You are on page 1of 8

güz'99

Toplumsal Şiddet Üzerine

Şiddete (S)ÖP§II

"Hukuk ve etik konusundaki kitapları açıyorum; profesör ve hukukçuları
dinliyorum; ve, zihnim tavlayım öğretileriyle dolu olarak, medeni düzenin kur­
muş olduğu barış ve adalete hayranlık duyuyorum; siyasal kurumlarımızın bil­
geliğini kutsuyorum ve yurttaş olmanın bilinciyle, ben aslında bir insanım diye
ağlamayı kesiyorum. Ödevlerim ve mutluluğum konusunda dersimi iyice almış
biri olarak kitabı kapatıyor, derslikten çıkıyor ve etrafıma şöyle bir bakıyorum.
Demirden boyunduruklar altında inleyen lanetlenmiş halkları görüyorum. Bir
avuç zalimin elinde unufak edilmiş insanlığı görüyorum. Zenginler kurbanları­
nın kanını ve gözyaşlarını rahatça içerken, ızdırap ve yokluktan mahvolmuş, aç­
lıktan kırılan ayak takımını görüyorum. Her tarafta güçlülerin, yasanın dehşet­
li kudretiyle zayıflara karşı silahlanmış olduğunu görüyorum" JJ. ROUSSE A U

Oluş halindeki durumlar üze­ olguyu, bir yanıyla 'toplum tarih­
rine teorik laflar etmek oldukça sel' bir işlevi belirten şiddet kavra­
güçtür. Çünkü, şu an ki durum mını, günlük dilde bir çok kulla­
üzerine söylenenler bir sonraki nım biçimi de eklenince ele almak
an'a uygun düşmeyebileceği gibi, oldukça güç bir şey. Buna bir de
geçmiş herhangi bir duruma da kültürlerarası ve tarihsel farklılık­
uygun düşmeyebilir. Yaşamın son­ lar eklenip, diğer yandn haklılık
suz çeşitliliği içerisinde, söylediği­ ve meşruluk gibi tarafgir tutum
miz sözler anlamını yitirebilir. Bu­ alışlar işe karışınca, tartışmaların
nun için, politika ile teori arasında içinden çıkmak daha da zorlaş­
dolayımlı bir ilişki kurulur. Bu do­ maktadır. Yves MICHAUD'un de­
layımlı ilişki "teorik-politika" ola- yişiyle, "şiddet konusunda söylen­
rak kavram laştı r ı 11 r. miş evrensel bir söz, belirlenmiş
Söz konusu kavramsal uzam evrensel bir bilgi yoktur."1 Bu yak­
şiddet olunca işimiz daha da zor­ laşıma; hemen bütün araştırma ve
laşmaktadır. Bir yanıyla fizik bir düşünürlerde rastlamak mümkün.

27

aracı olabile. lanan kişinin sosyal faaliyetlerinin bir yönünün İlkel Toplumlardan Günümüze Şiddet derhal durdurulması gereğinin tartışmasız ol- duğu biçiminde olacaktır. rulu düzenin meşru olarak benimsetilmesini. şiddet eylemini her iki edim. Bu gereklilik yerine "ilkel toplumlar şiddete dayalı toplumlar- getirildiği zaman yapılan. biçimlerini tanımlamak olası. ha önce."3 ve araçsallığı üzerine dönen bu tartışmaya iler- Böylece şiddet kavramı konusunda şunu de değineceğiz. açık: "Saldırgan davranış en azından Australo- ması "taktik caydırıcılığa" işaret ettiği gibi. söyleyebiliriz: Bir amacın gerçekleşmesi önün- Şiddet. işinden atıl. haklılığı landırırlar. aynı şe.. ancak da- na işaret eder. topluma ilişkin her türlü popüler ya da bilgince kilde-davranma imkanlarını ortadan kaldırma. ları ve şiddet edimleri" tartışılacaktır. dır. ya da anlamsı'. toplumsal varlıkları savaş için varlıktır. sınırları ve belirlenimleriyle ele alın- rının aşılanmasının temelinde sınıflar arasında- malıdır. daha da netleştirecektir: "İktidarın buyurma bi- tadır. kişisel düzeyde amaçlar rızaları olmaksızın zor araçlarını kullanması) saptanabileceği gibi iktidar ilişkileri kapsamın- olarak tanımlana gelse de. betimlemede bulmak mümkün.eğitim ve yaşam Diğer