You are on page 1of 8

Walter Benjaminin Kavramlaryla Kltr Endstrisi: Aura, yk Anlatcs ve Flneur Culture Industry with the Concepts of Walter Benjamin:

Aura, Storyteller and Flneur Bilgen Aydn SEV M


zet Yirminci yzyln nde gelen d nrlerinden biri olan Walter Benjaminin (1995) d nceleri, teknik geli melerin insann dnyay alglama biimini farklla trd ; yani 1900l yllarn ilk eyre inde kitle kltrnn hzla serpildi i bir dneme kar lk gelmektedir. Benjamine (1995) gre, kltr endstrisi ba lamnda, maln dzeyine indirgenen insann rya ortamna (fantazmagori) girmesi kolayla acak, e lence ba tac edilecek; ancak zgrle menin kar sna engeller kacaktr. Gerek metann gerekse e lence ortamnn ne kmasyla sanat da flneur (aylak adam) niteli i kazanacaktr. Bu ba lamda, Benjaminin temel kavramlar olarak kabul edilen aura (hle), yk anlatcl ve flneur (aylak adam) kavramlarndan yararlanmak kanlmaz grnmektedir. Anahtar Kelimeler: kltr endstrisi, rya ortam (fantazmagori), aura (hle), yk anlatcl , flneur (aylak adam)

Abstract The thoughts of Walter Benjamin one of the leading philosopher of the twentieth century correspond a period (the first quarter of 1900s) in which the technical developments changed the shape of peoples perception and mass culture grew rapidly. According to the Benjamin, within the context of the culture industry, being in the state of dream (phantasmagoria) would be easier for the people who is reduced to the merchandise, entertainment would be welcomed, but many difficulties would be appeared against becoming free. With the appearance of the merchandise and entertainment ambience the artist would achieve the quality of flaneur. According to this context, benefiting from aura, storyteller, flaneur, which are assumed to be the basic concepts of Benjamin, seems to be very unavoidable. Key Words: culture industry, phantasmagoria, aura, storyteller, flaneur

Giri Walter Benjamin, yirminci yzyln nde gelen d nr, kltr tarihisi ve ele tirmenlerinden biri olarak yalnzca on dokuzuncu yzyla de il, yirmi birinci yzyln do asna da k tutacak kavramlar ortaya atm tr. Frankfurt Okulu d nrlerinden Theodor Adorno ve Max Horkheimer ile yakn ili kiler kurmasna kar n daha ba msz bir duru sergileyen Benjamin, aura1 (hle), yk anlatcl 2 ve flneur3 (aylak adam) kavramsalla trmalaryla bir tr kitle kltr ele tirisi sunmu tur. Adorno (2006), Aydnlanmann Diyalekti i adl yaptta ilk kez kullanlan kltr endstrisi4 kavramnn do u undan sz ederken ilk nce kltr endstrisi yerine kitle kltr kavramn kullandklarn belirtmektedir. Adorno, sz edilen kullanmn popler sanatn a da biimi olarak alglanmas olasl na kar kltr endstrisi ile kitle kltr arasnda bir ayrma gittiklerini ifade etmektedir. Kltr endstrisi, eski olanla tandk olan yeni bir nitelikte birle tirirken tketicileri kendisine uydurmaktadr. Bylelikle, yksek ve d k sanat rnleri her ikisinin de aleyhine bir araya getirilmektedir. Martin Jay (2005:312-313), Frankfurt Okuluna gre, kitle kltrnn demokratik bir kltr olmad n ve popler kltr kavramnn da ideolojik biimde kullanlmakta oldu unu ne srmektedir.
Dr., Ege niversitesi Trk Dnyas Ara trmalar Enstits retim Eleman, bilgena@bilkent.edu.tr Geleneksel sanat yaptnn biricikli ini, bir anlk olu unu ifade eden atmosfer (Demiralp, 1999:159). 2 A zdan a za aktarlan deneyimden beslenen, kendine zg bir slp yaratan szl kltr eleman (Benjamin, 1995:78). 3 Kkeni gazeteci kimli i olan, gzlemlerini kitlelerle payla p d nce reten, kapitalist tarafndan ynlendirilen ve maln konumunu payla an bir entelektel (Benjamin, 1990; Demiralp, 1999). 4 Ya amn ticarile mesine ko ut biimde haz almay kltrel mallara ve avutucu e lenceye hapseden, kltrel mallarn standartla trlmas ve da tm tekniklerinin aklcla trlmas srelerine dayanan, ayn olanlar arasndan seim yapma zgrl olarak tanmlanan ideoloji (Kejanlo lu, 2005).
1

