You are on page 1of 21

Paradigma Kavram Inda Bilimsel Devrimlerin Yaps ve Bilim Savalar: Cephelerdeki Fizikilerden Thomas S. Kuhn ve Alan D. Sokal. Prof.

Dr. Bilal GNE, web: http://www.bilalgunes.com email: bgunes@gazi.edu.tr


Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

zet Bilim Savalar bilim adamlar ile sosyal kurmaclar veya post-modernistler arasndaki basit bir kavgadan ibaret deildir. Doruluk kavramna ulamak iin disiplinler arasndaki bir atmadr. Bu alma, atmann ksa bir tarihsel gemiini zetleyerek, genel olarak iki olay zerinde younlamtr: Thomas Kuhnun Bilimsel Devrimlerin Yaps isimli nl kitab ve Alan Sokal Olay. Bilim savalarnda, bir cephede ou bilim adamlarn ve baz bilim tarihileri ile bilim felsefecilerini buluyoruz. Dier tarafta ise ounlukla entelekteller, baz bilim tarihileri ve bilim felsefecileri ile ou bilim sosyologlar bulunmaktayd. Thomas Kuhn sayesinde paradigma, normal bilim ve bilimsel devrimlerin yaps ilk kez tanmlanrken teori ile model arasndaki iliki de daha ak bir ekilde ortaya konuluyordu. En nemli bilim-tabanl atmalardan biri ise Kuhnun lm yl olan 1996da oldu. Bir fiziki olan Alan Sokal, postmodern parodiden oluan bir makale yazarak, makaleye bilerek bilimsel hatalar serpitirdi. Makalenin gnderildii Social Text dergisi, ierisindeki hata ve hicivleri fark etmeden, makaleyi yaymlad. Sokaln bu beklenmeyen baskn hareketi daha nceden var olan uurumu derinletirirken, zaten gerilimli olan taraflar arasndaki kavgay da iyice alevlendirdi. te bu makalede, bilim savalarnn geliiminin ortaya konulmasnn yan sra; paradigma, bilim, bilim adam, teori ve model kavramlar, Kuhnun nerdii paradigma terimi kullanlarak, ayrntl olarak tartlmaktadr. Anahtar szckler: fizik, bilim, eitim, Thomas Kuhn, Alan Sokal, bilim savalar, paradigma, bilimsel devrimler, teori, model. Abstract The Science Wars are not simply about a battle between scientists, and social constructivists or postmodernists. It is an interdisciplinary clash about concept of truth. With a brief historical background of debates, this study mainly focused on the two events: Thomas Kuhns famous book, The Structure of Scientific Revolutions, and Alan Sokal Affair. In science wars, on the one side we find most scientists and some historians and philosophers of science. The other camp contains mostly intellectuals, some historians and philosophers of science and many sociologists of science. It was with Thomas Kuhn that concepts of paradigm, normal science and structure of scientific revolutions were firstly defined, and the relationship between theory and model became more clear. One of the most famous science-oriented skirmishes occurred in 1996, the year Kuhn died. A physicist Alan Sokal wrote a postmodern parody, riddling his paper with scientific errors. Social Text journal published it, catching neither the errors nor the satire. Sokals foray deepened the rift that is already existed and heated debate between the two communities that were already in tension. In addition to portray of the development of science wars, notions of paradigm, science, scientist, theory and model are deeply discussed in the light of the paradigm conception proposed by Kuhn. Key words: physics, science, education, Thomas Kuhn, Alan Sokal, science wars, paradigm, scientific revolutions, theory, model.

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

Paradigma Kavram Inda Bilimsel Devrimlerin Yaps ve Bilim Savalar: Cephelerdeki Fizikilerden Thomas S. Kuhn ve Alan D. Sokal Bugn bilimi savunanlar ile bilimi eletirenler arasndaki sava daha iyi anlamak iin bilim tarihine ksaca bakmakta yarar vardr. Bilimle uraanlara, daha nce doa filozoflar denilirken, 1830l yllarda fiziki olan William Whewell, bilim adam sfatn ilk kullanan kii olarak bilinir. Whewell, sanat (art) ile ilgilenenlere sanat (artist) denilmesinden yola karak bilim (science) ile uraanlara bilim adam (scientist) denilmesini nermitir (Snow, 2001). Bilim felsefesinin tarihi de Whewell ile balar ve imdiki anlamda ilk bilim felsefecisi olarak da kabul edilir. 1900l yllarn banda yine fiziki ve felsefeci olan Ernst Mach, deneysel fizikilerin sanayi ve ordu ile ibirliinden tedirgin olmu ve bilim adamlarn ilk eletiren kiiler arasnda yer almtr. Bilim adamlarnn sadece toplumun yararna almas gerektiini vurgulamtr. Birinci Dnya Savana dek bilim adamlar tarafsz, toplumun refah iin alan, drst ve gvenilir kiiler olarak bilinir ve bu anlamda sistematik bir ekilde olumsuz eletirilere maruz kalmazlard. Birinci Dnya Sava ile birlikte bilimin safl ve drstl tartlmaya balanm, bilimi ordunun ve kapitalizmin ynlendirdii iddialar da artmtr. Bilimin tarafszl tartlrken siyasi yn de konuulmaya ve gndemde tutulmaya balanmtr. kinci Dnya Sava belki de bilimin masumiyetine ve tarafszlna en ar eletirilerin yaplmasna nayak olmutur. Birinci ve kinci Dnya Sava sonrasnda artk bilim adamlar, yeni ve ldrc silahlar gelitirmekten, bombalar tasarlamaktan, retmekten ve hatta sava alanlarna srmekten sorumlu tutulmakta ve sulanmaktayd. Hiroima ve Nagazakiye atlan atom bombalar bilimin askeriletirildii iddialarn iyice pekitirmiti. 1950li yllarda bilimin askeriletirilmesine tepki gstermek iin balatlan Compaign for Nuclear Disarmament (Nkleer Silahszlanma Kampanyas) bilim adamlar ile bilim eletirmenleri arasnda sregelen bilim savalarn tetikleyen bir hareket olarak dikkate alnabilir. Bilim savalar olarak adlandrlan bu tartma, hem bilim adamlarnn kendi arasnda hem de bilim adamlar ile dier gruplar arasnda zaman zaman gzlenmitir (Hellman, 2001). rnein 1960l yllarda ngilterede bilim adamlar ile edebi entelektellerden oluan iki kltr arasndaki atma dikkat ekicidir: 1959 ylnda Charles Percy Snow, her yl geleneksel olarak Cambridgede dzenlenen Rede Konferansnda konumac olmutur. Fizik ve kimya alannda eitim alm ve bir sre retim yesi olarak alm olan Snow daha sonra roman yazar ve politikac olarak da almtr. Snow, konumasnda iki kltr adn verdii toplumu bilim adamlar ve edebi entelektller olarak ikiye ayrm ve bunlar karlatrmtr. Eitim sisteminin bir sonucu olduunu dnd iki kltrn birbirlerinin kltrnden habersiz olduunu ne srm, bilim adamlarnn edebi entelektellere gre ahlken daha salkl olduunu ne sren Snow byk tepki toplamtr. Bu kltrleri, siyasi dnce, dini inan ve ailelerin gelir dzeyi gibi kriterler gre istatistiksel olarak karlatran Snow; edebi entelektellerin oluturduu kltrdeki Okuma biliyor musunuz? ve Hi Shakespeare okudunuz mu? sorularnn bilim adamlarnn oluturduu kltrdeki edeerlerinin, sras ile, Ktle veya hz ne demektir? ve Termodinamiin ikinci yasasn biliyor musunuz? olduunu iddia etmitir (Snow, 2002). Toplumu iki kutba ayrmak ve tarafl davranmakla sulanan Snow, ok ar eletirilere maruz kalmtr. Bu tartma giderek doa bilimleri ile beeri bilimler alannda alanlarn arasndaki iletiim kopukluu zerinde younlaarak gnmzde de devam etmektedir.