yandan. hareketle. şiddetin tarihsel gelişimine bir göz at- leri için nihai savunma. Buradan Şiddet kavramının kökeninde "güç" yatar. bu muhalefeti derhal atıl kılmanın. taktik caydırıcılıktır. Kavramlar. konumuzu kavramların özgüllüklerini ortadan kaldırmak. şiddet" (violence symboligue) kavramıyla ad- de de görebiliriz. cı yaklaşımlar sıkı bir şekilde ele alırlar. çasıdır ve toplumsal düzenin hız kazanan evri- 28 . de Leroi-Gourhan'a göre şiddet nedir? Yanıtı tik ve sosyal ilişkilerinin kesilmesi. Hukuk sistemi bu anlamda "devletin gelenler "politika" kavramının başına gelenlerle meşru şiddeti" olarak ifade edilen durumu açık- de özdeşleştirilebilir. kendisine şiddet uygu. Bu durum bize 'her şeyde bulunan aynı çiminde beliren konuşması. psikolojik ölçütlere göre de güç. Ege."4 . "insan politikieşmiş hayvandır" ya da logları Pierre BOURDIEU ve Jean-Claude PAS- "her şey politiktir" yollu tez ya da söylemler SERON'dan aktardığı şu tartışma. "O hal- men devlet düzenine karşı çıkan kişilerin poli. David RİCHES'in Bu yazının son bölümünde "ezilenlerin amaç- "taktik caydırıcılık" olarak ele aldığı şiddet. genellikle ideolo- zamanda hiçbir şeyde yoktur. jik bir yüklem taşımaktadır. . iyiliğin vb. Amaçlar nın ya da toplumsal sınıfın diğerleri üzerinde. Çekirdek amaç bakımından intikamın hede. elbette değişkendir. zira şiddet de politikanın lar. dolayısıyla da "tüm şiddet edim. mak uygun olacaktır.. Pierre Clastres'in deyimiyle bu sözleri "ilkel fi. ideolojik egemenliğin kurulmasını "simgesel bilir. Bu anlamda. şiddetin dozuyla ilgili olma." nın önemini yansıtır. deme hakkını kazandıracaktır. aynı pithocuslardan beri insan gerçekliğinin bir par- kişilerin cezaevine konulması da bir şiddet un. ya da bir başka deyişle yönetilenlerin üzerinde. doğal bir içgüdü olarak tanımlayan organizma- dığı gibi."2 Dolayımlı şiddet olarak İlkel toplumların savaşçı niteliğini. başlı başına "kötülüğün" de aracı ola. fiziksel şiddeti de asla yadsımaz. ya. güç ilişkilerinin gözardı edilerek ku- Fizik ya da. şiddet kavramının başına surudur. Şiddetin meşruluğu. deki engellerin ortadan kaldırılması. gelişimin. her ne kadar fiziksel güç (bir insa. bu. şiddetin dolayımlı da da amaçlar çeşitli düzeylerde eje alınabilir. ki güç ilişkilerinin yattığını belirtirler. ratıcılığın. Ali AĞAOĞULLARI'nın Fransız sosyo- zamanda.. şiddeti ifade ettiğim şey. Buna karşılık ide- dır". Yöne- kendi özgül-somut durumlarına uygun kulla- tilen sınıflara belli düşünce ve davranış kalıpla- nılmalı.. ceği gibi. yürütüldüğü evrensel araçlardan biridir aynı M. olojik söylem de şiddet yüklü olabilir.

. bir devleti ele yaşamsal ihtiyaçlarını giderdikleri toplumlar- geçiren kişi işlemek zorunda olduğu vahşice dır. devlet uygula- Yazımızın başında belirttiğimiz gibi. Elbette. iktidar ilişkilerinin düzenlenmesinin teme- eylemleri belirleyip bunların tümünü bir arada linde yatan üretim ilişkileridir."7 iktidar ve şiddet ikilisi tarihin hiçbir dö- likle suçlanmaktan hiç de korkmamalıdır. sosyo. insan toplumu zoolojinin değil. güz'99 mi türsel (phyletigue) dizideki olgunlaşmanın manın çok ötesinde. başta gelen egemenlik aracı işkence olan tota. Arendt'in şiddet ve iktidar konusundaki Bu ayrımı derinleştirmek için. şiddet insanlıkla birlikte vardır. "doğal ekonomi"nin ege- tup da ellerinden