You are on page 1of 9

© Doç. Dr.

Gülay BUDAK

SÖZSÜZ İLETİŞİM

Doç. Dr. Gülay BUDAK

Dokuz Eylül Üniversitesi


İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

İzmir-2003

1
© Doç. Dr. Gülay BUDAK

NİYET EDİLEN İFADELER


İnsanlar, niyet edilen ifadeler yoluyla birbirlerine bir takım anlamlar iletirler.
Bu tür ifadeler, sözlü dil olmamakla birlikte, sözlü anlatımda kullanılan
ifadelerle eş anlam taşıyan ifadelerdir. Bu yüzden de niyet edilen ifadeler,
diller gibi kültürden kültüre değişiklik gösterebilirler. İşte bu tür beden
hareketleri farklı kültürlerde farklı anlamlar taşırlar. Bu yüzden, yüz ve
bedenle yapılan bu tür işaretler, sözsüz bir dil olarak kabul edilirler.
NİYET EDİLMEMİŞ İFADELER
Niyet edilmemiş yüz ve beden ifadelerine ise “duygusal ifade” adı
verilmekte, çeşitli kaynaklarda “yüz ifadeleri /facial expressions)”
/facial expressions)”
denildiğinde, duygusal yüz ifadeleri kastedilmektedir. İnsanların yüzlerinde
aniden korku veya hayret ifadesi belirmesi, duygusal yüz ifadelerine
örnektir. Bu tür ifadeler niyet edilmeden yapıldıkları için, sözlü anlatımdan
farklıdırlar.

İletişimin söz hariç ,sadece fiziksel iletişimle ilgili bölümüdür. Üç ayrı bölümde
incelenebilir ;
*Proksemik ( yaklaşmak); vücudun mekan içindeki konumunun analizidir.
*Kinezik ( hareket); fiziksel hareketlerin anlamının çözülmesi ve yönetimidir.
*Göstergeler; çevremize topladığımız nesnelerle ilgilidir.
PROKSEMİK
*Vücudun mekanla ilgili konumunu değerlendirmek için şunlar incelenmelidir;
*Egemenlik alanı,
*Yüksekliğin gücü,
*Yürüyüş biçimi,
*İrilik,
*Oturma dinamiği,
*Büro görgüsü.
EGEMENLİK ALANI
İnsanlar, kendi çevrelerinde oluşturdukları boş mekanlar yoluyla da iletişimde
bulunurlar. Başka insanlara olan uzaklık ayarlanarak, onlara uzak ya da
yakın durarak, birtakım mesajlar iletilir. Karşılıklı konuşan kişiler arasındaki
mesafe, konuşan kişilerin samimiyet düzeyini gösterir. Kişinin etrafındaki
bölge, bir kişinin sanki vücudunun uzantısıymışçasına kendisine ait olarak
benimsediği bir alan veya boşluktur. Kişinin etrafındaki bu boşluk mesafesi
kültürel olarak belirlenir. Sokakta yürürken tanımadığımız birisi, 5 cm.
kadar yanınıza yaklaşıp size adres sormak isterse, ne yaparsınız?
Başkalarıyla aramıza koyduğumuz uzaklık, onlara karşı duygularımızla
ilgilidir ve onlarla ilişkilerimiz hakkında bazı şeyler gösterir. Bu uzaklığa
egemenlik alanı denir. Dört ana bölgesi vardır; mahrem, kişisel, sosyal ve
genel alan(ortak bölge).

