MADEN JEOLOJİSİ BİLİMİNİN TANIMI Uygulamalı jeolojinin en önemli kollarından biri olan ekonomik jeoloji yerküresini teşkil eden

ve ekonomik olarak yararlanılabilen doğal maddelerin bilinmesini ve bulunmasını amaç edinmiştir. Yerküresini oluşturan mineral toplulukları, kömür, petrol ve hatta su gibi doğal gereçlerden ekonomik olarak yararlanılabilenlere “Maden” adı verilir. Maden jeolojisi, kömür jeolojisi, petrol jeolojisi ve su jeolojisi (hidrojeoloji) ekonomik jeolojinin dallarını teşkil eder. Buradan da anlaşılacağı gibi Maden Jeolojisi deyimi sadece ekonomik değere sahip mineral topluluklarını inceleyen bilim dalı olarak kullanılmaktadır. Metal elde edilen mineral toplulukları Metalik Maden Jeolojisi’nin, diğerleri metalik olmayan maden jeolojisinin veya daha çok kullanılan deyimiyle Endüstriyel Hammaddeler Jeolojisi‘nin kapsamına girer. Bu derste metalik maden jeolojisi ve endüstriyel hammaddeler jeolojisi bir arada ele alınacaktır. TARİHÇE İnsanlar odun, kemik, deniz hayvanlarının kabuğu gibi gereçlerden sonra taş devrinde sileks, obsidiyen ve kil gibi anorgonik maddelerden de yararlanmayı öğrenmişler, bu maksatla kuyular, galeriler açmışlardır. Daha sonra doğadaki olayları gözleyerek nabit metallerin ve bazı minerallerin eriyebildiklerini öğrenmişler ve buna paralel olarak alivyonlardan itibaren bazı nabit metalleri elde etmeye başlamışlardır. İlk kullanılan metal M.Ö. 12000 yıllarında altın olmuştur. İnsanlar aynı devirlerde bakır ve kalay unsurlu mineralleri eriterek, bronz yapmaya başlamışlardır. Bakır ve demir 'in elde edilmesi daha geç olmuştur. Demir’in ilk defa M.Ö. 1500 yılarında Anadolu‘da Hitit’ler tarafından kullanılmış olduğu ileri sürülmüştür. Daha sonrada Anadolu ’da eski Yunanlılar, Romalılar, Ermeniler, Cenevizliler, Ruslar ve İngilizler altın, gümüş, demir, bakır, kurşun ve civa gibi unsurları işletmişlerdir. 19. Asrın sonları ile 20. Asrın başları Anadolu’da yeni yatakları bulunup işletile bilmesi bakımından büyük önem taşır. Zonguldak kömür yatakları, Dursunbey krom yatakları, İzmir dolaylarındaki civa, antimuan ve zımpara taşı yatakları bu dönemde bulunmuştur. Cumhuriyet döneminde madencilikte uğraşan Sümerbank, MTA, Etibank; TPAO ve TKİ kurumları kurulmuştur. Maden arama işlemleri bilhassa MTA (1935) tarafından yürütülmektedir. MADEN JEOLOJİSİ İLE İLGİLİ TERİMLERİ Metal: Metalik parıltılı, ısı ve elektriği iyi geçiren, iyonizasyon enerjileri düşük, kolayca oksitlenerek pozitif iyonlar verebilen unsurlardır. Doğada mevcut 92 unsurdan çoğu metaldir. Örneğin; Fe, Cu, Pb, Zn, Cr, Ni, ....... Metal olmayan unsurlar ise şunlardır: H, He, B, C, N, O, F, Ne, Si, P, S, C, Ar, As, Se, Br, Kr, Te, I, Xe, At, Rn. Faydalı Mineral: Yeterli miktarda olduğunda ekonomik bir değer taşıyan mineraldir. Cevher minerali deyimiyle de adlandırılır. Cevher: Bir veya daha fazla çeşit faydalı mineral içeren ve ekonomik bir önem taşıyan doğal bir kayaçtır. Sadece faydalı minerallerden müteşekkil olabileceği gibi gang mineralleri de içerebilir. Maden: Farklı anlamlarda kullanılır; a) Metal kelimesiyle eş anlamda, b) Cevher kelimesiyle eş anlamda, c) Cevher çıkartmak için yapılan işletme anlamında. işletme açık veya kapalı olabilir. Küçük işletmeler için maden ocağı deyimi kullanılır. Ham cevher veya brüt cevher veya tuvenan cevher: Cevherin madenden (işletmeden) çıkarılmış olduğu andaki doğal şeklidir. Gang veya Kısırtaş: Cevher içerisindeki ekonomik değeri olmayan kısım veya kayaca verilen addır.

Steril: Gang ile eş anlamda kullanılır.Aynı zamanda günün koşuları altında ekonomik önemi olmayan mineral kütlelerini de ifade eder. Yan kayaç veya yan taş: Cevher kütlesinin hemen yanındaki kayaçtır. Saçınım veya stokverk şeklindeki cevherleşmeler için, cevherleşmenin içinde bulunduğu kayaçtır. Maden yatağı: Ekonomik ve teknik olarak işletilebilir cevherli bir kütleyi ifade eder. Zuhur veya mineralizasyon veya mineralize zon: Etrafındaki kayaçlara oranla faydalı minerallerin derişik halde bulunduğu yerlerdir. Bir zuhurun maden yatağı teşkil edip etmeyeceği incelemelerle anlaşılır. Belirti: Herhangi bir faydalı mineralin varlığı. Tenör: Cevherin içerisindeki faydalı mineral, bileşim veya metal oranını belirtir. Ağırlık , gr/ton veya gr/m3 şeklinde ifade edilir.%olarak Sınır tenör veya Limit tenör: Kendinden daha düşük bir tenörle işletmenin yapılamayacağını tenördür. Klark: Bir elementin yerkabuğundaki ortalama yüzdesidir. Goldschmidt ‘e (1954) göre O, Si, Al, Fe, Ca, Na, K ve Mg elementinin klarklarının toplamı %98,59 ’dur. Konsantrasyon: Tenörü, yerkabuğundaki ortalama yüzdesine (klarkına) göre daha yüksek olan bir faydalı mineralin, bileşimin veya elementin (metalin) birikimini ifade eder. Konsantrasyon Klarkı: Bir elementin (metalin işletilebilmesi için, klarkına oranla kaç defa zenginleşmiş olması gerektiğini belirtir. Konsantrasyon Klarkı: Sınır Tenörü / Klark Rezerv: Cevher kütlesinin ton veya metreküp olarak miktarıdır. Bazı hallerde toplam kütle içindeki faydalı mineral, bileşim veya metal miktarı içinde rezerv deyimi kullanılır. Görünür rezerv: Üç boyutu ile belirlenmiş cevher kütlesi için kullanılır. Muhtemel rezerv: İki boyutu ile belirlenmiş, üçüncü boyutu tahmin edilen cevher kütleleri için kullanılır. Mümkün rezerv: Boyutları belirlenmemiş ve varlığı ancak ümit edilelen cevher kütlesi veya kütleleri için kullanılır. Potansiyel: Varlığı belirlenmiş olmakla beraber işletmesi teknik ve ekonomik nedenlerle günün koşulları altında olanaksız olan, ancak ileride işletilebilecek cevher kütlesinin miktarını belirtir. Metallojeni: Cevherleri mineralojik, petrografik ve jenetik yönden inceleyen bilim dalıdır. Maden provensi: Benzer özellikteki maden yataklarının birbirlerine yakın olarak bulundukları arazi parçasıdır. Örneğin; Doğu Karadeniz Cu, Pb, Zn, Mn provensi, Elazığ- Hakkari Cr, Cu provensi. Parajönez: Belli bir maden yatağında, benzer kökenli minerallerin gruplanmasıdır. Süksesyon: Minerallerin oluşum sırasıdır. Senjenetik veya Eşoluşumlu: Cevher kütlesinin veya cevher minerallerinin içinde bulundukları yan kayaçla aynı zamanda ve benzer koşullarda olduğunu belirtir. Epijenetik veya Ardoluşumlu: Cevher kütlesinin veya cevher minerallerinin içinde bulundukları yan kayaçtan sonra ve farklı koşullarda olduğunu belirtir. İç kökenli veya Endojen veya Hipojen: Oluşum nedenlerinin yerküresinin iç olaylarına bağlı olduğunu belirtir. Mağmatizmaya ve metamorfizmaya bağlı maden yatakları iç kökenlidir. Dış kökenli veya Ekzojen veya Süperjen: Oluşum nedenlerinin yerküresinin dış olaylarına bağlı olduğunu belirtir. Tortullaşmaya, atmosferik etkenlerle ayrışmaya, taşınmaya bağlı maden yatakları dış kökenlidir. Ante: Önce. Örneğin; Antetektonik: Tektonizma öncesi. Post: Sonra.

Örneğin; Posttektonik: tektonizma sonrası. Zonalite: Belli özelliklerin kuşaklar halinde bulunmasıdır. MADEN YATAKLARININ SINIFLANDIRILMASI Maden yataklarının sınıflandırılması, benzer özellikteki cevherleşmeleri bir grup içinde toplamaktan ibarettir. Çeşitli yazarlar farklı kriterlere göre değişik sınıflamalar yapmışlardır. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir. 1) Cevherlerin kullanıldıkları yere göre: (Lilley’den, 1936, değiştirerek) a) Metaller: Fe cevheri, Cu cevheri, Pb cevheri .... b) Yakıtlar: Kömür, Petrol, Doğalgaz, .... c) Yapım malzemeleri: Kum, çakıl, taşlar, çimento malzemesi,.... d) Kimya maddeleri: Tuz, kükürt, barit, .... e) Gübre maddeleri: Fosfat, potas tuzları, glokonit, .... f) Seramik maddeleri: Kil, silis, feldspat, .... g) Refrakter maddeler: Asbest, grafit, manyezit, .... h) Aşındırıcı maddeler: Korendon, gröna, elmas, .... ı) İletken olmayan maddeler: Asbest, mika, .... j) Boya maddeleri: Okr, kil, Diatomit, barit; .... k) Kıymetli ve yarı kıymetli taşlar: Elmas, zümrüt, yakut, .... 2) Element gruplarına göre: Burada sadece Smirnov’un (1976) metalik elementler için ayırdığı gruplar verilecektir. a) Demir grubu metaller: Fe, Ti, Cr, Mn. b) Açık renkli metaller: Al, Li, Be, Mg. c) Demirsiz metaller: Cu, Zn, Pb, Sb, Ni. d) Nadir metaller: W, Mo, Sn, Co, Hg, Bi, Zr, Cs, Nb, Ta. e) Asil metaller: Au, Ag, Pt, Os, Ir. f) Radyoaktif metaller: U, Th, Ra. g) Dağınık elementler: Sc, Ga, Ge, Rb, Cd, İn, Hf, Re, Te, Po, Ac. h) Nadir toprak elementleri: La, Ce, Pr, Nd, Pm, Sm, Eu, Gd, Tb, Dy, Ho, Er, Tu, Yb, Lu. 3) Jeolojik Sınıflamalar: En çok kullanılan bu sınıflamalar jeolojik olaylara ve jenetik faktörlere göre yapılmıştır. Kullanacağımız sınıflama (ROUTHIER, 1985,değiştirerek) bu çeşittir. A) DIŞ KÖKENLİ YATAKLAR 1) Yüzeysel ayrışma olaylarına bağlı yataklar 1.a) Kalıntı yatakları 1.b) Oksidasyon sementasyon zonu yatakları 2) Kırıntı yatakları 3) Tortullaşmaya bağlı yataklar B) İÇ KÖKENLİ YATAKLAR 1) Plütonizmaya bağlı yataklar 1.a) Granitlere bağlı yataklar 1.a.a) Pegmatitik yataklar 1.a.b) Pnömatolitik yataklar 1.a.c) Pirometasomatik yataklar1.a.d) Hidrotermal yataklar 1.b) Nefelinli siyenit ve karbonatitlere bağlı yataklar

Demir-Bakır-Altın-Arsenik 2.Sualtı-Volkanik ve Biyokimyasal Yataklar 5) Schneiderhöhn’nin Maden Yatakları Sınıflaması I. Oksitler.Altın ve Gümüş Birliği B. 4) Niggle’nin Maden Yatakları Sınıflaması I. Sülfatlar. Fosfor-Titan 2.1.Kurşun-Gümüş-Çinko Birliği D.Kalay-Gümüş-Bizmut B.Pegmatitik Damarlar B.c) Gabro ve peridoditlere bağlı yataklar 2) Volkanizmaya bağlı yataklar 3) Metamorfizmaya bağlı yataklar Routher (1958) maden yataklarının ‘Tip’lere ayrılmasını önermektedir.Ağır Metaller C.Kalay-Gümüş-Tungsten-Bizmut Birliği F. Böylece incelenebilecek bütün özellikler dikkate alınacak ve maden yatağının bir çeşit fişi çıkarılacaktır. Platin-Krom 2. Bütün özellikleri birbirlerinin aynı olan iki maden yatağı aynı tipte sayılacaktır.Pnömatolitik-Pegmatitik 1. Titan-Demir-Nikel-Bakır B. Volkanik veya Ekstrüzif A.Pirit ve Bakır Birliği C.Ortamağmatik 1.Sülfid Olmayan Birlikler H.Antimon-Civa E. Kurşun-Çinko-Gümüş 3. Elmas. Fluorürler II.Gümüş-Kobalt-Nikel-Bizmut-Uranyum Birliği E. İntrüzif ve Likid Mağmatik Yataklar II. doğa birimlerindeki en dar kapsamlı grup olan ‘cins’ deyimine tekabül etmektedir. Pnömatolitik Yataklar A. Alkali Toprak Elementleri.Altın-Gümüş D.Kontakt Pnömatolitik Ornatımlar III.Pnömatolitik Damarlar ve Saçınımlar C. Ağır Metaller. Turmalin-Kuvars Birliği C. Hidrotermal Yataklar A. Silisyum-Alkali-Fluor-Bor-Kalay-Molibden-Tungsten 3. Burada ‘tip’ deyimi. Karbonatlar.Plütonik ve İntrüzif A.Antimon-Civa-Arsenik-Selenyum Birliği G.Metal Olmayan Birlikler . Nikel-Kobalt-Arsenik-Gümüş 4.Doğal Bakır F.Hidrotermal 1.

Püskürük kütlelerden. basınç çok yüksek 2.Yataklar kimyasal proseslerle meydana getirildi. sıcaklık ve basınç düşük. c) Yüzeye yakın kesimlerde kayacın ayrışması ve bozuşmasından kalanların konsantrasyonu ile gelişen yataklar. Konsantrasyon kayaca yabancı maddelerin girişi ile gerçekleşir (Epijenetik) a) Kökeni mağmatik kayaçların patlamasına bağlı olanlar i. Jeolojik kütlelerin içerdiği maddelerin konsantrasyonu ile a) Dinamik ve bölgesel metamorfizma ile konsantrasyon. Epitermal yataklar. sublimleşme ve fumerollerden yataklanma sıcaklık 100-600°C arasında. A. basınç orta-atmosferik ii. Mesotermal yataklar. hemen hemen tüketilmiş çözeltilerden yataklanma. Mağmatik-Metamorfik Yataklar. Sıcaklık 0-100 °C arasında basınç orta. Sokulum kütlelerinden. basınç çok yüksek B. Eriyikleri Etkileşimi ile. hidrotermal alanın üst kısmı. Sıcaklık muhtemelen 500-800°C arasında. Hipotermal yataklar. yataklanma ve konsantrasyon büyük derinliklerde veya yüksek sıcaklık ve basınçtadır.IV. Sıcaklık 50-200 °C arasında. Sıcaklık çok yüksek-orta. Sıcaklık 700-1500 °C arasında.Mağmalarda Farklılaşma Prosesleri ile 1. sıcaklık yüksek-orta. Sıcaklık 200-300 °C arasında basınç yüksek. Gaz Çıkışlarına Bağlı Yataklar 6) Lindgren’in Maden Yatakları Sınıflaması I. basınç düşük-orta. Enjeksiyon Yatakları. yataklanma ve konsantrasyon sığ derinliklerde fakat yüksek sıcaklıktadır. Sıcaklık 300-500 °C arasında basınç çok yüksek. basınç orta-atmosferik iii. Sıcaklık 100 °C ye kadar. basınç orta ve atmosferik. basınç çok yüksek b) Mağmatik kökenli sıcak suların yukarı çıkmasıyla i. v. c) Köken orta veya az derinlikte meteorik suların dolaşımına bağlıdır. Sıcaklık 100-600°C arasında. C) Su Kütlelerinde 1. basınç orta. basınç orta.Kayaçların Kütlelerinde 1. yataklanma ve konsantrasyon az derinliktedir. 2. Teletermal yataklar. volkanizma ile ilişkili sualtı kaynakları. Sıcaklık ve basınç değişimleri geniş limitler arasındadır. Sıcaklık 400 °C basınç yüksek. Pegmatitler. Volkanojenik. Sıcaklık yüksek-düşük aralığında. iii. yataklanma ve konsantrasyon orta derinliktedir. ii. Ksenotermal yataklar. basınç orta . iv. Sıcaklık 0-100 °C arasında basınç orta ve atmosferik. Volkanojenik. b) Derinlerde dolaşım halindeki yer altı suyuyla konsantrasyon. Mağmatik Segregasyon Yatakları. yataklar genellikle volkanik kümelerle ilişkilidir. 2. Sıcaklık 0-70 °C arasında. Uyumlu Mağmatik Yataklar.

iv. basınç çok yüksek. katmanlaşmış mafik intrüzyon. Kısmen porfiri baz metal yatakları (B1 bi). Karbonatitler. c) Kökeni dolaşım halinde olan meteorik sulara. remobolizasyon eriyiklerine bağlı olanlar i. basınç yüksek B. Sıcaklık 25-200 °C arasında basınç düşük ii. Sıcaklık 25-350 °C arasında basınç düşük. Pegmatitler. ii. I. Cordilleran damarları. Konsantrasyon epijenetik unsurların girişi ile gerçekleşir. ii. Mağma ile metamorfik. orta ile sığ derinliklerde iii. kızıldeniz. Sığ volkanojenik volkanik birikimlerle ilişkilidir. 4.a) İnorganik Reaksiyonlar b) Organik Reaksiyonlar 3. Yataklar kimyasal prosesler sonucu oluşturulur. Gazlardan kristallenme (sublimate). Volkanik gaz çıkışları II. Sıcaklık ve basınç orta 5. kimberlitler. gabrolar. a) Kökeni mağmatik kayaçların patlamasına bağlı olanlar i. Sıcaklık ve basınç orta-düşük. A) Mağmalarda. diferansinasyon prosesleri ile 1. Mağmatik segregasyon. Porfiri baz metal yatakları ( A4 ) sıcaklık 200-800 °C arasında basınç orta. Sıcaklık 100-1200 °C arasında basınç atmosferik-orta. Sıcaklık 700-1500 °C arasında basınç çok yüksek 2. Sıcaklık 25-600 °C arasında basınç yüksek. b) Kökeni mağmatik veya meteorik kökenli hidrotermal sıvıların yukarı çıkmasına bağlı olanlar i. Okyanusal kabuk yatakları. bacalar. Sıcaklık 300-800 °C arasında. Epitermal yataklar. Sıcaklık yüksek-orta. Batı ülkeleri uranyum yatakları. ii. basınç düşük-orta. fumeroller. Sıcaklık 100-600 °C arasında basınç atmosferik.Kaya Kütlelerinde 1. Anortozitler. Sıcaklık 700-1500 °C arasında. sığ ve orta derinliklerde sıcaklık 50-300 °C arasında basınç düşük. Epijenetik veya sinjenetik olarak jeolojik kütlelerin içerdiği maddelerin konsantrasyonu ile a) Dinamik ve bölgesel metamorfizma ile konsantrasyon. 7) Lındgren (1985) ‘in Geliştirilmiş Maden Yatakları Sınıflaması. Sıcaklık 25-75 °C arasında basınç düşük. d) Kökeni deniz suyu dolaşımına bağlı olanlar i. Sıcaklık 700-1500 °C arasında basınç çok yüksek. Sıcaklık ve basınç geniş bir aralıkta değişir. Yataklar konsantrasyonun mekanik prosesleri ile meydana geldi. Çözücülerin Buharlaşması ile II. 3. Missisipi vadisi tipi yataklar. b) Derinlerde dolaşım halindeki yer altı suyu ile konsantrasyon. enjeksiyon. Sıcaklık 0-150 °C arasında basınç orta .

c) Yüzeye yakın kısımda aşındırılarak bozulan ve artan kayalarla konsantrasyon. a) Masif sülfidler-Kıbrıs b) Manganez-Nikel-Bakır Nodülleri 2. Kimyasal tortullaşma ile sıcaklık 25-75 °C arasında basınç düşük a) Baz metaller b) Fosfatlar II. Sıcaklık ve basınç düşük. yüzeysel 1. okyanusal kabuk yatakları. Meteorit çarpışması sonrası gelişen yataklar Meyer in maden yatakları sınıflaması 1)Mafik mağmatik kayaçlarda yataklar Kromit Katmanlanmış karmaşıklarda stratiform Alpin tip peridotitlerdeki podlar Nikel-Sülfid yatakları Kambalda tip Sudbury tip Insizwa tip Anortozitli Titan Katmanlaşmış karmaşıklarda stratiform Masiflerde ilmenit 2) Volkanik topluluklarda volkanojenik masif sülfidler Ofiyolit istiflerdeki Kıbrıs tipi Andezit-riyolit istiflerde Noranda tipi Kuroko ve benzeri tipler . Sıcaklık 25-75 °C arasında basınç düşük ve atmosferik 5. C) Sudaki Kütlelerde. Çözücülerin buharlaşması ile a) Evaporitler. a) Ana kaya siyah şeyller 3. Sıcaklık 25-350 °C arasında.Denizel plaserler III. Sıcaklık 2550C arasında. Sıcaklık 0-70 °C arasında basınç orta a) İnorganik Reaksiyonlar b) Organik Reaksiyonlar 4. volkanizma ile ilişkili sualtı kaynakları. Sıcaklık 25-75 °C arasında basınç hidrosferik. Volkanojenik. Sinjenetik 1. basınç hidrosferik. Volkanojenik. basınç atmosferik. Mekanik proseslerle meydana getirilen yataklar. Eriyiklerin etkileşimi ile.Aluvyal plaserler 2. sedimanlarla ilişkili sualtı kaynakları.

Ayrışma ürünleri incelenir. bir zuhuru veya bir belirtiyi incelerken yapacağı işler çok çeşitlidir. Halen işletilmekte olan bir yatakta maden jeoloğu işletmeye yardımcı olur. Yatak şekli ve yapısal özellikleri incelenir. . sedimantoloji. Jeokimyasal analizler yapılır. hidrotermal Porfiri bakırlar Kalay-Tungsten yatakları MADEN YATAKLARININ İNCELENMESİ Maden jeoloğunun bir maden provensini.3) Sedimanlarda yataklar Yerleşik sediman sülfit yatakları Kumtaşı ve şeyllerde bakır Klastik sedimanlarda kurşun-çinko Missisipi Vadisi Tipi Demir yatakları Bantlı demir formasyonları Clinton-Minette madenleri 4) Stratabound yatakları Uranyum yatakları Uyumsuz damar tipi Kumtaşı ve Kaliş tipi Altın madenleri Demir formasyonlarında altın Altın-Kuvars damarları Altın-Uranyum konglomeraları 5) Granodiyorit-Kuvars monzonit. galeri ve yarmalar açılır. Jeokimyasal. Genel jeolojik özellikler incelenir. Pusulayla ve şerit metreyle ölçüler alınır. yapısal özelliklerini saptamak için sondaj ve jeofizik etütler yapılır. göreceli yaşı incelenir. jeokronolojik analizler ve mikroskobik incelemeler için örnek toplanır. Gerektiğinde portatif aletlerle kayaçların flüoresans. Bizzat maden yatağının ve eğer varsa galerilerin ayrıntılı haritaları yapılır. Yan kayaçlar ayrıntılı incelenir. fiziksel. Cevherleşmenin mineralojik özellikleri incelenir. Doğrudan maden yatağına. yatağın şeklini. paleontoloji vb. stratigrafi. Saha çalışmaları genellikle şu işlemlerden ibarettir. petrografi. bilim dallarından yararlanmasını bilmelidir. Kimyasal. Dolayısıyla maden Jeoloğu aynı zamanda mineraloji. Laboratuar çalışmaları genellikle şu işlemlerden ibarettir: Kimyasal analizler yapılır. Bizzat maden yatağının stratigrafik konumu. gerekirse ayrışma haritası yapılır. Yakın yörenin 1/25000 veya daha büyük ölçekli haritası yapılır. Gerektiğinde örnek almak için sondaj. radyoaktivite gibi özellikleri incelenir. zuhura veya belirtiye ilişkin özellikler dışında çevre oluşuklarının da çevre özelliklerinin büyük bir önem taşıdığı hiçbir zaman unutulmamalıdır. boyutlarını. bir maden yatağını.

özellikleri saptanır. Büro çalışmaları genellikle şu işlemlerden ibarettir: Saha çalışmalarına başlamadan önce literatür araştırması yapılır. kimyasal bileşimi. Örnek: Bushveld (Güney Afrika) kromit yatakları. yöre kayaçlarının katmanlanma yüzeylerine paralel olarak oluşmuş maden yataklarıdır.vb. sentezler yapılır.) yapılır. Bu maksatla bilhassa maden mikroskobu da kullanılır. süksesyonu. Tavan ve taban tabakaların oransal yaşlarına veya doğrudan arazideki duruşlarına göre saptanır. jeokimya. Gerektiğinde cevher zenginleştirme deneyleri yapılır. varsa zonalitesi. metalojenik haritalar hazırlanır. flüoresans. cevher zenginleştirme vb. tabaka kalınlığına tekkabül eden üçüncü boyut genellikle birkaç metreyi aşmaz.Ulukent mangan yatakları b) KATMANSI YATAKLAR: Şekil ve duruş bakımından katman yataklardan farksızdırlar. Ancak bu deyim iç kökenli veya oluşumları tartışmalı yataklar için kullanılır. belli şekilde olabileceği gibi birçok ayrı ve birbirine geçişli şekillerde de bulunabilir. Çeşitli jeolojik. Alttaki daha yaşlı tabakaya taban. jeofizikçi. Turhal (Amasya) Antimuan yatağı Şekil : Bushveld (Güney Afrika) kromit yatakları . Mikroskobik incelemeler yapılır. Gerektiğinde Jeokronolojik analizler yapılır. İki boyutta yayılırlar (bazen kilomertrelerce). işlemler hakkında öneriler hazırlanır. üstteki daha genç tabakaya tavan denir. DÜZENLİ YATAKLANMALAR a) KATMAN YATAKLANMALAR (= tabaka yataklar) Tabaka biçiminde. yapısal. tane boyutları. Saha ve laboratuar çalışmaları değerlendirilerek yatağın parajenezi. ve. tenörü. sondör ve işçi gibi kimseler de görev yapmaktadır. A. işletme. Katman yataklar tortullaşmaya bağlı yatakların karakteristik şeklidir. Yatak hakkındaki bütün bilgiler derlenerek yazılır. Anlaşılacağı gibi bu çok çeşitli işlemler aslında bir ekip çalışmasını gerektirmekte ve maden jeoloğunun yanında kimyager. Örnek: Çamdağ (Sakarya) oolitik demir yatakları. Denizli Tavas. YATAKLANMA ŞEKİLLERİ – CEVHER YAPILARI YATAKLANMA ŞEKİLLERİ Bir maden yatağı.Gerektiğinde fiziksel analizler (sertlik. Katman ve katmansı yataklar stratiform yataklar olarak da adlandırılır. Gerektiğinde sondaj. rezervi.

Paralel Damarlar 2. Birbirine dik Damarlar 4. bunlara “basit damar” denir. Damarın altındaki çepere taban. İç kökenli yataklara aittir. kontak boyunca özel bir litoloji. Damar dolgusu içinde esas cevherleşme çok değişik şekillerde bulunabilir.Damarı dolduran. Damarın kontağındaki yan kayaca çeper (epont) adı verilir. merceksi oluk 4. Damarların uzunluğu (yatay kesitte) ve boyu (düşey kesitte) genellikle birkaç yüz metreyi aşmaz. Birbirine oblik Damarlar 6. buna salband denir. Damar dolgusu ile çeperler arasında. At Kuyruğu Damarlar 7. Kalıntı ve Oksidasyon zonu yatakları bu şekildedir. Damarcık 2. Çoğu kez. Örgü Damarlar 5. ancak çoğu kez bunlar kuşaklar veya sütunlar halindedir. birçok damar bir arada bulunarak.c) ÖRTÜ YATAKLAR: Diğer oluşuklarının üzerinde örtü şeklinde dururlar. Radial veya Işın Damarlar . Şekil : Karalar (Gazipaşa) Pb – Zn yataklanması d) DAMARLAR: Diğer boyutlarına oranla kalınlığı az iki yüzeyi birbirine paralel yan kayacı kat etmiş (epijenetik) cevherli kütlelerin duvara benzer yerleşme şekilleridir. Zig-zag Damarlar 3. örneğin kil oluşabilir. Damarlar şekillerine göre şu isimleri alırlar: 1. tavanından tavanına kadar içermiş olduğu tüm malzeme damar dolgusu diye adlandırılır. üstündekine tavan denir. 1. bir “damar ağı” veya “damar alanı” meydana getirirler. Bu şekiller. Semer Damar Damarlar ender olarak tek başlarına bulunurlar. Katman Damar 3.

Şekil : Bir damarın ayrıntısı Şekil : Katman damar Şekil : Merceksi damar Şekil : Bölmeli Damar .

Bunlar genellikle volkanik püskürme bacalarının dolgusudur.d) MERCEKLER: Kalınlıkları diğer boyutlarına göre az ve her doğrultuda incelerek son bulan yatak şeklidir. Çoğu kez Pnömatolitik yataklarda görülür. kırıntılı pegmatitik ve volkanojenik yataklarda görülür. derine dalan tüpler halindedir. budaklı ve yer yer sıkma ve açmalı olabilirler. Şekil : Puy Les Vignes Piposu b) BACALAR: Yatay kesitleri dairemsi. Pravedencia Meksika Pb – Zn yatakları olabilirler. Örnek: Elmas için işletilen Güney Afrika kimberlit bacaları. derine doğru darlaşan ve dolgusu genellikle breşik olan yataklanma şekilleridir. Dallı. Şekil : Podiform yataklanma şekli B) YARI DÜZENLİ YATAKLANMALAR: a) PİPOLAR: Yatay kesitleri oval. Bazı kromit yataklarında rastlanan boğumlu mercekler için podiform deyimi kullanılır. . Genellikle tortul.

İnklizyonlar bazı hallerde sıkışarak. Saçınımlı cevherin dağıldığı hacim. Katman şeklinde düzenli olabilir. Şekil : Şiliyren b) STOKVERK: Çok ince damarların sık bir ağ oluşturmasıyla meydana gelen yataklanma şekline verilen isimdir.Şekil : Pravedencia Meksika Pb – Zn yatakları C) DÜZENSİZ YATAKLANMALAR a) SAÇINIMLAR: (Disseminasyon) Cevher mineralleri kayaç hacmi içinde genellikle düşük tenörde dağılmış olarak bulunur. Genellikle porfiri bakır ve hidrotermal yataklarda görülür. az çok merceğe benzer siliyren adını verdiğimiz kümeleri oluştururlar. Saçınımlı yatak şekilleri genellikle gabro ve peridotitlere bağlı yataklarda görülürler. Bir kırık hat boyunca ve onun civarında yarı düzenli olabilir. Saçınım halindeki cevher tanelerine inklüzyon denir. herhangi düzensiz bir şekilde olabilir. Stokverk şeklinde Yataklanmalar .

kırık arakesitlerinde. pirometasomatik ve hidrotermal yataklar. Yığınlar şekil benzetmeleri ile kese. torba gibi isimlerde alırlar. İngilizce’de strüktür) deyimiyle mineral kümelerinin birbirine göre duruş şekilleri ve genellikle. Kuşaklı yapının birçok çeşidi vardır. b: Cevher ince çatlakları sıvamakta ve kayacı içermektedir. Som Yapı ( =Masif Yapı) : Gang mineralleri olmaksızın faydalı mineraller bir arada bulunabilir. Şekil : Stokverk şeklinde cevherleşme c) YIĞINLAR VEYA STOKLAR: Sınırları girintili çıkıntılı. . Lifsi Yapı : Mineraller lifsi görünümündedir. birçok yapı çeşidi bir arada bulunabilir. Aynı bir yatakta hatta aynı bir örnekte. Asıl büyük bir yatağın kenarındaki küçük yığınlara cep adı verilir. Şekil : Kese şeklinde Kromit yatakları CEVHER YAPILARI Burada yapı (Fransızca ve Almancada’da tekstür. Farklı mineral kuşakları bulunduğunda zonlu yapılar deyimide kullanılabilir. Yapraklı Yapı (= Laminar Yapı) : Mineraller yaklaşık paralel yapraklar halindedir.a:Çatlaklar cevherle dolmuştur. Farklı Taneli Yapı : Taneler oldukça farklı boyutlardadır. basit bir geometrik şekille gösterilmeyen cevher yığışımlarıdır. Kuşaklı Yapılar : Ayrı ve aynı cins mineraller birbirini izleyen düzeyler ve halkalar biçiminde sıralanmışlardır. Benekli Yapı ( =Taneli Yapı. örnek ölçeğindeki cevherin makroskopik görünümü ifade edilmektedir. Benekli yapı deyimi genellikle birkaç milimetreden daha iri boyutlu cevher taneleri için kullanılır. sokulum halinde oluşmuş bazik ve ultrabazik kayaçlara bağlı bazı yataklar tuz domları bu şekildedir. =Saçınımlı Yapı) : Faydalı mineraller gang mineralleri arasında veya yankayaç içinde gözle görülür taneler halinde dağınık şekilde bulunur. Ancak mikroskopta seçilen bazı yapı çeşitleri doku olarakta ifade edilebilir. Eşit Taneli Yapı : Taneler yaklaşık eşit boyutlardadır. Karstik bir arazinin çukurlarının dolmasıyla oluşmuş kalıntı yatakları. Çok küçük fakat platin gibi kıymetli metaller için işletilebilecek önemde olan yığışımlara cevher topağı denir. eklem düzlemleri ile katman düzlemlerinin kesiştiği kesimlerde gelişmiş pnomatolitik.