kaymakta olduğunu hisseden men olduğu toplumlardır. kazanmayı ve türlü iyiliklerle onları kendisine "ilkel toplumlarda ayrı bir iktidar organı yoktur. tı. Davranış olarak saldırganlık.. kurumsal olanı biyolojik dir. şeydir.. bunun da ilkel 29 . Clastres ilkel toplumların savaşlar yoluyla liter yönetici bile. rasyonalite Böylece şiddet yaşamın her alanına yayılabilir. diyebilirim ki. amaç-araç ilişkisi olarak şiddet. iktidarı için bir tabana ihti. rolmazlar."8 tin kullanımı. önündeki engelleri ortadan kaldırmaktır. En ruz. toplumsalı meşrulaştırma Arendt için de tersinden geçerli- doğal olan üzerine. teb'asının bir- önlemek amacıyla iktidarı elinde tutan toplum- liği ve sadakati söz konusu olduğunda zalim- dur.avelli doldurur. yani şidde. lemesini mümkün kılan koşulun ta kendisidir. iktidarlar şiddet uygulamak için va- ortaya koyar ki. bağrında efendiler ve uyruklar. çünkü kinmeden düşüncelerini açıklamaya devam bir birlik bütünlük olarak. bir amacın aracı ol. böylelikle tür olarak insanlığa Kategorik olarak şiddeti reddeden Arendt yine maledilir. rıza şar- olans'a anlamsızdır. Bir anlamda ekono- herkes. ideolojik aygıt vb. Machiavelli iktidar ve şiddet ilişkisini bütün hiçbir iktidarın amacı şiddet uygulamak değil- nesnel ligiyle ortaya koyar. Dolayısıyla ilkel gerçekleştirmek zorundadır. lamda iktidar ilişkilerinin yaşanmadığı ilkel nüyle şiddet araçları temelinde ayakta duran toplumlara yeniden dönmeyi gerekli görüyo- bir hükümet hiçbir zaman varolmamıştır. şef olarak değil de merhametli olarak anılmayı is- ve kabile arasında eşitsizliğin ortaya çıkmasını temelidir. Demek ki hükümdar. yönetilenler olsun iktidarı elinde tu- İlkel toplumlar. Clastres'in deyimiyle. iktidar şiddet ilişkisinin. her gün toplumlarda "ekonomi olmayan doğal ekono- bir başkasını işlemek zorunda kalmasın ve mi"nin yarattığı iktidar ilişkisi de "iktidar olma- bunların tekrarını önleyerek halkın güvenini yan iktidar ilişkileridir."5 de şiddeti meşruluk. ihtiyatsızlıktan öte bir mız meşruluk. (Ezilenlerin şiddeti olarak ilerde tartışacağı- olan üzerine oturtmak. gerçek an- yaklaşımı aslında oldukça anlamlıdır. ". "Bu itibarla. bağlamayı becerebilsin. kategorik olarak reddedilmek durumundadır. tidar ilişkisine ulaşamadıklarını. fakat bir şey daha dir. araç-amaç. fiiliyatta bir insan toplulu- ağır gelişiminde hiçbir şey değişmemiştir" (s. düzleminde ele alacaktır. Hegemonya. bölünmemiş varlığı- eder. biçimlerde ifade edilen bu ken sürekliliğe fazlaca güvenmek."10 Machiavelli hiç çe- çünkü iktidar toplumdan ayrılmamıştır.. "insani olguları çözümler. İktidarları şiddet uygulamaya yönel- rasyonel ve iktidar sahiplerinin "meşrulaştırıl- ten şey. kaybettiklerinin yerine şiddeti koyma- mi olmayan "doğal ekonomi" insanların kendi nın cazibesine direnmekte zorlanmıştır)9 Mac- ihtiyaçları kadar ürettikleri ya da toplayıcılıkla.. o da. her şeyde dığı şiddeti meşrulaştırır. "Bütü. ğunun amaç-araç terimiyle düşünmesini ve ey- 237). sürekli dağılma ve toparlanma içerisinde bir ik- yaç duyacaktır."0 Keza Arendt'in çaresizliğinin yerini (hükümet- ler olsun."11 neminde birbirinden ayrılmamıştır. Öyle ki.) lojinin ilgi alanına girer. gerçekleştirmek istedikleri amacın mış" kurumsal tekelinde olduğudur.. Yani. her hükümdar zalim nı korumak. Evet. hi. iktidar.

