You are on page 1of 33

• Social Change and Politics in Turl~ey (Brill Leiden, 1973)

• The Ottoman State and Its Place in World History [Editor ve iki rnakalenin yazan olarak] (Leiden, 1974) Osmanlt ve Diinya (2000)

• Turkey's Foreign Policy in Transition (Leiden, 1975)

• nle Gecelwndu: R(aal Migration and Urbanization (Cambridge University Press, 1976; Tadliye'de Toplumsal Don(l~am adiyla lmge Kitabevi Yaymlan, 2003)

• 01!oman Population 1830-1914 Demographic and Social Characteristics (Uni-

versity of Wisconsin Press, 1985)

• Central Asian Survey ! Editor ve yazar] (1987, 1993)

• The Turlls of Bulgaria: The Social-Political Hislory of a Minority (1990)

• Central Asian Survey [Editor ve yazar] (1994)

• Foreign Policy of Turkey Recent Development (Editor ve iki makale yazan olarak] (Madison, 1994,1996)

• Olloman Past and Today's Turhey (Leiden, 2000)

• The Politicization of Islam: Reconstruction and Identity, State Faith, and Community in the Late Ottoman State (Oxford University Press, 2001)

• TDV tslam Ansihlopedisi, yeni baski (Balkanlar, Romanya, Gocmenler gibi ko-

nulann yazan olarak, 1990, 1996)

• Ortadogu'da Osmanh Mirasl ve Vlus,ulul1 (Imge Kitabevi Yayinlan, 2001)

• Osmanh Modernle$mesi (1mge Kitabevi Yaymlarr, 2002)

• Tiir/liye ve Orta Asya Ornge Kitabevi Yaymlan, 2003)

• Osmanh'aa Degi$im, MDdemle~me ve Ulusla$ma (lmge Kitabevi Yaymlan, 2006)

Kemal H. Karpat ~

Osrnanh'da Degisirn, Modernle~me ve Uluslasma

F, Dilek Ozdemir, 1972·73 donerninde DTCF lngiliz Dili ve Edebiyati B611.1- mu'nden mezun oldu. Cesitli kurumlarda yazih ve sozla Ingilizce-Turkcelngilizce ceviri odakh cahsn. Emekli olduktan soma Turkiye Cevre Vakfi ve GAP gibi kuruluslara ceviriler yapn, ANKA Ajansi'nm bulten cevirisinde cahsu, TOB1TAK'm Populer Bitim Kitaplan serisinden "Modem Arasnrmaci''nm rcdakt6r!ugl1nu yapn.

Cevtren Dilek Ozdemir

Ozdemir'ln Cevirileri:

• Iran'm Sirur Boylarmda Go(ebeler (lmge Kitabevi Yaymlan, 2004)

• Osmanh'da Degi$im, Modem!qme ve Ulus!a~ma (lmge Kitabevi Yaymlan, 2006)

"lrmiiili'~~I~llmlr~~1 ~

39001103388578

&If

!MaE

kirabevi

1. Giris

Osmanl!'da Degi~im, Modernlqme ve Ulusla~ma

Osmanh Nufus Kayitlan ve 1881/82-1893

Nufus Sayirm 393

Osmanh lmparatorlugu'nun Son Donemlerinde

Millet ve Milliyetcilik 427

Osrnanh Irnparatorlugu'nda Sosyal Yapi ve

Modernlesme 443

Ondokuzuncu Yuzyilda lstanbul'da Yasanan Sosyal ve

Ekonomik Degisim 459

Ondokuzuncu Yuzyilda Osmanh Imparatorlugu'nun

Ban'dan lstatistik Bilimini Uyarlarnasi 521

1994'un Gorusu Acismdan Avrupa'da Osmanh

Y onetimi 541

Dizin 607

Osmanh Devleti'nin Donusumu, 1789-1908

Tarihin su veya bu donerninde Osmanh Devleti'nin bir parcast olan Ortadogu, Balkanlar ve hatta Kuzey Afrika'nm sosyal ve siyasi tarihini ve degisimini dogru degerlendirmek ve yorumlayabilmek icin, onsekizinci yuzyilm sonlannda ve ondokuzuncu yuzyil boyunca Osmanh Devleti'ni simdiye kadar yapilanlardan daha genis bir analitik cercevede incelemek gerekir.

Ortadogu'nun modernlesmesi konusundaki calismalann cogunda dis etkenlerin niteligi ve yogunlugu, bir baska deyisle A vrupa'mn etkisi, Ortadogu toplumlannm bu etkenlere karst kendi icinde olusturdugu tepkilerden daha cok on planda tutularak irdelenir. Aynca, ondokuzuncu yuzyilda Ortadogu ve Balkanlar'm tarihi daha cok dogmatik ulusal gorus acilanndan ele ahnrmsur. Bunun dogal sonucu olarak, Osmanh lrnparatorlugu'nun sosyal ve siyasi

8

9

Osmanh'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusla~ma

Osmanh Devleti'nin D6nii~iimii, 1789-1908

yapilannda ortaya cikan degisiklikler ve bu degisikliklerin bolgede olusan ulus-devletlerin yapilanrnasi uzerinde yaprms oldugu koklu etkiler ya goz ardi edilmis ya da konuyu kaleme alanlann ideolojik ve ulusal gorus acilan dogrultusunda yorumlanrmsur. Bu tur yorumlamalann nedeni yalmzca konuyu irdeleyenlerin tarih konusundaki kulturel ve dini gorusleri degil, daha cok Osmanh Devleti'nin sosyal tarihi konusunda yeterli bilgi sahibi olmamalandir. lsin en basmdan itibaren akilda tutulrnasi gereken kesin gercek, Osmanh donerninde, Balkan ve Ortadogu toplumlan ve bunlarm sosyokulturel-ekonornik yapilanndaki degisimin, kapsamh Avrupa etkisi altmda bu degisim surecinin hizlanmasmdan cok onceleri kendi ic etkenleri nedeniyle zaten baslarms olmasidir. Hasan Kafi Bosnevi'nin (Akhisari) (1544-1616) Usul el-hihemfi nizam ul-a.lem'de ve daha sonra, 1630'da Koci Bey'in Risale'sinde degindigi gibi, onalnnCl yuzvilm sonlannda ve onyedinci yuzyihn baslannda -yani en guclu oldugu donemlerde- Osmanh Imparatorlugu ciddi sosyal calkalanmalarla karsilasrmsur.

Kulturel sistemlerde Ban'dakinden farkh gelisen degisim surecini dis ve ic etmenlere gore cesitli toplum katmanlannda ya~anan bir olgu olarak ele almak gerekir. 05- manh lmparatorlugu'nda degisim sureci sosyal-ekonornik alanda dort sosyal tabaka baglarmnda geli~mi~tir. Esasen degisiklik bu yapilanrnalann kesin cizgilerle belirlenmis islevleri etrafmda olusmustur ve degisim unsurlan hep aym kaldigi icin onceden bilinebilmistir, Fakat onalnnci yuzyihn baslannda, yeni degisim unsurlanmn bu surece kanlmasmdan soma tiiccarlar ve zanaatkarlardan ve gida ureticilerinden (koyluler ve ciftciler) olusan ucuncu ve dorduncu tabakalar geleneksel sosyal duzenlernenin ve ongorulmus degisim dongusunun disina ciktilar. Zaman icinde, bu yapisal degisiklik birinci ve ikinci tabakalann, yani sey-

fiye ve kalemiye tabakasmin! sosyoekonomik temellerini zayiflatn ve bunlann eski siyasi-kulturel islevlerini yeniden sekillendirdi, Iste bu yeni sosyal yapilanma icinde yeni bir cemaat lideri grubu ortaya cikn, Bunlann pek incelenrnemis olan tarihleri onsekizinci ve ondokuzuncu yuzyillarda Osmanh Imparatorlugu'nun degisimini ozetler. Orta smif Musluman kesimleri tammlayabilmek icin bu gruptan ayan olarak soz edecegiz. Onsekizinci ve ondokuzuncu yuzyillarda ayanm anlarm, islevleri ve gucu surekli degi~tigi icin bu terimi daha cok sembolik anlamda kullanacaglz.2 Sik sik kullamlacak olan "onde gelenler" veya esraf bu siruf baglammda aslmda sosyoekonomik duzende olusan degisimin dogal sonucu olarak onsekizinci yuzyilm sonlannda ortaya cikan gruplar icin kullamlrmsnr.I Ayan genellikle yonetim tarafmdan, esraf ise sosyal tabakalasmarun sonucu olan birbirinden bagimsiz cemaatler icin kullamlan sifatlar olmustur. Ayanlann burokratik duzenle ve bu ortamda birbiriyle celisen grup ideolojileriyle iliskilerinin onsekizinci yuzytlda ve ondokuzuncu yuzyilm ortalannda Osmanh toplumunda ortaya cikan ic degisimin merkezi dinamiklerini olusturduguna inamyoruz. Butun gruplar ce~itli bi<;;imlerde ve degisen yogunluklarda ve faaliyetlerinin

Bu eski sosyal duzenleme icin bkz. E. I. J. Rosenthal, Political Thought in Medieval Islam (Cambridge, 1962); Nasir al-din L-Tusi, Nasirean Ethics (Londra, 1964).

2 Ayan konusunda daha cok bilgi almak ve bibliyografya icin bkz. Kemal H.

Karpat, "The Land Regime, Social Structure and Modernization in the Ottoman Empire", Beginnings of Modernization in the Middle East; William R. Polk ve Richard L. Chambers (ed.) (Chicago, 1968), s. 69-90 ve Islam Ansihlopedisi maddesi "Ayan", (yeni baski) ve Herbert L. BodmanIr., Political Factions in Aleppo 1760-1826 (Chapel Hill N.C. 1963); I. H. Uzuncarsrh, Meshur Rumeli Ayaldanmalannda Tirsini/lli [smail, Yzlhlwglu Siileyman Agalar ve Alemdar Mustafa Pa~a (Istanbul, 1942) ve Avdo Suceska, Ajani (Saraybosna, 1965)

3 Suriye'de esraflar konusunu gozden gecirmek icin Albert Hourani'nin "Ottoman Reform and The Politics of Natables"na bakuuz; Beginnings of Modernization in the Middle East, William R. Polk ve Richard L. Chambers (ed.) (Sikago, 1968), s. 41-68.

farkh bolumlerinde dis etkilere maruz kalrmslar ve distan gelen bu cok yonlu etkilere birbirinden bagimsiz olarak ve <;ogu zaman da birbiriyle celisen tepkiler gostermi~lerdir. Bir dengeler dizisi olan Osmanh siyasi sistemi, bu durum karsismda cozulmeye baslarms ve yeni bir sistem gereksinimi dogmustur, Gercekten de sistemin cevap vermesi gereken bu yeni durum, ote yandan sosyal yapismda gecirdigi evrimle kulturel-dini cizgide siyasi devletler haline gelmesiyle iki katma cikrms ve sorunla basa cikmak icin harcanan yurekli cabalara ragmen Osmanh Devleti'nin dagilmasma katkida bulunan onemli nedenlerden birini olusturrnustur. Hukumetin bu duruma ilk tepkisi Ill. Selim onderliginde merkeziyetci bir yaklasimla butunlesmeye cahsrnak olmustur ve bu cabalarm ulasngi nokta ise bir Turk ulusal devletinin kurulrnasidir.

Bu anlanlanlar Osmanh Devleti'ndeki degisimle ilgili incelememizi yapisal degi~ikligin tarihsel-islevsel yamna dayandrracagumzi gostermek icindir, Kisaca ise, Imparatorluk'taki Hiristiyan ve Musluman halklann ozellikle kendi liderlik gruplan arasmda farkh tabakalar olusturrna modellerini inceleyerek baslayacagiz. lkinci olarak, kismen Bati'daki endustriyel devrimden ve serbest piyasa ekonomisinden kaynaklanan ve buyuk olcude yeni bir dizi ekonomik gucle sekillenrnis olan bu sosyal katmanlasmayi gozden gecirecegiz. Ucuncu olarak ise, ekonomik etmenlere, farkhlasrms sosyal yaplya ve bunun sonucunda ortaya cikan yeni tip bir duzenleyici eyleme karst islevsel bir tepki olarak siyasi sistemdeki degisimi ele alacagiz. Bir baska deyisle, siyasi sistemin farkhlasmasi ve yeni bir siyasi kadronun dogusunun, sosyal Iarkhlasma ve onu olusturan nedenler, yani meslek gruplan, mulkiyet modelleri, gelir seviyeleri ve kulturel-siyasi degerlerle ilgisi oldugu varsaYlmmdan yola cikacagiz,

2. Sosyal Yapilarm lkiye Bolunmesi ve Osmanh Imparatorlugu'nda Siyasi Gerginlik

Osmanlz'da Degi$im, Modemiesmc ve Ulusla$ma

Bilim adamlan tarafmdan yeni elit tabakayi olusturan temel unsur, Ban ile ilk iletisim kanallan ve yeni dusunce seklinln temelleri olarak cok onernli gorulmesine karsm Sultan Ill. Mustafa 0757-74) ve Sultan 1. Abdulharnid 0774-89) tarafmdan gerceklestirilen askeri reformlar gercekte cok daha mutevazi bir gayeye hizmet ediyordu. Tek arnac, dis ve ic saldmlara karst devletin bekasirn saglarnakn. lleri teknoloji, giderek daha fazla endustriye dayah ekonomik sistem, yeni yonetim teknikleri ve askeri gucu odak noktasi olarak alma egilimi Ban'dan gelen tehdidin ana unsurlanm olusturuyordu. Eyaletlerdeki ozerklik arayist ve duzen ve guvenlik acismdan duzenleyici eylemlerle ilgili olarak birbiriyle celisen talepler cogu zaman ahlaki ve dini terminolojide ifade buldu ve ic kansikhk unsurlanm olusturdu. Aslmda butun bunlar toplumun gunluk yasarmnda kendisini yaygmlasrms ticaret, arazi kullammmdaki degisiklik ve artan iletisim olanaklan seklinde gosteren ve Ban'dan gelen teknolojik, ekonomik ve aydm etkilerin yan urunlerinden baska bir ~ey degtldl, Uzun sureden beri Osmanh Devleti'nde hakim durumda olan hukumet He toplum arasmdaki bolunrne asagidaki durumlarda ifade bulduo Toplum gelisti, teknolojik ve ekonomik etkilere bir 01- cude cevap veren yeni dusunceler ve taleplerle farkhlasn, hukumetin islevlerinin de buna paralel olarak degismesi beklendi. Taht ve merkezi burokrasiden olusan, kendisini devletle esdegerde goren, kendine ozgu yetki geleneklerine tabi olan hukumet, bunlan anlayacak ve degisikligin getirdigi sorunlarla basa cikabilecek gucte degildi, Yine de burokrasi yogun, fakat yapay temaslarda bulundugu Bati'daki modernlesmeye oykunerek hukumetin islevleriyle ilgili eksikler konusunda kendisini egitrneye ve toplumu kendi an-

10

Osmanh'da Degisim, Modernlesme ve Uluslasma

Osmanh Devleti'nin Donusumii, 1789-1908

ladigi sekilde modernlestirmeye cahsn. Ote yandan, cogu kez ekonomik gueune ve toplum destegine dayanarak toplumda buyuk olcude kontrolu elinde tutan Muslurnan ve Musluman olmayan liderlik gruplan kendi cikarlan, ernelleri ve kendilerine ozgu kulturleri dogrultusunda bir hukumet olusturmaya cahsn. Boylece, yonetenler He yonetiIenler arasmdaki catisma ve hukumetle her faaliyet duzeyindeki toplum arasmda bir uyum saglama geregi son donemlerinde Osrnanh Devleti'nin karsilasngi en eiddi sorunu olusturdu, Hukumeti ve toplumu islevsel ve ideolojik olarak uzlasnrmak icin girisilecek her cabamn, Osmanh Devleti'nin geleneksel, karrnasik sosyo-etnik ve dini dengeler sisternini bozdugu gen;egi bu durumu daha da ciddi hale getirdi. Bu olgunun ogeleri olan farkhhklar ve celiskiler, sosyal yapmm ve onu destekleyen toprak sisteminin dagrlmasmdan, Balkanlar'da ve kryi bolgelerinde Ban ile nearetin yogunlasmasmdan ve tahtm otoritesinin cokusunden sonra daha arm.

Onsekizinci ve ondokuzuneu yuzyillarda Avusturya ve Ban Avrupa ulkeleriyle ticaret luzla yaygmlasn. 1774 ve 1792 yillannda yapilan Kucuk Kaynarea ve Yas bans antlasmalan ile Karadeniz'in Rus tiearetine acilmasmm etkileri, aym denizin kuzey kiyilannda ya~anan ve Osmanh Devleti'ni en onemli ekonomik ussunden mahrum eden toprak kaybiyla iki karma cikti. Karadeniz, Osmanh Devleti icin Akdeniz ticaretindeki FranSIZ ve Ingiliz hakimiyetine karst denge saglayan cok onernli bir ticaret alarnydi. Aynea, Karadeniz sahillerinde ya~ayan tuccar simfi tieari actdan Istanbul ve Anadolu'ya baghydi ve dogudan, batidan ve diger yerlerden gelen mallann gecis noktasi gorevini yapiyordu. Bu, aslmda biraz karrnasik ve dengeli ve aym zamanda onsekizinei yuzyihn sonlanna kadar askeri alanda ugramlan kayiplan telafi etmeye yeteeek kadar verimli bir ticaret sistemiydi. Bu arada, Ban'daki endustriyel devrim,

4 Temel bilgi acismdan bkz. Charles lssawi, The Economic History of The Middle East 1800-1914 (Sikago, 1966), s. 60; Nicolos G. Svoronos, La Commerce de Salonique au XVIII siede (Paris, 1956); Paul Masson, Histoire du commerce Fran.;;ais dans le Lavant au XVIII siecle (Paris, 1911). A. C. Wood, A History of The Levant Company (Londra, 1935). Leone Levi, History of British Commerce 1763-1870 (Londra, 1872), s. 934'te. 1850'de Osmanh lmparatorlugu'na yaplIan ihracan 2.811.000 Pound olarak gosterir. Turkiye ucuncu srradadir. Diger istatistikler Ingiliz ihracau hacminde tuttugu yer acismdan'Turkiye'yi daha yukanlarda gosterir. Bkz. Bailey, British Policy and The Turkish Reform Movement (Cambridge, Mass, 1942), s. 74; aynca, William Page, Commerce and Industry Tables of Statisties Jor The British Empaire (Londra, 1919).

bunun sonueunda ortaya cikan sehirlesme ve tuketim ahskanhklarmdaki degisiklik, teknolojik ve askeri ilerlernelerle ikiye katlandi ve tiearet bicimlerini koklu bicimde degistirdi. Ondokuzuneu yuzyilda tiearet dengesi oldukca iyi olan Osmanh Devleti giderek artan bicimde ithalatci bir konuma girdi. Daha cok imal edilmis maddeler iceren ihracan, ondokuzuneu yuzyilm sonlanna dogru giderek tanm urunleriyle smrrh hale geldi-Civit, kahve, seker, celik, metal urunleri ve yerel olarak imal edilmis maddelerin yerini tutmamasma ragmen zamanla refah ve sosyal statu sernbolleri haline gelen giyim e~yasl gibi yeni maddeleri satm almaya basladi. Irnparatorluk gida maddeleri ve hammadde ihracatcisi haline geldi; yun satarak yunlu giyim esyalan ithal etmeye basladi. 1783'te Avrupa'nm Osrnanh lmparatorlugu'yla yapngi ticaretin toplarn 4.4 milyon oldugu tahrnin edilmektedir. 1829'da bu rakarn 2.9 milyona inmis (Yunan bagimsizhk savasmm bunda etkili oldugudusunulmektedir), fakat 1845'te 12.2'ye, 1876'da 54'e ve 1911'de 69.4 milyona yukselmistir." Yaklasik 1850'den 1914'e kadar ithalat ihracan buyuk olcude ge~mi~tir. 1838'de yapilan ve Buyuk Britanya'ya ic uretim acismdan tarnsilmaz bir ustunluk veren lngiliz- Turk Ticari (Baltalimam) Antlasmasi'ndan soma Osmanh Devleti'nin ekonomisi tamamen cokmustur.