7. Drüz Yapısı ( =Jeoid Yapı) : Mineraller eğri bir düzlemden itibaren boşluğa doğru büyümüşlerdir. 7. Böylece fizikokimyasal esaslara göre kristalleşen mineraller iç kökenli yatakları meydana getirirler. Yumru Yapısı : Mineral kümelerinin boyutları birkaç santimetreden fazladır. 7. Oolitik veya pizolitik yapı : Sadece tortullaşmaya bağlı yataklarda rastlanan.1. İÇ KÖKENLİ YATAKLARLA İLGİLİ GENEL KAVRAMLAR Yerkabuğu içinde veya altındaki olayların karmaşıklığı ve doğrudan izlenememesi nedeniyle bu yataklar hakkındaki türümsel bilgiler kısırdır. konsantrik eğri düzlemler halinde bulunurlar. İç kökenli yatakların oluşumunda rol oynayan en önemli faktörler ısı.Sferoidal Yapılar ( =Globüler yapılar) : Mineral kümeleri kuşaklar halinde küre veya elipsoidler meydana getirir. 7.Hücreli Yapı : Cevherde düzlemsi kenarlı boşluklar bulunur.Yollu Yapı : Farklı mineral kuşakları düzeyler halinde sıralanmışlardır. b.2. laboratuarlarda yapay oluşuklar üzerinde yapılan çalışmalarla sorunlara çözüm aranır.3.4. 7.4.Kolloform Yapı ( =Böbreğimsi yapı = Pıhtı yapı) : Kolloidal bir ortamdan itibaren oluşan çok ince taneli mineraller yumru veya böbreğimsi şekilde. basınç ve kimyasal bileşimdir.Kırıklı Yapı ( =Breşik Yapı ) : Cevher mineralleri breşik bir kayaçta çimento olarak bulunur veya kırılmış cevher minerallerinin arasında çimento olarak herhangi bir malzeme bulunur.Bantlı Yapı : Farklı mineral kuşakları düzeyler halinde birçok kez tekrarlanırlar.2.4. boşluklar bırakarak yığışmışlardır. Kokard Yapı : Farklı veya aynı cins mineraller bir odak çevresinde düzensiz halkalar şeklinde toplanmışlardır.3.4. boyutları ufak küre veya basık elipsoidler şeklindeki mineral kümelerinin yapılarıdır.Kovuklu Yapı : Mineraller aralarında irili. . 7.4.6. Genellikle.4. 7. d. Bu yapılar kendi aralarında şu çeşitlere ayrılırlar: 7. c. Gözenekli Yapı : Cevher mineralleri gözenek dolgusu olarak bulunur.4.1. a. Işınsal Yapı : İğne veya çubuk halinde mineraller bir odak etrafında ışınsal olarak bulunurlar. 7. İÇ KÖKENLİ YATAKLAR Oluşum nedenleri yerkabuğunun içinde plütonizma.7.Toprağımsı Yapı : Kolayca ufalanır cevherlerin yapısıdır.5.4. volkanizma ve metamorfizma gibi olaylara bağlı yataklardır. Yollu yapılar bakışımlı veya bakışımsız olabilir.

Jeolojik ısı ölçümlerinde çok az kullanılır. Eğer mineral tamamen anizotrop ise polimorf değişim ısısının altında meydana gelmiştir. Kalseduan. Kassiterit. kimyasal reaksiyonlara. 2) Yeniden Kristallenme: Metamorfizmaya bağlı yataklarda katı ortamda yeni minerallerin oluşmasına yeniden kristallenme denir. farklı jeolojik koşullar altında oluşan yatakların yaklaşık ısıları bilinmektedir. özellikle sülfürlerde. bizmutinit. Molibdenit. Bu ısılar iç kökenli yatakların sınıflandırılması bahsinde verilmiştir. Ancak. Örneğin kontakt metamorfizmada albit ve epidot mineralleri 1000 bar'lık bir basınç altında 400°C ile 530°C arasında kristallenir. vb. 4. alçak ısıda oluşan aynı kimyasal bileşimdeki minerale oranla daha yüksek bir simetri derecesine sahiptir. Çünkü ergime ısısı mineralin dengede olma halinin en üst sınırını belirtir. En tipik olanları kuvars.. vb. Manyetit. turmalin.. Örneğin: Turmali’nin tipomorf fasiyesleri şöyledir: . çekirdek reaksiyonlarına ve mekanik etkenlere bağlı ısılar da bazı durumlarda rol oynarlar. Nabit gümüş. Arsenopirit. Çinkoblend.. fakat kristallografik olarak farklı bir fazdan diğerine geçişi ifade ederler. Adüler. Realgar. Zinober. Yüksek.Tipomorf Mineraller: Bazı mineraller ısı ve basınç koşullarına göre. Markasit. Tetraedrit Alçak ısı (200°C > ): Antimonit. topaz. renk ve bileşimde olabilirler. flüorit. Jeolojik ısı ölçümü aynı bir kimyasal ortamın faz ve şekil değişimlerinin nedeni olan ısı derecelerinin belirlenmesidir. Seleneürler. Barit.. kassiterit ve mikalardır.. orpiment 310°C.A ) JEOLOJİK ISI ÖLÇÜMLERİ : İç kökenli yatakların oluşumunda en önemli rolü oynayan ısı genellikle mağmanın veya bu mağmadan türeyen ürünlerin kendi ısılarıdır. Tellürürler. değişik şekil. 1) Ergime. maden jeologu için önemi büyüktür. Ortamda başka maddelerin varlığında ergime ısısı çok daha düşüktür. Mineral birlikleri: İç kökenli yataklarda aşağıda isimleri verilen minerallerden birkaçının beraberce bulunması yatağın oluşum ısısı hakkında kabaca bir fikir verebilir. Siderit. Ayrıca granatlar. Volframit. maden yataklarının oluşum koşulları hakkında önemli bilgiler sağladığından. Granat. Orta ısı (300 . Arjantit. sokulumlara. Yüksek ısı ( > 300°c): Kromit. Piroksen. tipomorf özelliklere sahiptir. Çoğu geçişler tam belirli bir sıcaklıkta oluşur ve ısı ölçümüne yarayabilir. vb. Daha yüksek ısılarda bu mineraller dengede değildir. Rodokrozit. maden jeologu çok kaba bir fikir sahibi olmak istiyorsa maden yatağının jeolojik oluşum koşulunu veya bu yataktaki belli başlı mineral birliklerini bilmesi yeterlidir. Beril. 3) Polimorf Değişimler ( = inversiyon): Kimyasal olarak aynı. Spekülarit. Ayrıntılı jeolojik ısı ölçümleri. Böyle minerallere tipomorf mineral adı verilir. Silisin polimorf değişimleri klasiktir Eğer bir mineralde. Bununla beraber jeotermik gradyana. kalsit. anizotrop ve izotrop zonlar bir arada bulunuyorsa yüksek ısıdaki kristal şeklinin düşük ısıdaki kristal şekline dönüşmüş olduğu anlaşılır. Amfibol. Ayrıntılı jeolojik ısı ölçümleri ise çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilir. Topaz.200°C): Kalkopirit. Turmalin. ısıda oluşan mineral. Jeolojik ısı ölçümlerinde ancak düşük ergime ısıları bir anlam taşır. Yatağın jeolojik oluşum koşulları: Çeşitli deneysel yöntemlerin sağladığı bilgilerle. Belli bir ortamda bu ısıların tümü jeolojik ısıyı oluşturur.. Metamorfizma fasiyeslerini işaret eden bazı minerallerin ancak belli ısılar arasında oluştuğu saptanmıştır. nabit bizmut 271°C. pirit. ölçümlerde yararlanılan minerallere jeolojik termometre denir. apatit. Pirotin. örneğin. realgar 320°C. aynı kristal sistemlerine sahip olmakla beraber. Galen. zirkon.

01 mm dir [Roedder. Sıvı kapanımlar. Bu mineral ısıtıldığı zaman tek bir çözelti meydana gelir. Sıvı kapanımlar kökenlerine göre. dilinim ve mikro kırıklarında kapanlanmış (trapped) sıvı damlacıklarıdır. . Sıvı kapanımlar minerallerin oluşum ortamının özelliklerini aksettirirler. Barit. Bilhassa kuvars gibi minerallerdeki sıvı kapanımlar mikroskopta ısı tablasıyla incelenirler. sıvı homojen hale gelir. Sıvı kapanım incelemeleri çoğunlukla açık renkli minerallerde gerçekleşir. Böylece eksolüsyon ısıları mineral birliğinin kristallenmesi için gerekli ısının alt sınırını verirler ve jeolojik ısı ölçümü olarak kullanılırlar. Kalsit. Katı bir çözelti içindeki fazlalık bir bileşen eksolüsyon ısısı denilen bir ısının altında kristalleşerek eksolüsyon dokularını oluşturur. önce kahverengi sonra yeşil pembe ve kiraz turmalinler kristalleşir. Herhangi bir kristalde fazla sayıda sıvı kapanım olabilir. Oluşukları ısıya eksolisyon ısısı adı verilir. Sıvı kapanımların büyüklüğü. Ortalama boyutu ise 0. Soğutulduğu zaman iki mineral meydana gelir. Zirkon vb. ikincil (secondary) ve yalancı ikincil (pseudosecondary) olmak üzere üç farklı tipde tanımlanmaktadır. Bu ısı oluşum ortamının ısısına tekabül eder. sıvı kapanımlar ile ilgili önemli çalışmalardır. [1985]’nin eseri ile Hollister ve Crawford [1981] ‘ un eseri ve yine Roedder [1984]’in yayınladığı “Fluid Inclusions” (Sıvı Kapanımlar) adlı eser.1979]. Birbirlerinden ayrı olarak bulunan bu mineraller ısıtılırsa. uzun. Bu boşluklar sıvı kapanım adı verilen bir sıvı ile doludur. Örneğin: Kalkozin – Kovellin: 75 oC Kalkopirit – Pirotin: 250 oC Bornit – Kalkopirit: 300 oC Kalkopirit – kübanit: 450°C 6) Sıvı Kapanımlar: Cevher veya gang mineralleri mikroskopla saptanabilecek boşluklara sahiptir. 400 – 300 C İğneler şeklinde. Biri diğeri içinde katı çözeltidir. Bu dokular bir mineralin diğeri içinde katı çözelti halinde daha önce var olduğunu ve bu iki mineralin ayrılmasının soğuma ile gerçekleştiğini gösterir. Sfalerit.1100 – 800 C Oluşan turmalinler çok uzun prizmalar halinde ışınsal yapılı siyahtır. mavi turmalin 500 – 450 C Çok renkli pembe turmalinler. Sıvı kapanım ile ilgili ilk temel çalışma Roedder [1979] dir. birincil (primary). Konu hakkında genel bir giriş niteliği taşıyan Guilbert ve Park [1986]’nın çalışması. 600 –500 C Çok uzun olmayan iri siyah turmalinler 550 – 500 C Yarı saydam. sıvı kapanım çalışmaları için pratik el kitabı niteliğindeki Shepherd ve diğ. gibi. Örneğin. tek bir su molekülünden birkaç milimetre boyutunda kadar değişebilir. Kuvars. ince siyah turmalinler 5) Eksolüsyon Isısı: İki bileşenin (A ve B) ergiyiklerinin karışımından karışık bileşimli kristaller meydana gelir. Sıvı kapanım ısıtıldığında belli bir derecede gaz kabarcığı ve kristal tanecikleri kaybolur. eksolüsyon ısısında yeniden katı çözelti haline geçerler. kristallerin büyümesi sırasında veya mineralin kristallenmesinden sonra klivaj. Boşluklarda ayrıca sıvının soğumasından oluşan gaz kabarcıkları ile kristal tanecikleri bulunur. Bu karışık kristallere katı eriyik =katı çözelti (= solüsyon solid) adı verilir.

1984]’ den. 1977). Şayet sadece böyle bir örnek var ise bu durumda bu tür kapanımlardan da faydalanılabilir. . aksi halde bu kapanımlar sağlıklı ölçüm sonucu vermezler. Bu tür kapanımların birincil mi yoksa yalancı ikincil mi. tabii ki kapanımın optik çalışmaya uygun olması birincil olması gereken bir koşuldur. Bu tür kapanımlar hem kristal büyüme zonlarını hem de kristalin kenarını keserek oluştukları gibi. 1985). ya içinde bulunduğu mineralin büyüme sürecinde ve büyüme zonlarında (sfaleritlerde olduğu gibi) veya kristalin büyümesi sırasındaki kusurlar nedeniyle izole olarak kapanlanmıştır. Bu. kolay klivaj kazanabilen minerallerdeki kapanımlar sızma (leakge) ve bölünerek çoğalma’ya (necking-down) oldukça yatkındırlar ve bu nedenle bu tür kapanımların değeri fazla değildir. [1985]’ de ayrıntılı olarak tanıtılmaktadır. Halit 4. Sfalerit 8. Yalancı ikincil (Pseudosecondary) kapanımlar ise mikro kırıklar boyunca veya kristalin büyüme zonlarının kenarlarında sonlanan. Topaz 10. Bu ayrım basit olarak yapılmıştır. içinde bulunduğu mineral büyümesini tamamladıktan sonra kapanlanmıştır.Şekil : Kuvars kristali içindeki farklı sıvı kapanım tiplerinin dağılımı (Shepherd ve diğ. Fluorit 3. Ölçümlerde birincil ve yalancı ikincil kapanımlar kullanılır. Kapanımların oldukça yaygın olarak gözlendiği başlıca 10 mineral şunlardır. Dolomit 7. morfolojisi ve bileşimleri ile ilgili yapılan sınıflamaları ise Shepherd ve diğ. Sıvı kapanım içeren minerallerin genel özellikleri taransparan ve açık renkli olmalarıdır. Sıvı kapanımların jenetik sınıflaması ile ilgili detaylı bilgiler Roedder [1979. 1. Barit 9. Apatit 6. İkincil kapanımlar. opak minerallerin sıvı kapanımlardan yoksun olduğu anlamına gelmez. cevher oluşum evresi ile ilgili olmayan daha sonraki sıvıların. Kuvars 2. veya ikincil mi olduğunu ayırt etmek bazen oldukça zordur. Birincil kapanımlar.. Kalsit 5. Özellikle galenit temiz klivaj yüzeylerinde çok iyi gelişmiş boşluklar (cavities) içerebilir (Bonev. Barit ve kalsit gibi yumuşak. [1985] tarafından 6 farklı tipte sınıflandırılmıştır. fakat bunları kesmeyecek şekilde gelişebilir.Kassiterit Sıvı kapanımlar içerdikleri bileşimlerine göre Shepherd ve diğ. mikro çatlaklarda kapanlanması şeklinde de gelişebilirler.

Monofaz sıvı kapanımlar (L): Tamamen sıvı faz (liquide-L) ile doludur. Homojenleşme Sıcaklığı (Th): Isıtma evresinde (heating stage) sıvı kapanım.İki fazlı kapanımlar (V+L): Kapanımda. tip kapanımların birlikte bulunması. 5. sıvının kapanlandığı gerçek derinlik dikkate alınarak basınç düzeltmesi yapılaması gerekir.Monofaz gaz kapanımlar (V): Tamamen düşük yoğunluklu gaz (vapour-V) faz ile doludur (genellikle H2O. Yavru (daughter) minerallerin bulunması. 3. gaz fazı köpürme ile açığa çıkar.CO2 karışımı). gaz kabarcığının varlığı karışmazlığa da işaret edebilir. 1.Katı faz içeren multifaz kapanımlar (S+L+/-V): Yavru (daughter) mineral olarak bilinen kristal içerirler. ve 3. Tek bileşenli (homojen) bir sistemin kaynaması durumunda.İki fazlı kapanımlar (L+V): Sıvı faz (liquide-L) ve az miktarda gaz fazı (vapour-V) ile doludur. Bunlar genellikle halit (NaCl) ve silvit (KCl) dir. Bununla birlikte.1979]. 2. Fakat sülfidler gibi çeşitli kristaller de kapanım içinde bulunabilir. sıvının kapanlandığı sırada kaynadığına işaret eder. gaz kabarcığı ana sıvının gaz (vapour) fazıdır. Eğer. Sıvı kapanım ölçümlerinde elde edilen sonuçların ifade edildiği bazı terimlerin anlamları aşağıdaki gibidir.Karışmaz iki sıvı fazlı kapanımlar (L1+L2+/-V): Karışmaz iki farklı sıvı faz içerirler. 1985). 6. . Sıvı kapanımlardaki ölçümler. Cl-. Heterojen sistemin olması durumunda ise. sıvı veya gaz fazında homojenleşene kadar ısıtılır ve homojenleşmenin gerçekleştiği andaki sıcaklık homojenleşme sıcaklığı (Th) olarak tanımlanır. Mg2+. Elde edilen sıcaklık. ve Ca2+ en fazla bulunan çözülmüş iyonlardır. gaz fazı (vapour-V) sıvı faza göre (Liquide-L) toplam hacmin %50 sinden daha fazlasını doldurur (L+V). Genel olarak. diğeri de CO2’ ce zengin sıvı fazlardır.Şekil : Oda sıcaklığı dikkate alınarak sınıflandırılan. Bu şekildeki aşırı tuzlu (hypersaline) sıvılarda Na+.CH4. sıvıda CO2 var ise bu soğutma ile ayırt edilebilir [Roedder. 4. aşırı doygun sıvı solüsyonlara işaret eder. atmosferik basınç koşullarındaki en düşük sıcaklıktır. 2. ısıtma (heating) ve soğutma (freezing) olarak tanımlanan iki evrede gerçekleştirilir. Bu nedenle. özel dizayn edilmiş mikroskoplar yardımıyla. Bunlardan biri genellikle H2O’ ca zengin. farklı sıvı kapanım tipleri (Sherpherd ve diğ.

Te= -20.8 oC ise. Sıvı Kapanımların Uygulandığı Konular Maden Yatakları: Sıvı kapanımların maden yataklarının incelenmesinde pek çok pratik faydası bulunmaktadır. basınç koşulları. sistem H2O+NaCl . Fakat genellikle bunlar %NaCl eşdeğeri olarak ifade edilir. Sedimanter havzaların evrimi ve ısı-basınç koşullarının belirlenmesinde. Bu sıcaklık aynı zamanda farklı yazarlar tarafından ilk ergime sıcaklığı (Tfm) olarak da tanımlanır. Süs Taşları (Gemoloji): Süs taşlarının sıvı kapanım içermeleri onlar için iyi bir özellik değildir fakat sıvı kapanımlar değerli süstaşlarının gerçek veya sentetik olup olmadıkları konusunda önemli veriler sağlamaktadır. Diğer bir ifade ile.Ergime Sıcaklığı (Tm): Su ile zengin kapanımlarda. Zira. Petrol ve Doğalgaz Araştırmalarında: hidrokarbon veya petrol içeren sıvı kapanımlar petrol havzalarının tektonik ve ısı-basınç evrimi konusunda detaylı bilgiler sağlamaktadır. Bu amaçla. Te= -37. Parlatmanın her aşamasında farklı parlatıcılar kullanılmaktadır. sistemde CO2. Maden yataklarının oluşum sıcaklıkları. Tm-CO2 şeklinde. Fakat sistemde ergimenin hangisi için gerçekleştiğini belirtmek gerekir. H2O+NaCl sisteminde Tm-ice=-15 oC ise. sistem H2O+KCl+MgCl2 şeklindedir). buzun erimesini ifade eder. . NaCl gibi bileşenler var ise bunların ergime sıcaklıkları farklı olacaktır. %NaCl Eşdeğeri Tuzluluk Miktarı: Sıvı kapanımdaki tuzluluk miktarının %NaCl eşdeğeri cinsinden ifade edilmesidir. cevherleşmeye neden olan çözeltilerin yoğunluğu ve bileşimi gibi konularda. Sistemde farklı tuzlar bulunmaktadır. Ötektik Sıcaklık (Te): Tamamen kristallenen veya donan sıvı kapanımda. tektonizma ve petrojenez konusunda önemli bilgiler elde edilebilmektedir. Tm-NaCl. Ergime sıcaklığı (Tm-ice) veya son ergime sıcaklığı. Mağmatizma ve Metamorfizma: Sıvı kapanımlardan. sistemde hangi miktarda tuz olduğunu hesaplamamıza yardımcı olur (örneğin. Parlatma cihazı ile aynı anda 8 adet örnek veya 4 adet ince kesit parlatılabilmektedir. Sıvı kapanımlarda elde edilen ötektik sıcaklık (Te) veya ilk ergime sıcaklığı (Tfm) değeri. sistemdeki tuzun türünün belirlenmesinde kullanılır (örneğin. Örneğin Tm-ice. ısıtma sürecinde sıvı oluşumunun ilk fark edildiği sıcaklıktır. çözeltinin sistemini verir (örneğin. hidrokarbon ve petrolün birincil migrasyon mekanizması konusunda. Stratigrafi ve Sedimantoloji: Sıvı kapanımlar konglomera. laboratuarda bulunan Struers marka RotoPol 35 ve PdM-Force 20 ‘den oluşan parlatma cihazı kullanılmaktadır. ÖRNEK HAZIRLAMA Sıvı kapanım ölçümleri için iki tarafı parlatılmış ince kesitler kullanılmaktadır. Yükselme veya erozyon sırasındaki basınç ve sıcaklık değişimleri ile ilgili önemli veriler de elde edilebilmektedir. kuvarsitler ve kumtaşlarındaki tanelerin provenanslarının ortaya çıkarılmasında önemli veriler sağlamaktadır. Ayrıca. sistemin tuzluluğu %20 NaCl eşdeğeridir).8 oC ise. NaCl veya MgCl2).

Linksys-32 DV software programı yardımıyla PC ortamında da kontrol edilebilmektedir. Aynı formülü taşıyan bazı mineraller sıcaklığın değişmesiyle farklı farklı sistemlere dönüşürler. ısıtma ve soğutmanın farklı stepler şekline programlanmasını.Şekil : Parlatma cihazı (Struers marka RotoPol 35 ve PdM-Force 20) Parlatma yapılacak numunelerin. Şekil : Örnek hazırlama için şematik kesit Sıvı kapanım ekipmanlarında Linkam THMG. Isıtma ve soğutma düzenekleri manuel olarak kontrol edilebildiği gibi. Buradaki iki mineralin fiziksel özellikleri çok farklıdır. her step için farklı ısıtma ve soğutma aralıklarını belirleme imkanı sağlamaktadır. Mikroskop üzerinde görüntünün real time monitöre aktarılmasını sağlayan digital bir kamera bulunmaktadır (Şekil 5). 2 cm x 3 cm x 1 cm boyutlarında ve kenarlarının rodajlanmış olması gerekmektedir. . Ölçüm sırasında istenilen sıcaklık veya faz değişimi durumunda digital fotograf çekimi de yapılabilmektedir. Sistem Leica DMLP polarizan mikroskobu üzerine monte edilmiştir. ölçüm sırasında ısı değişimlerini grafik ortamına aktarmakta.600 ısıtma-soğutma sistemi bulunmaktadır. Formülü CaCO3 olan kalsit hekzagonal sistemde kristallenirken aynı bileşime sahip olan aragonit ortorombik (rombusal) (rombusal) (rombusal) sistemde kristallenir. Linkam THMG-600 sistemi ile 600oC ısıtma ve -196oC soğutma yapılabilmektedir. Bu şekilde oluşan minerallere de “polimorf mineraller” adı verilir. Laboratuarımıza gönderilecek örneklerin aşağıdaki şekilde olduğu gibi ön hazırlık aşamasının yapılmış olması gerekmektedir. POLİMORF MİNERALLER Aynı kimyasal bileşime sahip bir mineral 2 veya daha fazla kristal sisteminde ve sınıflarında oluşmasına “polimorfi” adı verilir. Linksys-32 DV software programı. Bu olay tabiattaki oluşum şartlarını göstermesi bakımından önem taşır ve jeolojik termometre olarak kullanılır.

8 inches long (2 cm). SiO2 bileşimli kuvars minerali 575oC nin altında kristalleşen kuvarsa alfa kuvars denirken. Şekil : Bi-coloured tourmaline crystal. daha yukarı sıcaklıklarda ise kristobalit minerali oluşur. TURMALİN MİNERALLERİ Buergerite Chromdravite Dravite Elbaite Feruvite Foitite Liddicoatite Magnesiofoitite Olenite Povondraite Rossmanite Schorl Uvite Vanadiumdravite Şekil : Rubellit (Turmalin) kristallerinin görünümü . 0. Beta kuvars 870oC ye kadar stabil (kararlı)’dir. 575oC nin üzerinde beta kuvars oluşur.Örneğin. 870oC’nin üzerinde 1470oC’ye kadar tridimit.

orijinal katı çözeltilerin oluşumu için yaklaşık olarak 600oC civarında bir sıcaklık önermektedir. Literatürde ise daha uzun oluşum sürelerinde.. yüksek sıcaklıkta depolanmış her 2 minerali katı çözeltisine işaret eder.400oC Kalkopirit içerisinde stannit……………………. Edwards ve Lyon (1957)’un Tasmanya’da Aberfoyle Sn madeninden alınan örnekler üzerinde gerçekleştirdikleri çözümleme deneyleri gösterilebilir. ana katı çözeltiden soğuma sırasında. Deneyler sonucunda aşağıdaki sıcaklıklar belirlenmiştir. c) Sfalerit içinde kalkopirit eksolüsyon kütleleri.Şekil : Şörl (Turmalin) kristallerinin görünümü EKSOLÜSYON DOKULARI Çeşitli oksit ve sülfid mineral çiftleri arasında düşük sıcaklıklarda katı çözelti oluşumunun sınırlı olmasından dolayı. Sfalerit içerisinde kalkopirit ve stannit……….325oC Stannit içerisinde kalkopirit……………………. minör fazda eksolüsyon kütleleri segregasyonu meydana gelmektedir.550oC Kalkopirit içerisinde sfalerit……………………. ilgili sülfid sistemi üzerinde yapılan laboratuvar araştırmalarında veya taşıyıcı tane içerisindeki doğal kapanım kütlelerinin laboratuvarda ısıtılarak çözümlenmesi ile bilgi edinilebilinir.. Bunların varlığı. Bu sıcaklık hakkında.400-475oC Şekil : Oksit ve sülfid mineral sistemlerinde eksolüsyon dokuları: a) İlmenitce znegin bir zemin üzerinde hematitce zengin eksolüsyon serileri b) Manyetit içinde ilmenit eksolüsyon lamelleri. Bu sıcaklık aralığı söz konusu kassiterit yatağı içindeki sıvı kapanımlara ait 400oC civarındaki homojenleşme sıcaklıkları ile daha uyumludur. . orijinal katı çözeltilerin 400oC-500oC civarında oluşabileceğini gösteren veriler mevcuttur. d) Pirotinden pentlandit eksolüsyonu ile oluşmuş ağ şeklinde eksolüsyon dokusu Bu sonuçlar.475oC Stannit içerisinde sfalerit……………………….

Jeolojik barometre ( =jeobarometre) adı verilen bazı minerallerin böylece ancak yüksek basınç koşulları altında kristalleşebileceği saptanmıştır. FeS . Normal koşullarda litostatik basınç ile buhar basıncı dengede olmak eğilimindedir ( P1 = Pb ). Herhangi bir nedenle buhar basıncı artacak olursa.. Buhar basıncı uçucu elemanların miktarlarıyla doğru orantılı kapladıkları hacim ile ters orantılıdır.109 din/cm2 olacaktır. Dış basıncın basıncın . Kuvarsα → Kuvarsβ geçiyor).99 atmosfer = 1. Not : 106 din/cm2 = l bar = 0. Elmas. 32S / 34S veya 87Sr / 86Sr izotop oranları mineralin oluşum ısısı ve diğer koşullar hakkında bilgi verir. bunlara bağlı olarak oluşan minerallerin teşekkül ısıları hakkında bilgi verir. Yani akışkanlığını artırır. Bu nedenle basınç faktörü daha az incelenmiş ve çeşitli sınıflamalar veya tablolar sadece ısı faktörü göz önüne alınarak hazırlanmıştır. uçucu elemanlar daha geniş hacimlere yayılarak veya faz değiştirerek basınçlarını azaltırlar ( Polimorf değişimlerde bir faz değişimindir. Dış basıncın artığı ve hacmin genişleyemediği durumlarda da aynı olaylar gerçekleşir. 10) Ekzotermik ve Endotermik Reaksiyonlar: DTA cihazıyla yapılan analizlerde ekzotermik ve endotermik reaksiyon ısıları oluşum ısıları hakkında bilgi verir. 11) Doğrudan Ölçmeler: Lav. Sfalerit kristal kafesinde Zn yerine Fe ne kadar çok yere değiştirmişse oluşum sıcaklığı o kadar fazladır. B ) BASINÇ: Maden yataklarının oluşumunda basınç ısıya göre nispeten daha az rol oynar. 12C / 13C.Litostatik basınç = jeostatik basınç = dış basınç: Üstteki kayaçların yükünden ileri gelmektedir. yani kristallenme olayları genellikle daha düşük ısılarda gerçekleşir. daha alçak ısıda oluşan kristallere oranla daha fazla yapısal düzensizlikler içerirler ve bu nedenle elektrik iletkenlikleri daha azdır. 8) İzotop Oranları: Aynı elementin farklı nötron miktarlarından ileri gelen farklı kütlelerdeki cinslerine izotop denir. Yayılabilecek bir ortam bulamazlarsa uçucu elemanlar sıva faza karışırlar.ZnS izomorf seri oluşturur gibi görülür. Diğer taraftan uçucu elemanların sıvı faza karışmaları sıvının vizkositesini azaltır. Örneğin. Bu durumda katı faza geçiş. Bununla beraber basınç faktörü ihmal edilmemelidir. spinel. 1. fümerol ve sıcak suların ısılarının doğrudan ölçülmesi. Buhar basıncı artarsa: Uçucu elemanlar ve onların sürüklediği sıvı akışkanlar yayılabilecekleri bir ortam bulabilirlerse başka tarafa göç ederler. Isı iletkenliği ve termolüminesans özelliklerinden de benzer şekilde yararlanılabilir. vb. P1 = q g h P1: litostatik basınç q: özgül ağırlık (yaklaşık 3gr/cm3) g : ağırlık ivmesi ( yaklaşık 1000 cm/san2 ) h : derinlik (cm cinsinden) Böylece örneğin 10 km derinde litostatik basıncın değeri P1 = 3 x 1000 x 1000000 = 3.Buhar basıncı = su basıncı = gaz basıncı = iç basınç: Uçucu elemanların varlığından ileri gelen bir basınçtır.Bu amaç için en çok kullanılan minerallerden biri (Sfalerit) çinkoblend'dir. İzotop oranlarına bakılarak yatağın nasıl bir ortamda oluştuğu öğrenilebilir.. Yerkabuğu içinde veya altındaki basınçlar bağlı oldukları faktörlere göre üç çeşittir. 9) Elektrik iletkenliği: Yüksek ısıda oluşmuş kristaller.02 kg/cm2 2.7) Kimyasal Bileşim: Bazı minerallerin kimyasal bileşimleri oluşum ısıları hakkında bilgi verir. Bu özellikten yararlanarak sülfürler ve bilhassa pirit jeolojik termorastre olarak kullanılabilir. Basınç koşulları jeolojik ısı ölçümlerinde olduğu gibi laboratuarda incelenebilir. stişovit. Bir mineraldeki 180 / 160. Oluşum ısıları ortaya konulabilir.

granitik mağma ve bazaltik mağma...Primer mağma diferansiyasyona ve bulaşmaya uğramamış. gibi unsurlar nispeten soğuk olan kenar kesimlere K. Mo.. d) Sıvı halde karışmazlık ( = erişim): Başlangıçta homojen olan bir mağma.Üst mantonun ergimesiyle oluşan magma. Böylece.. Diferansiyasyonun başlıca nedenleri ve maden yataklarının oluşumuyla ilişkileri aşağıda verilmiştir. Al. Fe. Ancak. litostatik ve buhar basınçlarının yüksek olduğu derin kesimlerde ihmal edilebilir.. . Andezitik magma.. b) Gazlarla Taşınma: Yükselen mağmalarda veya volkanlarla ilgili pek derin olmayan mağma haznelerinde basıncın düşük olması nedeniyle kurtulan gazlar W. Mn gibi ağır iyonlar tabana inerek derişirler.azalmasıyla uçucu tekrar sıvıdan ayrılırlar. Ca.. Ta. Çoğu yazarlar başlıca iki tip primer mağmanın var olduğunu kabul etmektedir. Bazaltik ve peridotitik mağma .Kıta kabuğunun ergimesiyle oluşan magma. sıvının akışkanlığı azalır ve kristallenme daha yüksek ısılarda gerçekleşebilir. A. primer magmalar üç gruba ayrılabilir. Aslında primer magmaları ergimenin meydana geldiği yeryuvarı kesimine göre ayırt etmek en doğru yol olacaktır.. MADEN YATAKLARININ OLUŞUMUYLA İLGİLİ İÇ KÖKENLİ OLAYLAR Plütonik.. belli bir sıcaklığın altında. yani ergime anındaki bileşime sahip magmadır. volkanik ve metamorfik kayaçların oluşumunda rol oynayan olaylar doğrudan veya dolaylı şekilde maden yataklarının oluşumunu da sağlarlar. bu iki tipin dışında peridotitik ve andezitik bileşimli mağmaların var olduğunu savunan yazarlar mevcuttur.. Mg. Sn.DİFERANSİYASYON ( = farklılaşma = ayrımlaşma) : Başlangıçta homojen olan bir mağmanın çeşitli nedenlerle kimyasal ve mineralojik bakımlardan çok farklı kısımlara bölünmesinde diferansiyasyon denir. yüzeye yakın kesimlerde düşük değerli olan diğer basınçlara oranla önem kazanır. Be. Buna karşılık..Plaka hareketlerine bağlı olarak dalma zonlarında oluşan mağma. a) İyonların ayrılması: Mağma haznesi içinde K.difüzyon: Isı farkları nedeniyle meydana gelen mağmasal akımlarla Fe. e) Kristalleşme ve yerçekimi: Minerallerin sırayla kristalleşmesi (fraksiyonel kristalleşme) ile . Bi. Mg. Na gibi hafif iyonlar yükselirken.. birbiriyle karışmayan iki sıvı kısma ayrılabilir. . Bu basınç. Ca. Bu faaliyetler primer mağmaların var olmasıyla başlar ve bunların evrimleri boyunca devam eder. bilhassa sülfürler ve demir oksitler küçük damlacıklar halinde silikatlı ergiyikten ayrılarak tabana doğru çökerler ve burada şiliyrenler veya tabakalı metalik maden yatakları oluştururlar. Granitik mağma parajenez veya anateksi diye adlandırılan bu tür ergimeyle oluştuğu kabul edilmektedir. l. Pegmatitik ve pnömatolitik yatakların oluşumunda gazlarla taşınmanın büyük önemi vardır. Granit kontaklarındaki yatakların Fe. Ce. Burada sadece maden yatakları açısından önemi olan bazı iç kökenli olaylara genel hatlarıyla değinilecektir. gibi unsurları beraberlerinde yukarı zonlara taşırlar. Bu iç kökenli olaylar çok çeşitli ve karmaşıktır.bakımından zengin olması böyle açıklanabilir.Mağmatizma: Mağmaların yerkabuğu içindeki (plütonizma) ve yüzeyindeki (volkanizma) faaliyetlerinin tümüne mağmatizma denir. gibi unsurlar iç kesimlere göç ederler. Na. Bazı yazarların Ana mağma diye de adlandırdıkları primer magmalar çeşitli jeolojik gelişmeler neticesinde kimyasal bileşimleri ve fiziksel özellikleri bakımından farklı sekonder mağmaları doğururlar.Kabuk içindeki hareket ve sürtünmelerden ileri gelen basınç. Böylece. 3. c) Termo ..