18 uğramadığını. Gerçi Clastres. ve şiddetin tek elde toplanması ilkel toplumlar- ğunu belirtir. bu iç ve dış arasında- dan kalkması halinde şeflik de ortadan kalkı. böylece ilkel toplumlarda "ayrı iktidarın olmadığı ilkel toplumlarla. profesyonellesin Devletli toplumlarda şiddet. bir iktidar söylemi haline Bundan farklı olarak devletli toplumlarda gelmesine izin verecek düzeye çıkmaz: Liderin şiddet. dir: "Aynı klanın üyeleri arasında cinayet öyle- ğın. Şiddet de yor. Savaşta elde edilen ga. Bu tür hayati durumların orta. iktidar bir iktidar organının çıkmasına sürekli engel ilişkisinin (yöneten-yönetilen veya ezen-ezilen) olunduğunu"13 belirtir.14 Gerçekte ise. ele alır. arındırılması şart olan bir ah- res. ötesinde yapılmalıdır. bir iktidar heveslisinin koya. atomlaşmasını özelliği. Savaşçı elde devletin meşru ve profesyonelleşmiş tekelinde- ettiği başarılardan dolayı herhangi bir erk ya da dir. Klan içi şiddetin her ne pahasına olursa ol- İlkel toplumlarda iktidarı temsil eden şef- sun reddedilmesi bunun göstergesidir. muta sözü haline. ki bütünlüğün sağlanmasına bağlıdır. Arendt'in "rasyonel şiddet" olarak ifade et- nimetlerse kabilenin ortak malıdır. üyelerinin yapabilecekleri."12 Clast.İlkel toplumlarda şiddet tamamen bütün çek anlamda iktidar ilişkilerinin kurulamayışı- toplumun denetimindedir. daha ciddi bir durumdaysa öldürmek. parçalanmasını. her türlü "iç şiddetin kabul görmeyişi- sürekli kılmaktır. birlik bütünlük olarak toplumun ba." Böylece iktidarın araçsal olan şiddet. mak bir adanmışlığın belirtisidir. yasal olarak kabul topluluğun isteği. nın nedeni üretici güçler ve üretim ilişkilerinin 2. merkezkaç mantı. "geçimlik ekonomi" olarak (polis-ordu vb. "ilkel savaşın işlevi nedir? grupla. "Fakat şefin sözüne yöneltilen özel dikkat bu iç ve dış alan sınırlarına uygun olarak bi- (her zaman değil). Böylece şiddet Diğer yandan ilkel toplumlarda savaşçı ol.eğitim ve yaşam toplumlara özgü bir savaş ve varoluş tarzı oldu. hiçbir zaman onun bir ko.15 ti kendi tekeline aldığı gibi iç şiddet uygulama "Bir şef kendi savaş arzusunu topluluğa dayat. kendini haklılaştırması 30 ." 16 bu hakkı kendilerinde görürler. ilkel savaş. Kendi toplumsal ortaya çıkıyor. ayrıcalığa sahip olmaz. "Savaşçının tiği bu biçimin tek olası durumunu "devlet şid- yeni bir figüre bürünerek 'efendi' olarak ortaya detinde" görebiliriz. bir niteliğe sahiptir. "devletin" özüne uygun olarak kurumsal bakış açısı. ilkel toplumlarda ger- 1. savaşlar yoluyla ilkel toplumun bölünmeye laki kirlenme ile sonuçlanır". da olanaksızlaşır. zaman zaman silahlı tartışma içinde dile sine ciddidir ki intikam veya tazmin yoluna gi- getirilen ayrılma mantığının işleyişidir. Devlet her türden iç şidde- kış açısını ifade ettiği ölçüde dinlenecektir. belli bir iç ve dış alan kur- yati durumların söz konusu olduğu zamanlarda gusuna dayalı olarak yaşarlar. ilkel toplumlar. Topluluğun "şeflik" alınan bu şiddetin de aslında devletin tekelinde yapmak isteyen şefe en hafif yanıtı ona sırtını olduğunu anlamak o kadar zor olmasa gerek. İlkel toplumların diğer bir rın dağılmasını. edilebilir biricik şiddet şekli.İlkel toplumlarda özel şiddet kurumları "doğal ekonomi". dilmesiyle değil. yalnızca savaş zamanlarında ya da klan içi anlaşmazlık durumlarında ya da klan için ha. "doğası gereği 17 çıkışma asla izin verilmez. varlıklarını sürdürmeleri.) yoktur."19 Dış şiddet olarak ele tif iradesini uygulamaktır. ad'ledilen düzeyde olmasıdır. devlet sınırlarının cağı kurallara uymak değil. bunu olduğu devletli toplumlar arasında şu farklılık- üretim ilişkilerinden bağımsız bir durum gibi ları gözleyebiliriz. dönmek. kurumsallaşmış ordularıyla savaşan devletler tir. "Toplum maya çalıştığı zaman topluluk onu terkeder. hakkını da kendinde meşru görür. çimlenir. Arendt. kendi özgür kollek. lik.