510

Kltr endstrisi, gerek bir kltr yerine kendili inden olmayan eyle mi ve kalpla m bir kltr retmektedir. Kitle toplumunda gemi te oldu u gibi birbirinden farkl yksek kltr ve alt kesimlerin kltr de kalmam tr. Klasik sanatn en olumsuz rnekleri bile Herbert Marcuse tarafndan tek boyutlu sanat olarak adlandrlan kitle kltr sanatnn iinde yok olmu tur. Popler kltr ve kitle kltr ele tirileri ile birlikte yryen kltr endstrisi tart malar ba lamnda metala ma, eyle me ve feti le me kavramlar ne kmaktadr. Bu ba lamda, Benjamin, Adorno ve Marcuse gibi d nrlerin kitle kltrne ele tirel bak na, yirmi birinci yzylda kltr endstrisinin ana sektrlerinden biri olarak yerini alan televizyonun konumu irdelenirken de gereksinim vardr. Dolaysyla, modern insan edilginle tiren rya ortamlarn, zgrle im sorunu erevesinde irdeleyen Benjaminin aura, yk anlatcl ve flneur oda ndaki kavramsalla trmalar yol gsterici olacaktr. 1. Kitlesel retim a nda Sanatn Do as: Aura Kitlesel retimle birlikte sanatn ve sanatnn do asndaki de i imi irdeleyen Walter Benjaminin ana kavramlar arasnda aura (hle) nemli bir yer tutmaktadr. Bu nedenle Demiralp (1999), Benjamini, kutsal olanla ba n koparmam sra d bir ki ilik olarak nitelendirmektedir. Sanayile me, sanayile menin getirdi i teknik olanaklar ve kltrn kitleselle mesi gibi de i imler oda nda bir kitle kltr ele tirisi sunan Benjaminin, kutsall n k n auradan yola karak irdelemesi dikkate de er bir zmlemedir. Nitekim, Louis Dollotun (1991:57) ifadesiyle Benjamin, Zamann, Marcel Proustun hayran kald ve kltr zerinde edilen gevezelikleri ironik bir dille anlatt d n salonlarnda yitmedi inin farkndadr. Sz edilen farkndalk, Benjaminin aura erevesindeki gr lerinin kitle ileti im aralar ba lamnda yeniden irdelenmesini gerektirmektedir. Benjamine gre, modern dnemi betimleyen zellikler arasnda ya amn eyle mesi ba ta gelmektedir ve bu erevede diyalektik d nce egemendir. (1) Modern dnemin betimleyici zelli i metalarn kitlesel retimi ve insan ili kilerinin eyselle mi olu udur; (2) buna teknolojik de i im neden olmaktadr; (3) bunun sonucu ise, gelene in ve gelene e dayanan ya ama tarznn yklp yok olmasdr; (4) imgeler (imajlar) metala m lar, alglamalarmzn nesneleri olmu lar, fantazyalarmzn materyalize olmu biimlerine dn m lerdir. Yani, ya amdeneyimlerimiz alglama ve fantazya dzeyinde de transforme olmu lardr; (5) imgeler ve nesneler, alglamalarmzn nesnelerine, fantazyalarmzn materyalize olmu biimine dn p metala m bulunduklar iin gnmzde ok nem kazanm lardr; (6) gnmz ya amnn gerekli inin anla lmasnda, bu nedenle, fantazyalarn ve imgelerin tarih ve kltr asndan do ru bir biimde aklanmas byk nem ta maktadr (Aktaran: Oskay, 1981a:4). Sanat yaptlarnn retim ve da tmna ili kin teknolojik srelerin de i imine ve ya amn eyle mesine ko ut olarak sanat yaptnn z ve do as da de i mi tir. Jayin (2005:303-304) vurgulad gibi, on dokuzuncu yzylda Charles Baudelaire gibi birok sanat adam, teknik ilerlemeyle ortaya kan de i imin sanat olumsuz ynde etkileyece ini d nm tr. Bu noktada Benjamin, nl kavramlarndan biri olan auray ortaya atm tr. Aura, zgn sanat rnn evreleyen kendine zg bir aydnlk ya da parlt anlamn ta maktadr. Sanat rnlerine zgnl n burada ve imdi duygusu vermektedir. Dolaysyla, bir insan ya da nesneden karak onu saran tinsel rt olarak tanmlanabilecek olan aura, do ada vardr ve herhangi bir uzakl n kendine zg bir grnt olu turmasyla biimlenmektedir. Bu eri ilemezlik, sanat rnlerinin aurasnn temel zelli idir. Bir sanat rnnn biricikli i de onun gelene in dokusu iinde konumlan ndan ayrlmas olanaksz zelli i ile ilintilidir. Benjamine (2000) gre, aural sanat yaptnn imdili i, buradal ve biricikli i, z itibariyle gereklik kavramn olu turmaktadr. Sanat yaptnn teknik yolla yeniden retimiyle yaptn imdi, burada ve biricik olma niteli i yok olacaktr. Bu durum, yalnzca sanat yapt iin de il; bir filmde izleyicinin nnden geen manzara iin de geerlidir. Sonuta bu olay, bir sanatn nesnesinde var olan, duyarl bir ekirde i, yani sanat yaptnn gerekli ini zedelemektedir. Televizyondaki grntlerin gerekli ini bu ba lamda tekrar d nmek gerekir. Benjaminin szn etti i anlamda aurann yitirildi i gzlemlenmekle birlikte kitle ileti im aralarnda zellikle canl yaynlar aracl yla yapay da olsa bir aurann yaratlmaya al ld sylenebilir.

Uluslararas Sosyal Ara trmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume 3 / 11 Spring 2010

