yannda, filmi iki hafta da balard. Bu aslndan neden byle oluyordu, neden kaynaklanyordu? nk filme fazla para bulunamyordu, bteleri kstl olmasndan. Baarl da oluyorlard. te gerek sanatlk, meslek uzmanl iin erbab olmak daha ne kyordu. Ynetmenle kurgucu arasnda ok tartma olmazd. Aralarnda ok diyalog olmazd, teknik konularda konuulurdu. Filmin geneli hakknda, film nasl olmu, nasl yorumlanabilir, ya da alternatif kurgu modelleri hakknda ok konuma olmazd. Genellikle sektrde de kurgucu bir teknisyen olarak kabul edilirdi. Bunlarn yerine teknik olarak bilgi verilirdi. ok malzeme olmad iin bir deitirme olana da yoktu. Analog bir alma sistemi vard, masaya balydk. Stdyodan masa kiralanrd. imdiki teknolojiye baktmzda, o kadar ilerlemeler oldu ki grnt ile oynayabilirsiniz. Tek bir sahneyi 50 farkl biimde kullanabilirsin. Dijital masada olduu iin istediin kadar kesebilirsin, negatife hibir ey olmaz. Ayn zamanda grnt zerinde de oynama ansn var.

282

imdi, ilk nce ok daha fazla malzeme geliyor. Hele film dijital ekilmise, eskisinden 10 kat daha fazla malzeme geldii oluyor. Byle olunca senaryoya esir olmuyorsun, ynetmenle de her bir sahneyi tartabiliyorsun, kendi yorumlarn da yapyorsun. Yalnzca yorum da yapmyorsun, alternatifini de yapp grmesini de salayabiliyorsun. Yine ynetmen karar veriyor, ama alternatifler oald. Alternatifler niye oald? Ynetmenle diyalogumuz ok artt. Sahneyi nasl yorumluyorsun? Bu sahnenin anlam ne, sen ne anlatmak istiyorsun, o zaman unlar dikkate alalm diye tartyoruz. Yine senaryoya ok nem veriyoruz, ama eskisi gibi deil. Son altm filmde % 70 senaryo, % 30 masa banda oynamalarla kurguya son biimi verilmitir. Ynetmen senaryoyu yazamad ya da ekemedi mi, demek anlamna gelmez bu. Kesinlikle deil, birincisi malzemeye bakyoruz. lk nce bu malzemeden kabilecek alternatifleri deerlendiriyoruz. Dijital olduu iin ok rahat seyredebiliyoruz, o kadar seyrediyoruz ki, film artk masada deil beynimizde oluyor, sabah akam filmi dnyoruz. Hal byle olunca, kurgu sresi 34 kat artm durumda. Ynetmenle kurgucu da senaryoyu okuyorlar, ama ynetmen senaryoyu ounlukla kendisi yazyor, iki yl onunla yatp kalkyor, ama benim senaryodaki hissi, duyguyu, fikri yeniden grsel olarak yaratmam gerekiyor. Sonuta ortaya kanlar karlatryorum, bunun en uygun biimini aryorum. Biimi de ynetmenle tartarak yapmam gerekiyor. O zaman ynetmenin anlatt sahne ierikleri zerinden alternatif yollar oluturuyoruz. Senaryoyu zedelemeden, oyunculuk zerinden ve karakter zerinden ilerliyoruz. Karakterleri inceliyoruz. Kimi zaman arkada kalan bir karakterin ne kt da oluyor. Karakterler ok daha ne km durumda gnmzde. Kurgu masasnda alma eklimizin farkl olduu daha aykr rnekler de var. klimler, Maymun ve Balda ekim yaplrken, bir yandan da kaba kurguyu yapyordum. Bylelikle her bir sahne iin ne gerekliyle grebilirsiniz, eksik sahne ya da plan kalmaz. O da olmad m, bir hafta sonra ekilir. Filmle bylesine yaknlanca, yeniden yaratm tam bir maceraya dnyor. Yapyorsun, gryorsun, yeniden yapyorsun. Dolaysyla, aslnda modern filmin kalbi kurgu masasnda atyor. nk gerekten filmin son hali bu masada veriliyor. Post prodksiyon iin daha sonra yaplacak btn ilemler iin gerekli kararlar verdiren de kurgu masasdr. Orada yaplanlara gre nihai eklin verilmesi gerekir, bu nedenle kurgu bittikten sonra, renk ya da ses iin alan arkadalara