D) MADDELERİN YER DEĞİŞTİRMESİ Maddeler katı. Diferansiyasyon sırasında mağma haznesinin alt kısmında derişmiş sıvıların tektonik kuvvetler ile yan kayaç içine itilmesine Enjeksiyon denir. uçucu unsurlar çok daha ufak aralıklardan. Al. Doğadaki bazı kayaç ve bunlara bağlı maden yataklarının oluşumu hibridizm ile açıklanır. Gaz fazında yer değiştirmeler. Mağmaların yan kayaçları eriterek veya hazmederek kendi bünyesine mal etmesi olayıdır. Çok daha düşük iç ve dış basınç veya tektonik kuvvetler uçucu unsurların uzak mesafelere sürüklenmesini sağlayabilir. Ca gibi elementlerce zenginleşmekte ve bazik bir bileşim kazanmaktadır. Sıcaklık nedeniyle yan kayaçlarda meydana gelen değişimlere kontak metamorfizma ( = değme başkalaşımı) denir. hatta bazen kristal ağları içinden göç edebilmektedir. özümlenemeyerek mağma içinde arta kalan yan kayaç parçalarına anklav denir. Assimilanyon sonucunda iç başkalaşım mağmanın kimyasal bileşiminin değişimi şeklinde gerçekleşir. Bu şekilde magmanın uğradığı değişime ‘iç başkalaşım’. Ayrıca. komşu kayaçların uğradığı değişimlere ise ‘dış başkalaşım’ denir. . B) İÇ BAŞKALAŞIM ( =endomorfizma) VE DIŞ BAŞKALAŞIM ( = ekzomorfizma): Magmalar yerkabuğunda yükselir ve yerleşirken. İyonların katı ortamında bu şekilde yer değiştirmesine iyonik difüzyon denir. etraflarını çevreleyen yan kayaçları etkiler ve onlarla reaksiyon yaparak kendileri de etkilenir.başlayan magmanın diferansiyasyonu. Bazı yazarlar bunu değişik primer mağmalardan türeyen iki sekonder mağmanın karışmasıyla oluşan mağma diye yorumlanır. sıvı ve gaz fazlarında yer değiştirebilir. Mg. Bu yer değiştirmeler iç ve dış basınca veya tektonik kuvvetler nedeni ile sıvıların başka yerlere taşınması şeklindedir. Ayrıca. Gerek bu kristallerin meydana getirdiği basınç. f) Sıkışma ve süzülme: Magmalarda kristalleşmeler ve çökelmeler ilerledikçe taban zonlarına yığılmış elan kristaller çoğalır. C) MAĞMANIN BİRBİRİYLE KARIŞMASI Akrabalığı olmayan iki primer mağmanın birbirleri ile karışmasına hibridizm ( Hibridazyon) denir. Mağma ile uzun süre kontak halinde kalan kayaçlarda ayrıca kimyasal değişimler ve hatta ergimeler olur. Çok kısa mesafeler için gereklidir. alkaliler ve uçucu unsurlarla zenginleşerek asit bir bileşime sahip olurlar. Yan kayaçların uğradığı dış başkalaşımın en önemli nedeni magmadan gelen yüksek sıcaklıklardır. yani yer çekimine bağlı olarak çökmesi veya yüzmesiyle daha da artar. Katı fazındaki yer değiştirmeler kütleler halinde tektonik olaylara bağlı olarak veya iyonlar halinde fizikokimyasal olaylara bağlı gerçekleşir. Sıvı fazındaki yer değiştirmeler bizzat mağma içinde. kristallerin yoğunluklarına. farklılaşmış sıvılar mağma haznelerini terk ederek uzaklara sürüklenebilir. Karışım sonucu ortaya çıkan değişik özelliğe sahip yeni mağma hibrid (melez) mağma adını alır. İç başkalaşımın en önemli nedeni assimilasyondur (özümleme). Böylece kalkerler taktit veya skarn adı verilen silikatlı kayaçlara dönüşürler. gerekse orojenik olaylara bağlı tektonik basınç kristaller arasında kalmış olan sıvı magmanın sıkışmasına ve böylece üst kısımlara veya başka taraflara doğru süzülmesine neden olur. uçucu unsurların hareket yeteneği bakımından çok daha kolay gerçekleşmesidir. Tek mineral çeşitinden meydana gelmiş bazı kayaçların ve bunlara bağlı maden yataklarının oluşumu bu diferansiyasyon türüyle açıklanmaktadır. Böylece magmaların taban zonları Fe. diferansiyasyon olaylarına bağlı gelişebilir. Üst zonlar ise Si. Magmadan yan kayaçlara süzülerek yeni elementler ilave ederler.

alümin. Ortomagmatik evre sonunda magmanın büyük bir kütlesi katılaşmış. dolayısıyla göç edebilme yeteneği büyük ölçekte yükselmiştir. 3.600°C) düşerken iç basınç artar. Sn. hatta kristallografik düzlemler boyunca nüfuz ederek yeni mineralleşmelere. Ta. Ni. Fe. sıvı. Nb. Ortomagmatik Evre ( =asıl magmasal evre = likid magmasal evre): En yüksek sıcaklıkların (1200° . geriye silis.) ibaret ikili bir sistem olarak kabul edilirse mağmaların katılaşma evreleri ısı . Bu nedenle.basınç diyagramları ile açıklanabilir. SO2 vb. Pt. W. a) Plütonizmaya bağlı olaylarda magmaların katılaşması dört evrede gerçekleşir 1. nadir toprak elementleri gibi unsurların konsantrasyonu bu evrede büyük ölçüde arttığından kristalleşmeye katılmaları mümkün olur. Magmatik kayaçların asıl kütleleri bu evrede kristalleşir. mineral sınırları. gaz fazında yer değiştirmeleri sırasında yan kayaçlarla yaptıkları kimyasal alışverişe Metasomatoz denir.700°C) egemen olduğu ve iç basıncın sürekli arttığı evredir. Böylece Ortomagmatik safhada katılaşan kayaçların veya komşu kayaçların kırıklarında pegmatit denilen iri kristalli kayaçlar oluşur. H2S. pegmatitik evrede hem elementler. CO2. hem de mineral bakımından işletmeye elverişli maden yatakları oluşur. HF. Be. Uçucu elemanlarca zenginleşmiş kalıntı mağmanın alışkanlığı. E) MAĞMALARIN KATILAŞMA EVRELERİ Magma refrakter maddeler (başlıca silikatlar) ile uçucu elemanlardan (H2O. bu evrenin başlangıcında iç basınç maksimum düzeydedir. ancak yüksek değerlerini korur. Şekil : Niggli diyagramı P: Basınç t: Sıcaklık x: mineral Bileşimi a: Mineral A ve B : mağmanın bileşimi b: Katılaşma noktası 2. alkaliler.bileşim ve ısı .Maddelerin katı. iç basıncın artması uçucu elemanların oranlarının yükselmesine bağlıdır. HCI. Diferansiyasyon olaylarına bağlı olarak magmada daha önceden derişmiş bulunan Cr. Bu bakımdan Ortomagmatik evreden sonrakilere postmagmatik evreler denir. Co. Th. magmatik kökenli maden yataklarının oluşumunu da büyük ölçüde açıkladığından çok önemlidir. Zr. nadir elementler ve uçucu elemanlarca zenginleşmiş kalıntı ergiyikler kalmıştır. Cu. Pegmatitik Evre: Sıcaklık (700° . Ti gibi elementler katılaşmanın erken dönemlerinde maden yatakları oluştururlar. eritme ve reaksiyon yapabilme yeteneğine sahip akışkanlar daha önceki evrelerde katılaşmış kütlelerin içine veya yan kayaçlara çatlaklar. Pnömatolitik Evre: Kalıntı magmanın büyük ölçüde uçucu elemanlardan ibaret bir ergiyik haline gelmesi nedeniyle. metasomatoza ve ayrısına olaylarına sebebiyet verirler. Niggli diyagramları. Uçucu elemanlar minerallerin kristalleşme olanaklarını da arttırırlar. Bu maksatla NIGGLI (1929) diyagramları kullanılır. Mo ve Bi bu . Çok büyük göç etme. Pnömatolitik evrede sıcaklık (~600° 400°C) düşerken iç basınç da azalır. U. Li.

Sb. C02 gibi çok düşük ısılarda dahi gaz halinde kalabilen bazı uçucuların yeryüzeyine yayıldığı bir solfatar evresi eklenebilir. Bu evre süresinde iç basınç da hızla azalır. Ancak. vb. intratellürik evre süresinde ısı düşerken. vb. Böylece kalıntı magma su bakımından zengin eriyikler haline dönüşür. gibi çökeltiler oluştururlar. zeolit. Zn.evrede oluşan pnömatolitik yatakların tipik elementleridir. vb. CO2 bakımından zengin gazlar (mofet) ile CO2 ve H2S bakımından zengin gazlar (solfatar) yüzeye çıkış yerlerinde traverten. Pegmatitik evre görülmez. Hidrotermal Evre: Sıcaklığın 400°C'nin altına düşmesiyle başlar ve 100°C'ye inmesine kadar devam eder. vb.Uçucu elemanların bir kısmı lavların gözenek ve çatlakları içinde hapis olurlar. Pnömatolitik ve hidrotermal evre ise püskürme evresine tekabül etmekle beraber nadir elementler yeterli düzeyde derişmeye fırsat bulamadıklarından maden yataklarının oluşması için ön koşullar gereği gibi mevcut değildir.sedimanter yatakları oluştururlar . Yer derinlikleri ile yeryüzeyi arasında gerçekleşen subvolkanik olaylar ve bunlara bağlı subvolkanik aklar hem platonik. Daha sonra ısının tekrar alçalmasıyla volkanik kayaçlar oluşur. gerek yan kayaçların içine sızarak Cu.) ve bunların sürükledikleri metaller (Cu. deniz altında meydana gelen volkanik olaylar maden yatakları açısından çok daha verimlidir. Magmadan kurtulan uçucu elemanlar ise: Büyük bir oranda fümeroller halinde atmosfere karışırlar. Pirometasomatik yataklar da bu evrede meydana gelirler. Dış basıncın ani olarak düşmesiyle magma kaynamaya başlar ve uçucu elemanların hemen hemen tamamı magmadan kurtulur.) tortullaşmayla ekzalatif . kükürt. Pb. hematit. . 4. Püskürme Evresi: Lavların aktığı ve yeryüzünde katılaştığı evredir. borat. Fenokristaller bu evrede oluşurlar. Deniz suyuna karışan uçucu elemanlar (H2S. gibi düşük sıcaklık minerallerini oluştururlar. iç basınç artar. epidot. maden yataklarının oluşumuna ve ayrışmalara (hidrotermal ayrışma) neden olurlar.birçok madde erimiş halde bulunur. Hidrotermal sıvılar gerek önceden oluşmuş magmatik kayaçların. Bu hidrotermal sıvılar içinde kristalleşme ısısı düşük . kalsit. Pb. hem de volkanik özelliklere geçiş gösterirler. Zira uçucu elemanların büyük bir bölümü önceden kristalleşmiştir. vb.) b) Volkanizmaya bağlı olaylarda mağma yeryüzünde veya yüzeye çok yakın yerlerde kristalleştiğinden ısı ve basınç koşulları farklıdır Başlıca iki evre ayırt edilir: İntratellürik Evre: Mağmanın yeryüzüne çıkmadan önce hazne içinde bulunduğu ve yükseldiği evredir. Daha sonra ısının düşmesiyle hidrotermal karakter kazanan eriyikler kalseduan. FERSMAN'a (1931) göre hidrotermal sıvılar katılaşmakta olan bir magmadan itibaren farklı iki şekilde olusabilmektedir. Yeryüzüne varan magmada uçucu elemanlar yeterince derişmemiştir. klorit. vb.Fe. Kalıntı mağma MAĞMA Pegmatitik eriyik Pnömatolitik eriyik Hidrotermal eriyik Hidrotermal eriyik (hidrotermalit) Silikatların kristalleşmesi (granit vb. Hg. Hidrotermal evreye S03. tridimit.Anlaşılacağı gibi volkanik olaylarda intratellürik evre plütonizmalardaki ortomagmatik evrenin ancak bir kısmına tekabül etmektedir. Bunlar yüksek ısılarda kristobalit. Geriye kalan uçucu elemanlar da ısının düşmesiyle yoğunlaşırlar ve sıvı hale geçerler. Au. Zn. Ag. Uçucu elemanların kurtulması sırasında meydana gelen reaksiyonlar nedeniyle lavların ısısı ani olarak yükselir. gibi minerallerin kristallerini çökeltirler.

) katmansı.Kristalleşme ısısını düşürürler.kromit. volframit. HCl. Dolguların en ayırtman özelliği cevher . . mercek veya saçınımlar şeklinde yerinde oluşmuştur. Bu durumlarda dolgu özellikleri az çok kaybolur. Pipo. bazik plajiyoklazlar. Genellikle ornatım dolguya eşlik eder veya onu takip eder. Pnömatolitlerin başlıca etkileri şunlardır. fakat daha önce katılaşmış magmatik bir kayaç veya bu mag-matizmayla ilişkisiz çok daha önceki jeolojik zamanlarda oluşmuş herhangi bir kayaç olabilir. CO2. Damarlarda karşılıklı sınırlar paraleldir.-İlmenit gibi mineraller oluşur. örneğin. B gibi elementlerin bileşikleri (HF. bizmütinit gibi mineraller pnömatojendir. S.F. albit. metal flüorür. b) Ornatım ( = ramplasman = sübstitüsyon): Cevherli akışkanların yankayacın veya daha önce oluşmuş minerallerin yerini tamamen veya kısmen almasına ornatım denir.) eşlik ederler. . As. İç kökenli epijenetik yataklarda ise cevher içinde bulunduğu kayaçlara akışkanlar halinde başka yerden taşınarak gelmiştir. Cevherli akışkanların katılaşarak içine yerleştikleri kayaca yan kayaç denir. beraberinde bulunduğu plütonik kayaçlarla yaklaşık aynı zamanda katılaşmıştır. turmalin. mikalar. piroksen. a) Dolgu ( = ramplisaj ): Cevherli akışkanların yankayaç içinden daha önce gelişmiş bir açıklığı doldurmasına dolgu denir. Cevherli akışkanların yan kayaca girmesi ve yerleşmesi değişik biçimlerde olmaktadır: Pnömatolitler daha önceden katılaşmış magmatik kayaçlara veya yan kayaçlara etki ederek kimyasal ve mineralojik değişikliklere neden olurlar. kuvars. stokverk ve yığın şeklinde yataklar oluşur. Ortomagmatik evrenin ilk dönemlerine tekabül eden bu ortamlarda böylece olivin.C. Ornatım biçiminde yerleşim madde alışverişi. Su buharına F. amfiboller. Yan kayaç cevherli akışkanların türediği magmadan itibaren oluşmuş. manyetit. P. Cevher yapıları genellikle kuşaklıdır. G. Genellikle bazik ve ultrabazik kayaçlarda rastlanan bu durumlarda cevher (kromit. SO2 . vb.Katılaşma süresince derişmiş nadir elementleri beraberlerinde sürüklerler. uçucu elemanlarca zengin ortamlarda kristalleşen minerallere pnömatojen mineral denir. Uçucu elemanlar içinde en çok bulunan H2 O'dur.Minerallerin bileşimine girerek veya katalitik bir rol oynayarak onların kristalleşmesini kolaylaştırırlar. Cl. Ornatımla . . Ortomagmatik evrenin sonlarında ve bunu takip eden evrelerde magmanın içindeki uçucu elemanların oranı gittikçe artar. Magmaların viskozitelerini azaltarak onlara büyük bir akıcılık ve reaksiyon kabiliyeti verirler. Bu olaylara pnömatoliz denir. H2S. irice boşlukların veya kovukların dolmasıyla damar. alkalen feldispatlar. Kolayca bileşikler yapabilen. eriyebilme yetenekleri büyük ve buhar basınçları yüksek olan bu uçucu elemanlara pnömatolit adı verilir. mercek.CEVHER YERLEŞİMİ: İç kökenli senjenetik yataklarda cevher.yankayaç sınırının net ve düzlemsel oluşudur.MAGMALARIN KRİSTALLEŞMESİNDE UÇUCU ELEMANLARIN ETKİSİ Yüksek sıcaklıklarda ve uçucu elemanların oranlarının çok düşük olduğu ortamlarda pirojen mineraller kristalleşir. yani metasomatoz ile gerçekleşir. kassiterit. vb. Kırık aralıklarının. Sadece ornatımla yerleşmiş cevherlerin bulunduğu yataklar enderdir. Böylece. Ornatımın en ayırtman özelliği cevher-yankayaç sınırının belirsiz ve girintili çıkıntılı olmasıdır. metal klorür. molibdenit. baca ve breşik yapıdaki damarların breş parçaları arasındaki açıklıklara da cevherli akışkanlar dolgu şeklinde yerleşebilir. Bu nedenle pnömatolitlere aynı zamanda mineralizatör adı da verilir.

c) İçirme ( = empregnasyon): Cevherli akışkanların yankayaç gözeneklerini. Yenilenme ile cevherli akışkanlar aynı yerde veya göç ederek başka bir yerde yeni bir yatak oluştururlar. Kapüşon altındaki soğumanın ve kristalleşmenin devam ettiği kesimden yükselen cevherli akışkanlar kapüşonun ve çatının çatlakları içinde maden yataklarını oluştururlar. Çoğu batolitlerde ilk önce kapüşon adı verilen kenar kısımlarının soğuyarak kristalleştiği düşünülmektedir. Diğer taraftan jeolojik ve metallojenik araştırmalar cevherleşmeler ile granitler arasında sıkı bir köken ilişkisinin var olduğunu kanıtlamaktadır. Ancak burada cevherli akışkanlar mikroskobik ölçekteki aralıklardan. 12 km. tonalitleri. arasındaki derinlikleri granitler pegmatitik ve pnömatolitik cevherleşmeler ile ilgilidir. Bu hal metasomatozun her doğrultuda aynı hız ile gelişmesiyle mümkün olabilir. Zira dış basıncın en düşük olduğu bu kesime cevherli akışkanlar daha kolaylıkla yükselebilmiş ve yerleşebilmişlerdir. ornatım veya içirmeyle oluşmuş epijenetik bir cevherleşme jeolojik bir zaman aralığından sonra tekrar harekete geçebilir. çok ufak ölçekteki boşluklarını doldurmasına içirme denir. Yerinde oluşmuş senjenetik bir cevherleşme ile dolgu. GRANİTLERE BAĞLI MADEN YATAKLARI GRANİT KAVRAMI : Sınıflamalarda belli sınırlar içinde tanımlanan asıl granitlerin yanında. zaman ve köken bakımından granitlerle ilişki halindedir. Ancak çeperleri birbirine paralel. İçirme dolgu şeklindeki yerleşimin bir çeşidi olarak da kabul edilebilir. asıl granitleri. vb. granitlerin çeşitli özelliklerine bağlı olanlada az çok farklılıklar görülür. hatta kristal ağları arasından yankayaca girerek birbirlerinden ayrı taneler veya kümeler halinde kristalleşmişlerdir. Kapüşonun kalınlığı batolitin takke kısımlarında 3 km’ye erişebilir. Özellikle saçınım şeklindeki yataklar içirmeyle oluşur. Böylece geniş anlamda granit terimi alkalen feldispat granitleri. Bu cevherleşmelerin granitlerle eşzamanlı oldukları veya hemen granitlerden sonra oluştukları anlaşılmaktadır.den daha sığ derinliklere yerleşmiş epizon granitleri ise özellikle pirometasomatik ve hidrotermal cevherleşmeler bakımından daha zengindir. kapsamaktadır. den daha derinlere yerleşmiş granitler cevherleşme yönünden fakirdir. Bu olaya yenilenme ( = re jenerasyon) denir. Batolitlerin en yüksek takkesi cevherleşmelerin en yoğun olduğu kesimdir . içirmeye bazen ornatımda eşlik edebilir. . Doğada bu kayaçlar granit karmaşıkları halinde genellikle bir arada bulunurlar. ornatımla oluşmuş yataklar da vardır. Batolitin çukur kısımlarında ise kapüşon incedir.. 12 ile 6 km. Saçınımların çok yoğun olarak bulunmasıyla da yığın şeklinde masif yataklar meydana gelir. mineralojik bileşimleri ve oluşumları bakımından asıl granitlere yakın bütün plütonik kayaçlar geniş anlamda granit terimi ile ifade edilebilir. Granitlere yakın kesimlerde maden yataklarının genellikle daha yoğun olarak bulunduğu bilinmektedir. İçirmeyle oluşmuş yataklarda cevher yapıları genellikle beneklidir. Ancak bütün bu ilişkilerde. granitik batolitin dışında ve civarındaki cevherleşmelere periplütonik veya perimagmatik cevherleşme denir. CEVHERLEŞMELERİN GRANİTİK BATOLİTLERE GÖRE KONUMU: Cevherleşmeler granitik batolitlerin genellikle takke (opeks) kısımlarında veya takkelerin üzerinde çatı kayaçlarının içinde yer alırlar Granitik batolitin içindeki cevherleşmelere intraplütonik veya intramagmatik cevherleşme. granodiyoritleri. Yaklaşık 6km. Birçok maden yatağı konum.oluşmuş damarlarda karşılıklı sınırlar genellikle paralel değildir.

Buna karşılık kriptobatolitik aşınma seviyesinde plüton mostra vermez. örneğin. epibatolitik. Daha az uçucu olan altın. fakat kuşakların varlığı ile az derinde olduğu anlaşılır. Şekil : Granitik bir masifin aşınma derinlikleri uçucu elemanların çatıda toplanması GRANİTLERE BAĞLI ZONLANMA : Bir granitik masifin çevresindeki cevherleşmeler incelendiğinde mineralojik ve kimyasal değişiklikler görülür. bakır ve çinko bileşikleri ise hem takke kısmın üzerinde. Antekambriyen kalkanlar çok aşınmış olduklarından buralarda geniş alanlar kaplayan granitler genellikle sterildir. periplütonik zonlanma adı verilir. volkanizmaya bağlı bir cevherleşmeyi işaret eder. Hersinyen ve özellikle Alpin masiflerde aşınma nispeten daha az olduğundan yoğun bir cevherleşmeye rastlanmaktadır. İlk aşınma seviyelerinde çok sayıda cevherleşmeye rastlanılmasına karşılık. Doğadaki birçok örneğin incelenmesi sonucunda FERSMAN (1934) düşey bir periplütonik zonlanma şeması yapmıştır. Bunlar yüzeyden itibaren kriptobatolitikf akrobatolitik. endobatolitik ve hipobatolitik seviyelerdir . Teleskopaj ve kuşakların batolitler içine gömülmesi. Buna karşılık. Fersman'ın düşey periplütonik zonlanma şeması her zaman geçerli değildir. Yatay zonlanmada akrobatolitik aşınma seviyesinden daha alçak seviyelerde merkezde granitik plüton bulunur. . 1) Teleskopaj . derin aşınma seviyelerinde cevher bulma olanağı azalır. hem de yanlarda toplanırlar. Kalay ve volframlı bileşkenler çok uçucu olduklarından kolayca yükselebilmişler ve özellikle takke kısmın üzerinde derişmişlerdir. Bu şemaya aykırı haller başlıca iki türlüdür. granitten uzakta düşük ısılı minerallerin bileşimine giren kurşun. Bu nedenle kalay ve volfram kuşakları derine inmezler. Teleskopaj granitik plütona bağlı bir cevherleşmeyi değil.Granitik masifi kuşaklar halinde saran bu değişiklikler derin kökenli bir zonlanmayı işaret ederler. Kuşakların yatay düzlem ile kesişmesi sonucu harita düzlemi üzerindeki arakesitleri de konsantrik halkalar biçimindedir. Kuşaklar batolitin takke kısmına az çok paraleldir.EMMONS (1940) granitik bir masifin gittikçe derinleşen aşınmalarını 6 seviye halinde adlandırmıştır. örneğin altının gümüşle beraber bulunması gibi kuşakların sıklaşarak birbiri içine girmesi olayına teleskopaj denir. kısmen granitin iç kısmını da alakadar etmesine rağmen. Normal periplütonik zonlanmada birbirinden oldukça uzakta teşekkül etmesi gereken cevherleşmelerin bazen bir arada bulundukları izlenir. Yatay düzlemdeki bu sıralanışa yatay zonlanma adı verilir . Buna karşılık. Granitin çevresinde rastlanan bu zonlanmaya. gümüş ve antimuan unsurlarına ait kuşaklar derine doğru batolitle kesişmeden kaybolurlar. Fersman'ın bu şemasında her kuşak o zonda en bol bulunan metalin adıyla gösterilmiştir. takke kısmın hemen yanında batolit ile kesişirler. embatolitik. Bu unsurlara ait kuşaklar da batolit sınırı ile kesişirler.

. Çok derinden gelen bu akışkanlar çatı kayaçları içine kadar yükselememişlerdir. PEGMATİTİK YATAKLAR TANIM Pegmatitik yataklar çok iri kristalli olan ve ekonomik öneme sahip çok sayıda mineral içeren pegmetitlerin meydana getirdiği yataklardır. ile 100 m. Pegmatitler genellikle belli bir plütonik kütle ile beraber. bu kayaçların yaklaşık 800o ile 400oC arasında oluştuğu kabul edilmektedir. uzunlukları ise birkaç m. anateksi sınırı ötesinde yaklaşık 600o – 700oC dolaylarında gerçekleşir. Bunlardan en geçerli olanı şöyledir. Pegmatit evre yaklaşık 700o ile 600oC arasında gerçekleşir. yeniden kristalleşmesiyle pegmatitlerin oluşabileceği bilinmektedir. Bunların kalınlıkları birkaç cm. METASOMATİK KÖKENLİ PEGMATİTLER: Daha önceden mevcut kayaçların metasomatik olaylar neticesinde. özellikle porfirik bakır yataklarında gözlenen intraplütonik zonlanma daima hipabisal veya. Kısmi ergime rejyonal metamorfizma sırasında. arasında. Ancak ortomağamtik. Buna karşılık bazı maden provenslerinde bakır. Pegmatitler daha ender olarak pipo veya düzensiz yığın şeklinde de yataklanabilirler. 2. arasında değişir. Esas itibariyle tümü mağmatik kökenli olan bu pegmatitler türedikleri plütona göre yerleşimleri yönünden üçe ayrılırlar. PEGMATİTLERİN KÖKENİ: 1.Zira bu tür cevherleşmelerin daima genç volkanik oluşuklar üzerinde bulunduğu saptanmıştır. Ancak. ile birkaç km. ona bağlı olarak bulunurlar. ANATEKTİK KÖKENLİ PEGMATİTLER: Yüksek ısı ve basınç koşullarında yerkabuğunun kısmi ergimesiyle oluşan ilk eriyikten itibaren kristalleşmişlerdir. çinko gibi uzak kuşakların batolit içine dalması ve gömülmesi normal periplütonik zonlanma şemasına aykırıdır. Durumda intraplütonik bir yatak ile intraplütonik bir zonlanma ( iç zonlanma) söz konusudur. volfram ve molibden cevherleşmeleri normal olarak batolit içinde de bulunabilir. Metamorfik pegmatit adı verilen bu kayaçlar genellikle kuvars ve feldispattan ibaret bir mineralojik bileşime sahiptir. diyoritik ve daha ender olarak mafik plütonlara bağlı pegmatitler de vardır. 2) Kuşakların Batolitler İçine Gömülmesi: Normal periplütonik zonlanmada bazı kuşakların batolit içine hafifçe gömülmesi normaldir. Bu geniş ısı aralığı nedeniyle mağmatik kökenli pegmetitler genellikle çok çeşitli mineraller içerirler. întraplütonik zonlanmayı açıklamak için değişik görüşler ileri sürülmüştür. PEGMATİTLERİN YATAKLANMA ŞEKİL ve YERLERİ: Pegmatitler genellikle mercek veya damar şeklinde yataklanmışlardır. Böylece kalay. 3. Volkanik alanlardaki jeotermik gradyanın düşük değerleri nedeniyle izotermler birbirlerine sıkışık olmuşlar ve neticede metaller ve mineraller çok küçük bir yer aralığında çökelmişlerdir. Cevherleşmenin kaynağı olan sıcak merkez granitin kristalleşmesi sırasında derine doğru inmiş ve böylece daha derin seviyelerden gelen cevherli akışkanlar önceden soğumuş kapüşon kısmına yerleşmişlerdir. sübvolkanik oluşuklarla ilgilidir. pnömatolitik ve hatta hidrotermal evreye ait bazı minerallerin pegmatitler içinde yer almasıyla. metasomatik olaylar daha ziyade mevcut pegmatitlerde yeniden kristallenmelere neden olması bakımından önem taşır. En çok granitik plütonlara bağlı pegmatitlere rastlanır. MAĞMATİK KÖKENLİ PEGMETİTLER: Ortomağmatik evreden sonra alkaliler ve uçucu elemanlarca zenginleşmiş kalıntı mağmadan itibaren kristalleşmişlerdir. nefelinli siyenitik. Siyenitik.

Doğu Karadeniz bölgesinde Alpin yaşlı.Pegmatitlerin iç zonlanması . Zira pegmatitlerin oluşumu için gerekli yüksek ısı ve basınç koşulları ancak önemli derinliklerde gerçekleşebilir. nefelinli siyenitik. D. Al. Bu kuşakta bazı nadir element minerali bulunabilir. Bazı pegmatitler rejyonal metamorfik kayaçlar içinde. bütün pegmatitlerde esas elementler kuvars ve feldispat gibi minerallerin bileşimine giren Si. kuvars ve feldispat minerallerinden yapılıdır. Özellikle takke kısmında yer alırlar. önemli derinliklerde ise sadece mezozon ve özellikle katazon granitleri ile bunları çevreleşen rejyonal metamorfik kayaçlar bulunur. Kalınlığı birkaç cm yi geçmeyen bu kuşakta ekonomik mineral yığışımları bulunmaz. ZONLANMA Pegmatitlerle ilgili iki türlü zonlanma vardır : . B. diyoritik ve mafik pegmatitler bulunur. epizonal karakterli plütonlara bağlı hiçbir pegmatit görülmeyişi de bu şekilde açıklanabilir. pegmatitler genellikle Paleozoik veya Antekambriyen oluşuklar içinde görülürler.yankayaç sınırında yer alırlar. Buna göre. Magmatik kökenli pegmatitlerin bir kısmı ile . herhangi bir plütonik kütleye bağlı olmaksızın bulunabilirler.Feldispat Kuşağı: Nispeten daha iri taneli olan bu kuşakta başlıca kuvars ve feldispat mineralleri bulunur. siyenitik. Doku granitik veya grafiktir. özellikle takke . Nadir element mineralleri en çok bu kuşak içinde. Metamorfik pegmatitler genellikle granitik pegmatit bileşimindedir. B) Kenar (çeper) Pegmatitleri: İlgili bulundukları plütonun çeperinde.A) İç Pegmatitler: Türedikleri plütonun içinde. Bu kuşaklar dıştan içe doğru genellikle şöyledir : A. Dış pegmatitler genellikle metamorfik kayaçlar içinde yer almışlardır. Bu kadar derinde oluşan pegmatitlerin yüzeylenebilmeleri için uzun bir aşınma dönemi gerektiğinden. C. K.Kuvars Kuşağı: Çekirdek kuşağı da denilen bu zonda çok iri kuvars mineralleri bulunur.Pegmatitlerin zonlu dağılımı 1) İÇ ZONLANMA: Karmaşık pegmatitlerin içinde çeperlere paralel değişik mineralojik bileşimde kuşaklar bulunur. özellikle bir sonraki kuvars kuşağı ile olan sınırda bulunur.Mikroklin Kuşağı: Başlıca iri taneli mikroklinden veya mikroklin blokları ile bunların arasını dolduran kuvarstan yapılıdır. plütonlarla ilgili olarak yerleşmişlerdir. PEGMATİTLERİN KİMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİMİ: Bağlı oldukları plütonun petrografik karakterine uygun şekilde granitik.Muskovit Kuşağı: Çok ince taneli muskovit. O. C) Dış Pegmatitler: Plütonların dışında. Na ve Ca'dur. Bunlar anatektik kökenli metamorfik pegmatitlerdir.Kuvars .

Oluşumlarında genellikle metasomatozun rol oynadığı sodo .OH ) Monazit : Ce PO4 Ksenotim :Y PO4 Fluorürler Kriyolit : Na3Al F6 Florit : CaF2 Volframat Volframit : (Mn. kırmızı) Rütil : TiO2 İlmenit : FeTiO3 Manyetit : Fe3O4 Kassiterit: SnO2 Fosfatlar Ambligonit : LiAlPO4(F. spodümen. feldispat ve mika minerallerinden oluşmuşlardır. ortoz. Ta.) gibi çok sayıda nadir element içerirler. Karmaşık pegmatitilerin oluşumunda metasomotoz az veya çok rol oynamıştır..litik Pegmatitler : Sodyum ve lityum'ca zengin pegmatitlerdir. ancak çok çeşitli mineraller içermeleri bakımından önem taşırlar.metasomatik kökenli pegmatitler ayrıca Li. rutil veya turmalinli) Korendon : Al203 (Safir : mavi) (yakut=rubi . Th. a) Potassik Pegmatitler: Potasyumca zengin pegmatitlerdir. mineralojik bileşim bakımından nispeten fakirdirler. muskovit gibi minerallerin varlığı ile anlaşılır. Potasyumca zenginlik mikroklin.litik pegmatitler enderdir. Sodyumca zenginlik lepidolit. leylak renkli turmalin gibi minerallerin varlığı ile anlaşılır. Zonlu yapı gösterirler. Potassik pegmatitler en çok rastlanan pegmatitler olup.Fe) WO4 Sülfürler Pirit : FeS2 Kalkopirit : CuFeS2 Molibdenit: MoS2 Silikatlar Mikroklin : KalSi3O8 (Amazonit: yeşil) Ortoz : KAlSi3O8 Adüler : KAlSi3O8 Albit : NaAlSi3O8 Muskovit : KAl2(Si3AlO10)(OH) . b) Karmaşık pegmatitler: Çok çeşitli nadir element mineralleri içerirler. Zr. b) Sodo . Nadir elementler son derece çeşitli minerallerin bileşimlerine girerler. Pegmatitler kimyasal özelliklerine göre ikiye ayrılırlar. Nb. Be. Bu minerallerin kütle içindeki dağılımında ve tane büyüklüklerinde önemli değişiklikler görülmez.. Bu bakımdan minerolojik bileşimleri zengindir. Pegmatitler mineralojik bileşim ve yapıları bakımından da ikiye ayrılabilirler : a) Basit Pegmatitler: Başlıca kuvars. nadir toprak elementleri (Y. Basit pegmatitler anatektik kökenli olabilecekleri gibi kısa süreli bir magmatik aktivite sonucu da meydana gelmiş olabilirler. Pegmatitlerde en çok rastlanan başlıca mineraller şunlardır: Oksitler Kuvars : SiO2 (Dağ kristali=Necef taşı) (Dumanlı kuvars) (Pembe kuvars) (Ametist : mor) (Morion : siyah) (Sitrin : sarı) (Avantürin : mika veya hematitli) (Venüs saçı . U. Ce.

