You are on page 1of 229

SUN-TZU

SAVAŞ SANATI
Türkçesi Adil Demir
KASTAŞ YAYINEVİ

SAVAŞa SANATI

Çinli f i l o z o f s a v a ş ç ı S U N - T Z U ' n u n g ü n ü m ü z d e n
2 5 0 0 yıl ö n c e y a z d ı ğ ı S A V A Ş S A N A T I isimli b u e s e r i n
1 3 b ö l ü m d e n oluşan 3 8 4 SAVAŞ TEORİSİ
g ü n ü m ü z e kadar t ü m strateji uzmanlarının ve Harp A k a d e m i l e r i n i n
t e m e l k a y n a k kitabı o l m u ş t u r .
"SAVAŞMADAN KAZANMAK" prensibini
a n a d o k t r i n o l a r a k alan b u e s e r :
Taktik ve stratejik savaşlara yol gösterdiği kadar,
g ü n ü m ü z e k o n o m i k v e s a n a y i s a v a ş l a r ı n a d a kılavuzluk e t m e k t e ,
E K O N O M İ S T v e P O L İ T İ K A C I L A R A d a yol g ö s t e r m e k t e d i r .
T h o m a s Cleary'nin 1910 b a s ı m l ı
" T h e A r t of W a r "
adlı e s e r i n d e n
Adil Demir tarafından çevrilmiştir.

ISBN: 9 7 5 - 6 5 4 4 - 3 6 - 8

Çeviri ©
ADIL DEMİR

Yayınlayan
KASTAŞ YAYINEVİ
Tel: 0 2 1 2 - 5 2 0 5 9 7 0

Kapak Tasarım
RENK AJANS
M. TANJU AK AD

B a s k ı & Cilt
KUŞAK OFSET
Himaye-i Etfal Sokak
Yıldırım İşhanı N o : 1 - 2 - 3
Cağaloğlu - istanbul
Tel: 0 2 1 2 - 5 2 7 4 1 0 3

Ü ç ü n c ü Baskı Mart 2 0 0 8
SUN-TZU

SAVAŞ SANATI o

SAVAŞMADAN KAZANMAK DOKTRİNİ


EKONOMİST VE POLİTİKACILARA
YOL GÖSTEREN ESER

K A S T AŞ Y A Y I N EVİ
H i m a y e - i Etfal S o k . N o : 6
Dr. O r h a n b e y İş Hanı C a ğ a l o ğ l u - i s t a n b u l
T e l : 0 2 1 2 5 2 0 5 9 7 0 Fax: 0 2 1 2 511 3 6 6 8
E-mail: kastasyayinevi@gmail.com
SUNUŞa
SAVAŞ SANATI BARIŞIN KİTABIDIR

Bundan yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce ünlü filozof
savaşçı Sun Tzu tarafından yazılmış olan Savaş Sanatı
(Sunzi bingfa) adlı bu eser, savaş stratejileri tarihinin en
prestijli ve etkileyici eseridir. Savaş Sanatı'nın teorileri iki
bin beşyüz yıldır tüm askeri lider ve strateji uzmanlarına kı-
lavuzluk ettiği gibi bugün de gerek Asyalı idareci ve politi-
kacılara gerekse modern işadamlarına yol göstermektedir.
Feodal toplumdan modern topluma neredeyse bir
gecede geçme becerisini gösteren Japonya'da bilim adam-
ları, Sun Tzu'nun klasik öğretilerini, modern çağın siyaset
ve iş yaşamına büyük bir başarı ile uygulamışlardır. Ger-
çekten de bugün pek çok kimse, Japonya'nın bugünkü ba-
şarısında. Sun Tzu'nun ünlü Savaşmadan kazanmak en
büyük başarıdır,' doktrininin büyük rol oynadığı konu-
sunda birleşmişlerdir.
Savaş Sanatı bugünün iş dünyası içindeki bitmek
bilmeyen rekabet konusunda gerek kişisel, gerekse ulusla-
rarası çekişme ve mücadelenin ana hatlarına ışık tutar. Ki-
tabın okurlarına verdiği ana fikir yenilmez olabilmek, sa-
vaşsız zafer kazanmak, savaş ve rekabetin fiziğinin, psi-
kolojisinin ve politikasının doğru analizi ile rakiplere karşı
üstünlük kazanmanın yollarının anlaşılmasıdır. Kitap büyük
bir dikkatle okunarak değerlendirildiğinde bugünkü acıma-
sız iş yaşamında hemen her zaman benzer koşullarla kar-
şılaşılabileceği görülecek ve Sun Tzu'nun derslerinin pratik
kullanımının uygulama becerisine sahip işadamlarına sağ-
layabileceği yararlar kolaylıkla bulunacaktır.
Bence. Savaş Sanatı sadece askerlerin ya da tarih
öğrencileri ya da araştırmanlarının yararlanacağı bir kitap
olmaktan çok bugünün dünyasındaki kullanım ve yarar-
lanma alanını en çok iş dünyasındaki sınırsız savaş orta-
mında bulacak ve bu ikibinbeşyüz yıllık eseri okuyarak,
doğru yorumlamayı becerecek akıllı iş adamlarının vaz ge-
çilmez el kitabı olacaktır.
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı incelendiğinde Doğu As-
ya'da, gerek psikolojinin, gerekse bilim ve teknolojinin te-
melini oluşturan Taoizm'den önemli ölçüde etkilendiği gö-
rülür. Hatta, bugünkü Uzak Doğu'ya özgü dövüş yöntemle-
rinin de Taoizm'den ve dolayısıyla Savaş Sanatı'ndan en
azından esinlenmiş olacağını bize düşündürür. Bilindiği gibi
Uzak Doğu dövüş yöntemleri de benzer felsefe içinde mi-
nimum güç kullanımı ile hasmına maksimum zarar ver-
meye, gereğinde geri çekilir gibi manevra yaparak düşmanı
gafil avlamaya yöneliktir. Kitabımızın Savaş Sanatı bölümü
tam anlamıyla okunduğunda bu savaş modelinin felsefesi
daha iyi anlaşılacak ve Çin dövüş felsefesi olan 'savunma
saldırısı' prensibi daha iyi anlaşılacaktır.

Çin tarihi boyunca Taoizm, insan düşünce ve davra-


nışlarından dalgalanmaların belirleyici gücü olmuştur. Ya-
şamın, birbiriyle sürekli çelişen güçlerin karışımı olduğunu
öneren Taoizm, maddesel ve zihinsel gelişmeyi öne çıkarır,
teknolojik gelişmeyi vurgularken aynı gelişmenin yarata-
cağı tehlikelere de dikkat çeker; sürekli olarak insanlığın
maddi ve manevi yönlerinin dengelenmesine çabalar. Si-
yaset alanında da Taoizm aynı şekilde hem yönetenin,
hem de yönetilenin yanında durarak zamanın ihtiyaçları
çerçevesinde iktidarların oluşmasına ya da yıkılmasına
destek olmuştur. Bu nedenle Tao düşüncesini yansıt-
makta olan Savaş Sanatı, sadece savaşın değil aynı
zamanda barışın da kitabıdır.
ADİL DEMİR

İSTANBUL ŞİŞLİ
26 Ağustos 2001

6
İÇİNDEKİLER

A- SAVAŞ SANATI BARIŞIN ANAHTARIDIR

Savaş Sanatı Ve T a o i z m 9
Savaş Sanatının Yapısı ve i ç e r i ğ i 25
Tarihi Ç e r ç e v e 38

B- SAVAŞ SANATI
( T a m m e t i n olarak 1 3 B ö l ü m 3 8 4 M a d d e )

Bölüm I Planlama (25 M a d d e ) 43


B ö l ü m II Savaşın Maliyeti (19 M a d d e ) 46
B ö l ü m III S a v a ş t a Strateji (19 M a d d e ) 49
B ö l ü m IV Taktik (20 M a d d e ) 52
Bölüm V Enerji (23 M a d d e ) 54
Bölüm VI G ü c ü n Kullanımı (34 M a d d e ) 57
B ö l ü m VII S a v a ş t a M a n e v r a (37 M a d d e ) 61
B ö l ü m VIII T a k t i k D e ğ i ş t i r m e (14 M a d d e ) 64
B ö l ü m IX O r d u n u n i l e r l e m e s i (45 M a d d e ) 66
Bölüm X Arazı F a k t ö r ü (31 Madde) 70
Bölüm XI A r a z i d e D o k u z K o n u m (68 M a d d e ) 74
B ö l ü m XII A t e ş l e Saldırı (22 M a d d e ) 81
B ö l ü m XIII C a s u s l u k V e i s t i h b a r a t (27 M a d d e ) 85

C- Y O R U M L A R L A SAVAŞ SANATI

SAVAŞ SANATI YORUMCULARI 87


Y O R U M L A R L A SAVAŞ SANATI 93-233

K a s t a ş Yayınları d i ğ e r savaş dizileri ve anılar. 234-240

7
SAVASa SANATI VE TAOİZM

Eski bir Ç i n öyküsüne göre, bir z a m a n l a r bir Ç i n s o y -


lusu, zamanının en ileri bilim adamlarından olarak kabul
edilen üç kardeş otacıdan en gencine, aralarından en üs-
tün olanın kim o l d u ğ u n u s o r m u ş .
Otacı cevap vermiş, "En büyük ağabeyim, hastalıkla-
rın ruhunu görüp, daha ortaya çıkmadan yok ettiği için,
şöhreti evinin duvarlarından dışarı çıkmaz."
"Ortanca kardeşim, hastalıkları ortaya çıktığı anda
yok eder, bu nedenle onun şöhreti de yaşadığı mahallenin
dışına çıkmaz."
"Bana gelince, ben damarları açar, ş u r u p l a r hazırlar,
masaj yaparım. Bu nedenle şöhretim h e r y e r e yayılır."
" Ş i m d i size s o r a r ı m hangimiz en üstün?"
Bu konu üzerine y o r u m yapan bir Ming dönemi bil-
gesi, "İşte, liderler, komutanlar ve ülkeyi yöneten tüm yö-
neticiler için bundan daha önemli bir kıstas bilmiyorum"
der.
Yaşlı otacının sözlerine paralellik gösteren Sun
Tzu'nun felsefesi de, aynı şekilde elinden g e l d i ğ i n c e çatış-
mayı gereksiz kılmaya yöneliktir. Büyük ustanın ünlü de-
yişi, "Düşman ordularını savaşmadan yenmek en büyük
ustalıktır," bu d ü ş ü n c e y i yansıtan en büyük örnektir.
Yine aynı otacının söylediği gibi Sun Tzu'ya göre de,
savaşmanın çeşitli seviyeleri vardır. En usta komutan,
düşman tuzaklarını boşa çıkartır, ondan daha az deneyim-
lisi, düşmanın destekçilerini yok eder; daha sonra geleni,
düşmanın askeri güçlerine saldırır; en kötü komutan ise
surlarla çevrili kentleri k u ş a t m a y a kalkar.
Öyküdeki en büyük kardeşin hastalıkları ö n c e d e n te-
davisi nedeniyle kimse tarafından tanınmaması örneğinde
olduğu gibi, Sun Tzu da, eski ç a ğ l a r d a yaşamış en değerli
savaşçı ve komutanların savaşları, aslında daha savaş
başlamadan önce kazanmış olmaları nedeniyle tarihçiler
tarafından yeterince bilinmediklerinin, bu nedenle de tarih
tarafından gerektiği kadar değerlerinin anlaşılarak, ödül-
l e n d i r i l m e d i k l e r i n i n altını çizer.
Eldeki güçlerin minimum kullanımı ile m a k s i m u m ba-
şarıya ulaşmayı amaçlayan Sun Tzu'nun Savaşmadan Ka-
zanma stratejisi, genel hatlarıyla Çin tarihinin popüler kül-
türlerini oluşturan Tedavi Sanatı ile Dövüş Sanatı'nın ilham
kaynağı olan Taoist d ü ş ü n c e n i n damgasını taşımaktadır.
Taoist düşüncenin Savaş Sanatı üzerindeki etkisi bi-
lim adamlarınca yüzyıllardır incelenip yazılmakta ve Savaş
Sanatı stratejisinin klasikliği Taoizm felsefesinin gerek fel-
sefi, g e r e k s e siyasi ç a l ı ş m a l a r ı n d a da kabul edilmektedir.
Bundan yaklaşık ikibin b e ş y ü z yıl önce, Çin'in içinde
bulunduğu i ç v e dış savaşlar sürecinde yazılmış olan Sa-
vaş Sanatı da yine aynı dönemde doğan Tao Klasiği Tao-
te Ching (Yol v e G ü ç ) ile birlikte aynı Çin hümanizm akı-
mının sosyal koşullarından esinlenmiştir. Savaş konusuna
duygusal olmaktan çok akılcı bir yaklaşım gösteren Sun
Tzu bizlere, savaşmanın nedenlerinin doğru anlaşılmasının
savaş sorununu ne şekilde çözüme kavuşturabileceğini,
hatta çatışmaların daha ortaya çıkmadan ne şekilde önle-
nebileceğine kılavuzluk etmektedir.
Bilim adamları, Taoist d ü ş ü n c e n i n Savaş Sanatı üze-
rindeki etkilerini yüzyıllardır y a z m a k t a , buna karşılık Taoist
düşüncenin felsefi ve siyasal doktrinleri de Savaş Sanatı
stratejisinin klasikliğini kabul etmektedir. Savaş Sanatı'nın
önerdiği bilginin yüceliği, bu bilginin s a ğ l a y a c a ğ ı Yenilmez-
lik Y e t e n e ğ i ve bunun sonucunda gelecek, 'Savaştan Cay-
dırıcılık' da Taoist deyiş olan,"derin bilgi ve güçlü davra-
nışın bir y a n s ı m a s ı olarak kabul edilmektedir.
Savaş Sanatı'na göre, usta savaşçı çatışma psikolo-
jisi ve mekanizmalarını öylesine iyi bilir ki, düşmanın her
hareketini derhal algılayıp, her olasılığa uygun en doğal
m a n e v r a y ı en az güç kullanımı ile u y g u l a r .
Eski çağların Taoist çalışmalarından, Chung-ho chi
(Denge ve A r m o n i Kitabı) T a o i s t bilginin ve p r a t i ğ i n savaşçı
üzerindeki etkisini aşağıdaki sözlerle tanımlar:
Derin bilgi, sıkıntıyı sıkıntının oluşmasından önce.
tehlikeyi tehlikenin oluşmasından önce, yok olmayı yok
olmadan önce, belayı bela gelmeden önce kestirebilmektir.
Güçlü davranış, beden tarafından zorlanmadan
önce bedeni eğitmekte, zihin tarafından idare edilmeden
önce zihni hazırlamakta, dünya tarafından yönetilmeden
dünya üzerinde çalışmakta, görevlerin baskısı altında kal-
madan görevleri yerine getirmektir
Derin bilgi prensibi ile sıkıntıyı düzene, tehlikeyi
güvene, yok olmayı varolmaya, belayı başarıya döndüre-
bilmek mümkündür. Güçlü davranış ile beden uzun ya-
şama, zihin ile derin düşünce yeteneğine, dünya barışa,
görevler başarıya kavuşturulabilir

Bu sözlerin de tanımladığı gibi, Tao ya da Zen dü-


şüncesini benimsemiş Asya'lı savaşçılar ulaştıkları derin
soğukkanlılık erdemini sadece ölüm fikrine zihinlerini ha-
zırlamakta değil, ama aynı zamanda karşılarına çıkacak
her t ü r d e n değişik koşullar altında, zaman yitirmeden anın-
da tepki gösterecek hassaslığa ulaşmakta kullanırlar.
Yine D e n g e ve A r m o n i Kitabı d e r ki:

Sessizlik içinde kavramak, çabalamadan başar-


mak, görmeden bilmek bunların tümü Tao'nun duygu ve
yanıtlarıdır. Sessizlik içinde kavramakla her şeyi anlamak,
çabalamadan başarmak ile her şeyi başarabilmek, görme-
den bilmek ile her şeyi bilebilmek mümkündür.
Hareket oluştuktan sonra hissedip anlamak, anla-
mak sayılmaz. Büyük çabalardan sonra başarmak, başarı
sayılmaz. Gördükten sonra bilmek, bilmek sayılmaz. Bu üç
durum hissetme ve karşılık vermekten uzaklaşmayı göste-
rir.
Gerçekten de olayları oluşmadan önleyebilmek,
hissedebilmek ve görebilmek birbirlerine bağlı olarak geli-
şen yeteneklerdir. Hiçbir şey anlaşılmadan hissedilemez.
karşılıksız hiç bir şey elde edilemez, hiç kimse fayda gör-
meyeceği bir yere gitmez

Taoist düşüncenin amaçlarından biri de yaşamdaki


çeşitli oluşumlara karşı en uygun hassaslığı ve karşılık
verme yeteneğini geliştirmeye yardımcı olmaktır. Aynı akım
altındaki Savaş Sanatı da öğrencilerine sayısız kaynak ve
potansiyel sunar.
Aynı kavram içinde geliştirildiği düşünülen uzak d o ğ u
dövüş sanatı da yine Taoizm etkisi altında, MÖ.3.Yüzyılda
yaşamış olan efsanevi Sarı imparator zamanına kadar geri
gider. E f s a n e y e g ö r e Sarı İmparator vahşi kabileleri, kendi-
sine Taoist bir bilge tarafından öğretilen sihirli dövüş yön-
temleri ile e l e g e ç i r i r . Bu dövüş metodunun prensipleri de
Sun Tzu'nun savaş bilimindeki bireysel savaş ve savunma
tekniklerinin kaynağını oluşturur.
Sarı İmparator'dan bin yıl s o n r a , Çin'in içinde bulun-
duğu köle toplum modelini sona erdirerek Çin'e hümanist
yönetim kavramını tanıştıran savaşçı komutanlar da Taoist
düşüncenin bir diğer önemli klasik eseri olan, analitik ve
düşünsel öğretilerin verildiği / Ching a d l ı eseri yazmışlardı.
/ Ching özellikle dövüş sanatları ve klasik sanat için yol
gösterici olmuştu. / Ching'in t e m e l prensipleri Sun Tzu'nun
savaş yöntemlerinde öne çıkarak geleneksel Taoist eğiti-
min bireysel savunma ve savaş teknikleri temellerini mey-
dana getirmişti.
/ Ching'ten sonraki en önemli Taoist belge Tao-te
Ching'dir. Aynı Savaş Sanatı gibi MÖ. birinci binin ortala-
rında Çin'i mahveden iç savaşlar sırasında kaleme alınan
Tao-te Ching de savaş kavramı konusunda Savaş Sa-
natı'na oldukça paralel bir y a k l a ş ı m gösterir. Savaşın ka-
z a n a n l a r için bile yıkıcı olduğunu, çoğu zaman üretimi en-
gellediğini, zorunlu kalınmadıkça savaştan kaçınılması ge-
rektiğini vurgular.
Tao öğretilerine inanan bir lider, dünyayı silahla
zorlamaya kalkmaz, çünkü bu tür zorlama aslına geri dö-
ner, ordunun bulunduğu yerde sadece çalılar biter, büyük
savaşları bereketsiz yıllar takip eder
Silahlar uğursuz aletlerdir Silahtan başka çözüm
kalmadığında bile soğukkanlı olmak, açgözlülükten kaçın-
mak, zaferi kutlamamak yapılacak en iyi şeydir Zaferi kut-
layanların gözünü kan bürümüştür ve bu tür insanların
dünyaya yararı olamaz

Benzer yaklaşım içindeki Savaş Sanatı da öfke ve


açgözlülüğü yenilginin temel nedenleri olarak tanımlar. Sun
Tzu'ya göre savaşı kazanan savaşçı, duygusallıktan uzak,
soğukkanlı, kararlı savaşçıdır. Öfkeli, kızgın, öç alma pe-
şinde olan savaşçı kaybetmeye mahkumdur. Tao-te Ching
der ki;
Askerlikte başarılı olanlar askercilik yapmazlar,
savaşta iyi olanlar kızmazlar, düşmanlarına karşı galip ge-
lenler, düşmanlarına karşı herhangi bir duygu beslemezler.

Sun Tzu d e r ki; "Savunmada başarılı olanlar toprağın


tüm derinliklerine saklanabilir, saldırıda başarılı olanlar ise
göklerin en yüksek katmanlarında manevra yaparlar. Bu
şekilde kendilerini koruyarak kesin zafere ulaşırlar."
Benzer yansımayı ticaret d e y i m l e r i n d e de görebiliriz,
"iyi tüccar hazinelerini saklayarak hiçbir şeyi yokmuş gibi
g ö s t e r i r , " y a d a "İyi u s t a i z b ı r a k m a z . " Bu d e y i m l e r , Tao kla-
siğinin ve geleneksel uzak d o ğ u dövüş sanatının ilk ö ğ r e n -
cileri olan Zen Budistlerince kendi sanatlarını ifade e t m e k
amacıyla benimsenmiştir.
Tao Yasalarında siyasi örgütlenmenin g e r e k sivil ge-
rekse askeri yönleri ile ilgili y a z ı l a r b u l u n m a k t a d ı r . Savaşan
Eyaletlerin dramatik sonunu takiben iktidara gelen Han
Hanedanı'nın başlarında yazıldığı bilinen ve Tao klasikleri
arasında önemli bir y e r e sahip olan Huan Efendileri (Huai-
nan-tzu) adlı kitapta bir t a m bölüm Savaş Sanatı'nın t e m e l
öğelerini oluşturan Taoist savaş bilimine ayrılmıştır.
Savaş sanatında stratejinin anlaşılmazlığı en ö-
nemli unsurdur. Duruş belirsiz, hamleler öngörülemez o-
lunca. hamleye hazırlık yapmak imkansızdır.
Bir komutanı savaşta yenilgiden uzak tutup, zafer
kazandıran şey öngörülemeyen akılcılığı ile izi algılanama-
yan hareket tarzıdır
Yalnızca durumu bilinmeyene etki edilemez. Bilge-
ler öngörülmezlik pelerinine saklanır, böylece duyguları al-
gılanamaz; belirsizlik içinde hareket ederler, o zaman yol-
ları kesilemez.

Savaş Sanatı'nda Sun Tzu, "Olabildiğince gizlen, öyle


ki g ö r ü n m e z ol. O l a b i l d i ğ i n c e g i z e m l i ol, öyle ki sesin bile
işitilmesin. O zaman düşmanının kaderi senin elindedir."
der.
Gerek Sun Tzu, gerekse Huan Efendileri bir araya
gelerek çatışmanın ortaya çıkamayacağı, zaferin ise nor-
mal insanların gözüyle görülemeyeceği düşüncesindeki bir
felsefi bakış ü z e r i n d e birleşirler. Sun Tzu'nun Savaş Sanatı
gibi Huan Efendileri'nin stratejileri de, çatışmayı en son ça-
re olarak a m a yine de en katı kurallar altında, doğru bir li-
derlikle yapılması gereken bir o p e r a s y o n olarak algılarlar.

Bir komutan kendi başına görmeli, bilmelidir Bu-


nun anlamı, komutanın başkalarının göremediğini görmesi,
başkalarının bilemediğini bitmesidir. Başkalarının göreme-
diğini görmek parlak zeka. başkalarının bilemediğini bilmek
üstün zekadır ilk kazanan parlak, üstün zekalılardır. Çün-
kü sadece onlar saldırılması olanaksız yerlerde savunma
yapabilir, direnilmesi imkansız yerlere saldırabilirler.

Taoizm'in ç o k sıkı askeri kuralları ruhsal pratikle pa-


ralellik gösterir. Taoist öğreti ve eğitimde barış ve savaş
kavramları geniş bir çerçeve içinde kullanılır. / Ching adlı
eserde de belirtildiği üzere Taoist uygulamanın ana pren-
siplerinden birisi, hem fiziksel hem de psikolojik anlamlar
içeren, "boşluk ve doluluk" yönetimidir.
Savaş Sanatı'nda tam bir bölümün ayrıldığı boşluk
ve doluluk yönetimi, Taoist dövüş sanatının fiziksel uygu-

11
lamalarının kaynakçalarından olduğu gibi, askeri o l s u n sivil
olsun hükümetlerin örgütsel ve sosyopolitik temellerini de
oluşturur. Boşluk ve Doluluk anlayışını kesin başarının yolu
olarak açıklayan Huan Efendileri düşüncelerini şu şekilde
yansıtırlar:
Bu bir "Boşluk" ve "Doluluk" meselesidir Astlar ile
üstler arasında ayrılık varsa, komutanlar ve subayları bir-
birlerine etki edemiyorsa, birliklerde tatminsizlik oluş-
muşsa, buna "Boşluk" denir. Sivil Yönetim akıllı, askeri yö-
netim iyi, astlar ile üstler tek bir düşüncede, istek ve ener-
jilerini birleştirmişlerse buna "Doluluk" denir.
Becerikli lider halkını enerjiyle besleyerek , baş-
kalarının "Boşluklarını da doldurabilirken; beceriksiz lider
başkalarının "Doluluğu" önünde kendi halkının enerjisini
boşaltır.
Adalet ve refah tüm halka ulaştığında, devlet çalış-
maları ulusal krizlere çözüm olabildiğinde, göreve o pozis-
yona layık olanlar atandığında, planlama zayıf ve güçlü
noktaları görebildiğinde, başarı kesindir.
Askeri güçlerin siyasal temelleri, ya da her örgüt ile ilgili
sosyal temeller de / Ching adlı eserin öğretileri arasında
y e r alır. Savaş Sanatı'nda bu konuya özel önem verilmiş,
kitabın ilk b ö l ü m ü stratejik olarak rakiplere, etik d e ğ e r l e r e ,
sosyal düzene, yönetimin popülaritesine ya da genel ah-
laka ayrılmıştır. Sun Tzu'ya göre uygun koşullar altında kü-
ç ü k bir g r u p b ü y ü k bir g r u b a karşı galip gelebilir ve bu ko-
şulları da adalet, düzen, dayanışma ile a h l a k o l u ş t u r u r . Bu
husus da yine Huan Efendileri tarafından askeri strateji için
vurgulanan önemli, ö n c ü Çın d ü ş ü n ü ş l e r i n d e n d i r .

Güç yalnızca geniş bir arazi ile büyük nüfus toplu-


luğu değildir. Zafer sadece güçlü silahlarda değildir. Gü-
venlik sadece yüksek duvarlar ya da derin çukurlar mese-
lesi değildir Otorite sadece kesin emirler ile katı cezalar
değildir. Yaşayabilen bir örgüt kurabilenler sayıları az da
olsa yaşayabilirler, oysa can çekişen toplumlar büyük ol-
salar bile yok olurlar
Bu konu MÖ. Üçüncü yüzyılda yaşamış, Sun
Tzu'nun öğretilerini takip ederek büyük bir ş ö h r e t e ulaşan',
eski Çin'in en ünlü askeri strateji uzmanlarından Zhuge
Liang tarafından da vurgulanmıştı.

Askeri operasyonların Tao'su savaşçıların uyu-


munda yatar Asker arasında uyum olması halinde asker,
üzerinde baskı olmasa da doğal olarak tüm gücüyle müca-
dele eder. Ama. askerle subaylar arasında itimat yoksa,
savaşçılar kendilerini savaştan uzakta tutar: güven duya-
cakları emirleri duymayan asker gizli gizli konuşmaya ve
eleştirmeye başlar. Orduda ikiyüzlülük çıktığında komutan
eski bilge kralların tüm aklına bile sahip olsa, basit bir köy-
lü sürüsünü bile yenebilmek olanaksız olur. Bu konuda es-
ki bir atasözünü akıldan çıkarmamak gerekir." Askeri ope-
rasyon ateşe benzer: kontrolden çıkarsa kendini yakar, bi-
tirir. "

Zhuge'nin dehası ö y l e s i n e b ü y ü k t ü r ki, b ü t ü n yazıları,


çizimleri ve kendisi h a k k ı n d a yazılan her ş e y T a o c u yasa-
l a r d a y e r alır.

Eski çağlarda iyi yöneticiler silahlanmadılar, iyi si-


lahlananlar savaş hatları kurmadılar, iyi savaş hatları ku-
ranlar savaşmadılar, iyi savaşanlar kaybetmediler, iyi kay-
bedenler ölmediler.

Bu sözler, savaşın en son çare olduğu düşüncesini,


Tao-te Ching'in bir d e v a m ı olan Savaş Sanatı'nın ana fikri
olan, savaşmadan kazanmak doktrini'ni vurgulamaktadır.
Zhuge Liang ayrıca Tao'nun klasik öğüdüne de büyük ö-
n e m verir. "Silahlar kötü kehanetin araçlarıdır, bu nedenle
kullanılması kaçınılmaz olmadıkça kullanılmamalıdır." An-
cak Liang da T a o ' n u n tarihi tezi olan 'orijinal insanlık devri-
nin artık sona ermiş olduğu' düşüncesine katılmaktadır.
Liang da Sun Tzu gibi iç s a v a ş s o r u n u n a e ğ i l m i ş ve bu ne-
denle çalışmaları daha çok ülkenin gerek siyasal gerekse
askeri emniyetine yönelik pratik ö ğ r e t i l e r l e akılcı yaklaşım-
lar üzerine odaklanmıştır.

16
Askeri meselelerin yönetimi sınırlardaki ya da sınır
bölgelerindeki sorunların yönetimindedir. Bu yönetim tarzı,
otonte ve askeri cesaretle, direnenlerin ve asilerin yok edi-
lerek vatanın korunması ve ülke barışının sağlanmasıdır.
Medeniyetin askeri hazırlığa ihtiyacının en büyük nedeni
budur.
Hayvanların pençeleri ve dişlerinin amacı da bu-
dur Eğlenirken birbirleriyle oynayıp, kızdıklarında da bir-
birlerine saldırırlar. İnsanların pençeleri ya da dişleri yok-
tur, insan bu amaçla zırh ve silah kullanarak kendini savu-
nur.
Ülkeler de yine bu amaçla ordular besler, hüküm-
darlar aynı amaçla bakanlar kullanır. Yardımcılar güçlüyse,
ülke güvendedir, yardımcılar zayıfsa ülke tehlikededir.
Burada Zhuge, Sun Tzu'nun liderlik d ü ş ü n c e l e r i n i ta-
kip e t m e k t e d i r . S u n T z u ' y a g ö r e h e m sivil hem de askeri li-
derlik en fazla önem verilmesi gereken unsurlardandır.
Zhuge de, Sun Tzu v e Huan Efendileri'nin liderlik g ü c ü n ü n
kişisel niteliklere ve popüler bilince bağlı olduğu düşünce-
sine katılmaktadır. Taoist d ü ş ü n c e y e göre liderlik m a d d e s e l
olduğu kadar ahlaki bir k a v r a m d ı r ; ahlaki gücün kendisini,
hem insanın öz kontrolü hem de başkaları üzerindeki etkisi
şeklinde gösterdiğine inanılır. Ulusal savunmanın gücü
hakkında Zhuge şunları yazar:

Sonunda her şey komutanların askeri liderliğine


olan güvene kalır Popüler olmayan bir komutandan ne ül-
kesine fayda gelir ne de ordusuna.

Bir k a r a k t e r tahlili yöntemine göre, popüler olmayan


komutan halkını inkar eden komutandır. Sun Tzu, gönül
birliğini güçlü olmanın ana kaynağı olarak vurgular. Sun
Tzu'nun minimalist savaş felsefesi, t o p l u m u n o r t a k ilgi a l a n ı
fikrinden beslenir. Zhuge L i a n g y i n e T a o - t e C h i n g ' d e n alıntı
y a p a r a k akıllı savaşçının t o p l u m u n tümüyle ilgilendiğini be-
lirtir. "Silahlar kötü kehanetin araçlarıdır, bu nedenle kulla-
nılması kaçınılmaz olmadıkça kullanılmamalıdır."
Zhuge, stratejisi olmayan savaştan ve gerekçesi
olmayan çatışmadan kaçınma düşüncesi ile Savaş Sa-

17
natı'nın yakın bir inanırı olduğunu gösterir. "Silah kullan-
manın tek yolu, stratejisi önceden belirlenmiş operasyon-
lardır. B u l u n d u ğ u n arazi ve iklim koşullarını dikkatle incele,
halkının kalbine bak. Askerine teçhizatın kullanımı hak-
kında e ğ i t i m ver, ödül ve ceza y ö n t e m l e r i n i n açık o l m a s ı n a
özen göster, düşmanın stratejisini incele, yolunun üzerin-
d e k i t e h l i k e l i g e ç i t l e r e d i k k a t et, güvenli ve tehlikeli bölgeleri
a y ı r t et, iki t a r a f ı n d a k o ş u l l a r ı n ı a r a ş t ı r , ne z a m a n ilerlemek
ya da geri çekilmek gerektiğini iyi gör, koşulların zamanla-
masına adapte ol, saldırı gücünü artırırken savunmanı
kuvvetlendir, askerlerini yeteneklerine göre ödüllendir, za-
fer planları hazırla, ölüm ve yaşam meselesini göz önüne
al. Ordunu, ancak tüm bunları yerine getirdikten sonra ve
yalnızca tam güvene sahip komutanların komutası altında
düşman üstüne gönderebilirsin."
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'na göre savaşta başarının
anahtarı olan sürat ve koordinasyon s a d e c e s t r a t e j i k hazır-
lığa d e ğ i l , liderliğin en büyük dayanağı olan psikolojik da-
yanışmaya da bağlıdır. Z h u g e şöyle yazar:

Komutan, ülkesi için yararlı bir araçtır. Önce stra-


tejiyi belirleyip, sonra da uygulamayı yöneten komutanın
komutası akıntı içinde yüzmeyi başaran bir dal gibidir.
Düşmanı ele geçirişi bir şahinin avına saldırışıdır. Sakin-
ken gerili bir yay, harekete geçtiğinde çalışmaya başlayan
bir makine gibi.durdurulmaya çalışıldığı yere girer, en güç-
lü düşman bile kendisine direnemez. Şayet komutanın gö-
rüşü yetersiz, askerleri hızlı değilse, üzerinde fikir birliği
olmayan bir strateji, elinizde bir milyon kişilik bir ordu bile
olsa düşmana gerekli korkuyu veremez.

Sun Tzu'nun klasik e s e r i n d e n , 'başarılı stratejinin en


büyük el kitabı' olarak b a h s e d e n Z h u g e , askeri örgütlenme
ile ilgili kendi düşüncelerini Savaş Sanatı'nın ana temala-
rını toparlayarak özetler. Görüşleri genellikle Taoist gele-
nekten kaynaklanan savaşçı eğitimi ve ruhu üzerinde odak-
lanır.

18
Size düşmanlık göstermeyenlere kötü düşünceler
beslemeyin. Size karşı çıkmayana saldırmayın. Bir mü-
hendisin verimliliği yalnızca bir uzmanın gözleriyle ölçüle-
bilir. Savaş planları yalnızca Sun Tzu'nun stratejisi ile ha-
zırlanabilir

Sun Tzu'yu takip eden Zhuge, beklenmedik baskınla-


rın ve süratin düşmanın oyununu bozmaktaki avantajlarını
vurgular.
Planlama gizli, saldırı çabuk olmalıdır. Ne zaman
bir ordu aynı avını kapmak üzere dalmakta olan bir şahin
gibi düşmanını ele geçirir, bendini kıran bir nehir gibi sava-
şırsa, düşmanları onun önünde dağılıp gider. Buna ordu
momentinin kullanımı denilir.

Daha önce de belirtildiği üzere Sun Tzu'nun Savaş


Sanatı'nın ana t e m a l a r ı n d a n biri de objektif olmaktır. Ese-
rinde, karşılaşılacak durumlarla ilgili nasıl tutkusuz kalın-
ması gerektiğini öğretir. Zhuge bu k o n u d a da Sun Tzu ile
aynı fikirdedir. Dikkatle h e s a p l a n m ı ş saldırının avantajlarını
belirtir:
Savaşta usta asker sinirlenmeyen askerdir. Za-
ferde usta asker korkusuz askerdir. Bu nedenle akıllı olan
savaşı önceden kazanır, oysa cahil asker kazanmak için
savaşmak zorundadır

Burada Zhuge, Sun Tzu'nun, yetersiz planlamanın,


güç ve adam kaybıyla sonuçlanan harekatların sonuçları
hakkındaki uyarılarını aynen yazar.

Bir ülke gerekli malzemeyi yüksek fiyatla almak


zorunda kaldığında tükenmiş, malzemelerini uzun mesa-
felere taşımak zorunda kaldığında fakirleşmiştir. Saldırılar
tekrarlanmama!/, savaşlar çoğaltılmamalıdır. Güç, kapa-
siteyle orantılı bir şekilde kullanılmalı, aşırı kullanmanın
gücü tükettiği unutulmamalıdır. Gereksizden kurtul, ülken
bu şekilde barış dolacaktır. Rekabet edemeyenden kurtul,
ülken bu şekilde kazançlı çıkacaktır.

19
Zhuge, son olarak Tao-te Ching'in, Sun Tzu'nun Sa-
vaş Sanatının ve Huan Efendileri'nin geleneğine uyarak
zaferin anlaşılmaz olanın hakkı o l d u ğ u n u yazar:

Başarılı saldırı, düşmanın kendisini nasıl savuna-


cağını bilemediği saldırıdır. Başarılı savunma, düşmanın
nasıl saldıracağını bilemediği savunmadır. Bu nedenle sa-
vunmada başarı yüksek duvarlara bağlanamaz.
Bu nedenle yüksek duvarlar, derin su çukurları gü-
venliği garanti edemez. Sağlam zırhlar ve etkili silahlar da
aynı şekilde güçlü olmayı garantileyemez. Düşman bir a-
rada kalmayı tercih etmişse hazır olmadığı yerden saldır:
düşman saldırı hattı kuruyorsa, seni hiç beklemediği yerde
karşısına çık.

'Bilinmez olurken bilmek' fikri pek çok kere zaferin


anahtarı olarak yinelenmektedir. Bu strateji Taocu düşü-
nüşle Savaş Sanatı arasındaki en güçlü bağlardan birini
oluşturmaktadır.
Taoist felsefenin öğretilerinin getirdiği pratik yönleri
a n l a m a k b i z e ç e l i ş k i l i g e l e b i l e c e k bir i k i l e m i a n l a m a o l a n a ğ ı
sağlar. Sun Tzu'nun bir y a n d a n savaşı lanetleyip bir y a n -
dan da savaş stratejileri ö ğ r e t m e s i bir ç e l i ş k i olarak algıla-
nabilire de bu konuya bir d e T a o f e l s e f e s i n i n insan zeka-
sına bakışı ile b a k m a k g e r e k l i d i r .
Bir bakışın aynı anda birbirinden farklı açılardan değer-
lendirilmesi ünlü bir T a o i s t t e k n i k t i r . Çelişki ve ikilemler bu
yöntemle çözüm bulur. Savaş Sanatı'nın ikilemine bir d i ğ e r
örnek, Tao-te Ching'de yazılı acımasızlık ile iyiliğin Aklın
Yolu olduğu t e m a s ı n d a ortaya çıkar.
"Cennet ve cehennem insancıl değildir. Orada pek
çok şey s a m a n d a n kukla köpekler gibi k a b u l edilir. Bilgeler
de insancıl değildir,onlar da halkı saman köpek gibi kabul
ederler."diye yazmıştır, Tao-te Ching'in ünlü filozofu. Batılı
bir araştırman 1950lerdeki Kore Barış Anlaşması'nın he-
men ardındaki günlerde bu yazıdan 'Canavarın geminden
kurtulması' olarak bahsetmişse de, Taoistler açısından bu
hiç d e i n s a n l ı k dışı olarak algılanmamış t a m tersine Budist
öğretide olduğu gibi bir o b j e k t i f l i k ç a l ı ş m a s ı olduğu belirtil-
miştir.
M o d e r n a k ı m a g ö r e d e b u t ü r bir d ü ş ü n c e bir p s i k o l o g
ya da sosyologun, ülkelerin davranışları, düşünceleri ve
beklentilerinin bağımsız akılcı kararların biraraya gelme-
sinden çok, çevresel faktörlerin etkisi altında, g e r e k birey-
sel gerekse toplumsal kontrolün ötesindeki değerlerden
kaynaklandığı tezine benzer bir düşünceden öteye gide-
mez.
Sun Tzu'nun klasik eserinde de belirtildiği üzere Sa-
vaş Sanatı'nda belirtilen olgu kan d ö k ü c ü l ü k t e n çok toplum
psikolojisinin gücünü anlamaya yöneliktir. İnsanların hangi
türden duygularla yönlendirilebileceğini anlamak bu gücü
kullanmayı arzulayanlar kadar bu güçten kaçınmak iste-
yenlere de büyük yarar sağlar.
Bu ışık altında bakıldığında Savaş Sanatı'nın
silahlanmaya davetten çok koşullama üzerine bir çalışma
olduğu görülür. Çatışmaların siyasal, psikolojik ve maddi
faktörlerini bu şekilde tüm derinliğiyle analiz e t m e k t e k i Sun
Tzu'nun mesleki amacı savaşı teşvik e t m e k t e n çok savaşın
minimize ediierek kısa kesilmesini sağlamaktır.
Tao-te Ching bu k o n u d a da Savaş Sanatı ile paralel-
lik g ö s t e r i r :

Elimde tuttuğum ve ödüllendirdiğim üç hazinem


var. Birisi şefkat, ikincisi tutumluluk, üçüncüsü ise başka-
ları üzerinde öncelik iddia etmemek. Şefkatten cesaret do-
ğar, tutumluluk bize görüş sahası sağlar, başkaları üze-
rinde öncelik iddiasından kaçınma da yaşam güvenliği ge-
tirir. Şefkati, cesareti ve tutumluluğu bırakan, alçakgönül-
lülüğü terk ederek saldırganlığı tercih eden kısa zamanda
yok olur. Savaşta şefkat zafere ulaştırır, savunmada şef-
kat ise güvenliği sağlar.

Klasik eserinde Sun Tzu Hoca askeri saldırıyı "dur-


durulmadıkça kendini yakacak bir a t e ş e " benzetir ve kendi-
sine ait 'çatışmasız başarı' stratejisinin her z a m a n elde e-
dilmesinin her ne kadar kolay değilse de 'üstün etkililik'
stratejisinin genellikle anlamsız vahşet ve yok olmayı mi-
nimize edebileceğini bizlere öğretir. Taoist d ü ş ü n c e y e göre
başarı çoğunlukla hiç bir şey yapmadan kazanılır; Savaş
Sanatı stratejisi de neyin, ne zaman yapılmaması ge-
rektiğini bilmenin, neyi, ne zaman yapmayı bilmek kadar
ö n e m l i o l d u ğ u n u n altını çizer.
Egzotik uzak doğu savaş sanatının dikkat çek-
meme, bilinmez ve tutulmaz olma gibi niteliklerini içeren
Hareketsizlik Sanatı, Taoism'in Varlık Bilimi'nden kaynak-
lanır. Yine uzak doğu dövüş ve kültür tekniklerini içeren
Hareket Sanatı da Taoism'in Yaşam Bilimi'nden kaynakla-
nır. Varlık Bilimi g e n e l d e zihin ile ilgilenirken, Yaşam Bilimi
enerji kullanımını içermektedir. Savaş Sanatı'nın tam an-
lamı bu iki k a v r a m ı n d e n g e s i n d e d i r .
Daha ileri çağlarda,bu konu hakkındaki belirleyici
Taoist görüş Ming Hanedanı'nın (1368-1644) dört olağa-
nüstü kitabından biri olan Batı Yolculuğu (Hsi-yu chi) ile
ölümsüzlüğe kavuşmuştur. Batı Y o l c u l u ğ u , Moğol saldırı-
ları a l t ı n d a k i e s k i Ç i n ' d e Tao d ü ş ü n c e s i n i n önemli doktrin-
lerini hiçe sayarak, yaşam bilimini i n c e l e r k e n varlık bilimini
ihmal etmenin, maddesel gelişmenin üzerinde dururken
psikolojik gelişmenin ihmal edilmesinin ya da Sun Tzu nun
öğretilerine göre zekasız güç sahibi olmanın ne gibi so-
nuçlar ürettiğine en güzel ö r n e k l e r d e n biridir.
Bu kitaptaki baş kahraman karşılaştığı bir m a y m u n
medeniyetinin başına g e ç e n sihirli bir m a y m u n kraldır. So-
nuçta maymun kral dünyayı karıştıran bir ş e y t a n ı y e n e r e k ,
şeytanın kılıcını çalar.
Şeytan'ın kılıcı ile ülkesine geri döndüğünde, kılıç
kullanmada u s t a l a ş a r a k silahşor olur. Hatta ülkesindeki di-
ğer maymunlara da oyuncak kılıçlar yaptırarak savaş
oyunları oynatır.
Ancak, ülkesinin komutanı olan bu savaşçı maymun
maalesef kendisini kontrol etmekte başarısız olur. Kafa-
sında uyanan bir d ü ş ü n c e y e kapılarak kendilerinin oyuncak
silahlarla savaş oyunu oynamalarının komşu ülkelerce ger-

21
çek savaş çalışması olarak algılandığı düşüncesine kapılır
v e b u s e f e r k e n d i s i d e g e r ç e k bir s i l a h l a n m a y a r ı ş ı n a g i r i ş i r .
Bu Onüçüncü Yüzyıl eseri ne kadar da günümüzü
yansıtıyor değil mi?
Öyküdeki maymun kral e l i n d e k i g ü c ü akılsızca k u l l a n -
mayı, d o ğ a l düzeni bozarak ortalığı birbirine kattıktan sonra
kendini yok edecek tuzağa kendi kendine düşmesini anla-
tır. Tuzağa düştüğünde ise içinde kaynaklanan dayanılmaz
arzuyu yitirerek, varlık bilimini araştırmaya yönelir. Dikka-
tini akılcılık ve b i r l e ş m e y e t o p l a r .
Maymun'un düşüşü Buda ile karşılaştığında başlar.
Tao'cu din adamları kendisine içindeki yaratıkla savaşması
gerektiğini söylerler ve Taoist eser I Ching'de belirtilen
Ruh Simya Kazanında pişmesini öğütlerler, ancak maymun
kral bu g e l i ş m e d e n kaçar.
Buda, maymunun gururunu kainatın karşı konulmaz
görecelilik kanununu kendisine açıklayarak ele geçirir ve
maymunu beş element dağına hapsederek kibirinin so-
n u ç l a r ı n d a n acı çekmeye m a h k u m eder.
Beş yüzyıl sonra Budist tarihçi Kuan Yin yaptıkların-
dan pişman olmuş maymunun yattığı hapishaneye giderek
şunları yazar:

Ne kadar kötü ki sihirli maymun halkına hiç hizmet etmedi;


Akılsız bir kahramanlık gösterişine kapıldı.
Çılgın bir yürekle çevresini yakıp yıkarak
Ölümsüzlerin toplantısında;
Büyüklük tutkusunun kasırgasıyla egosunun peşine kapılıp
Mutluluk cennetine koştu.
Yüzbinlerce askerin arasında,
Kendisine direnecek yoktu;
Gökyüzündeki en yüksek cennet katında
Ürkütücü bir varlıktı o.
Ancak ne zaman ki şaşırtıcı Buda ile karşılaştı,
Merak ediyoruz, artık kim bilir ne zaman yeniden ortaya
çıkarak aynı şeyleri yapmaya kalkabilecek?

2}
Şimdi maymun artık s e r b e s t bırakılması için azizlere
yalvarmaktadır. Azizler kendisini bir şartla serbest bıraka-
caklarını söylerler; artık tüm gücünü yalnızca aydınlanma
peşine düşmekte kullanacaktır. Ancak bu aydınlanma sa-
d e c e k e n d i s i için d e ğ i l t ü m t o p l u m için o l a c a k t ı r . Son olarak
aziz, maymunu uzun yoluna çıkmak üzere serbest bırak-
madan önce bir t e d b i r a l a r a k maymunun başına bir halka
geçirir. Bu halka maymun tutkuya kapılarak yanlış bir d a v -
ranışa kalkıştığında başını sıkarak dayanılmaz bir acı ve-
recektir.
S a v a ş S a n a t ı y ü z l e r c e yıldır, s t r a t e j i n i n en ö n e m l i kla-
sik eserlerinden biri olarak bilinmektedir. Ancak bizce bu
eserin en önemli bilgeliği Sun Tzu'nun kendi eserini okuyan
her s a v a ş ç ı n ı n başına geçirdiği halkadadır. Tarih bu hal-
kayı unutan savaşçıların başının nasıl bir s i h i r l i g ü ç t a r a f ı n -
d a n sıkıldığını gösteren örneklerle doludur
SAVAŞ SANATININ YAPISI VE İÇERİĞİ

Tao öğretilerinin felsefi ve siyasal etkisi altındaki Sun


Tzu'nun Savaş Sanatı, Tao klasiği Tao-te Ching adındaki
e s e r l e bir b a ş k a a ç ı d a n d a paralellik gösterir.
Her iki eserde de önerilen deyişler destan kahramanlarını
andıran bir bilgenin ağzından söylenmektedir. Kitaplarda
bir bilge bizlere seslenerek kendi öğretilerinin yerine geti-
rilmesi halinde başarının, aksi taktirde ise başarısızlığın
mutlak olduğunu söylemekte ve önerilerini tartışma kabul
e t m e z bir ü s l u p ile i l e t m e k t e d i r
Taocuların bir k ı s m ı T a o - t e C h i n g ' i n yazarı tarafından
yaratılmayıp, daha çok eski deyişlerin derlenmesi ve bir
araya getirilmesi şeklinde hazırlandığını ileri sürmüştür
Aynı düşünce Savaş Sanatı için de öne sürülebilir. Sonuç
olarak her iki eserin de benzer kaynaklardan esinlendiği
fikri bugün bilim adamlarınca yaygın olarak kabul edilmek-
tedir.
Savaş Sanatı'nın birinci bölümü Planlama'nın öne-
mini vurgulamaya ayrılmıştır. I Ching'de de belirtildiği
üzere, "Liderler herhangi bir ş e y i yapmadan önce mutlaka
planını hazırlar," ve "Liderler sorunları inceleyerek önlemini
alırlar."
Savaş manevraları konusunda Savaş Sanatı her
harekattan ö n c e m u t l a k a göz ö n ü n e alınılması gereken beş
faktörden önemle bahseder: Uyum, hava, arazi, askeri li-
derlik ve disiplin faktörleri.
Bu bağlamda "Uyum" faktörü, sivil l i d e r l i k l e d a h a d o ğ -
RUSU siyasal l i d e r ile halk a r a s ı n d a k i iş birliği k o n u s u n a eği-
lir. Gerek Tao, gerekse Konfüçyüs'e göre dürüst bir h ü k ü -
met T a o ' n u n " U y u m Yolu"na bağlı olmalıdır. Bu k o n u d a sa-
vaşçı Sun Tzu, Uyumdan "halkın liderle aynı hedefe yö-
neltilmesi" düşüncesi olarak söz e t m e k t e d i r .