Osmanh kaynaklanndan cok kapsamh bir arasnrrna yapan David Urquhart 1830'lann baslannda Ban'ya Dogu

13

Osmanlr'da Degi~im, Modemle~me ve Ulusla~ma

Osmanlr Devleti'nin D6nii~iimii, 1789-1908

halklannm tamarmrun butun gereksinimlerini, hatta lukslerinin karsilanmasma karsihk onlann tamamen tanma ve hammadde ikmaline yoneltilmesini ve verilen mamul maddelere karsihk onlann uretimlerinin ahnmasim onermistir, Yirmi yil soma ise M. A. Ubicini sundan yakmmaktaydi:

dan Fransa veya Ingiltere'ye giderek daha bagimh hale gelmislerdir, Bu tek yanh gelisen ticaret iliskilerinin sosyal yansimalan -yani Ubieini'nin evrensel maddi refah ve bunun sonunda kendiliginden emperyalizme yonelim icin en emin yolun ekonomik liberalizm oldugunu ictenlikle savundugu gibi- Imparatorlugun her yerinde aym anda ve aym yogunlukta hissedilmernistir. Guneydogu Avrupa onsekizinei yuzyilm baslannda gelisen ticaretin etkilerini hissetmeye baslarmsur. Bu bolgeler iyi donemlerinde Osrnanh Devleti'nin saglarms oldugu bazi ozel ekonomik guvencelerden ve koruyucu onlemlerden yararlanrmslardir. Sonneta, bolge ekonomik acidan kalkmrms ve Avrupa endustriyel kalkinrnasi kendi pazarlan ve tanm mallan kaynaklanna siyasi ve ekonomik bagrmhhk kosulunu gerekli hale getirmeden cok once kendi siyasi bagrmsizhklanru kazanrmslardir.

Onsekizinei yuzyilm sonlannda lmparatorlugun Avrupa'da kalan ve Hrristiyanlann .yasarnakta oldugu bolumleri, Muslumanlar arasmda mevcut olmayan uc liderler grubu olusturmustur. Bu gruplar Balkan milliyetciliginin onderleri olrnuslar ve zaman icinde de Sirp, Yunan ve Bulgar ulusdevletlerinin belkemigini olusturmuslardir (1804-78). Birinei grup onde gelen tuccarlar, imalatcilar ve bu konularla ilgili diger meslek gruplanndan olusuyordu ve cogunun kokleri yuzylhn baslannda A vrupa ile yapilrnaya baslanan

6 Bkz. Traian Stoianovic, "The Conquering Balkan Ortodox Merchant", [our-

nal of Economics HistolY (Haziran, 1960), s. 234-313'e; The Social Foundations of Balkan Politics'e, editorlugunu Charles ve Barbara jelavic'in yapngi BaHwns in Transition (Berkeley, 1963), s. 207-345'e; 'The Nature of Balkan Society Under Ottoman Rule", Slavic Review, c. xxi, 4 (1962) s. 597-622'ye. Yukandaki yazarlar Turk kaynaklanm nadiren kullamrlar (Ban dillerinde yazanlar haric) ve her Balkan devletini sanki onbesinci yuzyildan onsekizinci yuzyila kadar bagunsizrms gibi kabul ederler, Bu yazilarda Balkanlar'da Turk tuccarlann ve genel anlamda Turklerin varhgi ya da Osmanh Devleti'nin Balkan toplumunun degi~iminde ve ekonomik sisteminde oynadigi rol kasith bir sekilde yok sayihr.

Osmanh lmparatorlugu'nda imalat endustrisi eski halinden cok sey kaybetti. Arnk hammaddeler Turkiye'nin ihracanmn buyuk bir bolumunu olusturuyor, Bunlar Avrupa'ya gidiyor ve karsihgmda imal edilmis urunler almiyor. Sayisiz cesitlilikte mamul maddeler... Arnk kendilerinde olmayan veya tamamen yok olmak uzere olan maddeler. .. Iskodra ve Tirnova'da ISl Z'de faaliyet halinde olan iki bin dokuma tezgaln vardi, .. Fakat I841'de yalmzca iki yuz tezgah kaldi, .. A ym gerileme Suriye ve Arabistan Irak'mm imalatci sehirlerinde de gozlenmektedir ...

Fakat Ubieini bu kesin gozleminin tersine, kabahatin butun cabalanm tanma yoneltrneyen Osmanhlarda oldugu inancmdaydi, Boylece, kendi tuketimi icin gerekli olan her seyi kendisi uretrneye cahsan degisim surecindeki butun gen<;; devletlerin veya uluslann dustukleri hataya onlar da dusmustu.>

Bolgesel degisirn modellerinde ortaya cikan degisikliklerle daha belirgin hale gelen bu gelismeler bolgelerin kendi aralannda hammadde veya mamul madde ahsverisleri seklinde surdurulegelen ic ticareti sekteye ugratrmsnr. KlSmen deniz iletisiminin hakim duruma gecmesi nedeniyle bu bolgeler Osmanh yonetimiyle giderek zayiflayan resmi siyasi baglanru surdururken, zaman icinde ekonomik act-

5 Ahnnlar D. Urquhart, Turkey (Londra, 1933), s. 141-44 ve M. A. Ubicini Letters on Turkey (Londra, 1856), s. 339-44; Issawi'de yayirnlanrmsnr, s. 42~ 5.

14

15

17

Osmanh'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusl~ma

Osmanl! Devleti'nin D{jnii~umu, 1789-1908

yogurt tiearet iliskilerine dayanmaktaydi. 6 Sunu ifade etmek gerekir ki Viyana, Venedik, Trieste ve ozellikle Odesa'daki Yunan tiearet kolonileri Osmanh yonetimi alnndaki kendi etnik gruplanmn fiilen devrimci onculeri olrnuslardir. lkinci grup ise, kokleri ve statuleri ya yukanda sozu edilen tuccarlar smifmdanan veya ya aym grup ya da yerel kilise tarafmdan kurulmus ve himaye edilmis okullardan olusmustur. Ozellikle uyelerinden bazilan Fransiz Devrimi'nin fikirleriyle tarnsnktan soma, bu grup milliyetci ideolojilerin bayraktan haline gelmistir. Bu gruba, yonetici burokratik duzene mensup piskoposlar veya patriklerle sik sik anlasmazhga dusen Hiristiyan Ortodoks ruhban grubu da eklenebilir.

Coklukla halktan olan ucuncu grup liderler ise hayduk veya klephte olarak tammlanan ve Ban ordulannda ve donanmalarmda hizmet veren, gerilla komutanlan olarak savasan ve daha soma ugrunda savasnklan ulusal devrimler sirasmda askeri liderler olarak ortaya cikan yan eskiya, yan halk lideri olan romantik kahramanlardan olusmaktaydi, Bu grubun en onernli ozelligi, ~ogunlukla onsekizinei yuzyilda koylu ziraatci tabamndan ortaya cikrnalanydi. Bunlar koylu kitlelerle iliskilerini surdurduler ve en azrndan baslangicta ekonomik orta simf gruplan ve aydmasker seckinleri arasmda ortaya cikan kismi ideolojik gorus birligini sembolize ettiler.

Balkan gruplannm, 1804'te Sirp ayaklanmasryla baslayan ve daha soma 1875'te Bulgar ayaklanmasi ve giderek yaygmlasan diger bazi ayaklanmalarla en ust noktaya <;:1- kan milliyetci baskaldmlan beklenen ve dogal olgular olarak algilandi. Bulgaristan, daha cok 1877 Osmanh-Rus Savasi'mn sonueu olarak bagimsiz bir devlet haline geldi. Bu, yalmzea dini ve kulturel husumetlerin sonueu degildi (bir kitle seferberligi vasttasi olarak ideolojik onern kazanrmsnr); Bulgar dusunurlerin tammladigt gibi sosyal duzeyde

sermaye yatmrm ve kiralanmis emek sonueu ortaya cikan uretimin yaratngr kapitalist sistern, yani fiili burjuva toprak agahg: ile hukumet duzeyindeki feodal toprak agahgl turu otorite arasmdaki derin dusmanhgi da dikkate almak gerekiyordu.?

Yukanda tammlanan sosyal katmanlara etnik-dini cizgide sekillenen ve devrimcilerin istahlanrn kabartan henuz tam olarak olgunlasmarms garip bir dusmanhk turunu de katmak gerekir. Islevini kaybetrnis olan hakim siyasi grup hemen hem en tumuyle Osmanh burokrasisinden olusmaktaydi. Bunun yanmda, sehirlerdeki ve koylerdeki eemaat liderleri ve Htristiyanlann yasadig: Musluman olmayan koylerdeki eemaat liderleri imalat ve ticaretle ugrasiyordu. Bunlar yonetimi karsit ve sornurucu bir grup olarak gormekteydi. Yonetimdeki grup kendi milliyetci siyasi gorunumleriyle tammlandigi icin Osmanh burokrasisini "Turk" olarak tammlamaya basladi, Onlann gozunde Osmanh Devleti, fiilen 1923 yilma kadar var olmadigi halde, zaten milliyetci bir Turk devletiydi.

Balkanlar'da ulusallasma surecinin hazrrhk asamasmda Musluman halk arasmda yasanan gelismeler (celiskili olmakla birlikte bunlar sikhkla Hiristiyan milliyetcilertn faal olduklan aym topraklarda ve sehirlerde ortaya cikrmsnr) tamamen farkh bir yapidaydi, 1768-74 ve 1787-92 yillannda eereyan eden ve Osmanhlann yenilgisiyle sonuclanan Rus-Osrnanh savaslan merkezi hukumetin otoritesini eiddi sekilde zayiflatrmsnr. Bu durum, cesitli bolgelerdeki fiili yoneticiler olarak ayanlann ortaya cikrsmi kolaylasnrnus ve bunlara iktidar mucadelesine girme hrsan vermistir.

Kuzey Afrika, Suriye (Cezzar Ahmed Pasa), Misir ve

7 Balkanlar'da sosyal gruplar ve miiliyetcilik icin bkz. Dimitrie Djordjevic, Revolutions nationales de peoples Balkaniques, 1804-1914 (Belgrat, 1965); S. Fischer Galati, "The Pcasonhy as a a Revolutionary Force in the Balkans", Jomal of European Affairs, cilt xxiii, 1 (1963).

L-

19

Osmanh'da Degi?im, Modemle?me ve Ulusla?ma

Osmanl! Devleti'nill Diinu?umii, 1789-1908

Irak gectci de olsa fiili ozerklik kazanrrnslar, bu arada Vehhabiler Arabistan'da ortahgi silip supurmuslerdir. Rumeli'de Kircalililer arasmdaki ve Tatar prenslerin, ozellikle Pasvanoglu'nun (1797) yonetiminde Deliorman ve Vidin' de yasayanlarm baslatnklan ayaklanmalar ve Tepedelenli Ali Pasa'nm Yanya'da baslattigi ayaklanma, orduyu Hiristiyan asilerden cok bu ayaklanmalarla ugrasmak zorunda birakarak hukumetin otoritesini daha da zayiflatrmsnr. Henuz devrimci bir sosyal degisim surecine girmemi~ olan Turk-Musluman koyluler ge<;mi~in kalmnlan olarak dunyadan soyutlanrmslar, kendi hisimlan ve dindaslan olan orta simf tarafmdan ekonomik ve ideolojik olarak desteklenen daha mureffeh Hiristiyan koylu smifi ise one gecerek bunlan sosyal acidan geride birakrmstrr, Genelde imalat ve yonetimle ugrasan Musluman- Turk gruplann yasadigi sehirlerde eski yoneticiler, Hiristiyan gruplar arasmdan dogan yeni orta siruf tarafmdan geri plana itilmislerdir,

Bu surec onsekizinci yuzyihn sonlannda baslarrns ve ondokuzuncu yuzyilm birinci yansmda hemen hemen tamamlanrmsnr, Toplumun Turk-Musluman kesiminde siyasi acidan Hiristiyan orta simfla mucadele edebilecek bir orta simf yoktu'{tuccarlar, aydmlar, ruhban). Krrsal kesirnde tek lider ayan'd1 ve <;ogu durumda bunlar guclerini zenginliklerinden alan ve sosyal konumlanm miras yoluyla edinmis kisilerdi. (:ogunlukla bunlar tuccar veya imalatci degil toprak agalanydrlar. Ayanlann emrinde olusturulmus askeri gucler yerel Musluman gruplardan veya lrnparatorluk ordusunun ganimet ve toprak vaadiyle hizmete girmis olan gayri memnun unsurlanndan derlenmisti, Yamaklar (simr muhafizi yeniceriler), daYllar ve yerel Musluman ileri gelenler Hiristiyan koylulerin topraklanm ellerinden almaya cahsirlardi, Zira bu grubun ekonomik ve sosyal sta-

\18

tusunu surdurmek icin kirsal alanda toprak sahibi olrnaktan baska caresi yoktu."

Onsekizinci yuzyilm ortalanna kadar, Balkanlar'daki uretici gruplann bel kernigint olusturan Muslurnan- Turk sanatkarlar, ticaret odalan ve esnaf birliklerinin (loncalar) isimlerinden de anla~llacagl gibi, daha onernsiz alanlarda ticari faaliyetler yurutrnek ve bunun sonucu olarak da daha basit isler yapmak zorunda blrakllm1~lard1r. 9 Ondokuzuncu yuzyihn ortalanndan itibaren, anlamh bir ekonomik gu<; olma ozelliklerini kaybetrnislerdir. Ayanlann (bazen derebeyler olarak da arnhrlar) onemli konuma yukselmeleri ve dayllann ve yerel kisilerin toprak edinme cabalan nmur sisterninin nihai cokusunun belirtileri olarak ahnabilir. Bu gelismeler, Imparatorlugun ban kesimlerinde yasayan Musluman- Turk unsurlar arasmda baslayan sosyal evrimin ilk asamasmm da belinileriydi. Ondokuzuncu yuzyilm sonlanna dogru Balkanlar'daki uluslararasi olaylann baskiSl ile ve kismen de hukumetin izledigi politika yuzunden ~u evrim siyasi acidan anlam kazanmaya basladi. Bu arada, Balkanlar'da etken Iiderlik olanaklan ellerinden ahnrms

8 Christo Gandev, "L'apparition des rapports capitalistes dans l'econormc ru-

rale de la Bulgarie du nord-ouest au cours du XVIIIe siecle", Etudes Historiques (Sofya, 1960), s. 208; aynca, Yugoslavya'da Makedonya tarihi koriusunda yaymlanrnrs mahkeme kararlanna, Turslli Documenti za Mal1edonshata Istarija, 1800-1839, 5 cilt (Uskup, 1951-58) bkz. Ornegm, ayan Mustafa Aga'yl, reayaYI rahatsiz etrnemesi yolunda uyanmn yer aldrgi I ciltteki 53 saYII! belgeye bakimz. (0 donernlerde reaya Hiristiyanlar icin kullamlmaktaydi.) Anadolu'daki aym durumlar icin Kemal Akyuz'un Ziya Pa?a'nm Amasya Mutasamfhgl Slrasmdall; Olaylar'ma (Ankara, 1964) bkz.

9 Daha sonralan Balkanlar'a giren mesleklerle, Turk kokenli olan daha eskiler, gercekten de adlanyla ayirt edilebilmektedir. Omegin, 18 Temmuz 1812 tarihli bir Eflak bolgesinde, Bukres'teki zanaatkarlann isnafuri'nin (Turkce esnaftan gelir) ve tuccarlann listeleri verilir. Listedeki 61 meslekten 22'si belirgin sekilde Turk(e adlar tasir ve giyim esyalan, ev esyalan ve gida maddeleriyle ilgilidir. Digerleri ise Almanea, Macarca (daha cok metal isleri), Slavca ya da Fransizca kokenlidir ve son zamanlardayapllmaya baslanan nearer ve el sanatlanna karsihk gelir. Documenti Privitoare la Economica Taarii Romine?ti, 1800-1850, cilt I (Bukres, 1958), s. 146-47.

20

21

Osmanlt'da Dei/;isim, Modemlesme ve Uluslasma

Osmanlt Devleti'nin Diiniisiimii, 1789-1908

olan Turk koyluler ya yonetimde olanlar tarafmdan ordu saflanm takviye etmek icin kullarnlrmslar veya Bulgar ve Yunanh ciftciler ile tuccarlar tarafmdan vasifsiz isci olarak ise ahnrmslar veya bagimsizhgm elde edilmesinden soma Osmanh Devleti'nin geriye kalan topraklannda yasarnak zorunda brrakilrmslardrr. Bu kosullar yuzunden itildikleri sosyal konumu anlayamayan Turk koyluler grup dayamsmast icin din temelini kullanrmslar ve boylece Osmanh siyasi elitiyle kendilerini ozdeslestirrnislerdir. Elit ise bu kimligi alt simflann milliyetci seferberligi icin ve ulusal devlet icin siyasi dayamsma saglamada kullanrmsur.

Balkanlar'daki Turklerin ve Turk olmayan gruplann sosyopolitik durumlanm T. G. Vlaykov, 1860'larda Bulgaristan'daki Pirdop bolgesiyle ilgili amlannda cok iyi anlatrrustir. Bir Bulgar olan yazar, Turk ve Bulgar cemaatlerin bansci, fakat birbirinden net sekilde aynlrms birlikte varoIuslarma degindikten soma sunlan yazmisnr:

Boylece, ulusal bagimsizhk icin gerekli ideolojik zemin hazirlandi ve aynen Sirbistan ve Yunanistan'da oldugu gibi uygun zaman geldiginde Bulgar ulusal devleti dogdu.

3. Butunlesme Sureci: Merkezilesme

Turklerin yasannlarma kryasla bizim yasannrmz daha yuksek duzeydeydi. Bulgarlann ge<;im vasitalan cok cesitliydi. Ticaretin, uretirnin ve zanaatm hemen her dahyla ugra~lyorlardi. Turklere gelince tek bildikleri sey ziraat idi. Ve bizim onde gel en halkrrmz, tuccarlanrmz ve (orbaczlar'lmlz (Bulgar koylerinin baslan) Turklerin onde gelenlerine kiyasla ruhen cok daha fazla uyamk, ulusal bilincte ve parasal zenginlikte cok daha fazla ondelerdi. Ama butun bun lara ragmen biz Bulgarlar, Turklere karst bilincaltmdan gel en bir korku beslerdik. Bizim msanlanrmzm Turklerden korkmalanmn nedeni, onlar tarafmdan bir baski uygulanmayan koylerde yasarnarmza ragmen onlann efendilerimiz oldugunu bilmemizdi. Konahta ya~ayan vali Turktu ... Aynca saver ve hakim de Turktu ... Turkler butun gucu ellerinde bulunduruyorlardi. Turkler kraldi, .. Ve biz Bulgarlar onlann tebaasiydik.J''

Onsekizinci yuzyihn sonlannda ve ondokuzuncu yuzyihn baslarmda lrnparatorlugun Musluman nufusu icindeki kadrolann baslan esas itibariyle iki gruptan olusmaktaydi:

Ayanlar ve e~raf veya bir baska deyisle, bir tur toprak agasi olan seckinler ve hukumetle baglantih burokratik-askeri unsurlar. Kokenlerinin karrnasik olmasma karsm ayanlar (Balkanlar'daki bazi bolgelerde koy baskanlanrun Hiristiyan karsihklan (OrbaCllardl) aslmda Ortadogu'nun sosyopolitik tarihindeki temel onemleri henuz tam olarak degerlendirilemernis olan yeni tip bir orta simf grubun onculeriydi. <:=ogu zaman yerel ulemanm ve yenicerilerin destegiyIe yerel ozerkligin guclenmesinde yardimci olmuslar ve boylece, Balkanlar da dahil olmak uzere diger vilayetlerdeki merkezi otoritenin zayiflarnasma yol acrmslardrr. Geemiste pek cok Musluman imparatorlugun cokrnesine neden olmus olan ve Osrnanhlarm yuzyillardir basanh bir sekilde kacmdiklan cansma merkezi otorite ile vilayetler arasmda neticede oldurucu darbeyi indiren etmen olmustur. Dolayisiyla ayanlann yukselisi ve Balkanlar'daki sosyal degisimin en kritik anmda baslattiklan ayaklanmalan, Yunan isyamnda Yanyah Ali Pasa'nm oynadrgi rol gibi, Balkanlar'da modern ulus-devletlerin dogusunu kolaylasnrrmsnr. Bu, ancak yeni yeni gereken onernin verildigi kritik bir etmendir. Sonucta, Sultan Ill. Selim'in yeni bir duzen ve modern bir ordu yaratma -Nizam-l Cedid- cabalan yalruzca Osmanh askeri gucunu dis dusmanlarla mucadele etmek icin gu<;lendirmek istegine baglanmamahdrr. Gercekte asil neden, ayanlar uzerinde merkezi hukumetin otoritesini te-

10 T. G. Vlaykov, Prezhvyanoto (deneyimler), 3 cilt (Sofya, 1934-42). Doreen Warriner, Contrasts in Emerging Societies (Bloomington, Ind. 1965), s. 235- 36'daki ahnnlardan.