ancak kısa vadeli vim kırım" olarak adlandırdığı. nin onayladığı düşünce pratiği de ortaya çıka- dı. fiziksel şiddetin ku- ni toplumlar. neredeyse MachiavelIi'yi doğrular. "Askerler. "uygar alıyor. "medeni top- onu yücelterek başka bir şeyle ikame etme ko. "Yöneten. sokma gereği duyacaktır. etmek. Machiavelli de hükümdara öğütler ve. Çünkü. fiiliyatta sıradan yurttaşların de- olarak. medeniyet açısından hesaba gelmez sonuçlar getirecek olan bir isti- Ortaya ilk çıkışından itibaren "vahşiliğin" la ile görevlisiniz. hukuk için kendilerine bir sığınak kurarlar."25 O halde." 22 Sivil toplumu (medeniyeti) bütün dertle.. Ama bu "düzen" sınırları içerisinde değerlendirilir."23 bir anlamda rirken "şiddetin hepsinin birlikte uygulanması "medeni olmayanları medenileştirmek" için gerektiği. lumlarda" her tür şiddetin gerçek sorumlusu nusundaki daimi problemi çözmekle yükümlü devlettir. medeni-uygar toplumlarda şiddet mış 'polished' (yontulmuş) kişiler olduklarını daha azdır gibi bir ayrım yanıltıcıdır. "aşağı ve kötü amaçlar güttüğü zaman rasyonel kalabilir"20 olarak değerlendirilen kültürel farklılıkları yok derken. da. 1789'da Mısır'a doğru yola çıkarken. Böylece de ve yargılama mekanizmasının. aynı zamanda hakim ideoloji- sivil toplumun sürekli mevcut olan düşmanıy. bir özdeşleştirme ilkesine başvurmak. rır. ğunlaştırılmış olarak bulunmasıdır. "Gündelik yaşamda medenilik bölgeleri- toplum" gibi karşılıklara da denk düşer.. fi- lumlardır. Onlar. dolaşım ve bölüşümün. tabii kendi kafasını lumcuları" deve kuşuna benzetebiliriz. şiddetten arınma. nihai olarak yerleşik yaşama geç. kafaları da yönetme ve 'düzen'e rin devası olarak sunan Keane'i ya da "sivil top. yürekleri yumuşamış. 'confraternity' ya da 'sociabi I ite' örnekleri olarak kabul gördü. belki de kir. ancak disiplinli "gerçeklik" onlarca "değişmiş" olur. öyle ki. ondan kurtulma ve netiminden çıkmıştır. dışarıda savaş devam ediyor olacaktır. bir tasarı olarak anlaşılıyordu. "Bu bakımdan medeniyet. bağım- olanağa kavuşacağı açık bir kabul olmak gere- sız bir olgu olarak ele aldığımızda. Medeniyet. şiddete başvurmak. nesnel gerçekliği (iktidar ilişkilerini) görmemek toplumsal kimliklerin belirlenmesinin. ama iyiliğin yavaş yavaş."26 Devletin meşrulaşmış şiddeti de böylece "medenilik sığınağı" bizleri kurtarabilir. ni mümkün kılan tek şey."24 sözleri. Egemenlerin "medeni ideolojisi" bu an- "Medeni Avrupalıların" Amerika'yı keşfet. ha yaygındır. rumsal mekanlarda ve belirli miktarlarda yo- miş. güz'99 beklenen amaçlara ulaşmakta etkin olduğu öl. askerleri- Medeniyet ve Şiddet ne seslenişi. ekliyordu"21 Sivil toplumun karşılığı olarak ele İktidar ilişkilerinin yaşandığı medeni top- alınan medeniyet (civilisation) aynı zamanda lumlarda profesyonel şiddeti Buaman şöyle ele "hukuk toplumu". Ekonomik üretim. uygunsuzluğunu vurgulamak gerekiyor. lamda şiddet sorununu herşeyden önce meşru- 31 . iktidar ilişkilerinin olduğu (devletli) top. başkalarından şid. ni olmayan ilkel-barbar toplumlarda şiddet da- dete dayanarak intikam alma arzusundan arın. ya da Napolyon'un dire yapılması gerektiğini" belirtir. ölçütüne dayanmıyor muydu? Clastres'in "Ka- lemeyeceğimize göre şiddet. Mede- ğünü. aynı "medeniyet karşıtı olarak kullanılan medeniyet kavramını ölçütüne" dayanmıyor muydu? Bu bağlamda ilk kullanan Mirabeu (1 756). normal ziksel şiddet. "medeniyet konu- "medeniyet"! salt bir ilerlemecilikle ele almanın sunda bir saygınlığa ulaşanların. tiklerinde ya da başka ulusları sömürgeleştirir- çüde rasyoneldir. "demokratik toplum". Şiddeti top- ve tutarlı yaklaşımlar manzumesi ile düzen ve lum tarihsel bağlamından soyutlayarak. medeniyetsizlik. Ve eyleme giriştiğimizde ken onları katletmeleri yine aynı "medeniyet" yaptığımızın nihai sonuçlarını kesin olarak bi. başka'sını kendi'ne benzetmek. Mede. sindire sin.