MAHREM

2
© Doç. Dr. Gülay BUDAK

BÖLGE KİŞİSEL
15-45 cm. BÖLGE SOSYAL
46-120cm. BÖLGE ORTAK
120-360 cm. BÖLGE
360 cm.
ÜZERİ
MAHREM ALAN
*Sevmek,teselli etmek, korumak ve kutlamak gibi eylemlerde kullanılır.
*Kazanılmış bir alandır. Genelde bize yakın olma hakkına sahip kişiler girebilir.
*Duygusal yakınlaşmayı gerektirir.
*Bazı durumlarda fiziksel yakınlık olmadan, ( asansörde) fiziksel yakınlaşma
zorunlu olur ,Bu insanı tedirgin eder.
*Mahrem alana girmeye hak kazananlar girebilir.
KİŞİSEL ALAN
*Genellikle iki arkadaşın konuşurken korudukları mesafedir.Bir kokteylde
birbirini tanıyanlar bu mesafeyi korurlar.
*Samimi olmadığımız biriyle aramızdaki bu mesafeyi daraltırsak ne olur?
SOSYAL ALAN
*İş hayatında sosyal alanın baş koruyucusu, çalışma masasıdır.Karşılıklı
oturan iki kişi arasına yaklaşık 2 metrelik bir mesafeyi koyar. Partideki
davetliler, dairesel bir sosyal alan oluştururlar.İnsanlarınarasındaki mesafe,
değişik mesajlar verir.
GENEL ALAN
*3 metreden daha fazla bir alanı kapsar.İlgilenmek istemediğimiz yabancılarla
aramıza koyduğumuz bir alandır.Lobide asansör bekleyenler,duraktaki
insanların aralarına koydukları mesafe buna örnektir.
EGEMENLİK ALANININ KONTROLÜ
*Lidersiz bir grupta kimin içerde kimin dışarda olacağı, grup üyelerinin duruş
biçimlerince belirlenir.
*Bir yönetici, masasını kapı duvar arasındaki üçte birlik bölüme yerleştirerek,
ziyaretçilerin alanını daraltarak,baskı uygulayabilir.
*Mevcut alanın genişliği toplantının başarısını da etkiler.
*Dar yerler dinleyicileri tartışmacı ve zor kontrol edilir kılar. Eğitim
seminerlerinde dar salonların kullanılması bu nedenle sakıncalıdır. Fakat bu
ortamlarda toplantı,hareketli ve canlı olur,ayrıca toplantının kısa sürmesini
sağlamak için de dar salonlar uygun olur.
*Toplantıda zıtlıkları en aza indirgemek istiyorsanız, toplantıyı geniş
salonlarda yapınız.
• Konuşma esnasında bir insana yaklaşıp uzaklaşarak onu kontrol etme

3
© Doç. Dr. Gülay BUDAK

şansımız vardır.
*Sizi kontrol etmek isteyen insanlardan uzak durunuz. Hükmetmek istediğiniz
insanlara ise,yakınlaşınız,hatta onlara dokununuz.
*Egemenlik alanı hem bir gösterge,hem de iyi kullanılırsa etkili bir araçtır.
YÜKSEKLİĞİN GÜCÜ
*Yukarısı iyi ,aşağısı kötüdür.
*1972’de yapılan bir araştırma; boyları 1,87- 1,92 arasında olanların,başka
etkenlere bağlı olmaksızın arkadaşlarından % 12 daha yüksek ücretle işe
girdiklerini göstermiştir.
*Toplantıda ,kontrolü sağlamak için ayağa kalkarak konuşuruz.
*Uzaklık, hakimiyet için iyi bir karşı etmendir. Yüksekliğin gücünü azaltmak
için kullanılabilir. Saldırgan davranış da önerilir.

YÜRÜYÜŞ BİÇİMİ
*Yürüyen bir grup içinde merkeze ve öne yakınlık,insanların,mevki ve gücü
hakkında fikir verir.Önde ve ortadaki kişi mevki ve gücü en yüksek kişidir.
*Hızlı,dinamik adımlarla yürümek olumlu, yavaş ayaklarını sürüyerek
yürümek olumsuz izlenim yaratır.