Osmanh'da Degi?im, Modemle?me ve Ulusla?ma

Osmanh Devleti'nin D6niiWmu, 1789-1908

sis etmenin kacmilmaz bir gereksinim olusudur.U Padisaha kendi istegi dogrultusunda sunulan reformlar koriusundaki yirmi sayfadan fazla raporda, ekonomik iyilesme ve reformun uzerinde dusunulerek ve herkesce desteklenen bir onayla yapilabilmesi icin kapsarnh bir plan gelistirilebilmesi acismdan sivil reformlann yapilmasi geregi vurguIanrmsnr.P III. Selim'in reformlannm asil arnaci, Osmanh sosyoekonomik sisteminin temel tasi olan tlmarlar konusunda reform yapma arzusundan da acikca anlasilacagi gibi eski politik duzene yeniden hayat vermekti. Her sosyal simfa mensup kisiyi kendi sosyal tabakalanmn isareti olan kendi geleneksel kiyafetlerini giymeleri konusunda zorlarna cabalan bu goru~u dogrular. Fakat eski duzenin canIandmlmasi olanaksizdi.

Her seyden once, koklu bir degisime ugraml~ olan sosyal yapl, hukumetin ge<;mi~te oldugu gibi dengeler sisteminin istikrar noktasi olmaktan ziyade duzenleyici islevler uslenrnesini gerektiriyordu. lkinci olarak, bu kosullar ortasmda izlenecek bir merkeztyercilik, basanh olsa bile, idamesi bir dizi yeni yapilanma ve buna karsihk gelen politik kultur gerektiren butunluge sahip bir politik sisteme yol acabllirdi. Ucuncu olarak, yeni siyasi yapilann yaratilmast ve bunun sonucu olarak hukumetin faaliyet alanlanmn dismda kalan cesitli islevlerin yerine getirilmesi, hukumet hizmetine almacaklar icin yeni kriterler olusturulmasmi ve bu yeni hukumet gorevlertnin yerine getirilmesi icin gerekli bir uzrnanhk egitimini zorunlu hale getirecekti. Butun bunlarsa, Osmanh Irnparatorlugu'nun 0 zamana

11 Turk kaynaklanna dayandmlrms ayanla mucadele konusundaki bilgiler

Mufassal Osmanlr Tarihi'nin V. cildinde bulunabilir (Istanbul, 1962), s. 2724-6, 2859-63. Donernin en aynnnh incelemesi Stanford Shaw tarafmdan yapilrmsnr: Between Old and New; the Ottoman Empire under Sultan Selim ll], 1789-1807 (Cambridge, Mass. 1971).

12 Niyazi Berkes, The Development of Secularism in Turkey (Montreal, 1964), s. 72 ve Enver Ziya Karal, Tarih Vesihalan, 1/6 (Nisan, 1942), s. 414-25.

kadar bilinegelen anlarmru tumuyle degistirecekn, III. Selim zamanmda hukum surmeye baslayan islevsel bir hukumet kavrarm, Viyana'daki Osmanh buyukelcisi Ebubekir Ratip'in raporunda gayet acik bicimde anlanlrmsnr. Ratip'e gore, cagdas bir devletin ozellikleri disiplinli bir ordu, saglam bir maliye, iyi ve aydm gorevliler, halk arasmda guvenlik ve refahn ve tum bunlar hukumetin alacagi onlernlerin sonucu olacakn.

Avrupa'da Paris, Londra, Viyana, Berlin ve diger yerlerde elcilikler.J? modern okullar acilmasi ve kulturel yayilma yollan olarak kisith da olsa onemli bir giri~im olarak, ozellikle 1793-98 ve 1806-07 donemlerinde Fransa' dan egitmenler getirtilmesi, esas degisiklik gucleri olrnasa bile sosyal sistemdeki degisikliklerin ve merkeziyetcilik esasma gore isleyen yeni hukumet kavramlannm gelistirilmesinde tamamlayici unsurlardi. Gercekten de eski duzenin yerlesik egilimlerini zayiflatmak ve yenilerine zemin hazirlamak acismdan merkeziyetci politika, III. Selim ve II. Mahmud (1808-1839) donernlerinde alman diger munferit onlernlerden cok daha iyi sonuclar vermistir.

Daha once degmildigi gibi, merkeziyetciligin ulke icindeki hareket noktasi ayanlann ve diger asi unsurlann yarattiklan tehdide son verme istegidir. Hukumetin bunu basarrnak icin, ust smif Musluman gruplannm guc aldiklan (iftlikleri ve Rumeli ve Anadolu'daki buyuk toprak isletmelerinin etkilerinin azalmasrrn saglamaktan baska cikar yolu kalmarmsnr. Bu nedenle, Hiristiyan kitleleri ayanlara ve yenicerilere karst dolayh olarak desteklernistir. Bunun en iyi ornegini Bosna valisi Ebubekir Pasa'nm, Pasvanoglu yamaldanna ve dayllanna karst Sirp asilerle isbirligi yapmasl olusturur, Bunu yaparken, kuskusuz istemeden, Sirplarm bagimsizhk isteklerini desteklernistir.

13 Yeni elciliklerin acilmasi konusunda bkz. Ercurnent Kuran, Avrupa'da Osmanh Ihamet EI(ilihlerinin Kurulusu (Ankara, 1968). Ayanla yapilan pakt icin bkz. HaW Inalcrk, "Senedi lttifak ve Gulhane Ham Humayunu", Belleten, cilt XXVlll (Ekim, 1964), 5.603-90.

22

~~. ==~====~~=-~------------------------ .... ------------------------

Osman/r'da Degi;;im, Modernle;;me ve Ulusla;;ma

Osmanl! Devleti'nin D6nii;;iimii, 1789-1908

Yeni orduyu desteklemek icin kurulan idari orgut, merkezi ve islevsellik esasma gore isleyen bir devletin cekirdegini icermekteydi. Idarecilerden yoksun birakilan baZI tunarlarm gelirlerini toplamak icin kuru Ian mali orgut, yeni vergilerin toplanrnasi, tasarlanan askere alma yonternleri gibi girisimlerin tumu merkezi ve butunlugu olan bir yonetimin olusmakta oldugunu gosteren isaretlerdi, Ill. Selim'in iktidan sirasmda, Ban dillerini bilen ve muspet ilimler konusunda bilgili kucuk bir grup da olusmaya baslarmsn. III. Selim'in reformlan IS0Tdeki yeniceri ayaklanmasryla engellendi. Bu donemde ordusuyla duruma mudahale eden ve IS0S'de II. Mahmud'un tahta cikrnasmda ve IS0Tde dagilan modern ordunun yeniden olusturulrnasmda dolayh olarak etkili olan en tanmrms ayan Ruscuklu Alerndar Mustafa Pasa idi. Onceleri Yeniceri Ocagi'mn kucuk bir birimi olarak kurulan yeni ordu Sekban adtrn aldi ve IS26'da yenicerilerin kaldmlmasmdan soma Asakir-i Mansure-i Muhammediye (Muharnmed'in Muzaffer Askerleri) olarak amlmaya baslandi. Sultan II. Mahmud tahta <;1- karken ayanlam cok kucultucu bir odun vermisti, Alerndar Mustafa Pasa kumandasmdaki ayanlar ozel haklar isternislerdi. Ayanlardan cogunun, bazilannm asker sayilan 5.000'e yaklasan ordulanyla Istanbul kapilanna dayanrms oldugunu bilen padisah, IS0S'de Sened-i Ittifak olarak bilinen anlasmayi imzalarmsn, Bu toplannya katilmayanlann adma hareket eden ve senedi imzalayan ayanlar tahtm ustunlugunu resmen tarnrmslar ve veziriazam tarafmdan icra edilen otoriteye itaat etmek niyetinde olduklanm beyan etmislerdir, Kendileri ve ogullan adma, padisahhgm devammm devletin ve kendilerinin bekasmm garantisi 01- dugunu kabul etmislerdir. Sonucta, karsihkh guvenin esas oldugu resmen aciklanrmsnr. Ayanlar topraklanmn ve kendilerinden soma varislerine gececek olan haklannm (Madde 5) garanti edilmesine karsihk merkezi otoriteyi as-

keri ayaklanmalara karst korumayi kabul etmislerdir. Diger hukumler ise vergiler ve koylulere yapilan muameleyle ve hukumet gorevlilerinin yetki alanlannm kendi gorevleriyle snurlandmlmast ve kendilerine verilen yetkiler cercevesinde hareket etme gerekliligi ile ilgilidir. Bu, politik modernlesme icin onkosul olan idari gorevlerin belirlenmesi ve Iarkhlasnnlmasi yonunde anlrms onernli bir adimdir, Daha sonralan burokrasi ile ekonomik yonelimli gruplar arasmda ortaya cikabilecek cansmalar da dikkate almrmsur. Aslmda, bu pakt, dogmakta olan modern burokrasiyi temsil eden veziriazamhk ile daha alt sosyal gruplann fiili kontrolunu elinde bulunduran ayanlar arasmda pazarhkh bir anlasmadir. Bu, taht ve halk acismdan ayanlann statulerini lslamiyet temelinden cok iktidar temeline dayandirarak yasallasnrrmsnr. Aynca, pakt her grubun iktidar ctkarlanna en uygun iki idari kavram arasmda saglanrms bir uzlasmadrr: Burokrasi icin merkeziyetcilik, diger grup icin ise adern-i merkeziyetcilik. Geleneksel olarak eskiden kaIan bazi davrams bicimlerini ve felsefeleri iceriyor olmasina ragmen her kavram aslmda degisen ekonomik ve sosyal kosullardan kaynaklanan turnuyle yeni bir fikirdi. Ayanlar tumuyle merkeziyetci sisteme karsi degillerdi; onlar kendi cikarlanm dikkate almayan ve kendi geleneksel yerel otoritelerini ihlal eden sisteme karsiydtlar.jlmparatorlugun idari ve ekonomik sistemlerinin modernle$fhrilmesinde burokrasi ve ayanlann belli ortak cikarlan vardi. Gruplann kendi beklentilerine cevap verecek ve bu sistemin her birinin kendi felsefesiyle uyu~masml saglayacak yonternlerde her grubun kendine ozgu ideolojik yoneliminin belirlenmesi gerekiyordu.

Merkezi burokrasi ile ayanlar arasmdaki catisma merkeziyetciligin hizlandmlmasi ile sonuclandi ve bu, ISIS yllmdan itibaren, IS12'de Rusya ile yapilan savas icin kuruIan yeni ordu ve alman modern silahlar sayesinde ayanla-

125

Bogazici Oniversit8si K~Huphanesi ~

OsmanlL'da Degi;;im, Modemleiime ve Uluslaiima

Osmanlt Devleti'nin D6niiiiiimii, 1789-1908

Turk milli ideolojisinin babasi sayilan Ziya Pasa gibi digerleri ise ayanlann baskaldmsim ozgurluk mucadelesinin baslangici olarak kabul ediyorlardi. Sultan II. Mahmud, 15- lam'm temel sosyal kurumlanmn idaresini tek elde toplamak ve dogal olarak bunlardan elde edilen gelirleri kullanmak icin 1826 yilmda Evkaf olarak da bilinen Vakiflar Idaresi'ni kurdu. Aslmda, Evkaf idaresi'nin kurulmasi genis kapsamh bir onlerndi, zira vakiflar Muslumanlarm fert olarak dinden kaynaklanan sosyal yukumluluklerini yerine getirmeleri icin bir vastta olmasmm dismda kamu refahi icin bazi islevleri de yerine getirmekteydi. Bu gorevler arttk yeni olusmakta olan burokratik duzenin yukurnlulugu haline gelmisti.

Padisah, aruk tahtm "esiri" olmak yerine devlete hizmet edecegi varsayilan kendi burokrasisini de yeniden teskil etmisti, Burada, tzmarlann kaldmlmasmm kuramsal olarak devletin toprak mulkiyetini guclendirmis ve burokrasiye guclu bir iktidar araci saglarms oldugunu vurgulamak gerekir. Merkeziyetciligin dogrudan sonucu olarak yeni burokratik yapl olusmaya basladi ve zaman icinde eski yapmm yerini aldi. Yeniceri Agasmm yerini, kurmay baskaru, savas bakam ve bir tur garnizon komutam ile baskentin polis sefi konumunda olan Serasker aldi. Nihayet, 1845'te polis gorevleri Zaptiye Mu~iriyeti adiyla amlan ozel bir polis idaresine verildi. Disiliskilerin artmast ve Rum tercumanlarm yerini Muslumanlann almaya baslarnasiyla, 1833'te Tercume Odasz kuruldu. Bu daire Osmanh diplomatlanmn ve ondokuzuncu yuzyilda olusan ideolojik geli~melerde onernli bir rol oynayan yeni aydmlann egitildikleri yer haline geldi. II. Mahmud doneminde burokratlasma sureci Bab-i Mesihat'm (kelime anlarm fetvalar meclisi olan Fetvahane) kurulmasma da yol acn. Bu, tavsiyeden ziyade dini fikirler vermekle gorevli bir tur hukumet gorevlisi olan ve res men hukumet burokrasisinde yer alan Seyhulislam'm makarmydi. Osmanh yoneti-

[27

nn ortadan kaldmlmasim sagladi. Nihayet 1831'de padisah kucuk bir muhalefete ragmen geri kalan nmarlan kaldrrdi, kalan sipahileri de (nmarlarm eski yoneticileri) dort suvari bolugu haline getirdi. Sonucta, 1826 yilmda veniceri kurumunu ortadan kaldirdi. Padisah, mulkiyet haklanm dikkate almadan ayanlann ellerindeki topraklara el koydu ve bunlan kendi adamlan olan "Muhamrned'in Muzaffer Askerleri" ordusuna dagitu.

Iste bu noktada, hukumet seviyesinde yeni bir politika gelismeye basladi, Celiskili gorunmekle birlikte, taht kirsal kesimde olusmasi olasi yeni ust smiflara karst "kitlelerin" destegini istedi. Ust duzey ayanlann sindirilmesinden sonra, yeni toprak sahibi olmus gruplar guclerini arnrdi, kendilerine bagh cemaatler uzerinde nufuz tesis etti ve onlann adma soz sahibi oldular. Boylece, "kitleler" toplumun ust tabakalanndan gelerek bir tur orta siruh olusturan ve 0 yuzyil icinde olagelen siyasi gelismelerin rengini belirleyen bu liderler tarafmdan temsil edildiler. lktidan uzerinde yeniceri askerlerinin, ayanlann ve bunlar kanah ile ulemanm kontrolu ortadan kalkrms olan padisah mutlak yonetici durumuna geldi. Adophus Slade gibi demokratik liberal gorusleri olan yabanci gozlemciler, yeni burokrasinin gucunun artmasim gerilemenin nedeni olarak gorurken, genellikle otoriter burokratik gorusu temsil eden Turk arasnrmacilar bu gidisati gercek modernlesme sureci olarak yorumluyorlardi, Bunlardan birinin dedigi gibi, "toplumun gelismesi icin anlamh bir degisiklikti bu" .14 Isin ilginc yam,

14 Berkes'in II. Mahrnud'u halk adarm olarak tarumlamasr biraz ideallestirme olarak ve Mahmud'un kisiliginden ziyade Berkes'in kendi ideolojik cgilimlcrinden kaynaklamyor olarak ahnabilir. Berkes, II. Mahmud'u Sovyetlerin Korkunc Ivan'i iyi insan olarak tammlamalan gibi algilamisur. Aslmda Ivan, Boyarlar icin korkunc bir insandir. Aynca, bkz. F. E. Bailey, British Policy and The Turkish Reform Movement (Cambridge, 1962). Burada, Reiiid Pasa'mn Mahrnud'un diktarorlugunu agu bir dille elestiren ve durumu farkh bir acidan anlatan bir mektubu yer ahr.

Osmanl!'da Degi~im, Modemlqme ve Ulusla~ma

Osmanl! Devleti'nin Donil~ilmil, 1789-1908

minin gercek makarm olan \leziriazamhk, Icisleri (l837'de lcisleri Bakanhgi olrnustur) ve disislerine aynlrmsn. Vezinazam Basvekil oldu, fakat soma yeniden eski unvamm kullanmaya basladi. Yani once B~vekil, soma Sadrazam ve Cumhuriyet doneminde yine B~vekil ve son zamanlarda B~bakan olarak tammlandi, (Aslmda butun bu sozcukleri anlarrn ayrndrr: Basbakan veya Bakanlann basi.) Diger kurumlar ve gorevler Veziriazama baglandi: Kadwsker'e bagh olan mahkemeler Seyhulislarn'm yonetimine verildi. Askeri Konsey'in (Dar-t Sura-vi Askeri) ve Adli Konsey'in (Meclis-i Vala-yi Ahkam-i Adliye) kurulmasmm yam sira Bakanlar Kurulu da (Meclis-i Vukela) kurulmus ve bunu baymdirhk (nafia), tarim, ticaret ve sanayi komitelerinin kurulmasi izlemis ve bunlann bazilan sonradan bakanhk haline gelmistir.

II. Mahmud zamanmda kuru Ian okul sisteminin asil amaci hukumet gorevleri icin personel egitmekti. Yani, bu ne laiklik ne de geni;; halk kitlelerini egitmeyi amaclayan bir girisimdi. Kurulan okullann temel amaclan hukumet gorevlilerini egitmekle smirh kalmayip daha genisletilmis olsaydi, egitim sistemine yoneltilen ikiye bolunmusluk elestirileri yersiz olacaku (Halk Egitimi Daimi Konseyi'nin [Meclis-i Maarif-i Urnumiye] onderliginde okul sisteminin basmda universite olmasim ongoren 1845-46 egitim projesi pek uygulanarnarmsnr. Gercek anlamda kapsamh bir egitim programi ancak 1869'dan soma yapilabilmistir.)">

yenm, zanaatkarlardan, toprak sahiplerinden ve gec;mi;;i pek bilinmeyen cesitli ticari konularla ugra;;an diger gruplardan olusan Musluman orta srmf alrmstrr. II. Mahrnud'un ayanlan ortadan kaldirmasi, goriinii;;e gore, yuzyihn sonlanna dogru onernli siyasi roller oynayacak olan bu yeni simfm dogmasllla dolayh olarak yardrmci olmustur. Su hususa dikkat cekrnek gerekir ki bu geli;;me Balkanlar'da ulusal bagrmsizhklanm elde etmis olan Hiristiyan benzerlerinin en azmdan altrms yil gerisinde olusmustur. Bu snufm ekonomik giicii, gec;mi$te hukumetin toplumu kontrol alnnda tutmak icin bir arac olarak kullandigi toprak mulkiyetinden ve bu topraklann islenmesinden gelmekteydi. Arnk bunun tersine, bu topraklann ekilip bicilmesi ve urun fiyatlan hukumet tarafmdan duzenlenmiyordu. Arnk hakim olan Ban endustriyel sisteminin ve para ekonomisi ile serbest pazar ekonomi yasalannm giderek artan etkisi ile arz ve talep arasmdaki etkilesimdi. Yine de gerc;ek ekonomik giiC; buyuk olcude sehirli ticaret gruplanmn ellerindeydi. Bu gruplar da c;ogunlukla Rum, Ermeni ve bazi yerlerde ise Hiristiyan Araplardi, 1840'tan soma ortaya cikan sosyoekonornik degi$iklikler bu gruplar arasmdaki rnucadelelerle sekillendi; fakat daha soma anlanlacagi gibi, Balkanlar'da daha once olagelmi$lerden oldukca farkh sonuclar ortaya cikn. Aynca, gerek siyasi bir guc olarak ve gerekse duzenli idari bir aygit olarak burokrasinin etkisi, yiizyllin ilk yillannda ortaya crkanlardan oldukc;afarkh sonuclar dogurdu. Once, burokrasi ile ekonomik sistem arasmdaki iliskilerden soz edecegiz.

Bilim adamlanmn biirokrasinin modernlesmede oynadlgl rolu asm sekilde onemsemeleri yuzunden, burokrasinin kendi felsefesi ve gelenekleri olan sosyal bir grup olarak durumu muglak kalrrnsnr. Burokrasi farkhla$ml$ bir politik sistemin yaranlmasmda ve birlestirici ve butunleyici bir rol uslenrnede etken olabilirdi. Merkezi hukumetin

4. Musluman-Turk Orta Snnfi Dogusu ve Burokratlasma

II. Mahmud ayanlan ortadan kaldirrms, fakat onlan destekleyen alt gruplan veya butun toplurnu degistiren ekonomik ve sosyal sureci yok etmemistir. Aslmda, ayanlann

15 Osman Ergin, Tilrl1iye Maarif Tahiti, 5 c. (Istanbul, 1939-43). Dagmrk bicimde bazi bilgiler icin bkz. 1. Basgoz ve H. E. Wilson, Educational Problems in Turkey (Bloomingdale, Ind. 1968) ve Andreas Kazarnias, Education and tlte Quest for Modernity in Turhey (Londra, 1966).