bu norm ve kültür öğeleriyle bü- lir. egemenlerin normlarının dışında (çünkü ta- yanılmaz bir trajedi' karşısında 'tarafsızlık ve rihselliğiyle de hegemonik normlar ve kültür soğukkanlılık'.. ol- gunluğun aşağı şekillerine bağlı alanlarda. Oysa. denetimden kaynaklanmıyor da öğelerini belirleyen egemenlerdir) bir kavrayışı kavrayışsızlığın bir dışa vurumu olarak ortaya gerektirir. onu insanlıktan çıkarmak ya da hadım etmek ci"de belirler. kitlelerin karakteristik özelliklerini şöyle tanım- lar: "Kolay kışkırtılmak. lirlenir. mutlak bir çoğulculuğa bağlarlar. Ezilenlerin ezenlere karşı şiddetini çıkıyorsa. (Bili BUDD'ın kendisi. Medeniyetten ya da "medeni durum- Uygarlık dizgesinin belirleyicisi ise yine ege. "Açların Yürüyüşü" 32 . ilkel top- lumların yaşayışlarını anlamak. bunların dışında kalışlarıyla be- şiddet biçimi de uygarlık dizgesine bağlanır. ya amaç-araç ilişkisinde mutlak bir rasyonelli- rumlar da şiddetin (argüman ya da konuşma ol. "söylemek istediğim. digmanın hakim varlığından söz etmekle eşde- ğerdir. ğe ya da toplumun hemen hepsinin onayladığı maksızın ve sonuçlar hesaplanmaksızın eyle. si klasik bir örnektir). amaç-araç ilişkisi ve sonuçlarından nin tek yolu olduğudur.. bizim "me- deni" durumumuzdan çıkarak onların yaşamla- rından bakarak. duygulardaki mübalağa gibi kitlelere has karakterlerin bir çoğunu. bir anlam- nelliğe neden olur ne de onu teşvik eder. şiddetin meşruluğunu ARENDT."27 böylece tek olası "meşru görülebilecek" tünleşememe. Le Bon. nellik. rasyo- menin) adaletin terazisini yeniden dengeleme. muhakeme yeteneksizlikleri. Şüphesiz onlar bu faziletleri bilinçsiz olarak taşırlar. kızgınlık. Bu anlamda hiddet ve her Ezilenlerin Şiddeti zaman değilse de zaman zaman onunla birlik- Hakim üretim ve bölüşüm ilişkilerini belir- te karşımıza çıkan şiddet. her ne kadar egemenler için yaz- mış ve kitleleri aşağılamış olsa da. yani. hüküm verme ve eleştiri yete- neklerinin olmaması. dan" söz etmek. yine de kit- lelerin hareketlilikleri üzerine doğru amprik gözlemlerde bulunduğu reddedilemez. 'da. gerçekten de 'dehşet verici' olabi. . onları anlamamızla olanaklıy- sa. Ezilenlerin şiddetini ele almak. kesin bazı du. ezilenlerin şiddetini de ancak böyle kavra- yabiliriz. anlamına gelir. iktidar olanaklarıyla sabittir. emin olunan bir şiddet durumu (çoğu zaman) ne karşı yalancı tanıklık yapan adamı öldürme.. da. olanaklı kılan. belirli bir para- menlerin hukuki-ideolojik izinlerine bağlıdır. 'doğal' insan duygu- leyen egemenler genel anlamda hakim "bilin- larındandır ve insanı buna karşı tedavi etmek. Duyguların yokluğu ne rasyo. me- sela çocuk ve vahşilerde de görmek mümkün- dür. nasıl onların yaşam dizgelerini anlamakla. Fakat ne önemi var? Eğer kitleler Avni MEMEDOĞLU. bu anlamda. Şiddetin varlığından da genelde bu ha- kim medeni paradigmadan bakılır..eğitim ve yaşam luk sınırları dahilinde tartışmaya açacaktır. Le Bon. "Sivil toplumcular".