İRİLİK
*İriyseniz,bunu kullanın. Demir gibi el sıkın , yüksek sesle konuşun.
*Eğer ufak tefek veya inceyseniz, aksesuarlarınız gösterişli ve etkileyici olsun.
Uyumlu davranmayın, hırslı ve başarılı olun.
*Büronuzu fazla aydınlatmayın,parlak ışıklar ayrıntıları ortaya koyar,içindeki
her şeyi küçük gösterir. Yumuşak aydınlatma,kötü badana ,eski eşya,kısa
boyu kolayca gizler.
OTURMA DİNAMİĞİ
*İnsanların yanyana oturdukları an,işbirliğinin en mükemmel olduğu andır.
Masanın komşu kenarlarına oturulduğunda , konuşma kolaylaşır.
*Rakipler,düellocular gibi,karşılıklı otururlar. Bir toplantıda hasımlar, masanın
ortasında veya iki ucunda karşılıklı oturmayı yeğlerler. Bu sayede
birbirlerini kolayca kollayabilirler.
ARKA KORKUSU
*İnsanlar,korunmasız kaldıklarını hissettiklerinden arkalarını güvence altına
almaya çalışırlar. Çünkü tüm iletişim organları öndedir
(göz,kulak,ağız,burun).
*Lokantalarda önce kenarlardaki masalar dolar.
*Sırtımız kapıya dönük oturmayı istemeyiz.
*Toplantı salonlarında konuşmacının konumu kapıyı görecek biçimdedir.
DİKKAT BÖLGELERİ
4
© Doç. Dr. Gülay BUDAK

*Toplantılarda oturduğumuz yer ,dikkatimizi etkiler. Önde ve ortada


olanlar,konuşmacıya en fazla yoğunlaşanlardır.
*Arka ve kenarlarda dikkat azalır.
*En kötü dinleme alanı balkondur.
*Bu nedenle,oturma yerlerini ilk birkaç sıradan sonra enlemesine değil
derinlemesine düzenlemek yararlı olur. Bu sayede dikkati yoğunlaştırma
olanağı artar.
*Bir toplantıya katılacağınız zaman kimlerin orada olacağını önceden
öğrenin.Mümkünse oturmak isteyeceğiniz yeri seçebilmek için biraz erken
gidin (ilk giden siz olmayın).
*İlişki kurmak istediğiniz ve istemediğiniz insanların muhtemel pozisyonlarını
ayarlayın.
*Kontrolü ele almak istiyorsanız, pozisyonunuzun buna uygun olup olmadığını
sorgulayın.
BÜRO GÖRGÜSÜ
*Eviniz şatonuzsa,büronuz da kalenizdir.
*Astlar bunu bilir ve içeri girmeden ,kapının önünde bir an
duraksar.Duraksamadan içeri girenler üstlerdir.
*Ast içeri girdiğinde ayağa kalkmadan yer gösterilir.Üst geldiğinde ise,onu
ayakta karşılamak gerekir.
*Sekreterler,bakım personeli ,vb.,büro görgüsünü korkmadan bozabilir.
KİNEZİK (Vücut Hareketleri)
*Beş önemli inceleme bölgesi vardır;
*Merkez
*Baş
*Poz
*Eller
*Bacaklar
MERKEZ
Göğsümüzün odak noktasıdır. Merkez açık, kapalı, saldırgan ve uysal olabilir.
• Eğer merkezimiz, iletişimde bulunduğumuz kişiye doğru dönükse, merkez
açıktır. Bu, iletişim kurma isteği anlamına gelir.
• Eğer merkezimiz, iletişimde bulunduğumuz kişiden ters yöne doğru
dönükse, merkez kapalıdır. Bu, iletişim kurmak istemediğimiz anlamına
gelir.
• Eğer merkezimiz, göğüs dışarıda, omuzlar geriye çekilmiş bir vaziyette ise,
merkez saldırgandır.
• Eğer merkezimiz, iletişimde yere (aşağıya) dönükse, merkez uysaldır. Bu,
suçlamaları kabul etme anlamına gelir.

BAŞ
5
© Doç. Dr. Gülay BUDAK

Baş duruş biçimine göre farklı anlamlar taşır. Baş yatay


eksen ve dikey eksen olmak üzere iki eksen etrafında hareket eder:

Benlik ekseni

Başkaları ekseni

Baş benlik ekseninden yukarıda ise, Üstünlük kurma, aşağıda ise uysallık
anlamı taşır. Baş başkaları ekseninden konuşulan kişiye doğru dönükse,
anlaşma, uzlaşma anlamına gelirken, konuşulan kişiden ters yöne doğru
dönükse, anlaşmazlık anlamına gelir.