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

Thomas Samuel Kuhn ve Bilimsel Devrimlerin Yaps Kopernik astronomiye, Einstein fizie ne kadar katk saladysa Thomas Samuel Kuhnun da bilim kavramlarna (teori, model ve bilimsel devrimlerin yaps bata olmak zere) en az ayn lde katk saladn sylemek pek yanl olmaz. in ilgin yan ise, bu bilim dallar ile uzaktan yakndan ilgilenenler bile Kopernik veya Einstein hakknda ve onlarn bilime katklar ile ilgili bir bilgiye sahip olmalarna ramen, fen bilimcilerin ok az (ki bunlarn da tamamna yakn fen bilimleri eitimi alannda alanlardr) Thomas Kuhn ve onun savunduu fikirler hakknda bilgi sahibidir. Ancak, ou felsefeci, sosyolog ve postmodernist aslen bir fiziki olan Kuhnun fikirlerini birok almalarnda temel olarak almtr. Peki kimdir bu Thomas Samuel Kuhn? Thomas Samuel Kuhn 18 Temmuz 1922 gn Amerikann Ohio eyaletindeki Cincinnatide dodu. 1949 ylnda Harvard niversitesi fizik blmnden mezun oldu ve ayn blmn teorik fizik krssnde yksek lisans programna balad. Thomas Kuhnun, rastlant sonucu katld bilim adam olmayanlara fizik biliminin tantld bir deneysel derste, bilim tarihi dikkatini ekti ve bu alan ile ilgilenmeye balad. Bu nedenle Harvard niversitesinin genel eitim ve bilim tarihi krssne geti. Burada iken, 1933-1953 yllar arasnda, 21 yl sreyle, Harvardn bakanln yapan James Bryant Conant, Kuhnun hocas oldu. Hocasndan ok etkilenenen Kuhn, 1962 ylnda yaymlayaca mehur kitabn hocasna adayacakt. 1941-1946 yllar arasnda Ulusal Savunma ve Aratrma Komitesi bakan olan Conant, bu sfat ile ABDnin atom bombasnn ynlendirilmesinde grevli idi; zamann bakan Truman Hiroimaya atom bombas atlmasnn gerekli olduu konusunda ikna eden kii olarak da bilinir. 1953 ylnda emekli olan Conant, Harvard bakanln brakp, Bat Almanyada ABD bykelisi olarak almaya balad. 1956 ylnda Kuhn, Harvardda yardmc doent olarak alrken, Conantn sadk takipisi olmakla sulanm ve blmde nemli saylan bir grev kendisine verilmeyip nl bir tarihi olan I. Bernard Cohene verilmiti. Bu olumsuz gelimeler sonrasnda Kuhn, Kaliforniya niversitesi Berkeley kampsndan ald teklifi kabul etti ve bu niversitenin bilim tarihi krssnde 1961 ylnda profesrle ykseldi. Kuhn, burada ok verimli almalarda bulundu. 1964 ylnda Princeton niversitesine, 1979 ylnda ise tekrar Bostona geri dnerek Massachusetts Institute of Technologyye geti. Burada bilim tarihi ve bilim felsefesi alanlarnda almalarda bulundu. Kuhn, 1995 ylnda yakaland kanser hastalna yenilerek, 17 Haziran 1996 gn 73 yanda iken vefat etti. Thomas Kuhnun ok sayda makalesi yannda yaymlanm be kitab bulunmaktadr. Bu almalar arasnda hi phesiz en nls, 1950li yllarda Harvard niversitesi, teorik fizik krssnde yksek lisans yaparken kaleme ald The Structure of Scientific Revolutions (Bilimsel Devrimlerin Yaps) isimli almasdr. Bu alma nce International Encyclopedia of Unified Scienceda makale olarak yaymlanp, arkasndan da 1962 ylnda kitap haline getirilmitir (Kuhn, 1962). 1970 ylnda ise kitabn ikinci basks yaplmtr (Kuhn, 1970). 1996 ylnda nc basks yaplan bu kitap, balangta hemen hemen tm bilim evrelerinde byk eletiri almasna ramen daha sonraki yllarda Trke de dahil olmak zere yirmi farkl dile evrilmi ve milyonlarca adet satmtr (Kuhn, 1996; 2000). Kitap yaymlandnda bata bilim adamlar, bilim tarihileri ve bilim felsefecilerinin byk tepkisini ekmitir. Daha sonraki yllarda ise bata sosyologlar, bilim tarihileri ve bilim felsefecilerinin sk skya sarldklar ve temel aldklar bir eser durumuna gelecektir. Peki, ne idi 1962 ylnda yaymlanan bu kitabn bu kadar tepki ekmesinin sebebi? Kuhnun kitab ksa olmasna ramen iinde tartma yaratacak zl ifadelerin bulunduu on blmden oluuyordu; 1970 ylnda

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

yaymlanan ikinci basksna ise yazlan yeni bir blm daha eklenmitir. te, Paradigma kavram ilk kez daarcmza, bu kitap ile, Kuhn tarafndan sokulmutur. Kuhnun Paradigma, Bilim ve Bilim Adam Tanmlar Kuhn, kitabnda paradigma kavramn ortaya atm ve bu kavrama dayal olarak bilim ile bilim adam kavramlarn yeniden radikal bir ekilde tanmlam ve de bilimsel devrimlerin yapsna ilikin bir nerme ortaya koymutur. Bu tanm ve kavramlar ok deiik kesimlerden tepki ekmi, olumlu ve olumsuz eletirilerin ykselmesine neden olmutur. Paradigma Kuhn, bilim adamlar tarafndan kabul grm olan inanlar btnne veya problemlerin nasl anlalmas gerektii konusunda zerinde hemfikir olunan geleneklere paradigma adn vermitir. Tarihte Kopernik astronomisinin, Newton dinamiinin veya dalga optiinin zamannda kabul grm gelenekler olduunu ve bunlarn her birinin birer paradigma olduunu ifade ediyordu. Kuhna gre paradigma bilimsel sorgulamann temeli idi ve bir konu hakknda bilim adamlarnn ortaklaa ortaya koyduklar modelin iinde paradigma kavram yatyordu. Kuhna gre Bir konuda zihinsel veya kavramsal modele sahip olmak demek o konuda bir paradigmaya sahip olmak demektir. Bilim adamlarnn hangi deneyleri nasl yapacaklarn, hangi sorunlar ncelikli kabul edeceklerini, hangi sorular soracaklarn belirleyen ey sahip olduklar paradigmalardr. Belirli bir paradigmaya sahip olmayan bir bilim adam olgular bir araya bile getiremez, nk paradigmann olmad yerde bilimin gelimesini salayan tm olgular eit derecede nceliklidir. Bir olgu dierlerinin iinden seilmi ise bu paradigma sayesinde olur. (Sayfa: 67, 70-72). Kuhn, bilimin gelimesinde anahtar terimin paradigma olduunu ne srer. Ona gre Paradigma terimi bilimle i iedir: Ortak bir paradigmaya sahip olan bilim adamlar, teorileri artrken, zamanla daha doru ve kesin lmlere ularken ve nihayet normal bilimin snrlarn geniletmek iin abalarken bu paradigmay kullanrlar. (Sayfa: 238-240). Bilim Kuhn, bilimin istikrarsz olduunu ve kazanlm bilgilerin toplam olmadn iddia eder. Kuhna gre bilim sreklilik gstermez ve istikrar arzetmez, bilimsel sre zaman zaman gerekleen devrimlerle kesintiye urar. Bu devrimleri bilim, temel kabullere ters dt iin, balangta kabul etmek istemez ve bastrmaya alr. Ancak devrimler yle bir hal alr ki bilim bu devrimleri ve radikal deiimleri kabul etmek zorunda kalr. Daha nce radikal saylan devrimler normal bilim haline gelir ve bilim adamlar tarafndan ortaklaa kabul gren bir olgu olur. (Sayfa:81-93). Kuhn, bilimin aklc olarak seilmi deneysel erevelere dayanan ilerici ve yava yava artan bir bilgi birikimidir eklinde zetlenebilecek geleneksel tanmn reddediyor, bilimin dogmatik bir inan sistemi olduunu sylyordu. rnek olarak Ptolemy (Batlamyus) astronomisinde Gne, Dnya etrafnda dner veya flojistonlu kimyada yanma, maddenin ierisinde bulunan ve `flojiston` ad verilen maddenin aa kmas sonucu gerekleir eklindeki paradigmalarn, bugnk

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

kabullenilerle ters dmesine ramen, yzyllar boyunca bilim adamlar tarafndan savunulduunu ortaya koyuyordu. Kuhna gre eer Ptolemy astronomisi veya flojistonlu kimya iin mit (hikaye) diyeceksek, bu iki paradigma yerine Dnya, Gne etrafnda dner veya Yanma, maddenin oksijen gaz ile birlemesi sonucunda oluur eklindeki u anda kabul grmekte olan paradigmalar da pekala ileride mit olarak adlandrlabilir. Eskiden yzyllar boyunca kabul grm olan Ptolemy astronomisi veya flojistonlu kimya iin bilim diyeceksek, o halde bilimin vaktiyle bugnk inanlarmzla ters den ve hi badamayan inanlar ierdiini kabul edeceiz. Bu mantkla yola kldnda, hangi kabullenme yaplrsa yaplsn, bilimsel gelimeyi bilgilerin birikim sreci olarak tanmlamak mmkn deildir. (Sayfa: 58-66). Bilim Adam Kuhn, bilim adamlarnn objektif ve bamsz olarak dnemeyeceklerini, hatta onlarn bir paradigmaya sahip muhafazakarlar olduunu, paylatklar paradigmann geerliliini dorulamak iin sahip olduklar kendi bilgilerini problemin zmne uyguladklarn iddia ediyordu. Bilim adamlarnn gereklerin peinde olmadklarn, sahip olduklar dnya gr (paradigma) erevesinde, bulmaca zmeye alan insanlar olduunu sylyordu. Bilimsel Devrimlerin Yaps Kuhn bilimsel istikrarn zaman zaman gerekleen bilimsel devrimlerle bozulduunu ngryor ve bilimsel devrimlerin yapsn u ekilde zetliyor: Bilimsel teoriler, doa olaylarn aklayabildii srece bilime normal bilim denir. Doa olaylarn aklayan teorilerin btn bilim adamlarnn sahip olduu paradigmalar ekillendirir. Normal bilim srecinde bilimsel istikrar srerken, bilim adamlarn aratrma sonular yle bir noktaya getirebilir ki aratrma bulgular sahip olduklar paradigmalarla eliir. Balangta paradigmalar tehdit eden bu bulgular kabul edilmek istenmez ve grmezlikten gelinir. Bu aamaya kriz durumu denir. Ancak aratrma safhalar ilerledike ve eitlilii arttka elde edilen bulgularn kabul grmekte olan paradigma ile olan elikisi artar ve bilimin inatl krlmak zorunda kalr. Bu kriz durumunu amak iin bilim adamlar eski paradigmalarn yeni bir paradigma ile deitirmek zorunda kalrlar. Bilimsel istikrar ve sreklilik bylece bozulmu olur. Periyodik olarak bilimsel devrimler bu aamalarla srp gider. Bir zamanlar bilimsel devrim olan yeni paradigma artk normal bilim haline gelmitir. Bir sonraki yeni bir bilimsel devrime kadar bilim istikrarn ve srekliliini korur. Yeni kriz ktnda istikrar ve sreklilik tekrar kesintiye urar. Bilim bu ekilde dngsel olarak geliir. Normal bilimi devrim izler, sonra yine normal bilim, arkasndan devrim, ... bilimsel devrimlerin yaps budur. Bilimsel devrimlerin sonunda paradigmadaki bir deiim, bilimsel aratrmann temel kavramlarn deitirir ve eski paradigmalarla hi badamayan yeni kant standartlarn, aratrma tekniklerinin ve teorilerin nn aar. (Sayfa: 62-66). Kuhnun Teori ve Model Tanmlar Kuhnun bilimsel kavramlara yapt katknn nemi zamanla daha iyi anlalmaktadr. Kuhn, Bilimsel Devrimlerin Yaps adl kitabnn ikinci basksnda orijinal kitabnda yapt kk deiikliklerle birlikte,