25
Hava f a k t ö r ü , yani savaş için uygun mevsimin seçimi
hem orduyu oluşturan askerler hem de askeri destekleyen
halkla ilgilenir. Buradaki ana konu halkın üretim gücünün
doğru kullanımının sağlanmasıdır. Bu da savaş için doğru
mevsimin seçilerek hem üretimin hem de savaş alanında
ilerleyen ordunun mevsim faktörlerinden en az zararla çık-
masını sağlamaya verilen önemi gösterir.
Arazi Faktörü'ne gelince savaş esnasında geçilmesi
gereken arazinin uzunluğu, arazideki engebeler, boyutlar
ve güvenlik gibi faktörler mutlaka önceden öngörülerek,
planlanmalıdır. Burada, yöreyi iyi t a n ı y a n kılavuzların kul-
lanımı en önemli unsur olarak ortaya çıkmaktadır. I
Ching'de de "Avın kılavuzsuz takibi çalılıklarda bi-
ter,"denilerek bu husus bir k e r e d a h a v u r g u l a n m ı ş t ı r .
Askeri Liderlik hakkındaki Savaş Sanatı kriterleri yine
hem geleneksel Taoizm hem de Konfüçyanizm'ce de kabul
gören ana değerlerdendir. Bu kriterler, zeka, güvenilir
olma, insana önem verme, cesaret ve kararlılıktır. Budist
bilgelere göre, "zekasız insancıllık, sahip olunan tarlanın
sürülmemesine benzer. Cesaretsiz zeka, filizlerin ekili ol-
duğu arazideki yabani otların temizlenmemesidir. İnsanı
ihmal eden cesaret ise olgunlaşmış ürünü biçmesini bil-
memektir."
D i ğ e r iki d e ğ e r o l a n güvenilir o l m a k ve k a r a r l ı l ı k bir li-
dere emrindekilerin sadakatini ve itaatini kazandıran olgu-
lardır.
Sözkonusu kriterlerden beşincisi olan disiplin, örgüt-
sel dayanışma ile verimlilik konuları ile ilgilenir. Disiplin
faktörü, kullandığı ana mekanizma olan ceza ve ödül sis-
temi ile, askeri liderlerde mutlaka aranılan temel nitelikler-
den güvenilirlik ve kararlılık ilkeleri ile doğrudan bağlantılı-
dır. Savaşçılar t a r a f ı n d a n adil ve d e n g e l i olarak k a b u l e d i l e -
rek benimsenecek bir ö d ü l ve ceza sisteminin kurulmasına
büyük önem verilir.
Yine "Eyaletler Savaşı" sırasında bitmek bilmeyen sa-
vaşlara çözüm arayan düşünürlerin oluşturduğu Yasallık

26
Okulu da kişisel f e o d a l y ö n e t i m s i s t e m i n i n y e r i n e akılcı ör-
gütlenme ile hukukun önemini vurgulamıştır.
Bu bölümün ardından Savaş Sanatı aldatmacanın
önemini ortaya koyar: "Askeri harekat aldatmacayı içerir.
Gücünüz varken kendinizi güçsüz gösterin. Etkiliyken etki-
siz durun." Tao-te Ching'de de yazıldığı gibi, "En büyük
ustalık zayıf ve beceriksiz gözükmektedir. "Savaşta mak-
simum verimliliğin ve zaferin yegane ilacı olan sürpriz fak-
törü karşı taraf hakkında t a m bilgiye sahip olurken bilinmez
olmaya bağlıdır; bu nedenle sır t u t m a ve düşmanı yanlış
yönlendirme becerileri ana sanatlardandır.
Genel olarak dişe-diş savaş akıllı savaşçı için ancak
son çaredir. Sun Tzu'ya g ö r e akıllı savaşçı her d u r u m için
hazırlıklı olmalı, ancak gerçekten zorunlu olmadıkça güçlü
ve zorlu bir düşmanla karşı karşıya gelmekten kaçınmalı-
dır. Sun Tzu, düşmana doğrudan saldırarak üstün gelmeye
çalışmaktan çok, geri çekilme yöntemleriyle düşmanın ka-
natları arasındaki dengeyi bozmaya, düşmanın maneviyatı
ile oynayarak düşmanın öfkesini, kızgınlığını kendisine
karşı kullanmaya önem verir. Burada özet olarak büyük
usta, Savaş Sanatı'nın üç büyük kriterini gözlerimizin
önüne serer: Sosyal, psikolojik ve fiziksel faktörler.
Savaş Sanatı'nın ikinci bölümü genel olarak savaşın
ülke ve halk üzerindeki etkilerine ayrılmıştır. Bu bölümdeki
ana t e m a savaş esnasında süratin ve etkinliğin en önemli
silah olduğu prensibidir. Özellikle uzak ülkelerdeki savaşla-
rın uzun sürmesinin ülke kaynakları üzerindeki o l u m s u z et-
kisi v u r g u l a n a r a k b u t ü r u z u n s a v a ş l a r d a n kaçınılması dersi
öğretilir. Kaynakların, enerjinin tutumlu kullanılmasına bü-
yük önem verilmiştir. Savaşın ülke ve halkın üzerindeki
maliyetini azaltmak amacıyla Sun Tzu özkaynak kullanımı
yerine daha ç o k akın edilen ülke kaynaklarının Kullanılma-
sını, ele geçirilecek düşman esirlerinden maksimum
oranda yararlanılmasını salık verir.
Üçüncü bölümde, konu savaşta strateji'dir. Burada da
en büyük önem yine tasarrufa verilmiştir. Ana amaç, düş-

27
mana doğrudan doğruya saldırarak düşmanı yok etmeye
çalışmak yerine düşmanı ve düşman kaynaklarını savaş
aldatmacaları kullanarak olabildiğince az zayiatla ele geçi-
rerek, düşman kaynaklarından maksimum yararın sağlan-
masıdır. Burada hedef özkaynakların tasarrufunda olduğu
gibi düşman kaynaklarının da olabildiğince zarar g ö r m e d e n
ele g e ç i r i l m e s i prensibidir. Bu k o n u d a S u n Tzu U s t a bizlere
ünlü doktrini, "En iyi zafer savaşmadan kazanılan zafer-
dir."deyişini öğretir
Sun Tzu bu bölümde bizlere taktikler de gösterir. İlk
olarak, ana amaç savaşmadan kazanmak olduğu için Sun
Tzu, en iyi yöntemin düşmanın planlarını baştan bozmak
olduğunu, bu yapılamazsa düşmanı izole e d e r e k z o r d a bı-
rakmak gerektiğini öğretir. Usta bu konuda da zaman faktö-
rünün önemine dikkat çeker,ancak süratin mutlaka aceleci-
likten ayrılması gerektiğinin ve hazırlıkların hakkı verilerek
yapılması gerektiğinin de altını çizer. Kazanılacak zaferin
kesin zafer olması gerektiğini vurgulayarak ancak bu du-
rumda işgal kuvveti kullanma gibi bir masraf kapısından
uzakta kalınabileceğini söyler.
Bölüm düşmanın gücü ile orantılı harekat stratejileri
ile devam eaer. Temel prensip yine aynıdır: Güçlü düş-
manla doğrudan savaştan olabildiğince uzak dur. Bu ko-
nuda I Ching'de de benzer şekilde,"Üstesinden gelineme-
yecek koşullara direnmek kötü kader getirir." denilmiştir.
Aynı meyanda, strateji her ne kadar büyük oranda haber
almaya bağlıysa da, savaş alanında karşılaşılabilecek de-
ğişik konumlara karşı uyum göstermek gerekir. Yine I
Ching'de bu hususun önemi,"geçilmezle karşılaştığında
değiş, sen d e ğ i ş t i ğ i n d e g e ç i l m e z geçilir olur." deyişiyle be-
lirtilmiştir.
Sun Tzu Usta, usta savaşçının ancak zaferi kesin o-
larak kazanacağını gördüğünde savaşacağı, düşüncesin-
den sonra bize z a f e r i garanti edecek beş y ö n t e m d e n söz
eder.Sun Tzu'ya göre zaferi kazanacak savaşçı ne zaman
savaşacağını, ne zaman savaştan kaçınacağını bilen sa-

2S
vaşçıdır.Usta komutan ne zaman az, ne z a m a n b ü y ü k kuv-
vetle saldıracağını bilir, emrindeki asker ve subaylar fikir
birliğine sahiptir, beklenmedik koşullara hazırdır, komutan-
ları s i y a s a l o t o r i t e n i n g ü d ü m ü n d e d e ğ i l d i r .
Bu son husus oldukça hassastır. Askeri liderliğe çok
büyük ahlaki ve entellektüel sorumluluk yükler. Savaşlar
hemen hemen hiçbir zaman askerler tarafından başlatıl-
maz, savaşı başlatan genellikle sivil hükümetlerdir. Sun
Tzu işte böyle bir d u r u m d a elindeki askeri güçleri tanıma-
yan, değerlendiremeyen bir s i y a s a l yönetimin askeri yöne-
time müdahale etmesinin, "askeri dengeleri bozarak zafere
engel olduğu,"gerçeğini anlatır.
Bu konuda da ana mesele bilgidedir. Sivil yönetimin
savaş alanındaki orduya müdahale etmemesi gerektiği dü-
şüncesi zafere giden yoldaki en önemli silah olarak kabul
edilen, elde edilecek bilginin en kısa z a m a n biriminde de-
ğerlendirilmesi gerekliliğinden kaynaklanır. Hangi tarafın
kazanacağını belirleyen bu beş y ö n t e m i d e ğ e r l e n d i r e n Sun
Tzu bizlere, "Kendinizi ve karşınızdakini iyi tanıyorsanız si-
zin için t e h l i k e y o k t u r , kendinizi iyi b i l m e n i z e r a ğ m e n karşı-
nızdakini yeterince tanımıyorsanız yine de kazanma şansı-
nız v a r d ı r , ancak ne kendinizi ne de karşınızdaki bilmiyor-
sanız o zaman her savaşta tehlike ile karşı karşıyasınız
demektir."der.
Savaş Sanatı'nın dördüncü bölümü savaş stratejisinin
en önemli unsurlarından biri olan taktik k o n u s u n a ayrılmış-
tır. Yine Taoist bir yaklaşımla Sun Tzu burada zaferin
anahtarının değişik koşullara uyumda ve anlaşılmaz ol-
makta olduğunu öğretir Sun Tzu yorumcularından Du Mu
bu hususu, "şekilsiz bir v a r l ı k anlaşılamaz, oysa belirli bir
konumda olanı anlamak kolaydır. Anlaşılamayan kazanır-
ken, anlaşılır olan k a y b e d e c e k t i r . " sözleriyle belirtir.
Anlaşılmaz olmayı pasif kalmaktan ayırmak gerekir.
Anlaşılmazlık geri çekilmek ya da saklanmak değildir. Bu-
rada önemli olan başkalarının göremediklerini görmek,
düşmana kendini göstermemeyi becermektir. Burada yön-
t e m yine a l d a t m a c a l a r d a d ı r . Fırsatları düşmandan önce gö-
rerek, hızlı hareket etmek, özellikle bilinir düşmana karşı
büyük avantaj doğurur.
Bu düşünceyi takiben Sun Tzu, kesin zaferin yolunun
ne zaman hareket edileceği ya da hareketsiz kalınacağının
iyi bilinmesinde olduğunu bir daha vurgular. "Kendinizi
yenilmez yapın," der,"Ve düşmanınıza yalnızca zayıf ol-
duğu anda yüklenin. Unutmayın ki, iyi s a v a ş ç ı l a r y e n i l m e l e -
rinin olanaksız olduğu yerlerde konuşlanırlar." Sun Tzu bu
bölümde ordu içi örgütlenmenin, disiplin ve ahlakın bir
daha önemini vurgular.
Savaş Sanatı'nın beşinci bölümünün konusu
Enerji'dir. Enerji'den kastedilen savaş alanında Güç, ya da
Moment'in kullanımıdır. Burada vurgulanan Moment, hare-
ket halindeki ordunun dinamizmini simgelemektedir. Sun
Tzu, bize ö r g ü t l e n m e becerisi ile koordinasyonun öneminin
yanı sıra geleneksel savaş yöntemlerinin ve gerilla savaşı-
nın bir arada kullanımından bahseder. Savaşta manevra
değişikliği ve sürprizin altını çizerek sonsuz sayıda taktik
değişikliğin kullanılması gerektiğini, düşmanın psikolojik
koşullarını etkileyerek düşmanı kolayca vurulabileceği ko-
n u m a g e t i r m e n i n yararlarını öne çıkarır.
Sun Tzu'nun "Enerji" konusundaki öğretilerinin ana
teması örgüt içi d a y a n ı ş m a ve birlikteliktir. Bu sayede bi-
reysel yeteneklere bağlı olma zorunluluğu yerine örgütün
yani ordunun tümünün oluşturacağı "Güç"ün momenti öne
çıkacaktır. "İyi komutanlar savaş alanında bireylerden değil
ordunun momentinden sonuç ararlar."
Tzu'nun birlikten kaynaklanan güce ve bu gücün iç
çekişmeleri sona erdirerek birliktelik sağlamasına verdiği
bu özel önem kendisini ve eserini bugün dövüş sanatı t ü m
dünyaca bilinen Japonların eski çağlardaki tarihi bireysel
savaşçıları olan Samuray'lardan ayıran en büyük özelliktir.
Sun Tzu'nun Savaş Sanatı'nın gerek modem Asya'da ge-
rekse tüm dünyada bu kadar yararlı bulunmasındaki temel
neden, birliktelik içindeki " M o m e n t ' e verdiği ö n e m d e d i r .

30
Kitabın altıncı b ö l ü m ü , " B o ş l u k ve Doluluk" kavramla-
rını öne çıkaran Gücün Kullanımı konusuna ayrılmıştır. Bu
kavramlar yüzyıllardır Taoist savaş yönteminin temellerini
oluşturmaktadır. Ana fikir düşmanın enerjisini tüketirken
kendi enerjini koruma becerisidir. Bu b e c e r i bize, d ü ş m a n ı n
zayıf d ü ş t ü ğ ü anda saldırma kapasitesi vererek bizi yenil-
mez yapar. Bu taktiklerin en basitlerinden biri b u g ü n yalnız
savaşta değil bugünün hem sosyal hem de iş manevrala-
rında yaygın olarak kullanılmaktadır. "İyi savaşçılar düş-
manının ayağına gitmezler, düşmanın kendi ayaklarına
gelmesini sağlarlar."
Kendi enerjini korurken düşmanının enerjisini tü-
ketme becerisi bilinmez olmanın bir diğer fonksiyonudur.
Sun Tzu'nun sözleriyle, "Bir ordunun yapısının kuruluşun-
daki mükemmellik ordunun yapısız olması ile tamamlanır.
O zaman kimse karşınıza bir s t r a t e j i ile ç ı k a m a z . " Sun Tzu
ayrıca d ü ş m a n l a r ı m ı z ı n kendi güçlerini belirli bir y a p ı y a g e -
tirmesine d ü ş m a n ı teşvik etmemizi , düşman güçlerinin ya-
pısını ve düşman reaksiyonlarını belirli aralarla sürekli test
etmemizi, ancak kendi güçlerimizin gerçek durumunu düş-
mandan saklamamızı öğütler.
Bu belirli bir d ü z e n d e olmayış ve akışkanlık yalnızca
bir s a v u n m a v e sürpriz aracı olmayıp, potansiyel enerjiyi
elde tutmanın dinamik bir aracıdır. Sun Tzu Usta başarılı
bir o r d u y u a k a n s u y a benzetir, bilindiği gibi s u y u n da belirli
bir ş e k l i olmamasına karşın Tao-te Ching'de de belirtildiği
üzere su, zayıf s a n ı l a n yapısının tam tersine karşısına çı-
kan her e n g e l i aşmasını, aşındırmasını, yıpratmasını bilir.
Sun Tzu'nun şu sözlerine kulak verelim:" Askeri bir b i r l i ğ i n
belli bir k a l ı b ı olamaz. Suyun da belli bir k a l ı b ı y o k t u r . Za-
feri kazanma yeteneği düşmana göre değişim göstermek
ve koşullara adaptasyondan geçer. Buna deha denir."
Savaş Sanatı'nın yedinci bölümü silahlı çatışma ile il-
gili o l u p o r d u n u n savaş alanındaki düzeni ile s a v a ş m a n e v -
raları hakkında Sun Tzu'nun görüşlerini özetler. Haberalma
ve ön hazırlığın önemini anlatarak konuya giren Sun Tzu,

31
"Hesabını yaptıktan sonra harekete geç. Uzağı ve yakını ilk
gören kazanır; silahlı savaşın kuralı b u d u r . " der. Aynı konu
hakkında I Ching'e baktığımızda da benzer şekilde,"Hazır
ol. O zaman şans yanındadır." der.
Her z a m a n k i karakteristik özelliği olan minimalist / te-
m e l c i g ö r ü ş ü n ü S u n T z u ş u s ö z l e r l e bir k e r e d a h a t e k r a r l a r :
"Düşmanın enerjisini tüketin, düşman komutanlarının yüre-
ğini kopartın." Doluluk ve boşluk prensiplerinden maksi-
mum yararlanma yöntemini de, "İstekli düşmandan uzakta
dur; s e n d e l e y e n ve kaçana saldır," sözleriyle vurgular. Es-
rarengiz kalma becerisine sahip olacak savaşçı için Dolu-
luk v e Boşluk prensibine yönelik dört ustalığın varlığını an-
latır: Enerji Ustalığı, Yürek Ustalığı, Güç Ustalığı ve
Uyumluluk Ustalığı.
Savaş Sanatı'nın sekizinci bölümü savaş ustalığının
köşe taşlarından biri olan Taktik Değiştirme ya da Uyum-
luluk konusuna ayrılmıştır. Sun Tzu Usta bu konuda, "ko-
mutanlar karşılarına çıkan koşullara uyum sağlayarak
avantaj yaratma yeteneğine sahip değillerse, bulundukları
arazinin yapısını ezbere bilseler bile bundan yararlanama-
yacaklardır." demektedir. Bu hususta I Ching'de, "anlayışı-
nın çok ötesine çabala, bu uğurdaki çaban seni felakete
götürecektir." diyerek komutanların içinde bulundukları ko-
şullara uyum sağlamak yerine kendi önyargılarının peşine
düşmelerinin kendilerine felaketten başka kader g e t i r m e y e -
ceğini ifade etmektedir.
Taktik değiştirme konusu doğal olarak Savaş Sa-
natı'nın bir d i ğ e r ö n e m l i niteliği olan hazır o l m a y a bağlıdır.
Sun Tzu Usta bu konuyu, "askeri operasyonlarda kural,
düşmanın üzerimize gelmeyeceğini ummaktan çok, gelen
düşmanı karşılamaya hazırlıklı olmak; düşmanın saldırma-
yacağını düşünmekten çok, düşmanın saldıramayacağı
k o n u m d a bulunmaktır." Tao'cu I C h i n g ' d e d e b u k o n u ile il-
gili olarak, "yapınızı sağlamlaştırmadan üzerinize aşırı sal-
dırı alacak olursanız, gücünüzü tüketirsiniz." diyerek karşı-
miza çıkacak düşmanla karşılaşmaya sürekli olarak hazır
olmanın önemi belirtilmektedir.
Savaş Sanatı'na göre hazır olmak yalnızca malzeme
hazırlığı anlamında sınırlı kalmaz. Zihinsel hazırlığı olma-
yan fiziksel güç, zaferi garanti etmek için yeterli olamaz.
Sun Tzu bu konuda da zafere yönelik liderin psikolojik bo-
yutlarına bakarken beş tehlikeye dikkat çeker.Bunlar, ölüm
i ç i n aşırı i s t e k l i o l m a k , y a ş a m a k i ç i n aşırı i s t e k l i o l m a k , aşırı
öfke, aşırı sofuluk, aşırı duygusallıktır.Bu aşırılıkların her
birisi, kendi b a ş ı n a akıllı bir d ü ş m a n t a r a f ı n d a n kullanabile-
cek zaaflar haline gelebilir.
Dokuzuncu bölüm orduların ilerlemesi üzerine
yazılmıştır. Sun Tzu Usta bu k o n u d a da savaş sanatının üç
açısı üzerinde durmuştur Bunlar, fiziksel, sosyal ve psiko-
lojik açılardır. Fiziksel açıdan ilk olarak üzerinde konuşla-
nılacak arazinin belirgin özel noktalarına dikkat çekerek,
özellikle arazideki yüksek noktaların, nehir yukarı pozis-
yonların, tepelerin güneşli yamaçların, doğal kaynakların
bol olduğu yörelerin önemini vurgular. Tüm bu boyutlara
bakarken bir yandan da düşman hareketlerinin çeşitleri
üzerine yorumlar getirir.
Her ne kadar Sun Tzu hiçbir z a m a n maddi gücün ya
da sayısal üstünlüğün inkar edicisi konumunda bulunma-
mışsa da, sosyal ve psikolojik faktör ve etkilerin fiziksel gü-
cün karşısında başarılı olabileceğinin de üzerinde önemle
durur. "Askeri konularda sayısal üstünlük her z a m a n yararlı
olmayabilir, önemli olan aşırı saldırganlıktan arınarak, gü-
cünü konsantre etmek, düşmanın gücünü tam kestirerek,
halkı yanına çekmeyi başarmaktır." Grup çalışmasını des-
tekleyen bir b a ş k a Savaş Sanatı deyişi de şöyle yazılmıştır:
"Stratejisi olmadan düşmanını h a f i f e alan bireysel savaşçı
düşmana esir düşmekten kendini Kurtaramaz."

Dayanışma, liderle takipçileri arasında karşılıklı anla-


yış v e ilgi g e r e k t i r i r . Bunun g e r ç e k l e ş m e s i de büyük ölçüde
tahsil ve eğitime bağlıdır. Konfüçyüs Okulu bilgelerinden
Mencius bu konuda, "Askerini eğitmeden düşman üstüne
gönderen komutan onları perişan eden komutandır."der.
Sun Tzu da, "Emrindekileri kültüre yönlendir, savaş sanatı
ile birleştir; bu sana zafer getirecektir." diyerek eğitim ve
kültürün zafer üzerindeki önemine dikkat çekmektedir.
Onuncu B ö l ü m arazi k o n u s u n a eğilir. Bu bölümde de
ana ilgi alanı taktik m a n e v r a ve uyumluluk üzerinedir. Arazi
türleri ayrı ayrı incelenerek, h a n g i tür a r a z i d e nasıl bir h a -
reket tarzı t a k i p e d i l m e s i g e r e ğ i irdelenir. Arazi tipleri ile il-
gili yöntemlerin diğer konulara yansıtılması üzerinde dü-
şünmeye ihtiyaç gösterir. A n c a k , bu meseledeki temel hu-
sus komuta edecek kişinin maddi, sosyal ve psikolojik
ç e v r e ile i l i ş k i l e r i n i n d e ğ e r l e n d i r i l m e s i n d e d i r .
Sun Tzu, burada ayrıca liderliğin sorumlu olduğu
ölümcül organizasyon hatalarından söz eder. Ana ilgi y i n e
birlikteliğin moral üzerine olan etkileridir:"Askerlerine kendi
çocukların gibi bak, o zaman senin uğruna ölüme seve
seve atılacaklardır." der. Sun Tzu bu arada askerlere sev-
gide aşırıya kaçılmaması gerektiğini, aksi taktirde askerle-
rin kolayca haşarı çocuklara dönüşebileceğini de uyarma-
dan edemez.
Bu bölümde önceden bilgi toplama anlamına gelen
haber alma konusu da işlenmektedir. Haber almadan genel
olarak hem düşmanın hem de kendi güçlerinin durumunu
öğrenme, düşmanın zayıf n o k t a l a r ı n ı anlamak ile a r a z i en-
gebe ve konumlarını öğrenmek kastedilmektedir. Sun Tzu:
"Kendini ve düşmanını iyi tanıyorsan zafer senin için asla
tehlikede değildir. Gökyüzü ile y e r y ü z ü n ü iyi biliyorsan se-
nin için zafer asla t ü k e n m e z . " diyerek çevre koşullarını ve
düşmanını iyi bilmenin zafere giden yolu açtığını ya da za-
fere giden yolun haber almadan geçtiğini bizlere anlatır.
Aynı konuda I C h i n g ' d e de, "Başlangıçta iyi hazırlan ki s o -
nunda Daşına d e r t g e l m e s i n . " d e n i l m e k t e d i r .
Onbirinci bölüm, Arazide Dokuz Konum olarak
adlandırılmıştır. Bu bölümde arazi iyice detaylandırılarak
arazinin yalın konumundan çok sosyal konumu ile bu sos-
yal çevre içinde hangi konumda hangi h a r e k e t tarzının se-

34
içinde hangi konumda hangi hareket tarzının seçilmesi ge-
rektiğine yönelik öğütler bulunmaktadır.
Sun Tzu Usta tarafından bu d o k u z arazi,
(a) Ç a t ı ş m a l ı Arazi
(b) Yakın Arazi
(c) İ h t i l a f l ı Arazi
(d) A ç ı k Arazi
(e) A n a h t a r Arazi
(f) C i d d i Arazi
(g) Z o r A r a z i
(h) K u ş a t ı l m ı ş Arazi
(i) ö l ü m c ü l Arazi"
olarak adlandırılmıştır.
"Çatışmalı Arazi", genel olarak üzerinde ölümcül sa-
vaş ya da sivil çatışmaların gerçekleştiği arazilere denil-
mektedir. "Yakın Arazi" birbirine bitişik düşman arazi par-
çalarına denilirken, "İhtilaflı Arazi", çekişme halinde eline
geçiren tarafa avantaj sağlayan arazilere.verilen isimdir.
"Açık Arazi", h e r iki t a r a f ı n da rahatlıkla girebildiği araziler-
dir. "Anahtar Arazi"den anlaşılan, i l e t i ş i m i ç i n kilit g ö r e v i g ö -
ren arazilerdir. "Ciddi Arazi", "Yakın Arazi"nin tam tersine
düşman ülkelerin birbirlerinin derinliklerinde bulunan arazi
dilimleridir. "Zor Arazi", girilmesi zor olan ya da girmiş ol-
manın hiçbir fayda sağlamadığı arazi parçalarına denilir.
"Kuşatılmış Araziler"e giriş olanakları son derecede dar
olup, bu tür arazilerin en önemli özelliği pusuya çok uygun
olmalarıdır. " Ö l ü m c ü l Arazi", üzerinde bulunulduğunda he-
men savaşa girişmek ya da yok olmak seçeneklerinden bi-
rinin s e ç i l m e s i n i m e c b u r e d e n arazi t ü r l e r i n e d e n i l m e k t e d i r .
Tanımını yaptığı her arazi türü için uygun taktikleri
anlatan Sun Tzu, çatışma taktiklerine, içinde bulunulan
arazi yapısının asker üzerindeki sosyal ve psikolojik fak-
törlerini de ekleyerek araziye uyumun önemini vurgu-
lar.Farklı arazi türlerine uyum, ricat ya da ilerlemenin
avantajları, insan duyguları ve koşullar - tüm bunlar mut-
laka incelenmelidir."

35
Savaş Sanatı'nın onikinci bölümünde incelenen konu
saldırıda ateşin kullanımı üzerinedir. Bu konu, çeşitli kun-
dakçılık yöntemleri ile kundaklama sonrasına yönelik teknik
hazırlıklar ve stratejilerin kısaca incelenmesi ile b a ş l a r .
"Ateş"in Sun Tzu'nun yaşadığı çağdaki en ölümcül
silahlardan biri olması nedeniyle Büyük Hoca bu bölümde
insanlık için en duygusal dileklerinden birini dile getirir .
"Silahlar ancak başka çare kalmadıkça kullanılması gere-
ken felaket araçlarıdır." Kundaklama konusundaki sözlerini
kendisinden beklenmeyen bir ç a b u k l u k l a s o n a e r d i r e n Sun
Tzu Hoca, "Hiçbir hükümet kızgınlık içinde ordusunu sevk
etmemeli, askeri liderler gazap içinde savaş kışkırtmacılığı
yapmamalı."diyerek savaş ve sonuçlarının son derecede
dikkate alınması gerektiğini olanca açıklığı ile vurgulamış-
tır "Yalnız, sonunda sana yararı olacağını görüyorsan
harekete geç, aksi taktirde hareketten vazgeç. Öfke ne-
şeye, gazap sevince dönüşebilir, ancak yok olmuş bir ü l k e
varlığına bir d a h a asla kavuşamaz, ölüler y e n i d e n canlana-
maz."
Sun Tzu, Savaş Sanatı'nın onüçüncü ve son bölü-
münü casusluğa ayırarak kitabın birinci bölümünde altı çi-
zilen strateji konusu ve strateji için en büyük gereksinim
olan haber a l m a y a geri d ö n m ü ş bu d ö n ü ş ü y l e de kitabı bü-
tünleştirmiştir. Bu b ö l ü m d e kendisine özgü verimlilik hedefli
minimalist ö ğ r e t i m tarzına uygun olarak haber alma görev-
lileri olan casusların önemini anlatmaya başlar." Askeri ha-
r e k e t l e r bir ü l k e i ç i n s o n u o l m a y a n t ü k e t i m kaynakları olup,
bir günlük zafer için yıllarca mücadele edilir. Bu nedenle
ödül vermekten kaçınarak, düşmanın durumunu öğrenme-
mizi sağlayacak bilgileri edinmekteki başarısızlık tümüyle
insanlık dışıdır."
Sun Tzu, c a s u s l a r ı y a d a gizli ajanları beş k a t e g o r i y e
ayırır. Operasyonların gerçekleşeceği bölgedeki insanlar
arasından tutulacak casuslara "Mahalli Casus" adını verir.
Düşman içindeki muhalif görevliler arasından görevlendiri-
len casuslara "İç Casus"; yakalanan düşman casuslarının

36
iki t a r a f l ı çalıştırılmaları yöntemi ile yaratılan casuslara ise
"Devşirme Casus" denilir. Gerçek olmayan bilgileri düş-
mana sızdırmak amacıyla gönderilen casuslara da "Ölü
Casus" adını vermiştir. "Yaşayan Casus" adı ise edindiği
bilgilerle gelip geri d ö n e n c a s u s l a r a verilen isimdir.
Sun Tzu'nun liderlik a ç ı s ı n d a n "Casusluk" konusunun
pratikteki karmaşıklığına bakışında her z a m a n olduğu gibi
sosyal ve psikolojik faktörlere büyük önem verilmiştir. Sa-
vaş Sanatı, casusların kullanımındaki başarının bir liderlik
meselesi olduğunu söyleyerek sona erer. Sun Tzu bu dü-
şüncesini, "Casuslar, akılcılık ve bilgi olmaksızın, insanlık
ve adalet gösterilmeksizin kullanılamaz; casuslardan ger-
çek bilgi kurnazlık olmaksızın alınamaz." diye açıklar ve,
"yalnızca casusluğu çok iyi kullanma hünerini gösteren
p a r l a k bir h ü k ü m d a r y a d a akıllı bir k o m u t a n z a f e r d e n e m i n
olabilir" d i y e r e k son kararını bildirir.

37
TARİHİ ÇERÇEVE

Savaş Sanatı'nın eski Çin'de M.Ö. beşinci ve üçüncü


yüzyıllar arasındaki "Savaşan Eyaletler" döneminde yazıl-
dığı bilinmektedir. Bu dönem yaklaşık beşyüz yıl önce I
Ching adlı ünlü eseri k a l e m e almış olan bilgeler tarafından
kurulmuş, Çin t a r i h i n d e C h o u hanedanı olarak bilinen ha-
nedanın parçalanma dönemidir. Hanedanın çöküşü sonra-
sında ortaya çıkan otorite boşluğu eyaletler arasındaki iliş-
kilerin bozulması ile sonuçlanınca hanedanı ele geçirmek
için harekete geçen eyaletler arasında sona ermek bilme-
yen bir ç a t ı ş m a başlamıştır.
Bu dönemde yazılmış eserler arasında en önemli
olanlarından Savaşan Eyaletlerin Stratejisi anlamındaki
"Zhanguo cel Chan kuo t s " e adlı e s e r d e d ö n e m e ait s i y a s i
ve askeri ilişkilerin anlatıldığı bir d i z i öykü içinde Savaşan
Eyaletler d ö n e m i n i n bir ç e ş i t g r a f i k a n l a t ı m ı b u l u n m a k t a ve
bizlere o dönemi yansıtmaktadır.

Gaspçılar kendilerini lord ya da kral ilan ettiler; dü-


zenbazlar ya da komplocular kendilerini süper güç yapa-
cak ordular kurdular. Her birisi diğerinin yaptığını artırarak
taklit edip sonsuz bir yarışa giriştiler. Sonunda birbirlerini
tuzaklara düşürerek kanlı meydanlarda yok ettiler; yıllar
boyu süren sert çatışmalar sonucunda büyük eyaletler için
çarpışıp küçük eyaletleri ellerine geçirdiler. Bu kan davası
süresince babalar ile oğulları bile birbirlerine karşı çıktılar,
kardeşler birbirine güvenmezken karılar, kocalar birbirle-
rinden ayrı düştüler. Kimse için güvencenin kalmadığı bir
odam oluştu. Değerler odadan yok oldu. Yıllar geçtikçe bu
durum her geçen gün daha kötüleşti,. odada birbirleriyle
durmaksızın savaşan yedi büyük ,beş küçük eyalet kaldı.
Bunun tek nedeni bu eyaletlerin sınırsız açgözlülüğü ve
öne çıkma konusundaki olağanüstü hırslarıydı.

38
"Savaşan Eyaletler" döneminin hemen arifesinde
yaşamış bulunan büyük hümanist, filozof ve eğitmen
Konfüçyüs yaşamını, ülkesini yüzyıllar boyu sürecek iç çe-
kişmeye sürükleyen insan değerlerindeki yıpranmanın ne-
denlerini anlamaya vakfetmişti. Konfüçyüs'ün klasik eseri
"Seçmeler"'de, "Savaşan Eyaletler" dönemi, Konfüçyüs'ün
öğütler verdiği bir h ü k ü m d a r l a karşılaşması ile canlandırılır.
Wei Hanedanı'nın hükümdarı Wei, Konfüçyüs'ten savaş
düzenleri konusunda yardım ister. Konfüçyüs kendisine
"Dini konuların düzeni hakkında bilgim var, ancak askeri
meseleler hakkında hiçbir çalışmam yok." diyerek ertesi
gün h ü k ü m d a r ı terk eder.
Hükümdarın yüzyıllar boyu düşüncelerinden insanlık
kavramını çıkartmalarını anlatan bu öykü M Ö . d ö r d ü n c ü ve
üçüncü yüzyıllarda, Savaşan Eyaletler d ö n e m i n i n tam orta-
sında yaşamış olan Taoist filozof Chuang-tzu tarafından
ele alınmıştır. Chuang-tzu'nun yazılarına göre Konfüç-
yüs'ün en yakın ö ğ r e n c i l e r i n d e n Yen Hui, hocasına giderek
Wei Eyaleti'ne gitmek istediğini söyler. Konfüçyüs kendi-
sine," orada ne yapacaksın?" diye sorar.
Yen Hui," Duyduğuma göre Wei Hükümdarı her ne
kadar hayatının tam olgunluk döneminde ise de ülkesini
alışılmadık bir t a r z d a y ö n e t i y o r , hatalarından da ders almı-
yormuş. İnsanlarını saçmasapan bir şekilde öldüresiye
kullanıyormuş. Ölenlerin hesabı olmadığı gibi halkın çıkış
yolu da y o k m u ş . Ben sizin, " d ü z g ü n e y a l e t l e r d e n çıkıp, ka-
rışık eyaletlere gidin" dediğinizi duymuştum. Bu nedenle,
Wei Eyaleti'ne giderek oradakilere yardımcı olmamın doğru
olduğunu düşündüm."
Konfüçyüs, "Gitmek için hazırlanmışsın ancak orada
bulacağın tek şey c e z a l a n m a n olacak."
O zamanlarda pek az kimse Konfüçyüs ile
Mencius'un barışsever insancıllığını uygulamaya çalışmış-
tır. Bunun nedeni araştırıldığında, bir teze göre
Konfüçyüs'ün teorilerinin uygulanmamasının nedeni bu ko-
nudaki uygulamacıların beceriksizliği olmuştur. Bir d i ğ e r t e -

39
ze göre ise Konfüçyüs'ün politikalarının uygulanmamış ol-
masının nedeni yöneticilerin gerçek anlamıyla insancıl ve
adaletli olmayı i s t e m e m i ş olmalarıdır.
Lao-tzu ile Chuang-tzu'nun barışçı humanizmasını
uygulayanlar da genel olarak kendilerini gizleyerek soruna
başka açılardan yaklaşmışlardır. Lao-tzu ile Chuang-tzu,
bizlere şiddete yönelik saldırgan yapıdaki insanların acı-
masız görünmekle birlikte esas anlamıyla aşırı duygusal
yapıda olduklarını anlatır. Bu tür insanlar, içlerinde sakla-
dıkları duygusallığı acımasızlıkla katlederek özgür
hümanizmanın ortaya çıkmasını engellemektedirler.
Eski çağlardaki Taoist ustalar bizlere gerçek
acımasızlığın, katı objektifliğin yarattığı soğukluğun özgür
hümanizmanın doğal haliyle ortaya çıkabilmesine engel
oluşturduğunu anlatmıştır. Aynı Konfüçyüs gibi kendisi de
bir s a v a ş ç ı klanından g e l m i ş olan K o n f ü ç y ü s zamanının di-
ğer ünlü bilgesi Buda kendi ölümümüzün kendimizce iyi
anlaşılması halinde çatışmaların sona ereceğini söylemiş-
tir.
Lao-tzu'nun bu konudaki acımasızlığını, kainatın
insanlık dışı olduğunu, bilgelerin insanları dinsel kurban
olarak kullanılabilen içi saman dolu korkuluklar gibi gör-
düklerini söyleyen sözlerinde buluruz. Chuang-tzu da sayı-
sız dramatik acımasızlık örnekleri verir. Onun verdiği ör-
nekler de esasında i ç v e dış ç a t ı ş m a l a r ı n önlenmesine yö-
neliktir.
Bu antihumanizma, filozoflarca yarı acımasız
saldırganlığı açıklama amacından çok, saldırganlık güdü-
sünü besleyen açgözlülük ve sahiplenme duygularının an-
lamsızlığına karşı bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaya
çalışılmıştır.
Hindistan'aa, Budistler yanmış yörelerde gömülme-
miş yanık bedenleri ziyaret etmeye büyük özen gösteriyor-
lardı. Bunu yapmalarının nedeni, içlerindeki açgözlülük ve
sahiplenme duygularını ürkütmekten ziyade düşüncelerini
insanlık idealine ve ö r n e k t o p l u m m o d e l i n e y ö n e l t m e k idi.

40
Aynı şekilde, Sun Tzu Usta da okurlarını savaşın
yaralarını a n l a m a y a davet eder. Bunu yaparken de savaşın
en baş safhalarından olan ihanet ve y a b a n c ı l a ş m a duygu-
larından başlayarak, savaşın sonundaki saldırı ve kuşatma
gibi, özünde insan ve doğal kaynakların yamyamlığı olarak
nitelendirilebilecek savaş sonuçlarına kadar tüm olumsuz-
lukları gözler önüne serer. Bunu kullanırken de okurlarının
dikkatini, insancıl ve toplumsal değerlerin tam değeri ile
anlaşılmasına çekmeye çalışır.
Bu açıdan bakıldığında, Savaş Sanatı'nda yer aldığı
gözlemlenen Taoist düşünce yönteminin kitaba bir kültür
unsuru katmaktan çok okuduğumuz metnin tam anlamıyla
anlaşılmasının anahtarını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Sa-
vaş Sanatı bu yönüyle barışçıl öğretilere p e k aldırış e t m e -
yen kişilerin dikkatini ç e k m e k t e o l d u k ç a başarılı o l m u ş t u r .
Taoist felsefede ikilem hemen h e r z a m a n s t a n d a r t bir
öğreti aracı olarak kullanılmıştır. Savaş Sanatı'nın da iki-
lemi kitabın özünde savaş aleyhtarı olmasındadır. Savaş
Sanatı savaşa karşı savaşını kendi prensipleri çerçeve-
sinde gerçekleştirir. Düşman hatlarının gerisine sarkar,
düşmanın sırlarını ortaya çıkartır, düşman askerlerinin yü-
reklerıyle, duygularıyla oynar.

41
S A V A S3 SANATI

Bölüm I
PLANLAMA

SUNTZU d e r ki,

1 . Savaş sanatı bir d e v l e t için yaşamsal öneme sa-


hiptir.
2. Ölüm-kalım meselesidir. Güvenliğe kavuşmanın
yahut yok olmanın yoludur. Bu nedenle ihmal edilmesi ke-
sinlikle düşünülemez.
3. Savaş Sanatı, savaş koşullarının değerlendirilme-
sinde mutlaka göz önüne alınması zorunlu beş önemli
faktörün etkisi altındadır.
4. Bu faktörler:
(a) U y u m (Ahlak) Faktörü,
(b) H a v a Faktörü,
(c) Arazi Faktörü,
(d) L i d e r l i k Faktörü,
(e) D i s i p l i n Faktörü' dür.
5. Uyum faktörü ahlakı simgeler. Savaşçıların komu-
tanları ile uyum içinde olmalarının nedenidir. Astların ya-
şamlarını hiçe sayarak, tehlikelere aldırmadan komutanla-
rını t a k i p e t m e l e r i n i s a ğ l a r .
6. Hava Faktörü gece ile gündüz, soğuk ile sıcak,
zaman ile mevsim zorluklarını öne çıkartır.
7. Arazi Faktörü, alınması gereken kısa y a da uzun
mesafeleri, t e h l i k e ile g ü v e n l i k , açık arazi ile v a d i , boğazlar
ve dar geçitleri, ö l ü m ya da y a ş a m şanslarını etkiler.

43
8. Liderlik Faktörü zekanın, insancıllığın, güvenin, ce-
saretin, düzenin simgesidir.
9. Disiplin Faktöründen anlaşılan ordunun tüm birim-
leriyle ahenk içinde ilerlemesi, subayların arasındaki rütbe
paylaşımı, ordu için gerekli lojistik d e s t e ğ i sağlayacak yol-
ların bakımı ile o r d u harcamalarının kontrolüdür.
10. Bu sayılan beş faktörü bilerek kullanan her ko-
mutan başarılı olacak, asla kaybetmeyecektir. Bilmeyense
zafere ulaşamayacaktır.
1 1 . Bu nedenle, savaş alanında yapacağınız stratejik
ve taktik kararlarda beş faktör ç e r ç e v e s i n d e aşağıdaki so-
rulara benzer soruları kendinize sormalısınız.
12. Sorular:
(a) Hangi komutan "Ahlak Faktörüne" sahip?
(b) Hangi komutan daha yetenekli?
(c) Hangi komutan Hava ve Arazi Faktörlerinin
avantajlarını kullanabiliyor?
(d) Hangi taraf daha disiplinli?
(e) Hangi ordu daha güçlü?
(f) Hangi tarafın subay ve askerleri daha eğitimli?
(g) H a n g i orduda ceza-ödül kavramı daha
düzenli, d a h a adil?
13. Bu yedi soruya verilecek cevapları değerlendire-
rek zafer ya da y e n i l g i n i n kehanetini yapabilirim.
14. Benim önerilerimi uygulayacak komutan zafere
ulaşacaktır.Onu takip edin. Önerilerimi dinlemeyen ya da
uygulamayan komutanları takip etmeyin. Kaderleri yenilgi-
dir.
15. Önerilerimden faydalanırken, kurallara uysun uy-
masın karşınıza çıkacak, size yardımı olabilecek h i ç b i r fır-
satı da kesinlikle kaçırmayın.
16.Koşullar ne kadar lehinize ae olsa yeni durumlara
göre planlarınızda zaman, zaman değişiklikler yapmakta
fayda olacağını sakın unutmayın.

42
"ŞAŞIRTMA" ve "ALDATMACALAR"

SUN TZU d e r ki,

17. T ü m savaşlar aldatmacalara ve şaşırtmaya daya-


nır.
1 8 . S a v a ş3 i ç3 i n en güçlü
^ " ' 3
o l d u ^ğ u n u z d a ,' kendinizi g ü ç3 -
w

süz g ö s t e r m e l i ; kuvvetlerinizi harekete geçirirken, hareket-


sizmiş gibi durmalı; d ü ş m a n a yaklaştığınızda, uzakta oldu-
ğunuz izlenimi vermeli; uzakta olduğunuzda ise düşmanın
burnunun dibinde olduğunuza düşmanı inandırmalısınız.
19. Düşmanı yanıltacak yemler kullanın. Düzeninizi,
k o n t r o l ü n ü z ü yitirmiş gibi yapıp, düşmanı kandırın, vurun.
20. Düşmanın her cenahı güvenli ise kendinizi düş-
man saldırısına hazırlayın. Sizden güçlü ise, uzakta durun.
2 1 . Düşman sinirli yapıda ise daha çok sinirlendir-
meye çalışın. Kendinizi zayıf g ö s t e r i p d ü ş m a n ı n sizi küçük
görmesini sağlayın.
2 2 . D i n l e n m e k istediğinde rahatsız edin. Güçleri birle-
şik d u r u m d a y s a bölmeye, a y ı r m a y a çalışın.
2 3 . Hazır olmadığı anda saldırın, hiç ummadığı yer-
lerde karşısına çıkın.
24. Zafere yönelik taktik uygulamalarınızın düşman
ta'rafından önceden anlaşılamaması için g e r e k l i gizlilik t e d -
birlerini alın.
25. Zaferi kazanan k o m u t a n savaş ö n c e s i en çok he-
saplamayı yapandır. Savaşı yitiren komutan ise savaş ön-
cesi mutlaka yeterince plan yapmamıştır. Bu nedenle sa-
vaşa girmeden önce mutlaka zafer hesabı yapın. Ancak,
bu arada her i h t i m a l e karşı, yenilgi hesabını ve stratejisini
yapmayı da unutmayın. Plan yapmaya verdiğiniz önem
zafer ya da yenilginin belirleyici faktörü olacaktır.

\5
B ö l ü m II
SAVAŞIN MALİYETİ

SUN TZU d e r ki,

1. S a v a ş alanında bulunan bin adet hafif zırhlı, bir o


kadar ağır zırhlı savaş arabasının yanı sıra yüz bin zırhlı
savaşçı, bu savaşçıların kilometrelerce ötedeki savaş ala-
nına taşınmalarını sağlayacak malzeme, cephede ve
cephe gerisindeki harcamalar, savaş alanında bulunacak
konukların ağırlanması gibi ufak t e f e k g e r e k s i n i m l e r i , zırh-
lara, savaş arabalarına ö d e n e c e k tüm maliyeti alt a l t a g e t i -
rip t o p l a y a c a k o l u r s a n ı z g ü n d e e n az bin külçe gümüş ge-
rekeceğini görürsünüz. Yüz bin s a v a ş ç ı l ı k bir o r d u bundan
aşağı donatılamaz
2. Savaş başladığında, zafer gecikecek olursa, sa-
vaşçılarınızın silahları körleşmeye, savaşma şevkleri kırıl-
maya başlar. Özellikle bir a n a hedefi kuşattığınızda, gücü-
nüzün hızla a z a l m a y a başladığını görürsünüz.
3. Hele bir de, ülkenizin sefer imkanları kısıtlı ise,
devletin zaferle sağlayabileceği olanaklar çekilen sıkıntıya
değmeyecektir.
4. Silahlarınız yetersiz kalıp, şevkiniz kırılıp, gücünüz
tükenip, hazineniz eridiğinde daha önce yanınızda bulunan
diğer komutanların sizin yaptığınız aşırılıklardan yararlan-
maya çalışmak için harekete geçtiklerini göreceksiniz. Bu
durumda, ne k a d a r akıllı olursa olsun hiç bir kimse böyle
bir d u r u m u n y a r a t a c a ğ ı sonuçları engelleyemez.
5. Bu nedenle, savaşta acelecilik aptallıkla eş an-
lamlı olmasına rağmen, akıl ile zaman yitirmenin de yan
yana gelebileceğini kimse söyleyemez.

46
6. Uzatmalı savaştan kazançla çıkmış bir ü l k e görül-
memiştir.
7. Savaşı kazançla kapatmanın yolunu bulacak kişi
s a v a ş ı n v e r e c e ğ i z a r a r l a r ı e n iyi bilen kişidir.
8. Deneyimli, akıllı komutan mevcut olanaklarına
göre planlamasını yapar. Savaşa girince takviye gelmesine
umut bağlamaz.
9. Savaş araç ve malzemelerini, d i ğ e r lojistik g e r e k s i -
nimlerini ülkenden getir. Düşman arazisinde atlarına yem
bulmanın yollarına bak. O zaman savaş esnasında aç kal-
mazsın.
10. Devlet maliyesinin zayıflığı, ordunun vatanından
uzak d ü ş m a n arazisinde savaşması, daha çok lojistik d e s -
tek ihtiyacını gerektirir. Uzaktan yardımla y a ş a m a k zorunda
kalan o r d u n u n halkı fakirleşir.
1 1 . ö t e y a n d a n o r d u n u n y a k ı n d a olması fiyatları yük-
seltir. Yüksek fiyatlar da halkın yaşam seviyesini düşürür.
12.Yaşam seviyesi düştüğünde, halk ağır y ü k altında
kalır.
13. Düşük yaşam seviyesi, güç tükenmesi yüzünden
halkın dişinde tırnağında kalmaz, gelirlerinin büyük kısmı
ek vergi olarak alınırken, devletin masrafları ise kırılan sa-
vaş arabalarının onarımı, eksilen atların, zırhların, ok, yay,
mızrak, kalkanların ikmali, malzeme arabaları ile bu ara-
baları çekecek öküzlerin alımına yapılan harcamalarla ar-
tar.
14. Bu nedenle, akıllı bir komutan giderlerini düş-
mana yıkmaya çalışır. Düşmandan alınacak bir a r a b a mal-
zeme kendi ülkesinden çıkacak yirmi araba malzemeye;
düşmandan el konacak bir çuval hayvan yemi kendi
ü l k e s i n d e n g e t i r i l e c e k yirmi çuvala eşittir.
15. Düşmanı yok etmek istiyorsak askerimizi kızıştır-
mamız gerekir. Bu da alınacak ganimetlerin asker arasında
paylaştırılması ile y a p ı l a b i l i r .
16. Bu amaçla, savaş esnasında on ya da daha çok
savaş arabası ele geçirildiğinde savaş arabalarını ilk ara-

47
bayı ele geçirene verin. Arabalardaki düşman bayraklarını
kendinizinkiyle değiştirin, ele g e ç e n s a v a ş a r a b a l a r ı n ı kendi
arabalarınızın safına katıp savaşa devam edin. Ele geçen
e s i r l e r e ise iyi d a v r a n ı n .
1 7 . Ele g e ç e n düşman g a n i m e t l e r i n i ve esirleri kendi
gücünüzü artırmakta kullanın.
18. Savaşta amacınız uzun sefer değil, zafer olsun.
1 9 . Ş u ç o k iyi b i l i n m e l i ki, ordu komutanı halkının ka-
derini, ülkesinin barış ya da tehlike içinde yaşamasını
elinde tutan kişidir.

48
B ö l ü m III
SAVAŞTA STRATEJİ

Sun Tzu d e r ki,

1 . Savaş Sanatı'nın en pratik kavramı, düşman ülke-


sini t ü m ü y l e , zarara uğratmadan ele g e ç i r m e fikridir. Yakıp
yıkmanın kimseye faydası olmaz. Aynı şekilde, bir o r d u y u
da t ü m ü y l e ele g e ç i r m e n i n nimetleri sınırsızdır.
2. Bu nedenle, savaşların tümünde savaşarak zap-
tetmek en üstün başarı d e m e k değildir. Üstün başarı düş-
manın direncini savaşmadan kırmaktır.
3. (a) Komutanlığın en üstün meziyeti d ü ş m a n planını
çözüp, kırmaktır.
3. (b) En iyi ikinci meziyet d ü ş m a n güçlerinin birleş-
mesini engellemektir.
3. (c) Üçüncüsü ise d ü ş m a n o r d u s u n a savaş meyda-
nında taarruzda bulunmaktır.
En kötü m e z i y e t ise s u r l a r l a k o r u n a n bir k e n t i n kuşa-
tılmasıdır.
4. Savaşta ana kurallardan biri, m ü m k ü n olabildiğince
surlarla korunan kentlerin kuşatılmasından kaçınmaktır.
Kuşatmada kullanılacak savaş gereçlerinin hazırlanması
bile aylar s ü r e c e k t i r .
5. Öfkesini kontrol etmesini bilmeyen komutan ordu-
sunu düşman üstüne karınca sürüsü gibi yollayandır. Bu
taktik, ordusunun en az üçte birinin daha savaşın başında
boşu boşuna yok olmasından başka sonuç getirmez. Özel-
likle kuşatma esnasında başa gelen en büyük felaket bu-
dur.
6 . Akıllı lider düşman ordusunu savaşmadan, düş-
man kentlerini kuşatmadan ele geçirmesini bilir. Düşman
krallığını savaş meydanında uzun sürecek savaşlardan çok
savaş oyunları ile b i t i r i r .
7. Ordusunu savaş meydanlarında boşuna kırdırma-
dığından imparatorluk tahtına göz dikebilir. Böylece bir
adam bile yitirmeden kesin zafere ulaşabilir. İşte buna
Stratejik Savaş denir.
8. Savaşta önemli bir kural: Elindeki ordunun gücü
düşmandan on misli büyük ise düşmanı kuşat; beş misli
b ü y ü k ise s a l d ı r ; iki m i s l i b ü y ü k ise o r d u n u i k i y e b ö l .
9. Güçleriniz eşitse hala ç a t ı ş m a y a girebilirsin; gücün
zayıfsa düşmandan uzakta d u r m a n d a f a y d a var; ancak her
alanda düşmandan zayıfsak geri çekilmek yapılacak en
akıllıca iştir.
10. Her ne k a d a r , k ü ç ü k bir k u v v e t l e inatçı bir d i r e n i ş
yapmak mümkünse de, genelde büyük kuvvetlerin zafere
daha yakın olduğu gerçeği asla unutulmamalıdır.
1 1 . Komutanlar devletin kalesidir. Kalenin her n o k t a s ı
sağlam ise, devlet güçlü; kale ç ü r ü k s e devlet zayıftır.
1 2 . Bir k o m u t a n yapacağı üç hata ile o r d u s u n u n ba-
şına f e l a k e t getirebilir.
13. (a) Orduya ilerleme veya geri çekilme emri verdi-
ğinde ordunun bu emri uygulayamayacağının farkında ol-
maması. Buna orduyu topallaştırma da denir.
14. (b) Ordudaki koşulları düşünmeksizin orduyu
krallığını y ö n e t i r gibi y ö n e t m e y e kalkması. Bu, askerin zih-
ninde huzursuzluk yaratır.
15. (c) Zor koşullara uyum askeri prensibini göz
önüne almaksızın, subay seçimi. Bu, askerin güvenini sar-
sar.
16. O r d u n u n huzuru kaçar, güvenini yitirirse bu du-
rumdan diğer prenslerin yararlanmaya çalışıp, sorun yara-
tacakları Kesindir. Bu da orduya anarşi getirecek, zaferi
olanaksızlaştıracaktır.
1 7 . Z a f e r için beş ana koşulun bulunduğunu bilmeli-
yiz:
(a) S a v a ş ı , ancak ne zaman s a v a ş ı l ı p ne z a m a n sa-
vaşılmayacağım bilen kazanır.
(b) Savaşı, e l i n d e k i zayıf g ü c ü d e k u v v e t l i g ü c ü d e
iyi kullanan kazanır.
(c) Savaşı, ordusunun her seviyedeki personeline
aynı ruhu veren kazanır.
(d) Savaşı, düşmanın en hazır olmadıgi zamanı bek-
lemesini bilen kazanır.
(e) S a v a ş ı , askeri kapasiteye sahip olup, sivil y ö n e t i m
tarafından müdahale edilmeyen komutan kazanır.
19. Sonuçta, düşmanı ve kendinizi iyi biliyorsanız,
yüzlerce savaşa bile girseniz sonuçtan emin olabilirsiniz.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her
zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz. Ne kendinizi ne
de düşmanı biliyorsanız, sizin için gireceğiniz her s a v a ş t a
yenilgi kaçınılmazdır.

51
B ö l ü m IV
TAKTİK

SUN TZU d e r ki,

1 . Eski savaşçılar, önce kendilerini yenilgi olasılığın-


dan uzakta tutarlar; s o n r a d a d ü ş m a n ı y e n m e k için uygun
fırsatı kollarlar.
2. Yenilgiden kendimizi korumak bizim elimizdedir.
Ancak, düşmanı y e n m e fırsatını bize d ü ş m a n verir.
3 . İyi bir s a v a ş ç ı kendisini yenilgiden koruyabilir, an-
cak d ü ş m a n ı yenmeyi garantileyemez.
4. Sonuç olarak, üstün yetenekli k o m u t a n g ü c ü yeterli
olmasa da savaşı kazanmayı becerebilir.
5. Yenilmezlik savunma taktiklerine bağlıdır, düşmanı
y e n m e k ise s a l d ı r ı y ı gerektirir.
6. S a v u n m a d a kalmak, güç yetersizliğini gösterir, sal-
dırı ise a ş ı r ı g ü ç g ö s t e r g e s i d i r .
7. Savunması ile ünlü komutan topraktaki her d e l i ğ e
saklanabilirken, ataklığı ile ünlüsü cennetin üst katmanla-
rından atağa kalkar. Sonuçta, bir elimizde kendimizi ko-
ruma , d i ğ e r e l i m i z d e ise m u t l a k z a f e r y e r alır.
8. Zaferi ancak görüş alanımıza girdiğinde görmek
savaş ustalığının zirvesi değildir.
9. Savaşıp, ülkeler ele geçirildiğinde, tüm ülkenin
"Aferin!" d e m e s i de savaş ustalığının zirvesi değildir.
10.Yerden bir t ü y kaldırmak büyük bir g ü c ü n simgesi
değildir. Ayı, güneşi görmek keskin görüş olmadığı gibi,
gök gürültüsünü duymak da kulak hassaslığını göstermez.

52
1 1 . Eskilerin akıllı savaşçı dediği savaşçı akıllılık u n -
vanını sadece savaşta kazanması ile değil, savaşı kolay-
lıkla k a z a n m a k t a g ö s t e r d i ğ i beceriklilikle elde etmiştir.
12. Kazandığı zaferler kendisine ne ünlü bir a k ı l , ne
de cesaret madalyası getirir.
13. Zaferlerini hata yapmayarak kazanır. Hata yap-
m a m a k zaferi kesinleştirir. Çünkü, zaten yenilmiş bir d ü ş -
man ele g e ç i r i l m i ş t i r .
14. Usta savaşçı, kendisi için yenilginin olanaksız
olacağı pozisyonu hazırlar, düşmanı y e n m e fırsatı doğdu-
ğunda bu fırsatı kaçırmaz.
15. Savaşta zafer stratejisine sahip komutan çatış-
maya ancak zaferi kazandıktan sonra girer. Yenilgiye mah-
kum komutan ise ö n c e ç a t ı ş m a y a g i r e r , zafere sonra yöne-
lir.
16. G e r ç e k lider A h l a k F a k t ö r ü n ü işler, Disiplin Faktö-
rüne sımsıkı yapışır; b ö y l e c e başarıyı k o n t r o l ü a l t ı n a alır.
1 7. Askeri metotta,
(a) ölçme,
(b) M i k t a r Kontrolü,
(c) Hesaplama,
(d) O l a n a k l a r ı n Dengelenmesi,
(e) Zafer,
önemli kıstaslardır.
18. ö l ç m e varlığını Toprağa; Miktar Kontrolü, Ölç-
meye; Hesaplama, Miktar Kontrolü'ne; Olanakların Denge-
lenmesi, Hesaplamaya; Zafer, Olanakların Dengelen-
mesi'ne borçludur.
19. Muzaffer bir ordunun karşısına çıkacak bir top-
lama ordunun ağırlığı, demir güllenin karşısında kefeye ko-
n a c a k bir b u ğ d a y t a n e s i kadardır.
2 0 . Saldırıya geçen bir o r d u n u n gücü derin bir kan-
yona akan nehir sularına benzer.

53
Bölüm V
ENERJİ

SUN TZU d e r ki,

1 . B ü y ü k b i r g ü c ü n k o n t r o l ü ile b i r k a ç k i ş i n i n k o n t r o l ü
aynı p r e n s i p l e r e bağlıdır. Sadece rakamların bölünmesi ge-
rekir.
2. K u m a n d a n ı z altında bulunacak büyük bir ordu ile
k ü ç ü k bir birlik a r a s ı n d a b ü y ü k bir f a r k y o k t u r . Sadece işa-
retleme kullanımı değişir.
3. Ordunuzun düşman saldırısına sarsılmadan daya-
nabilmesinin güvencesi dolaylı veya doğrudan yapılacak
manevralara bağlıdır.
4. Ordunuzun düşman üzerindeki etkisinin yumurta
karşısındaki değirmen taşına benzemesi, düşmanın zayıf
ve güçlü yanlarını keşfetme bilimindeki başarınıza bağlıdır.
5 . Her t ü r l ü s a v a ş t a d o ğ r u d a n metod, çatışmaya gir-
mekte kullanılır; ancak zaferin güvencesi dolaylı metotlar-
dadır.
6. Beceriyle uygulanan dolaylı taktikler hava ya da
yeryüzü gibi tükenmez; nehir ya da ırmakların akışı gibi
durmaz; güneş ya da ay gibi yeniden doğmak için batar;
dört m e v s i m gibi geri g e l m e k üzere gider.
7. S a d e c e yedi nota b u l u n m a s ı n a karşın bu yedi no-
tanın karışımından pek çok m e l o d i yaratılır.
8. S a d e c e beş ana renk ( mavi, sarı, kırmızı, beyaz
ve siyah) olmasına karşın bu beş rengin karışımı ile s ı n ı r -
sız r e n k ü r e t i l e b i l i r .

