T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

C.12.4.1.5.13. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI.13. Üretim Çeşitleri. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI.12.1. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI.1.5.3. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI.1.15. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII.4.1. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI.1.10.14. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI.11. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.3.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.6.4. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Türkiye Araç Parkı XI.15. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI.2. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI.4. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI.12.11.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI.T.3.2.15. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI. Makine Halı Sektörü. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII.13. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII.2.1. Üniteler ve Sistemlerin Adları. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI.3.1. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII.3. Halı Çeşidi Kapasite.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII. Entegre Tekstil Firmaları Adı. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.13.11.3.2.2.14.1.1.1.4. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII.2.10.4.5.1.15.17.2.11. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII.2.3.2.2.16.1.12. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI.15.15.4. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.16. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.4. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii .1. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.5.3.1.10.

Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus.3. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI.1.2.1.2. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII.1.2.2.2.C.2.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix .Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.7.5.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII.1.3.4.1. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV.T.4. Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII. Yıllık Nüfus Artış Hızı.3.1.5.5.1. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV.3.2.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.2.3.2. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.5.1. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.6.3. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV.1. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII.3.3. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV.2.5.1.2.

1.1.5.11. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII. XI.7.10.5. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4.4. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI.1. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.2. Asit Testi Akım Şeması XI.12.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI.1. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.2.2.1. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII. Şeması XI.15. Akrilonitril Üretim Şeması XI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV.4.3. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.10.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.2.2. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x .1.2. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI.3.3. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.2.17. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.3. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV.5.C. Asbest Üretimi Akım Şeması XI. IV:2. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.15.1.3.11. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI.1.2.5.1. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI.5.1.6. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII.1. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI. Lastik Üretimi Akım Şeması XII. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI.7.2. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.3. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI.2.5. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X.1.2.10.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması.10.3.1.2.9.1. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.2. Yakma Üçgeni Şeması XI.1.T.12.10. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Şeker Üretim Akım Şeması XI.15.5.1.1.15.4.2.5.1.

2.3. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.3.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3.2.2.2.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.3.2.4.13.3.2. Türkiye Orman Varlığı Haritası II.2. Yeşilırmak Havzası (A.3. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.4.3. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV. Porsuk Çayı (A.B. Seyhan Havzası (A. Türkiye Jeoloji Haritası I.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3.2.15.5.3. Sakarya Havzası (A.17.3.B.3.2.3. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Gediz Havzası (A.3.2.8.2.2. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.3.C Grupları)Su Kalite Haritası IV.2.4. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Türkiye Siyasi Haritası I. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.C. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.1.B. Türkiye Eğim Haritası II.3. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .1. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.2.7.2.T.16.2. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.B.3.2.18.3.14. Türkiye Maden Yatakları Haritası III.2. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.1.1.1.2.11.3. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.10.2.5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I.9. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.3.2. Türkiye Fiziki Haritası I.2.1 .1.1.2.2.2.6.12. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.B.

3. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V.3.T.1. Gübre Sanayi Haritası XI.1. Milli Parklar Haritası VI. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII. Kuş Göç Yolları Haritası X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI.1. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V.4.4.5. Otoyolları Haritası XII. Kağıt Sanayi Haritası XI.2.2.4.6 Şeker Sanayi Haritası XI.2.C.3. Çimento Sanayi Haritası XII. Türkiye Karayolları Haritası XII. Termik Santraller Haritası XI. Demir Çelik Sanayi Haritası XI.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.3. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI.2.3. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X.1. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI. Demiryolları Haritası XII.19.5. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI.2.1. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI.2.7. Sulak Alanlar Haritası VI.1.1. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii .

C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.T. : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .

1 . Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. COĞRAFİ KAPSAM I. Ukrayna. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. Marmara. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta. bir yandan Avrupa. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz.T. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup. iklim. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı. Doğuda engebeler çok fazladır.1. Türkiye. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye. 76 dakikalık zaman farkını doğurur. Doğu Anadolu. Türkiye. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. Karadeniz. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. diğer yandan da Orta Doğu. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. ülke için Akdeniz iklimi. Nahcivan ve Ermenistan. doğuda İran. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır. Romanya. Balkan. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o. topografya. Onun için Türkiye. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur.1. Ege. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . Batı Anadolu’da ise. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. Bununla birlikte.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Türkiye.C.1. Asya.

toprağın.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I. Harita I. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. Tablo:I. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır.814. Harita I. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları.1.T.2.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar.437 ha toplam arazimiz. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar.2. daha yüksek ve daha dağlıktır.1. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise.’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir.I. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar. çeşitli yükseltideki platolar.1. işlemeli tarıma uygundur.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir.3.75’i yani 27. I. Eğim.1. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder.2.1.C. Arazinin belli bir eğime sahip olması. 2 . Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita.’de Türkiye Fiziki Haritası. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi. hafif ve orta eğimli alanların % 35. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez. genel olarak yüzde olarak adlandırılır.

Karadeniz Bölgesinde düşer.478. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır.463.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.171. -% 22.Hafif eğimli topraklar 3. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir. I.039.087 81. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı. çayır. yanlış sulanması önlenmeli. Doğu Anadolu'da hem 3 .1. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken. meralar ve bitki örtüsü korunmalı.2.178. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9.1.62 11.292 13.4’ü şiddetli. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir.394 14.964 17.22 10. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. -İşlemeli tarım yapılmamalı.Orta eğimli topraklar 4. toprak erozyonu çoğalmakta.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1.394.75 13.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur. -Özellikle erozyon bölgelerinde. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz.404 11. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir.452 10. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir.33 10. -% 36.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de.48 63. Harita I. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi.2.’de ülke genelinde eğim grupları. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda.4. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim.581 13.80 8.Dik eğimli topraklar 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça. Tablo:I. -% 20’si orta.C. -Bu bölgeler. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı.Düz eğimli topraklar 2. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir.T. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.1. Yağmur Akdeniz.Çok dik eğimli topraklar 6. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır. Ülke arazilerinin.596. 1987.

kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır. Türkiye Çevre Atlası. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır. Doğal Kaynaklar) verilmiştir. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen. demir. dış ticareti serbestleştirmek.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi.9. Kısım:II. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23.2. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 . egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti. Daha geniş bilgiler (Bkz. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir. su sıkıntısı yoktur. manganez. I.1. kömür.6'ya yükselmiştir. I.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek. bakır. 1963-1980 arasındaki dönemde. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir.8' dir. % 6. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur. Bu dönemde. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür.4. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15. Daha geniş bilgiler (Bkz. tarım sektöründe % 57. Kısım. ülke topraklarının % 27’si mera. Türkiye Çevre Atlası.Ülkemizde İçme suyu kaynağı. krom.C. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler.6'dan 1980'de % 21.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti.1. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. İlk üç planın kapsadığı dönemde.T. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır.3. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış.III. Ancak bu yağış Rize'de 2. Bu dönemin ilk safhasında. sulama.1. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır.2.

Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. yalnızca sınırlı olan doğal 5 . artan kamu açıkları. Nitekim. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13.T. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir.9'a yükselmiştir. Nüfus ve tüketim talebi. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Özet olarak. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. Türkiye ekonomisi. Özet olarak. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. 1996-1999 döneminde. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir. Nüfusun büyüklüğü. Hükümet. Ancak.1.2. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62. bu gelişmede belirleyici olmuştur. Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir. dağılım ve artış hızı. sosyo-ekonomik faktörler. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. Artan reel faiz oranları. I.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması.C. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. Ancak. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur.5. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

48 35.C.00 5.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır.29 21. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi). belediye sayısı da 2.Türkiye Çevre Atlası. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır.28 26. 2000 Genel Nüfus Tespiti). Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28.26 23.76 16.43 15. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e.57 Köy 4.5'e ulaştığı görülmüştür.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.2. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1. Köy nüfusunun toplamı ise 23. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul. kirletici çevre kullanımına. 2002.75 24.4'den % 79. ilçe sayısı 847'den 850' ye.033.96 -10.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.T.81 28.927 kişi olarak tespit edilmiştir.78 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp.03 22.9'dan biraz daha azalmıştır.802'den 3.37 36. Türkiye nüfusu.50 25.III.26 ile Marmara Bölgesi’dir. X. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67.30 1. Daha geniş bilgiler (Bkz. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir.688'dir. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10.274 olup. Kısım:X.227'ye ulaşmıştır.10 7. 6 .65 13.69 16. İzmir ve Adana).006.94 -6. ticari istismarlara yol açmaktadır.803. Ankara.1. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18.67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir.21 21. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına. 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18. 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26.III. Tablo:I. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74.1.59 21.

% 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e. 1999 yılı itibariyle. Öğretim gören bu öğrencilerin 246. 6. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70.T. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir.7.9 milyon ilkokulda 2.8'e ulaşmıştır. 1. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel. I.2.C. 2. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir. Okur-yazar nüfus içinde.4'e. yükseköğretimde ise % 18.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59. doğal varlıkların yok olmasını. 1999-2000 öğretim yılında 59. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir.7'ye ulaşmıştır. resmi eğitim sisteminde 12.7 milyon orta okul ve dengi okullarda.6'ya.374 kamu ve özel okul öncesi. % 57'si ilkokul bitirmiş. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. 7 . Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması.1. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır.089 öğretmen bulunmaktadır. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6. Ayrıca. 12 ve üstü yaş grubunda. Okullaşma oranları.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir. çevrenin kirlenmesini. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur.4 olmak üzere % 85.1. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12. % 22.6.2.7'si örgün olmak üzere toplam % 27.8'e. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.9 milyon öğrenci bulunmaktadır. okuma yazma oranı erkeklerde % 94.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı.2 ve kadınlarda % 77. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar.2 milyon lise ve dengi okullarda. ilköğretimde % 97. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır.7 milyon öğrenci ve 484. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır.

C. I. 8 . Çevre Bakanlığı. Nüfus.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35. 1997). 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. 512 kültürel.Ormancılık (ÖİKR). 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar. 189 mazoleum ve anıt. Bu oran. 59 doğal anıt. 907 doğal oluşum. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir. 2001.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1. 13 özel koruma alanı. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. 182 şehitlik.1.1 yıla yükselmiştir. Ankara. kg'a çıkmıştır. 97 yaban hayatı koruma alanı. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması.047 sivil mimari miras örneği. Ankara. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. 1981.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur.8. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. 4. 3. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. 31.4'e ulaşmıştır. 1995 yılında binde 43. 5. Ankara. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır. sağlık evi sayısının 13. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. 5265 dini. 16 doğal park.7 milyon kişi.Türkiye Çevre Atlası. Kısım:VI.1 ve V.I. DPT. 702 tarihi kalıntı. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.2.1997. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. 807 kişiye bir hekim. 35 doğal koruma alanı. Beş Yıllık Kalkınma Planı). 396 doğal alan.T. 1596 mezarlık.500'e ulaşması beklenmekte. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8. 2001. 118 kentsel alan. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69.3'e düşmüş. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. sağlık ocağı sayısının 5.700' e. hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25. VIII.2.220' ye. Türkiye Çevre Atlası-96. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i. Ankara 2002. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII. Daha geniş bilgiler (Bkz. 2. 3029 arkeolojik alan.

düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. Bursa. kentsel çevre. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan. Kayseri. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. çeşitli endüstriyel tesislerden. Muğla (Yatağan). Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. Kütahya. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak. Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. 9 . Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. Uşak. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. gaz ve tozların atmosfere bırakılması. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. I. I.2. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken.1.2. Yozgat. Balıkesir. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. Ancak. ancak giderek boyutları büyüyen hava. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. Kısım:III.2. Erzurum.Türkiye Çevre Atlası. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler. kent trafik yoğunluğu.T. Denizli.2. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği. kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. yanlış. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. Daha geniş bilgiler (Bkz. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. yanlış yer seçimi. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. doğal kaynaklar. gerek evsel ısınmada. Çanakkale (Çan). Çevre Profili Türkiye’de. Kocaeli. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir.C. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci. Edirne. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. deniz ve kıyı kaynakları. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. istenmeyen.

endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. Mudanya. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. Yeşil alanların. Karamuk Gölü. İstanbul Boğazı. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir. Sapanca Gölü.2. Gemlik.4. taşımacılık. Ulubat Gölü. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır. Manyas Gölü. Eber Gölü. dünya standartlarının çok gerisindedir. Nilüfer Çayı. Susurluk Çayı. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir.C. Ayvalık. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. Bandırma. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. akarsulardan denizlere ulaşan evsel. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. Burdur Gölü. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. Su kaynaklarının kirliliği. Daha geniş bilgiler (Bkz. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. Sakarya Nehri. İznik Gölü. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur. İzmir. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. İzmit. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. 10 .Türkiye Çevre Atlası. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. turizm amacıyla kullanımı.3. Su ve Atıksu Su kirliliği. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan. Meriç-Ergene Nehri.T. Marmara Denizi. kıyılarda kentleşme. Marmaris Körfezleri. I. Karadeniz ise. inorganik.2. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların.

Toprağın % 64'ü işlenememektedir. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. Doğal Kaynaklar I. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir. plastik. Akarsu yatağı erozyonu 57.T. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir.. I. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı.C. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. geri kazanılacak bir çok kağıt. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır.2. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması.2. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması.9 milyon hektardır. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. cam.6. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir. içme suyu temini.5. Ayrıca 11 . Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır.2. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır. Türkiye Çevre Atlası.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır. Kısım XV. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19. I. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması.971 km2 olup. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır.1. Bunu inşaat işlerinden. Daha geniş bilgiler (Bkz. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta.6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. sınai gürültüden.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir. teneke vb. rüzgar erozyonu 466. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi.

786'dır.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır.6. I. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı. dinamik ve karmaşık yapıda. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi.C. yanlış arazi kullanımı. mevcut orman örtüsünün % 51. a.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır. ormancılık sektöründe bu rakam 0. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması. Endüstriyel kirliliğin artması vb. İller mera.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. 0. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda.2. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. hatalı toprak işleme. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir.387 iken. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. b. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. sosyal.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır. Ancak. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır. Ancak. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır.T. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20. Ormanlar Ekonomik. Mera. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda. 12 .2. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak.34 ha olup. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3.

Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından.3. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır. Türkiye'de yaklaşık 120. Bu bölgeler içinde. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır. Sulak alanlar. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). 8 kaplumbağa. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır. "Avrupa”.6. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır.C.8’i).2. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır.8’i). kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır.II. Türkiye. 13 . "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir. dağlık alanlar.T. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir. I.1. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. 36 yılan. 49 kertenkele. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir.000 omurgasız. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır. kıyılar ve stepler. Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası. 472 balık (192'si iç sularda). Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi. Kısım. 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık. 426 kuş. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır.

bu kısıtlamalardan dolayı. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup.4. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir.7. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. Marmara Deniz'inde 200.000 tonla dünyada 50.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.18 ile 0. Her bir kıyı. Deniz kaynaklarına ek olarak. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır.T. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. Karadeniz'in kirlilik yükü. 722.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler. I. Ülkenin. Ayrıca.C. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır.6. 14 . Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır. Karadeniz'de fazla yağış. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır.2. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır. Karadeniz'de tahmini 247. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır. Ege Denizi. sıradadır.19 arasındadır. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır.

Bu dönemde. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur.T. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 .1. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir. çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. I. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak. Bunlar çevrenin korunması. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. ülke çevre master planını hazırlamak. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış.7.10. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. çevre standartlarını belirlemek. son yirmi yılda. tüzel kişiliği haiz. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. 1982 Anayasasının 56. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek. 1982 Anayasası. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır.’de verilmiştir.2. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip. politika ve program belirlemek. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde.1. bütün bu olumlu gelişmelere karşın. Çevre Kanunu’nun 9. 29.C. Ancak.2.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu.

uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. Diyanet İşleri. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. 1. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Mahalli Çevre Kurulları. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Bakanlıkların İl Temsilcileri. her ilde Valinin Başkanlığında. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. 2. imar planlarını yapmak. gereken tedbirleri araştırmak. Meslek Odaları Başkanları 16 . Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek.C. Çevre Şurası. 4. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. 3. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. Büyükşehir Belediye Başkanı. Bu görevleri yerine getirmek üzere. çevre kirliliğinin önlenmesi. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. Finansman Dairesi Başkanlığı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. 6. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. Belediye Başkanı.T. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. 5. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak.

çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir.2. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. 2001 yılı başlarında ise. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21.C. Hızlı kentleşme.08. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar.7. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. 1.05. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık. 17 .T.2.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek. Kurulun. Bu olumlu gelişmelere rağmen. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek. tarım alanları üzerindeki baskıları.01. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. kurum ve kuruluşlar arasında yetki.1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur.

02. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır.C. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir.8. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Nihai hedef. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların. gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24. Çevresel etki değerlendirmesi.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır. Eklerdeki (Ek I ve Ek II. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir. I.12. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek.06. çevre izleme ve ölçüm altyapısı. Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. çevre envanteri. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 . SÇD. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır.T. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir. Avrupa Birliği 27.

ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. 23. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken. 18. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması. Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru.03. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır.T. Yönetmelik.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. bu atıkların toplanması. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup.1993 tarihli 19 . Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir. güvenilir. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır. taşınması. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar.Ekim. çalışmalar devam etmektedir. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır. teknik çerçevenin. Az atık üretilmesi. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20.05. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup.C. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini.2000 tarihinde imzalanmış.

Türkiye BERN. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. bertaraf şekilleri. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir.T. 20 . Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. Nihai hedef. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. Nihai hedef. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. Ancak. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir.C. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. RAMSAR. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi.

Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. Nihai hedef.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. maddesine göre. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. Nihai hedef. Çevre Kanununa bağlı olarak. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. Ancak. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır. Nihai hedef. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır.T. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. 21 . tren yolları. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği.C. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir. havaalanları. Nihai hedef. taşınması. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. hava. ithalatı. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. Bu kapsamda. b. fakat. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. 22 . Nihai hedef. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. ortak. c. Türkiye.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri.C.T. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. Ülkemiz. a. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Ankara. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. DPT.000 ölçekli Gebze. 1998. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir. Türkiye Ulusal Programı. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005.C. Ankara. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları. 2. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla. l. DPT. Çevre Bakanlığı. 23 .000 ölçekli Ergene Havzası.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4. Ormancılık (ÖİKR). Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. 3. Kaynaklar 1. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. 1/50. VIII. Ankara. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. 6. 2001. Beş Yıllık Kalkınma Planı. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. 2004. Planlama Dairesi Başkanlığı.T. Merkez. 4. 1999. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. 2000. 5. DPT. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. 2. AB Genel Sekreterliği. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. Ülke fiziki mekanında. 2001. Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25. Ankara.

03.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.05.2004 24.04.2000 26.1997 25. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.09.12.03.1993 20.1986 03.2001 25.1999 29.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.06.1986 11.1.11.09.2000 06.04. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.07.10.11.1999 10.1997 17. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.07.12.06.11.2002 26.08.06.2000 25.1991 07.09.12.12.06.12.1985 02.1999 04.09.T.1998 03.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.2000 03. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.07. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.04.06.1993 20991 21489 9. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.2004 15.11.02.2000 29.1987 29. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.04.1991 22.05.1999 23766 24 .2003 16.1998 01.1993 21518 21586 21634 12. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.C.04.1993 11.07.1995 22387 13.09.2.1994 15.1999 14.2000 19653 24185 24220 04.1997 23.2002 16. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.09.2001 06.02.01.08.2001 25.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.09.04.1998 18.12.2000 29.1991 20814 7.06.1996 15.07.08.11.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.1997 13.1992 02. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.1999 20.11.1988 19919 6.2000 04.

Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16.2004 15. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14. 10.06.2004 30.01.2004 29.01.07. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.2004 25353 25377 25388 24.2004 09.01.12.2004 11. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33.02.10.07. 25 . 2004.08.02.2002 30.03.11. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15.2002 30. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir.2004 18.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18.2004 31.2003 24825 25009 21.2004 16.2002 07.2004 24631 24656 25339 25348 24. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.Hafriyat Toprağı.T.06.01.10.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.2004 07.07.C.04. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.12.2004 23.01.01. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı.2001 24609 24623 05. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30.2001 27. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04.

toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. Orman ekosistemleri. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. kendi içinde birtakım dengeleri olan. rekreasyon alanları. Günümüzde genel olarak ormancılık. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. yeraltı madenleri vb. canlı. bozuk.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. iklimlere.C. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. bitkiler. dinamik ve karmaşık yapıda. orman içi sular. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. ekonomi. sosyal. ekonomik. Sistemde. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. diğer öğeler de yer almaktadır. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. 26 . erozyonun önlenmesine. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. büyük katma değerler oluşturmaktadır. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. Ekonomik. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. teknik. botanik vb. kültürel. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir. yaban hayvanları. yeraltı ve yer üstü su rejimine. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır.T. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş. politika. toprak. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. DOĞAL KAYNAKLAR II. sosyal. gibi farklı bilim dallarınca. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. meralar. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır.1. Bu sürecin temel öğesi orman olup.

Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur. bozkır.3’ünü.1. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır. Çünkü ormanlar. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış.763.1’de verilmiştir. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48.3) ve geriye kalan 10. II. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. iklimi düzenleme. belki de en önemlisidir. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki.027. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir.C. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir.7’sini oluşturmaktadır.1. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür.6’sını teşkil etmekte olup. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. rekreasyon. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek. çevresel. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26. 27 .5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. toplum sağlığı. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan.100 hektardır. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. Ormanlık alan ise 20.7 milyon ha % 51. turizm vb. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II.248 hektar olarak belirlenmiştir. çalılıklardan oluşmaktadır. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20.T. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3.735.797.34 ha olup. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. su rejiminin düzenlenmesi. Ülkemizin genel alanı 77.

093 Baltalık Toplamı 6. Ormancılık ÖİKR.763.0 Yangınlar 27.1.418. Tablo: II. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 231.0 Toplam 100.000 2. VIII.815 Bozuk Baltalık 4. korunma yeri yapma.248 Kaynak: DPT. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir. % 35’i step haline gelmiştir.2. VIII. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır.908 Genel Toplam 8. tartışılmaz öneme sahiptir. hava kirliliği. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8. 2001. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır.2’de verilmiştir.0 Kaynak: DPT.587 Koru Toplamı 14. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması. Ormancılık ÖİKR. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.000 182.237. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana.555. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir. otlatma ve tarla açma.1.T.1.C. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler.344.0 Yerleşme 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56.456.000 II. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları.000 707.1.8 Tarlaya dönüştürme 7.602.) 1.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II. açık maden işletmeciliği.000 26.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6. Alan kayıpları (Ha.180. M. II. 28 .753 20. avlanma.3. 2001. orman yangınları.2.Ö. Ormanlardan faydalanma önceleri.6’sı orman.789. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 .

12. 5. Rekreasyon (eğlenme.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması. Gürültü şiddetini azaltması. 13. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. Ormancılık.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde. 11. Yılında Ormancılığımız . 7. iyi baltalık. İklim üzerinde olumlu etki yapması. 3.C.T. Kaynaklar 1. 2001. Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. 8. 6. 10. erozyonu önlemesi. DPT. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. 1989. Harita II. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. 29 . VIII. 2. iyi koru. Orman Genel Müdürlüğü. 2. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında. Kuruluşunun 150. iklimi etkileme özelliği.1. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması. ÖİKR. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 4. 9.

695 4.2.1.463 9. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar.8 36.547 8.068 37.542 20.170 20. Ancak.305 15. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir.177 Toplam 13.589 16.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10.1’de gösterilmiştir.4 13.009 28.418 41. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken. görece olarak bakımlıdır. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır.6 23.705 8.379 8.241 Nadas 4.584 10. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder.7 39.584 18.2 33.8 48. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13.998 23. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir.6 13. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52. yüksek eğimli arazilerde.T.4 13. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir.793 7. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek. Meralar ise.C.9 26.402 10. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.674 6. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.2. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır.959 8.205 15. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır.9 27. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar.232 26.264 23. Hukuken mera. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır. çayır-mera kavramından farklıdır.5 27. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir. çoğunlukla.132 21.0 16. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 .386 10. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar.294 15.273 20.658 28. Tablo: II.158 14. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup.5 25.296 24.868 14.Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8.8 36.188 24. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.906 31.4 13.418 10.1985.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. düz arazilerde.567 21.2.841 24.

T.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile. Ülkemizin sahip bulunduğu 21.92 hektar mera sahası düşmektedir.2.544. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa. II.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1. 1935 yılında 44. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20.92 hektar mera sahası düşmektedir. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz.1. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır. Marmara.C. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir.000 hektar alan kaplamaktadır.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır.8 hektar bugün ise 0. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1.2 hektar mera sahası düşerken. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi. 31 .564 hektardır. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır. 1950 yılında 1. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir.6 milyona yükselmiştir. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir.

Bu durum. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda.C. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır.92hektara düşmüştür. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.08 0. gözenekli yapısını yitirmektedir.47 0.2. kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar. 1995. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 . Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir. Öte yandan. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. d. Hektar 1.82 0. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise.2. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir. Türkiye’nin Çevre Sorunları.23 0. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen. Tablo:II. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV.T. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. Bu nedenle. b.2’de verilmiştir. c. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir. Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir. Bu durum. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş.2.

771 14.73 4.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B.2.61 28. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.229 21.373 Mera (ha) 108.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.649.697.256.Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.194 1. Tablo:II.2.101. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak.06 11.061 148.T.427.998 108.842 21.704 501.801 49.635 483.012 826.769 103. Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır.167 606.449 398.544.510 547. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.928.745.HB.2. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.807 12.3.455 80.B (Adet) 1. 1985.317 Toplam (ha) 177.179.B.C.014 717.054.892 1.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7.2.782 7.152 81. Bölgelere Göre Çayır .16 100.41 41. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II.730.027.804 644.709 4.908 4.H.80 2.00 B. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .072 106. D.695 241.820 513.206 2.’de verilmiştir.745.2.341 22. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.440.002.4. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir.263.414.044 1.149.128 8. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi.4.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.388 6.3.843 14.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar. 1985. Tablo:II.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.’de verilmiştir. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .2.23 4.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II.641 1. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.103.776 21.B.468 1.

Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. Bitkisiz. Otlatma dönemleri.2.C. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda.T. d. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. sigortasıdır. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. su yayma sistemleri gözeler v.G. h. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 .3. katkıları yönüyle çok önemlidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. Biyolojik çeşitlilik. e. çayır) temel öğedir. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. tesviye eğrili karıklar. arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. a. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. Su kaynaklarının oluşumunu. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. a. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. g. f. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. d. b.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.02. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri. insan ve hayvan düşünülemez. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. e. 07. Giderek verimsizleşen. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. gen merkezi olma özellikleri. Yeryüzü ısınmasında. b. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . i. c. c. f. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak. rekreasyonal özellikleri yönüyle. II. bitki (mera. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a. Ekonomik değerleri. Biyolojik yaşam çemberinde. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. d.s. c. b. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir.

nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi.G. Mera Otlak.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar. i.. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. Mera amenajmanına ağırlık veren. ve Mera Yönetmeliği 31. 1999. Meraların kamu malı olması. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. Ankara. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. 4. Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında... münavebeli otlatma. Ankara. Doğan. Orman Bakanlığı Dergisi. Orman. g.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. Çayır. j. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır.1998 tarihli R. Islah Çalışmalar. O. Çelikkol . ı. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları.C.. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. TÇV. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19.N. köylünün ortak kullanımında bulunması.s. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. T.Mera Amenajmanı ve Islahı.G. 1993. Ankara. Yeniköy. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. serbest hayvan otlatmacılığı. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. 1993. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması. Kaynaklar 1. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12. kireçleme. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. 3. 2.7. Sayı:19. 6. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir. Türkiye’nin Çevre Sorunları. 1995. Orman.T. Ankara.O. dinlendirilerek otlatma. aşılama. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür. yeniden ekim v. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine. Küçükçakar. 5. Mera ıslah çalışmalarına etkin. h. 1993.02. gübreleme. Ankara. 35 . Sorunlar ve Çözüm Önerileri.

mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır.800 km2 dir. Devrez ve Gökırmak’tır. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle.Menderes. B. Peri.4 m3/sn’ye ve en çok 1. beslenme havzasının genişliği 53. Kayseri. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 . Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun. Nehir. Siverek ilçesi. Çaltı ve Munzur Çayları’dır.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. Karasu. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. Kırıkkale. Gediz. 720. Çoruh. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Nevşehir. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Toplam uzunluğu 2. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. Bu barajlardan Keban. GÖL VE GÖLETLER II. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Uzunluğu 1. Ankara. Tohma. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. K.C.3. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır.355 km’dir. Uzunluğu 824 km olup. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18.673 m3/sn. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Kırşehir. Basra Körfezi’ne dökülür. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü.T. Başlıca kolları Deliceırmak. kuzeye döner. Sakarya. TÜRKİYE’DE AKARSU. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü.000 km2 su toplama havzasına sahiptir. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. Menderes. komşu ülkelerde denize dökülür. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur.1. 3. Nehrin en önemli kolları Murat. Çankırı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır.

Uzunluğu 850 km’dir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Elbistan yakınlarından doğar. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer.T. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. Denize döküldüğü yerde. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Göksun. Artvin yakınlarında Berta suyunu. Kelkit Irmağı. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. içeride kalmıştır. Nehir üzerine Aslantaş. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Uzunluğu 584 km’dir. Havza alanı ise 20. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. En uzun olanı. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz.600 km2dir. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. 37 . Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Menzelet. Borçka’da Murgul suyunu . Uzunluğu 509 km’dir. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Başlıca kolları Hurman. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. İki önemli kolu vardır. Köse Dağı’ndan doğar. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür.C. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur.

620 km2). Doğu Anadolu dağlarından çıkar. Van Gölü.500 km2 dir. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür. Habur. Hazar Gölü (150 m). En sığ göller ise Tuz Gölü. İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup. Akşehir Gölü.000 km2 yi geçer. göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. Basra Körfezi’ne dökülür. kuzeyden Kunduzlu. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Tuz Gölü. dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. En önemli kolları Batman ile Garzan. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Ilısu. Türkiye’nin önemli akarsularındandır. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m). Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur. su toplama havzası ise 17. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır.000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Çıldır Gölü (130 m). Beyşehir Gölü (650 km2). 3. Nehir.713 km2). Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır.C. II.T. Selendi. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. yaklaşık 40. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. batıya doğru ilerlerken. Van Gölü (3. Bu göllerin toplam yüzölçümü 9. Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Botan. Hazar Denizi’ne dökülür. Tuz Gölü (1. Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. Bu beş büyük gölün yüzölçümü.2. Batman. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. 38 . Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür.

4. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. VIII. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde. Kaynaklar 1. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya.T. VIII. II.3. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde.000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. 39 .İ. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz. Büyükçekmece. VII. Yayın No: DPT: 2555. DPT. Tortum. 2. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Plan döneminde ise. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir. II. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır.K: 571. Ö. Hazar. Haritalı İstatistik Bülteni.C. 3. 2001. Ankara. 1999.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. 3.

4.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır. Bu nedenle Anadolu.4. Mermer vb.Ö. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10.) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. Tablo:II.Metalik Madenler (Altın. Bor. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. Yatak Sayıları ve Tablo:II. kil. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede. Kaolen. selestin. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır.) C. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır.89’luk pazar payı ile birinci. zeolit. bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. Mermer. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir. jips. manyezit. 2000.4. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları. pomza. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. Madenleri aramak. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA). Uranyum vb. kuvartz. Ülkemiz. Gümüş. Linyit.) B. Toryum. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler.C. sırada yer almaktadır. A.16’lık pazar payı ile 52. Taşkömürü. Türkiye % 0.Enerji Hammaddeleri (Asfaltit. feldspat. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir.2’de 40 . Bakır. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. Değerlendirmeye. Türleri. ABD % 15. Petrol. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Demir vb.T.

Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II. 1981.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri. Tablo: II.4.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E. 34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası.C.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 .T.Endüstriyel Hammaddeler E. Türleri. Enerji Hammaddeleri: E. Tablo:II.

54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0.1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8. 2001. maden zuhuru veya zuhurlar 42 .54 K2O Sb içeriği AİD. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7.) İyi. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24.C. 2001. Kömür ÖİK Raporu.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli. orta kalite karışık % 34. Beş Yıllık Kalkınma Planı.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı.05-0.T.