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

Postscript-1969 isimli yeni bir blme daha yer verdi. Bu yeni blmde nceki kitabndaki fikirleri nedeni ile ortaya kan tartmalara aklk getirdi ve paradigma kavram ile ne anlatmak istediini daha ayrntl olarak aklad. Kuhnun kitabnda bugn fen bilimleri eitiminde ve dier alanlarda kullanlan teori, model ve teori ile model arasndaki iliki de, yine paradigma kavram gibi ilk kez olmasa bile, ak bir ekilde ortaya konuluyordu. Model ve teori kavramlarnn tanmlar paradigma teriminin tanmnda ve yorumunda yatyordu. Kuhna gre paradigma, incelenen bir bilimsel alanda zerinde allan problemlerin toplam, benimsenen teoriler ve modeller, kullanlan deneysel yntemler ve elde edilen sonularn deerlendirilmesinde kullanlan sonulardan oluuyordu (Gilbert, Pietrocola, Zylbersztajn ve Franco, 2000). Kuhnun kitabnda paradigma kavramnn en az yirmi iki deiik anlamda kullanlmasna ramen, kitabn ikinci basksnda buna aklk getirilip; bu kavramlar genelletirilmi ve paradigma kavram, genel (grup ilkelerinin btnlemesi) ve snrl (numunelik=paylalan rnekler) olmak zere, iki anlama indirgenmitir: a) Genel anlamda paradigma (grup ilkelerinin btnlemesi), bilim adamlar tarafndan paylalan inanlarn, deerlerin ve tekniklerin tm demekti. Kuhn daha ok sosyolojik anlam tayan bu tanm daha iyi anlamak iin de disiplin matrisi kavramn neriyordu. b) Snrl anlamda ise paradigma (paylalan rnekler), problemlerin somut zm olan ve benzer problemlerin zmnde kullanlan ve disiplin matrisinin son bileeni olan, numunelik anlamnda idi. Kuhna gre felsefi adan daha derin bir anlam tayan bu numunelik, eitimde ve fen bilimleri iin ok nemli bir bileendir. Teori Kuhn teoriyi tanmlarken disiplin matrisi ifadesini neriyordu; bu ifade ile teori ve model arasnda bir iliki kuruyordu: Kuhn disiplin matrisi ifadesini u ekilde aklyor: Bilim adamlarna sorulsa bir veya birden ok teoriyi ortaklaa kabul ettiklerini sylerler, bu benim de kullanlmasn arzu ettiim eklidir. Ancak bugn bilim felsefesinde bilim adamlarnn kulland ekliyle teori, yaps ve kapsam bakmndan, arzu ettiimiz ekline gre ok daha snrl bir anlamda kullanlr. Bu farkl kullanmlar arasndaki karkl nlemek iin disiplin matrisi tanmlanmaldr. (Sayfa:246, 247). Kuhn daha sonra teorik makro yapy aklamak iin nerdii bu disiplin matrisinin drt elemandan olutuunu belirtiyor: o 1. Sembolik Genellemeler: Bilim adamlar tarafndan kabul edilen kanun ve tanmlara denir; sembol veya forml eklinde olabilecei gibi szel bir ifade eklinde de olabilir. rnein Etki tepkiye eittir veya ki cisim birbirlerini, ktlelerinin arpm ile doru, aralarndaki uzakln karesi ile ters orantl olarak ekerler. tanmlarnn yannda, f = ma , genellemeye rnektir. o 2. Modeller: Kuhn modeli zellikle kitabnn ikinci basksnda bugnk tanmlara temel olacak ekilde olduka detayl ve aklayc bir ekilde tanmlamtr. Bilimsel

Q = I 2 .R veya I = V

den her biri sembolik

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

alma ve dnmenin temeli olan modellerin, teori oluturmann temel bileeni olarak, teori oluturma srecinin her aamasnda vazgeilmez bir ge olduunu belirtmitir. Disiplin matrisinin dier elemanlarn tanmladktan sonra model tanm aada ayrntl olarak verilmitir. o 3. Deerler: Farkl bilim dallar veya topluluklar arasnda, sembolik genellemelere ve modellere gre, ok daha geni apta paylalan deerlerin doa bilimcilerin tmnn bir topluluk ruhu kazanmasnda byk pay vardr. Bilimsel deerler arasnda en derin ve kk salm olan tahmine dayal olan deerlerdir. Bu tahminler doru olmaldr ve nicel tahminler, nitel tahminlere gre, tercih edilmelidir. Bir bilim dal ierisinde doruluk yarglar dnemden dneme ve bir bilim adamndan dierine tam olmasa bile ksmen sreklilik gsterir. Fakat basitlik, tutarllk ve inanlrlk gibi yarglar bireyden bireye ou kez byk farkllklar gsterebilir. rnein, Bohr iin eski kuantum teorisinden kaynaklanan problemler kendiliinden hallolmas beklenen sradan bir zorluk gibiyken, ayn teori Einstein iin bilim yapmay imkansz klan ve tutarszlk saylan bir gedir. Ksaca, deerler bilim adamlarnca geni lde paylalyor olmasna ve deerlere derin bir ballk sz konusu olmasna ramen, deerler uygulanmalar srasnda gsterebilir. o 4. Numunelik (paylalan rnekler): Daha nce de belirtildii gibi snrl anlamda paradigma kavram ile anlatlmak istenen bu gedir. rencilerin balangta lisans derslerinden itibaren renmeleri gereken problemlerin somut zmlerine numunelik denir. Bu somut bulmaca zmlerine, bir de bilim adamlarnn eitim sonras aratrmalarnda karlatklar sreli yaynlarda yer alan ve onlara rnekler halinde ilerinin nasl yapldn reten teknik problem zmlerini de eklemek gerekir. rnein, fizikiler lisans dzeyinde ayn numunelikleri renerek ie balarlar, bunlar eimli yzeyler, huni eklindeki sarka veya Kepler yrngesi gibi problemler olabilecei gibi; Vernier (uzunluk ve alar hassas bir ekilde lmeye yarayan ara), kalorimetre kab veya Wheatstone kprs gibi aralar eklinde de olabilir. Ancak, eitimleri ilerledike, paylatklar sembolik genellemeler giderek daha farkl numunelikler ile desteklenmeye balar. rnein hem kathal fizii hem de teorik fizik alannda alan fizikilerin Schrdinger Dalga Denklemini kullanmalarna ramen, paylatklar ve her iki grupta da geerli olan, sadece denklemin en temel uygulamalardr. Model Kuhnun disiplin matrisi ierisinde modelin, hem ayr bir eleman olarak hem de numunelik eleman olmak zere, iki farkl kullanm tanmlanmaktadr: Modelin genel kullanm: Disiplin matrisinin ikinci eleman olan modellere, metafizik paradigma veya paradigmalarn metafizik ksmlar isimleri de verilmitir. Ortak ilkeler dzeyindeki inanlar olan modeller, evrende gerekte ne olduu konusunda veya onlarn temel bireylerin kiiliinden dolay farkllklar