54
9. S a d e c e dört tad (acı, ekşi, tatlı, tuzlu) b u l u n m a s ı n a
karşın bu dört tadın karışımları ile s o n s u z s a y ı d a lezzet or-
taya çıkar.
10. Savaşta, doğrudan ve dolaylı olmak üzere ikiden
fazla saldırı m e t o d u yoktur. A n c a k bu iki metodun karışım-
ları ç e ş i t l i m a n e v r a y ö n t e m l e r i n i o l u ş t u r u r .
1 1 . Doğrudan metod da dolaylı metod da s o n u n d a
birbirine bağlanır. Bu sonsuz dairede ilerlemek gibidir. Asla
bitmez.
12. Orduların saldırısı sel baskınına benzer. Karşı-
sına çıkan taşları bile s ü r ü k l e r .
1 3 . V e r i l e c e k bir k a r a r ı n kalitesi avına saldırıp parça-
layan şahinin süzülüşündeki ahenge, zamanlamaya ben-
zer.
14. Bu nedenle, usta savaşçı saldırıda k o r k u n ç , karar
vermede çabuk olandır.
15. Enerji g e r i l m i ş yay, kararsa o k u n atılmasıdır.
16. Savaşın kargaşa ve gürültüsü içinde düzensizlik
varmış gibi gözükse de bu yanıltıcıdır. Bütün karışıklık
içinde o r d u n u n başı ile s o n u g ö r ü l m e y e b i l i r , a n c a k bu aynı
zamanda yenilginin ilacıdır.
17. Çalışılmış düzensizlik, disiplinin; çalışılmış korku,
cesaretin; çalışılmış zayıflık, güçlülüğün hazırlayıcısıdır.
18. Düzenliliği düzensizlik pelerinin altına . s a k l a m a k
k ı s a c a bir b ö l m e meselesidir. Cesareti ürkeklik gösterisi ile
örtmek, ilerisi için enerji biriktirmektir. G ü c ü zayıflık m a s -
kesi altına a l m a k s a savaş taktik manevrasıdır.
19. Böylece düşmanı harekete zorlama ustalığına sa-
hip komutan, düşmanı yanıltıcı manevraları ustalıkla kulla-
nır; düşmana bazı önemsiz yemler verip düşmanı yeme
saldırtır.
2 0 . Yemleri sürekli olarak göstererek düşmanı sürekli
hareket e t m e y e zorlar; s o n r a d a asıl ordusuyla pusuya ya-
tar, düşmanı bekler.
2 1 . Akıllı s a v a ş ç ı , birleşik e n e r j i n i n e t k i s i n e inanır; bi-
reysel bazda, savaşçılarından aşırı beklentide bulunmaz.

55
Becerisini doğru adamları seçip, yan yana getirerek birleşik
enerjiyi üretip, kullanmakta gösterir.
2 2 . Savaşçılar, birleşik enerjiyi kullandığında, düşma-
nın üzerine tepelerden aşağı yuvarlanan taşlar gibi akarlar.
Unutmamalı ki bir t a ş d ü z l ü k t e h a r e k e t e d e m e z ; dört köşeli
ise tepelerden de akamaz. Savaşçı, taşlarının yuvarlak ol-
masını sağlamalıdır.Ustalık budur.
2 3 . Usta savaşçıların ürettikleri enerji binlerce metre-
lik d a ğ l a r d a n y u v a r l a n a r a k d o l u dizgin akan yuvarlak taşla-
rın momentidir.
Bu, enerji hakkındaki sözlerimin sonudur.

56
Bölüm VI
GÜCÜN KULLANIMI

SUN TZU d e r ki,

1. Savaş alanına ilk gelip düşmanını bekleyen dinç


kalır, sonradan gelip , gelir g e l m e z savaşa girense daha
savaşın başında tükenir.
2 . Akıllı savaşçı kendi kararını düşmana kabul ettirir;
düşmanın kendi kararını zorlamasına izin vermez.
3. D ü ş m a n a avantaj sunarak düşmanın ya kendi iste-
diği şekilde yaklaşmasına müsaade eder ya da vuracağı
darbelerle düşmanın yaklaşmasına olanak tanımaz.
4. Düşman dinlenmeye çekildiğinde yorar, yiyeceği
bolsa açlığa düşürür, kamp kurmuşsa h a r e k e t e t m e y e zor-
layarak d i n l e n m e s i n e müsaade etmez.
' 5. Düşmanı savunmaya zorlayacak noktalarda gözü-
kür, beklenmediği yerlerde bulunur.
6. Ordu, düşmanın bulunmadığı arazide geniş mesa-
feleri r a h a t ç a alabilir.
7. Saldırılarınızdan başarıdan emin olmanın yolu,
düşmanca savunulmayan noktalara saldırmaktır. Savun-
manızın güvenliğinden de düşmanın saldırmasının imkan-
sız o l d u ğ u noktaları tutarak emin olabilirsiniz.
8. Saldırıda başarılı komutan neyi savunduğunu bile-
meyen düşmana saldırır; savunmada başarılı olan komu-
tan ise neye saldırdığını bilmeyen düşmana karşı mevzile-
rini savunandır.
9. K u r n a z l ı k ve gizlilik d e n i l e n kutsal sanat! Senin sa-
yende görünmez olmayı; senin sayende duyulmaz olmayı
öğrenip, düşmanın kaderini elimizde tutuyoruz.

57
10. Düşmanın zayıf noktalarını h e d e f alırsanız ilerler-
ken direnişle karşılaşmazsınız; düşmandan çabuksanız
düşman takibinden rahatlıkla kurtulursunuz.
1 1 . Düşman ister derin bir h e n d e ğ i n a r d ı n d a , isterse
yüksek bir t e p e d e mevzide bulunsun, ç a t ı ş m a y a g i r m e k ar-
zusundaysak düşmanı bizim istediğimiz yere çekip, bizim
koşullarımızda savaşmaya zorlamalıyız.
12. Savaşı arzulamadığımızda ise, kampımızın izleri
ortada olsa bile, bıraktığımız izlerle oynayarak düşmanı
şaşırtabiliriz.
13. Düşmanın pozisyonunu öğrenip, kendimizi düş-
mandan gizleyerek güçlerimizi dağıtmadan bir a r a d a t u t a -
biliriz. Bu arada düşmanı bölmeyi başarmak çok önemlidir.
14. Düşmanı parçalara bölerken kendi güçlerimizi bir
arada tutarsak düşmanın ayrı, ayrı birimlerinin karşısına
tek güç halinde çıkabiliriz.
15. Böylece zayıflattığımız düşman kuvvetlerine üs-
tün bir g ü ç l e s a l d ı r a b i l i r s e k , düşmanlarımızı zora d ü ş ü r e b i -
liriz.
16. Düşmana saldırmayı arzuladığımız noktayı çok
ustaca saklamalıyız. O zaman düşman pek çok olasılığı
aynı anda göz önüne almak z o r u n d a kalacak; bu da güçle-
rini bir noktada birleştirmesine engel olacaktır. Karşımıza
toplu bir d ü ş m a n g ü c ü y e r i n e b ö l ü n m ü ş b i r i m l e r ç ı k a c a k t ı r .
1 7 . B ö y l e bir d u r u m d a d ü ş m a n , ön cephesini güçlen-
dirmeye kalktığında ard cephesini, solunu kuvvetlendir-
meye kalktığında sağını zayıflatacak; her yöne destek
sağlamaya çabaladığında ise her c e n a h ı birden g ü c ü n ü yi-
tirecektir.
18. Olası çatışmalara her an hazır o l m a kaygısı düş-
man birimlerini zayıflatacak, düşmanı bu tür çabalara zor-
lama da bize sayısal üstünlük sağlayacaktır.
19. Savaşılacak yer ve z a m a n ı bilirsek, kendimizi sa-
vaşa konsantre edebiliriz.
2 0 . A m a , yer, v e z a m a n b i l i n e m i y o r s a sol cenah sağ
cenaha, ardçılar öncülere yardım edemeyecektir. Hele bir

58
de ordunun uç noktaları arasında büyük mesafe varsa bu
p r o b l e m d a h a d a ö l d ü r ü c ü d u r u m alır.
21 . Böyle bir d u r u m d a d ü ş m a n kuvvetleri sayı olarak
bizden üstün bile o l s a s o n u n d a z a f e r b i z i m o l a c a k t ı r .
22. Düşman sayıca bizden üstünken bile d ü ş m a n ı bi-
zimle savaşmaktan caydırabiliriz. Bu da onun planlarını
keşfetmeye, zafere yönelik stratejilerini önceden anlamaya
bağlıdır.
23. Düşmanı kızıştırıp gücünü, hareket kabiliyetini
anlayın. Saldırıya zorlayıp, kendisini ortaya çıkartmaya,
k u v v e t l i v e zayıf n o k t a l a r ı n ı g ö s t e r m e y e zorlayın.
24. Düşman ordusu ile kendi ordunuzu dikkatle mu-
kayese ederek hangi noktalarda sizden güçlü, hangi nok-
t a l a r d a s i z d e n zayıf o l d u ğ u n u keşfedin.
25. Taktik manevralar esnasındaki en büyük başarı-
nız b u manevraları düşmandan saklamakta göstereceğiniz
ustalıktır. Manevralarınızı sakladığınızda düşmanın ca-
suslarından ve böylece düşmanın taktisyen beyinlerinden
korunmuş olacaksınız.
26. Unutmayın, zafer sizin ne yaptığınızı anlayama-
yan düşmanın hatalı t a k t i k l e r i s a y e s i n d e g e l e c e k t i r .
27. Zafer esnasında uyguladığım taktikleri herkes gö-
rebilir, ancak kimsenin göremediği , zafer yolunu açan
stratejilerimdir.
2 8 . Size zafer kazandıran bir t a k t i ğ i bir d a h a t e k r a r -
lamayın. Ancak, metotlarınızı koşullara göre gerekli deği-
şiklikleri yaparak sürdürebilirsiniz.
29. Askeri taktikler suyun akışına benzer. Bildiğiniz
gibi su doğal olarak y ü k s e k l e r d e n aşağılara akar.
30. Böylece savaşta uygulanacak etkili yol güçlüden
uzakta durup, zayıfa saldırmaktır.
31 . Su nasıl t o p r a ğ ı n eğimine göre akarsa, asker de
zafere düşmanın durumuna göre akar.
32. Suyun nasıl s a b i t bir ş e k l i y o k s a , savaşta da sabit
koşullar yoktur.

59
33. Taktiklerini düşmana göre değiştirebilmeyi bece-
ren komutan zafere ulaşacaktır.
34. Beş e l e m e n t (su, ateş, ağaç, metal, toprak) her
zaman kendi b a ş l a r ı n a eşit d e r e c e d e belirleyici olmaz. Dört
mevsimin etkilerinin yanı sıra, ayın med-cezir etkileşimi,
günlerin uzaması-kısalması da bu beş e l e m e n t i etkiler.

60
Bölüm VII
SAVAŞTA MANEVRA

SUN TZU der ki,

1 . Savaşta komutan emrini h ü k ü m d a r d a n alır.


2 . İyi bir k o m u t a n , ordusunu toplayıp, güçlerini kon-
santre ettiğinde, askerde bulunan değişik nitelikleri bir p o -
tada birleştirmen, dengelemelidir.
3. Bundan s o n r a taktik m a n e v r a gelir. Taktik manevra
en zor iştir. İnsanların içindeki kötülük tohumlarını doğru-
luğa, talihsizliği kazanma hırsına dönüştürmek dünyanın
en zor işidir.
4. Savaşın en önemli sanatlarından biri olan ALDAT-
MACA, taktik manevra yeteneği ile doğru orantılıdır. Düş-
man sizi karşısında beklerken, uzun dolambaçlı yolları ta-
kip e d e r e k d ü ş m a n ı n arkasına geçip, düşmanı beklemediği
anda vurarak amaca ulaşmak taktik manevralardan başka
bir s i l a h l a yapılamaz.
5. Manevrayı disiplinli bir ordu ile yapmak avantajlı;
disiplinsiz, kalabalık bir s ü r ü y l e y a p m a k t e h l i k e l i d i r .
6. Avantajlı konuma geçebilmek için ordunuzun tam
teçhizatlı hale gelmesini beklerseniz çoğunlukla çok geç
kalmış olursunuz. Öte yandan aynı amaçla bir birliği uçar-
casına sevk etmek de birliğin malzeme ve ekipmanından
ayrı kalmasına neden olur.
7. Avantajı ele geçirmek uğruna, ordunuza emir ve-
rip, tam teçhizatla, gece gündüz durmaksızın kilometre-
lerce sürecek uzun, yorucu yürüyüşlere zorlarsanız, ko-
mutanlarınızla, öncü birliklerinizin düşman eline geçmesini
izlemekten başka bir a v a n t a j kazanamazsınız.

61
8. O r d u n u z u n g ü ç l ü birimleri hızla i l e r l e r k e n , ağır bir-
likler geride kalacak; böylece birlikleriniz düşmana ulaştı-
ğ ı n d a y o r g u n v e a n c a k o n d a bir g ü c ü n d e o l a c a k t ı r .
9. Düşmanı şaşırtmak amacıyla elli mil yol yapacak
olursanız, hem öncü birliklerinizin liderini yitirecek h e m de
a n c a k yarı güçle savaş meydanına varacaksınız.
10. Aynı amaçla otuz kilometre yol yaparsanız ordu-
nuzun ü ç t e ikisi v a r a c a k t ı r .
1 1 . Malzeme, silah, m ü h i m m a t ve e k i p m a n ı n ı y i t i r m i ş
bir o r d u n u n k e n d i s i n i n y i t i k bir o r d u o l d u ğ u n u s ö y l e y e b i l i r i z .
12. Sahip olduğu olanakları bilmediğimiz dost güç-
lerle işbirliği y a p a m a y ı z .
13. Önceden uçurumlarını, bataklıklarını, dağlarını,
ormanlarını, tuzaklarını bilmediğimiz topraklardan bir or-
d u y u g e ç i r m e k a k ı l işi d e ğ i l d i r .
14. Yöresel kılavuzlar kullanmadan doğanın
olanaklarını avantaja çeviremeyiz.
15. Savaşta duygularını, hareketlerini, amacını düş-
mandan gizle. Kazanırsın.
16. Birliklerini birleştirme ya da bölme kararını sana
çevre koşulları verdirtecektir.
1 7 . R ü z g a r g i b i hızlı, o r m a n gibi y o ğ u n ol.
1 8 . Saldırı ve y a ğ m a d a ateş, düşmana direnişte yal-
çın d a ğ ol.
19. Planlarınız g e c e n i n karanlığı gibi görülmez olsun,
s a l d ı r ı n ı z ise g ö k g ü r ü l t ü s ü g i b i i n s i n .
20. Yağmalamada ganimeti askerleriniz arasında bö-
lüştürün. Yeni yerleri fethettiğinizde de askerlerinizin fay-
dalanacağı imkanlar yaratın.
2 1 . Harekete g e ç m e d e n düşün, tasarla.
2 2 . A l d a t m a c a s a n a t ı n ı e n iyi b i l e n z a f e r e u l a ş a c a k t ı r .
Bu da manevra sanatıdır.
23. "Ordu Yönetim Kitabı" der ki; Savaş alanında
s ö y l e n e n s ö z f a z l a ileri g i t m e z . Davul ve g o n k l a r bu y ü z d e n
gereklidir. Cisimler de kolay, kolay g ö r ü l e m e z . Bayrak ve
flamalar da bu yüzden gerekir.

62
24. Bayrak, flama, boru ve gonklar askerlerimizin ku-
laklarını, gözlerini bir nokta üzerinde yoğunlaştırabilmenin,
askeri bir b ü t ü n haline g e t i r m e n i n araçlarıdır.
25. Bu şekilde tek gövde haline gelmiş bir ordunun
karşısında ilerlemek en büyük cesareti bile aşar, gerilemek
ise olanaksızlaşır Büyük kitleleri yönetme sanatı işte bu-
dur.
26. Gece savaşında, ateş ve davul işaretlerini, gün-
düz savaşlarında ise bayrak ve flama işaretlerini ordunu-
zun g ö z ü n ü , kulağını e t k i l e m e k t e kullanın.
27. Ordu ruhunu, k o m u t a n aklını yitirebilir.
28. Ordunun ruhu sabah keskindir; öğleyin bayrak
sallanmaya başlar; a k ş a m s a aklı kampa dönmektedir.
2 9 . Akıllı bir k o m u t a n , bu nedenle, askerini düşmanın
ruhunun keskin olduğu zaman değil, yorgun olduğu, geri
dönme beklentisine girdiği zaman saldırtır. Buna ruh
o k u m a sanatı denir.
30. Disiplin ve sükunetle düşmandaki düzensizliği,
kargaşayı beklemek-inisiyatif kullanma sanatıdır.
31. Düşman henüz uzakta iken hedefe yakın olmak,
düşman zorluklarla uğraşıp dururken rahat, rahat bekleye-
bilmek, düşman açlıkla mücadele ederken karnı t o k olabil-
mek. Buna güç tasarruf sanatı denir.
32. Bayrak ve flamaları düzenli, sakin, güvenli gözü-
ken bir orduya saldırmaktan kaçınmak koşulları değerlen-
dirme sanatıdır.
33. Tepede mevzilenmiş ya da tepe aşağı saldırıya
geçmiş düşmana karşı ilerlemek askeri k u r a l l a r a aykırıdır.
34. Savaşmayı bilen düşmanı takip etme. Savaşma
arzusu kuvvetli düşmana saldırma.
35. Düşmanın gösterdiği yemi kapma. Evine dönen
orduya sataşma.
36. Düşman ordusunu kuşattığında bir a ç ı k n o k t a bı-
rak. Bunalmış düşmanı çok zorlama.
37. Buna Savaş Sanatı denir.

63
B ö l ü m VIII
TAKTİK DEĞİŞTİRME

SUN TZU d e r ki,

1. Savaşta, komutan emrini hükümdardan alır, ordu-


sunu toplar, g ü ç l e r i n i bir a r a y a g e t i r i r .
2. Zor koşullar altındaki yerlerde kamp yapma. Yük-
sek yolların birleştiği yollarda müttefiklerinle işbirliği yap.
Tehlikeli pozisyonlar olan ücra yerlerde oyalanma. Ku-
ş a t m a altında strateji değiştir. Ümitsiz koşullarda savaş.
3. Girilmemesi gereken yollar, saldırılmaması gere-
ken ordular, kuşatılması gereken kentler, zorlanmaması
gereken mevziler, dinlenmemesi gereken hükümdar emir-
leri vardır.
4. Taktik değişikliklerin avantajlarını tam olarak anla-
y a n k o m u t a n b i r l i k l e r i n i nasıl y ö n e t e c e ğ i n i iyi bilir.
5. Bunları anlayamayan komutan ise, içerisinde bu-
lunduğu ülkenin koşullarını tam olarak bilse bile bilgisini
pratik avantaja çeviremez.
6. Savaş Sanatı'nın Plan Değiştirme dersinde tecrü-
beye sahip olmayan savaş öğrencisi, Beş Avantaja sahip
o l s a bile, adamlarını en iyi ş e k i l d e k u l l a n a m a y a c a k t ı r .
7. Akıllı liderin planlarında avantaj ve dezavantaj
beklentileri bir p o t a d a e r i y e c e k t i r .
8. Bu sayede avantaj beklentilerimiz zorunlu olarak
değiştiğinde, ana plana dönüp amacımıza ulaşabiliriz.
9. Öte yandan, zorlukların ortasında bile karşımıza
çıkması olası bir a v a n t a j ı yakalamaya; kendimizi felaketler-
den korumaya hazır o l m a l ı y ı z .

64
10. Düşman komutanlarını, başlarına çeşitli dertler
yaratarak, sürekli meşgul et; cazip yemlerin peşine boşuna
d ü ş ü r t e r e k zorla, sayılarını azalt.
1 1 . S a v a ş Sanatı bize d ü ş m a n ı n ü z e r i m i z e g e l m e m e -
sini ummaktansa düşmanı karşılamaya hazırlıklı olmamızı,
düşmanın bize saldırmamasını dilemektense bizim pozis-
yonlarımızın düşmanın saldırısını imkansızlaştırmasını öğ-
retir.
1 2 . Bir k o m u t a n ı n y a p a c a ğ ı beş hata felaket g e t i r e b i -
lir.
(a) D i k k a t s i z c e s a r e t , yok olmaya götürür.
(b) K o r k a k l ı k , d ü ş m a n a esir d ü ş m e y e g ö t ü r ü r .
(c) A c e l e c i l i k , hakaretlerle kışkırtılabilir.
(d) Ş e r e f D ü ş k ü n l ü ğ ü , utanmaya götürür.
(e) A d a m l a r ı n a aşırı düşkünlük, endişe ve t e r e d d ü d e
götürür.
13. Bu beş hata bir k o m u t a n ı n , savaş alanında işle-
yebileceği beş savaş günahıdır.
1 4.Bir ordu yenildiğinde, lideri katledildiğinde neden
mutlaka bu beş günahtadır. Bunları önemseyin.

65
B ö l ü m IX
ORDUNUN İLERLEMESİ

SUN TZU d e r ki,

1 . Şimdi meselemiz ordunun kamp kurmasında. Gö-


zünüz düşman işaretlerinde olsun. Dağları ç a b u k g e ç i p va-
dilere yakın yerleri tercih edin.
2. DAĞ SAVAŞI:Kampı yüksek noktalarda güneşi
karşınıza alarak kurun. Savaşmak için tepelere tırmanma-
yın.
3 . NEHİR SAVAŞİ:Ordunuz nehri g e ç t i ğ i n d e olabildi-
ğince kısa z a m a n d a nehirden uzaklasın.
4. İlerlemekte olan düşman nehir geçiyorsa, nehrin
ortasında karşılamak üzere saldırmayın. En iyi an düşma-
nın y a r ı s ı n ı n g e ç t i ğ i y a r ı s ı n ı n h a l a s u i ç i n d e o l d u ğ u a n d ı r .
5. Saldırı hususunda ne kadar sabırsız olursanız
olun, sakın nehri geçmek üzere nehir k e n a r ı n d a d u r m a k t a
olan düşmana saldırmayın.
6. Uzun mesafeli silahlarınızı güneşe bakar şekilde
düşmandan yüksek araziye yerleştirin. Düşmana nehir yu-
karı saldırmayın.
7. BATAKLIK SAVAŞI: Bataklıkları geçerken amacı-
nız e n kısa z a m a n d a bataklıktan çıkmak olsun.
8. Bataklıkta savaşmak zorunda kalırsanız, unutma-
yın ki elinizde su ve o t u n u z vardır. Arkanızı ağaçlara verip
savaşın.
9. DÜZ ALAN SAVAŞ ID üz alanda sağınızı ve ardı-
nızı t e p e l e r e v e r i p , d ü ş m a n ı ö n ü n ü z e alın.
10. Bu savaş bilgileri Sarı İmparator'un pek çok düş-
manını y e n m e k t e kullandığı stratejinin temel bilgileridir.

66
11. Tüm ordular yüksek yerleri alçak zeminlere, ay-
dınlık alanları karanlık yerlere tercih ederler.
12. Askerlerinize özen gösteriyor, k a m p yerlerini kuru
arazide kuruyorsanız, askerlerinizi salgın hastalıklardan ko-
rumuş olursunuz. Sağlıklı bir o r d u z a f e r e d a h a y a k ı n d ı r .
13. Bir tepeye ya da nehir yamacına geldiğinizde
eğimi sağ ardınıza, güneşi karşınıza alarak yerleşin. Böy-
lece hem askerlerinizi korumuş hem de pozisyonunuzun
doğal avantajlarından maksimum faydalanmış olacaksınız.
14. T e p e l e r e sağanak yağmurlar indiğinde geçmeyi
tasarladığınız nehir kabarmış, köpürmüş olabilir. Bu du-
r u m d a en iyisi beklemektir.
1 5 . Dik uçurumların, sel y a m a ç l a r ı n ı n , derin çukurla-
rın, saklı vadilerin, sık çalılıkların, bataklıkların büyük ya-
rıkların bulunduğu bölgelerden olabildiğince çabuk çıkın,
böyle yerlerden zorda kalmadıkça uzakta kalın.
1 6 . Siz bu tür y e r l e r d e n uzakta kalmaya dikkat eder-
ken, düşmanı buralara sürüklemeye; düşmana saldırıya
geçtiğinizde de düşmanın ardında bu tür alanların olma-
sına özen gösterin.
17. Kampınızın çevresinde tepeler, y ü k s e k otlarla ör-
tülü göletler, kamış tarlaları, ya da çalılıklarla kaplı koru-
luklar varsa bu alanları adamakıllı kontrol edin.
Bu tür alanlar, pusu kurmak isteyen düşman baskın-
cılarının ve c a s u s l a r ı n ı n en ç o k t e r c i h ettikleri yerlerdir.
18. D ü ş m a n size yakınlaşmasına rağmen hala sakin
ise bulunduğu pozisyonun doğal gücüne inanıyor d e m e k t i r .
19. D ü ş m a n sakin durmakla birlikte sizi kışkırtıyorsa,
sizin üzerine gelmenizi istiyor d e m e k t i r .
20. Düşmanın kamp yerine ulaşım kolay gözükü-
yorsa, m u t l a k a s i z e bir y e m g ö s t e r i y o r d u r .
21. Ormandaki ağaçlar arasındaki bir hareketlenme
düşmanın ilerlediğinin simgesidir. Sık o t l a k l a r d a g ö z ü k e c e k
perdelemeler düşmanın sizi şüphelendirmeye çalıştığı
anlamındadır.

67
22. Aniden yükselen kuşlar bir pusunun belirtisidir.
Ürkmüş h a y v a n l a r ani bir b a s k ı n ı n habercisidir.
23. Ufukta g ö z ü k e c e k y ü k s e k toz bulutları savaş ara-
balarının ilerlemekte olduğunu gösterir. Toz bulutları alçak
ama geniş bir a l a n a dağılmış ise piyadeler yaklaşmaktadır.
Toz bulutları ufak, ufak ve çeşitli yönlere dağılmakta ise
düşman b i r l i k l e r i a t e ş için o d u n t o p l a m a k t a d ı r . İleri g e r i h a -
reket eden küçük toz bulutları da düşmanın kamp yap-
makta olduğunu belirtir.
24. Sakin sesle verilen komutlar, yoğunlaşan hazır-
lıklar düşmanın saldırıya geçeceğini; sert komutlar, saldırı
gösterileri ise d ü ş m a n ı n g e r i ç e k i l e c e ğ i n i n işaretleridir.
2 5 . Hafif savaş arabaları öne gelir de yanlara hareket
ederse, bu düşmanın savaş düzenine g e ç m e k t e o l d u ğ u n u n
belirtisidir.
26. Belirgin bir anlaşma ile birlikte gelmeyen barış
önerileri tuzak belirtisidir.
27. Düşman birlikleri arasında koşuşturma artar, as-
kerler bölük, bölük t o p l a n ı r l a r s a kritik an gelmiştir.
2 8 . Bazı birlikler ilerlerken bazıları geri ç e k i l i y o r s a , bu
yemdir.
29. Askerler mızraklarına yaslanıyorsa, acıkmışlardır.
3 0 . Su getirmeye giden askerlerin ilk işi s u i ç m e k ol-
muşsa, ordu susuz kalmıştır.
31 . Düşman kazanabileceği avantajlı bir pozisyon
gördüğü halde hareket etmiyorsa, askerler tükenmiştir.
3 2 . Kuşların konduğu yerlerde düşman yoktur. Gece
gürültü yapan düşmanın sinirleri bozuktur.
33. Kampta kargaşa varsa komutanın otoritesi zayıf-
tır. Bayraklar, flamalar aşağı yukarı hareket ediyorsa aske-
rin içine fitne d ü ş m ü ş t ü r . S u b a y l a r kızgın ise a s k e r y o r g u n -
dur.
34. Düşman, atlarını buğdayla beslemeye, öküzlerini
kesip yemeye başlarsa, yemek kazanlarını ateşe koymu-
yorsa, çadırlarına dönmeyeceklerini, ölene kadar savaş-
maya hazır olduklarını anlamalıyız.

68
35. Küçük gruplar halinde fısıldaşan ya da alçak
sesle konuşan asker gruplarının oluşması asker arasında
m u h a l e f e t i n varlığını gösterir.
36. Çok fazla ödül düşmanın kaynaklarının tükendi-
ğini, ç o k f a z l a c e z a ise a ş ı r ı s ı k ı n t ı koşullarının varlığını be-
lirtir.
,37. Coşku ile savaşa girişip, düşmanın gücünü gö-
rünce korkuya kapılmak haber almanın zaafını gösterir.
38. Gelen e l ç i l e r bize kompliman yapıyorsa, düşman
ateşkes istemektedir.
39. Düşman birlikleri kızgınlıkla ilerler, karşımıza diki-
lir a m a ç a t ı ş m a y a g i r m e y e ya da geri dönmeye kalkmazsa
bu durumda son derecede uyanık ve tedbirli olmamız ge-
rekir.
4 0 . Birliklerimizin gücü düşmanla hemen, h e m e n eşit
ise düşman genellikle doğrudan saldırmaz. Bu durumda
yapmamız gereken şey, güçlerimizi toplamak, d ü ş m a n ı ya-
kından takip e d e r k e n takviye sağlamaya çalışmaktır.
41. Düşmanı hor g ö r ü p , planlamayı ihmal eden, düş-
mana esir d ü ş m e y e mahkumdur.
42. Komutanına güven duymayan askere ceza veril-
diğinde asker komutanına itaatkar olmayacaktır. İtaatsiz
asker ise asla z a f e r kazanamaz.
Komutanına inanan askere ceza uygulanmazsa as-
ker komutanına güvenini yitireceğinden yine başarısız ola-
caktır.
43. Bu nedenle askerin komutanına inanmasını sağ-
lamak için ayırım göstermeden bir y a n d a n adıl davranıp,
diğer yandan çelik gibi disiplin altında tutmalıyız. Bu zafere
giden en kesin yoldur.
44. Eğitimde askere, emre itaat alışkanlığı v e r i l m i ş s e
ordu disiplinlidir. Aksi halde disiplin yoktur. Disiplin zaferin
anahtarıdır.
45-Şayet bir komutan hem adamlarına güvendiğini
gösterip, h e m de emirlerine kesin itaat i s t i y o r s a , k a z a n ç iki
yönlü olur.

69
Bölüm X
ARAZİ FAKTÖRÜ

SUN TZU d e r ki,

1 . Altı ç e ş i t arazi vardır.


(a) D ü z g ü n arazi.
(b) Karışık arazi.
(c) İhmal e d i l e c e k arazi.
(d) Dar geçitler.
(e) U ç u r u m l u tepeler.
(f) D ü ş m a n d a n uzak pozisyonlar.
2. Her iki tarafın da rahatlıkla girebileceği arazilere
Düzgün Arazi denilir.
3. Bu tür araziye d ü ş m a n d a n önce gelmeye; arazinin
yüksek, güneşli bölgelerini tutmaya özen gösterin. Malze-
melerinizi dikkatle koruyun. O zaman savaşa avantajla
başlarsınız.
4. Terk edilmesi kolay olmakla birlikte yeniden ele
g e ç i r i l m e s i zor olan araziye Karışık Arazi denir.
5. Bu tür bir araziden hazırlıksız düşmana saldırıp,
yenebilirsiniz. Ama, d ü ş m a n sizi hazırlanmış, bekliyorsa ve
düşmanı yenemezseniz bu araziye dönüşünüz olanaksız
o l a c a k ; sizin için f e l a k e t l e r b i r b i r i n i t a k i p e d e c e k t i r .
6. Arazinin konumu h e r iki t a r a f ı n da ilk a d ı m d a ele
geçiremeyeceği türdense bu tür arazilere İhmal Edilecek
Arazi denir.
7 . B ö y l e bir a r a z i d e , düşman b i z e c a z i p bir y e m v e r s e
bile ilerlemektense gerileyerek düşmanı üzerinize gelmeye
kışkırtmak gerekir. Düşman ordusunun bir k ı s m ı üzerimize
g e l d i ğ i n d e saldırı avantajı bizde olacaktır.

70
8. Dar g e ç i t l e r e gelince, ilk e l e g e ç i r e n sizseniz kuv-
vetlerinizi dikkatle yerleştirip, düşmanın gelmesini bekleyin.
9. Düşman ordusu sizin dar bir geçidi ele geçirme-
nize engel olduğunda, dar geçidin düşmanca korunuş tar-
zını inceleyin. İyi korunuyorsa üzerine gitmeyin.
10. Uçurumlu tepeleri ilk siz ele geçirmişseniz, yük-
sek ve güneşli noktalara yerleşip düşmanı bekleyin.
1 1 . Düşman sizden önce davranıp yerleşmişse, üze-
rine g i t m e y i n . Düşmanı geri çekiliyor gibi y a p a r a k y e r i n d e n
çıkarmayı deneyin.
12. Düşmanla aranızda oldukça büyük bir mesafe
varsa ve her ikinizin de güçleri birbirine yakınsa savaşa
girmek kolay olmayacağı gibi savaşın sonucu da her za-
man lehinize olmayabilir.
13. Bu altı prensip Arazi f a k t ö r ü n ü n ana prensipleri-
dir. Sorumluluk sahibi bir komutan bu prensipleri dikkatle
incelemelidir.
14. O r d u n u n başına doğal nedenlerin dışında,daha
çok komutanın hatalarından kaynaklanacak altı bela gele-
bilir.Bu nlar:
(a) Geri çekilme
(b) Baş kaldırma.
(c) Çöküş.
(d) Harap olmak.
(e) Kargaşa.
(f) Bozgun.
1 5. Diğer koşullar aynı k a l m a k l a b i r l i k t e ş a y e t bir b i r l i -
ğin karşısına kendisinin on m i s l i bir d ü ş m a n ç ı k a r s a b u bir-
liğin t e k şansı kalır. Geri ç e k i l m e .
16. Askerler çok güçlü ancak subayları zayıfsa sonuç
baş kaldırmadır. Subaylar güçlü asker zayıfsa, sonuç çö-
küştür.
1 7 . Üst subayların kızgınlıkla amirlerine baş kaldırıp,
baş komutanın emrini beklemeden kendi başlarına düş-
manla savaşa kalkmalarının sonucu 'Harap Olmak'tır.

7I
1 8 . Bir k o m u t a n zayıf, otoritesini yitirmiş, verdiği emir-
ler a ç ı k , b e l i r g i n olmayıp, sürekli değişiyorsa; emrindeki su-
baylar da askerler de belirli g ö r e v l e r e s a h i p d e ğ i l v e üstüne
üstlük ordu katmanları düzensiz, rast gele k u r u l m u ş ise bu
d u r u m a tek ad verilebilir. Kargaşa.
1 9 . Bir komutan düşmanın gerçek gücünü sezemez
de, kendi zayıf bir b i r l i ğ i n i kendinden güçlü düşmana sal-
dırtır y a da s e ç m e birliklerini güçlü düşmanı karşısında or-
dunun ön saflarına yerleştirmeyi ihmal ederse, bunun tek
sonucu olabilir.Bozgun.
20. Sorumluluk sahibi her komutanın yenilgiye düş-
m e m e k i ç i n d i k k a t e t m e s i g e r e k e n altı y o l v a r d ı r .
2 1 . Arazinin doğal koşulları bir askerin en önemli
müttefikidir. Ancak,bunun yanı sıra, düşmanın gücünü
sezme yeteneği, zafere giden güçlerin kontrolü, zorlukları,
tehlikeleri, mesafeleri görme kapasitesi bir k o m u t a n ı n test
sorularıdır.
22. Bu hususları bilip savaş sırasında kullanan ko-
mutan savaşı kazanır. Bunları bilmeyen ya da kullanama-
yan komutan kaybetmeye mahkumdur.
2 3 . Savaşın sonucunun zafer olacağı kesinse, başı-
nızdaki hükümdar istemese bile savaşın. Ama, savaşın
zaferle sonuçlanmayacağını görüyorsanız, hükümdar yal-
varsa bile savaşmayın.
24. Düşmana karşı savaşı kazanınca kavuşacağı
şan, şeref ve şöhreti düşünmeden savaşan, gereğinde üs-
tün d ü ş m a n karşısında geri çekilmesini bilen, tek amacı ül-
kesini k o r u m a k olan komutanlar ülkelerinin mücevheridir.
25. Askerlerinize öz çocuklarınız gibi bakın, sizi en
derin vadilere kadar takip edeceklerdir. Onlara yetişkin
oğullarınız gibi bakın, yanınızda ölmeyi her şeye tercih
edeceklerdir.
26. Ancak, askerinize düşkün o l d u ğ u n u z halde otorite
kullanamıyorsanız; yumuşak kalpli olduğunuz halde emirle-
rinizi dinletemiyorsanız, askerleriniz arasında kargaşa hü-

12
küm sürüyorsa, askerleriniz yaramaz çocuklara dönmüştür.
H i ç bir işe y a r a m a z l a r .
27. Askerlerimizin savaşa hazır olduğunu bilmemize
rağmen, düşmanın savaşa hazır olmadığının farkında de-
ğilsek, zafere giden yolun ancak yarısındayız demektir.
28. Düşmanın savaşa hazır olmadığını bilmekle bir-
likte kendi askerlerimizin savaşa henüz hazır o l m a d ı ğ ı ger-
çeğini göremiyorsak zafere giden yolun henüz yarısındayız
demektir.
29. Düşmanın savaşa hazırlıklı olduğunu, kendi
askerimizin savaşa hazır olduğunu bilmemize rağmen,
üzerinde bulduğumuz doğal koşulların savaşmaya uygun
olmadığını göremiyorsak zafere giden yolun yine yarısın-
dayız demektir.
30. Deneyimli asker, harekete geçtiğinde asla şaşır-
maz, birliğini asla k a y b e t m e z .
3 1 . Sonuç olarak "Savaş Sanatı'nın ünlü bir d e y i ş i n -
den bahsedelim: "Düşmanı b i l d i ğ i n i z k a d a r k e n d i n i z i d e bili-
yorsanız, zafer konusunda şüpheniz olmasın. Bunun ya-
nında, 'Cennet'i biliyor, 'Dünya'yı tanıyorsanız zaferiniz ke-
sin olacaktır."

73
Bölüm XI
ARAZİDE DOKUZ KONUM

SUN T Z U d e r ki,

1 -Savaş Sanatı d o k u z tip arazi t a n ı m l a r .


(a) K a r ı ş ı k Arazi
(b) Yakın Arazi
(c) İhtilaflı Arazi
(d) A ç ı k Arazi
(e) A n a h t a r Arazi
(f) Ciddi Arazi
(g) Zor Arazi
(h) K u ş a t ı l m ı ş Arazi
(i) Ümitsiz Arazi
2. Savaş kendi ülkemizde yapılıyorsa bu arazi t ü r ü n e
"Karışık Arazi" denir.
3. Düşman arazisine girmemize rağmen henüz kendi
sınırlarımızın yakınındaysak bu tür araziye "Yakın Arazi"
denir.
4. Sahip olunması her iki tarafa da büyük avantaj
s a ğ l a y a n araziye "İhtilaflı Arazi" denir.
5 . H e r iki t a r a f ı n d a k o l a y l ı k l a g i r i p ç ı k a b i l d i ğ i a r a z i y e
"Açık Arazi" denir.
6. Üç krallığın arazilerinin birleşme noktasında yer
alan arazilere "Anahtar Arazi" denir. Bu tür arazilere sahip
olan krallık, i m p a r a t o r l u ğ u n da b ü y ü k kısmına s a h i p olur.
7 . Bir o r d u d ü ş m a n ülkesinin bağrına girmiş olmasına
karşın, ardında kuvvetli düşman kaleleri bulunmakta ise
b u l u n d u ğ u arazi k o n u m u "Ciddi Arazi" olarak adlandırılır.
8. Geçilmesi zor olan dağlık o r m a n l a r , çalılık y a m a ç -
lar, b a t a k l ı k l a r l a kaplı a r a z i l e r e "Zor A r a z i " d e n i r .

74
9 . Dar v a d i l e r d e n geçilerek ulaşılabilen, içinden dara-
cık keçi yolları ile çıkılabilen arazilere "Kuşatılmış Arazi"
denir. B u t ü r a l a n l a r d a z a y ı f bir b i r l i k k o c a bir o r d u y l a başa
çıkabilir.
10. Sadece gecikmeden savaşmamız halinde içinden
sağ çıkabileceğimiz araziye "Ümitsiz Arazi" denir.
1 1 . Karışık A r a z i ' d e s a v a ş m a . Yakın A r a z i ' d e d u r m a .
İhtilaflı Arazi'de saldırma.
12. Açık Arazi'de d ü ş m a n ı n yolunu kapatma. Anahtar
Arazi'de müttefiklerinle işbirliği yap.
13. Ciddi Arazi'de düşmanı yağmala. Zor Arazi'de yo-
luna d i k k a t l e d e v a m et.
14. Kuşatılmış Arazi'de stratejini gözden geçir. Ümit-
siz A r a z i ' d e savaş.
15. Eskinin deneyimli komutanları düşmanın öncüler:
ile ardçıları arasındaki ahengi bozmanın ustaları olmuş-
lardı. Böylece, ordu karargahlarının kendilerine bağlı bir-
liklerle olan işbirliğini bozmanın yanı sıra yedek güçlerin
zor duruma düşen birliklerin imdadına yetişmesine engel
oluyor,komutanların subaylarına verdiği komutların birlik-
lere ulaşmasını da durduruyorlardı.
16. D ü ş m a n kuvvetleri bir a r a y a g e l d i ğ i n d e bile a r a l a -
rında düzensizlik yaratmasını biliyorlardı.
17. Kendilerine avantaj sağlayacağını gördükleri za-
man ilerliyorlar, görmediklerinde hareketsiz bekliyorlardı.
18. "Düzgün bir şekilde saldırı için ilerlemekte olan
kuvvetli bir d ü ş m a n karşısında ne yapardınız?" diye sorul-
duğunda , " D ü ş m a n için ç o k ö n e m l i olan bir ş e y i e l i m e g e -
çirmeye çalışır, sonra da düşmanın aman dilemesini bek-
lerdim."diye cevap verirlerdi.
19. Savaşta sürat ana silahtır. Düşmanın hazır o l m a -
dığı anı kollayın. Beklenmedik yollardan geçip, korunması
ihmal edilmiş noktalardan vurun.
20. Düşman topraklarını işgal etmekte olan bir o r d u -
nun prensipleri şunlardır: Düşmanın içine ne kadar girerse-

75
niz askerleriniz arasındaki dayanışma o kadar artar. Düş-
manı askerleriniz arasındaki dayanışma yok eder.
2 1 . Zengin ülkelere girdiğinde, ordunu besleyebilece-
ğin akınlar düzenle.
22. Adamlarının durumundan emin ol. Ücretlerinden
aşırı kesinti yapma. Enerjini, gücünü yoğunlaştır. Ordunu
sürekli hareket halinde tut, değişik harekat planları geliştir.
23. Askerlerini kaçışın olanaksız olduğu noktalara sür
ki, ölesiye savaşsınlar. Ölümle karşı karşıya olan bir a s k e -
rin beceremeyeceği iş yoktur. Ölüm tehlikesi ile karşı kar-
şıya olan askerler de subaylar da güçlerinin zirvesine çı-
karlar.
2 4 . Çıkış yolları kapalı, kaçma olanağı kalmayan as-
kerler k o r k u d u y g u s u n u yitirirler. Direnme güçleri sonsuzla-
şır. Hele, bir d e yabancı topraklardaysa, inatçı bir c e p h e
oluştururlar. Yardım gelmesi de zor gözüküyorsa, sıkı bir
mücadele verirler.
25. Böyle bir durumda askerleriniz emir beklemeye
bile görmeden kulakları kirişte olur; verdiğiniz her emir
anında yerine getirilir; sınırsız s a d a k a t gösterirler, her ko-
nuda sonsuz güvenebileceğiniz askerlere dönüşürler.
26. Asker arasındaki batıl itikatları, kehanetleri dur-
dur. O zaman ölümden başka korku kalmaz.
27. Askerlerimiz paraya çok önem vermiyorlarsa bu
zengin olmak istememelerinden değildir.
Ömürleri çok uzun o l m u y o r s a , bu da kesinlikle ö l m e k
istemelerinden değildir.
28. Askerlerinize savaş emri verdiğinizde, içlerinde
hüngür, hüngür ağlayanlar, zırhlarını göz yaşlarıyla yıka-
yanlar çıkabilir. Ancak savaşa girdiklerinde her birisinin bir
kahraman olacağından şüpheniz olmasın.
29. Usta savaş taktisyeni çıngıraklı yılana benzer.
Kafasına saldırırsan, kuyruğundaki zehirle saldırır; kuyru-
ğuna saldırırsan, dişlerini geçirir; gövdesine saldırırsan,
h e m d i ş l e r i ile h e m d e k u y r u ğ u ile s a l d ı r ı r .

76
30. Bana, "Bir o r d u ç ı n g ı r a k l ı y ı l a n a b e n z e y e b i l i r m i ? "
diye s o r a c a k olursanız, c e v a b ı m " E v e t , " tir.
Aralarında anlaşmazlık olan Komutan Wu ile Komu-
tan Yueh'in askerleri aynı t e k n e d e nehri geçerken bir f ı r t ı -
naya y a k a l a n a c a k olurlarsa, s o l e l i n s a ğ e l e y a r d ı m ı g i b i bir
araya geleceklerdir.
3 1 . S a v a ş t a z a f e r için, atlarımızın koşumlarına, savaş
araçlarımızın t o p r a k t a k i izlerine g ü v e n yeterli değildir.
32. Savaşta bir o r d u n u n yönetim prensibi asker için
yüksek bir cesaret seviyesi belirlemek ve her askerin bu
seviyeye ulaşmasını sağlamaktır.
3 3 . G ü ç l ü l ü k ile z a y ı f l ı ğ ı n aynı a n d a nasıl en iyi kulla-
nılacağı sorusunun cevabı arazi pozisyonlarındaki seçim-
lerdedir.
3 4 . İşinin ehli k o m u t a n o r d u s u n u s a n k i bir k i ş i y i y ö n e -
tir g i b i , elinden tutarak yöneten komutandır.
35. Çok konuşmayarak, gizliliği güven altına almak;
dimdik durup, adaletli olarak disiplini sağlamak komutanın
görevidir.
36. Subaylarının, askerlerinin kafasını gerektiğinde
yanlış rapor ve olaylarla karıştırıp, her şeyi s o r g u l a m a l a r ı n ı
engellemesini de bilmelidir.
37. Savaş düzenlerini, planlarını değiştirerek, düşma-
nının kendi ordusu hakkında sağlıklı bilgi e d i n m e s i n i önle-
meli, kamp yerini değiştirip, dolaylı, karışık yolları tercih
ederek düşmandan esas amacını saklamayı başarmalıdır.
38. Ordu komutanı, en kritik anda, yüksek bir y e r e
tırmanıp altındaki merdiveni atmasını bilmelidir. Elini gös-
termeden ordusunu düşman içine b a ş k a türlü s ü r e m e z .
39. Gemilerini yakar, yiyecek kazanlarını kırar; ordu-
s u n u k o y u n s ü r ü s ü g i b i bir o t a r a f a , bir b u t a r a f a y ö n e l t e r e k
yönünün anlaşılmasına olanak yaratmaz.
40. Düşmanı kendi planına uygun bir noktaya süre-
rek, tehlikeye düşmesini sağlamak komutanın en önemli
görevlerindendir.

77
4 1 . Dokuz arazi türünün her birine g ö r e alınacak ö n -
lemler, saldırıya veya savunmaya yönelik taktikler ile insan
doğasının ana kanunlarını mutlaka özenle çalışmalıdır.
42. Düşman arazisinde ilerlerken genel prensip, ne
kadar ileri gidilirse askerin o kadar dayanışma göstereceği
prensibidir. Sınır y a k ı n l a r ı n d a ise t a m t e r s i n e kargaşa daha
olasıdır.
4 3 . Kendi ülkeni ardında bırakıp, k o m ş u araziye girdi-
ğinde, kritik arazidesin demektir. Dört yönde iletişim kuru-
labiliyorsa, birleşen yolların bulunduğu anahtar arazidesin-
dir.
44. Bir ülkenin içlerine girdiğinde ciddi arazidesin.
Düşman arazisinde fazla ilerlemediğinde bulunduğun arazi
yakın arazidir.
45. Düşmanın sağlam kaleleri gerinde kalmış,
önünde ise dar geçitler bulunmaktaysa bu araziye kuşatıl-
mış arazi denir. Çıkış olanağı yoksa bu araziye Ümitsiz
Arazi denir.
46. Bu durumda, dağınık arazide adamlarıma amaç
birliği aşılarım. Yakın a r a z i d e ise, tüm birliklerimin arasında
yakın temas olmasına bakarım.
4 7 . İhtilaflı a r a z i d e , artçı birliklerime dikkat eder, hız-
landırırım.
4 8 . Açık arazide, dikkatimi savunmam üzerinde yo-
ğunlaştırdım. Birleşen yolların bulunduğu anahtar arazide
m ü t t e f i k l e r i m l e işbirliğini ararım.
49. Ciddi arazide malzeme ikmalini güvence altına
almaya çalışırdım. Zor arazide ise dikkatimi ordumu dur-
maksızın ilerletmeye verirdim.
5 0 . Kuşatılmış arazide ordumun geri çekilme yollarını
kapatırdım. Ümitsiz arazide, askerlerime hayatlarının kur-
tulmasının ümitsiz o l d u ğ u n u söylerdim.

51. Bunun nedeni, düşman tarafından kuşatıldığını,


yardım gelmesinin olanaksız olduğunu bilen askerde ola-
ğan üstü inatçı bir d i r e n i ş g ü c ü , s ı n ı r s ı z bir s a v a ş m a i s t e ğ i -
nin ortaya çıkacağını; askerlerimin tehlike altında her e m r i
yerine getireceğini bilmemdir.
52. Durumunu bilmediğimiz komşu prenslerle işbirliği
yapamayız. Önceden uçurumlarını, bataklıklarını, dağlarını,
ormanlarını, tuzaklarını bilmediğimiz topraklardan bir or-
duyu geçirmek akıl işi değildir. Yöreyi bilen kılavuzlardan
yararlanmadıkça, doğanın sağladığı avantajları kullanama-
yız.
53. Savaşçı bir prens aşağıdaki dört, beş prensibi
göz ardı edemez.
54. Savaşçı bir prens güçlü bir ülkeye saldırdığında
komutanlıktaki ustalığını, düşman kuvvetlerinin birleşmesini
engellemekteki başarısıyla gösterir. Kendisini düşmana ol-
duğundan güçlü gösterip, düşmanın olası müttefiklerini
karşısına çıkmaktan caydırır.
55. Diğer ülkelerle işbirliği y a p m a k t a n ya da o n l a r d a n
yardım istemektense, kendi gizli planlarını uygulayarak
düşmanlarının başını döndürür, korkutur. Bunu başardı-
ğında, düşman kentlerini fazla zorlanmadan ele geçirir,
düşman krallıklarını sona erdirir.
56. Askerlerine k u r a l dışı ö d ü l l e r ver, önceki planların
dışında da emirler buyur. Bunları hakkıyla yaptığında, or-
d u n u t ı p k ı t e k k i ş i l i k bir b i r i m m i ş g i b i y ö n e t t i ğ i n i g ö r e c e k s i n .
57. Askerlerine planı değil, görevi söyle. Sonucu,
parlaksa göster. D u r u m sıkıntılıysa sakın bir ş e y s ö y l e m e .
58. Ordunu ölüm tehlikesine, zorluklara sür; zaferle
dönecektir.
5 9 . İnsan doğası gereği zora düşmedikçe yetenekle-
rini sonuna kadar kullanmaz.
60 . Savaşta zafer, kendi k o n u m u n u d ü ş m a n hedefle-
rine g ö r e a y a r l a m a k l a gelir.
61 . Düşman saflarının ardına inatla sarkmak, so-
nunda düşman komutanını öldürme başarısını getirecektir.
62. Buna ince hesapla k a z a n m a k denir.

7l)
63. Komutayı ele a l d ı ğ ı n d a , cephedeki ön yolları ka-
pat, r e s m i k a y ı t l a r ı y o k et, e l ç i l e r i n g e ç i ş i n i e n g e l l e .
64. Savaş konseyinde kararlı ol, durum kontrolünü
e l i n e al.
6 5 . D ü ş m a n ı n açık bıraktığı kapıdan içeri dal.
66. Düşmanın kutsal varlıklarını ele geçirerek düş-
manı zorla. Düşman birliklerinin ilerleme zamanlamasını
ö ğ r e n m e n i n bir y o l u n u bul.
67. Güçlerini hazırlamadan bitirici s a v a ş a g i r m e .
68. Düşmanın açığını buluncaya kadar yeni gelin gibi
çekingen ol; açığı bulduğun an yaban tavşanı gibi fırla.
Düşman için artık ç o k g e ç t i r .

80
Bölüm XII
ATEŞLE SALDIRI

SUN TZU d e r ki,

1 . Ateşle saldırının beş yolu vardır. Birincisi askerleri


kamp anında yakmaktır, ikincisi malzeme depolarını yak-
maktır. Üçüncüsü malzeme taşıyan araçları yakmak; dör-
düncüsü ise düşmanın silah, mühimmat depolarını yak-
maktır. Beşinci yol da d ü ş m a n b i r l i k l e r i n i n a r a s ı n a ateş at-
maktır.
2. Saldırıya geçmenin en önemli koşulu ateş olanak-
larına sahip olmaktır. Gerekli malzeme her an hazır t u t u l -
malıdır.
3. A t e ş l e saldırının mevsimi, yangın başlatmanın özel
günleri vardır.
4. Uygun mevsim havanın kuru olduğu aylar olup;
özel g ü n l e r rüzgarın y ü k s e l d i ğ i günlerdir.
5. Ateşle saldırı esnasında beş olasılığa hazır olun-
malıdır.
6. (a) Ateş düşman kampına yaklaştığında gecikme-
den d ü ş m a n a saldır.
7. (b) Ateş d ü ş m a n a yaklaştığı halde düşman asker-
leri h a l a s e s s i z i s e , bekle. Saldırma.
8. (c) Alevler yeterli yüksekliğe ulaştığında saldırmak
için koşullar u y g u n s a saldır; yoksa, o l d u ğ u n y e r d e kal.
9. (d) Dışarıdan ateşle saldırı olanaksızsa, kampın
içinde kendi kendine yangın çıkmasını bekleme. Uygun
zamanı bekleyip, saldır.
10. (e) Yangını başlattığında, rüzgarın ardında kal.
Rüzgara karşı saldırma.

8I
1 1 . Gündüz çıkan rüzgar uzun sürelidir. Gece esinti-
leri ise ç a b u k d i n e r .
12. Her o r d u d a a t e ş l e ilgili bu b e ş o l a s ı l ı k ç o k iyi bi-
linmeli, yıldızların hareketi izlenmeli, ateşle saldırı özel
günleri takip edilmelidir.
13. Ateşi saldırı aracı olarak kullanmak zeka belirtisi-
dir. S u y u saldırı aracı o l a r a k k u l l a n m a k ise g ü ç g ö s t e r g e s i -
dir.
14. Suyla düşman durdurulabilir, ama tüm olanakları
elinden alınamaz.
15. Girişimcilik ruhunu kullanmaksızın düşmana sal-
dırıp, savaşı kazanmaya çalışan komutan şanssız ko-
mutandır.Çünkü sonuç, zaman ve kaynak kaybından öte
değildir.
16. Bilge komutan planlarını önceden hazırlar; usta
komutan kaynaklarını değerlendirir.
17. Avantaj görmedikçe hareket etme; kazanacak bir
şey olmadıkça ordularını kullanma; bulunduğun pozisyon
kritik olmadıkça savaşma.
1 8 . Hiç bir h ü k ü m d a r o r d u l a r ı n ı kendi öfkesi için sa-
vaşa sokmamalı, hiç bir komutan kendi hırsı için savaşa
kalkmamalı.
1 9 . Size bir a v a n t a j sağlayacaksa ilerleyin, yoksa ye-
rinizde kalın.
20. Zamanla öfke mutluluğa, sinirlenme memnuni-
yete dönüşebilir.
21 . Ancak, yok edilen bir k r a l l ı k a s l a y e n i d e n kurula-
maz; ölüler c a n l a n a m a z .
2 2 . Bu nedenle, bilge h ü k ü m d a r dikkatli, iyi komutan
tedbirli olmalıdır. Bir ü l k e y i b a r ı ş i ç i n d e y ö n e t m e n i n , orduyu
güçlü tutmanın yolu budur.