YÜZ İFADELERİ
*Yaklaşık,250 bin çeşit yüz ifadesi yapabiliyoruz.(İlgi,heyecan,korku,eğlence,
sürpriz,iğrenme,tiksinme,beğeni,öfke,vb.)
*Yüz ifadelerinin okunması kolay,fakat kontrol edilmesi genellikle zordur.
*Yüzde okunması gereken ögeler; alın,kaşlar,göz kapakları, gözler, burun,
dudaklar, çene ve tendir.
Alın;
*Fiziksel ve duygusal durumu en iyi gösteren ögelerdendir. Diğer yüz ögeleriyle
birlikte şaşkınlık,derin düşünce,gerilim, endişe,korku veya ilgi belirtir.
Terleyen bir alın, çabanın veya sinirliliğin işareti olabilir.
*Geniş alın, ciddiyet ve olgunluk işaretiyken,dar alın, daha genç ve teklifsiz
bir görüntü verir.
Kaşlar;
*Yüzü yumuşatır veya sertleştirirler.
*İnce ve kalem gibi kaşlar,kadına olgun ifade verirken,kalın kaşlar daha
dramatiktir.
*Seyrek kaşlar, yüze yumuşak bir ifade verir. Kaşlar arasındaki dikey çizgi,
yüze ilgili ve endişeli bir ifade verir.
*Kaşların hareketi de değişik duygusal durumları yansıtır.
*Şaşkınlık,korku durumlarında yukarı, endişe,ilgi ve kızgınlıkta aşağı inerler.
Göz Kapakları;
*Daha çok tetikte olmanın ve tabi olmanın işaretidir. Kalın göz kapaklı
insanlar,soğukkanlı, yavaş hareket eden , kontrollü insanlar olarak bilinir.
*Göz kapaklarını indirerek bakmak,karşı cinse gönderilen bir istek mesajıdır.
*Gözler tamamen açık ise,tetikte olma,masumiyet ve merak işaretidir.
*Göz kırpma, sıcaklık, samimiyet, bazen söylenen sözün hiciv olduğuna işaret
edebilir.

6
© Doç. Dr. Gülay BUDAK

Gözler;
*Ruhun penceresidir. Gözünü göremediğimiz insanlar bizi rahatsız eder.
Çünkü göz temasını keser.
*Kimlerle ne kadar göz teması kurulacağı, zamanla öğrenilir ve toplumdan
topluma değişiklik gösterebilir.
*Göz temasını uzatarak,ilgi gösterilebilir veya birine meydan okuyabilirsiniz.
*Kalabalıkta göz temasının en kötü biçimi, kişiliğin önemsenmediği bakıştır.
*Özel bakış süresi,kalabalıktaki bakış süresinden farklıdır. Konuştuğumuz
insanın bize yakınlık derecesine göre bu süre değişir. Bu süre % 25 ile
%100 arasında değişir.Temas süresi,dinlerken artar. Konuşurken % 40-60
olan temas süresi,dinlerken % 80 ‘e çıkar.
*Göz temasının zayıf olması,güçsüzlüğü veya amaçsızlığı gösterir.
*Kısa ve kesik bakışlar,güven sarsıcıdır.
*Aşırı göz kırpma ve göz sulanması da olumsuzdur. Göz kırpma bizi sinirli,göz
sulanması da aşırı duygusal veya zayıf gösterir.
*Gözün çok seyrek kırpılması olumsuzdur. Bu gözler katı,gergin,soğuk bir
ifade verir
*Yüzyüze iletişimde göz teması iletişimi kolaylaştırır. Tarafların güven
duygusunu arttırır. Göz temasının şekline ve süresine özen göstermek
önemlidir.
Burun;
*Kişiliğimizden bağımsız olarak izlenimimize yardımcı olur. Burnundan
memnun olmayan insanlar,burunlarını estetik ameliyatla düzeltirler.
*Burun deliklerinin dışında burunda okunacak fazla bir şey yoktur. Beklerken,
sabırsızken burun deliklerimiz titrer. Korktuğumuzda veya kızdığımızda ise
açılır.
Dudaklar;
*Yüzün en ilginç kısımlarından birisidir.
*Dolgun dudaklar,yumuşak,sıcak ve duyarlı bir ifade verir. İnce dudaklar,daha
az duygusal görünür, güçlü,kararlı ve soğukkanlı bir görüntü çizer.
*Gülümseme sıklığı öğrenilen kültürel bir özelliktir. Sosyal bir ifadedir.
Çene;
*Genelde kişisel gücün bir ifadesidir.
*Kare ve köşeli çeneler,güç ile ilgilidir,yuvarlak çeneler,sıcaklık ve açık
kalplilik ifade eder.
*Çıkıntılı çene,saldırgan ve cüretkar bir görüntü kazandırır. İçe çekili çene
ise,karakter silikliği ve içe dönüklüğü gösterir. Çeneyi saran deri de
önemlidir. Çenenin altındaki ve yanındaki derinin sarkık olması, kişilik
izlenimini zayıflatır, hatta,karakter zayıflığı izlenimi verir.
Ten;
*Kızarır veya pembeleşir. Kontrolü zor olan bu renk değişikliği bazen bizi
sıkıntıya sokar. Yakalandığınız zaman karşı taraf puan kazanır.
Zayıflıklarımızı gösterir.
*Kalınlığı ve gerginliği de anlamlıdır. İnce derili insanlar, duyarlı ve naziktir.
Onlara duyarlı ve nazik yaklaşınız. Kalın derili insanlar ise,kontrollü,inatçı ve
samimidir. Onlara açık ve rahat yaklaşabilirsiniz.Çünkü onlar güçlü ve