283

isteklerimizi bildiriyoruz. Ynlendiriyoruz onlar. rnein Bal filmini kestikten sonra, Almanyadan gelen ses mhendisine, epeyce ormandaki sesin nasl olmas gerektiini anlatmtm. Yani atmosfer iin kurgu masasnda her ey bitmiyor, ama kurgu nasl yapldysa, nasl dnlmse, hangi duyguyu ne karmak istiyorsa, sesin ve rengin de bununla uyumlu olmas gerekir. Biz imdi sahne almalarn baladk sonra, filmin btnne bakyoruz. Karakterler ve duygular ne kyor, ama ncelik filmin btnlnde. Bir sahne kendi bana ok iyi olduu zaman bile, btn iinde, ak iinde ok iyi olmazsa sahneyi kartyoruz. Kurgucu ve ynetmenin bunlar tartmas ok verimli oluyor. Genel gidiat etkiliyor. Ezbere i yapmyor. Adeta ynetmenin masada son karar verecek kii konumu sarslm durumda. Karlkl konuuyorlar, alternatiflere bakyorlar. Kurgu masas artk kader masasna dnm durumda. ok fazla konumak ve denemek gerekiyor. Artk sadeliin yalnln nemini rendik. Duygularn en iyi verilme biimi ve karakterlerin geliimi daha ar basyor. Sahnenin belirleyicilii deil, kurgunun btnl daha nemli. Dolaysyla bir filmin post prodksiyonu filmin yeniden yaratm srecine dnyor, can damar haline geliyor. Zaten ynetmenlerde ellerindeki senaryoyu tek biimde ekmiyorlar, genellikle alternatifli ekiyorlar. Bu nedenle alternatifli ok ekimle ok farkl yorumlarla alternatif versiyonlar retilince, ok daha fazla alyoruz, yorucu bir maratona dnyor post prodksiyon. Sen demitin zaten, Godardn bir laf varm, kurgu masasnda hallederiz diye, (we will save it in editing) Karar masas dediimiz zaman, duygular ve duygulardan te, ekim srasnda yaplm eylerin yanl ve dorusu ortaya kyor, oyunculuklarda dhil. Onlar da dzeltmek, bir de kurgu masas iin yeterince malzeme olmamsa ek ekim yaplmasna karar verme gibi durumlarda oluyor. Kurgu masas filmin yapm srecinde asl karar mercii haline geliyor. Kurgudan sonra laboratuar ve renk almalar da srekli deiiklik yaplyor. Kadraja mdahale etmeden, sese ve renge mdahale yaplnca atmosfer deiiyor. nceden grlemeyecek pek ok ey kurgu masasnda yaplanlarla ve ondan sonraki mdahalelerle yeni bir biime brnyor. Benim iin ok gzel bir ey bu. nk yaratcl artryor. Ynetmeni ikna edebilirsen, ok fazla ey yapabilirsin.

284

Ses ok nemli, kurgu yaplrken, sesi de dnmen gerekiyor. nk duygular ok etkiliyor. Ses tasarmcsna da nerilerde bulunabilirsin, renk laboratuarda yaplyor, ama ynetmenle bunu tartyoruz, eitli nerilerde bulunuyoruz. Duyguyu gl vermek, atmosferi kurmak, karakteri en iyi izmek iin yaratm srecinde birlikte almak gerekiyor, byle olunca istenilene en yakn versiyon retilebiliyor. Ynetmen kurgucu ile anlaamazsa ne olur? Ynetmen de kurgucuyu brakmal, kurgucu da ynetmeni brakmal, alternatifleri belli olduktan sonra, yapldktan sonra nihai karar verilir. Ama son sz sahibi ynetmendir. bitince memnuniyet, iine sinmek ok nemli.

285

EK 5. ALMANYADA ZLEYC RAKAMLARI (Yerli film seyircisi ile yabanc film saysn karlatrmak iin verilmitir)