28

29

Osmanh'da Degi~im, Modemle?me ve Ulusla~ma

Osmanlz Devleti'nin D6nii~iimi;, 1789-1908

otoritesine karst direnen mulk sahibi aristokratlara veya herhangi baska bir gruba karst etken bicimde ortaya cikabilirdi. Aynca, ozel mulkiyet ve serbest ticaret esasma oturtulmus bir sosyoekonomik duzen, burokrasinin ozel roller ustlenecegt akilci bir (cikar yonelimli) yasal duzenin kuru 1- masmi gerekli kilardi. Max Weber, kapitalist sisternin, acilen dengeli, disiplinli, yogun ve ne yapacagi tahmin edilebilen bir idare gereksinimi nedeniyle, modern burokrasinin gelismesinde onernli bir rol oynarms oldugunu soyler. Weber'e gore, kapitalizm burokrasinin en akilci temelidir, zira gerekli olan para kaynaklanm temin eder. Ancak bu, ekonomik ve siyasi iktidan tam anlarmyla kontrolunde tuttugu takdirde onun baska herhangi bir sosyal grup gibi baskm ve somurucu bir suuf haline gelmesini engellemez.

Osmanh lmparatorlugu'nda mulk sahibi ziraatci ve zanaatkar gruplar daha dengeli bir ekonomik yasam icin burokrasiye belli bir baski yaprmslardir. Buna karsihk, gelir icin baski altmda tutulan burokrasi rnevcut sosyoekonomik iliskilere belli bir duzen getirmek icin elinden geleni yaprmsnr. Omegin, vergi toplamak ve orduya adam temin etrnek icin Irnparatorluk'ta cesitli turdeki mulkleri ve insan saYlsml tam olarak tespit edebilmek icin 1831 nufus saymn yapilrrnsnr. Ashnda bu, genel askere alma surecinin on haztrhg] niteliginde olmustur.

Modern kapitalist bir duzen ve akilci burokratik bir sistem tesisi icin eski sosyal duzenin tamamen yok edilmesi, yeni ve farkh sosyal ve politik yapilanmalann olusturulmast ve devrim, evrim veya savas yoluyla yeni sosyal gruplarm isbasma gelmelerinin gerektigi ortadaydi. Sornurge ulkelerinde oldugu gibi, gerek ic sosyal degisikliklerle veya gerekse uluslararasi baskilarla Iarkh sosyal gruplar bir araya gelerek, ortak siyasi inanclan paylasnklan yeni politik duzenin ortaya cikrnasma, idari ve ekonomik yapilar arasmda uyumun tesisine yardirnci olabilirdi. Fakat Os-

i

I 30

manh lmparatorlugu'nda yapilan sosyal degi~ikliklere ragmen eski politik sistemin temelleri muhafaza edildi. Resmen egemenligini hicbir sekilde kaybetmemis olan devlet cokuluslu yaplsml muhafaza etmeye cahsn ve hemen hemen Birinci Dunya Savasi'nm sonuna kadar Turk milliyetr;iligine karst cikrnayi surdurdu, Ancak Turk milliyetciliginin dogmasmdan once Osmanh burokrasisindeki aydmlar kendi devletci ideolojilerini geli~tirdiler ve bunu topluma basansiz da olsa kabul ettirrneye cahsnlar. Osrnanh'daki geleneksel toplum anlayisuun etkisi ile burokrasi ken dis inin devletin tern eli oldugu goru~unu surdurdu, Fakat dogmakta olan modern Osmanh burokrasisinin ideolojik goruslerden de gil de islevci gorus acismdan kaynaklandigim dikkate alabilselerdi islevcilik ve profesyonellesme yonunde geli~en egilimleri fark edebilirlerdi. Eski Viyana buyukelcisi olan ve 1839 Tanzimat Fermam'mn temel fikirlerinin yarancisi oldugu varsayilan Sadik Rifat Pasa, hukumet gorevlileri icin mali acidan guvenlik talebinde bulundu; bu, duzenli bir oderne ve ulema ile askeriyeye es degerde bir sosyal seviye talebiydi. Guvenligi saglamak burokrasinin yukumluluguydu ve boylece halk, onlann gayretleri ve uretken faaliyetlerle refah elde etrne cabalanrnn serneresinden yararlanabilecekti.l" lste bu donemde devlet arazilerinin el degistirmesini kolaylasnrma ve devlet gelirlerini arnrmak icin bu yolun kullarnlmasi fikri ragbet gormeye basladi. Neticede 1858 Arazi Kanunu cikanldi, Bir baska deyisle, uygun terimler ve kavramlarla kosullara uyarlanrms Ban ekonomik liberalizm fikirleri burokratik dusunceye hakim olmaya basladi,

Osmanh Devleti'nin degi~imi icin donum noktasi 01- dugu hemen herkes tarafmdan kabul edilen 1839 T anzimat 16 Serif Mardin, The Genesis of Young Ottoman Thought (Princeton, 1962); Bernard Lews, The Emergence of Modem Turl1ey (Londra, 1961), s. 129'dan itibaren.

31

OsmanlI'da Degi;;im, Modemle;;me ve Ulusla;;ma

Osmanlt Devleti 'nin Donu;;umu, 1789-1908

Fermam gercekten de Osmanh Irnparatorlugu'nun merkeziyetcilik ve burokratiklesme cabalanm hizlandirrnada buyuk rol oynadi. Yeni duzenin onde gel en isimlerinden biri olan eski Londra Buyukelcisi Resid Pasa tarafmdan Sultan Abdulmecid'in tahta cikmasmdan (1839-61) birkac ay soma ilan edilen ferman gecmiste gelistirilmis ve uygulannus fikirler ve politikalann gelistinlmis sekillerinden baska bir ~ey degildi. 17 Ferrnan'da vaat edilen ya~am ve mal guvencesi aslmda ayanlara karst verilen mucadelede halk kitlelerinin tahn ve burokrasiyi desteklemelerini saglamaya yonelikti.lf Ferman'da aynea, Osmanh parasmm degerinin korunrnasi ve refahm artmlmasi icin bankalann gerekliligi de vurgulamyordu. Boylece, yabanci cikar gruplannm sahibi oldugu Osmanh Bankasi 1840 yihnda kuruldu. Fakat daha soma ozel ticaret mahkemelerinde yururluge sokulan ticaret yasasl (1850) gibi temel onlernlerden bazilannm uygulanmasi muhalefetle karsilasn ve ikinci kez goreve getirilmis olan Resid Pasa 1852 yihnda istifa etmek zorunda kaldi. Bu ve diger belirtiler Osmanh Devleti'nin degisiminin yeni bir safhaya girmi~ olduguna isaret ediyorduo Gercekten de daha zorlaytci sorunlar cozum beklerken tiearet yasasmm uygulamaya konulmasmi gerektiren gelismeleri anlamak zordu.

1856'da Ferrnan'm yeniden kaleme ahnrms sekli olan Islahat Fennam, Osmanh Devleti'nin degisiminde bir baska onernli evreyi temsil eder. Bu, maddelerinden cogunun uygulanmasi ertelenmis olan 1839 Ferrnam'run maddelerinin yeniden teyidi icin yayimlanrmsn. Ferrnan'm ilam Paris Antlasmasi'yla aym yilda olmustur. Osmanh lmparatorlugu bu antlasmayla milletler topluluguna kabul edildi ve

17 Bu konuda hala en iyi kaynak, derleme cahsmasi olan Tanzimat'nr (Istanbul

1940). Aynca bkz. Resat Kaynar, Mustafa Re;;id Pa;;a ve Tal1zimat (Ankara. 1954).

18 Bkz. Halil Inalcik, "Tanzimat Nedir?", Talih Ara;;tmnalan (Ankara, 1941), s. 237-63 ve aynca Tanzimat ve Bulgar Meseleleri (Ankara, 1943).

"uygar milletlere" uygulanan uluslararasi yasalann hukumlerine tabi hale geldi.

1789-1856 degisiklikleri Osmanh liderlerinin sosyal ve politik baskilara zaman icinde ve dogal olarak eevap vermeleri sonueunda ortaya cikrms ve bunu Osmanh geleneklerinde belli olcude olusan degisiklikler izlernistir. Taht etrafmda kendisine sadik olanlan toplarken burokrasi, butun yavashgma ragmen hukumet adma yeni sorumluluklar ustlenmeye baslarmsnr. Uzerindeki cahsmalar 1840'lann baslanna uzanan unlu Arazi Kanunu da dahil olmak uzere alman bir dizi onlern "gonullu modemlesme" politikasmm "devletci" kisrmm teskil etmistir, Aneak, 1856 Fermam dis guclerin iradesiyle bir degisim surecini kabul ettirerek ve hicbir zaman uygulanamayaeak projelere oncelik vererek bu gidisan degistirmistir. Bircok acidan Lord Stratford'un-? en buyuk eseri olan 1856 Hatt-i Humayununu Fransiz buyukelcisi ile Avusturya temsilcisi birlikte hazirlarmslar ve Osmanh hukumeti tarafmdan tumuyle kabul edilmistir. Bu cahsmanm esas amaci, Hiristiyanlara 1839'da vaat edilen esitligin tanmmasidrr. Fakat tanman bu "esitlik", uygulamayla gerceklestirilecek kurumlar ve yasal cercevesi olmadlgl icin sirurh olcude saglanabilmistir. Osmanh Imparatorlugu'nda uygulanmak istenen "demokratik surecler", ashnda 0 siralarda Avrupa'da da pek bilinmiyordu. Ferrnan'da askerlik hizmetinde (bundan hie kimse hosnut 01- marmsti), adalette, okullarda (0 siralarda Hiristiyan okullan cok daha ileri durumdaydi) esitlik ilan edildi, kafa vergisi kaldmldi ve hukumette istihdam konusuna esitlik getirildi; fakat butun bu onlernlerin uygulanmasi son dereee kisith olcude olabildi. Bu "esitligin" uzun vadeli etkileri

19 Roderic H. Davison, Reform in The Ottoman Empire 1856-1876 (Princeton, 1963), s. 43. Lord Stanford'un lngiliz gorus acismdan degerlendirilisini 6grenmek icin bkz. Allan Cunningham, The Turkish Carrie of Stratford Cannius.

Osman!r'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusla~ma

Osmanh Devleti'nin Donii$ilmii, 1789-1908

Osmanh Devleti'nde kalrms olan Hiristiyan gruplann ekonomik gucCmu arnrmak ve onlan, milliyetci mucadelelerinde dolayh destek saglayacak sekilde donatmak oldu. Diger taraftan, Ferman'da, 1839 Fermam'nda buyuk olcude ihmal edilmis olan temel sosyal ve ekonomik onlernlere yeniden onern kazandmldi, Bankalann kurulmasi, ceza ve ticaret yasalannm yururluge girmesi, yilhk butcenin cok siki bicimde uygulanmasr ve tutukevlerinde reformlann yapilmasi da ongoruluyordu. Sonucta, 1856-63'te FranSIZ kaynakh deniz ve ticaret yasalan yururluge girdi.

Osmanh hukumeti, halk arasmda nufuzlu durumda olan ve reformlann bir kisrmmn distan dayanldigiru dusunen bazi toplum liderlerinin giderek artan muhalefetlerine ragmen, Resid Pasa'nm muntlerinden olan Ali ve Fuad Pasalann buyuk gayretleri sayesinde yeni onlemleri uygulamaya koydu. Abdulaziz'in tahta cikist (1861-76) distan dayanlan reformlara karst muhalefetin ortaya dokulmesine yol acnysa da kisa zamanda susturuldu. Fransiz yonetim sistemi modelinden esinlenen Vilayetler Kanunu uygulamaya kondu, Adalet Konseyi (Divan-l Ahkam-l Adliye) ve Devlet Konseyi (Sura-vi Devlet) kuruldu. 1868'de, Fransizlann israrlanyla ve padisahm baslangictaki itirazlan nzaya donusturulerek Galatasaray Lisesi acildt. Bu okul yillarca mukernmel insanlar yetistirdi; fakat buradan kendi kulturlerinden kopmus, kendi toplumunu kucuk goren bazt FranSIZ hayram aydmlar da cikti. Aslmda, bunlann davramslan somurge aydmlanmn kendi toplumlanna karst takmdlklan tavirlardan pek farkh degildi. 20 Dolayistyla, 05-

manh Imparatorlugu'nun ondokuzuncu yuzyil ortalarmdan itibaren yansomurgeci bir politika izlemeye basladigim dusunen bazi yazarlann bu goruslerinde gerceklik payl vardir. Osmanh ve Turk milliyetciliginin zaman icinde ulasugi ekonomik ve uluslararasi boyutlan degerlendirmek icin bu durumun tam olarak anlasilmasi sartnr.

Yine de Avrupa ile artan ekonomik iliskiler.s! 1858'de Arazi Kanunu'nda yapilan degi;;ikliklerle devlet arazilerinin fertlerin mulkiyetine verilmesinin serbest birakilmasi, Avrupa hukuk ve mahkemeler sistemi yoluyla ekonomik iliskilerin duzenlenmesi ve turn bu degisikliklerin blrakmlZ yapsmlar, bIrakmlZ ge(sinler seklindeki "liberal" ekonomi politikalanyla daha guclenmesi ekonomik faaliyetleri arnrrms ve yeni olusmakta olan ilkel Osmanh kapitalist sistemini daha yerlesik hale getirmistir. Turk-Musluman orta simfmm ekonomik kokleri iste butun bu kosullann olusturdugu karmasik ag icinde bulunabilir. Baslangici Osmanh feodal sistemine, ayanlara ve devlet gelirlerinin artmasi umidiyle maddi refahi artrrmak icin her turlu onlemi almaya hazir hukumetlere kadar uzarur. Gucunu ticari ginsimlerden ziyade toprak mulkiyetinden alan bu orta snufm dogusunun etkileri cok kapsarnh olmustur. Musluman halk arasmda sosyal katrnanlasmanm yeni modellerinin ternellerini atrms, ulema aileleri, kucuk tuccarlar, toprak agalan ve hatta kirsal kesimde ya;;ayan asiret sefliklerinden olusan yeni bir grup toplum liderinin ortaya cikmasma yol acrms ve zamanla kendine ozgu bir aydm tabakasi yaratrmsnr.

20 Egitim sisteminin gen;ek etkisini anlamak icin aynnnh bir inceleme yapmak gerekir. Bu aydmlann ger<;ek reformcular oldugu yolundaki ilk goruslere karsi, ozellikle Turkiye'de, farkh gorusleri savunanlann sayilan giderek artngmdan bugun konuyla ilgili cok celiskili gorusler vardir. Bkz. Dogan Avcioglu, Tiirkiye'nin Duzeni, Dun, Bugiin, Yann (Ankara, 1968); Niyazi Berkes, 200 Ylldlr Neden Bocalzyoruz? (Istanbul, 1964); Niyazi Berkes, Ban-

Ollh, Ulus(uluh ve Toplumsal Devrimler (Istanbul, 1965). Ne yazrk ki Niyazi Berkes'in Turkce yayimlanan bu kitaplanndaki oznel ve propagandaci goru;;lerini Ingilizce yayimlanan akademik ve olculu cahsmalanyla kryaslarnak neredeyse imkansrz.

21 Ornegin lzmir'de 1850'deki toplam ticaret 67 milyon franku. On yi] soma bu, 105 milyona ve 1881'de 221 milyona 016 milyonu ithalat ve 105 milyonu ihracat) cikn. Demetrius Georgiades, La Turquie Actuelle (Paris, 1892), s. 224'den itibaren.

Osmanh'da Degi~im, Modernlqme ve Ulusla~ma

Burokratik aydmlann hakimiyetinde olmakla birlikte, orta simftan gelen Narrnk Kemal, Ahmed Midhat, Halit Ziya ve diger bazt aydmlar zaman zaman yeni dunya gorusleri ve reformlar ortaya atabtlmislerdir.

Ondokuzuncu yuzyilm ortalanndan soma, Osmanh'daki bu orta smif iki gruptan olusmustur. Sehirlerdeki ticari girisimci grup coklukla Musluman olmayanlan icermis ve tanmlaugrasanlar ise coklukla Muslumanlardan olusmustur. Bu gruplar arasmdaki etkilesimler Osmanh Devleti'nin degisirninde rol oynarmsnr. Suriye ve Lubnan'da 1845-60 doneminde ortaya cikan ayaklanmalar, Imparatorlugun daha cok Muslurnan bolgelerinde piyasa ekonomisinin dogusunda oldugu gibi, gercek onemini bu baglarnda Iussettirmistir. Yine aym donemde ayan tabiri arnk kullamlmamaya ve agniya (zengin) ve e~raf (ileri gelenler) gibi yeni terimler daha sikhkla kullamlmaya baslanrmsnr. Muslumanlar arasmda yeni ust duzey bir sosyal grup hayat bulmustur. Padisah 1845'te gorunu~e gore reformlan daha iyi uygulamak amaciyla, fakat aslmda bu yeni olusan gruba bir temsil hakki yaratmak icin zaten ayanZardan ve ileri gelenlerden olusan ozel bir konsey kurmustu. Bu yeni ve gu~lu sosyal katmanm mevcudiyeti, II. Abdulhamid doneminde kisa bir sure bashakanhk yapml~ olan Hayreddin Pasa'mn, icinde ulema ve ileri gelenlerin ozel bir yeri olan bir anayasal sistem onerisinden de acikca anlastlacagi gibi donernin siyasi dusunce tarziru da etkilemi~tir.22

22 Onde gelenlerle ilgili olarak bkz. Albert Hourani, Ottoman Refonn and the Politics of Notables in The Beginning of Modernization, s. 41-68 ve aynca William R. Polk, The Opening of South Lebanon (Cambridge, Mass. 1063). 11k zamanlardaki idari reformlar ve bunlann sosyal temelleri icin bkz. Stanford J. Shaw, "The Central Legislative Cauncils in the Nineteenth Century Ottoman Reform Movement", International Journal of Middle East Studies (Ocak 1970), 5.51-84. Hayreddin Pasa'run goruslen icin bkz. Refonnes necessaires

Osmanh Devleti'nin D(jnil~ilmii, 1]89-1908

Bu degisikliklerin etkileri pohtik-ideolojik alanda acikca hissedilmistir. Esasen idari merkeziyercilik yonunde baslayan butunlesme sureci, temel siyasi sadakat sorununu da icine alacak sekilde kapsamh hale gelmistir. Genellikle Osmanhcihk olarak bilinen esit vatandashk fikri, ashnda cesitli azmhk gruplannm etnik ve dini sadakatlerini kontrol altmda tutrnak icin hukumet tarafmdan kullamlan yasal bir arac olmaktan oteye ge~memi~tir. Butunlesme yonundeki cabalar, Hiristiyan tebaamn cogunlugu acismdan basansizhkla sonuclanrmsur; zira bu fikirde kendi milliyetcilik kavramlanndaki duygusal cekim yetersizdi. Fakat ondokuzuncu yuzyilm ortalanndan itibaren sayilan hizla artan Musluman- Turk aydmlar Osmanhcihga kendi milliyetci ideolojileri gibi dort elle sanlrmslar ve bu kavramm icerigini kendi sosyokulturel ge~mi~lerine ve tarih yorurnlamalanna gore belirlemislerdir,

Aydmlann ve ideolojinin on plana cikrnasi arasmdaki etkilesim ve bunlann her ikisinin de politik sosyallesme ve kitlelerin endoktrinasyonu vasitalan olarak iletisime siki sikiya baglihgi, 1860'tan soma Osmanh modernlesmesinin yeni boyutlan olarak ortaya cikrnaya baslarmsnr. Gercekten de iletisim degisim surecinde hayati bir rol oynamaya baslarmsur. Bu, hukumetin tasradaki temsilcileriyle iletisim kurma ve birlikleri hizla konuslandirma cabalannm sonucu olarak posta sisternini (1834), telgraf (1855-64) ve demiryollanm (1866) kurmasi ile baslarmstir. Ozellikle Ceride-i Havadis ve Tercuman-l Ahval (1860) olmak uzere modern basmm kurulmasiyla modern iletisimin butun etkileri hissedilmeye baslanrmsnr. 23 Genis halk kitlelerini

aux etats musulmans (Paris, 1868) ve Mukaddime-i Akvam al masalik fi marifetul Ahval al Memalik (Istanbul, 1878).

23 Bkz, Kemal H. Karpat, "Mass Media", Political Modernization in [apon and Turkey (Princeton, 1964).

Osman!t'da Degi~im, Modernlesme ve Ulusla~ma

yanma cekebilecek ozellikteki modernlesme surecinin bu yeni evresi boylece baslarmsnr.