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

zellikleri hakknda bilim adamlar tarafndan kabul grm olan metafiziksel kurallardr. rnein, Is, maddeyi oluturan paracklarn kinetik enerjisidir veya Tm alglanabilir olaylar, bolukta nitel olarak ntr durumdaki atomlardan veya alternatif olarak ktle ve kuvvetten ya da alanlardan kaynaklanr ifadeleri modellere rnek olarak verilebilir. Kuhn bu model kapsamna ksmen bulusal modellerin de dahil edilmesi gerektiini savunmutur. Bulusal modeller ise analojilere benzemektedir, genellikle soyut olan bir olay veya kavram anlatmak iin daha iyi bilinen baka bir kavrama benzetmeye denir. rnein Elektrik devresi dzgn hidro-dinamik sistem gibi dnlebilir veya Gaz moleklleri, rasgele hareket eden kk esnek bilardo topu gibi davranrlar. ifadeleri bulusal modellerdir. Bulusal modelden varlkbilimci modele kadar olan yelpazede yer alan modeller, neyin bir aklama neyin bir bulmaca zm olarak kabul edileceinin belirlenmesine de yardmc olur. Tersine, modeller, zmlenmemi bulmacalarn listesinin yaplmasnda ve her birinin neminin belirlenmesinde de bilim adamna yardmc olurlar. Ancak, bazen bilim topluluu yeleri bulusal modelleri bile paylamak zorunda kalmayabilirler; rnein, 19. yzyln ikinci yarsnda kimyaclar topluluuna ye olmak iin atomlarn varlna inanmak gibi bir art aranmyordu. Modelin disiplin matrisinin numunelik eleman anlamndaki kullanm: Bu anlamda kullanlan model, nce bilimi renme srecinde kullanlrken daha sonra bamsz bir bilim adam olarak bilimsel alma ve aratrma yaparken kullanlr. Her iki durumda da, daha nceden kabul edilmi olan paradigma ierisinde zmler zerinde modellenen problem-zme faaliyetlerini ierir. Bilim adamlar bulmacalar daha nceki bulmaca zmlerini model alarak zerler, stelik ou kez sembolik genellemelere bavurma ihtiyac duymazlar. rnein, Galileo bir eik dzlemden yuvarlanan topun, eim as ne olursa olsun, kar bir eik dzleme trmandnda ayn ykseklie kadar kabildiini gzlemlemi ve bu deneysel olay basit sarkalara uygulamtr. Daha sonra Huygens, fiziksel sarkalarn salnm merkezleri problemini zerken, bu sarkac ok sayda noktasal ktleye sahip basit sarkalarn toplam eklinde farzederek, Galileo tarafndan ortaya konulmu olan numuneliki kullanmtr. Sonuta Huygens, basit sarkata olduu gibi, fiziksel sarkacn arlk merkezinin dmeye balad ykseklie kadar kabildii sonucuna varmtr. Daha sonra, Galileo ve Huygens tarafndan ortaya konulan numunelikler Daniel Bernoulli tarafndan akkanlara uygulanarak ak hz tanmlanmtr. Bu olayda da kullanlan somut problem zm olan ve yeni problemlerin zmne uygulanabilen numunelik sadece szlerle ifade edilmi olsa idi etkisiz olurdu: Bir numunelik, fizik alannda eitim yapm olan bir renci ve bu olaylarn varlndan dahi haberi olmayan baka birine szel olarak anlatlm olsa idi ayn etkiyi salamayaca akt. O halde szcklerle beraber kullanmda nasl ilediklerini gsteren somut rneklerin de verilmesi gerekir. Doa ve szckler birlikte renilir. Bilim yapmak iin baz kurallar, edinerek deil, bilim yaparak, yaayarak, renilir. Teori Model likisi Teori ile model arasndaki ilikiyi disiplin matrisi balamnda tanmlayan Kuhn, modellerin, bilim adamlar tarafndan teori olutururken kullanldklarn ve teorinin temel bileeni

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

olduunu vurgulamaktadr. Kuhna gre, bir model paradigmay oluturan nemli bir bileendir ve bir paradigmaya sahip olmak demek bir modele sahip olmak demektir. Modellerin makro-teorileri oluturan temel bir bileen olduunu ortaya koyan Kuhn, bu modellerin bir paradigma ierisinde zerinde allan olaylarn yaps hakknda bilim adamlarna ipular verdiini ve zerinde allan olaylardan hangisinin akla daha yatkn ve daha nemli olduunu gsterdiini vurgulamtr. Kuhnun zellikle Bilimsel Devrimlerin Yaps kitabnn ikinci basksnda ayrntl olarak ortaya koyduu teori, model tanmlar ve aralarndaki iliki fen bilimleri eitimi iin, mekanikteki Newton kanunlar gibi, bir temel oluturmann (Hestenes, 1987) yan sra fen bilimleri eitimi alannda dier birok kavramn tanm iin de bir balang oluturmutur (Franco, Krapas ve Alves, 1999). Bilimsel Devrimlerin Yaps almasnn Yanklar Kuhnun kitab yaymlandktan sonra en byk tepkiyi bilim adamlarndan, bilim felsefecilerinden ve bilim tarihilerinden almtr. Sosyologlar, kendileri iin yeni bir alan amasndan tr, Kuhn felsefesine sk skya sarlmlardr. Balangta Kuhnu eletiren bilim felsefecileri, 1990l yllarda bilim adamlar ile girdikleri savata Kuhnun grlerini bir silah olarak kullanacaklard. Kendilerini sahip olduklar dnya gr dna kamayan ve bu dar inan erevesinde bulmaca zmeye alan insanlar olarak niteleyen Kuhna en byk tepkiyi bilim adamlar gstermilerdir. nk, bilim adamlar kendilerinin kahramanca ve kiisel kar beklemeksizin gerei arayan ve gereklii sorgulayan kiiler olarak bilinmesini istiyorlard. Ayrca Kuhn, bilimi istikrar ve sreklilikten yoksun, akld sapmalarla kesilen basit bir etkinlikmi gibi tanmlyordu. Bilim tarihilerinden bir ksm Whig tarz tarih yorumunu benimsiyordu: Bu yaklam benimseyenler tarihi zgrln zaman ierisinde artarak gnmzde maksimum seviyeye ulatn ve gelecekte de artmaya devam edeceini savunuyor, tarihi geriye doru okuyarak imdiyi gemiteki kazanmlarn toplam olarak aklyordu. Kuhnun da takip etmekte olduu bilim tarihilerinden Alexandre Koyre (2002), Whig tarz tarih yorumunu bilim tarihine uyarlayanlarn banda geliyordu. Kuhnun bilim tanm bu yaklama bir tepkidir. Bu nedenle bilim tarihileri ve felsefecileri Kuhnun almasn rahatsz edici bulmular ve zgnlkten yoksun, yzeysel ve kark bir alma olarak nitelendirmilerdir. Sosyoloji bu almay hemen benimsedi. Sosyologlar Kuhnun savunduu tezleri, fizik bilimi gibi bir bilim haline getirmek iin bir frsat olarak grdler. Bu alma sosyologlar iin bilim sosyolojisi isimli yeni bir alann almasna neden olacakt. Kuhnun yeni bilim tanm olan normal bilimi kullanan sosyolojinin hzla ykselen bir disiplin haline geldiini gren antropologlar da kendi paradigmalarn oluturarak yeni bir alana yneldiler; sosyologlarla birlikte bilimsel olgularn henz tam olarak kefedilmedii ve her olgunun sosyolojik temele sahip olduu sylemlerini gelitirdiler. Antropolojinin yan sra iktisat ve siyasal bilimler de kendi alanlarnda gelitirdikleri paradigmalar kullanmaya baladlar. Bu almaya kadar bilimsel ilerleme ve aratrmann doasn aratran bilim felsefecileri de Kuhnu kendileri iin bir tehdit unsuru olarak grdler. nk Kuhncu gr kendi ekilci ve idealize edilmi yntemleri yannda son derece basit kalyordu. Bilim ideolojisinde yeni bir aamay ortaya olan Kuhnu eletirmek ve ona kar tepkileri rgtlemek iin bilim felsefecileri ve bilim tarihileri zellikle de Popper ve grubu byk bir

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

kolokyum (konferans serisi) dzenlediler ve Kuhnun bilim tanmn ar bir dille eletirerek, uygarln dman olarak ilan ettiler. 1965 ylnda yaplan bu uluslararas kolokyuma Britanya Bilim Felsefesi Dernei, London School of Economics ile ok sayda uluslararas bilim tarihi ve felsefe birlii kurulular da katld. Popper grubunda iki nl bilim felsefecisi de vard: Imre Lakatos ve Paul Feyerabend. Lakatos, Nazi kart olarak bilinen bir Macard. 1956 isyannda Macarsitandan kaarak Londraya yerlemi ve Popper grubuna dahil olmutu. Poppern idealizmi ile Kuhnun bilim adam tanmn birletirerek ilerleme felsefesi zerinde alt. Feyerabend ise Avusturalyal bir felsefecidir. Bilim adamlarnn bilimsel yntem ve ilkeleri inediklerini iddia etti ve zellikle de Galileoyu ar bir dille eletirdi. Kitabn kt ilk yllarda byk tepki eken Kuhnun almalar 1965li yllardan gnmze kadar sregelen, zellikle de 1996 ylndaki Alan Sokal Olay ile patlak veren, bilim savalarnda bilim eletirmenlerinin ilham kayna durumuna gelmitir. Sosyal bilimciler Kuhnun temel tanmlarn kullanarak kendilerini gerek bir bilim adam olarak yeniden kurabileceklerini dndler (Sardar, 2002). almas balangta bilim adamlarnn tepkisini eken Kuhn bir taraftan, bilimi ve bilim adam kavramlarn radikal olarak yeniden tanmlam ve eletirmi olmasna ramen, dier yandan bilimin kamuya dnk olumlu imajnn korunmas taraftar idi. Bilimin kendi i sorunlar ne olursa olsun, toplum, bilimi iyi ve doru olarak alglamay srdrmeliydi; aksi halde toplumun bilime olan inancn kaybetmesi uygarln sonunu hazrlayabilirdi. Ancak, Kuhnun almasn frsat bilen bilim eletirmenleri bilim savalarnda bunu inanlmaz bir silah olarak kullanabileceklerini fark ettiler ve o kadar ileriye gittiler ki sonunda Kuhn bilimin toplum zerindeki imajnn zedelendiini dnerek Ben Kuhncu Deilim! aklamasn yapmak zorunda kald. Kuhnun almalar fen bilimleri eitimindeki teori ve model tanmlarnda yine temel bir alma olmutur (Andersen, 2002). Balangta Kuhnu sert bir dille eletiren ve kendileri iin tehdit unsuru olarak gren bilim felsefecileri 1970li yllarda artk bu almay benimsemekle kalmadlar, devrimci bir alma olarak nitelendirdiler. Bu alma bilim felsefesinin yntemlerinin ve alma alanlarnn yeniden gzden geirilmesi sonucunu dourdu. Bilim Savalar Su Yzne kyor Olduka genel bir snflandrma yapmak gerekirse bilim savalarnn taraflar bilim adamlar ile kendilerini eletiren postmodernist kurmaclar (Kltrel almalar Yaklamclar)dan olumaktadr. 1990l yllara gelindiinde bilim savalar artk iyice su yzne kmaya balamt. Bu savataki taraflar: Bilim adamlar cephesi: Bilim adamlar, kendilerini eletiren ve bilim ve teknoloji zerine alan sosyolog, tarihi, filozof ve feministleri bilime kar ak bir tehdit olarak gryorlard. Bilimi eletirenleri arlatan olarak niteliyorlard. Postmodernist kurmaclar cephesi: Bu gr savunanlar, bilim savunucularn kendilerine kar abartlm bir yaygarac tepki gstererek, bilimi yeni bir din haline getirmeye almakla suluyorlard. Kurmaclar, bilim varsaymlarnn cinsiyetilik koktuunu, bilimsel almalarn temelinde kapitalizmin yattn, bilim ve teknolojinin toplum ve evre zerinde ykc etkileri olduunu iddia ediyorlard. imdi, 1990l yllarda bilim savalar cephesinde gelien baz olaylar ksaca gzden geirelim:

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

an Erisi: IQ Farklarnn Nedenleri Genetik mi? Richard Herrnstein ve Charles Murray (1994)in yaymladklar The Bell Curve: Intelligence and Class Structure in American Life (an Erisi:Amerikan Hayatndaki Zeka ve Snfsal Yap) isimli almalar bilim adamlar ile bilim kurmaclar arasnda sregelen tartmalar yeniden alevlendirdi. Kitabn yazarlarndan Richard Herrnstein Harvard niversitesi, psikoloji krssnde 36 yl profesr olarak, Charles Murray ise MIT, siyaset bilimi alannda doktora yaptktan sonra Washington DCde muhafazakar bir aratrma grubu olan Amerika Enterprise Institutede almt. Yazarlar 1979 ylnda balatlan National Longitudinal Survey of Youth-NLYS (Ulusal Genlik Aratrmas) isimli alma verilerini kullandlar. Bu alma 1979 ylnda 14 ile 21 ya arasnda bulunan ve rneklem grubu olarak seilen 12686 genci kapsamaktadr. Bu rneklem grubundaki genler, her yl grlerek, teste tabi tutulmakta ve elde edilen veriler Amerikada eitli amalarla kullanlmaktadr. Kitap 1979-1990 yllar arasnda toplanan veriler kullanlarak yaplan istatistiksel hesaplar, bunlara ait grafik ve yorumlar iermekte idi. The Bell Curve, rk ve snf farkllklarnn sebebinin genetik faktrlerden kaynaklandn iddia ediyordu. Yazarlar SED (Sosyo-Ekonomik Durum) ile IQ deerlerinin, ailelerin ekonomik durumlar ve evlenme, boanma, sululuk gibi sosyal davranlarla olan ilikisini aratrarak, bu davranlarla ve dier sosyal durum ile verilerden elde edilen IQ deerleri arasnda yakndan iliki olduunu ancak SED deerleri ile bir ilikinin olmadn iddia ettiler. Kitapta yazarlar beyaz rkn siyah rktan daha zeki olduu sonucuna ulatklarn, bunu belirleyenin ise genetik faktrler olduunu, siyah rk ile beyaz rkn IQ deerleri arasnda 15 puanlk bir farkn bulunduunu ve bu farkn da zamanla artmakta olduunu iddia ettiler. Yazarlar siyah ve beyaz rk arasndaki IQ fark zerine nceden yaplm olan 156 farkl almay taramlard; bu almalarda bulunan farklar 0 ile 30 arasnda deimekteydi. Yazarlarn bu almasnn sonular bir grafik zerine aktarldnda grlmekteydi ki, nceki almalarda bulunan farklarn ou 15 civarnda idi (yani kendi sonular ile uyumlu idi) ve bu IQ fark deeri 15ten 0 ve 30a doru gidildika azalmakta ksaca bir an erisi izmekteydi. Yazarlarn sosyal davranlar IQ gibi kat bir lek ile aklamalar postmodernist sylemlerin ykselmesine ve bilim kurmaclarn eletiri dozunu iyice artrmasna neden oldu. Bu alma, bilimsel temelden yoksun olmakla, rklar arasnda ayrmcla neden olmakla ve almada kullanlan yntemler ve deerlendirmeler doru olmaktan uzak ve arptlm olmakla suland. Kurmaclar bu almada yazarlarn verileri arptarak yorumladklarn siyah ve beyaz rktan olan insanlar arasndaki IQ farknn, 15 puan deil, 10 puan olduunu ve giderek bu farkn almadn, aksine kapandn ve son on yl ierisinde bu farkn 2.5 puan azaldn savundular ve kitap yazarlarn politik davranmakla suladlar. IQ deerleri arasndaki farkn zamanla kapanmasnn, bu farkn aratrmaya konu olan ailelerin sosyal durumlarndan ve evre faktrlerinden kaynaklandnn kant olduu ve genetik olamayaca tezini savundular. Bu tartma 1996 ylnda Social Text dergisinde Bilim Savalar zel saysnn hazrlanmasnda etkili olmutur. Kurmaclara Kar Eletiri Dozu Artyor Bir biyolog olan Paul Gross ile matematiki Norman Levittin (1994) birlikte yaymladklar Higher Superstition: The Academic Left and Its Quarrels with Science (Byk Hurafe: Akademik Sol ve Bilimle Kavgas) adl kitaplar bilimi eletirenler, sosyal bilimciler ve feministlii savunanlar iin sanki barda taran

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

son damla olmutu. Bu kitap, Amerikada akademik evreye hakim olan bilim eletirmenlerini bilime kar dmanlkla suluyordu. Bu kitapta, sosyologlar, felsefeciler, feminist kuramclar ve siyasi kimlie brnm akademisyenlerin bilimin objektifliini sorgulayarak, bilimi toplum nnde kk drmeye altklar tezi savunuluyordu. New Yorkta New York Academy of Sciences (New York Bilimler Akademisi), 1995 ylnda The Flight from Science and Reason (Bilimden ve Akldan Ka) isimli bir konferans dzenledi. Konferans tutanaklar Paul Gross, Norman Levitt ve Martin Lewis (1996)in editrlnde yaymland. Bu konferansta sosyal bilim kurmaclar ar bir dille eletirilmekle kalmad; feminist kuram l domu ocuk, kltrel almalar kuram samalk ve bilimi eletirenler ise arlatan olarak nitelendirildi. Alan Sokal Olay ok sayda eletirilere maruz kalan cephe olan bilim kurmaclar, kendilerini eletirenlere iyi bir ders vermek iin Social Text dergisinde Bilim Savalar isimli zel bir say karmaya karar verdiler; sava iyice iddetleniyordu (Sardar, 2000; 2001). Bilim kurmaclar, kar cephedekileri bilimi savunmak adna kendilerini alarna drmeye ynelik alma iinde olduklar fikrinde birletiler ve bunlara cevap vermek iin Kuzey Amerikada belki de en nemli dergilerden biri olan ve kltrel almalar yaklamn savunan, Social Textte Science Wars (Bilim Savalar) isimli zel bir say karmaya karar verdiler. Bu dergi Rutgers niversitesi ada Kltrn Eletirel Analizi Merkezi tarafndan hazrlanyor, Duke University Press isimli zel sayy hazrlama misyonu ise bu derginin editrlerine verildi. Editrler bilimi savunanlarn kendilerine ynelttikleri eletirilere karlk vermek iin, birok bilim eletirmeninin yan sra, kurmac akademisyenlerin nclerinden zellikle kiiye, kacak zel say iin, bir bakma makale siparii verdiler: Sosyal bilim kuramnn kurucusu saylan Steve Fuller, feminist kuramn duayeni saylan Sandra Harding ve Britanyada radikal bilim hareketinin nde gelenlerinden Hillary Rose. Bilim eletirmenleri cephesinde bilim savunucularna iyi bir ders vermek iin youn bir alma yrtlrken, Social Text dergisi editrlerinin nne 28 Kasm 1994 gn Alan D. Sokal (New York niversitesi, fizik blmnde profesr) imzal yeni bir makale geldi. Dergi editrlerinden Bruce Robbins ve Andrew Ross makaleyi incelediler. Kaynakada postmodernizmin savunucularndan Jacques Derrida, Jacques Lacan ve Jean-Franoisin makalelerine atfta bulunulmutu; bu, makalenin olumlu bir puan kazanmasna neden oldu. Ayrca, kaynakada editrlerden Andrew Rossun iki, Stanley Aronowitzin ise alt makalesine dalkavuka gndermelerde bulunuluyordu; bu da makalenin editrlerin sempatisini toplamasna yardmc oldu. Yine makalede toplam 109 farkl makaleye atf yaplm ve bu atflar toplam 35 sayfadan oluan makalenin sonunda 10 sayfadan fazla yer tutarak, bu da makaleye szm ona bilimsel bir arlk kazandrmt. Editrler, postmodern bilimi savunuyor gibi grnen makaleyi, yaplan kk deiikliklerden sonra, 13 Mays 1995 gn dergide yaymlanmak zere kabul ettiler. Transgressing the Boundaries: Towards a Transformative Hermeneutics of Quantum Gravity (Snrlarn Am: Kuantum Yerekiminin Dntrc Bir Tanmna Doru) ismini tayan makale Social Textin Bahar/Yaz-1996 saysnda yaymland (Sokal, 1996). te yandan, ayn yl akademik hmanistlerin dergisi olarak bilinen Lingua Francann Mays saysnda yine Alan D. Sokaln baka bir yazs daha yaymland. A Physicist Experiments with Cultural Studies (Bir tarafndan baslyor ve dnyada eletirel bilim hareketlerini destekleyen en nemli yaymlardan biri olarak kabul ediliyordu. Bilim Savalar