82
B ö l ü m XIII
CASUSLUK VE İSTİHBARAT

SUN TZU d e r ki,

1 . Yüz bin askerlik bir o r d u y u kurup, uzak savaşlara


göndermek, halkın üzerine b ü y ü k yük bindirir, devletin ola-
naklarını tüketir.Sadece günlük harcamalar yüz bin gü-
müşe kadar yükselebilir. Ülke içinde de, dışında da büyük
kargaşalık olacak, tükenen insanlar savaş yollarında dö-
külecektir. Yüz b i n askerin en az dört, beşyüz bin aile o l -
duğu d ü ş ü n ü l e c e k olursa, etkinin n e k a d a r g e n i ş bir a l a n d a
olduğu anlaşılabilir.
2. D ü ş m a n kuvvetler, bir k a ç g ü n içinde oluşacak bir
sonuç için yıllarca karşı karşıya durabilirler.Bu böyleyken,
maaşının, ödüllerinin devamını düşünerek düşmanın du-
rumunu öğrenmeyi ihmal e t m e k i n s a n l ı k dışı davranıştır.
3. Bu şekilde davranan kişi lider o l a m a z , hükümda-
rına y a r a r l ı o l a m a y a c a ğ ı gibi z a f e r e de ulaşamaz.
4. Bilge h ü k ü m d a r l a , iyi bir k o m u t a n ı n normal asker-
lere oranla kolaylıkla savaş kazanıp, zafere ulaşması
İSTİHBARAT'a bağlıdır.
5. Bu istihbarat ruh çağırmakla gelmez. T e c r ü b e ya
da hesaplamayla da üretilemez.
6. Düşmanın durumu ancak başka insanlardan
öğrenilebilinir.

7. Beş tür casus kullanılır.


(a) Yöresel casuslar.
(b) İç c a s u s l a r .
(c) D e v ş i r m e casuslar.
(d) H ü k ü m l ü casuslar.
(e) H a y a t t a kalan casuslar.

83
8. Bu beş tür c a s u s u n hepsi bir a r a d a kullanıldığında
gizli i s t i h b a r a t s i s t e m i n i k i m s e ele g e ç i r e m e z . Buna, "İplerin
Kutsal Kullanımı" denilir.
Bu g ü ç her h ü k ü m d a r ı n en kıymetli kaynağıdır.
9. Yöresel casuslardan anlaşılan bir b ö l g e d e y a ş a y a n
kişilerden haber alma hizmeti almaktır.
1 0 . "İç C a s u s " düşman subaylarının kullanımıdır.
1 1 . "Devşirme Casuslar", ele g e ç i r i l i p , düşman aley-
hine kullanılan düşman casuslarıdır.
12. " H ü k ü m l ü " ya da "Ölü Casus"lar düşmanı yanılt-
mak amacıyla çeşitli davranışlara yönlendirilip sonra da bi-
zim casuslarımızca düşmana bilinçli olarak belirtilen ca-
suslardır.
13. "Yaşayan Casuslar", düşman kampından haber
getirmeyi başaran casuslardır.
14. Ordu içinde en yakın takipte tutulacak kişiler ca-
suslardır. Başka hiç bir birim casuslar kadar ödüle layık
değildir. Yeryüzündeki başka hiç bir m e s l e k c a s u s l u k k a d a r
gizliliğe sahip değildir.
15. Doğal üstün zekaya sahip olmayan hiç k i m s e c a -
sus olamaz.
1 6 . C a s u s l a r iyilik v e d ü r ü s t l ü k o l m a d a n y ö n e t i l e m e z .
17. Casusların raporlarını anlamak ve d o ğ r u l u ğ u n d a n
e m i n o l m a k için i n c e z e k a s e v i y e s i g e r e k i r .
1 8 . Uyanık ol! H e r iş için c a s u s k u l l a n .
1 9 . Bir c a s u s z a m a n ı gelmeden bir h a b e r i başkasına
vermişse, h e m c a s u s u h e m d e h a b e r i alan kişiyi ö l d ü r .
2 0 . A m a ç i s t e r bir o r d u y u v u r m a k , i s t e r bir ş e h r i z a p -
tetmek, isterse bir k i ş i y e s u i k a s t d ü z e n l e m e k o l s u n , komu-
tanların, komutan yardımcılarının, kapı muhafızlarının, nö-
betçilerin isimlerini ö ğ r e n m e k özel ö n e m e sahiptir. Casus-
larımızın a m a c ı bu bilgilere sahip olmaktır.
2 1 . Düşmanın aramıza g ö n d e r d i ğ i casuslar tespit edi-
lip, rüşvetle kandırılmalı, ele g e ç i r i l i p , rahat e d e c e k l e r i yer-
lerde tutulmalıdır. Böylece onları kendi saflarımıza çekip
devşirme casus yaparak kendi hizmetimizde kullanabiliriz.

84
22. "Devşirme Casusların" bize sağlayacağı bilgiler
sayesinde mahalli ve iç casusları elde edebiliriz.
2 3 . Yine yalnız onların sayesinde "Ölü Casusları"
kullanarak yanıltıcı bilgileri d ü ş m a n a ulaştırabiliriz.
24. Son olarak, yine onların sayesinde "Yaşayan
Casuslardan bilgi alabiliriz.
25. Casus kullanmanın tek amacı düşman hakkında
bilgi toplamaktır. Bu bilgi ise, ilk olarak "Devşirme
C a s u s t a n " alınabilir. Bu nedenle "Devşirme Casus" el üstünde
tutulmalıdır.
2 6 . Eski zamanlarda Yin hanedanının yükselmesi
İmparator Hsia tarafından kontrol edilen I Chih adındaki
casusla gerçekleşmişti. Aynı şekilde Chou Hanedanı d a Yin'e
bağlı c a s u s Lu Ya s a y e s i n d e t a h t a g e ç m i ş t i .
27. Ordunun casusluk kanadını en iyi kullanan
h ü k ü m d a r bilge h ü k ü m d a r , en iyi d e ğ e r l e n d i r e n k o m u t a n ise
usta komutandır. Casusluk sonuç getirir. Ordunun
h a r e k a t t a k i b a ş a r ı s ı c a s u s l a r ı n b e c e r i s i ile o r a n t ı l ı d ı r .

85
"SAVAŞ SANATI"
YORUMCULARI

Savaş sanatı teorilerini yorumlayan,


çağının onbir ünlü savaş filozofu

X7
1. ÇAO ÇAO (M.S.1 55-200)

Çao Çao, Çin askeri tarihinin önde gelen askerlerin-


dendir. Zekası ve kurnazlığı ile ünlü Çao Çao, sosyal de-
ğerlere verdiği önemle onur derecesine yirmi yaşında ula-
şarak resmi çalışmalarını başlatmıştır. Daha otuzuna bas-
madan önemli askeri mevkilere ulaşmış, isyankarlara karşı
düzenlenen bir s e f e r d e g ö s t e r d i ğ i üstün başarı ile ö n e ç ı k -
mıştır. Bu başarısından sonra kendisine ilk o l a r a k y e r e l bir
yönetim görevi verilmiş, ancak kısa süre sonra bölgenin
başkentine çağrılarak bölge yöneticiliği görevine getirilmiş-
tir. Sağlık sorunlarını bahane gösteren Çao Çao, yönetici-
lik g ö r e v i n i bırakarak memleketine d ö n m e y i tercih etmiştir.
Ancak, Han Hanedanı'nın sert komutanlarından birinin im-
paratoru devirerek yerine kukla bir imparator getirmek için
harekete geçmesi üzerine, Çao Çao emekliliğine son vere-
rek t ü m aile s e r v e t i n i k e n d i s i n e bir o r d u hazırlamakta kulla-
nıp, bu komutanın karşısına çıkmakta tereddüt etmemiştir.
İmparator tarafından saraya davet edilen Çao Çao, diğer
olası isyancıları da bastırarak üst d ü z e y komutanların ara-
sına katılır. Esasında imparator tarafından asalet unvanı
verilerek Han hanedanının başına geçmesi konusunda da
teşvik edilmesine karşın Çao Çao bu yolu kendine seçme-
meyi tercih eder. Onun yerine I Ching adındaki Taoist ese-
rin yazarları arasında yer alan, şahsi kalitesine, sosyal po-
litikalarına ve siyasal başarılarına hayran olduğu eski C h o u
hanedanından Kral Wen'den etkilenerek onun yanında yer
alır.

Çao Çao kahramanlığı, becerileri ve stratejileriyle


ünlü bir liderdir. Bu hususlarda Sun Tzu'nun klasik eseri
Savaş Sanatı'nın en ünlü öğrenci ve yorumcularındandır.
Eski Çin'e özgü şövalyelik kurallarına uygun olarak gerek
kültürel gerekse savaş eğitimine önem verdiği bilinen Çao
Çao'nun en önemli özelliklerinden biri de okumaya verdiği
önemdir. Sefer esnasında bile mutlaka her gün okuduğu
bilinen özelliklerindendir.

S8
2 . M E N G SHİ ( L i a n g H a n e d a n ı , M.S.502-556)

Meng Shi hakkında bilinen en önemli husus Savaş


Sanatı yorumlarıdır. Zamanı iç savaş ve yokluk zamanıdır.

3. JİA LİN ( T a n g Hanedanı, 6 1 8-906)

Jia Lin de aynı şekilde yalnızca Savaş Sanatı yorumu ile


tanınmaktadır. Tang Hanedanı döneminde Çin İmparator-
luğu genişlemiş, siyasal ve kültürel etki alanı büyümüştür.
Tang hanedanı dönemindeki Çin ayrıca Japonya ve Ti-
bet'te de milliyetçiliğin y e r l e ş m e s i n d e önemli rol o y n a m ı ş t ı r .

4. Lİ QUAN (Tan Hanedanı, 6 1 8 - 9 0 6 )

Li Quan uzak doğu dövüş yöntemleri ustalığının


yanısıra T a o i s m ' i n en büyük hayranlarındandır. Li Q u a n , ilk
o l a r a k Yinfu Jing isimli eski zaman medeniyetlerine ait bir
Taoist metin üzerinde çalışmaya başlamış; vecizelerden
oluşan, hem kültürel hem de savaşa yönelik yorumlarda
bulunan bu eseri pek çok kez okumasına rağmen hiçbir
şey anlayamamış. Daha sonraları Kara At Dağı'ndaki ünlü
Çin İmparator mezarını ziyarete gittiğinde karşısına çıkan
yaşlı bir kadın kendisine metnin anlamını anlatmış. Halk
arasında Kara At Dağı'nın Yaşlı Kadını olarak tanınan bu
kadının eski çağlardaki bir h ü k ü m d a r v e ö l ü m s ü z bir T a o i s t
olduğu, Tang Hanedanı döneminde yaygın olarak kabul
edilmiştir. Gerçek kimliği ne olursa olsun, Li Quan askeri
stratejisi ile t a n ı n m ı ş v e Y i n f u J i n g adlı eseri de a s k e r i açı-
dan yaptığı incelemesiyle tarihe geçmiştir. Daha sonra da
kendini dağlara vurarak, Taoism çalışmaya vakfetmiştir.

5. DU YOU ( 7 3 5 - 8 1 2)

Du You, Çin'in çeşitli bölgelerinde savaş danışmanı,


askeri müfettiş ve savaş g ö z e t m e n i olarak çalışmıştır. Bila-

&9
hare merkezi hükümetlerde de g ö r e v almışsa da, kısa s ü -
rede bu görevleri bırakmıştır.

6. DU MU (803-852)

Du Mu, Du You'nun torunudur. Kazandığı Dürüstlük


ve Şeref Şövalyesi unvanı ile ileri düzeyde bir akademik
kariyere ulaşarak imparatorluk sarayında önemli görev-
lerde bulunmuştur. A n c a k talihi kısa s ü r e d e s ö n m ü ş v e he-
nüz elli y a ş ı n d a iken ölmüştür. Ölüm yatağında kendi me-
zar kitabesini hazırlayıp t ü m eserlerini yakmıştır. Şiirleri ile
ünlüdür.

7. ZHANG YU (Sung Hanedanı,.960-1278)

Askeri liderler hakkındaki biyografileri ile tanınır.


Sung Hanedanı zamanında Kuzey Asya'daki Moğol savaş-
çılarının Çin üzerinde gittikçe artan baskıları hissediliyordu.
Moğol istilaları sonucunda Çin, ülkesinin büyük kısmını
Türklere bırakmak zorunda kalmıştı.

8. MEİ Y A O C H E N (1 0 0 2 - 1 0 6 0 )

Mei Yaochen, Tang Hanedanının sona ermesini takip


eden kargaşa sürecinden sonra kurulan yeni Sung Hane-
danı sıralarında yaşamış ve Tang Hanedanı'ndaki evrakla-
rın düzenlenmesi ve derlenmesi ile görevlendirilmişti. Mei
Yaochen, aynı zamanda o çağların ünlü şairi Ou
YangXiu'nun da yakın arkadaşı olduğu gibi kendisi de ünlü
bir y a z a r d ı .

9. W A N G Xİ (Sung Hanedanı, 11. yüzyıl başı)

Wang Xi, Hanlin olarak bilinen İmparatorluk Akade-


misi'nde'öğretim görevlisiydi. K o n f ü ç y ü s tarihi klasikleri a-
rasında bilinen ilkbahar ve Sonbahar Vakanameleri adın-
daki iki eseri ile tanınır. Sung Hanedanı sıralarında Çin,
sonu gelmeyen siyasi, ekonomik ve askeri sorunlarla ku-
şatılmıştı;ancak kültür oldukça canlıydı. Konfüçyanizm,
Taoizm ve Zen-Budizm'de önemli gelişmeler yaşanıyordu.
Pratik felsefenin yeni formlarını oluşturan bu akımlar sa-
dece Çin halkını değil ama Çinli olmayan a n c a k Çin'i kont-
rolleri altına alan ülke halklarını da etkilemeye başlamıştı.
Kore, Vietnam ve Japonya da gözlerini Asya'daki bu geliş-
melere dikmiş; bu kültürden kendileri de y a r a r l a n m a y a ça-
balıyorlardı.

10. CHEN HAO (Sung Hanedanı, 12.yy başı)

Chen Hao, olağanüstü bağımsızlık duygusu ve taşı-


dığı büyük umutlar ile tanınmaktadır. Henüz yirmi yaşın-
dayken subay olmuş, Kuzey Asya'dan 1220'lerin ortala-
rında g e l e n istilacılara karşı oluşturduğu gönüllü ordusuyla
ülkesini korumaya koşmuştu. Daha sonraları da yine impa-
ratorluk tahtına göz diken bir d e r e b e y i n e karşı da gizli bir
ordu kurmuştur.

11. HO YANXİ (Sung Hanedanı)

H o Yanxi hakkında Sung Hanedanı d ö n e m i n d e yaşa-


dığı ve Savaş Sanatı üzerinde yorumlar yazdığı gerçeğin-
den başka bilinen yoktur.

91
YORUMLARLA
" S A V A Ş3 SANATI

13 Bölüm 384 Madde'den oluşan


Savaş Sanatı'nın
her maddesinin ayrı ayrı yorumları

93
Bölüm I
PLANLAMA

SUN TZU

1 . S a v a ş s a n a t ı bir d e v l e t i ç i n y a ş a m s a l ö n e m e s a h i p t i r .

2. Ö l ü m - kalım meselesidir. Güvenliğe k a v u ş m a n ı n y a h u t


yok olmanın yoludur. Bu nedenle ihmal edilmesi kesin-
likle düşünülemez.

YORUMLAR

Lİ QUAN: Askeri harekatlar uğursuzdur. Savaş Sanatının önemli


olmasının tek nedeni savaşın bir ölüm-kalım meselesi olması ve
savaş meselesine genellikle gerekli özenin gösterilmemesi riski-
nin büyük olmasıdır.

DU MU: Bir ülkenin ve üzerinde yaşayan insanların yaşamını


sürdürmesi ya da yok olması çoğu zaman askeri harekatlara
bağlıdır. Bu nedenle bu konu olanca dikkatle incelenmelidir.

JİA LİN: Arazi, savaşın yer alacağı alanı gösterir. Avantajı elde
eden kazanır, yitirense ölür. Bu nedenle savaş, ölüm ile yaşamın
doğduğu yerdir. Koşullara uyumu sağlayarak zaferi güvence
eden yolu bulmasını beceren yaşayacak; bulamayan ise yok ola-
caktır. Bu nedenle bu konu mutlaka incelenmek zorundadır. Eski
bir deyiş: "Yaşamın bir yolu vardır, bu size yardımcı olup güç ve-
recektir. Bir diğer yol da yokoluşun yoludur, bu yol sizi unutul-
maya götürecektir."

MEİ YAOCHEN: Yaşayıp yaşamayacağınız, savaş alanının ko-


numuna; kurtulup kurtulmayacağınız ise savaşın durumuna bağ-
lıdır.

>4
SUN TZU

3. Savaş Sanatı, savaş koşullarının değerlendirilmesinde


mutlaka göz önüne alınması zorunlu beş önemli f a k t ö r ü n
etkisi altındadır.

4. Bu f a k t ö r l e r :
(a) U Y U M (AHLAK) Faktörü,
( b ) HAVA Faktörü,
(c) ARAZİ Faktörü,
(d) LİDERLİK Faktörü,
(e) D İ S İ P L İ N Faktörüdür.

YORUMLAR

DU MU: Mutlaka göz önüne alınması gereken beş husus var-


dır.Uyum, hava, arazinin konumu, liderlik ve disiplin. Bunlar sizin
karargahınızda. Düşmanınızın ya da sizin başarınız bu beş faktö-
rün değerlendirilmesine bağlıdır Ancak o zaman hanginizin
daha ağır bastığını anlayabilir ve güçlerinizi istediğiniz yönde ha-
rekete geçirebilirsiniz.

ÇAO ÇAO: Aşağıdaki faktörleri karargahınızda değerlendirmeli-


siniz: liderlik, düşman, arazi, askerin gücü, mesafe ve olası tehli-
keler.

WANG XI: Liderlik.çevre koşulları, disiplin, birlikler, subaylar ile


ceza ve ödül yöntemlerini mutlaka göz önüne almalısınız.

ZHANG YU: Quan Ustanın da dediği gibi birlikler yola çıkarılma-


dan önce belirli faktörler mutlaka gözden geçirilmelidir. Askeri
operasyonların ilk kuralı durum değerlendirilmesinin yapılmasıdır.
Bazıları askeri operasyonların savaş mahallinde yapılabileceği
tezini ileri sürmektedir, ancak Komutan Çao Çao bu düzenleme-
lerin mutlaka karargahta yapılması gerektiğini söylemektedir. Bu-
nun nedeni, liderlerin bilgeliğini, düşmanın gücünü, arazi koşulla-
rını, askeri birliklerin sayısını, iki ordunun karşılaştığı anda yapıl-
ması zorunlu olan düzenleme ve ayarlamaların bu bilgilere da-
yanmak zorunda olduğu gerçeğidir.

95
Disiplin, uygulamaların doğru ve açık olması demektir. Li-
derlik ve disiplin faktörlerinin size yanlış davranışta bulunanlara
karşı yapılacak bir saldırı öncesinde mutlaka yerine getirilmesi
gereken beş koşulun en sonuna konulmuş olmasının bir nedeni
vardır. Bakılacak en önemli unsur astlarınız tarafından güvenilip
güvenilmediğiniz konusudur. Bulunulan konumun avantajı, hava
durumu ile arazi koşulları incelendikten sonra sıra seferi yönete-
cek komutanın seçimine gelir. Ordu sefere çıktığında tüm emirle-
rin yalnızca komutandan gelmesi zorunludur.

WANG XI: Askeri operasyonların ana yolu asker arasındaki


uyumdur. Doğru hava koşullarıyla pozisyon avantajları yardımcı
olacaktır. Ordunun yürümesi ancak bu koşulların varlığı halinde
söz konusu olabilecektir. Ordunun ilerlemesi liderlik yeteneğine
bağlıdır. Lider güçlü ise ordu da disiplinli olur.

SUN TZU

5 . U y u m f a k t ö r ü a h l a k ı s i m g e l e r . S a v a ş ç ı l a r ı n k o m u t a n l a r ı ile
uyum içinde olmalarının nedenidir. Astların yaşamlarını
hiçe sayarak, t e h l i k e l e r e a l d ı r m a d a n k o m u t a n l a r ı n ı takip
etmelerini sağlar.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Bu sözün anlamı bilgili yönetimin en iyi kılavuz ol-


duğu gerçeğidir. Tehlike güvensizlikten kaynaklanır.

ZHANG YU: İnsanlara iyilik, itimat ve adaletle davranın ki onlar


da sizinle özdeşleşsinler ve mutlulukla itaat etsinler. Zorlukları
neşeyle karşılayın, emrinizdekiler ölüm korkusunu bile unutacak-
tır.

DU MU: Yol insancıllık ve adaleti simgeler Eski çağlarda yaşa-


mış ünlü bir devlet adamı bir siyaset filozofuna askeri konular
hakkındaki görüşlerini sormuş. Filozof, "insancıllık ve adalet doğru
yönetimin temellerini oluşturur, "demiş," hükümet düzgün çalışırsa
halk kendini liderine daha yakın hisseder, o lider uğruna ölümü
bile göze alır."

96
JİA LİN: Liderler insancıl ve adaletli olmayı başarabilir, başarı ve
sorunları halkıyla paylaşmasını becerebilirse halkı da askeri de
liderine sadık olur ve lideri sonuna kadar takip eder.

SUN TZU

6 . H a v a F a k t ö r ü g e c e ile g ü n d ü z , s o ğ u k ile s ı c a k , z a m a n ile


mevsim zorluklarını öne çıkartır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Eski çağların askeri kuralları askeri operasyonların


kışın ayazında ya da yazın aşırı sıcağında gerçekleştirilmesini
insanların iyiliği açısından zararlı görür.

ZHANG YU: Eski çağlarda pek çok asker Hunlara karşı akınlarda
parmaklarını don nedeniyle yitirmişlerdir. Yine pek çok asker ha-
yatını güneydeki kabilelere yönelik akınlar sürecindeki kıtlıkta yi-
tirmiştir. Bunun yegane nedeni akınların kışa ya da yaza getiril-
mesindeki hatadır.

WANG XI: Bu sözlerin amacını," başkasının ülkesine uygunsuz


zamanda gitmeyin, "deyişinde bulabiliriz.

SUN TZU

7 . A r a z i F a k t ö r ü a l ı n m a s ı g e r e k e n kısa v e y a uzun m e s a f e l e r i ,
t e h l i k e ile g ü v e n l i ğ i , a ç ı k a r a z i ile v a d i , b o ğ a z l a r v e d a r ,
geçitleri, ö l ü m ya da y a ş a m şanslarını etkiler.

YORUMLAR

ZHANG YU: Herhangi bir askeri operasyonda ilk bilinmesi gerekli


husus arazinin konumudur. Kat edilecek mesafe bilindiğinde doğ-
rudan ya da dolaylı yoldan gidilip gidilmeyeceği planlanabilir. A-
razinin zorluğuna göre de piyade ya da atlı birliklerin kullanılması
kararı verilebilir. Arazinin boyutlarının bilinmesi gerekli askeri bir-

0 7
tik sayısı konusunda karar vermenize olanak sağlayacaktır Ara-
zinin güvenliği hakkında yeterli bilgiye sahip olmanız halinde ise
savaşa girip girmeme kararını verebilirsiniz.

SUN TZU

8. K o m u t a n Faktörü zekanın, insancıllığın,


güvenin, cesaretin,düzenin simgesidir.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Bir komutanın bu beş değere sahip olması aranır.

DU MU: Eski çağlardaki kralların Ahlaki Yolu'na göre birinci ön-


celik insancıllıktır. Savaş sanatçıları ise birinci önceliği zekaya
verirler. Bunun nedeni zekanın, planlama ve değişim yeteneğini
içermesidir. Güvenilir olmak emrinizdekilerin uygulanacak ceza
ve ödül konusunda itimadını kazanmaktır. İnsancıllık, insanları
zaaflarını bilerek sevme tutkusudur. Cesarete gelince zafere
ulaştıracak fırsatların tereddüt edilmeden yakalanmasıdır.Düzen
ise ordu kademelerinde uygulanacak katı cezalarla tam disiplinin
kurulmasıdır.

JİA LİN: Yalnızca zekaya güven isyanla sonuçlanır Yalın insan-


cıllık zayıflık doğurur. İtimat üzerinde direniş aptallıktır. Cesaretin
gücüne bağımlılık şiddetten başka sonuç getirmeyecektir. Ko-
mutadaki aşırı düzen zalimlik boyutuna kadar gidebilir. Ne zaman
ki bir lider bu beş değere aynı anda ulaşabilir ve her bir değeri
gerektiği kadar kullanabilirse o komutan gerçek askeri liderdir.
Onu takip edin.
SUN TZU

9. Disiplin F a k t ö r ü n d e n anlaşılan o r d u n u n t ü m birimleriyle


ahenk içinde ilerlemesi, subayların arasındaki rütbe
paylaşımı, ordu için g e r e k l i lojistik d e s t e ğ i n ulaşımını
s a ğ l a y a c a k y o l l a r ı n b a k ı m ı ile o r d u h a r c a m a l a r ı n ı n k o n t r o -
lüdür.

98
YORUMLAR

MEİ YAOCHEN: Met od, birliklerin düzenli bir şekilde grup-


lanmasıdır. Birlikleri bir arada tutarak ilerletme, emir komuta
zincirinin uygulanmasındaki disipline bağlıdır Gerekli malzeme
tedariki ise lojistiğin görevidir.

SUN TZU

1 0 . B u s a y ı l a n b e ş f a k t ö r ü b i l e r e k k u l l a n a n her k o m u t a n
başarılı olacak, asla k a y b e t m e y e c e k t i r . B i l m e y e n s e
zafere ulaşamayacaktır.

YORUMLAR

ZHANG YU: Bu beş faktörü herkes duymuş olabilir. Ancak, sa-


dece gerekli uyumu göstererek bu işin içinden çıkmayı becerecek
olan komutan kazanacaktır.

SUN TZU

11. Bu nedenle, savaş alanında yapacağınız stratejik karar-


larda beş f a k t ö r ç e r ç e v e s i n d e a ş a ğ ı d a k i s o r u l a r a b e n z e r
soruları kendinize sormalısınız.

12. SORULAR
(a) Hangi komutan Ahlak Faktörüne sahip?
( b ) Hangi komutan daha y e t e n e k l i ?
(c) Hangi k o m u t a n Hava ve Arazi F a k t ö r l e r i n i n a v a n t a j l a -
rını k u l l a n a b i l i y o r ?
( d ) Hangi taraf daha disiplinli?
(e) H a n g i o r d u d a h a g ü ç l ü ?
(f) H a n g i t a r a f ı n s u b a y v e a s k e r l e r i d a h a e ğ i t i m l i ?
(q) Hangi o r d u d a c e z a - ö d ü l k a v r a m ı d a h a d ü z e n l i , d a h a
adil?

13. Bu yedi s o r u y a v e r i l e c e k cevapları d e ğ e r l e n d i r e r e k zafer


ya da yenilginin kehanetini yapabilirim.

99
14. B e n i m önerilerimi dinleyip uygulayacak komutan zafere
ulaşacaktır. Onu takip edin. Önerilerimi dinlemeyen ya da
uygulamayan komutanları takip etmeyin. Kaderleri
yenilgidir.

YORUMLAR

Ll Q U A N : Ahlaklı siyasi lider mutlaka akıllı ve güçlü bir askeri li-


derlik yeteneğine de sahiptir.

DU MU: Kendine sor-sen mi yoksa düşmanın mı pohpohlamadan


daha uzak, daha akılcı?

DU YOU: Ahlak yüce bir değerdir. Ülkelerin siyasi liderleri mut-


laka savaşla sınanmalıdır.

MEİ YAOCHEN: Siyasi liderliğin en önemli sorusu kimin halkın


yüreğini kazandığıdır.

HO Y A N X I : Eski bir atasözü "Bana iyi davranan dostum, kötü


davranansa düşmanımdır. "der. Bu husustaki soruya gelince,"
Hangi tarafın hükümeti insancıl, hangisi zalimdir?" diye sorulma-
lıdır.

ZHANG YU: İlk yapılacak iş savaşa girişmiş iki ülkenin siyasi li-
derlerini Ahlak ve İnanç yönünden mukayese etmektir. Ondan
sonra yapılacak iş askeri liderlerini akılcılık, güvenilirlik, insancıl-
lık, cesaret ve düzenlilik açılarından karşılaştırmaktır. Şimdi ba-
kın bakalım kim daha avantajlı.

ÇAO ÇAO: Kuralları kırılmaz şekilde hazırlayıp, bozanları ceza-


landırmayı ihmal etme.

DU MU: Kural ve şartları hazırlarken, üst düzey olsun alt düzey


olsun herkese eşit şekilde uygulanılmasına özen gösterin.
DU Y O U : Hangi tarafın emirlerinin daha etkili olduğunu, hangi ta-
rafın astlarının emirlere itaat etmekten kaçındığını mukayese
edin.

100
MEI YAOCHEN: Kanun karşısında herkesi eşittir.

WANG XI: Yanlış anlaşılmayacak kuralları, kolaylıkla uygulana-


bilecek emirleri kimin hazırlayabildiğine dikkat edin.

DU MU: Astlar ve üstler arasında uyum varsâ savaş sırasında


eşit cesaret ve güç odaya çıkar.

DU YOU: Hangi ordunun silahlarının daha etkili olduğunu, hangi


tarafın askederinin özenle seçilip, eğitildiğini öğrenin. "Hergün
düzenli eğitim görmeyen askeder, cephede korku duyar, tereddüt
eder. Hergün düzenli eğitim görmeyen komutanlar da cephede
ne yapacağını bilemez." deyişine önem verin.

DU MU: ödüller orantısız, ceza rasgele olmamalı.

DU Y O U : Hangi ordunun ödül ve ceza sisteminin açıkça belir-


lenmiş olduğunu araştırın.ödülde aşırılık, sonuçsuz masraf; ce-
zada aşırılık ise katliam doğurur.

MEI Y A O C H E N : ödülü hak edene, şahsen sevmeseniz bile ödü-


lünü verin. Cezayı hak edene ise size yakın bile olsalar cezayı
uygulayın.

ÇAO ÇAO: Bu yedi sorunun yanıtı kimin kazanacağını kimin


kaybedeceğini belideyecektir.

MEI YAOCHEN: Gerçek koşulları incelediğinizde kimin kazana-


cağını anlamak kolay olacaktır.

ZHANG YU: Bu yedi soru konusunda kendinizi güçlü kılabilecek


olursanız savaşa girmeden savaşı kazanmış sayılırsınız. Bu ko-
nularda zayıf kalmışsanız aynı şekilde daha savaşa girişmeden
yitirdiniz demektir. Bu soruların cevabı zafer önceden belideyebi-
lir.

101
SUN TZU

15. Ö n e r i l e r i m d e n faydalanırken, kurallara uysun uymasın


karşınıza çıkacak, size yardımı o l a b i l e c e k hiçbir fırsatı
da kesinlikle kaçırmayın.

16. Koşullar ne k a d a r lehinize de olsa planlarınızda y e n i


durumlara göre zaman zaman değişiklikler yapmakta
fayda olacağını sakın unutmayın

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Ordunun yapısı stratejiye bağlıdır; strateji ise olayla-


rın akışı ile belirlenir.

ŞAŞIRTMA" ve "ALDATMACALAR"

SUN TZU

17. Tüm savaşlar a l d a t m a c a l a r a ve ş a ş ı r t m a y a dayanır.

1 8 . S a v a ş3 i ç3 i n e n ^g" ü' 3ç l ü o l d u ^ğ u n u z d a ,' kendinizi g ü ç3 s ü z


w

göstermeli; kuvvetlerinizi harekete geçirirken, hareket-


sizmiş gibi durmalı; düşmana yaklaştığınızda, uzakta
olduğunuz izlenimi vermeli; uzakta o l d u ğ u n u z d a ise
düşmanın burnunun dibinde olduğunuza düşmanı
inandırmalısınız.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Askeri operasyonların belirli bir formu olmamalı, al-


datmacalara dayanmalıdır.

MEI YAOCHEN: Aldatmacalar kullanılmaksızın strateji gelişti-


remezsin; strateji geliştiremezsen de düşmanını kontrol edemez-
sin.

I02
WANG XI: Aldatmaca düşman üzerinde avantaj sağlama amacı-
dır, yoksa kendi askerini yönetmek doğruluğa dayalıdır.

ZHANG YU: Güçlü olduğunda kendini zayıf göster; cesaretin ye-


rinde olduğunda ürkek dur. Bu yöntem Hunlara karşı başarı ge-
tirdi.

Ll QUAN: Li Quan, Han Hanedanı komutanlarından birinin


Hunlarla yaptığı işbirliği hakkında bir anısını anlattı. İmparator
düşman güçlerini anlamak amacıyla on izci gönderdi. İzcilerin
hepsi de düşmana saldırının uygun olduğunu bildirdi. İmparato-
run en son olarak gönderdiği Lou Jing ise tam tersine Hunlara
saldırının hiç de doğru olmayacağını söyledi. İmparator böyle dü-
şünmesinin nedenini sorduğunda Lou Jing şu cevabı verdi. "İki
düşman karşı karşıya geldiğinde ön plana normal olarak en
güçlü birliklerini yedeştirir. Ben ise Hun ordusunda en önde sa-
dece yaşlı ve zayıf askerlerin yer aldığını gördüm. O zaman da
bunun kendilerini zayıf göstermek üzere hazırlanmış bir oyun ol-
duğunu anladım. Saldırı için durumun uygun olmadığına olan
inancım bundan kaynaklanıyor."
İmparator Lou Jing'in sözlerine inanmayarak onu cezalan-
dırır. Sonra da kuvvetli bir birliğin başına geçerek bizzat akına
katılır. Hanların tuzağına düşerek kuşatılır ve tam yedi gün sü-
reyle malzemesiz savaşmak zorunda kalır.
İşte der Li, bu, bir ordunun güçsüz gözükme taktiğinin ba-
şarısıdır.

DU MU: Bu konu elinizdeki güçleri gizleme meselesidir. Düşma-


nın durumunu anlamasına izin vermemelisin aksi taktirde mut-
laka bir taktik hazırlığına girişecektir. Bu konuda vereceğim bir ör-
nek Hunlara gönderdiğimiz elçileri sadece yaşlı ve zayıf savaş-
çıların karşılamalarıdır.

DU YOU. Bunun anlamı gerçekten güçlü ve savaşa hazır oldu-


ğunda kendini tam tersine hazırlıksız ve zayıf göstermelisin ki
düşman fazla hazırlanma gereği duymadan üstüne gelsin.

103
WANG XI: Güçlüyken zayıf dur. Cesur olduğunda ürkmüş numa-
rası yap. Düzenli olduğunda dağınık, tam teçhizatlı olduğunda ise
kendini yokluk içinde göster. Düşman senin akıllı olduğunu değil
aptal olduğunu sansın. Sayısal üstünlüğünü gizle. İlerlemeni öyle-
sine ört ki düşman kaçtığını düşünsün. Hızlı hareket edebilece-
ğini anlamaktansa seni bir deve gibi ağır aksak sansın. Ele geçi-
receğin noktaların anlaşılmamasını oralara saldırmaktan kaçın-
dığını düşündürt. Düşman bulunduğun yer konusunda bile şüp-
hede kalsın.

ZAHNG YU: Savaşa girerken düşmana kaçtığın izlenimini ver.


Saldırıya geçerken, düşmanın senin esasında istirahata geçtiğini
düşünmesini sağla.

SUN TZU

19. D ü ş m a n ı y a n ı l t a c a k y e m l e r kullanın. Düzeninizi, k o n t r o -


lünüzü y i t i r m i ş g i b i yapıp, düşmanı kandırın, vurun.

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Düşman açgözlülük yapıyorsa, düşmanı kıy-


metli eşyalada baştan çıkart.

ZHANG YU: Düşmana kazanç yollarını göstererek cezbet. Baş-


tan çıktıkları anda saldırıp yenmek kolay olacaktır.

DU MU: Düşman şaşkınlığa düştüğü anda bunu lehine kullanıp


düşmanın işini bitirebilirsin.

JİA LİN: Düşmanın içinde karışıklık çıkartacak kişileri kullanıp


düşmanı şaşırtır; karışıklık sonucunda düzenlerinin bozulmasını
bekler, o anda işlerini bitiririm.

ZHANG YU: Aldatmacalar kullanarak düşmanın şaşırmasını sağ-


la. Bu şaşkınlık içerisinde üstüne gelmelerini sağlayabilirsen
düşmanın yenilmesi kolaylaşır. Wu ile Yue'nin ülkeleri birbideriyle
savaşmaktayken Wu üçbin suçluyu düşman üzerine saldı. Suç-

04
luların bir kısmı kaçarken bazıları Yue'ya teslim oldu. Yue on lada
uğraşırken ne olduğunu bile anlamadan Wu'nun eline esir düştü.

SUNTZU

20. D ü ş m a n ı n her c e n a h ı g ü v e n l i ise k e n d i n i z i d ü ş m a n


s a l d ı r ı s ı n a h a z ı r l a y ı n . S i z d e n g ü ç l ü ise, u z a k t a d u r u n .

YORUMLAR

DU MU: Düşman yönetimi tam uyumlu ise, yani yönetenle


yönetilen arasında karşılıklı bir sevgi varsa, düşman ordusunda
uygulanan ödül ve ceza sistemi açık ve adaletli demektir;
askerin eğitimi de mükemmeldir. Bu durum karşısında bu konuya
dikkat etmeniz gerekir. Hazırlık yapmak için çatışmanın
oluşmasını beklemeyin. Düşman birliklerinin güçlü olduğunda
karşısına çıkmaktan kaçının; düşmanın gevşeyeceği ve açık
vereceği zamanı bekleyin.

CHEN HAO: Düşman hatlarında hareketsizlik varsa bu


düşmanın uyumlu olduğunun göstergesidir. Bu durumda çok
dikkatli olmak gerekir. Siz de kendinizi aynı uyuma getinp, saldırı
için uygun zamanı bekleyin.

HO YANXI: Düşmanın uyumluluğunu gözlerken bir açık


bulamıyorsanız yapacağınız tek şey kendinizi hazır tutup
beklemekten ibarettir.

ZHANG YU: Eski bir deyiş, " Düşmanın hangi bölgesinin yoğun,
hangi bölgesinin zayıf olduğunu düşmanla mücadeleye
giriştiğinizde mutlaka görmelisiniz" der. Yoğun noktalar
düşmanın uyumlu bölgeleri iken, zayıf noktalarda kendimize açık
bulabiliriz. Düşman uyumlu ve güçlü iken düşmanı yenilmez
olarak kabul ederek uzakta durun. Yine bir askeri deyiş,
"Düşmanın açığını gördüğünde iledeyip, açık yoksa dur" der.

JİA LİN: Zayıfın kuvvetliyle başa çıkmasının tek yolu


düşmandaki değişiklikleri takip etmektedir.

105
DU Y O L ) : Düşmanın depoları dolu, askerlerinin durumu üst sevi-
yede ise çekilerek düşmanın dinlenmeye geçeceği zamanı bekle.
Düşmandaki değişmeyi ve olası açıklıkları takip ederek değer-
lendir.

SUN TZU

2 1 . D ü ş m a n s i n i r l i y a p ı d a ise d a h a ç o k s i n i r l e n d i r m e y e ç a -
lışın. Kendinizi zayıf g ö s t e r i p d ü ş m a n ı n sizi k ü ç ü k
görmesini sağlayın

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmanın yayılmasını ve tembelleşmesini bekle.

LI QU AN: Askeri liderler öfkeye kapıldığında, genellikle stratejile-


rinde kargaşa ve karışıklık oluşur.

DU MU: Askeri liderler kolaylıkla öfkelenebiliyorsa bu tür komu-


tanları sinirlendirin. O zaman genellikle aceleci olacak ve orijinal
stratejilerini terk edeceklerdir.

MEI YAOCHEN: Düşman komutanları çabuk öfkelenir türdense


kızdırarak hazırlıklarını tamamlamadan savaşa girmelerini sağla.

ZHANG YU: Düşman öfkeli ise ve kolaylıkla kızıyorsa onları


aşağılayarak daha çok kızdırın. O zaman moralleri bozulacak,
planlarını bir yana bırakıp üzerinize düzensiz şekilde saldıracak-
tır.

SUN TZU

22. Dinlenmek istediğinde rahatsız edin. Güçleri birleşik


d u r u m d a y s a bölmeye, ayırmaya çalışın.

106
YORUMLAR

LI QU AN: Düşman size pahalı armağanlar ve tatlı sözlerle yakla-


şıyorsa bir şeyler planlıyordur.

DU YOU: Düşman harekete geçiyorsa tıpkı bir öküz gibi davra-


nın. Düşman böbürlenerek dikkatini azalttığı anda bir araya gele-
rek vurun.

MEt YAOCHEN: Kendinizi zayıf gösterip düşmanın gururlanma-


sını sağlayın.

WANG XI: Zayıfmış gibi durup düşmanın böbürlenmesini sağla.


O zaman düşman sizi küçük görüp fazla endişelenmeyecektir.
Düşmanı tam dinlenme anında vurun.

ÇAO ÇAO: Düşmanı hızınla yıprat.

WANG XI: Düşmana sürpriz baskınlar yap. Düşman ininden


çıktığında ortadan kaybol. Düşman kalesine girdiğinde ise ortaya
çık. Düşman sol kanadına yardıma koştuğunda sağ kanadına
yüklen; sağ kanadına destek için harekete geçtiğinde ise sol ka-
nadına saldır. Böyle yaptığında düşman çabuk yorulacaktır.

ZHANG YU: Düşmanını yorarken kendi gücünü koru, dinç tut.

ÇAO ÇAO: Düşmanın içinde ikilik çıkartıp düşmanı bölmek ama-


cıyla bozguncular kullan.

LI QU AN: Düşmanın düzenini boz, komutanla yardımcılarının


arasına nifak sok, ve saldır.

DU MU: Düşman komutanıyla emrindekiler arasındaki uyumu ge-


rektiğinde rüşvet kullanarak bozmaya bak.

C H E N H A O : Düşman cimriyse sen cömert ol, düşman sert ise


sen yumuşak davran. O zaman düşman komutası ile takipçileri-
nin birbirine olan güveni sarsılacak, düşman çözülecektir.

107
DU YOU: Düşmanı kazançla baştan çıkart, arasına bozguncular
gönder, konuşma ustaları kullanarak komutanlarla emirlerindeki
askeherin arasını bozarak düzen ve uyumlarını boz. Düşman za-
yıf düşecektir.

ZHANG YU: Düşman astları ile üstleri arasında ya da düşman ile


müttefikleri arasında ikilik yaratarak bölünmelerini sağlayın. Bö-
lünmüşü yenmek kolaydır.

SUN TZU

2 3 . Hazır o l m a d ı ğ ı a n d a s a l d ı r ı n , hiç u m m a d ı ğ ı yerlerde


karşısına çıkın.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmana gevşediği anda saldır, hatlarında gedik


gördüğünde harekete geç.

MENG SHI: Düşmanın açık noktalarına saldır, düşman dinlen-


meye geçtiğinde yüklen, düşmanına asla hazırlanma şansı ta-
nıma. Askeri harekatlarda belirsiz olma doktrini bu yöntemin kay-
nağıdır. Ünlü bir savaşçı komutanın sözleriyle," En etkili saldırı
beklenilmeyen saldırıdır. En iyi plan bilinmeyen plandır."

SUN TZU

24. Zafere yönelik taktik uygulamalarınızın d ü ş m a n


t a r a f ı n d a n ö n c e d e n a n l a ş ı l a m a m a s ı için g e r e k l i
gizlilik t e d b i r l e r i n i alın.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Açıklama bilginin sızmasına neden olur. Ordunun,


tıpkı suyun belirli bir yapısı olmaması gibi, belirgin bir formu ol-
mamalıdır.Düşmana önceden ne yapacağınızı anlama fırsatı
vermeden bulunduğunuz koşullara uyum göstererek saldırın. Kı-
saca, düşmanın hareket senaryosu kafanızda, durumun izlen-
mesi ise gözlerinizdedir.

108
Ll QUAN: Düşmana en hazır olmadığı, en beklemediği anda sal-
dırın. Zafer sizin olacaktır. Savaş sanatının özü gizlilikte ve belir-
gin olmamaktadır.

DU MU: Açıklama yapmak bir konu hakkında konuşmaktır. Bu


nedenle yukarıda bahsedilen zafer yöntemleri belirli bir yapıda
gerçekleştirilmemelidir. İlk yapılacak iş düşmanı görüp izlemektir.
Düşmanın yapısı anlaşıldığında en uygun yöntem seçilebilecek-
tir. Ondan önce asla ne yapacağınızı söyleyemezsiniz.

MEI YAOCHEN: Düşmanı görmeden savaş planı yapılamayaca-


ğına göre önceden ne söyleyebilirsiniz ki?

SUN TZU

25. Zaferi kazanan komutan savaş öncesi en çok hesapla-


mayı yapandır. Savaşı y i t i r e n k o m u t a n ise s a v a ş ö n c e s i
m u t l a k a y e t e r i n c e plan y a p m a m ı ş t ı r . Bu nedenle savaşa
girmeden önce mutlaka zafer hesabı yapın. Ancak, bu
a r a d a her ihtimale karşı, y e n i l g i hesabını ve stratejisini
y a p m a y ı da unutmayın. Plan y a p m a y a verdiğiniz ö n e m
zafer ya da yenilginin belirleyici faktörü olacaktır.

YORUMLAR

ZHANG YU: Yaptığınız strateji derin ve uzun vadeli ise hesapla-


rınızın ödülü büyük olacaktır. O zaman savaşa bile girmeden
zafere ulaşmış olacaksınız. Ama, stratejiniz sığ ve miyop ise, he-
saplarınızın ödülü hafif olacak; savaşı, savaştan önce yitirmiş
olacaksınız. Büyük strateji mutlaka küçük stratejiye ağır basacak-
tır. Stratejisi olmayanları ise sadece yenilgi bekler. Bu nedenle
zafer,savaşı savaş öncesinde kazanmış savaşçılara güler. Yenik
savaşçılar ise tam tersine önce savaşa girer, zaferi sonra ararlar.

109
B ö l ü m II
SAVAŞIN MALİYETİ

SUN TZU

1 . S a v a ş a l a n ı n d a b u l u n a n bin a d e t h a f i f z ı r h l ı , bir o k a d a r
ağır zırhlı s a v a ş a r a b a s ı n ı n yanı sıra y ü z bin zırhlı s a v a ş -
çı, b u s a v a ş ç ı l a r ı n k i l o m e t r e l e r c e ö t e d e k i s a v a ş a l a n ı n a
taşınmalarını sağlayacak malzeme, cephede ve cephe
gerisindeki harcamalar, savaş alanında bulunacak ko-
nukların ağırlanması gibi ufak tefek gereksinimleri, zırh-
lara, s a v a ş a r a b a l a r ı n a ödenecek tüm maliyeti alt alta
getirip toplayacak o l u r s a n ı z g ü n d e e n a z bin k ü l ç e g ü -
m ü ş g e r e k e c e ğ i n i g ö r ü r s ü n ü z . Yüz bin s a v a ş ç ı l ı k bir or-
du bundan aşağı donatılamaz.

2. Savaş başladığında, zafer g e c i k e c e k olursa, savaşçıları-


nızın s i l a h l a r ı körleşmeye, savaşma şevkleri kırılmaya
b a ş l a r . Ö z e l l i k l e bir a n a h e d e f i k u ş a t t ı ğ ı n ı z d a , g ü c ü n ü z ü n
hızla a z a l m a y a başladığını görürsünüz.

3 . H e l e bir d e , ü l k e n i z i n sefer imkanları kısıtlı i s e , d e v l e t i n


zaferle s a ğ l a y a b i l e c e ğ i olanaklar çekilen sıkıntıya d e ğ m e -
yecektir.

YORUMLAR

Ll QUAN: önce planını yap, sonra malzemeni hazırla. Savaşın


maliyeti ile ilgili bölümün planlama bölümünün hemen ardına yer-
leştirilmiş olmasının nedeni budur.

JİA LİN: Savaş alanında galip gelseniz bile savaşın uzaması du-
rumunda elinize geçenlerden kazançlı çıkamazsınız. Askeri ha-
rekatlarda hedef topyekün zaferdir. Gücünüzü yitirir, silahlarınızı

110
körleştirirseniz savaş kayıplarınız artacak, askerleriniz yorularak
ordunuz tükenecektir.

ZHANG YU Çok uzun süren bir askeri harekata ödenecek bedel


aşırı derecede yükseleceğinden, ülkenizin bütçesi masrafları kar-
şılamayacak kadar sarsılacaktır.

Ll QUAN Eski bir deyişte de anlatıldığı üzere, savaş ateşe ben-


zer; kontrol dışında kalması halinde kendisini yakar.

J İ A LİN Bir askeri operasyon çok uzun süre bir sonuca ulaşama-
yacak olursa, düşmanlarınız belirli fikirlere ulaşabilir.

DU YOU Silahlar uğursuzluk araçlarıdır. Onları uzun süre kullan-


mak bela getirir. Savaşmaktan zevk alarak güçlerini tüketenlerin
kaderi kaybetmektir.
SUN TZU

4. Silahlarınız y e t e r s i z kalıp, ş e v k i n i z kırılıp, g ü c ü n ü z


tükenip, hazineniz eridiğinde daha önce yanınızda
bulunan diğer k o m u t a n l a r ı n sizin yaptığınız aşırılıklardan
y a r a r l a n m a y a ç a l ı ş m a k için h a r e k e t e geçtiklerini
g ö r e c e k s i n i z . B u d u r u m d a , n e k a d a r akıllı olursa olsun
hiç bir k i m s e b ö y l e b i r d u r u m u n y a r a t a c a ğ ı s o n u ç l a r ı
engelleyemez.

YORUMLAR

Ll QUAN Büyük ölçekli askeri harekatlar büyük masraf doğurur.


Ülkenizi sadece savaş alanında değil evinizde de yoksul bıra-
kır. Bu nedenle akıllı bir hükümet asla ordusunu savaş alanında
uzun süre bırakmaz.

SUN TZU

5. Bu nedenle, savaşta acelecilik aptallıkla eş anlamlı olma-


s ı n a r a ğ m e n , a k ı l ile z a m a n y i t i r m e n i n d e y a n y a n a g e l e -
bileceğini kimse söyleyemez.
6 . U z a t m a l ı s a v a ş t a n k a z a n ç l a ç ı k m ı ş bir ülke g ö r ü l m e m i ş t i r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Bazıları beceriksiz bile olsalar süratleri sayesinde


kazanırlar.

DU MU: Bazıları her ne kadar beceriksiz de olsalar süratli olma-


nın avantajı ile kazanırlar. Bunun nedeni güçlerini yıpratmamış,
ellerindeki kaynakları tüketmemiş olmalarındandır.

CHEN HAO: Eski savaşçıların söylediği gibi gök gürültüsü gibi


daha kulaklarını ödemeden gürlemeli, yıldırım gibi gözlerini kır-
pamadan çakmalısın.
SUN TZU

7. Savaşı k a z a n ç l a k a p a t m a n ı n y o l u n u b u l a c a k kişi s a v a ş ı n
v e r e c e ğ i z a r a r l a r ı e n iyi b i l e n k i ş i d i r .

YORUMLAR

Ll QUAN: Avantajlar ve dezavantajlar birbirine bağlıdır. Önce


dezavantajları inceleyin, o zaman avantajları daha kolay anlarsı-
nız.

JİA ÜN: Komutanlar aşırı gururlu, askerler tembel ise açgözlülük


onlara olayların bir noktada dönebileceği gerçeğini unutturur. Bu
en büyük dezavantajdır.

DU YOU: Askerlerinizi düşman üzerine harekete geçirmenin


planlarını yaparken, ilk düşündüğünüz husus karşılaşacağınız
tehlikenin sonuçlarını ve yokolma olasılıklarını göz önüne almak
olmamışsa bu seferden herhangi bir kazançla çıkmanız düşünü-
lemez.
SUN TZU

8 . D e n e y i m l i , akıllı k o m u t a n m e v c u t o l a b a k l a r ı n a g ö r e
planlamasını yapar. Savaşa girince takviye gelmesine
umut bağlamaz.

112
YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Bu sözlerin anlamı, göreve getirdiğiniz birlikleri kulla-


narak zafere ulaşmasını bilmeniz gerektiğidir. İkinci kez ülkeye
dönerek yeni birlikler kurmaya çalışmak hatadır. İlk anda kendi
yiyecek kaynaklarınızı kullanırken daha sonraki aşamalarda
düşman kaynaklarını kullanmanın yolunu bulmalısınız. Orduları-
nız ülkeye döndüğünde ise onları daha fazla bedelsiz yiyecekle
karşılamaktan kaçının.

DU MU: önce düşmana başarıyla saldırı olanaklarını incele,


sonra savaşa girebilip giremeyeceğine bak, birliklerini ancak on-
dan sonra hazırla. O zaman düşmanını yok edebilir, ülkene zafer
getirebilirsin.

LI QU A N : İki kere ordu hazırlama. O zaman ülken endişelene-


cek, sıkıntı doğacaktır.

SUN TZU

9. Savaş araç ve malzemelerini, diğer lojistik g e r e k s i n i m -


lerini ülkenden getir. Düşman arazisinde atlarına y e m
b u l m a n ı n y o l l a r ı n a bak. O z a m a n s a v a ş e s n a s ı n d a aç
kalmazsın.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Savaşa kalkmadan önce masraflarını hesapla ve gi-


derlerini düşman üzerinden karşılamaya çalış.

LI QU AN: Kendi silahlarını kullanırken düşmanın besin kaynakla -


rını kullanacak olursan sefer seni uzaklara sürükleyecek bile ol-
sa sıkıntı çekmezsin.

ÇAO ÇAO: Silahların ülkenden, malzeme düşmandan.

SUN TZU

10. Devlet m a l i y e s i n i n zayıflığı, o r d u n u n v a t a n ı n d a n uzak


d ü ş a m arazisinde savaşması daha çok lojistik destek
ihtiyacını gerektirir. Uzaktan yardımla y a ş a m a k zorunda
olan o r d u n u n halkı f a k i r l e s i n

113
YORUMLAR

Ll QUAN: Birliklerin yeniden kurulması daha çok vergi doğurur.

DU MU: Guan Usta der ki;" Birlikler için gerekli malzemenin


üçyüz mil öteye taşınması ülkenin bir yıllık üretimini, dödyüz mil
öteye taşınması, ülkenin iki yıllık üretimini tüketir. Beşyüz mil öteye
taşınması ise ülke halkının açlıktan benzini soluklaştırır. Bunun
anlamı yiyeceğin taşınmaması gerektiği gerçeğidir. Aksi taktirde
üretici kaybolacak, yoksulluk gelecektir."

JİA LİN: Malzemenin uzak mesafelere taşınması ülke kaynak-


larının seyahat ve taşımacılığa harcanması demektir. Bu
durumda halk her geçen gün biraz daha yoksullaşacaktır.

ZHANG Y U: Yüzbin kişilik bir orduyu yediyüzbin ailenin uzak


mesafelerde beslemek zorunda kalması halkı yoksulluğa iter.

SUN TZU

1 1 . Öte y a n d a n o r d u n u n yakında olması fiyatları yükseltir.


Y ü k s e k f i y a t l a r d a halkın y a ş a m s e v i y e s i n i d ü ş ü r ü r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Ordu çok ileriye gittiğinde orduya yakın olan


açgözlüler fiyatları yükseltirler. O zaman orduyu finanse eden
gerçek halk bir kez daha yoksullasın

Ll OUAN: Ordunun yakınında her zaman ticaret vardır. Halkın


kaynakları bu ticarette erir, yoksulluk halkı kuşatır.

JİA LİN: Birlikler toplandığında fiyatlar mutlaka yükselir. İnsanlar


kar konusunda açgözlü olduklarından ellerindeki tüm malları
yüksek fiyatla satarlar. Bu nedenle başta oldukça iyi kazan-
malarına karşın sonunda onlar da kaybeder. Ayrıca bu
dönemlerde vergiler de yükseleceğinden bu insanlar alabilecekleri
en yüksek bedelin peşine düşerler. Bunun sonucunda halkın alım
gücü yok olur, ülke de doğal olarak kıtlığa düşer.

114
WANG XI: Malzemenin uzak mesafelere taşınması halkın masraf
altında ezilmesini getirir. Orduya yakın pazarlarda fiyatlar yükselir.
Bu nedenle özellikle uzun süreli seferler ülke için yıkım haline gelir.

SUN TZU

12. Y a ş a m seviyesi d ü ş t ü ğ ü n d e , halk ağır y ü k a l t ı n d a kalır.

13. D ü ş ü k y a ş a m s e v i y e s i , g ü ç t ü k e n m e s i y ü z ü n d e n halkın
dişinde tırnağında kalmaz, gelirlerinin büyük kısmı ek
v e r g i o l a r a k a l ı n ı r k e n , d e v l e t i n m a s r a f l a r ı ise kırılan
savaş arabalarının onarımı, e k s i l e n atların, zırhların, ok,
y a y , m ı z r a k , k a l k a n l a r ı n i k m a l i , m a l z e m e a r a b a l a r ı ile b u
arabaları çekecek öküzlerin alımına yapılan harca-
malarla artar.

YORUMLAR

DU MU : Şayet askeri operasyonlar kısa sürede sonuçlanmaz, ordu


kışlasına dönmezse vergi yükü gittikçe artacak, halkın elindeki
kaynakların tükenmesine ve üretimin çökmesine neden olacaktır.

HO Y A N X I : Halk bir ülkenin temel kaynağıdır: gıda ise halkın


cennetidir, insanlara hükmedecek yöneticilerin bu gerçeğe saygı
göstermesi şarttır.

M El Y A O C H E N : Halk askerin ihtiyacı olan gıdayı, malzemeyi ve iş


gücünü oluştururken kendi öz varlığının önemli bir kısmını elinden
çıkartır. Hükümet de aynı uğurda bütçesinin çoğu zaman yarısından
fazlasını tüketir. Böyle olunca toplanan vergiler kullanılmış, ordu
yıpranmış, halk ise tükenmiş bir konuma gelir. Vergilerin baskısının
dayanılmaz hale geldiği, halkın yoksulluğa sürüklendiği ülkeler
kıtlıkla başbaşa kalır.

SUN TZU

14. B u n e d e n l e , a k ı l l ı bir k o m u t a n g i d e r l e r i n i d ü ş m a n a
y ı k m a y a çalışır. D ü ş m a n d a n a l ı n a c a k bir a r a b a m a l z e m e
kendi ülkesinden çıkacak yirmi araba malzemeye;
d ü ş m a n d a n e l k o n a c a k bir ç u v a l h a y v a n y e m i k e n d i
ülkesinden getirilecek yirmi çuvala eşittir

115
YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Savaş esnasında taşınacak malzemenin taşıma


maliyeti genelde kendi bedelinin yirmi katıdır.

ZHANG YU: Uzak ülkelerde savaşan bir orduya taşınacak bir kilo
malzeme uğruna yirmi kilo malzeme tüketilir. Geçilecek arazi
engebeli olursa bu rakam daha da adar. Bu nedenle akıllı komutan
ordusunu düşman kaynakları ile beslemenin yolunu bulur.

SUN TZU

15. D ü ş m a n ı y o k e t m e k i s t i y o r s a k a s k e r i m i z i k ı z ı ş t ı r m a m ı z
gerekir. Bu da alınacak ganimetlerin asker arasında
p a y l a ş t ı r ı l m a s ı ile y a p ı l a b i l i r

YORUMLAR

ZHANG YU: Emrinizdeki subay ve birliklerinizi kızıştırarak


öfkelendirdiğinizde düşmana öldüresiye saldıracaklardır. Bu
arada askerinizi ele geçirdiKleri savaş ganimetleri ile
ödüllendirecek olursanız savaşa kendi arzuları ile ve olanca
güçleriyle katılacak ve düşmandan daha fazla malzeme ele
geçirmek için özel çaba göstereceklerdir. "Büyük ödüller cesur
savaşçılar yaratır. " sözü boşuna türememiştir.

DU YU: İnsanlar savaşı kazandıklarında zengin ödüllerle müka-


fatlandı utacaklarını bilirlerse savaşa daha mutlu girerler.

WANG XI: Burada verilen öğüt, ödüllerin zenginleştirilmesi


düşüncesidir. Yoksa talanı serbest bırakmak askerin elden
çıkmasından başka fayda getirmez.

SUN TZU

16. B u a m a ç l a , s a v a ş e s n a s ı n d a o n y a d a d a h a ç o k s a v a ş
a r a b a s ı e l e g e ç i r i l d i ğ i n d e s a v a ş a r a b a l a r ı n ı ilk a r a b a y ı ele
geçirene verin. Arabalardaki düşman bayraklarını kendi-
n i z i n k i y l e d e ğ i ş t i r i n , ele g e ç e n s a v a ş a r a b a l a r ı n ı k e n d i
a r a b a l a r ı n ı z ı n s a f ı n a katıp s a v a ş a d e v a m e d i n . Ele g e ç e n
e s i r l e r e ise iyi d a v r a n ı n .

116
YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Ele geçen ganimeti herkese dağıtmaya


kalkarsanız kimse mutlu olmayacaktır. Bu nedenle bir kişiye ödül
verin; o zaman herkesin gayrete geleceğini göreceksiniz.

ÇAO ÇAO: Ele geçirdiğiniz savaş arabalarının rengini


değiştirerek kendi saflarınıza kafin. O zaman düşmanın aynı
arabaları bir daha kullanma şansını da yok etmiş olursunuz.

JİA LİN: Renkleri değiştirin ki düşman esasında kendi


malzemesinin kullanıldığını fark etmesin.

SUN TZU

17. Ele g e ç e n d ü ş m a n g a n i m e t l e r i n i v e e s i r l e r i n i kendi


g ü c ü n ü z ü a r t ı r m a k t a kullanın.

YORUMLAR

ZAHNG YU: Ele geçirilen askerlere iyi davranın ki sizin saf-


larınızda çalışsınlar

DU MU: Düşman askerlerini ele geçirerek düşman kaynaklarını


kullanmak gücünüze güç katacaktır.

MEI YAOCHEN: Ele geçirdiğiniz askerlerin gücüne orantılı


sorumluluklar verip iyi muamele edin ki sizin için çalışsınlar.

HO YANXI: Düşmanını, düşmanı yenmek için kullanmasını bilen


komutan her zaman her yerde en göçlü komutandır.

SUNTZU

1 8. Savaşta a m a c ı n ı z uzun s e f e r değil, zafer olsun.

YORUMLAR.

ÇAO ÇAO: Uzun sefer fayda getirmez. Ordu ateşe benzer,


kullanılmasını bilemezsen kendini yakar.

117
M E N G SHI: En iyi savaş, zaferin çabuk elde edilip, geri dönüşün
çabuk olduğu savaştır.

MEI YAOCHEN: Yukarıdaki tüm hususlarda çabuk olmak


önemlidir. Yeterince hızlı davranabilirseniz masraflarınızda
tasarruflu olabilir, halkınıza kolaylık sağlamış olursunuz.

SUN TZU

1 9 . Ş u ç o k iyi b i l i n m e l i k i , o r d u k o m u t a n ı h a l k ı n ı n k a d e r i n i ,
ülkesinin barış ya da tehlike içinde y a ş a m a s ı n ı elinde
t u t a n kişidir

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Askeri lider akıllı ise ülke güvendedir.

MEI YAOCHEN: Bu konu bize komutan seçiminin önemini vurgu-


lamaktadır.

WANG XI: Halkın yaşamı, ülkenin dirliği komutanların elindedir.


Doğru komutanın bulunması en önemli meseledir.

118
B ö l ü m III
SAVAŞTA STRATEJİ

SUN TZU

1. Savaş Sanatı'nın en pratik kavramı, d ü ş m a n ülkesini


tümüyle, zarara uğratmadan ele g e ç i r m e fikridir. Y a k ı p
y ı k m a n ı n k i m s e y e f a y d a s ı olmaz. Aynı ş e k i l d e , bir o r d u y u
da t ü m ü y l e ele g e ç i r m e n i n nimetleri sınırsızdır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Hazırladığınız orduyla düşmanın içlerine girebilir,


düşmanın iç kaleleriyle dış sınırları arasındaki alanı bloke ederek
aralarındaki iletişimi keser,düşmanı teslim olmaya zorlayabilirse-
niz bu en büyük başarı olur. Düşmana ölümüne saldırarak ülkeyi
zorla ele geçirmek daha küçük bir başarıdır.

JİA LİN: Düşman ülkesine zarar vermeden ele geçirdiğinde ken-


di ülkene de zarar vermemiş olacaksın. Bu, en büyük başarıdır

LI QUAN: Hoca bize katletmenin en önemli iş olmadığını anlat-


maktadır.

DU YOU: En büyük başarı düşmanın teslim olmasını becermek-


tir. Saldırarak yok etmek büyük başarı sayılmaz.

HO Y A N X I : En iyi politika, strateji ve baskı kullanarak olayların


akışını düşmanın kendi arzusu ile teslim olmasına çevirmektir.

ZHANG YU: Zhang Yu bize Wei Liaozi'nin sözlerini iletir. "Dövüş


sanatlarında ustalaş; düşmanını iyi değerlendir; düşmanın ru-
hunu ve yönünü yitirmesine yardımcı ol ki karşındaki ordu savaşa
bile girmeden işleyemez hale gelsin. Buna Tao usulü zafer denir.
Düşman ordusunu yok edip, komutanlarını öldürmek, düşman si-

119
perlerine dalıp, düşman topraklarını savaşarak ele geçirmek ise
zorla elde edilen zaferdir. "
Zhang Yu'nun bu sözlere yorumu ise," Tao usulü zafer ile
zoda elde edilen zafer arasındaki ana fark ele geçen ülkenin za-
rar görmesi ya da zarar görmemesidir. Ele geçirilen ülkedeki iyi
insanlara merhamet gösterirken, suçluları cezalandırmayı başa-
racak olursanız en büyük zafere ulaşacaksınız.

WANG XI: Ülke, ordu, alay, bölük, manga- büyük ya da küçük


tüm birimlere ne kadar az zarar vererek ele geçirirsen, değerin o
denli yükselecek; yok edecek olursan da o derecede düşecektir.

SUN TZU

2. Bu nedenle, savaşların t ü m ü n d e savaşarak z a p t e t m e k en


üstün başarı demek değildir. Üstün başarı düşmanın di-
rencini s a v a ş m a d a n kırmaktır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: En üstün başarı düşmanın gerçek düşmanlıklar


doğmadan teslim olmasıdır.

Ll QUAN: Düşmanına yapacağın planlama ile galip gel.

CHEN HAO: Savaşta düşmanı öldürmek zorunluluktur.Bu ne-


denle en büyük başarı savaşmadan kazanmaktır.

JİA LİN: Birliklerini öylesine yüce göster ki düşman savaşa gir-


meden teslim olmak zorunda kalsın. Bu tür zafer taktikle, şiddetle
veya katliamla kazanmaktan çok daha kıymetlidir.

MEI YAOCHEN:Buna zarar vermekten kaçınma meselesi deni-


lebilir.

ZAHNG YU: Zaferi büyük savaşların sonucunda kazanmak çok


kayıp verileceğinden iyi değildir. Savaş ödülleri ile cezalarını a-
çık anlaşılır hale getirip, savaş makinelerini bakımlı tutar, birlik-

120
terinle komutanlarını iyice eğitirsen ve bu üstün konumunu düş-
manına kabul ettirme becerisini göstererek düşmanı psikolojik o-
larak çökedebilirsen buna başarı derim.

WANG XI: Askeri operasyonlarda önemli olan düşmanla savaş-


maktan çok düşmanın stratejisini çökedmektir.

HO YANXI: Ho Yanxi bize şu öyküyü anlatır: Han Hanedanı'ndan


Wang Po, Chu Chien ile Su Mo'ya saldırdıktan sonra kamp kurar.
Bu esnada düşmanları bir araya gelerek kendisini çatışmaya
çekmeye çalışırlarsa da başaramazlar.
Wang Po komutanları ile akşam yemeği yerken kamplarını
ok yağmuruna tutarlar. Bu arada oklardan birisi Wang Po'nun e-
lindeki şarap çanağına bile gelir. Wang Po buna rağmen istifini
bozmadan olduğu yerde oturmaya devam eder.
Bu sırada subaylardan biri Su Mo'nun çok yakına geldiğini
ve kolayca vurulabileceğini söyler. Wang Po buna da itiraz eder
ve, "Su Mo'nun paralı askerleri uzak şehirlerden gelme, bu ne-
denle tedarikleri yeterli değil. Savaşa bir an önce girme konu-
sunda bu nedenle bu kadar arzulular. Bize gelince bizim açımız-
dan en yararlı strateji kampımızı kapalı tutarak askerimizi yıp-
ranmaktan korumaktır. "

SUN TZU

3. (a) K o m u t a n l ı ğ ı n en ü s t ü n m e z i y e t i d ü ş m a n planını
çözüp, kırmaktır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO Düşmana saldırının en uygun zamanı düşmanın plan-


larını hazırlamakta olduğu andır.

DU YOU: Düşmana tam kuvvetlerini harekete geçirme planları


yaparken saldırarak baskın yapmak en iyi çözümdür. Büyük sa-
vaşçı imparatorlardan biri, "Başlarını beladan kurtarmakta başa-
rılı olanlar bu belayı önceden görerek daha ortaya çıkmadan yok
etmesini bilenlerdir. Üzerlerine gelen düşmana galip gelenler
düşmana hazır olmadan saldıranlardır, "demiştir.

121
MEI YAOCHEN: Buna zekanın zaferi denilir.

WANG XI: İnsanların karşısına akıllı planlama ile çıkmak en bü-


yük başarıdır.

HO Y A N X I : Düşman size saldırı amacıyla tuzak kurmaya hazır-


landığında ona saldırın. İşiniz kolaylaşacaktır. Düşman ordusu-
nun yönünü keşfederek birliklerinizi o yönde ilerletin, düşmana
amacının daha en başında yüklenin.

ZHANG YU: Zhang Yu'nun Sun Tzu'nun bu sözü üzerine yo-


rumu, en iyi askeri operasyonun düşmana stratejik saldırıda bu-
lunmanın olduğu bunun da alışılmadık askeri taktiklerin ve gizli
hesaplamaların kullanılması yöntemiyle düşmanla savaşa bile
girmeden düşmanı yenmek olduğudur.

SUN TZU

3 . ( b ) E n iyi i k i n c i m e z i y e t d ü ş m a n g ü ç l e r i n i n b i r l e ş m e s i n i
engellemektir.

YORUMLAR

Ll Q U A N : Bu konu düşmana henüz daha ittifak oluştururken sal-


dırma meselesidir.

CHEN HAO: Bazılarının bu konudaki yorumu, düşmana tam ha-


rekete geçtiği veya ittifak için görüşmeleri sürdürdüğü anda saldı-
rarak yenmenin daha kolay olduğudur.

MENG SHI: Güçlü müttefiklerle işbirliği düşmanlarınızı ürkütecek,


saldırıdan caydıracaktır.

MEI YAOCHEN: Buna gözdağı ile zafer denilir.

WANG XI: Düşmana tam olarak karşı çıkamadığınız durumlarda


yapılacak en iyi iş düşmanın müttefikleri ile arasını bozarak düş-
manı yalnız bırakmaya çalışmaktır.
HO Y A N X I : Sun Tzu Usta'nın bu sözlerle kastettiği mesele düş-
mana sadece tam temas kurulduğunda saldırmaktır. Bu sırada,
daha düşmanla sıcak temas kurulmadan önce sahte güçlerle
düşmana gözdağı verip, düşmanı ürküterek düşmanı ne gerile-
yebilir ne de iledeyebilir duruma sokmayı becermek önemlidir
Düşman şaşkınlığa düştüğünde ise vurucu darbe indirterek
düşman ele geçirilecektir. Yaptığınız oyun komşularınızı da et-
kileyeceğinden düşmanınız yalnız kalarak iyice zayıf düşecektir.

SUN TZU

3 . ( c ) Ü ç ü n c ü s ü ise d ü ş m a n ordusuna savaş meydanında


taarruzda bulunmaktır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Bu ordunun tam kurulduğu zamanı belidmektedir.

JİA LİN-. Başarılı saldırıda üstün olmak birlikleri yıpratmadan ha-


rekete geçirmeye bağlıdır. Bu nedenle ünlü bir savaşçı-komutan,"
çıplak kılıçların önünde zafer arayan komutan iyi komutan değil-
dir, "demiştir.

MEI YAOCHEN: Buna savaşın zaferi denilir.

SUN TZU

3 . ( d ) E n k ö t ü m e z i y e t ise s u r l a r l a k o r u n a n bir k e n t i n k u ş a t ı l
masıdır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşman kaynaklarını toparlayarak kalın sudarın ar-


kasında savunmaya çekildiğinde, bu düşmana saldırmak askeri
operasyonların en zayıfıdır.

Ll QUAN: Bir orduyu kalın surların ardındaki bir şehirde kuşattı-


ğınızda subaylarınız gevşeyecek, askeriniz tembelleşecektir.
DU YOU: Şehirlere saldırarak, kasabaları katletmek saldırıların
en kötüsüdür; kayıplarınız çok artacaktır.

WANG XI: Şehir ele geçmeden askerleriniz ölecek ya da sakat


kalacaktır.

ZHANG YU: Şehirlerin kuşatılıp, kasabaların katledilmesi sadece


orduyu yaşlandırıp kaynakların gereksiz kullanılması ile sonuç-
lanmayacak, pek çok da asker kaybına neden olacaktır. Bu ne-
denle de en kötü askeri saldırı türü olarak kabul edilirler. Bir şehri
kuşattığınızda gücünüz tükenecektir. Bu nedenle muhasara an-
cak başka çare kalmadığında uygulanacak bir yöntemdir.

SUN TZU

4. S a v a ş t a ana k u r a l l a r d a n biri, m ü m k ü n o l a b i l d i ğ i n c e sur-


larla k o r u n a n k e n t l e r i n k u ş a t ı l m a s ı n d a n k a ç ı n m a k t ı r .
Kuşatmada kullanılacak savaş gereçlerinin hazırlanması
bile aylar s ü r e c e k t i r .

YORUMLAR

DU MU: Burada Usta'nın vurguladığı konu verilecek kayıpları a-


zaltmak amacıyla savaş öncesi tamamlanması gereken makine
teçhizat hazırlıklarının yeterli seviyede yapılması gerektiği pren-
sibidir. Eski bir deyişte de vurgulandığı üzere, "savaş makinele-
rini harekete geçiremeyenin başı beladan kurtulamaz."

MEI YAOCHEN: Gerek gözdağı verme gerekse zeka kullanımı-


nın düşmana karşı üstünlük sağlamaya yeterli olmadığı ve tek
çarenin düşman ülkesine saldırı olarak kaldığı konumlarda ya-
pılması gereken şey yeterince hazırlık yapmaktır.

ZHANG YOU: Burada bence Sun Tzu Usta bize kızgınlığa kapı-
larak salamda acele edilmemesi gerektiğini anlatmaya çalışıyor.
Gerekli zamanın verilmesi gerektiğini söylerken hazırlık süresi
hakkında başka yorum yapmıyor.

124
SUN TZU

5. Öfkesini kontrol etmesini bilmeyen komutan ordusunu


d ü ş m a n üstüne karınca s ü r ü s ü gibi yollayandır. Bu tak-
tik, o r d u s u n u n en az üçte birinin daha savaşın başında
boşu boşuna yok olmasından başka sonuç getirmez.
Özellikle kuşatma esnasında başa gelen en büyük felaket
budur.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Komutan öfkeye kapılarak kuşatma gereçlerini bek-


lemeden askerini bir karınca sürüsü gibi düşman surlarına süre-
cek olursa elde edeceği sonuç askerlerinin ölümü ya da sakat
kalması olacaktır.

SUN TZU

6 . Akıllı lider d ü ş m a n o r d u s u n u s a v a ş m a d a n , düşman


k e n t l e r i n i k u ş a t m a d a n ele g e ç i r m e s i n i bilir. D ü ş m a n
krallığını savaş m e y d a n ı n d a uzun s ü r e c e k s a v a ş l a r d a n
ç o k s a v a ş o y u n l a r ı ile b i t i r i r .

YORUMLAR

JİA L\ti:Düşman hatlarındaki çatlaklardan düşman içine süzülür-


ken kendini düşman halkına sevdirmeyi başaracak olursan düş-
manı içinden fethetmiş olursun.

Ll Q\JAN:Düşman karşısında üstün olmayı, düşmanla savaş-


maktan çok düşmanın savaşma arzusunu kıracak taktiklerde ara;
düşman şehirlerini strateji ile ele geçir. Düşman ülkelerini ince-
likle yok ederken kendi güçlerini usta tuzaklardan koru.

MEI YAOCHEN:Savaş insanları yaralar, kuşatma ise herşeyi yok


eder.
HO Y A N X I : Bu sözlerin anlamı, düşmanın planlamasına ve müt-
tefiklerine saldırıda yatmaktadır. Burada esas olan düşmana sal-
dırı değildir. Klasik savaş ustalarının dediği gibi en büyük
stratejisyenler asla doğrudan savaşa girmezler. Kuşatma konu-
sunda deneyimli komutanlar birliklerini asla kuşatmaya sokmaz-
lar. Düşman üzerine uzun ve gereksiz seferlere çıkmaktansa da-
ha çok düşmanı kendi üzerine çekip orada yok etmeye bakarlar.

ZHANG YU: Tecrübeli bir savaş ustası düşman planlarını boza-


rak, düşmanın müttefikleri ile ilişkilerine zarar vererek, düşman
kaynaklarını kurutup ya da engelleyerek düşmanı savaşa girme-
den yener. Bir kenti ele geçirmenin en kolay yöntemi şehrin düş-
man için en önemli noktasına saldırarak düşman savunmasının
güçlü birimlerini bu noktayı savunmak amacıyla esas mevzilerin-
den çıkadmaya zorlamaktır. O zaman kentin zayıf kalan bölgele-
rine düzenlenecek sinsi bir saldırı amacı yerine getirecektir

DU MU: Düşmanın konumu size avantaj sağlayacak durumday-


ken bu fırsatı kullanarak düşmanı tıpkı kuru bir ot kümesi gibi kı-
rabil irsen iz savaş uzun sürmeyecektir.

SUN TZU

7. Ordusunu savaş meydanlarında boşuna kırdırmadığın-


dan i m p a r a t o r l u k tahtına göz dikebilir. B ö y l e c e bir a d a m
bile y i t i r m e d e n kesin z a f e r e ulaşabilir. İşte b u n a S t r a t e j i k
Savaş denir

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmanla savaşmadan topyekün zafer kazandı-


ğında, zaferin daha da büyük olacaktır.

MEI YAOHEN: Kesin zafere, savaşlar savaşılmadan kazanıldı-


ğında, şehirler kuşatılmadan ele geçirildiğinde, yok etme aşırı
uzatılmadığında, düşman strateji ile ele geçirildiğinde ulaşılır.
Buna stratejik kuşatma denilir. Bu durumda ordunun gücü kör-
leşmeyecek, kazancın da tam olacaktır.

ZHANG YU: Savaşa girmediğinde askerlerin yaralanmayacak,


kuşatmaya kalkmadığında gücün tükenmeyecek, savaş süresini
uzatmadığında kaynakların tükenmemiş olacaktır. Dünya üzerin-

126
deki tartışmasız zaferini ancak bu şekilde ilan edebilirsin. Bu du-
rumda şiddetin doğuracağı hastalıklardan uzakta kalacak, refah
içinde bir ülkeye ve güçlü bir orduya sahip olacaksın. İşte bu ba-
şarılı komutanların "Kuşatma Stratejisi Sanatı'dır.

SUN TZU

8 . S a v a ş t a ö n e m l i bir k u r a l : Elindeki o r d u n u n gücü d ü ş m a n -


d a n o n m i s l i b ü y ü k ise d ü ş m a n ı k u ş a t ; beş misli büyük
saldır; iki m i s l i b ü y ü k ise o r d u n u i k i y e b ö l .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO:Elindeki ordunun gücü düşmanın gücünden on misli


fazla ise düşmanı kuşat; ancak bunu yaparken dikkat edeceğin
husus elindeki askerlerin düşman askerleri ile aynı niteliklere sa-
hip olmaları ve komutanlarının da aynı şekilde düşman komu-
tanları ile en azından aynı zeka düzeyinde olmalarıdır. Elindeki
güç düşman gücünün beş katı büyükse kuvvetlerinin beşte üçünü
düşmana doğrudan saldırı amacıyla kullanırken diğer beşte iki
gücünü düşmana sürpriz saldırıda kullan. Elindeki kuvvetin düş-
mandan iki misli fazla olduğunda ise kuvvetini ikiye böl, birini
doğrudan saldırıda kullanırken diğer yarıyı sürpriz saldırılarda
kullan.

DU MU: Düşmanı kuşatmaya kalktığında elinde düşmanın on


misli asker olması gereklidir. Bunun nedeni düşmanı kuşatmak
için düşmandan belirli uzaklıkta bulunma zorunluluğudur. Düş-
mandan ne kadar uzakta duracaksak aradaki mesafe o kadar
büyüyeceğinden o denli çok sayıda asker gerekir. Aksi taktirde
hatlar arasında gedikler oluşur.
Düşman hatları arasında boşluklar olduğunda ise düşman
komuta zincirinde kopukluklar var demektir. Düşman bu duruma
düştüğünde kuşatmanıza bile gerek kalmadan kendi kendine da-
ğılacaktır. Düşman bu durumdayken kuşatılacak olursa tek ke-
lime ile yok olacaktır İşte Sun Tzu Usta bize on katı kuvvet me-
selesinden söz ederken liderlerin en azından aynı zekada, aynı
cesarette olması gerektiğini, askerlerin de en azından aynı sevi-
yede olmaları gerektiği koşullarını koyması bu nedendir. Ancak

127
bu sayede birliklerimiz arasında gedikler oluşmayacak, komuta
zinciri bozulmayacaktır.

HO YANXI: Kendi güçlerinizi ve düşman kuvvetlerini hesaplayıp


mukayese ederken göz önüne almanız gereken önemli bir faktör
de komutanların arasındaki yetenek, zeka ve cesaret farklarıdır.
Tüm bunlar hesaplandığında kendinizi düşmandan on kat güçlü
görüyorsanız o zaman düşmanı hiç bir çıkış olanağı tanımaksızın
kuşatabilirsiniz.

DU MU: Düşmanın beş katı kuvvete sahip iseniz elinizdeki bir-


likleri beşe bölüp üç birlikle düşmana bir yandan saldırın. Ye-
dekte tuttuğunuz iki birlikle düşman hatlarında bulacağınız hazır-
lıksız açık noktaları gözleyerek sürpriz baskınlar yapın.

CHENHAO: Elinizdeki gücün düşman kuvvetlerinin beş misli ol-


masının yegane anlamı elinizde gerektiğinden fazla güç olduğu-
dur. Düşman bidikleri herhangi bir yönde hareket edebileceğin-
den düşmana hangi yönden saldırabileceğiniz, önceden kestiri-
lemeyecek bir sorudur. Bence bu yöntem ancak düşman kaleleri
kuşatılırken geçerlidir.

DU MU: Elinizdeki kuvvetler düşmanın iki katı olduğunda birlik-


lerinizin bir kısmı ile ya düşmanın kritik noktalarına ya da düşma-
nın kendisini savunmak zorunda kalacağı bir noktaya saldırın. O
zaman düşman saldırdığınız noktayı destekleme zorunda kala-
cak bu da elindeki birliklerin düzenini bozacaktır. Bu size eliniz-
deki diğer yarı ile düşmana karşı galip gelme fırsatı yaratacaktır.
Savaş prensibi yalnızca sayısal üstünlük değildir. Her çatışmada
cephe saldırılarının yanısıra sürpriz saldırılar da kullanılır. Sürpriz
baskınlar için sayısal üstünlük bir önkoşul değildir.

SUN TZU

9. G ü ç l e r i n i z e ş i t s e hala ç a t ı ş m a y a g i r e b i l i r s i n ; g ü c ü n za-
yıfsa d ü ş m a n d a n uzakta d u r m a n d a f a y d a var; a n c a k her
alanda d ü ş m a n d a n zayıfsak geri ç e k i l m e k yapılacak en
akıllıca iştir.

128
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO: Güçleriniz eşit olduğunda durumunuz iyi bile olsa


düşmana karşı üstünlük kazanmak için pusular hazırlayarak,
sürpriz baskınlar düzenlemekte büyük fayda vardır. Aksi taktirde
savunmada kalarak çatışmaya girmemek daha doğrudur. Düş-
man size karşı çok üstün olduğunda ise yapılacak en akıllıca iş
kaçmaktır.

WANG XI: Muktedir olmak, emrinizdekileri ölümüne savaştırma


yeteneğidir. Düşmana karşı zaferi baskınlar ve akınlarla kazan-
mak zekasal üstünlük olarak isimlenir. Orduların çatışması her
zaman üstünlük getirmez.

Ll QUAN: Elinizdeki gücün düşmandan zayıf olduğunu gördüğü-


nüzde savunmanızı güçlendirip, olduğunuz yerde kalın. Böylece
cenahlarınız zarar görmeyecektir. Düşmanın gevşemesini bekle-
yip o an geldiğinde harekete geçip, sürpriz baskınlar yapın.

DU MU: Elinizdeki güç düşmanla eşit değilse düşmandan uzakta


kalmayı yeğleyip, düşmanın bir açığını yakaladığınızda zafer için
şansınızı büyük bir kararlılıkla deneyin. Güçlü olmak aynı za-
manda öfkeye hakim olmak, aşağılanmaya katlanmak demektir.
Yoksa düşmanın meydan okumasını kabul etmek güçlülük ya da
cesaret değildir.

C H E N HAO: Bence hiç de öyle değil. Bence bu sözlerin tek an-


lamı düşman senden çok ise kaç, böylece düşmanı gururlanmaya
alıştırıp bunu gelecekteki planlarında kullan. Bu, bence öfke ve
aşağılanmaya dayanmak demek değildir.

JİA LİN: Düşman senden güçlü ise kaçıp kuvvetlerini düşman-


dan gizle ki düşman senin gücünü tam olarak değerlendiremesin.
Ondan sonra da beklenmedik yerlerde pusular kurarak düşma-
nını bekle, hilelerle kandırıp akıllarını karıştır. Bu da zaferin bir
başka yoludur.

ZHANG YU: Düşmanın senden güçlü olduğunda uzakta durup


savaşmama öğüdü bence herşeyin; liderlik ve askerlik kapasi-

129
telerinin eşit olduğu zamanı da kapsar Düşmanda karışıklık var-
ken sen düzenliysen, düşman ağırlaştığında sen çabuksan düş-
man senden sayıca kalabalık bile olsa düşmanla başa çıkabilir-
sin. Ama, askerlerin, gücün, stratejin ve cesaretin düşmanından
zayıfsa yapacağın en iyi iş düşmandan uzak durarak düşmanın
açığını beklemek olacaktır.

SUN TZU

1 0 . H e r n e k a d a r , k ü ç ü k bir k u v v e t l e i n a t ç ı bir d i r e n i ş y a p -
mak m ü m k ü n s e de, genelde büyük kuvvetlerin zafere
daha yakın olduğu g e r ç e ğ i asla unutulmamalıdır.

YORUMLAR

LI QU A N : Zayıf taraf gücünü gereği gibi hesaplamadan inatla sa-


vaşmaya kalkacak olursa, kesin olan iek şey düşmanına esir dü-
şeceğidir.

MENG SHI: Zayıf, güçlüye direnemez. Bunun ülkeler açısından


anlamı zayıf, küçük bir ülkenin elindeki kuvvetleri değerlendir-
meyi unutarak güçlü, büyük bir ülkeye düşmanlık göstermesinin,
savunması ne kadar güçlü olursa olsun, esaretle biteceğidir. Eski
bir deyişte de belidildiği üzere, "güçlü olamazken zayıf da ola-
mazsan, sonun yenilgidir."

HO Y A N X I : Ho Yanxi, Han Hanedanı zamanındaki Hun saldırıla-


rında yer alan sağ kanat komutanı Su Jian'ın öyküsünü anlatır.
Komutan Su Jian ile oda kanat komutanı Zhao yedibin kişilik bir
birlikle ilerlerken karşılarına kendilerinin on misli büyük bir Hun
kuvveti ile karşılaşırlar.
Bütün gün savaşırlar. Çin ordusu katledilir. Daha önce rüt-
be ve unvan karşılığında Çinlilere katılan Zhao, Hun'lar tara-
fından kendilerine katılması için davet edilir. Zhao emrindeki
sekizyüz askeri ile Hun komutanı Şanyu'ya teslim olur. Bu sırada
ordusunu tümüyle yitiren komutan Su nereye gideceğini şaşır-
mıştır.
Savaştan tek kurtulan kişi olarak geri döndüğünde ordu
başkomutanı danışmanlarına Suya ne yapmaları gerektiğini so-
rar.
İçlerinden biri. "Bu savaşta hiç bir komutanı cezalandırma-
dık. Bence ordumuz Su Jian yüzünden yok olmuştur. Onu idam
ederek bu konuda ne denli ciddi ve kararlı olduğumuzu göstere-
lim, "der.
Başka biri itiraz eder, "Hayır, bence bu doğru olmaz " der.
"Savaş Sanatı kurallarına göre küçük kuvvetin inatçılığı, küçük
kuvvetin büyük kuvvete esir düşmesini gerektirirdi. Komutan Su
Jian birkaç bin kişilik kuvvetiyle ilerlerken kendisinin on misli güç-
lü Hun birlikleri ile karşılaştı. Bir gün boyunca en son askeri ölene
dek tüm gücüyle savaştı. Sonra da ülkesine geri döndü. Şimdi
kendisini idam edecek olursak halka vereceğimiz mesaj geri
dönmenin mantıksız olduğundan öteye gitmeyecektir."

SUN TZU

1 1 . K o m u t a n l a r d e v l e t i n kalesidir. K a l e n i n her n o k t a s ı
s a ğ l a m ise, d e v l e t g ü ç l ü ; kale ç ü r ü k s e devlet zayıftır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Kuvvetli komutanların planları sızmaz. Komutan gü-


venilmez ise planları odadadır.

JİA LİN: Ülkenin gücü ya da zayıflığı komutanlarına bağlıdır. Ko-


mutanların güçlü olduğu ve liderine destek olduğu ülkeler güçlü
olurlar. Komutanlarının liderlerine yardımcı olmadığı ve yürekleri-
nin ikiyüzlülüğe açık olduğu ülkeler ise zayıf düşerler. Bu nedenle
sorumluluk gerektiren pozisyonlara atanacak kişilerin seçimine
büyük özen göstermek gerekir.

HO Y A N X I : Komple demek yetenek ve zekanın bir arada olması


demektir. Bir ülkenin komutanları güçlü ve zeki ise bu ülke de
kuvvetli ve güvenli olacaktır. Bunun en önemli koşulu komutanla-
rın komple yetenekli ve komple bilgili olmalarıdır Savaş alanına
gidecek komutanların askerin yönetimi ve savaş düzenleri açısın-
dan askeri savaş bilimi konusunda eğitilmiş olması zorunludur.
WANG XI: İyi va akıllı komutan, sadakat ve yetenek ile komple
hale gelir. Bunlardan biri eksikse o komutan eksik komutandır.

ZHANG YU: Stratejisi derin komutanı düşman sezemez. O za-


man ülke güçlü olur. Ancak, en küçük bir açık bile düşmana sal-
dırı fırsatı tanıyacağından ülkeyi zayıflatır.

SUN TZU

1 2 . Bir k o m u t a n y a p a c a ğ ı ü ç h a t a ile o r d u s u n u n b a ş ı n a
felaket getirebilir.

13. (a) O r d u y a i l e r l e m e v e y a g e r i ç e k i l m e e m r i v e r d i ğ i n d e
ordunun bu emri uygulayamayacağının farkında
olmaması. Buna orduyu topallaştırma da denir.

14. ( b ) O r d u d a k i k o ş u l l a r ı d ü ş ü n m e k s i z i n o r d u y u krallığını
yönetir gibi y ö n e t m e y e kalkması. Bu, a s k e r i n z i h n i n -
de huzursuzluk yaratır.

15. (c) Z o r k o ş u l l a r a u y u m askeri prensibini göz önüne al-


maksızın, s u b a y s e ç i m i . Bu, a s k e r i n g ü v e n i n i s a r s a r

16. O r d u n u n h u z u r u k a ç a r , g ü v e n i n i y i t i r i r s e b u d u r u m d a n
diğer prenslerin y a r a r l a n m a y a çalışıp, s o r u n y a r a t a c a k -
ları k e s i n d i r . B u d a o r d u y a a n a r ş i g e t i r e c e k , z a f e r i o l a -
naksızlaştıracaktır.

YORUMLAR
WANG XI: Bu sorunlardan kurtulmanın tek yolu astlara yularsız
yetki vermektir. O zaman her subay bir komutan olup, sadakat ve
yetenekleri artar.

DU MU: Askerler siviller gibi yönetilecek olursa asker şaşı-


rır. Bunun nedeni askeri komuta ve yönetim tarzının gelenekleş-
miş olmasıdır.

132
MEI YAOCHEN: Askeri ve sivil meseleler farklıdır. Sivil yönetim
usullerini askeri operasyon yönetiminde kullanmaya kalkarsanız,
operasyon karışacaktır.

ZHANG YU: İnsancıllık ve adalet kavramlarıyla sadece bir ülke


yönetilebilir; ordu yönetilemez. Ordu manevralarla yönlendirilebilir
ama ülke yönlendirilemez. Askeri komuta zincirindeki sorumlu-
luğu paylaşan sivil yöneticilerin askeri yöntemler hakkında bilgi
sahibi olmadan vereceği kararlar askeri komuta zincirindeki bir-
likteliği bozar, askeri tereddüde iter.

DU MU: Bunun ötesinde, emrindeki subaylarını yeteneklerine gö-


re değerlendiremeyip, en yararlı olacakları pozisyonlara atamak
için gerekli planlama becerisine sahip olmayan komutanlar da
subaylarını otomatik olarak, yeteneklerini göz önüne almadan a-
tadıklarından askeri tereddüde sürüklerler.
Bu konuda Haung Shigong," Yetki devretmeyi bilenler zeki,
cesur, açgözlü ve aptalları göreve getirirler. Zekiler becerilerini
göstermekten mutlu olurken, cesurlar içlerindeki hırsı odaya ko-
yarlar. Açgözlüler kar elde etme peşine düşerken, aptallar ölüme
meydan okurlar.
Ordunuz şaşkın ve kararsız ise düşmanı üzerinize 'nere-
deyse davet ediyor' olacağınızdan başınıza gelecek tek şey
'ded' olacaktır

MENG SHI: Ordudaki birlikler sorumlulukları ve ne yapacakları


hakkında kararsızlığa düştüğünde, düşman bu organizasyon bo-
zukluğundan yararlanmaya çalışacak ve büyük sorunlar doğura-
caktır.

SUN TZU

17. Z a f e r için beş a n a k o ş u l u n b u l u n d u ğ u n u b i l m e l i y i z :

(a) S a v a ş ı , n e z a m a n s a v a ş ı l ı p , n e z a m a n s a v a ş ı l m a y a c a ğ -
ım bilen kazanır.
( b ) S a v a ş ı , e l i n d e k i z a y ı f g ü c ü d e k u v v e t l i g ü c ü d e e n iyi
kullanan kazanır.

133
(c) Savaşı, o r d u s u n u n her s e v i y e d e k i p e r s o n e l i n e aynı
ruhu v e r e n kazanır.
(d) Savaşı, d ü ş m a n ı n e n hazır o l m a d ı ğ ı z a m a n ı b e k l e m e s i n i
bilen kazanır.
(e) S a v a ş ı , a s k e r i k a p a s i t e y e s a h i p o l u p , sivil y ö n e t i m
t a r a f ı n d a n m ü d a h a l e e d i l m e y e n k o m u t a n kazanır.

YORUMLAR

HO YANXI: Kendini de düşmanını da iyi değedendir.

DU Y O U : Zaman zaman büyük bir birlik ne kadar istese küçük bir


gruba saldıramaz. Yine zaman zaman güçlüyü zayıf kontrol ede-
bilir. Bulunduğu duruma uyum gösteren zafere ulaşır. Eski bir
deyişe göre," Askeri zafer sayıdan değil işbirliğinden kaynakla-
nır. "

ZHANG YU: Askeri manevralarda çoğunluğun azınlığı yenmesini


sağlayacak yöntemlerin yanı sıra azınlığın galibiyetini sağlayacak
yöntemler de vardır. Burada mesele sayıların doğru kullanımı
meselesidir.
Bunun yanısıra, ordudaki komutanlar aynı görüşü paylaşı-
yorlarsa emirlerindeki ordular arasında işbirliği kolaylaşacak, as-
ker savaşa arzulu olacaktır Böyle bir ordunun karşısında duru-
lamaz.
Düşmanın karşısına çıkarken yenilmez ol. Wu Qui'nin söz-
leriyle," Kapıdan düşman görmüş gibi çıkmalısın." Shi Li de
, "Daima hazır ol ki asla yenilme, "diyerek sürekli hazırlıklı olmanın
bir ordu için önemini vurgulamışlardır.
Zeka ve cesarete sahip komutanlara görevleri konusunda
güvenilmeli ve tam yetki verilmelidir. Komutanlar asla sivillerce
yönetilemez.

JİA LİN: Orduların hareketleri duruma göre esneklik göstermeli-


dir. Bir orduyu cephe gerisinden yönetmeye kalkmaktan daha
yıpratıcı bir faktör bilmiyorum.

WANG XI: Askeri komutanların sivil yöneticilerce yönetilmesi zo-


runlu olduğunda, tereddüt ve çekinme duygularına yer bırakıl-

134
manialıdır Aydın lider emrindekileri tanıyan ve yetki dağıtmayı
bilen liderdir. Savaş alanında odaya çıkabilecek fırsatları tered-
düt etmeden değerlendirmek savaşın yönünü değiştirir. Bu ise
asla cephe gerisindekilerce anlaşılamaz

HO Y A N X I : Kural olarak bir askeri harekatın her aşamasında en


az yüz kere taktik değiştirme zorunluluğu vardır. Koşullar uygun
olduğunda ilerlemek, zorunlu olduğunda durup, geri çekilmek ge-
rekecektir. Savaş esnasında hükümetten görüş beklemek, yan-
gın söndürmek için talimat beklemeye benzer. Emir geldiğinde
odada küllerden başka bir şey kalmayabilir.

DU MU: Bir komutan ne cennetten ne dünyadan ne de aradaki


insanlık tarafından kontrol edilebilir. Askerliğin ölümün kehaneti
r İmasının nedeni budur. Komutan ölüm subayıdır.

SUN TZU

1 8 . S o n u ç t a , d ü ş m a n ı v e k e n d i n i z i iyi b i l i y o r s a n ı z , y ü z l e r c e
s a v a ş a bile g i r s e n i z s o n u ç t a n e m i n o l a b i l i r s i n i z .
Kendinizi bilip, d ü ş m a n ı bilmiyorsanız, kazanacağınız
her z a f e r e karşın y e n i l g i y l e de t a n ı ş a b i l i r s i n i z . Ne kendi
dinizi ne de d ü ş m a n ı b i l m i y o r s a n ı z , sizin için g i r e c e ğ i n i z
her s a v a ş t a y e n i l g i kaçınılmazdır.

YORUMLAR

LI QUAN: Gücünüzü biliyor, düşmanınızı kovalayabiliyorsanız


tehlike bunun neresinde? Ancak gücünüzü biliyorken düşmanını-
zın durumunu bilemiyorsanız zafer hiç de garanti olamaz.

DU MU: Hükümetinizi düşmanınkiyle mukayese edin. Askeri li-


derlerinizi karşılaştırın. Lojistiğinizi ölçün. Bulunduğunuz arazi
konumu ile düşmanın bulunduğu arazinin durumunu kıyaslayın.
Bu karşılaştırmaların sonucunda kuvvetli ve zayıf yanlarınız or-
taya çıkacaktır. Bu bilgi sayesinde ardı ardına karşılaşacağınız
tüm çatışmalardan galip çıkma şansını yakalayabilirsiniz.
ZHANG YU: Düşmanı iyi biliyorsan saldırabilirsin. Kendini iyi ta-
nıyorsan kendini iyi koruyabilirsin. Saldırı, savunma için zaman
kazandırır Savunma, bir saldırı stratejisidir. Bu bilinçte iseniz,
yüzlerce savaşa bile girseniz asla tehlikeye düşmezsiniz.
Sadece kendini tanıyorsanız, enerjinizi muhafaza ediyor ve
bekliyor olmalısınız, demektir. Savunma yapmayı bilirken saldı-
rıyı bilmemek bu yüzden yarı zafer, yarı yenilgidir.
Savunma sanatını da saldırı sanatını da bilmiyorsanız sa-
vaşta yenilmeniz kaçınılmazdır.

DU MU: Düşmanınızın iç yapısını, dış yapısına bakarak görürsü-


nüz. Yapısı belirli bir düzende olmayanın içini görebilmek imkan-
sızdır. Belirli bir düzeni sürdüreni ise anlamak kolaydır. Anlaşıl-,
maz kazanırken, anlaşılır olan kaybedecektir.

WANG XI: Askeri operasyonlarda başarılı olanlar durumlarını


düşmanın konumuna göre değiştirmesini bilenlerdir.

ZHANG YU: Bu husus her iki ordunun savunma ve saldırı


konumlarını gösterir. Orduların konumu gizli kaldığında düşman
tarafından anlaşılamayacak, görüldüğünde ise düşman çatlak-
larından sızma şansı bulacaktır. Ordunun yapısı saldırı ve
savunma esnasında odaya çıkacağından, ordunun yapısı
konusu, kuşatma planlanması ile de bağlantılıdır.

1 36
B ö l ü m IV
TAKTİK

SUN TZU

1. Eski savaşçılar, önce kendilerini yenilgi olasılığından


uzakta tutarlar; sonra da düşmanı y e n m e k için u y g u n
fırsatı kollarlar.

YORUMLAR

ZHANG YU: Yenilmez olmak, kendini bilmektir. Düşmanın zayıf


noktasını beklemek ise düşmanını bilmektir.

MEI YAOCHEN: Konumunu gizle, iç düzenini kur, düşmanının


açığını bekleyip saldır.
SUN TZU

2. Yenilgiden kendimizi korumak bizim elimizdedir. Ancak,


d ü ş m a n ı y e n m e f ı r s a t ı n ı bize d ü ş m a n verir.

YORUMLAR

DU MU: Ordunu düzenli tut, düşman saldırılarına her an hazır ol,


izlerini yok edip düşmanın yapını anlamasına izin verme. Düş-
manı gördüğünde avantajlı konuma geçene kadar bekleyip, za-
manı geldiğinde saldır.

WANG XI: Yenilmezlik bir savunma meselesidir. Yenilir olmak


ise daha çok açık vermektir.

SUN TZU

3 . İyi b i r s a v a ş ç ı kendisini yenilgiden koruyabilir, ancak


düşmanı yenmeyi garantileyemez.

I37
Y O R U M L A R

DU MU: Düşmanının anlaşılır bir yapısı yoksa, düşman hatla-


rında size avantaj sağlayacak bir açık bulunmuyorsa, ne kadar
hazırlıklı olursanız olun düşmanı nasıl yenebilirsiniz?

ZHANG YU: Ordunuzun yapısını gizler, izlerinizi bırakmaz, da-


ima düşman saldırılarına hazır olursanız yenilmezliğe ulaşırsınız.
Ancak düşmanın gücü ya da zayıflığını göremezsek zaferden
nasıl emin olabiliriz?
SUN TZU

4. Sonuç olarak, üstün yetenekli komutan gücü yeterli


olmasa da savaşı kazanmayı becerebilir.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmanın yapısını çözmeyi başaran düşmanı yen-


meyi de başarabilir.

DU MU: Bilebileceğiniz tek şey gücünüzün düşmanı yenmeye


yetip yetmeyeceğidir. Yoksa düşmanı size avantaj sağlayacak
şekilde gevşetmeye zorlayamazsınız.

DU YOU: Düşmanı değerlendirip, düşman ordusunun yapısını


çözdüğünüzde kimin kazanacağını belirleyebilirsiniz. Ancak, düş-
man yapısı belirsiz ve anlaşılamaz durumdaysa zafer sizin için
belirgin olmayacaktır.

HO YANXI: Zaferi bilmek, size yani yapacağınız hazırlığa kal-


mıştır Zaferin elde edilememesi ise düşmana yani düşmanın ya-
pısının belirsiz olmasına bağlıdır

SUN TZU

5. Yenilmezlik s a v u n m a t a k t i k l e r i n e bağlıdır, düşmanı yen-


m e k ise s a l d ı r ı y ı g e r e k t i r i r .

138
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO: Yenilmez savunma için yapınızı gizleyin Düşman si-


ze saldırdığında açık verecektir.

DU MU: Düşman saflarında açık görmediğiniz sürece yapınızı


düşmandan saklayın Kendinizi yenilmez seviyede tutun ki eliniz-
deki güç yıpranmasın. Düşmanın zayıf yanını bulduğunuz an en
uygun saldırı zamanıdır.

ZHANG YU: Elinizdeki gücün düşmanı yenmeye yeterli olmadı-


ğını bildiğinizde yapılacak en doğru iş bekleyerek enerjinizi tasar-
ruf etmektir Düşmanın zayıf düştüğünü anladığınızda doğrudan
düşmanın kalbine saldırın.

SUN TZU

6 . S a v u n m a d a k a l m a k , g ü ç y e t e r s i z l i ğ i n i g ö s t e r i r , s a l d ı r ı ise
aşırı güç g ö s t e r g e s i d i r .

YORUMLAR

WANG XI: Savunmada kalanların elinde kazanmak için yeterli


olanak yok demektir. Saldıranların elinde ise kazanmak için fazla
olanak bulunmaktadır.

Ll Q U A N : Gücü yeterli olmayan savunmada kalmalı. Saldırıya


kalkacak olanın gücü bol olmalı.

ZHANG YU: Savunmada kalmamızın nedeni zafer için zorunlu


bazı koşulların eksikliğidir. Bu nedenle bekleriz. Saldırıya geç-
memizin nedeni ise elimizde düşmanı yenmek için gereğinden
fazlasının bulunmasıdır. O zaman ilerleyip, saldırıya geçeriz Bu-
nun anlamı topyekün zaferden emin olmadıkça savaşa girmeye-
ceğimiz, güvenlik içinde olduğumuzu görmedikçe savaşmayaca-
ğımız gerçeğidir. Bazıları malzeme yetersizliğinin zayıflık, mal-
zeme fazlalığının ise güçlülük anlamına geldiğini iddia ederlerse
de bu da her zaman doğru değildir.
SUN TZU

7 . S a v u n m a s ı ile ü n l ü k o m u t a n t o p r a k t a k i h e r d e l i ğ e s a k l a -
n a b i l i r k e n , a t a k l ı ğ ı ile ü n l ü s ü c e n n e t i n ü s t k a t m a n l a r ı n -
d a k i y e r i n i alır. S o n u ç t a , b i r t a r a f t a k e n d i m i z i k o r u m a ,
d i ğ e r e l i m i z d e ise m u t l a k z a f e r y e r a l ı r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Arazinin engebeleri olan dağlardan, nehirlerden ve


tepelerden yararlanarak kendilerini gizlerken; gökyüzünün doğal
oluşumlarını saldırı manevralarında kullanmasını bilirler.

DU MU: Savunmaya çekildiğinde sesini kıs, izlerini yok et. Yeraltı


ruhları, hayaletleri gibi görünmez ol. Saldırıya geçtiğinde hare-
ketlerin hızlı, savaş çığlıkların kan dondurucu olsun. Gökyüzün-
den akan gök gürültüsü gibi hızlı ol, şimşek gibi çak; durdurulmaz
ol.

WANG XI: Sun Tzu burada bize savunmanın anlamının, düşman


üzerinde etkili olacak bir saldırı yolu görülemediği sürece sinip,
sessizlik içinde ve düşman tarafından görülmeyecek şekilde bek-
lemek olduğunu anlatıyor. Saldırı ise ancak bir avantaj görül-
düğünde düşünülmeli; saldırıya kalkıldığında olağanüstü hızlı
davranılmalı, düşmanı hazırlıksız yakalamanın tüm avantajları
kullanılmalı, düşmanın senin durumunu önceden sezip hazırlan-
masına izin vermemelisin.

SUN TZU

8. Zaferi ancak görüş alanımıza girdiğinde görmek savaş


ustalığının zirvesi değildir.

9. Savaşıp, ülkeler ele g e ç i r i l d i ğ i n d e , t ü m ülkenin " A f e r i n ! "


d e m e s i de savaş ustalığının zirvesi değildir.

140
Y O R U M L A R

ZHANG YU: Herkesin bildiği şeyler zaten çoktan gerçekleşmiştir.


Gerçek bilgenin bildikleri ise henüz gerçekleşmemiştir. Savaşta
kazanılan zafere herkes 'aferin' der. Ancak gerçek kutlama gizli
olanı görüp, saklanılan/ bularak zafer kazanana yapılmalıdır.

WANG XI: Sıradan insanlar zaferin anlamını bilseler de zaferi


getirecek koşulları bilemezler.

Ll QUAN: Savaşanları herkes görebilir. Herkesin bildiği gerçeğin


ötesine ulaşamayan bilgiye ulaşmak bilgelik değildir.

JİA LİN: Savunmada sıkı durup saldırıda zafere ulaşmak, yenilgi


görmeden birarada kalmasını bilmek, zaferi önceden sezip, ye-
nilginin kokusunu tam zamanında algılamak-işte buna gizemin
gerçekleştirilmesi' denilir.

SUN TZU

10.Yerden bir t ü y k a l d ı r m a k b ü y ü k b i r g ü c ü n s i m g e s i d e ğ i l -
dir. Ayı, g ü n e ş i g ö r m e k k e s k i n g ö r ü ş o l m a d ı ğ ı gibi, g ö k
g ü r ü l t ü s ü n ü d u y m a k da kulak hassaslığını g ö s t e r m e z .

YORUMLAR

WNAG XI: Herkesin bildiğini bilmek bilgelik olmadığı gibi düş-


manı zorlu savaşlarla yenmek de ustalık değildir.

Ll QUAN: Bilge ve yetenekli lider başkalarının öngöremediği de-


rinlikte planlar yapan liderdir. Sun Tzu'nun bilinmez olmayı, ka-
ranlıkta kalmak olarak isimlendirmesinin nedeni budur.

SUN TZU

1 1 . Eskilerin akıllı s a v a ş ç ı d e d i ğ i s a v a ş ç ı akıllılık unvanını


sadece savaşta kazanması ile d e ğ i l , s a v a ş ı k o l a y l ı k l a
kazanmakta gösterdiği beceriklilikle elde etmiştir.
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO: Düşmanın gizli zayıflıklarını bul, zaferden emin oldu-


ğunda saldır, kazanmama şansı olduğunda saldırma.

DU MU: Düşman strateijisini gördüğünde gizlice saldırı hazırlığı


yap. Bu şekilde hazırlık için kullanacağın kaynak az olacağından
ve gizlilik kazanmayı garanti edeceğinden senin için zafer ko-
laylaşacaktır.

ZANG YU: Zaferi ancak zorlu bir savaştan sonra garanti edebildi-
ğinde bu zafere 'zor zafer' denilir. Gizliyi görüp, saklanmışı bul-
duğunda düşmanı daha hazırlanma şansı vermeden kırarak elde
edeceğin zafere ise 'kolay zafer ' denir.

SUN TZU

1 2 . K a z a n d ı ğ ı z a f e r l e r k e n d i s i n e n e ü n l ü bir a k ı l , ne de
cesaret madalyası getirir.

13. Z a f e r l e r i n i h a t a y a p m a y a r a k k a z a n ı r . H a t a y a p m a m a k
z a f e r i k e s i n l e ş t i r i r . Ç ü n k ü , z a t e n y e n i l m i ş bir d ü ş m a n e l e
geçirilmiştir

YORUMLAR

MEI Y A O C H E N : Yüce bilgelik açık olmaz. Yüksek kazancın rek-


lamı yapılmaz. Gizliyi gördüğünde kazanmak kolay olur; bunun
cesaret ve akıl ile alakası ne?

HO Y A N X I : Sorun odaya çıkmadan çözüldüğünde kim buna akıl-


lılık der? Zafer, savaşılmadan kazanıldığında cesaretten kim söz
eder?