P ve Mn'li pegmatitler bulunur. U. Be. Nefelinli siyenitik peçrıatitler özellikle Nb.Biyotit : K(Mg. Pegmatitler içerdikleri ekonomik unsur ve minerallerin dışında.Fe)3(Si3AlO10)(OH. Granitik pegmatitler özellikle Li. Pegmatitlerde çok çeşitli uranyum minerallerinin varlığı bilinmesine racnen.F)2 Disten : Al2SiO5 Spessartin : Mn3Al2(SiO4)3 Zirkon : ZrSiO4 Torit : ThSiO4 Uranotorit : (Th. bu kayaçlardan türeyen plaserlerde işletilirler. batolit sınırına olan uzaklıklarına bağlı olarak farklı özelliklere sahiptirler. .. Nb. mineraloji koleksiyonlarını süsleyen iri. FERSMAN'a (1934) göre batolit içinde en derinden takke . Nadir toprak elementli. Ce. Th ve Ce bakımından önem taşırlar. Be. Berilli pegmatitler.L.(Y. Nefelinli siyenitik pegmatitler ise nispeten daha sodiktir. Ta.OH)30 (Şorlit: Siyah) (Dravit: kahverengi) (Rubellit= elbait: pembe) (İndikolit: mavi) Topaz : Al2SiO4(OH. toryuma göre daha fazladır.) ve mücevher taşları (=jem) bakımından önemlidir. nadir toprak elementleri .Al)3(Si3AlO10) (OH. Th ve nadir toprak elementleri pegmatitlerden çok.F)2 Lepidolit :K(Li.Fe. Bu pegmatitlerde toryum oranı uranyuma göre daha fazladır.Ca) (Mg. Mikalı ve turmalinli pegmatitler. Karmaşık pegmatitler ise başlıca Li.Ce.Y. güzel ve ender kristaller sunmaları bakımından da önemlidirler.Be. Zr ve Ti'lı pegmatitler. Bu pegmatitlerde uranyurn oranı. Li ve Sn'lı pegmatitler. Th. feldispat ve muskovit için işletilebilirler.yan kayaç sınırına doğru şu çeşit pegmatitler yer alır.La. Granitik pegmatitler nispeten daha potassiktir.Mn)3Si3O12OH Monuzit : (Ce. PEGMATİTLERİN EKONOMiK ÖNEMİ : Basit pegmatitler endüstriyel hammadde olarak değerlendirilen kuvars.Na)2 (Al. Ta. pegmatit hemen hemen yoktur.Th)PO4 2) PEGMATİTLERİN ZONLU DAĞILIMI: Bir batolite göre çeşitli konumlarda yer alan pegmatitler.U) SiO4 Ortit=Allanit : (Ca.Al)6B3Si6(O.F)2 Spodümen :LiAlSi2O6 Beril : Be3Al2Si6O18 (Zümrüt: yeşil) (Akuamarin:mavi) (Heliodor: sarı) Turmalin : (Na. Th. Takke üzerinde.Mg.. dünyacla ekonomik olarak yalnız uranyum için işletiler. Nb. Y ve mücevher taşları bakımından önemlidir. Diğer taraftan Nb. Ta. yan kayaç içinde ise Li.. Ta.

Hills (Güney Dakota.Kragerö (Norveç): Bu yöredeki granitik pegmatitler toryum bakımından önem taşırlar. Asit çıkışlı yatak deyimi bu yataklarının kökenlerinin ‘asit plütonik kayaçlara bağlı olduğunu belirtmek amacı ile Fransız yazarlar tarafından kullanılmıştır.Gördes (Manisa): Türkiye'nin en önemli pegmatit zuhurları bu yörededir. hem de berilyum üretimi için değerlendirilir.Minas Geraes (Brezilya): Metamorfik ve plütonik kayaçlar içindeki pegmatit damarları başlıca beril ve muskovit için işletilir. pipo şeklinde bir granitik pegmatit mevcuttur. gaz fazında taşınmışlar ve yaklaşık 400° .Karaköy (Bilecik): 40 m kalınlığındaki bir pegmatit feldispat yatağı olarak işletilmektedir. apatit. Bu görüşe göre. metamorfik kayaçlar içinde yer almışlardır. klorür veya iyodür halinde. Gördes pegmatitleri damar şeklinde olup. turmalin ve dişten de içerirler. ABD): Metamorfik kayaçlar içinde. Bu nedenle bazı yazarlar tarafından oluşum için farklı görüşler ileri sürülmüş ve "pnömatolitik yatak" deyimi kullanılmaktan kaçınılmıştır. Bazı yazarlar pnömatolitik yataklar için değişik adlar kullanmışlardır.Izoumroudnyie Kopi (Ural. berilden itibaren de berilyum üretilir. W gibi elementler borür. PNÖMATOLİTİK YATAKLAR TANIM: Oluşumlarında uçucu elemanların en önemli rolü oynadığı. Asıl pnömatolitik yatak deyimi bu yatakları pirometasomatik ( kontak pnömatolitik ) yataklardan ayırmak amacı ile alman yazarlar tarafından kullanılmıştır.600°C'lik ısılarda çökelmişlerdir. 70 m çapında. Ancak bu sonuncu mineralin genellikle kassiterit ve volframitten önce yatak çeperlerine yerleşmiş olması sorun yaratmaktadır. Amerikalı yazarlar bu yatakları yüksek ısılı hidrotermal (hipotermal) yataklar sınıfında kabul ederler. topaz. Bu yatakta spodümen. lepidolit ve ambligonit minerallerinden itibaren lityum. Ancak bu mineralin asıl üretimi yöredeki kırıntı yataklardan itibaren yapılır. Rusya): Metamorfik kayaçlar içindeki granitik pegmatit damarlarında beril mineralleri hem mücevher taşı. Taşıyıcı rolü oynayan uçucu elemanlar ise flüorit. 2.Jos Platosu (Nijerya): Ayrışmış granitler içindeki pegmatit damarlarında Nb mineralleri bulunur.Black . 7. 3. flüorür. biyotit. 4. PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN OLUŞUMU: Pnömatolitik yatakların oluşumunda pnömatolit veya mineralizatör adı verilen uçucu elemanların en önemli rolü oynadığı klasikleşmiş bir görüştür. Greyzen yatakları deyimi Rus yazarları tarafından kullanılmaktadır. turmalin gibi minerallerin bileşimine girmişlerdir. Kuvars. . yüksek ısı ve basınç koşulları altında meydana gelmiş yataklara pnömatolitik yataklar denir. Zira taşıyıcı rolü oynayan elemanların normal olarak bu görevlerinin bitmesinden sonra kristalleşmesi gerekirdi. diğer taraftan hidrotermal yataklara geçiş özelliğindedir. 6.PEGMATİTİK YATAKLARA ÖRNEKLER: Dünyada ve Türkiye’de bilinen başlıca pegmatitik yataklar şunlardır : l. Mika yatağı olarak işletilmişlerdir. Bu yataklar çeşitli nitelikleri ve bilhassa mineralojik bileşimleri bakımından bir yandan pegmatitik yataklara. 5. magmanın katılaşma sürecinde derişmiş Sn. ortoz ve plajiyoklaz dışında müskovit.

Tali mineral olarak çoğu kez flüorit. molibdenit. Pnömatolitik ile hidrotermal arasında geçişi temsil eden yataklarda bu minerallerin dışında pirit. uzun eksene paralel şekilde yerleşmişlerdir. alkalen feldspat ve plajiyoklaz dışında en karakteristik mineral muskovittir. Pnömatolitik yatakların bağlı olduğu granitler her zaman hololökokrattır. Silis oranları genellikle çok yüksektir. PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN YATAKLANMA SEKİL VE YERLERİ : Pnömatolitik yataklar genellikle damar. bizmütinit. granitleşmeye uğrayan kayaçlardan geldiğini ileri sürer. zirkon. Pnömatolitik damarlar özellikle bol kuvarslıdır. Bu damarlar (flöze) granitin soğuma çatlakları içinde. SULLIVAN (1948) kalay elementinin kalıntı magmadan değil.yapı kuramı olarak da adlandırılır. flüorlu. çoğu kez hidrotermal yataklarda da bulunabilirler.GORDON SMITH'e (1947) göre kalıntı magmadaki kalay stannat halinde sıcak alkalen çözelti olarak taşınmıştır. KİMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİM : l. Bu yataklar daima granitik batolit veya stokların takke kısmında. Bazı hallerde düşeye yakın eğimli damarlar paralel olarak bulunurlar. Aslında pnömatolitik köken sadece kassi-terit için karakteristiktir. Ender olarak yığın veya pipo şeklinde yataklara da rastlanır.. Kayaçların granitleşmesi sırasında iyonik yarıçap. Işınsal damarların granitten çıkıp yan kayaç içine uzanan konumları asit çıkışlı yatak deyimine uygun düşmektedir. Başka bir deyişle pnömatolitik yataklar daima akrobatolitik aşınma seviyelerinde bulunurlar. arsenopi-rit gibi daha birçok çeşit minerale rastlanabilir. monazit ve ksenotim bulunur. iyonik yük gibi özellikler nedeniyle granit minerallerinin bileşimine giremeyen kalay plütonun kenar kısımlarına itilmiş ve burada derişmiştir. allanit.Pnömatolitik Yatakların Cevher ve Gang Mineralleri başlıca cevher mineralleri şunlardır: Kassiterit : SnO2 Volframit : (Mn. daha önceden volkanizma ile derinlerden taşınmıştır. hem de mus-kovitli granitler pnömatolitik yataklarla ilişkili olabilirler. manyetit ve hematit pnömatolitik kökenli olabilecekleri gibi. şeelit. granite göre konsantrik veya ışınsal haldedir . stokverk veya saçınım şeklinde yataklarımı şiardır.Fe)WO4 Molibdenit : MoS2 Bizmutinit : Bİ2S3 Manyetit : Fe3O4 Hematit : Fe2O3 Pnömatolitik yataklarda manyetit ve hematite diğerlerinden daha az olarak rastlanır. Kuvars en çok bulunan gang mineralidir. . Feldspatların bileşimine giren K20. Bor ve flüorlu minerallerin de yine granitik plüton kenarlarında bulunması aynı şekilde açıklanmaktadır. Genellikle porfiroid dokuda olan bu kayaçlarda kuvars. Ancak sadece biyotitli veya hem biyotit. ancak bazen siyenite yakın granitlerde de cevherleşmelere rastlanabilir. Sullivan'ın bu varsayımı kristal . takke yan kayaç sınırında veya granite çok yakın yan kayaçlar içinde yer alırlar. Çoğu kez birçok pnömatolitik damar bir arada bulunarak bir damar ağı meydana getirirler. pirotin. Pnömatolitik yataklar büyük bir çoğunlukla asıl granitlere bağlıdır. turmalin. Pnömatolitik yatakların bağlı olduğu granitler mezozon veya katazona aittir. kalkopirit. Kalay bu kayaçların içine. Borlu.apatit. Buna karşılık volframit. Na2O ve CaO bakımından bu kayaçlar alkalen veya kalko alkalen niteliktedir. lityumlu ve fosforlu mineraller diğer önemli gang minerallerini oluştururlar. Bunlar genellikle uzun eksenli batolit veya stoklara bağlı olarak.

Al)6 B3Al3Si6 (O. uçucu elemanların büyük hareket kabiliyetinden dolayı. W. ultra-bazik ve bazik kayaçlarda biyotit. uygulamada büyük öneme sahiptirler.Ca) (Mg. Bakımından bu kayaçlar alkalen veya kalkalkalen niteliktedir.Başlıca gang mineralleri şunlardır : Kuvars: SiO2 Muskovit : K Al2 (Si3AlO10 ) (OH)2 Lepidolit: K (Li. Genelde başlıca değişiklikler şunlardır: A. Fakat her durumda yeraltı su tablasından daha alçak seviyelerde gözlenmesi nedeniyle.Kore Japonya volfram provensi gibi. topaz. îğne şeklindeki turmalinlerin ışınsal olarak bulunduğu bu kayaçlara bazı yerlerde lüksilyanit adı verilir. Böylece kayaç başlıca kaolen ile bozuşmadan arta kalan kuvars ve mika mineralleri içerir. Mo ve Bi elementlerine beraberce rastlamak olasıdır. yan kayaçlarda metasomatik olarak önemli kimyasal ve mineralojik değişiklikler görülür. lepidolit veya zinvaldit cinsindendir.Fe)3 (Si3AlO10) (OH. Greyzenlerde ayrıca turmalin. W. derin kökenli olduğu tartışmasızdır. Kaolenleşmeye birçok pnömatolitik yatakta rastlanılmasına rağmen bu olay hidrotermal kökenli olabilir. maden aramada kılavuz rolü oynadıklarından. Greyzenleşme aslında granitler için kullanılan bir deyimdir.OH)30 Apatit: Ca5(PO4)3 (F. Bu dört elementten başka pnömatolitik yataklar bazen Fe için de ekonomik olabilmektedir.Fe)Al2BSi4O15 (OH) 2.Al)3 (Si3AlO10) (OH.Cl) Flüorit: CaF2 Kaolen: Al4Si4O10(OH)8 Aksinit : Ca2(Mn. Yan kayaçlarda meydana gelen değişiklikler.GREYZENLEŞME: Alüminosilikatlı kayaçlarda özellikle feldspatlaıin aleyhine kuvars ve mika oluşumuna greyzenleşme. flogopit oluşumu. topaz. örneğin alüminosili-katlı kayaçlarda kuvars. flüorit oluşumu. kassiterit. C. muskovit. Malezya .F)2 Biyotit : K(Mg. PNÖMATOLİTİK YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ: Pnömatolitik yataklar başlıca Sn.Endonezya kalay provensi. Bu değişiklikler getirimlerin niteliği ve yankayacın cinsi ile ilgilidir. karbonatlı kayaçlarda flüorit. Güney Çin .F)2 Flogopit : K Mg3 (Si3AlO10) (OH. Granitlerin dışında alüminosilikatlı veya karbonatlı yankayaçlar da turmalinleşebilir. Fakat bazı yazarlar bu deyimi pnömatolitik etkenlerle metasomatik değişikliklere uğramış her tür kayaç için kullanılır.F)2 Topaz Al2SiO4(OH. Turmalinleşmiş kayaçlar ayrıca flüorit. meydana gelen kayaca ise greyzen adı verilir. Mo ve Bi için önem taşır. volframit gibi mineraller de içerebilirler.TURMALINLEŞME: Granitteki feldspatların ve mikaların aleyhine kuvars ve turmalin oluşur. Pnömatolitik dönemde.Yan kayaçlarda kimyasal ve mineralojik değişiklikler .F)2 Turmalin : (Na. apatit gibi tali gang mineralleri ve kassiterit. Mika muskovit. flüorit. Ancak bu yataklar genellikle sadece bir element için ekonomik olabilmektedir. örneğin Sn ve W dünyada ayrı metallojenik provenslerde işletilmektedir. : . volframit gibi cevher mineralleri de bulunabilir.F)2 Zinvaldit : K Li Fe Al (Si3AlO10) (OH. B. turmalin oluşumu olağandır.KAOLENLEŞME: Genellikle feldispatların aleyhine kaolen oluşur. Pnömatolitik yataklarda Sn. topaz.

yakınlardaki bu yataklarda kassiterit ve volframit hersiniyen yaşlı granitlerin flöze damarlarında ve greyzenleşmiş kısımlarındaki stokverklerde bulunmaktadır. Altenberg (Doğu Almanya) ve Cinovec – Zinnvald (Çekoslavakya – Doğu Almanya): Erzgenbirge adı verilen bölgede birbirine birkaç km. Daha dış zonlarda Cu. 5. stokverk ve damar şeklinde hematit bulunmaktadır. Cornwall (İngiltere): Hersiniyen granitleri içindeki kuvars ganglı damarlar ve stokverkler kassiterit içerirler. Ayrıca az miktarda pirit. . Antekambriyen yaşlı eski granitleri kesen Tersiyer yaşlı kuvarslı monzonitlere bağlı olarak pipo şeklinde bir yatak oluşmuştur (Şekil 93). Yörede damar şeklinde cevherleşmeler de vardır. 2.Ankara): Biyotitli granitler içindeki kuvars damarlarından molibdenit işletilmiştir. 6. Zn ve Pb cevherleşmeleri vardır. kuvars. 3. Geçmişte büyük önemi olan bu yatak günümüzde hemen hemen tükenmiştir. ABD) : Dünyanın en önemli molibdenit yatağıdır. kalkopirit ve kısmen hematitleşmiş manyetit vardır. Climax (Colorado. Son iki mineral cevherleşmenin hiç olmazsa kısmen pnömatolitik kökenli olduğunu göstermektedir. Gümele (Mihalgazi.Eskişehir): Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçları kesen Hersinyen yaşlı bir granitin takke kesiminde.apatit ve flogopittir. 4. Pınargözü (Kangal.Şekil: Cinovec(Zinnwald-Erzebinge) yatağında bir flöze Şekil: Altenberg Kalay yatağından geçen bir kesit PNÖMATOLİTİK YATAKLARA ÖRNEKLER : 1. Cevher orta derecede silisleşmiş zonlardadır. Gümele kalay zuhurları günümüzde ekonomik değildir. Gang mineralleri kalsit. stokverk yapılı kassiterit bulunmaktadır. Sivas): Tersiyer yaşlı mikrosiyenit ve mikrodiyoritler içinde. Balışıh (Keskin.

yüksek ısıda (piro). Yörede üst Kretase öncesi serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlar ve bazik volkanik kayaçlar bulunur. marn. hatta granit içinde de oluşabilirler. diopsit. Hasançelebi (Hekimhan. vb.7. Başlıca cevher minerali olan manyetit skapolit fels içinde saçınım halindedir. dolomit. PİROMETASOMATİK YATAKLAR TANIM: Granitik kayaçlar ile karbonatlı kayaçların kontağında veya kontağa yakın yerlerde. başlıca silis ve demir getirimi ile metasomatik olaylar neticesinde. Si. Cevher oluşumu aynı plütonizmanın pnömatolitik dönemiyle ilgilidir. PİROMETASOMATİK YATAKLARIN OLUŞUMU Pirometasomatik yatakların oluşumunda en önemli rolü ısı ve kimyasal alış . apatit. Skarnlar içerdikleri cevher mineralleri ile piroraetasomatik yatakların esas kayacını teşkil ederler. karbonatlı kayaçlar (kireçtaşı. Fe gibi elementler içeren karbonatlı kayaçlarda ise kalsiyum silikatlı mineraller oluşur. Ender olarak manyetit damarlarına da rastlanır.) skarn veya taktit adı verilen kayaçlara dönüşürler. yöredeki mikrosiyenitik ve pegmatitik daykların varlığı bu varsayımı doğrulamaktadır. kalsit. kontak metasomatik veya skarn yatakları deyimleri de kullanılır.verişler oynar. Bunların yanında çoğu kez düşük ısılı minerallerin. marnlı kireçtaşı. Skapolitin dışında kalan gang mineralleri biyotit. kimyasal alışverişle (metasomatik) oluşmuş yataklara pirometasomatik yataklar denir. mercek veya katmansı halde bulunurlar. Pirometasomatik yataklar özel koşullarda oluşmuş bir çeşit pnömatolitik yatak olarak da kabul edilebilir. Böylece pirometasomatik yataklarda yaklaşık 800° ile 400°C arasında oluşmuş asıl cevherleşmelerin yanında daha düşük ısılarda oluşmuş hidrotermal cevher minerallerine rastlamak olasıdır. özellikle sülfürlerin var olması sıvı fazdaki hidrotermal getirimlerin de rol oynadığını kanıtlamaktadır. Bunların üzerine uyumsuz olarak üst Kretase yaşlı tortul kayaçlar ve trakitler gelir.. Böylece kontak metamorfizma sırasında. PİROMETASOMATİK YATAKLARIN YATAKLANMA ŞEKLİ ve YERLERİ Pirometasomatik yataklar başlıca yığın. hatta yer yer pirometasomatik bir cevherleşmenin söz konusu olabileceğini göstermektedir. Bunun nedeni kontakt metamorfizmaya eşlik eden yüksek ısılı getirimlerdir. flüorlu ve klorlu gang minerallerinin bulunuşu getirimlerin kısmen de olsa gaz fazında taşındığını göstermektedir. amfibol. lepidolit. zirkon. Zira silis ve demirin dışında diğer önemli getirimler kükürt ve nadir elementlere aittir. Hematit ve pirit daha az miktarda bulunur. gröna. Bu yataklarda gelişen en son cevherleşmeler skarn içinde damar veya stokverk şeklinde olabilirler. dolomitik kireçtaşı. Ancak çoğu kez karbonatlı kayaçlardaki silisyum ve demirin oluşabileceğinden çok daha fazla kalsiyum silikatlı mineralin var olduğu gözlenir. rutil ve kuvarstır. Bütün bu kayaçlar Hasançelebi civarında kısmen veya tamamen skapolitleşmişlerdir. Bu mineraller oluşumun pnömatolitik dönem dışında pegmatitik ve hidrotermal dönemleri de kapsadığını. Skarnlarda borlu. turmalin. Skapolitleşmenin bir siyenitik batolitin sokulumuna bağlı olarak metasomatik bir kontakt metamorfizma ile oluştuğu düşünülmektedir. Bu yataklar için bazı yazarlar tarafından kontak pnömatolitik. sfen. Granitik kayaçların sokulumu sırasında plütonik kütlenin yaydığı ısı ile yan kayaçlar kontak metamorfizmaya uğrarlar. . Daha ender olarak skarnlar silikatlı kayaçlardan itibaren. Siyenitik batolit görülmemekle beraber. Saf kireçtaşları yeniden kristalleşerek mermer haline dönüşür. Saf olmayıp. Malatya): Önemli bir demir yatağıdır (Şekil 94).

Ekzoskarnlarda cevher mineralleri skarn – granit kontağından ziyade skarnkarbonatlı kayaç kontağına yakın kesimlerde.silikatlı kayaçların ornatımı ile oluşmuşlardır. epidot. vb.cevherli skarn . kontağında bulunur. serpantin ve dolomittir. serpantin ve grafit (C) bakımından önem taşır. S. CI)2). 3. Pirometasomatik Sn. lazürit (=lapis lazüli: (Na. SMİRNOV (1962) skarnları kimyasal ve mineralojik bileşimlerine göre üçe ayırmıştır: 1. granatlar. Mağnezyumlu Skarnlar: Dolomitlerin veya dolomitli kireçtaşlarının ornatımı ile oluşmuşlardır. . PİROMETASOMATlK YATAKLARA ÖRNEKLER : 1.cevherli karbonatlı kayaç . flogopit. Böylece granitten dışa doğru sıralanma granit . Ancak kontaktan 1000m. siyenit.karbonatlı kayaç şeklindedir Pirometasomatik yataklarda mineraller genellikle silikatlar-oksitler-sülfürler şeklinde bir oluşum sırasına sahiptir. Mili City'de Jurassik sonu . Genellikle Fe ve W yataklarını dışa doğru Cu yatakları.Ca)8 (Al SiO4)6 (SO4. Başlıca şeelitten oluşan cevher bu skarnlar içindedir.cevhersiz skarn . bağlı olarakta bulunurlar. Karakteristik mineralleri grönalar (andradit. daha sonra da demir elementinin alması şeklindedir. özellikle volfram yatakları en karakteristik ve en önemli olanlardır. Böylece kalsit-vollastonit-diopsit-hedenberjit-andradit şeklinde bir süksesyon izlenir. piroksenler (diopsit. Pirometasomatik yatakların büyük bir çoğunluğu granodiyoritlere bağlıdır. Yatak içinde metalik cevher mineralleri de zonlu bir dağılım gösterebilir. 2.Cu. Pirometasomatik yataklar metalik cevherler dışında mücevher taşı olarak korendon çeşitleri. PİROMETASOMATİK YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ : Pirometasomatik yataklar başlıca W. Bu yataklarda volfram şeelitten itibaren elde edilir. spinel. grönalar. endüstriyel hammadde olarak vollastonit. Mill City (Nevada. Gümüş de benzer şekilde kurşun yataklarında bir alt ürün olarak gümüşlü galenden itibaren elde edilir. en dışta ise Zn ve Pb yatakları izler. spinel. Silikatlı Skarnlar: Granit. Bu elementler genellikle volfram yataklarında birer alt ürün olarak elde edilirler. vollastonit ve vezüvyanittir.Mo.Bi ve Ag yatakları ikincil öneme sahiptir. Bu kalsiyumun yerini ilk önce magnezyum.Pirometasomatik yatakların plütonik kütlelere göre konumu değişiktir. talk. . Skapolit en karakteristik minerallerdir. Uzaklıkta olan skarnların varlığıda bilinmektedir. Plütonik kütle dışındaki skarnlara ekzoskarn içindekilere endoskarn denir. forstarit.Fe. Molibden ve bizmut ender olarak tek başına işletilir. gibi alümino.Kretase yaşlı iki küçük granodiyorit stoku ince kireçtaşı ara katkılı Triyas şistlerini kesmektedir. hatta karbonatlı kayaç içinde yer alır. ABD): ABD'nin batısındaki büyük bir volfram provensi içinde yer alır. kiltaşı. Ancak bu dağılım skarn zonundaki yan kayaçların cinsine ve konumuna göre değişir.Zn ve Pb bakımından önem taşır. Kalsiyumlu Skarnlar: Kireçtaşlarının ornatımı ile oluşmuşlardır. hedenberjit). grossüler). Silikatlı mineraller de kendi aralarında bir sıralama gösterirler. Ekzoskarnların büyük bir çoğunluğu plütonik kayaçların hemen dışında. Kireçtaşları skarna dönüşmüştür. ZONLANMA VE SÜKSESYON: Pirometasomatik yataklarda kayaçların konumu genellikle bir zonlanma belirler. volkanik tüf. Daha ender olarak genel anlamda granit tanımına giren bütün kayaçlara. Karakteristik mineralleri diopsit. kumtaşı.

ABD): Tersiyer yaşlı porfiroid granodiyorit ve kuvars monzonitler Paleozoik yaşlı kireçtaşlarını kesmişlerdir. kalkopirit ve daha birçok çeşit minerale rastlanır. klorit gibi silikatlar ile şeelit. Başlıca cevher minerali manyetit'dir. skarn cevheri adı verilen bu kesimlerde kuvars. vollastonit. çinko ve gümüş yatağıdır.6-0. Divriği yataklarında manyetit ve hematit dışında pirit. Yörede Üst Kretase yaşlı serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlar ile dolomitik kireçtaşları ve kireç taşları bulunur. vezüvyanit. Keban'da % 9 Pb.Divriği (Sivas): Türkiye'nin en büyük demir yataklarından biridir. özellikle skarn zonlarında diopsit. tremolit. Böylece skarn zonları ve pirometasomatik cevherleşmeler gelişmiştir .çinko yatağıdır. 300 gr/ton Ağ içerikli yaklaşık l milyon ton toplam rezerv vardır. nabit altın. Yörede ayrıca pirit. Asıl cevher mineralleri olan galen ve sfalerit'in dışında manyetit. WO3 olarak görünür rezerv 75 000 tondur. Metamorfik kayaçlar fillad.2. andradit. kübanit. bursait ) gibi cevher mineralleri bulunur. hematit . Mermer kütlesi içinde üç ayrı seviye halinde bulunan skarnlar da az miktarda cevher içerir. kalkopirit. 80 m genişliğinde ve 200 m kalınlığındadır. spekülarit. aktinot. 6. vb. manyetit. epidot.(hematit). hedenberjit. Keban (Elazığ): Kurşun. Senklinal biçimindeki bir mermer kütlesi granodiyoritle beraber bulunur . Yaklaşık 800 m uzunluğunda. pirit. Pirometasomatik demir cevherleşmeleri A ve B kafaları diye adlandırılan başlıca iki yerde bulunmaktadır. pirotin. % 12 Zn. 4. Bisbee (Arizona. şeelit. Eosen yaşlı siyenit ve monzonitler bu kayaçlar arasına sokulum yapmıştır. diopsit. molibdenit. amfibolit ve mermerlerden ibarettir. Cevherleşme polimetaliktir. tremolit. epidot flogopit. manyetit. Uludağ (Bursa): Türkiye'nin en önemli volfram yatağıdır. Hersinyen yaşlı bir granodiyorit stoğu Palezoik yaşlı metamorfik kayaçlar içine sokulum yapmıştır. Ancak turmaline bol rastlanır. grossüler. Divriği yataklarında ortalama % 55 Fe tenörlü 110 milyon ton toplam rezerv (görünür + muhtemel) saptanmıştır. skapolit. A kafası siyenit ile mermerleşmiş kireçtaşları arasındadır. serisit. diopsit. Rejyonal metamorfik kayaçlar içindeki mermerler ile granitlerin kontağında skarn zonları ve pirometasomatik cevherleşmeler gelişmiştir. yani çok çeşitli elementlere ait mineraller oluşmuştur. kalkopirit.8 civarındadır. pirotin. Gümüş galenden itibaren alt ürün olarak elde edilmektedir. 5. Başlıca kalkopiritten oluşan cevherleşme skarn içindedir. Sokuluma bağlı olarak skarn zonları meydana gelmiş ve demir cevherleşmeleri olmuştur. kuvars ve kalsit mineralleri bulunur. mineralizasyonları da vardır. Ancak ekonomik olanlar galen ve sfalerittir. C kafası diye adlandırılan üçüncü bir demir cevherleşmesi kırıntı yatağı tipindedir. Böylece cevherleşmenin kısmen hidrotermal kökenli olduğu anlaşılmaktadır. molibdenit. hedenberjit. Bu kafa civarında skarn gelişmemiştir. Paleozoik veya Mesozoik yaşlı rejyonal metamorfik kayaçlar içine Eosen öncesi yaşlı granitler sokulum yapmışlardır. flüorit. arsenopirit. Yaklaşık 200 m çapındadır. andradit. Akdağmadeni (Yozgat): Kurşun . B kafası serpantin ile mermerleşmiş kireçtaşları arasında yer alır. Skarnlarda başlıca vollastonit. Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçlar Kretase sonu veya Eosen başlangıcında siyenit sokulumu ile kontak metamorfizmaya uğramışlardır. pirotin. Yataklarda ayrıca oksidasyon ve sementasyon zonları da gelişmiştir.. epidot ve flogopit görülür. mikaşist. grönalar. aktinot. 3. Uludağ şeelit yatağında WO3 tenoru % 0. gnays. Başlıca cevher minerali spekülarittir.

Araştırıcılar bu plütonik kayacın derinde var olduğunu düşünmektedirler. kal kopirit. Üst Triyas yaşlı çakıltaşları. pirit. Doğankent dolaylarında da benzer cevherleşmeler vardır. Sekü ve Dongul Dere Zuhurları (Doğankent Giresun): Doğu Karadeniz bölgesinde granitik sokulumlara bağlı olarak gelişmiş çok sayıda pirometasomatik cevherleşmenin varlığı bilinmektedir. Dongul Dere'de manyetit. Derine doğru çinko oranı yükselir.(spekülarit). Üst Triyas yaşlı kumtaşı. Balya (Balıkesir): Kurşun-çinko yatağıdır. Bu yörede Malm . sulu (hidro) ve sıcak (termal) çözeltilerden itibaren oluşmuş epijenetik yataklardır. diopsit. tremolit. fluorit.Alt Kretase yaşlı bazik volkanik kayaçlar ile mermerleşmiş kireçtaşı ara bantları bulunmaktadır. HİDROTERMAL YATAKLAR TANIM : Derin kökenli. Gang mineralleri kuvars. kurşun azalır. andradit.l0. Tersiyer yaşlı dasitler. metamofizma gibi olaylara bağlı olarakta gelişebilir.Hidrotermal çözeltileri oluşturan çözeltilerde. dasitler içinde de saçınım halinde cevherleşme mevcuttur. barit. KÖKENİ Hidrotermal olarak tanımlanan cevherleşmelerden pek çoğunun granitik plütonlarla ilişkili olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Balya'da ayrıca Permiyen kireçtaşları içinde damarlar halinde. kalsit. kalkopirit ve pirite rastlanır. Sıvının niteliği ne olursa olsun faydalı element veya bileşikler sıvı içinde süspansiyon (>) kolloidµ 0. . 7. Bazı yazarlar ise çözücünün sıvı haldeki karbon di oksit olduğunu düşünürler. aktinot. kuvars ve kalsit. Bu tektonik hat boyunca yığın veya mercekler halinde dizilmiş cevherleşmede en önemli mineraller galen. Bu sıvılardan itibaren çökelme veµ (0. kuvars ve kalsit bulunmaktadır. Dokanak zonundaki cevherin pirometasomatik niteliğine karşılık bu sonuncular hidrotermal özelliktedir. vb . Yörede yaşlı %dan gence doğru şu litolojik birimler bulunur. kiltaşı ve miltaşı ardalanması.001 mineral oluşumu fizikokimyasal esaslara göre gerçekleşir. mineral tuzları ve gazlar su içinde çözülmüş haldedirler ve su tarafından taşınırlar. Asıl skarn zonlarında ayrıca gröna. diopsit. Cevher minerallerine Skarn zonu mineralleri eşlik eder Kuvars. serpantin. pirotin. albit. grossüler. vollastonit. andaluzit. Sekü'de spekülarit. Çünkü sulu ve sıcak eriyikler plütonizma dışında volkanizma subvolkanizma ve hatta çok azda olsa tektonizma gibi . andradit. Permiyen yaşlı kireçtaşları. Pirometasomatik cevherleşmeye neden olan hiçbir plütonik kütle yüzeyde mostra vermemektedir. tremolit. diopsit. klorit. Mermerleşmiş kireçtaşları Üst Kretase başlangıcında sokulum yapan granodiyoritlerin kontağında kısmen skarna dönüşmüşlerdir (Şekil 101). 8.l ) veya iyon halinde taşınırlar. Bunlar üst Triyas yaşlı oluşuklar içinde veya üstünde bloklar halinde bulunabilmektedir. andradit. hedenberjit ve epidot bulunur. Cevherleşme en yoğun olarak dasitler ile Permiyen kireçtaşlarının tektonik dokanağında gelişmiştir . Tersiyer yaşlı andezitler. skapolit. epidot. sfalerit ve pirittir. hedenberjit. Ancak bir çok hidrotermal yatağın granit plütonları ile doğrudan ilişkisi saptanamaz. Çünkü bu cevherleşmeler bir granit plütonunun yakın çevresinde ve granit sokulumunu takip eden bir zamanda yerleşmişlerdir. kalsit ve siderittir.