7
© Doç. Dr. Gülay BUDAK

saldırgan insanlardan hoşlanırlar.


Saç stilleri ve aksesuarlar;
*Saç ne kadar kısa ise,görünüm o kadar tutucu veya sıra dışı olabilir.
Kadınların saçı ne kadar uzunsa dişilik o kadar göze çarpar. Sarışınlar daha
dişi,kumrallar daha otoriter kabul edilir.
*Dazlaklık, erkekleri güçlü ve otoriter gösterir. Gücü yansıtmak için bütünüyle
dazlaklık en iyisidir. Kenarda saç öbekleri olduğunda veya kenardaki saçlar
dazlak kısma doğru tarandığında bu etki biraz azalır.
*Peruğun etkisi çelişkilidir. Bir takıp bir çıkarırsak veya iyi kalite olmayan bir
peruk ilginin dağılmasına yol açar.
*Yüzdeki kıllar da bir erkeğin izlenimini etkiler. Bıyık bir erkeği daha olgun
gösterebilir,fakat bunun bir bedeli vardır. Bıyığın yüze verdiği
somurtkanlığın giderilmesi zordur. Tebessümü gizler, ayrıca temiz
tutulması da bir başka sorundur
• Sakalın da iyi bir etkisi yoktur. Çok düzgün ve kısa olması bir derece
durumu kurtarır.
*Gözlük,insanı,ciddi ve çalışkan gösterir. Yüze otoriter bir ifade verir. Fakat,
çerçevenin sade olmasına dikkat edilmelidir. Çok iri camlar,taşlı
çerçeveler,burun ucuna yerleştirilen yarım gözlükler izlenimi zayıflatır.
ELLER
*Dört temel bölgesi vardır; parmak,avuç içi, kenarı ve üstü
*Avuç içini göstermek,dostça,barışçıl bir yaklaşımdır.
*Avuç kenarı,keskin ve seri ifadeler içerir. Reddetme,kabul etmeme
durumunda elin yanı kılıç veya karate darbesi gibi kullanılır
*Elin tersi canlılığı gösterir. Bazen saldırgan ve düşmanca olabilir .
BACAKLAR
Bacaklar da duruş biçimlerine göre farklı anlamlar taşıyabilir. Örneğin,
otururken ayak bileklerini üst üste koyma , tetikte olma ve hazır oluşun
ifadesidir.

BEDENSEL TEMAS
Farklı bedensel temaslar kurularak, muhataba çeşitli mesajlar verilmeye
çalışılır. Örneğin birisinin elinin öpülüp başa konması, büyüklük ve/veya
üstünlüğün kabul edilişi anlamına gelir. El sıkışıldığında, muhatap -en
azından bir ölçüde- eşit kabul edilmektedir. Muhatabın dostluğunun önemli
olduğu gösterilmek istendiğinde, el avuçların arasına alınarak sıkılır. Bir
başka dostluk göstergesi muhatabın koluna, omzuna dokunmaktır.

8
© Doç. Dr. Gülay BUDAK