ZHANG YU: Gizli planlar ve operasyonlar, zaferi belirsizlik içinde


getirir Düşman hakkındaki değerlendirmeyi sağlayarak zaferi
doğuran bilgiyi kimse öğrenmez. Düşman komutanlarını suikast
ile öldürerek düşman sancağını ele geçirenleri kimse görmez.

42
Kaybetmeden kazanmanın yolu düşmanı zayıf anında görebilme
yeteneğinden geçer. Ordunuz zafere o anda yapacağı saldırı ile
ulaşacaktır

LI QU AN: Ordu yaşlı.asker tembel, disiplin ve komuta birliği yiti-


rilmişse, bu düşman savaşı şimdiden kaybetmiştir.

SUN TZU

14. U s t a s a v a ş ç ı , k e n d i s i için y e n i l g i n i n o l a n a k s ı z o l a c a ğ ı
pozisyonu hazırlar, d ü ş m a n ı y e n m e fırsatı d o ğ d u ğ u n d a
bu fırsatı kaçırmaz.

YORUMLAR

Ll Q U A N : Toprağını bulan ordu gelişir, toprağını yitiren ordu ise


yok olur. Burada topraktan anlaşılan stratejik öneme sahip yerdir.

DU MU: Kaybetmenin olanaksız olduğu yer bize stratejik yenil-


mezlik getirir. Buralarda düşmanın size saldırması mümkün de-
ğildir. Düşmanın yenilgisini getirecek koşulların değerlendirilmesi
ise düşman zayıf noktalarına uygulanacak casusluk faaliyetleri ile
yapılacaktır. Bu durumda esas olan düşmanın koşullarının hiçbi-
rinin değerlendirilme dışında kalmamasının sağlanmasıdır.

SUN TZU

15. S a v a ş t a z a f e r s t r a t e j i s i n e s a h i p k o m u t a n çatışmaya
ancak zaferi kazandıktan sonra girer. Yenilgiye mahkum
k o m u t a n ise ö n c e ç a t ı ş m a y a g i r e r , z a f e r e s o n r a y ö n e l i r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: İşte bu husus, strateji sahibi ile önceden düşünme-


yen arasındaki farktır.

HO YANXI: Askeri bir operasyonda ilk yapılacak iş bir kazanma


stratejisi hazırlamaktır. Birlikler ancak o zaman gönderilebilir.

\4i
Önceden planlamaz ve tüm strateijinizl ordunuzun gücüne daya-
yacak olursanız zafer sizin için hiç de belirgin olamaz.

JİA LİN: Savaş hatlarınızı kurup düşman üzerine ilerlerken ne


kendinizin ne de düşmanınızın durumunu bilmiyorsanız, zaferi
ne kadar ararsanız arayın savaşın sonunda kendinizi yenmekten
öteye gidemezsiniz.

SUN TZU

16. G e r ç e k lider A h l a k F a k t ö r ü n ü işler, D i s i p l i n F a k t ö r ü n e


s ı m s ı k ı y a p ı ş ı r ; b ö y l e c e b a ş a r ı y ı k o n t r o l ü a l t ı n a alır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Usta savaşçıların ilk yaptığı iş Ahlak Faktörünü sağ-


layarak yenilmezlik seviyesine yükselmek, kuralları koymak ve
düşmanın yenilgisine neden olabilecek fırsatları kaçırmamaktır.

Ll QUAN: Düşmanı avlarken birlik içinde bulunmak, suçsuz bir


ülkeye saldırmamak, ordunun her girdiği yerden esir ya da gani-
met almaya kalkmaması, ağaçları kesip kuyuları kirletmemek,
geçtiğiniz şehir ve tepelerdeki tapınakları temizleyip arıtmak, yok
olmak üzere olan bir ülkenin hatalarını yinelememek- bunların
tümüne Ahlak ve Ahlak Kuralları denilir.
Bir ordunun disiplin düzeyi askerlerinin verilecek emirlere
ölümüne uyacağı seviyeye ulaşmışsa, ordudaki ödül ve ceza sis-
temi güvenilir ve adil ise bunu gerçekleştirmesini becerecek as-
keri lider, yolsuzluk içindeki her düşman karşısında zafere ula-
şacaktır.

SUN TZU

17. A s k e r i m e t o d ' d a

(a) Ö l ç m e ,
(b) Miktar Kontrolü,
(c) H e s a p l a m a ,
(d) Olanakların Dengelenmesi,
(e) Z a f e r , ö n e m l i k ı s t a s l a r d ı r .

44
18. Ö l ç m e v a r l ı ğ ı - T o p r a ğ a ; Miktar Kontrolü - Ölçmeye;
Hesaplama - Miktar Kontrolü'ne; Olanakların Dengelen-
mesi - Hesaplamaya; Zafer - Olanakların D e n g e l e n m e s i -
ne borçludur.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: ölçümlerin kıyaslanması, bize zaferin de yenilginin


de nerede olduğunu gösterir.

WANG XI: Ağır, her zaman hafife karşı galiptir.

SUN TZU

19. M u z a f f e r bir o r d u n u n k a r ş ı s ı n a ç ı k a c a k bir t o p l a m a o r d u -


nun ağırlığı, d e m i r g ü l l e n i n karşısında kefeye konacak
bir b u ğ d a y t a n e s i kadardır.

20. Saldırıya g e ç e n bir o r d u n u n g ü c ü d e r i n bir k a n y o n a a k a n


nehir sularına benzer.

YORUMLAR

DU MU: Ordumuzun savunmasının yapısı derin bir kanyonda bi-


riken suyun miktarı gibi anlaşılmaz olmalıdır. Ordumuz saldırıya
geçtiğinde de sel gibi akmalı, önünde kimse duramamalıdır.

WANG XI: Toplu enerji ya da momentin hareketinden güç doğar.


Usta savaşçılar moment gücünden yararlanarak savaşları, güçle-
rini tüketmeden kazanmasını bilirler.

45
Bölüm V
ENERJİ

SUN TZU

1 . B ü y ü k bir g ü c ü n k o n t r o l ü ile bir k a ç k i ş i n i n k o n t r o l ü a y n ı


p r e n s i p l e r e bağlıdır. Sadece rakamların bölünmesi gerekir

2. K u m a n d a n ı z altında bulunacak büyük bir o r d u ile k ü ç ü k


bir b i r l i k a r a s ı n d a b ü y ü k bir f a r k y o k t u r . S a d e c e i ş a r e t l e -
me kullanımı değişir.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Flama ve seslenmeler birliklerin ilerlemesi ve hare-


katların koordinasyonu için kullanılan işaretlerdir.

SUN TZU

3. O r d u n u z u n d ü ş m a n saldırısına sarsılmadan d a y a n a b i i m e -
sinin güvencesi dolaylı veya d o ğ r u d a n yapılacak manev -
ralara bağlıdır.

YORUMLAR

JİA LİN: Düşmanı karşınıza aldığınızda, koordineli sürpriz bas-


kınlarla çevresini kuşatacak olursanız, düşman karşısında daima
kazanır, asla yenilmezsiniz.

HO YANXI: Ordu birbiri içinde eriyen pekçok dönüşüm geçirir.


Orduda hiç bir şey ne ılımlı, ne de sivridir. Asker adil bir amaç i-
çin yetiştirilmişse bu asker ılımlıdır. Düşmanın karşısında değişim
göstermesini bilen ordu ise sivridir. Sizin açınızdan ılımlı olanı,
düşmanın sivri görmesini; sivri olanı ise ılımlı görmesini sağlayın.
Ilımlı sivri, sivri ılımlı olsun. Genellikle, tüm askeri operasyonlarda

l-K)
aynı anda hem ılımlılık hem de sivrilik, yani doğrudan savaş ve
sürpriz baskınlar bir aradadır. Ilımlı ve sivri yöntemlerin bir arada
kullanılmadığı savaşlarda kazanılacak zafer sadece şanslı bir za-
fer olacaktır

ZHANG YOL): Neyin ılımlı neyin sivri olduğu hakkında herkesin


farklı açıklamaları vardır. Ilımlılık ve sivrilik sabit olmayıp daha
çok çembere benzer. Tang Hanedanının ünlü savaşçı impara-
toru Taizong düşmanın ılımlılık ve sivrilik düşüncelerini önceden
anlayıp, kullanarak düşmanı nasıl gafil avladığını. ılımlı ve sivri
yöntemleri birarada kullanarak düşman tarafından anlaşılamadan
nasıl zafer kazandığını anlatır.

SUN TZU

4. O r d u n u z u n d ü ş m a n ü z e r i n d e k i etkisinin y u m u r t a karşı-
s ı n d a k i d e ğ i r m e n t a ş ı n a b e n z e m e s i , d ü ş m a n ı n zayıf v e
g ü ç l ü yanlarını k e ş f e t m e b i l i m i n d e k i başarınıza bağlıdır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Tam boşluğa tam dolulukla saldır.

ZHANG YU: Usta savaşçı düşmana gitmez, düşmanı kendisine


getirir. İşte buna düşmanın ve bizim doluluk ve boşluk prensibi-
miz denir Düşmanın üstünüze gelmesini sağladığınızda üzeri-
nize gelecek düşman gücü boşalmış olacak, düşman üzerine
gitmediğiniz sürece ordunuz dolu kalacaktır Boşluk üzerine do-
lulukla saldırmak yumurtaya değirmen taşı ile saldırmaya benzer.
Yumurtanın kırılması kaçınılmazdır.

SUN TZU

5 . Her t ü r l ü s a v a ş t a d o ğ r u d a n m e t o d , ç a t ı ş m a y a g i r m e k t e
kullanılır; a n c a k z a f e r i n g ü v e n c e s i dolaylı m e t o t l a r d a d ı r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmanla doğrudan karşılaşma, düşmanı karşıya a-


lırken; kanatlardan sürpriz baskınlar düzenlemektir.

N 7
SUN TZU

6. B e c e r i y l e u y g u l a n a n dolaylı t a k t i k l e r hava ya da yer


yüzü gibi t ü k e n m e z ; nehir ya da ı r m a k l a r ı n akışı gibi
d u r m a z ; g ü n e ş y a d a a y gibi y e n i d e n d o ğ m a k için b a t a r ;
dört mevsim gibi geri gelmek üzere gider.

YORUMLAR

Ll QU AN -.Cennet ve toprak hareket ve durgunluğu simgeler. Ne-


hirler kesintisiz akışın temsilcisidir. Beklenmedik sürpriz baskınlar
tıpkı hava koşullarının bitmek, tükenmek bilmeyen değişikliğine
sahiptir.
ZHANG Y U : Güneş ve ay gökyüzünde yol alırlar; batar ve yeni-
den doğarlar, ûöd mevsim birbirini takip eder; canlanır ve sö-
nerler. Sürpriz baskınlarla geleneksel doğrudan savaş da aynı
benzerlik ve bütünlük içinde başlar ve sürekli dönüşüm gösterir.

SUN TZU

7. Sadece yedi nota bulunmasına karşın bu yedi notanın


karışımından pek çok melodi yaratılır.

8. S a d e c e beş ana renk ( mavi, sarı, kırmızı, beyaz ve siyah)


o l m a s ı n a k a r ş ı n b u b e ş r e n g i n k a r ı ş ı m ı ile s ı n ı r s ı z r e n k
üretilebilir.

9. S a d e c e d ö r t t a d (acı, ekşi, tatlı, tuzlu) b u l u n m a s ı n a karşın


b u d ö r t t a d ı n k a r ı ş ı m l a r ı ile s o n s u z s a y ı d a l e z z e t o r t a y a
çıkar.

10. Savaşta, d o ğ r u d a n ve dolaylı olmak üzere ikiden fazla


s a l d ı r ı m e t o d u y o k t u r . A n c a k b u iki m e t o d u n k a r ı ş ı m l a r ı
çeşitli manevra yöntemlerini oluşturur.

1 1 . D o ğ r u d a n m e t o d da dolaylı m e t o d da s o n u n d a b i r b i r i n e
bağlanır. Bu sonsuz dairede ilerlemek gibidir.
Asla bitmez.

I6I
Y O R U M L A R

MEI YAOCHEN: Değişken harekatın kullanımı sınırsızdır.


WANG XI: Düşman sizi tüketemez.

SUN TZU

12. Orduların saldırısı sel baskınına b e n z e r . Karşısına çıkan


taşları bile s ü r ü k l e r .

1 3 . V e r i l e c e k bir k a r a r ı n k a l i t e s i a v ı n a s a l d ı r ı p p a r ç a l a y a n
şahinin süzülüşündeki ahenge, z a m a n l a m a y a benzer.

14. B u n e d e n l e , usta s a v a ş ç ı s a l d ı r ı d a k o r k u n ç , k a r a r
v e r m e d e çabuk olandır.

15. Enerji g e r i l m i ş y a y , k a r a r s a o k u n a t ı l m a s ı d ı r .

YORUMLAR

DU MU: Ordunun savaş momenti öylesine şiddetlidir ki serbest


bırakıldığında düşmanı yok eder. Gerilmiş yaya benzetilmesinin
nedeni budur.
SUN TZU

16. Savaşın kargaşa ve gürültüsü içinde düzensizlik varmış


gibi gözükse de bu yanıltıcıdır. Bütün karışıklık içinde
o r d u n u n b a ş ı ile s o n u g ö r ü l m e y e b i l i r , a n c a k b u a y n ı z a -
manda yenilginin ilacıdır.

17. Çalışılmış d ü z e n s i z l i k , d i s i p l i n i n ; çalışılmış k o r k u , c e s a -


r e t i n ; ç a l ı ş ı l m ı ş zayıflık, g ü ç l ü l ü ğ ü n hazı rlayı cıs ıd ır

YORUMLAR

Ll QUAN: Hükümetin düzenini istismar edip, yönetilenlerin raha-


tını sağlamayı ihmal ederek halkı gücendirmişsen orada düzen
kalmayacaktır.

14 9
JİA LİN: Düzeni kötüye kullanmak düzensizlik yaratır. Cesaret ve
güç, kötüye kullanıldığında ise korkaklık ve zayıflık yaratılmış
olur.

DU MU: Bu sözlerin amacı şudur. Düşmanı ülkenin düzensizlik


içinde bulunduğuna inandırmanın ilk koşulu tam bir düzene sahip
olmaktır. Ancak o zaman yapay düzensizlik yaratılabilir. Düşmanı
korkak olduğuna inandırmanın da tek yolu tam anlamıyla cesur
olmaktır. Ancak o zaman korkaklık taklidi yapılabilir. Düşmanı
gevşetmek amacıyla kendini zayıf göstermenin yolu da tam
anlamıyla güçlü olmaktadır. Zayıf rolü oynamak o zaman kolay
olacaktır.

SUN TZU

18. Düzenliliği d ü z e n s i z l i k pelerinin altına s a k l a m a k kısaca


bir b ö l m e meselesidir. Cesareti ürkeklik gösterisi ile
örtmek, ilerisi için enerji biriktirmektir. Gücü zayıflık
m a s k e s i altına a l m a k s a savaş t a k t i k manevrasıdır.

YORUMLAR

WANG Wl: Düzen ve düzensizlik, örgütlenme değişiklikleridir.


Örgütlenme, düzenli uygulama demektir. Cesaret ve korkaklık,
moment ye da güç değişiklikleridir. Güç ve zayıflık da yapı
değişiklikleridir.

Ll Q.UAN: Moment gücüne sahip ordular ürkek olduklarında bile


cesurlasın Moment gücünü yitiren ordu ise cesur bile olsa ürker.
Savaş kanununda hiç birşey sabit kalmaz; momente göre herşey
değişin

CHEN HAO: Ürkek ayağını sürürken cesur çabuk davranır.


Düşman ilerlemediğini gördüğünde ürktüğünü düşünecek ve seni
hafife alacaktın O zaman, düşmanın gevşemesinin sağlayacağı
avantajı moment gücü olarak alarak saldır.

SUN TZU

19. Böylece d ü ş m a n ı h a r e k e t e z o r l a m a ustalığına s a h i p


k o m u t a n , d ü ş m a n ı yanıltıcı m a n e v r a l a r ı ustalıkla kul-

150
lanır; d ü ş m a n a bazı ö n e m s i z y e m l e r v e r i p d ü ş m a n ı
y e m e saldırtır.

20. Yemleri sürekli olarak g ö s t e r e r e k düşmanı s ü r e k l i ha-


reket e t m e y e z o r l a r ; s o n r a d a asıl o r d u s u y l a p u s u y a
yatar, düşmanı bekler.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmanın takip edeceği yemler düşmana tükenmiş


olduğunuzu belidecek yemlerdir. Düşman daima avantajın pe-
şinde olacaktır

DU MU:Yalnızca tükenme ve zayıflık izlenimi vermek değildir.


Düşmanınızdan güçlü olduğunuzda düşmanı üstüne çekmek
amacıyla kendini düşmanına zayıf göster. Düşmanından zayıf ol-
duğunda İse kendini olduğundan güçlü göstererek düşmanın ü-
zerine gelmesine engel ol. O zaman, düşmanının hareketlerini
yönlendirmiş olursun. Düşman avantajlı bir durumun peşine dü-
şeceğinden seni takip edecek, bu da sana düşmanı kuracağın bir
tuzağa çekmekte fırsat yaratacaktır

WANG XI: ister düşmanının seni takip etmesini sağla, isterse


senden bir şey almaları için tahrik et, emrinde savaşa hazır kuv-
vetin bulunmasına dikkat et.

SUN TZU

21 . Akıllı s a v a ş ç ı , b i r l e ş i k e n e r j i n i n e t k i s i n e inanır; b i r e y s e l
bazda, s a v a ş ç ı l a r ı n d a n aşırı b e k l e n t i d e b u l u n m a z . Bece-
risini d o ğ r u adamları seçip, yan yana getirerek birleşik
enerjiyi üretip, kullanmakta gösterir.

YORUMLAR

Ll QUAN: Savaş esnasında moment gücüne sahip olduğunda,


en ürkek asker bile cesaretle dolacaktır. O zaman aralarından
yeteneklerine göre seçim yapmak ve uygun sorumluluklar ver-
mek mümkün olabilecektir. Cesur olan savaşabilir, dikkatli olan
savunabilir, zeki olan da bilgi akımını sağlar. Böylece, orduda ya-
rarsız kimse kalmaz.

ME1 YAOCHEN: Sıradan insanlardan bireysel güç beklemek


zordur, ancak moment gücü ile insanları hareketlendirmek daha
kolaydır. Lidere düşen, doğru kişileri seçip moment gücünün işi
yapmasını beklemektir.

ZHANG YU:Sorumluluk dağıtmanın ana kuralı, açgözlülüğün,


kandırmanın, zekanın ve cesaretin kullanılmasıdır. Her bir faktö-
rün cazibesi kullanılırken, insanları yapamadıkları işler için suç-
lamaktansa her birine kapasitelerine uygun sorumlulukları belir-
lemelisin.
SUN TZU

22. Savaşçılar, birleşik enerjiyi kullandığında, düşmanın


üzerine t e p e l e r d e n aşağı y u v a r l a n a n taşlar gibi akarlar.
Unutmamalı ki bir t a ş düzlükte hareket edemez; dört
k ö ş e l i ise t e p e l e r d e n d e a k a m a z . S a v a ş ç ı , t a ş l a r ı n ı n y u -
varlak olmasını sağlamalıdır.Ustalık budur.

2 3 . Usta savaşçıların ürettikleri enerji binlerce metrelik dağ-


lardan y u v a r l a n a r a k dolu dizgin akan yuvarlak taşların
momentidir.
Bu enerji hakkındaki sözlerimin sonudur.

YORUMLAR

DU MU: Bin metre yüksekteki dağdan yuvarlanacak kayaları dur-


durmak imkansızdır. Bunun nedeni kayalar değil, dağdır. Zayıf ile
cesuru yanyana getirip, birleştir; zafer için savaşma cesaretini a-
şılamış olursun.Bunun nedeni bireyler değil birlikteliğin momen-
tidir.

DU MU: Akıllı komutan doludan uzakta durup, boşa saldırır.Bu


nedenle yapacağı ilk iş kendisinin ve düşmanının boşluğunu ve
doluluğunu anlamak olmalıdır.
B ö l ü m VI
GÜCÜN KULLANIMI

SUN TZU

1 . S a v a ş a l a n ı n a ilk gelip düşmanını b e k l e y e n d i n ç kalır,


sonradan gelip, gelir gelmez savaşa girense daha sava-
şın başında tükenir.

YORUMLAR

JİA LİN: Savaş alanına ilk olarak gelerek avantajlı pozisyonlara


yerleşen taraf düşmanı beklerken dinlenecektir. Düşman, bu şe-
kilde avantajlı bir pozisyona yerleştiğinde düşmanın üzerine git-
meyip, birliklerinizi başka bir üsse yerleştirin. Düşmanın üzerine
saldırmayacağınızı açıkça belidin. Böyle davrandığınızda düş-
man her hangi bir stratejinizin olmadığına inanarak yerinden çı-
kacak, üzerinize gelecektir. O zaman durumu çevirip, kendinizi
yormadan düşmanı yıpratma fırsatını ele geçirmiş olursunuz.

SUN TZU

2 . Akıllı s a v a ş ç ı kendi kararını d ü ş m a n a kabul ettirir; düş-


m a n ı n k e n d i k a r a r ı n ı z o r l a m a s ı n a izin v e r m e z .

YORUMLAR

DU MU: Düşmanı üzerine çekerken gücünü muhafaza edip düş-


manı beklemelisin. Düşmanın üstüne yürümek askerinin gücünü
kıracaktır.

ZHAG YU: Düşmanını üstüne çektiğinde düşmanın gücü boşala-


caktır. Düşmanın üzerine saldırmadığında elindeki gücün dolu
kalacaktır. Buna düşmanı boşaltırken dolu kalma sanatı denilir.
SUN TZU

3. D ü ş m a n a avantaj sunarak düşmanın ya kendi istediği şe-


kilde y a k l a ş m a s ı n a müsaade eder ya da vuracağı darbe-
lerle d ü ş m a n ı n y a k l a ş m a s ı n a o l a n a k t a n ı m a z .

YORUMLAR

HO Y A N X I : Düşmanı kullanacağın yemlerle baştan çıkart ki sen


dinlenirken o yorulsun.

ZHANG YU: Düşmanı üstüne çekmenin tek yolu ganimetlerle


baştan çıkartmaktır. Düşmanı kendinden uzakta tutmanın yolu da
düşman için değerli olan ne varsa ona zarar vermektedir.

ÇAO ÇAO: Düşmanı üzerine çekmek için ganimetlerin cazibesini


kullanırken sana saldırmasını engellemek istediğinde savunmak
için koşmak zorunda kalacakları yerlere saldırı düzenle.

DU YOU: Düşmanın geçmek zorunda olduğu bir geçidi tutarken


düşmanı sana saldırtmayı başardığında düşmanın sana ulaş-
ması olanaksızdır. Eskilerin dediği gibi. deliğin başındaki bir kedi
onbin farenin çıkmasına engel olur; vadideki bir kaplan onbin ge-
yiği durdurur.

SUN TZU

4. Düşman d i n l e n m e y e çekildiğinde yorar, yiyeceği bolsa


açlığa düşürür, kamp kurmuşsa hareket etmeye zorlaya-
rak d i n l e n m e s i n e m ü s a a d e e t m e z .
5. Düşmanı savunmaya zorlayacak noktalarda gözükür,
beklenmediği yerlerde bulunur.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmanını yaratacağın sorunlarla yor. Ulaştırma yol-


larını kesip açlığa mahkum et; kutsal varlıklarına saldır; gittikleri
yerde karşılarına çık böylece düşmanının saldırdığın yerlere yar-
dıma koşmasına neden ol
LI QUAN: Düşmanına beklemediği anda saldırarak canını kur-
tarmak için kaçmak zorunda bırak. Malzemesini yakıp, tarlalarını
talan ederek aç bırak Kritik noktalaıda beklenmedik anda karşı-
sına çıkıp saldırarak düşmanına rahat verme.

DU MU: Düşmanını açlıktan yok etme sanatı sadece düşman


malzemelerini yok etmekte değildir. Altıncı Yüzyılın sonlarında
Yuwen Huaji, ordusunu Li Mi üzerine sürüyordu. Li Mi, Huaji'nin
elindeki stokların yetersiz olduğunu biliyordu. Bu nedenle yenil-
giyi kabullenmiş numarası yaparak anlaşma önerdi. Düşmanının
bu durumu Huaji'nin hoşuna gitti. Li Mi'nin nasılsa kendisine mal-
zeme vereceği düşüncesi ile elindeki stokları askerine dağıtarak
askerinin bir güzel karnını doyurdu. Sonunda ellerindeki yiyecek
stoğu bitti. Bunun üzerine Li Mi'nin Huaji'nin yanına geçmiş nu-
marası yapan komutanları Li Mi'nin yanına döndüler. Savaş
Huaji- 'nin sonu oldu

SUN TZU

6. Ordu, düşmanın bulunmadığı arazide geniş mesafeleri


rahatça alabilir.

7. Saldırılarınızdan başarıdan emin olmanın yolu, düşmanca


savunulmayan noktalara saldırmaktır. Savunmanızın gü-
venliğinden de düşmanın saldırmasının imkansız olduğu
noktaları tutarak emin olabilirsiniz.

YORUMLAR

CHEN HAO: Düşman hatlarındaki bir gediğe saldırı bu noktada


düşman savunmasının bulunmaması demek değildir. Düşman
savunmasının sağlam olmadığı, düşman kampının yeterince nö-
betçiye sahip olmadığı, komutanların zayıf, birliklerin düzensiz
olduğu, malzemenin yetersiz, birliklerin birbirlerinden ayrı kaldığı
bir ordunun karşısına düzenli ve sıkı hazırlanmış bir ordu ile çı-
kacak olursanız düşman önünüzde eriyip, yok olacaktır. Böyle bir
durumda adeta kimsenin yaşamadığı ıssız ülkelerden geçiyor-

155
muşçasına yorulmadan, sıkıntı çekmeden ilerlediğinizi görecek-
siniz.
SUN TZU

8. Saldırıda başarılı k o m u t a n neyi s a v u n d u ğ u n u b i l e m e y e n


d ü ş m a n a saldırır; s a v u n m a d a b a ş a r ı l ı o l a n k o m u t a n ise
neye saldırdığını bilmeyen d ü ş m a n a karşı mevzilerini
savunandır.

YORUMLAR

DU M U : . Düşmanın sol cenahı hazır ise sağından saldır. Karşına


çıktığında yemlerle kandırıp ardından vur.

LI QU AN: İlerisini düşünmeyeni ele geçirmek kolaydır.

CHEN HAO: Düşmanın saldırmayacağına güvenme; kendi ek-


siklerini tamamlamayla ilgilen. Ne zaman ki istediğin her yere
saldırabilir ya da istediğin her yerde savunmanı kurabilirsin, işte o
zaman askeri stratejinin eksiksiz olduğunu düşünebilirsin

WANG XI: Düşmanın açık noktalarına saldır: askeri liderliğinin


yetersizliği; bidiklerin yetersiz eğitimi, savunmadaki zaaflar, ha-
zırlıktaki gevşeklik, kudarma operasyonlarındaki yeteneksizlik,
gıda sıkıntısı, psikolojik birlik eksikliği.
Savunmada dolu ol: askeri liderinin yeterliliği; askerinin
mükemmelliği, savunmadaki dayanışma, hazırlıktaki disiplin, kur-
tarma operasyon becerisi, gıda bolluğu, psikolojik birliktelik.

ZAHNG YU: Saldırıda usta savaşçılar manevralarını gökyüzünde


yaparlar; böylece düşmanları onların nereden geleceğini sezip
hazırlanamaz. Hazırlık yapılması imkansız olduğunda saldırdığın
yer düşman tarafından savunulamayacaktır.
Savunmada usta savaşçılar toprağın böğrüne saklanıdar;
nerede olduklarını anlamak olanaksızdır. Nerede olduğun biline-
mediğinde kuracağın savunmaya saldırı olanaksızdır.

SUN TZU

9. Kurnazlık ve gizlilik denilen kutsal s a n a t ! Senin s a y e n d e


g ö r ü n m e z olmayı; senin sayende duyulmaz olmayı ö ğ -
renip, düşmanın kaderini elimizde tutuyoruz.

156
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO:Bu, doğru bilginin düşmana sızmaması demektir.

JİA LİN: Emirler tam olarak yerine getirildiğinde askerin tüm iç-
tenliği ile sadık olacak, savunma hazırlıkları tam güvenceye ka-
vuşacaktır. Kendini bu kadar 1 iyi saklayıp sırlarını koruduğunda
düşman gerçek yapın hakkında tam bilgiye ulaşamayacağından
ne yapacağı konusunda emin olamayacaktır. Haber almaları ba-
şarısız kalacaktır.

MEI YAOCHEN: Saldırıda usta savaşçılar sırlarını asla açıkla-


mazlar. Savunmada usta olanlar ise derinliğine düşünüp, asla a-
çık nokta bırakmazlar.

DU MU: Gizlilik sessizdir; bilinmezlikse harekettir. Sessizlik sa-


vunma, hareket saldırıdır. Düşmanın yaşamı ya da ölümü senin
elindedir. Düşmanın kaderi sensin.

DU Y O U : öylesine ustalıkla saklanmalısın ki görünmez olup, gi-


zemli bir ruh gibi değişken olmalısın.

MEI YAOCHEN: Yapısızlık öylesine sır içeren bir gizliliktir ki


düşmanın asla casusluk yapamaz. Sessizlik öylesine gizemli bir
çabukluktur ki kimse seni göremez.

SUN TZU

10. D ü ş m a n ı n zayıf noktalarını hedef alırsanız i l e r l e r k e n


direnişle karşılaşmazsınız; düşmandan çabuksanız
d ü ş m a n t a k i b i n d e n rahatlıkla kurtulursunuz.

YORUMLAR

HO YANXI: Birliklerin düşmanın açıklarından geçerek ilerleme-


sini biliyor ve geri çekilirken süratlerinin avantajından yararlana-
biliyorsa, düşman seni yenme şansını yakalayamadan sen düş-
manı yenebilirsin

ZHANG YU: Düşmandan uzakta beklerken, düşman hatları ara-


sında bulacağın bir gediğe beklenmedik bir anda hızla saldırdı-
ğında düşman seni nasıl durdurabilir ki? Amacına ulaşır ulaşmaz,
olanca süratle bulunduğun sağlam mevzilere geri döndüğünde
düşman seni nasıl takip edebilir ki? Askeri koşullar sürate bağlı-
dır. Rüzgar gibi gel, şimşek gibi git; o zaman düşmanların seni
asla yenemeyecektir.

SUN TZU

1 1 . D ü ş m a n ister d e r i n bir h e n d e ğ i n a r d ı n d a , i s t e r s e y ü k
s e k bir t e p e d e m e v z i d e bulunsun, çatışmaya girmek
arzusundaysak düşmanı bizim istediğimiz yere çekip,
bizim koşullarımızda savaşmaya zorlamalıyız.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO ve Ll QUAN: Düşmanın iaşe yollarını kes, dönüş yol-


larını kontrolüne al ve düşmanın önemli sivil liderlerine saldır.

DU MU: Sen dikendeyken düşman işgale geldiğinde, düşmanın


malzeme akışını durdur ve düşmanın geri dönüş yolunu kapat.
Düşman topraklarında işgale kalktığında ise düşmanın sivil li-
derlerine saldırılar düzenle.

SUN TZU

12. S a v a ş ı a r z u l a m a d ı ğ ı m ı z d a ise, k a m p ı m ı z ı n izleri o r t a d a


olsa bile, bıraktığımız izlerle o y n a y a r a k d ü ş m a n ı şaşır-
tabiliriz

YORUMLAR

LIO.UAN: Düşmanını şaşıdarak yanlış yollara yönelt ki sana sal-


dıramasın
DU MU: Düşman saldırmak üzere üzerine geldiğinde karşısına
çıkmaktansa stratejik bir değişiklik yaparak düşmanı şaşırtıp öz-
güvenini sars. O zaman düşman saldırı düşüncesini unutup, sa-
na karşı saldırı konusunda kararsız kalacaktır

ZAHNG YU: Kendi topraklarında bulunduğunda, elindeki askerin


sayısına oranla yeterli malzemen olması halinde, düşman senin
üzerine elindeki asker sayısına oranla yetersiz malzeme ile gel-
mişse hemen savaşmamak senin lehine olacaktır. Savunmanın
yeterince güçlü olmaması nedeniyle düşmanın senin üzerine sal-
dırmaya cesaret edememesini arzu ediyorsan, düşmanı şaşırtıp
senden uzakta tutacak bir plan hazırla. Örneğin, bir seferinde Si-
ma Yi, tam Zhuge Liang'a saldırıya kalkacağı sırada düşmanının
bayraklarını indirdiğini, savaş davullarını kaldırdığını, kapıları a-
çıp yolları temizlediğini görünce bir tuzaktan çekinerek saldırıdan
vazgeçer; birliklerini geri çekip oradan uzaklaşır.

SUN TZU

13. Düşmanın pozisyonunu öğrenip, kendimizi düşmandan


g i z l e y e r e k g ü ç l e r i m i z i d a ğ ı t m a d a n bir a r a d a t u t a b i l i r i z .
Bu arada düşmanı bölmeyi başarmak çok önemlidir.

YORUMLAR

ZHANG YU: Senin için normal olanı, düşmanın anormal görsün;


senin için anormal olanı, normal sansın. Bu durum düşmanı ya-
pısını belli etmeye sürükleyecektir. Alışılmadığı alışıldık, alışıldığı
alışılmadık olarak kullanma yeteneğini bir girdap değişkenliğine
getirdiğinde, kendini düşmanından tümüyle gizlemiş olursun.
Düşmanın gerçek yapısını gördüğünde yapacağın tek iş elindeki
tüm gücü doğru noktaya sevk etmektir. Düşman seni göremedi-
ğinden her noktasını güvenlik altına almak amacıyla elindeki
kuvvetlerini bölmek zorunda kalacaktır.

159
SUN TZU

1 4 . D ü ş m a n ı p a r ç a l a r a b ö l e r k e n k e n d i g ü ç l e r i m i z i bir a r a d a
t u t a r s a k d ü ş m a n ı n ayrı, ayrı birimlerinin karşısına tek
güç halinde çıkabiliriz.

YORUMLAR

ZHANGYU: Düşmanın zayıf ve kuvvetli olduğu yanları gördü-


ğünde detaylı hazırlıklara gerek duymayacak ve tüm gücünü bir
noktaya toplayacaksın, öte yandan, senin yapını tam çözemeyen
düşman pek çok noktayı aynı anda denetleyebilmek amacıyla e-
lindeki güçleri ayırmak zorunda kalacaktır. Bu durumda senin e-
lindeki birleşik güç, karşısındaki bölünmüş parçalara karşı ke-
sinlikle üstünlük kazanacaktır.

SUN TZU

15. B ö y l e c e z a y ı f l a t t ı ğ ı m ı z d ü ş m a n k u v v e t l e r i n e ü s t ü n bir
güçle saldırabilirsek, düşmanlarımızı zora düşürebiliriz.

YORUMLAR

DU MU: Kendini tam anlamıyla sağlam/aştırıp, tüm engelleri kur-


duktan sonra düşmanın gerçek durumunu anlamasına fırsat
vermeden çık ve saldırıya geç. Düşmanını öylesine rahatsız edip
şaşıd ki, korku içinde birliklerini bölerek her yanını birden savun-
mak zorunda kalsın. Bu aynen yüksek bir tepeye çıkarak kalın bir
ödünün ardından düşman kalesinin durumunu izlemeye benzer.
Böyle bir durumda, düşmana kendi saldırı ya da savunma düze-
nini anlama fırsatı vermeden düşmanın tam durumunu anlamış
olursun. O zaman, düşman kuvvetleri bölünmek zorunda kaldı-
ğında senin kuvvetlerinin bir noktada toplanması mümkün olur.
Bilindiği gibi birleşik güçler her zaman için dağınık güçlere karşı
üstün gelir.

60
SUN TZU

16. D ü ş m a n a s a l d ı r m a y ı a r z u l a d ı ğ ı m ı z n o k t a y ı ç o k u s t a c a
saklamalıyız. O zaman düşman pek çok olasılığı aynı
anda göz önüne a l m a k z o r u n d a kalacak; bu da güçlerini
bir n o k t a d a b i r l e ş t i r m e s i n e e n g e l olacaktır. Karşımıza
t o p l u bir d ü ş m a n g ü c ü y e r i n e b ö l ü n m ü ş b i r i m l e r ç ı k a -
caktır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşman yapını, düzenini anlayamadığında şüpheye


düşer ve tüm yönlerini savunma telaşı içinde elindeki güçlen böl-
mek zorunda kalır. Bu düşman birliklerinin küçük ve dolayısıyla
zayıf birimler halinde kalmasını doğurur

WANG XI: Düşmana asla nereden saldıracağını anlama fırsatı


verme, yoksa tüm kuvvetini o noktaya toplar.

SUN TZU

1 7 . B ö y l e bir d u r u m d a ; d ü ş m a n , ö n c e p h e s i n i güçlendirme-
ye kalktığında ard cephesini, solunu kuvvetlendirmeye
kalktığında sağını zayıflatacak; her y ö n e d e s t e k s a ğ l a -
m a y a ç a b a l a d ı ğ ı n d a ise h e r c e n a h ı b i r d e n g ü c ü n ü y i t i r e -
cektir.

YORUMLAR

DU YU: Birlikler çeşitli yönleri güven altında tutmak üzere dağıl-


dığında, doğal olarak küçük birimlere bölünmek zorunda kalırlar.

SUN TZU

18. Olası ç a t ı ş m a l a r a her an hazır o l m a kaygısı d ü ş m a n bi-


rimlerini zayıflatacak, düşmanı bu tür çabalara zorlama
da bize sayısal üstünlük sağlayacaktır.

19. Savaşılacak yer ve z a m a n ı bilirsek, kendimizi savaşa


konsantre edebiliriz.

I6I
2 0 . A m a , yer ve z a m a n b i l i n e m i y o r s a sol cenah, sağ c e n a h a ,
a r d ç ı l a r , ö n c ü l e r e y a r d ı m e d e m e y e c e k t i r . H e l e bir d e
ordunun uç noktaları arasında büyük mesafe varsa
b u p r o b l e m d a h a d a ö l d ü r ü c ü d u r u m alır.

YORUMLAR

DU YU: Filozof Guan'ın da söylediği gibi düşmanın üzerine strate-


jisiz giden, savaşta kendi kendini yok eder.

SUN TZU

2 1 . B ö y l e bir d u r u m d a d ü ş m a n k u v v e t l e r i s a y ı o l a r a k
bizden üstün bile olsa s o n u n d a zafer bizim o l a c a k t ı r .

YORUMLAR

Ll Q U A N : Savaş yerini ve zamanını bilmediğinde elindeki güç


düşmandan sayıca üstün bile olsa, nasıl olur da düşmanı yene-
ceğin konusunda emin olabilirsin?

M E N G SHI: Düşmanına savaş yeri ve zamanını kestirme şansı


tanımazsan zafer her zaman senindir.

SUN TZU

22 Düşman sayıca bizden üstünken bile d ü ş m a n ı bizimle


savaşmaktan caydırabiliriz. Bu da onun planlarını
keşfetmeye, zafere yönelik stratejilerini önceden
anlamaya bağlıdır

YORUMLAR

J İ A L İ N : Düşman sayıca üstün olsa bile şayet senin gücün hak-


kında yeterli bilgiye sahip olamaz ve düşmana sürekli olarak
düzenleyeceğin baskınlarla düşmanı kendini koruma zorunda
bırakacak olursan, düşman savaş planı hazırlama fırsatı bile
bulamayacaktır.

162
ZHANG YU: Düşmanı güçlerini bölmeye zorla ve üzerine tam
güçle gelmesine asla izin verme. O zaman kimse seninle başa
çıkamaz.

SUN TZU

2 3 . D ü ş m a n ı kızıştırıp g ü c ü n ü , h a r e k e t k a b i l i y e t i n i anlayın.
Saldırıya zorlayıp, kendisini ortaya ç ı k a r t m a y a , kuvvetli
v e zayıf n o k t a l a r ı n ı g ö s t e r m e y e z o r l a y ı n .

YORUMLAR

MENG SHI: Düşman koşullarını iyi değerlendir, ne yaptığını takip


et; o zaman planlarını ve gerçek durumunu anlarsın.

CHEN HAO: Düşmana saldırın ya da tam tersine kaçar gibi dav-


ranışlar göstererek dikkatini çekin. Düşmanın saldırı ve savunma
yapısını anlamanın en kolay yolu budur.

DU MU: Düşmanı karıştırıp karşılık vermesini sağladığınızda


düşmanın gerçek davranışını, düzenli ya da düzensiz olduğunu
anlarsınız.Askeri deha Wu Qi düşman komutanlarını değerlen-
dirmek için şu stratejiyi geliştirmişti: Cesur askerlerden oluşan
başıbozuk görüntüde bir birlik kurup düşman üzerine ani saldırı-
lar düzenleyin. Küçük çatışmalara girdikten sonra hemen kaç-
malarını sağlayın ve düşmanın ne yapacağını dikkatle izleyin.
Düşman bidikleri konumlarını bozmuyor, kaçan bidiğinizin peşine
düşmüyor, böylece avantaj kazanmaya çalışmıyorsa düşmandan
çekinin; komutanın bir stratejisi var demektir, öte yandan düş-
man başıbozuk bir güruh gibi bidiğinizin peşine düşüyorsa o za-
man düşman komutanları orduya hakim değil demektir. Bu du-
rumda hiç tereddüt etmeden saldırıya kalkabilirsiniz.

SUN TZU

2 4 . D ü ş m a n o r d u s u ile k e n d i o r d u n u z u d i k k a t l e m u k a y e s e
ederek hangi noktalarda sizden güçlü, hangi noktalarda
s i z d e n zayıf o l d u ğ u n u keşfedin.

163
25. Taktik m a n e v r a l a r esnasındaki en büyük başarınız bu
m a n e v r a l a r ı d ü ş m a n d a n s a k l a m a k t a g ö s t e r e c e ğ i n i z us-
talıktır. Manevralarınızı sakladığınızda düşmanın c a s u s -
larından ve böylece düşmanın taktisyen beyinlerinden
den k o r u n m u ş olacaksınız.

YORUMLAR

LI QU A N : Ordunuzun saflarını bozup gerilla birimleri kurun. Son-


ra da flamalarınızı, sancaklarınızı indirip davullarınızı susturarak,
düşmana zayıf ve düzensiz bir insan yığını havasını verin ki
düşman belirli bir düzene geçerek üstünüze gelsin. Ya da tam
tersine sahte kamp ateşleri ve sancaklarla kendinizi olduğundan
daha güçlü gösterin ki düşman başka bir düzene geçsin. Düş-
manın üzerine gitmek ölüm, olduğunuz yerde kalmak ise yaşa-
mak anlamına geliyorsa bulunduğunuz mevkinin önemi odaya
çıkmaktadır.

DU MU: ölüm ve yaşamın belirlenme yeri savaş meydanıdır, ö-


lüm alanındaki düşmana saldırı size yaşamı, yaşam alanındaki
düşmana saldırı ise ölümü getirecektir. Bunun anlamı şudur: Her
türlü yöntemi kullanarak düşmanın kafasını karıştırıp rahatsız e-
din. Böylece düşmanın yapısını anlayacak size nasıl karşılık ve-
receğini kestirebileceksiniz. Bu bilgiye ulaştığınızda hangi alanın
düşman ya da sizin için yaşam alanı hangi alanın ölüm alanı ol-
duğunu anlayacaksınız.

DU MU: Düşmanın ve kendinizin hangi noktalarda güçlü oldu-


ğunu, hangi noktalarda zayıf olduğunu dikkatle inceleyip, karşı-
laştırın.

WANG XI: Düşmanın ve kendi ordunuzun zayıf ve güçlü yanla-


rını kıyaslayın, o zaman hangi noktanın zayıf hangi noktanın güç-
lü olduğunu anlayacak, saldırı ya da savunmanın avantajlarını
değerlendirebileceksiniz.

164
SUN TZU

26. Unutmayın, zafer sizin ne yaptığınızı a n l a y a m a y a n düş-


manın hatalı taktikleri s a y e s i n d e g e l e c e k t i r .

27. Zafer esnasında u y g u l a d ı ğ ı m taktikleri herkes görebilir,


' ancak kimsenin göremediği, zafer yolunu açan strate-
jilerimde

YORUMLAR

ZHANG YU: Yapacağınız ilk iş doluluk ve boşluk kurallarını uy-


gulayarak düşmanı belirli bir kalıba sokmaya çalışmak olmalı.
Böylece düşmanın yapısını anlayacak, ancak aynı sırada kendi-
niz yapışız durumunuzu koruyacaksınız. Düzeniniz, yapınız
düşman tarafından anlaşılamadığında düşman izinizi bulamaya-
cak, düşman casusları çaresiz kalacak, bunun sonunda da düş-
man size karşı etkili planlar hazırlayamayacaktır.

SUN TZU

2 8 . S i z e z a f e r k a z a n d ı r a n bir t a k t i ğ i bir d a h a t e k r a r l a m a y ı n .
Ancak, metotlarınızı koşullara göre gerekli değişiklikleri
yaparak sürdürebilirsiniz.

YORUMLAR

Ll QUAN: Savaşta değişiklikler düşünmek zorunludur. Zafere u-


laşmak için asla eski stratejilerinize dayanmayın.

DU MU: Düşman hangi düzene girerse girsin zaferi kazanmak i-


çin düşman düzenine uyum gösteririm.

SUN TZU

29. Askeri taktikler suyun akışına benzer. Bildiğiniz gibi su


doğal olarak y ü k s e k l e r d e n aşağılara akar.

165
30. Böylece savaşta uygulanacak etkili yol g ü ç l ü d e n uzakta
durup, zayıfa saldırmaktır.

31 . Su nasıl t o p r a ğ ı n e ğ i m i n e g ö r e a k a r s a , a s k e r de z a f e r e
düşmanın durumuna göre akar.

3 2 . S u y u n n a s ı l s a b i t bir ş e k l i y o k s a , s a v a ş t a d a s a b i t k o -
şullar yoktur.

33. Taktiklerini d ü ş m a n a göre d e ğ i ş t i r e b i l m e y i beceren ko-


mutan zafere ulaşacaktır.

34. Beş e l e m e n t (su, a t e ş , a ğ a ç , m e t a l , t o p r a k ) her z a m a n


kendi başlarına eşit d e r e c e d e belirleyici olmaz. Dört
m e v s i m i n etkilerinin yanı sıra, ayın med-cezir e t k i l e ş i m i ,
g ü n l e r i n uzaması-kısalması da bu beş e l e m e n t i etkiler.

YORUMLAR

Ll QUAN: Zafer düşmana bağlıdır. Hafif bir birlik düşmana uzun


süre direnemez bu nedenle kuşatma altında bırakırsan mutlaka
yitirirsin. Ağır birlikler kışkıdıldığında durumunu açığa çıkarmak
zorunda kalır. Düşman öfkeli ise daha çok kızdır; düşman kuv-
vetli ise kendi birliklerini dinlendir. Düşman komutanı gururlu ise
aşağıla, açgözlü ise rüşvet öner, şüpheci ise ardına casuslar dü-
şür. Zaferin düşmanın davranışlarından geleceğini asla unutma.

MEI YAOCHEN: Kalabalıklar zaferin kazanıldığını bilir, ancak za-


ferin esas olarak düşmanın yanlışlarından kazanıldığını bil-
mezler. Zaferin ardındaki hüneri sezseler bile zaferi doğuran ger-
çekleri anlayamazlar.

Ll QUAN: Savaşta zafer herkes tarafından anlaşılabilir ancak za-


feri kesinleştiren savaş bilimi pekaz kişi tarafından bilinen gizemli
bir sırdır.

66
Bölüm VII
SAVAŞTA MANEVRA

SUN TZU

1 . S a v a ş t a k o m u t a n e m r i n i h ü k ü m d a r d a n alır.

2 . İyi bir k o m u t a n , o r d u s u n u t o p l a y ı p , g ü ç l e r i n i k o n s a n t r e
e t t i ğ i n d e , a s k e r d e b u l u n a n d e ğ i ş i k n i t e l i k l e r i bir p o t a d a
birleştirmen, dengelemelidir.

3. B u n d a n s o n r a t a k t i k m a n e v r a gelir. T a k t i k m a n e v r a en
z o r iştir. İ n s a n l a r ı n i ç i n d e k i k ö t ü l ü k t o h u m l a r ı n ı d o ğ r u -
luğa, talihsizliği k a z a n m a hırsına d ö n ü ş t ü r m e k d ü n y a -
' nın en z o r i ş i d i r

YORUMLAR

ZHANG YU: Avantaj sağlamak uğruna insanlarla yüzyüze


savaşmak dünyadaki en zor iştir.

Ll Q U A N : Mücadele, avantajın takibidir. Ancak doluluk ve boşluk


kuralları yerine getirildiğinde düşmana karşı avantaj sağlamak
için mücadeleye kalkışılabilir,

WANG XI: Mücadele, avantaj için çaba sarf etmektir. Avantajı


elde eden zafere ulaşır. Zaferi arzulayan komutan ne zaman hafif
ya da ağır silahları kullanacağının, düşmana ne zaman doğrudan
ya da dolaylı yoldan saldıracağının kararını verecek; düşmana
yorgunluğunu asla belli etmeyecektir.

167
SUN TZU

4 . S a v a ş ı n e n ö n e m l i s a n a t l a r ı n d a n biri olan A L D A T M A C A ,
t a k t i k m a n e v r a y e t e n e ğ i ile d o ğ r u o r a n t ı l ı d ı r . D ü ş m a n s i z i
karşısında b e k l e r k e n , uzun d o l a m b a ç l ı yolları takip ede-
rek d ü ş m a n ı n arkasına geçip, d ü ş m a n ı b e k l e m e d i ğ i anda
v u r a r a k a m a c a u l a ş m a k t a k t i k m a n e v r a l a r d a n b a ş k a bir
silahla yapılamaz.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmandan henüz uzakta olduğun izlenimi verirken


hızlanarak savaş alanına düşmandan önce gir.

DU MU: Düşmanı ağır hareket ettiğine inandırıp, acele et.

JİA LİN: Düşmanın önünde az bir yolu kaldığında düşmanın yo-


lunu sahte yemler kullanarak uzatabilirseniz, düşmanın üstünüze
saldırmasını engellemiş olursunuz.

HO YANXI: Küçük bir birliği kullanarak düşmanı peşine takın,


düşmanı henüz uzaklarda olduğunuza inandırın. Sonra da sürp-
riz bir birlikle düşmandan önce düşmanın varacağı yere yerleşe-
rek düşmanı beklemediği anda vurun.

SUN TZU

5 . M a n e v r a y ı d i s i p l i n l i b i r o r d u ile y a p m a k a v a n t a j l ı ; d i s i p l i n -
siz, k a l a b a l ı k bir s ü r ü y l e y a p m a k t e h l i k e l i d i r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Becerikli manevra karlı, beceriksiz manevra zararlı-


dır.

168
SUN TZU

6. Avantajlı k o n u m a g e ç e b i l m e k için o r d u n u z u n t a m teçhiz-


attı hale g e l m e s i n i b e k l e r s e n i z ç o ğ u n l u k l a ç o k g e ç kalmış
k a l m ı ş o l u r s u n u z . Ö t e y a n d a n aynı a m a ç l a bir birliği u ç a r -
casına sevk e t m e k de birliğin m a l z e m e ve e k i p m a n ı n d a n
ayrı k a l m a s ı n a n e d e n olur.

7 . Avantajı ele g e ç i r m e k u ğ r u n a , o r d u n u z a e m i r v e r i p , t a m
teçhizatla gece gündüz durmaksızın kilometrelerce süre-
cek uzun, y o r u c u yürüyüşlere zorlarsanız, komutanları-
mızla, ö n c ü birliklerinizin d ü ş m a n e l i n e g e ç m e s i n i izle-
m e k t e n b a ş k a bir a v a n t a j k a z a n a m a z s ı n ı z .

8 . O r d u n u z u n g ü ç l ü b i r i m l e r i hızla i l e r l e r k e n ağır b i r l i k l e r
geride k a l a c a k ; böylece birlikleriniz d ü ş m a n a ulaştığında
y o r g u n v e a n c a k o n d a bir g ü c ü n d e o l a c a k t ı r .

YORUMLAR

JİA LİN: Yol ne kadar uzarsa asker o kadar yorulur. Askerin gü-
cü yolda düşecek olursa asker güçsüzleşecek, taze ve dinlenmiş
düşman ise mutlaka size saldıracaktır.

SUN TZU

9 . D ü ş m a n ı ş a ş ı r t m a k a m a c ı y l a elli mil y o l y a p a c a k olur-


sanız, h e m ö n c ü birliklerinizin liderini y i t i r e c e k hem de
ancak yarı güçle savaş meydanına varacaksınız.

10. Aynı a m a ç l a otuz k i l o m e t r e yol y a p a r s a n ı z o r d u n u z u n


ü ç t e ikisi v a r a c a k t ı r .

11. Malzeme, silah, m ü h i m m a t v e e k i p m a n ı n ı y i t i r m i ş bir


ordunun k e n d i s i n i n y i t i k bir o r d u o l d u ğ u n u s ö y l e y e b i l i r i z

169
Y O R U M L A R

MEI Y A O C H E N : Sun Tzu Usta'nın söylediği bu üç konu son de-


recede önemlidir. Hazırlıksız bir ordu ile hazırlıklı bir orduya karşı
savaşmak imkansızdır.

SUN TZU

12. Sahip o l d u ğ u o l a n a k l a r ı b i l m e d i ğ i m i z d o s t g ü ç l e r l e iş
birliği yapamayız.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşmanın koşullarını, duygularını ve planlarını bil-


mediğiniz sürece kimse ile ittifak kuramazsınız.

DU MU: Bence bu sözlerin gerçek anlamı rakibinizin planlarını


bilmedikçe savaşmamanız gerektiğidir. Sirateijisini bilmediğiniz
düşmanla asla savaşmayın.

CHEN HAO: Bence her iki açıklama da mantıklı.

SUN TZU

13. Ö n c e d e n u ç u r u m l a r ı n ı , b a t a k l ı k l a r ı n ı , d a ğ l a r ı n ı , o r m a n -
l a r ı n ı , t u z a k l a r ı n ı b i l m e d i ğ i m i z t o p r a k l a r d a n bir o r d u y u
g e ç i r m e k a k ı l işi d e ğ i l d i r .

1 4 . Y ö r e s e l kılavuzlar k u l l a n m a d a n d o ğ a n ı n olanaklarını
avantaja çeviremeyiz.

YORUMLAR

LI QUAN: Düşman arazisine girdiğinde en uygun yolları bulabil-


mek amacıyla yöresel kılavuzlar kullanma zorunluluğu vardır.
Aksi taktirde.dağların, ırmakların arasında sıkışır, bataklıklarda
yiter gidersin; askerin aç, susuz kalabilir. Bu konu I Ching adlı

l 70
eserde," Kılavuzsuz geyik avının sonu çalılıklarda biter." denile-
rek vurgulanmıştır.

ZHANG YU: Bulunduğun arazinin her türlü ayrıntısını bilmedikçe


manevraya kalkma.

MEI YAOCHEN: Her ne kadar yöresel kılavuzlar ele geçirilebilir


ya da tutulabilirse de en iyisi her türlü arazide görev yapabilecek
usta izcileri bizzat yetiştirmektir

SUN TZU

15. S a v a ş t a d u y g u l a r ı n ı , h a r e k e t l e r i n i , a m a c ı n ı d ü ş m a n d a n
gizle. Kazanırsın.

YORUMLAR

DU MU: Askeri güç aldatmaya dayalıdır. Düşmanı aldatarak se-


nin gerçek koşulunu, gücünü anlamasına fırsat tanımadığında
düşman üzerinde hakimiyet kurabilirsin. Düşmana ancak avantaj
gördüğünde saldırıp, elindeki bidikleri düşmanı aldatmak, şaşıd-
mak amacıyla bölüp,dağıtırsın. Düşmanın senin aldatmalarına ne
şekilde karşılık verdiğini izleyip, zafere ulaşacak yolu araştırır,
planlarını ona göre hazırlarsın.

SUN TZU

16. B i r l i k l e r i n i b i r l e ş t i r m e y a d a b ö l m e k a r a r ı n ı s a n a ç e v r e
koşulları verdirtecektir.