Maden Tetkik Arama Enstitüsü. çinko. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. Türkiye Maden Yatakları Haritası. Harita No:II. gümüş.: Türkiye Çevre Atlası. toryum. Kaynaklar 1. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. kaolen. manganez. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. 2. barit. bor ve perlittir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. manyezit. asbest.MTA. nikel.2. 3. kükürt. talk. Ankara.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. kurşun. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir. bakır. 4. krom. 1995. MTA. alüminyum. 2001. Ankara. molibden. 2001. volfram. florit. 43 . Yayın No:194-1986.T. altın. grafit. fosfat. Kısım: IX. civa.MTA. uranyum.C. demir. antimon.

Ancak her bölgede aynı değildir. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi. Bununla birlikte daha özelde. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. tüm ülkede sıcak geçer. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride.7. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21.1. Batı Anadolu da ise. Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir. 44 . İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. doğuda dağlık bir yayla. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması.T. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi.2 °C ile İskenderun. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45.01. en düşük 1. III. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Doğuda engebeler çok fazladır. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup.C. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir. TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır.1. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır.6 °C ile 20. yurdumuz için Akdeniz iklimi. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit.8 °C ile Sarıkamış’tadır.4 °C’dir. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III.50C ile 30. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir.

III. III. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür.1.4. III. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir.3. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır. % 20’si ilkbahar. bunun % 40’nın kışın. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. Yıllık yağışın % 65’i kışın. % 18’i sonbahar. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir.Yaz mevsiminde 45 . Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir.2. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır. kışları ise soğuktur. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup.T. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. Karadeniz’den ise daha yüksektir. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. % 25’nin sonbahar. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta.1.1. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır. Bölgede genellikle yazları sıcak. % 25’nin ilkbahar. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında.5. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir.1. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır.C. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir.

Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm. Yazlar sıcak ve kurak. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır. III.T. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik.6.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm.C. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. Bölgede konvektif. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir. bölgedir.1. III. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm.1. Yıllık 390 mm. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. % 20’si sonbahar. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur.1.9. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. % 35’i de ilkbaharda görülür.1. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının. civarındadır. yağışlar azdır. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür. 46 . Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. III. III. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür. kışlar soğuk ve sert geçer.7. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir.8. civarındadır. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür.

C. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. tespit edilmiştir. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm.1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III. Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir.1.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre. 2001. dir.1. Harita III. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar. 47 .T. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir.2. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.

Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur.T. azot oksitleri. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır. havada katı. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. Tablo:III. karbon monoksit.2. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. * Partiküller. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır. * Kükürtlü maddeler. III. ozon.2. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. Hava kirleticileri kısaca. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir.2. Hava kirliliği. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir.2.2. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş.C. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir.1. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. 48 .

1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler.2. nitrik asit. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit. Genel b.Hidrojen Sülfür(HS) 11.04 350 450 500 7.C.2. III. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler.Azot Monoksit(NO) 5.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a.Genel b. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit. Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir.11.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar. * Karbon monoksit.Endüstri Bölgeleri 15.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b.Endüstri Bölgeleri 2. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14.T. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır.Azot Dioksit (NO2) 4.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7.Hidrokarbonlar(HC) 10.Karbon monoksit(CO) 3. 49 . 2.Klor(CL) 6.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri. Tablo:III.3. Endüstri Bölgeleri 12. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0.

2. petrokimya tesisleri.T. soda. deniz ve hava taşıtlarında mazot. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup. sudkostik fabrikaları. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar. suni gübre fabrikaları. Kara. duman. sıvı.hurda demir işlenmesi.C. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül.2. katı. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri. is. demir dışı metal üretimi. çimento fabrikaları. dökümhaneler.1. cam ve seramik fabrikaları. III. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri.3. 50 . Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir. kireç. deniz. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir.3. kükürt. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar.1. asfalt yapım üniteleri. hava taşıtlarının egzozlarıdır. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri.4. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. tarım ilaçları üretimi. Hareketli Kaynaklar: Kara.2. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi.2. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. Sabit Kaynaklar: Katı. asbest üretimi. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. halojenler. III. III. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler.4.2. Konut ısıtma.

Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. Bu Yönetmeliğin amacı. kullanılması. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. 51 . Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. Çimento Sanayi. Gübre Sanayi. Şeker Sanayi. duman. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. Petrokimya Entegre Tesisleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. gaz. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. Taş-Toprak Sanayi. giderek kaynakların tahribine. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak.T. Tekstil Sanayi. tesislerin. Lastik Sanayi vb.C. izin. yakıtların. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. şartlı ve kısmi izin başvuruları. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. toz. Demir-Çelik Sanayi. Deri Sanayi. Selüloz ve Kağıt Sanayi. Enerji Üretimi (Termik Santrallar).

d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir.1.2.İzleme ve denetleme. c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar. Dolaylı Önleme Stratejisi . f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır. Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur.2. eğitim ve ikna çalışmaları.2.2. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır. III.4.Arazi kullanım planlaması .2. Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür. 52 .4. III. radikal girişimler ile sonuç alınamaz.2.2.C.Sübvansiyonlar.4.3.T. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi. e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir. b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması. -Araştırma. .4.2. III. .İzin ve ruhsatlar. Koruyucu Önleme Stratejileri . Destekleyici Önleme Stratejileri .Kirletici harcı. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III.2. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir.2.2.4. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez. Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği.4.

Hapis cezaları.2.4.C. Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir.Ortak arıtma tesisleri kurmak.Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması. Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin.T.Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi. . III. . . benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC). .Cezalandırıcı Önleme Stratejileri .4. .Çalışmadan alıkoyma cezaları. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar.4.Sağlıklı yer seçimi. . Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir. 53 . azot oksitleri (NOx) ve kurşundur.Yeterli yükseklikte bacaların inşası. Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde.Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . karbon monoksit (CO). Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan.Atıkların değerlendirilmesi. Bunlardan birincisi. .4.5.2.Temiz yakıt ve hammadde. . dizel araçların egzoz gazlarından çıkan.Kamuya dava açma hakkı tanınması. .Para cezaları. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır. III. . İkincisi ise.Endüstri sigortası.Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması. Düzeltici. .2. III. atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel.2. . kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur.

trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi. gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması.5. .Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir.2. doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır. . Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler .Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park. 54 ."Çok kirletenden çok.T. .3. azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. çift plaka uygulaması gibi). III.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması.4. . Bu rezervler. Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır. .Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması. karbon monoksit (CO). Ancak.C. yanmamış hidrokarbonlar (HC). az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması. III. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır. . biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. Dizel motorlar.Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir.Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. Fotosentez bitkilerin. benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması. .

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır.735 Suriye 1. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir. Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2. Nüfus artışı.000 31. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1.200 Asya Ortalaması 3. 1. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30.700 15 42. Tablo IV.2.900 29.141 17 31. sulama (% 37). Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır.C. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar.200 75 5. VIII.020 Lübnan 1.9 milyar m3 suyun 32. içme.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38.000 Batı Avrupa Ortalaması 5. Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir. Yayın No: DPT: 2555. ÖİK:571. yeraltı suyunda.1. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir.600 22.195 16 38. VIII. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.’de verilmiştir.500 75 6.600 22. Sanayileşme. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama.000 Afrika Ortalaması 7.T. IV.000 Dünya Ortalaması 7. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3.2.000 4. 4.300 Türkiye 1.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan.2. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Yayın No: DPT: 2555.443 3.939 73 5.000 Güney Amerika Ortalaması 23. 2.600 Kaynak: DPT.466 4.400 15 Kaynak: DPT. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.1.1. Şehirleşme . ÖİK:571. 3.kullanma (% 10).016 72 5. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82). 64 . içme-kullanma (% 39).

3. ÖİK: 571. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur. IV. akarsuyun debisidir. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası.3.Sınıf III. Harita IV. : Kirli su.Sınıf II. Kaynaklar 1. DPT. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. 1999. 65 . Sınıf IV.T. : Az kirlenmiş su.Sınıf : Yüksek kaliteli su. endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. 2.2004. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. Evsel. I. DSİ. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde. Buna göre. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir.C. Yayın No: DPT:2555. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular.1. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır. VIII. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken.1.

2. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır.T. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir.C. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. 2. genel kullanma suyu % 17. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. VIII. IV. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. sanayileşme. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır.1. SU KİRLİLİĞİ IV. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. kentleşme. Diğer yandan. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı. Ayrıca. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir. bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. 1990 yılında 30.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi.2. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım. nüfus artışı.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.1’de verilmektedir. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır. komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. 66 . toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği. Resmi tahminlere göre.2.

c. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Alabalık üretimi.3. e. f. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. : Kirli su. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı. b. d.2. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak. e. c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. : Az kirlenmiş su. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Rekreasyonel amaçlar. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. Alabalık dışında balık üretimi. : Çok kirlenmiş su. Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. Diğer amaçlar. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. b. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini.C. 67 . Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. Buna göre. d. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların.T. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur.

Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD. 68 . Türkiye Çevre Politikaları.2.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV. 1992.C.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3. Paris. 2001.T.1.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.4 Milyar m3) Kullanılamaz (91.

65 11. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir.1 >0.02 0. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10.5 7.5 6. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9.16 0.1 0.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0.05 0. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18.2 1 >1. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0.65 >5000 >300 >250 3. Ph I 25 6.5 30 6.5 9. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0.5 5 >5 5.02 0.001 0.5 2 >2 2.5-8. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20.9. 4. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.1. Çözülmüş oksijen (mg 0.01 0. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0.3 1 >1 21.5-8. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0.02 0.3 0.2/l) 8 6 3 4. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1. Toplam pestisit (mg/l) 0. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6.0-9.01 0. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0.5 >0. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete . Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11.C.5 1.9 IV >30 6. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.1 >0.0-9. 69 . Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir.3 0. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13.2c 1c 2c 8. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13. Civa (µg Hg/l) 0.1 0. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir.01 0. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4.02 0. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4.002 0. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1.05 >20 >0. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17. Alüminyum (µg Ag/l) 0. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1.T. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0. Sıcaklık 0C) 2.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir.5 >0. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3.2.05 9. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1.1 8. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16.

3.1’de verilmektedir.2. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992. B. Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır.Çevre Bakanlığı) 1992. B: Organik Parametreler. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri.2. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a. periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. 3.Çevre Bakanlığı) 1992. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1.C.1. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A. D: Bakteriyolojik Parametreler. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü .2. C parametreleri gösterilmelidir. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV. C.T.3. sağ sahilinde grup B. 2. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler. b. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır.2.Ü. 70 . D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır.

krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır.2. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 . Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir.3 ve Harita:IV.4’de verilmektedir. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları. Kuzey Ege.3. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993. 5. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi .Çevre Bakanlığı)1994. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler.2. Aksu Çayı.2.2. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında. Köprüçay havzasında kirlenme.3. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. IV. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir. 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları. Antalya Traverten Platosu.1 ve Harita: IV. atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir.C. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.3. Ancak.2.3.2. kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır.T. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.2’de verilmektedir. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir. nikel.3. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak.Çevre Bakanlığı) 1992.1. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. Müdürlüğü.

3. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV. Susurluk.C Grupları) Harita: IV. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır.3. ve Harita: IV.5. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). IV.3.3. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.6. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.2. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır.’da verilmektedir.2. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir. IV.3.2. 72 Durumlarının . Harita:IV. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir.2. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır. Kızılırmak. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir.2. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.1.2. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır.3.10’da verilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir.2. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır.2.2.3.2. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir.3. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır.2.3. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A.2.2. Harita:IV. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır. Harita: 2.C.2. maden yataklarının.3. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu).3. IV.B. Karadeniz.7 ve Harita: IV.12’de verilmektedir.8.C Grupları).3.3.3. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. Marmara.T.9’da. Sivas.’de verilmektedir.C Grupları) Harita: IV. B.2.2.14’de verilmektedir. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin.2.2.2.B. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A.3. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. Gediz.3.11’de. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları. tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir.3.B. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir.

3. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. İnece. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar. Bundan dolayı. Şeytan.4. Ancak. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir. b.4. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.3. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır.1. Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç. Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5. Meriç Havzası. Ergene Nehrini de kendisine katar. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir.3.4.C.2.2. Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir. Susurluk. Lüleburgaz. IV. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV). Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir.2.1. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. 73 . Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç.T. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük. Bu durum.1. Meriç Nehri. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri.2. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde.2. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır. IV. amonyak azotu. Susurluk. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür. a. yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu.2.

Sınıf kalitede gözükmektedir.4. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV.3. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer.C. Simav Çayı. 3. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı.2. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır.2. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. krom. Orhaneli Çayı organik açıdan II. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar.3. Bu çayın kalitesi III. 74 . 1. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır. Sınıf arasında değişmektedir.1.2. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. sınıf olmasına rağmen. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. IV.Erozyon. Mustafa Kemal Paşa Çayı. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir. arsenik. Sınıf olduğunu göstermektedir.2.2. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir. kurşun. Sınıf’tır. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme. ve IV. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi. Toprağa düşen ilaç toprak tipi.T. 2.4. çözünebilirlik. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir. bor ve askıda katı madde açısından IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Bor. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir.2. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır.

2.3.3. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık.3. sülfat. Karamenderes. sülfat. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel. nitrat azotu. Sınıf olduğu göze çarpar. nitrit azotu ve klorüre göre 3.4. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç. çözünmüş oksijen. pH. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır. 1989 yılında ise sıcaklık. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II. Kocaçay. Sınıf olarak kalmıştır. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. nitrit azotu değerinin değişmemiş.C. Sınıf. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. çözünmüş oksijen. klor değerleri her iki yılda da II. Bayramoğlu. sülfat. çözünmüş oksijen. IV.2. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır.2. çözünmüş oksijen.4. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını. ana kolları Deliniş Çayı. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. sınıf olarak ve klor değerler 2. klor. amonyak azotu. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. Kuzey Ege Havzası Bakırçay.3. 75 . BOİ5 . Sınıf olarak değişmemiştir.Sınıf olmasına rağmen.2. Madra. pH ve nitrata göre 1. IV. Sınıf olduğu göze çarpar. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3. IV.5.5. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. amonyak azotu. pH. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. sülfat. Sınıf.Sınıf olarak tespit edilmiştir. Sınıf kriterlerini sağlamıştır. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır.2. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. nitrit azotu ve klorüre göre 2.2.2. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır. toplam çözünmüş maddeye göre 1.Sınıf kriterlerini sağlamıştır.4.2.1. çözünmüş oksijen. sülfat.3. Sınıf. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1.T.

3. Dumanlı Gölü. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek.5. Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde. 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda. Harita:IV.Sınıf. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4.3. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. Alaşehir Çayı (2. Harita:IV. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır.2.17’de. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı. bazı yörelerinde 4. Sınıf). Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.2.3. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında. olumlu yönde etkileyememektedir. C.18’de verilmiştir. B. Sınıf olan ana kolun kalitesini.Ekim 1993). B.C. 37 adedi akarsuda.T. Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. Sınıf. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış. Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl.3. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. B. Nif Çayı. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Tersakan ve Kelkit Çayı. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup. Demirci Çayı.2. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. 76 .3. A.15’da.2. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. Harita:IV. Havza alanı 36. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Harita:IV. toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. ve 3.2.2. Yeşilırmak havzasında. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993). C Grupları).2. Tersakan Çayı’na akmaktadır. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A. IV.114 km2’dir. Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg. Deliniş.16 ’de verilmiştir. Grubu). Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır. C.

Lüleburgaz Deresi. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A.2. Akar Dere. Yörede bulunan linyit işletmeleri. Sınıf su niteliği göstermektedir. ve IV.3. şeker fabrikası. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. Kuzey Marmara Havzası. III.T. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. Aralık-1994).3. ve IV. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle).2. Hayrabolu Deresi. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle. et kombinası. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir.C. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında.Sınıf. Şeytan Dere.3.2. Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup. C grubu yönünden ise III.6. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. IV. 77 . havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. İki büyük koldan oluşan nehir. Süloğlu Deresi. Batı Anadolu’da yer almaktadır.Sınıf. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III. 24. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. ve IV.19’da verilmektedir. İçbatı Anadolu’dadır. B ve C grubu parametreleri açısından da III. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle.7. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. Sınıf) gözlenmektedir. Sınıftır. A grubu parametreleri açısından IV. D grubu açısından incelendiğinde. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. B ve C grubu açısından ise III. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. B grubu yönünden II. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. Sınıf. Sınıf. A grubu parametreler yönünden IV. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV. A grubu parametreleri açısından IV. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. Koca Dere. Yan kolları Kırkkavak Deresi. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Türkiye’nin güneybatısında. dir.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır. Harita incelendiğinde.2. Başlıca kaynak kolları. IV. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su.Büyük Menderes nehri kolları.2. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar.

T. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir.C. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup.B. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. Ergene havzası. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır. kayalıklar. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır. yerleşim yerleri. 1981. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir. Ergene havzasının doğu.güney genişliği 140 km dir. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır.batı uzunluğu 160 km. fundalıklar.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları. Havzada doğal göl bulunmamaktadır. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup. kuzey. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır.

sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege.2.T. metal sanayi vb.Manisa.8. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. işletilmesi gerekmektedir. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası. tarımsal endüstri. yörede hızla gelişen sektörlerdir. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir.C. Kimya. Havza genelinde plansız sanayileşme. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır. deri. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması.2. IV. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. tarım ve sanayi merkezi olmuştur. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır.3. 79 . Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir. konfeksiyon. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava.

gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV. gübreleme. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise. göl.1 0. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.5 5 1000 0.2. Tablo: IV. IV. Göletler. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”.5 8 5 15 1000 1 0.T. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir.4. acı ve sodalı göller dahil) 6. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir.C. Göller. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”. 4.5 3 7.005 6-10. sulama.9.2.2. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir.2. Kullanılan iyi nitelikli tohum.2’de.1 gereğince yapılır. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular. 80 .1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.2.5-8.

yaban hayatı Su ürünleri. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır. IV. Tablo: IV.3. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. tarım alanları. su ürünleri. rekreasyon. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. rekreasyon. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri. turizm. rekreasyon. TSEK vb). Çarşamba Çayı. hidroelektrik.Ş. yaban hayatı İçmesuyu. tarım alanları.C. Keçiborlu Kükürt Fabrikası. rekreasyon. su ürünleri. yaban hayatı Rekreasyon. Morelle Golden AŞ.2. 1992. Meke ve Acı gölleridir. sulama. balıkçılık. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. tarım alanları. göl olarak da en önemlileri. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu. rekreasyon. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi. Tuz.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. Hotamış.3’de verilmektedir.4.T. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. saz ve kamış üretimi. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park. su ürünleri. Alkoloid Fab.1. diğer yerleşim merkezleri. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama. sulama. balıkçılık.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. balıkçılık. Tarım alanları. Şeker Fabrikası. Afyon Şeker Fab. su ürünleri.). Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta. TSEK vb. su ürünleri.. saz ve kamış üretimi. (EBK.2.2. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. yaban hayatı İçmesuyu.2. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. A. (EBK. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. küçük yerleşim merkezleri. sulama. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. doğal park.2. Bataklık 81 . tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. Burdur) içmeye. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. su ürünleri. rekreasyon.4.

fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b. şehirleşme. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır.Yoğun ticari balıkçılık. florür. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. Ancak sanayi. Kurşun. çinko. organik madde. Tuz Gölü Tuzlaları. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a.C. demir.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 .Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c. Ana tahliye kanalı. endüstriyel ve diğer kullanımlar. IV. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. serbest kükürt. azot. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. Altınapa. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. deterjan. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. Bu değerlendirmelere göre. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin. deniz taşımacılığı. Böylece istasyonlar. II : Rekreasyon. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. yağ ve gres. Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir. Konya Kapalı Havzası. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır.T. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. nitrat.5.2. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi. III : Ticari. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir. kadmiyum.

3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır. Bu sulardan genelde Tablo:IV. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0.4’de verilmektedir. 83 . Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz.C. Sınıf D III: Ticari.005 mg/l’nin altında olması gerekir.5. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır.4.2. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz. 15 günlük bir periyodla. 4. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Ayrıca 0. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir. Bulunmayacaktır.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.2. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır.9.2. Tablo:IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır. Doğal koku ve tadı dışında olmaz.T. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır.

biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır.1 0. çöp vb. sıvılarla.01 0. Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0.004 0. Su.5.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.1 0.001 0. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.C.1 0.1 0.9. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır. 4. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin. Yüzer halde yağ. katı maddeler bulunamaz. ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0. 84 .01 0.T.1 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV. katran vb.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.2.

Bu çerçevede. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu.5. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II. Aşama temelinde. kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. 85 . nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. derecesini.1. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. kirleticilerin kaynaklarını.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını.2. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. I. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur.T. IV. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. AEP tasarısı. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. Bugün MED-POL. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. bilimsel yöntemlerle inceleyerek. 1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V.1.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır.1.5. V. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır. Tablo:V. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir.‘ de verilmiştir. engebelilik vb.C.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir.8.3.1. Tablo:V. Türkiye.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı. Orta Anadolu Kuşağı (1). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.1. Tablo:V.1. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır.1.1. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır.2.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.1. Akdeniz.1. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2).1. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V.6.1. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır. Tablo:V.7.1. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup. 95 . Tablo:V.T.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V.

4 85.091.1.1 0.9 16.2 4.9 0.6 Ege 7404 2.4 0.6 55.2 89.2 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.5 0.9 Kuvvetli Asit 0.9 0.1 37.8 Toplam 74.9 32.027 669. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1.4 7.6 7.9 10.061.1 10.8 7.1 7.4 37.031 96.9 47.008 Türkiye Yüz.4 0.9 Orta-Asit 10. Oranı (%) 19.5 85.2 Akdeniz 3367 5.0 2. 1987.3 Göller 3759 6.6 Akdeniz 3168 0.7 10.2 13.6 33.1.3 Doğu Anadolu 1342 0.8 8.930.978.136.239.7 66.0 84.6 0.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.2 0.1 52.2 45.6 Güneydoğu 4061 1.9 4.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.4 Doğu Anadolu 1329 0.7 7.7 25.9 8.8 55.9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0. Ölç. Bölgeler Tablo:V.8 10.750 4. 1988.243 9.661.4 76.933 3.9 Hafif Asit 30.4 Karadeniz 101137 1.4 2.9 Kuvvetli Alkali 1.7 Göller 3871 0.287.211.5 93.2.7 4.2 6.4 6.1 8.3 Ege 7342 1.9 4.6 4.7 22.2 Orta Anadolu 25706 3.C. Tablo :V.866 1.0-8.T. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.960 3. 96 .719 7.4 0.0-6.2 8.7 Orta Anadolu 25778 0.7 5.648 7.1 1.0 44.1 51.6 40.8 0.178 6.9 Hafif Alkali 57.0-5.528.0 14.629 602.5 13.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.5 37.9 11.9 25. 1988.9 47.544 12. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır.0 0.5 8.3 7.776.172 589.7 Güneydoğu 4272 4.0-7.8 15. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.9 5.1.0-4.9 56.485.094 2.7 5.2 16. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.3 38.6 0.8 1.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.2 48.260 302.4 2.8 38.1.

0 23.8 Karadeniz 10488 35.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.5 20.7 28.2 47.9 Karadeniz 9724 1.9 Orta Anadolu 25419 21.7 Ege 7826 31.2 49.4 5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.3 33.6 12.3 32.9 1. 1988.4 65.6 19. >4 Yüksek 1.1 6.1 4.0 8.3 Doğu Anadolu 1338 0.9 Karadeniz 10570 28.9 20.6 Akdeniz 3270 10. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.4 55.8 18.9 49.3 9.2 Akdeniz 3346 3.1 31.4 Doğu Anadolu 1319 13. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.6 6. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.7 25.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.8 5.6 3. 1988.5 18.3 9.5 14.5 4.5 34.9 8.3 83.4 15.3 17.3 17.5 33.7 4.5 17. >100 Çok Fazla 32.3 22.3 18.6 23.4 Ege 7571 8.1.3 10.1.4.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.5 22.4 53.2 34.3 27.4 41.3 Akdeniz 328 39.8 Güneydoğu 4157 0.5 Akdeniz 3139 23.7 2.9 Güneydoğu 4340 12.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.8 Göller 3673 0. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.4 8.9 20.2 Tablo:V.2 10.1 9.2 12. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.8 Orta Anadolu 25852 31.4 16.6 21.3 30.6 32.2 6.8 23.8 7.1 38.8 15.8 25.2 Doğu Anadolu 1447 16.0 56.7.2 Ege 7625 32.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.9 11.9 25.0 9.8 25.7 6.1 17.3 3.0 24. 1988.9 2.2 36.9 7.2 11.9 10.0 2.5 Ege 7225 17.C.2 18.8 8.4 26.5. >15 Çok Fazla 6.5 8.2 18.1 20.0 25.3 23.2 2. >25 2.5 22.9 18.4 47.6 35.3 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.5 11.5 32.7 23.7 13.8 7.8 22.9 3.9 27.0 18.2 49.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.4 64.0 31.8 29.6 14.2 Karadeniz 10142 13.2 60.4 7.7 36.5 46.7 Göller 3668 36.0 24.9 47.4 8.1 12.7 7. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.7 28.9 13. 1988.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.3 27.5 6.1.3 11.3 17.5 Güneydoğu 4227 44.6.0 20.0 Tablo: V.T.6 Orta Anadolu 25930 9. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.9 17.7 46.6 32.6 6.2 Göller 3632 19.1.2 64.6 9. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.2 7.6 Güneydoğu 4035 29.4 Doğu Anadolu 1339 21.9 Tablo:V.5 Göller 3768 14. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.74 97 .1 2.8 Orta Anadolu 25853 1.8 26.

1.00 54.43 4.33 60.00 16.94 18.03 27.69 46.07 56.03 37.3 4.61 8.00 26.00 12.00 2.21 23.18 78.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.C.3 7.43 1.39 88.88 9.00 15.87 54.54 46.00 2.24 90.00 89.21 4.03 2.49 2.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.0 1.67 38.0 302.92 4.78 53.57 0.20 63.2 4.0 9.1 13.0 233.27 25.0 294.36 36.0 213. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.10 27.04 1.0 502.80 2.40 8. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.29 1.85 41.33 0.46 15.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.43 6.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.39 40.43 1.8.33 53.00 51.80 15.00 61.2 47. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.13 0.71 29.54 55.00 12.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.5 1.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.00 92.00 21.15 2.37 28.85 0.0 123.32 20.09 27.79 0.56 2.30 17.0 325.5 378.00 13.1 2.48 14.29 40. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.4 5.41 0.5 528.0 1.0 3.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.7 360.0 134.03 3.00 11.0 6.14 7.9 7.9 85.96 16. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.68 26.69 0.14 17.82 39.05 63.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.0 211.00 40. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.78 35.0 7.0 453. 98 .06 84.0 640.0 9.0 642. 1989.18 0.80 6.T.00 11.09 0. Ankara.39 9.0 423.84 157.5 20.

2’sini oluşturan 11.699. V.5’ini oluşturan 23.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından.455 ha. % 36.938 ha. % 30.9’unu oluşturan 9. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.2’sini oluşturan 28.1. Erozyon Türkiye.6’sını oluşturan 23.1.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde. Ülkemiz topraklarının % 14.973 ha.’lık bölümü işlenmekte % 28. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.50 cm) ve % 37. geriye kalan % 85. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur.1.’da verilmiştir.’lık bölümü sığ (20 . sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar.221.334. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.’ında şiddetli. uygulanan yanlış tarım yöntemleri.90 cm) % 30.2.1’ini oluşturan 27.114 ha. Çeşitli arazi türleri.’lık bölümü 90 cm’den derindir. topoğrafik yapısı.781.T.299.C. Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.1.468. Türkiye’nin arazi varlığının % 36. özellikle işlenebilen araziler.575 ha.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir.’lık bölümü çayır ve mera. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır.3.1.’lık bölümü orta derin (50 .3. Türkiye’de Arazi Problemleri V.4’ünü oluşturan 28.699.750 ha.’ında orta.205 ha.8’in % 11. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür.108. Söz konusu bilgiler Tablo:V.690 ha. 99 . Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir.592.908.463 ha.745. % 17’sini oluşturan 13. iklimi. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır.9.3’ünü oluşturan 21.003 ha. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta. geriye kalan % 5’i oluşturan 3.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir.614 ha.

1987.Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V. Genel Toprak Amenajman Planlaması. 100 .T. Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Zeytin.1. Çay Kestane vb.9.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . 1953 yılında kurulan D. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. Halbuki erozyonla. Ülkemizde ise erozyon. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması.C. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır.T. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır. Bu nedenle. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir.S. Kızılırmak’a adı. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır.İ. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. topraklar geri alınmaktadır. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. eski Topraksu Genel Müdürlüğü.

Bu eğimler işleme zorluğu.3’nü kapsamaktadır.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22.64 1 Hafif 5611892 7. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir. 1987.T.7’sini. ticaret.2. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları.1.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir.’de verilmektedir.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır.10. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V.10. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 . Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır.3.1. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa.1. Gelişmiş ülkelerde. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1.C.22 2 Orta 15592750 20. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6. endüstri. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır.04 3 Şiddetli 28334933 36. Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0. Tablo:V. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir.11. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3. V.

V. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. 25. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. Tablo: V.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V.495.9 30.1.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Fakat taşlar.11.C. 1987.T.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır.1.2 sini oluşturmaktadır. Taşlılık Sorunu Taşlılık.12. V.484. Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1.3.093 hektarı tarım arazilerinde. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir. 21 261 850 ha.3 11.1. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir. 103 . Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. 2. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz. 1987. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir. Ülkemizde.3. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14.5 37. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir.989. Tablo:V.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur.1.4. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir. Bunların 2.

5. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır.641 ha ile % 0. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir.603 ha ile % 0.C. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler.6 sodik topraklar. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler.’dır. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır. 264. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1.722 ha olup.000 ha.6.ında.975 ha.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır. Bu suların. 104 . Aksi takdirde.161 ha. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1.771. Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir. tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır. 8. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır. Sodik topraklar 8. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1.3 olmak üzere toplamı 1.01 hafif tuzlu-sodik topraklar. 123.’ında olmak üzere 2. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614.260 ha.2 tuzlu sodik topraklar.1. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır.956 ha ile % 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. dolayındadır. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır.968. % 2 düzeyindedir.863 ha ile % 0. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler.022 ha. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar.T.518. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir. yan yana görmek mümkündür.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0.1.814 ha’.3. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir.968.119. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454.3.’lık alan. 504.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi. V.

5. Ziraat Fakültesi Yayınları. Ankara. Talaz. Toprak Muhafaza. Akalın. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Karayolu güzergahı seçimi 1. 1991. 7. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı.7.1. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162. Dizdar. Ankara. 1995. 1987. her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir. Ankara. Ziraat Mühendisleri Odası. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. 4.360 ha kadardır. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. Teknik Yayın No:60. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. 1987. Ankara. Topraklarımız.. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar. 1989. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte.3. Yayın No: Genel: 245. 3. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. 1987. Ankara. DİE. M. V. Ergene. 1987.S. 105 .Y. 9. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Ankara. No: 635. TOBB. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Mera Kanunu gibi kanunlar. TÜBİTAK Yayın No:7. Erzurum. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.T. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. 1992. Bina. ve 2. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . 8. Havza Islahı. bitki toplulukları. Ankara. su. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. Ders Kitapları Serisi No: 47.C. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır.. A. Atatürk Üniversitesi Yayınları. İ.. No:289. Kaynaklar 1. TMMOB. BÖM: 9. Toprak ve Çevre Sempozyumu. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü .. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989. Cilt-I. Harita V.1. toprak. Atatürk Üniversitesi Basımevi. 1989. Toprak Biliminin Esasları. 6.

% 36. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.C. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi. oldukça yakın tarihlerde başlamıştır. su ve sellerle denizlere taşınmaktadır. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. Yurdumuz topraklarının % 78. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi.2. % 20’si orta şiddetli. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin.072. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır. yangınlar. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. tarla açılması.T. Yurdumuz dünyada.2. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır.4’ü şiddetli.1. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu. Her yıl milyonlarca ton toprak. % 22. Tablo:V. 106 . bu konudaki araştırma ve uygulamalara. V.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. rüzgar.2. Ülkemiz arazilerinin. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir.