511

Benjaminin, sanat yaptnn yeniden retilebildi i a da gcn yitirdi ini ne srd zel atmosfer, gelenekten kopu u imlemektedir. Sanattan daha geni anlamlara gnderme yapan bu kopu bir tr bunalm yaratmaktadr. Yeniden-retim tekni i, yeniden-retilmi olan gelene in alanndan koparp almaktadr. Bu yeniden-retilmi i o altarak, onun bir defaya zg varl nn yerine, yine onun bu kez kitlesel varl n geirmektedir. Ve yeniden retilmi olann, almlaycya bulundu u konumda seslenmesine izin vermekle, retilmi olan gncelle tirmektedir. Bu iki sre, gelenek yoluyla aktarlm olann dev bir sarsnt geirmesine yol amaktadr. Bu gelenek sarsnts, u andaki bunalmn teki yzn ve insanl n yenileni ini dile getirmektedir (Benjamin, 2000:55). Benjaminin (2000) bak asyla sanat yaptnn biriciklik zelli i ile gelene in ba lam ierisindeki yerle ikli i arasnda zde lik vardr. En eski sanat yaptlar, nce bysel, sonra da dinsel nitelik ta yan kutsal trenlerin hizmetinde kullanlmak zere tasarlanm tr. Buradaki en nemli nokta, sanat yaptnn zel atmosferi ile trensel i levi arasndaki ba n btnyle kopmamasdr. Dolaysyla, gerek olarak nitelenen sanat yaptnn biriciklik niteli inin temeli kutsal trenlerdir. Sanat yaptnn yeniden retilmesiyle kutsallktan sz etmek gle mi tir. Gereklik ltnn zayflamas ile sanatn toplumsal i levi kkten bir dn m geirmi tir. Benjaminin gzyle yeniden retilebilirlik zelli i, mal e itli yntemlerle sergilemeyi dev boyutlara ta m tr. Benjamin, sz konusu sergilemenin boyutlar iin foto raf ve filmi rnek vermektedir. zgrce d nebilme yetisi bu aralar ba lamnda anlamn yitirirken srekli olarak izleyiciyi eken teknikler aranmaktadr. Sinema yldzlarnn sanatsal edimi izleyiciye bir aygt aracl yla sunulurken bir tr optik testten geirilmektedir. Film kareleri, izleyici ile yldzlarn zde le mesini sa layacak biimde kurgulanmaktadr. Ayn zamanda, bir aygt iin pek ok e ile oynanmakta; dekor, klandrma gibi etkenlerle oyun kurgulanabilir paralara ayrlmaktadr. Bu anlamda, yirmi birinci yzylda sinema ve televizyon gibi grsel yn n planda olan kitle ileti im aralarnda kurgu, dekor, klandrma gibi pek ok enin, gemi teki kutsal trenlerin yerini alm oldu u d nlebilir. Benjamine (2000:67) gre, bir sinema yldz, kamerann nnde dururken yargya varacak son makamn izler kitle oldu unun farkndadr. Sanat, yalnz al ma gcyle de il, teni, salar, yre i ve tm benli iyle kendini bu pazara adamaktadr. Sinema alanndaki sermaye tarafndan desteklenen yldz, ki ili i ancak mal karakteri ierisinde varl n srdrebildi i srece bysn korumaktadr. Bu sistemde, yoldan rastgele geen birinin figranl a ykselme ans vardr. nsal Oskayn (1981b) ifade etti i gibi, sanayi toplumuna gei le birlikte paralara ayrlm ve tekrarlanabilirli e dayanan mekanik bir sre ba lam tr. Sanat eserlerinin tekni in yardmyla o altl , kitlenin sanatla ili kisini de i tirmi tir. Sanatn toplumsal nemi azaldka izler kitlenin ele tirel tutumu ile tat almaya ynelik tutumu arasnda bir ayrlk do mu tur. Kitleler, kendilerini oyalayacak eylerin aray iine girmi lerdir. Oyalanma ile yo unla ma arasnda bir kar tlk vardr. Sanat yapt kar snda dikkatini yo unla tran insan o yaptn iine girmekte; oyalanan kitle ise sanat yaptn kendi iine indirerek izleyicilerin dikkatini da tmaktadr. Kent ya amnda insann duyusal yan da de i mektedir. Toplumsal de i imlerin hz ve geleneksel ili kilerdeki yaknlktan yoksunlukla sanatnn ya ama kendi adna anlam vermesi gle mektedir. Benjamine (2000:94-95) gre, aurasz rne olan talep, insann yapay olarak bylenmi ortama ekilmesiyle yaratlmaktadr. Mal ve onu evreleyen e lence atmosferi ba tac edilerek bir tr feti le meden sz edilmektedir. Bu anlamda, dnya fuarlar mal denen feti in hac yerleridir. Fuarlarda sergileme yoluyla insanlarn bilinalt drtleri harekete geirilmektedir. E lence endstrisi, insan maln eri ti i dzeye getirerek oyalamaktadr. Bu ekilde insann rya ortamna girmesi kolayla makta ve insan, yabancla mann tadn kartarak kendisini bu dnyann ynlendirmesine brakmaktadr. E lence endstrisi iinde moda, insan ynlendiren nemli bir g kisvesine brnmektedir. Mal denen feti e hangi kurallarla tapnlaca n gsteren modann can damar ise cinsel ekicili in boyunduru undaki feti izmdir. Benjamine (1987:95-96) gre, moda yaratclar, toplum iinde dola arak toplumun panoramasndan toplu bir izlenim edinmektedirler. Olay yaratan kitaplar, ilk sergileri izleyen moda yaratclarnn esin kayna gncelliktir. Modann z de de i iklik duygusu, gzellik duyumu, sslenme merak ve yknme igdsyle biimlenmektedir. Modann znn kavranmasndaki asl e, toplumsal nedenlerin do ru saptanmasdr.