286

287

EK 6. AYDIN SAYMAN LE RPORTAJ (Birgn Gazetesi, 8 Austos 2009) Zahit Atam TCCAR-TERZ YNETMENLER VE YEN TRK SNEMASI 1970li yllarda sinema yazarl yapan, SineSenin kurucularndan Aydn Sayman 2000li yllarda Sr ocuklar (mit Cin Gvenle birlikte) ve Jan Jan adl filmleri ynetti. Genelde Yeni Trk Sinemasnn sosyolojik temelleri ve retim koullarndan, retimin deiimiyle sinema-toplum ilikisinin deimesini, halk-sinema ilikisinin doasna tarihimizi konutuk. Yapmc-ynetmen dneminin karakteristik doasndan Hollywoodun bir dnemki devasa egemenliinin sinemamzn altyapsn ne kadar deitirdiine yneldik. Sancl Yeilamn tkeni dneminin ardndan bata televizyonlar olmak zere, sinema sektrnde de giderek kapitalizmin belirli dsturlar egemen hale getirerek sinemada muhalif sylemin zaman iinde nasl tketildii grlebilir. ikyet eder grnen ama belirli bir kapitalist dnya grn muhalif kisvesi altnda yeniden reten, bir yandan halkym gibi grnp, te yandan bireysel karlar iin her zaman halk harcamaya hazr bir yapmc ve film sylemi vard lkemizde. Bugn bu sre byk oranda televizyonlarda olmak zere, sinemada da devam etmektedir. Sinemamz ne ideolojik olarak ne estetik olarak kkl bir kendini bulma ve gerek muhalefetle temas etme yetisini ne yazk ki hibir zaman kazanamad. Mikro olan makronun yerine geti. Sinema rgtleri meslek birliklerine dnt, meslek birlikleri ise etkisizletiler. 94 sonras yllara, son on be yla baktnz zaman neler gryorsunuz? Trk Sinemasn nasl deerlendiriyorsunuz? Gemile karlatrdnz zaman neler syleyebilirsiniz? Bir milat yapmak gerekirse, zal dnemindeki liberalizasyonla yabanc irketlerin (bunu Hollywoodun majrleri anlayn) Trkiyede dorudan yatrm yapma imknlar dodu. Rahmetli Onat (Kutlar) Abi bambaka bir eyler oluyor kimse farknda deil demiti. Trkiyede retim tarznn deimesinin temelleri orada atld. Eer bir dnem Trkiyede Hollywood dnyadaki en yksek egemenlik oranlarna sahip olmusa, Trkiyede bata slamclar olarak Amerikan kltr her tarafmz sarmsa btn bunlar olurken gerekten tepeden inme kararlarla bizim varolu koullarmz

288

deitirilmitir. O dnemde bir dizi tartmalar oluyordu, bata Atilla Dorsay olmak zere, neredeyse doutan Hollywood hayranlar bunu byk gelime olarak grdler. Oscar trenlerinin lkemizde canl yaynlanmas, bu filmlerin dnyayla eanl olarak lkemizde gsterilmesini bitsin artk bu ile diyerek selamladlar. Sonra ne oldu? Bizim filmlerimizi majrler datmaya balad, onlarn filmleri Avrupadan nce Trkiyede gsterime girdi, bazlar bunu gelime olarak grd. Oysaki kltrel olarak kendi topranda yabanc olmann temelleri atlyordu. Genliin konuma dili eski aksann kaybetmise, nce sinema perdelerini igal ettiler, bunu unutmayalm. Bugn eitli sinema etkinliklerinin altn kazynca Hollywood perdesinden yansyan bak alar kyor. Antalyada Avrasya ( Avrupa Asya ) Film Festivali dzenleniyor ama Hollywoodun artistleri arlyor! nce kendi topranda yabanc olup, tekinin gnll sultasna girmek, ite Onat Kutlar bunlar bize 80li yllarn sonunda anlatyordu. Datm srelerinde balayan egemenlik sinema ayaklarnn neredeyse tmden kontrolyle devam etti. 90l yllardan 2008e geldiimiz zaman neler yaand diye soracak olursak ncelikle kapanan sinema salonlar ve izleyicisini kaybeden sinema vard. Video dnemi bitmi televizyonlar star olmutu. zel televizyonlarn kurulmasyla televizyon basks glendi. Yabanc datmclar Trk Sinemasna girmiti. O zamanlar byle bir etkisinin olacan tahmin edemiyorduk. Eskiden ithalat firma gsterimi bitmi filmleri fiyat dtkten sonra gider toplard. O zaman imdiki gibi bir korsan sreci de yoktu. Bir iki sene iinde iddial bir Avrupa ya da Amerikan filmini burada yakn tarihte seyredebilirdik. Bu dzenlemeden sonra Amerikan filmleri sca scana gsterilir hale geldi. Bu sre DVD ve korsann yaylmasyla hzland. Artk bu korsan sorunu yznden ABD ile ayn anda gsterime sokuluyor. Ayn zamanda duyuru asndan da onlar iin ok ilevli oluyor. nk Amerikada byk bir film kt zaman tm dnyada haberlere konu oluyor. Ortak bir promosyon sz konusu oluyor. Amerikada adamlarn basn ve televizyon iin byk harcamalar yaparak gsterime soktuu filmler Trkiyede doal olarak haber