Tablo: V. ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. Orman ve otlak kullanışı uygundur. .Erozyon riski yüksek olan. Kum tepeleri ağaçlandırılmalı. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir. Bu nedenlerle.42 22. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur.T. İşlemeli tarım yapılamaz.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur.2. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi.06 7.C.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi. Olduğu gibi korunmalıdır. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3. 1987.04 36. .1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir.32 3.58 3. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs. Toprak ve bitki örtüsü yoktur. hafif. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. . gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir.2. ülke genelinde. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte.Yanlış toprak işlenmesi. yetersiz toprak özelliklerine sahip. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. Harita V.22 20.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır. 107 .

416.009.201.563 1.1 0. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.Y.2.574. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır.K.633 4.). Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir.487 ha kadardır.2 46.7 9.2.VI. Sınıf) Alan ha 5.C.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77. 108 . bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.547 10.537 6.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V.557. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır.2.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I. VI.009.K.0 5.238.753. Sınıf arazilerinin % 46.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6.749.2. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.776.553 46.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.778. Sürülebilir arazi toplamı % 34.330 7.3) problemsiz arazilerin 4.425.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V.012.IV Sınıf) Alan ha 4. Türkiye’nin yalnızca VII.339 ha olduğu.4 8.004.797.016 26.471 ha. sürüme uygun olmayan alanlarda 1.758.778.3. Tablo: V.396 ha.399 16.6 60.III.959 3. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.288. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.399 11. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.692.VII. 100. 1995.2.2.Y.7’lik bir orana ulaşır ki.546.396 2.II.533 36.T.7 9.6.3 34. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V. A.563 ha alanı kapladığı görülmektedir.2 13. ve VII.585 165.127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.2. Tablo:V.416.1 kadar orana sahip iken.749. 1995.004. Grubu A.702 7.

Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V. 3. Uçtepe 563 Göksu.5 8. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E.4. 1. askı materyali olarak taşınmaktadır. Botbaşı 651 Filyos. Sosyo-Ekonomik Etkiler.E.5 108. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir.6 7.2.5 V.8 12. Tablo:V.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu.C. İnözü 923 Yeşilırmak.9 10. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir. Keban 525 Tortum 2500 Fırat. Rüzgar. Manisa Köprüsü 582 Sakarya. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri.4 5.Menderes.8 19. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür.8 44.4’de verilmektedir. 1995. Türkiye’de geç sonbahar. toprak aşınımının artmasına neden olurken.2. Devecikıran 610 Dalaman. Suçatı 260 İyidere.8 6. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar.9 0. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33. Bunlar.1 0.2 6.T. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.3. Doğal Etkiler. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır. Yeniköprü 922 Seyhan. 109 . 2.5 2.8 8. 1. Diyarbakır 1085 Kızılırmak. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur.9 54. Söke 519 Gediz.İ. Çarşamba 1521 Kelkit.2. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır. Faklı 1977 Ceyhan. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır. Dutluca 1167 Dicle. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış. Karahacık 648 B.

Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir.952 ha alanı kaplarken. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. su tutma kapasiteleri. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır.832. kireç. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir.358. Düz araziler 5. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir. 2.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. agregat stabilitesi. katyon değişim kapasitesi. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim. Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. kum. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak. Dış bükey eğimler. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. değişik çaplı agregat ve primer taneler. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. kuzeye veya güneye bakış. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. kil miktarları. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. mil. eğimin uzunluğu. arazilerimizin % 39.132 ha kadardır. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. eğim şekli. dispersiyon oranı. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür.T. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. değişebilir katyonlar. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak.C.

toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. Ormanların ve meraların tahribi. gübreleme yapısı. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. I-II ve III. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. V.4. tütün. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. b. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. patates. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir.T. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. a.C. c. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. mısır. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. meralarda kontrollu otlatma yapılması.2. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. Bitki örtüsünün çeşidi. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. 3. 111 . Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. sıklığı.

Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. Kaynaklar 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. f. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. 1991. e. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı. 1995. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 3. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. 1987. h.. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. Gelecekte. ı. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. i. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır.C. 2. arıcılık vb. 112 . j. k. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli. l. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir. örneğin el sanatları.T. g. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır.

1.172 ha) .6’sını teşkil etmekte olup. sırada yer alırlar. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. iklim ve toprak özellikleri.’dır. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır.515. ıhlamur. Ülkemiz.3’ünü. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2.247 ha. iyi baltalık 2.7 sini oluşturmaktadır. Türkiye orman ekosistemleri için.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler. Dünyada ormanlar. 10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir. ürün verebilen orman alanı 8. Bu miktar ülke alanımızın % 26. Toplam orman alanlarının % 42.de verilmiştir. Ülkemiz ormanlarının % 99. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. 20. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0.2 milyon ha (% 31). Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş. geri kalan % 4.7 milyon ha (% 13)’dür. dişbudak. ORMANLARIMIZ Ormanlar.T. 113 .993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar. Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır. kavak.1. en önemli doğal kaynaklardır.9’u devlet ormanıdır.C.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48.763. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. tükenmeyen bir dinamizme sahip. Ülkemiz arazi yapısı. FLORA. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır.15’ini yapraklı türler (8.9 milyon ha (% 44 )’dür. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI.8’ dir.’dır. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir.78 (4. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. 1.735.34 ha. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları.027. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. İyi koru 6.600.

300 18.433 99. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın.I. 36 yılan. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir.018.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI.C. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi.302. 49 kertenkele. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.379 4. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için.T. 8 kaplumbağa.504 99.666 109. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617.644 1. doğal hayatın devamı. karaca. sel. erozyonu önlemesi.475 619. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır.786 336. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup.1.162 1. 426 kuş.167. 114 .000 ha alan ağaçlandırılmıştır. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür. ekolojik dengenin sağlanması yanında. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir. Ayrıca 120000 omurgasız. sosyal. Su rejimini düzenlemesi. iklimi yumuşatması.335. asit yağmurları. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız.1. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.234. Hava kirliliğinin azaltılması.1.697. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi.524 3.650 1. 20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. özellikle geyik. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan. Ağaçlandırma alanlarında. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. zehirli böcek ve mantar hastalıkları. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6.088.341 286.

4. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır. 2001. Ankara. Mayıs 1992. 3. VIII. Ankara. Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer. 115 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi. Sayı: 14 Şubat 1993. Orman Genel Müdürlüğü. 2. DPT. (Kasım-2001). Ankara.C. Kaynaklar 1. Orman Dergisi.5 Yıllık Kalkınma Planı. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu.. Orman Dergisi. Orman Genel Müdürlüğü.T. Sayı:5 .

116 . türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. Bu kanunun amacı.T. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. Tabiat Parkları. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. Bilimsel ve estetik bakımdan. Milli Park. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. Tabiat Parkı. TABİAT PARKLARI. b. tabiat parkı. d. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. Tabiatı Koruma Alanları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. Tabiat Anıtı. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. “Tabiat Parkları”. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. c. ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. Bayındırlık. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. Bu kanunda yer alan.2. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. MİLLİ PARKLAR. a. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine.C. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına.

Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler.1996 21.1961 06.2000 Tabii bitki toplulukları.1973 02. Tabii bitki ve hayvan toplulukları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.1996 06.1994 31.08.1973 12.dinlenme ve eğlenme. manzara .) 29.1987 21.02.03.12.1958 Arkeolojik kalıntılar. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı.11.1970 21. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları.1996 07.1988 07. dağ ve kar sporları 20.06.1970 03. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.08. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) . Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. tabii bitki toplulukları.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES. tabii bitki toplulukları . dinlenme ve eğlenme 29.09.1998 21.T.03.03. jeolojik oluşumlar. Bitki örtüsü.1976 08. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde.07. jeolojik yapı.1988 07.1959 Tabii bitki toplukları.11. jeomorfolojik oluşumlar.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları. dinlenme ve eğlenme 09.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.1994 31.12.1994 08.12.1971 16. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları . jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.11.04.06. dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar.08.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası. tabii bitki ve hayvan toplulukları.1972 22.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB.dinlenme ve eğlenme.04. 54524 Kayseri Kastamonu. manzara. dinlenme ve eğlenme 19. tabii bitki toplulukları.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları.1993 17.1988 11.02.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler. Tabii bitki toplulukları. Harp tarihi.11.1996 (Sınır Da.1994 31.04.01. Tabii bitki toplulukları. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.1986 09. dinlenme ve eğlenme 31.04. dinlenme ve eğlenme 22. Adana. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları. 117 . dağ ve kar sporları .09. şapeller ve peri bacaları gibi).1.05. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı.11.dinlenme ve eğlenme.1969 03.manzara.1994 31. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji. 2003.05.11.manzara.08.06.09. dinlenme ve eğlenme 27.2.4.dinlenme ve eğlenme.1981 25.07. manzara. Arkeolojik kalıntılar. Arkeolojik kalıntılar. arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı.C.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları. bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik.

06.04.07. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur. pallasiana var.10.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. eşsiz bir tabiat parçasıdır. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır.12.1987 23.1988 118 .T.5 334 29.1987 30.08.07.2.12.04. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır.08. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile. pallasiana var. olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata). vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi.5 329 30. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir.1988 17.1988 05. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır. Deniz.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur.03.1987 8 Çitdere Zonguldak 721. Çok çeşitli ağaç.08. Sülüklü Göl. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme.5 88. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi.06.1987 18.10. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu. kaynak değerlerini oluşturmaktadır.12. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş. akbalıkçıl.05.07. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı. Çok sınırlı yayılışa sahip.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21. kıyı. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması.5 785 46.1990 26. kum . ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır. pallasiana var. Avrupa’da turna.C. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması . Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. kaynak değerlerini teşkil etmektedir. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır.1987 27. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile.1987 25. barınma ve kuluçka alanı oluşu.04. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana). aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu. flamingo.5 29.1987 27. Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir .1987 02. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti.1988 16.12.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir.04. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu.göl. şeneriana)’nın varlığı.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu.

Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir. barındırdığı bitki ve hayvan türleri. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.04. Sahada.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12. tarafından M. boyunda.08. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani).07. kıyı kumulları. Saha. gürgen. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp.12.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31. Sen Piyer kilisesinin 200 m. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi.03. Seyhan-Ceyhan deltası. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır.07. göl lagünleri. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1. Örümcek ormanı. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır. Saha. yer yer karışık meşcereler oluşturması.12.Ö. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı. Camili-Efeler ormanı.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07. Sulak saha.1994 23.1991 05.2.07. Camili-Gorgit ormanı. 111 kuş türünün varlığı. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti.12. Ayrıca. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür. Antiokus I. 2003.01. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir.5 km. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21.1993 26 Dibek Antalya 550 31.1991 İç Ege Bölgesinde. Aktüel Akgöl. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. özellikle tepeli pelikan. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. yüzyılda yaptırılmıştır.04. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. Sahada. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir. 3.02. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri.03.5 83. kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir.12.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM. Sahada. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır.1998 24.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir. yer yer karışık meşcereler oluşturması.1993 25 Çamburnu 180 31. Avrupa. pallasiana) türlerinin yer yer saf.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08. 500-700 m eninde. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. kayın. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır. Toros Göknarı (Abies cilicica). 119 .T.5 24.023. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. 490.12. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti.C. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.

1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı. manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması.10.05.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387.5 11.02.1998 29. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği.07.1984 21.12. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu.1995 06. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.08.1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.07. Doğal yapısı.2.T.5 5859 14916 07. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.02. 2 3 Çorum. bitki örtüsü.1989 03. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.05.1995 27.09. 120 .1989 21.0 1625 394.09.6 329.12. jeomorfolojik yapıda olması.07. İlgi çekici kanyonu. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı.1998 22.0 TESİS TARİHİ 01.06. .04. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.C.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.5 1150 Değişim 07.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21.0 05.10.1998 07. 2003.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5.1991 Yeni 1196.06. Sahip olduğu orman dokusu.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.

çap ve 4. çap ve 7. 15 m. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş. çevre genişliği Şelalenin . boy. çevre genişliği Karaçam 300 yaşında .5 ha 2500 m2 07.09. çap ve 5.11. 18 m. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında . çevre genişli.80 m. boy. boy. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında .20 m. 2.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan.1994 27.09. Karaçam 600 yaşında . 1 m.1994 09. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .85 m. 154 m 52 ha. boy.75 m. 20 m.55 m.08. 2.09.1994 09. boy.11. 24 m.1994 09.12. 25 m. 25-30 m. 30 m.35 m.50 m.5 m.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0.38 m. 2. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında .09.40 m. 2. boy.02. boy. çap ve 10 m. 30 m.1994 27.1994 29. çap ve 5. 1. 1. 40 m. çevre genişli. çap ve 17 m. çapa sahip olması.06. 4 m. 2. 20 m.02.1994 09.09.02. 26 m.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 . 35 m. çap ve 3 m. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında .50 m.42 m.1995 21. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında . çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0.40 m. boy.90 m.8 m. çap ve 7.02. boy. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha. 35 m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. boy . boy.11. 0.10 m.07. Meşe Ağacı’nın 350 yaşında .02. boy.85 m. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması . çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında .1994 22.69 m.02. 21 m. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında .09.80 m.09. Meşe Ağacı’nın 25 m.70 m.1993 06. çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında . 8 m.1994 29. çap ve 8 m.45 m. 3 m.1994 27. 1. 2. boy.67 m. çap ve 7.50 m. Servi Ağacı’nın 250 yaşında . 25 m. çap ve 4. boy.20 m.25 m.90 m. 27 m. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında . çap ve 7. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında . 2. 1.1994 27.1995 21.09. 2.11.34 m. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında . çevre genişliği Karaçam 200 yaşında .1995 21.11. çap ve 8.40 m.55 m.09.) 10 ha İLAN TARİHİ 19. 1.09. 2.1994 29. boy.02. 2 m.02. çap ve 1.1994 27. boy.1995 21.1995 21.1994 27. boy. 1. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında .70 m.1994 09.50 m. boy. 1.. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu.50 m. 20 m. boy. boy. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi.09. çap ve 8 m.65 m.09. 7.78 m.1994 29. 25 m. boy. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında . çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında . çap ve 0. çap ve 3. 25 m.1994 29. boy. Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması. çap ve 15 m. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . 34 m. 4 m.02. 2. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında .62 m. çap ve 4.1994 29.1995 21. 15 m.C.09. çap ve 8. boy.1995 21. . çevre genişliği Ardıç 500 yaşında .70 m. 30 m.85 m. 2.50 m.5 ha.1994 29.2. çap ve 7. çap ve 6. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında . boy. 1. çap ve 5.38 m. 2. 4 m. 3.T. çap ve 8. çevre geniş. 2 m.1995 21. 1. boy. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında .09.1994 29.23 m.1988 12.70 m. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında . boy.5 m.02. boy.

55 m. 2. sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m.20m.10 m.2002 06.8 m boylarında . 1. boy.1 m. 3 m.65 m.5 m. 1. boy.81 m. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında.1995 21.1995 21.90 m.06. 1. 25 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .80 m. 53.04. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında . 49. boy.85 m.92 m. çevre gen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m. 0. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın . 2. 1. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . çevre gen.05 m. çevre geniş.21 m. 61.10.48 m.10. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .10.1995 26.82 m. 318.1995 11. boy. 2.5 m.4 m.07.04.70 m. 1.34 m.10.90 m.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında .2002 122 .1995 11.32 m. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4. 30 m. çap ve 3. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m. çap ve 2.1995 03.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında.1995 11.5 m.1995 31. boy.53 m. 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0.10. 52.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha. 20 metre boyunda. 20 m.15 m.09.22 m. boy. çap ve 5. çap ve 6. 35-40 m.C. çap ve 5.1995 25. çap ve 4. boyunda. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında . 22 m. 97-101-75 çaplarında ve 306.1995 11. 58.73 m. 1. boy.2000 03.07. 32 m.5 ha 03.6 m.52 m. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm. çap ve 6.80 m. boy. 54 m. 1.10. çap ve 3.1995 25.10 m.76 m. 14 m. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m.1995 21.09.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması.11. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . 57. çap ve 9 m.80 m.04. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında .70 m. boy. 1. çap ve 4.1995 25.60 m. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında . Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .10.06. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap.5 m. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte.40 m. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir. çap ve 5. Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır.85 m. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3.30 m.1995 29. boy.1995 21.1995 21. çevre geniş.10.5 ha 23. çevre geniş. 1.18 m. çap ve 7. çevre geniş. 2.10.09. 1. boy.1995 26. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 11. 20 m. boy. çap ve 3. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .1995 11.54 m. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında .1995 11. çap ve 8. 5 m. boy. boy. boy. 1.1995 25.65 m.05.07. boy. 3.10. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .07. 54.80 m.08. çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında .04.04.04.1995 11.05 ha 10. 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16.T. 50 m. çevre geniş.m çap ve 7. çap ve 4. çap ve 12.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . çap ve 3. boy. 1.5 m. çap ve 4. boy. boy. 1. 2 m.30 m. çap ve 9 m.83 m.88 m. çap ve 4. 1. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21. boy. 95-105 yaşında .

5 m çap ve 4. 27 m boy.50 m çap ve 4.94 m çevre gen.7 m çevre gen.72 m çap ve 5. 9 m boy. 500 yaşlarında 13 m boy. 665 yaşlarında.10. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy. 1.2002 06. 1.2002 06. 2.10.5 m boy. 3. 27 m boy. Sedir ağacı türünün. 2. 1.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün. 2. 3. 12 m boy. 1. 21 m boy. Ardıç ağacı türünün.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy. 450 yaşlarında.40 m çevre gen. Porsuk ağacı türünün.30 m çap ve 7. 1000 yaşlarında 12 m boy. 320 yaşlarında. 1. 0.7 m çap ve 4. 24 m boy. 12 m boy. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün.39 m çevre gen. 11. Göknar ağacı türünün.05.84 m çap ve 6. 46 m boy. 70 m boy. 1. 1700 yaşlarında.2002 06.2002 06.T. 1030 yaşlarında.30 m çevre gen.05. 12 m boy. 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06.2002 13.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında.36 m çap ve 6 m çevre gen.57 m çap ve 4. Sedir ağacı türünün.09. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16. 1.05.2002 16.97 m çevre gen. 1.71 m çevre gen.C. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün.2002 13. 2. 2.2002 06.2003 06.14 m çevre gen.8 m çevre gen.5 m boy.03 m çevre gen.09. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında. 190 yaşlarında.2002 06.2003 06.80 m çevre gen.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 .09. Kayın ağacı türünün.50 m çap ve 7.2002 06.05.6 m çap ve 5.3 m çap ve 4. Ardıç ağacı türünün. 1.69 m çevre gen. 12 m boy.2002 06. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında.09. 1. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün. 22 m boy. 340 yaşlarında 16 m boy.2002 06.2002 06. 2. 15 m boy. 1.2002 16. 2.3 m çap ve 6.09.2002 06.05.02 m çap ve 6.08 m çap ve 3. 10 m boy.90 m çevre gen. 1.43 m çap ve 4.20 m çevre gen. 2. 1.30 m çap ve 7. 12 m boy. 1. 200 yaşlarında.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy.09.1 m çap ve 3.09.2002 16. 3. Yaz ıhlamur ağacı türünün.10.32 m çap ve 7.09. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında.10 m çap ve 9. Sedir ağacı türünün.04 m çevre geniş.05.2003 06.09. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.70 m çevre gen.09.2002 13.1 m çap ve 4 m çevre gen.2002 06.90 m çap ve 4.80 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün.09.2002 06.05.40 m çevre gen. 16 m boy. 11 m boy.09. 645 yaşlarında. 23 m boy. 630 yaşlarında 19 m boy.88 m çap ve 5.2003 06.2002 06.09.34 m çevre gen.09.95 m çevre gen.09.16 m çap ve 6. 250 yaşlarında. 1. 150 yaşlarında. Anadolu kestanesi ağacının.09. 1.50 m çevre gen.22 m çevre gen.09.2002 06. 1070 yaşlarında 35 m boy.09. 300 yaşlarında 42 m boy. 22 m boy. 30 m boy.09. 1.90 m çap ve 5.76 m çap ve 2. 1.50 m çevre gen.09.2002 06.2002 16.84 m çap ve 5.2002 13.10. 12 m çap ve 3. Dışbudak ağacı türünün. 49 m boy. 775 yaşlarında 27.2002 06.76 m çap ve 11. 20 m boy.2003 06.2002 06.08 m çap ve 9.2002 06. 20 m boy.09.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün. 110 yaşlarında. Ladin ağacı türünün. Ardıç ağacı türünün.80 m çevre gen.5 m boy.2003 06.16 m çap ve 6. 300 yaşlarında .2002 06. Çınar ağacı türünün.09.90 m çevre gen. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında.09.17 m çap ve 3. 1 m çap ve 3. 530 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında. 1 m çap ve 3 m çevre geniş. Çınar ağacı türünün.09.

birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir. 9.2. Kuruluşunun 150. 4. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Çevre ve Orman Bakanlığı. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur. 1. Bulunduğu Alan. 4.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31.2. 2 m çap ve 8. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur. Bulunduğu İl. 3.05.54 m çap ve 14. sahip olduğu boyutları.T. 2003. Tabiatı Koruma Alanlarının.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır.5 m çevre gen.2003 06.5 m boy.56 m çevre genişliği Yüzen adalar.Nemrut kalderası.2003 05. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır. Harita VI. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. “Volkanik konilerin üst kısımlarında. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen. 124 .1’ de Milli Parkların. 2. 2003. Tablo:VI. 2003 yılı sonu itibariyle. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. Ankara.67 m çevre gen. Çınar ağacı türünün. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında. 1989. 28 m boy. 33 adet Milli Park. Tablo:VI. Dut ağacı türünün. 700 yaşlarında.17 m çevre gen. Yapısı. Orman Genel Müdürlüğü. 35-40 m boy. 1995. Neojen ve kuaterner volkanizması ile. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır. 7 m boy.’de Tabiat Anıtlarının Adı. Alanı.2.05. Yılında Ormancılığımız.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar. 38 ha olup. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar. Yurdumuzda. Milli Parklar Kanunu. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar.1 m çap ve 4. Tablo:VI.10. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. Tablo:VI.05. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları.2. Çevre Bakanlığı. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır.08.05.2003 06.4. 4 m çap.2003 06.3’de ise Tabiat Parklarının Adı. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır.2’de. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır. 60 m derinliğinde. Kaynaklar 1. 12.C. 2873 Sayılı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.

Yüzyılda ise çevrenin. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren.1. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. Kendine has biyolojik. toprağı bozulmamış. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. günümüz insanını tatmin etmemekte olup. 3. Yangın gibi. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. 6. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz. çarpık ve hızlı kentleşme. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir.C. 21. toprak su ve havanın kirlenmesi. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. 4. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. Bitki. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. 5. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. hayvan. 7. VI. korunması kolay olan. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi.T. Tarım. enerji kaynaklarının sınırlı olması. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. 125 . Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. küresel ısınma ve sera etkisi. altyapı projelerine destek olunmakta. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. Bu anlayışla. 2. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır.3. bozulmasına engel olma. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu. Tarihi. Ülkemizde doğal. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması.3.

doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb.C. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. rekreasyon. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan.3. Bu bölgeler. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye.3. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. b.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9.) 9.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a. sahip oldukları doğal. VI. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.1.3. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması. Turizm.3. 126 . çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması.2. Bakanlar Kurulu. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. Tablo:VI. VI.3. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi. kültürel ve tarihi değerlerin.’dır.T. VI.4. çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. Bu madde uyarınca. 10. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. c.

Çevre ve Orman Bakanlığı. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip. Deniz Kaplumbağası vb.01.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin. Sayı:1.11.1990 21.kanalları . 2004. Tablo:VI. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir.1990 02.3.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır..C.2004 Kaynaklar 1. Eşsiz doğal değerleri koyları. 127 .07. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması. üreme. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle .1988 06.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05.1990 22.4. 1992. Batık kentleri. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur.2’de belirtilmiştir.Çevre Bakanlığı. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.01.07.1990 22.08.yöresel bitki örtüsü .1990 02.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI.03. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama.1990 02. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu .1988 18.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u.1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22. 2004. Eşsiz doğal güzellikleri.03.11.11. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.2000 08.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir.1990 21. 2.konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.07.11.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri . gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir. Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır.11.11. beslenme ve konaklama yeridir. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.T.3.eşsiz doğal güzellikleri kanalları.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu. Özel Çevre Koruma Dergisi. 14 Uzungöl 149 07.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması. Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir.11.

kamış gibi yüksek. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. çok yeri saz. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI. ancak bazı yıllarda. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur.C. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur. suları durgun veya akıntılı. tatlı. Acıgöl Havzası’dır.T.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. Türkiye aynı zamanda. Kuşların Türkiye’de dağılımı. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. geniş toprakları. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. Sultan Sazlığı. devamlı veya geçici. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. gerek bitki örtüsü. Asya. güneye göç ettikleri. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. Bu çeşitlilik sonucunda. Geriye kalan 40-45 tür ise. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. acı veya tuzlu. kuşların saklanmasına. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. su altı ve su üstü bitkilerin.4. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. normalde Türkiye’de bulunmamakta. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. bataklıklar. Sulak alanların ekolojik yapıları. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. Bunların içinde. Kışın. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir.4. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. doğal veya yapay. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. kuş bilimi bakımından çok önemlidir. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir.4. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. yalnız bulundukları ülkenin değil. 3. hayvancılık. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. 5. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar. 1. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında.4. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. 4. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. Harita VI. 129 . atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. 6. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar.T. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar.1’de verilmiştir.4. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları. 2. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P.3. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır. Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme.C. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. taşkın kontrolü. VI.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. Harita VI. Bölge ve Yerleri. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler.

Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.1.4.T.

C.Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .

C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .T.

Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.C. 133 . Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G.4. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.T.2’de verilmektedir. 2004.

tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. Bir sulak alan.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar. (Nadirlik. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür. 2004. 20.T. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. veya ailelerini. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. 134 . sulak alanın yararları ve/veya değeri. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse.4.C. veya 3 Bir sulak alan. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni. Türkiye üzerindeki bu göç. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan. yaşamevrelerini. su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.2. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa. 200-700’lük gruplar halinde 250. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.

Gediz Deltası. Sultan Sazlığı. 1998 yılında ise. Alanın 17.05. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.3. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir. Türkiye. Göksu Deltası.4. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır. Alan tatlı. proje çerçevesinde alanda. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Alan. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür. Kızılırmak Deltası. Ramsar 8.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.C. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir. Bu alanlar. Sultan Sazlığı. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik. Ramsar Sözleşmesi ile. 135 . Seyfe Gölü.1. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir.000 ha.3. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.200 ha.T. Söz konusu Yönetmelik.4. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. alanı kapsar. nesli tehlikede olan küçük karabatak. VI. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir.

2.5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.4.lık bir alanı kaplamaktadır.lık bir alanı kaplamaktadır. tepeli pelikan. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır.4.3. 1994 yılında 12. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları.423 su kuşu. Alan tatlı. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır.480 ha.3. 1996 Ocak ayında sayılan 429.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır. 1994 yılında gölün 10. Gölün 10. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup. Alanın. Ayrıca.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Nesli tehlikede olan küçük karabatak. yaz ördeği. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir.3. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. ekolojik olarak bol gıdalı. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır. besin maddeleri yönünden fakirdir. Suları tatlı.600 ha) ilan edilmiştir. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 .4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14. Suları tuzlu olup.4. VI. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13. limnolojik bakımdan killi olup. alanı kapsar.3.500 ha büyüklüğündedir. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir. suları tuzlu ve arsenikli. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır.3. VI.C.4.700 ha. pasbaş patka. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14.200 ha.000 ha. VI. Alanın 8650 ha.6. ekolojik olarak bol gıdalı olup. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23.600 hektarlık bölümü. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. VI. Burdur Gölü öncelikle. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır.4. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir.000 ha. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup.lık bir alanı kapsamaktadır. Suları tatlı.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.T.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Nesli tehlikede olan yaz ördeği. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir. 14.4.C.7. VI. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir.8. ırmak. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. yüzölçümüne sahiptir. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan. dik kuyruk. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup.T. cüce karabatak. VI. Deniz. orman. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde. göl. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan. çayır. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16.4. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır. alanı kaplamaktadır. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 . Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır. bataklık. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup. Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir.110 ha.000 ha.400 ha. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır.3. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir.9. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. VI. VI. sazlık. al boyunlu kaz. mera.4.4. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır.3. şah kartal. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır.3. tuzlalar. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir.4. alanı kaplamaktadır.

2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir. MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler.C. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır. 138 . Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir.5. VI. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması.1996 yılında yürürlüğe girmiştir.12. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır. Sözleşme ülkemizde 22. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde. 2. Sözleşmenin amacı. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Sözleşmenin amacı. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8.12.

habitat tipleri. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının. deniz çevresinin iktisadi. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. sözleşmeyi 17. sosyal.C. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. 139 . hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. 5. Sözleşmenin amacı. Akdeniz’in kapladığı alan içinde. 6. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir.T. Sözleşmenin amacı. Sözleşmenin amacı. 4. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. göçmen türler. Sözleşmenin amacı. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır.Türkiye.1994 tarihinde onaylamıştır. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir.05.

ozon tabakasının incelmesi. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur.Sözleşmenin amacı. özellikle Afrika başta olmak üzere. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. 10. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir.12. 11. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir.C. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır. . 140 . Taraf olma süreci devam etmektedir. . Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. Sözleşmenin amacı. Sözleşme ülkemizde 14. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur.Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi . Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır. Protokolün amacı. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. 27.T. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde. 8. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı. Sözleşmenin amacı. 9. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak.05. biyolojik ve genetik kaynakların korunması. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir.

Sözleşmenin amacı. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde.06.05. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13. ülkemizde 24.03. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak. 13. uzun menzilli taşınması dahil. başta karbondioksit olmak üzere. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir.07.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış. 14. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı.1985’ de yürürlüğe girmiştir. Türkiye. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. Atmosferde. 18.11. 141 . ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir. 16. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır.1965 yılında yürürlüğe girmiştir. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.T. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. hava kirleticilerinin.C.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur. Ülkemiz. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir.04. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair.

T. 03. 15. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak. ERDEM. 19. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek. başka devlete taşınımına ancak. Sulak Alanlar Şubesi.10. Kaynaklar 1. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Kılıç.C.05. Ankara. 2. 20. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. 2004. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması. 3.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kasparek. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir. Çevre Bakanlığı. saklamak. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. 142 .03. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. İstanbul. bilimsel. 18. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. A. 1994. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır.Osman. DHKB.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. Ertan A. korumak. M.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Çevre ve Orman Bakanlığı. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır. Sözleşmenin amacı. 1998. Haziran 1992.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. kullanılması ve geliştirilmesi. 4.

Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır.C. Turizm. sosyal.T. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel.4’ten yüzde 1. TURİZM VE ÇEVRE Turizm. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir. insanların geçici veya devamlı.1’de verilmiştir.1. dinlenme. tatil. konaklama. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir. yabancı turist sayısı 7. sağlık.7 milyon kişi. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9.2. 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1.6’ya. 1995 yılında 1793. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir. Turizm sektörü. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir. Çok dikkatli planlama. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII.1. dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci. avlanma. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir. kültür. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. Turizm. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise.7 milyon kişiden. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir. 9. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya.7 milyon kişiye yükselmiştir. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak. turizm geliri ise 7. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır. TURİZM VII.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.8 oranında bir azalma ile 5. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir. uygulama ve kontrol gerektirir. spor. ulaşım. 143 .5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27.