Hidrotermal cevherleşmelerin oluşum ısısı NIGGLI (1929) diyagramlarından da anlaşılacağı gibi yaklaşık 400°-100°C arasındadır..alkali mağmalar. Hidrotermal cevherleşmeler kendi aralarında ısıya bağlı olarak şu şekilde ayrılırlar. c) Meteorik Su: Yüzeysel kökenli sular dolaşımları sırasında oldukça derine inip ısınabilirler ve bu arada bazı element veya bileşikleri çözüp bünyelerine alabilirler. saçınım. HİDROTERMAL YATAKLARIN YATAKLANMA SEKİL VE YERLERİ: Hidrotermal yatakların en tipik yataklanmaları damar (=filon) şeklindedir. b) Metamorfik Kökenli Su: Derinde su içeren kayaçların metamorfizmaya uğraması ile bir miktar su açığa çıkar.Hidrotermal çözeltilerdeki su değişik ortamlara ait olabilir: a) Mağmatik Kökenli Su (Jüvenil Su): Magmanın soğuyup katılaşması sürecinde magmadan ayrılan su buharının yoğunlaşmasıyla oludur. b) Plaka hareketlerine bağlı olarak dalma ve yitme zonlarında gelişen kalko . a. Cevher yerleşimi için en uygun yerler şunlardır: 1) Kırık boşlukları 2) Kırık arakesitleri 3 )Kayaç gözenekleri. Buhar basıncı ısı düştükçe azalır. Buhar basıncı ise uçucu elemanların miktarına bağlıdır. Aslında yukarıda belirttiğimiz değişik kökenli sular hidrotermal çözeltilerde bir arada ve değişik oranlarda bulunabilir. çok ufak ölçekteki boşlukları 4) Breş aralıklarında 5) Ayrışma boşluklarında (karstik. Hipotermal ~ 400°-300°C b. Epitermal ~ < 200°C Hidrotermal cevherleşmelerin oluşumundaki basınç koşullarını saptamak çek zordur. stokverk ve yığın şeklindeki cevherleşmeler de olağandır.) 6) Soğuma çatlaklarında 7) Katmanlar arasında 8) Kıvrımların eksen kısımlarında . dolayısıyla litostatik basıncın 1800 bar'dan daha düşük olduğu bilinmektedir. Diğer plütonik kayaçlar ile volkanik ve sübvolkanik kayaçlara bağlı hidrotermal yataklar daha az sayıdadır. Bunun dışında mercek. Hidrotermal yataklar genellikle asıl granitlere ve granodiyoritlere bağlıdır. a) Üst mantonun kısmi ergimesiyle oluşan bazaltik ve peridotitik mağmalar. Mezotermal ~ 300°-200°C c. vb. Derine doğru indikten sonra tekrar yükselen bu sulara vadoz sular denir. c) Kıta kabuğunun kısmi ergimesiyle oluşan granitik mağmalar) d) Yan kayaçlar: Bu sonuncu durumda yan kayaçlar içinde daha önceden mevcut faydalı element ve bileşikler hidrotermal sıvıların geçişi sırasında çözümlenmiştir. Faydalı element veya bileşikler de benzer şekilde değişik kökenli olabilir. Ancak bu cevherleşmelerin genellikle 6000 m’den daha sığ derinliklerde meydana geldiği.

E) : Al2 (Si3AlO10)(OH)2 Montmoriyonit (H.E) : MnCO3 Kalseduan (E) : (lifi kuvars) Stronsiyanit (E) : SrCO3 Agat = akik (E) : kuşaklı kalseduvan Viterit (E) : BaCO3 Oniks (E) : kuşaklı kalseduvan Barit (M. Ancak som yapılara hipotermal yataklarda. Başlıca gang ve endüstriyel hammadde mineralleri: Kuvars (H. Fe)5 (Si4O11)2(OH)2 Biyotit (H) : K(Mg. M) (H.M. Hidrotermal yataklardaki başlıca Parajönezler: Yukarıda başlıcalarını verdiğimiz mineraller çoğu kez belli yataklarda belli parajönezler halinde bulunur. M.Mg)CO3 Florit (H. düzensiz ve kırıklı yapılara epitermal yataklarda rastlamak daha olasıdır. M. ancak örneklerden sadece granitik kayaçlara bağlı oldukları bilinenler verilecektir. sübvolkanizma. M) : KAl2 (Si3AlO10)(OH)2 Kaolen (H. Burada. M.Cevher yerleşimi için uygun niteliklerden birkaçının birarada olması durumunda cevherleşmenin daha kolay gerçekleşeceği anlaşılır. Cevher yapıları son derece çeşitlidir. 2. M. ROUTHER’ye (1963) göre başlıca parajönezler şunlardır: 1)Au (H) 2)Cu ve pirit. Böylece derin olan kökenin ayrıntıda çok çeşitli olabileceği anlaşılmaktadır. E) : Ca2 (Al.Fe)3(Si2O7)(SiO4)O(OH) Zoisit (H) : Ca2 Al3(Si2O7)(SiO4)O(OH) Zeolit (H. M.E) : BaSO4 Japs (E) : demirli kalseduvan Selestin (E) : SrSO4 Opal (E) : SiO2nH2O Jips (E) : CaSO4. Zn ve Pb genellikle az 3)Zn-Pb-Ag. E) .Ca)CO3 Ametist (E) : (Mor kuvars) Rodokrazit (M. Al) (SiAl)O10 (OH)8 Serizit (H. F)2 Rodonit (H) : (Mn. HİDROTERMAL YATAKLARIN KÖKENİ . Ancak birçok hidrotermal cevherleşmenin granit plütonlarıyla ilişkisi saptanamaz zira sulu ve sıcak eriyikler plütonizma dışında volkanizma. hidrotermal cevherleşmelerin kökenleri ve özellikleri genelde açıklanacak. Cevher yerleşimi genellikle dolgu biçimindedir. Fe. kuşaklı yapılara mezotermal yataklarda.Cl) Siderit (M. E) : CaCO3 Alinüt (E) : KAl3(SO4)2(OH)6 Dolomit (M.E) : (Ca. E) : (Mg3. Ca) SiO3 Kuvars.E) : FeCO3 Klorit (H. Fe)3 (Si3AlO10)(OH. Hidrotermal olarak nitelendirilen cevherleşmelerden pek çoğunun granitik plütonlarla ilişkili olduğu kolayca anlaşılabilir. M. E) : Mg3 (Si4O10) (OH)2 Epidot (H. Al2.E) : SiO2 Ankerit (M. K2)m (Si.2H2O Kalsit (M. Fe. Cu ve pirit genellikle az (H. M. E) : (Mg. M. Ornatım veya içirme biçimindeki yerleşimlere de oldukça sık rastlanır. kalsit ve barit en çok rastlanan gang mineralleridir.Na2.E) : (Fe. Zira bu cevherleşmeler bir granit plütonunun yakın çevresinde ve granit sokulumunu hemen takip eden bir zamanda yerleşmişlerdir. E) : (Ca. metamorfizma ve hatta tektonizma gibi olaylara bağlı olarak da gelişebilirler. Fe2 ) (Si4O10) (OH)2 nH2O Talk (H. Al)pO2p nH2O Albit (H) : NaAlSi3O8 Tremolit (H) : Ca2Mg5 (Si4O11)(OH)2 Aktinot (H) : Ca2(Mg. E): CaF2 Manyazit (E) : MgCO3 Apatit (H) : Ca5(PO4)3(F.

barit. serisit. F) KARBONATLAŞMA: Daha ziyade karbonatlı kayaçlar ile bazik ve ultrabazik kayaçların ayrışmasıyla gerçekleşir. Daha ziyade kaolen. oluşumu ile belirlenen karmaşık bir ayrışma türüdür. En yaygın değişikliktir. vb. pirit.Ca)CO3) oluşumu G) PİRİTLEŞME: Kükürt getirimi ile gerçekleşir. Bu değişiklikler yan kayaca bazı bileşiklerin eklenmesiyle veya daha çok metasomatik şekilde gerçekleşir. -Alünitieşme: Volkanik ve subvolkanik oluşuklarda -FeIdispatlaşma: Genellikle albitleşme şeklinde -Biyotitleşme -Zeolitleşme -Talklaşma -Serpantinitleşme -Baritleşme .4)Ag-Ni-Co-Bi-U (H. Fluorit.M) 5)Sn-W-Bi (H) 6)Sb-Hg-As (E) 7)Fe-Mn-Mg (M. D) PİROPİLİTLEŞME: Daha ziyade andezitlerde. ankerit).. Ancak bunlar seyrek görülen önemleri az değişikliklerdir. vb. karbonat (kalsit. Karbonatlaşmanın çeşitleri şöyledir: Kalsitleşme Dolomitleşme Ankerit oluşumu Siderit oluşumu Manganosiderit ((Mn. bazen de diğer volkanik kayaçlarda klorit. A) SİLİSLEŞME: Silis getirimi ile her türlü yan kayaçta gelişebilir. Hidrotermal ayrışma olarak da adlandırılan başlıca değişiklikler şunlardır . montmoriyonit cinsi kil mineralleri oluşur. İ) DİĞER DEĞİŞİKLİKLER: Yukarıda sıralanan değişiklikler dışında daha birçok hidrotermal ayrışma çeşitli bulunmaktadır. H) HEMATİTLEŞME: Demir getirimi ile gerçekleşir.Fe)CO3) oluşumu Manganokalsit ((Mn.E) 8)Metalik olmayan mineraller. (E) YAN KAYAÇLARDA KİMYASAL VE MİNERALOJİK DEĞİŞİKLİKLER Hidrotermal çözeltiler genellikle yan kayaçlarda önemli değişiklikler meydana getirirler. E) KİLLEŞME VEYA KAOLENLEŞME: Her türlü yan kayaçta gelişebilir. C) KLORİTLEŞME: Genellikle nötr veya bazik kayaçlardaki ferromagnezyen minerallerin ayrışmasıyla gerçekleşir. epidot. B) SERİSİTLEŞME: Genellikle asit veya nötr kayaçlardaki plajiyoklazların ayrışmasıyla gerçekleşir.

Zonlanmanın niteliği mineralojik bileşime ve yatağın oluşumunu etkileyen diğer faktörlere bağlıdır. 3. Zira bu yataklar çoğunlukla volkanizma veya subvolkanizmaya bağlı olarak geliştiklerinden teleskopaj meydana gelmiştir. Serisitleşme bulunduğunda genellikle en iç ve derin zonlardadır. Ancak bazı kimyasal değişikliklere rastlamak mümkündür. Biyotit gibi silikatlı gang mineralleri en derin zonlarda teşekkül ederler. Ancak kuşakların genişliği ve cinsi çeşitli etkenlerle çok farklı olabilir. Hipotermal yataklarda iç zonlanma enderdir. Böylece örneğin altınlı kuvars damarlarını bir granite en yakın kesimlerde aramak gerekir. kılavuz rolü oynarlar ve bu nedenle büyük önem taşırlar. Olağan gang minerallerinden kuvars genellikle kalsit ve barite oranla daha derinde ve daha içte bulunur.Hidrotermal Yatakların Zonlu Dağılımı: Hidrotermal yataklar bir granitik plüton etrafında zonlu bir şekilde dağılırlar. Daha sonra Cu ve pirit yataklarını dışa doğru Zn-Pb-Ag yatakları takip edebilir ve en dışta da Sb-Hg-As yatakları bulunabilir. Zeosit. 2. Ancak genelde FERSMAN'ın (1934) periplütonik düşey zonlanması geçerlidir . Aynı zonlanma mezotermal yataklardaki kuşaklı yapılarda da izlenebilir. Buna karşılık kloritleşme genellikle dış zonlarda gerçekleşmiştir. . bu yatakların aranmasına yardımcı olacak şekilde. Ancak bazı epitermal yataklarda dıştan içe doğru As-Hg-Sb şeklinde bir zonlanma saptanmıştır. En belirgin iç zonlanmalara mezotermal yataklarda rastlanır. bazı hipotermal altın yataklarında Au /Au + Ag oranının belli bir derinliğe kadar arttığı saptanmıştır.Hidrotermal Yatakların İç Zonlanması: Aynı bir yatak içindeki minerallerin veya elementlerin zonlu dağılımı genellikle oluşum ısısına bağlıdır. Böylece mezotermal yataklarda yüzeyden derine doğru sırayla Ag-Pb-Zn-Cu minerallerinin artması ve en derinde pirit minerallerinin yoğun bir şekilde bulunması olağandır. benzer özelliktedir.Yan Kayaçlardaki Zonlu Ayrışmalar: Yan kayaçların hidrotermal ayrışması genellikle zonlu bir özelliktedir. Bu tür yataklarda mineralojik veya kimyasal değişimleri düşey ve yanal olarak saptamak kolaydır. Değişik nitelikteki ayrışmalar cevherli kısmı kuşaklar halinde sararlar. Porfiri bakır yataklarındaki yan kayaç ayrışmaları. HİDROTERMAL YATAKLARIN EKONOMİK ÖNEMİ Hidrotermal yataklar değişik parajenezleri ile çok çeşitli metallerin ve endüstriyel hammaddelerin elde edilmesi için işletilirler. örneğin. Bu sıralanış aslında süksesyon – zonlanma ilişkisini aksettirir ve genelde FERSMAN'ın (1934) periplütonik düşey zonlanmasına da uygundur. Gang mineralleri de genellikle cevher minerallerine benzer şekilde zonlu bir dağılım gösterebilirler. Hidrotermal yataklardan itibaren elde edilen başlıca metaller ve bu metallerin içinde bulunduğu başlıca faydalı mineraller şunlardır.Yan kayaçlarda meydana gelen kimyasal ve mineralojik değişiklikler çoğu kez bir cevherleşmeye eşlik ettiklerinden. Epitermal yataklarda da iç zonlanma genellikle belirgin değildir. Oluşum ısısıyla ilgili olarak Albit. Bazı hidrotermal yataklara ait zonlanmalar örnekler kısmında verilecektir. ZONLANMA Hidrotermal yataklarla ilgili üç türlü zonlanma vardır. -Hidrotermal yatakların iç zonlanması -Yan kayaçlardaki zonlu ayrışmalar -Hidrotermal yatakların zonlu dağılımı l.

kil mineralleri. tetraedrit içinde Cd. Ge. . Cevherleşme başlıca kalkopirit ve piritten oluşmuştur. Porfiri bakır yatakları molibdenit ve altın içermeleri bakımından da ayrı bir önem taşır. Cevherleşmenin içinde veya çevresinde yer aldığı plütonik veya sübvolkanik kayaçlar genellikle monzonitik granit granodiyorit bileşimindedir. azürit gibi süperjen mineraller de vardır.0 Cu). pirit arsenopirit içinde Ag : Nabit gümüş veya galen. stronsiyanit. barit. agat. endüstriyel hammadde olarak kullanılan birçok mineral hidrotermal olarak teşekkül etmiştir. oniks.5-1. Metalik mineraller dışında.Porfiri Bakır Yatakları: Aşağıdaki ortak özellikleri taşıyan yataklar olarak tanımlanabilirler. talk. malakit. flüorit. l. Sadece çok bol bulunduğunda veya yan ürün olarak elde edildiğinde sülfürik asit yapımında kullanılır. HİDROTERMAL YATAKLARA ÖRNEKLER : Hidrotermal yataklar içinde porfiri bakır yatakları jeolojik ve ekonomik özellikleri bakımından ayrı bir öneme sahiptir. ametist. Smaltit Bi: Nabit Bizmut. Cevherleşme saçınım veya stokverk halde. bizmutinit veya galen içinde U: Uraninit. silindir ters koni veya disk şeklindedir. alünit. Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kuvars. Au : Nabit altın veya kalkopirit. Rodonit Hidrotermal yataklarda çoğu kez birçok faydalı mineral bir arada ekonomik oranda bulunur. zeolit. kovellin. Düşük tenörlü (yaklaşık % 0.. Siderit Mn: Pirolüzit. opal. Peşblend Sb: Antimonit Hg: Zinober As: Realgar. Cevherleşme epizonal plütonik kayaçların veya sübvolkanik kayaçların takke kısmındadır (intraplütonik). İn : Sfalerit içinde Mo: Molibdenit Ni: Nikelin Co: Saflorit. Birincil minerallerin yanında kalkozin.Cu : Kalkopirit Zn : Sfalerit Pb : Galen Bunların dışında aşağıdaki metaller ve faydalı mineraller sıralanabilir. Bu yataklara polimetalik yataklar denir.. manyezit. Bu nedenle porfiri bakır yatakları burada ayrı olarak ele alınacaktır. selestin. Pirit en çok rastlanan mineral olmasına karşılık çoğu kez ekonomik önemi yoktur. Bu kayaçların genellikle alkalen feldispat fenokristelleri içermeleri nedeniyle porfiri deyimi kullanılmaktadır. Yataklar yeryüzünde genellikle dairesel veya oval bir kesitle ortaya çıkarlar. Rodokrozit.Ga. buna karşılık büyük rezervli (en az birkaç on milyon ton) bakır yataklarıdır. Yan kayaçların içinde de Cu’ya rastlanabilir. Orpiment Fe: Hematit.

ABD) Copper Cities (Arisona .Montmoriyonit zonu: Nispeten incedir. Potasyum silikat zonu.kuvars zonu: Başlıca serisit ve kuvars minerallerini kapsar. gibi ayrışma mineraller oluşmuştur.Porfiri bakır yatakları Benioff zonları üzerindeki ada yaylarında veya kıta kenarlarında.Zn .. vb.Bi zuhurları (Divriği.Co. bazen hiç olmayabilir. Bu zon genellikle cevherleşme kuşağının dışında kalır. Kaolen .Sivas) .Pb Yatağı (Torul . biyotit. En dıştadır ve oldukça geniştir.ABD) Chuguicamata (Şili) Kerman .Sarçeşme (İran) Bakırçay (Merzifon – Amasya) İspir (Erzurum) Mother Lode Altın Yatakları (California .ABD) Köstere Cu . muskovit gibi mineraller oluşmuştur. diğerleri Alpin yaşlıdır. Cevherleşme sokulumu hemen takip eden bir zamanda epijenetik olarak yerleşmiştir. Bu zonlanma içten dışa doğru genellikle şöyledir. Bu zona potasyum getirimiyle potasyumlu feldispat. epidot. i) Porfiri bakır yataklarında hidrotermal ayrışma ürünleri bir zonlanma gösterir. Asıl ekonomik mineral ve elementler ilk iki zon içinde kalırlar. Serisit . Plaka tektoniği ile olan bu yakın ilişki nedeniyle porfiri bakır yatakları belli orojenik kuşaklar üzerinde yer almaktadır. kalkopirit. BELLİ BAŞLI PORFİRİ BAKIR YATAKLARI ŞUNLARDIR: Butte (Monta'na . -Kuzey ve Güney Amerika'nın batı kesimleri -Yugoslovya -Bulgaristan -Türkiye -İran üzerindeki Alp kuşağı -Filipinler -Yeni Gine -Kazakistan h) Kazakistan porfiri bakır yatakları Hersinyen. molibdenit.Kayseri) Bolkardağ Pb-Zn yatağı (Ulukışla – Niğde) Otlu Kilise Fe yatağı ( Sivas) Dumluca Ni. altın. kalsit. kalkoalkalen magma ve bu magmaya bağlı olarak ortaya çıkan cevher eriyikleri tarafından oluşturulmuşlardır. Piropilitleşme zonu: Klorit.Gümüşhane) Zamantı Çinko ve Kurşun Yatakları (Develi . ı) Oluşum ısısı bakımından yataklar mezotermal niteliktedir.

GABRO VE PERİDOTİTLERE BAĞLI MADEN YATAKLARI GABRO VE PERİDOTİT KAVRAMI: Gabro ve peridotit ailesini teşkil eden kayaçlar genellikle mafik (% 65-90 koyu renkli mineral) veya ultramafik ( % 90-100 koyu renkli mineral) niteliktedir. Ortomagmatik dönemin erken evrelerinde silikatların kristalleşmesinden sonra cevherli bileşikler arta kalan sıvı içinde derişmişlerdir. kromit. Bazı kromit. melteijit. Geç magmatik yatakların oluşmasında ise sırayla kristalleşme rol oynamıştır. Ancak bu ilişkiler. Pegmatitik ve hidrotermal oluşundu cevherleşmelerin yataklanma şekilleri granitik kayaçlara bağlı yataklarda olduğu gibidir. Yani cevher mineralleri bağlı olduğu magmatik kayaç ile yaklaşık aynı zamanda ve benzer koşullarda (~700 -1200°C) oluşmuşlardır. torba. Erken magmatik yatakların oluşmasında sıvı halde karışmazlık ile erken kristalleşme ve yerçekimi nedenlerine bağlı diferansiyasyon olayları etken olmuştur. Özellikle nikel-bakır sülfürlerinin oluşumu sıvı halde karışmazlık olayına. Piroksenitler petrolojik olarak gabro-peridotit ailesine ait olmakla beraber % 52'den fazla SiO2 içerebilmektedir. Damar şeklindeki yataklar daha enderdir. titanomanyetit yataklarının oluşumu erken kristalleşme ve yerçekimi olayına bağlıdır. Ortomagmatik oluşumlu cevherleşmelerin bir kısmı saçınım halindedir. Zira gabro ve peridotit ailesi kayaçları kendi içlerinde köken bakımından farklı gruplara ayrılırlar. Pnömatolitik ve pirometasomatik yataklar gelişmemiştir. granitlere bağlı cevherleşmelerden farklı olarak çok daha çeşitlidir. Buna karşılık bazı bazik ve ultrabazik kayaçlar (örneğin: nefelinli siyenit. podiform.) gabro ve peridotit ailesine ait değildirler. Bazen saçınımlar daha sık bulunarak şiliyren'leri oluştururlar. kese.. zaman ve köken bakımından gabro ve peridotitlerle ilişki halindedir. Birçok maden yatağı konum. Cevherleşmenin ortomagmatik evrenin erken veya geç bir safhasında gerçekleşmesine bağlı olarak Erken magmatik ve Geç Magmatik yataklar ayırt edilir. YATAKLANMA ŞEKİL VE YERLERİ Gabro ve peridotitlere bağlı yatakların hemen hemen hepsi bağlı oldukları kayaçların içinde (intraplütonik) bulunurlar. yığın. Katmansı. . GABRO VE PERİDOTİTLERE BAĞLI YATAKLARIN OLUŞUMU Gabro ve peridotitlere bağlı yatakların büyük bir çoğunluğu ortomagmatik dönemde oluşmuşlardır. cep şeklindeki yataklanmalar da olağandır. Bu tür yataklar için bazı yazarlar doğrudan ortomagmatik yatak deyimini kullanmaktadırlar. platin.. elmas ile bazı platin. titanomanyetit yataklarının oluşumu geç magmatik niteliktedir. Gabro ve peridotitlere yatakların çok küçük bir kısmı pegmatitik veya hidrotermal dönemlerde oluşmuşlardır. Bu yataklardaki cevher mineralleri beraber oldukları kayacın herhangi bir minerali gibi kristallermişlerdir. vb. Ortomagmatik dönemde faydalı mineral veya bileşiklerin derişmesi manto kökenli bazaltik bir magmanın diferansiyasyonu ile mümkün olmuştur. Gabro ve peridotit ailesini teşkil eden kayaçlar genellikle bazik (% 52-45 SiO2) veya ultrabazik (< % 45 SiO2) niteliktedir. Bunların yataklanma şekilleri oluşum koşullarıyla yakından ilişkilidir.

Kromit cevherleşmelerinde şu tür yapılara rastlanabilir: Som yapı Benekli yapı Leopar yapı (Kromit taneleri birkaç cm çapındaki hacimlerde gruplanmışlardır. hatta yatak ölçeğinde de gözlenebilen bir yapıdır. torba ve damar şeklindeki ortomagmatik cevherleşmeler enjeksiyon ile oluşmuştur. Diğer taraftan ofiyolitik kromite genellikle orojenik kuşağı içinde rastlanıldığından Alpinotip kromit yatağı deyimi de kullanılır. sil veya dayk şeklinde yataklanmış gabroperidotit ailesi kayaçlar alttan yukarı doğru bazik nitelikten asit niteliğe doğru bir sıralanma. 2. Böylece yataklanma şekli tektonik yüzeyler olan gelişigüzel sınırlarla belirlenmiştir. Ofiyolit topluluğu gabro ve peridotit ailesi kayaçların yanında volkanik-ve tor tul kayaçlar da içerir.) Orbiküler yapı (Kromit taneleri halkalar oluştururlar.Cevher minerali veya bileşiklerinin diferansiyasyon nedeniyle. kese. Bu kromit için ofiyolitik kromit deyimi kullanılır. Diferansiyasyon sırasında magma haznesinin herhangi bir kesiminde derişmiş sıvıların tektonik kuvvetlerle yankayaçlar içine itilmesine enjeksiyon denmektedir. yığın. Stratiform Masiflere Bağlı Yataklar : Genellikle lopolit. Bu masiflere bağlı Cr. Geniş anlamda gabro ve peridotitlere bağlı olarak ele aldığımız yataklar. Ti.) Bantlı yapı (Kromit taneciklerinin oluşturduğu kuşakla v çok kez tekrarlanırlar. Ofiyolitlere bağlı en tipik cevherleşme kromittir. Cu cevherleşmeleri saçınım veya katmansı şekilde yataklanmışlardır. şiliyren. Ofiyolitlere Bağlı Yataklar: Ofiyolit topluluğuna ait kayaçlar eksiksiz ve istiflenmiş olarak bulunabilirler veya tektonik itilmeler nedeniyle melanj haline gelebilirler. Bu değişimler yan kayaçların serpantinleşmesini. Bütün bu yatakların ortak bir özelliği postmagmatik hidrotermal metasomatik değişimle uğramış olmalıdır. Segregasyon erken magmatik bir cevherleşmeyi. kese. bizmalit. kemererit. böylece kayaç ve cevherleşmeler birçok kez tekrarlanabilen katmansı. Ender olarak istifli ofiyolit topluluklarının bulunduğu yerlerde katmansı yataklar da bulunabilir. uvarovit gibi minerallerin oluşmasını sağlamıştır. bazen de lakolit. Yerleşme yaşları genellikle Antekambriyen'dir. . ayrıntıda köken bakımından bağlı oldukları kayaç gruplarına göre dört çeşittir: 1. katmanlaşma gösterirler. Bu sonunculara bağlı cevherleşmeler volkanizmaya bağlı maden yatakları bahsinde ele alınacaktır. Erken magmatik segregasyon cevherleşmeleri senjenetik. Bu kromitler Stratiform masiflere bağlı kromitlerden farklı olarak genellikle podiform. Şunu da unutmamak gerekir ki gabro ve peridotitlere bağlı cevherleşmelerin büyük bir çoğunluğu tektonik deformasyona uğramıştır.) Bantlı yapı mostra. asbest. fakat ana kayaç içinde derişmesine segregasyon denir. Bazen katılaşan ve sonra tekrar ergiyen cevher kütlelerinin de enjeksiyon yapabileceği düşünülür. fakolit. torba gibi şekiller halindedir veya tamamen tektonik yüzeylerle sınırlanmışlardır. Ni. katmansı şekildeki yataklar için segregasyon yatakları deyimini kullanırlar. Fe. Oysa bu tür değişimler Stratiform masiflerde izlenmez. Cevher çoğu kez benekli yapıdadır. Diferansiyon olaylarına bağlı olarak magmatik bantlaşma meydana gelmekte. Bu nedenle bazı yazarlar saçınım. enjeksiyon ise geç magmatik bir cevherleşmeyi işaret eder. diğer kayaç yapıcı minerallerden ayrı olarak. özellikle yığın. Stratiform masifler daima orojenik olmayan kıtasal kabuklar yer almışlardır. batlı görünümlerini kazanmaktadırlar.

Dünit. osmiyum: Pt. 4.Al.Cr)(Si3AlO10)(OH) Uvarovit: Ca3Cr2(SiO4)3 Manyezit:MgCO3 Nabit platin. bronzit. bronzit. monoklinik piroksen (ojit).Pd. Cevher mineral veya bileşiklerini bağlı oldukları kayaç gruplarına göre belli parajönezlere ayırmak mümkündür.Pt-Ir.3. Serpantin. talk.Fe+2) (Cr. tremolit. iridyum.Ti: En karakteristik başlılıkları şarnokitik karmaşıklar iledir. Daima kendi aralarında bileşikler halindedirler. paladyum. vb. Gabro ve peridotitlere özel bazı hidrotermal-metasomatik değişim mineralleri de bulunabilir.Fe+3)2O4 Ferrokromit: FeCr2O4 Magnezyokromit: MgCr2O4 Manyetit: Fe3O4 Titanomanyetit:(Fe. kromitit gibi kayaçlar içinde bulunabilirler. Aslında bir spinel çeşidi olan kromit'in ve diğer önemli minerallerin bileşimleri şöyledir: Kromit: (Mg.Ni. vb. anortozit gibi kayaçlara bağlıdır. Serpantin. 4. Gabro ve peridotitlere bağlı cevherleşmelerde süksesyonu saptamak mümkün olduğu halde yatak çapında bir zonlanmadan bahsetmek veya yatakların dağılımının bir zonlanmaya uygun olduğunu söylemek zordur.Cr . anortit). talk.Os: Aslında bu elementler asla tek başlarına nabit halde bulunmazlar. Pd. Bu kayaçlar genellikle az çok serpantinleşmişlerdir. Hepsi Antekambriyen yaşlı olan şarnokitik karmaşıklarda yataklarıma şekli saçınımlı. Bunlar başlıca plajiyoklaz (Labrador. Kimberlitlere Bağlı Yataklar: Antekambriyen yaşlı kıta kabuğunun büyük grabenlerinde yer alan kimberlitler baca veya pipo şeklinde yataklanmışlardır. Stratiform masiflere ait kromitler ise genellikle gabro. 2. ortorombik piroksen (enstatit. hipersten). Bu parajönezlerden başlıcaları şunlardır: 1. monoklinik piroksen (ojit).Ni)9S8 Pirit: FeS2 Kalkopirit:CuFeS2 Kübanit:CuFe2S3 Valeriit: Cu2Fe4S7 Elmas:C Kemererit: (Mg. hipersten). KiMYASAL VE MİNERALOJİK BİLEŞİM: Gabro ve peridotitlere bağlı yatakların en karakteristik minerali kromittir.Fe. norit. aktinot. 3. Bu minerallerin yanında gabro ve peridotitlerin kayaç yapıcı minerallerinin olması doğaldır. Bunlar başlıca plajiyoklaz (Labrador. . Ir. aktinot. ortorombik piroksen (enstatit. Şarnokitik Karmaşıklara Bağlı Yataklar: Özellikle gabro ve anortozit içeren şarnokitik kayaçlar Fe-Ti cevherleşmesi bakımından çok önemlidir. Os Bu minerallerin yanında gabro ve peridotitlerin kayaç yapıcı minerallerinin olması doğaldır. piroksenit.Fe: Ofiyolitik kromitler genellikle dünit ve peridotitlere bağlıdır. Ti)3O4 İlmenit: FeTiO3 Pirotin:FeS Pentlandit:(Fe. anortit). Bu kayaçların en karakteristik bir minerali olan elmas.Fe)5(Al. katmansı veya yığın şeklindedir.Cu: Daha ziyade stratiform masiflerdeki gabro ve noritlere bağlı olarak bulunurlar. kayaç yapıcı mineral durumundadır. olivin ve bazı spinel çeşitleridir. bitovnit. tremolit. Gabro ve peridotitlere özel bazı hidrotermal-metasomatik değişim mineralleri de bulunabilir. bitovnit. olivin ve bazı spinel çeşitleridir.

damar veya yığın şeklinde oluşmuştur. beraberce bulunurlar. Refrakter kromit daha ziyade alü-min bakımından zengindir. . Ancak bu yataklarda Fe genellikle ekonomik değildir. ipliğimsi asbestler için kullanılan ticari bir isimdir. Kimberlitlere sıkı şekilde bağlı olan elmas.asbest : -Tremolit asbest: Ca2 Mg5 (Si4O11 ) (OH)2 -Riebekit asbest = krokidolit: Na2 (Fe. Ni ve Cu yataklarıdır.Ir.Rd. Damarcıklar veya paralel şeritler halinde bulunan asbestin oluşumunda gerilimler ve buna bağlı olarak kırıklanmalar önemli rol oynamıştır. bu kayaçlara yakın kırıntı yataklarından itibaren de elde edilebilmektedir. Tenoru TiO2 olarak ifade edilen titan cevherleşmeleri (ilmenit. Stratiform masiflere bağlı çoğu kromitler bu türdedir. buna karşılık gang mineralleri ve bilhassa silis bakımından fakirlik aranır. pentlandit. Ofiyolitlere bağlı kromit cevherleri. dünitlerde olduğu gibi. Bazen kromit için de aynı durum söz konusudur. Pt grubu. Manyezit MgCO3 : Postmagmatik dönemde hidrotermal etkenle stokverk. manyezit. Nikel (pirotin. titanomanyetit) daima demir cevherleşmeleri ile birlikte bulunur. Platin grubu elementlerinin (Pt.Os) nabit alaşımları ender olarak birincil yataklardan itibaren işletilir. Endüstriyel hammadde olarak en önemli yataklar elmas yataklarıdır. bol bulunduğu yerlerde refrakter hammadde olarak önem kazanmaktadır. nikelli pirit) ve bakır (kalkopirit. pentlandit. serpantin mineralleri içinde) ve altın (sülfürler içinde) bakımından da önemli olabilirler.EKONOMiK ÖNEMİ Gabro ve peridotitlere bağlı maden yatakları arasında özellikle Türkiye bakımından en önemli olanı kromit cevherleşmeleridir. Gabro ve peridotitlere bağlı diğer endüstriyel hammaddelerden başlıcaları asbest. talk ve olivindir: Asbest lifi ve yalıtkan özellikli minerallere verilen genel bir isimdir. Bu tür cevher mineralleri daha ziyade gabro ve peridotitlere yakın kırıntı yataklarından itibaren elde edilirler.Fe)2 SiO4 : Kayaç yapıcı bir mineral olan olivin. hidrotermal etkenlerle oluşmuştur. Metalürjik kromit Cr / Fe oranı 3 'ten fazla ve som (masif) yapıda olan kromit cevheridir. Kromit yataklarında tenor Cr2O3 olarak ifade edilir.Mg)3 Fe2+3 (Si4O11) (OH)2 -Grünerit asbest = amosit:Fe7(Si4Oıı ) (OH)2 Amyant dokunabilir nitelikte. Kimyasal kromitte krom bakımından çok daha fazla bir zenginlik. kübanit. Başlıca asbest çeşitleri şunlardır: Krizotil – asbest:Mg6(Si4Oıo) (OH)8 Amfibol . dolayısıyla Türkiye’dekiler genellikle bu türdedir. Talk Mg3 (Si4Oıo ) (OH)2: Tektonik deformasyona uğramış kesimlerde. Olivin (Mg. arseniyür halinde veya pentlandit. pirit ve kalkopirit içinde saklı olarak bulunabilmekte ve bu şekilde de büyük ekonomik öneme sahip olabilmektedir. valeriit) genellikle ekonomik olarak. Başlıca olivin ve amfibol minerallerinin postmagmatik dönemde hidrotermal ayrışması ile oluşmuştur. Diğer taraftan platin pirotin. Bu tür cevherleşmeler ayrıca kobalt (sülfür. Stratiform masiflere bağlı bazı kromitler bu türdedir. Kromit dışındaki ekonomik bakımdan önemli metalik cevher yatakları Ti.