Uluslararas Sosyal Ara trmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume 3 / 11 Spring 2010

512

te yandan Benjamin (Aktaran: Oskay, 1981b:13), metann kendi de i im de erini yaratmak ve kapitalist pazar iinde var olabilmek iin uygun yollar arad n ne srmektedir. Meta, bu yollar ararken modaya uygun bir dola m iindedir. Kitle toplumunda edebiyatlar ve gazeteciler de modaya uyan de erlerle sat a sunulmaktadrlar. Meta tketiminin kamland ve metann feti durumuna getirildi i srete moda, soylularn konaklarndan kp bulvarlara yaylm tr. Ne var ki her geen gn daha ok retilen, dola m hz artan ve giderek evrenselle en metann mr moda ile daha da ksalmaktadr. Piyasann asl yaratcs olan m terilerin yo unla mas, Benjamine (2000:150) gre, alc bakmndan mallarn ekicili ini artran bir i lev grmektedir. Maln ekici yanlar o unlukla pazardan kaynaklanmaktadr; bu kutsallk zellikle iirsel slpla yaratlmaktadr. Benjaminin szn etti i iirsel slp, yirmi birinci yzylda reklamlardan haber bltenlerine kadar pek ok alanda yaratlmaya al lmaktadr. Dolaysyla, Benjaminin aurasz dnya olarak nitelendirdi i dnyada kutsal olan de erlerin yerinin iirsellikle doldurulmaya al ld da sylenebilir. Sz edilen aura olduka yapaydr; ama gemi teki auradan izler de ta maktadr. Baudelaire ile Marks arasndaki yaknlklar fark eden ilk ki i olarak Benjamini gren Bermann (1994) bak as, sz konusu yarg ile rt mektedir. Ona gre, burjuvazi, daha nce sayg gsterilen her trl etkinli in zerindeki auray ekip alm tr. Bu srete, doktor, hukuku, rahip, air ve bilim adam cretli i ilere dn m tr. Hem Baudelaire hem de Marks iin modern ya ama zg en nemli deneyimlerden biri kutsall n yok edili idir. Marksn kuram, bu deneyimi tarihsel bir ba lam iine yerle tirmektedir. Baudelairein iiri ise bunun ieriden nasl duyumsand n gstermektedir. On dokuzuncu yzylla yirminci yzyl arasndaki en byk farklardan biri Baudelaire ve Marksn yzylnda skp atlan aurann yerine yepyeni auralardan olu an bir a yaratlm olmasdr. Marshall Bermana (1994) gre, Marks, kapitalizmin herkes iin byle bir deneyim tarzn ortadan kaldrma e iliminde oldu unu savunmaktadr. Kutsal olan her ey dnyevile mekte; kutsallk yitirilmektedir. Marks, bunun korkutucu ynlerinin farkndadr. Modern insanlar durduracak bir ey kalmam tr. Marks, Kapitalin ilk cildindeki meta feti izmi analiziyle piyasa toplumunda zneler aras ili kileri, eyler arasndaki salt fiziksel ili kiler olarak rten gizemi aralamaya al m tr. Burjuvazi, her alanda oldu u gibi kltrel alanda da retim aralarn kontrol etmektedir. Modern profesyoneller, entelekteller ve sanatlar da ancak i bulabildikleri srece ya amlarn srdrebilmektedirler. Di er ticari mallar gibi birer meta olan bu ki iler, rekabetin ini k larna ve piyasann dalgalanmalarna ba ldrlar. Burjuva toplumunun basks, sermayeyi artrmayan ki ilere para verilmesini engellemektedir. Bu nedenle profesyoneller, sermayesi olan birinin denetiminde, onlarn paralaryla piyasadaki eylemlerini gerekle tirerek kendilerini ve emeklerini para para satmak zorunda kalmaktadrlar. Sz konusu durum, profesyonellerin, kendilerini en krl biimlerde sunabilmeleri iin aba harcamalarn gerektirmektedir. Kendilerini para para satarlarken yalnzca fiziksel enerjilerini de il, zihinlerini, duyarlklarn, en derin duygularn ve hayal glerini de satmaktadrlar. Yaptklar i tamamland nda ise tm i iler gibi kendi emeklerinden koparlm olurlar. Ne var ki yaplanlarn modern insanlara ula abilmesi iin pazarlama ve da tm da ok nemlidir. Pazara ba l olan ve aurasn yitirdi i ne srlen oklarla rl ya am deneyiminde insan byleyen bir yn yine de vardr. O da Nurdan Grbilekin (1995:37) vurgusuyla ilk bak ta de il, son bak ta a ktr. Kltr endstrisi iindeki her ey ok abuk tkendi i iin nesnelerin geleneklerinin yok edildi i aurasz a da sevilen nesneye son kez baklmaktadr. Bu ba lamda, Benjaminin (Aktaran: Oskay:1981a) edindi i temel sorun zgrle imdir. zgrle imin sa lanmas iin meta feti izminin ve gelene in ykmnn ortadan kaldrlmas gerekmektedir. Ne var ki Benjaminin bak asna gre, gemi le ilgilenip onu renmekten de zor olan, gemi i renmenin niteli idir. Gemi te de erli grlen pek ok nitelik yitirilmektedir. Bunlardan biri deneyim, bellek ve hatra kavramlar ile birlikte de erlendirilen yk anlatcl dr. 2. yk Anlatcl , Deneyim, Bellek ve Hatra Benjaminin, aurasn yitirdi ini ne srd modern ya amda en az aura kadar nem ta yan kavramlarndan biri yk anlatcl dr. Bu kavram, Benjaminin deneyim, bellek ve hatra szcklerine ykledi i anlamlarla birlikte de erlendirmek gerekir. Sz edilen kavramlarn de i imi, insann dnyaya bak asndaki de i imle birlikte gerekle mekte ve kitle ileti im aralarnda geleneksel anlamda yk anlatcsndan izler ta yan televizyon ki ilikleri yaratlmaktadr.

Uluslararas Sosyal Ara trmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume 3 / 11 Spring 2010

513

Benjamin (1995), insann zgrle mesinin aralarndan biri olan yk anlatcsnn ve yk dinleyicisinin modern ya amda hibir hkm kalmad n ne srmektedir. yk anlatcl nn ya amdan giderek uzakla masna ko ut olarak insanlarn deneyimlerini payla ma yeteneklerinin ellerinden alnd n belirten Benjamin, deneyimin giderek gzden d ne dikkat ekmektedir. A zdan a za aktarlan deneyim, yk anlatclarnn beslendi i kaynaktr. ykleri yazya geirenler arasnda en byk olanlar, ad san bilinmeyen ykclerin anlattklarna ba l kalanlardr. ki tr anlatcdan sz edilebilir: lki, halkn gznde uzaklardan gelen, ikincisi ise yrenin gelenekleri hakknda bilgi sahibi olan yk anlatclardr. Sz edilen yk anlatclar, eski a larda resmedilecek olursa bunlardan biri yerle ik ifti, di eri ise ticaretle u ra an denizcidir. lk gerek yk anlatcsndan da bir masal anlatcs olarak sz edilir. Masal, insano lunun, mitlerin yaratt kbustan kurtulmak iin yapt ilk denemeleri anlatmaktadr. Eski mitolojik a lar geride kaldka insann ansnn nasl artt n; korkunun ne oldu unu renmek iin yola kan adamn ahsnda, bizi korkutan eylerin gerek yzn kavrayabilece imizi; bilginin ahsnda, mitosun ortaya koydu u sorularn Sfenks paradoksunda oldu u gibi aslnda ok basit oldu unu; masalda ocu un yardmna ko an hayvanlarn ahsnda, do ann yalnzca mitosun hizmetinde olmayp, daha ok insanla ayn safta olmay tercih etti ini gsterir. Masaln eski a larda insano luna ve bugn hl ocuklara verdi i ders u: En do rusu, mitoloji dnyasnn glerini kurnazlkla ve ne eyle kar lamaktr. [] Masaln sahip oldu u bu zgrle tirici by, do ay mitolojik biimde i e kar trmaktansa, onun zgrle mi insanla olan su ortakl na i aret eder (Benjamin, 1995:94). Benjamine (1995) gre, yk anlatcl nn gerilemesiyle sonulanan srecin ilk belirtisi romann do u udur. Roman, geleneksel ykden ayran zellik kitaba ba ml olu udur. Roman, ne szl edebiyattan gelmekte ne de ona dnmektedir. yk anlatcs, anlatsn deneyimden ekip almakta; kendi deneyiminden ya da ona aktarlanlardan yola kararak kendisini dinleyenlerin deneyimini yaratmaktadr. Romanc ise kendini bylesi bir sreten soyutlam tr. Roman, tek ba na kalm bireyin rndr. Benjamin (1995), yk anlatcl nn geriledi i, deneyimin de erini yitirdi i srete tm rgtlenmenin bilgi erevesinde gerekle ti ini ne srmektedir. Bu ba lamda, Villemessantn bilginin do asna ili kin olarak ne srd formlden yararlanmaktadr. Quartier Latinde bir atda kan yangn, Madridteki devrimden daha nemlidir. Bu da arpc bir biimde gsteriyor ki, artk uzaklardan gelen bilgi de il, bizi en yaknda olup bitene ula tran enformasyon kabul gryor. Bir zamanlar uzaklarn bilgisiister yabanc lkelerle ilgili meknsal bir bilgi, ister gelene e dair zamansal bir bilgi olsundo rulu u denetlenemese de onu geerli klan bir yetkiye sahipti. Oysa enformasyon, annda do rulanabilir olma iddiasn ta r. Enformasyonun nko ulu, kendinde ve kendi iin anla labilir grnmesidir. Geri o u zaman, eski yzyllarn bilgisinden daha kesin de ildir. Ama gemi bilgisinin mucizev olandan beslenme e ilimine kar , enformasyon makul grnmek zorundadr. Bu yzden hikye anlatcl nn ruhuna ters d er. E er hikye anlatcl na giderek daha az rastlyorsak, bunda enformasyon a nn belirleyici bir rol vardr (Benjamin, 1995:82). Benjaminin (1995) vurgusuyla her gn dnyada ya anan e itli olaylardan haberdar olunmaktadr; ama dikkate de er ykler yoktur. Bunun gerekesi, tm olaylarn artk hazr bir aklamayla aktarlmasdr. Modern ya amda olup bitenler, yk anlatcl nn de il, bilginin i ine yaramaktadr. Bilgi, yalnzca yeni oldu u anda de er ta maktadr. yk ise gcn koruyarak yllar sonra bile harekete geirilebilmektedir. Yalnzca nemli grlen bilgilerin dikkat ekecek biimde ykle tirilerek pazarland modern ya amda yk gcn yitirmekte ve zgn slplarn yaratlmas olanakszla maktadr. Benjamin (1995), bu zgn slba kar lk gelecek biimde bakir anlatm ifadesini kullanmaktadr. Bir yky belle e ait klmak iin gerekli olan en nemli unsur bakir anlatmdr. Bunun yan sra dinleyici, yky dinlerken kendini ne kadar unutursa dinledikleri belle inde o kadar yer eder. Ki i, kendini anlatnn ak na yle bir kaptrr ki kendini o yky yeniden anlatrken buluverir. yk anlatma yetene ine be iklik eden a da bu ekilde rlmektedir. Ne var ki, sz edilen a ayn hzla da sklmektedir. Modern insan, artk ksaltlamayacak eyler iin aba harcamamaktadr. Kendini gelenekten kopartan modern ksa yknn do u u bunun kantdr. Modern ksa yknn do u u, Benjaminin szn etti i biimde geleneksel anlamda yk anlatcl nn gerileyi inin bir ba ka gstergesi olarak kabul edildi inde, bu gerilemenin farkl toplumlarda farkl biimlerde yansyabilece i gere ini de gz nnde bulundurma gere i ortaya
Uluslararas Sosyal Ara trmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume 3 / 11 Spring 2010

514

kmaktadr. Benjaminin, daha ok sanayile meye ba layan Bat toplumlar iin betimledi i bu srecin Trkiyede daha ge dnemlerde ya and bir gerektir. Nitekim, sz edilen toplumsal gerekli in Trk edebiyatndaki yansmalar daha farkl bir dzlemde gerekle mi tir. Modern olarak nitelenen ksa yk yazarlar, geleneksel yk anlatcsnn zelliklerini ta yan ki iler olmu lardr. Ksa ykleri ile tannan mer Seyfettin, Memduh evket Esendal ve Fahri Cellettin Gktulga gibi yazarlar, szl kltrden yararlanm lardr. Bu anlamda, meddah gelene i ve ortaoyununa ait eler, ksa yk denen edebi bir tr iinde izleyiciyi kendine ekmeyi ba arm tr. Dolaysyla, yk anlatcl gerilese bile edebiyatn yan sra sinema ve televizyon gibi kitle ileti im aralarnda szl kltrn izleri srlebilir. nsanlarn yk dinleme gereksiniminin sona erdi ini sylemek gtr. Benjamine (1995) gre yk, bir ey iletmenin en eski biimlerinden biridir. yk, olup biteni deneyim olarak dinleyicilere aktarmak zere anlatcnn ya amna gmmektedir. Bir mlekinin parmak izleri nasl mle e yap p kalrsa ykc de anlatda yle iz brakmaktadr. Ne var ki ne yirminci yzyl ne de yirmi birinci yzyln do as, Benjaminin mle e yap an parmak izleri rne inde oldu u derecede iz brakacak retimlerle biimlenmemektedir. Bu, bilginin hzla retildi i, i lendi i ve yayld srete kalcla an edimler yaratmak ynnde hibir aba olmad anlamnda d nlmemelidir. Benjaminin daha nce vurgulanan ifadesi tersine evrilecek olursa ancak ksaltlabilir eylerin u ra maya de er grld modern ya am, gemi in nemli kavramlarn tarihin derinliklerine gmmeye hazrdr. Hatra da bu kavramlardan biridir. Benjamin, dinleyicinin yk anlatcsyla kurdu u ili ki ba lamnda hatra kavramna da farkl bir anlam yklemektedir. Benjamine (1995) gre, hatra bir olay ku aktan ku a a aktaran gelenek zinciridir. Tm yklerin sonunda olu turaca a hatra rmektedir. Ne var ki, roman trnde gelenek zinciri anlamnda hatradan sz edilemez. Destans bellek de yitirilmi tir. Grbilek (1986:89-90), Benjaminin szn etti i destans bellek yitiminin, Bakhtinin dile getirdi i anlamda karnavallarn ve enliklerin ieri ini de bo altt n ne srmektedir. Glmeyi ykc ieri inden kopartan kapitalizm, sz konusu enlikleri unutu un, kaytszl n ve kabulleni in bir paras olmaya zorlamaktadr. Benjamin, gemi in ykntlar arasnda silinip gitme tehlikesiyle yz yze olan belle i aramaktadr. Bir halkaya byleyicili ini veren bellektir. enli i bir e lence endstrisi olmaktan karacak olan da sz konusu bellektir. Sz edilen belle in tam olarak canlandrlmas ise olanaksz grlmektedir. Benjaminin bellek kavramna daha ok toplumsal zellikler atfetti i grlmektedir. zellikle gazetenin arasal do asndan yola kan Benjamine (2000:122) gre, ksa haberin az bir yere gereksinimi vardr. Gazetenin en ekici ynlerinden biri, bu ksa haberlerden do maktadr. Srekli yenilenmeye gereksinimi olan ksa haberin en sevilen kaynaklar arasnda kentteki dedikodular, tiyatrodaki entrikalar ve bilinmeye de er eyler vardr. Bunun yan sra tefrika trnn belirleyici zelliklerinden biri, yani ucuz ekicilik, ksa haberin ba at zelli idir. Yirmi birinci yzylda kitle ileti im aralarnn ta d magazin ieri i, Benjaminin szn etti i dnemin bak as ile rt r niteliktedir. Bilinmeye de er eyler arasnda yer alan dedikodular, skandallar, sansasyonel olaylar ve dramlarla biimlenen bir sylemden sz edilmektedir. Grbilek (2001), gemi in bir tr alntdan ibaret kln na dikkat ekmektedir. Bu yzyln yaz ve d nce tarzn belirleyen slbun ayrt edici zelli i, fiilsiz ba lklarn yan sra fiillere yordu ( imdiki zamann hikyesi) ve m t (gemi zamann hikyesi) ekleriyle birlikte yer verilmesidir. Herhangi bir olayn imdiki zamann hikyesi (yordu) ile anlatlmas, anlatann o olay hakknda bilinebilecek her eyi bildi i ve tand iddiasn ta maktadr. Oysa etkinliklerin ve ya antlarn de il, adlandrmann nemli oldu u bir anlatm tarznda sz her zaman yky alntdan ibaret klmakta; kurgusall a bir tr gereklik ve ya anm lk kazandrmaktadr. Ya anm lk, bir imgeye, grntler evrenine dn mektedir. Bunun yan sra, gemi te ya ananlar bugnn imgelem ve gereksinimleri do rultusunda tanmlamak konusunda olduka ba arldr. Bu anlamda, yaratlan imgeler erevesinde gemi in bir alntya dn mesi ve popler imgelerle sabitlenmesi sz konusu olmaktadr. Szn evetledi i, aslnda kendi kurdu udur. Nitekim, kitle ileti im aralarnda haberin nesnel bir olay olarak de il, znenin ba ndan gemi ki isel bir yk, bir ya am yks olarak aktarld na tank olunmaktadr. Grbilekin (2001) sylediklerinden yola klarak haberin magazinle tirilmi do asnn bu ykleme tekni i ile yaratld sylenebilir. Hatta sz konusu slp, Grbilekin ifade etti i gibi, haberin oda na yerle tirilebilecek gerek ki iler bulunmad nda hayali ki ilerin ba ndan gemi gibi
Uluslararas Sosyal Ara trmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume 3 / 11 Spring 2010

515

kurgulamay da beraberinde getirmi tir. Cmle kurulu larndan szck oyunlarna, edebi gndermelerden kurguya kadar edebiyat taklit eden bir slp vardr. Haberlerdeki trajik yk, portre ve aile dramlar, edebiyata yknen sylemin bir rn olarak sergilenmektedir. Dolaysyla, haberle yk, gerekle kurgu, gazetecilikle edebiyat, nesnellikle znellik arasndaki belirsizle me, kutsall n yitirdi i ne srlen a da kamusal alanla zel alan arasndaki belirsizle menin bir gstergesi olarak biimlenmektedir. Sz konusu alan, televizyon ki iliklerinin piyasada birer flneur (aylak adam) olarak dola masnn anlamn belirlemektedir. 3. Kitle Toplumunda rnn Dola m: Flneur Benjamin, ba yapt olarak kabul edilen Pasajlarda, Rolf Tiedemannn (2000) da vurgulad gibi, en erken endstri rnleri, ma azalar ve reklamlarn karakteri zerinde durmaktadr. Pasajlar, serbest dola m temel alan kitle toplumunun yceltti i bir de er olarak moda olgusu, bu olgunun biimlendirdi i aurasz sanat yapt ile kendini modern toplumun bo ucu ortamnda ancak flneurlk, yani aylaklkla zgr klabilen ki iye ili kindir. Bu anlamda, Pasajlardaki aura (hle), flneur (aylak adam) ve moda kavramlarnn kitle toplumunda metann dola m ve flneurn yry ba lamnda tart lmas gerekmektedir. Benjaminin Baudelaire oda nda dile getirdikleri, onun flneur kavramna bak n ortaya koymas asndan olduka nemlidir. Benjaminin temel kavramlarndan biri olan flneurn Franszcadaki anlam avare gezinen5dir. Ayn zamanda, yaya olarak dola rken evre izlenimleriyle d nce reten ki i anlamn ta maktadr. Benjamin (1990), Parisin ilk kez Baudelairede lirik iire konu oldu unu belirtmektedir. Caddeler, sokak lambalar, ma azalar gibi modern ehre ait kavramlar, Baudelaire ile birlikte iire girmi tir. Bu kentteki kalabalk, onun iirine model olu turmam ; ancak gizli bir figr olarak etkisini duyumsatm tr. Paris, burada bir kent de ildir; alegorik bir bireyin yabancla m bak larn ta maktadr. Flneur, sanat piyasasnn iinde do makta ve derebeyi kkenli sanat koruyucusu iin de il, burjuvazinin anonim kitlesi iin al maktadr. Aydn denen kimse de flneurn ki ili inde piyasaya kmaktadr. Piyasaya k nn gerek amac kendine alc bulabilmek olan flneurn ekonomik konumundaki kararszl na ko ut olarak politik karar da olduka belirsizdir. Benjamine (1990) gre, flneur tipini yaratan Paristir ve Paris trl ya amlarla dolu bir peyzaja dn trlm tr. Bu kent, flneurn nnde bir peyzaj olarak almakta ve onu oda gibi iine almaktadr. Bir yanda her eyin ve herkesin kendine bakt n duyumsayan bir ki i, di er yanda bulunmas tmyle olanaksz bir ki ilik sakldr. Bu, flneur olarak gezinmenin yaratt bir eli kidir. Flneurn gezdi i caddeler, kitlenin konutudur. Kitle, her zaman tedirgin ve devinim iindedir. Flneur, kitlenin tketime a rld piyasann gzlemcisidir. Bu anlamda flneur, kapitalistin, tketicinin imparatorlu una gndermi oldu u bir ke if yolu olarak tanmlanmaktadr. Benjamine (1990) gre, kitleden ayr d nlemeyecek olan flneurn toplumsal temeli gazeteciliktir. Gazeteci, kendini sat a sunmak amacyla flneur olarak piyasaya kmaktadr. Flneurn toplumsal boyutu bununla da snrl kalmaz. Marksn dile getirdi i gibi, her maln de eri, kullanm de eriyle maddele en niceli i ve retimi iin toplumsal bakmdan gerekli olan al ma sresince ortaya kmaktadr. Gazeteci de flneur olarak bunu bilmiyormu gibi davranmay ye lemektedir. Gazeteci, bulvarda geirdi i bo zamanlar da al ma zamanna katarak al masnn de erini artrmaktadr. yle ki bu de er, herkesin gznde fantastik bir niteli e brnmektedir. Aurasz ya amda konumlandrlan flneurn, her frsatta kitleye s nan, daha ok piyasada gzlemler yapan ve gazetecilik toplumsal temeline sahip bir ki i olarak de erlendirilmesi olduka ilgintir. Flneur, on dokuzuncu yzyln Parisinden yirmi birinci yzyla ta yan asl zellikler de bunlardr. Bu zellikler dolaysyla flneur, dola m hlindeki rnn zelli ini payla maktadr. Benjamine (1990) gre, kalabal n kar t bir grnm olan flneur, kknden kopmu bir bireyi simgelemektedir. Onun yeri yalnzca kalabal n iidir. Kendini, geldi i snfn ierisinde de il, kalabal n iinde evindeymi gibi duyumsamaktadr. Flneurn dola t son yer olarak byk ma azalar, d lerin maddele ti i yerlerdir. Bireyin sanat olarak ba layan flneurlk, orada kitleler iin bir zorunluluk noktasna varm tr.
5

Pasajlar adl yaptn evirisini yapan Ahmet CEMALin notu. Uluslararas Sosyal Ara trmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume 3 / 11 Spring 2010

516

Flneur kavramn anlaml klan meknlardan biri, Benjamin iin Paristeki pasajlardr. Dolaysyla Benjamine (2000:131) gre, pasajlar yaplmasayd flneur gibi dola mann bir anlam olmazd. Endstriyel lksn yeni saylabilecek bir bulu u olarak pasajlar, bina kitlelerinin arasndan geen, st camla rtl, mermer kapl geitlerdir. I yukardan alan bu geitlerin iki yan k dkknlarla bezenmi tir. Bu pasaj, ba l ba na bir dnyadr. Flneurn evi de bu dnyadr. Sonu Walter Benjaminin kltr endstrisi oda nda dile getirdikleri, gsteri a , imgeler evreni, hret kltr gibi adlarla nitelendirilen ya amn zndeki de i imlere de k tutacak niteliktedir. Kitle toplumunda sanatn ve sanatnn do asnda meydana gelen de i imler ile kitle kltrnn d k dzeyine odaklanan ele tirel bak , bilginin hzla retilip yayld ve tketildi i yirmi birinci yzylda da ba tac edilen de erlerle insanlar yzle tirmektedir. Tketim ideolojisi ile biimlenen gsteri a nda insann dnyay alglama biimi de i mi ; gemi in auras, yani hlesi ve yk anlatcl gibi gelenekleri artk ok gerilerde kalm olsa da sz edilen aurann kitle ileti im aralarnda ba ka ekillerde yaratlmaya al ld , yk anlatcl ndan vazgeilemedi i ve flneur (aylak adam) kimli inin de ya am olana buldu u sylenebilir. Tketime insan bir boyut kazandrlmaya al ld bu srete artk imgeler ba roldedir ve aura yapay yollarla yaratlacaktr. nsanlar da sz konusu yapayl n yaratt kltr piyasann kurallarna uyarak ve zgrlklerini yitirerek tketeceklerdir.
KAYNAKA A DORNO , Theodor (2006). Kltr Endstrisini http://www.ykykultur.com.tr/cogito/36/theodor.html. Yeniden D nrken. (ev.: Blent O. Do an),

B ENJAM N , Walter (1990). Benjamin, Baudelaire ve Pasajlar. (ev.: Ahmet Cemal), Argos 28: 50-52. ______ (1995). Hikye Anlatcs. (ev.: Nurdan Grbilek ve Sabir Ycesoy), Son Bak ta A k. (hzl. Nurdan Grbilek), (ev.: Ahmet Do ukan vd.), stanbul: Metis Yaynlar. ______ (1987). Moda zerine. (ev.: Ahmet Cemal), Gergedan 1: 95-96. ______. (2000). Pasajlar, (ev.: Ahmet Cemal), stanbul: Yap Kredi Yaynlar. B ERMAN , Marshall (1994). Kat Olan Her ey Buharla yor, (ev: mit Altu ve Blent Peker), stanbul: leti im Yaynlar. D EM RALP, O uz (1999). Tanr Bak l ocuk. stanbul: Yap Kredi Yaynlar. D OLLOT , Louis (1991). Kitle Kltr ve Bireysel Kltr, (ev.: zlem Nudral), stanbul: leti im Yaynlar. G RB LEK , Nurdan (1986). Bir Unutu un yks. Akntya Kar Tart ma Dizisi 2. ______ (1995). Sunu , Son Bak ta A k,( hzl.: Nurdan Grbilek), stanbul: Metis Yaynlar. ______ (2001). Vitrinde Ya amak: 1980lerin Kltrel klimi. stanbul: Metis Yaynlar. J AY , Martin (2005). Diyalektik mgelem, (ev.: nsal Oskay), stanbul: Belge Yaynlar. K EJANLIO LU , Beybin. Frankfurt Okulunun Ele tirel Bir U ra : leti im ve Medya, Ankara: Bilim ve Sanat Yaynlar. O SKAY , nsal (1981a). Benjaminde Tarih, Kltr ve Fantazya Anlay , Olu um 43: 4-15. ______ (1981b). Sanatn Modern Dneme Giri inde Charles Baudelaire ve Direnimci Modernizmi (II), Olu um 50: 4-19. TIEDEMANN , Rolf (2000). Pasajlar Yaptna Giri , Pasajlar, (ev.: Ahmet Cemal), stanbul: Yap Kredi Yaynlar.

Uluslararas Sosyal Ara trmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume 3 / 11 Spring 2010