5. Yeni Duzenin Musluman Yorumlayicilan:

Gene Osmanhlar-"

Ibrahim Sinasi (1826-71), liya Pasa (1825-80) ve Narrnk Kemal'den (1840-88) olusan Osmanh aydmlan uclusune genellikle 'Gene Osmanhlar' dendi ve modern aydm simhnm onculeri olarak tamrnlandilar. Bunlar lslami politik gelenegi ve Osmanh hukumet ilkeleri baglarmnda ortaya <;':1- kan merkezi modern kurumlann kuramsal acidan hakh 01- dugu inancmi kapsamh olarak gelistirmeye cahsmislardir. Fikirleri daha cok devlet kurumlannm yeniden yapilanmaSI uzerinde yogunlasrmsn. Aym donemin Cemalleddin Afgani (1839-97) ve ozellikle Muhammed Abduh (1849- 1905) gibi Muslurnan reformculan ise felsefi duzeyde oncelikle Islam reformlanyla ilgilendiler. Afgani'nin PanIslamizrni ve Abdullah'm Misirh milliyetciler arasmda Ban'run yayilmaci siyasetine karst yuruttugu smrrh politik faaliyetler bile Narmk Kemal ve Ziya Pasa'mn cabalanndan farkliydi. lira Narmk Kemal ve Ziya Pasa dini reformdan cok kurumsal uyum ve siyasi sosyallesmeyi hedeflemislerdi. Ibrahim Sinasi, Ziya Pasa ve Narrnk Kemal devlet okullannda okumuslar ve yetiskin donemlerinde daha cok hukumet gorevlerinde bulunmuslardi. Padisahla ozellikle gorevlerin ve tahtm guclerinin yeniden tammlanmasi gereginden kaynaklanan cansmalanna ragmen yeni olusan merkezi burokratik yapmm unsurlanydilar. Fikirleri cesitli kategorilere gore siralanabilir.

24 Bkz. Mardin s. 252; Berkes, s. 197 ve Lewis, The Emergence of Modern Turkey, s. 147. Gem; Osmanhlar konusundaki Turkce yazm Mardin, Lewis ve Karpat'm Turkey's Politics kitabmdaki bibliyografyalarda verilmistir (Princeton, 1959)

Osmanlz Devleti'nin D6nii~iimii, 1789-1908

Birinci kategori daha cok iktidar kurumu icinde gorevlerin bolunrnesini saglarnaya yonelik anayasal duzen ve temsili kurumlann yapilanmasiyla ilgiliydi. Temsil yetkisi, gruplann ve onlann cikarlanrnn temsil edilmesinden cok mesveret ve .sura (damsma ve meclis) seklindeki Islam ilkelerine dayanmaktaydi. Aydmlann amaclan Tanzimat reformlanmn hatalanm duzeltmek ve Irnparatorlugun felsefi, etik ve sosyal temellerinin yanhs anlasilmasmdan ve toplum uzerine yabanci kulturel sistemi empoze etmek icin devlet gucunun kullamlmasmdan kaynaklandigi dusunulen kulturel iki bashhga son vermekti. Aynca, Gene Osmanhlar padisahm ve burokrasisinin merkeziyetcilik yoluyla elde ettigi mutlak yetkilerle ve bunu mevcut kulturel sistemi yok etmek icin kullanmasiyla ilgili elestirileri actsmdan "liberal" olarak goruluyorlardl. Padisahm elestirilmesinin bir baska nedeni ise otokrasinin akilci, yaratici yasamla uyum saglayamamasiydi. 25

Gene Osmanhlar'm fikirlerinin ikinci kategorisi yeni burokrasi-aydmlann diger sosyal gruplar, ozellikle eski ayanlar ve varhkh toplum liderleri konusundaki gorusleri-

25 Padisahla giristigi guc mucadelesinde burokrasi ve aydmlar tarafmdan silah olarak kullamlan liberal politik dusunce, en iyi sekilde Prens Mustafa Fazil'm Sultan Abdulaziz'e yazdigr ve 1867'de yayrmlanan mektupta ifade bulmustur. Mektupta, "dort yuzyil once Turkler liderlerine ozgurce kabul edilmis ilkeler dogrultusunda ve mertlik cercevesinde itaat etrnislerdir" denilmekteydi. "Ama simdi, seref ve haysiyetin adalersizlige, kaprise, ismen padisahm yetkisine tabi gorevlilerin zorla aldiklan haraca mahkum edilerek yavas yavas yok oldugunu goruyoruz ... Her inanctan tebaalanrnz iki srmfa aynlrmslardir: Karst koymadan tabi olanlar ve acimasizca bastmlanlar. Entelektuel yozlasma ve ahlaki degerlerin yok olusunu tanm ve ticaretteki durgunluk ve uretim istegi ve becerisinin yok olusu izlemektedir. Butun bunlann nedeni politik sistemin, halkm kutsal dinini ve inancim, mahm ve hane guvenhgini garanti altma alacak ozgurluklerden ve anayasadan yoksun 01- mastdrr. Tanzimat'tan soma tesis edilen sistem yozlasmis ve devlet adamlanrmzt sistemi daha cok yozlasuran ve acgozlu hale getiren bir acgozluluk noktasma getirmistir." Mektup aslmda padisahm elestlrisi oldugu halde ilk sikayet edilen konu yeni burokratik duzendir. M. Colombe tarafmdan yaplIan cevirisine bkz. Orient, NO.5 (1958), s. 29-38.

Osmanh'da Degi~im, Modernlqme ve Ulusla~ma

ni iceriyordu. Kirsal kesimde ya~ayan halkm karsilasngi sorunlan anlayan Ziya Pasa ve Ali Suavi, Musluman ve Musluman olmayan zengin ticaret ve tanm gruplannm bunlan nasil is tis mar ettiklerini sen bir dille elestiriyorlardi. Ziya Pasa, Tanzimat'm eski idari sistemi yenilemek ve korumak yerine tamamen yok ettigine ve sonuc olarak derebeyleri ve ayanlan cezadan muaf tuttuguna inamyordu. Tanzimat'tan soma her sehirde kuru Ian belediye meclisle-

"

rinin uyeleri 0 yo renin ileri gelenleri, bir baska deyisle

meclis uyesi unvarnm alan eski derebeylerdi. Gecmiste onIan CderebeylerinO sert bir sekilde cezalandirmak mumkundu ... ama simdi her sehirdeki meclis uyeleri ve ruhban simfi, halki eski derebeylerden cok daha kotu sekilde baski altmda tutuyorlardi.I'' Bu soylemdeki gercek saptama bir baska gercekle dengelenmelidir, yani arnk halk burokrasi tarafmdan eskiden daha cok somuruluyordu, Sonuc olarak, halk kendi toplum liderlerinin pesinden gitmeyi daha uygun buldu; boylece hukumet gorevlilertnm otoritesini ciddi anlamda tehlikeye soktu ve cogu zaman kendi top lulu klan icindeki baskaldmdan sorumlu tutulan esrafa veya ileri gelenlere karst kizgmhklanm artirdi.

Ziya Pasa'ya gore, kapitulasyonlar, mulkiyet edinme hakki da dahil olmak uzere yabancilarm ekonomik ve mali somuruleri, ulkenin icislerine A vrupahlann mudahaleleri, rusvet almaya ahsik firsatci gorevliler ve yerel toprak agaIan ulkenin gelecegini tehdit etmekteydi. Ziya Pasa, geleneksel giysilerin degistirilmesinin yerel kumaslara talebi azaltngi icin yerel endustrileri yok ettigim ve bosta gezenlerin verimli olmayan islerle ugrasmak veya bos gezmek

26 Bkz. 5 Nisan 1869 tarihli Hurriyet. lhsan Sungu'nun Tanzimat'mdan ahnn yapilrmsnr, s. 821-22. Ulum'da (no. 15) Ali Suavi'nin makalesindeki elestiri daha agirdir (1870). Daha soma, 1. Sungu ve Ziya Maden'in Ziraat Tarihimize Bir Bakt{mda yinelenmistir (Istanbul, 1932), 5.207-08, 2;?.s'den itibaren.

Osmanlt Devleti'nin D6nu~umu, 1789-1908

zorunda kaldiklanrn vurguluyordu. IB76'da yazdig; Intibah yahut Sergii.ze~t-i Ali Bey (Uyarns veya Ali Bey'in Maceralan) adh kitabmda, Narmk Kemal de sehirlere goc ennis ve sehirlerdeki ahlaki bozrnus olan zengin toprak agalanmn ogullanm (agniya evladlm) elestirdi.V Kemal'in, yabancilara gore uyarlanrms olan mulkiyet haklan, halk, ticaret ve tanm konusundaki yazilannda vurguladigi acil duzenleyici yasalarla ekonomik hayatm akilci bir sekilde yeniden yapilandmlmasi ve devlet mulklerinin korunmasi isteniyordu. Bunlar, mevcut durumun ahlaki acidan elestirilmesi seklinde ifade ediliyordu. Narmk Kemal Hiristiyan azmhklara gereksiz lutuflarda bulunulmadan milli ekonomik faaliyetin geni~letilmesi ve bu cabalann millilestirilmesinden yanaydi. Halen uzerinde inceleme yapilmak uzere bekleyen diger yazarlann ve Narmk Kemal'in ekonomik goru~leri Ibret ve Basiret gibi gazetelerde anlanlmaktaydi. Aslmda, Basiret yukselen Musluman orta simfm sozcusu konumuna gelmi~ti.

Turk aydmlanmn tarihi konusunda en yetkili aglz olan Hilmi Ziya Dlken, bu aydmlann yapnklan aciklamalan bir tur "halkm sesi" olarak tamrnladiktan soma sunlan yazdi:

Aslmda halkm sesi, Osmanh Imparatorlugu'nun Ban ile temasmdan soma azmhklarda gelismeye baslayan ruccarlarla birlikte yukselen Hayriye (Muslurnan) tuccarlanna baghdir, ama srmrh ve basansiz bir sermaye hareketi olmaktan oteye ge~mez ... Narmk Kemal ekonomi konusundaki yazilannda her zaman Musluman bankasma, Musluman sirketlere ihti-

27 Bu konu, Cumhuriyet doneminde de Turk edebiyatmda onemli temalardan biriydi ve sosyal davrarusin incelenmesi acismdan en zengin kaynaklardan biri olma durumunu korumustur. Aynca, Narmk Kemal'in romamm "bir kere vuku buldugu takdirde yinelemesi kacnulmaz bir clay" olarak tarnmlamast da ilginctir. Intibah ve Sergilzqt-i Ali Bey (Istanbul, ty), Fransizca cevirisi Mercure de France, Temmuz-Agustos 1921'de yayimlanrrnsur,

Osman!z'da Degi~im, Modemle~me ve Ulusla~ma

yac oldugundan ve Musluman tuccarlann korunmasi ve desteklenmesi gerektiginden soz eder. Bu yolla Hayriye (Musluman) isadamlanrn ve Osmanh-Musluman tesebbuslerinin gelismelenni tesvik eder. 28

Yeni Osmanhlar'm burada bizi en cok ilgilendiren ucuncu kategori fikirleri, olusmakta olan "modern" Osrnanh Devleti'nin veya degisikliklerin olup bittigi idari kurumlann politik kulturunu icerir, Yeni vatan (anayurt) kavrarm, dini, etnik ve yerel bolunmelerin ustesinden gelecek yeni bir kimlik bicimi olusturrnayi amaclar, Din aynml gozetmeksizin butun halka Osmanh kimligi vermek, milletleri yok etmek ve genel bir askerlik hizmeti baslatmak (sadece Turklere ozgu bir uygulamaydi) yeni politik kulturun basanli bir sekilde yaygmlasnnlmasi icin zemin hazrrlar.J? Baghhk ve kimlik, temelde insamn yeni bir politik olusumun, modern devletin degerlerine baglanmasma yeterli duygusal deneyimler edinmeden ulasamayacagi kisisel bir karardi. Bu, gerek sezgisel ve gerekse sembolik olarak toplumun psikolojisini bilmeyi, belli olcude de olsa, gelecekte en iyiyi ararken eskiden bagh oldugu degerleri bir olcude muhafaza ederek yeni fikirler olusturma ve bunlan herkesin kabul edecegi bicimlerde ifade etme becerisini gerektiriyordu.

28 Hilmi Ziya Ulken, "Tanzimar'tan Soma Fikir Hareketleri", Tanzimat, s. 758, 761. Aynca, Tilrkiye'de (;agd~ Dil~ilnce Tarihi (Istanbul, 1966), s. 29-30.

29 1838'de bile, ozel bir kurul devlete ve anavatana ozel bir baghhgm gereginden ve bunun bilimle saglanabileceginden soz etmistir. "Halk, bilim olmadan devlet ve vatan sevgisinin ne oldugunu bilemez. Bilim ve becerinin edinilmesinin devletin diger butun amaclarmdan ve emellerinden once geldigi aciknr" (Berkes, s. 105). Bir baska deyisle, bu, merkeztyetci ve butunlesmis bir yapmm gereksinimlerine gore baghhklarm yeni ve akilci bir yolla yeniden belirlenmesiydi. Lewis, ondokuzuncu yuzyilin buyuk Osmanh devlet adamlanndan olan ve anavatan fikrinin herkesce kabul edilecek bazi degerler cagnsurmasmm gerekliligine dikkat ceken Cevdet Pasa'dan almnlar yaprrusnr: The Emergence of Modem Turkey, s. 352'den itibaren.

Osmanh Devleti'nin D6nil~ilmil, 1789-1908

Tarihte edinilmis basanlar gelecek konusunda guven gelistirrnenin ilk onernli unsurlanndan biridir. Narmk Kemal'in gercek ideolojisi tarih konusunda yazdiklannda acikur: Selahaddin, Emir Nevruz ve Sultan I. Selim ve II. Mehmed de dahil olmak uzere Musluman ve Osmanh kahramanlannm yapnklanndan ovgulerle soz eden aln tarihi oyunu vardir. Burada, kahramanlanm, kendisi yazmaya baslamadan onceki donemde bilinemeyecek siyasi ve tarihi edimlerle donatrmsnr.X' Yaratngi kahramanlar kultu, ongordugu sosyal degisimi saglayabilecek yeni karizmatik bir lider arayisi ve ozlemi olarak yorumlanabilir. Daha soma, buna benzer istekler Turkiye'de Ziya Gokalp ve Misrr'da Muhammed Abduh tarafmdan kaleme ahnrrusnr.U

Ban'nm Osmanh tarihi konusundaki yanh gorii~une karst, bir olcude savunma mteliginde olsa da, Narmk Kemal'in tarihsel romantizmi, buyuk olcude uzerinde toplumun sembollerini ve baglihklanm topladigi bir anavatan kavrarm yoluyla Osmanh Devleti'ne baghhgi destekleme cabasiydi.

Narmk Kemal'in Turkiye'de halen okunmakta olan Hurriyet siiri ve Vatan oyunu yeni politik kultur icin belli olcude bir temel olusturrnustur. Siirde Millet-Ulus'un (esas itibariyle Musluman toplumu demek isternistir) kahcihgi

30 Bkz. Ercument Kuran, B. Lewis ve P. M. Holt, Ottoman Historiography of the

Tanzimat Period, Historians of The Middle East (Londra, 1962), s. 427. Narmk Kemal on don ciltlik bir tarih yazmaya karar verrnistir. Bunun basilrrus olan don cildinde 1479'a kadar yasanan olaylan romantik acidan de almrmsnr.

31 Abduh: "Sark'm birbirlerini surekli elestiren insanlann birbirlerinin degerini anlamalarim saglayacak zorlu bir despota ihtiyaci var. lnsanlann arnk bundan vazgecemeyecekleri bir noktaya gelmeleri icin on bes yilhk despot yonetim yeterli. Sark kendi insanlan icinden, kendi insanlanna adil davranacak ve gerek duyulan adalete on bes yuzyil yerine on bes yilda ulasacak tek bir otokrat bulmaktan aciz mi?" Rashid Rida: Tarik al- Ustad al- Imam (Kahire) II C., s. 390-91'deki makale. Franstzca ahnnlar icin bkz. Anoar Abdel Malek, Anthologie de la Litterature arabe contemporaine (Paris, 1965), s. 55-6.

I

I 43

Osmanll'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusla~ma

Osmanlt Devleti'nin Donil~ilmil, 1789-1908

vurgulanmakta ve daha buyuk bir topluluk, yani anavatan icin kisisel amaclann feda edilmesi gerekliligi ifade edilmektedir. Bu ideolojik siirin altrms iki dizesinin tamammda millete, devlete ve anavatana, yani "sehit atalanrmzm topraklanna" baghhgl guclendirmek icin kendi kultururnuzdeki her psikolojik ve sosyal sernbolun kullarnlmasi icin ozel caba harcandigim goruruz.32 Bu siir, sunu kabul etmek gerekir ki toplumsal siirin, toplumsal mistisizmin, ozgurluk ve vatan askmm en guclu ve ilk omeklerinden biridir, Bu siir yazmsal smirlann otesine gecerek gelecek kusaklara vatan sevgisi asilayan ender eserlerden biridir. 33 Vatan oyununda kahraman islam Bey, vatarn bircok insam besleyen bir anne gibi herkesin haklanm, yasarmm koruyan bir kavram olarak gorur.34 "Devlet savas ilan etti" diye bagmr; "dusman smrrlara dayanrms, topraklanrmzr ve sehitlerimizin kemiklerini e;;ignemeye cahsiyor". "Eger vatan icin olmeyeceksem nicin dogdum?"35

Bu sozlerin kokleri halk arasmdaki tarih kavrarnma, hepsi geleneksel kulturun parcalan olan gazi, dini savascilar felsefesine ve atalann izledikleri yollara olan baghhga

dayanmaktadir.e? Narmk Kernal'in ideolojisi hemen hem en tamamen anavatan, bir baska deyisle umma (cernaat), yani aidiyetin belli bir toprak pare;;asl uzerinde kuruldugu devlet fikrine dayanmaktadir. Fakat bu milliyetcilik cagnsi, Hiristiyan degerlerin yerine lslami degerleri koymasmm dismda, Banh yaklasim, kavram ve bu ideolojinin Banh kullamm sekline uygun olarak olusturulmustur. Cagdas anlamda kitleleri harekete gee;;irme ve tammlama yolu olan bu ideoloji Musluman- Turk ozelliklerle sekillenmistir, Narmk Kemal'in kokleri lslam'a dayah ideolojisi kendi ulusal vatanlanrn kurmaya cahsan Hiristiyan gruplara pek cekici gelmemisnr. Aym sekilde, burokrasi-aydmlar uzerinde odaklanrms yeni olusmakta olan politik kultur de kontrollu, sorumluluk sahibi ve mesleki acidan yeterli bir yonetim isteyen ve elit tabakamn iktidar motiflerini kuskuyla izlemeye devam eden seckinler ve zenginlerin uygulamadaki beklentilerine cevap vermede yetersiz kalrmsnr.

Tum bunlara karsm, Gene Osmanhlar 1876-77 anayasal denemesi icin uygun zeminin hazirlanmasmda ve cagdaslasma oncesi politik kulturun bazi genel kavramlannm hayata gecirilmesinde onemli bir rol oynarmslardir. Fakat mulk sahibi orta simflar ve bunlann kendi devletci, burokrasi-aydmlar suufi arasmda ortaya cikan ve icin icin kaynayan anlasmazhga kahci cozumler bularnamislardir. Bu sorunlar kultur birligi saglayarak kolayca cozumlenemeyecek ekonomik ve sosyal farkhhklardan kaynaklamyordu. Varhkh gruplar kendi gorus acilanm belirleyecek ve ifade edecek yapilanmadan yoksundu, fakat cansma kacimlmazdi. 1876-78'de ilk anayasal parlamenter deneyim sirasmda caU$ma su yiizune cikn.

36 Mehmed Murad Mizanci'mn Turfanda nn yoksa Tuifa mr? (Istanbul, 1890) romam, Musluman idealistleri oven, donemin en kayda deger Islami ideolojik yazilanndan biridir,

32 Afrika ulkelerinde bugun anavatan adma yapilan tarnsmalar Narmk Kemal'inkinden farkh degildir. Afrika Federasyonlan Partisi doktrin ve programi konusundaki bir raporda Senegal'den Leopold Sedar Senghor, anavataru "atalanrmzdan bize kalan bir miras: bir toprak parcasi, bir soy, bir dil ya da en azmdan bir sive" olarak tammlarmsnr, Ulus bu tur anavatanlan bir arada tutar ve onu yeniden olusturma ve yapilandirma bilincini tasir, Nesnel olarak, bir ornek model olarak ahrnp ona gore yeniden yapilandirmaktir, On African Socialsim (N ew York, 1964), s. 11.