yıs eylemlerinde hiç de "medeni ölçütlere" ya- adamı. "kitle. "Hakiki kütle. bireyleri kitle olacaktır. "bi- kin yoluyla hareket ettikleri üzerindedir. mantıktan yoksun. Bazı "in- kulisten dalıveren ilkel biri" 3 4 derken. cin. olanaksızdır. levler vermemiz."32 gö. rek mahkumuna. vahşi- kalenin sınırlarını zorlamayı gerektirir. inanmadır"31 diyerek ele alsa da. meşru sayılmayan bu eylem birçok kimseyi miyet olabileceğini"35 söyleyen Gasset'le Adar. kolayca yönlendiri. "kitleyi. trafik lambalarını kırmak.37 günde 1 5 saat hiç dur- no. Eagleton'ın öy- kitle ruhu anlayışıyla özdeşleştirecektir. halde bu noktada bir sorunun varlığını tespit ler ve yalnız kendi çıkarlarını düşünseydiler. den bir dirilişi gibi görmeleri ve "kitlelerin tel. çocuklar. bu anlamda. ilk insan topluluğunun yeni."29 Le Bon ve Freud'un kitleler psikoloji. "kitleler psikolojisini" faşizmin bir rasyonellik hiç göstermez. şeklinde. ancak Hiçbir rasyonel amaç kategorisine girmeyen. Freud ve Le Bon'un. atalardan kalma irsi içgüdü. kitlelerin (ezilenlerin) şiddet eğilimlerini "bi- lerin" varlığı ve "ırkın esas yapısının rolüne linç". bizim. şiddet eylemlerine hazır ve her bakım."36 amaç-araç ilişkisi kurulacak Frankfurt Okulu. kitleler psikolojisi. külendirerek tartıştığı. aynı sanlar". ancak. güz'99 çoğu defa akıl ve yargılama ile hareket etseydi. Hitlerin kitle oluşu- Ezilenlerin şiddetinin "rasyonellik ve munda yatan bu libido-nitelikli köklerin bilin- amaç-araç" ilişkisi gibi bir değerlendirmeye yer cinde"33 olduğunu belirtiyor. dehşete düşürmüştü (tabii medyamızda "köpe- no'nun kesiştikleri nokta doğrusu çok ilginç. O ği ısıran insan" misali olaya gereken önemi ver- 33 . gerçekte. Freud liliği başka bir nesnelliğin paradigmasında yer ise. "amaç-araç ilişkisi" gibi rasyonel belirle- bağlar. kitlele. bulduğu ilk fırsatta gemi- halinde bütünleştirici bağ maddesinin libido den kaçacaktır. üzerine onu ikna etmeye çalışmamız anlamsız rüşlerine katılır. Kitlelerin olası eylem- yardımında mahrum" olmaları. insan Haklarını reddeden. kitlelerin "ortalama kollektif bilinçleri- de "kitle psikolojisinin en eski insan psikolojisi" ni" gerçek bir "bilme nosyonuyla" açıklamak olduğunu. "ortak yazgı" nesnelliği üzerinden yükse- sel (libido) bağlanım temeline yaslanan bir len bir toplumsal ideolojidir bu. ortak zemin- ideoloji ve bilinç üzerine tartışmak bu ma- de kalırlar. sinde birleştikleri ortak noktalar: her ikisinde Çünkü. "Kitleler rin yıkıcılığının "bilinç" ve "rasyonalite" ölçüle. telkini kitlelerin "akli etkilerin lamak. bu onların faşist partilere veya poli- rine sığdırılmayacağım gözler. edebiliriz: Kitlelerin "bilinç" düzeyindeki dü- arz küresi üzerinde hiçbir uygarlık gelişemez şüklük (bunu olağan saymak gerekiyor) ve po- ve insanlığın tarihi olmazdı. niteliğini taşıdığını. maksızın kürek çeken ve saat başı imparatoru rirken. "aristokratik bir cemiyetin gerçek anlamda ce. nedeninin.30 Her linç" ya da "rasyonalite" gibi yaklaşımlarla açık- ne kadar Le Bon. Adar. şunu söylemekle yetinebiliriz: "ideoloji bir tür Bu tartışmaya çok daha sonraları katılan bilgi değildir. Adarno. Mahkum. litik etkiye açık olmaları gerçektir. "ilkel. Kitlelerin hareketlerini. mek gibi "vahşet" gösterileri sergilemişlerdi. Demokrasiyi. Fakat. çiçekleri ez- "medenilik" paradigmasından hareket eder. edinemeyeceği üzerine yakın tarihimizdeki bir Kitlelerin isyanına çok daha aşağılayıcı hatırlatma yerinde olacaktır sanırım. şiddetin iyiliği veya kötülüğü dan geriye sığınmacıdır veya tepkicidir. ler veya ilkel insan psikolojisidir. 96 1 Ma- yaklaşan Ortega Y Gasset'de. bireyselliğini öven bir şarkıyı dermansızca söyleyen bir kü- yitirmiş. medeniyetin asırlık sahnesine kıştırılamayacak olaylar yaşanmıştı. "algı ve düşünsel çabaya dayanmayıp. fakat bunun tikalara yönelimini kolaylaştırmaktadır. açık bir yanlıştır. alır. ampriktir". kitlelerin siyasal davranışlarını değerlendi. özgürlük üzerine söy- lebilir."28 Le Bon. "Freud. nimlerle açıklamak da bir o kadar yanlıştır.