289

biiminde veriliyor. Trkiyede yaplan filmler ise haber deil sradan eletiri yazlaryla geitiriliyor. Bir Hollywood filmi bir Trkiye Sinemas rnei kadar harcama yapp Trkiyede bir yerli filmin on kat kadar duyuru yapabiliyor. Rahmetli Onat abiden bir alnt yaparak Tccar terzi tanm yapacam dnem balyor. Yeilam sistemi ktkten sonra her ynetmenin ayn zamanda kendi filminin yapmcs olmasn kastederek sylemiti bunu. Bu endstriyel anlamda geriye gidi saylabilir, artk gl yapmclar yok. Meslei yapmclk olan film yapmak isteyen ynetmenler kendilerine kk kk dkknlar kuruyorlar ve iki ylda bir tane film yapyorlar. mer Kavur, Atf Ylmaz kendine film yapyordu. Daha geri bir ekonomik sistemdi bu. Anadoluda gelimi terziler vard, dkkannda 20-30 top kuma bulundururdu. Mteriye ayn zamanda kuma da kendi beendirirdi. Hem kuma satard hem de kendi dikerdi. Buna da tccar-terzilik denirdi. Bizde de byle oldu. Onat Kutlar buradan esinlenerek, yapmclamak durumunda kalan ynetmenleri tccar terziye benzetiyordu. Kendin yap dnemi yani. Bu dnemin maddi kayna da yeni balayan Eurimages destekleri, bir lde zaman zaman parlayveren kk bakanlk yardmlar oldu. Televizyonlara satlan gsterim haklar Televizyon satlar lkemizde hibir zaman sanat sinemasnn temel gelir kaynaklarndan birisi olmad. Televizyon haklarnn bile ok sz edilmezdi. Eurimages ve bakanlk destekleri Bir 90l yllar yle geti. Elbette parlak i yapan birka film oldu. retim dnyasnn ne halde olduunu tasvir etmek iin sylyorum. Ama Tccarterzi filmlerinin ou da ciddi bir seyirci toplayamad. Yurtdnda Trk Sinemasn tantmakta baarl oldular. Bu filmleri yapan ynetmenlerin buradan byk kazanlar elde edip tekrar film yapmalarnn yolu kapal. Ancak festivallerde gsterilerek, onlara hitap ederek bir takm filmler yapabilirsin. te bu arada Trkiyeye film getiren yabanc firmalar, kresellemenin yol at gelimelerle birlikte, kapanan sinema salonlarn yeni formatlarda yeniden amaya balad. Eskisi gibi semt sinemas olmaktan kmaya balad salonlar. Kent merkezlerinde alveri merkezlerinde, Avrupada ya da