1 7 . R ü z g a r g i b i hızlı, o r m a n g i b i y o ğ u n o l .

18. Saldırı v e y a ğ m a d a a t e ş , d ü ş m a n a d i r e n i ş t e yalçın d a ğ ol.

I7l
Y O R U M L A R

Ll QUAN: Savaşta tıpkı rüzgar gibi iz bırakmadan gelip, şimşek


gibi geri çekilmeli; birlikleriniz orman gibi düzenli olmalı. Saldırı-
nız ovadaki yangın gibi bir tutam ot için bile açgözlü olmalı; sa-
vunmada ise dağlar gibi yerinden kımıldamamalı.

WANG XI: Açıkta esen rüzgar gibi hızlı olmalı.

DU MU: Öylesine ateşli ve yabani olmalısın ki karşısında kimse


duramasın.

JİA LİN: Harekete geçmek için odada avantaj görmediğin sürece


tıpkı bir dağ gibi hareketsiz ol, hiç bir yeme kanma.

SUN TZU

19. Planlarınız g e c e n i n karanlığı gibi g ö r ü l m e z olsun, saldırı-


nız ise g ö k g ü r ü l t ü s ü g i b i i n s i n .

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Planlarınız gecenin karanlığı gibi düşman tara-


fından anlaşılmaz ve belirsiz olsun. Gök gürültüsü gibi saldırdığı-
nızda ise süratinizin karşısında kimse direnemesin.

HO Y A N X I : Tüm enerjinizi bir arada kullanmanın yolu stratejinizi


düşmandan gizlemektir.

SUN TZU

20. Y a ğ m a l a m a d a ganimeti askerleriniz arasında bölüştürün


Yeni yerleri fethettiğinizde de askerlerinizin faydalana-
cağı imkanlar yaratın.

YORUMLAR

ZAHNG YU: Askeri operasyonlarda düşman kaynaklarından ya-


rarlanmak ana kuraldır Ancak kaynakları bol olmayan ülkelerde

14 9
yapılması gereken uygulama, talan için her seferinde küçük
gruplara ganimet toplama sırasının verilmesidir. Ancak o zaman
her asker yeterince ganimet toplayabilecektir.
Ganimetin paylaşımından sonra da birliklerden bir kısmını
ayırarak elde edilen ganimetin düşmandan korunması gerekir.
Bazı yorumcular bu sözlerle, ele geçirilen toprağın katkıda
bulunanlar arasında paylaşımının vurgulandığını ileri sürseler de
ben bu sözlerin o anlama geldiği konusunda aynı fikirde değilim.

SUN TZU

21 . Harekete g e ç m e d e n düşün, tasarla.

2 2 . A l d a t m a c a s a n a t ı n ı e n iyi b i l e n z a f e r e u l a ş a c a k t ı r . B u d a
manevra sanatıdır.

YORUMLAR

Ll Q U A N : İlk harekete geçen konuk son harekete geçen ise ev


sahibidir. Konuk zorluklarla boğuşurken, ev sahibi rahattır. Uzak
ve yakın arasındaki ana fark yolculuk ve sonuçları olan yorgun-
luk, açlık ve soğuktur.

SUN TZU

23. Ordu Y ö n e t i m K i t a b ı d e r ki; Savaş alanında söylenen


söz fazla ileri g i t m e z . Davul ve gonklar bu yüzden ge-
reklidir. C i s i m l e r de kolay, kolay görülemez. Bayrak
ve flamalar da bu yüzden gerekir.

24. Bayrak, flama, boru ve gonklar askerlerimizin kulakla-


rını, g ö z l e r i n i bir n o k t a ü z e r i n d e y o ğ u n l a ş t ı r a b i l m e n i n ,
askeri bir b ü t ü n h a l i n e g e t i r m e n i n a r a ç l a r ı d ı r .

2 5 . B u ş e k i l d e t e k g ö v d e h a l i n e g e l m i ş bir o r d u n u n k a ı ş ı -
sında i l e r l e m e k en b ü y ü k c e s a r e t i bile aşar, g e r i l e m e k
ise o l a n a k s ı z l a s ı n B ü y ü k kitleleri y ö n e t m e s a n a t ı işte
budur.

173
Y O R U M L A R

MEI YAOCHEN: Askerin gözlerini kulaklarını birleştirmek onların


aynı hedefe bakmalarını, aynı komutları dinlemelerini sağlayaca-
ğından asker arasında karışıklık ve düzensizlik olmasını engeller.
Verilecek işaretler askere gidilecek yönü belideceğinden asker
dağılarak ayrı taraflara yönetmez.

SUN TZU

26. Gece savaşında, ateş ve davul işaretlerini , g ü n d ü z sa-


v a ş l a r ı n d a ise b a y r a k v e f l a m a i ş a r e t l e r i n i o r d u n u z u n
gözünü, kulağını e t k i l e m e k t e kullanın.

YORUMLAR

DU MU: Askerin vereceğiniz işaretlere uymasını sağlamalısınız.

MEI YAOCHEN: Askeri harekatlarda türlü türlü işaretlerin kulla-


nılmasının bir diğer amacı da düşmanı şaşırtmak olmalıdır.

WANG XI: Çok sayıda işaret kullandığınızda düşman şaşıracak


ve ordunuzun gücünü olduğundan büyük görebilecektir.

SUN TZU

2 7 . O r d u ruhunu, k o m u t a n aklını yitirebilir.

YORUMLAR

ZHANG YU: Savaş enerjiye bağlıdır. Yaşayan her varlık savaş-


maya zorlanabilir, ancak ölümüne savaşanların bu hırsı daha çok
içlerindeki enerjinin yoğunluğundan kaynaklanır. Bu nedenle as-
keri operasyonlardaki ana kurallardan biri ordudaki her kademe-
nin aynı öfke ile doldurulmasıdır. Böyle bir ordunun karşısına çık-
mak büyük cesaret ister.
Bu arada düşman üzerinize istekle geldiğinde, yapılacak
en akıllı taktik düşmanla o an savaşmamak, savunmaya çekilip
düşmanı izlemektir. Düşman gevşeyip canı sıkılmaya başladı-
ğında saldırıya geçerseniz düşmanın içindeki arzu tükenmiş ola-
cağından zafer size daha yakın olacaktır.

174
Komutanların yüreğini sarsmak konusuna gelince komuta-
nın kalbine giden yolun beyninden geçtiğini asla unutmayın. Bu
nedenle usta komutanlar düşman komutanlarını şaşırtıp, düze-
nini bozmaya, düşman askeri içinde düzensizlik yaratmaya, bir-
likler arasında korku doğurmaya çalışarak düşman komutanının
beyni üzerinden ordunun kalbini sarsarlar.

HO Y A N X I : İlk yapman gereken şey kendi kalbini sıkı tutmaktır.


Düşmanın kalbini ancak o zaman sarsabilirsin. Eski deyişlerden
birine göre eski zaman savaşçıları düşmanın kalbini çalacak
kalplere sahiplermiş. Yine eski bir savaş kuralına göre, sıkı akıl-
dan çıkacak taze enerji zaferden zafere koşar.

SUN TZU

28. Ordunun ruhu s a b a h keskindir; öğleyin bayrak sallan-


maya başlar; a k ş a m s a aklı k a m p a d ö n m e k t e d i r .
2 9 . Akıllı bir k o m u t a n , b u n e d e n l e , a s k e r i n i d ü ş m a n ı n r u h u -
nun keskin olduğu zaman değil, y o r g u n olduğu, geri
d ö n m e b e k l e n t i s i n e g i r d i ğ i z a m a n saldırtır. B u n a ruh
o k u m a sanatı denir.

YORUMLAR

MEI Y A O C H E N : Sabah başlangıcı, öğle vakti ortayı, akşam ise


bitişi simgeler. Asker de aynı şekilde sabah arzu ile başlar ancak
zaman geçtikçe yorulmaya, akşam olduğunda ise evine dönmeyi
düşünmeye başlar. İşte bu son dilim asker için en tehlikeli
zamandır
SUN TZU

30. Disiplin ve s ü k u n e t l e d ü ş m a n d a k i düzensizliği, kargaşa-


yı b e k l e m e k - inisiyatif k u l l a n m a sanatıdır.

YORUMLAR

DU MU: Bir kere kendi zihnini hazırladın mı yapacağın iş ince


ayarları yaparak emirleri vermektir. Kendini soğukkanlı ve sakin
tut, olayların etkisi altında kalma, ganimetin cazibesine kapılma.

175
Düşmanın düzensizliğini, düşman hatlarındaki kargaşayı kolla.
Saldır.

HO YANXI: Yürekli bir komutan emrindeki bir milyon askeri en


vahşi düşmanın üstüne saldıdabilir. Kazanma ya da kaybetme,
zafer ya da yenilgi genellikle iç içedir. Alınacak bilgi ve hazırlana-
cak stratejiler bin kere değişebilecektir. Bütün bunlar bir tek
yerde, komutanın göğsünde oluşacaktır, işte bu nedenle kalbi
olabildiğince açık, aklı düzenli olmadıkça hiçbir komutandan
karşısına çıkacak koşullara uyum göstermesi, yanılgısız kararlar
vermesi, beklenmedik ve büyük zorluklara göğüs germesi, her
meseleyi büyük bir soğukkanlılıkla ele alıp sonuçlandırması
beklenemez, umulamaz.

SUN TZU

31 . Düşman henüz uzakta iken hedefe yakın olmak, düşman


zorluklarla uğraşıp d u r u r k e n rahat, rahat bekleyebilmek,
d ü ş m a n açlıkla m ü c a d e l e e d e r k e n karnı tok olabilmek.
Buna güç tasarruf sanatı denir.

YORUMLAR

Ll QUAN: Bu bir ev sahibi- misafir gücü mukayesesi meselesidir.

DU MU: Bu düşmanın ayağına gitmektense düşmanı ayağına


getidme meselesidir.

SUN TZU

3 2 . B a y r a k v e f l a m a l a r ı d ü z e n l i , s a k i n , g ü v e n l i g ö z ü k e n bir
orduya saldırmaktan kaçınmak koşulları d e ğ e r l e n d i r m e
sanatıdır.

YORUMLAR

HO Y A N X I : Bu daha önce de vurgulanan güçlüden uzak durma


meselesidir.

SUN TZU

3 3 . T e p e d e mevzilenmiş ya da tepe aşağı saldırıya g e ç m i ş


d ü ş m a n a karşı ilerlemek askeri kurallara aykırıdır.

76
Y O R U M L A R

DU MU: Tepelerde ya da yüksek yerlerde mevzilenmiş düşmana


saldırıdan kaçının Yüksekten aşağı saldırıya geçen düşmanın
karşısına çıkmayın

SUN TZU

34. S a v a ş m a y ı bilen d ü ş m a n ı t a k i p e t m e . S a v a ş m a arzusu


kuvvetli d ü ş m a n a saldırma.

YORUMLAR

JİA LİN: Düşman henüz enerjisi yerindeyken aniden kaçmaya


başlamışsa bunun ardında mutlaka bir tuzak vardır. Böyle bir du-
rumda asla düşmanı takibe kalkmayın.

Ll QUAN: Güçlü enerjiden uzakta durun. Bu konuda Mei


Yaochen de, "enerjinin afallamasını bekleyin," demiştir.

SUN TZU

35. D ü ş m a n ı n g ö s t e r d i ğ i y e m i k a p m a . Evine d ö n e n o r d u y a
sataşma.

YORUMLAR

LI QUAN: Asker eve dönme arzusuna kapıldığında kararına


karşı çıkılamaz.

MEİ YAOCHEN: Bu durumdaki düşman askeri ölümüne savaşır.

SUN TZU

3 6 . D ü ş m a n o r d u s u n u k u ş a t t ı ğ ı n d a bir açık n o k t a bırak.


Bunalmış düşmanı çok zorlama.

177
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO: Eski savaş kurallarına göre, düşmanı üç yönden ku-


şatıp bir tarafı açık bırakın ki düşman yaşamın yolunu görebilsin.

DU MU: Düşmana bir yaşam yolu gösterin ki düşman size karşı


ölümüne savaşmasın. O zaman düşmanı yenmek kolaylaşacak-
tır.

MEI YAOCHEN: Doğa kuralları gereğince umudu tükenmiş bir


hayvan sonuna kadar savaşır.

ZHANG YU: Düşman gemilerini yakar, yiyecek kaplarını kırarak


tüm gücüyle üstünüze gelirse böyle düşmana bastırmayın. Baskı
altındaki en küçük hayvanın bile çılgınca savaşacağını asla aklı-
nızdan çıkarmayın.

SUN TZU

37. Buna Savaş Sanatı denir.

178
B ö l ü m VIII
TAKTİK DEĞİŞTİRME

SUN TZU

1. Savaşta, k o m u t a n e m r i n i h ü k ü m d a r d a n alır, o r d u s u n u
t o p l a r , g ü ç l e r i n i bir a r a y a g e t i r i r .

2. Zor koşullar altındaki yerlerde kamp y a p m a . Yüksek yol-


ların b i r l e ş t i ğ i y o l l a r d a m ü t t e f i k l e r i n l e i ş b i r l i ğ i y a p .
Tehlikeli pozisyonlar olan ücra yerlerde oyalanma.
Kuşatma altında strateji değiştir. Ümitsiz koşullarda savaş

YORUMLAR

ZHANG YU: Taktik değiştirme belidi yöntemlere bağlı kalmamak,


olayların akışına göre değişerek harekete geçmek demektir.

JİA LİN: Kuşatılmış arazi her tarafı yüksek tepelerle sarılı araziye
denilir: Bu tür arazide bulunduğunuzda düşman kolaylıkla girip
çıkarken sizin için çıkış son derecede zor olacaktır. Bu tür ara-
zide bulunduğunuzda özel planlar yaparak düşmanın üzerinize
gelmesini engelleyin; düşmanın elindeki avantajı dengelemeye
çalışın.

Ll QUAN: Askerinizi ölümcül bir konuma yerleştirdiğinizde bu ar-


tık askerinizin öz savaşı olacaktır.

SUN TZU

3. Girilmemesi g e r e k e n yollar, saldırılmaması g e r e k e n o r d u -


lar, k u ş a t ı l m a s ı g e r e k e n kentler, zorlanmaması gereken
mevziler, d i n l e n m e m e s i gereken hükümdar emirleri vardır

I 7 l
Y O R U M L A R

Ll QUAN: Üzerinde dar geçitlerin, pusuya uygun yerlerin bulun-


duğu yollardan geçmeyin.

DU MU: Başıbozuk birliklere asla saldırmayın, dönüş yolundaki


orduyu durdurmaya kalkmayın, umutsuz düşmana baskı yapma-
yın, ölümcül araziye saldırmayın. Zayıf düşmanın yiyecek bir-
liklerine saldırarak, düşmanı korkutup elinizden kaçırmayın.

ÇAO ÇAO: Zor bir arazide düşmana saldırmak her ne kadar


mümkünse de tavsiye edilmez. Bunun nedeni arazi koşullarına
dayanmanın zoduğudur. Böyle bir arazide kalmak elde edilecek
kazancın yitirilmesinden başka sonuç getirmeyeceği gibi kuşatıl-
mış arazideki düşmanınız da kurtulma umudunu yitirerek size
karşı ölümüne savaşacaktır.
Karşınıza çıkacak kale küçük ama güvenli olup düşmanın
elindeki malzeme de bol ise asla kuşatmaya kalkmayın. Karşı-
nıza çıkan arazi küçük olduğu kadar elde edilmesi ya da yitiril-
mesi kolay bir yer ise boşuna ele geçirmek için savaşmaya kalk-
mayın. Hızınızı artırmak gerektiğinde sivil yönetimin emirlerini
beklemekle asla zaman yitirmeyin.

DU MU: Silahlar lanetli cihazlardır; çatışmanın kalitesi düşüktür.


Savaşçı lideder ise yukarıda cenneti, aşağıda toprağı .önünde
düşmanı, ardında hükümdarı olmayan ölüm savaşçılarıdır.

SUN TZU

4. Taktik değişikliklerin avantajlarını t a m olarak anlayan


k o m u t a n b i r l i k l e r i n i n a s ı l y ö n e t e c e ğ i n i iyi b i l i r .

5 . B u n l a r ı a n l a y a m a y a n k o m u t a n ise, içerisinde bulunduğu


ü l k e n i n k o ş u l l a r ı n ı t a m o l a r a k bilse bile b i l g i s i n i p r a t i k
avantaja çeviremez.

6. Savaş Sanatı'nın Plan D e ğ i ş t i r m e d e r s i n d e t e c r ü b e y e


sahip olmayan savaş öğrencisi, Beş Avantaja s a h i p olsa
b i l e , a d a m l a r ı n ı e n iyi ş e k i l d e k u l l a n a m a y a c a k t ı r .

180
Y O R U M L A R

JİA LİN: Bulunduğunuz arazinin konumunu çok iyi bilseniz bile


aklınız yeterli esnekliğe sahip değilse arazi hakkındaki bilginiz
size yardımcı olamayacağı gibi araziden zarar bile görebilirsiniz.
Komutanlığın en önemli niteliklerinden biri koşullara uyum
yeteneğidir.
Koşulların momentine göre değişmeyi başarabilirseniz,
koşulların sağladığı avantajın niteliği değişmeyeceğinden zarar
gören taraf siz değil, düşmanınız olacaktır. Bu nedenle asla
belirgin bir kalıba bağlı kalmayın. Bu prensibi tam olarak
kavradığınızdan eminseniz, emrinizdekileri harekete geçirmeye
başlayabilirsiniz.
Koşullara uymak için bir kaç örnek vermek gerekirse:
• düşmanın pusu kurmasına uygun yapıda olduğunu fark
ettiğiniz bir yolda ilerlemekten vazgeçmek;
• umutsuzluğa kapıldığından ölümüne savaşmaya hazır
olduğunu fark ettiğiniz zayıf bir düşman birliğine saldırıdan vaz-
geçmek;
• bol yiyeceğe, kuvvetli silahlara, usta komutanlara, sadık
İdarecilere sahip olduğunu fark ettiğiniz bir kenti kuşatmaktan
vazgeçmek;
• mücadele edildiğinde büyük kayıplar vererek ele
geçirilebilecek bir arazi parçası için, elde edildikten sonra
muhafaza edilebilmesinin zorluğunu ve gereksizliğini anladığı-
nızda savaşmaktan vazgeçmek;
• normal koşullarda uyulması gereken sivil hükümet emir-
lerine bu emirlerin sonunda avantaj sağlamaktan çok zarar
getireceğini anladığınızda itaat etmemek; söylenebilir.
Bu tür kararların önceden verilmesi mümkün değildir;
olaylarla karşılaşıldığında değerlendirmenin yapılması ve. kararın
o anda verilmesi zorunludur.
Her türlü kısa yola sapmak, her türlü zayıf kenti kuşatmaya
kalkmak, alınabilecek her türlü araziye göz dikmek, her türlü
orduya komuta etmeye kalkmak yalnızca açgözlülüktür. Bu
bakımdan açgözlü iken aynı zamanda koşullara uyum konusunda
yetenekli olmadığınızda, yalnızca emrinizdekileri gerektiği yönde
harekete geçirememekle kalmayacak, ordunuzu yok edecek,
askerlerinizi tüketeceksiniz.

İRİ
SUN TZU

7. Akıllı liderin p l a n l a r ı n d a a v a n t a j ve d e z a v a n t a j b e k l e n t i l e r i
bir p o t a d a e r i y e c e k t i r .

8. Bu sayede avantaj beklentilerimiz zorunlu olarak değiştiğ-


inde, ana plana d ö n ü p a m a c ı m ı z a ulaşabiliriz.

9. Öte y a n d a n , zorlukların ortasında bile karşımıza ç ı k m a s ı


o l a s ı bir a v a n t a j ı y a k a l a m a y a ; kendimizi f e l a k e t l e r d e n ko-
rumaya hazır o l m a l ı y ı z .

10. D ü ş m a n k o m u t a n l a r ı n ı , başlarına çeşitli dertler yarata-


rak, s ü r e k l i m e ş g u l et; c a z i p y e m l e r i n p e ş i n e b o ş u n a d ü -
ş ü r t e r e k zorla, sayılarını azalt.

YORUMLAR

HO Y A N X I : Fayda ve zarar tümüyle birbirine bağlıdır; bu nedenle


bilge komutan her iki faktörü de ayrı ayrı değerlendirir.

ZHANG YU: Düşmanı zor duruma sokarak teslim olmaya zorla.


Başka bir strateji de düşman saflarına nifak sokarak düşmanı
yormak ve çalışmasına engel olmaktır.

DU MU: Düşmanı sürekli rahatsız ederek dinlenme fırsatı ta-


nıma. Ancak, buna kalkmadan önce mutlaka yerine getirmen ge-
reken asıl görevin güçlü bir ordu, zengin bir ülke, uyumlu bir top-
lum ve düzenli bir yaşam düzeyi kurmaktır.

SUN TZU

1 1 . Savaş Sanatı bize d ü ş m a n ı n üzerimize g e l m e m e s i n i ,


ummaktansa düşmanı karşılamaya hazırlıklı o l m a m ı z ı ,
düşmanın bize s a l d ı r m a m a s ı n ı d i l e m e k t e n s e bizim
pozisyonlarımızın d ü ş m a n ı n saldırısını imkansızlaştır-
masını öğretir.

18 2
Y O R U M L A R

HO YANXI: Güvenlik içinde iken tehlikeyi unutmaz, düzen için-


deyken karışık günleri aklından çıkarmaz, tehlike ve karışıklığı
daha odaya çıkmadan fark etmeyi başararak, engel olmayı bece-
rebilirsen sen gerçekten en iyisin.

SUN TZU

1 2 . Bir k o m u t a n ı n y a p a c a ğ ı b e ş h a t a f e l a k e t g e t i r e b i l i r .
(a) D i k k a t s i z c e s a r e t , y o k o l m a y a g ö t ü r ü r .
(b) K o r k a k l ı k , d ü ş m a n a esir d ü ş m e y e g ö t ü r ü r .
(c) A c e l e c i l i k , h a k a r e t l e r l e k ı ş k ı r t ı l a b i l i r .
(d) Şeref D ü ş k ü n l ü ğ ü , utanmaya götürür.
(e) A d a m l a r ı n a a ş ı r ı d ü ş k ü n l ü k , endişe ve t e r e d d ü d e
götürür

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Cesur ama düşüncesiz olanlar ölümüne savaşmaya


giriştiklerinde başarısız olmaya mahkumdur. Bu tür komutanlar
her türlü pusuya kolay düşerler.

MENG SHI: Zayıf ve güçsüz komutanın aklı sağ salim geri dön-
mektedir. Komutanın kalbi savaş alanında olmadığında emrin-
deki askerin de şevki kalmaz. Ordudaki subaylar da birlikler de
tereddüde kapılır. Böyle bir ordunun sonu esaret ya da yok ol-
maktır.

ÇAO ÇAO: Çabuk öfkeye kapılan insanları hakaret ederek, şeref


düşkünlerini ise iftira ya da şerefsizlikle kızdırarak üzerinize gel-
meye zorlayabilirsiniz.
Ayrıca, düşmanın korumak için önem verdiği yerlere yapa-
cak saldırılar da düşman acele ile bu noktalara koşmak zorunda
kalacağından düşmanın düzenini bozacak; düşman gücünü yiti-
recektir.

83
SUN TZU

1 3 . B u b e ş h a t a bir k o m u t a n ı n , s a v a ş a l a n ı n d a i ş l e y e b i l e c e ğ i
beş savaş günahıdır.

1 4 . Bir o r d u y e n i l d i ğ i n d e , l i d e r i k a t l e d i l d i ğ i n d e n e d e n m u t -
laka bu beş g ü n a h t a d ı r . Bunları ö n e m s e y i n

YORUMLAR

CHEN HAO: Başarılı komutanlar başka türlüdür: Ne ölüme ko-


şarlar ne de yaşamak İçin beklenti içinde olurlar. Olaylara göre
kendilerini değiştirir, öfkeye kapılmaz, kendilerini hiç bir zaman
hakaret edilmiş hissetmezler. Fırsatını bulduklarında kaplana
benzerler, aksi taktirde kapıları kapalıdır Harekete geçmeleri ya
da savunmada kalmaları tümüyle strateji gereğidir, asla memnun
olmaz, asla öfkelenmezler.

18 4
B ö l ü m IX
ORDUNUN İLERLEMESİ

SUN TZU

1. Şimdi meselemiz ordunun kamp kurmasında. Gözünüz


düşman işaretlerinde olsun. Dağları çabuk geçip vadilere
yakın yerleri tercih edin

YORUMLAR

Ll QUAN: Dağlık yerlerde dar geçitleri güvence altına alıp, vadi-


lerde su ve çayıdardan yararlanın.

ÇAO ÇAO: Bu, konu ilerlemek için en avantajlı yolun seçilmesi


ile ilgilidir.

SUN TZU

2 . DAĞ SAVAŞI: Kampı y ü k s e k n o k t a l a r d a güneşi karşınıza


alarak kurun. S a v a ş m a k için t e p e l e r e t ı r m a n m a y ı n .

YORUMLAR

DU MU: Eski savaşçılar,"savaş yokuş yukarı değil yokuş aşağı


yapılır, "derler.

SUN TZU

3 . NEHİR SAVAŞI: Ordunuz nehri geçtiğinde olabildiğince


kısa z a m a n d a n e h i r d e n uzaklasın.

4. İlerlemekte olan d ü ş m a n nehir geçiyorsa, nehrin orta-


sında karşılamak üzere saldırmayın. E n iyi a n d ü ş m a n ı n
yarısının g e ç t i ğ i yarısının hala su içinde o l d u ğ u andır.

18 5
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO ve Ll QUAN: Düşmanı nehir geçmeye zorla.

SUN TZU

5. Saldırı hususunda ne kadar sabırsız olursanız olun,


sakın nehri g e ç m e k üzere nehir kenarında d u r m a k t a olan
düşmana saldırmayın.
6. Uzun mesafeli silahlarınızı güneşe bakar şekilde düş-
mandan yüksek araziye yerleştirin. Düşmana nehir
yukarı saldırmayın.

YORUMLAR

JİA LİN: Nehirde savaş sırasında sel baskını altında kalma


olasılığının yanı sıra düşman' nehire zehir de atabilir. Yine de
nehirde savaşmaya zorunlu kaldığınızda nehir yukarı savaş-
maktan uzak kalın ki bir yandan düşmanla diğer yandan nehir
sularıyla savaşmak zorunda kalmayın.

DU MU: Bunun dışında nehirde bulunduğunuz sırada elinizdeki


botları akıntı altında bırakmayın. Düşman akıntıyı ardına alarak
üzerinize saldırabilir.

SUN TZU

7. BATAKLIK SAVAŞI: Bataklıkları geçerken amacınız en


kısa z a m a n d a b a t a k l ı k t a n ç ı k m a k o l s u n .
8. Bataklıkta savaşmak zorunda kalırsanız, unutmayın ki
elinizde su ve otunuz vardır. Arkanızı ağaçlara verip
savaşın.

186
Y O R U M L A R

WANG XI: Düşmanla böyle bir durumda karşılaşmanız halinde


bile yapmanız geren şey, bulunduğunuz konumdan en iyi şekilde
yararlanmak olmalıdır. Sırtınızı mutlaka güvende tutmalısınız.

SUN TZU

9. DÜZ ALAN SAVAŞI: Düz a l a n d a sağınızı ve ardınızı t e p e -


lere v e r i p , d ü ş m a n ı ö n ü n ü z e alın.

YORUMLAR

DU MU: Savaşçı İmparator Taigong'un şu sözlerini asla akıldan


çıkarmayın. "Bir ordu her zaman nehir ya da bataklığı soluna, te-
peleri ise sağına almalıdır."

MEI YAOCHEN: Savaş için daima savaş araçlarınızın rahat ha-


reket edebileceği düzlükteki arazileri seçin. Dağları ya da yüksek
tepeleri sağ ardınıza aldığınızda moment sizden yanadır. Bu du-
rum özellikle tepe aşağı saldırıda savaşçılar için avantaj yaratır.

SUN TZU

10. Bu savaş bilgileri Sarı İ m p a r a t o r ' u n pek çok d ü ş m a n ı n ı


y e n m e k t e kullandığı stratejinin t e m e l bilgileridir.

YORUMLAR

ZHANG YU: Sarı İmparatordan burada söz edilmesinin nedeni


savaş sanatı kavramının kendisinin döneminde başlamış olması-
dır.
SUN TZU

1 1 . T ü m ordular y ü k s e k yerleri alçak zeminlere, aydınlık


alanları karanlık yerlere tercih ederler.

87
Y O R U M L A R

MEI YAOCHEN: Yüksek yerler İnsanlar için ferahlık sağlarken


alçak yerler rutubetli yapısından dolayı hastalık taşır. Bu nedenle
yükseklerdeki birlikler moment gücünü ardlarına alır, alçak yer-
dekiler ise zorluklar içinde boğuşur.

WANG XI: Karanlık ve rutubetli yerlerde uzun süre kalan insanda


depresyon ve hastalıklar baş gösterir.

SUN TZU

12. A s k e r l e r i n i z e ö z e n g ö s t e r i y o r , k a m p y e r l e r i n i k u r u a r a -
zide kuruyorsanız, askerlerinizi salgın hastalıklardan
korumuş olursunuz.Sağlıklı bir o r d u z a f e r e d a h a y a k ı n d ı r

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Bu gerçekleri iyi bilenler moment gücü nedeni


ile zaferden emin olabilirler.

SUN TZU

1 3 . Bir t e p e y e y a d a n e h i r y a m a c ı n a g e l d i ğ i n i z d e e ğ i m i s a ğ
ardınıza, g ü n e ş i karşınıza alarak y e r l e ş i n . B ö y l e c e h e m
askerlerinizi korumuş hem de pozisyonunuzun doğal
avantajlarından m a k s i m u m faydalanmış olacaksınız.

YORUMLAR

ZHANG YU: Askeri operasyonlarda en büyük avantaj arazinin


konumundan doğar.

SUN TZU

14. T e p e l e r e s a ğ a n a k y a ğ m u r l a r i n d i ğ i n d e g e ç m e y i t a s a r -
ladığınız nehir kabarmış, k ö p ü r m ü ş olabilir. Bu d u r u m -
da en iyisi b e k l e m e k t i r .

188
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO: Beklemekteki amaç nehiri geçerken sel baskını al-


tında kalmamaktır.

SUN TZU

1 5 . Dik u ç u r u m l a r ı n , s e l y a m a ç l a r ı n ı n , d e r i n ç u k u r l a r ı n , s a k -
lı v a d i l e r i n , sık ç a l ı l ı k l a r ı n , bataklıkların büyük yarıkların
b u l u n d u ğ u b ö l g e l e r d e n olabildiğince ç a b u k çıkın, böyle
y e r l e r d e n z o r d a k a l m a d ı k ç a uzakta kalın.

1 6 . Siz b u t ü r y e r l e r d e n u z a k t a k a l m a y a d i k k a t e d e r k e n , d ü ş -
manı buralara sürüklemeye; d ü ş m a n a saldırıya geçtiği-
mizde de d ü ş m a n ı n ardında bu tür alanların olmasına
özen gösterin.

YORUMLAR

ÇAO ÇOA: Askeri operasyonlarda bu tür arazilerden uzakta


kalmaya özen gösterirken yapacağınız manevralarla düşmanın
ardını bu tür araziye verdirmeye çalışın ki şans düşmandan yana
değil, sizden yana olsun.

SUN TZU

17. Kampınızın ç e v r e s i n d e tepeler, yüksek otlarla örtülü


göletler, kamış tarlaları, ya da çalılıklarla kaplı koruluklar
varsa bu alanları adamakıllı kontrol edin.
Bu tür alanlar, pusu kurmak isteyen d ü ş m a n baskıncı-
larının v e c a s u s l a r ı n ı n e n ç o k t e r c i h e t t i k l e r i y e r l e r d i r .

YORUMLAR

ZHANG YU: Bu tür arazilere girildiğinde mutlaka durup çevrenizi


baştan aşağı arayın. Unutmayın ki bu tür yerler pusu kurmak için
ya da düşman casuslarının aranıza sızması, neler konuştuğu-
nuzu, verdiğiniz komutları dinlemesi için ideal yerlerdir.

89
SUN TZU

18. D ü ş m a n size y a k ı n l a ş m a s ı n a r a ğ m e n h a l a s a k i n ise


bulunduğu pozisyonun doğal gücüne inanıyor d e m e k t i r .

19. D ü ş m a n s a k i n d u r m a k l a b i r l i k t e sizi k ı ş k ı r t ı y o r s a , sizin


üzerine gelmenizi istiyor d e m e k t i r .

20. Düşmanın kamp yerine ulaşım kolay g ö z ü k ü y o r s a , mut-


l a k a s i z e bir y e m g ö s t e r i y o r d u r .

YORUMLAR

DU MU: Düşman doğal olarak güvenli bir pozisyonda bulunmak-


tansa üssünü başka bir yere taşımaktaysa, bunun tek anlamı
vardır: Orada kendisine bir avantaj görmüştür.

SUN TZU

21. Ormandaki ağaçlar arasındaki bir h a r e k e t l e n m e düş-


manın ilerlediğinin simgesidir. Sık o t l a k l a r d a g ö z ü k e c e k
p e r d e l e m e l e r d ü ş m a n ı n sizi ş ü p h e l e n d i r m e y e çalıştığı
anlamındadır.

YORUMLAR

DU YU: Çalılar arasında perdeleme yapan düşmanın amacı sizi


tuzak kurulduğuna inandırmaktır.

SUN TZU

2 2 . A n i d e n y ü k s e l e n k u ş l a r bir p u s u n u n b e l i r t i s i d i r .
Ü r k m ü ş h a y v a n l a r a n i bir b a s k ı n ı n h a b e r c i s i d i r .

23. Ufukta g ö z ü k e c e k y ü k s e k toz bulutları savaş arabaları-


nın i l e r l e m e k t e o l d u ğ u n u g ö s t e r i r . T o z bulutları alçak
a m a g e n i ş bir a l a n a d a ğ ı l m ı ş ise p i y a d e l e r y a k l a ş m a k -
tadır. Toz bulutları ufak, ufak ve çeşitli yönlere dağıl-
m a k t a ise d ü ş m a n b i r l i k l e r i a t e ş i ç i n o d u n t o p l a m a k t a -
dır. İleri g e r i h a r e k e t e d e n k ü ç ü k t o z b u l u t l a r ı d a
düşmanın kamp yapmakta olduğunu belirtir.

90
Y O R U M L A R

MEI YAOCHEN: Hafif birliklerin kampı da hafif tozlu olur.

SUN TZU

24. Sakin sesle verilen komutlar, y o ğ u n l a ş a n hazırlıklar


d ü ş m a n ı n saldırıya g e ç e c e ğ i n i ; sert komutlar, saldırı
g ö s t e r i l e r i ise d ü ş m a n ı n g e r i ç e k i l e c e ğ i n i n i ş a r e t l e r i d i r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşman mütevazılık içinde sizinle görüşmeye geldi-


ğinde mutlaka çevreye casuslar çıkarın. Düşmanın büyük bir sü-
ratle savaş hazırlığı yaptığını göreceksiniz.

ZHANG YU: Düşman elçileri sizinle sed konuşuyor, bidikleri iler-


liyorsa, düşmanın amacı sizi korkutarak geri çekilmenizi sağla-
maktır.

WANG XI: Düşmanın sesi yüksek, hareketi tehdit edici oldu-


ğunda düşmanın geri çekileceği aklınıza gelmez.

SUN TZU

25. Hafif s a v a ş a r a b a l a r ı öne gelir de y a n l a r a h a r e k e t e d e r s e ,


bu düşmanın savaş düzenine g e ç m e k t e olduğunun belir-
tisidir.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Birlikler dizilmeye başladığında tek amaç var-


dır: Savaş.

DU MU: Hafif savaş araçları savaş alanının sınırlarını


oluşturur.
SUN TZU

2 6 . B e l i r g i n bir a n l a ş m a ile b i r l i k t e g e l m e y e n b a r ı ş ö n e r i l e r i
tuzak belirtisidir.

191
YORUMLAR

CHEN HAO: İki ülke birbirine saldırgan davranışlar içinde iken


içlerinden birinin anlaşma imzalamaktan kaçınarak, barış ve
dostluk yaklaşımı göstermesinin mutlaka bir nedeni vardır. Bu
durumda düşman ya bir iç kargaşa ile karşılaşmış, bu sorunu ra-
hatça çözebilmek için geçici olarak zaman kazanmaya çalış-
maktadır ya da sizin gücünüzün kendisinden yüksek olduğunu
anlamış ve o nedenle kendisine yeterli hazırlık yapma zamanı
kazandırırken sizin dostluk nedeni ile gevşemenizi hedeflemek-
tedir.

SUN TZU

27. Düşman birlikleri arasında koşuşturma artar, askerler


bölük, bölük t o p l a n ı r l a r s a kritik an gelmiştir.

YORUMLAR

JİA LİN: Düşman safları aniden harekete geçtiğinde mutlaka bir


nedeni vardır. Akla ilk gelmesi gereken olasılık düşmana takvi-
yelerin geldiği ve düşmanın üzerinize akına kalkacağıdır. Yapıla-
cak en doğru iş derhal düşman saldırısına hazırlanmaktır.

SUN TZU

2 8 . Bazı birlikler ilerlerken bazıları geri çekiliyorsa, bu y e m -


dir.

YORUMLAR

DU MU: Düşman sizi üzerine çekmek amacı ile kendisinde kar-


gaşa ve düzensizlik varmış numarası yapmaktadır.

SUN TZU

29. Askerler mızraklarına yaslanıyorsa, acıkmışlardır.


3 0 . S u g e t i r m e y e g i d e n a s k e r l e r i n ilk işi s u i ç m e k o l m u ş s a ,
ordu susuz kalmıştır.

YORUMLAR

ZHANG YU: Aç insanın enerijisi kalmaz, bunu en rahat silahla-


rına yaslanmalarında görebiliriz. Orduda genellikle askşr hep bir-
likte yemek yediğinden eğer bir asker açsa tüm ordu aç demektir.

WANG YU: Bu işaretlerin analizi ile düşmanın peşinde açlık ve


susuzluğun dolaştığını görebilirsiniz.

SUN TZU

3 1 . D ü ş m a n k a z a n a b i l e c e ğ i a v a n t a j l ı bir p o z i s y o n g ö r d ü ğ ü
halde hareket e t m i y o r s a , askerler t ü k e n m i ş t i r .

YORUMLAR

ZHANG YU: Asker de subaylar da yorgun olduğunda savaşa


zorlanamaz. Bu nedenle böyle bir durumda başlarındaki komutan
bir avantaj görse bile askere saldırı emri vermekten kaçınır.

SUN TZU

32. Kuşların konduğu yerlerde düşman yoktur. Gece gürültü


yapan düşmanın sinirleri bozuktur.

YORUMLAR

Ll CUAN: Surlarında kuşlar gördüğünüz kale terk edilmiştir.

ÇAO ÇAO:Düşman askerleri gece vakti gürültü yapıyorsa düş-


man komutanı ürkmüş demektir.

DU MU: İnsanlar sadece korktuklarında veya huzursuz oldukla-


rında birbirlerine seslenerek cesaret bulmaya çalışırlar.

93
CHEN HAO: Her on kişiden sadece biri bile cesur olduğunda di-
ğer dokuz kişi her ne kadar korkak ve zayıf olurlarsa olsunlar
kendilerini o bir kişi sayesinde güvende hissedebilirler. Ben de
ÇAO ÇAO'nun sözlerine katılıyorum. Geceleyin gürültü yapan
askerin başındaki komutan korku içindedir.

SUN TZU

33. K a m p t a k a r g a ş a varsa k o m u t a n ı n o t o r i t e s i zayıftır.


Bayraklar, flamalar aşağı yukarı hareket ediyorsa asker-
in i ç i n e f i t n e d ü ş m ü ş t ü r . S u b a y l a r k ı z g ı n ise asker yor-
gundur.

YORUMLAR

LI QU AN: Komutanın otoritesi kalmadığında ordu başıbozuktur.

ZHANG YU: işaret flamalarının kullanım amacı birlikleri düzen-


lemektir. Flamalar düzensiz bir şekilde sallandığında ordunun ka-
rışıklık içinde bulunduğu anlaşılır.

JİA LİN: İnsanlar yorulduğunda kolay sinirlenirler.

SUN TZU

34. Düşman, atlarını buğdayla beslemeye, öküzlerini kesip


y e m e y e başlarsa, y e m e k kazanlarını ateşe koymuyorsa,
çadırlarına dönmeyeceklerini, ölene kadar savaşmaya
hazır o l d u k l a r ı n ı a n l a m a l ı y ı z .

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Düşman öküzlerini kesmeye başlamış, yemek


kaplarını bırakıp, çadırlarına dönmemeye başlamışsa umutlarını
iyice yitirdiklerini, zafer için ölümüne dövüşeceklerini anlamak ge-
rekir.
SUN TZU

35. Küçük gruplar halinde fısıldaşan ya da alçak sesle ko-


nuşan asker gruplarının oluşması asker arasında muha-
lefetin varlığını gösterir.

194
Y O R U M L A R

MEI YAOCHEN: Askerler arasında fısıldaşma askerin gerçek


duygusunu odaya koyduğunu; askerlerin ağır ağır hareket etmesi
ise görevlerin ihmal edilmekte olduğunu gösteren önemli mesaj-
lardır.

WANG XI: Asker arasındaki fısıldaşma askerin ne hissettiğinin,


görevlerin yapılmasındaki gevşeme de askerin komutanına olan
inancının azaldığının simgesidir. Komutanına inancı kalmamış
asker, komutan hakkında konuşmaya koyulur.

SUN TZU

36. Çok fazla ödül düşmanın kaynaklarının tükendiğini, çok


f a z l a c e z a ise a ş ı r ı s ı k ı n t ı k o ş u l l a r ı n ı n v a r l ı ğ ı n ı b e l i r t i r .

YORUMLAR

DU MU: Komutanlar ellerindeki momentin gücü tükendiğinde as-


keri şevke getirmek ve isyana kalkmalarını önlemek için sürekli
ödüller vermeye başlarla. Asker yorulduğunda cezadan korkuyu
unutur, bu durumda askeri korkutmak için komutanlar sürekli
ceza vermeye başlarlar.

MEI YAOCHEN: Asker kendisine verilen emirleri yerine getire-


meyecek kadar yorulduğunda komutanlar otoriteyi sürdürmek için
ceza yağdırmaya başlarlar.

SUN TZU

3 7 . C o ş k u ile s a v a ş a g i r i ş i p , d ü ş m a n ı n g ü c ü n ü g ö r ü n c e k o r -
kuya kapılmak haber almanın zaafını gösterir.

YORUMLAR

LI QU A N : Olabilecekleri düşünmeksizin harekete geçtikten sonra


korkuya kapılmak akılsız cesarettir. Akılsız cesaretin sonu genel-
likle kötü olur.

195
SUN TZU

3 8 . G e l e n e l ç i l e r bize k o m p l i m a n y a p ı y o r s a , d ü ş m a n a t e ş k e s
istemektedir.

YORUMLAR

DU YU: Düşman teslim olmaksızın barış ister şekilde size


yaklaştığında amacı dinlenmek için zaman kazanmaktır.

WANG XI: Bu durumda moment güçleri daha fazla dayanama-


yacaktır.
SUN TZU

39. D ü ş m a n birlikleri kızgınlıkla ilerler, karşımıza dikilir a m a .


çatışmaya girmeye ya da geri d ö n m e y e kalkmazsa bu du-
rumda son d e r e c e d e uyanık ve tedbirli olmamız gerekir.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Düşman kesinlikle sürpriz bir saldırıya hazırlanıyor-


dur
SUN TZU

40. Birliklerimizin gücü düşmanla h e m e n , h e m e n e ş i t ise


düşman genellikle doğrudan saldırmaz. Bu durumda yap-
mamız g e r e k e n şey, güçlerimizi toplamak, düşmanı yak-
ından takip e d e r k e n takviye s a ğ l a m a y a çalışmaktır.

YORUMLAR

CHEN HAO: Elimizdeki güç düşmanın gücünden daha üstün ol-


madığında düşman üzerine ilerlemek o an için bize herhangi bir
avantaj sağlamayacak ise komşu ülkelerden yardım istemek-
tense elimizdeki işçileri ordumuza katmak zafer için daha yararlı
olacaktır

JİA LİN: Büyük bir gücün kendinden küçük bir birliğe saldırması
o güce prestij sağlamaz. Prestij daha çok küçük bidiğin kendin-
den üstün güce saldırısından doğar.

18 2
SUN TZU

41 . D ü ş m a n ı hor g ö r ü p , p l a n l a m a y ı ihmal e d e n , d ü ş m a n a
esir d ü ş m e y e mahkumdur.

YORUMLAR

DU MU: Önceden planlar yapıp hazırlanmaktansa cesaretine gü-


venerek bulunduğu koşullara aldırmayıp, düşmanı hafife alan ta-
rafın kaderi düşmana esir düşmektir.

SUN TZU

42. Komutanına güven d u y m a y a n askere ceza verildiğinde


asker komutanına itaatkar olmayacaktır. İtaatsiz asker
ise a s l a z a f e r k a z a n a m a z .
Komutanına inanan askere ceza uygulanmazsa asker
Komutanına güvenini yitireceğinden yine başarısız
olacaktır.

YORUMLAR

WANG XI: Askerin kafasında güven ve saygı duyguları en ba-


şından itibaren kurulamamışsa, asker size bağlılık göstermeye-
cektir.

ZHANG YU: Askerin güven ve saygısının kazanıldığı ve dolayı-


sıyla asker ile komutan arasında bağlılığın kurulu olduğu ko-
numlarda bile ceza uygulamaları gevşeyecek olursa asker mağ-
rurlaşacak, normal görevini yapmaktan uzaklaşacaktır.

SUN TZU

43. Bu nedenle askerin komutanına inanmasını sağlamak


i ç i n a y ı r ı m g ö s t e r m e d e n bir y a n d a n a d i l d a v r a n ı p , d i ğ e r
y a n d a n çelik gibi disiplin altında tutmalıyız. Bu zafere
giden en kesin yoldur.

97
Y O R U M L A R

ÇAO ÇAO: insancıl davranmak kültür sanatından, disiplin ise


adaletten doğar.

Ll QUAN: Kültür sanatı cömertlik ve ödül anlamına gelirken, sa-


vaş sanatı disiplin ve cezaya dayanır.

MEI YAOCHEN: Askere cömert ve insancıl davran, disiplin ve


sedlikle birleştir. Sertlikle cömertlik yanyana geldiğinde zafer ke-
sindir.

SUN TZU

44. Eğitimde askere, e m r e itaat alışkanlığı verilmişse ordu


disiplinlidir. Aksi halde disiplin yoktur. Disiplin zaferin
anahtarıdır.
4 5 . Ş a y e t bir k o m u t a n h e m a d a m l a r ı n a g ü v e n d i ğ i n i g ö s t e r i p ,
h e m d e e m i r l e r i n e k e s i n i t a a t i s t i y o r s a , k a z a n ç iki y ö n l ü
olur.

YORUMLAR

DU MU: Emre itaat askerliğin yaşam tarzıdır. Normal zamanlarda


en başından itibaren cömedlik ve güvenilidik ile onur ve düzen
bidikte mevcut olduğunda, daha sonraları asker düşmanla karşı-
laştığında düşmana karşı da aynı düzen içinde, birbirine sonsuz
güven ve anlayış ile karşı koyacaktır.

198
Bölüm X
ARAZİ FAKTÖRÜ

SUN T Z U

1. Altı ç e ş i t a r a z i v a r d ı r .
(a) D ü z g ü n arazi.
(b) Karışık a r a z i .
(c) İ h m a l e d i l e c e k a r a z i .
( d ) Dar g e ç i t l e r .
(e) U ç u r u m l u tepeler.
(f) Düşmandan uzak pozisyonlar.

2. Heriki tarafın da rahatlıkla girebileceği arazilere "Düzgün


Arazi" denilir.

3. Bu tür araziye d ü ş m a n d a n önce g e l m e y e ; arazinin y ü k s e k ,


güneşli bölgelerini t u t m a y a özen gösterin. Malzemelerinizi
dikkatle koruyun. O zaman savaşa avantajla başlarsınız.

4. Terk edilmesi kolay o l m a k l a birlikte y e n i d e n ele g e ç i r i l m e -


si zor olan araziye "Karışık Arazi" denir.

5 . B u t ü r bir a r a z i d e n hazırlıksız d ü ş m a n a saldırıp, yenebil-


irsiniz. A m a , d ü ş m a n sizi hazırlanmış, bekliyorsa ve düş-
manı y e n e m e z s e n i z bu araziye dönüşünüz olanaksız ola-
c a k ; sizin için f e l a k e t l e r b i r b i r i n i t a k i p e d e c e k t i r .

6 . A r a z i n i n k o n u m u h e r iki t a r a f ı n d a ilk a d ı m d a e l e g e ç i r e -
m e y e c e ğ i t ü r d e n s e bu tür arazilere "İhmal Edilecek Arazi"
denir.

7 . B ö y l e bir a r a z i d e , d ü ş m a n b i z e c a z i p bir y e m v e r s e bile


ilerlemektense gerileyerek düşmanı üzerinize gelmeye
kışkırtmak gerekir. Düşman ordusunun bir k ı s m ı üzerimize
geldiğinde saldırı avantajı bizde olacaktır.

I9 0
8. Dar g e ç i t l e r e g e l i n c e , i l k ele g e ç i r e n s i z s e n i z k u v v e t l e r i -
nizi d i k k a t l e y e r l e ş l e ş t i r i p , d ü ş m a n ı n g e l m e s i n i b e k l e y i n .

9 . D ü ş m a n o r d u s u s i z i n d a r bir g e ç i d i e l e g e ç i r m e n i z e e n g e l
olduğunda, dar g e ç i d i n d ü ş m a n c a k o n m u ş tarzını incele-
yin. İyi k o r u n u y o r s a ü z e r i n e g i t m e y i n .

1 0 . U ç u r u m l u t e p e l e r i ilk s i z e l e g e ç i r m i ş s e n i z , y ü k s e k v e
güneşli noktalara yerleşip düşmanı bekleyin.

1 1 . Düşman sizden önce davranıp y e r l e ş m i ş s e , üzerine git-


meyin. Düşmanı geri çekiliyor gibi y a p a r a k yerinden
çıkarmayı deneyin.

12. D ü ş m a n l a a r a n ı z d a o l d u k ç a b ü y ü k bir m e s a f e v a r s a v e
her ikinizin d e g ü ç l e r i birbirine yakınsa savaşa girmek
kolay o l m a y a c a ğ ı gibi savaşın s o n u c u d a her z a m a n
lehinize olmayabilir.

1 3 . B u altı p r e n s i p Arazi f a k t ö r ü n ü n a n a p r e n s i p l e r i d i r . So-


r u m l u l u k s a h i b i bir k o m u t a n b u p r e n s i p l e r i d i k k a t l e i n c e -
lemelidir.

YORUMLAR

LI QUAN: Bunlara arazi faktörleri denilmesinin nedeni bu arazi-


leri bilmeyen ya da anlamayan komutanın savaşı kaybedeceği
gerçeğindendir.

MEI YAOCHEN: Askerin kendisinden yararlandığı ve üzerinde


zaferi kazandığı yer arazidir. Bu nedenle arazi faktörüne en büyük
önem verilmelidir.

SUN TZU

14. O r d u n u n basına doğal nedenlerin dışında, daha çok


k o m u t a n ı n h a t a l a r ı n d a n k a y n a k l a n a c a k altı bela g e l e -
bilir. Bunlar:
(a) G e r i ç e k i l m e .
(b) Baş kaldırma.
(c) Ç ö k ü ş .

200
(d) H a r a p o l m a k .
(e) Kargaşa.
(f) Bozgun.

15. D i ğ e r k o ş u l l a r a y n ı k a l m a k l a birlikte şayet bir b i r l i ğ i n


karşısına kendisinin on misli bir düşman çıkarsa bu
birliğin t e k ş a n s ı kalır. Geri ç e k i l m e .

16. A s k e r l e r ç o k g ü ç l ü a n c a k s u b a y l a r ı zayıfsa sonuç baş-


kaldırmadır. Subaylar güçlü asker zayıfsa,sonuç çöküş-
tür.

1 7 . Ü s t s u b a y l a r ı n kızgınlıkla a m i r l e r i n e baş kaldırıp, baş


komutanın emrini b e k l e m e d e n kendi başlarına d ü ş m a n -
la savaşa kalkmalarının s o n u c u Harap Olmak'tır.

1 8 . Bir k o m u t a n zayıf, o t o r i t e s i n i y i t i r m i ş , v e r d i ğ i e m i r l e r
açık, belirgin olmayıp, sürekli değişiyorsa; emrindeki
subaylar da a s k e r l e r de belirli g ö r e v l e r e sahip değil ve
üstüne üstlük ordu katmanları düzensiz, rast gele
k u r u l m u ş ise b u d u r u m a t e k a d v e r i l e b i l i r . Kargaşa.

1 9 . Bir k o m u t a n d ü ş m a n ı n g e r ç e k g ü c ü n ü s e z e m e z d e , kendi
zayıf bir b i r l i ğ i n i kendinden güçlü düşmana saldırtır ya
da s e ç m e birliklerini güçlü düşmanı karşısında ordunun
ön saflarına yerleştirmeyi ihmal ederse, bunun tek s o n u -
cu olabilir. Bozgun.

YORUMLAR

ZHANG YU: Genel olarak, düşmanı yenmenin yolu askeri liderin


tek bir fikir üzerinde kenetlenerek tüm birliklerin aynı amaç üze-
rinde yardımlaşmasından geçer.

SUN TZU

20. Sorumluluk sahibi her k o m u t a n ı n y e n i l g i y e d ü ş m e m e k


için d i k k a t e t m e s i g e r e k e n altı yol vardır.

2 1 . A r a z i n i n d o ğ a l k o ş u l l a r ı bir a s k e r i n e n ö n e m l i m ü t t e f i -
kidir. A n c a k , b u n u n yanı sıra, d ü ş m a n ı n g ü c ü n ü s e z m e

201
yeteneği, zafere giden güçlerin kontrolü, zorlukları,
t e h l i k e l e r i , m e s a f e l e r i g ö r m e k a p a s i t e s i bir k o m u t a n ı n
test sorularıdır.

22. Bu hususları bilip s a v a ş s ı r a s ı n d a kullanan komutan


savaşı kazanır. Bunları bilmeyen ya da k u l l a n a m a y a n
komutan kaybetmeye mahkumdur.

YORUMLAR

JİA LİN: Emrindeki askeri becerisine, cesaretine göre ayırmasını


bilmeyen komutan kendi yenilgisini hazırlar.

CHEN HAO: Yenilgiye yol açan altı neden vardır. Birincisi açık
bir ceza ve ödül sisteminin eksikliği; ikincisi, rakamların değer-
lendirilmesinde yanılgı; üçüncüsü, yetersiz eğitim; dördüncüsü,
mantıksız aşırı heyecanlanma; beşincisi, kanun ve düzenin ye-
tersizliği; sonuncusu ise güçlü ve sebatkar olanı seçmede yeter-
sizliktir.

ZHANG YU: Bu hususlara dikkat etmeyen yenilecektir.


Düşmanın içinde bulunduğu koşulları ve araziyi bilen komutan
kazanacak, bilmeyen komutansa kaybedecektir.

SUN TZU

23. Savaşın s o n u c u n u n zafer olacağı kesinse, başınızdaki


h ü k ü m d a r i s t e m e s e bile s a v a ş ı n . A m a , s a v a ş ı n z a f e r l e
sonuçlanmayacağını görüyorsanız, hükümdar yalvarsa
bile s a v a ş m a y ı n .

24. Düşmana karşı, savaşı kazanınca k a v u ş a c a ğ ı şan, ş e r e f


ve şöhreti düşünmeden savaşan; g e r e ğ i n d e üstün
d ü ş m a n karşısında geri çekilmesini bilen, tek amacı
tek amacı ülkesini k o r u m a k olan k o m u t a n l a r ülkeleri-
nin mücevheridir.
Y O R U M L A R

ZHANG YU: Hükümdarın emrinin tersine ilerleyen ya da çekilen


komutanın amacı asla kişisel değildir. Komutan verdiği her emir-
de ülkesinin yararını ve emrindeki askerin yaşamını düşünen kişi-
dir. Böyle yararlı hizmetkarlar ülkenin servetidir.