16. b.. 23.. 1995. horlanmış!ığı içinde bir infial 14. MUHTAROĞLU. 178. 24.. CLASTRES. C. M... 2. s.. dini. MACHİAVELLİ..ilkel toplumlarda (iktidar ilişkilerinin ol. İst... 28. CLASTRES.. 1996... s. toparlarsak: Toplumsal şid- 19. 42. Y. Araç-amaç ilişkisi kapsamında ve rasyo. CLASTRES. a. B) İktidara sahip olmayanların (ezilenlerin) 29. ölçüt bağım.16 istanbul 35. 1989. 107 bir aksiyon olarak değerlendirilmek durumun. 140. 1992. 285-288. ist. 23. RİCHES. 52. 1993. Şiddet Üzerine. 209. s. P. 1997. A. A) iktidara sahip olanların (ezenlerin) şid- 25. 1991. RİCHES. İletişim Yay. teorize edilmiş biçimlerin dışında. s. 27. s. Ayrıntı Yay. GASSET. N. MUALLİMOĞLU. Toplum Psikoloji. 215.eğitim ve yaşam misti). s. deti 26. Meşruluk. İle- Yay. J. s. 1997. bu anlamda amaç.. 1992. ist. Vahşi Savaşçının Mutsuzluğu. 3. Bu tür eylem veya davranışlar "sol" tara.. O. Ank. İst. ist. 70 det. RİCHES.. s. M. A D O R N O . 1992. Ele aldığı- 8. 1998. 2 1 . H. 1990.. ist. AĞA. ist. Devletli toplumlarda şiddet ise. s.Y. s. CLASTRES.. imge Yay. s. 20. 109. neldir. KEANE. GASSET. şiddeti. Ha- yat Yay. TÜRKER. CLASTRES. Çev. ken. P. Çev. s. iktidar kuruculuğuyla hiçbir ilgisi 6. ekstrem bir durum olarak Çev. H. AĞAOĞULLARI.. ÖNER. E. . 34. 37. Belge Yay. s. s. olmak üzere Yay. GUSTAVE Le Bon. 7 1 . Dost madığı) 2. GUSTAVE Le Bon. 28. Birleşik 1. 1997.. azından değinmeden de edemezdik. fından dahi hayıflanarak. P. T.. 4. Rasyonel değildir.. 1998.Devletli toplumlarda.. Hükümdar.. s. rusu farklı bir anlayışı gerektiriyor. H. Çev. 59-60. Ank. Toplum Üstüne Yazılar.. HATTATOĞLU. 13. onlarca hatta yüzlerce yılın ezilmişliği. ARENDT. 87. TATLIER. Çev. P.. CLASTRES. B. H. Ankara.. 106. 22.. s. H. 29.VV.. ARENDT. Ezilenlerin şiddeti.. O. 1996. ARENDT. Eleştiri. 1997. EAGLETON. 1997. Adam Yay. 106-107. 1992. 3 1 . Düşünen araç ilişkisi kurulamaz. 179. SAYDAM.. için bakınız.. 12. 1997. ?. KEANE. s.. 1 1 . M.'da M.. Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev. b. 1989. Sonuç olarak. 16-17. 96. s. s.. REFERANS NOTLARI 34. 36. 55. olmayan bu ve benzeri eylemleri anlamak doğ- 7.. 1997. 18. CLASTRES. fakat. KAYAOĞLU M. ezilenlerin şiddetine yöne- 9. Çev. 30.. ist. s. s. 45. KEANE. bastırılmışlığı. D. (1992). 1996.. Ayrıntı Yay. D. 1992. lik karakteristik özellikler taşıyan bu örneğe en 10. Türkiye'de Teorik Düşünce Ge- a. CLASTRES.. 1998. 1995. 3 1 .A. karşılanmıştı. s. ADORNO. 89. J. T. D-. bütün bu rasyonelleşti. s. karşılanabilir. M I C H A U D . Dergisi. s.. s. SERT. 203. P. s.. 27. hatta lanetlenerek 5. J. CLASTRES. "medenilik" vb. BOETİE. PEKER. Ö Z C A N . P. dadır. 33. Ayrıntı Yay. 1992. GUSTAVE Le Bon. s. K.. Sayı 13. CLASTRES. Çev. D. 32. (1992). 88 1. Şiddetin Uzun Yüzyılı. 34 . PEKER. Devletin meşrulaştırılmış ve kurumsal leneği. T. s. Pir Sultan Abdal tekelindedir. T. 1997. s. Ayrıntı bilgi OĞULLARI'nın Yorumu. P. 1992. mız örnek marjinal.. 1990. S. KEANE.. 127-145. 1997. 31. Kitleler Psikolojisi. B. Şiddet (Cep Üniversitesi). ideoloji. Antropolojik Açıdan Şiddet. 36. (1992). 56-57. lı değerlendirilemez. ARENDT. s. tişim Yay. Eylemlilik ve Halk Felsefesi. 1996. Göçebe Yay. iki kategoride değerlendirilmek durumundadır.. rilmiş. bu tamamen ideolojik 15. 1998. s. Çev... s. 109. 1992. Çev. A.. s. 72. Çev. halinde ortaya koyar ki. MACHİAVELLİ. EREUD. M. j . CLASTRES. EAGLETON. P. s. 17. s.VV. Kütlelerin isyanı. Çev. 1986.A. 174. s. ist. 27. iktidar ilişkilerine bağlı olarak. 26. P.