290

Amerikada grdmz zere bir rgtlenme balad. Yabanclar halkmzn sinemayla gemite varolan ilikisini deitirdi, 1960larda bir halk kltr olan film seyretme bugn bir tketim kltrnn paras haline geldi. Gemiin tkendii yerde yeni bir iliki kurdular, Yeni Trk Sinemas iin da almak zorunluydu, festivaller zorunluydu. nk tketimle snrlanacak filmler yapmak istemiyorlard. Bizim iin sinema Propaganda ya da Komiser ekspirle snrl olmad iin koullarmz da daha farkl. Ho onlarn da yaptklar yapacaklar onlarm, devam eden bir ey yok onlar iin de. Ama halkmz imdi Maymun oynarken o kompleksin iinde oynayan Testere Ve be kat daha fazla gidiyor. Peki, genel olarak filmlerin sosyolojik zelliklerine baktnz zaman Trkiyede gerekilik asndan nasl bir deiim yaand? kinci bir Yeilam dnemi yaanyor gibi geliyor bana. Sinema yeniden bir endstrileme srecine girmi durumda. Belirli ortak zellikleri olan bir ticari sinema var. Sadri Alk vard, imdi ahan, Cem var. kincilerinin daha kaba olmalar dnda pek bir fark yok aslnda. Sadri Alk da dnemine gre olduka arszdr. Genel olarak elence sinemas yapan bir sinema yeni batan kuruluyor. Eski Yeilamda artlar zorlayarak belirli sanat filmlerini ticari sinema iinde yapanlar vard. Mevcut endstriyel ortamlarda kendilerine frsat yaratrlard. Akad, Atf Ylmaz, hatta Ylmaz Gney de bunun iinde saylabilir. Herkes bir yolunu bulup daha zgn daha sanatsal sinema yapmaya alrd. Bu ikinci Yeilam dnemi iinde de benzer koullarda byle bir sinema douyor. u andaki manzaray biraz byle gryorum. Bu endstriyel adan bir bak ama iinde sinemamzn kltrel yz ile ilgili de kantlar var sanyorum. Burada sorun gerekilik asndan da konuulabilir tabi. Sinema toplumun eilimlerini tepkilerini ksa vadede gsteren bir sanat oldu hep. Yeilam dnemine damgasn vuran filmler, dnemin tarihiyle, Trkiyenin tarihinin sosyal, psikolojik ve ekonomik alkantlaryla ilintiliydi. 60 anayasasnn yaratt liberal ve greli zgrlk ortam sendikalar ve siyasi partilerin zgrlk kazanmas, dnce zgrl asndan baz admlarn atlmas, 80 darbesine kadar alkantl ama daha retken ve dinamik bir sinemay getirdi. Btn bunlar sonucunda yaanan canl kltrel, toplumsal ve siyasal ortam sinemaya da yansd. Tabi o zamanlar Trkiye gereklii nedir, gerek nedir zerine kafa yoruyorlard nk tm toplum da onlarla birlikte kafa yoruyordu.

291

Bugne nasl bir gei yaand sizce? yle bir evrimin olduunu dnebiliriz: Festival sinemasnn btn dnyada yaylmaya baladna inanmaya baladm. Bunun arka plannda bireysellemek deil belki ama gereklikten kopu diyebileceimiz, entelektel dnyann ya da sanat dnyasnn toplumla arasnda beliren alveri kopukluunun olduunu dnyorum. Bu nasl tarif edilebilir? Klie gibi grnse de bizim lkemizdeki deiimin kresellemeyle kout olarak yaylan post-modernist ideolojiden kaynakland sylenebilir. Ancak sorun sadece bizimle ilgili deil. Mesela Filistin meselesi 15-20 yldr Avrupa entelektellerinin youn ilgisini ekmez oldu ama Filistinin ektii skntlarn, Filistin halknn yaad zulmn Avrupa entelektelleri iin sorun olduu yllar vard gemite. Siyasal anlamda solcu olmalar da gerekmiyordu. Entelektel olmalar yeterliydi. Sanat olarak vicdan olan her sanat bu konuda etkilenir ve tepki verirdi. Avrupal entelektellerin de toplumla olan balar bir eit dumura uratld. Bu byk hakszlk zerine Avrupada tepki veren entelektel bulamyoruz artk. Sanat filmi yaptn syleyenler farkl ynlere kaydlar ve gereklikle/toplumla ilikilerini minimize ettiler ve ortaya kltrel deer asndan da minimal bir sinema kt. Kendi kabuuna ekilme oldu. Festivaller de bu sinemann deerlendirildii yerler oldu, ulusal/uluslararas anlamda. Sulamyoruz festivalleri nk bu deiimin sorumlusu deiller. Herkesi de bunun iine katmamak lazm. Berlinde Cannesda byk dller alan bir sr film belki kk bteli ama tamamen insan ve gereklik zerine kurulabiliyor. Yani, btn festivaller bir biimde ka sinemasnn iktidarna girdi denemez ama ka sinemas oralarda hayat buluyor.