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

Fiziki Kltrel almalar Snyor) isimli yaz aslnda bir itiraf metni idi ve bir skandal haber veriyordu. tiraf yazsnda Sokal, bilim eletirmenlerinin szcs durumunda olduunu belirttii Social Text dergisinde yaymlanan makalesinin bilimsel olarak yalan-yanl bilgilerle ve bilimsel samalklarla dolu olduunu, kaynakada bulunan atflarn ounun makale ile ilgisinin bulunmadn, makalesinin sadece derginin savunduu siyasi fikirleri destekliyor gibi grnd ve editrlerin almalarn referans verdii iin, bilimsel ieriine baklmadan siyasi ve dnce yaplarna uygun olduu iin, editrler tarafndan kabul edilerek yaymlandn sylyordu. Bu skandal, akademik dergi ve evrelerin yan sra New York Times, International Herald Tribune ve Le Monde bata olmak zere dnyann sayl gazete manetlerinde de yer ald. Tarihe Alan Sokal Olay olarak geen bu olay, bilim adamlar ile bilim eletirmenleri arasnda sregelen savan son raundu olmu ve iyice kamuoyu nnde belirginlemesine neden olmutu. Alan Sokal, Lingua Franca dergisinde yaymlanan itiraf yazsnda Social Textde byle bir makale yazmasnn gerekelerini de aklamt. Alan Sokal, Amerikadaki belirli akademik evrelerde entelektel tann standardnn dtn ve bundan yllarca zarar grdn belirtiyordu. Entelektel standartlarn geerliliini test etmek iin olduka basit bir deney yapmaya karar verdiini sylyordu. Sokal, kendi asndan Kltrel almalar konusunda Kuzey Amerikada lider konumdaki bir dergi (Social Text), bilimsel olarak anlamsz ve sama sapan bilgilerin serpitirildii ancak iyi hazrlanm grnts verilen ve editrlerin siyasi nyarglarn yanstan, bir makaleyi yaymlar m? sorusunun cevabn aramt ve bu sorunun cevab ise ona gre Maalesef evet idi. Alan Sokal, kltrel almalar kuramn savunan dergi editrlerini suluyordu; bu makaleyi, herhangi bir uzman fiziki veya matematiki (hatta lisans mezunu bir renci bile) incelemi olsa onun bir parodi olduunun farkna varabileceini, ancak dergi editrlerinin kuantum fizii gibi spesifik bir konuda yazlan bir makaleyi bu alanda bilgi sahibi olan hibir kimseye danma gerei hissetmeden, sadece kendi savunduklar gre uygun grnd iin, yaymlayabildikleri sonucuna ulatn ifade ediyordu. Daha sonra Alan Sokal bu makaleyi kaleme alma nedenlerini, Trke evirisi de yaplan kitapta anlatt (Sokal ve Bricmont, 1998; 2002). Alan Sokaln makalesine bilerek koyduu ve samalk olarak niteledii elikilerden bazlar: Birbirine zt olan genel grelilik ve kuantum mekanii teorilerinin birletirilmesi postmodern bir bilim yaratr. Einstein sabiti aslnda bir sabit deildir, aksine deiken bir kavramdr ve hatta oyun kavramdr. Einstein alan denklemi olarak bilinen G = 8GT ifadesindeki Euclid sabiti () ve Newton sabiti (G) olarak dnlen sabitleri aslnda sabit ve evrensel deildir ve bunlarn deerleri gzlemcinin konumuna gre deiir. Makalede yer alan referanslarn birou makalenin ierii ile alakas olmadan verilmiti. Editrlerin almalar zellikle referans verilerek editrlerin sempatisinin kazanlmas amalanm ve dalkavukluk yaplmt. Kaynakada kullanlan referanslarn ou editrlerle ayn dnya grne mensup kiilerden seilmi ve makalenin postmodern kuram savunuyormu gibi alglanmas salanmtr. Bir fiziki olan Alan Sokal, kendisi gibi lisansn yine fizikte yapm ve daha sonra bilim tarihi ve eitim alannda kariyerini srdrm olan Thomas Kuhnun 1962 ylnda yaymlad Bilimsel Devrimlerin Yaps adl eserini kendilerine rehber edinerek kk salan ve postmodern bir hareket olan, kltrel yaklam kuram savunucularna kar bir bakma rvan alm oluyordu. Alan Sokal, postmodernistlerin bilime ve bilim

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

adamlarna zarar verdiini dnp, kurmaclarn banazlklarn ve matematik cehaletlerini ortaya koymak iin kendi kendine bir plan yapm ve bunu uygulamaya koymutu. Alan Sokaln 1996 yl Mays aynda yaymlanan makalesi ardndan, yaklak bir ay sonra, 17 Haziran 1996 gn Thomas Kuhn yakaland kanser hastalna yenilerek hayata gzlerini kapatmtr. Alan Sokal, Fransz postmodernistlere ynelik yapt eletirileri daha sonra baka bir kitapta toplamtr (Sokal ve Bricmont, 1999). Bu Savata Hangi Cephe Hakl? imdi, hangi cepheye hak verilmesi gerektii sorusunu yantlamann zorluu ortadadr. Anca bilim savunucularnn endielerini paylamamak elde deil. Bunu, ortaya koymak asndan somut bir rnek vermek istiyorum. Thomas Kuhnun Bilimsel Devrimlerin Yaps isimli orijinali ngilizce olan kitabn, hem savunduu fikirlerin felsefi arl hem de savunulan fikirlerin soyutluu nedeni ile, Trkeye evirmenin zor olaca aktr. Tm zorluklar gsleyerek dilimize yaplan eviri, 1982 ylnda ilk basksn, 2000 ylnda ise beinci basksn yapmtr. Bilim felsefesi, bilim sosyolojisi, bilim tarihi ve fen bilimleri eitimi asndan ok deerli ve temel bir eser olan kitab, bu zorluklarna karn anlalr bir ekilde dilimize kazandran evirmen ve yaynevine zellikle teekkr etmek gerekir. Kuhn, lisansn fizik dalnda yapm olduu iin, savunduu fikirleri ortaya koyarken kitabnda genellikle fizik alanndan rneklere yer vermitir. Ancak yle anlalyor ki, alannda ok yetkin olduu hemen grlen evirmen fizik ile ilgili kavramlar evirirken uzman bir kiiye danma ihtiyac duymam, yaynevi de 1982 ylndan beri kitabn beinci basksn yapm olmasna ramen byle bir gereksinim iine girmemitir. O halde, Alan Sokal Olaynn ortaya kmasna neden olan bir durum, ne rastlantdr ki, bilim savalarnda yer alan taraflar iin olduka nemli bir alma ve klasik bir eser olan kitabn Trkeye evrilmesinde ortaya kmaktadr. Hatrlarsak: Alan Sokal yle diyordu Kuantum fizii gibi uzmanlk gerektiren bir alanda yazlm olan makaleyi, Social Text dergisinin editrleri uzman birinin grn alma gerei bile hissetmeden yaymlayabiliyor. Oysa makaledeki elikileri uzman olmasna dahi gerek olmayan, lisans dzeyinde, temel fizik dersi alan bir renci dahi fark edebilirdi. Kald ki Kuhnun dilimize evirisi yaplan bu eseri, sradan bir kaynak da deil, tam bir klasiktir. Her yl yzlerce makale bu almaya atf yapmakla kalmyor, bu kitapta yer alan grleri savunan ve eletiren onlarca kitap yazlyor, bilim tarihi, felsefe ve sosyal bilim alanlarnda ders kitab olarak okutuluyor. Bu nedenle, Alan Sokaln kaygsnn ksmen de olsa hala geerli olduunu ortaya koymak iin, sz konusu evirinin yalnzca bir sayfasnda (Kuhn, 200; Sayfa 247) saptadm bilimsel ve yazm hatalarndan yine yalnzca bazlarna deinmek istiyorum: a) Bunlar disipliner matriksin biimsel veya hemen bir biime dklebilir eleridir. Burada, ngilizce kitapta yer alan disiciplinary matrix ifadesindeki matrix terimi, matriks olarak evrilmitir. Oysa, bu ibare, lise dzeyindeki matematik kitaplarnda dahi matris olarak gemektedir. Orijinleri ayn olmasna ramen, dilimize yerlemi kullanm dururken, ngilizceden zorlanarak evrilmi imaj veren bu kelimeyi kullanmak anlamszdr. b) f=ma (g=kitle x ivme) Burada mekaniin mehur temel ilkesi veya Newtonun ikinci kanunu olan `m` ktleli bir cisme `F` net kuvveti uygulanrsa o cisme `a` ivmesi kazandrr. ifadesi ile zetlenebilecek kuraln