33 Mehrnet Kaplan, ~iir Tahlilleri (Istanbul, 1958), s. 38. Aym yazar, Namlk Kemal: Hayatl ve Eserleri adi altmda tutucu ve psikolojik bir arasnrma cahsmast yaprmsnr (Istanbul, 1948).

34 Mustafa N. Ozon, Vatanyahut Silistre (Istanbul, 1957), s. 17. Imparatorlugun gercek Islam ideologu olan Mehmed Murad Mizanci, oyunu, modern tarzda yazilmis ve milli duygulan anlatan ilk ulusal calisma olarak alkislarmsnr (Mizan, Arahk 1988; Ozon'de almulan yapilnusnr, s. 93).

35 Age, s. 14.

44

Osmanl!'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusl~ma

Burokrasi acismdan Anayasa, padisahm yetkilerinin kisitlanmasi olarak tammlandi.F Fakat burokrasinin istikrarh ve uretken ekonomik temellere ve mulkiyet sisteminin merkezi rol oynamasma duydugu gereksinim ve buna karsihk yerlerinden edilmis insanlan dengelemek icin gerekli sosyal yapilanma dikkate almdigmda anayasa deneyimi farkh bir isik altmda gorulur.

1876 Anayasasi'nm ozunu anlamak icin daha da onemli olan husus, Midhat Pasa'nm (1822-84) idari deneyimleri ve kisiligi, onderlik ruhudur.P' Midhat Pasa modern cagda gercekten basanh tek Osmanh valisidir. Ekonomik reformla goreceli bir refah ve problemli vilayetler olan Nis ve Tuna'yla ve gecici olarak da Bagdat'a bir duzen getirebilmistir. Temel yaklasmn olarak yerel ileri gelenleri goreve cagrrarak herkesin yaranna olacak idari gorevleri hakkiyla yerine getirmeyi vaat ennis ve yerel halktan isbirligi ve iyi muamele istemistir. Boylece, fiili yerel hukumetle merkezi otorite arasmda ozellikle idari konularda olmak uzere temel konularda isbirligi tesis etmistir, (Aynca, Midhat Pasa Osmanh idari yapilanmasi konusunda ilk onemli girisim olan 1864 vilayet yasa tasansmm hazirlanmasmda rol oynamisnr. Rus buyukelcisi bundan 0 denli rahatsiz 01- mustur ki padisaha, olusturulacak yerel il meclislerinin sultanm iktidarim zaytflatabilecegini soylemistir). 39 Bag- 37- Robert Devereux, The First Ottoman Constitutional Period (Baltimore, 1963),

s. 31. Aynea, B. S. Baykal, "93 Mesrutiyeti", Belleten, VI, 21-2 (1942), s. 45- 83. Berkes, Anayasayi, Rusya'nm Osmanhlarda ozgurluk olmadigi iddialanru curutmek icin baslanlrms bir girisim olarak gorur (Berkes), s. 225-26.

38 Ortodoks Muslumanlar 1876 Anayasasi'm dinle celisen bir girisim olarak degerlendirmisler, fakat bir sure soma, Anayasa'yi hazirlayan komisyonda ulemadan on kisi gorev alrmsnr. Ulemamn gercekten nesnel olarak incelenmesi gerekir; bunlann cogu devlet adamlanndan daha reform yanhsi ve ileriei. Uriel Heyd'in bu konudaki mukernmel cahsmasma bakimz, "The Ottoman Ulema and Westernization in the Time of Selim III ve Studies in Islamic History and Civilization" (Kudus, 1961), s. 63-96.

39 Sir Henry Eliot, Some Revolutions and Other Diplomatic Experiences (Londra, 1922), s. 228. Ali Haydar, Life of Mithat Pasha (Londra, 1903). ~. Z. Pakahn, Mithat Pa~a (Istanbul, 1940).

Osmanlt Devleti'nin Diinii~iimii, 1789-1908

dat'ta da genel askere alma ve esit vergi sistemi uygulamada ve ozellikle 1858 Arazi Kanunu'na dayandmlrms yeni arazi sistemini uygulamaya koyarken Midhat Pasa aym gercekci, pragmatik ve isbirlikci yaklasimi benimsernistir.40 Butun bu reformlar, kendisinden soma gelen ve merkezi hukumetm otoritesini harfiyen uygulama egiliminde olanlar tarafmdan yozlasnnlrmsnr. Sonuc olarak, Midhat Pasa'nm 1876 Anayasasi'm ve parlamentosunu yalmzca padisahm yetkilerini kisitlayan bir arac degil, aym zamanda belli bash sosyal gruplar -politik olarak yerel ve merkezi hukumetlerle temsil edilen zengin gruplar ve burokrasiarasmdaki dengeler ve isbirligi sistemini tesis etme yontemleri olarak gordugunu dusunmek icin yeterli nedenimiz var.

Zamanlamasi ve dis politika hedefleri acismdan Anayasa, Ruslann Osmanh rejimini "liberal kilmak" icin yardimci olan Ban'ya mudahale etme cabalanrn sonucsuz birakmak icin tasarlanrrusnr. lslevsel acidan ise, esas iribariyIe Ban'da parlamentolann if a etmekte olduklan birlestirici politik gorevleri yerine getirmek uzere tasarlanrms akilci bir onlem olarak gorulmustur. Bir parlamento geregi ve yeri kulturden degil cesitlenrnis bir sosyal yapidan ve farkhlasrms bir politik sistemden kaynaklanan islevsel gereksinimlerden dogmustur."! Merkezi hukumet ile yerel idareler arasmda uygun bir denge kurma geregini yaratan politik idealizm degildir, yalmzca orta simfm gucunun resmen kabul edilmesidir. Midhat Pasa sadece bu sosyal gercegi kabul etmi~ ve bunun ustesinden gelmeye cahsrmsnr.

40 Albertine Jwaideh'in "Mithat Pasha and The Land System of Lower Iraq" adII mukernmel makalesine bakimz: Albert Hourani, Middler Eastern Affairs, St Antony's Papers no: 16 (Carbondale), s. 106-36.

41 Leonard Binder'in "parlamentolann Ortadogu'ya tam olusmus halde getirildikleri" seklindeki alelacele vardigi yargmm gozden gecirilmesi gerekir. "Bunlar yapay yasalhklardi ve oylece kaldilar ve yasadisma cikma yonunde surekli bir tahrik soz konusu", The Ideological Revolution in the Middle East (New York, 1964), s. 5.

Osmanh'da Degi~im, Modernlqme ve Ulusla~ma

1877 Parlamentosu'ndaki secimler ve ozellikle tarnsmalar, kirsal kesimde ya~ayan gruplar ile burokrasi arasmdaki cikar ve gorus aynhklanrn bir kez daha ortaya cikarrmsnr. Meclis-i Mebusan uyeleri eyalet baskentlerindeki, sancaklardaki ve bolgelerdeki idari meclisler ve secim komiteleri tarafmdan secildi. Buna karsihk, secim komiteleri, baslannda hukurnet gorevlileri olmasma ragmen daha cok ileri gelenler, ulema ve Musluman olmayan gruplann .toplum temsilcilerinden olusuyordu. Gerekli teknik ozelliklere ilaveten adaylann halk arasmda saygm kisiler olmalan ve vergiye tabi mal mulk sahibi olmalan gerekiyordu. Dolayisryla, Meclis-i Mebusan "ger(:ek anlamda bir temsil o~ga~ m" olmaktan ziyade esas itibariyle iki grubu -tuccar, ciftci ve diger zengin gruplar He hukumet gorevlileri- temsil etmekteydi.P Ayan Meclisi, yani ust meclis padisah tarafmdan atanrmsu ve snurh bir onemi haizdi.

T asradan gelen mebuslar parlamento rarnsmalannda formalite geregi ve laf olsun diye padisaha, lslam'a, millete ve anavatana bilinegelen baghhk formullerini tekrarhyorlardi. Fakat i~ kendi pratik taleplerine gelince son derece kararh, gercekci oluyorlar ve burokrasiyi elestirirken de acik sekilde devrimci bir yaklasrm benimsiyorlardi. Musluman olan ve olmayan milletvekilleri (cogunun Avrupa'yla dogrudan temasi olmadigi ve yine cogu Avrupa kultur ve politikasma muhalif olduklan halde) Batl'm~ libera~izm terminolojisini cok iyi biliyor gorunumundeyd1ler. Adil ve etken bir vergi sistemi, basm ozgurlugu, ozel mulkiyetin

42 Devereux, s. 148 ve ek, s. 269. Muteveffa Hakki Tank Us'un varisleriyle biz-

zat temasa gectik ve 1876 Parlamentosu konusundakieserinin ucuncu cildi uzerinde cahsmakta oldugunu kesfettik. Bu ciltte, mebuslann biyografileri vardi. Secilenlerden bazilan, hepsi de eski ayanlardan olan <;:amurdanzadeler, Mollazadeler, Alemdarzadeler ve Evrenoszadeler'di. Filibe'den Athanas'm oglu Mihaliki Gumusgerdan (Devereux onu yanh~hkla memur olarak verir) oradaki modern bir giyim isinin basinda. Efendi, bey ve aga unvanlan memurlan, toprak agalanm ve sanatkarlan tammlamaya yanyol

Osmanh Devleti'nin Donii~iimil, 1789-1908

yasal guvenligi, dogru para duzenlemeleri ve gmsrm ozgurlugu talep etmekteydiler. Girisim ozgurlugu daha cok Musluman olmayan tuccar gruplan tarafmdan isteniyordu. Muslumanlar kulturel konularda ise Islam'a baghhklanrn surduruyorlardi. Fakat ozgurluk ilerleme ve insanm gercek yap1sm1 korumak icin gerekli kosul olarak gorulmekteydi. Abdurrahim Efendi (Suriye) kisisel ozgurlugun, ancak esitlik ve esitlik olmayan durumlar hakkmda -ornegin, vergilendirmede ve hukumet gorevlerine atanmada- konusma hakki oldugu bir toplumda var olabilecegi konusunda lSrarhydi. Milletvekilleri zenginlere arka cikan ve hukumet gorevlilerinin rusvet almalanna goz yuman vergi sistemini sert bir dille elestiriyorlardi.O

Fakat bu saldmlann aS11 hedefi devlet gorevlileriydi.

Bunlara yoneltilen elestirilerden bazilan, yeni yeni olusmaya baslarrns olan orta snufm one surdugu taleplerin kapsarm dikkate almdigmda oldukca onernliydi, Bir milletvekilinin ifadesine gore, yozlasmis gorevliler ve mahkemeler mevcut yasalan etkisiz hale getirebilir ve bir ic savasm etkilerine benzer olumsuzluklar yaratarak ulkenin yok olmasmm gercek nedenini clusturabilirdiler.?" "Yasa insanhgm uygarhk duzeyine cikanlmasi icin bir aracnr." "Beyler, yasalar bu gorevlilerin hesabmi gormelidir. Bu is icin gerekli olan yasalan bulmahyiz. Boylece her sey dogru mecrasma oturacaknr.t+" "Burokrasi tarim, ticaret, sanat, bilim ve kamu yaranna olan diger butun alanlarda gerilemeye neden olmustur, Bizim gorevlilerimiz bazi derebeyierini, sahte hanedanlann, vicdansiz vergi memurlannm, corbacslann

43 Gorusrne kayitlan icin bkz. Hakki Tank Us, Meclisi Mebusan 1293-1877, Zablt Ceredesi, 2 c. (Istanbul, 1940, 1954); Kernal H. Karpat, "The Ottoman Parliament of 1876 and Its Social Significance", Proceedings of the International Association of South East European Studies (Sofya, 1969), s. 247-57. Basin yasasi g6- rusmeleri icin bkz. Kemal H. Karpat, "Mass Media", Ward ve Rustow, age.

44 Hakki Tank Us, age, s. 113.

45 Age, s. 276. Islami yasa)'! cagnsurmakla birlikte bu yorumlann farkli bir yaklasnnla ele ahnmasi gerekir.

Osmanl!'da Degi~im, Modemle~me ve Ulusl~ma

(Balkanlar'daki Hiristiyan toprak sahipleri ve to plum liderleri), muhbirlerin ve diger hilebazlann fakirlerin durumunu daha kotulestirrnesine imkan vermektedir. "46 lclerinden biri Musluman bir din adarm olan bazi milletvekilleri, ozellikle geli~menin en gerekli oldugu eyaletlerde egitimi, bilgiyi ve bilimi hice sayan ulemaYI unvan delisi soylulann eenneti olmakla suclayarak elestirrnistir. Digerleri ise, dini okullar olan medreselerin ortadan kaldmlmasi gereginden bile soz etmislerdir.v=

Bu tarnsmalar do gal olarak icra orgamnm halk tarahndan secilmis temsilcilerin kontrolune girmesi ve "devletin varhgi halkm kabulune bagh bir durum" oldugu gercegi dikkate almarak yetkinin yasallasnnlmasi taleplerinin dogmasma yol acrmsnr.t? Bu husus, parlamento tarafmdan onaylanan bir yasanm Bakanlar Kurulu tarafmdan tashih edilebilecegi konusunda ortaya anlrmsur. Meclis-i Mebusan, bakanlann Rusya ile yapilan 1877 savasmda Osmanh yenilgisine katkisi oldugu dusunulen kotu idari uygulamalanm elestiren kritik bir ifadeyi padisahm konusmasma cevaben hazirlanan metne eklernistir.

Yasama ve yurutme organlan arasmdaki cansma padisah ile Kethiida Ahmed Efendi arasmda ortaya cikan dramatik bir mucadeleyle en ust noktaya ulasrmsnr. Kethuda, yuksek gorevlilerin tarumladigi gibi "asagt siruftan halk" ,

46 Age, s. 241 (Erzurum'dan Kazanciyan), 46a Age, s. 207-08, 210, 381-82, 382-85.

47 "Devlet Ahalinin Muhabbeti He kaim", s. 113. Meclis keyfi idari uygulamalar konusundaki eseflerini bildirrnis, fakat Mahir Bey konusunda oldugu gibi grup cikarlanru da dikkate alrmsnr. Kisisel olarak istenmeyen sahis Han edilen Mahir Bey Konya'ya surulmus, fakat Seydisehir ve Beysehir'de vergi acik artirmasmm yanhs yapildigmm farkma varmisur. Buyuk bir olasilikla, davanm valinin dikkatini cekmesinde etkin olrnustur, ama vali davayi ilga ennistir. Bundan etkilenen taraflar, bir tertiple Mahir'i bir baska sehre yollarmslardir, Anayasa uyannca Mahir kisisel haklannm iadesi icin parlamentoya basvurmustur. Konya'dan milletvekili olan HaC! Mehmed Efendi mektuba karst cikrmsnr; cunku tertibe kansan taraflarla iliskisi vardir. Bu cikar gruplannm lobicilik Iaaliyetleri konusunda tipik bir ornektir (s, 183-86).

[50

Osmanh Devleti'nin D(jnu~ilmu, 1789-1908

yani avam tabakasmm, loneamn yoneticisidir, Ingiliz filo~unun Osmanh sulanndan gecmesi konusunu gorusmek uze.r~ yapilan .. bir t~pIantlda Ahmed Efendi, padisaha, yonetict olarak ulkemn kotu kaderinin nedeni oldugunu ve mebuslann kendi bilgileri dismda ortaya cikacak bir durumun s~r~mIulugunu hicbir zaman kabul etmeyeeeklerini soylernistir. Aynea, Meclis-i Mebusan tarafmdan gorusulen ve ?nayl~nan konulardan hicbirinin yonetim tarafmdan yet~nne.e ~ld?iye almmadlgml ve alman kararlardan hicbirimn yur~rluge konmadigrrn one surrnustur.f'' Buna cok kiz~n padisah, II. Mahmud donernindeki otokratik yonetime donmekle tehdit ennis, fakat sankh ve zanaatkar takrmmd~n m~te.vazl bir adam olan Ahmed Efendi goruslerinde direnmistir."? Sonucta, padisah Meclis-i Mebusan-i dagu~:~tIr. Halka dayandirdiklan hakimiyetlerini surdurmek icm lstanbul'da kaimak isteyen tenkitci milletvekillerinden f,;~gu zoria gemilere bindirilerek evlerine gonderilmi~lerdir. Fakat onlan destekleyen secmen gruplannm ayaklanmasl~a neden olmamak icin hicbiri tutuklanmarmstir. BoyIeee .~lk ~smanh parlamenter deneyimi sona ennis, fakat b~ s~re ~lle uI.ked.eki .siyasi kayitsizhgi canlandrrmaya yetmisnr. Kitlelerin siyasi seferberligi boylece baslarmsnr.

6. Ulusal Devlet Olma Yolunda

Ondokuzuneu yuzyihn son bolumunde ozellikle II. Abd "1- hamid'in (1876-1909) iktidarda oldugu donern, daha on~e olusmus yapisal geltsmelerin hepsinin bir sentezidir. 50 Ekonomik ve sosyal alanlarda buyume ve farkhlasrna ve 48 Age, s. 401.

49 Mahmud Celaleddin Pasa'nm Mirat-l Hakikat (Istanbul, 1909) adh eseri memurlann mebuslara davrarnslan konusunda okunmasi gereken ilginc bir metindir,

50 Enver Ziya Karal, Osmanh Tarihi Birinci Me~rutiyet ve lstibdat Devirleri 1876-1907 (Ankara, 1962); Mahmut Kemallnal, Osmanh Devrinde Son Sad-

Osmanh'da Degi~im, Modemle~me ve Ulusl~ma

ideolojik bir degisim donemidir. Turk milliyetcihgi yavas yavas Osmanh milliyetciligine galebe calrmsnr. Siyasi olaylar taht, aydmlar srrufi ve ordu actsmdan bir donum noktasma ulasmisur. Bu onernli uc orgutlu guc, birbiriyle ve ekonomik gruplarla cansrms, durum gerektirdiginde tek vucut olarak hareket etmis ve neticede, resmen bir yil daha devam etmesine ragmen, 1908'de II. Abdulhamid yonetimine son vermistir. Butun bu olaylar, aslmda Curnhuriyet'inkurulmasl ve 1922-24 yIllannda saltanatm ve halifeligin resmen ortadan kaldinlmast icin on haztrhk mteligindedir. Once tahtm durumunu gozden gecirecegtz. 1876 Anayasasi padisahm yetkilerini kisnlamak ve dolayisiyla yetkinin hukumetin u<; klasik bolumu arasmda dag1hmm1 saglamak ve garantilemek icin anayasal monarsiyi yerlestirmeye cahsmisur. Anayasa ile bir yasama orgam yaranlmis ve gorevleri Banh modellere uygun olarak belirlenmistir. Fakat yurutme orgamyla ilgisi her ikisi de Islam esaslarmdan kaynaklanan ~ura (konsey) ve mesverer (darnsma) terimleriyle belirlenmistir. Anayasa padisahi vurutme orgamnm basi olarak kabul etmis ve bakanlan gorevlendirme ve azletme gibi genis yetkilerle donatrmsnr. Fakat daha once belirtildigi gibi, milletvekilleri halkm temsilcileri 01- duklan icin vurutme organmm kontrolunun kendilerinde olmasi gerektigini vurgulamaya baslarmslardrr. Bu talepler kabul gordiigii takdirde yurutme orgamnm padisahtan baglms1z cahsmasi saglanacak ve buyuk bir olasihkla, burokrasinin ulkenin hissedilen gereksinimleri dogrultusunda akilci ve islevsel olarak geli~mesi saglanacaktl. Abdulhamid istibdadi bu geli~meyi engellemi~ ve butun bu politik egilimlerin yon degi~tirmelerine neden olmustur. Dogru-

razamlar, VI, vn, viu, c., (Istanbul, 1946-49); Tahsin Pasa, Abdiilhamid YlldlZ Hatlralan (Istanbul, 1931), Berkes, The Development of Secularism in Turkey; Lewis, The Emergence of Modem Turkey; Davison, Reform in The Otto-

man Empire.

Osmanh Devleti'nin D(jnii~iimii, 1789-1908

dan dis mudahaleden yoksun ve karrnasik problemlerle karsilasmarms olan ilk Osmanh reformlannda, daha once de belirtildigi gibi, veziriazarm basvekil yapan islevsel bir mannk izlenrnistir. Buna karsihk basvekil kendi idari orgarum olusturuyordu. Bu egilim 1826'da yenicerilerin, yani reformlara karst en onernli tehdit unsurunun ortadan kaldinlmasmdan soma ortaya cikrmsnr, Reformcu olarak da tanman Resit, Ali, Fuad ve Midhat Pasa gibi buyuk basbakanlar, farkh felsefelerine ragmen, 1839-76 donerninde etkin olmuslardir. Fakat 1876'dan soma, neredeyse Osmanh Irnparatorlugu'nun sona erisine kadar onlarla boy olcusebilec~k bir basbakan gorulmemistir. Sultan II. Abdulhamid, yurutme orgamnm kontrolunu etkin bicirnde ele gecirrnis ve basbakanlan birer yurutme memuru olarak kullanrmsnr.