292

DORUDAN YARARLANILAN KAYNAKLAR Akad Ltfi, Ikla Karanlk Arasnda, Bankas Kltr Yaynlar, birinci basm, 2004, stanbul. Akura Yusuf, Tarz- Siyaset, Trk Tarih Kurumu yaynlar, 2007, stanbul. Amin Samir, Capitalism in the Age of Globalization, Zed Publications, Londra, 1997. Andrew J. Dudley, Byk Sinema Kuramlar, ev: Zahit Atam, Doruk Yaynevi, Nisan 2010 stanbul. Concepts in Film Theory, Oxford University Press, 1984 Oxford. Armes Roy, Third World Film Making and The West, UCP Press, 1987, USA. Asaf zdemir, iek Senfonisi, YKY yaynlar, 4. Bask, 2010, stanbul. Badley Linda, Palmer R. Barton ve Schneider Steven Jay (editrler), Traditions in World Cinema, Edinburg University Press, 2006, Edinburg. Bali Rfat N., Tarz- Hayattan Life Stylea (Yeni Sekinler, Yeni Mekanlar, Yeni Yaamlar), letiim Yaynlar, 7. Bask 2007, stanbul. Bayrakdar Deniz (editr), Trk Film Aratrmalarnda Yeni Ynelimler 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, Balam Yaynlar, 2001-2009 stanbul. Bayrakdar Deniz (editr), Cinema and Politics (Turkish Cinema and The New Europe), Cambridge Scholars Publishing, 2009 UK. Bazin Andr, What is cinema? Volume 1, (ngilizceye) ev: Hugh Gray, volume 1, University of California Press, 2005, Londra. What is cinema? Volume 2, (ngilizceye) ev: Hugh Gray, UCP Press, 2005 Londra. Berkes Niyazi, Batclk, Ulusuluk ve Toplumsal Devrimler, Kaynak Yaynlar, 3. Bask, stanbul 2007.

293

Boratav Korkut, 1980li Yllarda Trkiyede Sosyal Snflar ve Blm, Gerek Yaynevi, 3. Bask, 1999 stanbul. Trkiye ktisat Tarihi, mge Kitabevi, 14. Bask, Nisan 2010, Ankara. ktisat ve Siyaset zerine Aykr Yazlar, BDS Yaynlar, ikinci bask, Kasm 1990, stanbul. Bordwell David, The Way Hollywood Tell It, UCP, 2006, London. B MAFM Sinema Syleileri 2001, B Yaynlar, 2002, stanbul. B MAFM Sinema Syleileri 2003, B Yaynlar, 2004, stanbul. B MAFM Sinema Syleileri 2005, B Yaynlar, 2006, stanbul. B MAFM Sinema Syleileri 2006, B Yaynlar, 2007, stanbul Carr Edward Hallett, Dostoyevski, letiim Yaynlar, 1989, stanbul. Tarih Nedir, ev: Ahmet Grvit, letiim Yaynlar, 1994, 3. Bask, stanbul. Diner Sleyma Murat (hazrlayan), Trk Sinemas zerine Dnceler, Doruk yaynlar, 1996 Ankara. Dindar Cemal, Darbeci (12 Eyll Ruhu ya da Halkn Yce Milletle mtihan), Destek Yaynevi, Mart 2010 stanbul. Dostoyevski M. Fyodor, Yaz zlenimleri zerine K Notlar, ev: Ergin Altay, letiim Yaynlar, 2005, stanbul. Erturul Muhsin, Benden Sonra Tufan Olmasn! Anlar, Dr. Nejat Eczacba Yaynlar, Temmuz 1989, stanbul. Foster John Bellamy, Naked Imperialism, Montly Review Press, 2006 Freud Sigmund, Sanat ve Sanatlar zerine, ev: Kamuran ipal, YKY yaynlar, 4. bask, Mart 2007, stanbul. Freud Sigmund, Uygarln Huzursuzluu, ev: Haluk Baran, ikinci Bask, Kasm 2004, stanbul.

294

Golding William G., Sineklerin Tanrs, ev: Mina Urgan, Bankas Kltr Yaynlar, 2009. Gkalp Ziya, Hars ve Medeniyet, Elips Kitap, 2007, stanbul. Trkln Esaslar, Elips Kitap, 2006, stanbul. Grantham Bill, Some Big Bourgeois Brothel: Contexts for Frances Culture Wars with France, University of Luton Press, Luten 1998. Grbilek Nurdan, Vitrinde Yaamak, Metis Yaynevi, 1992, stanbul. Hobsbawm Eric, Constellations 5 (dergi, yllk), 1998.

Hristidis engn Kl (syleiyi yapan), Sinemada Ulusal Tavr Halit Refi Kitab, Bankas Kltr Yaynlar, 2007, stanbul. Horkheimer Max, Akl Tutulmas, ev: Orhan Koak, Metis Yaynevi, kinci Basm Ekim 1990, stanbul. Irvin C. Schick-E. Ahmet Tonak (editrler), Gei Srecinde Trkiye, Belge Yaynevi, beinci bask, Ekim 2006, stanbul. Jameson Fredric, Modernizm deolojisi (Edebiyat Yazlar), ev: Kemal Atakay, Tuncay Birkan, Metis Yaynlar, Nisan 2008, stanbul. Kozanolu Can, Pop a Atei, letiim Yaynlar, 4. Bask, stanbul 1995. Kkmer dris, Batlama Dzenin Yabanclamas, Balam Yaynlar, beinci basm, Austos 2007, stanbul. Knzel Uwe, Wim Wenders, ev: Kerem alkan, Afa Yaynlar, Nisan 1986 stanbul. ngren Mahmut Tali, Sinema Diye Diye, Kalem Yaynlar, 1985 Ankara. Miller Toby, Nitin Govil, John M Murria, Richard Maxwell ve Ting Wang, Global Hollywood 2, birinci bask BFI Publishing, 2005 Londra. Norman O. Brown, Hermes the Thief: The Evolution of a Myth, University of Wisconsin Press, 1947.