ÖRNEKLER l- Bushveld Cr ve Pt Yatakları (Güney Afrika): 450 km uzunluğunda, 240 km genişliğinde bir alanı kaplayan lopolit şeklindeki Bushveld karmaşığı stratiform bir masiftir. Prekambriyen yaşlı tortul kayaçlar arasında kalan bu lopolitte tabandan tavana doğru saptanan başlıca litolojik birimler ve cevherli seviyeler şöyledir: Taban Zonu: Piroksenit, peridotit Kritik Zon: Katmansı norit, piroksenit, anortozit'in ardışıklı olarak yer aldığı bu zonda birçok ayrı seviyede kromit bantları bulunmaktadır. En fazla 3-4 m kalınlığına ulaşan bu bantlar dünyanın en önemli kromit rezervini oluşturmaktadır. Kritik zon içinde yer alan bazı dünit pipolarında ayrıca ekonomik miktarda nabit platin bulunmaktadır. Merensky Seviyesi: Kalınlığı birkaç desimetre olmasına karşılık, çok düzenli şekilde kilometrelerce (250 km) devam eden bir seviyedir. Başlıca iri taneli norit bileşimindedir. Çok yüksek tenörde platin içermesi bakımından dünya çapında ekonomik öneme sahiptir. Platin başlıca pirit, pirotin ve pentlandit içinde saklı olarak bulunmaktadır. Daha az miktarda platin arseniyür olarak veya paladyumla beraber nabit halde de bulunabilmektedir. Ortalama tenor 6 gr/ton civarındadır. Esas Zon : Norit, gabro ve anortozitten oluşmuştur. Titanomanyetit seviyeleri içerir. Üst Zon: Gabro ve diyoritten oluşmuştur. Vanadyumlu manyetit bant ve yığınları içerir. Asit Kayaçlar: Granit ve granofirden oluşmuştur. Asit kayaçlar içindeki pegmatitik pipolara bağlı olarak kassiterit, granofirlere bağlı olarak da kassiterit, şeelit, volframit ve kalkopirit bulunmaktadır. Sonuç olarak Bushveld karmaşığı içinde yer alan krom ve platin cevherleşmeleri esas itibarıyla katmansı, ortomagmatik, erken magma-tik oluşumlardır. Ekonomik bakımdan bu karmaşıkta ikincil öneme sahip titanomayetit cevherleşmeleride benzer şekilde oluşmuşlardır. Buna karşılık en üstteki asit kayaçlarda rastlanan kalay, volfram cevherleşmeleri pegmatitik, pnömatolitik kökenlidir. 2- Great Dyke Cr Yatakları (Rodezya = Zimbabve): Great Dyke ismi ( =Büyük Dayk) Rodezya'da yaklaşık 500 km uzunluğunda, 6-9 km genişliğinde bir hat boyunca yer alan gabro ve peridotit ailesi kayaçların meydana getirdiği kütleye verilmiştir. Bu kütle aslında bir dayk değil Prekambriyen yaşlı granit ve metamorfikler içine bir hat boyunca yerleşmiş bir dizi bazik ve ultrabazik kayaç sokulumudur. Bu kayaçlar Bushveld karmaşığındakine benzer şekilde stratiform bir yapıya sahiptir. Tabanda büyük ölçüde serpantinleşmiş dünit ve harzburjit bulunur. Bunların üzerine piroksenit ve kromitit bantları içeren serpantinitler gelir. Kromit bantlarının sayısı 6 ile 11 arasındadır. Her bant yaklaşık birkaç desimetre kalınlığındadır. Katmansı kromitit içeren serpantinitlerin üzerinde piroksenitler, en üstte de norit bulunmaktadır. Piroksenit ve norit arasında platin içeren sülfürlü mineraller yer almaktadır. Great Dyke kromit yatakları katmansı, ortomagmatik, erken magmatik yataklara örnek teşkil ederler. 3- Sudbury Ni ve Cu Yatakları (Kanada): Yaklaşık 60 km uzunluğunda, 30 km genişliğinde olan Sudbury karmaşığı stratiform bir masif niteliğindedir. Tabanda Prekambriyen yaşlı gnays, metavolkanit, tortul kayaçlar ve klastik kayaçlar bulunur. Taban kayaçları ayrıca bir granit sokulumuna uğramıştır. Tavanda yine Prekambriyen yaşlı volkanitler, kiltaşları ve kireçtaşları ile kumtaşları bulunur. Cevherleşme başlıca norit - taban kayacı kontağında yer alır. Masif yapıda merceksi yığın, saçınım, damarcık veya breş çimentosu halindeki cevherleşme kontaktan oldukça uzakta taban kayaçları içinde de bulunabilmektedir. Kontaktan uzaktaki bu tür cevhere yöresel olarak "offset" adı verilmektedir. Başlıca cevher mineralleri pirotin, pentlandit ve kalkopirit-tir. Bu minerallerden elde edilen nikel ve

bakır dışında sudbury yataklarından ekonomik olarak platin, kobalt, altın, gümüş vb. elementleri de üretilir. Sudbury karmaşığının ve ona bağlı maden yataklarının oluşumu hakkında çok çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Masifin kıvrımlanmış bir dayk veya sil olduğu veya çok büyük bir meteoritin dünyaya çarpması sonucu oluştuğu gibi görüşler günümüzde terkedilmiştir. Artık sudbury karmaşığının stratiform yapıdaki bir lopolit olduğu kabul edilmektedir. Diferansiyasyon sırasında sıvı halde karışmazlık nedeniyle sülfürler silikatlı ergiyikten ayrılmıştır. Katılaşma sırasında sülfürlü ergiyiğin bir kısmı norit içinde artakalarak saçı-nımlı cevheri, bir kısmı masif cevheri, diğer bir kısmı ise enjeksiyon ile damarcık veya breş çimentosu halindeki cevheri oluşturmuştur. 4- Egersund İlmenit Yatakları (Norveç): Bu yataklar Prekambriyen yaşlı Egersund şarnokitik karmaşığı içinde yer almışlardır. Şarnokitik karmaşık başlıca anortozit, norit ve monzonitten oluşmuştur. Cevher anortozitler içinde merceksi yığınlar halindedir. Asıl yığınlardan itibaren çok sayıda cevher apofizi yan kayaç içine uzanır. Cevher ilmenitli norit niteliğindedir. Cevherde ortalama % 39 ilmenit (% 18 TiO2) dışında plajiyoklaz, hipersten, biyotit, manyetit ve apatit mineralleri de mevcuttur. Egersund şarnokit karmaşığı ve ona bağlı ilmenit yataklarının ileri derecede metomorfik koşullarda metasomatik olarak oluştuğunu ileri sürenler bulunduğu gibi magmatik diferansiyasyon ürünü olduğunu düşünenler de vardır. 5- Mir Elmas yatağı (Yakutistan - Rusya): Alt Ordovisiyen yaşlı karbonatlı kayaçlar içinde, Liyas yaşlı, pipo şeklinde bir yataktır. Yaklaşık 500 m çapında olan piponun 1000 m'ye kadar olan derinliği bilinmektedir. Pipo çok çeşitli köşeli kayaç parçaları (amfibolit, gnays, şist, kumtaşı, kireçtaşı, kömür, eklojit, vb.) ile bunları çimentolayan kimberlit'ten ibarettir. Elmas kimberlitin kayaç yapıcı bir minerali olarak bulunmaktadır. Kimberlitin diğer başlıca mineralleri olivin, flogopit, kronlu diopsit, enstatit, pirop, ilmenit ve spineldir. Elmas tenoru yaklaşık 0,5 karat/ton1 dur ( = 0,1 gr/ton). Elmasın erken magmatik şekilde kimberlitik magmadan itibaren, derinde, yüksek ısı ve basınç koşulları altında kristalleştiği düşünülmektedir. Elmasın assimilasyon ile oluştuğu ve eklojitlerden itibaren taşındığı veya postmagmatik dönemde pnömatolitik ve hidrotermal şekilde oluştuğu görüşleri daha az taraftar bulmuştur. 6- Kimberley Elmas Yatağı (Güney Afrika): Elmas içeren kimberlitlere adını vermesinden ve dünyanın en eski ve en ekonomik elmas yataklarından birisi olması bakımından meşhurdur. Yaklaşık 500 m çapında, bir pipo şeklindedir. Derinliği 1000 m’den fazladır. Prekambriyen, Paleozoik ve Mesozoik yaşlı çeşitli kayaçların içinde bulunan piponun dolgusu Mir elmas yatağına benzer şekilde çeşitli kayaç parçaları ile bunları çimentolayan kimberlitten ibarettir. Elmas kimberlit içinde, kayaç yapıcı mineral olarak saçınım halinde bulunur. Diğer başlıca mineraller olivin, flogopit, kromlu gröna ve ilmenittir. Elmas tenoru yaklaşık 0,2 karat/ton’dur (0,04 gr/ton) . Elmasın erken magmatik safhada, derinde oluştuğu, daha sonra kimberlitik magma içinde yataklanma yerine taşındığı düşünülmektedir. 7- Türkiye Kromit Yatakları: Türkiye dünyada en çok kromit üreten ülkelerden biridir. Krom cevheri maden ihracatımızın en başta gelen ürünü olmuştur. Yurdumuzda geniş alanlarda mostra veren ofiyolitlere bağlı olarak çok sayıda kromit yatak ve zuhuru saptanmıştır. Bunlardan en önemlileri şunlardır. Elazığ (Guleman, Kefdağ, Soridağ, Kundikan) Muğla (Üçköprü, Kandak, Meşebükü) Denizli (Karaismailler, Tavas, Mevlutlar) Erzurum, Erzincan (Kopdağ)

Bursa (Çatak) Kütahya (Dağardı) Eskişehir (Kavak) Türkiye'deki kromit yataklarının hepsi az çok serpantinleşmiş dünit, harzburjit, lerzolit gibi kayaçlar içindedir. Bu kayaçlar ofiyolitik karmaşıklara aittir. Yurdumuzdaki ofiyolitik kayaçların, dolayısıyla onlara bağlı ofiyolitik kromit yatakların, Alpın oroje-nezi sırasında Mesozoyikte oluştuğu düşünülmektedir. Ancak bazı araştırıcılar Hersinyen yaşlı daha eski ofiyolitlerin varlığından bahsederler. Okyanus ortası sırtı, okyanus adaları veya ada yayları gibi ortamlarda oluşmuş bu ofiyolitlerin yerleşme yaşları ise oluşum yaşlarına göre daha gençtir. Türkiye'deki ofiyolitlerin bugünkü tektonik konumlarına genellikle üst Kretase veya daha genç yaşlarda yerleştikleri düşünülmektedir. Alpin orojenik kuşakları içinde yer aldığından Alpin Kromit olarak da tanımlanan Türkiye kromitleri manto kökenli magmanın erken magmatik diferansiyasyonu sonucu oluşmuşlardır. Çoğu merceksi veya düzensiz yığışımlar halindedir ve tektonik yüzeyler tarafından sınırlanmışlardır. Stratiform masiflerin düzenli katmansı yataklarından ayırt edebilmek için bu tür kromitler için genel anlamda "podiform kromit" deyimi de kullanılır. a- Elazığ Yöresi Kromit Yatakları : Şark kromit havzası olarak da bilinen Elazığ ili Maden ilçesi yakınlarında Türkiye'nin en önemli kromit yatakları bulunur. Bu yörede yaşlıdan gence doğru şu litolojik birimler vardır; Metamorfik kayaçlar: Mermer, şist, fillat. Ofiyolitik kayaçlar: Serpantinit, dünit, peridotit, gabro, norit. Üst Kretase flişi Alt Eosen breş ve çakıltaşı Alt Eosen flişi Metamorfik kayaç blokları da içeren ofiyolitik kayaçlar Kuzey' den Güney'e doğru üst Kretase flişi üzerine itilmişlerdir. Kromit yatak ve zuhurları ofiyolitik karmaşığın serpantinit, dünit ve peridotit gibi kayaçları içindedir. Elazığ yöresi kromit yatakları belli başlı üç kesimde bulunur: Guleman kesimi, Soridağ kesimi, Kef dağı kesimi. Guleman Kesimi: En çok üretim yapılmış kesimdir. 2000 m'lik bir hat boyunca Serpantinit içinde kromit kütleleri sıralanmıştır. Guleman kesimindeki cevher kütleleri tektonik sürüklenme nedeniyle her boyutta merceğimsi veya yumurtaya benzer yığınlar haline dönüşmüştür. Budinaj yapıları olağandır. Boyutlar birkaç santimetreden birkaç 10 m"ye kadar değişmektedir. Kırıklanmış, faylanmış serpantinitler içindeki bu tip cevhere, yine bu kesim içindeki Kündikan zuhurlarına izafeten, Kündikan tipi kromit adı verilmiştir. Guleman kesiminde kromit cevheri masif, çok iri taneli ve yüksek tenörlüdür (% 50-52 Cr2O3). Özellikle makaslama yüzeylerinde kemererit, uvarovit, kromlu tremolit gibi postmagmatik mineraller bol miktarda gelişmiştir. Soridağ Kesimi: Bu kesimde kromit, kısmen serpantinleşmiş peridotit içinde, katmansı haldedir. Burada "damar" olarak nitelendirilen katmansı yataklanmalar birbirlerine paralel konumludur. Bu şekilde Soridağ kesiminde birkaç yüz metre arayla 10'un üzerinde zuhur bilinmektedir. Mostra uzunluklarının 1000 m'yi aşabilmesine karşılık kromit seviyelerinin kalınlıkları son derece değişkendir. Aynı bir seviye içinde kalınlık birkaç m ile birkaç cm arasında değişebilir hatta tamamen yok olabilir. Böylece tespih şeklinde dizilmiş merceğimsi yapılar, budinaj yapıları görülür. Diğer taraftan kromit seviyeleri çok sayıda fay tarafından parçalanıp bölünmüşlerdir.

Monazit. olivin ve özellikle manyezit zuhuru bilinmektedir. Kromit az serpantinleşmiş harzburjit içinde. (Pt. Ofiyolitik karmaşığın kısmen serpantinleşmiş peridotitleri içinde çok sayıda kromit zuhuru bilinmektedir. buraya tektonik olarak yerleşmiş ofiyolitik karmaşık bulunmaktadır. genişliği yaklaşık 50 m'dir. Kromitle beraber kemererit ve uvarovit minerallerine de rastlanmaktadır. Ni. . Kısmen serpantinleşmiş peridotit içindeki yatakta kromit masif bantlı veya benekli bantlı yapıdadır. Ortalama tenör yüksektir (% 48-51 Cr2O3). Wolframit.Soridağ kromitleri nispeten daha ince tanelidir.Türkiye'de Gabro ve Peridotitlere Bağlı Diğer Yatak ve Zuhurlar: Türkiye'de gabro ve peridotitlere bağlı demir. kromit. Fe. Kopdağ (Erzincan-Erzurum): Kopdağ'ın batı ve doğusunda Alt Kretase kireçtaşları üzerinde. elmas zuhuru bilinmektedir. Anataz. fakat Etibank tarafından işletildiğinden önem taşımaktadır. Doğu Kefdağ yatağı Batı Kefdağ yatağına benzemektedir. Buna karşılık yurdumuzda çok sayıda asbest. Sfen.35 m kalınlıkta ve dike yakın bir eğimdedir. Cr2O3 tenoru oldukça düşük (% 39-40 Cr2O3) buna karşılık A12O3 tenoru yüksek (% 15-16 A1203) olan Kefdağ kromiti refrakter niteliktedir. Muğla): Muğla İli İçinde mostra veren ofiyolitlere bağlı olarak çok sayıda kromit yatağı bulunmaktadır. 2) Oksidasyon ve Sementasyon Yatakları: Daha önceki özellikle sülfür bileşimli cevherlerin ayrışması ile gelişir. budinaja uğramış. Kefdağ Kesimi Burada başlıca iki tane katmansı yatak bulunmaktadır. titan. tektonik yüzeyli yığınlar veya yumrular halindedir. Hematit. Pt. Zrikon. Üç Köprü kromit yatağı bunlardan sadece biridir. Ortalama tenor % 47 Cr2O3'tür. Ancak bunlar ekonomik bakımdan genellikle fazla önem taşımazlar. atmosfer veya hidrosferdeki olaylara bağlı olan yataklardır. Mn yatakları kalıntı olarak gelişir. Rutil. Ortalama tenor % 50 Cr2O3' tür. Batı Kefdağ yatağı yaklaşık 500 m uzunluğunda. sepiyolit vb. Apatit. nikel. spinel. Ayrıca manyezit. 30 . Granat. Ksenotim. yataklar kalıntı olarak gelişir. Uzunluğu yaklaşık 250 m. Co. korund. katmansı şekildedir. yuvarlaklanmış. Yığışım ve yataklanma mekanizmasına göre dış olaylara bağlı yataklar: 1) Kalıntı Yatakları: Belli birleşimli olağan bir kayacın ayrışması sonucu oluşur. Plaser yataklarda denilir. Eğim dike yakındır. platin. kil. Pd). Beril. Topaz. Kalınlık 2-6 m'dir. 4) Kimyasal ve Biyokimyasal Yataklar: Bunlar gerçek anlamda denizel çökelmelere katılan oolitik yapılı yataklar ile daha önceki yataklanmalardan türeyip yöre kayacın denetimi altında kimyasal ve biyokimyasal olarak yığışmış yataklardır. Al. Fe-Mn-U-Cu-Pb-Zn yatakları biyokimyasal ve kimyasal olarak oluşur.Ir). Kemererit ve uvarovit az miktarda mevcuttur. Cevher masif bantlı veya benekli bantlı yapıdadır. (Os. Ancak farklı doğrultu ve eğime sahiptir. Batı ve Doğu Kop dağı kromitleri Kündikan tipine benzer şekilde her boyutta parçalanmış. 3) Kırıntı Yatakları: Alüvyon olaylarına katılarak ayrık taneler halinde yığışmışlardır. Kassiterit. Elmas. 8. Manyetit. tuğla-kiremit toprakları. İlmenit. Üç Köprü Kromit Yatağı (Göcek. asbest. Turmalin. DIŞ KÖKENLİ YATAKLAR Oluşum nedenleri yerkabuğu üzerinde. Nabit altın .

Peridotitlerin esas unsurları Si. Bununla beraber bir miktar silis peridotitler ile demirli lateritler sınırında kalseduan. tropikal iklimde SiO2 olarak çözelti haline geçmekte ve büyük bir çoğunlukla uzaklara taşınmaktadır. buradan itibaren taşınan malzemeler başka yerlerde genellikle zenginleşerek çökelmişler ve allokton kalıntı veya yarı allokton yataklarını oluşturmuşlardır. ayrışma malzemesinin tümüyle dağılmasını ve götürülmesini sağlayacağından. Ayrıca çok az oranda % 0. morfoloji peneplen halini alırken genellikle harzburjit cinsinden olan peridotitler ayrışarak kalıntı yataklar oluşturmuşlardır. Röliyef ve Ayrışmaya uğramış kayacın bileşimi’dir. YENİ KALEDONYA (PASİFİK OKYANUSU) Fe-Ni-Co YATAĞI Oligosen boyunca ve Miyosen başında denizaltı bazalt. Ayrışan kayacın bileşimine göre ortaya çıkan lateritler ya demirli laterit veya alüminyumlu laterit (boksit) cinsindendir. Bunlar: İklim. faydasız unsur ve unsur gruplarının ortamdan uzaklaşarak arta kalan faydalı unsur veya minerallerin toplanmasıyla oluşan yataklara kalıntı yatakları denir. . Daha sonra bu masif hızla aşınmış. Çözelti halinde uzaklaşan silis ise yamaçlarda ve masifin eteklerinde ağaçların. Bazı mağnezyen uranyum ve endüstriyel hammadde yataklarıda kalıntı yataklar grubuna girer. Demirli lateritlerde nikel kobalt zenginleşmeside görülür. Kalıntı yataklarından bir kısmı oluştukları günden beri aşınmamış aynen saklanmıştır.KALINTI YATAKALAR TANIM İçinde belirgin bir cevher yığışımına sahip olmayan olağan kayaçların tamamen dış etkenlerle ayrışıp. GENEL ÖZELLİKLERİ Kalıntı yatakların oluşumunda başlıca 3 faktör rol oynamaktadır. Ayrışma olayları özellikle sıcak tropikal iklimlerde yoğundur. Bununla beraber bir miktar Mg nikelle beraber yeşil renkli killerin bileşiminde (Montmoriyonit) ortamda kalabilir. tamamen veya bir kısmı ile penepleşmemiş olması gerekir. MgO olarak tümüyle çözelti haline geçer ve çoğunlukla uzaklara taşınır. Röliyefli bir arazideki hızlı aşınma olayı. %30-35iO2 ve bir miktarda kil içeren kayaca denir. Bunlar otokton kalıntı yataklarıdır.25 Ni ve daha az oranda Co bulunur. Magnezyum. Al ve Fe oranı yüksek Si oranı düşük ise boksit olur. %30-35 Al2O3. demirli lateritler içinde opal ve kil mineralleri olarak kalmaktadır. kalıntı yatakların oluşmasını engeller. Magnezyum masifin eteklerinde manyezit katmanları ve yumruları halinde de çökelir. Genellikle aynı killer taşınarak masifin eteklerinde ayrı oluşuklar meydana getirirler. %30-35 Fe2O3. Bazı kalıntı yatakları ise sonradan aşınmışlar. bitkilerin silisleşmesinde rol oynar. Mg ve Fe dir. Ferro-magnezyen ve alimino-silikatlı kayaçlar ayrıştıklarında üst kısımlarında lateritik oluşumlar meydana gelir. andezit ve peridotit akıntıları yeni Kaledonya’yı kaplamıştır. Kalıntı biçiminde bir yığışım olabilmesi için röliyefin az çıkıntılı. Laterit: Laterit. Silisyum.

renkleri kırmızıdan mora kadar değişir. Böylece miyosen denizel killeri yüksek tenörde ( %1) Nikel içerir. Hematit. Nikel bir kısmıyla çözülüp. Bir kısım Nikel ise peridotitlerin üst kısmında garniyeritin. Böylece miyosen denizel killeri yüksek tenörde ( %1) Nikel içerir. denize kadar taşınıp uzaklaşır. Hematit. Toprağımsıdırlar. Kobalt çoğunlukla asbolan ve eritrit halinde Fe’loi laterit içinde derişir. curufumsu. Nikel. Toprağımsıdırlar. En üst kısımları daima sert. curufumsu. yumrumsu veya pizolitiktir. renkleri kırmızıdan mora kadar değişir. demirli lateritlerin içinde ve bilhassa tabanında annaberjitin ve montmoriyonit gibi killerin bileşimine girer. Bir kısım Nikel ise peridotitlerin üst kısmında garniyeritin. Garniyerit.Demir. Taban kesimlerinde ise sarı veya yeşilimsi sarı olur. Mg3 (Mg.Ni)3 Si2O5 (OH)4→Si2O5 (OH)4 + 3Ni ANTİGORİT GARNİYERİT Böylece nikel demirli lateritler içinde %2' ye kadar çıkarak derişebilir. Bu kısma demir zırh adı verilir. Demir Hidroksit sonradan Götit ve Limonit gibi oksitlere dönüşerek peridotitler üzerinde demirli lateritlerin esasını oluşturur. En üst kısımları daima sert. yumrumsu veya pizolitiktir. denize kadar taşınıp uzaklaşır. Fe+3(OH)3 halinde çökelir. Daha az miktarda Lepidokrozit. demirli lateritlerin içinde ve bilhassa tabanında annaberjitin ve montmoriyonit gibi killerin bileşimine girer. Garniyerit. antigoritte magnezyumun yerini nikelin yerini alması ile oluşur. Bu kısma demir zırh adı verilir. Demirli lateritlerin kalınlığı 50m’den hatta daha çok olabilir. Bürüt cevherde Fe tenörü % 45-55’e erişir. Taban kesimlerinde ise sarı veya yeşilimsi sarı olur. Daha az miktarda Lepidokrozit. antigoritte magnezyumun yerini nikelin yerini alması ile oluşur. Manyetit gibi mineraller de meydana gelebilir. . bir kısmıyla çözülüp. Fe tenörü % 5-55’e erişir. Demirli lateritlerin kalınlığı 50m’den hatta daha çok olabilir. Şekil: Yeni Kaledonya cevherleşmesinde nikelin gelişimi Şekil: Yeni Kaledonya Peridoditlerinin ayrışması ve demirli laterit oluşumu Demir Fe+3(OH)3 halinde çökelir. Manyetit gibi mineraller de meydana gelebilir. Demir Hidroksit sonradan Götit ve Limonit gibi oksitlere dönüşerek peridotitler üzerinde demirli lateritlerin esasını oluşturur.

. Kobalt çoğunlukla asbolan ve ertirit halinde Fe’li lateritler içinde derişir. TÜRKİYE’DE KALINTI DEMİR YATAKLARI a) Çaldağ (Manisa): Kısmen serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlar üzerinde. Ni eser halinde bulunur.. Yatak ortalama 15-20 m.. Fe % 40-50 arasındadır.Mg3 Si2O5 (OH)4 + (Mg. d) Payas (Hatay) yatakları: Senoniyen ve Türoniyen kalkerleri arasındaki diskordans yüzeyinde bulunan allokton yataklardır. JİPSİT : Al2O3 3H2O Aktüel ve Tersiyer BÖHMİT : Al2O3 H2O Mesozoyik DİASPOR : Al2O3 H2O Paleozoyik yaşlı yataklarda bulunur. Neojen yaşlı. e) Büyük Eymir (Balıkesir): Ayrışmış andezitler üzerinde Miyosen yaşlı allokton bir yataktır. Ayrıca Limonit : FeO OH+. Boksitler pizolitik. Bu 3 mineral boksitlerin esas bileşimini oluşturur. Fe % 15-63 arasındadır.. c) Avşarören (Sivas): Silisleşmiş peridotitler üzerinde Mesozoyik yaşlı otokton bir yataktır. . otokton bir yataktır. Başlıca limonitten oluşmuştur. Başlıca limonitten oluşmuştur. kolloform ve toprağımsı yapıdadır. Ana kayaç daha batıda bulunan serpantinleşmiş ultrabazik kayaçlardır. Taşınma yani allokton boksit yataklarında ayrıca kırıntı yataklarına özel diğer bazı minerallerde bulunur.Safsa beyazdır. %30 Fe2O3 ve silis ile kil minerallerinden oluşmuştur. Limonit ve hematitten oluşmuştur. b) Zileköy (Kayseri): Tüf ve Aglomeralar üzerinde. Başlıca limonitten oluşmuştur. Başlıca limonit ve okr’dan (çok killi sarı renkli limonit)meydana gelmiştir.yatağın kalınlığı yaklaşık 10m' dir. arasında değişir. Ancak silis tenörü de çok yüksek olduğundan ekonomik değildir. Cevher seviyesinin kalınlığı 5-20 m. Fe % 35-57 arasındadır. kalınlığındadır. 2m.. Nikel % 1. otokton yataktır.Ni)3 Si2O5 (OH)4→3Ni ANTİGORİT GARNİYERİT Böylece nikel demirli lateritler içinde %2ye kadar çıkarak derişebilir. Tersiyer yaşlı. Fe %45-55 oranındadır.57’ye kadar yükselir. Fe %48 ile %60 arasındadır. Al oranı çok yüksek olup % 10-30 arasındadır.. Götit : FeO OH Lepidokrozit : FeO OH Hematit : Fe2O3 Manyetit : Fe3O4 Kaolinit : Al4(Si4O10) (OH)8 Opal : SiO2 nH2O Kalseduan : SiO2 Demir oksitler boksitlere kır4mızı ve sarı bir renk verir.. BOKSİTLER (Alüminyumlu Lateritler) Mineralojik Bileşim veya Yapı Boksit bir kayaç türü olup yaklaşık %40 Al2O3. kalınlığında bir yataktır. Arsenik tenörünün yüksek oluşu yüzünden ekonomik değildir.

Katmansı. yığın ve cep şeklinde yataklanmışlardır. Taşınmanın kırıntı halinde (alüvyal boksit) veya eriyik halinde (sedimanter boksit) olduğu düşünülmektedir. Bunlar granit. aktüel oluşuklardır. Ender olarak daha yaşlı tavanları olan katmansı yataklara da rastlanır. Al ise çözülmez ve ortamda kalarak boksitleri oluşturur. gnays ve şist cinsinden olabilir. Bunlar genellikle Kretase yaşındadır . Bunlar kabuksu örtü şeklindedir. Düzgün olan tabanlarda kil oluşumu söz konusu değildir. Sularla taşınan malzeme karbonatlı kayaçlar üzerinde çökelerek boksitleri oluşturmuştur. yarı otokton veya allokton olduklarına ait çeşitli görüşler mevcuttur. Bazen bu katmanlar diğer tortullarla bir çok kez ardışıklanırlar. Şekil: Kompakt kireçtaşları arasında Boksit yatağı Otokton olanlarda. Silikatlı kayaçlar üzerindeki boksitlerin otokton kalıntı yatakları olduğu tartışmasızdır. Tavan ince bir toprak veya kalın bir tortul ile örtülüdür. Karbonatlı kayaçlar üzerindeki bazı boksitler ise katman şeklindedir. silis ve demirce fakir mağmatik veya metamorfik kayaçlar üzerinde gelişmişlerdir. En elverişli kayaçlar çok feldspatlı veya feldspatoidli olanlardır. Katman şeklindeki boksit yatakları büyük bir olasılıkla alloktondur. dolerit. bazalt. Daha sonra h 5 ile 9 değerleri arasında silis çözülerek uzaklaşır. Allokton olanlarda.Boksitlerin Oluşumu Boksitler üzerinde gelişmiş oldukları kayaca göre ikiye ayrılırlar: Silikatlı kayaçlar üzerindeki oksitler Karbonatlı kayaçlar üzerindeki boksitler Silikatlı kayaçlar üzerindeki boksitler: Alüminyumca zengin. Bunlarda Al2O3 / SiO2 oranı 0. Demirli lateritlerde olduğu gibi sıcak ve nemli tropikal iklimde peneplen alanlarında gelişirler. Kabonatlı kayaçlar üzerindeki boksitlere Akdeniz Boksit Provensi'ni meydana getiren Akdeniz ülkelerinde ve bu arada Türkiye' de rastlanmaktadır. nefelinli siyenit. Oldukça girintili. Karstik olaylar yataklarıma şekli üzerinde etken rol oynamıştır. Silikatlı kayaçlar üzerinde oluşan boksitler veya daha geniş anlamda lateritler aşınmaya uğramışlardır. Karbonatlı kayaçlar üzerindeki boksitler genellikle katmansı. Akdeniz Bölgesi ülkelerinde kalkerli arazilerin dolinleri içindeki bu kırmızı killere Terra Rossa adı verilir. Karbonatlı kayaçlar üzerindeki boksitler: Kalkerler. Karbonatlı kayaçların erimesiyle artakalan killer taşınarak çukurlarda veya alçak seviyelerde toplanmışlardır. yığın veya cep şeklindeki boksit yatakları ise genellikle otokton veya yarı otoktondur. çıkıntılı olan tabanlar bir kil ile sıvanmıştır. Büyük miktarda karbonat kütlelerinin erimesiyle ana kayaç içindeki kil mineralleri arta kalır. Daha sonra silisin ortamdan uzaklaşmasıyla boksitler oluşmuştur. Bazı hallerde taşınan malzeme çökeldikten sonra boksitleşmeye uğramıştır. Genellikle tavanları bulunmayan. Yarı Otokton olanlarda. Karbonatlı kayaçlardaki Al tenörü çok azdır. Taşınmanın sularla veya rüzgarla olduğuna ait farklı görüşler mevcuttur.5 ile 2 arasındadır. killi kalkerler veya dolomitler üzerinde bulunurlar. Otokton.

Provence (Güney Fransa) Boksit Yatakları: Boksit Alt Kretase ürgoniyen kalkarlerinin erime boşlukları içinde bulunmaktadır. Son yapılan incelemeler allokton kurama kuvvet kazandırmıştır. Bazı yerlerde ise bu konglomeraların yerini kırmızı killi ve boksit kırıntılı bir litoloji alır. . Akseki . D.Yataklarıma katmansı biçimindedir.) kumtaşları içindeki karnotit K2 (UO2)2 (VO4 ) 2 3H20 mineralleri bazı yazarlara göre yeraltı sularından itibaren çökelmişlerdir.üst Kretase'nin Türoniyen ve Senoniyen kalkerleri arasına yerleşmiştir. Yatağan (Muğla).Hatay): Katman şeklindeki boksit . kuzeydeki Massif Santrallarin silikatlı kayaçları üzerinde oluştuğu ve boksitleştikten sonra taşındığı düşünülmektedir. hematit. Bölgede iki boksit seviyesi saptanmıştır.Konya) : Türkiye'nin en önemli alüminyum yataklarıdır.Seydişehir boksitleri yer ve yaş bakımından Akdeniz boksit provensi içindedir. önceleri otokton veya yarı otokton olduğu ileri sürülmüşse de yatak allokton bir kökene sahiptir. Yaşları Batıda Permo benzer şekilde Kolorado Platosu'nda (A. Alanya (Antalya) Gerdekkilise (Konya). Birkaç metreden 16-18 m kalınlığa kadar erişen bu yatakların oluşumu hakkında birçok varsayım ileri sürülmüştür. limonit. Alt Kretase'ye ait beyaz ve boşluklu karstik kalkarleri ile Üst Kretase'ye ait koyu renkli kalkerler arasındaki uyumsuzluk yüzeyinde yerleşmişlerdir. Bazı yerlerde boksit çimentolu kalker çakılları boksit seviyesinin tabanını oluşturur.ye erişir. ancak bunların ekaylı bir yapı nedeni ile tekrarlanmış tek bir seviye olduğu düşünülmektedir . Kokaksu boksitleri bir istisna teşkil eder. Kalınlık 10 m ye erişir. üzerlerini açılı uyumsuz olarak Alt Kretase kumtaşları örtmüştür. Ayrıca diaspor. Cevher seviyesinin kalınlığı 30 m. Al2O3 oranı % 65-71 arasındadır. Batıdan Doğuya doğru Milas. Gerekli malzeme yörede Üst Kretase öncesinde bulunan kısmen serpantinleşmiş taneli bazik ve ultrabazik kayaçlardan türemiştir. Bunlar Dinansiyen yaşlı. çörtlü kalkerlerin karstik boşluklarını doldurmuşlardır. Boksitin. kalsit ve kaolinit izlenir. Ayrıca taban kalkerlerinin çatlak ve yarıkları da boksitle dolmuştur. Yatak allokton bir kökene sahiptir. rutil. Taban sınırı girintili çıkıntılı cepler halindedir. Egemen mineraller Böhmit ve Hematittir. Arada boşluklu bir uyumsuzluk yoktur.Kokaksu (Zonguldak) Türkiye'deki boksit yatakları genellikle Toroslar'da bulunur. Böhmit egemen mineraldir. Bunların üzerini transgressif ve açılı uyumsuz olarak Üst Kretase tortulları örtmüştür. C.Hassa (Gaziantep .BOKSİT YATAKLARINA ÖRNEKLER : A. Demir oranı yer yer çok yüksektir (A1203 % 19-80. B.İslahiye. Bu yataklar zayıf metaraorfik mermerler veya diajenezin kuvvetli olduğu kalkerler arasında bulunur.Seydişehir (Antalya . Bu kalkerler tavan ve taban olarak devamlı bir çökelmeyi gösterir. Fe2O3 % 11-67). Yapı genellikle pizolitiktir. B. Boksit için gerekli malzeme Üst Kretase öncesi mostra veren feldis-patlı volkanik kayaçlardan sağlanmıştır. D-Toroslarda Diasporit Yatakları: Toros'larda diasporlu boksitlere doğrudan diasporit adı verilmektedir.Akseki . turmalin. E. Güney Fransa boksitlerinde egemen mineral böhmittir. Kân (Adana) yatakları örnek verilebilir. Tavan ve taban kalkerleri aynı eğim ve doğrultudadır. Silis oranı düşüktür. Nitekim boksit içinde feldispat kristallerinden oluşan kırıntılar saptanmıştır. Ancak aralarında boşluklu bir uyumsuzluk vardır.

hemen hemen bütün tip cevherleşmelerde rastlanır. Vermikülit. Jibsit egemen mineraldir. Kükürt. Kalkerlerin üzerinde . (Alün). . Manyezit. Zeolit. Boksitlerin yarı otokton oldukları ve Terra Rossalardan itibaren türedikleri düşünülmektedir. diğer tip cevherleşmelere genellikle eşlik ettiklerinden büyük önem taşırlar. Bu yüzeysel kökenli ayrışma minerallerinin yeterli miktarda derişmesiyle yeraltı suyu tablası üzerinde oksidasyon zonu yatakları. Mn2 CO3 Bazen süperjen demir mineralleri bunlara eşlik eder. Potasyum ve Sodyum Mineralleri ( Alünit (Şap). Türkiye'de kalıntı manganez yatağı bulunmamıştır. Barit. Tuğla kiremit toprakları kalıntı yatakları olarak gelişebilir. yeraltı suyu tablası içinde ise sementasyon zonu yatakları oluşur. Kil Yatakları . Pireneler (Fransa): pirolüsit Kiltaşı veya şeyi üzerinde: Franceville (Gabon): pisilomelan Volkano . Bu mineraller tek başlarına bir maden yatağı oluşturacak kadar bol bulunmasalar bile. az veya çok miktarda. Turkuaz ( Firuze). Pirolüzit : MnO2 Psilomelan : MnO MnO2 nH2O Mangan i t : MnO (OH) Rodokrozit . Şekil: Kokaksu Boksit yatağı KALINTI MANGANEZ YATAKLARI Normalin üstünde manganez içeren çeşitli kayaçların ayrışması kalıntı manganez yataklarını oluşturabilir.tortul seriler üzerinde: Nsuta (Gana) Manganit Metamorfik kayaçlar üzerinde. Oksidasyon ve sementasyon zonu minerallerine. Lületaşı ( Sepiolit).Genellikle pizolitik yapıda olan boksitlerde. Örissa ve Bihar (Hindistan) Rodokrozit Bu yataklarda şu süperjen mineraller bulunur. OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARI TANIM: Birincil cevher minerallerinin atmosfer ve yeraltı suları etkisiyle ayrışması sonucunda yüzeysel kökenli yeni mineraller oluşur. DİĞER KALINTI YATAKLARI Uranyum.