SUN TZU

25. A s k e r l e r i n i z e öz ç o c u k l a r ı n ı z gibi bakın, sizi en d e r i n


vadilere kadar takip edeceklerdir. Onlara yetişkin oğul-
larınız g i b i b a k ı n , y a n ı n ı z d a ölmeyi her ş e y e t e r c i h
edeceklerdir.

YORUMLAR

LI QUAN: Askere doğru davrandığınızda askerin tüm gücü emri-


nizde olacaktır.

SUN TZU

26. Ancak, askerinize düşkün olduğunuz halde otorite kul-


lanamıyorsanız; y u m u ş a k kalpli olduğunuz halde emir-
lerinizi d i n l e t e m i y o r s a n ı z , a s k e r l e r i n i z a r a s ı n d a k a r g a ş a
hüküm sürüyorsa, askerleriniz yaramaz çocuklara dön-
m ü ş t ü r . Hiç bir işe y a r a m a z l a r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Askere sadece ödül ya da sadece ceza uygulamak


hiç bir amaca hizmet etmez. Ceza ve ödül uygulaması birlikte
uygulanmadığında asker şımarık bir çocuk gibi ya her yaptığı için
ödül bekleyecek ya da tümüyle mutsuz olacaktır Bu uygulama-
dan yararlı bir sonuç çıkmayacağı gibi vereceği zarar da büyük
olabilir.

203
SUN TZU

27. Askerlerimizin s a v a ş a hazır o l d u ğ u n u bilmemize rağ-


men, d ü ş m a n ı n s a v a ş a hazır o l m a d ı ğ ı n ı n f a r k ı n d a d e ğ i l -
ilsek, z a f e r e g i d e n y o l u n a n c a k y a r ı s ı n d a y ı z d e m e k t i r .

2 8 . D ü ş m a n ı n s a v a ş a hazır o l m a d ı ğ ı n ı bilmekle birlikte ken-


d i a s k e r l e r i m i z i n s a v a ş a h e n ü z hazır o l m a d ı ğ ı g e r ç e ğ i n i
göremiyorsak zafere giden yolun henüz yarısındayız
demektir.

29. D ü ş m a n ı n s a v a ş a hazırlıklı o l d u ğ u n u , kendi askerimizin


s a v a ş a hazır o l d u ğ u n u b i l m e m i z e r a ğ m e n , üzerinde bul-
duğumuz doğal koşulların savaşmaya uygun olmadığını
göremiyorsak zafere giden yolun yine yarısındayız de-
mektir.

YORUMLAR

WANG XI: Kendinizi bilirken düşmanı bilmiyor ya da düşmanı bi-


lirken kendinizi bilmiyorsanız her iki durumda da zaferden emin
olamazsınız. Kendinizi de düşmanınızı da adamakıllı tanıdığı-
nızda bile savaşa kendinizi hazır görüyorsanız yine de bulundu-
ğunuz arazinin avantajlarını ya da dezavantajlarını değerlendir-
meyi unutmamanız son derecede önemlidir.

SUN TZU

30. Deneyimli asker, harekete g e ç t i ğ i n d e asla şaşırmaz,


birliğini asla k a y b e t m e z .

31 . Sonuç o l a r a k Savaş S a n a t ı ' n ı n ünlü bir d e y i ş i n d e n b a h -


sedelim: Düşmanı bildiğiniz kadar kendinizi de biliyor-
sanız, zafer k o n u s u n d a ş ü p h e n i z olmasın. Bunun yanın-
da, C e n n e t i biliyor, Dünyayı tanıyorsanız zaferiniz kesin
olacaktır.

204
Y O R U M L A R

DU MU: Harekete geçmeden zafer ya da yenilgiyi öngörebiliyor-


sanız savaş sırasında karışıklığa düşmez elinizdeki güçleri bo-
şuna yıpratmazsınız.

MEI YAOCHEN: Düşmanın avantajları ile kendi avantajlarınızı


görebildiğiniz sürece tehlikede değilsiniz. Hava ve arazi faktörle-
rini iyi bildiğinizde ise karşınıza geçilmez geçitler çıkmayacaktır

2 0 5
B ö l ü m XI
ARAZİDE DOKUZ KONUM

SUN TZU

1. Savaş Sanatı d o k u z t i p arazi t a n ı m l a r .


(a) Karışık Arazi
(b) Yakın Arazi
(c) İhtilaflı Arazi
(d) Açık Arazi
( e ) A n a h t a r Arazi
( f ) Ciddi Arazi
(g) Zor Arazi
(h) Kuşatılmış Arazi
( i ) Ümitsiz Arazi

2. Savaş kendi ü l k e m i z d e yapılıyorsa bu arazi t ü r ü n e


"Karışık Arazi denir.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Asker toprağına bağlı ve birlikler yurda yakınsa aske-


rin dağılması çok kolay olur.

SUN TZU

3. Düşman arazisine g i r m e m i z e rağmen henüz kendi sınırlar-


ımızın y a k ı n ı n d a y s a k b u t ü r a r a z i y e " Y a k ı n A r a z i " d e n i r .

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Bu tür arazide unutulmaması gereken şey askerlerin


her an geri dönebileceği faktörüdür.

206
DU MU: Ne zaman ki bir ordu ilerler ve düşman arazisine girerse
gemileri yakıp geri dönüş olanağının kalmadığını askerine gös-
termelidir.

SUN TZU

4. Sahip olunması h e r iki t a r a f a d a b ü y ü k a v a n t a j s a ğ l a y a n


araziye İhtilaflı Arazi d e n i r

YORUMLAR

ÇAOO ÇAO: Azınlığın çoğunluğa üstünlük sağlayabileceği ara-


zilerde zayıf taraf güçlüyü dize getirebilir.

DU MU: Doğal engeller ile stratejik geçitler çatışmanın kaçınıl-


maz olduğu yerlerdir.

SUN TZU

5 . Her iki t a r a f ı n d a k o l a y l ı k l a g i r i p ç ı k a b i l d i ğ i a r a z i y e A ç ı k
Arazi denir.

YORUMLAR

ZHANG YU: Yolların kesiştiği ve geçişin durdurulmasının müm-


kün olmadığı arazilere trafiği kolay arazi denilir.

SUN TZU

6. Üç krallığın arazilerinin b i r l e ş m e noktasında yer alan ara-


zilere Anahtar Arazi denir. Bu tür arazilere sahip olan kral-
lık, i m p a r a t o r l u ğ u n da büyük kısmına sahip olur.

YORUMLAR

HO Y A N X I : Anahtar arazi çeşitli ana yolların birleştiği ve eline ilk


geçiren tarafın ülkenin her tarafına ulaşımı kontrol altına alabile-

207
ceği arazilerdir. Bu tür arazileri ele geçiren taraf güvenliğe kavu-
şurken, elinde tutamayan ise tehlikelerle başbaşa kalacaktır.

SUN TZU

7 . Bir o r d u d ü ş m a n ü l k e s i n i n b a ğ r ı n a g i r m i ş o l m a s ı n a k a r -
şın, a r d ı n d a kuvvetli düşman k a l e l e r i b u l u n m a k t a ise
b u l u n d u ğ u arazi k o n u m u Ciddi Arazi olarak adlandırılır.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Bu tür arazilere geriye dönüşün zor olduğu arazi de-
nilir.

SUN TZU

8. G e ç i l m e s i zor olan dağlık o r m a n l a r , çalılık y a m a ç l a r , ba-


taklıklarla kaplı arazilere ZOR ARAZİ denir.

YORUMLAR

HO YANXI: Zor arazilerin zorluğu bu tür arazilerde siper kazıl-


masının ya da engellerin inşasının zor olması nedeniyle sa-
vunma yapmanın neredeyse imkansız olmasından gelir. Bu tür
arazilere girildiğinde yapılacak en akıllıca iş mümkün olabildi-
ğince kısa sürede çıkmaktır.

SUN TZU

9. Dar v a d i l e r d e n g e ç i l e r e k u l a ş ı l a b i l e n , i ç i n d e n d a r a c ı k keçi
y o l l a r ı ile ç ı k ı l a b i l e n a r a z i l e r e k u ş a t ı l m ı ş A r a z i d e n i r . B u
t ü r a l a n l a r d a z a y ı f b i r b i r l i k k o c a bir o r d u y l a b a ş a ç ı k a b i l i r .

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Bu tür arazilerden geçebilmenin tek yolu çev-


reye olağanüstü uyabilme yeteneğidir.

208
ZHANG YU: Girişi dar, ardı kapalı bu tür arazilerde bir kişi bin
askeri kolayca durdurabilir. Bu nedenle bu tür araziler tam pusu
yerleridir.

SUN TZU

10. Sadece g e c i k m e d e n savaşmamız halinde içinden sağ


çıkabileceğimiz araziye Ümitsiz Arazi denir.

YORUMLAR

CHEN HAO: Ümitsiz arazide bulunan asker delik sandaldan ya


da yanan evden çıkamayan insana benzer.

MEI YAOCHEN: İlerlemek, gerilemek ya da yanlara yönelmek


mümkün olmadığında savaşmaktan başka seçenek yoktur.

SUN TZU

1 1 . Karışık A r a z i d e s a v a ş m a . Y a k ı n A r a z i d e d u r m a . İhtilaflı
Arazide saldırma.

12. Açık A r a z i d e d ü ş m a n ı n y o l u n u kapatma. Anahtar Arazide


müttefiklerinle işbirliği yap.

13. Ciddi a r a z i d e d ü ş m a n ı y a ğ m a l a . Zor Arazide yoluna dik-


katle d e v a m et.

14. K u ş a t ı l m ı ş A r a z i d e s t r a t e j i n i g ö z d e n g e ç i r . Ümitsiz Arazi-


de savaş.

YORUMLAR

Ll OUAN: Karışık arazide askerin firar olasılığı yüksektir.

MEI Y A O C H E N : Yakın arazi ordunun henüz yeni girdiği arazi di-


limleridir. Ana vatan henüz yakın olduğundan asker sırtını du-
vara yaslanmış hissetmez. Böyle olunca da asker savaşa kon-
santre olamaz. Bu nedenle bu tür arazilerde ilerlerken büyük

209
kentlerden ve ana yollardan uzakta durarak hızla yol almak tav-
siye edilir.

ÇAO ÇAO: ihtilaflı arazide düşmana saldırmak avantaj sağla-


maz. Esas avantaj bu tür araziye düşmandan önce girmektedir.

WANG XI: Açık arazileri kapatmak doğru değildir. Yapılacak en


doğru iş bu tür arazilerdeki yolların iaşe temini amacı ile kullanıl-
masını sağlamaktır.

MENG SHI: Anahtar arazide güvenliğin yolu müttefiklerle işbirli-


ğine bağlıdır. Müttefik sahibi olmak güven getirirken, müttefik yi-
tirmek tehlike yaratır.

ÇAO ÇAO: Ciddi arazide iaşenin yolu yağmadan geçer. Bu ko-


nuda Li Quan'in notu ise," Düşman arazisinde ilerlerken halkı
adaletsiz davranışlarla kendinize düşman etmekten kaçının. Han
hanedanının kurucusu, Qin Hanedanı'nın ülkesini ele geçirdi-
ğinde talan ya da yağma yapmayarak ülke halkının kalbini ka-
zanmış.

LI QUAN: Zor arazide siper kurmak imkansız olduğundan acele


çıkmaya bak.

ÇAO ÇAO: Kuşatılmış arazide düşmana sürpriz taktikler hazırla.

CHEN HAO: Ümitsiz araziye düşen her asker ölümüne savaşa -


caktır. Eski savaşçılar bu nedenle," Askeri ümitsiz araziye sürün
ki yaşasınlar, "demiştir.

SUN TZU

1 5 . E s k i n i n d e n e y i m l i k o m u t a n l a r ı , d ü ş m a n ı n ö n c ü l e r i ile
ardçıları arasındaki ahengi bozmanın ustaları olmuşlardı.
Böylece, ordu karargahlarının kendilerine bağlı birliklerle
olan işbirliğini b o z m a n ı n yanı sıra y e d e k güçlerin
zor d u r u m a düşen birliklerin imdadına y e t i ş m e s i n e
engel oluyor, komutanların subaylarına verdiği komut-
ların b i r l i k l e r e u l a ş m a s ı n ı d a d u r d u r u y o r l a r d ı .

2I0
16. D ü ş m a n kuvvetleri bir a r a y a g e l d i ğ i n d e bile a r a l a r ı n d a
düzensizlik yaratmasını biliyorlardı.

17. Kendilerine a v a n t a j s a ğ l a y a c a ğ ı n ı g ö r d ü k l e r i z a m a n ilerli-


yorlar, g ö r m e d i k l e r i n d e hareketsiz bekliyorlardı.

YORUMLAR

LI QUAN: Eski komutanlar sürekli değişik taktikler uygulayarak


düşmanın aklını karıştırıyor, bir oradan bir buradan yaptıkları
baskınlarla düşmanı korkutup, düzenini bozuyorlardı. Bu du-
rumda düşman kendisini toparlayıp plan yapmak için zaman bu-
lamıyordu.
SUN TZU

1 8 . " D ü z g ü n bir ş e k i l d e s a l d ı r ı i ç i n i l e r l e m e k t e o l a n k u v v e t l i
bir d ü ş m a n karşısında ne yapardınız?" diye s o r u l d u ğ u n -
da " D ü ş m a n için ç o k önemli olan bir ş e y i e l i m e g e ç i r -
m e y e çalışır, s o n r a d a d ü ş m a n ı n a m a n d i l e m e s i n i bekler-
dim. " diye cevap verirlerdi.

YORUMLAR

WANG XI: Kendinize avantajlı bir pozisyon seçip yerleştikten


sonra özel baskın timleriyle düşmanın iaşe yollarını kesin. Düş-
man sizin planınıza uymak zorunda kalacaktır.

CHEN HAO: Düşman için çok önemli olan şeyden kastedilen


yalnızca düşmanın dayanakları olmayıp düşman tarafından ö-
nemli bulunan her şeydir.

SUN TZU

1 9. S a v a ş t a s ü r a t ana silahtır. D ü ş m a n ı n hazır o l m a d ı ğ ı anı


kollayın. B e k l e n m e d i k yollardan geçip, k o r u n m a s ı ihmal
edilmiş noktalardan vurun.

I7l
YORUMLAR

CHEN HAO: Düşmanı hazırlıksız, tedbirsiz ve plansız yakalama-


nın en önemli aracı sürattir. Tereddüt, düşmana çalışacaktır

SUN TZU

2 0 . D ü ş m a n t o p r a k l a r ı n ı i ş g a l e t m e k t e o l a n bir o r d u n u n
p r e n s i p l e r i şunlardır: D ü ş m a n ı n içine ne kadar g i r e r s e n i z
askerleriniz arasındaki dayanışma o kadar artar.
Düşmanı askerleriniz arasındaki dayanışma yok eder.

YORUMLAR

DU MU: Düşman topraklarını işgalde kullanılacak ana doktrin,


askerin düşman ülkesinin ne kadar derinine girerse savaşa o de-
recede konsantre olacağı, tek düşünce etrafında toplanarak ölü-
müne savaşacağı prensibine dayalıdır. Böyle bir orduyu yenmek
hemen hemen imkansızdır.

SUN TZU

21 . Zengin ülkelere girdiğinde, o r d u n u b e s l e y e b i l e c e ğ i n


akınlar düzenle.

22. A d a m l a r ı n ı n d u r u m u n d a n e m i n ol. Ü c r e t l e r i n d e n aşırı


kesinti y a p m a . Enerjini, g ü c ü n ü yoğunlaştır. Ordunu
sürekli hareket halinde tut, değişik harekat planları gel-
iştir.

YORUMLAR

WANG XI: Tüm enerjini birleştir, ekstra gücünü elinde tut, duru-
munu gizle, planlarını sakla, düşmanca anlaşılmaz olup düşma-
nın açığını gözle.

2I2
SUN TZU

23. Askerlerini kaçışın olanaksız o l d u ğ u n o k t a l a r a s ü r ki,


ölesiye savaşsınlar. Ölümle karşı karşıya olan bir a s k e r i n
b e c e r e m e y e c e ğ i i ş y o k t u r . Ö l ü m t e h l i k e s i ile k a r ş ı k a r ş ı -
şıya olan a s k e r l e r d e s u b a y l a r d a g ü ç l e r i n i n z i r v e s i n e çı-
karlar.

2 4 . Çıkış yolları kapalı, k a ç m a olanağı kalmayan askerler


korku duygusunu yitirirler. Direnme güçleri sonsuzlasın
H e l e , bir d e y a b a n c ı t o p r a k l a r d a y s a , i n a t ç ı bir c e p h e
o l u ş t u r u r l a r . Y a r d ı m g e l m e s i d e z o r g ö z ü k ü y o r s a , s ı k ı bir
mücadele verirler.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Çaresiz insanlar ölümden korkmazlar.

SUN TZU

2 5 . B ö y l e bir d u r u m d a a s k e r l e r i n i z e m i r b e k l e m e y e b i l e g ö r -
meden kulakları kirişte olur; v e r d i ğ i n i z her e m i r a n ı n d a
yerine getirilir; sınırsız s a d a k a t gösterirler, her konuda
sonsuz güvenebileceğiniz askerlere dönüşürler.

YORUMLAR

DU MU: ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kalan savaşçılar ast de-
meden üst demeden aynı amaç çevresinde toplanırlar. Bu du-
rumda hiç bir uyarıya gerek kalmaksızın dikkatli ve uyanık olur,
emirlere sadık kalırlar.

SUN TZU

2 6 . A s k e r a r a s ı n d a k i batıl itikatları, k e h a n e t l e r i d u r d u r . O
zaman ö l ü m d e n başka korku kalmaz.

27. Askerlerimiz paraya çok önem vermiyorlarsa bu zengin


olmak istememelerinden değildir.
Ö m ü r l e r i ç o k u z u n o l m u y o r s a , b u d a k e s i n l i k l e ö l m e k is-
temelerinden değildir.

28. Askerlerinize savaş emri verdiğinizde, içlerinde hüngür,


hüngür ağlayanlar, zırhlarını gözyaşlarıyla yıkayanlar
ç ı k a b i l i r . A n c a k s a v a ş a g i r d i k l e r i n d e her b i r i s i n i n bir k a h -
raman olacağından şüpheniz olmasın.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Savaşçı savaşa girerken başka çare kalmamışsa,


malını mülkünü bırakır. Savaşçının ağlaması ölümüne savaşaca-
ğının göstergesidir

DU MU: Değerli mallara sahip asker malını bırakmak istemedi -


ğinde ölümüne savaşacak ruhu yitirir. Bu da onun sonu olur.

WANG XI: Ağlamalarının tek nedeni heyecanlanmış olmalarıdır

SUN TZU

29. Usta savaş t a k t i s y e n i çıngıraklı yılana benzer. Kafasına


saldırırsan, kuyruğundaki zehirle saldırır; kuyruğuna sal-
dırırsan, dişlerini geçirir; gövdesine saldırırsan, hem diş-
l e r i ile h e m d e k u y r u ğ u ile s a l d ı r ı r .

YORUMLAR

ZHANG YU: Usta'nın bu öğretisi savaş hattı metodunun temeli-


dir. Sekiz Klasik Savaş Manevrası isimli el kitabında bu konu;
"ordunun ardını ön, önünü ard yap ki ordunun aynı anda dört ba-
şı sekiz kuyruğu olsun. Ordunun başı her yerde olduğunda düş-
man ortadan saldırıya geçmişse ordun hem başı hem de kuyruğu
ile ısıracaktır, "sözleriyle işlenmiştir.

SUN TZU

30. Bana, "Bir ordu çıngıraklı yılana benzeyebilir mi?" diye


s o r a c a k olursanız, c e v a b ı m " E v e t , " tir.
Aralarında anlaşmazlık olan Komutan Wu ile K o m u t a n

214
Y u e h ' i n a s k e r l e r i a y n ı t e k n e d e n e h r i g e ç e r k e n bir f ı r t ı n a -
ya y a k a l a n a c a k o l u r l a r s a , sol elin s a ğ ele y a r d ı m ı gibi
bir a r a y a g e l e c e k l e r d i r .

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Bu gücü sağlayan faktör pozisyonun gücüdür.

SUN TZU

3 1 . S a v a ş t a z a f e r için, a t l a r ı m ı z ı n k o ş u m l a r ı n a , s a v a ş a r a ç -
larımızın t o p r a k t a k i izlerine g ü v e n y e t e r l i değildir.

YORUMLAR

DU MU: Savaş alanında atların koşumları sadece atları bir çiz-


gide tutmak amacıyla kullanılır. Savaş arabalarının tekerleklerinin
gömülmesi sadece onların kımıldamamasını sağlayabilir. Ancak
bunların hiçbiri askere güven verip, zaferi sağlayamaz. Güvenin
ve zaferin yolu değişikliklere uyum sağlamaktan, askerleri ölüm-
cül noktalara sürerek ölümüne savaşmalarını sağlamaktan, bir-
birlerine iki el gibi yardımcı olmalarını düzenlemekten geçer.

SUN TZU

3 2 . S a v a ş t a bir o r d u n u n y ö n e t i m p r e n s i b i a s k e r için y ü k s e k
bir c e s a r e t s e v i y e s i b e l i r l e m e k v e h e r a s k e r i n bu seviye-
ye ulaşmasını sağlamaktır.
3 3 . G ü ç l ü l ü k ile z a y ı f l ı ğ ı n a y n ı a n d a n a s ı l e n iyi k u l l a n ı l a c a ğ ı
s o r u s u n u n cevabı arazi pozisyonlarındaki seçimlerdedir.

YORUMLAR

CHEN HAO: Emirlerin açık ve kesin olduğu ordularda cesur as-


ker kendi kendine ilerleyemez, korkak asker kendi başına geriye
çekilemez. O zaman ordu tek birlik haline gelir.

ZHANG YU: Arazinin avantajlarından tam olarak yararlandığında


elindeki asker zayıf da olsa kazanabilirsin.

2\5
SUN TZU

3 4 . İşinin ehli k o m u t a n o r d u s u n u s a n k i bir kişiyi y ö n e t i r g i b i ,


elinden tutarak yöneten komutandır.

YORUMLAR

DU MU: Çaresizlik içindeki askerin yönetimdeki kolaylık, askerli-


ğin mecazıdır.
SUN TZU

35. Çok k o n u ş m a y a r a k , gizliliği güven altına almak; dimdik


durup, adaletli olarak disiplini s a ğ l a m a k komutanın g ö r e -
vidir.

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Sessizlik içinde göze çarpmadan kaldığınız sü-


rece düşmanınız gerçek durumunuzu anlayamayacaktır. Askeri-
nize adaletle ve disiplinle davrandığınız sürece hiç bir düşman
sizi rahatsız edemeyecektir.

ZHANG YU: Bilge komutanın emirleri sakin ve derinlerde gizli-'


dır. Düşman asla sezemez. Yönetimi de adaletli ve disiplinlidir.
Hiç bir düşman böyle bir komutanı hafife alamaz.

SUN TZU

36. Subaylarının, askerlerinin kafasını g e r e k t i ğ i n d e yanlış


rapor ve olaylarla karıştırıp, her ş e y i sorgulamalarını
engellemesini de bilmelidir.

YORUMLAR

LUI QUAN: Bunun gerçek nedeni savaşın başında henüz planla-


rın olgunlaşmamış olmasıdır. Komutanlar başlangıç stratejilerini
emrindekilerle hazırlamaktansa sonuçtaki zaferin tadını birlikte
çıkarmayı tercih eder.

216
DU MU ve ZHANG YU: Bu sözlerin öğretisi bizce askerin bir şey
bilmeden emirlere itaat etmesi gerektiğidir.

SUN TZU

37. Savaş düzenlerini, planlarını d e ğ i ş t i r e r e k , düşmanının


kendi o r d u s u hakkında sağlıklı bilgi e d i n m e s i n i önlemeli;
yerini değiştirip, dolaylı, karışık yolları t e r c i h e d e r e k düş-
mandan esas amacını saklamayı başarmalıdır.

YORUMLAR

ZHANG YU: Gerçek amacınızı kimse anlamadığında zafer kesin-


dir. Beyaz Dağların ünlü bilgesinin dediği gibi, "askeri operasyon-
larda aldatmacaların kullanılmasının gerçek nedeni, yalnızca
düşmanı yanıltmak değildir. Kendi birliklerini de aldatarak körü
körüne emrinde tutmak da yararlı bir araçtır."

SUN TZU
3 8 . O r d u k o m u t a n ı , e n k r i t i k a n d a , y ü k s e k bir y e r e t ı r m a n ı p
altındaki merdiveni atmasını bilmelidir. Elini gösterme-
den o r d u s u n u düşman içine başka türlü s ü r e m e z .

39. G e m i l e r i n i yakar, y i y e c e k kazanlarını kırar; ordusunu


k o y u n s ü r ü s ü g i b i bir o t a r a f a , bir b u t a r a f a y ö n e l t e r e k
yönünün anlaşılmasına olanak yaratmaz.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Komutanın bunu yapmaktaki amacı askerin fikir birli-


ğinde olmasını sağlamaktır.

Ll QUAN: Savaştan zaferle dönen ordu ardındaki gemileri ve


köprüleri yakarak aynı ülkü çevresinde toplanan ordudur. Asker,
komutanın planını bilmediğinde tıpkı bir koyun sürüsü gibi ko-
mutanının peşinden gider

217
SUN TZU

4 0 . D ü ş m a n ı k e n d i p l a n ı n a u y g u n bir n o k t a y a s ü r e r e k , t e h l i -
keye düşmesini sağlamak komutanın en önemli görev-
lerindendir.

41 . Dokuz arazi t ü r ü n ü n her birine g ö r e a l ı n a c a k ö n l e m l e r ,


saldırıya veya s a v u n m a y a yönelik t a k t i k l e r ile i n s a n
doğasının ana kanunlarını mutlaka özenle çalışmalıdır.

YORUMLAR

DU MU: Komutan gerileme ya da ilerlemenin avantajları ile de-


zavantajlarından bahsettiğinde esas amacı, arazi faktörünün in-
san üzerindeki etkilerini kullanmaktır

SUN TZU

42. Düşman arazisinde ilerlerken genel prensip, ne kadar


ileri g i d i l i r s e a s k e r i n o kadar dayanışma göstereceği
prensibidir. Sınır y a k ı n l a r ı n d a ise t a m t e r s i n e k a r g a ş a
daha olasıdır.

43. Kendi ülkeni a r d ı n d a bırakıp, komşu araziye girdiğinde,


kritik arazidesin d e m e k t i r . Dört y ö n d e iletişim kurulabili-
yorsa, birleşen yolların bulunduğu anahtar arazidesindir.

4 4 . Bir ülkenin içlerine g i r d i ğ i n d e ciddi a r a z i d e s i n . Düşman


arazisinde fazla ilerlemediğinde bulunduğun arazi yakın
arazidir.

4 5 . D ü ş m a n ı n s a ğ l a m k a l e l e r i g e r i n d e k a l m ı ş , ö n ü n d e ise d a r
geçitler b u l u n m a k t a y s a bu araziye kuşatılmış arazi denir.
Çıkış o l a n a ğ ı y o k s a bu a r a z i y e Ümitsiz Arazi d e n i r .

4 6 . Bu d u r u m d a , dağınık arazide a d a m l a r ı m a a m a ç birliği


a ş ı l a r ı m . Y a k ı n a r a z i d e ise, t ü m b i r l i k l e r i m i n a r a s ı n d a
yakın temas olmasına bakarım.

218
47. İhtilaflı arazide, artçı b i r l i k l e r i m e d i k k a t eder, hızlandırı-
rım.

48. Açık arazide, dikkatimi savunmam üzerinde yoğunlaş-


tırırım. Birleşen yolların bulunduğu anahtar arazide
müttefiklerimle işbirliğini ararım.

49. Ciddi arazide m a l z e m e ikmalini g ü v e n c e altına almaya


ç a l ı ş ı r d ı m . Z o r a r a z i d e ise d i k k a t i m i o r d u m u d u r m a k s ı z ı n
ilerletmeye verirdim.

50. Kuşatılmış arazide o r d u m u n geri ç e k i l m e yollarını kapa-


tırdım. Ümitsiz arazide, askerlerime hayatlarının kurtul-
masının ümitsiz olduğunu söylerdim.

51 . Bunun nedeni, d ü ş m a n t a r a f ı n d a n kuşatıldığını, yardım


gelmesinin olanaksız olduğunu bilen a s k e r d e olağan üs-
t ü i n a t ç ı bir d i r e n i ş g ü c ü , s ı n ı r s ı z bir s a v a ş m a i s t e ğ i n i n
ortaya çıkacağını; askerlerimin t e h l i k e a l t ı n d a her e m r i
yerine getireceğini bilmemdir.

YORUMLAR

DU Mü: Asker düşman tarafından kuşatılmadıkça düşmana dire-


nerek zafere ulaşacak kararlığa sahip olamaz. Ancak çaresizlikle
karşı karşıya kaldıklarında birlik beraberlik içinde savunmalarını
oluştururlar.

MENG SHI: Korku yollarında ilerleyen asker her emre itaat eder.

SUN TZU

52. Durumunu bilmediğimiz k o m ş u prenslerle işbirliği y a p a -


m a y ı z . Ö n c e d e n uçurumlarını, bataklıklarını, dağlarını, or-
manlarını, tuzaklarını bilmediğimiz topraklardan bir o r d u -
y u g e ç i r m e k a k ı l işi d e ğ i l d i r . Y ö r e y i b i l e n kılavuzlardan
yararlanmadıkça, doğanın sağladığı avantajları kullana-
mayız.

219
5 3 . S a v a ş ç ı bir p r e n s a ş a ğ ı d a k i d ö r t , b e ş p r e n s i b i g ö z a r d ı
edemez.

5 4 . S a v a ş ç ı b i r p r e n s g ü ç l ü bir ülkeye saldırdığında gene-


rallikteki ustalığını, d ü ş m a n kuvvetlerinin birleşmesini
e n g e l l e m e k t e k i başarısıyla gösterir. Kendisini düşmana
o l d u ğ u n d a n g ü ç l ü g ö s t e r i p , d ü ş m a n ı n olası m ü t t e f i k l e r -
ini k a r ş ı s ı n a ç ı k m a k t a n c a y d ı r ı r .

YORUMLAR

WANG XI: Düşmanın planını çözüp, anladığında arazi koşullarını


kullanarak yapacağın manevralarla düşmanı çaresiz bırak. Bu
durumda en güçlü ülkeler bile karşına çıkacak büyüklükte bir or-
duyu kuramayacaktır.

ZHANG YU: Güçlü bir ülkeye saldırı için yalnızca sahip olduğun
güç ve zenginliğe güvenecek olursan, askerin verdiği kayba tepki
göstererek arkanda saf olmayacaktır. Aralarında anlaşmazlık o-
lan ülkelere güçlü bir orduyu gösterdiğinde ise düşman liderleri
senden ürkerek başka ülkelerle ittifak kurma cesaretini göstere-
meyeceklerdir.
SUN TZU

55. D i ğ e r ü l k e l e r l e i ş b i r l i ğ i y a p m a k t a n y a d a o n l a r d a n y a r d ı m
i s t e m e k t e n s e , k e n d i gizli planlarını u y g u l a y a r a k d ü ş m a n -
larının başını d ö n d ü r ü r , k o r k u t u r . Bunu başardığında,
d ü ş m a n kentlerini fazla z o r l a n m a d a n ele geçirir, d ü ş m a n
krallıklarını sona erdirir.

YORUMLAR

ZHANG YU: Müttefik ve yardımcılar için çaba göstermemen ha-


linde izole edilip, yardımsız kalırsın. Ülkende yeterli otoriteyi ku-
ramadığın taktirde halkın seni terkeder, ülken zayıflar. Kişisel öf-
keni kontrol edemeyip komşularını şiddetle tehdit ettiğinde ise as-
lında kendi ülkeni yok edersin.
Bu konudaki başka bir yorum ise düşmanın olan ülke hal-
kını birleştiremeyip, askerini toplayamıyor, müttefikleriyle bir ara-
ya gelemiyorsa bu durumda düşmanının temas yollarını kes, oto-
ritesini iyice yitirmesini sağla ki düşman kalelerini, ülkesini kendi
arzun çerçevesinde elde edebilesin.

SUN TZU

5 6 . A s k e r l e r i n e kural dışı ö d ü l l e r ver, ö n c e k i p l a n l a r ı n dışın-


da da emirler buyur. Bunları hakkıyla yaptığında, ordunu
t ı p k ı t e k kişilik bir b i r i m m i ş g i b i y ö n e t t i ğ i n i g ö r e c e k s i n .

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Önceden tespit edilmiş ödüllerin ötesinde veri-


lebilecek ödüllerin yararını göz önünde tut. Düşmanın da aynı
yönde kendi askerine verdiği sözleri takip et.

JİA LİN: Bir şatoyu ya da ülkeyi ele geçirmek istediğinde ülkende


uygulamadığın ceza veya ödüller koy. Her zamanki kuralların dı-
şında hükümet kararları al, uygula.

SUN TZU

57. A s k e r l e r i n e planı değil, g ö r e v i söyle. S o n u c u , p a r l a k s a


göster. D u r u m sıkıntılıysa sakın bir ş e y s ö y l e m e .

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Askere stratejini anlatmaya kalkma, kendilerin-


den sadece savaşmalarını iste. Onlara kazanacaklarını anlat.
Başlarına gelebileceklerden asla söz etme.

WANG XI: Gerçeğin sızması, stratejinin anlaşılmasına neden o-


lacaktır. Asker endişelendiğinde tereddüt edecek, korkuya kapıla-
caktır

ZHANG YU: İnsan psikolojisi korkudan uzaklaşıp, ödüle koş-


maya müsaittir.

11
SUN TZU

58. Ordunu ölüm tehlikesine, zorluklara sür; zaferle döne-


cektir.

59. İnsan d o ğ a s ı g e r e ğ i z o r a d ü ş m e d i k ç e y e t e n e k l e r i n i s o -
nuna kadar kullanmaz.

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Asker zorda kalmadıkça kendisini savaşa tam


olarak konsantre etmez. Gerçek tehlike ve zorlukla karşılaştıkla-
rında kazanmaları ya da kaybetmeleri tümüyle böyle zamanlarda
ne yapabileceklerine bağlıdır.

SUN TZU

60. Savaşta zafer, kendi konumunu d ü ş m a n hedeflerine göre


a y a r l a m a k l a gelir.

61 . Düşman saflarının ardına inatla s a r k m a k , s o n u n d a düş-


man komutanını ö l d ü r m e başarısını getirecektir.

6 2 . B u n a ince hesapla k a z a n m a k denir.

YORUMLAR

DU MU: Düşmana saldırmayı arzuladığında düşman hatları ara-


sında bir açık göremiyorsan yapacağın iş kendi formunu düş-
mandan gizleyip, izlerini yok etmektir. Düşmanı gizlice takip e-
derken, sürprizi baskınlar yapmaya da hazır olmalısın. Düşman
senden oldukça güçlü olduğundan seni hor görüyorsa, kendini
olduğundan daha da zayıf ve teslim olmaya hazır göster ki seni
küçümseyerek ağırlaşsın. Gevşediği anı iyi takip et ki tam rahata
erip açık verdiğinde vurabilesin.
Düşman artık evine dönmeye hazırlanmaya başlamışsa
yol ver geçsin. Dönüş yolunda peşinden takip edip zayıf anını
kolla. Düşmanın yolu açık olduğu sürece savaş arzusu sönük ka-
lacaktır. Bundan yararlan. Bu teknikler düşmanın davranışlarının
doğurduğu taktiklerdir.

2 2 2
ZHANG YU: Başta kendini düşman hareketlerine göre adapte et.
Sonra uygun zamanda komutanlarını imha et. Görev ustalığı diye
buna derim.
SUN TZU

63. K o m u t a y ı ele a l d ı ğ ı n d a , c e p h e d e k i ön yolları kapat, resmi


kayıtları y o k et, elçilerin g e ç i ş i n i e n g e l l e .

YORUMLAR

ZHANG YU: Bir kere üst düzey kararlar verilip askeri strateji be-
lirlendiğinde sınırlar kapatılıp, resmi kayıtlar imha edilmelidir ki
casuslar dışarı sızıp bilgi taşıma fırsatı bulamasın.

SUN TZU

6 4 . S a v a ş k o n s e y i n d e k a r a r l ı ol, d u r u m k o n t r o l ü n ü e l i n e al.

YORUMLAR

MEI YAOÇHEN: Savaş konseyindeki planlamadaki sertlik ve


kararlılık ketumluk sağlayacaktır.

SUN TZU

65. D ü ş m a n ı n açık bıraktığı kapıdan içeri dal.

66. Düşmanın k u t s a l varlıklarını ele g e ç i r e r e k d ü ş m a n ı zorla.


Düşman birliklerinin ilerleme zamanlamasını öğrenmenin
bir y o l u n u bul.

67. Güçlerini hazırlamadan bitirici savaşa girme.

68. Düşmanın açığını buluncaya kadar yeni gelin gibi çekin-


gen ol; açığı b u l d u ğ u n an y a b a n t a v ş a n ı gibi fırla.
D ü ş m a n için artık ç o k g e ç t i r .

223
B ö l ü m XI I
ATEŞLE SALDIRI

SUN TZU

1. A t e ş l e saldırının beş yolu vardır. Birincisi askerleri kamp


anında yakmaktır. İkincisi m a l z e m e depolarını yakmaktır.
Üçüncüsü malzeme taşıyan araçları yakmak; dördüncüsü
ise d ü ş m a n ı n s i l a h , mühimmat depolarını yakmaktır.
Beşinci yol da d ü ş m a n birliklerinin arasına ateş atmaktır.

2. Saldırıya g e ç m e n i n en önemli koşulu ateş olanaklarına


sahip olmaktır. G e r e k l i m a l z e m e her a n hazır t u t u l m a l ı d ı r .

3. Ateşle saldırının mevsimi, yangın b a ş l a t m a n ı n özel g ü n -


leri vardır.

4. Uygun mevsim havanın kuru o l d u ğ u aylar olup; özel g ü n -


ler r ü z g a r ı n y ü k s e l d i ğ i g ü n l e r d i r .

5 . A t e ş l e s a l d ı r ı e s n a s ı n d a beş o l a s ı l ı ğ a hazır o l u n m a l ı d ı r .

6 . (a) A t e ş d ü ş m a n k a m p ı n a y a k l a ş t ı ğ ı n d a d ü ş m a n a g e c i k -
m e d e n saldır.

7 . (b) A t e ş d ü ş m a n a y a k l a ş t ı ğ ı h a l d e d ü ş m a n a s k e r l e r i hala
s e s s i z ise, b e k l e . S a l d ı r m a .

8 . (c) A l e v l e r y e t e r l i y ü k s e k l i ğ e u l a ş t ı ğ ı n d a s a l d ı r m a k için
k o ş u I l a r u y g u n s a saldır; y o k s a , o l d u ğ u n y e r d e kal.

YORUMLAR

DU MU: Genel olarak ateşin savaş aracı olarak kullanılmasındaki


amaç düşman içinde karışıklık yaratarak kendine saldırı fırsatı
yaratmaktır. Yoksa düşmanı ateşle yok etmek mümkün değildir.
Saldırı için en uygun an ateşin yükseldiği andır; yoksa ateşin
düşman tarafından kontrol altına alındığı sırada saldırmak akıl işi
değildir. Sun Tzu Hoca bizlere ateş kullanımında çabuk davran-
mamızın gerektiğini öğretiyor

SUN TZU

9. (d) D ı ş a r ı d a n a t e ş l e saldırı o l a n a k s ı z s a , k a m p ı n i ç i n d e
kendi kendine yangın çıkmasını bekleme. Uygun zamanı
bekleyip, saldır.

YORUMLAR

ZHANG YU: Düşman kampında yangın çıkarmak için beklemek


zorunlu değildir. Yangın düşman kampının çevresinden de başla-
tılabilir önemli olan uygun zamanda uygun saldırı fırsatının ya-
ratılmasıdır.
SUN TZU

10. ( e ) Y a n g ı n ı b a ş l a t t ı ğ ı n d a , r ü z g a r ı n a r d ı n d a kal. R ü z g a r a
karşı s a l d ı r m a .

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Ateşin momentine karşı saldırmak sonuç getir-


mez. Düşmanın sonuna kadar savaşacağı kesindir.

SUN TZU

1 1 . G ü n d ü z ç ı k a n r ü z g a r u z u n s ü r e l i d i r . G e c e e s i n t i l e r i ise
çabuk diner.

YORUMLAR

MEI Y A O C H E N : Gündüz başlayan rüzgar gece geldiğinde, gece


başlayan rüzgar ise gündüz olduğunda duracaktır. Bunu sakın
unutma.

2 2 5
SUN TZU

12. Her o r d u d a a t e ş l e i l g i l i b u b e ş o l a s ı l ı k ç o k iyi b i l i n m e l i ,


yıldızların h a r e k e t i izlenmeli, a t e ş l e saldırı özel g ü n l e r i
takip edilmelidir.

• YORUMLAR

ZHANG YU: Ateşi kullanarak düşmana saldırıyı bilmek yeterli


değildir. Aynı şekilde düşmanın ateşle saldırısına nasıl karşı ko-
nacağını da bilmeye zorunluyuz. Yangın kullanımında hava ko-
şullarını takip ederek hava koşullarının kullanımı prensibine sıkı
sıkıya bağlı kalmalıyız.

SUN TZU

1 3. Ateşi saldırı aracı olarak k u l l a n m a k zeka belirtisidir. Suyu


s a l d ı r ı a r a c ı o l a r a k k u l l a n m a k ise g ü ç g ö s t e r g e s i d i r .

14. Suyla d ü ş m a n d u r d u r u l a b i l i r , a m a t ü m o l a n a k l a r ı e l i n d e n
alınamaz.

YORUMLAR

ZHANG YU: Saldırıda ateş kullanımı zaferi getirir. Suyu düşman


ordusunu bölmekte kullanabilirsiniz. Gücü bölünen düşman zayıf
düşerken sizin birlikleriniz gücünü korumuş olacaktır.

SUN TZU

15. Girişimcilik ruhunu kullanmaksızın düşmana saldırıp,


savaşı kazanmaya çalışan k o m u t a n şanssız k o m u t a n d ı r
Çünkü sonuç, zaman ve kaynak kaybından öte değildir.

1 6 . B i l g e k o m u t a n planlarını ö n c e d e n hazırlar; usta k o m u t a n


kaynaklarını değerlendirir.

1 7 . A v a n t a j g ö r m e d i k ç e h a r e k e t e t m e ; k a z a n a c a k bir ş e y
olmadıkça ordularını kullanma; bulunduğun pozisyon
kritik o l m a d ı k ç a s a v a ş m a .

226
YORUMLAR

ZHANG YU: Silahlar uğursuz araçlardır; savaş ise tehlikelerle


doludur. Akıllı hükümdarlar savaşta yenilgiden olabildiğince ka-
çınmalı bu nedenle de orduyu küçük amaçlarda kullanmamalıdır.
Silah ancak başka çare kalmadığında kullanılmalıdır.

SUN TZU

1 8 . Hiç bir h ü k ü m d a r o r d u l a r ı n ı k e n d i ö f k e s i için s a v a ş a


s o k m a m a l ı , hiç bir k o m u t a n k e n d i hırsı i ç i n s a v a ş a k a l k -
mamalı.

1 9 . Size bir a v a n t a j s a ğ l a y a c a k s a i l e r l e y i n , y o k s a y e r i n i z d e
kalın.

20. Zamanla öfke mutluluğa, s i n i r l e n m e m e m n u n i y e t e d ö n ü -


şebilir.

2 1 . A n c a k , y o k e d i l e n bir k r a l l ı k a s l a y e n i d e n k u r u l a m a z ;
ölüler canlanamaz.

2 2 . B u n e d e n l e , b i l g e h ü k ü m d a r d i k k a t l i , iyi k o m u t a n t e d b i r l i
o l m a l ı d ı r . Bir ü l k e y i b a r ı ş i ç i n d e y ö n e t m e n i n , o r d u y u
güçlü t u t m a n ı n yolu budur.

YORUMLAR

ÇAO ÇAO: Orduyu kendi amaçlarınız için kullanmayın.

W A N G XI: Duygularınızda tutarsızlık size onur ve itimat kaybın-


dan başka yarar getirmez.

ZHANG YU: Silah kullanımında dikkatli bir hükümet ülkesini gü-


venlik içinde yaşatabilir. Savaşı hafife almayan askeri liderin or-
dusu bütünlük içindedir

227
B ö l ü m XIII
CASUSLUK VE İSTİHBARAT

SUN TZU

1 . Y ü z b i n a s k e r l i k bir o r d u y u k u r u p , u z a k s a v a ş l a r a g ö n d e r -
mek, halkın üzerine büyük y ü k bindirir, devletin o l a n a k l a -
rını t ü k e t i r . S a d e c e g ü n l ü k h a r c a m a l a r y ü z bin g ü m ü ş e
k a d a r y ü k s e l e b i l i r . Ülke içinde d e , d ı ş ı n d a da b ü y ü k kar-
gaşalık olacak, t ü k e n e n insanlar savaş yollarında döküle-
c e k t i r . Yüz bin a s k e r i n en az d ö r t , b e ş y ü z bin aile o l d u ğ u
d ü ş ü n ü l e c e k o l u r s a , e t k i n i n n e k a d a r g e n i ş bir a l a n d a o l -
duğu anlaşılabilir.

2. Düşman kuvvetler, bir k a ç g ü n i ç i n d e o l u ş a c a k bir s o n u ç


için y ı l l a r c a karşı karşıya d u r a b i l i r l e r . B u b ö y l e y k e n , m a a ş ı -
nın, ödüllerinin devamını düşünerek düşmanın durumunu
öğrenmeyi i h m a l e t m e k insanlık dışı d a v r a n ı ş t ı r .

3 . B u ş e k i l d e d a v r a n a n kişi lider o l a m a z , hükümdarına yarar-


lı o l a m a y a c a ğ ı gibi zafere de ulaşamaz.

4. Bilge hükümdarla, iyi bir k o m u t a n ı n n o r m a l a s k e r l e r e


oranla kolaylıkla savaş kazanıp, zafere ulaşması
İSTİHBARAT'a bağlıdır.

5. Bu i s t i h b a r a t ruh ç a ğ ı r m a k l a g e l m e z . T e c r ü b e ya da h e s a p -
lamayla da üretilemez.

6. Düşmanın durumu ancak başka insanlardan öğrenilebili-


nir.

7-Beş tür casus kullanılır.


(a) Y ö r e s e l casuslar.
(b) İç c a s u s l a r .
(c) D e v ş i r m e Casuslar.

228
(d) H ü k ü m l ü Casuslar.
(e) H a y a t t a K a l a n C a s u s l a r .

8 . B u b e ş t ü r c a s u s u n h e p s i bir a r a d a k u l l a n ı l d ı ğ ı n d a g i z l i is-
t i h b a r a t s i s t e m i n i kimse ele g e ç i r e m e z . Buna, İplerin
Kutsal Kullanımı denilir. Bu güç her h ü k ü m d a r ı n en
kıymetli kaynağıdır.

9. Yöresel casuslardan anlaşılan bir b ö l g e d e y a ş a y a n k i ş i -


lerden haber alma hizmeti almaktır.

10. İ ç c a s u s d ü ş m a n s u b a y l a r ı n ı n kullanımıdır.

1 1 . D e v ş i r m e c a s u s l a r , ele g e ç i r i l i p , d ü ş m a n a l e y h i n e kulla-
nılan d ü ş m a n c a s u s l a r ı d ı r .

12. H ü k ü m l ü y a d a Ölü c a s u s l a r d ü ş m a n ı y a n ı l t m a k a m a c ı y l a
çeşitli davranışlara yönlendirilip sonra da bizim casuslar-
ımızca d ü ş m a n a bilinçli olarak belirtilen casuslardır.

13. Y a ş a y a n c a s u s l a r , düşman kampından haber getirmeyi


başaran casuslardır.

YORUMLAR

ZHANG YU: İç casuslar düşman yönetiminin hor gördüğü ko-


mutanlar ile düşman tarafından cezalandırılmış subayların akra-
balarıdır.

DU MU: Düşman yönetiminde işini yitirmiş zeki yöneticilerin


yanısıra, aşırılıkları nedeniyle cezalandırılmışlar, ve doğaları ge-
reği açgözlü insanlar vardır. Bunların dışında hak ettiklerine
inandıkları mevkilere getirilmemiş olanlarla ülkenin karşılaşacağı
zorlukları kendi çıkarları için kullanmayı amaçlayanlar da buluna-
bilir. Ayrıca yine yönetim içinde ikiyüzlülük ve aldatmayı huy
edinmişler de vardır.
Bunların her birine gizlice, çeşitli rüşvet yöntemleri ile yak-
laşılarak ülkenin gerçek durumunu öğrenmek, sizinle ilgili ha-
zırlanan planlar hakkında bilgi almak mümkün olabileceği gibi yi-
ne bu tür insanları kullanarak düşman ülkesinde kargaşa ve ikilik
yaratmak da olasıdır.

Ll QUAN: Düşmanın üzerinize gönderdiği casuslara cömert dav-


ranarak kendi yanınıza çekin. Bu tür devşirme casuslar karşı ca-
susluk ya da iki taraflı casuslukta kullanılır.

WANG XI: Devşirme casuslar ele geçirilen ve bize bilgi verilmesi


için teşvik edilen ya da düşmana yanıltıcı bilgi vermek amacıyla
geri gönderilen düşman casuslarıdır. Hükümlü casuslar daha çok
kendi üstlerince düşmana yanıltıcı bilgi iletmek üzere kullanılan
casuslardır. Bu casusların sonu genellikle ölümdür; bu yüzden bu
tür casuslara ölü casus da denilir.

DU YU: Yanıltıcı bilgi vererek düşman üzerine gönderdiğiniz ca-


suslar düşman eline geçtiğinde düşman tüm hazırlıklarını bu ca-
suslardan edindiği istihbarata dayanarak yapacaktır. Ancak ger-
çek düşman tarafından anlaşıldığında bu casusların sonu ölüm-
dür.

DU MU: Yaşayan casuslar bilgiyi iki tarafa da taşıyan casuslar-


dır. Yaşayan casusların seçilirken özellikle aptal görünümlü an-
cak zeki, dış görünümlerinden anlaşılması imkansız cesarette,
güçte olan savaşçılar seçilmelidir. Bu tür casusların karşı tarafça
satın alınması imkansız olduğu gibi yine bu casuslar açlık, su-
suzluk, onursuzluk gibi her türlü zorluğa aldırış bile etmezler.

SUN TZU

14. O r d u i ç i n d e e n yaksn t a k i p t e t u t u l a c a k kişiler c a s u s l a r d ı r .


B a ş k a hiç bir b i r i m c a s u s l a r k a d a r ö d ü l e l a y ı k d e ğ i l d i r .
Y e r y ü z ü n d e k i b a ş k a hiç b i r m e s l e k c a s u s l u k k a d a r g i z l i -
liğe s a h i p d e ğ i l d i r .

YORUMLAR

DU YU: Kendisine iyi davranılmayan casus dönekleşerek düş-


man için çalışmaya, sizin hakkınızda bilgi taşımaya başlayabilir.
Bu nedenle casuslara zengin ödüller verin ki yaptıkları işe güve-

230
niniz olsun. Görevini gizlilikle yapmayan casus kesinlikle intihar
etmektedir.

SUN TZU

1 5 . D o ğ a l ü s t ü n z e k a y a s a h i p o l m a y a n hiç k i m s e c a s u s o l a -
maz.

16. C a s u s l a r iyilik v e d ü r ü s t l ü k o l m a d a n y ö n e t i l e m e z .

17. Casusların raporlarını anlamak ve d o ğ r u l u ğ u n d a n emin


o l m a k için ince z e k a s e v i y e s i g e r e k i r .

18. Uyanık ol! Her iş için c a s u s k u l l a n .

YORUMLAR

DU MU: Her meselenin çözümü önceden edinilen bilgiye dayalı -

SUN TZU

1 9 . Bir c a s u s z a m a n ı g e l m e d e n bir h a b e r i b a ş k a s ı n a v e r m i s -
se, h e m c a s u s u h e m de h a b e r i alan kişiyi öldür.

YORUMLAR

MEI YAOCHEN: Casusu öldürmenin nedeni bilgiyi sızdırması,


haberi alanı öldürmenin nedeni ise konuşmasını engellemektir.

SUN TZU

2 0 . A m a ç i s t e r bir o r d u y u v u r m a k , i s t e r bir ş e h r i z a p t e t m e k ,
i s t e r s e bir k i ş i y e s u i k a s t d ü z e n l e m e k o l s u n , komutanlar-
ın, k o m u t a n y a r d ı m c ı l a r ı n ı n , k a p ı m u h a f ı z l a r ı n ı n , n ö b e t ç i -
lerin isimlerini ö ğ r e n m e k özel ö n e m e sahiptir.
Casuslarımızın amacı bu bilgilere sahip olmaktır.
YORUMLAR

DU MU: Düşmana saldırmadan önce düşmanın yetenekleri hak-


kında bilgi almak son derecede önemlidir. O zaman, her bir düş-
man için kapasitelerine uygun önlemler alınabilir.

SUN T Z U

2 1 . Düşmanın aramıza g ö n d e r d i ğ i casuslar t e s p i t edilip, rüş-


v e t l e k a n d ı r ı l m a l ı , ele g e ç i r i l i p r a h a t e d e c e k l e r i y e r l e r d e
tutulmalıdır. Böylece onları kendi saflarımıza çekip dev-
şirme casus yaparak kendi hizmetimizde kullanabiliriz.

2 2 . D e v ş i r m e c a s u s l a r ı n bize s a ğ l a y a c a ğ ı b i l g i l e r s a y e s i n d e
mahalli ve iç casusları elde edebiliriz.

2 3 . Y i n e y a l n ı z o n l a r ı n s a y e s i n d e Ölü c a s u s l a r ı k u l l a n a r a k
yanıltıcı bilgileri d ü ş m a n a ulaştırabiliriz.

24. Son olarak, yine onların s a y e s i n d e Y a ş a y a n c a s u s l a r d a n


bilgi alabiliriz.

YORUMLAR

ZHANG YU: Devşirme casusların vereceği bilgilerle düşmanın


içindeki açgözlü ve sizin adınıza çalışabilecek görevlileri bulursu-
nuz. Bu yöntemle ele geçirip çalıştıracağınız çift taraflı casusları
düşmanı kandırma yollarını anlamakta kullanıp, düşman aldat-
mak amacı ile ölü casuslar kullanın. Yine devşirme casusların ve-
receği bilgi ışığında düşmanın gerçek durumunu anlayıp yaşayan
casusları düşmana gönderin.

SUN TZU

25. Casus k u l l a n m a n ı n tek a m a c ı d ü ş m a n h a k k ı n d a bilgi t o p -


l a m a k t ı r . B u b i l g i ise, ilk o l a r a k D e v ş i r m e C a s u s t a n a l ı n a -
bilir. B u n e d e n l e D e v ş i r m e C a s u s e l ü s t ü n d e t u t u l m a l ı d ı r .

232
2 6 . Eski z a m a n l a r d a Y i n h a n e d a n ı n ı n y ü k s e l m e s i İmparator
Hsia t a r a f ı n d a n kontrol edilen I Chih a d ı n d a k i casusla
g e r ç e k l e ş m i ş t i . Aynı şekilde Chou H a n e d a n ı da Yin'e
bağlı c a s u s Lu Ya s a y e s i n d e t a h t a g e ç m i ş t i .

YORUMLAR

DU MU: Düşmanın gerçek durumunu anlamak ve bu amaçla


başka tür casusların da kullanımı devşirme casuslara, döneklere
ya da çift taraflı casuslara bağlıdır. Bu nedenle bu casuslara çok
iyi davranmak gerekir.

SUN TZU

2 7 . O r d u n u n c a s u s l u k k a n a d ı n ı e n iyi k u l l a n a n h ü k ü m d a r
b i l g e h ü k ü m d a r , e n iyi d e ğ e r l e n d i r e n k o m u t a n ise u s t a
komutandır. Casusluk sonuç getirir. Ordunun harekattaki
b a ş a r ı s ı c a s u s l a r ı n b e c e r i s i ile o r a n t ı l ı d ı r .

YORUMLAR

DU MU: Düşmanın durumu bilinmedikçe bir ordunun operasyona


kalkması başarı getirmez. Haber alma ise casus kullanılmadan
yapılamaz.