295

zg Agah, Trk Filmleri Szl (1917-2009), Trkiye Cumhuriyeti Kltr ve Turizm Bakanl yaynlar, Kasm 2009, stanbul. zn Nijat, Karagzden Sinemaya, birinci cilt, Kitle Yaynlar, Mart 1995 Ankara. Karagzden Sinemaya, ikinci Cilt, Kitle yaynlar, Mart 1995 Ankara. Trk Sinema Tarihi, Doruk Yaynlar, 3. Bask, Mays 2010 stanbul. Trk Sinemas Kronolojisi (1896-1966), Bilgi Yaynevi, 1968 Ankara. Shakespeare William, Coriolanus (tiyatro oyunu), ev: Blent Bozkurt, Remzi Kitabevi, 2. Basm, Ekim 2000. Said Edward, Entelektel Srgn, Marjinal, Yabanc, ev: Tuncay Birkan, Ayrnt Yaynlar, Austos 1995, stanbul. Savran Sungur- Balkan Neecan (editrler), 2000li Yllarda Trkiye 2 Cilt, Metis Yaynlar, Mart 2004, stanbul. Silier Yldz, zgrlk Yanlsamas (Rousseau ve Marx), Yordam Kitap, 2. Basm 2007, stanbul. Scognamillo Giovanni, Dnya Sinema Sanayi, Tima Yaynlar, 1997, stanbul. Amerikan Sinemas, Aa yaynlar, Mays 1994, stanbul. Trk Sinema Tarihi, Kabalc Yaynevi, Geniletilmi ve Yeniden Dzenlenmi olarak, kinci Bask, 2003. Soner Ahmet (syleileri yapan), Herkes Ondan Sz Ediyor, Gney Filmcilik, 2. Basm 1997, stanbul.

Salp Z. Tl Akbal, ZamanMekan (Kuram ve Sinema), Balam Yaynlar, Haziran 2004, stanbul. ahhseyinolu H. Nedim, Dnden Bugne Dnceye ve Basna Sansr, Paragraf yaynevi, 2005 Ankara.

296

Teksoy Rekin, Rekin Teksoyun Sinema Tarihi (Bugne kadar Trkiyede yazlm ve yaymlanm en kapsaml sinema kitab), Olak Yaynlar, 2005 stanbul. Terry Eagleton, Edebiyat Kuram (Giri), ev: Tuncay Birkan, Ayrnt Yaynevi, 2. Basm, stanbul. Kuramdan Sonra, ev: Uygar Abac, Literatr Yaynlar, 2. Basm, Ekim 2006, stanbul. Tolstoy L. N., Genlik Yllar, ev: Mazlum Beyhan, teki Yaynevi, 2000. Topu Aslhan Doan (editr), Dervi Zaim Sinemas (Toplumsaln Eletirisinden Gelenein Estetiine Yolculuk), De Ki yaynevi, 2010 Ankara. Trk brahim, Halit Refi Dlerden Dncelere Syleiler, Kabalc yaynevi, Kasm 2001, stanbul. Tzioumakis Yannis, American Independent Cinema An Introduction, Edinburg University Press, 2006, Edinburg UK. Williams Raymond, kibine Doru, ev: Esen Tarm, Ayrnt Yaynevi, Kasm 1989, stanbul. Wollen Peter, Sinemada Gstergeler ve Anlam, ev: Zafer Aracagk, Metis Yaynlar, Birinci Basm, ubat 1989. Ylmaz Atf, Sylemek Gzeldir, Afa Sinema, Mays 1995, stanbul.