28 7.76 -4.54 25.07 16.59 1.91 -20.88 41.89 -1.34 11.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.55 -13.22.48 7.90 -6.1.43 6.78 2.75 4.82 0.86 3.59 6.76 2.87 17.15 19.1.86 3.96 12.68 42.64 2.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .07 3.43 8.09 1.09 5.35 3.72 -15.96 -0.93 5.90 0.68 16.26 6.77 9.71 -12.04 32.24 -1.25 12.28 15.10 -2.43 19.44 -0. yatak sayısı ise 243 794’dür.88 3.85 9.94 10.47 33.70 6. oda sayısı 156 367.23 15.74 -15.55 1.33 1.95 .85 9.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.43 5.60 6.80 4.41 17 282 7.15 31.57 21.58 3.T. Tablo:VII.70 5.60 0.95 4.20 -16.43 19.27 1.93 12.11 21.22 6.70 20.74 -11.07 15.18 15.39.71 3.01 0.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.26 43.97 .13 15.64 -3.54 -10.16 -8.44 18.49 23.25 2.44 -2.81 .94 51.51 3.99 3.78 4.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı.80 -10.91 9.28 -1.58 15.78 5. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.97 0.54 9.0.51 1.98 2.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) .09 5.53 0.6 27.81 23.71 5.18 12.80 5. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.44 3.78 7.47 -7.15 14. oda sayısı 113 452.84 0.91 15.81 42.08 14.22 -1.92 7.34 5.14 9.38 14.96 -0.1.87 7.49 3.C.43 3.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.35 39.57 -2.37 7.88 19.26 7.07 7.34 12.46 -1.97 7.23 1. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.49 3.71 18 578 6.37 14.22 19.06 12.32 6.68 1.94 19. 144 .05 2.10 15.76 9.43 3.09 14. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.2’de verilmektedir.49 10. 2000.70 4.29 2.82 11.40 41.25 4.52 7.18 29.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.46 1.56 7.10 14.31 . yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.52 5.84 18.79 31.52 23.75 15.29 -7.05 4.38 5.00 1.75 51.76 7.2.0.7 -6.64 6.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.T.Sınıf 1. 1998’de 9 431 280. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir. 2000.3’de gösterilmektedir. 1996’da 8 536 778. 39 667’si tren yolu.C. 1 969 579’u karayolu. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886.Sınıf 2. 145 . 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir.1.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes. Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı.1. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir. 1.Sınıf 2. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu. 1997’de 9 712 510.

0 1 056.8 -12.3 46.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.1.26 0. Merkez Bankası.0 33.0 Mart 312.0 Temmuz 854.29 0. Tablo:VII. 2000.01 0.86 1.9 -5.9 1.0 229.4 -3.0 1 169.0 Nisan 416.9 -18.6 -0.5 -7.4 -15.4 2000/97 2.4 52.3 2.1 29.0 23.203 milyar dolar.0 420.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.177.2 70.2 -26.8 -29.0 5.0 GENEL 7 002.6 9. 1998 yılında 7.1 34.0 984.0 Mayıs 707.1.0 0.7 23.0 826.6 -39.4 -5.0 Ekim 715.0 225.0 186.1 21.5 56.7 artarak 1.9 -27.9 1.0 Ağustos 1 169.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.0 TOPLAM Kaynak: T.0 216.0 1.2 15.0 255.0 7.0 696.0 1998/97 23.8 2000/98 -16.2 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.0 1 041.8 -13.7 0.3 -41.0 422.3 9.0 239.0 7 636.5’de düzenlenmiştir.5 313.0 869.0 261.5 1999/98 -24. 1999 yılında yüzde 16.6 39.2 37.0 Kasım 358. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.0 318.0 -1.7 16.0 728.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı.7 41.4 ve Tablo:VII.0 Haziran 794.203.0 224.1 Ocak 212. 1997 yılında 1.4 3.1 1.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.8 618.4 -5.4 23.C. 146 .1.0 196.0 1 207.C.4 -14.0 302.0 509.1.711 milyar dolara yükselmiştir.6 33.T.4 19.0 749.177 milyar dolar.0 662.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.0 Eylül 1 054.0 357.1 30.55 14.6 3.9 47.0 1 054.0 718.3 0.88 7.2 -33.8 44.14 100. 2000. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.7 -5.2 1.6 696.0 476.1 863.0 Şubat 175.0 291.1 azalarak 1.2 -41.0 422.1 -15.8 65.5 2000/99 10. 1999 yılında 5.8 6.0 Aralık 236.9 51.4 -6. 2000 yılında da 7.

8 16. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.3 -8.3 -13.9 36.9 71.2 -2.0 GENEL 1 716.1 0.C.3 88.4 105.4 23.0 Nisan 162.0 242. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.1 -58.4 -4.2 -18.3 10.3 4.5 167.3 -16.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.0 101.8 -22.7 166.0 Aralık 102.1 Denge (1.4 17.6’da verilmektedir.3 2000/98 -14.C.0 Şubat 121.0 Mart 122.0 TOPLAM Kaynak: T. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.2 309.9 370.7 93. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.0 90. 2000.2 -18.0 -0.6 130.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.7 41.6 207.3 14.0 Ağustos 133.4 -0.0 168.4 -7.9 -16.2 2.9 -41. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.7 12.4 381.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.7 110.6’lık turizm gelirinde ise % 10.1.4 14.1.1 223.8 -4.1 2000/99 42.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.2 -9.0 7.2 98.0 213.6 186.T.4 2.5 28.3 38.0 206.7 -15.0 Haziran 231.3 Ocak 94.5 27.0 86.0 107.1.0 -2.0 1 711.1 296.0 1997 8 088 549 9 689 004 876. 2000.0 Temmuz 269.1 68.3 92.0 Kasım 106.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.8 -16.9 -18.0 Ekim 103.7 -20.5 21.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.1 210.1 -19.7 136.7 172.2 3. Tablo:VII.0 108.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.3 28.8 -15.0 Mayıs 190.6 -16. 147 .8 248.6 4.3 78.4 2000/97 17.0 206. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.6 90.0 159.7 -15.0 Eylül 78.1’lik bir artış öngörülmektedir.8 -11. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.0 89.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.0 1 753.000$) Gider (1.1.1 -22.9 -11. VIII.7’de verilmektedir.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri. Merkez Bankası.9 -15.1 -22.6 19.6 96.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.2 1999/98 -40.0 Kaynak: T.0 1998/97 37.C.6 -21.0 118.7 9. Merkez Bankası.0 80.9 -12.7 71.7 16.8 73.0 134.9 1 471.3 -28.

000 5.8’de verilmektedir.3249 yat kapasiteli yat limanı.727 7.70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61).T. yat çekek ve yanaşma yeri.7 adet golf tesisi. Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII. Tablo:VII.500 11.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi.8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır. .627 3. turizm kompleksleri vb. .1.6 11. ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16). .1.981 4.850 2005 (2) 13. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir. 2000.5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis.1 4.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1. .2 8.1 14.8 15.947 5. 148 .2 10.200 1. VIII.7 7. . sportif amaçlı turistik tesisler. 2000.000 7.756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4.) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Bu tahsislerin.690 3. .8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7. .7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9. Kaynak: Turizm Bakanlığı.1.471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23).C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII.600 8. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin. 1983-2000 yılları arasında.

Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. 5. 2. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir. Kullanan Öder . pazarlama alanına. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. 4. halkın 6. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir. 9. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır.T. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu. 1. 7. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. VII. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir. 8. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı.C. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak.2 Turizm Sektörünün Amaçları. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. 149 . kriz dönemlerinde ayakta kalabilen.I. 3.

Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. pansiyonlar. yöresel özelliği olan çarşılar. 14. yat. sanat galerileri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. sinemalar. reklam şirketleri ve benzerleri. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. bahçeler. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. tur operatörleri. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. onama sürecini yeniden tanımlayan. spor merkezleri. 11. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. otobüs ve tren şirketleri. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. termal. 12.I. hava ulaşımı. hayvanat bahçeleri. moteller. vapur şirketleri. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. milli parklar. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. sağlık. 13. turist rehberlik hizmetleri. konuk evleri. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. müzeler.C. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. 150 . kış. Ulaşım Seyahat acentaları. Konaklama Hizmetleri Oteller. VII. restoranlar ve benzerleri. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır. konuya özel parklar. hoteller. yaptırma.3.T. dağ.

Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. Bunlar. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. kültürel turizm. Gürültü. golf turizmi. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. trafikten kaynaklanan hava kirliliği. Antalya.I. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. Örneğin. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. Türkiye'de turizm sektörü. mağara turizmi vb. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. etnik turizm. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. kanoculuk. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. 151 . Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir. toprak. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. yaş turizmi. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi.T. tarihi. çarpık kentleşme. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta. Sağlık Turizmi: Klimatizm. termalizm. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. hava ve flora-faunadır.C. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir.4. VII. Çevre turizmin temel kaynağıdır. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Su. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç. üvalizm. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta.

Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. moteller. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1.T. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. Özetle hızlı nüfus artışı. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. VII. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır. altyapı yetersizliği. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır.5. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde.5. kıyıları talan edilmiş. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. ikinci konutlar tatil köyleri. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. kıyı talanı. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır. Turizmin bölgeye yönelmesi ile.C.2.I. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. kamp yerleri.I.5. Bu kullanımın 2000 yılında. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. VII. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır. denizleri ölmüş. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. ve 11. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir. 152 . atık yüklerinin artması. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. çevre kirliliği. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir. peyzaj bozulması. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi. Bunun sonucunda. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise. tüm su kaynakları kirlenmiş. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir.I. yanlış yerleşme kararları. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış.

konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. pompaj.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir. Bu miktarın 2025 yılında 1. VII. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir.3. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur.T. 153 . arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir.C. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir.I. Yerleşimlerin hızla büyümesi. Bu durum şebekelerin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000.5.

6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. akışlarda yüzeysel suların. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. VII. bunlar yeterli olmamaktadır.4. Setur Kuşadası Marina. Setur Antalya Marina. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir.5. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek. Setur Çeşme Marina. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir.5. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir. Marmaris Martı Marina. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında. Özendirme yoluyla. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle.I. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra. Albatros Marina. Setur Ayvalık Marina. kıyıların düzenini.5.T. Bu alanlar her türlü fare. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Çevre Bakanlığı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. Bu araçlarla toplanan çöpler. VII.8 milyon ton civarındadır. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler.I.I. Setur 154 . Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır.C. Kemer Antalya Marina. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. Çalışma. Karada Marina Bodrum. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır.

Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H.1. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan.1. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. Tablo: VII.T.C. 2000.9’da verilmektedir. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı.PL (Blues C. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir. Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 . Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir.

4. Beş Yıllık Kalkınma Planı. yurt dışında ise Türkiye’nin. 2000. serbest.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. 2000. 156 . kültürel birikimini.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi. DPT. yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır. Merkez Bankası İstatistikleri. 5. kültürel. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. Kasım 2000. 3.C. Yatırımlar Genel Müdürlüğü. Merkez Bankası. meslek odaları. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir. Turizm İstatistikleri. Turizm Bakanlığı.T. Turizm ve Çevre Etkileşimi. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir.I. tarihi zenginliklerini. 1995. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. Kaynaklar 1. 2. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için. 2000. Turizm Bakanlığı. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. Çevre Bakanlığı. Kamu Arazisi Tahsisleri. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır.

bir de insanların mekanı. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir.T. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. Ayrıca toprak içindeki. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. VIII. 157 . çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü. Bu grupta görülen sorunların.C. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. Karlılık ilkeleri gereği olarak. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. TARIM VIII. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. topografya. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir.1. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır.1.1. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. su. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. ayrışması. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp. endüstri atıklarının toprağa sızmasından. zaman. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon.

gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi.4. yılın bazı dönemlerinde yaşlık.1. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır.C. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de.2. 158 . Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. Bu sorunlar. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir. Yaşlığın da. VIII.1. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir.2. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir. CO2 .1.2. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması.2. VIII. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir. Öncelikle toprak. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. transformatördür.1. Çoraklık. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir.T. Bununla beraber. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir.2. VIII. iki ayrı başlık altında incelenebilir.1. diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir.2. Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır.3. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.1. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri. Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz. Toprak. Toprak.

e. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar.15 P205. Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6.55) olarak belirlenmiştir. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113.C.2. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine.120 hektarında (%28. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak.T. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır.2.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur.1 N.2. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına. toprak yapısının bozulmasına. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları.1.750.444. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. 5.31).583 ha (% 36. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır. a.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır. b.5).1. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken. toprak koşullarının bozulmasına.844. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında.1. % 1. Yanlış gübre cinsi kullanılarak. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. VIII. 159 . 0. d. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir.460. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına.481. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine.911 ha (% 0. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir.4. bitkilerde yanmalara.4. c.565 ha (% 31.200 hektar arazinin.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8. çok şiddetli erozyon alanları 7. f. Toprakların çoğunda. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak. etüdü yapılan 20.

bakır.2. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. b. c.1. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır. Toprak analiz laboratuarları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir.4. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. Çünkü.’de verilmiştir. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde. Kökeni ne olursa olsun. bor. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır. Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır. vb. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta. VIII.C.T. a. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. Akarsulara. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır. demir. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir.1. 2000 yılına kadar.3. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 . cins ve miktarları Tablo: VIII. mangan. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır.1.

682.398 1.824 1.860 8.448 1.692 1.733 31.389 607.818 63.016.445 3.642.034.409 495.505 147.979 953.136 272 7.520.981.114 842.927 126.480 4.052 126.624 637.122 498.445 159.069 7.515.252.473 280 92.182 239.328 1.417 66.622 1983 451.435 1.211 4.791 8.556 1.076 3.325 990.883 1.121 4.294.758 1.648 86.591 134.465 6.950 18.711.806 617.085 63.695 116.798.812 3.006. 2001.269 625.539 8.205 41.512 218.147.332.000 1.356 3.934 112.649 49.769.882 200.711 1985 427.135 709.350 4.908 6.587 5.960 497.335.428.029 126.346 797.538.449 28.804 95.750 5.830 1999 322.060 51.884 134.296 579.000.676 346.411 8.509 2.034 7.915 581.511 8.493.526 4.776 82.477.181 4.053.635.309.798.932 21.335 8.868 17.426.664 1992 350.985.B.995.272.015.393 11.150.906 701.245 409.418 591.630 3.927 3.001 1.678 49.347 56.847 177.967 444.196 1.697 166.631.675 2.307 5.165.938 479.423 476.392 4.927 27.800.647 618.235 1.039 631.480.656 5.604.329 584.273 4.566 974.980 28.279 3.169 1.586 82.314 4.198.564 630.494 1.510 3.347 1.721.405.017 1.731 3.116 1.972 897.440.089. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.000 24.068 84.912 124.199 1.775 84.386.069 1993 306.117 83 71.735.335 60.054 882.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.266 4.405 358.239 41.575 3.481 8.380.809 4.629 33.559 580.690 9.794 367.103.772 1.746 4.294.076 5.749 566.730 490.000.920 3.057 75.356.197.315 1.566 1.815 14.905 20.690.671.560 2.236.798.462.773 52.502.523.673 94.359 164.071 65 234. 161 .858 367.091.368.945.795 7.626 847.231 1.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.217. 44.053.615 14.722 627.410 1.857 3.574 90.156.723 841 1.278 1998 354.069 169.678 4.900 28.099 471.275 535.125 2.640.210 573.187 688.735 4.435.427.487 1.613.095 2.682 47.464 247.643 2.141.862.563.420 1.402.287 911.030 20.754.529 426.924 80.671 230.252 66.974 15.792.317 965.350.254.718.816 875 17.613 67.588 1.869 41.166.460 83.808 1.754 2.114.017 22.M.446 1.822 3.497.493 338.440 1.509 1.509.290 8.944 1.911 56 4.831 543.293 396.456 48.786 1.883 67.973 381 2.185.388.204.081.697.081 323 6.856 4.828 776.198 1.358 1.226 194.260 1991 417.881 316.183 1994 239.312 37.923 3.066 1.104 613 7.T.873 725.816 10.533 35.231 9.804 191.290 1.716 1.848 599.401 14.870 17.257 888.1.020.507.356 249.207.997 1.666 8.442 4.562 1987 496.153 1.114.737 58.111 594.962 3.485.702 39.962 1982 432.498 16.633 734.658 101.882.394.445 29 169.692 36.043.929 19.368 14.742.509.196 4.764 5.752 505.626 45.791 85.599 17.605 1.069.223 1.024 447.020 12.198 1984 412.385 574.009 732.151 161.903 899.072.179 144.623.967 108.455 6.127.581.242 569.149.696 614.768 1.933 728.407 4.065.367 10.568 305 169.017.804 4.090 3.402 618.655 343 476 138.011 25.320 19.610.217 480.983 88.622 684 195.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.751 22.555.378.982 241.789 10.825.659.468 1.482.712 423.980 5.479 16.718 1996 244.438 1.707 5.230 519.699 5.951 1.202 6.866.391.1.241 3.168 69.415 560.776 3.149 3.066 4.692 124 208.140.913.500 468.437 1.442 917.090 577.239 4.222 47.420 1.141 62.104 10.329 797 989 62.958 5.450.936.074 16.015 624.122 1.551 725.977.223 27.190 783 2.701 854.833 427.C.634 1.464. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.997.596.605 5.997.116 1.011 425.206.686.226.296 437.775 16.207 68 282.829 66.227 945.173 9.487 570.950 50.203 934 1.323 10.881.957 73.571 998.835 132.005.036 266.429.812 1.737 1.297 1997 303.193 1.887 12.199.719 1.556.697.687 1986 419.095 37.871 39.066 271.424.965 987 270.372 9.539.017 33.281 5.887.789 617.703 7.182 1.894 1.777.253 1.324 298.560 1.459 11.168 47.734 5.827 50.008 7.395 1990 450.214 217.451.187.681 1.927.640.312 1995 292.979 84.244 2.010 306.981 24.290.340 333.072 3.815 373.968 108 1.915 548.597 628.898 1.700.936 14.102 2000 328.056.010 118 1989 434.958 94.205 6.751.952 4.981 1.698 306.606 5.296 9.999 3.395.680 2.526 658.251 90.848 7.966 786.286 307.180 146.621 975.712 7.974 6.020 9.629.121 502.434 276.199 152.663 1.096 1.288 1981 441.848 977 295.639 3.445 40.996 723.633.

Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun. ve 3. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler.3. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları. VIII. Şehir ve endüstri atıkları. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. VIII.C.3. 2. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir.7. 162 . yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir.1. Çünkü. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır.2. toprakta birikip. toprağın iyon dengesini bozmakta. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği.4. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir. özellikle 1. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir.4. 1. 5. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir.T. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. Azot ve fosforun yanında.6. tarım arazilerinin. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. 8. zamanla toksik hale gelerek. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu. Ayrıca gübre üretimi. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca.ve 4.2. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde.1.

durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Bornova. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır.T.ve 3. Bursa Ovası.1. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında. Her türlü tarıma elverişli olan 1. turizm.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. sınıf arazilerin sanayi. VIII. karayolları. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir. Sanayi tesisleri. Tekirdağ ve Çorum illerimizde.C. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. 163 .2. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar. demiryolları.4. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır. Küçük Menderes Ovası’nda. Porsuk. a. altyapı kolaylıkları. b. Mersin ve Tarsus yöresi. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. Sakarya Ovası. Meriç ve Konya Ovalarında. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. enerji ve boru hatları. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar.

Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. g. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır.T. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır. e. ı. f. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. Ülkemizde 1. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak. su toplama havzası. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında. toprak ve su muhafazası. d. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. h.5.111. ve 2. tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması. gereği çeşitli yöntemlerle 164 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir. toplum bilinci oluşturulmalıdır. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. pınar ve memba sularına kaynak olması. Çayır ve meraların. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte. i. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin.1.C. VIII. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir. hayvanlara kaba yem sağlama yanında.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir.

1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.1. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır.T. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. Böylece. Her mevsim bulanık akan sular. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur. Pestisidler. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir.6. İşte bu amaçlarla. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır.C. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. barajların bile ömrünü kısaltır. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları.02. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini. mera.1.1. Düzensiz otlatılarak. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını.1998 tarihinde kabul edilerek 28. VIII. Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir. 4342 Sayılı Mera Kanunu 25. derelerin kuruduğu görülmez. VIII.02. Orman kadar olmamakla beraber. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir.6.

bunların % 50’sini öldüren dozdur.1.6. VIII. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir. ile ifade edilir. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. ağırlık için mg.1. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması.1. insan vücuduna ilacın solunum. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg.T. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir.C. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır.2. 166 . Örneğin tarla. Akut zehirlenmeler. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir.1. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur. Beher kg. olarak ifade edilmektedir. Akut zehirlenme. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır.’de verilmiştir. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun.

5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1.T.300 375 1780 5. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2.900 1./kg. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir.300 75 455 4.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir. Sekonder . Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır./kg.500 3.545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir.1.500 3. giderek bünyede konsantre olurlar. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta. Türkiye'nin Çevre Sorunları.4.6.2. 1995.500 2.1. Ankara. 167 . Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı. 7.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII. 15 98 780 900 2510 359 220 1.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg. VIII.2.1.

1. organizmanın fizyolojisine. denizler pestisidlerle kirlenmektedir.1.3.C. VIII.6. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir.2. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır. kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. deri veya solunum yoluyla girmektedir. Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların. taşıma. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa.T.6. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı. sudaki pestisid seviyesine. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir. depolama. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. pestisidler ile insanların teması. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. 168 . sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. ilaç üretimi. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. acrolein (herbisit). akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir.

764. Türkiye'de 1996 yılından itibaren. toprak nemi ve sıcaklığına.222.694 8. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır.505.664 178. Topraktaki zararlı böceklere.552 4.230. ilacın absorbe edilme durumuna.182.782 341.C.380 50. ilacın yağmur.725 80.291 59. tüketilen ürünler aracılığı ile insan. Yapılan çeşitli araştırmalar. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14.101 453.204 51.157.4.379 5..Rodentisit ve Mollusitler VI.646 1997 9. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin.933 557.942 55.000.T.242. Bu kalıntılar. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler.660 24. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir. formülasyon şekline.273 2.'de verilmiştir.927. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması.096 19. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur.515. 169 . Örneğin dekara 1.785 5. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir.360 24.734. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı.458.1.993 1998 11.6. Tablo:VIII.505 158.Fungusitler VII. Akarisitler III.107.465 2000 10.5.343.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.917 497.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.4. ithalat ve tüketim miktarları. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.1.221 427.722.953.047 6. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Tablo:VIII.517 174.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık. Tablo: VIII.1.109.307 1.3. kullanılan ilacın grubuna.268 2.730 6. toprak tekstürüne.021 10.030 5.311 303. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır. Yağlar VI.749 1999 9.925.1.537 28.300 33.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V. İnsektisitler II..264 7. 2001.012 5. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I.797. Tablo: VIII.Herbisitler VIII.349.416 106.601. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.3.877 26.969 2. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir.849 512.754.663.595 6.649.Zirai Mücadelede Kul.088.782 254. zirai mücadele ilaçlarının imalat.991 32. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.994 3.1.

242.200 1.432.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.318. 2000 11.637.390 297. Diğer 194.210.913 7.880.Zirai Mücadelede Kul.000 14.834 Yağlar VI.070 856. Böylece üreticiler.360 1.589.630 VI.098 VIII.260 1. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.864 1.001. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.300 7.000 1.463 19.Herbisitler 7.976 1997 2.962 Maddeler Genel Toplam 27. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. bayilik ruhsatı.Fungusitler 1996 2.213 132. İnsektisitler II.5.985.T.259.371.617. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.793.829 2000 1.101.905.630.693 III.025 702.101 7. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır.290 1.163 3.619 Maddeler Genel Toplam 5. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.798.361 5.999.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.453 145.933 1.5568.021.Herbisitler 1.382.220 5.300 1.571.806 995.Fungusitler 5. 2001.852.143 8.376 953. Tablo:VIII.847.174.020 762.632 33. 2001.778.261 6. İnsektisitler 11.1.720 1999 1.957.Zirai Mücadelede Kul.368.810 1.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.874 33.797 7.185 645.709. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.172.4.927. 170 .726 II.886.174.657 89.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.055 884.802 1998 1.108. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek. Diğer 607.291 70.426.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V. Akarisitler 309.177 1.534 871.389 Yıllar 1998 11.917 1.987 49.747 55.C.634 1.234 58.076.923 392.780 811.350 14.460 VIII.631 1997 12.921 50.989 1.342.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI.334 6. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.173 233.124.285.056.730 7.874 29.Rodentisit ve Mollusitler 88.872 1. a.1.745 3.017 746.563.052 1.600 542.963 ve VII.681 93.289.688 2.321 VII.400 30. b.905. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.7.550 1.Rodentisit ve Mollusitler VI.058.373 1999 I.355.Nemotisitler-Toprak 728.642.810. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.313 VIII.159.688 1. Akarisitler III.878.064.776. c.372 2.760 83.551 14.679 6.548.039 7.487 Fumigantları V.489 31.504.

kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için. Orman Bakanlığı Dergisi. i. 1993. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir.T. 4. Milli Park Alanlarında. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir. O. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. kritik akarsu. Sayı:19. gölet ve baraj havzalarında. Türkiye Odalar Borsalar Birliği.C. Ankara. e. özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. g. KÜÇÜKÇAKAR. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. . Orman Bakanlığı Dergisi. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır. Sayı:19. 2001..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. YENİKÖY. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla. h. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. 6. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir. seralarda. 3. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. f. 1993. Ankara. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. O. N. Ankara. 7.. ı. Kaynaklar 1. 1992. DOĞAN. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Ankara. modern bölge laboratuarları kurulmalı. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. Orman Bakanlığı Dergisi. T. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Sayı:19. Türkiye'nin Çevre Sorunları. 5. 171 . Islah Çalışmaları. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. 2. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. Ankara. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. sağlığa zararlı olup. 1993.. Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. göl. 1995. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. ÇELİKKOL..2001.

yerel iklim. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri. İşletme sonrası hafriyat yerleri. jeolojik yapıya.1. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik.1. IX.1. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar.T.1. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. 1. 172 . MADENCİLİK IX. IX. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. kimyasal özellikler. hidrolojik özelliklere. röliyef. örtü ve atık yığınları. 2.C. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. Dış kısımdaki yüksek yığınlar. toprak ve bitki örtüsü. mevcut toprak. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. çalışmalar bittikten sonra topografya. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. derinlikleri. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır. su ilişkileri. jeolojik yapı. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. Madenler. su rejimi. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır.1. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. ocak alanı ve derinliğine. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir.1.

Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar. IX. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar. Sonuç olarak zenginleştirme.1.2. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir. IX. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir.1. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır. Bu durum ise. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. IX. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen.1. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır.3. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması.T. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. Röliyef su rejimi. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel.2.C. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır.1. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. çökmüş ocaklarda görülmektedir. 173 . Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. Örneğin.

174 . b. d. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu. d. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. Madencilik sonrası.1. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç. c. Maden ocaklarının işletme süreleri.T.4.C. IX. c. Bir başka kritere göre. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. e.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. Derin ocak alanları ise. gerekli röliyef. Taş yığınları. b. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları. e. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları.

arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri. . İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır. Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir. Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi.Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri. IX. mera v. Geri kazanma çalışmalarıyla. toplumsal ihtiyaçlar için). parklar. çevreyi koruma. Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. meteorolojik. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır. Unutulmaması gereken gerçek şudur ki. toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler. çayır. İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik. halka açık alanlar). arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. spor alanları.) . Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür. 175 .Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir.T.1. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır. Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır.5. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir. bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır.Orman (ticari ve ticari olmayan) . hidrojeolojik. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır.s.Su kullanımı (balıkçılık. Sonuç olarak. Bunlar cevher.Ziraat (tarım. . konut ve hizmet binaları). klimatolojik.C. . bahçe. .İnşaat (hafif endüstriyel binalar. bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol.

röliyef.T. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır.1.C.2. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. d. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır. b. Jeolojik araştırmalar içinde. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. Açık maden işletmeciliğinde. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler.6. yerüstü.6. b. bu genel haritalardan başka.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. Jeolojik Araştırmalar a. c.25 m. IX. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları. Ayrıca. aralıkta uzanımları incelenmelidir. Haritalama Haritalama. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar.1. c. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 .5-0. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. Örnekler. d. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. e. Jeodezik haritalama. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir.1. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0. yüzeydeki tabakaların 1-15 m. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir. Bu araştırmalar sırasında. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir.6. Haritanın ölçeği. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir. Uzaktan Algılama çalışmaları. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir. a.1. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. arasında olması düşünülmelidir.

Taşkın durumunun incelenmesi. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları. Madencilik faaliyetlerinin. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır. a. havadaki nem. Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. akarsular. b. yapı malzemesi potansiyeli.4.6. b. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. a. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. güneşlik. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır. IX. Bunlar genel olarak şunlar olabilir. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. bu araştırmaların önemli bir hedefidir. iklim verilerinin toplanması gereklidir. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir. filtrasyon parametreleri.1.3. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. e.C. İşletme ürünleri. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. IX. d. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. Isı. bulutluluk. d. arazinin sismik kararlığı.T.6. mevcut yerel iklim üzerinde 177 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. c. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi.1. c. buharlaşma. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri. Eğim kararlılığı. Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için.

su içeriği. cevher ürünü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular. konut yerleri. IX.8. ana kayaç derinliği. Toprak Araştırması Toprak araştırması.5. Toprak özellikleri (eğim. ormanlar.6. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar.1. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. IX. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler.6. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. yardımcı makinalar. IX.C. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır.7. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir.6. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. göller. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri. IX. endüstriyel alanlar. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. yollar.T. şişme ve büzülme potansiyelleri. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır.6. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri. zararlı atık alanları. erozyona yatkınlık. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. sürülüp ekilebilir topraklar. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir.6.1. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. tarım ve ormancılık gibi). çayırlar. Toprak kapasitesi verilerini. planlanan diğer alanlar için. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. 178 . işletilmesi. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. üretim metotları.1. permeabilite. planlanan türlerin nitelikleri. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir. rekreasyon. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır. meralar.1.

seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına.6.Detay Planlamada.1. politik ve ekonomik hususları.1. a. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar.6. örtü ve atıkların taşınması.6. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır. sosyal. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX.2. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır.1.1. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir. Çalışmanın kapsamı.C. Çalışmanın amacı. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. IX.T. IX.1. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. mahalli yetkilileri. Bu faaliyetler. İyileştirme. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir. 179 . Detay Planlama Detay planlama. Ön planlama. dini. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. mülkiyet konularını.10. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları. IX. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi. yığılması ve işlenmesi için metotlar.6. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü. Başlıca amaç. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır. Ön Planlama İyileştirme. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi.10. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği.10.9. -Yatağın işletilmesi.

Yayın No:21. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. dağıtılması usullerinin araştırılması.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. Yığınlar. 2001. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. İyileştirme maliyetinin finansmanı. e. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. n. l. malzemenin taşınması. g. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. 2. ı. k. Yolların yapımı. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. 180 . j. c. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları. Yığınların. TMMOB.C. f. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. d. h. o. MTA Genel Müdürlüğü. 3. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. Kaynaklar 1. m. iyileştirme usulleri. satışı. 2001. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. i.

petrol.1. rüzgar. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. Ancak enerji.1.1. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun. X. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için. güneş. güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir. 181 . Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır. doğal gazın 200 yıl kadar. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır. jeotermal enerji. X.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. Nüfus artışına. tezek. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması. X. petrol üretiminin 21. bitki artıkları. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır.1. ENERJİ X. çevrim.1.1. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği.1. gerekli tedbirlerin alınmasında.T. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması.1.1.1.1. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir.1.1. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır.1.C.1. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim. doğalgaz ve nükleer enerji.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa.

Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır. CO2 ve çeşitli organik bileşikler.1. 182 . trafik. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir.1.1. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. ısınma.1. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri. amonyum tuzlarıdır. global elektriğin % 17’sini üretmektedir.1.3. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. NOx. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz. yakıt konusunda dışa bağımlılık.T. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla. binaları.1.1. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere. kentleşme ve sanayileşme. Nükleer Enerji Nükleer enerji. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde. topraklara. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx. X.2. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı. kurum ve partikül maddeler sayılabilir.1.C. 32 ülke nükleer jenaratörlerden. taşıt araçlarını da etkilemektedir. X.1. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte.1. Ancak bu gücün radyasyon riskleri. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde.2. X.1. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur.2. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. önceleri atom bombası yapımında. Diğer taraftan çevresel etkileri. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında.1. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır. Bölüm X. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir.1.

Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır. Hidrolik barajların ayrıca.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür.1.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir.1.4. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır. 183 . Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir.1. Odun tüketimi. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. 1999 yılında toplam 23. Ancak yeterli değildir. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır. X. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı.C. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi.1.1. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır.2.3.1. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir.1. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir.T.1.2. X. Bölüm: X.2. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır. Bu enerjinin de 21.2. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli.1.