Tahtm gucunu saglamlasnrma cabalan, aslmda 1870' te Abdulaziz doneminde baslamisnr. Tahtm gucunu arnran. ve ~~di~ahl en yuce yurutme orgam olmaktan cikanp halife gibi yan-tann bir otokratik guc haline getiren -butun Osmanh lmparatorlugu dunyasmda boyle kabul edilmistir~e. kendi yetkilerini yasallasnrmak icin Osmanh Islami politik kuramlanm yeniden yorumlayarak carpitan II. Abdulhamid'dir. II. Abdulhamid'in istibdadi, II. Mahmud'un gucIii y?neti~ind~n cok farkhdir. II. Mahmud, haham ve 01 seklindeki eski Osmanh gelenegini izlernistir, yani yurutme organmm, hukumet gorevlerini yerine getirmek icin ne tur otorite kullanmak gerekiyorsa kesin olarak onu kullanmasi gerektigi esasma gore hareket etrnistir. II. Mahmud y~tkilerine mesruiyet kazandrrmak icin lslami yasalan ye~lden yorumlamaya cahsmarms, yonetimini daha cok siyaSl uyg~l~m~l~ra dayandtrrmsnr. Osmanh hukumetinin yapageldigi gibi geleneksel kuvvetlerin ayrlml kurahna gore hareket ettigini gostermek icin bazi eski politik geleneklere ~a~vurmu~tur. Bunun lslam'a uygun oldugunu iddia etrnisnr. II. Abdulhamid ise hukumet islerinde lslami yonetimi

153

I

Osmanlt'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusla~ma

Osmanlt Devleti'nin Donii~umu, 1789-1908

genellestirerek laik politik gelenekten ciddi sekilde uzaklasrrusnr.

Abdulhamid'in izledigi siyasetin buyuk bir bolumu kendi kisiliginden, dis olaylann dikte ettigi kosullardan, aydmlardan uzaklasrna ve lmparatorlugun demografik kulturel yapilanmasmdaki degisikliklerden kaynaklanmisnr. Egitimi simrh, dogmatik ruhu dardi, fakat algilama ve sezgisel gucu iyiydi. Ill. Selim'den itibaren butun padisahlann kaderinin once yeniceriler, ulema ve soma da mahkeme uyeleri tarafmdan belirlendiginin bilincinde oldugundan, her zaman bir tertip karsismda oldugu korkusu icinde yasadi, Zaman icinde ulemaYl kendi yanma cekti ve burokrasiyi kontrol altma almayi basardi. Aynca bir dizi ic ve dis olay da tahtm durumunu guclendirmesinde yardrmci oldu. Geleneksel orf ve adetlerin ve ya~am tarzmm degismesi ve aydm arayislann farkhhgi ve laiklesmesi bir kimlik krizinin dogrnasma neden oldu. Stratford Canning'in "reformist" zorlamalannm arkasmdaki (Abdulmecid ve Abdulaziz yonetimindeki liberalizm donemine saldiran Osmanh aydmlan tarafmdan elestlrilen) dini temalarla ikiye katlanan dis mudahale toplumun sosyal bekasi icin yakm bir tehdit olusturmustur. Bu nedenle, taht sadece butun eski degerlerin toplandigi yer olarak degil, aym zamanda bunIan savunacak ve koruyacak en guclu kurum olarak gorunmustur, Abdulhamid'in dindar yapIsl, dervis ahskanhklan, sade yasannsi ve dis taleplere zaman zaman direnmesi onun dindar kafahlar ve gelenekciler yamndaki durumunu guclendirmistir. Politik laik anlamdan cok dini anlamda olmakla birlikte, toplumun kimligini olusturma cabalan en ilerici dusunurler arasmda bile milliyetci bir bag olusturmustu.

Kendisinden onceki padisahlann tersine, II. Abdulhamid reformlan, uygarlasmayi ve Dogu ile Ban kavramlanm cok basit, fakat ideolojik bir yolla yorumladi. Her seyden

154

1 55

once, insanm davramslanru dikte eden mannktan cok insan dogasma, Banhlarm duygusal ya~ammm milli baghhklanna, bunun yamnda Dogulularmkinin dini durtulerine bagh olduguna, cagdas uygarhgm ozunun buyuk olcude temel Islam'dan kaynaklandigma ve Islarn'm dini durtuler etrafmda bir sosyopolitik sistem insa eden Arap dehasmm eseri olduguna, materyalizm, naturalizrn ve laikligin (maddiyyun, tabiyyun, dehriyyun) kendi aralanndaki etkilesimle dinin dusmanlan olduguna inamyordu.

Aslmda, sunu belirtmek gerekir ki bu dusunceler zinciri Islam'm veya temel dini inanclann bir savunmasi degildi. Bunlar Islami kimligin yeniden vurgulanmasi ve degisikligin siddetli saldmlan karsismda bir direnme araci olarak dindarhkn. Kriz zamanlannda oldugu gibi, bu tutum, Osmanh lmparatorlugu'nda ve genel olarak Islam dunyasmda degisen kosullara bir tepkiydi.

Ruslarla 1877 savast ve 1878-79 Ayastefanos ve Berlin Antlasmalan, buyuk capta Musluman- Turk nufusun ya~amakta oldugu Tuna'nm guneyi ile guneydogusunda ve Kafkaslar'da cok onernli toprak kayiplanyla sonuclandi.>! Bu donernde baslarms olan bir milyondan, fazla insanm kitle halinde gocu bugun bile bircok Turk tarafmdan ebeveynlerinin goc hikayeleri anlatihrken "93 sokumu" veya "93 felaketi" (1293/1877) olarak nitelenir. Osmanh lmparatorlugu bunu izleyen yillarda Avrupa'daki topraklanm kaybetmeye devam etti ve binlerce Musluman Turk daha Trakya ve Anadolu'ya goc etti. Sonuc olarak, lmparatorlugun Hiristiyan-Musluman dengesi yok oldu ve geriye kalan bolgelerde Musluman unsuru buyuk bir cogunluk haline geldi. Osmanh Devleti Muslumanlardan olusmus bir devlet hali-

51 Hilmi Ziya Ulken, "Apercu general de l'evolution des immigrations en Turquie", Integration, cilt v (Ekim 1959), s. 220-40. Ahmet Cevat Eren, Turkiye'de GO{ ve Go{men Mesdderi (Istanbul, 1966), s. 69-72. Turk Ansiklopedisi'nde "GO\;".

Osmanlt'da Degi~im, Modemlqme ve Ulusla$ma

ne geldigi icin ortak vatandashga dayanan cokuluslu devlet olma fikri pratikte onernini kaybetti. Iran dismda dunyadaki en onemli bagunsiz Musluman devlet haline geldi. Gelecek, once lmparatorlugun bekasi icin butun muminleri bir araya toplamak ve ikinci olarak da, 1871'de ulkeden aynlmak zorunda birakilan ve 1894-9Tde itiban iade edilerek geri c;;agnlan Cemaleddin Afgani tarafmdan savunuldugu gibi, Muslumanlann Avrupa yonetiminden kurtanlmast hareketini baslatmak icin lmparatorlugun Musluman unsurlanm kendi yanlannda toplamaya baghydl. Abdulhamid, bu nedenle halifeligi canlandirrnaya ve Pan-lslamizrn' in toparlayici sembolu olarak kullanmaya cahsn, Bu asamada, lmparatorlugun butunlugu ancak Musluman tebaasmm birligini guc;;lendirerek korunabilir gibi gorundu. Bu nedenle, lslam'm Arap karakterine ve Sultan'm halife olarak konumuna onern verilerek pratikte Araplann baghhglnm muhafaza edilmesi ve Hiristiyan Araplann pek guC;;lu olmayan milliyetci, aynrnci cabalarmm etkisiz hale getirilmesi amaclandi. Gercekten de Arap-Musluman Ortadogu lmparatorlugun devanum garanti etme kapasitesi olan en onernli guc bolgesi olarak goruldu. Diger yandan, Hindistan'daki Muslumanlar arasmdaki milliyetci uyamslar ve halifeye karst gosterdikleri candan baghhk (ozellikle Emir Ali idaresindeki Khilaja), tahtm sembolik bir dini kurum haline donusturulmesi cabalarma hiz katn. Dolayisiyla, en zayif oldugu bir anda ve baglmsIzhk isteyen Muslumanlar kendilerine ozgu milliyetcilik ilkelerini hayata gecirmeye cahsirken, Osmanh lmparatorlugu'ndan evrensel Islam fikirleri adma Muslumanlann kurtulusunu ustlenmesi istendi.

Abdulhamid donerni, farkhlasrms sosyal yapl ve ideolojisi giderek islevlerinin yitirmis olan bir yonetim duzeni arasmdaki cansmalan daha acik bicirnde on plana cikarrms olan yogun bir gelisme donemiydi. Bu buyumenin te-

I 56

Osmanii Devleti'nin Dona~amii, 1789-1908

melini, Ban ile yapilan ticaretin guclendirdigi giderek artan ekonomik faaliyetler teskil ediyordu. Tutun ekimi bircok bolgede yaygm hale geldi ve Osmanhlann en onemli ihrac urunlerinden biri oldu. lpek endustrisine yeni bir ozen gosterildi ve Anadolu'nun bircok yerinde kornur madenleri acrldi. Abdulharnid doneminde demiryollannm yapilmasi ve sehirlerde diger iletisim yollannm ve modern araclann kullamlmaya baslanmasi yeni meslek gruplan dogurdu. Arnk koyluler bile ekonomik degisikliklerden etkilenmeye baslarmsti. 1858'de Arazi Konunu'nun giderek daha liberal hale gelmesi ve bu surecin Ortadogu'nun en uzak koselerinde bile ticaret gruplannm olusmasi ile daha da luz kazanmasi kir ve asiret topluluklannm geleneksel yaptsim koklu bicimde degistirdi. A;;agl Irak gibi bazi bolgelerde asiret seyhleri toprak agalan haline geldiler ve sehirlerde ya;;amaya basladilar. Diger yerlerde ise toprak sahibi olmak sosyal statu kazanmanm en onernli unsuru oldu. Sahil sehirlerinde ticari faaliyetler halen Musluman olmayan gruplann tekelindeydi, fakat icerilerde, hatta Istanbul ve Selanik'te Musluman girisimci gruplar gelismeye basladi. Bunlardan bazilan topraklanm ve kucuk isyerlerini sanp Balkan ulkelerinden Anadolu'ya yeni bir hayat kurmak uzere goc edenlerdi.

Ondokuzuncu yuzyilda Osmanh Imparatorlugu'nun ekonomik ve sosyal tarihi aynnnh sekilde incelendiginde 1856 ile 1922 yillan arasmda olusan kurumsal ve ideolojik gelismeler daha iyi anlasilabilir. 1908 Devrimi'nde sehir ileri gelenlerinin oynadiklan rol, 1908-18 doneminde aniden mantar gibi olusan siyasi partiler, yerel aydmlarm onayak olmasi ile lttihat ve Terakki Partisi'nin butun ulkede hizla subeler acmasi ve nihayet to plum liderlerinin yardirm ile Mustafa Kemal'in 1919 ve 1922 yillan arasmdaki KurtuIus Savasi'nda butun halk kitlelerini seferber edisi orta simfta yeni liderlik gruplannm olusmakta oldugunun belirtileriydi. Butun bu gelismeler Ban'mn ekonomik sizmasi-

157

Osmanlt'da Degi~im, Modemlqme ve Ulusla~ma

nm Osmanh lrnparatorlugu'nun kirsal kesimin tamammda meslek modellerini ve Muslumanlar arasmda simflanma bicimlerini nasil kokten degistirdiginin birer isaretiydi,

Bu donerndeki sosyal degisimin en guvenilir gostergesi sehirlesmeydi, lzmir, Selanik ve diger bazi sehirlerdeki istatistik bilgileri genel egilimin bir gostergesi olarak almacak olursa, bandaki sehir nufusu muhtemelen uc kati artrmsn. 52 Sehir bolgelerine gocun en onemli sebeplerinden biri bir yandan kaybedilen topraklardaki inanlann goc etmesi ve diger taraftan tanmda giderek kotulesen kosullara katlanamayan koylulerin sehirleri tercih etmeleriydi. Fakat sehirlerin sunabildigi is imkanlan sirnrhydi. Sehirlere yeni gelenler zaman icinde yeni bir milliyetci aydmlar grubunun ve ozel bir anlam kazanan kendilerine ozgu bir sosyal felsefeyi yaratan buyuk caph alt simf gruplannm olusmasina yo I acn.

1880'den soma ortaya cikan aydmlann cogunun kokleri, ya yoksulluk veya Balkan devletlerindeki kendine ozgu milliyetcilik nedeniyle ata topraklanndan aynlmak zorunda kalan bu gruplara dayamr. Narmk Kemal'in Vatan oyununu milli kimligin karnn ve vatansever davrarusa cagn olarak alkislayan ve Ruslann talepleri ve Ban'nm mudahalesi cok ileri gittigi zaman savasa girmeye hazrr oldugunu gosteren bu gruptu. Bu alt smif sehirli tabakasi, ileri teknoloji sayesinde degil, fakat ya~am kosullarmdaki sikici aymhk, sosyal degisimden kaynaklanan bir tur yabancilasma ve geleneksel degerlerin kaybedilmesi nedeniyle gizliden gizliye modern kitle toplumunun tohumlanrn tasiyorduo Bir kusak soma Makedonya'nm Manasnr'mdan ve Anadolu'nun Elazig'mdan gocen insanlar lstanbul'un Kaslmpa~a varoslannda tek vucut haline geldiler. Milliyetcilik icin kosullar hazirdi, fakat liderleri ve ideolojileri yoktu.

52 lssawi, s. 17,232.

Osmanh Devleti'nin Diinii~iimii, 1789-1908

Abdulhamid doneminde genisleme ve gelisme yoluyla burokrasinin profesyonellesmesi ise bir baska gelismedir. 1876 Anayasasi'nda soz edilen disisleri, icisleri, adalet, savunma, donanma, maliye, egitim, insaat ve ticaret, mesihat (Seyhulislam), Vaklflar ve Sura-yi Devlet gibi bakanhklar (bir veya ikisi haric olmak uzere) muhafaza edilmistir, Fakat sadrazam baskanhgmdaki bakanhklar bagimsiz yurutme organlan olmaktan cikanlmis, padisaha bagh sadik hizmetkarlar haline getirilmistir.

Karmasik mahkeme sistemi de muhafaza edilmistir:

Nizamiye Osmanh vatandaslanm ilgilendiren sivil davalara, Seriat mahkemeleri Muslumanlar arasmdaki aile davalanna, cemaat mahkemeleri Musluman olmayan Osmanhlarm ticari davalanna, muhtelit ticaret mahkemeleri lrnparatorluk'ta yerlesik yabancilar ve Osmanh vatandaslan arasmdaki ticaret davalanna, konsolosluk mahkemeleri ise konsolosluklar tarafmdan temsil edilen ulkelerin vatandasIan ile Osmanhlar arasmdaki davalara bakryorlardi. Fakat Abdulharnid donernindeki mahkemelere gecmiste denenmernis bir tur ozerklik venlmisti.P Yabancilarla ilgili yasal konulann sorumlulugu Disisleri Bakanhgi'ndan ahnarak Adalet Bakanhgi'nm sorumluluguna verilmisti. Nihayet, 1880'de Bassavcihk makarm olusturuldu,

Mevcut dosyalama sistemi 1877 -83'te butun gorevlileri kapsayacak sekilde genisletildi, bir maas derecelendirilmesi yapildi ve gorevlilerin atanmalannda ve terfilerinde kullamlacak bir terfi sistemi olusturmak icin cahsmalar yapildi. Butun bu cabalann sonucu olarak, kismen 1864- 7Tdeki idari reformlann sonucu olarak ve ulkenin vilayet, sancak, kaza ve nahiye olarak bolumlenmesi sonucunda hukumet gorevlilerinin sayilan buyuk olcude arttI.54 Vila-

53 Karal, Osmanlt Tarihi, s. 342-48.

54 Karal, s. 332. Aynca terne! bilgiler icin bkz. A. Du Velay, Essai sur l'histoire jinanciere de la Turquie (Paris, 1903); Ubicini, Letters on Turkey (Paris, 1956), Bailey, age.

Osman!z'da Degi~im, Modemlqme ve Ulusl~ma

yetler lcisleri Bakanhgi'na baglandi. lsin ilginc yam, 1878'den soma Arap eyaletleri, onemlerini vurgulamak icin protokollistelerinin basma yerlestirildi ve bu eyaletlerin valilerine en yuksek odemeler yapildi. Sonucta, kamu kontrolumm yetersizligi ve icra yetkisinin tam olarak tarumlanamamasi nedeniyle burokratik-idari reformlar basanh olamadi, Yine de tesis edilen bu burokratik ternel, 1908-18'de]on Turkler'in ve daha soma Mustafa Kemal'in bir ulusal devlet kurmasi ve rnodernlesme reformlanm gerceklestirrnesi acismdan ise yaradi,

II. Abdulhamid doneminde aydmlar simfmm siyasi acidan onemli bir grup haline gelmesi Osmanh Devleti'nin degi~imiyle ilgili en onernli gelismelerden biri oldu. Aynca, aydmlann belli bir gorus acisi olusturmalannda biraz da egitim sisteminin rolu oldu. Fakat kendi basma egltim sistemi daha cok ekonomik ve sosyal etmenlerin bir sonueudur. Omegin, esas itibariyle yerel eemaatler tarafmdan desteklenen Hiristiyan azmhk okullan esitlik acismdan Turk okullanndan daha ustundu. Bu da bu gruplann daha yuksek ekonomik durumunu, profesyonellesme ve uzmanlasma dereeelerini yansmyordu. Aslmda, ekonomik acidan bakildigmda Turkler kendi ulkelerinde ikinci-smif vatandasnlar. Fakat 1850'lerden soma Musluman Turkler arasmda yeni orta-simf gruplann ortaya cikmasmm ve sosyal duzenlemelerdeki degisikliklerin etkileri egitim sisteminde de hissedildi.