C) Stagnasyon zonu = durgun kuşak: Belli bir seviyenin altındaki kayaçların ve cevherin içerdiği su miktarı azalır. Böylece sementasyon zonu bir zenginleşmeye işaret eder. Bu iklimlerde sementasyon zonu gelişmez. Oksidasyon zonu = havalandırma kuşağı: Topoğrafik yüzey ile bu yüzeye az çok paralel olan yeraltı suyu tablası arasında kalan kısımdır. Böylece yavaş olan erozyon devam ettikçe yeraltı suyu tablası aşağıya iner. Dolayısıyle oksidasyon zonunun kalınlığı da bundan sonra sabit kalacak. . rölief ve ayrışmaya uğrayan malzemenin niteliği. hem de sementasyon zonlarının en iyi geliştikleri iklim bölgeleri ısının oldukça yüksek. Zira cevher çökelmesi buharlaşma ile olur. sementasyon zonunda daha fazla bir birikme meydana gelir. Çok kuru ve sıcak çöl iklimlerinde ise metal zenginleşmesi daha ziyade oksidasyon zonunun üst kısmında gerçekleşir. Çözünüp eriyik hale gelen malzemenin bir kısmı başka bir bileşik şeklinde tekrar oksidasyon zonunda çökelebilir. Atmosferdeki serbest oksijen ve karbondioksit ile bunların içinde erimiş oldukları atmosferik sular oksidasyon zonunda cevher minerallerini çözer. Çözülmenin maksimum olduğu oksidasyon zonunun alt kısmına arınmış alt kuşak denir. Bu nedenle birincil cevher yüzeyde görülür. B) Sementasyon zonu = durgun kuşak: Yeraltı suyu tablası içinde kalan kesimdir. ancak çözülen malzeme büyük bir çoğunlukla derine doğru sızan sularla taşınır. yağışın ise az fakat düzenli olduğu kuru tropikal ve kuraklık (Karasal Akdeniz) bölgeleridir. Oksidasyon ve sementasyon zonu yatakları en iyi erozyonun yavaş ilerlediği bölgelerde gelişir.OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARININ OLUŞUMU : Oksidasyon ve sementasyon zonu yataklarının oluştuğu yerlerde hidrojeolojik özellikler ve cevher minerallerinin ayrışması yönünden zonların ( = kuşakların) sıralanması aşağıdaki gibidir. Burada pH minimumdur. iklim. Bu kuşakta birincil veya hipojen cevher hiçbir değişikliğe uğramamıştır. kuvvetli su dolaşımları ile ortamdan uzaklaşarak gider. Su dolaşımının bulunduğu bu kesimde cevher kütlesi ve diğer kayaçlar suya doygun haldedir. Erozyonun durduğu tamamen peneplenmiş yörelerde ise yeraltı su tablasının derinliği mevsimsel değişikliklerin dışında sabitleşmiştir. Oksidasyon ve sementasyon zonlarının iyi gelişimi ve bu zonlara bağlı maden yataklarının oluşumu kalıntı yataklarında olduğu gibi başlıca üç faktöre bağlıdır. Çok yağışlı iklimlerde çözelti haline geçen unsurlar. sementasyon zonurdaki zenginleşme daha fazla olamayacaktır. Oksidasyon zonundan itibaren çözelti halinde taşınan unsurlar sementasyon zonunda geniş çapta çökelirler. Su dolaşımı hemen hemen yoktur. Böylece oksidasyon zonu bir fakirleşmeye karşılık gelir. Hem oksidasyon. gittikçe daha fazla bir hacim oksidasyona uğrar. Erozyonun hızlı olduğu engebeli arazilerde yeraltı suyu tablası bulunmaz. ayrışan malzeme akarsularla hızla ortamdan uzaklaşır.

Piritin varlığında kimyasal reaksiyonlar iyi gelişir. Geçirgen kayaçlarda oksidasyon iyi gelişir. antimoniyürler ve sülfotuzlar ikinci sırayı alırlar. Böylece altının zenginleşmesi genellikle oksidasyon kuşağının alt kısmına tekabül eder. sülfür ve diğer nabit minerallere rastlandığında nabit altın olarak çökelir. platin. Bununla birlikte altının davranışı bazı hallerde ayrıcalık gösterir. Ancak kırık hatlarında. çatlaklar) oksidasyon ve sementasyon kuşaklarının düzensiz ve genellikle daha aşağı seviyelerde bulunmasına yol açar. 6H2O . yataklanmalarda. eğer ortamda serbest klor var ise.Oksidasyon ve sementasyon zonu yatakları en çok ve özellikle sülfürlerden itibaren oluşur. Ancak bazı hallerde tortullaşmaya bağlı yani süperjen olabilirler. karstik boşluklarda yığın. Ayrışma mineralleri ise daima süperjendir. 2H2O Dioptaz Aşirit : Cu6 (Si6O18 ) . damar veya damarcık şeklinde yeni yataklanmalar oluşabilir. sülfürler. Altın Tellürür olarak: Tellüryumun kolayca çözülüp taşınmasıyla altın serbest kalır. Oksit ve nabit haldeki mineraller çok az etkilenirler veya hiç etkilenmezler. Karbonatlı kayaçlardaki karstik boşluklar ise düzensiz ve çok derin oksidasyon kuşaklarının oluşmasına yol açar. OKSİDASYON ve SEMENTASYON KUŞAĞINDA BAZI METAL ve MİNERALLERİN DAVRANIŞI Ayrışmaz Mineraller : Ayrışmayan veya çok az ayrışan mineraller altın. Birincil mineraller genellikle hipojendir. kassiterit. Aynı şekilde kırıklar (faylar. hatta birkaç 100 m ye ulaşır. Yan kayacın heterojen olduğu hallerde birçok yeraltı suyu tablası ve buna paralel olarak da birçok oksidasyon ve sementasyon kuşağı oluşur. Arseniyürler. Kuvars damarlarında nabit altın olarak : Altın serbest durumdadır. damarlar drenaj rolü oynar ve böylece yan kayacınkinden farklı kuşaklar oluşur. Kuşakların kalınlığı en elverişli yerlerde birkaç 10 m . Cu (OH)2 Azurit : 2Cu CO3. Altın klorür çözeltisi halinde taşınır. Damar şeklindeki. Altın klorür çözeltisi iki değerli demir sülfat. Demirli sülfürlerin bulunduğu yataklarda yüzeyde demir oksit ve hidroksitlerden yapılı bir demir şapka bulunur. Bütün bu durumlarda. cep. rutil gibi nabit mineraller ve oksitlerdir. Sülfürlerin bileşiminde gözle görülmeyen altın olarak: Sülfür minerallerinin ayrışmasıyla altın serbest kalır. Oksidasyon ve sementasyon zonu yataklarının şekli birincil yatakların şekline bağlıdır. kromit. 5H2O Brokantit : Cu4SO4 (OH)6 Krizokol : Cu SiO3 . Cevherin geçirgen bir yapıya sahip olması da reaksiyonları hızlandırır. a) Cu Mineralleri Birincil Mineraller Kalkopirit : Cu Fe S2 Bornit: Cu5 Fe S4 Kübanit: Cu Fe2 S3 Vallariit : Cu2 Fe4 S7 Tetraedrit : Cu3 Sb S3 Burnonit: Cu Pb SbS3 Tennantit : Cu3 As S3 Enarjit : Cu3 As S4 Ayrışan mineraller Malakit : Cu CO3. Cu (OH)2 Kovellin : CuS Kalkozin : Cu2S Küprit : Cu2O Tenorit : CuO Nabit Bakır : Cu Kalkantit : CuSO4. Ayrışır Mineraller : Bu başlık altında bazı unsurların en çok rastlanan birincil ve ayrışma mineralleri ayrı ayrı verilecektir. Altın doğada birincil olarak genellikle 3 şekilde bulunur.

. c) Çinko Mineralleri Birincil Mineraller Çinkoblend = Sfalerit:Zn S (kübik) Vürtzit: Zn S (hegzogonal) Ayrışma mineralleri Simitsonit: ZnCO3 Kalamin = Hemimorfit: Zn4 Si2 O7 (OH)2 H2O Hidrozinsit: ZnO Villemit: Zn2SiO4 Çinko. kurşun ve bakırdan daha hareketlidir.Al)8 O20 (OH)4 Ayrışma Mineralleri Gümmit : UO3 nH2O + . bakır ve çinko’dan daha az yarışma minerali de bulunur..5 (Fe+3. karbonatlı yankayaçların veya gang minerallerinin bulunması halinde. Derindeki sementasyon kuşağında bir zenginleşme gerçekleşmez. çinkodan daha az fakat kurşundan daha hareketli bir unsurdur.AsO4)3 Cl Vanadinit: Pb5 (VO4)3 Cl Vülfenit : PbMoO4 Krokoit : Pb CrO4 Plombojarosit: PbFe6(SO4) 4(OH)12 Kurşun.. Ancak. b) Kurşun Mineralleri Birincil Mineraller Galen : PbS Bulanjerit : PbSb4S11 Zinkenit : PbSb2S4 Burnonit : CuPbSbS3 Jamesonit : Pb4FeSb6S14 Ayrışma Mineralleri Anglezit : PbSO4 Serüzit : PbCO3 Piromorfit : Pb5 (PO4. oksidasyon kuşağında hiç izine rastlanmayabilir. Autunit : Ca (UO2)2 (PO4)2 10-12H2O Kalkolit =Torbernit: Cu (UO2)2 (PO4)2 8-12H2O Tüyamünit : Ca (UO2)2 (VO4)2 8H2O Karnotit : K2 (UO2)2 (VO4)2 3H2O Uranotil :CaO (UO2)2(SiO2)26H2O Koffinit : USiO4 .Mg.Fe)(CO3)2 Şamozit : Fe4Al (AlSi3O10) (OH)6 nH2O Glokoni : K1.Kalkopirit ve bornit bazı hallerde ayrışma mineralleri olarak da bulunabilir.. sonra serüzit oluşur. Dolayısı ile birincil çinko mineralleri bulunsa bile. Genellikle ilk önce hareketlidir. Birincil yatakta bakır mineralleri var ise. d) Demirli Mineraller Birincil mineraller Pirit : FeS2 Markasit : FeS2 Lölenjit : FeAs2 Mispikel : FeAsS Kalkopirit: FeCuS2 Siderit : FeCO3 Ankerit : Ca (Mg.Al)4-6 (Si. Birincil minerali varsa oksidasyon kuşağında mutlaka kurşunun anglezit. Fe+2. Diğer taraftan yan kayaç veya gang karbonatlı ise bakır karbonatlar hemen yerinde oluşur.. Kovellin ve kalkozin daima sementasyon kuşağında bulunur. oksidasyon kuşağında az veya çok bakır izine rastlanır. yerinde çinko karbonatlar oluşur.. Bakır .

Uraninit ayrışma mineralleri olarakta bulunabilir. Bunlar ve sülfoarseniyürlerdeki arsenik. Doğu Karadeniz'de eski tarihlerde işletilmiş yüzlerce küçük maden ocağı genellikle bu yüzeysel zenginleşme zonlarında açılmış. realgar gibi arsenik sülfürler güç ayrışırlar. OKSİDASYON VE SEMENTASYON ZONU YATAKLARINA ÖRNEKLER Hemen hemen bütün yataklar da kökenleri ne olursa olsun oksidasyon ve sementasyon zonlarına az veya çok rastlanmaktadır. Bunlardan bir çoğu tortullaşmaya bağlı. . yani birincil olarak da bulunabilir. Bu yatakların ekonomik hale gelmesi ancak yüzeysel ayrışma olayları ile gerçekleşmiştir. Diğerleri Oksidasyon Kuşağıdır. ender olarak povellit (CaMoO4) verir. 1. nabit gümüş (Ag) ve arjantit (Ag2S) şeklinde ayrışma mineralleri oluşturur. kalseduan (SiO2) ve opal (SiO2 nH2O) gibi mineraller verir. NOT: Süperjen Sülfürler Sementasyon Kuşağı. Bu yatakların ekonomik hale gelmesi ancak yüzeysel ayrışma olayları ile gerçekleşmiştir. 3.2H2O) ve bazı durumlarda ikincil olarak teşşekül eden kalsit’in (CaCO3) bileşimine girer. Kuvars ayrışmaz. e) Diğer Ayrışma Mineralleri Cevher ve gang mineralleri ile yankayaçlarda bulunabilecek silisyum. Gümüş. Sementasyon zonları öncelikle işletilmektedir. siyah arsenik oksitlere dönüşebilir. Yataklanma şekli saçınım veya stokverk biçimindedir. nabit civa (Hg) verebilir. Kalsiyum oksidasyon zonunda jips’in(CaSO4. Bazı çok düşük tönörlü yataklarda ancak sementasyon zonları ekonomik olabilmektedir.Porfirik Bakır Yatakları : Bu yataklar aslında. Zinober genellikle ayrışmaz.Bilhassa uranyum ayrışma mineralleri çok bol çeşitlidir. Orpiment. kahverengi antimuan da aynı ürünleri verir. Kalkopirit ve pirit halindeki birincil cevherleşme daima çok düşük tenörlüdür. Antimonit oksidasyon kuşağında sarı. Oksitler Karbonatlar Sülfatlar Nabit Mineraller Süperjen Sülfürler Karbonatların pozisyonu yan kayacın veya gang minerallerinin cinsine göre değişir.Süperjen Zonlanma Oksidasyon ve sementasyon olaylarına bağlı olarak gelişen süperjen zonlanmada düşey kesitte yukarıdan aşağıya doğru genellikle şu bileşiklere rastlarız . birincil cevhere rastlandığında terkedilmiştir. Sülfürlerin bileşimindeki kükürt kısmen nabit kükürt olarak (S) oksidasyon zonunda kalır. ileride de değineceğimiz gibi graniti ve sübvolkanik kayaçlara bağlı olarak teşekkül etmiş intraplütonik yataklardır. Kobaltlı mineraller eritrit (CO3 (AsO4)2 8H2O) verir. Nikelli mineraller bazı hallerde annaberjit (Ni3(AsO4)28H2O) ve garnierit (Ni4(Si4O10)(OH) 4H2O) verir. ender olarak metazinober (HgS). Molibdenit genellikle ayrışmaz.

Zenginleşme sementasyon zonunda kalkozin ile belirlenmektedir.) Chuquicamata (Şili) Kerman .Zamantı Çinko Yatakları (Develi.Sarçeşme (İran) 2. Bu zonun minerallerini bornit. 3. Türkiye'de Toros'lar boyunca rastlanan bu tür cevherleşmeler için "karbonatlı cevher" veya oksitli cevher" deyimi kullanılmaktadır. Bu şekilde meydana gelen minerallerden özellikle smitsonit kireçtaşlarının karstik boşluklarını doldurarak önemli yataklar oluşturmuştur. Dünyadaki başlıca örnekleri şunlardır : Copper Cities (A. kalkozin ve kovellin oluşturmaktaydı.Ergani Bakır Yatağı (Elâzığ) : Aslında ofiolitik volkanizmaya bağlı olarak gelişmiş bu yatağın en zengin kısmı olan sementasyon zonu öncelikle ve tamamiyle işletilmiştir. . Kayseri) : Permo-Karbonifer veya Permo-Triyas yaşlı kireçtaşları içinde hidrotermal olarak bulunan çinko ve kurşun cevherleşmelerinden itibaren yüzeysel ayrışma ile oksidasyon ve sementasyon zonu mineralleri teşekkül etmiştir.B.D.

0.070 2007-740 907.907.  742907/031.84307032.5  030.9.9..070 20078.7/ 7     149070.38 -.843.92. 2307.7  4.2-703 /7 :2..89.0507/499070-.5.0.5  74299../ 2 .0507/499070-./..5 .38.08.2.09070 .3083307.4..070 20078030309  :3:/.0507/499...7  03004549 -. ..3.89390 0/4 7:-78 7.0.914722.0..3414974290030047403: .-::3.7..09479:.  7 0 %  : .07334: 9:7/: :: . .072307.0707 ..842.38434. : 7.7 03/0 47942..7    03 .-0 0733/107.38.0.7 3 3-::3/: : 0707/0.0.5  045.  2.0.843.81070-.-03.7..7088.5  74299.7 4.-7 Q9Q3-:.81070. 3..070 20742997 :74293 41497429/02:..-..0.3.-7  $42.9.3534957429.:3:92.0.32..070 20073-QQ-74 :3: :90943/01472.  4/:.78.07 Q900733/0030843.3-70823/0/07 2 8 ..30 Q08 3 7.  .38  0/0.9.070 200703084304: 2: 9:7   $070.7 -..3 3/..2 42.03-. 090943Q0074. 9.9..7.9-....-:.8914149945::..2/.914722.-0.  .7 3 8075.0..03/0.7..0 /Q Q3QQ7 00 3 080 947-. .74.32 .3.9-2307.20/./ 7 7429.0...- 007.8 3/..9.7 /023:.  ...3:.84330/030 / 07..2.738070.0891032 4.-74.0/.9.2 .7/ 7  7-Q07.0.7..81070 -.9094392007 30/03020.843 8 7.843/037 :30/030-.89.9.7090/07 7032.7 3479.20390943Q00708 3 7.209.0.7 0300390.08437.-:9Q7 /0  207$97.74: 9:7:7.-74 507/499.83/000.39 .-.9/0  20: 7.2.99..730920830030843/032090/7 .707 .030054/1472  3 080 947-..2.7 /4 7:-.49 -2.7.3000-707  149070-.7  ..2.92..-07032 97   0. 2.7 390943:..7.3.03.7.2.8107/.9 .070 20073/0 :9Q7.7/ 7 3/074.2. 03/0.2..3 / 3/.3 . .7..7/..5 24897.3.38  0/0.5 /.9-7.:.30..32 .91472.390903.3.92.3.8107/00320   149945:: :.5 / 7 107.2 9 7 0.3007-7.9 1.3  7  079.98070.-707..7:5.3.0.9.39 .2 9 7  8.3007.0.9 /749072.843.7.. 2 3/.7.  .3 9.7  .0 3/0/0030-03-7..92..9-7.2.7..3930 2083 . 2.5 .7.074 :0-030.3.077  :843:3.39..3 -..9.07/03.7 3..7 3.-74.32.5 3/.-70 54892.32 .3 7.7  149945:: :3.32.9.7 39 /.3. 3 2. 3/0 7.   4.08.070 20 0308438002..0.70/790 997   $97.19. / 7 :/0  207. .0.7 107./ 7. 3 2  703 .9.2.8-089 0207079 :.32.7.00.7 .0.7 3..9.7/./03.207/07:5.49 8.8.92.9 7Q3Q2073.4740342.-::3.40907.070 20  .99.3  7 :742907$97.7/ 7 070 20.7.2..9.4.70703.7.5  74299.3 7...9.9 7    .8 3 8.  0395.0.  .070 2007.9.8907707 $97.02090 -0.2.2.2.-.0.7 . 1.0734: 2. .32 .-74.9.914722..3/0/07 208308070.  4. /02/0:.38 .3/0/7.

073.74.9/0  22307.   .7  :3.::34/: :3: 802047/:7  . 3 03/0/7   $' #     .07/0-::3.07/0-::3.9..-74.34 302/7 058390.0-.-74.30070.7:5../47 -94. 970249 .7/ 7 :.-7$075. ..03/ .32.393 9.0.90-.7349.  .-74 3479 .9349 . 2307.3/0/707 Q39 5748039 74299-..073342.  2307. 209.39:0$ '.-  0.  2 3 3-743.8 ..90789-72307..0507/499070-. 08. ..  .34799 4794742-574803 0389..0.70 %..90789-..3/9 0  $ !790$.92.03479070-.8.7.-. 72.7  C00.072307.070 2007/08Q80843:8.0507/499073./ 7     .3099 0 %   20390% !74930$!039..3.7.32 ..  .9.7.-0 07.7 3/..5.-743.5 .3007/03-.8 /4 .7.4579:0$Q-.38 .907892307. .-785300 / 4. .-0 073-..2-703.914722.302.93 7/:2 5.  4/:.-   :2307.9/0  22307.7.554 03/0. 970249 .7  .-::3:7.0507/499073. 2-079070.-7$075.  /749072.  .7 .99 -7439 5078903  24343574803 49 4.7/.9.0507/499070-.  / 7    0 %3.8 0207079  0   7 $    &.70-05.  /749072.073342..7 -.9.7/ 7   7 0 1497429070300/Q39./. 2307.4.0.5 .70/7    !9 7 !/  88 3/.5./:7:2:3/.7 3.0/ 073022307.070 208-..7 303.-74...72.842.9.70300.5 3/.3930 2 07/7 $97.  4.34799 4794742-574803 0389.-:00203907..4. .-95..342.  .32.5 .9./0897.81070..3. 3 2  .-7./ 7 :3.39 .-74..  4.-74.37429 3.-03073/007.7  .4.3..393 9.. 85300 907/7 .... 85300 907/7 .0-.742997 8 3/.2Q2Q34/: :.-: :3:3-QQ7.9742907800300.8107/0.-7../:2 482:2!9 7 !/  8  :2307.7349.  .39 ..32-07907-..-74. 2Q2Q3/Q7 :5.7..99 -7439 5078903  24343574803 49 4./0.8 /4 ..  ./ 7 :3..7 3/..7349.80920...0. 48075.0507/499070-.2-703...7  390..0.-74.7 3.9349 ..347949- .7 303.. 2 3/.9.0507/4990700-.30474297  .30990  %9.3 3/.7349.   9.7.0.914722.9.59.7..7 2./47 -94.7.079:0$2.-9.-707     :.7 $  . .72.0.-74.842.309  .3479490703 .2.3 3/.2.3 . 209.7 -.073.7 .3-. .  / 7 :..73/0-::3.72...0507/4990700-./0-::32.073-0 207 0/7  7429  0   7  0    0774742907  .

  C   .3033024./03.3  7429.. 2 3/.070 2007/7 09.0.00%Q70-.9.7.7 .0507/499070-.  2.8 3/.Q774297.-74.

-739090 5 28.3/0-::3.3 7429.070.7.7030/00/707 .342.914722.. 2 3/. 8 ..1.302.0:.047.4.0030004342/0 /7  !. 2/..  / 0703/Q8970.3  0 $ .09030894.. 3 7 39 .2.4..5 /.7. $     #0-09.%Q70 /0070300-: 9Q7/0/7 2.7 .81070-.3/.22..0507/499070.-.4-. 5.39 .9.0842 2.31.9. 9.0.: 7...903477 4.0-: 0/0/0-QQ04342 30208.  -. 2 3/.0.39/4:3.0.. 2.073354892. 5039.309 9.3302 209..   4. $ 4   %0943/01472..21-4 2307.8-08974/49.0.22.7 3/.703/00/00/0-2090/7  .0-.0-:3.7.7.3.81070-.0-.7. 4.0 4.88-.-2090/7   0 57493 5039.9077429/.-7033 -:3.../027 .4.9.7.079 030004342 4.9.  .7 3/.07.702.2.3 2307. -72307. 742907-: 9Q7/0/7 #017.0../00/0399.7.3 7 $97.070 2007 2039 99.8 -:.7803Q7.  7429.45793/08.9/302/0/749072.9.9.914722.24890 $      2.0.1.7-782/7   .703  097 :9Q7.4579 Q-.7 2. 3 03/04: 2: 9:7  %.3/9 30579 .8-089 %70249...5 .//04./ 7       .81 .8-089073:.7.7..3.//04.-2090./0.0.0.0.39-.54.-74.7/.0-::3:7.9 3 8Q1Q7073/0 -.0.-707   3/Q8970.7.7.0 07907.03302..  . 2 3/.7.9.0.. 0  0  $      7Q3079.07/7  149070-.9.//007/03-.073/0 .07 /.8-08934: :2:3/.8-089...  .8-089 $ 4    21-4 .907..2 08207/0 /749072.   4 :742907-:9Q7/0/7  7429.Q 23-.843.0.7 % !97:-: ..-73.3.8-0890 907 :3.7 03/074..0374293/0.070 2007.3 .0.3/9 8075.-:.8.072307.-9. 3 7 39 .3 /:7:2843:8:/:7  079.35.3/0..302307.34.3024.7 / 7 2-0790708   0/0-.2. 2 3/.32.39-.7 3/.7  .9./0. 7 .8 04: 2: 9:7 .-::3.0.070 20070-790-::3:7 3.32.0707 /4.7.7. -07. 7 ...2.0507/499070-.39.  4.3 9-.7.742990742-.3/7  8-0891..-07..8-089 2.07207..7/.-74.34/.. .3/9 579.07.9357493  5039.07/..2 9 7 .3 /Q3907/04/: :- -4-::3/: : 0707/07017.88.0703030-782/7 .04342-.8.1.3033/7 $97.9/302/0/749072....937:-:0020390733 !9 7 #/ 8 3.3099 /.7 / 7   %0347:% 4.302..22.7 .7 :9Q7.309 !4892.2../00/7 7429/ 3/.3  9031.19.9.7.0903070 4: 2: 9:7  .8-089..3932307.9 8Q1Q7 .7 3027443.7/ 7  749 ..

.79.-073.007 0/7  %.7803Q74.5 3/.93-. /Q39554..2.7   4/Q03 0/042097007.597 !.8 3.34549 03/0:8.3  .7 .0780.34: 9:72.0434230208..0/./ -:43/./ 7 79433/007.3..-74.9.7.7.3/Q3.. 897.  . 3 -7.944-7207.3.3-.../0/0-::3.07.91472-72.347949 3.5.7/.3-:-.8197 !70..7.-2090/7  79.92... 2../ 7   07038$0.-.  203  3/0-7. .7.20/03-780./ 7 ./ 7 31.2-703.7/  4....72.93-::32.7  Q3017.39.7 -::32.../082097042.8 3/.7/..343:!748039 507/499  7943.0 5039.0/7.0 .-95.0/07429-.0/7 . 4.9. 5.5..0.  .3/.  2::3: :3/.39.579 57493.3-.39..0!9.C##   :8.7.-07. 0434229.38 3479 5748039 .  9479: .903477. 2 3/.29.7 3/.9.0.93 07208-.9..-..:. 3 3.9.  .3/93/08..-9.59.0  2 /0.7/Q3.-::32.3 303 30274297007.303479-0 23/0/7 @4Q809037/05./:2.93../4 7:8.7  80.3-:4549909.3.08..

.4.9.9.3:.../ 7   .0707080 4..  2::3: :3/.0707.7.3/0. 9.  203  3/0-7./..7.3/.-70 203948:..39.0:.91472-72.05.0 .0.94903/7    70.7.007077  D8943.-74.309980.0 74299-.2.9.597  %.9-4:3.7.0/...2..3417/034: 2: 9:7 89.2 9 7 %.-74.9307038Q1Q7Q2307.73/0502.4579-::32.24710730-7.03479.  3.39390707 7429-. 3/.89.070 20-..0/4799034: 2: 9:7 '.599.9..3930 2 /Q39.-77.: 7.943.9.30-0307 0/0897.072090/7   ./ 7  !748039.0757493 5039.3/9.411809.2.7 . .7 07038075..0..7./ 7  70. 30208.9.7  03Q8990 .070 2 -7/-.7.-. 7 .92.843479 .38 7429907038075./:2:2..7.0 3..-74..-.907. :. 84::2:/:7 :.08 .3.7  #4/0.2-.9 07032. .3479 9.93.3.3099-.08 3 8.. .../ 7 07-..0507/499. .07.34/:.0/.7 . 897.9.07/030/00/0330.91472-7. 3/../ 7   $43:4.4.2-703. 207.30!70.070 2007/0-0307 0/04: 2: .3417070-.2.342..39 9479:.907429.-.2.8.889079  009 .72.2.2-703..-.072307..099. /.4579 97 :2307.5.89./.99554.. 3/007.9-4:3.3/.7  .9.  2::3: :3/.3...3-:.0.!70..   4. 8 0.3 $:/-:7.9082 QQ.342.-QQQ/08075. .7 0 :29.0..070 20439.0.5 .2.. 2/.3.7-:79-::3:7 :3.29.7 077  89.77.9.. 3 3/.07.:8.-.3.72.0.2-703.0 70.-.7 320/.  203  3/04.8 3/.38 47942..39.7.-:9Q7.7 3Q07305748039.3.7 3 38.7 3/0/0-::3.7-::3:7 %./ 7   8.0.0.-2090/7 439..7:8.0.-.8 3/.072 97 :Q90. 94: :2.. -7..3.-.070 200708.417..9.3479499034: 2: 9:7 %9..89.72.89-...9.070 2007502.417.0709.3939073Q073/0574803907 03Q8990/03479-::32...9..92../0820970.  .7 ..7. #4/0.-7/.9 07032.3/. .5 /.39.39.  ./ .73090 0/0707    $:/-:7. 439.3.3742.39 84::2:3.  4.097/ Q900.889079 7.3.7.7.38 47942.9.0.81390 3/0/7 %.7 .   7.8 3/.39.3907 9.07.39 ./0 !70.0.. .0.72. 3 2 /.81.0:97..99 532.  .7/ 7 :3.0209.7 -::3:7 0.8  209.7/ 7 4342-. .3.7 ..7 3/.92.7/.

7349.. .9 .0.3/0..0.7.7  .7.-745494/: :.  554 03/0-7.8 3/.73/0 .7/ 7  . -.3043424.84/: :.7/.7.9 07903.8 ./0 ..08 3.07 -7 82 2..0 :. 7/ 3/.7/.:989. ..0.99 5745  2039.843Q7Q3Q 4/: :3:/Q Q30307/0.8  89 :29.72. 5.5 /.890347:.-:0/2090/7 107.541.32 -7/..0243439903 4: 2: 9:7 0.7 3 307/070..7.-.2-703.93 4-. 9 7/4.21-49 3.  .8.4.  .:99:7  078:3/ ...992307.7.7 2.3099.  2.  078:3/ .5.043..4-QQ-720904793/Q3.0..91472.9.07/020.81.4.08530/7 2. 3/007..043. 3 3 897./ 7 2-0793/ 07-.40 9170707 8Q7Q2Q 9Q7 .9.38.9 .347949073/0207.7.2 . 709.:4: 9: :-7Q 07Q3Q2Q/09070/2 97 79 8:/-:7.3.5 3/.  .8 3/.9....0.72. 3 2 ..- 00203907/0 Q7097   $:/-:7.8438 7.2.3/073 -32090/7 !5440 9  0.70997 2.32-079 903-.3 #:8.2.3 7  0.8 7.72.  .7.9.72.79.4.07.9.74.4: 9: :3:078Q70307-::3/: :-2..842.9.94.074: 9:72: 9:7    078:3/ 2039.803.7349.7/ 7    72.074.7 2 9 7 .5.-70 203948:.82-0793.0/0209424714 :.9/107. ..9 3 Q2Q ./03.2307.7 2.- 0-:3.38.3 14459 743:/4589 0389.7  47.  2..2039 %  / 3/. /.72..0.7.0.8 .9. 3/..8.-.7 3/.9. 30/0308Q1Q7078.752. -::32.8Q1Q7Q07 3 -7 82 34793/0.9 7   .347949 3479. 2. 209.7034 8.  2039.07.7349 .813 .39-.7!70. 5078903 -499 2.3/0/7 8  3.07/0479.7  20394.8 843:..0720393479390 3/0/7 0./.30:. -72307.5 . .35543:3 2 0.9.5.9 .  ...-.2.0.07 / 07-7 82 80 0308430/.7 3 34: :2:.8:/-:7..7-43.. 3 3. 2Q7 049 .

943/:7  7.

3..0 9 /Q Q3Q2090/7 2.70997 2.7.   2.943  2.9.2-703 !.044.82-0793/0 .. -7554 03/0/7 073  2 /031.3/0-::3:7  07-.5 .3-7842. 3/ ..39-.7 33/0-::3.7.0 0844.. . 3 2.7 .7-:2: 9:7    2-0702./ 7 !70.7 3/.9 0/02-0792.8.32-079903-.8.7 20394.072083/03.7.5.0030434202. 2307.2..8.35543:3/4:8:702.320 :7/:7 .54892...8 3./. 2..19..0.  .0-.807032-079070.8./ 3 .882..  0 9.2.-0307 0/0 0 9.703 /073/0 Q80 8 .0 /Q3.9. 2 3/.074.2..9 3/.0/749072.8 -.890347:..84304: 9: :.  .8 3 4 :.7039.3 14459 742: 73.5 3/.9.9.9. 0/04: 9: : 7Q 07/.949..2307.7 0-:3.8 307032.7..9/302/0532.4.789.004907/03 9-.0203997 2.  Q3017.3 30308.

943 /:7 7.