2.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma. uluslararası standartlar çıkarılmıştır. kullanım teknolojileri geliştirilmiş. Mevcut şartlara göre ülkemizde.1. X. taşıma. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir. X.T. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir. 1000 m derinlikte 8 184 . Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e. 2005 yılı hedefi 185 MW. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir. MTA bu konuda desteklenmelidir.2. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır.6. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir.1. Uygulamaya aktarılabilecek üretim. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen. X. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir. boğaz akıntıları.C. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9. dağıtım. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır.4 MW’e’dir.1.1.2. 21. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir.7. ülkemizde ise 20.2. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25.1. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı.1. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır.5. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı.5’i odun ve tezekten sağlanmış.1. elektrik üretiminde. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir.1. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. sanayide.

Ekonomik gelişmeyi engellemeden. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. 185 . Ülkemizin Temel Enerji Politikası. 2000.C. Ankara. enerji fiyatlandırması olmalıdır. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1. b.’de. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. a. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X.1. Sanayi Sektörü. d.1. Enerji fiyatının. f. Beş Yıllık Kalkınma Planı. enerjinin üretimi. X. Binalar.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. Elektrik İletim hatları.2’de verilmiştir. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır. tabanda 13. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X. Ulaştırma Sektörü.T. konutlar e. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb.Tarım Sektörü. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. Elektrik Enerjisi. Ayrıca Harita X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir. Kaynaklar 1.1. Ankara.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 1999 Enerji Raporu. 2. 2001. enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa. VIII.1. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür.1.2. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur. 3. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. 2000. c. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli.

Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.03 24.02 41.1 18.09 44.79 85.T.74 34.387 0.ve Bit.70 6.06 Nihai Tük.03 5.11 0.37 6.90 2.50 10.275 4.82 0. Ulaş.15 0. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.02 44. Ulaş. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.23 0. Ulaş.64 12.23 17. 11.37 10.1 44.89 Diğer 1.1 64.94 12.08 18.44 64.40 0. 2000.40 0.66 18.08 0.08 0.1 0.15 0. 10. TWh: 1012 KWh.09 0.89 0.37 6.35 0. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.Art.10 0.64 6.560 46.035 184.ve Bit. Mt: Milyon ton.68 0.49 0.11 0.01 5.00 2.156 14. (mt) * Tahmini.01 3.250 3.92 Nihai Tük.656 55.18 10.11 17. 2000.65 64.47 0.06 0.63 4.50 0.09 0.35 12.17 (mt) (mt) (mt) 53.398 0.04 10.01 5.026 100.03 26.94 5.01 5.66 1999 San.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.16 18.02 0.37 6.05 0.231 15.15 0.1.456 0.11 0.88 17.48 6.984 0. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.18 0.749 63.463 2005 Tahmini 29.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.52 0.73 0. GWh:109 KWh. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Diğer 0.09 0.37 6.01 13.08 0.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.58 .06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5.64 6.03 29.58 42. 9.382 2010 Tahmini 51.03 6.758 13.1303 0.46 18. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.11 Diğer 0.02 29.02 44.898 0.938 5.91 0.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.62 0.493 2020 Tahmini 147.837 160.57 6.53 0.03 29.02 24. 12.60 1997 Gerçekleşme 15. Tablo: X.24 00.159 16.37 6.127 65.159 97.98 2. 186 .78 2.11 89.28 1.C.06 59.09 0.22 0.74 0.90 2000* Tahmini 13.09 0. (TWh) Jeotermal El.37 6.62 2.1.(Net) San.08 40.819 5.98 13.09 0. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.24 5.312 11.64 6.08 Hay.15 0.555 0.01 10.364 82.58 0.51 2.62 0.67 39.85 5.00 6.37 6.65 1998 San.01 6.91 37.03 31. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.1 38.02 10.035 40.35 33.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.79 0.266 64.08 18.6 0. 10.58 0.48 0.1 0.691 0.50 Odun (mt) 18.18 0.981 48.53 30.756 10.542 0.73 0.06 0. (mtoe) Odun (mt) Hay.

rejimlerini kontrol altına almak. 20 adet olup adları. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır. yerleri ve diğer teknik özellikleri.T. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır. 32 adet olup. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup. diğerleri taşkın zararlarını önleme. çevre koruma. BARAJLAR. 14 adet olup adları. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup.6 mm’dir. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları. toplam 34. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu. yerleri ve diğer özellikleri. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır. 26 havzada bulunan akarsularımızda. inşası devam eden.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1.2.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. inşaatın başlama yılı. ortalama yağış (aritmetik) 642. diğer barajlar sulama. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır.2. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. adları.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup. Akarsularımızın. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X.C.2.2.4.3. 187 . projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup. diğer barajlar taşkın önleme. içme.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları.2. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123. taşkın kontrolü.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan.2. Tablo:X. ayrıca sulama. Tablo:X. Harita X.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir.

14 202.61 İstanbul B.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43.00 910.020 S+T+İ 23. T: Taşkın Kontrolü.575 S 23. Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.220 S+T+E 47.208 S+T+İ 7.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.20 165.716 S+T 10.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .20 149.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.66 1073.25 130.600 S 32. .30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.780 S+İ 5.263 S+T+E 14.2.28 106.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.25 195 K.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.1.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6. 188 . S:Sulama.350 S+E+T 31.312 S+E 9.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.220 S 8. Uğurlu 7000 S 6 .50 101.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20.00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.00 161.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.10 386.859 S 16.C. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10.420 S 41.480 S+İ 11.15 S 12.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5. 1999.Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.840 S+T 15.50 120.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11.Çekmece 1987 B.

Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .736 4 11.50 112. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.52 306.Bakacak BATMAN Batman 1998 60.T.725 9.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.Gönen Adana Seyhan 1996 54.20 270 11.1.Maraş Ceyhan 1991 46.56 6.70 282 45.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.Maraş Ceyhan 1989 41. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .25 14 164.2.Urfa Fırat 1991 47.50 1234 64.85 178 20.50 100 5.50 1120 817 48700 3.Menzelet Denizli B.216 9.94 113 23.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.60 164.80 1075.86 2126.576 17.25 112.20 312.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.30 23.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.959 94. S:Sulama.00 595.300 700 29.33 14.42 1400.050 17.74 139.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji . T: Taşkın Kontrolü.385 20.00 49.Hancağız Van Hoşap 1988 34.474 22.75 158 7.Çat Batman Dicle 1997 56.56 107 8. 1999.Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.Sarımehmet K. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.Dicle Bingöl Peri 1998 58.Atatürk Ankara Sey 1992 48.95 10.00 7.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57.Kılıçkaya K.537 177.00 6.00 57.Batman E: Enerji.31 5763 5.Sır Ş.091 126.700 19.C.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.100 37.00 25.Yapraklı Van Karasu 1990 45.30 240.00 24.25 1175.00 81.50 1919. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.Menderes 1989 42.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.553 22.30 34.70 872.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .00 47.825 1.90 1188 9.16 104 118.39 42 1950 25.080 9.

40 220.T.44 248.165 6.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.00 196.97 36.83 18.Kürtün 2. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.13 4.84 161.37 132.05 13.52 28.63 204.Berke 4.00 106.34 26.27 308. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .70 10.00 500.00 8.Manyas 6.10 14.20 116.08 16. 190 .574 66.09 4.94 216.03 25.Adatepe 12.00 12.64 2.50 9.969 194.00 13. S:Sulama.35 4.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K.282 12.00 384.49 349.00 50.70 8.60 250.20 2993.00 1220.28 41.2. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.356 13000 17.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.80 22.46 207.50 131.Alpaslan 11.40 3.61 32.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .00 132.00 157.Karaçal 5.11 372.55 661.80 6.Kayacık 3.43 56.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.700 44.00 13.00 1.Birecik 10.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.34 50. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 448.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.76 427.C.00 507.25 114.91 7.80 6.40 5.045 6600 10660 19260 34.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.96 Göl Alanı km2 3.14 122. 1999.60 7.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.2.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.55 102. T: Taşkın Kontrolü.14 12. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji.21 10.00 393.

12 249.55 1103.Boyabat 2.82 21. .23 0.68 6.00 14.86 4.45 29.C. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18.1 0.27 33.Ilısu 5.50 15.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.80 650 1.00 312.40 Göl Alanı km2 65.00 4800.34 14.927 4910 3606 E: Enerji.40 45.T.00 450.00 2105 2622 1010.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557. 191 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 10410.80 105.00 10.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.Yedigöze 6.60 710 187.60 118. S:Sulama.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 1283.00 1101.10 2.2. 1999.40 268.00 500.00 133.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .Susurluk 4.15 220.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.20 299.00 661. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.80 0.Söylemez 3.00 360. T: Taşkın Kontrolü.

S:Sulama. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 530.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14. T: Taşkın Kontrolü.60 8.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .47 85. 192 . Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.T.11 250. 1999.00 3476.4.00 Göl Alanı km2 27 18.42 25.00 460.00 3.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.78 188.33 6.30 54.79 4.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5. .46 3.69 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 9.60 163.90 373. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.30 11.90 253.54 181.2.40 45.85 10. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji.00 166.C.37 112.Çataltepe 2.00 2430.Ayşehatun 3.

enerji üretim. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi. 34.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma. 193 . yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda.254. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi. depoladıkları suların. 130. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. Barajların yapımı ile birlikte.728. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir.040 GWh enerji üretilmesi. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması. 704868 ha arazinin taşkından korunması. 9 856. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları.2.454 ha arazinin sulanması. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları. 7. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir. yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama.326 ha arazinin kurutulması. Bu değişmelere karşılık.T. X.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır.1.

Paris. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır. 2000.C. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına.Hilyard. 1999. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. 1992. DSİ Genel Müdürlüğü. OECD. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır.T. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Türkiye’de Çevre Politikaları.2. Ekonomik büyümenin. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. 3.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir. DSİ Genel Müdürlüğü. 1999 Enerji Raporu. çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil. 1999. 107Rue de la Cours. (*) (E.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. Ankara. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler. The Social and Enviromental Effects of Large Dams. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj.Goldsmith ve N. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir. 2. Wadebridge Ecological Centre. 4.5. Haritalı İstatistik Bülteni. Tablo:X. mera. 194 . Volume One:Overview.

07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar.01 Hatalar listesi 2.02 Bürokratik ihmal 12.03.00 Tarımsal arazi kaybı 4.01 Zararlı sanayinin ihracı 15. İnşaaatta zamanlama 1.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10. 13.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17.02 Değerlendirme Kaynak: E.01 Asuvan tecrübesi 19.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.00 Cash-Crops ekonomisi 13. gizli ilişkiler 11.Goldsimith ve N.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.00 Açıklama 16.02 Transpivasyon kayıpları 5. 1.Barajlar ve Hastalıklar: 7.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.C.00 Açıklama 12. 7.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12.00 Açıklama 7.03 Filariasis 7. Hatalar ve Zelzeleler 9.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar. 107 Rue de la Copurse.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12.03 Barajlar. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2. Vadebridge Ecologial Centre.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11. 8.Büyük Barajların. Volume One: Owerviev.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.02 Hükümet girişimleri 2. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7.0.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10.Hilyard.02 Barajlar ve zelzeleler.01 Sulama ve tuzluluk.T. France 195 .02 Problemin yaygınlığı 11.00 Açıklama 5.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15.01 Gözardı edilen farklılıklar 3. Su ile oynama ateş ile oynama.2. Yük.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12.01 Faydaları yüksek tahmin etme.01 Zelzeler ve bararjlar 9.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14.01 Ormanların kaybı 4. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.00 Tuzluluğun nedenleri 11.00 Feyezan: Artan tehlike 10.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.5.00 Politikalar mı.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16.01 Malaria-Sıtma 7.03 Feyezan alanında yapılaşma 10. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19.01 Evatranspivasyon kayıpları 5.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19.02 Yaban hayatı kaybı 4.04 Bakım sorunu 12.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13.00 Açıklama 15.04.06 Tarih ve arkeolojik III. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.0. 7.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8. 11.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.00 Baraj hataları 9. Sulama kapanı 1.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20. Masrafları düşük hesaplama 20. 4.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar. yapılan son araştırmalar 10.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları. Bodaux 33000.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.05 İşbirliği ve bakım 12.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3.01 Bir stratejinin çökmesi 10.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.00 Açıklama 14.02 Güç kurma.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.02 Yeniden ormanlaştırma 10. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3.

Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle.C. Türkiye’deki Termik Santralların Adları.1’de verilmiştir. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. 196 . Önceki yıllarda. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. hidroelektrik enerji santralları ile kömür.3 düzeyinde artmaktadır. Bu dönüşüm.T. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. Çünkü. Ancak. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. nükleer enerji santralları ile jeotermal. fuel-oil.3. motorin. kömürün yanma prosesleri. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. Bu teknolojilere alternatif olarak. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir.3. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. Kurulu Güçleri. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında.

19 Park Termik Linyit Ankara 300... Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok ..0 45..0 33.2..0 32..0 37.. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300. Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258.57 ....19 ..0 32..21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.0 180.0 30.5 1413.1 330.0 4095. ünitelerde yoktur.0 39. .27 .2 Linyit Ankara 320.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180..8 37.4 1938.. 10 Enron(Trakya Elek. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11. Yok Yok Yok Yok .00 ...0 6435.57 Var 7 Çayırhan 1.5 105..45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504.0 2790.76 Var 16 Kemerköy 1.III.0 10024...ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. 15 Kangal 1...40 . Var .82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir.0 4100.0 200.. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11. BGD Tes.. ** Bacagazı tesisi 1.3.0 31. ünitede bulunmaktadır..1.0 3780. Urfa 44. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432.0 4100..0 90.0 44.1 83..IV Doğal Gaz İstanbul 188.25 .0 290.0 34.4 85.27 ..03 .3 47.54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17..9 8780.. Türkiye’deki Termik Santralların Adları.5 35.8 45. 9 Esenyurt I.0 11. 27 Van Fuel-Oil Van 24.. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350.0 2080.C.II.0 8840.3 Linyit Muğla 630. 28 Yatağan Linyit Muğla 630..36 .0 32.33 . Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 .0 33.0 540.3 ** Linyit Sivas 457.0 48.45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429..0 7800. .) Doğal Gaz Tekirdağ 498. 2001.0 26...31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990.78 .5 29.0 36.0 1072...Maraş 1360.0 1365.0 34. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var .7 3740..81 . Yok .0 2970.97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44. yalnızca 3.0 1950. 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50..0 3900.0 21.. ve 2.57 .T. 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600....67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420. 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630.2..00 ..0 2730. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200. 11 Engil GT Motorin Van 15.71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş.0 33.0 30.0 54.9 34.00 ..0 37..00 . Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K.3 35.

3. nem.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4.T. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. Kömürde mineral madde olarak.1. civa. sorunlu bir yakıttır.3. 198 . mineral madde. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir. oksitler. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır. sarsak elek. (2) Yaygın.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi. rastlanmaktadır. yüzey nemi olarak adlandırılır. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem. ısıl kurutmayla değil. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. taşımadan depolanmaya. berilyum. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar.2.C. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. arsenik. karbonatlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem. santrifüj vb. (4) Pek Az. inorganik kükürt. kil mineralleri. (3) Az. sülfatlar bulunmaktadır.3. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. yanma öncesinde “mineral madde”. Tablo: X. yatak nemidir. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür.’de verilmiştir. beslemeden debi ölçmeye. Yüzey nemi. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. klorürler. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. sulfitler. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği.2. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması. kadmiyum vb. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle.

Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır.3.2.1.C.T. elektrik enerjisi elde etmek için. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır. jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X. Şekil:X.3. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur.2. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır. X. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir. Bu görevi yapan kazan besleme pompası. Türbini döndürüp. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır.3.3. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit. fiziki yapısı. kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 . bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir.

sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır. öğütme. 200 .T.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır.C. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. biçiminde sınıflandırılmakta. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır. linyit. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır. kurutma.3.) ısıya dönüştürülmektedir. ön ısıtma parçalama vb. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X. sıvı. gaz türbinleri vb.) yakıt besleme biçimine. yakıt bileşimine (sabit karbon. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu. Yakıtlar katı. taşkömürü.2. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. gaz) yakıt ısıl değerine. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. içten yanmalı motorlar. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji.3. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. Şekil:X.1. soba. X. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama.2.2. uçucular. antrasit vb.3.2. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. nem. öğütme). Katı yakıtlarda odun. kırma. kül.3. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler. turba. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. vb. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için.

Kömürün yanan bölümü. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. 201 . a. sabit karbon oranı yüksek. taşınabilir. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır.2. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır. taşkömürü) uygundur. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip.2.2. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir.3. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. kurutma. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa. Kömürün yanma davranışı. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların.2.1. X. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. Belli yatak kalınlığı üzerinde. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır. Alttan yakma durumunda. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır.3.2. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır.T. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. en başta yatak kalınlığına bağlıdır. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir. uçucular gazlaşmakta. Yatak sıcaklık dağılımı. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. X. yanma veriminin düşmesine.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte.C. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. nem. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. Bunun başlıca nedeni. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda.

AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir.2. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir. CO2 +H2O. Hacimde Yakma Gaz. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi.C. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır.2.2.2. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma.3.2. Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY). En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler. X. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir.2. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır. diğer sistemlerden çok farklıdır. bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO.3.2. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 . Kurutma bölgesinde nem.2. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır. X. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir.3. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır.

Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. 203 . Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. dolayısıyla yanma verimi artar. nem. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül.T. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. küçük tanecikle bu azalır. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. yatak sıcaklığını arttırabilir. a. uçucu madde içeriği. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında. -Kabarcıklı AYY tipi. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. bunun sonucunda yanma iyileşir. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler.C. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. üstten veya yandan beslemesi. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan.

Korozyon problem olabilmektedir.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 .AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı.AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay. Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. . c. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir. Dezavantajları . CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO. CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır. . KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir. . dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır. MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir. .Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir. oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür.T.C.Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması. b. yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. . AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır. . .Yanma verimi çok yüksektir. düşey.Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak. . örneğin kireçtaşı kullanıldığında. kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. önce kalsinasyon olur.Yük kontrolü kısıtlıdır. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi.

Ancak nemli. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi . nem ve uçucu madde içeriği. kül. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir.72 misli daha büyük olduğundan. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. C+1/2 O2 → CO olur. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. kükürt. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu.C. NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır. Bu metoda göre. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. d. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda.T. ısıl değer.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2. Isıl değer. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır.3.3. Bunlardan ısıl değer. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları. -Karbonmonoksit (CO). 206 . başlıca iki grupta toplanmaktadır.1.3. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır.3.3. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir. fakat enerji içeriği bazında. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri.2. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar.1.3. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar.1.3.1. kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez. Karbondioksit (CO2). Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde.3. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür. X. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur.1. doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır. 1.C. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda.3.T. X. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar. Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı. -Kükürt oksitler (SOx). -Ağırmetaller ve partiküller. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir.3. X. Isıl değeri düşük. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır.3.

Se.6.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler. Katı Atıklar X. Ni. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir. Zn. X. evsel nitelikli çöpler. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir. Hg.2. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı. X.5.1.3.3. Ag. Cd.1. X. 207 .3. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır.T. Sb.1. Th. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır. Yakıttaki elementin konsantrasyonu. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir. As. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de.1. Be. Cr.3.3. vb.4.2. X. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında.2. U.3. Pb.3.3. Cu.2.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise.3.3.1.3. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir.3.3. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır.6. EDTA. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur.3.5. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür. 3. vb.3.3. sitrik asit. X. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında.3. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir. sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir.2. Sıvı Atıklar X.3. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur. diğer kalsiyum tuzları vb.3. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır. X. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır. Bu atıklar arasında kireç. kireçtaşı.3. 208 .T. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir. sayılabilir. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır.4. X. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri.3.3. alkali ya da asidik özelliktedir.3. X.C. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir.3. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler. ısı değiştiricilerinden. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların. soğutma suyu pompalarından. X.3.3.3.3. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit. sülfürik asit. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle.3.

1.1. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 . Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır. X. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır.3.3. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir.) verilmeden önce arıtılması zorunludur. SO2 arıtma yöntemleri.1. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır.8. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1.3.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında.1.4.3.1.T. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X. SO2 Arıtma Yöntemleri X.3. alıcı ortama (deniz. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.3. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde.C. X. drenaj vb.3.7. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan.4. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.3. X.4.3.4.

Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a.2.3.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından. stokiyometrik miktarda NH3 katılır.C. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 . Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir.2. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır.1. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X.1. X. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır.4. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. -Reaktörde baca gazı. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır.4.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır. b. Kükürt oranı % 1-0. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına.1. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını.3. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır.1.T.1. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir.

d. kirli gaza SO2 tutucu (kireç. . Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi.3.2. Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır. 211 . yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir. sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir. Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur.T. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında.1. nemlendirme uygulamadan.3.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır. SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir.2. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir. rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta.3. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit.1. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler. absorbsiyon fazı).1.1.C. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır.4. . İşlemin absorbsiyon bölümünde. c. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte. X. X. amorf kükürt. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup.4. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme.

.2. NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir. . X.1. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun.4. Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile.C. X.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir.2. azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir.1.3.2. . Bu yöntemler.1.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır.4. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.T. yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir. olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir.4. NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur.3. .2.3.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi.Bakır oksit yöntemi.2. Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: .Sodyum karbonat yöntemi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3.3.1.3. X. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır. X. Sıvı Atıkların Arıtımı X. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır. 212 .Yaş NOx arıtma yöntemleri.4. Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır. . . öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır.3.2.Kuru NOx arıtma yöntemleri. .1.Karbon yüzeysel tutma yöntemi.Katalizör birleşik tutma yöntemi. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir.4. Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında. Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO).4. . Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi. günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.1.2.

Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek. . rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması. Kimyasal çöktürmenin yanı sıra. . Yani. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan. Daha ileri arıtım tesislerinde.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için. .elektrokoagülasyon. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir.Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir.2. X. X. 213 .3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir. koagülasyon.2. filtrasyon. kimyasal metotlarla yapılır. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir.C.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak.5 düşürülür. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH. . metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır. ters ozmos.3. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir. Bu işlemler sonucu oluşan atıl su. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar.4.5-8.Yerçekimi ile çökeltme odaları. multisiklonlar.4.4.3. filtrasyon. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır. asit eklenerek 7. . metal kompleksleri ve organik maddeler içerir. X. iyon değiştirici. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak. (sodyum hidroksit. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler. .2. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu.T. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir.Siklonlar.3.

Örneğin.3. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle. .3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: .Elektro filtreler. X. . .3.3. Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar.3. yaş toplayıcı vb.3. . .Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir. Siklonlar. . 214 . Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar.T.2. Filtreler.80) sağlar.Yaş toplayıcılar.Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir. . .3.1.4. .4.4. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi. X.İlk yatırım masrafları nispeten azdır.4.Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar.3.Ultrasonik ayırıcılar.Torbalı filtreler. genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir. katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler. Çökeltme odaları. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler.C. X.Belirli bir enerji tüketimi ile. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden. X. Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: .3. .Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler.4.Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir.Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür.) ile birlikte kullanılırlar.

Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir.1. . kömür nakil bant hattı. . .5.Baca gazları ve baca külleri. .Kül barajları ve kül siloları. . . Elektro filtreler. Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.T.Kül stok sahasındaki küller.Kömür stok sahasındaki kömürler. yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır.3.3. Ayrıca yanık etkisi.1.3.3.1.Kömür nakil havai hattı.4. bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini.3. Yüklenen tanecikler.C. kükürtdioksit ve azot oksitlerdir. SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır. . . Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri . . . yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur.Küçük tanecik toplama kapasitesi. Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar.Katı ve sıvılarda kullanma imkanı. Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler.Yüksek toplama verimi. .Santral sahası ve dekapaj sahaları.3.Çok küçük tanecikler toplama özelliği.Düşük basınç kaybı.Kirli atık sular.Nispeten küçük basınç kaybı. tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar. .4. X. X.Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması.Kömür nakil yolları. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X.5. . .Kül nakil bant hattı. Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar. X. toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması. Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: . .5.6.Hidrolik kül atma sistemi.Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3. . X.Termal etki. Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler. Gaz. . serbest asit 215 . elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar. ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler. .Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler.5.

Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka.3.2. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde.T. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. X. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. erozyon vb. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur. kronik ve gizli zararlanmadır. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. büyümedeki gerileme. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. solunum yolu hastalıklarda artış görülür. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir.5. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri. solgunluk ve ölümle sonuçlanır.1. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. yaprak kurumaları. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur. Bunlar akut. eski kaynaklar kurumuştur. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. yaprak ve meyve dökülmeleri.C. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. Meyvedeki belirtiler.

500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder. kötü kokular.1.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur.4. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında. X. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür.5. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir.3. e. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir.T. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma. X. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. d.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250.C. görüş mesafesinde azalma.1.3. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda. Partiküller. c. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır. b. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 . NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte.5. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır. a. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi.

akciğer ödemleri ve ölüm izler.3. 1990. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur. X. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı. 7. 6. Hava Dairesi Başkanlığı. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. 1999. Doğu. Enerji Raporu. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü.T. Ankara.1. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 3. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 218 . Ancak termik santralların kirletici atıklarını. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. B. Tablo:X.. 2. Çevre Bakanlığı. Ankara.. 1991. 1987.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir. Çevre Mühendisleri Derneği. Ankara. 1993.5. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. 5. Durmaz A. Ankara. Arcan Y. Bunu solunum güçlüğü.3. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. Uslu T. Harita X. 4.Ulusal Sempozyum.5.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir.Z. 1999. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları. 1992. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur.C.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir.3. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu. Kaynaklar 1.Uysal. Enerji İstatistikleri. 1.. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre.

17.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.9. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18. Özellikleri 13. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4. Yanmamış Maddeler.5. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16. 2.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12.3. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18. Baca Gazı Çıkış Hızı.8.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14. Meteorolojik Veriler: 17. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15.6. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit. 18.4. 3.(m/sn) 15.11.4.6. 16. Doğal Gaz) 11. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15.4. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13.7. Barajlar Üzerindeki Etki 18.7.3.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18. Su Kullanım ve Atıksu Durumu. Kazan Verimi (%) 13.13.6.5. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar.4. 17.6. Santralin Toplam Sahası (m2) 4. 14. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14.1. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8.1.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14. Tesisin Yakma Kazanları 13.4.1 Rüzgar Yönü.4.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.4. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14. Toplam Alan (m2) 4. 20. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6. 14.12.14.1.7.Sayısı ( Adet) 13. 2001.4.2 Yer Rüzgar Hızı. Hava Üzerindeki Etkiler 18.8. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13.9.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Ton/Yıl) 16. Santralin Yeri 3. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18. m3/h) 13.2.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15.3. Santralin Adı. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı.2.4.8.4. Denizler Üzerindeki Etkiler 18.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11. Kükürt Miktarı. Termik Santralların Çevresel Etkileri.4. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15. Göller.6. Sabit Karbon (mg) 12. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14. Santralin Katı Atık Durumu 16. Santral Genel Verimi (%) 9.T.2. (mg) 12.10. 14. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13.7. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1.8. 17. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18. (%) 12.9.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi.4. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi.4.3.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti.4. 15. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.2 Külün Miktarı (Ton/Gün.3.1.3.3.C.5.2. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4. 219 .6.1.6.4.5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği.2.3. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4. Akarsular Üzerindeki Etki 18.2.5. Kuru Kül Miktarı (%) 12. Yeraltı suları. İnsanlar Üzerindeki Etki 18.

4. VII. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir.T.1. Tablo:X.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X. 220 . Beşyıllık Kalkınma Planı. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir.1. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay. Ayrıca 6. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır.C.2. Tablo:X.4. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır.4.1. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan. Tablo:X. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması.4. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur. 1995.4. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı.

. . . 38 692 .T..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında..65 34.... .65 42.80 436 351.C.30 2.11 5.02 37. 3 2 4 4 . . .74 1.77 33.12 12. 4 .. 2 . 2000.. ..05 75..02 0..... .....80 36.18 30....25 47.. 776 .718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu.99 46.. .41 7.8 iken.4 olmuştur... 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 .. .... .. . 1 1 4 . ..... Tablo: X.. 31.44 1.. 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir.21 4......69 14. ..36 57....8 ile % 4. 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3. ... . ..... 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 .08 47..2.. 606 2111 4515 3820 .00 31.. .87 43.03 28...80 19.4.6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir. 300 650 3375 . nükleer enerji üretimindeki artış % 15..... 1229 ....84 73. . 1 .. dünyada elektrik talebindeki artış % 3..12 10... Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 . Mayıs... . 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 . ..15 20. Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir. . 7 2 .718 9... 3800 . ... 5420 1824 ..04 36.21 38..

4. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir. 1999 yılında 118. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır.’de verilmektedir. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada.0 MTEP ulaşmıştır. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir. X. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir.4.4. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır.3. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım.439 GWh’e ulaşılmıştır.040 GWh/yıl’dır. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir.T. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir. Tablo: X. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için. bol miktarda bulunmaktadır. üretim kapasitesi ise 111. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır.7 MW güce karşı olarak 123.116 MW’a.C. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir.4.2. 222 . Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır.

.1 2492.5 Jeotermal 83. .7 1968 2001 Tahmini 29511. ...1 3796.3 118484.7 103295...2 18. İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir...0 34677. ......4..4 44...5 80.. ... 125000 34729 43..4 23351..7 29392.C.. .3 3298..4 11850.1 11771.....8 13021.1 8.8 85.. 2001...5 20.5 17307..0 384.. ...0 136271.9 2330.4 Termik 54302. 45 555 .7 Kişi Başına Tük.9 10537. 9129 380000 .. .Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116. .9 101636.9 15. ..8 63396.8 15555.0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861. .0 5300..7 326. Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir. ... Toplam 1126 3357 4718 8075** ...4. .2 353.. 8 . Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 .. 4500 31100 ..9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257..8 10102.4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır. 223 .7 105517.. 200 2250 . Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır...6 10306.0 İthalat 270. 9129 380000 .2 39816.9 Hidrolik 40475.0 116439.0 15. ....5 30930.9 94101. Tablo:X.. .9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246..2 16048. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri..7 Jeotermal 15.0 15..0 125160..8 26. Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır... 125000 34729 43.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.0 298. 2001... . Mümkün 245 . 626 626 . 110 110 ..4. 4300 28850 . Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri.. .. 8.1 271.2 Toplam Tüketim GWh 94788..1 114022.3..3 285.5 Rüzgar 8.Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir.8 .. ..7 82..5 Termik 11297.9 15...5 412. .8 111022..1 8..1 11175...5 80...3 Hidrolik 9934.5 İhracat 343..0 Rüzgar 5. .9 68702. .7 15.. . .0 131355.9 81661..2 8.. . 82 1641 .9 84...9 21889. .... .. 29 1086 .7 128544. Muhtemel 456 ..T.8 . .1 42229.

kararlı bir biçimde. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. örneğin. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi.2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi.3 oranında artmış. X. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması.1 düzeyinde kalmıştır. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur. Buna karşın.4. 224 . 300. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır.000 ton kül.T. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1. Diğer bir deyişle. yılda % 1. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır. Önlem alınmazsa. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir.C.5 milyon ton CO2. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. konunun politik.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir.

Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. 225 . Akut dış radyasyon etkileri. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir. Gerçekten de.T. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir.4. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. reaktör tipine. atığın miktar ve zehirliliği. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur. Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. Radyasyon. emfizema.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül. normal işletim şartlarında. inşa şekli ve işletme usullerine. Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. X. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları.006 oranında olup. Bu değerlendirmeler. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir.4. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. kozmik radyasyondan. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır.C. Hava kirliliği bronşit. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar.

5. Ankara.O. 3. TAEK. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi.. 1994.. 1999.C. 1994. Bilim ve Teknoloji Dergisi. İstanbul. G. TÜBİTAK. Bozkurt. Sayı:319. 2000. Ankara. 21 YY. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. Enerji Raporu. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T. K.N. Devlet Planlama Teşkilatı. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Sayı:26. Kadiroğlu. ve Sökmen. 2. 4. Bugünü ve Yarını. 226 . Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu. Kasım.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. 2001. Mayıs. VIII.

Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. Bu amaçla. Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte.1. e. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. çıkardıkları gürültü.2. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. Çünkü.1. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması.T. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler. Küçük sanayi siteleri. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. Böylece plansız. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi. SANAYİ VE ÇEVRE XI.1. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. Düzenli. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. sanayi siteleri. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. temel politikalar sayılabilir. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması.1. d.C. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri. Sanayi siteleri uygulaması ile. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. XI. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. b. c. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında.

77 20. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür.14 8.306 11. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği.569 7. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur.2.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır.698 1.51 14.70 24. ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.1. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır. (Ayrıca Bkz. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş. 228 . Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır. I. Belirlenen hedefler doğrultusunda.825 6. Tablo: XI.424 14. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir.005 1.1). Etibank. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.C.61 16.805 % (X) 8.40 7.381 13.78 14. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi.145 2. 18. Tablo:XI. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada.38 9.198 % (X) 15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında.97 13. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir.92 16.610 17.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13.137 hektar büyüklüğünde.925 1.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I. XI.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1.T.57 19.351 11.79 8. ekonomik dengenin kurulması. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G.720 2. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank. 2003 yılı sonu itibariyle.

e. temel politikalar olarak sayılabilir. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır.T.1. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. ekonomik ve çevresel değerler açısından. b. coğrafi. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. 229 . Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak.2. kentleşmeyi yönlendirmek. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. d. istihdam imkanlarının artırılması.C. bir plan ve program bütünü içinde. g. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. XI. çevre sorunlarını önlemek. Organize Sanayi Bölgeleri. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. f.2. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. hem girişim sayısı. Bölgelerin devlet gözetiminde. 15. ekonomik. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla. Sanayinin disipline edilmesi. c. Sağlıklı.04. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. XI.2. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. ucuz. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla.

Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. -Alternatif Alanların İncelenmesi.01. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır. -1/25. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için. İşletilmesi.000 Eşik Analizi. çevrenin. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının. 2. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. Kuruluşu.T. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.2. -1/100. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . doğal ve kültürel kaynakların korunması. XI.000 Eşik Analizi. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01. Yapımı. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin.1. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması.04. Ayrıca. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. İlçe veya Belde Belediyesinin. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. OSB yer seçimi etütleri. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir.2.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. OSB'nin içinde bulunacağı İl. 3. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor. Bu Yönetmelik. İl Özel İdaresinin.C. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır.

giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken.2.30 19. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten.96 19.18 4.050 510 1.453 4.26 12.691 % Hektar(*) 18.137 % Hektar(*) 21.61 13. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında. İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede.1). 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir. Yatırım Programında Yer Alması 6. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır. dokuma.de verilmiştir.126 18. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI.932 3.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2.88 11.70 100 % Adet(***) 19. b.43 6. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi. Burada da görüleceği üzere.018 1.28 6.77 8. 231 . Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde. Kamulaştırma 7.55 7.68 16.012 2.28 26.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5.3).348 1.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3.52 22.32 8.57 25. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.15 7. Kayseri.77 17.30 5.C. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.027 2.248 2.878 2.703 700 823 10. İzmir. Tablo : XI.T. a.

4 12.C.2.4 23.4 4. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda.T. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır. 232 . giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt.5 5.8 6.2 100. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır.9 2.0 2.).1.’de verilmektedir.1 14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X. içki ve tütün sanayi Dokuma.7 18.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI.3 2. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27.4 31.4 100.1 7.0 Kaynak: DİE.3.8 5.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.4 8. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i.4. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.0 30. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.5 4.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI.4. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. 233 .2. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01.C. yatırımları teşvik etmek. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19. bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15. üretim ve istihdamı artırmak.01.07. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak.T.

Kanun uyarınca. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. Çünkü sanayi.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. e. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.3. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. Sanayi bir yandan. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir. Böylece. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. Endüstri bölgelerinde (EB). Ayrıca sanayi ürünleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır.5 ay. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir. c. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır. Böylece yabancı yatırımcılar. XI.08.C. b. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. OSB’lerden farklı olarak. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır.T. f. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde. d. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar.

hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. Ancak doğal kaynakların azaldığını.3. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır. . . Bu raporda ana tema olarak. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır. XI.Hava kirlenmesi. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. arazinin yanlış kullanılması.1. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman.Atık kontrolü ve .C. hava. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. Su kirlenmesi.Toprak kirlenmesi. kükürt. Hava kirlenmesi genel anlamda. . hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır. bugün bu değer yargıları değişmiş. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken. 235 . su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin.T. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi.Gürültü olarak sınıflandırılabilir. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir. çevrenin de bir kaynak olduğu. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında.Su kirlenmesi. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır. Toprak kirlenmesi. fazla gübre kullanımı. hem sanayileşmeyi sürdürmek. ulaşım araçları.

Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. ve toprağa verdikleri katı.3. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. Sanayi Sektörü.C. e. g. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi. Yerleşim Alanları. XI.3. Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. Turizm Sektörü olarak sayılabilir. d.T. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır.3.1. Madencilik Sektörü. su. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI. f. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. Enerji Sektörü. c. tek etken değildir. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. Altyapı ve Ulaşım Sektörü.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte.’de verilmiştir. XI. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri.2. Bu sebeple.3. Tablo: XI.1. b. sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava. Tarım Sektörü. 236 .

DİE. DİE. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. Bölüm XI. 2004. Çevre Kurulu Raporu. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. 237 .C. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır.T. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz.4’den itibaren XI. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. 3. 4. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık. Kaynaklar 1. 2000. Sanayi İstatistikleri Mayıs. 5.’de özetlenmiştir. 7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. 2001.3. 6. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. 1993. TOBB.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan.

Çevre Kurulu Raporu. V. Kim. Ağır Met. 238 .+Tar.BOİ rür KOİ Florür Bileş. (Pet.İl.C. 1993.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB. Org.Kim. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Kim. s:46:48.T. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. Fenoller Askıda Katı Md. Rafineriler. SS Diğer Org. Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes. Gaz ve Sıv.

7 6. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo. Kırıkkale.0 24. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27.8 10.0 olarak gerçekleşmiştir.XI.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler. İzmir. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar.6 21.4 2.9 Genel Toplam 32.3 Ataş-Mersin 4. BP.0 67.0 67.1.7 56.4.T. 2000 yılında 21. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24.6 milyon ton olup.6 Tüpraş Toplamı 27. Faaliyet Raporu.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır.XI. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.4.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit.3 milyon tondur. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). madeni yağlar da elde edilmektedir. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında.1. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4. Tablo. Tablo:XI.1 10. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.4.5 5.9 milyon tondur.0 11.2 ‘de verilmiştir.4.5 106. XI.4. yağlama maddesi olarak kullanılan.C.benzin çeşitleri.4 milyon ton olup. 2000.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0.4 Kapasite (%) 70.0 75. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır.4 77.4. 239 .4 3.

Faaliyet Raporu.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır. mum. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. tuz giderme. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler.P. 240 .Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H. fenolik bileşikler. Atıklar. distilasyon. petrol ve onun bileşenleridir. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde.Ünitesi TCC. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır.P.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H. 2000.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O. sülfitler. (kum. Askıda mineral katılar.1. merkaptanlar. Tablo: XI.4. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des. yağ. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). fraksiyonlama.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H.1.T. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler. klorürler.P. pompalama.Ünitesi Reformer Vakum H.2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir.4.P.C.

Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri. c. Tetra Etil. Çökelebilir katı madde. Suspanse katılar olarak sayılabilir. kirleticilerdir. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ. gelen kömür atıkları. Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. Amonyum azotu (NH4-N). yumaklaştırma. XI. havalandırma. Hidro (S-2). pH. Kurşun vb. koagülasyon. Toluen (C6H5CH3).1. alkali sular. atık.4. Fenol (C6H5-OH). tank tabanı çamurları. flotasyon. XI. damlatmalı filtreler. yağ. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak.1. Askıda katı madde. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. uygulanır. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü.1. NOX . Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır. XI. Tetra Metil. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar.4. Olifenler.4. katalizör. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)]. Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. toplam siyanür (CN-). Benzen (C6H6). gravite ayrımı. kulelerden vs. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama. Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. Etil Benzen. evaporasyon.3. BOİ5.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . nutrient 241 . kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir. Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır.4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür.C. biyolojik oksidasyon. çökeltme şeklinde b. Sülfür Yağ ve gres. karıştırma. filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. Krom (Cr+6). Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir. sızmalar. tankta kalan pislikler. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma. Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ).T. % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. hava flotasyonu ve a. Ksilen. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. asitli gazlar. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır.

dökülen yağların geri kazanılması. No:44. Kaynaklar 1. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir. kostik soda. d. kerosene.1. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. Geri kalan % 3’lük kısım O. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder.Ş. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. Türkiye Petrol Rafinerileri A. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. fuel oil. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur.C. Faaliyet Raporu. asfalt üretimi için kullanılırlar. Faaliyet Raporu. S ‘dür. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır. 3. 242 . asfalt. gaz yağı. su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. 2000.T. plumbite ve su ile yıkanırlar. çok farklı nitelikteki katı. Petrol. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme.4. e. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması. 2000. 2. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. Petrol rafinerileri. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. N. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. XI. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. kerosen.

Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz.Stiren 2. gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk.Aromatikler .Lineer Alkil Benzen . Termosetting Reçineler ve Plastikler 5. Ham petrol. Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır. Termoplastikler .1.Toluen .Karbon Siyahı 3.Saf Teretalik Asit .5. 1. Bunlar. diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür.Akrilonitril . ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.C.Kaprolaktam . Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir.Ksilen (Orto-ParaKsilen) . Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler .Etilen Glikol .Yüksek Yoğunluk Polietilen .Polistiren . nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen.Butadien .Vinil Klorür Monomer . Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler . petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden.Polivinil Klorür .Sentetik Kauçuklar .Ftalik Anhidrit 243 .Etilen-Propilen .T. PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta. Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı .Alçak Yoğunluk Polietilen .Dodesil Benzen .Etilen Oksit .Metanol . Plastik Yardımcı Maddeler XI.Benzen .Akrilonitril Bütadien Stiren 4. petrokimya sanayinde üretilen maddeler. propilen. C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup.5.

Etan .. Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir. . Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir. Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar ... Hidrojen) . Hidrokarbonlar.Etan . bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir.Propilen ... Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir.Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler ..Kızdırma Benzini . uzun vadede temin güvencesi. Bütilen) .LPG .Kızdırma benzini . Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.LPG .. Bütadien.1..5..Nafta ..C4 Karışımı (Bütan. Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi. Bütilen ) . doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen.Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir.Fuel-oil 244 . propilen.T....C4 Karışımı (Bütan.Yakıt Gazı (Metan.Etilen .Propilen ..Nafta .Propan .Propan .Gaz Yağı Isı ...C... Bütadien.1.. metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir.... fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir.. Isısal parçalanma yönteminin temel amacı.

destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan.C. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir.1. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar. 245 . Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır. Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır. kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır. Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir. etilen. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır.’de verilmektedir. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir.5. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir.T. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir.

T.Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil.1.C.5.X1. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.

TBC (% 85) . dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır. Bütadien.5. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir. Bütadien.5. Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır.Bütan . Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir. Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur.3.Kükürt . İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı. ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .C.Asetilen (az miktarda) XI. dip ürün olarak kızdırma benzini alınır.2.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı. Bütilen) . Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen.Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler .Bütilen . 247 .1.1.C4 Karışımı (Bütan. Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir.Benzen . Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir. XI. Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır. Kolondan çıkan benzen. Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren.3.Etilen . XI.1.5.3. Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .

4. Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir.Atifoam . Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3. Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır.4. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir.Hidrazin 248 . Aromatikler Aromatik ürünler benzen.Ham Benzin . Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir.Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir.5.5.Toluen . Prosesin akım şeması Şekil:XI.T. Nafta ve kızdırma benzini. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir. Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır.Para Dietil Benzen .1. Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir).2. 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir.LPG .’de verilmektedir.Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR.C.1.Fuel Gaz . Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna. Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir. Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Ağır Aromatik .Etilen Diklorür . Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider. benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. .Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler .Ağır Nafta .Paraksilen . ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir.Ortoksilen .Trisodyum Fosfat . Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir. Etilbenzen Dehidrojenasyon . kullanılmaktadır. XI.Aromatik Nafta .

Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI.T.2.C.5.

5.T.C. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.3.

.4..6..→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI.Meho ....→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI..... Prosesin akım şeması Şekil:XI.XI........... C2H4+C12....’de verilmektedir.5.. normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır.Hidrokinon .’de verilmektedir.Aktif Alümina ..5.1.Trisodyum Fosfat 251 ....C...Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün .Katalist C=41 ........ Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir......Oksiklor .5.......Metanol .Klor ........ ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para ..... XI......Adoption oil .T.....Propilen (% 100) .5.... Basınç altında sıvı olarak depolanır....Amonyak (% 100) ..Sülfürik Asit (% 98) ... Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir..Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması...Harsow .Refrigerent oil ...... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Asetik asit ....ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir...→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2....1....... yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır..Etilen .. Prosesin akım şeması Şekil....3... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ..Antifoam .. Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır. Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir. Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur....Dioktiftalat ...5..

C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.4.5.T. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması .

Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot. Kolonun altında ise akrilonitril. Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır.Kükürt .Borik Asit . Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar.Gliserin XI.8. Prosesin akım şeması Şekil. Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA.XI. Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır. Prosesin akım şeması Şekil:XI. XI. propan ve hafif hidrokarbonlardır.’da verilmektedir.Mangan Asetat .Amonyak . Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur.5.Platin . Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. su. Beyaz kristal halinde bulunmaktadır.5. biraz HCN ve ağır organikler alınır.Benzen . Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır.5.C. .5. Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su. 253 .Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır. Reaksiyon 0. PTA. Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır. asetonitrilden tamamen alınır.CX Oksidasyon kat. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür.Nafta . P-ksilenin basınç. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir.85-1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat . Hava. Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir. Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur. Burada akrilonitril. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .1 basınç ve 385 .1.496 0C sıcaklık aralıklarında olur.’de verilmektedir.5. CO. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir.1.6. CO2.7. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar.Sülfürik Asit (% 98 ) .Potasyum Karbonat .Asetilen Tetra Bromür . amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.T.

T.5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI.5.C.5.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .

5. c.C.T. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. f. Siklohekzan Ünitesi. Laktam Ünitesi. CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir. Anon Ünitesi. b. CO. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. a. e. H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. CO2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 . Nafta önce kükürtten arıtılır. H2/CO2 Ünitesi.6 . Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. d. Şekil:XI.

propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir. f. SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir.Kostik (% 100) . M. dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder.Hafif Polimer (C3-C9 ) . Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir. SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir. Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.Mono Sodyum F. reaktöre verilir.Propilen .5. Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir.1. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen.Benzen .Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler .T. c. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır. Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir. Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . XI. bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır. d.Hidrat . Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür. Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir.H2SO4 (% 98) .C. Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir. e. Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 .9.

5.Antifoam .Potasyum Karbonat . Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır.5. İlki tetramer ünitesi. Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir. Reaksiyon ürünü DDB. DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir.U. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır.’de verilmektedir.T.9.1. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir. Proseste etilen. DDB. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır.1. Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır.5. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir.9. Prosesin akım şeması Şekil:XI.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir. XI.C. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir. XI.Etilen . DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur. DBI ve PDB’den ayrılır. 257 . Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur. benzen.Sudkostik .) teknolojisi ile. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir. DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır. daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır. XI. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir.7. Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB.P.1. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir.5.Gaz Oksijen .10.4.

Bütadien 1.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5.5.Extander oil 258 .3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI.3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir.5.5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.Stabilizör .Büten 1 .3.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli.Sudkostik (%100 ) . naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir.Ortoksilen . % 22.2.Hidrazin XI. polyesterlerin. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1. Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: .5 .% 24. Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.C.5. .Benzen .2.Trisodyum Fosfat . CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.T.Metanol .2. boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA). emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen.11.Kobalt Katalizör XI.2.3 . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.2.

T.C.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.5.

Fuel Gaz .1. sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Setarin .PVA .5.H2O2 .(NaPO3)6 .Kalsiyum Stearat XI.5.C.Kostik . Kataliz Çözücüler XI.P2 Katalizör . Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.Ksilen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Etilen .Katalizler.3.Potasyum Nitrat .Sodyum Hidroksit .Fuel-oil . 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.2.VCM .Saf Hidrojen .SWN (AB ) .3.Metanol . Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç. .Hekzan .Çeşitli Kimyasallar .3.3.5.2.Balmumu .1.Polimerizasyon Katalisti . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5.Polivinil Alkol .Propilen .AB Stabilizör .Köpük Giderici Loril Peroksit 260 . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3.Propilen . Termoplastikler XI.T. Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında.Melas XI.Miristik Asit .Etilen.UC Stabilizör .Silikon .Yardımcı Madde .5.Setamin .3.AT Katalizör . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Kloroform .

5. fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta.Formaldehit (% 37) 261 . termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.1.Aminoplastlar .N-Bütanol .HCl .4.Lesitin .5.Dikumil Peroksit .TDH . Termosetting Reçineler ve Plastikler XI.4.Reçine . diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak.Heptan .Toz Sabun-Sıvı Sabun . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5.NAOH (%20) .Tuz .5.Stiren .Propilen .Yardımcı Maddeler . sun’i tahta vs.Kalsiyum Klorür .Selüloz XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Stabilizör . Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Trikalsiyum Fosfat .Kauçuk (CBR 1202) . üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir.DEAL XI.2.Fenol .5.Formaldehit .TICI3 . Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri. Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.Çinko Stearat .Kataliz-C (TBP) .C.4.T.Hidrojen .3. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Mineral Yağ XI.Kalsiyum Hidroksit . Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.Metanol .4.Benzoil Peroksit .5.Üre .3.Üre .

5.5. Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5. polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar. çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.T.Ftalik Anhidrit 262 .Yağ Asidi .Bütanol .Melamin .Formaldehit (% 37) .Kalay Katalizör XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Yardımcı Maddeler XI. Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle.4.Amin Katalizör . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Freon .Metilmet akrilik .Etil Akrilik .Üre . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Pentaeritritol .Fenol .Su .C. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir.4.3.İzobütanol .Organik Katalizörler XI.Su .Poliol . Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar.6.Selüloz XI.4.Yardımcı Maddeler .4.4.Toluen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Melamin .4.5.Yüzey Aktif Maddeler .5.Silikon . Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Formaldehit (% 100) .7.

Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 .M. c.4. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Anhidrit Maleik XI. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır.5. konsantrasyonuna. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. Ön Arıtım. Birinci Kademe Arıtma.Asit .Ş. Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır. değişik uygulamalar mevcuttur.Glikoller .Polivinil Alkol .4. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A. mobilya. çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon. (Vinil Asetat Monomer) .T.A. a.9. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma. oksidasyon. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. b. Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine. İkinci Kademe Arıtma.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI. Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde .V. Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur. Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır.5. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır. flotasyon.C.8. PVA Reçineler Boya. akış hızına ve deşarj limitleri.1’de verilmektedir.5.

V. Sodyum Sülfat. Hidrojen Sülfit Amonyak. Olefin Karbondioksit. Merkaptanlar. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. Proses Kondensatı fırın çık. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen. C4 hidro karbonları Kostik Asit.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1.Aromatikler. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür. 1992. Pt.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. kostik Soda. Aldehitler Aldehitler. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. Asetaldehit. Petrokimya ÖİK Raporu. Formaldehit.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir. Etilen Aseton. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar. Polimerize Alkoller. C4 Hidro karbonları. Metanol. Sülfirik Asit. Ni. XI. yağlar.5. Kobalt. Polimerize Hidrokarbonlar. Rejenerasyon. Organik asitler. Ketonlar Asitler. Alkoller. Hidrojen Sülfit. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Polimerizasyon ürünleri. DPT. Merkap Sülfirik Asit.1. 264 . Eter. 2.1989. Alkoller Formik Asit. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. Çözünmemiş katılar Krom. Harcanan Kostik Asitler. Fenolik bileşikler. Kostik Soda Aseton. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon. VI. Adana. H2 SO4 Nitrik Asit. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Çevre 89.T.

. 2001. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir. Harita XI. 3.İ. BYKP Ö. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması. VIII. 2. Ankara. kusma. 265 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte. Çevre 89.2. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta.R. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır.İ. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır. 5. deride kızarıklık. Petrokimya Sanayi.T. bulantı. DPT. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. VIII. iştah azalması. Petrol Ürünleri.. Ankara.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. 1989. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. Kaynaklar 1.R. göz bozuklukları. DPT. BYKP Ö. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı. gözlerde çok şiddetli kaşıntı. 2001. Adana. Sonuç olarak.C.

Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI. 1. 2. / Kırıkkale 16. 266 .A. ve Ticaret Ltd.6. 2000. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14.Ş./ İzmir Diler Demir Çelik End. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi.Ş. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan. üretim çeşidi açısından. ve Tic. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır. A.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır. Kaynak: DÇÜ. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle. A. 2000 yılı üretim miktarı ise 5.6. Kaliteli Çelik Mamülleri. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. ve Tic. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri.Ş. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab.Ş. A. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. Harita XI.Ş / Sivas (*) 17. Demir-çelik sanayi.6. Tablo: XI. A. A. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için.000 ton/ yıl’ dır.Ş. A. Demir-Çelik Sanayinin. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur. Demir Çelik Üreticileri Derneği.000 ton/yıl.Ş. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir.Ş. ve Tic.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş.228. 000 ton/yıl.Tuber Çelik Sanayi A. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A. Şirketi / Samsun. A.1. / İzmir Kroman Demir Çelik San.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End.Ş.C. / Kocaeli Çukurova Çelik End.Ş. A.ve Tic. Uzun Hadde Mamülleri.Ş.Ş. / İstanbul İzmir Demir Çelik San./ Bursa AypaşDemir-Çelik San.Ş. A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San. A.3.Ş.T.212.1’de verilmiştir. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San. A. A. A. 3.Ş. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır.300.

oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır.6. Konverter prosesinde. daha gelişmiş soğutma sistemleri. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. Bu tatbikatın sonucunda. nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. alaşım enjekte. Ham demirin konverter öncesi kükürt. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip. alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). 5. 6. Döküm Mamülleri. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir. alternatif prosesler geliştirilmektedir. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. 267 . kütük demiryolu malzemesi.C. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. Diğer taraftan konverterlerde. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. 7. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. argon azot karıştırma. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. Dövme Mamülleri. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. hammadde girdilerinde iyileştirme. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır. vakumlama. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. fosfor değerlerine inilebilmekte. fosfordan arındırılması işlemleri.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. son zamanlarda yaygınlaşırken. Ayrıca. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. orta ve hafif profil. kalsiyum-silisyum tel besleme. daha düşük karbon. hurda kullanım oranı yükselmektedir. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. kaliteli refrakter kullanımı. silis. XI. Borular. ağır. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. konverter sonrası çeliğin. sünger demir (DRI). Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil.

Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. b.Hurda. Silika Mn. daha iyi soğutma. e. Refrakter. .Enerji (Fuel-oil.Refrakter. 1. kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. d. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. 268 . Ferrosilis. 1. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. .C. Doğalgaz) . Blumlar. Ark ocağı.T. Döküm Koku. yüksek makine zamanları olağan olmuştur. Kalın Kesitli Çubuklar. c. 6. 3. Hurda. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. . sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir.Demir Cevheri. 2.Yardımcı Hammadde.Elektrik. Hafif profiller. tel besleme. Kütükler. Elektrod 8. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. Toz Grafit. Kireç 7. Ağır ve Orta Profiller. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. . Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken. Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. Günlerce devam eden bindirme döküm. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. . . . a. Demiryolu Malzemeleri.Taş Kömürü. a. döküm tozu. 4. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. 5. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. pota fırını. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır.Ferroalaşım.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

5. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi.3.4. XI. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında.C.8. Arıtma ünitesi dip çamurları ise. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. 278 .T. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör.6. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi. Bu partikül maddeler. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu. 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de. yakıt olarak kullanılabilir. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir.6. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. Dökümhaneler.8.8. XI. yoğun şekilde partikül madde içerirler. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp.6. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise. atıksudan demirsülfat (FeSO4. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir.

9. Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları.9.9. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için.6. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları. 3. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra.9.6. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde.C.2. baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. 2. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip. 5. 1. Kok söndürme kulesinden. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise.) XI. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları.3.T. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür. filtre sisteminden geçirilebilir. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. XI. 4. 279 . Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir.4. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI. toz ayırıcı. XI.1.9. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir.6.6. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra.6. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler.

bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır.9. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında. ark ve kupol ocaklarıdır.5. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü. gerekse değişik büyüklükte.6. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır.C.7. Bina içinde kırma. yanma koşullarının iyileştirilmesi.6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır.6. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması. XI. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür. XI.T.9. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte.6.9. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler. ihmal edilemez boyutta olup. XI. XI. Toz emisyonları için torbalı filtre. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının.9.8. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları. XI. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. Çelikhanelerde. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır. ses 280 .6. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. Burada yanmanın kontrol altına alınması. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise. sistem olarak aynıdır. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı.6.9.

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır.T. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu.BYKP. 2000. 2. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. 1993. Kaynaklar 1. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. Aralık. 4. TOBB. Ankara. Demir Çelik Üreticileri Derneği. 1987. Çevre Kurulu Raporu. Aralık. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. 281 . DPT.C. 2001. VIII. Ankara.

Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır.907. 2001. kendir. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur.000 1. Atık Kağıt .1.6 6.000 124. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü. kenevir.000 130. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır.886 131.T.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab.7. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok.kendir. Bugün. Saman. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Türkiye’de kağıt sektörünün temeli. Tablo: XI.000 522. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt. kamış. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde . titrek kavak. ladin. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI. Hazır Selüloz . kenevir .C. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir. kayın. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI.5 100.5.’de verilmiştir.7.7. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt. 1934 yılında 12.9 13.500 265.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1.200 82.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı. Toplam Kapasite 295.2.9 4. atık kağıt. hemlok çamı.7.1’de gösterilmektedir. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 .Karadeniz 3 2 D. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır.7. Tablo:XI. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19.4 6.0 XI.907. gürgen. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.500 356. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur.4 18. şeker kamışı. paçavra. jüt.2.4 27. saman.9 6.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B. 2001.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir.066 Dağılım (%) 15. İzmit. köknar.

Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen. c. XI.7. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a. . çöktürme). TPO2. XI. mukavemet.Hipokloritler. c. d.3. ZnO.Klor. f.7. b.7.1. d. 283 . rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır. İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır.2. Mekanik Arıtma Yöntemleri a. BaSO4. Çöktürme. İyon Değiştirme. Şekil:XI.2. talk ve reçine vs. Ters Ozmoz. e. kalsiyum karbonat. b. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir. CaSO4.Klordioksit. Izgara-Kum Tutucu.7.C.2.1. .2.3.7. .. Filtrasyon. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler . Ultra Filtrasyon .. gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık. alum.Peroksitler.7. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır.3.2. Yüzdürme. nişasta. XI. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır. XI. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil.T. Mikroelekler. XI.1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir. CaCO3. XI. Aktif Karbon Absorbsiyonu.7.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.C.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .7.T.

iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. depolama.4. Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi. İTÜ. 1984. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak .7.4. Dolayısıyla biyolojik arıtım. Tablo: XI. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur. SEKA Dergisi. budak. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk. rengi açmak için kimyasal çöktürme. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. Tablo: XI. Mayıs-Haziran.ve Biy. AKM. kum -Toz. 7. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır. Ancak lignin. 1990. taş. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında.7.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü. çakıl.T.vs.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları... Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ.3. Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 .3.Kınacı C.’de ve Tablo: XI.. Kaynak : Karpuzcu.C. Sayı 30.7.M. kıymık.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır. KOİ. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI.Şeneş. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır. reçine vb. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır. çökeltme. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik.Ş. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme.’de verilmektedir.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

T. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top.8. (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top. 2215543 Kaynak : DPT.C. 295 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.1 Türkiye’de Kamu. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ankara. 2000. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. VIII.

Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder. alkol.9.6. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Şeker sanayi kapsamına ise şeker.1. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. pancar önce kesme makinalarında kıyılır. 296 . Pancardan şekerin alınması için. c.9. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır.1’de verilmiştir. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. d. b. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI. melas. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur.9. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir.C. melaslı kuru küspe. XI. İspirto. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları.T. gösterilmiştir. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler. şeker şerbeti. Ayrıca Harita:XI. kuru maya. Bulundukları Bölgeleri. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken.

Karadeniz D.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K.5 275 275 545 300 137.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O. 297 .O.Anadolu D.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.O. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI.5 450 137.Anadolu İç Anadolu D.Anadolu D.C.9.Karadeniz İç Anadolu D. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.5 450 245 275 275 275 137.Anadolu B.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B.Karadeniz O.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.5 137. 2001.5 328 137.Anadolu Marmara O.T.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. (ton/gün) 4380.Ş.Anadolu Akdeniz D. B.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D. Genel Müdürlüğü.

Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. XI. 298 .’de gösterilmiştir. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır.9. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. m. i. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. k. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. kuru küspe.2. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir. ı. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit.1. j. Lapadaki şeker kristallerinin.5 misli koyulaştırmaktadır. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır. melas.9. l.C. h. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür.T. g. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4. o. Koyulaştırılan şerbet. n. f. Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi.

Buharlaştırma b. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.T. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X.9.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Vakum Aparatları c. Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas.C.I. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi.9. Kireçleme II. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 . Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I.3.1.

C. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler. Her ikisi de balıkları zehirler. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas.T. Bu çözelti. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar.4. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları. c. XI. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır.9. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. e. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI.1. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Kireç çamuru artıkları. Şlempe. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır.9. b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır.3.7. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir. toprak veya çim araziye 300 . b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar.4. d. Pancar taşıma suyu.. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları. XI. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a.

humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur.C. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir.9. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında.2.T. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır. Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir. b. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. XI. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. a. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. 1.5mt) olmalıdır. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. Humuslu kum. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır.4. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. Bunlar. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. Dolgu maddesi olarak kok. kumca zengin ve humuslu toprak. cüruf. 3. Bunun için de. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde. 1. 2. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise.

5. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar.T. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. Sistemin en büyük sakıncası. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur. Akarsudaki kirlilik. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. XI. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır.9. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir. Organik maddeler. Sistemde. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır.C. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür.3.5. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su. Suyun litresinde 2. XI.5. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır. suyun debisi ile ters orantılıdır. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir.9. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur.4. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir.9. XI. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir.1. 302 . Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir.

C. 303 . 1997. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200.9. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Türkiye Şeker Fabrikaları A. G.5. 1986. 2001. Genel Müdürlüğü. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır.. DSİ. 3.000300. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir.Ş.T. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı. Ankara. DSİ Genel Müdürlüğü.2. 2. Şeker Fabrikası Artıkları. ÜLKÜ. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. Kaynaklar 1.

10.T. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte. H. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik. a. Kombinalar. safra. C.C. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo. Jambon işletmeleri. B. C.10. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde. Et kombinaları.XI. Birinci Temel Ürünler A. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar. Basit mezbahalar.2. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir. D.1. B. Et konserve işletmeleri. Mezbahalar ise. parçalandığı. F. sadece et işleme proseslerini içerir. c. G.10.10. Parça halinde işlenmiş et ürünleri. XI. Küçük et işleme tesisleri. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A.1. İşlenmiş et ürünleri. C. Az işlemli et kombinaları. sakatat ayırma işlemlerini içerir. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. b. E.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI. Rendering tesisleri. Çok işlemli et kombinaları. 304 .MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri. kemik.XI. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a.10. kan unu gibi hayvan beslenmesinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. I. Taze et ürünleri. Et işleme tesisleri ise. C.1’de verilmiştir. Dondurulmuş et ürünleri. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir. sadece kesme. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği. hem mezbaha hem de et. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği. Kompleks mezbahalar.1’de. Mezbahalar.1. deri yüzme. Et parçalayıcı işletmeler.