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

formle edilmi hali vardr. Bu ksa alntda o kadar ok bilimsel hata yaplmtr ki, bunu ortaokul rencisine dahi gsterseniz en az birka hata sayabilir. Aslnda burada doru olan tek bir eletirme varken dierlerinin tamam sorunludur. yle ki: Bir forml f=ma gibi dz bir metinmi gibi verilmemeli, bu, f = m.a eklinde verilmelidir. Kald ki m ve a byklkleri arasnda arpmn olduunu gsteren . veya x iaretine de yer verilmemitir. Fizik ile hi tanmam birinin eitliin sa tarafn dorudan ma eklinde okumas ve anlamlandrmaya almas iten bile deildir. (g=kitle x ivme) ifadesinde yine hatal kullanm vardr. Kitabn orijinalinde yer almamasna ramen, bu parantez ile bir nce tarttmz formle aklk getirilmeye allm, ancak ka yaparken adeta gz karlmtr. Formlde m ve a arasnda . veya x iareti bulunmamasna ramen parantez ierisindeki aklamada x iaretine yer verilmitir. Forml ve parantez ierisindeki aklamalar karlatran bir okuyucu f, g, m, kitle ve a, ivme eletirmesini yapacaktr. Ancak maalesef fizik terimleri onlarn szlk anlamna baklarak yorumlanamaz. Yani: fizik biliminde f simgesi g yerine kullanlmaz, kuvvet yerine kullanlr. G ve Kuvvet farkl eylerdir. Birim zamanda yaplan i olan Gn birimi Wattdr, Kuvvetin birimi ise Newtondur. Hi fizik dersi almam insanlarmz bile gl, kuvvetli adam nitelemesini kullanarak bunlarn farkl kavramlar olduunu ortaya koymaktadr. Yine ayn aklamadan m, kitle eletirmesi yaplmtr. Burada m, ktle kavramn temsil etmektedir. Burada bask hatas olduu da dnlebilir ancak kitabn devam eden sayfalarnda da kitle ifadesi srarla kullanlmtr ve bu yanl alglamalar oluturacak bir hatadr. nsann iinden bu kk aklama parantezinde adeta iyi ki a simgesi ivme yerine doru olarak kullanlm! demek geliyor. c) I=V/R (akm hz oran=elektrik yk birimindeki enerji-voltaj/rezistans) Mekanikte nasl ki Newton kanunlar temel ise, bu forml de elektrik devresi iin ayn lde temel olan ve Ohm kanunu olarak bilinen, Bir elektrik devresine uygulanan potansiyel farknn (gerilimin), devreden geen akma oran sabittir. ifadesinin gsteriminden ibarettir. Forml takiben, yine kitabn orijinalinde olmamasna ramen, simgelerin temsil ettii kavramlar parantez ierisinde aklanmtr. Bu forml-aklama ikilisini inceleyen bir okuyucu doal olarak, I, akm hz oran, V, elektrik yk birimindeki enerji-voltaj ve R, rezistans eletirmesini yapacaktr. Bu aklamada I, akm hz oran olarak kullanlmtr; ancak, I iin hibir fizik kitabnda akm hz oran kullanlmas mmkn deildir. I, elektrik devresinde birim zamanda geen yk miktar olan akmdr.. Burada sadece I, akm eletirmesi yaplmas gerekirken akm yerine akm hz oran gibi ilgisiz bir aklama yaplmtr. Bu iki kavram yine birim analizi yaparak karlatrmak gerekirse; akm birimi Amper (Coulomb/saniye) olan bir byklkken, tanmndan akm hz ifadesinin birimi Amper/saniye olabilirken akm hz oran kavram bir orant olduundan birimsiz bir byklk gibi alglanmaktadr. Ayn ekilde V, elektrik yk birimindeki enerji-voltaj eletirmesi de hatalar iermektedir. Sadece V, voltaj eletirmesi yaplm olsa doru olacakken, ancak fazladan elektrik yk birimindeki enerji gibi yine fizikte hi karl olmayan bir ifade kullanlmtr. Drt kelimeden oluan bu son ifade anlamszdr; kelimeleri tek tek dikkate alarak sonuca gitmeye alalm: Elektrik, fizikte bir bykl gstermez. Akm, yk,

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

gerilim, kuvvet birer byklktr; ancak elektrik diye bir byklk yoktur. Mekanik nasl ki bir byklk olmayp kuvvet, ktle, ivme, hz, ... gibi byklkler arasndaki ilikiyi inceleyen bir snflandrma ise, elektrik de akm, kuvvet, yk, enerji gibi byklkler arasndaki ilikiyi inceleyen bir snflandrma addr. Elektrik yk birimi Coulombdur,; akm birimi Amperdir; Enerji birimi Jouledr. Elektrik yk birimindeki enerji ifadesinin anlamszl kadar yk birimindeki enerji ifadesi de anlamszdr, nk yk birimi Coulombdur ve birimde enerjiden bahsedilemez. Bu hatay grmezlikten gelsek dahi V=Voltaj=Enerji gibi yine olduka sakncal bir sonu kar; yle ki: Voltaj=Gerilim=Potansiyel Fark kavramlarnn birimi Volt (Joule/Coulomb)dur. Oysa, enerjinin birimi Jouledr. Sonu olarak, bu aklama, birim yk bana den enerji olarak evrilmi olsa doru olarak kabul edilebilirdi. Ayn eitlikteki R, rezistans eletirmesi ise doru olmasna ramen, Matriks/matris tartmamzda olduu gibi, Trke ders kitaplarnda rezistans yerine diren gibi olduka anlaml ve yerleik bir kelime varken ngilizceden uyarlanm halini kullanmak anlamszdr. Burada rnek olarak verilen tartmann kitabn tamamna geniletilmesi amacmzn dnda ve gereksizdir; bu rneklerin Sokaln bilim eletirmenlerine kar duyduu phecilii ortaya koymas asndan yeterli ve arpc olduunu dnyorum. Kald ki, ayn sayfann, son paragrafnda verilen Joule-Lens Yasas bata olmak zere, deiik yerlerindeki fiziksel ve matematiksel ifadelerle terimler iin benzer eletirileri getirmek mmkndr. imdi, benzer hatalar baka yaynevi ve yazarlarn evirdii kitaplarda da bulunabilir. Bu rnein seilmi olmasn nedeni sz konusu kitabn bu makalenin ana fikrini oluturuyor olmasdr. yle ise, Buradaki ama anlaya gsterilen tepkidir ve verilmek istenen ana fikir , uzmanna braklmaldr. temasdr. Alan Sokal, yaknmasnda hakldr, ancak kulland yntemin kesinlikle doru olduunu savunmak kesinlikle olanakszdr. Kald ki, u anda okumakta olduunuz bu makalenin de, eletirel bir gzle incelendiinde, yaymlanncaya kadar eitli dzeltilme aamalardan gemesine karn, bask ve yazm hatalar mutlaka bulunacaktr, ancak olabildiince bilimsel hatalardan arndrlm olmas gerekmektedir. Hangi cephenin hakl olduuna gelince (ki hibir savata tmyle hakl olan veya haksz olan taraf yoktur), Alan Sokaln kaygsn ksmen tayor olmama karn, tepkisine ve yntemine kesinlikle katlmyorum. te yandan, Thomas Kuhnun dncesini ortaya koyma yntemine, kendisini eletirenlere kar tepki gsterme biimine tamamen katlyorken, bilim ve bilim adam kavramlar ile bilimsel devrimlerin yaps tanmlamasnn her alanda ve her rnekte geerli olmad, sosyal yn ar basan bilimsel olaylar ve bilim tarihi alanlarnda daha ok kabul grecei dncesindeyim. Ancak, kitabnn da, paradigma, model ve teori bata olmak zere bilime kazandrd birok kavram ortaya koymu olmas nedeni ile, son yzylda bu alanda yazlm ender kitaplardan biri olduunu da kabul etmek gerektiine inanmaktaym. Son olarak, bilim savalar taraflarnn ortaya koyduu/koyaca tartmalarn, bilimin neliini aklama abalarna katkda bulunabilecei kansndaym.