1839-60 donerninde tesis edilen sozde modern okullar, hukumet hizmeti icin gerekli personeli egitmek uzere tasarlanrmsn. Fakat 1860-95'ten soma kurulan okullar esas itibariyle profesyonel ve teknik okullardi, Birinci donemde yalmzea alu onemli mesleki okul vardi. lkinci donemde ise, sivil hizmetler (1859) ve up gibi okullar genisletilmis ve hukuk, maliye, ticaret, insaat muhendisligi,

Osman!z Devleti'nin D(jnii~iimii, 1789-1908

gumruk, veterinerlik ve polis egitim okullan gibi en azmdan yirmi bes meslek okulu acilrrnsnr.P

Egitim alanmdaki bu gelismelerin buyuk bir kismi 1869'da Abdulaziz doneminde cikarnlan ve Cumhuriyet done mine kadar kullammda kalan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi (Genel Egitim Taliman) esas ahnarak gerceklestirilmistir, Fransiz modeline gore hazirlanan talimatnamede ilkogretimle baslayan ve Darulfunun (universite) ile son bulan bir egitim sisterninin olusturulmasi tasarlanmisu. Bu nedenle, kuramsal olarak uc asamah bir egitim sistemi olusturulmustur. Program esas itibariyle II. Abdulhamid doneminde uygulamaya konulaeak sekilde tasarlanrmsnr. 1879-86 donernine kadar illerde 119 ve lstanbul'da 17 rusdiye (ilkokul) ve eyalet merkezlerinde cesitli idadiler (liseler) acilrmsur. Her iki girisim de bircok hukumet gorevi yaratmak ve mesleki okullann acilmasi gibi cahsmalara baslangic teskil etmistir. Fakat subyan mektepleri (ilkokul) goz ardi edilmistir. Bir tarihci ve devlet adarm olan Cevdet Pasa'mn vurguladigi gibi, "cahsmalar isin ortasmda baslarmsnr ... rusdiyenin ihdasi ilerlerne yolunda ileri bir adimdtr. .. Once ilkokullar gelistirilmeli ve buradan mezun olan cocuklan yetistirmek icin ru~diye okullan kurulmahdir". 56 Universite (darulfunun, yani bilim evleri) 1871 yihnda birkac ders ve konferans verildikten soma kapanrmsnr. BoyIeee, Osmanh egitim sistemi, 1869-B6'daki geli~melerden soma bile esas itibariyle sehirlerde ve kasabalardaki orta seviyeli okullarla simrh kalrmsnr. Bu okul sistemi cok dar bir sosyal temelle yeni aydm smihmn besigini olusturdu,

. 1870'ten soma yeni ve hatm sayihr bir aydm grubunun ortaya cikisi yalmzea okullann saYIsmm artmasmi degil, aym zamanda icinden geldikleri tasra sehir simfmm kulturel ve ekonomik yapismm degi~tigini de yansinyor-

55 Bu bilgilerin temeli Osman Ergin'in Tiirhiye Maarif Tarihi'dir (Istanbul, 1939-45), 5 cilt.

56 Cevded Pasa, Tezal,ir 1-12, ed. Cevad Baysun (Ankara, 1953), s. 11.

Osmanlz'da Degi~im, Modernle~me ve Ulusla~ma

duo Gercekten de yeni meslek okullanndan yetisen aydmlar grubunun kokleri bunlann politik tavtrlarma ve ideolojik yonelimlerine isik tutabilir. Cogu zaman Osmanh burokrasisinin orta ve ust simhndan (Ali Suavi belirgin bir istisnadir) veya baskentteki sehirli gruplardan gel en Gene Osmanhlar'm tersine Abdulhamid donerninin yeni aydmIan tasra sehirlerinden gelmekteydi. Bunlar daha cok yerel esrahn, ciftci ailelerinin, hatta yeni olusmakta olan Musluman- Turk tuccarlann ogullarrydi. Daha once de anlanldigi gibi, bunlar, Kmm Savasi ve 1856 Paris Antlasmasi sirasmda ve sonraki donernde yurutulen ekonomik faaliyetler sonucu ortaya cikan yeni bir sosyal grubu temsil ediyorlardi. Bu baglamda, Tibbiye'de (1889) kurulan ilk Jon Turk gizli orgutunun bes kurucusundan hicbirinin Istanbul' dan 01- madigmi belirtmek gerekir. Neticede, orta seviyeli ve bir dizi meslek okulunun kurulmasi aydmlar simfmm genislemesinde yardimci oldu. Hukumet gorevlilerinin hemen tumu yeni aydmlar arasmdan ahndigi icin yeni orta simfm cocuklan emperyal burokrasinin temellerini am. Aynca, bir derece mesleki uzrnanhk veren meslek okullan aydmlar arasmda seciciligin ve snuflasmamn kosullanm hazrrladi ve dogal olarak, yeni bir siyasi elit tabaka olarak adlandmlacak bir liderlik grubu ve politik ideoloji yaratn.

Ondokuzuncu yuzyilda ordu subaylanmn ve oynadikIan siyasi rollerin onem kazanmasi aydmlar smifmda olup bitenlerden ayn dusunulernez. 11k modern okullar, up mektebi gibi oteki meslek okullanyla aym arnacla, yani askeri egitim icin acilrmsu. Sivil okullar, hukumet gorevleri cesitli alan lara yayildiktan ve egitimli personel ihtiyaci acil hale geldikten sonra kurulmaya baslandi. Ondokuzuncu yuzyilm buyuk bir bolumunde sivil ve askeri burokrasi arasmdaki gerginlikler eylerne dokulemedi. Guclu Osmanh ordu gelenekleri toplumun kulturuyle ve egitimli kisiler arasmda belli bir gorus acisiyla kaynasrms olrnasi sayesinde ordu subaylan ile sivil aydmlar arasmdaki birlik korundu.

i

! 62

I

Osmanh Devleti'nin Donii~iimii, 1789-1908

Fakat askeri egitim yoluyla subaylann nitelikleri acismdan farkhlasmasma yol acan bazt ozellikler vardi. Askeri okullardaki egitim yapisal olarak daha ileri ve daha teknikti. Hayat daha disiplinli ve duzenliydi. Ozellikle sivillerde eksik olan toplum ve dostluk duygusu ile guch; bir birlik duygusu hakimdi. Subaylar ulkenin her tarafmdan ahmyordu ve gene 1 inarnsm tersine koy kokenli degil, daha cok sehirlerden gelen kisilerdi,

1889-1908 ve sonrasmda Osmanh lmparatorlugu'nda ya~anan degisimde ordunun oynadigi politik rollerin yerini daha sonralan subaylar arasmda elit bir tabakanm dogmasma yo"! acan farkhlasrna ve uzmanlasma sureci aldi. Gercekten modern ve kapsamh ilk askeri okul olan Mekteb-i VZiim-u Harbiye (Harp Okulu) 1834'te kuruldu. Bu, yeni tip subay egitmeyi amaclayan bir meslek okuluydu. Fakat bu okulda gecek anlamdaki gelisme, res men mezuniyet sonrasi subaylar icin tasarlanrms olan Erkan-i Harb (kurmay subay) simfi acilmcaya kadar, yani 1861 yilma kadar saglanamadi

1876 yihndan itibaren bolgesel ordunun merkezi olan her sehirde, yani Istanbul, Erzurum, Sam, Bosna, Bagdat ve Manasnr'da rii~diye Cortaokul) ve askeri idadiler (askeri lise) acildi.>? Neticede, Harbiye ve ozellikle kurmay subay kisrm askeri hiyerarsinin en cok imrenilen bolumleri haline geldi. Yuksek mevkilerin intisab'a (askeri burokratik ardilhk) veya padisah veya sadrazamm himayesiyle verildigi yozlasrms sivil burokrasiden farkh olarak bir erkan-i harb subayi rutbesini SIb bir rekabet ortammda duzenli cahsma sonucu alabthyordu.P' Subaylann he psi yabanci dil biliyordu ve ~ogu yurt dismda egiulrmsti.

57 Bu bilgi Muharrem Mazlum, Erhant Harbiye Tarih(esi (Istanbul, 1930) ve Ziya Sakir, Tanzimat Devrinden Sonra Osmanlz Nizami Ordusu (Istanbul, 1957)'den derlenmistir, Bkz. Dankward A. Rustow, The Army in Political Modernization in Japan and Turhey (Princeton, 1964), s. 352-69.

58 Mazlum, s. 11 'den itibaren subaylann akademik ozgecmisleri ve egitimlerini anlatan mezuniyet diplomalanm verir.

Osman!z'da Degi~im, Modernlqme ve Ulusl~ma

Kurmay subaylar lrnparatorlugun cesitli bolgelerini temsil ediyorlardi. Rastgele secilmis cografi verilere gore -ornegin 1885'te mezun olmus on yedi kisi arasmdan- ucu Balkan sehirlerinden, alnsi Anadolu'dan, ikisi Arap eyaletlerinden ve yalmzea ucu Istanbul'dandi; digerlerinin nereden geldikleri bilinmiyordu.>? Ertesi yil, kurmay subaylar uzmanhk dallanna gore "askeri" ve "teknik" olarak aynldilar ve on bir mezun verildi fakat cografi dagihm bir oneeki yilm aymsiydi. Erkan-l Harb subaylanndan cogu Osmanh Imparatorlugu hukumetinde en yuksek mevkilere kadar yukseldiler. Jon Turkler donerninde ve Cumhuriyet'in ilk otuz yilmda aym Erkan-l Harb yine ust duzey politik liderleri yetistirdi. 1542 numarah piyade Enver Pasa, Ahmed Muhtar, Mustafa Kemal (Ataturk), Kazim Karabekir, Kazim Orbay ve 1826 ile 1924 arasmda yetisrnis diger bircok lider kurmay subaydi, Yine ilginctir ki Turkiye'de 1960 askeri ihtilalini yapan cunta, kurmay subaylardan o lusmaktaydi,

Askeri kurulus, Bab-i Seraskeri, yani Savunma Bakanhgi'mn yonetirninde oldukca islevsel modern bir yapilanmaydi. Adi once 1879 yihnda Harbiye Nezareti olarak degistinldi, fakat soma 1884'te yine eski adi kullamlmaya baslandi, Daha soma yeniden Harbiye Nezareti veya sadeee Harbiye olarak aruldi, Askeri yapilanmarun beyinleri askeri konularla ugrasan Dar-i $ura-YI Askeri (Askeri Konsey) idi ve Savas, lkmal, Planlama, Adalet ve Saghk gibi bolumlerden olusmaktaydi. Abdulhamid yonetiminln sonlanna dogru yasanan en onemli gelisme, askeri kuvvetlerin aln ana dahm temsil eden Erkan-l Harbiye-i Umumiye veya Genel Kurmay Konseyi'nin kurulmasi olmustur, Aslmda, yalmzca askeriyenin planlama dairesi olarak cahsmakla kalmayip elitin ve Iiderligin secilmesinde son eyre islevini uslenmistir,

59 Mazlum, 5.214-16.

Osman!z Devleti'nin Dbnii~iimu, 1789-1908

Erkanlar komutasmdaki duzenli ordu, yedi ordu merkezinde toplanrrns olan duzenli (nizamiye) birlikleri icermekteydi: Istanbul, Manastrr, Sumnu, Erzurum, Sam, Bagdat ve San'a (Yemen). Birlikler dort yil hizmet veren erlerden olusmaktaydi ve daha cok etnik Turkleri icermekteydi. Ordunun tamarm genellikle nufusun yalmzca ucte birinden ahmp olusturulmaktaydi, 1877 yilmda duzenli ordu birliklerinin meveudu 206.541 insan, 38.197 at ve 3.660 seyyar toptan ibaretti. Yedek (redij) birlikler 0 tarihlerde yaklasik 500.000 askerden ibarerti.s?

Rusya ile yapilan ve felaketle sonuclanan 1877 savasi askerlerin cok kotu egitildiklerini ve daha da onernlisi dinamik ve ideolojik acidan iyi yonlendirilmis komutanlardan yoksun oiduklanm gosterdi. Rus birliklerinin Istanbul'un dis mahallerine kadar ilerlernesi padisah, ordu ve subaylar uzerinde buyuk bir sok etkisi yapn, Osmanh liderieri nihayet lmparatorlugun arnk gu~lu bir devlet olmadigrm, yalmzca parcalanmakta olan bir topraklar ve birbiriyle cansan etnik-dini gruplar toplulugu oldugunu kavradilar. Savas ve onu izleyen 1878 Berlin Antlasmasi, daha once de belirtildigi gibi, askeri ve sivil burokratlann orgutlenmesini, meslek okullannm ve II. Abdulhamid doneminde ortaya cikan ideolojik gelismelerin yaygmlasnnlmasmi hizlandiran bir katalizor gorevi yapn.

Buyuk bir aydmlar grubunun ortaya cikmasi, her ikisi de aydmiardan olusan sivil ve askeri burokrasinin profesyonellesrnesi, yani uzmanlasmasi, politik inane ve ideolojiden olusan yeni bir sistern olmadan bir sonuc veremezdi. Gercekten de degisen toplumlarda liderlik gruplanmn en belirgin isaretlerinden biri bir dizi politik degere olan baghhklandir. Osmanh Devleti'nde bu politik degerler sistemi veya ideoloji milliyercihk olarak ortaya cikn.

60 Karal, s. 355-57.

Osmanh'da Degi~im, Modernlesrne ve Ulusl~ma

Narmk Kemal basta olmak uzere Gene; Osmanhlar bir vatan, siyasi kimlik ve Osrnanlt-Muslurnan kulturu e;er~evesinde devlete baghhk kavrarm geli;;tirdiler. Bunlar, gel.l;;~ meye baslayan Turk milliyete;iliginin psikolojik remellermi ve yeni kusak aydmlarm siyasi kulturlunu olu;;~urdu '. Ekonomik ve sosyal unsurlann, bilimsel dusuncenin ve msan ve toplumla ilgili laik dusuncelerin de kanlmu ile bu rnilliyetcilik savunma rnekanizmasi olmak~n e;l~l~. ~kan da belirtildigi gibi dinamik bir konum haline don~~tu. Oku~larda doga bilimlerinin okutulmasi, toplumdaki hizh degisiklikler, uzmanhgm ilerlemesi ve topyekun mukemmellesme yasam ve toplum konusunda laik bir felsefi yaklasirm gerekli hale getirdi. Yine de celiskili ?~makl~ ?eraber, Abdulhamid bir yandan teknolojinin getmlmesml ve uzmanhgi tesvik ederken diger yandan ozgur arasnrmayi yasakladi ve 1slam'm kutsalhgnu korumak bashgi altmda sosyal bilimlerin ogretilmesine engel oldu. Okullarda edindikleri pozitif bilimsel mannk, ilerleme ve uy~arhk k?nu~ sunda geli;;tirdikleri yeni kavramlarla ogrenClle~ ;;e~lrlen doldurmus ve hukumet destegi altmda olan guvemlmez karakterli bir din adamlan, dilenciler, buyuculer ordusunun lmparatorlugun gere;ek kimligini ve amacim simgeledigi ve lmparatorlugun kurtulusunun dinle daha cok ka~na~mak oldugu gen;egini kabul edemediler.v! Aynca, POZl-

61 Abdulhamid'in dini yonelimi ile oldukca modern mesleki okul siste~ini~

kurulmasi arasmda celiski vardir, Egitimin amaci yalmzca hukumeun ld~n gereksinimlerini karsilayacak becerileri olusturmak gib~ gorunmektedir. Aynca, ogrencilere ahsilagelmis selamlasmadan da (Padisahim c;:~k yasa) simgesel olarak anlasilacagi gibi padisaha sadakat asilamak icim m~kemme! bir olanak yaratmalan acismdan onern verilmektedir. Fakat okul sisterm teme! fe!sefi ve dunyaya bakis gibi konulan ele almaktan kacmmaktadir. . . Ban degerleri ve yasam tarziyla ozdeslesmis gorunmekten korkuldugu rein sosyal bilimler kesinlikle ogretilmemektedir; fakat Osmanhlarda yerlestirilmeye cahsilan egitim sisteminde ister istemez bu noktaya gelinecekur. ~ercekten de Fransizca ogrenmek ve usnm olarak kabul edilen hayat bicimiyle ozdeslesmek arzusu, yuzyihn sonlanna dogru aydmlar arasmda yaygm hale

\66

Osmanh Devleti'nin Donii~iimii, 1789-1908

tif gercekci dusunce acismda bakildigmda geri kalmishgm gercek nedenleri hukumetin akilci ve etkin bir yapilanrna olusturrnadaki ve dolayisiyla modern e;aga ayak uydurrnadaki yetersizligi oldugunu goruluyordu.

Sonuc olarak, milliyetcilik devletin ve bir kulturelpolitik grup olarak Turklerin bekasi icin yegane siyasi cozum ve yeni bir politik birim olan millet icin bilim ve ilerlemenin tek yolu olarak goruldu. Yusuf Akcura'run 1904'te klasik O( Tarz-i Siyaset'inde vurguladigi gibi Pan-Islamizrn ve Osrnanhcihk zaten basanh olamarmsn. Milliyetcilik yalmzca devletin bekasi icin degil modernlesme icin de tek mantiki secenekti, Gazete ve telgrafm kullarulmasiyla baslayan modern iletisim sureci modern edebiyatm da dogmasma yol acn. Dolayisiyla, edebi eserler yalmzca yeni fikirlerin yayilmasi icin bir yol olmakla kalmadi, aym zamanda milliyetciligin gelismesine yeni bir hiz katti. Cogunlugun anlayacagi bir dile duyulan gereksinim anadil Turkceye, milli Turk tarihinin ve milli kulturun arasnnlmasma yonelik ilgi yaratn. Boylece, yeni aydmiar Abdulhamid'in ozgurlukleri ktsitlamasim protesto etmek ve 1876 Anayasasi'na yeniden islerlik kazandirmak icin 1889'da Jon Turkler olarak bilinen gizli dernegi kurdular. Artik Turk milliyetC;iligi dogmu~tu.62 Yurtdisma kacan ve bir siyasi orgutler agi (1ttihad ve Terakki) kurrnus olan Jon Turkler, Avrupa ulkelerinde yuzden fazia gazete ve dergi cikardilar; cogu durum-

gelmistir. Insan yalmzca muspet ilim okusa bile yasarmn her alanmda buna zorlayan bir dusunce manngi hakimdir, Bu kosullar aydmlann hukumete karst duyarslZ kalmasmm ve karst olmasmm felsefi koklerini olusturmus ve Jon Turkler'in onemli yaym organlanndan Me~veret'te ifade edildigi gibi Iaiklige ve pozitivizme yonelmelerini saglarmsnr, Zamanla, laiklik ve pozitivizm milliyetcilik akimma kansrmsnr.

62 Bu konudaki tartismalar ve konuyla ilgili bibliyografya Cambridge History of Islam adh kitapraki modern Turkiye konusunda yazdrgim makalemde bulunaktadir. Aynca, Ercument Kuran, "The Impact of Nationalism on the Turkish Elite", Beginnings oj Modemization, s. 109-17.

Osmanh'da Degijiim, Modernlesme ve Uluslajima

da Turkler olarak tarundilar ve kendilerini 0 sekilde ifade ettiler. Turk olmak yalmzca etnik bir kimlik degil, aym zamanda siyasi bir kimlikti.

Jon Turk (lttihat ve Terakki) faaliyetinin ulasngi en ust nokta Osmanh lmparatorlugu'nda ilk kez yasanan 1908 Devrirni'ydi.v' Ancak devrimi yapan Avrupa baskentlerinde ya~ayan kulturlu Jon Turkler degil, SelanikManasnr bolgesindeki ordu subaylanndan olusan kararh bir gruptu. Bu ayaklanma Osmanh lmparatorlugu'nun egemenltgini yok etmeyi planlayan Avrupah iktidarlar tarafmdan kiskrrnldi. Jon Turkler uzerlnde yapilan nadir bilimsel arasnrrnalarda, cok onernli bir husus olan 1908'de Selanik'te subaylann baslatngi ayaklanmanm bolgedeki buyuk halk kitleleri tarafmdan desteklendigi ger<;egi hep goz ardi edildi. Bu toplannlar Balkan ~ehirlerinde yasayan yerel Musluman seckinler tarafmdan duzenlendi ve bunlar 15- tanbul'daki padisaha gonderdikleri telgraflarda (117 telgraft hizzat tespit ettim) kimliklerinin gururla acikhyorlar-

dl. .

1908'deki Jon Turk devrimi ordu subaylannm, sehirlerdeki ileri gelenlerin ve onlann egitimli cocuklarmm ortak cabalanyla gerceklestirilmistir. Bu, 1918'de ugramlan askeri yenilgiyle birlikte lmparatorlugun sonunu haztrlayan koklu sosyal, ekonomik ve siyasi degi~ikliklerin baslangicrdir. 1908-1918 Jon Turkler donerni Osmanh Devleti'nin son donemidir. Aynca, milli-laik bir Turk devletinin kurulmasi icin gerekli sartlann olustugu son donerndir. Bu donemde Turk milliyet<;iligi Arap aydmlanmn Osmanh Devleti'ne son baghhklanrn sergilemek ve kendi ulusal

63 Ernest Ramsaur, The Young Turkks: Prelude to Revolution (Princeton, 1957; Turkcesi Jon Tudder ve 1908 lhtilah, cev, Nuran Yavuz, 22-26, Sander Yaymlan, Istanbul, 1982); Feroz Ahmad, The Young Turks, The Committee of Union and Progress in Turkish Politics, 1908,1914 (Londra, 1969; Turkcesi Ittihat ve Terakhi, cev, Nuran Yavuz, Kaynak Yaymlan, Istanbul, 1986).

Osmanh Devleti'nin Donu~umii, 1789-1908

devletlerini kurmaya cahsmak zorunda birakan belirgin laik ozellikler gelistirmistir. jon Turkler, kapitulasyonlann kaldmlmasi da dahil olmak uzere egitim alanmda, politik ve ekonomik alanlarda bir dizi reformlar yapmislardrr. Her egilimi temsil eden siyasi partiler kurulmus ve tslamizm, Banhlasma, milliyetcilik gibi cesitli ideolojiler ulke <;apmda yaygmlasrmsnr. Boylece, Osmanh Devleti siyasi modernlesme surecine girmistir. Dogalan geregi imparatorl~k~a~ baskiyla ve yapisal ve politik degisikliklertn gerektlrdlgl karrnasik kosullarla nadiren basa cikabildikleri ve uyum saglayabildiklen icin, Osmanh lrnparatorlugu bu degi~im surecinde varhgmr surduremernistir. Osmanh Devleti'?in. degi~im surecinde gelinen en ust nokta 1923 yilmda Turkiye Cumhuriyeti'nin kurulusu olmustur. Fakat Cum~uriy~t.' Osmanh mirasmi korumustur. Sosyal yapilanmasi, liderligi ve degisim asamalan ancak Osmanh Devleti'nin sosyopolitik tarihi incelenerek aynnnh olarak algilanabilir, Bu cahsmanm amaci da bunu saglamaknr.