Rendering 305 . Kavurmalar c.Tütsülü et .Don yağ . Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri.2.1. testisler. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler . Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri. dalak. kalp.Konserve et .Jambon . pişirme.Et konserveleme .Kesme (öldürme) .İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E.Paketleme .F.10. kurutma dondurma. Baş etleri(kelle).Et işleme Tesisleri . .Karkas . b. Yenebilen iç organlar.Hayvan barındırma . koyun ve keçi düz barsak.10. tütsüleme.Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri .Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı .2.1.2. d.2.Kavurma et . Pastırma ve füme etler a.Donmuş et çözme .Ecza hammaddeleri .1.pastırma .Deri yüzme .Tuzlanmış-salamura et .Parça et .Kan -Sakatat -Kıl -Deri . karaciğer. dil.Diğer hazır etler -Sosis.I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır . Köfte c. ayaklar.Et tuzlama-salamura .sucuk. c.1.Yenilir yağ . böbrekler.H. baş ve ayaklar (sakatat).Karkas . Konserve ürünler b. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. salam. Sosis d. işkembe.Haşlama.G.1.T. Salam XI. Hamburger d.2.C.Dilimlenmiş et ürünleri . dilimleme vb.Sakatat .Et tütsüleme . beyin. İkinci Temel Ürünler a.Ham veya yarı mamul deri .1. Sucuk b. Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) . Tablo:XI. b.Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Yan ürünler . Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar.

Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 .C.T.10. Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması .

Deri.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi. Kemik unu. A. İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir.Atıksu akımlarının ayrılması. deri yüzme. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi. . Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.Tesis içi kirlenme kontrolü.10. . Et-kemik unu. A.boynuz unu B.3.Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması. Kan.Sindirim organları temizleme.Kesme. A.C. Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar. Barsak. . .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için.1. Rendering yağları.3. . ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi. .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI.10. . Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır.3. sakatat ayırma.2. .Atıksu akımlarının ayrılması.T. . .4. deri yüzme.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması.10. .3. İlk aşama havasız biyolojik arıtma .3.Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi. 307 . Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır. . XI.Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. Yan Ürünler A. D. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması. A.2. Tırnak. .Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi. .10.Kesme.Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi. Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. karkas parçalama. . XI. C.1.1.

4’de gösterilmiştir. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir.T.10.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir. Bu maddeler evsel. Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar.10. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır. . 308 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.: .3. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.2. Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.10. yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması.3 ve Şekil:XI.olabilir.3. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.C. Şekil:XI. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma). b. .Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. a..10. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması.10. XI. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli.

2.C.sakatat ayırma.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.deri yüzme.T.10.

Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.karkas parçalama.10.3.4.T.sakatat ayırma.deri yüzme.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme.10. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 . et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.

10. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar. ışık ve oksijen transferine etki eder. Kanın. Tablo XI. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder.G. ışık ve oksijen transferini engeller. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler.9. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır.10. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.2. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde. Tablo XI.10. Bu sular genellikle yüksek KOI.T.2’de verilmektedir.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. yağ. gres ve yüzer maddeler içermektedir. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir. et. Yağ ve gresler de su yaşamına. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir.C.5. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır. 311 . Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. yağ ve sakatat parçacıkları içerir. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. XI. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. 4. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler. hatta tamamen engelleyebilir. BOI5 toplam askıda katı madde. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır.

Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür.6.1.10. ve 2.6. Kum filtreler.10. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır. Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. 2. Çözünmüş hava yüzdürmesi. 312 . düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1. XI.10. 2.6. 1. XI.2. Düzey: Deşarjı tamamen kesme.4. Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır. İyon değişimi. 3.10. Elektrodializ. Bunlardan 1. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı.3. Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. Dengeleme.6. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme). 4. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler.. XI. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. Bunların arasındaki 3. 2. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız).C. Mikrostrainer.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir. 5.6.10. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü. ve bazı durumlarda 3. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir.

VI. Bir diğer yöntem de.4’de.10. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI.10. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI. İTÜ. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur. DPT.1991.C.3‘de. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. 2.5. 313 . 4. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun. XI. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Et ve Balık Kurumu. ÖİK:374.6. Et Sanayi ÖİK Raporu. Karbon absorbsiyonu.5. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI. Kaynaklar 1. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. Kimyasal çökeltme. Yayın No: DPT:2251. 2001. 1984. Beş Yıllık Kalkınma Planı.’de verilmiştir. 3.10. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır. APK Dairesi Başkanlığı. Ters ozmos olarak sıralanabilir.10. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 1993.T. APK Dairesi Başkanlığı.

Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .Tablo:XI.10.3.

10.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K.Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT.Tablo:XI.3. ÖİK :374. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 315 . Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu. 1991.Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş. Yayın No: DPT: 2251. VI.

Kaynak: Et ve Balık Kurumu.4. APK Daire Başkanlığı. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur.Tablo:XI.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G.Urfa G.Antep G. 316 . Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır. Doğu Anadolu G. 2001.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. Doğu Anadolu Ş.10. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G.

Yem ve Yağ San.Ş. Harmancı Et Ent. Mehmet Özdabak İmeks Hay. ve Et Tes.10.Ş.Ş. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 . Tic. Ettas Et ve Et Mam. Ltd. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam.Ş. Tic. Coşkun Et ve Et Mam.Şti. Yavuzlar Entegre A. A. Paz.Anadolu D.Ş. A.A.Anadolu D. Şti.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G.5. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San.Ş. A. Özser Et Kombinası A.Ş. Oral Et Entegre Tesis A.San.Ş.Anadolu D.Anadolu G. Ltd. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. T. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm. D. Gel. İmal A. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D. San.A.Ş. San.Anadolu D.Tablo:XI. Başak Et ve San. Tic.

Ş. Seven Et Gıda San. Tic. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. Sahranı Mam. Özdanacı Et ve Et Mam. Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. San. Tic. Şarket Van Et Entegre A.Ş. İth.10. A. Tic. A. Pınar Ent. Et ve Mam. Tes. A. Boğaziçi Et ve Gıda San.Ş. İsmer İstanbul Mez. Sendana Et ve Et Ür.Ş.Ş.Ş.5. Koll. Tic. Et ve Yem San. Ender Ent. İhr. Maret Besicilik ve Et San. Etsan Gıda San.Tablo:XI.Ş: Maç Tarımsal San.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. A. A. Tic. Ş. A.Ş. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D.Ş. Ltd. San. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Rend. Tic. İth. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. Kellecioğlu Et ev Et Mam. Tic.Ş. 318 . 1993. A. A. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.

zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. rekabet koşulları.T. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde.1. işin özünde ileri teknolojinin yer alması. Beş Yıllık Kalkınma Planı. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır. 319 . VIII. Tablo:XI. kuzu. Türkiye’de 1920.11.1’de verilmiştir. ÖİK: 537. Bugün ham deri. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun.11. Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT.C. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi. Yayın No: DPT: 2519. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir.11. Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI. keçi ve oğlak olmak üzere at. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır.11.1. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a.

Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. XI. Kaveleta ve kıl sökme. Islatma ve yıkama. Muton-Dore. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi. b. e. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir. c. Sepi: Sepileme maddeleri. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir.1. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. b. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. c. d.T.11.2.1’de verilmiştir. Sepileme Kısmı a. c. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir. Ham deri teslim alma ve depolama. Kireçlik Proses ve İşlemler a. Tartma ve ayıklama.2. f. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. e.2. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. Yarma. XI. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar.C.11. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. Bu doğal katalizörler. Nubuk. Rugan. d. 320 . Glase. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür. XI.11.2. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. Kanatlara ayırma ve budama. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir.11. Piklaj: Piklaj.

YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI.C. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .11.T.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA.

4. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır. Tavlama. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. c. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. Boyama işlemi ise. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır.3. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI.11. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır.T. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir. İkinci Sepi.2. Yağlama a. c. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. XI.3. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık. 322 .11. XI.11.11. budama. tavlama. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. su kullanılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d.C. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır.2. finisaj işlemlerine yer verilir. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb.11. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir. Kurutma açık havada veya fırında yapılır.2’de verilmiştir. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma. iskefe. gergef. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir.3. b. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. a. b.1. Boyama. XI. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb.

KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ. KAVALETA ATIKLARI.DIŞKI. ÇÖZÜNMÜŞ KIL.T.11. LİFSİZ PROTEİN.C.PROTEİNLER.SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI. SU. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA . Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri .2.KAN.İDRAR. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ. AĞARTICILAR. BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK. YAĞLAR .TUZ. SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER.

sülfür. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. 324 . Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması.11. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. TAM. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için.3.2. kıl doku. Yağ ve Gres. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. b. BOI5. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. arıtılması. Mamül deri kırpıntıları. yağ. pH. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler. kurşun. 50-100 lt. a. Amonyak. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. i. KOI. d. boyalar. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler. depolanması. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. Zımpara tozu.3. krom tuzları gibi inorganik maddeler. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır. Ham deri kırpıntıları. Kıl c. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). XI. fikse olmamış kimyasal maddeler. sepileme maddeleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. kurşun ve çinkodur. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine. g. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. Finisaj maddeleri kalıntıları. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. Genel tesis atıkları.C. nikel. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. ekstraktlar. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. e. h. Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir.T.11. pigmentler. tuz. XI. bakır ve süyanürdür. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko. f. Arıtma çamurları. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. toprak.3. Kavaleta atıklar.

Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir.4.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar.4. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur.3. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır.C. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. XI. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır.11. Bu çerçevede. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında. atıklardaki toksik 325 . XI. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar. Çevreye verilen gaz. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir. su kalitesi kötüleşir.1.T. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır.11. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. Deri işleme tesislerinde.4. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar. Bu protokolle deri sanayicileri. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır. Örneğin. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır.

pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar. Atıksularda bulunan sülfür.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı.11. Hidrojen sülfür. . Kromun Uzaklaştırılması XI. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur.1. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler.T.1. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. 326 . göl. .11.1. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp.1.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi.1.1.5.11. . Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir. Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır.5. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. XI.5. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. akarsu.1. Böylece 24 saat süresince.Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi. et.5. .Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi.11. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: . dışarı atılabilir. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI.C.1.3. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır. debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır.2. XI. Deri.5. XI.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür.Atıksu akımlarının ayrılması.11. BOI5. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir.1. Atık sulardaki BOI5.11. XI. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. dengeleme işlemi gereklidir. .5.

Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır.ÖİK:537.11.1. Tablo: XI. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır. 2001. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60.XI.1. DPT. Yayın No: DPT:2519.C.11.11.5. bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig).6. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Çevre Bakanlığı. 2. prosesleri.4. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir. T. VIII.2’de verilmiştir. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde.T. Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. Buna göre. 9. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.C.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa. Şüphesiz bunların girdileri. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. XI. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 . Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır.

00 20.00 Kösele (E) 0.50 1.50 1. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.05 30.05 Münferit Fabrikalar 0.00 0.30 Tablo XI.03 Manisa 0. ÖİK: 537. VIII.20 Hatay-Antakya 0. ÖİK:537.20 10.00 1. 0.00 Manisa-Kula 4.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.M.00 1.00 0.50 Bursa 0. Tablo XI. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT. Tablo:XI.00 0.4.08 İstanbul-Tuzla 4.50 1.20 5.90 0.K.Ş.90 İzmir-Torbalı 1. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır.01 0.50 Tekirdağ-Çorlu 1.Ezine 3.01 3. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.05 0.T.10 0.20 15. 328 .Ş.00 0.20 Uşak 15. Paşa 2.01 Isparta-Yalvaç 0. Beş Yıllık Kalkınma Planı.40 1.10 1.50 2. Yayın No: DPT: 2519. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.50 İzmir-Menemen 0.00 Çanakkale.10 Gaziantep 0.11.00 0.C.05 1.02 3. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8.50 Bolu-Gerede 0.11. VIII.30 Niğde-Bor 0.50 Isparta 0.30 Bursa. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A.00 3. Yayın No: DPT: 2519.00 Kaynak: DPT.3’de verilmiştir.50 0.00 Denizli 0.11. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.11. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A. Beş Yıllık Kalkınma Planı.00 0.00 2.70 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir.3.

2519.C. ve İzmir Deri Dış Ticaret A. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir. Kaynaklar 1. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı.Ş. ÖİK: 537. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 2001.C. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu. VIII. 2. 329 . T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır.Ş ise. Çevre Bakanlığı. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Yayın No:DPT. Deri Sanayicileri Dış ticaret A.T. DPT. 2001.

klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi.1. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış.Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış. başlıca kalsiyum. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş.Bunlar 5 grupta toplanabilir. Tablo: XI. 330 . uluslararası sanayi standartları tasnifinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.12.Kalker(*) 2.Kil 4.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır. puzzolonik maddeler. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. Çimento.Marn 3.1.T. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır. Ancak bu gelişmelere paralel olarak.12.12. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere. katkılı üretim için. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup. XI. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır. yüksek fırın curufu.Alçı 2.1. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir.C. silisyum. Çimento sanayi.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış.Alümina 5. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1. termik santral uçucu külü vb.

Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. Bu nedenle. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış. Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. XI. XI. arasında değişmekte) yakıt. lastik.2. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir.1. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. atık yağ. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi. ve arıtma çamuru vb. kağıt. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla. çimento döner fırınları. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir.1. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3.5-6 m. 331 . Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır.T. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır.4. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker). yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir.12.3.12. Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç.C.12. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2. tekstil. çözücü madde.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir. çok kademeli.1. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır. boyları (yaş sistemde 90-180 m.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0.5-2 devir yaparlar. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır. plastik. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu.

kırılması. NOx. stoklanması. NOx. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3. Çünkü çimento üretiminde. öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada. . Şekil:XI. Klinkerleşme olayı. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3). CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır.T.1. 1.2. CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu. Yanma ürünlerinin içinde.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3). .3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları. klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. 3. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir. hem ara maddeler. 2.12. CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 . döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC. CFC.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise. farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. Endüstrileşmenin sonucu olarak. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere.5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir. hem de son ürün olan çimento toz halindedir.1. . Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. 4. Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2).2.12.C.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur. XI. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir.12. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx.

1. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması. Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI. 1990 ) 333 . Balıkesir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil.12.T.C. (DUMAN Yusuf.

Par.1. Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan.C. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu. Bir örnek verilmesi gerekirse.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri. XI. tozların çevreye yayılmasını önlemek. siklon. NOx'dir.12. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. hammadde tozu. SOx.karıştırma Döner fırın. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx. XI.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. kömür tozu.11. hammadde. farin tozu. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi. kurutma. alçı. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir. Ünitenin. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. Diğer toz emisyon kaynakları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir.4. toz kaçakları önlenerek.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme. taşıyıcı konveyörler.10.klinker soğutma.9 no’lu ünitede.T. klinker stok holü veya depoları. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir.12. multisiklon. öğütülmüş toz kömür. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde. büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır. NOx. klinker tozu. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 .kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz.3. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları. klinker ve katkı maddeleri tozları .

XI.3.12.12.XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo.12.12. 335 . klinker soğutma.75 sağlayan tesislerdir. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür.4.Çimento öğütme (seperatörlü) . uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir.5.Emisyonun Kaynağının Adı . Ak Çimento Teknik Yayını. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin.Hammadde öğütme.2.5. Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup. Tablo:XI. kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır.Döner fırın. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI.12.12.C. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa. XI. Çeşitli Ünitelerin Adları.1. kömür öğütme .Hammadde kırma (kırıcı) . XI.Hammadde kurutma . verimi (% 30-70) çok düşüktür. N0x) Hava-Gaz Mik.T.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan. karıştırma .Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül. XI.5. Döner fırın baca gazı tozu. Bu değerlerin bilinmesi. Baha Basımevi. 1976. verimi yüksek. kurutma. Gaz (SOx.12.80) çok yüksektir.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder.5. İstanbul. toz tutma verimi (% 99. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür. Siklonlar.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir.12. diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI.2. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur.5.

Baha Basımevi. Çimento üretim ünitelerinin. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3.C. Ak Çimento Teknik Yayını. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa. 336 . İstanbul. işletme ve bakım masrafları ise. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. unutulmaması gereken gerçek şudur. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18. farin siloları. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır. 1976. hem teknolojik. hem ekonomik.3. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. Ancak. toz tutma sistemleriyle donatılması. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max.Havalı bant. Açık stoklama sahası 6. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8.12.15 max. Valsli değirmenler 10. Çimento değirmenleri 14.T. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9. üfleme tankları) 19.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi. Sarsak elekler 4. kirletilen çevrenin temizlenmesi. Üniteler ve Sistemlerin Adları. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. 30 max. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12. Bunker ve silolar 5.

toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Ve bu tesislere yönelik kriterler C.T. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. 337 . toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır.Çimento döner fırınları. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. duman. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. . XI. Yeni çimento fabrikaları ise. Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. işletme izin ruhsatları verilmelidir.7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Madde 43. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. gaz.C. iyileştirilmesi. toz.7. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. Bu Yönetmeliğin amacı. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık. b. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır.12. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı. a. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında. ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.12. . buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi.6.

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. gerek çimento stok siloları. 338 .86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları.12.Paketleme sistemlerinde ise.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları.7.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği. . ayrı takılmalıdır. 3.Farin (hammadde öğütme) değirmenleri. mevcut sistemler ıslah edilmeli.T.'de verilmiştir. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun. 2. 2. 1990. çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları.4. yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır.10. çalıştırılmadığı. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. 4. tam yanma temin edilmelidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. . 2001. .Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır.Çimento sanayi üretim ünitelerinde. 07. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir.C. . toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı. gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için. Harita. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. Kaynaklar 1. XI. Balıkesir. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp. Duman Yusuf.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete. kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. kömür değirmenleri.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. Sayıları.11.

Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G. D.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.992 500 1.l2. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G.000 180 11.T. 2001. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.700 1.972 750 900 400 220 2.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1.603 2.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1.220 700 440 750 20.074 917 615 800 666 500 300 500 10.700 250 210 150 258 449 7. D.935 350 1.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.517 Ara Toplam 63 36.194 2.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1.000 2.750 2.200 1.155 339 .050 2.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.620 2. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri.610 1.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1.C.Yer.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.017 640 1.4.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta .2 1.270 900 682 670 800 1. D.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3.643 3.250 100 7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2.020 630 4. D. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G. D.740 610 2.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.800 500 900 450 1.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5. D.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1.702 65.152 3. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G.465 2.794 3.700 450 2.

000 1. Bugün seramik denilince. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları.500 Pera Çanakkale -1.000 1.000 Hitit Uşak 4. ferroelektrikler.500 -1.000 4. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a. çimento.000 5.800 199. b.500 -5.T.000 11.000 9.000 Efes Eskişehir 2. zımpara taşları.600 Söğüt Bilecik 5. ferroelektrikler.500 -7.000 Toprak Bilecik 15. sentetik kristaller. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31. Ankara.500 -3.000 4. cam.600 1.000 Seramiksan Manisa 5.500 -9.000 -26.500 1.800 -4. Fabrika Adı 340 .500 2. kiremit.500 Bozüyük Bilecik 1. 2000.000 Çanakkale Çanakkale -22.300 Uşak Uşak 1.700 83.000 Ege İzmir 11. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 -3.000 Seranit Bilecik --1. sermetler. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü.000 -9. çimento. tuğla.000 3.000 Yüksel Aydın 1. cam gibi silikat sanayi.500 Anatolia Bilecik 2.000 2.13.13.C.1. drenaj boruları.000 4.13.400 -8.700 Kütahya Kütahya 6.500 2.000 -6.200 Toplam 105.500 1. Tablo:XI.600 Altın Çini Kütahya -1.200 --1.000 Tamsa İzmir 4.000 -4. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır.300 -3.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6. püroksitler ve nükleer materyaller. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI.200 1.600 Kaynak: DPT. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI.700 11. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi.500 4. Seramik kapsamı içine porselen.000 22. fayans.600 -11. çömlek. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.500 --5. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle. VIII.500 -1.000 -22.000 35. Geleneksel Seramikler: Kil.500 Granist Eskişehir --1.1’de verilmektedir. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim. metal manyatikler. Yeni Seramikler: Tek kristaller.400 Yurtbay Eskişehir 3. Özel İhtisas Komisyon Raporu.300 Termal Bilecik 3.13.800 3.500 Ercan Bilecik 2.100 10.

Şekillendirme.1.Bisküvi Pişirme. .Silolar.1.Masse kurutma fırını. 11. .1.1. .Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme.Filter Pres.1.Kurutma.Sneke preslerde su gramının azaltılması. . .13. . . . Üretim Akım Şeması . . .Değirmenler.Masse öğütme. . XI. . . .Mikserler.T. . Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması .Masse depolama ve pres silolarına nakil.Hammadde.Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma. . .2.Kalite Kontrol.Dekorlama. . 341 . Sofra ve Süs Eşyaları Seramik.Elektromanyetik filtre ve elekler.Glazürleme.1. taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır. . .Vakum Pres. . .Bisküvi pişirimi (tünel fırın).Taşlama. . . .Ambarlama.Preslerde şekillendirme. Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI.Sırlama.Rötüş. .Kalite. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler. .Değirmenlerde homojen bir karıştırma.Glazür pişirimi (tünel fırın). .C.Kalite Kontrol. Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo.Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması.13.Hammadde nakil ve depolanması.1.Paketleme. . . .Kollergang ve konkasörlerle öğütme. .Öğütme.

. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . .Kalite ayırma.13.Hammadde silolama. .Çamur dinlendirme.1. .Şekillendirme preslerinde şekillendirme. XI. Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil.Hammadde. .1. kaolen. . . .Filter presleme.Hammaddenin nakil ve depolanması.Şekillendirilen yer karolarının kurutulması. . Elektroporselen Üretim Akım Şeması .Reçete tartımı.Püskürterek kurutma. .Sevkiyat.Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması. feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte.13. . . . .3.Dekor pişirme.Çamur havuzları.Kalite ayırımı.Dekorlama. sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir.4. Karoseramik Üretim Akım Şeması . .Ambalajlama.C. . . . .Depolama ve sevkiyat. . .Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması. .Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme.Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması. .Kalite ayırma.Ambalajlama. . .1. 342 .Değirmenlerde homojen karıştırma.Elektromanyetik filtre ve elekler.Depolama. .Sneke presten geçirme.T.1. .Kollergang ve konkasörle öğütme.Hammadde kuru öğütme.Hammaddenin ocaklardan çıkarılması. .Çamur havuzlarında toplama.Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması. XI.Silolar. . .

. . b.T. XI. sağlık Plastik. . Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. plastikkiller.13. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir. kaolen. Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler. çine aplit. kuartz Kil.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir. a.13. manyezit vb. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .1. talk.Son şekillendirme (rötüş).01-0. cam suyu. 343 . sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0.1.5.Kurutma. esiri kili.13. şamot. Bakteriler için zehirlidir.Vakum presten geçirme. Soda. bağlama kili. Bunlar.1. kuartz Kil. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar. kaolen. Burada üç tür madde üretilmektedir. mermer. XI.1. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol. devasakari. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. Silisyum karbür. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise .Kordierit esaslı mamul maddeler.Glazürleme.Dinlendirme.1.7. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir.Şamot esaslı maddeler. kaolen. plastik kaolen.Kaba şekillendirme. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi. c. simav feldspat.C.1. . Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI.6. kuartz Kil.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler. inhisar gri kili. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir. kaolen. Hammadde Kil. firet. sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. kuartz manyezit. .

solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp.3.13. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte.T.1. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması.2. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar.2.2. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. kırma öğütme.13. kurutma. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil.2. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde.13. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. Bunlar solungaç nekrozu. çok miktarda çözünmüş .13. karaciğer. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI.C. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. pişirme (fırınlama). Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur. XI. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını.2. Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir. XI. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir. Tuğla üretimi. şekil verme.2’de verilmiştir. 344 . XI. eleme. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular.13. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur.

Küçük Menderes Ovası’nda. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda.000. (toz odaları. Baca gazlarında uçucu küller ve is. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak. Çorum’da. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde.000 167.500.000.000 5.000 Akdeniz Bölgesi 31 440. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir.568. XI.100.T.000.000 12. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir. siklon ve multisiklonlar.Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 644 500 000 Kaynak: DPT. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir. genellikle asidik karakterli olup.3.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de.000. araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar.000 Toplam 414 6. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara. 2000.Doğu Anadolu Böl. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında.427.836. Milas’ta. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları. Konya Ovası’nda.000 9.000.000 Karadeniz Bölgesi 60 825.000 Ege Bölgesi 129 2. VIII.000 451. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde. Baca gazlarındaki SO2 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda. Söke Ovası’nda.. Avrupa Birliği 345 . Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda. Tablo:XI. AfyonAkarçayı. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır.030.000 Doğu ve G.13. Gediz Ovası’nda. Edirne’nin Meriç Ovası’nda.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.500.13.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. Buna mukabil. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir.C.000. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1.600. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar. İstanbul-Silivri.2. Ankara.000.000. Tekirdağ’da. soda. halde Harmandan (kum. 75 546. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir. torbalı filtreler vb).

000 ton/yıl 4.398 Kaynak: DPT.Ve Tic.000 ton/yıl 310.2.000 m2/yıl 285. A.A.Ve.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Ş Denizli Cam San. sıradadır. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.13.A.Ş Trakya Cam San.000.000 m2/yıl 6. San.A. A.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf. Ankara.080 ton/yıl 600 ton /yıl 1. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT.A.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1. cam kaplar 2.Tic. 2000.Ş Koncam Kristal Cam San .A.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1.Ş Diğer Isıcam Ür.000 ton/yıl 4.13.000 m2 /yıl 200. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.000 m2/yıl 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2.3.A.000 ton/yıl 215.400 ton/yıl 1. VIII.3. sırada.A.13.000 ton/yıl 15. XI.Ş (OTO) Çayırova Cam San.3’ de.A.’dir. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI.209 872 -4.000 m2/yıl 3.Ş Anadolu Cam San.080 ton/yıl 14.Ş Koncam Kristal Cam San . Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.C.Ş Trakya Cam San.T.Ltd.4’de verilmiştir.Tic. A. Cam Yünü. cam ev eşyası ise 3. A. Tablo:XI.A. 346 .000.400. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Tablo: XI.Ş Çayırova Cam San.000 ton/yıl 64.000 ton/yıl 210.334 1.000 ton/yıl 1.Ş Topkapı Şişe San.Şti* Paşabahçe Cam.Ş Marmara Cam San.San.000.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San.080 ton/yıl 30.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400.089 1.Ş İzo Toprak İzocam Tic.800.000 m2/yıl 1.000 ton /yıl 35. VIII.Ve.470 1.Ş Çayırova Cam San.Ş Trakya Cam San. cam sanayi üreticileri.13.A. Ankara.A.Tic.4. 2000. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 ton /yıl 10.(64 Firma) Trakya Cam San.514 1. sırada.13.000 ton/yıl -4.A.A. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI.

C.13. Harman Hazırlama.3.T. 2.HERM Prosesi. Finisaj İşlemleri. XI. b. Şekillendirme. . . Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır. Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler.3. .Tel Prosesi. Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. XI. . Float Prosesi.Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.Meme Çekme Prosesi. Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir. Eritme (Fırın). Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme). Vello Prosesi (dikey aşağı çekme). .Hoger Prosesi. Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler. Ana İlkel Maddeler.Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. Yardımcı İlkel Maddeler. .İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler. a. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi. Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim. 347 .13.4.Grosler Prosesi. Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim.OCF Prosesi. Danner Prosesi.3.

B.Kimya Müh.C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. 2. kil. 1981. 6.3. . B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir. feldspat. kaolin.SİO2 verir.Alüminyum (alüminyum oksit).. Ayrıca nikel... Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması.1987. Arşt. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi. XI. 1995. İstanbul. İstanbul.. Arşt. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları. Cam Sanayi Sektör Araştırması... . 7. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Teknolojik Esasların Saptanması..T.. Bölümü Çevre Grubu. 1.13. pegmatit. Yardımcı İlkel Maddeler: a.Bunlar Na2O verir.Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü... Ana İlkel Maddeler: .. 2. TÜBİTAK Mar.Mağnezyum Karbonat (MgCO3).Kuartz kumu. Türkiye Çevre Vakfı. 2000.Kalker CaCO3.. sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1. Ankara. NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler.ve End.MgO verir. c. 4.Alüminyum hidrat. 1984.5.. T. 348 . gümüş.Amonyum Sülfat (NH4)2SO4. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c.vb olarak girer. 2000.Enst. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler.Bil. .C Çevre Bakanlığı.. Ankara. Diğerleri NH4NO3. VIII. 5... . İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl. . Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler. Beş Yıllık Kalkınma Planı.. ... Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler. DPT. Türkiye’nin Çevre Sorunları. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü.Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4)..Sodyum Sülfat (Na2SO4)... . b..CaO verir.C. Ankara.Renk Verici Maddeler.. . T.. 3. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı.Sodyum Klorür (NaCl). Aralık-1982.Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl).

Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. silikat bileşiminde. Amozit Tipi. Elektrik ve ısıyı yalıtması. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Bu durum aşağıdaki üç a. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. XI. b. Serpentine Grubu. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar.2. Asbestler. gaz. a. d. Ateşe dayanıklılık. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır. a.14. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c. 349 . Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin.C. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır.T. Bunlar. Ateşe dayanıklı elbiseler.14. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. Anthofilit Tipi.14. önemli bir mineraldir. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. Tremolit Tipi. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. c. Buhar. tiyatro perdeleri ve boya yapımında. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir. b. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir. Krikodalit Tipi. c.

macun ve yapıştırıcılarda. o. kullanma suyu. f. ambalaj kağıdı vb. endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde. basınçlı boru ve aksesuarları. Adana. m. duvar kaplamaları ve panellerdir. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira.Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . XI. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. şarap. i.). asbestli çimento. önlük. filtre bezleri vb.14. Erzincan. . toprak ıslahında. tavan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir. ı. kanalizasyon. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar.). Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul. Manisa. Sonuç olarak. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. Bolu. g. conta packings keçe. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde. n. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde. Bunlar. İzmir. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. Mardin. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe. Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme. valf ve contalarda. Asbest yünü.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. j. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. İSGÜM. asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra. Birleştirici olarak asfalt yollarda.T. Fren balatalarının üretiminde. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. elbise. asit pompalarında. tavan duvar kaplama düz levhası vb. muhafazalarda. drenaj boruları. .3. l. h.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi .) k. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. 350 .C.

Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür.C.14. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır.14. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır.lerdir.T.14. vb. Sivas. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır. muskovit. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada. XI. Asbest. Bağımsız Devletler Topluluğu. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır. Şekil:XI. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer. 351 .000 ton civarındadır. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır. atapulgit.Tatarcık yöresinde. solunum. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. paligrosgit serpantin. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır. Bursa. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır. XI. havalandırma. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50. lifleri esnek. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır.4. grafit. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup.5. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır. biyotit. talk. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır.14.1’ de verilmektedir. demir cevheri vb. maske kullanımını sağlamak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir.14. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık .2’ de verilmiştir.6. doğal bir mineraldir. dayanıklı ve ipekimsidir. Asbest Üretimi Akım Şeması.

14.C.T.1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.

14.T.2 Asit Testi Akım Şeması 353 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.C.

b. Asbestoz. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. . Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. Sigara dumanı. c. 354 .Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır. Akciğer kanseri. Bu nedenle. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır. Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür.Kişinin duyarlılık derecesi. a. . İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. d. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır.C. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. Bunlar. Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır. . b. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir.T. Yapılan tıbbi araştırmalarda. bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. a.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. Mezotelyoma. Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. aşınma problemi.

Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak. Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49.14. XI.2 lif/cc değerleri getirilmiştir.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI.14. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler.033 Asbestli Levha İmalatı 55.14. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir. Sağlık kontrolü g. amozit için 0.1.14. kum vs. İşyeri ölçüm ve takibi f. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar .14.2’ de verilmiştir. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır.554 Asbestli Balata İmalatı 7. Haberleşme.7. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır.8. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının.C. Tablo:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları.T. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 . 2001.eğitim XI. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. d.5 krokidolit için 0. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir. Tablo XI.