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

Sonu Bilimi kurmaclara kar savunanlar bilimi bir din gibi grmler; bilime kar yaplan eletirilere kar ar ve dozunu aan kar eletirilerde bulunmulardr. Buna karn kltrel almalar kuramn savunan bilim eletirmenleri de bilimi adeta haksz ve kt gstermek iin bir aba iine girmilerdir. Bunlar hi phesiz iki u tavrdr. 1900l yllarda Ernst Machn samimi eletirisi ile balayan bilim savalar, 1962 ylnda Thomas Kuhnun Bilimsel Devrimlerin Yaps adl kitabn yaymlamas ile kk salmaya balam, 1990-95 yllar arasnda younlam ve 1996 ylnda patlak veren Alan Sokal olay ile iyice su yzne kmtr. Thomas Kuhnun eseri balang itibari ile fen bilimlerini temel alm, paradigma kavramn ilk kez tanmlam, gnmzde Trke de dahil olmak zere yirmi dile evrilmi ve milyonlarca satmtr. Bilimde yerleik birok nosyonun sonunu hazrlayan bu eserde yine de bilime ve bilim adamlarna gvenilmesi gerektii savunulmutur. Bu kitap, daha sonra bilim felsefecileri tarafndan daha ok kullanlr ve desteklenir bir eser haline gelmitir. Bilim adamlar ise, bilime yaplan eletirilere ramen, almalarna kendi yntemleri ile devam etmektedir. Bilim doadaki gereklerin ta kendisidir; dolays ile tarafszdr, ideolojisi yoktur ve ntrdr. Onu tarafl yapan, siyasallatran ve insanln lehine veya aleyhine kullanan insandr. Bilim adamlar elbette eletirilebilmelidir; bu bilime glge drmez tersine bilimi yanl yolda kullanan ve ynlendiren kiilerin tehir edilmesini salar. Ancak bu eletiriler ykc olmamal, hakaret boyutuna ulamamal ve kiisel kayglardan uzak tutulmaldr. Bu eletirinin snrn ve dozunu, rnek alnacak ekilde, Thomas Kuhn ok iyi ayarlamtr: eriden bilimi ve bilim adamlarn acmaszca eletirmi olan Kuhn, bilimin toplum tarafndan yanl anlalmamas iin gereken zeni de gstermitir. Ama onun ortaya koyduu kavramlar kullanan baz kurmaclar veya postmodernistler, Kuhnculuk adna, bilimi adeta toplum nnde kk drmek iin deiik yollara bavurmulardr. Bu durumda dehete den Kuhn Ben Kuhncu deilim. demitir. Bunu sylemesinin sebebi, Bilimsel Devrimlerin Yaps isimli kitabndaki tespitlerine artk katlmad iin deil, kendi bulgularn kullanarak bilime saldranlar knamak iindir. Postmodernizm, bilime ilikin eletirilerini hakl bir gerekeye dayandrd srece bilime de yarar salayacaktr; ancak postmodernizm, aklna gelenin her eyi syledii ve dayanaksz eletirilerden ibaret bir akm deildir ve olmamaldr. Bir bilim adam, kiisel karn bilimin nnde tutuyorsa, kar kaygs tayorsa, bilimi kendi kiisel dnya gr dorultusunda ynlendirmeye alyorsa, zaten bilim adam sfatn artk tamyor demektir. Dolays ile gerek bilim adamlar da bilim gibi tarafsz, yansz ve ntr bir davran sergileyerek, almalarn insanla yarar getirmesi amacyla yrtenlerdir. nsanlk tarihi boyunca bilim adamlar nce insanln yz yze olduu doa olaylarn anlamaya ve onlarn yapsn aydnlatmaya almlardr. Elde edilen sonular da genellikle insanln yararna kullanlmtr. Atein ve tekerlein icad, zamanlarnda ok byk teknolojik gelimelerken, bugn bilimsel aratrmalar daha ok u noktalarda younlamtr. Mekanik, optik, elektrik bata olmak zere klasik fizik kanunlar artk tarihte yaanan bilimsel devrimler sonucunda iyice oturmu ve yerlemitir. Fizikilerin ilgileri artk grnen ve kolayca alglanabilir boyuttaki olaylardan, ok kk veya ok byk olduundan, alglanmas daha zor olan olaylara doru kaym durumdadr. Bir taraftan nanometre - 109 metre- boyutundaki klusterlar (atom bekleri) zerinde deneysel ve teorik almalar younlap atom ekirdeinin ayrntlar ortaya konulmaya allrken, dier taraftan en az birka k yl - 1016 metre- (k yl: n bir ylda ald yoldur; k 1 saniyede dnya etrafnda yaklak 7.5 kez dolanrken, Gneten kan nlar k hz ile yaylarak Dnyamza yaklak 8.5 dakikada ularlar) boyutundaki yldzlar ve galaksiler aratrma konusu yaplmaktadr. Oda scaklnda bulunan cisimlerle iini byk lde bitiren bilim; bir yandan dlebilecek en dk scaklk olarak kabul edilen ve

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

mutlak scaklk ad verilen 273.16 0C scakla ulamaya alrken, dier taraftan binlerce santigrat derece
scaklkta gerekleen ve Gneteki enerjinin kayna olan fzyon olayn oda scaklna tama kaygsndadr. Bilim cephesinde buna benzer tm snrlar zorlanrken, bilimsel bulgularn sonularnn bata renciler ve halka doru ve etkili bir ekilde aktarma kaygs da tanmaktadr. Bu nedenle renme ve retme teorileri gelitirilmekte, rencilerin kavram yanlglar aratrlmakta ve bunlar gidermek iin yaplmas gerekenler tartlmaktadr. Bu da fen eitimi, fizik eitimi, kimya eitimi, biyoloji eitimi ve matematik eitimi gibi yeni bilim dallarnn domasna gereke oluturmaktadr. Genetik kopyalama veya klonlama deneylerinin hayvanlar zerindeki n almalarnn bitirilip insanlar zerindeki uygulamalarnn balad, nkleer, biyolojik ve kimyasal silahlarn kol gezdii, nano-paracklar ve molekler biyoloji konularnn n plana kt gnmzde bilimin savat cephe says bir taraftan nicel ve nitel anlamda artarken dier taraftan yeni alanlara kaymaktadr. Gl lkelerin son teknolojik silahlara sahip olmasnn caydrc unsur olarak normal karland, dier lkelerin bu silahlar topraklarnda bulundurmasnn kullanmasnn ise potansiyel tehdit unsuru olarak algland ve yadrgand gnmzde; kopya bebeklerin doumundan sonraki geliiminin izlenecei ve teolojik kavgalarn buna paralel olarak ynlenecei, yarnlarmz hi kukusuz srpriz gelimelere gebedir.

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

Kaynaklar
Andersen, H. (2000). Learning by Ostension: Thomas Kuhn on Science Education, Science and Education, 9. (91-106) Franco, C., Krapas, S. & Alves, F. (1999). From scientists and inventors minds to some scientific and technological products: relationships between theories, models, mental models and conceptions. Int. J. Sci. Educ., Vol.21, No.3. (277291) Gilbert, J. K., Pietrocola, M., Zylbersztajn, A. & Franco, C. (2000). Developing Models in Science Education (Ed: J. K. Gilbert ve C. J. Boulter), The Netherlands: Kluwer Academic Publishers, (19-40). Gross, P. & Levitt, N. (1994). Higher Superstition: The Academic Left and Its Quarrels with Science, Baltimore: Johns Hopkins University Press. Gross, P. Levitt, N. & Lewis, M. (ed.). (1996). The Flight from Science and Reason, New York: New York Academy of Sciences. Hellman, H. (2001). Byk ekimeler. (ev. Fsun Baytok), Ankara: TBTAK. Herrnstein, R. J. & Murray, C. (1994). The Bell Curve: Intelligence and Class Structure in American Life, New York: Free Press + nternetten 27 Kasm 2002 gn alnmtr: http://www.mugu.com/cgibin/Upstream/Issues/bell-curve/index.html ve http://www.apa.org/journals/bell.html Hestenes, D. (1987). Toward a modeling theory of physics instruction, Am. J. Phys. 55 (5), May. (440-454). Koyre, A. (2002). Bilim Tarihi Yazlar 1 (4. Bask). (ev. Kurtulu Diner), Ankara: TBTAK. Kuhn, S. T. (1962). The Structure of Scientific Revolutions, Chicago: University of Chicago Press. Kuhn, S. T. (1970). The Structure of Scientific Revolutions (2nd edition), Chicago: University of Chicago Press.

Kuhn, S. T. (1996). The Structure of Scientific Revolutions (3rd edition), Chicago: University of Chicago Press.

Kuhn, S. T. (2000). Bilimsel Devrimlerin Yaps (5. bask). (ev. Nilfer Kuya), stanbul: Alan Yaynevi. Sardar, Z. (2000). Thomas Kuhn and the Science Wars, Icon Books. Sardar, Z. (2001). Thomas Kuhn ve Bilim Savalar. (ev. Ebru Kl), stanbul: Everest Yaynlar.

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.

Snow, C. P. (2001). ki Kltr. (ev. Tuncay Birkan), Ankara: TBTAK. Sokal, A. D. (1996). Transgressing the Boundaries: Towards a Transformative Hermeneutics of Quantum Gravity. Social Text, 46-47. (217-252) Sokal, A. D. & Bricmont, J. (1998). Fashionable Nonsense: Postmodern Intellectuals Abuse of Science, New York: St. Martins Press. + nternetten 3 Aralk 2002 gn alnmtr: http://physics.nyu.edu/faculty/sokal/ Sokal, A. D. & Bricmont, J. (1999). Intellectual Impostures: Postmodern Philosophers Abuse of Science, Great Britain: St. Edmundsbury Press. Sokal, A. D. & Bricmont, J. (2002). Son Moda Samalar: Postmodern Aydnlarn Bilimi Ktye Kullanmalar ( 2. bask). (ev. Mehmet Baydur-Ongun Onaran), stanbul: letiim Yaynlar.

Bilal GNE, Trk Eitim Bilimleri Dergisi, Cilt:1, Say:1 (K 2003), 23-44, 2003, Ankara.