Dergiler
Art and Leisure, Ekim 1997, Londra, Cinemaya Dergisi, say 44, 1999, India. Grnt, B(S)K Yaynlar, saylar: 1, 2, 3, 4, 5, 19931996, stanbul. Klaket Sinema Dergisi, Glge Film, saylar: 1-13, 1998-2000, stanbul. ve sinema dergisi, Hil Yaynlar, saylar: 1-9, 1985-1989, stanbul

297

Popler Sinema Dergisi, Burin S. Yaln, Aralk 1999. Roll, Eyll-Ekim 2000. Tarih ve Toplum, s. 204, letiim Yaynlar, Aralk 2000. Toplum ve Bilim, say 104 (2005), Tanl Bora ve Necmi Erdoan. Yeni nsan Yeni Sinema, saylar: 1-24, 1997-2009, stanbul. Yeni Sinema, Sinematek Yaynlar, saylar: 124, 1966- 1969, stanbul. Gazeteler Birgn Gazetesi, Atam Zahit, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, Austos 2009, Antrakt Sinema Gazetesi, Sevkten Leyla, 5 Eyll 1988 Antrakt Sinema Gazetesi, Erdem Mehmet, 19-25 Aralk 1997. Radikal Gazetesi, Gldal Kzldemir, 21 Aralk 1997 Zaman Gazetesi, Erkal N. Seyyid, 7 Mays 1999. Hrriyet, 20 Haziran 1985, zal Gibi Ka Baba Var, isimsiz haber. Hrriyet, 9 Mart 1985, Celal Pir Milliyet, 24 Ocak 1996, Sabunca Murat, Milliyet, Barlas Canan, 3 Nisan 1994, Sabah, 30 Mart 1996, Tamer Rauf, Gne, 15 Temmuz 1987, Canan Barlas, Szel Tarih, TMMOB Tarihi, Nar Film, Mjde Arslan-Yeim Ustaolu Grmesi, (Ustaolu kendisi vermitir). 21 Nisan, Prof. Dr. Tl Akbal Salp ile, 22 Nisan, Prof. Dr. Blent Vardar 22 Nisan, Prof. Dr. Deniz Bayrakdar,

298

,Agah zg, 12 ve 14 Haziran 2010Feneryolu, kendi evi. Nazan Kesal- Ercan Kesal, 14 Nisan 2010, zel Okmeydan Hastanesi Bahekimlii. Yeim Ustaolu, 2 Haziran aramba 2010, Cihangirdeki evinde sylei, kiisel grme. Semih Kaplanolu, 15 Haziran 2010 Zeki Demirkubuz, 15 Haziran 2010 (nder akar, Sevilay Demirci, zer Kzltan, Erkan Can) Yeni Sinemaclarla sylei 16 Haziran Dervi Zaim 16 Haziran Kazm z 17 Haziran Yeim Ustaolu, (dijital kamera ile ekim) 30 Nisan Cuma saat 16.00 nan Temelkuran 28 Nisan, ekim. Pelin Esmer ile ekim, 28 Nisan,, Hseyin Karabey ile ekim 28 Nisan, 29 Nisan, Srr Sreyya nder ile ekim. Yararlanlan Yabanc Filmler Social Genocide Toplumsal Soykrm, 2002, Fernando Solanas. Great Dictator Byk Diktatr 1939, Charlie Chaplin John Berger, A Thinker of Our Time, documantary. nternet Kaynaklar. Office of the US Trade Representative, 2001. www.nbcfilm.com
www.demirkubuz.com http://www.ustaoglufilm.com/gunese_yolculuk/index.html

http://www.sinemalar.com/yazi/455/Ataturk-ve-Sinema/
Bak: http://www.dpt.gov.tr/DPT.portal http://www.belgenet.com/12eylul/12091980_08.html http://www.stargazete.com/ekonomi/tusiadin-bilinmeyen-tarihinden-carpici-olaylar-162020.htm, http://tr.fgulen.com/content/view/2367/86/ 1 http://www.nuribilgeceylan.com/news.php www.nbcfilm.com. www.berlin.de/forum/2009

299

www.antraktsinema.com www.antrakt.com

Norman O. Brown, Hermes the Thief: The Evolution of a Myth, s. 3, (Madison: University of Wisconsin Press), 1947. http://books.google.com.tr/books?id=BzNfeQSXKfcC&dq=%22Hermes+the+Thief:+The+Evolution+of +a+Myth%22&printsec=frontcover&source=bn&hl=tr&ei=3Z0aTIK3BISclgen6e2sCw&sa=X&oi=book _result&ct=result&resnum=5&ved=0CDEQ6AEwBA#v=onepage&q&f=false

300