Ş İzmir Temel Conta San.T. ve Tic. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.Ş Mardin Miner Otomotiv San.Ş Kocaeli Mardin Boru San. ve Tic. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri.1989.Şti İstanbul Özgür Atermit San. VIII. 1989.. A. 2. 6.ve Tic.2. A. ve Tic.Ş Bolu Tamer Amyant San. ve Tic. A. A. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San.U.Ş Manisa Özemel San ve Tic. ve Tic. ve Tic. ve Tic.San. ve Tic. 356 .Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A. 2001. ve Tic. A. A.H. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1. A.14.ve Tic. A. A. ve Tic. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı. DPT. Ltd .Ş İzmir Özgür Atermit San.A. ve Tic. E. A. 1990. ve Tic. 4. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi). Şti. A.Ltd. 7.Ş Erzincan Eren Blata San. 1989. İSGÜM.Ş İzmir Beşer Balatacılık San. 3.C.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri. Toplum. 2001. Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. Ankara. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Asbest ve Sağlık. 2000. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. A.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. ve Tic. A.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San. ve Tic. A. ve Tic.Ş İstanbul Atermit End.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San. A.Ş İzmir Kale Balata Oto San. Sabır. 5. A. 1990. ve Tic.. Asbest Projesi Çalışmaları. İzmir Frentek Balatacılık Oto San. Can.

büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır.000 420.000 2.000 712. hazır giyim. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim.15. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar.128.000 900. otomobil sanayinden uçak sanayine. Tekstil ürünleri denilince.000 739. halı. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2. boya.1. dokuma. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi.788. elyaftan iplik eldesi. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir.000 623.550.000 1. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI.000 1. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir. hazır giyim sektörü ise 6. iplik.635.000 861.000 3.15.657.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi.15. elyaf. boya. baskı. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir.T.1’de verilmiştir. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine.700.706. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar.000 357 .000 400.000 704. örme. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI. apre (terbiye). tedarikçi durumundadır. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir.1.700. sırada.000 755.15.000 3. tarımdan baraj ve tünel yapımına.000 18. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. Özet olarak tekstili. 1999 (ton/yıl) 3. 2000.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi.694. Hazır giyim sektörü 2. kumaş. Ülkemizde tekstil.412.000 792. Tablo:XI.000 18. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği. öncelikle aklımıza iplik. iplikten kumaş yapılması. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında.000 1.830. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili.000 2.C.000 726. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir. büyük tedarikçisi konumundadır.000 2000 (ton/yıl) 3.

yarı sentetik. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. ipek) 358 . konfeksiyon vb. terbiye.15. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI.2. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. keten.15. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir.2 ‘de.15. Bunlara örnek olarak. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. 4. Bitkisel Elyaflar (pamuk. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. boya. Kasar.3’ de verilmiştir. jüt) b. apre vb. belli bir uzunluğu. Elyaf Üretimi Elyaf. hazır giyim. İplik Üretimi. Dokuma. Elyaflar. mukavemeti. 3. Doğal. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. XI.1. c. Polisler. boya. dokuma. 2. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir. yün iplikçiği. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi . Kumaş Üretimi. konfeksiyon.15. d. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar.2. kendir. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır. baskı. inceliği. tam sentetik. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. kısımları bulunmaktadır. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. jüt. Hayvansal Elyaflar (yün. b. örme. a. keten. Pamuk iplikçiği. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar. Elyaf Üretimi.T. baskı. giyim. halı. firmaların adı. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. e. XI.C. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. iplik. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. Doğal Elyaflar: a. sentetik iplikçilik.

926.boyama.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.131adet 251.473.794 m2 68.563 kg 1.968 adet 22.608.586 kg.apreleme Sentetik elyaf.hasse.600 m.920 m2 51. 1.916 adet 96.835 kg 45.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.102. 263. 2.707 m2 24.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.200 m 21.etiket.965.231.304. 127.508.117 m2 4. ---37.222.yünlü kumaş.apreleme. Üretim Çeşitleri.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.947.920 m2 6.017.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.210 ton 79.670 m 13.251 kg.boyama.lif.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska.504 kg. 17.478. 994.590 kg. Asetat) b.15.102 ton 10.434 m 35. akrilik. poliamid.117 kg.914 kg. 10.128 m 11. 2001.çarşaflık dokuma.513. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a. 6.1’de verilmiştir.ekstrafor.184 kg.910.827.312 m2 14.835 kg.516. 19.174 m 34.790.723.600 m 355.481.291 m 432.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.15.748 ton 954.606 m 6. 515.433. 349.569.376.200 kg 102. 359 .710.473.T.809 kg. 113.201.807 kg.çadır kasarlama) Şerit .bant Fisto ve tanteller.593.iplik ve kumaşların kasarlama.300 çift 7. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.560.çile.800.637.222.632 kg.037 kg.339. Tablo:XI. 6. gupür Ayakkabı bağı.498.elyaf.654.597 kg.755.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.627 adet 69.187.585 kg.C.374 adet 5.nevresim.246.815.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf.691.874. Sentetik Elyaflar (poliester.049.574 ton 1.777 kg.805. Rejenere Elyaflar (viskoz.boyama.fermuar şeridi.135 adet 15.yorgan çarşafı.674 adet 1. 45.iplik ve kumaşların kasarlama.760 m2 2.533.375.016.

Ş Bursa Merinos Yün. A.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap.121 3. A.ve Tic.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.Ş Mensa Mensucat San. A. Sanko Teks. A. İşl. ve Tic.Ş Özcanlar Tekstil San.036 1.İşl.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San. A.196 1. A.Bir.ve San A. A. A.Ş Orta Anadolu Tic.T.ve Tic.A.A.Ş Karsu Tekstil San.465 1. A.Ş Merinos Halı San.15.İplik Fab. A. A.507 1.Ş Dörtel Tekstil Örme San. A. Ve San.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.000 2. İşlt.A.Ş Sanko Tekstil San. A.187 1. Entegre Tekstil Firmaları Adı. Koop.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.623 4. A.Ş Çetinkaya Mensucat San. 360 . A.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab.Ş Bakırköy Konf.ve Tic.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok. San.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır.226 1.Ş Sümer Holding A.Şti Kom Tekstil ve Konf. A.ve Tic. ve Tic.Ş Güney San.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic.Ş Aydın Tekstil İplik Dok.C.San. Kaynak: TOBB.ve Tic. A. A.Ş Modavizyon Tekstil San. San .Ş Kordsa Sabancı Dupont End.T.Ş Beyteks Konf.Ş Denizli Basma ve Boya San. T.Ş.Ş Berdan Tekstil San.Ş Bossa Tic. A.ş Atlas Halıcılık İşl.Ş Sönmez Pamuklu San.Bir. İşl. A. Birlik Mensucat Tic.San.Ş Akteks Akrilik İplik San. Ltd Şti. Tic. A.105 1.192 1.Ş Akın Tekstil A.510 1. San. Tic.300 1. Ve Konf. A.İzmir Basma San İşl.Ş Şahinler Mensucat San.A. A.İşl. Küçüker Tekstil San.ve San. ve Tic. ve Tic. A.İşl.Ş Erak Giyim San. A. A.Ş KorteksMen. ve Tic. ve Tic. A.Ş Sümer Holding A. ve Tic.100 1.Ş Tariş Pamuk Sat.Ş Polylen Sentetik İplik San.T. A.390 1.Ş Çukurova San. A. San ve Tic. A. ve Tic. A.058 1. Tic. May Tekstil San.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San.3.Ş Zorlu Linen Dok.Ş Bahariye Mensucat San. A.İşl.967 2.619 1. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. San. ve Tic.Ş Sümer Holding A.Değ. ve Tic. Ltd. İmalat.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5. İşl. Trakya İplik San. San Tic.İşl. ve Tic.Ş Saray Halı A. A.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf.Kord Bezi A. A.387 1.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat. San.A.267 1.320 3. A.462 1. 2001.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San. ve Tic. Küçük Çalık Dokuma Teks. Tic.482 1.Ş Sifaş Sent. A.İhr.348 1.İplik Fab.Ş İsko Dokuma İşl. Yeşim Tekstil San.454 1. Koop.ve Tic. ve Tic.İplik.A. San Tic. A.Tic.Ş.Koop. A.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic.Tic. ve Tic. ve Tic. Isparta Mensucat San. Akbaşlar Tekstil San. A. Fab.132 1.Ş Güneş Tekstil Paz. Ve San.Ş Sarar Giyim Tekstil San.San.589 1.Tic.198 1.Empirme Konf. A.Ş Gökhan Tekstil San.Tic.A.179 1.Ş Erenko Tekstil İhr. İplik Fab.Ş Dünya Halı A. ve Tic.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A. A.Bir. A.Fab.Ş Aydın Örme San ve Tic.361 1.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI.15. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .T.1.C.

kord. jakar frotte. jakarlı ribana. Ancak şardonlama. 362 . Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. empirme.4.15. dikiş. penye ribana.Dokuma Yüzeyler: Denim. panama.Non-woven Yüzeyler: Keçe. XI. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar. simli örümcek. rayon. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel. Terbiye İşlemleri Genel anlamda.2. kanvas. Kumaşlar esas olarak. kadife. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. alpaka. üç iplik. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. pike. örme kadife. krablama. Genel olarak terbiye işlemleri. örme.C. wafel pike. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen. yün. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. divitin. ribs. flanel. özel yapılı iplikler. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. bürümcek.15. krep. floş. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir. merserize. katlı. gabardin. Pamuk.2. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. olarak ayrılır. dantel iplikleri vb. XI. dobule-blıster vb. Dokuma.Örme Yüzeyler: İnterlok. İplik Çeşitleri. İplik eğirme.T. karışım iplikler. sentetik filament. etamin. b. tafting. keten.Fantezi. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin. a. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. pazen. lakost. poplin. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. gerekli temizliğe. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. karbonize. c. ipek. balıksırtı. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. viskon. kalandırlama gibi. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. pürtüklü. a. a. düz.2. strayhgarn vb. saten. ağartma. kaşkorse.Kesikli. viskon. c.15. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek.2. bazik işlem. d. hidrofilleştirme. filament b. süprem. sentetik kesikli. jakar. karışık makarna. satin. şambri. haşıl sökme.3.

8 Diğer Bölgeler Adana. 2001.3 Türkiye Ortalama 81.2 56.4 51. Beş Yıllık Kalkınma Planı. elyaf halinde boyama. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.VIII. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi.8 70.Çorlu.5 64. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler.15.3 59.6 61. Örme giysi. Ankara.15. 2001.Çerkezköy 107 28. işgücünün niteliği. rezerve baskı.15.Malatya.3 73.4. Bunların % 47’si entegre işletmelerden.5 62. Yün sektöründe ise.G.15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.4 56. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir.15. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI. Şekil:XI. Tablo:XI. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. BYKP. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır.7 Ege Denizli.9 Fason İşletmeler 82. apre.2 Kaynak: DPT.5 Baskı İşletmeleri -62.Bursa 51 13. en çok yün. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır. kumaş boyama.Maraş 53 14.7 Marmara İstanbul. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI.Uşak 59 15.3.2’ de detaylı olarak. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için. iç giysi.15.T. tops boyama. iplik halinde boyama. Konfeksiyonda üretim yapısını. Tablo:XI. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir.İzmir.7 67.2 Kaynak:DPT.C. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu. d.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir.3’de kısaca gösterilmiştir. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir.1 72. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI. 363 .K.Kayseri. hammadde kaynakları. ronjan baskı.5 ‘de verilmiştir. c. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi. XI. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır.5.İçel.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81. Ankara.Antep. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir. hazır giysi boyama. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya. VIII. Baskı: Direkt baskı. özel baskı. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye.4’de verilmiştir.15.

Klasik makine parkına sahip. döşeme. cüzdan. çocuk giyimi. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas.2. Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri. pamuk. bavul vb. koltuk kılıfı vb. üretim gruplarına ayrılırlar. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. Dokuma Giyim Üretimi. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır. emniyet kemeri. kemer. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre. kaban. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri .1. yün. XI. sentetik ve bunların karışımıdır. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. 2. 3. Örneğin. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı.) olarak sınıflandırılır. hazır giyim sanayi ürünleri. 1.15. Çadır.Ultra modern makine parkı olan işletmeler.T. uzay giysileri vb. ucuz işgücü olan işletmeler. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir. bayan üst giyimi. (erkek üst giyimi. pardösü vb. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1.1. 1. koltuk kılıfı vb. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir. XI. 2.). mont vb.15. Örme Giyim Üretimi. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. ağız maskesi vb. çarşaf.3. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir.) 7.15.3. manto. giysilerde üretilmektedir.1. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb.) 6. XI. yelken ve paraşütler 5. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri.C.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler. Ev tekstil ürünleri (perde. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri. iç giyim vb. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler. 364 .) 4.) 2. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir.3.1.) 3.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken.

2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .T.15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.C.

T.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.15.C. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .

ajurlu nakış. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır. çadır.15. Nakışlar. Halı Üretimi Pamuk. delik işi nakış. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir. Halıcılık. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi. pul. Yer döşemesi. heybe.2. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. sarma nakış. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI. yaygı. havlı yüzü olan dokumalara halı denir.15. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir. kıl.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI.T. beşik.C. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. dekorasyon malzemesi. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. VIII. XI. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. zincir nakış. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 . Bu tarihlerde Fransa.4. ürüne farklı. yün. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. dolgu nakış.3.15. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi.

El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir. Makina Halısı 2.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir.1.15.4. Halı sektörü esas olarak. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir. Bu emek yoğun bir sektördür.6’da verilmiştir. % 16 ‘dır. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır.310 g/m2 civarıdır. kapasite. örme şekli. b. XI. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. halının üretildiği bölge.Bunlar. 368 . Tufting Halı ve Kilimler. Sektör yaklaşık olarak 1. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır. % 17 .461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. Bu oran İran için. Pakistan için . Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir. Non-woven Halılar. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. c.4. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. halı türü. El halılarının kalitesine etki eden faktörler.15. Dokuma Halılar. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir.C.000 düğüm/m2. XI. 100. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. Türk el halısı. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde. Dokuma halıda : 2.2. Bu rakamın % 3’ünü ipek. 1. 10. yün halıların ise. % 40 Hindistan için. a.000 düğüm/m2 ‘dir.15. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir.

Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar.000 70.15. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Kullanılan Hammadde. Mordan boyar maddeler 11. 4. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Ingraın boyar maddeler 7. PA. 8.1. Üretim. PA. 2. geri dönüşümlü olmayanlar. 13. VIII.000 PP. 2001. 6.2.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1. I. Asit boyar maddeler 9. PES 55 Tuftıng 55. Küpe boyar maddeler 3. XI.000 Yün. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi. PP. Jüt.2. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde. XI.13.5. PES.000 16.5. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır. gaz olmak üzere üç türlüdür. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır.000 PP.15. 2.15.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı. Jüt 75 Kaynak: DPT. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir.5. BYKP. 12.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir. Azoik boyar maddeler 5.2. 10. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90. Kapasite. sıvı.1. Pamuk 90 Non-Woven 34. pamuklar.C.5. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır. 369 .T. Tekstil Sektörü Atıkları XI. Ankara. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.000 24. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır.15. PAC.2. 14. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür. PAC.6.5.15.

Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır. sülfit. 3. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır. Fiziksel arıtmada.5. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları.T. SO2. b. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. türevleri ve etoksilatlar.3. 370 . şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. Bunlar. Biyolojik arıtmada. islik. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. bakır.C.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. Çözünmüş oksijen. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. üre. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir.4 ‘de gösterilmiştir.SO4). çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. d. fosfat türevleri.15. Hidroliz olmuş yağ asitleri. 2. çinko gibi maddeler bulunmaktadır.gres. NH4-N. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Yağ. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler.15. g. KOİ. Seyrelmiş halde . Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri . Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek. kadmiyum.5.2. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. h. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır. e. XI. Biyolojik Arıtma. f. cıva. AKM.3. nikel. Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. c.15. NOX. Fiziksel Arıtma. 1. Çamur susuzlaştırmada. krom. polimerler. CO. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. NO3-N. BOİ. XI.

5. 2001. 2001. Ankara. 3. 2. Gel. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. Tekstil Kongresi. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır. 2001. Gen. VIII...4. 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. 371 . San ve Arş. Sanayi ve Tic. 6-8 Ekim1999. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI. ÇÜ. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Çukurova Üniversitesi. BYKP .T. Adana http. 4. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. Sektör Raporları. DPT. TOBB. Bak.15. Md.C. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri.

yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. Motorlar Motorlar genel olarak . devlet yardımları. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır.T. aksesuarlar kullanılmaktadır.16.C. 372 . ana üretim tesislerinde ise. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay. 1. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır. dış ticaret. Benzinli (Otto ) motorlar. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. XI. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır.16. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi.16. boyalar.2. B. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı.Yabancı sermayenin. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. boyama ve araç montajı yapılmaktadır. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. yalnız presleme. hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte. 2. Otomotiv sanayi. İçten yanmalı motorlar. TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. A. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar.1. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. İçten yanmalı motorlar ise. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır.

KOİ. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ). Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres. alüminyum. Tablo:XI.1‘de gösterilmiş olup. ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane.Yağ. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane. pH.16. Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır. krom. yağ ve gres. civa. kaynakhane. kurşun. XI. BOİ. XI. Montaj Ünitesi. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır. siyanür. bu kirli sular. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup.2. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir.T. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır.16. Presleme Ünitesi. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır. Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi.C. d. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir.3. flor ve azot bileşikleridir.16. çinko. c. Boyama Ünitesi.2’ de verilmektedir. XI.5-10. Gövde Kaynak Ünitesi.5-7.16. b. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup. . ara ünitelerinden olan presleme. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir. nikel.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9. Tablo:XI. Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır.3. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ).3. 373 . tuvaletler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. demir.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında.16. gres. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . yağ. .1. bakır.

PEUGEOT M.000.3.HONDA A. naylon. Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır.A.500 63.3. FORD HYUNDAI MOTOR COMP.8 75 0 37. .5-12 kg arasındadır. XI.000 64.400 50 12.4. Tablo:XI.000 4.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M.M. Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır.018 300 300 194 109 186 1.100 29. 2000.16.S B.340 310.600 1.T. M. piller .N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N.250 2.16.400 2.843 7.713 4. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme.16.Atık yağlar.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO.000 m2) 15.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2.Atık toner ve kartuşlar.Kirli eldiven ve üstübü bezleri .652 2. Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır.Aküler. kağıt.Fosfat çamurları.000. .000 6.038 (*) Opel Türkiye.243 40.190 4. ISUZU CHERYSLER INT.244 22. XI.252 50 29.C. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır. karton.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10. Miktar olarak en önemli atık miktarı. .FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.A. vb. .16.504 5.200 1.LTD.Kirli solventler.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.I.Boya çamurları.000 13. ağaç paletler.V.5. pik-alüminyum-bakır malzemeler.Kimyasal ürünler. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.3.3. 374 . .853 10. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9.O. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği.

602 263.325.176 138.636 672.274.652 Kamyon 49.802 320.257 1.592 84.449.022 692.627.021 243.180 354. 375 .119.511 313.392 257.462 39.213 144.695 155.156 3.454 442.421 333.865 118.577 983.559. DİE.700 68.140 1.192 3.777 436.570.414 112.087.770 73.356 46.834 2.438 688.852 2.567 235.771 153.476 11.166 241. 2001.861 134.433 78.093 146.303 874. Otomotiv Sanayi Derneği.034 79.187 1.449 654.051 182.108 74.608 65.454 704.232.478 43. DPT.608.879 1.252 776.772 190.480 240.743 442.081.041 13.221 387. Trafik Daire Başkanlığı.707 66.369 458.270.254 87.065 508.466 243.825 1.234 1.008 18.933 746.821 172.861.638 47.511 3.052.655 52.916 22.025 98.424 173.303 3.586 371.469 11.616 69.496.864.927 43.995 1.920 86. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.548 221.676 187.872 234.838 626.040 18.774.066 281.623 46.427 198.030 1.726 156.633 1.278 165.545 90.596 64.804 31.269 178.973 75.360 313.505 224.540 20.958 1.578 370.870 394.375 137. VIII.978 101.T.478 70.945 403.579 116.372 180.432 811.687 742.C.569 792.891 308.011 62.120.780 95.129.646 2.457 1.721 49.193.001 513.473 397.263 807.836 61.353 273.980 17.893 172.345 137.290.634 32.417.432 38.714 491.441 48.365 378.585 80.858.186 5.504 20.798 53.105 3.160 403.726 11.381 122.559 30.672 Otobüs 11.631 4.755 233.409 287.900 166.520 2.884 51.152 57.242 227.762 186.967 20.649.072.302 Traktör 50. Beş Yıllık Kalkınma Planı.565 4. 2001.106 212.622 3.196 10.312 159.859 63.771 321.043 81. 2001.520 15.885 118.951 97. 3.817.486 917.388 2.579 1.482 259.516 556.119 50.697 87.796 71.095 Kamyonet 30.359 4.693 12.380 25.777 604.731 637.057 211.694 197.640 3.917 106.874 96.290 374.996.889 62.160 305.096 28.310.680.172 58. Türkiye İstatistik Yıllığı.317 47.095 164.055 34.139 200.122 40.388 745.506 Toplam 222.181.437 6.309 108.724.021 1.152 118.197 94.314 112.026 125. Kaynaklar 1.514 69.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü. 2000.721 205.277 197.739 28.388 27.283 755.999 56.506 776.948 15.781 583.632 145.371.781 54.559 30.332 13.489 2. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.598 73.824 1.931 56.690 2.161.239 16.554 56.788 529.434.658 29.188 5.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.216 11.011 21.838.867 125.607.767.839 35.619.107. 2.718 248.449 87.350 919.135.974 612.753 Minibüs 7.894 560.424 624.308 7.211 225.066 51.005 349.16.407 105.272 240.373 726.404 23.546 488.058.250 213.090 4.845 692.763 25.263.399 133.403 1.444 1.606.259 402.449 91.326 4.982 84.269 353.496 217.525 135.344 2.407 280.896 108.477 6.067 1.465 856.338 1.551 157.543 9.783 33.

000 43.000 1. Ankara. Hamur Yapma. Tablo:XI.000 2.402. 2001.295.Şekillendirme.000 1.500.17. Akım Şeması Şekil:XI.910. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun. sarılabilir.000 13. kesme makinaları kullanılır.600.000 13.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma.17.000 696.000 4. Konfeksiyon.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3. kaplanabilir.259.C.200.000 Kaynak: DPT. b.000 37.Yoğurma.000 Binek Radyal 6. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 11.000 55.000 387.271.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.Bitirme.000 434.445.481. kumaş.796.000 2. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir.17. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun. 1998 125.576.569. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır.000 8. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir.000 1.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer.000 730.015. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.000 3. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir. d.17.000 XI. Plastik madde olarak lastik.000 3. açma.000 247.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1. sarma. kalıplanabilir.826.000 Traktör ön 616. Vulkanizasy. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.406.on g.000 1.000 8. a.000 Dış Lastik toplam 11.1’de verilmektedir.502. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir .324.000 868. Hazırlama.000 İş Makinası 30.000 615.000 6.000 İç Lastik 2. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.980.000 1.000 428.000 442.000 4. parçalanabilir.000 585.000 207.000 1.000 601. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır.100. VIII.17. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir.850. e. yapıştırma. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.210.329. pudralama.000 984.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.231. c. Şekillendirmede kalenderler.000 1. plastik veya metal üzerine kaplanabilir. yapıştırılabilir.1’ de verilmiştir.000 3. f.120.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır. 376 .000 676.454.074.000 2.000 Traktör arka 413.T. yumuşatılabilir.1.

17. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 .C.T.1.

CaCO3. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. alkil. benzotiazol. e. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı . ksilentiol. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a. kord bezi. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak. MgO.3.3. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır. Stearik Asit .17. Kil. aşınma direnci vb.2.2 % 3. reçinler. kükürt monoklorit. disülfit.2. karbon siyahı. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1. Binek konvansiyonel lastikleri. renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir.9 % 0. f. TiO2. Esneklik.17. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri.9 % 31 XI. P-kınon dıoxim. sertlik. cin kodietilditikarbomat. Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI. selenyumdisülfitler. XI. katran Plastiserler: 2-naftalentiol .17. b. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir.9 % 1.C.1. 378 . aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar. d. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol. ksilen tiollerin çinko tuzları. kükürt.T.1 % 1. tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO. sentetik kauçuk.1.17. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. Binek radyal lastikleri. yumuşaklık. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. Ham lastik kullanışsızdır. c. ZnO.

17.17. Traktör arka lastikleri. XI. XI. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler.2. keçe). k.4. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g. g. d. l. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. BOİ.3. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. Toplam Katı. Bisiklet-motosiklet iç lastiği. yağ ve gres. Traktör ön lastikleri.Konveyör bant.(conta. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte. toplam PO34P. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. XI. f. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır. İ ş makinası lastikleri.Ayakkabı . Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. b. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir. bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır. terlik.17. 379 .Lateks mamulleri. NH4-N. Askıda Katı Madde.1. j.T.Profiller.4. XI. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır. ökçe. taban. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte. e. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri.Otomotiv. KOİ.17. karbon siyahı. rondele. tuvaletler. c.C.Hortumlar.2. Lastik Eşya Endüstrisi a. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular.Sızdırmazlık elemanları.Diğer lastik eşya. h. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde.4. m. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır. h. İç lastik. ı. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane.

3. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir.T. Ankara. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır. Lassa Lastik Sanayii ve Tic.4. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi.6. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir.4.Türk Pirelli Lastikleri A. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması. VIII.Ş.Ş. Beş Yıllık Kalkınma Planı. / Kocaeli Kaynaklar 1.4. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.17.Ş. kirliliğinin yanı sıra insan. Karbon siyahı tozları.17. Good Year Lastikleri A. 2001. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar.C. 2. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir. 1982. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler.5. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir. / Kırşehir 4. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını. 380 . DPT.17.-Petlas Lastik Sanayii A. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir. XI. kağıt. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta.TÜBİTAK. karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır. A. Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. XI.Ş / Kocaeli 2. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir.4. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları).Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü.17. XI. / Kocaeli 3. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1.

iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir.Köy Yolları. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. demir. 5539 sayılı kanunla otoyolların. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. Otoyolu. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. devlet yolları ağlarına. Orman Yolları. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. kasaba.1. limanlara. il yolları. Şehiriçi Yolları’dır. Karayolu ulaştırmasının altyapısı. 381 . kendi ulusal gelişmesi. önemli bölge ve il merkezlerini. Köy Yolları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. Devlet Yolları. Turistik Yollar. proje. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan.. Bunlar. Avrupa.T. liman. deniz ve hava istasyon. Devlet Yolu. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. yakın demiryolu istasyonlarına. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. İl Yolları. Karayolları Genel Müdürlüğü. ilçe ve bucak merkezlerini. yapım. İl Yoludur. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. hiyerarşik durumlarına göre. birbirine ve il merkezlerine. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. Karayolu taşıması. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. olup. devlet ve il yollarının plan. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır.C. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. ALTYAPI. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir. Devlet yolları. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. Bunlar. hızlı ve güvenli olması zorunludur. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. Ana İstikamet Yolları. şehir. elverişli. Ekspres ve Otoyollar.

) Turistik yolların yapım ve bakımı.1.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği. Tablo : XII.2. Tablo.C. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur.1. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. 2004. yola kontrolsüz.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.1. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi.1.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir. Tablo: XII. (E-5.2’de verilmiştir. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur. E-24 vb. hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi. XII. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır.’de Türkiye Karayolları Haritası.01. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. E-23.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır. Ayrıca Harita XII. 382 . Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın.T. Ekspres yol.1.2.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII.1. Harita XII. 2004. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Otoyol.

yoğun yerleşme yerleşme alanlarında duman artışı alanlarında radyasyon azalması Kazı ve dolgularla vejetasyonun Vejetasyon uzaklaşması. rekreasyonel uygunluğun boyu bitkilendirmeyle perdeleri bozulması yakması. yeşillendirme. don. güzergah Biyotop bozulması. bataklık ve ormanlık vadilerde sisten dolayı görüş engellemesi Yarmalardan hortum oluşumu. areal bozulması. yol Bitkileme ve far alanlarının boyunca arazi parçalanması. biyotopların Yeniden kazanma olanaksız. hayvan ve bitkilere zararı Sıcaklık düşmesi. hava kirlenmesi alanlarının bozulması. bitki koruma ilaçları. Gelişim Erozyon. tuz. toprak sıkıştırma. araçların teknik aksamının düzeltilmesi yoluyla önlem. güzergah bozulması. kültür Yer altı su düzeyinin düşmesi. kayma düzenleyici bitkileme tehlikesi Tuzun olumsuz etkisinin azaltılması.T. Islah olanaksız peyzajın yaşama mekanını iyileştirici işlevinin azaltılması Yeniden onarım olanaksız Su düzeninin Yol inşaatı. sıcaklık Bitkileme yoluyla ekstremlerin Sıcaklık ve zehirli yükselmesi. 383 . Zararlı madde birikimiyle bitki ve yabancı madde depolaması hayvan tahribi Stabilizasyon. zararlı madde birikimi kayması Yağ. soğuk hava birikimi azaltılması röliyefe uygun havadan dolayı trafik güzergah uygulaması akışının bozulması hava hareketi ve buzdan dolayı kayma tehlikesi. bozulması toprak kayması. mikroklimayı Görüşü önleme. güneş küçülmesi. biyotop bozulması. uykusuzluk. Fazla yüzeysel akıştan sel oluşumu. İnşaat alanı dışında üst toprağın toprak yol yapımı için kazı ve dolgular. Bataklık ve turbiye için elverişli toprağın taşınması ve tahribi. yığılma Mikrokilima değişimi. çevre küçülmesi. toz. Yoğun rekreasyonel bozulması boyunca konutsal ve rekreasyonel dolaşımı.1. toprak ve (vadilerin dolması). eksoz gazlarının azaltılmasına alanlarda kaza artışı alanların bölünmesi sağıtım yeteneklerinin bozulması ilişkin teknik önlemler. kazı.3 Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskıları Peyzaj Faktörü Röliyef Potansiyel Baskı Yarmalar Köprüler Dolgular (Setler) Kendine Özgü Zarar ve Baskılar Doğal Yapıda Yarattığı Sonuçlar Gereken Düzenlemeler Trafik Güvenliği Sarp yamaçlar. kireçle gübreleme bozulması birikimi. yağlar ve tozlar. yağlar. toprak nem artışı. toprak sıkışması. kan olanaksız. erozyon. stres. parçalanması. Güzergah uygulaması ve yapısal tuzu seven bitkilerin düzeninin bitki koruma ilaçları ve yabancı madde önlemlerle bireylerin tahribi. toz. buz bitki koruma ilaçları. hava kirlenmesi. hava kirliliği. yeşillendirme bölgeler ile ormankaybı. yeşillendirme. akciğer ve işitme bozukluğu. toprak ilişkileri. erozyon lık vadilerde dalgalı platformdan dolayı Yağ. insan. biyotop Yeniden onarım olanaksız. oto-teknik aksamının yer altı su düzeyinin düşmesi zehirlenen bitkilerden dolayı insan geliştirilmesi stabilizasyon sağlığının bozulması önlemlerinin uygulanması. hava Yüzeysel ve yer altı sularında zararlı Karayolunun su koruma kirliliği. su düzeyinin sağlanması Taş ve toprak kayması Yandan gelen rüzgar. biyotop Genel olarak yeniden kazanma Hayvan hareketiyle bozulması parçalanması. hendek oluşumu vejetasyon bozulması Rekreasyonel ve konutsal yerleşme Gürültü. Biyotop parçalanması. sisten dolayı görüş engelelemesi Sınır vejetasyonunun zarar görmesi. oransal Hava birikimi. yeşil alanların azalması stabilizasyon. ancak uygun biyotop tehlikenin artması kirlenmesi hareketlerinin kısıtlanması. rüzgar hızı artışı düşürülmesi tamamlayıcı ağaçlandırma yetersizliğinden kaza artışı Tuz kullanımının azaltılması. yüksek hava. Kısmen meliorasyon olanaksız yoğun toprak ıslahı çalışmaları Toprak Kirlenme Toprağın bozulması Kültür alanların yitirilmesi Su Kirlenme İnşaat makinalarıyla toprak sıkışması. türlerin plantasyonu. dayanıklı bitkilerin ıslahı Güzergah boyunca hayvanların Biyotop uzaklaşması.buz. dolgu. arazi bölünmesi geçirgen tabaka azalmasından dolayı yer altı su düzeyinin düşmesi (öncelikle turba ve bataklar) vejetasyon ve fauna üzerine etkileri İklim Yöresel değişmesi Güzergah boyunca arazi bölünmesi. yabancı madde birikimi madde birikimi (kuyu ve barajlardan alanlarından uzak tutmak içme suyu) Buz veya yol zerinde su birikiminden dolayı kayma tehlikesi. toz . Gürültü perdeleri buzlu günlerde kayma tehlikesi Yeniden onarım. gürültü perdeleri.C. yeşil alanların arttırılması Zehirlenen hayvan ve bitkilerin çevreye dağılması Zehirli madde biriki