2.9.:9..3  : .32 9 7 :3.3 01/. 0 0-QQ  03 .59.  :02../.7 %Q70/Q3.003Q7Q3Q42: 9:7 :7/:2:/.2.3 45/.7.7. /.8437...07 %.0::7:8. $47/.  4...8 0.8 307032.32.1.3/0 .7/..07309.7/ 7  .0703 4149070-. 3/ /Q Q3Q2090/7    %Q707429.3. :3/.7  7:7:2 73.03 .24897.2-0792.9 2  303-..48..7/.0347429Q70903Q007/03-7/7 742.9./037. D57Q .30330207 :3. /073/04: 9: : /.9..07 2.3/..82.  .943    2.7429. 9.98./.0.

 9. 7087429.:2:79.9.38 3 7.5 2 082/7  2 -7.7/.-20830.3 082 $47/.38 .0300Q89709. ./0308 .%Q70 33033027429.38 .3939073/0-:95.9.7 3/.3930 2 /Q39 ...7. 54/14727429/02/0:./Q038 2.7 3/007.38 . ./ 3/.30/3Q 2Q 9Q7 :/3.7 /.0 2 97   $47/.9..2. 082   :02..-0307 3.5 ./.7/  8 07 .072 97  :02.9 2307.7/0  2090/7  7 .48075..3.207.070 30-:0823/0Q3/.7  4.-303.7 804: :2..7-7-707305.0397 %Q70 /04149073 -:Q3Q9094343:2.3/ 7 4:9.32 9 7 :02.9.7  ../.3939 /Q39.843:843:.2/.-..32  1.070 907 /Q Q3Q2090/7   5347403: .3.8 8 79 4.30823/0..35374294.2.7.3::7. ..:78..7/ 7  09..707207  89 1.0 28..38.0.7/ 7 @4 :207.0 /0  03/7 3 -780.2471.7 3/.7-:79 0749-.7/.-7 0../..0::7..77429..:4: 2: .81 479..0./. 9 7 .32 .. ...801  94803-70 .7.7.3939 /Q39 507/499 .10903 Q3/..30823/07429..74.7 -479.-74 3479  D89709. .0.3930 2 507/4993/0 . 9.0Q809037Q/Q7  7   C002. 20.0.-4.2. 3 -7.92.   %Q70 /07429.0. .7$075..8 3/.2.3920970/03-7./0/7  :7.07-429.7/. 38075..07034149. 790/0-203-:9Q77429073030.0844904: 9: : /Q Q3Q2090/7 3.  Q9.9...303.19..090943Q0079.7 -0-.03/0.7-7.3:8./. ..70/. . .20344./.1.5 .3742980. 7087429.7 3/0/7 :. ::3:. .8.  Q082/0-::3:7:02..7 4149.. @.3/0/7.39393/0 7429Q90078 7./.7 .2.7 3/0/7 .72.2.084149073.9-4:3.0 28.74..7..3 5-Q32Q 07/7   ./ .7 7QQ7   079..Q20970.7 3 5 34740 308 7..30./0  0-7.3 2.997 :7/:2:/.7 3.0/4 7: : 944-7207.74149.7  742980.92.7 3/..4: 2: -: 4149073070 20..7... 3 .03.7.801  Q073092 07/7 7429.0.0507/499 -.  41497429.7078303. /.$075.  /.7 3 /4.7.. 8 .9.80.4149.9. .3  7   .7.3%Q70742907 2.7. :3Q073/0::7-32090/7 4897. 082 01/.7 3.7 3 3058./.7.9  149..2.7 843/070.1 3/.Q0073/00207079 :...7.9.2.. 3.92.9/107. .91472 2.99.0..308234Q7092.32 8075.3.9 742:970249-54892. 0823/0-7..39003/703..9.1 3/.00748.7 3.08 .043:2:/:7 : 0/0$47/.7/ 7 $97.072.0. 082:082/07429  82038075..7.5 .07Q9007909438Q7Q032030/030 07-4:99.7 -::3:7 :70/0.7:0 /03Q30 0/4 7:Q89709.8 3/.3:8479.35.-.2471. 43.7 -:/3..  948031   09...8 4.72..3 -.00733.09085 03/0/2 207.3957429.  /.7 3 3 2 .81073/Q03.80/0707  .7.3 307032.394032. .9.7.20-7.32.8.9.

7.704342 -.  /027 99.32  :.3 09/ 3/033029..74.7.0.7 Q073/0 -:7. 39 4./030020070..9.889079 #:9 3. ..93 30 02.92307..9..07073 .0002./ 7    %Q70 /0.. 48.9.9    2.3029.7 .:27:.9. /.3 5.8.3007.2 90943Q0 3.-  . 3/ 7 &:3: :.3930 2 507/499073/048.843..434..29 $103 743  %45.8-089  9: .1.  3/024897. .7/. 3/03092.20. 70299457.3  7./748107/04.7    C %#  : :230/030707.8 .30.-74.38  0/0/7  2/0.72.3-7.7:3./ 7 D57Q7429..  4.2.0-7/7 1.7.9037Q8097  7   0207079..3930 2  507/4993/0.0 7     8/./.-070207079.9 .7 9.89. 3 8203 8075. -::32. 48..80709.90739090/7  4 :01/.92./ 7 7 90347:4/:.9.39530-0307 0/007-4:99.3930 2 ..7/..070 2 4149.3.2.9.9.:4: :7 0  4  3 .   07.0.0 -42..7.8075.3.3/0/7  79..9 3 !9  !9 !/  8 7 2.39 .0::7.74292./ 7 .9 01/.  . 07 %:72.3 7:7:2 45/.32. -::32.2/.8.. 082:7...7..0.0!07/499070.1 3/.903477  9Q7  45/.32..9709.  2 03  .   2.9.9. 909434.39 .8-089 4.9.9 803492 417.7 Q..7 80549.3.:99:7   01/.  73.0:.2.7   90347:Q80    4.0/4 :8:3/./037 . 3 9./ 7 7429.7429::7:-32090/7  .9.0/0.7070. 4.5 /.99 43.8 00 7     7 39 ..042. 3-.9.5. 3.5 /.7%Q70 /0.30/7  79.-::32.-030-.-..7..3.81-. 7429 7017.70/...9..  4. 39 4.39Q70570.3.9 9-. . 742907Q3/.7 -42.843..9 ..9..303001.7 /4 7:9:.  .7.9.9...7 0-70 24.72.2.-.92.0$02039.7/ 7 !.32... .-0302090/7 3.39 .3/0 2 .807 ..29..8.0 : .-:3.: 7.9 3/.9.9.8 843:.9 01/....04 :45/.38 .7 2. .-.9.8::7:-32090/7 :3.99 . 2 .7 .9..9.7.-9.8 3..7.4.74.4: :7   .3.81-.-74.5  . 2.. -:3..9.   2::3: :3/.32.. .301/. 2. /.7..7/ 7   2.7/.70/ 4../ 7  79.7.7   ..8.0.0.39..07034149070-.7429.597   D57Q7429.3449 .7 3..7 2.9.9.9 .9.9248107.. ..9. 3-70 2/0/7  82038075. : .20..309::7:-32090/7 3.7-:793/0  .7/.8.7. 7429073850903/.0 7 7 .9.9..0008Q1Q7-0 2.309 ..9.8..0:.0. 90347 7  9Q7 74290-07.7.7.02..0730/07.09.0 507/499070-..7  :7/:2:/.7.0.  2039  02..00 208. $47/.32 -:/3.9. 3  2 /7   0.9 .3099 47:3/ 8530 7429 5.9.  ./0.-030-.39 .3.  2 /7  . 2/.-: :Q073/0 ..7/ 7 0 3 & : !- 3./ 7  149. /. 39 ..9.072.38. /Q Q   7  -:3.2. 3.

3/.2 .7 34: :2:3/.. 3..3:2.0 9Q7Q20838.02.542.Q89 8 2.7 .7...0047.3038.30:22.7 008 .309.203 .4.8437.7 -:7.2.00/7 7 .7-:79.813090073/02.3/.30:2 4.07 2 3.7   ..9.. 32..907907.9 -.7 03 .0703...7/.92.-.907907/0304-.3 .2.9Q2Q009.3/.3.383/03/7 027.  ..4 -::3:7   $8:29745.../027./.234 8.0.9. 2307.80/:.7. .77:-:3..7.7 3/.720/.09.0.4: .813090073/0..-07-729.7/ 7    ..9../037  .07 7 .9 .-7 0300.9..9079.90794: :2.2. 3003:7.74: 9:72: .7.7 3 -9073880 2083/07443.. 39 . 3 7 :3:3.7 5 1.2.7 9 .0-QQ-74 :3:. 2.-07.097707  ..:.90330 208/07QQ7  . -07..9079 -489 ..  39  9.2/.7.9 .7.0208339Q2Q0/.0. .-070 703073-0 23/0 439247439 479. 3-0 2 /7 7 2.003/Q8970.9..8 .7 808437.3... 39 .3/0:. 3-0 23070479.7..7 /037   C #   . 39 ...9. %%#  %  3/0-073-7.977443.7/ 7  !07/49907308.... 39 .4.81 . 3/.3.7 34: 2.: 7..9.4943..9.0:27:./ 7 :3:3.0.3507/49907.7.3 2. 32. .04803-...3.3003.0.7 /.7 20/.2..22.0-729../. 2.2 9 7 .9079073/045..7  ....-20837013. .34.3 /Q Q80-4894:7      !$   &$& 0  4%   4803-4:3. 39 ..47.32.4.. .-7 82 0503050 202 42.9.8 3 03007   0774 2.3-7 82 4: 9:.8 :38:7.0:38:77:5. 32.8 3 .-:2.Q23:2:. 3.707   .7/..9079     0    .//0. 39 .30007.8.7 39.31.5.9.7039.7. .7 3 3479.3. 32 2471445030503..3../.7 / 7 .-07-729.8 0707   #01-7. 703 0300.7 3 4: 9:72: .3/0/007    .9745.7 2.2.7.3/09.7  2 #01./0  .0.2.3.7 Q3/03-07.383/034.0507/499. 39 ...7 494943.813090073/0. .02307../ 7 @09.9.7 3/./.788507/499070/027. .. 39 .074..3 Q80$47.04 :3:.3:.073945.9079078 3 7 3/..0.9079.47.0707/003000330 07002 07.2/.1..9. :38:7. ..7. . 39 .39-.203/ 0903070 . 207/04 :3/:7 .3  /027.4943./ 7 :3.07 2.32 9 7 :3. 39 -23/0-7 24.3002090. .8:38:7.02007-.79..0/.2 .3 079.7 .7300-07. 9.3..9.. 32 .  . 39 .9.7 3/.9.7 .7 $ ..0/43.7 4: :..2/0$ 4.38880 ./03.3.. .:.

.0/43.94 :3:.-0793.07/020/.8079  .29.90794: :2:   0270   .99 ..7 2.99.024803/03007Q80 9037/0  0077 7 8 2080507/499073Q89 82 3/.44.../027 7.2.3247.3/007 027/74898437. 28 / 7.8 04: :7  . 7 0.0.7 70307 72  /.8 3 4: 9:7:7   .05/4749 02.02439-489070 /3Q 070507/49907Q073/0/027.7. 7 0./ .0/43. 28 / 7.9079073.02439-489070 /3Q 070507/49907Q073/0/027. 3 5:.-..54997 : 82.0.00-7 Q7Q9 ./.88.9.070 2083/03030 2   003.8 3 4: 9:7:7 .8-4.3099-2307.-..54997 : 82.0 07979.030/027././.7 4:7 3Q89 8 2.07/020/.30:2:3073303073.3 3/.73079 ..:7:1:28: :27:28:./.05/4749  02.:7:1:28: :27:28:.00-7 09037Q  007 7 027 .0...2.3082073/0808.QQ5 /030./.907907308.9079073.0/027.90790733/0.907907308.79..2.0 288.7 .30:2:3073303073.730793 /027 .0.44.-.-.0 28 8..7/.02439247439-073-0 230707  .29.399.3.077   0-7 82 ./.730793 /027 .0.90793/0/07 7       003.-7  %457./07 0-7 4-.-0793.39479902.7 70307 72  /. 3  2 /03.024803/03007Q80 9037/0  0077 7 8 2080507/499073Q89 82 3/.7 4:7 3Q89 8 2.7/0  7 %.73079 .3 3/.79.02439247439-073-0 230707  ./ .7 /.9079073/0 0.!07/4/90733..33.7 .07/009037Q  007 7 027.3099-2307.-7 %457.8 04: :7      $   F$     %  # %# # % 0./.0270   ./027 7 .3.3082073/0808.0.88.7 .0-.399.99 .90790733/0.9./.3.QQ5 /030./..0-.8 .39479902.8079 .7 /.99..077  0-7 82 .33.2.3/00 4..3/007 027/74898437. . 3 5:. 3  2 /03.7/.7/0  7 %.3247.

7703 $.7 .40 2.9.8-4.09457.5 /.-.7.3.18.3/0-::3:7 .  82038075.-..80/:.. 087 7 2 .8 3/..9.  .990  .8 .3 48. 24390   990   05/47490  02.3930 2 :97.07/0-::3:7    !$ %  9Q0..889037Q/04Q804/: :3/../ 7 48907549 441472 . 3. .38075..7Q807 0..-::3:7  :2307.  ..30990 .  ../ 7    .8 $80 2 507/49907Q073/00844.3/00 .073/03 4: 2: 9:7 %.8 3/.8 3/. 3  .0780...24399034: 2: 9:7 0 .9.7/ 7 .-48907308. 2439. $       $   F %  # %# # % 0.. 3    2 .4943.9.3.044.7/ 7   0 QQ27 .0833.  2 /7   ..9 7 .  .0%Q74303.9 7 ..8 3/././0  7 3...9079073/0/07 7    %D#  % #%#  .8 3/.8 3/.3/0907Q073/04803.38Q03/0 -::3.-.     0 .907907   307.4943-489.  2307. 7 39 .0%07807 C %  0844  $! #  !. @./ 7 0  0./.0 .2..08802307.3$  02748907-489070 72  .7 3..002./.9..3 3/.38.02 97 0 47.8 3/.077 $.7.479. 32.9079073/00../ 7 78039037Q3Q3Q804: : QQ3/0304342/0 /7 ...047 /.  ./ 7 47.08. .3 04342/0 /7   / !./.7Q073/0 0403./ 7 2  .-0.-::3.9.$ 3 .  494943-7.0.  .0/ 07-.9. 3 3/./07 0-7 4-.7.7.9 7   .  2 .7/. .807 %Q1.3930 2 :97...9.7 3/. 24399034: 2: 9:7 0  ./ 7 3.04207.  .7.3.7 ..9Q7Q4:5.999034: 2: 9:7 0 ....5   489-7.0707.  494943 .7 -7703.9.9./ 7     $ %# Q23:2:.7 7032439 20/.94 :3:./ 7 0807.24399034: 2: 9:7 00 ..9 7  2439.. 3 3/.030/027.9.7Q073/0 %07807.7 $034303.7.9 /.3 4 Q804:5  ...0 07979.  494943-7.439 $     5.3.9.9 7  .-7.4943-7.7./847/.9.8-0 234: 9:7:7 7 . 28 .7.

2.07.7/ 7 :3..01.9 .07 .79.. ..7 .7/./442907Q073/0 -::3:7.7 ..073/43073/0-: 72  070%077.9 .77.7Q073/0-48907Q23:2..9.9 .0.3..9Q04: :.7Q073/048907 .7Q073/0-48907 $.0 89.3 .-7   $.9.077 :3... .7.10/85./ 7 QQ29.489073 : :2:  48907Q073/00 2 4/:.7-43.033 88.7Q073/0-489073494943.7-43.7Q073/0-48907.700..907907/04/: :-8 .7  7...8 / 7 027 .07.-:8:79Q 03/0/7 3/074.7 4/: :9.3 7    . 39 .9 .03029745..3.0/027./ .49434/:.0..7  $....0.7 -::32..7-43...39 301038039 -.9 .:99:7      0425.7Q073/00 2 07/7 30.0 707 0300 9.90 97Q 0720.7.7...3.8 3/.9 .7 4.....489.0707.7/ 7 :3.89.9 .9.0.3.7 3..9709.7 3/.79 2.7....9 /4079 3.#488.72.7.   9..8.7-43....7/.2/05030503...7.383/034. 209.  949434.92.7/.../.3.9037Q4.3.7  94943 .3...7410/85.94/ 4..9. 7 /0308Q0073/0 .7 494943.3/02307.9 Q900733072080.7/../.38 .2471..0707 .

0.3. 3.739   39  4.7-708 .07.05 03/0-489.7-43.007/0945..2/. 32...7Q073/0-489070/03489!74.80.3/0 80/2..7.3.32 . 3-79479:079QQ/Q7 .. 32.39.9.3..7  949434.7..8 3/.92.7/ 7  /:.70300709.7.7 3072080.7/ 07 9479:.%Q70 /07.8437.7. -4890780.: 7.32.38  3...0.05 03/0 .7/.9 ..9 .07/09.7/.3:.. 0Q073/0090374 43.8  .7/ 7 $:.7/.0..907907 .7.0.2 9 7   .8437.39..03 . $ 47.7Q073/04: .7 494943/:7  .7.-489074: 2: 9:7  49434.32 9 7 %.09703/03 Q0073/0.9 ./ 7 .8 3/.0.. 32..7Q.7Q073/00070-48907 4: 9:72: 9:7 %.0-7 9457..33...92.3 7./ 7 ..3-48907...7-43. .-43.-740.3/0 .9.7/ .3 03/0-489. 3.9.7.038 320/.3079.91.-..3 03/0/7 . 3. 7  80Q20.0200/9038437.883479..8 .7..2/.7 7Q 07 20..0.4: :2:843:8:/0 /7  ..7-43.0-:. 2./ 7 :3..-4890 200: 7.7 QQ34.92.4/: :3.03-:.7 -QQ-74.0/0 0707.7.4943/:7 .0.7894...3907-489  4/: :/Q Q3Q2090/7 .020.-489 .7Q073/0-489070300.9 ..3..7 2.::7.7 800300494943..3..3 38:...32. .:99:7 .3  0.3.92.9.2/./.7..89.3 3 7 39 .32 ..80..2 9 7   .7Q073/0-..38  3.88Q070:.9.32.0...7/..3.$.7-43.7/ 7 %.79.2 .Q. 3/.9.9 .0479.-489074: 9:7:7   ./.9 .92.-..

0383/0/7 3.9.0.7 / 7 9709.7 3/.   ::28:4.8 3/.3803.8547 2439 02.803.. .707 03-:.-.3.....9.7./.-4890/42: 9:7 .789.20970/03 2.083/0-::3.09.8:-48907-78983.80:29.39Q702 97   0.9-0.-4 ::-7::28:: .0 $034303./4!.-::3:7 .04/: :/Q Q3Q2090/7   29002032307.8: 43:/.0707.47120720707. 43.08339.0507.3 82038075.073/034: .7 30.38 -23/0/7 ..7 730.9 /.59..7. 3  2 007 7 02747.2 -7020 89077 7.7./..7 4899709.3.::28::Q03/0070 2 07/7   %.!0724-0307 0/0 447.32 9 7     8.9.-.0/4 7:9:/. 0707/080-:434207.9.07 -..0 Q307.3/.707 0D89709.002007..9 8:.32 90 -780.7 792Q 9Q7  .3 3 4: 9:7:7 .7.07.89. .-..0-4890 99038437.9 .03.0780.94:703.881$. .9.7 -48980.597 48930702.7/.4943:7.78.59.9.070 2 97 :.0707..38..9 /..-.0.73499 &   '   2307.7. ..D89709.  ::28:4.7 4949434/: :07 8Q7Q2Q 80/0.070310/8 5.5 30/030907..80 0.3905 .7/ 7 . .5 030054997 80 $0/ 07-4890707. .3.:.7 792Q 9Q7 7.3  .9.9.0 .9709.7 /.070733.9 .597 070 2.90  0/07 :3.948: 3/.38 3 7 739  39   .0 .. 2078Q7Q2Q 9Q7 $43.-4 ::-7::28::49:7 ./.7007.7.3 /Q Q9Q7 02032307..7 3/0-::32...85479..0.3930 2 9.92.020D89709.7.7 0300%4748.7 /.70302 07/7    4.3 07074Q8097     0   $847.-2997    80 $0/ 07 39.88.78..73.7 2.7.34 :.0707.7 3 /4/:72: ..4943-70308. -7.07079.4943-70308.7.99 7:9 9:72.0729. .3.8 3/.33.007494943.738.7.7 3/0.07073..92..7 3Q07397./  .8 .0833..7 3/.397.3.070-7 :.-..7 %4748 .   %Q70 /0-489.3 0 2.38.-489073/0002032307.3./ 7 3. 3  2007 7 %.789-4 :. . /. 3/ /Q Q3Q2090/7 Q307..7 .3/ 72 9 7  4893 :0/0.7 Q073/04: 9: :.9./ 7 :3.7.002.3.0303:.8 3/.. 07/080 43. 1209.0707.80Q74303.3 : .3/0/7   7 .8547:-489070/4 7:/..2..08 24897.9..39-.. 3 /.-:3.7/.30-.9.02070/0D89709. 0707/0-48920394: .0.-::3:7 4. 2 3/..  $ %%#C##   !74.85479..9. 3 .4.3 .. ./4 7:./ 7 .0..0:97. .80 0. 7  0/0-48980.80 9479:./..   %Q70 3303302...0-489 7 39  -7944.Q23:2.7 3073  72  .9./0.    :29.439037   47.  79Q.-..32 9 7 902-4893/010/85.09.7/ 7 Q07073.3 03/0-489 Q89709. 489.3870881.. -.7. 3/. .9997    %4748.8 3..7 34: :2:. 39.09.803.3 7 39 .9..0-4 ::.3.7.7/.094/: :.088.072090/7 .9. .3/03-489574.9 789. 9.7 ..80 33%Q74303.../7 7 .5 . -74..34.707330720 -4 :.38.32 9 7 .7/.

3Q89Q3/02.:3/..0790-.9. 39 2.8 .007.7039Q70/07/Q Q3Q2090/7     04.30.. 39 .0.8 3/080 802039.89.7 .33 3 3  . 7. 0Q073/07.7/.3.#488. 39 2.7 3/89.-7  .070 2007/07.70299457.0733090729..0733.34 9479:80707Q073/08:9.7/.5  Q3 049 %: . /07 208007.9.7..79 QQ79 Q09.3.7/.0 0/07 %Q70 /0.3.9.7 07.2 9 7     #%%#  &7.3 '4.0 ..9. 02030203-Q9Q395.3.Q080 03032307./03 .07-:3..7 0980.9.3. 574Q89 9.30..3 7 :2307.7 3.3:2 .7.39-.9.8.7 2.3.0.7 4.0...7 2. 7:0 .0730 .0./7 489073.7 4: :7  8/.9 8:.  -::32.0.7 3  4: 9:7.07 Q39 ..7-4-::32.2471. .0802039.-.7/. .84343:.-.. .84343:2307.3-48907/0 -89002032307.4 29.9248107.843.7Q073/0C788.9.07073Q073/0!703007 7.9 8::9.8 Q073/048/.074: :7 :Q08003.9..0300549.038Q50703/0272307.7 .0.0.7  '072Q9 !49. 4: 9:7..5 /.7 3.070 2007003000  099073/03-QQ3029./.0%077.7 494943 4/:.3 #4/4749  :.3007030 9.0$4/:2307.309 .9 8::9.0 0-7   $ $ '$%$  &%#  %  73..84343:.393    #4/47493  ..7-0 / 0795.2307.-43 58420. .8:489.9.38.. :8Q507032307.8:2.7   ..39 09..   $0549 %:7:.    %%#  472.8 843:.07-::3:7  !74Q93  !8420.-72..7 2.072307.3.4.

0.04:7 : 207/0802039..8 3/0.84343:3:3 .4/: :--.-9.3 2. .9.07/007.7.0:7.5232:2/:7       $02039.07-7 /0   0: 7.03 .-7 .. .84343:0 20   8/.7 2.3:.92481078:.307..307443/0.4.7 .0802039.7-43/4890-:3. 2..3.9 8::9.7.82:24/: :48/. 3 /..-90 2 97 4.8 -::32.07307 @Q3Q5 07..0.84343:3:3Q89 82 3/.  207/009. 39 .0.-:3/.  .02033-7 82 -.07Q0/07QQ7 7443:3/:7/: :9...0802039. 8.07 7443:3   4/: :030-0.$ $ '$%$  &%# & &&  8/.8.7 3 30 2.2073/080209.0330 20/.9 8::9.5403.7 :.07Q908.. 2 0203020349:7 :: .020.2.1....Q032..0802039. 8 048/./07 @4:7:.0.84343:-71.38437.7 3/.Q1.843.9: .0802039. .9 3/.-./0730/4 7:8 . .7..8280/0  073/ 3/.9...-7-0  03/0907.7 3 3/0072 4/:.843.7 .: 7.: 7.8 3 3/073 20. .32.9/Q034/: ::7:9745.7 3 34: 9: :0707/0/74044007.3 :.203 50305032 7007/08007..07..84343:3/.30003:38:7.3.-.0.9.78:.8 3/..072307.3082/7 $:/4./03 -007/7  @4..7 0307443:3../0/7   8/.-.84343:3:3..84343:/:7:3: ...84343.3 8 2/ 7 9248107/0807-0894803.07 2307.843.8 .38:.2..0.0. 479..7 3 8 7.7 0479.843. .7 3 34: :2: .7 3.033...9.3:38:7.307 990/..0733.0-780.07307/ 8: 29.2..748/.2/.70 200.84343:3/. 3.0 48/.970-.7 .7 3 3030 9072-007 8 3 34/:.0/ 07.-.7 3 : .-7-72020/. 2. 070/ -007/00 7  0.0.1.84343:3/./03.00032.7./.9.2 9 7    8/./037 :7./4:3.9  8::9.84343:. 802039.-.0-:43.8. /.9 8:9. 3 7 0.  2.7.0. 2 3 3 -::3/: :-:082/0..45.8 3Q3/0343.1.0700 7 7.39-.84343:3/.32.1Q00-:Q00.070208-:.7 2..-/7  8/./. Q80 .8 . 0707 0.0.9 82 3.1.78:.: .748/..3/ 72..7802039. . 00-7 ..3../0 48/. 7 :30/030-73.7 802039.7.843 02/0802039.  / 72 701.-73.7.020-QQ-74 :3:.2/.7  07 @Q20332. 7 $:/4...7090/07    $9.-.2099007.098:/4....7..843 43:7/.0.59.04..02033390    0248/..3/09.0.7.84343:.7 32 .84343:3/..8 ..  .84343:-70330 200 .84343:/:7:3: ..9.0330 208/..248/..70309... %454 7.9 7   ..84343. 4..84343:.9 8::9.08 .0. 380..

7. .3.89.7 3/.7/.843.  .7 .7 3 3 0-73.7  89.843.889079 7429  7:9-3..7  : . 3 3. 20:.-92307.7.4.  .9 3 30330 208030048/.4579:0$4739:0$Q-. .9 8Q1Q7.7 3/. 33/031. .843.7.99. 309074034/: :.8 7. 3 7 9 347Q7098/0 07/0278Q1.3/ 3/.-707 7 2.9 3/. 7:...7.7/. 3.0/79:$-$:73439:!-$-$ %033..9:  :  :79:  :   4.789-4 :.307.097 73..070.0780/.7.9 3 5.08Q149:.7 2. :307.93 .0802039..0. ./. 7.542.0$%$ &  %.. 32.8 3.3.7/. 7   .-. 3 030.2307.843: .-::3:7  8/.0/ 073.%0Q7:2:34.807-08947.-Q0/07   7 7307.9.7.7 .7/.07 0.3..9 82 3.2.7.7 48/.07 0707/0-7. ./.399:8$3....0802039.2307.7/.2.03.3/ 7 7 0278Q1Q7073 -::3/: :.4.9.7 3/.38Q507034.5.70.7 4: ..2...3.789-4 :.0703005403/7 3.-.32.3/0 9.780/Q038.7   .79:0$%097.32307.9 3807-089/:7:2/.4.07  73. 2.0..7/.9.7 30347.70..39243Q707..7 0 7   0.3 -..0300 0/0-::3:7  9 3%0Q7Q74..7 .399:$   744:$    459.84343:..7 3..7 3 34: 2. 4: :7 0703./.0903707.0730703-7.Q0/0/027489.9.307.4 ...43:$ Q579: %03479:  ..9.07/0-7407.. 80.0/748907/03. 7 Q9Q3-:/:7:2./0 2307.9 8::9.-9.$Q1Q72307.-9..7 1.7034: :7  7803Q707 8Q1Q707 ..7. 7  :.  03/003.7  . :38:7.8 3.0008Q1Q707/039-.07.7 034.-74 48/.843.3.074.2/.843: .8 .7..843: ..74: :7 3  0/0 7 ./ 7   $Q1Q7073-0 23/007Q2003.0. 2 .8.04/07348/.8 .7   $ $ .9 3807-089.-9..07/0.-790..8/.-.9..9 3 807-089.-92307...9  .-73.07.7 2.9 34.8Q50703/7   ....048907/7 :3:3...7 .78/. 79: $     . 3 .7.07  .0. 2307.5 .32.  / 7 3.0802039.0-0.0-:3.077 2.8 .84343:.843.0 ##  '#   7 2.-9.2.843: .5.74Q43..7 .7 3 3 /Q038.7.7809 347Q7098.399:$    74../.32307.007/0-::32.79:8$ 7 .0707..07.04.5  -7/027 .0.9.8 /.7 3 030-.73.07/0 9479:..07:-.-7 : ..2.09032007 !793.9 3 3/. 90.7.00300/.9 34.  89077 9 3/4 .9 34.843.48/. 0 07479.7/703.9.7-43.39:0$ '.03:$. 7  .05 /..-.0.QQ59.2.8.-7.89.8430 7 .0733.0802039..7.7 03/0 .2.3-73.07 .

7-43.3./39!- '   'Q1039!-4 7449!-7  !42-4.3.:7 :3:3.03!-$:.843: .2.3/./0-::3:7 03003.43 /.3/. 7..0793$ Q-  'Q7993$ 0443.3/.9:7 :3/.2Q39.3/.0.:7 :3307.7.2:9.802039.7-43..2307. @34307.07 $2984393  ..307.1.-.9 80-.7 2.307.2490 $    3  443  0  0      $       7 2.07  73.3.843: .4579.49%47-0739: &   !     %Q.9..307.89.  &   $   41139&$  .32.07 Q229& 3   :9:39. 3/.. .843: .7009/7  73.2307.843: .0.78..208439!-0$-$ 7 2.843: ...7 3.2307.074. 3/.2307. 7.-0  48/..8 ..07  !790$.9.3.-::3:7 .-::3.07  73.0.7009-7 :38:7/:7 73. 3/.807Q94: :7   ..9.07  @34-03/$1.7-43.7-43.9. 3/.70203073/04: :7  073/0802039.3079!-$-$ 3039!-$-$:73439:!-$-$ .07  73.2302247193$     /743893  '0293$   @34 :7 :3.3/0 073/034. .307.7.0733-::32..19..0.3 7  079..-70330 200700 20   . &   !     ./.74: :7   / 027307.0-4739-.780 48/.349.03.309 8437..07-::38.... 8 0-73. 7/.0-.. 3/.-7 3..48/.07 309!-$ $07Q9!-  !7424719!- !  8  '.07  .890$03908 85008$..3.-7 4.2307.  0    .7489!-0 $      :7 :3 -.73499 &   '    &7. 72307.7009/7 4.342307.4-...45790:$$/0790  3079.034 /.7. &   '   ... 730 7.9 .3 2307..  7 2.07..7 2.07/0.307.89. 7 34/.0.

7 2..070 20/.3.90 0Q0/03 .4579.4  .9.3/ 3/.7 7..7803 8.. 2  -73..9.-7 &7...07-.3..7/ 7 .707/0  092 Q07.89.9.84343.:7.9.0.9 2307.0.-079  8   ....3 $  .7 354843:..7   8907 .3.3.9.7 043424.7 2...7 3 04342.88.84343:3/.7 /.9.  0707 8/.-.0.4/Q Q9037Q/Q7 :.894.0.84343..3/0-73.. .070-7 4-/0390300 .7 00700 2 97 :.070.39.392:.73079  $    .  4.0.7.7..8./.84343:3/.7. 3/.-0. 03/074. .843 : ..8434.  8/.0802039.  -0 230707 $Q1Q7073-0 23/0QQ79 82033.3.7..843: .07/0.Q080.48:348/.34-07 $ 3.00208.0-.0QQ2.0579.077 4-.0 2-7.89.3:2.074.0 038Q5070343.7 ..088:2 .307.-9QQ794.7 .7.09 .-9Q2Q   .-.7.9..84343.8:248/.78. 03/074..802039.9.3.32307.7 3.32. 07/0/0/0 30.4.7 3.9.47.2307.9.209..32.0707979   8   .2307.7 2./.-9307./4 7:0300 :-0 0707.9.4./03 /0089.7 00700 2 97  . 7.0707..4.3.7   :.0802039.07  0.08Q14.89.843: .07-23/0/7  .3/.2307..7-.-::3.7-43.7/.7803Q707/0 .32.7 2. 3. 7 39243948/.7 2. 4/Q Q937Q ..-::3./ 7 $02039. $  48/.00208.7.7 2.80/:.7.07 $Q50703$Q1Q707 .7-43.3-73.077 :.074: 9:7:7 34-07 0300. .0703.9070/2 97    !4717.00 092090/7 ..9.7/. / 7    $ $ '$%$  &%#C##  02030203-Q9Q3.0.339.7 3/.$   ..-9.077  752039 70.7/.7/.78038Q1Q707Q. .-7   0  077 2.074-40 9/7 :3.   .  4..32.9.4.7.5Q943.0307304:78. 0300-:Q0800330 2043.0. ./034.8 3/.3-74 :9479:.7..-2090/7 4 :.4.-::3..7 $Q1.077 02307.. /:7:2. $ 3 -2307.077    $Q5070343.7 3..Q080.7 304342 .7..843. 3 2.2. 90 0Q092 397.7 :3.7 2.   .33.0733.0..7/.7.7...045./Q 008990 :.  .843.32307.7 2.3.383070/0  7     %$Q50703$Q1Q707$02039.3  Q7Q307.54.-. 08.7803489070/3Q 0-7   Q2Q 3. 2.07.07.58 3 .08Q-.399 $  03/0.89 3 .

07/02 :.3.3    7.789-4 :.430-07032090/7 Q3.9 .  709.7-43107.89.3-:9Q7. .07/03008298439 709.7-43.7.3 2.7.9.843.!0724 %7.0./..07.4.32.070 20073/039-.0.0.0790 0Q092 97 : 0/020/.843 43:3.4.048/.43.3.2.3.334..0802039. 303033 82 4.70 20 7.     8 3/./    .9.4149..00.09.   072.-.7 2.3 $.2.302.489.03 4: 9:72.84343:3/./ 7  .3802039.9. 7. .74: 9:72: 9:7 %Q70 /0%4748 .0.9.39 @34.7/ 7  45507908     :6:.0 :7 :3..7  0.070 20073.9.0 .7.  4.  .703Q080.8.9.20 092 97 :43:32307.7 3 /4/:7.7.0 2 -:.073-4739 .-::3...9.807   !0724 .0032307.84343: 2307.7 3/0/749072.0330 20802039.0.7 -4:3.2..0.73007 :3.-.7 3 3.04.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful